⚠️ Bu portal eğitim amaçlıdır. İçerikler ticari amaçla kullanılamaz. Detaylı bilgi
8. Dönem TAR222U

Siyasi Düşünceler Tarihi

Toplam 1301 soru bulundu.

Ders Materyalleri

Siyasi Düşünceler Tarihi - Tüm Sorular

Ünite 1

Soru 1

Polis, yani kent devleti terimi, söz konusu yapıların tarih sahnesine çıktıkları ilk dönemlerden itibaren "yüksek kent" ya da "tepedeki kent" anlamında da kullanılmıştır. Kentin tapınma merkezlerinin de bulunduğu yüksek kent aynı zamanda aşağıdaki terimlerden hangisiyle açıklanmaktadır?

Seçenekler

A
Akropolis
B
Aristokrasi
C
Nekropolis
D
Site
E
Agora
Açıklama:
Polis, yani kent devleti terimi, söz konusu yapıların tarih sahnesine çıktıkları ilk dönemlerden itibaren "yüksek kent" ya da "tepedeki kent" anlamında da kullanılmıştır. Kentin tapınma merkezlerinin de bulunduğu yüksek kente aynı zamanda akropolis denmektedir.

Soru 2

İÖ. 850'lerde bugünkü İzmir'de doğan ve yaşamını Khios (Sakız) Adasında sürdürdüğü düşünülen sözlü destan geleneğini yazıya geçiren ünlü ozan aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Herodotos
B
Homeros
C
Hesiodos
D
Socrates
E
Thucydides
Açıklama:
İÖ. 850'lerde bugünkü İzmir'de doğan ve yaşamını Khios (Sakız) Adasında sürdürdüğü düşünülen sözlü destan geleneğini yazıya geçiren ünlü ozan Homeros'tur.

Soru 3

Aşağıdakilerden hangisi eskiçağda demokrasi mücadeleleri içinde önemli bir rol oynamış Atina kent devletinin özelliklerinden birisidir?

Seçenekler

A
Toprak mülkiyetini, genel olarak özel mülkiyeti ve buna bağlı yaşam tarzını reddeden bir yapıya sahiptir.
B
Eşitlikçi ve ortaklaşmacı bir hayat tarzı benimsenmiştir.
C
Ticaret sayesinden zenginleşmiş bir kenttir.
D
Lykurgos Yasaları, Atina'nın temel yasaları olarak ilk ve en önemli ütopyacı metinler olmuşlardır.
E
Dışa kapalı ve kendi kendine yeterli bir toplum olarak kaldıkça gücünü ve etkinliğini korumayı başarmıştır.
Açıklama:
Ticaret sayesinden zenginleşmiş bir kent olan Atina, eskiçağda demokrasi mücadeleleri içinde önemli bir rol oynamıştır.

Soru 4

İÖ. 630 yılında Atinalı Kylon'un tiranlık girişimi başarısızlıkla sonuçlansa da, yeni bir siyasal düzenlemenin gerekliliği açıkça kendini göstermiş, nitekim, İÖ. 631'de Drakon yasaları hazırlanmıştır. Her ne kadar söz konusu yasalar eski kabile hukukunun soyluların lehinde yeniden ele alınması olarak değerlendirilip aslında sistemde bir iyileştirme olmadığı belirtilse de, bu yasaların demokrasinin ilerlemesi açısından önemi aşağıdakilerden hangisi olarak açıklanabilir?

Seçenekler

A
Yasaların herkese eşitlik sağlaması.
B
Yasaların kadınlara ilk kez ayrıcalık tanıması.
C
Yasaların köleleri de kapsaması.
D
Yasaların yazıya geçirilmiş olması.
E
Yasaların Atina'daki yabancıları da kapsaması.
Açıklama:
İÖ. 630 yılında Atinalı Kylon'un tiranlık girişimi başarısızlıkla sonuçlansa da, yeni bir siyasal düzenlemenin gerekliliği açıkça kendini göstermiş, nitekim, İÖ. 631'de Drakon yasaları hazırlanmıştır. Her ne kadar söz konusu yasalar eski kabile hukukunun soyluların lehinde yeniden ele alınması olarak değerlendirilip aslında sistemde bir iyileştirme olmadığı belirtilse de, bu yasaların demokrasinin ilerlemesi açısından önemi yasaların ilk kez yazıya geçirilmiş olmasıdır.

Soru 5

Aşağıdaki terimlerden hangisi, Yunanca "hane" ve "yasalar" sözcüklerinin birleştirilmesiyle oluşturulmuş; hanenin yasaları, ev yönetimi, zorunluluklar alanının, malların ve servetin yönetimi gibi anlamlara gelen ve günümüzde de bir çok dilde yaygın bir şekilde kullanılan sözcüğü göstermektedir?

Seçenekler

A
Demokrasi
B
Politika
C
Yönetim
D
Din
E
Ekonomi
Açıklama:
Ekonomi terimi, Yunanca "hane" ve "yasalar" sözcüklerinin birleştirilmesiyle oluşturulmuş; hanenin yasaları, ev yönetimi, zorunluluklar alanının, malların ve servetin yönetimi gibi anlamlara gelen ve günümüzde de bir çok dilde yaygın bir şekilde kullanılan sözcüğü göstermektedir.

Soru 6

İÖ. VI. yüzyıl sonu ile V. yüzyıl başlarında Ephesos'ta yaşayan, halkın çoğunluğunun kötü, azınlığın ise iyi olduğunu belirtip tam bir demokrasi düşmanlığı yapan, herkesin bilge bir kişinin iradesine itaat etmesini savunan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Herakleitos
B
Thales
C
Anaksimandros
D
Anaksimenes
E
Demokritos
Açıklama:
İÖ. VI. yüzyıl sonu ile V. yüzyıl başlarında Ephesos'ta yaşayan, halkın çoğunluğunun kötü, azınlığın ise iyi olduğunu belirtip tam bir demokrasi düşmanlığı yapan, herkesin bilge bir kişinin iradesine itaat etmesini savunan düşünür Herakleitos'tur.

Soru 7

Kendilerini öğretmen olarak nitelendiren Sofistler, temel işlevlerini yurttaşlara siyaset sanatı öğretmek olarak belirtmektedirler. Genel anlamda Yunan kent devletlerindeki politik yapı düşünüldüğünde bu süreçte eylemlerini gerçekleştirmeleri sırasında Sofistlerin başvurdukları temel eğitim yöntemi aşağıdakilerden hangisi olmuştur?

Seçenekler

A
Felsefe ve tarih eğitimi
B
Güzel söz söyleme eğitimi
C
Tarih ve coğrafya eğitimi
D
Politika eğitimi
E
Tarih, felsefe ve politika eğitimi
Açıklama:
Kendilerini öğretmen olarak nitelendiren Sofistler, temel işlevlerini yurttaşlara siyaset sanatı öğretmek olarak belirtmektedirler. Genel anlamda Yunan kent devletlerindeki politik yapı düşünüldüğünde bu süreçte eylemlerini gerçekleştirmeleri sırasında Sofistlerin başvurdukları temel eğitim yöntemi güzel söz söyleme eğitimi olmuştur.

Soru 8

Polis - yurttaş ilişkisini anlamak bakımından önemli bir örnek olan Sokrates, Sofistler gibi düşüncesinin merkezine insanı ve toplumu koysa da, bu gruptan temelde ayrılan bir düşünce ile kendisinden sonra gelen öğrencisi Platon'a da öncülük etmiştir. Buna göre Sokrates'in Sofistlerden ayrıldığı temel düşünce aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Düşüncenin merkezinde insan olmalıdır.
B
Köle ile aristokrat arasında hiç bir fark yoktur.
C
Bilgiye sahip olduğumuz için bilgi öğretilemez.
D
Polis, ne kutsaldır ne de doğal, sadece karşılıklı bir sözleşmeyle kurulmuş bir yapıdır.
E
İnsanlar doğal olarak kardeştirler ve bu yasalarla sağlanır.
Açıklama:
Polis - yurttaş ilişkisini anlamak bakımından önemli bir örnek olan Sokrates, Sofistler gibi düşüncesinin merkezine insanı ve toplumu koysa da, bu gruptan temelde ayrılan bir düşünce ile kendisinden sonra gelen öğrencisi Platon'a da öncülük etmiştir. Buna göre Sokrates'in Sofistlerden ayrıldığı temel düşünce, bilgiye sahip olduğumuz için bilginin öğretilemeyeceğidir.

Soru 9

Siyaset felsefesinin kurucusu ve en büyük isimlerinden biri sayılan Platon, devlet ile yönetim biçimleri arasında bir fark görmemiş ve bu farkı gözetmeksizin devletin gelişimini incelemeye ve devleti tasnif etmeye girişmiştir. Bu tasnifleme sırasında Platon, insanlık tarihinin ilk yönetim biçimi olarak aşağıdaki yönetim anlayışlarından hangisini belirtmiştir?

Seçenekler

A
Monarşi
B
Demokrasi
C
Tiranlık
D
Patriarşi
E
Oligarşi
Açıklama:
Siyaset felsefesinin kurucusu ve en büyük isimlerinden biri sayılan Platon, devlet ile yönetim biçimleri arasında bir fark görmez ve bu farkı gözetmeksizin devletin gelişimini incelemeye ve devleti tasnif etmeye girişir. Bu tasnifleme sırasında Platon, insanlık tarihinin ilk yönetim biçimi olarak patriarşi'yi belirtir.

Soru 10

Aşağıdakilerden hangisi İÖ. IV. yüzyılda yaşamış ünlü düşünür Aristoteles'in siyasi düşünce tarihi açısından felsefesinin niteliklerinden birisi değildir?

Seçenekler

A
Felsefesinin bütün temel özelliklerini Platon'dan almıştır.
B
Döneminin bütün bilgi alanlarıyla ilgilenmiştir.
C
Akıl yürütme yanında olgulara önem vermiştir.
D
Çalışmalarında deney ve gözleme başvurmuştur.
E
Akademia'nın kurucusu olarak kendi felsefi okulunu kurmuştur.
Açıklama:
Akademia'nın kurucusu Platon'dur. Dolayısıyla E şıkkındaki yanıt, İÖ. IV. yüzyılda yaşamış ünlü düşünür Aristoteles'in siyasi düşünce tarihi açısından felsefesinin niteliklerinden birisi değildir.

Soru 11

Yunan şairi Hesiodos ile ilgili aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Sözlü destan geleneğini yazıya geçirmiştir.
B
Küçük mülk sahibi, yoksul bir şairdir.
C
Theogonia ve Ergakai Hemerai adlı yapıtlarıyla tanınır.
D
Şiirlerinde çalışma karşılığı olmayan servete karşı çıkmıştır.
E
İlgili dönemde çalışan sınıfların hayatına bir ayna tutmayı başarmıştır.
Açıklama:
Antik Yunan, Polis ve Siyaset konusu okunacak
Hesiodos, İÖ 700’lerde yaşadığı sanılan, küçük mülk sahibi, yoksul bir şairdir. Tanrıların Doğuşu (Theogonia) dışında, İşler ve Günler (Ergakai Hemerai) adlı yapıtıyla tanınır. Şiirlerinde çalışma karşılığı olmayan servete karşı çıkmıştır. Ayrıca yaşadığı dönemde çalışan sınıfların hayatına bir ayna tutmayı başarmıştır. İÖ 850’lerde, Sözlü destan geleneğini yazıya geçiren ünlü ozan ise Homeros’dur.

Soru 12

Atina polis’inde siyasal haklara sahip nüfus, yani yurttaşlar dört sınıfa ayrılmıştır. Bunlar eupatrides, geomeres, demiurgos ve theteslerdir.
Geomereslerin temsil ettiği kitle aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Soylular
B
Küçük çiftçiler
C
Zanaatkarlar
D
Emekçiler
E
Yabancılar
Açıklama:
Demokrasi Mücadeleleri ve Polis: Atina Örneği konusu okunacak.
Eupatrides soyluların, geomeres küçük çiftçilerin, demiurgos zanaatkarların, thetes emekçilerin sınıfıdır. Özgür olmakla birlikte yurttaş olmadığından, herhangi bir siyasal hakka sahip olmayan yabancılar yani metoikoslar ve köleler de nüfusun diğer ana parçalarını oluşturmaktadır.

Soru 13

Sofistler, birinci kuşak Sofistler ve ikinci kuşak Sofistler diye iki ayrı dönem halinde ele alınırlar. Aşağıdakilerden hangisi birinci kuşak Sofistler içinde yer almaz?

Seçenekler

A
Protogoras
B
Hippias
C
Gorgias
D
Thrasymakhos
E
Prodikos
Açıklama:
Sofist Düşünce konusu okunacak
Birinci kuşak Sofistler şunlardır: Protogoras (İÖ 490-420?), Gorgias (İÖ 480-380?), V. yüzyılda yaşadığı kabul edilen Prodikos ve yine aynı yüzyılla ilişkilendirilen Hippias. Khalkedonlu (Kadıköylü) Thrasymakhos ise ikinci kuşak Sofistler arasında sayılmaktadır.

Soru 14

Demokrasiye düşman olan ve onu halk despotluğu olarak gören Yunan tarihçi, felsefeci ve komutan kimdir?

Seçenekler

A
Ksenophon
B
Perikles
C
Yaşlı Oligark
D
Heredotos
E
Kylon
Açıklama:
Atina’da Demokrasi Sorunu konusu okunacak
Bahsi geçen kişi Ksenophon (İÖ 426-355)’dur. Ksenophon’a göre demokrasi bir “halk despotluğu”dur. Ayrıca demokrasi kimi siyasal görevler için kura yoluna başvurduğundan yeteneksizler de en az yetenekliler kadar siyasal olarak işlevsel kılınmıştır. Yeteneksizlerin, bilgisizlerin siyasal işlerin başına geçmesi ise zaten açıkça demokrasinin yozluğunu göstermektedir.

Soru 15

İÖ 335 yılında Aristoteles öncülüğünde Atina’da kurulan ve bugünkü liselere adını veren felsefe okulu aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Akademia
B
Ekklesia
C
Philosophia
D
Bule
E
Lykeion
Açıklama:
Aristoteles: Devlet, En Yüksek İyi konusu okunacak
Aleksandros’un Makedonya kralı olması üzerine yeniden Atina’ya dönen Aristoteles, burada İÖ 335’te Lykeion adıyla kendi felsefe okulunu açmıştır. Bugünkü liselere adını veren Lykeion’da dersler oturaralk değil, öğrencilerle birlikte dolaşarak verildiği için bu okula Preipatos (gezinen, dolaşan) okulu da denir.

Soru 16

Aşağıdakilerden hangisi Platon’un karma anayasa modelini ortadan kaldıran ve tek başına devletin ruhu olan kurumdur?

Seçenekler

A
Yasa Koruyucular Kurulu
B
Halk Meclisi
C
Gece Konseyi
D
360’lar Konseyi
E
Denetçiler Kurulu
Açıklama:
Yasaya İtaatin Araçları ve Siyasal Kurumlar konusu okunacak
Platon’un karma anayasa modelinde karşılaşılan siyasal kurumlar Yasa Koruyucular Kurulu, Halk Meclisi ve 360’lar Konseyi’dir. Gerçekte devleti fiilen yöneten bu kuruldur. Ancak bu kurulun üstünde de onları denetleyen Denetçiler Kurulu bulunmaktadır. Platon, son anda bu modeli tümüyle alt üst edecek yepyeni bir kurum önerir: Şafakta toplandığı için Gece Konseyi adı verilen kurum, ortada ne karma anayasa bırakacaktır, ne dengefren sistemi. Gece Konseyi tek başına devletin ruhu olur

Soru 17

İnsan ancak bir polisin üyesi, yani yurttaş(polites) olarak tam anlamıyla insan olur. Buradan hareketle insanın zoon-politikon (siyasal-toplumsal bir hayvan) olduğunu saptayan Antik Yunan filozofu kimdir?

Seçenekler

A
Aristoteles
B
Platon
C
Sokrates
D
Herakleitos
E
Demokritos
Açıklama:
İnsan ve Siyaset: Zoo Politikon konusu okunacak
Bahsi geçen filozof Aristoteles (İÖ 384-322)’dir. Bu sözün anlamı, özündekini gerçekleştirerek insanı insan yapan şeyin siyaset ya da devlet olduğudur.

Soru 18

Düşünce tarihinin başlangıcına yerleştirilen ilk Yunan düşünürlerinin …………’da ortaya çıktığı kabul edilir.
Yukarıda boş bırakılan yere hangi sözcük getirilmelidir?

Seçenekler

A
Korinth
B
Atina
C
Sparta
D
İyonya
E
Karya
Açıklama:
Polis’te Siyasal Düşüncenin Öncüleri konusu okunacak
Düşünce tarihinin başlangıcına yerleştirilen ilk Yunan düşünürlerinin İyonya’da ortaya çıktığı kabul edilir. Bu da anlaşılabilir çünkü İÖ VI. yüzyılda İyonya kentleri refah seviyesi yüksek kentlerdi ve bunların içinde Miletos zenginliğiyle öne çıkıyordu.

Soru 19

Helenistik Dönem’in asıl önemli okulu olan Stoa okulunun kurucusu kimdir?

Seçenekler

A
Sokrates
B
Zenon
C
Aristoteles
D
Epikuros
E
Platon
Açıklama:
Aristoteles ve Polis’in Sonu konusu okunacak
Stoa okulunun kurucusu Zenon (İÖ 336-264)’dur.

Soru 20

Dünden bugüne, dünyayı tek bir devlet gibi düşünen ve tüm insanların bunun eşit yurttaşı olması gerektiğini savunan düşünce ve eğilimlere ne ad verilir?

Seçenekler

A
Epikürcülük
B
Sofizm
C
Kozmopolitizm
D
Hümanizm
E
Stoacılık
Açıklama:
Aristoteles ve Polis’in Sonu konusu okunacak
Dünya üzerinde yaşayan insanların başka başka yasalarla ve başka başka devletler altında yaşaması doğru değildir. Tek bir hayat ve tek bir kozmos olduğuna göre, insanların tümü yurttaş sayılmalı ve ortak bir yasa altında birleşmiş olarak yaşamalıdır. Dünden bugüne, dünyayı tek bir devlet gibi düşünen ve tüm insanların bunun eşit yurttaşı olması gerektiğini savunan düşünce ve eğilimlere kozmopolitizm adı verilir.

Soru 21

Antik Yunan'da kent devleti ya da şehir devleti anlamında kullanılan kavram hangisidir?

Seçenekler

A
Aristokrasi
B
Oligarşi
C
Polis
D
Demokrasi
E
Deme
Açıklama:
Türkçe’de ise polis için kent devleti ya da şehir devleti terimleri kullanılır.

Soru 22

Birden fazla soyun bulunduğu bir toplulukta belirli bir soyun, doğuştan, diğer soylara
göre üstün kabul edildiği,bu nedenle bu soyun iyilik,yetenek, bilgi, beceri, erdem,
cesaret vb. bakımlardan ayrıcalıklı sayılmasıyla yönetme hakkının da bu soy tarafından üstlenildiği azınlığın yönetimine ne ad verilir?

Seçenekler

A
Demokrasi
B
Aristokrasi
C
Oligarşi
D
Doğrudan Demokrasi
E
Polis
Açıklama:
Birden fazla soyun bulunduğu bir toplulukta belirli bir soyun, doğuştan, diğer soylara
göre üstün kabul edildiği,bu nedenle bu soyun iyilik,yetenek, bilgi, beceri, erdem,
cesaret vb. bakımlardan ayrıcalıklı sayılmasıyla yönetme hakkının da bu soy tarafından üstlenildiği azınlığın yönetimine aristokrasi adı verilir.

Soru 23

Atina Polis'inde yurttaşlar kaç sınıfa ayrılmıştır?

Seçenekler

A
2
B
3
C
4
D
5
E
6
Açıklama:
Atina polis’i Sparta’nın tersine, ticaret sayesinde zenginleşmiş bir şehirdir. Polis’in
siyasal haklara sahip nüfusu, yani yurttaşları dört ana sınıfa ayrılmıştır. Bunlar eupatrides (iyi doğmuşlar, soylular), geomeres (küçük çiftçiler), demiurgos (zanaatkarlar) ve thetes’ler yani emekçiler, en yoksullardır.

Soru 24

Aşağıdakilerden hangisi Atina Polis'in de ticaret ve zanaatla uğraşan yerleşik yabancıları tanımlamak için kullanılır?

Seçenekler

A
Eupatrides
B
Geomeres
C
Demiurgos
D
Thetes
E
Metoikos
Açıklama:
Herhangi bir siyasal hakka sahip olmayan, çoğunlukla ticaret ve zanaatla uğraşan yerleşik yabancılar, yani metoikos’lar ve köleler nüfusun
diğer ana parçalarını oluşturmaktadır.
Herhangi bir siyasal hakka sahip olmayan, çoğunlukla ticaret ve zanaatla uğraşan yerleşik yabancılar, yani metoikos’lar ve köleler nüfusun diğer ana parçalarını oluşturmaktadır.

Soru 25

Konuşmada eşitlik ya da ifade özgürlüğü gibi düşünülebilirse de esasta doğrudan siyasal hak taleplerini içeren kavram nedir?

Seçenekler

A
İsegoria
B
İsonomia
C
Deme
D
Ekklesia
E
Oligarşi
Açıklama:
İsegoria ise konuşmada eşitlik ya da ifade özgürlüğü gibi düşünülebilirse de esasta doğrudan siyasal hak taleplerini içermektedir.

Soru 26

Yurttaşlık hakları bakımından yasalar nezdinde eşitlik talebini gündeme
getirmektedir. Yurttaşlık ile mülkiyet arasında doğrudan bir bağ bulunduğu için, bu
talepler daha çok mülkiyet rejimiyle ilgili talepler olarak ortaya çıkar. Sözü edilen kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Tiran
B
Oligarşi
C
Demokrasi
D
İsegoria
E
İsonomia
Açıklama:
İsonomia ,yurttaşlık hakları bakımından yasalar nezdinde eşitlik talebini gündeme
getirmektedir. Yurttaşlık ile mülkiyet arasında doğrudan bir bağ bulunduğu için, bu
talepler daha çok mülkiyet rejimiyle ilgili talepler olarak ortaya çıkar.

Soru 27

Zorunluluklar alanı aşağıdakilerden hangisi ile ifade edilir?

Seçenekler

A
Metoikos
B
Oikos
C
Polis
D
Demokrasi
E
Aristokrasi
Açıklama:
Oikos ya da zorunluluklar alanı Yunanlı için insanın maddi ihtiyaçlarının karşılandığı alandır.

Soru 28

Aşağıdakilerden hangisi Antik Yunan'da halkı tanımlamak için kullanılır?

Seçenekler

A
Genos
B
Oikos
C
Demos
D
Metoikos
E
Demokrasi
Açıklama:
Polis’te siyasetin merkezinde demos (halk) bulunmaktadır.

Soru 29

Sözcük anlamı “tekin yönetimi” demektir. Yaygınlıkla krallık karşılığı olarak kullanılır. Ancak Platon’daki karşılığı tek bir kişinin kendi çıkarları doğrultusunda yönetimi değil,
tek bir kişinin topluluğun ortak çıkarlarını koruyup kollayan yönetimidir. Sözü edilen tanımı karşılayan kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Demos
B
Demokrasi
C
Tiranlık
D
Oligarşi
E
Monarşi
Açıklama:
Monarşi sözcük anlamı “tekin yönetimi” demektir. Yaygınlıkla krallık karşılığı olarak kullanılır. Ancak Platon’daki karşılığı tek bir kişinin kendi çıkarları doğrultusunda yönetimi değil, tek bir kişinin topluluğun ortak çıkarlarını koruyup kollayan yönetimidir.

Soru 30

Filozof, ideal devletin temel yasalarına uygun bir zemin oluşturmaya çalışmaktadır. Bu yasalar kaç temel işlevi yerine getirir?

Seçenekler

A
2
B
3
C
4
D
5
E
6
Açıklama:
Filozof, ideal devletin temel yasalarına uygun bir zemin oluşturmaya çalışmaktadır. Bu yasalar üç temel işlevi yerine getirecektir.

Soru 31

Düşünce tarihinin başlangıcına yerleştirilen düşünürlerin aşağıdaki yerlerden hangisinde ortaya çıktığı kabul edilir?

Seçenekler

A
Atina
B
Sparta
C
İyonya
D
Roma
E
Makedonya
Açıklama:
Siyasal düşüncenin temel kavramlarının tarihsel gelişimini açıklayabileceksiniz.

Soru 32

Platon’un hocası Sokrates ve ardılları, kendilerini Sofistlerden ayırmak için kendilerine aşağıdakilerden hangi ismi uygun görmüşlerdir?

Seçenekler

A
Demagog
B
Akademia
C
Statis
D
Philosophos
E
İsegoria
Açıklama:
Antik Yunan’da siyasal düşüncenin öncülerini karşılaştırmalı olarak değerlendirebileceksiniz.

Soru 33

Polis’te siyasetin merkezinde aşağıdakilerden hangisi bulunmaktadır?

Seçenekler

A
Demagoji
B
Sofistler
C
Hümanizm
D
Deme
E
Demos
Açıklama:
Siyasal düşüncenin temel kavramlarının tarihsel gelişimini açıklayabileceksiniz.

Soru 34

Aşağıdakilerden hangisi düşünce tarihinin başlangıcına yerleştirilen üç doğa filozofundan birisidir?

Seçenekler

A
Heredotos
B
Perikles
C
Anaksimenes
D
Hesiodos
E
Homeros
Açıklama:
Antik Yunan’da siyasal düşüncenin öncülerini karşılaştırmalı olarak değerlendirebileceksiniz.

Soru 35

Yaygınlıkla III. Aleksandros’la birlikte Yunan dünyasının girdiği yeni döneme ne ad verilir?

Seçenekler

A
Kozmopolitizm
B
Devrimler Dönemi
C
Helenistik Çağ
D
Timokrasi Çağı
E
Roma Dünyası
Açıklama:
Aristoteles’in siyasal yaklaşımının Platon’dan farklılıklarını karşılaştırabileceksiniz.

Soru 36

İÖ 339’da Khaironeia Savaşı ile Yunan dünyası tümüyle aşağıdakilerden hangisinin egemenliği altına girmiştir?

Seçenekler

A
Makedon
B
Pers
C
Roma
D
Atina
E
Sparta
Açıklama:
Siyasal düşüncenin temel kavramlarının tarihsel gelişimini açıklayabileceksiniz.

Soru 37

Siyasal düşünce denildiğinde Antik Yunan’ı niteleyen temel sözcük aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Polis
B
Yasa
C
Yurttaşlık
D
Demos
E
Aristokrasi
Açıklama:
Siyasal düşüncenin temel kavramlarının tarihsel gelişimini açıklayabileceksiniz.

Soru 38

Aşağıdakilerden hangisi polis’lerin temel özelliklerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Polis ’ler küçük siyasal birimlerdir
B
Polis ’lerin toplam nüfusu yurttaşlardan ibarettir
C
Polis ’lerin her biri özerk varlıklardır
D
Polis ’lerin yurttaşlardan ayrı bir ordusu yoktur
E
Polis ’ler dinsel ve kentsel bir bütünlüğe sahiptir
Açıklama:
Siyasal düşüncenin temel kavramlarının tarihsel gelişimini açıklayabileceksiniz.

Soru 39

Aşağıdakilerden hangisinin varlığı Aristoteles için statis durumuna yol açmaz?

Seçenekler

A
Anayasanın dışarıdan müdahalelerle değiştirilmesi
B
Orta sınıfın giderek erimesi
C
Bir devletin farklı ırklardan oluşması
D
Devletin sayısal ve orantılı eşitliğe başvurması
E
Devletin aşırı güç kullanımı
Açıklama:
Aristoteles’in siyasal yaklaşımının Platon’dan farklılıklarını karşılaştırabileceksiniz.

Soru 40

Aşağıda yer alan hangi sıralama, Platon’un yönetimlerin dolaşımı şemasına uygundur?

Seçenekler

A
Patriarşi-Aristokrasi-Demokrasi
B
Timokrasi-Oligarşi-Demokrasi
C
Monarşi-Patriarşi-Aristokrasi
D
Aristokrasi-Demokrasi-Timokrasi
E
Patriarşi-Timokrasi-Monarşi
Açıklama:
Platon’un devlet kuramının esaslarını ve bu doğrultuda tasarlanan ideal devletin temel özelliklerini çözümleyebileceksiniz.

Soru 41

Aşağıdakilerden hangisi Aristoteles’in adalet düşüncesiyle uyumludur?

Seçenekler

A
Boş zaman sahibi ile para sahibi eşit sayılmalıdır
B
Köleler hariç, tüccarlar ve zanaatkarlar yurttaş sayılmalıdır
C
Yasa toplumsal-siyasal eşitsizlikleri yok saymalıdır
D
Yasalar kolayca değişebilir nitelikte olmalıdır
E
Yasa toplumsal-siyasal eşitsizlikleri güvence altına almalıdır
Açıklama:
Aristoteles’in siyasal yaklaşımının Platon’dan farklılıklarını karşılaştırabileceksiniz.

Soru 42

Platon’un siyasal düşüncesine göre, aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
İdeal devlet yönetici sınıfın eşitliğine dayanır
B
İdeal devlette yönetici sınıf için mülkiyet ilişkileri geçerli değildir
C
İdeal devlette yalnızca yöneticiler aile kurabilir
D
İdeal devlette yöneticiler için para kaldırılmıştır
E
İdeal devlette yönetici sınıfta cinsiyet eşitsizliği bulunmaz
Açıklama:
Platon’un devlet kuramının esaslarını ve bu doğrultuda tasarlanan ideal devletin temel özelliklerini çözümleyebileceksiniz.

Soru 43

“Yasanın güçsüzlerin işine geldiği” savı, aşağıdaki hangi ilişkiden türetilmektedir?

Seçenekler

A
Yasa-doğa ilişkisi
B
Polis-yurttaş ilişkisi
C
Thesmoi-nomoi ilişkisi
D
Soylular-soylu olmayanlar ilişkisi
E
Yurttaş-metoikos ilişkisi
Açıklama:
Antik Yunan’da siyasal düşüncenin öncülerini karşılaştırmalı olarak değerlendirebileceksiniz.

Soru 44

Aşağıdaki cümleyi, Sokrates’in düşüncesine göre, doğru bir biçimde tamamlamayan ifade hangisidir? “Polis’in içinde bulunduğu yönetim biçiminin önemi yoktur, çünkü____________”

Seçenekler

A
Önemli olan polis ’in kendisidir
B
Polis’in amacı mutluluğu sağlamaktır
C
Polis ’in varlığı doğaldır
D
Esas olan polis ’in devamlılığıdır
E
Polis ’i, doğal olarak erdemliler yönetir
Açıklama:
Antik Yunan’da siyasal düşüncenin öncülerini karşılaştırmalı olarak değerlendirebileceksiniz.

Soru 45

Aşağıdakilerden hangisi Atina demokrasisinin özelliklerindendir?

Seçenekler

A
Atina’da bütün yurttaşlar aynı siyasal haklara sahiptir
B
Soylular yönetimden tümüyle uzaklaştırılmıştır
C
Demos’un yoksul üyeleri siyasette etkin biçimde yer almaz
D
Atina’da yaşayan herkes yurttaşlık haklarına sahiptir
E
Köleler, metoikos’lar ve kadınlar sınırlı siyasal haklara sahiptir
Açıklama:
Siyasal düşüncenin temel kavramlarının tarihsel gelişimini açıklayabileceksiniz.

Soru 46

Antik Yunan’da demokrasinin gelişmesiyle aşağıdakilerden hangisi arasında doğrudan bir ilişki vardır?

Seçenekler

A
Polis ’lerin genellikle küçük ölçekli siyasal birimler oluşu
B
Polis ’lerin genellikle yayılmacı amaçlar gütmemeleri
C
Polis ’lerde krallığın tümüyle tasfiye edilmiş olması
D
Metoikos’ların ticaret yoluyla zenginleşmeleri
E
Yoksul yurttaşların siyasal yaşamda ağırlıklı bir yere sahip olması
Açıklama:
Siyasal düşüncenin temel kavramlarının tarihsel gelişimini açıklayabileceksiniz.

Soru 47

Polis’in, yurttaşların matematiksel toplamına eşit olmayışı, aşağıdakilerden özellikle hangisini kesin olarak vurgulamaktadır?

Seçenekler

A
Metoikos’lar ve kölelerin polis’in doğal unsurları kabul edilemeyeceğini
B
Polis ’te kadınların yok sayılamayacağını
C
Polis ’in coğrafi ve mimari bir birim olarak sınırlandırılamayacağını
D
Polis ve yurttaşların özdeş sayılamayacağını
E
Polis ve demokrasinin özdeş olmadığını
Açıklama:
Siyasal düşüncenin temel kavramlarının tarihsel gelişimini açıklayabileceksiniz.

Soru 48

Birden fazla soyun bulunduğu bir toplulukta belirli bir soyun doğuştan, diğer soyalara göre üstün kabul edildiği, bu sebeple diğer soylardan üstün sayıldığı ve yönetimi elinde bulundurduğu yönetim biçimi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Polis
B
Aristokrasi
C
Doğrudan demokrasi
D
Tiran
E
Oligarşi
Açıklama:
Birden fazla soyun bulunduğu bir toplulukta belirli bir soyun, doğuştan, diğer soylara göre üstün kabul edildiği, bu nedenle bu soyun iyilik, yetenek, bilgi, beceri, erdem, cesaret vb. bakımlardan ayrıcalıklı sayılmasıyla yönetme hakkının da bu soy tarafından üstlenildiği azınlığın yönetimine ‘aristokrasi’ adı verilmektedir.

Soru 49

Şiirlerinde, çalışma karşılığı olmayan servete karşı çıkan Antik Yunan şairi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Homeros
B
Demokritos
C
Sokrates
D
Platon
E
Hesiodos
Açıklama:
İO 700’lerde yaşadığı sanılan, küçük mülk sahibi, yoksul bir şairdir Hesiodos. Tanrıların Doğuşu ve İşler ve Günler adlı yapıtlarıyla ünlüdür. Hesiodos, şiirlerinde çalışma karşılığı olmayan servete karşıdır. İlgili dönemde çalışan sınıfların hayatına bir ayna tutmayı başarmıştır.

Soru 50

“Yurttaşların, başkalarınca temsil edilmediği, siyasal kararların alınmasında ve uygulanmasında doğrudan yer ve görev aldığı yönetim biçimi” aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Doğrudan demokrasi
B
Tiranlık
C
Oligarşi
D
Deme-demos
E
Sofizm
Açıklama:
Yurttaşların, günümüzde olduğu gibi, başkalarınca temsil edilmediği, siyasal kararların alınmasında ve uygulanmasında doğrudan yer aldığı, siyasal olarak görev alabilme koşullarına sahip yurttaşların arasında kura ve benzeri yöntemlerle görevlilerin belirlendiği yönetim biçimine doğrudan demokrasi adı verilir.

Soru 51

Yurttaşlık hakları bakımından yasalar nezdinde eşitlik talebini gündeme getiren terim aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Deme
B
İsegoria
C
İsonomia
D
Oligarşi
E
Ekklesia
Açıklama:
Yurttaşlık hakları bakımından yasalar nezdinde eşitlik talebini gündeme getiren terim isonomia’dır. Yurttaşlık ile mülkiyet arasında doğrudan bir bağ bulunduğu için, bu talepler daha çok mülkiyet rejimiyle ortaya çıkar.

Soru 52


  1. Protagoras

  2. Gorgias

  3. Kallikles

  4. Hippias


Yukarıda verilen Sofistlerden hangileri Birinci Kuşak Sofist olarak kabul edilirler?

Seçenekler

A
Yalnız II
B
I ve III
C
II ve IV
D
III ve IV
E
I, II ve IV
Açıklama:
Birinci Kuşak Sofistlerden bazıları şunlardır. Protagoras ve Gorgias. V. Yüzyılda yaşadığı kabul edilen Prodikos ve yine aynı yüzyılla ilişkilendirilen Hippias.

Soru 53

“Güzel, etkili, abartılı ve gerektiğinde yalan da içeren konuşma sanatını icra eden” kişiye ne ad verilmektedir?

Seçenekler

A
Yurttaş
B
Hümanist
C
Sofist
D
Demagog
E
Philosophos
Açıklama:
Bir kişinin, grubun ya da halkın duygularını, arzularını, taleplerini kamçılayarak halkın gönlünü almak ve onu dilediğince yapmaya demagoji yapmak denir. Bunu yapmak için de güzel, etkili, abartılı ve gerektiğinde yalan da içeren konuşma sanatını icra eden kişiye de demagog adı verilir.

Soru 54

İÖ 387 yılında, Platon’un kentin dışında bulunan ve eski savaş kahramanlarından birinin adını taşıyan okulun adı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Apologia
B
Politikos
C
Politeia
D
Akademia
E
Nomoi
Açıklama:
İÖ 387 yılında, Platon’un kentin dışında bulunan ve eski savaş kahramanlarından birinin adını taşıyan Heros Akademos bahçesinde kurduğu okulun adı Akademia’dır.

Soru 55

Platon’a göre, tek bir kişinin kendi çıkarları doğrultusunda yönetimi değil, tek bir kişinin topluluğun ortak çıkarlarını kollayan yönetim biçimi hangisidir?

Seçenekler

A
Monarşi
B
Demokrasi
C
Tiranlık
D
Oligarşi
E
Deme-Demos
Açıklama:
Sözcük anlamı ‘tekin yönetimi’ anlamına gelen Monarşi kelimesidir. Yaygınlıkla krallık karşılığı olarak kullanılır. Ancak, Platon’daki karşılığı tek bir kişinin kendi çıkarları doğrultusunda yönetimi değil, tek bir kişinin topluluğun ortak çıkarlarını koruyup kollayan yönetimdir.

Soru 56

İÖ 335 yılında, Aristoteles’in kurduğu okulun adı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Organon
B
Lykeion
C
Telos
D
Zoon Politikon
E
Politeia
Açıklama:
Aleksandros’un Makedonya kralı olması üzerine, tekrar Atina’ya dönem Aristoteles, burada İÖ 335’te Lykeion adıyla kendi felsefe okulunu açmıştır. Bu okulda, dersler oturarak değil, ayakta dolaşarak anlatılırdı. Bu yüzden bu okullara dolaşan okullar da denir.

Soru 57

Her varlığın kendi varoluşuna içkin olan, onun en yetkin haliyle olduğu şey haline gelmesine sağlayan, inanın içinde olan en temel ereği anlamına gelen tanım aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
İklimler Kuramı
B
Statis
C
Helenistik Çağ
D
Kozmopolitizm
E
Telos
Açıklama:
Her varlığın kendi varoluşuna içkin olan, onun en yetkin haliyle olduğu şey haline gelmesini sağlayan, var olanların nihai olarak yöneldiği hedefi içeren ve ancak bu hedef gerçekleştiğinde kendi mahiyeti anlaşılan, ilgili şeyin varlık nedeni ya da oluşumunun nihai hedefi olan erek. Örneğin, insanın ereği, ancak insanların en mükemmel birlik biçimi olan devlet ortaya çıktığında anlaşılabilir. Çünkü devlet olmaksızın insan uzun yürüyüşünde hep eksik ve yetersizdir; tek başına kendine yetemem ve mutlu olamaz. Bunu mümkün kılan şey devlet olduğuna göre, demek ki insanın ereği, onu insan kılan şey devlettir.

Soru 58


  1. Site

  2. Şehir devleti

  3. Civitas

  4. Kent devleti


Hangisi ya da hangileri “polis” kavramı için diğer dillerde kullanılan terimlerdendir?

Seçenekler

A
Yalnız II
B
I, II, III
C
II, III, IV
D
I, III, IV
E
I, II, III, IV
Açıklama:
Polis sözcüğü “polise ait işler, güçler” anlamında politika sözcüğünün kaynağında yer alır. Ancak sözcük farklı dillerde farklı biçimlerde karşılanmıştır. Örneğin Latincede polis için site ya da civitas terimleri kullanılmaktadır. Türkçe’de ise polis için kent devleti ya da şehir devleti terimleri kullanılır.

Soru 59

Polislerin hızla şekillendiği yüzyıl aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
İÖ VI. yüzyıl
B
İÖ VII. yüzyıl
C
İÖ VIII. yüzyıl
D
İÖ V. yüzyıl
E
İÖ IV. yüzyıl
Açıklama:
İÖ VIII. yüzyıl polislerin hızla şekillendiği yüzyıldır. Bu yüzyılda ticaret canlanmış, kabile üyelerini birbirine bağlayan soy bağları çözülmüş, topraklar artık kabilelerin ortak malı olmaktan çıkarak özel ellerde toplanmaya başlamıştır.

Soru 60

Aşağıdakilerden hangisi polislerin temel özelliklerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Az gelişmiş yerleşim yerleriydi.
B
Kadınlar da yurttaş sayılmaktaydı.
C
Nüfusları pek fazla değildi.
D
Yurttaş sayısından fazla köle ve metoikoslar bulunmaktaydı.
E
Yüzölçümleri küçüktü.
Açıklama:
Poliste kadınların yurttaş sayılmadığı bilinmektedir.

Soru 61

Aşağıdakilerden hangisi Atina polisindeki yurttaş sınıflarından biri değildir?

Seçenekler

A
Eupatrides
B
Geomeres
C
Demiurgos
D
Metoikos
E
Thetes
Açıklama:
Atina polisinin siyasal haklara sahip nüfusu, yani yurttaşları dört ana sınıfa ayrılmıştır. Bunlar eupatrides (iyi doğmuşlar, soylular), geomeres (küçük çiftçiler), demiurgos (zanaatkârlar) ve thetedler yani emekçiler, en yoksullardır. Ayrıca özgür olmakla birlikte yurttaş olmadığından, herhangi bir siyasal hakka sahip olmayan, çoğunlukla ticaret ve zanaatla uğraşan yerleşik yabancılar, yani metoikoslar ve köleler nüfusun diğer ana parçalarını oluşturmaktadır.

Soru 62


  1. Thales

  2. Anaksimandros

  3. Anaksimenes


Hangisi ya da hangileri düşünce tarihinin başlangıcına yerleştirilen doğa filozoflarındandır?

Seçenekler

A
I, II, III
B
I, II
C
Yalnız III
D
Yalnız II
E
Yalnız I
Açıklama:
Düşünce tarihinin başlangıcına yerleştirilen üç doğa filozofu Thales (IÖ 624-545?), Anaksimandros (IÖ 610-547?) ve Anaksimenes (IÖ 585-525?)’tir.

Soru 63

Tarihin ilk hümanistleri olarak değerlendirilen grup hangisidir?

Seçenekler

A
Sofistler
B
Hedonistler
C
Septikler
D
Pragmatistler
E
İdealistler
Açıklama:
Sofistler tarihin ilk hümanistleri olarak değerlendirilir. Sofistlerin bu anlamda düşünce tarihi içinde devrimci bir dönüşümü temsil ettikleri belirtilmelidir. Sofistlere göre önemli olan insandır.

Soru 64

Siyaset felsefesinin kurucusu olan filozof kimdir?

Seçenekler

A
Sokrates
B
Platon
C
Aristoteles
D
Thales
E
Demokritos
Açıklama:
Siyaset felsefesinin kurucusu ve en büyük isimlerinden biri Platon’dur. Hocası Sokrates’ten felsefenin yüzünün insana dönük olması, merkezde insanın yer alması gerektiğini çok iyi öğrenmiştir.

Soru 65


  1. Üreticiler

  2. Koruyucular

  3. Yöneticiler


Hangisi ya da hangileri Platon’un ideal devletindeki sınıflı toplumsal zeminin unsurlarındandır?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I, II
D
II, III
E
I, II, III
Açıklama:
Platon, devlet anlayışı gereği, iş bölümünden hareketle ideal devleti, üç temel iş- meslek grubuna bölünmüş, sınıflı bir toplumsal zemine yerleştirir. Zemin üç temel iş alanıyla, üretim, koruma ve yönetim işleriyle inşa edilir ve her bir iş ayrı bir sınıfa karşılık gelir. Bu üç sınıf üreticiler, koruyucular ve yöneticilerdir.

Soru 66


  1. Demokrasi

  2. Meritokrasi

  3. Philokrasi


Hangisi ya da hangileri Platon’un ideal devlet modelinin yönetim şekli olarak söylenebilir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I, II
D
II, III
E
I, II, III
Açıklama:
Platon’un ideal devlet modelinin, liyakata dayalı yönetim olarak meritokrasi ya da bilen, bilge bir azınlığın ya da bir filozofun yönetimi anlamında philokrasi olduğu söylenebilir.

Soru 67

“İklimler kuramı” yaklaşımını gösteren düşünür kimdir?

Seçenekler

A
Sokrates
B
Platon
C
Aristoteles
D
Thales
E
Demokritos
Açıklama:
Yönetim biçimini belirleyen bir başka etken iklim koşullarıdır ya da daha genel olarak coğrafyadır. Aristoteles’in bu yaklaşımına “İklimler Kuramı” adı verildiği de olur ve yüzyıllar sonra bu yaklaşım farklı biçimlerde de olsa îbn-i Haldun ve Montesquieu’de de kendisini gösterir.

Soru 68

Aşağıdakilerden hangisi polislerin temel özelliklerinden biridir?

Seçenekler

A
Gelişmiş yerleşim yerleri olması
B
Yüzölçümlerinin geniş olması
C
Nüfus yoğunluklarının fazla olması
D
Yurttaşları tarafından savunulması ve uğruna can verilmesi gereken siyasal bir varlık olması
E
Yurttaşların matematik toplamından ibaret sayılmaları
Açıklama:
Polisler, “az gelişmiş” yerleşim yerleridir. Polisler, “küçük siyasal birimler”dir; yüzölçümleri oldukça küçüktür. Buna bağlı olarak nüfusları da fazla değildir. Ayrıca yurttaşların matematiksel toplamından ibaret değillerdir; polis nüfusu yalnızca yurttaşlardan oluşmaz: poliste, yurttaş sayısından daha fazla köle ile Yunan kökenli ve aynı dili konuşuyor olmasına karşın yurttaşlık haklarına sahip olmayan metoikos’lar (yabancılar) bulunmaktadır. Bunun yanı sıra kadınların da yurttaş sayılmadığı bilinmektedir.

Soru 69

Atina polis’indeki siyasi kurumlarla ilgili aşağıdaki eşleşmelerden hangisi doğrudur?

Seçenekler

A
Arkhon-komutanlık
B
Strategos-yürütme işleri
C
Ekklesia-halk meclisi
D
Areopagus- ekklesia’nın gündemini hazırlamak/yasa önerilerini taslak haline getirmek
E
Bule-devlet işlerini denetlemek/suçlu bulunan bireyleri yurttaşlıktan atmak
Açıklama:
Arkhon’luk yürütme işleriyle görevli olan ve soyluların elinde olan makamdır. Strategos’luk ise komutanlık rütbesidir. Areopagus’luk, görevini tamamlayan arkhon’ların yaşam boyu üyesi olduğu, soyluların tekelinde olan ve devlet işlerini denetleyip gerektiğinde suçlu bulunan kişileri yurttaşlıktan atma yetkisine sahip olanların oluşturduğu seçkin bir kurumdur. Dörtyüzler meclisi anlamına gelen bule ise ekklesia’nın gündemini hazırlamak ve yasa önerilerini taslak haline getirmekle yükümlüdür.

Soru 70

Aşağıdakilerden hangisi demokrasi savunucusu olan düşünürlerden biridir?

Seçenekler

A
Demokritos
B
Herakleitos
C
Ksenophon
D
Yaşlı Oligark
E
Herodotos
Açıklama:
Demokritos bir demokrasi savunucusu değildir; siyaset işini “bilme, düşüncelilik” üzerinden bir tür “ehliyet” gerektiren bir iş olarak niteler. Herakleitos, soylu bir aileden geldiği için kitlelerden, avamdan ve en başta da kendi hemşerileri olan Ephesoslulardan, özetle demokrasiden nefret eder. Ksenophon’a göre demokrasi bir halk despotluğudur. Ona göre, yeteneksizlerin, bilgisizlerin siyasal işlerin başına geçmesi ise zaten açıkça demokrasinin yozluğunu göstermektedir. “Atmalıların Anayasası” adlı risalesinde Yaşlı Oligark, daha iyi bir sınıfın yani soyluların bulunmasına karşın, aşağılık halkın refahını gözeten demokrasiyi övmeyeceğini belirtir. Herodotos ise “halk idaresi”ni, yasalar karşısında “eşitlik”i ve yöneticiler kura ile seçilmesini över ve demokrasiyi savunur.

Soru 71

Aşağıdakilerden hangisi ikinci kuşak Sofistleri, birinci kuşak Sofistlerden ayıran bir düşüncedir?

Seçenekler

A
Düşüncenin merkezine insanı koymuşlardır.
B
Yasalar doğadaki özgürlüğü engellemektedir.
C
Dikkatlerini doğadan ve evrenden daha çok, topluma ya da polise yöneltirler.
D
Siyaset sanatı bakımından herkes eşittir, o hâlde, hiç kimse yurttaş olmadığı için siyasetten, siyasal haklardan mahrum edilemez.
E
Polis, insanlarının gereksinimi ve arzuları doğrultusunda, bir tür sözleşmeyle kurulmuş, yapay yani insan yapısı bir varlıktır; bu nedenle “doğal” ya da “kutsal” değildir.
Açıklama:
İkinci kuşak Sofistler, insanların doğal olarak kardeş olduğunu savunan, insanlar arası eşitsizliğin doğal olmadığını, yasalardan kaynaklandığını ileri süren Sofist düşünceden hareket eder. Buna göre, yasa yasaklayıcı iken doğada özgürlük vardır. O hâlde yasalar doğadaki özgürlüğü engellemektedir. Yani yasalar özgürlüklerini gerçekleştirmek isteyen güçlü insanların önünde engeldir. Böylece güçsüzlerin işine gelmektedir.

Soru 72

Ünlü, “Bildiğim tek şey, hiçbir şey bilmediğimdir.”, sözünün sahibi olan filozof aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Sokrates
B
Platon
C
Aristoteles
D
Demokritos
E
Herodotos
Açıklama:
Sokrates de Sofistler gibi, düşüncesinin merkezine insanı ve toplumu koyar. Ama onlardan farklı olarak Sokrates, bilgiye sahip olduğunu, bilgiyi öğretebileceğini savunmaz. Sokrates, bu bağlamda Sofistleri de eleştirmektedir. Çünkü çoğu insan kendisinden bihaber bir biçimde, bildiğini sanmaktadır. Sokrates, öncelikle insanlara bildiklerini sanırken hiçbir şey bilmediklerini göstermektedir.

Soru 73

Platon’un “organizmacı devlet” bağlamında aşağıdakilerden hangisi devletin bozulmasına neden olan dört etkenden biri değildir?

Seçenekler

A
Toplumdaki iç birliğin, uyumun bozulması
B
İş bölümü ilkesine uyulmaması
C
Demokratik toplum yapısının zedelenmesi
D
Toplumsal çatışmalar ya da sınıf mücadelesi
E
Ahlaksal çözülmeyle birlikte yönetici kesimlerin kendi iç birliklerinin ortadan kalkması
Açıklama:
Platon’a göre demokrasi “görünüşte” eşitlik esasına dayansa da gerçekte adil bir devlet biçimi değildir çünkü siyaseti bilip bilmediğine, yeteneklerine, toplum içindeki yerine hiç bakılmaksızın herkes her işe talip olabilir; kurayla iş başına gelebilir. Oysa Platon’a göre, farklılıkları yüzünden gerçekte eşit olmayanların eşit sayılması adaletsizliğe yol açar. Gerçek eşitlik, kişilere erdemleri, yetenekleri ve soylarıyla ilişkili olarak bir paylaşım gerçekleştirir. Demokrasinin sayısal eşitlik ilkesi gereği, herkes eşit olacağından tam bir otorite boşluğu doğar; hiyerarşi yıkılır ve toplumu ayakta tutan iş bölümü zarar görür. Bu zarar toplumu özgürlük adı altında kaosa ve düzensizliğe sürükler.

Soru 74

Platon’un “ideal devlet”i tanımlarken sıraladığı üç temel meslek grubuna bölünmüş sınıflı toplum yapısı içerisinde her bir sınıfa atfettiği erdemlere ilişkin aşağıdaki eşleşmelerden hangisi doğrudur?

Seçenekler

A
Üreticiler-Yiğitlik
B
Koruyucular-Ölçülülük
C
Yöneticiler-Bilgelik
D
Üreticiler-Bilgelik
E
Yöneticiler-Ölçülülük
Açıklama:
Platon, devlet anlayışı gereği, iş bölümünden hareketle ideal devleti, üç temel meslek grubuna bölünmüş, sınıflı bir toplumsal zemine yerleştirir. Zemin üç temel iş alanıyla, üretim, koruma ve yönetim işleriyle inşa edilir ve her bir iş ayrı bir sınıfa karşılık gelir. Bu üç sınıf üreticiler, koruyucular ve yöneticilerdir. Hiyerarşik olarak en altta bulunan üreticiler sınıfına ait insanların ruhlarında, maddi istekler hâkimdir. Bunların erdemi ölçülülüktür. İkinci ana sınıf olan koruyucular sınıfında hâkim olan ruhsal kısım soylu isteklerle ilgilidir ve buna bağlı olarak bu sınıftaki insanlar şan, onur, alkış peşinde koşan ün sever insanlardır. Bu nedenle bunlara karşılık gelen erdem, yiğitlik erdemi olacaktır. Hiyerarşik olarak en üstte yer alan sınıf yöneticiler sınıfıdır ve bunların ruhlarında akıl, başlıca hâkim özellik olarak kabul edilir. Bu sınıftaki insanlar bilginin peşinde koşan, dolayısıyla erdemi bilgelik olan, bilgi sever insanlar, yani filozoflar olacaktır. Bu erdemlere sahip sınıflardan oluşan ideal bir devlette böylece bilgelik, yiğitlik ve ölçülülük olmak üzere üç temel erdemin olduğu görülür. Ancak bu üç ayrı sınıfın her birinin kendine özgü işlevsel alanda faaliyet yürütmesi, bunun dışına çıkmaması, birbirleri arasındaki ilişkilerin buna göre biçimlenmesiyle dördüncü bir erdem, doğruluk ya da adalet erdemi de ideal devlette cisimleşmiş olur. Bu sayededir ki ideal devlet adaletin ta kendisidir.

Soru 75

Aşağıdakilerden hangisi Platon’un eserlerinden birisidir?

Seçenekler

A
Araç
B
Devlet
C
Metafizik
D
Nikomakhos Etiği
E
Atinalıların Devleti
Açıklama:
A, C, D ve E şıklarında belirtilen eserler Aristoteles’e aittir.

Soru 76

Aristoteles’in yönetim sınıflandırmasına ilişkin aşağıdaki eşleşmelerden hangisi doğrudur?

Seçenekler

A
Ortak iyiliği amaçlayan tekin yönetimi-Tiranlık
B
Ortak iyiliği amaçlayan azınlığın yönetimi- Oligarşi
C
Ortak iyiliği amaçlayan çoğunluk yönetimi-Demokrasi
D
Tekin çıkarını gözeten tekin yönetimi; monarşinin bozulmuş hâli-Tiranlık
E
Zenginlerin çıkarlarını gözeten azınlığın yönetimi; aristokrasinin bozulmuş hâli-Oligarşi
Açıklama:
Aristoteles, yönetimleri sınıflandırırken iki ana ilkeye başvurur: Öncelikle devlette gerçekleşen adalet ilkesini, yasayı yani aslında yönetimin amacı olması gereken ortak iyiliği gözetir. İkinci olarak ise yönetimi elinde bulunduran kişilerin sayısına bakar. Böylece üç iyi, üç de bunların bozulmuş hâli olan kötü, toplam altı yönetim biçimi ortaya çıkar. Buna göre: Ortak iyiliği amaçlayan tekin yönetimi monarşi ve tekin çıkarını gözeten tekin yönetimi, yani monarşinin bozulmuş hâli olarak tiranlık. Ortak iyiliği amaçlayan azınlığın yönetimi aristokrasi ve zenginlerin çıkarlarını gözeten azınlığın yönetimi, yani aristokrasinin bozulmuş hâli olarak oligarşi. Ortak iyiliği amaçlayan çoğunluk yönetimi politeia ve yalnızca yoksulların çıkarını gözeten çoğunluğun yönetimi, yani politeia’nın bozulmuş hâli olarak demokrasi.

Soru 77

Aristoteles’in “Devrimler Kuramı” bağlamında, aşağıda belirtilen devrim nedenlerinden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Topluluğu oluşturan farklı bileşenlerin eşitliğe ilişkin algılarının sabit kalması
B
Bir siyasal yönetimin aşırı güç kullanımına yönelmesi ve korkuyu bir yönetim aracı olarak sürekli
C
Topluluk içi farklılaşma
D
Yöneticilerin ihmalinden, tembelliğinden, körlüğünden yararlanılarak anayasanın küçük adımlarla değiştirilmesi
E
Bir siyasal sistemde gücü elinde tutan kesimlerin kendi içlerinde parçalanması ve mücadeleye başlaması
Açıklama:
Aristoteles’e göre alt sınıflar, kendilerinin üst sınıflarla eşit olduğuna inanmaya başlarlarsa değişikliğe yönelirler. Aynı şekilde, üst sınıflar da kendilerinin payının daha da fazla olması gerektiği duygusuna kapılırlarsa onlar da değişim talep etmeye başlar. Yani zayıflar eşitlik için, güçlüler ise daha güçlü olmak için devrime yönelebilir. Bu durumda, topluluğu oluşturan farklı bileşenlerin eşitliğe ilişkin algılarının değişmesi devrime yol açabilir.

Soru 78

Günümüzde siyasal düşüncenin başlangıç noktası olarak kabul gören uygarlık aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Pers İmparatorluğu
B
Mayalar
C
Mısır Uygarlığı
D
Antik Yunan
E
Mezopotamya Uygarlığı
Açıklama:
Antik Yunan dünyası günümüzde de yaygın olarak kullanılan birçok siyasal kavramın ana yurdudur. Gerçekten de bugün özellikle Batı siyasal düşüncesinin tarihi söz konusu olduğunda başlangıç noktası olarak Antik Yunan uygarlığı akla gelir.

Soru 79

Birden fazla soyun bulunduğu bir toplulukta belirli bir soyun, doğuştan, diğer soylara göre üstün kabul edildiği, bu nedenle bu soyun iyilik, yetenek, bilgi, beceri, erdem, cesaret vb. bakımlardan ayrıcalıklı sayılmasıyla yönetme hakkının da bu soy tarafından üstlenildiği azınlığın yönetimine verilen addır.
Aşağıdaki kavramlardan hangisi yukarıdaki tanımı karşılamaktadır?

Seçenekler

A
Polis
B
Aristokrasi
C
Politeia
D
Demokrasi
E
Oligarşi
Açıklama:
Birden fazla soyun bulunduğu bir toplulukta belirli bir soyun, doğuştan, diğer soylara göre üstün kabul edildiği, bu nedenle bu soyun iyilik, yetenek, bilgi, beceri, erdem, cesaret vb. bakımlardan ayrıcalıklı sayılmasıyla yönetme hakkının da bu soy tarafından üstlenildiği azınlığın yönetimine aristokrasi denir.

Soru 80

Antik Yunan döneminde yaşamış ve sözlü destan geleneğini yazıya geçirmiş ünlü ozan aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Hesoidos
B
Herodot
C
Augustus
D
Aristoteles
E
Homeros
Açıklama:
Homeros: İÖ 850’lerde, Smyrne’de (İzmir) doğan ve Khios (Sakız) adasında yaşadığı sanılan, sözlü destan geleneğini yazıya geçiren ünlü ozandır.

Soru 81

Antik Yunan döneminde “Polis” ne anlama gelmektedir?

Seçenekler

A
Devletin bütünlüğünün korunmasından ve toplumda düzenin sağlanmasından başlıca sorumlu örgüt
B
Üç veya dört şehir devletinin birleşmesiyle oluşturulmuş daha büyük ölçekte bir yönetim birimi
C
Her bir yurttaş tarafından öncelikle gözetilmesi, savunulması, uğruna can verilmesi gereken kutsal ve siyasal varlık
D
Seçkin bir soydan gelen ve görevi devlet politikaları üretmek olan siyasi kişilere verilen ad
E
İmparatorlukların devasa ordularının birbirleriyle savaştığı büyük meydanlara verilen ad
Açıklama:
Polis, her bir yurttaş tarafından öncelikle gözetilmesi, savunulması, uğruna can verilmesi gereken siyasal bir varlıktır. Polis’in varlığı, orada yaşayan yurttaş için onu gerçek anlamda insan hâline getiren doğal ya da kutsal bir varlıktır.

Soru 82

Eski Yunan’da “tiran” kelimesi ne anlama gelmektedir?

Seçenekler

A
Gücünü doğadan ve özellikle yılanlardan aldığına inanılan güçlü imparator
B
İktidarı mevcut yasal düzenlemelere aykırı bir biçimde ele geçirmiş kimselere verilen ad
C
Antik Yunan imparatorlarının fethetmek uğruna büyük savaşlar başlattığı Pers şehri
D
Toplumda ezilen kesimlerin başlattığı imparatorluğu tehlikeye sokacak büyüklükte isyanlara verilen ad
E
Eski Yunan’ın ilk anayasası olduğuna inanılan ve uzun süre küçük değişiklerle yürürlükte kalan yönetim kitabı
Açıklama:
Tiran: Lydia kökenli bir sözcüktür. Tiran, günümüzde özellikle yönetimini baskı ve eziyet sayesinde sürdüren yöneticilere denmektedir. Oysa Yunan dünyasında tyrannos, iktidarı mevcut yasal düzenlemelere aykırı bir biçimde ele geçirmiş kimseleri nitelemektedir. Tiranlığın olumsuz içeriği öne çıktıkça, tiranların öldürülmesi, yani tyrannicide genellikle olumlu bir eylem olarak karşılanır.

Soru 83

Sofizme karşı düşmanlık beslenmesi ve sofistlerin aşağılanmasının ardında yatan temel sebep nedir?

Seçenekler

A
Sofistlerin gerçekte halkı yalanlarıyla uyutmaya çalışması
B
Sofizm takipçilerinin iktidarı ele geçirme isteğinin olması
C
Demokrasiye yönelik düşmanlıktan dolayı sofizme de düşmanca tavır takınılması
D
Aristokrasi sahiplerinin sofizmin liderlerine itaat etmesi
E
Sofizmin ne anlama geldiğinin anlaşılamaması
Açıklama:
Sofizme düşmanlığın arkasında aynı zamanda ve doğrudan, demokrasiye yönelik düşmanlık yatmaktadır. Aynı bağlamda olmak üzere zengin demiurgoi’nin Sofistler eliyle eğitilmesi, elbette geleneksel aristokratik çevrelerin ciddi bir biçimde tepkisini çekmektedir.

Soru 84

Aşağıdakilerden hangisinde ikinci kuşak sofistler birlikte verilmiştir?

Seçenekler

A
Antiphon ve Kritias
B
Hippias ve Prodikos
C
Protagoras ve Lykophron
D
Gorgias ve Euthydemos
E
Kallikles ve Protagoras
Açıklama:
İkinci Kuşak Sofistler için ise yine İÖ V. yüzyılda yaşadığı düşünülen Antiphon, Kritias, Khalkedonlu (Kadıköylü) Thrasymakhos, Lykophron, Euthydemos ve Kallikles sayılabilir.

Soru 85

Platon’un ideal devlet anlayışının temelinde aşağıdakilerden hangisi yatmaktadır?

Seçenekler

A
Demokratik ve herkesin eşit haklara sahip olduğu adaletli yönetilen bir devlet
B
Üç temel meslek grubu olan toplumsal yapısı ve yönetim biçimi sınıflı düzene dayanan bir devlet
C
Devletin tüm kademelerinde her daim değişim ilkelerinin uygulandığı sürekli devinim halinde olan bir devlet
D
Oligarşik bir yapıda yönetilen, zenginliği temele alan bir devlet
E
Askeri güçlerin yönetiminde, toplumsal düzende de askeri disiplini savunan bir devlet
Açıklama:
Platon, devlet anlayışı gereği, iş bölümünden hareketle ideal devleti, üç temel iş-meslek grubuna bölünmüş, sınıflı bir toplumsal zemine yerleştirir. Zemin üç temel iş alanıyla, üretim, koruma ve yönetim işleriyle inşa edilir ve her bir iş ayrı bir sınıfa karşılık gelir. Bu üç sınıf üreticiler, koruyucular ve yöneticilerdir.

Soru 86

Politeia’yı oluşturan ilkeler aşağıdakilerden hangisinde birlikte verilmiştir?

Seçenekler

A
Timokrasi ve Monarşi
B
Platonik Komünizm ve Oligarşi
C
Meşruti Monarşi ve Demokrasi
D
Oligarşi ve Demokrasi
E
Aristokrasi ve Meritokrasi
Açıklama:
Silah taşıma hakkına sahip herkesin yurttaş olarak kabul edilerek yönetimde pay sahibi olduğu, ortak yararı gözeten çoğunluğun yönetimi. Oligarşiden alınan sınırlı mülkiyet ilkesiyle, demokrasiden alınan yurttaşların siyasal katılım ilkesine dayanır. Yani zenginlik ile yoksulluğun karılmasıyla oluşur.

Soru 87

“Dünya Devleti” anlamını karşılayan terim aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Komünizm
B
Metropolitizm
C
Kozmopolitizm
D
Totalitarizm
E
Sosyalizm
Açıklama:
Zenon’a göre, dünya üzerinde yaşayan insanların başka yasalarla ve başka devletler altında yaşaması doğru değildir. Tek bir hayat ve tek bir kozmos olduğuna göre, insanların tümü yurttaş sayılmalı ve ortak bir yasa altında birleşmiş olarak yaşamalıdır. Dünden bugüne, dünyayı tek bir devlet gibi düşünen ve tüm insanların bunun eşit yurttaşı olması gerektiğini savunan düşünce ve eğilimlere kozmopolitizm adı verilir.

Soru 88

Aşağıdaki düşünürlerden hangisi düşüncesinin merkezine insanı ve toplumu koyar?

Seçenekler

A
Platon
B
III. Aleksandros
C
Ksenophon
D
Herakleitos
E
Sokrates
Açıklama:
Platon’un devlet kuramının esaslarını ve bu doğrultuda tasarlanan ideal devletin temel özelliklerini çözümleyebileceksiniz.

Soru 89

Aşağıdakilerden hangileri Platon'un devlet anlayışı gereği, iş bölümünden hareketle ideal devleti, üç sınıflı bir toplumsal zemine yerleştirdiği sınıflardır? I. Üreticiler II. Yurttaşlar III. Koruyucular IV. Yöneticiler V. Bilgeler VI. Erdemliler

Seçenekler

A
I. III. IV.
B
I. II. III.
C
II. III. V.
D
III. IV. V.
E
V. VI. I.
Açıklama:
Platon’un devlet kuramının esaslarını ve bu doğrultuda tasarlanan ideal devletin temel özelliklerini çözümleyebileceksiniz.

Soru 90

Aşağıdakilerden hangisi Aristoteles'in en iyi olarak seçtiği yönetim biçimidir?

Seçenekler

A
Monarşi
B
Demokrasi
C
Tiranlık
D
Oligarşi
E
Politeia
Açıklama:
Aristoteles’in siyasal yaklaşımının Platon’dan farklılıklarını karşılaştırabileceksiniz.

Soru 91

Aşağıdakilerden hangisi Aristoteles'in İÖ 335'te açtığı okulun adıdır?

Seçenekler

A
Lykeion
B
Akademia
C
Eski Stoa
D
Kepos
E
Orta Stoa
Açıklama:
Aristoteles’in siyasal yaklaşımının Platon’dan farklılıklarını karşılaştırabileceksiniz.

Soru 92

Aşağıdaki düşünürlerden hangisi demokrasiden nefret etmesiyle ünlüdür?

Seçenekler

A
Hesiodos
B
Sokrates
C
Homeros
D
Aristoteles
E
Platon
Açıklama:
Platon’un devlet kuramının esaslarını ve bu doğrultuda tasarlanan ideal devletin temel özelliklerini çözümleyebileceksiniz.

Soru 93

Aşağıdakilerden hangisi Birinci Kuşak Sofistlerden biridir?

Seçenekler

A
Gorgias
B
Antiphon
C
Kritias
D
Khalkedonlu
E
Kallikles
Açıklama:
Antik Yunan’da siyasal düşüncenin öncülerini karşılaştırmalı olarak değerlendirebileceksiniz.

Soru 94

Antik Yunan uygarlığı, kent devletleri ya da polis ’ler biçiminde kendini gösterir.Burada adı geçen “polis” ne anlama gelmektedir?

Seçenekler

A
Polis sözcüğü “polis’e ait işler, güçler” anlamında politika sözcüğünün kaynağında yer alır. Polis yalnızca bir yerleşim birimini, bir coğrafya parçasını ifade etmemektedir. Polis apaçık bir siyasal varlıktır.
B
İÖ 387 yılında, Platon’un, kentin dışında bulunan ve eski savaş kahramanlarından birinin adını taşıyan HerosAkademos bahçesinde kurduğu okul.
C
Kamusal işler, olaylar, vb.” gibi anlamlara gelmektedir. Ancak bu sözcük Roma siyasal düşüncesinde Yunan düşüncesindeki politea’nın yani devletin karşılığı olarak kullanılmaya başlanır.
D
Bir uygulama gücü olarak iktidarı işaret eder. İktidarın eylemleri açısından bağlayıcı kurallar koyan, nihai, meşrulaştırıcı, üstün iktidarı ifade eden polis’ten farklı olarak iktidarın uygulama gücünü,eylemliliğini, bu gücün kullanılış biçimini kapsar.
E
Dinsel iktidarın, dünyevi iktidardan üstün olduğu kabulünden hareketle dinsel iktidarın sahibi olarak Kilise’nin de dünyevi iktidar sahiplerinden üstün olduğu, bu nedenle dünyevi iktidarın da Kilise’ye ait olması gerektiği savı.
Açıklama:
Antik Yunan’da siyasal düşüncenin öncülerini karşılaştırmalı olarak değerlendirebileceksiniz.
Siyasal düşünce denildiğinde Antik Yunan’ı niteleyen temel sözcük polis sözcüğüdür. Bu bakımdan siyaseti ve siyasal düşünceyi anlayabilmek için öncelikle polis’in anlaşılması gerekir.Bu sebepten doğru cevap A seçeneğidir.

Soru 95

Antik Yunan dünyasının en önemli polisleri olan Sparta ve Atina’ nın zenginleşip geliştikçe yeni gereksinimlere karşılık veremediği açıktır. Bunun bir örneği İÖ 630 yılına doğru Atinalı Kylon’un soyluların iktidarını devirerek tiran olma girişimidir.Burada adı geçen “tiranlık” ne demektir?

Seçenekler

A
Soyluların dışındaki insanlardan oluşan tiranlık, topluma yararlı tüm işleri yerine getirdiği için her şeydir, “ulusa ait olan her şeyi kapsamaktadır”, kısacası “tam bir ulustur.”
B
Lydia kökenli bir sözcüktür. Tiran, günümüzde özellikle yönetimini baskı ve eziyet sayesinde sürdüren yöneticilere denmektedir.
C
Amerikalı antropogların bir ulusun kültürü dedikleri şeydir, yani belirli bir yaşam biçimi ile ortak ilişkilerdir.
D
Tiranlık karma bir siyasal yönetim biçimidir. Zenginliği ve yoksulluğu, demokrasiyle oligarşiyi bünyesinde harmanladığı için, bu iki aşırı ucun doğru ortasıdır.Bu yanıyla iktidar ne çok zengin, ne çok yoksul yurttaşlara dayanır.
E
Atina’da en önemli tartışma konusu demokrasinin dayandığı tiranlık yani halkın kimleri kapsayacağı, kimleri dışarıda bırakacağıdır.
Açıklama:
Siyasal düşüncenin temel kavramlarının tarihsel gelişimini açıklayabileceksiniz.
Yunan dünyasında tyrannos, iktidarı mevcut yasal düzenlemelere aykırı bir biçimde ele geçirmiş kimseleri nitelemektedir.Tiranlığın olumsuz içeriği öne çıktıkça, tiranların öldürülmesi, yani tyrannicide genellikle olumlu bir eylem olarak karşılanır.Tüm bu olumsuz açıklamalar ışığında "tiran" kelimesinin doğru anlatımı B seçeneğindedir.

Soru 96

İÖ 492’den İÖ 449’a kadar çeşitli aralıklarla süren Pers Savaşlarının ardından Atina’da iki önemli gücün mücadelesi başlar. Bir yanda toprak sahipleri vardır; diğer yanda daha çok ticaret ve denizcilikle uğraşan kesimlerle emekçiler. Bunların oluşturduğu demokratlar isonomia ve isegoria’nın peşindedir.Adı geçen isonomia ve isegoria ne demektir?

Seçenekler

A
İlki, her varlığın kendi varoluşuna içkin olan, nihai hedefi olan erek.İkincisi, karma bir siyasal yönetim biçimidir.
B
İlki, bir siyasal sistemde gücü elinde tutan kesimlerin kendi içlerinde parçalanması ve mücadeleye başlamasıdır.İkincisi, sıra dışı durumda anayasaların dışarıdan müdahalelerle değiştirilmesidir.
C
İlki, yurttaşlık hakları bakımından yasalar nezdinde eşitlik talebini gündeme getirmektedir.İkincisi ise konuşmada eşitlik ya da ifade özgürlüğü gibi düşünülebilirse de esasta doğrudan siyasal hak taleplerini içermektedir.
D
İlki, ikamet edilen yeri ifade etmektedir. İkincisi ise, “azınlığın ya da az sayıda kişinin yönetimi” anlamında kullanılmıştır.
E
İlki, toplumsal ve siyasal bir düzenlemeye gerek duyulan düzenlemeler.İkincisi, bütün siyasal kurumları susturacak bir konseydir.
Açıklama:
Siyasal düşüncenin temel kavramlarının tarihsel gelişimini açıklayabileceksiniz.
İsonomia ve İsegoria demokratların zaferiyle biter ve demokratlar İÖ 444-429 yıllarında Perikles (İÖ 495-429)’le iktidar sahibi olurlar.
Perikles döneminde Atina altın çağını yaşadığı gibi demokrasi de doruk noktasına ulaşır. Pers Savaşlarnın ardından arka arkaya gerçekleştirilen reformlarla bütün yurttaşların siyasal haklara tam anlamıyla eşit bir biçimde sahip olmalarına olanak tanınır. Alt sınıflara kapalı olan devlet görevleri herkese açık bir duruma getirilir.İşte Atina demokrasisi bu özelliklerinden ötürü modern çağlarda “doğrudan demokrasi” olarak nitelendirilecektir.Bu açıklamaların nezninde doğru cevap C seçeneğidir.

Soru 97

“Filozof Kral” ın ideal devletin temel yasalarına uygun bir zemin oluşturması için üç temel işlevi yerine getirmesi gerekmektedir.Bu üç temel işlevden hangisi aşağıdaki şıklarda mevcut değildir?

Seçenekler

A
Her yurttaşı toplum içinde üstleneceği işleve göre tanımlamak ve sınıflandırmak.
B
Her bir sınıfı kendi içinde ve nihayet sınıfları kendi aralarında bir bütün hâline getirmek üzere çeşitli biçimlerde, gerekirse zorla birleştirmek.
C
Toplumu mutluluğa götürmek. Tıpkı filozofun yönetimi gibi, bu yasalar da meşruluğunu (meşruiyetini) doğrudan hukuk ve yasanın bilgisinden alır.
D
İnsanlar arasındaki iş bölümünün doğal oluşu, aynı zamanda herkesin iş bölümüne uymasını da gerektirmektedir.
E
Toplum içerisinde her vatandaşın yapacağı işe göre bölümlere ayrılması ve bu bölümlerde tanımlanmasıdır.
Açıklama:
Platon’un devlet kuramının esaslarını ve bu doğrultuda tasarlanan ideal devletin temel özelliklerini çözümleyebileceksiniz.
Filozofun iradesinin karşısında hiçbir şeyin hükmü kalmamıştır; özellikle de eski yasaların. Bu durumda akla gelen soru, filozofun yönetme hakkını, yasalardan değilse nereden alacağıdır.Temel üç çare D şıkkında tam olarak doğru verilmiştir.Bu nedenle doğru seçenek D şıkkıdır.

Soru 98

Aristoteles’ in “Devrimler kuramı” olarak adlandırılan “Statis” sözcüğünün anlamı nedir?

Seçenekler

A
Statis batı dillerinde yaygınlıkla devrim sözcüğüyle karşılanır. Oysa Aristoteles’in Politika’sının belirttiği gibi, bu “tamı tamına devrim değildir; daha çok, gerilim, bir şiddet patlamasının kaçınılmaz olacağı kadar büyüyünce ortaya çıkan bir durumdur."
B
Bu niteleme Yunan kültürünün yeni bir evresini ifade etmektedir.Yunan (Helen) kültürünün III. Aleksandros’un Asya seferleriyle dışa açılması ve bu ülkelerde Yunan kültürünün yerel kültürlerle kaynaşarak yeni kültürel biçimler oluşturmasıdır.
C
Statis karma bir siyasal yönetim biçimidir.Bu yanıyla iktidar ne çok zengin, ne çok yoksul yurttaşlara dayanır. Silah taşıma hakkına sahip herkesin yurttaş olarak kabul edilerek yönetimde pay sahibi olduğu, ortak yararı gözeten çoğunluğun yönetimi.
D
Aristoteles’in statis tanımına göre, Yunanlılar hem zeki, hem yürekli olduklarından iyi ve doğru anayasalara sahiptirler ve hep özgür yaşarlar.
E
Liyakata dayalı yönetim olarak ya da bilen, bilge bir azınlığın ya da bir filozofun yönetimin Statis olduğu söylenebilir.
Açıklama:
Aristoteles’in siyasal yaklaşımının Platon’dan farklılıklarını karşılaştırabileceksiniz.
Aristoteles, yönetim biçimlerinin değişimini ve kurulabilir en iyi yönetimi çözümledikten sonra, bu değişimin dinamiklerini ve değişimden kaçınabilmenin yollarını araştırmaya girişir. Ama o, anayasalarda yapılan küçük değişimler ya da onları tehdit eden ama göğüslenebilir siyasal-toplumsal tehditlerden daha çok, mevcut anayasanın ortadan kalkmasına ve yeni bir yönetime neden olan, şiddet yüklü değişiklikleri göz önünde bulundurur. Bu yüzden bununla ilgili yaklaşımına kendisi devrim değil, statis sözcüğünü kullandığı hâlde “Devrimler Kuramı” denir.Bu anlatımdan yola çıkarak doğru cevabın A şıkkı olduğunu söyleyebiliriz.

Soru 99

Batı siyasal düşüncesinin tarihi söz konusu olduğunda başlangıç noktası olarak hangi uygarlık akla gelir?

Seçenekler

A
Antik Yunan
B
Roma
C
Mısır
D
Hindistan
E
Bizans
Açıklama:
Siyasal düşüncenin temel kavramlarının tarihsel gelişimini açıklayabileceksiniz.
Özellikle Batı siyasal düşüncesinin tarihi söz konusu olduğunda başlangıç noktası olarak Antik Yunan uygarlığı akla gelir.

Soru 100

Polis' lerin temelinde ne vardır?

Seçenekler

A
Eşitlik
B
Eşitsizlik
C
Din
D
Zenginlik
E
Fakirlik
Açıklama:
Siyasal düşüncenin temel kavramlarının tarihsel gelişimini açıklayabileceksiniz.
Polis’ lerin temelinde eşitsizlik vardı. Bunun en önemli göstergesi kölelerdir.

Soru 101

Aşağıdakilerden hangisi Antik Yunan' da demokrasinin savunucusu olan düşünürlerdendir?

Seçenekler

A
Demokritos
B
Ksenephon
C
Lykurgos
D
Herodotos
E
Miletos
Açıklama:
Siyasal düşüncenin temel kavramlarının tarihsel gelişimini açıklayabileceksiniz.
Atina’da demokrasi karşıtları kadar, onu savunanlar da vardır. Bunlardan biri Herodotos' tur.

Soru 102

Sokrates düşüncenin merkezine ne koymuştur?

Seçenekler

A
Din
B
Bilgi ve erdem
C
İnsan ve toplum
D
Polis ve yurttaş
E
Kölelik
Açıklama:
Antik Yunan’da siyasal düşüncenin öncülerini karşılaştırmalı olarak değerlendirebileceksiniz.
Sokrates de Sofistler gibi, düşüncesinin merkezine insanı ve toplumu koyar.

Soru 103

"Bilge, bilgin, bilgi sahibi kişi; belirli bir alanda uzmanlık bilgisine sahip kişi anlamına gelmektedir." Bu tanımı, aşağıda yer verilen kavramlardan hangisi karşılamaktadır?

Seçenekler

A
Felsefe
B
Tiran
C
Oligarşi
D
Polis
E
Sofist
Açıklama:
Antik Yunan’da siyasal düşüncenin öncülerini karşılaştırmalı olarak değerlendirebileceksiniz.
Sofist sözcüğü “bilge, bilgin, bilgi sahibi kişi; belirli bir alanda uzmanlık bilgisine sahip kişi” anlamına gelmektedir.

Soru 104

İdeal devleti toplumsal değişime olabildiğince kapatmaya çalışan ve ideal devlette zenginliğe de yoksulluğa da yer vermeyen düşünür kimdir?

Seçenekler

A
Platon
B
Sokrates
C
Herodotos
D
Perikles
E
Thales
Açıklama:
Platon’un devlet kuramının esaslarını ve bu doğrultuda tasarlanan ideal devletin temel özelliklerini çözümleyebileceksiniz.
Platon, ideal devleti hem kendi kendine yeterli hem dışa kapalı bir model olarak sunar. Ayrıca, Platon'a göre ideal devlette zenginliğe ve yoksulluğa yer yoktur.

Soru 105

Aşağıdakilerden hangisi Aristotales' e göre devrimlerin nedenlerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Devrimlerin en temel nedeni topluluğu oluşturan farklı bileşenlerin eşitliğe ilişkin algılarıdır.
B
Bir siyasal yönetimin aşırı güç kullanımına yönelmesi ve korkuyla zulmü bir yönetim aracı olarak sürekli kılması.
C
Topluluk içi farklılaşmanın yanı sıra, topluluk içindeki denge durumu.
D
Devletteki uyum.
E
Anayasaların dışarıdan müdahalelerle değiştirilmesi.
Açıklama:
Aristoteles’in siyasal yaklaşımının Platon’dan farklılıklarını karşılaştırabileceksiniz.
Devletin içindeki uyumsuzluk. Doğru yanıt D seçeneğidir. Çünkü, Aristoteles'e göre, mevcut bir siyasal sistemde,yöneticilerin ihmalinden, tembelliğinden, körlüğünden yararlanarak anayasanın küçük adımlarla değiştirilerek, nihayet sistemin tümden değiştirildiğine de tanık olunabilir. Bu yüzden, "devletteki uyum" devrimin nedenlerinden biri değildir.

Soru 106

I. Anayasada hem sayısal hem orantılı eşitlik sağlanmalıdır. II. Belirli kesimlerin ya da kişilerin orantısız büyümesi önlenmelidir. III. Orta sınıfa ağırlık verilmelidir. IV. Yasaların çiğnenmesine izin verilmemelidir. V. Sınıflardan birinin aşırı büyüyüp güçlenmesi sağlanmalıdır. Yukarıdaki bilgilerden hangileri devrimi önlemek için Aristoteles tarafından önerilmiştir?

Seçenekler

A
I, III, IV
B
I, II, III, IV
C
III, IV, V
D
I ve V
E
II, III, IV, V
Açıklama:
Aristoteles’in siyasal yaklaşımının Platon’dan farklılıklarını karşılaştırabileceksiniz.
Sınıflardan birinin aşırı büyüyüp güçlenmesi devrime zemin hazırlar. Bu sebeple V. seçenek yanlış bilgi içerdiğinden doğru cevap B seçeneğidir.

Soru 107

Aristoteles'in iyi-kötü olarak sınıflandırdığı yönetim biçimleri aşağıdaki şıklardan hangisinde doğru sırayla verilmiştir ?

Seçenekler

A
I)Monarşi-Tiranlık II)Politeia-Demokrasi
B
I)Tiranlık-Demokrasi II)Oligarşi-Monarşi III)Aristokrasi-Politeia
C
I)Aristokrasi-Demokrasi II)Monarşi-Tiranlık
D
I)Monarşi-Tiranlık II)Aristokrası-Oligarşi III)Politeia-Demokrasi
E
I)Monarşi-Oligarşi II)Politeia-Demokrasi
Açıklama:
Aristoteles’in siyasal yaklaşımının Platon’dan farklılıklarını karşılaştırabileceksiniz.
Aristoteles üç iyi ve üç kötü yönetim biçimi ortaya koyar ve bunları birbirlerinin zıttı olarak niteler. Doğru sıralama D seçeneğinde verilmiştir.

Soru 108

Platon'un ideal devlet tasarımında bahsettiği üç temel erdem aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Doğallık, Bilgelik, Yiğitlik
B
Yalınlık, Yiğitlik, Ölçülülük
C
Bilgelik, Eşitlik, Doğruluk
D
Erdem, Ölçülülük, Çalışkanlık
E
Bilgelik, Yiğitlik, Ölçülülük
Açıklama:
Platon’un devlet kuramının esaslarını ve bu doğrultuda tasarlanan ideal devletin temel özelliklerini çözümleyebileceksiniz.
İdeal bir devlette bilgelik, yiğitlik ve ölçülülük olmak üzere üç temel erdemin olduğu görülür. Doğru cevap E seçeneğidir.

Soru 109

"Polis yurttaş için değil fakat yurttaş polis için vardır" cümlesinde anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Köleler de yurttaşlık hakkına sahiptir
B
Polislerin siyasal varlığı yoktur
C
Polis nüfusu sadece yurttaşlardan oluşmaz
D
Polislerin ayrı bir dini vardır
E
Polis ve yurttaş özdeştir
Açıklama:
Platon’un devlet kuramının esaslarını ve bu doğrultuda tasarlanan ideal devletin temel özelliklerini çözümleyebileceksiniz.
Polis nüfusu sadece yurttaşlardan ibaret değildir. Köleler ve aynı dili konuşan fakat yurttaşlık hakkına sahip olmayan yabancılar da polis'e dahildir. Bu sebeple polis sadece yurttaş için varlık göstermez fakat yurttaş polis için vardır. Doğru cevap C seçeneğidir.

Soru 110

Aşağıdakilerden hangisi Antik Yunanda özgürlüğün kimlere ait olduğuyla ilgili yanlış bilgi içerir?

Seçenekler

A
Özgürlük insanı nitelemekteydi
B
Yurttaşlar özgür değildi
C
Kadınların özgürlükleri yoktu
D
Metoikoslar zorunluluk alanına aitti
E
Köleler insan değildi
Açıklama:
Antik Yunan’da siyasal düşüncenin öncülerini karşılaştırmalı olarak değerlendirebileceksiniz.
"Özgürlüğün nitelediği şeyin 'insan' olması gerektiği açıktır". Yurttaş insandı, bu nedenle de özgür idi. Bu nedenle de "yanlış bilgi içeren" şık, "B" şıkkıdır.

Soru 111

Aşağıdakilerden hangisi birinci kuşak ve ikinci kuşak sofistlerin arasındaki farklarla ilgili yanlış bilgi içermektedir?

Seçenekler

A
İkinci kuşak sofistler demokratik bir yaklaşım benimsemiştir
B
Birinci kuşak sofistler düşüncenin merkezine insanı koyar
C
Birinci kuşak sofistler insanları eşit görürler
D
İkinci kuşak sofistler yasaları engel olarak görürler
E
Birinci kuşak sofistler Polis'i insan yapısı bir varlık olarak görür
Açıklama:
Antik Yunan’da siyasal düşüncenin öncülerini karşılaştırmalı olarak değerlendirebileceksiniz.
İkinci kuşak sofistler ilk kuşağın eşitlikçi ve demokratik yaklaşımına karşı çıkar, yasaların özgürlüklerini gerçekleştirmek isteyen güçlü insanların önünde bir engel olduğunu düşünürler. Doğru cevap A seçeneğidir.

Soru 112

Aşağıdakilerden hangisinde sofist-filozof karşılaştırmasıyla ilgili doğru bilgi verilmiştir?

Seçenekler

A
Sofistler kendilerine bilgi seven derler
B
Filozoflar kendilerini öğretmen olarak nitelerler
C
Filozoflar güzel konuşmanın önemini vurgularlar
D
Filozoflar sofistlerin aşağılanmasına karşı çıkar
E
Sofistler ifade etme biçimine önem verirler
Açıklama:
Antik Yunan’da siyasal düşüncenin öncülerini karşılaştırmalı olarak değerlendirebileceksiniz.
Sofistler söylenilen şeyin ne olduğuyla değil nasıl söylendiği yani ifade etme biçimi ile güzel konuşma ile ilgileniyorlardı. Platon ve Aristotales sofistleri aşağılarken Sokrates ve ardılları ise kendilerini sofistlerden ayırmak için kendilerine filozof yani bilgi seven demeyi tercih etmişlerdi. Doğru cevap E seçeneğidir.

Soru 113

Siyasal düşünce denildiğinde Antik Yunan’ı niteleyen temel sözcük nedir?

Seçenekler

A
Krallık
B
Polis
C
Ordu
D
Fetih
E
Kilise
Açıklama:
Siyasal düşüncenin temel kavramlarının tarihsel gelişimini açıklayabileceksiniz.
Bule kurumu ekklesianın gündemini hazırlayan, yasa önerilerini taslak hâline getiren ve soyluların elinde olan bir kurumdur.

Soru 114

Aşağıdakilerden hangisi polisin genel özelliklerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Polis’te yurttaş sayısından daha fazla köle ile Yunan kökenli ve aynı dili konuşuyor olmasına karşın yurttaşlık haklarına sahip olmayan metoikoslar bulunmaktadır.
B
Polis yurttaş için değildir ama yurttaş polis içindir.
C
Her bir polis, özgün bir askeri, dini ve mimari bütünlüğe sahip değildir.
D
Polislerin her biri, diğerlerinden ayrı özerk bir varlığa sahiptir.
E
Polislerin yurttaşların varlığından ve dininden ayrı bir dini, yurttaşların savaş zamanı silahlanarak oluşturduğu ordudan başka bir ordusu, aynı şekilde yurttaşların sahip olduğu siyasal anlam ve varlığı dışında bir siyasal anlam ve varlığı yoktur.
Açıklama:
Siyasal düşüncenin temel kavramlarının tarihsel gelişimini açıklayabileceksiniz.
Polislerin yurttaşların varlığından ve dininden ayrı bir dini, yurttaşların savaş zamanı silahlanarak oluşturduğu ordudan başka bir ordusu, aynı şekilde yurttaşların sahip olduğu siyasal anlam ve varlığı dışında bir siyasal anlam ve varlığı yoktur. Polis ve yurttaş özdeş değildir. Çünkü, polis nüfusu yalnızca yurttaşlardan ibaret değildir. Aksine, polis’te yurttaş sayısından daha fazla köle ile Yunan kökenli ve aynı dili konuşuyor olmasına karşın yurttaşlık haklarına sahip olmayan metoikoslar bulunmaktadır. Kadınarında yurttaş sayılmadığı bilinmektedir. Polis yurttaş için değildir ama yurttaş polis içindir. Polislerin her biri, diğerlerinden ayrı özerk bir varlığa sahiptir. Her bir polisin özgün siyasal bir varlık oluşu dışında, aynı zamanda özgün bir askerî, dinî, mimari bütünlüğe de sahip olmasıdır.

Soru 115

Demokrasiden nefret eden ve en doğru şeyin bilge bir kişinin iradesine itaat etmek olduğunu savunan filozof kimdir?

Seçenekler

A
Demokritos
B
Aristoteles
C
Philosophos
D
Sokrates
E
Herakleitos
Açıklama:
Antik Yunan’da siyasal düşüncenin öncülerini karşılaştırmalı olarak değerlendirebileceksiniz.
Herakleitos, soylu bir aileden geldiği için kitlelerden, avam ve en başta da kendi hemşehrileri olan Ephesoslulardan, özetle demokrasiden nefret eder. Halk çoğunluğun kötü, azınlığın iyi olduğunun farkında değildir. Çoğu, hayvanlar gibi tıkınıp yatmakta ve köpekler gibi de tanımadıkları herkese ve her şeye saldırmaktadırlar. yaygın olarak kabul edilen kanıya göre, Platon’a gelinceye değin en azılı demokrasi düşmanı odur. Çünkü ona göre, en doğru şey bilge bir kişinin iradesine itaat etmektir.

Soru 116

Doğa felsefesinin doruk noktası, materyalist düşünce denildiği anda akla ilk gelen filozof kimdir?

Seçenekler

A
Herakleitos
B
Philosophos
C
Aristoteles
D
Demokritos
E
Sokrates
Açıklama:
Siyasal düşüncenin temel kavramlarının tarihsel gelişimini açıklayabileceksiniz.
Doğa felsefesinin doruk noktası, materyalist düşünce denildiği anda akla ilk gelen isim, Demokritos’tur. O’na göre insanlar mutluluğun ve mutsuzluğun ne olduğunu bilmedikleri, arzularına gem vuramadıkları ölçüde, birbirlerine karşı hasetçe, düşmanca duygular geliştirirler. Bu yüzden toplumsal ve siyasal bir düzenlemeye gerek duyulur. Demokritos bir demokrasi savunucusu değildir, Atina’da özellikle Sofistler üzerinde ciddi bir etki bırakmıştır.

Soru 117

Tarihsel örnekler eşliğinde, Aristoteles’e göre hangisi devrimlerin nedenlerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Bir siyasal sistemde gücü elinde tutan kesimlerin kendi içlerinde birleşmesi.
B
Topluluğu oluşturan farklı bileşenlerin eşitliğe ilişkin algıları.
C
Bir siyasal yönetimin korkuyla zulümü bir yönetim aracı olarak sürekli kılması.
D
Topluluk içi farklılaşmanın yanı sıra, topluluk içindeki denge durumu.
E
Anayasanın dışarıdan müdahalelerle değiştirilmesi.
Açıklama:
Aristoteles’in siyasal yaklaşımının Platon’dan farklılıklarını karşılaştırabileceksiniz.
Devrimlerin en temel nedeni topluluğu oluşturan farklı bileşenlerin eşitliğe ilişkin algılarıdır. Bir siyasal yönetimin aşırı güç kullanımına yönelmesi ve korkuyla zulümü bir yönetim aracı olarak sürekli kılması da devrimi kışkırtan bir nedendir. Mevcut bir siyasal sistemde, yöneticilerin ihmalinden, tembelliğinden, körlüğünden yararlanarak anayasanın küçük adımlarla değiştirilerek, nihayet sistemin tümden değiştirildiğine de tanık olunabilir. Topluluk içi farklılaşmanın yanı sıra, topluluk içindeki denge durumu da devrime yol açabilir. Aristoteles, son olarak iki istisnai örneğe daha değinir. İlki bir siyasal sistemde gücü elinde tutan kesimlerin kendi içlerinde parçalanması ve mücadeleye başlamasıdır. İkinci sıra dışı durum ise anayasaların dışarıdan müdahalelerle değiştirilmesidir.

Soru 118

Devletin insan yapısı olmadığını tümüyle doğal olduğunu ve devletin doğal bir oluşum olarak karşımıza çıktığını savunan düşünür kimdir?

Seçenekler

A
Platon
B
Thales
C
Anaksimandros
D
Anaksimenes
E
Aristoteles
Açıklama:
Platon’un devlet kuramının esaslarını ve bu doğrultuda tasarlanan ideal devletin temel özelliklerini çözümleyebileceksiniz.
Platon, Sofistlerin ileri sürdüklerinin aksine, devletin insan yapısı olmadığını, tümüyle doğal olduğunu savunur. Platon için insanlar arasında sahip oldukları temel özellikler bakımından köklü, doğuştan gelen farklılıklar vardır. Platon toplumun ya da aynı anlama gelmek üzere devletin, insanların arzularına bağlı olmadığını, doğal bir oluşum olarak karşımıza çıktığını savunur.

Soru 119

Devlet anlayışı gereği ideal devleti, üretim- koruma- yönetim grublarına bölen düşünür kimdir?

Seçenekler

A
Sokrates
B
Aristoteles
C
Thales
D
Platon
E
Demokritos
Açıklama:
Platon’un devlet kuramının esaslarını ve bu doğrultuda tasarlanan ideal devletin temel özelliklerini çözümleyebileceksiniz.
Platon iş bölümünden ideal devleti kaç temel toplumsal zemine yerleştirmiştir. Platon devlet anlayışı gereği, iş bölümünden hareketle ideal devleti, üç temel iş-meslek grubuna bölünmüş, sınıflı bir toplumsal zemine yerleştirir. Zemin üç temel iş alanıyla inşa edilir. üretim koruma yönetim Her bir iş ayrı bir sınıfa karşılık gelir. Bu üç sınıf: üreticiler koruyucular yöneticiler

Soru 120

Platon'un ideal devlet tasarımında bahsettiği iş-meslek grupları ve erdemlerinin eşleştirilmesi aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?

Seçenekler

A
yöneticiler - bilgi severlik, üreticiler - maddi istekler, koruyucular - soylu istekler
B
koruyucular - soyluluk, üreticiler - çalışkanlık, yöneticiler - kararlılık
C
üreticiler - en alt sınıf, koruyucular - orta sınıf, yöneticiler - üst sınıf
D
üreticiler - ölçülülük, koruyucular - yiğitlik, yöneticiler - bilgelik
E
koruyucular - yiğitlik, yöneticiler - ölçülülük, üreticiler - bilgelik
Açıklama:
Platon’un devlet kuramının esaslarını ve bu doğrultuda tasarlanan ideal devletin temel özelliklerini çözümleyebileceksiniz.
Platon'un ideal devlet tasarımı üç temel iş-meslek grubundan oluşur. Bunlar üreticiler, koruyucular ve yöneticilerdir. Bu iş-meslek gruplarının sınıf farklarından doğan erdemleri ise sırasıyla ölçülülük, yiğitlik ve bilgeliktir. Doğru cevap D seçeneğidir.

Soru 121

Aristoteles’i Platon’dan ayıran en önemli fark nedir?

Seçenekler

A
Eserlerinde hayal ürünü kimselerden bahsederek okuyanları etkilemesi.
B
Akıl yürütmenin yanında olgulara önem vermesi, deneye ve gözleme başvurması.
C
Dönemin bütün bilgi alanlarıyla ilgilenmektense, tek alana odaklanması.
D
Siyaseti anlamanın önkoşulunun dinin anlaşılması olduğunu savunması.
E
Devletin insanın ereği ve onu insan kılay şey olmadığını savunması.
Açıklama:
Aristoteles’in siyasal yaklaşımının Platon’dan farklılıklarını karşılaştırabileceksiniz.
Aristoteles (İÖ 384-322), Platon’u eleştiren bir düşünür olmasına karşın, esasta felsefesinin bütün temel özellikleri Platon’un damgasını taşır. Ancak bir düşünür olarak Platon’dan en önemli farkı, dönemin bütün bilgi alanlarıyla ilgilenen, akıl yürütmenin yanında olgulara önem veren, çalışmalarında deneye ve gözleme başvuran bir isim olmasıdır.

Soru 122

Birden fazla soyun bulunduğu bir toplulukta belirli bir soyun doğuştan, diğer soylara göre üstün kabul edildiği, bu sebeple diğer soylardan üstün sayıldığı ve yönetimi elinde bulundurduğu yönetim biçimi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Polis
B
Aristokrasi
C
Doğrudan demokrasi
D
Tiran
E
Oligarşi
Açıklama:
Birden fazla soyun bulunduğu bir toplulukta belirli bir soyun, doğuştan, diğer soylara göre üstün kabul edildiği, bu nedenle bu soyun iyilik, yetenek, bilgi, beceri, erdem, cesaret vb. bakımlardan ayrıcalıklı sayılmasıyla yönetme hakkının da bu soy tarafından üstlenildiği azınlığın yönetimine ‘aristokrasi’ adı verilmektedir.

Soru 123

Şiirlerinde, çalışma karşılığı olmayan servete karşı çıkan Antik Yunan şairi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Homeros
B
Demokritos
C
Sokrates
D
Platon
E
Hesiodos
Açıklama:
İO 700’lerde yaşadığı sanılan, küçük mülk sahibi, yoksul bir şairdir Hesiodos. Tanrıların Doğuşu ve İşler ve Günler adlı yapıtlarıyla ünlüdür. Hesiodos, şiirlerinde çalışma karşılığı olmayan servete karşıdır. İlgili dönemde çalışan sınıfların hayatına bir ayna tutmayı başarmıştır.

Soru 124

“Yurttaşların, başkalarınca temsil edilmediği, siyasal kararların alınmasında ve uygulanmasında doğrudan yer ve görev aldığı yönetim biçimi” aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Doğrudan demokrasi
B
Tiranlık
C
Oligarşi
D
Deme-demos
E
Sofizm
Açıklama:
Yurttaşların, günümüzde olduğu gibi, başkalarınca temsil edilmediği, siyasal kararların alınmasında ve uygulanmasında doğrudan yer aldığı, siyasal olarak görev alabilme koşullarına sahip yurttaşların arasında kura ve benzeri yöntemlerle görevlilerin belirlendiği yönetim biçimine doğrudan demokrasi adı verilir.

Soru 125

Yurttaşlık hakları bakımından yasalar nezdinde eşitlik talebini gündeme getiren terim aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Deme
B
İsegoria
C
İsonomia
D
Oligarşi
E
Ekklesia
Açıklama:
Yurttaşlık hakları bakımından yasalar nezdinde eşitlik talebini gündeme getiren terim isonomia’dır. Yurttaşlık ile mülkiyet arasında doğrudan bir bağ bulunduğu için, bu talepler daha çok mülkiyet rejimiyle ortaya çıkar.

Soru 126

I. Protagoras
II. Gorgias
III. Kallikles
IV. Hippias
Yukarıda verilen Sofistlerden hangileri Birinci Kuşak Sofist olarak kabul edilirler?

Seçenekler

A
Yalnız II
B
I ve III
C
II ve IV
D
III ve IV
E
I, II ve IV
Açıklama:
Birinci Kuşak Sofistlerden bazıları şunlardır. Protagoras ve Gorgias. V. Yüzyılda yaşadığı kabul edilen Prodikos ve yine aynı yüzyılla ilişkilendirilen Hippias.

Soru 127

“Güzel, etkili, abartılı ve gerektiğinde yalan da içeren konuşma sanatını icra eden” kişiye ne ad verilmektedir?

Seçenekler

A
Yurttaş
B
Hümanist
C
Sofist
D
Demagog
E
Philosophos
Açıklama:
Bir kişinin, grubun ya da halkın duygularını, arzularını, taleplerini kamçılayarak halkın gönlünü almak ve onu dilediğince yapmaya demagoji yapmak denir. Bunu yapmak için de güzel, etkili, abartılı ve gerektiğinde yalan da içeren konuşma sanatını icra eden kişiye de demagog adı verilir.

Soru 128

İÖ 387 yılında, Platon’un kentin dışında bulunan ve eski savaş kahramanlarından birinin adını taşıyan okulun adı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Apologia
B
Politikos
C
Politeia
D
Akademia
E
Nomoi
Açıklama:
İÖ 387 yılında, Platon’un kentin dışında bulunan ve eski savaş kahramanlarından birinin adını taşıyan Heros Akademos bahçesinde kurduğu okulun adı Akademia’dır.

Soru 129

Platon’a göre, tek bir kişinin kendi çıkarları doğrultusunda yönetimi değil, tek bir kişinin topluluğun ortak çıkarlarını kollayan yönetim biçimi hangisidir?

Seçenekler

A
Monarşi
B
Demokrasi
C
Tiranlık
D
Oligarşi
E
Deme-Demos
Açıklama:
Sözcük anlamı ‘tekin yönetimi’ anlamına gelen Monarşi kelimesidir. Yaygınlıkla krallık karşılığı olarak kullanılır. Ancak, Platon’daki karşılığı tek bir kişinin kendi çıkarları doğrultusunda yönetimi değil, tek bir kişinin topluluğun ortak çıkarlarını koruyup kollayan yönetimdir.

Soru 130

İÖ 335 yılında, Aristoteles’in kurduğu okulun adı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Organon
B
Lykeion
C
Telos
D
Zoon Politikon
E
Politeia
Açıklama:
Aleksandros’un Makedonya kralı olması üzerine, tekrar Atina’ya dönem Aristoteles, burada İÖ 335’te Lykeion adıyla kendi felsefe okulunu açmıştır. Bu okulda, dersler oturarak değil, ayakta dolaşarak anlatılırdı. Bu yüzden bu okullara dolaşan okullar da denir.

Soru 131

Her varlığın kendi varoluşuna içkin olan, onun en yetkin haliyle olduğu şey haline gelmesine sağlayan, inanın içinde olan en temel ereği anlamına gelen tanım aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
İklimler Kuramı
B
Statis
C
Helenistik Çağ
D
Kozmopolitizm
E
Telos
Açıklama:
Her varlığın kendi varoluşuna içkin olan, onun en yetkin haliyle olduğu şey haline gelmesini sağlayan, var olanların nihai olarak yöneldiği hedefi içeren ve ancak bu hedef gerçekleştiğinde kendi mahiyeti anlaşılan, ilgili şeyin varlık nedeni ya da oluşumunun nihai hedefi olan erek. Örneğin, insanın ereği, ancak insanların en mükemmel birlik biçimi olan devlet ortaya çıktığında anlaşılabilir. Çünkü devlet olmaksızın insan uzun yürüyüşünde hep eksik ve yetersizdir; tek başına kendine yetemem ve mutlu olamaz. Bunu mümkün kılan şey devlet olduğuna göre, demek ki insanın ereği, onu insan kılan şey devlettir.

Soru 132

I. Site
II. Şehir devleti
III. Civitas
IV. Kent devleti
Hangisi ya da hangileri “polis” kavramı için diğer dillerde kullanılan terimlerdendir?

Seçenekler

A
Yalnız II
B
I, II, III
C
II, III, IV
D
I, III, IV
E
I, II, III, IV
Açıklama:
Polis sözcüğü “polise ait işler, güçler” anlamında politika sözcüğünün kaynağında yer alır. Ancak sözcük farklı dillerde farklı biçimlerde karşılanmıştır. Örneğin Latincede polis için site ya da civitas terimleri kullanılmaktadır. Türkçe’de ise polis için kent devleti ya da şehir devleti terimleri kullanılır.

Soru 133

Polislerin hızla şekillendiği yüzyıl aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
İÖ VI. yüzyıl
B
İÖ VII. yüzyıl
C
İÖ VIII. yüzyıl
D
İÖ V. yüzyıl
E
İÖ IV. yüzyıl
Açıklama:
İÖ VIII. yüzyıl polislerin hızla şekillendiği yüzyıldır. Bu yüzyılda ticaret canlanmış, kabile üyelerini birbirine bağlayan soy bağları çözülmüş, topraklar artık kabilelerin ortak malı olmaktan çıkarak özel ellerde toplanmaya başlamıştır.

Soru 134

Aşağıdakilerden hangisi polislerin temel özelliklerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Az gelişmiş yerleşim yerleriydi.
B
Kadınlar da yurttaş sayılmaktaydı.
C
Nüfusları pek fazla değildi.
D
Yurttaş sayısından fazla köle ve metoikoslar bulunmaktaydı.
E
Yüzölçümleri küçüktü.
Açıklama:
Poliste kadınların yurttaş sayılmadığı bilinmektedir.

Soru 135

Aşağıdakilerden hangisi Atina polisindeki yurttaş sınıflarından biri değildir?

Seçenekler

A
Eupatrides
B
Geomeres
C
Demiurgos
D
Metoikos
E
Thetes
Açıklama:
Atina polisinin siyasal haklara sahip nüfusu, yani yurttaşları dört ana sınıfa ayrılmıştır. Bunlar eupatrides (iyi doğmuşlar, soylular), geomeres (küçük çiftçiler), demiurgos (zanaatkârlar) ve thetedler yani emekçiler, en yoksullardır. Ayrıca özgür olmakla birlikte yurttaş olmadığından, herhangi bir siyasal hakka sahip olmayan, çoğunlukla ticaret ve zanaatla uğraşan yerleşik yabancılar, yani metoikoslar ve köleler nüfusun diğer ana parçalarını oluşturmaktadır.

Soru 136

I. Thales
II. Anaksimandros
III. Anaksimenes
Hangisi ya da hangileri düşünce tarihinin başlangıcına yerleştirilen doğa filozoflarındandır?

Seçenekler

A
I, II, III
B
I, II
C
Yalnız III
D
Yalnız II
E
Yalnız I
Açıklama:
Düşünce tarihinin başlangıcına yerleştirilen üç doğa filozofu Thales (IÖ 624-545?), Anaksimandros (IÖ 610-547?) ve Anaksimenes (IÖ 585-525?)’tir.

Soru 137

Siyaset felsefesinin kurucusu olan filozof kimdir?

Seçenekler

A
Sokrates
B
Platon
C
Aristoteles
D
Thales
E
Demokritos
Açıklama:
Siyaset felsefesinin kurucusu ve en büyük isimlerinden biri Platon’dur. Hocası Sokrates’ten felsefenin yüzünün insana dönük olması, merkezde insanın yer alması gerektiğini çok iyi öğrenmiştir.

Soru 138

I. Üreticiler
II. Koruyucular
III. Yöneticiler
Hangisi ya da hangileri Platon’un ideal devletindeki sınıflı toplumsal zeminin unsurlarındandır?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I, II
D
II, III
E
I, II, III
Açıklama:
Platon, devlet anlayışı gereği, iş bölümünden hareketle ideal devleti, üç temel iş- meslek grubuna bölünmüş, sınıflı bir toplumsal zemine yerleştirir. Zemin üç temel iş alanıyla, üretim, koruma ve yönetim işleriyle inşa edilir ve her bir iş ayrı bir sınıfa karşılık gelir. Bu üç sınıf üreticiler, koruyucular ve yöneticilerdir.

Soru 139

I. Demokrasi
II. Meritokrasi
III. Philokrasi
Hangisi ya da hangileri Platon’un ideal devlet modelinin yönetim şekli olarak söylenebilir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I, II
D
II, III
E
I, II, III
Açıklama:
Platon’un ideal devlet modelinin, liyakata dayalı yönetim olarak meritokrasi ya da bilen, bilge bir azınlığın ya da bir filozofun yönetimi anlamında philokrasi olduğu söylenebilir.

Soru 140

Aşağıdakilerden hangisi polislerin temel özelliklerinden biridir?

Seçenekler

A
Gelişmiş yerleşim yerleri olması
B
Yüz ölçümlerinin geniş olması
C
Nüfus yoğunluklarının fazla olması
D
Yurttaşları tarafından savunulması ve uğruna can verilmesi gereken siyasal bir varlık olması
E
Yurttaşların matematik toplamından ibaret sayılmaları
Açıklama:
Polisler, “az gelişmiş” yerleşim yerleridir. Polisler, “küçük siyasal birimler”dir; yüzölçümleri oldukça küçüktür. Buna bağlı olarak nüfusları da fazla değildir. Ayrıca yurttaşların matematiksel toplamından ibaret değillerdir; polis nüfusu yalnızca yurttaşlardan oluşmaz: poliste, yurttaş sayısından daha fazla köle ile Yunan kökenli ve aynı dili konuşuyor olmasına karşın yurttaşlık haklarına sahip olmayan metoikos’lar (yabancılar) bulunmaktadır. Bunun yanı sıra kadınların da yurttaş sayılmadığı bilinmektedir.

Soru 141

Atina polis’indeki siyasi kurumlarla ilgili aşağıdaki eşleşmelerden hangisi doğrudur?

Seçenekler

A
Arkhon-komutanlık
B
Strategos-yürütme işleri
C
Ekklesia-halk meclisi
D
Areopagus- ekklesia’nın gündemini hazırlamak/yasa önerilerini taslak haline getirmek
E
Bule-devlet işlerini denetlemek/suçlu bulunan bireyleri yurttaşlıktan atmak
Açıklama:
Arkhon’luk yürütme işleriyle görevli olan ve soyluların elinde olan makamdır. Strategos’luk ise komutanlık rütbesidir. Areopagus’luk, görevini tamamlayan arkhon’ların yaşam boyu üyesi olduğu, soyluların tekelinde olan ve devlet işlerini denetleyip gerektiğinde suçlu bulunan kişileri yurttaşlıktan atma yetkisine sahip olanların oluşturduğu seçkin bir kurumdur. Dörtyüzler meclisi anlamına gelen bule ise ekklesia’nın gündemini hazırlamak ve yasa önerilerini taslak haline getirmekle yükümlüdür.

Soru 142

Aşağıdakilerden hangisi demokrasi savunucusu olan düşünürlerden biridir?

Seçenekler

A
Demokritos
B
Herakleitos
C
Ksenophon
D
Yaşlı Oligark
E
Herodotos
Açıklama:
Demokritos bir demokrasi savunucusu değildir; siyaset işini “bilme, düşüncelilik” üzerinden bir tür “ehliyet” gerektiren bir iş olarak niteler. Herakleitos, soylu bir aileden geldiği için kitlelerden, avamdan ve en başta da kendi hemşerileri olan Ephesoslulardan, özetle demokrasiden nefret eder. Ksenophon’a göre demokrasi bir halk despotluğudur. Ona göre, yeteneksizlerin, bilgisizlerin siyasal işlerin başına geçmesi ise zaten açıkça demokrasinin yozluğunu göstermektedir. “Atmalıların Anayasası” adlı risalesinde Yaşlı Oligark, daha iyi bir sınıfın yani soyluların bulunmasına karşın, aşağılık halkın refahını gözeten demokrasiyi övmeyeceğini belirtir. Herodotos ise “halk idaresi”ni, yasalar karşısında “eşitlik”i ve yöneticiler kura ile seçilmesini över ve demokrasiyi savunur.

Soru 143

Aşağıdakilerden hangisi ikinci kuşak Sofistleri, birinci kuşak Sofistlerden ayıran bir düşüncedir?

Seçenekler

A
Düşüncenin merkezine insanı koymuşlardır.
B
Yasalar doğadaki özgürlüğü engellemektedir.
C
Dikkatlerini doğadan ve evrenden daha çok, topluma ya da polise yöneltirler.
D
Siyaset sanatı bakımından herkes eşittir, o hâlde, hiç kimse yurttaş olmadığı için siyasetten, siyasal haklardan mahrum edilemez.
E
Polis, insanlarının gereksinimi ve arzuları doğrultusunda, bir tür sözleşmeyle kurulmuş, yapay yani insan yapısı bir varlıktır; bu nedenle “doğal” ya da “kutsal” değildir.
Açıklama:
İkinci kuşak Sofistler, insanların doğal olarak kardeş olduğunu savunan, insanlar arası eşitsizliğin doğal olmadığını, yasalardan kaynaklandığını ileri süren Sofist düşünceden hareket eder. Buna göre, yasa yasaklayıcı iken doğada özgürlük vardır. O hâlde yasalar doğadaki özgürlüğü engellemektedir. Yani yasalar özgürlüklerini gerçekleştirmek isteyen güçlü insanların önünde engeldir. Böylece güçsüzlerin işine gelmektedir.

Soru 144

Ünlü, “Bildiğim tek şey, hiçbir şey bilmediğimdir.”, sözünün sahibi olan filozof aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Sokrates
B
Platon
C
Aristoteles
D
Demokritos
E
Herodotos
Açıklama:
Sokrates de Sofistler gibi, düşüncesinin merkezine insanı ve toplumu koyar. Ama onlardan farklı olarak Sokrates, bilgiye sahip olduğunu, bilgiyi öğretebileceğini savunmaz. Sokrates, bu bağlamda Sofistleri de eleştirmektedir. Çünkü çoğu insan kendisinden bihaber bir biçimde, bildiğini sanmaktadır. Sokrates, öncelikle insanlara bildiklerini sanırken hiçbir şey bilmediklerini göstermektedir.

Soru 145

Platon’un “organizmacı devlet” bağlamında aşağıdakilerden hangisi devletin bozulmasına neden olan dört etkenden biri değildir?

Seçenekler

A
Toplumdaki iç birliğin, uyumun bozulması
B
İş bölümü ilkesine uyulmaması
C
Demokratik toplum yapısının zedelenmesi
D
Toplumsal çatışmalar ya da sınıf mücadelesi
E
Ahlaksal çözülmeyle birlikte yönetici kesimlerin kendi iç birliklerinin ortadan kalkması
Açıklama:
Platon’a göre demokrasi “görünüşte” eşitlik esasına dayansa da gerçekte adil bir devlet biçimi değildir çünkü siyaseti bilip bilmediğine, yeteneklerine, toplum içindeki yerine hiç bakılmaksızın herkes her işe talip olabilir; kurayla iş başına gelebilir. Oysa Platon’a göre, farklılıkları yüzünden gerçekte eşit olmayanların eşit sayılması adaletsizliğe yol açar. Gerçek eşitlik, kişilere erdemleri, yetenekleri ve soylarıyla ilişkili olarak bir paylaşım gerçekleştirir. Demokrasinin sayısal eşitlik ilkesi gereği, herkes eşit olacağından tam bir otorite boşluğu doğar; hiyerarşi yıkılır ve toplumu ayakta tutan iş bölümü zarar görür. Bu zarar toplumu özgürlük adı altında kaosa ve düzensizliğe sürükler.

Soru 146

Platon’un “ideal devlet”i tanımlarken sıraladığı üç temel meslek grubuna bölünmüş sınıflı toplum yapısı içerisinde her bir sınıfa atfettiği erdemlere ilişkin aşağıdaki eşleşmelerden hangisi doğrudur?

Seçenekler

A
Üreticiler-Yiğitlik
B
Koruyucular-Ölçülülük
C
Yöneticiler-Bilgelik
D
Üreticiler-Bilgelik
E
Yöneticiler-Ölçülülük
Açıklama:
Platon, devlet anlayışı gereği, iş bölümünden hareketle ideal devleti, üç temel meslek grubuna bölünmüş, sınıflı bir toplumsal zemine yerleştirir. Zemin üç temel iş alanıyla, üretim, koruma ve yönetim işleriyle inşa edilir ve her bir iş ayrı bir sınıfa karşılık gelir. Bu üç sınıf üreticiler, koruyucular ve yöneticilerdir. Hiyerarşik olarak en altta bulunan üreticiler sınıfına ait insanların ruhlarında, maddi istekler hâkimdir. Bunların erdemi ölçülülüktür. İkinci ana sınıf olan koruyucular sınıfında hâkim olan ruhsal kısım soylu isteklerle ilgilidir ve buna bağlı olarak bu sınıftaki insanlar şan, onur, alkış peşinde koşan ün sever insanlardır. Bu nedenle bunlara karşılık gelen erdem, yiğitlik erdemi olacaktır. Hiyerarşik olarak en üstte yer alan sınıf yöneticiler sınıfıdır ve bunların ruhlarında akıl, başlıca hâkim özellik olarak kabul edilir. Bu sınıftaki insanlar bilginin peşinde koşan, dolayısıyla erdemi bilgelik olan, bilgi sever insanlar, yani filozoflar olacaktır. Bu erdemlere sahip sınıflardan oluşan ideal bir devlette böylece bilgelik, yiğitlik ve ölçülülük olmak üzere üç temel erdemin olduğu görülür. Ancak bu üç ayrı sınıfın her birinin kendine özgü işlevsel alanda faaliyet yürütmesi, bunun dışına çıkmaması, birbirleri arasındaki ilişkilerin buna göre biçimlenmesiyle dördüncü bir erdem, doğruluk ya da adalet erdemi de ideal devlette cisimleşmiş olur. Bu sayededir ki ideal devlet adaletin ta kendisidir.

Soru 147

Aşağıdakilerden hangisi Platon’un eserlerinden birisidir?

Seçenekler

A
Araç
B
Devlet
C
Metafizik
D
Nikomakhos Etiği
E
Atinalıların Devleti
Açıklama:
A, C, D ve E şıklarında belirtilen eserler Aristoteles’e aittir.

Soru 148

Aristoteles’in yönetim sınıflandırmasına ilişkin aşağıdaki eşleşmelerden hangisi doğrudur?

Seçenekler

A
Ortak iyiliği amaçlayan tekin yönetimi-Tiranlık
B
Ortak iyiliği amaçlayan azınlığın yönetimi- Oligarşi
C
Ortak iyiliği amaçlayan çoğunluk yönetimi-Demokrasi
D
Tekin çıkarını gözeten tekin yönetimi; monarşinin bozulmuş hâli-Tiranlık
E
Zenginlerin çıkarlarını gözeten azınlığın yönetimi; aristokrasinin bozulmuş hâli-Politeia
Açıklama:
Aristoteles, yönetimleri sınıflandırırken iki ana ilkeye başvurur: Öncelikle devlette gerçekleşen adalet ilkesini, yasayı yani aslında yönetimin amacı olması gereken ortak iyiliği gözetir. İkinci olarak ise yönetimi elinde bulunduran kişilerin sayısına bakar. Böylece üç iyi, üç de bunların bozulmuş hâli olan kötü, toplam altı yönetim biçimi ortaya çıkar. Buna göre: Ortak iyiliği amaçlayan tekin yönetimi monarşi ve tekin çıkarını gözeten tekin yönetimi, yani monarşinin bozulmuş hâli olarak tiranlık. Ortak iyiliği amaçlayan azınlığın yönetimi aristokrasi ve zenginlerin çıkarlarını gözeten azınlığın yönetimi, yani aristokrasinin bozulmuş hâli olarak oligarşi. Ortak iyiliği amaçlayan çoğunluk yönetimi politeia ve yalnızca yoksulların çıkarını gözeten çoğunluğun yönetimi, yani politeia’nın bozulmuş hâli olarak demokrasi.

Soru 149

Aristoteles’in “Devrimler Kuramı” bağlamında, aşağıda belirtilen devrim nedenlerinden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Topluluğu oluşturan farklı bileşenlerin eşitliğe ilişkin algılarının sabit kalması
B
Bir siyasal yönetimin aşırı güç kullanımına yönelmesi ve korkuyu bir yönetim aracı olarak sürekli kılması
C
Topluluk içi farklılaşma
D
Yöneticilerin ihmalinden, tembelliğinden, körlüğünden yararlanılarak anayasanın küçük adımlarla değiştirilmesi
E
Bir siyasal sistemde gücü elinde tutan kesimlerin kendi içlerinde parçalanması ve mücadeleye başlaması
Açıklama:
Aristoteles’e göre alt sınıflar, kendilerinin üst sınıflarla eşit olduğuna inanmaya başlarlarsa değişikliğe yönelirler. Aynı şekilde, üst sınıflar da kendilerinin payının daha da fazla olması gerektiği duygusuna kapılırlarsa onlar da değişim talep etmeye başlar. Yani zayıflar eşitlik için, güçlüler ise daha güçlü olmak için devrime yönelebilir. Bu durumda, topluluğu oluşturan farklı bileşenlerin eşitliğe ilişkin algılarının değişmesi devrime yol açabilir.

Soru 150

Günümüzde siyasal düşüncenin başlangıç noktası olarak kabul gören uygarlık aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Pers İmparatorluğu
B
Mayalar
C
Mısır Uygarlığı
D
Antik Yunan
E
Mezopotamya Uygarlığı
Açıklama:
Antik Yunan dünyası günümüzde de yaygın olarak kullanılan birçok siyasal kavramın ana yurdudur. Gerçekten de bugün özellikle Batı siyasal düşüncesinin tarihi söz konusu olduğunda başlangıç noktası olarak Antik Yunan uygarlığı akla gelir.

Soru 151

Birden fazla soyun bulunduğu bir toplulukta belirli bir soyun, doğuştan, diğer soylara göre üstün kabul edildiği, bu nedenle bu soyun iyilik, yetenek, bilgi, beceri, erdem, cesaret vb. bakımlardan ayrıcalıklı sayılmasıyla yönetme hakkının da bu soy tarafından üstlenildiği azınlığın yönetimine verilen addır.
Aşağıdaki kavramlardan hangisi yukarıdaki tanımı karşılamaktadır?

Seçenekler

A
Polis
B
Aristokrasi
C
Politeia
D
Demokrasi
E
Oligarşi
Açıklama:
Birden fazla soyun bulunduğu bir toplulukta belirli bir soyun, doğuştan, diğer soylara göre üstün kabul edildiği, bu nedenle bu soyun iyilik, yetenek, bilgi, beceri, erdem, cesaret vb. bakımlardan ayrıcalıklı sayılmasıyla yönetme hakkının da bu soy tarafından üstlenildiği azınlığın yönetimine aristokrasi denir.

Soru 152

Antik Yunan döneminde yaşamış ve sözlü destan geleneğini yazıya geçirmiş ünlü ozan aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Hesoidos
B
Herodot
C
Augustus
D
Aristoteles
E
Homeros
Açıklama:
Homeros: İÖ 850’lerde, Smyrne’de (İzmir) doğan ve Khios (Sakız) adasında yaşadığı sanılan, sözlü destan geleneğini yazıya geçiren ünlü ozandır.

Soru 153

Antik Yunan döneminde “Polis” ne anlama gelmektedir?

Seçenekler

A
Devletin bütünlüğünün korunmasından ve toplumda düzenin sağlanmasından başlıca sorumlu örgüt
B
Üç veya dört şehir devletinin birleşmesiyle oluşturulmuş daha büyük ölçekte bir yönetim birimi
C
Her bir yurttaş tarafından öncelikle gözetilmesi, savunulması, uğruna can verilmesi gereken kutsal ve siyasal varlık
D
Seçkin bir soydan gelen ve görevi devlet politikaları üretmek olan siyasi kişilere verilen ad
E
İmparatorlukların devasa ordularının birbirleriyle savaştığı büyük meydanlara verilen ad
Açıklama:
Polis, her bir yurttaş tarafından öncelikle gözetilmesi, savunulması, uğruna can verilmesi gereken siyasal bir varlıktır. Polis’in varlığı, orada yaşayan yurttaş için onu gerçek anlamda insan hâline getiren doğal ya da kutsal bir varlıktır.

Soru 154

Eski Yunan’da “tiran” kelimesi ne anlama gelmektedir?

Seçenekler

A
Gücünü doğadan ve özellikle yılanlardan aldığına inanılan güçlü imparator
B
İktidarı mevcut yasal düzenlemelere aykırı bir biçimde ele geçirmiş kimselere verilen ad
C
Antik Yunan imparatorlarının fethetmek uğruna büyük savaşlar başlattığı Pers şehri
D
Toplumda ezilen kesimlerin başlattığı imparatorluğu tehlikeye sokacak büyüklükte isyanlara verilen ad
E
Eski Yunan’ın ilk anayasası olduğuna inanılan ve uzun süre küçük değişiklerle yürürlükte kalan yönetim kitabı
Açıklama:
Tiran: Lydia kökenli bir sözcüktür. Tiran, günümüzde özellikle yönetimini baskı ve eziyet sayesinde sürdüren yöneticilere denmektedir. Oysa Yunan dünyasında tyrannos, iktidarı mevcut yasal düzenlemelere aykırı bir biçimde ele geçirmiş kimseleri nitelemektedir. Tiranlığın olumsuz içeriği öne çıktıkça, tiranların öldürülmesi, yani tyrannicide genellikle olumlu bir eylem olarak karşılanır.

Soru 155

Sofizme karşı düşmanlık beslenmesi ve sofistlerin aşağılanmasının ardında yatan temel sebep nedir?

Seçenekler

A
Sofistlerin gerçekte halkı yalanlarıyla uyutmaya çalışması
B
Sofizm takipçilerinin iktidarı ele geçirme isteğinin olması
C
Demokrasiye yönelik düşmanlıktan dolayı sofizme de düşmanca tavır takınılması
D
Aristokrasi sahiplerinin sofizmin liderlerine itaat etmesi
E
Sofizmin ne anlama geldiğinin anlaşılamaması
Açıklama:
Sofizme düşmanlığın arkasında aynı zamanda ve doğrudan, demokrasiye yönelik düşmanlık yatmaktadır. Aynı bağlamda olmak üzere zengin demiurgoi’nin Sofistler eliyle eğitilmesi, elbette geleneksel aristokratik çevrelerin ciddi bir biçimde tepkisini çekmektedir.

Soru 156

Aşağıdakilerden hangisinde ikinci kuşak sofistler birlikte verilmiştir?

Seçenekler

A
Antiphon ve Kritias
B
Hippias ve Prodikos
C
Protagoras ve Lykophron
D
Gorgias ve Euthydemos
E
Kallikles ve Protagoras
Açıklama:
İkinci Kuşak Sofistler için ise yine İÖ V. yüzyılda yaşadığı düşünülen Antiphon, Kritias, Khalkedonlu (Kadıköylü) Thrasymakhos, Lykophron, Euthydemos ve Kallikles sayılabilir.

Soru 157

Platon’un ideal devlet anlayışının temelinde aşağıdakilerden hangisi yatmaktadır?

Seçenekler

A
Demokratik ve herkesin eşit haklara sahip olduğu adaletli yönetilen bir devlet
B
Üç temel meslek grubu olan toplumsal yapısı ve yönetim biçimi sınıflı düzene dayanan bir devlet
C
Devletin tüm kademelerinde her daim değişim ilkelerinin uygulandığı sürekli devinim halinde olan bir devlet
D
Oligarşik bir yapıda yönetilen, zenginliği temele alan bir devlet
E
Askeri güçlerin yönetiminde, toplumsal düzende de askeri disiplini savunan bir devlet
Açıklama:
Platon, devlet anlayışı gereği, iş bölümünden hareketle ideal devleti, üç temel iş-meslek grubuna bölünmüş, sınıflı bir toplumsal zemine yerleştirir. Zemin üç temel iş alanıyla, üretim, koruma ve yönetim işleriyle inşa edilir ve her bir iş ayrı bir sınıfa karşılık gelir. Bu üç sınıf üreticiler, koruyucular ve yöneticilerdir.

Soru 158

Politeia’yı oluşturan ilkeler aşağıdakilerden hangisinde birlikte verilmiştir?

Seçenekler

A
Timokrasi ve Monarşi
B
Platonik Komünizm ve Oligarşi
C
Meşruti Monarşi ve Demokrasi
D
Oligarşi ve Demokrasi
E
Aristokrasi ve Meritokrasi
Açıklama:
Silah taşıma hakkına sahip herkesin yurttaş olarak kabul edilerek yönetimde pay sahibi olduğu, ortak yararı gözeten çoğunluğun yönetimi. Oligarşiden alınan sınırlı mülkiyet ilkesiyle, demokrasiden alınan yurttaşların siyasal katılım ilkesine dayanır. Yani zenginlik ile yoksulluğun karılmasıyla oluşur.

Soru 159

“Dünya Devleti” anlamını karşılayan terim aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Komünizm
B
Metropolitizm
C
Kozmopolitizm
D
Totalitarizm
E
Sosyalizm
Açıklama:
Zenon’a göre, dünya üzerinde yaşayan insanların başka yasalarla ve başka devletler altında yaşaması doğru değildir. Tek bir hayat ve tek bir kozmos olduğuna göre, insanların tümü yurttaş sayılmalı ve ortak bir yasa altında birleşmiş olarak yaşamalıdır. Dünden bugüne, dünyayı tek bir devlet gibi düşünen ve tüm insanların bunun eşit yurttaşı olması gerektiğini savunan düşünce ve eğilimlere kozmopolitizm adı verilir.

Ünite 2

Soru 1

Auctoritas terimi, iktidarın bir şeyi yapabilme, uygulama gücü anlamında olduğu kadar, bu gücün hayata geçirilebilmesi, uygulanabilir olması için gerek duyduğu meşruluğu ve otoriteyi sağlayan yetki olarak da düşünülebilir. Buna göre Roma uygarlığında "auctoritas" uygulanma noktasında aşağıdakilerden hangisinin elindedir?

Seçenekler

A
Senato
B
Halk
C
Kral
D
İmparator
E
Aristokratlar
Açıklama:
Auctoritas terimi, iktidarın bir şeyi yapabilme, uygulama gücü anlamında olduğu kadar, bu gücün hayata geçirilebilmesi, uygulanabilir olması için gerek duyduğu meşruluğu ve otoriteyi sağlayan yetki olarak da düşünülebilir. Buna göre Roma uygarlığında "auctoritas" uygulanma noktasında Senato'nun elindedir.

Soru 2

Roma'nın Krallık Döneminde başlangıçta soy temelli bir örgütlenme varken bu durum giderek değişir ve yerini ikamet ve özel mülkiyet temelli bir örgütlenmeye bırakır. Buna göre yurttaşlar soyluluk durumları yanında servetlerine göre de tasnif edilir. Bu tasnif sırasında ortaya çıkan ve çoluk çocuklarından başka serveti olmayanlar, yalnızca çocuk üretebilenler, vb. anlamlara gelen toplumun en yoksul sınıfını gösteren bu gruba ne ad verilmektedir?

Seçenekler

A
Patrici
B
Proletarii
C
Pleb
D
Centuria
E
Comitia Centuriata
Açıklama:
Roma'nın Krallık Döneminde başlangıçta soy temelli bir örgütlenme varken bu durum giderek değişir ve yerini ikamet ve özel mülkiyet temelli bir örgütlenmeye bırakır. Buna göre yurttaşlar soyluluk durumları yanında servetlerine göre de tasnif edilir. Bu tasnif sırasında ortaya çıkan ve çoluk çocuklarından başka serveti olmayanlar, yalnızca çocuk üretebilenler, vb. anlamlara gelen toplumun en yoksul sınıfını gösteren bu gruba proletarii ad verilmektedir.

Soru 3

Roma'ya bir savaş esiri olarak götürülen ve burada yazdığı Tarihler adlı eseriyle yönetimleri tasnif ederek yönetimlerin döngüsünü açıklayan Polybios, devletin ortaya çıkışını tamamen doğal olarak görmekte, bunun nedenini de devletin güce dayanmasına bağlamaktadır. Bu anlamda Polybios'un yönetim döngüsünün ilk basamağında aşağıdaki yönetim biçimlerinden hangisi yer almaktadır?

Seçenekler

A
Monarşi
B
Aristokrasi
C
Tiranlık
D
Oligarşi
E
Timokrasi
Açıklama:
Roma'ya bir savaş esiri olarak götürülen ve burada yazdığı Tarihler adlı eseriyle yönetimleri tasnif ederek yönetimlerin döngüsünü açıklayan Polybios, devletin ortaya çıkışını tamamen doğal olarak görmekte, bunun nedenini de devletin güce dayanmasına bağlamaktadır. Bu anlamda Polybios'un yönetim döngüsünün ilk basamağında Tiranlık (despotluk) yer almaktadır?

Soru 4

Aşağıdakilerden hangisi, kişinin en üstün uğraşısının politika ya da devlet adamlığı düşüncesi olduğunu ve bunun gerisinde kişinin kendisini kamu hizmetine adaması gerektiği biçimindeki eski cumhuriyet geleneği olduğunu savunan Roma uygarlığının ünlü hatibi, avukatı ve devlet adamıdır?

Seçenekler

A
Platon
B
Epikuros
C
Polybios
D
Cicero
E
Seneca
Açıklama:
Cicero, kişinin en üstün uğraşısının politika ya da devlet adamlığı düşüncesi olduğunu ve bunun gerisinde kişinin kendisini kamu hizmetine adaması gerektiği biçimindeki eski cumhuriyet geleneği olduğunu savunan Roma uygarlığının ünlü hatibi, avukatı ve devlet adamıdır.

Soru 5

Roma İmparatorluğu açısından, 313 yılında Milano Fermanı'nın yayınlayan imparator Constantinus ile 392'de iktidarda bulunan I. Thedosius'a kadar geçen süre aşağıdakilerden hangi tarihsel gelişmeyi ortaya koymuştur?

Seçenekler

A
Roma'da Feodal Yapının Gelişimi
B
Roma'da Dominatus Sisteminin Sonlanması
C
Roma'nın Krallık Döneminden Cumhuriyet Dönemine Geçişi
D
Roma'da Principatus Sisteminin Başlaması
E
Roma'nın Hıristiyanlaşması
Açıklama:
Roma İmparatorluğu açısından, 313 yılında Milano Fermanı'nın yayınlayan imparator Constantinus ile 392'de iktidarda bulunan I. Thedosius'a kadar geçen süre Roma'nın Hıristiyanlaşması sürecini ortaya koymuştur?

Soru 6

Ortaya çıkmaya başladığı dönemlerde Hristiyanlık, tanrıdan kaynaklanan otoriteyi (auctoritas) tanrı için kullanmamıştır. Başka bir deyişle her tür otoritenin kaynağını Tanrı olarak görmüş, sadece tüm insanları bu büyük otoriteye uymaya çağırmıştır. Ancak özellikle havariler dönemiyle birlikte Hristiyanlık başka bir çehreye bürünmüş ve zenginlik kazanmıştır. Bu gelişimi sırasında Hristiyanlığa, kendisine uygun bir şeriatla donatan ve kimilerine göre bu dinin gerçek kurucusu sayılan kişi aşağıdakilerden hangisi olmuştur?

Seçenekler

A
Pavlus
B
Augustinus
C
Aquinumlu Thomas
D
Constantinus
E
I. Theodosius
Açıklama:
Ortaya çıkmaya başladığı dönemlerde Hristiyanlık, tanrıdan kaynaklanan otoriteyi (auctoritas) tanrı için kullanmamıştır. Başka bir deyişle her tür otoritenin kaynağını Tanrı olarak görmüş, sadece tüm insanları bu büyük otoriteye uymaya çağırmıştır. Ancak özellikle havariler dönemiyle birlikte Hristiyanlık başka bir çehreye bürünmüş ve zenginlik kazanmıştır. Bu gelişimi sırasında Hristiyanlığa, kendisine uygun bir şeriatla donatan ve kimilerine göre bu dinin gerçek kurucusu sayılan kişi Pavlus olmuştur.

Soru 7

Batı Roma İmparatorluğu'nun yıkılmasının ardından, Roma'daki kilise (Batı kilisesi) siyasal anlamda yeni arayışlara yönelerek kendisini Doğu Roma İmparatorluğu'ndan ayırma gayretleri içine düşmüştür. Aşağıdakilerden hangisi bu arayışların ve gayretlerin nedeni olarak belirtilebilir?

Seçenekler

A
Doğu Roma imparatorunun batıdaki tüm ekonomik etkinliklere tekel uygulayarak, buradaki kiliseleri ekonomik anlamda zayıflatması
B
Doğu Roma imparatorunun hem kutsal otoriteyi hem dünyevi iktidarı kendi kişiliğinde birleştirmesi
C
Doğu Roma imparatorunun, batıdaki dinsel yetkilileri sadece kendisinin atayabileceği yönünde çıkarmış olduğu ferman
D
Doğu Roma imparatorunun kesin olarak batıdaki tüm kiliseleri ve manastırları kapatma girişimi
E
Constantinapolis'teki Doğu Roma kilisesinin, siyasal otorite konusunda kendisini tek yetkili görmesi
Açıklama:
Batı Roma İmparatorluğu'nun yıkılmasının ardından, Roma'daki kilise siyasal anlamda yeni arayışlara yönelerek kendisini Doğu Roma İmparatorluğu'ndan ayırma gayretleri içine düşmüştür. Bunun temel nedeni Doğu Roma imparatorunun hem kutsal otoriteyi hem dünyevi iktidarı kendi kişiliğinde birleştirmeye çalışmasıdır.

Soru 8

Feodal döneme rengini kazandıran feodal üretim tarzının temelini manoryal örgütlenme adı verilen özel bir tür köy örgütlenmesi oluşturmuştur. Her ne kadar bu örgütlenme Roma İmparatorluğu'nun pazara dayalı, geniş ölçekli köle emeğiyle üretim yapan, büyük çiftlikleri olan latifundium'ların dönüşümüyle ortaya çıksa da, manoryal örgütlenme ile latifundium arasında çok belirgin bir fark vardır. Aşağıdaki açıklamalardan hangisi bu farkı ifade etmektedir?

Seçenekler

A
Latifundium, pazara dönük olan ancak tamamen kentler arasındaki ticari etkinlikler üzerine kuruludur.
B
Manoryal yapının temeli köyler arasındaki aktif ticaret etkinliklerine dayalıdır.
C
Manoryal örgütlenme pazara dönük değil, tamamen kendine yeterli kapalı bir ekonomidir.
D
Latifundium Akdeniz'in liman kentlerinin kırsalında, manoryal örgütlenmeler ise kıta Avrupa'sında ortaya çıkmıştır.
E
Latifundium'u yöneten senyörler feodal toplumun hakim sınıfının en önemli tabakasını oluşturmuşlardır.
Açıklama:
Feodal döneme rengini kazandıran feodal üretim tarzının temelini manoryal örgütlenme adı verilen özel bir tür köy örgütlenmesi oluşturmuştur. Her ne kadar bu örgütlenme Roma İmparatorluğu'nun pazara dayalı, geniş ölçekli köle emeğiyle üretim yapan, büyük çiftlikleri olan latifundium'ların dönüşümüyle ortaya çıksa da, manoryal örgütlenme ile latifundium arasında çok belirgin bir fark vardır. Bu fark, manoryal örgütlenmenin pazara dönük değil, tamamen kendine yeterli kapalı bir ekonomi olmasıdır.

Soru 9

Görüşleri günümüz Roma Kilisesi'nin resmi görüşü sayılan Aquinumlu Thomas, aşağıdaki Hellen filozoflarından hangisinin görüşlerini kavramsallaştırarak ve dinselleştirerek kendi siyasal algısını temellendirmek üzere kullanmıştır?

Seçenekler

A
Gelasius
B
Gregorius
C
Platon
D
Aristo
E
Seneca
Açıklama:
Görüşleri günümüz Roma Kilisesi'nin resmi görüşü sayılan Aquinumlu Thomas, Aristo'nun görüşlerini kavramsallaştırarak ve dinselleştirerek kendi siyasal algısını temellendirmek üzere kullanmıştır.

Soru 10

Feodal dönemde, özellikle X. yüzyılda Kilise, Batı Avrupa'nın en önemli kurumuydu. Bunun temel nedeni olarak aşağıdaki açıklamalardan hangisi gösterilebilir?

Seçenekler

A
Okuma yazma yoğunluğu da dahil olmak üzere, entelektüel bilgi birikiminin kilisenin elinde olması
B
Akdeniz'deki tüm ticari etkinlikleri o yüzyılda kilisenin belirlemiş olması
C
Kilisenin, Doğu Roma (Bizans) kilisesinden kendini kesin olarak ayırması
D
Kilisenin kral ile ittifak gerçekleştirmesi ve bu sayede büyük bir asker desteği alması
E
Kilisenin en büyük toprağa ve dolayısıyla ekonomik güce sahip olması
Açıklama:
Feodal dönemde, özellikle X. yüzyılda Kilise, Batı Avrupa'nın en önemli kurumuydu. Bunun temel nedeni Kilisenin en büyük toprağa sahip olmasıydı.

Soru 11

Roma’da hiçbir gensle ilişkisi olmayan iki grup vardır. Bunların ilki pleplerdir. İkinci grubun adı nedir?

Seçenekler

A
Client
B
Patrici
C
Senatus
D
Rex
E
Tribinus
Açıklama:
Krallığın Mirası ve Cumhuriyet konusu okunacak
Hiçbir soyla yani bir gensle ilişkisi olmayan, iki ayrı grup vardı. Bunların ilkine pleb, ikincisine ise client denmekteydi.

Soru 12

Roma’ya savaş esiri olarak götürülüp kısa zamanda Roma’nın büyük gücü karşısında ona hayran kalan ve İstoriai adında bir yapıt kaleme olan almış Yunanlı düşünür kimdir?

Seçenekler

A
Vergilius
B
Seneca
C
Gracchus
D
Polybios
E
Cicero
Açıklama:
Polybios: Bir Cumhuriyet Düşünürü konusu okunacak
Polybios (İÖ 200120) Roma’ya savaş esiri olarak götürülmüş Yunanlı bir düşünürdür. Ancak kısa zamanda Roma’nın büyük gücü karşısında Roma’ya hayran kalmış ve bu başarıyı açıklama iddiasıyla İstoriai (Tarihler) adlı yapıtını kaleme almıştır.

Soru 13

Trakyalı gladyatör Spartacus önderliğindeki en büyük ve en bilinen köle ayaklanması kaç yılına tarihlenir?

Seçenekler

A
İÖ 36
B
İÖ 60
C
İÖ 73
D
İÖ 90
E
İÖ 107
Açıklama:
Cumhuriyetin Krizi konusu okunacak
En büyük ve en bilinen köle ayaklanması, İÖ 73’te, Trakyalı bir gladyatör olan Spartacus’un önderliğinde gerçekleşen ayaklanmadır. İki yıl boyunca bastırılamayan ayaklanma, Spartacus’un öldürülmesiyle dağıtılır ve ele geçirilen 6000 köle Roma’dan Capua’ya dek uzanan Appia yolunda çarmıha gerilir.

Soru 14

212 yılında İmparator ……… Roma topraklarında yaşayan herkesi yurttaş ilan ederek yurttaşlığı bir ayrıcalık olmaktan çıkarır.
Yukarıda boş bırakılan yere hangi isim getirilmelidir?

Seçenekler

A
Caesar
B
Octavianus
C
Sulla
D
Marcus Antonius
E
Caracalla
Açıklama:
Principatus’tan Dominatus’a Roma’da Siyaset konusu okunacak
212 yılında imparator Caracalla Roma topraklarında yaşayan herkesi yurttaş ilan ederek yurttaşlığı bir ayrıcalık olmaktan çıkarır.

Soru 15

Roma dünyasında Hristiyanlığın varlık göstermesi ile ilgili verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Hristiyanlık başlangıçta çeşitli baskılarla, aşağılamalarla karşılaşır.
B
II. Theodosius, 372’de Hristiyanlığı devlet dini yapmıştır.
C
Hristiyanlığın resmi din olmasıyla, eski dinler şiddetle bastırılmaya çalışılır.
D
313’te Milano Fermanı’nı yayınlayan Constantinus Hristiyanlığı özgürleştirir.
E
Hristiyanlık baştan beri belirli bir hiyerarşi içinde örgütlenmiştir. Hristiyan topluluklar ya da “kiliseler” içinde, topluluğun tüm dinsel faaliyetleri, on iki havarinin ardılları olarak kabul edilen piskoposların denetimi altındadır.
Açıklama:
Hristiyanlık Tarih Sahnesinde konusu okunacak
Hristiyanlığı devlet dini yapan kişi I. Theodosius'tur, II. Theodosius değildir ve 372'de değil, 392 yılındadır bu durum. Doğru cevap bu nedenle "B"dir.

Soru 16

Hristiyanlığı ona uygun bir şeriatla donatan ve adeta bu dinin asıl kurucusu olan isim kimdir?

Seçenekler

A
Pavlus
B
Matta
C
Luka
D
Markos
E
Yuhanna
Açıklama:
İsa ve Pavlus: Din, Dünya ve Siyaset konusu okunacak
Havarilerin ellerinde İsa’nın öğretisi, daha farklı bir çehre ve zenginlik kazanacaktır. Ama Hristiyanlığı, ona uygun bir şeriatla donatan asıl isim Pavlus olur. Pavlus, adeta bu dinin gerçek kurucusudur.

Soru 17

Roma İmparatorluğu’nu yıkma başarısını gösterseler de Cermen krallıklarının siyasal ömrü, biri dışında, çok sürmemiştir. Varlığını daha uzun süre sürdürmeyi başaran krallık aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Vizigotlar
B
Ostrogotlar
C
Lombardlar
D
Franklar
E
Burgondlar
Açıklama:
Yeni Avrupa konusu okunacak
Roma İmparatorluğu’nu yıkma başarısını gösterseler de Cermen krallıklarının siyasal ömrü, biri dışında, çok sürmemiştir. İtalya’da Ostrogotlar ve Lombardlar, Doğu Galya’da Burgondlar, İspanya’da Vizigotlar ve nihayet Galya’nın büyük bir bölümünü de ele geçirerek kabileleri birleştirmeyi başaran Franklar vardır. İki yüz yıl içinde, Frank Krallığı dışındakiler, tarih sahnesinden silinirler.

Soru 18

Aşağıdaki tanımlardan hangisi serflik olarak adlandırılabilir?

Seçenekler

A
Feodal beylik
B
Toprak köleliği
C
Eşitlerden arasında birincilik
D
Vasallık
E
Hakim sınıf
Açıklama:
Feodal Toplumun Özellikleri konusu okunacak
Feodal toplumun en önemli bileşenlerinden biri olan serflik, toprağa bağımlı kılınmış, yani hukuken toprağı terk etmesi yasaklanmış köylülüğü ifade eder. “Toprak köleliği” olarak adlandırılır.

Soru 19

Kilisenin dünyevi işlerdeki büyük gücünü işaret eden asıl olay aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Worms Anlaşması’nın imzalanması
B
Fief Sözleşmesi sisteminin dışına çıkılması
C
Din adamlarının evlenmesinin yasaklanması
D
Rahiplere piskoposluk verilmesi
E
Haçlı Seferleri düzenlenmesi
Açıklama:
Feodalite: Kilise ve Siyasal Düşünce konusu okunacak
Kilisenin dünyevi işlerdeki büyük gücünü işaret eden asıl olay XI. yüzyılın sonunda başlayan Haçlı Seferleri’dir. Haçlı Seferleri’yle birlikte Kilise’nin dünyevi işlerde söz sahibi olduğu, gerektiğinde savaşa girebileceği ve kan dökebileceği açıkça ortaya çıkmıştır. Papa VII. Gregorius’un Kilise’ye yüklediği en önemli misyon olan dünya üzerinde Hristiyan bir toplum kurma projesinin nihayet ete kemiğe bürünmüş en önemli girişimlerindendir.

Soru 20

Magna Carta ile ilgili aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
İngiltere Kralı Yurtsuz John ve soylular arasında imzalanmıştır.
B
En önemli özelliği artık kral iradesinin tek başına belirleyici olmaktan çıkmasıdır.
C
Kralın kilise üzerindeki yetkileri arttırılmıştır.
D
İngilizce karşılığı Great Charter (Büyük Berat) belgesidir.
E
Soyut bir hukuka atıf yapan ilk belgelerdendir.
Açıklama:
Aquinumlu Thomas: Kilise’nin Ilımlı Üstünlüğü konusu okunacak
İngiltere Kralı Yurtsuz John ve soylular arasında imzalanan, İngilizce karşılığıyla Great Charter (Büyük Berat) belgesi. Bu belgeyle kralın soylular ve kilise üzerindeki yetkileri kısıtlanmıştır. Beratın en önemli özelliği artık kral iradesinin tek başına belirleyici olmaktan çıkmasıdır. Ayrıca bu berat, krallık iradesinin üstünde, toplumsal olarak desteklenen soyut bir hukuka atıf yapan ilk belgelerdendir. İmzalanma tarihi ise 1215 yılıdır.

Soru 21

Roma'da sığıntı anlamına gelen sözcük aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Client
B
Populus romanus
C
Tribus
D
Curia
E
Auctoritas
Açıklama:
Roma'da sığıntı anlamına gelen sözcük clienttir. Doğru cevap A şıkkıdır.

Soru 22

Roma halkı kaç klana ayrılmaktadır?

Seçenekler

A
2
B
4
C
6
D
8
E
10
Açıklama:
Her curia ise 10 klana (gens) ayrılmıştı.

Soru 23

Her hangi bir soyla ilintilendirilemeyenler Roma'da nasıl adlandırılırdı?

Seçenekler

A
Client
B
Pleb
C
Rex
D
Patrici
E
Comitia curiata
Açıklama:
Her hangi bir soyla ilintilendirilemeyenler Roma'da pleb olarak adlandırılıyordu.

Soru 24

Roma'da , topluluğa, kamuya ilişkin sözcüklerinin birleşimiyle “kamusal şey,
kamusal çıkar, kamusal işler, olaylar, vb.” gibi anlamındaki sözcük nedir?

Seçenekler

A
Client
B
İmperium
C
Proletarii
D
Res publica
E
Rex
Açıklama:
Roma'da , topluluğa, kamuya ilişkin sözcüklerinin birleşimiyle “kamusal şey,
kamusal çıkar, kamusal işler, olaylar, vb.” gibi anlamındaki sözcük Res publicadır.

Soru 25

Roma'da varlıklı atlılar sınıfının mensubu olarak aktif bir siyasetçi ve iyi hatip olmanın yanı sıra, Roma düşüncesinin en önemli isimlerinden biridir. Bu kişi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Çiçero
B
Sezar
C
Polybios
D
Augustus
E
Platon
Açıklama:
Marcus Tullius Cicero (İÖ 106-43) varlıklı atlılar sınıfının mensubu olarak aktif
bir siyasetçi ve iyi hatip olmanın yanı sıra, Roma düşüncesinin en önemli isimlerinden biridir. Soyluların ve varsılların desteğiyle önce konsüllük, ardından senatörlük yapmıştır.

Soru 26

Aşağıdakilerden hangisi Roma İmparatorluğunu dönüştürmüştür?

Seçenekler

A
Çiçero
B
Sezar
C
Augustus
D
Seneca
E
Polybios
Açıklama:
Augustus İÖ 27’den itibaren Roma’yı bir imparatorluğa dönüştürmüştü. Ancak
Augustus, kendisini cumhuriyetin krizini sona erdiren adam olarak görmektedir.

Soru 27

Roma Barışı'na ne ad verilir?

Seçenekler

A
Pax Romana
B
Princeps
C
Client
D
Latifundium
E
auctoritas
Açıklama:
Roma Barışı'na Pax Romana adı verilir.

Soru 28

Roma için ve elbette imparatorun çevresinde birlik olma düşüncesine ne ad verilir?

Seçenekler

A
Pax Romana
B
İmparatorluk
C
Res Romana
D
Latifundium
E
Client
Açıklama:
Roma için ve elbette imparatorun çevresinde birlik olma düşüncesine Rex Romana adı verilir.

Soru 29

İnsanların devlet öncesi yaşadıkları kabul edilen, özel mülkiyetin,köleliğin, eşitsizliğin olmadığı doğal-toplumsal duruma ne ad verilir?

Seçenekler

A
Pax Romana
B
Rex Romana
C
İmparatorluk
D
Altın Çağ Mitosu
E
Client
Açıklama:
İnsanların devlet öncesi yaşadıkları kabul edilen, özel mülkiyetin,köleliğin, eşitsizliğin olmadığı doğal-toplumsal duruma Altın Çağ Mitosu adı verilir.

Soru 30

Pavlus’un ardından, Hristiyan öğretisini Antik felsefenin kavramlarıyla biçimlendirerek
sistemli bir dünya görüşü ortaya koymak amacıyla kilisenin o dönemdeki ileri
gelenlerinin, daha sonra Roma Kilisesi tarafından aziz sayılmış olanların düşünsel
girişimlerinin tümüne verilen ad nedir?

Seçenekler

A
Patristik düşünce
B
Retorik
C
Pax Romana
D
Res Romana
E
Client
Açıklama:
Pavlus’un ardından, Hristiyan öğretisini Antik felsefenin kavramlarıyla biçimlendirerek
sistemli bir dünya görüşü ortaya koymak amacıyla kilisenin o dönemdeki ileri
gelenlerinin, daha sonra Roma Kilisesi tarafından aziz sayılmış olanların düşünsel
girişimlerinin tümüne Patristik düşünce adı verilir.

Soru 31

Magna Carta hangi tarihte imzalanmıştır?

Seçenekler

A
1106
B
1200
C
1215
D
1689
E
1774
Açıklama:
Roma Kilisesi’nin kendi üstünlüğünden hareketle iktidar üzerinde hak iddia etmeye başlamasının düşünsel temellerini tartışabileceksiniz.

Soru 32

Roma İmparatorluğu hangi tarihte ikiye ayrılmıştır?

Seçenekler

A
212
B
313
C
395
D
420
E
476
Açıklama:
Roma İmparatorluğu’nda doğan Hristiyanlığın Roma’nın evrensel iktidarıyla toplumsal ve siyasal eşitsizlikleri nasıl meşrulaştırdığını değerlendirebileceksiniz.

Soru 33

Roma Krallığı hangi tarihte yıkılmıştır?

Seçenekler

A
İÖ. 70
B
İÖ. 409
C
İÖ. 509
D
İÖ. 610
E
İÖ. 722
Açıklama:
Antik Yunan dünyasının temel siyasal birimi olan polis iktidarının yerini alan evrensel bir iktidar olarak Roma İmparatorluğu’nun gelişimini ve bunun siyasal düşünce bakımından anlamını açıklayabileceksiniz.

Soru 34

Hıristiyanlığın evrensel bir din hâline gelmesinde ve yayılmasında en önemli etken aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
İyonya
B
Miletos
C
Pers İmparatorluğu
D
Roma İmparatorluğu
E
Etrüsk Devleti
Açıklama:
Roma İmparatorluğu’nda doğan Hristiyanlığın Roma’nın evrensel iktidarıyla toplumsal ve siyasal eşitsizlikleri nasıl meşrulaştırdığını değerlendirebileceksiniz.

Soru 35

Aşağıdaki topluluklardan hangisi 410’da Alaric yönetiminde Roma’yı ele geçirip yağmalamıştır?

Seçenekler

A
Makedonlar
B
Etrüskler
C
Venedikliler
D
Persler
E
Vizigotlar
Açıklama:
Antik Yunan dünyasının temel siyasal birimi olan polis iktidarının yerini alan evrensel bir iktidar olarak Roma İmparatorluğu’nun gelişimini ve bunun siyasal düşünce bakımından anlamını açıklayabileceksiniz.

Soru 36

Aşağıdakilerden hangisi Patristik düşüncenin en büyük ismi kabul edilir?

Seçenekler

A
Pavlus
B
Augustinus
C
Seneca
D
Constantinus
E
Caracalla
Açıklama:
Roma İmparatorluğu’nda doğan Hristiyanlığın Roma’nın evrensel iktidarıyla toplumsal ve siyasal eşitsizlikleri nasıl meşrulaştırdığını değerlendirebileceksiniz.

Soru 37

Feodal toplumun en önemli bileşenlerinden biri olan ve toprağa bağımlı kılınmış, yani hukuken toprağı terk etmesi yasaklanmış köylülüğe ne ad verilir?

Seçenekler

A
Senyörlük
B
Vasallık
C
Serflik
D
Fieflik
E
Barbarlık
Açıklama:
Roma İmparatorluğu’nun çöküşüyle birlikte siyasal düşüncenin Hristiyanlık tarafından tümüyle nasıl dinselleştirildiğini çözümleyebileceksiniz.

Soru 38

Aşağıdakilerden hangisi, Kilise’nin dünyevi işlerdeki büyük gücünü işaret eden asıl gelişmedir?

Seçenekler

A
Worms Anlaşması
B
Haçlı Seferleri
C
Frankların Galya’yı ele geçirmesi
D
Batı Roma İmparatorluğu’nun yıkılması
E
Frank Krallığı’nın Katolikliği seçmesi
Açıklama:
Roma İmparatorluğu’nda doğan Hristiyanlığın Roma’nın evrensel iktidarıyla toplumsal ve siyasal eşitsizlikleri nasıl meşrulaştırdığını değerlendirebileceksiniz.

Soru 39

Aşağıdakilerin hangisinde, Aquinumlu Thomas’ın yasa sıralaması, birbirlerini koşullamaları bakımından, doğru biçimde verilmiştir?

Seçenekler

A
Sonsuz yasa-Doğal yasa-İnsani yasa
B
Sonsuz yasa-İnsani yasa-Doğal yasa
C
İnsani yasa-Doğal yasa-Sonsuz yasa
D
Doğal yasa-Sonsuz yasa-İnsani yasa
E
Doğal yasa-İnsani yasa-Sonsuz Yasa
Açıklama:
Roma Kilisesi’nin kendi üstünlüğünden hareketle iktidar üzerinde hak iddia etmeye başlamasının düşünsel temellerini tartışabileceksiniz.

Soru 40

Aşağıdakilerden hangisi Papa VII. Gregorius’un Kilise’nin gücünü artırmak için gerçekleştirdiği reformlardan biri değildir?

Seçenekler

A
Dinsel makamlarını bir karşılıkla almış olanların Kilise’den atılması
B
Senyörlerin kilise kurmalarının yasaklanması
C
Senyörlerle yapılan sözleşmelerle mülk sahibi olan din adamlarının Kilise’den atılması
D
Din adamlarının evlenmelerinin yasaklanması
E
Rahiplere piskoposluk veren senyörlerin Kilise’den atılması
Açıklama:
Roma İmparatorluğu’nun çöküşüyle birlikte siyasal düşüncenin Hristiyanlık tarafından tümüyle nasıl dinselleştirildiğini çözümleyebileceksiniz.

Soru 41

Çifte Kılıçlar Kuramı Batı Avrupa’da, Kilise tarafından özellikle hangi amaçla kullanılmıştır?

Seçenekler

A
Kilise’nin özerkliğini savunmak amacıyla
B
Din savaşlarının meşruluğunu savunmak amacıyla
C
Kilise’nin üstünlüğünü savunmak amacıyla
D
Katolik-Ortodoks bölünmesini savunmak amacıyla
E
Ruhban-laik ayrımını savunmak amacıyla
Açıklama:
Roma Kilisesi’nin kendi üstünlüğünden hareketle iktidar üzerinde hak iddia etmeye başlamasının düşünsel temellerini tartışabileceksiniz.

Soru 42

Fief sözleşmesi ve fief ne anlama gelir?

Seçenekler

A
Bir tür toplum sözleşmesi ve sözleşmenin konusu olan siyasal kurumlar
B
Bir tür evlilik akdi ve akdin konusu olan çocuklar
C
Bir tür ticari sözleşme ve sözleşmenin konusu olan mallar
D
Bir tür barış antlaşması ve antlaşmanın konusu olan tazminatlar
E
Bir tür bağlılık sözleşmesi ve sözleşmenin konusu olan haklar
Açıklama:
Roma İmparatorluğu’nun çöküşüyle birlikte siyasal düşüncenin Hristiyanlık tarafından tümüyle nasıl dinselleştirildiğini çözümleyebileceksiniz.

Soru 43

Aşağıdaki ifadelerden hangisi Augustinus’un devlet görüşüyle çelişir?

Seçenekler

A
Devlet Tanrı sevgisine dayanır
B
Devlet amacı bakımından iyidir
C
Devletin nihai nedeni Tanrı’dır
D
Devlet kökeni bakımından kötüdür
E
Devletin nihai amacı yeryüzünde adalettir
Açıklama:
Roma İmparatorluğu’nda doğan Hristiyanlığın Roma’nın evrensel iktidarıyla toplumsal ve siyasal eşitsizlikleri nasıl meşrulaştırdığını değerlendirebileceksiniz.

Soru 44

Hristiyanlığın evrensel bir dine dönüşüm sürecinde, aşağıdakilerden hangisi Pavlus’un getirdiği yeniliklerdendir?

Seçenekler

A
Kadınların dinsel törenlere kabulü
B
Kölelerin de Hristiyan olabilmesi
C
Tevrat’ın yerine İncil’in geçirilmesi
D
Kurban kesmenin iptali
E
Sünnet zorunluluğunun kaldırılması
Açıklama:
Roma İmparatorluğu’nda doğan Hristiyanlığın Roma’nın evrensel iktidarıyla toplumsal ve siyasal eşitsizlikleri nasıl meşrulaştırdığını değerlendirebileceksiniz.

Soru 45

Aşağıdakilerden hangisi Seneca’nın köleliği meşrulaştırabilmek için ortaya attığı savlardan biridir?

Seçenekler

A
Köleliğin doğallığı doğum yoluyla geçmesinden gelir
B
İşbölümü zorunlu olarak köleliği doğurur
C
İnsanın bedeni satın alınabilir; ruhu değil
D
Köleliğin varlığı devletin doğal oluşundandır
E
Kölelik özel mülkiyetten önce doğmuştur
Açıklama:
Roma İmparatorluğu’nda doğan Hristiyanlığın Roma’nın evrensel iktidarıyla toplumsal ve siyasal eşitsizlikleri nasıl meşrulaştırdığını değerlendirebileceksiniz.

Soru 46

Aşağıdakilerden hangisi Cicero’nun siyasetle ilgili görüşleriyle uyumludur?

Seçenekler

A
Bilge kişiler siyasetten uzak durmalıdır
B
Yurttaş, gerekiyorsa devlet için kendisini feda etmelidir
C
Halk, ortak yarar için tanrısal yasalarla bağlanmış bir topluluktur
D
Devletin doğallığı ereğinden kaynaklanır
E
Kalabalığı halka dönüştüren Romalılık bilincidir
Açıklama:
Antik Yunan dünyasının temel siyasal birimi olan polis iktidarının yerini alan evrensel bir iktidar olarak Roma İmparatorluğu’nun gelişimini ve bunun siyasal düşünce bakımından anlamını açıklayabileceksiniz.

Soru 47

Sığıntı ya da yanaşma anlamına gelen, kendisi yurttaş olmayıp bir yurttaşın koruması altında bulunan ve ona hizmet eden kişilere ne ad verilir?

Seçenekler

A
Client
B
Auctoritas
C
Curias
D
Tribus
E
Gens
Açıklama:
Auctoritas, İktidarın uygulama gücünü hayata geçirilebilmesi için gerek duyduğu meşruluğu sağlayan otoritedir. Yurttaşlık haklarına sahip Roma halkı anlamına gelen populus romanus, 3 tribus, 30 curia ve 300 gens’ten oluşmaktadır. Sığıntı ya da yanaşma anlamına gelen client, kendisi yurttaş olmayıp bir yurttaşın koruması altında bulunan ve ona hizmet etme yükümlülüğüyle başlı bulunan kişilere verilen addır. Korumacılık kelimesi aslında bu kelimeden türemiştir.

Soru 48

“Çoluk çocuktan başka serveti olmayan kimseler” anlamına gelen terim aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Res publica
B
Imperium
C
Comitia
D
Proletarii
E
Auctoritas
Açıklama:
Res Publica, Cumhuriyet rejimini ifade eder. İmperium en yüksek yürütme yetkisidir. Roma’da Kral kendi altında bulunan iki meclis ile birlikte yönetirdi. Bunlardan ilki, kralı da seçen comitia curiata, yani fratriler meclisidir ve yasama işlevini üstlenmiştir. Auctoritas, İktidarın uygulama gücünü hayata geçirilebilmesi için gerek duyduğu meşruluğu sağlayan otoritedir. Çoluk çocuklarından başka bir serveti olmayanlar, sadece çocuk üretebilenler, çocuk emzirmekten başka bir mahareti olmayanlar anlamına gelen proletarii kelimesi, o zamanlarda toplumun en yoksullarını ifade etmek için kullanılırdı.

Soru 49

En yüksek kamu gücü olan yürütme yetkisini ifade eden terim aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Latifundium
B
Polybios
C
Diktatörlük
D
Populares
E
Imperium
Açıklama:
Ticarete dayalı, geniş ölçekli tarımın özgün bir örneği olan işletme tarzıdır. Polybos (İÖ 200-120), Roma’ya savaş esiri olarak götürülmüş Yunanlı bir düşünürdür. Diktatörlük, Roma’da cumhuriyet tarafından getirilmiş anayasal bir kurumdur. Populares, halkı ifade eder. Imperium, en yüksek kamu gücünü, yani yürütme yetkisini ifade eder. Bu bakımdan, tipik olarak yüksek devlet görevlilerinde karşımıza çıkar. Ancak onlara bağlı olarak çalışan, vergi memurları gibi devlet memurları imperium’un taşıyıcılarıdırlar.

Soru 50

Ticarete dayalı, büyük çiftliklerde kullanılan geniş ölçekli bir tarım türü aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Latifundium
B
İstoriai
C
Res romana
D
Senatus
E
Pleb
Açıklama:
Yunanlı düşünür Polybios, savaş esiri olarak götürüldüğü Roma’nın gücü karşısında hayran kalmış ve İstoaiai (Tarihler) adlı yapıtını kaleme almıştır. Res romana, Roma’ya ait olan şeyi, Romalılığı öne çıkartan terimdir. Senatus, sanato, pleb ise genellikle yoksul, siyasal katılımı düşük halk sınıfını ifade etmektedir. Latifumdium, ticarete dayalı, geniş ölçekli tarımın özgün bir örneğidir. Büyük köle yığınlarının emeğinin tümüne, karşılıksız olarak el konulmasıyla işletilen bu çiftlikler, köle emeğinin yeniden üretilmesi için kölelere olduğunca pay vermekten kaçınıyorlardı. Bu durum Roma’yı sürekli olarak fetihlere yönlendiren önemli etkenlerden birisiydi.

Soru 51

Olağanüstü dönemlerde, konsüllerce atanan ve kendisine senato tarafından belirli bir amaç doğrultusunda altı ayı aşmayacak üzere tam yetki verilmesi durumu aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Monarşi
B
Oligarşi
C
Diktatörlük
D
İmparatorluk
E
Altın çağı mitosu
Açıklama:
Bugünkü çağrışımlarıyla yani zora dayalı, yaygın şiddet ve keyfilikle nitelendirilebilecek bir terim olan diktatörlük, Roma döneminde, cumhuriyet tarafından geliştirilmiş anayasal bir kurumdur. Olağanüstü dönemlerde konsüllerce atanan ve kendisine senato tarafından belirli bir amaç doğrultusunda, altı ayı geçmemek üzere tam etki verilen kişiye diktatör denmektedir.

Soru 52

İmparatorluk ideolojisinin temeli aşağıdaki fikirlerden hangisine dayanmaktadır?

Seçenekler

A
Res publica
B
Potestas
C
Altın çağ mitosu
D
Res romana
E
Colonus
Açıklama:
Res Publica, Roma düşüncesinde devletin kamusal vasfını ortaya koyar. Potestas, bir uygulama gücü olarak iktidarı işaret eder. Altın çağ mitosu, insanların devlet öncesi yaşadığı kabul edilen, özel mülkiyet, eşitsizlik veya köleliğin olmadığı doğal toplumsal duruma verilen addır. Colonus, orta çağdaki serflerin ilk örnekleri sayılabilecek, yeni bir sınıf olarak tanımlanabilir. Res Romana terimi, Roma’a ait olan her şeyi, Romalılığı öne çıkarmaktadır. Terim, imparatorluk döneminde yayılma alanı bulmuştur ve bu dönemde devlet daha çok imparatorların gücüyle ifade edilir hale gelmiştir. İmparatorluk ideolojisinin ağırlık noktası Res Romana, Roma adına, Roma için imparatorun çevresinde birlik olmaktır.

Soru 53

İnsanların devlet öncesi yaşadıkları kabul edilen, özel mülkiyetin, köleliğin, eşitsizliğin olmadığı doğal toplumsal duruma ne ad verilmektedir?

Seçenekler

A
Kilise
B
Altın çağı mitosu
C
Katholikos
D
Patristik
E
Potestas
Açıklama:
Kataholikos, evrensel anlamına gelmektedir. Patristik düşünce, Pavlus’un ardından, Hristiyan öğretisini Antik felsefenin kavramlarıyla biçimlendirerek sistemli bir dünya görüşü ortaya koymak amacıyla kilisenin o dönemdeki ileri gelenlerinin, daha Roma Kilisesi tarafından aziz sayılmış olanların düşünsel girişimlerinin tümüne verilen addır. Potestas, bir uygulama gücü olarak iktidarı işaret eder. İnsanların devlet öncesi yaşadıkları kabul edilen, özel mülkiyetin, köleliğin, eşitsizliğin olmadığı doğal, toplumsal duruma ‘altın çağı mitosu’ adı verilmektedir. Buna göre, bu doğal toplumsal durumdan çıkılması çoğu kötülüğün ana nedenidir. Bu mitosu siyasal düşünce içinde en iyi ifade eden isim Jean-Jacques Roussaue’dur.

Soru 54

Hristiyan öğretisini Antik felsefenin kavramlarıyla birleştirerek daha sistemli bir dünya görüşü ortaya koymak için yapılan girişimlere ne ad verilir?

Seçenekler

A
Sezaropapizm
B
Patristik düşünce
C
Civitas Dei
D
Potestas
E
Feodalite
Açıklama:
Sezaropapizm, Doğu Roma’da imparatorun kutsallaştırılarak aynı zamanda kilisenin başı sayılmasını ifade eder. Civitas Dei (Tanrı Devletin Üstüne) Aurelius Augustinus’un siyasal düşünce bakımından en önemli yapıtıdır. Potestas, bir uygulama gücü olarak iktidarı işaret eder. Feodalite (Derebeylik), Orta Çağ Avrupa’sında uygulanmış sosyo-ekonomik ve siyasal düzendir. Pavlus’un ardından, Hristiyan öğretisini Antik felsefenin kavramlarıyla biçimlendirerek sistemli bir dünya görüşü ortaya koymak amacıyla kilisenin o dönemdeki ileri gelenlerinin daha sonra Roma Kilisesi tarafından aziz sayılmış olanların düşünsel girişimlerinin tümüne verilen ad Patristik düşüncedir.

Soru 55

Toprağa bağımlı kılınmış, hukuken toprağı terk etmesi yasaklanmış köylülüğü ifade eden terim aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Serflik
B
Manor lordu
C
Fief
D
Primus inter pares
E
Feodalite
Açıklama:
Feodalite (Derebeylik), Orta Çağ Avrupa’sının bir kısımında uygulanmış sosyo-ekonomik ve siyasal düzendir. Fief, sözleşmesi ve Fief, Feodal düzende bir tür bağlılık sözleşmesini ve sözleşmenin konusu olan hakları ifade etmektedir. Feodal üretim tarzının temelini oluşturan örgütlenmenin en üstünde yer alan beye Manor lordu adı verilir. Primus inter pares (eşitlikler arasında birinci), kralın kendisine bağlı senyörler dışında kalan senyörlere doğrudan buyuramamasını ifade eden ‘adamımın adamı adamım değildir’ ilkesine işaret eder. Feodal toplumun en önemli bileşenlerinden biri olan serflik, toprağa bağımlı kılınmış, yani hukuken toprağı terk etmesi yasaklanmış köylülüğü ifade eder. Toprak köleliği olarak adlandırılsa da kölelikle karıştırılmamalıdır. Serfler, toprağa bağlı kılınmakla beraber, küçük işletme sermayelerine toprağın tasarruf hakkına ve küçük üretim araçlarına sahiptir.

Soru 56


  1. İnsani yasa

  2. Sonsuz yasa

  3. Tanrısal yasa

  4. Doğal yasa


Aquinumlu Thomas’a göre, yukarıda verilen yasaların doğru sıralanması hangi şıkta doğru verilmiştir?

Seçenekler

A
I - II - III - IV
B
II - IV - I - III
C
III - II - I - IV
D
III - IV - I - II
E
IV - II - I - III
Açıklama:
Thomas için başlıca dört yasa vardır. Sonsuz yasa, doğal yasa, insani yasa ve tanrısal yasa.

Soru 57

Auctoritas kavramı aşağıdakilerden hangisinde doğru tanımlanmıştır?

Seçenekler

A
İktidarın uygulama gücünü hayata geçirilebilmesi için gerek duyduğu meşruluğu sağlayan otorite
B
Yurttaş olmayıp bir yurttaşın korumasına ihtiyacı olan sığınmacıların koruyuculuğunu yapan kişilere verilen ad
C
Devletin bekasının sağlanmasında etkin rol oynayan siyasi danışmanlara verilen isim
D
Aristokrasi sahibi kişilerin halk dilindeki adı
E
Devletin askeri anlamda stratejilerinin tartışıldığı yüksek kurul
Açıklama:
Sözcük olarak augeo (artırmak, çoğaltmak) fiiliyle ilişkili olsa da siyasal düşünce içinde bu anlamda kullanılmaz. İktidarı bir şeyi yapabilme, uygulama gücü olarak düşünürsek, auctoritas bu gücün hayata geçirilebilmesi, uygulanabilir olması için gerek duyduğu meşruluğu, otoriteyi sağlar. Bu bakımdan uygulamanın kendisini haklı göstermek için başvurduğu ilke olarak “iktidarın ilkesi” diye kavranır. Örneğin Roma’da uygulama gücü halkın ama onu uygulanabilir kılan otorite yani auctoritas senatonun ya da senato babalarının elindedir. Anlaşılacağı gibi, auctoritas kimin elinde ya da kimden geliyorsa, uygulama gücü olarak iktidar ona tabi olacaktır.

Soru 58

Roma döneminde Res Publica (cumhuriyet) rejiminin en büyük yeniliği aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanıması
B
Krallığı tasfiye etmesi ve konsüllüğü getirmesi
C
Kralın yetkilerini simgesel boyuta indirmesi ve yönetimi halka bırakması
D
Yönetim alanında başlayıp toplumsal alanda gelişmiş büyük bir devrim olması
E
Hak ve eşitlikleri güvence altına alması
Açıklama:
Cumhuriyet (res publica) rejiminin en büyük yeniliği, krallığın tasfiyesiyle birlikte, yürütme erkini kullanmak üzere konsüllüğü getirmiş olmasıdır. En yüksek yürütme yetkisiyle yani imperium’la donanmış iki konsül, bir yıllığına comitia centuriata tarafından seçiliyordu. Konsüller birlikte yönetiyor ve aralarında anlaşmazlık çıkarsa olumsuz görüş ağır basmış sayılıyordu.

Soru 59

İÖ. 73 yılında gerçekleşmiş, iki yıl süren ve Roma devletini sarsacak kadar geniş çaplı köle ayaklanması aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Populares Ayaklanması
B
Res Publica İsyanı
C
Spartacus Ayaklanması
D
Latifundium İsyanı
E
Optimates Ayaklanması
Açıklama:
En büyük ve en bilinen köle ayaklanması, İ.Ö. 73’te, Trakyalı bir gladyatör olan Spartacus’un önderliğinde gerçekleşen ayaklanmadır. İki yıl boyunca bastırılamayan ayaklanma, Spartacus’un öldürülmesiyle dağıtılır ve ele geçirilen 6000 köle Roma’dan Capua’ya dek uzanan Appia yolunda çarmıha gerilir.

Soru 60

Önemli Roma düşünürlerinden olan ve insanın en yüce uğraşının politika ve devlet adamlığı olduğunu savunan tarihte iz bırakmış ünlü kişilik aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Crassus
B
Marcus Antonius
C
Octavianus
D
Cicero
E
Augustus
Açıklama:
Marcus Tullius Cicero (İÖ 106-43) varlıklı atlılar sınıfının mensubu olarak aktif bir siyasetçi ve iyi hatip olmanın yanı sıra, Roma düşüncesinin en önemli isimlerinden biridir. Soyluların ve varsılların desteğiyle önce konsüllük, ardından senatörlük yapmıştır. Kısa yaşam öyküsünün de gösterdiği gibi, Cicero kişinin en üstün uğraşının politika ya da devlet adamlığı olduğu düşüncesindedir.

Soru 61


  1. Hristiyanlık

  2. Sistemin askerileşmesi sonucu Roma’nın önemini kaybetmesi

  3. İmparatorluğun çok geniş sınırlara ulaşması

  4. İmparatorların ülkeyi yönetecek yeterli becerilerinin olmaması


Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri Roma İmparatorluğu’nun çöküşünü hızlandıran sebeplerdendir?

Seçenekler

A
I ve II
B
I ve IV
C
II ve III
D
III ve IV
E
II, III ve IV
Açıklama:
Roma çöküş sürecinde; sınırların giderek genişlemesiyle ordu yeniden büyük bir önem kazanmıştır. Uyrukların çok farklı topluluklardan oluşması ve Roma ordusunun bu farklı toplulukların üyelerinden derlenmesi, ordunun yeniden hızla siyasallaşmasını ve iktidara göz dikmesini kolaylaştıran bir etmen olmuştur. Sistemin hızla askerileşmesi nedeniyle imparatorluğun başkenti Roma kenti önemsizleşmeye başlamış, askerî nedenlerle eyalet başkentleri yeni çekim merkezleri hâline gelmişti. İmparatorların başarılı önlemleri bile Roma’nın çöküşünü durdurmaya yetmemiştir. Öyle ki çöküş sürecinde Roma, daha önce sürekli mücadele ettiği Hristiyanlıkla bile uzlaşır. Hristiyanlar 313 yılında Constantinus’un Milano fermanıyla inanç özgürlüğüne kavuşurlar. Constantinus da bu yeni dine katılır. Nihayet imparator Theodosius bu dini devlet dini ilan edip bunun dışındaki dinleri yasaklar. Böylece yeni din sayesinde imparatorluğun içeriden bölünmesi önlenmiş olur.

Soru 62

“Altın çağ mitosu” ne anlama gelmektedir?

Seçenekler

A
Roma İmparatorluğu’nun tekrar eski gücüne kavuşacağı günleri özlemle bekleyen Romalıların kullandığı söylem
B
Temelde Res Romana’nın uygulanmasını öğütleyen ilkeler bütünü
C
Roma’da matematik ve fizik biliminde yaşanan bilimsel gelişmeler dönemini niteleyen kavram
D
İnsanların devlet öncesi yaşadıkları kabul edilen, özel mülkiyetin, köleliğin, eşitsizliğin olmadığı doğal toplumsal duruma verilen ad
E
Roma İmparatoru Neron’un etkili hükümdarlık dönemine verilen ad
Açıklama:
Altın çağ mitosu: insanların devlet öncesi yaşadıkları kabul edilen, özel mülkiyetin, köleliğin, eşitsizliğin olmadığı doğal toplumsal durum. Buna göre, bu doğal toplumsal durumdan çıkılması çoğu kötülüğün ana nedenidir. Bu mitosu siyasal düşünce içinde en iyi ifade eden isim Jean-Jacques Rousseau’dur.

Soru 63

Hristiyanlığın evrensel bir din olarak görülmesinde önemli çalışmalar yapmış ve onu uygun bir şeriatla donatılmasını sağlamış, Hristiyanlığın gerçek kurucusu sayılan kişi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
İgnatios
B
Petrus
C
Eusebius
D
Anastasyus
E
Pavlus
Açıklama:
Hristiyanlığı, ona uygun bir şeriatla donatan asıl kişi Pavlus’tur. Pavlus, adeta bu dinin gerçek kurucusudur. Hristiyanlığı seçtikten sonra hem bu yeni inancın yaygınlaşması hem de kurumlaşarak bir şeriat oluşturması için en önemli çalışmaları yapan kişidir. Pavlus faaliyetlerini, Yahudilerin İsa’nın mesajını reddetmesi nedeniyle diğer topluluklara yönelerek başlatır. Bu dönüm noktasından itibaren Pavlus Hıristiyanlığı bir kavim dini olarak değil, dünya cemaatine ait (evrensel) bir din olarak görür.

Soru 64

Feodal bir toplumda “serflik” ne anlama gelmektedir?

Seçenekler

A
Toprağa bağımlı kılınmış, hukuken toprağı terk etmesi yasaklanmış köylülük
B
İşlenen topraklara verilen ad
C
Feodal yapının düzeni ve denetiminden sorumlu devlet adamlarına verilen yetki
D
Köylülerin işledikleri topraklar üzerinden vermek zorunda oldukları toprak vergisi
E
Feodal yapının nasıl işleyeceğini açıklayan yasal düzenlemeleri içeren kanunlar bütünü
Açıklama:
Feodal toplumun en önemli bileşenlerinden biri olan serflik, toprağa bağımlı kılınmış, yani hukuken toprağı terk etmesi yasaklanmış köylülüğü ifade eder. “Toprak köleliği” olarak adlandırılsa da kölelikle karıştırılmamalıdır. Serfler, toprağa bağlı kılınmakla birlikte, küçük işletme sermayelerine, toprağın tasarruf hakkına ve küçük üretim araçlarına sahiptir.

Soru 65

“İki Kılıç Kuramı” kavramını aşağıdakilerden hangisi açıklar?

Seçenekler

A
İmparator ve kilisenin birlikte devleti yönetmesi
B
Kilise’nin hem dünyevi işleri ve adaleti yürütme, hem de dinsel alanı yönetme yetkisi olması
C
İmparatorun kendine dini ünvanlar atayarak hem kilise hem devlet işlerinde etkili olması
D
İmparatorun askeri birliklerin de başında başkomutan olarak görev ve yetki sahibi olması
E
İmparatorluğun hem imparator hem de danışman bir konsül tarafından yönetilmesi
Açıklama:
Bu kuram, Kilise’ye hem dünyevi işleri idare etme, düzeni ve adaleti sağlama, hem de dinsel alanı çekip çevirme hakkını ileri sürme imkânı verir. Kilise, bir yandan maddi ya da dünyevi kılıcın kralların ya da imparatorların elinde olduğunu söylüyor ama öbür yandan bu kılıcın ancak Kilise’nin buyruklarına tabi olarak kullanılması gerektiğini ileri sürüyordu. Böylece, krallar ya da imparatorlar adeta Kilise’nin hizmetkârı ya da feodal döneme uygun bir ifadeyle vasalı hâline getirilmiş oluyordu.

Soru 66

Ülke ya da vatan toprağı duygusunun temelinde yatan sebep aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Büyük imparatorlukların ayakta duramayacağının anlaşılması
B
Kilisenin vatan toprağı ile ilgili vaazlar vermesi
C
Toprak sahiplerinin kendi geleceklerini düşünerek bu ülküye kendilerini adamaları
D
Kentlerin özgürleşmesiyle, kente bağlılık yani toprak temelli aidiyet duygusunun yeşermesi
E
Feodal yapılanmayla beraber hukuk sistemlerinin o yönde gelişmesi sebebi ortaya çıkan doğal sonuç olması
Açıklama:
Kentlerin kendi kurumsal yönetim mekanizmalarını oluşturmaları, aynı zamanda feodal bağlılık, sadakat ve sözleşme ilişkilerini de ciddi bir biçimde sarsmış, farklı bir ifadeyle “kent havası özgür kalmaya başlamıştır.” Artık kişisel bağlılık ilişkilerinin yerini, bizzat kente bağlılık almaya, yani toprak temelli aidiyet duygusu yeşermeye başlamıştır ki toprak temelli bu aidiyet duygusu giderek ülke ya da vatan toprağı duygusuna giden yolu açar.

Soru 67

Yurttaşlık haklarına sahip Roma halkı nasıl adlandırılmaktaydı?

Seçenekler

A
Populus Romanus
B
Tribus
C
Curia
D
Pleb
E
Client
Açıklama:
Yurttaşlık haklarına sahip olan Roma halkı, populus romanus olarak adlandırılmaktaydı ve üç temel kabilede (tribus) toplanmıştı. Her tribus, on fratriye (curia), her curia ise 10 klana (gens) ayrılmıştı. Böylece populus romanus, üç tribus, 30 curia ve 300 gensten oluşmaktaydı. Pleb, genellikle yoksul, siyasal katılımı düşük halk sınıfı, Client ise sığıntı ya da yanaşma anlamına gelmektedir.

Soru 68

Roma Krallığı’nda toplumun en yoksul kesimi hangisidir?

Seçenekler

A
Pleb
B
Client
C
Proletarii
D
Patrici
E
Gens
Açıklama:
Pleb, genellikle yoksul, siyasal katılımı düşük halk sınıfı, Client ise sığıntı ya da yanaşma anlamına gelmektedir. Gens, soy örgütlenmesinin birinci basamağında yer alan aile birliği, klandır. Patrici, Eski Roma’da kendilerine Roma’nın kurucu rolü atfedilen efsanevi gens şeflerinin, klanın atalarının soyundan geldiği kabul edilen soylu sınıftır. Çoluk çocuklarından (proles) başka serveti olmayanlar, yalnızca ‘çocuk üretebilenler’, ‘çocuk emzirmekten başka mahareti olmayanlar’ anlamındaki proletarii- toplumun en yoksullarıdır.

Soru 69

İstoriai (Tarihler) eserinin yazarı düşünür kimdir?

Seçenekler

A
Cicero
B
Polybios
C
Spartacus
D
Seneca
E
Augustinus
Açıklama:
Polybios (İÖ 200-120) Roma’ya savaş esiri olarak götürülmüş Yunanlı bir düşünürdür. Ancak kısa zamanda Roma’nın büyük gücü karşısında Roma’ya hayran kalmış ve bu başarıyı açıklama iddiasıyla İstoriai (Tarihler) adlı yapıtını kaleme almıştır.

Soru 70


  1. Kişinin en üstün uğraşısı politika ya da devlet adamlığı olmalıdır.

  2. Bilge kişiler politikayla uğraşmalıdır.

  3. Yurttaş, gerektiğinde kendini devlet için feda etmeyi bilmelidir.


Hangisi ya da hangileri Cicero’nun görüşlerindendir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Cicero kişinin en üstün uğraşının politika ya da devlet adamlığı olduğu düşüncesindedir. Bu düşüncenin gerisinde ise kişinin kendini kamu hizmetine adaması gerektiği biçimindeki eski Roma cumhuriyet geleneği yatmaktadır. Cicero, iç çalkantılar döneminde siyasetten soğumayı ve uzaklaşmayı ifade eden özellikle Epikuroscu görüşlere şiddetle karşı çıkar. Bilge kişiler politikayla uğraşmalıdır. Yurttaş, gerektiğinde kendini devlet için feda etmeyi bilmelidir. Çünkü yurttaşın kişisel çıkarıyla kamusal çıkar arasında bir birlik vardır. Bu yaklaşım Cicero’nun devlete ilişkin temel görüşlerinin anahtarıdır da.

Soru 71

Roma, kimin döneminde bir imparatorluğa dönüşmüştür?

Seçenekler

A
Caracalla
B
Aurelianus
C
Constantinus
D
Augustus
E
Theodosius
Açıklama:
İÖ 27’de Octavianus’un Augustus adını almasıyla Roma bir imparatorluğa dönüşmüştür. Kendisinin birinci yurttaş anlamında princeps olarak adlandırılmasını istemiştir. Bu yüzden imparatorluğun bu ilk dönemleri principatus (birinci yurttaşın yönetimi) olarak anılır.

Soru 72


  1. Özgürlüğü siyasal olarak ele almaz.

  2. Siyasetten uzaklaşmanın, soğumanın adıdır.

  3. En önemli temsilcilerinden biri Seneca’dır.


Hangisi ya da hangileri Stoacı düşünceye ilişkin doğru ifadelerdendir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Stoacı düşünce özgürlüğü siyasal olarak ele almaz. Özgürlük daha çok bilinçsel, ruhsal, içsel bir durum olarak kavranır. Stoacılık siyasetten uzaklaşmanın, soğumanın adıdır. Bunun en önemli temsilcilerinden biri ise Seneca’dır.

Soru 73


  1. Amacı ve adaleti yönetmesi bakımından iyidir.

  2. Gerekli kılınmıştır.

  3. Kökeni bakımından kötüdür.


Hangisi ya da hangileri Augustinus’un devlete ilişkin görüşlerindendir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve II
E
I, II ve III
Açıklama:
Augustinus’a göre devlet, amacı ve adaleti yönetmesi bakımından iyi ama kökeni bakımından kötüdür. Devlet gerekli kılınmıştır çünkü insanlar Tanrı’dan ayrılıp kargaşaya düşmüş ve Tanrı bu yüzden insanları birbirinin üstüne hükümran kılmıştır. O hâlde devlet, kökeni bakımından ilk günahla malul, bir cezadan öte değildir.

Soru 74

Aşağıdakilerden hangisi feodaliteye ilişkin doğru bir ifade değildir?

Seçenekler

A
Soya ve tabakalara dayalı yükümlülükler sistemini katı bir şekilde uygular.
B
Tüm Orta Çağ dönemini kapsar.
C
Küçük iktidarları büyütmüştür.
D
İktidarın yokluğu değil çokluğudur.
E
Devletin güvenlik ihtiyacını karşılayamaması yaygınlaşmasını sağlamıştır.
Açıklama:
Orta Çağı nitelediği kabul edilen terimlerden biri olan feodalite hem zaman, hem de coğrafya olarak tüm Orta Çağ dönemini kapsamaz. Feodaliteyi niteleyen en önemli şeylerin başında gerek soya gerek tabakalara dayalı yükümlülükler sisteminin katı bir biçimde uygulanması gelirken, bir diğer unsur küçük iktidarlar topluluğunun varlığıdır; özellikle devletin güvenlik ihtiyacını karşılayamaması küçük iktidarları “büyütmüştür,” yani yaygınlaştırmıştır. Bu bakımdan feodalite, iktidarın yokluğu değil, “çokluğudur”.

Soru 75


  1. Dünyevi iktidarın kiliseye ait olması gerektiğini savunur.

  2. Kilisenin artık auctoritas’la yetinmeyip potestas’ı da istemesini ifade eder.

  3. Papa’nın yetkilerinin kısıtlanması anlamına gelir.


Hangisi ya da hangileri plenitudo potestatis savına ilişkin doğru ifadelerdendir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Kilise artık dünyevi iktidarla dinsel iktidar arasındaki farklılığı ve ayrışmayı ortadan kaldırma peşindedir. İki ayrı iktidarı temsil eden iki ayrı kılıç, tek bir elde, Papalığın elinde birleşmelidir. Yani artık Kilise, plenitudo potestatis savını ileri sürmektedir. Bu bakımdan Kilise, artık auctoritas’la yetinmemekte, potestas’ı da istemektedir.

Soru 76


  1. Dünyevi iktidarın kiliseye ait olması gerektiğini savunur.

  2. Kilisenin artık auctoritas’la yetinmeyip potestas’ı da istemesini ifade eder.

  3. Papa’nın yetkilerinin kısıtlanması anlamına gelir.


Hangisi ya da hangileri plenitudo potestatis savına ilişkin doğru ifadelerdendir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Kilise artık dünyevi iktidarla dinsel iktidar arasındaki farklılığı ve ayrışmayı ortadan kaldırma peşindedir. İki ayrı iktidarı temsil eden iki ayrı kılıç, tek bir elde, Papalığın elinde birleşmelidir. Yani artık Kilise, plenitudo potestatis savını ileri sürmektedir. Bu bakımdan Kilise, artık auctoritas’la yetinmemekte, potestas’ı da istemektedir.

Soru 77

Policraticus (Devlet Adamının Kitabı) eserinin yazarı kimdir?

Seçenekler

A
Cicero
B
Polybios
C
Seneca
D
Salisburyli John
E
Augustinus
Açıklama:
Augustinus’un Tanrı Devletinden sonra, Orta Çağda üretilmiş, ilk kapsamlı siyasal inceleme metni olan Policraticus’un yazarı Salisburyli John’dur.

Soru 78

Yurttaşlık haklarına sahip Roma halkı nasıl adlandırılmaktaydı?

Seçenekler

A
Populus Romanus
B
Tribus
C
Curia
D
Pleb
E
Client
Açıklama:
Yurttaşlık haklarına sahip olan Roma halkı, populus romanus olarak adlandırılmaktaydı ve üç temel kabilede (tribus) toplanmıştı. Her tribus, on fratriye (curia), her curia ise 10 klana (gens) ayrılmıştı. Böylece populus romanus, üç tribus, 30 curia ve 300 gensten oluşmaktaydı.

Soru 79

Roma Krallığı’nda toplumun en yoksul kesimi hangisidir?

Seçenekler

A
Pleb
B
Client
C
Proletarii
D
Patrici
E
Gens
Açıklama:
Çoluk çocuklarından (proles) başka serveti olmayanlar, yalnızca ‘çocuk üretebilenler’, ‘çocuk emzirmekten başka mahareti olmayanlar’ anlamındaki proletarii- toplumun en yoksullarıdır.

Soru 80

İstoriai (Tarihler) eserinin yazarı düşünür kimdir?

Seçenekler

A
Cicero
B
Polybios
C
Spartacus
D
Seneca
E
Augustinus
Açıklama:
Polybios (İÖ 200-120) Roma’ya savaş esiri olarak götürülmüş Yunanlı bir düşünürdür. Ancak kısa zamanda Roma’nın büyük gücü karşısında Roma’ya hayran kalmış ve bu başarıyı açıklama iddiasıyla İstoriai (Tarihler) adlı yapıtını kaleme almıştır.

Soru 81


  1. Kişinin en üstün uğraşısı politika ya da devlet adamlığı olmalıdır.

  2. Bilge kişiler politikayla uğraşmalıdır.

  3. Yurttaş, gerektiğinde kendini devlet için feda etmeyi bilmelidir.


Hangisi ya da hangileri Cicero’nun görüşlerindendir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I, II
D
II, III
E
I, II, III
Açıklama:
Cicero kişinin en üstün uğraşının politika ya da devlet adamlığı olduğu düşüncesindedir. Bu düşüncenin gerisinde ise kişinin kendini kamu hizmetine adaması gerektiği biçimindeki eski Roma cumhuriyet geleneği yatmaktadır. Cicero, iç çalkantılar döneminde siyasetten soğumayı ve uzaklaşmayı ifade eden özellikle Epikuroscu görüşlere şiddetle karşı çıkar. Bilge kişiler politikayla uğraşmalıdır. Yurttaş, gerektiğinde kendini devlet için feda etmeyi bilmelidir. Çünkü yurttaşın kişisel çıkarıyla kamusal çıkar arasında bir birlik vardır. Bu yaklaşım Cicero’nun devlete ilişkin temel görüşlerinin anahtarıdır.

Soru 82

Kimin döneminde Roma bir imparatorluğa dönüşmüştür?

Seçenekler

A
Caracalla
B
Aurelianus
C
Constantinus
D
Augustus
E
Theodosius
Açıklama:
Augustus İÖ 27’den itibaren Roma’yı bir imparatorluğa dönüştürmüştü. Kendisinin birinci yurttaş anlamında princeps olarak adlandırılmasını istemiştir. Bu yüzden imparatorluğun bu ilk dönemleri principatus (birinci yurttaşın yönetimi) olarak anılır.

Soru 83


  1. Özgürlüğü siyasal olarak ele almaz.

  2. Siyasetten uzaklaşmanın, soğumanın adıdır.

  3. En önemli temsilcilerinden biri Seneca’dır.


Hangisi ya da hangileri Stoacı düşünceye ilişkin doğru ifadelerdendir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I, II
D
II, III
E
I, II, III
Açıklama:
Stoacı düşünce özgürlüğü siyasal olarak ele almaz. Özgürlük daha çok bilinçsel, ruhsal, içsel bir durum olarak kavranır. Stoacılık siyasetten uzaklaşmanın, soğumanın adıdır. Bunun en önemli temsilcilerinden biri ise Seneca’dır.

Soru 84


  1. Amacı ve adaleti yönetmesi bakımından iyidir.

  2. Gerekli kılınmıştır.

  3. Kökeni bakımından kötüdür.


Hangisi ya da hangileri Augustinus’un devlete ilişkin görüşlerindendir?

Seçenekler

A
I, II, III
B
I, II
C
Yalnız III
D
Yalnız II
E
Yalnız I
Açıklama:
Augustinus’a göre devlet, amacı ve adaleti yönetmesi bakımından iyi ama kökeni bakımından kötüdür. Devlet gerekli kılınmıştır çünkü insanlar Tanrı’dan ayrılıp kargaşaya düşmüş ve Tanrı bu yüzden insanları birbirinin üstüne hükümran kılmıştır. O hâlde devlet, kökeni bakımından ilk günahla malul, bir cezadan öte değildir.

Soru 85

Aşağıdakilerden hangisi feodaliteye ilişkin doğru bir ifade değildir?

Seçenekler

A
Soya ve tabakalara dayalı yükümlülükler sistemini katı bir şekilde uygular.
B
Tüm Orta Çağ dönemini kapsar.
C
Küçük iktidarları büyütmüştür.
D
İktidarın yokluğu değil çokluğudur.
E
Devletin güvenlik ihtiyacını karşılayamaması yaygınlaşmasını sağlamıştır.
Açıklama:
Orta Çağı nitelediği kabul edilen terimlerden biri olan feodalite hem zaman, hem de coğrafya olarak tüm Orta Çağ dönemini kapsamaz. Feodaliteyi niteleyen en önemli şeylerin başında gerek soya gerek tabakalara dayalı yükümlülükler sisteminin katı bir biçimde uygulanması gelirken, bir diğer unsur küçük iktidarlar topluluğunun varlığıdır; özellikle devletin güvenlik ihtiyacını karşılayamaması küçük iktidarları “büyütmüştür,” yani yaygınlaştırmıştır. Bu bakımdan feodalite, iktidarın yokluğu değil, “çokluğudur”.

Soru 86


  1. Dünyevi iktidarın kiliseye ait olması gerektiğini savunur.

  2. Kilisenin artık auctoritas’la yetinmeyip potestas’ı da istemesini ifade eder.

  3. Papa’nın yetkilerinin kısıtlanması anlamına gelir.


Hangisi ya da hangileri plenitudo potestatis savına ilişkin doğru ifadelerdendir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I, II
D
II, III
E
I, II, III
Açıklama:
Kilise artık dünyevi iktidarla dinsel iktidar arasındaki farklılığı ve ayrışmayı ortadan kaldırma peşindedir. İki ayrı iktidarı temsil eden iki ayrı kılıç, tek bir elde, Papalığın elinde birleşmelidir. Yani artık Kilise, plenitudo potestatis savını ileri sürmektedir. Bu bakımdan Kilise, artık auctoritas’la yetinmemekte, potestas’ı da istemektedir.

Soru 87

Policraticus (Devlet Adamının Kitabı) eserinin yazarı kimdir?

Seçenekler

A
Cicero
B
Polybios
C
Seneca
D
Salisburyli John
E
Augustinus
Açıklama:
Augustinus’un Tanrı Devletinden sonra, Orta Çağda üretilmiş, ilk kapsamlı siyasal inceleme metni olan Policraticus’un yazarı Salisburyli John’dur.

Soru 88

Auctoritas kavramı aşağıdakilerden hangisinde doğru tanımlanmıştır?

Seçenekler

A
İktidarın uygulama gücünü hayata geçirilebilmesi için gerek duyduğu meşruluğu sağlayan otorite
B
Yurttaş olmayıp bir yurttaşın korumasına ihtiyacı olan sığınmacıların koruyuculuğunu yapan kişilere verilen ad
C
Devletin bekasının sağlanmasında etkin rol oynayan siyasi danışmanlara verilen isim
D
Aristokrasi sahibi kişilerin halk dilindeki adı
E
Devletin askeri anlamda stratejilerinin tartışıldığı yüksek kurul
Açıklama:
Sözcük olarak augeo (artırmak, çoğaltmak) fiiliyle ilişkili olsa da siyasal düşünce içinde bu anlamda kullanılmaz. İktidarı bir şeyi yapabilme, uygulama gücü olarak düşünürsek, auctoritas bu gücün hayata geçirilebilmesi, uygulanabilir olması için gerek duyduğu meşruluğu, otoriteyi sağlar. Bu bakımdan uygulamanın kendisini haklı göstermek için başvurduğu ilke olarak “iktidarın ilkesi” diye kavranır. Örneğin Roma’da uygulama gücü halkın ama onu uygulanabilir kılan otorite yani auctoritas senatonun ya da senato babalarının elindedir. Anlaşılacağı gibi, auctoritas kimin elinde ya da kimden geliyorsa, uygulama gücü olarak iktidar ona tabi olacaktır.

Soru 89

Roma döneminde Res Publica (cumhuriyet) rejiminin en büyük yeniliği aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanıması
B
Krallığı tasfiye etmesi ve konsüllüğü getirmesi
C
Kralın yetkilerini simgesel boyuta indirmesi ve yönetimi halka bırakması
D
Yönetim alanında başlayıp toplumsal alanda gelişmiş büyük bir devrim olması
E
Hak ve eşitlikleri güvence altına alması
Açıklama:
Cumhuriyet (res publica) rejiminin en büyük yeniliği, krallığın tasfiyesiyle birlikte, yürütme erkini kullanmak üzere konsüllüğü getirmiş olmasıdır. En yüksek yürütme yetkisiyle yani imperium’la donanmış iki konsül, bir yıllığına comitia centuriata tarafından seçiliyordu. Konsüller birlikte yönetiyor ve aralarında anlaşmazlık çıkarsa olumsuz görüş ağır basmış sayılıyordu.

Soru 90

İÖ. 73 yılında gerçekleşmiş, iki yıl süren ve Roma devletini sarsacak kadar geniş çaplı köle ayaklanması aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Populares Ayaklanması
B
Res Publica İsyanı
C
Spartacus Ayaklanması
D
Latifundium İsyanı
E
Optimates Ayaklanması
Açıklama:
En büyük ve en bilinen köle ayaklanması, İ.Ö. 73’te, Trakyalı bir gladyatör olan Spartacus’un önderliğinde gerçekleşen ayaklanmadır. İki yıl boyunca bastırılamayan ayaklanma, Spartacus’un öldürülmesiyle dağıtılır ve ele geçirilen 6000 köle Roma’dan Capua’ya dek uzanan Appia yolunda çarmıha gerilir.

Soru 91

Önemli Roma düşünürlerinden olan ve insanın en yüce uğraşının politika ve devlet adamlığı olduğunu savunan tarihte iz bırakmış ünlü kişilik aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Crassus
B
Marcus Antonius
C
Octavianus
D
Cicero
E
Augustus
Açıklama:
Marcus Tullius Cicero (İÖ 106-43) varlıklı atlılar sınıfının mensubu olarak aktif bir siyasetçi ve iyi hatip olmanın yanı sıra, Roma düşüncesinin en önemli isimlerinden biridir. Soyluların ve varsılların desteğiyle önce konsüllük, ardından senatörlük yapmıştır. Kısa yaşam öyküsünün de gösterdiği gibi, Cicero kişinin en üstün uğraşının politika ya da devlet adamlığı olduğu düşüncesindedir.

Soru 92


  1. Hristiyanlık

  2. Sistemin askerileşmesi sonucu Roma’nın önemini kaybetmesi

  3. İmparatorluğun çok geniş sınırlara ulaşması

  4. İmparatorların ülkeyi yönetecek yeterli becerilerinin olmaması


Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri Roma İmparatorluğu’nun çöküşünü hızlandıran sebeplerdendir?

Seçenekler

A
I ve II
B
II ve III
C
I ve IV
D
II, III ve IV
E
III ve IV
Açıklama:
Roma çöküş sürecinde; sınırların giderek genişlemesiyle ordu yeniden büyük bir önem kazanmıştır. Uyrukların çok farklı topluluklardan oluşması ve Roma ordusunun bu farklı toplulukların üyelerinden derlenmesi, ordunun yeniden hızla siyasallaşmasını ve iktidara göz dikmesini kolaylaştıran bir etmen olmuştur. Sistemin hızla askerileşmesi nedeniyle imparatorluğun başkenti Roma kenti önemsizleşmeye başlamış, askerî nedenlerle eyalet başkentleri yeni çekim merkezleri hâline gelmişti. İmparatorların başarılı önlemleri bile Roma’nın çöküşünü durdurmaya yetmemiştir. Öyle ki çöküş sürecinde Roma, daha önce sürekli mücadele ettiği Hristiyanlıkla bile uzlaşır. Hristiyanlar 313 yılında Constantinus’un Milano fermanıyla inanç özgürlüğüne kavuşurlar. Constantinus da bu yeni dine katılır. Nihayet imparator Theodosius bu dini devlet dini ilan edip bunun dışındaki dinleri yasaklar. Böylece yeni din sayesinde imparatorluğun içeriden bölünmesi önlenmiş olur.

Soru 93

“Altın çağ mitosu” ne anlama gelmektedir?

Seçenekler

A
Roma İmparatorluğu’nun tekrar eski gücüne kavuşacağı günleri özlemle bekleyen Romalıların kullandığı söylem
B
Temelde Res Romana’nın uygulanmasını öğütleyen ilkeler bütünü
C
Roma’da matematik ve fizik biliminde yaşanan bilimsel gelişmeler dönemini niteleyen kavram
D
İnsanların devlet öncesi yaşadıkları kabul edilen, özel mülkiyetin, köleliğin, eşitsizliğin olmadığı doğal toplumsal duruma verilen ad
E
Roma İmparatoru Neron’un etkili hükümdarlık dönemine verilen ad
Açıklama:
Altın çağ mitosu: insanların devlet öncesi yaşadıkları kabul edilen, özel mülkiyetin, köleliğin, eşitsizliğin olmadığı doğal toplumsal durum. Buna göre, bu doğal toplumsal durumdan çıkılması çoğu kötülüğün ana nedenidir. Bu mitosu siyasal düşünce içinde en iyi ifade eden isim Jean-Jacques Rousseau’dur.

Soru 94

Hristiyanlığın evrensel bir din olarak görülmesinde önemli çalışmalar yapmış ve onu uygun bir şeriatla donatılmasını sağlamış, Hristiyanlığın gerçek kurucusu sayılan kişi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
İgnatios
B
Petrus
C
Eusebius
D
Anastasyus
E
Pavlus
Açıklama:
Hristiyanlığı, ona uygun bir şeriatla donatan asıl kişi Pavlus’tur. Pavlus, adeta bu dinin gerçek kurucusudur. Hristiyanlığı seçtikten sonra hem bu yeni inancın yaygınlaşması hem de kurumlaşarak bir şeriat oluşturması için en önemli çalışmaları yapan kişidir. Pavlus faaliyetlerini, Yahudilerin İsa’nın mesajını reddetmesi nedeniyle diğer topluluklara yönelerek başlatır. Bu dönüm noktasından itibaren Pavlus Hıristiyanlığı bir kavim dini olarak değil, dünya cemaatine ait (evrensel) bir din olarak görür.

Soru 95

Feodal bir toplumda “serflik” ne anlama gelmektedir?

Seçenekler

A
Toprağa bağımlı kılınmış, hukuken toprağı terk etmesi yasaklanmış köylülük
B
İşlenen topraklara verilen ad
C
Feodal yapının düzeni ve denetiminden sorumlu devlet adamlarına verilen yetki
D
Köylülerin işledikleri topraklar üzerinden vermek zorunda oldukları toprak vergisi
E
Feodal yapının nasıl işleyeceğini açıklayan yasal düzenlemeleri içeren kanunlar bütünü
Açıklama:
Feodal toplumun en önemli bileşenlerinden biri olan serflik, toprağa bağımlı kılınmış, yani hukuken toprağı terk etmesi yasaklanmış köylülüğü ifade eder. “Toprak köleliği” olarak adlandırılsa da kölelikle karıştırılmamalıdır. Serfler, toprağa bağlı kılınmakla birlikte, küçük işletme sermayelerine, toprağın tasarruf hakkına ve küçük üretim araçlarına sahiptir.

Soru 96

“İki Kılıç Kuramı” kavramını aşağıdakilerden hangisi açıklar?

Seçenekler

A
İmparator ve kilisenin birlikte devleti yönetmesi
B
İmparatorun kendine dini ünvanlar atayarak hem kilise hem devlet işlerinde etkili olması
C
Kilise’nin hem dünyevi işleri ve adaleti yürütme, hem de dinsel alanı yönetme yetkisi olması
D
İmparatorun askeri birliklerin de başında başkomutan olarak görev ve yetki sahibi olması
E
İmparatorluğun hem imparator hem de danışman bir konsül tarafından yönetilmesi
Açıklama:
Bu kuram, Kilise’ye hem dünyevi işleri idare etme, düzeni ve adaleti sağlama, hem de dinsel alanı çekip çevirme hakkını ileri sürme imkânı verir. Kilise, bir yandan maddi ya da dünyevi kılıcın kralların ya da imparatorların elinde olduğunu söylüyor ama öbür yandan bu kılıcın ancak Kilise’nin buyruklarına tabi olarak kullanılması gerektiğini ileri sürüyordu. Böylece, krallar ya da imparatorlar adeta Kilise’nin hizmetkârı ya da feodal döneme uygun bir ifadeyle vasalı hâline getirilmiş oluyordu.

Soru 97

Ülke ya da vatan toprağı duygusunun temelinde yatan sebep aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Büyük imparatorlukların ayakta duramayacağının anlaşılması
B
Kilisenin vatan toprağı ile ilgili vaazlar vermesi
C
Toprak sahiplerinin kendi geleceklerini düşünerek bu ülküye kendilerini adamaları
D
Kentlerin özgürleşmesiyle, kente bağlılık yani toprak temelli aidiyet duygusunun yeşermesi
E
Feodal yapılanmayla beraber hukuk sistemlerinin o yönde gelişmesi sebebi ortaya çıkan doğal sonuç olması
Açıklama:
Kentlerin kendi kurumsal yönetim mekanizmalarını oluşturmaları, aynı zamanda feodal bağlılık, sadakat ve sözleşme ilişkilerini de ciddi bir biçimde sarsmış, farklı bir ifadeyle “kent havası özgür kalmaya başlamıştır.” Artık kişisel bağlılık ilişkilerinin yerini, bizzat kente bağlılık almaya, yani toprak temelli aidiyet duygusu yeşermeye başlamıştır ki toprak temelli bu aidiyet duygusu giderek ülke ya da vatan toprağı duygusuna giden yolu açar.

Soru 98

Sığıntı ya da yanaşma anlamına gelen, kendisi yurttaş olmayıp bir yurttaşın koruması altında bulunan ve ona hizmet eden kişilere ne ad verilir?

Seçenekler

A
Client
B
Auctoritas
C
Curias
D
Tribus
E
Gens
Açıklama:
Sığıntı ya da yanaşma anlamına gelen client, kendisi yurttaş olmayıp bir yurttaşın koruması altında bulunan ve ona hizmet etme yükümlülüğüyle başlı bulunan kişilere verilen addır. Korumacılık kelimesi aslında bu kelimeden türemiştir.

Soru 99

Çoluk çocuktan başka serveti olmayan kimseler’ anlamına gelen terim aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Res publica
B
Imperium
C
Comitia
D
Proletarii
E
Auctoritas
Açıklama:
Çoluk çocuklarından başka bir serveti olmayanlar, sadece çocuk üretebilenler, çocuk emzirmekten başka bir mahareti olmayanlar anlamına gelen proletarii kelimesi, o zamanlarda toplumun en yoksullarını ifade etmek için kullanılırdı.

Soru 100

En yüksek kamu gücü olan yürütme yetkisini ifade eden terim aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Latifundium
B
Polybios
C
Diktatörlük
D
Populares
E
Imperium
Açıklama:
Imperium, en yüksek kamu gücünü, yani yürütme yetkisini ifade eder. Bu bakımdan, tipik olarak yüksek devlet görevlilerinde karşımıza çıkar. Ancak onlara bağlı olarak çalışan, vergi memurları gibi devlet memurları imperium’um taşıyıcılarıdırlar.

Soru 101

Ticarete dayalı, büyük çiftliklerde kullanılan geniş ölçekli bir tarım türü aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Latifundium
B
İstoriai
C
Res romana
D
Senatus
E
Pleb
Açıklama:
Latifumdium, ticarete dayalı, geniş ölçekli tarımın özgün bir örneğidir. Büyük köle yığınlarının emeğinin tümüne, karşılıksız olarak el konulmasıyla işletilen bu çiftlikler, köle emeğinin yeniden üretilmesi için kölelere olduğunca pay vermekten kaçınıyorlardı. Bu durum Roma’yı sürekli olarak fetihlere yönlendiren önemli etkenlerden birisiydi.

Soru 102

Olağanüstü dönemlerde, konsüllerce atanan ve kendisine senato tarafından belirli bir amaç doğrultusunda altı ayı aşmayacak üzere tam yetki verilmesi durumuna aşağıdakilerden hangisi denilmektedir?

Seçenekler

A
Monarşi
B
Oligarşi
C
Diktatörlük
D
İmparatorluk
E
Altın çağı mitosu
Açıklama:
Bugünkü çağrışımlarıyla yani zora dayalı, yaygın şiddet ve keyfilikle nitelendirilebilecek bir terim olan diktatörlük, Roma döneminde, cumhuriyet tarafından geliştirilmiş anayasal bir kurumdur. Olağanüstü dönemlerde konsüllerce atanan ve kendisine senato tarafından belirli bir amaç doğrultusunda, altı ayı geçmemek üzere tam etki verilen kişiye diktatör denmektedir.

Soru 103

İmparatorluk ideolojisinin temeli aşağıdaki fikirlerden hangisine dayanmaktadır?

Seçenekler

A
Res publica
B
Potestas
C
Altın çağ mitosu
D
Res romana
E
Colonus
Açıklama:
Res Romana terimi, Roma’a ait olan her şeyi, Romalılığı öne çıkarmaktadır. Terim, imparatorluk döneminde yayılma alanı bulmuştur ve bu dönemde devlet daha çok imparatorların gücüyle ifade edilir hale gelmiştir. İmparatorluk ideolojisinin ağırlık noktası Res Romana, Roma adına, Roma için imparatorun çevresinde birlik olmaktır.

Soru 104

İnsanların devlet öncesi yaşadıkları kabul edilen, özel mülkiyetin, köleliğin, eşitsizliğin olmadığı doğal toplumsal duruma ne ad verilmektedir?

Seçenekler

A
Kilise
B
Altın çağı mitosu
C
Katholikos
D
Patristik
E
Potestas
Açıklama:
İnsanların devlet öncesi yaşadıkları kabul edilen, özel mülkiyetin, köleliğin, eşitsizliğin olmadığı doğal, toplumsal duruma ‘altın çağı mitosu’ adı verilmektedir. Buna göre, bu doğal toplumsal durumdan çıkılması çoğu kötülüğün ana nedenidir. Bu mitosu siyasal düşünce içinde en iyi ifade eden isim Jean-Jacques Roussaue’dur.

Soru 105

Hristiyan öğretisini Antik felsefenin kavramlarıyla birleştirerek daha sistemli bir dünya görüşü ortaya koymak için yapılan girişimlere ne ad verilir?

Seçenekler

A
Sezaropapizm
B
Patristik düşünce
C
Civitas Dei
D
Potestas
E
Feodalite
Açıklama:
Pavlus’un ardından, Hristiyan öğretisini Antik felsefenin kavramlarıyla biçimlendirerek sistemli bir dünya görüşü ortaya koymak amacıyla kilisenin o dönemdeki ileri gelenlerinin daha sonra Roma Kilisesi tarafından aziz sayılmış olanların düşünsel girişimlerinin tümüne verilen ad Patristik düşüncedir.

Soru 106

Toprağa bağımlı kılınmış, hukuken toprağı terk etmesi yasaklanmış köylülüğü ifade eden terim aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Serflik
B
Manor lordu
C
Fief
D
Primus inter pares
E
Feodalite
Açıklama:
Feodal toplumun en önemli bileşenlerinden biri olan serflik, toprağa bağımlı kılınmış, yani hukuken toprağı terk etmesi yasaklanmış köylülüğü ifade eder. Toprak köleliği olarak adlandırılsa da kölelikle karıştırılmamalıdır. Serfler, toprağa bağlı kılınmakla beraber, küçük işletme sermayelerine toprağın tasarruf hakkına ve küçük üretim araçlarına sahiptir.

Soru 107


  1. İnsani yasa

  2. Sonsuz yasa

  3. Tanrısal yasa

  4. Doğal yasa


Aquinumlu Thomas’a göre, yukarıda verilen yasaların doğru sıralanması hangi şıkta doğru verilmiştir?

Seçenekler

A
I - II - III - IV
B
II - IV - I - III
C
III - II - I - IV
D
III - IV - I - II
E
IV - II - I - III
Açıklama:
Thomas için başlıca dört yasa vardır. Sonsuz yasa, doğal yasa, insani yasa ve tanrısal yasa.

Soru 108

Yurttaşlık haklarına sahip Roma halkı nasıl adlandırılmaktaydı?

Seçenekler

A
Populus Romanus
B
Tribus
C
Curia
D
Pleb
E
Client
Açıklama:
Yurttaşlık haklarına sahip olan Roma halkı, populus romanus olarak adlandırılmaktaydı ve üç temel kabilede (tribus) toplanmıştı. Her tribus, on fratriye (curia), her curia ise 10 klana (gens) ayrılmıştı. Böylece populus romanus, üç tribus, 30 curia ve 300 gensten oluşmaktaydı. Pleb, genellikle yoksul, siyasal katılımı düşük halk sınıfı, Client ise sığıntı ya da yanaşma anlamına gelmektedir.

Soru 109

Roma Krallığı’nda toplumun en yoksul kesimi hangisidir?

Seçenekler

A
Pleb
B
Client
C
Proletarii
D
Patrici
E
Gens
Açıklama:
Pleb, genellikle yoksul, siyasal katılımı düşük halk sınıfı, Client ise sığıntı ya da yanaşma anlamına gelmektedir. Gens, soy örgütlenmesinin birinci basamağında yer alan aile birliği, klandır. Patrici, Eski Roma’da kendilerine Roma’nın kurucu rolü atfedilen efsanevi gens şeflerinin, klanın atalarının soyundan geldiği kabul edilen soylu sınıftır. Çoluk çocuklarından (proles) başka serveti olmayanlar, yalnızca ‘çocuk üretebilenler’, ‘çocuk emzirmekten başka mahareti olmayanlar’ anlamındaki proletarii- toplumun en yoksullarıdır.

Soru 110

İstoriai (Tarihler) eserinin yazarı düşünür kimdir?

Seçenekler

A
Cicero
B
Polybios
C
Spartacus
D
Seneca
E
Augustinus
Açıklama:
Polybios (İÖ 200-120) Roma’ya savaş esiri olarak götürülmüş Yunanlı bir düşünürdür. Ancak kısa zamanda Roma’nın büyük gücü karşısında Roma’ya hayran kalmış ve bu başarıyı açıklama iddiasıyla İstoriai (Tarihler) adlı yapıtını kaleme almıştır.

Soru 111

I. Kişinin en üstün uğraşısı politika ya da devlet adamlığı olmalıdır.
II. Bilge kişiler politikayla uğraşmalıdır.
III. Yurttaş, gerektiğinde kendini devlet için feda etmeyi bilmelidir.
Hangisi ya da hangileri Cicero’nun görüşlerindendir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Cicero kişinin en üstün uğraşının politika ya da devlet adamlığı olduğu düşüncesindedir. Bu düşüncenin gerisinde ise kişinin kendini kamu hizmetine adaması gerektiği biçimindeki eski Roma cumhuriyet geleneği yatmaktadır. Cicero, iç çalkantılar döneminde siyasetten soğumayı ve uzaklaşmayı ifade eden özellikle Epikuroscu görüşlere şiddetle karşı çıkar. Bilge kişiler politikayla uğraşmalıdır. Yurttaş, gerektiğinde kendini devlet için feda etmeyi bilmelidir. Çünkü yurttaşın kişisel çıkarıyla kamusal çıkar arasında bir birlik vardır. Bu yaklaşım Cicero’nun devlete ilişkin temel görüşlerinin anahtarıdır da.

Soru 112

Roma, kimin döneminde bir imparatorluğa dönüşmüştür?

Seçenekler

A
Caracalla
B
Aurelianus
C
Constantinus
D
Augustus
E
Theodosius
Açıklama:
İÖ 27’de Octavianus’un Augustus adını almasıyla Roma bir imparatorluğa dönüşmüştür. Kendisinin birinci yurttaş anlamında princeps olarak adlandırılmasını istemiştir. Bu yüzden imparatorluğun bu ilk dönemleri principatus (birinci yurttaşın yönetimi) olarak anılır.

Soru 113

I. Özgürlüğü siyasal olarak ele almaz.
II. Siyasetten uzaklaşmanın, soğumanın adıdır.
III. En önemli temsilcilerinden biri Seneca’dır.
Hangisi ya da hangileri Stoacı düşünceye ilişkin doğru ifadelerdendir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Stoacı düşünce özgürlüğü siyasal olarak ele almaz. Özgürlük daha çok bilinçsel, ruhsal, içsel bir durum olarak kavranır. Stoacılık siyasetten uzaklaşmanın, soğumanın adıdır. Bunun en önemli temsilcilerinden biri ise Seneca’dır.

Soru 114

I. Amacı ve adaleti yönetmesi bakımından iyidir.
II. Gerekli kılınmıştır.
III. Kökeni bakımından kötüdür.
Hangisi ya da hangileri Augustinus’un devlete ilişkin görüşlerindendir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve II
E
I, II ve III
Açıklama:
Augustinus’a göre devlet, amacı ve adaleti yönetmesi bakımından iyi ama kökeni bakımından kötüdür. Devlet gerekli kılınmıştır çünkü insanlar Tanrı’dan ayrılıp kargaşaya düşmüş ve Tanrı bu yüzden insanları birbirinin üstüne hükümran kılmıştır. O hâlde devlet, kökeni bakımından ilk günahla malul, bir cezadan öte değildir.

Soru 115

Aşağıdakilerden hangisi feodaliteye ilişkin doğru bir ifade değildir?

Seçenekler

A
Soya ve tabakalara dayalı yükümlülükler sistemini katı bir şekilde uygular.
B
Tüm Orta Çağ dönemini kapsar.
C
Küçük iktidarları büyütmüştür.
D
İktidarın yokluğu değil çokluğudur.
E
Devletin güvenlik ihtiyacını karşılayamaması yaygınlaşmasını sağlamıştır.
Açıklama:
Orta Çağı nitelediği kabul edilen terimlerden biri olan feodalite hem zaman, hem de coğrafya olarak tüm Orta Çağ dönemini kapsamaz. Feodaliteyi niteleyen en önemli şeylerin başında gerek soya gerek tabakalara dayalı yükümlülükler sisteminin katı bir biçimde uygulanması gelirken, bir diğer unsur küçük iktidarlar topluluğunun varlığıdır; özellikle devletin güvenlik ihtiyacını karşılayamaması küçük iktidarları “büyütmüştür,” yani yaygınlaştırmıştır. Bu bakımdan feodalite, iktidarın yokluğu değil, “çokluğudur”.

Soru 116

I. Dünyevi iktidarın kiliseye ait olması gerektiğini savunur.
II. Kilisenin artık auctoritas’la yetinmeyip potestas’ı da istemesini ifade eder.
III. Papa’nın yetkilerinin kısıtlanması anlamına gelir.
Hangisi ya da hangileri plenitudo potestatis savına ilişkin doğru ifadelerdendir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Kilise artık dünyevi iktidarla dinsel iktidar arasındaki farklılığı ve ayrışmayı ortadan kaldırma peşindedir. İki ayrı iktidarı temsil eden iki ayrı kılıç, tek bir elde, Papalığın elinde birleşmelidir. Yani artık Kilise, plenitudo potestatis savını ileri sürmektedir. Bu bakımdan Kilise, artık auctoritas’la yetinmemekte, potestas’ı da istemektedir.

Soru 117

Policraticus (Devlet Adamının Kitabı) eserinin yazarı kimdir?

Seçenekler

A
Cicero
B
Polybios
C
Seneca
D
Salisburyli John
E
Augustinus
Açıklama:
Augustinus’un Tanrı Devletinden sonra, Orta Çağda üretilmiş, ilk kapsamlı siyasal inceleme metni olan Policraticus’un yazarı Salisburyli John’dur.

Soru 118

Sığıntı ya da yanaşma anlamına gelen, kendisi yurttaş olmayıp bir yurttaşın koruması altında bulunan ve ona hizmet eden kişilere ne ad verilir?

Seçenekler

A
Client
B
Auctoritas
C
Curias
D
Tribus
E
Gens
Açıklama:
Auctoritas, İktidarın uygulama gücünü hayata geçirilebilmesi için gerek duyduğu meşruluğu sağlayan otoritedir. Yurttaşlık haklarına sahip Roma halkı anlamına gelen populus romanus, 3 tribus, 30 curia ve 300 gens’ten oluşmaktadır. Sığıntı ya da yanaşma anlamına gelen client, kendisi yurttaş olmayıp bir yurttaşın koruması altında bulunan ve ona hizmet etme yükümlülüğüyle başlı bulunan kişilere verilen addır. Korumacılık kelimesi aslında bu kelimeden türemiştir.

Soru 119

“Çoluk çocuktan başka serveti olmayan kimseler” anlamına gelen terim aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Res publica
B
Imperium
C
Comitia
D
Proletarii
E
Auctoritas
Açıklama:
Res Publica, Cumhuriyet rejimini ifade eder. İmperium en yüksek yürütme yetkisidir. Roma’da Kral kendi altında bulunan iki meclis ile birlikte yönetirdi. Bunlardan ilki, kralı da seçen comitia curiata, yani fratriler meclisidir ve yasama işlevini üstlenmiştir. Auctoritas, İktidarın uygulama gücünü hayata geçirilebilmesi için gerek duyduğu meşruluğu sağlayan otoritedir. Çoluk çocuklarından başka bir serveti olmayanlar, sadece çocuk üretebilenler, çocuk emzirmekten başka bir mahareti olmayanlar anlamına gelen proletarii kelimesi, o zamanlarda toplumun en yoksullarını ifade etmek için kullanılırdı.

Soru 120

En yüksek kamu gücü olan yürütme yetkisini ifade eden terim aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Latifundium
B
Polybios
C
Diktatörlük
D
Populares
E
Imperium
Açıklama:
Ticarete dayalı, geniş ölçekli tarımın özgün bir örneği olan işletme tarzıdır. Polybos (İÖ 200-120), Roma’ya savaş esiri olarak götürülmüş Yunanlı bir düşünürdür. Diktatörlük, Roma’da cumhuriyet tarafından getirilmiş anayasal bir kurumdur. Populares, halkı ifade eder. Imperium, en yüksek kamu gücünü, yani yürütme yetkisini ifade eder. Bu bakımdan, tipik olarak yüksek devlet görevlilerinde karşımıza çıkar. Ancak onlara bağlı olarak çalışan, vergi memurları gibi devlet memurları imperium’un taşıyıcılarıdırlar.

Soru 121

Ticarete dayalı, büyük çiftliklerde kullanılan geniş ölçekli bir tarım türü aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Latifundium
B
İstoriai
C
Res romana
D
Senatus
E
Pleb
Açıklama:
Yunanlı düşünür Polybios, savaş esiri olarak götürüldüğü Roma’nın gücü karşısında hayran kalmış ve İstoaiai (Tarihler) adlı yapıtını kaleme almıştır. Res romana, Roma’ya ait olan şeyi, Romalılığı öne çıkartan terimdir. Senatus, sanato, pleb ise genellikle yoksul, siyasal katılımı düşük halk sınıfını ifade etmektedir. Latifumdium, ticarete dayalı, geniş ölçekli tarımın özgün bir örneğidir. Büyük köle yığınlarının emeğinin tümüne, karşılıksız olarak el konulmasıyla işletilen bu çiftlikler, köle emeğinin yeniden üretilmesi için kölelere olduğunca pay vermekten kaçınıyorlardı. Bu durum Roma’yı sürekli olarak fetihlere yönlendiren önemli etkenlerden birisiydi.

Soru 122

Olağanüstü dönemlerde, konsüllerce atanan ve kendisine senato tarafından belirli bir amaç doğrultusunda altı ayı aşmayacak üzere tam yetki verilmesi durumu aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Monarşi
B
Oligarşi
C
Diktatörlük
D
İmparatorluk
E
Altın çağı mitosu
Açıklama:
Bugünkü çağrışımlarıyla yani zora dayalı, yaygın şiddet ve keyfilikle nitelendirilebilecek bir terim olan diktatörlük, Roma döneminde, cumhuriyet tarafından geliştirilmiş anayasal bir kurumdur. Olağanüstü dönemlerde konsüllerce atanan ve kendisine senato tarafından belirli bir amaç doğrultusunda, altı ayı geçmemek üzere tam etki verilen kişiye diktatör denmektedir.

Soru 123

İmparatorluk ideolojisinin temeli aşağıdaki fikirlerden hangisine dayanmaktadır?

Seçenekler

A
Res publica
B
Potestas
C
Altın çağ mitosu
D
Res romana
E
Colonus
Açıklama:
Res Publica, Roma düşüncesinde devletin kamusal vasfını ortaya koyar. Potestas, bir uygulama gücü olarak iktidarı işaret eder. Altın çağ mitosu, insanların devlet öncesi yaşadığı kabul edilen, özel mülkiyet, eşitsizlik veya köleliğin olmadığı doğal toplumsal duruma verilen addır. Colonus, orta çağdaki serflerin ilk örnekleri sayılabilecek, yeni bir sınıf olarak tanımlanabilir. Res Romana terimi, Roma’a ait olan her şeyi, Romalılığı öne çıkarmaktadır. Terim, imparatorluk döneminde yayılma alanı bulmuştur ve bu dönemde devlet daha çok imparatorların gücüyle ifade edilir hale gelmiştir. İmparatorluk ideolojisinin ağırlık noktası Res Romana, Roma adına, Roma için imparatorun çevresinde birlik olmaktır.

Soru 124

İnsanların devlet öncesi yaşadıkları kabul edilen, özel mülkiyetin, köleliğin, eşitsizliğin olmadığı doğal toplumsal duruma ne ad verilmektedir?

Seçenekler

A
Kilise
B
Altın çağı mitosu
C
Katholikos
D
Patristik
E
Potestas
Açıklama:
Kataholikos, evrensel anlamına gelmektedir. Patristik düşünce, Pavlus’un ardından, Hristiyan öğretisini Antik felsefenin kavramlarıyla biçimlendirerek sistemli bir dünya görüşü ortaya koymak amacıyla kilisenin o dönemdeki ileri gelenlerinin, daha Roma Kilisesi tarafından aziz sayılmış olanların düşünsel girişimlerinin tümüne verilen addır. Potestas, bir uygulama gücü olarak iktidarı işaret eder. İnsanların devlet öncesi yaşadıkları kabul edilen, özel mülkiyetin, köleliğin, eşitsizliğin olmadığı doğal, toplumsal duruma ‘altın çağı mitosu’ adı verilmektedir. Buna göre, bu doğal toplumsal durumdan çıkılması çoğu kötülüğün ana nedenidir. Bu mitosu siyasal düşünce içinde en iyi ifade eden isim Jean-Jacques Roussaue’dur.

Soru 125

Hristiyan öğretisini Antik felsefenin kavramlarıyla birleştirerek daha sistemli bir dünya görüşü ortaya koymak için yapılan girişimlere ne ad verilir?

Seçenekler

A
Sezaropapizm
B
Patristik düşünce
C
Civitas Dei
D
Potestas
E
Feodalite
Açıklama:
Sezaropapizm, Doğu Roma’da imparatorun kutsallaştırılarak aynı zamanda kilisenin başı sayılmasını ifade eder. Civitas Dei (Tanrı Devletin Üstüne) Aurelius Augustinus’un siyasal düşünce bakımından en önemli yapıtıdır. Potestas, bir uygulama gücü olarak iktidarı işaret eder. Feodalite (Derebeylik), Orta Çağ Avrupa’sında uygulanmış sosyo-ekonomik ve siyasal düzendir. Pavlus’un ardından, Hristiyan öğretisini Antik felsefenin kavramlarıyla biçimlendirerek sistemli bir dünya görüşü ortaya koymak amacıyla kilisenin o dönemdeki ileri gelenlerinin daha sonra Roma Kilisesi tarafından aziz sayılmış olanların düşünsel girişimlerinin tümüne verilen ad Patristik düşüncedir.

Soru 126

Toprağa bağımlı kılınmış, hukuken toprağı terk etmesi yasaklanmış köylülüğü ifade eden terim aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Serflik
B
Manor lordu
C
Fief
D
Primus inter pares
E
Feodalite
Açıklama:
Feodalite (Derebeylik), Orta Çağ Avrupa’sının bir kısımında uygulanmış sosyo-ekonomik ve siyasal düzendir. Fief, sözleşmesi ve Fief, Feodal düzende bir tür bağlılık sözleşmesini ve sözleşmenin konusu olan hakları ifade etmektedir. Feodal üretim tarzının temelini oluşturan örgütlenmenin en üstünde yer alan beye Manor lordu adı verilir. Primus inter pares (eşitlikler arasında birinci), kralın kendisine bağlı senyörler dışında kalan senyörlere doğrudan buyuramamasını ifade eden ‘adamımın adamı adamım değildir’ ilkesine işaret eder. Feodal toplumun en önemli bileşenlerinden biri olan serflik, toprağa bağımlı kılınmış, yani hukuken toprağı terk etmesi yasaklanmış köylülüğü ifade eder. Toprak köleliği olarak adlandırılsa da kölelikle karıştırılmamalıdır. Serfler, toprağa bağlı kılınmakla beraber, küçük işletme sermayelerine toprağın tasarruf hakkına ve küçük üretim araçlarına sahiptir.

Soru 127

I. İnsani yasa
II. Sonsuz yasa
III. Tanrısal yasa
IV. Doğal yasa
Aquinumlu Thomas’a göre, yukarıda verilen yasaların doğru sıralanması hangi şıkta doğru verilmiştir?

Seçenekler

A
I - II - III - IV
B
II - IV - I - III
C
III - II - I - IV
D
III - IV - I - II
E
IV - II - I - III
Açıklama:
Thomas için başlıca dört yasa vardır. Sonsuz yasa, doğal yasa, insani yasa ve tanrısal yasa.

Soru 128

Auctoritas kavramı aşağıdakilerden hangisinde doğru tanımlanmıştır?

Seçenekler

A
İktidarın uygulama gücünü hayata geçirilebilmesi için gerek duyduğu meşruluğu sağlayan otorite
B
Yurttaş olmayıp bir yurttaşın korumasına ihtiyacı olan sığınmacıların koruyuculuğunu yapan kişilere verilen ad
C
Devletin bekasının sağlanmasında etkin rol oynayan siyasi danışmanlara verilen isim
D
Aristokrasi sahibi kişilerin halk dilindeki adı
E
Devletin askeri anlamda stratejilerinin tartışıldığı yüksek kurul
Açıklama:
Sözcük olarak augeo (artırmak, çoğaltmak) fiiliyle ilişkili olsa da siyasal düşünce içinde bu anlamda kullanılmaz. İktidarı bir şeyi yapabilme, uygulama gücü olarak düşünürsek, auctoritas bu gücün hayata geçirilebilmesi, uygulanabilir olması için gerek duyduğu meşruluğu, otoriteyi sağlar. Bu bakımdan uygulamanın kendisini haklı göstermek için başvurduğu ilke olarak “iktidarın ilkesi” diye kavranır. Örneğin Roma’da uygulama gücü halkın ama onu uygulanabilir kılan otorite yani auctoritas senatonun ya da senato babalarının elindedir. Anlaşılacağı gibi, auctoritas kimin elinde ya da kimden geliyorsa, uygulama gücü olarak iktidar ona tabi olacaktır.

Soru 129

Roma döneminde Res Publica (cumhuriyet) rejiminin en büyük yeniliği aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanıması
B
Krallığı tasfiye etmesi ve konsüllüğü getirmesi
C
Kralın yetkilerini simgesel boyuta indirmesi ve yönetimi halka bırakması
D
Yönetim alanında başlayıp toplumsal alanda gelişmiş büyük bir devrim olması
E
Hak ve eşitlikleri güvence altına alması
Açıklama:
Cumhuriyet (res publica) rejiminin en büyük yeniliği, krallığın tasfiyesiyle birlikte, yürütme erkini kullanmak üzere konsüllüğü getirmiş olmasıdır. En yüksek yürütme yetkisiyle yani imperium’la donanmış iki konsül, bir yıllığına comitia centuriata tarafından seçiliyordu. Konsüller birlikte yönetiyor ve aralarında anlaşmazlık çıkarsa olumsuz görüş ağır basmış sayılıyordu.

Soru 130

İÖ. 73 yılında gerçekleşmiş, iki yıl süren ve Roma devletini sarsacak kadar geniş çaplı köle ayaklanması aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Populares Ayaklanması
B
Res Publica İsyanı
C
Spartacus Ayaklanması
D
Latifundium İsyanı
E
Optimates Ayaklanması
Açıklama:
En büyük ve en bilinen köle ayaklanması, İ.Ö. 73’te, Trakyalı bir gladyatör olan Spartacus’un önderliğinde gerçekleşen ayaklanmadır. İki yıl boyunca bastırılamayan ayaklanma, Spartacus’un öldürülmesiyle dağıtılır ve ele geçirilen 6000 köle Roma’dan Capua’ya dek uzanan Appia yolunda çarmıha gerilir.

Soru 131

Önemli Roma düşünürlerinden olan ve insanın en yüce uğraşının politika ve devlet adamlığı olduğunu savunan tarihte iz bırakmış ünlü kişilik aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Crassus
B
Marcus Antonius
C
Octavianus
D
Cicero
E
Augustus
Açıklama:
Marcus Tullius Cicero (İÖ 106-43) varlıklı atlılar sınıfının mensubu olarak aktif bir siyasetçi ve iyi hatip olmanın yanı sıra, Roma düşüncesinin en önemli isimlerinden biridir. Soyluların ve varsılların desteğiyle önce konsüllük, ardından senatörlük yapmıştır. Kısa yaşam öyküsünün de gösterdiği gibi, Cicero kişinin en üstün uğraşının politika ya da devlet adamlığı olduğu düşüncesindedir.

Soru 132

I. Hristiyanlık
II. Sistemin askerileşmesi sonucu Roma’nın önemini kaybetmesi
III. İmparatorluğun çok geniş sınırlara ulaşması
IV. İmparatorların ülkeyi yönetecek yeterli becerilerinin olmaması
Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri Roma İmparatorluğu’nun çöküşünü hızlandıran sebeplerdendir?

Seçenekler

A
I ve II
B
I ve IV
C
II ve III
D
III ve IV
E
II, III ve IV
Açıklama:
Roma çöküş sürecinde; sınırların giderek genişlemesiyle ordu yeniden büyük bir önem kazanmıştır. Uyrukların çok farklı topluluklardan oluşması ve Roma ordusunun bu farklı toplulukların üyelerinden derlenmesi, ordunun yeniden hızla siyasallaşmasını ve iktidara göz dikmesini kolaylaştıran bir etmen olmuştur. Sistemin hızla askerileşmesi nedeniyle imparatorluğun başkenti Roma kenti önemsizleşmeye başlamış, askerî nedenlerle eyalet başkentleri yeni çekim merkezleri hâline gelmişti. İmparatorların başarılı önlemleri bile Roma’nın çöküşünü durdurmaya yetmemiştir. Öyle ki çöküş sürecinde Roma, daha önce sürekli mücadele ettiği Hristiyanlıkla bile uzlaşır. Hristiyanlar 313 yılında Constantinus’un Milano fermanıyla inanç özgürlüğüne kavuşurlar. Constantinus da bu yeni dine katılır. Nihayet imparator Theodosius bu dini devlet dini ilan edip bunun dışındaki dinleri yasaklar. Böylece yeni din sayesinde imparatorluğun içeriden bölünmesi önlenmiş olur.

Soru 133

“Altın çağ mitosu” ne anlama gelmektedir?

Seçenekler

A
Roma İmparatorluğu’nun tekrar eski gücüne kavuşacağı günleri özlemle bekleyen Romalıların kullandığı söylem
B
Temelde Res Romana’nın uygulanmasını öğütleyen ilkeler bütünü
C
Roma’da matematik ve fizik biliminde yaşanan bilimsel gelişmeler dönemini niteleyen kavram
D
İnsanların devlet öncesi yaşadıkları kabul edilen, özel mülkiyetin, köleliğin, eşitsizliğin olmadığı doğal toplumsal duruma verilen ad
E
Roma İmparatoru Neron’un etkili hükümdarlık dönemine verilen ad
Açıklama:
Altın çağ mitosu: insanların devlet öncesi yaşadıkları kabul edilen, özel mülkiyetin, köleliğin, eşitsizliğin olmadığı doğal toplumsal durum. Buna göre, bu doğal toplumsal durumdan çıkılması çoğu kötülüğün ana nedenidir. Bu mitosu siyasal düşünce içinde en iyi ifade eden isim Jean-Jacques Rousseau’dur.

Soru 134

Hristiyanlığın evrensel bir din olarak görülmesinde önemli çalışmalar yapmış ve onu uygun bir şeriatla donatılmasını sağlamış, Hristiyanlığın gerçek kurucusu sayılan kişi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
İgnatios
B
Petrus
C
Eusebius
D
Anastasyus
E
Pavlus
Açıklama:
Hristiyanlığı, ona uygun bir şeriatla donatan asıl kişi Pavlus’tur. Pavlus, adeta bu dinin gerçek kurucusudur. Hristiyanlığı seçtikten sonra hem bu yeni inancın yaygınlaşması hem de kurumlaşarak bir şeriat oluşturması için en önemli çalışmaları yapan kişidir. Pavlus faaliyetlerini, Yahudilerin İsa’nın mesajını reddetmesi nedeniyle diğer topluluklara yönelerek başlatır. Bu dönüm noktasından itibaren Pavlus Hıristiyanlığı bir kavim dini olarak değil, dünya cemaatine ait (evrensel) bir din olarak görür.

Soru 135

Feodal bir toplumda “serflik” ne anlama gelmektedir?

Seçenekler

A
Toprağa bağımlı kılınmış, hukuken toprağı terk etmesi yasaklanmış köylülük
B
İşlenen topraklara verilen ad
C
Feodal yapının düzeni ve denetiminden sorumlu devlet adamlarına verilen yetki
D
Köylülerin işledikleri topraklar üzerinden vermek zorunda oldukları toprak vergisi
E
Feodal yapının nasıl işleyeceğini açıklayan yasal düzenlemeleri içeren kanunlar bütünü
Açıklama:
Feodal toplumun en önemli bileşenlerinden biri olan serflik, toprağa bağımlı kılınmış, yani hukuken toprağı terk etmesi yasaklanmış köylülüğü ifade eder. “Toprak köleliği” olarak adlandırılsa da kölelikle karıştırılmamalıdır. Serfler, toprağa bağlı kılınmakla birlikte, küçük işletme sermayelerine, toprağın tasarruf hakkına ve küçük üretim araçlarına sahiptir.

Soru 136

“İki Kılıç Kuramı” kavramını aşağıdakilerden hangisi açıklar?

Seçenekler

A
İmparator ve kilisenin birlikte devleti yönetmesi
B
Kilise’nin hem dünyevi işleri ve adaleti yürütme, hem de dinsel alanı yönetme yetkisi olması
C
İmparatorun kendine dini ünvanlar atayarak hem kilise hem devlet işlerinde etkili olması
D
İmparatorun askeri birliklerin de başında başkomutan olarak görev ve yetki sahibi olması
E
İmparatorluğun hem imparator hem de danışman bir konsül tarafından yönetilmesi
Açıklama:
Bu kuram, Kilise’ye hem dünyevi işleri idare etme, düzeni ve adaleti sağlama, hem de dinsel alanı çekip çevirme hakkını ileri sürme imkânı verir. Kilise, bir yandan maddi ya da dünyevi kılıcın kralların ya da imparatorların elinde olduğunu söylüyor ama öbür yandan bu kılıcın ancak Kilise’nin buyruklarına tabi olarak kullanılması gerektiğini ileri sürüyordu. Böylece, krallar ya da imparatorlar adeta Kilise’nin hizmetkârı ya da feodal döneme uygun bir ifadeyle vasalı hâline getirilmiş oluyordu.

Soru 137

Ülke ya da vatan toprağı duygusunun temelinde yatan sebep aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Büyük imparatorlukların ayakta duramayacağının anlaşılması
B
Kilisenin vatan toprağı ile ilgili vaazlar vermesi
C
Toprak sahiplerinin kendi geleceklerini düşünerek bu ülküye kendilerini adamaları
D
Kentlerin özgürleşmesiyle, kente bağlılık yani toprak temelli aidiyet duygusunun yeşermesi
E
Feodal yapılanmayla beraber hukuk sistemlerinin o yönde gelişmesi sebebi ortaya çıkan doğal sonuç olması
Açıklama:
Kentlerin kendi kurumsal yönetim mekanizmalarını oluşturmaları, aynı zamanda feodal bağlılık, sadakat ve sözleşme ilişkilerini de ciddi bir biçimde sarsmış, farklı bir ifadeyle “kent havası özgür kalmaya başlamıştır.” Artık kişisel bağlılık ilişkilerinin yerini, bizzat kente bağlılık almaya, yani toprak temelli aidiyet duygusu yeşermeye başlamıştır ki toprak temelli bu aidiyet duygusu giderek ülke ya da vatan toprağı duygusuna giden yolu açar.

Soru 138

Roma İmparatorluğu'nun belirli dönemlerden geçtiği sıklıkla kabul edilir. Bu dönemler aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Cumhuriyet dönemi.
B
İmparatorluk'tan Klise'nin üstünlüğüne.
C
Cumhuriyet'ten diktatörlüğe.
D
Pleb'lerin ve Client'lerin anlaşmazlığı.
E
Orta Çağ'ın doğuşu.
Açıklama:
Antik Yunan dünyasının temel siyasal birimi olan polis iktidarının yerini alan evrensel bir iktidar olarak Roma İmparatorluğu’nun gelişimini ve bunun siyasal düşünce bakımından anlamını açıklayabileceksiniz.

Soru 139

Aşağıdakilerin hangisi Client'in tanımıdır?

Seçenekler

A
Kralın güvenini kazanan kişiye verilen isimdir.
B
Bir yurttaşın koruması altında bulunan ve ona hizmet etme yükümlülüğü bulunan kişilere verilen isimdir.
C
İmparatorluğun hain diye nitelendirdiği kişidir.
D
En soylu kişilere verilen isimdir.
E
Yüksek yargıda bulunan kişilerdir.
Açıklama:
Antik Yunan dünyasının temel siyasal birimi olan polis iktidarının yerini alan evrensel bir iktidar olarak Roma İmparatorluğu’nun gelişimini ve bunun siyasal düşünce bakımından anlamını açıklayabileceksiniz.

Soru 140

Pleb'ler iki yüz yıla yayılan bir mücadele sürecinde büyük haklar elde etmeyi başarmıştır. Aşağıdakilerin hangisi bu elde edilen haklardan değildir?

Seçenekler

A
Borç köleliğine son verilmesi.
B
Kendilerine özgü bir meclis ile yöneticiler kurulunun oluşturulması.
C
Particilerle evlenme yasağının kaldırılması.
D
Yüksek devlet görevlerinin açılması.
E
Kral seçilebilme yolunun açılması.
Açıklama:
Antik Yunan dünyasının temel siyasal birimi olan polis iktidarının yerini alan evrensel bir iktidar olarak Roma İmparatorluğu’nun gelişimini ve bunun siyasal düşünce bakımından anlamını açıklayabileceksiniz.

Soru 141

İmperium neyi ifade eder?

Seçenekler

A
En yüksek kamu gücünü, yürütme yetkisini ifade eder.
B
Kamusal düzeni ifade eder.
C
Halkın güvenliğini ve refahı ifade eder.
D
Meclisi ifade eder.
E
Köleliği ifade eder.
Açıklama:
Antik Yunan dünyasının temel siyasal birimi olan polis iktidarının yerini alan evrensel bir iktidar olarak Roma İmparatorluğu’nun gelişimini ve bunun siyasal düşünce bakımından anlamını açıklayabileceksiniz.

Soru 142

Constantinus Milano Fermanı ile neyi amaçlamıştır?

Seçenekler

A
Yahudiliğin Roma'da sonsuz egemenliği.
B
Halkın tamamen siyasi özgürlüğü.
C
Hristiyanlığın özgürleştirilmesi.
D
Meclisin halka açılması.
E
Köleliğin kaldırılması.
Açıklama:
Roma İmparatorluğu’nda doğan Hristiyanlığın Roma’nın evrensel iktidarıyla toplumsal ve siyasal eşitsizlikleri nasıl meşrulaştırdığını değerlendirebileceksiniz.

Soru 143

Pavlus kimdir?

Seçenekler

A
Hristiyanlığın yaygınlaşmasında ve kurumsallaşmasında önemli çalışmalar yapan kişidir.
B
Yahudiler için çok önemli bir din adamıdır.
C
Kral tarafından azad edilmiş bir köledir.
D
Savaşlarda Roma ordusuna büyük zaferler kazandıran komutandır.
E
Meclis içinde çalışan önemli bir memurdur.
Açıklama:
Roma İmparatorluğu’nun çöküşüyle birlikte siyasal düşüncenin Hristiyanlık tarafından tümüyle nasıl dinselleştirildiğini çözümleyebileceksiniz.

Soru 144

Gelasius'un Kilise'nin devlet karşısındaki özerkliğini savunmasının amacı nedir?

Seçenekler

A
Roma'nın iktidarını dünyaya karşı savunmak.
B
Merkezi iktidarı korumak.
C
Dinsel ve dünyevi iktidarı elde etmek.
D
Roma Kilise'sini Doğu Roma Kilise'sine karşı korumak.
E
Kilise'yi I. Gregorius'a karşı korumak.
Açıklama:
Roma İmparatorluğu’nun çöküşüyle birlikte siyasal düşüncenin Hristiyanlık tarafından tümüyle nasıl dinselleştirildiğini çözümleyebileceksiniz.

Soru 145

Aşağıdakilerin hangisi Orta Çağ'ın başlamasındaki nedenlerden biri değildir?

Seçenekler

A
Batı Roma İmparatorluğunun yıkılması.
B
Yerel iktidarların öne çıkması.
C
Hristiyanlığın kurumsallaşması.
D
Doğu Roma Kilisesi'ni korumak.
E
Siyasal düzeyde merkezin iktidarın yokluğu.
Açıklama:
Roma İmparatorluğu’nun çöküşüyle birlikte siyasal düşüncenin Hristiyanlık tarafından tümüyle nasıl dinselleştirildiğini çözümleyebileceksiniz.

Soru 146

Thomas’ a göre en iyi yönetim biçimi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Karma yönetim biçimi
B
Kiliseye bağlı yönetim biçimi
C
Kral'a bağlı yönetim biçimi
D
Soylulara bağlı yönetim biçimi
E
Asillere bağlı yönetim biçimi
Açıklama:
Roma Kilisesi’nin kendi üstünlüğünden hareketle iktidar üzerinde hak iddia etmeye başlamasının düşünsel temellerini tartışabileceksiniz.

Soru 147

Magna Carta belgesi nedir?

Seçenekler

A
Kral ile soylular arasında imzalanan belge
B
Kilise ile yapılan anlaşma belgesi.
C
Bağımsızlık belgesi.
D
Soylular ile alt sınıflar arasında yapılan anlaşma belgesi
E
Kralın iktidarının belgesi.
Açıklama:
Roma Kilisesi’nin kendi üstünlüğünden hareketle iktidar üzerinde hak iddia etmeye başlamasının düşünsel temellerini tartışabileceksiniz.

Soru 148

Aşağıdakilerden hangisi1200 yıllık Roma İmparatorluğunun yaygınlıkla geçtiği kabul edilen üç dönemdir ?

Seçenekler

A
Cumhuriyet- Krallık-Oligarşi
B
Oligarşi- Cumhuriyet-Diktatörlük
C
Cumhuriyet-Cumhuriyetten İmparatorluğa Geçiş-İmparatorluk
D
Diktatörlük- Barbarlık-Cumhuriyet
E
Cumhuriyet-Barbarlık- İmparatorluğa Geçiş
Açıklama:
Antik Yunan dünyasının temel siyasal birimi olan polis iktidarının yerini alan evrensel bir iktidar olarak Roma İmparatorluğu’nun gelişimini ve bunun siyasal düşünce bakımından anlamını açıklayabileceksiniz.
1200 yıllık Roma İmparatorluğunun üç ayrı dönemden geçtiği yaygınlıkla kabul edilir. Bu dönemler cumhuriyet, cumhuriyetten imparatorluğa geçiş ve imparatorluk dönemleridir.

Soru 149

Aşağıdakilerden hangisi en yüksek kamu gücünü yani yürütme yetkisini ifade eder?

Seçenekler

A
Proletarii
B
Imperium
C
Diktatörlük
D
Monarşi
E
Auctoritas
Açıklama:
Antik Yunan dünyasının temel siyasal birimi olan polis iktidarının yerini alan evrensel bir iktidar olarak Roma İmparatorluğu’nun gelişimini ve bunun siyasal düşünce bakımından anlamını açıklayabileceksiniz.
Imperium en yüksek kamu gücünü, yani yürütme yetkisini ifade eder. Bu bakımdan tipik olarak yüksek devlet görevlilerinde karşımıza çıkar.

Soru 150

Aşağıdakilerden hangisi başlangıçta Hıristiyanlara zulmeden ancak Hıristiyanlığı seçtikten sonra hem bu yeni inancın yaygınlaşması hem de kurumlaşarak bir şeriat oluşturması için en önemli çalışmaları yapan kişidir?

Seçenekler

A
Pavlus
B
Augustinus
C
Cicero
D
Sezar
E
Sulla
Açıklama:
Roma İmparatorluğu’nda doğan Hristiyanlığın Roma’nın evrensel iktidarıyla toplumsal ve siyasal eşitsizlikleri nasıl meşrulaştırdığını değerlendirebileceksiniz.
Pavlus başlangıçta Hıristiyanlara zulmeden Yahudilerin önde gelenlerinden biridir ve bu dönemdeki adı da Saul'dur. Pavlus Hıristiyanlığı seçtikten sonra hem bu yeni inancın yaygınlaşması hem de kurumlaşarak bir şeriat oluşturması için en önemli çalışmaları yapan kişidir ve yakalanıp Roma'da öldürülünceye değin bu faaliyetini sürdürmüştür.

Soru 151

Aşağıdakilerden hangisi 476'da Batı Roma İmparatorluğunun yıkılması ile yaygınlıkla başladığı kabul edilen çağdır?

Seçenekler

A
Orta Çağ
B
İlk Çağ
C
Karanlık Çağ
D
Yakın Çağ
E
Yeni Çağ
Açıklama:
Roma İmparatorluğu’nun çöküşüyle birlikte siyasal düşüncenin Hristiyanlık tarafından tümüyle nasıl dinselleştirildiğini çözümleyebileceksiniz.
476'da Batı Roma İmparatorluğun yıkılır ve yaygınlıkla yeni bir çağın, Orta Çağın başladığı kabul edilir.

Soru 152

Aşağıdakilerden hangisi kendi döneminde Latince'ye çevrilmiş olan Aristoteles'in Politikasını okuyup değerlendiren ilk Skolastik düşünürdür?

Seçenekler

A
Salisburyli John
B
Augustus
C
Cicero
D
Spartacus
E
Aquinumlu Thomas
Açıklama:
Roma İmparatorluğu’nun çöküşüyle birlikte siyasal düşüncenin Hristiyanlık tarafından tümüyle nasıl dinselleştirildiğini çözümleyebileceksiniz.
Aquinumlu Thomas, kendi döneminde Latince'ye çevrilmiş olan Aristoteles'in Politikasını okuyup değerlendiren ilk Skolastik düşünürdür.

Soru 153

Aşağıdakilerden hangisi Thomas için başlıca olan dört tür yasadan biri değildir ?

Seçenekler

A
Sonsuz Yasa
B
Doğal Yasa
C
Tanrısal Yasa
D
İnsani Yasa
E
Yasa
Açıklama:
Roma İmparatorluğu’nun çöküşüyle birlikte siyasal düşüncenin Hristiyanlık tarafından tümüyle nasıl dinselleştirildiğini çözümleyebileceksiniz.
Thomas için başlıca dört tür yasa vardır. İlki sonsuz yasa, ikincisi doğal yasa, üçüncüsü insani yasa, dördüncüsü ise tanrısal yasadır.

Soru 154

Aşağıdakilerden hangisi İngiltere kralı Yurtsuz John ve soylular arasında imzalanan, İngilizce karşılığıyla Great Charter ( Büyük Berat) olan belgedir?

Seçenekler

A
Magna Carta
B
Plenitudo Potestatis
C
Potestas
D
Res Romana
E
Proletarii
Açıklama:
Roma Kilisesi’nin kendi üstünlüğünden hareketle iktidar üzerinde hak iddia etmeye başlamasının düşünsel temellerini tartışabileceksiniz.
İngiltere kralı Yurtsuz John ve soylular arasında imzalanan, İngilizce karşılığıyla Great Charter ( Büyük Berat) olan belgenin adı Magna Cartadır.

Soru 155

Roma İmparatorluğu’na adını veren Roma kenti ile ilgili aşağıdakil ifadelerden hangisi doğrudur?

Seçenekler

A
İÖ VII. yüzyılda kurulduğu kabul edilen ve krallıkla yönetilen bir kent devletidir.Krallık İÖ 509’da yıkılır ve cumhuriyet rejimi kurulur ama bu yeni rejim esasta krallık mirasının üzerinde yükselmektedir.
B
İÖ VII. yüzyılda kurulduğu kabul edilir. Başlangıçta Roma’da özellikle yurttaşlığın öncelikli temel koşulu, belirli bir soya ait olabilmekti. Roma bu düşünce üzerinde yükselmiştir.
C
İÖ VII. yüzyılda kurulduğu kabul edilir. İÖ 560’ta iktidar halk tarafından ele geçirilerek soylu sınıflara ağır bir darbe vurulur. Ancak daha sonra soylular iktidarı yeniden ele geçirerek oligarşik rejimi yeniden inşa ederler.
D
İÖ VII. yüzyılda kurulduğu kabul edilir. Roma’da yurttaşların siyasal haklarının kullanımı çeşitli kurumlar aracılığıyla gerçekleşir. Bunların başında da krallık yıkıldıktan sonraki, yürütme işleri gelir.
E
İÖ VII. yüzyılda kurulduğu kabul edilir. Ticaret sayesinde zenginleşmiş bir şehirdir. Roma’nın siyasal haklara sahip nüfusu, yani yurttaşları dört ana sınıfa ayrılmıştır.
Açıklama:
Antik Yunan dünyasının temel siyasal birimi olan polis iktidarının yerini alan evrensel bir iktidar olarak Roma İmparatorluğu’nun gelişimini ve bunun siyasal düşünce bakımından anlamını açıklayabileceksiniz.
İÖ VII. yüzyılda kurulduğu kabul edilmektedir. Ancak daha sonra Etrüskler Roma çevresindeki yerleşimleri de kendi bünyelerine katarak Roma’yı bir kent devleti olarak inşa ederler. Fakat daha sonra Cumhuriyet rejimi ile yönetilir.

Soru 156

Aşağıdaki etkenlerden hangisi, Hristiyanlığın yayılmasında etkili rol oynamıştır?

Seçenekler

A
Haçlı seferleri
B
Latifundium
C
Altın çağ mitosu
D
Patristik düşünce
E
Kilise
Açıklama:
Roma İmparatorluğu’nda doğan Hristiyanlığın Roma’nın evrensel iktidarıyla toplumsal ve siyasal eşitsizlikleri nasıl meşrulaştırdığını değerlendirebileceksiniz.
Hristiyanlığın evrensel bir din hâline gelmesinde ve yayılmasında kuşkusuz en önemli etken Roma İmparatorluğu’nun varlığıdır. Roma tahtına kendisi Hristiyan olan Constantinus’un geçmesiyle Constantinus tarafından yedi tepe üzerine inşa edilen yeni bir kente, Constantinopolis’e dönüştürülerek burası bir kiliseler kenti olarak yeniden inşa edilir.Kilise Hristiyanlığın yayılmasında etkili rol oynamıştır.

Soru 157

Orta Çağı nitelediği ileri sürülen temel özellikler nelerdir?

Seçenekler

A
İktisadi düzeyde feodalite, siyasal düzeyde merkezî iktidarın yokluğu ya da yerel iktidarların öne çıkması, kültürel düzeyde ise Hristiyanlığın kurumsallaşmasıdır.
B
Kilisenin yeni arayışlara yönelmesi.
C
Proletarii'nin önemini kaybetmesi.
D
Savaşlarda yenik düşen toplulukların yığın hâlinde köleleştirilmesi ve bunların latifundium’larda kullanılması.
E
Cumhuriyetten imparatorluğa uzanan kriz döneminde yaşanan büyük ideolojik çözülme.
Açıklama:
Roma İmparatorluğu’nun çöküşüyle birlikte siyasal düşüncenin Hristiyanlık tarafından tümüyle nasıl dinselleştirildiğini çözümleyebileceksiniz.
476’da Batı Roma İmparatorluğu yıkılır ve yaygınlıkla yeni bir çağın, Orta Çağın başladığı kabul edilir. Özellikle Batı Avrupa için geçerli olmak üzere, Orta Çağ denildiğinde, 476’dan başlayarak XV. yüzyılın sonuna kadar süren bir dönem anlaşılır.

Soru 158

Kilise’nin dünyevi işlerdeki büyük gücünü işaret eden ve XI. yüzyılın sonunda başlayan olay aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Aquinumlu Thomas ile birlikte, artık Kilise çatısı altında, Aristotelesçiliğin, tümüyle dinselleştirilerek siyasal düşüncenin omurgası olarak yeniden canlanması.
B
İki kılıç kuramı
C
Plenitudo potestatis savı
D
Kilise'nin politikada söz sahibi olması.
E
Haçlı Seferleri
Açıklama:
Roma İmparatorluğu’nun çöküşüyle birlikte siyasal düşüncenin Hristiyanlık tarafından tümüyle nasıl dinselleştirildiğini çözümleyebileceksiniz.
Haçlı Seferleri’yle birlikte Kilise’nin dünyevi işlerde söz sahibi olduğu, gerektiğinde savaşa girebileceği ve kan dökebileceği açıkça ortaya çıkmıştır.Haçlı Seferleri, Papa VII. Gregorius’un Kilise’ye yüklediği en önemli misyon olan dünya üzerinde Hristiyan bir toplum kurma projesinin nihayet ete kemiğe bürünmüş en önemli girişimlerindendir.

Soru 159

"Sığıntı ya da yanaşma anlamına gelmektedir. Kendisi yurttaş olmayıp bir yurttaşın koruması altında bulunan ve ona hizmet etme yükümlülüğüyle bağlı bulunan kişilere bu ad verilmektedir. "
Yukarıdaki tanım aşağıdaki seçeneklerden hangisine aittir?

Seçenekler

A
Auctoritas
B
Client
C
Patronus
D
Tribus
E
Populus romanus
Açıklama:
Antik Yunan dünyasının temel siyasal birimi olan polis iktidarının yerini alan evrensel bir iktidar olarak Roma İmparatorluğu’nun gelişimini ve bunun siyasal düşünce bakımından anlamını açıklayabileceksiniz.
Sorunun doğru cevabı B seçeneğindeki "client" dir.

Soru 160

Roma Krallığı’ nda siyasal haklardan yararlanabilmek için temel kural nedir?

Seçenekler

A
Gens üyesi olmak.
B
Pleb olmak.
C
Client olmak.
D
Patrici olmak.
E
Auctoritas olmak.
Açıklama:
Antik Yunan dünyasının temel siyasal birimi olan polis iktidarının yerini alan evrensel bir iktidar olarak Roma İmparatorluğu’nun gelişimini ve bunun siyasal düşünce bakımından anlamını açıklayabileceksiniz.
Siyasal haklardan yararlanabilmek için, örgütlenmenin birinci basamağında yer alan bir gens’in mutlaka üyesi olmak gerekiyordu. Bir gens’in üyesi olan yetişkin bütün erkekler tüm yurttaşlık haklarını elde tutuyorlardı.

Soru 161

En büyük ve en bilinen köle ayaklanması kimin önderliğinde gerçekleşmiştir?

Seçenekler

A
Sulla
B
Sezar
C
Konsül Marius
D
Spartacus
E
Polybios
Açıklama:
Antik Yunan dünyasının temel siyasal birimi olan polis iktidarının yerini alan evrensel bir iktidar olarak Roma İmparatorluğu’nun gelişimini ve bunun siyasal düşünce bakımından anlamını açıklayabileceksiniz.
Trakyalı bir gladyatör olan Spartacus’un önderliğinde gerçekleşmiştir.

Soru 162

Aşağıdaki ifadelerden hangisi Hristiyanlığın ortaya çıkış süreci için söylenemez?

Seçenekler

A
Bu din başlangıçta yeni bir Yahudilik biçimi olarak sahneye çıkmıştır.
B
Hristiyanlık başlangıçta çeşitli baskılarla, aşağılamalarla karşılaşır.
C
Roma Kilisesi’nin açık üstünlüğüne dayalı hiyerarşik örgütlenme gerçekleştirilir ve Papalık kurumsal olarak belirir.
D
Yahudilikle aynı kaynaklardan beslenen bir din olarak ortaya çıkmıştır.
E
Hristiyan topluluklar ya da “kiliseler” içinde, topluluğun tüm dinsel faaliyetleri, on iki havarinin ardılları olarak kabul edilen piskoposların denetimi altındadır.
Açıklama:
Roma İmparatorluğu’nda doğan Hristiyanlığın Roma’nın evrensel iktidarıyla toplumsal ve siyasal eşitsizlikleri nasıl meşrulaştırdığını değerlendirebileceksiniz.
Sorunun doğru yanıtı D seçeneğidir.

Soru 163

Kilise’nin dünyevi işlerdeki büyük gücünü hangi olay işaret etmiştir?

Seçenekler

A
Ortaçağın doğuşu
B
Roma İmparatorluğunun bölünmesi
C
Haçlı Seferleri
D
Kölelerin ayaklanması
E
Roma İmparatorluğunun yıkılması
Açıklama:
Roma Kilisesi’nin kendi üstünlüğünden hareketle iktidar üzerinde hak iddia etmeye başlamasının düşünsel temellerini tartışabileceksiniz.
Sorunun doğru yanıtı; XI. yüzyılın sonunda başlayan Haçlı Seferleridir

Soru 164

Aşağıdakilerden hangisi Thomas’ ın kabul ettiği başlıca dört yasadan biri değildir?

Seçenekler

A
İnsani yasa
B
Tanrısal yasa
C
Sonsuz yasa
D
Laik yasa
E
Doğal yasa
Açıklama:
Roma Kilisesi’nin kendi üstünlüğünden hareketle iktidar üzerinde hak iddia etmeye başlamasının düşünsel temellerini tartışabileceksiniz.
Sorunun doğru yanıtı D seçeneğidir.

Soru 165

İnsanların birlikte yaşamaları doğal bir zorunluluk olduğunu ve bir arada yaşayabilmek için de yol gösterici bir yöneticiye ihtiyacı olduğu siyaset anlayışını savunan düşünür kimdir?

Seçenekler

A
Aquinumlu Thomas
B
Salisburyli John
C
Augustinus
D
Seneca
E
Cicero
Açıklama:
Roma Kilisesi’nin kendi üstünlüğünden hareketle iktidar üzerinde hak iddia etmeye başlamasının düşünsel temellerini tartışabileceksiniz.
Sorunun doğru yanıtı A şıkkıdır.

Soru 166

Feodal toplumun hakim sınıfının en önemli tabakasını kimler oluşturmaktadır?

Seçenekler

A
Tüccarlar
B
Soylulukla donanmış senyörler
C
Toprağa bağımlı üreticiler
D
Özgür köylüler
E
Rahipler
Açıklama:
Roma Kilisesi’nin kendi üstünlüğünden hareketle iktidar üzerinde hak iddia etmeye başlamasının düşünsel temellerini tartışabileceksiniz.
Feodal toplumun hakim sınıfı iki bileşenli bir yapıdadır. Rahipler de hakim sınıf için önemli bir bileşen olmasına rağmen en önemli tabakasını soylulukla donanmış senyörler oluşturmaktadır. Doğru cevap B seçeneğidir.

Soru 167

İki kılıç kuramına göre devlet karşısında kilisenin durumu ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
İki kılıç kim tarafından kullanılırsa kullanılsın kiliseye aittir
B
Kilise dünyevi işleri idare etmekle yükümlüdür
C
Kuramda bahsedilen iki iktidar birbirinden bağımsızdır
D
Kilise düzen ve adaleti sağlamalıdır
E
Dinsel alanın idaresinden kilise sorumludur
Açıklama:
Roma Kilisesi’nin kendi üstünlüğünden hareketle iktidar üzerinde hak iddia etmeye başlamasının düşünsel temellerini tartışabileceksiniz.
Her iki kılıç da biri kral tarafından kullanılıyor olsa da Kilise’ye aittir ve Kilise’ye tabi olmalıdır. Bu sebeple iki iktidar birbirinden bağımsız hareket edemez çünkü ikisi de Kilise'nin dolayısıyla Tanrı'nın himayesindedir. Doğru cevap C seçeneğidir.

Soru 168

Cumhuriyet rejiminin en büyük yeniliği nedir?

Seçenekler

A
Yönetimin soyluluk tarafından biçimlendirilmesi
B
Soy temelli örgütlenmenin desteklenmesi
C
Siyasal hakların meşrulaştırılması
D
Konsüllüğün kullanılması
E
İki büyük hakim sınıfın ortaya çıkması
Açıklama:
Antik Yunan dünyasının temel siyasal birimi olan polis iktidarının yerini alan evrensel bir iktidar olarak Roma İmparatorluğu’nun gelişimini ve bunun siyasal düşünce bakımından anlamını açıklayabileceksiniz.
Cumhuriyet rejiminin en büyük yeniliği, krallığın tasfiyesiyle birlikte, yürütme erkini kullanmak üzere konsüllüğü getirmiş olmasıdır. Doğru cevap D seçeneğidir.

Soru 169

Aşağıdakilerden hangisi Pavlus'un Hristiyanlık ile ilgili görüşlerinden biridir?

Seçenekler

A
Köleler cemaate dahil değildir
B
Eşitsizliklere karşıdır
C
Kadınlar cemaatin bir parçası olamazlar
D
Yahudilerin üstün olduğunu düşünür
E
Hristiyanlığı evrensel bir din olarak görür
Açıklama:
Roma İmparatorluğu’nda doğan Hristiyanlığın Roma’nın evrensel iktidarıyla toplumsal ve siyasal eşitsizlikleri nasıl meşrulaştırdığını değerlendirebileceksiniz.
Pavlus, Hristiyanlığı ona uygun bir şeriatla donatan, dinin gerçek kurucusudur. Pavlus hristiyanlığı evrensel bir din olarak görür ve Yahudilerin üstünlük savlarını reddeder. Yeni dini inşa edip yaygınlaştırırken mevcut eşitsizlikleri onaylayarak ilerler, kadın ve köleleri de cemaatin bir parçası sayar.

Soru 170

Eski Roma'da Cumhuriyetten İmparatorluğa doğru gerçekleşen kriz döneminde, aşağıdakilerden hangisi yaşanmamıştır?

Seçenekler

A
İdeolojik çöküş gerçekleşmiştir.
B
Roma değerleri bozulmaya başlamıştır.
C
Rejim sivilleşmiştir.
D
Şiddet siyasi faaliyetlerin içine sızmıştır.
E
Roma devlet olarak çöküş sürecine girmiştir.
Açıklama:
Antik Yunan dünyasının temel siyasal birimi olan polis iktidarının yerini alan evrensel bir iktidar olarak Roma İmparatorluğu’nun gelişimini ve bunun siyasal düşünce bakımından anlamını açıklayabileceksiniz.
Kriz döneminde büyük bir ideolojik çöküş geçekleşmiş, siyasal sistemin askerileşmesiyle Roma temelli değerler bozulmaya başlamıştır. Siyasal faaliyetin içine şiddetin sızması ve rejimin askerileşmesiyle de siyasetin şiddet ve güçle tezahür eden biçimleri kurumsal ve geleneksel siyaset anlayışını ortadan kaldırmıştır. Roma çöküş sürecine girmiş ve bu durum bir daha geri döndürülememiştir. Metinde; "önceden imparatorlar ölümlerinin ardından senato kararıyla tanrısallaştırılırken Aurelianus (iktidarı 270-275) dominus natus (doğuştan efendi) unvanını almakla yetinmeyip kendisinin yeryüzündeki Tanrı olduğunu ilan ettirir. Ama bu tanrı kendisine yakın bir asker tarafından öldürülecektir" ifadesi ve "Sistemin hızla askerîleşmesi nedeniyle imparatorluğun başkenti Roma kenti önemsizleşmeye başlamış, askerî nedenlerle eyalet başkentleri yeni çekim merkezleri hâline gelmiştir" ifadesi vardır ve bu durum üzerinden rejimin sivilleştiğine dair bir durumun yaşanmadığı görülmektedir. Bu durum rejimin sivilleşmediğini gösterir.

Soru 171

Toplumsal düzeyde kentlerin ve yeni kentli sınıfların belirmeye başlamasıyla meşruluğu sorgulanan şey nedir?

Seçenekler

A
Yönetim mekanizmaları
B
Feodal toplum tabakaları
C
Sadakat ilişkileri
D
Kişisel bağlılık ilişkileri
E
Kurumsal-kentsel kimlikler
Açıklama:
Roma Kilisesi’nin kendi üstünlüğünden hareketle iktidar üzerinde hak iddia etmeye başlamasının düşünsel temellerini tartışabileceksiniz.
Toplumsal düzeyde kentlerin ve yeni kentli sınıfların belirmeye başlamasıyla birlikte feodal toplumsal tabakaların ve bunlara dayalı siyasal anlayışların meşruluğunun yeniden sorgulanması gündeme gelmiştir. Toplumsal ve siyasal rolleri ikincil düzeyde kalan tüccar ve zanaatkarların, kentlerin önem kazanmasıyla birlikte öne çıkması en azından Kilise bakımından başlı başına bir problemdir. Doğru cevap B seçeneğidir.

Soru 172

Aşağıdakilerden hangisi feodaliteyi niteleyen özelliklerden biridir?

Seçenekler

A
Soy ve tabakaya dayalı yükümlülükler sisteminin uygulanması
B
Otorite boşluğunun doldurulması
C
Barbar toplulukların oluşumu
D
Dünyevi krallığın Papalık karşısındaki konumu
E
Feodal üretim tarzının kapalı bir ekonomi oluşturması
Açıklama:
Roma İmparatorluğu’nun çöküşüyle birlikte siyasal düşüncenin Hristiyanlık tarafından tümüyle nasıl dinselleştirildiğini çözümleyebileceksiniz.
Feodaliteyi niteleyen en önemli şeylerin başında gerek soya gerek tabakalara dayalı yükümlülükler sisteminin katı bir biçimde uygulanması gelirken, bir diğer unsur küçük iktidarlar topluluğunun varlığıdır; özellikle devletin güvenlik ihtiyacını karşılayamaması küçük iktidarları “büyütmüştür,” yani yaygınlaştırmıştır. Bu bakımdan feodalite, iktidarın yokluğu değil, “çokluğudur”. Doğru cevap A seçeneğidir.

Soru 173

Ebedi yasa ve pozitif yasa sınıflandırmasına göre ortaya çıkan iki devlet türü aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Krallık ve Hakiki devlet
B
Tanrı devleti ve Krallık
C
Kilise ve Yeryüzü devleti
D
Tanrı devleti ve Hakiki devlet
E
Yeryüzü devleti ve Tanrı devleti
Açıklama:
Roma İmparatorluğu’nda doğan Hristiyanlığın Roma’nın evrensel iktidarıyla toplumsal ve siyasal eşitsizlikleri nasıl meşrulaştırdığını değerlendirebileceksiniz.
Ebedi yasa ya da Tanrı iradesi doğal düzenin korunmasını buyurur, dünyevi pozitif yasa ise devlet içinde geçerlidir. Bu yasa sınıflandırmasına göre iki devlet karşımıza çıkar, yeryüzü devleti ve Tanrı devleti. Doğru cevap E seçeneğidir.

Soru 174

Optimates hangi mensupların birleşmesiyle ortaya çıkan bir sınıftır?

Seçenekler

A
Plebler - Proletari
B
Plebler - Patrici
C
Patrici - Client
D
Proletari - Patrici
E
Client - Plebler
Açıklama:
Antik Yunan dünyasının temel siyasal birimi olan polis iktidarının yerini alan evrensel bir iktidar olarak Roma İmparatorluğu’nun gelişimini ve bunun siyasal düşünce bakımından anlamını açıklayabileceksiniz.
Pleb’ler iki yüz yıla yayılan bir mücadele süreci içinde büyük haklar elde etmeyi başardılar; borç köleliğine son verilmesi, kendilerine özgü bir meclis ile yöneticiler (tribunus) kurulunun oluşturulması, patrici’lerle evlenme yasağının kaldırılması ve yüksek devlet görevlerinin pleb’lere açIlması bunlardan bazılarıdır. Özellikle evlenme yasağının ortadan kalkması ve zenginleşmiş pleb’ler ile patrici mensuplarının birleşmesiyle, yepyeni bir sınıf ortaya çıktı. Bu sınıfa optimates denilmektedir.

Soru 175

Aşağıdakilerden hangisi, Roma siyasal düzeninin imparatorluğa dönüşünün nedenlerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Sezar'ın, Roma'nın tek hakimi hâline gelmesi.
B
Sezar'ın senato tarafından yarı tanrı ilan edilmesi.
C
Octavianus'un İkinci Triumvirlik'i kurması ve iktidara sahip olması.
D
Sezar'ın ölümü.
E
Pompeius'un Roma tahtının başına geçmesi
Açıklama:
Antik Yunan dünyasının temel siyasal birimi olan polis iktidarının yerini alan evrensel bir iktidar olarak Roma İmparatorluğu’nun gelişimini ve bunun siyasal düşünce bakımından anlamını açıklayabileceksiniz.
Crassus’un savaşta ölmesinin ardından, Pompeius ve Sezar kozlarını paylaştı ve Sezar gülen taraf olarak Roma’nın tek hakimi hâlin geldi. Yaşam boyu imperator (başkomutan) olarak atandı. Diktatörlüğü sürekli hâle geldiği gibi, ayrıca senato tarafında yarı tanrı ilan edilmişti. Bu artık cumhuriyetin sonuydu. Ama soylular durumu yeterince kavrayamadılar. Sezar’ın ortadan kalkmasıyla monarşiyi tasfiye edebileceklerini sandılar ve senatoda öldürdüler. Ama Sezar’ın yeğeni Octavianus, Aemilius Lepidus ve Marcus Antonius ile İkinci Triumvirlik’i kurdu ve sonunda da iktidara tek başına sahip oldu. Octavianus’un Augustus adını almasıyla artık Roma siyasal düzeni kesin olarak bir imparatorluğa dönüşmüştü.

Soru 176

Batı Roma İmparatorluğu’nun yıkılmasından sonra, Roma Kilisesi’nin yeni arayışlara yönelmesinin nedenlerinden biri aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Doğu Roma İmparatorluğu'nun, Batı Roma'yı istememesi.
B
Roma'nın sınırlarının daralması.
C
Doğu Roma İmparatoru’nun, Kilise’nin kendisinden bağımsız olduğunu ileri sürmesi.
D
Kölelerin ve köylülerin toprağı terk etmesinin etkileri.
E
Doğu Roma İmparatoru’nun hem kutsal otoriteyi, hem dünyevi iktidarı kendi kişiliğinde, imparatorluk makamında temsil etme düşüncesi.
Açıklama:
Roma İmparatorluğu’nun çöküşüyle birlikte siyasal düşüncenin Hristiyanlık tarafından tümüyle nasıl dinselleştirildiğini çözümleyebileceksiniz.
Doğu Roma İmparatoru’nun hem kutsal otoriteyi, hem dünyevi iktidarı kendi kişiliğinde, imparatorluk makamında temsil etme savından kaynaklanmaktadır. Doğu’daki imparator, her ikisinin de kendi bedeninde birleştiğini öne sürerek Kilise’nin de kendisine tabi olduğunu ileri sürüyordu. Gelasius ise tam da buna karşı çıkıyor ve iki ayrı iktidarın varlığını işaret ediyor; auctoritas ve potestas ayrımı üzerinden Kilise’nin devlet karşısında özerkliğini savunuyordu.

Soru 177

Aşağıdakilerden hangisi baskılar ve aşağılamalar karşısında yeni doğan Hristiyanlığın bu zor dönemleri atlatmasındaki etkenlerden biri değildir?

Seçenekler

A
Roma tahtına kendisi Hristiyan olan Constantinus’un geçmesi.
B
Constantinopolis’in kiliseler kenti olarak yeniden inşa edilmesi.
C
Milano Fermanı’nı yayınlayan Constantinus'un Hristiyanlığı özgürleştirmesi.
D
Hristiyanlığın devlet dini yapılmaması böylece halkın özgürlüğünün sağlanması.
E
Papalık'ın kurumsal olarak belirmesi.
Açıklama:
Roma İmparatorluğu’nda doğan Hristiyanlığın Roma’nın evrensel iktidarıyla toplumsal ve siyasal eşitsizlikleri nasıl meşrulaştırdığını değerlendirebileceksiniz.
Hristiyanlığın evrensel bir din hâline gelmesi ve yayılmasında kuşkusuz en önemli etken Roma İmparatorluğu’nun varlığıdır. Bu din başlangıçta yeni bir Yahudilik biçimi olarak sahneye çıkmıştır; bu nedenle de kavimsel özellikler göstermektedir. Ama Yahudilerin bu dinsel anlayışa şiddetle karşı çıkmaları üzerine, yeni inanç Yahudiler dışındaki topluluklara açılmak zorunda kalmış ve bu nedenle kendisini Yahudilikten ayırarak farklı kaynaklardan beslenmiştir. Her yeni din gibi Hristiyanlık ta başlangıçta çeşitli baskılarla, aşağılamalarla karşılaşır. Bu zor dönem Roma tahtına kendisi Hristiyan olan Constantinus’un geçmesiyle tamamlanır. Milano Fermanı’nı yayınlayan Constantinus Hristiyanlığı özgürleştirir. Roma Kilisesi’nin açık üstünlüğüne dayalı hiyerarşik örgütlenme gerçekleştirilir ve Papalık kurumsal olarak belirir. Hristiyanlığı evrensel yeni bir din hâline getirerek diğer kavimlere açan Pavlus’un mektuplarının yazılı hâle getirilip derlenmesi ve nihayet İncil’in derlenme ve kabul sürecinin tamamlanmasıyla Hristiyan teolojisinin felsefi olarak temellendirilmesi girişimleri oluşturur.

Soru 178

Aşağıdakilerden hangisi, imparatorluk döneminde Roma siyasal düşüncesinin zayıflamasının nedenlerinden biridir?

Seçenekler

A
İmparatorun bağımsız yüce bir güç tarafından kutsanmadığı duygusunun yayılması.
B
Halkın dikkatini siyasete yöneltme çabası.
C
İmparatorun kişisel otoritesi için dinin yoğun olarak kullanımı.
D
İmparatorun siyasetin gücü altında ezilmesi.
E
Dönemin düşünsel temasının tamamen siyaset olması.
Açıklama:
Antik Yunan dünyasının temel siyasal birimi olan polis iktidarının yerini alan evrensel bir iktidar olarak Roma İmparatorluğu’nun gelişimini ve bunun siyasal düşünce bakımından anlamını açıklayabileceksiniz.
Roma dünyasında, Yunan dünyasına göre zaten zayıf olan siyasal düşünce, imparatorluk döneminde, iyice zayıfladı. Çünkü bu dönemde siyaset, imparatorların gücü altında ezildi. Bir yandan tek kişilik yönetimlerin sağladığı istikrardan vazgeçilememesi, öte yandan istikrar uğruna hemen herkesin siyasal süreçten dışlanması, siyasal düşüncenin önüne tek bir problem koyuyordu: Tek kişinin yönetiminin özgürlükle uzlaştırılması. İmparatorluk, geleneksel olarak Roma anayasasının temel güçlerinden biri olan halkı tümüyle devre dışı bıraktığı hâlde, bunu meşrulaştırabilmek için, halkı devre dışı bırakmadığını, halkın kendi iktidarını princeps’e devrettiğini ileri sürmüştü. İmparatorluk bir anlamda halkın saygınlığını üstlenmişti. Yüceltilen imparatorun kişisel iktidarı olduğu hâlde, sanki onun kişisel iktidarından bağımsız bir yüce güç kutsanıyormuş duygusu özellikle yayılmaya çalışılıyordu. Bu ideolojiyi destekleyen bir başka unsur halkın dikkatinin siyasetten uzaklaştırılmasıdır. Bu nedenle de bu dönemin düşünsel temalarında siyasetten çok, aşk, bireysel derin düşünce, kırsal yaşamın güzellikleri, iç huzuru, sevgi gibi unsurlar ağırlıkla yer alır. Ancak bu ideolojiyi asıl besleyen şeyin kuşkusuz din olduğu belirtilmelidir.

Soru 179

Aşağıdakilerden hangisi Aquinumlu Thomas’ın yasa ile ilgili düşüncelerinden biridir?

Seçenekler

A
Yasa, insana bir şeyi yapmasını ya da yapmamasını buyuramaz.
B
Thomas yasanın akli niteliğinde söz ederken ölçü olarak ortak iyi ya da toplumsal yararı gözetmemektedir.
C
Yasa temelde kişisel varlığı ve onun çıkarlarını aşan, özelliğe sahiptir olmamalıdır.
D
Eğer yasa, ortak iyiye, ortak çıkara yönelmiyor, bu zorunluluğu yerine getirmiyorsa akıl dışıdır, yani yasa değildir.
E
Yasa toplumsal varlığın mutluluğunu gözeten bir özelliğe sahip olamaz.
Açıklama:
Roma Kilisesi’nin kendi üstünlüğünden hareketle iktidar üzerinde hak iddia etmeye başlamasının düşünsel temellerini tartışabileceksiniz.
Thomas’a göre yasa, insana bir şeyi yapmasını ya da yapmamasını buyurur. Bunu buyuran yasa ise öncelikle aklidir. Thomas yasanın akli niteliğinde söz ederken ölçü olarak ortak iyi ya da toplumsal yararı gözetmektedir. Thomas için insan eyleminin nihai amacı mutluluktur. O hâlde yasa temelde kişisel varlığı ve onun çıkarlarını aşan, toplumsal varlığın mutluluğunu gözeten bir özelliğe sahiptir ya da bununla yükümlüdür. Eğer yasa, ortak iyiye, ortak çıkara yönelmiyor, bu zorunluluğu yerine getirmiyorsa akıl dışıdır, yani yasa değildir; keyfi bir iradenin buyruğu olmaktan öteye gitmez.

Soru 180

Aşağıdakilerden hangisi Cicero’nun toplum ve halk ile ilgili düşüncelerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Cicero’ya göre, toplum insanın içgüdüsünden kaynaklanmaktadır.
B
Toplum doğaldır.
C
İçgüdüsel olarak bir varlık olan insanlar, bir sonraki aşamada halk hâline gelirler, yani siyasal topluma dönüşürler.
D
Halk, ortak bir yarar ile uyum hâlinde olan hukuksal bağlarla birbirine bağlanmış büyük sayıdaki insan topluluğudur.
E
Halkı halk kılan şey kurumsallaşmamış siyasal iktidardır.
Açıklama:
Antik Yunan dünyasının temel siyasal birimi olan polis iktidarının yerini alan evrensel bir iktidar olarak Roma İmparatorluğu’nun gelişimini ve bunun siyasal düşünce bakımından anlamını açıklayabileceksiniz.
Cicero’ya göre, toplum insanın içgüdüsünden kaynaklanmaktadır. Örneğin Platon’un iddia ettiği gibi, kendi kendine yeteli olmayışından değil. Bu bakımdan da toplum doğaldır. Ancak içgüdüsel olarak bir varlık olan insanlar, bir sonraki aşamada halk hâline gelirler, yani siyasal topluma dönüşürler. Halkın ya da kamunun, bir araya gelmiş yığınlardan temel farkı vardır. Cicero’ya göre halk, ortak bir yarar ile uyum hâlinde olan hukuksal bağlarla birbirine bağlanmış büyük sayıdaki insan topluluğudur. Halkı halk kılan şey kurumsallaşmış siyasal iktidardır.

Soru 181

Salisburyli John’a göre, tiranlaşan kesimler aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Aile ve işyeri - Kilise mensupları - Prensler ya da krallar
B
Soylular - Prensler ya da krallar
C
Komutanlar - Papa
D
Krallar ve prensler
E
Ordu mensupları - Kilise mensupları
Açıklama:
Roma Kilisesi’nin kendi üstünlüğünden hareketle iktidar üzerinde hak iddia etmeye başlamasının düşünsel temellerini tartışabileceksiniz.
Salisburyli John’a göre üç tür tiran olabilir. Ailede ve iş yerinde tiranlaşanlar. Kilise mensuplarının tiranlaşması. Prensler ya da kralların tiranlaşması.

Soru 182

Yurttaşlık haklarına sahip Roma halkı nasıl adlandırılmaktaydı?

Seçenekler

A
Populus Romanus
B
Tribus
C
Curia
D
Pleb
E
Client
Açıklama:
Yurttaşlık haklarına sahip olan Roma halkı, populus romanus olarak adlandırılmaktaydı ve üç temel kabilede (tribus) toplanmıştı. Her tribus, on fratriye (curia), her curia ise 10 klana (gens) ayrılmıştı. Böylece populus romanus, üç tribus, 30 curia ve 300 gensten oluşmaktaydı.

Soru 183

Roma Krallığı’nda toplumun en yoksul kesimi hangisidir?

Seçenekler

A
Pleb
B
Client
C
Proletarii
D
Patrici
E
Gens
Açıklama:
Çoluk çocuklarından (proles) başka serveti olmayanlar, yalnızca ‘çocuk üretebilenler’, ‘çocuk emzirmekten başka mahareti olmayanlar’ anlamındaki proletarii- toplumun en yoksullarıdır.

Soru 184

İstoriai (Tarihler) eserinin yazarı düşünür kimdir?

Seçenekler

A
Cicero
B
Polybios
C
Spartacus
D
Seneca
E
Augustinus
Açıklama:
Polybios (İÖ 200-120) Roma’ya savaş esiri olarak götürülmüş Yunanlı bir düşünürdür. Ancak kısa zamanda Roma’nın büyük gücü karşısında Roma’ya hayran kalmış ve bu başarıyı açıklama iddiasıyla İstoriai (Tarihler) adlı yapıtını kaleme almıştır.

Soru 185

I. Kişinin en üstün uğraşısı politika ya da devlet adamlığı olmalıdır.
II. Bilge kişiler politikayla uğraşmalıdır.
III. Yurttaş, gerektiğinde kendini devlet için feda etmeyi bilmelidir.
Hangisi ya da hangileri Cicero’nun görüşlerindendir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I, II
D
II, III
E
I, II, III
Açıklama:
Cicero kişinin en üstün uğraşının politika ya da devlet adamlığı olduğu düşüncesindedir. Bu düşüncenin gerisinde ise kişinin kendini kamu hizmetine adaması gerektiği biçimindeki eski Roma cumhuriyet geleneği yatmaktadır. Cicero, iç çalkantılar döneminde siyasetten soğumayı ve uzaklaşmayı ifade eden özellikle Epikuroscu görüşlere şiddetle karşı çıkar. Bilge kişiler politikayla uğraşmalıdır. Yurttaş, gerektiğinde kendini devlet için feda etmeyi bilmelidir. Çünkü yurttaşın kişisel çıkarıyla kamusal çıkar arasında bir birlik vardır. Bu yaklaşım Cicero’nun devlete ilişkin temel görüşlerinin anahtarıdır da.

Soru 186

Kimin döneminde Roma bir imparatorluğa dönüşmüştür?

Seçenekler

A
Caracalla
B
Aurelianus
C
Constantinus
D
Augustus
E
Theodosius
Açıklama:
Augustus İÖ 27’den itibaren Roma’yı bir imparatorluğa dönüştürmüştü. Kendisinin birinci yurttaş anlamında princeps olarak adlandırılmasını istemiştir. Bu yüzden imparatorluğun bu ilk dönemleri principatus (birinci yurttaşın yönetimi) olarak anılır.

Soru 187

I. Özgürlüğü siyasal olarak ele almaz.
II. Siyasetten uzaklaşmanın, soğumanın adıdır.
III. En önemli temsilcilerinden biri Seneca’dır.
Hangisi ya da hangileri Stoacı düşünceye ilişkin doğru ifadelerdendir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I, II
D
II, III
E
I, II, III
Açıklama:
Stoacı düşünce özgürlüğü siyasal olarak ele almaz. Özgürlük daha çok bilinçsel, ruhsal, içsel bir durum olarak kavranır. Stoacılık siyasetten uzaklaşmanın, soğumanın adıdır. Bunun en önemli temsilcilerinden biri ise Seneca’dır.

Soru 188

I. Amacı ve adaleti yönetmesi bakımından iyidir.
II. Gerekli kılınmıştır.
III. Kökeni bakımından kötüdür.
Hangisi ya da hangileri Augustinus’un devlete ilişkin görüşlerindendir?

Seçenekler

A
I, II, III
B
I, II
C
Yalnız III
D
Yalnız II
E
Yalnız I
Açıklama:
Augustinus’a göre devlet, amacı ve adaleti yönetmesi bakımından iyi ama kökeni bakımından kötüdür. Devlet gerekli kılınmıştır çünkü insanlar Tanrı’dan ayrılıp kargaşaya düşmüş ve Tanrı bu yüzden insanları birbirinin üstüne hükümran kılmıştır. O hâlde devlet, kökeni bakımından ilk günahla malul, bir cezadan öte değildir.

Soru 189

Aşağıdakilerden hangisi feodaliteye ilişkin doğru bir ifade değildir?

Seçenekler

A
Soya ve tabakalara dayalı yükümlülükler sistemini katı bir şekilde uygular.
B
Tüm Orta Çağ dönemini kapsar.
C
Küçük iktidarları büyütmüştür.
D
İktidarın yokluğu değil çokluğudur.
E
Devletin güvenlik ihtiyacını karşılayamaması yaygınlaşmasını sağlamıştır.
Açıklama:
Orta Çağı nitelediği kabul edilen terimlerden biri olan feodalite hem zaman, hem de coğrafya olarak tüm Orta Çağ dönemini kapsamaz. Feodaliteyi niteleyen en önemli şeylerin başında gerek soya gerek tabakalara dayalı yükümlülükler sisteminin katı bir biçimde uygulanması gelirken, bir diğer unsur küçük iktidarlar topluluğunun varlığıdır; özellikle devletin güvenlik ihtiyacını karşılayamaması küçük iktidarları “büyütmüştür,” yani yaygınlaştırmıştır. Bu bakımdan feodalite, iktidarın yokluğu değil, “çokluğudur”.

Soru 190

I. Dünyevi iktidarın kiliseye ait olması gerektiğini savunur.
II. Kilisenin artık auctoritas’la yetinmeyip potestas’ı da istemesini ifade eder.
III. Papa’nın yetkilerinin kısıtlanması anlamına gelir.
Hangisi ya da hangileri plenitudo potestatis savına ilişkin doğru ifadelerdendir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I, II
D
II, III
E
I, II, III
Açıklama:
Kilise artık dünyevi iktidarla dinsel iktidar arasındaki farklılığı ve ayrışmayı ortadan kaldırma peşindedir. İki ayrı iktidarı temsil eden iki ayrı kılıç, tek bir elde, Papalığın elinde birleşmelidir. Yani artık Kilise, plenitudo potestatis savını ileri sürmektedir. Bu bakımdan Kilise, artık auctoritas’la yetinmemekte, potestas’ı da istemektedir.

Soru 191

Policraticus (Devlet Adamının Kitabı) eserinin yazarı kimdir?

Seçenekler

A
Cicero
B
Polybios
C
Seneca
D
Salisburyli John
E
Augustinus
Açıklama:
Augustinus’un Tanrı Devletinden sonra, Orta Çağda üretilmiş, ilk kapsamlı siyasal inceleme metni olan Policraticus’un yazarı Salisburyli John’dur.

Soru 192

Auctoritas kavramı aşağıdakilerden hangisinde doğru tanımlanmıştır?

Seçenekler

A
İktidarın uygulama gücünü hayata geçirilebilmesi için gerek duyduğu meşruluğu sağlayan otorite
B
Yurttaş olmayıp bir yurttaşın korumasına ihtiyacı olan sığınmacıların koruyuculuğunu yapan kişilere verilen ad
C
Devletin bekasının sağlanmasında etkin rol oynayan siyasi danışmanlara verilen isim
D
Aristokrasi sahibi kişilerin halk dilindeki adı
E
Devletin askeri anlamda stratejilerinin tartışıldığı yüksek kurul
Açıklama:
Sözcük olarak augeo (artırmak, çoğaltmak) fiiliyle ilişkili olsa da siyasal düşünce içinde bu anlamda kullanılmaz. İktidarı bir şeyi yapabilme, uygulama gücü olarak düşünürsek, auctoritas bu gücün hayata geçirilebilmesi, uygulanabilir olması için gerek duyduğu meşruluğu, otoriteyi sağlar. Bu bakımdan uygulamanın kendisini haklı göstermek için başvurduğu ilke olarak “iktidarın ilkesi” diye kavranır. Örneğin Roma’da uygulama gücü halkın ama onu uygulanabilir kılan otorite yani auctoritas senatonun ya da senato babalarının elindedir. Anlaşılacağı gibi, auctoritas kimin elinde ya da kimden geliyorsa, uygulama gücü olarak iktidar ona tabi olacaktır.

Soru 193

Roma döneminde Res Publica (cumhuriyet) rejiminin en büyük yeniliği aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanıması
B
Krallığı tasfiye etmesi ve konsüllüğü getirmesi
C
Kralın yetkilerini simgesel boyuta indirmesi ve yönetimi halka bırakması
D
Yönetim alanında başlayıp toplumsal alanda gelişmiş büyük bir devrim olması
E
Hak ve eşitlikleri güvence altına alması
Açıklama:
Cumhuriyet (res publica) rejiminin en büyük yeniliği, krallığın tasfiyesiyle birlikte, yürütme erkini kullanmak üzere konsüllüğü getirmiş olmasıdır. En yüksek yürütme yetkisiyle yani imperium’la donanmış iki konsül, bir yıllığına comitia centuriata tarafından seçiliyordu. Konsüller birlikte yönetiyor ve aralarında anlaşmazlık çıkarsa olumsuz görüş ağır basmış sayılıyordu.

Soru 194

İÖ. 73 yılında gerçekleşmiş, iki yıl süren ve Roma devletini sarsacak kadar geniş çaplı köle ayaklanması aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Populares Ayaklanması
B
Res Publica İsyanı
C
Spartacus Ayaklanması
D
Latifundium İsyanı
E
Optimates Ayaklanması
Açıklama:
En büyük ve en bilinen köle ayaklanması, İ.Ö. 73’te, Trakyalı bir gladyatör olan Spartacus’un önderliğinde gerçekleşen ayaklanmadır. İki yıl boyunca bastırılamayan ayaklanma, Spartacus’un öldürülmesiyle dağıtılır ve ele geçirilen 6000 köle Roma’dan Capua’ya dek uzanan Appia yolunda çarmıha gerilir.

Soru 195

Önemli Roma düşünürlerinden olan ve insanın en yüce uğraşının politika ve devlet adamlığı olduğunu savunan tarihte iz bırakmış ünlü kişilik aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Crassus
B
Marcus Antonius
C
Octavianus
D
Cicero
E
Augustus
Açıklama:
Marcus Tullius Cicero (İÖ 106-43) varlıklı atlılar sınıfının mensubu olarak aktif bir siyasetçi ve iyi hatip olmanın yanı sıra, Roma düşüncesinin en önemli isimlerinden biridir. Soyluların ve varsılların desteğiyle önce konsüllük, ardından senatörlük yapmıştır. Kısa yaşam öyküsünün de gösterdiği gibi, Cicero kişinin en üstün uğraşının politika ya da devlet adamlığı olduğu düşüncesindedir.

Soru 196

I. Hristiyanlık
II. Sistemin askerileşmesi sonucu Roma’nın önemini kaybetmesi
III. İmparatorluğun çok geniş sınırlara ulaşması
IV. İmparatorların ülkeyi yönetecek yeterli becerilerinin olmaması
Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri Roma İmparatorluğu’nun çöküşünü hızlandıran sebeplerdendir?

Seçenekler

A
I ve II
B
II ve III
C
I ve IV
D
II, III ve IV
E
III ve IV
Açıklama:
Roma çöküş sürecinde; sınırların giderek genişlemesiyle ordu yeniden büyük bir önem kazanmıştır. Uyrukların çok farklı topluluklardan oluşması ve Roma ordusunun bu farklı toplulukların üyelerinden derlenmesi, ordunun yeniden hızla siyasallaşmasını ve iktidara göz dikmesini kolaylaştıran bir etmen olmuştur. Sistemin hızla askerileşmesi nedeniyle imparatorluğun başkenti Roma kenti önemsizleşmeye başlamış, askerî nedenlerle eyalet başkentleri yeni çekim merkezleri hâline gelmişti. İmparatorların başarılı önlemleri bile Roma’nın çöküşünü durdurmaya yetmemiştir. Öyle ki çöküş sürecinde Roma, daha önce sürekli mücadele ettiği Hristiyanlıkla bile uzlaşır. Hristiyanlar 313 yılında Constantinus’un Milano fermanıyla inanç özgürlüğüne kavuşurlar. Constantinus da bu yeni dine katılır. Nihayet imparator Theodosius bu dini devlet dini ilan edip bunun dışındaki dinleri yasaklar. Böylece yeni din sayesinde imparatorluğun içeriden bölünmesi önlenmiş olur.

Soru 197

“Altın çağ mitosu” ne anlama gelmektedir?

Seçenekler

A
Roma İmparatorluğu’nun tekrar eski gücüne kavuşacağı günleri özlemle bekleyen Romalıların kullandığı söylem
B
Temelde Res Romana’nın uygulanmasını öğütleyen ilkeler bütünü
C
Roma’da matematik ve fizik biliminde yaşanan bilimsel gelişmeler dönemini niteleyen kavram
D
İnsanların devlet öncesi yaşadıkları kabul edilen, özel mülkiyetin, köleliğin, eşitsizliğin olmadığı doğal toplumsal duruma verilen ad
E
Roma İmparatoru Neron’un etkili hükümdarlık dönemine verilen ad
Açıklama:
Altın çağ mitosu: insanların devlet öncesi yaşadıkları kabul edilen, özel mülkiyetin, köleliğin, eşitsizliğin olmadığı doğal toplumsal durum. Buna göre, bu doğal toplumsal durumdan çıkılması çoğu kötülüğün ana nedenidir. Bu mitosu siyasal düşünce içinde en iyi ifade eden isim Jean-Jacques Rousseau’dur.

Soru 198

Hristiyanlığın evrensel bir din olarak görülmesinde önemli çalışmalar yapmış ve onu uygun bir şeriatla donatılmasını sağlamış, Hristiyanlığın gerçek kurucusu sayılan kişi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
İgnatios
B
Petrus
C
Eusebius
D
Anastasyus
E
Pavlus
Açıklama:
Hristiyanlığı, ona uygun bir şeriatla donatan asıl kişi Pavlus’tur. Pavlus, adeta bu dinin gerçek kurucusudur. Hristiyanlığı seçtikten sonra hem bu yeni inancın yaygınlaşması hem de kurumlaşarak bir şeriat oluşturması için en önemli çalışmaları yapan kişidir. Pavlus faaliyetlerini, Yahudilerin İsa’nın mesajını reddetmesi nedeniyle diğer topluluklara yönelerek başlatır. Bu dönüm noktasından itibaren Pavlus Hıristiyanlığı bir kavim dini olarak değil, dünya cemaatine ait (evrensel) bir din olarak görür.

Soru 199

Feodal bir toplumda “serflik” ne anlama gelmektedir?

Seçenekler

A
Toprağa bağımlı kılınmış, hukuken toprağı terk etmesi yasaklanmış köylülük
B
İşlenen topraklara verilen ad
C
Feodal yapının düzeni ve denetiminden sorumlu devlet adamlarına verilen yetki
D
Köylülerin işledikleri topraklar üzerinden vermek zorunda oldukları toprak vergisi
E
Feodal yapının nasıl işleyeceğini açıklayan yasal düzenlemeleri içeren kanunlar bütünü
Açıklama:
Feodal toplumun en önemli bileşenlerinden biri olan serflik, toprağa bağımlı kılınmış, yani hukuken toprağı terk etmesi yasaklanmış köylülüğü ifade eder. “Toprak köleliği” olarak adlandırılsa da kölelikle karıştırılmamalıdır. Serfler, toprağa bağlı kılınmakla birlikte, küçük işletme sermayelerine, toprağın tasarruf hakkına ve küçük üretim araçlarına sahiptir.

Soru 200

“İki Kılıç Kuramı” kavramını aşağıdakilerden hangisi açıklar?

Seçenekler

A
İmparator ve kilisenin birlikte devleti yönetmesi
B
İmparatorun kendine dini ünvanlar atayarak hem kilise hem devlet işlerinde etkili olması
C
Kilise’nin hem dünyevi işleri ve adaleti yürütme, hem de dinsel alanı yönetme yetkisi olması
D
İmparatorun askeri birliklerin de başında başkomutan olarak görev ve yetki sahibi olması
E
İmparatorluğun hem imparator hem de danışman bir konsül tarafından yönetilmesi
Açıklama:
Bu kuram, Kilise’ye hem dünyevi işleri idare etme, düzeni ve adaleti sağlama, hem de dinsel alanı çekip çevirme hakkını ileri sürme imkânı verir. Kilise, bir yandan maddi ya da dünyevi kılıcın kralların ya da imparatorların elinde olduğunu söylüyor ama öbür yandan bu kılıcın ancak Kilise’nin buyruklarına tabi olarak kullanılması gerektiğini ileri sürüyordu. Böylece, krallar ya da imparatorlar adeta Kilise’nin hizmetkârı ya da feodal döneme uygun bir ifadeyle vasalı hâline getirilmiş oluyordu.

Soru 201

Ülke ya da vatan toprağı duygusunun temelinde yatan sebep aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Büyük imparatorlukların ayakta duramayacağının anlaşılması
B
Kilisenin vatan toprağı ile ilgili vaazlar vermesi
C
Toprak sahiplerinin kendi geleceklerini düşünerek bu ülküye kendilerini adamaları
D
Kentlerin özgürleşmesiyle, kente bağlılık yani toprak temelli aidiyet duygusunun yeşermesi
E
Feodal yapılanmayla beraber hukuk sistemlerinin o yönde gelişmesi sebebi ortaya çıkan doğal sonuç olması
Açıklama:
Kentlerin kendi kurumsal yönetim mekanizmalarını oluşturmaları, aynı zamanda feodal bağlılık, sadakat ve sözleşme ilişkilerini de ciddi bir biçimde sarsmış, farklı bir ifadeyle “kent havası özgür kalmaya başlamıştır.” Artık kişisel bağlılık ilişkilerinin yerini, bizzat kente bağlılık almaya, yani toprak temelli aidiyet duygusu yeşermeye başlamıştır ki toprak temelli bu aidiyet duygusu giderek ülke ya da vatan toprağı duygusuna giden yolu açar.

Soru 202

Sığıntı ya da yanaşma anlamına gelen, kendisi yurttaş olmayıp bir yurttaşın koruması altında bulunan ve ona hizmet eden kişilere ne ad verilir?

Seçenekler

A
Client
B
Auctoritas
C
Curias
D
Tribus
E
Gens
Açıklama:
Sığıntı ya da yanaşma anlamına gelen client, kendisi yurttaş olmayıp bir yurttaşın koruması altında bulunan ve ona hizmet etme yükümlülüğüyle başlı bulunan kişilere verilen addır. Korumacılık kelimesi aslında bu kelimeden türemiştir.

Soru 203

‘Çoluk çocuktan başka serveti olmayan kimseler’ anlamına gelen terim aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Res publica
B
Imperium
C
Comitia
D
Proletarii
E
Auctoritas
Açıklama:
Çoluk çocuklarından başka bir serveti olmayanlar, sadece çocuk üretebilenler, çocuk emzirmekten başka bir mahareti olmayanlar anlamına gelen proletarii kelimesi, o zamanlarda toplumun en yoksullarını ifade etmek için kullanılırdı.

Soru 204

En yüksek kamu gücü olan yürütme yetkisini ifade eden terim aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Latifundium
B
Polybios
C
Diktatörlük
D
Populares
E
Imperium
Açıklama:
Imperium, en yüksek kamu gücünü, yani yürütme yetkisini ifade eder. Bu bakımdan, tipik olarak yüksek devlet görevlilerinde karşımıza çıkar. Ancak onlara bağlı olarak çalışan, vergi memurları gibi devlet memurları imperium’um taşıyıcılarıdırlar.

Soru 205

Ticarete dayalı, büyük çiftliklerde kullanılan geniş ölçekli bir tarım türü aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Latifundium
B
İstoriai
C
Res romana
D
Senatus
E
Pleb
Açıklama:
Latifumdium, ticarete dayalı, geniş ölçekli tarımın özgün bir örneğidir. Büyük köle yığınlarının emeğinin tümüne, karşılıksız olarak el konulmasıyla işletilen bu çiftlikler, köle emeğinin yeniden üretilmesi için kölelere olduğunca pay vermekten kaçınıyorlardı. Bu durum Roma’yı sürekli olarak fetihlere yönlendiren önemli etkenlerden birisiydi.

Soru 206

Olağanüstü dönemlerde, konsüllerce atanan ve kendisine senato tarafından belirli bir amaç doğrultusunda altı ayı aşmayacak üzere tam yetki verilmesi durumuna aşağıdakilerden hangisi denilmektedir?

Seçenekler

A
Monarşi
B
Oligarşi
C
Diktatörlük
D
İmparatorluk
E
Altın çağı mitosu
Açıklama:
Bugünkü çağrışımlarıyla yani zora dayalı, yaygın şiddet ve keyfilikle nitelendirilebilecek bir terim olan diktatörlük, Roma döneminde, cumhuriyet tarafından geliştirilmiş anayasal bir kurumdur. Olağanüstü dönemlerde konsüllerce atanan ve kendisine senato tarafından belirli bir amaç doğrultusunda, altı ayı geçmemek üzere tam etki verilen kişiye diktatör denmektedir.

Soru 207

İmparatorluk ideolojisinin temeli aşağıdaki fikirlerden hangisine dayanmaktadır?

Seçenekler

A
Res publica
B
Potestas
C
Altın çağ mitosu
D
Res romana
E
Colonus
Açıklama:
Res Romana terimi, Roma’a ait olan her şeyi, Romalılığı öne çıkarmaktadır. Terim, imparatorluk döneminde yayılma alanı bulmuştur ve bu dönemde devlet daha çok imparatorların gücüyle ifade edilir hale gelmiştir. İmparatorluk ideolojisinin ağırlık noktası Res Romana, Roma adına, Roma için imparatorun çevresinde birlik olmaktır.

Soru 208

İnsanların devlet öncesi yaşadıkları kabul edilen, özel mülkiyetin, köleliğin, eşitsizliğin olmadığı doğal toplumsal duruma ne ad verilmektedir?

Seçenekler

A
Kilise
B
Altın çağı mitosu
C
Katholikos
D
Patristik
E
Potestas
Açıklama:
İnsanların devlet öncesi yaşadıkları kabul edilen, özel mülkiyetin, köleliğin, eşitsizliğin olmadığı doğal, toplumsal duruma ‘altın çağı mitosu’ adı verilmektedir. Buna göre, bu doğal toplumsal durumdan çıkılması çoğu kötülüğün ana nedenidir. Bu mitosu siyasal düşünce içinde en iyi ifade eden isim Jean-Jacques Roussaue’dur.

Soru 209

Hristiyan öğretisini Antik felsefenin kavramlarıyla birleştirerek daha sistemli bir dünya görüşü ortaya koymak için yapılan girişimlere ne ad verilir?

Seçenekler

A
Sezaropapizm
B
Patristik düşünce
C
Civitas Dei
D
Potestas
E
Feodalite
Açıklama:
Pavlus’un ardından, Hristiyan öğretisini Antik felsefenin kavramlarıyla biçimlendirerek sistemli bir dünya görüşü ortaya koymak amacıyla kilisenin o dönemdeki ileri gelenlerinin daha sonra Roma Kilisesi tarafından aziz sayılmış olanların düşünsel girişimlerinin tümüne verilen ad Patristik düşüncedir.

Soru 210

Toprağa bağımlı kılınmış, hukuken toprağı terk etmesi yasaklanmış köylülüğü ifade eden terim aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Serflik
B
Manor lordu
C
Fief
D
Primus inter pares
E
Feodalite
Açıklama:
Feodal toplumun en önemli bileşenlerinden biri olan serflik, toprağa bağımlı kılınmış, yani hukuken toprağı terk etmesi yasaklanmış köylülüğü ifade eder. Toprak köleliği olarak adlandırılsa da kölelikle karıştırılmamalıdır. Serfler, toprağa bağlı kılınmakla beraber, küçük işletme sermayelerine toprağın tasarruf hakkına ve küçük üretim araçlarına sahiptir.

Soru 211

I. İnsani yasa
II. Sonsuz yasa
III. Tanrısal yasa
IV. Doğal yasa
Aquinumlu Thomas’a göre, yukarıda verilen yasaların doğru sıralanması hangi şıkta doğru verilmiştir?

Seçenekler

A
I - II - III - IV
B
II - IV - I - III
C
III - II - I - IV
D
III - IV - I - II
E
IV - II - I - III
Açıklama:
Thomas için başlıca dört yasa vardır. Sonsuz yasa, doğal yasa, insani yasa ve tanrısal yasa.

Ünite 3

Soru 1

Aşağıdakilerden hangisi Dante’nin savunduğu düşüncelerden biridir?

Seçenekler

A
İmparatorun veya kralın iktidarı Tanrı tarafından gelmesindeki araç halktır.
B
Papa ruhani konularda kraldan, kral ise dünyevi konularda papadan üstündür.
C
“İnsanlığın iki babası vardır”, bunlar imparator ve papadır. İktidarlarını Tanrı’dan alan imparator dünyevi alanda, papa ise ruhani alanda egemen olmaktadır.
D
Her iki iktidar kendi alanında diğerinin üstü durumundadır. Fakat monarkın günah işlemesiyle papa dünyevi alanı girebildiği gibi, papanın dinsel kararlarıyla devlete zarar verirse monark da dinsel alana müdahale edebilir.
E
Papanın iktidarlığını ruhani alanla sınırlar ve Kilise’yi bütün Hristiyanların toplamı olarak kabul eder.
Açıklama:
Kilise ve krallıklar arasındaki iktidar mücadelesinde tarafların üstünlük savlarını açıklayabileceksiniz.

Soru 2

Divina Commedia (İlahi Komedya) hangi düşünürün başyapıtıdır?

Seçenekler

A
Viterbolu Jacobus
B
Padovalı Marsilius
C
Parisli Jean
D
Dante
E
Ockhamlı William
Açıklama:
Kilise ve krallıklar arasındaki iktidar mücadelesinde tarafların üstünlük savlarını açıklayabileceksiniz.

Soru 3

Hristiyan dünyası için öngörülen “çift başı-çift bağımsızlık” düşüncesini kabul etmeyen ve plenitudo potestatis’i tersine çevirip devletin eline veren düşünür kimdir?

Seçenekler

A
Parisli Jean
B
Martin Luther
C
Dante
D
Padovalı Marsilius
E
Ockhamlı William
Açıklama:
Kilise ve krallıklar arasındaki iktidar mücadelesinde tarafların üstünlük savlarını açıklayabileceksiniz.

Soru 4

Aşağıdakilerden hangisi Parisli Jean’ın düşüncelerinden değildir?

Seçenekler

A
Devlet, insanlar tarafından ve insanlar için yaratılmıştır. Bu nedenle kendisini oluşturan insanların hakları ile özgürlüklerini korumakla yükümlüdür.
B
İmparatorun ya da kralın iktidarı Tanrı tarafından geliyorsa da burada bir aracı vardır. Bu aracı, Kilise değil, halktır.
C
Kilise’nin ruhani görevlerini yerine getirebilmek için dünyevi alanda sahip olduğu mal ve mülkleri, tabii ki kralın güvencesi altındadır. Ama kral, kamusal çıkar amacıyla bunları denetlemek ve vergilendirmek hakkını elinde bulundurur.
D
Papa, tıpkı kral gibi kendi yetki alanı içinde sınırlıdır. Ruhani iktidar yalnız papaya değil, bütün Kilise’ye verilmiştir.
E
Gerek papa, gerek kral, kendi alanlarında mutlak egemen değillerse de her biri diğerine karşı kendi alanı içinde üstün konumdadır.
Açıklama:
Kralların Papalık’tan bağımsız olmalarıyla Papalık karşısında üstün olmaları arasındaki farklılıkları ayırt edebileceksiniz.

Soru 5

Aşağıdakilerden hangisi Padovalı Marsilius’un düşündüğü mükemmel toplumu oluşturan unsurlardan biri değildir?

Seçenekler

A
Askerler
B
Burjuva
C
Köylüler
D
Zanaatkarlar
E
Maliyeciler
Açıklama:
Kralların Papalık’tan bağımsız olmalarıyla Papalık karşısında üstün olmaları arasındaki farklılıkları ayırt edebileceksiniz.

Soru 6

Fransa’da Papalık’ın dinsel alanda yetkilerini sınırlandıran, dünyevi iktidarını kabul etmeyen, kralın ve ona bağlı yöneticilerin Papalık buyruklarına uyma yükümlülüğünü ortadan kaldıran, Kilise’nin devlet işlerine karışamayacağını ama kralın gerektiği zaman Kilise’ye müdahale edebileceğini savunan, dinsel ve siyasal öğretilere ne ad verilir?

Seçenekler

A
Reform
B
Civitas
C
Gallikanizm
D
Makyavelizm
E
İki Kılıç Kuramı
Açıklama:
Dinde ve kültürel yaşamda yenilenmeyle ortaya çıkan yeni insan ve yeni Avrupa’yı değerlendirebileceksiniz.

Soru 7

I. Martin LutherII. Ockhamlı WilliamIII. Jean CalvinIV. Niccolo MachiavelliYukarıdaki düşünürlerden hangileri reformun öncülerindendir?

Seçenekler

A
I ve II
B
I ve III
C
III ve IV
D
II ve IV
E
I ve IV
Açıklama:
Dinde ve kültürel yaşamda yenilenmeyle ortaya çıkan yeni insan ve yeni Avrupa’yı değerlendirebileceksiniz.

Soru 8

Aşağıdaki düşünür ve yazdığı kitap eşleştirmelerinden hangisi doğrudur?

Seçenekler

A
Dante-Doksan Beş Tez
B
Martin Luther-Monarşi Üzerine
C
Aegidius Colonna Romanus-Hıristiyanlık Yönetimi Üzerine
D
Parisli Jean-Krallık ve Papalık İktidarı Üzerine
E
Padovalı Marsilius-Prens
Açıklama:
Kilise ve krallıklar arasındaki iktidar mücadelesinde tarafların üstünlük savlarını açıklayabileceksiniz.
Parisli Jean'ın eserinin adı; Krallık ve Papalık İktidarı Üzerine'dir. Diğer düşünür ve kitap eşleştirmeleri yanlış olarak yapılmıştır.

Soru 9

Reform ve Rönesans hareketlerinin temel destekleyici güçleri kimler olmuştur?

Seçenekler

A
Köylüler
B
Askerler
C
Din Adamları
D
Krallar
E
Oligarklar
Açıklama:
Dinde ve kültürel yaşamda yenilenmeyle ortaya çıkan yeni insan ve yeni Avrupa’yı değerlendirebileceksiniz.

Soru 10

Marsilius’a göre en iyi yönetim biçimi nedir?

Seçenekler

A
Oligarşi
B
Monarşi
C
Cumhuriyet
D
Tiranlık
E
Demokrasi
Açıklama:
Kilise ve krallıklar arasındaki iktidar mücadelesinde tarafların üstünlük savlarını açıklayabileceksiniz.

Soru 11

Ockhamlı William kimdir ve savı nedir?

Seçenekler

A
William Papalık’a aykırı görüşleri nedeniyle aforoz edilmiştir. Ockhamlı William’a göre devlet, insanlar tarafından ve insanlar için yaratılmıştır.
B
Eski düzeni yok etmeyi ve asalak feodal toprak sahiplerinin üstünlüğüne son vermeyi amaçlayan savı ile ünlenmiş devrimcidir.
C
Ockhamlı William’ a göre Egemenlik devlete içkindir, devletin özünü oluşturur. Auctoritas ile potestas savını kullanan bir düşünürdür.
D
Sonsuz olan Tanrı’ nın doğayla özdeş olduğunu, Tanrı’nın evrenden ayrı ve bağımsız bir varlığının olmadığını öne süren öğretiyi ortaya atan yazardır.
E
Ockhamlı William imparator-papa çatışmaları içinde imparatorluk yanlısı düşünürlerdendir. Ona göre de iç barışı (ya da huzur) her devletin ulaşması gereken en büyük iyiliktir.
Açıklama:
Kilise ve krallıklar arasındaki iktidar mücadelesinde tarafların üstünlük savlarını açıklayabileceksiniz.
İngiltere’nin Ockham kasabasında doğan William (1290-1349) genç yaşta Fransisken Tarikatı’na katıması nedeniyle Papalık’a aykırı görüşler taşır. Çünkü Fransiskenler, İsa ile havarilerinin ne kişisel, ne de ortak mülkiyet edindiklerini ve yoksul yaşayıp sadece yoksullardan yana olduklarını ileri sürerek Kilise’nin mal-mülk edinmesini yadsırlar. William Papalık’a aykırı görüşleri nedeniyle aforoz edilmiştir. Ockhamlı William’a göre devlet, insanlar tarafından ve insanlar için yaratılmıştır.

Soru 12

Padovalı Marsilius’ un düşünceleri ne olmuştur ?

Seçenekler

A
Kilise, kamusal bir eğitim kurumuna dönüştürülmelidir.
B
Marsilius’a göre de iç barışı (ya da huzur) her devletin ulaşması gereken en büyük iyiliktir.
C
Gerçek özgürlüğün gerçekleşmesi, herkesin toprağı kullanma ve elde edilecek üründen eşit ölçüde yararlanma hakkına sahip olmasına bağlıdır.
D
Cumhuriyet şeklinde düzenlenecek siyasal yapıda herkesin seçme ve seçilme hakkı olmalıdır.
E
Toplumsal ve siyasal yaşam Kilise’nin kurallarından bağımsız kılınmalı ve dinsel hoşgörü ortamı sağlanmalıdır.
Açıklama:
Kilise ve krallıklar arasındaki iktidar mücadelesinde tarafların üstünlük savlarını açıklayabileceksiniz.
Marsilius (1275-1280) da imparator-papa çatışmaları içinde imparatorluk yanlısı düşünürlerdendir. Marsilius’a göre de iç barışı (ya da huzur) her devletin ulaşması gereken en büyük iyiliktir.

Soru 13

Martin Luther’ in (1483-1546) 31 Ekim 1517’de Wittenberg Saray Kilisesi’nin kapısına astığı ünlü Doksan Beş Tez’i neyi anlatmaktadır?

Seçenekler

A
Doksan Beş Tez, kralın siyasal iktidarını kullanırken yeryüzündeki hiçbir otoriteye karşı sorumlu olmadığını savunur.
B
Doksan Beş Tez, Kilise’yi ağır bir dille eleştiren ve onun yeniden düzenlenmesi gerektiğini savunan düşünceleri içerir.
C
Doksan Beş Tez, esasta iman konularını öne çıkaran maddelere sahiptir.
D
Doksan Beş Tez, Dünyevi iktidar ya da prensin, halkın kolektif iradesinin bir ifadesi olması gerektiğini anlatır.
E
Doksan Beş Tez esasta halkın dünyevi isteklerini anlatan bir bildiridir.
Açıklama:
Dinde ve kültürel yaşamda yenilenmeyle ortaya çıkan yeni insan ve yeni Avrupa’yı değerlendirebileceksiniz.
Doksan Beş Tez, esasta iman konularını öne çıkaran maddelere sahiptir. Bu maddeler, Roma Kilisesi’nin imanla ilgili konularda yetkisini yumuflak bir biçimde tartışma gündemine getirmekle birlikte, doğrudan bir karşı çıkışı içermiyordu. Ancak bu tezlerin matbaa teknolojisi sayesinde hızla yayılması, Katolik Kilisesi’ne yöneltilen bu yumuşak itirazları radikalleştirdi ve yerel bir tartışma olmaktan çıkardı.

Soru 14

Makyevelizm ne anlama gelmektedir?

Seçenekler

A
Kurtuluş için imanla bu dünyadan uzaklaşmaya gerek yoktur düşüncesi.
B
Din adamlarının nasıl seçileceği, tapınma ritüelleri, disiplin ve öğretiyle ilgili tüm sorunlar, cemaatin oluşturduğu bir meclis tarafından kararlaştırılır anlamına gelmektedir.
C
Roma Kilisesi’nin imanla ilgili konularda yetkisini yumuşak bir biçimde tartışma gündemine getirmekle birlikte, doğrudan bir karşı çıkışı içermediği savı.
D
İktidar mücadelelerinin ve genel olarak siyasetin ahlakla ilişkisini kesen yaklaşımlara verilen genel niteleme.
E
Genel olarak Katoliklik ile Protestanlık arasında, bir tür reform geçirmiş Katoliklik olarak orta yolcu bir din anlayışına sahip olunması gerektiği.
Açıklama:
Yeni insanın iktidar ve siyasetle ilişkisini çözümleyebileceksiniz.
İktidarı ele geçirmek ve sürdürmek için, yani amaç iktidar olmak üzere, ahlaksal anlamı ve sonuçlarına bakmaksızın her tür aracın kullanılabileceğini, hatta kullanılması gerektiğini kabul eden, bundan ötürü de iktidar mücadelelerinin ve genel olarak siyasetin ahlakla ilişkisini kesen yaklaşımlara verilen genel niteleme.

Soru 15

XII. yüzyılın ortalarından itibaren krallar, ülke topraklarındaki herkesin doğrudan kendilerine bağlı uyruklar haline getirilmesi için burjuvazi sınıfı ile ittifak oluştursalar da, çeşitli engellerle karşılaşmışlardır. Aşağıdakilerden hangisi bu engellerden birisini göstermektedir?

Seçenekler

A
Feodal beyler
B
Ortodoks din adamları
C
Şövalyeler
D
Tüccar
E
Askerler
Açıklama:
XII. yüzyılın ortalarından itibaren krallar, ülke topraklarındaki herkesin doğrudan kendilerine bağlı uyruklar haline getirilmesi için burjuvazi sınıfı ile ittifak oluştursalar da, çeşitli engellerle karşılaşmışlardır. Feodal beyler, bu engellerden birisini göstermektedir.

Soru 16

Papalık ile dünyevi yönetimlerin çatışması XII. yüzyılın ikinci yarısından itibaren imparatorlar üzerinden başlamıştır. Roma - Germen imparatorları ile başlayan süreçte, Fransa ve İngiltere kralları da bu çatışmaya girmişler ve kral - papa çatışmaları döneme damga vurmuştur. Aşağıdakilerden hangisi bu çatışmaların temel nedenlerinden birini göstermektedir?

Seçenekler

A
Papalığın, istediği zaman kralın toprağındaki vergileri düzenleme hakkına sahip olma talebi
B
İmparatorun, toprakları üzerinde yüksek din adamlarını kendisinin atama isteği
C
Papanın, kralın hazırladığı yasaları papalık onayı olmadan geçersiz sayma talebi
D
Kralların, bölgelerindeki kiliseleri gerektiğinde kapatabilme yetkisi isteği
E
Kralların, yasama ve yürütme yetkisini sadece kendilerinde olması isteği
Açıklama:
Papalık ile dünyevi yönetimlerin çatışması XII. yüzyılın ikinci yarısından itibaren imparatorlar üzerinden başlamıştır. Roma - Germen imparatorları ile başlayan süreçte, Fransa ve İngiltere kralları da bu çatışmaya girmişler ve kral - papa çatışmaları döneme damga vurmuştur. İmparatorların toprakları üzerindeki yüksek din adamlarını kendileri atama isteği bu çatışmaların temel nedenlerinden birini göstermektedir.

Soru 17

İlk kez 1302 yılında Fransa kralı Phillipe'in öncülüğünde toplanan Etats Generaux'nun siyasal düşünce tarihi açısından en önemli sonucu aşağıdakilerden hangisi olmuştur?

Seçenekler

A
Papanın yetkileri daha önce hiç olmadığı kadar sınırlandırılmıştır.
B
Feodal beylerin, yargı yetkileri ellerinden alınarak bağımsız mahkemelere verilmiştir.
C
Din adamları ve feodal beyler ile birlikte toplumun diğer kesimleri de kendi görüşlerini aktarabilme olanağı bulmuşlardır.
D
Köleler ve özellikle toprağa bağlı çalışan serflere kısmi özgürlükleri ve ayrıca seçilebilme hakkı verilmiştir.
E
Papalığın yasama ve yürütme yetkileri sınırlandırılıp, yargı yetkisi tamamen krallara geçmiştir.
Açıklama:
İlk kez 1302 yılında Fransa kralı Phillipe'in öncülüğünde toplanan Etats Generaux'nun siyasal düşünce tarihi açısından sonucu din adamları ve feodal beyler ile birlikte toplumun diğer kesimleri de kendi görüşlerini aktarabilme olanağı bulmuşlardır.

Soru 18

1301 yılında kaleme aldığı Kilise İktidarı Üzerine adlı eserde, yeryüzündeki her şeyin Tanrı'dan geldiğini, dolayısıyla bir kişinin başkaları üzerindeki iktidarının ya da kişinin bir nesne üzerindeki iktidarının Tanrı yolunda kullanılması gerektiğini açıklayan din adamı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
VIII. Bonifacius
B
Thomas Aquinas
C
Origen
D
Aegidius Colonna Romanus
E
Josephus
Açıklama:
1301 yılında kaleme aldığı Kilise İktidarı Üzerine adlı eserde, yeryüzündeki her şeyin Tanrı'dan geldiğini, dolayısıyla bir kişinin başkaları üzerindeki iktidarının ya da kişinin bir nesne üzerindeki iktidarının Tanrı yolunda kullanılması gerektiğini açıklayan din adamı Aegidius Colonna Romanus'tur.

Soru 19

1265 - 1321 yılları arasında yaşamış, İtalya'nın ve Avrupa'nın en büyük ozanlarından ve düşünürlerinden Dante Alighieri'nin kilise tezleriyle bağdaşmayacak bir şekilde imparatorluk düşüncesini savunduğu ve bu nedenle kilise tarafından 1897 yılında kadar yasak getirilen eseri aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
İlahi Komedya
B
Decameron Öyküleri
C
Prens
D
Devlet ve İktidar
E
Monarşi Üzerine
Açıklama:
1265 - 1321 yılları arasında yaşamış, İtalya'nın ve Avrupa'nın en büyük ozanlarından ve düşünürlerinden Dante Alighieri'nin kilise tezleriyle bağdaşmayacak bir şekilde imparatorluk düşüncesini savunduğu ve bu nedenle kilise tarafından 1897 yılında kadar yasak getirilen eseri De Monarchia, Monarşi Üzerine adlı kitaptır.

Soru 20

Ortaçağ tarihinin önemli düşünürlerinden; Dante, Ockhamlı William ve Padovalı Marsilius'un siyasal düşünceye katkıları genel anlamda değerlendirildiğinde aşağıdakilerden hangisi ile açıklanabilir?

Seçenekler

A
Devletin özünde din dışı bağımsız bir karakter vardır.
B
Dünyevi iktidar ile ruhani iktidar arasında ayrılmaz bir ilişki söz konusudur.
C
Devlet ve kilise arasında karşılıklı bağımsızlık vardır.
D
Dünyevi iktidar, ruhani iktidardan üstün gibi görünse de, birbirlerini destekleyici özelliklere sahiptirler.
E
Ruhani iktidar her şeyin üstündedir ve doğrudan devlete karışma yetkisine sahiptir.
Açıklama:
Ortaçağ tarihinin önemli düşünürlerinden; Dante, Ockhamlı William ve Padovalı Marsilius'un siyasal düşünceye katkıları genel anlamda değerlendirildiğinde, hepsinin de ortak noktası devletin özünde din dışı bağımsız bir karakter olduğuna inanmalarıdır.

Soru 21

Aşağıdakilerden hangisi insanın, "biri dünyevi yaşamın mutluluğu, öteki edebi yaşamın mutluluğu olmak üzere iki ayrı ereği bulunduğunu" ve böylelikle her biri insanların bir yönüyle ilgilenen iki ayrı üst yönetici ya da "insanlığın iki babası" ortaya çıktığını savunan düşünürlerden birisidir?

Seçenekler

A
Ockhamlı William
B
Dante
C
Padovalı Marsilius
D
Aziz Augustinus
E
Thomas Aquinas
Açıklama:
Dante, insanın, "biri dünyevi yaşamın mutluluğu, öteki edebi yaşamın mutluluğu olmak üzere iki ayrı ereği bulunduğunu" ve böylelikle her biri insanların bir yönüyle ilgilenen iki ayrı üst yönetici ya da "insanlığın iki babası" ortaya çıktığını savunan düşünürdür.

Soru 22

XIV. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Rönesans, XV. yüzyılın ikinci yarısından itibaren dinde yenilenme olarak Reform ile iç içe geçerek genel olarak Avrupa'ya, özel olarak dine ve siyasete yepyeni bir görünüm kazandırmıştır. Aşağıdakilerden hangisi bu görünümün bir sonucudur?

Seçenekler

A
Kilise ezici bir üstünlük sağlamış ve ardından engizisyon hamlesine başvurarak konumunu güçlendirmeye çalışmıştır.
B
Kilise, krallar karşısındaki konumunu kaybetmese de, siyasal anlamda dünyevi iktidar ile eşit şartlara kavuşmuştur.
C
Kilise ile krallar arasındaki mücadeleden krallar kesin olarak zaferle ayrılmışlardır.
D
Tanrı merkezci anlayış etkisini sürdürerek, insan merkezli anlayış karşısında orta vadede önemli bir başarı elde etmiştir.
E
Avrupa'da, Skolastik düşüncenin ağırlığı doğrultusunda yeni bir insan tipolojisi ortaya çıkmıştır.
Açıklama:
XIV. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Rönesans, XV. yüzyılın ikinci yarısından itibaren dinde yenilenme olarak Reform ile iç içe geçerek genel olarak Avrupa'ya, özel olarak dine ve siyasete yepyeni bir görünüm kazandırmıştır. Bu görünümün en önemli sonucu Kilise ile krallar arasındaki mücadeleden krallar kesin olarak zaferle ayrılmaları olmuştur.

Soru 23

Papalığın dinsel alanda yetkilerini sınırlandıran, dünyevi iktidarını kabul etmeyen, kralın ve ona bağlı yöneticilerin Papalık buyruklarına uyma yükümlülüğünü ortadan kaldıran Gallikanizm, aşağıdaki ülkelerden hangisinde ortaya çıkmıştır?

Seçenekler

A
Almanya
B
Prusya
C
Hollanda
D
Fransa
E
İngiltere
Açıklama:
Papalığın dinsel alanda yetkilerini sınırlandıran, dünyevi iktidarını kabul etmeyen, kralın ve ona bağlı yöneticilerin Papalık buyruklarına uyma yükümlülüğünü ortadan kaldıran Gallikanizm, Fransa'da ortaya çıkmıştır.

Soru 24

Aşağıdaki açıklamalardan hangileri Machiavelli'nin, "Kilise, Ulusal Din ve Siyaset" ilişkisi içinde savunduğu görüşler arasında yer almaktadır?
1. Dini siyasetin ve dolayısıyla tamamen devletin hizmetinde olmalıdır.
2. Dinin teolojik anlamı üzerinde durmaya gerek yoktur. Zira o, salt sosyolojik bir ögedir.
3. Din bir amaç değil, tamamen bir araçtır.
4. İyi yasalar ve iyi silahlar yanında bir devletin sacayağını iyi bir din oluşturur.

Seçenekler

A
1 ve 2
B
2 ve 3
C
1, 3 ve 4
D
1, 2 ve 3
E
1, 2, 3 ve 4.
Açıklama:
Aşağıdaki açıklamalardan hepsi, Machiavelli'nin, "Kilise, Ulusal Din ve Siyaset" ilişkisi içinde savunduğu görüşler arasında yer almaktadır.
1. Dini siyasetin ve dolayısıyla tamamen devletin hizmetinde olmalıdır.
2. Dinin teolojik anlamı üzerinde durmaya gerek yoktur. Zira o, salt sosyolojik bir ögedir.
3. Din bir amaç değil, tamamen bir araçtır.
4. İyi yasalar ve iyi silahlar yanında bir devletin sacayağını iyi bir din oluşturur.

Soru 25

İlk kez 1302’de, soylular ve din adamlarının oluşturduğu iki tabakanın yanına tiers etat’yı da çağırarak üç tabakalı “Etats Generaux” nün ortaya çıkmasını sağlayan kişi kimdir?

Seçenekler

A
IV. (Güzel) Philippe
B
II. Friedrich
C
I. Edward
D
IV. Heinrich
E
VIII. Bonifacius
Açıklama:
Krallıklar ve Kilise Arasında İktidar Savaşları
Genel Tabakalar Meclisi olarak Etat Generoux başlangıçta iki temel feodal tabakanın, soylular ile din adamlarının temsilcilerinden oluşuyordu. İlk kez Güzel Philippe, 1302’de, ilk iki toplumsal tabakanın yanında (halkı ifade eden ama temsilcileri genellikle burjuvalar arasından seçilen) üçüncü tabakayı, yani tiers état’yı da toplantıya çağırdı. Böylece her üç tabaka temsilcilerinin genellikle ayrı oturumlarının olduğu États Généraux ortaya çıkmış oldu.

Soru 26

Papa VIII. Bonifacius’un görüşlerinin en önemli savunucusu ve 1295’de Bourges piskoposluğuna atanan şahsiyet aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Viterbolu Jacobus
B
Aegidius Colonna Romanus
C
Aquinumlu Thomas
D
Parisli Jean
E
Ockhamlı William
Açıklama:
Papalık Savları
Papa VIII. Bonifacius’un görüşlerinin en önemli savunucusu, 1295’te Bourges piskoposluğuna atanan Aegidius Colonna Romanus’tur.

Soru 27

Padovalı Marsilius’un öne sürdüğü ‘civitas’ ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Gereksinimlerin tam olarak karşılandığı mükemmel toplum biçimidir.
B
Başlıca 6 bölümden/meslek dalından oluşur.
C
Yeterlilik içinde yaşamanın yanı sıra, iyi yaşamayı da mümkün kılar.
D
Tümüyle dünyevi değildir.
E
Doğal toplumsallık eğilimi taşıyan insanların akıllarını kullanıp doğaya öykünerek gerçekleştirdikleri yapay bir bütün olma özelliği de gösterir.
Açıklama:
Toplumun Mükemmelliği ya da Civitas
İnsanların kendi gereksinimlerini karşılayarak yeterlilik içinde yaşamalarının yanı sıra, iyi yaşamalarını da mümkün kılan, yeterli yaşam için gerekli olan her şeyin üretilip mübadele edildiği, bu bakımdan tümüyle dünyevi olan mükemmel toplumdur. İnsanları bir toplum içinde birleşmeye iten tek neden gereksinimlerin karşılanmasıdır. Bu nedenle de doğal olarak topluca yaşayan insanlar, aile ve köy aşamasından geçip gereksinimlerin tam olarak karşılandığı mükemmel toplum biçimi olan siyasal topluma, yani civitas’a ulaşırlar. Bu bakımdan siyasal toplum, doğal toplumsallık eğilimi taşıyan insanların akıllarını kullanıp doğaya öykünerek gerçekleştirdikleri yapay bir bütün olma özelliği de gösterir. Mükemmel toplum başlıca altı bölüm ya da meslek dalından oluşur.

Soru 28

Aşağıdakilerden hangisi Parisli Jean tarafından ortaya konulmuş düşüncelerden biri değildir?

Seçenekler

A
Papa, tıpkı kral gibi kendi yetki alanı içinde sınırlıdır.
B
Papa ruhani konularda kraldan, kral da dünyevi konularda papadan üstündür.
C
Kutsal yazılara göre, “ne papa kılıcını imparatordan ne de imparator kılıcını papadan almıştır.”
D
İmparatorun ya da kralın iktidarı Tanrı tarafından geliyorsa da burada bir aracı vardır.
E
Tüm siyasal iktidarlar, yetkinliğe yönelebilmek için Tanrı’nın yardımına, yani Kilise’ye muhtaçtırlar.
Açıklama:
Krallık Yanlılarının Savları
Parisli Jean’ın ortaya koyduğu düşünceleri birkaç maddede özetlemek mümkündür:
Kilise’nin başındaki papanın dünyevi iktidarlar ve mülkler üzerinde hakkının bulunduğunu İsa’ya dayandıran görüşler, kutsal yazılarla bağdaşmamaktadır. Kutsal yazılara göre, “ne papa kılıcını imparatordan ne de imparator kılıcını papadan almıştır.” Demek ki iki iktidarın yetki alanları birbirinden tümüyle ayrıdır. İmparatorun ya da kralın iktidarı Tanrı tarafından geliyorsa da burada bir aracı vardır. Bu aracı, Kilise değil, halktır. Bu bağlamda, Kilise’nin ruhani görevlerini yerine getirebilmek için dünyevi alanda sahip olduğu mal ve mülkleri, tabii ki kralın güvencesi altındadır. Ama kral, kamusal çıkar amacıyla bunları denetlemek ve vergilendirmek hakkını elinde bulundurur. Papa, tıpkı kral gibi kendi yetki alanı içinde sınırlıdır. Daha açıkçası ruhani iktidar yalnız papaya değil, bütün Kilise’ye verilmiştir. Bu nedenle, “dünyanın Roma’dan papadan büyük olması gibi, Kilise Genel Kurulu da tek başına olan papadan büyüktür.” Gerek papa, gerek kral, kendi alanlarında mutlak egemen değillerse de her biri diğerine karşı kendi alanı içinde üstün konumdadır. Bir başka deyişle, papa ruhani konularda kraldan, kral da dünyevi konularda papadan üstündür. Yanlış şeçenek; Plenitudo potestatis’i savunan Viterbolu Jacobs’un papalık savları üzerine düşüncesidir.

Soru 29

Floransa’lı Dante Alighieri ile ilgili verilen bilgilerden hangisi doğrudur?

Seçenekler

A
Plenitudo potestatis’i savunmuştur.
B
Devletin oluşumunda kilisenin rolü olduğunu belirtmiştir.
C
İmparatorluk ve papalık arasındaki çatışmalara koyduğu tavrı nedeniyle hayatı sürgünde geçmiştir.
D
İki iktidarın birbirine karışması gerektiğini düşünmüştür.
E
Devletin amacı bakımından da kiliseye bağımlı olduğunu söylemiştir.
Açıklama:
İmparatorluk ya da Monarşinin Evrenselliği: Dante
Bir siyasal düşünür olmaktan çok İtalya’nın ve Avrupa’nın en büyük ozanlarından biri sayılan Floransalı Dante Alighieri (12651321) aynı zamanda çok fırtınalı bir siyasal yaşam süren, siyasal bir figürdür. İmparatorlar ve papalık arasındaki çatışmalarda imparatorluktan yana tavır koyması nedeniyle hayatı sürgünde geçmiştir. Plenitudo potestas savını çürütmeye çalışmıştır. Ona göre; devlet amacı bakımından kiliseden bağımsızdır, iki iktidar birbirine karışmamalıdır ve devletin oluşumunda kilisenin bir rolü yoktur.

Soru 30

Aşağıdakilerden hangisi Anglikan Kilisesi’nin özeliklerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Başlangıçta Katolik dinine bağlıdır.
B
Fransa’da krallık ile Papalık arasındaki mücadeleler sürecinde ortaya çıkmıştır.
C
Roma Kilisesi’ni reddederek, Canterbury başpiskoposluğu çevresinde örgütlenmiştir.
D
XVI. yüzyılda şekillenen Book of Common Prayer (Toplu Dua Kitabı)’nın belirlediği inanç ve ibadet kuralları geçerlidir.
E
Katoliklik ile Protestanlık arasında, bir tür reform geçirmiş Katoliklik olarak orta yolcu bir din anlayışına sahiptir.
Açıklama:
Ulusal Kiliselerin Belirişi
İngiltere’de krallık ile Papalık arasındaki mücadeleler sürecinde ortaya çıkan, başlangıçta Katolik dinine bağlı olmakla birlikte, Roma Kilisesi’ni reddederek Canterbury başpiskoposluğu çevresinde örgütlenen ulusal kiliseler birliğinin adıdır. XVI. yüzyılda şekillenen Book of Common Prayer (Toplu DuaKitabı)’nın belirlediği inanç ve ibadet kuralları geçerlidir. Genel olarak Katoliklik ile Protestanlık arasında, bir tür reform geçirmiş Katoliklik olarak orta yolcu bir din anlayışına sahiptir. Bu nedenle de yer yer Katolikliğe, yer Protestanlığa yaklaşabilen, çok çeşitli türden esnek inançlara ama her hâlükârda ulusal bir niteliğe sahiptir.

Soru 31

Katolik anlayışa göre, rahipler tarafından inananlara verilen ve ilgilinin günahlarının affedildiğini gösteren belgenin ismi nedir?

Seçenekler

A
Aforoz
B
Virtu
C
Doksan Beş Tez
D
Endüljans
E
Fortuna
Açıklama:
Luther, Kilise, Din ve Siyaset
Katolik anlayışa göre, rahipler tarafından, herhangi bir karşılık beklemeksizin, inananlara verilen ve ilgilinin günahlarının affedildiğini gösteren belgeye ‘endüljans’ denir. Belge, ilkesel olarak ücretsiz olsa da belge verilen kişilerin bunun karşılığında kiliseye bağışta bulunmasına bir engel olmadığından, giderek Kilise’nin belge ticaretine başladığı eleştirisi gündeme gelmiştir.

Soru 32

I- Yeniden vaftizciler anlamına gelir.
II- Vaftize karşılardır.
III- Bebekleri vaftiz ederek cemiyete kabul eden Katolik cemaate karşılardır.
IV- Yetişkinleri yeniden vaftiz ederler.
V- Daha çok ABD ve Kanada’da varlıklarını sürdürmektedirler.
Yukarıda Anabaptistlerle ilgili verilen bilgilerden hangisi ya da hangileri doğrudur?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
I, II
C
I, III, V
D
I, II, III, IV
E
I, III, IV, V
Açıklama:
Münzer ve Köylü Ayaklanmaları
Sözcük anlamı, “vaftizsizler” anlamına gelse de “yeniden vaftizciler” (baptise, vaftiz anlamına gelmektedir) demek daha doğrudur. Çünkü Anabaptistler, vaftizin kendisine değil, bebekleri vaftiz ederek cemaate kabul eden Katolik biçimine karşı çıkıyorlardı. Bu nedenle inananlar topluluğuna katılan yetişkinleri yeniden vaftiz ediyorlardı. Anabaptistler Hristiyanlığın başlangıç dönemindeki eşitlikçi, cemaatçi saflığı yeniden diriltmek istiyorlardı. Bu nedenle küçük, kolektif hayat süren topluluklar olarak bugün daha çok ABD’de ve Kanada’da varlıklarını dışa kapalı bir biçimde sürdürmektedirler.

Soru 33

İktidarı ele geçirmek ve sürdürmek için ahlaksal anlamı ve sonuçlarına bakmaksızın her tür aracın kullanılması gerektiğini kabul eden yaklaşım nedir?

Seçenekler

A
Makyavelizm
B
Gallikanizm
C
Monarşi
D
Sıfır Toplamlı İktidar
E
Cemaat Demokrasisi
Açıklama:
Machiavelli: Siyasete Yeni Bir Yaklaşım
İktidarı ele geçirmek ve sürdürmek için, yani amaç iktidar olmak üzere, ahlaksal anlamı ve sonuçlarına bakmaksızın her tür aracın kullanılabileceğini, hatta kullanılması gerektiğini kabul eden, bundan ötürü de iktidar mücadelelerinin ve genel olarak siyasetin ahlakla ilişkisini kesen yaklaşımlara verilen genel nitelemeye ‘makyavelizm’ adı verilir.

Soru 34

Machiavelli, özellikle Discorsi’de ortaya koyduğu düşünceleriyle ……… “erken bir kuramcısı” olarak kabul edilir.
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yere gelmesi gereken kelime hangisidir?

Seçenekler

A
Rönesansın
B
Reformun
C
Cumhuriyetçiliğin
D
Demokrasinin
E
Karşı-reformun
Açıklama:
Cumhuriyet: Karma Yönetim
Machiavelli, özellikle Discorsi’de ortaya koyduğu düşünceleriyle cumhuriyetçiliğin “erken bir kuramcısı” olarak kabul edilir.

Soru 35

Hangi yüzyılda papalık ve dünyevi yönetimlerin çatışması imparatorlar üzerinden başlamıştır?

Seçenekler

A
18. yüzyıl
B
12. yüzyıl
C
17. yüzyıl
D
11. yüzyıl
E
16.yüzyıl
Açıklama:
Papalık ile dünyevi yönetimlerin çatışması, XII. yüzyılın ikinci yarısından itibaren imparatorlar üzerinden başladı Doğru Cevap B’dir

Soru 36

Aşağıdaki terimlerden hangisi sınırlamak, belirlemek, tanımlamak, sürgün etmek, dışlamak gibi anlamlara gelmektedir?

Seçenekler

A
États Généraux
B
Laiklik
C
Aforoz
D
Laici
E
Imperium
Açıklama:
Aforoz: Terim Yunanca kaynaklı olup sınırlamak, belirlemek, tanımlamak, sürgün etmek, dışlamak gibi anlamlara gelmektedir. Doğru Cevap C’dir

Soru 37

Aşağıdaki düşünürlerden hangisi krallıklar ve kilise arasında ki iktidar savaşlarında papalık savunucusudur?

Seçenekler

A
Aquinumlu Thomas
B
Parisli Jean
C
Viterbolu Jacobus
D
VII. Heinrich
E
II. Friedrich
Açıklama:
Viterbolu Jocobus, krallıklar ve kilise arasında ki iktidar savaşlarında papalık savunucusudur. Doğru Cevap C’dir.

Soru 38

Aşağıdaki düşünürlerden hangisi devletin Kilise üzerindeki üstünlüğü savını açıkça dile getiren ilk düşünürdür?

Seçenekler

A
Padovalı Marsilius
B
Aegidius Colonna Romanus
C
Viterbolu Jacobus
D
VIII. Bonifacius
E
De regimine christiano
Açıklama:
Padovalı Marsilius, devletin Kilise üzerindeki üstünlüğü savını açıkça dile getiren ilk düşünürdür. Doğru Cevap A’dır

Soru 39

Aşağıdaki düşünürlerden hangisi İmparatorlar ve papalık arasındaki çatışmalarda imparatorluktan yana tavır koymuş ve De Monarchia (Monarşi Üzerine) adlı bir kitap da kaleme almıştır?

Seçenekler

A
Parisli Jean
B
Viterbolu Jacobus
C
Padovalı Marsilius
D
Ockhamlı William
E
Dante Alighieri
Açıklama:
İmparatorluk ve papalık arasındaki çatışmalarda imparatorluktan yana tavır koymuş ve De Monarchia (Monarşi Üzerine) adlı bir kitap da kaleme almış düşünür Dante Alighieri’dir Doğru Cevap E’dir

Soru 40

Aşağıdaki düşünürlerden hangisi iman konusunda papaya mutlak bir yetki vermek, “Kutsal Kitap’ın Hristiyanlara tanıdığı özgürlüğü yok etmek, bütün Hristiyanları köle konumuna indirgemek anlamına geldiğini savunur?

Seçenekler

A
Parisli Jean
B
Viterbolu Jacobus
C
Padovalı Marsilius
D
Ockhamlı William
E
Dante Alighieri
Açıklama:
Ockhamlı Wiliam, iman konusunda papaya mutlak bir yetki vermek, “Kutsal Kitap’ın Hristiyanlara tanıdığı özgürlüğü yok etmek, bütün Hristiyanları köle konumuna indirgemek anlamına geldiğini savunur. Doğru Cevap D’dir.

Soru 41

imparator-papa çatışmaları içinde imparatorluk yanlısı düşünürlerden hangisinin başyapıtı Defensor Pacis’dir?

Seçenekler

A
Parisli Jean
B
Viterbolu Jacobus
C
Padovalı Marsilius
D
Ockhamlı William
E
Dante Alighieri
Açıklama:
İtalya’da Padova’nın burjuva kökenli bir ailesinin üyesi olarak dünyaya gelen Marsilius (1275-1280) da imparator-papa çatışmaları içinde imparatorluk yanlısı düşünürlerdendir. Başyapıtı Defensor Pacis’i (Barış Savunucusu) 1324’te tamamlamıştır Doğru Cevap C’dir

Soru 42

Fransa’da, Papalık’ın dinsel alanda yetkilerini sınırlandıran, dünyevi iktidarını kabul etmeyen, kralın ve ona bağlı yöneticilerin Papalık buyruklarına uyma yükümlülüğünü ortadan kaldıran, Kilise’nin devlet işlerine karışamayacağını ama kralın gerektiği zaman Kilise’ye müdahale edebileceğini savunan, Fransa’ya özgü dinsel ve siyasal öğretilerin tümüne ne ad verilir?

Seçenekler

A
Laiklik
B
Gallikanizm
C
Karşı - Reform
D
Rönesans
E
Doksan Beş Tez
Açıklama:
Gallikanizm: Fransa’da, Papalık’ın dinsel alanda yetkilerini sınırlandıran, dünyevi iktidarını kabul etmeyen, kralın ve ona bağlı yöneticilerin Papalık buyruklarına uyma yükümlülüğünü ortadan kaldıran, Kilise’nin devlet işlerine karışamayacağını ama kralın gerektiği zaman Kilise’ye müdahale edebileceğini savunan, Fransa’ya özgü dinsel ve siyasal öğretilerin tümüne verilen ad. Doğru Cevap B’dir

Soru 43

Aşağıdaki reform öncülerinden hangisi dinsel yenilenmeyi ezilenler lehine toplumsal ve siyasal bir yenilenmeye dönüştürmeye çalışmıştır?

Seçenekler

A
Luther
B
Münzer
C
Calvin
D
Ockhamlı William
E
Dante Alighieri
Açıklama:
Thomas Münzer, dinsel yenilenmeyi ezilenler lehine toplumsal ve siyasal bir yenilenmeye dönüştürmeye çalışmıştır. Doğru Cevap B’dir

Soru 44

İktidarı ele geçirmek ve sürdürmek için, yani amaç iktidar olmak üzere, ahlaksal anlamı ve sonuçlarına bakmaksızın her tür aracın kullanılabileceğini, hatta kullanılması gerektiğini kabul eden, bundan ötürü de iktidar mücadelelerinin ve genel olarak siyasetin ahlakla ilişkisini kesen yaklaşımlara verilerin genel nitelemeye nedir?

Seçenekler

A
Makyavelizm
B
Gallikanizm
C
Karşı Reform
D
Doksan Beş Tez
E
Anabaptist
Açıklama:
Makyavelizm: İktidarı ele geçirmek ve sürdürmek için, yani amaç iktidar olmak üzere, ahlaksal anlamı ve sonuçlarına bakmaksızın her tür aracın kullanılabileceğini, hatta kullanılması gerektiğini kabul eden, bundan ötürü de iktidar mücadelelerinin ve genel olarak siyasetin ahlakla ilişkisini kesen yaklaşımlara verilen genel niteleme. Doğru Cevap A’dır

Soru 45

Aşağıdaki isimlerden hangisi Papa VIII. Bonifacius’un en önemli savunucusu ve 1301’de kaleme aldığı De potestate ecclesastice (Kilise İktidarı Üzerine) adlı yapıtın sahibidir?

Seçenekler

A
Aegidius Colonna Romanus
B
I. Friedrich Barbarossa
C
VI. Heinrich
D
II. Friedrich
E
Ockhamlı William
Açıklama:
Kralların Papalık’tan bağımsız olmalarıyla Papalık karşısında üstün olmaları arasındaki farklılıkları ayırt edebileceksiniz.

Soru 46

Fransa Kralı IV. (Güzel) Philippe ile Papa VIII. Bonifacius arasında 1296’da patlak veren çatışmanın nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Din adamlarının kral tarafından vergilendirilmesi
B
Fransa Kralı’nın Pamiers Piskoposu’nu İngiltere ile işbirliği yaptığı gerekçesiyle tutklatıp yargılaması
C
Kralı IV. (Güzel) Philippe’in Papalık’ın fermanını yaktırması
D
Papa VIII. Bonifacius’un Fransa Kralı IV. (Güzel) Philippe’i aforoz etmesi
E
Papa VIII. Bonifacius’un Fransa Kralı IV. (Güzel) Philippe’e karşı yayımladığı ferman
Açıklama:
Kralların Papalık’tan bağımsız olmalarıyla Papalık karşısında üstün olmaları arasındaki farklılıkları ayırt edebileceksiniz.

Soru 47

Aşağıdaki düşünürlerden hangisi Papalık kurumunu Kutsal Kitap’ta hiçbir dayanağı olmadığını ileri sürerek papayı Deccal ile özdeşleştirmiştir?

Seçenekler

A
Padovalı Marsilius
B
Viterbolu Jacobus
C
Salisbryli John
D
Aquinumlu Thomas
E
John Wycliffe
Açıklama:
Kralların Papalık’tan bağımsız olmalarıyla Papalık karşısında üstün olmaları arasındaki farklılıkları ayırt edebileceksiniz.

Soru 48

Aşağıdaki isimlerden hangisi 31 Ekim 1517’de Wittenber Kilisesi’nin kapısına astığı ünlü Doksan Beş Tez’le Katolik dünyasında yeni tartışamalara yol açmıştır?

Seçenekler

A
Thomas Münzer
B
Jean Calvin
C
Marthin Luther
D
Marcus Tullius Cicero
E
M. Livius Drusus
Açıklama:
Kilise ve krallıklar arasındaki iktidar mücadelesinde tarafların üstünlük savlarını açıklayabileceksiniz.

Soru 49

Machiavelli için cumhuriyetin karma yönetim olmasının nedeni, aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
karşıt toplumsal güçlerin dengelenmesi
B
Çatışmacı dinamiklerin dışlanması
C
Tek bir sınıfın hakimiyetinin varlığı
D
Çoğulcu demokrasiyle bezenmiş olması
E
Hiyerarşik ve merkezî bir yönetimi gerektirmesi
Açıklama:
Dinde ve kültürel yaşamda yenilenmeyle ortaya çıkan yeni insan ve yeni Avrupa’yı değerlendirebileceksiniz.

Soru 50

Aşağıdakilerden hangisi, Machiavelli’ye göre, yanlıştır?

Seçenekler

A
Savaş, siyasetin zorunlu bir biçimidir
B
Saldırmayan saldırıya uğrar
C
Siyasetin işasıyla savaş belirir
D
Savaş, gerekli olan için haklıdır
E
Savaş zamanı ile barış zamanı arasında fark yoktur
Açıklama:
Dinde ve kültürel yaşamda yenilenmeyle ortaya çıkan yeni insan ve yeni Avrupa’yı değerlendirebileceksiniz.

Soru 51

Machiavelli’ye göre insanın kötülüğünün nedenini kesinlikle açıklayan ifade hangisidir?

Seçenekler

A
İnsanın arzu duymayan bir varlık oluşu
B
İnsanın sınırsız arzularının iktidarla ilgisiz oluşu
C
İnsanın iktidarsız ama sınırsız arzu duyan bir varlık oluşu
D
İnsanın muktedir ama arzusuz bir varlık oluşu
E
İnsanın arzuları sınırsız, iktidarı sınırlı bir varlık oluşu
Açıklama:
Yeni insanın iktidar ve siyasetle ilişkisini çözümleyebileceksiniz.

Soru 52

Aşağıdaki ifadelerden hangisi ya da hangileri Münzer’in görüşleriyle çelişir? _ I. Kılıcın gücü topluluğun malıdır / II. Topluluk kılıcı prens eliyle kullanır / III. Doğru din gücünü topluluktan alır

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
I ve III
E
II ve III
Açıklama:
Dinde ve kültürel yaşamda yenilenmeyle ortaya çıkan yeni insan ve yeni Avrupa’yı değerlendirebileceksiniz.

Soru 53

Aşağıdaki ifadelerden hangisi Calvin’in görüşlerini desteklemektedir?

Seçenekler

A
Gerçek kilisenin olduğu yerde kurumsal kilise gereksizdir
B
Roma Kilisesi varken yeni bir kurumsal kilise gereksizdir
C
Gerçek kilisenin rolü tümüyle dinidir
D
İncil varken hiçbir kiliseye gerek yoktur
E
Kurumsal kilisenin rolü dünyevi alanda dini düzenlemektir
Açıklama:
Dinde ve kültürel yaşamda yenilenmeyle ortaya çıkan yeni insan ve yeni Avrupa’yı değerlendirebileceksiniz.

Soru 54

Padovalı Marsilius’un kuramında civitas kavramı, aşağıdakilerden hangisiyle ilgili olarak kullanılmaktadır?

Seçenekler

A
Dini ve dünyevi toplumları ayırmak için
B
Dini toplumun eksikliği için
C
Dünyevi toplumun eksikliği için
D
Dünyevi toplumun mükemmelliği için
E
Dini toplumun mükemmelliği için
Açıklama:
Dinde ve kültürel yaşamda yenilenmeyle ortaya çıkan yeni insan ve yeni Avrupa’yı değerlendirebileceksiniz.

Soru 55

Dante, aşağıdaki görüşlerden hangisini savunmaz?

Seçenekler

A
İmparatorluk, hem dünyevi, hem dinsel mutluluk içindir
B
İki ayrı erek, iki ayrı iktidar gerektirir
C
Dünyevi ve dinsel iktidar Tanrı’dan gelir
D
Papa dinsel, imparator dünyevi alanda üstündür
E
Kilise, insanın dinsel mutluluğu içindir
Açıklama:
Yeni insanın iktidar ve siyasetle ilişkisini çözümleyebileceksiniz.

Soru 56

Orta Çağda imperium kavramı aşağıdakilerden hangisini vurgulamak için kullanılır?

Seçenekler

A
Krallık iktidarının Tanrı’dan Kilise’ye indiğini
B
Krallık iktidarının Kilise’den krala indiğini
C
Krallık iktidarının Tanrı’yla ilgisinin olmadığını
D
Krallık iktidarının Tanrı’dan halka indiğini
E
Krallık iktidarının Kilise’den halka indiğini
Açıklama:
Dinde ve kültürel yaşamda yenilenmeyle ortaya çıkan yeni insan ve yeni Avrupa’yı değerlendirebileceksiniz.

Soru 57

Aşağıdakilerden hangisi, dünyevi iktidarın üstünlüğüne karşı, dinsel iktidarın üstünlüğü savıyla ilgisizdir?

Seçenekler

A
Dünyevi iktidarı kendine özgü bir işlevinin olması
B
Papanın dinsel alanda imparator oluşu
C
Monarşinin kendisinden üstün bir amacın varlığı
D
Kılıcın kılıç altında bulunması gerekliliği
E
Ruhun bedene üstün oluşu
Açıklama:
Dinde ve kültürel yaşamda yenilenmeyle ortaya çıkan yeni insan ve yeni Avrupa’yı değerlendirebileceksiniz.

Soru 58

I. Papa ve imparatorluk yetkileri birbirinden ayrıdır.
II. İmparator ve papa aracı değildir. Bu aracı, halktır.
III. Papa ve imparator kendi yetki alanları içinde sınırlıdır.
Parisli Jean’a göre yukarıdakilerden hangileri doğrudur?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
I ve II
C
I ve III
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Kutsal yazılara göre, ‘Ne papa kılıcını imparatordan ne de imparator kılıcını papadan almıştır. İki iktidarın yetki alanı birbirinden tümüyle ayrıdır. İkinci olarak, imparatorun ya da kralın iktidarı Tanrı tarafından geliyorsa da burada bir aracı vardır. Bu aracı, Kilise değil, halktır. Son olarak da Papa, tıpkı kral gibi kendi yetki alanı içerisinde sınırlıdır. Üç ifade de doğrudur.

Soru 59

I. İnsanların temel erekleri mutluluktur.
II. Mutluluk, savaş ile sağlanabilir.
III. Devletin başında birden fazla kişi bulunmalıdır.
Dante’ye göre, devlet düzeni konusunda yukarıdakilerden hangileri doğrudur?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
İnsanların bu yeryüzündeki temel erekleri mutluluktur. Mutluluk ise ancak barışın sağlanmasıyla olasıdır. Bu ise devlet tarafından gerçekleştirilebilir. Bu amacın tam anlamıyla gerçekleştirilmesi için, devletin evrensel bir nitelik taşıması ve başında da tek kişinin bulunması kaçınılmazdır. Bu durumda, yukarıdaki ifadelerden sadece I doğrudur.

Soru 60

Defensor Pacis (Barış Savunucusu) hangi düşünüre aittir?

Seçenekler

A
Dante
B
Padovalı Marsilius
C
Ockhamlı William
D
Parisli Jean
E
Aquinumlu Thomas
Açıklama:
İmparator-Papa çatışması içinde imparatorluk yanlısı olan düşünürlerden birisi olan Padovalı Marsilius 1324 yılında Defensor Pacis adlı eserini kaleme almıştır.

Soru 61

Marsilius tarafından, insanların yeterlik ve mükemmellik içinde yaşamalarını mümkün kılan topluma verilen ad nedir?

Seçenekler

A
Dünyevi iktidar
B
Potestas
C
Auctoritas
D
Civitas
E
Gallikanizm
Açıklama:
Potestas, Eski Roma’da tribunusların yetkisi; siyasal iktidarın kullanımı, Auctoritas ise Senato’nun yetkisi; siyasal iktidarın ilkesidir. Gallikanizm, Fransa’ya özgür dinsel ve siyasal öğretilerdir. Marsilius’a göre, insanların kendi gereksinimlerini karşılayarak yeterlik içinde yaşamalarının yanı sıra, iyi yaşamalarını da mümkün kılan, yeterli yaşan için gerekli olan her şeyin üretilip mübadele edildiği, bu bakımdan tümüyle dünyevi olan mükemmel toplum Civitas’tır.

Soru 62

Dünyevi iktidar ile ruhani iktidar arasındaki ilişkileri düzenlerken “karşılıklı bağımsızlık” savını benimseyen düşünürler kimdir?

Seçenekler

A
Padovali Marsilius ve Parisli Jean
B
Dante ve Ockhamlı William
C
Padovalı Marsilius ve Ockhamlı William
D
Dante ve Padovalı Marsilius
E
Dante ve Aquinumlu Thomas
Açıklama:
Çatışma sürecinde, imparatorların safında yer alıp Roma Kilisesi’nin savlarına karşı yapıtlar yayımlamış üç düşünür, Dante, Ockhamlı William ve Padovalı Marsilius’dur. Dante ve Ockhamlı Wililam “karşılıklı bağımsızlık” savını benimserken, Padovalı Marsilius daha ileri giderek devletin Kilise üzerindeki üstünlüğü savını açıkça dile getiren ilk düşünür olmuştur.

Soru 63

Floransalı Dante Alighieri’nin başyapıtı sayılan eseri aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Divina Commedia
B
Defensor Pacis
C
Doksan Bes Tez
D
De Monarchia
E
İl Principe
Açıklama:
Defensor Pacis, Padovalı Marsilius’a aittir. Doksan Beş Tez, Martin Luther Doksan Beş Tez’le Katolik dünyayı parçalayarak yeni bir dinin öncülüğünü yapmıştır. İl Principe (Prens), Machiavelli’nin en ünlü kitabıdır. Dante’nin De Monarchia (Monarşi Üzerine) adlı eseri siyasal düşünce bakımından önem taşımakla birlikte, Divina Commedia (İlahi Komedya) başyapıtı olarak anılmaktadır.

Soru 64

I. XVI. yüzyılın başlarında İngiltere’de şekillenmiştir.
II. Ulusal bir niteliğe sahiptir.
III. Toplu Dua Kitabı’nın belirlediği inanç ve ibadet kurallarına dayanır.
Yukarıdaki özellikler ile öne çıkan anlayış hangisidir?

Seçenekler

A
Katolik Kilisesi
B
Anglikan Kilisesi
C
Protestan Kilisesi
D
Ortodoks Kilisesi
E
Roma Kilisesi
Açıklama:
XVI. yüzyılda İngiltere’de krallık ile Papalık arasındaki mücadeleler sürecinde ortaya çıkan, başlangıçta Katolik dinine bağlı olmakla birlikte, Roma Kilisesi’ni reddederek Canterbury başpiskoposluğu çevresinde örgütlenen ulusal kiliseler birliğinin adıdır. XVI. yüzyılda şekillenen Book of Common Prayer (Toplu Dua Kitabı)’nın belirlediği inanç ve ibadet kuralları geçerlidir. Genel olarak Katoliklik ile Protestanlık arasında, bir tür reform geçirmiş Katoliklik olarak orta yolcu bir din anlayışına sahiptir. Bu nedenle de yer yer Katolikliğe, yer Protestanlığa yaklaşabilen, çok çeşitli türden esnek inançlara ama ulusal bir niteliğe sahiptir.

Soru 65

İktidarı ele geçirmek ve sürdürmek için, ahlaksal anlamı ve sonuçlarına bakmaksızın her türlü aracın kullanılabileceğini öne süren görüş aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Anabaptizm
B
Makyavelizm
C
Sıfır toplamlı iktidar
D
Virtu
E
Fortuna
Açıklama:
İktidarı ele geçirmek ve sürdürmek için, yani amaç iktidar olmak üzere, ahlaksal anlamı ve sonuçlarına bakmaksızın her tür aracın kullanılabileceğini, hatta kullanılması gerektiğini kabul eden, bundan ötürü de iktidar mücadelelerinin ve genel olarak siyasetin ahlakla ilişkisini kesen yaklaşımlara verilen genel niteleme Makyavelizm olarak adlandırılır.

Soru 66

Ockhamlı William’a göre, aşağıdakilerden hangisi dünyevi iktidarı sınırlandıran faktörlerden birisi değildir?

Seçenekler

A
İktidarın kutsallığı
B
Feodal haklar
C
Bireysel çıkarlar
D
Kilisenin çıkarları
E
Roma hukuku
Açıklama:
Ockhamlı William, siyasal iktidarın kökenine halkı yerleştirerek bir yanda çeşitli iktidar düzeyindeki otoritelerin özerkliğini güvence altına almayı, öte yanda bu otoritelerin aşırıya kaçmalarını önlemeyi amaçlamaktaydı. Ama bu iktidarı sınırlayan faktörler arasında feodalite yoktu.

Soru 67

Aşağıdakilerden hangisini Machiavelli söylememiştir?

Seçenekler

A
Savaş kimlere gerekli ise onlar için haklıdır ve silahlar tek umut olduğunda kutsaldır.
B
Bütün devletlerin temel ilkeleri, iyi yasalar ev iyi silahlardır.
C
Orduların iyi olmadığı bir yerde iyi yasalar olamaz.
D
Saldırmayan saldırıya uğrar.
E
Siyasetin düşmesi savaş getirmez.
Açıklama:
Savaşın kaçınılmazlığı söz konusu olduğunda, Machiavelli’nin siyaset anlayışı savaşın hayati önemini gözler önüne sermektedir. Ona göre, savaş gerçekleşmesi gereken bir şeydir ve her siyasal özne, güç ilişkileri sisteminin bir parçası olduğundan kendisini sürekli bir savaş ortamı içinde bulur.

Soru 68


  1. I. Friedrich Barbarossa

  2. VI. Heinrich

  3. II. Friedrich


Yukarıdakilerden hangileri XII. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Papalık ile sürekli çatışma içerisinde olan imparatorlardandır?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Papalık ile dünyevi yönetimlerin çatışması, XII. yüzyılın ikinci yarısından itibaren imparatorlar üzerinden başladı. Üç güçlü Roma-Germen imparatoru, I. Fried- rich Barbarossa (imparatorluk dönemi 1155-1190), VI. Heinrich (i. d. 1190-1211) ve II. Friedrich (i. d. 1211-1250), Papalık ile sürekli bir çatışma içine girdiler.

Soru 69

De potestate ecclesastica (Kilise iktidarı üzerine) adlı yapıtın yazarı kimdir?

Seçenekler

A
Jacobus
B
Romanus
C
Aquniumlu Thomas
D
Parisli Jean
E
Dante
Açıklama:
VIII. Bonifacius’un en önemli savunucusu, 1295’te Bourges piskoposluğuna atanan Aegidius Colonna Romanus’tur. 1301’de kaleme aldığı De potestate ecclesastica (Kilise İktidarı Üzerine) adlı yapıtına göre bu yeryüzündeki her şey Tanrı’dan gelmektedir.

Soru 70

“Doğal toplumsallaşmanın zorunlu bir sonucu olan devlet, yalnızca maddi sorunlarla ilgilenmeyip iyi bir yaşam için gerekli olan ahlaki ilkeleri de ortaya koyar. Dolayısıyla devlet gerek bu yönüyle, gerek Kilise’den önce olması nedeniyle, Papalık’tan bağımsızdır.”
Bu görüşü dile getiren en önemli krallık savunucusu kimdir?

Seçenekler

A
Jacobus
B
Romanus
C
Aquniumlu Thomas
D
Parisli Jean
E
Dante
Açıklama:
Bu görüşü dile getiren, en önemli krallık savunucusu, 1302 tarihli Depotestate regia etpapali (Krallık ve Papalık İktidarı Üzerine) adlı kitabın yazarı Parisli Jean’dır.

Soru 71


  1. Dante

  2. Ockhamlı William

  3. Padovalı Marsilius


Hangisi ya da hangileri kilise-krallık çatışmasında imparatorların safında yer alan düşünürlerdendir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Bu çatışma sürecinde, imparatorların safında yer alıp Roma Kilisesi’nin savlarına karşı yapıtlar yayımlamış çeşitli düşünürlerle karşılaşılır. Bu düşünürler arasında öne çıkan üç isim vardır: Dante, Ockhamlı William ve Padovalı Marsilius.

Soru 72


  1. Yeni “ulusal kiliseler” ortaya çıkar.

  2. Toplumsal yaşam yenilenir.

  3. Kültürel dünya yenilenir.


Hangisi ya da hangileri XIV. ve XVI. yüzyıllar arası Batı Avrupa’da yaşanan değişimlerdendir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
XIV. yüzyılın ikinci yarısından XVI. yüzyılın sonuna değin Batı Avrupa büyük bir değişim süreci geçirir. Özellikle Kilise’nin tekelinde tutmaya çalıştığı dinin yavaşça Papalık’ın kontrolü dışında kendine yeni kanallar bulması, farklı dinsel anlayışların gelişmesiyle dinde bir yenileşme ve nihayet Katolik Kilisesi’nin dışında yeni “ulusal kiliseler” ortaya çıkar. Aynı zamanda Kilise kontrolündeki toplumsal yaşam, Kilise zayıfladıkça tüm boyutlarıyla yenilenir. Bir bütün olarak toplumsal hayatın, özel olarak kültürel dünyanın yenilenmesi ve bu yenilenme doğrultusunda Antik Yunan ve Roma dünyasının değerlerinin yeniden anlamlı hâle gelmesi Rönesans kapsamında değerlendirilir.

Soru 73


  1. Kilise içindeki mutlak egemenliğe karşı çıkıyorlardı.

  2. Kilisenin servet edinmesini eleştiriyorlardı.

  3. Kilise mallarından vergi alınmamasını savunuyorlardı.


Hangisi ya da hangileri Ingiltere’de John Wycliffe ile Bohemya’da Jan Hus’un savunduğu görüşlerdendir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
İngiltere’de John Wycliffe (1320-1384) ile Bohemya’da Jan Hus (1373-1415), ortaya attıkları düşüncelerle Avrupa’yı geri dönülemez bir süreç içine sokmuşlardı. Her iki düşünürün reform tasarılarında kendi ülkelerine özgü “ulusal” çıkarların gözetilmesi önemli bir yer tutuyordu fakat aynı zamanda birçok konuda tam bir görüş birliği içindeydiler. Wycliffe ile Hus, bir yanda papanın Kilise içindeki mutlak egemenliğine karşı çıkıyorlar, öte yanda Kilise’nin servet edinmesini eleştirip Kilise mallarından vergi alınmasını, Kilise’ye ödenen vergilerin kısıtlanmasını ya da kaldırılmasını ve endüljans satışlarının yasaklanmasını savunuyorlardı.

Soru 74

Aşağıdakilerden hangisi Rönesans ve Reform hareketlerine ilişkin doğru bir ifade değildir?

Seçenekler

A
Çoğulculuğa giden yolu açtılar.
B
Ulusallığın doğuşunu kolaylaştırmışlardır.
C
Ulusal bütünlükler içinde dinsel çeşitlenmeye vesile oldular.
D
Dindarlıktan tümüyle kopuş anlamına gelmektedirler.
E
Siyasal ve kültürel parçalanmaya yol açtılar.
Açıklama:
Rönesans ve Reform Orta Çağ dünyasının temsil ettiği dinsel evrenselliğin, dinsel insanın kesin bir biçimde çözülüşüyse de evrensellik arayışından ve dindarlıktan tümüyle kopuş anlamına gelmemektedir.

Soru 75


  1. Martin Luther

  2. Thomas Münzer

  3. Jean Calvin


Hangisi ya da hangileri Reform hareketinin öncülerindendir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Reform ateşini yakan ve kesin bir biçimde dünyevi iktidarın yanında saf tutan Martin Luther, dinsel yenilenmeyi ezilenler lehine toplumsal ve siyasal bir yenilenmeye dönüştürmeye çalışan Thomas Münzer ve güçlenen yeni sınıfların çıkarlarıyla çelişmeyen yeni bir dindarlığın peşinde koşan Jean Calvin’dir.

Soru 76

Wittenberg Saray Kilisesi’nin kapısına astığı ünlü Doksan Beş Tez’le Katolik dünyayı parçalayarak yeni bir dinin öncülüğünü yapan kimdir?

Seçenekler

A
Thomas Münzer
B
Martin Luther
C
Jean Calvin
D
Dante
E
Ockhamlı William
Açıklama:
Martin Luther (1483-1546) 31 Ekim 1517’de Wittenberg Saray Kilisesi’nin kapısına astığı ünlü Doksan Beş Tez’le Katolik dünyayı parçalayarak yeni bir dinin öncülüğünü yapacağının muhtemelen farkında değildi.

Soru 77


  1. Kutsal Kitap’la temellenmeyen tüm vergilerin kalkması

  2. Toprak köleliğinin lağvedilmesi

  3. Makul bir vergilendirme


Hangisi ya da hangileri 1525’teki Köylü Ayaklanmalarında köylülerin taleplerindendir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Köylüler özetle kilisenin demokratik yönetimini, ruhbanın keyfi davranışlarının sona ermesini, Kutsal Kitap’la temellenmeyen bütün vergilerin kalkmasını, toprak köleliğinin lağvedilmesini, senyörlerin haksız gaspıyla kaybedilen toprakların topluluklara iadesini, makul bir vergilendirmeyi ve makul bir yargı düzenini talep ediyorlardı.

Soru 78

“Devletin ya da dünyevi otoritenin hiçbir biçimde dini otoritenin altında olmaması, kendi eylemlerinde ve kararlarında dinsel buyrukları ve iradeyi referans olarak kabul etmemesi” olarak tanımlanan kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Aforoz
B
Laiklik
C
Cumhuriyetçilik
D
Feodalite
E
Engizisyon
Açıklama:
Siyasal iktidarın dinden bağımsızlaşması olarak laiklik ya da iktidarın dünyevileşmesi, yani siyasal iktidarın kendi kararlarında, dinsel olan yerine dünyevi olanı amaç, kaynak ve ölçüt olarak kabul etmesidir. Laiklik hangi biçimde kendini gösterirse göstersin, değişmeyen şey, devletin ya da dünyevi otoritenin hiçbir biçimde dini otoritenin altında olmaması, kendi eylemlerinde ve kararlarında dinsel buyrukları ve iradeyi referans olarak kabul etmemesidir.

Soru 79

Fransız Devrimi’nin başlamasında rol oynayan meclis aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Tiers état
B
Halk Konsülü
C
États Généraux
D
Yurttaş Meclisi
E
Özgürlük Cemiyeti
Açıklama:
Genel Tabakalar Meclisi olarak États Généraux başlangıçta iki temel feodal tabakanın, soylular ile din adamlarının temsilcilerinden oluşmuştur. ilk kez Güzel Philippe, 1302’de, bu tabakaların yanında halkı ifade eden ama temsilcileri genellikle burjuvalar arasından seçilen üçüncü tabakayı, yani Tiers état’yı da toplantıya çağırdı. Böylece her üç tabaka temsilcilerinin genellikle ayrı oturumlarının olduğu États Généraux ortaya çıkmış oldu. 1789’da XVI. Louis’nin buyruğuyla toplanan tarihin son États Généraux’su Fransız Devrimi’ni başlatan meclistir.

Soru 80

Aşağıdaki seçeneklerin hangisinde Krallık-Papalık çatışmalarının bulunduğu ortamda imparatorların safında yer alıp Roma Kilisesi’nin savlarına karşı yapıtlar yayımlamış düşünürler bir arada verilmiştir?

Seçenekler

A
J.J. Rousseau - Dante
B
Augustinus - Aquinumlu Thomas
C
Scotus Eriugena - Ockhamlı William
D
Padovalı Marsilius - Bingenli Hildegard
E
Dante - Padovalı Marsilius
Açıklama:
Çatışma sürecinde, imparatorların safında yer alıp Roma Kilisesi’nin savlarına karşı yapıtlar yayımlamış çeşitli düşünürlerle karşılaşılır. Bu düşünürler arasında öne çıkan üç isim vardır: Dante, Ockhamlı William ve Padovalı Marsilius. Her üç düşünürün de siyasal düşünceye katkısı, devletin toplumsal arka planını ve devletin özünde din dışı olan bağımsız karakterini ortaya koymuş olmalarıdır.

Soru 81

XV. ve XVI. yüzyıllarda Avrupa’da toplumsal, siyasal, kültürel ve dinle ilgili alanlarda meydana gelen değişimleri ifade eden kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Fransız Devrimi
B
Rönesans ve Reform
C
Yeni Dünya Düzeni
D
Özgür Düşünce Devrimi
E
Seküler Reform
Açıklama:

  1. XIV. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Rönesans, XV. yüzyılın ikinci yarısından itibaren dinde yenilenme olarak Reformla iç içe geçerek genel olarak Avrupa’ya, özel olarak dine ve siyasete yepyeni bir görünüm kazandırır. Reform, XVI. yüzyılda, Avrupa Katolik dünyasının parçalanmasıyla Hristiyanlığın üçüncü büyük ana akımı olan Protestanlığın doğuşuyla sonuçlanan dinsel değişimi ve bu değişimi mümkün kılan dinsel, toplumsal hareketleri ifade eder. Rönesans ise yine kökleri daha geriye gitmekle birlikte, etkilerini özellikle XV. ve XVI. yüzyıllarda gösteren, Eski Yunan ve Roma kültürünün yeniden canlandırılması ve hümanist dünya görüşüyle karakterize olan kültürel hareketi içermektedir.

Soru 82

Fransa’ya özgür dinsel ve siyasal öğretilerin tümüne ne ad verilir?

Seçenekler

A
Gallikanizm
B
Anglikanizm
C
Protestanlık
D
Egzistanyelizm
E
Kapitalizm
Açıklama:
Fransa’da, Papalık’ın dinsel alanda yetkilerini sınırlandıran, dünyevi iktidarını kabul etmeyen, kralın ve ona bağlı yöneticilerin Papalık buyruklarına uyma yükümlülüğünü ortadan kaldıran, Kilise’nin devlet işlerine karışamayacağını ama kralın gerektiği zaman Kilise’ye müdahale edebileceğini savunan, Fransa’ya özgü dinsel ve siyasal öğretilerin tümüne verilen ad ‘Gallikanizm’dir.

Soru 83

Aşağıdakilerden hangisi Reform hareketini durdurmak için bir karşı-reform amacıyla Roma Kilisesi ile birlikte çalışan tarikattır?

Seçenekler

A
Salezyenler
B
Malakanlar
C
Tapınak Şövalyeleri
D
Cizvitler
E
Trappistler
Açıklama:
Karşı-reform: Reformcu hareketi durdurmak için Katolik Kilisesi’nin, özellikle Aziz Ignatius Loyola (1491- 1556) eliyle örgütlediği Cizvit (Jesuit) tarikatı nezdinde geçirdiği değişim sürecidir. Cizvitlerin en önemli özelliği tarikat liderine ve papaya kesin bir teslimiyeti öngören örgütlenmeleri ile eğitime verdikleri önemdir. Cizvitler, Katolikliği yaygınlaştırmak için toplumun hem en altta yer alan fahişeler, gençler, hastalar, mahkûmlar gibi kesimlerine, hem de en üst tabakadaki soylulara aynı anda yöneldiler.

Soru 84

Hristiyanlıkta, “sınırlamak, belirlemek, tanımlamak, sürgün etmek, dışlamak” gibi anlamlara gelen Yunanca kaynaklı terim aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Veto
B
Yaptırım
C
Tasfiye
D
Aforoz
E
Patronaj
Açıklama:
Veto, bir yetkinin, bir yasanın, bir kararın yürürlüğe girmesine karşı çıkıp engelleme ya da erteleme hakkıdır. Yaptırım, yasaların, ahlaki buyrukların yerine getirilmesini sağlayan güçtür. Tasfiye, arıtma, ayıklama, temizleme anlamında kullanılmaktadır. Patronaj ise, kayırmacılık, korumacılık, özellikle siyasal kayırmacılığı ifade eder. Yunanca kaynaklı, sınırlamak, belirlemek, tanımlamak, sürgün etmek, dışlamak anlamlarına gelen Aforozun İngilizce ve Fransızca karşılığı excommunication; birini bir çevrenin dışında bırakma ya da dışarı atmadır.

Soru 85

Kutsal söz adına hiçbir din adamının otoriteyi tekelleştiremeyeceğini ve ayrı bir otorite kuramayacağını savunan öğretinin sahibi kimdir?

Seçenekler

A
Ulrich Zwingli
B
Martin Luther
C
Jean Calvin
D
Thomas Münzer
E
Ockhamlı William
Açıklama:
Zwingli’ye göre, kutsal söz adına hiç kimse, hiçbir din adamı otoriteyi tekelleştiremez, ayrı bir otorite sahibi olamaz. Din adamlarının nasıl seçileceği, tapınma ritüelleri, disiplin ve öğretiyle ilgili tüm sorunlar, cemaatin oluşturduğu bir meclis tarafından kararlaştırılır.

Soru 86

Aşağıdakilerden hangisi “Makyavelizm” kavramını açıklar?

Seçenekler

A
Yasanın üstünlüğünü savunan akım
B
Bilimsel görüşü temele alan ve uygulanmasını isteyen görüş
C
Kralın yetkilerini sınırlandırılması, halkın egemenliğinin arttırılmasını savunan öğreti
D
Eğitimin dindarlaştırılması yönünde kilise tarafından geliştirilmiş düşünce akımı
E
İktidarı ele geçirmek ve sürdürmek için ahlaksal anlamı ve sonuçlarına bakmaksızın her tür aracın kullanılabileceğini savunan düşünce akımı
Açıklama:
Makyavelizm: İktidarı ele geçirmek ve sürdürmek için, yani amaç iktidar olmak üzere, ahlaksal anlamı ve sonuçlarına bakmaksızın her tür aracın kullanılabileceğini, hatta kullanılması gerektiğini kabul eden, bundan ötürü de iktidar mücadelelerinin ve genel olarak siyasetin ahlakla ilişkisini kesen yaklaşımlara verilen genel nitelemedir.

Soru 87

“Machiavelli’ye göre iktidarın miktarı değişmez. Birinin bu miktardan aldığı pay ne kadar büyürse diğerlerine kalan paylar da o kadar küçülür ya da hiç kalmaz.” Aşağıdakilerden hangisi bu anlayışın karşılayan kavramdır?

Seçenekler

A
İktidar Eşitliği Anlayışı
B
Toplumsal İktidar Eşitliği
C
Sıfır Toplamlı İktidar
D
Paydaşlık İktidarı
E
Machiavelli Teorisi
Açıklama:
Sıfır Toplamlı İktidar’a göre, belli bir alanda bulunan iktidar miktarı hiç değişmez. Birinin bu miktardan aldığı pay ne kadar büyürse diğerlerine kalan paylar da o kadar küçülür ya da hiç kalmaz. Buna göre, dünya üzerinde varolan virtù miktarı, tek imparatorluk tarafından ele geçirilememişse de birçok ulus arasında paylaşılmış durumdadır.

Soru 88


  1. Papa ve imparatorluk yetkileri birbirinden ayrıdır.

  2. İmparator ve papa aracı değildir. Bu aracı, halktır.

  3. Papa ve imparator kendi yetki alanları içinde sınırlıdır.


Parisli Jean’a göre yukarıdakilerden hangileri doğrudur?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
I ve II
C
I ve III
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Kutsal yazılara göre, ‘Ne papa kılıcını imparatordan ne de imparator kılıcını papadan almıştır. İki iktidarın yetki alanı birbirinden tümüyle ayrıdır. İkinci olarak, imparatorun ya da kralın iktidarı Tanrı tarafından geliyorsa da burada bir aracı vardır. Bu aracı, Kilise değil, halktır. Son olarak da Papa, tıpkı kral gibi kendi yetki alanı içerisinde sınırlıdır. Üç ifade de doğrudur.

Soru 89


  1. İnsanların temel erekleri mutluluktur.

  2. Mutluluk, savaş ile sağlanabilir.

  3. Devletin başında birden fazla kişi bulunmalıdır.


Dante’ye göre, devlet düzeni konusunda yukarıdakilerden hangileri doğrudur?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
İnsanların bu yeryüzündeki temel erekleri mutluluktur. Mutluluk ise ancak barışın sağlanmasıyla olasıdır. Bu ise devlet tarafından gerçekleştirilebilir. Bu amacın tam anlamıyla gerçekleştirilmesi için, devletin evrensel bir nitelik taşıması ve başında da tek kişinin bulunması kaçınılmazdır. Bu durumda, yukarıdaki ifadelerden sadece I doğrudur.

Soru 90

Defensor Pacis (Barış Savunucusu) hangi düşünüre aittir?

Seçenekler

A
Dante
B
Padovalı Marsilius
C
Ockhamlı William
D
Parisli Jean
E
Aquinumlu Thomas
Açıklama:
İmparator-Papa çatışması içinde imparatorluk yanlısı olan düşünürlerden birisi olan Padovalı Marsilius 1324 yılında Defensor Pacis adlı eserini kaleme almıştır.

Soru 91

Marsilius tarafından, insanların yeterlik ve mükemmellik içinde yaşamalarını mümkün kılan topluma verilen ad nedir?

Seçenekler

A
Dünyevi iktidar
B
Potestas
C
Auctoritas
D
Civitas
E
Gallikanizm
Açıklama:
Potestas, Eski Roma’da tribunusların yetkisi; siyasal iktidarın kullanımı, Auctoritas ise Senato’nun yetkisi; siyasal iktidarın ilkesidir. Gallikanizm, Fransa’ya özgür dinsel ve siyasal öğretilerdir. Marsilius’a göre, insanların kendi gereksinimlerini karşılayarak yeterlik içinde yaşamalarının yanı sıra, iyi yaşamalarını da mümkün kılan, yeterli yaşan için gerekli olan her şeyin üretilip mübadele edildiği, bu bakımdan tümüyle dünyevi olan mükemmel toplum Civitas’tır.

Soru 92

Dünyevi iktidar ile ruhani iktidar arasındaki ilişkileri düzenlerken “karşılıklı bağımsızlık” savını benimseyen düşünürler kimdir?

Seçenekler

A
Padovali Marsilius ve Parisli Jean
B
Dante ve Ockhamlı William
C
Padovalı Marsilius ve Ockhamlı William
D
Dante ve Padovalı Marsilius
E
Dante ve Aquinumlu Thomas
Açıklama:
Çatışma sürecinde, imparatorların safında yer alıp Roma Kilisesi’nin savlarına karşı yapıtlar yayımlamış üç düşünür, Dante, Ockhamlı William ve Padovalı Marsilius’dur. Dante ve Ockhamlı Wililam “karşılıklı bağımsızlık” savını benimserken, Padovalı Marsilius daha ileri giderek devletin Kilise üzerindeki üstünlüğü savını açıkça dile getiren ilk düşünür olmuştur.

Soru 93

Floransalı Dante Alighieri’nin başyapıtı sayılan eseri aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Divina Commedia
B
Defensor Pacis
C
Doksan Bes Tez
D
De Monarchia
E
İl Principe
Açıklama:
Defensor Pacis, Padovalı Marsilius’a aittir. Doksan Beş Tez, Martin Luther Doksan Beş Tez’le Katolik dünyayı parçalayarak yeni bir dinin öncülüğünü yapmıştır. İl Principe (Prens), Machiavelli’nin en ünlü kitabıdır. Dante’nin De Monarchia (Monarşi Üzerine) adlı eseri siyasal düşünce bakımından önem taşımakla birlikte, Divina Commedia (İlahi Komedya) başyapıtı olarak anılmaktadır.

Soru 94


  1. XVI. yüzyılın başlarında İngiltere’de şekillenmiştir.

  2. Ulusal bir niteliğe sahiptir.

  3. Toplu Dua Kitabı’nın belirlediği inanç ve ibadet kurallarına dayanır.


Yukarıdaki özellikler ile öne çıkan anlayış hangisidir?

Seçenekler

A
Katolik Kilisesi
B
Anglikan Kilisesi
C
Protestan Kilisesi
D
Ortodoks Kilisesi
E
Roma Kilisesi
Açıklama:
XVI. yüzyılda İngiltere’de krallık ile Papalık arasındaki mücadeleler sürecinde ortaya çıkan, başlangıçta Katolik dinine bağlı olmakla birlikte, Roma Kilisesi’ni reddederek Canterbury başpiskoposluğu çevresinde örgütlenen ulusal kiliseler birliğinin adıdır. XVI. yüzyılda şekillenen Book of Common Prayer (Toplu Dua Kitabı)’nın belirlediği inanç ve ibadet kuralları geçerlidir. Genel olarak Katoliklik ile Protestanlık arasında, bir tür reform geçirmiş Katoliklik olarak orta yolcu bir din anlayışına sahiptir. Bu nedenle de yer yer Katolikliğe, yer Protestanlığa yaklaşabilen, çok çeşitli türden esnek inançlara ama ulusal bir niteliğe sahiptir.

Soru 95

İktidarı ele geçirmek ve sürdürmek için, ahlaksal anlamı ve sonuçlarına bakmaksızın her türlü aracın kullanılabileceğini öne süren görüş aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Anabaptizm
B
Makyavelizm
C
Sıfır toplamlı iktidar
D
Virtu
E
Fortuna
Açıklama:
İktidarı ele geçirmek ve sürdürmek için, yani amaç iktidar olmak üzere, ahlaksal anlamı ve sonuçlarına bakmaksızın her tür aracın kullanılabileceğini, hatta kullanılması gerektiğini kabul eden, bundan ötürü de iktidar mücadelelerinin ve genel olarak siyasetin ahlakla ilişkisini kesen yaklaşımlara verilen genel niteleme Makyavelizm olarak adlandırılır.

Soru 96

Ockhamlı William’a göre, aşağıdakilerden hangisi dünyevi iktidarı sınırlandıran faktörlerden birisi değildir?

Seçenekler

A
İktidarın kutsallığı
B
Feodal haklar
C
Bireysel çıkarlar
D
Kilisenin çıkarları
E
Roma hukuku
Açıklama:
Ockhamlı William, siyasal iktidarın kökenine halkı yerleştirerek bir yanda çeşitli iktidar düzeyindeki otoritelerin özerkliğini güvence altına almayı, öte yanda bu otoritelerin aşırıya kaçmalarını önlemeyi amaçlamaktaydı. Ama bu iktidarı sınırlayan faktörler arasında feodalite yoktu.

Soru 97

Aşağıdakilerden hangisini Machiavelli söylememiştir?

Seçenekler

A
Savaş kimlere gerekli ise onlar için haklıdır ve silahlar tek umut olduğunda kutsaldır.
B
Bütün devletlerin temel ilkeleri, iyi yasalar ev iyi silahlardır.
C
Orduların iyi olmadığı bir yerde iyi yasalar olamaz.
D
Saldırmayan saldırıya uğrar.
E
Siyasetin düşmesi savaş getirmez.
Açıklama:
Savaşın kaçınılmazlığı söz konusu olduğunda, Machiavelli’nin siyaset anlayışı savaşın hayati önemini gözler önüne sermektedir. Ona göre, savaş gerçekleşmesi gereken bir şeydir ve her siyasal özne, güç ilişkileri sisteminin bir parçası olduğundan kendisini sürekli bir savaş ortamı içinde bulur.

Soru 98


  1. Papa ve imparatorluk yetkileri birbirinden ayrıdır.

  2. İmparator ve papa aracı değildir. Bu aracı, halktır.

  3. Papa ve imparator kendi yetki alanları içinde sınırlıdır.


Parisli Jean’a göre aşağıdakilerden hangileri doğrudur?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
I ve II
C
I ve III
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Kutsal yazılara göre, ‘Ne papa kılıcını imparatordan ne de imparator kılıcını papadan almıştır. İki iktidarın yetki alanı birbirinden tümüyle ayrıdır. İkinci olarak, imparatorun ya da kralın iktidarı Tanrı tarafından geliyorsa da burada bir aracı vardır. Bu aracı, Kilise değil, halktır. Son olarak da Papa, tıpkı kral gibi kendi yetki alanı içerisinde sınırlıdır. Üç ifade de doğrudur.

Soru 99


  1. İnsanların temel erekleri mutluluktur.

  2. Mutluluk, savaş ile sağlanabilir.

  3. Devletin başında birden fazla kişi bulunmalıdır.


Dante’ye göre, devlet düzeni konusunda yukarıdakilerden hangisi doğrudur?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
İnsanların bu yeryüzündeki temel erekleri mutluluktur. Mutluluk ise ancak barışın sağlanmasıyla olasıdır. Bu ise devlet tarafından gerçekleştirilebilir. Bu amacın tam anlamıyla gerçekleştirilmesi için, devletin evrensel bir nitelik taşıması ve başında da tek kişinin bulunması kaçınılmazdır. Bu durumda, yukarıdaki ifadelerden sadece I doğrudur.

Soru 100

Defensor Pacis (Barış Savunucusu) hangi düşünüre aittir?

Seçenekler

A
Dante
B
Padovalı Marsilius
C
Ockhamlı William
D
Parisli Jean
E
Aquinumlu Thomas
Açıklama:
İmparator-Papa çatışması içinde imparatorluk yanlısı olan düşünürlerden birisi olan Padovalı Marsilius 1324 yılında Defensor Pacis adlı eserini kaleme almıştır.

Soru 101

Marsilius tarafından, insanların yeterlik ve mükemmellik içinde yaşamalarını mümkün kılan topluma verilen ad nedir?

Seçenekler

A
Dünyevi iktidar
B
Potestas
C
Auctoritas
D
Civitas
E
Galikanizm
Açıklama:
Marsilius’a göre, insanların kendi gereksinimlerini karşılayarak yeterlik içinde yaşamalarının yanı sıra, iyi yaşamalarını da mümkün kılan, yeterli yaşan için gerekli olan her şeyin üretilip mübadele edildiği, bu bakımdan tümüyle dünyevi olan mükemmel toplum Civitas’tır.

Soru 102

Fransa’da, Papalık’ın dinsel alanda yetkilerini sınırlandıran ve dünyevi iktidarını reddeden görüşe verilen ad nedir?

Seçenekler

A
Anglikanizm
B
Gallikanizm
C
Karşı-reform
D
Endülans Belgesi
E
Dokşan beş tez
Açıklama:
Fransa’da papalığın dinsel alanda yetkilerini sınırlandıran, dünyevi iktidarını kabul etmeyen, kralın ve ona bağlı yöneticilerin papalık buyruklarına uyma yükümlüğünü ortadan kaldıran, kilisenin devlet işlerine karışamayacağını ama kralın gerektiği zaman kiliseye müdahale edebileceğini savunan, Fransa’ya özgü dinsel ve siyasal öğretilerin tümüme verilen ad ‘Gallikanizm’dir.

Soru 103

Doksan Beş Tez’in yaratıcısı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Martin Luther
B
Ulrich Zwingli
C
Thomas Münzer
D
Jean Calvin
E
Niccolo Machiavelli
Açıklama:
Martin Luther 31 Ekim 1517’de Wittenberg Saray Kilisesi’nin kapısına astığı ünlü Doksan Beş tez ile Katolik dünyayı parçalayacak ilk adımı da atmış oldu.

Soru 104

Kutsal söz adına hiçbir kimsenin otoriteyi tekelleştiremeyeceğini düşünen kişi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Martin Luther
B
Ulrich Zwingli
C
Niccolo Machiavelli
D
Jean Calvin
E
Thomas Münzer
Açıklama:
Zwingli’ye göre, kutsal söz adına hiç kimse, hiçbir din adamı otoriteyi tekelleştiremez, ayrı bir otorite sahibi olamaz. Din adamlarının nasıl seçileceği, tapınma ritüelleri, disiplin ve öğretiyle ilgili tüm sorunlar, cemaatin oluşturduğu bir meclis tarafından kararlaştırılır.

Soru 105

İktidarı ele geçirmek ve sürdürmek için, ahlaksal anlamı ve sonuçlarına bakmaksızın her türlü aracın kullanılabileceğini öne süren görüş aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Anabaptizm
B
Makyavelizm
C
Sıfır toplamlı iktidar
D
Virtu
E
Fortuna
Açıklama:
İktidarı ele geçirmek ve sürdürmek için, yani amaç iktidar olmak üzere, ahlaksal anlamı ve sonuçlarına bakmaksızın her tür aracın kullanılabileceğini, hatta kullanılması gerektiğini kabul eden, bundan ötürü de iktidar mücadelelerinin ve genel olarak siyasetin ahlakla ilişkisini kesen yaklaşımlara verilen genel niteleme Makyavelizm olarak adlandırılır.

Soru 106

Ockhamlı William’a göre, aşağıdakilerden hangisi dünyevi iktidarı sınırlandıran faktörlerden birisidir?

Seçenekler

A
İktidarın kutsallığı
B
Halka karşı sorumluluk
C
Bireysel çıkarlar
D
Kilisenin çıkarları
E
Roma hukuku
Açıklama:
Kral, olağan bir yönetim gösterdiği sürece hiç kimseye hesap vermek zorunda değilse de iktidarını kötüye kullanıp despotizme kaydığı anda halka karşı sorumlu hâle gelir. Bunun anlamı ise itaat etme yükümlülüğünden kurtulan halkın böyle bir imparatoru tahttan indirme hakkına sahip olup bu hakkı kullanmasıdır.

Soru 107

Aşağıdakilerden hangisini Machiavelli söylememiştir?

Seçenekler

A
Savaş kimlere gerekli ise onlar için haklıdır ve silahlar tek umut olduğunda kutsaldır.
B
Bütün devletlerin temel ilkeleri, iyi yasalar ev iyi silahlardır.
C
Orduların iyi olmadığı bir yerde iyi yasalar olamaz.
D
Saldırmayan saldırıya uğrar.
E
Siyasetin düşmesi savaş getirmez.
Açıklama:
Savaşın kaçınılmazlığı söz konusu olduğunda, Machiavelli’nin siyaset anlayışı savaşın hayati önemini gözler öüne sermektedir. Ona göre, savaş gerçekleşmesi gereken bir şeydir ve her siyasal özne, güç ilişkileri sisteminin bir parçası olduğundan kendisini sürekli bir savaş ortamı içinde bulur.

Soru 108


  1. I. Friedrich Barbarossa

  2. VI. Heinrich

  3. II. Friedrich


Hangisi ya da hangileri XII. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Papalık ile sürekli çatışma içerisinde olan imparatorlardandır?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I, II
D
II, III
E
I, II, III
Açıklama:
Papalık ile dünyevi yönetimlerin çatışması, XII. yüzyılın ikinci yarısından itibaren imparatorlar üzerinden başladı. Üç güçlü Roma-Germen imparatoru, I. Fried- rich Barbarossa (imparatorluk dönemi 1155-1190), VI. Heinrich (i. d. 1190-1211) ve II. Friedrich (i. d. 1211-1250), Papalık ile sürekli bir çatışma içine girdiler.

Soru 109

De potestate ecclesastica (Kilise iktidarı üzerine) adlı yapıtın yazarı kimdir?

Seçenekler

A
Jacobus
B
Romanus
C
Aquniumlu Thomas
D
Parisli Jean
E
Dante
Açıklama:
VIII. Bonifacius’un en önemli savunucusu, 1295’te Bourges piskoposluğuna atanan Aegidius Colonna Romanus’tur. 1301’de kaleme aldığı De potestate ecclesastica (Kilise İktidarı Üzerine) adlı yapıtına göre bu yeryüzündeki her şey Tanrı’dan gelmektedir.

Soru 110

“Doğal toplumsallaşmanın zorunlu bir sonucu olan devlet, yalnızca maddi sorunlarla ilgilenmeyip iyi bir yaşam için gerekli olan ahlaki ilkeleri de ortaya koyar. Dolayısıyla devlet gerek bu yönüyle, gerek Kilise’den önce olması nedeniyle, Papalık’tan bağımsızdır.”
Bu görüşü dile getiren en önemli krallık savunucusu kimdir?

Seçenekler

A
Jacobus
B
Romanus
C
Aquniumlu Thomas
D
Parisli Jean
E
Dante
Açıklama:
Bu görüşü dile getiren, en önemli krallık savunucusu, 1302 tarihli Depotestate regia etpapali (Krallık ve Papalık İktidarı Üzerine) adlı kitabın yazarı Parisli Jean’dır.

Soru 111


  1. Dante

  2. Ockhamlı William

  3. Padovalı Marsilius


Hangisi ya da hangileri kilise-krallık çatışmasında imparatorların safında yer alan düşünürlerdendir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I, II
D
II, III
E
I, II, III
Açıklama:
Bu çatışma sürecinde, imparatorların safında yer alıp Roma Kilisesi’nin savlarına karşı yapıtlar yayımlamış çeşitli düşünürlerle karşılaşılır. Bu düşünürler arasında öne çıkan üç isim vardır: Dante, Ockhamlı William ve Padovalı Marsilius.

Soru 112


  1. Yeni “ulusal kiliseler” ortaya çıkar.

  2. Toplumsal yaşam yenilenir.

  3. Kültürel dünya yenilenir.


Hangisi ya da hangileri XIV. ve XVI. yüzyıllar arası Batı Avrupa’da yaşanan değişimlerdendir?

Seçenekler

A
I, II, III
B
II, III
C
I, II
D
Yalnız I
E
Yalnız II
Açıklama:
XIV. yüzyılın ikinci yarısından XVI. yüzyılın sonuna değin Batı Avrupa büyük bir değişim süreci geçirir. Özellikle Kilise’nin tekelinde tutmaya çalıştığı dinin yavaşça Papalık’ın kontrolü dışında kendine yeni kanallar bulması, farklı dinsel anlayışların gelişmesiyle dinde bir yenileşme ve nihayet Katolik Kilisesi’nin dışında yeni “ulusal kiliseler” ortaya çıkar. Aynı zamanda Kilise kontrolündeki toplumsal yaşam, Kilise zayıfladıkça tüm boyutlarıyla yenilenir. Bir bütün olarak toplumsal hayatın, özel olarak kültürel dünyanın yenilenmesi ve bu yenilenme doğrultusunda Antik Yunan ve Roma dünyasının değerlerinin yeniden anlamlı hâle gelmesi Rönesans kapsamında değerlendirilir.

Soru 113


  1. Kilise içindeki mutlak egemenliğe karşı çıkıyorlardı.

  2. Kilisenin servet edinmesini eleştiriyorlardı.

  3. Kilise mallarından vergi alınmamasını savunuyorlardı.


Hangisi ya da hangileri Ingiltere’de John Wycliffe ile Bohemya’da Jan Hus’un savunduğu görüşlerdendir?

Seçenekler

A
I, II, III
B
II, III
C
I, II
D
Yalnız I
E
Yalnız II
Açıklama:
Ingiltere’de John Wycliffe (1320-1384) ile Bohemya’da Jan Hus (1373-1415), ortaya attıkları düşüncelerle Avrupa’yı geri dönülemez bir süreç içine sokmuşlardı. Her iki düşünürün reform tasarılarında kendi ülkelerine özgü “ulusal” çıkarların gözetilmesi önemli bir yer tutuyordu fakat aynı zamanda birçok konuda tam bir görüş birliği içindeydiler. Wycliffe ile Hus, bir yanda papanın Kilise içindeki mutlak egemenliğine karşı çıkıyorlar, öte yanda Kilise’nin servet edinmesini eleştirip Kilise mallarından vergi alınmasını, Kilise’ye ödenen vergilerin kısıtlanmasını ya da kaldırılmasını ve endüljans satışlarının yasaklanmasını savunuyorlardı.

Soru 114

Aşağıdakilerden hangisi Rönesans ve Reform hareketlerine ilişkin doğru bir ifade değildir?

Seçenekler

A
Çoğulculuğa giden yolu açtılar.
B
Ulusallığın doğuşunu kolaylaştırmışlardır.
C
Ulusal bütünlükler içinde dinsel çeşitlenmeye vesile oldular.
D
Dindarlıktan tümüyle kopuş anlamına gelmektedirler.
E
Siyasal ve kültürel parçalanmaya yol açtılar.
Açıklama:
Rönesans ve Reform Orta Çağ dünyasının temsil ettiği dinsel evrenselliğin, dinsel insanın kesin bir biçimde çözülüşüyse de evrensellik arayışından ve dindarlıktan tümüyle kopuş anlamına gelmemektedir.

Soru 115


  1. Martin Luther

  2. Thomas Münzer

  3. Jean Calvin


Hangisi ya da hangileri Reform hareketinin öncülerindendir?

Seçenekler

A
I, II, III
B
II, III
C
I, II
D
Yalnız I
E
Yalnız II
Açıklama:
Reform ateşini yakan ve kesin bir biçimde dünyevi iktidarın yanında saf tutan Martin Luther, dinsel yenilenmeyi ezilenler lehine toplumsal ve siyasal bir yenilenmeye dönüştürmeye çalışan Thomas Münzer ve güçlenen yeni sınıfların çıkarlarıyla çelişmeyen yeni bir dindarlığın peşinde koşan Jean Calvin’dir.

Soru 116

Wittenberg Saray Kilisesi’nin kapısına astığı ünlü Doksan Beş Tez’le Katolik dünyayı parçalayarak yeni bir dinin öncülüğünü yapan kimdir?

Seçenekler

A
Thomas Münzer
B
Martin Luther
C
Jean Calvin
D
Dante
E
Ockhamlı William
Açıklama:
Martin Luther (1483-1546) 31 Ekim 1517’de Wittenberg Saray Kilisesi’nin kapısına astığı ünlü Doksan Beş Tez’le Katolik dünyayı parçalayarak yeni bir dinin öncülüğünü yapacağının muhtemelen farkında değildi.

Soru 117


  1. Kutsal Kitap’la temellenmeyen tüm vergilerin kalkması

  2. Toprak köleliğinin lağvedilmesi

  3. Makul bir vergilendirme


Hangisi ya da hangileri 1525’teki Köylü Ayaklanmalarında köylülerin taleplerindendir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I, II
D
II, III
E
I, II, III
Açıklama:
Köylüler özetle kilisenin demokratik yönetimini, ruhbanın keyfi davranışlarının sona ermesini, Kutsal Kitap’la temellenmeyen bütün vergilerin kalkmasını, toprak köleliğinin lağvedilmesini, senyörlerin haksız gaspıyla kaybedilen toprakların topluluklara iadesini, makul bir vergilendirmeyi ve makul bir yargı düzenini talep ediyorlardı.

Soru 118

“Devletin ya da dünyevi otoritenin hiçbir biçimde dini otoritenin altında olmaması, kendi eylemlerinde ve kararlarında dinsel buyrukları ve iradeyi referans olarak kabul etmemesi” olarak tanımlanan kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Aforoz
B
Laiklik
C
Cumhuriyetçilik
D
Feodalite
E
Engizisyon
Açıklama:
Siyasal iktidarın dinden bağımsızlaşması olarak laiklik ya da iktidarın dünyevileşmesi, yani siyasal iktidarın kendi kararlarında, dinsel olan yerine dünyevi olanı amaç, kaynak ve ölçüt olarak kabul etmesidir. Laiklik hangi biçimde kendini gösterirse göstersin, değişmeyen şey, devletin ya da dünyevi otoritenin hiçbir biçimde dini otoritenin altında olmaması, kendi eylemlerinde ve kararlarında dinsel buyrukları ve iradeyi referans olarak kabul etmemesidir.

Soru 119

Fransız Devrimi’nin başlamasında rol oynayan meclis aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Tiers état
B
Halk Konsülü
C
États Généraux
D
Yurttaş Meclisi
E
Özgürlük Cemiyeti
Açıklama:
1789’da XVI. Louis’nin buyruğuyla toplanan tarihin son États Généraux’su ise Fransız Devrimi’ni başlatan meclistir.

Soru 120

Krallık-Papalık çatışmalarının bulunduğu ortamda imparatorların safında yer alıp Roma Kilisesi’nin savlarına karşı yapıtlar yayımlamış düşünürler bir arada verilmiştir?

Seçenekler

A
J.J. Rousseau - Dante
B
Augustinus - Aquinumlu Thomas
C
Scotus Eriugena - Ockhamlı William
D
Padovalı Marsilius - Bingenli Hildegard
E
Dante - Padovalı Marsilius
Açıklama:
Çatışma sürecinde, imparatorların safında yer alıp Roma Kilisesi’nin savlarına karşı yapıtlar yayımlamış çeşitli düşünürlerle karşılaşılır. Bu düşünürler arasında öne çıkan üç isim vardır: Dante, Ockhamlı William ve Padovalı Marsilius. Her üç düşünürün de siyasal düşünceye katkısı, devletin toplumsal arka planını ve devletin özünde din dışı olan bağımsız karakterini ortaya koymuş olmalarıdır.

Soru 121

XV. Ve XVI. yüzyıllarda Avrupa da toplumsal, siyasal, kültürel ve dinle ilgili alanlarda meydana gelen değişimleri ifade eden kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Fransız Devrimi
B
Rönesans ve Reform
C
Yeni Dünya Düzeni
D
Özgür Düşünce Devrimi
E
Seküler Reform
Açıklama:
XIV. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Rönesans, XV. yüzyılın ikinci yarısından itibaren dinde yenilenme olarak Reformla iç içe geçerek genel olarak Avrupa’ya, özel olarak dine ve siyasete yepyeni bir görünüm kazandırır. Reform, XVI. yüzyılda, Avrupa Katolik dünyasının parçalanmasıyla Hristiyanlığın üçüncü büyük ana akımı olan Protestanlığın doğuşuyla sonuçlanan dinsel değişimi ve bu değişimi mümkün kılan dinsel, toplumsal hareketleri ifade eder. Rönesans ise yine kökleri daha geriye gitmekle birlikte, etkilerini özellikle XV. ve XVI. yüzyıllarda gösteren, Eski Yunan ve Roma kültürünün yeniden canlandırılması ve hümanist dünya görüşüyle karakterize olan kültürel hareketi içermektedir.

Soru 122

Reform hareketini durdurmak için Roma Kilisesi ile bir karşı-reform amacıyla birlikte çalışan tarikat aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Salezyenler
B
Malakanlar
C
Tapınak Şövalyeleri
D
Cizvitler
E
Trappistler
Açıklama:
Karşı-reform: Reformcu hareketi durdurmak için Katolik Kilisesi’nin, özellikle Aziz Ignatius Loyola (1491- 1556) eliyle örgütlediği Cizvit (Jesuit) tarikatı nezdinde geçirdiği değişim sürecidir. Cizvitlerin en önemli özelliği tarikat liderine ve papaya kesin bir teslimiyeti öngören örgütlenmeleri ile eğitime verdikleri önemdir. Cizvitler, Katolikliği yaygınlaştırmak için toplumun hem en altta yer alan fahişeler, gençler, hastalar, mahkûmlar gibi kesimlerine, hem de en üst tabakadaki soylulara aynı anda yöneldiler.

Soru 123

“Doksan Beş Tez” ile Katolik dünyayı parçalayarak Reform ile birlikte yeni bir dinin öncülüğünü yapan kişi kimdir?

Seçenekler

A
Thomas Münzer
B
Jean Calvin
C
Michelangelo
D
Martin Luther
E
Montaigne
Açıklama:
Martin Luther (1483-1546) 31 Ekim 1517’de Wittenberg Saray Kilisesi’nin kapısına astığı ünlü Doksan Beş Tez’le Katolik dünyayı parçalayarak yeni bir din olan Protestanlığın öncülüğünü yapmıştır.

Soru 124

Kutsal söz adına hiçbir din adamının otoriteyi tekelleştiremeyeceğini ve ayrı bir otorite kuramayacağını savunan öğretinin sahibi kimdir?

Seçenekler

A
Ulrich Zwingli
B
Martin Luther
C
Jean Calvin
D
Thomas Münzer
E
Ockhamlı William
Açıklama:
Zwingli’ye göre, kutsal söz adına hiç kimse, hiçbir din adamı otoriteyi tekelleştiremez, ayrı bir otorite sahibi olamaz. Din adamlarının nasıl seçileceği, tapınma ritüelleri, disiplin ve öğretiyle ilgili tüm sorunlar, cemaatin oluşturduğu bir meclis tarafından kararlaştırılır.

Soru 125

Aşağıdakilerden hangisi “Makyavelizm” kavramını açıklar?

Seçenekler

A
Yasanın üstünlüğünü savunan akım
B
Bilimsel görüşü temele alan ve uygulanmasını isteyen görüş
C
Kralın yetkilerini sınırlandırılması, halkın egemenliğinin arttırılmasını savunan öğreti
D
Eğitimin dindarlaştırılması yönünde kilise tarafından geliştirilmiş düşünce akımı
E
İktidarı ele geçirmek ve sürdürmek için ahlaksal anlamı ve sonuçlarına bakmaksızın her tür aracın kullanılabileceğini savunan düşünce akımı
Açıklama:
Makyavelizm: İktidarı ele geçirmek ve sürdürmek için, yani amaç iktidar olmak üzere, ahlaksal anlamı ve sonuçlarına bakmaksızın her tür aracın kullanılabileceğini, hatta kullanılması gerektiğini kabul eden, bundan ötürü de iktidar mücadelelerinin ve genel olarak siyasetin ahlakla ilişkisini kesen yaklaşımlara verilen genel nitelemedir.

Soru 126

Machiavelli’ye göre iktidarın miktarı değişmez. Birinin bu miktardan aldığı pay ne kadar büyürse diğerlerine kalan paylar da o kadar küçülür ya da hiç kalmaz. Aşağıdakilerden hangisi bu anlayışın karşılayan kavramdır?

Seçenekler

A
İktidar Eşitliği Anlayışı
B
Toplumsal İktidar Eşitliği
C
Sıfır Toplamlı İktidar
D
Paydaşlık İktidarı
E
Machiavelli Teorisi
Açıklama:
Sıfır Toplamlı İktidar’a göre, belli bir alanda bulunan iktidar miktarı hiç değişmez. Birinin bu miktardan aldığı pay ne kadar büyürse diğerlerine kalan paylar da o kadar küçülür ya da hiç kalmaz. Buna göre, dünya üzerinde varolan virtù miktarı, tek imparatorluk tarafından ele geçirilememişse de birçok ulus arasında paylaşılmış durumdadır.

Soru 127

I. I. Friedrich Barbarossa
II. VI. Heinrich
III. II. Friedrich
Yukarıdakilerden hangileri XII. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Papalık ile sürekli çatışma içerisinde olan imparatorlardandır?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Papalık ile dünyevi yönetimlerin çatışması, XII. yüzyılın ikinci yarısından itibaren imparatorlar üzerinden başladı. Üç güçlü Roma-Germen imparatoru, I. Fried- rich Barbarossa (imparatorluk dönemi 1155-1190), VI. Heinrich (i. d. 1190-1211) ve II. Friedrich (i. d. 1211-1250), Papalık ile sürekli bir çatışma içine girdiler.

Soru 128

De potestate ecclesastica (Kilise iktidarı üzerine) adlı yapıtın yazarı kimdir?

Seçenekler

A
Jacobus
B
Romanus
C
Aquniumlu Thomas
D
Parisli Jean
E
Dante
Açıklama:
VIII. Bonifacius’un en önemli savunucusu, 1295’te Bourges piskoposluğuna atanan Aegidius Colonna Romanus’tur. 1301’de kaleme aldığı De potestate ecclesastica (Kilise İktidarı Üzerine) adlı yapıtına göre bu yeryüzündeki her şey Tanrı’dan gelmektedir.

Soru 129

“Doğal toplumsallaşmanın zorunlu bir sonucu olan devlet, yalnızca maddi sorunlarla ilgilenmeyip iyi bir yaşam için gerekli olan ahlaki ilkeleri de ortaya koyar. Dolayısıyla devlet gerek bu yönüyle, gerek Kilise’den önce olması nedeniyle, Papalık’tan bağımsızdır.”
Bu görüşü dile getiren en önemli krallık savunucusu kimdir?

Seçenekler

A
Jacobus
B
Romanus
C
Aquniumlu Thomas
D
Parisli Jean
E
Dante
Açıklama:
Bu görüşü dile getiren, en önemli krallık savunucusu, 1302 tarihli Depotestate regia etpapali (Krallık ve Papalık İktidarı Üzerine) adlı kitabın yazarı Parisli Jean’dır.

Soru 130

I. Dante
II. Ockhamlı William
III. Padovalı Marsilius
Hangisi ya da hangileri kilise-krallık çatışmasında imparatorların safında yer alan düşünürlerdendir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Bu çatışma sürecinde, imparatorların safında yer alıp Roma Kilisesi’nin savlarına karşı yapıtlar yayımlamış çeşitli düşünürlerle karşılaşılır. Bu düşünürler arasında öne çıkan üç isim vardır: Dante, Ockhamlı William ve Padovalı Marsilius.

Soru 131

I. Yeni “ulusal kiliseler” ortaya çıkar.
II. Toplumsal yaşam yenilenir.
III. Kültürel dünya yenilenir.
Hangisi ya da hangileri XIV. ve XVI. yüzyıllar arası Batı Avrupa’da yaşanan değişimlerdendir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
XIV. yüzyılın ikinci yarısından XVI. yüzyılın sonuna değin Batı Avrupa büyük bir değişim süreci geçirir. Özellikle Kilise’nin tekelinde tutmaya çalıştığı dinin yavaşça Papalık’ın kontrolü dışında kendine yeni kanallar bulması, farklı dinsel anlayışların gelişmesiyle dinde bir yenileşme ve nihayet Katolik Kilisesi’nin dışında yeni “ulusal kiliseler” ortaya çıkar. Aynı zamanda Kilise kontrolündeki toplumsal yaşam, Kilise zayıfladıkça tüm boyutlarıyla yenilenir. Bir bütün olarak toplumsal hayatın, özel olarak kültürel dünyanın yenilenmesi ve bu yenilenme doğrultusunda Antik Yunan ve Roma dünyasının değerlerinin yeniden anlamlı hâle gelmesi Rönesans kapsamında değerlendirilir.

Soru 132

I. Kilise içindeki mutlak egemenliğe karşı çıkıyorlardı.II. Kilisenin servet edinmesini eleştiriyorlardı.III. Kilise mallarından vergi alınmamasını savunuyorlardı. Hangisi ya da hangileri Ingiltere’de John Wycliffe ile Bohemya’da Jan Hus’un savunduğu görüşlerdendir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
İngiltere’de John Wycliffe (1320-1384) ile Bohemya’da Jan Hus (1373-1415), ortaya attıkları düşüncelerle Avrupa’yı geri dönülemez bir süreç içine sokmuşlardı. Her iki düşünürün reform tasarılarında kendi ülkelerine özgü “ulusal” çıkarların gözetilmesi önemli bir yer tutuyordu fakat aynı zamanda birçok konuda tam bir görüş birliği içindeydiler. Wycliffe ile Hus, bir yanda papanın Kilise içindeki mutlak egemenliğine karşı çıkıyorlar, öte yanda Kilise’nin servet edinmesini eleştirip Kilise mallarından vergi alınmasını, Kilise’ye ödenen vergilerin kısıtlanmasını ya da kaldırılmasını ve endüljans satışlarının yasaklanmasını savunuyorlardı.

Soru 133

Aşağıdakilerden hangisi Rönesans ve Reform hareketlerine ilişkin doğru bir ifade değildir?

Seçenekler

A
Çoğulculuğa giden yolu açtılar.
B
Ulusallığın doğuşunu kolaylaştırmışlardır.
C
Ulusal bütünlükler içinde dinsel çeşitlenmeye vesile oldular.
D
Dindarlıktan tümüyle kopuş anlamına gelmektedirler.
E
Siyasal ve kültürel parçalanmaya yol açtılar.
Açıklama:
Rönesans ve Reform Orta Çağ dünyasının temsil ettiği dinsel evrenselliğin, dinsel insanın kesin bir biçimde çözülüşüyse de evrensellik arayışından ve dindarlıktan tümüyle kopuş anlamına gelmemektedir.

Soru 134

I. Martin Luther
II. Thomas Münzer
III. Jean Calvin
Hangisi ya da hangileri Reform hareketinin öncülerindendir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Reform ateşini yakan ve kesin bir biçimde dünyevi iktidarın yanında saf tutan Martin Luther, dinsel yenilenmeyi ezilenler lehine toplumsal ve siyasal bir yenilenmeye dönüştürmeye çalışan Thomas Münzer ve güçlenen yeni sınıfların çıkarlarıyla çelişmeyen yeni bir dindarlığın peşinde koşan Jean Calvin’dir.

Soru 135

Wittenberg Saray Kilisesi’nin kapısına astığı ünlü Doksan Beş Tez’le Katolik dünyayı parçalayarak yeni bir dinin öncülüğünü yapan kimdir?

Seçenekler

A
Thomas Münzer
B
Martin Luther
C
Jean Calvin
D
Dante
E
Ockhamlı William
Açıklama:
Martin Luther (1483-1546) 31 Ekim 1517’de Wittenberg Saray Kilisesi’nin kapısına astığı ünlü Doksan Beş Tez’le Katolik dünyayı parçalayarak yeni bir dinin öncülüğünü yapacağının muhtemelen farkında değildi.

Soru 136

I. Kutsal Kitap’la temellenmeyen tüm vergilerin kalkması
II. Toprak köleliğinin lağvedilmesi
III. Makul bir vergilendirme
Hangisi ya da hangileri 1525’teki Köylü Ayaklanmalarında köylülerin taleplerindendir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Köylüler özetle kilisenin demokratik yönetimini, ruhbanın keyfi davranışlarının sona ermesini, Kutsal Kitap’la temellenmeyen bütün vergilerin kalkmasını, toprak köleliğinin lağvedilmesini, senyörlerin haksız gaspıyla kaybedilen toprakların topluluklara iadesini, makul bir vergilendirmeyi ve makul bir yargı düzenini talep ediyorlardı.

Soru 137

“Devletin ya da dünyevi otoritenin hiçbir biçimde dini otoritenin altında olmaması, kendi eylemlerinde ve kararlarında dinsel buyrukları ve iradeyi referans olarak kabul etmemesi” olarak tanımlanan kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Aforoz
B
Laiklik
C
Cumhuriyetçilik
D
Feodalite
E
Engizisyon
Açıklama:
Siyasal iktidarın dinden bağımsızlaşması olarak laiklik ya da iktidarın dünyevileşmesi, yani siyasal iktidarın kendi kararlarında, dinsel olan yerine dünyevi olanı amaç, kaynak ve ölçüt olarak kabul etmesidir. Laiklik hangi biçimde kendini gösterirse göstersin, değişmeyen şey, devletin ya da dünyevi otoritenin hiçbir biçimde dini otoritenin altında olmaması, kendi eylemlerinde ve kararlarında dinsel buyrukları ve iradeyi referans olarak kabul etmemesidir.

Soru 138

Fransız Devrimi’nin başlamasında rol oynayan meclis aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Tiers état
B
Halk Konsülü
C
États Généraux
D
Yurttaş Meclisi
E
Özgürlük Cemiyeti
Açıklama:
Genel Tabakalar Meclisi olarak États Généraux başlangıçta iki temel feodal tabakanın, soylular ile din adamlarının temsilcilerinden oluşmuştur. İlk kez Güzel Philippe, 1302’de, bu tabakaların yanında halkı ifade eden ama temsilcileri genellikle burjuvalar arasından seçilen üçüncü tabakayı, yani Tiers état’yı da toplantıya çağırdı. Böylece her üç tabaka temsilcilerinin genellikle ayrı oturumlarının olduğu États Généraux ortaya çıkmış oldu. 1789’da XVI. Louis’nin buyruğuyla toplanan tarihin son États Généraux’su Fransız Devrimi’ni başlatan meclistir.

Soru 139

Aşağıdaki seçeneklerin hangisinde Krallık-Papalık çatışmalarının bulunduğu ortamda imparatorların safında yer alıp Roma Kilisesi’nin savlarına karşı yapıtlar yayımlamış düşünürler bir arada verilmiştir?

Seçenekler

A
J.J. Rousseau - Dante
B
Augustinus - Aquinumlu Thomas
C
Scotus Eriugena - Ockhamlı William
D
Padovalı Marsilius - Bingenli Hildegard
E
Dante - Padovalı Marsilius
Açıklama:
Çatışma sürecinde, imparatorların safında yer alıp Roma Kilisesi’nin savlarına karşı yapıtlar yayımlamış çeşitli düşünürlerle karşılaşılır. Bu düşünürler arasında öne çıkan üç isim vardır: Dante, Ockhamlı William ve Padovalı Marsilius. Her üç düşünürün de siyasal düşünceye katkısı, devletin toplumsal arka planını ve devletin özünde din dışı olan bağımsız karakterini ortaya koymuş olmalarıdır.

Soru 140

ve XVI. yüzyıllarda Avrupa’da toplumsal, siyasal, kültürel ve dinle ilgili alanlarda meydana gelen değişimleri ifade eden kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Fransız Devrimi
B
Rönesans ve Reform
C
Yeni Dünya Düzeni
D
Özgür Düşünce Devrimi
E
Seküler Reform
Açıklama:
XIV. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Rönesans, XV. yüzyılın ikinci yarısından itibaren dinde yenilenme olarak Reformla iç içe geçerek genel olarak Avrupa’ya, özel olarak dine ve siyasete yepyeni bir görünüm kazandırır. Reform, XVI. yüzyılda, Avrupa Katolik dünyasının parçalanmasıyla Hristiyanlığın üçüncü büyük ana akımı olan Protestanlığın doğuşuyla sonuçlanan dinsel değişimi ve bu değişimi mümkün kılan dinsel, toplumsal hareketleri ifade eder. Rönesans ise yine kökleri daha geriye gitmekle birlikte, etkilerini özellikle XV. ve XVI. yüzyıllarda gösteren, Eski Yunan ve Roma kültürünün yeniden canlandırılması ve hümanist dünya görüşüyle karakterize olan kültürel hareketi içermektedir.

Soru 141

Fransa’ya özgür dinsel ve siyasal öğretilerin tümüne ne ad verilir?

Seçenekler

A
Gallikanizm
B
Anglikanizm
C
Protestanlık
D
Egzistanyelizm
E
Kapitalizm
Açıklama:
Fransa’da, Papalık’ın dinsel alanda yetkilerini sınırlandıran, dünyevi iktidarını kabul etmeyen, kralın ve ona bağlı yöneticilerin Papalık buyruklarına uyma yükümlülüğünü ortadan kaldıran, Kilise’nin devlet işlerine karışamayacağını ama kralın gerektiği zaman Kilise’ye müdahale edebileceğini savunan, Fransa’ya özgü dinsel ve siyasal öğretilerin tümüne verilen ad ‘Gallikanizm’dir.

Soru 142

Aşağıdakilerden hangisi Reform hareketini durdurmak için bir karşı-reform amacıyla Roma Kilisesi ile birlikte çalışan tarikattır?

Seçenekler

A
Salezyenler
B
Malakanlar
C
Tapınak Şövalyeleri
D
Cizvitler
E
Trappistler
Açıklama:
Karşı-reform: Reformcu hareketi durdurmak için Katolik Kilisesi’nin, özellikle Aziz Ignatius Loyola (1491- 1556) eliyle örgütlediği Cizvit (Jesuit) tarikatı nezdinde geçirdiği değişim sürecidir. Cizvitlerin en önemli özelliği tarikat liderine ve papaya kesin bir teslimiyeti öngören örgütlenmeleri ile eğitime verdikleri önemdir. Cizvitler, Katolikliği yaygınlaştırmak için toplumun hem en altta yer alan fahişeler, gençler, hastalar, mahkûmlar gibi kesimlerine, hem de en üst tabakadaki soylulara aynı anda yöneldiler.

Soru 143

Hristiyanlıkta, “sınırlamak, belirlemek, tanımlamak, sürgün etmek, dışlamak” gibi anlamlara gelen Yunanca kaynaklı terim aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Veto
B
Yaptırım
C
Tasfiye
D
Aforoz
E
Patronaj
Açıklama:
Veto, bir yetkinin, bir yasanın, bir kararın yürürlüğe girmesine karşı çıkıp engelleme ya da erteleme hakkıdır. Yaptırım, yasaların, ahlaki buyrukların yerine getirilmesini sağlayan güçtür. Tasfiye, arıtma, ayıklama, temizleme anlamında kullanılmaktadır. Patronaj ise, kayırmacılık, korumacılık, özellikle siyasal kayırmacılığı ifade eder. Yunanca kaynaklı, sınırlamak, belirlemek, tanımlamak, sürgün etmek, dışlamak anlamlarına gelen Aforozun İngilizce ve Fransızca karşılığı excommunication; birini bir çevrenin dışında bırakma ya da dışarı atmadır.

Soru 144

Kutsal söz adına hiçbir din adamının otoriteyi tekelleştiremeyeceğini ve ayrı bir otorite kuramayacağını savunan öğretinin sahibi kimdir?

Seçenekler

A
Ulrich Zwingli
B
Martin Luther
C
Jean Calvin
D
Thomas Münzer
E
Ockhamlı William
Açıklama:
Zwingli’ye göre, kutsal söz adına hiç kimse, hiçbir din adamı otoriteyi tekelleştiremez, ayrı bir otorite sahibi olamaz. Din adamlarının nasıl seçileceği, tapınma ritüelleri, disiplin ve öğretiyle ilgili tüm sorunlar, cemaatin oluşturduğu bir meclis tarafından kararlaştırılır.

Soru 145

Aşağıdakilerden hangisi “Makyavelizm” kavramını açıklar?

Seçenekler

A
Yasanın üstünlüğünü savunan akım
B
Bilimsel görüşü temele alan ve uygulanmasını isteyen görüş
C
Kralın yetkilerini sınırlandırılması, halkın egemenliğinin arttırılmasını savunan öğreti
D
Eğitimin dindarlaştırılması yönünde kilise tarafından geliştirilmiş düşünce akımı
E
İktidarı ele geçirmek ve sürdürmek için ahlaksal anlamı ve sonuçlarına bakmaksızın her tür aracın kullanılabileceğini savunan düşünce akımı
Açıklama:
Makyavelizm: İktidarı ele geçirmek ve sürdürmek için, yani amaç iktidar olmak üzere, ahlaksal anlamı ve sonuçlarına bakmaksızın her tür aracın kullanılabileceğini, hatta kullanılması gerektiğini kabul eden, bundan ötürü de iktidar mücadelelerinin ve genel olarak siyasetin ahlakla ilişkisini kesen yaklaşımlara verilen genel nitelemedir.

Soru 146

“Machiavelli’ye göre iktidarın miktarı değişmez. Birinin bu miktardan aldığı pay ne kadar büyürse diğerlerine kalan paylar da o kadar küçülür ya da hiç kalmaz.” Aşağıdakilerden hangisi bu anlayışın karşılayan kavramdır?

Seçenekler

A
İktidar Eşitliği Anlayışı
B
Toplumsal İktidar Eşitliği
C
Sıfır Toplamlı İktidar
D
Paydaşlık İktidarı
E
Machiavelli Teorisi
Açıklama:
Sıfır Toplamlı İktidar’a göre, belli bir alanda bulunan iktidar miktarı hiç değişmez. Birinin bu miktardan aldığı pay ne kadar büyürse diğerlerine kalan paylar da o kadar küçülür ya da hiç kalmaz. Buna göre, dünya üzerinde varolan virtù miktarı, tek imparatorluk tarafından ele geçirilememişse de birçok ulus arasında paylaşılmış durumdadır.

Soru 147

Roma hukukunun temel kavramlarından biri aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Cumhuriyet
B
Kilise
C
Papalık
D
Krallık
E
Soylular
Açıklama:
Kilise ve krallıklar arasındaki iktidar mücadelesinde tarafların üstünlük savlarını açıklayabileceksiniz.
Roma hukukunun en temel kavramları, cumhuriyet-kamusal alan ile kamusal güç kavramlarıdır.

Soru 148

Afaroz tehdit'ini aşağıdakilerden kim kullanırdı?

Seçenekler

A
Kral
B
Papa
C
Soylular
D
Halk
E
Feodal senyörler
Açıklama:
Kilise ve krallıklar arasındaki iktidar mücadelesinde tarafların üstünlük savlarını açıklayabileceksiniz.
Afaroz'u Papalar anlaşamadıkları krallara karşı bir tehdit olarak kullanırlardı.

Soru 149

Aşağıdakilerden hangisi çatışma sürecinde imparatorların safında yer alan üç önemli düşünürden biridir?

Seçenekler

A
Dante
B
Bavyera Kralı Ludwing
C
Avusturya Kralı Friedrich
D
VII. Heinrich
E
XXII. Johannes
Açıklama:
Kralların Papalık’tan bağımsız olmalarıyla Papalık karşısında üstün olmaları arasındaki farklılıkları ayırt edebileceksiniz.
Çatışma sürecinde imparatorların safında yer alan üç önemli düşünür Dante, Ockhamlı William, Padovalı Marsilius’dur.

Soru 150

Aşağıdakilerden hangisi Dante’nin devlet ile Kilise hakkındaki düşüncesidir?

Seçenekler

A
Kilisenin öncülüğünde devletin kurulması ve yapılanması gerekir.
B
Papaların dünyevi iktidarda iktidarda söz sahibi olması gerekir.
C
Halkın papalık üzerinde büyük bir etkisi bulunmalıdır.
D
Devletin oluşumunda Kilisenin hiçbir rolünün bulunmaması, dahası devletin Kilise’den önce olmasıdır.
E
Devlet ile Kilise ayrılmaz bir bütündür. Kesinlikle hiçbirinin birbirinden üstünlüğü yoktur.
Açıklama:
Kralların Papalık’tan bağımsız olmalarıyla Papalık karşısında üstün olmaları arasındaki farklılıkları ayırt edebileceksiniz.
Dante, toplumun doğal olduğu varsayımından yola çıkar ve toplumun düzenini sağlayacak bir gücün zorunluluğuna vurgu yapar. Siyasal toplum ya da devlet adıyla karşımıza çıkan bu güç, doğal zorunluluk olarak belirmektedir. Devletin oluşumunda Kilisenin hiçbir rolünün bulunmaması, dahası devletin Kilise’den önce olmasıdır.

Soru 151

Ockhamlı William’a göre en yetkin yönetim biçimi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Monarşi
B
Diktatörlük
C
Krallık
D
Cumhuriyet
E
Kilise
Açıklama:
Kralların Papalık’tan bağımsız olmalarıyla Papalık karşısında üstün olmaları arasındaki farklılıkları ayırt edebileceksiniz.
Devlet, insanlar için ve insanlar tarafından yaratılmıştır. Bu nedenle kendisini oluşturan insanların hakları ile özgürlüklerini korumakla yükümlüdür. Bu anlamda en yetkin yönetim monarşidir.

Soru 152

.Endüljans Belgesi nedir?

Seçenekler

A
İnsanların vergi ödediğine dair verilen belge.
B
Kralın Kiliseye bağlılığını gösterir belge.
C
Papa ile Kral arasında imzalanan uzlaşma belgesi.
D
Papazlık yapabilir belgesi.
E
Kişinin günahlarının affedildiğini gösteren belge.
Açıklama:
Dinde ve kültürel yaşamda yenilenmeyle ortaya çıkan yeni insan ve yeni Avrupa’yı değerlendirebileceksiniz.
Katolik anlayışına göre, rahipler tarafından, herhangi bir karşılık beklemeksizin, inananlara verilen ve ilgilinin günahlarının affedildiğini gösteren belge.

Soru 153

Wycliffe'ye göre kral nedir?

Seçenekler

A
Kral Tanrı'nın temsilcisidir ve krala karşı çıkmak doğru değildir.
B
Kral papanın emrinde bir yöneticidir.
C
Kral halkın temsilcisidir.
D
Kral sadece simgesel olarak iktidardır ve asıl yönetici olan Kilisedir.
E
Kral soyluların seçtiği ve onların isteklerini yapan kişidir.
Açıklama:
Dinde ve kültürel yaşamda yenilenmeyle ortaya çıkan yeni insan ve yeni Avrupa’yı değerlendirebileceksiniz.
Papalık iktidarını yok etme amacı güden dinsel reformcular, kaçınılmaz olarak dünyevi iktidarın güçlenmesine katkıda bulundular. Reform yapabilmek için krallığın zorlayıcı gücüne gereksinim vardı. Bu güç dahada arttırılmalı ve daha sağlam temeller üzerine oturturmalıydı. Bunun bilincinde olan Wycliffe, kralın kutsal hakkı öğretisini savunmakta gecikmedi. Ona göre," kral Tanrı'nın temsilcidir ve krala karşı çıkmak doğru değildir."

Soru 154

Aşağıdakilerden hangisi Fransa Kralı IV. Philippe ile Papa VIII. Bonifacius arasında 1296'da patlak veren çatışmanın nedenidir?

Seçenekler

A
Kral tarafından din adamlarının vergilendirilmesi
B
Din adamlarının vergi vermemesi.
C
Roma Kilisesi'nin katı tutumu.
D
I. Friedrich 'in aforoz edilmesi.
E
II. Friedrich 'in aforoz edilmesi.
Açıklama:
Kilise ve krallıklar arasındaki iktidar mücadelesinde tarafların üstünlük savlarını açıklayabileceksiniz.
1296'da Fransa Kralı IV. Philippe ile Papa VIII. Bonifacius arasında patlak veren çatışmanın nedeni din adamlarının kral tarafından vergilendirilmesidir.

Soru 155

Aşağıdakilerden hangisi VIII. Bonifacius'un en önemli savunucusudur?

Seçenekler

A
Aegidius Colonna Romanus
B
I. Friedrich
C
VI. Heinrich
D
Dante
E
Podovalı Marsilius
Açıklama:
Kilise ve krallıklar arasındaki iktidar mücadelesinde tarafların üstünlük savlarını açıklayabileceksiniz.
VIII. Bonifacius'un en önemli savunucusu Aegidius Colonna Romanus'tur.

Soru 156

Başyapıtı İlahi Komedya ile anılan ve Avrupa'nın en büyük ozanlarından biri sayılan düşünürdür aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Podovalı Marsilius
B
Dante
C
Ockhamlı William
D
V. Clemens
E
IV. Ludwing
Açıklama:
Kralların Papalık’tan bağımsız olmalarıyla Papalık karşısında üstün olmaları arasındaki farklılıkları ayırt edebileceksiniz.
İlahi Komedya ile anılan ve Avrupa'nın en büyük ozanlarından biri sayılan düşünürdür Dante'dir.

Soru 157

Aşağıdaki kavramlardan hangisi "Machiavelli için insani şeylerin kayganlığını, belirsizliğini" dile getirmektedir?

Seçenekler

A
Fortuna
B
Virtu
C
Makyavelizm
D
Anabaptistler
E
Doksan Beş Tez
Açıklama:
Yeni insanın iktidar ve siyasetle ilişkisini çözümleyebileceksiniz.
Fortuna; Machiavelli için insani şeylerin kayganlığını, belirsizliğini dile getirmektedir.

Soru 158

Aşağıdaki ifadelerden hangisi “aforoz” kavramını açıklamaktadır?

Seçenekler

A
Sınırlamak, belirlemek, tanımlamak, sürgün etmek, dışlamak gibi anlamlara gelmektedir.
B
Dünyevi ve dinsel iktidar Tanrı’dan gelir demektir.
C
Papanın dinsel alanda imparator oluşunu anlatır.
D
Dünyevi ve dinsel iktidar Tanrı’dan gelir anlamı taşır.
E
İncil varken hiçbir kiliseye gerek yoktur tezini anlatan sözcüktür.
Açıklama:
Kilise ve krallıklar arasındaki iktidar mücadelesinde tarafların üstünlük savlarını açıklayabileceksiniz.
Terim Yunanca kaynaklı olup sınırlamak, belirlemek, tanımlamak, sürgün etmek, dışlamak gibi anlamlara gelmektedir. Aforozun İngilizce ve Fransızca karşılığı ise excommunication, yani birini bir çevrenin dışında bırakma ya da dışarı atmadır.

Soru 159

Dante kimdir ve Monarşi Üzerine adlı kitabı neyi anlatmaktadır?

Seçenekler

A
Siyasal iktidarı başka hiçbir yazarın yapamadığı ölçüde büyük bir güçle temellendirmiş İtalyan yazardır. Kitabı, egemenlik bağımsızdır ve ondan daha üstün bir erk yoktur gibi konuları işlemektedir.
B
İtalya’nın ve Avrupa’nın en büyük ozanlarından biri sayılan Floransalı Dante Alighieri siyasal bir figürdür.Kitap “Yasanın olmadığı yerde adaletsizlik olmaz” konusunu anlatmaktadır.
C
Dante bir devrim dönemi düşünürüdür; kitabında sergilediği devlet modeliyle, büyük ölçüde, İtalya’ da kurulacak siyasal yapıyı teorik olarak doğrulamayı amaçlamıştır.
D
Mutlak iktidarın zorunluluğunu tutarlı bir biçimde ortaya koyup savunan yazardır.Yeryüzünde hiç kimseye karşı sorumlu olmayıp sadece Tanrı’ya hesap verildiğini savunan kitapdır.
E
İtalya’nın ve Avrupa’nın en büyük ozanlarından biri sayılan Dante Alighieri siyasal bir figürdür. Kitap, gerçekte evrensel monarşi, yani imparatorluk hakkındadır.
Açıklama:
Kralların Papalık’tan bağımsız olmalarıyla Papalık karşısında üstün olmaları arasındaki farklılıkları ayırt edebileceksiniz.
Floransalı Dante Alighieri (1265-1321) aynı zamanda çok fırtınalı bir siyasal yaşam süren, siyasal bir figürdür.Kitap, her ne kadar Monarşi Üzerine başlığını taşıyorsa da gerçekte evrensel monarşi, yani imparatorluk hakkındadır.

Soru 160

Aşağıdakilerden hangisi Ortaçağ' ın çözülmeye başladığı dönem için doğru bir ifadedir?

Seçenekler

A
Krallar feodal hukuku kullanmaktan kaçınmışlardır.
B
Küçük kent birimleri krala bağlılığı reddetmişlerdir.
C
Krallar küçük senyörleri kendilerine bağlayıp büyük senyörlerin güçlerini kırmak için onların desteğini kazanmışlardır.
D
Burjuva sınıfı, Kilise ve krallar birbirlerine ters düşmüşlerdir.
E
Burjuva sınıfı feodal düzeni savunmuştur.
Açıklama:
Kilise ve krallıklar arasındaki iktidar mücadelesinde tarafların üstünlük savlarını açıklayabileceksiniz.
Sorunun doğru yanıtı C seçeneğidir. Krallar güçlerini artırabilmek için, güçlerini sınırlandıran feodal hukuku da kullanmaktan geri durmazlar. Bu anlamda krallar küçük senyörleri kendilerine bağlayıp büyük senyörlerin güçlerini kırmak için onların desteğini kazanırlar. Ayr›ca özerk küçük kent birimleri de, özellikle güvenlik nedeniyle krala bağlılığı seçerler. Kentlerde yeni yeni ortaya çıkmaya ve güçlenmeye çalışan yeni bir sınıfın, burjuvazinin de feodal sınıflara ve Kilise’ye karşı en büyük müttefiki krallardır. Artık kralların önündeki en temel hedef, ülke topraklarındaki herkesin doğrudan krallara bağlı uyruklar haline getirilmesidir.

Soru 161

Ortaçağ'ın çözülmeye başladığı dönemde, en temel hedef ülke topraklarındaki herkesin doğrudan krallara bağlı uyruklar haline getirilmesidir. Bu anlamda, kralların önündeki en önemli engel aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Halk
B
Papalık
C
Burjuvazi
D
Sanatçı
E
Askerler
Açıklama:
Kilise ve krallıklar arasındaki iktidar mücadelesinde tarafların üstünlük savlarını açıklayabileceksiniz.
Kralların önündeki en önemli engel, ülkedeki feodal beylerin gücünün yanı sıra, özellikle Papalık’ın yani Kilise’nin gücüdür. Doğru yanıt B seçeneğidir.

Soru 162

Aşağıdaki isimlerden hangisi Papalık ile çatışma içine girmiştir?

Seçenekler

A
Lucius Annaeus Seneca
B
I. Theodosius
C
Salisburyli John
D
Parisli Jean
E
I. Friedrich Barbarossa
Açıklama:
Kilise ve krallıklar arasındaki iktidar mücadelesinde tarafların üstünlük savlarını açıklayabileceksiniz.
Sorunun doğru yanıtı E seçeneğidir.

Soru 163

Aşağıdakilerden hangisi, çatışma sürecinde imparatorların safında yer alıp Roma Kilisesi’nin savlarına karşı yapıtlar yayımlamış düşünürlerden biridir?

Seçenekler

A
Dante
B
Socrates
C
Parisli Jean
D
Aquinumlu Thomas
E
Salisburyli John
Açıklama:
Kralların Papalık’tan bağımsız olmalarıyla Papalık karşısında üstün olmaları arasındaki farklılıkları ayırt edebileceksiniz.
Çatışma sürecinde imparatorların safında yer alıp Roma Kilisesi’nin savlarına karşı yapıtlar yayımlamış düşünürler; Dante, Ockhamlı William ve Padovalı Marsilius'dur. Dolayısıyla sorunun doğru yanıtı A şıkkıdır.

Soru 164

Aşağıdaki isimlerden hangisi Reform hareketinin öncülerinden biridir?

Seçenekler

A
İgnatius Noyola
B
Martin Luther
C
Padovalı Marsilius
D
Ockhamlı William
E
Aquinumlu Thomas
Açıklama:
Dinde ve kültürel yaşamda yenilenmeyle ortaya çıkan yeni insan ve yeni Avrupa’yı değerlendirebileceksiniz.
Sorunun doğru yanıtı B seçeneğidir. Çünkü, Reform ateşini yakan ve kesin bir biçimde dünyevi iktidarın yanında saf tutan kişi Martin Luther'dir.

Soru 165

Rönesans döneminin en özgün siyasal düşünürü aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Aquinumlu Thomas
B
Dante
C
Parisli Jean
D
Niccolo Machiavelli
E
Platon
Açıklama:
Yeni insanın iktidar ve siyasetle ilişkisini çözümleyebileceksiniz.
Rönesans döneminin en özgün siyasal düşünürü Niccolò Machiavelli (1469-1527)’dir. Bu yüzden, sorunun doğru yanıtı D seçeneğidir.

Soru 166

Aşağıdakilerden hangisi Ockhamlı William'ın papa otoritesi ile ilgili ileri sürdüğü yargılardan biridir?

Seçenekler

A
Kilise’nin başında bulunan papanın otoritesi ruhani alanla sınırlı değildir.
B
Papanın dinsel iktidarı mutlak değildir.
C
Kilise’yi sadece din adamlarının toplamı olarak kabul eder.
D
Papanın dinsel iktidarı mutlaktır.
E
Papanın keyfiliğe varan mutlak bir dünyevi iktidarı vardır.
Açıklama:
Kralların Papalık’tan bağımsız olmalarıyla Papalık karşısında üstün olmaları arasındaki farklılıkları ayırt edebileceksiniz.
Sorunun doğru yanıtı B seçeneğidir. Çünkü, nasıl prensin ya da imparatorun keyfiliğe varan mutlak bir dünyevi iktidarı yoksa papanın da dinsel iktidarı mutlak değildir.

Soru 167

Aşağıdaki ifadelerden hangisi Rönesans ruhunu tanımlamaktadır?

Seçenekler

A
Kilise ve din her şeyin üstündedir.
B
Bireyin hiçbir önemi yoktur.
C
İnsan aklının yerine din önceliklidir.
D
Dünya tasarımı tamamen kiliseye bağlıdır.
E
Rönesans hareketinin ruhunu insan merkezciliği oluşturur.
Açıklama:
Dinde ve kültürel yaşamda yenilenmeyle ortaya çıkan yeni insan ve yeni Avrupa’yı değerlendirebileceksiniz.
Sorunun doğru yanıtı E şıkkıdır.

Soru 168

I. I. Friedrich Barbarossa
II. VI. Heinrich
III. II. Friedrich
Hangisi ya da hangileri XII. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Papalık ile sürekli çatışma içerisinde olan imparatorlardandır?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I, II
D
II, III
E
I, II, III
Açıklama:
Papalık ile dünyevi yönetimlerin çatışması, XII. yüzyılın ikinci yarısından itibaren imparatorlar üzerinden başladı. Üç güçlü Roma-Germen imparatoru, I. Fried- rich Barbarossa (imparatorluk dönemi 1155-1190), VI. Heinrich (i. d. 1190-1211) ve II. Friedrich (i. d. 1211-1250), Papalık ile sürekli bir çatışma içine girdiler.

Soru 169

De potestate ecclesastica (Kilise iktidarı üzerine) adlı yapıtın yazarı kimdir?

Seçenekler

A
Jacobus
B
Romanus
C
Aquniumlu Thomas
D
Parisli Jean
E
Dante
Açıklama:
VIII. Bonifacius’un en önemli savunucusu, 1295’te Bourges piskoposluğuna atanan Aegidius Colonna Romanus’tur. 1301’de kaleme aldığı De potestate ecclesastica (Kilise İktidarı Üzerine) adlı yapıtına göre bu yeryüzündeki her şey Tanrı’dan gelmektedir.

Soru 170

“Doğal toplumsallaşmanın zorunlu bir sonucu olan devlet, yalnızca maddi sorunlarla ilgilenmeyip iyi bir yaşam için gerekli olan ahlaki ilkeleri de ortaya koyar. Dolayısıyla devlet gerek bu yönüyle, gerek Kilise’den önce olması nedeniyle, Papalık’tan bağımsızdır.”
Bu görüşü dile getiren en önemli krallık savunucusu kimdir?

Seçenekler

A
Jacobus
B
Romanus
C
Aquniumlu Thomas
D
Parisli Jean
E
Dante
Açıklama:
Bu görüşü dile getiren, en önemli krallık savunucusu, 1302 tarihli Depotestate regia etpapali (Krallık ve Papalık İktidarı Üzerine) adlı kitabın yazarı Parisli Jean’dır.

Soru 171

I. Dante
II. Ockhamlı William
III. Padovalı Marsilius
Hangisi ya da hangileri kilise-krallık çatışmasında imparatorların safında yer alan düşünürlerdendir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I, II
D
II, III
E
I, II, III
Açıklama:
Bu çatışma sürecinde, imparatorların safında yer alıp Roma Kilisesi’nin savlarına karşı yapıtlar yayımlamış çeşitli düşünürlerle karşılaşılır. Bu düşünürler arasında öne çıkan üç isim vardır: Dante, Ockhamlı William ve Padovalı Marsilius.

Soru 172

I. Yeni “ulusal kiliseler” ortaya çıkar.
II. Toplumsal yaşam yenilenir.
III. Kültürel dünya yenilenir.
Hangisi ya da hangileri XIV. ve XVI. yüzyıllar arası Batı Avrupa’da yaşanan değişimlerdendir?

Seçenekler

A
I, II, III
B
II, III
C
I, II
D
Yalnız I
E
Yalnız II
Açıklama:
XIV. yüzyılın ikinci yarısından XVI. yüzyılın sonuna değin Batı Avrupa büyük bir değişim süreci geçirir. Özellikle Kilise’nin tekelinde tutmaya çalıştığı dinin yavaşça Papalık’ın kontrolü dışında kendine yeni kanallar bulması, farklı dinsel anlayışların gelişmesiyle dinde bir yenileşme ve nihayet Katolik Kilisesi’nin dışında yeni “ulusal kiliseler” ortaya çıkar. Aynı zamanda Kilise kontrolündeki toplumsal yaşam, Kilise zayıfladıkça tüm boyutlarıyla yenilenir. Bir bütün olarak toplumsal hayatın, özel olarak kültürel dünyanın yenilenmesi ve bu yenilenme doğrultusunda Antik Yunan ve Roma dünyasının değerlerinin yeniden anlamlı hâle gelmesi Rönesans kapsamında değerlendirilir.

Soru 173

I. Kilise içindeki mutlak egemenliğe karşı çıkıyorlardı.
II. Kilisenin servet edinmesini eleştiriyorlardı.
III. Kilise mallarından vergi alınmamasını savunuyorlardı.
Hangisi ya da hangileri Ingiltere’de John Wycliffe ile Bohemya’da Jan Hus’un savunduğu görüşlerdendir?

Seçenekler

A
I, II, III
B
II, III
C
I, II
D
Yalnız I
E
Yalnız II
Açıklama:
İngiltere’de John Wycliffe (1320-1384) ile Bohemya’da Jan Hus (1373-1415), ortaya attıkları düşüncelerle Avrupa’yı geri dönülemez bir süreç içine sokmuşlardı. Her iki düşünürün reform tasarılarında kendi ülkelerine özgü “ulusal” çıkarların gözetilmesi önemli bir yer tutuyordu fakat aynı zamanda birçok konuda tam bir görüş birliği içindeydiler. Wycliffe ile Hus, bir yanda papanın Kilise içindeki mutlak egemenliğine karşı çıkıyorlar, öte yanda Kilise’nin servet edinmesini eleştirip Kilise mallarından vergi alınmasını, Kilise’ye ödenen vergilerin kısıtlanmasını ya da kaldırılmasını ve endüljans satışlarının yasaklanmasını savunuyorlardı.

Soru 174

Aşağıdakilerden hangisi Rönesans ve Reform hareketlerine ilişkin doğru bir ifade değildir?

Seçenekler

A
Çoğulculuğa giden yolu açtılar.
B
Ulusallığın doğuşunu kolaylaştırmışlardır.
C
Ulusal bütünlükler içinde dinsel çeşitlenmeye vesile oldular.
D
Dindarlıktan tümüyle kopuş anlamına gelmektedirler.
E
Siyasal ve kültürel parçalanmaya yol açtılar.
Açıklama:
Rönesans ve Reform Orta Çağ dünyasının temsil ettiği dinsel evrenselliğin, dinsel insanın kesin bir biçimde çözülüşüyse de evrensellik arayışından ve dindarlıktan tümüyle kopuş anlamına gelmemektedir.

Soru 175

I. Martin Luther
II. Thomas Münzer
III. Jean Calvin
Hangisi ya da hangileri Reform hareketinin öncülerindendir?

Seçenekler

A
I, II, III
B
II, III
C
I, II
D
Yalnız I
E
Yalnız II
Açıklama:
Reform ateşini yakan ve kesin bir biçimde dünyevi iktidarın yanında saf tutan Martin Luther, dinsel yenilenmeyi ezilenler lehine toplumsal ve siyasal bir yenilenmeye dönüştürmeye çalışan Thomas Münzer ve güçlenen yeni sınıfların çıkarlarıyla çelişmeyen yeni bir dindarlığın peşinde koşan Jean Calvin’dir.

Soru 176

Wittenberg Saray Kilisesi’nin kapısına astığı ünlü Doksan Beş Tez’le Katolik dünyayı parçalayarak yeni bir dinin öncülüğünü yapan kimdir?

Seçenekler

A
Thomas Münzer
B
Martin Luther
C
Jean Calvin
D
Dante
E
Ockhamlı William
Açıklama:
Martin Luther (1483-1546) 31 Ekim 1517’de Wittenberg Saray Kilisesi’nin kapısına astığı ünlü Doksan Beş Tez’le Katolik dünyayı parçalayarak yeni bir dinin öncülüğünü yapacağının muhtemelen farkında değildi.

Soru 177

I. Kutsal Kitap’la temellenmeyen tüm vergilerin kalkması
II. Toprak köleliğinin lağvedilmesi
III. Makul bir vergilendirme
Hangisi ya da hangileri 1525’teki Köylü Ayaklanmalarında köylülerin taleplerindendir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I, II
D
II, III
E
I, II, III
Açıklama:
Köylüler özetle kilisenin demokratik yönetimini, ruhbanın keyfi davranışlarının sona ermesini, Kutsal Kitap’la temellenmeyen bütün vergilerin kalkmasını, toprak köleliğinin lağvedilmesini, senyörlerin haksız gaspıyla kaybedilen toprakların topluluklara iadesini, makul bir vergilendirmeyi ve makul bir yargı düzenini talep ediyorlardı.

Soru 178

“Devletin ya da dünyevi otoritenin hiçbir biçimde dini otoritenin altında olmaması, kendi eylemlerinde ve kararlarında dinsel buyrukları ve iradeyi referans olarak kabul etmemesi” olarak tanımlanan kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Aforoz
B
Laiklik
C
Cumhuriyetçilik
D
Feodalite
E
Engizisyon
Açıklama:
Siyasal iktidarın dinden bağımsızlaşması olarak laiklik ya da iktidarın dünyevileşmesi, yani siyasal iktidarın kendi kararlarında, dinsel olan yerine dünyevi olanı amaç, kaynak ve ölçüt olarak kabul etmesidir. Laiklik hangi biçimde kendini gösterirse göstersin, değişmeyen şey, devletin ya da dünyevi otoritenin hiçbir biçimde dini otoritenin altında olmaması, kendi eylemlerinde ve kararlarında dinsel buyrukları ve iradeyi referans olarak kabul etmemesidir.

Soru 179

Fransız Devrimi’nin başlamasında rol oynayan meclis aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Tiers état
B
Halk Konsülü
C
États Généraux
D
Yurttaş Meclisi
E
Özgürlük Cemiyeti
Açıklama:
1789’da XVI. Louis’nin buyruğuyla toplanan tarihin son États Généraux’su ise Fransız Devrimi’ni başlatan meclistir.

Soru 180

Krallık-Papalık çatışmalarının bulunduğu ortamda imparatorların safında yer alıp Roma Kilisesi’nin savlarına karşı yapıtlar yayımlamış düşünürler bir arada verilmiştir?

Seçenekler

A
J.J. Rousseau - Dante
B
Augustinus - Aquinumlu Thomas
C
Scotus Eriugena - Ockhamlı William
D
Padovalı Marsilius - Bingenli Hildegard
E
Dante - Padovalı Marsilius
Açıklama:
Çatışma sürecinde, imparatorların safında yer alıp Roma Kilisesi’nin savlarına karşı yapıtlar yayımlamış çeşitli düşünürlerle karşılaşılır. Bu düşünürler arasında öne çıkan üç isim vardır: Dante, Ockhamlı William ve Padovalı Marsilius. Her üç düşünürün de siyasal düşünceye katkısı, devletin toplumsal arka planını ve devletin özünde din dışı olan bağımsız karakterini ortaya koymuş olmalarıdır.

Soru 181

XV. Ve XVI. yüzyıllarda Avrupa da toplumsal, siyasal, kültürel ve dinle ilgili alanlarda meydana gelen değişimleri ifade eden kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Fransız Devrimi
B
Rönesans ve Reform
C
Yeni Dünya Düzeni
D
Özgür Düşünce Devrimi
E
Seküler Reform
Açıklama:
XIV. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Rönesans, XV. yüzyılın ikinci yarısından itibaren dinde yenilenme olarak Reformla iç içe geçerek genel olarak Avrupa’ya, özel olarak dine ve siyasete yepyeni bir görünüm kazandırır. Reform, XVI. yüzyılda, Avrupa Katolik dünyasının parçalanmasıyla Hristiyanlığın üçüncü büyük ana akımı olan Protestanlığın doğuşuyla sonuçlanan dinsel değişimi ve bu değişimi mümkün kılan dinsel, toplumsal hareketleri ifade eder. Rönesans ise yine kökleri daha geriye gitmekle birlikte, etkilerini özellikle XV. ve XVI. yüzyıllarda gösteren, Eski Yunan ve Roma kültürünün yeniden canlandırılması ve hümanist dünya görüşüyle karakterize olan kültürel hareketi içermektedir.

Soru 182

Fransa’ya özgür dinsel ve siyasal öğretilerin tümüne verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Gallikanizm
B
Anglikanizm
C
Protestanlık
D
Egzistanyelizm
E
Kapitalizm
Açıklama:
Fransa’da, Papalık’ın dinsel alanda yetkilerini sınırlandıran, dünyevi iktidarını kabul etmeyen, kralın ve ona bağlı yöneticilerin Papalık buyruklarına uyma yükümlülüğünü ortadan kaldıran, Kilise’nin devlet işlerine karışamayacağını ama kralın gerektiği zaman Kilise’ye müdahale edebileceğini savunan, Fransa’ya özgü dinsel ve siyasal öğretilerin tümüne verilen addır.

Soru 183

Reform hareketini durdurmak için Roma Kilisesi ile bir karşı-reform amacıyla birlikte çalışan tarikat aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Salezyenler
B
Malakanlar
C
Tapınak Şövalyeleri
D
Cizvitler
E
Trappistler
Açıklama:
Karşı-reform: Reformcu hareketi durdurmak için Katolik Kilisesi’nin, özellikle Aziz Ignatius Loyola (1491- 1556) eliyle örgütlediği Cizvit (Jesuit) tarikatı nezdinde geçirdiği değişim sürecidir. Cizvitlerin en önemli özelliği tarikat liderine ve papaya kesin bir teslimiyeti öngören örgütlenmeleri ile eğitime verdikleri önemdir. Cizvitler, Katolikliği yaygınlaştırmak için toplumun hem en altta yer alan fahişeler, gençler, hastalar, mahkûmlar gibi kesimlerine, hem de en üst tabakadaki soylulara aynı anda yöneldiler.

Soru 184

“Doksan Beş Tez” ile Katolik dünyayı parçalayarak Reform ile birlikte yeni bir dinin öncülüğünü yapan kişi kimdir?

Seçenekler

A
Thomas Münzer
B
Jean Calvin
C
Michelangelo
D
Martin Luther
E
Montaigne
Açıklama:
Martin Luther (1483-1546) 31 Ekim 1517’de Wittenberg Saray Kilisesi’nin kapısına astığı ünlü Doksan Beş Tez’le Katolik dünyayı parçalayarak yeni bir din olan Protestanlığın öncülüğünü yapmıştır.

Soru 185

Kutsal söz adına hiçbir din adamının otoriteyi tekelleştiremeyeceğini ve ayrı bir otorite kuramayacağını savunan öğretinin sahibi kimdir?

Seçenekler

A
Ulrich Zwingli
B
Martin Luther
C
Jean Calvin
D
Thomas Münzer
E
Ockhamlı William
Açıklama:
Zwingli’ye göre, kutsal söz adına hiç kimse, hiçbir din adamı otoriteyi tekelleştiremez, ayrı bir otorite sahibi olamaz. Din adamlarının nasıl seçileceği, tapınma ritüelleri, disiplin ve öğretiyle ilgili tüm sorunlar, cemaatin oluşturduğu bir meclis tarafından kararlaştırılır.

Soru 186

Aşağıdakilerden hangisi “Makyavelizm” kavramını açıklar?

Seçenekler

A
Yasanın üstünlüğünü savunan akım
B
Bilimsel görüşü temele alan ve uygulanmasını isteyen görüş
C
Kralın yetkilerini sınırlandırılması, halkın egemenliğinin arttırılmasını savunan öğreti
D
Eğitimin dindarlaştırılması yönünde kilise tarafından geliştirilmiş düşünce akımı
E
İktidarı ele geçirmek ve sürdürmek için ahlaksal anlamı ve sonuçlarına bakmaksızın her tür aracın kullanılabileceğini savunan düşünce akımı
Açıklama:
Makyavelizm: İktidarı ele geçirmek ve sürdürmek için, yani amaç iktidar olmak üzere, ahlaksal anlamı ve sonuçlarına bakmaksızın her tür aracın kullanılabileceğini, hatta kullanılması gerektiğini kabul eden, bundan ötürü de iktidar mücadelelerinin ve genel olarak siyasetin ahlakla ilişkisini kesen yaklaşımlara verilen genel nitelemedir.

Soru 187

Machiavelli’ye göre iktidarın miktarı değişmez. Birinin bu miktardan aldığı pay ne kadar büyürse diğerlerine kalan paylar da o kadar küçülür ya da hiç kalmaz. Aşağıdakilerden hangisi bu anlayışın karşılayan kavramdır?

Seçenekler

A
İktidar Eşitliği Anlayışı
B
Toplumsal İktidar Eşitliği
C
Sıfır Toplamlı İktidar
D
Paydaşlık İktidarı
E
Machiavelli Teorisi
Açıklama:
Sıfır Toplamlı İktidar’a göre, belli bir alanda bulunan iktidar miktarı hiç değişmez. Birinin bu miktardan aldığı pay ne kadar büyürse diğerlerine kalan paylar da o kadar küçülür ya da hiç kalmaz. Buna göre, dünya üzerinde varolan virtù miktarı, tek imparatorluk tarafından ele geçirilememişse de birçok ulus arasında paylaşılmış durumdadır.

Soru 188

I. Papa ve imparatorluk yetkileri birbirinden ayrıdır.
II. İmparator ve papa aracı değildir. Bu aracı, halktır.
III. Papa ve imparator kendi yetki alanları içinde sınırlıdır.
Parisli Jean’a göre aşağıdakilerden hangileri doğrudur?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
I ve II
C
I ve III
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Kutsal yazılara göre, ‘Ne papa kılıcını imparatordan ne de imparator kılıcını papadan almıştır. İki iktidarın yetki alanı birbirinden tümüyle ayrıdır. İkinci olarak, imparatorun ya da kralın iktidarı Tanrı tarafından geliyorsa da burada bir aracı vardır. Bu aracı, Kilise değil, halktır. Son olarak da Papa, tıpkı kral gibi kendi yetki alanı içerisinde sınırlıdır. Üç ifade de doğrudur.

Soru 189

I. İnsanların temel erekleri mutluluktur.
II. Mutluluk, savaş ile sağlanabilir.
III. Devletin başında birden fazla kişi bulunmalıdır.
Dante’ye göre, devlet düzeni konusunda yukarıdakilerden hangisi doğrudur?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
İnsanların bu yeryüzündeki temel erekleri mutluluktur. Mutluluk ise ancak barışın sağlanmasıyla olasıdır. Bu ise devlet tarafından gerçekleştirilebilir. Bu amacın tam anlamıyla gerçekleştirilmesi için, devletin evrensel bir nitelik taşıması ve başında da tek kişinin bulunması kaçınılmazdır. Bu durumda, yukarıdaki ifadelerden sadece I doğrudur.

Soru 190

Defensor Pacis (Barış Savunucusu) hangi düşünüre aittir?

Seçenekler

A
Dante
B
Padovalı Marsilius
C
Ockhamlı William
D
Parisli Jean
E
Aquinumlu Thomas
Açıklama:
İmparator-Papa çatışması içinde imparatorluk yanlısı olan düşünürlerden birisi olan Padovalı Marsilius 1324 yılında Defensor Pacis adlı eserini kaleme almıştır.

Soru 191

Marsilius tarafından, insanların yeterlik ve mükemmellik içinde yaşamalarını mümkün kılan topluma verilen ad nedir?

Seçenekler

A
Dünyevi iktidar
B
Potestas
C
Auctoritas
D
Civitas
E
Galikanizm
Açıklama:
Marsilius’a göre, insanların kendi gereksinimlerini karşılayarak yeterlik içinde yaşamalarının yanı sıra, iyi yaşamalarını da mümkün kılan, yeterli yaşan için gerekli olan her şeyin üretilip mübadele edildiği, bu bakımdan tümüyle dünyevi olan mükemmel toplum Civitas’tır.

Soru 192

Fransa’da, Papalık’ın dinsel alanda yetkilerini sınırlandıran ve dünyevi iktidarını reddeden görüşe verilen ad nedir?

Seçenekler

A
Anglikanizm
B
Gallikanizm
C
Karşı-reform
D
Endülans Belgesi
E
Dokşan beş tez
Açıklama:
Fransa’da papalığın dinsel alanda yetkilerini sınırlandıran, dünyevi iktidarını kabul etmeyen, kralın ve ona bağlı yöneticilerin papalık buyruklarına uyma yükümlüğünü ortadan kaldıran, kilisenin devlet işlerine karışamayacağını ama kralın gerektiği zaman kiliseye müdahale edebileceğini savunan, Fransa’ya özgü dinsel ve siyasal öğretilerin tümüme verilen ad ‘Gallikanizm’dir.

Soru 193

Doksan Beş Tez’in yaratıcısı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Martin Luther
B
Ulrich Zwingli
C
Thomas Münzer
D
Jean Calvin
E
Niccolo Machiavelli
Açıklama:
Martin Luther 31 Ekim 1517’de Wittenberg Saray Kilisesi’nin kapısına astığı ünlü Doksan Beş tez ile Katolik dünyayı parçalayacak ilk adımı da atmış oldu.

Soru 194

Kutsal söz adına hiçbir kimsenin otoriteyi tekelleştiremeyeceğini düşünen kişi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Martin Luther
B
Ulrich Zwingli
C
Niccolo Machiavelli
D
Jean Calvin
E
Thomas Münzer
Açıklama:
Zwingli’ye göre, kutsal söz adına hiç kimse, hiçbir din adamı otoriteyi tekelleştiremez, ayrı bir otorite sahibi olamaz. Din adamlarının nasıl seçileceği, tapınma ritüelleri, disiplin ve öğretiyle ilgili tüm sorunlar, cemaatin oluşturduğu bir meclis tarafından kararlaştırılır.

Soru 195

İktidarı ele geçirmek ve sürdürmek için, ahlaksal anlamı ve sonuçlarına bakmaksızın her türlü aracın kullanılabileceğini öne süren görüş aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Anabaptizm
B
Makyavelizm
C
Sıfır toplamlı iktidar
D
Virtu
E
Fortuna
Açıklama:
İktidarı ele geçirmek ve sürdürmek için, yani amaç iktidar olmak üzere, ahlaksal anlamı ve sonuçlarına bakmaksızın her tür aracın kullanılabileceğini, hatta kullanılması gerektiğini kabul eden, bundan ötürü de iktidar mücadelelerinin ve genel olarak siyasetin ahlakla ilişkisini kesen yaklaşımlara verilen genel niteleme Makyavelizm olarak adlandırılır.

Soru 196

Ockhamlı William’a göre, aşağıdakilerden hangisi dünyevi iktidarı sınırlandıran faktörlerden birisidir?

Seçenekler

A
İktidarın kutsallığı
B
Feodal haklar
C
Bireysel çıkarlar
D
Kilisenin çıkarları
E
Roma hukuku
Açıklama:
Ockhamlı William, siyasal iktidarın kökenine halkı yerleştirerek bir yanda çeşitli iktidar düzeyindeki otoritelerin özerkliğini güvence altına almayı, öte yanda bu otoritelerin aşırıya kaçmalarını önlemeyi amaçlamaktaydı. Ama bu iktidarı sınırlayan faktörler arasında feodalite yoktu.

Soru 197

Aşağıdakilerden hangisini Machiavelli söylememiştir?

Seçenekler

A
Savaş kimlere gerekli ise onlar için haklıdır ve silahlar tek umut olduğunda kutsaldır.
B
Bütün devletlerin temel ilkeleri, iyi yasalar ev iyi silahlardır.
C
Orduların iyi olmadığı bir yerde iyi yasalar olamaz.
D
Saldırmayan saldırıya uğrar.
E
Siyasetin düşmesi savaş getirmez.
Açıklama:
Savaşın kaçınılmazlığı söz konusu olduğunda, Machiavelli’nin siyaset anlayışı savaşın hayati önemini gözler öüne sermektedir. Ona göre, savaş gerçekleşmesi gereken bir şeydir ve her siyasal özne, güç ilişkileri sisteminin bir parçası olduğundan kendisini sürekli bir savaş ortamı içinde bulur.

Ünite 4

Soru 1

La Boétie insanın mutsuzluğunu aşağıdakilerden hangisiyle ilişkilendirir?

Seçenekler

A
İnsanın doğal özgürlüğünü kaybetmesiyle
B
Siyasal iktidarın biçimleriyle
C
Devletin yokluğuyla
D
İnsanın doğal özgürlük arayışıyla
E
İnsanın eğitilmemesiyle
Açıklama:
XVI. yüzyılda mutlak monarşiye yönelik eleştiriler çerçevesinde klasik ütopyacı yaklaşımın temel özelliklerini açıklayabileceksiniz.

Soru 2

Ütopya kavramına adını veren ou-topos sözcüğünün anlamı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Hayali yer
B
Mükemmel ülke
C
Olmayan yer
D
İdeal ülke
E
Mutlu yer
Açıklama:
XVI. yüzyılda mutlak monarşiye yönelik eleştiriler çerçevesinde klasik ütopyacı yaklaşımın temel özelliklerini açıklayabileceksiniz.

Soru 3

Thomas More’a göre insanın mutluluğu aşağıdakilerden hangisiyle mümkündür?

Seçenekler

A
İnsanın özgürlüğüyle
B
Devletin yokluğuyla
C
Toplumun özgürlüğüyle
D
Siyasetin yokluğuyla
E
Toplumun mutluluğuyla
Açıklama:
XVI. yüzyılda mutlak monarşiye yönelik eleştiriler çerçevesinde klasik ütopyacı yaklaşımın temel özelliklerini açıklayabileceksiniz.

Soru 4

XVI. yüzyıl, kralların kendilerini sınırlayan din, gelenekler ve feodal hukuku aşmaya başladığı ve bu anlamda sınırsız hükümdarlara doğru evrilmeye başladıkları yüzyıl olmuştur. Kısa sürede bu durum bir takım tepkileri de beraberinde getirmiştir ki Ütopyacı düşünce bunlardan biridir. Bu tepkisel akımın klasik metni olan Utopia'yı yazmış hukuk ve siyaset adamı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Thomas More
B
Tomasso Campanella
C
Daniel Defoe
D
Francis Bacon
E
Henry Tudor
Açıklama:
XVI. yüzyıl, kralların kendilerini sınırlayan din, gelenekler ve feodal hukuku aşmaya başladığı ve bu anlamda sınırsız hükümdarlara doğru evrilmeye başladıkları yüzyıl olmuştur. Kısa sürede bu durum bir takım tepkileri de beraberinde getirmiştir ki Ütopyacı düşünce bunlardan biridir. Bu tepkisel akımın klasik metni olan Utopia'yı yazmış hukuk ve siyaset adamı Thomas More'dur.

Soru 5

XVI. yüzyılda iktidarlar mutlak biçimler almaya başladıkça ortaya çıkan tepkilerden biri de Etienne de La Boetie'nin eseri Gönüllü Kulluk Üzerine Söylev'de karşımıza çıkmaktadır. Aşağıdaki açıklamalardan hangisi bu eserin temel yaklaşımını göstermektedir?

Seçenekler

A
Siyasal sistemi yeniden üreten en önemli kurum eğitimdir ve her şeyden önce bunun üzerinde durulmalıdır.
B
Siyaseti reddetmek için ilkin devlet reddedilmelidir.
C
Savaş, iktidar mücadelesine içkindir ve haklı - haksız diye ayrılamaz.
D
Her devlet vatandaşında öncelikle mutluluğu aramalıdır ve bu anlamda vatandaşlar arasında ilkin eşitliği sağlamalıdır.
E
Devlet sınırların içindeki her türlü dini inanca eşit mesafede olmalıdır.
Açıklama:
XVI. yüzyılda iktidarlar mutlak biçimler almaya başladıkça ortaya çıkan tepkilerden biri de Etienne de La Boetie'nin eseri Gönüllü Kulluk Üzerine Söylev'de karşımıza çıkmaktadır. "Siyaseti reddetmek için ilkin devlet reddedilmelidir" açıklaması bu eserin temel yaklaşımını göstermektedir.

Soru 6

XVI. yüzyılda yaşamış siyaset bilimcilerden birisi ve Gönüllü Kulluk Üzerine Söylev'in yazarı olan La Boetie'ye göre tiranlığı ya da devleti mümkün kılan ve besleyen şey, toplumsal alanın bütününe yayılmış iktidar ilişkileridir. Düşünüre göre bu tür bir tiranlığın sonu aşağıdaki eylemlerden hangisi ile getirilebilir?

Seçenekler

A
İç savaş başlatarak
B
Sınıflararası çatışmayı körükleyerek
C
Sivil itaatsizlik yaparak
D
Devlet darbesi gerçekleştirerek
E
Sendikal etkinlikler ve grev uygulayarak
Açıklama:
XVI. yüzyılda yaşamış siyaset bilimcilerden birisi ve Gönüllü Kulluk Üzerine Söylev'in yazarı olan La Boetie'ye göre tiranlığı ya da devleti mümkün kılan ve besleyen şey, toplumsal alanın bütününe yayılmış iktidar ilişkileridir. Düşünüre göre bu tür bir tiranlığın sonu sivil itaatsizlik sayesinde getirilebilir.

Soru 7

XVI. yüzyıl siyaset bilimcilerinden La Boetie'ye göre tiranlar, halkın gönüllü kulluğunun sürmesini sağlamak için çeşitli yollara başvurmuşlardır. Aşağıdakilerden hangisi bu yollardan birisi değildir?

Seçenekler

A
Siyasal işlev görevi üstlenmiş eğlenceler düzenlemek
B
Halkı hoşnut tutuyormuş gibi görünmek için arada sırada onlara maddi çıkarlar sağlamak
C
Halkın itaatini ve onayını alabilmek için, cehaleti ve hurafeler yayarak dini kullanmak
D
Halkı siyasetten uzak tutabilmek için iktidarın merkezi yapısına son vermek
E
Bilgiyi ve kültürel üretimi bir bütün olarak denetlenmek.
Açıklama:
XVI. yüzyıl siyaset bilimcilerinden La Boetie'ye göre tiranlar, halkın gönüllü kulluğunun sürmesini sağlamak için çeşitli yollara başvurmuşlardır. Halkı siyasetten uzak tutabilmek için iktidarın merkezi yapısına son vermek, bu yollardan birisi değildir.

Soru 8

XVI. yüzyıldan itibaren mutlak monarşilere karşı bir tepki de Monarkomaklar'dan gelmiştir. Bu tepkinin anlaşılması için Reform ve Rönesans hareketlerinin bazı sonuçları kesinlikle göz önünde tutulmalıdır. Zira bu dönemde devletler içinde ulusal bir homojenlik anlayışı tetiklenmiş ve XVII. yüzyılda Avrupa'da kanlı din savaşları gerçekleşmiştir. Aşağıdakilerden hangisi böylesi savaşlara maruz kalmış devletlerden biridir?

Seçenekler

A
Almanya
B
İtalya
C
Prusya
D
Yunanistan
E
İskoçya
Açıklama:
XVI. yüzyıldan itibaren mutlak monarşilere karşı bir tepki de Monarkomaklar'dan gelmiştir. Bu tepkinin anlaşılması için Reform ve Rönesans hareketlerinin bazı sonuçları kesinlikle göz önünde tutulmalıdır. Zira bu dönemde devletler içinde ulusal bir homojenlik anlayışı tetiklenmiş ve XVII. yüzyılda Avrupa'da kanlı din savaşları gerçekleşmiştir. İskoçya böylesi bir savaşlara maruz kalmış devletlerden biridir.

Soru 9

XVI. yüzyılda mutlak iktidara bir tepki olarak ortaya çıkan Monarkomak hareket, tiranlaştığı için krala karşı çıkarken feodal değerleri ve kurumları yeniden canlandırmayı savunmuş ve bu aşamada yeniçağ Avrupa'sının önemli düşünürlerinden birisiyle resmen hesaplaşmışlardır. Aşağıdakilerden hangisi Monarkomakların karşı olduğu düşünürdür?

Seçenekler

A
Machiavelli
B
Thomas More
C
Guillaume Barclay
D
Jonathan Swift
E
Daniel Defoe
Açıklama:
XVI. yüzyılda mutlak iktidara bir tepki olarak ortaya çıkan Monarkomak hareket, tiranlaştığı için krala karşı çıkarken feodal değerleri ve kurumları yeniden canlandırmayı savunmuş ve bu aşamada yeniçağ Avrupa'sının önemli düşünürlerinden birisiyle resmen hesaplaşmışlardır. Machiavelli, Monarkomakların karşı olduğu düşünürdür.

Soru 10

Siyasete egemenlik kavramını sokan ve monarşiyi felsefi-hukuksal temeller üzerine oturtarak ona din dışı anlam kazandıran düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Niccolo Machiavelli
B
Jean Bodin
C
Stephanus Junius Brutus
D
La Boetie
E
Tomasso Campanella
Açıklama:
Siyasete egemenlik kavramını sokan ve monarşiyi felsefi-hukuksal temeller üzerine oturtarak ona din dışı anlam kazandıran düşünür Jean Bodin'dir.

Soru 11

XVI. yüzyıl düşünürlerinden Jean Bodin'in yaptığı devlet tanımında gördüğümüz, ailenin devletin en küçük ve önemli parçası olması ile yurttaşların egemene olan bağlılıkları gibi unsurlar yanında bir diğer açıklaması aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Halkın temsilcileri devletin kendisidir
B
Devlet, hızla yükselen bir burjuvazi sınıfıdır
C
Toplum arasında kamusal bazı ortak şeyler yoksa, devlet de var olamaz
D
Devletin bütün şehirleri, bölgesel özellikleri dışında birbirine benzer
E
Devlet, asayişi sağlamak için bir güvenlik kuvveti bulundurmaz
Açıklama:
XVI. yüzyıl düşünürlerinden Jean Bodin'e göre devletin tanımında gördüğümüz, ailenin devletin en küçük ve önemli parçası olması ile yurttaşların egemene olan bağlılıkları gibi unsurlar yanında bir diğer açıklaması da toplum arasında kamusal bazı ortak şeyler yoksa, devlet de var olamaz düşüncesidir.

Soru 12

Jean Bodin'e göre bir devletin tam bir devlet olup olmaması, kaçınılmaz olarak egemenin kişiliğiyle bağlantılıdır ve asıl sorun, iktidarın yozlaşmasının önüne geçebilmektir. Bu durumun gerçekleşmemesi için Bodin aşağıdakilerden hangisini önermektedir?

Seçenekler

A
İktidar kesinlikle paylaşılmalı, tek kişiye bırakılmamalıdır
B
Kilisenin mutlak otoritesi sağlanmalı ve devlet her şekilde kiliseye uymalıdır
C
Yönetim, seçilmiş feodal beylere bırakılmalı ve bu grup krallar ile işbirliği içinde olmalıdır
D
Yönetici kesinlikle tanrısal yasalara uymalıdır
E
Yönetim türüne bakılmaksızın iktidar kesinlikle tek elde toplanmalıdır
Açıklama:
Jean Bodin'e göre bir devletin tam bir devlet olup olmaması, kaçınılmaz olarak egemenin kişiliğiyle bağlantılıdır ve asıl sorun, iktidarın yozlaşmasının önüne geçebilmektir. Bu durumun gerçekleşmemesi için Bodin, yöneticinin tanrısal yasalara uyması gerektiğini önermektedir.

Soru 13

Ütopyacı düşüncenin önde gelen siyaset bilimcilerinden Thomas More'un yaşadığı dönemde İngiltere'de ortaya çıkan aşağıdaki siyasal gelişmelerden hangisi, kralın yetkilerinin artmasına ve parlamento gibi kurumların etkisizleşmesine neden olmuştur?

Seçenekler

A
Saint Barthelemy Kıyımı
B
Yüz Yıl Savaşları
C
Köylü Savaşları
D
Din Savaşları
E
İki Gül Savaşı
Açıklama:
Ütopyacı düşüncenin önde gelen siyaset bilimcilerinden Thomas More'un yaşadığı dönemde İngiltere'de ortaya çıkan İki Gül Savaşı, kralın yetkilerinin artmasına ve parlamento gibi kurumların etkisizleşmesine neden olmuştur.

Soru 14

Aşağıdakilerden hangisi ütopyanın öncüsü olarak kabul edilir?

Seçenekler

A
Platon
B
Thomas More
C
Francis Bacon
D
Tommaso Campanella
E
La Boétie
Açıklama:
Ütopya ve Utapia konusu okunacak
Thomas More’dan çok önce, ütopyanın öncüsü olarak Platon ve onun Devlet adlı yapıtı kabul edilir. Nitekim Platon, Devlet adlı yapıtında ideal bir siyasal toplumun nasıl olması gerektiğini ayrıntılarıyla anlatmıştır.

Soru 15

Düşsel gezileri, insanların bilinmeyen veya hayali yerlere yaptıkları seyahatleri anlatır. En ünlü örneklerinden biri ………….’nın Robinson Cruose adlı yapıtıdır.
Yukarıda boş bırakılan yere hangi isim gelmelidir?

Seçenekler

A
Jonathan Swift
B
Thomas More
C
Daniel Defoe
D
François Hotman
E
Jean Bodin
Açıklama:
Ütopya ve Utopia konusu okunacak
Bu tür seyahatnameler, robinsonade gibi adlar da taşır. En ünlü örneklerinden biri Daniel Defoe’nun (1659-1731) Robinson Crusoe adlı yapıtıdır.

Soru 16

Thomas More’un Utopia’sı ile ilgili verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Kendi yaşadığı dönemin İngiltere’sini ağır biçimde eleştirir.
B
Ütopyada, siyasal sistemi yeniden üreten en önemli kurum devlettir.
C
Bütün Utopia’yı bir aile gibi tasarlamıştır.
D
Bildiğimiz türden bir devlet aygıtı ve bunun bileşenleri söz konusu değildir.
E
Utopia mutlu yer olarak varlığını, aksi iddia edilse de aslında eşitsizlikçi yapısına borçludur.
Açıklama:
Utopia: Yeni Bir Toplum, Yeni Bir Siyaset konusu okunacak
Ütopyada, siyasal sistemi yeniden üreten en önemli kurum, toplumsal alan içinde sürekli işleyen eğitimdir. Bu eğitim süreci aynı zamanda sistemin mutlu, uyumlu ve istikrarlı bir durağanlık durumunda bulunmasını garanti eder.

Soru 17

Huguenotların temsil ettiği kesim aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Katolikler
B
Anarşistler
C
Klasik Ütopyacılar
D
Protestanlar
E
Aydınlar
Açıklama:
Gönüllü Kulluk Üzerine Söylev konusu okunacak
Huguenotlar, Fransız Protestanlarıdır. Doğru yanıt; Protestanlar olmalıdır.

Soru 18

Hegemonya nedir?

Seçenekler

A
Devletsiz yaşamın insanı daha mutlu kılacağı düşüncesi
B
Gönüllü kulluk sistemini savunan yaklaşım
C
Haklı savaş düşüncesinin benimsenmesi
D
Sivil itaatsizlik düşüncesinin meşruiyeti savunusu
E
Bir sistem, rejim ya da ideolojinin toplumda kabul görmesi
Açıklama:
Kulluk Arzusu konusu okunacak
Hegemonya; Bir siyasal sistemin, rejimin ya da ideolojinin, genel olarak toplum içinde ve toplum tarafından, çeşitli araçlar, yöntemler ve kurumlar eliyle onaylanmasını, yeniden üretilmesini özetle, toplumsal sistem tarafından kabul edilmesini ifade eder.

Soru 19

I- Dinsel hoşgörüyü savunmaz.
II- Monarşiyi felsefi-hukuksal temeller üzerine oturtmuştur.
III- Katolikler ve Huguenotlar arasındaki savaşların yaşandığı bir ortamın düşünürüdür.
IV- Kralın mutlak iktidarını savunur.
V- Eserinin adı Gönüllü Kulluk Üzerine Söylev’dir.
Jean Bodin ile ilgili yukarıda verilen bilgilerden hangileri doğrudur?

Seçenekler

A
I ve III
B
II ve V
C
III ve IV
D
II, III ve IV
E
II, IV ve V
Açıklama:
Jean Bodin ve Egemenlik konusu okunacak
Bodin, monarşiyi felsefihukuksal temeller üzerine oturtmuş ve ona din dışı bir anlam yüklemiştir. Katolikler ve Huguenotlar arasındaki savaşların yaşandığı bir ortamın düşünürüdür. Buna bağlı olarak dinsel hoşgörüyü savunur. Düzenin yeniden kurulması için kralın mutlak iktidarından yanadır. Başyapıtı ise Les six livres de la République (Devletin Altı Kitabı)’dir.

Soru 20

Aşağıdakilerden hangisi Bodin’in devlet biçimleri ve yönetimleri ile ilgili düşüncelerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Monarşik bir demokrasiden söz edilemez.
B
Monarşi, aristokrasi ve demokrasi olmak üzere üç devlet biçimi vardır.
C
İktidarın kullanım biçimine göre farklı yönetim biçimleri ortaya çıkabilir.
D
Üç ayrı devlet biçiminin her birinin altında üç ayrı yönetim biçimi söz konusu olabilir.
E
Bütün yönetsel yetkiler soyluların elindeyse monarşik bir aristokrasiden söz edilebilir.
Açıklama:
Egemenlik Süreklidir konusu okunacak
Bodin’e göre “monarşi, aristokrasi ve demokrasi” olmak üzere üç devlet biçimi vardır. Ama bu sınıflandırma egemenliğe göredir. Örneğin egemenlik tek bir kişide toplanmışsa monarşi söz konusudur. Bunun dışında, egemenliğin bölünmediği unutulmadan, iktidarın kullanım biçimine göre farklı yönetim biçimleri ortaya çıkabilir. Örneğin egemenlik tek bir kişinin elinde toplandığı için monarşi olan bir devlet biçiminde, bütün yönetsel yetkiler yine kralın elindeyse monarşik bir monarşi, bütün yönetsel yetkiler soyluların elindeyse monarşik bir aristokrasi, bu yetkiler halkın elindeyse monarşik bir demokrasiden söz edilebilir. Böylece üç ayrı devlet biçiminin her birinin altında üç ayrı yönetim biçimi, yani toplam dokuz ayrı yönetim biçimi söz konusu olabilir.

Soru 21

“Sonsuza dek sürecek süreklilik” ifadesi aşağıdakilerden hangisini tanımlamak için kullanılmıştır?

Seçenekler

A
Yargıç
B
Halk
C
Papa
D
Kral
E
Soylular
Açıklama:
Egemenlik: Birdir, Bölünemez, Devredilemez konusu okunacak
Monarşik bir siyasal yapıda Kral, egemendir fakat egemenliğin kendisi demek değildir. Bununla birlikte, devlet ister istemez kralda somutlaştığı için, egemenlik ile kralın birbirine karıştırılması kaçınılmaz olur. Ancak kralın, biri özel diğeri kamusal iki kişiliğe birden sahip olduğu gözden kaçırılmamalıdır. Bu bağlamda, dönemin İngiliz kraliyet hukukçuları, bu anlayışı “kralın iki bedeni” kurgusuyla ortaya koymuşlardır. Bu kurguya göre kral, ölümlü olan doğal bedeninin ötesinde ölümsüz siyasal bedene sahiptir ve sonsuza dek sürecek bir sürekliliğin adıdır.

Soru 22

Bodin devleti ifade etmek için Latince res publica’dan türetilmiş olan république sözcüğünü kullanılır. Res publica ne anlama gelmektedir?

Seçenekler

A
Demokrasi
B
Kamusal şey
C
Egemenlik
D
Halk
E
Kral
Açıklama:
Bodin’e Göre Devlet konusu okunacak
Bodin devleti ifade etmek için Fransızca État (ya da eski yazılışıyla estat) sözcüğü yerine, Latincedeki “kamusal şey” ya da “kamusal olan” anlamına gelen res publica’dan türetilmiş république sözcüğünü kullanır.

Soru 23

Tiranlaşan krala karşı direnişi ve tiranın öldürülmesini savunan görüş sahipleri için kullanılan ifade aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Bodinciler
B
Ütopyacılar
C
Monarkomaklar
D
Huguenotlar
E
Anarşistler
Açıklama:
Monarkomaklar: Krallık “İyi”, Tiranlık “Kötü” konusu okunacak
Genel olarak monarşinin mutlak monarşiye evrilmesine karşı çıkan, bunu tiranlaşmak olarak okuyan ve tiranlaşan krala karşı direnişi ve tiranın öldürülmesini savunan bu görüş sahipleri Monarkomak olarak adlandırılmıştır.

Soru 24

Gönüllü kulluk üzerine söylev hangi düşünür tarafından kaleme alınmıştır?

Seçenekler

A
Thomas More
B
Etienne de La Boétie
C
Platon
D
Amerigo Vespucci
E
7. Henry
Açıklama:
Gönüllü Kulluk Üzerine Söylev, Etienne de la Boetie tarafından kaleme alınmıştır. Doğru Cevap B’dir.

Soru 25

Ütopya sözcüğünü kim icat etmiştir?

Seçenekler

A
Thomas More
B
Etienne de La Boétie
C
Platon
D
Amerigo Vespucci
E
Henry Tudor
Açıklama:
Ütopya sözcüğünü Thomas More icat etmiştir. Doğru Cevap A’dır

Soru 26

Bir siyasal sistemin, rejimin ya da ideolojinin, genel olarak toplum içinde ve toplum tarafından, çeşitli araçlar, yöntemler ve kurumlar eliyle onaylanmasını, yeniden üretilmesini özetle, toplumsal sistem tarafından kabul edilmesine ne ad verilir?

Seçenekler

A
Anarşizm
B
Sivil İtaatsizlik
C
Gönüllü Kulluk
D
Hegemonya
E
Fantezi
Açıklama:
Bir siyasal sistemin, rejimin ya da ideolojinin, genel olarak toplum içinde ve toplum tarafından, çeşitli araçlar, yöntemler ve kurumlar eliyle onaylanmasını, yeniden üretilmesini özetle, toplumsal sistem tarafından kabul edilmesine Hegemonya adı verilir. Doğru Cevap D’dir.

Soru 27

Machiavelli’nin Prens’ini egemenlik ile donatan düşünür kimdir?

Seçenekler

A
Jean Bodin
B
Machiavelli
C
Platon
D
Amerigo Vespucci
E
Henry Tudor
Açıklama:
Machiavelli’nin Prens’ini egemenlik ile donatan düşünür Jean Bodin’dir Doğru Cevap A’dır.

Soru 28

Aşağıdakilerden hangisi Bodin’e göre egemenliğin niteliklerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Birdir
B
Bölünmezdir
C
Bütündür
D
Paylaşılabilir
E
Mutlak ama sınırlıdır
Açıklama:
Bodin’e göre egemenlik birdir, bölünmezdir, bütündür, mutlak ama sınırlıdır ama paylaşılamaz. Doğru Cevap D’dir.

Soru 29

Jean Bodin’e göre siyasal toplumun özünü aşağıdakilerden hangisi oluşturur?

Seçenekler

A
Egemen erk ya da egemenlik
B
Gelenek ve görenekler
C
Yasalar
D
Devrimler
E
Ütopyalar
Açıklama:
XVI. yüzyılda mutlak monarşiye yönelik eleştiriler çerçevesinde klasik ütopyacı yaklaşımın temel özelliklerini açıklayabileceksiniz.

Soru 30

Siyaset sorununu siyasetin kendisini eleştirerek tartışan, siyaseti devlet merkezli kavrayan ve Gönüllü Kulluk Üzerine Söylev adlı eserin sahibi olan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Etienne De La Boétie
B
François Hotman
C
Stephanus Junius Brutus
D
Thomas Hobbes
E
Olympe de Gouges
Açıklama:
Mutlak monarşilerin görünür hâle getirdiği, devlet ve siyasetin dayandırıldığı temeller arasındaki farklılığı ayırt edebileceksiniz.

Soru 31

Aşağıdaki yazarlardan hangisi Monarkomak yazarlar arasında yer almaz?

Seçenekler

A
Francis Bacon
B
Théodore de Bèze
C
Stephanus Junius Brutus
D
George Buchanan
E
François Hotman
Açıklama:
Mutlak monarşilerin görünür hâle getirdiği, devlet ve siyasetin dayandırıldığı temeller arasındaki farklılığı ayırt edebileceksiniz.

Soru 32

Monarkomaklar için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Seçenekler

A
Monarkomaklar, kral ile krallığı birbirinden ayırmazlar. Hem krallığa hem de tiranlaşan krala karşı çıkarlar
B
Monarkomaklar, mutlak monarşiye karşı üçüncü tepkiyi oluşturmaktadırlar
C
Monarkomaklar feodal değerleri ve kurumları yeniden canlandırmayı savunurlar
D
Monarkomak yazarların özellikle Machiavelli ‘yle hesaplaştıkları görülür
E
Monarkomaklar için meşruluğu kendiyle koşullu prens, tiranın ta kendisidir
Açıklama:
Mutlak monarşiye yöneltilen feodal-dinsel temelli eleştirileri değerlendirebileceksiniz.

Soru 33

Anarşizm terimini olumlu anlamda ilk kez kullanan ve siyasal bir yaklaşımın adı haline getiren düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Pierre J. Proudhon
B
Théodore de Bèze
C
Jean Bodin
D
Antonio Gramsci
E
Jan Hus
Açıklama:
Mutlak monarşiye yöneltilen feodal-dinsel temelli eleştirileri değerlendirebileceksiniz.

Soru 34

Ütopyacı düşüncenin klasik metni olan Utopia’nın yazarı kimdir?

Seçenekler

A
Campanella
B
More
C
Bacon
D
Makyavelli
E
Dante
Açıklama:
Ütopyacı düşüncenin klasik metni olan Utopia’nm yazarı Ingiliz hukuk ve siyaset adamı Thomas More (1478-I535)’dur.

Soru 35

I. Doğrudan devlet ve krallıkla sınırlı bir tartışma içerir.
II. Yeni bir siyasal toplumun nasıl olması gerektiğine ilişkin düşünsel bir arayış mahiyetindedir.
III. Öncü ismi Thomas More’dur.
Hangisi ya da hangileri ütopyacı düşünceye ilişkin doğru ifadelerdendir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I, II
D
II, III
E
I, II, III
Açıklama:
Ütopyacı düşünüş doğrudan devlet ya da krallıkla sınırlı bir tartışma içermekten çok, yeni bir siyasal toplumun nasıl olması gerektiğine ilişkin düşünsel bir arayış mahiyetindedir. Ütopyacı düşüncenin başta gelen ismi olan More, aynı zamanda klasik ütopyacıların da öncü ismidir.

Soru 36

I. Thomas More
II. Tommaso Campanella
III. Francis Bacon
Hangisi ya da hangileri klasik ütopyacılardandır?

Seçenekler

A
I, II, III
B
II, III
C
I, II
D
Yalnız II
E
Yalnız I
Açıklama:
Adları, yaygınlıkla Thomas More ile birlikte anılan Tommaso Campanella (1568-1639) ve Francis Bacon (1561-1626) klasik ütopyacıların diğer büyük isimleridir. Campanella'nın ütopyası Güneş Ülkesi (Civitas Solis) Latince olarak 1623'te Frankfurt'ta basılmıştır. Hayatı, More ile benzerlikler taşıyan Bacon'ın ütopik metni YeniAtlantis (Nova Atlantis) ise ancak ölümünden sonra, tam metin olarak 1627'de yayımlanmıştır.

Soru 37

I. Devleti reddetmek için en başta siyaseti reddeder.
II. İnsanın “zoon politikon” olduğu savına karşı çıkar.
III. İnsanın sonradan siyasal bir hayvan haline geldiğini savunur.
Hangisi ya da hangileri La Boetie’nin siyasete ilişkin görüşlerindendir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I, II
D
II, III
E
I, II, III
Açıklama:
XVI. yüzyılda iktidarlar mutlak biçimler almaya başladıkça ortaya çıkan tepkilerin İkincisini Etienne de La Boetie ve yapıtı Gönüllü Kulluk Üzerine Söylev temsil etmektedir. İlk tepkiyi temsil eden ütopyacı düşünüşten farklı olarak, La Boetie siyaset sorununu siyasetin ta kendisini eleştirerek tartışır. Siyaseti devlet merkezli kavrayan La Boetie, devleti reddetmek için en başta siyaseti reddeder ve siyasal düşüncenin en temel savlarından birine, insanın “zoonpolitikon” olduğu savına karşı çıkar. La Boetie’ye göre, insan doğuştan ya da doğal olarak siyasal bir hayvan değildir; insan sonradan siyasal bir hayvan hâline gelir.

Soru 38

I. Eğlencelerin siyasal bir işlev taşıması.
II. Halka arada sırada maddi çıkarlar sağlanması.
III. Bilginin ve kültürel üretimin denetlenmesi.
Hangisi ya da hangileri La Boetie’ye göre halkın gönüllü kulluğunun sürmesine hizmet eden yöntemlerdendir?

Seçenekler

A
I, II, III
B
II, III
C
I, II
D
Yalnız II
E
Yalnız I
Açıklama:
La Boetie’ye göre siyasal iktidar halkın gönüllü kulluğunun sürmesine hizmet edecek çeşitli yöntemlere başvurur. Bu yöntemlerin başında, ilk olarak halkın güçsüzleştirilmesi gelmektedir. Bu durum halkın zevke, eğlenceye, sefahate yönlendirilmesiyle ya da halkın ağzına çalınan bir parmak bala bağımlı hâle getirilmesiyle sağlanır. Yani aslında eğlenceler de siyasal bir işlev üstlenmiş olur. İktidarın başvurduğu ikinci yöntem, halkı çok düşünürmüş gibi, ona arada sırada maddi çıkarlar da sağlamasıdır. Üçüncüsü, halkın kölece alışkanlıklarını tehdit edebileceği düşünülen bilginin ve kültürel üretimin iktidar tarafından bir bütün olarak denetlenmesidir. Elbette en önemlisi, tiranın yani devletin, halkın itaatini ve onayını üretebilmek için dine başvurmasıdır; tiran cehaletin ve hurafelerin yayılması için elinden geleni yapar.

Soru 39

Aşağıdakilerden hangisi Monarkomaklara ilişkin doğru bir ifade değildir?

Seçenekler

A
Mutlak monarşiye karşı üçüncü tepkiyi oluşturmaktadırlar.
B
Monarkomak terimi ilk kez Barclay tarafından kullanılmıştır.
C
Feodal değerleri ve kurumları yeniden canlandırmaya karşı çıkıyorlardı.
D
Soylu sınıfını yeniden işlevsel kılmaya çalışıyorlardı.
E
Tiranlaştığını savundukları krala karşı çıkıyorlardı.
Açıklama:
Monarkomaklar, mutlak monarşiye karşı üçüncü tepkiyi oluşturmaktadırlar. Genel olarak monarşinin mutlak monarşiye evrilmesine karşı çıkan, bunu tiranlaşmak olarak okuyan ve tiranlaşan krala karşı direnişi ve tiranın öldürülmesini savunan bu görüş sahipleri Monarkomak olarak adlandırılmıştır. Monarkomak sözcüğü ilk kez 1600 yılında Guillaume Barclay tarafından bir grup yazarı dile getirmek için kullanılmıştır. Monarkomaklar feodal değerleri ve kurumları yeniden canlandırmayı savunuyor, artık ölmeye yazgılı olduğu apaçık belli olan soyluluğu diriltmenin ötesinde, bu sınıfı siyasal olarak yeniden işlevsel kılmaya çalışıyordu.

Soru 40

I. François Hotman
II. Theodere de Beze
III. Francis Bacon
Hangisi ya da hangileri Monarkomak yazarlardandır?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I, II
D
II, III
E
I, II, III
Açıklama:
Francis Bacon ütopyacı yazarlardandır.

Soru 41

I. Egemenlik kavramını armağan etmesi.
II. Monarşiye dini bir anlam kazandırması.
III. Monarşiyi felsefi-hukuksal temeller üzerine oturtması.
Hangisi ya da hangileri Jean Bodin’in siyasal düşünce tarihindeki önemini belirten özelliklerindendir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
I, II
C
I ve III
D
II ve III
E
I, II, III
Açıklama:
Jean Bodin’in siyasal düşünce tarihindeki önemi egemenlik kavramını armağan etmesinden kaynaklanır. Bodin, monarşiyi felsefi-hukuksal temeller üzerine oturtmuş ve ona din dışı bir anlam kazandırmıştır. Machiavelli için siyaset prensin iktidarıyla birlikte anlamlıydı ama bu iktidarı egemenlikle donatan Bodin olmuştur. Böylece modern devlet düşüncesi ihtiyaç duyduğu temel kavrama da kavuşmuştur.

Soru 42

Aşağıdakilerden hangisi Bodin’in devlet anlayışına ilişkin doğru bir ifade değildir?

Seçenekler

A
Devleti karakterize eden temel unsurun doğruluk olduğunu savunur.
B
İktidarın Tanrı’dan kaynakladığı görüşünü savunur.
C
Devleti, aileye benzetir.
D
Devlet-toplum ayrımının ilk tohumlarını atmıştır.
E
Devletin özünün egemen erk ile donanmış olması olduğunu savunur.
Açıklama:
Bodin için doğruluk ya da doğru yönetim, devleti karakterize eden temel unsurların başında gelir. Çünkü ona göre, devletin temeli güç ve şiddettir. Bu yaklaşım açıkça her türlü iktidarın Tanrı’dan kaynaklandığı biçimindeki dinî anlayışı reddetmektedir.

Soru 43

Aşağıdakilerden hangisi Bodin’in devlet tanımında vurgulanan kavramlardan biri değildir?

Seçenekler

A
Doğruluk
B
Aileler
C
Ortak şeyler
D
Egemen
E
Toplum
Açıklama:
Bodin, devleti şöyle tanımlar:“Devlet, birçok ailenin ve bu ailelere ortak olan şeylerin egemen erk tarafından doğrulukla yönetilmesidir.” Devlete özgü temel nitelik ya da devletin özü, egemen erk (ya da egemenlik) ile donanmış olmasıdır. Görüldüğü gibi bu tanımda dikkat çeken unsurlar; doğruluk, aileler ve ortak şeyler ile egemen erktir.

Soru 44

Yüzyılda ortaya çıkan “ütopyacı düşünüş” ile anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Var olan bozuk siyasal düzenlere karşı, iyi bir siyasal düzenin ya da toplumun mümkün olduğu
B
Daha iyi bir toplumsal düzen için kralların yetki ve güçlerinin sınırlarının genişletilmesi gerektiği
C
Toplumsal düzenin asla ulaşılamayacak kadar hayalci bir öğretiye dayandırılması gerektiği ve böylece sürekli devinim içinde bir toplum yaratma arzusu
D
Siyasal düzenin tamamen ortadan kaldırılarak, toplumun devlet boyunduruğundan kurtarılması gerektiği
E
Dini kurallara dayalı siyasal düzenin yeniden yapılandırılması ve yönetimde kilise yetkililerinden oluşan bir danışman meclisi olması gerektiği
Açıklama:
Ütopyacı düşünüş, var olan bozuk siyasal düzenlere karşı, iyi bir siyasal düzenin ya da toplumun mümkün olduğunu, bunun için insan aklının en önemli kılavuz ve insan iradesiyle eyleminin en başta gelen araç olduğunu savunan düşünceler grubudur. Ütopyacı düşünce edebi anlatılar biçiminde karşımıza çıktığı gibi, siyasal düşünce tarihi içinde, teoriler biçiminde de karşımıza çıkabilir.

Soru 45

16.yüzyılda Ütopyacı Düşünüş ve Klasik Ütopyacıların öncülüğünü yapmış düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Tommaso Campanella
B
Francis Bacon
C
Thomas More
D
Aldous Huxley
E
Yevgeni Zamyatin
Açıklama:
Thomas More ile başlatılan ütopyacı tepki, ütopyacı düşünüş ile doğrudan devlet ya da krallıkla sınırlı bir tartışma içermekten çok, yeni bir siyasal toplumun nasıl olması gerektiğine ilişkin düşünsel bir arayış mahiyetindedir. Ütopyacı düşüncenin başta gelen ismi olan More, aynı zamanda klasik ütopyacıların da öncü ismidir.

Soru 46

Thomas More’dan daha önceki çağlarda ütopyanın öncüsü kabul edilen düşünür ve yapıtı aşağıdakilerden hangisinde birlikte verilmiştir?

Seçenekler

A
Aristoteles - Retorik
B
Seneca - Medea
C
Çiçero - Devlet Üzerine
D
Platon - Devlet
E
Herakleitos - Fragmanlar
Açıklama:
More’dan çok önce, ütopyanın öncüsü olarak Platon ve Devlet adlı yapıtı sayılabilir. Platon, Devlet adlı yapıtında ideal bir siyasal toplumun nasıl olması gerektiğini ayrıntılarıyla anlatır. Ancak yine de bu yapıtı özel olarak ütopya saymak ve bununla sınırlamak yanlıştır. Çünkü aynı zamanda Devlet, Platon’un bilgi kuramını yani epistemolojisini açıklayıp temellendirdiği temel yapıttır da.

Soru 47

“Haklı Savaş Düşüncesi” ile anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Her siyasal sistemin kendi koydukları ölçüler üzerinden bazı savaşların haklı bazılarının ise haksız olduğu düşüncesi
B
Savaşın erkler için her daim haklı ve zorunlu olduğu düşüncesi
C
Toplumsal ve yönetimsel anlamda savaşın başvurulacak en son yöntem olması gerektiği düşüncesi
D
Savaş durumunda olan yönetimlerin neden savaştıklarını belgeleyerek savaşma durumlarını haklı gösterme sorumluluklarının olması düşüncesi
E
İmparatorların kamuoyu oluşturarak arkalarına toplum desteğini alması ve bu desteği toplum ileri gelenleri ile birlikte imzalı bir sözleşmeye dönüştürmesi
Açıklama:
Her siyasal sistem ve bu sistemin bileşenleri, kendi koydukları ölçüler üzerinden bazı savaşların haklı ve meşru, başkalarının ise haksız ve gayrimeşru olduğu düşüncesine sahiptir. Örneğin anti-emperyalist bir bakış açısıyla emperyalizme savaş haklı ve meşrudur.

Soru 48

“Devletin kötülüğünden hareketle, insanların devlet olmadan daha eşitlikçi, adil ve mutlu bir düzen içinde yaşayacağını kabul eden, bu nedenle devleti ele geçirmek gibi hedefleri önemsemeyen yaklaşımların tümü” şeklinde tanımlanan kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Kapitalizm
B
Komünizm
C
Sosyalizm
D
Vandalizm
E
Anarşizm
Açıklama:
Anarşizm, Yunanca an arkhos sözcüğünden türetilen ve yönetimsiz anlamına gelen terime bağlanan düşünceler grubudur. Genel olarak devletin kötülüğünden hareketle, insanların devlet olmadan daha eşitlikçi, adil ve mutlu bir düzen içinde yaşayacağını kabul eden, bu nedenle devleti ele geçirmek gibi hedefleri önemsemeyen yaklaşımların tümüne verilen addır.

Soru 49

Fransa’da 1572 yılında Fransız Protestanları’na karşı, aşırı Katoliklerin devlet desteğinde giriştiği büyük katliam aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Nanking Katliamı
B
Saint-Barthélemy Kıyımı
C
Srebrenitsa Katliamı
D
Holokost Kıyımı
E
Taejon Katliamı
Açıklama:
Fransa’da 1572 yılında Fransız Protestanları olan Huguenotlara karşı, aşırı Katoliklerin devlet desteğinde giriştiği büyük katliam, Saint-Barthélemy Kıyımıdır. 24 Ağustos 1572’de Saint-Barthélemy Yortusu günü, bizzat Kral IX. Charles ve annesi Catherine de Médicis’nin onayıyla Katolikler, Paris’te, Protestanları kılıçtan geçirmeye başladılar. Paris’ten çevreye de yayılan bu kıyımda çeşitli tahminlere göre 30 ile 70 bin arası Huguenot öldürüldü.

Soru 50

Siyasal iktidara karşı aktif bir karşı çıkışı içermekten çok, kimileyin kendiliğinden örgütlenen, şiddet içermeyen, yasaların düzenlemediği boşluklara yerleşen ya da yasayı lafzıyla alıp uygulayan, bu nedenle biçimsel olarak yasa dışı olmasa da esasta yasanın dışında konumlanan eylemlere ne ad verilir?

Seçenekler

A
Aktif Direniş
B
Yasal Hak Arayışı
C
Sivil İtaatsizlik
D
Sosyal Devrim
E
Karşı Devrim
Açıklama:
Pasif direniş olarak da adlandırılan sivil itaatsizlik, siyasal iktidara karşı aktif bir karşı çıkışı içermekten çok, siyasal iktidarın “yap” ya da “yapma” biçimindeki buyruklarını boşa çıkartan, kimileyin kendiliğinden örgütlenen, şiddet içermeyen, yasaların düzenlemediği boşluklara yerleşen ya da yasayı lafzıyla alıp uygulayan, bu nedenle biçimsel olarak yasa dışı olmasa da esasta yasanın dışında konumlanan eylemlere verilen addır.

Soru 51

Hegemonya kavramı aşağıdakilerden hangisinde doğru açıklanmıştır?

Seçenekler

A
Siyasal yönetimin şiddet ile kurduğu otoritesi
B
Siyasal sistemin, toplum içinde kurumlar eliyle onaylanması ve kabul edilmesi
C
Siyasi yönetim içerisinde küçük bir grubun yetkiyi elinde bulundurması
D
Sivil toplum örgütleri tarafından sosyal görüş birliği sağlama durumu
E
Bir ülkenin diğer bir ülke toprakları üzerinde kurmaya çalıştığı manda ve himaye sistemi
Açıklama:
Hegemonya, bir siyasal sistemin, rejimin ya da ideolojinin, genel olarak toplum içinde ve toplum tarafından, çeşitli araçlar, yöntemler ve kurumlar eliyle onaylanmasını, yeniden üretilmesini özetle, toplumsal sistem tarafından kabul edilmesini ifade eder. XX. yüzyılda Antonio Gramsci (1891-1937) bu konu üzerinde durmuş en önemli düşünürlerin başında gelir.

Soru 52

Bodin’e göre mevcut olan devlet yönetim biçimleri aşağıdakilerden hangisinde birlikte verilmiştir?

Seçenekler

A
cumhuriyet-monarşi-demokrasi
B
anarşi-monarşi-aristokrasi
C
monarşi-demokrasi-aristokrasi
D
oligarşi-cumhuriyet-feodalite
E
mutlak monarşi-feodalite-anarşi
Açıklama:
Bodin’e göre “monarşi, aristokrasi ve demokrasi” olmak üzere üç ana devlet yönetim biçimi vardır.

Soru 53

“Ölümsüz Siyasal Beden” ile anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Devletlerin yıkılsa bile var olmaya devam eden bir siyasal ruhlarının olduğu
B
Yönetim gücünün tanrıdan geldiği için ölümsüz olarak kalacağı
C
İmparatorların halk üzerindeki otoritelerini arttırmak için kendilerine atfettikleri ölümsüz sıfatı
D
Biyolojik varlığının dışında egemen varlık olarak kralın bedeninin ölümsüz olması
E
Devlete en iyi çağlarını yaşatan ve halkına zenginlik sağlayan kralların mahkemelerce ölümsüz ilan edilmesi
Açıklama:
Kralın, biri özel diğeri kamusal iki kişiliğe birden sahip olduğu gözden kaçırılmamalıdır. Bu bağlamda, dönemin İngiliz kraliyet hukukçuları, bu anlayışı “kralın iki bedeni” kurgusuyla ortaya koymuşlardır. Bu kurguya göre kral, ölümlü olan doğal bedeninin ötesinde ölümsüz siyasal bedene sahiptir. Biyolojik varlığının dışında egemen varlık olarak kralın bedeni ölümsüzdür.

Soru 54

Yazarın iradesi ve arzusunun hiçbir sınır tanımaksızın kendini ortaya koyduğu metinler hangi tür içinde yer alır?

Seçenekler

A
Düşsel geziler
B
Bilim kurgu
C
Fantezi
D
Ütopya
E
İki Gül
Açıklama:
Yazarı ya da üreticisinin iradesi ve arzusunun hiçbir sınır tanımaksızın kendini ortaya koyduğu metinler fantezi türünün içinde yer alır. Bir fantezi ürününde, örneğin yazar dilerse köpek balıklarını karada, yüzgeçlerinin üzerinde yürüyerek yaşayan hayvanlar olarak sunabilir.

Soru 55

Aşağıdakilerden hangisi Düşsel Geziler türüne örnek bir eserdir?

Seçenekler

A
Gulliver’in Seyahatleri
B
Ütopya
C
Devlet
D
Act of Supremacy
E
Güneş Ülkesi
Açıklama:
Düşsel geziler türü, seyahatname adını da taşır. En ünlü örnekleri Robinson Crusoe ve Gulliver’in Seyahatleridir. Düşsel geziler insanlar tarafından bilinmeyen, hayali yerlere yapılan gezileri anlatır.

Soru 56

Her siyasal sistem ve bu sistemin bileşenleri, kendi koydukları ölçütler üzerinden bazı savaşların haklı ve meşru, başkalarının ise haksız olduğu düşüncesine sahip olan birisi hangi düşünce akımını desteklemektedir?

Seçenekler

A
Ütopya
B
Monarşi
C
Haklı Savaş Düşüncesi
D
Gönüllü Kulluk
E
Anarşizm
Açıklama:
Her siyasal sistem ve bu sistemin bileşenleri, kendi koydukları ölçüler üzerinden bazı savaşların haklı ve meşru, başkalarının ise haksız ve gayrimeşru olduğu düşüncesine sahiptir. Örneğin, anti emperyalist bir bakış açısıyla emperyalizme savaş haklı ve meşrudur. Bu düşünce daha çok Utopia’lıların düşünce sistemini yansıtır.

Soru 57

Gönüllü Kulluk kavramını ortaya atan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Thomas More
B
Pierre J. Proudhon
C
Etienne de La Boetie
D
Saint-Barthelemy
E
Machiavelli
Açıklama:
XVI. Yüzyılda iktidarlar mutlak biçimler almaya başladıkça ortaya çıkan tepkilerden birini Etienne de La Boetie ve yapıtı Gönüllü Kulluk Üzerine Söylev temsil etmektedir. Bir burjuva ailesine mensup olan Etienne’e göre, Fransız monarşisinin temel sorunu ülkedeki din çatışmalarıydı ve eseri de bu temel üzerine kurulmuştur.

Soru 58

Aşağıdakilerden hangisi Jean Bodin’in egemenlik anlayışını yansıtmaz?

Seçenekler

A
En mutlak güçtür
B
En yüksek makamdır
C
Süreklidir
D
Birdir ve bölünemez
E
Devredilebilir
Açıklama:
Bodin’e göre, egemenlik siyasal toplumun özünü oluşturur. Egemenlik, yurttaşlar üzerindeki en yüksek, en mutlak ve en sürekli güç olarak tanımlanır. Mutlaktır, en yüksek makamdır ve süreklidir. Birdir, bölünemez ve bu nedenle devredilemez.

Soru 59

Din söz konusu olduğunda, devletlerin birbirlerine karışabileceklerini savunan düşünür kimdir?

Seçenekler

A
Guillaume Barclay
B
Thomas More
C
Geroge Buchanan
D
Theodere de Beze
E
François Hotman
Açıklama:
Theodere de Beze adlı düşünür, eğer ihtiyaç dahilinde ise, bir devletin iktidarını indirmek gerekiyorsa, gerekirse dışarıdan örneğin bir Protestan devletten yardım alabileceğini söyler. Böylece De Beze, din adına ülkelerin birbirlerinin iç işlerine karışmalarını da doğrulamış olur.

Soru 60

Aşağıdakilerden hangisi Utopia’nın özelliklerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Özel mülkiyetin olmaması
B
Kölelerin olması
C
Tanrı tanımazlığın yasak olmaması
D
Nüfusun sınırlandırılması
E
Toplumun aile olarak görülmesi
Açıklama:
Thomas More’un ütopyasında her çeşit görüşe yer vardır. Bu bakımdan, dinlerarası hoşgörü ve vicdan özgürlüğü Utopia’da esastır. Ancak bu vicdan özgürlüğü ateizmi kapsamaz. Aksine yurttaşların en büyük korkusu dinsizlik cezasına çarptırılmaktır.

Soru 61

Yönetimsiz anlamına gelen ve Fransız düşünür Pierre J. Proudhon adlı düşünür tarafından siyasal bir yaklaşım haline gelen akım hangisidir?

Seçenekler

A
Monarşi
B
Anarşizm
C
Tiranlık
D
Gönüllü Kulluk
E
Sivil İtaatsizlik
Açıklama:
Yunanca an arkhos sözcüğünden türetilen ve yönetimsiz anlamına gelen terime bağlanan düşünceler grubuna anarşizm denir. Bu terimi ilk kez olumlu anlamda kullanan ve siyasal bir yaklaşıma haline getiren ise Fransız düşünür Pierre J. Proudhon olmuştur.

Soru 62

Monarkomakl yazarların genel özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Monarkomaklar, kendi dinlerinden olan kralı tiran olarak nitelemezler.
B
Monarkomaklar, kendi dinlerine karşı özgürlük talep ederler.
C
Monarkomakların tirana karşı direnmeleri, insan özgürlüğüne verdikleri öneme dayanır.
D
Monarkomakların tiranlığa karşı tutumları özgürlükçü bir nitelik taşımaz.
E
Monarkomaklar, farklı dinlere karşı eşitlik ve özgürlük temelli bir hoşgörüyü savunmazlar.
Açıklama:
Monarkomakların tiranlığa karşı tutumları kesinlikle özgürlükçü bir nitelik taşımaz. Aksine, Monarkomak yazarlar, kendi dinlerinden olmak kaydıyla kral ne kadar zalim ve adaletsiz olursa olsun onu tiran olarak nitelemezler. Kendi dinlerine karşı özgürlük talep ederken, farklı dinlere karşı eşitlik ve özgürlük temelli bir hoşgörüyü savunmazlar. Genel olarak Monarkomak yazarlarda tirana karşı direnmek ve hatta öldürmekten söz edilen yerde yüceltilen şu ya da bu boyutuyla insanın özgürlüğü değil, en fazlasından tiran olduğu iddia edilen Katolik bir kralın yerine Protestan bir kralı geçirmekten ibarettir.

Soru 63

“Devlet, birçok ailenin ve bu ailelere ortak olan şeylerin egemen erk tarafından doğrulukla yönetilmesidir.” cümlesi ile başlayan Devletin Altı Kitabı isimli yapıtın sahibi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Jean Bodin
B
Stephanus Junius Brutus
C
George Buchanan
D
Théodore de Bèze
E
François Hotman
Açıklama:
Jean Bodin düzenin yeniden kurulması için kralın mutlak iktidarını savunduğu ve egemenlik kavramıyla pekiştirdiği başyapıtını, Les six livres de la République’i (Devletin Altı Kitabı) 1576’da yayımladı. Bodin, yapıtının ilk tümcesinde devleti şöyle tanımlamıştır: “Devlet, birçok ailenin ve bu ailelere ortak olan şeylerin egemen erk tarafından doğrulukla yönetilmesidir.”

Soru 64

16. Yüzyılda ortaya çıkan “ütopyacı düşünüş” ile anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Var olan bozuk siyasal düzenlere karşı, iyi bir siyasal düzenin ya da toplumun mümkün olduğu
B
Daha iyi bir toplumsal düzen için kralların yetki ve güçlerinin sınırlarının genişletilmesi gerektiği
C
Toplumsal düzenin asla ulaşılamayacak kadar hayalci bir öğretiye dayandırılması gerektiği ve böylece sürekli devinim içinde bir toplum yaratma arzusu
D
Siyasal düzenin tamamen ortadan kaldırılarak, toplumun devlet boyunduruğundan kurtarılması gerektiği
E
Dini kurallara dayalı siyasal düzenin yeniden yapılandırılması ve yönetimde kilise yetkililerinden oluşan bir danışman meclisi olması gerektiği
Açıklama:
Ütopyacı düşünüş, var olan bozuk siyasal düzenlere karşı, iyi bir siyasal düzenin ya da toplumun mümkün olduğunu, bunun için insan aklının en önemli kılavuz ve insan iradesiyle eyleminin en başta gelen araç olduğunu savunan düşünceler grubudur. Ütopyacı düşünce edebi anlatılar biçiminde karşımıza çıktığı gibi, siyasal düşünce tarihi içinde, teoriler biçiminde de karşımıza çıkabilir.

Soru 65

16. yüzyılda Ütopyacı Düşünüş ve Klasik Ütopyacıların öncülüğünü yapmış düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Tommaso Campanella
B
Francis Bacon
C
Thomas More
D
Aldous Huxley
E
Yevgeni Zamyatin
Açıklama:
Thomas More ile başlatılan ütopyacı tepki, ütopyacı düşünüş ile doğrudan devlet ya da krallıkla sınırlı bir tartışma içermekten çok, yeni bir siyasal toplumun nasıl olması gerektiğine ilişkin düşünsel bir arayış mahiyetindedir. Ütopyacı düşüncenin başta gelen ismi olan More, aynı zamanda klasik ütopyacıların da öncü ismidir.

Soru 66

Thomas More’dan daha önceki çağlarda ütopyanın öncüsü kabul edilen düşünür ve yapıtı aşağıdakilerden hangisinde birlikte verilmiştir?

Seçenekler

A
Aristoteles - Retorik
B
Seneca - Medea
C
Çiçero - Devlet Üzerine
D
Platon - Devlet
E
Herakleitos - Fragmanlar
Açıklama:
More’dan çok önce, ütopyanın öncüsü olarak Platon ve Devlet adlı yapıtı sayılabilir. Platon, Devlet adlı yapıtında ideal bir siyasal toplumun nasıl olması gerektiğini ayrıntılarıyla anlatır. Ancak yine de bu yapıtı özel olarak ütopya saymak ve bununla sınırlamak yanlıştır. Çünkü aynı zamanda Devlet, Platon’un bilgi kuramını yani epistemolojisini açıklayıp temellendirdiği temel yapıttır da.

Soru 67

“Haklı Savaş Düşüncesi” ile anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Her siyasal sistemin kendi koydukları ölçüler üzerinden bazı savaşların haklı bazılarının ise haksız olduğu düşüncesi
B
Savaşın erkler için her daim haklı ve zorunlu olduğu düşüncesi
C
Toplumsal ve yönetimsel anlamda savaşın başvurulacak en son yöntem olması gerektiği düşüncesi
D
Savaş durumunda olan yönetimlerin neden savaştıklarını belgeleyerek savaşma durumlarını haklı gösterme sorumluluklarının olması düşüncesi
E
İmparatorların kamuoyu oluşturarak arkalarına toplum desteğini alması ve bu desteği toplum ileri gelenleri ile birlikte imzalı bir sözleşmeye dönüştürmesi
Açıklama:
Her siyasal sistem ve bu sistemin bileşenleri, kendi koydukları ölçüler üzerinden bazı savaşların haklı ve meşru, başkalarının ise haksız ve gayrimeşru olduğu düşüncesine sahiptir. Örneğin anti-emperyalist bir bakış açısıyla emperyalizme savaş haklı ve meşrudur.

Soru 68

“Devletin kötülüğünden hareketle, insanların devlet olmadan daha eşitlikçi, adil ve mutlu bir düzen içinde yaşayacağını kabul eden, bu nedenle devleti ele geçirmek gibi hedefleri önemsemeyen yaklaşımların tümü” şeklinde tanımlanan kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Kapitalizm
B
Komünizm
C
Sosyalizm
D
Vandalizm
E
Anarşizm
Açıklama:
Anarşizm, Yunanca an arkhos sözcüğünden türetilen ve yönetimsiz anlamına gelen terime bağlanan düşünceler grubudur. Genel olarak devletin kötülüğünden hareketle, insanların devlet olmadan daha eşitlikçi, adil ve mutlu bir düzen içinde yaşayacağını kabul eden, bu nedenle devleti ele geçirmek gibi hedefleri önemsemeyen yaklaşımların tümüne verilen addır.

Soru 69

Fransa’da 1572 yılında Fransız Protestanları’na karşı, aşırı Katoliklerin devlet desteğinde giriştiği büyük katliam aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Nanking Katliamı
B
Saint-Barthélemy Kıyımı
C
Srebrenitsa Katliamı
D
Holokost Kıyımı
E
Taejon Katliamı
Açıklama:
Fransa’da 1572 yılında Fransız Protestanları olan Huguenotlara karşı, aşırı Katoliklerin devlet desteğinde giriştiği büyük katliam, Saint-Barthélemy Kıyımıdır. 24 Ağustos 1572’de Saint-Barthélemy Yortusu günü, bizzat Kral IX. Charles ve annesi Catherine de Médicis’nin onayıyla Katolikler, Paris’te, Protestanları kılıçtan geçirmeye başladılar. Paris’ten çevreye de yayılan bu kıyımda çeşitli tahminlere göre 30 ile 70 bin arası Huguenot öldürüldü.

Soru 70

Siyasal iktidara karşı aktif bir karşı çıkışı içermekten çok, kimileyin kendiliğinden örgütlenen, şiddet içermeyen, yasaların düzenlemediği boşluklara yerleşen ya da yasayı lafzıyla alıp uygulayan, bu nedenle biçimsel olarak yasa dışı olmasa da esasta yasanın dışında konumlanan eylemlere ne ad verilir?

Seçenekler

A
Aktif Direniş
B
Yasal Hak Arayışı
C
Sivil İtaatsizlik
D
Sosyal Devrim
E
Karşı Devrim
Açıklama:
Pasif direniş olarak da adlandırılan sivil itaatsizlik, siyasal iktidara karşı aktif bir karşı çıkışı içermekten çok, siyasal iktidarın “yap” ya da “yapma” biçimindeki buyruklarını boşa çıkartan, kimileyin kendiliğinden örgütlenen, şiddet içermeyen, yasaların düzenlemediği boşluklara yerleşen ya da yasayı lafzıyla alıp uygulayan, bu nedenle biçimsel olarak yasa dışı olmasa da esasta yasanın dışında konumlanan eylemlere verilen addır.

Soru 71

Hegemonya kavramı aşağıdakilerden hangisinde doğru açıklanmıştır?

Seçenekler

A
Siyasal yönetimin şiddet ile kurduğu otoritesi
B
Siyasal sistemin, toplum içinde kurumlar eliyle onaylanması ve kabul edilmesi
C
Siyasi yönetim içerisinde küçük bir grubun yetkiyi elinde bulundurması
D
Sivil toplum örgütleri tarafından sosyal görüş birliği sağlama durumu
E
Bir ülkenin diğer bir ülke toprakları üzerinde kurmaya çalıştığı manda ve himaye sistemi
Açıklama:
Hegemonya, bir siyasal sistemin, rejimin ya da ideolojinin, genel olarak toplum içinde ve toplum tarafından, çeşitli araçlar, yöntemler ve kurumlar eliyle onaylanmasını, yeniden üretilmesini özetle, toplumsal sistem tarafından kabul edilmesini ifade eder. XX. yüzyılda Antonio Gramsci (1891-1937) bu konu üzerinde durmuş en önemli düşünürlerin başında gelir.

Soru 72

Bodin’e göre mevcut olan devlet yönetim biçimleri aşağıdakilerden hangisinde birlikte verilmiştir?

Seçenekler

A
Cumhuriyet-monarşi-demokrasi
B
Anarşi-monarşi-aristokrasi
C
Monarşi-demokrasi-aristokrasi
D
Oligarşi-cumhuriyet-feodalite
E
Mutlak monarşi-feodalite-anarşi
Açıklama:
Bodin’e göre “monarşi, aristokrasi ve demokrasi” olmak üzere üç ana devlet yönetim biçimi vardır.

Soru 73

“Ölümsüz Siyasal Beden” ile anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Devletlerin yıkılsa bile var olmaya devam eden bir siyasal ruhlarının olduğu
B
Yönetim gücünün tanrıdan geldiği için ölümsüz olarak kalacağı
C
İmparatorların halk üzerindeki otoritelerini arttırmak için kendilerine atfettikleri ölümsüz sıfatı
D
Biyolojik varlığının dışında egemen varlık olarak kralın bedeninin ölümsüz olması
E
Devlete en iyi çağlarını yaşatan ve halkına zenginlik sağlayan kralların mahkemelerce ölümsüz ilan edilmesi
Açıklama:
Kralın, biri özel diğeri kamusal iki kişiliğe birden sahip olduğu gözden kaçırılmamalıdır. Bu bağlamda, dönemin İngiliz kraliyet hukukçuları, bu anlayışı “kralın iki bedeni” kurgusuyla ortaya koymuşlardır. Bu kurguya göre kral, ölümlü olan doğal bedeninin ötesinde ölümsüz siyasal bedene sahiptir. Biyolojik varlığının dışında egemen varlık olarak kralın bedeni ölümsüzdür.

Soru 74

Ütopyacı düşüncenin klasik metni olan Utopia’nın yazarı kimdir?

Seçenekler

A
Campanella
B
More
C
Bacon
D
Makyavelli
E
Dante
Açıklama:
Ütopyacı düşüncenin klasik metni olan Utopia’nm yazarı Ingiliz hukuk ve siyaset adamı Thomas More (1478-I535)’dur.

Soru 75


  1. Doğrudan devlet ve krallıkla sınırlı bir tartışma içerir.

  2. Yeni bir siyasal toplumun nasıl olması gerektiğine ilişkin düşünsel bir arayış mahiyetindedir.

  3. Öncü ismi Thomas More’dur.


Hangisi ya da hangileri ütopyacı düşünceye ilişkin doğru ifadelerdendir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I, II
D
II, III
E
I, II, III
Açıklama:
Ütopyacı düşünüş doğrudan devlet ya da krallıkla sınırlı bir tartışma içermekten çok, yeni bir siyasal toplumun nasıl olması gerektiğine ilişkin düşünsel bir arayış mahiyetindedir. Ütopyacı düşüncenin başta gelen ismi olan More, aynı zamanda klasik ütopyacıların da öncü ismidir.

Soru 76


  1. Thomas More

  2. Tommaso Campanella

  3. Francis Bacon


Hangisi ya da hangileri klasik ütopyacılardandır?

Seçenekler

A
I, II, III
B
II, III
C
I, II
D
Yalnız II
E
Yalnız I
Açıklama:
Adları, yaygınlıkla Thomas More ile birlikte anılan Tommaso Campanella (1568-1639) ve Francis Bacon (1561-1626) klasik ütopyacıların diğer büyük isimleridir. Campanella'nın ütopyası Güneş Ülkesi (Civitas Solis) Latince olarak 1623'te Frankfurt'ta basılmıştır. Hayatı, More ile benzerlikler taşıyan Bacon'ın ütopik metni YeniAtlantis (Nova Atlantis) ise ancak ölümünden sonra, tam metin olarak 1627'de yayımlanmıştır.

Soru 77


  1. Devleti reddetmek için en başta siyaseti reddeder.

  2. İnsanın “zoon politikon” olduğu savına karşı çıkar.

  3. İnsanın sonradan siyasal bir hayvan haline geldiğini savunur.


Hangisi ya da hangileri La Boetie’nin siyasete ilişkin görüşlerindendir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I, II
D
II, III
E
I, II, III
Açıklama:
XVI. yüzyılda iktidarlar mutlak biçimler almaya başladıkça ortaya çıkan tepkilerin İkincisini Etienne de La Boetie ve yapıtı Gönüllü Kulluk Üzerine Söylev temsil etmektedir. İlk tepkiyi temsil eden ütopyacı düşünüşten farklı olarak, La Boetie siyaset sorununu siyasetin ta kendisini eleştirerek tartışır. Siyaseti devlet merkezli kavrayan La Boetie, devleti reddetmek için en başta siyaseti reddeder ve siyasal düşüncenin en temel savlarından birine, insanın “zoonpolitikon” olduğu savına karşı çıkar. La Boetie’ye göre, insan doğuştan ya da doğal olarak siyasal bir hayvan değildir; insan sonradan siyasal bir hayvan hâline gelir.

Soru 78


  1. Eğlencelerin siyasal bir işlev taşıması.

  2. Halka arada sırada maddi çıkarlar sağlanması.

  3. Bilginin ve kültürel üretimin denetlenmesi.


Hangisi ya da hangileri La Boetie’ye göre halkın gönüllü kulluğunun sürmesine hizmet eden yöntemlerdendir?

Seçenekler

A
I, II, III
B
II, III
C
I, II
D
Yalnız II
E
Yalnız I
Açıklama:
La Boetie’ye göre siyasal iktidar halkın gönüllü kulluğunun sürmesine hizmet edecek çeşitli yöntemlere başvurur. Bu yöntemlerin başında, ilk olarak halkın güçsüzleştirilmesi gelmektedir. Bu durum halkın zevke, eğlenceye, sefahate yönlendirilmesiyle ya da halkın ağzına çalınan bir parmak bala bağımlı hâle getirilmesiyle sağlanır. Yani aslında eğlenceler de siyasal bir işlev üstlenmiş olur. İktidarın başvurduğu ikinci yöntem, halkı çok düşünürmüş gibi, ona arada sırada maddi çıkarlar da sağlamasıdır. Üçüncüsü, halkın kölece alışkanlıklarını tehdit edebileceği düşünülen bilginin ve kültürel üretimin iktidar tarafından bir bütün olarak denetlenmesidir. Elbette en önemlisi, tiranın yani devletin, halkın itaatini ve onayını üretebilmek için dine başvurmasıdır; tiran cehaletin ve hurafelerin yayılması için elinden geleni yapar.

Soru 79

Aşağıdakilerden hangisi Monarkomaklara ilişkin doğru bir ifade değildir?

Seçenekler

A
Mutlak monarşiye karşı üçüncü tepkiyi oluşturmaktadırlar.
B
Monarkomak terimi ilk kez Barclay tarafından kullanılmıştır.
C
Feodal değerleri ve kurumları yeniden canlandırmaya karşı çıkıyorlardı.
D
Soylu sınıfını yeniden işlevsel kılmaya çalışıyorlardı.
E
Tiranlaştığını savundukları krala karşı çıkıyorlardı.
Açıklama:
Monarkomaklar, mutlak monarşiye karşı üçüncü tepkiyi oluşturmaktadırlar. Genel olarak monarşinin mutlak monarşiye evrilmesine karşı çıkan, bunu tiranlaşmak olarak okuyan ve tiranlaşan krala karşı direnişi ve tiranın öldürülmesini savunan bu görüş sahipleri Monarkomak olarak adlandırılmıştır. Monarkomak sözcüğü ilk kez 1600 yılında Guillaume Barclay tarafından bir grup yazarı dile getirmek için kullanılmıştır. Monarkomaklar feodal değerleri ve kurumları yeniden canlandırmayı savunuyor, artık ölmeye yazgılı olduğu apaçık belli olan soyluluğu diriltmenin ötesinde, bu sınıfı siyasal olarak yeniden işlevsel kılmaya çalışıyordu.

Soru 80


  1. François Hotman

  2. Theodere de Beze

  3. Francis Bacon


Hangisi ya da hangileri Monarkomak yazarlardandır?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I, II
D
II, III
E
I, II, III
Açıklama:
Francis Bacon ütopyacı yazarlardandır.

Soru 81


  1. Egemenlik kavramını armağan etmesi.

  2. Monarşiye dini bir anlam kazandırması.

  3. Monarşiyi felsefi-hukuksal temeller üzerine oturtması.


Hangisi ya da hangileri Jean Bodin’in siyasal düşünce tarihindeki önemini belirten özelliklerindendir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
I, II
C
I ve III
D
II ve III
E
I, II, III
Açıklama:
Jean Bodin’in siyasal düşünce tarihindeki önemi egemenlik kavramını armağan etmesinden kaynaklanır. Bodin, monarşiyi felsefi-hukuksal temeller üzerine oturtmuş ve ona din dışı bir anlam kazandırmıştır. Machiavelli için siyaset prensin iktidarıyla birlikte anlamlıydı ama bu iktidarı egemenlikle donatan Bodin olmuştur. Böylece modern devlet düşüncesi ihtiyaç duyduğu temel kavrama da kavuşmuştur.

Soru 82

Aşağıdakilerden hangisi Bodin’in devlet anlayışına ilişkin doğru bir ifade değildir?

Seçenekler

A
Devleti karakterize eden temel unsurun doğruluk olduğunu savunur.
B
İktidarın Tanrı’dan kaynakladığı görüşünü savunur.
C
Devleti, aileye benzetir.
D
Devlet-toplum ayrımının ilk tohumlarını atmıştır.
E
Devletin özünün egemen erk ile donanmış olması olduğunu savunur.
Açıklama:
Aşağıdakilerden hangisi Bodin’in devlet tanımında vurgulanan kavramlardan biri değildir?
Bodin için doğruluk ya da doğru yönetim, devleti karakterize eden temel unsurların başında gelir. Çünkü ona göre, devletin temeli güç ve şiddettir. Bu yaklaşım açıkça her türlü iktidarın Tanrı’dan kaynaklandığı biçimindeki dinî anlayışı reddetmektedir.

Soru 83

Aşağıdakilerden hangisi Bodin’in devlet tanımında vurgulanan kavramlardan biri değildir?

Seçenekler

A
Doğruluk
B
Aileler
C
Ortak şeyler
D
Egemen
E
Toplum
Açıklama:
Bodin, devleti şöyle tanımlar:“Devlet, birçok ailenin ve bu ailelere ortak olan şeylerin egemen erk tarafından doğrulukla yönetilmesidir.” Devlete özgü temel nitelik ya da devletin özü, egemen erk (ya da egemenlik) ile donanmış olmasıdır. Görüldüğü gibi bu tanımda dikkat çeken unsurlar; doğruluk, aileler ve ortak şeyler ile egemen erktir.

Soru 84

Yazarın iradesi ve arzusunun hiçbir sınır tanımaksızın kendini ortaya koyduğu metinler hangi tür içinde yer alır?

Seçenekler

A
Düşsel geziler
B
Bilim kurgu
C
Fantezi
D
Ütopya
E
İki Gül
Açıklama:
Yazarı ya da üreticisinin iradesi ve arzusunun hiçbir sınır tanımaksızın kendini ortaya koyduğu metinler fantezi türünün içinde yer alır. Bir fantezi ürününde, örneğin yazar dilerse köpek balıklarını karada, yüzgeçlerinin üzerinde yürüyerek yaşayan hayvanlar olarak sunabilir.

Soru 85

Aşağıdakilerden hangisi Düşsel Geziler türüne örnek bir eserdir?

Seçenekler

A
Gulliver’in Seyahatleri
B
Ütopya
C
Devlet
D
Act of Supremacy
E
Güneş Ülkesi
Açıklama:
Düşsel geziler türü, seyahatname adını da taşır. En ünlü örnekleri Robinson Crusoe ve Gulliver’in Seyahatleridir. Düşsel geziler insanlar tarafından bilinmeyen, hayali yerlere yapılan gezileri anlatır.

Soru 86

Her siyasal sistem ve bu sistemin bileşenleri, kendi koydukları ölçütler üzerinden bazı savaşların haklı ve meşru, başkalarının ise haksız olduğu düşüncesine sahip olan birisi hangi düşünce akımını desteklemektedir?

Seçenekler

A
Ütopya
B
Monarşi
C
Haklı Savaş Düşüncesi
D
Gönüllü Kulluk
E
Anarşizm
Açıklama:
Her siyasal sistem ve bu sistemin bileşenleri, kendi koydukları ölçüler üzerinden bazı savaşların haklı ve meşru, başkalarının ise haksız ve gayrimeşru olduğu düşüncesine sahiptir. Örneğin, anti emperyalist bir bakış açısıyla emperyalizme savaş haklı ve meşrudur. Bu düşünce daha çok Utopia’lıların düşünce sistemini yansıtır.

Soru 87

Gönüllü Kulluk kavramını ortaya atan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Thomas More
B
Pierre J. Proudhon
C
Etienne de La Boetie
D
Saint-Barthelemy
E
Machiavelli
Açıklama:
XVI. Yüzyılda iktidarlar mutlak biçimler almaya başladıkça ortaya çıkan tepkilerden bir tanesi de Etienne de La Boetie ve yapıtı Gönüllü Kulluk Üzerine Söylev ile temsil etmiştir. Bir burjuva ailesine mensup olan Etienne’e göre, Fransız monarşisinin temel sorunu ülkedeki din çatışmalarıydı ve eseri de bu temel üzerine kurulmuştur.

Soru 88

Pasif direniş olarak da bilenen, siyasal iktidara karşı aktif bir karşı çıkışı içermeyen akıma ne ad verilir?

Seçenekler

A
Hegemonya
B
Sivil itaatsizlik
C
Kulluk arzusu
D
Eğlence ve siyaset
E
Tiranlık
Açıklama:
Sivil itaatsizlik, pasif direniş olarak da adlandırılır. Pasif direniş, siyasal iktidara karşı aktif bir karşı çıkışı içermekten çok, siyasal iktidarın, yap ya da yapma biçimindeki buyruklarını boşa çıkartan, kimileyin kendiliğinden örgütlenen, şiddet içermeyen, yasaların düzenlemediği boşluklara yerleşen ya da yasayı lafzıyla alıp uygulayan, bu nedenle biçimsel olarak yasa dışı olmasa da, esasta yasanın dışında konumlanan eylemlere verilen addır.

Soru 89

Aşağıdakilerden hangisi Jean Bodin’in egemenlik anlayışını yansıtmaz?

Seçenekler

A
En mutlak güçtür
B
En yüksek makamdır
C
Süreklidir
D
Birdir ve bölünemez
E
Devredilebilir
Açıklama:
Bodin’e göre, egemenlik siyasal toplumun özünü oluşturur. Egemenlik, yurttaşlar üzerindeki en yüksek, en mutlak ve en sürekli güç olarak tanımlanır. Mutlaktır, en yüksek makamdır ve süreklidir. Birdir, bölünemez ve bu nedenle devredilemez.

Soru 90

Jean Bodin’e göre devlet biçimleri ve yönetimleri hangi şıklarda doğru olarak verilmiştir?

Seçenekler

A
Monarşi, aristokrasi ve demokrasi
B
Monarşi, oligarşi ve tiranlık
C
Demokrasi, aristokrasi ve ütopya
D
Teokrasi, demokrasi ve ütopya
E
Demokrasi, oligarşi ve monarşi
Açıklama:
Bodin’e göre ‘monarşi, aristokrasi ve demokrasi’ olmak üzere üç devlet biçimi vardır. Bu sıralamanın durumu da egemenliğe göre değişkenlik göstermektedir. Üç ayrı devlet biçiminin her brinini altında üç ayrı yönetim biçimi yani toplam dokuz ayrı yönetim biçimi söz konusu olabilir.

Soru 91

Din söz konusu olduğunda, devletlerin birbirlerine karışabileceklerini savunan düşünür kimdir?

Seçenekler

A
Guillaume Barclay
B
Thomas More
C
Geroge Buchanan
D
Theodere de Beze
E
François Hotman
Açıklama:
Theodere de Beze adlı düşünür, eğer ihtiyaç dahilinde ise, bir devletin iktidarını indirmek gerekiyorsa, gerekirse dışarıdan örneğin bir Protestan devletten yardım alabileceğini söyler. Böylece De Beze, din adına ülkelerin birbirlerinin iç işlerine karışmalarını da doğrulamış olur.

Soru 92

Aşağıdakilerden hangisi Utopia’nın özelliklerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Özel mülkiyetin olmaması
B
Kölelerin olması
C
Tanrı tanımazlığın yasak olmaması
D
Nüfusun sınırlandırılması
E
Toplumun aile olarak görülmesi
Açıklama:
Thomas More’un ütopyasında her çeşit görüşe yer vardır. Bu bakımdan, dinlerarası hoşgörü ve vicdan özgürlüğü Utopia’da esastır. Ancak bu vicdan özgürlüğü ateizmi kapsamaz. Aksine yurttaşların en büyük korkusu dinsizlik cezasına çarptırılmaktır.

Soru 93

Yönetimsiz anlamına gelen ve Fransız düşünür Pierre J. Proudhon adlı düşünür tarafından siyasal bir yaklaşım haline gelen akım hangisidir?

Seçenekler

A
Monarşi
B
Anarşizm
C
Tiranlık
D
Gönüllü Kulluk
E
Sivil İtaatsizlik
Açıklama:
Yunanca an arkhos sözcüğünden türetilen ve yönetimsiz anlamına gelen terime bağlanan düşünceler grubuna anarşizm denir. Bu terimi ilk kez olumlu anlamda kullanan ve siyasal bir yaklaşıma haline getiren ise Fransız düşünür Pierre J. Proudhon olmuştur.

Soru 94

Ütopyacı düşüncenin klasik metni olan Utopia’nın yazarı kimdir?

Seçenekler

A
Campanella
B
More
C
Bacon
D
Makyavelli
E
Dante
Açıklama:
Ütopyacı düşüncenin klasik metni olan Utopia’nm yazarı Ingiliz hukuk ve siyaset adamı Thomas More (1478-1535)’dur.

Soru 95

I. Doğrudan devlet ve krallıkla sınırlı bir tartışma içerir. II.Yeni bir siyasal toplumun nasıl olması gerektiğine ilişkin düşünsel bir arayış mahiyetindedir. III. Öncü ismi Thomas More’dur. Hangisi ya da hangileri ütopyacı düşünceye ilişkin doğru ifadelerdendir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I, II
D
II, III
E
I, II, III
Açıklama:
Ütopyacı düşünüş doğrudan devlet ya da krallıkla sınırlı bir tartışma içermekten çok, yeni bir siyasal toplumun nasıl olması gerektiğine ilişkin düşünsel bir arayış mahiyetindedir. Ütopyacı düşüncenin başta gelen ismi olan More, aynı zamanda klasik ütopyacıların da öncü ismidir. Doğru cevap D'dir.

Soru 96


  1. Thomas More

  2. Tommaso Campanella

  3. Francis Bacon


Hangisi ya da hangileri klasik ütopyacılardandır?

Seçenekler

A
I, II, III
B
II, III
C
I, II
D
Yalnız II
E
Yalnız I
Açıklama:
Adları, yaygınlıkla Thomas More ile birlikte anılan Tommaso Campanella (1568-1639) ve Francis Bacon (1561-1626) klasik ütopyacıların diğer büyük isimleridir. Campanella'nın ütopyası Güneş Ülkesi (Civitas Solis) Latince olarak 1623'te Frankfurt'ta basılmıştır. Hayatı, More ile benzerlikler taşıyan Bacon'ın ütopik metni YeniAtlantis (Nova Atlantis) ise ancak ölümünden sonra, tam metin olarak 1627'de yayımlanmıştır.

Soru 97

Ütopya’nın Thomas More’dan önceki öncüsü düşünür kimdir?

Seçenekler

A
Sokrates
B
Aristotheles
C
Seneca
D
Platon
E
Cicero
Açıklama:
More’dan çok önce, ütopyanın öncüsü olarak Platon ve Devlet adlı yapıtı sayılabilir.

Soru 98


  1. Devleti reddetmek için en başta siyaseti reddeder.

  2. İnsanın “zoon politikon” olduğu savına karşı çıkar.

  3. İnsanın sonradan siyasal bir hayvan haline geldiğini savunur.


Hangisi ya da hangileri La Boetie’nin siyasete ilişkin görüşlerindendir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I, II
D
II, III
E
I, II, III
Açıklama:
XVI. yüzyılda iktidarlar mutlak biçimler almaya başladıkça ortaya çıkan tepkilerin İkincisini Etienne de La Boetie ve yapıtı Gönüllü Kulluk Üzerine Söylev temsil etmektedir. İlk tepkiyi temsil eden ütopyacı düşünüşten farklı olarak, La Boetie siyaset sorununu siyasetin ta kendisini eleştirerek tartışır. Siyaseti devlet merkezli kavrayan La Boetie, devleti reddetmek için en başta siyaseti reddeder ve siyasal düşüncenin en temel savlarından birine, insanın “zoonpolitikon” olduğu savma karşı çıkar. La Boetie’ye göre, insan doğuştan ya da doğal olarak siyasal bir hayvan değildir; insan sonradan siyasal bir hayvan hâline gelir.

Soru 99


  1. Eğlencelerin siyasal bir işlev taşıması.

  2. Halka arada sırada maddi çıkarlar sağlanması.

  3. Bilginin ve kültürel üretimin denetlenmesi.


Hangisi ya da hangileri La Boetie’ye göre halkın gönüllü kulluğunun sürmesine hizmet eden yöntemlerdendir?

Seçenekler

A
I, II, III
B
II, III
C
I, II
D
Yalnız II
E
Yalnız I
Açıklama:
Verilen öncüllerin hepsi siyasal iktidarın halkın gönüllü kulluğunun sürmesi için faydalandığı yöntemlerdendir.

Soru 100

Aşağıdakilerden hangisi Monarkomaklara ilişkin doğru bir ifade değildir?

Seçenekler

A
Mutlak monarşiye karşı üçüncü tepkiyi oluşturmaktadırlar.
B
Monarkomak terimi ilk kez Barclay tarafından kullanılmıştır.
C
Feodal değerleri ve kurumları yeniden canlandırmaya karşı çıkıyorlardı.
D
Soylu sınıfını yeniden işlevsel kılmaya çalışıyorlardı.
E
Tiranlaştığını savundukları kral karşı çıkıyorlardı.
Açıklama:
Monarkomaklar feodal değerleri ve kurumları yeniden canlandırmayı savunuyor, artık ölmeye yazgılı olduğu apaçık belli olan soyluluğu diriltmenin ötesinde, bu sınıfı siyasal olarak yeniden işlevsel kılmaya çalışıyordu.

Soru 101


  1. François Hotman

  2. Theodere de Beze

  3. Francis Bacon


Hangisi ya da hangileri Monarkomak yazarlardandır?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I, II
D
II, III
E
I, II, III
Açıklama:
Francis Bacon ütopyacı yazarlardandır.

Soru 102


  1. Egemenlik kavramını armağan etmesi.

  2. Monarşiye din dışı bir anlam kazandırması.

  3. Monarşiyi felsefi-hukuksal temeller üzerine oturtması.


Hangisi ya da hangileri Jean Bodin’in siyasal düşünce tarihindeki önemini belirten özelliklerindendir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I, II
D
II, III
E
I, II, III
Açıklama:
Jean Bodin’in siyasal düşünce tarihindeki önemi egemenlik kavramım armağan etmesinden kaynaklanır. Bodin, monarşiyi felsefi-hukuksal temeller üzerine oturtmuş ve ona din dışı bir anlam kazandırmıştır. Machiavelli için siyaset prensin iktidarıyla birlikte anlamlıydı ama bu iktidarı egemenlikle donatan Bodin olmuştur. Böylece modern devlet düşüncesi ihtiyaç duyduğu temel kavrama da kavuşmuştur.

Soru 103

Aşağıdakilerden hangisi Bodin’in devlet anlayışına ilişkin doğru bir ifade değildir?

Seçenekler

A
Devleti karakterize eden temel unsurun doğruluk olduğunu savunur.
B
İktidarın Tanrı’dan kaynakladığı görüşünü savunur.
C
Devleti, aileye benzetir.
D
Devlet-toplum ayrımının ilk tohumlarını atmıştır.
E
Devletin özünün egemen erk ile donanmış olması olduğunu savunur.
Açıklama:
Bodin için doğruluk ya da doğru yönetim, devleti karakterize eden temel unsurların başında gelir. Çünkü ona göre, devletin temeli güç ve şiddettir. Bu yaklaşım açıkça her türlü iktidarın Tanrı’dan kaynaklandığı biçimindeki dinî anlayışı reddetmektedir.

Soru 104

16. Yüzyılda ortaya çıkan “ütopyacı düşünüş” ile anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Var olan bozuk siyasal düzenlere karşı, iyi bir siyasal düzenin ya da toplumun mümkün olduğu
B
Daha iyi bir toplumsal düzen için kralların yetki ve güçlerinin sınırlarının genişletilmesi gerektiği
C
Toplumsal düzenin asla ulaşılamayacak kadar hayalci bir öğretiye dayandırılması gerektiği ve böylece sürekli devinim içinde bir toplum yaratma arzusu
D
Siyasal düzenin tamamen ortadan kaldırılarak, toplumun devlet boyunduruğundan kurtarılması gerektiği
E
Dini kurallara dayalı siyasal düzenin yeniden yapılandırılması ve yönetimde kilise yetkililerinden oluşan bir danışman meclisi olması gerektiği
Açıklama:
Ütopyacı Düşünüş: Var olan bozuk siyasal düzenlere karşı, iyi bir siyasal düzenin ya da toplumun mümkün olduğunu, bunun için insan aklının en önemli kılavuz ve insan iradesiyle eyleminin en başta gelen araç olduğunu savunan düşünceler grubu. Ütopyacı düşünce edebi anlatılar biçiminde karşımıza çıktığı gibi, siyasal düşünce tarihi içinde, teoriler biçiminde de karşımıza çıkabilir.

Soru 105

16. yüzyılda Ütopyacı Düşünüş ve Klasik Ütopyacıların öncülüğünü yapmış düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Tommaso Campanella
B
Francis Bacon
C
Thomas More
D
Aldous Huxley
E
Yevgeni Zamyatin
Açıklama:
Thomas More ile başlatılan ütopyacı tepki, ütopyacı düşünüş ile doğrudan devlet ya da krallıkla sınırlı bir tartışma içermekten çok, yeni bir siyasal toplumun nasıl olması gerektiğine ilişkin düşünsel bir arayış mahiyetindedir. Ütopyacı düşüncenin başta gelen ismi olan More, aynı zamanda klasik ütopyacıların da öncü ismidir.

Soru 106

Thomas More’dan daha önceki çağlarda ütopyanın öncüsü kabul edilen düşünür ve yapıtı aşağıdakilerden hangisinde birlikte verilmiştir?

Seçenekler

A
Aristoteles - Retorik
B
Seneca - Medea
C
Çiçero - Devlet Üzerine
D
Platon - Devlet
E
Herakleitos - Fragmanlar
Açıklama:
More’dan çok önce, ütopyanın öncüsü olarak Platon ve Devlet adlı yapıtı sayılabilir. Platon, Devlet adlı yapıtında ideal bir siyasal toplumun nasıl olması gerektiğini ayrıntılarıyla anlatır. Ancak yine de bu yapıtı özel olarak ütopya saymak ve bununla sınırlamak yanlıştır. Çünkü aynı zamanda Devlet, Platon’un bilgi kuramını yani epistemolojisini açıklayıp temellendirdiği temel yapıttır da.

Soru 107

“Haklı Savaş Düşüncesi” ile anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Her siyasalın sistem kendi koydukları ölçüler üzerinden bazı savaşların haklı bazılarının ise haksız olduğu düşüncesi
B
Savaşın erkler için her daim haklı ve zorunlu olduğunu düşüncesi
C
Toplumsal ve yönetimsel anlamda savaşın başvurulacak en son yöntem olması gerektiği düşüncesi
D
Savaş durumunda olan yönetimlerin neden savaştıklarını belgeleyerek savaşma durumlarını haklı gösterme sorumluluklarının olması düşüncesi
E
İmparatorların kamuoyu oluşturarak arkalarına toplum desteğini alması ve bu desteği toplum ileri gelenleri ile birlikte imzalı bir sözleşmeye dönüştürmesi
Açıklama:
Haklı Savaş Düşüncesi: Her siyasal sistem ve bu sistemin bileşenleri, kendi koydukları ölçüler üzerinden bazı savaşların haklı ve meşru, başkalarının ise haksız ve gayrimeşru olduğu düşüncesine sahiptir. Örneğin anti-emperyalist bir bakış açısıyla emperyalizme savaş haklı ve meşrudur.

Soru 108

“Devletin kötülüğünden hareketle, insanların devlet olmadan daha eşitlikçi, adil ve mutlu bir düzen içinde yaşayacağını kabul eden, bu nedenle devleti ele geçirmek gibi hedefleri önemsemeyen yaklaşımların tümü” şeklinde tanımlanan kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Kapitalizm
B
Komünizm
C
Sosyalizm
D
Vandalizm
E
Anarşizm
Açıklama:
Anarşizm: Yunanca an arkhos sözcüğünden türetilen ve yönetimsiz anlamına gelen terime bağlanan düşünceler grubu. Genel olarak devletin kötülüğünden hareketle, insanların devlet olmadan daha eşitlikçi, adil ve mutlu bir düzen içinde yaşayacağını kabul eden, bu nedenle devleti ele geçirmek gibi hedefleri önemsemeyen yaklaşımların tümüne verilen addır.

Soru 109

Fransa’da 1572 yılında Fransız Protestanları’na karşı, aşırı Katoliklerin devlet desteğinde giriştiği büyük katliam aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Nanking Katliamı
B
Saint-Barthélemy Kıyımı
C
Srebrenitsa Katliamı
D
Holokost Kıyımı
E
Taejon Katliamı
Açıklama:
Saint-Barthélemy Kıyımı: Fransa’da 1572 yılında Fransız Protestanları olan Huguenotlara karşı, aşırı Katoliklerin devlet desteğinde giriştiği büyük katliam. 24 Ağustos 1572’de Saint-Barthélemy Yortusu günü, bizzat Kral IX. Charles ve annesi Catherine de Médicis’nin onayıyla Katolikler, Paris’te, Protestanları kılıçtan geçirmeye başladılar. Paris’ten çevreye de yayılan bu kıyımda çeşitli tahminlere göre 30 ile 70 bin arası Huguenot öldürüldü.

Soru 110

Siyasal iktidara karşı aktif bir karşı çıkışı içermekten çok, kimileyin kendiliğinden örgütlenen, şiddet içermeyen, yasaların düzenlemediği boşluklara yerleşen ya da yasayı lafzıyla alıp uygulayan, bu nedenle biçimsel olarak yasa dışı olmasa da esasta yasanın dışında konumlanan eylemlere verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Aktif Direniş
B
Yasal Hak Arayışı
C
Sivil İtaatsizlik
D
Sosyal Devrim
E
Karşı Devrim
Açıklama:
Sivil İtaatsizlik: Pasif direniş olarak da adlandırılır. Siyasal iktidara karşı aktif bir karşı çıkışı içermekten çok, siyasal iktidarın “yap” ya da “yapma” biçimindeki buyruklarını boşa çıkartan, kimileyin kendiliğinden örgütlenen, şiddet içermeyen, yasaların düzenlemediği boşluklara yerleşen ya da yasayı lafzıyla alıp uygulayan, bu nedenle biçimsel olarak yasa dışı olmasa da esasta yasanın dışında konumlanan eylemlerle verilen addır.

Soru 111

Hegemonya kavramını aşağıdakilerden hangisinde doğru açıklanmıştır?

Seçenekler

A
Siyasal yönetimin şiddet ile kurduğu otoritesi
B
Siyasal sistemin, toplum içinde kurumlar eliyle onaylanması ve kabul edilmesi
C
Siyasi yönetim içerisinde küçük bir grubun yetkiyi elinde bulundurması
D
Sivil toplum örgütleri tarafından sosyal görüş birliği sağlama durumu
E
Bir ülkenin diğer bir ülke toprakları üzerinde kurmaya çalıştığı manda ve himaye sistemi
Açıklama:
Hegemonya: Bir siyasal sistemin, rejimin ya da ideolojinin, genel olarak toplum içinde ve toplum tarafından, çeşitli araçlar, yöntemler ve kurumlar eliyle onaylanmasını, yeniden üretilmesini özetle, toplumsal sistem tarafından kabul edilmesini ifade eder. XX. yüzyılda Antonio Gramsci (1891-1937) bu konu üzerinde durmuş en önemli düşünürlerin başında gelir.

Soru 112

Bodin’e göre mevcut olan devlet yönetim biçimleri aşağıdakilerden hangisinde birlikte verilmiştir?

Seçenekler

A
Cumhuriyet-Monarşi-Demokrasi
B
Anarşi-Monarşi-Aristokrasi
C
Monarşi-Demokrasi-Aristokrasi
D
Oligarşi-Cumhuriyet-Feodalite
E
Mutlak Monarşi-Feodalite-Anarşi
Açıklama:
Bodin’e göre “monarşi, aristokrasi ve demokrasi” olmak üzere üç ana devlet yönetim biçimi vardır.

Soru 113

“Ölümsüz Siyasal Beden” ile anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Devletlerin yıkılsa bile var olmaya devam eden bir siyasal ruhlarının olduğu
B
Yönetim gücünün tanrıdan geldiği için ölümsüz olarak kalacağı
C
İmparatorların halk üzerindeki otoritelerini arttırmak için kendilerine atfettikleri ölümsüz sıfatı
D
Biyolojik varlığının dışında egemen varlık olarak kralın bedeninin ölümsüz olması
E
Devlete en iyi çağlarını yaşatan ve halkına zenginlik sağlayan kralların mahkemelerce ölümsüz ilan edilmesi
Açıklama:
Kralın, biri özel diğeri kamusal iki kişiliğe birden sahip olduğu gözden kaçırılmamalıdır. Bu bağlamda, dönemin İngiliz kraliyet hukukçuları, bu anlayışı “kralın iki bedeni” kurgusuyla ortaya koymuşlardır. Bu kurguya göre kral, ölümlü olan doğal bedeninin ötesinde ölümsüz siyasal bedene sahiptir. Biyolojik varlığının dışında egemen varlık olarak kralın bedeni ölümsüzdür.

Soru 114

Yazarın iradesi ve arzusunun hiçbir sınır tanımaksızın kendini ortaya koyduğu metinler hangi tür içinde yer alır?

Seçenekler

A
Düşsel geziler
B
Bilim kurgu
C
Fantezi
D
Ütopya
E
İki Gül
Açıklama:
Yazarı ya da üreticisinin iradesi ve arzusunun hiçbir sınır tanımaksızın kendini ortaya koyduğu metinler fantezi türünün içinde yer alır. Bir fantezi ürününde, örneğin yazar dilerse köpek balıklarını karada, yüzgeçlerinin üzerinde yürüyerek yaşayan hayvanlar olarak sunabilir.

Soru 115

Aşağıdakilerden hangisi Düşsel Geziler türüne örnek bir eserdir?

Seçenekler

A
Gulliver’in Seyahatleri
B
Ütopya
C
Devlet
D
Act of Supremacy
E
Güneş Ülkesi
Açıklama:
Düşsel geziler türü, seyahatname adını da taşır. En ünlü örnekleri Robinson Crusoe ve Gulliver’in Seyahatleridir. Düşsel geziler insanlar tarafından bilinmeyen, hayali yerlere yapılan gezileri anlatır.

Soru 116

Her siyasal sistem ve bu sistemin bileşenleri, kendi koydukları ölçütler üzerinden bazı savaşların haklı ve meşru, başkalarının ise haksız olduğu düşüncesine sahip olan birisi hangi düşünce akımını desteklemektedir?

Seçenekler

A
Ütopya
B
Monarşi
C
Haklı Savaş Düşüncesi
D
Gönüllü Kulluk
E
Anarşizm
Açıklama:
Her siyasal sistem ve bu sistemin bileşenleri, kendi koydukları ölçüler üzerinden bazı savaşların haklı ve meşru, başkalarının ise haksız ve gayrimeşru olduğu düşüncesine sahiptir. Örneğin, anti emperyalist bir bakış açısıyla emperyalizme savaş haklı ve meşrudur. Bu düşünce daha çok Utopia’lıların düşünce sistemini yansıtır.

Soru 117

Gönüllü Kulluk kavramını ortaya atan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Thomas More
B
Pierre J. Proudhon
C
Etienne de La Boetie
D
Saint-Barthelemy
E
Machiavelli
Açıklama:
XVI. Yüzyılda iktidarlar mutlak biçimler almaya başladıkça ortaya çıkan tepkilerden birini Etienne de La Boetie ve yapıtı Gönüllü Kulluk Üzerine Söylev temsil etmektedir. Bir burjuva ailesine mensup olan Etienne’e göre, Fransız monarşisinin temel sorunu ülkedeki din çatışmalarıydı ve eseri de bu temel üzerine kurulmuştur.

Soru 118

Aşağıdakilerden hangisi Jean Bodin’in egemenlik anlayışını yansıtmaz?

Seçenekler

A
En mutlak güçtür
B
En yüksek makamdır
C
Süreklidir
D
Birdir ve bölünemez
E
Devredilebilir
Açıklama:
Bodin’e göre, egemenlik siyasal toplumun özünü oluşturur. Egemenlik, yurttaşlar üzerindeki en yüksek, en mutlak ve en sürekli güç olarak tanımlanır. Mutlaktır, en yüksek makamdır ve süreklidir. Birdir, bölünemez ve bu nedenle devredilemez.

Soru 119

Din söz konusu olduğunda, devletlerin birbirlerine karışabileceklerini savunan düşünür kimdir?

Seçenekler

A
Guillaume Barclay
B
Thomas More
C
Geroge Buchanan
D
Theodere de Beze
E
François Hotman
Açıklama:
Theodere de Beze adlı düşünür, eğer ihtiyaç dahilinde ise, bir devletin iktidarını indirmek gerekiyorsa, gerekirse dışarıdan örneğin bir Protestan devletten yardım alabileceğini söyler. Böylece De Beze, din adına ülkelerin birbirlerinin iç işlerine karışmalarını da doğrulamış olur.

Soru 120

Aşağıdakilerden hangisi Utopia’nın özelliklerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Özel mülkiyetin olmaması
B
Kölelerin olması
C
Tanrı tanımazlığın yasak olmaması
D
Nüfusun sınırlandırılması
E
Toplumun aile olarak görülmesi
Açıklama:
Thomas More’un ütopyasında her çeşit görüşe yer vardır. Bu bakımdan, dinlerarası hoşgörü ve vicdan özgürlüğü Utopia’da esastır. Ancak bu vicdan özgürlüğü ateizmi kapsamaz. Aksine yurttaşların en büyük korkusu dinsizlik cezasına çarptırılmaktır.

Soru 121

Yönetimsiz anlamına gelen ve Fransız düşünür Pierre J. Proudhon adlı düşünür tarafından siyasal bir yaklaşım haline gelen akım hangisidir?

Seçenekler

A
Monarşi
B
Anarşizm
C
Tiranlık
D
Gönüllü Kulluk
E
Sivil İtaatsizlik
Açıklama:
Yunanca an arkhos sözcüğünden türetilen ve yönetimsiz anlamına gelen terime bağlanan düşünceler grubuna anarşizm denir. Bu terimi ilk kez olumlu anlamda kullanan ve siyasal bir yaklaşıma haline getiren ise Fransız düşünür Pierre J. Proudhon olmuştur.

Soru 122

Monarkomakl yazarların genel özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Monarkomaklar, kendi dinlerinden olan kralı tiran olarak nitelemezler.
B
Monarkomaklar, kendi dinlerine karşı özgürlük talep ederler.
C
Monarkomakların tirana karşı direnmeleri, insan özgürlüğüne verdikleri öneme dayanır.
D
Monarkomakların tiranlığa karşı tutumları özgürlükçü bir nitelik taşımaz.
E
Monarkomaklar, farklı dinlere karşı eşitlik ve özgürlük temelli bir hoşgörüyü savunmazlar.
Açıklama:
Monarkomakların tiranlığa karşı tutumları kesinlikle özgürlükçü bir nitelik taşımaz. Aksine, Monarkomak yazarlar, kendi dinlerinden olmak kaydıyla kral ne kadar zalim ve adaletsiz olursa olsun onu tiran olarak nitelemezler. Kendi dinlerine karşı özgürlük talep ederken, farklı dinlere karşı eşitlik ve özgürlük temelli bir hoşgörüyü savunmazlar. Genel olarak Monarkomak yazarlarda tirana karşı direnmek ve hatta öldürmekten söz edilen yerde yüceltilen şu ya da bu boyutuyla insanın özgürlüğü değil, en fazlasından tiran olduğu iddia edilen Katolik bir kralın yerine Protestan bir kralı geçirmekten ibarettir.

Soru 123

“Devlet, birçok ailenin ve bu ailelere ortak olan şeylerin egemen erk tarafından doğrulukla yönetilmesidir.” cümlesi ile başlayan Devletin Altı Kitabı isimli yapıtın sahibi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Jean Bodin
B
Stephanus Junius Brutus
C
George Buchanan
D
Théodore de Bèze
E
François Hotman
Açıklama:
Jean Bodin düzenin yeniden kurulması için kralın mutlak iktidarını savunduğu ve egemenlik kavramıyla pekiştirdiği başyapıtını, Les six livres de la République’i (Devletin Altı Kitabı) 1576’da yayımladı. Bodin, yapıtının ilk tümcesinde devleti şöyle tanımlamıştır: “Devlet, birçok ailenin ve bu ailelere ortak olan şeylerin egemen erk tarafından doğrulukla yönetilmesidir.”

Soru 124

Aşağıdakilerden hangisi Klasik Ütopyacılardan değildir?

Seçenekler

A
François Hotman
B
Platon
C
Thomas More
D
Thomas Campanella
E
Francis Bacon
Açıklama:
XVI. yüzyılda mutlak monarşiye yönelik eleştiriler çerçevesinde klasik ütopyacı yaklaşımın temel özelliklerini açıklayabileceksiniz.
Platon, Thomas More, Thomas Campanella ve Francis Bacon Klasik Ütopyacı'dır. François Hotman ise Monarkomak'tır. Doğru cevap A seçeneğidir.

Soru 125

Aşağıdakilerden hangisi Thomas More’un 1516 yılında Latince yayınlattığı kitabın adıdır?

Seçenekler

A
Gönüllü Kulluk Üzerine Söylev
B
Utopia
C
Hegemonya
D
Devletin Altı Kitabı
E
İlahi Komedya
Açıklama:
XVI. yüzyılda mutlak monarşiye yönelik eleştiriler çerçevesinde klasik ütopyacı yaklaşımın temel özelliklerini açıklayabileceksiniz.
Thomas More’un 1516 yılında Latince yayınlattığı kitabın adı Utopia'dır. Doğru cevap B seçeneğidir.

Soru 126

Aşağıdakilerden hangisi gönüllü kulluğun kurulabilmesi için tiranın uyguladığı yöntemlerden değildir?

Seçenekler

A
Dine başvurarak, cehaleti ve hurafeleri yaymak.
B
Halka arada sırada maddi çıkarlar sağlamak.
C
Bilginin ve kültürel üretimi denetlemek.
D
Halkı kiliseden uzaklaştırmak.
E
Çeşitli eğlencelere bağımlı hale getirerek, halkı oyalamak.
Açıklama:
XVI. yüzyılda mutlak monarşiye yönelik eleştiriler çerçevesinde klasik ütopyacı yaklaşımın temel özelliklerini açıklayabileceksiniz.
A, B, C ve E seçenekleri gönüllü kulluğun kurulabilmesi için tiranın uyguladığı yöntemlerdir. D seçeneği halkı kiliseden uzaklaştırmak tiranın uyguladığı yöntemlerden değildir. Doğru seçenek D seçeneğidir.

Soru 127

Yazarın iradesi ve arzusunun hiçbir sınır tanımaksızın kendini ortaya koyduğu metine ne denir?

Seçenekler

A
Düşsel geziler
B
Masal
C
Ütopya
D
Bilim-Kurgu
E
Fantezi
Açıklama:
XVI. yüzyılda mutlak monarşiye yönelik eleştiriler çerçevesinde klasik ütopyacı yaklaşımın temel özelliklerini açıklayabileceksiniz.
Yazarın iradesi ve arzusunun hiçbir sınır tanımaksızın kendini ortaya koyduğu metine Fantezi denir. Doğru cevap E seçeneğidir.

Soru 128

Aşağıdakilerden hangisi Monarkomak yazarlardandır?

Seçenekler

A
Thomas More
B
George Buchanan
C
Thomas Campanelli
D
Etienne de La Boetie
E
Jean Calvin
Açıklama:
Mutlak monarşilerin görünür hâle getirdiği, devlet ve siyasetin dayandırıldığı temeller arasındaki farklılığı ayırt edebileceksiniz.
George Buchanan Monarkomak yazarlardandır. Doğru cevap B seçeneğidir.

Soru 129

Aşağıdakilerden hangisi Buchanan’ın düşüncelerindendir?

Seçenekler

A
Krallık iktidarını frenleyen ilk şey yasadır.
B
Prens iktidarını Tanrı’dan almıştır.
C
Katoliklerin çoğunluk olduğu yerlerde Protestanlar’ı direnmeye çağırmıştır.
D
Kralı tahttan indirme hakkı Etat Generaux’nundur.
E
Kral hem halka hem de Tanrı’ya karşı sorumludur.
Açıklama:
Mutlak monarşiye yöneltilen feodal-dinsel temelli eleştirileri değerlendirebileceksiniz.
"Krallık iktidarını frenleyen ilk şey yasadır" Buchanan'ın düşünceleridir. Doğru cevap A seçeneğidir.

Soru 130

I. Tanrı, Kral ve halk arasında bir sözleşme vardır.II. Siyasal iktidar özünde halka aittir.III. Kral hem halka hem de Tanrı’ya karşı sorumludur.IV. Krala doğrudan halk direnir.Yukarıdakilerden hangileri Brutus’un düşüncelerindendir?

Seçenekler

A
II ve III
B
I ve IV
C
II ve IV
D
I ve III
E
I ve II
Açıklama:
Mutlak monarşilerde somutlaşan devletin egemenlik vasfını çözümleyebileceksiniz.
"Tanrı, Kral ve halk arasında bir sözleşme vardır" ve "Kral hem halka hem de Tanrı’ya karşı sorumludur" Brutus'un düşüncelerindendir. Doğru cevap D seçeneğidir.

Soru 131

Marsilius’tan sonra Mutlak Monarşi’yi savunan düşünür kimdir?

Seçenekler

A
Thomas More
B
Theodore de Beze
C
François Hotman
D
Francis Bacon
E
Jean Bodin
Açıklama:
Mutlak monarşilerde somutlaşan devletin egemenlik vasfını çözümleyebileceksiniz.
Mutlak Monarşi'yi savunan düşünür Jean Bodin'dir. Doğru cevap E seçeneğidir.

Soru 132

Bodin’e göre egemenlik hangi temeller üzerine oturtulmamıştır?

Seçenekler

A
Devredilebilir
B
Sınırlı
C
Bir
D
Sürekli
E
Mutlak
Açıklama:
Mutlak monarşilerde somutlaşan devletin egemenlik vasfını çözümleyebileceksiniz.
Bodin'e göre egemenlik devredilemediğinden dolayı doğru cevap A seçeneğidir.

Soru 133

Bodin’e göre iyi siyasetin tek güvencesi nedir?

Seçenekler

A
Mantık
B
Geleneğe bağlılık
C
Sadakat
D
Din
E
Adalet
Açıklama:
Mutlak monarşilerde somutlaşan devletin egemenlik vasfını çözümleyebileceksiniz.
Bodin'e göre iyi siyasetin güvencesi Tanrısal Yasalar ya da dindir. Doğru cevap D seçeneğidir.

Soru 134

Klasik ütopyacıların öncü ismi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Thomas More
B
Etienne de La Boétie
C
Pierre J. Proudhon
D
Antonio Gramsci
E
Chiristopher Goodman
Açıklama:
XVI. yüzyılda mutlak monarşiye yönelik eleştiriler çerçevesinde klasik ütopyacı yaklaşımın temel özelliklerini açıklayabileceksiniz.
Geleneksel olarak Thomas More ile başlatılan ütopyacı tepki , ilke elde özel olarak mutlak monarşiye karşı gibi görünmektedir. Oysa Ütopyacı düşünüş doğrudan devlet ya da krallıkla sınırlı bir tartışma içermekten çok, yeni bir siyasal toplumun nasıl olması gerektiğine ilişkin düşünsel bir arayış mahiyetindedir. Ütopyacı düşüncenin başta gelen ismi olan Thomas More aynı zamanda Klasik Ütopyacıların'da öncü ismidir.

Soru 135

Aşağıdakilerin hangisi XVI. yüzyılda gücünü artıran krallığın destekçileri arasında yer alır?

Seçenekler

A
Papalık
B
Kilise ve papazlar
C
Halk
D
Yeoman
E
Soylular
Açıklama:
XVI. yüzyılda mutlak monarşiye yönelik eleştiriler çerçevesinde klasik ütopyacı yaklaşımın temel özelliklerini açıklayabileceksiniz.
Gücünü artıran krallığın en önemli destekçilerinin başında yeoman adı verilen, çeşitli siyasal hakları elde edebilecek kadar gelire sahip çiftçiler gelmektedir. Bu çiftçiler kendi yükselişlerini geleneksel soyluluğun aleyhine kaydettikleri için, doğal olarak mutlak monarşiyi, yani tek hükümran olarak kralı desteklemektedirler.

Soru 136

La Boetie'ye göre gönüllü kulluğun birinci nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Eğitim
B
Din
C
Siyaset
D
Çiftçilik
E
Kiliseye bağlılık
Açıklama:
Mutlak monarşilerin görünür hâle getirdiği, devlet ve siyasetin dayandırıldığı temeller arasındaki farklılığı ayırt edebileceksiniz.
Gönüllü kulluğun birinci nedeni başta görenekler olmaz üzere eğitimdir.

Soru 137

Thomas More eserinde Utopia adasını aşağıdaki coğrafi bölgelerden hangisinde kurmuştur?

Seçenekler

A
Doğu Roma'da
B
Abraxa yarımadasında
C
Fransa'da
D
İngiltere'de
E
Almanya'da
Açıklama:
XVI. yüzyılda mutlak monarşiye yönelik eleştiriler çerçevesinde klasik ütopyacı yaklaşımın temel özelliklerini açıklayabileceksiniz.
Kral Utapos, Abraxa yarımadasını ele geçirerek Utopia adasına dönüştürür. Kral Utanpos'un bu yeni ülkesinde bu vahşi, kaba Abraxalılar uygar, kibar, uslu Utopialılar'a dönüşürler.

Soru 138

Aşağıdakilerin hangisi gönüllü kulluğun devam etmesi için tiranlığın başvurduğu yöntemlerden biridir?

Seçenekler

A
Krala karşı gelinmesi.
B
Soylulardan yana olunması.
C
Papanın emirlerinin reddedilmesi.
D
Kilisenin yok edilmesi.
E
Halkın güçsüzleştirilmesi.
Açıklama:
Mutlak monarşilerin görünür hâle getirdiği, devlet ve siyasetin dayandırıldığı temeller arasındaki farklılığı ayırt edebileceksiniz.
Halkın zevke, eğlenceye, sefahate yönlendirilmesiyle ya da halkın ağzına çalının bir parka bala bağımlı hale getirilmesiyle sağlanır. Yani aslında eğlenceler de siyasal bir işlev üstlenmiş olur. Halk, tiyatrolara, maceralara, oyunlara, eğlencelere, gösterilere, çeşitli uyuşturuculara yönlendirilir ve bunlara bağımlı olması istenir. Böylece halk özgürlüğünü yitirmenin bedeli olarak, özgürlüğünü yitirdiğini bile fark edemeyecek şekilde bunlarla oyalanır.

Soru 139

Aşağıdakilerden hangisi Monarkomak yazarlardan biridir?

Seçenekler

A
François Totman
B
Aristoteles
C
Polybius
D
Dante
E
Thales
Açıklama:
Mutlak monarşiye yöneltilen feodal-dinsel temelli eleştirileri değerlendirebileceksiniz.
Monarkomaklar içerisinde yer alan yazarlar François Hotman, Theodore De Beze, George Buchanan, Stephanus Junius Brutus'dur.

Soru 140

Jean Bodin 'in kargaşa ortamındaki egemenlik anlayışı için aşağıda yer verilen ifadelerden hangisi doğrudur?

Seçenekler

A
Halkın egemenliğini savunur.
B
Karma bir meclisin egemenliğini savunur.
C
Egemenliği, tek kişinin elinde bulunan mutlak monarşi olarak savunur.
D
Kilise ile kralın ortak egemenliğini savunur.
E
Soylular ile papanın egemenliğini savunur.
Açıklama:
Mutlak monarşilerde somutlaşan devletin egemenlik vasfını çözümleyebileceksiniz.
Jean Bodin dinsel hoşgörüyü savunur. Bodin bu kargaşa ortamından ancak egemenliğin tek kişinin elinde olduğu mutlak monarşi sayesinde çıkabileceği kanısındadır. Bu zor dönemde düzenin yeniden kurulması için kralın mutlak iktidarının savunan Bodin, egemenlik kavramıyla pekiştirdiği başyapıtı (Devletin Altı Kitabı) 1576’da yayımlanmıştır.

Soru 141

Bir toplumdaki çeşitli statü ve erklerin geri alınabilmesi, Bodin’e göre egemenliğin hangi özelliğiyle ilişkilendirebilir?

Seçenekler

A
Mutlaklığı
B
Özgürlüğü
C
Siyasi düşüncesi
D
Sürekliliği
E
Kralın egemenliği
Açıklama:
Mutlak monarşilerde somutlaşan devletin egemenlik vasfını çözümleyebileceksiniz.
En yüksek buyurma-yönetme erki olan egemenlik, bir başka güç tarafından sınırlandırılmış değildir. Toplumdaki çeşitli iktidar odakları egemenden kaynaklanırlar. Bir toplumdaki çeşitli statüler, yetkiler ya da erkler, egemen tarafından bağışlanan ve gerekli görüldüğünde geri alınan birer ayrıcalıktan başka bir şey değildir.

Soru 142

Aşağıdaki kişilerden hangisi ütopyacı düşüncenin klasik metni olan Utopia'nın yazarıdır?

Seçenekler

A
Thomas More
B
XIV. Louis
C
Tommaso Campanella
D
Francis Bacon
E
VII. Henry
Açıklama:
XVI. yüzyılda mutlak monarşiye yönelik eleştiriler çerçevesinde klasik ütopyacı yaklaşımın temel özelliklerini açıklayabileceksiniz.
Ütopyacı düşüncenin klasik metni olan Utopia'nın yazarı Thomas More'dur.

Soru 143

Aşağıdakilerden hangisi bilim ve teknolojinin mevcut gelişme ve ilerleme seviyesini gözeterek, bu gelişimin sürmesi halinde dünyanın nasıl dönüşeceğini ve neye benzeyeceğini ya da ne gibi yeni sorunlar ortaya çıkacağını içeren anlatı türüdür?

Seçenekler

A
Seyahatname
B
Fantezi
C
Düşsel Geziler
D
Bilim-Kurgu
E
Robinsonade
Açıklama:
XVI. yüzyılda mutlak monarşiye yönelik eleştiriler çerçevesinde klasik ütopyacı yaklaşımın temel özelliklerini açıklayabileceksiniz.
Bilim ve teknolojinin mevcut gelişme ve ilerleme seviyesini gözeterek, bu gelişimin sürmesi halinde dünyanın nasıl dönüşeceğini ve neye benzeyeceğini ya da ne gibi yeni sorunlar ortaya çıkacağını içeren anlatı türüne bilim-kurgu denir.

Soru 144

Aşağıdakilerden hangisi Fransa’da 1571 yılında Fransız Protestanları olan Huguenof’lara karşı, aşırı Katoliklerin devlet desteğinde giriştiği büyük katliamdır?

Seçenekler

A
İki Gül Savaşı
B
Jakoben Devrim
C
İngiliz Devrimi
D
Saint-Barthelemy Kıyımı
E
Fransız Devrimi
Açıklama:
Mutlak monarşiye yöneltilen feodal-dinsel temelli eleştirileri değerlendirebileceksiniz.
Fransa’da 1571 yılında Fransız Protestanları olan Huguenof’lara karşı, aşırı Katoliklerin devlet desteğinde giriştiği büyük katliam Saint-Barthelemy kıyımı dır.

Soru 145

Aşağıdakilerden hangisi La Boetie’nin temel metnidir?

Seçenekler

A
Hegemonya
B
Saint-Barthélemy Kıyımı
C
Ütopya
D
Haklı Savaş Düşüncesi
E
Gönüllü Kulluk Üzerine Söylev
Açıklama:
XVI. yüzyılda mutlak monarşiye yönelik eleştiriler çerçevesinde klasik ütopyacı yaklaşımın temel özelliklerini açıklayabileceksiniz.
Gönüllü Kulluk Üzerine Söylev La Boetie’nin temel metnidir.

Soru 146

Ütopyacı düşünüş nedir?

Seçenekler

A
Var olan bozuk siyasal düzenlere karşı, iyi bir siyasal düzenin ya da toplumun mümkün olduğunu, insan aklının en önemli kılavuz ve insan iradesiyle eyleminin en başta gelen araç olduğunu savunan düşünceler grubu.
B
Kamusal şey, kamusal çıkar, kamusal işler, olaylar, vb. gibi anlamlara gelmektedir.
C
İktidarı bir şeyi yapabilme, uygulama gücü olarak düşünürsek, ütopyacı düşünüş bu gücün hayata geçirilebilmesidir.
D
Capitalist sistem içinde iki ana sınıftan biri bu adı taşır; ütopyacı düşünüş.
E
Ütopyacı düşünüş; ortak çıkarlar, tabi olunan ortak bir hukuk sistemi, özel mülkiyetin yanı sıra kamusal mülkiyetin varlığı gibi özelliklerde kendini gösterir.
Açıklama:
XVI. yüzyılda mutlak monarşiye yönelik eleştiriler çerçevesinde klasik ütopyacı yaklaşımın temel özelliklerini açıklayabileceksiniz.
Var olan bozuk siyasal düzenlere karşı, iyi bir siyasal düzenin ya da toplumun mümkün olduğunu, bunun için insane aklının en önemli kılavuz ve insan iradesiyle eyleminin en başta gelen araç olduğunu savunan düşünceler grubu. Ütopyacı düşünce edebi anlatılar biçiminde karşımıza çıktığı gibi, siyasal düşünce tarihi içinde, teoriler biçiminde de karşımıza çıkabilir.

Soru 147

Thomas More kimdir?

Seçenekler

A
Modern işçi sınıfını “zincirlerinden başka kaybedecek şeyi” olmayan bir sınıf olarak nitelemesiyle ün kazanmış bir siyasetçidir.
B
Ütopyacı düşüncenin klasik metni olan Utopia’nın yazarı İngiliz hukuk ve siyaset adamıdır.
C
Devleti, doğal yasalarla meşrulaştırmak konusunda, Platon’u değil, Stoacı düşünceyi izleyen bir düşünürdür.
D
Varlıklı atlılar sınıfının mensubu olarak aktif bir siyasetçi ve iyi hatip olmanın yanı sıra, Roma düşüncesinin en önemli isimlerinden biridir.
E
Roma’ya savaş esiri olarak götürülmüş Yunanlı bir düşünürdür.
Açıklama:
XVI. yüzyılda mutlak monarşiye yönelik eleştiriler çerçevesinde klasik ütopyacı yaklaşımın temel özelliklerini açıklayabileceksiniz.
Ütopyacı düşüncenin klasik metni olan Utopia’nın yazarı İngiliz hukuk ve siyaset adamı Thomas More (1478-1535)’dur.

Soru 148

Thomas More’ un Ütopya’sı neyi anlatmaktadır?

Seçenekler

A
Siyasal faaliyetin içine şiddetin sızması ve rejimin askerileşmesiyle de deyim yerindeyse artık siyasetin özel biçimlerini anlatır.
B
Kendine has varlığı ve çıkarlarıyla devletin bağımsız, soyut bir güç olarak kavranmasına giden yolda önemli bir dönüm noktasını anlatır.
C
Siyasal düşünceye hukuk anlayışıyla katkıda bulunan bir örnektir.
D
Kendi yaşadığı dönemin İngiltere’sine hakim siyasal düzeni eleştir ve kendi kurduğu dünyayı anlatır.
E
Devletlerin başarı ya da başarısızlığının, nasıl yönetildiklerine, yani anayasalarına bağlı olduğunu kabul eden düşünüş şeklini anlatır.
Açıklama:
XVI. yüzyılda mutlak monarşiye yönelik eleştiriler çerçevesinde klasik ütopyacı yaklaşımın temel özelliklerini açıklayabileceksiniz.
Kendi yaşadığı dönemin İngiltere’sini ağır bir biçimde eleştiren More, iki ana bölümden oluşan kitabının ilk bölümünde diyalog yöntemini kullanarak hakim siyasal düzeni şiddetle eleştirir. İkinci bölümde ise More’un kendi kurduğu dünya anlatılır.

Soru 149

Anarşizm ne demektir?

Seçenekler

A
Yunanca an arkhos sözcüğünden türetilen ve yönetimsiz anlamına gelen terime bağlanan düşünceler grubu.
B
Bir uygulama gücü olarak iktidarı işaret eden düşünce sistemidir.
C
Dinsel iktidarın, dünyevi iktidardan üstün olduğu kabulünden çıkan harekettir.
D
İktidarın eylemleri açısından bağlayıcı kurallar koyan, nihai, meşrulaştırıcı, doğrudan iktidarın uygulama gücünü, eylemliliğini, bu gücün kullanılış biçimini kapsar.
E
Zenginliği ve yoksulluğu, demokrasiyle oligarşiyi bünyesinde harmanladığı için, bu iki aşırı ucun doğru ortasındaki terimdir.
Açıklama:
XVI. yüzyılda mutlak monarşiye yönelik eleştiriler çerçevesinde klasik ütopyacı yaklaşımın temel özelliklerini açıklayabileceksiniz.
Yunanca an arkhos sözcüğünden türetilen ve yönetimsiz anlamına gelen terime bağlanan düşünceler grubu. Genel olarak devletin kötülüğünden hareketle, insanların devlet olmadan daha eşitlikçi, adil ve mutlu bir düzen içinde yaşayacağını kabul eden, bu nedenle devleti ele geçirmek gibi hedeşeri önemsemeyen yaklaşımların tümü.

Soru 150

Hegemonya nedir?

Seçenekler

A
Savaşlarda yenik düşen toplulukların yığın hâlinde köleleştirilmesidir.
B
En başta yurttaşlığın kapsamının genişlemesi ve siyasal sistemin askerileşmesiyle temelli değerlerin bozulmasına yol açan devlet yönetimidir.
C
İnsanların devlet öncesi yaşadıkları kabul edilen, özel mülkiyetin, köleliğin, eşitsizliğin olmadığı doğal toplumsal durum.
D
Roma Kilisesi tarafından aziz sayılmış olanların düşünsel girişimlerinin tümüne verilen addır.
E
Bir siyasal sistemin, rejimin ya da ideolojinin toplumsal sistem tarafından kabul edilmesini ifade eder
Açıklama:
XVI. yüzyılda mutlak monarşiye yönelik eleştiriler çerçevesinde klasik ütopyacı yaklaşımın temel özelliklerini açıklayabileceksiniz.
Bir siyasal sistemin, rejimin ya da ideolojinin, genel olarak toplum içinde ve toplum tarafından, çeşitli araçlar, yöntemler ve kurumlar eliyle onaylanmasını, yeniden üretilmesini özetle, toplumsal sistem tarafından kabul edilmesini ifade eder. XX. yüzyılda Antonio Gramsci bu konu üzerinde durmuş en önemli düşünürlerin başında gelir.

Soru 151

Jean Bodin kimdir?

Seçenekler

A
Evrensel olarak Roma Devleti’nin yarattığı boşluğu doldurabilecek sistemli bir düşünceyi, Kilise evrenselciliğini inşa eden kişiydi.
B
Siyasal düşünce tarihindeki önemi, egemenlik kavramını armağan etmiş, monarşiyi felsefi-hukuksal temeller üzerine oturtmuş ve ona din dışı bir anlam kazandırmıştır.
C
Tüm siyasal kurumları kabul eder ve bu durum içinde doğruluğun sağlanmasını savunan bir düşünürdür.
D
Varlıklı atlılar sınıfının mensubu olarak aktif bir siyasetçi ve iyi hatip olmanın yanı sıra, Roma düşüncesinin en önemli isimlerinden biridir.
E
Siyasal düşünceye uzak duran, daha çok ahlakla ilgilenen bir düşünürdür.
Açıklama:
Mutlak monarşiye yöneltilen feodal-dinsel temelli eleştirileri değerlendirebileceksiniz.
Jean Bodin’in siyasal düşünce tarihindeki önemi, egemenlik kavramını armağan etmesinden kaynaklanır. Bodin, monarşiyi felsefi-hukuksal temeller üzerine oturtmuş ve ona din dışı bir anlam kazandırmıştır. Machiavelli için siyaset prensin iktidarıyla birlikte anlamlıydı ama bu iktidarı egemenlikle donatan Bodin olmuştur.

Soru 152

Bodin’ e göre devletin tanımı nedir?

Seçenekler

A
Siyasal düzeyde merkezî iktidarın yokluğu ya da yerel iktidarların öne çıkması, kültürel düzeyde ise Hristiyanlığın kurumsallaşmasıdır.
B
Devleti niteleyen en önemli şey, tabakalara dayalı yükümlülükler sisteminin katı bir biçimde uygulanması ve bir küçük iktidarlar topluluğunun varlığıdır.
C
Her varlığın kendi varoluşuna içkin olan, nihai hedefi olan erek.
D
Devlet, birçok ailenin ve bu ailelere ortak olan şeylerin egemen erk tarafından doğrulukla yönetilmesidir.
E
Bütün siyasal kurumları susturacak bir konseydir.
Açıklama:
Mutlak monarşiye yöneltilen feodal-dinsel temelli eleştirileri değerlendirebileceksiniz.
Devlet, birçok ailenin ve bu ailelere ortak olan şeylerin egemen erk tarafından doğrulukla yönetilmesidir.

Soru 153

Bodin’ e göre devlet biçimleri ve yönetimleri nelerdir?

Seçenekler

A
Latifundium ve onun ilkeleri
B
Monarşi, aristokrasi ve demokrasi olmak üzere üç devlet biçimi vardır.
C
Cumhuriyet, cumhuriyetten imparatorluğa geçiş ve imparatorluk dönemleri
D
Patriarşi ve Monarşi
E
İki kılıç kuramı ve öğretileri
Açıklama:
Mutlak monarşiye yöneltilen feodal-dinsel temelli eleştirileri değerlendirebileceksiniz.
Bodin’e göre “monarşi, aristokrasi ve demokrasi” olmak üzere üç devlet biçimi vardır. Ama bu sınıflandırma egemenliğe göredir. Örneğin egemenlik tek bir kişide toplanmışsa monarşi söz konusudur. Bunun dışında, egemenliğin bölünmediği unutulmadan, iktidarın kullanım biçimine göre farklı yönetim biçimleri ortaya çıkabilir. Örneğin egemenlik tek bir kişinin elinde toplandığı için monarşi olan bir devlet biçiminde, bütün yönetsel yetkiler yine kralın elindeyse monarşik bir monarşi, bütün yönetsel yetkiler soyluların elindeyse monarşik bir aristokrasi, bu yetkiler halkın elindeyse monarşik bir demokrasiden söz edilebilir. Böylece üç ayrı devlet biçiminin her birinin altında üç ayrı yönetim biçimi, yani toplam dokuz ayrı yönetim biçimi söz konusu olabilir.

Soru 154

Ütopyacı düşüncenin başta gelen ismi kimdir?

Seçenekler

A
Thomas Hobbes
B
John Locke
C
Jean Bodin
D
Étienne de La Boétie
E
Thomas More
Açıklama:
XVI. yüzyılda mutlak monarşiye yönelik eleştiriler çerçevesinde klasik ütopyacı yaklaşımın temel özelliklerini açıklayabileceksiniz.
Sorunun doğru yanıtı E seçeneğidir.

Soru 155

Ütopyacı düşüncenin klasik metni olan Utopia’nın yazarı kimdir?

Seçenekler

A
Campanella
B
More
C
Bacon
D
Makyavelli
E
Dante
Açıklama:
Ütopyacı düşüncenin klasik metni olan Utopia’nm yazarı Ingiliz hukuk ve siyaset adamı Thomas More (1478-I535)’dur.

Soru 156

I. Thomas More
II. Tommaso Campanella
III. Francis Bacon
Hangisi ya da hangileri klasik ütopyacılardandır?

Seçenekler

A
I, II, III
B
II, III
C
I, II
D
Yalnız II
E
Yalnız I
Açıklama:
Adları, yaygınlıkla Thomas More ile birlikte anılan Tommaso Campanella (1568-1639) ve Francis Bacon (1561-1626) klasik ütopyacıların diğer büyük isimleridir. Campanella'nın ütopyası Güneş Ülkesi (Civitas Solis) Latince olarak 1623'te Frankfurt'ta basılmıştır. Hayatı, More ile benzerlikler taşıyan Bacon'ın ütopik metni YeniAtlantis (Nova Atlantis) ise ancak ölümünden sonra, tam metin olarak 1627'de yayımlanmıştır.

Soru 157

Ütopya’nın Thomas More’dan önceki öncüsü düşünür kimdir?

Seçenekler

A
Sokrates
B
Aristotheles
C
Seneca
D
Platon
E
Cicero
Açıklama:
More’dan çok önce, ütopyanın öncüsü olarak Platon ve Devlet adlı yapıtı sayılabilir.

Soru 158

I. Devleti reddetmek için en başta siyaseti reddeder.
II. İnsanın “zoon politikon” olduğu savına karşı çıkar.
III. İnsanın sonradan siyasal bir hayvan haline geldiğini savunur.
Hangisi ya da hangileri La Boetie’nin siyasete ilişkin görüşlerindendir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I, II
D
II, III
E
I, II, III
Açıklama:
XVI. yüzyılda iktidarlar mutlak biçimler almaya başladıkça ortaya çıkan tepkilerin İkincisini Etienne de La Boetie ve yapıtı Gönüllü Kulluk Üzerine Söylev temsil etmektedir. İlk tepkiyi temsil eden ütopyacı düşünüşten farklı olarak, La Boetie siyaset sorununu siyasetin ta kendisini eleştirerek tartışır. Siyaseti devlet merkezli kavrayan La Boetie, devleti reddetmek için en başta siyaseti reddeder ve siyasal düşüncenin en temel savlarından birine, insanın “zoonpolitikon” olduğu savma karşı çıkar. La Boetie’ye göre, insan doğuştan ya da doğal olarak siyasal bir hayvan değildir; insan sonradan siyasal bir hayvan hâline gelir.

Soru 159

I. Eğlencelerin siyasal bir işlev taşıması.
II. Halka arada sırada maddi çıkarlar sağlanması.
III. Bilginin ve kültürel üretimin denetlenmesi.
Hangisi ya da hangileri La Boetie’ye göre halkın gönüllü kulluğunun sürmesine hizmet eden yöntemlerdendir?

Seçenekler

A
I, II, III
B
II, III
C
I, II
D
Yalnız II
E
Yalnız I
Açıklama:
Verilen öncüllerin hepsi siyasal iktidarın halkın gönüllü kulluğunun sürmesi için faydalandığı yöntemlerdendir.

Soru 160

Aşağıdakilerden hangisi Monarkomaklara ilişkin doğru bir ifade değildir?

Seçenekler

A
Mutlak monarşiye karşı üçüncü tepkiyi oluşturmaktadırlar.
B
Monarkomak terimi ilk kez Barclay tarafından kullanılmıştır.
C
Feodal değerleri ve kurumları yeniden canlandırmaya karşı çıkıyorlardı.
D
Soylu sınıfını yeniden işlevsel kılmaya çalışıyorlardı.
E
Tiranlaştığını savundukları kral karşı çıkıyorlardı.
Açıklama:
Monarkomaklar feodal değerleri ve kurumları yeniden canlandırmayı savunuyor, artık ölmeye yazgılı olduğu apaçık belli olan soyluluğu diriltmenin ötesinde, bu sınıfı siyasal olarak yeniden işlevsel kılmaya çalışıyordu.

Soru 161

I. François Hotman
II. Theodere de Beze
III. Francis Bacon
Hangisi ya da hangileri Monarkomak yazarlardandır?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I, II
D
II, III
E
I, II, III
Açıklama:
Francis Bacon ütopyacı yazarlardandır.

Soru 162

I. Egemenlik kavramını armağan etmesi.
II. Monarşiye din dışı bir anlam kazandırması.
III. Monarşiyi felsefi-hukuksal temeller üzerine oturtması.
Hangisi ya da hangileri Jean Bodin’in siyasal düşünce tarihindeki önemini belirten özelliklerindendir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I, II
D
II, III
E
I, II, III
Açıklama:
Jean Bodin’in siyasal düşünce tarihindeki önemi egemenlik kavramım armağan etmesinden kaynaklanır. Bodin, monarşiyi felsefi-hukuksal temeller üzerine oturtmuş ve ona din dışı bir anlam kazandırmıştır. Machiavelli için siyaset prensin iktidarıyla birlikte anlamlıydı ama bu iktidarı egemenlikle donatan Bodin olmuştur. Böylece modern devlet düşüncesi ihtiyaç duyduğu temel kavrama da kavuşmuştur.

Soru 163

Aşağıdakilerden hangisi Bodin’in devlet anlayışına ilişkin doğru bir ifade değildir?

Seçenekler

A
Devleti karakterize eden temel unsurun doğruluk olduğunu savunur.
B
İktidarın Tanrı’dan kaynakladığı görüşünü savunur.
C
Devleti, aileye benzetir.
D
Devlet-toplum ayrımının ilk tohumlarını atmıştır.
E
Devletin özünün egemen erk ile donanmış olması olduğunu savunur.
Açıklama:
Bodin için doğruluk ya da doğru yönetim, devleti karakterize eden temel unsurların başında gelir. Çünkü ona göre, devletin temeli güç ve şiddettir. Bu yaklaşım açıkça her türlü iktidarın Tanrı’dan kaynaklandığı biçimindeki dinî anlayışı reddetmektedir.

Soru 164

Yüzyılda ortaya çıkan “ütopyacı düşünüş” ile anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Var olan bozuk siyasal düzenlere karşı, iyi bir siyasal düzenin ya da toplumun mümkün olduğu
B
Daha iyi bir toplumsal düzen için kralların yetki ve güçlerinin sınırlarının genişletilmesi gerektiği
C
Toplumsal düzenin asla ulaşılamayacak kadar hayalci bir öğretiye dayandırılması gerektiği ve böylece sürekli devinim içinde bir toplum yaratma arzusu
D
Siyasal düzenin tamamen ortadan kaldırılarak, toplumun devlet boyunduruğundan kurtarılması gerektiği
E
Dini kurallara dayalı siyasal düzenin yeniden yapılandırılması ve yönetimde kilise yetkililerinden oluşan bir danışman meclisi olması gerektiği
Açıklama:
Ütopyacı Düşünüş: Var olan bozuk siyasal düzenlere karşı, iyi bir siyasal düzenin ya da toplumun mümkün olduğunu, bunun için insan aklının en önemli kılavuz ve insan iradesiyle eyleminin en başta gelen araç olduğunu savunan düşünceler grubu. Ütopyacı düşünce edebi anlatılar biçiminde karşımıza çıktığı gibi, siyasal düşünce tarihi içinde, teoriler biçiminde de karşımıza çıkabilir.

Soru 165

yüzyılda Ütopyacı Düşünüş ve Klasik Ütopyacıların öncülüğünü yapmış düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Tommaso Campanella
B
Francis Bacon
C
Thomas More
D
Aldous Huxley
E
Yevgeni Zamyatin
Açıklama:
Thomas More ile başlatılan ütopyacı tepki, ütopyacı düşünüş ile doğrudan devlet ya da krallıkla sınırlı bir tartışma içermekten çok, yeni bir siyasal toplumun nasıl olması gerektiğine ilişkin düşünsel bir arayış mahiyetindedir. Ütopyacı düşüncenin başta gelen ismi olan More, aynı zamanda klasik ütopyacıların da öncü ismidir.

Soru 166

“Haklı Savaş Düşüncesi” ile anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Her siyasalın sistem kendi koydukları ölçüler üzerinden bazı savaşların haklı bazılarının ise haksız olduğu düşüncesi
B
Savaşın erkler için her daim haklı ve zorunlu olduğunu düşüncesi
C
Toplumsal ve yönetimsel anlamda savaşın başvurulacak en son yöntem olması gerektiği düşüncesi
D
Savaş durumunda olan yönetimlerin neden savaştıklarını belgeleyerek savaşma durumlarını haklı gösterme sorumluluklarının olması düşüncesi
E
İmparatorların kamuoyu oluşturarak arkalarına toplum desteğini alması ve bu desteği toplum ileri gelenleri ile birlikte imzalı bir sözleşmeye dönüştürmesi
Açıklama:
Haklı Savaş Düşüncesi: Her siyasal sistem ve bu sistemin bileşenleri, kendi koydukları ölçüler üzerinden bazı savaşların haklı ve meşru, başkalarının ise haksız ve gayrimeşru olduğu düşüncesine sahiptir. Örneğin anti-emperyalist bir bakış açısıyla emperyalizme savaş haklı ve meşrudur.

Soru 167

“Devletin kötülüğünden hareketle, insanların devlet olmadan daha eşitlikçi, adil ve mutlu bir düzen içinde yaşayacağını kabul eden, bu nedenle devleti ele geçirmek gibi hedefleri önemsemeyen yaklaşımların tümü” şeklinde tanımlanan kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Kapitalizm
B
Komünizm
C
Sosyalizm
D
Vandalizm
E
Anarşizm
Açıklama:
Anarşizm: Yunanca an arkhos sözcüğünden türetilen ve yönetimsiz anlamına gelen terime bağlanan düşünceler grubu. Genel olarak devletin kötülüğünden hareketle, insanların devlet olmadan daha eşitlikçi, adil ve mutlu bir düzen içinde yaşayacağını kabul eden, bu nedenle devleti ele geçirmek gibi hedefleri önemsemeyen yaklaşımların tümüne verilen addır.

Soru 168

Fransa’da 1572 yılında Fransız Protestanları’na karşı, aşırı Katoliklerin devlet desteğinde giriştiği büyük katliam aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Nanking Katliamı
B
Saint-Barthélemy Kıyımı
C
Srebrenitsa Katliamı
D
Holokost Kıyımı
E
Taejon Katliamı
Açıklama:
Saint-Barthélemy Kıyımı: Fransa’da 1572 yılında Fransız Protestanları olan Huguenotlara karşı, aşırı Katoliklerin devlet desteğinde giriştiği büyük katliam. 24 Ağustos 1572’de Saint-Barthélemy Yortusu günü, bizzat Kral IX. Charles ve annesi Catherine de Médicis’nin onayıyla Katolikler, Paris’te, Protestanları kılıçtan geçirmeye başladılar. Paris’ten çevreye de yayılan bu kıyımda çeşitli tahminlere göre 30 ile 70 bin arası Huguenot öldürüldü.

Soru 169

Siyasal iktidara karşı aktif bir karşı çıkışı içermekten çok, kimileyin kendiliğinden örgütlenen, şiddet içermeyen, yasaların düzenlemediği boşluklara yerleşen ya da yasayı lafzıyla alıp uygulayan, bu nedenle biçimsel olarak yasa dışı olmasa da esasta yasanın dışında konumlanan eylemlere verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Aktif Direniş
B
Yasal Hak Arayışı
C
Sivil İtaatsizlik
D
Sosyal Devrim
E
Karşı Devrim
Açıklama:
Sivil İtaatsizlik: Pasif direniş olarak da adlandırılır. Siyasal iktidara karşı aktif bir karşı çıkışı içermekten çok, siyasal iktidarın “yap” ya da “yapma” biçimindeki buyruklarını boşa çıkartan, kimileyin kendiliğinden örgütlenen, şiddet içermeyen, yasaların düzenlemediği boşluklara yerleşen ya da yasayı lafzıyla alıp uygulayan, bu nedenle biçimsel olarak yasa dışı olmasa da esasta yasanın dışında konumlanan eylemlerle verilen addır.

Soru 170

Hegemonya kavramını aşağıdakilerden hangisinde doğru açıklanmıştır?

Seçenekler

A
Siyasal yönetimin şiddet ile kurduğu otoritesi
B
Siyasal sistemin, toplum içinde kurumlar eliyle onaylanması ve kabul edilmesi
C
Siyasi yönetim içerisinde küçük bir grubun yetkiyi elinde bulundurması
D
Sivil toplum örgütleri tarafından sosyal görüş birliği sağlama durumu
E
Bir ülkenin diğer bir ülke toprakları üzerinde kurmaya çalıştığı manda ve himaye sistemi
Açıklama:
Hegemonya: Bir siyasal sistemin, rejimin ya da ideolojinin, genel olarak toplum içinde ve toplum tarafından, çeşitli araçlar, yöntemler ve kurumlar eliyle onaylanmasını, yeniden üretilmesini özetle, toplumsal sistem tarafından kabul edilmesini ifade eder. XX. yüzyılda Antonio Gramsci (1891-1937) bu konu üzerinde durmuş en önemli düşünürlerin başında gelir.

Soru 171

Bodin’e göre mevcut olan devlet yönetim biçimleri aşağıdakilerden hangisinde birlikte verilmiştir?

Seçenekler

A
cumhuriyet-monarşi-demokrasi
B
anarşi-monarşi-aristokrasi
C
monarşi-demokrasi-aristokrasi
D
oligarşi-cumhuriyet-feodalite
E
mutlak monarşi-feodalite-anarşi
Açıklama:
Bodin’e göre “monarşi, aristokrasi ve demokrasi” olmak üzere üç ana devlet yönetim biçimi vardır.

Soru 172

“Ölümsüz Siyasal Beden” ile anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Devletlerin yıkılsa bile var olmaya devam eden bir siyasal ruhlarının olduğu
B
Yönetim gücünün tanrıdan geldiği için ölümsüz olarak kalacağı
C
İmparatorların halk üzerindeki otoritelerini arttırmak için kendilerine atfettikleri ölümsüz sıfatı
D
Biyolojik varlığının dışında egemen varlık olarak kralın bedeninin ölümsüz olması
E
Devlete en iyi çağlarını yaşatan ve halkına zenginlik sağlayan kralların mahkemelerce ölümsüz ilan edilmesi
Açıklama:
Kralın, biri özel diğeri kamusal iki kişiliğe birden sahip olduğu gözden kaçırılmamalıdır. Bu bağlamda, dönemin İngiliz kraliyet hukukçuları, bu anlayışı “kralın iki bedeni” kurgusuyla ortaya koymuşlardır. Bu kurguya göre kral, ölümlü olan doğal bedeninin ötesinde ölümsüz siyasal bedene sahiptir. Biyolojik varlığının dışında egemen varlık olarak kralın bedeni ölümsüzdür.

Soru 173

Yazarın iradesi ve arzusunun hiçbir sınır tanımaksızın kendini ortaya koyduğu metinler hangi tür içinde yer alır?

Seçenekler

A
Düşsel geziler
B
Bilim kurgu
C
Fantezi
D
Ütopya
E
İki Gül
Açıklama:
Yazarı ya da üreticisinin iradesi ve arzusunun hiçbir sınır tanımaksızın kendini ortaya koyduğu metinler fantezi türünün içinde yer alır. Bir fantezi ürününde, örneğin yazar dilerse köpek balıklarını karada, yüzgeçlerinin üzerinde yürüyerek yaşayan hayvanlar olarak sunabilir.

Soru 174

Aşağıdakilerden hangisi Düşsel Geziler türüne örnek bir eserdir?

Seçenekler

A
Gulliver’in Seyahatleri
B
Ütopya
C
Devlet
D
Act of Supremacy
E
Güneş Ülkesi
Açıklama:
Düşsel geziler türü, seyahatname adını da taşır. En ünlü örnekleri Robinson Crusoe ve Gulliver’in Seyahatleridir. Düşsel geziler insanlar tarafından bilinmeyen, hayali yerlere yapılan gezileri anlatır.

Soru 175

Her siyasal sistem ve bu sistemin bileşenleri, kendi koydukları ölçütler üzerinden bazı savaşların haklı ve meşru, başkalarının ise haksız olduğu düşüncesine sahip olan birisi hangi düşünce akımını desteklemektedir?

Seçenekler

A
Ütopya
B
Monarşi
C
Haklı Savaş Düşüncesi
D
Gönüllü Kulluk
E
Anarşizm
Açıklama:
Her siyasal sistem ve bu sistemin bileşenleri, kendi koydukları ölçüler üzerinden bazı savaşların haklı ve meşru, başkalarının ise haksız ve gayrimeşru olduğu düşüncesine sahiptir. Örneğin, anti emperyalist bir bakış açısıyla emperyalizme savaş haklı ve meşrudur. Bu düşünce daha çok Utopia’lıların düşünce sistemini yansıtır.

Soru 176

Gönüllü Kulluk kavramını ortaya atan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Thomas More
B
Pierre J. Proudhon
C
Etienne de La Boetie
D
Saint-Barthelemy
E
Machiavelli
Açıklama:
XVI. Yüzyılda iktidarlar mutlak biçimler almaya başladıkça ortaya çıkan tepkilerden bir tanesi de Etienne de La Boetie ve yapıtı Gönüllü Kulluk Üzerine Söylev ile temsil etmiştir. Bir burjuva ailesine mensup olan Etienne’e göre, Fransız monarşisinin temel sorunu ülkedeki din çatışmalarıydı ve eseri de bu temel üzerine kurulmuştur.

Soru 177

Pasif direniş olarak da bilenen, siyasal iktidara karşı aktif bir karşı çıkışı içermeyen akıma ne ad verilir?

Seçenekler

A
Hegemonya
B
Sivil itaatsizlik
C
Kulluk arzusu
D
Eğlence ve siyaset
E
Tiranlık
Açıklama:
Sivil itaatsizlik, pasif direniş olarak da adlandırılır. Pasif direniş, siyasal iktidara karşı aktif bir karşı çıkışı içermekten çok, siyasal iktidarın, yap ya da yapma biçimindeki buyruklarını boşa çıkartan, kimileyin kendiliğinden örgütlenen, şiddet içermeyen, yasaların düzenlemediği boşluklara yerleşen ya da yasayı lafzıyla alıp uygulayan, bu nedenle biçimsel olarak yasa dışı olmasa da, esasta yasanın dışında konumlanan eylemlere verilen addır.

Soru 178

Aşağıdakilerden hangisi Jean Bodin’in egemenlik anlayışını yansıtmaz?

Seçenekler

A
En mutlak güçtür
B
En yüksek makamdır
C
Süreklidir
D
Birdir ve bölünemez
E
Devredilebilir
Açıklama:
Bodin’e göre, egemenlik siyasal toplumun özünü oluşturur. Egemenlik, yurttaşlar üzerindeki en yüksek, en mutlak ve en sürekli güç olarak tanımlanır. Mutlaktır, en yüksek makamdır ve süreklidir. Birdir, bölünemez ve bu nedenle devredilemez.

Soru 179

Jean Bodin’e göre devlet biçimleri ve yönetimleri hangi şıklarda doğru olarak verilmiştir?

Seçenekler

A
Monarşi, aristokrasi ve demokrasi
B
Monarşi, oligarşi ve tiranlık
C
Demokrasi, aristokrasi ve ütopya
D
Teokrasi, demokrasi ve ütopya
E
Demokrasi, oligarşi ve monarşi
Açıklama:
Bodin’e göre ‘monarşi, aristokrasi ve demokrasi’ olmak üzere üç devlet biçimi vardır. Bu sıralamanın durumu da egemenliğe göre değişkenlik göstermektedir. Üç ayrı devlet biçiminin her brinini altında üç ayrı yönetim biçimi yani toplam dokuz ayrı yönetim biçimi söz konusu olabilir.

Soru 180

Din söz konusu olduğunda, devletlerin birbirlerine karışabileceklerini savunan düşünür kimdir?

Seçenekler

A
Guillaume Barclay
B
Thomas More
C
Geroge Buchanan
D
Theodere de Beze
E
François Hotman
Açıklama:
Theodere de Beze adlı düşünür, eğer ihtiyaç dahilinde ise, bir devletin iktidarını indirmek gerekiyorsa, gerekirse dışarıdan örneğin bir Protestan devletten yardım alabileceğini söyler. Böylece De Beze, din adına ülkelerin birbirlerinin iç işlerine karışmalarını da doğrulamış olur.

Soru 181

Aşağıdakilerden hangisi Utopia’nın özelliklerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Özel mülkiyetin olmaması
B
Kölelerin olması
C
Tanrı tanımazlığın yasak olmaması
D
Nüfusun sınırlandırılması
E
Toplumun aile olarak görülmesi
Açıklama:
Thomas More’un ütopyasında her çeşit görüşe yer vardır. Bu bakımdan, dinlerarası hoşgörü ve vicdan özgürlüğü Utopia’da esastır. Ancak bu vicdan özgürlüğü ateizmi kapsamaz. Aksine yurttaşların en büyük korkusu dinsizlik cezasına çarptırılmaktır.

Soru 182

Yönetimsiz anlamına gelen ve Fransız düşünür Pierre J. Proudhon adlı düşünür tarafından siyasal bir yaklaşım haline gelen akım hangisidir?

Seçenekler

A
Monarşi
B
Anarşizm
C
Tiranlık
D
Gönüllü Kulluk
E
Sivil İtaatsizlik
Açıklama:
Yunanca an arkhos sözcüğünden türetilen ve yönetimsiz anlamına gelen terime bağlanan düşünceler grubuna anarşizm denir. Bu terimi ilk kez olumlu anlamda kullanan ve siyasal bir yaklaşıma haline getiren ise Fransız düşünür Pierre J. Proudhon olmuştur.

Ünite 5

Soru 1

Ayrıştırıcı-birleştirici yöntemin kullanılma amacı nedir?

Seçenekler

A
Doğa durumunu anlamak
B
İnsan ilişkilerini açıklamak
C
Siyaset felsefesinin amacını açıklamak
D
Devletin nasıl işlediğini anlamak
E
Savaşa yol açan nedenleri ortadan kaldırmak
Açıklama:
Hobbes’un kuramının analizini yapabilecek ve bu kuramda biçimlenen otoriter modern devleti değerlendirebileceksiniz.

Soru 2

Toplum sözleşmesinin tarafları kimlerdir?

Seçenekler

A
Egemen ve halk
B
Burjuva sınıf ve halk
C
Devlet ve Avam Kamarası
D
Egemen ve burjuva sınıf
E
Birbirlerine eşit insanlar
Açıklama:
Hobbes’un kuramının analizini yapabilecek ve bu kuramda biçimlenen otoriter modern devleti değerlendirebileceksiniz.

Soru 3

Egemenin siyasal düzlemde düşünceleri denetleme ve sansürleme sebebi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Bireysel düşünceleri kontrol etmek
B
Düzene aykırı fikirleri temizlemek
C
Savaş çıkmasını engellemek
D
Düşünce özgürlüğünü ortadan kaldırmak
E
Kiliseyi egemene bağımlı kılmak
Açıklama:
Hobbes’un kuramının analizini yapabilecek ve bu kuramda biçimlenen otoriter modern devleti değerlendirebileceksiniz.

Soru 4

Aşağıdakilerden hangisi 1688 İngiliz Devrimi'nin sonuçlarından biri değildir?

Seçenekler

A
Mutlak monarşinin anayasal monarşiye dönüşmesi İngiltere’nin dışarıdan algılanışını etkiledi
B
Haklar yasası ile bireysel özgürlük ve haklar tanınırken kralın gücünü sınırsız olarak kullanmasının önüne geçildi
C
Devrimle birlikte devlet rasyonel bir meşruluk kazandı
D
Dinsel alanda istikrarın sağlanması beraberinde hoşgörüyü de getirdi
E
Ekonomik alandaki gelişmeler sanayi devrimine giden yolu açtı
Açıklama:
1640 ile 1688 İngiliz Devrimleri’nin nedenlerini ve sonuçlarını açıklayabileceksiniz.

Soru 5

Hobbes doğa durumunu incelerken bahsettiği üç temel neden aşağıdakilerden hangileridir?

Seçenekler

A
Güç, din, sevgi
B
Rekabet, güvensizlik, onur
C
Kıskançlık, sadelik, hırs
D
Mevki, iktidar, maddiyat
E
Sadakat, krallık, emir
Açıklama:
Hobbes’un kuramının analizini yapabilecek ve bu kuramda biçimlenen otoriter modern devleti değerlendirebileceksiniz.

Soru 6

Aşağıdakilerden hangisi Hobbes'un toplum sözleşmesi kuramında ki düşüncelerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Sözleşmeyle birlikte doğa durumundaki durağan olmayan eşitlik ortadan kalkar. Devlet, durağan, sürekli bir eşitsizlik üzerine inşa edilir.
B
Toplum sözleşmesi bir kereye mahsus değildir.
C
Devlet, bir güç tekeli ise de varlığını salt gücüne dayanarak sürdürmez. Bireylerin yarattıkları devleti meşru görmeleri, kendilerini devletle özdeşleştirmeleri gerekir.
D
Kilise, kamusal bir eğitim kurumuna dönüştürülmelidir.
E
Sözleşmeden doğan devlet, egemenlikle bezenmiştir ve onu elinde bulundurup kullanan egemendir.
Açıklama:
Toplum sözleşmesi kuramının özgünlüğünü ve anlamını tanımlayabileceksiniz.

Soru 7

"Yasama hakkı, yürütme gücü ve yargı gücü" aşağıdakilerden hangisinin elinde bulundurduğu temel haklardır.

Seçenekler

A
Din adamlarının
B
Halkın
C
Burjuvanın
D
Ordunun
E
Egemenin
Açıklama:
Hobbes’un kuramının analizini yapabilecek ve bu kuramda biçimlenen otoriter modern devleti değerlendirebileceksiniz.

Soru 8

Hangisi Hobbes doğa durumuna bağlı olarak savaş durumunu doğuran nedenler zincirinden biri değildir?

Seçenekler

A
Gerçek özgürlüğün gerçekleşmesi, herkesin toprağı kullanma ve elde edilecek üründen eşit ölçüde yararlanma hakkına sahip olmasına bağlıdır.
B
Haz peşinde koşup aynı şeylere arzu duyan insanların birbirleriyle sürekli bir rekabet dolayısıyla bir düşmanlık içinde bulunmalarıdır.
C
Eşitliğin ve rekabetin sonucu karşılıklı bir güvensizliktir.
D
İnsanlar doğa durumunda eşittirler. Her insanın güçlerini çeşitli biçimlerde kullanarak bir başka insanı öldürebilme olanağı vardır. Doğal eşitlik, insanların birbirlerini öldürebilme eşitliğidir.
E
Her insan kendi düşüncelerinin doğru olduğunu kabul eder ve bu yüzden kendisini diğerlerinden üstün görür. Üstünlüğünü kabul ettirebilmek için diğerlerine savaş açmaktan kaçınmaz.
Açıklama:
Hobbes’un kuramının analizini yapabilecek ve bu kuramda biçimlenen otoriter modern devleti değerlendirebileceksiniz.

Soru 9

Aşağıdakilerden hangisi Düzleyiciler hareketinin savunduğu görüşlerden biridir?

Seçenekler

A
Siyasal haklar mülkten bağımsız olmalıdır.
B
Toplumsal kötülüğün kaynağı, açgözlülük ve hırstan kaynaklanan özel mülkiyettir.
C
Kilise, kamusal bir eğitim kurumuna dönüştürülmelidir.
D
Bu adil düzene, şiddete başvurmadan geçilmelidir.
E
Toplum sözleşmesi bir kereye mahsus değildir.
Açıklama:
Locke’un kuramının analizini yapabilecek ve bu kuramda biçimlenen liberal modern devleti değerlendirebileceksiniz.

Soru 10

Aşağıdakilerden hangisi Kazıcılar hareketinin savunduğu görüşlerden biridir?

Seçenekler

A
Toplumsal ve siyasal yaşam Kilise’nin kurallarından bağımsız kılınmalıdır.
B
Doğal yasalar, insanlara yaşam araçları üzerinde ortak haklar tanır.
C
Siyasal haklar mülkten bağımsız olmalıdır
D
Gelenekler nedeniyle var olan tüm toplumsal farklılıklar yok edilmelidir.
E
Parlamento’da halkın temsilcilerinden oluşam Avam Kamarası üstün bir konuma getirilmelidir.
Açıklama:
Locke’un kuramının analizini yapabilecek ve bu kuramda biçimlenen liberal modern devleti değerlendirebileceksiniz.

Soru 11

Önderleri John Lilburne ve Richard Overton'un olduğu hareketi hangisidir?

Seçenekler

A
Kazıcılar
B
Toplum sözleşmesi
C
İngiliz Devriminin başlangıcı
D
Hobbes'un doğa durumu
E
Düzleyiciler
Açıklama:
Locke’un kuramının analizini yapabilecek ve bu kuramda biçimlenen liberal modern devleti değerlendirebileceksiniz.

Soru 12

"Locke, toplum ve devlete karşı bireyin önceliğini savunarak ve siyasal iktidarın karşısına bireysel hak ve özgürlükleri dikerek siyasal liberalizmin üzerinde yükseleceği düşünsel temeli ortaya koyar."Locke'un bu savı hangi düşünce hakkındaki görüşleridir?

Seçenekler

A
Akılcılık
B
Liberal modern devlet
C
Özgürlük
D
Barıştan savaşa
E
Toplum sözleşmesi
Açıklama:
Locke’un kuramının analizini yapabilecek ve bu kuramda biçimlenen liberal modern devleti değerlendirebileceksiniz.

Soru 13

Hobbes'un egemen devletin simgesi olarak kullandığı, Kutsal Kitap'ın Eski Ahid bölümünde söz edilen çok güçlü ve büyük bir su canavarının adı olan sözcük aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Püritenlik
B
Leviathan
C
Commonwealth
D
Proletarya
E
Komünizm
Açıklama:
Hobbes’un kuramının analizini yapabilecek ve bu kuramda biçimlenen otoriter modern devleti değerlendirebileceksiniz.
Hobbes'un egemen devletin simgesi olarak kullandığı, Kutsal Kitap'ın Eski Ahid bölümünde söz edilen çok güçlü ve büyük bir su canavarının adı olan bu sözcük Leviathan'dır.

Soru 14

Kralların Kutsal Hakkı nedir?

Seçenekler

A
Kralların sadece Tanrı'ya hesap verdiklerini savunan kuramdır.
B
Kralların halka hesap verdiğini savunan kuramdır.
C
Kralların Papa ile aynı kutsallıkta olduğunu savunan kuramdır.
D
Kralların ve Papanın Kiliseye karşı olduklarını savunan kuramdır.
E
Kilisenin Krallara karşı olduğunu savunan kuramdır.
Açıklama:
1640 ile 1688 İngiliz Devrimleri’nin nedenlerini ve sonuçlarını açıklayabileceksiniz.
Kralların yönetme hakkının Tanrı'dan geldiği, bu nedenle kralların bu yeryüzünde hiç kimseye karşı sorumlu olmayıp sadece Tanrı'ya hesap verdiklerini savunan kuramdır.

Soru 15

Commonwealth sözcüğü ne anlama gelir?

Seçenekler

A
Devlet ve Cumhuriyet anlamına gelir.
B
Halkın gücü anlamına gelir.
C
Kralın mutlak gücü anlamına gelir?
D
Kilisenin Kutsal gücü anlamına gelir?
E
Papanın kendi kurmak istediği düzen anlamına gelir.
Açıklama:
Hobbes’un kuramının analizini yapabilecek ve bu kuramda biçimlenen otoriter modern devleti değerlendirebileceksiniz.
Fransızcadaki Republique sözcüğü gibi hem devlet hem de cumhuriyet anlamına gelir. Hobbes, sözcüğü devlet anlamında kullanmaktadır.

Soru 16

Hobbes'un kuramında yasama, yürütme ve yargı kimin elinde toplanmıştır?

Seçenekler

A
Yargıçların
B
Soyluların
C
Kralın
D
Egemenin
E
Kilisenin
Açıklama:
Hobbes’un kuramının analizini yapabilecek ve bu kuramda biçimlenen otoriter modern devleti değerlendirebileceksiniz.
Yasama, yürütme ve yargı devlet erkinin temelini oluşturmaktadır. Bu üç güç egemenin elinde toplanmıştır.

Soru 17

Siyasal iktidarı başka hiçbir yazarın yapmadığı ölçüde büyük bir güçle temellendirmiş olan Thomas Hobbes, Leviathan adlı kitabındaki siyasal kuramını oluştururken özellikle aşağıdaki gelişmelerin hangisinin etkisinde kalmıştır?

Seçenekler

A
1640 İngiliz Devrimi
B
1830 Avrupa Devrimleri
C
1789 Fransız Devrimi
D
1848 Avrupa Devrimleri
E
1654 Parlamento Hareketi
Açıklama:
Siyasal iktidarı başka hiçbir yazarın yapmadığı ölçüde büyük bir güçle temellendirmiş olan Thomas Hobbes, Leviathan adlı kitabındaki siyasal kuramını oluştururken özellikle 1640 İngiliz Devrimi'nin etkisinde kalmıştır.

Soru 18

Parlamentonun Avam Kamerası kanadında yer alan burjuva temsilciler 1640'da İngiltere kralı I. Charles'tan çeşitli isteklerde bulunsalar da, bu istekler karşılanmadığından dolayı 1642 yılında bir iç savaş ortaya çıkmıştır. Aşağıdaki isteklerden hangisi, burjuvazinin dinsel alanda kraldan istediği taleplerden biridir?

Seçenekler

A
Anglikan Kilisesi'nin kral tarafından bağımsızlığının tanınması
B
Anglikan Kilisesi'nin üstünlüğünün kaldırılıp, dinsel özgürlüğün sağlanması
C
Anglikan Kilisesi'nin din adamlarının burjuvazi arasından seçilmesi
D
Anglikan Kilisesi'nin Roma (Papalık) ile bağının koparılarak doğrudan halka ait kılınması
E
Anglikan Kilisesi'ndeki ibadet dilinin ve İncil'in İngilizce'ye çevrilmesi
Açıklama:
Parlamentonun Avam Kamerası kanadında yer alan burjuva temsilciler 1640'da İngiltere kralı I. Charles'tan çeşitli isteklerde bulunmuşlar ve bunlar karşılanmadığı için de 162 yılında bir iç savaş ortaya çıkmıştır. Anglikan Kilisesi'nin üstünlüğünün kaldırılıp, dinsel özgürlüğün sağlanması, burjuvazinin dinsel alanda kraldan istediği taleplerden biridir.

Soru 19

XVII. yüzyıl düşünürlerinden Thomas Hobbes'a göre egemen erk bölünemez ve farklı güçlere dağıtılamaz. Zira, egemenliğin bölünmesinin anlamı onun yok edilmesi, doğal durumuna geri döndürülmesi anlamına gelmektedir. Hobbes, bu durumu aşağıdaki ilkelerden hangisiyle açıklamaktadır?

Seçenekler

A
Kuvvetler Ayrılığı İlkesi
B
Güçler Birliği İlkesi
C
Bölünmezlik İlkesi
D
Süreklilik İlkesi
E
Tek Egemen İlkesi
Açıklama:
XVII. yüzyıl düşünürlerinden Thomas Hobbes'a göre egemen erk bölünemez ve farklı güçlere dağıtılamaz. Zira, egemenliğin bölünmesinin anlamı onun yok edilmesi, doğal durumuna geri döndürülmesi anlamına gelmektedir. Hobbes, bu durumu 'Bölünmezlik İlkesi' ile açıklamaktadır.

Soru 20

Thomas Hobbes'a göre bir devletin kapsamı ve işleyişini açıklayabilmek için aşağıdakilerden hangisi ya da hangileri kesinlikle ele alınması gereken konulardır?
1. Egemenin Diğer Hakları
2. Egemenin Görevleri ve Sınırı
3. Devlet - Birey İlişkisi

Seçenekler

A
Yalnızca 2.
B
1 ve 2.
C
1 ve 3.
D
1, 2 ve 3.
E
2 ve 3.
Açıklama:
Thomas Hobbes'a göre bir devletin kapsamı ve işleyişini açıklayabilmek için aşağıdakilerden hepsi kesinlikle ele alınması gereken konulardır.
1. Egemenin Diğer Hakları
2. Egemenin Görevleri ve Sınırı
3. Devlet - Birey İlişkisi

Soru 21

XVII. yüzyıl düşünürlerinden Thomas Hobbes, ortaya koyduğu çeşitli düşüncelerle aslında bir bakıma gerçekte modern devleti betimlemektedir. Üstelik bu modern devlet, totaliter değilse de otoriter biçimde düzenlenmiştir. Bunun temel nedeni olarak aşağıdakilerden hangisi gösterilebilir?

Seçenekler

A
Devlet erkinin farklı organlara bölünmesi
B
Egemenin karşısında hem içsel hem de dışsal bir sınır bulunması
C
Devlet erkinin bağımlı olduğu evrensel hakların bulunması
D
Egemenin erkinin farklı güçlere bölünmesi
E
Egemenin elinde bulundurduğu egemenlik erkinin hiç bir şekilde sınırlandırılmaması
Açıklama:
XVII. yüzyıl düşünürlerinden Thomas Hobbes, ortaya koyduğu çeşitli düşüncelerle gerçekte modern devleti betimlemektedir. Hatta, bu modern devlet, totaliter değilse de otoriter biçimde düzenlenmiştir. Bunun temel nedeni, egemenin elinde bulundurduğu egemenlik erki hiç bir şekilde sınırlandırılmadığından dolayıdır.

Soru 22

1688 yılında II. Mary ve III. William'ın çok fazla direnişle karşılaşmadan İngiltere tahtına geçmeleri, tarihçiler tarafından "Şanlı Devrim" diye adlandırılmaktadır. Bu sürecin uzun vadede İngiltere'ye etki etmiş ekonomik sonucu aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Sanayi Devrimi'ne kapı açılması
B
Özel mülkiyet ve her türlü iktisadi girişimin devletin keyfi müdahelelerden kurtulması
C
İngiltere Bankası'nın kurulması
D
Kralın yetkilerinin sınırlandırılması
E
İngiltere'nin anayasal (meşruti) monarşi haline gelmesi
Açıklama:
1688 yılında II. Mary ve III. William'ın çok fazla direnişle karşılaşmadan İngiltere tahtına geçmeleri, tarihçiler tarafından "Şanlı Devrim" diye adlandırılmaktadır. Bu sürecin uzun vadede İngiltere'ye etki etmiş ekonomik sonucu Sanayi Devrimi olarak karşımıza çıkmaktadır. B ve C şıkları, ekonomideki kısa vadedeki sonuçlarıdır. Bunların uzun vadedeki sonucu, sorunun da doğru yanıtı olan A şıkkıdır. D ve E şıkları tamamen politik sonuçlardır.

Soru 23

Eşitlikçi düşünceleriyle Jean-Jacques Rousseau, hatta Karl Marx'ın bir anlamda öncülleri kabul edilen ve mülksüzlerin çıkarlarını temsil ettikleri hareketleriyle bir tür kırsal komünizme geçme çabası içindeki 'Kazıcılar' hareketinin en önemli önderi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
John Lilburne
B
Gerrard Winstanley
C
Richard Overton
D
Thomas Crommwell
E
John Locke
Açıklama:
Eşitlikçi düşünceleriyle Jean-Jacques Rousseau, hatta Karl Marx'ın bir anlamda öncülleri olan ve mülksüzlerin çıkarlarını temsil ettikleri hareketleriyle bir tür kırsal komünizme geçme çabası içinde olan 'Kazıcılar' hareketinin en önemli önderi Gerrard Winstanley'dir.

Soru 24

John Locke, devletin doğru anlaşılması ve kaynağından türetilmesi için insanların doğada ne durumda olduklarına bakılması gerektiğini belirtip, tarihsel olmayan bir durumu kurgulamaktadır. Ona göre rasyonel olan insanlar, doğaya uygun bir yaşam sürerler. Locke, doğa durumunu daha iyi anlatabilmek için onu başka kavramlarla ilişkilendirir. Aşağıdakilerden hangisi bu kavramlardan birisidir?

Seçenekler

A
Totaliter rejim
B
Aile
C
Özgürlük
D
Devletçilik
E
Eşitsizlik
Açıklama:
John Locke, devletin doğru anlaşılması ve kaynağından türetilmesi için insanların doğada ne durumda olduklarına bakılması gerektiğini belirtip, tarihsel olmayan bir durumu kurgulamaktadır. Ona göre rasyonel olan insanlar, doğaya uygun bir yaşam sürerler. Locke, doğa durumunu daha iyi anlatabilmek için onu başka kavramlarla ilişkilendirir. Özgürlük, bu kavramlardan birisidir.

Soru 25

John Locke'un, kurgusal bir şekilde tasarladığı toplum sözleşmesinde; kadınlar, yabancılar, çocuklar, deliler yanında yoksullar ve emekçilerden oluşan mülksüzlerin de sözleşmeye dahil edilmedikleri görülmektedir. Locke'a göre bunun temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Katılanların oy birliğiyle değil, oy çokluğuyla siyasal toplumu oluşturmaları
B
Kişilerin cezalandırma haklarını devredip, kamusal bir iktidarın kurulmasına yardım etmeleri
C
Bireylerin; yaşam, özgürlükler ve mallar üzerindeki doğal haklarından feragat etmeleri
D
Devletin kuruluş amacının mülkiyetin korunması amacı taşıması
E
İnsanların, toplum sözleşmesini ve bundan kaynaklanan siyasal yönetimi ortak rızaları dışında gerçekleştirmeleri
Açıklama:
John Locke'un, kurgusal bir şekilde tasarladığı toplum sözleşmesinde; kadınlar, yabancılar, çocuklar, deliler yanında yoksullar ve emekçilerden oluşan mülksüzlerin de sözleşmeye dahil edilmedikleri görülmektedir. Locke'a göre bunun temel nedeni, devletin kuruluş amacının mülkiyetin korunması amacı taşımasıdır.

Soru 26

John Locke, 1688 Devrimi ile İngiltere'de kurulan siyasal yapının her an bir tiranlaşmaya dönüşebileceğini ve böyle bir durumu saptama hakkının halkta olduğunu belirtirken, bu tehlikeli dönüşüme neden olabilecek etmenin aşağıdakilerden hangisinden kaynaklandığını ileri sürmektedir?

Seçenekler

A
Yasama Gücü
B
Yargı Gücü
C
Halk Ayaklanmaları (Devrimler)
D
Özgürlükçü Anayasa
E
Yürütme Gücü
Açıklama:
John Locke, 1688 Devrimi ile İngiltere'de kurulan siyasal yapının her an bir tiranlaşmaya dönüşebileceğini ve böyle bir durumu saptama hakkının halkta olduğunu belirtirken, bu tehlikeli dönüşüme neden olabilecek etmenin Yürütme gücünden kaynaklandığını ileri sürmektedir.

Soru 27

Stuart Hanedanının ilk iki kralı olan I. James ve I. Charles ….. benimsemişlerdi.
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yere aşağıdaki ifadelerden hangisi gelmelidir?

Seçenekler

A
Kralların kutsal hakkı kuramını
B
Püritenlik öğretisini
C
Egemenliğin bölünmezliği ilkesini
D
Adil vergiler yasasını
E
Doğal yasalar teorisini
Açıklama:
1640 İngiliz Devrimi
Stuart Hanedanlığı 1603’te İngiltere tahtına çıkmıştır. Bu hanedanın ilk iki kralı, I. James ve I. Charles “kralların kutsal hakkı” kuramını benimsemişlerdir. Dolayısıyla mutlak monarşik bir eğilim göstermişlerdir. Onların bu eğilimi 1640 Devrimi olarak bilinen ancak dokuz yıl boyunca bir iç savaş şeklinde süren olayların da kökenini oluşturmuştur.

Soru 28

  • 1640 Devrimi ve iç savaş yıllarını İngiltere dışında geçirmiştir.
  • De Cive (Yurttaş Üzerine) ve Leviathan adlı yapıtlarıyla bilinir.
  • Ona göre siyaset felsefesinin amacı, toplumda savaşa ve barışa yol açan nedenleri saptayarak kalıcı bir düzen ve barış ortamının kurulmasına katkıda bulunmaktır.
Yukarıda verilen bilgiler aşağıdaki düşünürlerden hangisini tanımlamaktadır?

Seçenekler

A
Machiavelli
B
Jean Bodin
C
Thomas Hobbes
D
John Locke
E
Montesquieu
Açıklama:
Devletten Önceki Ortam
Verilen bilgiler Thomes Hobbes’i tanımlamaktadır. Hobbes, devletin ne olduğunun ve nasıl işlediğinin anlaşılabilmesi için “ayrıştırıcı- birleştirici” yöntemin kullanılması gerektiğini belirtir. Kendi deyişiyle “bir şeyi anlayabilmek için, onu oluşturan parçalardan hareket edilmelidir.” Daha açıkçası, bir saatin nasıl işlediğinin kavranabilmesi amacıyla gerçekleştirilen işlem devlete de uygulanmalıdır.

Soru 29

Aşağıdakilerden hangisi Hobbes’in “doğa durumu” için yaptığı önermelerden biri değildir?

Seçenekler

A
Doğa durumu toplumu içermez
B
Doğa durumunda mülkiyet bulunmaz
C
Doğa durumundaki tek hak doğal haktır
D
Doğa durumunda ahlaki değerler yoktur
E
Doğa durumu erk ayrımına yol açmaz
Açıklama:
Doğru seçenek E seçeneğidir. Hobbes, betimlediği doğa durumunun mantıksal bir varsayım, bilimsel bir kurgu olduğunun altını çizer. Ancak yine de ona belli bir tarihsellik, bir gerçeklik de atfeder. Çağındaki “vahşi ulusların” ya da “eski halkların” yaşamlarının doğa durumuna denk düştüğünü, hatta iç savaş içindeki bir ülkenin de doğa durumuna örnek teşkil ettiğini yazar. Bu bakımdan doğa durumu, insanları düzene sokup barışı gerçekleştirecek merkezî bir iktidarın, bir egemenin olmadığı bir ortamdaki insanların yaşam koşullarının kapkara bir tablo şeklinde sergilenmesidir.

Soru 30

Hobbes’in Leviathan isimli eserinde tanımlanan “Toplum Sözleşmesi”, Devleti dolayısıyla Devlet erkine sahip egemeni yaratan bir sözleşmedir. Dolayısıyla sözleşmenin teorik düzeyde çeşitli özellikleri vardır. Aşağıdakilerden hangisi bu özelliklerden biridir?

Seçenekler

A
Egemen ile Bireyler arasında yapılmıştır.
B
Hem Egemenin hem de Bireylerin yükümlülükleri belirlenmiştir.
C
Bireyler, sözleşme esnasında doğal haklarını korur
D
Doğa durumu gibi bir kurgudur
E
Devlet, mutlak bir eşitlik temelinde inşa edilir
Açıklama:
Doğru cevap D şıkkıdır. Toplum sözleşmesi, tarihsel bir gerçekliğe sahip değildir. Hobbes, sözleşmeyi açıklarken insanların “demişçesine” birleşip devleti kurduklarını belirterek bu sözleşmenin zımni (örtük) bir nitelik taşıdığını vurgulamıştır. Dahası, toplum sözleşmesi, doğa durumu gibi bir kurgudur.

Soru 31

Egemenlik Devlete içkindir, devletin özünü oluşturur. Auctoritas ile potestas’ın tek bir merkezde toplanması olan egemenliğin, dolayısıyla onu kullanan egemenin dört önemli özelliği vardır.
Aşağıdakilerden hangisi bu özelliklerden biri değildir?

Seçenekler

A
Egemen erk yasama gücüne sahiptir
B
Egemen erk bağımsızdır
C
Egemen erk süreklidir.
D
Egemen erk bölünmezdir
E
Egemen erk Anayasalarla denetlenir
Açıklama:
Egemen Erk ve Egemen Güç
Doğru cevap E şıkkıdır. Egemen, yasama gücüne sahiptir, yani yasa yapar ve fakat yaptığı yasalarla bağımlı değildir. Yasa yapıcı egemen, egemenliğin gereği olarak kendisinden üstün bir gücü kabul edemeyeceğinden yasalarla sınırlandırılamaz.

Soru 32

Hobbes’e göre, uyrukların egemene itaat etme yükümlülüğü aşağıdaki durumlardan hangisinde ortadan kalkar?

Seçenekler

A
Egemenin haksız ve ağır vergiler alması
B
Uyruğun bir savaşta tutsak düşmesi
C
Ülkenin büyük bir doğal felakete uğraması
D
Yasaların adaletsiz bir biçimde uygulanması
E
Egemenin zorba bir yönetim sürmeye başlaması
Açıklama:
Devlet Birey İlişkisi
Hobbes’e göre uyruklar egemene mutlak itaat ile yükümlüdür. Ancak bu yükümlülük çeşitli durumlarda ortadan kalkar. Bunlardan biri uyruğun savaşta tutsak düşmesi ve başka bir egemene boyun eğmek zorunda kalmasıdır. Doğru cevap B şıkkıdır.

Soru 33

John Locke’un 1690 yılında yayımlanan, siyasal yapı ve devlet modeli sorunlarını ele aldığı kitabının adı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Hoşgörü Üstüne Bir Mektup
B
De Cive
C
Yönetim Üzerine İki İnceleme
D
Leviathan
E
Devletin Altı Kitabı
Açıklama:
1688 İngiliz Devrimi
John Locke (1632-1704), tıpkı Thomas Hobbes gibi bir devrim dönemi düşünürüdür; yine onun gibi bir devrimden, yani 1688 Devrimi’nden etkilenerek siyasal kuramını ortaya koymuştur. 1690 yılında yayımlanan Yönetim Üzerine İki İnceleme adlı kitabında sergilediği devlet modeliyle, büyük ölçüde, devrimden sonra İngiltere’de kurulan siyasal yapıyı teorik olarak doğrulamayı amaçlamıştır.

Soru 34

  • 1640 Devriminin son yıllarında ortaya çıkan ve iktidarı ele geçiren Cromwell tarafından bastırılan iki siyasal hareketten ikincisidir.
  • Eşitlikçi düşünceleriyle Jean Jacques Rousseau’nun hatta Karl MarX’ın habercisi olma özelliği gösterir.
Yukarıda özellikleri verilen siyasal hareketin adı nedir?

Seçenekler

A
Diggers
B
Commonwealth
C
Leviathan
D
Püritenlik
E
Levellers
Açıklama:
Özellikleri verilen siyasal hareket Diggers (Kazıcılar) hareketidir. En önemli önderi Gerrard Winstanley olan mülksüzlerin çıkarlarını temsil eden Kazıcılar hareketi, topraklarından çıkarılmış bir kır proleteryası üyelerinin, doğrudan eylem yöntemiyle bir tür tarımsal komünizme geçme çabasıydı.

Soru 35

Aşağıdakilerden hangisi John Locke’un “özgürlük” tanımına uygun bir ifade değildir?

Seçenekler

A
İnsanların hakları bakımından eşit konumda olmaları özgür olduklarına işaret eder.
B
İnsanın özgürlüğü, bir başkasının iradesine bağımlı olmaması demektir.
C
Özgürlük başıbozukluk anlamına gelmez.
D
Özgürlüğün sınırları pozitif hukukla belirlenir.
E
Her insanın kendi kişiliğini ve mallarını kullanmada denetlenemez bir özgürlüğü vardır.
Açıklama:
Devletten Önceki Ortam
Locke’a göre özgürlüğün sınırları pozitif hukukla değpil, doğal yasayla belirlenir. Doğru cevap C seçeneğidir.

Soru 36

John Locke’un ideal yönetim modeline göre bir devlette üç temel güç vardır. Bu güçler aşağıdaki seçeneklerden hangisinde doğru sıralanmıştır?

Seçenekler

A
Egemen erk-Yasama-Yargı
B
Yasama-Yürütme-Federatif güç
C
Egemen erk-Yürütme-Yargı
D
Federatif güç-Egemen erk-Yargı
E
Federatif güç-Yasama-Yargı
Açıklama:
Sınırlı Sİyasal Yönetim
Locke, bir devletin farklı şekillerde örgütlenebileceğini kabul etse de onun tercihi bir tür karma modeldir. Gerçekte bu model, 1688 Devrimi ile İngiltere’de hayata geçirilen modeldir. Locke, bu modelde devlette üç gücün bulunduğunu söyler. Bu güçler; yasama gücü, yürütme gücü ve fedaratif güçtür.

Soru 37

De Cive ve Leviathan eserleriyle siyaset bilimini kurduğunu ileri süren yazar kimdir?

Seçenekler

A
Thomas More
B
Christopher Hill
C
Thomas Hobbes
D
Oliver Cromwell
E
Epikuros
Açıklama:
Devrim ve iç savaş yıllarını İngiltere dışında geçiren Thomas Hobbes, De Cive (Yurttaş Üzerine) ve Leviathan adlı yapıtlarıyla kendisinden önce hiçbir düşünürün başaramadığı bir işi gerçekleştirip siyaset bilimini (ya da kendi deyişiyle siyaset felsefesini) kurduğunu ileri sürer.

Soru 38

Hobbes, devletin ne olduğunun ve nasıl işlediğinin anlaşılabilmesi için hangi yöntemin kullanılması gerektiğini belirtir?

Seçenekler

A
Araştırıcı
B
Çözümleyici
C
Denetleyici
D
Ayrıştırıcı-birleştirici
E
Sorgulayıcı-çözümleyici
Açıklama:
Hobbes, devletin ne olduğunun ve nasıl işlediğinin anlaşılabilmesi için “ayrıştırıcı-birleştirici” yöntemin kullanılması gerektiğini belirtir. Kendi deyişiyle “Bir şeyi anlayabilmek için, onu oluşturan parçalardan hareket edilmelidir”.

Soru 39

Aşağıdakilerden hangisi Hobbes’a göre savaş durumunu doğuran nedenlerden biri değildir?

Seçenekler

A
İnsanların birbirini öldürebilme eşitliği.
B
Aynı şeye arzu duyan insanların birbirleriyle rekabet ve dolayısıyla düşmanlık içinde olmaları.
C
Karşılıklı güvensizlik.
D
İçgüdüler.
E
Üstünlüğünü kabul ettirebilmek.
Açıklama:
İnsanlar doğa durumunda eşittirler. Ancak bu doğal eşitlik, herkesin aynı oranda bedensel ve zihinsel güce sahip olması demek değildir. Doğal eşitlik, insanların birbirlerini öldürebilme eşitliğidir. Doğal eşitlik, amaçlara erişme umudunun eşitliğini doğurur. Bunun anlamı, haz peşinde koşup aynı şeylere arzu duyan insanların birbirleriyle sürekli bir rekabet dolayısıyla bir düşmanlık içinde bulunmalarıdır. Eşitliğin ve rekabetin sonucu karşılıklı bir güvensizliktir. İnsanların kendi zihinsel yetilerinden ve akıl yürütmelerinden eşit derecede memnun olmaları, savaşın son nedenini yaratır. Her insan kendi düşüncelerinin doğru olduğunu kabul eder ve bu yüzden kendisini diğerlerinden üstün görür. İçgüdüler ise savaş durumunu doğuran nedenler zincirinde yer almamaktadır.

Soru 40

I. Gerçekte ahlaki kurallardır.I. Gerçekte ahlaki kurallardır.
II. Fiziksel bir zorlama gücüne sahip değillerdir.
III. Tanrısal bir güçten kaynaklanırlar.
Hangisi ya da hangileri Hobbes’a göre doğal yasaya ilişkin özelliklerdendir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I, II
D
II, III
E
I, II, III
Açıklama:
Hobbes’a göre “doğal yasa, akılla bulunan ve insanın kendi yaşamı için zararlı ya da yaşamını koruma yollarını engelleyici olanı yasaklayan bir genel kuraldır.” Barışın elde edilmesi için ne yapılmasını da öğütleyen doğal yasalar, Tanrı’dan ya da tanrısal bir güçten kaynaklanmazlar; dahası fiziksel bir zorlama gücüne de sahip değillerdir. İnsanı sadece vicdanen bağlayabildikleri için gerçekte ahlaki kurallardır.

Soru 41

Aşağıdakilerden hangisi Hobbes’un toplum sözleşmesine ilişkin doğru bir ifade değildir?

Seçenekler

A
Tarihsel bir gerçekliğe sahiptir.
B
Yurttaşlar arasında oy birliğiyle gerçekleştirilir.
C
İki aşamalı bir sözleşmedir.
D
Sürekli yinelenir.
E
Bireyler, sözleşmeyle yaratılan egemene itaat sözü verirler.
Açıklama:
Toplum sözleşmesi, tarihsel bir gerçekliğe sahip değildir. Hobbes, sözleşmeyi açıklarken insanların “demişçesine” birleşip devleti kurduklarını belirterek bu sözleşmenin zımni (örtük) bir nitelik taşıdığını vurgulamıştır.

Soru 42

Aşağıdakilerden hangisi Hobbes’un egemenliğe ilişkin görüşlerinden değildir?

Seçenekler

A
Bağımsızdır.
B
Sınırlandırılabilir.
C
Birdir.
D
Mutlaktır.
E
Ondan daha üstün bir erk yoktur.
Açıklama:
Egemenlik bağımsızdır, birdir, mutlaktır ve ondan daha üstün bir erk yoktur. Hiçbir yükümlülük altında olmayan egemen, tüm siyasal iktidarı, tüm kamusal gücü elinde toplamıştır ve ülkede onu sınırlayabilecek bir başka güç yoktur.

Soru 43

I. Yasama
II. Yürütme
III. Yargı
Hangisi ya da hangileri Hobbes’a göre egemenin haklarındandır?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I, II
D
II, III
E
I, II, III
Açıklama:
Egemen, egemenliğinin özelliklerinden ötürü yasama hakkını elinde bulundurur. Bundan sonra gelen haklarının başında, yaptığı yasaların iyi bir biçimde uygulanmasını sağlamak (yani yürütme gücü) ve bu yasalarla ya da olaylarla ilgili olarak ortaya çıkabilecek bütün anlaşmazlıkları dinleyip karara bağlamak (yani yargı gücü) gelir.

Soru 44

Yönetim Üzerine İki İnceleme kitabının yazarı, devrim dönemi düşünürü kimdir?

Seçenekler

A
Thomas More
B
John Locke
C
Thomas Hobbes
D
Oliver Cromwell
E
Christopher Hill
Açıklama:
John Locke (1632-1704), tıpkı Thomas Hobbes gibi bir devrim dönemi düşünürüdür; yine onun gibi bir devrimden, yani 1688 Devrimi’nden etkilenerek siyasal kuramını ortaya koymuştur. 1690 yılında yayımlanan Yönetim Üzerine İki İnceleme adlı kitabında sergilediği devlet modeliyle, büyük ölçüde, devrimden sonra İngiltere’de kurulan siyasal yapıyı teorik olarak doğrulamayı amaçlamıştır.

Soru 45

I. John Lilburne
II. Richard Overton
III. John Locke
Hangisi ya da hangileri Düzleyiciler hareketinin önderlerindendir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I, II
D
II, III
E
I, II, III
Açıklama:
1640 Devrimi’nin son yıllarında ortaya çıkan ve iktidarı ele geçiren Cromwell tarafından bastırılan iki siyasal hareketten ilki olan Düzleyiciler (Levellers) hareketinin önderleri John Lilburn ve Richard Overton’dur.

Soru 46

Eşitlikçi düşünceleriyle Jean-Jacques Rousseau’nun habercisi olan Kazıcılar Hareketi’nin en önemli önderi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
John Lilburne
B
Richard Overton
C
John Locke
D
Karl Max
E
Gerrard Winstanley
Açıklama:
Mülksüzlerin çıkarlarını temsil eden ve topraklarından çıkarılmış bir kır proletaryası üyelerinin doğrudan eylemle bir tür tarımsal komünizme geçme çabası olan Kazıcılar Hareketi’nin en önemli lideri Gerrard Winstanley’dır.

Soru 47

16.yüzyılda siyasal iktidarı büyük bir güçle temellendirmiş olan ve mutlak iktidarın yani modern devletin kendisinin zorunluluğunu savunan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Francis Bacon
B
Thomas Hobbes
C
Rene Descartes
D
John Locke
E
Jean-Jacques Rousseau
Açıklama:
Thomas Hobbes (1588-1679), siyasal iktidarı başka hiçbir yazarın yapamadığı ölçüde büyük bir güçle temellendirmiş ve mutlak iktidarın zorunluluğunu tutarlı bir biçimde ortaya koyup savunmuştur. Hobbes’un kuramında beliren mutlak iktidar, gerçekte modern devletin ta kendisidir.

Soru 48

XVII. yüzyılda İngiltere’de ortaya çıkan, Anglikan Kilisesi’ni Katolikliğin kalıntılarından arındırmayı amaçlayan dinsel öğreti ve reform hareketi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Protestanlık
B
Evanjelizm
C
Kalvinizm
D
Püretenlik
E
Okültizm
Açıklama:
Püritenlik: XVII. yüzyılda İngiltere’de ortaya çıkan ve Anglikan Kilisesi’ni Katolikliğin kalıntılarından arındırmayı amaçlayan dinsel öğreti ve reform hareketidir. Yaşamın dinsel ve ahlaki ilkelere göre düzenlenmesini savunan Püritenliğin köktenci gruplarından biri, bugün ABD’de varlığını sürdüren Quaker mezhebidir.

Soru 49

Devlet erkinin farklı güçlere dağıtılmasının reddedilmesine ne ad verilir?

Seçenekler

A
Bölünmezlik İlkesi
B
Egemen Güç
C
Egemenlik
D
Egemenin Temel Görevi
E
Düzleyici
Açıklama:
Toplum sözleşmesi kuramının özgünlüğünü ve anlamını tanımlayabileceksiniz.

Soru 50

Aşağıdakilerden hangisi Hobbes’a göre savaş durumunu doğuran nedenler zinciri arasında yer almaz?

Seçenekler

A
Doğa durumundaki tek hak, doğal haktır
B
İnsanlar doğa durumunda eşittirler. Ancak bu doğal eşitlik, herkesin aynı oranda bedensel ve zihinsel güce sahip olması demek değildir
C
Doğal eşitlik, amaçlara erişme umudunun eşitliğini doğurur. Bunun anlamı, haz peşinde koşup aynı şeylere arzu duyan insanların birbirleriyle sürekli bir rekabet dolayısıyla bir düşmanlık içinde bulunmalarıdır
D
Eşitliğin ve rekabetin sonucu karşılıklı bir güvensizliktir
E
İnsanların kendi zihinsel yetilerinden ve akıl yürütmelerinden eşit derecede memnun olmaları
Açıklama:
Hobbes’un kuramının analizini yapabilecek ve bu kuramda biçimlenen otoriter modern devleti değerlendirebileceksiniz.

Soru 51

Temelde Karl Marx ve Friedrich Engels’in kuramlarıyla özdeşleştirilen ve üretim araçlarının ortak mülkiyeti üzerine kurulu sınıfsız ve devletsiz bir toplum modeli tasarımına ne ad verilir?

Seçenekler

A
Komünizm
B
Muhafazakârlık
C
Anarşizm
D
Milliyetçilik
E
Feminizm
Açıklama:
1640 ile 1688 İngiliz Devrimleri’nin nedenlerini ve sonuçlarını açıklayabileceksiniz.

Soru 52

17. Yüzyılda İngiltere’de ortaya çıkan ve Anglikan Kilisesi’ni Katolikliğin kalıntılarından arındırmayı amaçlayan dinsel öğreti ve reform hareketine ne ad verilir?

Seçenekler

A
Püritenlik
B
Kralların Kutsal Hakkı
C
Toplum Sözleşmesi
D
İnsan Doğası
E
Merkantalizm
Açıklama:
1640 ile 1688 İngiliz Devrimleri’nin nedenlerini ve sonuçlarını açıklayabileceksiniz.

Soru 53

Hobbes’un “Bölünmezlik İlkesi” düşüncesi aşağıdakilerden hangisinde doğru açıklanmıştır?

Seçenekler

A
Egemen devlet erkinin farklı güçlere dağıtılmasının reddedilmesidir.
B
Toplumun sosyal yapısının sınıfsal bir ayrışmaya uğratılamayacağını savunan ilkedir.
C
Kilisenin gücünün tek elde toplanmasını isteyen düşüncedir.
D
Devletin dini dışında herhangi bir dine inanmanın yasaklanması ve toplumsal din bütünlüğünün sağlanması düşüncesidir.
E
Devletin mali yapısının tek bir hazineye yani Kraliyet hazinesine aktarılarak harcamaların tek bir elden yapılması ilkesidir.
Açıklama:
Egemen erk bölünmezdir. Bölünmezlik ilkesi, devlet erkinin farklı güçlere dağıtılmasının reddedilmesidir. Hobbes, bu görüşünü desteklemek için İngiltere’nin yaşadığı iç savaşı örnek gösterir: “Kendi içinde bölünmüş bir krallık ayakta duramaz çünkü önceden bu bölünme olmadıkça, karşıt ordulara ayrılma asla olamaz.

Soru 54

Leviathan adlı kitabın yazarı ve siyasal iktidarı başka hiçbir yazarın yapamadığı ölçüde temellendirerek, mutlak iktidarın zorunluluğunu tutarlı bir biçimde ortaya koyup savunan siyaset bilimci kimdir?

Seçenekler

A
Thomas Hobbes
B
john Locke
C
Richard Overton
D
John Lilburne
E
Jean Bodin
Açıklama:
1640 ile 1688 İngiliz Devrimleri’nin nedenlerini ve sonuçlarını açıklayabileceksiniz.
Thomas Hobbes siyasi iktidarı büyük bir güçle temellendiren ve tutarlı bir biçimde mutlak ikidarın zorunluluğunu ortaya koymuştur. Bu nedenle sorunun doğru cevabı A şıkkıdır.

Soru 55

Aşağıdaki egemenliğe ilişkin önerilerden hangisi, Locke’un devlet modelindeki egemenlik anlayışıyla bağdaşır?

Seçenekler

A
Egemenlik kralın elindedir
B
Halk egemenliğini yönetime emanet eder
C
Parlamento egemenliğini yasalar aracılığıyla kullanır
D
Egemenlik yasama, yürütme ve yargı arasında bölünmüştür
E
Kral egemenliğini Parlamento’ya devreder
Açıklama:
Locke’un kuramının analizini yapabilecek ve bu kuramda biçimlenen liberal modern devleti değerlendirebileceksiniz.
Locke, anayasal monarşi sistemine göre egemenliğin halkta ya da halkın içindeki çoğunlukta olduğunu, halkının egemenliğini güven duyduğu parlementodaki temsilcilerine ve krala emanet ettiğini ileri sürdüğünden sorunun doğru cevabı, B şıkkıdır.

Soru 56

Locke’un kuramında, yasaların öngörmediği durumlarda kamusal iyilik için kralın Parlamento’ya danışmadan karar alıp uygulama yetkisine ne ad verilir?

Seçenekler

A
Kralın yürütme hakkı
B
Kralın yasama hakkı
C
Kralın ayrıcalıklı hakkı
D
Kralın yargılama hakkı
E
Kralın mutlak hakkı
Açıklama:
Locke’un kuramının analizini yapabilecek ve bu kuramda biçimlenen liberal modern devleti değerlendirebileceksiniz.
Locke göre; her şey önceden yasalarla düğzenlenemeyeceğinden, kamu yararının gerektirdiği ivedi durumlarda yürütmenin yasamaya danışmadan karar alıp uygulama yetkisi vardır ve bu yetki kralın ayrıcalıklı hakkıdır. Bu durumda sorunun doğru cevabı C şıkkıdır.

Soru 57

Locke’a göre aşağıdakilerden hangisi, devredilmez doğal haklardan biri değildir?

Seçenekler

A
Yaşam hakkı
B
Düşünce özgürlüğü hakkı
C
Özel mülk edinme hakkı
D
Saldırganı yargılama hakkı
E
Vicdan özgürlüğü hakkı
Açıklama:
Locke’un kuramının analizini yapabilecek ve bu kuramda biçimlenen liberal modern devleti değerlendirebileceksiniz.
Locke, doğal yasa ve doğal haklar olarak, yaşam, özgürlük ve mallara sahip olma hakkını savunur. Bu kabuller içinde saldırganı yargılama hakkı yoktur. O halde doğr cevap D şıkkıdır.

Soru 58

Kazıcılar hareketi, eşitlikçi görüşleri nedeniyle hangi düşünürün habercisi olarak kabul edilebilir?

Seçenekler

A
John Locke
B
Jean-Jacques Rousseau
C
Jean Bodin
D
Thomas Hobbes
E
Montesquieu
Açıklama:
Locke’un kuramının analizini yapabilecek ve bu kuramda biçimlenen liberal modern devleti değerlendirebileceksiniz.
Kazıcılar hareketi, topraklarından çıkartılmış bir kır proletaryası üyelerinin doğrudan eylemle bir tür tarımsal kominizme geçme çabasıdır. Kazıcılara göre, gerçek özgürlüğün gerçekleşmesi, herkesin toprağı kullanma ve elde edilecek üründen eşit ölçüde yararlanma hakkına sahip olmasına bağlıdır. Eşitlikci düşünceleriyle Jean-Jacques Rousseau, hatta Karl Maks'ın habercileri gibidirler. Dolayısıyla doğru cevap B şıkkıdır.

Soru 59

Aşağıdakilerden hangisi, Hobbes’un kuramındaki egemenin yetkilerinden birisi değildir?

Seçenekler

A
Savaşa karar vermek
B
Bakanları görevden almak
C
Düşüncelere sansür uygulamak
D
Kimlerin soylu olacağını belirlemek
E
Uyrukların mesleklerini saptamak
Açıklama:
Hobbes’un kuramının analizini yapabilecek ve bu kuramda biçimlenen otoriter modern devleti değerlendirebileceksiniz.
Hobbes, savaşa ve barışa karar vermenin, bakanları seçmenin ve gerekirse görevden almanın, para basmanın, soyluluk unvanlarını dağıtmanın, gerektiğinde düşünceye sansür uygulayabilmenin egemenin hakları arasında buluduğunu belirtirken, uyruklarının mesleklerini saptamak gibi bir konuya değinmez. kDolayısıyla doğru cevap E şıkkıdır.

Soru 60

Aşağıdaki hangi önerme, Hobbes’un doğa durumu betimlemesine uygundur?

Seçenekler

A
Doğa durumunda eşitlik vardır
B
Doğa durumunda uygarlık vardır
C
Doğa durumunda barış vardır
D
Doğa durumunda hukuk vardır
E
Doğa durumunda özel mülkiyet vardır
Açıklama:
Hobbes’un kuramının analizini yapabilecek ve bu kuramda biçimlenen otoriter modern devleti değerlendirebileceksiniz.
Hobbes, insanların doğa durumunda eşit olduklarını, kısacası doğal eşitliğin insanların birbirlerini ödürebilme eşitliği olduğunu ileri süerer. Dolayısıyla A şıkkı doğrudur.

Soru 61

Aşağıdakilerden hangisi, Hobbes’a göre insan doğasının özelliklerinden birisi değildir?

Seçenekler

A
İnsan toplumsal bir yaratıktır
B
Insan konuşan bir yaratıktır
C
Insan bencil bir yaratıktır
D
Insan hazza yönelen bir yaratıktır
E
İnsan geleceğini düşünen bir yaratıktır
Açıklama:
Hobbes’un kuramının analizini yapabilecek ve bu kuramda biçimlenen otoriter modern devleti değerlendirebileceksiniz.
Hobbes'e göre insan doağasında bulunan ve insan davranışının ardında yatan fizyolojik ilke kendi korumaktır. İnsan her zaman hazza yönelen, bencil, konuşan ve geleceğini düşünenen bir yaratıktır. Bu durumda toplumsallık insanın doğası ya da fizyolojik özellikleriyle ilgili bir durum olmadığından dfoğru cevap A şıkkıdır.

Soru 62

Aşağıdakilerden hangisi, 1640 Devrimi’ndeki iç savaşı Parlamentocuların kazanmasında etkili olmuş faktörlerden birisi değildir?

Seçenekler

A
Parlamentocuların krala karşı geniş bir sınıflar ittifakı oluşturması
B
Parlamentocuların Fransa’nın askerî desteğini sağlaması
C
Parlamentocuların disiplinli bir ordu kurması
D
Parlamentocuların farklı sınışardan parasal destek alması
E
Parlamentocuların başarılı askerî komutanlarının olması
Açıklama:
1640 ile 1688 İngiliz Devrimleri’nin nedenlerini ve sonuçlarını açıklayabileceksiniz.
1640 Devrimi'ndeki iç savaşına, Angilikan Kilisesi'nden bağımsız dinsel cemaatlerin üyesi olan burjuva temsilcilerinin kraldan istediklerinin karşılanmaması neden olmuş, bu savaşın kazanılmasında dış destek aranmamıştır. Bu nedenle sorunun doğru cevabı B şıkkıdır.

Soru 63

Kralın kutsal hakkı ne anlama gelir?

Seçenekler

A
Kralın yönetme hakkı halktan gelir
B
Kralın yönetme hakkının kaynağı Parlamento’dur
C
Kral yönetme hakkını en güçlü olmasına borçludur
D
Kralın yönetim hakkı fetih hakkının bir uzantısıdır
E
Kral yönetim hakkını Tanrı’dan alır
Açıklama:
Toplum sözleşmesi kuramının özgünlüğünü ve anlamını tanımlayabileceksiniz.
Kral yönetme hakkını tanrıdan alır

Soru 64

Hobbes, siyasal kuramını oluştururken hangi tarihsel olaydan etkilenmiştir?

Seçenekler

A
1588’de İspanya donanmasının İngiltere’ye saldırması
B
İngiltere ile İskoçya arasındaki 1639 savaşı
C
1603’te Stuart Hanedanı’nın İngiltere tahtına çıkışı
D
1640-48 arasındaki İngiltere’deki devrim ve içsavaş
E
İngiltere Kralının 1640’ta Parlamento’yu toplanmaya çağırması
Açıklama:
Hobbes’un kuramının analizini yapabilecek ve bu kuramda biçimlenen otoriter modern devleti değerlendirebileceksiniz.
1640-48 arasındaki İngiltere’deki devrim ve içsavaş

Soru 65

I. Yasa geriye işleyemez.
II. Yasa adaletin kendisidir.
III. Yasa açık ve gerekli olmalıdır.
IV. Yasa mutlak monarşinin sözüdür.
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Hobbes’a göre pozitif yasaların özelliklerindendir?

Seçenekler

A
I, II ve IV
B
II ve III
C
II, III ve IV
D
I, II ve III
E
I ve IV
Açıklama:
Hobbes’a göre pozitif yasaların çeşitli özellikleri bulunmaktadır: “Yasanın olmadığı yerde adaletsizlik olmaz” diyen Hobbes daha açıkçası, pozitif yasalar adaletin ta kendisidir demek ister. Ayrıca yasa geriye işleyemez ve yasa açık ve gerekli olmalıdır şeklinde özellikler sıralar.

Soru 66

Devlet erkinin temelini oluşturan üç büyük güç aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?

Seçenekler

A
kilise, imparator ve senato
B
meclis, papa ve burjuvazi
C
yasama, yürütme ve yargı
D
kilise, yasama ve senato
E
burjuvazi, kral ve papa
Açıklama:
Devlet erkinin temelini oluşturan üç güç, egemenin elinde toplanmış yasama, yürütme ve yargıdır.

Soru 67

1640 Devrimi’nin son yıllarında ortaya çıkan ve iktidarı ele geçiren Cromwell tarafından bastırılan iki siyasal hareket aşağıdakilerden hangisinde birlikte verilmiştir?

Seçenekler

A
Demokratlar ve Cumhuriyetçiler
B
Düzleyiciler ve Kazıcılar
C
Kralcılar ve Tapınakçılar
D
Püritenler ve Protestanlar
E
Anarşistler ve Özgürlükçüler
Açıklama:
1640 Devrimi’nin son yıllarında ortaya çıkan ve iktidarı ele geçiren Cromwell tarafından bastırılan iki siyasal hareketten ilki olan Düzleyiciler (Levellers) özgürlükçü düşünceleriyle Locke’un, ikincisi olan Kazıcılar (Diggers) ise eşitlikçi düşünceleriyle Jean-Jacques Rousseau’nun, hatta Karl Marx’ın habercileri gibidir.

Soru 68

Modern Çağ’da Karl Marx tarafından tekrar yorumlanan “proletarya” kavramı aşağıdakilerden hangisinde doğru açıklanmıştır?

Seçenekler

A
Çocuklarından (proles) başka bir serveti olmayan kişilerin oluşturduğu en alt sınıf
B
Devlet tarafından koruma altına alınması gereken çocuk-işçi sınıfı
C
Kapitalist sınıf karşısında yer alan ve bir kapitale, yani herhangi bir üretim aracına sahip olmayan emekçiler sınıfı
D
Kapitalist gücün kaynağını oluşturan ve giderek zenginleşerek yönetimde söz sahibi olan sınıf
E
Burjuva sınıfı ile toplumda güç savaşına girmiş kapitalizmi savunan dini topluluk
Açıklama:
Proletarya, Antik Roma’da çocuklarından (proles) başka bir serveti olmayan kişilerin oluşturduğu en alt sınıftır. Modern Çağ’da Karl Marx tarafından yeniden gündeme getirilen bu sözcük, kapitalist sınıf karşısında yer alan ve bir kapitale, yani herhangi bir üretim aracına sahip olmayan emekçiler sınıfı anlamına gelmektedir.

Soru 69

Temelde Karl Marx ile Friedrich Engels’in kuramlarıyla özdeşleştirilen, üretim araçlarının ortak mülkiyeti üzerine kurulu sınıfsız ve devletsiz bir toplum modeli tasarımı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Kapitalizm
B
Sosyalizm
C
Anarşizm
D
Komünizm
E
Totalitarizm
Açıklama:
Temelde Karl Marx ile Friedrich Engels’in kuramlarıyla özdeşleştirilen komünizm, üretim araçlarının ortak mülkiyeti üzerine kurulu sınıfsız ve devletsiz bir toplum modeli tasarımıdır.

Soru 70

“Sınırlı Siyasal Yönetim” modeli nerede ve ne zaman hayata geçirilmiştir?

Seçenekler

A
1696 - Fransa
B
1712 - İngiltere
C
1688 - İngiltere
D
1701 - Fransa
E
1675 - ABD
Açıklama:
Locke, sözleşmeyle belirlenen siyasal yönetimin demokrasi, oligarşi ya da monarşi biçimlerini alabileceğini kabul eder. Ancak, Hobbes’un kuramında yer alan mutlak monarşinin hiçbir sınırı bulunmadığından ötürü siyasal toplumla uyuşmadığını, böyle bir yönetimin aslında savaşı içeren doğa durumundan başka bir şey olmadığını vurgular. Devlet farklı yönetim biçimleri şeklinde örgütlenebilirse de Locke’un tercihi, bir tür karma yönetim modelidir. Gerçekte bu model, 1688 Devrimi ile İngiltere’de hayata geçirilen anayasal monarşidir.

Soru 71

“Güçler Ayrımı Kuramı” ile anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Yasama, yürütme ve yargının farklı kişilerden oluşan farklı organların ellerine bırakılmış olması
B
Devlet otoritesinin ve dini otoritenin birbirinden ayrı yetkilerle donatılması
C
Erk’i elinde bulunduran kişi ya da grubun yönetimi çeşitli gruplara bölüştürmesi
D
Asker gücü ile devlet yönetiminin ayrı ellerde bulunması
E
Egemenlik hakkının yalnızca tanrısal temelli olmayıp, halkın da söz sahibi olması
Açıklama:
Güçler Ayrımı Kuramı’nın Montesquieu tarafından ortaya konduğu kabul edilir ve başta XVIII. yüzyıldaki Amerikan ve Fransız anayasaları olmak üzere tüm demokratik anayasalarda bir şekilde yer bulur. Bu kuramın klasik biçimine göre yasama, yürütme ve yargı güçleri farklı kişilerden oluşan farklı organların ellerine bırakılmış ve aralarında bir denge-fren sistemi kurulmuştur.

Soru 72

Hobbes’a göre, aşağıdakilerden hangisi insan doğasına göre yanlıştır?

Seçenekler

A
İnsan, hayvan gibi yaşamını sürdürme içgüdüsüne sahiptir.
B
İnsanın kendini koruma içgüdüsü vardır.
C
İnsan, acıdan uzak durma ihtiyacı duyar.
D
İnsan, zorunlu olarak sözcükleri oluşturarak konuşmayı yaratır.
E
İnsan, akıl yürütme becerisine sahiptir.
Açıklama:
Hobbes’a göre insan, hayvan gibi yaşamını sürdürme içgüdüsüne sahiptir. Dolayısıyla her insan davranışının altında yatan fizyolojik ilke, kendini korumadır. İnsan, her zaman hazza, yaşamını iyi bir şekilde sürdürmesini sağlayan şeylere doğru yönelen, buna karşılık elemden, acıdan kaçınan bencil bir yaratıktır. Hobbes’a göre, insanda, hayvanda bulunmayan iki özellik vardır: konuşmak ve geleceği düşünmek. Konuşma doğal değildir. İnsan, sözcükleri keyfi ve iradi bir biçimde oluşturarak konuşmayı yaratır. Konuşma sayesinde de aklını geliştirir, neden sonuç ve sonuç neden ilişkisi kurar.

Soru 73

I. İnsanlar doğa durumunda eşittirler.
II. Doğal eşitlik, amaçlara erişme umudunun eşitliğini doğurur.
III. Eşitliğin ve rekabetin sonucu karşılıklı bir güvensizliktir.
Yukarıdakilerden hangileri Hobbes’a göre, doğa durumu açısından doğru ifadelerdir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
I ve II
C
I ve III
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Hobbes’a göre, insanlar doğa durumunda eşittirler. Bu aynı zamanda, öldürebilme eşitliğidir. Bu doğal eşitlik amaçlara erişme umudunun eşitliğini doğurur. Eşitliğin ve rekabetin sonucu karşılıklı bir güvensizliktir. Bu durumların hepsi savaş durumunu doğuran nedenler zinciri olarak da adlandırılır. Yukarıda ifade edilen üç ifade de doğrudur.

Soru 74

I. Egemenlik halk içindir.
II. Egemen erk süreklidir.
III. Egemen erk, bölünmezdir.
Hobbes’un egemenlik anlayışına göre yukarıdaki ifadelerden hangileri doğrudur?

Seçenekler

A
Yalnız II
B
Yalnız III
C
I ve III
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Hobbes’un egemenlik anlayışına göre, egemenlik halk için değildir. Egemenlik devlete içkindir, devletin özünü oluşturur. Egemen erk de süreklidir. Egemen erk bölünmezdir ve buna aynı zamanda bölünmezlik ilkesi adı verilir. Bu nedenle sadece II ve III ifadeleri doğrudur.

Soru 75

Siyasal Liberalizm’in yaratıcısı olarak kabul edilen düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Thomas Hobbes
B
John Locke
C
Jean Bodin
D
Jean-Jacques Rousseau
E
Montesquieu
Açıklama:
John Locke (1632-1704), tıpkı Thomas Hobbes gibi bir devrim dönemi düşünürüdür. Yine onun gibi bir devrimden, yani 1688 Devrimi’nden etkilenerek siyasal kuramını ortaya koymuştur.

Soru 76

1688 Devrimi’nin sonuçlarından etkilenen alanlar hangi şıkta doğru olarak verilmiştir?

Seçenekler

A
Dinsel - Ekonomik - Siyasal
B
Dinsel - Siyasal - Devrimsel
C
Ekonomik - Toplumsal - Demokrasi
D
Toplumsal - Dinsel - Emperyalizm
E
Siyasal - Sosyal - Toplumsal
Açıklama:
İlk bakışta salt bir iktidar değişimi gibi görünen 1688 Devrimi’nin çok ciddi sonuçları olmuştur. Bu sonuçları üç başlık altında toplamak mümkündür. Bu başlıklar sırasıyla, dinsel, ekonomik ve siyasal alanlardır.

Soru 77

I. Halk her bakımdan özgür olmalıdır.
II. Doğal yasalar gözetilmelidir.
III. Doğal yasalar, insanlara yaşam araçları üzerinde ortak haklar tanır.
Yukarıda verilen ifadelerden hangileri Düzleyiciler akımının desteklediği fikirlerdendir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
I ve II
C
I ve III
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Düzleyicilere göre, halk her bakımdan özgür olmalıdır ve doğal yasalar gözetilmelidir. Siyasal haklar mülkten bağımsız olmalıdır ve toplumsal ve siyasal yaşam Kilise’nin kurallarından bağımsız kılınmalı ve dinsel hoşgörü ortamı olmalıdır. Öte yandan, doğal yasaların insanlara yaşam araçları üzerinde ortak haklar tanıması Düzleyicilerin değil Kazıcıların desteklediği bir düşüncedir.

Soru 78

Locke’a göre, aşağıdakilerden hangisi bir kralın tirana dönüştüğünü gösteren durumlardan biri değildir?

Seçenekler

A
Kralın bireylerin doğal haklarını çiğnemesi
B
Kralın kamusal iyiliği, ortak yararı gözetmemesi
C
Kralın Parlamentoyu ortadan kaldırması
D
Kralın Parlamentonun yaptığı iyi yasaları hiçe sayması
E
Kralın görevini yerine getirmesi ve yasaları takip etmesi
Açıklama:
John Locke, olması gereken siyasal yapıyı oluşturduktan sonra, bu yapının tiranlaşma koşullarını ve sonuçlarını ele alır. A, B, C ve D şıklarından en az birinin oluşması, meşruluğun yitirilmesi yani kralın bir tirana dönüşmesi olarak nitelendirilmektedir. Lakin kralın görevini yerine getirmesi ve yasalarını uygulaması bu durumlardan biri değildir.

Soru 79

Kazıcılar hareketi, yapısı itibariyle hangi düşünür için geleceğe bir yol hazırlamıştır?

Seçenekler

A
John Locke
B
Thomas Hobbess
C
Jean Bodin
D
Jean-Jacques Rousseau
E
Montesquieu
Açıklama:
1640 Devrimi’nin son yıllarında ortaya çıkan ve iktidarı ele geçiren Cromwell tarafından bastırılan hareketlerden birisi olan Kazıcılar hareketi eşitlikçi düşünceleriyle Jean-Jacques Rousseau’nun, hatta Karl Marx’ın habercileri gibidir.

Soru 80

Bir toplumda, bir toplulukta ya da bir mecliste çoğunluğun kararının geçerli olması durumuna verilen ad nedir?

Seçenekler

A
Sözleşmenin tekrarlanması
B
Çoğunluk ilkesi
C
Sınırlı siyasal yönetim
D
Güçler ayrımı kuramı
E
Direnme hakkının kullanılma koşulu
Açıklama:
Bir toplumda, bir toplulukta ya da bir mecliste çoğunluğun kararının geçerli olarak kabul edilmesine çoğunluk ilkesi adı verilir. Locke’un deyişiyle, bir topluma katılmakla çoğunluğa karar verme ve uygulama hakkını tanımak aynı şeydir.

Soru 81

Locke’un “uygar yönetim” modelinde yasama ile yürütme güçlerinin farklı kişilere bırakılmasının pratik nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Yasama gücünün sürekli olmasının gerekmemesi
B
İktidarın sınırlarını aşma eğiliminin engellenmesi
C
Hak ve özgürlüklerin çiğnenmemesi
D
Güç sahibinin yasaları kendi kişisel çıkarları doğrultusunda uygulamaması
E
Yasaları yapanlar ile uygulayanların birbirlerini dengeleyip denetlemeleri
Açıklama:
Locke’un “uygar yönetim” modelinde yasama ile yürütme güçlerinin farklı kişilere bırakılmasının pratik nedeni süreklilik konusundaki farklılıktır: Yürütme gücü, yasaları uygulayıp yürütmek için sürekli olmalıdır. Oysa belli dönemler içinde yasaları yapıp dağılan yasama gücünün sürekli olması gerekmez. Siyasal neden denebilecek ikinci neden, yönetimin mutlak bir nitelik almasını engellemeye yönelik asıl nedendir: İki temel gücü birden elinde bulunduran kişi iktidarının sınırlarını aşma eğilimi içine girer. Yasamanın yürütmeyi ya da yürütmenin yasamayı kapsamasıyla birlikte hak ve özgürlüklerin çiğnendiği, adaletsizliğin hüküm sürdüğü bir durum ortaya çıkar. Çünkü iki gücü birden ellerinde tutan kişiler, yaptıkları ve uyguladıkları yasalarla kendilerini bağımlı görmezler; üstelik yasaları kendi kişisel çıkarları doğrultusunda yapıp uygularlar. Bu iki gücün birbirinden bağımsız olması sayesinde ise yasaları yapanlar ile uygulayanların birbirlerini dengeleyip denetledikleri bir sistem kurulmuş olur.

Soru 82

Hobbes’a göre, aşağıdakilerden hangisi insan doğasına göre yanlıştır?

Seçenekler

A
İnsan, hayvan gibi yaşamını sürdürme içgüdüsüne sahiptir.
B
İnsanın kendini koruma içgüdüsü vardır.
C
İnsan, acıdan uzak durma ihtiyacı duyar.
D
İnsan, zorunlu olarak sözcükleri oluşturarak konuşmayı yaratır.
E
İnsan, akıl yürütme becerisine sahiptir.
Açıklama:
Hobbes’a göre insan, hayvan gibi yaşamını sürdürme içgüdüsüne sahiptir. Dolayısıyla her insan davranışının altında yatan fizyolojik ilke, kendini korumadır. İnsan, her zaman hazza, yaşamını iyi bir şekilde sürdürmesini sağlayan şeylere doğru yönelen, buna karşılık elemden, acıdan kaçınan bencil bir yaratıktır. Hobbes’a göre, insanda, hayvanda bulunmayan iki özellik vardır: konuşmak ve geleceği düşünmek. Konuşma doğal değildir. İnsan, sözcükleri keyfi ve iradi bir biçimde oluşturarak konuşmayı yaratır. Konuşma sayesinde de aklını geliştirir, neden sonuç ve sonuç neden ilişkisi kurar.

Soru 83


  1. İnsanlar doğa durumunda eşittirler.

  2. Doğal eşitlik, amaçlara erişme umudunun eşitliğini doğurur.

  3. Eşitliğin ve rekabetin sonucu karşılıklı bir güvensizliktir.


Yukarıdakilerden hangileri Hobbes’a göre, doğa durumu açısından doğru ifadelerdir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
I ve II
C
I ve III
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Hobbes’a göre, insanlar doğa durumunda eşittirler. Bu aynı zamanda, öldürebilme eşitliğidir. Bu doğal eşitlik amaçlara erişme umudunun eşitliğini doğurur. Eşitliğin ve rekabetin sonucu karşılıklı bir güvensizliktir. Bu durumların hepsi savaş durumunu doğuran nedenler zinciri olarak da adlandırılır. Yukarıda ifade edilen üç ifade de doğrudur.

Soru 84


  1. Egemenlik halk içindir.

  2. Egemen erk süreklidir.

  3. Egemen erk, bölünmezdir.


Hobbes’un egemenlik anlayışına göre yukarıdaki ifadelerden hangileri doğrudur?

Seçenekler

A
Yalnız II
B
Yalnız III
C
I ve III
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Hobbes’un egemenlik anlayışına göre, egemenlik halk için değildir. Egemenlik devlete içkindir, devletin özünü oluşturur. Egemen erk de süreklidir. Egemen erk bölünmezdir ve buna aynı zamanda bölünmezlik ilkesi adı verilir. Bu nedenle sadece II ve III ifadeleri doğrudur.

Soru 85

Siyasal Liberalizm’in yaratıcısı olarak kabul edilen düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Thomas Hobbes
B
John Locke
C
Jean Bodin
D
Jean-Jacques Rousseau
E
Montesquieu
Açıklama:
John Locke (1632-1704), tıpkı Thomas Hobbes gibi bir devrim dönemi düşünürüdür. Yine onun gibi bir devrimden, yani 1688 Devrimi’nden etkilenerek siyasal kuramını ortaya koymuştur.

Soru 86

1688 Devrimi’nin sonuçlarından etkilenen alanlar hangi şıkta doğru olarak verilmiştir?

Seçenekler

A
Dinsel - Ekonomik - Siyasal
B
Dinsel - Siyasal - Devrimsel
C
Ekonomik - Toplumsal - Demokrasi
D
Toplumsal - Dinsel - Emperyalizm
E
Siyasal - Sosyal - Toplumsal
Açıklama:
İlk bakışta salt bir iktidar değişimi gibi görünen 1688 Devrimi’nin çok ciddi sonuçları olmuştur. Bu sonuçları üç başlık altında toplamak mümkündür. Bu başlıklar sırasıyla, dinsel, ekonomik ve siyasal alanlardır.

Soru 87


  1. Halk her bakımdan özgür olmalıdır.

  2. Doğal yasalar gözetilmelidir.

  3. Doğal yasalar, insanlara yaşam araçları üzerinde ortak haklar tanır.


Yukarıda verilen ifadelerden hangileri Düzleyiciler akımının desteklediği fikirlerdendir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
I ve II
C
I ve III
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Düzleyicilere göre, halk her bakımdan özgür olmalıdır ve doğal yasalar gözetilmelidir. Siyasal haklar mülkten bağımsız olmalıdır ve toplumsal ve siyasal yaşam Kilise’nin kurallarından bağımsız kılınmalı ve dinsel hoşgörü ortamı olmalıdır. Öte yandan, doğal yasaların insanlara yaşam araçları üzerinde ortak haklar tanıması Düzleyicilerin değil Kazıcıların desteklediği bir düşüncedir.

Soru 88

Locke’a göre, aşağıdakilerden hangisi bir kralın tirana dönüştüğünü gösteren durumlardan biri değildir?

Seçenekler

A
Kralın bireylerin doğal haklarını çiğnemesi
B
Kralın kamusal iyiliği, ortak yararı gözetmemesi
C
Kralın Parlamentoyu ortadan kaldırması
D
Kralın Parlamentonun yaptığı iyi yasaları hiçe sayması
E
Kralın görevini yerine getirmesi ve yasaları takip etmesi
Açıklama:
John Locke, olması gereken siyasal yapıyı oluşturduktan sonra, bu yapının tiranlaşma koşullarını ve sonuçlarını ele alır. A, B, C ve D şıklarından en az birinin oluşması, meşruluğun yitirilmesi yani kralın bir tirana dönüşmesi olarak nitelendirilmektedir. Lakin kralın görevini yerine getirmesi ve yasalarını uygulaması bu durumlardan biri değildir.

Soru 89

Kazıcılar hareketi, yapısı itibariyle hangi düşünür için geleceğe bir yol hazırlamıştır?

Seçenekler

A
John Locke
B
Thomas Hobbess
C
Jean Bodin
D
Jean-Jacques Rousseau
E
Montesquieu
Açıklama:
1640 Devrimi’nin son yıllarında ortaya çıkan ve iktidarı ele geçiren Cromwell tarafından bastırılan hareketlerden birisi olan Kazıcılar hareketi eşitlikçi düşünceleriyle Jean-Jacques Rousseau’nun, hatta Karl Marx’ın habercileri gibidir.

Soru 90

Bir toplumda, bir toplulukta ya da bir mecliste çoğunluğun kararının geçerli olması durumuna verilen ad nedir?

Seçenekler

A
Sözleşmenin tekrarlanması
B
Çoğunluk ilkesi
C
Sınırlı siyasal yönetim
D
Güçler ayrımı kuramı
E
Direnme hakkının kullanılma koşulu
Açıklama:
Bir toplumda, bir toplulukta ya da bir mecliste çoğunluğun kararının geçerli olarak kabul edilmesine çoğunluk ilkesi adı verilir. Locke’un deyişiyle, bir topluma katılmakla çoğunluğa karar verme ve uygulama hakkını tanımak aynı şeydir.

Soru 91

Locke’un “uygar yönetim” modelinde yasama ile yürütme güçlerinin farklı kişilere bırakılmasının pratik nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Yasama gücünün sürekli olmasının gerekmemesi
B
İktidarın sınırlarını aşma eğiliminin engellenmesi
C
Hak ve özgürlüklerin çiğnenmemesi
D
Güç sahibinin yasaları kendi kişisel çıkarları doğrultusunda uygulamaması
E
Yasaları yapanlar ile uygulayanların birbirlerini dengeleyip denetlemeleri
Açıklama:
Locke’un “uygar yönetim” modelinde yasama ile yürütme güçlerinin farklı kişilere bırakılmasının pratik nedeni süreklilik konusundaki farklılıktır: Yürütme gücü, yasaları uygulayıp yürütmek için sürekli olmalıdır. Oysa belli dönemler içinde yasaları yapıp dağılan yasama gücünün sürekli olması gerekmez. Siyasal neden denebilecek ikinci neden, yönetimin mutlak bir nitelik almasını engellemeye yönelik asıl nedendir: İki temel gücü birden elinde bulunduran kişi iktidarının sınırlarını aşma eğilimi içine girer. Yasamanın yürütmeyi ya da yürütmenin yasamayı kapsamasıyla birlikte hak ve özgürlüklerin çiğnendiği, adaletsizliğin hüküm sürdüğü bir durum ortaya çıkar. Çünkü iki gücü birden ellerinde tutan kişiler, yaptıkları ve uyguladıkları yasalarla kendilerini bağımlı görmezler; üstelik yasaları kendi kişisel çıkarları doğrultusunda yapıp uygularlar. Bu iki gücün birbirinden bağımsız olması sayesinde ise yasaları yapanlar ile uygulayanların birbirlerini dengeleyip denetledikleri bir sistem kurulmuş olur.

Soru 92

16. yüzyılda siyasal iktidarı büyük bir güçle temellendirmiş olan ve mutlak iktidarın yani modern devletin kendisinin zorunluluğunu savunan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Francis Bacon
B
Thomas Hobbes
C
Rene Descartes
D
John Locke
E
Jean-Jacques Rousseau
Açıklama:
Thomas Hobbes (1588-1679), siyasal iktidarı başka hiçbir yazarın yapamadığı ölçüde büyük bir güçle temellendirmiş ve mutlak iktidarın zorunluluğunu tutarlı bir biçimde ortaya koyup savunmuştur. Hobbes’un kuramında beliren mutlak iktidar, gerçekte modern devletin ta kendisidir.

Soru 93

XVII. yüzyılda İngiltere’de ortaya çıkan, Anglikan Kilisesi’ni Katolikliğin kalıntılarından arındırmayı amaçlayan dinsel öğreti ve reform hareketi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Protestanlık
B
Evanjelizm
C
Kalvinizm
D
Püretenlik
E
Okültizm
Açıklama:
Püritenlik: XVII. yüzyılda İngiltere’de ortaya çıkan ve Anglikan Kilisesi’ni Katolikliğin kalıntılarından arındırmayı amaçlayan dinsel öğreti ve reform hareketidir. Yaşamın dinsel ve ahlaki ilkelere göre düzenlenmesini savunan Püritenliğin köktenci gruplarından biri, bugün ABD’de varlığını sürdüren Quaker mezhebidir.

Soru 94

Hobbes’un “Bölünmezlik İlkesi” düşüncesi aşağıdakilerden hangisinde doğru açıklanmıştır?

Seçenekler

A
Egemen devlet erkinin farklı güçlere dağıtılmasının reddedilmesidir.
B
Toplumun sosyal yapısının sınıfsal bir ayrışmaya uğratılamayacağını savunan ilkedir.
C
Kilisenin gücünün tek elde toplanmasını isteyen düşüncedir.
D
Devletin dini dışında herhangi bir dine inanmanın yasaklanması ve toplumsal din bütünlüğünün sağlanması düşüncesidir.
E
Devletin mali yapısının tek bir hazineye yani Kraliyet hazinesine aktarılarak harcamaların tek bir elden yapılması ilkesidir.
Açıklama:
Egemen erk bölünmezdir. Bölünmezlik ilkesi, devlet erkinin farklı güçlere dağıtılmasının reddedilmesidir. Hobbes, bu görüşünü desteklemek için İngiltere’nin yaşadığı iç savaşı örnek gösterir: “Kendi içinde bölünmüş bir krallık ayakta duramaz çünkü önceden bu bölünme olmadıkça, karşıt ordulara ayrılma asla olamaz.

Soru 95


  1. Yasa geriye işleyemez.

  2. Yasa adaletin kendisidir.

  3. Yasa açık ve gerekli olmalıdır.

  4. Yasa mutlak monarşinin sözüdür.


Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Hobbes’a göre pozitif yasaların özelliklerindendir?

Seçenekler

A
I, II ve IV
B
II ve III
C
II, III ve IV
D
I, II ve III
E
I ve IV
Açıklama:
Hobbes’a göre pozitif yasaların çeşitli özellikleri bulunmaktadır: “Yasanın olmadığı yerde adaletsizlik olmaz” diyen Hobbes daha açıkçası, pozitif yasalar adaletin ta kendisidir demek ister. Ayrıca yasa geriye işleyemez ve yasa açık ve gerekli olmalıdır şeklinde özellikler sıralar.

Soru 96

Devlet erkinin temelini oluşturan üç büyük güç aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?

Seçenekler

A
Kilise, imparator ve senato
B
Meclis, papa ve burjuvazi
C
Yasama, yürütme ve yargı
D
Kilise, yasama ve senato
E
Burjuvazi, kral ve papa
Açıklama:
Devlet erkinin temelini oluşturan üç güç, egemenin elinde toplanmış yasama, yürütme ve yargıdır.

Soru 97

1640 Devrimi’nin son yıllarında ortaya çıkan ve iktidarı ele geçiren Cromwell tarafından bastırılan iki siyasal hareket aşağıdakilerden hangisinde birlikte verilmiştir?

Seçenekler

A
Demokratlar ve Cumhuriyetçiler
B
Düzleyiciler ve Kazıcılar
C
Kralcılar ve Tapınakçılar
D
Püritenler ve Protestanlar
E
Anarşistler ve Özgürlükçüler
Açıklama:
1640 Devrimi’nin son yıllarında ortaya çıkan ve iktidarı ele geçiren Cromwell tarafından bastırılan iki siyasal hareketten ilki olan Düzleyiciler (Levellers) özgürlükçü düşünceleriyle Locke’un, ikincisi olan Kazıcılar (Diggers) ise eşitlikçi düşünceleriyle Jean-Jacques Rousseau’nun, hatta Karl Marx’ın habercileri gibidir.

Soru 98

Modern Çağ’da Karl Marx tarafından tekrar yorumlanan “proletarya” kavramı aşağıdakilerden hangisinde doğru açıklanmıştır?

Seçenekler

A
Çocuklarından (proles) başka bir serveti olmayan kişilerin oluşturduğu en alt sınıf
B
Devlet tarafından koruma altına alınması gereken çocuk-işçi sınıfı
C
Kapitalist sınıf karşısında yer alan ve bir kapitale, yani herhangi bir üretim aracına sahip olmayan emekçiler sınıfı
D
Kapitalist gücün kaynağını oluşturan ve giderek zenginleşerek yönetimde söz sahibi olan sınıf
E
Burjuva sınıfı ile toplumda güç savaşına girmiş kapitalizmi savunan dini topluluk
Açıklama:
Proletarya, Antik Roma’da çocuklarından (proles) başka bir serveti olmayan kişilerin oluşturduğu en alt sınıftır. Modern Çağ’da Karl Marx tarafından yeniden gündeme getirilen bu sözcük, kapitalist sınıf karşısında yer alan ve bir kapitale, yani herhangi bir üretim aracına sahip olmayan emekçiler sınıfı anlamına gelmektedir.

Soru 99

Temelde Karl Marx ile Friedrich Engels’in kuramlarıyla özdeşleştirilen, üretim araçlarının ortak mülkiyeti üzerine kurulu sınıfsız ve devletsiz bir toplum modeli tasarımı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Kapitalizm
B
Sosyalizm
C
Anarşizm
D
Komünizm
E
Totalitarizm
Açıklama:
Temelde Karl Marx ile Friedrich Engels’in kuramlarıyla özdeşleştirilen komünizm, üretim araçlarının ortak mülkiyeti üzerine kurulu sınıfsız ve devletsiz bir toplum modeli tasarımıdır.

Soru 100

“Sınırlı Siyasal Yönetim” modeli nerede ve ne zaman hayata geçirilmiştir?

Seçenekler

A
1696 - Fransa
B
1712 - İngiltere
C
1688 - İngiltere
D
1701 - Fransa
E
1675 - ABD
Açıklama:
Locke, sözleşmeyle belirlenen siyasal yönetimin demokrasi, oligarşi ya da monarşi biçimlerini alabileceğini kabul eder. Ancak, Hobbes’un kuramında yer alan mutlak monarşinin hiçbir sınırı bulunmadığından ötürü siyasal toplumla uyuşmadığını, böyle bir yönetimin aslında savaşı içeren doğa durumundan başka bir şey olmadığını vurgular. Devlet farklı yönetim biçimleri şeklinde örgütlenebilirse de Locke’un tercihi, bir tür karma yönetim modelidir. Gerçekte bu model, 1688 Devrimi ile İngiltere’de hayata geçirilen anayasal monarşidir.

Soru 101

“Güçler Ayrımı Kuramı” ile anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Yasama, yürütme ve yargının farklı kişilerden oluşan farklı organların ellerine bırakılmış olması
B
Devlet otoritesinin ve dini otoritenin birbirinden ayrı yetkilerle donatılması
C
Erk’i elinde bulunduran kişi ya da grubun yönetimi çeşitli gruplara bölüştürmesi
D
Asker gücü ile devlet yönetiminin ayrı ellerde bulunması
E
Egemenlik hakkının yalnızca tanrısal temelli olmayıp, halkın da söz sahibi olması
Açıklama:
Güçler Ayrımı Kuramı’nın Montesquieu tarafından ortaya konduğu kabul edilir ve başta XVIII. yüzyıldaki Amerikan ve Fransız anayasaları olmak üzere tüm demokratik anayasalarda bir şekilde yer bulur. Bu kuramın klasik biçimine göre yasama, yürütme ve yargı güçleri farklı kişilerden oluşan farklı organların ellerine bırakılmış ve aralarında bir denge-fren sistemi kurulmuştur.

Soru 102

De Cive ve Leviathan eserleriyle siyaset bilimini kurduğunu ileri süren yazar kimdir?

Seçenekler

A
Thomas More
B
Christopher Hill
C
Thomas Hobbes
D
Oliver Cromwell
E
Epikuros
Açıklama:
Devrim ve iç savaş yıllarını İngiltere dışında geçiren Thomas Hobbes, De Cive (Yurttaş Üzerine) ve Leviathan adlı yapıtlarıyla kendisinden önce hiçbir düşünürün başaramadığı bir işi gerçekleştirip siyaset bilimini (ya da kendi deyişiyle siyaset felsefesini) kurduğunu ileri sürer.

Soru 103

Hobbes, devletin ne olduğunun ve nasıl işlediğinin anlaşılabilmesi için hangi yöntemin kullanılması gerektiğini belirtir?

Seçenekler

A
Araştırıcı
B
Çözümleyici
C
Denetleyici
D
Ayrıştırıcı-birleştirici
E
Sorgulayıcı-çözümleyici
Açıklama:
Hobbes, devletin ne olduğunun ve nasıl işlediğinin anlaşılabilmesi için “ayrıştırıcı-birleştirici” yöntemin kullanılması gerektiğini belirtir. Kendi deyişiyle “Bir şeyi anlayabilmek için, onu oluşturan parçalardan hareket edilmelidir”.

Soru 104

Hobbes, devletin ne olduğunun ve nasıl işlediğinin anlaşılabilmesi için hangi yöntemin kullanılması gerektiğini belirtir?

Seçenekler

A
Araştırıcı
B
Çözümleyici
C
Denetleyici
D
Ayrıştırıcı-birleştirici
E
Sorgulayıcı-çözümleyici
Açıklama:
Hobbes, devletin ne olduğunun ve nasıl işlediğinin anlaşılabilmesi için “ayrıştırıcı-birleştirici” yöntemin kullanılması gerektiğini belirtir. Kendi deyişiyle “Bir şeyi anlayabilmek için, onu oluşturan parçalardan hareket edilmelidir”.

Soru 105

Aşağıdakilerden hangisi Hobbes’a göre savaş durumunu doğuran nedenlerden biri değildir?

Seçenekler

A
İnsanların birbirini öldürebilme eşitliği.
B
Aynı şeye arzu duyan insanların birbirleriyle rekabet ve dolayısıyla düşmanlık içinde olmaları.
C
Karşılıklı güvensizlik.
D
İçgüdüler.
E
Üstünlüğünü kabul ettirebilmek.
Açıklama:
İnsanlar doğa durumunda eşittirler. Ancak bu doğal eşitlik, herkesin aynı oranda bedensel ve zihinsel güce sahip olması demek değildir. Doğal eşitlik, insanların birbirlerini öldürebilme eşitliğidir. Doğal eşitlik, amaçlara erişme umudunun eşitliğini doğurur. Bunun anlamı, haz peşinde koşup aynı şeylere arzu duyan insanların birbirleriyle sürekli bir rekabet dolayısıyla bir düşmanlık içinde bulunmalarıdır. Eşitliğin ve rekabetin sonucu karşılıklı bir güvensizliktir. İnsanların kendi zihinsel yetilerinden ve akıl yürütmelerinden eşit derecede memnun olmaları, savaşın son nedenini yaratır. Her insan kendi düşüncelerinin doğru olduğunu kabul eder ve bu yüzden kendisini diğerlerinden üstün görür. İçgüdüler ise savaş durumunu doğuran nedenler zincirinde yer almamaktadır.

Soru 106


  1. Gerçekte ahlaki kurallardır.

  2. Fiziksel bir zorlama gücüne sahip değillerdir.

  3. Tanrısal bir güçten kaynaklanırlar.


Hangisi ya da hangileri Hobbes’a göre doğal yasaya ilişkin özelliklerdendir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I, II
D
II, III
E
I, II, III
Açıklama:
Hobbes’a göre “doğal yasa, akılla bulunan ve insanın kendi yaşamı için zararlı ya da yaşamını koruma yollarını engelleyici olanı yasaklayan bir genel kuraldır.” Barışın elde edilmesi için ne yapılmasını da öğütleyen doğal yasalar, Tanrı’dan ya da tanrısal bir güçten kaynaklanmazlar; dahası fiziksel bir zorlama gücüne de sahip değillerdir. İnsanı sadece vicdanen bağlayabildikleri için gerçekte ahlaki kurallardır.

Soru 107

Aşağıdakilerden hangisi Hobbes’un toplum sözleşmesine ilişkin doğru bir ifade değildir?

Seçenekler

A
Tarihsel bir gerçekliğe sahiptir.
B
Yurttaşlar arasında oy birliğiyle gerçekleştirilir.
C
İki aşamalı bir sözleşmedir.
D
Sürekli yinelenir.
E
Bireyler, sözleşmeyle yaratılan egemene itaat sözü verirler.
Açıklama:
Toplum sözleşmesi, tarihsel bir gerçekliğe sahip değildir. Hobbes, sözleşmeyi açıklarken insanların “demişçesine” birleşip devleti kurduklarını belirterek bu sözleşmenin zımni (örtük) bir nitelik taşıdığını vurgulamıştır.

Soru 108

Aşağıdakilerden hangisi Hobbes’un egemenliğe ilişkin görüşlerinden değildir?

Seçenekler

A
Bağımsızdır.
B
Sınırlandırılabilir.
C
Birdir.
D
Mutlaktır.
E
Ondan daha üstün bir erk yoktur.
Açıklama:
Egemenlik bağımsızdır, birdir, mutlaktır ve ondan daha üstün bir erk yoktur. Hiçbir yükümlülük altında olmayan egemen, tüm siyasal iktidarı, tüm kamusal gücü elinde toplamıştır ve ülkede onu sınırlayabilecek bir başka güç yoktur.

Soru 109


  1. Yasama

  2. Yürütme

  3. Yargı


Hangisi ya da hangileri Hobbes’a göre egemenin haklarındandır?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I, II
D
II, III
E
I, II, III
Açıklama:
Egemen, egemenliğinin özelliklerinden ötürü yasama hakkını elinde bulundurur. Bundan sonra gelen haklarının başında, yaptığı yasaların iyi bir biçimde uygulanmasını sağlamak (yani yürütme gücü) ve bu yasalarla ya da olaylarla ilgili olarak ortaya çıkabilecek bütün anlaşmazlıkları dinleyip karara bağlamak (yani yargı gücü) gelir.

Soru 110

Yönetim Üzerine İki İnceleme kitabının yazarı, devrim dönemi düşünürü kimdir?

Seçenekler

A
Thomas More
B
John Locke
C
Thomas Hobbes
D
Oliver Cromwell
E
Christopher Hill
Açıklama:
John Locke (1632-1704), tıpkı Thomas Hobbes gibi bir devrim dönemi düşünürüdür; yine onun gibi bir devrimden, yani 1688 Devrimi’nden etkilenerek siyasal kuramını ortaya koymuştur. 1690 yılında yayımlanan Yönetim Üzerine İki İnceleme adlı kitabında sergilediği devlet modeliyle, büyük ölçüde, devrimden sonra İngiltere’de kurulan siyasal yapıyı teorik olarak doğrulamayı amaçlamıştır.

Soru 111


  1. John Lilburne

  2. Richard Overton

  3. John Locke


Hangisi ya da hangileri Düzleyiciler hareketinin önderlerindendir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I, II
D
II, III
E
I, II, III
Açıklama:
1640 Devrimi’nin son yıllarında ortaya çıkan ve iktidarı ele geçiren Cromwell tarafından bastırılan iki siyasal hareketten ilki olan Düzleyiciler (Levellers) hareketinin önderleri John Lilburn ve Richard Overton’dur.

Soru 112

Eşitlikçi düşünceleriyle Jean-Jacques Rousseau’nun habercisi olan Kazıcılar Hareketi’nin en önemli önderi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
John Lilburne
B
Richard Overton
C
John Locke
D
Karl Max
E
Gerrard Winstanley
Açıklama:
Mülksüzlerin çıkarlarını temsil eden ve topraklarından çıkarılmış bir kır proletaryası üyelerinin doğrudan eylemle bir tür tarımsal komünizme geçme çabası olan Kazıcılar Hareketi’nin en önemli lideri Gerrard Winstanley’dır.

Soru 113

Locke’un siyasal kuramına göre insanların toplum sözleşmesiyle devlet durumuna geçmelerinin sebebi nedir?

Seçenekler

A
Savaş durumundan kurtularak mülkiyetin korunmasını garanti altına almak
B
Doğal yasalar ışığında insanların nasıl yaşayacaklarını belirlemek
C
Özgürlük tanımının bir kişiye zarar verme özgürlüğü olarak kullanılmasının önüne geçmek
D
Toplum sözleşmesinin tekrarlanmasını sağlamak
E
Doğa durumundaki haklardan eşit bir şekilde yararlanmak
Açıklama:
Locke’un kuramının analizini yapabilecek ve bu kuramda biçimlenen liberal modern devleti değerlendirebileceksiniz.

Soru 114

Aşağıdakilerden hangisi 1640 Devrimi’nin nedenlerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Hükümetin baskıcı yönetim anlayışını bırakması
B
Ağır ve haksız vergilerin kaldırılması
C
Kralın düzenli ve sürekli bir ordusu olması
D
Ticaret ve sanayinin gelişmesini sınırlayan düzenlemelere son verilmesi
E
Anglikan Kilisesi’nin üstünlüğünün kaldırılarak dinsel özgürlüğün sağlanması
Açıklama:
1640 ile 1688 İngiliz Devrimleri’nin nedenlerini ve sonuçlarını açıklayabileceksiniz.
C seçeneği hariç diğer seçenekler 1640 Devrimi'nin nedenlerindendir. Kralın düzenli ve sürekli bir orduya sahip olması bu nedenlerden değildir. Doğru cevap C seçeneğidir.

Soru 115

Aşağıdakilerden hangisi egemenin özelliklerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Yaptığı yasalarla bağımlıdır.
B
Yasama gücüne sahiptir
C
Bağımsızdır
D
Erk sahibidir
E
Bölünmezdir
Açıklama:
Toplum sözleşmesi kuramının özgünlüğünü ve anlamını tanımlayabileceksiniz.
A seçeneği dışındaki seçenekler egemenin özelliklerindendir. " Egemen yaptığı yasalarla bağımlıdır" seçeneği egemenin haklarna girer. Doğru cevap A seçeneğidir.

Soru 116

Aşağıdakilerden hangisi önderleri John Lilburne ve Richard Overton’un olduğu Düzleyicilerin savunduğu görüşlerden biridir?

Seçenekler

A
Halk siyasal olarak özgür olmalıdır.
B
Kilise, Avam Kamarası’ndan üstün konuma getirilmelidir.
C
Bireylerin doğuştan sahip olduğu devredilmez haklar, özellikle mülkiyet hakkı güvence altına alınmalıdır.
D
Toplumsal ve siyasal yaşam Kilise’nin kurallarına bağımlı olmalı ve dinsel hoşgörü ortamı sağlanmalıdır.
E
Yasaların düzenlemediği alanda, insanlar, akıllarınca kendileri için en yararlı gördükleri şeyleri yapmakta özgür olmalıdır.
Açıklama:
Locke’un kuramının analizini yapabilecek ve bu kuramda biçimlenen liberal modern devleti değerlendirebileceksiniz.
C seçeneği Düzenleyicilerin savunduğu görüşlerden biridir. Doğal yasalar gözetilmelidir. Bireylerin doğuştan sahip olduğu devredilmez haklar, özellikle mülkiyet hakkı güvence altına alınmalıdır. Bu yüzden, doğru cevap C seçeneğidir.

Soru 117

John Locke’a göre en iyi siyasal yönetim biçimi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Mutlak Monarşi
B
Diktatörlük
C
Oligarşi
D
Demokrasi
E
Karma Yönetim
Açıklama:
Locke’un kuramının analizini yapabilecek ve bu kuramda biçimlenen liberal modern devleti değerlendirebileceksiniz.
John Lock'a göre en iyi siyasal yönetim biçimi karma yöntemdir. Doğru cevap E seçeneğidir.

Soru 118

Aşağıdakilerden hangisi 1688 Devrimi’nin sonuçlarından biridir?

Seçenekler

A
Avam Kamarası üstün konuma getirildi.
B
Özel mülkiyet devletin keyfi müdahalelerinden kurtarıldı.
C
Bireylerin doğuştan sahip olduğu devredilmez haklar güvence altına alındı.
D
Halka her anlamda özgürlük verildi.
E
Toplumsal ve siyasal yaşam Kilise’nin kurallarınına tabi kılındı.
Açıklama:
Locke’un kuramının analizini yapabilecek ve bu kuramda biçimlenen liberal modern devleti değerlendirebileceksiniz.
B seçeneği 1688 Devrimi'nin sonuçlarından biridir. Doğru cevap B seçeneğidir.

Soru 119

Thomas Hobbes'a göre, egemenin en temel görevi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Savaşa ve barışa karar vermek
B
Para basmak ve vergi toplamak
C
Kamusal düzeni bozucu olarak kabul ettiği her düşünceyi yasaklamak
D
Halkın esenliğini sağlamak
E
Mülkiyeti tanımlayıp belirlemek
Açıklama:
Hobbes’un kuramının analizini yapabilecek ve bu kuramda biçimlenen otoriter modern devleti değerlendirebileceksiniz.
Halkın esenliğini sağlamak, egemenin temel görevlerindendir. Doğru cevap D seçeneğidir.

Soru 120

Üretim araçlarının ortak mülkiyeti üzerine kurulu sınıfsız ve devletsiz bir toplum modeli anlamına gelen yönetim biçimi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Aristokrasi
B
Komünizm
C
Monarşi
D
Oligarşi
E
Kapitalizm
Açıklama:
Locke’un kuramının analizini yapabilecek ve bu kuramda biçimlenen liberal modern devleti değerlendirebileceksiniz.
Doğru seçenek B seçeneğidir.

Soru 121

Aşağıdakilerden hangisi Locke’un liberal devlet modelinin etkilerinden biridir?

Seçenekler

A
Amerikan devrimcileri Locke’un ilkelerinden esinlenmiştir
B
Halk adına hareket eden siyasal yönetim yaşam, özgürlükler ve mallar haklarını korumakla yükümlüdür
C
Yürütme gücünün, yasaları uygulayıp yürütmek için sürekli olmasıdır
D
Yönetimin mutlak bir nitelik almasının engellenmesidir
E
Gerektiğinde fiziksel güç kullanarak yasaların uygulanmasını sağlar
Açıklama:
Locke’un kuramının analizini yapabilecek ve bu kuramda biçimlenen liberal modern devleti değerlendirebileceksiniz.
Doğru cevap A seçeneğidir.

Soru 122

Egemenin temel görevi nedir?

Seçenekler

A
Halkın esenliğidir.
B
Krallığın devamlılığıdır.
C
Kilisenin daha da kutsallaştırılmasıdır.
D
Papanın egemenliğine son vermektir.
E
Halkın vergilerinin arttırılmasıdır.
Açıklama:
Hobbes’un kuramının analizini yapabilecek ve bu kuramda biçimlenen otoriter modern devleti değerlendirebileceksiniz.
Egemen, mutlak hakları sayesinde görevlerini layıkıyla yerine getirebilmektedir. Görevleri tek bir cümlede özetlenebilir: Halkın esenliği en yüce yasadır. Aslında bu, egemenin temel görevidir ve devletin yaratılış amacını ifade etmektedir.

Soru 123

Locke'a göre mülkiyet nedir?

Seçenekler

A
Yaşamların, özgürlüklerin ve malların korunmasıdır.
B
Kralın mallarının korunmasıdır.
C
Kilisenin özgürlüğünün korunmasıdır.
D
Halkın özgürlük ve yaşamlarına sınır getirilmesidir.
E
Soyluların mallarına ve özgürlüklerine el konulmasıdır.
Açıklama:
1640 ile 1688 İngiliz Devrimleri’nin nedenlerini ve sonuçlarını açıklayabileceksiniz.
Mülkiyet Locke'a göre biri geniş diğeri dar olan iki anlama sahiptir. Geniş anlamıyla mülkiyet, yaşamı, özgürlükleri ve malları ifade eder. Dar anlamıyla mülkiyet ise sadece malları kapsar. Locke'un kendi deyişiyle "benim, mülkiyet genel adı altında topladığım yaşamların, özgürlüklerin ve malların korunmasıdır".

Soru 124

Hobbes'un kuramındaki modern devlet nedir?

Seçenekler

A
Kralın elindeki devlet.
B
Kilisenin modernize ettiği devlet.
C
Papanın kutsallaştırıp yönettiği devlet.
D
Totaliter bir devlet.
E
Otoriter bir biçimde düzenlenmiş olan devlet.
Açıklama:
1640 ile 1688 İngiliz Devrimleri’nin nedenlerini ve sonuçlarını açıklayabileceksiniz.
Hobbes'un kuramındaki modern devlet, otoriter bir biçimde düzenlenmiştir. Çünkü egemenin elinde bulundurduğu egemenlik erki hiçbir şekilde sınırlandırılmamıştır. Egemenin karşısında ne içsel bir sınır ne de dışsal bir sınır vardır. Gücü yettiği oranda her şeyi yapma hakkı olan bir devlettir bu.

Soru 125

Locke' e göre bir kralın tiran sayılabilmesi için aşağıdaki durumlardan hangisi olmalıdır?

Seçenekler

A
Kralın bireylerin doğal haklarını çiğnemesi.
B
Kralın mülkiyet hakkının korunması.
C
Kralın halkına kendini adaması.
D
Kralın parlamentoya tam destek vermesi.
E
Kralın yasakları kaldırması.
Açıklama:
1640 ile 1688 İngiliz Devrimleri’nin nedenlerini ve sonuçlarını açıklayabileceksiniz.
Bir Kralın tiran sayılabilmesi için belli durumların ortaya çıkması gerekir. Bu durumlar şöyle sıralanabilir: Kralın bireylerin doğal haklarını çiğnemesi. Kralın kamusal iyiliği, ortak yararı gözetmemesi. Kralın Parlamento'yu ortadan kaldırması. Kralın Parlamento'nun yaptığı pozitif yasaları hiçe sayması. Kralın iktidarını kişisel isteklerine, tutkularına alet edip keyfi bir şekilde kullanması. Kralın görevini ihmal etmesi ya da yerine getirmemesi yüzünden yasaların uygulanamaması.

Soru 126

yüzyılda siyasal iktidarı büyük bir güçle temellendirmiş ve mutlak iktidarın yani modern devletin ta kendisinin zorunluluğunu ortaya koyup savunan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Francis Bacon
B
Thomas Hobbes
C
Rene Descartes
D
John Locke
E
Jean-Jacques Rousseau
Açıklama:
Thomas Hobbes (1588-1679), siyasal iktidarı başka hiçbir yazarın yapamadığı ölçüde büyük bir güçle temellendirmiş ve mutlak iktidarın zorunluluğunu tutarlı bir biçimde ortaya koyup savunmuştur. Hobbes’un kuramında beliren mutlak iktidar, gerçekte modern devletin ta kendisidir.

Soru 127

yüzyılda İngiltere’de ortaya çıkan, Anglikan Kilisesi’ni Katolikliğin kalıntılarından arındırmayı amaçlayan dinsel öğreti ve reform hareketi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Protestanlık
B
Evanjelizm
C
Kalvinizm
D
Püretenlik
E
Okültizm
Açıklama:
Püritenlik: XVII. yüzyılda İngiltere’de ortaya çıkan ve Anglikan Kilisesi’ni Katolikliğin kalıntılarından arındırmayı amaçlayan dinsel öğreti ve reform hareketidir. Yaşamın dinsel ve ahlaki ilkelere göre düzenlenmesini savunan Püritenliğin köktenci gruplarından biri, bugün ABD’de varlığını sürdüren Quaker mezhebidir.

Soru 128

Hobbes’un “Bölünmezlik İlkesi” düşüncesi aşağıdakilerden hangisinde doğru açıklanmıştır?

Seçenekler

A
Egemen devlet erkinin farklı güçlere dağıtılmasının reddedilmesidir
B
Toplumun sosyal yapısının sınıfsal bir ayrışmaya uğratılamayacağını savunan ilkedir
C
Kilisenin gücünün tek elde toplanmasını isteyen düşüncedir
D
Devletin dini dışında herhangi bir dine inanmanın yasaklanması ve toplumsal din bütünlüğünün sağlanması düşüncesidir
E
Devletin mali yapısının tek bir hazineye yani Kraliyet hazinesine aktarılarak harcamaların tek bir elden yapılması
Açıklama:
Egemen erk bölünmezdir. Bölünmezlik ilkesi, devlet erkinin farklı güçlere dağıtılmasının reddedilmesidir. Hobbes, bu görüşünü desteklemek için İngiltere’nin yaşadığı iç savaşı örnek gösterir: “Kendi içinde bölünmüş bir krallık ayakta duramaz çünkü önceden bu bölünme olmadıkça, karşıt ordulara ayrılma asla olamaz.

Soru 129

I. Yasa geriye işleyemez.
II. Yasa adaletin kendisidir.
III. Yasa açık ve gerekli olmalıdır.
IV. Yasa mutlak monarşinin sözüdür.
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Hobbes’a göre pozitif yasaların özelliklerindendir?

Seçenekler

A
I, II ve IV
B
II ve III
C
II, III ve IV
D
I, II ve III
E
I ve IV
Açıklama:
Hobbes’a göre pozitif yasaların çeşitli özellikleri bulunmaktadır: “Yasanın olmadığı yerde adaletsizlik olmaz” diyen Hobbes daha açıkçası, pozitif yasalar adaletin ta kendisidir demek ister. Ayrıca yasa geriye işleyemez ve yasa açık ve gerekli olmalıdır şeklinde özellikler sıralar.

Soru 130

Devlet erkinin temelini oluşturan üç büyük güç aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?

Seçenekler

A
kilise, imparator ve senato
B
meclis, papa ve burjuvazi
C
yasama, yürütme ve yargı
D
kilise, yasama ve senato
E
burjuvazi, kral ve papa
Açıklama:
Devlet erkinin temelini oluşturan üç güç, egemenin elinde toplanmış yasama, yürütme ve yargıdır.

Soru 131

1640 Devrimi’nin son yıllarında ortaya çıkan ve iktidarı ele geçiren Cromwell tarafından bastırılan iki siyasal hareket aşağıdakilerden hangisinde birlikte verilmiştir?

Seçenekler

A
Demokratlar ve Cumhuriyetçiler
B
Düzleyiciler ve Kazıcılar
C
Kralcılar ve Tapınakçılar
D
Püritenler, Protestanlar
E
Anarşistler, Özgürlükçüler
Açıklama:
1640 Devrimi’nin son yıllarında ortaya çıkan ve iktidarı ele geçiren Cromwell tarafından bastırılan iki siyasal hareketten ilki olan Düzleyiciler (Levellers) özgürlükçü düşünceleriyle Locke’un, ikincisi olan Kazıcılar (Diggers) ise eşitlikçi düşünceleriyle Jean-Jacques Rousseau’nun, hatta Karl Marx’ın habercileri gibidir.

Soru 132

Temelde Karl Marx ile Friedrich Engels’in kuramlarıyla özdeşleştirilen, üretim araçlarının ortak mülkiyeti üzerine kurulu sınıfsız ve devletsiz bir toplum modeli tasarımı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Kapitalizm
B
Sosyalizm
C
Anarşizm
D
Komünizm
E
Totalitarizm
Açıklama:
Komünizm: Temelde Karl Marx ile Friedrich Engels’in kuramlarıyla özdeşleştirilen komünizm, üretim araçlarının ortak mülkiyeti üzerine kurulu sınıfsız ve devletsiz bir toplum modeli tasarımıdır.

Soru 133

“Sınırlı Siyasal Yönetim” modeli nerede ve ne zaman hayata geçirilmiştir?

Seçenekler

A
1696 - Fransa
B
1712 - İngiltere
C
1688 - İngiltere
D
1701 - Fransa
E
1675 - ABD
Açıklama:
Locke, sözleşmeyle belirlenen siyasal yönetimin demokrasi, oligarşi ya da monarşi biçimlerini alabileceğini kabul eder. Ancak, Hobbes’un kuramında yer alan mutlak monarşinin hiçbir sınırı bulunmadığından ötürü siyasal toplumla uyuşmadığını, böyle bir yönetimin aslında savaşı içeren doğa durumundan başka bir şey olmadığını vurgular. Devlet farklı yönetim biçimleri şeklinde örgütlenebilirse de Locke’un tercihi, bir tür karma yönetim modelidir. Gerçekte bu model, 1688 Devrimi ile İngiltere’de hayata geçirilen anayasal monarşidir.

Soru 134

“Güçler Ayrımı Kuramı” ile anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Yasama, yürütme ve yargının farklı kişilerden oluşan farklı organların ellerine bırakılmış olması
B
Devlet otoritesinin ve dini otoritenin birbirinden ayrı yetkilerle donatılması
C
Erk’i elinde bulunduran kişi ya da grubun yönetimi çeşitli gruplara bölüştürmesi
D
Asker gücü ile devlet yönetiminin ayrı ellerde bulunması
E
Egemenlik hakkının yalnızca tanrısal temelli olmayıp, halkın da söz sahibi olması
Açıklama:
Güçler Ayrımı Kuramı’nın Montesquieu tarafından ortaya konduğu kabul edilir ve başta XVIII. yüzyıldaki Amerikan ve Fransız anayasaları olmak üzere tüm demokratik anayasalarda bir şekilde yer bulur. Bu kuramın klasik biçimine göre yasama, yürütme ve yargı güçleri farklı kişilerden oluşan farklı organların ellerine bırakılmış ve aralarında bir denge-fren sistemi kurulmuştur.

Soru 135

De Cive ve Leviathan eserleriyle siyaset bilimini kurduğunu ileri süren yazar kimdir?

Seçenekler

A
Thomas More
B
Christopher Hill
C
Thomas Hobbes
D
Oliver Cromwell
E
Epikuros
Açıklama:
Devrim ve iç savaş yıllarım İngiltere dışında geçiren Thomas Hobbes, De Cive (Yurttaş Üzerine) ve Leviathan adlı yapıtlarıyla kendisinden önce hiçbir düşünürün başaramadığı bir işi gerçekleştirip siyaset bilimini (ya da kendi deyişiyle siyaset felsefesini) kurduğunu ileri sürer.

Soru 136

Hobbes, devletin ne olduğunun ve nasıl işlediğinin anlaşılabilmesi için hangi yöntemin kullanılması gerektiğini belirtir?

Seçenekler

A
Araştırıcı
B
Çözümleyici
C
Denetleyici
D
Ayrıştırıcı-birleştirici
E
Sorgulayıcı-çözümleyici
Açıklama:
Hobbes, devletin ne olduğunun ve nasıl işlediğinin anlaşılabilmesi için “ayrıştırıcı-birleştirici” yöntemin kullanılması gerektiğini belirtir. Kendi deyişiyle “bir şeyi anlayabilmek için, onu oluşturan parçalardan hareket edilmelidir”.

Soru 137

I. Hayvan gibi yaşamını sürdürme içgüdüsüne sahiptir.
II. Her davranışının altında yatan ile kendini korumadır.
III. Bencil bir yaratıktır.
Hangisi ya da hangileri Hobbes’un insana dair görüşlerindendir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I, II
D
II, III
E
I, II, III
Açıklama:
Hobbes’a göre insan, hayvan gibi yaşamını sürdürme içgüdüsüne sahiptir. Dolayısıyla, her insan davranışının ardında yatan fizyolojik ilke, kendini korumadır. İnsan, (Epikuros’un da ileri sürdüğü gibi) her zaman hazza, yaşamını iyi bir şekilde sürdürmesini sağlayan şeylere doğru yönelen, buna karşılık elemden, acıdan, yaşamına zararlı olan şeylerden kaçınan bencil bir yaratıktır.

Soru 138

Aşağıdakilerden hangisi Hobbes’a göre savaş durumunu doğuran nedenlerden biri değildir?

Seçenekler

A
İnsanların birbirini öldürebilme eşitliği.
B
Aynı şeye arzu duyan insanların birbirleriyle rekabet ve dolayısıyla düşmanlık içinde olmaları.
C
Karşılıklı güvensizlik.
D
İçgüdüler.
E
Üstünlüğünü kabul ettirebilmek.
Açıklama:
İçgüdüler, savaş durumunu doğuran nedenler zincirinden bir unsur değildir.

Soru 139

I. Gerçekte ahlaki kurallardır.
II. Fiziksel bir zorlama gücüne sahip değillerdir.
III. Tanrısal bir güçten kaynaklanırlar.
Hangisi ya da hangileri Hobbes’a göre doğal yasaya ilişkin özelliklerdendir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I, II
D
II, III
E
I, II, III
Açıklama:
Barışın elde edilmesi için ne yapılmasını da öğütleyen doğal yasalar, Tanrı’dan ya da tanrısal bir güçten kaynaklanmazlar; dahası fiziksel bir zorlama gücüne de sahip değillerdir.

Soru 140

Aşağıdakilerden hangisi Hobbes’un toplum sözleşmesine ilişkin doğru bir ifade değildir?

Seçenekler

A
Tarihsel bir gerçekliğe sahiptir.
B
Yurttaşlar arasında oy birliğiyle gerçekleştirilir.
C
İki aşamalı bir sözleşmedir.
D
Sürekli yinelenir.
E
Bireyler, sözleşmeyle yaratılan egemene itaat sözü verirler.
Açıklama:
Toplum sözleşmesi, tarihsel bir gerçekliğe sahip değildir. Hobbes, sözleşmeyi açıklarken insanların “demişçesine” birleşip devleti kurduklarını belirterek bu sözleşmenin zımni (örtük) bir nitelik taşıdığını vurgulamıştır.

Soru 141

Aşağıdakilerden hangisi Hobbes’un egemenliğe ilişkin görüşlerinden değildir?

Seçenekler

A
Bağımsızdır
B
Sınırlandırılabilir
C
Birdir
D
Mutlaktır
E
Ondan daha üstün bir erk yoktur.
Açıklama:
Egemenlik bağımsızdır, birdir, mutlaktır ve ondan daha üstün bir erk yoktur. Hiçbir yükümlülük altında olmayan egemen, tüm siyasal iktidarı, tüm kamusal gücü elinde toplamıştır ve ülkede onu sınırlayabilecek bir başka güç yoktur.

Soru 142

I. Yasama
II. Yürütme
III. Yargı
Hangisi ya da hangileri Hobbes’a göre egemenin haklarındandır?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I, II
D
II, III
E
I, II, III
Açıklama:
Egemen, egemenliğinin özelliklerinden ötürü yasama hakkını elinde bulundurur. Bundan sonra gelen haklarının başında, yaptığı yasaların iyi bir biçimde uygulanmasını sağlamak (yani yürütme gücü) ve bu yasalarla ya da olaylarla ilgili olarak ortaya çıkabilecek bütün anlaşmazlıkları dinleyip karara bağlamak (yani yargı gücü) gelir.

Soru 143

Yönetim Üzerine İki İnceleme kitabının yazarı, devrim dönemi düşünürü kimdir?

Seçenekler

A
Thomas More
B
John Locke
C
Thomas Hobbes
D
Oliver Cromwell
E
Christopher Hill
Açıklama:
John Locke (1632-1704), tıpkı Thomas Hobbes gibi bir devrim dönemi düşünürüdür; yine onun gibi bir devrimden, yani 1688 Devrimi’nden etkilenerek siyasal kuramını ortaya koymuştur. 1690 yılında yayımlanan Yönetim Üzerine İki İnceleme adlı kitabında sergilediği devlet modeliyle, büyük ölçüde, devrimden sonra Ingiltere’de kurulan siyasal yapıyı teorik olarak doğrulamayı amaçlamıştır.

Soru 144

I. John Lilburne
II. Richard Overton
III. John Locke
Hangisi ya da hangileri Düzleyiciler hareketinin önderlerindendir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I, II
D
II, III
E
I, II, III
Açıklama:
1640 Devrimi’nin son yıllarında ortaya çıkan ve iktidarı ele geçiren Cromwell tarafından bastırılan iki siyasal hareketten ilki olan Düzleyiciler (Levellers) hareketinin önderleri John Lilburn ve Richard Overton’dur.

Soru 145

XVII. yüzyılda İngiltere’de Anglikan kilisesine karşı çıkan dini öğretinin adı nedir?

Seçenekler

A
Leviathan
B
Kralların Kutsal Hakkı
C
Püritenlik
D
Ayrıştırıcı-birleştirici yöntem
E
Öldürebilme Eşitliği
Açıklama:
XVII. yüzyılda İngiltere’de ortaya çıkan ve Anglikan kilisesini Katolikliğin kalıntılarından arındırmayı amaçlayan dinsel öğreti ve reform hareketine Püritenlik adı verilir. Yaşamın dinsel ve ahlaki ilkelerine göre düzenlenmesinin savunan Püritenliğin köktenci gruplarından biri, bugün ABD’de varlığın sürdüren Quaker mezhebidir.

Soru 146

Hobbes’a göre, aşağıdakilerden hangisi insan doğasına göre yanlıştır?

Seçenekler

A
İnsan da hayvanlar gibi yaşamını sürdürme içgüdüsüne sahiptir.
B
İnsanın kendini koruma içgüdüsü vardır.
C
İnsan, acıdan uzak durma ihtiyacı duyar.
D
İnsan, zorunlu ve doğal olarak sözcükleri oluşturarak konuşmayı yaratır.
E
İnsanın, her zaman haz aldığı şeylere doğru gitme eğilimi vardır.
Açıklama:
Hobbes’a göre, insanda, hayvanda bulunmayan iki özellik vardır: konuşmak ve geleceği düşünmek. Konuşma doğal değildir. İnsan, sözcükleri keyfi ve iradi bir biçimde oluşturarak konuşmayı yaratır. Konuşma sayesinde de aklını geliştirir, neden sonuç ve sonuç neden ilişkisi kurar.

Soru 147

I. İnsanlar doğa durumunda eşittirler.
II. Doğal eşitlik, amaçlara erişme umudunun eşitliğini doğurur.
III. Eşitliğin ve rekabetin sonucu karşılıklı bir güvensizliktir.
Yukarıdakilerden hangileri Hobbes’a göre, doğa durumu açısından doğru ifadelerdir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
I ve II
C
I ve III
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
İnsanlar doğa durumunda eşittirler. Bu aynı zamanda, öldürebilme eşitliğidir. Bu doğal eşitlik amaçlara erişme umudunun eşitliğini doğurur. Eşitliğin ve rekabetin sonucu karşılıklı bir güvensizliktir. Bu durumların hepsi savaş durumunu doğuran nedenler zinciri olarak da adlandırılır. Yukarıda ifade edilen üç ifade de doğrudur Hobbes’a göre.

Soru 148

I. Egemenlik halk içindir.
II. Egemen erk süreklidir.
III. Egemen erk, bölünmezdir.
Yukarıdakilerden hangileri egemenlik konusuyla ilgili olarak doğru olarak ifade edilmiştir?

Seçenekler

A
Yalnız II
B
Yalnız III
C
I ve III
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Egemenlik, halk için değildir. Egemenlik devlete içkindir, devletin özünü oluşturur. Egemen erk de süreklidir. Egemen erk bölünmezdir ve buna aynı zamanda bölünmezlik ilkesi adı verilir. Bu nedenle sadece II ve III ifadeleri doğrudur.

Soru 149

Siyasal Liberalizm’in yaratıcısı olarak kabul edilen düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Thomas Hobbes
B
John Locke
C
Jean Bodin
D
Jean-Jacques Rousseau
E
Montesquieu
Açıklama:
John Locke (1632-1704), tıpkı Thomas Hobbes gibi bir devrim dönemi düşünürüdür. Yine onun gibi bir devrimden, yani 1688 Devrimi’nden etkilenerek siyasal kuramını ortaya koymuştur.

Soru 150

1688 Devrimi’nin sonuçları hangi şıkta doğru olarak verilmiştir?

Seçenekler

A
Dinsel - Ekonomik - Siyasal
B
Dinsel - Siyasal - Devrimsel
C
Ekonomik - Toplumsal - Demokrasi
D
Toplumsal - Dinsel - Emperyalizm
E
Siyasal - Sosyal - Toplumsal
Açıklama:
İlk bakışta salt bir iktidar değişimi gibi görünen 1688 Devrimi’nin çok ciddi sonuçları olmuştur. Bu sonuçları üç başlık altında toplamak mümkündür. Bu başlıklar sırasıyla, dinsel, ekonomik ve siyasal alanlardır.

Soru 151

I. Halk her bakımdan özgür olmalıdır.
II. Doğal yasalar gözetilmelidir.
III. Doğal yasalar, insanlara yaşam araçları üzerinde ortak haklar tanır.
Yukarıda verilen ifadelerden hangileri Düzleyiciler akımının desteklediği fikirlerdendir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
I ve II
C
I ve III
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Düzleyicilere göre, halk her bakımdan özgür olmalıdır ve doğal yasalar gözetilmelidir. Siyasal haklar mülkten bağımsız olmalıdır ve toplumsal ve siyasal yaşam Kilise’nin kurallarından bağımsız kılınmalı ve dinsel hoşgörü ortamı olmalıdır. Öte yanda, doğal yasaların insanlara yaşam araçları üzerinde ortak haklar tanıması Düzleyicilerin değil Kazıcıların desteklediği bir düşüncedir.

Soru 152

Locke’a göre, meşruluğun yitirilmesi durumlarından hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Kralın bireylerin doğal haklarını çiğnemesi
B
Kralın kamusal iyiliği, ortak yararı gözetmemesi
C
Kralın Parlamentoyu ortadan kaldırması
D
Kralın Parlamentonun yaptığı iyi yasaları hiçe sayması
E
Kralın görevini yerine getirmesi ve yasaları takip etmesi
Açıklama:
John Locke, olması gereken siyasal yapıyı oluşturduktan sonra, bu yapının tiranlaşma koşullarını ve sonuçlarını ele alır. A, B, C ve D şıkları, Locke’ın meşruluğun yitirilmesi anlamına gelen durumlar olarak nitelendirilir. Lakin kralın görevini ihlal etmesi ya da yerine getirmemesi yüzünden yasaların uygulanamaması doğru bir cevap olabilirdi.

Soru 153

Kazıcılar hareketi, yapısı itibariyle hangi düşünür için geleceğe bir yol hazırlamıştır?

Seçenekler

A
John Locke
B
Thomas Hobbess
C
Jean Bodin
D
Jean-Jacques Rousseau
E
Montesquieu
Açıklama:
1640 Devrimi’nin son yıllarında ortaya çıkan ve iktidarı ele geçiren Cromwell tarafından bastırılan hareketlerden birisi olan Kazıcılar hareketi eşitlikçi düşünceleriyle Jean-Jacques Rousseau’nun, hatta Karl Marx’ın habercileri gibidir.

Soru 154

Bir toplumda, bir toplulukta ya da bir mecliste çoğunluğun kararının geçerli olması durumuna verilen ad nedir?

Seçenekler

A
Sözleşmenin tekrarlanması
B
Çoğunluk ilkesi
C
Sınırlı siyasal yönetim
D
Güçler ayrımı kuramı
E
Direnme hakkının kullanılma koşulu
Açıklama:
Bir toplumda, bir toplulukta ya da bir mecliste çoğunluğun kararının geçerli olarak kabul edilmesine çoğunluk ilkesi adı verilir. Locke’un deyişiyle, ‘bir topluma katılmakla çoğunluğa karar verme ve uygulama hakkını tanımak aynı şeydir.’

Ünite 6

Soru 1

Aydın despotizmi anlayışını, bir öğreti olarak ortaya ilk koyan aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Papazlar
B
Liberal siyasal iktidar yanlıları
C
Fizyokratlar
D
Fransız filozoflar
E
Spinoza
Açıklama:
Aydınlanmanın toplumsal hedeflerini listeleyebileceksiniz.

Soru 2

Panteizmin tanımı aşağıdakilerin hangisinde doğru olarak verilmiştir?

Seçenekler

A
Sonsuz olan Tanrı'nın doğayle özdeş olduğunu, Tanrı'nın evrenden ayrı ve bağımsız bir varlığının olmadığını öne süren öğretidir.
B
Dinsel iktidarın, dünyevi iktidardan üstün olduğu kabulünden hareketle dinsel iktidarın sahibi olarak Kilise’nin de dünyevi iktidar sahiplerinden üstün olduğu, bu nedenle dünyevi iktidarın da Kilise’ye ait olması gerektiği savı.
C
Terim Yunanca kaynaklı olup sınırlamak, belirlemek, tanımlamak, sürgün etmek, dışlamak gibi anlamlara gelmektedir.
D
İnsanların kendi gereksinimlerini karşılayarak yeterlilik içinde yaşamalarının yanı sıra, iyi yaşamalarını da mümkün kılan, yeterli yaşam için gerekli olan her şeyin üretilip mübadele edildiği, bu bakımdan tümüyle dünyevi olan mükemmel toplum.
E
Katolik anlayışa göre, rahipler tarafından, herhangi bir karşılık beklemeksizin, inananlara verilen ve ilgilinin günahlarının affedildiğini gösteren belge.
Açıklama:
Spinoza’nın Aydınlanmayı haber veren düşüncelerini açıklayabileceksiniz.

Soru 3

Aşağıdakilerden hangisi Aydınlanma Çağı filozoflarından biri değildir?

Seçenekler

A
Voltaire
B
Hume
C
Kant
D
Condorcet
E
Luther
Açıklama:
XVIII. yüzyıla damgasını vuran Aydınlanmayı tanımlayabileceksiniz.

Soru 4

18. yüzyılda, insanlık tarihinin genelde tek bir çizgi üzerinde kaçınılmaz bir biçimde ilerlediği inancı temelinde yapılandırılan kuramın önemli temsilcileri hangi şıkta doğru olarak verilmiştir?

Seçenekler

A
Marquis de Chastellux, Kant, D'holbach
B
Marquis de Chastellux, D'holbach, Hume
C
Turgot, Kant, Condorcet
D
Condorcet, Turgot, Marquis de Chastellux
E
Marquis de Chastellux, Turgot, Kant
Açıklama:
XVIII. yüzyıla damgasını vuran Aydınlanmayı tanımlayabileceksiniz.

Soru 5

Voltaire'nin hangi masalında insanları hayvanlar gibi algılayan uzaydan gelmiş dev Siriusluya savaşın ne denli anlamsız olduğu anlatılır?

Seçenekler

A
Micromégas
B
Candide
C
Zadig
D
Le Mondain
E
Zaire
Açıklama:
Aydınlanmanın siyasal önerilerini açıklayabileceksiniz.

Soru 6

Aydınlanma Filozoflarının tanımladığı "Hukuksal Eşitlik" nedir?

Seçenekler

A
Her siyasal sistemin ve bu sistemin bileşenlerinin, kendi koydukları ölçüler üzerinden bazı savaşların haklı ve meşru, başkalarının ise haksız ve gayrimeşru olduğu düşüncesine sahip olmasıdır.
B
Var olan bozuk siyasal düzenlere karşı, iyi bir siyasal düzenin ya da toplumun mümkün olmasıdır.
C
Sosyo-ekonomik eşitliktir.
D
Her insanın kendi bedeni üzerinde eşit hakka sahip olması dolayısıyla bir başkasına bağımlı olmaması yani bir başkasının mülkiyeti konumunda bulunmamasıdır.
E
Tüm yurttaşların aralarında hiçbir farklılık ya da ayrıcalık gözetilmeksizin yasalar önünde eşit olmalarıdır.
Açıklama:
Aydınlanmanın siyasal önerilerini açıklayabileceksiniz.

Soru 7

Aydınlanma felsefesine genellikle yüklenen en önemli özellik nedir?

Seçenekler

A
Doğal hukuk öğretisi tarafından var oldukları kabul edilen evrensel kuralların her zaman geçerli olması
B
Pozitif yasaların öncülüğü
C
“İyi yönetilen aile, devletin gerçek suretidir ve ailedeki erk, egemen erke benzer" savı
D
Pasif direniş ya da sivil itaatsizlik
E
Dine yönelik kuşkucu ve eleştirel bir tutum takınmış olması
Açıklama:
Aydınlanmanın toplumsal hedeflerini listeleyebileceksiniz.

Soru 8

"Putperestlik çok az kan döktü bizim dinimiz ise yeryüzünü kana buladı" diye yazan yazar aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Voltaire
B
Kant
C
Diderot
D
Condorcet
E
Hume
Açıklama:
Aydınlanmanın siyasal önerilerini açıklayabileceksiniz.

Soru 9

Aydın despotizmi anlayışını bir öğreti olarak ortaya koyan ilk düşünürler kimledir?

Seçenekler

A
Aydınlanmacılar
B
Monarklar
C
Fizyokratlar
D
Filozof Krallar
E
Kazıcılar
Açıklama:
XVIII. yüzyıla damgasını vuran Aydınlanmayı tanımlayabileceksiniz.

Soru 10

Aydınlanmacıların hedefledikleri sonul amacın, yani, hakların ve özgürlüklerin güvence altına alındığı, barışın, adaletin, düzenin sağlandığı ve böylece ortak çıkarın gözetildiği liberal bir siyasal yapının yaratılıp sürdürülmesi için hangi düzenlemelere gereksinim vardır?

Seçenekler

A
Yasaların egemenliği
B
İktidarın sınırlanması
C
Güçler ayrımı
D
Siyasal temsil ve katılım
E
Mülkiyet ölçütü
Açıklama:
Aydınlanmanın toplumsal hedeflerini listeleyebileceksiniz.
Mülkiyet ölçütü

Soru 11

Aşağıdakilerden hangisi Aydınlanma düşünürlerinden değildir?

Seçenekler

A
Voltaire
B
Hume
C
Diderot
D
Kant
E
Thomas Hobes
Açıklama:
XVIII. yüzyıla damgasını vuran Aydınlanmayı tanımlayabileceksiniz.
Thomas Hobes

Soru 12

Aşağıdakilerden hangisi Aydınlanmanın amaçlarındandır?

Seçenekler

A
Otoriteye bağımlı bir yaşam süren insanı yaratmak.
B
İnsan aklının Tanrısal aklın bir uzantısı olmasını sağlamak.
C
İnsanların gerici anlayışa sahip olmalarını sağlamak.
D
İnsanlarda cehaletin doğurduğu korkuyu ortadan kaldırmak.
E
İnsanın aklını kullanmasını engellemek.
Açıklama:
Aydınlanmanın akla ve eğitime verdiği önemi saptayabileceksiniz.
İnsanlarda cehaletin doğurduğu korkuyu ortadan kaldırmak.

Soru 13

Seçkin zümrenin "akıllı, aydın" geri kalanların ise "cahil, bilgisiz" olduğunu savunup toplumsal eşitsizliği kabul eden yaklaşım hangisidir?

Seçenekler

A
Entelektüel elitist tutum
B
Despotizm
C
Bağnazlık
D
Panteizm
E
Püritenlik
Açıklama:
Aydınlanmanın akla ve eğitime verdiği önemi saptayabileceksiniz.
Entelektüel elitist tutum

Soru 14

Aydın despotizmi anlayışını bir öğreti olarak ortaya koyan ilk düşünürler kimlerdir?

Seçenekler

A
Avam kamarası
B
Fizyokratlar
C
Jakobenler
D
Cumhuriyetçiler
E
Hiçbiri
Açıklama:
Aydınlanmanın akla ve eğitime verdiği önemi saptayabileceksiniz.
Fizyokratlar

Soru 15

Aydınlanmanın hedeflediği liberal siyasal yapı için önerdikleri düzenlemeler hangisidir?

Seçenekler

A
Yasaların egemenliği
B
İktidarın sınırlanması
C
Güçler ayrımı
D
Siyasal temsil ve katılım
E
Hepsi
Açıklama:
XVIII. yüzyıla damgasını vuran Aydınlanmayı tanımlayabileceksiniz.
Hepsi

Soru 16

Aşağıdakilerden hangisi Aydınlanmanın toplumsal hedeflerinden değildir?

Seçenekler

A
Ahlaklı toplum
B
Doğal hukuk ve barış
C
Özgürlük
D
Direnme hakkı
E
Eşitlik
Açıklama:
Aydınlanmanın toplumsal hedeflerini listeleyebileceksiniz.
Direnme hakkı

Soru 17

Aydınlanmanın akla dayanarak, geçmişi kötü olarak algılayıp yadsıması ve yetkin bir geleceği düşünsel- kurgusal düzeyde kurması neyin göstergesidir?

Seçenekler

A
İfade özgürlüğü
B
Eşitlik
C
İlerlemeci anlayış
D
Eğitim fetişizmi
E
Bireysel özgürlük
Açıklama:
Aydınlanmanın akla ve eğitime verdiği önemi saptayabileceksiniz.
İlerlemeci anlayış

Soru 18

Aşağıdaki siyasal görüşlerden hangisi, Aydınlanmacılar tarafından benimsenmez?

Seçenekler

A
Hukuk reformunun yapılması
B
Direnme hakkının kullanılması
C
Kralın filozof olması
D
Parlamenter monarşinin kurulması
E
Siyasal iktidarın yasalarla sınırlandırılması
Açıklama:
Aydınlanmanın toplumsal hedeflerini listeleyebileceksiniz.
Direnme hakkının kullanılması

Soru 19

Aydınlanmacılardaki “evrensel yasalar” anlayışı, hangi görüşün savunulmasına da yol açar?

Seçenekler

A
Komünizm
B
Faydacılık
C
Kozmopolitizm
D
Milliyetçilik
E
Aydın despotizmi
Açıklama:
Aydınlanmanın siyasal önerilerini açıklayabileceksiniz.
Kozmopolitizm

Soru 20

Aydınlanmacılara göre kişi, niçin iyi bir insan olup ahlaklı davranmalıdır?

Seçenekler

A
Tanrı buyurduğu için
B
Hristiyanlığın gereği olduğu için
C
Toplumsal baskı olduğu için
D
Devlet tarafından dayatıldığı için
E
Kendi yararına olduğu için
Açıklama:
XVIII. yüzyıla damgasını vuran Aydınlanmayı tanımlayabileceksiniz.
Kendi yararına olduğu için

Soru 21

I. Devlet bir amaç değil, bir araçtır / II. Devletin gerçek amacı özgürlüktür / III. Devlet pozitif hukuku yaratır _ Yukarıdaki önermelerden hangisi ya da hangileri, Spinoza ile Hobbes’un kuramlarında ortak olarak bulunmaktadır?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
I ve III
E
II ve III
Açıklama:
Spinoza’nın Aydınlanmayı haber veren düşüncelerini açıklayabileceksiniz.
II ve III

Soru 22

Aşağıdakilerden hangisi Aydınlanmacıların akla yükledikleri özelliklerden birisi değildir?

Seçenekler

A
Akılla tanrısal hakikat kavranabilir
B
Akılla fiziksel gerçekler kavranabilir
C
Akılla doğru ile yanlış ayırt edilebilir
D
Akılla toplumsal düzen dönüştürülebilir
E
Akılla olgular analiz edilebilir
Açıklama:
Aydınlanmanın akla ve eğitime verdiği önemi saptayabileceksiniz.
Akılla tanrısal hakikat kavranabilir

Soru 23

Aşağıdakilerden hangisi, Spinoza’nın insan doğasına atfettiği özelliklerden birisi değildir?

Seçenekler

A
İnsan yalnız, tek başına yaşamak ister
B
İnsan üzüntüden kaçınmak ister
C
İnsan yaşamını sürdürmek ister
D
İnsan kendine yararlı şeylere ulaşmak ister
E
İnsan barış içinde yaşamak ister
Açıklama:
Spinoza’nın Aydınlanmayı haber veren düşüncelerini açıklayabileceksiniz.
İnsan yalnız, tek başına yaşamak ister

Soru 24

Kant’a göre insanın “ergin olmamasının” anlamı nedir?

Seçenekler

A
Yurttaş statüsünde bulunmaması
B
Yetişkin olmaması
C
Mülk sahibi olmaması
D
Aklını kullanmaması
E
Askerlik yapmaması
Açıklama:
XVIII. yüzyıla damgasını vuran Aydınlanmayı tanımlayabileceksiniz.
Aklını kullanmaması

Soru 25

Aşağıdaki ülkelerden hangisinde, XVIII. yüzyılda düşünsel bakımdan bir Aydınlanma hareketi yaşanmamıştır?

Seçenekler

A
Fransa
B
İspanya
C
İtalya
D
İngiltere
E
Almanya
Açıklama:
XVIII. yüzyıla damgasını vuran Aydınlanmayı tanımlayabileceksiniz.
İtalya

Soru 26

Aşağıdakilerden hangisi Spinoza'nın aydınlanmayı işaret eden görüşlerinden değildir?

Seçenekler

A
Bağnazlığı ortadan kaldıracak devlet modelinin bulunması için sözleşmeden faydalanmak
B
İnsanın aklıyla duygularını düzenleyip özgürleşmeye çalışması
C
İnsanın güvenlik içinde yaşama isteğinin siyasal toplumu gerçekleştirmesi
D
Demokrasinin özgürlükçü siyasal toplumu gerçekleştiren bir yönetim biçimi olması
E
Düşündüklerini ifade etme özgürlüğünün sınırlarının devletin varlığını tehlikeye atmayacak şekilde belirlenmesi
Açıklama:
Spinoza’nın Aydınlanmayı haber veren düşüncelerini açıklayabileceksiniz.
Spinoza demokrasiye vurgu yaparken yurttaşlarının özgürlüğünü en iyi gerçekleştirebilecek devlet modeli olduğunu söyler ve devlet modelini özgürlük kavramı ile ilişkilendirir. Bağnazlık ise ifade özgürlüğünün sınırlarının belirlenmesine bir sebeptir. Doğru cevap A seçeneğidir.

Soru 27

Aydınlanma düşüncesinin edebi yapıtlarla ortaya koyulmasının sebebi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Çelişkilerden uzak bir sistem kurmak
B
Toplumu boş inançlardan uzaklaştırmak
C
Geleneksel yapıları eleştirmek
D
Felsefeyi günlük yaşama dahil edip toplumu yeniden düzenlemek
E
Edebiyatın gelişmesini sağlamak
Açıklama:
XVIII. yüzyıla damgasını vuran Aydınlanmayı tanımlayabileceksiniz.
Aydınlanma filozofları sistem kurma anlayışına uzaktır. Onların amacı felsefeyi günlük yaşama sokarak düşünceye pratik bir boyut katmak böylece insanı özgürleştirip toplumu yeniden düzenlemektir. Bunun için de edebi yapıtlardan faydalanmayı tercih etmişlerdir. Doğru cevap D seçeneği.

Soru 28

Kant’a göre aydınlanmada ergin olmama durumu nedir?

Seçenekler

A
Yasalar önünde reşit olmama
B
Ergenlikten yetişkinliğe geçiş evresi
C
İnsanların aydınlık bir gelecek umudunu yitirmesi
D
Eğitimini tamamlamamış insanlar
E
İnsanın aklını başkasının yardımı olmadan kullanmayışı
Açıklama:
XVIII. yüzyıla damgasını vuran Aydınlanmayı tanımlayabileceksiniz.
İnsanın kendi aklını bir başkasının kılavuzluğu olmadan kullanmayışını ergin olmama durumu olarak tanımlayan Kant bunun zamanla insanın ikinci doğasıymış gibi yaşamaya başladığını da söyler ve mevcut sistemi sorumlu tutar. Doğru cevap E seçeneği.

Soru 29

İlerlemeci anlayışa göre yetkin bir geleceğin kurulabilmesi aşağıdakilerden hangisinin gelişmesiyle mümkündür?

Seçenekler

A
Ekonominin büyümesi
B
Aklın ilerlemesi
C
Teknolojinin gelişmesi
D
Uygarlığın yayılması
E
Yaşam koşullarının gelişmesi
Açıklama:
Aydınlanmanın akla ve eğitime verdiği önemi saptayabileceksiniz.
Aydınlanma filozofları insan aklını Tanrısal aklın uzantısı olarak görmez. İnsan aklına etkin, eleştirel ve değiştirici özellikler yüklerler. Yetkin bir geleceğin kurulabilmesinin insan aklının ilerlemesiyle gerçekleşebileceğini söylerler. Doğru cevap B seçeneği.

Soru 30

I. İnsanların ergin olmayışından kurtulmasıII. Aklını kullanabilmesiIII. Aklının doğru bilgilerle donanmış olmasıIV. İnsanlığın ilerlemesi Yukarıdakilerden hangileri eğitimin neden önemli olduğu ile ilgili doğru bilgiler içerir?

Seçenekler

A
I, II ve IV
B
I ve III
C
Hepsi
D
III ve IV
E
II, III ve IV
Açıklama:
Aydınlanmanın akla ve eğitime verdiği önemi saptayabileceksiniz.
İnsanın ergin olmayışından kurtulması doğru bilgilerle donanmış aklını kullanması ile mümkündür böylece insanlığın ilerlemesi de sağlanır. Bunların tamamının gerçekleşebilmesi eğitim ile sağlanabilir. Doğru cevap C seçeneği.

Soru 31

Toplumsal mutluluğun anahtarı nedir?

Seçenekler

A
Aydınlanma
B
Ahlak
C
İnanç
D
Eğitim
E
Özgürlük
Açıklama:
Aydınlanmanın toplumsal hedeflerini listeleyebileceksiniz.
Bireysel mutluluk ile toplumsal mutluluk birbiriyle ilişkilidir. Toplumsal mutluluk dendiğinde insanların birbirine karşı olan tutumlarını belirleyen ahlaki kurallar akla gelir. Aydınlanma düşüncesi de mutluluğu ahlaki bir çerçevede değerlendirir. Doğru cevap B seçeneğidir.

Soru 32

Hangisi doğal ve toplumsal açılardan değerlendirilen özgürlük kavramı ile ilgili söylenemez?

Seçenekler

A
İnsanlar kendi bedenleri üzerinde eşit haklara sahiptir
B
Doğal eşitlik tüm insanlık ile ilgilidir
C
Yasa önünde her birey eşittir
D
Sosyo-ekonomik eşitlik mümkün değildir
E
Toplumsal özgürlük mutlak eşitlik ile ilişkilidir
Açıklama:
Aydınlanmanın toplumsal hedeflerini listeleyebileceksiniz.
Aydınlanma filozofları toplumsal özgürlüğü hukuksal eşitlik ile ilişkilendirirler. Yasalar önünde herkesin eşit olduğunu söylemelerine karşın statü ve servet bakımından herkesin eşit olamayacağı bir gerçektir ve mutlak eşitlik aslında bir düştür. Doğru cevap E seçeneği.

Soru 33

"Dini dogma, boş inanç ve hurafelerle cehaletin beslenmesi hoşgörüsüzlüğü ve dolayısıyla savaşı beraberinde getirir” görüşü ile dikkat çekilmek istenen nedir?

Seçenekler

A
Savaş ortamında insanlar özgürlüklerini yitirir
B
Kişisel ahlak ve toplumsal ahlak ilişkilidir
C
İnsanların ergin olabilmesi için savaşa ihtiyacı vardır
D
Toplumsal mutluluğun önündeki en önemli engel dindir
E
Cehaletin önüne geçmek için toplumsal yasalara ihtiyaç vardır
Açıklama:
Aydınlanmanın toplumsal hedeflerini listeleyebileceksiniz.
Dini dogma ve hurafeler cehaleti besler ve cehalet sürekli yeniden üretilerek insan aklı köreltilir. Körelen insan aklı bağnazlaşır ve farklı inançtaki kişilere karşı hoşgörüsüz ve tahammülsüz olur. Bu tahammülsüzlük ortamında insanlar kin, öfke ve düşmanlık duygularıyla hareket ederler ve bu da toplumu savaşa sürükler. Doğru cevap D seçeneğidir.

Soru 34

Aşağıdakilerden hangisi liberal siyasal yapının gerçekleşmesi için gerekli olan düzenlemelerden biri değildir?

Seçenekler

A
Devrim ihtiyacı
B
Yasaların egemenliği
C
İktidarın sınırlanması
D
Güçler ayrımı
E
Siyasal temsil ve katılım
Açıklama:
Aydınlanmanın siyasal önerilerini açıklayabileceksiniz.
Aydınlanmacılar aklın ve felsefenin ilerlemesini destekleyecek siyasal değişim için mevcut aykırı yasaların düzeltilmesi sağlamak adına itiraz ve taleplerin yasal zeminlerde gösterilmesi gerektiğine dikkat çekerler. Varolan düzenin içinde yasadışılık göstermeden itirazlar edilebileceğini bu sebeple de devrim düşüncesinin zorla bir değişim yaratma olması sebebiyle yasadışılık olduğunu vurgularken devrim yerine evrimci yaklaşımı benimserler. Doğru cevap A seçeneği.

Soru 35

Aydınlanmacıların siyasal değişimleri gerekli görmeleri aşağıdakilerden hangisi ile ilişkilidir?

Seçenekler

A
Devrim düşüncesi
B
Reformun gerekliliği
C
Evrimci yaklaşım
D
Aydın despotizmi
E
Siyaset bilinci
Açıklama:
Aydınlanmanın siyasal önerilerini açıklayabileceksiniz.
Aydınlanmacılar düzenin bir halk hareketi şeklinde zorla değiştirilmesi yani devrimi yadsırlar. Çünkü devrimle baskı ortamının kaldırılabileceğini fakat özgürlük ortamının gerçekleştirilemeyeceğine inanırlar. Buna karşılık reformlarla gerçekleşecek evrimci yaklaşımı benimserler. Doğru cevap C seçeneğidir.

Soru 36

Filozoflar ........ ilerlemesiyle birlikte insalığın özüne uygun daha uygar, daha ahlaklı ve daha mutlu bir yaşama kavuşacağı inancına sahiptirler.Yukarıda ki cümlede ........ yerine hangi kelime gelmelidir?

Seçenekler

A
Sanatın
B
Dinin
C
Aklın
D
Teknolojinin
E
Paranın
Açıklama:
Aydınlanmanın toplumsal hedeflerini listeleyebileceksiniz.
Ulaşılması amaçlanan mutlu toplum, doğal yasaların, özgürlüğün ve eşitliğin hüküm sürdüğü bir toplum olacaktır. Ancak bu hedefe varabilmek için, aklı körelten dinsel dogmalarla mücadele edilmesi ve dinsel alanın yeniden düzenlenmesi gerekmektedir.

Soru 37

Aydınlanmacılar, neyin kökenini Evrenselci yaklaşım ve Göreceli yaklaşımla açıklarlar?

Seçenekler

A
Doğanın
B
Ahlakın
C
Korkunun
D
Dinin
E
Gerçekliğin
Açıklama:
Aydınlanmanın toplumsal hedeflerini listeleyebileceksiniz.
Göreceli yaklaşım, ahlaki yapıyı insanın tutkulu ve çıkarcı doğasından türeten anlayış üzerine temellenir. Evrenselci yaklaşımda ahlak "iyilik yap, iyilik gör" şeklinde nitelendirilebilecek faydacı bir anlamla donanmıştır. İyi insan olmak toplumun yararını gözetmek demektir.

Soru 38

Aşağıdakilerden hangisi Spinoza’nın kuramının temel yapı taşlarından birisi değildir?

Seçenekler

A
İnsan Doğası ve Özgürlük
B
Doğa Durumu ve Sözleşme
C
Özgürlükçü Siyasal Toplum
D
Otoriter Bireyler ve Despotizm
E
Bireysel Özgürlükler ve Sınırları
Açıklama:
Spinoza’nın Aydınlanmayı haber veren düşüncelerini açıklayabileceksiniz.
Spinoza'nın temel yapı taşları şunlardır.
İnsan Doğası ve Özgürlük
Doğa Durumu ve Sözleşme
Özgürlükçü Siyasal Toplum
Bireysel Özgürlükler ve Sınırları

Soru 39

Aşağıdakilerden hangisi Aydınlanma Çağı’nın en önemli düşünürlerinden birisi değildir?

Seçenekler

A
Locke
B
Voltaire
C
Diderot
D
Kant
E
Mendelssohn
Açıklama:
XVIII. yüzyıla damgasını vuran Aydınlanmayı tanımlayabileceksiniz.
Aydınlanma Çağı'nın en önemli düşünürleri;
Voltaire (1694-1778)
Hume (1711-1776)
Diderot (1713-1784)
Helvétius (1715-1771)
D’Alembert (1717-1783)
D’Holbach (1723-1789)
Kant (1724-1804)
Mendelssohn (1729-1786)
Condorcet (1743-1794

Soru 40

Aydınlanma filozofları insan aklını hangi şeyden uzaklaştırırlar?

Seçenekler

A
Gerçekte olmadıkları mutlu insan öğretisinin bir parçası olma düşüncesinden kurtarırlar
B
Tanrısal aklın bir uzantısı olmaktan kurtarırlar
C
Umutsuzluk ve keder düşüncesinden uzaklaştırırlar
D
Başkaldırı düşüncesinden uzaklaştırırlar
E
Dünyevi düşüncelerin hepsinden uzaklaştırırlar
Açıklama:
Aydınlanmanın akla ve eğitime verdiği önemi saptayabileceksiniz.
Özellikle, Skolastik felsefenin akIl anlayışı reddedilir. Çünkü bu felsefeye göre, insan aklı Tanrısal mutlak aklın bir uzantısıydı; daha doğrusu, insanın aklını kullanması, bu mutlak akla katılması, bu mutlak aklın işaret ettiği kabul edilen her türlü fiziksel ve metafiziksel “hakikati” sorgusuz sualsiz kabul etmesiydi. Böyle bir anlayış insan aklını edilginleştiriyor, insanın geleneksel kurumların ve düşünce kalıplarının dışına çıkabilmesini olanaksızlaştırılıyordu. Oysa burjuvazi, feodalizmle yoğrulmuş kurulu düzeni değiştirmeyi amaçlıyordu.
Bu nedenle Aydınlanma filozofları, insan aklını Tanrısal aklın bir uzantısı olmaktan kurtarırlar ve ona “insanın etkin, eleştirel ve değiştirici yetisi” anlamını yüklerler.

Soru 41

Fizyokratlar’ın önemli temsilcileri kimlerdir?

Seçenekler

A
Turgot ve Quesnay
B
D’Holbach ve Helvétius
C
Voltaire ve Diderot
D
Kant ve Mendelssohn
E
Voltaire ve Hume
Açıklama:
Aydınlanmanın siyasal önerilerini açıklayabileceksiniz.
Turgot ile Quesnay'in önemli temsilcileri olduğu Fizyokratlar, ekonomide "bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler" sloganını ortaya atmışlar ve yasal despotizm olarak adlandırdıkları aydın despotizmini doğal yasaların uygulanmasının dolayısıyla doğal düzenin sürdürülmesinin gereği olarak savunmuşlardır.

Soru 42

"İnsan doğarken iyi ile kötü, haklı ile haksız kavramlarını beraberinde getirmemiştir, dolayısıyla değişmez evrensel ahlak ilkeleri yoktur". sözü hangi yaklaşım için söylenebilir?

Seçenekler

A
Evrenselci yaklaşım
B
Dinsel yaklaşım
C
İdealist yaklaşım
D
Göreceli yaklaşım
E
Doğasal yaklaşım
Açıklama:
Aydınlanmanın toplumsal hedeflerini listeleyebileceksiniz.
Ahlaki yapıyı insanın tutkulu ve çıkarcı doğasından türeten anlayış üzerine temellenir. Göreceli ahlak anlayışına göre insan doğarken iyi ile kötü, haklı ile haksız kavramlarını beraberinde getirmemiştir, dolayısıyla değişmez evrensel ahlak ilkeleri yoktur.

Soru 43

Aydınlanmacılara göre, insanın ergin olmayıştan kurtulması yani aklını kullanabilmesi için doğru bilgilerle donanmış olması için gerekli şey aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Eğitim
B
Bağlılık
C
Kendine güven
D
Dindarlık
E
İnsan ilişkileri
Açıklama:
Aydınlanmanın akla ve eğitime verdiği önemi saptayabileceksiniz.
Aydınlanmacılara göre, insanın ergin olmayıştan kurtulması yani aklını kullanabilmesi için doğru bilgilerle donanmış olması gerekir; bunu sağlayacak olan ise eğitimdir. İnsanın, dolayısıyla toplumun iyiliği ya da kötülüğü, doğuştan değil fakat verilen eğitimin niteliğinden kaynaklanmaktadır.

Soru 44

Aydınlanmacılar, siyasal yapının sürdürülebilmesi için aşağıdakilerden hangi düzenlemeyi önermemiştir?

Seçenekler

A
İktidarın sınırlanması
B
Güçler ayrımı
C
Toplumunsal sınırlar
D
Yasaların egemenliği
E
Siyasal temsil ve katılım
Açıklama:
Aydınlanmanın siyasal önerilerini açıklayabileceksiniz.
Aydınlanmacıların siyasal yapının ya da devletin yaratılıp sürdürülmesi için dört düzenlemeye ihtiyaçları vardır.
Yasaların egemenliği
İktidarın sınırlanması
Güçler ayrımı
Siyasal temsil ve katılım

Soru 45

Aydınlanma filozoflarına göre "hiçbir insanın bir başkasının mülkiyetinde bulunmaması, yani köle olmamasıdır. Feodal düzene içkin olan serflik düzeni de bir tür kölelik olarak kabul edilip yadsınmaktadır". düşüncesi aşağıdakilerden hangisinin anlamıdır?

Seçenekler

A
Siyasal özgürlük
B
Dinsel özgürlük
C
İktidarıdaki özgürlük
D
Reformcu özgürlük
E
Toplumdaki özgürlük
Açıklama:
Aydınlanmanın toplumsal hedeflerini listeleyebileceksiniz.
Feodal düzene içkin olan serflik düzeni de bir tür kölelik olarak kabul edilip yadsınmaktadır. Filozoflar eleştirdikleri kölelik kurumunun sahiplenme hırsı, yani özel mülkiyet tutkusu tarafından beslendiğine dikkat çekerler ama aynı zamanda mülk edinmeyi ve bunun uzantıları olan ticaret yapma gibi ekonomik faaliyetlerde bulunmayı en önemli özgürlükler olarak savunurlar.

Soru 46

Teolojik-Politik İnceleme ve Politik İnceleme adlı yapıtları hangi düşünür yazmıştır?

Seçenekler

A
Hobbes
B
Kant
C
Hume
D
Diderot
E
Spinoza
Açıklama:
Aydınlanmanın akla ve eğitime verdiği önemi saptayabileceksiniz.
Teolojik-Politik İnceleme ve Politik İnceleme adlı yapıtların yazarı Spinoza'dır. Doğru cevap E seçeneğidir.

Soru 47

Spinoza’ya göre en iyi yönetim şekli nedir?

Seçenekler

A
Demokrasi
B
Monarşi
C
Aristokrasi
D
Merkantilizm
E
Oligarşi
Açıklama:
Spinoza’nın Aydınlanmayı haber veren düşüncelerini açıklayabileceksiniz.
Spinoza’ya göre en iyi yönetim şekli demokrasidir. Doğru cevap A seçeneğidir.

Soru 48

Aşağıdakilerden hangisi Aydınlanma Çağı’nın filozoflarından biri değildir?

Seçenekler

A
Hume
B
Spinoza
C
Diderot
D
Helvetius
E
Kant
Açıklama:
XVIII. yüzyıla damgasını vuran Aydınlanmayı tanımlayabileceksiniz.
Spinoza hariç diğerleri Aydınlanma Çağı filozoflarındandır. Doğru cevap B seçeneğidir.

Soru 49

Genellikle somut koşullar göz önüne alınmaksızın toplumsal yapının evrensel olarak kabul edilen belli ilkeler doğrultusunda yeniden yapılandırılmasına ne ad verilir?

Seçenekler

A
Din Maskesi
B
Devletin İşlevselliği
C
Toplum Mühendisliği
D
İfade Özgürlüğü
E
Yıkıcı İşlev
Açıklama:
Aydınlanmanın akla ve eğitime verdiği önemi saptayabileceksiniz.
Toplum Mühendisliği'dir. Doğru cevap C seçeneğidir.

Soru 50

İnsanları hayvanlar gibi algılayan uzaydan gelmiş Siriuslu’ya savaşın çok anlamsız olduğunu anlatan Micremegas adlı masalın yazarı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Condorcet
B
D’Holbach
C
Condillac
D
Voltaire
E
Kant
Açıklama:
Aydınlanmanın akla ve eğitime verdiği önemi saptayabileceksiniz.
Masalın yazarı Voltaire'dir. Doğru cevap D seçeneğidir.

Soru 51

Aşağıdakilerden hangisi XVIII. yüzyılda ilerleme düşüncesini bir tarih felsefesi içine oturtan, insanlık tarihinin genelde tek bir çizgi üzerinde ilerlediğine inanan felsefecilerdendir?

Seçenekler

A
Diderot
B
Turgot
C
D’Alembert
D
Kant
E
Spinoza
Açıklama:
Aydınlanmanın akla ve eğitime verdiği önemi saptayabileceksiniz.
Doğru cevap B seçeneği Turgot'tur.

Soru 52

Aydınlanmacılara göre en iyi yönetim biçimi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Monarşi
B
Oligarşi
C
Demokrasi
D
Tiranlık
E
Cumhuriyet
Açıklama:
Aydınlanmanın siyasal önerilerini açıklayabileceksiniz.
Aydınlanmacılar'a göre en iyi yönetim biçimi Monarşi'dir. Doğru cevap A seçeneğidir.

Soru 53

Voltaire "keşke insanlar kardeş olduklarını anımsayabilseler" sözü ile neyi yüceltir?

Seçenekler

A
Kozmopolitizm
B
Vatanseverlik
C
Halkçılık
D
Tanrıcılık
E
Papalık
Açıklama:
Spinoza’nın Aydınlanmayı haber veren düşüncelerini açıklayabileceksiniz.
Voltaire, “keşke insanlar kardeş olduklarını anımsayabilseler” diyerek vatanseverliği aşağılayıp kozmopolitizmi yüceltir. Ona göre, “vatansever olmak ile komşularının kötülüğünü dilemek” aynı şeydir; oysa insanlar kendilerini bir dünya yurttaşı olarak algılamalıdırlar.

Soru 54

Diderot "“İnsanlar Tanrı hakkında ne istiyorlarsa onu düşünsünler, yeter ki kendilerinden farklı düşünenleri rahat bıraksınlar." sözü ile neyi tanımlamıştır?

Seçenekler

A
Bağnazlık
B
Hoşgörü
C
Tanrıcılık
D
Kilisenin din baskısı
E
Ateizm
Açıklama:
XVIII. yüzyıla damgasını vuran Aydınlanmayı tanımlayabileceksiniz.
Filozoflar, dinin ya da din adamlarının yarattığı bu korkunç ortamdan kurtulmak için, hoşgörünün (toleransın) toplumda hakim kılınmasının zorunlu olduğunda birleşirler. Diderot, hoşgörüyü şöyle tanımlar: “İnsanlar Tanrı hakkında ne istiyorlarsa onu düşünsünler, yeter ki kendilerinden farklı düşünenleri rahat bıraksınlar.”

Soru 55

Bir siyasal yapının ya da devletin yaratılıp sürdürülmesi için aşağıdakilerden hangi düzenlemeye ihtiyaç vardır?

Seçenekler

A
Yasaların egemenliği
B
Kralın egemenliği
C
Soyluların güçlenmesi
D
Kilisenin özgürlüğü
E
Düşünürlerin kuvveti
Açıklama:
Aydınlanmanın akla ve eğitime verdiği önemi saptayabileceksiniz.
Bir siyasal yapının ya da devletin yaratılıp sürdürülmesi için Yasaların egemenliğine, İktidarın sınırlanmasına, Güçler ayrımına ve Siyasal Temsil ve Katılıma ihtiyaç vardır.

Soru 56

“Akla aykırı yasalara karşı, bunlar düzeltilinceye kadar, sesimizi yükselteceğiz; ancak bunu beklerken, bu yasalara itaat edeceğiz. Kendi özel girişimiyle kötü bir yasayı çiğneyen bir kişi, başkalarının da iyi yasaları çiğnemesine izin vermiş olur.” sözü hangi düşünüre aittir?

Seçenekler

A
Mendelssohn
B
Kant
C
Hume
D
Voltaire
E
Diderot
Açıklama:
XVIII. yüzyıla damgasını vuran Aydınlanmayı tanımlayabileceksiniz.
Aydınlanmacılar, aklın ve felsefenin ilerleyişinin önünü açacak siyasal değişim uğruna kitaplarının yasaklanmasını, kovuşturmaya uğramayı ve hatta hapse atılmayı göze alırlar ama aynı zamanda, bu mücadelelerini olabildiğince yasal bir zeminde sürdürmeye özen gösterirler. Onlara göre, kötü kurumlar, kurallar, yasalar acımasızca eleştirilmeli, bunların değiştirilmesi talep edilmeli, ama toplumu kuralsızlığa, şiddet ortamına götürecek bir yasa dışılık örneği verilmemelidir. Diderot’nun deyişiyle “akla aykırı yasalara karşı, bunlar düzeltilinceye kadar, sesimizi yükselteceğiz; ancak bunu beklerken, bu yasalara itaat edeceğiz. Kendi özel girşimiyle kötü bir yasayı çiğneyen bir kişi, başkalarının da iyi yasaları çiğnemesine izin vermiş olur.”

Soru 57

Aşağıdaki seçeneklerden hangisi "sonsuz olan Tanrı’nın doğayla özdeş olduğunu, Tanrı’nın evrenden ayrı ve bağımsız bir varlığının olmadığını öne süren" öğretidir?

Seçenekler

A
Bağnazlık
B
Panteizm
C
Yıkıcı işlev
D
Din maskesi
E
Özgürlük
Açıklama:
XVIII. yüzyıla damgasını vuran Aydınlanmayı tanımlayabileceksiniz.
Panteizm sonsuz olan Tanrı’nın doğayla özdeş olduğunu, Tanrı’nın evrenden ayrı ve bağımsız bir varlığının olmadığını öne süren öğretidir.

Soru 58

Aşağıdaki düşünürlerden hangisi "Teolojik-Politik İnceleme ile Politik İnceleme adlı yapıtlarında bilimsel yeniliklerden, eleştirel ve sorgulayıcı düşünceden, fikirlerin özgürce ifade edilmesinden" yana bir tutum takınmıştır?

Seçenekler

A
Spinoza
B
Hobbes
C
Hume
D
Kant
E
Voltaire
Açıklama:
XVIII. yüzyıla damgasını vuran Aydınlanmayı tanımlayabileceksiniz.
Spinoza Teolojik-Politik İnceleme ile Politik İnceleme adlı yapıtlarında bilimsel yeniliklerden, eleştirel ve sorgulayıcı düşünceden, fikirlerin özgürce ifade edilmesinden yana bir tutum takınmıştır.

Soru 59

Spinoza ile Locke’un savundukları görüşleriyle haber verdikleri Aydınlanma düşüncesi hangi yüzyılı kapsar?

Seçenekler

A
XVII. yüzyıl
B
V. yüzyıl
C
XVIII. yüzyıl
D
X. yüzyıl
E
XI. yüzyıl
Açıklama:
XVIII. yüzyıla damgasını vuran Aydınlanmayı tanımlayabileceksiniz.
Spinoza ile Locke’un savundukları görüşleriyle haber verdikleri Aydınlanma düşüncesi XVIII. yüzyılı kapsar.

Soru 60

Aşağıdakilerden hangisi "genelde aristokrat bir kadının ev sahipliği yaptığı, haftanın belli bir gününde farklı sınıftan “popüler” kişileri bir araya getiren ve edebiyattan dine, ekonomiden siyasete değişik konuların ve yazıların özgürce konuşulup tartışıldığı kamusal" mekandır?

Seçenekler

A
Salonlar
B
Kahvehaneler
C
Avam Kamarası
D
Dergiler
E
Tiyatrolar
Açıklama:
Aydınlanmanın akla ve eğitime verdiği önemi saptayabileceksiniz.
Salonlar genelde aristokrat bir kadının ev sahipliği yaptığı, haftanın belli bir gününde farklı sınıftan “popüler” kişileri bir araya getiren ve edebiyattan dine, ekonomiden siyasete değişik konuların ve yazıların özgürce konuşulup tartışıldığı kamusal mekanlardır.

Soru 61

Aşağıdaki şıklardan hangisi genellikle somut koşullar göz önüne alınmaksızın toplumsal yapının evrensel olarak kabul edilen belli ilkeler doğrultusunda yeniden, bir bakıma sıfırdan yapılandırılmasıdır?

Seçenekler

A
Savaş karşıtlığı
B
Kölelik
C
Entelektüel elitist tutum
D
Yıkıcı işlev
E
Toplum mühendisliği
Açıklama:
Aydınlanmanın toplumsal hedeflerini listeleyebileceksiniz.
Toplum mühendisliği; genellikle somut koşullar göz önüne alınmaksızın toplumsal yapının evrensel olarak kabul edilen belli ilkeler doğrultusunda yeniden, bir bakıma sıfırdan yapılandırılmasıdır.

Soru 62

Aşağıdaki şıklardan hangisi "elit, yani seçkin bir zümrenin “akıllı, aydın, bilgili”, geri kalanların ise “aptal, cahil, bilgisiz”olduğunu kabul edip toplumsal eşitsizliği entelektüel farklılık üzerine oturtup meşrulaştıran" yaklaşımdır?

Seçenekler

A
Entelektüel elitist tutum
B
Toplum mühendisliği
C
Yıkıcı işlev
D
İfade özgürlüğü
E
Din maskesi
Açıklama:
Aydınlanmanın toplumsal hedeflerini listeleyebileceksiniz.
Entelektüel elitist tutum; elit, yani seçkin bir zümrenin “akıllı, aydın, bilgili”, geri kalanların ise “aptal, cahil, bilgisiz” olduğunu kabul edip toplumsal eşitsizliği entelektüel farklılık üzerine oturtup meşrulaştıran yaklaşımdır.

Soru 63

XVII. yüzyıl düşünürlerinden biri olan Hollandalı Spinoza'nın, John Locke gibi aydınlanmanın öncüsü sayılmasının nedenlerinden biri aşağıdaki açıklamaların hangisinde belirtilmektedir?

Seçenekler

A
Eserlerinde, eleştirel ve sorgulayıcı düşünceyi ön planda tutmaktadır.
B
Krallık ve dolayısıyla monarşik yönetimlere karşı sonsuz bir muhalefet göstermektedir.
C
Skolastik düşüncenin evrilerek, akılcı düşünce ile bir araya getirilmesinde öncü rol oynayan düşünürler arasındadır.
D
Tanrı ile doğayı özdeşleştirerek, erdemi dolayısıyla mutluluğu dinsel yapının içinde kabul etmiş ve bu anlamda batının sekülerleşmesinde öncü olmuştur.
E
Bireyin, temel mutluluk ve özgürlükleri elde etmesinde kendisini her şeyden soyutlamasını açıklayarak, insan merkezli sisteme geçişte düşünsel alt yapıyı hazırlamıştır.
Açıklama:
XVII. yüzyıl düşünürlerinden biri olan Hollandalı Spinoza'nın, John Locke gibi aydınlanmanın öncüsü sayılmasının nedenlerinden biri eserlerinde, eleştirel ve sorgulayıcı düşünceyi ön planda tutmasından kaynaklanmaktadır.

Soru 64

Spinoza'nın da başını çektiği, Arapça'daki karşılığı 'Vahdet-i Vücud" olan ve en genel tanımıyla tanrının evrenden bağımsız düşünülemeyeceğini savunan öğreti aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Kozmoloji
B
Panteizm
C
Deizm
D
Teosentrisizm
E
Agnostisizm
Açıklama:
Spinoza'nın da başını çektiği, Arapça'daki karşılığı 'Vahdet-i Vücud" olan ve en genel tanımıyla tanrının evrenden bağımsız düşünülemeyeceğini savunan öğreti panteizmdir.

Soru 65

Aydınlanma, her ne kadar kendi içinde çeşitli soylu düşünürleri barındırmış ise de burjuvazinin bir sınıf olarak kendini gerçekleştirebilmesi için giriştiği özgürleşme hareketinin ve buna bağlı ideoloji ile edebiyatın belirli bir tarihsel biçimi olarak değerlendirilebilir.
Yukarıdaki açıklamayı dayanak noktası aldığımızda, Aydınlanma düşüncesinin burjuvazi hareketi ile olan ilişkisini aşağıdaki açıklamalardan hangisinde görebiliriz?

Seçenekler

A
Burjuvazi, edebiyat ve tarih gibi disiplinlerle toplumun genel anlamda eğitim seviyesini yükseltmeyi planlamıştır.
B
Özellikle yönetimdeki aristokratlar ve burjuvazi sınıfını bir araya getirdiği için Aydınlanma hareketi genel bir uzlaşı hareketi olmuştur.
C
Burjuvazi, geleneksel düzeni değiştirmek ya da yeniden düzenlemek peşindedir ve bunun için de tarihsel süreci kullanmıştır.
D
Aydınlanma hareketinin gerçekleştirilmesinde burjuvazi sınıfı, tüm Avrupa'da genel ve evrensel bir alt yapı hazırlamışlar ve bunun için de edebiyatı kullanmıştır.
E
Aydınlanma hareketi, soylu düşünürlerin burjuvazi sınıfına verdiği destek ölçüsünde sürekliliğini sağlamıştır.
Açıklama:
Aydınlanma, her ne kadar kendi içinde çeşitli soylu düşünürleri barındırmış ise de burjuvazinin bir sınıf olarak kendini gerçekleştirebilmesi için giriştiği özgürleşme hareketinin ve buna bağlı ideoloji ile edebiyatın belirli bir tarihsel biçimi olarak değerlendirilebilir.
Yukarıdaki açıklamayı dayanak noktası aldığımızda, Aydınlanma düşüncesinin burjuvazi hareketi ile olan ilişkisinde, burjuvazinin geleneksel düzeni değiştirmek ya da yeniden düzenlemek peşinde olmuş ve bunun için de tarihsel süreci kullanmıştır.

Soru 66

"Aklını kendin kullanmak cesaretini göster!" parolasıyla Aydınlanma döneminde ortaya çıkan ve insanın yüzyıllar boyu gerçek anlamda aklını kullanamadığını, bunun gerçek sorumluluğunun kurulu düzeni sürdüren iktidarda olduğunu belirten filozof aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Spinoza
B
Locke
C
Diderot
D
Kant
E
Hume
Açıklama:
"Aklını kendin kullanmak cesaretini göster!" parolasıyla Aydınlanma döneminde ortaya çıkan ve insanın yüzyıllar boyu gerçek anlamda aklını kullanamadığını, bunun gerçek sorumluluğunun kurulu düzeni sürdüren iktidarda olduğunu belirten filozof Immanuel Kant'tır.

Soru 67

Aydınlanma filozofları, insan aklını tanrısal aklın bir uzantısı olmaktan kurtarmaya çalışırken, ona başka bir boyut daha kazandırarak tarihsel süreçteki genel doğru şeklinde betimlemeyi amaçlarlar. Buna göre filozofların "insan aklına" kazandırmaya çalıştıkları bu boyut aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Pozitivizm
B
Realizm
C
Yıkıcı İşlev
D
Yapıcı İşlev
E
Evrensellik
Açıklama:
Aydınlanma filozofları, insan aklını tanrısal aklın bir uzantısı olmaktan kurtarmaya çalışırken, ona başka bir boyut daha kazandırarak tarihsel süreçteki genel doğru şeklinde betimlemeyi amaçlarlar. Buna göre filozofların "insan aklına" kazandırmaya çalıştıkları bu boyut "evrensellik"tir.

Soru 68

Genellikle somut koşullar göz önüne alınmaksızın toplumsal yapının evrensel olarak kabul edilen belli ilkeler doğrultusunda yeniden, bir bakıma sıfırdan yapılandırılmasına Toplum Mühendisliği denilmektedir. Aydınlanma filozoflarını böylesi bir toplum mühendisliğine iten temel etmen aşağıdakilerden hangisi olarak belirtilebilir?

Seçenekler

A
Genellikle burjuvaziye özgü değerlere, ilkelere ve kurumlara akıl aracılığı ile evrensellik kazandırmak.
B
Evrensel bir düşünce çerçevesinde meşruti krallıkların demokrasi ile bir arada olabileceği modeller yaratmak.
C
Bölgesel veya ülke meclisleri yerine, tüm insanlığı ilgilendirecek şekilde evrensel yönetim organizasyonları hazırlamak.
D
Tarihsel süreçte yaşanılan ve her ülkenin / yönetimin çıkarları yerine, tüm insanlığın ortak değerleri olabilecek değerler üretebilmek.
E
Bilginin birikmesi ve toplumlara eşit olarak yayılmasında yalnızca aklı temel alan ve hiç kimsenin itiraz edemeyeceği genel düşünce sistemleri oluşturmak.
Açıklama:
Genellikle somut koşullar göz önüne alınmaksızın toplumsal yapının evrensel olarak kabul edilen belli ilkeler doğrultusunda yeniden, bir bakıma sıfırdan yapılandırılmasına Toplum Mühendisliği denilmektedir. Aydınlanma filozoflarını benzer şekilde böylesi bir toplum mühendisliğine iten temel etmen genellikle burjuvaziye özgü değerlere, ilkelere ve kurumlara akıl ile evrensellik kazandırmaktır.

Soru 69

Aydınlanma dönemi filozofları eğitimin değeri konusunda hemfikir olsalar da dönemin bazı düşünürleri yapıtlarını cahil kitleler için değil, küçük bir aydın grubu için hazırladıklarını belirtmişlerdir. Örneğin, Felsefe Sözlüğü kitabının önsözünde "bu kitap yalnızca aydın kişiler tarafından okunabilir, ayaktakımı bu tür bilgiler için yaratılmamıştır" diyen filozof aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Hume
B
Voltaire
C
Bacon
D
Diderot
E
Rousseau
Açıklama:
Aydınlanma dönemi filozofları eğitimin değeri konusunda hemfikir olsalar da dönemin bazı düşünürleri yapıtlarını cahil kitleler için değil, küçük bir aydın grubu için hazırladıklarını belirtmişlerdir. Örneğin, Felsefe Sözlüğü kitabının önsözünde "bu kitap yalnızca aydın kişiler tarafından okunabilir, ayaktakımı bu tür bilgiler için yaratılmamıştır" diyen filozof Voltaire'dir.

Soru 70

Aydınlanma filozoflarından Condorcet'in; "bir yanda gerçek akıl, adalet ve insan hakları, öte yanda mülkiyetin, özgürlüğün ve güvenliğin önemi her yerde aynı olduğuna göre, bütün devletlerin aynı ceza yasalarına, aynı medeni yasalara, aynı ticaret yasalarına, vb. sahip olmaları" gerekir düşüncesinden yola çıkarak dönem filozoflarının varmaya çalıştıkları temel kavramlar aşağıdakilerden hangileridir?

Seçenekler

A
Doğal Hukuk ve Evrensellik
B
Barış ve Evrensellik
C
Doğal Hukuk ve Barış
D
Doğal Hukuk ve Demokrasi
E
Barış ve İnsan Hakları
Açıklama:
Aydınlanma filozoflarından Condorcet'in; "bir yanda gerçek akıl, adalet ve insan hakları, öte yanda mülkiyetin, özgürlüğün ve güvenliğin önemi her yerde aynı olduğuna göre, bütün devletlerin aynı ceza yasalarına, aynı medeni yasalara, aynı ticaret yasalarına, vb. sahip olmaları" gerekir düşüncesinden yola çıkarak dönem filozoflarının varmaya çalıştıkları temel kavramlar, Doğal Hukuk ve Barış'tır.

Soru 71

Aydınlanma filozofları, siyaset konusunda çok farklı görüşler ortaya koysalar da bir noktada birleşerek, "her halk, yönetimi onu nasıl yapıyorsa öyledir" anlayışını kabullenip özellikle Fransız Devrimi önderlerine miras bırakacakları bir yaklaşım benimsemişlerdir. Aşağıdaki açıklamalardan hangisi söz konusu yaklaşımı ifade etmektedir?

Seçenekler

A
Ahlaklı Toplum
B
Doğal Hukuk
C
Savaş Karşıtlığı
D
Siyasal Belirleyicilik
E
Özgürlük
Açıklama:
Aydınlanma filozofları, siyaset konusunda çok farklı görüşler ortaya koysalar da bir noktada birleşerek, "her halk, yönetimi onu nasıl yapıyorsa öyledir" anlayışını kabullenip özellikle Fransız Devrimi önderlerine miras bırakacakları bir yaklaşım benimsemişlerdir. "Siyasal Belirleyicilik", söz konusu yaklaşımı ifade etmektedir.

Soru 72

Aşağıdakilerden hangisi, aydınlanmacıların liberal siyasal düzen özlemleriyle çelişen aydın despotizmini zaman zaman savunmuş olmalarının ardında yatan temel nedenlerden biridir?

Seçenekler

A
Krallardan ya da prenslerden ziyade toplum eğitilmelidir ki böylelikle Platon'un filozof-kral saptamasında olduğu gibi, kitleler iktidar ile uyum içerisinde olabilsinler.
B
Monarkın gücü olabildiğince sınırlandırılmalıdır. Böylelikle halkın egemenliği daha büyük bir katılımla gerçekleştirilebilmektedir.
C
Toplumsal - siyasal reformlar tarihsel süreçte, toplumların devinimlerine göre belirlenmeli ve böylelikle toplumun en altından başlayarak despota doğru sağlam şekilde yerleşebilmeleri sağlanmalıdır.
D
Toplumun kaderi aydın danışmanlarca çevrili tek bir aydın despota bırakılamayacak kadar önemlidir. Bunun için olabildiğince eğitim başta olmak üzere ortak değerler, kitlelere yayılmalıdır.
E
Filozoflar, aydınlanmaya yatkın olarak gördükleri ya da kabul ettikleri bazı monarklarla işbirliği içine girmeli ve toplumların modernleşme çabası sırasında, feodal yapı ve kilise gibi geleneksel kurumlarıyla mücadelede monarklara yardım etmelidirler.
Açıklama:
Aşağıdakilerden hangisi, aydınlanmacıların liberal siyasal düzen özlemleriyle çelişen aydın despotizmini zaman zaman savunmuş olmalarının ardında yatan temel nedenlerden biri, filozofların, aydınlanmaya yatkın olarak gördükleri ya da kabul ettikleri bazı monarklarla işbirliği içine girmeleri ve bu sayede toplumların modernleşme çabası sırasında, feodal yapı ve kilise gibi geleneksel kurumlarıyla mücadelede monarklara yardım etmeleri düşüncesinden kaynaklanmaktadır.

Soru 73

Aşağıdakilerden hangisi, aydınlanmanın öncülerinden biri olarak kabul edilen Benedictus Spinoza’nın (1632-1677) eserlerinden biridir?

Seçenekler

A
Hoşgörü Üstüne Bir Mektup
B
Devlet
C
Teolojik-Politik İnceleme
D
Yönetim Üzerine İki İnceleme
E
Devletin Altı Kitabı
Açıklama:
Aydınlanmanın Öncülerinden Biri: Spinoza, konusu okunacak
Doğru cevap C seçeneğidir. Seçeneklerde yer alan diğer eserlerden, Hoşgörü Üstüne Bir Mektup ve Yönetim Üzerine İki İnceleme, John Locke’a; Devlet, Platon’a, Devletin Altı Kitabı ise Bodin’e ait eserlerdir.

Soru 74

Sonsuz olan Tanrı’nın doğayla özdeş olduğunu, Tanrı’nın evrenden ayrı ve bağımsız bir varlığının olmadığını öne süren öğreti aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Hinduizm
B
Rasyonalizm
C
Hümanizm
D
Makyevelizm
E
Panteizm
Açıklama:
İnsan Doğası ve Özgürlük konusu okunacak
Doğru cevap E seçeneğidir. Panteizm, Tanrı’nın sonsuz ve evrenle özdeş olduğunu, evrenden bağımsız ve ayrı bir varlığının olmadığını öne sürer. Panteizme göre sevinçleri, istekleri, öfkeleri, kısacası kişiliği olmayan Tanrı, bir yaratıcı değil, var olan her şeyin içindeki üretici güçtür. Panteizmin Arapça karşılığı olarak vahdet-i vücut terimi kullanılır.

Soru 75

Spinoza’nın Devlet tanımı dört temel kavramı içinde barındırır. Aşağıdaki seçeneklerden hangisinde bu kavramlar doğru sıralanmıştır?

Seçenekler

A
Egemenlik-Egemen güç- Toplumun çoğunluğu- Yurttaşların birleşik iradesi
B
Egemenlik- Süreklilik-Toplumun çoğunluğu- Kralların kutsal hakkı
C
Egemenlik- Kralların kutsal hakkı- Toplumun çoğunluğu- Din
D
Egemenlik- Toplumun çoğunluğu- Süreklilik- Yurttaşların birleşik iradesi
E
Egemenlik- Kralların kutsal hakkı- Egemen güç- Din
Açıklama:
Özgürlükçü Siyasal Toplum konusu okunacak
Doğru cevap A seçeneğidir. Spinoza’ya göre Devlet; insanlar tarafından, insanlar için ve insanlarla birlikte yaratıldığından, “egemen güç”, “egemenlik”, “toplumun çoğunluğu” ve “yurttaşların birleşik iradesi” kavramlarını içinde barındırmaktadır. Bir bakıma tüm bu kavramlar, Spinoza tarafından özdeş bir biçimde kullanılmaktadır.

Soru 76

I. Akıl yürütme hakkı
II. Yargılama hakkı
III. Yalnızca kendi kararına göre davranma
Spinoza’ya göre her insan, savaş durumundan kaçınmak, güvenlik içinde ve korkudan uzak yaşamak ister. Bunu sağlamanın yolu ise bir toplum sözleşmesiyle devletin kurulmasıdır. Bu sözleşme aynı zamanda bireylerin bir takım haklarını kendi özgür iradeleriyle devretmesi anlamına gelir.
Bu açıklamaya göre, yurttaşlar Toplum Sözleşmesini kabul etmekle, yukarıda sıralanan haklardan hangisi ya da hangilerini devretmeyi de kabul etmiş olurlar?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve II
E
II ve III
Açıklama:
Bireysel Özgürlükler ve Sınırları konusu okunacak
Doğru cevap C şıkkıdır. Spinoza; Toplum Sözleşmesi’nin, yurttaşların bir takım haklarını devlete devretmeyi kabul etmesi anlamına geldiğini savunur fakat bu sözleşmeyle yurttaşlar; Akıl yürütme ve Yargılama hakkını değil, yalnızca Kendi kararına göre davranma hakkını devretmeyi kabul etmiş olurlar. Bunun anlamı, her yurttaşın aklını kullanma, hiçbir sınır olmadan düşünme ve görüşlerini ifade etme özgürlüğüne bir doğal hak olarak sahip olmasıdır. Dolayısıyla devletin ya da egemen gücü kullanan yöneticilerin, bu doğal hakkı ortadan kaldırma ya da düşünce ve ifade özgürlüğünü engelleme yetkileri yoktur. Örneğin, her yurttaş, bir yasanın akla uygun olmadığını ileri sürüp onun kaldırılması gerektiğini dile getirme özgürlüğüne sahiptir.

Soru 77

XVIII. Yüzyıl, genellikle Aydınlanma Çağı olarak nitelendirilir. Bu dönemin birçok düşünürü de Aydınlanmacılar ya da Aydınlanma filozofları olarak değerlendirilir. Aşağıdaki filozoflardan hangisi Aydınlanmacılardan biri değildir?

Seçenekler

A
Voltaire
B
Bodin
C
Hume
D
Diderot
E
Helvétius
Açıklama:
Aydınlanmanın Anlamı konusu okunacak
Doğru cevap B seçeneğidir. Bodin (1529-1596) tarihleri arasında yaşamış, XVI. Yüzyıl filozoflarındandır.

Soru 78

Aydınlanma filozofları, insan aklını Tanrısal aklın bir uzantısı olmaktan kurtarırlar ve ona “insanın etkin, …. ve ….. yetisi” anlamını yüklerler.
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yerlere aşağıdaki kavramlardan hangileri gelmelidir?

Seçenekler

A
Eleştirel-özgün
B
Rasyonel-değiştirici
C
Değiştirici-özgün
D
Eleştirel-değiştirici
E
Özgün-rasyonel
Açıklama:
Akla Duyulan Güven konusu okunacak
Doğru cevap D seçeneğidir. Aydınlanma filozofları, insan aklını Tanrısal aklın bir uzantısı olmaktan kurtarırlar ve ona “insanın etkin, eleştirel ve değiştirici yetisi” anlamını yüklerler. Her birey, bu yeti sayesinde öğrenen, bilgi edinen ve aydınlanan bir kişi konumuna yükselebilir yeter ki bu yetisini işletebilsin ya da Kant’ın deyişiyle aklını başkasının kılavuzluğuna başvurmaksızın kendi kullanmak cesaretini gösterebilsin. Bu bağlamda, bireysel aklın bilgilere, gerçeğe ulaşmasında gözlem ve deney ön plana çıkartılır.

Soru 79

Aydınlanmacıların “evrensel yasalar” anlayışı, aşağıdaki hangi görüşün savunulmasına da yol açar?

Seçenekler

A
Milliyetçilik
B
Komünizm
C
Kozmopolitizm
D
Aydın despotizmi
E
Faydacılık
Açıklama:
Aydınlanmacıların “evrensel yasalar” anlayışı, kozmopolitizmin savunulmasına da yol açar.

Soru 80

Spinoza ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Spinoza, bir özgürlük düşünürüdür.
B
İnsanın özgürleşmesinin, ancak aklını kullanıp kendini bilgilendirmesiyle mümkün olduğunu kabul eder.
C
Ona göre, insanın doğası toplumu gerektirdiğinden, bireyin özgürleşmesi de doğru bir siyasal toplum içinde gerçekleşebilir.
D
Spinoza toplum sözleşmesi kuramını benimsemez.
E
Spinoza insanların akıllarını kullanarak zımni bir sözleşmeyle güç kullanma haklarını devredip egemenliği içeren devleti kurduklarını belirtir.
Açıklama:
Spinoza toplum sözleşmesi kuramını benimser.

Soru 81

Spinoza’ya göre devletin gerçek amacı nedir?

Seçenekler

A
İktidar
B
Özgürlük
C
Eşitlik
D
Egemenlik
E
Reform
Açıklama:
Spinoza’ya göre devletin gerçek amacı özgürlüktür

Soru 82

Aşağıdakilerden hangisi salonların özelliklerinden değildir?

Seçenekler

A
XVIII. yüzyılda Fransa’da ortaya çıkmıştır.
B
XVIII. yüzyılda yaygınlaşıp önemli bir kültürel rol oynamışlardır.
C
Salon, genelde aristokrat bir kadının ev sahipliği yaptığı, haftanın belli bir gününde farklı sınıftan “popüler” kişileri bir araya getiren ve edebiyattan dine, ekonomiden siyasete değişik konuların ve yazıların özgürce konuşulup tartışıldığı kamusal bir mekândır.
D
Aydınlanma filozofları, çeşitli salonlarda boy göstermişlerdir.
E
D’Holbach’ın kendisinin bir salonu olmuştur.
Açıklama:
Salonlar XVII. yüzyılda Fransa’da ortaya çıkmıştır.

Soru 83

Akıl tarafından tıpkı Platon’daki gibi bir tabula rasa’nın gerçekleştirilmesi yani eski düzene ilişkin her şeyin atılıp temizlenmesi nasıl adlandırılır?

Seçenekler

A
Yıkıcı işlev
B
Eleştiri
C
Toplum mühendisliği
D
Evrensellik
E
İlerleme inancı
Açıklama:
Akıl tarafından tıpkı Platon’daki gibi bir tabula rasa’nın gerçekleştirilmesi yani eski düzene ilişkin her şeyin atılıp temizlenmesi ‘yıkıcı işlev’ olarak adlandırılır

Soru 84

Elit, yani seçkin bir zümrenin “akıllı, aydın, bilgili”, geri kalanların ise “aptal, cahil, bilgisiz” olduğunu kabul edip toplumsal eşitsizliği entelektüel farklılık üzerine oturtup meşrulaştıran yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Eğitim fetişizmi
B
Entellektüel elitist tutum
C
Yıkıcı işlev
D
İlerleme inancı
E
Aydınlanma
Açıklama:
Elit, yani seçkin bir zümrenin “akıllı, aydın, bilgili”, geri kalanların ise “aptal, cahil, bilgisiz” olduğunu kabul edip toplumsal eşitsizliği entelektüel farklılık üzerine oturtup meşrulaştıran yaklaşım entellektüel elitist tutumdur.

Soru 85

Aşağıdakilerden hangisi aydınlanmacıların aydın despotizmini zaman zaman savunmuş olmalarının ardındaki dört temel nedenden değildir?

Seçenekler

A
Aydınlanmacılar, kendilerini gerçeğe sahip kişiler olarak görürler.
B
İktidarda aklı ya da felsefeyi hakim kılma savunan filozoflar, toplumun kaderinin aydın danışmanlarca çevrili tek bir “filozof kralın” ya da “aydın despotun” ellerinde olmasını sakıncalı görürler.
C
Aydınlanmacılar toplumsal-siyasal sorunlara reformlar yoluyla hemen çözüm bulma arzusundadırlar.
D
Filozoflar, aydınlanmış ya da aydınlanmaya yatkın olarak kabul ettikleri Avrupa’daki bazı monarklarla yakın kişisel ilişkiler kurarlar.
E
Aydınlanmacılar gerçeği topluma dayatmak için de prensleri, kralları eğitip aydınlatmayı görevleri olarak kabul ederler.
Açıklama:
İktidarda aklı ya da felsefeyi hakim kılma savunan filozoflar, toplumun kaderinin aydın danışmanlarca çevrili tek bir “filozof kralın” ya da “aydın despotun” ellerinde olmasında bir sakınca görmezler.

Soru 86

Aydın despotizmi anlayışını, bir öğreti olarak ortaya koyan ilk düşünürler aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Aristokrat
B
Fizyokratlar
C
Filozof
D
Despot
E
Liberal
Açıklama:
Aydın despotizmi anlayışını, bir öğreti olarak ortaya koyan ilk düşünürler fizyokratlardır.

Soru 87

Aşağıdakilerden hangisi aydınlanmacıların despotizmi eleştirip siyasal liberalizmi desteklemek amacıyla önerdikleri düzenlemeleri içeren dört çerçeveden birisi değildir?

Seçenekler

A
Yasaların Egemenliği
B
İktidarın Sınırlanması
C
Güçler Ayrımı
D
Siyasal Temsil ve Katılım
E
Güçler birliği
Açıklama:
Güçler birliği aydınlanmacıların despotizmi eleştirip siyasal liberalizmi desteklemek amacıyla önerdikleri düzenlemeleri içeren dört çerçeveden birisi değildir.

Soru 88

Aydınlanmacılar açısından yaşaması imkansız olarak görülen yönetim şekli hangisidir?

Seçenekler

A
Monarşi
B
Aristokrasi
C
Cumhuriyet
D
Feodalite
E
Teokrasi
Açıklama:
Aydınlanmacılar açısından yaşaması imkansız olarak görülen yönetim şekli cumhuriyettir

Soru 89

Aydınlanmacıların “evrensel yasalar” anlayışı, aşağıdaki hangi görüşün savunulmasına da yol açar?

Seçenekler

A
Milliyetçilik
B
Komünizm
C
Kozmopolitizm
D
Aydın despotizmi
E
Faydacılık
Açıklama:
Aydınlanmacıların “evrensel yasalar” anlayışı, kozmopolitizmin savunulmasına da yol açar.

Soru 90

Spinoza ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Spinoza, bir özgürlük düşünürüdür.
B
İnsanın özgürleşmesinin, ancak aklını kullanıp kendini bilgilendirmesiyle mümkün olduğunu kabul eder.
C
Ona göre, insanın doğası toplumu gerektirdiğinden, bireyin özgürleşmesi de doğru bir siyasal toplum içinde gerçekleşebilir.
D
Spinoza toplum sözleşmesi kuramını benimsemez.
E
Spinoza insanların akıllarını kullanarak zımni bir sözleşmeyle güç kullanma haklarını devredip egemenliği içeren devleti kurduklarını belirtir.
Açıklama:
Spinoza toplum sözleşmesi kuramını benimser.

Soru 91

Spinoza’ya göre devletin gerçek amacı nedir?

Seçenekler

A
İktidar
B
Özgürlük
C
Eşitlik
D
Egemenlik
E
Reform
Açıklama:
Spinoza’ya göre devletin gerçek amacı özgürlüktür.

Soru 92

Akıl tarafından tıpkı Platon’daki gibi bir tabula rasa’nın gerçekleştirilmesi yani eski düzene ilişkin her şeyin atılıp temizlenmesi nasıl adlandırılır?

Seçenekler

A
Yıkıcı işlev
B
Eleştiri
C
Toplum mühendisliği
D
Evrensellik
E
İlerleme inancı
Açıklama:
Akıl tarafından tıpkı Platon’daki gibi bir tabula rasa’nın gerçekleştirilmesi yani eski düzene ilişkin her şeyin atılıp temizlenmesi ‘yıkıcı işlev’ olarak adlandırılır.

Soru 93

Elit, yani seçkin bir zümrenin “akıllı, aydın, bilgili”, geri kalanların ise “aptal, cahil, bilgisiz” olduğunu kabul edip toplumsal eşitsizliği entelektüel farklılık üzerine oturtup meşrulaştıran yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Eğitim fetişizmi
B
Entellektüel elitist tutum
C
Yıkıcı işlev
D
Ilerleme inancı
E
Aydınlanma
Açıklama:
Elit, yani seçkin bir zümrenin “akıllı, aydın, bilgili”, geri kalanların ise “aptal, cahil, bilgisiz” olduğunu kabul edip toplumsal eşitsizliği entelektüel farklılık üzerine oturtup meşrulaştıran yaklaşım entellektüel elitist tutumdur.

Soru 94

Aşağıdakilerden hangisi aydınlanmacıların aydın despotizmini zaman zaman savunmuş olmalarının ardındaki dört temel nedenden değildir?

Seçenekler

A
Aydınlanmacılar, kendilerini gerçeğe sahip kişiler olarak görürler.
B
İktidarda aklı ya da felsefeyi hakim kılma savunan filozoflar, toplumun kaderinin aydın danışmanlarca çevrili tek bir “filozof kralın” ya da “aydın despotun” ellerinde olmasını sakıncalı görürler.
C
Aydınlanmacılar toplumsal-siyasal sorunlara reformlar yoluyla hemen çözüm bulma arzusundadırlar.
D
Filozoflar, aydınlanmış ya da aydınlanmaya yatkın olarak kabul ettikleri Avrupa’daki bazı monarklarla yakın kişisel ilişkiler kurarlar.
E
Aydınlanmacılar gerçeği topluma dayatmak için de prensleri, kralları eğitip aydınlatmayı görevleri olarak kabul ederler.
Açıklama:
İktidarda aklı ya da felsefeyi hakim kılma savunan filozoflar, toplumun kaderinin aydın danışmanlarca çevrili tek bir “filozof kralın” ya da “aydın despotun” ellerinde olmasında bir sakınca görmezler.

Soru 95

Aydın despotizmi anlayışını, bir öğreti olarak ortaya koyan ilk düşünürler aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Aristokrat
B
Fizyokratlar
C
Filozof
D
Despot
E
Liberal
Açıklama:
Aydın despotizmi anlayışını, bir öğreti olarak ortaya koyan ilk düşünürler fizyokratlardır.

Soru 96

Aşağıdakilerden hangisi aydınlanmacıların despotizmi eleştirip siyasal liberalizmi desteklemek amacıyla önerdikleri düzenlemeleri içeren dört çerçeveden birisi değildir?

Seçenekler

A
Yasaların Egemenliği
B
İktidarın Sınırlanması
C
Güçler Ayrımı
D
Siyasal Temsil ve Katılım
E
Güçler birliği
Açıklama:
Güçler birliği aydınlanmacıların despotizmi eleştirip siyasal liberalizmi desteklemek amacıyla önerdikleri düzenlemeleri içeren dört çerçeveden birisi değildir.

Soru 97

Aydınlanmacılar açısından yaşaması imkansız olarak görülen yönetim şekli hangisidir?

Seçenekler

A
Monarşi
B
Aristokrasi
C
Cumhuriyet
D
Feodalite
E
Teokrasi
Açıklama:
Aydınlanmacılar açısından yaşaması imkansız olarak görülen yönetim şekli cumhuriyettir.

Soru 98

Aydınlanmacıların “evrensel yasalar” anlayışı, aşağıdaki hangi görüşün savunulmasına da yol açar?

Seçenekler

A
Milliyetçilik
B
Komünizm
C
Kozmopolitizm
D
Aydın despotizmi
E
Faydacılık
Açıklama:
Aydınlanmacıların “evrensel yasalar” anlayışı, kozmopolitizmin savunulmasına da yol açar.

Soru 99

Spinoza ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Spinoza, bir özgürlük düşünürüdür.
B
İnsanın özgürleşmesinin, ancak aklını kullanıp kendini bilgilendirmesiyle mümkün olduğunu kabul eder.
C
Ona göre, insanın doğası toplumu gerektirdiğinden, bireyin özgürleşmesi de doğru bir siyasal toplum içinde gerçekleşebilir.
D
Spinoza toplum sözleşmesi kuramını benimsemez.
E
Spinoza insanların akıllarını kullanarak zımni bir sözleşmeyle güç kullanma haklarını devredip egemenliği içeren devleti kurduklarını belirtir.
Açıklama:
Spinoza toplum sözleşmesi kuramını benimser.

Soru 100

Teolojik-Politik İnceleme ve Politik İnceleme yapıtlarının yazarı olan düşünür kimdir?

Seçenekler

A
John Locke
B
Baruch Spinoza
C
Thomas More
D
Thomas Hobbes
E
Jean Calvin
Açıklama:
XVII. yüzyılın önemli düşünürlerinden biri olan Hollandalı Baruch (Benedictus) Spinoza (1632-1677)’nın, tıpkı John Locke gibi Aydınlanmanın bir öncüsü, bir habercisi olduğu söylenebilir. Çünkü Spinoza, Teolojik-Politik İnceleme ile Politik İnceleme adlı yapıtlarında bilimsel yeniliklerden, eleştirel ve sorgulayıcı düşünceden, fikirlerin özgürce ifade edilmesinden yana bir tutum takınır.

Soru 101

I. Panteist bir yaklaşımı benimser.
II. Mutluluğu dinsel anlamından soyutlar.
III. Mutluluğa ulaşmak akla dayalı bir düşünme ile mümkündür.
Hangisi ya da hangileri Spinoza’nın görüşlerindendir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I, II
D
II, III
E
I, II, III
Açıklama:
Panteist bir yaklaşımı benimseyerek Tanrı ile doğayı özdeşleştirdiği için dinsiz, hatta ateist (Tanrı tanımaz) olmakla suçlanmış olan Spinoza, erdemi, dolayısıyla mutluluğu dinsel anlamından tümüyle soyutlar. Ona göre erdemli olup mutluluğa ulaşmak ve iyi bir yaşam sürmek, dinsel inançlara bağlılık ile değil, sadece akla dayalı bir düşünme ile mümkündür. Bu görüşü, insan doğası anlayışıyla doğrudan ilişkilidir.

Soru 102

Spinoza’ya göre yurttaşların özgürlüğünü en iyi gerçekleştiren yönetim biçimi hangisidir?

Seçenekler

A
Monarşi
B
Aristokrasi
C
Bürokrasi
D
Demokrasi
E
Teokrasi
Açıklama:
Spinoza’ya göre yurttaşların özgürlüğünü en iyi gerçekleştiren, daha doğrusu siyasal planda özgürlük adını almayı hak eden yönetim biçimi demokrasidir.

Soru 103

Aşağıdakilerden hangisi Aydınlanma Çağı düşünürlerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Voltaire
B
Hume
C
Dante
D
Diderot
E
Helvetius
Açıklama:
Dante, Aydınlanma Çağı düşünürlerinden biri değildir.

Soru 104

I. İnsan aklını Tanrısal aklın bir uzantısı olmaktan kurtarırlar.
II. İnsan aklına “insanın etkin, eleştirel ve değiştirici yetisi” anlamını yüklerler.
III. Bireysel aklın gerçeğe ulaşmasında gözlem ve deneyi ön plana çıkartırlar.
Hangisi ya da hangileri Aydınlanma Çağı filozoflarına ilişkin doğru ifadelerdendir?

Seçenekler

A
I, II, III
B
II, III
C
I, II
D
Yalnız II
E
Yalnız I
Açıklama:
Aydınlanma filozofları, insan aklını Tanrısal aklın bir uzantısı olmaktan kurtarırlar ve ona “insanın etkin, eleştirel ve değiştirici yetisi” anlamını yüklerler. Her birey, bu yeti sayesinde öğrenen, bilgi edinen ve aydınlanan bir kişi konumuna yükselebilir yeter ki bu yetisini işletebilsin ya da Kant’ın deyişiyle aklını başkasının kılavuzluğuna başvurmaksızın kendi kullanmak cesaretini gösterebilsin. Bu bağlamda, bireysel aklın bilgilere, gerçeğe ulaşmasında gözlem ve deney ön plana çıkartılır.

Soru 105

Aşağıdakilerden hangisi Aydınlanma Çağı filozoflarının eğitimle ilgili görüşlerine dair yanlış bir ifadedir?

Seçenekler

A
Eğitimin değeri konusunda hemfikirdirler.
B
Eğitim feşizmine kapılmışlardır.
C
Entelektüel elitist bir tutum benimsemezler.
D
Kimin eğitilmesi gerektiği konusunda hemfikir değildirler.
E
Aşağı sınıfların eğitilmesinin gerekli olup olmadığı konusunda hemfikir değildirler.
Açıklama:
Aydınlanmacılar, insanların zihinsel ya da entelektüel bakımdan eşitsiz olduklarını kabul edip entelektüel elitist bir tutum benimserler.

Soru 106

I. Doğal yasaların hüküm sürdüğü
II. Özgürlüğün hüküm sürdüğü
III. Eşitliğin hüküm sürdüğü
Hangisi ya da hangileri aydınlanma ile hedeflenen mutlu toplumun sahip olması beklenen özelliklerindendir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I, II
D
II, III
E
I, II, III
Açıklama:
Filozoflar, aklın ilerlemesiyle birlikte insanlığın özüne uygun daha uygar, daha ahlaklı ve daha mutlu bir yaşama kavuşacağı inancına sahiptirler. Ulaşılması amaçlanan mutlu toplum, doğal yasaların (dolayısıyla doğal hakların), özgürlüğün ve eşitliğin hüküm sürdüğü bir toplum olacaktır.

Soru 107

Aşağıdakilerden hangisi Aydınlanma Çağı filozoflarının özgürlüğe dair görüşlerindendir?

Seçenekler

A
Mülk edinme yadsınmaktadır.
B
Kölelik yadsınmaktadır.
C
İfade özgürlüğüne yeterince önem atfetmezler.
D
Basın özgürlüğüne yeterince önem atfetmezler.
E
Özgürlüğün toplumun mutluluğu için olmazsa olmaz bir koşul olmadığını savunurlar.
Açıklama:
Filozoflara göre toplumdaki özgürlüğün ilk anlamı, hiçbir insanın bir başkasının mülkiyetinde bulunmaması, yani köle olmamasıdır. Bu bağlamda, feodal düzene içkin olan serflik düzeni de bir tür kölelik olarak kabul edilip yadsınmaktadır.

Soru 108

I. Cehaleti sürekli olarak yeniden üretir.
II. Toplumu bağnazlığın pençesine düşürür.
III. Toplumları adaletsizliğe ve savaşlara sürükler.
Hangisi ya da hangileri Aydınlanma Çağı filozoflarının Katolik Kilisesi’nin yol açtığını düşündüğü kötülüklerdendir?

Seçenekler

A
I, II, III
B
II, III
C
I, II
D
Yalnız II
E
Yalnız I
Açıklama:
Verilen öncüllerin hepsi Aydınlanma Çağı filozoflarının Katolik Kilisesi’nin yol açtığını düşündüğü kötülüklerdendir.

Soru 109

Aşağıdakilerden hangisi Aydınlanmacıların siyasal yapının sürdürülebilmesi için gereksinim olduğunu düşündüğü düzenlemelerden biri değildir?

Seçenekler

A
Yasaların egemenliği
B
İktidarın sınırlanması
C
Güçler ayrımı
D
Demokratik sistem
E
Siyasal temsil ve katılım
Açıklama:
Özgürlükçü siyasal yapının ilkelerini saptayan ve halka kuşkuyla yaklaşan Aydınlanmacılar, bu ilkelerin hangi yönetim biçiminde gerçekleşebileceği sorusunu sorduklarında buna yanıt olarak cumhuriyet (ya da genellikle cumhuriyet ile bir tuttukları demokrasi) demezler.

Soru 110

yüzyılda “Teolojik-Politik İnceleme” ve “Politik İnceleme” gibi yapıtları ile aydınlanma çağının habercilerinden biri olan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
John Locke
B
Benedictus Spinoza
C
Francis Bacon
D
Rene Descartes
E
David Hume
Açıklama:
XVII. yüzyılın önemli düşünürlerinden biri olan Hollandalı Baruch (Benedictus) Spinoza (1632-1677)’nın, tıpkı John Locke gibi Aydınlanmanın bir öncüsü, bir habercisi olduğu söylenebilir. Çünkü Spinoza, Teolojik-Politik İnceleme ile Politik İnceleme adlı yapıtlarında bilimsel yeniliklerden, eleştirel ve sorgulayıcı düşünceden, fikirlerin özgürce ifade edilmesinden yana bir tutum takınır.

Soru 111

Sonsuz olan Tanrı’nın doğayla özdeş olduğunu, Tanrı’nın evrenden ayrı ve bağımsız bir varlığının olmadığını öne süren öğreti aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Panteizm
B
Deizm
C
Agnostisizm
D
Teizm
E
Ateizm
Açıklama:
Panteizm: Sonsuz olan Tanrı’nın doğayla özdeş olduğunu, Tanrı’nın evrenden ayrı ve bağımsız bir varlığının olmadığını öne süren öğretidir. Buna göre sevinçleri, istekleri, öfkeleri, kısacası kişiliği olmayan Tanrı, bir yaratıcı değil, var olan her şeyin içindeki üretici güçtür. Panteizmin Arapça karşılığı olarak vahdet-i vücut terimi kullanılır.

Soru 112

Spinoza’ya göre siyasal düzeyde özgürlüğü en iyi sağlayan yönetim biçimi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
anayasal monarşi
B
meşrutiyet
C
demokrasi
D
sosyalizm
E
aristokrasi
Açıklama:
Spinoza’ya göre yurttaşların özgürlüğünü en iyi gerçekleştiren, daha doğrusu siyasal planda özgürlük adını almayı hak eden yönetim biçimi demokrasidir. Yasa yapma gücünün çoğunluğun elinde bulunduğu demokraside, halk ile yöneticiler arasındaki mesafe en aza indirgenir, ayrıca hukuku yorumlayanların yöneticilerden bağımsızlığı, yani yargı bağımsızlığı da tam bir güvenceye kavuşturulur.

Soru 113

17. yüzyılda Fransa’da ortaya çıkıp yaygınlaşan “salonlar” hangi amaca hizmet etmek için kurulmuştur?

Seçenekler

A
Burjuva sınıfının kendi zenginliklerini kanıtlamak için gösteriş amacıyla oluşturulmuştur
B
Yöneticilerin otoritelerini kanıtlamak için düzenli olarak şölen vermeleri amacıyla oluşturulmuştur
C
Farklı sınıftan kişileri bir araya getiren ve edebiyattan dine, ekonomiden siyasete değişik konuların özgürce tartışılması amacıyla kurulmuştur
D
Gelişen klasik müzik ile çeşitli salon danslarının icra edilmesi ve kültürel yaşama katkı amacıyla kurulmuştur
E
Devletlerarası ilişkileri geliştirmek için misafir devlet yöneticilerini ağırlamak amacıyla kurulmuştur
Açıklama:
XVII. yüzyılda Fransa’da ortaya çıkmış ve XVIII. yüzyılda yaygınlaşıp önemli bir kültürel rol oynamışlardır. Salon, genelde aristokrat bir kadının ev sahipliği yaptığı, haftanın belli bir gününde farklı sınıftan popüler kişileri bir araya getiren ve edebiyattan dine, ekonomiden siyasete değişik konuların ve yazıların özgürce konuşulup tartışıldığı kamusal bir mekândır. Aydınlanma filozoflar›, çeşitli salonlarda boy göstermişlerdir.

Soru 114

“Toplum Mühendisliği” kavramı ile anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Toplumda sanayi devrimi ile sayıca artan mühendislerin oluşturduğu grup
B
Devlet yöneticilerinin toplumsal konularda danışmanlığını yapan düşünürlere verilen ad
C
Sosyoloji ihtisası yapmış kişilere verilen ad
D
Evrensel olarak kabul edilen belli ilkeler doğrultusunda toplumun yeniden yapılandırılması
E
Toplumsal sorunlar hakkında kayıtlar tutan sosyologların raporlarını yöneticilere sunması
Açıklama:
Toplum Mühendisliği: Genellikle somut koşullar göz önüne alınmaksızın toplumsal yapının evrensel olarak kabul edilen belli ilkeler doğrultusunda yeniden, bir bakıma sıfırdan yapılandırılmasıdır.

Soru 115

Kadın ile erkeğin her bakımdan eşit olduğunu ve aynı siyasal haklara sahip olmaları yönünde bu eşitliğin yasalarca garanti edilmesi gerektiğini savunan tek devrimci kimdir?

Seçenekler

A
Montesquieu
B
Voltaire
C
J.J. Rousseau
D
Diderot
E
Condorcet
Açıklama:
Condorcet, kadın ile erkeğin her bakımdan eşit olduğunu ve bu eşitliğin yasalarca garanti edilmesi gerektiğini savunmuş tek Aydınlanma filozofudur. Ayrıca Condorcet, Fransız Devrimi yıllarında, kadınların erkeklerle aynı siyasal haklara sahip olmaları yönünde etkinlikte bulunmuş ender devrimcilerden de biridir.

Soru 116

Fizyokratlar hangi görüşü savunmaktadırlar?

Seçenekler

A
Aydın despotizmi
B
Mutlak monarşiyi
C
Demokratik despotizmi
D
Sosyalist demokrasiyi
E
Erdemli aydınlanmayı
Açıklama:
Fizyokratlar “yasal despotizm” olarak adlandırdıkları aydın despotizmini doğal yasaların uygulanmasının dolayısıyla doğal düzenin sürdürülmesinin gereği olarak savunmuşlardır.

Soru 117

Aşağıdakilerden hangisi önde gelen fizyokratlardandır?

Seçenekler

A
Turgenyev
B
Turgot
C
Diderot
D
Demokles
E
Voltaire
Açıklama:
Turgot ile Quesnay’in önemli temsilcileri olduğu Fizyokratlar, ekonomide “bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler” sloganını ortaya atmışlar ve “yasal despotizm” olarak adlandırdıkları aydın despotizmini savunmuşlardır.

Soru 118

Aydınlanmacıların “liberal siyasal düzen” için önerdikleri düzenlemeler aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?

Seçenekler

A
özgürlük, eşitlik, demokrasi ve aktif temsil
B
yasa egemenliği, iktidarın sınırlanması, güçler ayrımı ve siyasal temsil
C
hukuksal eşitlik, anayasal özgürlük, iktidarın sınırlanması
D
güçlü iktidar, bağımsız ekonomik düzen, anayasal eşitlik ve adalet
E
sınıfsız toplum, merkezi yönetim, aktif temsil, adalet
Açıklama:
Aydınlanmacıların “liberal siyasal düzen” için önerdikleri düzenlemeler; yasaların egemenliği, iktidarın sınırlanması, güçler ayrımı ve siyasal temsildir.

Soru 119

Voltaire demokrasiyi ne olarak tanımlamaktadır?

Seçenekler

A
yönetim biçimlerinin insanlığa en uygunu olarak
B
ulaşılması gereken siyasal düzen olarak
C
çoğunluğun tiranlığı olarak
D
kaos ve yıkılışın hazırlayıcısı olarak
E
olgunlaşması zaman alan ancak meyveleri çok tatlı bir ağaç olarak
Açıklama:
Voltaire de demokrasiyi “çoğunluğun tiranlığı” olarak tanımlamaktadır.

Ünite 7

Soru 1

Aşağıdakilerden hangisi Rousseau’ya göre egemenliğin çeşitli özelliklerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Egemenlik monarktan oluşur
B
Egemenlik devredilemez
C
Egemenlik temsil edilemez
D
Egemenlik birdir ve bölünemez
E
Egemenlik mutlaktır ve doğrudur
Açıklama:
Rousseau’nun önerdiği devlet düzenini tüm boyutlarıyla açıklayabileceksiniz.
Doğru yanıt A seçeneğidir. Çünkü, monark ve eylemleri tek başına genel irade kapsamında değerlendirilemez.

Soru 2

Toplumsal özgürlük aşağıdaki kavramlardan hangisiyle doğrudan bir ilişki içindedir?

Seçenekler

A
Eşitlik
B
Vergi
C
Gelir durumu
D
Nüfus
E
Coğrafya
Açıklama:
Rousseau’nun özgürlük konusundaki görüşlerini değerlendirebileceksiniz.
Toplumsal özgürlük, eşitlik ile doğrudan bir ilişki içindedir; hatta her biri diğerini çağrıştırır. İnsanlar siyasal toplumda ancak yasalara boyun eğerek eşit ve özgür olduklarına göre, yasalara aykırı bir davranış içine giren bir bireyin bu davranışıyla özgür olmamayı seçtiği, dolayısıyla kendi özüne karşı çıkıp insanlığını yadsıdığı sonucuna varılabilir. Bu yüzden doğru yanıt, eşitlik ilkesidir.

Soru 3

İngiltere’de bir bakanın ya da bir yüksek devlet görevlisinin Avam kamarası tarafından suçlanıp (yargıç görevini üstlenen) Lordlar Kamarası tarafından yargılanması kuralına ne ad verilir?

Seçenekler

A
Impeachment
B
Güçler ayrılığı
C
Soyluların ılımlaştırışı rolü
D
Siyasal alanın belirleyiciliği
E
Egemene saplanan bıçak
Açıklama:
Montesquieu’deki güçler ayrımı modelinin yapısını ve anlamını açıklayabileceksiniz.
Bakanlar gibi yüksek devlet görevlilerinin görevleri nedeniyle yargılanması, yasama organı tarafından gerçekleştirilir. Bu durum, İngiliz Anayasası’ndaki "impeachment" kuralına denk düşmektedir. Doğru yanıt bu yüzden A seçeneğidir.

Soru 4

“İnsan özgür doğar, oysa her yerde zincire vurulmuştur” sözü aşağıdaki düşünürlerden hangisine aittir?

Seçenekler

A
Rousseau
B
Voltaire
C
Aristoteles
D
Sieyès
E
Machiavelli
Açıklama:
Rousseau’nun özgürlük konusundaki görüşlerini değerlendirebileceksiniz.
Doğru yanıt A seçeneğidir. Çünkü, “İnsan özgür doğar, oysa her yerde zincire vurulmuştur” diye yazan düşünür Jean Jacques Rousseau'dur.

Soru 5

“Yasalar, nesnelerin doğasından türeyen zorunlu ilişkilerdir” tanımını aşağıdaki düşünürlerden hangisi yapmıştır?

Seçenekler

A
Montesquieu
B
Habermas
C
Rousseau
D
Locke
E
Hobbes
Açıklama:
Montesquieu’nün kuramında çözümlemeye çalıştığı siyasal yönetimler ile maddi ve manevi etkenleri ilişkilendirebileceksiniz.
“Yasalar, nesnelerin doğasından türeyen zorunlu ilişkilerdir” sözü Montesquieu'ya aittir. Doğru yanıt, A seçeneğidir.

Soru 6

Aşağıdaki düşünürlerden hangisi güçler ya da kuvvetler ayrımı olarak bilinen sistemi hem kuramsal hem de betimsel bir yaklaşımla incelemiştir?

Seçenekler

A
Montesquieu
B
Jean Bodin
C
Thomes More
D
Thomas Hobbes
E
Jean Jacques Rousseau
Açıklama:
Montesquieu’deki güçler ayrımı modelinin yapısını ve anlamını açıklayabileceksiniz.
Montesquieu'ya göre, devletin üç gücü olan yasama, yürütme ve yargının tek elde, örneğin bir sultanda ya da aristokratik veya demokratik bir mecliste toplanması, o devletin ılımlı olmadığının açık bir kanıtıdır. Bu yüzden doğru yanıt, A seçeneğidir.

Soru 7

18. yüzyıl Fransa’sına damgasını vurmuş olan siyasal yapılanma aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Mutlak monarşi
B
Cumhuriyet
C
Oligarşi
D
Teokrasi
E
Merkantalizm
Açıklama:
Montesquieu’nün kuramında çözümlemeye çalıştığı siyasal yönetimler ile maddi ve manevi etkenleri ilişkilendirebileceksiniz.
18. yüzyılda Fransa’ya damgasını vurmuş olan siyasal yapılanma, 1715-1774 yılları arasında tahtta bulunan XV. Louis’nin mutlak monarşi olarak adlandırılan yönetimidir. Doğru yanıt, A seçeneğidir.

Soru 8

Zaman içinde topluluğu şekillendiren maddi ve manevi etkenlerin toplamının sonucuna ne ad verilir?

Seçenekler

A
Ulusun ruhu
B
Bilimsel yasa
C
Aristokrat düşünce
D
Yönetim biçimi
E
Yasa
Açıklama:
Montesquieu’deki güçler ayrımı modelinin yapısını ve anlamını açıklayabileceksiniz.
Ulusun ruhu

Soru 9

Toplumdaki özgürlükler ile haklara ilişkin aşağıdaki önermelerden hangisi, Rosseau tarafından savunulmuştur?

Seçenekler

A
Devlet bireysel doğal özgürlükler ile haklarla sı-nırlıdır
B
Özgürlükler ile haklar egemenin yasalarınca belirlenip sınırlanır
C
Devlet özel mülkiyet hakkına müdahale edemez
D
Özgürlüğün güvencesi siyasal güçler arasında denge-fren sisteminin kurulmasıdır
E
Kadın-erkek ayrımı olmaksızın herkesin siyasal hakları vardır
Açıklama:
Rousseau’nun önerdiği devlet düzenini tüm boyutlarıyla açıklayabileceksiniz.
Özgürlükler ile haklar egemenin yasalarınca belirlenip sınırlanır

Soru 10

Aşağıdaki önermelerden hangisi, Rousseau’nun devlet düzeni kapsamı içinde yer almaz?

Seçenekler

A
Özel mülkiyet yasalarca belirlenip düzenlenir
B
Egemenlik birdir ve bölünmez
C
Yasalar genel iradenin gerçek işlemleridir
D
Siyasal partiler düzenin vazgeçilmez unsurlarıdır
E
Hükûmet sürekli olarak halk tarafından denetlenir
Açıklama:
Rousseau’nun önerdiği devlet düzenini tüm boyutlarıyla açıklayabileceksiniz.
Siyasal partiler düzenin vazgeçilmez unsurlarıdır

Soru 11

Rousseau’nun kuramının iki farklı halk anlayışına yol açmasının nedeni, aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Zengin halk ile yoksul halk ayrımı vardır
B
Kadınlar halkı ile erkekler halkı ayrımı vardır
C
Aydınlanmış halk ile cahil halk ayrımı vardır
D
Kentli halk ile köylü halk ayrımı vardır
E
Yöneten halk ile yönetilen halk ayrımı vardır
Açıklama:
Rousseau’nun önerdiği devlet düzenini tüm boyutlarıyla açıklayabileceksiniz.
Yöneten halk ile yönetilen halk ayrımı vardır

Soru 12

En önemli yapıtı ‘Yasaların Ruhu Üzerine’ olan aristokrat kimdir?

Seçenekler

A
Charles Louis de Secondat
B
Louis
C
Fénelon
D
Boulainvilliers
E
Saint-Simon
Açıklama:
Asıl adı Charles Louis de Secondat, Baron de la Brède et de Montesquieu (1689- 1755) olan düşünür, 1748’de en önemli yapıtı olan Yasaların Ruhu Üzerine’yi piyasaya sürmüştür.

Soru 13

En önemli yapıtı ‘Yasaların Ruhu Üzerine’ olan aristokrat kimdir?

Seçenekler

A
Charles Louis de Secondat
B
XV.Louis
C
Fénelon
D
Boulainvilliers
E
Saint-Simon
Açıklama:
Asıl adı Charles Louis de Secondat, Baron de la Brède et de Montesquieu (1689- 1755) olan düşünür, 1748’de en önemli yapıtı olan Yasaların Ruhu Üzerine’yi piyasaya sürmüştür

Soru 14

Montesquieu’ye gore Cumhuriyetin demokratik ya da aristokratik olması neyin sonucudur?

Seçenekler

A
Yönetimdeki kişilerin sayısı
B
Halk
C
Siyasi görüş çeşitliliği
D
Maddi imkanlar
E
Yöneticiler
Açıklama:
Montesquieu’ye göre, “cumhuriyette halkın tümü egemen güce sahipse bu bir demokrasidir. Egemen güç, halkın bir bölümünün elindeyse buna aristokrasi denir.

Soru 15

Montesquieu, “yasaların izin verdiği her şeyi yapma hakkı” olarak tanımladığı siyasal özgürlüğün hangisinde mümkün olduğunu savunur?

Seçenekler

A
Cumhuriyet
B
Aristokrasi
C
Monarşi
D
Demokrasi
E
Feodalite
Açıklama:
Montesquieu, “yasaların izin verdiği her şeyi yapma hakkı” olarak tanımladığı siyasal özgürlüğün ancak yurttaşların kendilerini başkalarına ve siyasal iktidara karşı güvende hissettikleri ılımlı yönetimlerde, yani monarşide bulunduğunu belirtir.

Soru 16

Aşağıdakilerden hangisi yasama ile yürütme arasındaki ilişkilerden değildir?

Seçenekler

A
Yasama organını toplanmaya çağırma ve oturumların süresini belirleme hakkı yürütme gücüne aittir.
B
Yasama gücünün yapmaya hakkı olduğu yasalar, yürütme gücü tarafından engellenebilmelidir; yoksa meclis despotik bir güce dönüşür.
C
Yürütme yasamayı yılda en az bir kez toplanmaya çağırmak zorundadır.
D
Soyluların belli konularda yargılanmaları, bir mahkemeye dönüşen Lordlar Kamarası’nda yapılır.
E
Yasama organı, çıkardığı yasaların nasıl ve ne şekilde uygulandığını denetleme hakkına sahiptir.
Açıklama:
Soyluların her konuda yargılanmaları, bir mahkemeye dönüşen Lordlar Kamarası’nda yapılır.

Soru 17

Amerikalı antropogların bir ulusun kültürü dedikleri şeydir, yani belirli bir yaşam biçimi ile ortak ilişkilerdir. Zaman içinde topluluğu şekillendiren maddi ve manevi etkenlerin toplamının sonucu olan yasaların, dolayısıyla yönetim biçiminin nedenidir.
Yukarıda verilen tanım aşağıdakilerden hangisine aittir?

Seçenekler

A
Impeachment
B
Ulusun ruhu
C
Etkenler
D
İlkenin değişmesi
E
Rejim devrimi
Açıklama:
Açıklama dikkatlice okunduğunda ulusun ruhundan bahsedildiği görülecektir. Diğer seçenekler çeldirici olarak verilmiştir

Soru 18

Bir eşitlik düşünürü olmasına karşın paradoksal bir şekilde kadın-erkek eşitsizliğini benimseyen aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
XIV. Louis
B
Rousseau
C
Montesquieu
D
Kardinal Richelieu
E
Richelieu
Açıklama:
Rousseau bir eşitlik düşünürü olmasına karşın paradoksal bir şekilde kadın-erkek eşitsizliğini benimsemektedir.

Soru 19

Aşağıdakilerden hangisi Rousseau’ya göre egemenliğin özelliklerinden değildir?

Seçenekler

A
Egemenlik devredilmez
B
Egemenlik temsil edilemez
C
Egemenlik birdir ve bölünemez
D
Egemenlik mutlaktır ve doğrudur
E
Egemenlik karmaşıktır.
Açıklama:
Egemen otorite basit ve tektir; bölünmesi, yok edilmesi demektir

Soru 20

Tüm Hristiyan yazarlar içinde, hem derdi hem de çareyi görüp kartalın iki başını birleştirmeyi ve her şeyde siyasal birliği sağlamayı önerme yürekliliğini gösteren tek filozof kimdir?

Seçenekler

A
Hobbes
B
Rousseau
C
Montesquieu
D
Machiavelli
E
Kral XIV. Louis
Açıklama:
Tüm Hristiyan yazarlar içinde, hem derdi hem de çareyi görüp kartalın iki başını birleştirmeyi ve her şeyde siyasal birliği sağlamayı önerme yürekliliğini gösteren tek filozof Hobbes’tir.

Soru 21

Temelde var olan ilke ve yönetim şekli eşleştirmelerinden hangisi doğrudur?

Seçenekler

A
Erdem-monarşi
B
Onur-despotluk
C
Korku-cumhuriyet
D
Onur - monarşi
E
Erdem- despotluk
Açıklama:
Temelde var olan onur ilkesi monarşi ile özdeşleşmiştir

Soru 22

Aşağıdakilerden hangisi, Rousseau’nun kitaplarından birisi değildir?

Seçenekler

A
Toplum Sözleşmesi
B
Yönetim Üzerine İki İnceleme
C
İtiraflar
D
Bilimler ve Sanatlar Üzerine Söylev
E
Korsika için Anayasa Tasarısı
Açıklama:
‘Yönetim Üzerine İki İnceleme’ Rousseau’nun kitaplarından birisi değildir.

Soru 23

En önemli yapıtı ‘Yasaların Ruhu Üzerine’ olan aristokrat kimdir?

Seçenekler

A
Charles Louis de Secondat
B
XV. Louis
C
Fénelon
D
Boulainvilliers
E
Saint-Simon
Açıklama:
Asıl adı Charles Louis de Secondat, Baron de la Brède et de Montesquieu (1689- 1755) olan düşünür, 1748’de en önemli yapıtı olan Yasaların Ruhu Üzerine’yi piyasaya sürmüştür.

Soru 24

Montesquieu’ye gore Cumhuriyetin demokratik ya da aristokratik olması neyin sonucudur?

Seçenekler

A
Yönetimdeki kişilerin sayısı
B
Halk
C
Siyasi görüş çeşitliliği
D
Maddi imkanlar
E
Yöneticiler
Açıklama:
Montesquieu’ye göre, “cumhuriyette halkın tümü egemen güce sahipse bu bir demokrasidir. Egemen güç, halkın bir bölümünün elindeyse buna aristokrasi denir.”

Soru 25

Montesquieu, “yasaların izin verdiği her şeyi yapma hakkı” olarak tanımladığı siyasal özgürlüğün hangisinde mümkün olduğunu savunur?

Seçenekler

A
Cumhuriyet
B
Aristokrasi
C
Monarşi
D
Demokrasi
E
Feodalite
Açıklama:
Montesquieu, “yasaların izin verdiği her şeyi yapma hakkı” olarak tanımladığı siyasal özgürlüğün ancak yurttaşların kendilerini başkalarına ve siyasal iktidara karşı güvende hissettikleri ılımlı yönetimlerde, yani monarşide bulunduğunu belirtir.

Soru 26

Aşağıdakilerden hangisi yasama ile yürütme arasındaki ilişkilerden değildir?

Seçenekler

A
Yasama organını toplanmaya çağırma ve oturumların süresini belirleme hakkı yürütme gücüne aittir.
B
Yasama gücünün yapmaya hakkı olduğu yasalar, yürütme gücü tarafından engellenebilmelidir; yoksa meclis despotik bir güce dönüşür.
C
Yürütme yasamayı yılda en az bir kez toplanmaya çağırmak zorundadır.
D
Soyluların belli konularda yargılanmaları, bir mahkemeye dönüşen Lordlar Kamarası’nda yapılır.
E
Yasama organı, çıkardığı yasaların nasıl ve ne şekilde uygulandığını denetleme hakkına sahiptir.
Açıklama:
Soyluların her konuda yargılanmaları, bir mahkemeye dönüşen Lordlar Kamarası’nda yapılır.

Soru 27

Amerikalı antropogların bir ulusun kültürü dedikleri şeydir, yani belirli bir yaşam biçimi ile ortak ilişkilerdir. Zaman içinde topluluğu şekillendiren maddi ve manevi etkenlerin toplamının sonucu olan yasaların, dolayısıyla yönetim biçiminin nedenidir.
Yukarıda verilen tanım aşağıdakilerden hangisine aittir?

Seçenekler

A
Impeachment
B
Ulusun ruhu
C
Etkenler
D
İlkenin değişmesi
E
Rejim devrimi
Açıklama:
Açıklama dikkatlice okunduğunda ulusun ruhundan bahsedildiği görülecektir. Diğer seçenekler çeldirici olarak verilmiştir.

Soru 28

Bir eşitlik düşünürü olmasına karşın paradoksal bir şekilde kadın-erkek eşitsizliğini benimseyen aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
XIV. Louis
B
Rousseau
C
Montesquieu
D
Kardinal Richelieu
E
Richelieu
Açıklama:
Rousseau bir eşitlik düşünürü olmasına karşın paradoksal bir şekilde kadın-erkek eşitsizliğini benimsemektedir.

Soru 29

Aşağıdakilerden hangisi Rousseau’ya göre egemenliğin özelliklerinden değildir?

Seçenekler

A
Egemenlik devredilmez
B
Egemenlik temsil edilemez
C
Egemenlik birdir ve bölünemez
D
Egemenlik mutlaktır ve doğrudur
E
Egemenlik karmaşıktır
Açıklama:
Egemen otorite basit ve tektir; bölünmesi, yok edilmesi demektir.

Soru 30

Tüm Hristiyan yazarlar içinde, hem derdi hem de çareyi görüp kartalın iki başını birleştirmeyi ve her şeyde siyasal birliği sağlamayı önerme yürekliliğini gösteren tek filozof kimdir?

Seçenekler

A
Hobbes
B
Rousseau
C
Montesquieu
D
Machiavelli
E
Kral XIV. Louis
Açıklama:
Tüm Hristiyan yazarlar içinde, hem derdi hem de çareyi görüp kartalın iki başını birleştirmeyi ve her şeyde siyasal birliği sağlamayı önerme yürekliliğini gösteren tek filozof Hobbes’tir.

Soru 31

Temelde var olan ilke ve yönetim şekli eşleştirmelerinden hangisi doğrudur?

Seçenekler

A
Erdem-monarşi
B
Onur-despotluk
C
Korku-cumhuriyet
D
Onur - monarşi
E
Erdem- despotluk
Açıklama:
Temelde var olan onur ilkesi monarşi ile özdeşleşmiştir.

Soru 32

Aşağıdakilerden hangisi, Rousseau’nun kitaplarından birisi değildir?

Seçenekler

A
Toplum Sözleşmesi
B
Yönetim Üzerine İki İnceleme
C
İtiraflar
D
Bilimler ve Sanatlar Üzerine Söylev
E
Korsika için Anayasa Tasarısı
Açıklama:
‘Yönetim Üzerine İki İnceleme’ Rousseau’nun kitaplarından birisi değildir.

Soru 33

XVIII. yüzyılda Fransa’ya damgasını vurmuş olan siyasal yapılanmadaki, 1715-1774 yılları arasında tahtta bulunan XV. Louis’nin yönetim biçimi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Teoroksi
B
Oligarşi
C
Cumhuriyet
D
Demokrasi
E
Mutlak Monarşi
Açıklama:
XVIII. yüzyılda Fransa’ya damgasını vurmuş olan siyasal yapılanma, 1715-1774 yılları arasında tahtta bulunan XV. Louis’nin mutlak monarşi olarak adlandırılan yönetimidir. Mutlak monarşi nitelendirmesi, her şeyden önce, devletin kralın kişisel sorumsuz otoritesi altında merkezi bir şekilde yapılanması demektir.

Soru 34

Doğal hukuk düşüncesini ve toplumun yapay bir biçimde kurulduğu anlayışını reddeden ve yasaların nesnelerin doğasından türediğini ve ülkenin fiziki yapısıyla, iklimiyle, yaşam biçimiyle ve büyüklüğü ile ilgili olduğunu savunan Fransız düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Thomas More
B
Platon
C
La Boetie
D
Montesquieu
E
Hobbes
Açıklama:
Montesquieu, toplum sözleşmesi kuramcılarından farklı olarak, doğal hukuk düşüncesini ve toplumun yapay bir biçimde kurulduğu anlayışını reddeder.“İnsanın toplumda yaşamak için yaratıldığını” belirtip topluma doğallık atfeder.

Soru 35

Montesquieu’ya göre demokrasinin var olması yurttaşların aşağıdakilerden hangi özelliğe sahip olmasını gerektirmektedir?

Seçenekler

A
Erdem
B
Onur
C
Tutku
D
Korku
E
Ulusal Ruh
Açıklama:
Montesquieu’ya göre demokrasiyi hareket ettiren tutku, yani ilke erdemdir. Bir başka deyişle, demokrasinin var olması yurttaşların erdemli olmalarına bağlıdır. Vatan ile eşitlik sevgisi anlamına gelen erdem, “her yurttaştan devleti için kişiliğinden fedakarlıkta bulunmasını ister”; ayrıca, kişisel tutkuların bastırılmasını, isteklerin sınırlandırılmasını, azla yetinilmesini ve zenginlikten kaçınılmasını gerektirir.

Soru 36

Montesquieu’nun göre temel yasaların bağlı olduğu, kral ile halk arasındaki ara-erkler’den biri aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Burjuvalar
B
Ruhban sınıfı
C
Dilenciler
D
Hizmetkarlar
E
Yoksullar
Açıklama:
Montesquieu, temel yasalar kavramını hukuksal değil, toplumsal bir içerikle donatır. Ona göre temel yasalar, kral ile halk arasındaki “ara-erkler”dir; krala bağlıdırlar ama kral da onlara bağlıdır. Bu ara-erkler başta soylular olmak üzere, ruhban sınıfı, ayrıcalıklı kentler ve yüksek yargı kurumları olan parlamentolardır.
Daha açıkçası, kralın karşısında soylular ile ruhbanın ayrıcalıklı hakları, kent (yerel) yönetimleri ile parlamentoların yetkileri bulunmaktadır.

Soru 37

Tek kişinin yasa ve kural tanımayan keyfi yönetimi olarak tanımlanabilecek ve ilkesi korku olan yönetim biçimi Montesquieu’ya göre aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Tiranlık
B
Aristokrasi
C
Despotluk
D
Monarşi
E
Demokrasi
Açıklama:
Tek kişinin yasa ve kural tanımayan keyfi yönetimi olarak tanımlanabilecek despotluğun ilkesi korkudur. Diğer yönetimler gibi despotluk da belli koşulların ürünü ise de Montesquieu onu kapkara bir tablo biçiminde sunar. Despotluk, akla, insan doğasına aykırıdır; tam anlamıyla bir yönetim biçimi bile değildir çünkü burada hiçbir yapı yoktur, ne siyasal ne de toplumsal. Devlet despotla özdeşleşmiştir.

Soru 38

Devletin üç gücü olan yasama, yürütme ve yargının tek elde olmasının, o devletin nasıl bir devlet olduğunun kanıtı aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?

Seçenekler

A
Ilımlı olmadığı
B
Ilımlı olduğu
C
İyi yönetildiği
D
İç savaşın olduğu
E
Barışın sağlandığı
Açıklama:
Montesquieu, güçler ayrımı (ya da kuvvetler ayrılığı) olarak bilinen sistemini hem kuramsal hem (İngiliz Anayasası’na ilişkin) betimsel bir yaklaşımla ortaya koyup inceler. Ona göre, devletin üç gücü olan yasama, yürütme ve yargının tek elde, örneğin bir sultanda ya da aristokratik veya demokratik bir mecliste toplanması, o devletin ılımlı olmadığının açık bir kanıtıdır. Çünkü yurttaşları böyle bir kişinin ya da böyle bir meclisin mutlak iktidarına ve bu iktidarın aşırı kullanımına karşı koruyabilecek hiçbir şey yoktur.

Soru 39

“Bireysel güvenlik kamusal birlik ile öylesine bağlantılıdır ki eğer devlette yardım edilebilecek tek bir yurttaş bile ölse, haksız yer tek bir yurttaş bile hapsedilse ya da açık bir adaletsizlik sonucu tek bir yurttaş bile dava kaybetse, bu sözleşme hukuken geçersiz olur.
Yukarı verilen tanım aşağıdakilerden hangisine aittir?

Seçenekler

A
Bireylerin esenliği
B
Burjuvalar
C
Toplumsal Reform
D
Impeachment
E
Sosyal Revizyon
Açıklama:
Tanım dikkatlice incelendiğinde bireysel esenlikten bahsedildiği anlaşılacaktır.

Soru 40

Siyasal alana belirleyici bir nitelik yükleyen Rousseau kitaplarında aşağıdakilerden hangi sorunsalı ele almıştır?

Seçenekler

A
Devletin ortaya çıkışı yalnızca toplum sözleşmesiyle olur.
B
Siyaseti anlamak olguları incelemeyi gerektirir.
C
Aklın ilerlemesiyle kötülükler ortadan kalkar.
D
İnsanın (ve halkın) iyi olması içinde bulunduğu siyasal yapıya bağlıdır.
E
Siyasal toplum doğal yasalar tarafından belirlenir.
Açıklama:
Görüşlerini farklı yapıtlarında ortaya koymuş olan Rousseau, sistemli bir şekilde düşünüp yazmadığını, dahası çelişkilere düşmekten de kaçınmadığını açıkça
belirtmiştir. Bununla birlikte, siyasal içerikli tüm kitapları, farklı konuları işlemelerine karşın, aynı sorunsal içinde kaleme alınmıştır. Bu, siyaset ya da siyasal toplum
sorunsalıdır. Daha açıkçası, siyasal alana belirleyici bir nitelik yükleyen Rousseau, insanın (ve halkın) iyi olmasının içinde bulunduğu siyasal yapıya bağlı olduğu görüşünden hareket edip iyi bir siyasal yönetimin ne olması gerektiğini araştırmıştır.

Soru 41

Rousseau, doğa durumunun son evresindeki genel savaşa son verip herkesin güvenliğini sağlayacak ve insanları yeniden eşit ve özgür kılacak olan toplum sözleşmesinde kimleri yurttaşlık statüsünün dışında bırakır?

Seçenekler

A
Erkekleri
B
Kadınları
C
Çocukları
D
İşçi sınıfını
E
Aristokratları
Açıklama:
Rousseau, toplum sözleşmesi kurgusunu, bu kötü uygar toplumdan değil, fakat doğa durumundan çıkış olarak anlatmayı tercih eder. Ona göre, doğa durumunun son evresindeki genel savaşa son verip herkesin güvenliğini sağlayacak ve insanları yeniden eşit ve özgür kılacak olan toplum sözleşmesi (kadınlar dışında) oybirliğiyle gerçekleştirilir. Ona göre kadın erkeğe itaat etmek için yaratılmıştır.

Soru 42

Hristiyan yazarlar içinde her şeyde siyasal birliği sağlamayı önerme yürekliliğini gösteren filozof aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Jakoben
B
Machiavelli
C
Montesquieu
D
Locke
E
Hobbes
Açıklama:
Tüm Hristiyan yazarlar içinde, hem derdi hem de çareyi görüp kartalın iki başını birleştirmeyi ve her şeyde siyasal birliği sağlamayı önerme yürekliliğini gösteren tek kişi filozof Hobbes olmuştur; “bu siyasal birlik olmadan ne devlet iyice kurulabilir ne de hükümet” demiştir.

Soru 43

“Parlamento” kavramının günümüzdeki karşılığı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Cumhurbaşkanlığı Danışma Meclisi
B
Yasama Meclisi
C
Bakanlar Kurulu
D
Anayasa Mahkemesi
E
Danıştay
Açıklama:
Parlamento günümüzde yasama meclisi anlamına gelir.

Soru 44

Aşağıdakilerden hangisi 17. yüzyıl aristokrat düşünürlerinden biridir?

Seçenekler

A
Fenelon
B
Seneca
C
Aristo
D
Bernini
E
Hildebrant
Açıklama:
Aristokrat Düşünürler: En önemlileri, soylu bir din adamı olan Fénelon (1651- 1715), bir kont olan Boulainvilliers (1658-1722) ve bir dük olan Saint-Simon (1675-1755)’dur.

Soru 45

Montesquieu’nün “ulusun ruhu” ya da dediği şey aşağıdakilerden hangisiyle doğru açıklanmıştır?

Seçenekler

A
Kültürel miras
B
Ulusların milli birlik ve beraberlik duygusu
C
Monarşiyi oluşturan gücün kaynağı
D
Ulusun kaderini tayin eden yönetme gücü
E
Zaman içinde topluluğu şekillendiren maddi ve manevi etkenlerin toplamı
Açıklama:
Ulusun Ruhu: Amerikalı antropologların bir ulusun kültürü dedikleri şeydir, yani belirli bir yaşam biçimi ile ortak ilişkilerdir. Zaman içinde topluluğu şekillendiren maddi ve manevi etkenlerin toplamının sonucu olan ulusun ruhu, yasaların, dolayısıyla yönetim biçiminin nedenidir.

Soru 46

Ülke içerisinde çeşitli koşulların değişmesi, bu ülke halkının törelerinin, düşünce ve yaşam biçimlerinin, kısacası ulusal ruhunun da değişmesi aşağıdakilerden hangisi ile ifade edilmektedir?

Seçenekler

A
Toplumsal Reform
B
İlkenin Değişmesi
C
Sosyal Revizyon
D
Rejim Devrimi
E
Kültürel Devrim
Açıklama:
İlkenin Değişmesi: Bir ülkede toprağa dayalı ekonominin giderek ticaret, ardından da sanayi ağırlıklı hâle geldiğini ve yeni sınıfların belirdiğini ya da bir başka ülkede siyasal otoritenin katkısıyla barajların kurulması sonucunda hem iklimin değiştiğini hem toprakların verimliliğin arttığını, böylece ticaretin gelişip zenginleşmenin yaşandığını varsayalım. İşte, bu koşulların değişmesi, bu ülke halkının törelerinin, düşünce ve yaşam biçimlerinin, kısacası ulusal ruhunun da değişmesine neden olacaktır.

Soru 47

“Impeachment” kuralı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Aristokratların toplumda her durumda öncelik sahibi olmalarına kuralı
B
Mutlak monarşinin her durumda parlamentoya karşı sorumlu olması kuralı
C
Mülk sahiplerinin her yıl var olan tüm mülklerini sahip oldukları kölelerle birlikte devlete beyan etmesi kuralı
D
Bir yüksek devlet görevlisinin Avam Kamarası tarafından suçlanıp Lordlar Kamarası tarafından yargılanması kuralı
E
Avam Kamarasına yargı gücünü en etkili şekilde kullanabilmeleri için monarşi tarafından sunulması zorunlu dokunulmazlık kuralı
Açıklama:
Impeachment: Bir bakanın ya da bir yüksek devlet görevlisinin (savcı işlevini üstlenen) Avam Kamarası tarafından suçlanıp (yargıç görevini üstlenen) Lordlar Kamarası tarafından yargılanması kuralıdır.

Soru 48

1755 tarihli “İnsanlar Arasında Eşitsizliğin Kaynağı ve Temelleri Üzerine Söylev” kitabıyla da üne kavuşmuş Cenevre Cumhuriyeti’nin yurttaşı olan ünlü düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Immanuel Kant
B
John Stuart Mill
C
J.J. Rousseau
D
Edmund Husserl
E
Karl Marx
Açıklama:
Cenevre Cumhuriyeti’nin yurttaşı olan Jean-Jacques Rousseau (1712-1778) ömrünün önemli bir bölümünü Fransa’da geçirmiştir. Dijon Akademisi’nin açtığı bir yarışmanın büyük ödülünü alan Bilimler ve Sanatlar Üzerine Söylev adlı yapıtını 1750’de piyasaya sürerek adını duyurmuş ve 1755 tarihli İnsanlar Arasında Eşitsizliğin Kaynağı ve Temelleri Üzerine Söylev kitabıyla da üne kavuşmuştur.

Soru 49

J.J. Rousseau’ya göre uğursuz bir rastlantı olan ve özel mülkiyeti doğuran iki büyük hareket aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Tarım ve madencilik
B
Komünizm ve kapitalizm
C
Demokrasi ve anayasal hak
D
Yazının ve paranın bulunması
E
Kilise reformu ve Fransız ihtilali
Açıklama:
Rousseau’nun “uğursuz bir rastlantı” olarak nitelendirdiği madencilik ile tarımın bulunmasıyla birlikte özel mülkiyet belirir ve insanlar birbirlerine daha bağımlı olurlar.

Soru 50

J.J. Rousseau’ya göre “egemenliğin sınırı” aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Yasama gücü
B
Halk
C
Demokrasi
D
Monark’ı elinde bulunduran kişi
E
Toplum Sözleşmesi
Açıklama:
Egemenliğin “Sınırı”: Rousseau’nun deyişiyle, “egemen erk, ne denli mutlak, ne denli kutsal, ne denli dokunulmaz olursa olsun, genel sözleşmelerin [toplum sözleşmesinin] sınırını aşamaz.” Dolayısıyla egemen, tüm yurttaşları özgür ve eşit kılıp ortak iyiliği sağlamakla koşullanmıştır. Bu bakımdan “egemen, sırf egemen olmasından ötürü, ne olması gerekiyorsa her zaman odur.” Yani, yaratılış amacının dışına çıkamaz.

Soru 51

Tüm Hristiyan yazarlar içinde, hem derdi hem de çareyi görüp her şeyde siyasal birliği sağlamayı önerme yürekliliğini gösteren tek filozof aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
J.J. Rousseau
B
Hobbes
C
Spinoza
D
Montesquieu
E
Hume
Açıklama:
Tüm Hristiyan yazarlar içinde, hem derdi hem de çareyi görüp kartalın iki başını birleştirmeyi ve her şeyde siyasal birliği sağlamayı önerme yürekliliğini gösteren tek kişi filozof Hobbes olmuştur.

Soru 52

J.J. Rousseau’ya göre yasama gücü kimin elindedir?

Seçenekler

A
Halk ve monark
B
Mutlak monark
C
Parlamento
D
Halk
E
Aristokrat sınıf ve parlamento
Açıklama:
“Yasalar genel iradenin gerçek işlemleridir” diyen Rousseau’ya göre yasama gücü halkın elindedir.

Soru 53

Mutlak monarşiyi oluşturma çabalarında aşağıdakilerden hangisi uygulanmamıştır?

Seçenekler

A
Tahkimatlı şatoların yıkılması
B
Özel orduların dağıtılması
C
Aristokratların siyasal ve yönetsel işlevlerinden yoksun bırakılması
D
Soyluların serbestçe ikamet edebilmesi
E
Olağanüstü mahkemelerin kurulması
Açıklama:
Montesquieu’nün kuramında çözümlemeye çalıştığı siyasal yönetimler ile maddi ve manevi etkenleri ilişkilendirebileceksiniz.
Soyluların serbestçe ikamet edebilmesi

Soru 54

Aşağıdakilerden hangisi, Montesquieu'nun yasalar için önerdiği düşüncedir?

Seçenekler

A
Yasalar asiller ve halka ilişkilidir
B
Yasalar sadece kral ve soylular için yapılmalıdır
C
Yasalar her ülkede farklı olmamalıdır
D
Yasalar ülkenin koşullarıyla ilişkilidir
E
Yasalar doğrudan krala bağlılık üzerine kurulmalıdır.
Açıklama:
Montesquieu’nün kuramında çözümlemeye çalıştığı siyasal yönetimler ile maddi ve manevi etkenleri ilişkilendirebileceksiniz.
Yasalar ülkenin koşullarıyla ilişkilidir

Soru 55

Aşağıdakilerden hangisi Montesquieu'nun Doğa-İlke birliğinin temel sonuçlarından birisidir?

Seçenekler

A
Her ülkenin yasaları söz konusu ülke için en uygun yönetimdir.
B
Ülkeler yasalarını kendisi belirler.
C
Krallar yasaların belirlenmesindeki en yetkin kişilerdir.
D
Aristokratlar yasaların oluşturulmasında önemli rol oynar.
E
Soylular yasaları halk ile birlikte yapar.
Açıklama:
Montesquieu’nün kuramında çözümlemeye çalıştığı siyasal yönetimler ile maddi ve manevi etkenleri ilişkilendirebileceksiniz.
Her ülkenin yasaları söz konusu ülke için en uygun yönetimdir.

Soru 56

Montesqquieu kimdir?

Seçenekler

A
Fransa'nın en büyük devrimcilerindendir.
B
Hukuk eğitimi almış siyasi bir aristokrat-düşünürdür.
C
Kralın en güvendiği doktorudur.
D
Kendini halk'a adamış bir yazardır.
E
Fransa parlamentosu 'nun başkanıdır.
Açıklama:
Montesquieu’nün kuramında çözümlemeye çalıştığı siyasal yönetimler ile maddi ve manevi etkenleri ilişkilendirebileceksiniz.
Hukuk eğitimi almış siyasi bir aristokrat-düşünürdür.

Soru 57

Despotluk hangi ilkeye dayanır?

Seçenekler

A
Din
B
Mutluluk
C
Ahlak
D
Bilinçsizlik
E
Korku
Açıklama:
Montesquieu’deki güçler ayrımı modelinin yapısını ve anlamını açıklayabileceksiniz.
Korku

Soru 58

Jean-Jacques Rousseau hangi yıllar arasında yaşamıştır?

Seçenekler

A
1712-1778 yılları arasında.
B
1734-1884 yılları arasında.
C
1823- 1843 yılları arasında.
D
1745-1798 yılları arasında
E
1777-1823 yılları arasında
Açıklama:
Montesquieu’nün kuramında çözümlemeye çalıştığı siyasal yönetimler ile maddi ve manevi etkenleri ilişkilendirebileceksiniz.
1712-1778 yılları arasında.

Soru 59

Rousseau'ya göre "Genel İrade" nasıl tanımlanır ?

Seçenekler

A
İrade herşeyden üstündür.
B
Bireysellik iradeden daha önemlidir.
C
Rousseau'ya göre insanlar kendilerini tek bir beden olarak algıladıkları sürece tek bir iradeleri vardır.
D
Rousseau'ya göre irade çoğul olmalıdır.
E
Rousseau'ya göre özel irade ve genel irade birbiriyle bağlantılıdır.
Açıklama:
Montesquieu’nün kuramında çözümlemeye çalıştığı siyasal yönetimler ile maddi ve manevi etkenleri ilişkilendirebileceksiniz.
Rousseau'ya göre insanlar kendilerini tek bir beden olarak algıladıkları sürece tek bir iradeleri vardır.

Soru 60

Rousseau'ya göre aşağıdakilerden hangisi egemenliğin özelliklerinden birisi değildir?

Seçenekler

A
Egemenlik devredilemez.
B
Egemenlik birdir ve bölünemez
C
Egemenlik temsil edilemez
D
Egemenlik mutlaktır ve doğrudur.
E
Egemenlik temsil edilebilir.
Açıklama:
Rousseau’nun kuramındaki doğa durumu ile uygar toplumun özelliklerini saptayabileceksiniz.
Egemenlik temsil edilebilir.

Soru 61

Rousseau'ya göre bireyin kendisini toplumun ayrılmaz bir parçası olarak görme düşüncesi hangi ilkeye dayanır?

Seçenekler

A
Yurttaşlar arasında çeşitli duygusal bağlar kurmak ve onların birbirine karşı duygusal bir yönelime girmesini sağlamak.
B
Yurttaşları sınıflara ayırmak.
C
Yurttaşlara vatanseverlik duygusunu aşılamamak.
D
Yurttaşlara dini yönden baskı yapmak.
E
Yurttaşları, kendi kişisel çıkarları yönünde hareket etmeye teşvik etmek.
Açıklama:
Rousseau’nun kuramındaki doğa durumu ile uygar toplumun özelliklerini saptayabileceksiniz.
Yurttaşlar arasında çeşitli duygusal bağlar kurmak ve onların birbirine karşı duygusal bir yönelime girmesini sağlamak.

Soru 62

"Siyasal bedenin özü, boyun eğme ile özgürlüğün uzlaşmasıdır" sözünü kullanan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Jean - Jacques Rousseau
B
B. Montesquieu
C
Kral XIV. Louis
D
Kardinal Richelieu
E
XV. Louis
Açıklama:
Rousseau’nun kuramındaki doğa durumu ile uygar toplumun özelliklerini saptayabileceksiniz.
Jean - Jacques Rousseau

Soru 63

Aşağıdakilerden hangisi devletin kralın kişisel sorumsuz otoritesi altında merkezi bir biçimde yapılanmasıdır?

Seçenekler

A
Demokrasi
B
Cumhuriyet
C
Mutlak monarşi
D
Parlamentoya bağlı sistem
E
Halk iradesi
Açıklama:
Montesquieu’nün kuramında çözümlemeye çalıştığı siyasal yönetimler ile maddi ve manevi etkenleri ilişkilendirebileceksiniz.
Mutlak monarşi

Soru 64

Aşağıdakilerden hangisi 18. yüzyılda mutlak monarşiyi oluşturma çabalarıyla birlikte Fransa'nın çehresini değiştiren olaylardan biri değildir?

Seçenekler

A
Tahkimatlı şatoların yıkılması
B
Doğrudan krala bağlı bir bürokrasi oluşturulması
C
Özel orduların dağıtılması
D
Parlamentoların özgürce çalışması
E
Bağımsız yargının yok edilmesi
Açıklama:
Montesquieu’nün kuramında çözümlemeye çalıştığı siyasal yönetimler ile maddi ve manevi etkenleri ilişkilendirebileceksiniz.
Parlamentoların özgürce çalışması

Soru 65

Aşağıdakilerden hangisi 18. yüzyılda Fransa 'ya damgasını vurmuş olan siyasal yapılanmadır?

Seçenekler

A
Mutlak monarşi
B
Cumhuriyet
C
Despotluk
D
Demokrasi
E
Halk iradesi
Açıklama:
Montesquieu’nün kuramında çözümlemeye çalıştığı siyasal yönetimler ile maddi ve manevi etkenleri ilişkilendirebileceksiniz.
Mutlak monarşi

Soru 66

Aşağıdakilerden hangisi tek kişinin yasa ve kural tanımayan keyfi yönetim biçimidir?

Seçenekler

A
Bilimsel yönetim
B
Despotluk
C
Cumhuriyet
D
Demokrasi
E
Monarşi
Açıklama:
Montesquieu’nün kuramında çözümlemeye çalıştığı siyasal yönetimler ile maddi ve manevi etkenleri ilişkilendirebileceksiniz.
Despotluk

Soru 67

Aşağıdakilerden hangisi Rousseau' nun genel iradeye yüklediği özelliklerden biri değildir?

Seçenekler

A
Değişmez
B
Saflığını yitirmez
C
Kamusal yarara yöneliktir
D
Sıradandır
E
Bozulmaz
Açıklama:
Rousseau’nun kuramındaki doğa durumu ile uygar toplumun özelliklerini saptayabileceksiniz.
Sıradandır

Soru 68

Aşağıdakilerden hangisi Rousseau' ya göre egemenliğin özelliklerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Egemenlik devredilmez.
B
Egemenlik temsil edilemez.
C
Egemenlik birdir ve bölünemez.
D
Egemenlik mutlaktır ve doğrudur.
E
Egemenlik savunulamaz.
Açıklama:
Rousseau’nun kuramındaki doğa durumu ile uygar toplumun özelliklerini saptayabileceksiniz.
Egemenlik savunulamaz.

Soru 69

Aşağıdakilerden hangisi ile Rousseau genel iradeyi özdeşleştirir?

Seçenekler

A
Yurttaş
B
Egemen
C
Uygar toplum
D
Vahşi insan
E
Burjuva
Açıklama:
Rousseau’nun kuramındaki doğa durumu ile uygar toplumun özelliklerini saptayabileceksiniz.
Yurttaş

Soru 70

Rousseau' ya göre yasama gücü kimin elindedir?

Seçenekler

A
Siyasal iktidar
B
Halk
C
Soylular
D
Lordlar Kamarası
E
Avam Kamarası
Açıklama:
Rousseau’nun kuramındaki doğa durumu ile uygar toplumun özelliklerini saptayabileceksiniz.
Halk

Soru 71

Aşağıdaki seçeneklerden hangisi Rousseau' ya göre bireyleri çıkarları yüzünden değil, tutkuları yüzünden topluma bağlayacak olan iki temel duygudur?

Seçenekler

A
Vatanseverlik ile dindaşlık
B
Hoşgörü ile demokratik düşünce
C
İrade ve erk
D
Özgürlük ile eşitlik
E
Hoşgörü ile özgürlük
Açıklama:
Rousseau’nun kuramındaki doğa durumu ile uygar toplumun özelliklerini saptayabileceksiniz.
Vatanseverlik ile dindaşlık

Soru 72

Asıl adı Charles Louis de Secondat, Baron de la Brède et de Montesquieu (1689-1755) olan düşünürün 1748'de yayımladığı en önemli yapıtının adı nedir?

Seçenekler

A
Yasaların Ruhu Üzerine
B
Acem Mektupları
C
Romalıların Büyüklüğü ile Çöküşünün Nedenleri Üzerine Düşünceler
D
İtiraflar
E
Toplum Sözleşmesi
Açıklama:
Montesquieu’nün kuramında çözümlemeye çalıştığı siyasal yönetimler ile maddi ve manevi etkenleri ilişkilendirebileceksiniz.
Yasaların Ruhu Üzerine

Soru 73

Aşağıdakilerden hangisi mutlak monarşiye karşı gelen kurum ve "Aristokrat Düşünürler" den biri değildir?

Seçenekler

A
Fenelon
B
Boulainvilliers
C
Saint Simon
D
Etats Generaux
E
D'Holbach
Açıklama:
Rousseau’nun kuramındaki doğa durumu ile uygar toplumun özelliklerini saptayabileceksiniz.
D'Holbach

Soru 74

Montesquieu'nun değişik ülkelerde neden farklı yasaların bulunduğunu açıklayabilmek amacıyla verdiği ilk yasa tanımı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Zaman içinde topluluğu şekillendiren maddi ve manevi etkenlerin toplamının sonucu olan yasalar, yönetim biçiminin nedenidir.
B
Yasalar, nesnelerin doğasından türeyen zorunlu ilişkilerdir.
C
Ilımlı devletlerde de her zaman siyasal özgürlük olmaz.
D
Siyasal düzeyde özgürlüğü en iyi sağlayan yönetim biçimi ise demokrasidir.
E
İlk yasa “Egemen güç”, “Egemenlik”,“Toplumun çoğunluğu” ve “Yurttaşların birleşik iradesi” kavramlarını içinde barındırmaktadır.
Açıklama:
Rousseau’nun kuramındaki doğa durumu ile uygar toplumun özelliklerini saptayabileceksiniz.
Yasalar, nesnelerin doğasından türeyen zorunlu ilişkilerdir.

Soru 75

Montesquieu'ye göre yönetim biçimleri ve ilkelerin nasıl olması gerektiği hangi şıkta doğru verilmemiştir?

Seçenekler

A
erdem
B
cumhuriyet
C
teokratik
D
demokratik
E
aristokratik
Açıklama:
Montesquieu’deki güçler ayrımı modelinin yapısını ve anlamını açıklayabileceksiniz.
teokratik

Soru 76

Fransa Krallığı'nın despotluğa kayan yönetim biçiminden kralların alması gereken ders sayısını, Montesquieu Acem Mektupları kitabında kaç ders sayısı olarak belirtir?

Seçenekler

A
1
B
2
C
3
D
4
E
5
Açıklama:
Montesquieu’deki güçler ayrımı modelinin yapısını ve anlamını açıklayabileceksiniz.
3

Soru 77

İngiliz Anayasası' ndaki "İmpeachment" ne demektir?

Seçenekler

A
Bir bakanın ya da bir yüksek devlet görevlisinin Avam kamarası tarafından suçlanıp Lordlar Kamarası tarafından yargılanması kuralıdır.
B
Sonsuz olan Tanrı’nın doğayla özdeş olduğunu, Tanrı’nın evrenden ayrı ve bağımsız bir varlığının olmadığını öne süren öğretidir.
C
Paris ve İngiltere olmak üzere birkaç büyük kentte bulunan yüksek yargı organına verilen addır.
D
Devrimin ilk beş yılına damgasını vurmuş olan siyasal bir oluşumdur.
E
Gerçekte akıl yasasıdır; doğal yasaya uygun bir biçimde hareket etmek akla uygun davranmak demektir.
Açıklama:
Montesquieu’deki güçler ayrımı modelinin yapısını ve anlamını açıklayabileceksiniz.
Bir bakanın ya da bir yüksek devlet görevlisinin Avam kamarası tarafından suçlanıp Lordlar Kamarası tarafından yargılanması kuralıdır.

Soru 78

Cenevre Cumhuriyeti'nin yurttaşı olan Jean-Jacques Rousseau 1755 tarihli hangi kitabıyla ünlenmiştir?

Seçenekler

A
İtiraflar
B
İnsanlar Arasında Eşitsizliğin Kaynağı ve Temelleri Üzerine Söylev
C
Bilimler ve Sanatlar Üzerine Söylev
D
Emile ya da Eğitim Üstüne
E
Toplum Sözleşmesi
Açıklama:
Rousseau’nun önerdiği devlet düzenini tüm boyutlarıyla açıklayabileceksiniz.
İnsanlar Arasında Eşitsizliğin Kaynağı ve Temelleri Üzerine Söylev

Soru 79

Rousseau, hangi konudaki görüşünü İtiraflar adlı kitabında şöyle dile getirir: “Görmüştüm ki her şey temelinde siyasete dayanıyordu ve nasıldavranılırsa davranılsın, her halk, yönetiminin niteliği onu ne yapıyorsa ancak o olabilirdi; böylece, mümkün olan en iyi yönetime ilişkin o büyük sorun, bana şu soruya dönüşmüş gibi geliyordu: En erdemli, en bilgili, en akıllı,kısacası, bu kelimeyi en geniş anlamında ele alma koşuluyla, en iyi halkı meydana getirmeye özgü yönetimin niteliği nedir?”

Seçenekler

A
yasalar ve hükümet
B
yönetim biçimi
C
Yaşama hakkı
D
Liberal özgürlükçü anlayış
E
Siyasal alanın belirleyiciliği
Açıklama:
Rousseau’nun önerdiği devlet düzenini tüm boyutlarıyla açıklayabileceksiniz.
Siyasal alanın belirleyiciliği

Soru 80

Rousseau'ya göre egemenliğin özellikleri aşağıdakilerden hangisi değildir?

Seçenekler

A
Egemenlik devredilemez.
B
Egemenlik temsil edilemez.
C
Egemenlik birdir ve bölünemez.
D
Egemenlik ilkeleri değişebilir.
E
Egemenlik mutlak ve doğrudur.
Açıklama:
Rousseau’nun önerdiği devlet düzenini tüm boyutlarıyla açıklayabileceksiniz.
Egemenlik ilkeleri değişebilir.

Soru 81

"İnsan özgür doğar; oysa her yerde zincire vurulmuştur." diyen ünlü filozof yazar kimdir?

Seçenekler

A
JeanJoques Rousseau
B
Montesquieu
C
Kant
D
D'holbach
E
Voltaire
Açıklama:
Rousseau’nun özgürlük konusundaki görüşlerini değerlendirebileceksiniz.
JeanJoques Rousseau

Soru 82

Aşağıdakilerden hangisi Montesquieu' nun sınıflandırdığı yönetim biçimlerindendir?

Seçenekler

A
Eşitsizlik
B
Siyasal Liberalizm
C
Despotluk
D
Laiklik
E
Egemenlik
Açıklama:
Montesquieu’deki güçler ayrımı modelinin yapısını ve anlamını açıklayabileceksiniz.
despotluk

Soru 83

Montesquieu' nun güçler ayrımı kuramı taşıdığı hukuksal anlamın yanında başka ne amaçlamıştır?

Seçenekler

A
Vatanseverliği aşılamayı
B
İnsanların birbirine bağımlı hale gelmesini
C
Siyasal özgürlüğü ortadan kaldırmayı
D
Halk ile devletin özdeşleştiği bir düzen oluşturmayı
E
Toplumsal- siyasal erkler arasında denge oluşturmayı
Açıklama:
Montesquieu’deki güçler ayrımı modelinin yapısını ve anlamını açıklayabileceksiniz.
Montesquieu' nun siyasal özgürlüğün güvencesi olarak ortaya koyduğu güçler ayrımı kuramı; toplumsal- siyasal erkler arasında bir denge oluşturmayı ve soylulara belli bir avantaj sağlamayı amaçlamıştır.Doğru cevap E seçeneğidir.

Soru 84

I. Laikliği savunmuştur.
II. Montesquieu'nun liberal bir düşünür olarak değerlendirilmesine yol açmıştır.
III. Uluslararası ticaretin ve ekonominin devlet müdahalesiyle işlemesine yol açmıştır.
IV. Özel mülkiyetin dokunulmazlığını ortadan kaldırmıştır.
V. Yükselmek, zenginleşmek gibi tutkuları meşrulaştırmıştır.
Yukarıdakilerden hangileri, Montesquieu'nun "güçler ayrımı" sisteminin yol açtığı seçeneklerdir?

Seçenekler

A
I, IV, V
B
III, IV, V
C
II, IV, V
D
I, II, V
E
I, II, III
Açıklama:
Montesquieu’deki güçler ayrımı modelinin yapısını ve anlamını açıklayabileceksiniz.
Güçler ayrımı kuramı; Montesquie'nun liberal bir düşünür olarak değerlendirmesine, laikliği savunmasına ve lüks peşinde koşmak gibi tutkuların meşrulaşmasına yol açtığından dolayı doğru seçenek D şıkkıdır.

Soru 85

Montesquie' nun yasalarla ilişkilendirdiği etkenler nelerdir?

Seçenekler

A
Maddi ve manevi nedenler
B
Hukuksal- siyasal nedenler
C
Coğrafi nedenler
D
Erdem ve onur
E
Hiçbiri
Açıklama:
Montesquieu’deki güçler ayrımı modelinin yapısını ve anlamını açıklayabileceksiniz.
Montesquieu fiziki( maddi) ve ahlaki( manevi) nedenler olarak nitelendirdiği etkenler ile yasalar arasındaki ilşkileri saptamıştır. Dolayısıyla doğru yanıt A seçeneğidir.

Soru 86

“Hiçbir hüneri olmaksızın ormanlarda amaçsızca dolaşan, konuşmayı bilmeyen, evi barkı, savaşları, ilişkileri bulunmayan, hemcinslerine yakınlaşmaya ya da zarar vermeye hiç gereksinimi olmayan, hatta belki kişisel olarak onlardan hiçbirini tanımayan, az sayıda tutkusu olan ve kendi kendine yeten vahşi insan, sadece bu duruma uygun duygulara ve bilgilere sahipti.” Yukarıdaki açıklamada Rousseau neyi tanımlamıştır?

Seçenekler

A
Doğal insan
B
Laik insan
C
Vahşi insan
D
Güçlü insan
E
Erdemli insan
Açıklama:
Rousseau’nun özgürlük konusundaki görüşlerini değerlendirebileceksiniz.
Doğru yanıt C seçeneğidir.

Soru 87

Siyasal alana belirleyici bir nitelik yükleyen Rousseau’nun ulaştığı sonuç nedir?

Seçenekler

A
Egemenlik devlettedir.
B
Laiklik devlettedir.
C
Devlet despotla özdeşleşmiştir.
D
Siyasal özgürlüğü devlet sınırlar.
E
Egemenlik halktadır.
Açıklama:
Rousseau’nun önerdiği devlet düzenini tüm boyutlarıyla açıklayabileceksiniz.
Rousseau' nun ulaştığı sonuç egemenliğin halkta bulunduğu, dolayısıyla halk ile devletin özdeşleştiği bir düzendir. Dolayısıyla doğru yanıt E seçeneğidir.

Soru 88

"Rousseau, özel iradeyi ...... ile genel iradeyi ....... ile özdeşleştirir." cümlesinde tamamlanması gereken yere aşağıdaki seçeneklerden hangileri gelmelidir?

Seçenekler

A
insan- yurttaş
B
halk- devlet
C
monark- insan
D
burjuva- egemen
E
yurttaş- egemen
Açıklama:
Rousseau’nun önerdiği devlet düzenini tüm boyutlarıyla açıklayabileceksiniz.
Doğru yanıt A seçeneğidir.

Soru 89

Aşağıdakilerden hangisi Rousseau' nun genel iradeye yüklediği özelliklerden biri değildir?

Seçenekler

A
Genel irade değişmez.
B
Genel irade yokedilmez.
C
Genel irade kamusal yarara yöneliktir.
D
Genel irade sıradandır.
E
Genel irade saflığını yitirmez.
Açıklama:
Rousseau’nun önerdiği devlet düzenini tüm boyutlarıyla açıklayabileceksiniz.
Doğru yanıt D seçeneğidir. Diğer seçenekler, "Genel İrade" kavramına karşılık gelmemektedir.

Soru 90

"Kendi başlarına geçinmelerini sağlayamayacak bir konum içine giren insanlar hemcinslerine muhtaç hâle gelirler. İlk önce anarşik sürüler şeklinde birleşirler; ardından barınakların inşa edilmesi sonucunda süreklilik içeren aileler ve daha büyük topluluklar oluşur. Bu aşamada, kadın ile erkek arasında toplumsal bir farklılaşma ile iş bölümü ortaya çıkar." Bu durumda aşağıdakilerden hangisi ortaya çıkar?

Seçenekler

A
Tiranlık
B
Eşitsizliğin ilk biçimi
C
Halkın iradesi
D
Egemenlik
E
Ulusun ruhu
Açıklama:
Rousseau’nun kuramındaki doğa durumu ile uygar toplumun özelliklerini saptayabileceksiniz.
Doğru yanıt B seçeneğidir. Çünkü, kadın ve erkek arasındaki işbölümünün ortaya çıkmasıyla ilk eşitsizlikler oluşur.

Soru 91

Rousseau'ya göre doğa durumunun son evresindeki genel savaşa son verecek ve insanları eşit ve özgür kılacak olan nedir?

Seçenekler

A
Toplum sözleşmesi
B
Egemenlik
C
Laiklik
D
Genel irade
E
Yürütme gücü
Açıklama:
Rousseau’nun önerdiği devlet düzenini tüm boyutlarıyla açıklayabileceksiniz.
Doğru yanıt A seçeneğidir. Çünkü, doğa durumunun son evresindeki genel savaşa son verip herkesin güvenliğini sağlayacak ve insanları yeniden eşit ve özgür kılacak olan toplum sözleşmesi, (kadınlar dışında) oybirliğiyle gerçekleştirilir.

Soru 92

Aşağıdakilerden hangisi Montesquieu’nun kuramında bahsettiği yönetim biçimlerinden biri olan monarşinin özelliklerinden biridir?

Seçenekler

A
İlkesi korkudur ve kural tanımaz bir anlayış benimser
B
Demokratik ve aristokratik olmak üzere ikiye ayrılır
C
Kral ara erkler ile sınırlandırılmıştır ve yönetim şeklinin siyasal özgürlüğü vardır
D
Sürekli verilen eğitimlerle yurtdaşların erdemli kalması amaçlanır
E
Demokratik ve aristokratik olmak üzere ikiye ayrılır
Açıklama:
Montesquieu’deki güçler ayrımı modelinin yapısını ve anlamını açıklayabileceksiniz.
Kral ve halk arasındaki ara erkler kralı sınırlayarak onun toplumsal-siyasal düzene uymasını sağlayan siyasi bir güçtür. Doğru cevap C seçeneğidir.

Soru 93

Montesquieu'nun yönetim biçimini belirlemede önemli olduğunu söylediği etkenler nelerdir?

Seçenekler

A
Siyasal değişimin gerekliliği
B
Ülkenin din tercihi
C
Toplum sözleşmesinin şartları
D
Ülkenin coğrafi konumu ve boyutu
E
Fiziki ve ahlaki etkenler
Açıklama:
Montesquieu’nün kuramında çözümlemeye çalıştığı siyasal yönetimler ile maddi ve manevi etkenleri ilişkilendirebileceksiniz.
Tek bir etkenden söz etmek doğru değildir. Coğrafi konum, dini inanç, töresel alışkanlıklar ve davranış şekilleri gibi pek çok etken birleşerek ulusun ruhunu meydana getirir. Bu etkenlere fiziki ve ahlaki etkenler deriz. Doğru cevap E seçeneğidir.

Soru 94

I. Yasama gücü Lordlar kamarası ve avam kamarasının elindedirII. Kral yürütme gücüne sahiptirIII. Yargı gücü yasama ve yürütmeden bağımsız düşünülemezIV. Siyasal özgürlüğün güvencesi yargının bağımsızlığıdırV. Yasama organı bazı durumlarda yargı işlevini gerçekleştirebilirSORU: Montesquieu'nun güçler ayrımı kuramındaki yargı-yasama ve yürütme gücü ile ilgili yukarıdaki bilgilerden hangileri doğrudur?

Seçenekler

A
I ve III
B
II, III ve V
C
I, II, IV ve V
D
II, III, IV ve V
E
I ve V
Açıklama:
Montesquieu’nün kuramında çözümlemeye çalıştığı siyasal yönetimler ile maddi ve manevi etkenleri ilişkilendirebileceksiniz.
"III. Yargı gücü yasama ve yürütmeden ayrı düşünülemez" bilgisi yanlıştır çünkü yargı gücü sadece yasayı uygulama amacını benimser ve siyasal özgürlüğün en önemli güvencesidir ve yasama ve yürütmeden bağımsızdır. I, II, IV ve V'de verilen bilgiler doğrudur bu sebeple doğru cevap C seçeneğidir.

Soru 95

“Yasalar, nesnelerin doğasından türeyen zorunlu ilişkilerdir” sözüyle anlatılmak istenen nedir?

Seçenekler

A
Farklı koşullar farklı yasaları meydana getirebilir
B
Yasalar keyfi kararlardan oluşabilir
C
Her toplum kendi yasasını yapmak zorundadır
D
Toplumsal koşullar yasaların belirlenmesinde etkili değildir
E
Ülkeler farklılık gösterse de yasalar ortaktır
Açıklama:
Montesquieu’nün kuramında çözümlemeye çalıştığı siyasal yönetimler ile maddi ve manevi etkenleri ilişkilendirebileceksiniz.
Yasalar doğrudan doğruya içinde bulundukları toplumun çeşitli koşullarıyla ilişkilidir. Farklı koşullar farklı yasaların meydana gelmesi anlamına gelir. Doğru cevap A seçeneğidir.

Soru 96

Rousseau'ya göre siyasal toplum nasıl olmalıdır?

Seçenekler

A
Korkuyu ilke edinmiş bir devlet
B
Özel iradenin genel iradeye baskın olduğu bir devlet
C
Tek kişilik keyfi bir yönetim
D
Halk ile devletin özdeşleştiği halk egemen bir devlet
E
Monarkın yasalara bağlı olduğu bir devlet
Açıklama:
Rousseau’nun önerdiği devlet düzenini tüm boyutlarıyla açıklayabileceksiniz.
Rousseau siyasal içerikli tüm yapıtlarında aynı sorunsala değinmiştir. İdeal siyasal toplumun nasıl olması gerektiğini önemser. Halk ile devletin özdeşleştiği bir yapıyı benimser. Doğru cevap D seçeneğidir.

Soru 97

Rousseau'nun önerdiği devlet düzenine ulaşmak için aşağıdakilerden hangisinin gerçekleşmesi gereklidir?

Seçenekler

A
Toplum sözleşmesi
B
Yasama ve yürütmenin tek elde olması
C
Doğa durumunun evrilmesi
D
Doğal insanın anlaşılması
E
İnsanın doğal yetilerini kullanması
Açıklama:
Rousseau’nun önerdiği devlet düzenini tüm boyutlarıyla açıklayabileceksiniz.
Eşitsizliği pekiştiren burjuva toplumdan kurtulmak, toplumsal ve siyasal bir devlet düzeni kurmak için toplum sözleşmesine ihtiyaç vardır. Doğru cevap A seçeneğidir.

Soru 98

Aşağıdakilerden hangisi Rousseau'nun bireyleri özgür kılmak için gerekli gördüğü halk devletin özelliklerinden değildir?

Seçenekler

A
Devlete gönüllü itaat edilir
B
Halkın iradesi devlet iradesidir
C
Devlet üstün bir erktir
D
Devlet bireylerin esenliğini gözetmelidir
E
Devlet keyfi uygulamalar yapabilir
Açıklama:
Rousseau’nun önerdiği devlet düzenini tüm boyutlarıyla açıklayabileceksiniz.
Halk devlet tanımı devlet ile halkın özdeşleştiği ve uyum içinde olduğu bir yönetimi işaret eder. Bu sebeple egemen devlette devlet halkı ezerek keyfi uygulamalar yapmaz çünkü bu despotluğa kayan bir uygulama şeklidir. Doğru cevap E seçeneğidir.

Soru 99

Rousseau doğal insanın ve doğa durumunun açıklanmasını neden önemser?

Seçenekler

A
Egemenliğin sağlanabilmesi için
B
İnsanın sahip olduğu yetilerin anlaşılması için
C
Eşitsizliğin ve kötülüklerin sebeplerinin açıklanabilmesi için
D
Doğa durumunun nasıl evrildiğinin anlaşılması için
E
Toplum sözleşmesine geçiş yapılabilmesi için
Açıklama:
Rousseau’nun önerdiği devlet düzenini tüm boyutlarıyla açıklayabileceksiniz.
İnsanı sonradan edindiği yapay yetilerden soyutlayarak ele alan Rousseau eşitsizliğin ve arkasından gelen kötülüklerin kökeninin anlaşılmasını doğal insan ve doğa durumunun açıklanmasına bağlar. Doğru cevap C seçeneğidir.

Soru 100

Aşağıdakilerden hangisi Rousseau’ya göre siyasal eşitsizliğin nedenlerinden birisi değildir?

Seçenekler

A
Mülk sahipleri mülksüzleri kandırarak siyasal toplumu, yani devleti kurarlar.
B
Yoksulların siyasal iktidar karşısında kul-köle konumuna gelmeleri.
C
Uygar toplumla birlikte bütün insanlar doğallıklarını yitirip yozlaşırlar.
D
Doğal özgür insanın yerini toplumsal köle insan alır.
E
İnsanlar rekabet ve düşmanlık içinde değillerdir.
Açıklama:
Rousseau’nun önerdiği devlet düzenini tüm boyutlarıyla açıklayabileceksiniz.
Mülk sahipleri mülksüzleri kandırarak siyasal toplumu, yani devleti kurarlar. Siyasal eşitsizliği içeren bu durum, yoksulların siyasal iktidar karşısında kul-köle konumuna gelmeleri ama bunun da ötesinde bu konumlarını benimsemeleri, yani bu düzeni meşru kabul etmeleri demektir. Uygar toplumla birlikte bütün insanlar doğallıklarını yitirip yozlaşırlar. Bunun anlamı ise herkes için özgürlüğü ortadan kalkmasıdır. Doğal özgür insanın yerini toplumsal köle insan alır.

Soru 101

yüzyılda Fransa’ya damgasını vurmuş olan siyasal yapılanmadaki, 1715-1774 yılları arasında tahtta bulunan XV. Louis’nin yönetim biçimi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Teoroksi
B
Oligarşi
C
Cumhuriyet
D
Demokrasi
E
Mutlak Monarşi
Açıklama:
XVIII. yüzyılda Fransa’ya damgasını vurmuş olan siyasal yapılanma, 1715-1774 yılları arasında tahtta bulunan XV. Louis’nin mutlak monarşi olarak adlandırılan yönetimidir. Mutlak monarşi nitelendirmesi, her şeyden önce, devletin kralın kişisel sorumsuz otoritesi altında merkezi bir şekilde yapılanması demektir.

Soru 102

Doğal hukuk düşüncesini ve toplumun yapay bir biçimde kurulduğu anlayışını reddeden ve yasaların nesnelerin doğasından türediğini ve ülkenin fiziki yapısıyla, iklimiyle, yaşam biçimiyle ve büyüklüğü ile ilgili olduğunu savunan Fransız düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Thomas More
B
Platon
C
La Boetie
D
Montesquieu
E
Hobbes
Açıklama:
Montesquieu, toplum sözleşmesi kuramcılarından farklı olarak, doğal hukuk düşüncesini ve toplumun yapay bir biçimde kurulduğu anlayışını reddeder.“İnsanın toplumda yaşamak için yaratıldığını” belirtip topluma doğallık atfeder.

Soru 103

Montesquieu’ya göre demokrasinin var olması yurttaşların aşağıdakilerden hangi özelliğe sahip olmasını gerektirmektedir?

Seçenekler

A
Erdem
B
Onur
C
Tutku
D
Korku
E
Ulusal Ruh
Açıklama:
Montesquieu’ya göre demokrasiyi hareket ettiren tutku, yani ilke erdemdir. Bir başka deyişle, demokrasinin var olması yurttaşların erdemli olmalarına bağlıdır. Vatan ile eşitlik sevgisi anlamına gelen erdem, “her yurttaştan devleti için kişiliğinden fedakarlıkta bulunmasını ister”; ayrıca, kişisel tutkuların bastırılmasını, isteklerin sınırlandırılmasını, azla yetinilmesini ve zenginlikten kaçınılmasını gerektirir.

Soru 104

Montesquieu’nun göre temel yasaların bağlı olduğu, kral ile halk arasındaki ara-erkler’den biri aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Burjuvalar
B
Ruhban sınıfı
C
Dilenciler
D
Hizmetkarlar
E
Yoksullar
Açıklama:
Montesquieu, temel yasalar kavramını hukuksal değil, toplumsal bir içerikle donatır. Ona göre temel yasalar, kral ile halk arasındaki “ara-erkler”dir; krala bağlıdırlar ama kral da onlara bağlıdır. Bu ara-erkler başta soylular olmak üzere, ruhban sınıfı, ayrıcalıklı kentler ve yüksek yargı kurumları olan parlamentolardır. Daha açıkçası, kralın karşısında soylular ile ruhbanın ayrıcalıklı hakları, kent (yerel) yönetimleri ile parlamentoların yetkileri bulunmaktadır.

Soru 105

Tek kişinin yasa ve kural tanımayan keyfi yönetimi olarak tanımlanabilecek ve ilkesi korku olan yönetim biçimi Montesquieu’ya göre aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Tiranlık
B
Aristokrasi
C
Despotluk
D
Monarşi
E
Demokrasi
Açıklama:
Tek kişinin yasa ve kural tanımayan keyfi yönetimi olarak tanımlanabilecek despotluğun ilkesi korkudur. Diğer yönetimler gibi despotluk da belli koşulların ürünü ise de Montesquieu onu kapkara bir tablo biçiminde sunar. Despotluk, akla, insan doğasına aykırıdır; tam anlamıyla bir yönetim biçimi bile değildir çünkü burada hiçbir yapı yoktur, ne siyasal ne de toplumsal. Devlet despotla özdeşleşmiştir.

Soru 106

Devletin üç gücü olan yasama, yürütme ve yargının tek elde olmasının, o devletin nasıl bir devlet olduğunun kanıtı aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?

Seçenekler

A
Ilımlı olmadığı
B
Ilımlı olduğu
C
İyi yönetildiği
D
İç savaşın olduğu
E
Barışın sağlandığı
Açıklama:
Montesquieu, güçler ayrımı (ya da kuvvetler ayrılığı) olarak bilinen sistemini hem kuramsal hem (İngiliz Anayasası’na ilişkin) betimsel bir yaklaşımla ortaya koyup inceler. Ona göre, devletin üç gücü olan yasama, yürütme ve yargının tek elde, örneğin bir sultanda ya da aristokratik veya demokratik bir mecliste toplanması, o devletin ılımlı olmadığının açık bir kanıtıdır. Çünkü yurttaşları böyle bir kişinin ya da böyle bir meclisin mutlak iktidarına ve bu iktidarın aşırı kullanımına karşı koruyabilecek hiçbir şey yoktur.

Soru 107

“Bireysel güvenlik kamusal birlik ile öylesine bağlantılıdır ki eğer devlette yardım edilebilecek tek bir yurttaş bile ölse, haksız yer tek bir yurttaş bile hapsedilse ya da açık bir adaletsizlik sonucu tek bir yurttaş bile dava kaybetse, bu sözleşme hukuken geçersiz olur.
Yukarı verilen tanım aşağıdakilerden hangisine aittir?

Seçenekler

A
Bireylerin esenliği
B
Burjuvalar
C
Toplumsal Reform
D
Impeachment
E
Sosyal Revizyon
Açıklama:
Tanım dikkatlice incelendiğinde bireysel esenlikten bahsedildiği anlaşılacaktır.

Soru 108

Siyasal alana belirleyici bir nitelik yükleyen Rousseau kitaplarında aşağıdakilerden hangi sorunsalı ele almıştır?

Seçenekler

A
Devletin ortaya çıkışı yalnızca toplum sözleşmesiyle olur.
B
Siyaseti anlamak olguları incelemeyi gerektirir.
C
Aklın ilerlemesiyle kötülükler ortadan kalkar.
D
İnsanın (ve halkın) iyi olması içinde bulunduğu siyasal yapıya bağlıdır.
E
Siyasal toplum doğal yasalar tarafından belirlenir.
Açıklama:
Görüşlerini farklı yapıtlarında ortaya koymuş olan Rousseau, sistemli bir şekilde düşünüp yazmadığını, dahası çelişkilere düşmekten de kaçınmadığını açıkça belirtmiştir. Bununla birlikte, siyasal içerikli tüm kitapları, farklı konuları işlemelerine karşın, aynı sorunsal içinde kaleme alınmıştır. Bu, siyaset ya da siyasal toplum sorunsalıdır. Daha açıkçası, siyasal alana belirleyici bir nitelik yükleyen Rousseau, insanın (ve halkın) iyi olmasının içinde bulunduğu siyasal yapıya bağlı olduğu görüşünden hareket edip iyi bir siyasal yönetimin ne olması gerektiğini araştırmıştır.

Soru 109

Rousseau, doğa durumunun son evresindeki genel savaşa son verip herkesin güvenliğini sağlayacak ve insanları yeniden eşit ve özgür kılacak olan toplum sözleşmesinde kimleri yurttaşlık statüsünün dışında bırakır?

Seçenekler

A
Erkekleri
B
Kadınları
C
Çocukları
D
İşçi sınıfını
E
Aristokratları
Açıklama:
Rousseau, toplum sözleşmesi kurgusunu, bu kötü uygar toplumdan değil, fakat doğa durumundan çıkış olarak anlatmayı tercih eder. Ona göre, doğa durumunun son evresindeki genel savaşa son verip herkesin güvenliğini sağlayacak ve insanları yeniden eşit ve özgür kılacak olan toplum sözleşmesi (kadınlar dışında) oybirliğiyle gerçekleştirilir. Ona göre kadın erkeğe itaat etmek için yaratılmıştır.

Soru 110

Hristiyan yazarlar içinde her şeyde siyasal birliği sağlamayı önerme yürekliliğini gösteren filozof aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Jakoben
B
Machiavelli
C
Montesquieu
D
Locke
E
Hobbes
Açıklama:
Tüm Hristiyan yazarlar içinde, hem derdi hem de çareyi görüp kartalın iki başını birleştirmeyi ve her şeyde siyasal birliği sağlamayı önerme yürekliliğini gösteren tek kişi filozof Hobbes olmuştur; “bu siyasal birlik olmadan ne devlet iyice kurulabilir ne de hükümet” demiştir.

Soru 111

“Parlamento” kavramının günümüzdeki karşılığı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Cumhurbaşkanlığı Danışma Meclisi
B
Yasama Meclisi
C
Bakanlar Kurulu
D
Anayasa Mahkemesi
E
Danıştay
Açıklama:
Parlamento günümüzde yasama meclisi anlamına gelir.

Soru 112

Aşağıdakilerden hangisi 17. yüzyıl aristokrat düşünürlerinden biridir?

Seçenekler

A
Fenelon
B
Seneca
C
Aristo
D
Bernini
E
Hildebrant
Açıklama:
Aristokrat Düşünürler: En önemlileri, soylu bir din adamı olan Fénelon (1651- 1715), bir kont olan Boulainvilliers (1658-1722) ve bir dük olan Saint-Simon (1675-1755)’dur.

Soru 113

Ülke içerisinde çeşitli koşulların değişmesi, bu ülke halkının törelerinin, düşünce ve yaşam biçimlerinin, kısacası ulusal ruhunun da değişmesi aşağıdakilerden hangisi ile ifade edilmektedir?

Seçenekler

A
Toplumsal Reform
B
İlkenin Değişmesi
C
Sosyal Revizyon
D
Rejim Devrimi
E
Kültürel Devrim
Açıklama:
İlkenin Değişmesi: Bir ülkede toprağa dayalı ekonominin giderek ticaret, ardından da sanayi ağırlıklı hâle geldiğini ve yeni sınıfların belirdiğini ya da bir başka ülkede siyasal otoritenin katkısıyla barajların kurulması sonucunda hem iklimin değiştiğini hem toprakların verimliliğin arttığını, böylece ticaretin gelişip zenginleşmenin yaşandığını varsayalım. İşte, bu koşulların değişmesi, bu ülke halkının törelerinin, düşünce ve yaşam biçimlerinin, kısacası ulusal ruhunun da değişmesine neden olacaktır.

Soru 114

“Impeachment” kuralı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Aristokratların toplumda her durumda öncelik sahibi olmalarına kuralı
B
Mutlak monarşinin her durumda parlamentoya karşı sorumlu olması kuralı
C
Mülk sahiplerinin her yıl var olan tüm mülklerini sahip oldukları kölelerle birlikte devlete beyan etmesi kuralı
D
Bir yüksek devlet görevlisinin Avam Kamarası tarafından suçlanıp Lordlar Kamarası tarafından yargılanması kuralı
E
Avam Kamarasına yargı gücünü en etkili şekilde kullanabilmeleri için monarşi tarafından sunulması zorunlu dokunulmazlık kuralı
Açıklama:
Impeachment: Bir bakanın ya da bir yüksek devlet görevlisinin (savcı işlevini üstlenen) Avam Kamarası tarafından suçlanıp (yargıç görevini üstlenen) Lordlar Kamarası tarafından yargılanması kuralıdır.

Soru 115

1755 tarihli “İnsanlar Arasında Eşitsizliğin Kaynağı ve Temelleri Üzerine Söylev” kitabıyla da üne kavuşmuş Cenevre Cumhuriyeti’nin yurttaşı olan ünlü düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Immanuel Kant
B
John Stuart Mill
C
J.J. Rousseau
D
Edmund Husserl
E
Karl Marx
Açıklama:
Cenevre Cumhuriyeti’nin yurttaşı olan Jean-Jacques Rousseau (1712-1778) ömrünün önemli bir bölümünü Fransa’da geçirmiştir. Dijon Akademisi’nin açtığı bir yarışmanın büyük ödülünü alan Bilimler ve Sanatlar Üzerine Söylev adlı yapıtını 1750’de piyasaya sürerek adını duyurmuş ve 1755 tarihli İnsanlar Arasında Eşitsizliğin Kaynağı ve Temelleri Üzerine Söylev kitabıyla da üne kavuşmuştur.

Soru 116

J. Rousseau’ya göre uğursuz bir rastlantı olan ve özel mülkiyeti doğuran iki büyük hareket aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Tarım ve madencilik
B
Komünizm ve kapitalizm
C
Demokrasi ve anayasal hak
D
Yazının ve paranın bulunması
E
Kilise reformu ve Fransız ihtilali
Açıklama:
Rousseau’nun “uğursuz bir rastlantı” olarak nitelendirdiği madencilik ile tarımın bulunmasıyla birlikte özel mülkiyet belirir ve insanlar birbirlerine daha bağımlı olurlar.

Soru 117

J. Rousseau’ya göre “egemenliğin sınırı” aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Yasama gücü
B
Halk
C
Demokrasi
D
Monark’ı elinde bulunduran kişi
E
Toplum Sözleşmesi
Açıklama:
Egemenliğin “Sınırı”: Rousseau’nun deyişiyle, “egemen erk, ne denli mutlak, ne denli kutsal, ne denli dokunulmaz olursa olsun, genel sözleşmelerin [toplum sözleşmesinin] sınırını aşamaz.” Dolayısıyla egemen, tüm yurttaşları özgür ve eşit kılıp ortak iyiliği sağlamakla koşullanmıştır. Bu bakımdan “egemen, sırf egemen olmasından ötürü, ne olması gerekiyorsa her zaman odur.” Yani, yaratılış amacının dışına çıkamaz.

Soru 118

Tüm Hristiyan yazarlar içinde, hem derdi hem de çareyi görüp her şeyde siyasal birliği sağlamayı önerme yürekliliğini gösteren tek filozof aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
J.J. Rousseau
B
Hobbes
C
Spinoza
D
Montesquieu
E
Hume
Açıklama:
Tüm Hristiyan yazarlar içinde, hem derdi hem de çareyi görüp kartalın iki başını birleştirmeyi ve her şeyde siyasal birliği sağlamayı önerme yürekliliğini gösteren tek kişi filozof Hobbes olmuştur.

Soru 119

J.J. Rousseau’ya göre yasama gücü kimin elindedir?

Seçenekler

A
Halk ve monark
B
Mutlak monark
C
Parlamento
D
Halk
E
Aristokrat sınıf ve parlamento
Açıklama:
“Yasalar genel iradenin gerçek işlemleridir” diyen Rousseau’ya göre yasama gücü halkın elindedir.

Soru 120

“Parlamento” kavramının günümüzdeki karşılığı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Cumhurbaşkanlığı Danışma Meclisi
B
Yasama Meclisi
C
Bakanlar Kurulu
D
Anayasa Mahkemesi
E
Danıştay
Açıklama:
Parlamento günümüzde yasama meclisi anlamına gelir.

Soru 121

Montesquieu’nün “ulusun ruhu” ya da dediği şey aşağıdakilerden hangisiyle doğru açıklanmıştır?

Seçenekler

A
Kültürel miras
B
Ulusların milli birlik ve beraberlik duygusu
C
Monarşiyi oluşturan gücün kaynağı
D
Ulusun kaderini tayin eden yönetme gücü
E
Zaman içinde topluluğu şekillendiren maddi ve manevi etkenlerin toplamı
Açıklama:
Ulusun Ruhu: Amerikalı antropologların bir ulusun kültürü dedikleri şeydir, yani belirli bir yaşam biçimi ile ortak ilişkilerdir. Zaman içinde topluluğu şekillendiren maddi ve manevi etkenlerin toplamının sonucu olan ulusun ruhu, yasaların, dolayısıyla yönetim biçiminin nedenidir.

Soru 122

Ülke içerisinde çeşitli koşulların değişmesi, bu ülke halkının törelerinin, düşünce ve yaşam biçimlerinin, kısacası ulusal ruhunun da değişmesi aşağıdakilerden hangisi ile ifade edilmektedir?

Seçenekler

A
Toplumsal Reform
B
İlkenin Değişmesi
C
Sosyal Revizyon
D
Rejim Devrimi
E
Kültürel Devrim
Açıklama:
İlkenin Değişmesi: Bir ülkede toprağa dayalı ekonominin giderek ticaret, ardından da sanayi ağırlıklı hâle geldiğini ve yeni sınıfların belirdiğini ya da bir başka ülkede siyasal otoritenin katkısıyla barajların kurulması sonucunda hem iklimin değiştiğini hem toprakların verimliliğin arttığını, böylece ticaretin gelişip zenginleşmenin yaşandığını varsayalım. İşte, bu koşulların değişmesi, bu ülke halkının törelerinin, düşünce ve yaşam biçimlerinin, kısacası ulusal ruhunun da değişmesine neden olacaktır.

Soru 123

“Impeachment” kuralı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Aristokratların toplumda her durumda öncelik sahibi olmalarına kuralı
B
Mutlak monarşinin her durumda parlamentoya karşı sorumlu olması kuralı
C
Mülk sahiplerinin her yıl var olan tüm mülklerini sahip oldukları kölelerle birlikte devlete beyan etmesi kuralı
D
Bir yüksek devlet görevlisinin Avam Kamarası tarafından suçlanıp Lordlar Kamarası tarafından yargılanması kuralı
E
Avam Kamarasına yargı gücünü en etkili şekilde kullanabilmeleri için monarşi tarafından sunulması zorunlu dokunulmazlık kuralı
Açıklama:
Impeachment: Bir bakanın ya da bir yüksek devlet görevlisinin (savcı işlevini üstlenen) Avam Kamarası tarafından suçlanıp (yargıç görevini üstlenen) Lordlar Kamarası tarafından yargılanması kuralıdır.

Soru 124

1755 tarihli “İnsanlar Arasında Eşitsizliğin Kaynağı ve Temelleri Üzerine Söylev” kitabıyla da üne kavuşmuş Cenevre Cumhuriyeti’nin yurttaşı olan ünlü düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Immanuel Kant
B
John Stuart Mill
C
J.J. Rousseau
D
Edmund Husserl
E
Karl Marx
Açıklama:
Cenevre Cumhuriyeti’nin yurttaşı olan Jean-Jacques Rousseau (1712-1778) ömrünün önemli bir bölümünü Fransa’da geçirmiştir. Dijon Akademisi’nin açtığı bir yarışmanın büyük ödülünü alan Bilimler ve Sanatlar Üzerine Söylev adlı yapıtını 1750’de piyasaya sürerek adını duyurmuş ve 1755 tarihli İnsanlar Arasında Eşitsizliğin Kaynağı ve Temelleri Üzerine Söylev kitabıyla da üne kavuşmuştur.

Soru 125

J.J. Rousseau’ya göre uğursuz bir rastlantı olan ve özel mülkiyeti doğuran iki büyük hareket aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
tarım ve madencilik
B
komünizm ve kapitalizm
C
demokrasi ve anayasal hak
D
yazının ve paranın bulunması
E
kilise reformu ve Fransız ihtilali
Açıklama:
Rousseau’nun “uğursuz bir rastlantı” olarak nitelendirdiği madencilik ile tarımın bulunmasıyla birlikte özel mülkiyet belirir ve insanlar birbirlerine daha bağımlı olurlar.

Soru 126

J.J. Rousseau’ya göre “egemenliğin sınırı” aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Yasama gücü
B
Halk
C
Demokrasi
D
Monark’ı elinde bulunduran kişi
E
Toplum Sözleşmesi
Açıklama:
Egemenliğin “Sınırı”: Rousseau’nun deyişiyle, “egemen erk, ne denli mutlak, ne denli kutsal, ne denli dokunulmaz olursa olsun, genel sözleşmelerin [toplum sözleşmesinin] sınırını aşamaz.” Dolayısıyla egemen, tüm yurttaşları özgür ve eşit kılıp ortak iyiliği sağlamakla koşullanmıştır. Bu bakımdan “egemen, sırf egemen olmasından ötürü, ne olması gerekiyorsa her zaman odur.” Yani, yaratılış amacının dışına çıkamaz.

Soru 127

Tüm Hristiyan yazarlar içinde, hem derdi hem de çareyi görüp her şeyde siyasal birliği sağlamayı önerme yürekliliğini gösteren tek filozof aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
J.J. Rousseau
B
Hobbes
C
Spinoza
D
Montesquieu
E
Hume
Açıklama:
Tüm Hristiyan yazarlar içinde, hem derdi hem de çareyi görüp kartalın iki başını birleştirmeyi ve her şeyde siyasal birliği sağlamayı önerme yürekliliğini gösteren tek kişi filozof Hobbes olmuştur.

Soru 128

J.J. Rousseau’ya göre yasama gücü kimin elindedir?

Seçenekler

A
halk ve monark
B
mutlak monark
C
parlamento
D
halk
E
aristokrat sınıf ve parlamento
Açıklama:
“Yasalar genel iradenin gerçek işlemleridir” diyen Rousseau’ya göre yasama gücü halkın elindedir.

Soru 129

XVIII. yüzyılda Fransa’ya damgasını vurmuş olan siyasal yapılanmadaki, 1715-1774 yılları arasında tahtta bulunan XV. Louis’nin yönetim biçimi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Teoroksi
B
Oligarşi
C
Cumhuriyet
D
Demokrasi
E
Mutlak Monarşi
Açıklama:
XVIII. yüzyılda Fransa’ya damgasını vurmuş olan siyasal yapılanma, 1715-1774 yılları arasında tahtta bulunan XV. Louis’nin mutlak monarşi olarak adlandırılan yönetimidir. Mutlak monarşi nitelendirmesi, her şeyden önce, devletin kralın kişisel sorumsuz otoritesi altında merkezi bir şekilde yapılanması demektir.

Soru 130

Doğal hukuk düşüncesini ve toplumun yapay bir biçimde kurulduğu anlayışını reddeden ve yasaların nesnelerin doğasından türediğini ve ülkenin fiziki yapısıyla, iklimiyle, yaşam biçimiyle ve büyüklüğü ile ilgili olduğunu savunan Fransız düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Thomas More
B
Platon
C
La Boetie
D
Montesquieu
E
Hobbes
Açıklama:
Montesquieu, toplum sözleşmesi kuramcılarından farklı olarak, doğal hukuk düşüncesini ve toplumun yapay bir biçimde kurulduğu anlayışını reddeder.“İnsanın toplumda yaşamak için yaratıldığını” belirtip topluma doğallık atfeder.

Soru 131

Montesquieu’ya göre demokrasinin var olması yurttaşların aşağıdakilerden hangi özelliğe sahip olmasını gerektirmektedir?

Seçenekler

A
Erdem
B
Onur
C
Tutku
D
Korku
E
Ulusal Ruh
Açıklama:
Montesquieu’ya göre demokrasiyi hareket ettiren tutku, yani ilke erdemdir. Bir başka deyişle, demokrasinin var olması yurttaşların erdemli olmalarına bağlıdır. Vatan ile eşitlik sevgisi anlamına gelen erdem, “her yurttaştan devleti için kişiliğinden fedakarlıkta bulunmasını ister”; ayrıca, kişisel tutkuların bastırılmasını, isteklerin sınırlandırılmasını, azla yetinilmesini ve zenginlikten kaçınılmasını gerektirir.

Soru 132

Montesquieu’nun göre temel yasaların bağlı olduğu, kral ile halk arasındaki ara-erkler’den biri aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Burjuvalar
B
Ruhban sınıfı
C
Dilenciler
D
Hizmetkarlar
E
Yoksullar
Açıklama:
Montesquieu, temel yasalar kavramını hukuksal değil, toplumsal bir içerikle donatır. Ona göre temel yasalar, kral ile halk arasındaki “ara-erkler”dir; krala bağlıdırlar ama kral da onlara bağlıdır. Bu ara-erkler başta soylular olmak üzere, ruhban sınıfı, ayrıcalıklı kentler ve yüksek yargı kurumları olan parlamentolardır.
Daha açıkçası, kralın karşısında soylular ile ruhbanın ayrıcalıklı hakları, kent (yerel) yönetimleri ile parlamentoların yetkileri bulunmaktadır.

Soru 133

Tek kişinin yasa ve kural tanımayan keyfi yönetimi olarak tanımlanabilecek ve ilkesi korku olan yönetim biçimi Montesquieu’ya göre aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Tiranlık
B
Aristokrasi
C
Despotluk
D
Monarşi
E
Demokrasi
Açıklama:
Tek kişinin yasa ve kural tanımayan keyfi yönetimi olarak tanımlanabilecek despotluğun ilkesi korkudur. Diğer yönetimler gibi despotluk da belli koşulların ürünü ise de Montesquieu onu kapkara bir tablo biçiminde sunar. Despotluk, akla, insan doğasına aykırıdır; tam anlamıyla bir yönetim biçimi bile değildir çünkü burada hiçbir yapı yoktur, ne siyasal ne de toplumsal. Devlet despotla özdeşleşmiştir.

Soru 134

Devletin üç gücü olan yasama, yürütme ve yargının tek elde olmasının, o devletin nasıl bir devlet olduğunun kanıtı aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?

Seçenekler

A
Ilımlı olmadığı
B
Ilımlı olduğu
C
İyi yönetildiği
D
İç savaşın olduğu
E
Barışın sağlandığı
Açıklama:
Montesquieu, güçler ayrımı (ya da kuvvetler ayrılığı) olarak bilinen sistemini hem kuramsal hem (İngiliz Anayasası’na ilişkin) betimsel bir yaklaşımla ortaya koyup inceler. Ona göre, devletin üç gücü olan yasama, yürütme ve yargının tek elde, örneğin bir sultanda ya da aristokratik veya demokratik bir mecliste toplanması, o devletin ılımlı olmadığının açık bir kanıtıdır. Çünkü yurttaşları böyle bir kişinin ya da böyle bir meclisin mutlak iktidarına ve bu iktidarın aşırı kullanımına karşı koruyabilecek hiçbir şey yoktur.

Soru 135

Bir bakanın ya da bir yüksek devlet görevlisinin (savcı işlevini üstlenen) Avam Kamarası tarafından suçlanıp (yargıç görevini üstlenen) Lordlar Kamarası tarafından yargılanması kuralına aşağıdakilerden hangi isim verilmiştir?

Seçenekler

A
Plep
B
Patrici
C
Impeachment
D
Jiroden
E
Potestas
Açıklama:
Bakanlar gibi yüksek devlet görevlilerinin görevleri nedeniyle yargılanması, yasama organı tarafından gerçekleştirilir. Bu durum, İngiliz Anayasası’ndaki impeachment kuralına denk düşmektedir.

Soru 136

Siyasal alana belirleyici bir nitelik yükleyen Rousseau kitaplarında aşağıdakilerden hangi sorunsalı ele almıştır?

Seçenekler

A
Devletin ortaya çıkışı yalnızca toplum sözleşmesiyle olur.
B
Siyaseti anlamak olguları incelemeyi gerektirir.
C
Aklın ilerlemesiyle kötülükler ortadan kalkar.
D
İnsanın (ve halkın) iyi olması içinde bulunduğu siyasal yapıya bağlıdır.
E
Siyasal toplum doğal yasalar tarafından belirlenir.
Açıklama:
Görüşlerini farklı yapıtlarında ortaya koymuş olan Rousseau, sistemli bir şekilde düşünüp yazmadığını, dahası çelişkilere düşmekten de kaçınmadığını açıkça
belirtmiştir. Bununla birlikte, siyasal içerikli tüm kitapları, farklı konuları işlemelerine karşın, aynı sorunsal içinde kaleme alınmıştır. Bu, siyaset ya da siyasal toplum
sorunsalıdır. Daha açıkçası, siyasal alana belirleyici bir nitelik yükleyen Rousseau, insanın (ve halkın) iyi olmasının içinde bulunduğu siyasal yapıya bağlı olduğu görüşünden hareket edip iyi bir siyasal yönetimin ne olması gerektiğini araştırmıştır.

Soru 137

Rousseau, doğa durumunun son evresindeki genel savaşa son verip herkesin güvenliğini sağlayacak ve insanları yeniden eşit ve özgür kılacak olan toplum sözleşmesinde kimleri yurttaşlık statüsünün dışında bırakır?

Seçenekler

A
Erkekleri
B
Kadınları
C
Çocukları
D
İşçi sınıfını
E
Aristokratları
Açıklama:
Rousseau, toplum sözleşmesi kurgusunu, bu kötü uygar toplumdan değil, fakat doğa durumundan çıkış olarak anlatmayı tercih eder. Ona göre, doğa durumunun
son evresindeki genel savaşa son verip herkesin güvenliğini sağlayacak ve insanları yeniden eşit ve özgür kılacak olan toplum sözleşmesi (kadınlar dışında) oybirliğiyle gerçekleştirilir. Ona göre kadın erkeğe itaat etmek için yaratılmıştır.

Soru 138

Hristiyan yazarlar içinde her şeyde siyasal birliği sağlamayı önerme yürekliliğini gösteren filozof aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Jakoben
B
Machiavelli
C
Montesquieu
D
Locke
E
Hobbes
Açıklama:
Tüm Hristiyan yazarlar içinde, hem derdi hem de çareyi görüp kartalın iki başını birleştirmeyi ve her şeyde siyasal birliği sağlamayı önerme yürekliliğini gösteren tek kişi filozof Hobbes olmuştur; “bu siyasal birlik olmadan ne devlet iyice kurulabilir ne de hükümet” demiştir.

Soru 139

En önemli yapıtı ‘Yasaların Ruhu Üzerine’ olan aristokrat kimdir?

Seçenekler

A
Charles Louis de Secondat
B
Louis
C
Fénelon
D
Boulainvilliers
E
Saint-Simon
Açıklama:
Asıl adı Charles Louis de Secondat, Baron de la Brède et de Montesquieu (1689- 1755) olan düşünür, 1748’de en önemli yapıtı olan Yasaların Ruhu Üzerine’yi piyasaya sürmüştür.

Soru 140

Montesquieu’ye gore Cumhuriyetin demokratik ya da aristokratik olması neyin sonucudur?

Seçenekler

A
Yönetimdeki kişilerin sayısı
B
Halk
C
Siyasi görüş çeşitliliği
D
Maddi imkanlar
E
Yöneticiler
Açıklama:
Montesquieu’ye göre, “cumhuriyette halkın tümü egemen güce sahipse bu bir demokrasidir. Egemen güç ,halkın bir bölümünün elindeyse buna aristokrasi denir.”

Soru 141

Montesquieu, “yasaların izin verdiği her şeyi yapma hakkı” olarak tanımladığı siyasal özgürlüğün hangisinde mümkün olduğunu savunur?

Seçenekler

A
Cumhuriyet
B
Aristokrasi
C
Monarşi
D
Demokrasi
E
Feodalite
Açıklama:
Montesquieu, “yasaların izin verdiği her şeyi yapma hakkı” olarak tanımladığı siyasal özgürlüğün ancak yurttaşların kendilerini başkalarına ve siyasal iktidara karşı güvende hissettikleri ılımlı yönetimlerde, yani monarşide bulunduğunu belirtir.

Soru 142

Aşağıdakilerden hangisi yasama ile yürütme arasındaki ilişkilerden değildir?

Seçenekler

A
Yasama organını toplanmaya çağırma ve oturumların süresini belirleme hakkı yürütme gücüne aittir.
B
Yasama gücünün yapmaya hakkı olduğu yasalar, yürütme gücü tarafından engellenebilmelidir; yoksa meclis despotik bir güce dönüşür.
C
Yürütme yasamayı yılda en az bir kez toplanmaya çağırmak zorundadır.
D
Soyluların belli konularda yargılanmaları, bir mahkemeye dönüşen Lordlar Kamarası’nda yapılır.
E
Yasama organı, çıkardığı yasaların nasıl ve ne şekilde uygulandığını denetleme hakkına sahiptir.
Açıklama:
Soyluların her konuda yargılanmaları, bir mahkemeye dönüşen Lordlar Kamarası’nda yapılır.

Soru 143

Bir bakanın ya da bir yüksek devlet görevlisinin (savcı işlevini üstlenen) Avam Kamarası tarafından suçlanıp (yargıç görevini üstlenen) Lordlar Kamarası tarafından yargılanması kuralı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Impeachment
B
Akıldışılık
C
Despotluk
D
Güçler ayrımı
E
Genel oy
Açıklama:
Bir bakanın ya da bir yüksek devlet görevlisinin (savcı işlevini üstlenen) Avam Kamarası tarafından suçlanıp (yargıç görevini üstlenen) Lordlar Kamarası tarafından yargılanması kuralı Impeachment’tır.

Soru 144

Bir eşitlik düşünürü olmasına karşın paradoksal bir şekilde kadın-erkek eşitsizliğini benimseyen aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
XIV. Louis
B
Rousseau
C
Montesquieu
D
Kardinal Richelieu
E
Richelieu
Açıklama:
Rousseau bir eşitlik düşünürü olmasına karşın paradoksal bir şekilde kadın-erkek eşitsizliğini benimsemektedir.

Soru 145

Aşağıdakilerden hangisi Rousseau’ya göre egemenliğin özelliklerinden değildir?

Seçenekler

A
Egemenlik devredilmez
B
Egemenlik temsil edilemez
C
Egemenlik birdir ve bölünemez
D
Egemenlik mutlaktır ve doğrudur
E
Egemenlik karmaşıktır.
Açıklama:
Egemen otorite basit ve tektir; bölünmesi, yok edilmesi demektir.

Soru 146

Tüm Hristiyan yazarlar içinde, hem derdi hem de çareyi görüp kartalın iki başını birleştirmeyi ve her şeyde siyasal birliği sağlamayı önerme yürekliliğini gösteren tek filozof kimdir?

Seçenekler

A
Hobbes
B
Rousseau
C
Montesquieu
D
Machiavelli
E
Kral XIV. Louis
Açıklama:
Tüm Hristiyan yazarlar içinde, hem derdi hem de çareyi görüp kartalın iki başını birleştirmeyi ve her şeyde siyasal birliği sağlamayı önerme yürekliliğini gösteren tek filozof Hobbes’tir.

Soru 147

Temelde var olan ilke ve yönetim şekli eşleştirmelerinden hangisi doğrudur?

Seçenekler

A
Erdem-monarşi
B
Onur-despotluk
C
Korku-cumhuriyet
D
Onur - monarşi
E
Erdem- despotluk
Açıklama:
Temelde var olan onur ilkesi monarşi ile özdeşleşmiştir.

Soru 148

Aşağıdakilerden hangisi, Rousseau’nun kitaplarından birisi değildir?

Seçenekler

A
Toplum Sözleşmesi
B
Yönetim Üzerine İki İnceleme
C
İtiraflar
D
Bilimler ve Sanatlar Üzerine Söylev
E
Korsika için Anayasa Tasarısı
Açıklama:
‘Yönetim Üzerine İki İnceleme’ Rousseau’nun kitaplarından birisi değildir.

Ünite 8

Soru 1

Jakobenlerin lideri kimdir?

Seçenekler

A
Sieyés
B
Robespierre
C
Rousseau
D
Voltaire
E
Duport
Açıklama:
1789 devrimcilerinin ideolojik yaklaşımlarını değerlendirebileceksiniz.
Jakobenlerin lideri Robespierre' dir.

Soru 2

Jakobenlere göre halkı belirleyen temel ölçüt nedir?

Seçenekler

A
Erdem
B
Dini inanç
C
Devrimci ruh
D
Özgürlük
E
Bağlılık
Açıklama:
1789 devrimcilerinin ideolojik yaklaşımlarını değerlendirebileceksiniz.
Jakobenlere göre halkı belirleyen temel ölçüt erdemdir.

Soru 3

Kültür Devrimi kavramını ortaya kim atmıştır?

Seçenekler

A
Delfau
B
Robespierre
C
Cicero
D
Mao Zedong
E
Mirabeau
Açıklama:
1789 devrimcilerinin ideolojik yaklaşımlarını değerlendirebileceksiniz.
Bu kavramı 1960’larda ortaya atıp uygulayan, Çin Komünist Partisi Başkanı Mao Zedong’dur.

Soru 4

Özgürlüğün despotizmi kavramı hangi iki bileşenden oluşur?

Seçenekler

A
Emredici vekalet ve talimat
B
Devrimci yönetim ve terör
C
Eşitlik ve özgürlük
D
Ulusal birlik ve yurttaş
E
Hiçbiri
Açıklama:
1789 devrimcilerinin ideolojik yaklaşımlarını değerlendirebileceksiniz.
Özgürlüğün despotizmi kavramı devrimci yönetim ve terör bileşenlerinden oluşur.

Soru 5

Aşağıdaki şıklardan hangisinde Tiers état hakkında doğru bilgi verilmiştir?

Seçenekler

A
Tiers état üçüncü sınıf insanlardan oluşan topluma yararlı bir yapıdır
B
Tiers état toplumsal örgütlenmenin dışında kalır
C
Tiers état soyluların ayrıcalıkları ile oluşturulmuş bir yapıdır
D
Tiers état ulusal iradenin meclisteki temsilcisidir
E
Tiers état Yurttaş Hakları Bildirisinin adıdır
Açıklama:
Sieyès’in ulus egemenliği kuramını özetleyebileceksiniz.
Sieyès'in "Üçüncü Sınıf Nedir?" isimli kitabında soyluların dışında kalan insanların ve bu insanların topluma yararlı işler yerine getirmeleri üzerinde durmuştur. Üçüncü sınıf insanları Tiers état olarak tanımlamıştır. Doğru cevap A seçeneğidir.

Soru 6

I. Ayrıştırıcı birleştirici yöntem anayasanın temelinde bulunması gerekenleri belirlemek için kullanılır.
II. Bireyler kişisel iradeleriyle siyasal toplumu ve ulusu oluşturur
III. Ulus kendine özgü bir iradeyle donanır ve egemenliğe sahip olur
IV. Ulusal irade siyasal temsil yoluyla ortaya konur
V. Ulusun iradesi en yüce yasadır
Yukarıdaki seçeneklerden hangileri Sieyès'in ulusal egemenlik kuramı ile ilgili doğru bilgileri içermektedir?

Seçenekler

A
I, III ve IV
B
II, III, IV ve V
C
Hepsi
D
II ve IV
E
I, III ve V
Açıklama:
Sieyès’in ulus egemenliği kuramını özetleyebileceksiniz.
Bütün seçenekler Sieyès'in ulusal egemenlik kuramı içinde değindiği bilgilerden oluşmaktadır. Doğru cevap C seçeneğidir.

Soru 7

İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi'nin 4. maddesinin önemli oluşu aşağıdakilerden hangisiyle ilgilidir?

Seçenekler

A
Mülkiyet hakkı
B
Yurttaş hakları
C
Bireysel haklar
D
Devletin hakları
E
Güvenlik hakkı
Açıklama:
1789 devrimcilerinin ideolojik yaklaşımlarını değerlendirebileceksiniz.
Bildirinin 4. maddesinden itibaren “toplumsal ve göreli” bir anlam yüklenir; daha doğrusu, insan haklarının yerini yurttaş hakları alır. Özgürlüğün ve onun ardından diğer hakların sınırlarının altının çizilmesi sonucunda toplumsal nitelik taşıyan haklar, yani yurttaş hakları belirir. Doğru cevap B seçeneğidir.

Soru 8

"Bu haklar sayesinde feodal eşitsizlikler ve bağımlılıklar dışlanırken, aynı anda burjuva toplumuna özgü eşitsizlikler ve bağımlılıklar da göz ardı edilir" cümlesinde işaret edilen haklar nedir ve kim tarafından yapılmıştır?

Seçenekler

A
Toplum bireysel hakların çerçevesini hazırlamıştır
B
Doğal haklar toplumsal insan tarafından gerçekleştirilmiştir
C
Bireyler insan kimliğiyle değil yurttaş kimliğiyle ön plana çıkmaktadır
D
Bildirinin kendilerine hitap etmediğini düşünen kadınlar doğal haklarını kullanmışlardır
E
Doğal haklar devlet tarafından yurttaş hakları haline dönüştürülmüştür
Açıklama:
1789 devrimcilerinin ideolojik yaklaşımlarını değerlendirebileceksiniz.
Devlet, genel iradeyle bezenerek, doğal hakların kullanım koşulları ile içeriklerini belirleyip onları dönüştürür ya da daha doğrusu onları pozitif yasalarca belirlenmiş yurttaş hakları hâline getirir. Doğru cevap E seçeneğidir.

Soru 9

Aşağıdaki görüşlerden hangisi, bir din adamı ve devrimin çeşitli meclislerinde yer almış Emmanuel Sieyes'in (1748-1836) toplumsal tabakalar ile ilgili görüşünü tam olarak yansıtmaktadır?

Seçenekler

A
Soyluların dışındaki insanlar, ulusa ait olan her şeyi kapsamaktadır, yani tam olarak
B
Devrime kadar siyasal düzende gerçekleşen tüm olaylar üst sınıfların katkılarıyla gerçekleşmiştir.
C
Soylu kısmı oluşturanlar, akla ve doğal hukuka uygun olarak çeşitli ayrıcalıklara sahip olmuşlardır.
D
Etats Generaux'nun oluşturulmasında soylular ve halk, grup olarak oy vererek temsili sistem en uygun hale getirilmelidir.
E
Bir bireyin yurttaşa dönüşebilmesi için feodal yapı içindeki konumuna göre temsil edilmesi gerekmektedir.
Açıklama:
Soyluların dışındaki insanlar, ulusa ait olan her şeyi kapsamaktadır düşüncesi, din adamı ve devrimin çeşitli meclislerinde yer almış Emmanuel Sieyes'in (1748-1836) toplumsal tabakalar ile ilgili görüşünü tam olarak yansıtmaktadır.

Soru 10

Sieyes, siyasal toplumun (devletin) oluşumunda üç evrenin bulunduğunu ileri sürerek ikinci evrede; "Ulusal iradeye (dolayısıyla yasalara) katılan ve ona itaat eden her birey yurttaşa dönüşür ve diğerleriyle aynı güvenliğe, aynı özgürlüğe ve aynı haklara kavuşur. Böylece feodal bağımlılıklardan ve kulluk konumunda kurtulan yurttaşlar, ortak iyiliğin dile getirildiği kamusal alanda, farklılaşmanın olmadığı bir birliktelik, hatta bir türdeşlik içine girerler" şeklinde bir açıklama yaparken, aşağıdaki düşünürlerin hangisinden etkilendiğini açıkça ortaya koymaktadır?

Seçenekler

A
Hobbes
B
Rousseau
C
Locke
D
Montesqiue
E
Diderot
Açıklama:
Sieyes, siyasal toplumun (devletin) oluşumunda üç evrenin bulunduğunu ileri sürerek ikinci evrede; "Ulusal iradeye (dolayısıyla yasalara) katılan ve ona itaat eden her birey yurttaşa dönüşür ve diğerleriyle aynı güvenliğe, aynı özgürlüğe ve aynı haklara kavuşur. Böylece feodal bağımlılıklardan ve kulluk konumunda kurtulan yurttaşlar, ortak iyiliğin dile getirildiği kamusal alanda, farklılaşmanın olmadığı bir birliktelik, hatta bir türdeşlik içine girerler" şeklinde bir açıklama yaparken, Rousseau'dan etkilendiğini açıkça ortaya koymaktadır.

Soru 11

Paris'te ve daha sonra diğer kentlerdeki devrimci halk kesimini ifade etmek için kullanılmış ve 14 Temmuz'da Bastille Kalesi'ni ele geçirmiş Sans-cullotte denilen grup, Fransız toplumunun büyük ölçüde hangi kesimini kapsamaktadır?

Seçenekler

A
Tüccar
B
Din adamları
C
Küçük Burjuva
D
Askerler
E
Entellektüeller
Açıklama:
Paris'te ve daha sonra diğer kentlerdeki devrimci halk kesimini ifade etmek için kullanılmış ve 14 Temmuz'da Bastille Kalesi'ni ele geçirmiş Sans-cullotte denilen grup, Fransız toplumunun büyük ölçüde küçük burjuvazi kesimini kapsamaktadır?

Soru 12

Fransız Devrimine damgasını vurmuş Jakobenler Kulübü ile ilgili olarak, aşağıda verilen açıklamalardan hangisi söylenebilir?

Seçenekler

A
Devrimin Fransa ve Avrupa'da XIX. yüzyıldaki gelişimine damga vurmuşlardır.
B
Siyasal bir partiden çok, yasadışı bir grup şeklinde örgütlenmişlerdir.
C
Etats Generaux'unun içinde yer alan en etkin gruptur.
D
Paris'te örgütlendikleri ilk binaları eski bir Dominiken manastırı olduğu için kendilerine Jakoben adı yakıştırılmıştır.
E
Seçme ve seçilme hakkını ulusu oluşturan bütün bireylere tanımadıkları için büyük tepki çekmişlerdir.
Açıklama:
Fransız Devrimine damgasını vurmuş Jakobenler Kulübü ile ilgili olarak, "Paris'te örgütlendikleri ilk binaları eski bir Dominiken manastırı olduğu için Jakoben adı yakıştırılmıştır" açıklaması uygun seçenektir.

Soru 13

Fransız İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi'nin, Amerikan bildirilerinden temeldeki en önemli farkı aşağıdaki seçeneklerden hangisinde belirtilmiştir?

Seçenekler

A
Somut ve pratik içerikleriyle belli hakları siyasal otoritelere karşı güvence altına almayı amaç edinmiştir.
B
Egemenliğin ulusta, ancak kralın da ulusun bir temsilcisi olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.
C
Topluma dinamizm kazandırabilmek için bireylerin, toplumsal yapı içindeki görevlerini açıkça sınıflandırmaktadır.
D
Birey karşısından devlete ağırlık tanımaktadır.
E
Haklar bakımından insandan yurttaşa yönelmektedir.
Açıklama:
Fransız İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi, insandan yurttaşa yönelerek temelde Amerikan bildirilerinden ayrılmaktadır.

Soru 14

1. Feodalizme özgü bölünmeler mahkum edilip, soylular dışlanmıştır.
2. Devletin merkezi yapısı güçlenmiştir.
3. Dernekleşmeye verilen önem artmıştır.
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Fransız meclisinde dile getirilen ulusal birlik tutkusunun yarattığı gelişmeler arasında belirtilebilir?

Seçenekler

A
1 ve 2
B
2 ve 3
C
1 ve 3
D
1, 2 ve 3
E
3
Açıklama:
Fransız meclisinde dile getirilen ulusal birlik tutkusunun yarattığı gelişmeler arasında; feodalizme özgü bölünmelerin mahkum edilip, soyluların dışlanması ve devletin merkezi yapısının güçlenmesi gösterilebilir. Dernekleşme ise tamamen dışlanmıştır.

Soru 15

Fransız Kurucu Meclisi'ndeki temsilcinin; mecliste savunacağı görüşler ve yapacağı işler hakkında seçilirken seçmenlerinden talimat almasına, söz konusu talimatın dışına çıkmasının mümkün olmamasına, aksi takdirde seçmenleri tarafından azledilmesi durumuna ne ad verilmektedir?

Seçenekler

A
Siyasal Hak
B
Emredici Vekalet
C
Mutlak Siyasal Temsil
D
Emredici Hak
E
Talimat Hakkı
Açıklama:
Fransız Kurucu Meclisi'ndeki temsilcinin; mecliste savunacağı görüşler ve yapacağı işler hakkında seçilirken seçmenlerinden talimat almasına, söz konusu talimatın dışına çıkmasının mümkün olmamasına, aksi takdirde seçmenleri tarafından azledilmesi durumuna Emredici Vekalet denilmektedir.

Soru 16

Cumhuriyeti ilan eden Konvansiyon'da, "Sol"u temsil eden Dağlılar ile "Sağ"ı temsil eden Jirondenler arasında yaşanan iktidar mücadelesi aşağıdaki gelişmelerden hangisine yol açmıştır?

Seçenekler

A
Kral XVI. Louis'nin idamına
B
İngiltere ve Hollanda'ya savaş ilan edilmesine
C
Jakoben iktidarının kurulmasına
D
Krallık - Cumhuriyet tartışmalarının hızlnmasına
E
Ulusal Kurucu Meclis'in kurulmasın
Açıklama:
Cumhuriyeti ilan eden Konvansiyon'da, "Sol"u temsil eden Dağlılar ile "Sağ"ı temsil eden Jirondenler arasında yaşanan iktidar mücadelesi Jakoben iktidarının kurulmasına yol açmıştır.

Soru 17

Fransız Devrimi sonrasında devrimcilerin "dinsel alanın düzenlenmesi" kapsamında el attıkları ilk konu aşağıdakilerden hangisi olmuştur?

Seçenekler

A
Katolik Kilisesi'ne savaş ilan edilmesi
B
Dünyevi yaşamın dinsel değerlerden arındırılması
C
Siyasal alanın her türlü dinsel etkiden uzaklaştırılması
D
İnanç ve ibadet özgürlüğünün sağlanması
E
Devlet kontrolünde ulusal bir kilise kurulması
Açıklama:
Fransız Devrimi sonrasında devrimcilerin dinsel alanın düzenlenmesi kapsamında ilk el attıkları konu inanç ve ibadet özgürlüğüdür.

Soru 18

1793 sonlarında Jakobenlerce ilan edilip gerçekleştirilmeye çalışılan siyasal iktidarın yeniden yapılanması, devrimin ilk yıllarında Jakoben liderlerden Marat tarafından ortaya atılan, sonrasında Robespierre tarafından benimsenen bir kavramla adlandırılmıştır. Aşağıdakilerden hangisi bu kavramı ifade etmektedir?

Seçenekler

A
Devrimci Yönetim
B
Mutlak Despotizm
C
Halkın Despotizmi
D
Mutlak Monarşi
E
Özgürlüğün Despotizmi
Açıklama:
1793 sonlarında Jakobenlerce ilan edilip gerçekleştirilmeye çalışılan siyasal iktidarın yeniden yapılanması, devrimin ilk yıllarında Jakoben liderlerden Marat tarafından ortaya atılan, sonrasında Robespierre tarafından benimsenen bir kavramla adlandırılmıştır. "Özgürlüğün Despotizmi " bu kavramı ifade etmektedir.

Soru 19

Aşağıdakilerden hangisi Sieyès’in savunduğu görüşlerden birisi değildir?

Seçenekler

A
Toplumda ayrıcalıklar olmamalıdır
B
Egemenlik ulusun olmalıdır
C
Yurttaşlar kamusal haklar bakımından eşit olmalıdır
D
Soylular üst sınıf vatandaşlar olarak kabul edilmelidir
E
Ulusal irade milletvekilleri tarafından ortaya konur
Açıklama:
Sieyès, tüm bireylerin kamusal haklar ve özgürlükler bakımından eşit olmalarını, bu eşitliği yadsıyıp ayrıcalıklarına saplanıp kalan soyluların yurttaş olmadıklarını savunmaktadır.

Soru 20


  1. Soyluların dışındaki insanlardan oluşur

  2. Ulusa ait olan her şeyi kapsamaktadır

  3. Soylular da bu gruba aittir


Yukarıda verilen bilgilerden hangisi ya da hangileri Sieyes’in ortaya koyduğu “tiers état” ile ilgili görüşleridir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve II
E
II ve III
Açıklama:
Sieyès’e göre, soyluların dışındaki insanlardan oluşan tiers état, topluma yararlı tüm işleri yerine getirdiği için her şeydir, “ulusa ait olan her şeyi kapsamaktadır”, kısacası “tam bir ulustur.” soylular, akla ve doğal hukuka aykırı olarak ayrıcalıklara sahip oldukları için, gerçekte toplumsal örgütlenmenin içinde bile değillerdir

Soru 21

Fransız Devrimi’nin ilk beş yılına damgasını vurmuş siyasal bir oluşum olan, tüm ülkede örgütlenişiyle ve etkinliğiyle modern bir siyasal partiyi andıran ve ilk adı “Anayasa Dostları Derneği” olan yapılanmanın adı nedir?

Seçenekler

A
Siyasal temsil
B
Ulus egemenliği
C
Jakobenler kulübü
D
Siyasal temsil
E
Cumhuriyet rejimi

Soru 22

Aşağıdakilerden hangisi, 1789 İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi’nin özelliklerinden birisidir?

Seçenekler

A
Yalnızca negatif haklara yer verir
B
Yalnızca Fransız yurttaşların haklarını düzenler
C
Ayrıcalıklara dayalı bir toplum anlayışını savunur
D
Somut bir içeriğe sahiptir
E
İnsanlar doğuştan sınıf farklarına sahiptir
Açıklama:
Bildiri, tüm yurttaşların haklarını düzenlemekte, eşitliklere dayalı bir toplum anlayışını savunmakta, soyut ve metafizik bir içeriğe sahip ve insanların haklar açısından eşit doğduklarını savunmaktadır. Yalnızca negatif haklara yer vermiş olması ise doğru bilgidir.

Soru 23

Olympe de Gouges’un Eylül 1791’de kaleme aldığı yazının adı nedir?

Seçenekler

A
Fransız Bildirisi
B
Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi
C
İşçi Hakları Bildirisi
D
Kadın ve Kadın Yurttaş Hakları Bildirisi
E
Soylu Sınıfın Hakları Bildirisi
Açıklama:
Özellikle siyasal haklardan yoksul bırakıldıkları için tam anlamıyla yurttaş sayılmayan kadınlar, İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisinin kendilerine hitap etmediğini düşünmüşlerdir. Olympe de Gouges’un Eylül 1791’de Kadın ve Kadın Yurttaş Hakları Bildirisi’ni kaleme almasının nedeni de budur.

Soru 24

Temsilcinin, mecliste savunacağı görüşler ve yapacağı işler hakkında seçilirken seçmenlerinden talimat almış olması durumunu ifade eden kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Siyasal temsil
B
Emredici vekâlet
C
Ulus egemenliği
D
Cumhuriyet rejimi
E
İnsan hakları
Açıklama:
Soruda açıklaması verilen ifade, emredici vekâlettir. Temsilcinin bu talimatın dışına çıkması mümkün değildir, yoksa seçmenleri tarafından azledilebilir.

Soru 25

Aşağıdakilerden hangisi, ılımlı devrimcilerin Cumhuriyet’e karşı öne sürdükleri görüşlerden biri değildir?

Seçenekler

A
Amerikan tipi cumhuriyet Fransa için uygundur
B
Cumhuriyet diktatörlüğe yol açar
C
Fransız gelenek ve görenekleri cumhuriyete uygun değildir
D
Cumhuriyet ülkeyi kargaşaya sürükler
E
Cumhuriyet aşağı halk sınıflarının yönetimidir
Açıklama:
Ilımlı devrimcilere göre cumhuriyet, Fransa’ya uygun değildir. Çünkü cumhuriyet, ancak kent devletleri gibi küçük nüfusu olan küçük bir ülkede var olabilir. Dahası, Amerika’daki gibi bir cumhuriyet, federal yapı şeklinde düzenlendiğinden, Fransa’nın üniter devlet anlayışıyla bağdaşmamaktadır

Soru 26

Çoğu Jakobenler Kulübü üyesi olan ve Konvansiyon’un üst sıralarında oturan milletvekillerinin oluşturduğu siyasal gruba verilen isim aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Jirondenler
B
Jakobenler
C
Devrimciler
D
Dağlılar
E
Soylular
Açıklama:
Çoğu Jakobenler Kulübü üyesi olan ve Konvansiyon’un üst sıralarında oturdukları için “Dağlılar” olarak adlandırılan milletvekillerinin oluşturduğu siyasal gruptur.

Soru 27

“Aklın egemen olabilmesi için inanç özgürlüğüne saygı gösterilmelidir. Ama inanç özgürlüğü de kamu düzenini bozmamalı ve komploların bir aracı hâline gelmemelidir. Eğer karşı devrimci niyetler inanç özgürlüğünün arkasına saklanacak olursa, onu ezmek zorundasınız” açıklamasını yapan kişi kimdir?

Seçenekler

A
Sieyès
B
Olympe de Gouges
C
Robespierre
D
Cicero
E
Saint-Just
Açıklama:
Soruda verilen açıklamayı yapan kişi, Robespierre’dir

Soru 28

Geleneksel değerlerden tümüyle arınmak, dolayısıyla kafaları, zihniyetleri değiştirip yeni düzene uydurmak anlamlarını içeren kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Siyasal devrim
B
İnsan hakları
C
Kültür devrimi
D
Siyasal temsil
E
Ulus egemenliği
Açıklama:
Soruda açıklaması verilen kavram, kültür devrimi kavramıdır. Bu kavramı 1960’larda ortaya atıp uygulayan, Çin Komünist Partisi Başkanı Mao Zedong’dur. Çin’deki uygulanışında bir iktidar mücadelesi boyutuna da sahip olmuştur.

Soru 29

Soyluların akla ve doğal hukuka aykırı olarak ayrıcalıklara sahip oldukları için, gerçekte toplumsal örgütlenmenin içinde bile olmadıklarını savunan 1789’da “Üçüncü sınıf nedir” başlığı altıda bir kitap yazan din adamı, düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Montesquieu
B
Emmanuel Sieyes
C
Voltaire
D
Rousseau
E
Platon
Açıklama:
Sieyes’e göre, soyluların dışındaki insanlardan oluşan tiers etat, topluma yararlı tüm işleri yerine getirdiği için her şeydir, “ulusa ait olan her şeyi kapsamaktadır”, kısacası “tam bir ulustur.” Özünde her şey olan tiers etat, soyluların her şeyi gasp etmiş olmaları nedeniyle bugüne dek bir hiç konumuna indirgenmiştir. Oysa soylular akla ve doğal hukuka aykırı olarak ayrıcalıklara sahip oldukları için, gerçekte toplumsal örgütlenmenin içinde bile değillerdir.

Soru 30

Sieyes aşağıdaki kavramlardan hangilerini özdeş bir biçimde kullanır?

Seçenekler

A
Ulus - Halk
B
Ulus - Burjuva
C
Halk - Aristokrasi
D
Tanrı - Halk
E
Burjuva - Aristokrasi
Açıklama:
Sieyes “ulus” ile “halk” kavramlarını özdeş bir biçimde kullanır. Aynı tutum Fransız Devrimi boyunca çeşitli devrimciler tarafından da sürdürülmüştür.

Soru 31

Sieyes’in ulus egemenliği kuramının Rousseau’nun halk egemenliği kuramından farkı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Ulus bireylerin iradelerinden farklı kendine özgü bir iradeye sahiptir.
B
Siyasal toplum kendi iradeleriyle birleşen insanlar tarafından yaratılır.
C
İrade artık ulusun ya da halkın temsilcileri tarafından ortaya konur.
D
Ulusun iradesi toplumdaki yasaların kaynağıdır.
E
Kamusal alanda partilerin olmaması gerekir.
Açıklama:
Devletin oluşumunda üçüncü evre, ulusal iradenin siyasal temsil yoluyla ortaya konmasıdır. Sieyes’in deyişiyle, “ortaklar, çok kalabalık olduklarından ve çok geniş bir alana yayıldıklarından ortak iradelerini kendileri kolayca kullanamazlar. ” Dolayısıyla iktidar, bir kaç kişiye emanet edilir. Bu son evrede ikinci evreden farklı olarak, “hareket eden,
artık gerçek ortak irade değil, ama temsilî ortak iradedir.

Soru 32

1789 yılında Paris’te, büyük ölçüde küçük burjuvalardan oluşmuş iktidarı ele geçiren devrimci halk kesimine verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Jironden
B
Sans-culotte
C
Potestas
D
Auctoritas
E
Tiers etat
Açıklama:
Kraliyetin ve büyük soyluların muhalefetine tepki gösteren Paris halkı ya da bu tarihten sonraki adlandırmayla, sans-culotte’lar, 14 Temmuz’da Bastille Kalesi’ni ele geçirir ve böylece ülkenin dört bir yanında yerel yönetimlerde burjuvazi iktidara gelir.

Soru 33

26 Ağustos 1789’da Ulusal Kurucu Meclis tarafından kabul edilen ve salt “negatif” haklara yer verip çalışma ya da eğitim gibi “pozitif” haklara hiç değinmeyen bildiri aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi
B
İşçi Hakları Bildirisi
C
Çocuk Hakları Bildirisi
D
Kadın Hakları Bildirisi
E
Hayvan Hakları Bildirisi
Açıklama:
26 Ağustos 1789’da Ulusal Kurucu Meclis tarafından kabul edilen ve salt “negatif” haklara yer verip çalışma ya da eğitim gibi “pozitif” haklara hiç değinmeyen İnsan ve Yurttaş Haklan Bildirisi, kendi türünün ilk örneği değildir. 1789 Bildirisi, bütün insanlığa seslenen evrensel bir yapıt olarak belirir.

Soru 34

Burjuva devrimcilerine göre, zaman zaman halk kavramıyla özdeş bir biçimde kullandıkları ulusun, dolayısıyla ulusal birliğin var kılınması, aşağıdakilerden hangisiyle mümkündür?

Seçenekler

A
Özgürlük
B
Örgüt
C
İrade
D
Eğitim
E
Yurttaşlık
Açıklama:
Burjuva devrimcilerine göre, zaman zaman halk kavramıyla özdeş bir biçimde kullandıkları ulusun, dolayısıyla ulusal birliğin var kılınması, herkesin yurttaş olmasıyla mümkündür. Çünkü yurttaşlar, aralarındaki sosyo-ekonomik farklılıklar ve eşitsizlikler göz ardı edilerek, yasalar aracılığıyla birbirlerinin aynı ya da hiç olmazsa benzeri kişiler olarak tanımlanmaktadır.

Soru 35

26 Ağustos 1789’da Fransa’da kabul edilen İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirgesinde var olan bireysel doğal haklar arasında aşağıdakilerden hangisi yer alır?

Seçenekler

A
Eşit doğup eşit yaşama hakkı
B
Kişiliğini geliştirme hakkı
C
Partileşme
D
Sınıflaşma
E
Görüş Yasağı
Açıklama:
Bireysel doğal haklar, 2. maddede “özgürlük, mülkiyet, güvenlik ve baskıya karşı direnme” hakları olarak açıklanır. Ayrıca bunlara, 1. maddede yer alan “eşit doğup eşit yaşama” hakkı ile 11. maddede “düşüncelerin ve görüşlerin özgür iletişimi ” şeklinde belirtilen düşünceleri ifade etme hakkını da eklemek gerekir.

Soru 36

Fransız bildirisinin Amerikan bildirilerinden haklar bakımından farkı aşağıdakilerden hangisiyle açıklanabilir?

Seçenekler

A
Aristokrasiye yönelmiştir.
B
İnsandan yurttaşa yönelmiştir.
C
Feodal rejime yönelmiştir.
D
Monarşiye yönelmiştir.
E
İşçi sınıfına yönelmiştir.
Açıklama:
Fransız Bildirisi, haklar bakımından insandan yurttaşa yönelerek Amerikan bildirilerinden farklı bir yaklaşımı dile getirmiş olur. Çünkü bu bildiri, doğal hakların somutluk ve işlerlik kazanmasının (liberalizme özgü “doğal uyum’’ yerine) ancak siyasal iktidar sayesinde mümkün olduğu anlayışı üzerine kuruludur.

Soru 37

Fransız devrimcilerinin ya da Jakobenlerin el attıkları ilk konu aşağıdakilerden hangisi olmuştur?

Seçenekler

A
Vergi
B
Medeni hukuk
C
Kültür
D
İnanç ve ibadet özgürlüğü
E
Yoksulluk
Açıklama:
Devrimcilerin el attıkları ilk konu, inanç ve ibadet özgürlüğünün tam anlamıyla gerçekleştirilmesidir. Mirabeau, Ulusal Kurucu Meclis’teki konuşmasında, hoşgörüyü değil de din özgürlüğünü savunarak, bu yönde izlenecek politikanın temelini ortaya koyar. Böylece Katolikler dışında Protestanlar ile Yahudiler de inançlarını özgürce uygulama olanağına kavuşacaklardır.

Soru 38

1960’larda Çin Komünist Partisi Başkanı Mao Zedong tarafından ortaya atılan, geleneksek değerlerden tümüyle arınmak, dolayısıyla kafaları zihniyetleri değiştirip yeni düzene uydurmak anlamlarını içeren kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Erdem
B
Ulusal Bayramlar
C
Kültür Devrimi
D
Devrimci Yönetim
E
Halkın Esenliği
Açıklama:
Halkın özgürlüğünün üzerine bir şal örtüp bir “kültür devrimi” gerçekleştirmek ve böylece halkı cumhuriyetçi özgürlük bilincine sahip kılmak anlamında yeniden yaratmak, dolayısıyla da (Rousseau’nun dediği gibi) insanın doğasını dönüştürerek ona “toplumsal özgür insan” doğası kazandırmak, yani insanı sözde değil ama gerçekte yurttaş olarak biçimlendirmektir. Bu kavramı 1960’da ortaya atıp uygulayan Çin Komünist Partisi Başkanı Mao Zedong’dur.

Soru 39

Jakobenler Kulübü ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Devrimin ilk on yılına damgasını vurmuş olan siyasal bir oluşumdur.
B
Tüm ülkede örgütlenişiyle ve etkinliğiyle modern bir siyasal partiyi andırmaktadır.
C
İlk adı “Anayasa Dostları Derneği”dir.
D
Eylül 1792’den sonra da “Özgürlük ve Eşitlik Dostları, Jakobenler Derneği” olarak adlandırılır.
E
Bu kulübe Jakoben sözcüğünün yakıştırılmasının nedeni, Paris’te Jakobenler diye bilinen eski bir Dominiken manastırını dernek binası olarak kullanmış olmalarıdır.
Açıklama:
Jakobenler Kulübü, devrimin ilk beş yılına damgasını vurmuş olan siyasal bir oluşumdur.

Soru 40

Aşağıdakilerden hangisi İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi ile ilgili yanlış bilgi verir?

Seçenekler

A
26 Ağustos 1789’da kabul edilmiştir.
B
Ulusal Kurucu Meclis tarafından kabul edilmiştir.
C
Salt “negatif” haklara yer verip çalışma ya da eğitim gibi “pozitif” haklara hiç değinmemiştir.
D
Kendi türünün ilk örneğidir.
E
Bildiri’nin giriş kısmında, insana içkin “doğal, devredilmez ve kutsal” hakların bulunduğu dile getirilir.
Açıklama:
İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi, kendi türünün ilk örneği değildir. 1776 Amerikan Devrimi sırasında bireylerin hak ve özgürlüklerini ilan eden bu tür bildiriler hazırlanmış ve yürürlüğe konmuştu.

Soru 41

İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi’ nin 4. Maddesi “özgürlük, başkalarına zarar vermeyen her şeyi yapabilmektir” derken özgürlüğün hangi boyutunu vurgular?

Seçenekler

A
Bireysel
B
Mutlak
C
Toplumsal
D
Doğal
E
Kutsal
Açıklama:
Bildiri’nin ilk maddelerinde “bireysel ve mutlak “bir niteliğe sahip olan haklara, 4. maddeden itibaren “toplumsal ve göreli” bir anlam yüklenir; insan haklarının yerini yurttaş hakları alır. “özgürlük, başkalarına zarar vermeyen her şeyi yapabilmektir” denilerek, insanlar birbirlerinin karşısına bir sınır olarak dikilir ve artık doğal değil, toplumsal özgürlükten söz edildiği vurgulanmış olur. Özgürlüğün ve onun ardından diğer hakların sınırlarının altının çizilmesi sonucunda, toplumsal nitelik taşıyan haklar, yani yurttaş hakları belirir.

Soru 42

Sezarizm nasıl bir yönetim biçimini ifade eder?

Seçenekler

A
Otoriter
B
Cumhuriyet
C
Feodal
D
Demokrasi
E
Kraliyet
Açıklama:
Sezarizm Roma’daki Sezar gibi, siyasal iktidarı orduya dayanarak ve halkın desteğini alarak yasa dışı bir şekilde ele geçiren güçlü ve karizmatik bir liderin mutlak ve otoriter yönetimini ifade etmek içinkullanılır.

Soru 43

Liderlerinden önemli bir bölümü Bordeaux kentinin bulunduğu Gironde bölgesinden seçilen milletvekillerinin oluşturduğu siyasal grubun ismi nedir?

Seçenekler

A
Aktif yurttaşlar
B
Pasif yurttaşlar
C
Jirondenler
D
Dağlılar
E
Jakobenler
Açıklama:
Liderlerinden önemli bir bölümü Bordeaux kentinin bulunduğu Gironde (okunuşu Jirond) bölgesinden seçildiği için Jirondenler (yani Girondelular) diye adlandırılan milletvekillerinin oluşturduğu siyasal gruptur.

Soru 44

"______ Jakobenler tarafından yurttaşlık bilincinin oluşturulmasına yarayan bir araç olarak kullanılır."
Yukarıda yer alan cümlede boş bırakılan ifade aşağıdaki seçeneklerden hangisi ile tamamlanmalıdır?

Seçenekler

A
Ulusal bayramlar
B
Anayasal yönetim
C
Devrimci yönetim
D
Sezarizm
E
Bireyin içindeki iyilik
Açıklama:
Jakobenlerin tasarladıkları ulusal eğitim programının temel amacı, çocuklara Devrim’in değerlerini ve anayasayı öğreterek, vatanseverlik duyguları aşılayarak ve erdemleri sevdirerek hepsini Cumhuriyet’in gereklerine uygun yurttaşlar olarak eğitip yetiştirmektir. Bu eğitimin en önemli kurumlarından birisinin ulusal bayramlar olduğu belirtilir. Bu bayramların insanları bir araya toplayıp kitle psikolojisini harekete geçirmesi, bu sayede de istenilen hedefe kolayca ulaşılması amaçlanmaktadır. Okullar ve bayramlar gibi din de, dinsel duygular da Jakobenler tarafından yurttaşlık bilincinin oluşturulmasına yarayan bir araç olarak kullanılır.

Soru 45

Siyasal toplumun yani devletin oluşumunda üç evre olduğunu savunan ulus egemenliği kuramı olan düşünür hangisidir?

Seçenekler

A
Rousseau
B
Sieyès
C
Robespierre
D
Montesquieu
E
Cicero
Açıklama:
Siyasal toplumun yani devletin oluşumunda üç evre olduğunu savunan ulus egemenliği kuramı olan düşünür Sieyès'dir.

Soru 46

"1791 Anayasası’nda _____ “aktif yurttaş” olarak tanımlanır."
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yeri aşağıdaki ifadelerden hangisi tamamlar?

Seçenekler

A
Yoksul erkekler
B
Yoksul kadınlar
C
Zengin erkekler
D
Zengin kadınlar
E
Çocuklar
Açıklama:
1791 Anayasası belli bir ekonomik güce sahip olan erkekleri “aktif yurttaş” olarak belirler.

Soru 47

Devrimciler hoşgörüyü değil de din özgürlüğünü savunarak bir dizi kararlar alırlar. Bunlardan hangisi paradoksal bir karar olarak değerlendirilir?

Seçenekler

A
İnançların özgürce uygulanma olanağı
B
Kiliseye ödenen verginin kaldırılması
C
Kilise mülklerinin kamusallaştırılması
D
Ruhban sınıfının ayrıcalıklı tabaka olmaktan çıkarılması
E
Papazların memur statüsüne alınması
Açıklama:
Katolikliğin devletin resmî dini olması önerilerini geri çeviren ve özgürlük adına diyerek devlet ile Kilise arasındaki bağları gevşeten devrimciler, bu yasayla paradoksal bir karara imza atmış olurlar. Çünkü papazların memur statüsü içine sokulmasıyla bir tür “devletleştirilmiş” bir Kilise yaratılır. Dolayısıyla buradaki amaç, devlet ile Kilise arasındaki bağların devletin belirleyiciliği altında güçlendirilmesidir.

Soru 48

Devrimi dondurmak aşağıdaki gruplardan hangisinin amacıdır?

Seçenekler

A
Jakobenler
B
Burjuva devrimcileri
C
Halk
D
Aktif yurttaşlar
E
Pasif yurttaşlar
Açıklama:
Ilımlı burjuva devrimcilerinin cumhuriyetten nefret etmelerinin nedeni, bu rejimin kurulması durumunda ele geçirmiş oldukları iktidarı (ve bu sayede elde ettikleri tüm kazançları) yitireceklerini düşünmeleridir. Bu rejim “tüm halkın hiçbir ayrım gözetilmeksizin siyasal ve toplumsal yaşama katılımı” olarak algılanmaktadır. Bu durumun gerçekleşmesi, sınıf iktidarının yıkılması anlamına gelecek; artık ne aktif yurttaş-pasif yurttaş ayrımı ile büyük çoğunluğu siyasal haklardan yoksun bırakmak, ne sendikaları ve grevleri yasaklamak ne de sömürge topraklarında kölelik sistemini sürdürmek gibi uygulamaları ülkeye dayatmak mümkün olabilecektir. Hatta cumhuriyetin eşitliğe toplumsal ve ekonomik bir boyut kazandırmasıyla birlikte özel mülkiyet sisteminin de sonu gelebilecektir. Dolayısıyla iktidarı ele geçirmiş olan burjuvazi için amaç, yoksul halk kitlelerinin cumhuriyet adı altında dile getirdikleri demokratik değişim isteklerinin önüne geçmek, bu nedenle de kurulu düzeni korumak, kısacası Devrim’i dondurmaktır.

Soru 49

Aşağıdakilerden hangisi Sieyès’in savunduğu görüşlerden birisi değildir?

Seçenekler

A
Toplumda ayrıcalıklar olmamalıdır.
B
Egemenlik ulusun olmalıdır.
C
Yurttaşlar kamusal haklar bakımından eşit olmalıdır.
D
Soylular üst sınıf vatandaşlar olarak kabul edilmelidir.
E
Ulusal irade milletvekilleri tarafından ortaya konur.
Açıklama:
Sieyès, tüm bireylerin kamusal haklar ve özgürlükler bakımından eşit olmalarını, bu eşitliği yadsıyıp ayrıcalıklarına saplanıp kalan soyluların yurttaş olmadıklarını savunmaktadır.

Soru 50


  1. Soyluların dışındaki insanlardan oluşur.

  2. Ulusa ait olan her şeyi kapsamaktadır.

  3. Soylular da bu gruba aittir.


Yukarıda verilen bilgilerden hangisi ya da hangileri Sieyes’in ortaya koyduğu “tiers état” ile ilgili görüşleridir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve II
E
II ve III
Açıklama:
Sieyès’e göre, soyluların dışındaki insanlardan oluşan tiers état, topluma yararlı tüm işleri yerine getirdiği için her şeydir, “ulusa ait olan her şeyi kapsamaktadır”, kısacası “tam bir ulustur.” Soylular, akla ve doğal hukuka aykırı olarak ayrıcalıklara sahip oldukları için, gerçekte toplumsal örgütlenmenin içinde bile değillerdir.

Soru 51

Fransız Devrimi’nin ilk beş yılına damgasını vurmuş siyasal bir oluşum olan, tüm ülkede örgütlenişiyle ve etkinliğiyle modern bir siyasal partiyi andıran ve ilk adı “Anayasa Dostları Derneği” olan yapılanmanın adı nedir?

Seçenekler

A
Siyasal temsil
B
Ulus egemenliği
C
Jakobenler kulübü
D
Siyasal temsil
E
Cumhuriyet rejimi
Açıklama:
Soruda açıklaması verilen yapılanma, Jakobenler Kulübü’dür. Bu kulübe Jakoben sözcüğünün yakıştırılmasının nedeni, Paris’te Jakobenler diye bilinen eski bir Dominiken manastırını dernek binası olarak kullanmış olmalarıdır.

Soru 52

Aşağıdakilerden hangisi, 1789 İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi’nin özelliklerinden birisidir?

Seçenekler

A
Yalnızca negatif haklara yer verir
B
Yalnızca Fransız yurttaşların haklarını düzenler
C
Ayrıcalıklara dayalı bir toplum anlayışını savunur
D
Somut bir içeriğe sahiptir
E
İnsanlar doğuştan sınıf farklarına sahiptir
Açıklama:
Bildiri, tüm yurttaşların haklarını düzenlemekte, eşitliklere dayalı bir toplum anlayışını savunmakta, soyut ve metafizik bir içeriğe sahip ve insanların haklar açısından eşit doğduklarını savunmaktadır. Bu yüzden, (B), (C), (D) ve (E) şıkları yanlıştır. Yalnızca negatif haklara yer vermiş olması ise doğru bilgidir.

Soru 53

Olympe de Gouges’un Eylül 1791’de kaleme aldığı yazının adı nedir?

Seçenekler

A
Fransız Bildirisi
B
Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi
C
İşçi Hakları Bildirisi
D
Kadın ve Kadın Yurttaş Hakları Bildirisi
E
Soylu Sınıfın Hakları Bildirisi
Açıklama:
Özellikle siyasal haklardan yoksul bırakıldıkları için tam anlamıyla yurttaş sayılmayan kadınlar, İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisinin kendilerine hitap etmediğini düşünmüşlerdir. Olympe de Gouges’un Eylül 1791’de Kadın ve Kadın Yurttaş Hakları Bildirisi’ni kaleme almasının nedeni de budur.

Soru 54

Temsilcinin, mecliste savunacağı görüşler ve yapacağı işler hakkında seçilirken seçmenlerinden talimat almış olması durumunu ifade eden kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Siyasal temsil
B
Emredici vekâlet
C
Ulus egemenliği
D
Cumhuriyet rejimi
E
İnsan hakları
Açıklama:
Soruda açıklaması verilen ifade, emredici vekâlettir. Temsilcinin bu talimatın dışına çıkması mümkün değildir, yoksa seçmenleri tarafından azledilebilir.

Soru 55

Aşağıdakilerden hangisi, ılımlı devrimcilerin Cumhuriyet’e karşı öne sürdükleri görüşlerden biri değildir?

Seçenekler

A
Amerikan tipi cumhuriyet Fransa için uygundur
B
Cumhuriyet diktatörlüğe yol açar
C
Fransız gelenek ve görenekleri cumhuriyete uygun değildir
D
Cumhuriyet ülkeyi kargaşaya sürükler
E
Cumhuriyet aşağı halk sınıflarının yönetimidir
Açıklama:
Ilımlı devrimcilere göre cumhuriyet, Fransa’ya uygun değildir. Çünkü cumhuriyet, ancak kent devletleri gibi küçük nüfusu olan küçük bir ülkede var olabilir. Dahası, Amerika’daki gibi bir cumhuriyet, federal yapı şeklinde düzenlendiğinden, Fransa’nın üniter devlet anlayışıyla bağdaşmamaktadır.

Soru 56

Çoğu Jakobenler Kulübü üyesi olan ve Konvansiyon’un üst sıralarında oturan milletvekillerinin oluşturduğu siyasal gruba verilen isim aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Jirondenler
B
Aristokratlar
C
Devrimciler
D
Dağlılar
E
Soylular
Açıklama:
Çoğu Jakobenler Kulübü üyesi olan ve Konvansiyon’un üst sıralarında oturdukları için “Dağlılar” olarak adlandırılan milletvekillerinin oluşturduğu siyasal gruptur.

Soru 57

“Aklın egemen olabilmesi için inanç özgürlüğüne saygı gösterilmelidir. Ama inanç özgürlüğü de kamu düzenini bozmamalı ve komploların bir aracı hâline gelmemelidir. Eğer karşı devrimci niyetler inanç özgürlüğünün arkasına saklanacak olursa, onu ezmek zorundasınız” açıklamasını yapan kişi kimdir?

Seçenekler

A
Sieyès
B
Olympe de Gouges
C
Robespierre
D
Cicero
E
Saint-Just
Açıklama:
Soruda verilen açıklamayı yapan kişi, Robespierre’dir.

Soru 58

Geleneksel değerlerden tümüyle arınmak, dolayısıyla kafaları, zihniyetleri değiştirip yeni düzene uydurmak anlamlarını içeren kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Siyasal devrim
B
İnsan hakları
C
Kültür devrimi
D
Siyasal temsil
E
Ulus egemenliği
Açıklama:
Soruda açıklaması verilen kavram, kültür devrimi kavramıdır. Bu kavramı 1960’larda ortaya atıp uygulayan, Çin Komünist Partisi Başkanı Mao Zedong’dur. Çin’deki uygulanışında bir iktidar mücadelesi boyutuna da sahip olmuştur.

Soru 59

Sieyes'e göre Tiers Etat'a kimler girmez?

Seçenekler

A
Soylular
B
Köylüler
C
Çiftçiler
D
İşçiler
E
Yoksullar
Açıklama:
Sieyès’in ulus egemenliği kuramını özetleyebileceksiniz.
Soylular

Soru 60

Burjuva devrimcilerine göre 1791 Anayasasında amaçlanan Ulusal Birlik nasıl sağlanabilir?

Seçenekler

A
Herkesin burjuva olmasıyla
B
Herkesin bir derneğe üye olmasıyla
C
Herkesin özel mülke sahip olmasıyla
D
Herkesin yurttaş olmasıyla
E
Herkesin eğitimli olmasıyla
Açıklama:
Sieyès’in ulus egemenliği kuramını özetleyebileceksiniz.
Herkesin yurttaş olmasıyla

Soru 61

İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi hangi tarihte kabul edilmiştir?

Seçenekler

A
14 Temmuz 1789
B
4 Ağustos 1789
C
26 Ağustos 1789
D
12 Temmuz 1790
E
13 Eylül 1791
Açıklama:
1789 devrimcilerinin ideolojik yaklaşımlarını değerlendirebileceksiniz.
26 Ağustos 1789

Soru 62

Aşağıdakilerden hangisi Jirondenler Kulübü üyesidir?

Seçenekler

A
Robespierre
B
Vergniaud
C
Saint-Just
D
Mirabeau
E
Target
Açıklama:
1789 devrimcilerinin ideolojik yaklaşımlarını değerlendirebileceksiniz.
Vergniaud

Soru 63

Hangisi Cumhuriyet'e karşı öne sürülen gerekçelerden biri değildir?

Seçenekler

A
Krallıkla yönetilmiş, belli gelenek ve görenekleri olması
B
Fransa gibi büyük nüfuslu ülkelere uygun olmaması
C
Diktatörlüğe sebep olması
D
Antik Roma'da olduğu gibi pleb yönetiminin olmasından dolayı ülkeyi kaosa sürüklemesi
E
Yoksul halk kitlelerinin demokratik değişime hazır olmaması
Açıklama:
1789 devrimcilerinin ideolojik yaklaşımlarını değerlendirebileceksiniz.
Yoksul halk kitlelerinin demokratik değişime hazır olmaması

Soru 64

Jakobenler'e göre yurttaşlık bilinci yaratmaya yönelik en önemli araç nedir?

Seçenekler

A
Ekonomik özgürlük
B
Sosyalleşme
C
Eğitim
D
Siyasi İlişkiler
E
Dernekleşme
Açıklama:
Jakobenlerin din, halk ve egemenlik hakkındaki söylemlerini açıklayabileceksiniz.
Eğitim

Soru 65

Tarihte, siyasal devrimin bir kültür devrimiyle sürdürülüp pekiştirilmesini savunan ilk devrimciler kimlerdir?

Seçenekler

A
Ilımlı Burjuva Devrimcileri
B
Jirodenler
C
Sans-Culotte'lar
D
Jakobenler
E
Burjuva Devrimcileri
Açıklama:
Jakobenlerin iktidar yöntemlerini ve ulaşmak istedikleri hedefleri saptayabileceksiniz.

Soru 66

Kadın ve Kadın Yurttaş Hakları Bildirisi'ni kim yazmıştır?

Seçenekler

A
Olympe de Gauges
B
Emmanuel-Joseph Sieyes
C
Jean-Jacques Rousseau
D
William Anthony Delfau
E
Maximilien Robespierre
Açıklama:
Sieyès’in ulus egemenliği kuramını özetleyebileceksiniz.
Olympe de Gauges

Soru 67

Aşağıdaki olaylardan hangisi Jakoben Devrimi sırasında gerçekleşmiştir?

Seçenekler

A
Ulusal Meclisin kurulması
B
İnsan ve Yurttaş Bildirisi Kabulü
C
Kilisenin devlete bağlanması
D
Kral XVI. Louis’in idam edilmesi
E
Krallığın fiilen sona ermesi
Açıklama:
Jakobenlerin iktidar yöntemlerini ve ulaşmak istedikleri hedefleri saptayabileceksiniz.
Kral XVI. Louis’in idam edilmesi

Soru 68

Aşağıdakilerden hangisi 1791 Anayasası maddelerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Egemenlik Ulus’a aittir.
B
Halktan kimse egemenliğin kullanımını üstlenemez.
C
Temsile dayanır.
D
Temsilciler, Yasama Kurulu ve Kraldır.
E
Siyasal haklar herkese tanınır.
Açıklama:
1789 devrimcilerinin ideolojik yaklaşımlarını değerlendirebileceksiniz.
Siyasal haklar herkese tanınır.

Soru 69

İnsan ve Yurttaş hakları hangi tarihte kabul edilmiştir ?

Seçenekler

A
Ağustos 1789
B
Eylül 1814
C
Mayıs 1677
D
Ağustos 1779
E
Ocak 1712
Açıklama:
1789 devrimcilerinin ideolojik yaklaşımlarını değerlendirebileceksiniz.
Ağustos 1789

Soru 70

"Aktif yurttaş" söylemi kimler için kullanılmıştır ?

Seçenekler

A
Kralın danışmanları için.
B
Belli bir ekonomik güce sahip olan erkekler için.
C
Saraya bağlı temsilciler için.
D
Kadınlar ile yoksul erkekler için.
E
Meclis bünyesinde çalışanlar için.
Açıklama:
1789 devrimcilerinin ideolojik yaklaşımlarını değerlendirebileceksiniz.
Belli bir ekonomik güce sahip olan erkekler için.

Soru 71

Aşağıdakilerden hangisi Cumhuriyete karşı öne sürülen ve bir ölçüde Montesquieu'nun görüşlerindende beslenen gerekçelerden birisi değildir?

Seçenekler

A
Cumhuriyet az nüfusa sahip küçük bir ülkede var olabilir.
B
Cumhuriyet diktatörlüğe yol açar.
C
Cumhuriyet ülkeyi kargaşa ve anarşiye sürükler.
D
Geçmişe dayalı gelenekler Cumhuriyetin kurulmasındaki en büyük engellerdir.
E
Cumhuriyet o zamana kadar gelmiş en iyi yönetim biçimidir.
Açıklama:
1789 devrimcilerinin ideolojik yaklaşımlarını değerlendirebileceksiniz.
Cumhuriyet o zamana kadar gelmiş en iyi yönetim biçimidir.

Soru 72

Kral XVI. Louis Hangi tarihte idam edilmiştir?

Seçenekler

A
1 Mayıs 1777
B
3 Nisan 1792
C
18 Aralık 1791
D
21 Ocak 1793
E
14 Ekim 1816
Açıklama:
1789 devrimcilerinin ideolojik yaklaşımlarını değerlendirebileceksiniz.
21 Ocak 1793

Soru 73

Jakobenizm'in anlamı nedir?

Seçenekler

A
Irkçı ve faşist bir harekettir.
B
Kralın egemenliğine sahip bir harekettir.
C
Güçlü ve fetihçi bir demokrasi hareketidir.
D
Kendi kendilerini yönetme isteğini savunan bir harekettir.
E
Sosyal ve ekonomik eşitliği sağlıyacak adımların atılmasını isteyen bir harekettir.
Açıklama:
1789 devrimcilerinin ideolojik yaklaşımlarını değerlendirebileceksiniz.
Güçlü ve fetihçi bir demokrasi hareketidir.

Soru 74

"Halk, özgürlüğün dostu olan saf, basit, adalete susamış yurttaşların toplamdır" sözü kime aittir?

Seçenekler

A
Robespierre
B
Jakobenler
C
Kral XVI. Louis
D
Saint-Just
E
Montesquieu
Açıklama:
1789 devrimcilerinin ideolojik yaklaşımlarını değerlendirebileceksiniz.
Robespierre

Soru 75

"Cumhuriyetin içinde bulunduğu koşullarda anayasa uygulanamaz" sözünü kim söylemiştir?

Seçenekler

A
Robespierre
B
Saint-Just
C
Liberaller
D
Sosyalistler
E
Jirondenler
Açıklama:
1789 devrimcilerinin ideolojik yaklaşımlarını değerlendirebileceksiniz.
Saint-Just

Soru 76

Billaud-Varenne hangi grubun liderliğini yapmıştır?

Seçenekler

A
Sosyalistler
B
Radikalciler
C
Jakobenler
D
Rousseau
E
Ulusalcılar
Açıklama:
1789 devrimcilerinin ideolojik yaklaşımlarını değerlendirebileceksiniz.
Jakobenler

Soru 77

Aşağıdakilerden hangisi Devrimin tanımıdır?

Seçenekler

A
Koalisyon kurulmasıdır.
B
Diktatörlüğe geçilmesidir.
C
Krallığın ilan edilmesidir.
D
Anarşist tabanlı bir yönetimin kurulması.
E
Belli bir toplumsal-siyasal yapıdan başka bir aşamaya ani bir geçiş sürecidir.
Açıklama:
1789 devrimcilerinin ideolojik yaklaşımlarını değerlendirebileceksiniz.
Belli bir toplumsal-siyasal yapıdan başka bir aşamaya ani bir geçiş sürecidir.

Soru 78

Kültür Devriminin anlamı nedir?

Seçenekler

A
Halkı cumhuriyetçi özgürlük bilincine sahip kılarak yeniden yaratmak.
B
Halkın kültür seviyesini arttırıcı etkinlikler yapmak.
C
Halkın geçmişinden gelen kültürel özellikleri araştırmak.
D
Halkın sahip olduğu kültürel değerleri yozlaştırmak.
E
Halkın eğitim seviyesini arttırmaya çalışmak.
Açıklama:
1789 devrimcilerinin ideolojik yaklaşımlarını değerlendirebileceksiniz.
Halkı cumhuriyetçi özgürlük bilincine sahip kılarak yeniden yaratmak.

Soru 79

Aşağıdakilerden hangisi Kültür Devrimi kavramını ilk olarak ortaya atan kişidir?

Seçenekler

A
Mao Zedong
B
Sieyés
C
Saint-Just
D
Rousseau
E
Robespierre
Açıklama:
Jakobenlerin iktidar yöntemlerini ve ulaşmak istedikleri hedefleri saptayabileceksiniz.
Mao Zedong

Soru 80

Aşağıdakilerden hangisi geleneksel değerlerden tümüyle arınmak, dolayısıyla kafaları, zihniyetleri değiştirip yeni düzene uydurmak anlamlarını içeren kavramdır?

Seçenekler

A
Endüstri Devrimi
B
Halk Düşmanları
C
Kültür Devrimi
D
Sezarizm
E
Emredici Vekalet
Açıklama:
Jakobenlerin iktidar yöntemlerini ve ulaşmak istedikleri hedefleri saptayabileceksiniz.
Kültür Devrimi

Soru 81

Jakobenler sans-culotte'lara bazı ödünler vermek zorunda oldukları anayasayı hangi tarihte hazırlamışlardır?

Seçenekler

A
1790
B
1760
C
1700
D
1793
E
1690
Açıklama:
Jakobenlerin iktidar yöntemlerini ve ulaşmak istedikleri hedefleri saptayabileceksiniz.
1793

Soru 82

Soyluların akla ve doğal hukuka aykırı olarak ayrıcalıklara sahip oldukları için, gerçekte toplumsal örgütlenmenin içinde bile olmadıklarını savunan 1789’da “Üçüncü sınıf nedir” başlığı altıda bir kitap yazan din adamı, düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Montesquieu
B
Emmanuel Sieyes
C
Voltaire
D
Rousseau
E
Platon
Açıklama:
Sieyes’e göre, soyluların dışındaki insanlardan oluşan tiers etat, topluma yararlı tüm işleri yerine getirdiği için her şeydir, “ulusa ait olan her şeyi kapsamaktadır”, kısacası “tam bir ulustur.” Özünde her şey olan tiers etat, soyluların her şeyi gasp etmiş olmaları nedeniyle bugüne dek bir hiç konumuna indirgenmiştir. Oysa soylular akla ve doğal hukuka aykırı olarak ayrıcalıklara sahip oldukları için, gerçekte toplumsal örgütlenmenin içinde bile değillerdir.

Soru 83

Sieyes aşağıdaki kavramlardan hangilerini özdeş bir biçimde kullanır?

Seçenekler

A
Ulus - Halk
B
Ulus - Burjuva
C
Halk - Aristokrasi
D
Tanrı - Halk
E
Burjuva - Aristokrasi
Açıklama:
Sieyes “ulus” ile “halk” kavramlarını özdeş bir biçimde kullanır. Aynı tutum Fransız Devrimi boyunca çeşitli devrimciler tarafından da sürdürülmüştür.

Soru 84

Sieyes’in ulus egemenliği kuramının Rousseau’nun halk egemenliği kuramından farkı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Ulus bireylerin iradelerinden farklı kendine özgü bir iradeye sahiptir.
B
Siyasal toplum kendi iradeleriyle birleşen insanlar tarafından yaratılır.
C
İrade artık ulusun ya da halkın temsilcileri tarafından ortaya konur.
D
Ulusun iradesi toplumdaki yasaların kaynağıdır.
E
Kamusal alanda partilerin olmaması gerekir.
Açıklama:
Devletin oluşumunda üçüncü evre, ulusal iradenin siyasal temsil yoluyla ortaya konmasıdır. Sieyes’in deyişiyle, “ortaklar, çok kalabalık olduklarından ve çok geniş bir alana yayıldıklarından ortak iradelerini kendileri kolayca kullanamazlar. ” Dolayısıyla iktidar, bir kaç kişiye emanet edilir. Bu son evrede ikinci evreden farklı olarak, “hareket eden, artık gerçek ortak irade değil, ama temsilî ortak iradedir.

Soru 85

1789 yılında Paris’te, büyük ölçüde küçük burjuvalardan oluşmuş iktidarı ele geçiren devrimci halk kesimine verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Jironden
B
Sans-culotte
C
Potestas
D
Auctoritas
E
Tiers etat
Açıklama:
Kraliyetin ve büyük soyluların muhalefetine tepki gösteren Paris halkı ya da bu tarihten sonraki adlandırmayla, sans-culotte’lar, 14 Temmuz’da Bastille Kalesi’ni ele geçirir ve böylece ülkenin dört bir yanında yerel yönetimlerde burjuvazi iktidara gelir.

Soru 86

26 Ağustos 1789’da Ulusal Kurucu Meclis tarafından kabul edilen ve salt “negatif” haklara yer verip çalışma ya da eğitim gibi “pozitif” haklara hiç değinmeyen bildiri aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi
B
İşçi Hakları Bildirisi
C
Çocuk Hakları Bildirisi
D
Kadın Hakları Bildirisi
E
Hayvan Hakları Bildirisi
Açıklama:
26 Ağustos 1789’da Ulusal Kurucu Meclis tarafından kabul edilen ve salt “negatif” haklara yer verip çalışma ya da eğitim gibi “pozitif” haklara hiç değinmeyen İnsan ve Yurttaş Haklan Bildirisi, kendi türünün ilk örneği değildir. 1789 Bildirisi, bütün insanlığa seslenen evrensel bir yapıt olarak belirir.

Soru 87

Burjuva devrimcilerine göre, zaman zaman halk kavramıyla özdeş bir biçimde kullandıkları ulusun, dolayısıyla ulusal birliğin var kılınması, aşağıdakilerden hangisiyle mümkündür?

Seçenekler

A
Özgürlük
B
Örgüt
C
İrade
D
Eğitim
E
Yurttaşlık
Açıklama:
Burjuva devrimcilerine göre, zaman zaman halk kavramıyla özdeş bir biçimde kullandıkları ulusun, dolayısıyla ulusal birliğin var kılınması, herkesin yurttaş olmasıyla mümkündür. Çünkü yurttaşlar, aralarındaki sosyo-ekonomik farklılıklar ve eşitsizlikler göz ardı edilerek, yasalar aracılığıyla birbirlerinin aynı ya da hiç olmazsa benzeri kişiler olarak tanımlanmaktadır.

Soru 88

26 Ağustos 1789’da Fransa’da kabul edilen İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirgesinde var olan bireysel doğal haklar arasında aşağıdakilerden hangisi yer alır?

Seçenekler

A
Eşit doğup eşit yaşama hakkı
B
Kişiliğini geliştirme hakkı
C
Partileşme
D
Sınıflaşma
E
Görüş Yasağı
Açıklama:
Bireysel doğal haklar, 2. maddede “özgürlük, mülkiyet, güvenlik ve baskıya karşı direnme” hakları olarak açıklanır. Ayrıca bunlara, 1. maddede yer alan “eşit doğup eşit yaşama” hakkı ile 11. maddede “düşüncelerin ve görüşlerin özgür iletişimi ” şeklinde belirtilen düşünceleri ifade etme hakkını da eklemek gerekir.

Soru 89

Fransız bildirisinin Amerikan bildirilerinden haklar bakımından farkı aşağıdakilerden hangisiyle açıklanabilir?

Seçenekler

A
Aristokrasiye yönelmiştir.
B
İnsandan yurttaşa yönelmiştir.
C
Feodal rejime yönelmiştir.
D
Monarşiye yönelmiştir.
E
İşçi sınıfına yönelmiştir.
Açıklama:
Fransız Bildirisi, haklar bakımından insandan yurttaşa yönelerek Amerikan bildirilerinden farklı bir yaklaşımı dile getirmiş olur. Çünkü bu bildiri, doğal hakların somutluk ve işlerlik kazanmasının (liberalizme özgü “doğal uyum’’ yerine) ancak siyasal iktidar sayesinde mümkün olduğu anlayışı üzerine kuruludur.

Soru 90

Fransız devrimcilerinin ya da Jakobenlerin el attıkları ilk konu aşağıdakilerden hangisi olmuştur?

Seçenekler

A
Vergi
B
Medeni hukuk
C
Kültür
D
İnanç ve ibadet özgürlüğü
E
Yoksulluk
Açıklama:
Devrimcilerin el attıkları ilk konu, inanç ve ibadet özgürlüğünün tam anlamıyla gerçekleştirilmesidir. Mirabeau, Ulusal Kurucu Meclis’teki konuşmasında, hoşgörüyü değil de din özgürlüğünü savunarak, bu yönde izlenecek politikanın temelini ortaya koyar. Böylece Katolikler dışında Protestanlar ile Yahudiler de inançlarını özgürce uygulama olanağına kavuşacaklardır.

Soru 91

1960’larda Çin Komünist Partisi Başkanı Mao Zedong tarafından ortaya atılan, geleneksek değerlerden tümüyle arınmak, dolayısıyla kafaları zihniyetleri değiştirip yeni düzene uydurmak anlamlarını içeren kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Erdem
B
Ulusal Bayramlar
C
Kültür Devrimi
D
Devrimci Yönetim
E
Halkın Esenliği
Açıklama:
Halkın özgürlüğünün üzerine bir şal örtüp bir “kültür devrimi” gerçekleştirmek ve böylece halkı cumhuriyetçi özgürlük bilincine sahip kılmak anlamında yeniden yaratmak, dolayısıyla da (Rousseau’nun dediği gibi) insanın doğasını dönüştürerek ona “toplumsal özgür insan” doğası kazandırmak, yani insanı sözde değil ama gerçekte yurttaş olarak biçimlendirmektir. Bu kavramı 1960’da ortaya atıp uygulayan Çin Komünist Partisi Başkanı Mao Zedong’dur.

Soru 92

Jakobenler Kulübü ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Devrimin ilk on yılına damgasını vurmuş olan siyasal bir oluşumdur.
B
Tüm ülkede örgütlenişiyle ve etkinliğiyle modern bir siyasal partiyi andırmaktadır.
C
İlk adı “Anayasa Dostları Derneği”dir.
D
Eylül 1792’den sonra da “Özgürlük ve Eşitlik Dostları, Jakobenler Derneği” olarak adlandırılır.
E
Bu kulübe Jakoben sözcüğünün yakıştırılmasının nedeni, Paris’te Jakobenler diye bilinen eski bir Dominiken manastırını dernek binası olarak kullanmış olmalarıdır.
Açıklama:
Jakobenler Kulübü, devrimin ilk beş yılına damgasını vurmuş olan siyasal bir oluşumdur.

Soru 93

Aşağıdakilerden hangisi İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi ile ilgili yanlış bilgi verir?

Seçenekler

A
26 Ağustos 1789’da kabul edilmiştir.
B
Ulusal Kurucu Meclis tarafından kabul edilmiştir.
C
Salt “negatif” haklara yer verip çalışma ya da eğitim gibi “pozitif” haklara hiç değinmemiştir.
D
Kendi türünün ilk örneğidir.
E
Bildiri’nin giriş kısmında, insana içkin “doğal, devredilmez ve kutsal” hakların bulunduğu dile getirilir.
Açıklama:
İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi, kendi türünün ilk örneği değildir. 1776 Amerikan Devrimi sırasında bireylerin hak ve özgürlüklerini ilan eden bu tür bildiriler hazırlanmış ve yürürlüğe konmuştu.

Soru 94

İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi’ nin 4. Maddesi “özgürlük, başkalarına zarar vermeyen her şeyi yapabilmektir” derken özgürlüğün hangi boyutunu vurgular?

Seçenekler

A
Bireysel
B
Mutlak
C
Toplumsal
D
Doğal
E
Kutsal
Açıklama:
Bildiri’nin ilk maddelerinde “bireysel ve mutlak “bir niteliğe sahip olan haklara, 4. maddeden itibaren “toplumsal ve göreli” bir anlam yüklenir; insan haklarının yerini yurttaş hakları alır. “özgürlük, başkalarına zarar vermeyen her şeyi yapabilmektir” denilerek, insanlar birbirlerinin karşısına bir sınır olarak dikilir ve artık doğal değil, toplumsal özgürlükten söz edildiği vurgulanmış olur. Özgürlüğün ve onun ardından diğer hakların sınırlarının altının çizilmesi sonucunda, toplumsal nitelik taşıyan haklar, yani yurttaş hakları belirir.

Soru 95

Sezarizm nasıl bir yönetim biçimini ifade eder?

Seçenekler

A
Otoriter
B
Cumhuriyet
C
Feodal
D
Demokrasi
E
Kraliyet
Açıklama:
Sezarizm Roma’daki Sezar gibi, siyasal iktidarı orduya dayanarak ve halkın desteğini alarak yasa dışı bir şekilde ele geçiren güçlü ve karizmatik bir liderin mutlak ve otoriter yönetimini ifade etmek için kullanılır.

Soru 96

Liderlerinden önemli bir bölümü Bordeaux kentinin bulunduğu Gironde bölgesinden seçilen milletvekillerinin oluşturduğu siyasal grubun ismi nedir?

Seçenekler

A
Aktif yurttaşlar
B
Pasif yurttaşlar
C
Jirondenler
D
Dağlılar
E
Jakobenler
Açıklama:
Liderlerinden önemli bir bölümü Bordeaux kentinin bulunduğu Gironde (okunuşu Jirond) bölgesinden seçildiği için Jirondenler (yani Girondelular) diye adlandırılan milletvekillerinin oluşturduğu siyasal gruptur.

Soru 97

______ Jakobenler tarafından yurttaşlık bilincinin oluşturulmasına yarayan bir araç olarak kullanılır.

Seçenekler

A
Ulusal bayramlar
B
Anayasal yönetim
C
Devrimci yönetim
D
Sezarizm
E
Bireyin içindeki iyilik
Açıklama:
Jakobenlerin tasarladıkları ulusal eğitim programının temel amacı, çocuklara Devrim’in değerlerini ve anayasayı öğreterek, vatanseverlik duyguları aşılayarak ve erdemleri sevdirerek hepsini Cumhuriyet’in gereklerine uygun yurttaşlar olarak eğitip yetiştirmektir. Bu eğitimin en önemli kurumlarından birisinin ulusal bayramlar olduğu belirtilir. Bu bayramların insanları bir araya toplayıp kitle psikolojisini harekete geçirmesi, bu sayede de istenilen hedefe kolayca ulaşılması amaçlanmaktadır. Okullar ve bayramlar gibi din de, dinsel duygular da Jakobenler tarafından yurttaşlık bilincinin oluşturulmasına yarayan bir araç olarak kullanılır.

Soru 98

Siyasal toplumun yani devletin oluşumunda üç evre olduğunu savunan ulus egemenliği kuramı olan düşünür hangisidir?

Seçenekler

A
Rousseau
B
Sieyès
C
Robespierre
D
Montesquieu
E
Cicero
Açıklama:
Siyasal toplumun yani devletin oluşumunda üç evre olduğunu savunan ulus egemenliği kuramı olan düşünür Sieyès'dir.

Soru 99

1791 Anayasası’nda _____ “aktif yurttaş” olarak tanımlanır.

Seçenekler

A
Yoksul erkekler
B
Yoksul kadınlar
C
Zengin erkekler
D
Zengin kadınlar
E
Çocuklar
Açıklama:
1791 Anayasası belli bir ekonomik güce sahip olan erkekleri “aktif yurttaş” olarak belirler.

Soru 100

Devrimciler hoşgörüyü değil de din özgürlüğünü savunarak bir dizi kararlar alırlar. Bunlardan hangisi paradoksal bir karar olarak değerlendirilir?

Seçenekler

A
İnançların özgürce uygulanma olanağı
B
Kiliseye ödenen verginin kaldırılması
C
Kilise mülklerinin kamusallaştırılması
D
Ruhban sınıfının ayrıcalıklı tabaka olmaktan çıkarılması
E
Papazların memur statüsüne alınması
Açıklama:
Katolikliğin devletin resmî dini olması önerilerini geri çeviren ve özgürlük adına diyerek devlet ile Kilise arasındaki bağları gevşeten devrimciler, bu yasayla paradoksal bir karara imza atmış olurlar. Çünkü papazların memur statüsü içine sokulmasıyla bir tür “devletleştirilmiş” bir Kilise yaratılır. Dolayısıyla buradaki amaç, devlet ile Kilise arasındaki bağların devletin belirleyiciliği altında güçlendirilmesidir.

Soru 101

Devrimi dondurmak aşağıdaki gruplardan hangisinin amacıdır?

Seçenekler

A
Jakobenler
B
Burjuva devrimcileri
C
Halk
D
Aktif yurttaşlar
E
Pasif yurttaşlar
Açıklama:
Ilımlı burjuva devrimcilerinin cumhuriyetten nefret etmelerinin nedeni, bu rejimin kurulması durumunda ele geçirmiş oldukları iktidarı (ve bu sayede elde ettikleri tüm kazançları) yitireceklerini düşünmeleridir. Bu rejim “tüm halkın hiçbir ayrım gözetilmeksizin siyasal ve toplumsal yaşama katılımı” olarak algılanmaktadır. Bu durumun gerçekleşmesi, sınıf iktidarının yıkılması anlamına gelecek; artık ne aktif yurttaş-pasif yurttaş ayrımı ile büyük çoğunluğu siyasal haklardan yoksun bırakmak, ne sendikaları ve grevleri yasaklamak ne de sömürge topraklarında kölelik sistemini sürdürmek gibi uygulamaları ülkeye dayatmak mümkün olabilecektir. Hatta cumhuriyetin eşitliğe toplumsal ve ekonomik bir boyut kazandırmasıyla birlikte özel mülkiyet sisteminin de sonu gelebilecektir. Dolayısıyla iktidarı ele geçirmiş olan burjuvazi için amaç, yoksul halk kitlelerinin cumhuriyet adı altında dile getirdikleri demokratik değişim isteklerinin önüne geçmek, bu nedenle de kurulu düzeni korumak, kısacası Devrim’i dondurmaktır.

Soru 102

Aşağıdakilerden hangisi Sieyès’in savunduğu görüşlerden birisi değildir?

Seçenekler

A
Toplumda ayrıcalıklar olmamalıdır.
B
Egemenlik ulusun olmalıdır.
C
Yurttaşlar kamusal haklar bakımından eşit olmalıdır.
D
Soylular üst sınıf vatandaşlar olarak kabul edilmelidir.
E
Ulusal irade milletvekilleri tarafından ortaya konur.
Açıklama:
Sieyès, tüm bireylerin kamusal haklar ve özgürlükler bakımından eşit olmalarını, bu eşitliği yadsıyıp ayrıcalıklarına saplanıp kalan soyluların yurttaş olmadıklarını savunmaktadır.

Soru 103

I. Soyluların dışındaki insanlardan oluşur.
II. Ulusa ait olan her şeyi kapsamaktadır.
III. Soylular da bu gruba aittir.
Yukarıda verilen bilgilerden hangisi ya da hangileri Sieyes’in ortaya koyduğu “tiers état” ile ilgili görüşleridir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve II
E
II ve III
Açıklama:
Sieyès’e göre, soyluların dışındaki insanlardan oluşan tiers état, topluma yararlı tüm işleri yerine getirdiği için her şeydir, “ulusa ait olan her şeyi kapsamaktadır”, kısacası “tam bir ulustur.” Soylular, akla ve doğal hukuka aykırı olarak ayrıcalıklara sahip oldukları için, gerçekte toplumsal örgütlenmenin içinde bile değillerdir.

Soru 104

Fransız Devrimi’nin ilk beş yılına damgasını vurmuş siyasal bir oluşum olan, tüm ülkede örgütlenişiyle ve etkinliğiyle modern bir siyasal partiyi andıran ve ilk adı “Anayasa Dostları Derneği” olan yapılanmanın adı nedir?

Seçenekler

A
Siyasal temsil
B
Ulus egemenliği
C
Jakobenler kulübü
D
Siyasal temsil
E
Cumhuriyet rejimi
Açıklama:
Soruda açıklaması verilen yapılanma, Jakobenler Kulübü’dür. Bu kulübe Jakoben sözcüğünün yakıştırılmasının nedeni, Paris’te Jakobenler diye bilinen eski bir Dominiken manastırını dernek binası olarak kullanmış olmalarıdır.

Soru 105

Aşağıdakilerden hangisi, 1789 İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi’nin özelliklerinden birisidir?

Seçenekler

A
Yalnızca negatif haklara yer verir
B
Yalnızca Fransız yurttaşların haklarını düzenler
C
Ayrıcalıklara dayalı bir toplum anlayışını savunur
D
Somut bir içeriğe sahiptir
E
İnsanlar doğuştan sınıf farklarına sahiptir
Açıklama:
Bildiri, tüm yurttaşların haklarını düzenlemekte, eşitliklere dayalı bir toplum anlayışını savunmakta, soyut ve metafizik bir içeriğe sahip ve insanların haklar açısından eşit doğduklarını savunmaktadır. Bu yüzden, (B), (C), (D) ve (E) şıkları yanlıştır. Yalnızca negatif haklara yer vermiş olması ise doğru bilgidir.

Soru 106

Olympe de Gouges’un Eylül 1791’de kaleme aldığı yazının adı nedir?

Seçenekler

A
Fransız Bildirisi
B
Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi
C
İşçi Hakları Bildirisi
D
Kadın ve Kadın Yurttaş Hakları Bildirisi
E
Soylu Sınıfın Hakları Bildirisi
Açıklama:
Özellikle siyasal haklardan yoksul bırakıldıkları için tam anlamıyla yurttaş sayılmayan kadınlar, İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisinin kendilerine hitap etmediğini düşünmüşlerdir. Olympe de Gouges’un Eylül 1791’de Kadın ve Kadın Yurttaş Hakları Bildirisi’ni kaleme almasının nedeni de budur.

Soru 107

Temsilcinin, mecliste savunacağı görüşler ve yapacağı işler hakkında seçilirken seçmenlerinden talimat almış olması durumunu ifade eden kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Siyasal temsil
B
Emredici vekâlet
C
Ulus egemenliği
D
Cumhuriyet rejimi
E
İnsan hakları
Açıklama:
Soruda açıklaması verilen ifade, emredici vekâlettir. Temsilcinin bu talimatın dışına çıkması mümkün değildir, yoksa seçmenleri tarafından azledilebilir.

Soru 108

Aşağıdakilerden hangisi, ılımlı devrimcilerin Cumhuriyet’e karşı öne sürdükleri görüşlerden biri değildir?

Seçenekler

A
Amerikan tipi cumhuriyet Fransa için uygundur
B
Cumhuriyet diktatörlüğe yol açar
C
Fransız gelenek ve görenekleri cumhuriyete uygun değildir
D
Cumhuriyet ülkeyi kargaşaya sürükler
E
Cumhuriyet aşağı halk sınıflarının yönetimidir
Açıklama:
Ilımlı devrimcilere göre cumhuriyet, Fransa’ya uygun değildir. Çünkü cumhuriyet, ancak kent devletleri gibi küçük nüfusu olan küçük bir ülkede var olabilir. Dahası, Amerika’daki gibi bir cumhuriyet, federal yapı şeklinde düzenlendiğinden, Fransa’nın üniter devlet anlayışıyla bağdaşmamaktadır.

Soru 109

Çoğu Jakobenler Kulübü üyesi olan ve Konvansiyon’un üst sıralarında oturan milletvekillerinin oluşturduğu siyasal gruba verilen isim aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Jirondenler
B
Aristokratlar
C
Devrimciler
D
Dağlılar
E
Soylular
Açıklama:
Çoğu Jakobenler Kulübü üyesi olan ve Konvansiyon’un üst sıralarında oturdukları için “Dağlılar” olarak adlandırılan milletvekillerinin oluşturduğu siyasal gruptur.

Soru 110

“Aklın egemen olabilmesi için inanç özgürlüğüne saygı gösterilmelidir. Ama inanç özgürlüğü de kamu düzenini bozmamalı ve komploların bir aracı hâline gelmemelidir. Eğer karşı devrimci niyetler inanç özgürlüğünün arkasına saklanacak olursa, onu ezmek zorundasınız” açıklamasını yapan kişi kimdir?

Seçenekler

A
Sieyès
B
Olympe de Gouges
C
Robespierre
D
Cicero
E
Saint-Just
Açıklama:
Soruda verilen açıklamayı yapan kişi, Robespierre’dir.

Soru 111

Geleneksel değerlerden tümüyle arınmak, dolayısıyla kafaları, zihniyetleri değiştirip yeni düzene uydurmak anlamlarını içeren kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Siyasal devrim
B
İnsan hakları
C
Kültür devrimi
D
Siyasal temsil
E
Ulus egemenliği
Açıklama:
Soruda açıklaması verilen kavram, kültür devrimi kavramıdır. Bu kavramı 1960’larda ortaya atıp uygulayan, Çin Komünist Partisi Başkanı Mao Zedong’dur. Çin’deki uygulanışında bir iktidar mücadelesi boyutuna da sahip olmuştur.

Soru 112

Soyluların akla ve doğal hukuka aykırı olarak ayrıcalıklara sahip oldukları için, gerçekte toplumsal örgütlenmenin içinde bile olmadıklarını savunan 1789’da “Üçüncü sınıf nedir” başlığı altıda bir kitap yazan din adamı, düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Montesquieu
B
Emmanuel Sieyes
C
Voltaire
D
Rousseau
E
Platon
Açıklama:
Sieyes’e göre, soyluların dışındaki insanlardan oluşan tiers etat, topluma yararlı tüm işleri yerine getirdiği için her şeydir, “ulusa ait olan her şeyi kapsamaktadır”, kısacası “tam bir ulustur.” Özünde her şey olan tiers etat, soyluların her şeyi gasp etmiş olmaları nedeniyle bugüne dek bir hiç konumuna indirgenmiştir. Oysa soylular akla ve doğal hukuka aykırı olarak ayrıcalıklara sahip oldukları için, gerçekte toplumsal örgütlenmenin içinde bile değillerdir.

Soru 113

Sieyes aşağıdaki kavramlardan hangilerini özdeş bir biçimde kullanır?

Seçenekler

A
Ulus - Halk
B
Ulus - Burjuva
C
Halk - Aristokrasi
D
Tanrı - Halk
E
Burjuva - Aristokrasi
Açıklama:
Sieyes “ulus” ile “halk” kavramlarını özdeş bir biçimde kullanır. Aynı tutum Fransız Devrimi boyunca çeşitli devrimciler tarafından da sürdürülmüştür.

Soru 114

Sieyes’in ulus egemenliği kuramının Rousseau’daki halk egemenliği kuramından farkı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Ulus bireylerin iradelerinden farklı kendine özgü bir iradeye sahiptir.
B
Siyasal toplum kendi iradeleriyle birleşen insanlar tarafından yaratılır.
C
İrade artık ulusun ya da halkın temsilcileri tarafından ortaya konur.
D
Ulusun iradesi toplumdaki yasaların kaynağıdır.
E
Kamusal alanda partilerin olmaması gerekir.
Açıklama:
Ulusal iradenin siyasal temsil yoluyla ortaya konmasıdır. Sieyes’in deyişiyle, “ortaklar, çok kalabalık olduklarından ve çok geniş bir alana yayıldıklarından ortak iradelerini kendileri kolayca kullanamazlar. ” Dolayısıyla iktidar, bir kaç kişiye emanet edilir. Bu son evrede ikinci evreden farklı olarak, “hareket eden, artık gerçek ortak irade değil, ama temsilî ortak iradedir.

Soru 115

1789 yılında Paris’te, büyük ölçüde küçük burjuvalardan oluşmuş iktidarı ele geçiren devrimci halk kesimine verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Jiroden
B
Sans-culotte
C
Potestas
D
Auctoritas
E
Tiers etat
Açıklama:
Kraliyetin ve büyük soyluların muhalefetine tepki gösteren Paris halkı ya da bu tarihten sonraki adlandırmayla, sans-culotte’lar, 14 Temmuz’da Bastille Kalesi’ni ele geçirir ve böylece ülkenin dört bir yanında yerel yönetimlerde burjuvazi iktidara gelir.

Soru 116

26 Ağustos 1789’da Ulusal Kurucu Meclis tarafından kabul edilen ve salt “negatif” haklara yer verip çalışma ya da eğitim gibi “pozitif” haklara hiç değinmeyen bildiri aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi
B
İşçi Hakları Bildirisi
C
Çocuk Hakları Bildirisi
D
Kadın Hakları Bildirisi
E
Hayvan Hakları Bildirisi
Açıklama:
26 Ağustos 1789’da Ulusal Kurucu Meclis tarafından kabul edilen ve salt “negatif” haklara yer verip çalışma ya da eğitim gibi “pozitif” haklara hiç değinmeyen İnsan ve Yurttaş Haklan Bildirisi, kendi türünün ilk örneği değildir. 1789 Bildirisi, bütün insanlığa seslenen evrensel bir yapıt olarak belirir.

Soru 117

Burjuva devrimcilerine göre, zaman zaman halk kavramıyla özdeş bir biçimde kullandıkları ulusun, dolayısıyla ulusal birliğin var kılınması, aşağıdakilerden hangisiyle mümkündür?

Seçenekler

A
Özgürlük
B
Örgüt
C
İrade
D
Eğitim
E
Yurttaş
Açıklama:
Burjuva devrimcilerine göre, zaman zaman halk kavramıyla özdeş bir biçimde kullandıkları ulusun, dolayısıyla ulusal birliğin var kılınması, herkesin yurttaş olmasıyla mümkündür. Çünkü yurttaşlar, aralarındaki sosyo-ekonomik farklılıklar ve eşitsizlikler göz ardı edilerek, yasalar aracılığıyla birbirlerinin aynı ya da hiç olmazsa benzeri kişiler olarak tanımlanmaktadır.

Soru 118

26 Ağustos 1789’da Fransa’da kabul edilen İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirgesinde var olan bireysel doğal haklar arasında aşağıdakilerden hangisi yer alır?

Seçenekler

A
Eşit doğup eşit yaşama hakkı
B
Kişiliğini geliştirme hakkı
C
Partileşme
D
Sınıflaşma
E
Görüş Yasağı
Açıklama:
Bireysel doğal haklar, 2. maddede “özgürlük, mülkiyet, güvenlik ve baskıya karşı direnme” hakları olarak açıklanır. Ayrıca bunlara, 1. maddede yer alan “eşit doğup eşit yaşama” hakkı ile 11. maddede “düşüncelerin ve görüşlerin özgür iletişimi ” şeklinde belirtilen düşünceleri ifade etme hakkını da eklemek gerekir.

Soru 119

Fransız bildirisinin Amerikan bildirilerinden haklar bakımından farkı aşağıdakilerden hangisiyle açıklanabilir?

Seçenekler

A
Aristokrasiye yönelmiştir.
B
İnsandan yurttaşa yönelmiştir.
C
Feodal rejime yönelmiştir.
D
Monarşiye yönelmiştir.
E
İşçi sınıfına yönelmiştir.
Açıklama:
Fransız Bildirisi, haklar bakımından insandan yurttaşa yönelerek Amerikan bildirilerinden farklı bir yaklaşımı dile getirmiş olur. Çünkü bu bildiri, doğal hakların somutluk ve işlerlik kazanmasının (liberalizme özgü “doğal uyum’’ yerine) ancak siyasal iktidar sayesinde mümkün olduğu anlayışı üzerine kuruludur.

Soru 120

Fransız devrimcilerinin ya da Jakobenlerin el attıkları ilk konu aşağıdakilerden hangisi olmuştur?

Seçenekler

A
Vergi
B
Medeni hukuk
C
Kültür
D
İnanç ve ibadet özgürlüğü
E
Yoksulluk
Açıklama:
Devrimcilerin el attıkları ilk konu, inanç ve ibadet özgürlüğünün tam anlamıyla gerçekleştirilmesidir. Mirabeau, Ulusal Kurucu Meclis’teki konuşmasında, hoşgörüyü değil de din özgürlüğünü savunarak, bu yönde izlenecek politikanın temelini ortaya koyar. Böylece Katolikler dışında Protestanlar ile Yahudiler de inançlarını özgürce uygulama olanağına kavuşacaklardır.

Soru 121

1960’larda Çin Komünist Partisi Başkanı Mao Zedong tarafından ortaya atılan, geleneksek değerlerden tümüyle arınmak, dolayısıyla kafaları zihniyetleri değiştirip yeni düzene uydurmak anlamlarını içeren kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Erdem
B
Ulusal Bayramlar
C
Kültür Devrimi
D
Devrimci Yönetim
E
Halkın Esenliği
Açıklama:
Halkın özgürlüğünün üzerine bir şal örtüp bir “kültür devrimi” gerçekleştirmek ve böylece halkı cumhuriyetçi özgürlük bilincine sahip kılmak anlamında yeniden yaratmak, dolayısıyla da (Rousseau’nun dediği gibi) insanın doğasını dönüştürerek ona “toplumsal özgür insan” doğası kazandırmak, yani insanı sözde değil ama gerçekte yurttaş olarak biçimlendirmektir. Bu kavramı 1960’da ortaya atıp uygulayan Çin Komünist Partisi Başkanı Mao Zedong’dur.

Soru 122

Jakobenler Kulübü ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Devrimin ilk on yılına damgasını vurmuş olan siyasal bir oluşumdur.
B
Tüm ülkede örgütlenişiyle ve etkinliğiyle modern bir siyasal partiyi andırmaktadır.
C
İlk adı “Anayasa Dostları Derneği”dir.
D
Eylül 1792’den sonra da “Özgürlük ve Eşitlik Dostları, Jakobenler Derneği” olarak adlandırılır.
E
Bu kulübe Jakoben sözcüğünün yakıştırılmasının nedeni, Paris’te Jakobenler diye bilinen eski bir Dominiken manastırını dernek binası olarak kullanmış olmalarıdır.
Açıklama:
Jakobenler Kulübü, devrimin ilk beş yılına damgasını vurmuş olan siyasal bir oluşumdur.

Soru 123

Aşağıdakilerden hangisi İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi ile ilgili yanlıştır?

Seçenekler

A
26 Ağustos 1789’da kabul edilmiştir.
B
Ulusal Kurucu Meclis tarafından kabul edilmiştir.
C
Salt “negatif” haklara yer verip çalışma ya da eğitim gibi “pozitif” haklara hiç değinmemiştir.
D
Kendi türünün ilk örneğidir.
E
Bildiri’nin giriş kısmında, insana içkin “doğal, devredilmez ve kutsal” hakların bulunduğu dile getirilir.
Açıklama:
İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi, kendi türünün ilk örneği değildir. 1776 Amerikan Devrimi sırasında bireylerin hak ve özgürlüklerini ilan eden bu tür bildiriler hazırlanmış ve yürürlüğe konmuştu.

Soru 124

Temsilcinin, mecliste savunacağı görüşler ve yapacağı işler hakkında seçilirken seçmenlerinden talimat almış olması aşağıdakilerden hangisiyle ifade edilir?

Seçenekler

A
Mutlak Siyasal Temsil
B
Dernekleşme
C
Emredici vekalet
D
Siyasal haklar
E
Aktif yurttaşlık
Açıklama:
Temsilcinin, mecliste savunacağı görüşler ve yapacağı işler hakkında seçilirken seçmenlerinden talimat almış olması ‘emredici vekalet’tir.

Soru 125

Aşağıdakilerden hangisi cumhuriyete karşı öne sürülen ve bir ölçüde Montesquieu’nün görüşlerinden de beslenen gerekçelerden değildir?

Seçenekler

A
Cumhuriyet, Fransa’ya uygun değildir.
B
Fransa’nın krallıkla yoğrulmuş bin yıllık gelenekleri ile görenekleri, cumhuriyetin kurulmasının karşısındaki en büyük engellerdir.
C
Cumhuriyet, ülkeyi kargaşaya ve anarşiye sürükler.
D
Cumhuriyet, antik Roma’da olduğu gibi kaçınılmaz olarak Sezarizme, dolayısıyla diktatörlüğe yol açar.
E
Fransa’nın üniter devlet anlayışıyla bağdaşmaktadır.
Açıklama:
Amerika’daki gibi bir cumhuriyet, federal yapı şeklinde düzenlendiğinden, Fransa’nın üniter devlet anlayışıyla bağdaşmamaktadır.

Soru 126

Liderlerinden önemli bir bölümü Bordeaux kentinin bulunduğu Gironde bölgesinden seçilen milletvekillerinin oluşturduğu siyasal grubun ismi nedir?

Seçenekler

A
Aktif yurttaşlar
B
Pasif yurttaşlar
C
Jirondenler
D
Dağlılar
E
Jakobenler
Açıklama:
Liderlerinden önemli bir bölümü Bordeaux kentinin bulunduğu Gironde (okunuşu Jirond) bölgesinden seçildiği için Jirondenler (yani Girondelular) diye adlandırılan milletvekillerinin oluşturduğu siyasal gruptur.

Soru 127

Geleneksel değerlerden tümüyle arınmak, dolayısıyla kafaları, zihniyetleri değiştirip yeni düzene uydurmak anlamlarını içeren kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Erdem ve terör
B
Ulusal bayram
C
Düşmanlara karşı terör
D
Kültür devrimi
E
Jakobenizm
Açıklama:
Geleneksel değerlerden tümüyle arınmak, dolayısıyla kafaları, zihniyetleri değiştirip yeni düzene uydurmak anlamlarını içeren kavram kültür devrimidir.

Soru 128

Siyasal toplumun yani devletin oluşumunda üç evre olduğunu savunan ulus egemenliği kuramı olan düşünür hangisidir?

Seçenekler

A
Rousseau
B
Sieyès
C
Robespierre
D
Çç
E
Şş
Açıklama:
Siyasal toplumun yani devletin oluşumunda üç evre olduğunu savunan ulus egemenliği kuramı olan düşünür Sieyès’dir.

Soru 129

1791 Anayasası’ndaki “aktif yurttaş-pasif yurttaş” ayrımını belirleyen ölçüt (kriter), aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Avam-soylu
B
Erkek-kadın
C
Zengin-yoksul
D
Kentli-köylü
E
Yetişkin-çocuk
Açıklama:
1791 Anayasası’ndaki “aktif yurttaş-pasif yurttaş” ayrımını belirleyen ölçüt (kriter), zengin ya da yoksul olunmasıdır.

Soru 130

Aşağıdaki halka ilişkin görüşlerden hangisi, Jakobenler tarafından savunulmuş değildir?

Seçenekler

A
Halk her zaman iyiyi ister.
B
Halk cahil olduğundan yönetemez.
C
Halk yanılgıya sürüklenebilir.
D
Halkın çeşitli düşmanları vardır.
E
Halk yöneticilerine karşı tetikte olmalıdır.
Açıklama:
Jakobenler halkın cahil olduğu için yönetemeyeceği görüşünü savunmamışlardır.

Soru 131

Çoğu Jakobenler Kulübü üyesi olan ve Konvansiyon’un üst sıralarında oturdukları için bu isimle anılan milletvekillerinin oluşturduğu siyasal grup aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Aktif yurttaşlar
B
Pasif yurttaşlar
C
Jirondenler
D
Dağlılar
E
Jakobenler
Açıklama:
Çoğu Jakobenler Kulübü üyesi olan ve Konvansiyon’un üst sıralarında oturdukları için dağlılar olarak anılan milletvekillerinin oluşturduğu bir siyasal gruptur.

⚠️ Telif Hakkı Bildirimi: Bu portaldaki sorular telif hakkı içerebilir. İçerik yalnızca ders çalışma amaçlı hazırlanmış olup, ticari amaçlı kopyalanması veya çoğaltılması hak sahibi tarafından yasal yükümlülükler getirebilir.

Telif hakkı bildirimleri için GitHub Issues bölümünü kullanabilirsiniz. Bildirim üzerine ilgili içerik 7 iş günü içerisinde kaldırılacaktır.