Sağlık Hukuku - Tüm Sorular
Ünite 1
Soru 1
Sağlık hukukuna ilişkin aşağıdaki bilgilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Sağlık hukuku oldukça yeni bir alandır
B
Sağlık hukuku sadece sağlık çalışanlarının hak ve yükümlülükleri ile ilgilenen alandır
C
Sağlık hukukunun geçmişi Hammurabi Kanunları'na dayanan bir alandır
D
Sağlık hukuku sadece sağlık hizmetlerinden eşit şekilde yararlanılmasını sağlamaya odaklanan bir alandır
E
Sağlık hukuku, dar anlamda hasta-hekim ilişkisi bağlamında hak ve yükümlülükleri içeren bir alandır.
Açıklama:
A, B, C ve D seçenekleri yanlıştır. Çünkü:
A. Sağlık hukuku, çok kapsamlı ve oldukça geçmişe dayanan bir alandır.
B. Sağlık hukuku denildiğinde öncelikle, bir tarafta hasta diğer tarafta hekimin bulunduğu karşılıklı hukuki ilişkiler akla gelmektedir
C. Hasta haklarının tarihî geçmişi “Hipokrat Yemini”ne dayanmakta, bu yeminle hasta haklarının ilk kez düzenlendiği görülmektedir
D. Sağlık hukuku bir yandan temel hak ve özgürlükler alanında önemli hususlara işaret etmekteyken diğer taraftan çevresel koşullara bağlı olarak sağlık hizmetlerinden herkesin eşit olarak yararlanmasını, bu hizmetin adaletli bir şekilde dağılımının yasalarla güvence altına alınması gerektiğini ortaya koymaktadır.
Dolaysısıyla doğru seçenek E dir.
A. Sağlık hukuku, çok kapsamlı ve oldukça geçmişe dayanan bir alandır.
B. Sağlık hukuku denildiğinde öncelikle, bir tarafta hasta diğer tarafta hekimin bulunduğu karşılıklı hukuki ilişkiler akla gelmektedir
C. Hasta haklarının tarihî geçmişi “Hipokrat Yemini”ne dayanmakta, bu yeminle hasta haklarının ilk kez düzenlendiği görülmektedir
D. Sağlık hukuku bir yandan temel hak ve özgürlükler alanında önemli hususlara işaret etmekteyken diğer taraftan çevresel koşullara bağlı olarak sağlık hizmetlerinden herkesin eşit olarak yararlanmasını, bu hizmetin adaletli bir şekilde dağılımının yasalarla güvence altına alınması gerektiğini ortaya koymaktadır.
Dolaysısıyla doğru seçenek E dir.
Soru 2
Anayasanın düzenlediği temel hukuk kuralları arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?
Seçenekler
A
Devletin şekli
B
Devletin organları
C
Devlet organlarının birbirleri ile ilişkisi
D
Kişi temel hak ve özgürlükleri
E
Yabancı devletler ile olan ilişkiler
Açıklama:
Anayasa; devletin şeklini, yapısını, organlarını, organlarının birbiriyle olan ilişkilerini, kişi temel hak ve özgürlüklerini düzenleyen temel hukuk kurallarıdır. Bu sebeple yabancı devletler ile olan ilişkiler anayasada yer alan temel hukuk kuralları arasında genel olarak yer almaz.
Doğru yanıt E seçeneğidir.
Doğru yanıt E seçeneğidir.
Soru 3
Milletlerarası antlaşmaların onaylanmasına ilişkin aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Türkiye Büyük Millet Meclisinin onaylamayı bir kanunla uygun bulması gerekir
B
Cumhurbaşkanlığı kararnamesi yayınlanması gerekir
C
Türkiye Büyük Millet Meclisinin onaylamayı bir tüzükle uygun bulması gerekir
D
Uluslararası anlaşmaların muhatabı olan kamu kuruluşlarının konuya ilişkin yönerge çıkarması gerekir.
E
Anayasa Mahkemesince onaylanması gerekir.
Açıklama:
Uluslararası antlaşmalar, Anayasa’nın 90. maddesi kapsamında iç hukuk sistemimize aktarılmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti adına yabancı devletlerle ve milletlerarası kuruluşlarla yapılacak antlaşmaların onaylanması, Türkiye Büyük Millet Meclisinin onaylamayı bir kanunla uygun bulmasına bağlıdır.
Soru 4
Aşağıdakilerden hangisi Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin görev ve yetkilerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Milletlerarası andlaşmaların onaylanmasını uygun bulmak
B
Bütçe ve kesin hesap kanun tekliflerini görüşmek
C
Savaş ilanına karar vermek
D
Milletlerarası andlaşmaların onaylanmasını uygun bulmak
E
Anayasa Mahkemesince verilen bireysel başvuru taleplerinin reddi kararlarını değerlendirmek
Açıklama:
Anayasanın 87. maddesi “Türkiye Büyük Millet Meclisinin görev ve yetkileri, kanun koymak, değiştirmek ve kaldırmak; bütçe ve kesin hesap kanun tekliflerini görüşmek ve kabul etmek; para basılmasına ve savaş ilânına karar vermek; milletlerarası andlaşmaların onaylanmasını uygun bulmak, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının beşte üç çoğunluğunun kararı ile genel ve özel af ilânına karar vermek ve Anayasanın diğer maddelerinde öngörülen yetkileri kullanmak ve görevleri yerine getirmektir. Bu sebeple Anayasa Mahkemesince verilen bireysel başvuru taleplerinin reddi kararlarını değerlendirmek TBMM'nin görev ve yetkilerinden biri değildir. Aksi uygulama kuvvetler ayrılığı ilkesini de zedeler. Doğru yanıt E seçeneğidir.
Soru 5
Aşağıdakilerden hangisi sağlık hakkına ilişkin yanlış bir ifadedir?
Seçenekler
A
Sağlık hakkı, en geniş anlamıyla sağlığın korunup geliştirilmesine dair bütün haklardır.
B
Sağlık hakkı, insanın hasta olmadan önce gündeme gelmesi gereken bir haktır.
C
Sağlık hakkının belirlenmesinde temel kıstas bu durumda insan hakları ölçütüdür.
D
Sağlık hakkı, yalnızca hastalık ve sakatlığın olmayışı değil aynı zamanda bedence, ruhça ve sosyal yönden tam bir iyilik hâlidir.
E
Sağlık hakkının temelinde insanın, insan olma niteliği öne çıkmaktadır.
Açıklama:
A, B, C ve E seçeneklerinde verilen bilgiler doğrudur. D seçeneğinde ise sağlık, yalnızca hastalık ve sakatlığın olmayışı değil aynı zamanda bedence, ruhça ve sosyal yönden tam bir iyilik hâli olarak tanımlanmaktadır. dolayısıyla burada sağlık hakkı değil, sağlık tanımlanmaktadır. Doğru yanıt D seçeneğidir.
Soru 6
Tıp bilmi ve hekimlere ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Tıp bilimi sayesinde kişiler, hekimler eliyle sağlıklı bir şekilde yaşamakta ve tam bir iyilik haline kavuşmaktadır.
B
Hekimler mesleki faaliyetlerinde sadece etik kurallara uymakla yükümlüdür.
C
Hekimler yaptıkları iş gereği mevcut bilgi ve becerilerini devlet yararına kullanmak zorundadır.
D
Hekim ve hasta ilişkisinde, hekimin uymak zorunda olduğu gelenek ve kurallar onun Tıbbi etik yönünü öne çıkarmaktadır
E
Hekim ve hasta arasındaki ilişkide ortaya çıkan değer sorunları da Tıbbi deontoloji alanının konusunu oluşturmaktadır.
Açıklama:
B, C, D ve E seçenekleri yanlıştır. Seçeneklerin doğru halleri şöyledir.
B. Hekimler, hem bir yandan tıp biliminin gereklerini yerine getirirken diğer yandan bir sanat icra etmekte ve bütün bunları etik kuralları dâhilinde yapmaktadır.
C. Hekimler yaptıkları iş gereği mevcut bilgi ve becerilerini insan yararına kullanmak zorundadır.
D. Hekim ve hasta ilişkisinde, hekimin uymak zorunda olduğu gelenek ve kurallar onun Tıbbi Deontoloji yönünü öne çıkarmaktadır
E. Hekim ve hasta arasındaki ilişkide ortaya çıkan değer sorunları da Tıbbi Etik alanının konusunu oluşturmaktadır.
Dolayısıyla doğru yanıt A seçeneğidir.
B. Hekimler, hem bir yandan tıp biliminin gereklerini yerine getirirken diğer yandan bir sanat icra etmekte ve bütün bunları etik kuralları dâhilinde yapmaktadır.
C. Hekimler yaptıkları iş gereği mevcut bilgi ve becerilerini insan yararına kullanmak zorundadır.
D. Hekim ve hasta ilişkisinde, hekimin uymak zorunda olduğu gelenek ve kurallar onun Tıbbi Deontoloji yönünü öne çıkarmaktadır
E. Hekim ve hasta arasındaki ilişkide ortaya çıkan değer sorunları da Tıbbi Etik alanının konusunu oluşturmaktadır.
Dolayısıyla doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 7
Bilinen ilk uluslararası sağlık konferansına hangi tarihte ve ne zaman gerçekleşmiştir?
Seçenekler
A
1851 Paris
B
1861 İngiltere
C
1870 Fransa
D
1910 Almanya
E
1908 New York
Açıklama:
Bilenen ilk uluslararası sağlık konferansı 1851 tarihinde Paris’te toplanmış ve 1938 yılına kadar on dört farklı konferans düzenlenmiş, alınacak tedbirler görüşülmüş ve çok sayıda uluslararası sağlık sözleşmesi kabul edilmiştir.
Doğru yanıt A seçeneğidir.
Doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 8
Sağlık bakanlığı hangi tarihte kurulmuştur?
Seçenekler
A
3 Mayıs 1920
B
10 Ocak 1021
C
20 Mart 1931
D
15 Kasım 1935
E
12 Eylül 1925
Açıklama:
Sağlık Bakanlığının kuruluşu 03 Mayıs 1920 tarihinde çıkarılan 3 sayılı Kanun’a dayanmaktadır.
Soru 9
Dünya Sağlık Örgütü Anayasa'sına ilişkin aşağıdaki bilgilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
22 Temmuz 1946 tarihinde New York’ta toplanan Uluslararası Sağlık Konferansında imzalanmıştır.
B
25 Temmuz 1956 tarihinde Berlin’de toplanan Uluslararası Sağlık Konferansında imzalanmıştır.
C
22 Temmuz 1935 tarihinde Washington'da toplanan Uluslararası Sağlık Konferansında imzalanmıştır.
D
22 Temmuz 1967 tarihinde New York’ta toplanan Uluslararası Sağlık Konferansında imzalanmıştır.
E
22 Temmuz 1975 tarihinde Paris'te toplanan Uluslararası Sağlık Konferansında imzalanmıştır.
Açıklama:
BM Ekonomik ve Sosyal Konseyinin daveti neticesinde New York’ta toplanan Uluslararası Sağlık Konferansı sonrasında 22 Temmuz 1946 tarihinde Dünya Sağlık Örgütü Anayasası imzalanmıştır.
Soru 10
Türkiye Dünya Sağlık örgütüne ne zaman üye olmuştur?
Seçenekler
A
1 Ocak 1977
B
02 Ocak 1948
C
6 Eylül 1957
D
30 Nisan 1956
E
1 Ocak 1921
Açıklama:
Türkiye 02 Ocak 1948 tarihinde Dünya Sağlık Örgütüne üye olmuştur.
Soru 11
Anayasa hükümleri hangi kişi ve kurumları bağlamaktadır?
- Yürütme organını
- Yasama organını
- Yargı organını
- İdare makamlarını
Seçenekler
A
I, II, III ve IV
B
I, II ve III
C
II, III ve IV
D
II ve III
E
I ve IV
Açıklama:
Konu Başlığı: YASAL MEVZUAT - Anayasa
Anayasa; devletin şeklini, yapısını, organlarını, organlarının birbiriyle olan ilişkilerini, kişi temel hak ve özgürlüklerini düzenleyen temel hukuk kurallarıdır. Anayasa hükümleri, yasama organını, yürütme organını, yargı organını, idare makamlarını, diğer kuruluş ve kişileri bağlamaktadır.
Anayasa; devletin şeklini, yapısını, organlarını, organlarının birbiriyle olan ilişkilerini, kişi temel hak ve özgürlüklerini düzenleyen temel hukuk kurallarıdır. Anayasa hükümleri, yasama organını, yürütme organını, yargı organını, idare makamlarını, diğer kuruluş ve kişileri bağlamaktadır.
Soru 12
Devletin şeklini, yapısını, organlarını, organlarının birbiriyle olan ilişkilerini, kişi temel hak ve özgürlüklerini düzenleyen temel hukuk kuralları aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Anayasa
B
Sağlık mevzuatı
C
Tıbbi etik kuralları
D
Sağlık hakkı
E
İnsan hakları evrensel bildirgesi
Açıklama:
YASAL MEVZUAT - Anayasa
Anayasa; devletin şeklini, yapısını, organlarını, organlarının birbiriyle olan ilişkilerini, kişi temel hak ve özgürlüklerini düzenleyen temel hukuk kurallarıdır.
Anayasa; devletin şeklini, yapısını, organlarını, organlarının birbiriyle olan ilişkilerini, kişi temel hak ve özgürlüklerini düzenleyen temel hukuk kurallarıdır.
Soru 13
Uluslararası antlaşmalar, Anayasa’nın hangi maddesi kapsamında iç hukuk sistemimize aktarılmaktadır?
Seçenekler
A
- maddesi
B
- maddesi
C
- maddesi
D
- maddesi
E
- maddesi
Açıklama:
YASAL MEVZUAT - Uluslararası Antlaşmalar
Uluslararası Antlaşmalar
Uluslararası antlaşmalar, Anayasa’nın 90. maddesi kapsamında iç hukuk sistemimize aktarılmaktadır.
Buna göre; Türkiye Cumhuriyeti adına yabancı devletlerle ve milletlerarası kuruluşlarla yapılacak antlaşmaların onaylanması, Türkiye Büyük Millet Meclisinin onaylamayı bir kanunla uygun bulmasına bağlıdır.
Uluslararası Antlaşmalar
Uluslararası antlaşmalar, Anayasa’nın 90. maddesi kapsamında iç hukuk sistemimize aktarılmaktadır.
Buna göre; Türkiye Cumhuriyeti adına yabancı devletlerle ve milletlerarası kuruluşlarla yapılacak antlaşmaların onaylanması, Türkiye Büyük Millet Meclisinin onaylamayı bir kanunla uygun bulmasına bağlıdır.
Soru 14
Dünya Sağlık Teşkilatına göre sağlık nasıl tanımlanmıştır?
Seçenekler
A
Yalnızca hastalık ve sakatlığın olmayışı değil aynı zamanda bedence, ruhça ve sosyal yönden tam bir iyilik halidir.
B
İnsanın hasta olmadan önceki süreçte sağlığını korumasıdır.
C
İnsan temel hak ve özgürlükleridir.
D
İnsan hasta olmadan önce gündeme gelmesi gereken bir haktır.
E
Nitelikli, eşit tıbbi bakım ve tedaviye ulaşabilmesidir.
Açıklama:
Konu Başlığı: TEMEL KAVRAMLAR - Sağlık ve Sağlık Hukuku
Sağlık hakkı, en geniş anlamıyla sağlığın korunup geliştirilmesine dair bütün haklardır.
Dünya Sağlık Teşkilatının yapmış olduğu tanımda sağlık, yalnızca hastalık ve sakatlığın olmayışı değil aynı zamanda bedence, ruhça ve sosyal yönden tam bir iyilik hâli olarak tanımlanmaktadır.
Bu durumda sağlık hakkı, insanın hasta olmadan önce gündeme gelmesi gereken bir haktır. İnsanın hasta olmadan önceki süreçte sağlığını koruması, nitelikli, eşit tıbbi bakım ve tedaviye ulaşabilmesi sağlık hakkının konusunu oluşturmaktadır.
Sağlık hakkı, en geniş anlamıyla sağlığın korunup geliştirilmesine dair bütün haklardır.
Dünya Sağlık Teşkilatının yapmış olduğu tanımda sağlık, yalnızca hastalık ve sakatlığın olmayışı değil aynı zamanda bedence, ruhça ve sosyal yönden tam bir iyilik hâli olarak tanımlanmaktadır.
Bu durumda sağlık hakkı, insanın hasta olmadan önce gündeme gelmesi gereken bir haktır. İnsanın hasta olmadan önceki süreçte sağlığını koruması, nitelikli, eşit tıbbi bakım ve tedaviye ulaşabilmesi sağlık hakkının konusunu oluşturmaktadır.
Soru 15
Türkiye hangi tarihte Dünya Sağlık Örgütüne üye olmuştur ?
Seçenekler
A
22 Temmuz 1946
B
02 Ocak 1948
C
31 Aralık 1980
D
14 Nisan 1982
E
11 Ekim 2011
Açıklama:
Konu Başlığı: TEMEL SAĞLIK KURUM VE KURULUŞLARI - Dünya Sağlık Örgütü
BM Ekonomik ve Sosyal Konseyinin daveti neticesinde New York’ta toplanan Uluslararası Sağlık Konferansı sonrasında 22 Temmuz 1946 tarihinde Dünya Sağlık Örgütü Anayasası (Constitutional of The World Health Organization) imzalanmıştır.
Sonrasında BM ile imzalanan antlaşma ile Dünya Sağlık Örgütü, BM uzman kurumlarından biri hâline gelmiştir. Türkiye 02 Ocak 1948 tarihinde Dünya Sağlık Örgütüne üye olmuştur.
BM Ekonomik ve Sosyal Konseyinin daveti neticesinde New York’ta toplanan Uluslararası Sağlık Konferansı sonrasında 22 Temmuz 1946 tarihinde Dünya Sağlık Örgütü Anayasası (Constitutional of The World Health Organization) imzalanmıştır.
Sonrasında BM ile imzalanan antlaşma ile Dünya Sağlık Örgütü, BM uzman kurumlarından biri hâline gelmiştir. Türkiye 02 Ocak 1948 tarihinde Dünya Sağlık Örgütüne üye olmuştur.
Soru 16
Aşağıdaki ifadelerden hangisi doğru değildir?
Seçenekler
A
Sağlık hakkının belirlenmesinde temel kıstas tıp hukukudur.
B
Sağlık hakkında; temelde insanın, insan olma niteliği öne çıkmaktadır.
C
Sağlık hukuku insan temel hak ve özgürlükleri kapsamında geniş çerçeveli bir hukuk alanıdır.
D
Tıp hukukunda, insanın yalnızca tıp bilimlerinin ilgilendiği alanlar bakımından hak ve özgürlükleri dikkate alınmaktadır.
E
Sağlık hukuku her açıdan, tıp hukuku kavramından daha geniş bir anlama sahiptir.
Açıklama:
Konu Başlığı: TEMEL KAVRAMLAR - Sağlık ve Sağlık Hukuku
Sağlık hakkına baktığımızda temelde insanın, insan olma niteliği öne çıkmaktadır.
İnsan haklarının da tanımı yapılırken insanın insan olması sebebiyle sahip olduğu haklar şeklinde bir tanımlamaya gidilmektedir. Dolayısıyla sağlık hakkı ile insan hakları arasında çok sıkı bir ilişkinin bulunduğunu söylemek mümkündür.
Sağlık hakkının belirlenmesinde temel kıstas bu durumda insan hakları ölçütüdür. Sağlık politikalarının tespitinde de insan haklarından yola çıkılmakta, her iki kavram ile insanının iyiliği hedeflenmektedir.
İnsanın sağlıklı bir şekilde hayatını sürdürebilmesi temel bir insan hakkı olarak ortaya çıkmaktadır.
Sağlık hukuku ile çok yakından ilgili tıp hukukunun birbirine karıştırılmaması gerekmektedir.
Sağlık hukuku insan temel hak ve özgürlükleri kapsamında geniş çerçeveli bir hukuk alanı iken tıp hukukundan insanın yalnızca tıp bilimlerinin ilgilendiği alanlar bakımından hak ve özgürlükleri dikkate alınmaktadır. Dolayısıyla sağlık hukuku her açıdan, tıp hukuku kavramından daha geniş bir anlama sahiptir
Sağlık hakkına baktığımızda temelde insanın, insan olma niteliği öne çıkmaktadır.
İnsan haklarının da tanımı yapılırken insanın insan olması sebebiyle sahip olduğu haklar şeklinde bir tanımlamaya gidilmektedir. Dolayısıyla sağlık hakkı ile insan hakları arasında çok sıkı bir ilişkinin bulunduğunu söylemek mümkündür.
Sağlık hakkının belirlenmesinde temel kıstas bu durumda insan hakları ölçütüdür. Sağlık politikalarının tespitinde de insan haklarından yola çıkılmakta, her iki kavram ile insanının iyiliği hedeflenmektedir.
İnsanın sağlıklı bir şekilde hayatını sürdürebilmesi temel bir insan hakkı olarak ortaya çıkmaktadır.
Sağlık hukuku ile çok yakından ilgili tıp hukukunun birbirine karıştırılmaması gerekmektedir.
Sağlık hukuku insan temel hak ve özgürlükleri kapsamında geniş çerçeveli bir hukuk alanı iken tıp hukukundan insanın yalnızca tıp bilimlerinin ilgilendiği alanlar bakımından hak ve özgürlükleri dikkate alınmaktadır. Dolayısıyla sağlık hukuku her açıdan, tıp hukuku kavramından daha geniş bir anlama sahiptir
Soru 17
Sağlık alanında kaleme alınan yazılı hukuk kurallarının tamamı ne olarak nitelendirilmektedir?
Seçenekler
A
Sağlık hakkı
B
Sağlık hukuku
C
Sağlık mevzuatı
D
Dayanışma hakları
E
Tıbbi etik
Açıklama:
Konu Başlığı: TEMEL KAVRAMLAR- Sağlık Mevzuatı
Sağlık Mevzuatı
Sağlık alanında kaleme alınan yazılı hukuk kurallarının tamamı sağlık mevzuatı olarak nitelendirilmektedir.
Sağlık Mevzuatı
Sağlık alanında kaleme alınan yazılı hukuk kurallarının tamamı sağlık mevzuatı olarak nitelendirilmektedir.
Soru 18
Anayasada öngörülen usul ve esaslar doğrultusunda kabul edilen ve Cumhurbaşkanınca Resmi Gazete’de yayımlanarak yürülüğe giren genel, soyut ve sürekli nitelikli yazılı hukuk kurallarına ne ad verilir?
Seçenekler
A
Mevzuat
B
Yönetmelik
C
Tüzük
D
Kanun
E
Etik
Açıklama:
Konu Başlığı: YASAL MEVZUAT - Kanunlar
Anayasa “kanun” kavramına tam bir tanımlama getirmemektedir. Kanun, TBMM tarafından icra edilen görevler arasında bir yasama işlemi olarak kabul edilmektedir. Bu yasama işlemi neticesinde TBMM’nin iradesi tecelli etmektedir.
Bu durumda kanunlar,
Anayasanın yetki verdiği TBMM tarafından (m.87), Anayasada öngörülen kanun yapma usul ve esasları doğrultusunda (m.88) kabul edilen ve Cumhurbaşkanınca Resmî Gazete’de yayımlanarak yürülüğe giren genel, soyut ve sürekli nitelikli yazılı hukuk kuralları olarak tanımlamak mümkündür.
Anayasa “kanun” kavramına tam bir tanımlama getirmemektedir. Kanun, TBMM tarafından icra edilen görevler arasında bir yasama işlemi olarak kabul edilmektedir. Bu yasama işlemi neticesinde TBMM’nin iradesi tecelli etmektedir.
Bu durumda kanunlar,
Anayasanın yetki verdiği TBMM tarafından (m.87), Anayasada öngörülen kanun yapma usul ve esasları doğrultusunda (m.88) kabul edilen ve Cumhurbaşkanınca Resmî Gazete’de yayımlanarak yürülüğe giren genel, soyut ve sürekli nitelikli yazılı hukuk kuralları olarak tanımlamak mümkündür.
Soru 19
Neyin yapılması, neyin yapılmaması sorularına toplumun belirlediği ve ayrıca yaptırımlarla donattığı kurallar manzumesine ne denir?
Seçenekler
A
Etik
B
Deontoloji
C
Kişisel haklar
D
Dayanışma hakları
E
Sosyal haklar
Açıklama:
Konu Başlığı: TEMEL KAVRAMLAR - Tıp, Tıp Hukuku, Tıbbi Etik ve Deontoloji
Deontoloji terim olarak “yükümlülükler bilgisi” anlamında kullanılmaktadır. Diğer bir ifade ile deontoloji neyin yapılması, neyin yapılmaması sorularına toplumun belirlediği ve ayrıca yaptırımlarla donattığı kurallar manzumesidir. Deontolojinin getirdiği yükümlülükler tartışmasız ve zorlayıcı bir nitelik taşımaktadır. Yazılı olsun veya olmasın kökleşmiş ilkeleri ve kuralları içeren ve bunları tartışmasız “normatif bilgi” olarak aktaran bir alandır.
Etik ile deontoloji arasındaki en önemli fark belki de bunların yöntemleri ve benzer konulara değişik yaklaşımlar sergilemelerinden kaynaklanmaktadır. Etik henüz çözümü belirlenmemiş, yerleşik normların dışında kalan sorunlarla ilgilendiği ve bu açık uçlu sorunlarda ilkelerin belirlenmesine yönelik çalışmalar yaptığı için her zaman tartışmaya açık bir alan olarak kabul edilmektedir. Etik boyutunda üzerinde çalışılan sorunlar çözüme kavuştuğunda, bu sorunlara ilişkin normlar ortaya çıkmaya başladığında söz konusu bilgiler artık deontolojinin konusu hâline gelmektedir.
Deontoloji terim olarak “yükümlülükler bilgisi” anlamında kullanılmaktadır. Diğer bir ifade ile deontoloji neyin yapılması, neyin yapılmaması sorularına toplumun belirlediği ve ayrıca yaptırımlarla donattığı kurallar manzumesidir. Deontolojinin getirdiği yükümlülükler tartışmasız ve zorlayıcı bir nitelik taşımaktadır. Yazılı olsun veya olmasın kökleşmiş ilkeleri ve kuralları içeren ve bunları tartışmasız “normatif bilgi” olarak aktaran bir alandır.
Etik ile deontoloji arasındaki en önemli fark belki de bunların yöntemleri ve benzer konulara değişik yaklaşımlar sergilemelerinden kaynaklanmaktadır. Etik henüz çözümü belirlenmemiş, yerleşik normların dışında kalan sorunlarla ilgilendiği ve bu açık uçlu sorunlarda ilkelerin belirlenmesine yönelik çalışmalar yaptığı için her zaman tartışmaya açık bir alan olarak kabul edilmektedir. Etik boyutunda üzerinde çalışılan sorunlar çözüme kavuştuğunda, bu sorunlara ilişkin normlar ortaya çıkmaya başladığında söz konusu bilgiler artık deontolojinin konusu hâline gelmektedir.
Soru 20
Türk Tabipleri Birliği hangi hizmetleri yapmakla mükelleftir ?
- Halk sağlığına ve hastalara fedakârlık ve feragatle hizmeti ideal bilen meslek geleneklerini muhafaza ve geliştirmeye çalışmak,
- Azalarının maddi ve manevi hak ve menfaatlerini korumak ve bunları halkın ve Devletin menfaati ile en iyi bir şekilde denkleştirmeye çalışmak,
- Halkın sağlığını korumaya, azalarını muayyen refah seviyesine ulaştıracak gerekli iş sahaları bulmaya, İş Kanunu ile sosyal kanunların ve bunlara bağlı nizamname ve talimatname hükümlerinin tatbikatında meslek ve meslektaşların hak ve menfaatlerini korumaya ve her türlü iş tevzinin adilane bir surette düzenlenmesine çalışmak,
- Halk sağlığı ve tıp meslekleri ile ilgili meseleler için resmi makamlarla karşılıklı işbirliği yapmak,
- Halk sağlığını ve tıp mesleğini ilgilendiren işlerde resmi makamlardan yardım sağlamak,
Seçenekler
A
I, II, III, IV ve V
B
I, II, III ve V
C
I, III, IV ve V
D
I, IV ve V
E
I, II ve V
Açıklama:
Konu Başlığı: TEMEL SAĞLIK KURUM VE KURULUŞLARI - Türk Tabipleri Birliği
Türk Tabipleri Birliği; Tabip odaları, Merkez Konseyi, Yüksek Haysiyet Divanı ve Büyük Kongreden ibaret teşekküllerin bütünüdür ve tüzel kişiliğe sahiptir. Birlik, aşağıda yazılı hizmetleri yapmakla mükelleftir:
a) Halk sağlığına ve hastalara fedakârlık ve feragatle hizmeti ideal bilen meslek geleneklerini muhafaza ve geliştirmeye çalışmak,
b) Azalarının maddi ve manevi hak ve menfaatlerini korumak ve bunları halkın ve Devletin menfaati ile en iyi bir şekilde denkleştirmeye çalışmak,
c) Halkın sağlığını korumaya, azalarını muayyen refah seviyesine ulaştıracak gerekli iş sahaları bulmaya, İş Kanunu ile sosyal kanunların ve bunlara bağlı nizamname ve talimatname hükümlerinin tatbikatında meslek ve meslektaşların hak ve menfaatlerini korumaya ve her türlü iş tevzinin adilane bir surette düzenlenmesine çalışmak,
d) Halk sağlığı ve tıp meslekleri ile ilgili meseleler için resmi makamlarla karşılıklı işbirliği yapmak,
e) Halk sağlığını ve tıp mesleğini ilgilendiren işlerde resmi makamlardan yardım sağlamak.
Türk Tabipleri Birliği; Tabip odaları, Merkez Konseyi, Yüksek Haysiyet Divanı ve Büyük Kongreden ibaret teşekküllerin bütünüdür ve tüzel kişiliğe sahiptir. Birlik, aşağıda yazılı hizmetleri yapmakla mükelleftir:
a) Halk sağlığına ve hastalara fedakârlık ve feragatle hizmeti ideal bilen meslek geleneklerini muhafaza ve geliştirmeye çalışmak,
b) Azalarının maddi ve manevi hak ve menfaatlerini korumak ve bunları halkın ve Devletin menfaati ile en iyi bir şekilde denkleştirmeye çalışmak,
c) Halkın sağlığını korumaya, azalarını muayyen refah seviyesine ulaştıracak gerekli iş sahaları bulmaya, İş Kanunu ile sosyal kanunların ve bunlara bağlı nizamname ve talimatname hükümlerinin tatbikatında meslek ve meslektaşların hak ve menfaatlerini korumaya ve her türlü iş tevzinin adilane bir surette düzenlenmesine çalışmak,
d) Halk sağlığı ve tıp meslekleri ile ilgili meseleler için resmi makamlarla karşılıklı işbirliği yapmak,
e) Halk sağlığını ve tıp mesleğini ilgilendiren işlerde resmi makamlardan yardım sağlamak.
Soru 21
Hekimlik mesleği uygulamalarını birtakım etik temellere oturtan, ancak öte yandan da hasta haklarının tarihî geçmişini oluşturan aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
1924 Anayasası
B
Dünya Sağlık Örgütü
C
İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi
D
Hipokrat Yemini
E
1961 Anayasası
Açıklama:
Sağlık hukuku, dar anlamda hasta-hekim ilişkisi bağlamında hak ve yükümlülükler içermektedir. Bunlardan hasta haklarının tarihî geçmişi “Hipokrat Yemini”ne dayanmakta, bu yeminle hasta haklarının ilk kez düzenlendiği görülmektedir. Aslında “Hipokrat Yemini” ile hekimlik mesleği uygulamaları birtakım etik temellere oturmakta ve hasta-hekim ilişkisinde günümüze kadar süre gelen ilişkinin alt yapısı tesis edilmektedir. Hipokrat, hekime yüklemiş olduğu görevler ile hastanın yararını öne çıkarmaktadır. Tıp etiğinin Hipokrat Yemini ile kaleme alınması, temelde insan haklarına bir altyapı hazırlayarak bu konuda daha sonradan yapılan düzenlemelere ışık tutmuştur.
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru cevap D seçeneğidir.
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 22
Ülkemizde ilk kez hangi Anayasa ile kuvvetler birliğinden kuvvetler ayrımına geçiş gerçek anlamda ilk kez mümkün olabilmiştir?
Seçenekler
A
1921 Anayasası
B
1924 Anayasası
C
1960 Anayasası
D
1961 Anayasası
E
1982 Anayasası
Açıklama:
1924 Anayasası’nın hazırlanması sürecinde Mustafa Kemal Atatürk’ün yerinde müdahaleleri ile kuvvetler birliğinden, kuvvetler ayrılığına geçilmesi mümkün olmuştur.
Doğru cevap aşağıdaki açıklamalar uyarınca B seçeneğidir.
Doğru cevap aşağıdaki açıklamalar uyarınca B seçeneğidir.
Soru 23
“Sağlık Hizmetleri ve Çevrenin Korunması” başlığı altında Anayasanın hangi maddesi herkesin, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip olmasını hükme bağlamaktadır
Seçenekler
A
1.
B
3.
C
6.
D
17/1.
E
56.
Açıklama:
Anayasa’nın 56. maddesinde yer alan ve “Sağlık Hizmetleri ve Çevrenin Korunması”
başlığı altında;
“Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.
Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve
vatandaşların ödevidir.
Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve
madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler.
Devlet, bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak, onları denetleyerek yerine getirir.
Sağlık hizmetlerinin yaygın bir şekilde yerine getirilmesi için kanunla genel sağlık sigortası kurulabilir” şeklinde ifade edilmektedir.
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru cevap E seçeneğidir.
başlığı altında;
“Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.
Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve
vatandaşların ödevidir.
Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve
madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler.
Devlet, bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak, onları denetleyerek yerine getirir.
Sağlık hizmetlerinin yaygın bir şekilde yerine getirilmesi için kanunla genel sağlık sigortası kurulabilir” şeklinde ifade edilmektedir.
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 24
Ülkemiz hukuk normları hiyerarşisinde aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Anayasa - Uluslararası antlaşmalar - Kanunlar - Cumhurbaşkanlığı kararnameleri - Yönetmelikler
B
Uluslararası antlaşmalar - Anayasa - Kanunlar - Cumhurbaşkanlığı kararnameleri - Yönetmelikler
C
Anayasa - Uluslararası antlaşmalar - Cumhurbaşkanlığı kararnameleri - Yönetmelikler - Kanunlar
D
Kanunlar - Anayasa - Uluslararası antlaşmalar - Cumhurbaşkanlığı kararnameleri - Yönetmelikler
E
Kanunlar - Anayasa - Cumhurbaşkanlığı kararnameleri - Uluslararası antlaşmalar - Yönetmelikler
Açıklama:
Yönetmelikler
Yönetmelikler, Anayasanın 124.maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre; “Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler. Hangi yönetmeliklerin Resmî Gazetede yayımlanacağı kanunda belirtilir.” şeklinde kaleme alınmıştır. Yönetmelikler, Anayasa’da belirtilen hangi makam tarafından çıkarılsa çıkarılsın, sebep unsuru mutlaka bir Kanun veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine dayanmalıdır. Kanun veya Kararname tarafından daha önce hiçbir şekilde düzenlenmeyen bir alanda yönetmelik çıkarılması söz konusu değildir. Kanuna ve Kararnameye dayanmayan bir yönetmelik çıkarmak mümkün değildir. Anayasada yönetmelikler için herhangi bir şekil şartı bulunmamaktadır. Kanunun,
Cumhurbaşkanı tarafından imzalanması gerekirken yönetmeliklerin bu tarz bir gerekliliğe tabi tutulmadığı görülmektedir. Buna bağlı olarak her yönetmeliğin R
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru cevap A seçeneğidir. Kitapta 4. Sayfada yer alan YASAL MEVZUAT başlığı altında yer alan bölümün tamamının okunması gerekmektedir.
Yönetmelikler, Anayasanın 124.maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre; “Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler. Hangi yönetmeliklerin Resmî Gazetede yayımlanacağı kanunda belirtilir.” şeklinde kaleme alınmıştır. Yönetmelikler, Anayasa’da belirtilen hangi makam tarafından çıkarılsa çıkarılsın, sebep unsuru mutlaka bir Kanun veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine dayanmalıdır. Kanun veya Kararname tarafından daha önce hiçbir şekilde düzenlenmeyen bir alanda yönetmelik çıkarılması söz konusu değildir. Kanuna ve Kararnameye dayanmayan bir yönetmelik çıkarmak mümkün değildir. Anayasada yönetmelikler için herhangi bir şekil şartı bulunmamaktadır. Kanunun,
Cumhurbaşkanı tarafından imzalanması gerekirken yönetmeliklerin bu tarz bir gerekliliğe tabi tutulmadığı görülmektedir. Buna bağlı olarak her yönetmeliğin R
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru cevap A seçeneğidir. Kitapta 4. Sayfada yer alan YASAL MEVZUAT başlığı altında yer alan bölümün tamamının okunması gerekmektedir.
Soru 25
Anayasanın hangi maddesinde; “Kanun teklif etmeye milletvekilleri yetkilidir. Kanun tekliflerinin Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülme usul ve esasları içtüzükle düzenlenir.” ifadesi yer almaktadır?
Seçenekler
A
17/1.
B
87.
C
88.
D
1.
E
2.
Açıklama:
Anayasanın 88. maddesi; “Kanun teklif etmeye milletvekilleri yetkilidir. Kanun tekliflerinin Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülme usul ve esasları içtüzükle düzenlenir.” şeklinde düzenlenmiştir. Bu maddeden anlaşılacağı üzere Anayasada, kanun tekliflerinin Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülme usul ve esaslarının içtüzükle düzenleneceği belirtilmiştir. Kanunların teklif edilmesine milletvekilleri yetkilidir.
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru cevap C seçeneğidir.
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 26
Tıp bilimini; bilim, sanat ve etik alanlarının bir bileşeni ve karması olarak tanımlayan aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Hipokrat
B
Asklepios
C
Dünya Sağlık Örgütü
D
Paul Joseph Barthez
E
Uluslararası Antlaşmalar
Açıklama:
Tıp bilimi sayesinde kişiler, hekimler eliyle sağlıklı bir şekilde yaşamakta, bedenen, ruhen ve sosyal anlamda tam bir iyilik hâlinde hareket etmektedir. Bu doğrultuda Fransız filozof-hekim Paul Joseph Barthez’in de ifade ettiği gibi tıp bilimi; bilim, sanat ve etik alanlarının bir bileşeni ve karması durumundadır. Hekimler, hem bir yandan tıp biliminin gereklerini yerine getirirken diğer yandan bir sanat icra etmekte ve bütün bunları etik kuralları dâhilinde yapmaktadır. Hekimler yaptıkları iş gereği mevcut bilgi ve becerilerini insan yararına kullanmak zorundadır.
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru cevap D seçeneğidir.
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 27
TBMM tarafından kabul edilen kanunların Cumhurbaşkanı tarafından yayımlanması hangi süre içinde olmaktadır?
Seçenekler
A
On gün
B
Onbeş gün
C
Beş ay
D
On ay
E
Onbeş ay
Açıklama:
Cumhurbaşkanı, TBMM tarafından kabul edilen kanunları onbeş gün içinde yayımlamaktadır. Cumhurbaşkanı, yayımlanmasını kısmen veya tamamen uygun bulmadığı kanunları, bir daha görüşülmek üzere, bu hususta gösterdiği gerekçe ile birlikte aynı süre içinde, TBMM’ne geri göndermektedir
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru cevap B seçeneğidir.
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 28
Hekimler arasında mesleki deontolojiyi ve dayanışmayı sağlamak ve meslek mensuplarının hak ve yararlarını korumak amacıyla kurulmuş kamu kurumu niteliğinde mesleki kuruluş aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Dünya Sağlık Örgütü
B
Sağlık Bakanlığı
C
Türk Tabipleri Birliği
D
Türk Eczacıları Birliği
E
Kızılay
Açıklama:
23.01.1953 yılında kabul edilen 6023 sayılı Türk Tabipleri Birliği Kanunu ile Türkiye sınırları içerisinde meslek ve sanatlarını icraya yetkili olup da sanatını serbest olarak yapan veya meslek diplomasından istifade etmek suretiyle resmî veya özel görev yapan tabiplerin katıldığı Türk Tabipleri Birliği; tabipler arasında mesleki deontolojiyi ve dayanışmayı sağlamak ve meslek mensuplarının hak ve yararlarını korumak amacıyla kurulmuş kamu kurumu niteliğinde mesleki bir kuruluş olarak hayata geçmiştir.
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru cevap C seçeneğidir.
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 29
Ülkemizin Dünya Sağlık Örgütüne üye olduğu yıl aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
1920
B
1937
C
1946
D
1948
E
1960
Açıklama:
BM Ekonomik ve Sosyal Konseyinin daveti neticesinde New York’ta toplanan Uluslararası Sağlık Konferansı sonrasında 22 Temmuz 1946 tarihinde Dünya Sağlık Örgütü Anayasası (Constitutional of The World Health Organization) imzalanmıştır. Sonrasında BM ile imzalanan antlaşma ile Dünya Sağlık Örgütü, BM uzman kurumlarından biri hâline gelmiştir. Türkiye 02 Ocak 1948 tarihinde Dünya Sağlık Örgütüne üye olmuştur.
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru cevap D seçeneğidir.
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 30
Ülkemizde Sağlık Bakanlığının gelişimine büyük katkılar veren Dr. Refik Saydam hangi yıl aralığında bakanlık görevi yürütmüştür?
Seçenekler
A
1923 - 1937
B
1930 - 1937
C
1930 - 1944
D
1925 - 1939
E
1950 - 1964
Açıklama:
Sağlık Bakanlığının kuruluşu 03 Mayıs 1920 tarihinde çıkarılan 3 sayılı Kanun’a dayanmaktadır. Bakanlığın ilk yıllarında daha çok savaş ortamının getirmiş olduğu sıkıntıların giderilmesi üzerinde durulmuştur. Cumhuriyet’in ilan edilmesinden sonra 1937 yılına kadar Sağlık Bakanı olarak görev yapan Dr. Refik Saydam başkanlığında çok büyük gelişmeler kaydedilmiştir.
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doru cevap a seçeneğidir
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doru cevap a seçeneğidir
Soru 31
Aşağıdakilerden hangisi sağlık hukukunun yasal dayanaklarından biri olan Anayasa ile ilgili doğru bir bilgi değildir?
Seçenekler
A
Anayasa, kişi temel hak ve özgürlüklerini düzenler.
B
Yürütme organı Anayasa hükümleri ile bağlıdır.
C
1921 Anayasası, “Meclis Hükümeti Sistemine” göre düzenlenmiştir.
D
1924 Anayasası kuvvetler ayrılığından kuvvetler birliğine geçmiştir.
E
Anayasa Mahkemesi,1961 Anayasası ile kurulmuştur.
Açıklama:
1924 Anayasası’nın hazırlanması sürecinde ise Mustafa Kemal Atatürk’ün yerinde müdahaleleri ile kuvvetler birliğinden, kuvvetler ayrılığına geçilmesi mümkün olmuştur.
Soru 32
1982 Anayasası'nın hangi maddesi herkesin, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğunu düzenler?
Seçenekler
A
17. maddesi.
B
24. maddesi.
C
56. maddesi.
D
77. maddesi.
E
125. maddesi.
Açıklama:
Anayasa’nın 56. maddesinde yer alan ve “Sağlık Hizmetleri ve Çevrenin Korunması” başlığı altında;
“Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.
Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir. ifadeleri yer alır.
“Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.
Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir. ifadeleri yer alır.
Soru 33
Aşağıdakilerden hangisi uluslararası antlaşmalara ilişkin doğru bir bilgi değildir?
Seçenekler
A
Milletlerarası bir antlaşmaya dayanan uygulama antlaşmaları Türkiye Büyük Millet Meclisince uygun bulunması zorunluğu yoktur
B
Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası antlaşmalar kanun hükmündedir.
C
Uluslararası antlaşmaların onaylanması, Türkiye Büyük Millet Meclisinin onaylamayı bir kanunla uygun bulmasına bağlıdır.
D
Süresi bir yılı aşmayan uluslararası antlaşmalar hiçbir koşula bağlı olmaksızın hemen yürürlüğe girerler.
E
Anayasamız uluslararası antlaşmalarla, milletlerarası hukuk sisteminin açıklık ilkesini esas alır.
Açıklama:
Ekonomik, ticari veya teknik ilişkileri düzenleyen ve süresi bir yılı aşmayan antlaşmalar, devlet maliyesi bakımından bir yüklenme getirmemek, kişi hâllerine ve Türklerin yabancı memleketlerdeki mülkiyet haklarına dokunmamak şartıyla, yayımlanma ile yürürlüğe konabilmektedir.
Soru 34
Aşağıdakilerden hangisi, Cumhurbaşkanınca Resmî Gazete’de yayımlanarak yürülüğe giren genel, soyut ve sürekli nitelikli yazılı hukuk kurallarıdır?
Seçenekler
A
Anayasa
B
Tüzük
C
Kanun.
D
Uluslarrası antlaşma
E
Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi
Açıklama:
Anayasa “kanun” kavramına tam bir tanımlama getirmemektedir. Kanun, TBMM tarafından icra edilen görevler arasında bir yasama işlemi olarak kabul edilmektedir. Bu yasama işlemi neticesinde TBMM’nin iradesi tecelli etmektedir. Bu durumda kanunlar,Anayasanın yetki verdiği TBMM tarafından (m.87), Anayasada öngörülen kanun yapma usul ve esasları doğrultusunda (m.88) kabul edilen ve Cumhurbaşkanınca Resmî Gazete’de yayımlanarak yürülüğe giren genel, soyut ve sürekli nitelikli yazılı hukuk kuralları olarak tanımlamak mümkündür.
Soru 35
Cumhurbaşkanı, TBMM tarafından kabul edilen kanunları kaç gün içinde yayımlamaktadır?
Seçenekler
A
3
B
5
C
7
D
9
E
15
Açıklama:
Cumhurbaşkanı, TBMM tarafından kabul edilen kanunları onbeş gün içinde yayımlamaktadır
Soru 36
Kanun metninde kanunun hangi tarihte yürürlüğe gireceği konusunda herhangi bir hüküm bulunmuyor ise kanun, Resmî Gazetede yayımlandığını günü izleyen günden itibaren kaç gün sonra yürürlüğe girmektedir?
Seçenekler
A
7
B
15
C
20
D
30
E
45
Açıklama:
Kanun metninde kanunun hangi tarihte yürürlüğe gireceği
konusunda herhangi bir hüküm bulunmuyor ise kanun, Resmî Gazetede yayımlandığını
günü izleyen günden itibaren 45 gün sonra yürürlüğe girmektedir.
konusunda herhangi bir hüküm bulunmuyor ise kanun, Resmî Gazetede yayımlandığını
günü izleyen günden itibaren 45 gün sonra yürürlüğe girmektedir.
Soru 37
Aşağıdakilerden hangisi sağlık hakkına ilişkin doğru bir bilgi değildir?
Seçenekler
A
Sağlık hakkı ile insan hakları arasında sıkı bir ilişki vardır.
B
Sağlık hakkı, insanın hasta olmadan önce gündeme gelmesi gereken bir haktır.
C
Sağlık hukuku ile tıp hukuku aynı kavramlardır.
D
Sağlık politikaları sağlık hakkının kapsamını belirler.
E
Sağlık hakkı anayasada düzenlenmiş temel bir haktır.
Açıklama:
Sağlık hukuku ile çok yakından ilgili tıp hukukunun birbirine karıştırılmaması gerekmektedir. Sağlık hukuku insan temel hak ve özgürlükleri kapsamında geniş çerçeveli bir hukuk alanı iken tıp hukukundan insanın yalnızca tıp bilimlerinin ilgilendiği alanlar bakımından hak ve özgürlükleri dikkate alınmaktadır. Dolayısıyla sağlık hukuku her açıdan, tıp hukuku kavramından daha geniş bir anlama sahiptir.
Soru 38
Aşağıdakilerden hangisi deontolojiye ilişkin doğru bir bilgi değildir?
Seçenekler
A
Yükümlülükler bilgisi anlamındadır.
B
Deontoloji tartışmasız ve zorlayıcı bir nitelik taşır.
C
Etik ile deontoloji birbirinden farklı kavramlardır.
D
Deontoloji yazılı yükümlülükler toplamıdır.
E
Etik sorunlar tartışıldıkça depntolojinin alanına dahil olurlar.
Açıklama:
Deontolojinin getirdiği yükümlülükler tartışmasız ve zorlayıcı bir nitelik taşımaktadır. Yazılı olsun veya olmasın kökleşmiş ilkeleri ve kuralları içeren ve bunları tartışmasız “normatif bilgi” olarak aktaran bir alandır.
Soru 39
Aşağıdakilerden hangisi temel sağlık kurum ve kuruluşlarından biri değildir?
Seçenekler
A
Dünya Sağlık Örgütü
B
Sağlık Bakanlığı
C
Türk Tabibler Birliği
D
Tıbbi Onkoloji Derneği
E
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı
Açıklama:
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı sağlık kurum veya kuruluşu değildir.
Soru 40
Tıbbi deontoloji kuralları ne tür ilişkileri düzenler?
Seçenekler
A
Hekim ve hasta ilişkisinde, hekimin uymak zorunda olduğu gelenek ve kuralları düzenler.
B
Tıbbi ahlak kurallarını düzenler.
C
Tıbbi hukuk kurallarını düzenler.
D
Tıbbi görgü kurallarını düzenler.
E
Tıbbi etik kurallarını düzenler.
Açıklama:
Hekim ve hasta ilişkisinde, hekimin uymak zorunda olduğu gelenek ve kuralları düzenler.
Soru 41
Cumhurbaşkanı, TBMM tarafından kabul edilen kanunları kaç gün içinde yayımlamaktadır?
Seçenekler
A
10
B
15
C
20
D
25
E
30
Açıklama:
Cumhurbaşkanı, TBMM tarafından kabul edilen kanunları onbeş gün içinde yayımlamaktadır. Cumhurbaşkanı, yayımlanmasını kısmen veya tamamen uygun bulmadığı kanunları, bir daha görüşülmek üzere, bu hususta gösterdiği gerekçe ile birlikte aynı süre içinde, TBMM’ne geri göndermektedir. Doğru cevap B'dir.
Soru 42
Aşağıdakilerden hangisi Cumhurbaşkanının "Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi" çıkaramayacağı konulardan biri değildir?
Seçenekler
A
Cumhurbaşkanına Yürütme yetkisine ilişkin konularda
B
Anayasada mühasıran kanunla düzenlenmesi öngörülen konularda
C
Kanunda açıkça düzenlenen konularda
D
Anayasanın birinci ve ikinci kısmında yer alan temel haklar konusunda
E
Anayasanın dördüncü bölümünde yer alan siyasi haklar konusunda
Açıklama:
Cumhurbaşkanı yardımcılığı makamı tesis edilmiş, Cumhurbaşkanına yürütme yetkisine ilişkin konularda “Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi” çıkarma yetkisi tanınmıştır. Ancak Cumhurbaşkanının, Anayasanın ikinci kısmının birinci ve ikinci bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleriyle dördüncü bölümde yer alan siyasi haklar ve ödevlerle ilgili konularda, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi çıkaramayacağı açıkça düzenlenmiştir.Benzer şekilde, Cumhurbaşkanının, Anayasa’da mühasıran kanunla düzenlenmesi öngörülen konularda ve kanunda açıkça düzenlenen konularda kararname çıkaramayacağı, kararnamenin kanunlardan farklı hükümler içermesi halinde, kanun hükümlerinin uygulanacağı, TBMM’nin aynı konuda kanun çıkarması durumunda, kararnamenin hükümsüz hale geleceği, Cumhurbaşkanının, kanunların uygulanmasını sağlamak ve bunlara aykırı olmamak kaydıyla yönetmelikler çıkarabileceği düzenlenmiştir. Doğru cevap A'dır.
Soru 43
İnsan hakları ortaya çıkış dönemlerine göre birinci, ikinci ve üçüncü kuşak haklar olarak nitelendirilmektedir. Aşağıdakilerden hangisi üçüncü kuşak hakları kapsamaktadır?
Seçenekler
A
Siyasi haklar
B
Ekonomik haklar
C
Dayanışma hakları
D
Kişisel haklar
E
Sosyal haklar
Açıklama:
İnsan hakları ortaya çıkış dönemlerine göre birinci, ikinci ve üçüncü kuşak haklar veya kapsam açısından medeni, siyasi, ekonomik, sosyal, kültürel haklar gibi nitelendirilmektedir. Kuşaklara göre yapılan ayrımda, insan hakları yukarıda belirtilen üç kuşak hakkı çerçevesinde açıklanmaya çalışılmaktadır. Buna göre kuşaklar arasında yapılan sınıflandırma ile devlet ile insan hakları arasındaki ilişkinin niteliği ve bu ilişkinin nasıl olması gerektiği belirtilmektedir. Süreçte tarihsel gelişim büyük önem arz etmektedir. Birinci kuşak haklar (siyasi ve kişisel haklar) özgürlük, ikinci kuşak haklar (ekonomik ve sosyal haklar) eşitlik, üçüncü kuşak haklar ise (dayanışma hakları) dayanışma şeklinde ifade edilmektedir. Doğru cevap C'dir.
Soru 44
Tıp deontolojisinde bir ilk olarak kabul edilen tıp yemini kime atfen yazılmıştır?
Seçenekler
A
Aristoteles
B
Paul Joseph Barthez
C
Asklepios
D
Hipokrates
E
Auguste Comte
Açıklama:
Tıp deontolojisinde bir ilk olarak kabul edilen tıp yemini, Hipokrates’e atfen yazılmış ve tıp sanatının uygulanmasını bir yemin metni çerçevesinde koruma altına almıştır. Hekimlerin ve sağlık çalışanlarının mesleklerini onurla uygulayacaklarına dair tarih boyunca ettikleri bu yemin sayesinde tıbbi deontolojinin temellerinin atıldığı bilinmektedir. Doğru cevap D'dir.
Soru 45
Hipokrates'in döneminde Hipokrates yemini ya da tıp yemini metninde aşağıdakilerden hangisinin üzerine yemin edilirdi?
Seçenekler
A
Hipokrates
B
Anayasa
C
Namus ve şeref
D
Kutsal Kitap
E
Asklepios
Açıklama:
Hipokrates yemini yıllar içinde birçok kez değişikliğe uğramış ve Hipokrates döneminde tıp tanrısı olan “Asklepios” üzerine yemin edilirken günümüzde namus ve şeref üzerine edilmeye başlanmıştır. Doğru cevap E'dir.
Soru 46
Bilinen ilk uluslararası sağlık konferansı nerede toplanmıştır?
Seçenekler
A
Londra
B
Paris
C
Roma
D
İstanbul
E
Zurih
Açıklama:
Dünya ticaretinin gelişmeye başladığı 19. yüzyılın ilk yarısından itibaren bazı bulaşıcı hastalıkların da hızla yayıldığı görülmektedir. Hastalıkların bu denli çok can kaybına neden olmasından dolayı sağlık alanında özellikle Avrupa’da birtakım tedbirler alınması ve uluslararası dayanışmanın yaygınlaştırılması ihtiyacı doğmuştur. Bilenen ilk uluslararası sağlık konferansı 1851 tarihinde Paris’te toplanmış ve 1938 yılına kadar on dört farklı konferans düzenlenmiş, alınacak tedbirler görüşülmüş ve çok sayıda uluslararası sağlık sözleşmesi kabul edilmiştir. Doğru cevap B'dir.
Soru 47
Dünya Sağlık Örgütü Anayasası ne zaman imzalanmıştır?
Seçenekler
A
18 Mayıs 1912
B
12 Aralık 1980
C
22 Temmuz 1946
D
3 Haziran 1961
E
30 Ocak 1977
Açıklama:
BM Ekonomik ve Sosyal Konseyinin daveti neticesinde New York’ta toplanan Uluslararası Sağlık Konferansı sonrasında 22 Temmuz 1946 tarihinde Dünya Sağlık Örgütü Anayasası (Constitutional of The World Health Organization) imzalanmıştır. Sonrasında BM ile imzalanan antlaşma ile Dünya Sağlık Örgütü, BM uzman kurumlarından biri hâline gelmiştir. Türkiye 02 Ocak 1948 tarihinde Dünya Sağlık Örgütüne üye olmuştur. Doğru cevap C'dir.
Soru 48
Türkiye Sağlık Bakanlığı kaç yılında kurulmuştur?
Seçenekler
A
1876
B
1920
C
1923
D
1930
E
1937
Açıklama:
Sağlık Bakanlığının kuruluşu 03 Mayıs 1920 tarihinde çıkarılan 3 sayılı Kanun’a dayanmaktadır. Bakanlığın ilk yıllarında daha çok savaş ortamının getirmiş olduğu sıkıntıların giderilmesi üzerinde durulmuştur. Cumhuriyet’in ilan edilmesinden sonra 1937 yılına kadar Sağlık Bakanı olarak görev yapan Dr. Refik Saydam başkanlığında çok büyük gelişmeler kaydedilmiştir. Doğru cevap B'dir.
Soru 49
Aşağıdakilerden hangisi Türk Tabipleri Birliğini oluşturanlardan biri değildir?
Seçenekler
A
Tabip odaları
B
Merkez Konseyi
C
Yüksek Haysiyet Divanı
D
Kızılay
E
Büyük Kongre
Açıklama:
Türk Tabipleri Birliği; Tabip odaları, Merkez Konseyi, Yüksek Haysiyet Divanı ve Büyük Kongreden ibaret teşekküllerin bütünüdür ve tüzel kişiliğe sahiptir. Doğru cevap D'dir.
Soru 50
Aşağıdakilerden hangisi sağlık alanındaki sivil toplum kuruluşlarından biri değildir?
Seçenekler
A
Kızılay
B
Yeşilay
C
Aile Hekimliği
D
Türk Toraks Derneği
E
Türkiye Organ Nakli Derneği
Açıklama:
Çeşitli Sivil Toplum Kuruluşları
• Kızılay • Yeşilay • Türk Kalp Vakfı • Türk Böbrek Vakfı • Türk Diyabet Vakfı • Sigarayla Savaşanlar Vakfı • Lösemili Çocuklar Vakfı • Fiziksel Engelliler Vakfı • Türkiye Aile Sağlığı ve Planlaması Vakfı • Türkiye Acil Tıp Derneği • Adli Tıp Uzmanları Derneği • Türk Akciğer Kanseri Derneği • ALS - MNH Derneği • Türk Göğüs Cerrahisi Derneği • Hayvan Sağlık Kabini • Türk Hematoloji Derneği • Türkiye Hemofili Derneği • Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu Derneği • Kanserli Çocuklara Umut Vakfı • Kemik İliği Transplantasyon ve Onkoloji Merkezi Kurma ve Geliştirme Vakfı • Türkiye Solunum Araştırmaları Derneği • Tıbbi Onkoloji Derneği • Türk Toraks Derneği • Türk Eczacıları Birliği • Türk Hemşireler Derneği • Türkiye Organ Nakli Derneği • Türkiye Ulusal Verem Savaşı Dernekleri Federasyonu • Viral Hepatitle Savaşım Derneği
• Kızılay • Yeşilay • Türk Kalp Vakfı • Türk Böbrek Vakfı • Türk Diyabet Vakfı • Sigarayla Savaşanlar Vakfı • Lösemili Çocuklar Vakfı • Fiziksel Engelliler Vakfı • Türkiye Aile Sağlığı ve Planlaması Vakfı • Türkiye Acil Tıp Derneği • Adli Tıp Uzmanları Derneği • Türk Akciğer Kanseri Derneği • ALS - MNH Derneği • Türk Göğüs Cerrahisi Derneği • Hayvan Sağlık Kabini • Türk Hematoloji Derneği • Türkiye Hemofili Derneği • Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu Derneği • Kanserli Çocuklara Umut Vakfı • Kemik İliği Transplantasyon ve Onkoloji Merkezi Kurma ve Geliştirme Vakfı • Türkiye Solunum Araştırmaları Derneği • Tıbbi Onkoloji Derneği • Türk Toraks Derneği • Türk Eczacıları Birliği • Türk Hemşireler Derneği • Türkiye Organ Nakli Derneği • Türkiye Ulusal Verem Savaşı Dernekleri Federasyonu • Viral Hepatitle Savaşım Derneği
Soru 51
Devletin şeklini, yapısını, organlarını, organlarının birbiriyle olan ilişkilerini, kişi temel hak ve özgürlüklerini düzenleyen temel hukuk kurallarına ne denir?
Seçenekler
A
Devlet Kuralları
B
Kanun
C
Anayasa
D
Yönetmelik
E
Hükümet Kararları
Açıklama:
Anayasa; devletin şeklini, yapısını, organlarını, organlarının birbiriyle olan ilişkilerini, kişi temel hak ve özgürlüklerini düzenleyen temel hukuk kurallarıdır.
Soru 52
Kanun teklif etmeye kimler yetkilidir?
Seçenekler
A
Halk
B
Hükümet
C
Cumhurbaşkanlığı
D
Milletvekilleri
E
Kanun Komisyonları
Açıklama:
Aynı Kanunla, Anayasanın 88. maddesi; “Kanun teklif etmeye milletvekilleri yetki- lidir.
Soru 53
Kanun, TBMM tarafından icra edilen görevler arasında hangi işlem olarak kabul edilmektedir?
Seçenekler
A
Yasama
B
Yürütme
C
Yargı
D
Düzenleme
E
İçtüzük
Açıklama:
Kanun, TBMM tarafından icra edilen görevler arasında bir yasama işlemi olarak kabul edilmektedir.
Soru 54
Cumhurbaşkanı, TBMM tarafından kabul edilen kanunları kaç gün içinde yayımla- maktadır?
Seçenekler
A
10
B
20
C
5
D
15
E
25
Açıklama:
Cumhurbaşkanı, TBMM tarafından kabul edilen kanunları onbeş gün içinde yayımlamaktadır.
Soru 55
Kanun, Resmî Gazetede yayımlandığını günü izleyen günden itibaren kaç gün sonra yürürlüğe girmektedir?
Seçenekler
A
30
B
25
C
35
D
40
E
45
Açıklama:
Kanun, Resmî Gazetede yayımlandığını günü izleyen günden itibaren 45 gün sonra yürürlüğe girmektedir.
Soru 56
Hekim ve hasta arasındaki ilişkide ortaya çıkan değer sorunları hangi alanının konusunu oluşturmaktadır?
Seçenekler
A
Tıbbi Deontoloji
B
Tıbbi İlişki
C
Tıbbi Etik
D
Tıbbi Kanunlar
E
Tıbbi Davranış Biçimleri
Açıklama:
Hekim ve hasta arasındaki ilişkide ortaya çıkan değer sorunları da Tıbbi Etik alanının konusunu oluşturmaktadır.
Soru 57
Neyin yapılması, neyin yapılmaması sorularına toplumun belirlediği ve ayrıca yaptırımlarla donattığı kurallar manzumesine ne denir?
Seçenekler
A
Toplum kuralları
B
Toplum etiği
C
Örf ve adetler
D
Deontoloji
E
Kararlar
Açıklama:
Deontoloji terim olarak “yükümlülükler bilgisi” anlamında kullanılmaktadır. Diğer bir ifade ile deontoloji neyin yapılması, neyin yapılmaması sorularına toplumun belirlediği ve ayrıca yaptırımlarla donattığı kurallar manzumesidir.
Soru 58
Yerleşik normların dışında kalan sorunlarla ilgilendiği ve bu açık uçlu sorunlarda ilkelerin belirlenmesine yönelik çalışmalar yaptığı için her zaman tartışmaya açık bir alan olarak kabul edilmesine ne denir?
Seçenekler
A
Deontoloji
B
Kurallar
C
Kanunlar
D
Haklar
E
Etik
Açıklama:
Etik henüz çözümü belirlenmemiş, yerleşik normların dışında kalan sorunlarla ilgilendiği ve bu açık uçlu sorunlarda ilkelerin belirlenmesine yönelik çalışmalar yaptığı için her zaman tartışmaya açık bir alan olarak kabul edilmektedir. E
Soru 59
Sağlık alanında kaleme alınan yazılı hukuk kurallarının tamamına ne denir?
Seçenekler
A
Sağlık Kuralları
B
Tıp Kuralları
C
Sağlık Kararnamesi
D
Sağlık Yönetmeliği
E
Sağlık Mevzuatı
Açıklama:
Sağlık alanında kaleme alınan yazılı hukuk kurallarının tamamı sağlık mevzuatı olarak nitelendirilmektedir.
Soru 60
Türk Tabipleri Birliği Kanunu hangi yıl kabul edilmiştir?
Seçenekler
A
1950
B
1953
C
1951
D
1952
E
1955
Açıklama:
23.01.1953 yılında kabul edilen 6023 sayılı Türk Tabipleri Birliği Kanunu ile Türkiye sınırları içerisinde meslek ve sanatlarını icraya yetkili olup da sanatını serbest olarak yapan veya meslek diplomasından istifade etmek suretiyle resmî veya özel görev yapan tabiple- rin katıldığı Türk Tabipleri Birliği; tabipler arasında mesleki deontolojiyi ve dayanışmayı sağlamak ve meslek mensuplarının hak ve yararlarını korumak amacıyla kurulmuş kamu kurumu niteliğinde mesleki bir kuruluş olarak hayata geçmiştir.
Soru 61
I- Kişinin, içinde yaşadığı toplum tarafından tanınan ve güvence altına alınan
temel insan hakkı olarak kabul edilmektedir.
II- Bedenen, ruhen ve sosyal anlamda tam bir iyilik hâlinde olmaktır.
III- Bir tarafta hasta diğer tarafta hekimin bulunduğu karşılıklı hukuki ilişkilerdir.
Sağlık hakkı ile ilgili olarak yukarıdaki bilgilerin hangisi doğrudur?
temel insan hakkı olarak kabul edilmektedir.
II- Bedenen, ruhen ve sosyal anlamda tam bir iyilik hâlinde olmaktır.
III- Bir tarafta hasta diğer tarafta hekimin bulunduğu karşılıklı hukuki ilişkilerdir.
Sağlık hakkı ile ilgili olarak yukarıdaki bilgilerin hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve II
E
I, II ve III
Açıklama:
Sağlık hakkı; kişinin, içinde yaşadığı toplum tarafından tanınan ve güvence altına alınan
temel insan hakkı olarak kabul edilmektedir. Sağlık kavram olarak bedenen, ruhen ve sosyal anlamda tam bir iyilik hâlinde olma anlamındadır. Sağlık hukuku denildiğinde öncelikle, bir tarafta hasta diğer tarafta hekimin bulunduğu karşılıklı hukuki ilişkiler akla gelmektedir. Doğru cevap A şıkkıdır.
temel insan hakkı olarak kabul edilmektedir. Sağlık kavram olarak bedenen, ruhen ve sosyal anlamda tam bir iyilik hâlinde olma anlamındadır. Sağlık hukuku denildiğinde öncelikle, bir tarafta hasta diğer tarafta hekimin bulunduğu karşılıklı hukuki ilişkiler akla gelmektedir. Doğru cevap A şıkkıdır.
Soru 62
I- Temel hak ve özgürlükler, ulaşılması gereken ideal insan haklarının, pozitif hukuk tarafından gerçekleştirilebilen alanlardır.
II-Temel hak ve özgürlükler, pozitif hukuk tarafından güvenceye alınan, yasama ve yürütme organlarının tasarrufu ile kolayca değiştirilemeyen ve kaldırılamayan haklar bütünüdür.
III- Temel hak ve özgürlükler nitelikleri bakımından “kamu hürriyeti” ya da “anayasal haklar” şeklinde de belirtilmektedir.
Temel hak ve özgürlükler ile ilgili olarak yukarıdaki bilgilerin hangisi ya da hangileri doğrudur?
II-Temel hak ve özgürlükler, pozitif hukuk tarafından güvenceye alınan, yasama ve yürütme organlarının tasarrufu ile kolayca değiştirilemeyen ve kaldırılamayan haklar bütünüdür.
III- Temel hak ve özgürlükler nitelikleri bakımından “kamu hürriyeti” ya da “anayasal haklar” şeklinde de belirtilmektedir.
Temel hak ve özgürlükler ile ilgili olarak yukarıdaki bilgilerin hangisi ya da hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve II
E
I, II ve III
Açıklama:
Temel hak ve özgürlükler, ulaşılması gereken ideal insan haklarının, pozitif hukuk tarafından gerçekleştirilebilen alanlardır. Temel hak ve özgürlükler, pozitif hukuk tarafından güvenceye alınan, yasama ve yürütme organlarının tasarrufu ile kolayca değiştirilemeyen ve kaldırılamayan haklar bütünüdür. Temel hak ve özgürlükler bu nitelikleri bakımından “kamu hürriyeti” ya da “anayasal haklar” şeklinde de belirtilmektedir. Doğru cevap E şıkkıdır.
Soru 63
I-Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası antlaşmalar kanun hükmündedir.
II-Milletlerarası antlaşmalar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz.
III-Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası antlaşma hükümleri esas alınır
Milletlerarası antlaşmalar ile ilgili olarak yukarıdaki bilgilerin hangisi doğrudur?
II-Milletlerarası antlaşmalar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz.
III-Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası antlaşma hükümleri esas alınır
Milletlerarası antlaşmalar ile ilgili olarak yukarıdaki bilgilerin hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve II
E
I, II ve III
Açıklama:
Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası antlaşmalar kanun hükmündedir. Milletlerarası antlaşmalar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz.Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası antlaşma hükümleri esas alınır. Doğru cevap E şıkkıdır.
Soru 64
I- Kanun koymak, değiştirmek ve kaldırmak,
II- Genel ve özel af ilanına karar vermek,
III- Para basılmasına karar vermek,
Türkiye Büyük Millet Meclisinin görev ve yetkileri ile ilgili olarak yukarıdaki bilgilerin hangisi doğrudur?
II- Genel ve özel af ilanına karar vermek,
III- Para basılmasına karar vermek,
Türkiye Büyük Millet Meclisinin görev ve yetkileri ile ilgili olarak yukarıdaki bilgilerin hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve II
E
I, II ve III
Açıklama:
Türkiye Büyük Millet Meclisinin görev ve yetkileri, kanun koymak, değiştirmek ve kaldırmak; bütçe ve kesin hesap kanun tekliflerini görüşmek ve kabul etmek; para basılmasına ve savaş ilânına karar vermek; milletlerarası antlaşmaların onaylanmasını uygun bulmak, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının beşte üç çoğunluğunun kararı ile genel ve özel af ilânına karar vermek ve Anayasanın diğer maddelerinde öngörülen yetkileri kullanmak ve görevleri yerine getirmektir. Doğru cevap E şıkkıdır.
Soru 65
Kanun metninde, kanunun hangi tarihte yürürlüğe gireceği konusunda herhangi bir hüküm bulunmuyor ise kanun, Resmî Gazetede yayımlandığı günü izleyen günden itibaren kaç gün sonra yürürlüğe girmektedir?
Seçenekler
A
15 gün
B
20 gün
C
35 gün
D
45 gün
E
55 gün
Açıklama:
Kanun metninde kanunun hangi tarihte yürürlüğe gireceği konusunda herhangi bir hüküm bulunmuyor ise kanun, Resmî Gazetede yayımlandığı günü izleyen günden itibaren 45 gün sonra yürürlüğe girmektedir. Doğru cevap D şıkkıdır
Soru 66
I- Hangi yönetmeliklerin Resmî Gazetede yayımlanacağı kanunda belirtilir.
II- Yönetmelikler, Anayasa’da belirtilen hangi makam tarafından çıkarılsa çıkarılsın, sebep
unsuru mutlaka bir Kanun veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine dayanmalıdır.
III- Anayasada yönetmelikler için herhangi bir şekil şartı bulunmamaktadır.
Yönetmelik ile ilgili olarak yukarıdaki bilgilerin hangisi doğrudur?
II- Yönetmelikler, Anayasa’da belirtilen hangi makam tarafından çıkarılsa çıkarılsın, sebep
unsuru mutlaka bir Kanun veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine dayanmalıdır.
III- Anayasada yönetmelikler için herhangi bir şekil şartı bulunmamaktadır.
Yönetmelik ile ilgili olarak yukarıdaki bilgilerin hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve II
E
I, II ve III
Açıklama:
Hangi yönetmeliklerin Resmî Gazetede yayımlanacağı kanunda belirtilir. Yönetmelikler, Anayasa’da belirtilen hangi makam tarafından çıkarılsa çıkarılsın, sebep unsuru mutlaka bir Kanun veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine dayanmalıdır. Anayasada yönetmelikler için herhangi bir şekil şartı bulunmamaktadır. Doğru cevap E şıkkıdır
Soru 67
I- Deontoloji terim olarak “yükümlülükler bilgisi” anlamında kullanılmaktadır.
II- Hekim ve hasta ilişkisinde, hekimin uymak zorunda olduğu gelenek ve kurallar Tıbbi Deontolojiyi öne çıkarmaktadır.
III- Etik boyutunda üzerinde çalışılan sorunlar çözüme kavuştuğunda, bu sorunlara ilişkin normlar ortaya çıkmaya başladığında söz konusu bilgiler artık deontolojinin konusu hâline gelmektedir.
Deontoloji ve Etik ile ilgili olarak yukarıdaki bilgilerin hangisi doğrudur?
II- Hekim ve hasta ilişkisinde, hekimin uymak zorunda olduğu gelenek ve kurallar Tıbbi Deontolojiyi öne çıkarmaktadır.
III- Etik boyutunda üzerinde çalışılan sorunlar çözüme kavuştuğunda, bu sorunlara ilişkin normlar ortaya çıkmaya başladığında söz konusu bilgiler artık deontolojinin konusu hâline gelmektedir.
Deontoloji ve Etik ile ilgili olarak yukarıdaki bilgilerin hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve II
E
I, II ve III
Açıklama:
Deontoloji terim olarak “yükümlülükler bilgisi” anlamında kullanılmaktadır. Hekim ve hasta ilişkisinde, hekimin uymak zorunda olduğu gelenek ve kurallar Tıbbi Deontolojiyi öne çıkarmaktadır.Etik boyutunda üzerinde çalışılan sorunlar çözüme kavuştuğunda, bu sorunlara ilişkin normlar ortaya çıkmaya başladığında söz konusu bilgiler artık deontolojinin konusu hâline gelmektedir. Doğru cevap E şıkkıdır
Soru 68
Türkiye hangi tarihte Dünya Sağlık Örgütüne üye olmuştur?
Seçenekler
A
1927 tarihinde
B
1935 tarihinde
C
1948 tarihinde
D
1950 tarihinde
E
1952 tarihinde
Açıklama:
Türkiye 02 Ocak 1948 tarihinde Dünya Sağlık Örgütüne üye olmuştur. Doğru cevap C şıkkıdır.
Soru 69
Aşağıdaki şıklardan hangisi sağlık kurumlarındaki çeşitli sivil toplum kuruluşları arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Türk Kalp Vakfı
B
Türk Tabipleri Birliği
C
Türk Böbrek Vakfı
D
Türk Diyabet Vakfı
E
Kızılay
Açıklama:
Türk Tabipleri Birliği Kamu kurumu niteliğinde mesleki bir kuruluş olarak hayata geçmiştir. Doğru cevap B şıkkıdır.
Soru 70
10-
I-Dünya Sağlık Örgütü
II- Sağlık Bakanlığı
III- Türk Tabipleri Birliği
IV-Yeşilay
Yukarıdakilerden hangisi temel sağlık kurum ve kuruluşları arasında yer almaktadır?
I-Dünya Sağlık Örgütü
II- Sağlık Bakanlığı
III- Türk Tabipleri Birliği
IV-Yeşilay
Yukarıdakilerden hangisi temel sağlık kurum ve kuruluşları arasında yer almaktadır?
Seçenekler
A
I ve II
B
I ve III
C
II, III ve IV
D
III ve IV
E
I, II ve III
Açıklama:
Dünya Sağlık Örgütü , Sağlık Bakanlığı, Türk Tabipleri Birliği temel sağlık kurum ve kuruluşları arasında yer alır. Doğru cevap E şıkkıdır.
Soru 71
Sağlığı, yalnız hastalık ve sakatlık anlamında değil, bedence, ruhça ve sosyal yönden tam bir iyilik hâli içinde olma gerekliliği olarak niteleyen kurum veya kuruluş hangisidir?
Seçenekler
A
Sağlık Bakanlığı
B
Yüksek Öğrenim Kurumu
C
Kamu Hastaneler Birliği
D
Avrupa Birliği
E
Dünya Sağlık Örgütü
Açıklama:
GİRİŞ
Dünya Sağlık Örgütü sağlığı, yalnız hastalık ve sakatlık anlamında değil, bedence, ruhça ve sosyal yönden tam bir iyilik hâli içinde olma gerekliliği olarak nitelemektedir.
Dünya Sağlık Örgütü sağlığı, yalnız hastalık ve sakatlık anlamında değil, bedence, ruhça ve sosyal yönden tam bir iyilik hâli içinde olma gerekliliği olarak nitelemektedir.
Soru 72
Hasta haklarının tarihi geçmişi aşağıdakilerden hangisine dayanmaktadır?
Seçenekler
A
İlk anayasa
B
Hipokrat yemini
C
İnsan hakları evrensel bildirgesi
D
Avrupa Birliği Kuruluş Bildirgesi
E
Amerika Birleşik Devletleri Senatosu
Açıklama:
GİRİŞ
Hasta haklarının tarihî geçmişi “Hipokrat Yemini”ne dayanmakta, bu yeminle hasta haklarının ilk kez düzenlendiği görülmektedir.
Hasta haklarının tarihî geçmişi “Hipokrat Yemini”ne dayanmakta, bu yeminle hasta haklarının ilk kez düzenlendiği görülmektedir.
Soru 73
“Yükümlülükler bilgisi” anlamında kullanılan terim aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Fizyoloji
B
Filoloji
C
Deontoloji
D
Morfoloji
E
Biyoloji
Açıklama:
TEMEL KAVRAMLAR
Deontoloji terim olarak “yükümlülükler bilgisi” anlamında kullanılmaktadır. Diğer bir
ifade ile deontoloji neyin yapılması, neyin yapılmaması sorularına toplumun belirlediği ve
ayrıca yaptırımlarla donattığı kurallar manzumesidir.
Deontoloji terim olarak “yükümlülükler bilgisi” anlamında kullanılmaktadır. Diğer bir
ifade ile deontoloji neyin yapılması, neyin yapılmaması sorularına toplumun belirlediği ve
ayrıca yaptırımlarla donattığı kurallar manzumesidir.
Soru 74
Aşağıdakilerden hangisi Hipokrat zamanında tıp tanrısı olarak bilinmekte ve üzerine yemin edilmektedir?
Seçenekler
A
Poseidon
B
Zeus
C
Hygiea
D
Asklepios
E
Athena
Açıklama:
TEMEL KAVRAMLAR
Hipokrates döneminde tıp tanrısı olan “Asklepios” üzerine yemin edilirken günümüzde namus ve şeref üzerine edilmeye başlanmıştır.
Hipokrates döneminde tıp tanrısı olan “Asklepios” üzerine yemin edilirken günümüzde namus ve şeref üzerine edilmeye başlanmıştır.
Soru 75
Dünya Sağlık Örgütü hangi yılda kurulmuştur?
Seçenekler
A
1879
B
1908
C
1923
D
1946
E
1982
Açıklama:
TEMEL SAĞLIK KURUM VE KURULUŞLARI
BM Ekonomik ve Sosyal Konseyinin daveti neticesinde New York’ta toplanan
Uluslararası Sağlık Konferansı sonrasında 22 Temmuz 1946 tarihinde Dünya Sağlık
Örgütü Anayasası (Constitutional of The World Health Organization) imzalanmıştır.
BM Ekonomik ve Sosyal Konseyinin daveti neticesinde New York’ta toplanan
Uluslararası Sağlık Konferansı sonrasında 22 Temmuz 1946 tarihinde Dünya Sağlık
Örgütü Anayasası (Constitutional of The World Health Organization) imzalanmıştır.
Soru 76
Türkiye, Dünya Sağlık Örgütün hangi yılda üye olmuştur?
Seçenekler
A
1923
B
1936
C
1948
D
1984
E
2001
Açıklama:
TEMEL SAĞLIK KURUM VE KURULUŞLARI
Türkiye 02 Ocak 1948 tarihinde Dünya Sağlık Örgütüne üye olmuştur.
Türkiye 02 Ocak 1948 tarihinde Dünya Sağlık Örgütüne üye olmuştur.
Soru 77
Türk Tabipleri Birliği hangi yılda mesleki bir kuruluş olarak hayata geçmiştir?
Seçenekler
A
1923
B
1935
C
1953
D
1971
E
1998
Açıklama:
TEMEL SAĞLIK KURUM VE KURULUŞLARI
23.01.1953 yılında kabul edilen 6023 sayılı Türk Tabipleri Birliği Kanunu ile Türkiye sınırları
içerisinde meslek ve sanatlarını icraya yetkili olup da sanatını serbest olarak yapan veya meslek diplomasından istifade etmek suretiyle resmî veya özel görev yapan tabiplerin katıldığı Türk Tabipleri Birliği; tabipler arasında mesleki deontolojiyi ve dayanışmayı sağlamak ve meslek mensuplarının hak ve yararlarını korumak amacıyla kurulmuş kamu kurumu niteliğinde mesleki bir kuruluş olarak hayata geçmiştir.
23.01.1953 yılında kabul edilen 6023 sayılı Türk Tabipleri Birliği Kanunu ile Türkiye sınırları
içerisinde meslek ve sanatlarını icraya yetkili olup da sanatını serbest olarak yapan veya meslek diplomasından istifade etmek suretiyle resmî veya özel görev yapan tabiplerin katıldığı Türk Tabipleri Birliği; tabipler arasında mesleki deontolojiyi ve dayanışmayı sağlamak ve meslek mensuplarının hak ve yararlarını korumak amacıyla kurulmuş kamu kurumu niteliğinde mesleki bir kuruluş olarak hayata geçmiştir.
Soru 78
Tabipler arasında mesleki deontolojiyi ve dayanışmayı sağlamak ve meslek mensuplarının hak ve yararlarını korumak amacıyla kurulmuş kamu kurumu niteliğinde mesleki kuruluş hangisidir?
Seçenekler
A
Adli Tıp Uzmanları Derneği
B
Türkiye Acil Tıp Derneği
C
Türk Toraks Derneği
D
Türk Tabipleri Birliği
E
Kızılay
Açıklama:
TEMEL SAĞLIK KURUM VE KURULUŞLARI
Türk Tabipleri Birliği; tabipler arasında mesleki deontolojiyi ve dayanışmayı sağlamak ve meslek mensuplarının hak ve yararlarını korumak amacıyla kurulmuş kamu kurumu niteliğinde mesleki bir kuruluştur.
Türk Tabipleri Birliği; tabipler arasında mesleki deontolojiyi ve dayanışmayı sağlamak ve meslek mensuplarının hak ve yararlarını korumak amacıyla kurulmuş kamu kurumu niteliğinde mesleki bir kuruluştur.
Soru 79
Sağlık alanında kaleme alınan yazılı hukuk kurallarının tamamı hangi isimle bilinmektedir?
Seçenekler
A
Sağlık Yasası
B
Sağlık Tüzükleri
C
Sağlık Bildirgeleri
D
Sağlık Mevzuatı
E
Sağlık Kuralları
Açıklama:
TEMEL KAVRAMLAR
Sağlık alanında kaleme alınan yazılı hukuk kurallarının tamamı sağlık mevzuatı olarak
nitelendirilmektedir.
Sağlık alanında kaleme alınan yazılı hukuk kurallarının tamamı sağlık mevzuatı olarak
nitelendirilmektedir.
Soru 80
Türkiye Cumhuriyeti adına yabancı devletlerle ve milletlerarası kuruluşlarla yapılacak antlaşmaların onaylanması hangisinin uygun bulması ile kabul edilir?
Seçenekler
A
Cumhurbaşkanı
B
Bakanlar Kurulu
C
Başbakan
D
Genel Kurmay Başkanı
E
Türkiye Büyük Millet Meclisi
Açıklama:
YASAL MEVZUAT
Uluslararası antlaşmalar, Anayasa’nın 90. maddesi kapsamında iç hukuk sistemimize aktarılmaktadır. Buna göre; Türkiye Cumhuriyeti adına yabancı devletlerle ve milletlerarası
kuruluşlarla yapılacak antlaşmaların onaylanması, Türkiye Büyük Millet Meclisinin onaylamayı
bir kanunla uygun bulmasına bağlıdır.
Uluslararası antlaşmalar, Anayasa’nın 90. maddesi kapsamında iç hukuk sistemimize aktarılmaktadır. Buna göre; Türkiye Cumhuriyeti adına yabancı devletlerle ve milletlerarası
kuruluşlarla yapılacak antlaşmaların onaylanması, Türkiye Büyük Millet Meclisinin onaylamayı
bir kanunla uygun bulmasına bağlıdır.
Ünite 2
Soru 1
I. Kişilik hakları, kişisel değerlerin bütünü üzerinde geçerlidir
II. Kişi, hukuk toplumunun sorumlu bir üyesi olmasından kaynaklanan hakların öznesidir
III. Kişilik hakları, kişiler hukuku bakımından, insan ve insan topluluklarının hukuk düzeni içindeki yerini inceler.
Kişilik haklarına ve kişiliğe ilişkin doğru ifadeler aşağıdakilerden hangisinde bir arada verilmiştir?
II. Kişi, hukuk toplumunun sorumlu bir üyesi olmasından kaynaklanan hakların öznesidir
III. Kişilik hakları, kişiler hukuku bakımından, insan ve insan topluluklarının hukuk düzeni içindeki yerini inceler.
Kişilik haklarına ve kişiliğe ilişkin doğru ifadeler aşağıdakilerden hangisinde bir arada verilmiştir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I, II
E
I, II, III
Açıklama:
Kişilik hakları hukuk sistematiği içinde temel olarak özel Hukuk alanında yer alır. "Kişilik hakları, kişişel değerlerin bütünü üzerinde geçerlidir.Kişi, hukuk toplumunun sorumlu bir üyesi olmasından kaynaklanan hakların öznesidir. Kişilik hakları, kişiler hukuku bakımından, insan ve insan topluluklarının hukuk düzeni içindeki yerini incelemektedir". Yukarıda yer alan ifadelerin hepsi kişilik hakları ve kişiliğe ilişkin doğru ifadelerdir. Dolayısıyla doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 2
Aşağıdakilerden hangisi hasta haklarına ilişkin doğru bir ifadedir?
Seçenekler
A
Hasta haklarının güvenceye alınması sağlık hizmetlerinde standardizasyon sağlar.
B
Hasta haklarının belirlenmesi hastanın başka haklar talep etmesinin önünü açar.
C
Hasta hakları sayesinde hekimin kişilik hakları da ön plana çıkar.
D
Hasta hakları sonucu, hekim hastanın geleceğine ilişkin karar verme hakkını elinde tutmaktadır.
E
Hasta hakları hekimlerin yararına düzenlemeler getirmektedir.
Açıklama:
Aşağıda B, C, D ve E seçeneklerinde yer alan yanlış ifadelerin doğruları verilmiştir.
B seçeneği: Hekim, hastasına özenle davranmak durumundayken hastanın da kendi hakkından fazlasını talep hakkı bir anlamda önlenecektir.
C seçeneği: Hekim, tedavi öncesinde ve esnasında hastasına gerekli açıklamaları yapacak ve hastanın kişilik haklarından kaynaklanan bağımsız rızasını alacaktır.
D seçeneği: Kişi, hasta olmasına rağmen kendi geleceğine karar verme hakkını elinde tutmaktadır.
E seçeneği: hasta-hekim arasında sağlanan bu haklar ve görevler ilişkisi bir yandan hastanın yararına iken diğer yandan da hekime bir güvence teşkil etmektedir
A seçeneğinde yer alan "Hasta haklarının güvenceye alınması, sağlık hizmetlerinde birtakım standartların yakalanması ve bu standartlar sayesinde hastaya verilecek hizmetlerin kalitesini arttırmaktadır" ifadesi ise doğrudur. Doğru yanıt A seçeneğidir.
B seçeneği: Hekim, hastasına özenle davranmak durumundayken hastanın da kendi hakkından fazlasını talep hakkı bir anlamda önlenecektir.
C seçeneği: Hekim, tedavi öncesinde ve esnasında hastasına gerekli açıklamaları yapacak ve hastanın kişilik haklarından kaynaklanan bağımsız rızasını alacaktır.
D seçeneği: Kişi, hasta olmasına rağmen kendi geleceğine karar verme hakkını elinde tutmaktadır.
E seçeneği: hasta-hekim arasında sağlanan bu haklar ve görevler ilişkisi bir yandan hastanın yararına iken diğer yandan da hekime bir güvence teşkil etmektedir
A seçeneğinde yer alan "Hasta haklarının güvenceye alınması, sağlık hizmetlerinde birtakım standartların yakalanması ve bu standartlar sayesinde hastaya verilecek hizmetlerin kalitesini arttırmaktadır" ifadesi ise doğrudur. Doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 3
Hasta hakları alanında ilk dönemdeki anlayışın yansıması olarak hasta hakkı yerine tıp sanatı ile uğraşanların bu sanatın icrasında uyması gereken kuralları belirleyen yemine ne ad verilir?
Seçenekler
A
Tıp yemini
B
Sağlık yemini
C
Hekim yemini
D
Sağlık personeli yemini
E
Hasta hakları yemini
Açıklama:
Hasta hakları alanında ilk dönemdeki anlayışın, doğrudan hasta hakkı yerine tıp sanatı ile uğraşanların bu sanatın icrasında uyması gereken kuralları belirleyen “tıp yemini” ile öne çıktığı görülmektedir. Tıp yemini, Hipokrates’e atfen yazılmış ve tıp sanatının uygulanmasını bir yemin metni çerçevesinde koruma altına almıştır. Hekimlerin ve sağlık çalışanlarının mesleklerini onurla uygulayacaklarına dair tarih boyunca ettikleri bu yemin sayesinde bir açıdan hasta haklarına da vurgu yapılmaktadır. Dolayısıyla doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 4
Hasta Hakları Bildirgesi'nin amacı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Hekimlerde iş disiplininin sağlanması
B
Hastaların, hekimin ve hastanenin memnun edilmesi ve hastaların daha etkin olarak tedavilerinin sağlanması
C
Hasta ve yakınlarının devletçe desteklenmesi
D
Devletin hastanelerinin desteklenerek sağlık sektöründe önemli rol üstlenmesinin sağlanması
E
Hasta, hastane ve hekim kavramlarının tanımlanması
Açıklama:
Hasta Hakları Bildirgesi’nin amacı; “hastaların, hekimin ve hastanenin memnun edilmesi ve hastaların daha etkin olarak tedavilerinin sağlanmasıdır.” şeklinde belirlenmiştir. Bildirgede ayrıca; hastanelerin, hastalar adına, hasta haklarının desteklenmesi ve tedavi sürecinin bir parçası olarak görev yapması gerektiği belirtilmiştir. Dolayısıyla doğru yanıt B seçeneğidir.
Soru 5
I. Hastanın sağlık durumu, tıbbi durumu, tanısı, prognozu, tedavisi hakkındaki ve kişiye özel diğer tüm bilgiler, ölümden sonra bile gizli olarak korunmalıdır
II. Hastanın kimliğine dair bilgiler korunmalıdır. Bu bilgilerin korunması usulüne uygun yapılmalıdır.
III. Hastanın tanı, tedavi ve bakımı için gerekli olmadıkça ve ek olarak hasta izin vermedikçe hastanın özel ve aile hayatına girilemez
Aşağıdakilerden hangisinde Amsterdam Bildirgesi'nde Hasta Mahremiyeti ve Özel Hayata ilişkin düzenlemeler bir arada verilmiştir?
II. Hastanın kimliğine dair bilgiler korunmalıdır. Bu bilgilerin korunması usulüne uygun yapılmalıdır.
III. Hastanın tanı, tedavi ve bakımı için gerekli olmadıkça ve ek olarak hasta izin vermedikçe hastanın özel ve aile hayatına girilemez
Aşağıdakilerden hangisinde Amsterdam Bildirgesi'nde Hasta Mahremiyeti ve Özel Hayata ilişkin düzenlemeler bir arada verilmiştir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
II, III
E
I, II, III
Açıklama:
Amsterdam Bildirgesi'nde Hasta Mahremiyeti ve Özel Hayata ilişkin düzenlemeler şunlardır:
1. Hastanın sağlık durumu, tıbbi durumu, tanısı, prognozu, tedavisi hakkındaki ve kişiye özel diğer tüm bilgiler, ölümden sonra bile gizli olarak korunmalıdır.
2. Hastaya ait bu bilgiler, yalnızca hastanın açık izni veya mahkemenin kesin isteği üzerine açıklanabilir. Hastanın tedavisi ile ilgili diğer sağlık personeline ihtiyaç söz konusu olduğunda hastanın onayı olduğu varsayılarak davranılır.
3. Hastanın kimliğine dair bilgiler korunmalıdır. Bu bilgilerin korunması usulüne uygun yapılmalıdır.
4. Hastalar, tanıları, tedavileri ve bakımları ile ilgili kayıtlara, diğer dosyalara, teknik kayıtlara ve tıbbi dosyalarına bakabilme ve kendi dosyalarının ve kayıtlarının kopyasını alabilme hakkına sahiptir. Bu hak üçüncü kişilerin bilgilerine bakabilmeyi içermez.
5. Hastalar, kendileriyle ilgili tıbbi ve kişisel bilgilerin uygunsuz, eksik, çift anlamlı, eski olması veya tanı, tedavi ve bakım amacıyla ilgili olmaması durumunda bu bilgileri yenileme, daha açık hâle getirme, bazı kısımlarını çıkarma, tamamlama, düzeltme hakkına sahiptir.
6. Hastanın tanı, tedavi ve bakımı için gerekli olmadıkça ve ek olarak hasta izin vermedikçe hastanın özel ve aile hayatına girilemez.
7. Tıbbi girişimler ancak kişinin özel hayatına saygı gösterilmesi durumunda yapılabilir. Bunun anlamı, önerilen girişimin hastanın onayı veya isteğine göre ve kişinin ihtiyacı durumunda yapılabileceğidir.
8. Sağlık kurumlarına başvuran hastalar, özellikle sağlık personelinin kişisel bakımlarını veya muayene ve tedavilerini yapacağı durumda, kurumların özel hayatlarının korunmasını sağlayan fiziksel özelliklere sahip olmasını bekleme hakkına sahiptirler.
Bu bağlamda, E seçeneği doğrudur.
1. Hastanın sağlık durumu, tıbbi durumu, tanısı, prognozu, tedavisi hakkındaki ve kişiye özel diğer tüm bilgiler, ölümden sonra bile gizli olarak korunmalıdır.
2. Hastaya ait bu bilgiler, yalnızca hastanın açık izni veya mahkemenin kesin isteği üzerine açıklanabilir. Hastanın tedavisi ile ilgili diğer sağlık personeline ihtiyaç söz konusu olduğunda hastanın onayı olduğu varsayılarak davranılır.
3. Hastanın kimliğine dair bilgiler korunmalıdır. Bu bilgilerin korunması usulüne uygun yapılmalıdır.
4. Hastalar, tanıları, tedavileri ve bakımları ile ilgili kayıtlara, diğer dosyalara, teknik kayıtlara ve tıbbi dosyalarına bakabilme ve kendi dosyalarının ve kayıtlarının kopyasını alabilme hakkına sahiptir. Bu hak üçüncü kişilerin bilgilerine bakabilmeyi içermez.
5. Hastalar, kendileriyle ilgili tıbbi ve kişisel bilgilerin uygunsuz, eksik, çift anlamlı, eski olması veya tanı, tedavi ve bakım amacıyla ilgili olmaması durumunda bu bilgileri yenileme, daha açık hâle getirme, bazı kısımlarını çıkarma, tamamlama, düzeltme hakkına sahiptir.
6. Hastanın tanı, tedavi ve bakımı için gerekli olmadıkça ve ek olarak hasta izin vermedikçe hastanın özel ve aile hayatına girilemez.
7. Tıbbi girişimler ancak kişinin özel hayatına saygı gösterilmesi durumunda yapılabilir. Bunun anlamı, önerilen girişimin hastanın onayı veya isteğine göre ve kişinin ihtiyacı durumunda yapılabileceğidir.
8. Sağlık kurumlarına başvuran hastalar, özellikle sağlık personelinin kişisel bakımlarını veya muayene ve tedavilerini yapacağı durumda, kurumların özel hayatlarının korunmasını sağlayan fiziksel özelliklere sahip olmasını bekleme hakkına sahiptirler.
Bu bağlamda, E seçeneği doğrudur.
Soru 6
I. Her insan, ayrımcılık yapılmaksızın yeterli tıbbi bakım görme hakkına sahiptir.
II. Hasta her zaman yararına en uygun biçimde tedavi edilmelidir
III. Uygulanan tedavi genel kabul gören tıbbi ilkelere uygun olmalıdır.
IV. Özellikle hasta yakınları tıbbi hizmetlerde kalitenin sağlanmasında sorumluluklarını kabul etmelidir
Aşağıdakilerden hangisinde Bali Bildirgesi'nde hastaların kaliteli tıbbi bakım hakkına ilişkin düzenlemeler bir arada verilmiştir?
II. Hasta her zaman yararına en uygun biçimde tedavi edilmelidir
III. Uygulanan tedavi genel kabul gören tıbbi ilkelere uygun olmalıdır.
IV. Özellikle hasta yakınları tıbbi hizmetlerde kalitenin sağlanmasında sorumluluklarını kabul etmelidir
Aşağıdakilerden hangisinde Bali Bildirgesi'nde hastaların kaliteli tıbbi bakım hakkına ilişkin düzenlemeler bir arada verilmiştir?
Seçenekler
A
Yalnız l
B
Yalnız ll
C
l, ll ve III
D
lll ve lV
E
I, ll, lll ve IV
Açıklama:
Bali Bildirgesinde Kaliteli Tıbbi Bakım hakkına ilişkin aşağıdaki düzenlemeler yer alır:
1. Her insan, ayrımcılık yapılmaksızın yeterli tıbbi bakım görme hakkına sahiptir.
2. Her hasta herhangi bir dış müdahale olmaksızın özgürce klinik ve etik kararlar verdiğini bilen bir hekim tarafından bakılma hakkına sahiptir.
3. Hasta her zaman yararına en uygun biçimde tedavi edilmelidir. Uygulanan tedavi genel kabul gören tıbbi ilkelere uygun olmalıdır.
4. Kalitenin sağlanması her zaman sağlık bakım sisteminin bir parçası olmalıdır. Özellikle hekimler tıbbi hizmetlerde kalitenin sağlanmasında sorumluluklarını kabul etmelidir.
5. Özellikle tedavi bakımından hizmet sınırlılığı olan durumlarda potansiyel hastalar arasında bir seçim yapılması gerekiyorsa bu seçimin bütün hastaların hakkını dikkate alarak eşit bir şekilde yapılması gerekir. Bu seçim tıbbi ölçütlere göre ve ayırım yapılmaksızın yapılmalıdır.
6. Hasta, sağlık bakımı sürekliliği hakkına sahiptir. Hekimin hastayı tedavi eden diğer sağlık kurumları ile koordinasyon sağlama yükümlülüğü vardır. Hekim ileri tedavi endikasyonu olan durumlarda hastaya yeterli destek ve tedavi için seçenekler sunmadan, uygulanmakta olan tedaviyi sonlandıramaz.
Dolayısıyla doğru yanıt A seçeneğidir.
1. Her insan, ayrımcılık yapılmaksızın yeterli tıbbi bakım görme hakkına sahiptir.
2. Her hasta herhangi bir dış müdahale olmaksızın özgürce klinik ve etik kararlar verdiğini bilen bir hekim tarafından bakılma hakkına sahiptir.
3. Hasta her zaman yararına en uygun biçimde tedavi edilmelidir. Uygulanan tedavi genel kabul gören tıbbi ilkelere uygun olmalıdır.
4. Kalitenin sağlanması her zaman sağlık bakım sisteminin bir parçası olmalıdır. Özellikle hekimler tıbbi hizmetlerde kalitenin sağlanmasında sorumluluklarını kabul etmelidir.
5. Özellikle tedavi bakımından hizmet sınırlılığı olan durumlarda potansiyel hastalar arasında bir seçim yapılması gerekiyorsa bu seçimin bütün hastaların hakkını dikkate alarak eşit bir şekilde yapılması gerekir. Bu seçim tıbbi ölçütlere göre ve ayırım yapılmaksızın yapılmalıdır.
6. Hasta, sağlık bakımı sürekliliği hakkına sahiptir. Hekimin hastayı tedavi eden diğer sağlık kurumları ile koordinasyon sağlama yükümlülüğü vardır. Hekim ileri tedavi endikasyonu olan durumlarda hastaya yeterli destek ve tedavi için seçenekler sunmadan, uygulanmakta olan tedaviyi sonlandıramaz.
Dolayısıyla doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 7
"Sağlık Tesislerinde Hasta Hakları Uygulamalarına İlişkin Yönerge" aşağıdaki tarihlerden hangisinde yayınlanmıştır?
Seçenekler
A
15 Ekim 2003
B
1 Mayıs 2018
C
16 Ekim 2001
D
12 Eylül 2005
E
6 Eylül 1977
Açıklama:
Sağlık Bakanlığınca; Hasta Hakları Yönetmeliği’nin bütün birimlerde standart olarak uygulanmasına yönelik çalışmalar neticesinde 15 Ekim 2003 tarih ve 19499 sayılı Resmî Gazete’de, hasta hakları uygulamalarını planlamak, uygulamak, denetlemek ve değerlendirmek amacı ile “Sağlık Tesislerinde Hasta Hakları Uygulamalarına İlişkin Yönerge” yayınlanmıştır. Dolayısıyla doğru seçenek A'dır.
Soru 8
"Tıbbi gereklerden bahisle veya her ne suretle olursa olsun, hayat hakkından vazgeçilemez. Kendisinin veya bir başkasının talebi olsa dâhil, kimsenin hayatına son verilemez" ifadesi aşağıdakilerden hangi kavrama işaret etmektedir?
Seçenekler
A
Ötanazi yasağı
B
Tıbbi özen gösterilmesi hakkı
C
Bilgi alma hakkı
D
Yaşama hakkı
E
İnsan hakkı
Açıklama:
"Tıbbi gereklerden bahisle veya her ne suretle olursa olsun, hayat hakkından vazgeçilemez. Kendisinin veya bir başkasının talebi olsa dâhil, kimsenin hayatına son verilemez" cümleleri ötanazi yasağına işaret etmektedir. Doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 9
Aşağıdakilerden hangisi genel olarak hasta yükümlülüklerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Sağlığın korunması kişilerin sorumluluğundadır.
B
İnsanlar kendi sağlıklarına dikkat ederken aynı zamanda sağlıklı bir yaşam için kendisine tavsiye edilen hususlara riayet etmelidir
C
Kişi ancak bedenen, fiziken ve moral bakımından uygun olması durumunda kan verebilir veya organ bağışında bulunabilir
D
Sağlığın korunması maksadıyla kişiler basit tedbirler almak suretiyle kendi bakımlarını yapmak durumundadır
E
Hasta, tedavi olduğu sağlık kuruluşunun kural ve uygulamalarına uymalıdır
Açıklama:
Genel Olarak Hasta Sorumlulukları şunlardır:
1. Her insan kendi sağlığını korumakla mükelleftir. Sağlığın korunması kişilerin sorumluluğundadır.
2. İnsanlar kendi sağlıklarına dikkat ederken aynı zamanda sağlıklı bir yaşam için kendisine tavsiye edilen hususlara riayet etmelidir.
3. Kişi ancak bedenen, fiziken ve moral bakımından uygun olması durumunda kan verebilir veya organ bağışında bulunabilir.
4. Sağlığın korunması maksadıyla kişiler basit tedbirler almak suretiyle kendi bakımlarını yapmak durumundadır
"Hasta, tedavi olduğu sağlık kuruluşunun kural ve uygulamalarına uymalıdır" şeklindeki yükümlülük hastanın hastane kurallarına uyma ile ilgili yükümlülüğüdür.
Doğru yanıt E seçeneğidir.
1. Her insan kendi sağlığını korumakla mükelleftir. Sağlığın korunması kişilerin sorumluluğundadır.
2. İnsanlar kendi sağlıklarına dikkat ederken aynı zamanda sağlıklı bir yaşam için kendisine tavsiye edilen hususlara riayet etmelidir.
3. Kişi ancak bedenen, fiziken ve moral bakımından uygun olması durumunda kan verebilir veya organ bağışında bulunabilir.
4. Sağlığın korunması maksadıyla kişiler basit tedbirler almak suretiyle kendi bakımlarını yapmak durumundadır
"Hasta, tedavi olduğu sağlık kuruluşunun kural ve uygulamalarına uymalıdır" şeklindeki yükümlülük hastanın hastane kurallarına uyma ile ilgili yükümlülüğüdür.
Doğru yanıt E seçeneğidir.
Soru 10
Aşağıdakilerden hangisi hekimin haklarından biri değildir?
Seçenekler
A
Bilgi alma
B
Mesleğini özgürce uygulama
C
Tedaviyi seçme
D
Tedaviyi yarıda bırakma
E
Teşhis koyma
Açıklama:
Hekimin hakları şu şekilde sıralanabilir:
Hekimin Temiz, Çağdaş Sağlık Kurum ve Kuruluşlarında Çalışma Hakkı
Hekimin Yeterli Eğitim Alma ve Bilimsel Gelişmeleri Takip Edebilme Hakkı
Hekimin Mesleğini Uygularken Etik İlkelere Bağlı Olma Hakkı
Hekimin Mesleğini Baskı Altında Olmadan, Özgürce Uygulama Hakkı
Hekimin Tedaviyi Seçme Hakkı
Hekimin Tedaviyi Üstlenmeme, Hastayı Reddetme ve Tedaviyi Yarıda Bırakma Hakkı
Hekimin Hastasından Saygılı Davranmasını ve Güvenmesini Bekleme Hakkı
Hekimin Hastasına Yeterli Zaman Ayırma Hakkı
Hekimin Yeterli Ücret Talep Etme Hakkı
Hekimin Meslek Dayanışması ve Yardımlaşma Talep Etme Hakkı
Hekimin Yönetimsel Kararlara Katılma Hakkı
Hekimin Tıbbi Etik İlkelerine Bağlı Olunmasını İsteme Hakkı
Hekimin Sağlığını Koruma ve Mesleki Risklerden Sakınma Hakkı
Hekimin Tanıklıktan Çekinme Hakkı
Hekimin Tavsiye ve Tedavisine Uyum Sağlanmasını İsteme Hakkı
Hekimin Hastaya İyileşme Garantisi Vermeme Hakkı
Hekimin Cezalandırma Eyleminde Bulunmayı Reddetme Hakkı
Hekimin Acil Durumlarda Rıza Dışı Tedavide Bulunma Hakkı
Bu açıdan A, B, C, D seçenekleri hekimin haklarını yer alır. E seçeneğinde ise hekimin yükümlülüğüne yer verilir. Doğru yanıt E seçeneğidir.
Hekimin Temiz, Çağdaş Sağlık Kurum ve Kuruluşlarında Çalışma Hakkı
Hekimin Yeterli Eğitim Alma ve Bilimsel Gelişmeleri Takip Edebilme Hakkı
Hekimin Mesleğini Uygularken Etik İlkelere Bağlı Olma Hakkı
Hekimin Mesleğini Baskı Altında Olmadan, Özgürce Uygulama Hakkı
Hekimin Tedaviyi Seçme Hakkı
Hekimin Tedaviyi Üstlenmeme, Hastayı Reddetme ve Tedaviyi Yarıda Bırakma Hakkı
Hekimin Hastasından Saygılı Davranmasını ve Güvenmesini Bekleme Hakkı
Hekimin Hastasına Yeterli Zaman Ayırma Hakkı
Hekimin Yeterli Ücret Talep Etme Hakkı
Hekimin Meslek Dayanışması ve Yardımlaşma Talep Etme Hakkı
Hekimin Yönetimsel Kararlara Katılma Hakkı
Hekimin Tıbbi Etik İlkelerine Bağlı Olunmasını İsteme Hakkı
Hekimin Sağlığını Koruma ve Mesleki Risklerden Sakınma Hakkı
Hekimin Tanıklıktan Çekinme Hakkı
Hekimin Tavsiye ve Tedavisine Uyum Sağlanmasını İsteme Hakkı
Hekimin Hastaya İyileşme Garantisi Vermeme Hakkı
Hekimin Cezalandırma Eyleminde Bulunmayı Reddetme Hakkı
Hekimin Acil Durumlarda Rıza Dışı Tedavide Bulunma Hakkı
Bu açıdan A, B, C, D seçenekleri hekimin haklarını yer alır. E seçeneğinde ise hekimin yükümlülüğüne yer verilir. Doğru yanıt E seçeneğidir.
Soru 11
- Kişilik hakları için aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- Kişinin toplum içindeki saygınlığını ve kişiliğini özgürce geliştirmesini temin eden varlıkların tümü üzerindeki haklar.
- Kişiye sıkı sıkıya bağlı haklar kategorisindedir.
- Kişiye sıkı sıkıya bağlı olmasından dolayı devredilemeyen ve vazgeçilemeyen haklardandır.
- Kapsamına yaşam hakkı, beden bütünlüğü, sağlık hakkı, kişinin şeref ve onuru, özel hayatın korunması, resim ve isim üzerindeki haklar gibi konular dahil olmaktadır.
Seçenekler
A
I, II, III ve IV
B
I, II ve III
C
II, III ve IV
D
II ve III
E
I ve IV
Açıklama:
Konu Başlığı: HASTA HAK VE YÜKÜMLÜLÜKLERİ - Kişilik Hakları
Kişilik hakları denildiğinde ise “kişinin toplum içindeki saygınlığını ve kişiliğini özgürce geliştirmesini temin eden varlıkların tümü üzerindeki haklar” anlaşılmaktadır. Kişilik hakları, kişişel değerlerin bütünü üzerinde geçerlidir.
Kişilik hakları son derece geniş bir kavram olup kapsamına yaşam hakkı, beden bütünlüğü, sağlık hakkı, kişinin şeref ve onuru, özel hayatın korunması, resim ve isim üzerindeki haklar gibi konular dâhil olmaktadır. Kişilik hakları da özellikleri gereği, mutlak hak statüsündedir. Kişilik hakları içinde yer alan bazı hususların maddi anlamda parasal bir karşılığı olmasa da birtakım kişisel hakların ihlal edilmesi durumunda tazmin edilmesi beklenmektedir.
Kişilik hakları kişiye sıkı sıkıya bağlı haklar kategorisindedir. Kişilik hakları, kişiye sıkı sıkıya bağlı olmasından dolayı devredilemeyen ve vazgeçilemeyen haklardandır.
Kişilik hakları denildiğinde ise “kişinin toplum içindeki saygınlığını ve kişiliğini özgürce geliştirmesini temin eden varlıkların tümü üzerindeki haklar” anlaşılmaktadır. Kişilik hakları, kişişel değerlerin bütünü üzerinde geçerlidir.
Kişilik hakları son derece geniş bir kavram olup kapsamına yaşam hakkı, beden bütünlüğü, sağlık hakkı, kişinin şeref ve onuru, özel hayatın korunması, resim ve isim üzerindeki haklar gibi konular dâhil olmaktadır. Kişilik hakları da özellikleri gereği, mutlak hak statüsündedir. Kişilik hakları içinde yer alan bazı hususların maddi anlamda parasal bir karşılığı olmasa da birtakım kişisel hakların ihlal edilmesi durumunda tazmin edilmesi beklenmektedir.
Kişilik hakları kişiye sıkı sıkıya bağlı haklar kategorisindedir. Kişilik hakları, kişiye sıkı sıkıya bağlı olmasından dolayı devredilemeyen ve vazgeçilemeyen haklardandır.
Soru 12
Hasta Hakları Yönetmeliği’nin maddesinde yer alan hasta; “Sağlık hizmetlerinden faydalanma ihtiyacı bulunan kimse” tanımı Resmi Gazetede hangi yıl yayımlanmıştır?
Seçenekler
A
1995
B
1996
C
1997
D
1998
E
1999
Açıklama:
Konu Başlığı: HASTA HAK VE YÜKÜMLÜLÜKLERİ - Hasta Hakları
01.08.1998 tarihli ve 23420 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan “Hasta Hakları Yönetmeliği” 4. maddesinde yer aldığı üzere hasta; “Sağlık hizmetlerinden faydalanma ihtiyacı bulunan kimse” olarak tanımlanmaktadır.
01.08.1998 tarihli ve 23420 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan “Hasta Hakları Yönetmeliği” 4. maddesinde yer aldığı üzere hasta; “Sağlık hizmetlerinden faydalanma ihtiyacı bulunan kimse” olarak tanımlanmaktadır.
Soru 13
Uluslararası Tıbbi Etik Yasası Dünya Hekimler Birliği tarafından hangi yıl kabul edilmiştir?
Seçenekler
A
1949
B
1959
C
1969
D
1979
E
1989
Açıklama:
Konu Başlığı: HASTA HAK VE YÜKÜMLÜLÜKLERİ - Hasta Hakları
Hak sözcüğü “hukuka uygunluk, adalet; hukukun, adaletin gerektirdiği ve birine ayırdığı şey” diye tanımlanmaktadır. Başka bir ifade ile hak, hukuk düzeni tarafından korunan menfaattir. Hasta hakları, temelde bir insan hakkı niteliği taşımasından dolayı öncelikle İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nden (10 Aralık 1948) kaynaklanan haklara başvurulmaktadır. 1949 yılında Dünya Hekimler Birliğinin kabul ettiği “Uluslararası Tıbbi Etik Yasası” ile tıp yemininde yer alan hizmet alana “zarar vermeme” ilkesi özellikle vurgulanmıştır.
Hak sözcüğü “hukuka uygunluk, adalet; hukukun, adaletin gerektirdiği ve birine ayırdığı şey” diye tanımlanmaktadır. Başka bir ifade ile hak, hukuk düzeni tarafından korunan menfaattir. Hasta hakları, temelde bir insan hakkı niteliği taşımasından dolayı öncelikle İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nden (10 Aralık 1948) kaynaklanan haklara başvurulmaktadır. 1949 yılında Dünya Hekimler Birliğinin kabul ettiği “Uluslararası Tıbbi Etik Yasası” ile tıp yemininde yer alan hizmet alana “zarar vermeme” ilkesi özellikle vurgulanmıştır.
Soru 14
Aşağıdakilerden hangisi hekim haklarından biri değildir?
Seçenekler
A
Tanıklıktan Çekilme Hakkı
B
Yeterli Ücret Talep Etme Hakkı
C
Cezalandırma Eyleminde Bulunma Hakkı
D
Hastaya İyileşme Garantisi Vermeme Hakkı
E
Hastasından Saygılı Davranmasını ve Güvenmesini Bekleme Hakkı
Açıklama:
Konu Başlığı: HEKİM HAKLARI VE YÜKÜMLÜLÜKLERİ - Hekim Hakları
Hekim Hakları
Hekimin Temiz, Çağdaş Sağlık Kurum ve Kuruluşlarında Çalışma Hakkı
Hekimin Yeterli Eğitim Alma ve Bilimsel Gelişmeleri Takip Edebilme Hakkı
Hekimin Mesliğini Uygularken Etik İlkelere Bağlı Olma Hakkı
Hekimin Mesleğini Baskı Altında Olmadan, Özgürce Uygulama Hakkı
Hekimin Bilgi Alma Hakkı
Hekimin Tedaviyi Seçme Hakkı
Hekimin Tedaviyi Üstlenmeme, Hastayı Reddetme ve Tedaviyi Yarıda Bırakma Hakkı
Hekimin Hastasından Saygılı Davranmasını ve Güvenmesini Bekleme Hakkı
Hekimin Hastasına Yeterli Zaman Ayırma Hakkı
Hekimin Yeterli Ücret Talep Etme Hakkı
Hekimin Meslek Dayanışması ve Yardımlaşma Talep Etme Hakkı
Hekimin Yönetimsel Kararlara Katılma Hakkı
Hekimin Tıbbi Etik İlkelerine Bağlı Olunmasını İsteme Hakkı
Hekimin Sağlığını Koruma ve Mesleki Risklerden Sakınma Hakkı
Hekimin Tanıklıktan Çekilme Hakkı
Hekimin Tavsiye ve Tedavisine Uyum Sağlanmasını İsteme Hakkı
Hekimin Hastaya İyileşme Garantisi Vermeme Hakkı
Hekimin Cezalandırma Eyleminde Bulunmayı Reddetme Hakkı
Hekimin Acil Durumlarda Rıza Dışı Tedavide Bulunma Hakkı
Hekim Hakları
Hekimin Temiz, Çağdaş Sağlık Kurum ve Kuruluşlarında Çalışma Hakkı
Hekimin Yeterli Eğitim Alma ve Bilimsel Gelişmeleri Takip Edebilme Hakkı
Hekimin Mesliğini Uygularken Etik İlkelere Bağlı Olma Hakkı
Hekimin Mesleğini Baskı Altında Olmadan, Özgürce Uygulama Hakkı
Hekimin Bilgi Alma Hakkı
Hekimin Tedaviyi Seçme Hakkı
Hekimin Tedaviyi Üstlenmeme, Hastayı Reddetme ve Tedaviyi Yarıda Bırakma Hakkı
Hekimin Hastasından Saygılı Davranmasını ve Güvenmesini Bekleme Hakkı
Hekimin Hastasına Yeterli Zaman Ayırma Hakkı
Hekimin Yeterli Ücret Talep Etme Hakkı
Hekimin Meslek Dayanışması ve Yardımlaşma Talep Etme Hakkı
Hekimin Yönetimsel Kararlara Katılma Hakkı
Hekimin Tıbbi Etik İlkelerine Bağlı Olunmasını İsteme Hakkı
Hekimin Sağlığını Koruma ve Mesleki Risklerden Sakınma Hakkı
Hekimin Tanıklıktan Çekilme Hakkı
Hekimin Tavsiye ve Tedavisine Uyum Sağlanmasını İsteme Hakkı
Hekimin Hastaya İyileşme Garantisi Vermeme Hakkı
Hekimin Cezalandırma Eyleminde Bulunmayı Reddetme Hakkı
Hekimin Acil Durumlarda Rıza Dışı Tedavide Bulunma Hakkı
Soru 15
Aşağıdakilerden hangisi hekimin yükümlülüğü kapsamındadır ?
- İnsan Yaşamını Koruma Yükümlülüğü
- Hasta Haklarına Özen Gösterme Yükümlülüğü
- Malpraktis’ten Kaçınma Yükümlülüğü
- Hekimin Sır Saklama Yükümlülüğü
Seçenekler
A
Yalnız l
B
Yalnız ll
C
I ve ll
D
lll ve lV
E
I, ll, lll ve IV
Açıklama:
Konu Başlığı: HEKİM HAKLARI VE YÜKÜMLÜLÜKLERİ - Hekim Yükümlülükleri
Hekim Yükümlülükleri
Bunlarla birlikte;
Hekim Yükümlülükleri
- İnsan Yaşamını Koruma Yükümlülüğü
- Hasta Haklarına Özen Gösterme Yükümlülüğü
- Malpraktis’ten Kaçınma Yükümlülüğü
- Hekimin Sır Saklama Yükümlülüğü
Bunlarla birlikte;
- Hekimlik Meslek Kurallarına Uygun Davranma Yükümlülüğü
- Teşhis Koyma Yükümlülüğü
- En Uygun Tedaviyi Seçme Yükümlülüğü
- Dikkat ve Özen Gösterme Yükümlülüğü
- Hekimin İhbar Yükümlülüğü
- Hekimin Dosya Tutma Yükümlülüğü bulunmaktadır.
Soru 16
Aşağıdaki ifadelerden hangisi hastanın tedavisi ile ilgili önerilere uyma yükümlülüğü içerisinde yer almaktadır ?
Seçenekler
A
Hasta, Sağlık Bakanlığı ve diğer sosyal güvenlik kurumlarınca belirlenen sevk zincirine uymalıdır.
B
Tedavinin tam anlamıyla başarılı olabilmesi için sağlık çalışanlarının özellikle de hekimin doğru bilgilendirilmesi gerekmektedir.
C
Hasta, sağlık, sosyal güvenlik ve kişisel bilgilerindeki değişiklikleri zamanında bildirmek durumundadır.
D
Hastanın, tedavi, bakım ve rehabilitasyon sürecince sağlık çalışanları ile işbirliği içinde olması beklenmektedir.
E
Hasta, kendisine verilen bilgileri komplike ve karışık bulması durumunda derhal sağlık çalışanını uyarmalı ve kendi anlayacağı şekilde anlatılmasını talep etmelidir.
Açıklama:
Konu Başlığı: ÜLKEMİZDE HASTA HAKLARI VE YÜKÜMLÜLÜKLERİ - Hasta Yükümlülükleri
Hasta Yükümlülükleri
Hasta Yükümlülükleri
- Genel Olarak Sorumluluklar
- Sosyal Güvenlik
- Hekim ve Sağlık Çalışanlarını Bilgilendirme
- Hastane Kurallarına Uyma
- Tedavisi ile İlgili Önerilere Uyma
- Tedaviyi üstlenen hekimin, hastaya tedavi konusunda önerilerde bulunması kimi durumlarda yetersiz kalmaktadır. Hastanın bu aşamada iyi motive edilmesi ve verilen bilgileri tam olarak anlaması sağlanmalıdır.
- Hasta, kendisine aktarılan tedavi ve ilaçlarla ilgili tavsiyeleri dikkatle dinlemeli, anlayamadığı yerleri sorarak hekimin bunları açıklamasını istemelidir.
- Hasta, kendisine verilen bilgileri komplike ve karışık bulması durumunda derhal sağlık çalışanını uyarmalı ve kendi anlayacağı şekilde anlatılmasını talep etmelidir.
- Hastanın, tedavisiyle ilgili önerilere uyum sağlayamama durumu söz konusu ise bunu sağlık çalışanına bildirmesi gerekir.
- Hasta, sağlık bakım ve taburculuk sonrası bakım planını beklendiği gibi doğru anlayıp anlamadığını belirtmesi gerekir.
- Hasta, uygulanacak tedaviyi reddetmesi veya önerilere uymamasından dolayı doğacak sonuçlardan kendisi sorumludur.
- Hastanın Ücret Ödeme Borcu
Soru 17
Aşağıdakilerden hangisi hastanın sağlık durumu hakkında bilgilendirilmesi kapsamındadır?
Seçenekler
A
Hekim tarafından belirlenen sürelerde kontrole gelmeli ve tedavisinin gidişatı hakkında geri bildirimlerde bulunma,
B
Diğer tanı ve tedavi seçenekleri ve bu seçeneklerin getireceği fayda ve riskler ile hastanın sağlığı üzerindeki muhtemel etkileri,
C
Yakınmalarını, daha önce geçirdiği hastalıkları, gördüğü tedavileri ve tıbbi müdahaleleri bildirme,
D
Eğer varsa halen kullandığı ilaçları ve sağlığıyla ilgili bilgileri mümkün olduğunca eksiksiz ve doğru olarak verme,
E
Haklarının ihlal edildiğini düşündüğünde veya sorun yaşadığında hasta iletişim birimine başvurma,
Açıklama:
Konu Başlığı: ÜLKEMİZDE HASTA HAKLARI VE YÜKÜMLÜLÜKLERİ - Sağlık Durumu ile İlgili Bilgi Alma Hakkı - Bilgilendirmenin Kapsamı
Bilgilendirmenin Kapsamı
“Madde 15- (Başlığı ile birlikte değişik:RG-8/5/2014-28994)
Hastaya;
a) Hastalığın muhtemel sebepleri ve nasıl seyredeceği,
b) Tıbbi müdahalenin kim tarafından nerede, ne şekilde ve nasıl yapılacağı ile tahmini süresi,
c) Diğer tanı ve tedavi seçenekleri ve bu seçeneklerin getireceği fayda ve riskler ile hastanın sağlığı üzerindeki muhtemel etkileri,
ç) Muhtemel komplikasyonları,
d) Reddetme durumunda ortaya çıkabilecek muhtemel fayda ve riskleri,
e) Kullanılacak ilaçların önemli özellikleri,
f) Sağlığı için kritik olan yaşam tarzı önerileri,
g) Gerektiğinde aynı konuda tıbbî yardıma nasıl ulaşabileceği, hususlarında bilgi verilir.”
Bu hüküm gereğince, hastaya sağlık durumu, uygulanacak tıbbi işlemler, bu işlemlerin muhtemel olumlu olumsuz etkileri, alternatif müdahale yöntemleri, tedavinin kabul edilmemesi halinde meydana gelebilecek muhtemel sonuçlar ve hastalığın gidişatı bakımından sözlü veya yazılı bilgilendirme yapılmalıdır.
Bilgilendirmenin Kapsamı
“Madde 15- (Başlığı ile birlikte değişik:RG-8/5/2014-28994)
Hastaya;
a) Hastalığın muhtemel sebepleri ve nasıl seyredeceği,
b) Tıbbi müdahalenin kim tarafından nerede, ne şekilde ve nasıl yapılacağı ile tahmini süresi,
c) Diğer tanı ve tedavi seçenekleri ve bu seçeneklerin getireceği fayda ve riskler ile hastanın sağlığı üzerindeki muhtemel etkileri,
ç) Muhtemel komplikasyonları,
d) Reddetme durumunda ortaya çıkabilecek muhtemel fayda ve riskleri,
e) Kullanılacak ilaçların önemli özellikleri,
f) Sağlığı için kritik olan yaşam tarzı önerileri,
g) Gerektiğinde aynı konuda tıbbî yardıma nasıl ulaşabileceği, hususlarında bilgi verilir.”
Bu hüküm gereğince, hastaya sağlık durumu, uygulanacak tıbbi işlemler, bu işlemlerin muhtemel olumlu olumsuz etkileri, alternatif müdahale yöntemleri, tedavinin kabul edilmemesi halinde meydana gelebilecek muhtemel sonuçlar ve hastalığın gidişatı bakımından sözlü veya yazılı bilgilendirme yapılmalıdır.
Soru 18
- Adalet ve Hakkaniyete Uygun Olarak Faydalanma
- Bilgi İsteme, Öncelik Sırasının Belirlenmesini İsteme
- Sağlık Kuruluşunu Seçme ve Değiştirme
- Personeli Tanıma, Seçme ve Değiştirme, Tıbbi Özen Gösterilmesi
- Tıbbi Gereklere Uygun Teşhis, Tedavi ve Bakım
Yukarıda verilenlerden hangisi/hangileri Hasta Hakları Yönetmeliğinde hastalara tanınan haklardandır?
Seçenekler
A
I, II, III, IV ve V
B
I, II, III ve V
C
I, II, III ve IV
D
I, II, IV ve V
E
I, III, IV ve V
Açıklama:
Konu Başlığı: Hasta Hakları Yönetmeliği’nde Hastalara Tanınan Haklar
1998 yılında yayımlanan Hasta Hakları Yönetmeliği’nin ikinci, üçüncü ve yedinci bölümlerinde hasta haklarına yer verilmiştir.
Hasta Hakları Yönetmeliği’nde Hastalara Tanınan Haklar
1998 yılında yayımlanan Hasta Hakları Yönetmeliği’nin ikinci, üçüncü ve yedinci bölümlerinde hasta haklarına yer verilmiştir.
Hasta Hakları Yönetmeliği’nde Hastalara Tanınan Haklar
- Adalet ve Hakkaniyete Uygun Olarak Faydalanma
- Bilgi İsteme
- Sağlık Kuruluşunu Seçme ve Değiştirme
- Personeli Tanıma, Seçme ve Değiştirme
- Öncelik Sırasının Belirlenmesini İsteme
- Tıbbi Gereklere Uygun Teşhis, Tedavi ve Bakım
- Tıbbi Gereklilikler Dışında Müdahale Yasağı
- Ötenazi Yasağı
- Tıbbi Özen Gösterilmesi
Soru 19
- Koruyucu Tedbirlerin Alınması Hakkı, Bilgilenme Hakkı, Rıza Hakkı
- Hizmetten Yararlanma Hakkı, Nitelikli Hizmet Hakkı
- Hekimi ve Tedaviyi Özgürce Seçim Hakkı, Kişisel Tedavi Hakkı
- Gizlilik Hakkı, Güvenlik Hakkı, Hastaların Zamanına Saygı Hakkı
Yukarıda verilenlerden hangisi/hangileri Avrupa Statüsü Sözleşmesinde yer alan temel haklardandır?
Seçenekler
A
Yalnız l
B
Yalnız ll
C
l, ll ve III
D
lll ve lV
E
I, ll, lll ve IV
Açıklama:
Konu Başlığı: LİZBON BİLDİRGESİ GÖZDEN GEÇİRİLEREK YAYIMLANAN, EYLÜL 1995 BALİ BİLDİRGESİ- Avrupa Statüsü Sözleşmesi
Avrupa Statüsü Sözleşmesi
“Hasta Haklarına İlişkin Avrupa Statüsü Sözleşmesi” 2002 yılında Roma’da kabul edilmiştir.
Hasta hakları bağlamında, temel haklar statüsünde doğrudan veya dolaylı birtakım hakların düzenlendiği, bunların birçoğunun da koruma kapsamında değerlendirildiği ifade edilmiştir. Statü Sözleşmesi’nde 14 temel hak üzerinde durulmuş ve bunlar aşağıdaki şekilde sınıflandırılmıştır:
Avrupa Statüsü Sözleşmesi
“Hasta Haklarına İlişkin Avrupa Statüsü Sözleşmesi” 2002 yılında Roma’da kabul edilmiştir.
Hasta hakları bağlamında, temel haklar statüsünde doğrudan veya dolaylı birtakım hakların düzenlendiği, bunların birçoğunun da koruma kapsamında değerlendirildiği ifade edilmiştir. Statü Sözleşmesi’nde 14 temel hak üzerinde durulmuş ve bunlar aşağıdaki şekilde sınıflandırılmıştır:
- Koruyucu Tedbirlerin Alınması Hakkı
- Hizmetten Yararlanma Hakkı
- Bilgilenme Hakkı
- Rıza (onay/onam) Hakkı
- Hekimi ve Tedaviyi Özgürce Seçim Hakkı
- Gizlilik (mahremiyet) Hakkı
- Hastaların Zamanına Saygı Hakkı
- Nitelikli Hizmet Hakkı
- Güvenlik Hakkı
- Yeniliklere Ulaşabilme ve Yararlanabilme Hakkı
- Gereksiz Ağrı/Acı ve Sıkıntıdan Sakınma/Kurtulma Hakkı
- Kişisel Tedavi Hakkı
- Şikâyet Etme (Başvuru) Hakkı
- Tazminat İsteme ve Alma Hakkı
Soru 20
- Hasta, hekimini özgürce seçme hakkına sahiptir.
- Her hastanın onurlu bir şekilde ölme hakkı vardır.
- Hastanın yeterli bilgiyi aldıktan sonra tedaviyi kabul veya reddetme hakkı vardır.
- Hasta, hiçbir dış etki altında kalmadan, özgürce klinik ve etik kararlar verebilen bir hekim tarafından bakılma hakkına sahiptir.
Yukarıda verilenlerden hangisi/hangileri Dünya Tabipler Birliğinin kabul ettiği Lizbon Bildirgesinde yer alan hasta haklarındandır?
Seçenekler
A
Yalnız l
B
Yalnız ll
C
l, ll ve III
D
lll ve lV
E
I, ll, lll ve IV
Açıklama:
Konu Başlığı: HASTA HAK VE YÜKÜMLÜLÜKLERİ - Lizbon Bildirgesi
Hasta haklarına ilişkin ilk uluslararası belge niteliğini taşıyan bildirge, Dünya Tabipler Birliğinin 34. Genel Kurulunda kabul edilen “Lizbon Bildirgesi”dir. Lizbon Bildirgesi, temel hasta haklarını konu alan 6 madde ve hekimlere bunları sağlamak konusunda görev veren bir paragraftan oluşmaktadır.
Hasta haklarını konu alan 6 madde şu şekilde belirlenmiştir:
Hasta haklarına ilişkin ilk uluslararası belge niteliğini taşıyan bildirge, Dünya Tabipler Birliğinin 34. Genel Kurulunda kabul edilen “Lizbon Bildirgesi”dir. Lizbon Bildirgesi, temel hasta haklarını konu alan 6 madde ve hekimlere bunları sağlamak konusunda görev veren bir paragraftan oluşmaktadır.
Hasta haklarını konu alan 6 madde şu şekilde belirlenmiştir:
- Hasta, hekimini özgürce seçme hakkına sahiptir.
- Hasta, hiçbir dış etki altında kalmadan, özgürce klinik ve etik kararlar verebilen bir hekim tarafından bakılma hakkına sahiptir.
- Hastanın yeterli bilgiyi aldıktan sonra tedaviyi kabul veya reddetme hakkı vardır.
- Hasta, hekimden tüm tıbbi ve özel hayatına ilişkin bilgilerin gizliliğine saygı duyulmasını bekleme hakkına sahiptir.
- Her hastanın onurlu bir şekilde ölme hakkı vardır.
- Hasta, uygun bir dinî temsilcinin yardımı da dâhil olmak üzere ruhi ve manevi teselliyi kabul veya reddetme hakkına sahiptir.
Soru 21
Hasta haklarına ilişkin doğrudan yapılan ilk düzenleme ABD’de Amerikan Hastaneler Birliği tarafından kabul edilerek yayımlanan bir dizi haklardan oluşmaktadır.Hasta haklarına ilişkin doğrudan yapılan ilk düzenleme kaç yılında yapılmıştır?
Seçenekler
A
1973
B
1974
C
1975
D
1976
E
1977
Açıklama:
Hasta Hakları Bildirgesi: Hasta haklarına ilişkin doğrudan yapılan ilk düzenleme 1973 yılında ABD’de Amerikan Hastaneler Birliği tarafından kabul edilerek yayımlanan bir dizi haklardan oluşmaktadır.Yukarıda da açıklanmaya çalışıldığı üzere bu hakların doğuşu kendiliğinden olmamıştır. 1900’lü yılların başından itibaren ABD’de hastanelere karşı açılan çok sayıdaki dava neticesinde Amerikan Hastaneler Birliği “Hasta Hakları Bildirgesi” (A Patient’s Bill of Rights)adı altında birtakım hakları yayımlamak durumunda kalmıştır.
Soru 22
Hasta haklarına ilişkin ilk uluslararası belge niteliğini taşıyan bildirge, Dünya Tabipler Birliğinin 34. Genel Kurulunda kabul edilen “Lizbon Bildirgesi”dir. Lizbon Bildirgesi, temel hasta haklarını konu alan kaç madde ve hekimlere bunları sağlamak konusunda görev veren bir paragraftan oluşmaktadır?
Seçenekler
A
6 madde ve hekimlere bunları sağlamak konusunda görevveren bir paragraftan oluşmaktadır.
B
7 madde ve hekimlere bunları sağlamak konusunda görevveren bir paragraftan oluşmaktadır.
C
5 madde ve hekimlere bunları sağlamak konusunda görev veren bir paragraftan oluşmaktadır.
D
8 madde ve hekimlere bunları sağlamak konusunda görev veren bir paragraftan oluşmaktadır.
E
4 madde ve hekimlere bunları sağlamak konusunda görev veren bir paragraftan oluşmaktadır.
Açıklama:
Lizbon Bildirgesi:Hasta haklarına ilişkin ilk uluslararası belge niteliğini taşıyan bildirge, Dünya Tabipler Birliğinin 34. Genel Kurulunda kabul edilen “Lizbon Bildirgesi”dir. Lizbon Bildirgesi, temel hasta haklarını konu alan 6 madde ve hekimlere bunları sağlamak konusunda görev veren bir paragraftan oluşmaktadır.
Hasta haklarını konu alan 6 madde şu şekilde belirlenmiştir:
Hasta haklarını konu alan 6 madde şu şekilde belirlenmiştir:
- Hasta, hekimini özgürce seçme hakkına sahiptir.
- Hasta, hiçbir dış etki altında kalmadan, özgürce klinik ve etik kararlar verebilen bir hekim tarafından bakılma hakkına sahiptir.
- Hastanın yeterli bilgiyi aldıktan sonra tedaviyi kabul veya reddetme hakkı vardır.
- Hasta, hekimden tüm tıbbi ve özel hayatına ilişkin bilgilerin gizliliğine saygı duyulmasını bekleme hakkına sahiptir.
- Her hastanın onurlu bir şekilde ölme hakkı vardır.
- Hasta, uygun bir dinî temsilcinin yardımı da dâhil olmak üzere ruhi ve manevi teselliyi kabul veya reddetme hakkına sahiptir.
Soru 23
“Avrupa Hasta Haklarının Geliştirilmesi, Amsterdam Bildirgesi”(Declaration on the Promotion of Patients Right in Europe) hangi tarihte kabul edilmiştir?
Seçenekler
A
30 Mart 1994
B
30 Nisan 1997
C
30 Mayıs 1998
D
30 Haziran 1999
E
30 Temmuz 2000
Açıklama:
Amsterdam Bildirgesi: Hasta hakları konusunda uluslararası alanda ilk girişim olarak kabul edilen ve Dünya Tıp Birliği tarafından yayımlanan yukarıdaki bildirge sonrasında, Dünya Sağlık Örgütü tarafından 30 Mart 1994 yılında “Avrupa Hasta Haklarının Geliştirilmesi, Amsterdam Bildirgesi”(Declaration on the Promotion of Patients Right in Europe) kabul edilmiştir. Lizbon Bildirgesi’nden sonra çok daha kapsamlı olarak ele alınan Amsterdam Bildirgesi’nin yalnızca Avrupa kıtası ile sınırlı kalması çeşitli eleştirilere neden olmuştur. Hasta haklarının yalnızca Avrupa bakımından geçerli olduğu gibi bir yaklaşımla düzenlenen bu bildirge sonrasında bu coğrafya dışında kalan ülkelerin belirtilen standartlara ulaşma konusunda çabalarını kısıtlayacağı düşüncesi hâkim olmuştur.
Soru 24
Aşağıdakilerden hangi madde temel hasta haklarını konu alan Lizbon Bildirgesinin maddelerinden biridir?
Seçenekler
A
Hasta, uygun bir dinî temsilcinin yardımı da dâhil olmak üzere ruhi ve manevi teselliyi kabul veya reddetme hakkına sahiptir.
B
Hastanın, tedavi ve bakım süresince “saygı görme” hakkı bulunmaktadır.
C
Hasta kendisi ile ilgili bütün iletişim ve belgelerin gizli tutulmasını isteme hakkına sahiptir.
D
Hastanın, kendi hastanesi ile diğer sağlık merkezi arasında kurulan her türlü ilişki ile ilgili bilgiyi elde etme hakkı bulunmaktadır.
E
Hasta, yasaların izin verdiği ölçüde tedaviyi reddetme hakkına sahiptir. Ancak bu durumda hastanın bu davranışının tıbbi sonuçları hakkında bilgilendirilmiş olması gerekmektedir.
Açıklama:
Lizbon Bildirgesi:Hasta haklarına ilişkin ilk uluslararası belge niteliğini taşıyan bildirge, Dünya Tabipler Birliğinin 34. Genel Kurulunda kabul edilen “Lizbon Bildirgesi”dir. Lizbon Bildirgesi, temelhasta haklarını konu alan 6 madde ve hekimlere bunları sağlamak konusunda görev veren bir paragraftan oluşmaktadır.
Hasta haklarını konu alan 6 madde şu şekilde belirlenmiştir:
Hasta haklarını konu alan 6 madde şu şekilde belirlenmiştir:
- Hasta, hekimini özgürce seçme hakkına sahiptir.
- Hasta, hiçbir dış etki altında kalmadan, özgürce klinik ve etik kararlar verebilen bir hekim tarafından bakılma hakkına sahiptir.
- Hastanın yeterli bilgiyi aldıktan sonra tedaviyi kabul veya reddetme hakkı vardır.
- Hasta, hekimden tüm tıbbi ve özel hayatına ilişkin bilgilerin gizliliğine saygı duyulmasını bekleme hakkına sahiptir.
- Her hastanın onurlu bir şekilde ölme hakkı vardır.
- Hasta, uygun bir dinî temsilcinin yardımı da dâhil olmak üzere ruhi ve manevi teselliyi kabul veya reddetme hakkına sahiptir.
Soru 25
Aşağıdakilerden hangisi Amerikan Hastaneler Birliğinin kabul ettiği Hasta Hakları Bildirgesinde yer almaktadır?
Seçenekler
A
Hastanın, tedavi ve bakım süresince “saygı görme” hakkı bulunmaktadır.
B
Hasta, hekimini özgürce seçme hakkına sahiptir.
C
Hasta, hiçbir dış etki altında kalmadan, özgürce klinik ve etik kararlar verebilen bir hekim tarafından bakılma hakkına sahiptir.
D
Hastanın yeterli bilgiyi aldıktan sonra tedaviyi kabul veya reddetme hakkı vardır.
E
Hasta, hekimden tüm tıbbi ve özel hayatına ilişkin bilgilerin gizliliğine saygı duyulmasını bekleme hakkına sahiptir.
Açıklama:
Hasta Hakları Bildirgesi’nin amacı; “hastaların, hekiminin ve hastanenin memnun edilmesi ve hastaların daha etkin olarak tedavilerinin sağlanmasıdır.”şeklinde belirlenmiştir.Bildirgede ayrıca; hastanelerin, hastalar adına, hasta haklarının desteklenmesi ve tedavi sürecinin bir parçası olarak görev yapması gerektiği belirtilmiştir.Doğal olarak Amerikan Hastaneler Birliği, bahse konu bildirgeyi hastaneler temelinde ele almıştır. Bu yüzden klasik hasta-hekim ilişkisinden öte örgütlü bir yapı içinde faaliyet gösteren hastanelerin birtakım sorumluluklar üstlenmesi gerektiği vurgulanmıştır. Amerikan Hastaneler Birliğinin kabul ettiği hasta haklarının bazıları şunlardır:
7.Hastanenin, hastaya sunabileceği imkânlar dâhilinde hasta, bu hizmetlerden yararlanma hakkına sahiptir.
- Hastanın, tedavi ve bakım süresince “saygı görme” hakkı bulunmaktadır.
- Hastanın, hekiminden hastalığı hakkında tanı, tedavi ve hastalığın aşamalarına ilişkin bilgi alma hakkı bulunmaktadır.
- Hekim, hastaya gerekli bilgileri verdikten sonra hasta aydınlatılmış onamı verme hakkına sahiptir.
- Hasta, yasaların izin verdiği ölçüde tedaviyi reddetme hakkına sahiptir. Ancak bu durumda hastanın bu davranışının tıbbi sonuçları hakkında bilgilendirilmiş olması gerekmektedir.
- Hastanın, tıbbi bakım sürecindeki konuların mahrem olarak nitelendirmesini isteme hakkı bulunmaktadır.
- Hasta kendisi ile ilgili bütün iletişim ve belgelerin gizli tutulmasını isteme hakkına sahiptir.
7.Hastanenin, hastaya sunabileceği imkânlar dâhilinde hasta, bu hizmetlerden yararlanma hakkına sahiptir.
Soru 26
Dünya Tabipler Birliği tarafından, Lizbon Bildirgesi gözden geçirilerek kabul edilen, hekim, hasta ve geniş toplum kesimleri bakımından önemli hususları içeren “Bali Bildirgesi” hangi tarihte kabul edilmiştir?
Seçenekler
A
1995
B
1996
C
1997
D
1998
E
1999
Açıklama:
Bali Bildirgesi:Dünya Tabipler Birliği tarafından, Lizbon Bildirgesi gözden geçirilerek 1995 tarihinde kabul edilen “Bali Bildirgesi” hekim, hasta ve geniş toplum kesimleri bakımından önemli hususları içermektedir. Hekim kendi vicdanı ile karar verirken mutlaka hastanın yararına hareket etmeli ve hastanın özerkliğini ve haklarını da garanti altına almalıdır.Bali Bildirgesi’nde tıp mesleğinin ortak paydada kabul ettiği temel hasta haklarına yer verilmiştir. Hekimlerin, sağlık alanında faaliyet gösteren kurumların ve ilgili diğer kuruluşların bu hakları tanıması ve desteklemesi hususunda ortak yükümlülüklerinin bulunduğu ifade edilmektedir.
Soru 27
"Hekimler, her çalışan gibi vermiş oldukları emeğin karşılığında bir ücret almaya hak sahibidir. Aldıkları eğitim, harcadıkları emek ve üstlendikleri mesleki risklere uygun yeterli bir ücret alma hakkı herkes gibi hekimlerin de hakkıdır" tanımı aşağıdakilerden hangi hakkı anlatmaktadır?
Seçenekler
A
Hekimin Yeterli Ücret Talep Etme Hakkı
B
Hekimin Yönetimsel Kararlara Katılma Hakkı
C
Hekimin Tıbbi Etik İlkelerine Bağlı Olunmasını İsteme Hakkı
D
Hekimin Meslek Dayanışması ve Yardımlaşma Talep Etme Hakkı
E
Hekimin Yönetimsel Kararlara Katılma Hakkı
Açıklama:
Hekimin Yeterli Ücret Talep Etme Hakkı: Hekimler, her çalışan gibi vermiş oldukları emeğin karşılığında bir ücret almaya hak sahibidir. Aldıkları eğitim, harcadıkları emek ve üstlendikleri mesleki risklere uygun yeterli bir ücret alma hakkı herkes gibi hekimlerin de hakkıdır
Soru 28
"Her karşılıklı ilişkide olduğu gibi hasta hekim ilişkisinde de bir yandan hastanın etik değerlerine saygılı davranılması gerekmekteyken diğer yandan hekimin, hastasından ve diğer sağlık çalışanlarından kendi etik değerlerine ve tıbbi etik ilkelerine bağlı olmasını talep etme hakkı bulunmaktadır" tanımı aşağıdakilerden hangi hakkı anlatmaktadır?
Seçenekler
A
Hekimin Tıbbi Etik İlkelerine Bağlı Olunmasını İsteme Hakkı
B
Hekimin Sağlığını Koruma ve Mesleki Risklerden Sakınma Hakkı
C
Hekimin Meslek Dayanışması ve Yardımlaşma Talep Etme Hakkı
D
Hekimin Hastasına Yeterli Zaman Ayırma Hakkı
E
Hekimin Hastasından Saygılı Davranmasını ve Güvenmesini Bekleme Hakkı
Açıklama:
Hekimin Tıbbi Etik İlkelerine Bağlı Olunmasını İsteme Hakkı: Her karşılıklı ilişkide olduğu gibi hasta hekim ilişkisinde de bir yandan hastanın etik değerlerine saygılı davranılması gerekmekteyken diğer yandan hekimin, hastasından ve diğer sağlık çalışanlarından kendi etik değerlerine ve tıbbi etik ilkelerine bağlı olmasını talep etme hakkı bulunmaktadır.
Soru 29
"Mesleğin özelliği gereği, hekimler hasta olan kişiler ile devamlı irtibat hâlindedir. Belirli alanlarda hastalara yakın olma ve kullanılan tıbbi aletler sebebiyle hekimlerin sağlığı da risk altındadır. Bu bakımdan hekimlerin, kendi sağlığını koruma, enfeksiyon ve radyasyon gibi mesleki risklere karşı korunma hakkı bulunmaktadır" tanımı aşağıdakilerden hangi hakkı anlatmaktadır?
Seçenekler
A
Hekimin Sağlığını Koruma ve Mesleki Risklerden Sakınma Hakkı
B
Hekimin Tıbbi Etik İlkelerine Bağlı Olunmasını İsteme Hakkı
C
Hekimin Meslek Dayanışması ve Yardımlaşma Talep Etme Hakkı
D
Hekimin Hastasına Yeterli Zaman Ayırma Hakkı
E
Hekimin Hastasından Saygılı Davranmasını ve Güvenmesini Bekleme Hakkı
Açıklama:
Hekimin Sağlığını Koruma ve Mesleki Risklerden Sakınma Hakkı: Mesleğin özelliği gereği, hekimler hasta olan kişiler ile devamlı irtibat hâlindedir. Belirli alanlarda hastalara yakın olma ve kullanılan tıbbi aletler sebebiyle hekimlerin sağlığı da risk altındadır. Bu bakımdan hekimlerin, kendi sağlığını koruma, enfeksiyon ve radyasyon gibi mesleki risklere karşı korunma hakkı bulunmaktadır. Sağlıklı bir çalışma ortamı ile makul bir dinlenme zamanına sahip olabilen hekimlerin, hastalarına daha fazla hizmet vereceği muhakkaktır. Hekimler makul iş yükü altında, acil, nöbet ve mesai dışı çalışma süreleri de dâhil olmak üzere çalışmalı, angarya iş yükü altında kalmamalıdır.
Soru 30
"Hekim, hiçbir şekilde herhangi bir kişinin cezalandırılması eyleminde (ölüm cezası, işkence) aktif görev almaya zorlanamaz" tanımı aşağıdakilerden hangi hakkı anlatmaktadır?
Seçenekler
A
Hekimin Cezalandırma Eyleminde Bulunmayı Reddetme Hakkı
B
Hekimin Hastaya İyileşme Garantisi Vermeme Hakkı
C
Hekimin Tavsiye ve Tedavisine Uyum Sağlanmasını İsteme Hakkı
D
Hekimin Acil Durumlarda Rıza Dışı Tedavide Bulunma Hakkı
E
Hekimin Hastasına Yeterli Zaman Ayırma Hakkı
Açıklama:
Hekimin Cezalandırma Eyleminde Bulunmayı Reddetme Hakkı: Hekim, hiçbir şekilde herhangi bir kişinin cezalandırılması eyleminde (ölüm cezası, işkence) aktif görev almaya zorlanamaz.
Soru 31
Türk hukukunda Hasta Hakları Yönetmeliği kaç yılında düzenlenmiştir?
Seçenekler
A
1990
B
1992
C
1995
D
1998
E
2000
Açıklama:
01.08.1998 tarihli ve 23420 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan “Hasta Hakları Yönetmeliği” 4. maddesinde yer aldığı üzere hasta; “Sağlık hizmetlerinden faydalanma ihtiyacı bulunan kimse” olarak tanımlanmaktadır.
Soru 32
Amerikan Hastaneler Birliğinin kabul ettiği hasta hakları arasında hastanın yasaların izin verdiği ölçüde tedaviyi reddetme hakkına sahip olması aşağıdakilerden hangisine bağlıdır?
Seçenekler
A
Hastaya saygı görme hakkının tanınması
B
Hastanın mahremine girilmemesi
C
Hastanın tıbbi sonuçlar hakkında bilgilendirilmesi
D
Etkin tedavi yolunun bulunamaması
E
Hastane hekimlerinin ortak kararına uyulması
Açıklama:
Hasta, yasaların izin verdiği ölçüde tedaviyi reddetme hakkına sahiptir. Ancak bu durumda hastanın bu davranışının tıbbi sonuçları hakkında bilgilendirilmiş olması gerekmektedir.
Soru 33
I. Hasta, hekimini özgürce seçme hakkına sahiptir
II. Her hastanın onurlu bir şekilde ölme hakkı vardır.
III. Hastanın yeterli bilgiyi aldıktan sonra tedaviyi kabul veya reddetme hakkı vardır.
Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri Lizbon Bildirgesi'nde tanınan hasta hakları arasında yer alır?
II. Her hastanın onurlu bir şekilde ölme hakkı vardır.
III. Hastanın yeterli bilgiyi aldıktan sonra tedaviyi kabul veya reddetme hakkı vardır.
Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri Lizbon Bildirgesi'nde tanınan hasta hakları arasında yer alır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I-III
D
I-II
E
I-II-III
Açıklama:
Hasta haklarına ilişkin ilk uluslararası belge niteliğini taşıyan bildirge, Dünya Tabipler Birliğinin 34. Genel Kurulunda kabul edilen “Lizbon Bildirgesi”dir. Lizbon Bildirgesi, temel hasta haklarını konu alan 6 madde ve hekimlere bunları sağlamak konusunda görev veren bir paragraftan oluşmaktadır.
Hasta haklarını konu alan 6 madde şu şekilde belirlenmiştir:
1. Hasta, hekimini özgürce seçme hakkına sahiptir.
2. Hasta, hiçbir dış etki altında kalmadan, özgürce klinik ve etik kararlar verebilen bir hekim tarafından bakılma hakkına sahiptir.
3. Hastanın yeterli bilgiyi aldıktan sonra tedaviyi kabul veya reddetme hakkı vardır.
4. Hasta, hekimden tüm tıbbi ve özel hayatına ilişkin bilgilerin gizliliğine saygı duyulmasını bekleme hakkına sahiptir.
5. Her hastanın onurlu bir şekilde ölme hakkı vardır.
6. Hasta, uygun bir dinî temsilcinin yardımı da dâhil olmak üzere ruhi ve manevi teselliyi kabul veya reddetme hakkına sahiptir.
Hasta haklarını konu alan 6 madde şu şekilde belirlenmiştir:
1. Hasta, hekimini özgürce seçme hakkına sahiptir.
2. Hasta, hiçbir dış etki altında kalmadan, özgürce klinik ve etik kararlar verebilen bir hekim tarafından bakılma hakkına sahiptir.
3. Hastanın yeterli bilgiyi aldıktan sonra tedaviyi kabul veya reddetme hakkı vardır.
4. Hasta, hekimden tüm tıbbi ve özel hayatına ilişkin bilgilerin gizliliğine saygı duyulmasını bekleme hakkına sahiptir.
5. Her hastanın onurlu bir şekilde ölme hakkı vardır.
6. Hasta, uygun bir dinî temsilcinin yardımı da dâhil olmak üzere ruhi ve manevi teselliyi kabul veya reddetme hakkına sahiptir.
Soru 34
Amsterdam Bildirgesi'nde "Hastanın kimliğine dair bilgilerin korunması" aşağıdaki başlıklardan hangisi altında yer almıştır?
Seçenekler
A
Mahremiyet ve özel hayat
B
Onay
C
Başvuru
D
Bilgilendirme
E
Bakım ve tedavi
Açıklama:
4. Mahremiyet ve özel hayat
4.1. Hastanın sağlık durumu, tıbbi durumu, tanısı, prognozu, tedavisi hakkındaki ve kişiye özel diğer tüm bilgiler, ölümden sonra bile gizli olarak korunmalıdır.
4.2. Hastaya ait bu bilgiler, yalnızca hastanın açık izni veya mahkemenin kesin isteği üzerine açıklanabilir. Hastanın tedavisi ile ilgili diğer sağlık personeline ihtiyaç söz konusu olduğunda hastanın onayı olduğu varsayılarak davranılır.
4.3. Hastanın kimliğine dair bilgiler korunmalıdır. Bu bilgilerin korunması usulüne uygun yapılmalıdır.
4.4. Hastalar, tanıları, tedavileri ve bakımları ile ilgili kayıtlara, diğer dosyalara, teknik kayıtlara ve tıbbi dosyalarına bakabilme ve kendi dosyalarının ve kayıtlarının kopyasını alabilme hakkına sahiptir. Bu hak üçüncü kişilerin bilgilerine bakabilmeyi içermez.
4.5. Hastalar, kendileriyle ilgili tıbbi ve kişisel bilgilerin uygunsuz, eksik, çift anlamlı, eski olması veya tanı, tedavi ve bakım amacıyla ilgili olmaması durumunda bu bilgileri yenileme, daha açık hâle getirme, bazı kısımlarını çıkarma, tamamlama, düzeltme hakkına sahiptir.
4.6. Hastanın tanı, tedavi ve bakımı için gerekli olmadıkça ve ek olarak hasta izin vermedikçe hastanın özel ve aile hayatına girilemez.
4.7. Tıbbi girişimler ancak kişinin özel hayatına saygı gösterilmesi durumunda yapılabilir. Bunun anlamı, önerilen girişimin hastanın onayı veya isteğine göre ve kişinin ihtiyacı durumunda yapılabileceğidir.
4.8. Sağlık kurumlarına başvuran hastalar, özellikle sağlık personelinin kişisel bakımlarını veya muayene ve tedavilerini yapacağı durumda, kurumların özel
hayatlarının korunmasını sağlayan fiziksel özelliklere sahip olmasını bekleme hakkına sahiptirler.
4.1. Hastanın sağlık durumu, tıbbi durumu, tanısı, prognozu, tedavisi hakkındaki ve kişiye özel diğer tüm bilgiler, ölümden sonra bile gizli olarak korunmalıdır.
4.2. Hastaya ait bu bilgiler, yalnızca hastanın açık izni veya mahkemenin kesin isteği üzerine açıklanabilir. Hastanın tedavisi ile ilgili diğer sağlık personeline ihtiyaç söz konusu olduğunda hastanın onayı olduğu varsayılarak davranılır.
4.3. Hastanın kimliğine dair bilgiler korunmalıdır. Bu bilgilerin korunması usulüne uygun yapılmalıdır.
4.4. Hastalar, tanıları, tedavileri ve bakımları ile ilgili kayıtlara, diğer dosyalara, teknik kayıtlara ve tıbbi dosyalarına bakabilme ve kendi dosyalarının ve kayıtlarının kopyasını alabilme hakkına sahiptir. Bu hak üçüncü kişilerin bilgilerine bakabilmeyi içermez.
4.5. Hastalar, kendileriyle ilgili tıbbi ve kişisel bilgilerin uygunsuz, eksik, çift anlamlı, eski olması veya tanı, tedavi ve bakım amacıyla ilgili olmaması durumunda bu bilgileri yenileme, daha açık hâle getirme, bazı kısımlarını çıkarma, tamamlama, düzeltme hakkına sahiptir.
4.6. Hastanın tanı, tedavi ve bakımı için gerekli olmadıkça ve ek olarak hasta izin vermedikçe hastanın özel ve aile hayatına girilemez.
4.7. Tıbbi girişimler ancak kişinin özel hayatına saygı gösterilmesi durumunda yapılabilir. Bunun anlamı, önerilen girişimin hastanın onayı veya isteğine göre ve kişinin ihtiyacı durumunda yapılabileceğidir.
4.8. Sağlık kurumlarına başvuran hastalar, özellikle sağlık personelinin kişisel bakımlarını veya muayene ve tedavilerini yapacağı durumda, kurumların özel
hayatlarının korunmasını sağlayan fiziksel özelliklere sahip olmasını bekleme hakkına sahiptirler.
Soru 35
Hekimin hastanın bir müddet daha yaşamasını sağlayan yaşam destekleyici tedaviyi sunmayarak ya da yaşam destekleyici tedaviyi sona erdirerek ölümü hızlandırması Türk Hukuku'nda aşağıdaki düzenlemelerden hangisi uyarınca yasaklanmıştır?
Seçenekler
A
Anayasa
B
Türk Medeni Kanunu
C
Türk Ceza Kanunu
D
Hasta Hakları Yönetmeliği
E
Hepsi
Açıklama:
“Madde 13- Ötenazi yasaktır.
Tıbbi gereklerden bahisle veya her ne suretle olursa olsun, hayat hakkından vazgeçilemez. Kendisinin veya bir başkasının talebi olsa dâhil, kimsenin hayatına son verilemez.”
Hekim, ötenaziyi hastaya tatbik ederken, ya aktif olarak ölüm sonucunu doğuracak müdahalede bulunabilir ya da hareketsiz kalarak ölümün gerçekleşmesini bekleyebilir. Pasif ötenazi olarak adlandırılan bu yöntemle hekim hastanın bir müddet daha yaşamasını sağlayan yaşam destekleyici tedaviyi sunmayarak ya da yaşam destekleyici tedaviyi sona erdirerek ölümü hızlandırmaktadır.
Ülkemizde ötenazi Hasta Hakları Yönetmeliğiyle açık bir ifade ile yasaklanmaktadır. Yönetmelik hükmü olmasa bile esasen Anayasa ile Türk Medeni Kanunu ve Türk Ceza Kanunu’nun hükümleri gereği ötenazi uygulanması mümkün değildir.
Tıbbi gereklerden bahisle veya her ne suretle olursa olsun, hayat hakkından vazgeçilemez. Kendisinin veya bir başkasının talebi olsa dâhil, kimsenin hayatına son verilemez.”
Hekim, ötenaziyi hastaya tatbik ederken, ya aktif olarak ölüm sonucunu doğuracak müdahalede bulunabilir ya da hareketsiz kalarak ölümün gerçekleşmesini bekleyebilir. Pasif ötenazi olarak adlandırılan bu yöntemle hekim hastanın bir müddet daha yaşamasını sağlayan yaşam destekleyici tedaviyi sunmayarak ya da yaşam destekleyici tedaviyi sona erdirerek ölümü hızlandırmaktadır.
Ülkemizde ötenazi Hasta Hakları Yönetmeliğiyle açık bir ifade ile yasaklanmaktadır. Yönetmelik hükmü olmasa bile esasen Anayasa ile Türk Medeni Kanunu ve Türk Ceza Kanunu’nun hükümleri gereği ötenazi uygulanması mümkün değildir.
Soru 36
Hasta yükümlülükleri arasında hastanın hastane malzemelerine verdiği zararı karşılamak zorunda olması aşağıdakilerden hangisinin altında sınıflandırılmaktadır?
Seçenekler
A
Hastanın ücret ödeme borcu
B
Hastane kurallarına uyma
C
Tedavisi ile ilgili önerilere uyma
D
Hekim ve sağlık çalışanlarını bilgilendirme
E
Hastanın tedaviye katlanması ve rıza göstermesi
Açıklama:
4. Hastane Kurallarına Uyma
4.1. Hasta, tedavi olduğu sağlık kuruluşunun kural ve uygulamalarına uymalıdır.
4.2. Hasta, Sağlık Bakanlığı ve diğer sosyal güvenlik kurumlarınca belirlenen
sevk zincirine uymalıdır.
4.3. Hastanın, tedavi, bakım ve rehabilitasyon sürecince sağlık çalışanları ile işbirliği içinde olması beklenmektedir.
4.4. Hasta, randevulu hizmet veren bir sağlık tesisinden yararlanıyorsa randevunun tarih ve saatine uyması ve değişiklikleri ilgili yere bildirmesi gerekir.
4.5. Hasta, hastane personelinin, diğer hastaların ve ziyaretçilerin haklarına saygı göstermelidir.
4.6. Hasta, hastane malzemelerine verdiği zararları karşılamak zorundadır.
4.1. Hasta, tedavi olduğu sağlık kuruluşunun kural ve uygulamalarına uymalıdır.
4.2. Hasta, Sağlık Bakanlığı ve diğer sosyal güvenlik kurumlarınca belirlenen
sevk zincirine uymalıdır.
4.3. Hastanın, tedavi, bakım ve rehabilitasyon sürecince sağlık çalışanları ile işbirliği içinde olması beklenmektedir.
4.4. Hasta, randevulu hizmet veren bir sağlık tesisinden yararlanıyorsa randevunun tarih ve saatine uyması ve değişiklikleri ilgili yere bildirmesi gerekir.
4.5. Hasta, hastane personelinin, diğer hastaların ve ziyaretçilerin haklarına saygı göstermelidir.
4.6. Hasta, hastane malzemelerine verdiği zararları karşılamak zorundadır.
Soru 37
Hekimlerin hasta yakınları tarafından fiziksel şiddet görmesi, hekimlerin hakları arasında aşağıdakilerden hangisinin ihlali anlamına gelir?
Seçenekler
A
Hekimin bilgi alma hakkı
B
Hekimin mesleğini uygularken etik ilkelere bağlı olma hakkı
C
Hekimin tedaviyi yarıda bırakma hakkı
D
Hekimin mesleğini özgürce uygulama hakkı
E
Hekimin hastasına yeterli zaman ayırma hakkı
Açıklama:
Her yönü ile risk taşıyan hekimlik mesleğinin uygulanması, stressiz ve baskı ortamından uzak bir çalışma yerinde mümkündür. Hekimler, hiçbir kişi ya da makamdan baskı görmeden, serbest iradeleri ile mesleğini icra etme hakkına sahiptirler. Hekimlere yapılan baskı, hem çalıştığı iş yerinden hem de hasta yakınlarından gelebilmektedir. Hekimler, mesleklerini icra ederlerken, yalnızca bilimsel veriler, meslek etiği, vicdanı ve hukuka uygun olarak hareket etmelidirler. Hasta ve hasta yakınları ile çalıştığı işyerinin yöneticileri veya diğer üçüncü kişilerin hekime bir şekilde baskı yapmaları kabul edilemez, hekimin bu tür baskılardan uzak kalarak mesleğini uygulama hakkı bulunmaktadır.
Hekimin uygulayacağı tedavi yönteminin, çalıştığı kurum veya kuruluş tarafından denetlenmesi ve müdahalelerde bulunması söz konusu değildir. Hekim teşhis ve tedavi sürecinde mesleğini özgürce uygulama hakkına sahiptir. Uygulanan tedavi sonrasında yasal sorumluluğa şahsen katlanmak durumunda olan hekimin, mesleğini de çalıştığı kurum, yönetim veya başka şahısların etkisi altında kalmadan uygulamalıdır.
Hekimin uygulayacağı tedavi yönteminin, çalıştığı kurum veya kuruluş tarafından denetlenmesi ve müdahalelerde bulunması söz konusu değildir. Hekim teşhis ve tedavi sürecinde mesleğini özgürce uygulama hakkına sahiptir. Uygulanan tedavi sonrasında yasal sorumluluğa şahsen katlanmak durumunda olan hekimin, mesleğini de çalıştığı kurum, yönetim veya başka şahısların etkisi altında kalmadan uygulamalıdır.
Soru 38
Hekimin hastasını tanıması, aile öyküsünü çıkarması, genetik yatkınlıklarının kaynaklarının neler olabileceği gibi çeşitli konuları öğrenmesi hekimin hangi yükümlülüğü ile yakından ilişkilidir?
Seçenekler
A
Hekimin sır saklama yükümlülüğü
B
Malpraktis'ten kaçınma yükümlülüğü
C
En uygun tedaviyi seçme yükümlülüğü
D
Hekimlik meslek kurallarına uygun davranma yükümlülüğü
E
İnsan yaşamını koruma yükümü
Açıklama:
Hekim hasta ilişkisi bir güven ilişkisine dayanmaktadır. Hekime sağlığına kavuşmak maksadıyla başvuran hasta öncelikle sağlığı sonrasında da özel yaşamı hakkında birtakım bilgileri paylaşmaktadır. Hekimin tanı ve teşhisi bakımından bu çok önemlidir. Hekimin hastasını tanıması, aile öyküsünü çıkarması, genetik yatkınlıklarının kaynaklarının neler olabileceği gibi çeşitli konuları öğrenmek durumundadır. Diğer taraftan hekimler, mesleklerini icra ederken hastalarının bedeni, ruhsal ve ahlaki durumlarını öğrenmekte, bunların hastalığını nasıl etiklediğini anlamaya çalışmaktadır.
Hekimin mesleğini icrası esnasında öğrendiği hastanın özel hayatına ilişkin bilgiler, başkası tarafından öğrenilmesi hâlinde hastanın sosyal statüsünü, onur ve şahsiyetini, ekonomik durumunu ve hatta ekonomik geleceğini etkileyebilecek, meslek sırrı niteliğindeki bilgilerdir.
Hekime bu yükümlülük Tıbbi Deontoloji Tüzüğü’nün 4. maddesinde açıkça yüklenmiştir. Buna göre; “Tabip ve diş tabibi, meslek ve sanatının icrası vesilesiyle muttali olduğu sırları, kanuni mecburiyet olmadıkça, ifşa edemez.” Ayrıca Hasta Hakları Yönetmeliği’nin 20. maddesi de bunu bir hasta hakkı olarak tanımlamakta ve şu şekilde ifade etmektedir; “İlgili mevzuat hükümlerine ve hastalığın mahiyetine göre yetkili mercilerce alınacak tedbirlerin gerektirdiği hâller dışında; hasta, sağlık durumu hakkında kendisine veya ailesine veya yakınlarına bilgi verilmemesini isteyebilir.”
Hekimin mesleğini icrası esnasında öğrendiği hastanın özel hayatına ilişkin bilgiler, başkası tarafından öğrenilmesi hâlinde hastanın sosyal statüsünü, onur ve şahsiyetini, ekonomik durumunu ve hatta ekonomik geleceğini etkileyebilecek, meslek sırrı niteliğindeki bilgilerdir.
Hekime bu yükümlülük Tıbbi Deontoloji Tüzüğü’nün 4. maddesinde açıkça yüklenmiştir. Buna göre; “Tabip ve diş tabibi, meslek ve sanatının icrası vesilesiyle muttali olduğu sırları, kanuni mecburiyet olmadıkça, ifşa edemez.” Ayrıca Hasta Hakları Yönetmeliği’nin 20. maddesi de bunu bir hasta hakkı olarak tanımlamakta ve şu şekilde ifade etmektedir; “İlgili mevzuat hükümlerine ve hastalığın mahiyetine göre yetkili mercilerce alınacak tedbirlerin gerektirdiği hâller dışında; hasta, sağlık durumu hakkında kendisine veya ailesine veya yakınlarına bilgi verilmemesini isteyebilir.”
Soru 39
Hekimin bir idam cezasıında aktif görev almaya zorlanamaması aşağıdakilerden hangisiyle ilişkilidir?
Seçenekler
A
Hekimin Tavsiye ve Tedavisine Uyum Sağlanmasını İsteme Hakkı
B
Hekimin Acil Durumlarda Rıza Dışı Tedavide Bulunma Hakkı
C
Hekimin Cezalandırma Eyleminde Bulunmayı Reddetme Hakkı
D
Hekimin Hastaya İyileşme Garantisi Vermeme Hakkı
E
Hekimin Tıbbi Etik İlkelerine Bağlı Olunmasını İsteme Hakkı
Açıklama:
Hekimin Cezalandırma Eyleminde Bulunmayı Reddetme Hakkı
Hekim, hiçbir şekilde herhangi bir kişinin cezalandırılması eyleminde (ölüm cezası, işkence) aktif görev almaya zorlanamaz.
Hekim, hiçbir şekilde herhangi bir kişinin cezalandırılması eyleminde (ölüm cezası, işkence) aktif görev almaya zorlanamaz.
Soru 40
Kişilik hakları, hukuk sistematiği içinde temel olarak ...... Hukuk alanında yer almaktadır.
Yukarıda verilen cümlede boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
Yukarıda verilen cümlede boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
Seçenekler
A
Özel
B
Karma
C
Kamu
D
Aile
E
Yaşam
Açıklama:
Hukuk sistematiği içinde temel olarak Özel Hukuk alanında yer almaktadır.
Soru 41
Hasta Hakları Yönetmeliği kaç yılında yayınlanmıştır?
Seçenekler
A
1996
B
1997
C
1998
D
1999
E
2000
Açıklama:
1998 tarihinde yayınlanmıştır.
Soru 42
Hasta haklarına ilişkin hareketin ilk gelişimi nerede başlamıştır?
Seçenekler
A
Almanya
B
Fransa
C
ABD
D
İngiltere
E
İtalya
Açıklama:
ABD'de başlamıştır.
Soru 43
Hasta haklarına ilişkin doğrudan yapılan ilk düzenleme kaç yılında yapılmıştır?
Seçenekler
A
1973
B
1974
C
1975
D
1976
E
1977
Açıklama:
1973 yılında yapılmıştır.
Soru 44
Hasta haklarına ilişkin ilk uluslararası belge niteliğini taşıyan bildirge aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Amsterdam
B
Bali
C
Lahey
D
Berlin
E
Lizbon
Açıklama:
Lizbon bildirgesidir.
Soru 45
Hasta haklarının yalnızca Avrupa bakımından geçerli olduğu gibi bir yaklaşımla düzenlenen bildirge aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Bali
B
Amsterdam
C
Lizbon
D
Roma
E
Paris
Açıklama:
Amsterdam bildirgesidir.
Soru 46
Bali bildirgesi kaç yılında kabul edilmiştir?
Seçenekler
A
1990
B
1991
C
1992
D
1993
E
1995
Açıklama:
1995 yılında kabul edilmiştir.
Soru 47
“Hasta Haklarına İlişkin Avrupa Statüsü Sözleşmesi” 2002 yılında nerede kabul edilmiştir?
Seçenekler
A
Amsterdam
B
Roma
C
Bali
D
Lizbon
E
Berlin
Açıklama:
Roma'da kabul edilmiştir.
Soru 48
Hasta Hakları ile ilgili ülkemizde yapılan yasal düzenlemeler tarihsel olarak sıralanırsa aşağıdakilerden hangisi en eski olarak ilk sırada yer alır?
Seçenekler
A
İlaç Araştırmaları Hakkında Yönetmelik
B
Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu
C
Hasta Hakları Yönetmeliği
D
Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarz-ı İcrasına Dair Kanun
E
Hasta Hakları Uygulamaları Genelgesi
Açıklama:
Hasta Hakları ile ilgili ülkemizde yapılan yasal düzenlemeler tarihsel olarak sıralanırsa ilk sırada 1928 yılındaki Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarz-ı İcrasına Dair Kanun yer alır.
Soru 49
Aşağıdakilerden hangisi hekim haklarından biridir?
Seçenekler
A
Teşhis Koyma Yükümü
B
İnsan Yaşamını Koruma Yükümü
C
Hekimin Tedaviyi Seçme Hakkı
D
Malpraktis’ten Kaçınma Yükümü
E
Hekimin İhbar Yükümü
Açıklama:
Hekimin Tedaviyi Seçme Hakkı
Soru 50
En temel anlamda değerlendirildiğinde, hekim-hasta hakları ve yükümlülükleri aşağıdakilerden hangisi ile yakından ilgilidir.
Seçenekler
A
Sevgi
B
Saygı
C
İnsan hakları
D
Öğrenme hakları
E
Çalışma hakları
Açıklama:
Hekim-hasta hakları ve yükümlülükleri, en temel anlamda insan hakları ile yakından ilgilidir. Kişinin insan olmakla kazandığı haklar, hasta hekim ilişkisine doğrudan yansımakta ve bu ilişkiyi şekillendirmektedir. İnsan hakları, insanın insan olmasından kaynaklanan haklarıdır. Hekim-hasta hak ve yükümlülüklerinin belirlenmesinde insan hakları bir anlamda yol gösterici nitelik taşımaktadır
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru cevap C seçeneğidir.
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 51
Hasta haklarının temelini oluşturan İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi hangi yıl yayınlanmıştır?
Seçenekler
A
1998
B
1978
C
1949
D
1948
E
1935
Açıklama:
01.08.1998 tarihli ve 23420 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan “Hasta Hakları Yönetmeliği” 4. maddesinde yer aldığı üzere hasta; “Sağlık hizmetlerinden faydalanma ihtiyacı bulunan kimse” olarak tanımlanmaktadır.
Hak sözcüğü ise “hukuka uygunluk, adalet; hukukun, adaletin gerektirdiği ve birine ayırdığı şey” diye tanımlanmaktadır. Başka bir ifade ile hak, hukuk düzeni tarafından korunan menfaattir. Hasta hakları, temelde bir insan hakkı niteliği taşımasından dolayı öncelikle İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nden (10 Aralık 1948) kaynaklanan haklara başvurulmaktadır. 1949 yılında Dünya Hekimler Birliğinin kabul ettiği “Uluslararası Tıbbi Etik Yasası” ile tıp yemininde yer alan hizmet alana “zarar vermeme” ilkesi özellikle vurgulanmıştır.
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru cevap D seçeneğidir
Hak sözcüğü ise “hukuka uygunluk, adalet; hukukun, adaletin gerektirdiği ve birine ayırdığı şey” diye tanımlanmaktadır. Başka bir ifade ile hak, hukuk düzeni tarafından korunan menfaattir. Hasta hakları, temelde bir insan hakkı niteliği taşımasından dolayı öncelikle İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nden (10 Aralık 1948) kaynaklanan haklara başvurulmaktadır. 1949 yılında Dünya Hekimler Birliğinin kabul ettiği “Uluslararası Tıbbi Etik Yasası” ile tıp yemininde yer alan hizmet alana “zarar vermeme” ilkesi özellikle vurgulanmıştır.
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru cevap D seçeneğidir
Soru 52
Aşağıdakilerden hangisinde "zarar vermeme" ilkesi özellikle vurgulanmıştır?
Seçenekler
A
Anayasa
B
Uluslararası Tıbbi Etik Yasası
C
Kamu hürriyeti
D
İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi
E
Lizbon Bildirgesi
Açıklama:
Hak sözcüğü ise “hukuka uygunluk, adalet; hukukun, adaletin gerektirdiği ve birine ayırdığı şey” diye tanımlanmaktadır. Başka bir ifade ile hak, hukuk düzeni tarafından korunan menfaattir. Hasta hakları, temelde bir insan hakkı niteliği taşımasından dolayı öncelikle İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nden (10 Aralık 1948) kaynaklanan haklara başvurulmaktadır. 1949 yılında Dünya Hekimler Birliğinin kabul ettiği “Uluslararası Tıbbi Etik Yasası” ile tıp yemininde yer alan hizmet alana “zarar vermeme” ilkesi özellikle vurgulanmıştır.
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru cevap B seçeneğidir
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru cevap B seçeneğidir
Soru 53
Tıp yemini kime atfen yazılmıştır?
Seçenekler
A
Hipokrat
B
Herodot
C
Platon
D
İbn-i Sina
E
Galen
Açıklama:
Hasta hakları alanında ilk dönemdeki anlayışın, doğrudan hasta hakkı yerine tıp sanatı ile uğraşanların bu sanatın icrasında uyması gereken kuralları belirleyen “tıp yemini” ile öne çıktığı görülmektedir. Tıp yemini, Hipokrates’e atfen yazılmış ve tıp sanatının uygulanmasını bir yemin metni çerçevesinde koruma altına almıştır. Hekimlerin ve sağlık çalışanlarının mesleklerini onurla uygulayacaklarına dair tarih boyunca ettikleri bu yemin sayesinde bir açıdan hasta haklarına da vurgu yapılmaktadır. Hipokrat yemini, hekimlik mesleğinin icrasında uyulması gereken etik değerlere zemin hazırlarken aynı zamanda hekim-hasta ilişkinin boyutunu belirlemiştir. Yemin, hekime yüklediği birtakım görevler ile hasta hakkını ön plana çıkarmıştır
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru cevap A seçeneğidir
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru cevap A seçeneğidir
Soru 54
Hasta haklarına ilişkin doğrudan yapılan ilk düzenleme 1973 yılında ABD’de gerçekleşmiştir. Bunu yapan kurum aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Amerikan Tabipler Birliği
B
Amerikan Hastaneler Birliği
C
Amerikan Sağlık Birliği
D
Amerikan Eczacılar Birliği
E
Amerikan Diyabet Birliği
Açıklama:
Hasta Hakları Bildirgesi
Hasta haklarına ilişkin doğrudan yapılan ilk düzenleme 1973 yılında ABD’de Amerikan Hastaneler Birliği tarafından kabul edilerek yayımlanan bir dizi haklardan oluşmaktadır. Yukarıda da açıklanmaya çalışıldığı üzere bu hakların doğuşu kendiliğinden olmamıştır. 1900’lü yılların başından itibaren ABD’de hastanelere karşı açılan çok sayıdaki dava neticesinde Amerikan Hastaneler Birliği “Hasta Hakları Bildirgesi” (A Patient’s Bill of Rights)
adı altında birtakım hakları yayımlamak durumunda kalmıştır.
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru cevap B seçeneğidir
Hasta haklarına ilişkin doğrudan yapılan ilk düzenleme 1973 yılında ABD’de Amerikan Hastaneler Birliği tarafından kabul edilerek yayımlanan bir dizi haklardan oluşmaktadır. Yukarıda da açıklanmaya çalışıldığı üzere bu hakların doğuşu kendiliğinden olmamıştır. 1900’lü yılların başından itibaren ABD’de hastanelere karşı açılan çok sayıdaki dava neticesinde Amerikan Hastaneler Birliği “Hasta Hakları Bildirgesi” (A Patient’s Bill of Rights)
adı altında birtakım hakları yayımlamak durumunda kalmıştır.
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru cevap B seçeneğidir
Soru 55
Hasta haklarına ilişkin ilk uluslararası belge niteliğini taşıyan bildirge Lizbon Bildirgesidir. Bunu yapan kurum aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Dünya Tabipler Birliği
B
Dünya Sağlık Örgütü
C
Dünya Hastaneler Birliği
D
Dünya Tüketiciler Birliği
E
Birleşmiş Milletler
Açıklama:
Lizbon Bildirgesi
Hasta haklarına ilişkin ilk uluslararası belge niteliğini taşıyan bildirge, Dünya Tabipler Birliğinin 34. Genel Kurulunda kabul edilen “Lizbon Bildirgesi”dir. Lizbon Bildirgesi, temel hasta haklarını konu alan 6 madde ve hekimlere bunları sağlamak konusunda görev veren bir paragraftan oluşmaktadır
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru cevap A seçeneğidir
Hasta haklarına ilişkin ilk uluslararası belge niteliğini taşıyan bildirge, Dünya Tabipler Birliğinin 34. Genel Kurulunda kabul edilen “Lizbon Bildirgesi”dir. Lizbon Bildirgesi, temel hasta haklarını konu alan 6 madde ve hekimlere bunları sağlamak konusunda görev veren bir paragraftan oluşmaktadır
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru cevap A seçeneğidir
Soru 56
1994 yılında "Avrupa Hasta Haklarının Geliştirilmesi, Amsterdam Bildirgesi" kabul edilmiştir. Bunu yapan kurum aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Avrupa İlaç Ajansı
B
Avrupa Sağlık Teşkilatı
C
Avrupa Tabipler Birliği
D
Dünya Sağlık Örgütü
E
Avrupa Birliği
Açıklama:
Amsterdam Bildirgesi
Hasta hakları konusunda uluslararası alanda ilk girişim olarak kabul edilen ve Dünya Tıp Birliği tarafından yayımlanan yukarıdaki bildirge sonrasında, Dünya Sağlık Örgütü tarafından 1994 yılında “Avrupa Hasta Haklarının Geliştirilmesi, Amsterdam Bildirgesi” (Declaration on the Promotion of Patients Right in Europe) kabul edilmiştir.
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru cevap D seçeneğidir
Hasta hakları konusunda uluslararası alanda ilk girişim olarak kabul edilen ve Dünya Tıp Birliği tarafından yayımlanan yukarıdaki bildirge sonrasında, Dünya Sağlık Örgütü tarafından 1994 yılında “Avrupa Hasta Haklarının Geliştirilmesi, Amsterdam Bildirgesi” (Declaration on the Promotion of Patients Right in Europe) kabul edilmiştir.
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru cevap D seçeneğidir
Soru 57
Avrupa Hasta Haklarının Geliştirilmesi, Amsterdam Bildirgesi kapsamında yer alan "Hastalar ikinci bir görüş alma imkânına sahip olmalıdır" ifadesi bu bildirgenin 6 ana başlığından hangisinde yer almaktadır?
Seçenekler
A
Sağlık bakımından (hizmetlerinde) insan hakları ve değerleri
B
Bilgilendirme
C
Onay
D
Bakım ve tedavi
E
Başvuru
Açıklama:
2. Bilgilendirme
2.1. Sağlık servisleri ve bu servislerin en iyi nasıl kullanacağı konusundaki bilgi herkes için ulaşılabilir olmalıdır.
2.2. Hastalar, durumları ile ilgili tıbbi gerçekleri, önerilen tıbbi girişimleri ve herbir girişimin potansiyel risk veya yararlarını, önerilen girişimlerin alternatiflerini, tedavisiz kalmanın sonucunu, tanı, prognoz ve tedavinin gidişi konularını içerecek şekilde sağlık durumları konusunda tam olarak bilgilenme hakkına sahiptir.
2.3. Bilgilendirme, yalnızca bilgi vermemenin hasta üzerine açık ve olumlu bir etkisinin olacağına inanmak gibi geçerli bir nedenin olduğu zamanlarda kısıtlanabilir.
2.4. Bilgi, hastanın anlama kapasitesine uygun bir yolla ve yabancı teknik terminoloji kullanımını en aza indirerek iletilmelidir. Hasta ortak dil konuşamıyorsa çeviri yapılabilir.
2.5. Hastalar kesin olarak belirttikleri takdirde bilgilendirilmeme hakkına sahiptirler.
2.6. Hastalar kendi yerlerine kimin bilgilendirileceğini s
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doru cevap B seçeneğidir
2.1. Sağlık servisleri ve bu servislerin en iyi nasıl kullanacağı konusundaki bilgi herkes için ulaşılabilir olmalıdır.
2.2. Hastalar, durumları ile ilgili tıbbi gerçekleri, önerilen tıbbi girişimleri ve herbir girişimin potansiyel risk veya yararlarını, önerilen girişimlerin alternatiflerini, tedavisiz kalmanın sonucunu, tanı, prognoz ve tedavinin gidişi konularını içerecek şekilde sağlık durumları konusunda tam olarak bilgilenme hakkına sahiptir.
2.3. Bilgilendirme, yalnızca bilgi vermemenin hasta üzerine açık ve olumlu bir etkisinin olacağına inanmak gibi geçerli bir nedenin olduğu zamanlarda kısıtlanabilir.
2.4. Bilgi, hastanın anlama kapasitesine uygun bir yolla ve yabancı teknik terminoloji kullanımını en aza indirerek iletilmelidir. Hasta ortak dil konuşamıyorsa çeviri yapılabilir.
2.5. Hastalar kesin olarak belirttikleri takdirde bilgilendirilmeme hakkına sahiptirler.
2.6. Hastalar kendi yerlerine kimin bilgilendirileceğini s
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doru cevap B seçeneğidir
Soru 58
Ülkemizde hasta haklarına ilişkin ilk düzenlemenin Türk Tabipleri Birliği tarafından yapıldığı bilinmektedir. Bu düzenlemenin başlığı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarz-ı İcrasına Dair Kanun
B
Hekimlik ve Meslek Etiği Kuralları
C
Hasta Hakları Konusunda Duyuru
D
Hasta Hakları Yönetmeliği
E
Tıbbi Deontoloji Nizamnamesi
Açıklama:
ÜLKEMİZDE HASTA HAKLARI VE YÜKÜMLÜLÜKLERİ
1928 tarihli Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarz-ı İcrasına Dair Kanun’da, hasta haklarına ilişkin doğrudan bir düzenleme olmasa da içeriği bakımından bazı maddelerinde yer alan hususların hasta haklarına ilişkin olduğu bilinmektedir. Bu açıdan bakıldığında ülkemizde hasta haklarına ilişkin ilk düzenlemenin Türk Tabipleri Birliği tarafından 1960 yılında kaleme alınan “Tıbbi Deontoloji Nizamnamesi” olduğu kabul edilmektedir.
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru cevap E seçeneğidir
1928 tarihli Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarz-ı İcrasına Dair Kanun’da, hasta haklarına ilişkin doğrudan bir düzenleme olmasa da içeriği bakımından bazı maddelerinde yer alan hususların hasta haklarına ilişkin olduğu bilinmektedir. Bu açıdan bakıldığında ülkemizde hasta haklarına ilişkin ilk düzenlemenin Türk Tabipleri Birliği tarafından 1960 yılında kaleme alınan “Tıbbi Deontoloji Nizamnamesi” olduğu kabul edilmektedir.
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru cevap E seçeneğidir
Soru 59
Sağlık Bakanlığı bünyesinde Hasta Hakları Şube Müdürlüğü ilk kez hangi yasal düzenleme ile oluşturulmuştur?
Seçenekler
A
Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarz-ı İcrasına Dair Kanun
B
Hasta Hakları Yönetmeliği
C
Sağlık Tesislerinde Hasta Hakları Uygulamalarına İlişkin Yönerge
D
Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu
E
Sağlık Hizmeti Sunumunda Poliklinik Hizmetlerinin Hastaların Hekimini Seçmesine Ve Değiştirmesine İmkân Verecek Şekilde Düzenlenmesi Hakkında Yönerge
Açıklama:
Sağlık Bakanlığınca; Hasta Hakları Yönetmeliği’nin bütün birimlerde standart olarak uygulanmasına yönelik çalışmalar neticesinde 15 Ekim 2003 tarih ve 19499 sayılı Resmî Gazete’de, hasta hakları uygulamalarını planlamak, uygulamak, denetlemek ve değerlendirmek amacı ile “Sağlık Tesislerinde Hasta Hakları Uygulamalarına İlişkin Yönerge” yayınlanmış ve Bakanlık bünyesinde Hasta Hakları Şube Müdürlüğü kurulmuştur. Yönerge, sağlık tesislerinde yaşanan, hasta hakları ihlalleri ile bunlara bağlı olarak meydana gelen problemlerin önlenmesi, sağlık hizmetlerinin kalitesinin arttırılması, bu hizmetlerin insan onuruna yakışan bir şekilde sunulması, hastaların bir şekilde hak ihlallerinden korunabilmesi ve gerektiğinde hukuki korunma yollarına fiilen başvurabilmesini amaçlayan bir dille kaleme alınmıştır
Doğru cevap aşağıdaki açıklamalar uyarınca C seçeneğidir.
Doğru cevap aşağıdaki açıklamalar uyarınca C seçeneğidir.
Soru 60
Kişilik hakları ile ilgili aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Nisbi haklardandır
B
Kişiye sıkı sıkıya bağlı haklardandır
C
Devredilemezler
D
Vazgeçilemezler
E
Kişilik değerlerinin bütünü üzerinde geçerlidir
Açıklama:
Nisbi haklardandır
Soru 61
Aşağıdakilerden hangisi kişilik haklarından değildir?
Seçenekler
A
Beden bütünlüğü üzerindeki hak
B
Malvarlığı üzerindeki hak
C
Sağlık hakkı
D
Resim üzerindeki hak
E
Yaşam hakkı
Açıklama:
Malvarlığı üzerindeki hak
Soru 62
Hasta haklarına ilişkin ilk hareketin hangi ülkede başladığı kabul edilmektedir?
Seçenekler
A
Rusya
B
Almanya
C
ABD
D
İngiltere
E
Türkiye
Açıklama:
ABD
Soru 63
Hasta haklarına ilişkin ilk uluslararası belge hangisidir?
Seçenekler
A
Amsterdam bildirgesi
B
Lizbon bildirgesi
C
Newyork bildirgesi
D
Londra bildirgesi
E
Ankara anlaşması
Açıklama:
Lizbon bildirgesi
Soru 64
Aşağıdakilerden hangisi 1973 tarihli Amerikan Hasta Hakları Bildirgesinde yer alan haklardan biri değildir?
Seçenekler
A
Saygı görme hakkı
B
Bilgi alma hakkı
C
Bilgi ve belgelerin gizli tutulmasını isteme hakkı
D
Kendisine sunulan masraf faturalarını inceleme hakkı
E
Acılarının dindirilmesini isteme hakkı
Açıklama:
Acılarının dindirilmesini isteme hakkı
Soru 65
Aşağıdakilerden hangisi Lizbon bildirgesinde yer almaz?
Seçenekler
A
Hasta, hekimini özgürce seçme hakkına sahiptir
B
Hasta, hiçbir dış etki altında kalmadan, özgürce klinik ve etik kararlar verebilen bir hekim tarafından bakılma hakkına sahiptir.
C
Hastanın yeterli bilgiyi aldıktan sonra tedaviyi kabul veya reddetme hakkı vardır.
D
Hastalar kendi yerlerine kimin bilgilendirileceğini seçme hakkına sahiptir.
E
Her hastanın onurlu bir şekilde ölme hakkı vardır.
Açıklama:
Hastalar kendi yerlerine kimin bilgilendirileceğini seçme hakkına sahiptir.
Soru 66
Aşağıdakilerden hangisi 1995 Bali Bildirgesinde açıkca yer almayan bir haktır?
Seçenekler
A
Kaliteli tıbbi bakım hakkı
B
Kendi kaderini belirleme hakkı
C
Şikayet ve dava hakkı
D
Bilgilendirme hakkı
E
Sağlık eğitimi hakkı
Açıklama:
Şikayet ve dava hakkı
Soru 67
Aşağıdaki haklardan hangisi Avrupa Statüsü sözleşmesinde açıkça yer almaz?
Seçenekler
A
Hizmetten yararlanma hakkı
B
Rıza hakkı
C
Hastaların zamanına saygı hakkı
D
Güvenlik hakkı
E
Ölüm şeklini belirleme hakkı
Açıklama:
Ölüm şeklini belirleme hakkı
Soru 68
Aşağıdaki belgelerden hangisinde hasta hekim arasındaki ilişkiye ilişkin bir düzenleme yer almaz?
Seçenekler
A
Bali bildirgesi
B
Lizbon Bildirgesi
C
Amsterdam bildirgesi
D
Avrupa Statüsü sözleşmesi
E
Ankara anlaşması
Açıklama:
Ankara anlaşması
Soru 69
Aşağıdakilerden hangisi ülkemizdeki hasta hakları yönetmeliğinde düzenlenen haklar arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Ötenazi talep etme hakkı
B
Bilgi isteme hakkı
C
Sağlık kuruluşunu değiştirme hakkı
D
Hekimi değiştirme hakkı
E
Öncelik sırasının belirlenmesini isteme hakkı
Açıklama:
Ötenazi talep etme hakkı
Soru 70
Kişinin toplum içindeki saygınlığını ve kişiliğini özgürce geliştirmesini temin eden varlıkların tümü üzerindeki haklara ne ad verilir?
Seçenekler
A
Kişilik hakları
B
Hasta hakları
C
İnsan hakları
D
Hayvan hakları
E
Vatandaşlık hakları
Açıklama:
Kişilik hakları denildiğinde “kişinin toplum içindeki saygınlığını ve kişiliğini özgürce geliştirmesini temin eden varlıkların tümü üzerindeki haklar” anlaşılmaktadır.
Soru 71
Hasta haklarına ilişkin doğrudan yapılan ilk düzenleme kaç yılında ABD’de Amerikan Hastaneler Birliği tarafından kabul edilerek yayımlanan bir dizi haklardan oluşmaktadır.
Seçenekler
A
1970
B
1971
C
1972
D
1973
E
1974
Açıklama:
Hasta haklarına ilişkin doğrudan yapılan ilk düzenleme 1973 yılında ABD’de Amerikan Hastaneler Birliği tarafından kabul edilerek yayımlanan bir dizi haklardan oluşmaktadır.
Soru 72
Hasta haklarına ilişkin ilk uluslararası belge niteliğini taşıyan bildirge aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Lizbon Bildirgesi
B
Paris Bildirgesi
C
Madrid Bildirgesi
D
İstanbul Bildirgesi
E
Roma Bildirgesi
Açıklama:
Hasta haklarına ilişkin ilk uluslararası belge niteliğini taşıyan bildirge, Dünya Tabipler Birliğinin 34. Genel Kurulunda kabul edilen “Lizbon Bildirgesi”dir.
Soru 73
Dünya Sağlık Örgütü tarafından 1994 yılında kabul edilen bildirge aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Lizbon Bildirgesi
B
Amsterdam Bildirgesi
C
Berlin Bildirgesi
D
Madrid Bildirgesi
E
Roma Bildirgesi
Açıklama:
Dünya Sağlık Örgütü tarafından 1994 yılında “Avrupa Hasta Haklarının Geliştirilmesi, Amsterdam Bildirgesi” (Declaration on the Promotion of Patients Right in Europe) kabul edilmiştir.
Soru 74
Dünya Tabipler Birliği tarafından 1995 yılında kabul edilen bildirge aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Lizbon Bildirgesi
B
Amsterdam Bildirgesi
C
Bali Bildirgesi
D
Madrid Bildirgesi
E
Roma Bildirgesi
Açıklama:
Dünya Tabipler Birliği tarafından, Lizbon Bildirgesi gözden geçirilerek 1995 tarihinde kabul edilen “Bali Bildirgesi”dir.
Soru 75
“Hasta Haklarına İlişkin Avrupa Statüsü Sözleşmesi” kaç yılında Roma’da kabul edilmiştir.
Seçenekler
A
2000
B
2001
C
2002
D
2003
E
2004
Açıklama:
“Hasta Haklarına İlişkin Avrupa Statüsü Sözleşmesi” 2002 yılında Roma’da kabul edilmiştir.
Soru 76
Türkiye'de Hasta Hakları Yönetmeliği kaç yılında yürürlüğe girmiştir?
Seçenekler
A
1995
B
1996
C
1997
D
1998
E
1999
Açıklama:
Türkiye'de Hasta Hakları Yönetmeliği 1998 yılında yürürlüğe girmiştir.
Soru 77
Aşağıdakilerden hangisi hekim haklarından biri değildir?
Seçenekler
A
Hekimin Temiz, Çağdaş Sağlık Kurum ve Kuruluşlarında Çalışma Hakkı
B
Hekimin Yeterli Eğitim Alma ve Bilimsel Gelişmeleri Takip Edebilme Hakkı
C
Hekimin Mesleğini Uygularken Etik İlkelere Bağlı Olma Hakkı
D
Hekimin Mesleğini Baskı Altında Olmadan, Özgürce Uygulama Hakkı
E
Hekimin Hastasına Yetersiz Zaman Ayırma Hakkı
Açıklama:
Hekimin Hastasına Yetersiz Zaman Ayırma Hakkı, hekim haklarından biri değildir.
Soru 78
Aşağıdakilerden hangisi hekim yükümlülüklerinden biri değildir?
Seçenekler
A
İnsan Yaşamını Koruma Yükümü
B
Hekimlik Meslek Kurallarına Uygun Davranma Yükümü
C
Hasta Haklarına Özen Gösterme Yükümü
D
Teşhis Koyma Yükümü
E
Dikkat ve Özenden Kaçınma Yükümü
Açıklama:
Dikkat ve Özenden Kaçınma Yükümü, hekim yükümlülüklerinden biri değildir.
Soru 79
Aşağıdakilerden hangisi hasta yükümlülüklerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Hasta, sağlık, sosyal güvenlik ve kişisel bilgilerindeki değişiklikleri zamanında bildirmek durumundadır.
B
Hasta, varsa diğer sosyal güvenlik güvencelerini sağlık kuruluşuna bildirmek
durumundadır.
durumundadır.
C
Hasta, tedavi olduğu sağlık kuruluşunun kural ve uygulamalarına uymalıdır.
D
Hasta, hastane personelinin, diğer hastaların ve ziyaretçilerin haklarına saygı
göstermelidir.
göstermelidir.
E
Hasta, hastane malzemelerine verdiği zararları karşılamak zorunda değildir.
Açıklama:
Hasta, hastane malzemelerine verdiği zararları karşılamak zorundadır.
Soru 80
Hekim-hasta hakları ve yükümlülükleri, en temel anlamda aşağıdakilerden hangisiyle yakın ilişkilidir?
Seçenekler
A
İnsan hakları
B
Sosyal haklar
C
Siyasi haklar
D
Tüketici hakları
E
Ticari haklar
Açıklama:
Hekim-hasta hakları ve yükümlülükleri, en temel anlamda insan hakları ile yakından ilgilidir. Kişinin insan olmakla kazandığı haklar, hasta hekim ilişkisine doğrudan yansımakta ve bu ilişkiyi şekillendirmektedir.
Soru 81
"Sadece hastalıklardan ve mikroplardan korunma değil, bir bütün olarak fiziki, ruhi ve sosyal açıdan iyi olma hâli" olarak tanımlanan kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Hakkaniyet
B
Nesafet
C
İyilik
D
Sağlık
E
Hastalık
Açıklama:
Verilen tanım Dünya Sağlık Örgütü'ne (WHO) aittir. Yalnızca hastalık ve sakatlığın olmayışı hâli değil aynı zamanda bedenen, ruhen ve sosyal yönden tam olma hâli, sağlığın tanımı kapsamına girmektedir.
Soru 82
Hasta hakları alanında ilk dönemdeki anlayışın, tıp sanatı ile uğraşanların bu sanatın icrasında uyması gereken kuralları belirleyen “tıp yemini” ile öne çıktığı görülmektedir. Tıp yemini, ...............’e atfen yazılmış ve tıp sanatının uygulanmasını bir yemin metni çerçevesinde koruma altına almıştır.
Verilen ifadedeki boşluğa aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Verilen ifadedeki boşluğa aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Seçenekler
A
Sokrates
B
Eurupides
C
İbn-i Sîna
D
Hipokrates
E
İmam-ı Gazali
Açıklama:
Tıp yemini Hipokrates'e atfedilmektedir.
Soru 83
Sağlığını bir şekilde kaybeden hastanın yeniden sağlığına kavuşma aşamasında karşılaştığı topyekûn haklar manzumesi aşağıdakilerden hangisi ile ifade edilir?
Seçenekler
A
Kişilik hakları
B
Özel haklar
C
Hasta hakları
D
Tıbbî haklar
E
İdarî haklar
Açıklama:
Hasta hakları, çok kapsamlı bir dizi kavramı içinde barındırmaktadır. Burada hasta hakları ile kastedilen sağlığını bir şekilde kaybeden hastanın yeniden sağlığına kavuşma aşamasında karşılaştığı topyekûn haklar manzumesidir.
Soru 84
Hasta haklarına ilişkin ilk uluslararası düzenleme aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Madrid Sözleşmesi
B
Hasta Hakları Bildirgesi
C
Lizbon Bildirgesi
D
New York Anlaşması
E
BM İnsan Hakları Sözleşmesi
Açıklama:
Hasta haklarına ilişkin ilk uluslararası belge niteliğini taşıyan bildirge, Dünya Tabipler Birliğinin 34. Genel Kurulunda kabul edilen “Lizbon Bildirgesi”dir.
Soru 85
Hasta haklarını konu alan ilk uluslararası belge Lizbon Bildirgesi'dir. Aşağıdakilerden hangisi bu metinde yer alan hasta haklarından birisi değildir?
Seçenekler
A
Hekimini özgürce seçme hakkı
B
Tedaviyi kabul veya reddetme hakkı
C
Tıbbi ve özel hayatına ilişkin bilgilerin gizliliğine saygı duyulmasını bekleme hakkı
D
Onurlu bir şekilde ölme hakkı
E
Ağır hastalık durumunda ücretsiz tedavi alma hakkı
Açıklama:
Lizbon Bildirgesi, temel hasta haklarını konu alan 6 madde ve hekimlere bunları sağlamak konusunda görev veren bir paragraftan oluşmaktadır. "Ağır hastalık durumunda ücretsiz tedavi alma hakkı" şeklinde bir hakka yer verilmemiştir.
Soru 86
Biyoetik sorunları insan hakları çerçevesine dâhil ederek hazırlanan biyotıp alanındaki ilk bağlayıcı insan hakları belgesi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Lizbon Bildirgesi
B
İnsan Hakları ve Biyotıp Sözleşmesi
C
Bali Bildirgesi
D
Amsterdam Bildirgesi
E
Avrupa Statüsü Sözleşmesi
Açıklama:
Avrupa Konseyi, “İnsan Hakları ve Biyotıp Sözleşmesi” ile biyoetik sorunları insan hakları çerçevesine dâhil ederek bu alandaki ilk bağlayıcı insan hakları belgesini yayımlamıştır.
Soru 87
Türkiye'de hasta hakları hangi yasal düzenlemeyle korunmaktadır?
Seçenekler
A
Borçlar Kanunu
B
Ticaret Kanunu
C
Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun
D
Hasta Hakları Yönetmeliği
E
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi
Açıklama:
1998 yılında yayımlanan Hasta Hakları Yönetmeliği ile hasta hakları düzenleme altına alınmıştır.
Soru 88
Aşağıdakilerden hangisine ilişkin bilgi almak, Hasta Hakları Yönetmeliği'nde yer alan "bilgi alma hakkı" kapsamında değerlendirilemez?
Seçenekler
A
Hastalığın muhtemel sebepleri ve nasıl seyredeceği
B
Tıbbi müdahalenin kim tarafından yapılacağı
C
Diğer tanı ve tedavi seçenekleri
D
Kullanılacak ilaçların önemli özellikleri
E
Tedavinin başarıya ulaşmasındaki istatistikî veriler
Açıklama:
Bu hüküm gereğince, hastaya sağlık durumu, uygulanacak tıbbi işlemler, bu işlemlerin muhtemel olumlu olumsuz etkileri, alternatif müdahale yöntemleri, tedavinin kabul edilmemesi hâlinde meydana gelebilecek muhtemel sonuçlar ve hastalığın gidişatı bakımından sözlü veya yazılı bilgilendirme yapılmalıdır. Ancak istatistiki veriler almak bu hak kapsamında değerlendirilemez.
Soru 89
Aşağıdakilerden hangisi hasta yükümlülüklerinden birisidir?
Seçenekler
A
Refakatçi bulundurma
B
Sosyal güvenlik durumunu sağlık kurumuna bildirmek
C
İnsani değerlere saygı gösterilmesi
D
Dinî vecibeleri yerine getirme
E
Güvenliğin sağlanması
Açıklama:
Sosyal güvenlik durumunu sağlık kurumuna bildirmek hasta yükümlülüklerindendir. Diğer seçeneklerde verilenler hasta hakları kapsamındadır.
Soru 90
Aşağıdakilerden hangisi Hipokrat yeminine ilişkin doğru bir bilgi değildir?
Seçenekler
A
Hasta haklarını vurgulayan ilk tarihi metindir.
B
Hekimlere yükümlülükler yükleyen bir metindir.
C
Tıp yemini olarak da bilinmektedir.
D
Hipokrates’e atfen yazılmıştır.
E
Yeminin hasta haklarını düzenleyen kısmı İnsan Hakları
Evrensel Beyannamesi'nde yer almıştır.
Evrensel Beyannamesi'nde yer almıştır.
Açıklama:
Hipokrat yemininin hekim açısından getirmiş olduğu düzenlemeleri, İnsan Hakları
Evrensel Beyannamesi salt insan hakları temelinde değerlendirmiştir.
Evrensel Beyannamesi salt insan hakları temelinde değerlendirmiştir.
Soru 91
Aşağıdakilerden hangisi hasta hakları bildirgesine ilişkin doğru bir bilgi değildir?
Seçenekler
A
Hastaların, hekiminin ve hastanenin memnun edilmesini amaçlamıştır.
B
Hastaya, tedavi ve bakım süresince “saygı görme” hakkı tanımıştır.
C
Hasta, yasalar kapsamında tedaviyi reddetme hakkına sahiptir.
D
Hastanın hastalığına ilişkin mahremiyet hakkı korunmuştur.
E
Hasta haklarına ilişkin ilk uluslararası belgedir.
Açıklama:
Hasta haklarına ilişkin ilk uluslararası belge niteliğini taşıyan bildirge, Dünya Tabipler Birliğinin 34. Genel Kurulunda kabul edilen “Lizbon Bildirgesi”dir.
Soru 92
Aşağıdakilerden hangisi her hastanın onurlu bir şekilde ölme hakkının varlığını kabul eden ilk düzenlemedir?
Seçenekler
A
Hasta Hakları Bildirgesi
B
Lizbon Bildirgesi
C
Hipokrat Yemini
D
Amsterdam Bildirgesi
E
Bali Bildirgesi
Açıklama:
her hastanın onurlu bir şekilde ölme hakkının varlığını kabul eden ilk düzenleme, hasta haklarına ilişkin ilk uluslararası belge niteliğini taşıyan “Lizbon Bildirgesi”dir.
Soru 93
Aşağıdaki haklardan hangisi Bali Bildirgesinde her hastaya tanınan haklardan biri değildir?
Seçenekler
A
Kaliteli tıbbi bakım hakkı
B
Seçim yapma özgürlüğü
C
Kendi kaderini belirleme hakkı
D
Bilgilendirme hakkı
E
Personeli Tanıma, Seçme ve Değiştirme
Açıklama:
Personeli Tanıma, Seçme ve Değiştirme hakkı, ülkemizde 1998 yılında yayımlanan Hasta Hakları Yönetmeliği’nde yer almaktadır.
Soru 94
Aşağıdakilerden hangisi hekimin yükümlülüklerinden biri değildir?
Seçenekler
A
İnsan Yaşamını Koruma Yükümü
B
Teşhis Koyma Yükümü
C
En Uygun Tedaviyi Seçme Yükümü
D
Tanıklıktan Çekinme Yükümü
E
Malpraktis’ten Kaçınma Yükümü
Açıklama:
Hekimlerin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’un 46. maddesi gereğince, mesleki ve sürekli uğraşıları sebebiyle tanıklıktan çekinme hakkı bulunmaktadır. Bir yükümlülük değildir.
Ünite 3
Soru 1
Aşağıdakilerden hangisi hekimin hastanın sağlığına kavuşmasını sağlamak maksadı ile yaptığı tıbbi girişimlerden biri değildir?
Seçenekler
A
Cerrahi girişim
B
Hastanın takibi
C
Gereklilik halinde ilave tedavi verilmesi
D
Teşhis
E
Yaşam hakkının korunması
Açıklama:
Hekim mesleğinin icap ettiği hususları yerine getirirken tıbbi uygulamalar yaparak kişinin sağlığını geri getirmek maksadıyla birtakım girişimlerde bulunmaktadır. Bu girişimler arasında hastalığın teşhisi, gerekli ilaçların verilmesi, farklı tıbbi müdahalelerin yapılması, cerrahi girişimlerde bulunulması, hastalığın yakından takip edilmesi, gerek olması durumunda ilave etkili tedavi yöntemlerine başvurulması mevcuttur. Yaşam hakkının korunması ise tıbbi bir girişim değildir. Hekimin yapacağı müdahalelerde yaşam hakkına riayet etmesi gerekir. Dolayısıyla doğru yanıt E seçeneğidir.
Soru 2
Aşağıdakilerden hangisi tıp mesleğini icraya yetkili bir kişi tarafından, doğrudan veya dolaylı olarak tedavi amacına yönelik olarak gerçekleştirilen her türlü faaliyeti ifade eder?
Seçenekler
A
Tıbbi müdahale
B
Teşhis
C
Tedavi
D
Girişim
E
Bulgu
Açıklama:
Tıbbi müdahale, tıp mesleğini icraya yetkili bir kişi tarafından, doğrudan veya dolaylı olarak tedavi amacına yönelik olarak gerçekleştirilen her türlü faaliyeti ifade eder.
Dolayısıyla doğru yanıt A seçeneğidir.
Dolayısıyla doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 3
I. Tıbbi müdahalede kişinin sadece fiziki hastalığı tedavi edilmeye çalışılır
II. Tıbbi müdahalenin tıp bilimince genel kabul görmüş kural ve esaslara uygun olarak gerçekleştirilmesi gerekir
III. Tıbbi müdahalenin tıp mesleğini icraya yetkili kişilerce icra edilmesi gerekir
Tıbbi müdahaleye ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
II. Tıbbi müdahalenin tıp bilimince genel kabul görmüş kural ve esaslara uygun olarak gerçekleştirilmesi gerekir
III. Tıbbi müdahalenin tıp mesleğini icraya yetkili kişilerce icra edilmesi gerekir
Tıbbi müdahaleye ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I- II
E
II-III
Açıklama:
Tıbbi müdahalenin tıp bilimince genel kabul görmüş kural ve esaslara uygun olarak gerçekleştirilmesi gerekir. Tıbbi müdahalenin tıp mesleğini icraya yetkili kişilerce icra edilmesi gerekir. Fakat Tıbbi müdahale kişinin fiziki ve/veya psikolojik hastalığının tedavisine odaklanabilir. Bu sebeple Doğru yanıt E seçeneğidir.
Soru 4
I. Dokunulmaz bir hak
II. Devredilmez bir hak
III. Nisbi bir hak
Yaşam hakkının özelliklerine ilişkin doğru ifadeler aşağıdakilerden hangisinde bir arada verilmiştir?
II. Devredilmez bir hak
III. Nisbi bir hak
Yaşam hakkının özelliklerine ilişkin doğru ifadeler aşağıdakilerden hangisinde bir arada verilmiştir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I- II
E
II-III
Açıklama:
Temel hak ve özgürlüklerden olan yaşam hakkı, dokunulamaz, devredilemez ve vazgeçilmez bir hak olmakla birlikte herkese karşı ileri sürülen mutlak bir hak niteliğindedir. Bu bağlamda yaşam hakkı nisbi değil, mutlak bir hak karakteri taşır. Dolayısıyla doğru yanıt D seçeneğidir.
Soru 5
I. Tıp eğitimi üzerine çeşitli alanlarda uzmanlık eğitimi alan hekimlerin alanlarında uzman oldukları kabul edilmektedir
II. Bazı tıbbi müdahalelerin hekim denetim ve gözetiminde yardımcı sağlık personeli tarafından yapılması mümkündür
III. sağlık mesleği mensubu kavramından; “tabip, diş tabibi, eczacı, ebe, hemşire ve sağlık hizmeti veren diğer kişiler” anlaşılmaktadır
Tıbbi müdahalede yetkili sağlık personeline ilişkin aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
II. Bazı tıbbi müdahalelerin hekim denetim ve gözetiminde yardımcı sağlık personeli tarafından yapılması mümkündür
III. sağlık mesleği mensubu kavramından; “tabip, diş tabibi, eczacı, ebe, hemşire ve sağlık hizmeti veren diğer kişiler” anlaşılmaktadır
Tıbbi müdahalede yetkili sağlık personeline ilişkin aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
I, II, III
B
Yalnız I
C
Yalnız II
D
Yalnız III
E
Yalnız I, III
Açıklama:
Tıbbi müdahale yetkisinin hekimlere aittir. Bazı tıbbi müdahalelerin hekim denetim ve gözetiminde yardımcı sağlık personeli tarafından yapıldığı (hemşirenin damar yolu açması ve serumu takip etmesi, ebenin gebe takibi yapması vb.), bazı müdahalelerin ise hekim dışı sağlık personeli vasıtasıyla bizzat yapıldığı (radyoloji teknisyenin röntgen çekmesi, fizyoterapistin fizik tedavi gerçekleştirmesi vb.) görülmektedir. Hangi sağlık personelinin hangi konularda yetkili olduğu yasal mevzuatlarında açıkça ifade edilmiştir. Genel anlamda, sağlık mesleği mensubu kavramından; “tabip, diş tabibi, eczacı, ebe, hemşire ve sağlık hizmeti veren diğer kişiler” anlaşılmaktadır. Dolayısıyla doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 6
I. İlk yardım durumunda hastaya tıbbi müdahale edilmesinde en önemli kriter “zaruret hâli” (zorunluluk hâli) dir.
II. Tıbbi müdahale yapma yetkisine sahip olan hekim tıbbi zorunluluk şartına azami riayet etmek zorundadır
III. Tıbbi zorunluluğun yanında, sosyal ve psikolojik zorunlulukların da dikkate alınması gerekir
Aşağıdakilerden hangisinde tıbbi müdahalede zorunluluk bulunmasına ilişkin doğru ifadeler bir arada verilmiştir?
II. Tıbbi müdahale yapma yetkisine sahip olan hekim tıbbi zorunluluk şartına azami riayet etmek zorundadır
III. Tıbbi zorunluluğun yanında, sosyal ve psikolojik zorunlulukların da dikkate alınması gerekir
Aşağıdakilerden hangisinde tıbbi müdahalede zorunluluk bulunmasına ilişkin doğru ifadeler bir arada verilmiştir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I, II
E
I, II, III
Açıklama:
Tıbbi müdahalenin gerçekleşmesi bakımından bu tür durumlarda hastanın rızasını almak mümkün olamamaktadır. Bu durumlarda, tıbbi müdahale, kişinin rızası olmaksızın, onun bir an önce sağlığına kavuşmasını sağlamak maksadıyla ivedi olarak karar verilerek yapılmak zorundadır. Tıbbi zorunluluk durumunda, hekim kendi bilgi, beceri ve tecrübelerinden hareketle hastasının yararına olduğunu düşündüğü müdahaleyi gerçekleştirmektedir. Bu bağlamda şu ifadeler bu amaç ile paralel doğrultudadır:
I. İlk yardım durumunda hastaya tıbbi müdahale edilmesinde en önemli kriter “zaruret hâli” (zorunluluk hâli) dir.
II. Tıbbi müdahale yapma yetkisine sahip olan hekim tıbbi zorunluluk şartına azami riayet etmek zorundadır
III. Tıbbi zorunluluğun yanında, sosyal ve psikolojik zorunlulukların da dikkate alınması gerekir
Dolayısıyla doğru yanıt E seçeneğidir.
I. İlk yardım durumunda hastaya tıbbi müdahale edilmesinde en önemli kriter “zaruret hâli” (zorunluluk hâli) dir.
II. Tıbbi müdahale yapma yetkisine sahip olan hekim tıbbi zorunluluk şartına azami riayet etmek zorundadır
III. Tıbbi zorunluluğun yanında, sosyal ve psikolojik zorunlulukların da dikkate alınması gerekir
Dolayısıyla doğru yanıt E seçeneğidir.
Soru 7
I. Aydınlatma yükümü doğrultusunda, hekim mutlaka hastanın rıza beyanından önce yapacağı tıbbi müdahalenin içeriğini, sürecini, vereceği ilaçları vb. konularda hastayı bilgilendirmelidir
II. Aydınlatma yükümlülüğü, dürüstlük kuralı, vekilin sadakat borcu ile özen yükümlülüğünün bir uzantısıdır
III. Tıbbi müdahalenin kişilik haklarına saldırı meydana getirmemesi için rızaya dayanması, rızanın alınmasında da kişinin aydınlatılmış olması gerekir.
Aşağıdakilerden hangisinde hastanın aydınlatılmasına ilişkin doğru ifadeler bir arada verilmiştir?
II. Aydınlatma yükümlülüğü, dürüstlük kuralı, vekilin sadakat borcu ile özen yükümlülüğünün bir uzantısıdır
III. Tıbbi müdahalenin kişilik haklarına saldırı meydana getirmemesi için rızaya dayanması, rızanın alınmasında da kişinin aydınlatılmış olması gerekir.
Aşağıdakilerden hangisinde hastanın aydınlatılmasına ilişkin doğru ifadeler bir arada verilmiştir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I, II
E
I, II, III
Açıklama:
Aydınlatma yükümü doğrultusunda, hekim mutlaka hastanın rıza beyanından önce yapacağı tıbbi müdahalenin içeriğini, sürecini, vereceği ilaçları vb. konularda hastayı bilgilendirmelidir. Aydınlatma yükümlülüğü, dürüstlük kuralı, vekilin sadakat borcu ile özen yükümlülüğünün bir uzantısıdır. Tıbbi müdahalenin kişilik haklarına saldırı meydana getirmemesi için rızaya dayanması, rızanın alınmasında da kişinin aydınlatılmış olması gerekir. Aydınlatma yükümlülüğüne ilişkin söz konusu ifadeler doğrudur. Dolayısıyla doğru yanıt E seçeneğidir.
Soru 8
Aşağıdakilerden hangisi Hasta Hakları Yönetmeliği'nde yer alan hasta bilgilendirmesi kapsamında yer alması gereken hususlardan biri değildir?
Seçenekler
A
Hastalığın muhtemel sebepleri ve nasıl seyredeceği
B
Tıbbi müdahalenin kim tarafından nerede, ne şekilde ve nasıl yapılacağı ile tahmini süresi
C
Reddetme durumunda ortaya çıkabilecek muhtemel fayda ve riskleri
D
Sağlığı için kritik olan yaşam tarzı önerileri
E
Hastalığın getireceği mali yükler
Açıklama:
Hasta Hakları Yönetmeliği md. 15'e göre; Bilgilendirme Kapsamında Hastaya;
a. Hastalığın muhtemel sebepleri ve nasıl seyredeceği,
b. Tıbbi müdahalenin kim tarafından nerede, ne şekilde ve nasıl yapılacağı ile tahmini süresi,
c. Diğer tanı ve tedavi seçenekleri ve bu seçeneklerin getireceği fayda ve riskler ile hastanın sağlığı üzerindeki muhtemel etkileri,
ç. Muhtemel komplikasyonları,
d. Reddetme durumunda ortaya çıkabilecek muhtemel fayda ve riskleri,
e. Kullanılacak ilaçların önemli özellikleri, f. Sağlığı için kritik olan yaşam tarzı önerileri,
g. Gerektiğinde aynı konuda tıbbî yardıma nasıl ulaşabileceği, hususlarında bilgi verilir
Bu bağlamda; hastalığın getireceği mali yükler hasta bilgilendirmesi kapsamında kabul edilemez. Doğru yanıt A seçeneğidir.
a. Hastalığın muhtemel sebepleri ve nasıl seyredeceği,
b. Tıbbi müdahalenin kim tarafından nerede, ne şekilde ve nasıl yapılacağı ile tahmini süresi,
c. Diğer tanı ve tedavi seçenekleri ve bu seçeneklerin getireceği fayda ve riskler ile hastanın sağlığı üzerindeki muhtemel etkileri,
ç. Muhtemel komplikasyonları,
d. Reddetme durumunda ortaya çıkabilecek muhtemel fayda ve riskleri,
e. Kullanılacak ilaçların önemli özellikleri, f. Sağlığı için kritik olan yaşam tarzı önerileri,
g. Gerektiğinde aynı konuda tıbbî yardıma nasıl ulaşabileceği, hususlarında bilgi verilir
Bu bağlamda; hastalığın getireceği mali yükler hasta bilgilendirmesi kapsamında kabul edilemez. Doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 9
Hasta bilgilendirme kapsamına aşağıdaki hangi konular dahildir? I. Hastalığın muhtemel sebepleri ve nasıl seyredeceği ve muhtemel komplikasyonları, II. Tıbbi müdahalenin kim tarafından nerede, ne şekilde ve nasıl yapılacağı ile tahmini süresi, III. Diğer tanı ve tedavi seçenekleri ve bu seçeneklerin getireceği fayda ve riskler ile hastanın sağlığı üzerindeki muhtemel etkileri, IV. Reddetme durumunda ortaya çıkabilecek muhtemel fayda ve riskleri, V. Kullanılacak ilaçların önemli özellikleri ve hasta sağlığı için kritik olan yaşam tarzı önerileri, VI. Gerektiğinde aynı konuda tıbbî yardıma nasıl ulaşabileceği,
Seçenekler
A
I, II, III ve IV
B
I, II, IV ve VI
C
I, II, IV ve V
D
I, II, III, IV, V ve VI
E
I, II, III, IV ve V
Açıklama:
TIBBİ MÜDAHALENİN HUKUKA UYGUNLUK ŞARTLARI - Müdahaleden Önce Hastanın “Aydınlatılmış” Rızasının Alınması
Bilgilendirmenin kapsamının ne olması gerektiği bakımından ise yine aynı Yönetmeliğin
“Bilgilendirmenin Kapsamı
Hastaya;
Bilgilendirmenin kapsamının ne olması gerektiği bakımından ise yine aynı Yönetmeliğin
- maddesinde bilgilendirmenin aşağıdaki hususları içermesi gerektiği ifade edilmiştir.
“Bilgilendirmenin Kapsamı
Hastaya;
- Hastalığın muhtemel sebepleri ve nasıl seyredeceği,
- Tıbbi müdahalenin kim tarafından nerede, ne şekilde ve nasıl yapılacağı ile tahmini süresi,
- Diğer tanı ve tedavi seçenekleri ve bu seçeneklerin getireceği fayda ve riskler ile hastanın sağlığı üzerindeki muhtemel etkileri,
- Muhtemel komplikasyonları,
- Reddetme durumunda ortaya çıkabilecek muhtemel fayda ve riskleri
- Kullanılacak ilaçların önemli özellikleri,
- Sağlığı için kritik olan yaşam tarzı önerileri,
- Gerektiğinde aynı konuda tıbbî yardıma nasıl ulaşabileceği, hususlarında bilgi verilir.”
Soru 10
Ergin, ayırt etme gücüne sahip, kısıtlı olmayan kişiye ne ad verilir?
Seçenekler
A
Tam ehliyetli
B
Tam ehliyetsiz
C
Sınırlı ehliyetli
D
Sınırlı ehliyetsiz
E
Kısıtlı
Açıklama:
Fiil ehliyeti kişinin kendi davranışları ile kendi lehine haklar aleyhine borçlar yaratabilme yeteneğidir. Fiil ehliyeti sahibinin taşıdığı özellikler açısından 4 grupta incelenebilir: Tam ehliyetli, tam ehliyetsiz, sınırlı ehliyetli ve sınırlı ehliyetsiz. Ergin, ayırt etme gücüne sahip, kısıtlı olmayan kişiye tam ehliyetli adı verilir. Dolayısıyla Doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 11
Hasta aydınlatma yükümlülüklerinden; hekim tarafından azami derecede özenin gösterilmesi, tıbbi müdahalenin hatasız yapılmasına rağmen yapılan müdahale sonucu meydana gelebilecek muhtemel daimi veya geçici yan etkiler hakkında hastanın aydınlatılması aşağıdaki hangi aydınlatma tipidir?
Seçenekler
A
Tedavi aydınlatması
B
Riziko aydınlatması
C
Otonomi aydınlatması
D
Karar aydınlatması
E
Güvenlik aydınlatması
Açıklama:
TIBBİ MÜDAHALENİN HUKUKA UYGUNLUK ŞARTLARI - Müdahaleden Önce Hastanın “Aydınlatılmış” Rızasının Alınması
Uygulamada aydınlatma yükümlülükleri farklı isimlerde ve türlerde anılmaktadır.
Bunlardan bazıları; tedavi (güvenlik) aydınlatması, otonomi (karar) aydınlatması ve risk aydınlatması şeklinde ifade edilmektedir.
Tedavi (güvenlik) aydınlatması; tedavi aydınlatmasını, otonomi (karar) aydınlatmasından ayıran özelliği, hastanın rızasını almaya yönelik bir aydınlatma olmamasından kaynaklanmaktadır. Bu tür aydınlatmaya öğretide “uyarı yükümlülüğü” adı da verilmektedir.
Hekim, her durumda hastasının içinde bulunduğu durumu aydınlığa kavuşturmalı, tıbbi müdahalenin gerekliliği konusunda bilgilendirmeli ve tedavinin başarısı, hastanın yeniden sağlığına kavuşmasının önündeki tehlikelerin engellenmesi bakımından belirli davranış kurallarına uyması gerektiği açıklanmalıdır. Hastanın isteği ile hekim bu tür bir aydınlatma yapmaktan kaçınamaz, mutlaka hekimin tedavi aydınlatmasında bulunması gerekmektedir.
Otonomi (karar) aydınlatması; hastanın serbest ve kendi sorumluluklarını farkında olarak karar vermesine olanak sağlamayı amaçlamaktadır. Hastanın genel hatları ile neye rıza gösterdiğini bilmesiyle birlikte uygulanacak tıbbi tedavinin hastanın sağlığına zarar verme ihtimali olsa bile hekim tarafından hastaya aktarılması gerekmektedir. Çünkü burada kararı verecek olan hastadır. Hastanın içinde bulunduğu durumu, hekim somut
olayın gereklerine göre değerlendirmeli tehlikenin büyüklüğü, riskin ağırlığı ve tıbbi müdahale yapılmaması sonucu meydana gelebilecek sonuçları uygun bir dille açıklamalıdır.
Otonomi aydınlatmasını da kendi içinde teşhis aydınlatması, süreç aydınlatması, alternatifler konusunda aydınlatma ve tıbbi müdahalenin yapılmaması durumunda sonuçlar bakımından aydınlatma şeklinde alt başlıklara ayırmak mümkündür.
Riziko aydınlatması; hekim tarafından azami derecede özenin gösterilmesi, tıbbi müdahalenin hatasız yapılmasına rağmen yapılan müdahale sonucu meydana gelebilecek muhtemel daimi veya geçici yan etkiler hakkında hastanın aydınlatılmasıdır.
Uygulamada aydınlatma yükümlülükleri farklı isimlerde ve türlerde anılmaktadır.
Bunlardan bazıları; tedavi (güvenlik) aydınlatması, otonomi (karar) aydınlatması ve risk aydınlatması şeklinde ifade edilmektedir.
Tedavi (güvenlik) aydınlatması; tedavi aydınlatmasını, otonomi (karar) aydınlatmasından ayıran özelliği, hastanın rızasını almaya yönelik bir aydınlatma olmamasından kaynaklanmaktadır. Bu tür aydınlatmaya öğretide “uyarı yükümlülüğü” adı da verilmektedir.
Hekim, her durumda hastasının içinde bulunduğu durumu aydınlığa kavuşturmalı, tıbbi müdahalenin gerekliliği konusunda bilgilendirmeli ve tedavinin başarısı, hastanın yeniden sağlığına kavuşmasının önündeki tehlikelerin engellenmesi bakımından belirli davranış kurallarına uyması gerektiği açıklanmalıdır. Hastanın isteği ile hekim bu tür bir aydınlatma yapmaktan kaçınamaz, mutlaka hekimin tedavi aydınlatmasında bulunması gerekmektedir.
Otonomi (karar) aydınlatması; hastanın serbest ve kendi sorumluluklarını farkında olarak karar vermesine olanak sağlamayı amaçlamaktadır. Hastanın genel hatları ile neye rıza gösterdiğini bilmesiyle birlikte uygulanacak tıbbi tedavinin hastanın sağlığına zarar verme ihtimali olsa bile hekim tarafından hastaya aktarılması gerekmektedir. Çünkü burada kararı verecek olan hastadır. Hastanın içinde bulunduğu durumu, hekim somut
olayın gereklerine göre değerlendirmeli tehlikenin büyüklüğü, riskin ağırlığı ve tıbbi müdahale yapılmaması sonucu meydana gelebilecek sonuçları uygun bir dille açıklamalıdır.
Otonomi aydınlatmasını da kendi içinde teşhis aydınlatması, süreç aydınlatması, alternatifler konusunda aydınlatma ve tıbbi müdahalenin yapılmaması durumunda sonuçlar bakımından aydınlatma şeklinde alt başlıklara ayırmak mümkündür.
Riziko aydınlatması; hekim tarafından azami derecede özenin gösterilmesi, tıbbi müdahalenin hatasız yapılmasına rağmen yapılan müdahale sonucu meydana gelebilecek muhtemel daimi veya geçici yan etkiler hakkında hastanın aydınlatılmasıdır.
Soru 12
I. Hekim ağır, hatta ölümcül bir hastalığa yakalanmış hastasına bile içinde bulunduğu durumu söylemekle yükümlüdür.
II. Aydınlatma yükümlülüğünün hastayı olumsuz etkileyecek ya da hastanın sağlığını ve yaşamını ciddi ölçüde tehlikeye düşürecek olması durumunda bundan vazgeçilebileceği kabul edilmektedir
III. Hekim, hastasını yeterince bilgilendirdiğini, aydınlatmanın bütün unsurlarını içerdiğine, hastasının her türlü hususu tam ve sağlıklı bir şekilde anladığını ispat etmek durumundadır
Aydınlatma yükümlülüğüne ilişkin doğru bilgiler aşağıdakilerden hangisinde bir arada verilmiştir?
II. Aydınlatma yükümlülüğünün hastayı olumsuz etkileyecek ya da hastanın sağlığını ve yaşamını ciddi ölçüde tehlikeye düşürecek olması durumunda bundan vazgeçilebileceği kabul edilmektedir
III. Hekim, hastasını yeterince bilgilendirdiğini, aydınlatmanın bütün unsurlarını içerdiğine, hastasının her türlü hususu tam ve sağlıklı bir şekilde anladığını ispat etmek durumundadır
Aydınlatma yükümlülüğüne ilişkin doğru bilgiler aşağıdakilerden hangisinde bir arada verilmiştir?
Seçenekler
A
I, II ve III
B
Yalnız I
C
Yalnız II
D
Yalnız III
E
I ve II
Açıklama:
Hekim ağır, hatta ölümcül bir hastalığa yakalanmış hastasına bile içinde bulunduğu durumu söylemekle yükümlüdür. Aydınlatma yükümlülüğünün hastayı olumsuz etkileyecek ya da hastanın sağlığını ve yaşamını ciddi ölçüde tehlikeye düşürecek olması durumunda bundan vazgeçilebileceği kabul edilmektedir. Hekim, hastasını yeterince bilgilendirdiğini, aydınlatmanın bütün unsurlarını içerdiğine, hastasının her türlü hususu tam ve sağlıklı bir şekilde anladığını ispat etmek durumundadır". Tüm bu ifadeler aydınlatma yükümlülüğünün kapsamına uygun ifadeler olup, doğrudur. Doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 13
“Tabip ve diş tabibi, ilmî icaplara uygun olarak teşhis koyar ve gereken tedaviyi tatbik eder. Bu faaliyetlerinin mutlak surette şifa ile neticelenmemesinden dolayı, deontoloji bakımından muaheze edilemez.
Tababet prensip ve kaidelerine aykırı veya aldatıcı mahiyette teşhis ve tedavi yasaktır.
Tabip ve diş tabibi; teşhis, tedavi veya korunmak gayesi olmaksızın hastanın arzusuna uyarak veya diğer sebeplerle, akli veya bendeni mukavemetini azaltacak herhangi bir şey yapamaz.” hükmü Tıbbi Deontoloji Tüzüğü’nün kaçıncı maddesinde yer almaktadır?
Tababet prensip ve kaidelerine aykırı veya aldatıcı mahiyette teşhis ve tedavi yasaktır.
Tabip ve diş tabibi; teşhis, tedavi veya korunmak gayesi olmaksızın hastanın arzusuna uyarak veya diğer sebeplerle, akli veya bendeni mukavemetini azaltacak herhangi bir şey yapamaz.” hükmü Tıbbi Deontoloji Tüzüğü’nün kaçıncı maddesinde yer almaktadır?
Seçenekler
A
13.
B
15.
C
17.
D
18.
E
20.
Açıklama:
Konu Başlığı: TIBBİ MÜDAHALE KAVRAMI VE ÖNEMİ - Tıbbi Müdahale Kavramı
Tıbbi Müdahale Kavramı
Tıbbi Deontoloji Tüzüğü’nün 13. maddesinde yer alan hükmü; “Tabip ve diş tabibi, ilmî icaplara uygun olarak teşhis koyar ve gereken tedaviyi tatbik eder. Bu faaliyetlerinin mutlak surette şifa ile neticelenmemesinden dolayı, deontoloji bakımından muaheze edilemez.
Tababet prensip ve kaidelerine aykırı veya aldatıcı mahiyette teşhis ve tedavi yasaktır.
Tabip ve diş tabibi; teşhis, tedavi veya korunmak gayesi olmaksızın hastanın arzusuna uyarak veya diğer sebeplerle, akli veya bendeni mukavemetini azaltacak herhangi bir şey yapamaz.”
Tıbbi Müdahale Kavramı
Tıbbi Deontoloji Tüzüğü’nün 13. maddesinde yer alan hükmü; “Tabip ve diş tabibi, ilmî icaplara uygun olarak teşhis koyar ve gereken tedaviyi tatbik eder. Bu faaliyetlerinin mutlak surette şifa ile neticelenmemesinden dolayı, deontoloji bakımından muaheze edilemez.
Tababet prensip ve kaidelerine aykırı veya aldatıcı mahiyette teşhis ve tedavi yasaktır.
Tabip ve diş tabibi; teşhis, tedavi veya korunmak gayesi olmaksızın hastanın arzusuna uyarak veya diğer sebeplerle, akli veya bendeni mukavemetini azaltacak herhangi bir şey yapamaz.”
Soru 14
“Hasta Haklarına İlişkin Avrupa Statüsü Sözleşmesi” kaç yılında ve nerede kabul edilmiştir?
Seçenekler
A
2002 - Roma
B
2000 - Paris
C
1999 - Londra
D
1998 - İstanbul
E
1996 - Budapeşte
Açıklama:
Konu Başlığı: TIBBİ MÜDAHALE KAVRAMI VE ÖNEMİ - Kişilik Hakları Bakımından Tıbbi Müdahalenin Önemi
Hasta hakları bağlamında konu incelendiğinde, 2002 yılında Roma’da kabul edilen “Hasta Haklarına İlişkin Avrupa Statüsü Sözleşmesi”nde geçen bilgilenme ve rıza hakkı hastalara ilişkin olarak öne çıkmaktadır. Durumu hakkında yeterince bilgilendirilen hastanın tedavi koşulları bakımından rıza göstermesi hasta hakları alanında aranan temel kriterlerden biridir.
Hasta hakları bağlamında konu incelendiğinde, 2002 yılında Roma’da kabul edilen “Hasta Haklarına İlişkin Avrupa Statüsü Sözleşmesi”nde geçen bilgilenme ve rıza hakkı hastalara ilişkin olarak öne çıkmaktadır. Durumu hakkında yeterince bilgilendirilen hastanın tedavi koşulları bakımından rıza göstermesi hasta hakları alanında aranan temel kriterlerden biridir.
Soru 15
Aşağıdakilerden hangisi hasta aydınlatma yükümlülüğü türüdür ?
I. Tedavi aydınlatması
II. Riziko aydınlatması
III. Otonomi aydınlatması
IV. Karar aydınlatması
V. Güvenlik aydınlatması
I. Tedavi aydınlatması
II. Riziko aydınlatması
III. Otonomi aydınlatması
IV. Karar aydınlatması
V. Güvenlik aydınlatması
Seçenekler
A
II ve IV
B
I, II ve IV
C
I, II, IV ve V
D
I, II, III ve V
E
I, II, III, IV ve V
Açıklama:
Konu Başlığı: TIBBİ MÜDAHALENİN HUKUKA UYGUNLUK ŞARTLARI - Müdahaleden Önce Hastanın “Aydınlatılmış” Rızasının Alınması
Uygulamada aydınlatma yükümlülükleri farklı isimlerde ve türlerde anılmaktadır.
Bunlardan bazıları; tedavi (güvenlik) aydınlatması, otonomi (karar) aydınlatması ve risk aydınlatması şeklinde ifade edilmektedir.
Tedavi (güvenlik) aydınlatması; tedavi aydınlatmasını, otonomi (karar) aydınlatmasından ayıran özelliği, hastanın rızasını almaya yönelik bir aydınlatma olmamasından kaynaklanmaktadır. Bu tür aydınlatmaya öğretide “uyarı yükümlülüğü” adı da verilmektedir.
Hekim, her durumda hastasının içinde bulunduğu durumu aydınlığa kavuşturmalı, tıbbi müdahalenin gerekliliği konusunda bilgilendirmeli ve tedavinin başarısı, hastanın yeniden sağlığına kavuşmasının önündeki tehlikelerin engellenmesi bakımından belirli davranış kurallarına uyması gerektiği açıklanmalıdır. Hastanın isteği ile hekim bu tür bir aydınlatma yapmaktan kaçınamaz, mutlaka hekimin tedavi aydınlatmasında bulunması gerekmektedir.
Otonomi (karar) aydınlatması; hastanın serbest ve kendi sorumluluklarını farkında olarak karar vermesine olanak sağlamayı amaçlamaktadır. Hastanın genel hatları ile neye rıza gösterdiğini bilmesiyle birlikte uygulanacak tıbbi tedavinin hastanın sağlığına zarar verme ihtimali olsa bile hekim tarafından hastaya aktarılması gerekmektedir. Çünkü burada kararı verecek olan hastadır. Hastanın içinde bulunduğu durumu, hekim somut
olayın gereklerine göre değerlendirmeli tehlikenin büyüklüğü, riskin ağırlığı ve tıbbi müdahale yapılmaması sonucu meydana gelebilecek sonuçları uygun bir dille açıklamalıdır.
Otonomi aydınlatmasını da kendi içinde teşhis aydınlatması, süreç aydınlatması, alternatifler konusunda aydınlatma ve tıbbi müdahalenin yapılmaması durumunda sonuçlar bakımından aydınlatma şeklinde alt başlıklara ayırmak mümkündür.
Riziko aydınlatması; hekim tarafından azami derecede özenin gösterilmesi, tıbbi müdahalenin hatasız yapılmasına rağmen yapılan müdahale sonucu meydana gelebilecek muhtemel daimi veya geçici yan etkiler hakkında hastanın aydınlatılmasıdır.
Uygulamada aydınlatma yükümlülükleri farklı isimlerde ve türlerde anılmaktadır.
Bunlardan bazıları; tedavi (güvenlik) aydınlatması, otonomi (karar) aydınlatması ve risk aydınlatması şeklinde ifade edilmektedir.
Tedavi (güvenlik) aydınlatması; tedavi aydınlatmasını, otonomi (karar) aydınlatmasından ayıran özelliği, hastanın rızasını almaya yönelik bir aydınlatma olmamasından kaynaklanmaktadır. Bu tür aydınlatmaya öğretide “uyarı yükümlülüğü” adı da verilmektedir.
Hekim, her durumda hastasının içinde bulunduğu durumu aydınlığa kavuşturmalı, tıbbi müdahalenin gerekliliği konusunda bilgilendirmeli ve tedavinin başarısı, hastanın yeniden sağlığına kavuşmasının önündeki tehlikelerin engellenmesi bakımından belirli davranış kurallarına uyması gerektiği açıklanmalıdır. Hastanın isteği ile hekim bu tür bir aydınlatma yapmaktan kaçınamaz, mutlaka hekimin tedavi aydınlatmasında bulunması gerekmektedir.
Otonomi (karar) aydınlatması; hastanın serbest ve kendi sorumluluklarını farkında olarak karar vermesine olanak sağlamayı amaçlamaktadır. Hastanın genel hatları ile neye rıza gösterdiğini bilmesiyle birlikte uygulanacak tıbbi tedavinin hastanın sağlığına zarar verme ihtimali olsa bile hekim tarafından hastaya aktarılması gerekmektedir. Çünkü burada kararı verecek olan hastadır. Hastanın içinde bulunduğu durumu, hekim somut
olayın gereklerine göre değerlendirmeli tehlikenin büyüklüğü, riskin ağırlığı ve tıbbi müdahale yapılmaması sonucu meydana gelebilecek sonuçları uygun bir dille açıklamalıdır.
Otonomi aydınlatmasını da kendi içinde teşhis aydınlatması, süreç aydınlatması, alternatifler konusunda aydınlatma ve tıbbi müdahalenin yapılmaması durumunda sonuçlar bakımından aydınlatma şeklinde alt başlıklara ayırmak mümkündür.
Riziko aydınlatması; hekim tarafından azami derecede özenin gösterilmesi, tıbbi müdahalenin hatasız yapılmasına rağmen yapılan müdahale sonucu meydana gelebilecek muhtemel daimi veya geçici yan etkiler hakkında hastanın aydınlatılmasıdır.
Soru 16
Ergin, ayırt etme gücüne sahip, kısıtlı olmayan kişiye ne denir?
Seçenekler
A
Tam ehliyetli
B
Tam ehliyetsiz
C
Sınırlı ehliyetli
D
Sınırlı ehliyetsiz
E
Resmi ehliyetli
Açıklama:
Konu Başlığı: TIBBİ MÜDAHALENİN HUKUKA UYGUNLUK ŞARTLARI - Müdahaleden Önce Hastanın “Aydınlatılmış” Rızasının Alınması
Tam ehliyetli: Ergin, ayırt etme gücüne sahip, kısıtlı olmayan kişi
Tam ehliyetsiz: Ayırt etme gücünden yoksun kişi
Geçerli bir rızadan söz edebilmek için, tıbbi müdahaleye rızasını beyan eden hastanın ehil olması, ayırt etme gücüne sahip olması gerekmektedir. Tam ehliyetli ve sınırlı ehliyetliler ile sınırlı ehliyetsizler, her türlü tıbbi müdahaleye tek başlarına rıza gösterebilmektedir.
Tam ehliyetsizler ise ayırt etme gücüne sahip olmamaları nedeniyle rıza açıklamasında bulunamayacaklarından, rızanın bu kişiler adına kanuni temsilcilerinden alınmış olması gerekmektedir (sy. 66).
Resmî ehliyetli sağlık personelinin, kanunun kendilerine tanımış olduğu özel yetkileri kullanarak sağlık sebebiyle bulaşıcı hastalıkları önlemek maksadıyla aşı yapmaları veya bir salgın hastalığın önlenmesi için karantina tedbirlerini uygulamaları tıbbi müdahale anlamındadır. Bu noktada böylesine bir tıbbi müdahaleye maruz kalan kişilerin rıza göstermemiş olması, müdahaleyi hukuka aykırı bir duruma sokmamaktadır. Müdahalenin gerçekleştirilmesinde üstün nitelikteki kamu yararı hedeflendiğinden, somut örneklerde verildiği gibi başka bir hukuka uygunluk sebebi ortaya çıkmaktadır (sy.71)
Tam ehliyetli: Ergin, ayırt etme gücüne sahip, kısıtlı olmayan kişi
Tam ehliyetsiz: Ayırt etme gücünden yoksun kişi
Geçerli bir rızadan söz edebilmek için, tıbbi müdahaleye rızasını beyan eden hastanın ehil olması, ayırt etme gücüne sahip olması gerekmektedir. Tam ehliyetli ve sınırlı ehliyetliler ile sınırlı ehliyetsizler, her türlü tıbbi müdahaleye tek başlarına rıza gösterebilmektedir.
Tam ehliyetsizler ise ayırt etme gücüne sahip olmamaları nedeniyle rıza açıklamasında bulunamayacaklarından, rızanın bu kişiler adına kanuni temsilcilerinden alınmış olması gerekmektedir (sy. 66).
Resmî ehliyetli sağlık personelinin, kanunun kendilerine tanımış olduğu özel yetkileri kullanarak sağlık sebebiyle bulaşıcı hastalıkları önlemek maksadıyla aşı yapmaları veya bir salgın hastalığın önlenmesi için karantina tedbirlerini uygulamaları tıbbi müdahale anlamındadır. Bu noktada böylesine bir tıbbi müdahaleye maruz kalan kişilerin rıza göstermemiş olması, müdahaleyi hukuka aykırı bir duruma sokmamaktadır. Müdahalenin gerçekleştirilmesinde üstün nitelikteki kamu yararı hedeflendiğinden, somut örneklerde verildiği gibi başka bir hukuka uygunluk sebebi ortaya çıkmaktadır (sy.71)
Soru 17
Aşağıdakilerden hangisi Hasta Hakları Yönetmeliği’nin 31. maddesidir?
Seçenekler
A
Tabipler, diş tabipleri ve dişçiler yapacakları her nevi ameliye için hastanın, hasta küçük veya tahtı hacirde ise veli veya vasisinin evvelemirde muvafakatını alırlar.
B
Kişilik değeri kural olarak birbirinden bağımsız ve birbirine tercih edilmeksizin kişiliği oluşturan yapı taşlarından ibarettir. Ancak bunlardan sadece bir tanesi vardır ki, tüm kişilik değerleri onunla kaimdir; bu değer kişinin “hayatıdır”. Zira kişi, kişilik hakları ve ona dâhil değerler, kişinin fiziken varlığını sürdürmesine, kısaca sağ olmasına, yaşamasına bağlıdır.
C
Rıza alınırken hastanın veya kanuni temsilcisinin tıbbi müdahalenin konusu ve sonuçları hakkında bilgilendirilip aydınlatılması esastır.
D
Kişilik hakkı zedelenen kimsenin rızası, daha üstün nitelikte özel veya kamusal yarar ya da kanunun verdiği yetkinin kullanılması sebeplerinden biriyle haklı kılınmadıkça, kişilik haklarına yapılan her saldırı hukuka aykırıdır.
E
Herhangi bir kaza ya da yaşamı tehlikeye düşüren durumda, sağlık görevlilerinin yardımı sağlanıncaya kadar, hayatın kurtarılması ya da durumun daha kötüye gitmesini önleyebilmek amacıyla olay yerinde, tıbbi araç gereç aranmaksızın mevcut araç ve gereçlerle yapılan ilaçsız uygulamalar yapılır.
Açıklama:
Konu Başlığı: TIBBİ MÜDAHALENİN HUKUKA UYGUNLUK ŞARTLARI - Müdahaleden Önce Hastanın “Aydınlatılmış” Rızasının Alınması
Hasta Hakları Yönetmeliği’nin 31. maddesinde; “Rıza alınırken hastanın veya kanuni temsilcisinin tıbbi müdahalenin konusu ve sonuçları hakkında bilgilendirilip aydınlatılması esastır.” hükmü yer almaktadır. Bu hükümde rızanın alınmasında en önemli husus, hastanın veya kanuni temsilcisinin tıbbi müdahalenin konusu ve sonuçları hakkında bilgilendirilmesi gerektiğidir.
Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun uyarınca; “Tabipler, diş tabipleri ve dişçiler yapacakları her nevi ameliye için hastanın, hasta küçük veya tahtı hacirde ise veli veya vasisinin evvelemirde muvafakatını alırlar.” Buna ilave olarak Hasta Hakları Yönetmeliği’nde; “Kanunda gösterilen istisnalar hariç olmak üzere, kimse, rızası olmaksızın ve verdiği rızaya uygun olmayan bir şekilde tıbbi ameliyeye tabi tutulamaz.” ile “Tıbbi müdahalelerde hastanın rızası gerekir.” hükümleri yer almaktadır.
Hasta Hakları Yönetmeliği’nin 31. maddesinde; “Rıza alınırken hastanın veya kanuni temsilcisinin tıbbi müdahalenin konusu ve sonuçları hakkında bilgilendirilip aydınlatılması esastır.” hükmü yer almaktadır. Bu hükümde rızanın alınmasında en önemli husus, hastanın veya kanuni temsilcisinin tıbbi müdahalenin konusu ve sonuçları hakkında bilgilendirilmesi gerektiğidir.
Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun uyarınca; “Tabipler, diş tabipleri ve dişçiler yapacakları her nevi ameliye için hastanın, hasta küçük veya tahtı hacirde ise veli veya vasisinin evvelemirde muvafakatını alırlar.” Buna ilave olarak Hasta Hakları Yönetmeliği’nde; “Kanunda gösterilen istisnalar hariç olmak üzere, kimse, rızası olmaksızın ve verdiği rızaya uygun olmayan bir şekilde tıbbi ameliyeye tabi tutulamaz.” ile “Tıbbi müdahalelerde hastanın rızası gerekir.” hükümleri yer almaktadır.
Soru 18
Tıp ve hukukun ortak paydalarından en önemlisi nedir ?
Seçenekler
A
Hekim
B
İnsan
C
Hasta
D
Yaşam hakkı
E
Sağlık hakkı
Açıklama:
Konu Başlığı: Tıbbi Müdahalenin Hukuka Uygunluk Şartları- Giriş
Tıp ve hukukun ortak paydalarından en önemlisi insan faktörüdür. Kişinin temel hak ve özgürlükleri ile yaşam, vücut bütünlüğünün muhafazası ve sağlıklı bir şekilde yaşaması iç içe geçmiş kavramlardır. Bu iki unsurun temel birleşim noktası ise hekim-hasta ilişkisinde yatmaktadır.
Tıp ve hukukun ortak paydalarından en önemlisi insan faktörüdür. Kişinin temel hak ve özgürlükleri ile yaşam, vücut bütünlüğünün muhafazası ve sağlıklı bir şekilde yaşaması iç içe geçmiş kavramlardır. Bu iki unsurun temel birleşim noktası ise hekim-hasta ilişkisinde yatmaktadır.
Soru 19
Hukukun temel kaynaklarında ve insan hakları temelinde hangi hak kutsal bir hak olarak kabul edilmektedir ?
Seçenekler
A
İnsan sağlığı hakkı
B
Sağlık hukuku hakkı
C
Yaşama hakkı
D
Kişilik hakkı
E
Vücut bütünlüğü hakkı
Açıklama:
Konu Başlığı: Tıbbi Müdahalenin Hukuka Uygunluk Şartları- Giriş
Hukukun temel kaynaklarında ve insan hakları temelinde yaşama hakkı, kutsal bir hak olarak kabul edilmektedir. Yaşama hakkı, insanın hastalıklardan korunması, sağlığını muhafaza etmesi, tıbbi yardım görmesi, tedavi edilmesi ve sağlık hakkının tanınması ile yakından ilgilidir. Hekim-hasta ilişkisinde, hekim, bozulan insan sağlığının yerine getirilmesi sürecinde, kişinin yaşam hakkı bağlamında önemli görevler üstlenmektedir. Kabul edilmelidir ki hiçbir kişinin hakkı sonsuz ve sınırsız değildir. Sağlık ve yaşam hakkı kapsamında kişi tedavi olmak, bir hastalığı önlemek maksadıyla rıza vermek durumundadır.
Hukukun temel kaynaklarında ve insan hakları temelinde yaşama hakkı, kutsal bir hak olarak kabul edilmektedir. Yaşama hakkı, insanın hastalıklardan korunması, sağlığını muhafaza etmesi, tıbbi yardım görmesi, tedavi edilmesi ve sağlık hakkının tanınması ile yakından ilgilidir. Hekim-hasta ilişkisinde, hekim, bozulan insan sağlığının yerine getirilmesi sürecinde, kişinin yaşam hakkı bağlamında önemli görevler üstlenmektedir. Kabul edilmelidir ki hiçbir kişinin hakkı sonsuz ve sınırsız değildir. Sağlık ve yaşam hakkı kapsamında kişi tedavi olmak, bir hastalığı önlemek maksadıyla rıza vermek durumundadır.
Soru 20
Aşağıdakilerden hangisi kişilik hakları arasında yer almaz ?
Seçenekler
A
Ruhsal bütünlüğü
B
Rıza hakkı
C
Sağlık hakkı
D
Yaşama hakkı
E
Bedensel bütünlüğü
Açıklama:
Konu Başlığı: TIBBİ MÜDAHALE KAVRAMI VE ÖNEMİ - Kişilik Hakları Bakımından Tıbbi Müdahalenin Önemi
Kişinin yaşama hakkı, bedensel, fiziksel ya da ruhsal bütünlüğü gibi sağlık hakkı da kişilik hakları arasında nitelendirilmektedir. Sağlık hakkı, kişinin fiziksel kişilik değerleri arasında yer almaktadır. Kişinin vücut bütünlüğüne müdahale, bedensel sağlığını bozucu veya tehlikeye düşüren müdahaleler kişilik haklarının ihlali anlamına gelmektedir.
Hasta hakları bağlamında konu incelendiğinde, 2002 yılında Roma’da kabul edilen “Hasta Haklarına İlişkin Avrupa Statüsü Sözleşmesi”nde geçen bilgilenme ve rıza hakkı hastalara ilişkin olarak öne çıkmaktadır. Durumu hakkında yeterince bilgilendirilen hastanın tedavi koşulları bakımından rıza göstermesi hasta hakları alanında aranan temel kriterlerden biridir.
Kişinin yaşama hakkı, bedensel, fiziksel ya da ruhsal bütünlüğü gibi sağlık hakkı da kişilik hakları arasında nitelendirilmektedir. Sağlık hakkı, kişinin fiziksel kişilik değerleri arasında yer almaktadır. Kişinin vücut bütünlüğüne müdahale, bedensel sağlığını bozucu veya tehlikeye düşüren müdahaleler kişilik haklarının ihlali anlamına gelmektedir.
Hasta hakları bağlamında konu incelendiğinde, 2002 yılında Roma’da kabul edilen “Hasta Haklarına İlişkin Avrupa Statüsü Sözleşmesi”nde geçen bilgilenme ve rıza hakkı hastalara ilişkin olarak öne çıkmaktadır. Durumu hakkında yeterince bilgilendirilen hastanın tedavi koşulları bakımından rıza göstermesi hasta hakları alanında aranan temel kriterlerden biridir.
Soru 21
I. Kişilerin sağlık hizmetlerine eşit bir şekilde erişimini sağlama
II. Kişilerin sağlığına zarar verecek sosyal ve toplumsal zorlanmaların önüne geçme
III. Tıbbi personelin eğitilmesi, bilgi, beceri ve tecrübelerinin arttırılması konusunda ortam yaratılması
IV. Kişilerin sağlık hizmetlerine ulaşmasına imkân vermeyen engelleri ortadan kaldırma
Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri kişinin sağlığını koruma hususunda devlete düşen yükümlülüklerdendir?
II. Kişilerin sağlığına zarar verecek sosyal ve toplumsal zorlanmaların önüne geçme
III. Tıbbi personelin eğitilmesi, bilgi, beceri ve tecrübelerinin arttırılması konusunda ortam yaratılması
IV. Kişilerin sağlık hizmetlerine ulaşmasına imkân vermeyen engelleri ortadan kaldırma
Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri kişinin sağlığını koruma hususunda devlete düşen yükümlülüklerdendir?
Seçenekler
A
Yalnız II
B
Yalnız IV
C
I-II-III
D
III-IV
E
I-II-III-IV
Açıklama:
Hukuken geçerli bir rızanın yanında aynı zamanda kişinin sağlığını koruma hususunda devlete de birtakım yükümlülükler düşmektedir. Hastaya uygulanan tıbbi müdahalelerin hukuka uygunluğu, kişinin vermiş olduğu rıza doğrultusunda onay ile bunların denetlenmesi ve uygulamaların kontrol edilmesi bakımından da devletin üstlendiği yükümlülükler bulunmaktadır. Devletin, kişilerin sağlık hizmetlerine eşit bir şekilde erişimini sağlama, kişilerin sağlığına zarar verecek sosyal ve toplumsal zorlanmaların önüne geçme, ayrımcı uygulamaları engelleme, tıbbi personelin eğitilmesi, bilgi, beceri ve tecrübelerinin arttırılması konusunda ortam yaratılması, etik ve hukuka uygun davranışların geliştirilmesi ve kişilerin sağlık hizmetlerine ulaşmasına imkân vermeyen engelleri ortadan kaldırma şeklinde yükümlülükleri bulunmaktadır.
Soru 22
Günümüzde tıbbi müdahale kavramı aşağıdakilerden hangisini kapsayacak şekilde gelişmiştir?
Seçenekler
A
Estetik müdahale yapılmasını talep eden kişiler
B
Ayakta tedavi edilen kişiler
C
Komada olan kişiler
D
Ruhsal hastalığı olan kişiler
E
Hastalık hastası kişiler
Açıklama:
Tıbbi müdahalenin tanımı çeşitli kaynaklarda farklı biçimlerde yapılmıştır. Genellikle; “tıbbi müdahale, tıp mesleğini icraya yetkili bir kişi tarafından, doğrudan veya dolaylı olarak tedavi amacına yönelik olarak gerçekleştirilen her türlü faaliyeti ifade eder” tanımı üzerinde durulmaktadır.
Tıbbi Deontoloji Tüzüğü’nün 13. maddesinde yer alan; “Tabip ve diş tabibi, ilmî icaplara uygun olarak teşhis koyar ve gereken tedaviyi tatbik eder. Bu faaliyetlerinin mutlak surette şifa ile neticelenmemesinden dolayı, deontoloji bakımından muaheze edilemez.
Tababet prensip ve kaidelerine aykırı veya aldatıcı mahiyette teşhis ve tedavi yasaktır.
Tabip ve diş tabibi; teşhis, tedavi veya korunmak gayesi olmaksızın hastanın arzusuna uyarak veya diğer sebeplerle, akli veya bendeni mukavemetini azaltacak herhangi bir şey yapamaz.” hükmü doğrultusunda bu tanımın getirildiği görülmektedir.
Ancak günümüzde gelişen ihtiyaçlar ve uygulamalar, tıbbi müdahalelerin yalnızca “doğrudan veya dolaylı olarak tedavi amacına” yönelik olmadığı, tedavi maksadının yanında birtakım beklentiler ile hekime başvuran, esasen hasta olmayan (örneğin estetik müdahale yapılmasını talep eden, organ naklinde verici durumundaki kişiler vb.) kişiler bakımından da tanımın genişletilmesine ihtiyaç olduğu vurgulanmaktadır
Tıbbi Deontoloji Tüzüğü’nün 13. maddesinde yer alan; “Tabip ve diş tabibi, ilmî icaplara uygun olarak teşhis koyar ve gereken tedaviyi tatbik eder. Bu faaliyetlerinin mutlak surette şifa ile neticelenmemesinden dolayı, deontoloji bakımından muaheze edilemez.
Tababet prensip ve kaidelerine aykırı veya aldatıcı mahiyette teşhis ve tedavi yasaktır.
Tabip ve diş tabibi; teşhis, tedavi veya korunmak gayesi olmaksızın hastanın arzusuna uyarak veya diğer sebeplerle, akli veya bendeni mukavemetini azaltacak herhangi bir şey yapamaz.” hükmü doğrultusunda bu tanımın getirildiği görülmektedir.
Ancak günümüzde gelişen ihtiyaçlar ve uygulamalar, tıbbi müdahalelerin yalnızca “doğrudan veya dolaylı olarak tedavi amacına” yönelik olmadığı, tedavi maksadının yanında birtakım beklentiler ile hekime başvuran, esasen hasta olmayan (örneğin estetik müdahale yapılmasını talep eden, organ naklinde verici durumundaki kişiler vb.) kişiler bakımından da tanımın genişletilmesine ihtiyaç olduğu vurgulanmaktadır
Soru 23
I. Yaşama hakkı
II. Mülkiyet hakkı
III. Sağlık hakkı
Yukarıdaki haklardan hangisi veya hangileri tıbbi müdahalenin önemi ile ilgilidir?
II. Mülkiyet hakkı
III. Sağlık hakkı
Yukarıdaki haklardan hangisi veya hangileri tıbbi müdahalenin önemi ile ilgilidir?
Seçenekler
A
Yalnızca I
B
Yalnızca III
C
I-II
D
I-III
E
I-II-III
Açıklama:
Tıbbi müdahale kişinin bedensel, fiziksel ya da ruhsal bütünlüğüne yönelik olmakla birlikte aynı zamanda yaşama hakkına da yönelik bir girişimdir. Yaşama hakkı, Anayasal bir hak olmakla birlikte (m.17) yukarıda bahsi geçen TMK m.23’ün de kişiliğin korunması kapsamında öngörülen ve kısmen de olsa feragat edilemeyeceği, kanuna ve ahlaka aykırı sınırlanamayacağı ifade edilen temel hak ve özgürlüklerinden en önemlisi olduğu belirtilmektedir. Temel hak ve özgürlüklerden olan yaşam hakkı, dokunulamaz, devredilemez ve vazgeçilmez bir hak olmakla birlikte herkese karşı ileri sürülen mutlak bir hak
niteliğindedir.
Kişinin yaşama hakkı, bedensel, fiziksel ya da ruhsal bütünlüğü gibi sağlık hakkı da kişilik hakları arasında nitelendirilmektedir. Sağlık hakkı, kişinin fiziksel kişilik değerleri arasında yer almaktadır. Kişinin vücut bütünlüğüne müdahale, bedensel sağlığını bozucu veya tehlikeye düşüren müdahaleler kişilik haklarının ihlali anlamına gelmektedir.
niteliğindedir.
Kişinin yaşama hakkı, bedensel, fiziksel ya da ruhsal bütünlüğü gibi sağlık hakkı da kişilik hakları arasında nitelendirilmektedir. Sağlık hakkı, kişinin fiziksel kişilik değerleri arasında yer almaktadır. Kişinin vücut bütünlüğüne müdahale, bedensel sağlığını bozucu veya tehlikeye düşüren müdahaleler kişilik haklarının ihlali anlamına gelmektedir.
Soru 24
İlk yardım durumunda hastaya tıbbi müdahale edilmesinde en önemli kriter aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Zorunluluk hali
B
Meşru müdafaa
C
Hastanın aydınlatılmış rızası
D
Veli ya da vasinin izni
E
Üstün özel yarar
Açıklama:
İlk yardım durumunda hastaya tıbbi müdahale edilmesinde en önemli kriter “zaruret hâli” (zorunluluk hâli) olarak ifade edilmiştir. Zaruret hâli daha çok bilincin kapalı ve derhâl tıbbi müdahalenin gerçekleştirilmesi gereken bir hastanın olması durumunda karşımıza çıkmaktadır. Hekimin bu tür hastalar ile karşılaştığında tıbbi müdahalede bulunmaması, hastanın rızasını beyan edebileceği bir anı beklenmesi gibi geri dönüşü olmayan ve bir daha telafi edilemeyecek bir sürece hastayı sokmasıyla, hatta kimi durumlarda hastanın hayatını kaybetmesiyle sonuçlanabileceğinden, rıza şartı olmaksızın müdahalede bulunma zorunluluğu doğmaktadır.
Soru 25
Yapılan tıbbi müdahaleyi hukuka uygun hale getiren nedenler arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?
Seçenekler
A
Hastanın aydınlatılmış rızası
B
Hastanın üstün nitelikli özel yararı
C
Üstün nitelikli kamu yararı
D
Meşru müdafaa
E
Zorunluluk hali
Açıklama:
Hekim tıbbi müdahalelerini yerine getirirken kişinin yaşamını düzenlemek, sağlığını muhafaza etmek maksadıyla çeşitli girişimlerde bulunmaktadır. Bu girişimler, hastalığın teşhisi, gerekli ilaçların verilmesi, cerrahi müdahaleleri yapılması, hastalığın devamlı olarak takip edilmesi, gerektiğinde yan etkili tedavi yollarına ve birtakım yeni yöntemlere başvurma gibi konuları içermektedir.
Bu ve benzeri yöntemlerle tıbbi müdahale gerçekleştiren hekim, hastanın yaşamını, sağlığını, vücut bütünlüğünü sağlamak gayesiyle hareket ettiği için, birtakım şartlara da uyulması koşuluyla, aslında hukuka aykırı olarak niteleyebileceğimiz tıbbi müdahaleler, hukuka aykırı olmaktan çıkmakta ve hukuka uygun hâle gelmektedir. Kural olarak kişinin yaşama hakkı ve vücut bütünlüğü üzerindeki kişilik haklarını ihlal eden bütün tıbbi müdahaleler, bunun gerçekleştiği andan itibaren hukuka aykırı olarak nitelendirilmektedir.
Ancak hastanın aydınlatılmış rızası, hastanın üstün nitelikli özel yararı veya üstün nitelikli kamu yararı gibi birtakım hukuka uygunluk nedenlerinden birinin bulunması durumunda yapılan tıbbi müdahalenin hukuka uygun olduğu kabul edilmektedir. Bir tıbbi müdahalenin hukuka uygun olabilmesi için hastanın aydınlatıl
Bu ve benzeri yöntemlerle tıbbi müdahale gerçekleştiren hekim, hastanın yaşamını, sağlığını, vücut bütünlüğünü sağlamak gayesiyle hareket ettiği için, birtakım şartlara da uyulması koşuluyla, aslında hukuka aykırı olarak niteleyebileceğimiz tıbbi müdahaleler, hukuka aykırı olmaktan çıkmakta ve hukuka uygun hâle gelmektedir. Kural olarak kişinin yaşama hakkı ve vücut bütünlüğü üzerindeki kişilik haklarını ihlal eden bütün tıbbi müdahaleler, bunun gerçekleştiği andan itibaren hukuka aykırı olarak nitelendirilmektedir.
Ancak hastanın aydınlatılmış rızası, hastanın üstün nitelikli özel yararı veya üstün nitelikli kamu yararı gibi birtakım hukuka uygunluk nedenlerinden birinin bulunması durumunda yapılan tıbbi müdahalenin hukuka uygun olduğu kabul edilmektedir. Bir tıbbi müdahalenin hukuka uygun olabilmesi için hastanın aydınlatıl
Soru 26
Hastanın hekimin kendisine sunduğu yardımdan istifade etmek ya da hastalığının gidişatını kadere bırakmak şeklinde iradi seçim hakkı aşağıdakilerden hangisi ile yakından ilişkilidir?
Seçenekler
A
Kişiliğini geliştirme hakkı
B
İnsan onuru
C
Eşitlik ilkesi
D
Üstün nitelikteki özel yarar
E
Ayrımcılık yasağı
Açıklama:
Bir tıbbi müdahalenin hukuka uygun olarak niteledirilmesinde en önemli kıstas hastanın bu müdahaleye dair rızasını açıklamış olmasıdır. Rıza, hastanın kendi vücut bütünlüğü üzerinde karar verme yetkisinden, sağlığına kavuşma yönünde geleceğini tayin etme hakkından kaynaklanmaktadır. Hastanın sağlığına kavuşma yönünde kendi geleceğini tayin etme hakkı, insan onuruna duyulan saygının bir yansımasıdır. Bu süreçte, durumu hakkında bilgi sahibi olan hastanın, hekimin kendisine sunduğu yardımdan istifade etmek ya da hastalığının gidişatını kadere bırakmak şeklinde iradi seçim hakkına saygı gösterilmesi beklenecektir.
Soru 27
Rızanın zarar gerçekleştikten sonra verilmesi ne anlama gelmektedir?
Seçenekler
A
Hekime malpraktis davası açma
B
Verilen rızanın aydınlatılmış olması
C
Tazminat talebinden vazgeçme
D
Tam ehliyetsizler için yasal temsilcilerin rıza göstermesi
E
Hastanın kendi geleceğini belirleme hakkını kullanması
Açıklama:
Rıza aslında, tıbbi bir müdahalenin gerçekleştirilmesine yönelik fiilî bir sonucu hedefleyen tek taraflı hukuki işlemdir. Tıbbi müdahaleye rıza verilmesi işlemi, müdahaleden önce yapılmalıdır. Bunun sebebi; haksız fiillerde hukuka uygunluk sebepleri arasında belirtilen mağdurun rızasının zararın doğumundan önce verilmesi gerekliliğinden kaynaklanmaktadır. Rızanın, zarar gerçekleştikten sonra verilmesi sadece tazminat talebinden vazgeçme anlamındadır. Hastanın tedavi olması, iyileşmesi ve eski sağlığına kavuşması için yapılan tıbbi müdahaleler için serbestçe rıza göstermesi durumunda bu tür müdahalelere gösterilen rıza hukuken geçerli kabul edilmektedir
Soru 28
Aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirildiğine ilişkin ispat yükünün hekimde olması aşağıdaki ilkelerden hangisinin gereğidir?
Seçenekler
A
Eşitlik ilkesi
B
Tıbbi etik ilkeler
C
Silahların eşitliği ilkesi
D
Zayıf tarafın korunması ilkesi
E
Ölçülülük ilkesi
Açıklama:
Aydınlatma yükümlülüğünün kanıtlama yükümlülüğü (ispat külfeti), TMK m.6’da kabul edilen genel ispat kuralının istisnası niteliğinde borçlu aleyhine kusur karinesini kabul eden TBK m.112 doğrultusunda “hekim” üzerindedir. Bu hüküm gereğince, aydınlatma yükümünü ihlal ettiği iddia edilen hekim, hastasına uyguladığı tıbbi müdahelede üzerine düşen bütün özeni yerine getirdiğini, meslek kurallarına aykırılığın kendisinden kaynaklanmadığını ispat etmedikçe, hekimin hukuki sorumluluktan kurtulması mümkün olamayacaktır. Kaldı ki TBK m.112 hükmü olmasa bile, “zayıfın korunması ilkesi” gereğince, hasta hekim ilişkisinde görece zayıf olan hastanın ispat külfeti altına sokulması uygun değildir.
Soru 29
I. Tedavi aydınlatması
II. Otonomi aydınlatması
III. Riziko aydınlatması
Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri aydınlatma yükümlülüğünün türlerinden biridir?
II. Otonomi aydınlatması
III. Riziko aydınlatması
Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri aydınlatma yükümlülüğünün türlerinden biridir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
II-III
D
I-II
E
I-II-III
Açıklama:
Uygulamada aydınlatma yükümlülükleri farklı isimlerde ve türlerde anılmaktadır. Bunlardan bazıları; tedavi (güvenlik) aydınlatması, otonomi (karar) aydınlatması ve risk aydınlatması şeklinde ifade edilmektedir.
Tedavi (güvenlik) aydınlatması; tedavi aydınlatmasını, otonomi (karar) aydınlatmasından ayıran özelliği, hastanın rızasını almaya yönelik bir aydınlatma olmamasından kaynaklanmaktadır. Bu tür aydınlatmaya öğretide “uyarı yükümlülüğü” adı da verilmektedir. Hekim, her durumda hastasının içinde bulunduğu durumu aydınlığa kavuşturmalı, tıbbi müdahalenin gerekliliği konusunda bilgilendirmeli ve tedavinin başarısı, hastanın yeniden sağlığına kavuşmasının önündeki tehlikelerin engellenmesi bakımından belirli davranış kurallarına uyması gerektiği açıklanmalıdır. Hastanın isteği ile hekim bu tür bir aydınlatma yapmaktan kaçınamaz, mutlaka hekimin tedavi aydınlatmasında bulunması gerekmektedir.
Otonomi (karar) aydınlatması; hastanın serbest ve kendi sorumluluklarını farkında olarak karar vermesine olanak sağlamayı amaçlamaktadır. Hastanın genel hatları ile neye rıza gösterdiğini bilmesiyle birlikte uygulanacak tıbbi tedavinin hastanın sağlığına zarar verme ihtimali olsa bile hekim tarafından hastaya aktarılması gerekmektedir. Çünkü burada kararı verecek olan hastadır. Hastanın içinde bulunduğu durumu, hekim somut olayın gereklerine göre değerlendirmeli tehlikenin büyüklüğü, riskin ağırlığı ve tıbbi müdahale yapılmaması sonucu meydana gelebilecek sonuçları uygun bir dille açıklamalıdır. Otonomi aydınlatmasını da kendi içinde teşhis aydınlatması, süreç aydınlatması, alternatifler konusunda aydınlatma ve tıbbi müdahalenin yapılmaması durumunda sonuçlar bakımından aydınlatma şeklinde alt başlıklara ayırmak mümkündür.
Riziko aydınlatması; hekim tarafından azami derecede özenin gösterilmesi, tıbbi müdahalenin hatasız yapılmasına rağmen yapılan müdahale sonucu meydana gelebilecek muhtemel daimi veya geçici yan etkiler hakkında hastanın aydınlatılmasıdır
Tedavi (güvenlik) aydınlatması; tedavi aydınlatmasını, otonomi (karar) aydınlatmasından ayıran özelliği, hastanın rızasını almaya yönelik bir aydınlatma olmamasından kaynaklanmaktadır. Bu tür aydınlatmaya öğretide “uyarı yükümlülüğü” adı da verilmektedir. Hekim, her durumda hastasının içinde bulunduğu durumu aydınlığa kavuşturmalı, tıbbi müdahalenin gerekliliği konusunda bilgilendirmeli ve tedavinin başarısı, hastanın yeniden sağlığına kavuşmasının önündeki tehlikelerin engellenmesi bakımından belirli davranış kurallarına uyması gerektiği açıklanmalıdır. Hastanın isteği ile hekim bu tür bir aydınlatma yapmaktan kaçınamaz, mutlaka hekimin tedavi aydınlatmasında bulunması gerekmektedir.
Otonomi (karar) aydınlatması; hastanın serbest ve kendi sorumluluklarını farkında olarak karar vermesine olanak sağlamayı amaçlamaktadır. Hastanın genel hatları ile neye rıza gösterdiğini bilmesiyle birlikte uygulanacak tıbbi tedavinin hastanın sağlığına zarar verme ihtimali olsa bile hekim tarafından hastaya aktarılması gerekmektedir. Çünkü burada kararı verecek olan hastadır. Hastanın içinde bulunduğu durumu, hekim somut olayın gereklerine göre değerlendirmeli tehlikenin büyüklüğü, riskin ağırlığı ve tıbbi müdahale yapılmaması sonucu meydana gelebilecek sonuçları uygun bir dille açıklamalıdır. Otonomi aydınlatmasını da kendi içinde teşhis aydınlatması, süreç aydınlatması, alternatifler konusunda aydınlatma ve tıbbi müdahalenin yapılmaması durumunda sonuçlar bakımından aydınlatma şeklinde alt başlıklara ayırmak mümkündür.
Riziko aydınlatması; hekim tarafından azami derecede özenin gösterilmesi, tıbbi müdahalenin hatasız yapılmasına rağmen yapılan müdahale sonucu meydana gelebilecek muhtemel daimi veya geçici yan etkiler hakkında hastanın aydınlatılmasıdır
Soru 30
'..... Ergin, ayırt etme gücüne sahip, kısıtlı olmayan kişi.' Boş bırakılan yer için en uygun ifade aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Tam ehliyetsiz
B
Tam ehliyetli
C
Tedavi (güvenlik) aydınlatması
D
Otonomi (karar) aydınlatması
E
Riziko aydınlatması
Açıklama:
Tam ehliyetli: Ergin, ayırt etme gücüne sahip, kısıtlı olmayan kişi
Soru 31
'......; hastanın serbest ve kendi sorumluluklarını farkında olarak karar vermesine olanak sağlamayı amaçlamaktadır.' Boş bırakılan yer için en uygun ifade aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Otonomi (karar) aydınlatması
B
Riziko aydınlatması
C
Tedavi (güvenlik) aydınlatması
D
Tam ehliyetli
E
Tam ehliyetsiz
Açıklama:
Otonomi (karar) aydınlatması; hastanın serbest ve kendi sorumluluklarını farkında olarak karar vermesine olanak sağlamayı amaçlamaktadır.
Soru 32
'...............; hekim tarafından azami derecede özenin gösterilmesi, tıbbi
müdahalenin hatasız yapılmasına rağmen yapılan müdahale sonucu meydana gelebilecek muhtemel daimi veya geçici yan etkiler hakkında hastanın aydınlatılmasıdır.' Boş bırakılan yer için en uygun ifade aşağıdakilerden hangisidir?
müdahalenin hatasız yapılmasına rağmen yapılan müdahale sonucu meydana gelebilecek muhtemel daimi veya geçici yan etkiler hakkında hastanın aydınlatılmasıdır.' Boş bırakılan yer için en uygun ifade aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Otonomi (karar) aydınlatması
B
Riziko aydınlatması
C
Tedavi (güvenlik) aydınlatması
D
Tam ehliyetli
E
Tam ehliyetsiz
Açıklama:
Riziko aydınlatması; hekim tarafından azami derecede özenin gösterilmesi, tıbbi
müdahalenin hatasız yapılmasına rağmen yapılan müdahale sonucu meydana gelebilecek muhtemel daimi veya geçici yan etkiler hakkında hastanın aydınlatılmasıdır
müdahalenin hatasız yapılmasına rağmen yapılan müdahale sonucu meydana gelebilecek muhtemel daimi veya geçici yan etkiler hakkında hastanın aydınlatılmasıdır
Soru 33
'...........; tedavi aydınlatmasını, otonomi (karar) aydınlatmasından ayıran özelliği, hastanın rızasını almaya yönelik bir aydınlatma olmamasından kaynaklanmaktadır.' Boş bırakılan yer için en uygun ifade aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Tedavi (güvenlik) aydınlatması
B
Otonomi (karar) aydınlatması
C
Riziko aydınlatması
D
Tam ehliyetli
E
Tam ehliyetsiz
Açıklama:
Tedavi (güvenlik) aydınlatması; tedavi aydınlatmasını, otonomi (karar) aydınlatmasından ayıran özelliği, hastanın rızasını almaya yönelik bir aydınlatma olmamasından
kaynaklanmaktadır.
kaynaklanmaktadır.
Soru 34
'.....: Tıp mesleğini icraya yetkili bir kişi tarafından, doğrudan veya dolaylı olarak
tedavi amacına yönelik olarak gerçekleştirilen her türlü faaliyeti ifade eder.' Boş bırakılan yer için en uygun ifade aşağıdakilerden hangisidir?
tedavi amacına yönelik olarak gerçekleştirilen her türlü faaliyeti ifade eder.' Boş bırakılan yer için en uygun ifade aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Tam ehliyetli
B
Tam ehliyetsiz
C
Tıbbi müdahale
D
Otonomi (karar) aydınlatması
E
Riziko aydınlatması
Açıklama:
Tıbbi müdahalenin tanımı çeşitli kaynaklarda farklı biçimlerde yapılmıştır. Genellikle;
“tıbbi müdahale, tıp mesleğini icraya yetkili bir kişi tarafından, doğrudan veya dolaylı olarak
tedavi amacına yönelik olarak gerçekleştirilen her türlü faaliyeti ifade eder” tanımı üzerinde
durulmaktadır.
“tıbbi müdahale, tıp mesleğini icraya yetkili bir kişi tarafından, doğrudan veya dolaylı olarak
tedavi amacına yönelik olarak gerçekleştirilen her türlü faaliyeti ifade eder” tanımı üzerinde
durulmaktadır.
Soru 35
Aşağıdakilerden hangisi sağlık mesleği mensubu kavramını içeren meslek gruplarıdır?
Seçenekler
A
tabip
B
diş tabibi
C
eczacı
D
ebe
E
Hepsi
Açıklama:
sağlık mesleği mensubu kavramından;
“tabip, diş tabibi, eczacı, ebe, hemşire ve sağlık hizmeti veren diğer kişiler”
“tabip, diş tabibi, eczacı, ebe, hemşire ve sağlık hizmeti veren diğer kişiler”
Soru 36
Aşağıdakilerden hangisi aydınlatılmış onamda bilgilendirmenin kapsamı içerisinde hastaya verilen bilgilerdendir?
Seçenekler
A
Hastalığın muhtemel sebepleri ve nasıl seyredeceği,
B
Tıbbi müdahalenin kim tarafından nerede, ne şekilde ve nasıl yapılacağı ile tahmini
süresi,
süresi,
C
Diğer tanı ve tedavi seçenekleri ve bu seçeneklerin getireceği fayda ve riskler ile hastanın sağlığı üzerindeki muhtemel etkileri,
D
Muhtemel komplikasyonları
E
Hepsi
Açıklama:
Bilgilendirmenin kapsamının ne olması gerektiği bakımından ise yine aynı Yönetmeliğin 15. maddesinde bilgilendirmenin aşağıdaki hususları içermesi gerektiği ifade edilmiştir.
“Bilgilendirmenin Kapsamı
Hastaya;
a. Hastalığın muhtemel sebepleri ve nasıl seyredeceği,
b. Tıbbi müdahalenin kim tarafından nerede, ne şekilde ve nasıl yapılacağı ile tahmini
süresi,
c. Diğer tanı ve tedavi seçenekleri ve bu seçeneklerin getireceği fayda ve riskler ile hastanın sağlığı üzerindeki muhtemel etkileri,
ç. Muhtemel komplikasyonları,
d. Reddetme durumunda ortaya çıkabilecek muhtemel fayda ve riskleri,
e. Kullanılacak ilaçların önemli özellikleri,
f. Sağlığı için kritik olan yaşam tarzı önerileri,
g. Gerektiğinde aynı konuda tıbbî yardıma nasıl ulaşabileceği, hususlarında bilgi verilir.”
Yargıtay 4 HD’nin 07.03.1977 tarihli 1976/6297 E. ve 1977/2541 K. sayılı kararı’nda,
hastanın aydınlatılması hakkının sınırları aşağıdaki şekilde açıklanmaktadır:
“Bilgilendirmenin Kapsamı
Hastaya;
a. Hastalığın muhtemel sebepleri ve nasıl seyredeceği,
b. Tıbbi müdahalenin kim tarafından nerede, ne şekilde ve nasıl yapılacağı ile tahmini
süresi,
c. Diğer tanı ve tedavi seçenekleri ve bu seçeneklerin getireceği fayda ve riskler ile hastanın sağlığı üzerindeki muhtemel etkileri,
ç. Muhtemel komplikasyonları,
d. Reddetme durumunda ortaya çıkabilecek muhtemel fayda ve riskleri,
e. Kullanılacak ilaçların önemli özellikleri,
f. Sağlığı için kritik olan yaşam tarzı önerileri,
g. Gerektiğinde aynı konuda tıbbî yardıma nasıl ulaşabileceği, hususlarında bilgi verilir.”
Yargıtay 4 HD’nin 07.03.1977 tarihli 1976/6297 E. ve 1977/2541 K. sayılı kararı’nda,
hastanın aydınlatılması hakkının sınırları aşağıdaki şekilde açıklanmaktadır:
Soru 37
'....... bir insanın, kişi olma sıfatıyla sahip olduğu, kişilik değerlerinin bütünü
üzerinde geçerli, kişiye sıkı sıkıya bağlı ve mutlak nitelik taşıyan haklardır.' Aşağıdakilerden hangisi boş bırakılan yer için en uygun ifadedir?
üzerinde geçerli, kişiye sıkı sıkıya bağlı ve mutlak nitelik taşıyan haklardır.' Aşağıdakilerden hangisi boş bırakılan yer için en uygun ifadedir?
Seçenekler
A
Tıbbi müdahale
B
Kişilik hakları
C
Aydınlatılmış onam
D
Ehliyetli kişi
E
Ehliyetsiz kişi
Açıklama:
Kişilik hakları, bir insanın, kişi olma sıfatıyla sahip olduğu, kişilik değerlerinin bütünü
üzerinde geçerli, kişiye sıkı sıkıya bağlı ve mutlak nitelik taşıyan haklardır
üzerinde geçerli, kişiye sıkı sıkıya bağlı ve mutlak nitelik taşıyan haklardır
Soru 38
'........: Kural olarak birbirinden bağımsız ve birbirine tercih edilmeksizin kişiliği oluşturan yapı taşlarından ibarettir.' Boş bırakılan yer için en uygun ifade aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kişilik hakları
B
Kişilik değerleri
C
Yaşama hakkı
D
Ehliyetli kişi
E
Ehliyetsiz kişi
Açıklama:
Kişilik değerleri; “Kural olarak birbirinden bağımsız ve birbirine tercih edilmeksizin kişiliği oluşturan yapı taşlarından ibarettir
Soru 39
'........., bedensel, fiziksel ya da ruhsal bütünlüğü gibi sağlık hakkı da
kişilik hakları arasında nitelendirilmektedir.' Boş bırakılan yer için en uygun ifade aşağıdakilerden hangisidir?
kişilik hakları arasında nitelendirilmektedir.' Boş bırakılan yer için en uygun ifade aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kişilik hakkı
B
Kişinin yaşama hakkı
C
Kişilik değerleri
D
sağlık hakkı
E
Hasta hakkı
Açıklama:
Kişinin yaşama hakkı, bedensel, fiziksel ya da ruhsal bütünlüğü gibi sağlık hakkı da
kişilik hakları arasında nitelendirilmektedir.
kişilik hakları arasında nitelendirilmektedir.
Soru 40
Tıp mesleğini icraya yetkili bir kişi tarafından, doğrudan veya dolaylı olarak tedavi amacına yönelik olarak gerçekleştirilen her türlü faaliyeti ifade eden tanım aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Tıbbi müdahale
B
Acil müdahale
C
Teşhis
D
Tıbbi muayene
E
Tedavi
Açıklama:
Tıbbi müdahalenin tanımı çeşitli kaynaklarda farklı biçimlerde yapılmıştır. Genellikle;
“tıbbi müdahale, tıp mesleğini icraya yetkili bir kişi tarafından, doğrudan veya dolaylı olarak tedavi amacına yönelik olarak gerçekleştirilen her türlü faaliyeti ifade eder” tanımı üzerinde durulmaktadır. Doğru cevap A'dır.
“tıbbi müdahale, tıp mesleğini icraya yetkili bir kişi tarafından, doğrudan veya dolaylı olarak tedavi amacına yönelik olarak gerçekleştirilen her türlü faaliyeti ifade eder” tanımı üzerinde durulmaktadır. Doğru cevap A'dır.
Soru 41
Bir insanın, kişi olma sıfatıyla sahip olduğu, kişilik değerlerinin bütünü üzerinde geçerli, kişiye sıkı sıkıya bağlı ve mutlak nitelik taşıyan haklardır şeklinde ifade edilen kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Yaşam hakları
B
Sağlık hakkı
C
İnsan hakları
D
Kişilik hakları
E
Bütünlük hakkı
Açıklama:
Kişilik hakları, bir insanın, kişi olma sıfatıyla sahip olduğu, kişilik değerlerinin bütünü
üzerinde geçerli, kişiye sıkı sıkıya bağlı ve mutlak nitelik taşıyan haklardır.
Doğru cevap D'dir.
üzerinde geçerli, kişiye sıkı sıkıya bağlı ve mutlak nitelik taşıyan haklardır.
Doğru cevap D'dir.
Soru 42
Kişiliğin korunması kapsamında öngörülen ve kısmen de olsa feragat edilemeyeceği hükmü Türk Medeni Kanunu’nun hangi maddesinde belrtilmiştir?
Seçenekler
A
21
B
23
C
24
D
26
E
27
Açıklama:
TMK m.23’ün de kişiliğin korunması kapsamında öngörülen ve kısmen de olsa feragat edilemeyeceği, kanuna ve ahlaka aykırı sınırlanamayacağı ifade edilen temel hak ve özgürlüklerinden en önemlisi olduğu belirtilmektedir.
Doğru cevap B'dir.
Doğru cevap B'dir.
Soru 43
Hasta Haklarına İlişkin Avrupa Statüsü Sözleşmesi hangi yıl kabul edilmiştir?
Seçenekler
A
1995
B
1997
C
1999
D
2001
E
2002
Açıklama:
2002 yılında Roma’da kabul edilen “Hasta Haklarına İlişkin Avrupa Statüsü Sözleşmesi”nde geçen bilgilenme ve rıza hakkı hastalara ilişkin olarak öne çıkmaktadır.
Doğru cevap E'dir.
Doğru cevap E'dir.
Soru 44
Kişinin yaşam hakkına tecavüz eden müdahalelere karşı korunma yolları Türk Medeni Kanununun hangi maddesinde gösterilmektedir?
Seçenekler
A
22
B
23
C
24
D
25
E
26
Açıklama:
İnsanın hayatını sürdürme noktasında mutlak hak sahibi olması, başkalarının, kişinin yaşamına son verme hakkına sahip olmaması, kişinin kendisinin de yaşam hakkından vazgeçemeyeceği ve kendinin öldürülmesine rıza gösteremeyeceği vurgulanmaktadır. Bu durum, TMK m.24’te kişinin yaşam hakkına tecavüz eden müdahalelere karşı korunma yollarını göstermektedir.
Doğru cevap C'dir.
Doğru cevap C'dir.
Soru 45
- Tıbbi Deontoloji Nizamnamesi
- Hasta Hakları Yönetmeliği
- TMK 24. maddesi
- Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun
- Anayasa’nın 17. maddesi
Seçenekler
A
Yanlız II
B
I, II ve IV
C
II ve III
D
I, II ve V
E
II, III, IV ve V
Açıklama:
Tıbbi müdahelede bulunmak için tıbbi zorunluluğun bulunması gerektiği, öncelikle Anayasa’nın 17. maddesinde ifade edilmekle birlikte, Tıbbi Deontoloji Nizamnamesi ve Hasta Hakları Yönetmeliği’nde de açıkça vurgulanmıştır. Müdahalede tıbbi zorunluluğun bulunması durumu, yapılan müdahalenin hukuka uygunluğunu temin eden hususlardan biri olması sebebiyle her somut olay bakımından tıbbi zorunluluğun varlığı çok sıkı bir şekilde araştırılmak durumundadır. Müdahalede tıbbi zorunluluğun bulunmaması hâlinde ise yapılan müdahale haksız olacaktır.
Doğru cevap D'dir.
Doğru cevap D'dir.
Soru 46
İlk yardım durumunda hastaya tıbbi müdahale edilmesindeki en önemli kriter aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Zaruret hâli
B
Hastanın rızası
C
Hasta vekili yada yakınının onayı
D
Aydınlatılmış onam
E
Hekimin iradesi
Açıklama:
İlk yardım durumunda hastaya tıbbi müdahale edilmesinde en önemli kriter “zaruret hâli” (zorunluluk hâli) olarak ifade edilmiştir. Zaruret hâli daha çok bilincin kapalı ve derhâl tıbbi müdahalenin gerçekleştirilmesi gereken bir hastanın olması durumunda karşımıza çıkmaktadır.
Doğru cevap A'dır.
Doğru cevap A'dır.
Soru 47
Aşağıdakilerden hangisi rıza yoluyla bir işlemin geçerli olmasında aranan şartlar arasında değildir?
Seçenekler
A
Ayırt etme gücünün olması
B
Tam ehliyetsiz olması
C
İrade sakatlılığının bulunmaması
D
Hukuka ve ahlaka uygun olması
E
Kişilik haklarına aykırı olmaması
Açıklama:
Rıza hukuki niteliği bakımından tek yönlü bir irade açıklamasıdır. Rıza yoluyla bir işlemin geçerli olmasında aranan şartlar; ayırt etme gücü (temyiz gücü), irade sakatlılığının bulunmaması ve rızanın hukuka, ahlaka ve kişilik haklarına aykırı olmamasıdır.
Doğru cevap B'dir.
Doğru cevap B'dir.
Soru 48
“Rıza alınırken hastanın veya kanuni temsilcisinin tıbbi müdahalenin konusu ve sonuçları hakkında bilgilendirilip aydınlatılması esastır.” hükmü aşağıdakilerin hangisinde yer almaktadır?
Seçenekler
A
TMK 23. madde
B
Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun
C
Hasta Hakları Yönetmeliği’nin 31. maddesinde
D
TBK 112. madde
E
Hasta Hakları Yönetmeliği’nin 19. maddesinde
Açıklama:
Hasta Hakları Yönetmeliği’nin 31. maddesinde; “Rıza alınırken hastanın veya kanuni
temsilcisinin tıbbi müdahalenin konusu ve sonuçları hakkında bilgilendirilip aydınlatılması esastır.” hükmü yer almaktadır. Bu hükümde rızanın alınmasında en önemli husus, hastanın veya kanuni temsilcisinin tıbbi müdahalenin konusu ve sonuçları hakkında bilgilendirilmesi gerektiğidir.
Doğru cevap C'dir.
temsilcisinin tıbbi müdahalenin konusu ve sonuçları hakkında bilgilendirilip aydınlatılması esastır.” hükmü yer almaktadır. Bu hükümde rızanın alınmasında en önemli husus, hastanın veya kanuni temsilcisinin tıbbi müdahalenin konusu ve sonuçları hakkında bilgilendirilmesi gerektiğidir.
Doğru cevap C'dir.
Soru 49
Hasta Hakları Yönetmeliği’nin 19. maddesine göre aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Hasta üzerinde tıbbi müdahale yapma yetkisine sahip olan hekim tıbbi zorunluluk
şartına azami riayet etmek zorundadır.
şartına azami riayet etmek zorundadır.
B
Kişilik hakkı zedelenen kimsenin rızası, daha üstün nitelikte özel veya kamusal yarar ya da kanunun verdiği yetkinin kullanılması sebeplerinden biriyle haklı kılınmadıkça, kişilik haklarına yapılan her saldırı hukuka aykırıdır.
C
Kanunda gösterilen istisnalar hariç olmak üzere, kimse, rızası olmaksızın ve verdiği rızaya uygun olmayan bir şekilde tıbbi ameliyeye tabi tutulamaz.
D
Hastanın manevi yapısı üzerinde fena tesir yapmak suretiyle hastalığın artması
ihtimalinin bulunması ve hastalığın seyrinin ve sonucunun vahim görülmesi hallerinde, teşhisin saklanması caizdir.
ihtimalinin bulunması ve hastalığın seyrinin ve sonucunun vahim görülmesi hallerinde, teşhisin saklanması caizdir.
E
Tıbbi müdahaleler ve hekimin girişeceği diğer eylemler, kişinin sağlığını, vücut bütünlüğünü ilgilendirdiği, muhtemel tehlikeleri meydana getirici nitelikte olduğu için, bunların gerçekleştirilmesine karar verme yetkisi, hekime değil, müdahalelere maruz kalacak kişiye (hastaya) aittir.
Açıklama:
Hasta Hakları Yönetmeliği’nin 19. maddesine göre;
“Bilgi Verilmesi Caiz Olmayan ve Tedbir Alınması Gereken Haller Madde 19- Hastanın manevi yapısı üzerinde fena tesir yapmak suretiyle hastalığın artması ihtimalinin bulunması ve hastalığın seyrinin ve sonucunun vahim görülmesi hallerinde, teşhisin saklanması caizdir.
Doğru cevap D'dir.
“Bilgi Verilmesi Caiz Olmayan ve Tedbir Alınması Gereken Haller Madde 19- Hastanın manevi yapısı üzerinde fena tesir yapmak suretiyle hastalığın artması ihtimalinin bulunması ve hastalığın seyrinin ve sonucunun vahim görülmesi hallerinde, teşhisin saklanması caizdir.
Doğru cevap D'dir.
Soru 50
Tıbbi müdahalenin hukuka uygunluk şartları arasında doğru olan ifade aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Tıp ve hukukun ortak paydalarından en önemlisi teknoloji faktörüdür
B
Hakim mesleğinin icap ettiği hususları yerine getirirken tıbbi uygulamalar yaparak kişinin yaşamını düzenlemek, sağlığını geri getirmek maksadıyla birtakım girişimlerde bulunmaktadır.
C
Hasta ise bu ilişkide hekimin sunmuş olduğu hizmetlerden yararlanmak suretiyle sağlığına kavuşmada acelesi olmayan taraf niteliğindedir
D
Hastalığının doğru teşhisi, doğru tedavi yöntemlerinin uygulanması ve doğru tıbbi müdahalenin gerçekleştirilmesi büyük önem taşımaktadır.
E
Hakim, hastanın sağlığını yerine getirmek için yapacağı müdahalelerinde hasta rızasını almak zorunda değildir.
Açıklama:
Tıp ve hukukun ortak paydalarından en önemlisi insan faktörüdür. Kişinin temel hak ve özgürlükleri ile yaşam, vücut bütünlüğünün muhafazası ve sağlıklı bir şekilde yaşaması iç içe geçmiş kavramlardır. Bu iki unsurun temel birleşim noktası ise hekim-hasta ilişkisinde yatmaktadır. Hekim mesleğinin icap ettiği hususları yerine getirirken tıbbi uygulamalar yaparak kişinin yaşamını düzenlemek, sağlığını geri getirmek maksadıyla birtakım girişimlerde bulunmaktadır. Bu girişimler arasında hastalığın teşhisi, gerekli ilaçların verilmesi, farklı tıbbi müdahalelerin yapılması, cerrahi girişimlerde bulunulması, hastalığın yakından takip edilmesi, gerek olması durumunda ilave etkili tedavi yöntemlerine başvurulması ve mesleğin en iyi şekilde yapılması gibi birtakım yükümlülükler altına girilmektedir.
Hasta ise bu ilişkide hekimin sunmuş olduğu hizmetlerden yararlanmak suretiyle sağlığına bir an önce kavuşma arzusu içinde olan taraf niteliğindedir. İçinde bulunduğ
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru cevap D seçeneğidir.
Hasta ise bu ilişkide hekimin sunmuş olduğu hizmetlerden yararlanmak suretiyle sağlığına bir an önce kavuşma arzusu içinde olan taraf niteliğindedir. İçinde bulunduğ
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 51
Kişiye uygulanacak tıbbi müdahalenin hukuka uygun olarak kabul edilebilmesi için gerekli ve doğru işlem sırası hangisi olmalıdır?
Seçenekler
A
tıbbi müdahalenin bir sağlık personeli tarafından yapılması, hastanın içinde bulunduğu durum tam olarak aydınlatıldıktan sonra rızasının alınması, yapılacak tıbbi müdahalenin tıp bilimi verilerine göre gerekli ve uygun bir müdahale olması
B
hastanın içinde bulunduğu durum tam olarak aydınlatıldıktan sonra rızasının alınması, tıbbi müdahalenin bir sağlık personeli tarafından yapılması, yapılacak tıbbi müdahalenin tıp bilimi verilerine göre gerekli ve uygun bir müdahale olması
C
yapılacak tıbbi müdahalenin tıp bilimi verilerine göre gerekli ve uygun bir müdahale olması, tıbbi müdahalenin bir sağlık personeli tarafından yapılması, hastanın içinde bulunduğu durum tam olarak aydınlatıldıktan sonra rızasının alınması
D
yapılacak tıbbi müdahalenin tıp bilimi verilerine göre gerekli ve uygun bir müdahale olması, hastanın içinde bulunduğu durum tam olarak aydınlatıldıktan sonra rızasının alınması, tıbbi müdahalenin bir sağlık personeli tarafından yapılması
E
tıbbi müdahalenin bir sağlık personeli tarafından yapılması, yapılacak tıbbi müdahalenin tıp bilimi verilerine göre gerekli ve uygun bir müdahale olması, hastanın içinde bulunduğu durum tam olarak aydınlatıldıktan sonra rızasının alınması
Açıklama:
Kişinin sağlığına kavuşması maksadıyla yapılacak tıbbi müdahalelerin, öncelikle tıp mesleğini icra etmeye yetkili bir sağlık çalışanı tarafından gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Sağlık çalışanlarının görevi insan sağlığının bozulmasını önlemek, kişileri hastalıklardan korumak, bir şekilde bozulan bedensel ve ruhsal yapısını iyileştirmek, sakatlıkları gidermek ve kişilerin gerek ruhsal gerekse fiziksel acılarını dindirmektir. Kişiye uygulanacak tıbbi müdahale bu açıdan bakıldığında basit bir tedavi girişiminden başlayarak çok kapsamlı ağır müdahaleler gerektiren cerrahi müdahalelere kadar uzanmaktadır.
Bütün bu genel bilgiler ışığında, kişiye uygulanacak tıbbi müdahalenin hukuka uygun olarak kabul edilebilmesi, tıbbi müdahalenin bir sağlık personeli tarafından yapılması, hastanın içinde bulunduğu durum tam olarak aydınlatıldıktan sonra rızasının alınması, yapılacak tıbbi müdahalenin tıp bilimi verilerine göre gerekli ve uygun bir müdahale olmasına bağlıdır.
(İl
Aşağıdaki açıklama uyarınca doğru cevap A seçeneğidir.
Bütün bu genel bilgiler ışığında, kişiye uygulanacak tıbbi müdahalenin hukuka uygun olarak kabul edilebilmesi, tıbbi müdahalenin bir sağlık personeli tarafından yapılması, hastanın içinde bulunduğu durum tam olarak aydınlatıldıktan sonra rızasının alınması, yapılacak tıbbi müdahalenin tıp bilimi verilerine göre gerekli ve uygun bir müdahale olmasına bağlıdır.
(İl
Aşağıdaki açıklama uyarınca doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 52
"Tababet prensip ve kaidelerine aykırı veya aldatıcı mahiyette teşhis ve tedavi yasaktır" ifadesi Tıbbi Deontoloji Tüzüğü’nün hangi maddesi içinde yer almaktadır?
Seçenekler
A
1. Maddesi
B
3. Maddesi
C
13. Maddesi
D
31. Maddesi
E
32. Maddesi
Açıklama:
Tıbbi Deontoloji Tüzüğü’nün 13. maddesinde yer alan; “Tabip ve diş tabibi, ilmî icaplara uygun olarak teşhis koyar ve gereken tedaviyi tatbik eder. Bu faaliyetlerinin mutlak surette şifa ile neticelenmemesinden dolayı, deontoloji bakımından muaheze edilemez.
Tababet prensip ve kaidelerine aykırı veya aldatıcı mahiyette teşhis ve tedavi yasaktır.
Tabip ve diş tabibi; teşhis, tedavi veya korunmak gayesi olmaksızın hastanın arzusuna uyarak veya diğer sebeplerle, akli veya bendeni mukavemetini azaltacak herhangi bir şey yapamaz.” hükmü doğrultusunda bu tanımın getirildiği görülmektedir.
(İlgili kitaptan alıntı)
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru cevap C seçeneğidir.
Tababet prensip ve kaidelerine aykırı veya aldatıcı mahiyette teşhis ve tedavi yasaktır.
Tabip ve diş tabibi; teşhis, tedavi veya korunmak gayesi olmaksızın hastanın arzusuna uyarak veya diğer sebeplerle, akli veya bendeni mukavemetini azaltacak herhangi bir şey yapamaz.” hükmü doğrultusunda bu tanımın getirildiği görülmektedir.
(İlgili kitaptan alıntı)
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 53
Kişilik haklarını oluşturan değerler fiziksel, bedensel veya ........... değerler şeklinde sınıflandırılmaktadır. Boşluğu aşağıdakilerden en uygun olanı ile doldurunuz.
Seçenekler
A
milli
B
evrensel
C
maddi
D
bilimsel
E
ruhsal
Açıklama:
Kişilik hakları, bir insanın, kişi olma sıfatıyla sahip olduğu, kişilik değerlerinin bütünü üzerinde geçerli, kişiye sıkı sıkıya bağlı ve mutlak nitelik taşıyan haklardır. Kişilik hakkının konusunu, bu hakkın üzerinde geçerli olduğu kişilik değerlerinin tamamı oluşturmaktadır. Kişilik haklarını oluşturan değerler fiziksel, bedensel veya ruhsal değerler şeklinde sınıfladırılmaktadır. Fiziksel kişilik değerleri denildiğinde ise daha çok gerçek kişiler
bakımından geçerli olan yaşama hakkı, vücut bütünlüğü ve sağlık hakkı gibi birtakım unsurlar aklımıza gelmektedir.
(İlgili kitaptan alıntı)
Aşağıdaki açıklama uyarınca doğru cevap E seçeneğidir
bakımından geçerli olan yaşama hakkı, vücut bütünlüğü ve sağlık hakkı gibi birtakım unsurlar aklımıza gelmektedir.
(İlgili kitaptan alıntı)
Aşağıdaki açıklama uyarınca doğru cevap E seçeneğidir
Soru 54
"Yaşama hakkı aynı zamanda evrensel bir hak olarak nitelendirilmekte ve taraf devletlere, yaşama hakkını koruma, yaşama hakkını sağlama ve öldürmeme görevi yüklenmektedir" hükümleri aşağıdakilerden hangisinde ifade bulmuştur?
Seçenekler
A
T.C. Anayasası
B
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi
C
Paris Dünya Kültürel ve Doğal Mirasın Korunması Sözleşmesi
D
BM İnsan ve Çevre Konferansı Bildirgesi
E
Rio Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi
Açıklama:
Yaşama hakkı aynı zamanda evrensel bir hak olarak nitelendirilmekte, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde; taraf devletlere, yaşama hakkını koruma, yaşama hakkını sağlama ve öldürmeme görevi yüklenmektedir.
(İlgili kitaptan alıntı)
Aşağıdaki açıklama uyarınca doğru cevap B seçeneğidir.
(İlgili kitaptan alıntı)
Aşağıdaki açıklama uyarınca doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 55
Hasta hakları bağlamında önem kazanan bilgilenme ve rıza hakkı hangi uluslararası anlaşma ile karara bağlanmıştır?
Seçenekler
A
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi
B
Tıbbi Deontoloji Nizamnamesi
C
Hasta Haklarına İlişkin Avrupa Statüsü Sözleşmesi
D
Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun
E
BM İnsan ve Çevre Konferansı Bildirgesi
Açıklama:
Hasta hakları bağlamında konu incelendiğinde, 2002 yılında Roma’da kabul edilen “Hasta Haklarına İlişkin Avrupa Statüsü Sözleşmesi”nde geçen bilgilenme ve rıza hakkı hastalara ilişkin olarak öne çıkmaktadır. Durumu hakkında yeterince bilgilendirilen hastanın tedavi koşulları bakımından rıza göstermesi hasta hakları alanında aranan temel kriterlerden biridir.
(İlgili kitaptan alıntı)
Aşağıdaki açıklama uyarınca doğru cevap C seçeneğidir
(İlgili kitaptan alıntı)
Aşağıdaki açıklama uyarınca doğru cevap C seçeneğidir
Soru 56
Tıbbi müdahalede zorunluluk halini tanımlayan sözcük aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Enfeksiyon
B
Enjeksiyon
C
Endikasyon
D
Komplikasyon
E
Onam
Açıklama:
SIRA SİZDE SORUSU: Her türlü tıbbi müdahale kural olarak bir zorunluluk (endikasyon) hâline dayanmalıdır. Sizce hekim tarafından gerçekletirilecek tıbbi müdahalede bir zorunluluk hâlinin bulunmadığı
durumda hukuken ne olacaktır? Açıklayınız.
(İlgili kitaptan alıntı)
Aşağıdaki açıklama uyarınca doğru cevap C seçeneğidir
durumda hukuken ne olacaktır? Açıklayınız.
(İlgili kitaptan alıntı)
Aşağıdaki açıklama uyarınca doğru cevap C seçeneğidir
Soru 57
Hastadan tıbbi müdahale için "rızanın alınamadığı" durum tam olarak aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İlk yardım
B
Hastanın bilincinin açık olduğu durumda ilk yardım
C
Hastanın bilincinin kapalı olduğu durumda ilk yardım
D
Hastanın bilincinin kapalı olduğu ve yanında hasta yakın akrabasının bulunduğu durumda ilk yardım
E
Hastanın bilincinin kapalı olduğu ve yanında hasta yakın akrabasının bulunmadığı durumda ilk yardım
Açıklama:
Müdahalede Tıbbi Zorunluluk Bulunması
Tıbbi müdahalelerin hukuka uygunluğu açısından incelenecek bir diğer konu ise yapılan müdahalenin tıbbi zorunluluk sebebiyle acil olarak gerçekleştirilmesidir. Tıbbi müdahalenin gerçekleşmesi bakımından bu tür durumlarda hastanın rızasını almak mümkün olamamaktadır. Bu durumlarda, tıbbi müdahale, kişinin rızası olmaksızın, onun bir an önce sağlığına kavuşmasını sağlamak maksadıyla ivedi olarak karar verilerek yapılmak
zorundadır. Hastanın rızasının aranması, hastanın hayatını kaybetme riski ile karşı karşıya kaldığından bir anlamda geri plana atılmakta ve müdahale gerçekleşmektedir. Tıbbi zorunluluk durumunda, hekim kendi bilgi, beceri ve tecrübelerinden hareketle hastasının yararına olduğunu düşündüğü müdahaleyi gerçekleştirmektedir. Üstelik bu müdahalenin hastanın muhtemel iradesine (farazi iradesine) uygun bir davranış olduğu da kabul edilerek, yapılan tıbbi müdahale vekâletsiz iş görme hükümleri çerçeves
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru cevap E seçeneğidir
Tıbbi müdahalelerin hukuka uygunluğu açısından incelenecek bir diğer konu ise yapılan müdahalenin tıbbi zorunluluk sebebiyle acil olarak gerçekleştirilmesidir. Tıbbi müdahalenin gerçekleşmesi bakımından bu tür durumlarda hastanın rızasını almak mümkün olamamaktadır. Bu durumlarda, tıbbi müdahale, kişinin rızası olmaksızın, onun bir an önce sağlığına kavuşmasını sağlamak maksadıyla ivedi olarak karar verilerek yapılmak
zorundadır. Hastanın rızasının aranması, hastanın hayatını kaybetme riski ile karşı karşıya kaldığından bir anlamda geri plana atılmakta ve müdahale gerçekleşmektedir. Tıbbi zorunluluk durumunda, hekim kendi bilgi, beceri ve tecrübelerinden hareketle hastasının yararına olduğunu düşündüğü müdahaleyi gerçekleştirmektedir. Üstelik bu müdahalenin hastanın muhtemel iradesine (farazi iradesine) uygun bir davranış olduğu da kabul edilerek, yapılan tıbbi müdahale vekâletsiz iş görme hükümleri çerçeves
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru cevap E seçeneğidir
Soru 58
Tıbbi müdahalede bulunmak için tıbbi zorunluluğun bulunması gerektiği, Anayasa’nın hangi maddesinde yer almaktadır?
Seçenekler
A
1. Madde
B
17. Madde
C
7. Madde
D
71. Madde
E
11. Madde
Açıklama:
Bir tıbbi müdahalenin hukuka uygun olduğundan söz edebilmek için hastaya yapılan müdahalenin aynı zamanda tıp biliminin verilerine göre zorunlu olması gerekir. Hastada belirli bir tedavi ya da müdahale uygulamasına karar verilmesini zorunlu kılan bir durumun varlığı önem taşımaktadır. Tıbbi müdahelede bulunmak için tıbbi zorunluluğun bulunması gerektiği, öncelikle Anayasa’nın 17. maddesinde ifade edilmekle birlikte, Tıbbi
Deontoloji Nizamnamesi ve Hasta Hakları Yönetmeliği’nde de açıkça vurgulanmıştır. Müdahalede tıbbi zorunluluğun bulunması durumu, yapılan müdahalenin hukuka uygunluğunu temin eden hususlardan biri olması sebebiyle her somut olay bakımından tıbbi zorunluluğun varlığı çok sıkı bir şekilde araştırılmak durumundadır. Müdahalede tıbbi zorunluluğun bulunmaması hâlinde ise yapılan müdahale haksız olacaktır.
(İlgili kitaptan alıntı)
Aşağıdaki açıklama uyarınca doğru cevap B seçeneğidir.
Deontoloji Nizamnamesi ve Hasta Hakları Yönetmeliği’nde de açıkça vurgulanmıştır. Müdahalede tıbbi zorunluluğun bulunması durumu, yapılan müdahalenin hukuka uygunluğunu temin eden hususlardan biri olması sebebiyle her somut olay bakımından tıbbi zorunluluğun varlığı çok sıkı bir şekilde araştırılmak durumundadır. Müdahalede tıbbi zorunluluğun bulunmaması hâlinde ise yapılan müdahale haksız olacaktır.
(İlgili kitaptan alıntı)
Aşağıdaki açıklama uyarınca doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 59
“Tabipler, diş tabipleri ve dişçiler yapacakları her nevi ameliye için hastanın, hasta küçük veya tahtı hacirde
ise veli veya vasisinin evvelemirde muvafakatını alırlar.” İfadesi aşağıdakilerden hangisinde yer almaktadır?
ise veli veya vasisinin evvelemirde muvafakatını alırlar.” İfadesi aşağıdakilerden hangisinde yer almaktadır?
Seçenekler
A
Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun
B
Tıbbi Deontoloji Tüzüğü
C
T.C. Anayasası
D
Türk Medeni Kanunu
E
Hasta Hakları Yönetmeliği
Açıklama:
Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun uyarınca; “Tabipler, diş tabipleri ve dişçiler yapacakları her nevi ameliye için hastanın, hasta küçük veya tahtı hacirde ise veli veya vasisinin evvelemirde muvafakatını alırlar.” Buna ilave olarak Hasta Hakları Yönetmeliği’nde; “Kanunda gösterilen istisnalar hariç olmak üzere, kimse, rızası olmaksızın ve verdiği rızaya uygun olmayan bir şekilde tıbbi ameliyeye tabi tutulamaz.” ile “Tıbbi müdahalelerde hastanın rızası gerekir.” hükümleri yer almaktadır.
(İlgili kitaptan alıntı)
Aşağıdaki açıklama uyarınca doğru cevap A seçeneğidir
(İlgili kitaptan alıntı)
Aşağıdaki açıklama uyarınca doğru cevap A seçeneğidir
Soru 60
Tıp mesleğini icraya yetkili bir kişi tarafından, doğrudan veya dolaylı olarak tedavi amacına yönelik olarak gerçekleştirilen her türlü faaliyeti ifade eden ifadeye ne ad verilir?
Seçenekler
A
Tıbbi müdahale
B
Hukuki müdahale
C
Tıbbi araç
D
Tıbbi yönetim
E
Tıp hukuku
Açıklama:
tıp mesleğini icraya yetkili bir kişi tarafından, doğrudan veya dolaylı olarak tedavi amacına yönelik olarak gerçekleştirilen her türlü faaliyeti ifade eden ifade tıbbi müdahaledir.
Soru 61
Bir insanın, kişi olma sıfatıyla sahip olduğu, kişilik değerlerinin bütünü üzerinde geçerli, kişiye sıkı sıkıya bağlı ve mutlak nitelik taşıyan haklara ne ad verilir?
Seçenekler
A
kişilik hakları
B
kişilik
C
şahıs yönelimi
D
birey hakları
E
emniyet hakları
Açıklama:
bir insanın, kişi olma sıfatıyla sahip olduğu, kişilik değerlerinin bütünü üzerinde geçerli, kişiye sıkı sıkıya bağlı ve mutlak nitelik taşıyan haklara kişilik hakları denir
Soru 62
“Kural olarak birbirinden bağımsız ve birbirine tercih edilmeksizin kişiliği oluşturan yapı taşlarından ibarettir. Ancak bunlardan sadece bir tanesi vardır ki, tüm .......... onunla kaimdir; bu değer kişinin “hayatıdır”. Zira kişi, kişilik hakları ve ona dâhil değerler, kişinin fiziken varlığını sürdürmesine, kısaca sağ olmasına, yaşamasına bağlıdır.”
Yapılan tanıma göre uygun olan ifade nedir?
Yapılan tanıma göre uygun olan ifade nedir?
Seçenekler
A
kişilik değeri
B
kişilik hakkı
C
kişilik yönelimi
D
bireysel yönelim
E
bireysel haklar
Açıklama:
kişilik değeri
Soru 63
Aşağıdakilerden hangisi tıbbi müdahalenin hukuka uygunluk şartlarından biri olarak ifade edilmez?
Seçenekler
A
pratisyen hekimlerce ilk kontrolün yapılması
B
hastanın aydınlatılmış olması
C
yetkili personel tarafından müdahale edilmesi
D
tedavi maksadıyla müdahale edilmesi
E
tıp bilimince kabul görmüş kural ve yöntemlerden yararlanılması
Açıklama:
pratisyen hekimlerce ilk kontrolün yapılması
Soru 64
Aydınlatılmış rıza ile ilgili olarak hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
hastanın hak ehliyeti olmalıdır.
B
tek yönlü bir irade açıklamasıdır
C
hastanın ayırt etme gücü olmalıdır
D
irade sakatlılığının bulunmaması olmamalıdır
E
rızanın hukuka, ahlaka ve kişilik haklarına aykırı olmamasıdır
Açıklama:
hastanın hak ehliyeti olmalıdır.
Soru 65
Aşağıdakilerden hangisi aydınlatılmış rıza kapsamında yer alan kavramlardan değildir?
Seçenekler
A
Gerektiğinde aynı konuda tıbbî yardıma nasıl ulaşabileceği, hususlarında bilgi verilmez
B
Hastalığın muhtemel sebepleri ve nasıl seyredeceği
C
Tıbbi müdahalenin kim tarafından nerede, ne şekilde ve nasıl yapılacağı ile tahmini süresi
D
Kullanılacak ilaçların önemli özellikleri
E
Sağlığı için kritik olan yaşam tarzı önerileri
Açıklama:
Gerektiğinde aynı konuda tıbbî yardıma nasıl ulaşabileceği, hususlarında bilgi verilir.
Soru 66
Aydınlatma yükümlülüğünün usulüne uygun olarak yerine getirildiği hususunda ispat yükü kime aittir?
Seçenekler
A
Hekime
B
Hastaneye
C
Hastaya
D
Hastane yönetimine
E
Hastanın yasal temsilcisine
Açıklama:
hekime
Soru 67
Uygulamada aydınlatma yükümlülükleri farklı isimlerde ve türlerde anılmaktadır. Hangisi bunlardan biri değildir?
Seçenekler
A
Kişilik aydınlatması
B
Tedavi aydınlatması
C
güvenlik aydınlatması
D
otonomi (karar) aydınlatması
E
risk aydınlatması
Açıklama:
Kişilik aydınlatması
Soru 68
Aşağıdakilerden hangisi “yardımcı sağlık personeli” kategorisinde yer almaz?
Seçenekler
A
Sekreter
B
Ebe
C
Röntgen teknisyeni
D
Eczacı
E
Hemşire
Açıklama:
sekreter
Soru 69
Aşağıdakilerden hangisi tıbbi müdahalenin amaçlarından biri değildir?
Seçenekler
A
Hastalığı devam ettirme
B
Kişileri hastalıktan koruma
C
Hastanın acısını azaltma
D
Hastalığı teşhis etme
E
Hastalığı tedavi etme
Açıklama:
Hastalığı devam ettirme
Soru 70
Aşağıdakilerden hangisi bir sağlık görevlisinin görevi olamaz?
Seçenekler
A
İnsan sağlığının bozulmasını önlemek
B
İnsanları hastalıktan korumak
C
İnsanların bedensel ve ruhsal yapısını iyileştirmek
D
Bedensel ve ruhsal acıları dindirmek
E
İnsanları tıp dışındaki farklı tedavi yollarına yönlendirmek
Açıklama:
İnsanları tıp dışındaki farklı tedavi yollarına yönlendirmek
Soru 71
Aşağıdakilerden hangisi bir tıbbi müdahalenin amacı olamaz?
Seçenekler
A
Hastalıkları teşhis etme
B
Hastalıkları hafifletme
C
Nüfus planlamasını sağlama
D
Hastalıkları tedavi etme
E
Yasal düzenleme yapılmasını sağlama
Açıklama:
Yasal düzenleme yapılmasını sağlama
Soru 72
Tıbbi müdahale kavramının içeriğinde yer alan bedensel ve ruhsal bütünlük hangi tür haklara yöneliktir?
Seçenekler
A
Kişilik hakları
B
Malvarlığı hakları
C
Ayni haklar
D
Nisbi haklar
E
Alelade haklar
Açıklama:
Kişilik hakları
Soru 73
Yaşam hakkına ilişkin olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Seçenekler
A
Anayasal bir haktır
B
Feragat edilemez bir haktır
C
Kanuna veya ahlaka aykırı olarak sınırlandırılamaz
D
Devredilemez bir haktır
E
Ayni nitelikte bir haktır
Açıklama:
Ayni nitelikte bir haktır
Soru 74
Aşağıdakilerden hangisi tıbbi bir müdahalenin hukuka uygunluk şartlarından biri değildir?
Seçenekler
A
Müdahaleyi yetkili bir sağlık personelinin yapması
B
Tıp bilimince kabul görmüş kural ve yöntemlerden yararlanılması
C
Müdahalede tıbbi zorunluluk bulunması
D
Yapılan müdahalenin zorunluluk taşımasa da tıp bilimine uygun olması
E
Müdahaleden önce hastanın aydınlatılmış rızasının alınmış olması
Açıklama:
Yapılan müdahalenin zorunluluk taşımasa da tıp bilimine uygun olması
Soru 75
Hasta hakları yönetmeliğine göre hastaya yapılacak bilgilendirme aşağıdakilerden hangisini kapsamaz?
Seçenekler
A
Hastalığın muhtemel sebepleri ve nasıl seyredeceği
B
Tıbbi müdahalenin kim tarafından nerede, ne şekilde ve nasıl yapılacağı
C
Müdahalenin maddi boyutu ve faturalandırılması
D
Muhtemel komplikasyonları
E
Kullanılacak ilaçların önemli özellikleri
Açıklama:
Müdahalenin maddi boyutu ve faturalanması
Soru 76
Hastanın serbest ve kendi sorumluluklarını farkında olarak karar vermesine olanak sağlayan aydınlatma türü hangisidir?
Seçenekler
A
Riziko aydınlatması
B
Otonomi aydınlatması
C
Güvenlik aydınlatması
D
Karşılıklı aydınlatma
E
Bütünsel aydınlatma
Açıklama:
Otonomi aydınlatması
Soru 77
Hekim tarafından azami derecede özenin gösterilmesi, tıbbi müdahalenin hatasız yapılmasına rağmen yapılan müdahale sonucu meydana gelebilecek muhtemel daimi veya geçici yan etkiler hakkında hastanın aydınlatılmasına ne ad verilir?
Seçenekler
A
Otonomi aydınlatması
B
Karar aydınlatması
C
Riziko aydınlatması
D
Tedavi aydınlatması
E
Bütünsel aydınlatma
Açıklama:
Riziko aydınlatması
Soru 78
Hekimin tıbbi müdahalenin gerekliliği konusunda bilgilendirme yaptığı ve tedavinin başarısı, hastanın yeniden sağlığına kavuşmasının önündeki tehlikelerin engellenmesi bakımından belirli davranış kurallarına uyması gerektiğini açıklandığı aydınlatma türü hangisidir?
Seçenekler
A
Otonomi aydınlatması
B
Güvenlik aydınlatması
C
Karar aydınlatması
D
Riziko aydınlatması
E
Bütünsel aydınlatma
Açıklama:
Güvenlik aydınlatması
Soru 79
Resmi ehliyetli bir sağlık görevlisinin bulaşıcı hastalıkları önlemek amacıyla aşı yapması hukuka uygunluk sebeplerinden hangisine girer?
Seçenekler
A
Üstün nitelikte özel yarar
B
Zorunluluk hali
C
Kanunun verdiği yetki
D
Mücbir sebep
E
Zor durumda bulunma hali
Açıklama:
Kanunun verdiği yetki
Soru 80
I. Fiziksel değerler
II. Bedensel değerler
III. Ruhsal değerler
Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri kişilik hakkını oluşturan değerlerdendir?
II. Bedensel değerler
III. Ruhsal değerler
Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri kişilik hakkını oluşturan değerlerdendir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
I ve III
D
II ve III
E
I,II ve III
Açıklama:
Kişilik haklarını oluşturan değerler fiziksel, bedensel veya ruhsal değerler şeklinde sınıfladırılmaktadır. Bu nedenle E şıkkı doğru cevaptır.
Soru 81
Aşağıdakilerden hangisi tıbbi müdahaleyi hukuka uygun hale getiren durumlardan değildir?
Seçenekler
A
Aydınlatılmış rıza
B
Hekimin kanaati
C
Üstün nitelikte özel yarar
D
Üstün nitelikteki kamusal yarar
E
Kanunun verdiği yetkinin kullanılması
Açıklama:
Kural olarak kişinin yaşama hakkı ve vücut bütünlüğü üzerindeki kişilik haklarını ihlal eden bütün tıbbi müdahaleler, bunun gerçekleştiği andan itibaren hukuka aykırı olarak nitelendirilmektedir. Ancak hastanın aydınlatılmış rızası, hastanın üstün nitelikli özel yararı, üstün nitelikli kamu yararı veya kanunun vermiş olduğu bir yetkinin kullanılıyor olması gibi birtakım hukuka uygunluk nedenlerinden birinin bulunması durumunda yapılan tıbbi müdahalenin hukuka uygun olduğu kabul edilmektedir. Bu nedenle B şıkkı doğru cevaptır.
Soru 82
Aşağıdakilerden hangisi yaşam hakkının özelliklerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Dokunulmaz hak
B
Devredilmez hak
C
Vazgeçilemez hak
D
Nispi hak
E
Mutlak hak
Açıklama:
Temel hak ve özgürlüklerden olan yaşam hakkı, dokunulamaz, devredilemez ve vazgeçilmez bir hak olmakla birlikte herkese karşı ileri sürülen mutlak bir hak niteliğindedir. Bu nedenle D şıkkı doğru cevaptır.
Soru 83
I. Ayırt etme gücü
II. İrade sakatlığının bulunmaması
III. Kısıtlı olmamak
IV. Rızanın hukuka, ahlaka ve kişilik haklarına aykırı olmaması
Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri rıza yoluyla bir işlemin geçerli olmasında aranan şartlardandır?
II. İrade sakatlığının bulunmaması
III. Kısıtlı olmamak
IV. Rızanın hukuka, ahlaka ve kişilik haklarına aykırı olmaması
Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri rıza yoluyla bir işlemin geçerli olmasında aranan şartlardandır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
II ve IV
D
I,II ve III
E
I, II ve IV
Açıklama:
Rıza hukuki niteliği bakımından tek yönlü bir irade açıklamasıdır. Rıza yoluyla bir işlemin geçerli olmasında aranan şartlar; ayırt etme gücü (temyiz gücü), irade sakatlılığının bulunmaması ve rızanın hukuka, ahlaka ve kişilik haklarına aykırı olmamasıdır. Bu nedenle E şıkkı doğru cevaptır.
Soru 84
Aydınlatma yükümlülüğünü ispat külfeti kimin üzerindedir?
Seçenekler
A
Hasta
B
Hastanın kanuni temsilcisi
C
Hekim
D
Hemşire
E
Hastane
Açıklama:
Aydınlatma yükümlülüğünün kanıtlama yükümlülüğü (ispat külfeti), TMK m.6’da kabul edilen genel ispat kuralının istisnası niteliğinde borçlu aleyhine kusur karinesini kabul eden TBK m.112 doğrultusunda “hekim” üzerindedir. Bu nedenle C şıkkı doğru cevaptır.
Soru 85
I. Hastanın aydınlatma yapılmasını istememesi
II. Hastanın bilgilendirilmesi durumunda sağlığının ciddi oranda tehlikeye düşecek olması
III. Aydınlatma yapılmış olmasının yapılacak tedaviye zarar verecek olması
Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri aydınlatma yükümlülüğünden kaçınılmasına imkan sağlayan durumlardandır?
II. Hastanın bilgilendirilmesi durumunda sağlığının ciddi oranda tehlikeye düşecek olması
III. Aydınlatma yapılmış olmasının yapılacak tedaviye zarar verecek olması
Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri aydınlatma yükümlülüğünden kaçınılmasına imkan sağlayan durumlardandır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I ve III
Açıklama:
Kural olarak hekim ağır, hatta ölümcül bir hastalığa yakalanmış hastasına bile içinde bulunduğu durumu söylemekle yükümlüdür. Bu şekilde hasta önerilen tedaviye bağlı riskler konusunda aydınlatılmaktadır. Bu noktada sınır, yapılan aydınlatmanın tedaviye zarar verme ihtimali noktasında düğümlenmektedir. Uygulama, aydınlatma yükümlülüğünün, hastanın bilgilendirilmesi durumunda hayatını ve sağlığını ciddi oranda tehlikeye düşürmesi ve yapılacak tedaviye zarar vermesi söz konusu ise bundan kaçınılmasına imkân tanımaktadır. Bu nedenle D şıkkı doğru cevaptır.
Soru 86
I. Tıbbi personelin eğitilmesi
II. Kişilerin sağlık hizmetlerine eşit bir şekilde erişimi sağlama
III. Kişilerin sağlığına zarar verecek sosyal ve toplumsal zorlamaların önüne geçme
Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri kişinin sağlığını koruma hususunda devlete düşen yükümlülüklerdendir?
II. Kişilerin sağlık hizmetlerine eşit bir şekilde erişimi sağlama
III. Kişilerin sağlığına zarar verecek sosyal ve toplumsal zorlamaların önüne geçme
Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri kişinin sağlığını koruma hususunda devlete düşen yükümlülüklerdendir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I,II ve III
Açıklama:
Devletin, kişilerin sağlık hizmetlerine eşit bir şekilde erişimini sağlama, kişilerin sağlığına zarar verecek sosyal ve toplumsal zorlanmaların önüne geçme, ayrımcı uygulamaları engelleme, tıbbi personelin eğitilmesi, bilgi, beceri ve tecrübelerinin arttırılması konusunda ortam yaratılması, etik ve hukuka uygun davranışların geliştirilmesi ve kişilerin sağlık hizmetlerine ulaşmasına imkân vermeyen engelleri ortadan kaldırma şeklinde yükümlülükleri bulunmaktadır. Bu nedenle E şıkkı doğru cevaptır.
Soru 87
I. Tam ehliyetsizler
II. Sınırlı ehliyetsizler
III. Sınırlı ehliyetliler
IV. Tam ehliyetliler
Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri her türlü tıbbi müdahaleye tek başına rıza gösterebilir?
II. Sınırlı ehliyetsizler
III. Sınırlı ehliyetliler
IV. Tam ehliyetliler
Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri her türlü tıbbi müdahaleye tek başına rıza gösterebilir?
Seçenekler
A
I ve II
B
II ve III
C
III ve IV
D
II,III ve IV
E
I,II,III ve IV
Açıklama:
Geçerli bir rızadan söz edebilmek için, tıbbi müdahaleye rızasını beyan eden hastanın ehil olması, ayırt etme gücüne sahip olması gerekmektedir. Tam ehliyetli ve sınırlı ehliyetliler ile sınırlı ehliyetsizler, her türlü tıbbi müdahaleye tek başlarına rıza gösterebilmektedir. Tam ehliyetsizler ise ayırt etme gücüne sahip olmamaları nedeniyle rıza açıklamasında bulunamayacaklarından, rızanın bu kişiler adına kanuni temsilcilerinden alınmış olması gerekmektedir. Bu nedenle D şıkkı doğru cevaptır.
Soru 88
I. Tedavi aydınlatması
II. Riziko aydınlatması
III. Otonomi aydınlatması
Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri aydınlatma türlerindendir?
II. Riziko aydınlatması
III. Otonomi aydınlatması
Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri aydınlatma türlerindendir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
II ve III
D
I ve III
E
I,II ve III
Açıklama:
Uygulamada aydınlatma yükümlülükleri farklı isimlerde ve türlerde anılmaktadır. Bunlardan bazıları; tedavi (güvenlik) aydınlatması, otonomi (karar) aydınlatması ve risk aydınlatması şeklinde ifade edilmektedir. Bu nedenle E şıkkı doğru cevaptır.
Soru 89
Aşağıdakilerden hangisi hekim tarafından azami derecede özenin gösterilmesi, tıbbi müdahalenin hatasız yapılmasına rağmen yapılan müdahale sonucu meydana gelebilecek muhtemel daimi veya geçici yan etkiler hakkında hastanın aydınlatılması durumunu ifade eder?
Seçenekler
A
Tedavi aydınlatması
B
Riziko aydınlatması
C
Otonomi aydınlatması
D
Teşhis aydınlatması
E
Süreç aydınlatması
Açıklama:
Riziko aydınlatması; hekim tarafından azami derecede özenin gösterilmesi, tıbbi müdahalenin hatasız yapılmasına rağmen yapılan müdahale sonucu meydana gelebilecek muhtemel daimi veya geçici yan etkiler hakkında hastanın aydınlatılmasıdır. Bu nedenle B şıkkı doğru cevaptır.
Soru 90
“Tıp mesleğini icraya yetkili kişiler tarafından uygulanan teşhis, tedavi veya hukuka uygun amaçlarla kişinin müdahaleden beklediği menfaate uygun tıbbın sınırları içinde kalan fiziki ve ruhi girişim" olarak tanımlanan kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Tedavi
B
İyileştirme
C
Tıbbi müdahale
D
Operasyon
E
Güçlendirme
Açıklama:
“Tıp mesleğini icraya yetkili kişiler tarafından uygulanan teşhis, tedavi veya hukuka uygun amaçlarla kişinin müdahaleden beklediği menfaate uygun tıbbın sınırları içinde kalan fiziki ve ruhi girişim” tıbbî müdahaledir.
Soru 91
Bir insanın, kişi olma sıfatıyla sahip olduğu, kişilik değerlerinin bütünü
üzerinde geçerli, kişiye sıkı sıkıya bağlı ve mutlak nitelik taşıyan hak grubu, aşağıdakilerden hangisidir?
üzerinde geçerli, kişiye sıkı sıkıya bağlı ve mutlak nitelik taşıyan hak grubu, aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Anayasal haklar
B
İdarî haklar
C
Tıbbi haklar
D
İnsan hakları
E
Kişilik hakları
Açıklama:
Kişilik hakları, bir insanın, kişi olma sıfatıyla sahip olduğu, kişilik değerlerinin bütünü üzerinde geçerli, kişiye sıkı sıkıya bağlı ve mutlak nitelik taşıyan haklardır. Kişilik hakkının konusunu, bu hakkın üzerinde geçerli olduğu kişilik değerlerinin tamamı oluşturmaktadır.
Soru 92
Aşağıdakilerden hangisi tıbbi müdahalenin hukuka uygun olması için aranan şartlardan değildir?
Seçenekler
A
Hastanın aydınlatılması
B
Hastanın rızasının alınması
C
Yetkili hekim veya sağlık personeli tarafından yapılması
D
Tıp bilimince kabul görmüş kural ve yöntemlerden yararlanılması
E
Sağlık güvencesi kapsamında yapılması
Açıklama:
Bir tıbbi müdahalenin hukuka uygun olabilmesi için hastanın aydınlatılmış rızasının alınmasıyla birlikte hekim veya sağlık personeli tarafından, tedavi maksadıyla, tıp bilimince kabul görmüş kural ve yöntemlerden yararlanılması şartları da mutlaka aranmaktadır.
Soru 93
Tıbbi zorunluluk gerekçesi ile hastanın veya yakınının rızası alınmaksızın tıbbi müdahalede bulunulabilir.
Bu müdahalenin hukuka uygun olarak nitelendirilebilmesi için aşağıdakilerden hangisi aranır?
Bu müdahalenin hukuka uygun olarak nitelendirilebilmesi için aşağıdakilerden hangisi aranır?
Seçenekler
A
Hastanın 15 yaşından büyük olması
B
Hastanın 18 yaşından küçük olması
C
Hastanın bilinci açıkken rıza beyanında bulunması
D
Hastanın bilinci açıldıktan sonra rıza beyanında bulunması veya yakının sonraki rızası
E
Telafisi güç zararların ortaya çıkması ihtimali veya hastanın
hayatını kaybetme riskinin bulunması
hayatını kaybetme riskinin bulunması
Açıklama:
Tıbbi zorunluluk gerekçesi ile yapılan müdahalenin hukuka uygun olarak nitelendirilebilmesi için öncelikle kişinin kendisi ya da kanuni temsilcisinin tıbbi müdahaleye rıza beyanının alınmasının fiilen mümkün olmaması ve hastaya gerekli tıbbi müdahalede bulunulmaması durumunun sonrasında telafisi güç zararların ortaya çıkması veya hastanın hayatını kaybetme riskinin bulunması gerekmektedir.
Soru 94
Her türlü tıbbi müdahale kural olarak bir endikasyon hâline dayanmalıdır.
İfadede geçen endikasyonun anlamı aşağıdakilerden hangisidir?
İfadede geçen endikasyonun anlamı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Hastalık
B
Rahatsızlık
C
Ölüm riski
D
Bulaşı riski
E
Zorunluluk
Açıklama:
Her türlü tıbbi müdahale kural olarak bir zorunluluk (endikasyon) hâline dayanmalıdır.
Soru 95
Bir tıbbi müdahalenin hukuka uygun olarak nitelendirilmesinde en önemli kıstas aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Tam teşekküllü hastanede gerçekleşmesi
B
Alanında uzman hekim tarafından gerçekleşmesi
C
Zorunluluk halinde gerçekleşmesi
D
Hastanın müdahaleye dair rızasının alınması
E
Sosyal güvence dahilinde yapılmış olması
Açıklama:
Bir tıbbi müdahalenin hukuka uygun olarak niteledirilmesinde en önemli kıstas hastanın bu müdahaleye dair rızasını açıklamış olmasıdır. Rıza, hastanın kendi vücut bütünlüğü üzerinde karar verme yetkisinden, sağlığına kavuşma yönünde geleceğini tayin etme hakkından
kaynaklanmaktadır.
kaynaklanmaktadır.
Soru 96
Geçerli bir rızadan söz edebilmek için, tıbbi müdahaleye rızasını beyan eden hastanın aşağıdaki özelliklerden hangisine sahip olması gerekir?
Seçenekler
A
Ayırt etme gücü
B
Tam ehliyetsiz olmak
C
15 yaşından büyük olmak
D
18 yaşından büyük olmak
E
Maddi durumu yerinde olmak
Açıklama:
Geçerli bir rızadan söz edebilmek için, tıbbi müdahaleye rızasını beyan eden hastanın ehil olması, ayırt etme gücüne sahip olması gerekmektedir. Tam ehliyetli ve sınırlı ehliyetliler ile sınırlı ehliyetsizler, her türlü tıbbi müdahaleye tek başlarına rıza gösterebilmektedir. Tam ehliyetsizler ise ayırt etme gücüne sahip olmamaları nedeniyle rıza açıklamasında bulunamayacaklarından, rızanın bu kişiler adına kanuni temsilcilerinden alınmış olması gerekmektedir.
Soru 97
"Çok çeşitli sebeplerle büyük acılar yaşayan bir hasta, artık daha fazla bu acılara tahammül edemeyerek hekime başvurmuş ve ölümüne rıza göstermiştir."
Verilen durumda hastanın rızası hangi gerekçeyle hukuka uygun kabul edilmez?
Verilen durumda hastanın rızası hangi gerekçeyle hukuka uygun kabul edilmez?
Seçenekler
A
Ahlaka aykırılık
B
Temel insan hakkı olan yaşam hakkına aykırılık
C
Kamu düzenine aykırılık
D
İnanç sistemlerine aykırılık
E
Kamu sağlığını tehlikeye düşürmek
Açıklama:
Çok çeşitli sebeplerle büyük acılar yaşayan bir hastanın, artık
daha fazla bu acılara tahammül edememesi sebebiyle hekime başvurarak ölümüne rıza göstermesi, kişinin temel haklarından biri olan yaşama hakkının ortadan kaldırılmasına yönelik olduğundan hukuka aykırı olarak kabul edilmektedir. Bu noktadan hareketle hukukumuzda ötenazinin yasak olduğu vurgulanmalıdır
daha fazla bu acılara tahammül edememesi sebebiyle hekime başvurarak ölümüne rıza göstermesi, kişinin temel haklarından biri olan yaşama hakkının ortadan kaldırılmasına yönelik olduğundan hukuka aykırı olarak kabul edilmektedir. Bu noktadan hareketle hukukumuzda ötenazinin yasak olduğu vurgulanmalıdır
Soru 98
"Hastaya yapılacak tıbbi müdahalenin anlamı, türü, önemi, kapsamı, yarar ve zararları, muhtemel sonuçları hakkında detaylı bilgi verilmiş olması" açıklamasıyla aşağıdakilerden hangisinden söz edilmektedir?
Seçenekler
A
Hastanın rızası
B
Hastanın tedavisi
C
Hastanın aydınlatılması
D
Hukuka uygun tıbbi müdahale
E
Hukuka uygun rıza
Açıklama:
Hastaya yapılacak tıbbi müdahalenin anlamı, türü, önemi, kapsamı, yarar ve zararları, muhtemel sonuçları hakkında detaylı bilgi verilmiş olması, hastanın “aydınlatılmış” olması anlamına gelir. Tıbbi müdahaleye alınan rızanın hukuka uygun olması için AYDINLATILMA ön koşuldur.
Soru 99
"Arabistan vatandaşı Bay A vücudundaki yanık sebepli deformasyonların tedavisi amacıyla Türkiye'de, özel B Hastanesine başvurmuştur. Tedavinin son aşamasında Bay A doktorun telkiniyle estetik ameliyat da geçirmiştir. Ancak ameliyat sonrası ağır komplikasyonlar oluşmuştur. Bay A komplikasyon konusunda bilgilendirilmediğini, eğer bilgisi olsaydı bu ameliyatı kabul etmeyeceğini söylemiştir."
Bay A'nın doktora açtığı tazminat davasında kendisine bilgilendirme yapılıp yapılmadığına ilişkin ispat yükü kimin üzerindedir?
Bay A'nın doktora açtığı tazminat davasında kendisine bilgilendirme yapılıp yapılmadığına ilişkin ispat yükü kimin üzerindedir?
Seçenekler
A
Doktor
B
Bay A
C
Sağlık Bakanlığı
D
Hastane personeli
E
Bay A'nın yakınları
Açıklama:
Aydınlatma yükümlülüğünün kanıtlama yükümlülüğü (ispat külfeti), TMK m.6’da
kabul edilen genel ispat kuralının istisnası niteliğinde borçlu aleyhine kusur karinesini kabul eden TBK m.112 doğrultusunda “hekim” üzerindedir. Bu hüküm gereğince, aydınlatma yükümünü ihlal ettiği iddia edilen hekim, hastasına uyguladığı tıbbi müdahelede üzerine düşen bütün özeni yerine getirdiğini, meslek kurallarına aykırılığın kendisinden kaynaklanmadığını ispat etmedikçe, hekimin hukuki sorumluluktan kurtulması mümkün olamayacaktır
kabul edilen genel ispat kuralının istisnası niteliğinde borçlu aleyhine kusur karinesini kabul eden TBK m.112 doğrultusunda “hekim” üzerindedir. Bu hüküm gereğince, aydınlatma yükümünü ihlal ettiği iddia edilen hekim, hastasına uyguladığı tıbbi müdahelede üzerine düşen bütün özeni yerine getirdiğini, meslek kurallarına aykırılığın kendisinden kaynaklanmadığını ispat etmedikçe, hekimin hukuki sorumluluktan kurtulması mümkün olamayacaktır
Ünite 4
Soru 1
Vekalet sözleşmesinde ücretin esaslı unsur olmaması hali için taraflara yüklenen edim yükümlülüğü açısından aşağıdaki hukuki nitelemelerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Eksik iki taraflı sözleşme
B
Tam iki taraf borç yükleyen sözleşme
C
Sinallagmatik sözleşme
D
Tek taraflı hukuki işlemler
E
Yan edim yükümlülüğü içeren sözleşme
Açıklama:
Tam iki taraf borç yükleyen sözleşmeler (Sinallagmatik sözleşme) : Bu sözleşmelerde taraflardan her ikisi de her zaman borç altına girmektedir. Edimler karşılıklı olarak değiştirilmektedir.
Tek taraflı hukuki işlemler: Tek bir kişinin iradesini açıklamasıyla meydana gelen hukuki işlemlere denir.
Eksik iki tarafa borç yükleyen sözleşmeler: Bu tür sözleşmelerde, tarafların yüklendikleri edimler birbirleriyle değiştirilme amacı gütmemektedirler. Edimler birbirine bağlı olmayıp, birbirinin sebep ve karşılığını oluşturmazlar. Dolayısıyla doğru cevap A seçeneğidir.
Tek taraflı hukuki işlemler: Tek bir kişinin iradesini açıklamasıyla meydana gelen hukuki işlemlere denir.
Eksik iki tarafa borç yükleyen sözleşmeler: Bu tür sözleşmelerde, tarafların yüklendikleri edimler birbirleriyle değiştirilme amacı gütmemektedirler. Edimler birbirine bağlı olmayıp, birbirinin sebep ve karşılığını oluşturmazlar. Dolayısıyla doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 2
Karşılıklı iki taraf arasında gerçekleşen ve bunlardan birinin borçlu diğerinin ise alacaklı konumda olduğu, borçluyu belli bir davranışta bulunmaya yükümlü kılan hukuki bir bağa ne ad verilir?
Seçenekler
A
Borç ilişkisi
B
Hukuki işlem
C
Anlaşma
D
Hukuki fiil
E
Hukuki olay
Açıklama:
Karşılıklı iki taraf arasında gerçekleşen ve bunlardan birinin borçlu diğerinin ise alacaklı konumda olduğu, borçluyu belli bir davranışta bulunmaya yükümlü kılan hukuki bir bağa borç ilişkisi adı verilir.
Soru 3
Tarafların belirli bir hukuki sonuca, diğer bir ifade ile bir hakkı veya hukuki ilişkiyi kurmaya, değiştirmeye veya ortadan kaldırmaya yönelik karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamalarından oluşan iki veya çok taraflı hukuki işleme ne ad verilir?
Seçenekler
A
Sözleşme
B
Anlaşma
C
Hukuki olay
D
Hukuki fiil
E
Hukuki işlem
Açıklama:
Tarafların belirli bir hukuki sonuca, diğer bir ifade ile bir hakkı veya hukuki ilişkiyi kurmaya, değiştirmeye veya ortadan kaldırmaya yönelik karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamalarından oluşan iki veya çok taraflı hukuki işleme sözleşme adı verilir. Doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 4
"Hasta, serbest çalışan bir hekime başvurduğunda, hekimin hastayı derhal reddetmediği ve tedaviyi kabulüne ilişkin onay verdiği durumda, hekimle hasta arasında ......kurulmuş olmaktadır".
Yukarıda boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisinin gelmesi halinde cümle doğru olur?
Yukarıda boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisinin gelmesi halinde cümle doğru olur?
Seçenekler
A
Vekalet sözleşmesi
B
Hekimlik sözleşmesi
C
Hizmet sözleşmesi
D
Eser sözleşmesi
E
İş akdi
Açıklama:
Hasta, serbest çalışan bir hekime başvurduğunda, hekimin hastayı derhal reddetmediği ve tedaviyi kabulüne ilişkin onay verdiği durumda, hekimle hasta arasında hekimlik sözleşmesi kurulmuş olmaktadır.
Soru 5
Vekilin üzerine aldığı bir işin veya hizmetin ifasını başkası adına ve hesabına, onun iradesine ve menfaatine uygun ve kısmen bağımsız olarak, sadece edim fiilînin gereklerini özen ve sadakatle yerine getirmeyi üstlendiği sözleşme...……..
Yukarıda boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisinin gelmesi gerekir?
Yukarıda boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisinin gelmesi gerekir?
Seçenekler
A
Hizmet sözleşmesidir
B
Vekalet sözleşmesidir
C
Eser sözleşmesidir
D
İş akdidir
E
Ortaklık sözleşmesidir
Açıklama:
Vekilin üzerine aldığı bir işin veya hizmetin ifasını başkası adına ve hesabına, onun iradesine ve menfaatine uygun ve kısmen bağımsız olarak, sadece edim fiilînin gereklerini özen ve sadakatle yerine getirmeyi üstlendiği sözleşme vekalet sözleşmesidir.
Dolayısıyla doğru yanıt B seçeneğidir.
Dolayısıyla doğru yanıt B seçeneğidir.
Soru 6
I. Hastaya bakma,
II. Hastayı muayene etme
III. Teşhis koyma
IV. Gerekli tedavi yöntemlerini uygulama
Aşağıdakilerden hangisinde hekimlik sözleşmesinin konusu gereği hekimin yükümlülükleri bir arada verilmiştir?
II. Hastayı muayene etme
III. Teşhis koyma
IV. Gerekli tedavi yöntemlerini uygulama
Aşağıdakilerden hangisinde hekimlik sözleşmesinin konusu gereği hekimin yükümlülükleri bir arada verilmiştir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I, II
E
I, II, III, IV
Açıklama:
Hekimlik sözleşmesinin konusu gereği hekimin hastasına bakması, onu muayene etmesi, teşhis koyması ve gerekli tedavi yöntemlerini uygulaması onun yükümlülüklerindendir. Dolayısıyla doğru yanıt E seçeneğidir.
Soru 7
Aşağıdakilerden hangisi vekalet sözleşmesinin özelliklerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Vekil, üzerine bir iş alır veya hizmet görmeyi taahhüt eder.
B
Vekil, ifayı başkası adına ve hesabına yapar
C
Müvekkilin iradesine ve menfaatine uygun davranır
D
Sadece edim fiilînin gereklerini yapmayı üstlenir
E
Vekil, edim sonucunu taahhüt eder.
Açıklama:
vekâlet sözleşmesinin özelliklerini aşağıdaki şekilde sırayabiliriz:
a. Vekil, üzerine bir iş alır veya hizmet görmeyi taahhüt eder.
b. Vekil, ifayı başkası adına ve hesabına yapar (Bazı hâllerde vekil ve müvekkilin menfaati birlikte olabilir).
c. Müvekkilin iradesine ve menfaatine uygun davranır.
d. Vekil, işini kısmen de olsa bağımsız olarak yapar. Vekil, işin ifasıyla ilgili emir ve talimat alır; yer, zaman ve işin nasıl görüleceği konusunda ise bağımsızdır.
e. Sadece edim fiilînin gereklerini yapmayı üstlenir.
f. Vekil, edim sonucuna ilişkin bir taahhütte bulunamaz.
Dolayısıyla doğru yanıt E seçeneğidir.
a. Vekil, üzerine bir iş alır veya hizmet görmeyi taahhüt eder.
b. Vekil, ifayı başkası adına ve hesabına yapar (Bazı hâllerde vekil ve müvekkilin menfaati birlikte olabilir).
c. Müvekkilin iradesine ve menfaatine uygun davranır.
d. Vekil, işini kısmen de olsa bağımsız olarak yapar. Vekil, işin ifasıyla ilgili emir ve talimat alır; yer, zaman ve işin nasıl görüleceği konusunda ise bağımsızdır.
e. Sadece edim fiilînin gereklerini yapmayı üstlenir.
f. Vekil, edim sonucuna ilişkin bir taahhütte bulunamaz.
Dolayısıyla doğru yanıt E seçeneğidir.
Soru 8
Vekalet sözleşmesinin hukuki niteliğine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
İş görme borcu doğuran sözleşmelerdendir
B
Kullandırma borcu doğuran sözleşmelerdendir
C
Mülkiyet hakkını geçirmeye yönelik sözleşmelerdendir
D
Teminat amaçlı sözleşmelerdendir
E
Saklama amacı güden sözleşmelerdendir
Açıklama:
İş görme borcu doğuran sözleşmelerde taraflardan biri birşeyi yapmakla yükümlüdür. Vekalet, tellallık, komisyonculuk sözleşmeleri iş görme borcu taşıyan sözleşmelere örnektir. Doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 9
I. Rızai sözleşmedir.
II. Şekle tabi değildir.
III. İş görme borcu doğuran sözleşmedir.
IV. Mutlaka ani edimli bir sözleşmedir.
Vekalet sözleşmesinin özelliklerine ilişkin doğru bilgiler aşağıdakilerden hangisinde bir arada verilmiştir?
II. Şekle tabi değildir.
III. İş görme borcu doğuran sözleşmedir.
IV. Mutlaka ani edimli bir sözleşmedir.
Vekalet sözleşmesinin özelliklerine ilişkin doğru bilgiler aşağıdakilerden hangisinde bir arada verilmiştir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız IV
C
I, II, III
D
III, IV
E
I, IV
Açıklama:
Vekalet sözleşmesi kural olarak eksik iki tarafa borç yükleyen, istisnaen tam iki tarafa borç yükleyen bir sözleşmedir. Ücret alacağının olmadığı vekâlet sözleşmesi eksik iki tarafa borç yükleyen, ücret alacağının olduğu vekâlet sözleşmesi ise tam iki tarafa borç yükleyen bir sözleşmedir. Doğru yanıt C seçeneğidir.
IV. madde yanlıştır. Hem ani edimli bir sözleşme olabilir hem de sürekli borç ilişkisi doğuran sözleşmeözelliği arz edebilir
IV. madde yanlıştır. Hem ani edimli bir sözleşme olabilir hem de sürekli borç ilişkisi doğuran sözleşmeözelliği arz edebilir
Soru 10
I.Açık veya zımni irade beyanları ile izin verilmişse
II. Örf ve âdet gereğince başkasına yaptırma hakkı varsa
III. Hâlin gereklerine göre mecbur olma durumu söz konusu ise
Aşağıdakilerden hangisinde vekilin şahsen ifa zorunluluğunun istisnasının söz konusu olduğu haller bir arada verilmiştir?
II. Örf ve âdet gereğince başkasına yaptırma hakkı varsa
III. Hâlin gereklerine göre mecbur olma durumu söz konusu ise
Aşağıdakilerden hangisinde vekilin şahsen ifa zorunluluğunun istisnasının söz konusu olduğu haller bir arada verilmiştir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I, II
E
I, II, III
Açıklama:
Vekilin ifa edeceği yapma borcu şahsını ilgilendirmiyorsa başkasına yaptırabilir, ama güvene dayalı sözleşmede kural olarak şahsen ifa zorunluluğu söz konusudur. Bunun istisnaları şunlardır: • Açık veya zımni irade beyanları ile izin verilmişse
• Örf ve âdet gereğince başkasına yaptırma hakkı varsa
• Hâlin gereklerine göre mecbur olma durumu söz konusu ise
Doğru yanıt E seçeneğidir.
• Örf ve âdet gereğince başkasına yaptırma hakkı varsa
• Hâlin gereklerine göre mecbur olma durumu söz konusu ise
Doğru yanıt E seçeneğidir.
Soru 11
Vekâlet sözleşmesi aşağıda belirtilen özelliklerin hangilerini taşımaktadır ?
- Rızai bir sözleşmedir.
- Kural olarak herhangi bir şekle tabi değildir.
- Borç doğuran bir sözleşmedir. Taraflardan en az birinin bir borç altına girdiği sözleşmedir.
- Kural olarak eksik iki tarafa borç yükleyen, istisnaen tam iki tarafa borç yükleyen bir sözleşmedir.
- Hem ani edimli bir sözleşme olabilir hem de sürekli borç ilişkisi doğuran sözleşme özelliği arz edebilir.
- İş görme borcu doğuran sözleşmedir.
Seçenekler
A
I, II, III ve IV
B
I, II, IV ve VI
C
I, II, IV ve V
D
I, II, III, IV, V ve VI
E
I, II, III, IV ve V
Açıklama:
Konu Başlığı: HASTA İLE HEKİM ARASINDAKİ İLİŞKİNİN NİTELİĞİ- Vekâlet Sözleşmesinin Hukuki Niteliği
Vekâlet sözleşmesi aşağıda belirtilen özellikleri taşımaktadır:
Vekâlet sözleşmesi aşağıda belirtilen özellikleri taşımaktadır:
- Rızai bir sözleşmedir. Vekâlet sözleşmesi, karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanları ile kurulmaktadır. Vekâlet sözleşmesi kural olarak tıpkı diğer sözleşmelerde olduğu gibi genel hükümlere tabidir. Ancak TBK m. 503 gereğince vekâlet sözleşmesinin zımni kabul yöntemi ile kurulabileceği de belirtilmiştir.
- Kural olarak herhangi bir şekle tabi değildir. Vekâlet sözleşmesinde taraflar isterlerse sözleşmeyi sözlü veya yazılı ya da resmî şekilde akdedebilirler. Vekilin iş görme borcunun konusu, şekle bağlı hukuki işlemlerin kendisi değildir. Vekil ancak bu hukuki işlemleri yapmaya yönelik faaliyette bulunmaktadır. Şekle bağlı bir hukuki işlemin yapılması için verilen vekâletin de şekilsiz olarak geçerli bir tarzda verilme imkânı bulunmaktadır. Bu bağlamda vekâlet sözleşmesi, kural olarak şekle bağlı olmayan sözleşmedir.
- Borç doğuran bir sözleşmedir. Vekâlet sözleşmesi, taraflardan en az birinin bir borç altına girdiği sözleşmedir.
- Kural olarak eksik iki tarafa borç yükleyen, istisnaen tam iki tarafa borç yükleyen bir sözleşmedir. Ücret alacağının olmadığı vekâlet sözleşmesi eksik iki tarafa borç yükleyen, ücret alacağının olduğu vekâlet sözleşmesi ise tam iki tarafa borç yükleyen bir sözleşmedir.
- Hem ani edimli bir sözleşme olabilir hem de sürekli borç ilişkisi doğuran sözleşme özelliği arz edebilir. Vekâlet sözleşmesi bir defaya mahsus bir fiilî üstlenmek şeklinde ise ani edimli, sürekli bir fiilî üstlenmek şeklinde ise sürekli borç ilişkisi doğuran sözleşme olabilir. Vekâlet sözleşmesi her iki özelliği de arz edebilir. Ancak uygulamada daha ziyade sürekli borç ilişkisi doğuran bir sözleşme olarak karşımıza çıkmaktadır ve doktrinde de sürekli edimli bir sözleşme olarak kabul edilmektedir.
- İş görme borcu doğuran sözleşmedir. Vekâlet sözleşmesinde hüküm bulunamazsa mahiyeti elverdiği ölçüde diğer iş görme borcu doğuran sözleşme hükümleri kıyasen uygulanır.
Soru 12
Vekâlet sözleşmesinde, hekim ve hasta nasıl ifade edilmektedir ?
Seçenekler
A
hekim “vekil”, hasta “müvekkil”
B
hekim “vekil”, hasta “hasta”
C
hekim “hekim”, hasta “müvekkil”
D
hekim “hekim”, hasta “hasta”
E
hekim “davalı”, hasta “davacı”
Açıklama:
Konu Başlığı: Hekimin Sözleşmeden Kaynaklanan Hukuki Sorumluluğu - Giriş
Vekâlet sözleşmesinde, hekim “vekil”, hasta ise “müvekkil” olarak değerlendirilmektedir.
Sözleşmede vekil açısından bir sonuç elde etme garantisi verilmemekte, sonucun alınmaması rizikosu müvekkil, yani hasta, üzerinde kalmaktadır. Vekil, her zaman müvekkil adına hareket etmek ve onun çıkarlarını gözetmek durumundadır.
Vekâlet sözleşmesinde, hekim “vekil”, hasta ise “müvekkil” olarak değerlendirilmektedir.
Sözleşmede vekil açısından bir sonuç elde etme garantisi verilmemekte, sonucun alınmaması rizikosu müvekkil, yani hasta, üzerinde kalmaktadır. Vekil, her zaman müvekkil adına hareket etmek ve onun çıkarlarını gözetmek durumundadır.
Soru 13
Vekâlet sözleşmesinde vekilin borçları nasıl sınıflandırılır?
- Sadakat ve özen borcu
- İşi bizzat yapma borcu
- Müvekkilin talimatına uygun hareket etme yükümlülüğü
- Vekilin hesap verme borcu
- Vekilin vekalet dahilinde aldıklarını iade borcu
Seçenekler
A
II ve IV
B
I, II ve IV
C
I, II, IV ve V
D
I, II, III ve V
E
I, II, III, IV ve V
Açıklama:
Konu Başlığı: HASTA İLE HEKİM ARASINDAKİ İLİŞKİNİN NİTELİĞİ-Vekâlet Sözleşmesi- Vekâlet Sözleşmesinde Vekilin Borçları
Vekâlet Sözleşmesinde Vekilin Borçları
Vekâlet sözleşmesinde, vekil ile müvekkil arasında, kurmuş oldukları sözleşme kapsamında,
belirli bir işin görülmesi ya da bir hizmetin ifası kararlaştırılmıştır.
Vekâlet sözleşmesinde vekilin borçlarını aşağıdaki gibi sınıflandırmak mümkündür.
Bunlar:
Vekâlet Sözleşmesinde Vekilin Borçları
Vekâlet sözleşmesinde, vekil ile müvekkil arasında, kurmuş oldukları sözleşme kapsamında,
belirli bir işin görülmesi ya da bir hizmetin ifası kararlaştırılmıştır.
Vekâlet sözleşmesinde vekilin borçlarını aşağıdaki gibi sınıflandırmak mümkündür.
Bunlar:
- Sadakat ve Özen Borcu (İşi Gereği Gibi İfa)
- İşi Bizzat Yapma Borcu
- Müvekkilin Talimatına Uygun Hareket Etme Yükümlülüğü
- Vekilin Hesap Verme Borcu
- Vekilin Vekalet Dahilinde Aldıklarını İade Borcu
Soru 14
Vekâlet sözleşmesinin özel nedenler dışında sona erme sebepleri için aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- İfa ile sona ermekte
- İleriye etkili fesih ile sona ermekte
- Vekillik ve müvekkil sıfatının birleşmesiyle sona ermekte
Seçenekler
A
I, II ve III
B
I ve II
C
I ve III
D
II ve III
E
III
Açıklama:
Konu Başlığı: HASTA İLE HEKİM ARASINDAKİ İLİŞKİNİN NİTELİĞİ-Vekâlet Sözleşmesi - Vekâlet Sözleşmesinin Sona Ermesi
Vekâlet Sözleşmesinin Sona Ermesi
Vekâlet sözleşmesinin ücrete ilişkin hususu içermesi durumunda, tam iki tarafa borç yükleyen bir sözleşmeden bahsedilmektedir. Sürekli borç ilişkisi doğuran, tam iki tarafa borç yükleyen sözleşmenin sona erme sebepleri vekâlet sözleşmesi için de aynen geçerlidir.
Buna göre sözleşme,
Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenen özel sona erme nedenlerinden biri, vekâlet sözleşmesinin
tek taraflı irade beyanı ile yani azil veya istifa suretiyle sona ermesidir (TBK m. 512). Her iki durum da bu sözleşmenin özellikle taraflar arasında güvene dayanan bir sözleşme olmasından kaynaklanmaktadır. Azil, müvekkilin, vekilin işine son vermesidir. İstifa ise vekilin işi bırakmasıdır. Karşı tarafın kabulü şart değildir. Azil ve istifa, tek taraflı ve varması gereken bir irade beyanıyla kullanılmakta, açıklandıktan sonra derhal hüküm ve sonuç doğurmaktadır. Tek taraflı ve ileriye etkili olarak sözleşmeyi sona erdiren beyanlardır.
Taraflardan birinin ölümü, fiil ehliyetini kaybetmesi, iflas etmesi de diğer özel sona erme nedenidir. (TBK m. 513)
Vekâlet Sözleşmesinin Sona Ermesi
Vekâlet sözleşmesinin ücrete ilişkin hususu içermesi durumunda, tam iki tarafa borç yükleyen bir sözleşmeden bahsedilmektedir. Sürekli borç ilişkisi doğuran, tam iki tarafa borç yükleyen sözleşmenin sona erme sebepleri vekâlet sözleşmesi için de aynen geçerlidir.
Buna göre sözleşme,
- İfa ile sona ermekte,
- İleriye etkili fesih ile sona ermekte,
- Vekillik ve müvekkil sıfatının birleşmesiyle de sona ermektedir.
Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenen özel sona erme nedenlerinden biri, vekâlet sözleşmesinin
tek taraflı irade beyanı ile yani azil veya istifa suretiyle sona ermesidir (TBK m. 512). Her iki durum da bu sözleşmenin özellikle taraflar arasında güvene dayanan bir sözleşme olmasından kaynaklanmaktadır. Azil, müvekkilin, vekilin işine son vermesidir. İstifa ise vekilin işi bırakmasıdır. Karşı tarafın kabulü şart değildir. Azil ve istifa, tek taraflı ve varması gereken bir irade beyanıyla kullanılmakta, açıklandıktan sonra derhal hüküm ve sonuç doğurmaktadır. Tek taraflı ve ileriye etkili olarak sözleşmeyi sona erdiren beyanlardır.
Taraflardan birinin ölümü, fiil ehliyetini kaybetmesi, iflas etmesi de diğer özel sona erme nedenidir. (TBK m. 513)
Soru 15
Tazminat sorumluluğunun doğabilmesi için bir arada gerçekleşmesi gereken koşullar aşağıdakilerden hangisidir ?
- Sözleşme: Hekimin, hastası ile arasındaki vekâlet sözleşmesi sebebiyle sorumlu olabilmesidir.
- Sözleşmenin ihlali: Hekimin sözleşmeye dayanan sorumluluğunun doğmasının bir koşulu da sözleşme hükümlerinin ihlal edilmesidir.
- Zarar: Hukuk sistemimizde zarar varsa hukuki sorumluluk doğmaktadır. Zararın kişinin malvarlığına yöneldiği durumlarda malvarlığı zararından, kişinin şahıs varlığına yöneldiği durumda şahıs varlığı zararından söz edilmektedir.
- Kusur: Kusur, zararın sebebi olarak kendini gösteren ve zarar vereni sorumlu tutmayı hukuken haklı gösterecek derecede hukuk düzenince kınanan bir insan davranışıdır.
- Uygun İlliyet Bağı: Sorumluluğun doğması için meydana gelen zararla sorumluluğun bağlandığı davranış ya da olay arasında sebep-sonuç ilişkisinin bulunması gerekmektedir.
Seçenekler
A
II ve IV
B
I, II ve IV
C
I, II, IV ve V
D
I, II, III ve V
E
I, II, III, IV ve V
Açıklama:
Konu Başlığı: HEKİMİN SÖZLEŞMEDEN KAYNAKLANAN HUKUKİ
SORUMLULUĞU- Hukuki Sorumluluğun Koşulları
Türk Tabipleri Birliği Hekimlik Meslek
Etiği Kuralları’nın 13. maddesine göre, “Bilgisizlik, deneyimsizlik ya da ilgisizlik nedeni ile
bir hastanın zarar görmesi hekimliğin kötü uygulaması anlamına gelir”. Bu durum tazminat
sorumluluğuna yol açacaktır. Ancak burada da önemli olan sorumluluğun doğabilmesi
için aşağıda açıklanmaya çalışılan beş koşulun bir arada gerçekleşmesi gerekmektedir.
Sözleşme: Hekimin, hastası ile arasındaki vekâlet sözleşmesi sebebiyle sorumlu
olabilmesi, hekim ile hasta arasında kurulmuş bir sözleşmenin varlığına dayanmaktadır.
Böylesine bir sözleşmenin kurulmadığı durumlarda tarafların hak ve
yükümlülükleri doğmayacak, hekimin sözleşmeye dayalı bir sorumluluğu bulunmayacaktır.
Sözleşmenin niteliği yukarıda detaylı bir şekilde açıklandığı üzere,
vekâlet sözleşmesidir. Sözleşme iki taraflı hukuki bir işlemdir.
Sözleşmenin İhlali: Hekimin sözleşmeye dayanan sorumluluğunun doğmasının
bir diğer koşulu da sözleşme hükümlerinin ihlal edilmesidir. Gerçekten de hekimin
sözleşmeden kaynaklanan hukuki sorumluluğunun doğabilmesi için hasta ile
akdettiği vekâlet sözleşmesinin hükümlerini ihlal etmesi gerekmektedir.
Zarar: Hukuk sistemimizde zararın olmadığı yerde hukuki sorumluluk da doğmamaktadır.
Zarar en genel anlamda bir eksilmeyi ifade etmektedir. Zararın kişinin
malvarlığına yöneldiği durumlarda malvarlığı zararından, kişinin şahıs varlığına
yöneldiği durumda şahıs varlığı zararından söz edilmektedir.
Kusur: Kusur, zararın sebebi olarak kendini gösteren ve zarar vereni sorumlu tutmayı
hukuken haklı gösterecek derecede hukuk düzenince kınanan bir insan davranışıdır.
Kusur aynı zamanda önceden öngörebilme ve sonuçlarından kaçınabilme unsurlarını
içeren bir kavramdır.
Uygun İlliyet Bağı: İlliyet bağı bir başka adıyla sebep-sonuç ilişkisi sözleşmeye
dayanan sorumluluğun son koşulu olarak karşımıza çıkmaktadır. Sorumluluğun
doğması için meydana gelen zararla sorumluluğun bağlandığı davranış ya da olay
arasında sebep-sonuç ilişkisinin bulunması gerekmektedir.
SORUMLULUĞU- Hukuki Sorumluluğun Koşulları
Türk Tabipleri Birliği Hekimlik Meslek
Etiği Kuralları’nın 13. maddesine göre, “Bilgisizlik, deneyimsizlik ya da ilgisizlik nedeni ile
bir hastanın zarar görmesi hekimliğin kötü uygulaması anlamına gelir”. Bu durum tazminat
sorumluluğuna yol açacaktır. Ancak burada da önemli olan sorumluluğun doğabilmesi
için aşağıda açıklanmaya çalışılan beş koşulun bir arada gerçekleşmesi gerekmektedir.
Sözleşme: Hekimin, hastası ile arasındaki vekâlet sözleşmesi sebebiyle sorumlu
olabilmesi, hekim ile hasta arasında kurulmuş bir sözleşmenin varlığına dayanmaktadır.
Böylesine bir sözleşmenin kurulmadığı durumlarda tarafların hak ve
yükümlülükleri doğmayacak, hekimin sözleşmeye dayalı bir sorumluluğu bulunmayacaktır.
Sözleşmenin niteliği yukarıda detaylı bir şekilde açıklandığı üzere,
vekâlet sözleşmesidir. Sözleşme iki taraflı hukuki bir işlemdir.
Sözleşmenin İhlali: Hekimin sözleşmeye dayanan sorumluluğunun doğmasının
bir diğer koşulu da sözleşme hükümlerinin ihlal edilmesidir. Gerçekten de hekimin
sözleşmeden kaynaklanan hukuki sorumluluğunun doğabilmesi için hasta ile
akdettiği vekâlet sözleşmesinin hükümlerini ihlal etmesi gerekmektedir.
Zarar: Hukuk sistemimizde zararın olmadığı yerde hukuki sorumluluk da doğmamaktadır.
Zarar en genel anlamda bir eksilmeyi ifade etmektedir. Zararın kişinin
malvarlığına yöneldiği durumlarda malvarlığı zararından, kişinin şahıs varlığına
yöneldiği durumda şahıs varlığı zararından söz edilmektedir.
Kusur: Kusur, zararın sebebi olarak kendini gösteren ve zarar vereni sorumlu tutmayı
hukuken haklı gösterecek derecede hukuk düzenince kınanan bir insan davranışıdır.
Kusur aynı zamanda önceden öngörebilme ve sonuçlarından kaçınabilme unsurlarını
içeren bir kavramdır.
Uygun İlliyet Bağı: İlliyet bağı bir başka adıyla sebep-sonuç ilişkisi sözleşmeye
dayanan sorumluluğun son koşulu olarak karşımıza çıkmaktadır. Sorumluluğun
doğması için meydana gelen zararla sorumluluğun bağlandığı davranış ya da olay
arasında sebep-sonuç ilişkisinin bulunması gerekmektedir.
Soru 16
Kusura dayalı hatalı tıbbi uygulamaya ne denir?
Seçenekler
A
illiyet
B
tam ehliyetsiz
C
malpraktis
D
tam ehliyetli
E
istişari
Açıklama:
Konu Başlığı: HEKİMİN SÖZLEŞMEDEN KAYNAKLANAN HUKUKİ
SORUMLULUĞU- Hukuki Sorumluluğun Koşulları
Kusura dayalı hatalı tıbbi uygulama “malpraktis” (kötü uygulama) olarak adlandırılmaktadır.
İstişari: Yalnızca danışmak için
Tam ehliyetli: Ergin, ayırt etme gücüne sahip, kısıtlı olmayan kişi
Tam ehliyetsiz: Ayırt etme gücünden yoksun kişi
İlliyet bağı bir başka adıyla sebep-sonuç ilişkisi..
SORUMLULUĞU- Hukuki Sorumluluğun Koşulları
Kusura dayalı hatalı tıbbi uygulama “malpraktis” (kötü uygulama) olarak adlandırılmaktadır.
İstişari: Yalnızca danışmak için
Tam ehliyetli: Ergin, ayırt etme gücüne sahip, kısıtlı olmayan kişi
Tam ehliyetsiz: Ayırt etme gücünden yoksun kişi
İlliyet bağı bir başka adıyla sebep-sonuç ilişkisi..
Soru 17
Sorumluluk hukukunda kusur aşağıdaki hangi ifade/ifadeleri kapsamaktadır?
Seçenekler
A
Kast ve ihmal
B
Ağır ihmal ve hafif ihmal
C
Kast
D
Hafif ihmal
E
Ağır ihmal
Açıklama:
Konu Başlığı: HEKİMİN SÖZLEŞMEDEN KAYNAKLANAN HUKUKİ
SORUMLULUĞU- Hukuki Sorumluluğun Koşulları
Kusur: Kusur, zararın sebebi olarak kendini gösteren ve zarar vereni sorumlu tutmayı hukuken haklı gösterecek derecede hukuk düzenince kınanan bir insan davranışıdır.
Kusur aynı zamanda önceden öngörebilme ve sonuçlarından kaçınabilme unsurlarını içeren bir kavramdır. Kusur kavramı objektifleştirilmiştir. Bir kişinin kusurlu olup olmadığının belirlenmesinde kendisi gibi aynı sosyal çevre ve mesleğe mensup, aynı şartlarda yaşayan makul, mantıklı ve normal bir kişinin benzer koşullar altında gerçekleştireceği her davranıştan sapma, kusur olarak nitelendirilmektedir.
Bir kişinin kusurlu olup olmadığının belirlenmesinde kendisinin içinde bulunduğu durum yerine kendisi ile aynı sosyal çevrede olan ve aynı mesleğe mensup, aynı şartlarda yaşayan makul, mantıklı ve normal bir kişinin benzer koşullar altında gerçekleştirebileceği her davranıştan sapma, kusur olarak nitelendirilmektedir.
Bu açıdan kusurun belirlenmesi oldukça zordur ve özellikle hekimler açısından özel bir zorluğu da bulunmaktadır.
Sorumluluk hukukunda kusur; kast ve ihmal olmak üzere ikiye ayrılmaktadır.
Kast, kusurun en ağır derecesidir. Zararın ve hukuka aykırı sonucun zarar veren tarafından bilerek istenmesi anlamına gelmektedir. Kasıt ile hareket eden kişi fiilîn sonucunu bilmekte ve bu sonucun gerçekleşmesini istemektedir.
İhmal ise hukuka aykırı sonucun istenilmemesine rağmen hâl ve şartların gerektirdiği özeni göstermemek şeklinde tanımlanabilmektedir. Kişi zararlı sonucu bilmemekte veya böylesine bir sonucu istememektedir. Burada da objektifleştirilmiş ihmal esastır. Başka bir ifade ile aynı koşullar altındaki, objektif, normal ve makul bir kişinin göstereceği özen ve alacağı tedbirler dikkate alınmaktadır. İhmal de kendi içinde ağır ihmal ve hafif ihmal olarak ikiye ayrılmaktadır.
Hekim yaptığı mesleğin icabı olarak mutlaka gelişmeleri yakından takip etmelidir.
Bilim ve teknolojideki gelişmeler kimi durumlarda tedavi yöntemlerini değiştirmekte ve sürelerini kısaltmaktadır. Hekimin zararlı sonucu bizzat öngörmüş olması değil, zararlı sonucun öngörülebilir olması yeterlidir. Hekimin üzerine aldığı iş ve yükümlendiği sorumluluklar, iş güçlendikçe tedavinin hasta için önemi artmakta, bu doğrultuda hekimin de göstermesi gereken özenin derecesi yükselmektedir.
Bu durumda, hekim açısından bir “meslek kusuru” ya da “meslek hata”sından bahsetmek mümkündür. Meslek kusuru, hekimin tıp biliminin genel olarak tanınan, genel kabul görmüş kurallarını kusurlu olarak ihlal etmesi anlamına gelmektedir.
SORUMLULUĞU- Hukuki Sorumluluğun Koşulları
Kusur: Kusur, zararın sebebi olarak kendini gösteren ve zarar vereni sorumlu tutmayı hukuken haklı gösterecek derecede hukuk düzenince kınanan bir insan davranışıdır.
Kusur aynı zamanda önceden öngörebilme ve sonuçlarından kaçınabilme unsurlarını içeren bir kavramdır. Kusur kavramı objektifleştirilmiştir. Bir kişinin kusurlu olup olmadığının belirlenmesinde kendisi gibi aynı sosyal çevre ve mesleğe mensup, aynı şartlarda yaşayan makul, mantıklı ve normal bir kişinin benzer koşullar altında gerçekleştireceği her davranıştan sapma, kusur olarak nitelendirilmektedir.
Bir kişinin kusurlu olup olmadığının belirlenmesinde kendisinin içinde bulunduğu durum yerine kendisi ile aynı sosyal çevrede olan ve aynı mesleğe mensup, aynı şartlarda yaşayan makul, mantıklı ve normal bir kişinin benzer koşullar altında gerçekleştirebileceği her davranıştan sapma, kusur olarak nitelendirilmektedir.
Bu açıdan kusurun belirlenmesi oldukça zordur ve özellikle hekimler açısından özel bir zorluğu da bulunmaktadır.
Sorumluluk hukukunda kusur; kast ve ihmal olmak üzere ikiye ayrılmaktadır.
Kast, kusurun en ağır derecesidir. Zararın ve hukuka aykırı sonucun zarar veren tarafından bilerek istenmesi anlamına gelmektedir. Kasıt ile hareket eden kişi fiilîn sonucunu bilmekte ve bu sonucun gerçekleşmesini istemektedir.
İhmal ise hukuka aykırı sonucun istenilmemesine rağmen hâl ve şartların gerektirdiği özeni göstermemek şeklinde tanımlanabilmektedir. Kişi zararlı sonucu bilmemekte veya böylesine bir sonucu istememektedir. Burada da objektifleştirilmiş ihmal esastır. Başka bir ifade ile aynı koşullar altındaki, objektif, normal ve makul bir kişinin göstereceği özen ve alacağı tedbirler dikkate alınmaktadır. İhmal de kendi içinde ağır ihmal ve hafif ihmal olarak ikiye ayrılmaktadır.
Hekim yaptığı mesleğin icabı olarak mutlaka gelişmeleri yakından takip etmelidir.
Bilim ve teknolojideki gelişmeler kimi durumlarda tedavi yöntemlerini değiştirmekte ve sürelerini kısaltmaktadır. Hekimin zararlı sonucu bizzat öngörmüş olması değil, zararlı sonucun öngörülebilir olması yeterlidir. Hekimin üzerine aldığı iş ve yükümlendiği sorumluluklar, iş güçlendikçe tedavinin hasta için önemi artmakta, bu doğrultuda hekimin de göstermesi gereken özenin derecesi yükselmektedir.
Bu durumda, hekim açısından bir “meslek kusuru” ya da “meslek hata”sından bahsetmek mümkündür. Meslek kusuru, hekimin tıp biliminin genel olarak tanınan, genel kabul görmüş kurallarını kusurlu olarak ihlal etmesi anlamına gelmektedir.
Soru 18
Hekimin sözleşmeden kaynaklanan hukuki sorumluluğunun doğabilmesi için hasta ile akdettiği vekâlet sözleşmesinin hükümlerini ihlal etmesi gerekmektedir. Vekâlet sözleşmesinin yükümlülükleri nelerdir?
- Hekimin sır saklama yükümlülüğü,
- Hastayı aydınlatma yükümlülüğü,
- Hastaya sadakat ve özen gösterme,
- Bilgi ve belgeyi kayda geçirme yükümlülüğü,
- Gerektiğinde tedavinin süreci hakkında bilgi verme ve hesap verme yükümlülüğü,
- Hastasının içinde bulunduğu sağlık problemlerinden kurtulması için gerekli tedaviyi yapma yükümlülüğü,
Seçenekler
A
I, II, III ve IV
B
I, II, III, IV, V ve VI
C
I, II, IV ve VI
D
I, II, IV ve V
E
I, II, III, IV ve V
Açıklama:
Konu Başlığı: HEKİMİN SÖZLEŞMEDEN KAYNAKLANAN HUKUKİ SORUMLULUĞU- Hukuki Sorumluluğun Koşulları- Sözleşmenin İhlali
Sözleşmenin İhlali: Hekimin sözleşmeye dayanan sorumluluğunun doğmasının bir diğer koşulu da sözleşme hükümlerinin ihlal edilmesidir. Gerçekten de hekimin sözleşmeden kaynaklanan hukuki sorumluluğunun doğabilmesi için hasta ile akdettiği vekâlet sözleşmesinin hükümlerini ihlal etmesi gerekmektedir. Vekâlet sözleşmesi, en genel manada hekime, hastasının içinde bulunduğu sağlık problemlerinden kurtulması için gerekli tedaviyi yapma yükümlülüğü getirmektedir.
Ancak vekâlet sözleşmesi yalnızca bu yükümlülüğü getirmemekte, aynı zamanda hekime sır saklama, hastayı aydınlatma, hastaya sadakat ve özen gösterme, bilgi ve belgeyi kayda geçirme, gerektiğinde tedavinin süreci hakkında bilgi verme ve hesap verme gibi yükümlülükleri de getirmektedir. Hekimin, bahse konu bu yükümlülüklerden herhangi birini olumlu ya da olumsuz bir davranışı ile ihlal etmesi sözleşmenin ihlali kapsamında kabul edilmektedir.
Sözleşmenin İhlali: Hekimin sözleşmeye dayanan sorumluluğunun doğmasının bir diğer koşulu da sözleşme hükümlerinin ihlal edilmesidir. Gerçekten de hekimin sözleşmeden kaynaklanan hukuki sorumluluğunun doğabilmesi için hasta ile akdettiği vekâlet sözleşmesinin hükümlerini ihlal etmesi gerekmektedir. Vekâlet sözleşmesi, en genel manada hekime, hastasının içinde bulunduğu sağlık problemlerinden kurtulması için gerekli tedaviyi yapma yükümlülüğü getirmektedir.
Ancak vekâlet sözleşmesi yalnızca bu yükümlülüğü getirmemekte, aynı zamanda hekime sır saklama, hastayı aydınlatma, hastaya sadakat ve özen gösterme, bilgi ve belgeyi kayda geçirme, gerektiğinde tedavinin süreci hakkında bilgi verme ve hesap verme gibi yükümlülükleri de getirmektedir. Hekimin, bahse konu bu yükümlülüklerden herhangi birini olumlu ya da olumsuz bir davranışı ile ihlal etmesi sözleşmenin ihlali kapsamında kabul edilmektedir.
Soru 19
Yeni Türk Borçlar Kanunu’nun hangi maddesinde “Vekâlet sözleşmesi, vekilin vekâlet verenin bir işini görmeyi veya işlemini yapmayı üstlendiği sözleşmedir. ” ifadesi yer almaktadır.?
Seçenekler
A
TBK m. 500
B
TBK m. 501
C
TBK m. 502
D
TBK m. 504
E
TBK m. 506
Açıklama:
Konu Başlığı: HASTA İLE HEKİM ARASINDAKİ İLİŞKİNİN NİTELİĞİ- Vekâlet Sözleşmesi
Vekâlet sözleşmesi, uygulamada sık karşımıza çıkan işgörme sözleşmelerinden biri olup, hukukumuzda Eski 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 386. maddesinde ve 6098 sayılı yeni Türk Borçlar Kanunu’nun 502. maddesinde hüküm bulmuştur.
TBK m. 502’ye göre; “Vekâlet sözleşmesi, vekilin vekâlet verenin bir işini görmeyi veya işlemini yapmayı üstlendiği sözleşmedir.”
Bu hükümden hareketle vekâlet sözleşmesinin tanımı şu şekilde yapılabilir; vekilin üzerine aldığı bir işin veya hizmetin ifasını başkası adına ve hesabına, onun iradesine ve menfaatine uygun ve kısmen bağımsız olarak, sadece edim fiilînin gereklerini özen ve sadakatle yerine getirmeyi üstlendiği bir sözleşmedir.
Vekâlet sözleşmesi, uygulamada sık karşımıza çıkan işgörme sözleşmelerinden biri olup, hukukumuzda Eski 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 386. maddesinde ve 6098 sayılı yeni Türk Borçlar Kanunu’nun 502. maddesinde hüküm bulmuştur.
TBK m. 502’ye göre; “Vekâlet sözleşmesi, vekilin vekâlet verenin bir işini görmeyi veya işlemini yapmayı üstlendiği sözleşmedir.”
Bu hükümden hareketle vekâlet sözleşmesinin tanımı şu şekilde yapılabilir; vekilin üzerine aldığı bir işin veya hizmetin ifasını başkası adına ve hesabına, onun iradesine ve menfaatine uygun ve kısmen bağımsız olarak, sadece edim fiilînin gereklerini özen ve sadakatle yerine getirmeyi üstlendiği bir sözleşmedir.
Soru 20
Vekâlet sözleşmesinin özellikleri için aşağıdakilerden hangisi doğrudur ?
- Vekil, üzerine bir iş alır veya hizmet görmeyi taahhüt eder.
- Vekil, ifayı başkası adına ve hesabına yapar.
- Müvekkilin iradesine ve menfaatine uygun davranır.
- Vekil, işini kısmen de olsa bağımsız olarak yapar. Vekil, işin ifasıyla ilgili emir ve talimat alır; yer, zaman ve işin nasıl görüleceği konusunda ise bağımsızdır.
- Sadece edim fiilînin gereklerini yapmayı üstlenir.
- Vekil, edim sonucuna ilişkin bir taahhütte bulunamaz.
Seçenekler
A
II, III ve IV
B
I, II, IV ve VI
C
I, II, IV ve V
D
I, II, III, IV ve V
E
I, II, III, IV, V ve VI
Açıklama:
Konu Başlığı: HASTA İLE HEKİM ARASINDAKİ İLİŞKİNİN NİTELİĞİ- Vekâlet Sözleşmesi
Vekâlet sözleşmesinin özelliklerini aşağıdaki şekilde sıralayabiliriz.
Vekâlet sözleşmesinin özelliklerini aşağıdaki şekilde sıralayabiliriz.
- Vekil, üzerine bir iş alır veya hizmet görmeyi taahhüt eder.
- Vekil, ifayı başkası adına ve hesabına yapar (Bazı hâllerde vekil ve müvekkilin menfaati birlikte olabilir).
- Müvekkilin iradesine ve menfaatine uygun davranır.
- Vekil, işini kısmen de olsa bağımsız olarak yapar. Vekil, işin ifasıyla ilgili emir ve talimat alır; yer, zaman ve işin nasıl görüleceği konusunda ise bağımsızdır.
- Sadece edim fiilînin gereklerini yapmayı üstlenir.
- Vekil, edim sonucuna ilişkin bir taahhütte bulunamaz.
Soru 21
Hasta ile hekim arasında kurulan sözleşme niteliği itibariyle aşağıdaki sözleşmelerden hangisini oluşturmaktadır?
Seçenekler
A
Hizmet sözleşmesi
B
Tedavi sözleşmesi
C
Vekalet sözleşmesi
D
Eser sözleşmesi
E
İş sözleşmesi
Açıklama:
Hasta, serbest çalışan bir hekim ile kurduğu ilişkide hekime güvenebileceğini, kendisi hakkında en iyi teşhis ve tedavi yöntemini uygulayacağını, üzerine aldığı yükümlülükleri gayet özenli bir şekilde yerine getireceğini ve kendisine ait sırları saklayabilecek düzeyde bir ilişki kurabileceğini düşünmektedir. İlişkinin temelinde de bu hususlar yatmaktadır. Bütün bu gereklilikler uygulamada hasta-hekim arasındaki ilişkinin bir “vekâlet sözleşmesi” olarak nitelendirilmesine sebep olmaktadır. Gerek yargı kararlarında ve gerekse öğretide serbest çalışan bir hekim ile hasta arasında kurulan ilişkinin vekâlet sözleşmesi olduğu vurgulanmaktadır.
Soru 22
Aşağıdakilerden hangisi hukukumuzda sözleşmelere egemen olan ilkelerden biri değildir?
Seçenekler
A
İrade serbestisi
B
Sözleşme yapma zorunluluğu
C
Sözleşme özgürlüğü
D
Şekil serbestisi
E
Ahde vefa ilkesi
Açıklama:
Sözleşmeler hukukunda temel ilke, irade serbestîsi ve buna paralel olarak da sözleşme özgürlüğüdür. Sözleşmeyi kurmak üzere bir araya gelen taraflar serbest iradeleri ile karşılıklı iradelerini açıklamak suretiyle sözleşmelerini sebestçe kurabilmektedirler. TBK m.12 gereğince, şekil serbestîsinin genel ilke olarak kabul gördüğü belirtilmektedir. Buna göre; “Sözleşmelerin geçerliliği, kanunda aksi öngörülmedikçe, hiçbir şekle bağlı değildir.” Başka bir ifade ile sözleşmeler için serbestçe şekil belirleme kural, belirli bir şekle bağlı olmak ise istisnadır.
Soru 23
Aşağıdakilerden hangisi vekalet sözleşmesinin özellikleri arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Vekil, üzerine bir iş alır veya hizmet görmeyi taahhüt eder.
B
Müvekkilin iradesine ve menfaatine uygun davranır.
C
Vekil, ifayı başkası adına ve hesabına yapar.
D
Vekil, işin ifasıyla ilgili emir ve talimat alır; yer, zaman ve işin nasıl görüleceği konusunda ise bağımsızdır.
E
Vekil, edim sonucuna ilişkin bir taahhütte bulunur.
Açıklama:
Vekil, sadece edim fiilînin gereklerini yapmayı üstlenir; edim sonucuna ilişkin bir taahhütte bulunamaz.
Soru 24
Vekâlet sözleşmelerini diğer iş görme sözleşmelerinden ayıran en büyük özelliği, vekâlet sözleşmelerinin büyük ölçüde "...…….." ilkesine dayanmasıdır.
Yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Seçenekler
A
Ahde vefa
B
İrade serbestisi
C
İş görme
D
Güven
E
inanç
Açıklama:
Vekâlet sözleşmelerini diğer iş görme sözleşmelerinden ayıran en büyük özelliği, vekâlet sözleşmelerinin büyük ölçüde güven ilkesine dayanmasıdır. Gerçekten de güven, sözleşmenin önemli özelliği durumundadır. Uygulamada ve yargı kararlarında da vekâlet sözleşmesinin en önemli özelliğinin güven unsuru olduğu hususu ağır basmaktadır. Hasta-hekim arasındaki ilişkide yaşanan güven olgusu, hekimin hem kişiliğine hem de mesleki bilgisine ve yeteneğine duyulmaktadır.
Soru 25
I. Özel hastanede çalışan hekim
II. Devlet hastanesinde çalışan hekim
III. Sağlık ocağında çalışan aile hekimi
IV. Özel klinikte çalışan hekim
V. Kendi muayenehanesinde çalışan hekim
Yukarıdaki hekimlerden hangisi ile hasta arasında doğrudan bir hukuki ilişki kurulur?
II. Devlet hastanesinde çalışan hekim
III. Sağlık ocağında çalışan aile hekimi
IV. Özel klinikte çalışan hekim
V. Kendi muayenehanesinde çalışan hekim
Yukarıdaki hekimlerden hangisi ile hasta arasında doğrudan bir hukuki ilişki kurulur?
Seçenekler
A
I ve IV
B
I, IV ve V
C
IV ve V
D
Yalnız IV
E
Yalnız V
Açıklama:
Hekim eğer hastane gibi bir sağlık kuruluşunda mesleğini icra ediyor ve sağlık hizmeti sunuyorsa bu durumda hasta doğrudan doğruya hekimle değil, hastane ile bir hukuki ilişki içine girmektedir. Hastane, özel hastane niteliğinde ise hasta ile özel hastane arasında bir sözleşme ilişkisi kurulmaktadır. Bu hastanelerde çalışan hekimler, özel hastane adına ve hesabına sağlık hizmeti sunan kişi durumundadırlar. Hasta eğer bir kamu hastanesinden yararlanıyor ise bir kamu hukuku ilişkisi doğmakta, kamu hizmetinden yararlanan hasta ile kamu personeli durumundaki hekim arasında doğrudan bir hukuki ilişki kurulmamaktadır.
Soru 26
Aşağıdakilerden hangisi vekalet sözleşmesinin zorunlu unsurları arasında yer almaz?
Seçenekler
A
İş Görme / Hizmetin İfası Unsuru
B
İş Görmenin Başkasının Menfaatine ve İradesine Uygun Olarak Yapılması Unsuru
C
Vekilin Yükümlülüklerini Müvekkil Nam ve Hesabına Yapması, Sonuç Rizikosu Taşımaması
D
Ücret Unsuru
E
Anlaşma Unsuru
Açıklama:
Ücret, vekâlet sözleşmesinin zorunlu bir unsuru olarak kabul edilmemekte ve sözleşmenin esaslı bir unsuru olarak görülmemektedir. Vekâlet sözleşmesinde ücret zorunlu ve kanuni bir unsur değildir. Kural olarak taraflar bir ücret kararlaştırmamışlarsa bile vekâlet sözleşmesi kurulabilmektedir.
Soru 27
Vekilin, müvekkilin talimatına uygun hareket etme yükümlülüğüne ilişkin olarak aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Vekilin, müvekkilin açık talimatlarına aykırı hareket etmesi mümkün değildir.
B
Müvekkilin verdiği talimatlar, tek taraflı, varması gerekli irade beyanlarıdır.
C
Sözleşmenin kapsamının açık olmadığı hâllerde, talimatlar sözleşmenin kapsamının belirlenmesi anlamına gelirken, sözleşmenin kapsamına girmeyen talimatlar yeni bir sözleşme kurma iradesi anlamına gelmektedir.
D
Vekil, müvekkilin hukuka aykırı talimatlarına uymak zorundadır.
E
Hukuka aykırı bir talimatın yerine getirilmemesi sebebiyle zarar söz konusuysa müvekkil, vekilin zararlarını karşılamak zorundadır.
Açıklama:
Vekil, müvekkilin hukuka aykırı talimatlarına uymama hakkına sahiptir. Bu bir haklı istifa sebebidir.
Soru 28
Vekilin sadakat borcunun temeli aslında TMK m.2’de yer alan “...…………..” kuralına dayanmaktadır.
Yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Seçenekler
A
hakkın kötüye kullanılması yasağı
B
dürüst davranma
C
iyiniyet
D
ahde vefa
E
güven
Açıklama:
Sadakat borcu, vekilin yapması gerekenleri yapması, kaçınması gerekenleri yapmamasıdır. Sadakat borcunun temeli aslında TMK m.2’de yer alan “dürüst davranma” kuralına dayanmaktadır.
Soru 29
Malpraktis kavramı aşağıdaki durumlardan hangisini açıklamak için kullanılmaktadır?
Seçenekler
A
Kusura dayalı hatalı tıbbi uygulama
B
Tıbbi uygulamadan kaynaklı tazminat
C
Zarar
D
Kusursuz sorumluluk
E
Hukuka uygun tıbbi uygulama
Açıklama:
Kusura dayalı hatalı tıbbi uygulama “malpraktis” (kötü uygulama) olarak adlandırılmaktadır. Türk Tabipleri Birliği Hekimlik Meslek Etiği Kuralları’nın 13. maddesine göre, “Bilgisizlik, deneyimsizlik ya da ilgisizlik nedeni ile bir hastanın zarar görmesi hekimliğin kötü uygulaması anlamına gelir”. Bu durum tazminat sorumluluğuna yol açacaktır.
Soru 30
Aşağıdakilerden hangisi vekilin hukuki sorumluluğu arasında yer almaz?
Seçenekler
A
sözleşmeden kaynaklanan sorumluluk
B
haksız fiil sorumluluğu
C
sebepsiz zenginleşmedem kaynaklanan sorumluluk
D
vekâletsiz iş görme sebebiyle ortaya çıkan sorumluluk
E
idari sorumluluk
Açıklama:
Hukuk sistematiği bünyesinde sorumluluk üç ana türe ayrılmaktadır. Bunlar; idari sorumluluk, cezai sorumluluk ve hukuki sorumluluktur. Hukuki sorumluluk, hem idari hem de cezai sorumluluktan daha geniş bir kavramdır. Hukuk sistemimiz içinde en genel anlamıyla hukuki sorumluluk; sözleşmeden kaynaklanan hukuki sorumluluk, haksız fiil sorumluluğu, sebepsiz zenginleşmedem kaynaklanan sorumluluk ve vekâletsiz iş görme sebebiyle ortaya çıkan sorumluluktur.
Soru 31
Vekalet sözleşmesinde hekim nasıl değerlendirilmektedir?
Seçenekler
A
Vekil
B
Tabip
C
Doktor
D
Danışman
E
Uzman
Açıklama:
Vekâlet sözleşmesinde, hekim “vekil”, hasta ise “müvekkil” olarak değerlendirilmektedir.
Soru 32
Vekalet sözleşmesinde hasta nasıl değerlendirilmektedir?
Seçenekler
A
Hasta
B
Danışan
C
Sorumlu
D
Müvekkil
E
Sorunlu
Açıklama:
Vekâlet sözleşmesinde, hekim “vekil”, hasta ise “müvekkil” olarak değerlendirilmektedir.
Soru 33
I. Vekil, üzerine bir iş alır veya hizmet görmeyi taahhüt eder.
II. Vekil, ifayı başkası adına ve hesabına yapar.
III. Müvekkilin iradesine ve menfaatine uygun davranır.
Yukarıda verilen maddelerden hangisi ya da hangileri vekâlet sözleşmesinin özellikleri arasındadır?
II. Vekil, ifayı başkası adına ve hesabına yapar.
III. Müvekkilin iradesine ve menfaatine uygun davranır.
Yukarıda verilen maddelerden hangisi ya da hangileri vekâlet sözleşmesinin özellikleri arasındadır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
vekâlet sözleşmesinin özelliklerini aşağıdaki şekilde sırayabiliriz.
a. Vekil, üzerine bir iş alır veya hizmet görmeyi taahhüt eder.
b. Vekil, ifayı başkası adına ve hesabına yapar (Bazı hâllerde vekil ve müvekkilin menfaati birlikte olabilir).
c. Müvekkilin iradesine ve menfaatine uygun davranır.
d. Vekil, işini kısmen de olsa bağımsız olarak yapar. Vekil, işin ifasıyla ilgili emir ve talimat alır; yer, zaman ve işin nasıl görüleceği konusunda ise bağımsızdır.
e. Sadece edim fiilînin gereklerini yapmayı üstlenir.
f. Vekil, edim sonucuna ilişkin bir taahhütte bulunamaz.
a. Vekil, üzerine bir iş alır veya hizmet görmeyi taahhüt eder.
b. Vekil, ifayı başkası adına ve hesabına yapar (Bazı hâllerde vekil ve müvekkilin menfaati birlikte olabilir).
c. Müvekkilin iradesine ve menfaatine uygun davranır.
d. Vekil, işini kısmen de olsa bağımsız olarak yapar. Vekil, işin ifasıyla ilgili emir ve talimat alır; yer, zaman ve işin nasıl görüleceği konusunda ise bağımsızdır.
e. Sadece edim fiilînin gereklerini yapmayı üstlenir.
f. Vekil, edim sonucuna ilişkin bir taahhütte bulunamaz.
Soru 34
I. Rızai bir sözleşmedir.
II. Kural olarak herhangi bir şekle tabi değildir.
III. Borç doğuran bir sözleşmedir.
Yukarıda verilen maddelerden hangisi ya da hangileri vekalet sözleşmesinin taşıması gereken özellikler arasındadır?
II. Kural olarak herhangi bir şekle tabi değildir.
III. Borç doğuran bir sözleşmedir.
Yukarıda verilen maddelerden hangisi ya da hangileri vekalet sözleşmesinin taşıması gereken özellikler arasındadır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Vekâlet sözleşmesi aşağıda belirtilen özellikleri taşımaktadır:
a. Rızai bir sözleşmedir.
b. Kural olarak herhangi bir şekle tabi değildir.
c. Borç doğuran bir sözleşmedir.
d. Kural olarak eksik iki tarafa borç yükleyen, istisnaen tam iki tarafa borç yükleyen
bir sözleşmedir.
e. Hem ani edimli bir sözleşme olabilir hem de sürekli borç ilişkisi doğuran sözleşme
özelliği arz edebilir.
f. İş görme borcu doğuran sözleşmedir.
a. Rızai bir sözleşmedir.
b. Kural olarak herhangi bir şekle tabi değildir.
c. Borç doğuran bir sözleşmedir.
d. Kural olarak eksik iki tarafa borç yükleyen, istisnaen tam iki tarafa borç yükleyen
bir sözleşmedir.
e. Hem ani edimli bir sözleşme olabilir hem de sürekli borç ilişkisi doğuran sözleşme
özelliği arz edebilir.
f. İş görme borcu doğuran sözleşmedir.
Soru 35
I. İş Görme / Hizmetin İfası Unsuru
II. İş Görmenin Başkasının Menfaatine ve İradesine Uygun Olarak Yapılması Unsuru
III. Vekilin Yükümlülüklerini Müvekkil Nam ve Hesabına Yapması, Sonuç Rizikosu Taşımaması
Yukarıda verilen maddelerden hangisi ya da hangileri vekâlet sözleşmesinin unsurları arasında yer almaktadır?
II. İş Görmenin Başkasının Menfaatine ve İradesine Uygun Olarak Yapılması Unsuru
III. Vekilin Yükümlülüklerini Müvekkil Nam ve Hesabına Yapması, Sonuç Rizikosu Taşımaması
Yukarıda verilen maddelerden hangisi ya da hangileri vekâlet sözleşmesinin unsurları arasında yer almaktadır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
vekâlet sözleşmesinin unsurları aşağıda belirtilmiştir.
a. İş Görme / Hizmetin İfası Unsuru
b. İş Görmenin Başkasının Menfaatine ve İradesine Uygun Olarak Yapılması Unsuru
c. Vekilin Yükümlülüklerini Müvekkil Nam ve Hesabına Yapması, Sonuç Rizikosu Taşımaması
d. Ücret Unsuru
e. Anlaşma Unsuru
a. İş Görme / Hizmetin İfası Unsuru
b. İş Görmenin Başkasının Menfaatine ve İradesine Uygun Olarak Yapılması Unsuru
c. Vekilin Yükümlülüklerini Müvekkil Nam ve Hesabına Yapması, Sonuç Rizikosu Taşımaması
d. Ücret Unsuru
e. Anlaşma Unsuru
Soru 36
I. Sadakat ve Özen Borcu II. İşi Bizzat Yapma Borcu III. Vekilin Hesap Vermeme Borcu Yukarıdaki maddelerden hangisi ya da hangileri Vekâlet sözleşmesinde vekilin borçları arasındadır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Vekâlet sözleşmesinde vekilin borçlarını aşağıdaki gibi sınıflandırmak mümkündür.
Bunlar:
a. Sadakat ve Özen Borcu (İşi Gereği Gibi İfa)
b. İşi Bizzat Yapma Borcu
c. Müvekkilin Talimatına Uygun Hareket Etme Yükümlülüğü
d. Vekilin Hesap Verme Borcu
e. Vekilin Vekalet Dahilinde Aldıklarını İade Borcu
Bunlar:
a. Sadakat ve Özen Borcu (İşi Gereği Gibi İfa)
b. İşi Bizzat Yapma Borcu
c. Müvekkilin Talimatına Uygun Hareket Etme Yükümlülüğü
d. Vekilin Hesap Verme Borcu
e. Vekilin Vekalet Dahilinde Aldıklarını İade Borcu
Soru 37
I. İfa ile sona ermekte
II. İleriye etkili fesih ile sona ermekte
II. Vekillik ve müvekkil sıfatının birleşmesiyle de sona ermekte
Yukarıdaki maddelerden hangisi ya da hangileri Vekâlet Sözleşmesinin Sona Ermesi sebepleri arasındadır?
II. İleriye etkili fesih ile sona ermekte
II. Vekillik ve müvekkil sıfatının birleşmesiyle de sona ermekte
Yukarıdaki maddelerden hangisi ya da hangileri Vekâlet Sözleşmesinin Sona Ermesi sebepleri arasındadır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Vekâlet sözleşmesinin ücrete ilişkin hususu içermesi durumunda, tam iki tarafa borç yükleyen bir sözleşmeden bahsedilmektedir. Sürekli borç ilişkisi doğuran, tam iki tarafa borç yükleyen sözleşmenin sona erme sebepleri vekâlet sözleşmesi için de aynen geçerlidir. Buna göre sözleşme,
a. İfa ile sona ermekte,
b. İleriye etkili fesih ile sona ermekte,
c. Vekillik ve müvekkil sıfatının birleşmesiyle de sona ermektedir
a. İfa ile sona ermekte,
b. İleriye etkili fesih ile sona ermekte,
c. Vekillik ve müvekkil sıfatının birleşmesiyle de sona ermektedir
Soru 38
Hukuki sorumluluğun doğabilmesi için kaç koşulun bir arada gerçekleşmesi gerekmektedir?
Seçenekler
A
5
B
4
C
3
D
2
E
1
Açıklama:
önemli olan sorumluluğun doğabilmesi için aşağıda açıklanmaya çalışılan beş koşulun bir arada gerçekleşmesi gerekmektedir.
a. Sözleşme
b. Sözleşmenin İhlali
c. Zarar
d. Kusur
e. Uygun İlliyet Bağı
a. Sözleşme
b. Sözleşmenin İhlali
c. Zarar
d. Kusur
e. Uygun İlliyet Bağı
Soru 39
I. Açık veya zımni irade beyanları ile izin verilmişse
II. Örf ve âdet gereğince başkasına yaptırma hakkı varsa
III. Hâlin gereklerine göre mecbur olma durumu söz konusu ise
Yukarıdaki maddelerden hangisi ya da hangileri İşi Bizzat Yapma Borcunun istisnai durumlarıdır?
II. Örf ve âdet gereğince başkasına yaptırma hakkı varsa
III. Hâlin gereklerine göre mecbur olma durumu söz konusu ise
Yukarıdaki maddelerden hangisi ya da hangileri İşi Bizzat Yapma Borcunun istisnai durumlarıdır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
İşi Bizzat Yapma Borcu: İşi şahsen yapma borcu TBK m. 506’da düzenlenmiştir. Buna göre, vekilin ifa edeceği yapma borcu şahsını ilgilendirmiyorsa başkasına yaptırabilir, ama güvene dayalı sözleşmede kural olarak şahsen ifa zorunluluğu söz konusudur. Bunun istisnaları şunlardır:
• Açık veya zımni irade beyanları ile izin verilmişse
• Örf ve âdet gereğince başkasına yaptırma hakkı varsa
• Hâlin gereklerine göre mecbur olma durumu söz konusu ise
Vekil, vekâlet konusuna giren bazı işlerin ifasında yardımcı kişiye ihtiyaç duyabilir ve bu durumda bu işleri ona bırakabilir, ikame vekil atayabilir veya vekâlet sözleşmesinden kaynaklanan işin görülmesini alt vekile tevdi edebilir.
• Açık veya zımni irade beyanları ile izin verilmişse
• Örf ve âdet gereğince başkasına yaptırma hakkı varsa
• Hâlin gereklerine göre mecbur olma durumu söz konusu ise
Vekil, vekâlet konusuna giren bazı işlerin ifasında yardımcı kişiye ihtiyaç duyabilir ve bu durumda bu işleri ona bırakabilir, ikame vekil atayabilir veya vekâlet sözleşmesinden kaynaklanan işin görülmesini alt vekile tevdi edebilir.
Soru 40
Aşağıdakilerden hangisi vekâlet sözleşmesinin özelliklerinden değildir?
Seçenekler
A
Vekil, sadece edim fiilînin gereklerini yapmayı üstlenir.
B
Vekil, edim sonucuna ilişkin bir taahhütte bulunabilir.
C
Vekil, üzerine bir iş alır veya hizmet görmeyi taahhüt eder.
D
Vekil, müvekkilin iradesine ve menfaatine uygun davranır.
E
Vekil, ifayı başkası adına ve hesabına yapar.
Açıklama:
vekâlet sözleşmesinin özelliklerini aşağıdaki şekilde sırayabiliriz.
a. Vekil, üzerine bir iş alır veya hizmet görmeyi taahhüt eder.
b. Vekil, ifayı başkası adına ve hesabına yapar (Bazı hâllerde vekil ve müvekkilin menfaati birlikte olabilir).
c. Müvekkilin iradesine ve menfaatine uygun davranır.
d. Vekil, işini kısmen de olsa bağımsız olarak yapar. Vekil, işin ifasıyla ilgili emir ve talimat alır; yer, zaman ve işin nasıl görüleceği konusunda ise bağımsızdır.
e. Sadece edim fiilînin gereklerini yapmayı üstlenir.
f. Vekil, edim sonucuna ilişkin bir taahhütte bulunamaz.
a. Vekil, üzerine bir iş alır veya hizmet görmeyi taahhüt eder.
b. Vekil, ifayı başkası adına ve hesabına yapar (Bazı hâllerde vekil ve müvekkilin menfaati birlikte olabilir).
c. Müvekkilin iradesine ve menfaatine uygun davranır.
d. Vekil, işini kısmen de olsa bağımsız olarak yapar. Vekil, işin ifasıyla ilgili emir ve talimat alır; yer, zaman ve işin nasıl görüleceği konusunda ise bağımsızdır.
e. Sadece edim fiilînin gereklerini yapmayı üstlenir.
f. Vekil, edim sonucuna ilişkin bir taahhütte bulunamaz.
Soru 41
"Serbest çalışan bir hekim ile hasta arasında hem uygulamada hem de öğretide sıklıkla karşılaşıldığı üzere bir ........................ akdedilmektedir." Bu önermede yer alan boşluk, aşağıdaki seçeneklerden hangisi ile doldurulmalıdır?
Seçenekler
A
Eser sözleşmesi
B
Hizmet sözleşmesi
C
Vedia sözleşmesi
D
Vekalet sözleşmesi
E
Ariyet sözleşmesi
Açıklama:
Serbest çalışan bir hekim ile hasta arasında hem uygulamada hem de öğretide sıklıkla karşılaşıldığı üzere bir vekâlet sözleşmesi akdedilmektedir. Hasta içinde bulunduğu sıkıntılardan kurtulmak maksadıyla, mesleğinin icabı bu sıkıntılara çare bulabileceğini, en azından deneyeceğini alenen beyan eden bir hekime başvurmakta, hekim hastasını derhal reddetmediği anda aralarında bir vekâlet sözleşmesi açık veya zımni olarak kurulmaktadır. Doğru cevap D'dir.
Soru 42
Eğer ücretin ödenmesi bir teamül gereği ise ya da yapılan işin karşılığı veya bir kanuna dayalı olarak ödenmesi gerekiyorsa, vekil ile müvekkil arasındaki ilişki nasıl nitelendirilmelidir?
Seçenekler
A
Eksik iki tarafa borç yükleyen sözleşme
B
Tam iki tarafa borç yükleyen sözleşme
C
Tek tarafa borç yükleyen sözleşme
D
İsimsiz sözleşme
E
Tek taraflı hukuki işlem
Açıklama:
Kural olarak vekâlet sözleşmesinde ücret, sözleşmenin esaslı bir unsuru değildir. Diğer bir ifade ile ücretin kararlaştırılması vekâlet sözleşmesinin kurulması aşamasında her zaman ileri sürülmesi beklenmemektedir. Bu tarz sözleşmeler, eksik iki tarafa borç yükleyen sözleşmeler olarak adlandırılmakta, eğer ücretin ödenmesi bir teamül gereği ise ya da yapılan işin karşılığı veya bir kanuna dayalı olarak ödenmesi gerekiyorsa bu durumda tam iki tarafa borç yükleyen sözleşmeler şeklinde nitelendirilmektedir. Doğru cevap B'dir.
Soru 43
Aşağıdaki seçeneklerden hangisinde borç ilişkilerini doğuran kaynaklar bir arada verilmiştir?
Seçenekler
A
Sözleşmeler, haksız fiil, haksız rekabet
B
Haksız rekabet, vekaletsiz iş görme, sözleşmeler
C
Haksız fiil, sebepsiz zenginleşme, haksız rekabet
D
Sözleşmeler, sebepsiz zenginleşme, haksız rekabet
E
Sözleşmeler, haksız fiil, sebepsiz zenginleşme
Açıklama:
Hukuk sistemimiz içinde önemli bir yere sahip olan Borçlar Kanunu, borç ilişkilerini doğuran kaynakları genel olarak üçe ayırmaktadır. Bu kaynaklar; sözleşmeler, haksız fiil ve sebepsiz zenginleşme şeklinde ifade edilmektedir. Doğru cevap E'dir.
Soru 44
I. Borç, en genel anlamı ile bir edimi yerine getirme yükümlülüğüdür.
II. Sözleşme iki taraflı bir hukuki işlemdir.
III. Sözleşmeler hukukunda temel ilke, irade serbestîsi ve sözleşme özgürlüğüdür.
Yukarıda verilen önermelerden hangisi/hangileri doğrudur?
II. Sözleşme iki taraflı bir hukuki işlemdir.
III. Sözleşmeler hukukunda temel ilke, irade serbestîsi ve sözleşme özgürlüğüdür.
Yukarıda verilen önermelerden hangisi/hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I - II
C
I - III
D
II - III
E
I - II - III
Açıklama:
Borç, en genel anlamı ile bir edimi yerine getirme yükümlülüğüdür. Sözleşme iki taraflı bir hukuki işlemdir. Sözleşmeler hukukunda temel ilke, irade serbestîsi ve sözleşme özgürlüğüdür. Verilen önermelerin hepsi doğrudur. Doğru cevap E'dir.
Soru 45
Öneri ve kabul ile ilgili aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Hukukumuzda sözleşmeyi kuran irade beyanlarından önce açıklanana öneri denmektedir.
B
Kabul beyanı ile sözleşmenin öneriye uygun olarak kurulması arzusu kesin şekilde ifade edilmektedir.
C
Öneri karşı tarafa yöneltilmiş olmalıdır.
D
Önerinin, sözleşmenin bütün esaslı noktalarını taşıması gerekmez.
E
Öneriyi yapanın bu öneri ile bağlanma iradesine sahip olması gerekmektedir.
Açıklama:
Bir teklifin öneri olarak nitelendirilebilmesi için, sözleşmenin bütün esaslı noktalarını taşıması gerekir. Doğru cevap D'dir.
Soru 46
I. Vekalet sözleşmesinde vekil, vekalet verenin menfaatine ve iradesine uygun olarak hareket eder.
II. Vekalet sözleşmesinde vekil, bir işin görülmesini ya da bir hizmetin ifasını, zaman kaydına bağlı kalmaksızın borçlanır.
III. Vekalet sözleşmesinde sonucun elde edilememesi rizikosu vekile aittir.
Vekalet sözleşmesi ile ilgili yukarıda verilen bilgilerden hangisi/hangileri doğrudur?
II. Vekalet sözleşmesinde vekil, bir işin görülmesini ya da bir hizmetin ifasını, zaman kaydına bağlı kalmaksızın borçlanır.
III. Vekalet sözleşmesinde sonucun elde edilememesi rizikosu vekile aittir.
Vekalet sözleşmesi ile ilgili yukarıda verilen bilgilerden hangisi/hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I - II
D
I - III
E
II - III
Açıklama:
Vekalet sözleşmesinde vekil, vekalet verenin menfaatine ve iradesine uygun olarak, üzerine aldığı, bir işi görmeyi ya da bir hizmeti ifa etmeyi, zaman kaydına bağlı kalmaksızın borçlanır. Ancak sonucun elde edilememesi rizikosu vekile değil, vekalet verene aittir. Doğru cevap C'dir.
Soru 47
Vekalet sözleşmesine ilişkin aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Vekil, işini görürken tamamen bağımsız hareket eder.
B
Vekil, ifayı başkası adına ve hesabına yapar
C
Vekil sadece edim fiilinin gereklerini yapmayı üstlenir.
D
Vekil, müvekkilin iradesine ve menfaatine uygun davranır.
E
Vekil, üzerine bir iş alır veya hizmet görmeyi taahhüt eder.
Açıklama:
Vekil, işini kısmen de olsa bağımsız olarak yapar. Vekil, işin ifasıyla ilgili emir ve talimat alır; yer, zaman ve işin nasıl görüleceği konusunda ise bağımsızdır. Doğru cevap A'dır.
Soru 48
Vekalet sözleşmesinin rızai bir sözleşme olması ve tarafların karşılıklı birbirine uygun irade beyanları ile kurulması, vekalet sözleşmesinin aşağıdaki unsurlarından hangisine işaret eder?
Seçenekler
A
Ücret unsuru
B
Anlaşma unsuru
C
İş görme/hizmetin ifası unsuru
D
İş görmenin başkasının menfaatine ve iradesine uygun olarak yapılması unsuru
E
Vekilin sonuç rizikosu taşımaması unsuru
Açıklama:
Vekâlet sözleşmesi rızai bir sözleşmedir ve tarafların karşılıklı birbirine uygun irade beyanları ile kurulmaktadır. Bu sözleşmenin kurulabilmesi, tarafların anlaşmış olmalarına bağlıdır. Doğru cevap B'dir.
Soru 49
I. Vekalet sözleşmesi, güvene dayalı bir ilişki olduğundan, borcun şahsen ifası zorunluluğu bulunmaktadır.
II. Vekilin hesap verme borcu bir yapma borcu iken vekilin alınanları iade borcu, bir verme borcudur.
III. Vekil, hukuka aykırı da olsa müvekkilin hukuka aykırı talimatlarına uymakla yükümlüdür. Sonrasında varsa zararının tazminini müvekkilden ister.
Yukarıda verilen bilgilerden hangisi/hangileri doğrudur?
II. Vekilin hesap verme borcu bir yapma borcu iken vekilin alınanları iade borcu, bir verme borcudur.
III. Vekil, hukuka aykırı da olsa müvekkilin hukuka aykırı talimatlarına uymakla yükümlüdür. Sonrasında varsa zararının tazminini müvekkilden ister.
Yukarıda verilen bilgilerden hangisi/hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I - II
D
I - III
E
II - III
Açıklama:
Vekilin ifa edeceği yapma borcu şahsını ilgilendirmiyorsa başkasına yaptırabilir, ama güvene dayalı sözleşmede kural olarak şahsen ifa zorunluluğu söz konusudur. Dolayısıyla her durumda vekalet sözleşmesinde şahsen ifa zorunluluğu vardır şeklinde bir çıkarım doğru olmaz. Bunun yanında, vekil, müvekkilin hukuka aykırı talimatlarına uymama hakkına sahiptir. Bu bir haklı istifa sebebidir. Diğer önerme (II no'lu) doğrudur. Doğru cevap B'dir.
Soru 50
Hekimin sözleşmeye dayanan hukuki sorumluluğuna ilişkin aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Seçenekler
A
Hekim ile hasta arasında sözleşmeye dayanan bir hukuki ilişkinin varlığı öncelikli olarak aranacak husustur.
B
Hekim, hastası ile kurmuş olduğu sözleşme gereği talimat alma gibi bir pozisyonda bulunmamaktadır.
C
Hekimin aralarındaki sözleşmenin bir gereği olarak hastasının iyileşmesini ve sağlığına tekrar kavuşmasını garanti etmesi söz konusudur.
D
Hekimin sözleşmeden kaynaklanan hukuki sorumluluğunun doğabilmesi için hasta ile akdettiği vekâlet sözleşmesinin hükümlerini ihlal etmesi gerekmektedir.
E
Hekimin zararlı sonucu bizzat öngörmüş olması değil, zararlı sonucun öngörülebilir olması yeterlidir.
Açıklama:
Hekimin aralarındaki sözleşmenin bir gereği olarak hastasının iyileşmesini ve sağlığına tekrar kavuşmasını hiçbir zaman garanti edememektedir. Sözleşmenin bir sonuç sorumluluğu bulunmamakta, sonucun elde edilememesi rizikosu hekim üzerinde kalmamaktadır. Bu sebeple tedavi veya herhangi bir tıbbi müdahalenin hekimin kusuru olmaksızın başarılı olmaması riski hekime ait değildir. Burada önemli olan hekimin gerekli özeni göstermesidir. Doğru cevap C'dir.
Soru 51
Herhangi bir hastalığa yakanan kişi sağlık probleminden kurtulmak maksadıyla hekime başvurması halinde, onun hangi özelliğinden yararlanarak sağlığına kavuşur?
Seçenekler
A
Sosyal becerileri
B
Sanatsal becerileri
C
Mesleki becerileri
D
Sanatsal becerileri
E
İletişim becerileri
Açıklama:
GİRİŞ
Hekimin sözleşmeden kaynaklanan hukuki sorumluluğu günlük hayatımızda oldukça sık rastladığımız bir durumdur. Herhangi bir hastalığa yakanan kişinin bu probleminden kurtulmak maksadıyla hekime başvurması ve onun bilgi, beceri ve tecrübelerinden istifade ile tekrar sağlığına kavuşma gayreti içine girmesi çok doğaldır.
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru yanıt C seçeneğidir.
Hekimin sözleşmeden kaynaklanan hukuki sorumluluğu günlük hayatımızda oldukça sık rastladığımız bir durumdur. Herhangi bir hastalığa yakanan kişinin bu probleminden kurtulmak maksadıyla hekime başvurması ve onun bilgi, beceri ve tecrübelerinden istifade ile tekrar sağlığına kavuşma gayreti içine girmesi çok doğaldır.
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru yanıt C seçeneğidir.
Soru 52
Serbest çalışan bir hekim ile hasta arasında hem uygulamada hem de öğretide sıklıkla karşılaşıldığı üzere bir sözleşme akdedilmektedir. Bu nasıl bir sözleşmedir?
Seçenekler
A
Ticari sözleşme
B
Vekâlet sözleşmesi
C
Kira sözleşmesi
D
İşbirliği sözleşmesi
E
Toplu sözleşme
Açıklama:
Serbest çalışan bir hekim ile hasta arasında hem uygulamada hem de öğretide sıklıkla karşılaşıldığı üzere bir vekâlet sözleşmesi akdedilmektedir. Hasta içinde bulunduğu sıkıntılardan kurtulmak maksadıyla, mesleğinin icabı bu sıkıntılara çare bulabileceğini, en azından deneyeceğini alenen beyan eden bir hekime başvurmakta, hekim hastasını derhal reddetmediği anda aralarında bir vekâlet sözleşmesi açık veya zımni olarak kurulmaktadır
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru cevap B seçeneğidir
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru cevap B seçeneğidir
Soru 53
Vekâlet sözleşmesi ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Vekâlet sözleşmesinde, hakim hem de hasta “vekil” olarak değerlendirilmektedir.
B
Vekâlet sözleşmesinde, hekim “müvekkil”, hasta ise “vekil” olarak değerlendirilmektedir.
C
Vekâlet sözleşmesinde, hekim “vekil”, hasta ise “müvekkil” olarak değerlendirilmektedir.
D
Vekâlet sözleşmesinde, hekim hem de hasta “vekil” olarak değerlendirilmektedir.
E
Vekâlet sözleşmesinde, hem hekim hem de hasta ise “müvekkil” olarak değerlendirilmektedir.
Açıklama:
Vekâlet sözleşmesinde, hekim “vekil”, hasta ise “müvekkil” olarak değerlendirilmektedir. Sözleşmede vekil açısından bir sonuç elde etme garantisi verilmemekte, sonucun alınmaması rizikosu müvekkil, yani hasta, üzerinde kalmaktadır. Vekil, her zaman müvekkil adına hareket etmek ve onun çıkarlarını gözetmek durumundadır.
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru cevap C seçeneğidir.
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 54
Hasta ile hekim arasında ilişkide, hekime hukuki sorumluluk doğuran ve hastanın zararı tazmin etmeyi gerektiren malpraktis aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Tıbbi kötü uygulama
B
Ticari kötü uygulama
C
Hukuki kötü uygulama
D
Sosyal kötü uygulama
E
Usulsüz mal bildirimi
Açıklama:
Ünitenin devamında, sorumluluk kavramı, hekimin hukuki sorumluluğu ve bu sorumluluğun unsurları ele alınmıştır. Taraflar arasında öncelikle bir sözleşmenin var olması, ardından bu sözleşmenin ihlal edilmesi, ortaya bir zararın çıkması, hekimin kusurunun bulunması ve illiyet bağının kurulması gerekmektedir. Belirtilen bu koşulların gerçekleşmesi hâlinde tıbbi kötü uygulamada (malpraktis) bulunan hekimin hukuki sorumluluğu
doğmaktadır. Bu sorumluluk gereği de hekim, hastanın zararını tazmin edecektir.
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru cevap A seçenğidir
doğmaktadır. Bu sorumluluk gereği de hekim, hastanın zararını tazmin edecektir.
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru cevap A seçenğidir
Soru 55
“Sözleşme, tarafların iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıklamalarıyla kurulur” ifadesi aşağıdakilerden hangisinde yer almaktadır?
Seçenekler
A
Türk Ceza Kanunu (TCK) m.1
B
Türk Ceza Kanunu (TCK) m.12
C
Türk Borçlar Kanunu (TBK) m.1
D
Türk Borçlar Kanunu (TBK) m.12
E
Türk Borçlar Kanunu (TBK) m.502
Açıklama:
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) m.1’de bu husus; “Sözleşme, tarafların iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıklamalarıyla kurulur” şeklinde kaleme alınmıştır. Bu tanımdan anlaşılacağı üzere; sözleşmenin iki taraflı bir hukuki işlem olduğu, “taraflar” ibaresi ile sözleşmenin kurulabilmesi için alacaklı ve borçlu tarafından açıklanan karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarının bulunması gerektiği ifade edilmektedir.
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru cevap C seçeneğidir.
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 56
Hasta ve hekim arasında akdedilen “şekil serbestîsi” kavramının düzenlenmesinde hangi mevzuat hükümleri yürürlüktedir?
Seçenekler
A
Türk Borçlar Kanunu (TBK)
B
Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)
C
Türk Borçlar Kanunu (TBK) ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)
D
Türk Borçlar Kanunu (TBK) ve Türk Ceza Kanunu (TCK)
E
Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) ve Türk Ceza Kanunu (TCK)
Açıklama:
TBK m.12 gereğince, şekil serbestîsinin genel ilke olarak kabul gördüğü belirtilmektedir. Buna göre; “Sözleşmelerin geçerliliği, kanunda aksi öngörülmedikçe, hiçbir şekle bağlı değildir.” Başka bir ifade ile sözleşmeler için serbestçe şekil belirleme kural, belirli bir şekle bağlı olmak ise istisnadır. Fakat her ne kadar TBK’de şekil şartı öngörülmemiş olsa da HMK’ya göre belirli bir meblağı aşan, kapsamı çok geniş ve önemli olan sözleşmelerin içerik, tarafların hak ve sorumluluklarını kanıtlamak maksadıyla yazılı olarak kaleme
alınması gerekmektedir.
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru cevap C seçeneğidir
alınması gerekmektedir.
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru cevap C seçeneğidir
Soru 57
Hasta ile hekim arasındaki ilişki aşağıdakilerden hangisinde "kamu hukuku" kapsamında değerlendirilmektedir?
Seçenekler
A
Hekim serbest çalışıyorsa
B
Hekim özel hastanede çalışıyor ise
C
Hekim bir otelde çalışıyor ise
D
Hekim devlet hastanesinde çalışıyor ise
E
Hekim özel poliklinikte çalışıyor ise
Açıklama:
Bunun dışında, hekim eğer hastane gibi bir sağlık kuruluşunda mesleğini icra ediyor ve sağlık hizmeti sunuyorsa bu durumda hasta doğrudan doğruya hekimle değil, hastane ile bir hukuki ilişki içine girmektedir. Hastane, özel hastane niteliğinde ise hasta ile özel hastane arasında bir sözleşme ilişkisi kurulmaktadır. Bu hastanelerde çalışan hekimler, özel hastane adına ve hesabına sağlık hizmeti sunan kişi durumundadırlar. Hasta eğer bir
kamu hastanesinden yararlanıyor ise bir kamu hukuku ilişkisi doğmakta, kamu hizmetinden yararlanan hasta ile kamu personeli durumundaki hekim arasında doğrudan bir hukuki ilişki kurulmamaktadır.
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru cevap D seçeneğidir
kamu hastanesinden yararlanıyor ise bir kamu hukuku ilişkisi doğmakta, kamu hizmetinden yararlanan hasta ile kamu personeli durumundaki hekim arasında doğrudan bir hukuki ilişki kurulmamaktadır.
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru cevap D seçeneğidir
Soru 58
Hekim ve hastası arasındaki vekalet sözleşmesinin hukuki dayanağı seçeneklerden hangisidir?
Seçenekler
A
Eski Borçlar Kanunu m.386
B
Eski Borçlar Kanunu m.386, Yeni Türk Borçlar Kanunu m.502
C
Türk Ceza Kanunu m.294, Eski Borçlar Kanunu m.386
D
Türk Ceza Kanunu m.294, Yeni Türk Borçlar Kanunu m.502
E
Türk Ceza Kanunu m.294
Açıklama:
Vekâlet sözleşmesi, uygulamada sık karşımıza çıkan işgörme sözleşmelerinden biri olup, hukukumuzda Eski 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 386. maddesinde ve 6098 sayılı yeni Türk Borçlar Kanunu’nun 502. maddesinde hüküm bulmuştur.
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru cevap B seçeneğidir.
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 59
Hasta ve hekim arasındaki vekâlet sözleşmesine ait aşağıda belirtilen özelliklerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Rızai bir sözleşmedir.
B
Kanunlarla belirlenmiş bir şekle tabidir
C
Borç doğuran bir sözleşmedir
D
Kural olarak eksik iki tarafa borç yükleyen, istisnaen tam iki tarafa borç yükleyen bir sözleşmedir.
E
Hem ani edimli bir sözleşme olabilir hem de sürekli borç ilişkisi doğuran sözleşme özelliği arz edebilir.
Açıklama:
Vekâlet sözleşmesi aşağıda belirtilen özellikleri taşımaktadır:
a. Rızai bir sözleşmedir. Vekâlet sözleşmesi, karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanları ile kurulmaktadır. Vekâlet sözleşmesi kural olarak tıpkı diğer sözleşmelerde olduğu gibi genel hükümlere tabidir. Ancak TBK m. 503 gereğince vekâlet sözleşmesinin zımni kabul yöntemi ile kurulabileceği de belirtilmiştir. Buna göre; “Kendisine bir işin görülmesi önerilen kişi, bu işi görme konusunda resmî sıfata sahipse veya işin yapılması mesleğinin gereği ise ya da bu gibi işleri kabul edeceğini duyurmuşsa, bu öneri onun tarafından hemen reddedilmedikçe, vekâlet sözleşmesi kurulmuş sayılır.” şeklinde kaleme alınan hüküm, vekâlet sözleşmesinin zımni kabul yoluyla kurulabileceğine esas teşkil etmektedir.
b. Kural olarak herhangi bir şekle tabi değildir. Vekâlet sözleşmesinde taraflar isterlerse sözleşmeyi sözlü veya yazılı ya da resmî şekilde akdedebilirler. Vekilin iş görme borcunun konusu, şekle bağlı hukuki işlemlerin kendis
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru cevap B seçeneğidir.
a. Rızai bir sözleşmedir. Vekâlet sözleşmesi, karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanları ile kurulmaktadır. Vekâlet sözleşmesi kural olarak tıpkı diğer sözleşmelerde olduğu gibi genel hükümlere tabidir. Ancak TBK m. 503 gereğince vekâlet sözleşmesinin zımni kabul yöntemi ile kurulabileceği de belirtilmiştir. Buna göre; “Kendisine bir işin görülmesi önerilen kişi, bu işi görme konusunda resmî sıfata sahipse veya işin yapılması mesleğinin gereği ise ya da bu gibi işleri kabul edeceğini duyurmuşsa, bu öneri onun tarafından hemen reddedilmedikçe, vekâlet sözleşmesi kurulmuş sayılır.” şeklinde kaleme alınan hüküm, vekâlet sözleşmesinin zımni kabul yoluyla kurulabileceğine esas teşkil etmektedir.
b. Kural olarak herhangi bir şekle tabi değildir. Vekâlet sözleşmesinde taraflar isterlerse sözleşmeyi sözlü veya yazılı ya da resmî şekilde akdedebilirler. Vekilin iş görme borcunun konusu, şekle bağlı hukuki işlemlerin kendis
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 60
Hekim ve hasta arasındaki vekâlet sözleşmesinde aşağıda belirtilen unsulardan hangisi zorunlu ve kanuni olmayan bir unsurdur?
Seçenekler
A
İş Görme / Hizmetin İfası Unsuru
B
İş Görmenin Başkasının Menfaatine ve İradesine Uygun Olarak Yapılması Unsuru
C
Vekilin Yükümlülüklerini Müvekkil Nam ve Hesabına Yapması, Sonuç Rizikosu Taşımaması
D
Ücret Unsuru
E
Anlaşma Unsuru
Açıklama:
Yukarıda belirtilen hususlara göre vekâlet sözleşmesinin unsurları aşağıda belirtilmiştir.
a. İş Görme / Hizmetin İfası Unsuru: Vekâlet sözleşmesi sayesinde vekil, müvekkile karşı bir iş görme borcu altına girmektedir. Vekilin bu iş görme borcunu yerine getirirken yapacağı edimler olumlu edimlerdir. Diğer bir ifade ile yapma fiilînin konusunu teşkil etmektedir. Vekil her zaman müvekkilin menfaatine olacak hukuki işlemler gerçekleştirmektedir. Vekilin bu tarz olumlu borç yükü dışında kaçınma veya yapmama yükümlülüğü de
sözleşmeye konu olabilmektedir. Vekil, hem doğrudan temsil hem de dolaylı temsil yoluyla iş görmeye ilişkin hukuki işlemler de üstlenebilmektedir. Bu durumda vekil, müvekkil adına doğrudan veya dolaylı temsilci gibi hareket edebilmektedir. Vekâlet yalnızca bir iş veya hizmetin yerine getirilmesi ilişkin olabileceği gibi, birden fazla hukuki işlemin yapılması yönünde de verilebilmektedir. Vekilin, kendisine tanınan yetkilerin dışına çıkarak, yetki belgesi (vekâletnam
Aşağıdaki açıklamalara göre doğru cevap D seçeneğidir.
a. İş Görme / Hizmetin İfası Unsuru: Vekâlet sözleşmesi sayesinde vekil, müvekkile karşı bir iş görme borcu altına girmektedir. Vekilin bu iş görme borcunu yerine getirirken yapacağı edimler olumlu edimlerdir. Diğer bir ifade ile yapma fiilînin konusunu teşkil etmektedir. Vekil her zaman müvekkilin menfaatine olacak hukuki işlemler gerçekleştirmektedir. Vekilin bu tarz olumlu borç yükü dışında kaçınma veya yapmama yükümlülüğü de
sözleşmeye konu olabilmektedir. Vekil, hem doğrudan temsil hem de dolaylı temsil yoluyla iş görmeye ilişkin hukuki işlemler de üstlenebilmektedir. Bu durumda vekil, müvekkil adına doğrudan veya dolaylı temsilci gibi hareket edebilmektedir. Vekâlet yalnızca bir iş veya hizmetin yerine getirilmesi ilişkin olabileceği gibi, birden fazla hukuki işlemin yapılması yönünde de verilebilmektedir. Vekilin, kendisine tanınan yetkilerin dışına çıkarak, yetki belgesi (vekâletnam
Aşağıdaki açıklamalara göre doğru cevap D seçeneğidir.
Ünite 5
Soru 1
I. Kanundan doğan bir sorumluluktur.
II. Taraflar arasında sözleşme ilişkisinin bulunmaması gerekir.
III. Kişilerin kanunen başkaca bir düzenleme yapılmaksızın uymak zorunda oldukları kurallara uymamaları sonucu meydana gelir
IV. Haksız fiil, hukuk düzenin tasvip ettiği davranışlar bütününü oluşturur.
Haksız fiilden kaynaklanan sorumluluğa ilişkin doğru ifadeler aşağıdakilerden hangisinde bir arada verilmiştir?
II. Taraflar arasında sözleşme ilişkisinin bulunmaması gerekir.
III. Kişilerin kanunen başkaca bir düzenleme yapılmaksızın uymak zorunda oldukları kurallara uymamaları sonucu meydana gelir
IV. Haksız fiil, hukuk düzenin tasvip ettiği davranışlar bütününü oluşturur.
Haksız fiilden kaynaklanan sorumluluğa ilişkin doğru ifadeler aşağıdakilerden hangisinde bir arada verilmiştir?
Seçenekler
A
I, II
B
I, II, III
C
Yalnız I
D
Yalnız IV
E
III, IV
Açıklama:
Haksız fiilden kaynaklanan sorumluluk ise kanundan doğan bir sorumluluk olarak nitelendirilmektedir. Bu sorumluluktan bahsedebilmek için taraflar arasında herhangi bir sözleşme ilişkisinin bulunmaması gerekmektedir. Haksız fiilden doğan sorumluluk, kişilerin kanunen başkaca bir düzenleme yapılmaksızın uymak zorunda oldukları kurallara uymamaları sonucu meydana gelen bir sorumluluktur. Esasen haksız fiil kavramı ile kast edilen hukuk düzeninin hoşgörmediği, bu nedenle hukuka aykırı olan davranışlardır. Dolayısıyla doğru yanıt B seçeneğidir.
Soru 2
I. Haksız fiil
II. Kusursuz sorumluluk hâlleri
III. Sebepsiz zenginleşme
IV. Vekâletsiz iş görme
Aşağıdakilerden hangisinde doğrudan doğruya kanundan doğan borç ilişkileri bir arada verilmiştir?
II. Kusursuz sorumluluk hâlleri
III. Sebepsiz zenginleşme
IV. Vekâletsiz iş görme
Aşağıdakilerden hangisinde doğrudan doğruya kanundan doğan borç ilişkileri bir arada verilmiştir?
Seçenekler
A
I, II, III, IV
B
Yalnız I
C
Yalnız II
D
III, IV
E
II, III
Açıklama:
Doğrudan doğruya kanundan doğan borç ilişkileri ise haksız fiil, kusursuz sorumluluk hâlleri, sebepsiz zenginleşme, vekâletsiz iş görme vb. kanunda sayılan diğer durumlardır. Dolayısıyla doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 3
Aşağıdakilerden hangisi kusura dayanan haksız fiil sorumluluğunun unsurlarından biri değildir?
Seçenekler
A
Fiil
B
Hukuka Aykırılık
C
Zarar
D
Kast
E
Uygun illiyet bağı
Açıklama:
Kusura dayanan haksız fiil sorumluluğunda, kişinin hukuka aykırı ve kusurlu bir fiilî sebebiyle başkasına zarar vermesi gerekmektedir. Haksız fiil sorumluluğunun beş ana kurucu unsuru bulunmaktadır ve sorumluluğun gerçekleşmesi için bu beş şartın gerçekleşmesi beklenmektedir: Fiil, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve uygun illiyet bağı. Kast kusurun bir türüdür. Dolayısıyla doğru yanıt D seçeneğidir.
Soru 4
“Hukuka aykırı olarak kişilik haklarına saldırılan kimse, ......saldırıda bulunanlara karşı korunmasını isteyebilir"
Yukarıda yer alan boşluğu aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
Yukarıda yer alan boşluğu aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
Seçenekler
A
Hakimden
B
Mahkemeden
C
Polisten
D
Savcıdan
E
Saldırgandan
Açıklama:
TBK m.49/ I’e göre “Hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür.” Benzer şekilde TMK m.24/I’de “Hukuka aykırı olarak kişilik haklarına saldırılan kimse, hâkimden, saldırıda bulunanlara karşı korunmasını isteyebilir.” hükmü bulunmaktadır. Dolayısıyla doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 5
"Zarar görenin ……. illiyet bağını kesmesi durumunda zarar veren sorumluluktan kurtulmaktadır".
Aşağıdakilerden hangisi cümleyi doğru şekilde tamamlar?
Aşağıdakilerden hangisi cümleyi doğru şekilde tamamlar?
Seçenekler
A
Kusuru
B
İhmali
C
Kastı
D
Eylemi
E
Fiili
Açıklama:
Zarar görenin kusuru illiyet bağını kesmesi durumunda zarar veren sorumluluktan kurtulmaktadır. Bu durumda zarar görenin tam kusurundan bahsedilmektedir. Eğer zarar görenin kusuru illiyet bağını kesmemiş, sadece zararlı sonucun doğumuna diğer sebeplerle birlikte katkıda bulunmuşsa ortak illiyetten bahsedilmektedir. Dolayısıyla doğru yanıt A seçeneğidir
Soru 6
"Hekimin kendisinden beklenen görevleri tam ve gereği gibi ifa etmemesi ya da hiç yerine getirmemesi durumunda hastaya karşı ......sorumluluğu gündeme gelecektir"
Aşağıdakilerden hangisi yukarıda yer alan boşluğu doğru şekilde tamamlar?
Aşağıdakilerden hangisi yukarıda yer alan boşluğu doğru şekilde tamamlar?
Seçenekler
A
Tazminat
B
İlliyet bağı
C
Eylem
D
Kişilik hakları
E
Tıbbi müdahale
Açıklama:
"Hekimin kendisinden beklenen görevleri tam ve gereği gibi ifa etmemesi ya da hiç yerine getirmemesi durumunda hastaya karşı tazminat sorumluluğu gündeme gelecektir.
Soru 7
Tıp biliminin ve uygulamasının genellikle kabul edilen prensip ve ilkelerine dayalı tıbbi özen yükümlülüğünün hekim tarafından kusurlu olarak ihlaline ne ad verilir?
Seçenekler
A
Meslek kusuru
B
Kusur
C
Kast
D
Taksir
E
Hata
Açıklama:
Hekimin haksız fiilden doğan sorumluluğunda bir sonraki unsur ise hekimin kast ya da ihmal yoluyla bir kusurunun bulunmasıdır. Bu noktada kusurun kast ya da ihmal yoluyla gerçekleşmesi belirlenecek tazminatın miktarı açısından önem taşımaktadır. Hekimin sorumluluğu, kimi zaman “meslek kusuru” ya da “meslek hatası” şeklinde ifade edilmektedir. Meslek kusuru; tıp biliminin ve uygulamasının genellikle kabul edilen prensip ve ilkelerine dayalı tıbbi özen yükümlülüğünün hekim tarafından kusurlu olarak ihlali olarak nitelendirilmektedir. Dolayısıyla doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 8
Devlet hastanesinde görev yapmakta olan bir hekim, hastanın ya da yakınının hiçbir talebi veya başvurusu olmaksızın, hastanın sağlığını tehlikede gördüğü anda, hastanın durumunun daha da kötüleşmemesi için acil olarak tıbbi müdahalede bulunması aşağıdaki kavramlardan hangisine örnek teşkil eder?
Seçenekler
A
Vekaletsiz iş görme
B
Haksız fiil
C
Sözleşme
D
Sebepsiz zenginleşme
E
Kusursuz sorumluluk
Açıklama:
Hekim ile hasta arasında açık ya da zımni olarak bir sözleşme ilişkisi kurulmamış ise bu durumda borçlar hukuku bağlamında taraflar arasındaki ilişkinin hukuki niteliği, farklı durumlara göre değişik boyutlar kazanmaktadır. Vekâletsiz işgörme de bunlardan biridir. Hekimin hastaya tıbbi müdahalesinden dolayı bir zarar meydana gelirse, tazminat sorumluluğunun kaynağını doğrudan doğruya kanundan alan, haksız fiil sorumluluğu veya vekâletsiz iş görme oluşturmaktadır. Hekim kimi zaman, hastanın iradesi dışında tıbbi müdahalede bulunmak durumda kalırsa, müdahalede bulunulanın çıkarına ve hatta muhtemel iradesine uygun bir şekilde hayata geçirilen vekâletsiz işgörme hükümleri uygulanacaktır. Soru kökünden de vekaletsiz iş görmeye örnek bir olay vardır. Doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 9
Faaliyetine esas uzmanlık dallarında yönetmelikte belirtilen asgari şartları taşıyan ve klinik uzmanlık dallarında en az dört hekimin çalıştığı sağlık kuruluşuna ne ad verilir?
Seçenekler
A
Hastane
B
Tıp merkezi
C
Laboratuvar
D
Müessese
E
Özel hastane
Açıklama:
Tıp merkezi, faaliyetine esas uzmanlık dallarında yönetmelikte belirtilen asgari şartları taşıyan ve klinik uzmanlık dallarında en az dört hekimin çalıştığı sağlık kuruluşudur. Doğru yanıt B seçeneğidir.
Soru 10
"Özel sağlık kuruluşlarının haksız fiil sorumluluğu iki temel şekilde ortaya çıkmaktadır. Bunlardan ilki, kuruluşun organizasyon yükümlülüğünden kaynaklanan kusura dayanan sorumluluk, ikincisi ise ......ve organların eylemlerinden ya da tıbbi cihazlardan ve binadan kaynaklanan kusursuz sorumluluk hâllerdir"
Aşağıdakilerden hangisi cümleyi doğru şekilde tamamlar?
Aşağıdakilerden hangisi cümleyi doğru şekilde tamamlar?
Seçenekler
A
Yardımcı kişilerin
B
Üçüncü kişilerin
C
Devletin
D
Tıp merkezinin
E
Baş hekimin
Açıklama:
Özel sağlık kuruluşlarının haksız fiil sorumluluğu iki temel şekilde ortaya çıkmaktadır. Bunlardan ilki, kuruluşun organizasyon yükümlülüğünden kaynaklanan kusura dayanan sorumluluk, ikincisi ise yardımcı kişilerin ve organların eylemlerinden ya da tıbbi cihazlardan ve binadan kaynaklanan kusursuz sorumluluk hâllerdir. Özel sağlık kuruluşları, hastanın tedavi sürecinde çalıştırdıkları tıbbi personel, yardımcı kişi aracılığıyla gerçekleştirdikleri, bu kişilerin hukuka aykırı fiilleri ile hasta ya da hasta yakınlarına verdikleri zararlardan dolayı TBK m.66 gereğince adam çalıştıran sıfatıyla veya TBK m. 116 gereğince yardımcı kişinin fiillerinden dolayı kusursuz sorumlu olmaktadırlar. Doğru yanıt A seçeneğidir
Soru 11
Kombine sözleşme kapsamına aşağıdakilerden hangileri dahildir ?
- Tedavi ve ameliyat
- Hastaya oda verilmesi
- Günlük bakım, temizlik
- Güvenlik
- Yemek verilmesi
Seçenekler
A
I, III, IV ve V
B
I, II, IV ve V
C
I, II, III ve V
D
I, II, III ve IV
E
I, II, III, IV ve V
Açıklama:
Konu Başlığı: SAĞLIK KURUM VE KURULUŞLARININ SORUMLULUĞU- Özel Sağlık Kurum ve Kuruluşlarının Tanımı ve Görev Kapsamı
Hastaneye kabul sözleşmesinin hukuki niteliği doktrin ve uygulamada tartışmalıdır.
Bununla birlikte hastaneye kabul sözleşmesindeki edimlerin kanunda tanımlanan sözleşmelerden yalnız birine girmediği ve isimsiz sözleşme türlerinden karma bir sözleşme olduğu çoğunluk tarafından kabul edilmektedir. Gerçekten de hastaneye kabul sözleşmesi;
kira (hastaya oda verilmesi), satış (yemek verilmesi), hizmet (günlük bakım, temizlik, güvenlik), vekâlet (tedavi ve ameliyat) sözleşmesine ilişkin edimlerin bir arada bulunduğu karma bir sözleşmedir.
Bu edimlere karşılık hasta yalnızca bedel ödemekle yükümlüdür.
Bu nedenle doktrinde çoğunluğun kabul ettiği görüşe ve bize göre hastaneye kabul sözleşmesi karma sözleşme türlerinden “kombine sözleşme” olarak nitelenir.
Hastaneye kabul sözleşmesinin hukuki niteliği doktrin ve uygulamada tartışmalıdır.
Bununla birlikte hastaneye kabul sözleşmesindeki edimlerin kanunda tanımlanan sözleşmelerden yalnız birine girmediği ve isimsiz sözleşme türlerinden karma bir sözleşme olduğu çoğunluk tarafından kabul edilmektedir. Gerçekten de hastaneye kabul sözleşmesi;
kira (hastaya oda verilmesi), satış (yemek verilmesi), hizmet (günlük bakım, temizlik, güvenlik), vekâlet (tedavi ve ameliyat) sözleşmesine ilişkin edimlerin bir arada bulunduğu karma bir sözleşmedir.
Bu edimlere karşılık hasta yalnızca bedel ödemekle yükümlüdür.
Bu nedenle doktrinde çoğunluğun kabul ettiği görüşe ve bize göre hastaneye kabul sözleşmesi karma sözleşme türlerinden “kombine sözleşme” olarak nitelenir.
Soru 12
A tipi poliklinik için aşağıdakilerden hangisi doğrudur ?
Seçenekler
A
En az iki tabip tarafından müştereken açılabilen ve işletilebilen, hizmet birimleri doğrudan birbiriyle bağlantılı olacak şekilde oluşturulan ve Yönetmelik ile belirlenen asgari şartları taşıyan sağlık kuruluşudur.
B
Faaliyetine esas uzmanlık dallarında yönetmelikte belirtilen asgari şartları taşıyan ve klinik uzmanlık dallarında en az dört hekimin çalıştığı sağlı kuruluşudur.
C
Görüntüleme ve/veya radyoterapi, nükleer tıp, fizik tedavi gibi muayene tanı ve/veya tedavi hizmeti sunan sağlık kuruluşudur.
D
Tıbbi tahlil işlemi yapan ve uzman sorumluluğunda faaliyet gösteren sağlık kuruluşudur.
E
Bir tabip tarafından müstakilen açılan, Yönetmelikte belirlenen asgari şartları taşıyan ve Yönetmelik ile tanımlanan tıbbi işlemlerin yapılabildiği sağlık kuruluşudur.
Açıklama:
Konu Başlığı: SAĞLIK KURUM VE KURULUŞLARININ SORUMLULUĞU- Özel Sağlık Kurum ve Kuruluşlarının Tanımı ve Görev Kapsamı
A tipi poliklinik, en az iki tabip tarafından müştereken açılabilen ve işletilebilen, hizmet birimleri doğrudan birbiriyle bağlantılı olacak şekilde oluşturulan ve bu Yönetmelik ile belirlenen asgari şartları taşıyan;
B tipi poliklinik ise en az iki tabip tarafından müştereken işletilebilen sağlık kuruluşudur.
Tıp merkezi, faaliyetine esas uzmanlık dallarında yönetmelikte belirtilen asgari şartları taşıyan ve klinik uzmanlık dallarında en az dört hekimin çalıştığı sağlık kuruluşudur.
Laboratuvar, tıbbi tahlil işlemi yapan ve uzman sorumluluğunda faaliyet gösteren sağlık kuruluşudur.
Müessese, görüntüleme ve/veya radyoterapi, nükleer tıp, fizik tedavi gibi muayene tanı ve /veya tedavi hizmeti sunan sağlık kuruluşudur.
A tipi poliklinik, en az iki tabip tarafından müştereken açılabilen ve işletilebilen, hizmet birimleri doğrudan birbiriyle bağlantılı olacak şekilde oluşturulan ve bu Yönetmelik ile belirlenen asgari şartları taşıyan;
B tipi poliklinik ise en az iki tabip tarafından müştereken işletilebilen sağlık kuruluşudur.
Tıp merkezi, faaliyetine esas uzmanlık dallarında yönetmelikte belirtilen asgari şartları taşıyan ve klinik uzmanlık dallarında en az dört hekimin çalıştığı sağlık kuruluşudur.
Laboratuvar, tıbbi tahlil işlemi yapan ve uzman sorumluluğunda faaliyet gösteren sağlık kuruluşudur.
Müessese, görüntüleme ve/veya radyoterapi, nükleer tıp, fizik tedavi gibi muayene tanı ve /veya tedavi hizmeti sunan sağlık kuruluşudur.
Soru 13
Hastane kabul sözleşmesinin sadece tıbbi tedaviyi içermesi durumunda hangi sözleşme tipinden bahsedilebilir?
Seçenekler
A
Hastaneye tam kabul sözleşmesi
B
Hekimlik sözleşmesi olmaksızın hastaneye tam kabul sözleşmesi
C
Bölünmüş hastaneye kabul sözleşmesi
D
Hekimlik sözleşmesi ilaveli hastaneye tam kabul sözleşmesi
E
Hasta ile hastane arasında hastaneye kabul sözleşmesi hem de hasta ile tedaviyi yürütecek hekim arasında tedavi sözleşmesi
Açıklama:
Konu Başlığı: SAĞLIK KURUM VE KURULUŞLARININ SORUMLULUĞU- Özel Sağlık Kurum ve Kuruluşlarının Tanımı ve Görev Kapsamı
Hastaneye kabul sözleşmesi, hastaneye tam kabul sözleşmesi ve hastaneye bölünmüş kabul sözleşmesi olarak iki türe ayrılabilir.
Anılan sözleşme kapsamında sunulacak olan tıbbi tedavinin yanı sıra hastane hastanın tüm bakım hizmetlerinden de yani beslenmesi, barınması gibi hizmetlerden de sorumlu ise bu sözleşme hastaneye tam kabul sözleşmesi olarak anılmaktadır.
Tıbbi tedavi dışındaki hizmetlerin ayrı bir sözleşmeye konu olması halinde, başka bir ifade ile sözleşmenin sadece tıbbi tedaviyi içermesi durumunda “ bölünmüş hastaneye kabul sözleşmesi” ortaya çıkar.
Tam hastaneye kabul sözleşmesi de kendi içinde hekimlik sözleşmesi olmaksızın tam hastaneye kabul sözleşmesi ve hekimlik sözleşmesi ilaveli tam hastaneye kabul sözleşmesi olarak ikiye ayrılır.
Hekimlik sözleşmesi ekli tam hastaneye kabul sözleşmesinde, hem hasta ile hastane arasında hastaneye kabul sözleşmesi hem de hasta ile tedaviyi yürütecek hekim arasında bir tedavi sözleşmesi bulunmaktadır.
Hastaneye kabul sözleşmesi, hastaneye tam kabul sözleşmesi ve hastaneye bölünmüş kabul sözleşmesi olarak iki türe ayrılabilir.
Anılan sözleşme kapsamında sunulacak olan tıbbi tedavinin yanı sıra hastane hastanın tüm bakım hizmetlerinden de yani beslenmesi, barınması gibi hizmetlerden de sorumlu ise bu sözleşme hastaneye tam kabul sözleşmesi olarak anılmaktadır.
Tıbbi tedavi dışındaki hizmetlerin ayrı bir sözleşmeye konu olması halinde, başka bir ifade ile sözleşmenin sadece tıbbi tedaviyi içermesi durumunda “ bölünmüş hastaneye kabul sözleşmesi” ortaya çıkar.
Tam hastaneye kabul sözleşmesi de kendi içinde hekimlik sözleşmesi olmaksızın tam hastaneye kabul sözleşmesi ve hekimlik sözleşmesi ilaveli tam hastaneye kabul sözleşmesi olarak ikiye ayrılır.
Hekimlik sözleşmesi ekli tam hastaneye kabul sözleşmesinde, hem hasta ile hastane arasında hastaneye kabul sözleşmesi hem de hasta ile tedaviyi yürütecek hekim arasında bir tedavi sözleşmesi bulunmaktadır.
Soru 14
Özel sağlık kuruluşlarının yerine getirmesi gereken yükümlülükler için aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- Başvuran hastaları, tıp biliminin gerektirdiği en üst seviyede kabul etmek
- Hastaların tanı, teşhis ve tedavisini gerçekleştirmek
- Hastaya en iyi şekilde hastane bakımı sunmak
- Hastayı en üst seviyede aydınlatmayı, hastanın aydınlatılmış onamının alınmasını sağlamak
- Hastasına azami özen ve sadakati göstermek
- Sır saklama ve kayıt tutma yükümlülükleri yerine getirmek
Seçenekler
A
I, II, III, IV, V ve VI
B
I, II, III, V ve VI
C
I, II, III, ve VI
D
I, II, V ve VI
E
II, III, IV ve VI
Açıklama:
Konu Başlığı: SAĞLIK KURUM VE KURULUŞLARININ SORUMLULUĞU- Özel Sağlık Kurum ve Kuruluşlarının Hastaya Karşı Yükümlülükleri ve Hakları
Özel sağlık kuruluşları hasta ile olan ilişkileri bağlamında bir takım yükümlülükler ve haklar üstlenmektedir.
Hasta ile hangi sebebe dayanırsa dayansın girmiş olduğu hukuki ilişki çerçevesinde birtakım yükümlülüler ve haklar sağlık kuruluşlarının üzerinde kalmaktadır.
Özel sağlık kuruluşlarının yerine getirmesi gereken en büyük yükümlülük, kendisine başvuran hastaları, tıp biliminin gerektirdiği en üst seviyede kabul etmek, tanı, teşhis ve tedavisini gerçekleştirmektedir. Bu ana yükümlülük yanında özel sağlık kuruluşları hastaya en iyi şekilde hastane bakımı sunmayı, hastayı en üst seviyede aydınlatmayı, hastanın aydınlatılmış onamının alınmasını, hastasına azami özen ve sadakat gösterme borcu olduğunu, sır saklama ve kayıt tutma yan yükümlülüklerinin bulunduğu ifade edilmektedir.
Özel sağlık kuruluşları hasta ile olan ilişkileri bağlamında bir takım yükümlülükler ve haklar üstlenmektedir.
Hasta ile hangi sebebe dayanırsa dayansın girmiş olduğu hukuki ilişki çerçevesinde birtakım yükümlülüler ve haklar sağlık kuruluşlarının üzerinde kalmaktadır.
Özel sağlık kuruluşlarının yerine getirmesi gereken en büyük yükümlülük, kendisine başvuran hastaları, tıp biliminin gerektirdiği en üst seviyede kabul etmek, tanı, teşhis ve tedavisini gerçekleştirmektedir. Bu ana yükümlülük yanında özel sağlık kuruluşları hastaya en iyi şekilde hastane bakımı sunmayı, hastayı en üst seviyede aydınlatmayı, hastanın aydınlatılmış onamının alınmasını, hastasına azami özen ve sadakat gösterme borcu olduğunu, sır saklama ve kayıt tutma yan yükümlülüklerinin bulunduğu ifade edilmektedir.
Soru 15
- Aşağıdakilerden hangisi özel sağlık kurum ve kuruluşları kapsamına girer ?
- Özel hastaneler
- Tıp merkezleri
- Poliklinikler
- Laboratuarlar
- Müesseseler
- Muayenehaneler
Seçenekler
A
I, II ve VI
B
I, II ve IV
C
I, II, IV ve V
D
I, II, III ve VI
E
I, II, III, IV, V ve VI
Açıklama:
Konu Başlığı: SAĞLIK KURUM VE KURULUŞLARININ SORUMLULUĞU- Özel Sağlık Kurum ve Kuruluşlarının Tanımı ve Görev Kapsamı
Özel sağlık kurum ve kuruluşları özel hastanelerin yanı sıra ayakta teşhis ve tedavi yapan kuruluşları da kapsamına alır. Bu kuruluşlar “Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan özel Sağlık Kuruluşları Yönetmeliği” gereğince tıp merkezi, poliklinik, laboratuar, müessese ve muayenehane olarak sınıflandırılmaktadır.
Özel sağlık kurum ve kuruluşları özel hastanelerin yanı sıra ayakta teşhis ve tedavi yapan kuruluşları da kapsamına alır. Bu kuruluşlar “Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan özel Sağlık Kuruluşları Yönetmeliği” gereğince tıp merkezi, poliklinik, laboratuar, müessese ve muayenehane olarak sınıflandırılmaktadır.
Soru 16
“Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem” ifadesi Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un kaçıncı maddesinde yer almaktadır?
Seçenekler
A
- maddesi
B
5. maddesi
C
4. maddesi
D
3. maddesi
E
2. maddesi
Açıklama:
Konu Başlığı: HEKİM-HASTA ARASINDAKİ İLİŞKİNİN TÜKETİCİNİN KORUNMASI KAVRAMI DOĞRULTUSUNDA İNCELENMESİ
Kanun çeşitli değişikliklere uğramıştır. Bu yasal düzenlemelerden en önemlisi ve sonuncusu 28.05.2014 tarihinde yürülüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’dur.
Kanun’un 3. maddesinde; “Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem” ifadesine yer verilmektedir.
Kanun çeşitli değişikliklere uğramıştır. Bu yasal düzenlemelerden en önemlisi ve sonuncusu 28.05.2014 tarihinde yürülüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’dur.
Kanun’un 3. maddesinde; “Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem” ifadesine yer verilmektedir.
Soru 17
Aşağıdakilerden hangileri kusura dayanan haksız fiil sorumluluğunun unsurları kapsamındadır?
- Fiil
- Hukuka Aykırılık
- Zarar
- Kusur
- Uygun İlliyet Bağı
Seçenekler
A
I, II, III, IV ve V
B
I, II, III ve IV
C
I, II, III ve V
D
I, II, IV ve V
E
I, III, IV ve V
Açıklama:
Konu Başlığı: HUKUKUMUZDA HAKSIZ FİİL SORUMLULUĞU - Kusura Dayanan Haksız Fiil Sorumluluğunun Unsurları
Kusura dayanan haksız fiil sorumluluğunda, kişinin hukuka aykırı ve kusurlu bir fiilî sebebiyle başkasına zarar vermesi gerekmektedir. Haksız fiil sorumluluğunun beş ana kurucu unsuru bulunmaktadır ve sorumluluğun gerçekleşmesi için bu beş şartın gerçekleşmesi beklenmektedir. Fiil, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve uygun illiyet bağı olarak ayrılan bu unsurlar aşağıda tek tek ele alınmıştır.
Kusura dayanan haksız fiil sorumluluğunda, kişinin hukuka aykırı ve kusurlu bir fiilî sebebiyle başkasına zarar vermesi gerekmektedir. Haksız fiil sorumluluğunun beş ana kurucu unsuru bulunmaktadır ve sorumluluğun gerçekleşmesi için bu beş şartın gerçekleşmesi beklenmektedir. Fiil, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve uygun illiyet bağı olarak ayrılan bu unsurlar aşağıda tek tek ele alınmıştır.
- Fiil (Davranış, Hareket)
- Hukuka Aykırılık
- Zarar
- Kusur
- Uygun İlliyet Bağı
Soru 18
Bir kişinin malvarlığında veya şahıs varlığında iradesi dışında meydana gelen eksilmeye hukuken ne denir ?
Seçenekler
A
Geniş anlamda zarar
B
Maddi zarar
C
Manevi zarar
D
Maddi kayıp
E
Kayıp
Açıklama:
Konu Başlığı: HUKUKUMUZDA HAKSIZ FİİL SORUMLULUĞU - Kusura Dayanan Haksız Fiil Sorumluluğunun Unsurları - Zarar
Dar anlamda zarar, sadece maddi zararı ifade etmektedir. Maddi zarara mal varlığı zararı adı da verilmektedir. Maddi zarar; bir kimsenin iradesi dışında mal varlığında meydana gelen eksilme olarak nitelendirilmektedir. Geniş anlamda zarar ise kişinin mal varlığında uğradığı zararla birlikte manevi varlığında uğradığı zararı da kapsamaktadır. Bu doğrultuda geniş anlamdaki zararı şu şekilde tanımlamak mümküdür; “bir kişinin malvarlığında veya şahıs varlığında iradesi dışında meydana gelen eksilmedir.”
Zarar, tazminat borcunun en önemli unsuru olarak kabul edilmektedir. Sorumluluk hukukunda tazminat borcunun doğabilmesi, haksız fiiller bakımından hukuka aykırı bir davranışın sonucunda belirli bir zararın gerçekleşmiş olmasına bağlıdır. Diğer bir ifade ile zararın olmadığı yerde hukuki sorumluluk da bulunmamaktadır. Sorumluluk hukukunda gerçekleşen bir zararın tazmin edilmesi anlayışı yatmaktadır.
Dar anlamda zarar, sadece maddi zararı ifade etmektedir. Maddi zarara mal varlığı zararı adı da verilmektedir. Maddi zarar; bir kimsenin iradesi dışında mal varlığında meydana gelen eksilme olarak nitelendirilmektedir. Geniş anlamda zarar ise kişinin mal varlığında uğradığı zararla birlikte manevi varlığında uğradığı zararı da kapsamaktadır. Bu doğrultuda geniş anlamdaki zararı şu şekilde tanımlamak mümküdür; “bir kişinin malvarlığında veya şahıs varlığında iradesi dışında meydana gelen eksilmedir.”
Zarar, tazminat borcunun en önemli unsuru olarak kabul edilmektedir. Sorumluluk hukukunda tazminat borcunun doğabilmesi, haksız fiiller bakımından hukuka aykırı bir davranışın sonucunda belirli bir zararın gerçekleşmiş olmasına bağlıdır. Diğer bir ifade ile zararın olmadığı yerde hukuki sorumluluk da bulunmamaktadır. Sorumluluk hukukunda gerçekleşen bir zararın tazmin edilmesi anlayışı yatmaktadır.
Soru 19
Tıp biliminin ve uygulamasının genellikle kabul edilen prensip ve ilkelerine dayalı tıbbi özen yükümlülüğünün hekim tarafından kusurlu olarak ihlali nasıl nitelendirilmektedir ?
Seçenekler
A
Vekaletsiz iş görme
B
Vekaletli iş görme
C
Hasta kusuru
D
Meslek kusuru
E
Haksız fiil
Açıklama:
Konu Başlığı: HUKUKUMUZDA HAKSIZ FİİL SORUMLULUĞU - Hekimin Kusura Dayanan Haksız Fiil Sorumluluğu
Hekimin haksız fiilden doğan sorumluluğunda bir sonraki unsur ise hekimin kast yada ihmal yoluyla bir kusurunun bulunmasıdır. Bu noktada kusurun kast ya da ihmal yoluyla gerçekleşmesi belirlenecek tazminatın miktarı açısından önem taşımaktadır. Hekimin sorumluluğu, kimi zaman “meslek kusuru” ya da “meslek hatası” şeklinde ifade edilmektedir.
Meslek kusuru; tıp biliminin ve uygulamasının genellikle kabul edilen prensip ve ilkelerine dayalı tıbbi özen yükümlülüğünün hekim tarafından kusurlu olarak ihlali olarak nitelendirilmektedir.
Hekimin haksız fiilden doğan sorumluluğunda bir sonraki unsur ise hekimin kast yada ihmal yoluyla bir kusurunun bulunmasıdır. Bu noktada kusurun kast ya da ihmal yoluyla gerçekleşmesi belirlenecek tazminatın miktarı açısından önem taşımaktadır. Hekimin sorumluluğu, kimi zaman “meslek kusuru” ya da “meslek hatası” şeklinde ifade edilmektedir.
Meslek kusuru; tıp biliminin ve uygulamasının genellikle kabul edilen prensip ve ilkelerine dayalı tıbbi özen yükümlülüğünün hekim tarafından kusurlu olarak ihlali olarak nitelendirilmektedir.
Soru 20
Tıbbi zorunluluk için aşağıdakilerden hangisi doğrudur ?
- Hastanın hekime tedavisi için sözleşme ile izin vermesidir.
- Hekimin hastasına tıbbi müdahalede bir zaruret halinin bulunmasıdır.
- Hastanın sağlık kuruluşuna sağlık hizmeti için izin vermesidir.
- Hastaya uygulanan cerrahi bir müdahalenin yapıldığı anda kapsamının değişmesi ve genişlemesi gerekliliğidir.
Seçenekler
A
II ve IV
B
I ve III
C
II ve III
D
I, II ve III
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
Konu Başlığı: VEKÂLETSİZ İŞ GÖRMEDEN KAYNAKLANAN SORUMLULUK - Tıbbi Zorunluluk Kavramı
Tıbbi zorunluluk temelde iki uygulamada daha çok karşımıza çıkmaktadır.
Bunlardan ilki, hekimin hastasına tıbbi müdahalede bir zaruret hâlinin bulunmasıdır.
Hekim, hastasına müdahale etmek için, hastasının buna ilişkin rızasını almaya imkânı bulunmamaktadır. Hastanın bilincinin kapalı olarak karşısına gelmesiyle hekimin, hastanın içinde bulunduğu durumun daha da kötüleşmesini önlemek maksadıyla tıbbi bilgi, beceri ve tecrübelerinden istifade ile müdahalede bulunması tıbbi zorunluluk hâli olarak nitelendirilmektedir.
Tıbbi zorunluluk durumlarından ikincisi, hastaya uygulanan cerrahi bir müdahalenin yapıldığı anda kapsamının değişmesi ve genişlemesi gerekliliğidir.
Hasta, belirli bir cerrahi müdahaleye rıza göstermişken, hekimin oluşan yeni durum ve zorunluluklar karşışında, ameliyat masasındaki bilinci kapalı hastasının rızasını aramadan, hastanın menfaatine olacak şekilde davranması buna örnek olarak verilmektedir.
Tıbbi zorunluluk ancak hastanın veya yasal temsilcisinin tıbbi müdaheleye rıza göstermesine ilişkin herhangi bir rıza açıklamasının alınamaması ve tıbbi müdahalenin yapılmaması sebebiyle ölümle bitebilecek bir sürecin yaşanmasının önüne geçilmesi gibi gerekliliklerin bulunması hâlinde hukuka uygun müdahale olarak nitelendirilmektedir.
Tıbbi zorunluluk temelde iki uygulamada daha çok karşımıza çıkmaktadır.
Bunlardan ilki, hekimin hastasına tıbbi müdahalede bir zaruret hâlinin bulunmasıdır.
Hekim, hastasına müdahale etmek için, hastasının buna ilişkin rızasını almaya imkânı bulunmamaktadır. Hastanın bilincinin kapalı olarak karşısına gelmesiyle hekimin, hastanın içinde bulunduğu durumun daha da kötüleşmesini önlemek maksadıyla tıbbi bilgi, beceri ve tecrübelerinden istifade ile müdahalede bulunması tıbbi zorunluluk hâli olarak nitelendirilmektedir.
Tıbbi zorunluluk durumlarından ikincisi, hastaya uygulanan cerrahi bir müdahalenin yapıldığı anda kapsamının değişmesi ve genişlemesi gerekliliğidir.
Hasta, belirli bir cerrahi müdahaleye rıza göstermişken, hekimin oluşan yeni durum ve zorunluluklar karşışında, ameliyat masasındaki bilinci kapalı hastasının rızasını aramadan, hastanın menfaatine olacak şekilde davranması buna örnek olarak verilmektedir.
Tıbbi zorunluluk ancak hastanın veya yasal temsilcisinin tıbbi müdaheleye rıza göstermesine ilişkin herhangi bir rıza açıklamasının alınamaması ve tıbbi müdahalenin yapılmaması sebebiyle ölümle bitebilecek bir sürecin yaşanmasının önüne geçilmesi gibi gerekliliklerin bulunması hâlinde hukuka uygun müdahale olarak nitelendirilmektedir.
Soru 21
Hekim hasta ilişkisinin bir tüketici işlemi olduğu aşağıda verilen hangi kanun kapsamında değerlendirilebilir?
Seçenekler
A
213 Sayılı Vergi Usul Kanunu
B
506 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu
C
3359 Sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu
D
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu
E
6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun
Açıklama:
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında hekim-hasta ilişkisi bir tüketici işlemidir. Doğru cevap E'dir.
Soru 22
Kimi durumlarda davranış zarar verici nitelikte de olsa hukuka aykırılık teşkil etmemektedir. Bu durumlara “hukuka uygunluk sebepleri” denmektedir.
Yukarıdaki tanıma göre aşağıda verilen hallerden hangisi hukuka uygun sebeplerden biri değildir?
Yukarıdaki tanıma göre aşağıda verilen hallerden hangisi hukuka uygun sebeplerden biri değildir?
Seçenekler
A
Haklı savunma
B
Zorunluluk hali
C
Zarar görenin rızası
D
Meslekin çıkarların korunması
E
Üstün bir kamu yararının bulunması
Açıklama:
Kimi durumlarda davranış zarar verici nitelikte de olsa hukuka aykırılık teşkil etmemektedir. Bu durumlara “hukuka uygunluk sebepleri” denmektedir. Bunlar; haklı savunma (meşru müdafaa), zorunluluk hâli (zaruret hâli), kendi hakkını korumak için kuvvet kullanma, zarar görenin rızası, özel hukuktan doğan bir hakkın kullanılması veya kamu gücünün kullanılması, üstün bir kamu yararının bulunması gibi hâllerdir. Doğru cevap D'dir.
Soru 23
Bir kişinin hukuk düzeni tarafından tasvip edilmeyen ve uygun bulunmayan davranış biçimi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Fiil
B
Kusur
C
Zarar
D
Hukuka aykırılık
E
Uygun illiyet bağı
Açıklama:
Kusur, bir kişinin hukuk düzeni tarafından tasvip edilmeyen ve uygun bulunmayan davranış biçimidir. Doğru cevap B'dir.
Soru 24
Devlet hastanesinde görev yapmakta olan bir hekim, hastanın ya da yakınının hiçbir talebi veya başvurusu olmaksızın, hastanın sağlığını tehlikede gördüğü anda, hastanın durumunun daha da kötüleşmemesi için acil olarak tıbbi müdahalede bulunması gerekebilir. Bu durum aşağıda verilen kavramların hangisiyle açıklanır?
Seçenekler
A
Haksız fiil
B
Hukuka aykırılık
C
Dar anlamda zarar
D
Uygun illiyet bağı
E
Vekaletsiz iş görme yükümlülüğü
Açıklama:
Devlet hastanesinde görev yapmakta olan bir hekim, hastanın ya da yakınının hiçbir talebi veya başvurusu olmaksızın, hastanın sağlığını tehlikede gördüğü anda, hastanın durumunun daha da kötüleşmemesi için acil olarak tıbbi müdahalede bulunması gerekebilir. Bu durum vekâletsiz iş görme yükümlülüğü ile açıklanır. Hekim bu örnekteki hasta için vekâletsiz iş görme yükümlülüğü altına girmektedir. Vekâletsiz iş görme daha çok kişinin sağlığının zarar gördüğü ya da hayatının tehlikeye düştüğü durumlarda hekimin müdahalesinde yaşanmaktadır. Doğru cevap E'dir.
Soru 25
En az iki tabip tarafından müştereken açılabilen ve işletilebilen, hizmet birimleri doğrudan birbiriyle bağlantılı olacak şekilde oluşturulan ve bu yönetmelik ile belirlenen asgari şartları taşıyan kuruluş aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Müessese
B
Tıp merkezi
C
Muayenehane
D
A tipi poliklinik
E
B tipi poliklinik
Açıklama:
A tipi poliklinik en az iki tabip tarafından müştereken açılabilen ve işletilebilen, hizmet birimleri doğrudan birbiriyle bağlantılı olacak şekilde oluşturulan ve bu yönetmelik ile belirlenen asgari şartları taşıyan kuruluştur. Doğru cevap D'dir.
Soru 26
Görüntüleme ve/veya radyoterapi, nükleer tıp, fizik tedavi gibi muayene tanı ve /veya tedavi hizmeti sunan sağlık kuruluşu aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Poliklinik
B
Müessese
C
Muayenehane
D
Laboratuvar
E
Tıp merkezi
Açıklama:
Müessese görüntüleme ve/veya radyoterapi, nükleer tıp, fizik tedavi gibi muayene tanı ve /veya tedavi hizmeti sunan sağlık kuruluşudur. Doğru cevap B'dir.
Soru 27
Aşağıdakilerden hangisi tıbbi zorunluluğu gerektiren hallerden biridir?
Seçenekler
A
Kaşıntı
B
Kalp krizi
C
Diş çektirme
D
Göz muayenesi
E
Gebelik testi
Açıklama:
Hastanın içinde bulunduğu acil durum, hekimin hastaya müdahale zorunluluğunu gerektirmektedir. Kalp krizi tıbbi zorunluluğu gerektiren hallerden biridir. Doğru cevap B'dir.
Soru 28
Aşağıdakilerden hangisi özel sağlık kuruluşlarının hastaya karşı yükümlülüklerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Hastayı kabul etme
B
Hastayı bilgilendirme
C
Hastadan ücret almama
D
Hastanın bilgilerini saklama
E
Hastanın bakım hizmetlerini yerine getirme
Açıklama:
Özel sağlık kuruluşlarının hastaya karşı yükümlülükleri: Hastayı kabul etme, teşhis, tanı ve tedavisini üstlenme, bakım hizmetlerini gereği gibi yerine getirme, azami sağlık koşullarını sağlama borcu, her türlü araç ve gereci çalışır, bakımlı ve sağlam bulundurma borcu, hastayı bilgilendirme ve aydınlatma yükümlülüğü, özen ve sadakat gösterme borcu, sır saklama ve kayıt altına alma ile ücret konusunda aşırıya kaçmama borcudur. Doğru cevap C'dir.
Soru 29
Aşağıdakilerden hangisi özel sağlık kuruluşlarının sahip olduğu haklarından birisidir?
Seçenekler
A
Hastanın tedavisini üstlenme
B
Hastadan doğru yanıtlar alma
C
Ücret konusunda aşırıya kaçmama
D
Hastanın azami sağlık koşullarını sağlama
E
Hastanın azami sağlık koşullarını sağlama
Açıklama:
Özel sağlık kuruluşlarının en temel hakkı belirli bir kâr elde etmek üzere hastalardan ücret talep etme hakkı bulunmaktadır. Bu hakka ilave olarak, hastaya doğru teşhis ve tedavi uygulayabilmek için hastaya yöneltilen sorulara doğru yanıtlar alma hakkı da bulunmaktadır. Doğru cevap B'dir.
Soru 30
Tıbbi tahlil işlemi yapan ve uzman sorumluluğunda faaliyet gösteren sağlık kuruluşu aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Poliklinik
B
Müessese
C
Laboratuvar
D
Tıp merkezi
E
Muayenehane
Açıklama:
Tıbbi tahlil işlemi yapan ve uzman sorumluluğunda faaliyet gösteren sağlık kuruluşu laboratuvardır. Doğru cevap C'dir.
Soru 31
Hukuki işlemlerden doğan borç ilişkisinin başlıca kaynağı ...............
Seçenekler
A
tüketicilerdir.
B
sözleşmelerdir.
C
kuruluşlardır.
D
davranışlardır.
E
sorumluluklardır.
Açıklama:
sözleşmelerdir.
Soru 32
.............., kişinin hukuk düzeni tarafından kabul görmeyen davranışları olarak nitelendirilmektedir.
Seçenekler
A
Haksız fiiller
B
Yükümlülükler
C
Yargılamalar
D
Kusurlar
E
Hukuki sorumluluklar
Açıklama:
Haksız fiiller
Soru 33
Hukukta, gerçekleşen zarar ile sorumluluğun bağlandığı olay veya davranış arasındaki sebep-sonuç ilişkisine, .............. adı verilmektedir.
Seçenekler
A
kusur
B
zarar
C
fiil
D
hukuka aykırılık
E
illiyet bağı
Açıklama:
illiyet bağı
Soru 34
Uygulama ve öğreti de zarar; ................şeklinde ikiye ayrılmıştır.
Seçenekler
A
''genel anlamda'' ve '' dar anlamda''
B
“geniş anlamda zarar” ve “dar anlamda zarar”
C
''soyut anlamda'' ve ''somut anlamda''
D
''hukuki anlamda'' ve ''tıbbi anlamda''
E
''kurumsal anlamda'' ve ''özel anlamda''
Açıklama:
“geniş anlamda zarar” ve “dar anlamda zarar”
Soru 35
.................., hukuka uygunluk nedenlerinden birinin bulunmaması durumunda, başkalarına zarar vermeyi yasaklayan ya da zararlı neticeyi bertaraf etmek maksadıyla belirli bir davranışı emreden hukuk kurallarına aykırı her türlü davranış olarak nitelendirilmektedir.
Seçenekler
A
Hukuki uygunluk
B
Hukuka başkaldırma
C
Hukuka aykırılık
D
Hukuka yönelme
E
Hukuki isyan
Açıklama:
Hukuka aykırılık
Soru 36
Hekimin hastaya tıbbi müdahalesinden dolayı bir zarar meydana gelirse, tazminat sorumluluğunun kaynağını doğrudan doğruya kanundan alan, haksız fiil sorumluluğu veya....................... oluşturmaktadır.
Seçenekler
A
işsizlik
B
görevi terk
C
görevi yerine getirememe
D
vekaletli iş görme
E
vekâletsiz iş görme
Açıklama:
vekâletsiz iş görme
Soru 37
Hasta, belirli bir cerrahi müdahaleye rıza göstermişken, hekimin oluşan yeni durum ve zorunluluklar karşışında, ameliyat masasındaki bilinci kapalı hastasının rızasını aramadan, hastanın menfaatine olacak şekilde davranması örneği, hangi tıbbi zorunluluk durumunu ifade eder?
Seçenekler
A
Hastaya uygulanan cerrahi bir müdahalenin yapıldığı anda kapsamının aynı kalması gerekliliğidir.
B
Hastaya uygulanan cerrahi bir müdahalenin yapıldığı anda kapsamının değişmesi gerekliliğidir.
C
Hastaya uygulanan cerrahi bir müdahale yapılmadan önce hastanın rızasının alınması gereklililğidir.
D
Hekimin tıbbi bilgi, beceri ve tecrübelerinden istifade ile hastaya müdahalede bulunması gerekliliğidir.
E
Hastanın veya yasal temsilcisinin tıbbi müdaheleye rıza göstermediği takdirde müdahalenin durdurulması gerekliliğidir.
Açıklama:
Hastaya uygulanan cerrahi bir müdahalenin yapıldığı anda kapsamının değişmesi gerekliliğidir.
Soru 38
“Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler.” Bu konuda görevli bakanlık aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Tarım Bakanlığı
B
Maliye Bakanlığı
C
Adalet Bakanlığı
D
Sağlık Bakanlığı
E
İçişleri Bakanlığı
Açıklama:
Sağlık Bakanlığı
Soru 39
Tıp merkezi, faaliyetine esas uzmanlık dallarında yönetmelikte belirtilen asgari şartları taşıyan ve klinik uzmanlık dallarında en az........... hekimin çalıştığı sağlık kuruluşudur.
Seçenekler
A
dört
B
üç
C
beş
D
altı
E
iki
Açıklama:
dört
Soru 40
Aşağıdakilerden hangisi ayakta teşhis ve tedavi yapan kuruluşlardan biri değildir?
Seçenekler
A
Laboratuar
B
Poliklinik
C
Tıp merkezi
D
Ofis
E
Müesssese
Açıklama:
Ofis
Soru 41
28.05.2014 tarihinde yürülüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’dur. Kanun’un 3. maddesinde; “Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta,............ , bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem” ifadesine yer verilmektedir.
Boş bırakılan yere uygun olan kelime aşağıdakilerden hangisidir?
Boş bırakılan yere uygun olan kelime aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
veresiye
B
vekâlet
C
kurumsallaşma
D
kefalet
E
veraset
Açıklama:
vekâlet
Soru 42
Aşağıdakilerden hangisi haksız fiil sorumluluğunun ana kurucu unsurlarından değildir?
Seçenekler
A
Fiil
B
Zarar
C
Hukuka aykırılık
D
Kusur
E
Taksir
Açıklama:
Haksız fiil sorumluluğunun beş ana kurucu unsuru bulunmaktadır ve sorumluluğun gerçekleşmesi için bu beş şartın gerçekleşmesi beklenmektedir. Bunlar; fiil, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve uygun illiyet bağıdır. Doğru cevap E'dir.
Soru 43
Hekimin kusura dayanan haksız fiil sorumluluğu ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Hekimin, sırf hekim olmaktan kaynaklanan tıbbi yardımda bulunma yükümlülüğü olduğundan bahsedilemez.
B
Hekimin haksız fiil sorumluluğunu ortadan kaldıran herhangi bir hukuka uygunluk nedeni yoktur.
C
Haksız fiil sorumluluğunun doğabilmesi için zarar ile hekimin fiili arasında bir illiyet bağı bulunmalıdır.
D
Hekimin mensup olduğu ihtisas alanında en üst düzeydeki bir hekimin aynı durum ve şartlar altında göstereceği özeni hastasına göstermek zorundadır.
E
Hekim yalnızca maddi bir zarar ortaya çıkmış ise haksız fiilden dolayı sorumlu tutulur.
Açıklama:
Hekim hastası ile her zaman sözleşme kapsamında bir ilişki tesis etmemekte, aralarında bir sözleşme ilişkisi olmadığı hâlde, tedavi ettiği bütün hastalarına karşı kendisine görev yükleyen meslek kuralları dâhilinde davranmak ve bu kuralların gereklerini yerine getirmekle de sorumlu tutulmaktadır. Hekimin kendisine ödev yükleyen meslek kurallarının aksine bir davranış sergilemesi durumunda, hekim, hastasına verdiği zararı tazmin etmekle yükümlü kılınmıştır. Yukarıda da değişik şekillerde tanımı yapılan haksız fiil kapsamında bir kişinin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışıyla başkasına zarar vermesi söz konusudur. Hekimin, sırf hekim olmaktan kaynaklanan tıbbi yardımda bulunma yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu yükümlülüğe aykırı hareket etme durumunda haksız fiil sorumluluğu doğmaktadır. Hekimin tıbbi müdahale kapsamında haksız fiil sorumluluğundan bahsedebilmek ancak haksız fiil unsurlarını teşkil eden ve yukarıda açıklamaya çalıştığımız, fiil, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağının bulunmasını gerektirmektedir. Hekim tarafından gerçekleştirilen tıbbi müdahalenin, hukuka aykırı olarak kabul edilmemesi için hukuka uygunluk sebeplerinin bulunması zorunludur. Tıbbi müdahaleler açısından, tıp bilimi ve uygulamasında genel olarak kabul gören esaslara uygun şekilde gerçekleştirilmesi kaydıyla özel bir hukuka uygunluk sebebinin varlığının bulunması durumunda hukuka aykırılık unsuru ortadan kalkmaktadır. Hukuka uygunluk sebepleri olarak hastanın aydınlatılmış onamla birlikte rızasının alınmış olması, hekimin hastanın menfaatlerine uygun bir tedavi yöntemini seçmiş olması ya da kamu yetkisinin kullanılması vb. hususlar verilmektedir. Hekimin haksız fiilden doğan sorumluluğunda bir sonraki unsur ise bir zararın meydana gelmiş olmasıdır. Zararın olmadığı yerde, hekimin tazminat ödeme yükümlülüğü de bulunmamaktadır. Hekimin, mesleğini icra ile tıbbi müdahaleler sonrasında ortaya çıkacak zarar, insan hayatı, sağlığı ve ruhsal bütünlüğünde meydana gelen, istenmeyen değişikliklerdir. Hastanın malvarlığında eksilme olması durumda maddi, kişisel değerleri üzerindeki eksilme ise manevi zararın konusunu oluşturmaktadır. Hekimin mensup olduğu ihtisas alanında ortalama düzeydeki bir hekimin aynı durum ve şartlar altında göstereceği özeni hastasına göstermek zorundadır. Hekimin tıbbi müdahale kapsamında haksız fiilden doğan sorumluluğunın son unsuru ise hekimin hukuka aykırı davranışı ile meydana gelen zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekmektedir. Doğru cevap C'dir.
Soru 44
Hastanın hayatının tehlikeye girdiğini gören hekimin baygın haldeki hastaya gerekli tıbbi müdahalede bulunması. Hastanın burun estetiği olmak için estetisyen hekime başvurması. Trafik kazası neticesinde kalbi duran hastaya adrenalin enjekte edilmesi. Yukarıdaki örneklerden hangileri bakımından vekaletsiz iş görme hükümleri uygulanabilir?
Seçenekler
A
I, II ve III
B
I ve II
C
I ve III
D
II ve III
E
Yalnız III
Açıklama:
Vekâletsiz iş görme hükümlerine hangi durumlarda başvurulacağı birkaç örnekle açıklanabilir. Buna örnek olarak, devlet hastanesinde görev yapmakta olan bir hekim, hastanın ya da yakınının hiçbir talebi veya başvurusu olmaksızın, hastanın sağlığını tehlikede gördüğü anda, hastanın durumunun daha da kötüleşmemesi için acil olarak tıbbi müdahalede bulunması verilebilir. Hekim bu hasta için vekâletsiz iş görme yükümlülüğü altına girmektedir. Vekâletsiz iş görme daha çok kişinin sağlığının zarar gördüğü ya da hayatının tehlikeye düştüğü durumlarda hekimin müdahelesinde yaşanmaktadır. Buna göre I ve III. örnekler doğrudur. Doğru cevap C'dir.
Soru 45
Tıbbi zorunluluk hâlinde, hekimin hastasının rızasına başvurmadan gerçekleştirmiş olduğu tıbbi müdahalenin hukuka uygunluk sebebi ortaya çıkar ve taraflar arasındaki ilişkinin hukuki niteliği __________ hükümlerine tabidir.
Yukarıdaki cümleden boş bırakılan yere hangisi gelmelidir?
Yukarıdaki cümleden boş bırakılan yere hangisi gelmelidir?
Seçenekler
A
Vekaletsiz iş görme
B
Haksız fiil
C
Kusura dayanan haksız fiil
D
Sözleşmeye dayanan sorumluluk
E
Cezai sorumluluk
Açıklama:
Tıbbi zorunluluk hâlinde, hekimin hastasının rızasına başvurmadan gerçekleştirmiş olduğu tıbbi müdahalenin hukuka uygunluk sebebi ortaya çıkar ve taraflar arasındaki ilişkinin hukuki niteliği “vekâletsiz iş görme” hükümlerine tabidir. Doğru cevap A'dır.
Soru 46
Ülkemizde sağlık hizmetlerinin verilmesi tamamıyla devletin sorumluluğundadır. Sağlık hizmetlerin hiç yerine getirilmemesi, gereği gibi olmaması veya geç yerine getirilmesi hâli idarenin hizmet kusuruna yol açar. Kamu kurumu niteliğinde sağlık kuruluşlarında tıbbi hizmetlerden yararlanan hastalar ile sağlık kuruluşu arasında bu sebeple bir özel hukuk sözleşmesinin oluşması mümkün değildir. Sağlık kurum ve kuruluşlarının sorumluluğuna ilişkin yukarıdaki ifadelerden hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
I, II ve III
B
I ve II
C
II ve III
D
Yalnız I
E
Yalnız II
Açıklama:
Sağlık hizmetleri en genel anlamı ile kamu hizmetlerinin bir türüdür. Bu nedenle ülkemizde, sağlık hizmetlerinin devlet eliyle yürütülmesi esastır. Sağlık hizmetlerinin sunulması, yürütülmesi ve denetlenmesi tamamen devletin sorumluluğundadır. Anılan hizmetlerin hiç yerine getirilmemesi, gereği gibi olmaması veya geç yerine getirilmesi hâli idarenin hizmet kusuruna yol açacaktır.Bu konuda görevli Sağlık Bakanlığı, birçok il ve ilçede faaliyet gösteren devlet hastaneleri, sağlık ocakları, ağız ve diş sağlığı merkezleri, aile hekimlikleri, anne ve çocuk sağlığı merkezleri, verem, sıtma ve kanser ile mücadele merkezleri vb. kurum ve kuruluşlarla halkımıza hizmet vermektedir. Başka bir ifade ile sağlık hizmeti veren sağlık kuruluşlarının genellikle kamu hukuku kurallarına göre kurulan ve kamu kurumu niteliği taşıyan sağlık kuruluşları olmaları esastır. Kamu kurumu niteliğinde sağlık kuruluşlarında tıbbi hizmetlerden yararlanan hastalar ile sağlık kuruluşu arasında bu sebeple bir özel hukuk sözleşmesinin oluşması mümkün değildir. Burada hasta, kamu hizmetinden yararlanmaktadır. Doğru cevap A'dır.
Soru 47
Aşağıdakilerden hangisi özel sağlık kuruluşları kapsamındadır?
Seçenekler
A
Sağlık ocakları
B
Ağız ve diş sağlığı merkezleri
C
Üniversite hastaneleri
D
Ticaret şirketleri tarafından kurulan ve işletilen hastaneler
E
Verem ile mücadele merkezleri
Açıklama:
Kuruluş, örgütleniş ve işleyiş biçimi itibariyle devlet veya diğer kamu tüzel kişisi dışındaki kişiler tarafından hizmet yürüten sağlık kuruluşu, özel sağlık kuruluşu olarak kabul edilir. Buna göre gerçek kişi, adi ortaklık, dernek, vakıf ve Türk Ticaret Kanunu anlamında ticari şirketleri tarafından kurulan ve işletilen hastaneler ile diğer sağlık tesisleri özel sağlık kurum ve kuruluşları kapsamında değerlendirilecektir. Özel sağlık kurum ve kuruluşları her geçen gün sağlık sektöründe daha büyük paya sahip olmakta ve sundukları bazı olanaklar ile hastaların daha kaliteli, modern ve özellikle hızlı sağlık hizmeti almasını sağlamaktadır. Özel sağlık kurum ve kuruluşları genellikle ticaret şirketi olarak örgütlenmektedir, ancak verdiği hizmet gereği öncelikli amacı kâr elde etmek olmayıp insan sağlığına hizmet etmek olmalıdır. Doğru cevap D'dir.
Soru 48
Hastaya karşı tek sorumlu hastane işletmesidir. Hekim hastanenin ifa yardımcısı olduğu için hastaneyi işletenlerin kusursuz sorumluluğu bulunmaktadır. Tıbbi tedavinin yanı sıra hastane hastanın tüm bakım hizmetlerinden de yani beslenmesi, barınması gibi hizmetlerden de sorumludur. Yukarıda özellikleri verilen hastaneye kabul sözleşmesinin türü hangi seçenekte doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
Teşhis tedavi sözleşmesi
B
Hekimlik sözleşmesi olmaksızın tam hastaneye kabul sözleşmesi
C
Hekim sözleşmesi ekli tam hastaneye kabul sözleşmesi
D
Hastaneye bölünmüş kabul sözleşmesi
E
Hastaneye kabul sözleşmesi
Açıklama:
Özel sağlık kurum ve kuruluşları ile hasta arasında sözleşme özgürlüğü ilkesi çerçevesinde bir sözleşme kurulmakta olup, bu sözleşme doktrinde “hastaneye kabul sözleşmesi” olarak adlandırılmaktadır. Doktrinde bazı yazarlar bu sözleşmeye “teşhis tedavi sözleşmesi” de demektedir. Esasen hastaneye kabul sözleşmesi hastaneye yatışı da içeren ve daha ziyade özel hastaneler ile hasta veya yasal temsilcisi arasında akdedilen bir sözleşmedir. Hastaneye kabul sözleşmesi, hastaneye tam kabul sözleşmesi ve hastaneye bölünmüş kabul sözleşmesi olarak iki türe ayrılabilir. Anılan sözleşme kapsamında sunulacak olan tıbbi tedavinin yanı sıra hastane hastanın tüm bakım hizmetlerinden de yani beslenmesi, barınması gibi hizmetlerden de sorumlu ise bu sözleşme hastaneye tam kabul sözleşmesi olarak anılmaktadır. Tıbbi tedavi dışındaki hizmetlerin ayrı bir sözleşmeye konu olması halinde, başka bir ifade ile sözleşmenin sadece tıbbi tedaviyi içermesi durumunda “ bölünmüş hastaneye kabul sözleşmesi” ortaya çıkar. Tam hastaneye kabul sözleşmesi de kendi içinde hekimlik sözleşmesi olmaksızın tam hastaneye kabul sözleşmesi ve hekimlik sözleşmesi ilaveli tam hastaneye kabul sözleşmesi olarak ikiye ayrılır. Hekimlik sözleşmesi olmaksızın tam hastaneye kabul sözleşmelerinde hastaya karşı tek sorumlu hastane işletmesi olup hem hastane bakım hizmetlerinden, hem ifa yardımcısı olarak çalıştırdığı hekimin tıbbi müdahalelerinden hem de diğer personelin verdiği zararlardan doğrudan sorumludur. Bu sözleşmede hekimle hasta arasında doğrudan herhangi bir sözleşme ilişkisi bulunmamaktadır. Dolayısıyla hekimin hastaya karşı sözleşmeden kaynaklanan herhangi bir sorumluluğu yoktur. Doğru cevap B'dir.
Soru 49
- Özel sağlık kuruluşu ile hasta arasındaki hukuki ilişki yalnızca sözleşmeden kaynaklanabilir.
- Hasta ile özel sağlık kuruluşu arasındaki hukuki ilişki sözleşmeden kaynaklanabileceği gibi taraflar arasında sözleşme bulunmaması durumunda haksız fiil sorumluluğu ya da vekâletsiz iş görmeye ilişkin hususlar gündeme gelecektir.
- Özel sağlık kuruluşlarının adam çalıştıran sıfatıyla sorumluluğu doğabilir.
Seçenekler
A
I, II ve III
B
I ve III
C
II ve III
D
Yalnız I
E
Yalnız II
Açıklama:
Hasta ile özel sağlık kuruluşu arasındaki hukuki ilişki sözleşmeden kaynaklanabileceği gibi taraflar arasında sözleşme bulunmaması durumunda haksız fiil sorumluluğu ya da vekâletsiz iş görmeye ilişkin hususlar gündeme gelecektir. Haksız fiile dayalı sorumluluk türleri, sözleşmesel ilişki bulunmayan hallerde kusura dayalı haksız fiil sorumluluğu olabileceği gibi, adam çalıştıranın sorumluluğu, bina veya diğer eşya sahibinin sorumluluğu veya organ sorumluluğu temelinde kusursuz sorumluluk halleri şeklinde karşımıza çıkmaktadır. Doğru cevap D'dir.
Soru 50
Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem olarak tanımlanan kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sözleşme
B
Vekalet
C
Vekaletsiz iş görme
D
Tüketici sözleşmesi
E
Tüketici işlemi
Açıklama:
Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 3. maddesinde; Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem olarak tanımlanmıştır. Doğru cevap E'dir.
Soru 51
- Hasta ile hekim arasındaki ilişki yalnızca vekalet sözleşmesidir.
- Hasta ile hekim arasındaki ilişki bakımından hastanın tüketici sıfatıyla TKHK hükümlerine başvurması da mümkündür.
- Hasta ile hekim arasındaki ilişki bir hizmet sağlama içeren tüketici işlemidir.
Seçenekler
A
I, II ve III
B
I ve II
C
II ve III
D
I ve III
E
Yalnız I
Açıklama:
Genel bir değerlendirme yapmak gerekirse hasta-hekim arasındaki ilişki bakımından asıl olanın vekâlet sözleşmesi olması sebebiyle TBK’da yer alan hükümlerin uygulanması gerekmektedir. Fakat bu hükümlerin uygulanması aynı zamanda vekâlet sözleşmesinin gereği bir tüketici işlemi olmasından dolayı hasta, tüketici sıfatını koruyarak TKHK’da yer alan hükümlere de başvurabilecektir. Son olarak, hasta-hekim arasındaki ilişkinin bir hizmet sağlama içeren tüketici işlemi olmasından dolayı, somut olayın bünyesine uygun düştüğü ölçüde ayıplı hizmete ilişkin TKHK hükümlerinin de uygulama alanı bulabileceği değerlendirilmektedir. Doğru cevap C'dir.
Soru 52
Aşağıdakilerden hangisi haksız fiil sorumluluğunun unsurlarından biri değildir?
Seçenekler
A
Kusur
B
Hareket
C
Kötü niyet
D
Zarar
E
Uygun illiyet bağı
Açıklama:
Haksız fiil sorumluluğunun beş ana kurucu unsuru fiil, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve uygun illiyet bağıdır. Kötü niyet bunlardan biri değildir.
Soru 53
Hekimin haksız fiil sorumluluğuyla ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Hekim tarafından gerçekleştirilen tıbbi müdahalenin, hukuka aykırı olarak kabul edilmemesi için hukuka uygunluk sebeplerinin bulunması zorunludur.
B
Hekim tarafından gerçekleştirilen tıbbi müdahale sonucu hastanın malvarlığında eksilme olması durumunda hekimin haksız fiil sorumluluğu doğmaz.
C
Hekimin sorumluluğu meslek kusuru olarak ifade edilebilir.
D
Hekimin mensup olduğu ihtisas alanında ortalama düzeydeki bir hekimin aynı durum ve şartlar altında göstereceği özeni hastasına göstermek zorundadır
E
Zararın olmadığı yerde, hekimin tazminat ödeme yükümlülüğü de bulunmamaktadır.
Açıklama:
Hastanın malvarlığında eksilme olması durumda maddi zarar söz konusu olur, bu durumda da hekim sorumlu tutulabilir.
Soru 54
Hekimin vekaletsiz iş görmeden kaynaklanan sorumluğuyla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Devlet hastanesinde çalışan bir doktorun hastasına bakması vekaletsiz iş görme olarak değerlendirilir.
B
Tıbbi zorunluluk anında hastanın iradesi dışında müdahalede bulunan hekim vekaletsiz işgören sıfatındadır.
C
Türk Borçlar Kanunu'na göre vekaletsiz iş görmede yapılan işin başkasının menfaatine olmasının bir önemi yoktur.
D
Vekaletsiz iş görmede hekim hastasıyla arasındaki sözleşme ilişkisine aykırı hareket etmektedir.
E
Devlet hastanesinde çalışan hekimler vekaletsiz işgören olarak sorumlu olamazlar.
Açıklama:
Acil durumlarda yapılan tıbbi müdahalelerde hekimin herhangi bir vekâleti söz konusu değildir. Hekim tamamen gerçekleştirmiş olduğu müdahale ile bir iş görme edimi ifa etmektedir. Ancak görülen bu iş bir başka kişiye ait ve doğrudan onun menfatine olmasından dolayı tıbbi müdahale vekâletsiz iş görme hükümlerine tabi olmaktadır.
Soru 55
Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan özel
Sağlık Kuruluşları Yönetmeliği'ne göre aşağıdakilerden hangisi muayenehanenin tanımıdır?
Sağlık Kuruluşları Yönetmeliği'ne göre aşağıdakilerden hangisi muayenehanenin tanımıdır?
Seçenekler
A
Bir tabip tarafından mesleğini serbest olarak icra etmek üzere müstakilen açılan, anılan Yönetmelikte belirlenen asgari şartları taşıyan ve Yönetmelik ile tanımlanan tıbbi işlemlerin yapılabildiği sağlık kuruluşudur
B
Faaliyetine esas uzmanlık dallarında yönetmelikte belirtilen asgari şartları taşıyan ve klinik uzmanlık dallarında en az dört hekimin çalıştığı sağlık kuruluşudur.
C
En az iki tabip tarafından müştereken işletilebilen sağlık kuruluşudur.
D
Tıbbi tahlil işlemi yapan ve uzman sorumluluğunda faaliyet gösteren sağlık kuruluşudur.
E
Görüntüleme ve/veya radyoterapi, nükleer tıp, fizik tedavi gibi muayene tanı ve /veya tedavi hizmeti sunan sağlık kuruluşudur
Açıklama:
“Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Yönetmeliği” gereğince muayenehane bir tabip tarafından mesleğini serbest olarak icra etmek üzere müstakilen açılan, anılan Yönetmelikte belirlenen asgari şartları taşıyan ve Yönetmelik ile tanımlanan tıbbi işlemlerin yapılabildiği sağlık kuruluşudur.
Soru 56
Özel hastanelerle akdedilen sözleşmelerle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Hastaneye kabul sözleşmesi ve teşhis tedavi sözleşmesi aynı sözleşmeye verilen iki addır.
B
Teşhis tedavi sözleşmesi sadece hasta ve sağlık kuruluşu arasında yapılabilir.
C
Hekimlik sözleşmesi olmaksızın tam hastaneye kabul sözleşmesinde hekimin hastaya karşı sözleşmeden kaynaklanan bir sorumluluğu yoktur
D
Hekimlik sözleşmesi olmaksızın tam
hastaneye kabul sözleşmesinde hastane iletmesi hekimin tıbbi müdahalelerinden doğan zarardan sorumlu değildir.
hastaneye kabul sözleşmesinde hastane iletmesi hekimin tıbbi müdahalelerinden doğan zarardan sorumlu değildir.
E
Hekimlik sözleşmesi ekli tam hastaneye kabul sözleşmesinde sadece hekimle hasta arasında bir tedavi sözleşmesi bunlunmaktadır.
Açıklama:
Hekimlik sözleşmesi olmaksızın tam hastaneye kabul sözleşmelerinde hastaya karşı tek sorumlu hastane işletmesi olup hem hastane bakım hizmetlerinden, hem ifa yardımcısı olarak çalıştırdığı hekimin tıbbi müdahalelerinden hem de diğer personelin verdiği zararlardan doğrudan sorumludur. Bu sözleşmede hekimle hasta arasında doğrudan herhangi bir sözleşme ilişkisi bulunmamaktadır. Dolayısıyla hekimin hastaya karşı sözleşmeden kaynaklanan herhangi bir sorumluluğu yoktur.
Soru 57
Hastaneye kabul sözleşmesinde; kira (hastaya oda verilmesi), satış (yemek verilmesi), hizmet (günlük bakım, temizlik, güvenlik), vekâlet (tedavi ve ameliyat) sözleşmesine ilişkin edimler bulunmasına karşılık hastanın sadece bedel ödemekle yükümlü olması bu sözleşmenin niteliğinin hangisi olduğunu gösterir?
Seçenekler
A
Karşılıksız vekalet sözleşmesi
B
Eksik iki tarafa borç yükleyen sözleşme
C
Çok taraflı sözleşme
D
Çifte tipli karışık sözleşme
E
Kombine sözleşme
Açıklama:
Bu edimlere karşılık hasta yalnızca bedel ödemekle yükümlüdür. Bu nedenle doktrinde çoğunluğun kabul ettiği görüşe ve bize göre hastaneye kabul sözleşmesi karma sözleşme türlerinden “kombine sözleşme” olarak nitelenir. Kombine sözleşmede taraflardan birisi çeşitli tiplere özgü birden fazla edimde bulunma, diğeri ise tek bir edimi yerine getirme, çoğunlukla bir miktar para ödeme borcu altına girer.
Soru 58
Özel sağlık kuruluşlarının yerine getirmesi gereken ana yükümlülük aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Hastayı gerektirdiği en üst seviyede kabul etmek, tanı, teşhis ve tedavisini gerçekleştirmek
B
Hastaya en iyi şekilde hastane bakımı sunmak
C
Hastayı en üst seviyede aydınlatmak
D
Hastasına azami özen ve sadakat göstermek
E
Sır saklama ve kayıt tutma
Açıklama:
Özel sağlık kuruluşlarının yerine getirmesi gereken en büyük yükümlülük, kendisine başvuran hastaları, tıp biliminin gerektirdiği en üst seviyede kabul etmek, tanı, teşhis ve tedavisini gerçekleştirmektedir. Bu ana yükümlülük yanında özel sağlık kuruluşları hastaya en iyi şekilde hastane bakımı sunmayı, hastayı en üst seviyede aydınlatmayı, hastanın aydınlatılmış onamının alınmasını, hastasına azami özen ve sadakat gösterme borcu olduğunu, sır saklama ve kayıt tutma yan yükümlülüklerinin bulunduğu ifade edilmektedir.
Soru 59
Serbest çalışan hekim ve hasta arasında nasıl bir ilişki vardır?
Seçenekler
A
Sigorta
B
Vekalet
C
Eser
D
Kira
E
Satım
Açıklama:
Vekâlet sözleşmesi serbest çalışan hekim ile hasta arasındaki hukuki ilişkinin temelidir.
Soru 60
Hekim ve hasta arasındaki ilişkiyi bir tüketici işlemi olarak nitelendiren kanun aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
TKHK
B
TBK
C
TCK
D
TMK
E
TTK
Açıklama:
TKHK md. 3'e göre vekalet durumunda bir tüketici işlemi söz konusudur. Hekim ve hasta arasında ise bir vekalet ilişkisi vardır.
Soru 61
- Çevresine önermek
- Kendisine yöneltilen sorulara doğru yanıtlar vermek
- Bedel ödemek
- Sadakat göstermek
Seçenekler
A
I ve II
B
I ve IV
C
Yalnız II
D
II ve III
E
II ve IV
Açıklama:
Hastanın özel sağlık kuruluşuna karşı yükümlülükleri bedel ödemek ve kendisine yöneltilen sorulara dürüstçe cevap vermektir.
Soru 62
Kuşkusuz hukuka aykırılığı ifade etmekte ve TBK m.49’da buna işaret etmektedir. Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil, ............. olarak tanımlanmaktadır.
Seçenekler
A
haksız fiil
B
aykırı fiil
C
kusurlu fiil
D
hukuksuz fiil
E
Yersiz fiil
Açıklama:
Haksız fiil kavramı içinde yer alan “haksız” ifadesi, kuşkusuz hukuka aykırılığı ifade etmekte ve TBK m.49’da buna işaret etmektedir. Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil, hak- sız fiil olarak tanımlanmaktadır.
Soru 63
Kusura dayanan haksız fiil sorumluluğunda, kişinin hukuka aykırı ve kusurlu bir fiilî sebebiyle başkasına zarar vermesi gerekmektedir. Haksız fiil sorumluluğunun bazı kurucu unsurları bulunmaktadır ve sorumluluğun gerçekleşmesi için bunların gerçekleşmesi beklenmektedir.
Aşağıdakilerden hangisi bunlardan biri değildir?
Aşağıdakilerden hangisi bunlardan biri değildir?
Seçenekler
A
Fiil
B
hukuksuzluk
C
hukuka aykırılık
D
zarar
E
uygun illiyet bağı
Açıklama:
Kusura dayanan haksız fiil sorumluluğunda, kişinin hukuka aykırı ve kusurlu bir fiilî se- bebiyle başkasına zarar vermesi gerekmektedir. Haksız fiil sorumluluğunun beş ana kuru- cu unsuru bulunmaktadır ve sorumluluğun gerçekleşmesi için bu beş şartın gerçekleşmesi beklenmektedir. Fiil, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve uygun illiyet bağı olarak ayrılan bu unsurlar aşağıda tek tek ele alınmıştır.
Soru 64
Tıp biliminin ve uygulamasının genellikle kabul edilen prensip ve ilkelerine dayalı tıbbi özen yükümlülüğünün hekim tarafından kusurlu olarak ihlali olarak nitelendirilen kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Hekim kusuru
B
Tabip hatası
C
Meslek kusuru
D
Mesleki özensizlik
E
iş ihlali
Açıklama:
Meslek kusuru; tıp biliminin ve uygulamasının genellikle kabul edilen prensip ve ilkelerine dayalı tıbbi özen yükümlülüğünün hekim tarafından kusurlu olarak ihlali olarak nitelendirilmektedir.
Soru 65
Aşağıdakilerden hangisi vekâletsiz iş görmeye örnek olarak gösterilebilir?
Seçenekler
A
devlet hastanesinde görev yapmakta olan bir hekim, hastanın ya da yakınının hiçbir talebi veya başvurusu olmaksızın, hastanın sağlığını tehlikede gördüğü anda, hastanın durumunun daha da kötüleşmemesi için acil olarak tıbbi müda- halede bulunması
B
devlet hastanesinde görev yapmakta olan bir hekimin hastanın ya da yakınının talebi ile hastanın durumunun daha da kötüleşmemesi için acil olarak tıbbi müdahalede bulunması
C
devlet hastanesinde görev yapmakta olan bir hekimin has- tanın ya da yakınının hiçbir talebi veya başvurusu olmaksızın acil olarak tıbbi müdahalede bulunmaması
D
devlet hastanesinde görev yapmakta olan bir hekim, has- tanın ya da yakınının talebi ile tıbbi müdahalede bulunmaması
E
Devlet hastanesinde görev yapmakta olan bir hekim, hastanın ya da yakınının acil işlem öncesi onaylarını bildiren imza alması almaksızın müdahale etmemesi
Açıklama:
Vekâletsiz iş görme hükümlerine hangi durumlarda başvurulacağı birkaç örnekle açıklanabilir. Buna örnek olarak, devlet hastanesinde görev yapmakta olan bir hekim, has- tanın ya da yakınının hiçbir talebi veya başvurusu olmaksızın, hastanın sağlığını tehlikede gördüğü anda, hastanın durumunun daha da kötüleşmemesi için acil olarak tıbbi müda- halede bulunması verilebilir. Hekim bu hasta için vekâletsiz iş görme yükümlülüğü altına girmektedir. Vekâletsiz iş görme daha çok kişinin sağlığının zarar gördüğü ya da hayatının tehlikeye düştüğü durumlarda hekimin müdahelesinde yaşanmaktadır.
Soru 66
Hekim açısından hastanın rızası olmaksızın yapılan tıbbi müdahalelerin hukuka uygun- luğunu .................. kavramı ile açıklamak mümkündür. Bu gibi acil durumlarda hastanın rızasını almak mümkün olamamaktadır. Tıbbi müdahale aslında, hastanın rızası olmaksızın, onu yeniden sağlığına kavuşturmak maksadıyla gerçekleşmektedir.
yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Seçenekler
A
hukuki zorunluluk
B
tıbbi uygunluk
C
hasta rızasına uygunluk
D
müdahil zorunluluk
E
tıbbi zorunluluk
Açıklama:
Hekim açısından hastanın rızası olmaksızın yapılan tıbbi müdahalelerin hukuka uygun- luğunu tıbbi zorunluluk kavramı ile açıklamak mümkündür. Bu gibi acil durumlarda hastanın rızasını almak mümkün olamamaktadır. Tıbbi müdahale aslında, hastanın rızası olmaksızın, onu yeniden sağlığına kavuşturmak maksadıyla gerçekleşmektedir.
Soru 67
.................. Sosyal Güvenlik Kurumu veya özel sigorta şirketleri ile anlaşmalı, bir protokol sayesinde ücretin bir kısmını ya da tamamını bu kurumlardan almak kaydıyla hasta kabul eden ancak hiçbir sosyal güvencesi veya sağlık sigortası ol- mayan hastaların da ücreti karşılığında muayene ve tedavi olabilecekleri kuruluşlardır.
Yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Seçenekler
A
Toplum Halk Sağlığı Merkezleri
B
Özel Hastaneler
C
Sosyal Sağlık Birimleri
D
Özel sağlık kurum ve kuruluşlar
E
Devlet Hastaneleri
Açıklama:
Özel sağlık kurum ve kuruluşları Sosyal Güvenlik Kurumu veya özel sigorta şirketleri ile anlaşmalı, bir protokol sayesinde ücretin bir kısmını ya da tamamını bu kurumlardan almak kaydıyla hasta kabul eden ancak hiçbir sosyal güvencesi veya sağlık sigortası ol- mayan hastaların da ücreti karşılığında muayene ve tedavi olabilecekleri kuruluşlardır.
Soru 68
................ bir tabip arafından mesleğini serbest olarak icra etmek üzere müstakilen açılan, anılan Yönetmelikte belirlenen asgari şartları taşıyan ve Yönetmelik ile tanımlanan tıbbi işlemlerin yapılabildiği sağlık kuruluşudur.
Yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Seçenekler
A
Klinik
B
Muayenehane
C
Müessese
D
laboratuvar
E
A tipi poliklinik
Açıklama:
Muayenehane ise bir tabip arafından mesleğini serbest olarak icra etmek üzere müs- takilen açılan, anılan Yönetmelikte belirlenen asgari şartları taşıyan ve Yönetmelik ile ta- nımlanan tıbbi işlemlerin yapılabildiği sağlık kuruluşudur.
Soru 69
Özel sağlık kurum ve kuruluşları özel hastanelerin yanı sıra ayakta teşhis ve tedavi yapan kuruluşları da kapsamına alır. Aşağıdakilerden hangisi bu kuruluşlardan biri değildir?
Seçenekler
A
tıp merkezi
B
muayenehane
C
Sağlık ocağı
D
laboratuar
E
poliklinik
Açıklama:
Özel sağlık kurum ve kuruluşları özel hastanelerin yanı sıra ayakta teşhis ve tedavi yapan kuruluşları da kapsamına alır. Bu kuruluşlar “Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan özel Sağlık Kuruluşları Yönetmeliği” gereğince tıp merkezi, poliklinik, laboratuar, müessese ve muayenehane olarak sınıflandırılmaktadır.
Soru 70
Özel sağlık kurum ve kuruluşları ile hasta arasında sözleşme özgürlüğü ilkesi çerçevesinde bir sözleşme kurulmakta olup, bu sözleşme doktrinde ............................. olarak adlandırılmaktadır.
Yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Seçenekler
A
Kurum kriteri sözleşmesi
B
hasta özgürlüğü sözleşmesi
C
hastane-kurum sözleşmesi
D
hastaneye kabul sözleşmesi
E
hasta kabul sözleşmesi
Açıklama:
Özel sağlık kurum ve kuruluşları ile hasta arasında sözleşme özgürlüğü ilkesi çerçevesinde bir sözleşme kurulmakta olup, bu sözleşme doktrinde “hastaneye kabul sözleşmesi” olarak adlandırılmaktadır.
Soru 71
Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un (TKHK) m.83/I gereğince; bu Kanun’da hüküm bulunmayan hallerde genel hükümlerin uygulanması gerektiği ifade edilmektedir. TKHK, ......................... göre daha özel düzenlemeleri içinde barındıran bir kanundur.
Yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Seçenekler
A
Türk Miras hukuku
B
Türk İmar hukuku
C
Türk İdare hukuku
D
Türk Ceza hukuku
E
Türk Borçlar Kanunu
Açıklama:
Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un (TKHK) m.83/I gereğince; bu Kanun’da hüküm bulunmayan hallerde genel hükümlerin uygulanması gerektiği ifade edilmektedir. TKHK, Türk Borçlar Kanunu’na göre daha özel düzenlemeleri içinde barındıran bir kanundur. Bu durumda, TKHK ile hüküm tesis edilemeyen, TKHK’da düzenlenmeyen hu- suslara ilişkin TBK’nun ilgili maddelerine başvurulması imkânı tanınmıştır.
Soru 72
Aşağıdakilerden hangisi haksız fiil sorumluluğunun unsurlarından biri değildir?
Seçenekler
A
Hukuka aykırı fiil
B
Zarar
C
İlliyet bağı
D
Kusur
E
Mücbir sebep
Açıklama:
Kusura dayanan haksız fiil sorumluluğunda, kişinin hukuka aykırı ve kusurlu bir fiilî sebebiyle başkasına zarar vermesi gerekmektedir. Haksız fiil sorumluluğunun beş ana kurucu unsuru bulunmaktadır ve sorumluluğun gerçekleşmesi için bu beş şartın gerçekleşmesi beklenmektedir: Fiil, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve uygun illiyet bağı.
Soru 73
Haksız fiilin unsurlarından hukuka aykırı fiil ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Seçenekler
A
Fiil kural olarak bir insan davranışıdır.
B
Haksız fiilden kaynaklanan bir sorumluluğun doğması için özellikle bilinçli ve özgür iradesine dayanan bir fiilin bulunması gerekmektedir.
C
Fiilin hukuka aykırılığı kanuna aykırılık şeklinde anlaşılmalıdır.
D
Hukuka aykırı fiil, olumlu bir davranış, bir şeyi yapma yani aktif bir harekette bulunma şeklinde olabileceği gibi yapılması gereken bir hareketi yapmama şeklinde olumsuz bir davranış olarak da tezahür edebilir.
E
Haksız fiilin olumsuz bir davranış neticesinde ortaya çıkması için, yapmama davranışının o kişinin görevi veya o kişiye yüklenmiş bir yükümlülük olması gerekir.
Açıklama:
Hukukun herhangi bir kaynağına aykırı olması, fiilîn hukuka aykırı olması bakımından yeterli kabul edilmektedir. Bu açıdan bakıldığında fiilîn yalnızca hukuka aykırılık bağlamında “kanuna aykırılık” ile sınırlandırmak söz konusu değildir.
Soru 74
Hekimin haksız fiili sorumluluğu kapsamında zarar unsuruyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Haksız fiili sorumluluğu bakımından zarar olmazsa olmaz bir koşul olmayıp istisnai durumlarda zarar olmasa da bu sorumluluk gündeme gelebilir.
B
Zarar, bir kişinin malvarlığında veya şahıs varlığında iradesi dışında meydana gelen eksilmedir.
C
Zarar maddi zarar olabileceği gibi manevi zarar da olabilmektedir.
D
Zararın, kesinlik (belirlilik), şahsilik ve doğrudan doğruyalık niteliği bulunmaktadır.
E
Zararın ispat yükü TBK m.50’ye göre, zarar görene düşmektedir.
Açıklama:
Zarar, tazminat borcunun en önemli unsuru olarak kabul edilmektedir. Sorumluluk hukukunda tazminat borcunun doğabilmesi, haksız fiiller bakımından hukuka aykırı bir davranışın sonucunda belirli bir zararın gerçekleşmiş olmasına bağlıdır. Diğer bir ifade ile zararın olmadığı yerde hukuki sorumluluk da bulunmamaktadır.
Soru 75
Hekimin kusura dayanan haksız fiil sorumluluğu bakımından aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Seçenekler
A
Hekim gerekli gördüğü durumlarda ilk yardımda bulunabilir.
B
Hekim tarafından gerçekleştirilen tıbbi müdahalenin, hukuka aykırı olarak kabul edilmemesi için hukuka uygunluk sebeplerinin bulunması zorunlu değildir.
C
Yanlış tıbbi müdahale zarara yol açmasa bile hekimin haksız fiil sorumluluğu doğabilir.
D
Hekimin mensup olduğu ihtisas alanında ortalama düzeydeki bir hekimin aynı durum ve şartlar altında göstereceği özeni hastasına göstermek zorundadır.
E
Hekimin haksız fiilden doğan sorumluluğu bakımından kusurunun kast derecesinde olması gerekir, hekimler için ihmali sorumluluk söz konusu değildir.
Açıklama:
Hekimin mensup olduğu ihtisas alanında ortalama düzeydeki bir hekimin aynı durum ve şartlar altında göstereceği özeni hastasına göstermek zorundadır. Bu durumda hekim, hastasına teşhisi koyarken, koyduğu teşhise uygun tedavi yöntemini uygularken, hastasına karşı üstlendiği bütün sorumlulukları yerine getirirken, mutlaka kendisiyle aynı ihtisas alanındaki ortalama bir hekimin benzer şartlar altında göstermesi gereken özenli davranışı sergilemesi zorunludur.
Soru 76
Hekimin vekaletsiz iş görmeden kaynaklanan sorumluluğu için aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Vekaletsiz iş görmeden doğan sorumluluğun kaynağı dürüstlük kuralıdır.
B
Devlet hastanesinde görev yapmakta olan bir hekim, hastanın ya da yakınının hiçbir talebi veya başvurusu olmaksızın, hastanın sağlığını tehlikede gördüğü anda, hastanın durumunun daha da kötüleşmemesi için acil olarak tıbbi müdahalede bulunması vekaletsiz iş görmeye örnek teşkil eder.
C
Vekaletsiz iş gören, ancak kasten verdiği zararlardan sorumlu tutulabilir.
D
Vekaletsiz iş görmede hekimin menfaati hastaya göre daha ön plandadır.
E
Vekaletsiz iş görmeden sorumluluk için hekim ile hasta arasında açık ya da zımni olarak bir sözleşme ilişkisi kurulmuş olması gerekir.
Açıklama:
Vekaletsiz iş görme hükümlerine hangi durumlarda başvurulacağı birkaç örnekle açıklanabilir. Buna örnek olarak, devlet hastanesinde görev yapmakta olan bir hekim, hastanın ya da yakınının hiçbir talebi veya başvurusu olmaksızın, hastanın sağlığını tehlikede gördüğü anda, hastanın durumunun daha da kötüleşmemesi için acil olarak tıbbi müdahalede bulunması verilebilir. Hekim bu hasta için vekaletsiz iş görme yükümlülüğü altına girmektedir. Vekaletsiz iş görme daha çok kişinin sağlığının zarar gördüğü ya da hayatının tehlikeye düştüğü durumlarda hekimin müdahalesinde yaşanmaktadır.
Soru 77
Tıbbi zorunluluk kavramı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Hekim açısından hastanın rızası olmaksızın yapılan tıbbi müdahalelerin hukuka uygunluğunu tıbbi zorunluluk kavramı ile açıklamak mümkündür.
B
Tıbbi müdahale aslında, hastanın rızası olmaksızın, onu yeniden sağlığına kavuşturmak maksadıyla gerçekleşmektedir.
C
Tıbbi zorunluluk açısından bir zaruret hali bulunmalıdır.
D
Tıbbi zorunluluk durumunda hastaya uygulanan cerrahi bir müdahalenin yapıldığı anda kapsamının değişmesi ve genişlemesi gerekliliği ortaya çıkar.
E
Tıbbi zorunlulukta hastanın veya yakınlarının rızası alınamıyorsa tıbbi müdahaleden
kaçınmak gerekir.
kaçınmak gerekir.
Açıklama:
Tıbbi zorunluluk ancak hastanın veya yasal temsilcisinin tıbbi müdaheleye rıza göstermesine ilişkin herhangi bir rıza açıklamasının alınamaması ve tıbbi müdahalenin yapılmaması sebebiyle ölümle bitebilecek bir sürecin yaşanmasının önüne geçilmesi gibi gerekliliklerin bulunması hâlinde hukuka uygun müdahale olarak nitelendirilmektedir. Diğer taraftan rızanın alınmaması sebebiyle tıbbi müdahaleden kaçınmanın da mümkün olmadığı belirtilmektedir.
Soru 78
Sağlık kurum ve kuruluşlarının sorumluluğu hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Seçenekler
A
Sağlık hizmetlerinin sunulması, yürütülmesi ve denetlenmesi tamamen devletin sorumluluğundadır.
B
Sağlık hizmetlerinin sunulması, yürütülmesi ve denetlenmesi hizmetlerinin hiç yerine getirilmemesi, gereği gibi olmaması veya geç yerine getirilmesi hali idarenin hizmet kusuruna yol açacaktır.
C
Özel sağlık kurum ve kuruluşları her ne kadar tamamen özel hukuk kuralları çerçevesinde görev yapmakta ise de, hukuki sorumluluk bakımından kamu hukuku kurallarına tabidir.
D
Kamu kurumu niteliğinde sağlık kuruluşlarında tıbbi hizmetlerden yararlanan hastalar ile sağlık kuruluşu arasında bir özel hukuk sözleşmesinin oluşması mümkün değildir.
E
Sağlık kuruluşunda çalışan hekimler kural olarak “memur/kamu görevlisi” olup, hekimlere karşı doğrudan dava açılması söz konusu olmaz, bu dava kural olarak idareye karşı açılır.
Açıklama:
Özel sağlık kurum ve kuruluşları tamamen özel hukuk kuralları çerçevesinde görev yapmakta olup, hukuki sorumluluk bakımından da özel hukuk kurallarına tabidir.
Soru 79
Özel sağlık kurum ve kuruluşlarından tıp merkezlerinde klinik uzmanlık dallarında en az kaç hekimin çalışıyor olması gerekir?
Seçenekler
A
2
B
3
C
4
D
5
E
6
Açıklama:
Tıp merkezi, faaliyetine esas uzmanlık dallarında yönetmelikte belirtilen asgari şartları taşıyan ve klinik uzmanlık dallarında en az dört hekimin çalıştığı sağlık kuruluşudur.
Soru 80
Aşağıdakilerden hangisi özel sağlık kurum ve kuruluşlarının hastaya karşı hak ve yükümlülükleri arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Kendisine başvuran hastaları, tıp biliminin gerektirdiği en üst seviyede kabul etmek
B
Kendisine başvuran hastaları, tıp biliminin gerektirdiği en üst seviyede tanı, teşhis ve
tedavisini gerçekleştirmek
tedavisini gerçekleştirmek
C
Hastanın aydınlatılmış onamını almak
D
Hastaları ücretsiz tedavi etmek
E
Hastanın sırlarını saklama yükümlülüğü bulunmak
Açıklama:
Özel sağlık kurum ve kuruluşlarının hastaya yönelik haklarının başında doğal olarak ücret isteme hakkı gelmektedir. Özel sağlık kuruluşları da belirli bir maddi menfaat beklentisi içinde hareket ettiklerinden dolayı kendisine başvuran hastanın ücret ödemesi teamül gereği kabul edilmektir.
Soru 81
Özel sağlık kuruluşları ile hasta arasında akdedilen hastaneye kabul sözleşmesinin hukuki niteliği nedir?
Seçenekler
A
Tipik ve tek tarafa borç yükleyen sözleşme
B
Tipik ve tam iki tarafa borç yükleyen sözleşme
C
Atipik ve bileşik sözleşme
D
Atipik ve sui generis bir sözleşme
E
Atipik ve karma kombine bir sözleşme
Açıklama:
Hastaneye kabul sözleşmesi; kira (hastaya oda verilmesi), satış (yemek verilmesi), hizmet (günlük bakım, temizlik, güvenlik), vekalet (tedavi ve ameliyat) sözleşmesine ilişkin edimlerin bir arada bulunduğu karma bir sözleşmedir. Bu edimlere karşılık hasta yalnızca bedel ödemekle yükümlüdür. Bu nedenle doktrinde çoğunluğun kabul ettiği görüşe ve bize göre hastaneye kabul sözleşmesi karma sözleşme türlerinden “kombine sözleşme” olarak nitelenir.
Soru 82
Hangisi vekaletsiz iş görme kapsamında değerlendirilmektedir?
Seçenekler
A
Hekimin hastanın taleplerini dikkate alması
B
Hekimin hastanın bilgisine başvurması
C
Hekimin hastaya bilgi vererek tedavisini yerine getirmesi
D
Hekimin problemin nedeni, sonucu ve çözüm yollarını hastayı aydınlatarak gerçekleştirmesi
E
Hastanın herhangi bir öneri yapacak durumu olmadığında hekimin acil müdahalede bulunması
Açıklama:
Hastanın herhangi bir öneri yapabilecek durumda olmadığı, başka bir ifade ile sözleşme kurulmasına imkân bulunmayan acil tıbbi müdahaleler vekâletsiz iş görme kapsamında değerlendirilmektedir.
Soru 83
Haksız fiil kavramı içinde yer alan “haksız” ifadesi, kuşkusuz hukuka aykırılığı ifade etmekte ve ................................ m.49’da buna işaret etmektedir.
Boşluğa hangisi getirilmelidir?
Boşluğa hangisi getirilmelidir?
Seçenekler
A
Hasta Hakları
B
İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi
C
Türk Medeni Kanunu
D
Türk Borçlar Kanunu
E
Türk Ceza Kanunu
Açıklama:
Haksız fiil kavramı içinde yer alan “haksız” ifadesi, kuşkusuz hukuka aykırılığı ifade etmekte ve Türk Borçlar Kanunu. m.49’da buna işaret etmektedir.
Soru 84
Kusura dayanan haksız fiil sorumluluğunda, kişinin hukuka aykırı ve kusurlu bir fiilî sebebiyle
başkasına zarar vermesi gerekmektedir. Haksız fiil sorumluluğunun beş ana kurucu unsuru bulunmaktadır. Hangisi bu unsurlar arasında yer almaz?
başkasına zarar vermesi gerekmektedir. Haksız fiil sorumluluğunun beş ana kurucu unsuru bulunmaktadır. Hangisi bu unsurlar arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Uygun Fiil
B
Kusur
C
Zarar
D
Hukuka Aykırılık
E
Fiil
Açıklama:
Kusura dayanan haksız fiil sorumluluğunda, kişinin hukuka aykırı ve kusurlu bir fiilî sebebiyle başkasına zarar vermesi gerekmektedir. Haksız fiil sorumluluğunun beş ana kurucu unsuru bulunmaktadır ve sorumluluğun gerçekleşmesi için bu beş şartın gerçekleşmesi beklenmektedir. Fiil, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve uygun illiyet bağı olarak ayrılır.
Soru 85
Hekim bakımından da haksız fiilden kaynaklanan bir sorumlululuğun doğması için özellikle hekimin kasti olmayan bir fiilînin bulunması gerekmektedir (I). Konu, hekim açısından ele alındığında yukarıda bahsedildiği üzere bu fiil, bir şeyi yapma (olumlu) şeklinde gerçekleşebileceği gibi hekimin yapması gereken bir fiilî gerçekleştirmemesi (olumsuz) şeklinde de karşımıza çıkabilmektedir(II). Hekimin, üzerine düşen yükümlülükleri hiç veya gereği gibi yerine getirmemesi durumunda, hekim, hastaya tazminat ödemek zorunda kalabilecektir(III).
Yukarıda haksız fiile yönelik verilen bilgilerden hangisi hangileri doğrudur?
Yukarıda haksız fiile yönelik verilen bilgilerden hangisi hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
I-II-III
B
I-II
C
I-III
D
II-III
E
Yalnız III
Açıklama:
Hekim bakımından da haksız fiilden kaynaklanan bir sorumlululuğun doğması için özellikle hekimin bilinçli ve özgür iradesine dayanan bir fiilîn bulunması gerekmektedir. Konu, hekim açısından ele alındığında yukarıda bahsedildiği üzere bu fiil, bir şeyi yapma (olumlu) şeklinde gerçekleşebileceği gibi hekimin yapması gereken bir fiilî gerçekleştirmemesi (olumsuz) şeklinde de karşımıza çıkabilmektedir. Hekimin, üzerine düşen yükümlülükleri hiç veya gereği gibi yerine getirmemesi durumunda, hekim, hastaya tazminat ödemek zorunda kalabilecektir.
Soru 86
Aşağıdakilerden hangisi doğrudan doğruya kanundan doğan borç ilişkilerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Sözleşme
B
Haksız fiil
C
Kusursuz sorumluluk halleri
D
Sebepsiz zenginleşme
E
Vekaletsiz iş görme
Açıklama:
Sözleşme
Soru 87
Hekim ile hasta arasındaki ilişki hangi sözleşmeye dayanır?
Seçenekler
A
Eser sözleşmesi
B
Vekalet sözleşmesi
C
Hizmet sözleşmesi
D
Vekaletsiz iş görme
E
Garanti sözleşmesi
Açıklama:
Vekalet sözleşmesi
Soru 88
Kimi durumlarda da davranış zarar verici nitelikte de olsa hukuka aykırıllık teşkil etmemektedir. Bu durumlara “.....................” denmektedir. Bunlar; haklı savunma, zorunluluk hâli, kendi hakkını korumak için kuvvet kullanma, zarar görenin rızası, özel hukuktan doğan bir hakkın kullanılması veya kamu gücünün kullanılması, üstün bir kamu yararının bulunması gibi hâllerdir.
Boşluğa hangisi getirilmelidir?
Boşluğa hangisi getirilmelidir?
Seçenekler
A
Karşı Savunma
B
Kişisel Savunma
C
Hukuka Uygunluk Sebepleri
D
Zaruret Hali
E
Meşru Müdafaa
Açıklama:
Kimi durumlarda da davranış zarar verici nitelikte de olsa hukuka aykırıllık teşkil etmemektedir. Bu durumlara “hukuka uygunluk sebepleri” denmektedir. Bunlar; haklı savunma (meşru müdafaa), zorunluluk hâli (zaruret hâli), kendi hakkını korumak için kuvvet kullanma, zarar görenin rızası, özel hukuktan doğan bir hakkın kullanılması veya kamu gücünün kullanılması, üstün bir kamu yararının bulunması gibi hâllerdir.
Soru 89
Hekimin mesleğinin icap ettirdiği her yerde kendisinden herhangi bir talepte bulunulmasa bile, gerek duyulduğunda yardım etmesinden, acil
müdahalelerde bulunmasından kaynaklanan bir hukuki ilişki aşağıdakilerden hangisidir?
müdahalelerde bulunmasından kaynaklanan bir hukuki ilişki aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Haksız fiil
B
Vekalet sözleşmesi
C
Vekaletsiz iş görme
D
Hizmet sözleşmesi
E
Eser sözleşmesi
Açıklama:
Vekaletsiz iş görme
Soru 90
Hekimin devlet memuru olması ile sağlık kuruluşunun kamu hukuku kurallarına tabi bulunması hâlinde daha ziyade hangi hukuk dalına dayanan sorumluluk ortaya çıkar?
Seçenekler
A
Medeni Hukuk
B
Ticaret hukuku
C
Borçlar hukuku
D
İdare hukuku
E
Ceza hukuku
Açıklama:
İdare hukuku
Soru 91
TBK m.49; “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı
gidermekle yükümlüdür, hükmü hangi sorumluluk durumuna girer?
gidermekle yükümlüdür, hükmü hangi sorumluluk durumuna girer?
Seçenekler
A
Kusura dayanan haksız fiil sorumluluğu
B
Sözleşmeye dayanan sorumluluk
C
Vekaletsiz iş görme
D
Sebepsiz zenginleşme
E
Tehlike sorumluluğu
Açıklama:
Kusura dayanan haksız fiil sorumluluğu
Soru 92
Geniş anlamıyla haksız fiil sorumluluğunda aşağıdaki unsurlardan hangisinin mutlaka bulunması aranmaz?
Seçenekler
A
Fiil
B
Hukuka aykırılık
C
Zarar
D
İlliyet bağı
E
Kusur
Açıklama:
Kusur
Soru 93
Haksız fiil sorumluluğun unsurlarından biri olan fiil hakkında aşağıdakilerden söylenemez?
Seçenekler
A
Fiil kural olarak bir insan davranışıdır
B
Düşünce aşamasında kaldığı müddetçe herhangi bir fiilden bahsetmek mümkün değildir
C
Fiil sadece olumsuz bir davranışa yönelik olmalıdır
D
Fiil irade ürünü bir hareket tarzıdır
E
Fiil kurucu unsurlardandır
Açıklama:
Fiil sadece olumsuz bir davranışa yönelik olmalıdır
Soru 94
Aşağıdakilerden hangisi hukuka uygunluk sebeplerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Haklı savunma
B
Zorunluluk hali
C
Kamu gücünün kullanılması
D
Üstün bir kamu yararının bulunması
E
Zarar verenin rızası
Açıklama:
Zarar verenin rızası
Soru 95
Aşağıdakilerden hangisine verilen zarar manevi zarar kalemine dahil edilemez?
Seçenekler
A
Vücut bütünlüğü
B
Sağlık
C
Özgürlük
D
Şeref ve haysiyet
E
Yoksun kalınan kar
Açıklama:
Yoksun kalınan kar
Soru 96
Haksız fiil hukukunda meydana gelen zarar ile söz konusu fiil arasında veya olay arasında bir sebep-sonuç bağının bulunması hangi kavramı ifade eder?
Seçenekler
A
Kusur
B
Hukuka aykırılık
C
İlliyet bağı
D
Sebepten bağımsız olma
E
Mücbir sebep
Açıklama:
İlliyet bağı
Soru 97
Hangisi "zarar"a yönelik yanlış bir bilgidir?
Seçenekler
A
Dar anlamda zarar, sadece maddi zararı ifade etmektedir.
B
Maddi zarara mal varlığı zararı adı da verilmektedir.
C
Maddi zarar; bir kimsenin iradesi dışında mal varlığında meydana gelen eksilme olarak nitelendirilmektedir.
D
Geniş anlamda zarar ise kişinin mal varlığında uğradığı zararla birlikte manevi varlığında uğradığı zararı da kapsamaktadır.
E
Dar anlamdaki zararı şu şekilde tanımlanabilir; “bir kişinin mal varlığında veya şahıs varlığında iradesi dışında meydana gelen eksilmedir.”
Açıklama:
Dar anlamda zarar, sadece maddi zararı ifade etmektedir. Maddi zarara mal varlığı zararı adı da verilmektedir. Maddi zarar; bir kimsenin iradesi dışında mal varlığında meydana gelen eksilme olarak nitelendirilmektedir. Geniş anlamda zarar ise kişinin mal varlığında uğradığı zararla birlikte manevi varlığında uğradığı zararı da kapsamaktadır. Bu doğrultuda geniş anlamdaki zararı şu şekilde tanımlamak mümküdür; “bir kişinin malvarlığında veya şahıs varlığında iradesi dışında meydana gelen eksilmedir.”
Soru 98
Devlet hastanesinde görev yapmakta olan bir hekim, hastanın ya da yakınının hiçbir talebi veya başvurusu olmaksızın, hastanın sağlığını tehlikede gördüğü anda, hastanın durumunun daha da kötüleşmemesi için acil olarak tıbbi müdahalede bulunması hangisine örnek verilebilir?
Seçenekler
A
Uygun İlliyet Bağı
B
Vekâletsiz İş Görme
C
Kusur
D
Zarar
E
Haksız Fiil
Açıklama:
Vekâletsiz iş görme hükümlerine başvurmaya devlet hastanesinde görev yapmakta olan bir hekim, hastanın ya da yakınının hiçbir talebi veya başvurusu olmaksızın, hastanın sağlığını tehlikede gördüğü anda, hastanın durumunun daha da kötüleşmemesi için acil olarak tıbbi müdahalede bulunması örnek verilebilir.
Soru 99
Hekim açısından hastanın rızası olmaksızın yapılan tıbbi müdahalelerin hukuka uygunluğunu hangi kavram ile açıklanır?
Seçenekler
A
Vekaletsiz İş Görme
B
Hukuka Uygunluk
C
Tıbba Uygunluk
D
Tıbbi Zorunluluk
E
Tıbbi Hak
Açıklama:
Hekim açısından hastanın rızası olmaksızın yapılan tıbbi müdahalelerin hukuka uygunluğunu tıbbi zorunluluk kavramı ile açıklamak mümkündür.
Soru 100
Özel sağlık kurum ve kuruluşları özel hastanelerin yanı sıra ayakta teşhis ve tedavi yapan kuruluşları da kapsamına alır. Aşağıdakilerden hangisi bu kuruluşlar arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Muayenehane
B
Tıp Merkezi
C
Poliklinik
D
Laboratuvar
E
Pandemi Hastanesi
Açıklama:
Özel sağlık kurum ve kuruluşları özel hastanelerin yanı sıra ayakta teşhis ve tedavi yapan kuruluşları da kapsamına alır. Bu kuruluşlar “Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan özel Sağlık Kuruluşları Yönetmeliği” gereğince tıp merkezi, poliklinik, laboratuar, müessese ve muayenehane olarak sınıflandırılmaktadır.
Soru 101
Bir kişinin sağlık problemi olmaksızın estetik kaygılar ile hekime başvurması durumunda oluşan hekim ve hasta arasındaki ilişkinin ve kişinin haklarının korunması hangi kanunla sağlanmaktadır?
Seçenekler
A
Türk Medeni Kanunu
B
Türk Ceza Kanunu
C
Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun
D
Türk Borçlar Kanunu
E
Hasta Hakları
Açıklama:
Tüketicinin herhangi bir sağlık problemi olmaksızın, bazı estetik kaygılar ile hekime başvurduğu anda ortaya çıkan durumdur. Hasta bu durumda, kendi arzusu ile hekime başvurmakta ve vücut bütünlüğüne müdahale için hekime onay vermektedir. Buna en güzel örnek olarak, saç ektirme operasyonu veya burun estetiği ameliyatları gösterilebilir. Kişi, bu kaygılarını gidermek ve görünüm açısından farklı bir çehreye kavuşmak için hekime başvurmaktadır. Hastanın içinde bulunduğu durum sağlık anlamında zorunlu bir tıbbi müdahaleyi gerektirmeyecektir ve hastanın sağlığını doğrudan etkileyecek nitelikte değildir. Bütün bu değerlendirmeler ışığında tüketicinin korunması bakımdan, tüketici sıfatı
ile hareket eden kişinin haklarının korunması aşamasında 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un (TKHK) ilgili hükümlerinin de uygulama alanı bulacağı ileri sürülmektedir. Bu sebeple, aralarında vekâlet sözleşmesi kurulan taraflar yani hasta ve hekim bakımından aynı zamanda tüketicinin korunması bağlamında bir hukuki ilişkinin de tesis edildiği açıkça görülmektedir.
ile hareket eden kişinin haklarının korunması aşamasında 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un (TKHK) ilgili hükümlerinin de uygulama alanı bulacağı ileri sürülmektedir. Bu sebeple, aralarında vekâlet sözleşmesi kurulan taraflar yani hasta ve hekim bakımından aynı zamanda tüketicinin korunması bağlamında bir hukuki ilişkinin de tesis edildiği açıkça görülmektedir.
Soru 102
Aşağıdakilerden hangisi hekimin vekâletsiz iş görme kapsamında değerlendirilmektedir?
Seçenekler
A
Süreğen hastalıklar
B
Enfeksiyon hastalıkları
C
Önceden kararlaştırılmış tıbbi müdahaleler
D
Teşhis için yapılan tetkikler
E
Acil tıbbi müdahaleler
Açıklama:
Hekimin vekâletsiz iş görmesi ise hekimin mesleğinin icap ettirdiği her yerde kendisinden herhangi bir talepte bulunulmasa bile, gerek duyulduğunda yardım etmesinden, acil müdahalelerde bulunmasından kaynaklanan bir hukuki ilişkidir. Hekimin hastası ile arasında vekâlet sözleşmesinin gerektirdiği birtakım kurucu unsurların burada aranmadığı görülmektedir. Bunlardan en önemlisi, hastanın herhangi bir öneri yapabilecek durumda
olmadığı, başka bir ifade ile sözleşme kurulmasına imkân bulunmayan acil tıbbi müdahaleler vekâletsiz iş görme kapsamında değerlendirilmektedir.
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru yanıt "E" seçeneğidir
olmadığı, başka bir ifade ile sözleşme kurulmasına imkân bulunmayan acil tıbbi müdahaleler vekâletsiz iş görme kapsamında değerlendirilmektedir.
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru yanıt "E" seçeneğidir
Soru 103
Hasta ve hekim arasındaki hukuki ilişkiler açından önemli olan Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
6502 Sayılı Kanun
B
6197 Sayılı Kanun
C
6098 Sayılı Kanun
D
3308 Sayılı Kanun
E
2547 Sayılı Kanun
Açıklama:
Bu konu dâhilinde kısmen de olsa hekim-hasta arasındaki hukuki ilişkinin tüketicinin korunması bağlamında bir tüketici işlemi olup olmadığı da incelenmeye çalışılacaktır. Gelişmiş ülkelerde hastaların almış olduğu hizmetler, tüketicinin korunması hakkında yürürlüğe giren yasal düzenlemeler kapsamında bir tüketici işlemi olarak değerlendirilmektedir. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında da ülkemizde
de hekim-hasta ilişkisinin bir tüketici işlemi olduğu açıktır. Ayrıca;
6197 Sayılı Kanun, Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanundur,
6098 Sayılı Kanun, Türk Borçlar Kanunudur,
3308 Sayılı Kanun, Mesleki Eğitim Kanunudur,
2547 Sayılı Kanun, Yükseköğretim Kanunudur.
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru yanıt "A" seçeneğidir
de hekim-hasta ilişkisinin bir tüketici işlemi olduğu açıktır. Ayrıca;
6197 Sayılı Kanun, Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanundur,
6098 Sayılı Kanun, Türk Borçlar Kanunudur,
3308 Sayılı Kanun, Mesleki Eğitim Kanunudur,
2547 Sayılı Kanun, Yükseköğretim Kanunudur.
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru yanıt "A" seçeneğidir
Soru 104
“Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür” ifadesi Türk Borçlar Kanunun (TBK) hangi maddesi içinde yer alır?
Seçenekler
A
m.2
B
m.8
C
m.49
D
m.59
E
m.149
Açıklama:
Haksız fiiller, kişinin hukuk düzeni tarafından kabul görmeyen davranışları olarak nitelendirilmektedir. Borçlar Kanunu, kişilerin mal veya şahıs varlıklarına, kusurlu ve hukuka aykırı davranışlarla zarar verici fiillere (haksız fiillere) karşı da korumayı hedeflemektedir. Bu sayede kişilerin hukukça korunan varlıklarına haksız bir fiil ile zarar verilmesi durumunda bu zararın giderilmesi maksadıyla zarar verenle, zarar gören arasında bir borç ilişkisi kurulmaktadır. Buna ilişkin düzenleme TBK m.49 vd. hükümlerinde kaleme alınmıştır. TBK m.49; “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” şeklindedir.
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru yanıt "C" seçeneğidir.
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru yanıt "C" seçeneğidir.
Soru 105
Aşağıdakilerde hangisi kusura dayanan haksız fiil sorumluluğunun "ilk kurucu unsuru" olarak kabul edilmektedir?
Seçenekler
A
Uygun illiyet bağı
B
Fiil
C
Hukuka aykırılık
D
Zarar
E
Kusur
Açıklama:
Fiil (Davranış, Hareket)
Haksız fiil sorumluluğunun ilk kurucu unsuru fiildir. Hukuki değerlerin ihlali ve bundan doğan zarar, kusur sorumluluğunda insan fiilîne (insan davranışına) dayanmaktadır. Fiil kural olarak bir insan davranışıdır
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru yanıt "B" seçeneğidir.
Haksız fiil sorumluluğunun ilk kurucu unsuru fiildir. Hukuki değerlerin ihlali ve bundan doğan zarar, kusur sorumluluğunda insan fiilîne (insan davranışına) dayanmaktadır. Fiil kural olarak bir insan davranışıdır
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru yanıt "B" seçeneğidir.
Soru 106
Aşağıdakilerden hangisi ihlal edildiğinde hukuka aykırılık olarak değerlendirilir?
Seçenekler
A
Kanun
B
Tüzük
C
Yönetmelik
D
Yönerge
E
Yukarıdakilerden herhangi biri
Açıklama:
Bir fiilîn ne zaman hukuka uygun ne zaman hukuka aykırı olduğunun belirlenmesi büyük önem taşımaktadır. Buna ilişkin çerçeveyi çizerken mutlaka bütün hukuk sistemi dikkate alınmalıdır. Hukukun herhangi bir kaynağına aykırı olması, fiilîn hukuka aykırı olması bakımından yeterli kabul edilmektedir. Bu açıdan bakıldığında fiilîn yalnızca hukuka aykırılık bağlamında “kanuna aykırılık” ile sınırlandırmak söz konusu değildir. Genelde kanunlarda hangi fiillerin hukuka aykırı olacağı konusunda düzenlemeler getirilmiş olsa da bunun yalnızca kanunla sınırlanmasının doğru olmadığı, fiilîn tüzüğe, yönetmeliğe, yönergeye, hatta bir genelgeye bile aykırı olmasının yeterli olduğu ifade edilmektedir. Daha da ileri giderek kimi yazarlara göre yazılı olmayan hukuktan kaynaklanan davranış kurallarının ihlalinin de hukuka aykırılık teşkil edeceği belirtilmektedir. Bu tür kurallar arasında özellikle örf ve âdet kurallarını ve hukukun genel ilkelerine dayanan kuralları da saymak mümkündür.
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru yanıt "E" seçeneğidir
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru yanıt "E" seçeneğidir
Soru 107
Aşağıdaki unsurlardan hangisi "kusurun" failin sorumluluk ehliyeti kapsamını temel almaktadır?
Seçenekler
A
Kast (Kasıt) unsuru
B
İhmal unsuru
C
Objektif unsur
D
Subjektif unsur
E
Zarar
Açıklama:
Kusurun objektif ve subjektif olmak üzere iki yönü bulunmaktadır. Objektif yönü, failin davranışının, mensup olduğu sosyal ve mesleki grupta yer alan makul, dürüst ve orta zekâda bir insanın davranış biçimi örnek alınarak kıyas yapılmasıdır. Bu tarz örnek kişilerin umulan ortalama davranışlarından sapılması durumunda objektif unsur öne çıkmaktadır. Subjektif unsur ise failin sorumluluk ehliyeti kapsamında olup sorumluluk ehliyeti
failin ayırt etme gücü ile yakından ilgilidir.
Sorumluluk hukuku bakımından kusur; “kast” ve “ihmal” olmak üzere iki şekilde ortaya çıkmaktadır. Hukuka aykırı sonucun istenerek bilinmesi durumunda kast, hukuka aykırı sonuç istenmemekle birlikte, durumun gerektirdiği önlemlerin alınmaması sebebiyle hukuka aykırı sonucun meydana gelmesi durumunda da ihmal söz konusu olmaktadır.
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru yanıt "D" seçeneğidir.
failin ayırt etme gücü ile yakından ilgilidir.
Sorumluluk hukuku bakımından kusur; “kast” ve “ihmal” olmak üzere iki şekilde ortaya çıkmaktadır. Hukuka aykırı sonucun istenerek bilinmesi durumunda kast, hukuka aykırı sonuç istenmemekle birlikte, durumun gerektirdiği önlemlerin alınmaması sebebiyle hukuka aykırı sonucun meydana gelmesi durumunda da ihmal söz konusu olmaktadır.
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru yanıt "D" seçeneğidir.
Soru 108
“Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler” ifadesi aşağıdakilerden hangisinde yer alır?
Seçenekler
A
Anayasa m.23
B
Anayasa m.26
C
Anayasa m.56
D
Anayasa m.66
E
Anayasa m.76
Açıklama:
Sağlık hizmetlerinin Devlet eliyle sunulması hususu Anayasa m. 56/3’de açıkça düzenlenmiştir. Anılan hükme göre, “Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler.”
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru yanıt "C" seçeneğidir.
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru yanıt "C" seçeneğidir.
Soru 109
Hekimin hastasını tedavide vekaletsiz iş görmesinde (tedavi yapmasında) en belirleyici faktör aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Hasta rızası
B
Hasta onayı
C
Hastanın sosyoekonomik durumu
D
Hastanın menfaati
E
Hastalık tedavi maliyeti
Açıklama:
VEKÂLETSİZ İŞ GÖRMEDEN KAYNAKLANAN SORUMLULUK
Hekim ile hasta arasında açık ya da zımni olarak bir sözleşme ilişkisi kurulmamış ise bu durumda borçlar hukuku bağlamında taraflar arasındaki ilişkinin hukuki niteliği, farklı durumlara göre değişik boyutlar kazanmaktadır. Vekâletsiz işgörme de bunlardan biridir. Hekimin hastaya tıbbi müdahalesinden dolayı bir zarar meydana gelirse, tazminat sorumluluğunun kaynağını doğrudan doğruya kanundan alan, haksız fiil sorumluluğu veya vekâletsiz iş görme oluşturmaktadır. Hekim kimi zaman, hastanın iradesi dışında tıbbi müdahalede bulunmak durumda kalırsa, müdahalede bulunulanın çıkarına ve hatta muhtemel iradesine uygun bir şekilde hayata geçirilen vekâletsiz işgörme hükümleri uygulanacaktır
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru yanıt "D" seçeneğidir
Hekim ile hasta arasında açık ya da zımni olarak bir sözleşme ilişkisi kurulmamış ise bu durumda borçlar hukuku bağlamında taraflar arasındaki ilişkinin hukuki niteliği, farklı durumlara göre değişik boyutlar kazanmaktadır. Vekâletsiz işgörme de bunlardan biridir. Hekimin hastaya tıbbi müdahalesinden dolayı bir zarar meydana gelirse, tazminat sorumluluğunun kaynağını doğrudan doğruya kanundan alan, haksız fiil sorumluluğu veya vekâletsiz iş görme oluşturmaktadır. Hekim kimi zaman, hastanın iradesi dışında tıbbi müdahalede bulunmak durumda kalırsa, müdahalede bulunulanın çıkarına ve hatta muhtemel iradesine uygun bir şekilde hayata geçirilen vekâletsiz işgörme hükümleri uygulanacaktır
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru yanıt "D" seçeneğidir
Soru 110
Hukukta, gerçekleşen zarar ile sorumluluğun bağlandığı olay veya davranış arasındaki sebep-sonuç ilişkisine ne ad verilir?
Seçenekler
A
Vekaletsiz iş görme
B
Haksız fiil
C
İlliyet bağı
D
Sebepsiz zenginleşme
E
Kusur
Açıklama:
Uygun İlliyet Bağı
Hukuki sorumluluğu doğuran unsurlar arasında illiyet bağının büyük önemi bulunmaktadır. İlliyet bağı, sorumluluğun asli şartı, tazminat hukukunun en temel ögelerinden biridir. Bu şart gerçekleşmeden bir kişinin sorumlu olduğu düşünülememektedir. İlliyet bağı, meydana gelen zarar ile söz konusu fiil arasında veya olay arasında bir sebep-sonuç bağının bulunması gerektiğine işaret etmektedir. Hukukta, gerçekleşen zarar ile sorumluluğun bağlandığı olay veya davranış arasındaki sebep-sonuç ilişkisine, illiyet bağı adı verilmektedir. Zarar olarak ifade edilen sonuç, buna sebep olan fiilden kaynaklanmalıdır. Sorumluluğun doğabilmesi için hukuka aykırı davranış ile zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekmektedir.
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru yanıt "C" seçeneğidir
Hukuki sorumluluğu doğuran unsurlar arasında illiyet bağının büyük önemi bulunmaktadır. İlliyet bağı, sorumluluğun asli şartı, tazminat hukukunun en temel ögelerinden biridir. Bu şart gerçekleşmeden bir kişinin sorumlu olduğu düşünülememektedir. İlliyet bağı, meydana gelen zarar ile söz konusu fiil arasında veya olay arasında bir sebep-sonuç bağının bulunması gerektiğine işaret etmektedir. Hukukta, gerçekleşen zarar ile sorumluluğun bağlandığı olay veya davranış arasındaki sebep-sonuç ilişkisine, illiyet bağı adı verilmektedir. Zarar olarak ifade edilen sonuç, buna sebep olan fiilden kaynaklanmalıdır. Sorumluluğun doğabilmesi için hukuka aykırı davranış ile zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekmektedir.
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru yanıt "C" seçeneğidir
Soru 111
Aşağıdakilerden hangisi sadece çalışan bir tabip varlığında ile açılabilmektedir?
Seçenekler
A
Tıp merkezi
B
A tipi poliklinik
C
Özel hastane
D
Muayenehane
E
B tipi poliklinik
Açıklama:
Özel sağlık kurum ve kuruluşları özel hastanelerin yanı sıra ayakta teşhis ve tedavi yapan kuruluşları da kapsamına alır. Bu kuruluşlar “Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan özel Sağlık Kuruluşları Yönetmeliği” gereğince tıp merkezi, poliklinik, laboratuar, müessese ve muayenehane olarak sınıflandırılmaktadır.
Tıp merkezi, faaliyetine esas uzmanlık dallarında yönetmelikte belirtilen asgari şartları taşıyan ve klinik uzmanlık dallarında en az dört hekimin çalıştığı sağlık kuruluşudur. Tıp merkezi kadroları, Yönetmelik düzenlemesine göre Bakanlıkça belirlenen sağlık hizmet bölgelendirmesine göre planlanan tabip/uzman sayısı ve hizmet ihtiyacı dikkate alınarak Bakanlıkça belirlenir ve yatırım listesinde ilan edilir.
A tipi poliklinik, en az iki tabip tarafından müştereken açılabilen ve işletilebilen, hizmet birimleri doğrudan birbiriyle bağlantılı olacak şekilde oluşturulan ve bu Yönetmelik ile belirlenen asgari şartları taşıyan; B tipi poliklinik ise en az iki tabip tarafından müştereken işletilebilen s
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru yanıt "D" seçeneğidir
Tıp merkezi, faaliyetine esas uzmanlık dallarında yönetmelikte belirtilen asgari şartları taşıyan ve klinik uzmanlık dallarında en az dört hekimin çalıştığı sağlık kuruluşudur. Tıp merkezi kadroları, Yönetmelik düzenlemesine göre Bakanlıkça belirlenen sağlık hizmet bölgelendirmesine göre planlanan tabip/uzman sayısı ve hizmet ihtiyacı dikkate alınarak Bakanlıkça belirlenir ve yatırım listesinde ilan edilir.
A tipi poliklinik, en az iki tabip tarafından müştereken açılabilen ve işletilebilen, hizmet birimleri doğrudan birbiriyle bağlantılı olacak şekilde oluşturulan ve bu Yönetmelik ile belirlenen asgari şartları taşıyan; B tipi poliklinik ise en az iki tabip tarafından müştereken işletilebilen s
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru yanıt "D" seçeneğidir
Soru 112
Bir borç ilişkisi ya hukuki bir işlemden ya da doğrudan doğruya kanundan doğmaktadır.
Aşağıdaki seçeneklerden hangisinde doğrudan doğruya kanundan doğan borç ilişkilerinden her hangi biri yer almaz?
Aşağıdaki seçeneklerden hangisinde doğrudan doğruya kanundan doğan borç ilişkilerinden her hangi biri yer almaz?
Seçenekler
A
Haksız fiil
B
Kusursuz sorumluluk hâlleri
C
Sebepsiz zenginleşme
D
Vekâletsiz iş görme
E
Vâsi tayin etme
Açıklama:
Bir borç ilişkisi ya hukuki bir işlemden ya da doğrudan doğruya kanundan doğmaktadır. Hukuki işlemlerden doğan borç ilişkisinin başlıca kaynağı sözleşmelerdir. Doğrudan doğruya kanundan doğan borç ilişkileri ise haksız fiil, kusursuz sorumluluk hâlleri, sebepsiz zenginleşme, vekâletsiz iş görme vb. kanunda sayılan diğer durumlardır. Doğru cevap E'dir.
Soru 113
Türk Borçlar Kanunun 49. maddesiyle ilgili hüküm aşağıdaki seçeneklerden hangisinde yer almaktadır?
Seçenekler
A
Bir kimse yetkisi olmadığı hâlde temsilci olarak bir hukuki işlem yaparsa, bu işlem ancak onadığı takdirde temsil olunanı bağlar.
B
Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
C
Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
D
Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir.
E
Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir.
Açıklama:
Haksız fiiller, kişinin hukuk düzeni tarafından kabul görmeyen davranışları olarak nitelendirilmektedir. Borçlar Kanunu, kişilerin mal veya şahıs varlıklarına, kusurlu ve hukuka aykırı davranışlarla zarar verici fiillere (haksız fiillere) karşı da korumayı hedeflemektedir. Bu sayede kişilerin hukukça korunan varlıklarına haksız bir fiil ile zarar verilmesi durumunda bu zararın giderilmesi maksadıyla zarar verenle, zarar gören arasında bir borç ilişkisi kurulmaktadır. Buna ilişkin düzenleme TBK m.49 vd. hükümlerinde kaleme alınmıştır. TBK m.49; “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” şeklindedir.
Soru 114
Tazminat borcunun en önemli unsuru aşağıdaki seçeneklerden hangisinde yer almaktadır?
Seçenekler
A
Haksız fiil
B
Meşrû müdaafa
C
Zarar
D
Zaruret hâli
E
Keyfiyet
Açıklama:
Zarar, tazminat borcunun en önemli unsuru olarak kabul edilmektedir. Sorumluluk
hukukunda tazminat borcunun doğabilmesi, haksız fiiller bakımından hukuka aykırı bir
davranışın sonucunda belirli bir zararın gerçekleşmiş olmasına bağlıdır. Diğer bir ifade ile zararın olmadığı yerde hukuki sorumluluk da bulunmamaktadır. Sorumluluk hukukunda gerçekleşen bir zararın tazmin edilmesi anlayışı yatmaktadır. Doğru cevap C'dir.
hukukunda tazminat borcunun doğabilmesi, haksız fiiller bakımından hukuka aykırı bir
davranışın sonucunda belirli bir zararın gerçekleşmiş olmasına bağlıdır. Diğer bir ifade ile zararın olmadığı yerde hukuki sorumluluk da bulunmamaktadır. Sorumluluk hukukunda gerçekleşen bir zararın tazmin edilmesi anlayışı yatmaktadır. Doğru cevap C'dir.
Soru 115
Hukukta, gerçekleşen zarar ile sorumluluğun bağlandığı olay veya davranış arasındaki sebep-sonuç ilişkisine verilen ad aşağıdaki seçeneklerden hangisinde yer almaktadır?
Seçenekler
A
İlliyet Bağı
B
Kusur
C
Haksız Fiil
D
Mücbir Sebep
E
Maddi Zarar
Açıklama:
Hukukta, gerçekleşen zarar ile sorumluluğun bağlandığı olay veya davranış arasındaki sebep-sonuç ilişkisine, illiyet bağı adı verilmektedir. Zarar olarak ifade edilen sonuç, buna sebep olan fiilden kaynaklanmalıdır. Sorumluluğun doğabilmesi için hukuka aykırı davranış ile zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekmektedir. Doğru cevap A'dır.
Soru 116
“Tabip, vazifesi ve ihtisası ne olursa olsun gerekli bakımın sağlanamadığı acil vakalarda, mücbir (olağanüstü) bir sebep olmadıkça, ilk yardımda bulunur.”
ifadesi aşağıdakilerden hangisinde yer almaktadır?
ifadesi aşağıdakilerden hangisinde yer almaktadır?
Seçenekler
A
Tabipler Birliği Nizamnamesi
B
Hekim Hakları Sözleşmesi
C
İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi
D
Tıbbi Deontoloji Nizamnamesi
E
Hasta Hakları Sözleşmesi
Açıklama:
Tıbbi Deontoloji Nizamnamesi’nin 3. maddesine göre “tabip, vazifesi ve ihtisası ne olursa olsun gerekli bakımın sağlanamadığı acil vakalarda, mücbir (olağanüstü) bir sebep olmadıkça, ilk yardımda bulunur.” Doğru cevap D'dir.
Soru 117
Aşağıdaki seçeneklerde yer alan cerrahi müdahele gerektiren durumlardan hangisinde doktor, vekâletsiz iş gören sıfatına sahip değildir?
Seçenekler
A
Organ nakli
B
Kalp krizi
C
Beyin Kanaması
D
Trafik Kazası
E
Boğulma
Açıklama:
Organ Nakli tarafların onayını gerektirir. Yani aciliyeti yoktur. Diğer şıklardaki durumlarda ise aciliyet vardır. Dolayısıyla; bu durumlarda doktor, vekâletsiz iş gören sıfatına hazi olur. Doğru cevap A'dır.
Soru 118
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 56. maddesinin 3. fırkasında düzenlenen husus aşağıdaki seçeneklerden hangisinde yer almaktadır?
Seçenekler
A
Hasta haklarının korunması
B
Tıbbi müdahelede hasta rızası
C
Doktorların vekâletsiz iş görmesi
D
Sağlık hizmetlerinin devlet tarafından sunulması
E
Sağlık hizmeti veren kuruluşların nitelikleri
Açıklama:
Sağlık hizmetlerinin Devlet eliyle sunulması hususu Anayasa m. 56/3’te açıkça düzenlenmiştir. Anılan hükme göre, “Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler.” Doğru cevap D'dir.
Soru 119
Özel Hastaneler Yönetmeliği aşağıdakilerden hangisini kapsamamaktadır?
Seçenekler
A
Belediyeler
B
Üniversiteler
C
Gerçek Kişiler
D
İl Özel İdareleri
E
Devlet
Açıklama:
27.03.2002 tarihli ve 24708 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan, “Özel Hastaneler Yönetmeliği” ile bu hastanelerin etkin, verimli ve kaliteli sağlık hizmeti sunulmasını sağlamak üzere, bütün özel hastanelerin tesis, hizmet ve personel standartlarının tespit edilmesine, sınıflandırılmasına, sınıflarının değiştirilmesine, amaca uygun olarak teşkilatlandırılmasına ve bunların açılmalarına, faaliyetlerine, kapanmalarına ve denetlenmelerine ilişkin usûl ve esaslar düzenlenmiştir. Yönetmelik, devlete, il özel idarelerine, belediyelere, üniversitelere ve diğer kamu tüzel kişilerine ait hastaneler hariç olmak üzere gerçek kişiler ve özel hukuk tüzel kişilerine ait hastaneleri kapsamaktadır.
Soru 120
Sadece tedaviyi içeren tıbbi sözleşme türü aşağıdaki seçeneklerden hangisinde yer almaktadır?
Seçenekler
A
Acil müdahele sözlemesi
B
Genel tıbbi müdahele sözleşmesi
C
Özel hastaneler sözleşmesi
D
Bütüncül hastaneye kabul sözleşmesi
E
Bölünmüş hastaneye kabul sözleşmesi
Açıklama:
Tıbbi tedavi dışındaki hizmetlerin ayrı bir sözleşmeye konu olması halinde, başka bir ifade ile sözleşmenin sadece tıbbi tedaviyi içermesi durumunda “ bölünmüş hastaneye kabul sözleşmesi” ortaya çıkar. Doğru cevap E'dir.
Soru 121
Vekâlet sözleşmesi gereği bir hasta sahip olduğu sıfat doğrultusunda aşağıdaki seçeneklerde yer alan kanunlardan hangisinin hükümlerinden istifade edebilir?
Seçenekler
A
Hasta Hakları Hakkında Kanun
B
Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun
C
Türk Ticaret Kanunu
D
Borçlar Kanunu
E
Sağlık Yükümlülükleri Kanunu
Açıklama:
Genel bir değerlendirme yapmak gerekirse hasta-hekim arasındaki ilişki bakımından
asıl olanın vekâlet sözleşmesi olması sebebiyle TBK’da yer alan hükümlerin uygulanması gerekmektedir. Fakat bu hükümlerin uygulanması aynı zamanda vekâlet sözleşmesinin gereği bir tüketici işlemi olmasından dolayı hasta, tüketici sıfatını koruyarak Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’da yer alan hükümlere de başvurabilecektir. Doğru cevap B'dir.
asıl olanın vekâlet sözleşmesi olması sebebiyle TBK’da yer alan hükümlerin uygulanması gerekmektedir. Fakat bu hükümlerin uygulanması aynı zamanda vekâlet sözleşmesinin gereği bir tüketici işlemi olmasından dolayı hasta, tüketici sıfatını koruyarak Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’da yer alan hükümlere de başvurabilecektir. Doğru cevap B'dir.
Ünite 6
Soru 1
Toplumda hakim olan hukuki değerlere tecavüz teşkil eden fiillere ne ad verilir?
Seçenekler
A
Suç
B
Haksız fiil
C
Sebepsiz zenginleşme
D
Ahlak kurallarının ihlali
E
Görgü kurallarının ihlali
Açıklama:
Suç, toplumda hakim olan hukuki değerlere tecavüz teşkil eden fiillerdir. Dolayısıyla doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 2
Ceza yaptırımının aksine, …………. hükmedilebilmesi için gerçekleştirdiği haksızlık dolayısıyla kişinin kusurlu sayılması zorunlu değildir.
Yukarıda yer alan boşluğu aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
Yukarıda yer alan boşluğu aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
Seçenekler
A
Güvenlik tedbirine
B
Hapis cezasına
C
İdari para cezasına
D
Adli para cezasına
E
Kınama cezasına
Açıklama:
Bazı hâllerde suç teşkil eden haksızlığı gerçekleştiren kişiye, gerek kendisini gerek toplumu belli tehlikelerden korumak amacına yönelik olarak güvenlik tedbiri yaptırımı uygulanabilmektedir. Ceza yaptırımının aksine, güvenlik tedbirine hükmedilebilmesi için gerçekleştirdiği haksızlık dolayısıyla kişinin kusurlu sayılması zorunlu değildir. Dolayısıyla doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 3
Aşağıdakilerden hangisi kastın unsurlarından biridir?
Seçenekler
A
İlliyet bağı
B
Sebep sonuç ilişkisi
C
İrade
D
Bilinç
E
Tipiklik
Açıklama:
Kastın bilme ve isteme olmak üzere birlikte gerçekleşmesi gereken iki kurucu unsuru vardır:Kastın oluşumu bakımından suçun kanuni tanımında belirtilen tüm maddi (objektif) unsurların fail tarafından bilinmesi gerekir. Kastın kapsamında yer alan isteme unsurunu ise “bir suç tipinin gerçekleştirilmesine yönelik hareket iradesi” şeklinde tanımlamak mümkündür. Dolayısıyla doğru yanıt C seçeneğidir.
Soru 4
Kastın ve taksirin kombinasyonundan (bileşiminden) oluşan karma suçlara ne ad verilir?
Seçenekler
A
Netice sebebi ile ağırlaşmış suçlar
B
Bilinçli taksir
C
Bilinçsiz taksir
D
Olası kast
E
Doğrudan kast
Açıklama:
Suçlar ya kasten ya da taksirle işlenirler. Ancak Türk Ceza Kanunu'nda kastın ve taksirin kombinasyonundan (bileşiminden) oluşan karma suçlara da yer verilmiş ve bunlar “netice sebebiyle ağırlaşmış suç” lardır. Dolayısıyla doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 5
Suçun, iradi insan hareketi, bu hareketten meydana gelen dış dünyadaki değişiklik olarak netice ve neticenin failin hareketinden kaynaklanması yani nedensellik bağından oluşan suç unsuruna ne ad verilir?
Seçenekler
A
Manevi Unsur
B
İlliyet bağı
C
Nedensellik ilişkisi
D
Maddi unsur
E
Tipiklik
Açıklama:
Suçun, iradi insan hareketi, bu hareketten meydana gelen dış dünyadaki değişiklik olarak netice ve neticenin failin hareketinde kaynaklanması yani nedensellik bağından oluşan unsuruna maddi unsur adı verilir. Suçun, kişi ile işlediği fiil arasındaki manevi bağı ifade eden unsuru ise manevi unsurunu oluşturur. Dolayısıyla doğru yanıt D seçeneğidir.
Soru 6
Kanundaki suç tanımına uygun maddi ve manevi unsuru taşıyan fiilin, hukuk düzeni ile çatışmasını ortadan kaldırıp fiilin hukuka uygun sayılması dolayısıyla suç olmaktan çıkmasına neden olan sebeplere ne ad verilir?
Seçenekler
A
Cezasızlık sebebi
B
İndirim sebebi
C
Hukuka uygunluk sebebi
D
Tipiklik
E
Nedensellik bağı
Açıklama:
Kanundaki suç tanımına uygun maddi ve manevi unsuru taşıyan fiilin, hukuk düzeni ile çatışmasını ortadan kaldırıp fiilin hukuka uygun sayılması dolayısıyla suç olmaktan çıkmasına neden olan sebeplere “hukuka uygunluk sebepleri” denir. Doğru yanıt C seçeneğidir.
Soru 7
I. Kişi tarafından doğrudan doğruya kullanılabilen subjektif bir hakkın bulunması
II. Kişinin bu hakkını tanınma sebebinin sınırları içinde kullanması
III. Hakkın kullanılması ile işlenen ve tipe uygun olan fiil arasında nedensellik bağının bulunması
Aşağıdakilerden hangisinde hakkın kullanılmasının hukuka uygunluk nedeni oluşturabilmesi için gerekli koşullar bir arada verilmiştir?
II. Kişinin bu hakkını tanınma sebebinin sınırları içinde kullanması
III. Hakkın kullanılması ile işlenen ve tipe uygun olan fiil arasında nedensellik bağının bulunması
Aşağıdakilerden hangisinde hakkın kullanılmasının hukuka uygunluk nedeni oluşturabilmesi için gerekli koşullar bir arada verilmiştir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I, II
E
I, II, III
Açıklama:
Hakkın kullanılmasının hukuka uygunluk nedeni oluşturabilmesi için şu koşulların bulunması gerekir:
- Kişi tarafından doğrudan doğruya kullanılabilen subjektif bir hakkın bulunması: Subjektif hak, hukuken korunan ve bu korumadan yararlanmanın sahibinin iradesine bırakıldığı hakkı ifade eder. Kişi, bu hakkını, herhangi bir merciin ya da makamın aracılığına gerek kalmaksızın, doğrudan doğruya kullanabilmelidir.
- Kişinin bu hakkını tanınma sebebinin sınırları içinde kullanması: Kişi kendisine tanınan hakkın sınırlarını aşmamalıdır. Hakkın sınırlarının aşılması veya kötüye kullanılması hâlinde artık bir hukuka uygunluk nedeninin varlığından söz edilemez.
- Hakkın kullanılması ile işlenen ve tipe uygun olan fiil arasında nedensellik bağının bulunması: Kişiye hukuk düzeni tarafından tanınan hakkın kullanılması ile tipe uygun fiil arasında bir ilişkinin varlığı gerekir.
Dolayısıyla doğru yanıt E seçeneğidir.
- Kişi tarafından doğrudan doğruya kullanılabilen subjektif bir hakkın bulunması: Subjektif hak, hukuken korunan ve bu korumadan yararlanmanın sahibinin iradesine bırakıldığı hakkı ifade eder. Kişi, bu hakkını, herhangi bir merciin ya da makamın aracılığına gerek kalmaksızın, doğrudan doğruya kullanabilmelidir.
- Kişinin bu hakkını tanınma sebebinin sınırları içinde kullanması: Kişi kendisine tanınan hakkın sınırlarını aşmamalıdır. Hakkın sınırlarının aşılması veya kötüye kullanılması hâlinde artık bir hukuka uygunluk nedeninin varlığından söz edilemez.
- Hakkın kullanılması ile işlenen ve tipe uygun olan fiil arasında nedensellik bağının bulunması: Kişiye hukuk düzeni tarafından tanınan hakkın kullanılması ile tipe uygun fiil arasında bir ilişkinin varlığı gerekir.
Dolayısıyla doğru yanıt E seçeneğidir.
Soru 8
I. İlgilinin rızası, kişinin üzerinde mutlak surette tasarrufta bulunulabileceği haklar ile ilgili olarak hukuka uygunluk nedeni olabilir
II. Beyanda bulunan kişinin, rıza vermeye ehil olması gerekir
III. İlgili rıza beyanında bulunmalıdır
Aşağıdakilerden hangisinde ilgilinin rızasının hukuka uygunluk nedeni sayılması için gerekli şartlar bir arada verilmiştir?
II. Beyanda bulunan kişinin, rıza vermeye ehil olması gerekir
III. İlgili rıza beyanında bulunmalıdır
Aşağıdakilerden hangisinde ilgilinin rızasının hukuka uygunluk nedeni sayılması için gerekli şartlar bir arada verilmiştir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I, II
D
I, II, III
E
Yalnız III
Açıklama:
İlgilinin rızasının işlenen fiili hukuka uygun hâle getirebilmesi için aşağıdaki şartların birlikte gerçekleşmesi gerekir. - İlgilinin rızası, kişinin üzerinde mutlak surette tasarrufta bulunulabileceği haklar ile ilgili olarak hukuka uygunluk nedeni olabilir:
-Rıza açıklamasının bir hukuka uygunluk nedeni oluşturabilmesi için öncelikle, kişinin üzerinde serbestçe tasarrufta bulunabileceği bir konunun bulunması gerekir.
-Beyanda bulunan kişinin, rıza vermeye ehil olması gerekir: Ayırt etme yeteneği bulunan kişiler kural olarak rıza açıklamasında bulunabilirler
-İlgili rıza beyanında bulunmalıdır. Kural olarak rıza beyanı açık veya örtülü, yazılı veya sözlü olabilir.
Dolayısıyla doğru yanıt D seçeneğidir.
-Rıza açıklamasının bir hukuka uygunluk nedeni oluşturabilmesi için öncelikle, kişinin üzerinde serbestçe tasarrufta bulunabileceği bir konunun bulunması gerekir.
-Beyanda bulunan kişinin, rıza vermeye ehil olması gerekir: Ayırt etme yeteneği bulunan kişiler kural olarak rıza açıklamasında bulunabilirler
-İlgili rıza beyanında bulunmalıdır. Kural olarak rıza beyanı açık veya örtülü, yazılı veya sözlü olabilir.
Dolayısıyla doğru yanıt D seçeneğidir.
Soru 9
"Failin önceden yapmış olduğu bir hareketin mağdur bakımından zarar tehlikesi doğurmuş olması durumunda ......söz konusu olur".
Aşağıdakilerden hangisi yukarıda yer alan cümleyi doğru şekilde tamamlar?
Aşağıdakilerden hangisi yukarıda yer alan cümleyi doğru şekilde tamamlar?
Seçenekler
A
Öngelen tehlike
B
Öngörülen risk
C
Önlenemeyen davranış
D
Kast
E
Taksir
Açıklama:
Failin önceden yapmış olduğu bir hareketin mağdur bakımından zarar tehlikesi doğurmuş olması durumunda "öngelen tehlikeden" bahsedilir. Dolayısıyla doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 10
"Pasif ölüm yardımı ...….icra edilmekte; ölmekte olan veya artık b ili ncine kavuşamayacak hastalarda rean imasyon gibi yaşamı uzatıcı tedbirlerin alınmaması veya bunlardan vazgeçilerek ölümü doğal akışına bırakmak suretiyle gerçekleştirilmektedir".
Aşağıdakilerden hangisi yukarıda yer alan cümleyi doğru şekilde tamamlar?
Aşağıdakilerden hangisi yukarıda yer alan cümleyi doğru şekilde tamamlar?
Seçenekler
A
İcrai hareketle
B
İhmali hareketle
C
Kastla
D
Taksirle
E
Olası kastla
Açıklama:
"Pasif ölüm yardımı ihmali hareketle icra edilmekte; ölmekte olan veya artık bilincine kavuşamayacak hastalarda rean imasyon gibi yaşamı uzatıcı tedbirlerin alınmaması veya bunlardan vazgeçilerek ölümü doğal akışına bırakmak suretiyle gerçekleştirilmektedir". Dolayısıyla doğru yanıt B seçeneğidir.
Soru 11
Türk Ceza Kanunu’nun 89. maddesinde “Taksirle başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır” ve 89. maddenin 2. fıkrasında “Taksirle yaralama fiilî, mağdur için aşağıdaki hangi maddelere neden olmuşsa birinci fıkraya göre belirlenen ceza, bir kat artırılır. İfadesi yer almaktadır?
I. İyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesine,
II. Duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine,
III. Konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolmasına,
IV. Yüzünün sürekli değişikliğine,
V. Gebe bir kadının çocuğunun düşmesine,
VI. Yüzünde sabit ize,
I. İyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesine,
II. Duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine,
III. Konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolmasına,
IV. Yüzünün sürekli değişikliğine,
V. Gebe bir kadının çocuğunun düşmesine,
VI. Yüzünde sabit ize,
Seçenekler
A
I, III, IV ve VI
B
I, II, V ve VI
C
I, II, III ve V
D
I, II, III ve IV
E
I, II, III, IV ve V
Açıklama:
Konu Başlığı: ÖLDÜRME/ÖLÜME NEDEN OLMA İLE YARALAMA SUÇLARI BAKIMINDAN SAĞLIK PERSONELİNİN CEZAİ SORUMLULUĞU - Taksirle Ölüme Neden Olma ve Taksirle Yaralama Suçları Bakımından Sağlık Personelinin Cezai Sorumluluğu
Türk Ceza Kanunu’nun 89. maddesinde taksirle yaralama suçu ise “Taksirle başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır” şeklinde tanımlanmıştır.
Ayrıca 89. maddenin 2. fıkrasında “Taksirle yaralama fiilî, mağdurun;
a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,
b) Vücudunda kemik kırılmasına,
c) Konuşmasında sürekli zorluğa,
d) Yüzünde sabit ize,
e) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,
f) Gebe bir kadının çocuğunun vaktinden önce doğmasına,
Neden olmuşsa birinci fıkraya göre belirlenen ceza, yarısı oranında artırılır.
Taksirle yaralama fiilî, mağdurun;
a) İyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesine,
b) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine,
c) Konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolmasına,
d) Yüzünün sürekli değişikliğine,
e) Gebe bir kadının çocuğunun düşmesine
neden olmuşsa birinci fıkraya göre belirlenen ceza, bir kat artırılır.” denilerek suçun nitelikli hâlleri düzenlenmiştir.
Türk Ceza Kanunu’nun 89. maddesinde taksirle yaralama suçu ise “Taksirle başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır” şeklinde tanımlanmıştır.
Ayrıca 89. maddenin 2. fıkrasında “Taksirle yaralama fiilî, mağdurun;
a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,
b) Vücudunda kemik kırılmasına,
c) Konuşmasında sürekli zorluğa,
d) Yüzünde sabit ize,
e) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,
f) Gebe bir kadının çocuğunun vaktinden önce doğmasına,
Neden olmuşsa birinci fıkraya göre belirlenen ceza, yarısı oranında artırılır.
Taksirle yaralama fiilî, mağdurun;
a) İyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesine,
b) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine,
c) Konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolmasına,
d) Yüzünün sürekli değişikliğine,
e) Gebe bir kadının çocuğunun düşmesine
neden olmuşsa birinci fıkraya göre belirlenen ceza, bir kat artırılır.” denilerek suçun nitelikli hâlleri düzenlenmiştir.
Soru 12
Fail tarafından muhtemel, hatta sadece mümkün olarak görülen sonuçlara ilişkin kast aşağıdakilerden hangisidir ?
Seçenekler
A
Olası kast
B
Doğrudan kast
C
Bilinçli taksir
D
Bilinçsiz taksir
E
Tipiklik
Açıklama:
Konu Başlığı: HEKİMLER TARAFINDAN İŞLENEBİLECEK SUÇLARA İLİŞKİN ÖN AÇIKLAMALAR - Suç Kavramı ve Suçun Unsurları
Olası Kast: Fail tarafından muhtemel, hatta sadece mümkün olarak görülen sonuçlara ilişkin kasttır.
Olası kastta fail, suç tanımında yer alan somut bir tehlikenin varlığının bilincindedir ve bu tehlike fail tarafından ciddiye de alınmaktadır. Ancak fail bakımından asıl amaç o kadar önemlidir ki buna ulaşmak için muhtemel neticelerin gerçekleşmesi göze alınmaktadır.
Olası Kast: Fail tarafından muhtemel, hatta sadece mümkün olarak görülen sonuçlara ilişkin kasttır.
Olası kastta fail, suç tanımında yer alan somut bir tehlikenin varlığının bilincindedir ve bu tehlike fail tarafından ciddiye de alınmaktadır. Ancak fail bakımından asıl amaç o kadar önemlidir ki buna ulaşmak için muhtemel neticelerin gerçekleşmesi göze alınmaktadır.
Soru 13
Kastın birlikte gerçekleşmesi gereken kurucu kaç unsuru vardır?
Seçenekler
A
1 kurucu unsur: isteme
B
2 kurucu unsur: bilme ve isteme
C
3 kurucu unsur: bilinçli taksir, bilme ve isteme
D
3 kurucu unsur: bilinçsiz taksir, bilme ve isteme
E
4 kurucu unsur: hedef gösterme,taksir, bilme ve isteme
Açıklama:
HEKİMLER TARAFINDAN İŞLENEBİLECEK SUÇLARA İLİŞKİN ÖN AÇIKLAMALAR - Suç Kavramı ve Suçun Unsurları
Kast, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 21. maddesinin ilk fıkrasında “suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir” şeklinde tanımlanmıştır.
Bu tanıma göre kastın, bilme ve isteme olmak üzere iki kurucu unsuru bulunmaktadır.
Kast, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 21. maddesinin ilk fıkrasında “suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir” şeklinde tanımlanmıştır.
Bu tanıma göre kastın, bilme ve isteme olmak üzere iki kurucu unsuru bulunmaktadır.
Soru 14
İlgilinin rızasının işlenen fiili hukuka uygun hale getirebilmesi için aşağıdaki hangi şartların birlikte gerçekleşmesi gerekir ?
I. İlgilinin rızası, kişinin üzerinde mutlak surette tasarrufta bulunulabileceği haklar ile ilgili olarak hukuka uygunluk nedeni olabilir.
II. Beyanda bulunan kişinin, rıza vermeye ehil olması gerekir.
III. İlgili rıza beyanında bulunmalıdır.
IV. İcrai veya ihmali bir davranışın gerçekleştirildiği sırada gerekli dikkat ve özeni göstermemek suretiyle bir kişinin ölümüne sebebiyet verilmesi gerekmektedir.
I. İlgilinin rızası, kişinin üzerinde mutlak surette tasarrufta bulunulabileceği haklar ile ilgili olarak hukuka uygunluk nedeni olabilir.
II. Beyanda bulunan kişinin, rıza vermeye ehil olması gerekir.
III. İlgili rıza beyanında bulunmalıdır.
IV. İcrai veya ihmali bir davranışın gerçekleştirildiği sırada gerekli dikkat ve özeni göstermemek suretiyle bir kişinin ölümüne sebebiyet verilmesi gerekmektedir.
Seçenekler
A
I, II ve III
B
II ve III
C
II ve IV
D
I ve II
E
I ve III
Açıklama:
Konu Başlığı: CEZA HUKUKU BAKIMINDAN TIBBİ MÜDAHALENİN HUKUKA UYGUNLUĞU MESELESİ - İlgilinin (Hastanın) Rızası
İlgilinin rızasının işlenen fiili hukuka uygun hâle getirebilmesi için aşağıdaki şartların birlikte gerçekleşmesi gerekir.
İlgilinin rızasının işlenen fiili hukuka uygun hâle getirebilmesi için aşağıdaki şartların birlikte gerçekleşmesi gerekir.
- İlgilinin rızası, kişinin üzerinde mutlak surette tasarrufta bulunulabileceği haklar ile ilgili olarak hukuka uygunluk nedeni olabilir.
- Beyanda bulunan kişinin, rıza vermeye ehil olması gerekir.
- İlgili rıza beyanında bulunmalıdır.
Soru 15
Hukuken korunan ve bu korumadan yararlanmanın sahibinin iradesine bırakıldığı hakka ne ad verilir?
Seçenekler
A
Hareketi icrai
B
Subjektif hak
C
Saik
D
Tipiklik
E
Kast
Açıklama:
Konu Başlığı: CEZA HUKUKU BAKIMINDAN TIBBİ MÜDAHALENİN HUKUKA UYGUNLUĞU MESELESİ - Hakkın Kullanılması
Subjektif hak: Hukuken korunan ve bu korumadan yararlanmanın sahibinin iradesine bırakıldığı hakka subjektif hak denir.
Subjektif hak: Hukuken korunan ve bu korumadan yararlanmanın sahibinin iradesine bırakıldığı hakka subjektif hak denir.
Soru 16
Faili suçu işlemeye iten amaç, sebebe ne ad verilir?
Seçenekler
A
Tipiklik
B
Manevi unsur
C
Saik
D
Kast
E
Endikasyon
Açıklama:
CEZA HUKUKU BAKIMINDAN TIBBİ MÜDAHALENİN HUKUKA UYGUNLUĞU MESELESİ - Tıbbi Müdahalede Tipikliğin, Maddi ve Manevi Unsurun Bulunmadığı Yönündeki Görüşler
Saik: Faili suçu işlemeye iten amaç, sebeptir.
Bazı suçlar bakımından kanunda özel bir maksattan veya failin özel bir saikinden bahsedilir. Bu tür suçlarda, suçun meydana gelebilmesi için, failin kasten hareket etmesi gerekli ve fakat yeterli değildir. Ayrıca suçu tanımlayan hükümde (kanun maddesinde) yazılı olan belli bir maksat veya saikle hareket ettiğinin belirlenmesi gerekir.
Tıbbi müdahalede yaralama veya öldürme kastının bulunmaması nedeniyle suçun gerçekleşmediğini savunan yazarlara göre ise hekimin tıbbi müdahalede yer alan hareketi bilerek ve isteyerek yapması yeterli değildir, ayrıca zarar neticesini de istemesi gerekir. Ancak hekimlerde zarar kastı bulunmamaktadır, iyileştirme kastı bulunmaktadır. Bu görüş kast ve saiki karıştırmaktadır.
Saik: Faili suçu işlemeye iten amaç, sebeptir.
Bazı suçlar bakımından kanunda özel bir maksattan veya failin özel bir saikinden bahsedilir. Bu tür suçlarda, suçun meydana gelebilmesi için, failin kasten hareket etmesi gerekli ve fakat yeterli değildir. Ayrıca suçu tanımlayan hükümde (kanun maddesinde) yazılı olan belli bir maksat veya saikle hareket ettiğinin belirlenmesi gerekir.
Tıbbi müdahalede yaralama veya öldürme kastının bulunmaması nedeniyle suçun gerçekleşmediğini savunan yazarlara göre ise hekimin tıbbi müdahalede yer alan hareketi bilerek ve isteyerek yapması yeterli değildir, ayrıca zarar neticesini de istemesi gerekir. Ancak hekimlerde zarar kastı bulunmamaktadır, iyileştirme kastı bulunmaktadır. Bu görüş kast ve saiki karıştırmaktadır.
Soru 17
Hasta Hakları Yönetmeliği’nin 15. maddesine göre hastaya aşağıdaki hangi konular hakkında bilgi verilmelidir?
- Hastalığın muhtemel sebepleri ve nasıl seyredeceği,
- Tıbbi müdahalenin kim tarafından nerede, ne şekilde ve nasıl yapılacağı ile tahmini süresi,
- Diğer tanı ve tedavi seçenekleri ve bu seçeneklerin getireceği fayda ve riskler ile hastanın sağlığı üzerindeki muhtemel etkileri,
- Muhtemel komplikasyonları ve reddetme durumunda ortaya çıkabilecek muhtemel fayda ve riskleri,
- Kullanılacak ilaçların önemli özellikleri ve sağlığı için kritik olan yaşam tarzı önerileri,
- Gerektiğinde aynı konuda tıbbî yardıma nasıl ulaşabileceği
Seçenekler
A
I, II, III, IV, V ve VI
B
I, II, III, IV ve V
C
I, II, III ve IV
D
I, II, IV, V ve VI
E
I, II, IV ve V
Açıklama:
Konu Başlığı: CEZA HUKUKU BAKIMINDAN TIBBİ MÜDAHALENİN HUKUKA UYGUNLUĞU MESELESİ - İlgilinin (Hastanın) Rızası
Hasta Hakları Yönetmeliği’nde, bilgilendirme ve rıza kavramları açıklanmış, tıbbi müdahalenin çeşidine göre de rızanın geçerlilik koşulları ayrı ayrı gösterilmiştir. Yönetmeliğe göre bilgilendirme, yapılması planlanan her türlü tıbbi müdahale öncesinde müdahaleyi gerçekleştirecek sağlık mesleği mensubu tarafından kişiye gerekli bilginin verilmesini; rıza ise kişinin tıbbi müdahaleyi serbest iradesiyle ve bilgilendirilmiş olarak kabul etmesini ifade eder. Rıza alınırken hastanın veya kanuni temsilcisinin tıbbi müdahalenin konusu ve sonuçları hakkında bilgilendirilip aydınlatılması esastır (Hasta Hakları Yönetmeliği m. 13).
Hasta Hakları Yönetmeliği’nin 15. maddesine göre
“Hastaya;
a) Hastalığın muhtemel sebepleri ve nasıl seyredeceği,
b) Tıbbi müdahalenin kim tarafından nerede, ne şekilde ve nasıl yapılacağı ile tahmini süresi,
c) Diğer tanı ve tedavi seçenekleri ve bu seçeneklerin getireceği fayda ve riskler ile hastanın sağlığı üzerindeki muhtemel etkileri,
ç) Muhtemel komplikasyonları,
d) Reddetme durumunda ortaya çıkabilecek muhtemel fayda ve riskleri,
e) Kullanılacak ilaçların önemli özellikleri,
f) Sağlığı için kritik olan yaşam tarzı önerileri,
g) Gerektiğinde aynı konuda tıbbî yardıma nasıl ulaşabileceği, hususlarında bilgi verilir”.
Hasta Hakları Yönetmeliği’nde, bilgilendirme ve rıza kavramları açıklanmış, tıbbi müdahalenin çeşidine göre de rızanın geçerlilik koşulları ayrı ayrı gösterilmiştir. Yönetmeliğe göre bilgilendirme, yapılması planlanan her türlü tıbbi müdahale öncesinde müdahaleyi gerçekleştirecek sağlık mesleği mensubu tarafından kişiye gerekli bilginin verilmesini; rıza ise kişinin tıbbi müdahaleyi serbest iradesiyle ve bilgilendirilmiş olarak kabul etmesini ifade eder. Rıza alınırken hastanın veya kanuni temsilcisinin tıbbi müdahalenin konusu ve sonuçları hakkında bilgilendirilip aydınlatılması esastır (Hasta Hakları Yönetmeliği m. 13).
Hasta Hakları Yönetmeliği’nin 15. maddesine göre
“Hastaya;
a) Hastalığın muhtemel sebepleri ve nasıl seyredeceği,
b) Tıbbi müdahalenin kim tarafından nerede, ne şekilde ve nasıl yapılacağı ile tahmini süresi,
c) Diğer tanı ve tedavi seçenekleri ve bu seçeneklerin getireceği fayda ve riskler ile hastanın sağlığı üzerindeki muhtemel etkileri,
ç) Muhtemel komplikasyonları,
d) Reddetme durumunda ortaya çıkabilecek muhtemel fayda ve riskleri,
e) Kullanılacak ilaçların önemli özellikleri,
f) Sağlığı için kritik olan yaşam tarzı önerileri,
g) Gerektiğinde aynı konuda tıbbî yardıma nasıl ulaşabileceği, hususlarında bilgi verilir”.
Soru 18
Türk Ceza Kanunu’nun 89. maddesinin 2. fıkrasında “Taksirle yaralama fiilî, mağdur için aşağıdaki hangi maddelere neden olmuşsa birinci fıkraya göre belirlenen ceza, yarısı oranında artırılır” ifadesi yer almaktadır?
- Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,
- Vücudunda kemik kırılmasına,
- Konuşmasında sürekli zorluğa,
- Yüzünde sabit ize,
- Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,
- Gebe bir kadının çocuğunun vaktinden önce doğmasına,
Seçenekler
A
I, II, III, IV, V ve VI
B
I, III, IV, V ve VI
C
II, III, IV, V ve VI
D
II, III ve V
E
III, IV ve V
Açıklama:
Konu Başlığı: ÖLDÜRME/ÖLÜME NEDEN OLMA İLE YARALAMA SUÇLARI BAKIMINDAN SAĞLIK PERSONELİNİN CEZAİ SORUMLULUĞU - Taksirle Ölüme Neden Olma ve Taksirle Yaralama Suçları Bakımından Sağlık Personelinin Cezai Sorumluluğu
Türk Ceza Kanunu’nun 89. maddesinde taksirle yaralama suçu ise “Taksirle başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır” şeklinde tanımlanmıştır.
Ayrıca 89. maddenin 2. fıkrasında “Taksirle yaralama fiilî, mağdurun;
a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,
b) Vücudunda kemik kırılmasına,
c) Konuşmasında sürekli zorluğa,
d) Yüzünde sabit ize,
e) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,
f) Gebe bir kadının çocuğunun vaktinden önce doğmasına,
Neden olmuşsa birinci fıkraya göre belirlenen ceza, yarısı oranında artırılır.
Türk Ceza Kanunu’nun 89. maddesinde taksirle yaralama suçu ise “Taksirle başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır” şeklinde tanımlanmıştır.
Ayrıca 89. maddenin 2. fıkrasında “Taksirle yaralama fiilî, mağdurun;
a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,
b) Vücudunda kemik kırılmasına,
c) Konuşmasında sürekli zorluğa,
d) Yüzünde sabit ize,
e) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,
f) Gebe bir kadının çocuğunun vaktinden önce doğmasına,
Neden olmuşsa birinci fıkraya göre belirlenen ceza, yarısı oranında artırılır.
Soru 19
TCK’nın 83. maddesinde “kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi” düzenlemesinde¸ kişinin yükümlü olduğu belli bir icrai davranışı gerçekleştirmemesi dolayısıyla meydana gelen ölüm neticesinden sorumlu tutulabilmesi için aşağıdakilerden hangisinin olması gerekir ?
- Ölümün oluşumuna sebebiyet veren yükümlülük ihmalinin icrai davranışa eşdeğer olması gerekir.
- Belli bir icrai davranışta bulunmak hususunda kanuni düzenlemelerden veya sözleşmeden kaynaklanan bir yükümlülüğünün bulunması gerekir.
- Önceden gerçekleştirdiği davranışın başkalarının hayatı ile ilgili olarak tehlikeli bir durum oluşturması gerekir.
Seçenekler
A
I
B
II
C
III
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Konu Başlığı: ÖLDÜRME/ÖLÜME NEDEN OLMA İLE YARALAMA SUÇLARI BAKIMINDAN SAĞLIK PERSONELİNİN CEZAİ SORUMLULUĞU - Kasten Öldürme ve Kasten Yaralama Suçları Bakımından Sağlık Personelinin Cezai Sorumluluğu
Kasten öldürme, TCK’nın 81. maddesine göre, “Bir insanı kasten öldüren kişi, müebbet hapis cezası ile cezalandırılır”.
TCK’nın 83. maddesinde ise kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi düzenlenmiştir.
Buna göre,
“(1) Kişinin yükümlü olduğu belli bir icrai davranışı gerçekleştirmemesi dolayısıyla meydana gelen ölüm neticesinden sorumlu tutulabilmesi için, bu neticenin oluşumuna sebebiyet veren yükümlülük ihmalinin icrai davranışa eşdeğer olması gerekir.
(2) İhmali ve icrai davranışın eşdeğer kabul edilebilmesi için, kişinin;
(3) Belli bir yükümlülüğün ihmali ile ölüme neden olan kişi hakkında, temel ceza olarak ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine yirmi yıldan yirmi beş yıla kadar, müebbet hapis cezası yerine on beş yıldan yirmi yıla kadar, diğer hâllerde ise on yıldan on beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunabileceği gibi, cezada indirim de yapılmayabilir”.
Kasten öldürme, TCK’nın 81. maddesine göre, “Bir insanı kasten öldüren kişi, müebbet hapis cezası ile cezalandırılır”.
TCK’nın 83. maddesinde ise kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi düzenlenmiştir.
Buna göre,
“(1) Kişinin yükümlü olduğu belli bir icrai davranışı gerçekleştirmemesi dolayısıyla meydana gelen ölüm neticesinden sorumlu tutulabilmesi için, bu neticenin oluşumuna sebebiyet veren yükümlülük ihmalinin icrai davranışa eşdeğer olması gerekir.
(2) İhmali ve icrai davranışın eşdeğer kabul edilebilmesi için, kişinin;
- a) Belli bir icrai davranışta bulunmak hususunda kanuni düzenlemelerden veya sözleşmeden kaynaklanan bir yükümlülüğünün bulunması,
- b) Önceden gerçekleştirdiği davranışın başkalarının hayatı ile ilgili olarak tehlikeli bir durum oluşturması
(3) Belli bir yükümlülüğün ihmali ile ölüme neden olan kişi hakkında, temel ceza olarak ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine yirmi yıldan yirmi beş yıla kadar, müebbet hapis cezası yerine on beş yıldan yirmi yıla kadar, diğer hâllerde ise on yıldan on beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunabileceği gibi, cezada indirim de yapılmayabilir”.
Soru 20
Kasten öldürme, TCK’nın hangi maddesine göre, müebbet hapis cezası ile cezalandırılır ?
Seçenekler
A
- madde
B
- madde
C
- madde
D
- madde
E
- madde
Açıklama:
Konu Başlığı: ÖLDÜRME/ÖLÜME NEDEN OLMA İLE YARALAMA SUÇLARI BAKIMINDAN SAĞLIK PERSONELİNİN CEZAİ SORUMLULUĞU - Kasten Öldürme ve Kasten Yaralama Suçları Bakımından Sağlık Personelinin Cezai Sorumluluğu
Kasten öldürme, TCK’nın 81. maddesine göre, “Bir insanı kasten öldüren kişi, müebbet hapis cezası ile cezalandırılır”.
Kasten öldürme, TCK’nın 81. maddesine göre, “Bir insanı kasten öldüren kişi, müebbet hapis cezası ile cezalandırılır”.
Soru 21
Kanun koyucu, bir suç tanımını yaptığında, örtülü bir şekilde ya bir yasaktan ya da bir emirden bahsediyorsa bunun adı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Fiil
B
Davranış normu
C
Netice
D
Nedensellik bağı
E
İsnat
Açıklama:
Suç teşkil eden bir haksızlığın oluşup oluşmadığı, her bir haksızlığın tanımlandığı normdaki unsurların somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediğinin değerlendirilmesiyle belirlenebilir. Kanun koyucu, bir suç tanımını yaptığında, örtülü bir şekilde ya bir yasaktan ya da bir emirden (davranış normu) bahsetmektedir. Kişilerin davranış normlarının gereklerine aykırı davranmaları durumunda, bu davranışlarından bir kısmı suç teşkil edip ceza hukukunun konusunu oluştururken diğer bir kısmı ise diğer hukuk disiplinlerinin ilgi alanına girer.
Soru 22
Fail tarafından muhtemel, hatta sadece mümkün olarak görülen sonuçlara ilişkin kasta ne ad verilir?
Seçenekler
A
Doğrudan kast
B
Bilinçli taksir
C
Olası kast
D
Bilinçsiz taksir
E
Saik
Açıklama:
Doğrudan kastta, failin, suçun bütün maddi unsurları hakkındaki bilgisi tamdır, kesindir. Bir suç işlemeye karar veren failin bu suçun kanuni tanımındaki maddi unsurların fiilin icrası sırasında gerçekleşeceğini ve suç tanımında belirtilen neticenin meydana geleceğini kesin olarak bildiği hâllerde doğrudan kast söz konusudur.
Olası kastta fail, suç tanımında yer alan somut bir tehlikenin varlığının bilincindedir ve bu tehlike fail tarafından ciddiye de alınmaktadır. Ancak fail bakımından asıl amaç o kadar önemlidir ki buna ulaşmak için muhtemel neticelerin gerçekleşmesi göze alınmaktadır.
Taksir ise bir kimsenin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmak suretiyle istemediği ve fakat öngörülebilir bir neticeyi gerçekleştirmesidir. Taksirin cezalandırılmasının nedeni, kişilere yüklenmiş olan dikkat ve özen yükümlülüğünün ihlal edilmesidir.
Yukarıda da ifade edildiği üzere, suçlar kural olarak kasten işlenmekte, taksirle işlenen fiillerin kanunda suç olarak tanımlanması ise istisna teşkil etmektedir (TCK m. 22/1).
Olası kastta fail, suç tanımında yer alan somut bir tehlikenin varlığının bilincindedir ve bu tehlike fail tarafından ciddiye de alınmaktadır. Ancak fail bakımından asıl amaç o kadar önemlidir ki buna ulaşmak için muhtemel neticelerin gerçekleşmesi göze alınmaktadır.
Taksir ise bir kimsenin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmak suretiyle istemediği ve fakat öngörülebilir bir neticeyi gerçekleştirmesidir. Taksirin cezalandırılmasının nedeni, kişilere yüklenmiş olan dikkat ve özen yükümlülüğünün ihlal edilmesidir.
Yukarıda da ifade edildiği üzere, suçlar kural olarak kasten işlenmekte, taksirle işlenen fiillerin kanunda suç olarak tanımlanması ise istisna teşkil etmektedir (TCK m. 22/1).
Soru 23
Tıbbi müdahale ceza hukuku bakımından değerlendirildiğinde, tıp biliminde kabul görmüş genel kurallara göre yapılan ve başarıya ulaşan müdahalelerin dahi hangi suç tipine girdiği kabul edilmektedir?
Seçenekler
A
Gasp
B
Yaralama
C
Hakaret
D
Kişi hürriyetini kısıtlama
E
Öldürme
Açıklama:
Yukarıda bir insan davranışının hangi şartlar bir araya geldiğinde suç teşkil edebileceği kısaca açıklanmıştır. Kural olarak yapılan her tıbbi müdahale de iradi bir insan davranışı olup diğer şartları da taşıdığı takdirde suç teşkil edebilme ihtimali bulunmaktadır. Tıbbi müdahale ceza hukuku bakımından değerlendirildiğinde, üzerinde durulması gereken konu hekimin tıbbi müdahale dolayısıyla cezalandırılmama nedenidir. Gerçekten, tıp biliminde kabul görmüş genel kurallara göre yapılan ve başarıya ulaşan müdahalelerin dahi, “yaralama” teşkil ettiği kabul edilir. Öğretide tıbbi müdahalenin yaralama ve öldürme suçu bakımından tipe uygun eylem niteliğinde olduğu ifade edildiği gibi,tıbbi müdahalenin kişi hürriyetine yönelik fiiller olduğunu ileri süren yazarlar da bulunmaktadır.
Soru 24
I. Kişi tarafından doğrudan doğruya kullanılabilen subjektif bir hakkın bulunması
II. Kişinin bu hakkını tanınma sebebinin sınırları içinde kullanması
III. Hakkın kullanılması ile işlenen ve tipe uygun olan fiil arasında nedensellik bağının bulunması
Tıbbi müdahalenin cezai sorumluluk doğurmamasına yönelik yukarıdakilerden hangisi veya hangileri hakkın kullanılmasının hukuka uygunluk nedeni oluşturmasına ilişkindir?
II. Kişinin bu hakkını tanınma sebebinin sınırları içinde kullanması
III. Hakkın kullanılması ile işlenen ve tipe uygun olan fiil arasında nedensellik bağının bulunması
Tıbbi müdahalenin cezai sorumluluk doğurmamasına yönelik yukarıdakilerden hangisi veya hangileri hakkın kullanılmasının hukuka uygunluk nedeni oluşturmasına ilişkindir?
Seçenekler
A
Yalnız II
B
Yalnız III
C
I-II
D
I-III
E
I-II-III
Açıklama:
Hakkın kullanılmasının hukuka uygunluk nedeni oluşturabilmesi için şu koşulların bulunması gerekir:
- Kişi tarafından doğrudan doğruya kullanılabilen subjektif bir hakkın bulunması: Subjektif hak, hukuken korunan ve bu korumadan yararlanmanın sahibinin iradesine bırakıldığı hakkı ifade eder. Kişi, bu hakkını, herhangi bir merciin ya da makamın aracılığına gerek kalmaksızın, doğrudan doğruya kullanabilmelidir. Şayet bir hakkın kullanılması, başka bir merciden alınacak bir karar veya izinle mümkün ise burada hukuka uygunluk nedeni söz konusu olmaz.
- Kişinin bu hakkını tanınma sebebinin sınırları içinde kullanması: Kişi kendisine tanınan hakkın sınırlarını aşmamalıdır. Hakkın sınırlarının aşılması veya kötüye kullanılması hâlinde artık bir hukuka uygunluk nedeninin varlığından söz edilemez. Medeni Kanun’un 2. maddesinin 2. fıkrasına göre: bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.
- Hakkın kullanılması ile işlenen ve tipe uygun olan fiil arasında nedensellik bağının bulunması: Kişiye hukuk düzeni tarafından tanınan hakkın kullanılması ile tipe uygun fiil arasında bir ilişkinin varlığı gerekir. Fail, kendisine tanınan hakkın amacına uygun olarak hareket etmiş ise bu bağ vardır.
- Kişi tarafından doğrudan doğruya kullanılabilen subjektif bir hakkın bulunması: Subjektif hak, hukuken korunan ve bu korumadan yararlanmanın sahibinin iradesine bırakıldığı hakkı ifade eder. Kişi, bu hakkını, herhangi bir merciin ya da makamın aracılığına gerek kalmaksızın, doğrudan doğruya kullanabilmelidir. Şayet bir hakkın kullanılması, başka bir merciden alınacak bir karar veya izinle mümkün ise burada hukuka uygunluk nedeni söz konusu olmaz.
- Kişinin bu hakkını tanınma sebebinin sınırları içinde kullanması: Kişi kendisine tanınan hakkın sınırlarını aşmamalıdır. Hakkın sınırlarının aşılması veya kötüye kullanılması hâlinde artık bir hukuka uygunluk nedeninin varlığından söz edilemez. Medeni Kanun’un 2. maddesinin 2. fıkrasına göre: bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.
- Hakkın kullanılması ile işlenen ve tipe uygun olan fiil arasında nedensellik bağının bulunması: Kişiye hukuk düzeni tarafından tanınan hakkın kullanılması ile tipe uygun fiil arasında bir ilişkinin varlığı gerekir. Fail, kendisine tanınan hakkın amacına uygun olarak hareket etmiş ise bu bağ vardır.
Soru 25
Üzerinde deney yapılacak kişi bir çocuk ise, hukuka uygunluk nedeni olarak ilgilinin rızası nasıl alınmalıdır?
Seçenekler
A
Rıza açıklama yeteneğine sahip çocuğun sözlü rızası
B
Ana ve babanın sözlü rızası
C
İlgili makamın onayı
D
Rıza açıklama yeteneğine sahip çocuğun kendi rızasının yanı sıra ana ve babasının veya vasisinin yazılı onayı
E
Rıza açıklama yeteneğine sahip çocuğun yazılı rızası
Açıklama:
Rıza açıklamasının şekline veya rıza ehliyetine dair kanunda belirli şartlar arandığı hâllerde, yapılan tıbbi müdahalenin hukuka uygun olabilmesi için kanunda aranan bu şartlara uygun bir rıza açıklamasının bulunması gerekir. Örneğin “insan üzerinde deney” açısından TCK’nın 90. maddesinin 3. fıkrasında belirtildiği gibi, eğer üzerinde deney yapılacak kişi bir çocuk ise, çocuk üzerindeki deneyin suç teşkil etmemesi için rıza açıklama yeteneğine sahip çocuğun kendi rızasının yanı sıra ana ve babasının veya vasisinin yazılı
muvafakatinin de alınması gerekmektedir. Yine tıbbi müdahalenin hukuka uygun sayılabilmesi için hastanın uygulanacak teşhis ve tedavi yönteminin mahiyeti, etki ve sonuçları konusunda aydınlatılmış olması ve bu şekilde rızasının alınmış olması gerekmektedir. Büyük cerrahi ameliyatlarda aydınlatılmış onam da yeterli değildir; müdahalenin hukuka uygun sayılabilmesi için yazılı muvafakatin alınması da gerekmektedir.
muvafakatinin de alınması gerekmektedir. Yine tıbbi müdahalenin hukuka uygun sayılabilmesi için hastanın uygulanacak teşhis ve tedavi yönteminin mahiyeti, etki ve sonuçları konusunda aydınlatılmış olması ve bu şekilde rızasının alınmış olması gerekmektedir. Büyük cerrahi ameliyatlarda aydınlatılmış onam da yeterli değildir; müdahalenin hukuka uygun sayılabilmesi için yazılı muvafakatin alınması da gerekmektedir.
Soru 26
Hekimlik mesleğinin veya diğer sağlık mesleğinin faaliyetlerinin mesleğin öngördüğü şekilde gerçekleştirilmemiş olması durumunda ceza hukuku kapsamında aşağıdakilerden hangisinden bahsedilir?
Seçenekler
A
Malpraktis
B
Kast
C
Taksir
D
İhmal
E
Hukuka uygunluk nedenleri
Açıklama:
Hekimlik mesleğinin veya diğer sağlık mesleğinin faaliyetlerinin mesleğin öngördüğü şekilde gerçekleştirilmemiş olması durumunda tıp literatüründe “malpraktis”ten, ceza hukukunda ise “taksir”den bahsedilir. Hekimlik Meslek Etiği Kurallarının “Hekimliğin Kötüye Kullanılması (Malpractice)” başlığını taşıyan 13. maddesinde “tıbbi kötü uygulama” tarif edilmiştir. Buna göre, bilgisizlik, deneyimsizlik ya da ilgisizlik nedeniyle bir hastanın zarar görmesi “hekimliğin kötüye kullanılması” anlamına gelir.
Soru 27
Taksirli ölüm veya yaralama suçları bakımından hekimin cezai sorumluluğuna ilişkin aşağıdaki önermelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Taksirli ölüm veya yaralama suçları bakımından hekimin hareketi icrai veya ihmali nitelikte olabilir.
B
Komplikasyon çıkması durumunda hekimin cezai sorumluluğu doğacaktır.
C
Öğretide uzman hekimden beklenen özenin, pratisyen hekime nazaran daha yüksek olması gerektiği ifade edilmektedir.
D
Taksirli suçlarda belirli meslek veya sanatı icra edenler bakımından o meslek veya sanatı yapıyor olmanın yüklediği özen yükümlülüğü söz konusudur.
E
Ölüm neticesi bakımından beyin ölümü dikkate alınmaktadır.
Açıklama:
Tıbbi müdahale sırasında özen yükümlülüğüne uygun davranılmış olmasına rağmen hasta iyileşmeyebilir. Bu duruma “komplikasyon” denir. Komplikasyon, tıbbi müdahalede, öngörülemeyen veya öngörülse bile önlenemeyen neticelerdir. Komplikasyon öngörülmesine rağmen iyileşme ihtimalinin yüksek görüldüğü veya başka çarenin kalmadığı durumlarda “izin verilen risk” kapsamındadır ve bu durumda hekimin cezai sorumluluğu bulunmayacaktır.
Soru 28
I. Vücuda acı verme
II. Sağlığı bozma
III. Algılama yeteğinin bozulması
Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri bir fiilin yaralama sayılması için kanunda öngörülen neticeler arasında yer alır?
II. Sağlığı bozma
III. Algılama yeteğinin bozulması
Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri bir fiilin yaralama sayılması için kanunda öngörülen neticeler arasında yer alır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
II-III
D
I-III
E
I-II-III
Açıklama:
Kanun, hangi hareketlerin yaralama suçunun maddi unsurunu oluşturacağına ilişkin sınırlayıcı bir hüküm içermemesine karşılık, yaralama suçundan söz edilebilmesi için hangi sonuçların ortaya çıkması gerektiğini belirtmiştir. Buna göre bir fiilîn yaralama sayılması için kanunda öngörülen neticelerin meydana gelmesi gerekmektedir. Bu sonuçlar üç türlüdür: Vücuda acı verme, sağlığı bozma ve algılama yeteneğinin bozulması.
Soru 29
Hekim ve yapılacak işlemle ilgili bir sağlık personeli olmayan bir kimsenin zorunluluk hâli olmadıkça tıbbi müdahalede bulunması aşağıdaki suçlardan hangisini teşkil eder?
Seçenekler
A
Kasten yaralama
B
Taksirle yaralama
C
Kasten öldürme
D
Taksirle öldürme
E
Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
Açıklama:
Kasten yaralama suçu da taksirli yaralamada aranan acı verme, sağlığı bozma, algılama yeteneğini bozma ile gerçekleşir. Bu suç bakımından da suçun doğrudan veya olası kastla işlenmesi mümkündür.
Hekimin hastanın rızasını almaksızın, hastayı aydınlatmaksızın veya endikasyon bulunmaksızın yaptığı her türlü tıbbi müdahale kasten yaralama suçunu oluşturur. Hekim ve yapılacak işlemle ilgili bir sağlık personeli olmayan bir kimsenin zorunluluk hâli olmadıkça tıbbi müdahalede bulunması da kasten yaralama teşkil eder.
Hekimin hastanın rızasını almaksızın, hastayı aydınlatmaksızın veya endikasyon bulunmaksızın yaptığı her türlü tıbbi müdahale kasten yaralama suçunu oluşturur. Hekim ve yapılacak işlemle ilgili bir sağlık personeli olmayan bir kimsenin zorunluluk hâli olmadıkça tıbbi müdahalede bulunması da kasten yaralama teşkil eder.
Soru 30
Aktif ötanazi halinde hekimin hastaya acıyarak yardımda bulunması, kasten adam öldürme suçu açısından ne şekilde değerlendirilmektedir?
Seçenekler
A
Ağırlaştırıcı sebep
B
Olası kast
C
İhmal
D
Ceza indirim sebebi
E
Fikri içtima
Açıklama:
Aktif ötanazi, ölümcül hastaların veya ölmek üzere olanların (sona ermek üzere olan hayatın), hastalığına ve ölüm sürecine aktif etkide bulunmak suretiyle kısaltılması olup yasaktır; hiçbir şekilde hukuka uygun kabul edilmemektedir. Aktif ötanazide hastanın veya hasta yakınlarının isteği üzerine, hastanın acılarını dindirmek amacıyla bile olsa hekim eylemli olarak bir davranışta bulunarak (hastaya zehir enjekte ederek veya hastanın bağlı olduğu yaşam ünitesinin fişini çekerek) onu öldürmesi söz konusudur. Hastanın iyileşmesi hususunda hiçbir ümit bulunmasa bile, hekim öldürmek suretiyle yardımda bulunmamalıdır. Çünkü kişinin, yaşamı üzerindeki tasarruf yetkisini başkasına devretmesi mümkün değildir. Bu durumda, hastayı öldüren hekimin kasten öldürme suçundan cezalandırılması gerekir. Hekimin hastaya acıyarak yardımda bulunması, takdiri indirim sebebi olarak cezanın indirilmesini sağlayabilir (TCK m.62).
Soru 31
'Toplumda hakim olan hukuki değerlere tecavüz teşkil eden fiillerdir', tanımı aşağıdaki terimlerden hangisine aittir?
Seçenekler
A
Ceza
B
Suç
C
Suçlu
D
Haksızlık
E
Cezai sorumluluk
Açıklama:
Suç, toplumda hakim olan hukuki değerlere tecavüz teşkil eden fiillerdir.
Soru 32
Suç kavramı ile ilgili olarak aşağıda verilen ifadelerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Ceza hukuku bakımından sadece sebep-sonuç ilişkisi yeterlidir.
B
Suçun varlığından söz edilebilmesi için, maddi unsur ve manevi unsur bulunmamalıdır.
C
Suç tipleri, kanun koyucunun cezaya layık olarak gördüğü davranış şekillerini belirler.
D
İnsan davranışı, çoğu zaman, suçun maddi unsurunu tek başına oluşturur.
E
İnsan davranışından kaynaklanan tüm neticeler hukuku ilgilendirir.
Açıklama:
Ceza hukuku bakımından sadece sebep-sonuç ilişkisi yeterli değildir. Suçun varlığından söz edilebilmesi için fiil kanunda tanımlanmalı, maddi unsur ve manevi unsur bulunmalıdır. Suç tipleri, kanun koyucunun cezaya layık olarak gördüğü davranış şekillerini belirler. İnsan davranışı, çoğu zaman, suçun maddi unsurunu tek başına oluşturamaz. İnsan davranışından kaynaklanan tüm neticeler değil, sadece bazıları hukuku ilgilendirir.
Soru 33
Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 21. maddesinin ilk fıkrasında'“suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir” şeklinde tanımlanan terim aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Suç
B
Ceza
C
Cezai sorumluluk
D
Kast
E
Fail
Açıklama:
Kast, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 21. maddesinin ilk fıkrasında"suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir” şeklinde tanımlanmıştır.
Soru 34
Kast ile ilgili olarak aşağıda verilen ifadelerden hangisi doğru değildir?
Seçenekler
A
Bir suç tipinin gerçekleştirilmesine yönelik hareket iradesidir.
B
Kastın, suçun icra hareketlerinin gerçekleştirildiği sırada bulunması gerekir.
C
Kastın, doğrudan kast ve olası kast şeklinde iki türü vardır.
D
Doğrudan kastta fail, suç tanımında yer alan somut bir tehlikenin varlığının bilincindedir.
E
Kastın bilme ve isteme olmak üzere birlikte gerçekleşmesi gereken iki kurucu unsuru vardır.
Açıklama:
Bir suç tipinin gerçekleştirilmesine yönelik hareket iradesidir.Kastın, suçun icra hareketlerinin gerçekleştirildiği sırada bulunması gerekir. Kastın, doğrudan kast ve olası kast şeklinde iki türü vardır. Olası kastta fail, suç tanımında yer alan somut bir tehlikenin varlığının bilincindedir. Kastın bilme ve isteme olmak üzere birlikte gerçekleşmesi gereken iki kurucu unsuru vardır.
Soru 35
Aşağıdakilerden hangisi hakkın kullanılmasının hukuka uygunluk nedeni oluşturabilmesi için gerekli koşullardan biri değildir?
Seçenekler
A
Kişi tarafından doğrudan doğruya kullanılabilen subjektif bir hakkın bulunması
B
Kişinin bu hakkını tanınma sebebinin sınırları içinde kullanması
C
Hakkın kullanılması ile işlenen ve tipe uygun olan fiil arasında nedensellik bağının
bulunması
bulunması
D
Bir hakkın kullanılmasında, başka bir merciden alınacak bir karar veya izin gerekli ise
burada hukuka uygunluk nedeninin söz konusu olması
burada hukuka uygunluk nedeninin söz konusu olması
E
Hakkın sınırlarının aşılması veya kötüye kullanılması hâlinde artık bir hukuka uygunluk nedeninin varlığından söz edilememesi
Açıklama:
Hakkın kullanılmasının hukuka uygunluk nedeni oluşturabilmesi için şu koşulların
bulunması gerekir:
Kişi tarafından doğrudan doğruya kullanılabilen subjektif bir hakkın bulunması
Kişinin bu hakkını tanınma sebebinin sınırları içinde kullanması
Hakkın kullanılması ile işlenen ve tipe uygun olan fiil arasında nedensellik bağının
bulunması
Bir hakkın kullanılmasında, başka bir merciden alınacak bir karar veya izin gerekli ise
burada hukuka uygunluk nedeninin söz konusu olmaması
Hakkın sınırlarının aşılması veya kötüye kullanılması hâlinde artık bir hukuka uygunluk nedeninin varlığından söz edilememesi
bulunması gerekir:
Kişi tarafından doğrudan doğruya kullanılabilen subjektif bir hakkın bulunması
Kişinin bu hakkını tanınma sebebinin sınırları içinde kullanması
Hakkın kullanılması ile işlenen ve tipe uygun olan fiil arasında nedensellik bağının
bulunması
Bir hakkın kullanılmasında, başka bir merciden alınacak bir karar veya izin gerekli ise
burada hukuka uygunluk nedeninin söz konusu olmaması
Hakkın sınırlarının aşılması veya kötüye kullanılması hâlinde artık bir hukuka uygunluk nedeninin varlığından söz edilememesi
Soru 36
I. Topluma veya devlete ait konular üzerinde bir kişinin mutlak bir tasarruf hakkının olması mümkündür.
II. Kişinin kendisine ait her hak üzerinde serbestçe tasarrufta bulunma yetkisi yoktur.
III. Yaşama hakkı üzerinde kişinin mutlak surette tasarruf yetkisi bulunmamaktadır.
IV. Kişinin vücudu üzerindeki tasarruf yetkisi sınırsızdır.
İlgilinin rızası ile ilgili olarak yukarıda verilen ifadelerden doğru olanlar hangi seçenekte verilmiştir?
II. Kişinin kendisine ait her hak üzerinde serbestçe tasarrufta bulunma yetkisi yoktur.
III. Yaşama hakkı üzerinde kişinin mutlak surette tasarruf yetkisi bulunmamaktadır.
IV. Kişinin vücudu üzerindeki tasarruf yetkisi sınırsızdır.
İlgilinin rızası ile ilgili olarak yukarıda verilen ifadelerden doğru olanlar hangi seçenekte verilmiştir?
Seçenekler
A
I, II, III
B
II, IV
C
II, III
D
I, II, IV
E
III, IV
Açıklama:
Topluma veya devlete ait konular üzerinde bir kişinin mutlak bir tasarruf hakkının olması mümkün değildir. Kişinin kendisine ait her hak üzerinde serbestçe tasarrufta bulunma yetkisi yoktur. Yaşama hakkı, kişiye ait bir hak olmakla birlikte, bu hak üzerinde kişinin mutlak surette tasarruf yetkisi bulunmamaktadır. Kişinin vücudu üzerinde ise tasarruf yetkisinin olduğu kabul edilmektedir. Ancak buradaki tasarruf yetkisi de sınırsız değildir.
Soru 37
I. Kural olarak rıza beyanı açık veya örtülü, yazılı veya sözlü olabilir.
II. Rıza açıklaması mutlaka suçtan sonra veya suçun icra hareketlerinin yapılması sırasında yapılmalıdır.
III. Suçun işlenmesi sırasında rıza geri alınmış olmalıdır.
IV Rıza açıklaması özgür irade ile yapılmalı hata, tehdit veya hile ile alınmamış olmalı ve şaka amacıyla yapılmamalıdır.
İlgilinin rıza beyanı ile ilgili olarak yukarıda verilen ifadelerden hangileri doğrudur?
II. Rıza açıklaması mutlaka suçtan sonra veya suçun icra hareketlerinin yapılması sırasında yapılmalıdır.
III. Suçun işlenmesi sırasında rıza geri alınmış olmalıdır.
IV Rıza açıklaması özgür irade ile yapılmalı hata, tehdit veya hile ile alınmamış olmalı ve şaka amacıyla yapılmamalıdır.
İlgilinin rıza beyanı ile ilgili olarak yukarıda verilen ifadelerden hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
I, IV
B
I, II, III
C
II, III, IV
D
I, II
E
III, IV
Açıklama:
Kural olarak rıza beyanı açık veya örtülü, yazılı veya sözlü olabilir.
Rıza açıklaması mutlaka suçtan önce veya suçun icra hareketlerinin yapılması sırasında yapılmalıdır.
Suçun işlenmesi sırasında da rıza bulunmalı, geri alınmamış olmalıdır.
Rıza açıklaması özgür irade ile yapılmalı hata, tehdit veya hile ile alınmamış olmalı ve şaka amacıyla yapılmamalıdır.
Rıza açıklaması mutlaka suçtan önce veya suçun icra hareketlerinin yapılması sırasında yapılmalıdır.
Suçun işlenmesi sırasında da rıza bulunmalı, geri alınmamış olmalıdır.
Rıza açıklaması özgür irade ile yapılmalı hata, tehdit veya hile ile alınmamış olmalı ve şaka amacıyla yapılmamalıdır.
Soru 38
I. Öldürme suçları ile korunan hukuki değer, “hastanın rızası”dır.
II. İnsana ait değerlerin en üstünü ve önemlisi olan yaşama hakkını korumak için, bu fiil ceza olarak düzenlenmiştir.
III. Yaşama hakkı, diğer tüm hakların özünü ve varlık sebebini oluşturur.
IV. Bu hak, kişinin kendisine karşı dahi korunan, üzerinde tasarruf edilmesi mümkün olmayan doğal, dokunulamaz, devredilemez ve vazgeçilemez nitelikte bir hak olarak gerek ulusal gerekse uluslararası hukuk metinlerinde garanti altına alınmıştır.
Yaşama hakkı ile ilgili olarak yukarıda verilen ifadelerden hangileri doğrudur?
II. İnsana ait değerlerin en üstünü ve önemlisi olan yaşama hakkını korumak için, bu fiil ceza olarak düzenlenmiştir.
III. Yaşama hakkı, diğer tüm hakların özünü ve varlık sebebini oluşturur.
IV. Bu hak, kişinin kendisine karşı dahi korunan, üzerinde tasarruf edilmesi mümkün olmayan doğal, dokunulamaz, devredilemez ve vazgeçilemez nitelikte bir hak olarak gerek ulusal gerekse uluslararası hukuk metinlerinde garanti altına alınmıştır.
Yaşama hakkı ile ilgili olarak yukarıda verilen ifadelerden hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
I. II, III
B
II, III, IV
C
III, IV
D
I, II
E
I, III, IV
Açıklama:
Öldürme suçları ile korunan hukuki değer, “yaşama hakkı”dır. İnsana ait değerlerin en üstünü ve önemlisi olan yaşama hakkını korumak için, bu fiil suç olarak düzenlenmiştir. Yaşama hakkı, diğer tüm hakların özünü ve varlık sebebini oluşturur. Bu hak, kişinin kendisine karşı dahi korunan, üzerinde tasarruf edilmesi mümkün olmayan doğal, dokunulamaz, devredilemez ve vazgeçilemez nitelikte bir hak olarak gerek ulusal gerekse uluslararası hukuk metinlerinde garanti altına alınmıştır.
Soru 39
89. maddenin 2. fıkrasına göre aşağıdakilerden hangisi taksirle yaralamada birinci fıkraya göre belirlenen cezanın, yarısı oranında artırılmasına neden olan sebeplerden değildir?
Seçenekler
A
Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olmak
B
Konuşmasında sürekli zorluğa neden olmak
C
Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olmak
D
İyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesine neden olmak
E
Vücudunda kemik kırılmasına neden olmak
Açıklama:
Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olmak
Konuşmasında sürekli zorluğa neden olmak
Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olmak
Vücudunda kemik kırılmasına neden olmak
birinci fıkraya göre belirlenen cezanın, yarısı oranında artırılmasına sebep olur.
İyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesine neden olmak ise birinci fıkraya göre belirlenen cezanın, bir kat arttırılmasına sebep olur.
Konuşmasında sürekli zorluğa neden olmak
Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olmak
Vücudunda kemik kırılmasına neden olmak
birinci fıkraya göre belirlenen cezanın, yarısı oranında artırılmasına sebep olur.
İyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesine neden olmak ise birinci fıkraya göre belirlenen cezanın, bir kat arttırılmasına sebep olur.
Soru 40
TCK’nın 87. maddesinde düzenlenen “neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama” suçu ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi kasten yaralamada, belirlenen cezanın, iki kat artırılmasına neden olan sebeplerden değildir?
Seçenekler
A
Konuşmasında sürekli zorluğa neden olmak
B
İyileşme olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesine neden olmak
C
Duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine neden olmak
D
Yüzünün sürekli değişikliğine neden olmak
E
Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun düşmesine neden olmak
Açıklama:
Kasten yaralama fiili, mağdurun konuşmasında sürekli zorluğa neden olmuşsa yukarıdaki maddeye göre belirlenen ceza, bir kat artırılır.
Soru 41
Ceza hukuku bakımından suç ile ilgili verilen bilgilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Suçun varlığından söz edilebilmesi için fiilin, hukuk düzeniyle çatışma halinde olması yeterli olup kanunda tanımlanmış olması gerekmez.
B
Sırf davranış suçlarında suçu oluşturan fiil ve bunun bir sonucunun olması gerekir.
C
Failin meydana getirdiği neticeden dolayı sorumlu tutulabilmesi için, hareket ile netice arasında sebep-sonuç ilişkisi bulunmalıdır.
D
Failin suçtan sorumlu tutulabilmesi için her durumda kusurlu olması gerekmez.
E
Failin işlediği suçun maddi unsurları hakkındaki bilgisinin derecesi ceza hukuku bakımından bir anlam ifade etmez.
Açıklama:
Suçların kanunda tarifinin yapılmış olması gerekir. Suç tipleri, kanun koyucunun cezaya layık olarak gördüğü davranış şekillerini belirler. Failin tipe uygun davranmasıyla kural olarak suç gerçekleşmiş olur. Netice aranmayan, sırf davranış suçlarında suçu oluşturan fiil, sadece davranıştan ibarettir. Suçun varlığından bahsedebilmek için ayrıca manevi unsura da ihtiyaç vardır. Failin suçtan dolayı sorumlu tutulabilmesi için kasten veya taksirle hareket ettiği belirlenmelidir. Suçlar kural olarak kast, istisnai olarak da taksir ile işlenir. Yani kast ve taksir manevi unsurun temel iki şeklini oluşturmaktadır. Failin işlediği suçun maddi unsurları hakkındaki bilgisinin derecesine göre kast, doğrudan kast ve olası kast şeklinde ikiye ayrılmaktadır.
Soru 42
Failin sonucu öngördüğü ancak istemediği hâllerde söz konusu olan kusur türü aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Bilinçsiz taksir
B
Bilinçli taksir
C
Kast
D
Doğrudan kast
E
Olası kast
Açıklama:
Bir fiili özen yükümlülüğünün ihlali suretiyle gerçekleştiren ve bunu yükümlülüklerine aykırı bir şekilde öngörmeyen (bilinçsiz taksir) veya böyle bir fiilin gerçekleşmesini muhtemel görmekle beraber neticenin meydana gelmeyeceğine yükümlülüklerine aykırı olarak güven besleyen (bilinçli taksir) kişi ise taksirle hareket etmiştir.
Soru 43
Suçun manevi unsuru ile ilgili verilen bilgilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Suçlar kural olarak taksir, istisnai olarak da kast ile işlenir
B
Kastın oluşumu bakımından suçun kanuni tanımında belirtilen tüm maddi (objektif) unsurların fail tarafından bilinmesi zorunlu değildir.
C
Suçlar kural olarak hem doğrudan kastla işlenebilirler.
D
Taksir, kastın hafifletilmiş bir şeklidir.
E
Kastın, suçun icra hareketlerinin gerçekleştirildiği sırada bulunması gerekir.
Açıklama:
Suçlar kural olarak kast, istisnai olarak da taksir ile işlenir. Kastın oluşumu bakımından suçun kanuni tanımında belirtilen tüm maddi (objektif) unsurların fail tarafından bilinmesi gerekir. Kanunda açıkça ancak doğrudan kastla işlenebileceği belirtilmedikçe suçlar hem doğrudan kastla hem de olası kastla işlenebilirler. Ayrıca belirtmek gerekir ki taksir, kastın hafifletilmiş bir şekli değildir.
Soru 44
Aşağıdakilerden hangisi hukuka uygunluk nedenlerinin ortak özelliklerinden biridir?
Seçenekler
A
Fiil, kanuni tanımdaki unsurları gerçekleştirmişse bir hukuka uygunluk nedeni bulunsa dahi fiil hukuka aykırıdır.
B
Bir olayda hukuka uygunluk nedeninin bulunması hâlinde fiilin hukuka hukuka aykırı olarak tanımlansa da suç teşkil etmez.
C
Hukuka aykırılığı kaldıran nedenler hangi kanunla ilgiliyse yalnızca o kanunda yer alan kurallar göz önünde bulundurularak belirlenir.
D
Hukuka uygunluk nedenleri aynı olayla ilgili olarak birbirinden bağımsız veya birbirinin yanında uygulanacak şekilde birleşebilirler.
E
Hukuka uygunluk nedenleri bir başkasının hukuki alanına müdahale hakkı vermez.
Açıklama:
Somut olayda bir hukuka uygunluk nedeninin bulunması hâlinde fiilin hukuka uygun olduğu yani suç teşkil etmediği ifade edilir. Görevin ifası, meşru savunma, ilgilinin rızası, hakkın kullanılması gibi çeşitli hukuka uygunluk nedenleri söz konusudur.
Hukuka uygunluk nedenlerinin ortak özellikleri şu şekilde sıralanabilir:
- Bir hukuka uygunluk nedeninin varlığı hâlinde fiil kanuni tanımdaki unsurları gerçekleştirse de hukuka aykırı değildir.
- Hukuka uygunluk nedenleri belli şartlar altında ve ölçülü olmak kaydıyla bir başkasının hukuki alanına müdahale hakkı verir.
- Hukuka uygunluk nedenlerinin belirlenmesinde tüm hukuk düzeninin göz önünde bulundurulması gerekir. Hukuk düzeninin tekliği/bütünlüğü ilkesinin zorunlu bir sonucu olarak, bir fiilin hukukun bir sahasında hukuka uygun, diğerinde hukuka aykırı olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Bu nedenle, yazılı olsun veya olmasın, hukuka aykırılığı kaldıran nedenler hukuk düzeninin tamamı göz önünde bulundurularak belirlenmelidir.
- Hukuka uygunluk nedenleri aynı olayla ilgili olarak birbirinden bağımsız veya birbirinin yanında uygulanacak şekilde birleşebilirler.
Hukuka uygunluk nedenlerinin ortak özellikleri şu şekilde sıralanabilir:
- Bir hukuka uygunluk nedeninin varlığı hâlinde fiil kanuni tanımdaki unsurları gerçekleştirse de hukuka aykırı değildir.
- Hukuka uygunluk nedenleri belli şartlar altında ve ölçülü olmak kaydıyla bir başkasının hukuki alanına müdahale hakkı verir.
- Hukuka uygunluk nedenlerinin belirlenmesinde tüm hukuk düzeninin göz önünde bulundurulması gerekir. Hukuk düzeninin tekliği/bütünlüğü ilkesinin zorunlu bir sonucu olarak, bir fiilin hukukun bir sahasında hukuka uygun, diğerinde hukuka aykırı olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Bu nedenle, yazılı olsun veya olmasın, hukuka aykırılığı kaldıran nedenler hukuk düzeninin tamamı göz önünde bulundurularak belirlenmelidir.
- Hukuka uygunluk nedenleri aynı olayla ilgili olarak birbirinden bağımsız veya birbirinin yanında uygulanacak şekilde birleşebilirler.
Soru 45
Aşağıdakilerden hangisi "tipik hareketin üzerinde icra edildiği kişi veya şey" olarak tanımlanır?
Seçenekler
A
Suçun konusu
B
Mağdur
C
Fail
D
Suçun hukuki konusu
E
Özgü suç
Açıklama:
Ceza hukuku kavramı olarak mağdur ise suçun konusunun ait olduğu kişiyi veya kişileri ifade eder. Örneğin, ameliyat sırasında içinde sargı bezi unutulan hasta vücut bütünlüğü hakkı ihlal edilmiş kişi olarak yaralama suçunun mağdurudur. Suçun konusu ise tipik hareketin üzerinde icra edildiği kişi veya şeydir.
Soru 46
Endikasyon kavramı aşağıdakilerden hangisinde doğru açıklanmıştır?
Seçenekler
A
Müdahalenin hukuka uygun olması için aranan tıbbi zorunluluktur.
B
Faili suçu işlemeye iten amaç, sebeptir.
C
Kanundaki suç tanımına uygun maddi ve manevi unsuru taşıyan fiilin, hukuk düzeni ile çatışmasını ortadan kaldıran sebeplerdir.
D
Hukuken korunan ve bu korumadan yararlanmanın sahibinin iradesine bırakıldığı haktır.
E
Her bir suça kendi özelliğini veren ve onun haksızlık içeriğini karakterize eden unsurlardan oluşan bir kavramdır.
Açıklama:
Endikasyon: Hekimin tıbbi müdahalesinin hukuka uygun olması için aranan tıbbi zorunluluktur. Bir tıbbi müdahalede bulunmak bakımından tıbbi zorunluluk bulunmadığı takdirde gerçekleştiren hekimin hem cezai hem de hukuki sorumluluğu söz konusu olacaktır.
Soru 47
Tıbbi müdahalenin hukuka uygunluk tartışmasıyla ilgili verilen bilgilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Tıp biliminde kabul görmüş genel kurallara göre yapılan ve başarıya ulaşan müdahaleler yaralama sayılmaz.
B
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tıbbi müdahaleyi özel hayata müdahale olarak kabul etmektedir.
C
Tıbbi müdahalede tipikliğin bulunmadığı yönündeki görüşe göre endikasyon olmaksızın yapılan ağır tıbbi müdahaleler yaralama kabul edilmez.
D
Karşılaştırmalı hukukta da tıbbi müdahalenin kural olarak yaralama teşkil etmediği ifade edilmektedir
E
Tıbbi müdahaleyi ayrımsız olarak tipe uygun eylem olarak nitelendiren görüşe göre tıbbi müdahale, kasten yaralama suçuna uygun bir eylem olduğundan hukuka uygunluk sebepleri bulunmamaktadır.
Açıklama:
Tıbbi müdahale ceza hukuku bakımından değerlendirildiğinde, üzerinde durulması gereken konu hekimin tıbbi müdahale dolayısıyla cezalandırılmama nedenidir. Gerçekten, tıp biliminde kabul görmüş genel kurallara göre yapılan ve başarıya ulaşan müdahalelerin dahi, “yaralama” teşkil ettiği kabul edilir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de fiziksel bütünlüğü Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 8. maddesinde yer alan özel yaşam kavramı kapsamında ele aldığından, tıbbi müdahaleyi de özel hayata müdahale olarak kabul etmektedir. Tıbbi müdahalede tipikliğin bulunmadığı yönündeki görüşe göre başarılı bir tıbbi müdahale kişinin sağlığını korumakta
veya daha iyiye gitmesini sağlamaktadır. Tıbbi müdahalede yapılan işlemlerin bir kısmı yaralama fiilleri ile benzerlik gösterse de sonuca bakıldığında yaralama veya öldürme suçlarıyla korunmak istenen hukuki yararın ihlal edilmediği görülmektedir. Ancak herhangi bir endikasyon olmaksızın yapılan ağır tıbbi müdahaleler bu görüşü savunan yazarlar tarafından da vücut bütünlüğü hakkını ihlal ettiği kabul edilerek yaralama olarak nitelenmektedir. Karşılaştırmalı hukukta da tıbbi müdahalenin kural olarak “yaralama” teşkil ettiği ifade edilmektedir. Tıbbi müdahaleyi ayrımsız olarak tipe uygun eylem olarak nitelendiren görüşe göre tıbbi müdahale, kasten yaralama suçuna uygun bir eylem olsa da hukuka uygunluk sebepleri dolayısıyla hukuka uygun bir eylem hâline gelir ve sağlık çalışanları yaptıkları tıbbi müdahaleler nedeniyle cezalandırılmazlar.
veya daha iyiye gitmesini sağlamaktadır. Tıbbi müdahalede yapılan işlemlerin bir kısmı yaralama fiilleri ile benzerlik gösterse de sonuca bakıldığında yaralama veya öldürme suçlarıyla korunmak istenen hukuki yararın ihlal edilmediği görülmektedir. Ancak herhangi bir endikasyon olmaksızın yapılan ağır tıbbi müdahaleler bu görüşü savunan yazarlar tarafından da vücut bütünlüğü hakkını ihlal ettiği kabul edilerek yaralama olarak nitelenmektedir. Karşılaştırmalı hukukta da tıbbi müdahalenin kural olarak “yaralama” teşkil ettiği ifade edilmektedir. Tıbbi müdahaleyi ayrımsız olarak tipe uygun eylem olarak nitelendiren görüşe göre tıbbi müdahale, kasten yaralama suçuna uygun bir eylem olsa da hukuka uygunluk sebepleri dolayısıyla hukuka uygun bir eylem hâline gelir ve sağlık çalışanları yaptıkları tıbbi müdahaleler nedeniyle cezalandırılmazlar.
Soru 48
Bir kişinin bedeni üzerinde tıbbi müdahaleye rızasının müdahaleyi hukuka uygun hale getirebilmesi için gereken koşullarla ilgili verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Rıza açıklaması mutlaka suçtan önce veya suçun icra hareketlerinin yapılması sırasında yapılmalı, ayrıca suçun işlenmesi sırasında da bulunmalı, geri alınmamış olmalıdır.
B
Rıza açıklaması özgür irade ile yapılmalı hata, tehdit veya hile ile alınmamış olmalıdır.
C
Kural olarak rıza beyanı açık veya örtülü, yazılı veya sözlü olabilir.
D
Ayırt etme yeteneği bulunan kişiler kural olarak rıza açıklamasında bulunabilirler.
E
Kişi sağlık açısından ağır sayılan sonuçlar doğuran fiillere de rıza gösterebilir.
Açıklama:
Rızanın konusunun kanuna, ahlaka ve genel edep kurallarına aykırı olmaması gerekir. Kişinin vücudu üzerinde tasarrufta bulunma yetkisi bulunmakla birlikte, beden bütünlüğüne ağır zarar verecek nitelikteki fiillere rızası geçerli olamaz. Kişi ancak sağlık açısından ağır sayılmayan sonuçlar doğuran fiillere rıza gösterebilir. Sağlığı bozulan bir kişinin bedeni üzerinde tıbbi müdahaleye rıza göstermesi, bu müdahaleyi hukuka uygun hâle getirecektir.
Soru 49
Taksirle yaralama suçu neticesinde oluşan aşağıdaki sonuçlardan hangisi suçun nitelikli hallerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Vücutta kemik kırılması
B
Konuşmada sürekli zorluk
C
Vücutta sabit bir iz
D
Gebe bir kadının çocuğunun vaktinden önce doğması
E
Gebe bir kadının çocuğunun düşmesi
Açıklama:
Türk Ceza Kanunu’nun 89. maddesinde taksirle yaralama suçu ise “Taksirle başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır” şeklinde tanımlanmıştır. Ayrıca 89. maddenin 2. fıkrasında “Taksirle yaralama fiilî, mağdurun;
a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,
b) Vücudunda kemik kırılmasına,
c) Konuşmasında sürekli zorluğa,
d) Yüzünde sabit ize,
e) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,
f) Gebe bir kadının çocuğunun vaktinden önce doğmasına,Neden olmuşsa birinci fıkraya göre belirlenen ceza, yarısı oranında artırılır.
(3) Taksirle yaralama fiilî, mağdurun;
a) İyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesine,
b) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine,
c) Konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolmasına,
d) Yüzünün sürekli değişikliğine,
e) Gebe bir kadının çocuğunun düşmesine neden olmuşsa birinci fıkraya göre belirlenen ceza, bir kat artırılır.” denilerek suçun nitelikli hâlleri düzenlenmiştir.
a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,
b) Vücudunda kemik kırılmasına,
c) Konuşmasında sürekli zorluğa,
d) Yüzünde sabit ize,
e) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,
f) Gebe bir kadının çocuğunun vaktinden önce doğmasına,Neden olmuşsa birinci fıkraya göre belirlenen ceza, yarısı oranında artırılır.
(3) Taksirle yaralama fiilî, mağdurun;
a) İyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesine,
b) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine,
c) Konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolmasına,
d) Yüzünün sürekli değişikliğine,
e) Gebe bir kadının çocuğunun düşmesine neden olmuşsa birinci fıkraya göre belirlenen ceza, bir kat artırılır.” denilerek suçun nitelikli hâlleri düzenlenmiştir.
Soru 50
Sağlık personelinin cezai sorumluluğu ile ilgili verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Hekimin hastanın rızasını almaksızın, hastayı aydınlatmaksızın yaptığı her türlü tıbbi müdahale kasten yaralama suçunu oluşturur.
B
Hekim, resmi görevin gerektirdiği hâllerde hastanın ölümünü sağlamak için kasten tıbbi müdahalede bulunmadığında garantör konumunda bulunduğundan ihmali şekilde işlenen kasten öldürme hükmü gereğince sorumlu olacaktır.
C
Hekimin yanlış tedavisinin doğurduğu tehlikenin zararlı sonuçlarını önleme yükümlülüğü bulunduğundan, bu tedbiri, doğrudan veya olası kastla almayan hekim meydana gelen ölüm veya yaralama neticelerinden sorumlu olur
D
Hastanın iyileşmesi hususunda hiçbir ümit bulunmanası ve hastanın isteği doğrultusunda, hekimin hastanın acısını dindirmek maksadıyla öldürmek suretiyle yardımda bulunması hukuka uygunluk nedenidir.
E
Hastanın tedaviyi ret hakkını kullanması söz konusuysa hastalığının son dönemlerinde olan bir hastanın doğal ölüm süreciyle ilgili isteğine saygı gösteren hekim cezalandırılmaz.
Açıklama:
Aktif ötanazi, ölümcül hastaların veya ölmek üzere olanların (sona ermek üzere olan hayatın), hastalığına ve ölüm sürecine aktif etkide bulunmak suretiyle kısaltılması olup yasaktır; hiçbir şekilde
hukuka uygun kabul edilmemektedir. Aktif ötanazide hastanın veya hasta yakınlarının isteği üzerine, hastanın acılarını dindirmek amacıyla bile olsa hekim eylemli olarak bir davranışta bulunarak (hastaya zehir enjekte ederek veya hastanın bağlı olduğu yaşam ünitesinin fişini çekerek) onu öldürmesi söz konusudur. Hastanın iyileşmesi hususunda hiçbir ümit bulunmasa bile, hekim öldürmek suretiyle yardımda bulunmamalıdır. Çünkü kişinin, yaşamı üzerindeki tasarruf yetkisini başkasına devretmesi mümkün değildir. Bu durumda, hastayı öldüren hekimin kasten öldürme suçundan cezalandırılması gerekir. Hekimin hastaya acıyarak yardımda bulunması, takdiri indirim sebebi olarak cezanın indirilmesini sağlayabilir (TCK m.62).
hukuka uygun kabul edilmemektedir. Aktif ötanazide hastanın veya hasta yakınlarının isteği üzerine, hastanın acılarını dindirmek amacıyla bile olsa hekim eylemli olarak bir davranışta bulunarak (hastaya zehir enjekte ederek veya hastanın bağlı olduğu yaşam ünitesinin fişini çekerek) onu öldürmesi söz konusudur. Hastanın iyileşmesi hususunda hiçbir ümit bulunmasa bile, hekim öldürmek suretiyle yardımda bulunmamalıdır. Çünkü kişinin, yaşamı üzerindeki tasarruf yetkisini başkasına devretmesi mümkün değildir. Bu durumda, hastayı öldüren hekimin kasten öldürme suçundan cezalandırılması gerekir. Hekimin hastaya acıyarak yardımda bulunması, takdiri indirim sebebi olarak cezanın indirilmesini sağlayabilir (TCK m.62).
Soru 51
Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 21. maddesinin ilk fıkrasında “suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir” şeklinde tanımlanan kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Saik
B
Kast
C
Ağırlaşmış suç
D
Bilinçli Taksir
E
Bilinçsiz Taksir
Açıklama:
Kast, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 21. maddesinin ilk fıkrasında “suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir” şeklinde tanımlanmıştır. Bu tanıma göre kastın, bilme ve isteme olmak üzere iki kurucu unsuru bulunmaktadır.
Doğru cevap B'dir.
Doğru cevap B'dir.
Soru 52
TCK’de kastın ve taksirin kombinasyonundan (bileşiminden) oluşan karma suçlara ne isim verilir?
Seçenekler
A
Özgün suç
B
Olası Kast
C
Malpraktis
D
Netice sebebiyle ağırlaşmış suç
E
Bilinçsiz Taksir
Açıklama:
Suçlar ya kasten ya da taksirle işlenirler. Ancak TCK’de kastın ve taksirin kombinasyonundan (bileşiminden) oluşan karma suçlara da yer verilmiş ve bunlar “netice sebebiyle ağırlaşmış suç” olarak isimlendirilmiştir (TCK m. 23).
Doğru cevap D'dir.
Doğru cevap D'dir.
Soru 53
Türk Ceza Kanunu’nun 26. maddesinin 2. fıkrasındahukuka uygunluk nedeni sayılan ilgilinin rızası hükmü aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Hakkını kullanan kimseye ceza verilemez
B
Hiç kimsenin isteği dışında özgürlüğü kısıtlanamaz
C
Gerek kendisine ve gerek başkasına ait bir hakka yöneltilmiş, gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anda hâl ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetmek zorunluluğu ile işlenen fiilden dolayı faile ceza verilmez
D
Kanunun hükmünü yerine getiren kimseye ceza verilmez
E
Kişinin üzerinde mutlak surette tasarruf edebileceği bir hakkına ilişkin olmak üzere, açıkladığı rızası çerçevesinde işlenen fiilden dolayı kimseye ceza verilmez.
Açıklama:
Türk Ceza Kanunu’nun 26. maddenin 2. fıkrasında ise ilgilinin rızası “Kişinin üzerinde mutlak surette tasarruf edebileceği bir hakkına ilişkin olmak üzere, açıkladığı rızası çerçevesinde işlenen fiilden dolayı kimseye ceza verilmez.” denilerek hukuka uygunluk nedeni sayılmıştır.
Doğru cevap B'dir.
Doğru cevap B'dir.
Soru 54
Hukuken korunan ve bu korumadan yararlanmanın sahibinin iradesine bırakıldığı hakka ne denir?
Seçenekler
A
Subjektif hak
B
Yaşam hakkı
C
Kişilik hakkı
D
Objektif hak
E
Kanuni hak
Açıklama:
Subjektif hak, hukuken korunan ve bu korumadan yararlanmanın sahibinin iradesine bırakıldığı hakkı ifade eder. Kişi, bu hakkını, herhangi bir merciin ya da makamın aracılığına gerek kalmaksızın, doğrudan doğruya kullanabilmelidir.
Doğru cevap A'dır.
Doğru cevap A'dır.
Soru 55
Rıza alınırken hastanın veya kanuni temsilcisinin tıbbi müdahalenin konusu ve sonuçları hakkında bilgilendirilip aydınlatılması esastır hükmü Hasta Hakları Yönetmeliği’nin hangi maddesidir?
Seçenekler
A
11
B
12
C
13
D
14
E
15
Açıklama:
Rıza alınırken hastanın veya kanuni temsilcisinin tıbbi müdahalenin konusu ve sonuçları hakkında bilgilendirilip aydınlatılması esastır (Hasta Hakları Yönetmeliği m. 13).
Doğru cevap C'dir.
Doğru cevap C'dir.
Soru 56
Aşağıdakilerden hangisi Endikasyon kavramını ifade eder?
Seçenekler
A
Her bir suça kendi özelliğini veren ve onun haksızlık içeriğini karakterize eden unsurlardan oluşan bir kavramdır
B
Hekimin tıbbi müdahalesinin hukuka uygun olması için aranan tıbbi zorunluluktur.
C
Nedensellik bağından oluşan suç unsurudur
D
Suçun, kişi ile işlediği fiil arasındaki manevi bağı ifade eden unsurudur
E
Faili suçu işlemeye iten amaç, sebeptir
Açıklama:
Endikasyon: Hekimin tıbbi müdahalesinin hukuka uygun olması için aranan tıbbi zorunluluktur.
Doğru cevap B'dir.
Doğru cevap B'dir.
Soru 57
Aşağıdakilerden hangisi hastanın veya kanuni temsilcisinin tıbbi müdahalenin konusu ve sonuçları hakkında bilgilendirilip aydınlatılması gereken hususlardan biri değildir?
Seçenekler
A
Tıbbi müdahalenin kim tarafından nerede, ne şekilde ve nasıl yapılacağı
B
Kullanılacak ilaçların önemli özellikleri
C
Muhtemel komplikasyonlar
D
Benzer durumdaki hastaların tedaviyi reddetme nedenleri
E
Hastalığın muhtemel sebepleri ve nasıl seyredeceği
Açıklama:
Rıza alınırken hastanın veya kanuni temsilcisinin tıbbi müdahalenin konusu ve sonuçları hakkında bilgilendirilip aydınlatılması esastır (Hasta Hakları Yönetmeliği m. 13). Hasta Hakları Yönetmeliği’nin 15. maddesine göre “Hastaya; a) Hastalığın muhtemel sebepleri ve nasıl seyredeceği, b) Tıbbi müdahalenin kim tarafından nerede, ne şekilde ve nasıl yapılacağı ile tahmini süresi, c) Diğer tanı ve tedavi seçenekleri ve bu seçeneklerin getireceği fayda ve riskler ile hastanın sağlığı üzerindeki muhtemel etkileri, ç) Muhtemel komplikasyonları, d) Reddetme durumunda ortaya çıkabilecek muhtemel fayda ve riskleri, e) Kullanılacak ilaçların önemli özellikleri, f) Sağlığı için kritik olan yaşam tarzı önerileri, g) Gerektiğinde aynı konuda tıbbî yardıma nasıl ulaşabileceği, hususlarında bilgi verilir”.
Doğru cevap D'dir.
Doğru cevap D'dir.
Soru 58
Türk Ceza Kanunu’nun 89. maddesine göre “Taksirle yaralama fiilî mağdurda hangi durumuna yol açarsa" belirlenen ceza yarısı oranında artırılır?
Seçenekler
A
İyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesine yol açmışsa
B
Konuşmasında sürekli zorluğa yol açmışsa
C
Duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine yol açmışsa
D
Yüzünün sürekli değişikliğine yol açmışsa
E
Gebe bir kadının çocuğunun düşmesine yol açmışsa
Açıklama:
89. maddenin 2. fıkrasında “Taksirle yaralama fiilî, mağdurun;
a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,
b) Vücudunda kemik kırılmasına,
c) Konuşmasında sürekli zorluğa,
d) Yüzünde sabit ize,
e) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,
f) Gebe bir kadının çocuğunun vaktinden önce doğmasına,
Neden olmuşsa birinci fıkraya göre belirlenen ceza, yarısı oranında artırılır.
(3) Taksirle yaralama fiilî, mağdurun;
a) İyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesine,
b) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine,
c) Konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolmasına,
d) Yüzünün sürekli değişikliğine,
e) Gebe bir kadının çocuğunun düşmesine
neden olmuşsa birinci fıkraya göre belirlenen ceza, bir kat artırılır.” denilerek suçun nitelikli
hâlleri düzenlenmiştir.
Doğru cevap B'dir.
a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,
b) Vücudunda kemik kırılmasına,
c) Konuşmasında sürekli zorluğa,
d) Yüzünde sabit ize,
e) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,
f) Gebe bir kadının çocuğunun vaktinden önce doğmasına,
Neden olmuşsa birinci fıkraya göre belirlenen ceza, yarısı oranında artırılır.
(3) Taksirle yaralama fiilî, mağdurun;
a) İyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesine,
b) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine,
c) Konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolmasına,
d) Yüzünün sürekli değişikliğine,
e) Gebe bir kadının çocuğunun düşmesine
neden olmuşsa birinci fıkraya göre belirlenen ceza, bir kat artırılır.” denilerek suçun nitelikli
hâlleri düzenlenmiştir.
Doğru cevap B'dir.
Soru 59
Başkasını intihara azmettiren, teşvik eden, başkasının intihar kararını kuvvetlendiren ya da başkasının intiharına herhangi bir şekilde yardım eden kişi TCK'na göre nek kadar süre cezalandırılır?
Seçenekler
A
Üç yıldan altı yıla kadar hapis cezası
B
İki yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası
C
Üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası
D
İki yıldan beş yıla kadar hapis cezası
E
Dört yıldan on yıla kadar hapis cezası
Açıklama:
Başkasını intihara azmettiren, teşvik eden, başkasının intihar kararını kuvvetlendiren ya da başkasının intiharına herhangi bir şekilde yardım eden kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) İntiharın gerçekleşmesi durumunda, kişi dört yıldan on yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(3) Başkalarını intihara alenen teşvik eden kişi, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası
ile cezalandırılır
Doğru cevap D'dir.
(2) İntiharın gerçekleşmesi durumunda, kişi dört yıldan on yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(3) Başkalarını intihara alenen teşvik eden kişi, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası
ile cezalandırılır
Doğru cevap D'dir.
Soru 60
Hekimler, hastalara acil yardım yapmak yükümlülüğü altındadır hükmü aşağıdakilerden hangisinde geçmektedir?
Seçenekler
A
Hususi Hastaneler Kanunu’nun 17. maddesi
B
Tıbbi Deontoloji Nizamnamesi’nin 18. maddesi
C
Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliği’nin 154. maddesi
D
Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’nun 54. maddesi
E
Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliği’nin 15. maddesi
Açıklama:
Hekimler, Hususi Hastaneler Kanunu’nun 32. ve Tıbbi Deontoloji Nizamnamesi’nin
18. maddeleri uyarınca hastalara acil yardım yapmak yükümlülüğü altındadır.
Doğru cevap B'dir.
18. maddeleri uyarınca hastalara acil yardım yapmak yükümlülüğü altındadır.
Doğru cevap B'dir.
Soru 61
Toplumda hakim olan hukuki değerlere tecavüz teşkil eden fiillere ne ad verilir?
Seçenekler
A
Suç
B
Haksız fiil
C
Kabahat
D
Ayıp
E
Günah
Açıklama:
suç
Soru 62
Türk Ceza Kanunu’nun 26. maddenin 2. fıkrasında ise ilgilinin rızası “Kişinin üzerinde mutlak surette tasarruf edebileceği bir hakkına ilişkin olmak üzere, açıkladığı rızası çerçevesinde işlenen fiilden dolayı kimseye ceza verilmez.” denilerek aşağıdakilerden hangi kavram vurgulanmıştır.
Seçenekler
A
Hukuka uygunluk
B
Uyarlık
C
Haksızlık
D
Suçsuzluk
E
Kast
Açıklama:
hukuka uygunluk
Soru 63
Bir tıbbi müdahalede bulunmak bakımından tıbbi zorunluluk bulunmadığı takdirde gerçekleştiren hekimin hem cezai hem de hukuki sorumluluğu söz konusu olduğu duruma ne ad verilir?
Seçenekler
A
Endikasyon
B
Endiksiyon
C
Komplikasyon
D
Koryolasyon
E
Sistemasyon
Açıklama:
Endikasyon
Soru 64
Kanundaki suç tanımına uygun maddi ve manevi unsuru taşıyan fiilin, hukuk düzeni ile çatışmasını ortadan kaldırıp fiilin hukuka uygun sayılması dolayısıyla suç olmaktan çıkmasına neden olan sebeplere ne ad verilir?
Seçenekler
A
Hukuka uygunluk sebebi
B
Hukuka aykırılık sebebi
C
Hukuki sebep
D
Kast
E
Taksir
Açıklama:
Hukuka uygunluk sebebi
Soru 65
Öldürme suçları ile korunan hukuki değer nedir?
Seçenekler
A
Yaşam hakkı
B
Hürriyet hakkı
C
Hapis hakkı
D
Sağlık hakkı
E
İşlem hakkı
Açıklama:
Yaşam hakkı
Soru 66
Tipik hareketin üzerinde icra edildiği kişi veya şeye ne ad verilir?
Seçenekler
A
Suçun maddi unsuru
B
Suçun hukuki konusu
C
Suçun maddi konusu
D
Suçun manevi unsuru
E
Kusur
Açıklama:
Suçun maddi unsuru
Soru 67
Kanun koyucunun bir suç tanımı yaptığında örtülü bir şekilde bahsettiği yasak ya da emre ne ad verilir?
Seçenekler
A
Davranış normu
B
İcrai davranış
C
İhmali davranış
D
Suç
E
Kanuni tarif
Açıklama:
Davranış normu
Soru 68
Trafik kazası geçirerek devlet hastanesinin acil sevisine getirilen hastaya, hekim müdahale etme imkânı varken etmeyerek hastanın kan kaybından ölümüne neden olmuştur. Hekimin işlemiş olduğu suç aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Taksirli öldürme
B
Taksirli yaralama
C
Kasten yaralama
D
Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
E
Kasten öldürme
Açıklama:
Taksirli öldürme
Soru 69
Hekim ameliyat sırasında ameliyat aletlerinden birisini hastanın kemiğine yanlışlıkla saplamış, aletin ucu kemikte kırılarak kalmış, aleti çıkarmaya çalışsa da başarılı olamadığı için ameliyatı sonlandırarak yarayı dikmiştir. Daha sonra söz konusu parça nedeniyle hasta enfeksiyon geçirerek uzun süre tedavi edilerek iyileşebilmiştir. Buna göre hekimin işlediği suç aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesi
B
Taksirli yaralama
C
Kasten yaralamanın icrai davranışla işlenmesi
D
Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
E
Kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi
Açıklama:
Kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesi
Soru 70
Bir kimsenin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmak suretiyle istemediği ve fakat öngörülebilir bir neticeyi gerçekleştirmesine ne ad verilir?
Seçenekler
A
Bilinçsiz taksir
B
İhmal
C
Doğrudan kast
D
Olası kast
E
Olası kast
Açıklama:
Bilinçsiz taksir
Soru 71
Fail, suç tanımında yer alan somut bir tehlikenin varlığının bilincindedir ve bu tehlike fail tarafından ciddiye de alınmaktadır. Ancak fail bakımından asıl amaç o kadar önemlidir ki buna ulaşmak için muhtemel neticelerin gerçekleşmesi göze alınmaktadır.
Yukarıda verilen bilgiler aşağıdaki kavramlardan hangisini tanımlamaktadır?
Yukarıda verilen bilgiler aşağıdaki kavramlardan hangisini tanımlamaktadır?
Seçenekler
A
Doğrudan kast
B
Olası kast
C
Bilinçli taksir
D
Doğrudan taksir
E
Bilinçsiz taksir
Açıklama:
Failin işlediği suçun maddi unsurları hakkındaki bilgisinin derecesine göre kast, doğrudan kast ve olası kast şeklinde ikiye ayrılmaktadır. İşlemiş olduğu fiille muhtemelen bir suç tipinin unsurlarını gerçekleştirmeyi isteyen fail kasten hareket etmiş olur. Aynı zamanda suçun unsurlarını gerçekleştirebileceğini tasavvur eden kişi de kasten hareket etmiştir.
Doğrudan kastta, failin, suçun bütün maddi unsurları hakkındaki bilgisi tamdır, kesindir. Bir suç işlemeye karar veren failin bu suçun kanuni tanımındaki maddi unsurların fiilin icrası sırasında gerçekleşeceğini ve suç tanımında belirtilen neticenin meydana gele- ceğini kesin olarak bildiği hâllerde doğrudan kast söz konusudur.
Olası kastta fail, suç tanımında yer alan somut bir tehlikenin varlığının bilincindedir ve bu tehlike fail tarafından ciddiye de alınmaktadır. Ancak fail bakımından asıl amaç o kadar önemlidir ki buna ulaşmak için muhtemel neticelerin gerçekleşmesi göze alınmaktadır.
Doğrudan kastta, failin, suçun bütün maddi unsurları hakkındaki bilgisi tamdır, kesindir. Bir suç işlemeye karar veren failin bu suçun kanuni tanımındaki maddi unsurların fiilin icrası sırasında gerçekleşeceğini ve suç tanımında belirtilen neticenin meydana gele- ceğini kesin olarak bildiği hâllerde doğrudan kast söz konusudur.
Olası kastta fail, suç tanımında yer alan somut bir tehlikenin varlığının bilincindedir ve bu tehlike fail tarafından ciddiye de alınmaktadır. Ancak fail bakımından asıl amaç o kadar önemlidir ki buna ulaşmak için muhtemel neticelerin gerçekleşmesi göze alınmaktadır.
Soru 72
- Suçlar kural olarak taksirle işlenmekte, kasten işlenen fiillerin kanunda suç olarak tanımlanması ise istisna teşkil etmektedir.
- Taksir, kastın hafifletilmiş bir şeklidir.
- Taksirin cezalandırılmasının nedeni, kişilere yüklenmiş olan dikkat ve özen yükümlülüğünün ihlal edilmesidir.
Seçenekler
A
Yalnız II
B
Yalnız III
C
I ve II
D
I ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Taksir ise bir kimsenin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmak suretiyle istemediği ve fakat öngörülebilir bir neticeyi gerçekleştirmesidir. Taksirin cezalandırılmasının nedeni, kişilere yüklenmiş olan dikkat ve özen yükümlülüğünün ihlal edilmesidir.
Suçlar kural olarak kasten işlenmekte, taksirle işlenen fiillerin kanunda suç olarak tanımlanması ise istisna teşkil etmektedir.
Suçlar kural olarak kasten işlenmekte, taksirle işlenen fiillerin kanunda suç olarak tanımlanması ise istisna teşkil etmektedir.
Soru 73
- Görevin ifası
- Hakkın kullanılması
- İlgilinin rızası
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve III
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Hukuka uygunluk nedenleri; görevin ifası, meşru savunma, hakkın kullanılması ve ilgilinin rızası olarak sıralanabilir. Bunların dışında tıbbi müdahale de hukuka uygunluk nedenleri arasında yer alır.
Soru 74
Aşağıdakilerden hangisi özgü suçlara örnek olarak verilebilir?
Seçenekler
A
Kasten yaralama
B
Cinsel saldırı
C
Hakaret
D
Hırsızlık
E
Görevi kötüye kullanma
Açıklama:
Bazı suçların kanuni tanımında, bu suçların ancak özel bir yükümlülük altında bulunan ve belli faillik özelliğini taşıyan kişiler tarafından işlenebileceği belirtilmektedir. İşte, kanuni tanımında belli sıfat veya niteliklere sahip olanlarca işlenebilen suçlara “özgü suçlar” denilmektedir. Örneğin, görevi kötüye kullanma suçu sadece kamu görevlilerince işlenebilir.
Soru 75
Her bir suça kendi özelliğini veren ve onun haksızlık içeriğini karakterize eden unsurlardan oluşan kavrama ne ad verilir?
Seçenekler
A
Tipiklik
B
Maddi unsur
C
Saik
D
Manevi unsur
E
Netice
Açıklama:
Tipiklik: Her bir suça kendi özelliğini veren ve onun haksızlık içeriğini karakterize eden unsurlardan oluşan bir kavramdır.
İşlenen fiil ile bir suçun kanuni tanımındaki maddi ve manevi unsurların gerçekleştirildiğinin belirlenmesiyle, suçun yapısındaki tipiklik aşamasının oluştuğu anlaşılmış olur.
İşlenen fiil ile bir suçun kanuni tanımındaki maddi ve manevi unsurların gerçekleştirildiğinin belirlenmesiyle, suçun yapısındaki tipiklik aşamasının oluştuğu anlaşılmış olur.
Soru 76
Yaralama suçunda suçun maddi konusu aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Yaralama fiilini gerçekleştiren kişi
B
Yaralama sonucunda acı verilen, sağlığı bozulan kişi
C
Yaralama fiilinin gerçekleştirildiği alet
D
Fiili gerçekleştirenin kastı
E
Türk Ceza Kanunu'na göre gerçekleşmiş olan suç
Açıklama:
Yaralama suçunda, kendisine acı verilen, sağlığı bozulan veya algılama yeteneği etkilenen kişi suçun maddi konusu iken yaralama suçu kişinin hukuk düzenince korunan vücut bütünlüğü hakkını ihlal ettiğinden bu suçun hukuki konusu vücut bütünlüğüdür.
Soru 77
- Meşru savunmadan bahsedebilmek için bir saldırı olmalıdır.
- Üçüncü kişinin hakkına yönelmiş saldırılarda meşru savunma söz konusu olmaz.
- Savunma zorunlu ve saldırı ile orantılı olmalıdır.
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve III
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
TCK’nin 25/2. maddesinde “Gerek kendisine ve gerek başkasına ait bir hakka yöneltilmiş, gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anda hâl ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetmek zorunluluğu ile işlenen fiilden dolayı faile ceza verilmez” hükmüne yer verilerek meşru savunma hâlinde bulunan failin fiilînin hukuka uygun olacağı belirtilmiştir. Meşru savunmadan bahsedebilmek için her şeyden önce bir saldırı olmalıdır. Saldırı, meşru savunmada bulunan veya üçüncü bir kişinin hakkına yönelmiş olmalıdır. Gerçekleştirilen saldırı haksız olmalıdır. Savunma zorunlu ve saldırı ile orantılı olmalıdır.
Soru 78
I. Tıp hukuku bakımından ilgilinin rızası, hastanın veya kanuni temsilcisinin rızası, tıbbi müdahalenin hukuka uygunluk sebebi olarak değerlendirilir. II. Ülkemizde, bedene karşı müdahalelerde, kişinin iradesinin esas alınacağı ve bunun için bir kişinin veya makamın iznine tabi olunmayacağı kabul edilmektedir. III. Rıza, kural olarak müdahaleye maruz kalacak kişi tarafından, yani normun koruduğu menfaatin sahibi olan hasta tarafından gösterilmelidir. Yukarıda ilgilinin (hastanın) rızası ile ilgili olarak verilenlerden hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve III
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Türk hukukunda tıbbi müdahalelerin hukuka uygunluğu, geleneksel olarak “hakkın kullanılması” hukuka uygunluk sebebi ile izah edilmektedir.
Ceza hukukunda geçerli olan bir diğer hukuka uygunluk nedeni de TCK’nin 26. maddesi 2. fıkrasında öngörülen ilgilinin rızasıdır. Tıp hukuku bakımından da ilgilinin rızası, hastanın veya kanuni temsilcisinin rızası, tıbbi müdahalenin hukuka uygunluk sebebi olarak değerlendirilir.
Hasta, kişilik hakkını oluşturan değerlerden olan vücut bütünlüğü değeri üzerinde mutlak bir hakka sahip olduğundan bedeni üzerinde girişilecek saldırıyı engelleme hakkına sahiptir. Hastanın rızası, kişisel değerlere yönelik müdahaleleri hukuka uygun hâle getirmesi açısından büyük önem arz etmektedir.
Ülkemizde, bedene karşı müdahalelerde, kişinin iradesinin esas alınacağı ve bunun için bir kişinin veya makamın iznine tabi olunmayacağı kabul edilmektedir.
Rıza, kural olarak müdahaleye maruz kalacak kişi tarafından, yani normun koruduğu menfaatin sahibi olan hasta tarafından gösterilmelidir.
İlgilinin rızası TCK’nin 26. maddesinin 2. fıkrasında “Kişinin üzerinde mutlak surette tasarruf edebileceği bir hakkına ilişkin olmak üzere, açıkladığı rızası çerçevesinde işlenen fiilden dolayı kimseye ceza verilmez.” şeklinde düzenlenmiştir.
Ceza hukukunda geçerli olan bir diğer hukuka uygunluk nedeni de TCK’nin 26. maddesi 2. fıkrasında öngörülen ilgilinin rızasıdır. Tıp hukuku bakımından da ilgilinin rızası, hastanın veya kanuni temsilcisinin rızası, tıbbi müdahalenin hukuka uygunluk sebebi olarak değerlendirilir.
Hasta, kişilik hakkını oluşturan değerlerden olan vücut bütünlüğü değeri üzerinde mutlak bir hakka sahip olduğundan bedeni üzerinde girişilecek saldırıyı engelleme hakkına sahiptir. Hastanın rızası, kişisel değerlere yönelik müdahaleleri hukuka uygun hâle getirmesi açısından büyük önem arz etmektedir.
Ülkemizde, bedene karşı müdahalelerde, kişinin iradesinin esas alınacağı ve bunun için bir kişinin veya makamın iznine tabi olunmayacağı kabul edilmektedir.
Rıza, kural olarak müdahaleye maruz kalacak kişi tarafından, yani normun koruduğu menfaatin sahibi olan hasta tarafından gösterilmelidir.
İlgilinin rızası TCK’nin 26. maddesinin 2. fıkrasında “Kişinin üzerinde mutlak surette tasarruf edebileceği bir hakkına ilişkin olmak üzere, açıkladığı rızası çerçevesinde işlenen fiilden dolayı kimseye ceza verilmez.” şeklinde düzenlenmiştir.
Soru 79
- Kasten öldürme suçunun mağduru ancak yaşayan insan olabilir.
- Kasten öldürme suçunda mağdurun kişisel özellikleri önem taşımaktadır.
- Kasten öldürme suçuyla korunmak istenen hak yaşama hakkıdır.
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve III
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Öldürme suçları ile korunan hukuki değer, “yaşama hakkı”dır. İnsana ait değerlerin en üstünü ve önemlisi olan yaşama hakkını korumak için, bu fiil suç olarak düzenlenmiştir. Yaşama hakkı, diğer tüm hakların özünü ve varlık sebebini oluşturur. Bu hak, kişinin kendisine karşı dahi korunan, üzerinde tasarruf edilmesi mümkün olmayan doğal, dokunulamaz, devredilemez ve vazgeçilemez nitelikte bir hak olarak gerek ulusal gerekse uluslararası hukuk metinlerinde garanti altına alınmıştır (AY m. 17/1; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) m. 2).
Kasten öldürme suçunun mağduru ancak yaşayan insan olabilir. Bu suçla korunmak istenen hak, yaşama hakkıdır. Hayatta olmak canlı doğmayı ve suçu oluşturan hareketlerin yapıldığı sırada yaşıyor olmayı gerektirir. Mağdurun kişisel özellikleri (yaşı, ırkı, cinsiyeti, hastalığa sahip olması vs.) önem taşımaz.
Kasten öldürme suçunun mağduru ancak yaşayan insan olabilir. Bu suçla korunmak istenen hak, yaşama hakkıdır. Hayatta olmak canlı doğmayı ve suçu oluşturan hareketlerin yapıldığı sırada yaşıyor olmayı gerektirir. Mağdurun kişisel özellikleri (yaşı, ırkı, cinsiyeti, hastalığa sahip olması vs.) önem taşımaz.
Soru 80
Aşağıdaki hallerden hangisi taksirle yaralama fiilinin nitelikli hallerinden birini oluşturmaz?
Seçenekler
A
Mağdurun vücudunda kemik kırılması
B
Mağdurun konuşma yeteneğinin kaybolması
C
Mağdurun yüzünde sabit iz oluşması
D
Mağdurun 18 yaşından küçük olması
E
Mağdurun bitkisel hayata girmesi
Açıklama:
Türk Ceza Kanunu’nun 89. maddesinde taksirle yaralama suçu ise “Taksirle başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır” şeklinde tanımlanmıştır.
Ayrıca 89. maddenin 2. fıkrasında “Taksirle yaralama fiilî, mağdurun;
a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,
b) Vücudunda kemik kırılmasına,
c) Konuşmasında sürekli zorluğa,
d) Yüzünde sabit ize,
e) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,
f) Gebe bir kadının çocuğunun vaktinden önce doğmasına,
Neden olmuşsa birinci fıkraya göre belirlenen ceza, yarısı oranında artırılır.
(3) Taksirle yaralama fiilî, mağdurun;
a) İyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesine,
b) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine,
c) Konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolmasına,
d) Yüzünün sürekli değişikliğine,
e) Gebe bir kadının çocuğunun düşmesine
neden olmuşsa birinci fıkraya göre belirlenen ceza, bir kat artırılır.” denilerek suçun nitelikli hâlleri düzenlenmiştir.
Ayrıca 89. maddenin 2. fıkrasında “Taksirle yaralama fiilî, mağdurun;
a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,
b) Vücudunda kemik kırılmasına,
c) Konuşmasında sürekli zorluğa,
d) Yüzünde sabit ize,
e) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,
f) Gebe bir kadının çocuğunun vaktinden önce doğmasına,
Neden olmuşsa birinci fıkraya göre belirlenen ceza, yarısı oranında artırılır.
(3) Taksirle yaralama fiilî, mağdurun;
a) İyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesine,
b) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine,
c) Konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolmasına,
d) Yüzünün sürekli değişikliğine,
e) Gebe bir kadının çocuğunun düşmesine
neden olmuşsa birinci fıkraya göre belirlenen ceza, bir kat artırılır.” denilerek suçun nitelikli hâlleri düzenlenmiştir.
Soru 81
Toplumda hakim olan hukuki değerlere tecavüz teşkil eden fiilleri tanımlayan sözcük aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Suç
B
Ceza
C
Adalet
D
Taciz
E
Disiplin
Açıklama:
HEKİMLER TARAFINDAN İŞLENEBİLECEK SUÇLARA İLİŞKİN ÖN AÇIKLAMALAR
Suç Kavramı ve Suçun Unsurları
Suç, toplumda hakim olan hukuki değerlere tecavüz teşkil eden fiillerdir.
Doğru cevap aşağıdaki açıklamalar uyarınca "A" seçeneğidir.
Suç Kavramı ve Suçun Unsurları
Suç, toplumda hakim olan hukuki değerlere tecavüz teşkil eden fiillerdir.
Doğru cevap aşağıdaki açıklamalar uyarınca "A" seçeneğidir.
Soru 82
Suçların tarifi nerede yapılır?
Seçenekler
A
Yazılı medyada
B
Görsel medyada
C
Okul derslerinde
D
Kanunlarda
E
Meclis toplantılarında
Açıklama:
Suçların kanunda tarifinin yapılmış olması gerekir. Suç tipleri, kanun koyucunun cezaya layık olarak gördüğü davranış şekillerini belirler. Failin tipe uygun davranmasıyla kural olarak suç gerçekleşmiş olur. Diğer bir deyişle failce gerçekleştirilen somut hareket, daha önce yapılan bu soyut suç tanımlarından birine uygunsa bu hareketin tipe uygunluğundan ve dolayısıyla belli bir suç tipinin maddi ve manevi unsurlarının gerçekleştirildiğinden bahsedilir.
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru cevap "D" seçeneğidir
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru cevap "D" seçeneğidir
Soru 83
Bir kimsenin dikkat ve özen yükümlülüğünün ihlali suretiyle gerçekleştirdiği ve bunu yükümlülüklerine aykırı olarak öngörmeyen bir neticeyi gerçekleştirmesine ne ad verilir?
Seçenekler
A
Olası kast
B
Doğrudan kast
C
Bilinçsiz taksir
D
İhtimal
E
Bilinçli taksir
Açıklama:
Bir fiili özen yükümlülüğünün ihlali suretiyle gerçekleştiren ve bunu yükümlülüklerine aykırı bir şekilde öngörmeyen (bilinçsiz taksir) veya böyle bir fiilin gerçekleşmesini muhtemel görmekle beraber neticenin meydana gelmeyeceğine yükümlülüklerine aykırı olarak güven besleyen (bilinçli taksir) kişi ise taksirle hareket etmiştir.
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru cevap "C" seçeneğidir.
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru cevap "C" seçeneğidir.
Soru 84
Kast, Türk Ceza Kanunun (TCK) hangi maddesinde tanımlanmıştır?
Seçenekler
A
21
B
23
C
25
D
26
E
30
Açıklama:
Kast, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 21. maddesinin ilk fıkrasında “suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir” şeklinde tanımlanmıştır. Bu tanıma göre kastın, bilme ve isteme olmak üzere iki kurucu unsuru bulunmaktadır.
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru cevap "A" seçeneğidir.
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru cevap "A" seçeneğidir.
Soru 85
Cümledeki boşluğu aşağıdaki seçeneklerden uygun olan ile tamamlayınız:
................ fail, suç tanımında yer alan somut bir tehlikenin varlığının bilincindedir ve bu tehlike fail tarafından ciddiye de alınmaktadır. Ancak fail bakımından asıl amaç o kadar önemlidir ki buna ulaşmak için muhtemel neticelerin gerçekleşmesi göze alınmaktadır.
................ fail, suç tanımında yer alan somut bir tehlikenin varlığının bilincindedir ve bu tehlike fail tarafından ciddiye de alınmaktadır. Ancak fail bakımından asıl amaç o kadar önemlidir ki buna ulaşmak için muhtemel neticelerin gerçekleşmesi göze alınmaktadır.
Seçenekler
A
Taksirde
B
Bilinçsiz taksirde
C
Bilinçli taksirde
D
Doğrudan kastta
E
Olası kastta
Açıklama:
Doğrudan kastta, failin, suçun bütün maddi unsurları hakkındaki bilgisi tamdır, kesindir. Bir suç işlemeye karar veren failin bu suçun kanuni tanımındaki maddi unsurların fiilin icrası sırasında gerçekleşeceğini ve suç tanımında belirtilen neticenin meydana geleceğini kesin olarak bildiği hâllerde doğrudan kast söz konusudur
Olası kastta fail, suç tanımında yer alan somut bir tehlikenin varlığının bilincindedir ve bu tehlike fail tarafından ciddiye de alınmaktadır. Ancak fail bakımından asıl amaç o kadar önemlidir ki buna ulaşmak için muhtemel neticelerin gerçekleşmesi göze alınmaktadır.
Taksir ise bir kimsenin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmak suretiyle istemediği ve fakat öngörülebilir bir neticeyi gerçekleştirmesidir. Taksirin cezalandırılmasının nedeni, kişilere yüklenmiş olan dikkat ve özen yükümlülüğünün ihlal edilmesidir.
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru cevap "E" seçeneğidir
Olası kastta fail, suç tanımında yer alan somut bir tehlikenin varlığının bilincindedir ve bu tehlike fail tarafından ciddiye de alınmaktadır. Ancak fail bakımından asıl amaç o kadar önemlidir ki buna ulaşmak için muhtemel neticelerin gerçekleşmesi göze alınmaktadır.
Taksir ise bir kimsenin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmak suretiyle istemediği ve fakat öngörülebilir bir neticeyi gerçekleştirmesidir. Taksirin cezalandırılmasının nedeni, kişilere yüklenmiş olan dikkat ve özen yükümlülüğünün ihlal edilmesidir.
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru cevap "E" seçeneğidir
Soru 86
Kastın ve taksirin kombinasyonundan oluşan ve "netice sebebiyle ağırlaşan suç" olarak tanımlanan karma suçlar Türk Ceza Kanunun (TCK) hangi maddesinde yer alır?
Seçenekler
A
21.
B
22.
C
23.
D
24.
E
25.
Açıklama:
Suçlar ya kasten ya da taksirle işlenirler. Ancak TCK’de kastın ve taksirin kombinasyonundan (bileşiminden) oluşan karma suçlara da yer verilmiş ve bunlar “netice sebebiyle ağırlaşmış suç” olarak isimlendirilmiştir (TCK m. 23).
Netice sebebiyle ağırlaşmış suçlar, temel suç tipi ve bunun sebebiyet verdiği ağır veya başkaca neticenin birleşiminden meydana gelmektedir. Dolayısıyla netice sebebiyle ağırlaşmış suçlar, ilk kademede kural olarak kasten işlenen temel suç tipinin, ikinci kademede ise en azından taksirle sebebiyet verilen ağır neticenin yer aldığı (kast-taksir kombinasyonu) iki kademeli bir yapıya sahiptir
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru cevap "C" seçeneğidir
Netice sebebiyle ağırlaşmış suçlar, temel suç tipi ve bunun sebebiyet verdiği ağır veya başkaca neticenin birleşiminden meydana gelmektedir. Dolayısıyla netice sebebiyle ağırlaşmış suçlar, ilk kademede kural olarak kasten işlenen temel suç tipinin, ikinci kademede ise en azından taksirle sebebiyet verilen ağır neticenin yer aldığı (kast-taksir kombinasyonu) iki kademeli bir yapıya sahiptir
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru cevap "C" seçeneğidir
Soru 87
TCK’nin 25/2. maddesinde yer alan “Gerek kendisine ve gerek başkasına ait bir hakka yöneltilmiş, gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anda hâl ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetmek zorunluluğu ile işlenen fiilden dolayı faile ceza verilmez” hükmü aşağıdakilerden hangisini tanımlamaktadır?
Seçenekler
A
Görevin ifası
B
Meşru savunma
C
Hakkın kullanılması
D
İlgilinin rızası
E
Taksir suçu
Açıklama:
TCK’nin 25/2. maddesinde “Gerek kendisine ve gerek başkasına ait bir hakka yöneltilmiş, gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anda hâl ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetmek zorunluluğu ile işlenen fiilden dolayı faile ceza verilmez” hükmüne yer verilerek meşru savunma hâlinde bulunan failin fiilînin hukuka uygun olacağı belirtilmiştir. Meşru savunmadan bahsedebilmek için her şeyden önce bir saldırı olmalıdır. Saldırı, meşru savunmada bulunan veya üçüncü bir kişinin hakkına yönelmiş olmalıdır. Gerçekleştirilen saldırı haksız olmalıdır. Savunma zorunlu ve saldırı ile orantılı olmalıdır.
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru cevap "B" seçeneğidir
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru cevap "B" seçeneğidir
Soru 88
Bir kadın-doğum uzmanı sezaryan operasyonu ile sağlıklı bir bebeğin dünyaya gelmesini sağlamış, ancak operasyon bölgesinde bir pens unutarak hastanın uzun süre ağrı çekmesine ve neden olmuştur. Bu hekimin suçu aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kasten yaralama
B
Taksirli yaralama
C
Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
D
Kasten öldürme
E
Taksirli öldürme
Açıklama:
Taksirle Ölüme Neden Olma ve Taksirle Yaralama Suçları Bakımından Sağlık Personelinin Cezai Sorumluluğu
Öncelikle belirtmek gerekir ki hekimlerin tıbbi müdahaleden önce hastayı veya kanuni temsilcisini aydınlatıp onayını alması hekimin meydana gelen her tür olumsuz sonuçtan sorumlu olmasını engelleyen bir sebep teşkil etmemektedir. Rıza, tıbbi müdahale hukuka uygun olması için bir ön şart niteliğindedir. Rızanın bulunmasına rağmen müdahalenin tıp biliminin gereklerine uygun şekilde yapılmamış, hekim tıbbi müdahaleyi kusurlu bir
şekilde yapmış ise aydınlatma ve rıza, hekimin sorumluluğunu kaldırmaz
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru cevap "B" seçeneğidir
Öncelikle belirtmek gerekir ki hekimlerin tıbbi müdahaleden önce hastayı veya kanuni temsilcisini aydınlatıp onayını alması hekimin meydana gelen her tür olumsuz sonuçtan sorumlu olmasını engelleyen bir sebep teşkil etmemektedir. Rıza, tıbbi müdahale hukuka uygun olması için bir ön şart niteliğindedir. Rızanın bulunmasına rağmen müdahalenin tıp biliminin gereklerine uygun şekilde yapılmamış, hekim tıbbi müdahaleyi kusurlu bir
şekilde yapmış ise aydınlatma ve rıza, hekimin sorumluluğunu kaldırmaz
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru cevap "B" seçeneğidir
Soru 89
Aşağıdakilerden hangisinde hekimin cezai sorumluluğu bulunmamaktadır?
Seçenekler
A
Malpraktis
B
Komplikasyon
C
Ötenazi
D
Aktif ötenazi
E
Rıza alınmaksızın pasif ötenazi
Açıklama:
Tıbbi müdahale sırasında özen yükümlülüğüne uygun davranılmış olmasına rağmen hasta iyileşmeyebilir. Bu duruma “komplikasyon” denir. Komplikasyon, tıbbi müdahalede, öngörülemeyen veya öngörülse bile önlenemeyen neticelerdir. Komplikasyon öngörülmesine rağmen iyileşme ihtimalinin yüksek görüldüğü veya başka çarenin kalmadığı durumlarda “izin verilen risk” kapsamındadır ve bu durumda hekimin cezai sorumluluğu bulunmayacaktır.
Aşağıdaki açıklmalar uyarınca doğru cevap "B" seçeneğidir
Aşağıdaki açıklmalar uyarınca doğru cevap "B" seçeneğidir
Soru 90
Bir hekim, endikasyon bakımından gerekli bir durumda hastasına duyarlık testi yapmayı unutarak ve hasta öyküsünde allerjisinin olup olmadığını sorgulamadan penisilin enjeksiyonu yaptırmış ve bunun sonucunda hasta anafilaktik şok sonucunda hayatını kaybetmiştir. Bu durumda hekimin işlediği fiil aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kasten yaralama
B
Kasten öldürme
C
Taksirli yaralama
D
Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
E
Taksirli öldürme
Açıklama:
Taksirle ölüme veya yaralamaya neden olma suçları, icrai veya ihmali bir davranışın icrası sırasında gerekli dikkat ve özeni göstermemek suretiyle bir kişinin ölümüne veya yaralanmasına sebebiyet verilmesini gerektirmektedir. Dolayısıyla ölümü veya yaralamayı meydana getiren davranış taksirli olmalıdır.
Suçun meydana gelebilmesi için icrai veya ihmali bir davranışın gerçekleştirildiği sırada gerekli dikkat ve özeni göstermemek suretiyle bir kişinin ölümüne sebebiyet verilmesi gerekmektedir. Dolayısıyla ölümü meydana getiren davranış taksirli olmalıdır. Taksirin temelini oluşturan dikkat ve özen yükümlülüğü, kişinin davranışının meydana getirebileceği neticeyi öngörme ve neticenin ortaya çıkmasından kaçınma, meydana gelmemesi
için önleyici tedbirleri alma yükümlülüğüdür. Bir davranışın özen yükümlülüğüne uygunluğundan söz edildiğinde, neticenin meydana gelmemesi için gerekli tedbirlerin alındığı kabul edilmiş olur
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru cevap "E" seçeneğidir
Suçun meydana gelebilmesi için icrai veya ihmali bir davranışın gerçekleştirildiği sırada gerekli dikkat ve özeni göstermemek suretiyle bir kişinin ölümüne sebebiyet verilmesi gerekmektedir. Dolayısıyla ölümü meydana getiren davranış taksirli olmalıdır. Taksirin temelini oluşturan dikkat ve özen yükümlülüğü, kişinin davranışının meydana getirebileceği neticeyi öngörme ve neticenin ortaya çıkmasından kaçınma, meydana gelmemesi
için önleyici tedbirleri alma yükümlülüğüdür. Bir davranışın özen yükümlülüğüne uygunluğundan söz edildiğinde, neticenin meydana gelmemesi için gerekli tedbirlerin alındığı kabul edilmiş olur
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru cevap "E" seçeneğidir
Ünite 7
Soru 1
Aşağıdaki seçeneklerden hangisi sağlık çalışanlarınca işlenmesi kolay olan suçlardan birisidir?
Seçenekler
A
Belgede sahtecilik
B
Organ ve doku ticareti
C
İnsan üzerinde deney ve deneme
D
Çocuk düşürtme
E
Genital muayene
Açıklama:
Sağlık çalışanlarınca işlenme sıklığı ve faillik bakımından özellik arz etmemekle birlikte sağlık çalışanlarınca işlenmesi kolay olan başka bazı suçlar da vardır: Kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme, belgede sahtecilik, irtikâp, görevi kötüye kullanma.
Soru 2
1) Deneyle ilgili olarak yetkili kurul veya makamlardan gerekli iznin alınmış olması, 2) Deneyin öncelikle insan dışı deney ortamında veya yeterli sayıda hayvan üzerinde yapılmış olması,3) İnsan dışı deney ortamında veya hayvanlar üzerinde yapılan deneyler sonucunda ulaşılan bilimsel verilerin, varılmak istenen hedefe ulaşmak açısından bunların insan üzerinde de yapılmasını gerekli kılması,
4) Deneyin, insan sağlığı üzerinde öngörülebilir zararlı ve kalıcı bir etki bırakmaması, 5) Deney sırasında kişiye insan onuruyla bağdaşmayacak ölçüde acı verici yöntemlerin uygulanmaması, sıralanan seçeneklerden hangileri insan üzerinde yapılan rızaya dayalı bilimsel deneyin ceza sorumluluğunu gerektirmemesi içindir?
4) Deneyin, insan sağlığı üzerinde öngörülebilir zararlı ve kalıcı bir etki bırakmaması, 5) Deney sırasında kişiye insan onuruyla bağdaşmayacak ölçüde acı verici yöntemlerin uygulanmaması, sıralanan seçeneklerden hangileri insan üzerinde yapılan rızaya dayalı bilimsel deneyin ceza sorumluluğunu gerektirmemesi içindir?
Seçenekler
A
1,2
B
2,3
C
1,3
D
3,4
E
1,2,3,4,5
Açıklama:
İnsan üzerinde yapılan rızaya dayalı bilimsel deneyin ceza sorumluluğunu gerektirmemesi için;
a) Deneyle ilgili olarak yetkili kurul veya makamlardan gerekli iznin alınmış olması, b) Deneyin öncelikle insan dışı deney ortamında veya yeterli sayıda hayvan üzerinde yapılmış olması, c) İnsan dışı deney ortamında veya hayvanlar üzerinde yapılan deneyler sonucunda ulaşılan bilimsel verilerin, varılmak istenen hedefe ulaşmak açısından bunların insan üzerinde de yapılmasını gerekli kılması,
d) Deneyin, insan sağlığı üzerinde öngörülebilir zararlı ve kalıcı bir etki bırakmaması, e) Deney sırasında kişiye insan onuruyla bağdaşmayacak ölçüde acı verici yöntemlerin uygulanmaması.
a) Deneyle ilgili olarak yetkili kurul veya makamlardan gerekli iznin alınmış olması, b) Deneyin öncelikle insan dışı deney ortamında veya yeterli sayıda hayvan üzerinde yapılmış olması, c) İnsan dışı deney ortamında veya hayvanlar üzerinde yapılan deneyler sonucunda ulaşılan bilimsel verilerin, varılmak istenen hedefe ulaşmak açısından bunların insan üzerinde de yapılmasını gerekli kılması,
d) Deneyin, insan sağlığı üzerinde öngörülebilir zararlı ve kalıcı bir etki bırakmaması, e) Deney sırasında kişiye insan onuruyla bağdaşmayacak ölçüde acı verici yöntemlerin uygulanmaması.
Soru 3
Aşağıda sıralanan seçeneklerden hangisi çocuklar üzerinde bilimsel deneyin ceza sorumluluğunu gerektirmemesi için aranan koşullardan birisidir?
Seçenekler
A
Deneyin insan sağlığı üzerinde öngörülebilir zararlı ve kalıcı bir etki bırakmaması
B
Deney sırasında kişiye insan onuruyla bağdaşmayacak ölçüde acı verici yöntemlerin uygulanmaması
C
Deneyle varılmak istenen amacın, bunun kişiye yüklediği külfete ve kişinin sağlığı
üzerindeki tehlikeye göre daha ağır basması
üzerindeki tehlikeye göre daha ağır basması
D
Deneyle ilgili izin verecek yetkili kurullarda çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanının bulunması
E
İnsan dışı deney ortamında veya hayvanlar üzerinde yapılan deneyler sonucunda
ulaşılan bilimsel verilerin, varılmak istenen hedefe ulaşmak açısından bunların insan üzerinde de yapılmasını gerekli kılması
ulaşılan bilimsel verilerin, varılmak istenen hedefe ulaşmak açısından bunların insan üzerinde de yapılmasını gerekli kılması
Açıklama:
Çocuklar üzerinde bilimsel deneyin ceza sorumluluğunu gerektirmemesi için aranan koşulların yanı sıra;
a) Yapılan deneyler sonucunda ulaşılan bilimsel verilerin, varılmak istenen hedefe
ulaşmak açısından bunların çocuklar üzerinde de yapılmasını gerekli kılması,
b) Rıza açıklama yeteneğine sahip çocuğun kendi rızasının yanı sıra ana ve babasının veya vasisinin yazılı muvafakatinin de alınması,
c) Deneyle ilgili izin verecek yetkili kurullarda çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanının bulunması, gerekir.
a) Yapılan deneyler sonucunda ulaşılan bilimsel verilerin, varılmak istenen hedefe
ulaşmak açısından bunların çocuklar üzerinde de yapılmasını gerekli kılması,
b) Rıza açıklama yeteneğine sahip çocuğun kendi rızasının yanı sıra ana ve babasının veya vasisinin yazılı muvafakatinin de alınması,
c) Deneyle ilgili izin verecek yetkili kurullarda çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanının bulunması, gerekir.
Soru 4
Aşağıdaki seçeneklerden hangisi tıbbi denemelerin tanımıdır?
Seçenekler
A
Hekimin tedavi amacıyla hastanın üzerinde bazı özel durumlarda, gerçekleştirebileceği kabul edilen yeni girişimler
B
Beden sıvılarında yapılacak her türlü araştırma
C
Canlı ile ölü dokularda, organlarda yapılacak her türlü araştırma
D
Kanda yapılacak her türlü araştırma
E
Genetik değerlendirme için kullanılacak materyallerde ve diğer beden sıvılarında yapılacak her türlü araştırma
Açıklama:
İyileştirme amaçlı tıbbi denemeler ise hekimin tedavi amacıyla hastanın üzerinde bazı özel durumlarda, gerçekleştirebileceği kabul edilen yeni girişimlerdir. Denemenin tıbbi veriler çerçevesinde kesinlik gösteren sonuçlar olmasa da müdahale anında, öngörülen sonuçlar ile olası riskler karşılaştırıldığında, hastanın iyileşmesi açısından somut bir şansın bulunması gerekir.
Soru 5
''Hukuken geçerli bir rızaya dayalı olmaksızın organ veya dokusu alınan
canlı, yaşamakta olan kişidir'' ifadesi aşağıdakilerden hangisini tanımlamaktadır?
canlı, yaşamakta olan kişidir'' ifadesi aşağıdakilerden hangisini tanımlamaktadır?
Seçenekler
A
Suçun faili
B
Suçun konusu
C
Suçun mağduru
D
Suç kasti
E
Doku
Açıklama:
Suçun mağduru, hukuken geçerli bir rızaya dayalı olmaksızın organ veya dokusu alınan canlı, yaşamakta olan kişidir.
Soru 6
Hukuka uygunluk sebepleri bakımından inceleme yapıldığında, yaşayan kişilerden organ ya da doku alımının hukuka uygun olabilmesi için doktrinde kabul edilen belli şartların gerçekleşmesi gerekir. Aşağıdakilerden hangisi bu şartlardan birisi değildir?
Seçenekler
A
Üstün amaç
B
Zararsızlık ve elverişlilik
C
Vericinin rızası
D
Hekimin onayı ve aydınlatma yükümlülüğü
E
Vericinin yakınlarının onayı
Açıklama:
Hukuka uygunluk sebepleri bakımından inceleme yapıldığında, yaşayan kişilerden organ ya da doku alımının hukuka uygun olabilmesi için doktrinde kabul edilen belli şartların gerçekleşmesi gerekir. Bu şartlar, “üstün amaç, zararsızlık ve elverişlilik, vericinin rızası, hekimin onayı ve aydınlatma yükümlülüğü” olarak ifade edilebilir.
Soru 7
Tıbbi ölüm halinin onaylanabilmesi için aşağıdakilerden hangi uzman hekimin kurulda olması gerekli değildir?
Seçenekler
A
Nörolog
B
Kardiolog
C
Nöroşirürjiyen
D
Jinekolog
E
Anesteziyoloji
Açıklama:
Ölüm anının tespiti ile ilgili çeşitli görüşler mevcut olsa da ağırlıklı görüş olarak beyin ölümü anlayışının kabul edildiğini görüyoruz. Gerçi 2238 sayılı Kanun’da açıkça herhangi bir kıstas kabul edilmemiştir. Kanun’un 11. maddesinde “Bu kanunun uygulanması ile ilgili olarak tıbbi ölüm hali, bilimin ülkede ulaştığı düzeydeki kuralları ve yöntemleri uygulanmak suretiyle biri kardiolog, biri nörolog, biri nöroşirürjiyen ve biri de anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanından oluşan 4 kişilik hekimler kurulunca oybirliği ile saptanır” denilmektedir.
Soru 8
Aşağıda sıralanan seçeneklerden hangisi hastanın mahremiyet hakkının sağlanması konusuna dahil değildir?
Seçenekler
A
Tanı konulması
B
Tedavi sürecinde hastaya ait bilgilerin gizli tutulması
C
Tedavi süreci sonrasında hastaya ait bilgilerin gizli tutulması
D
Beden mahremiyetine saygı gösterilmesi
E
Kişinin rızası olmadan üçüncü şahısları bilgilendirmek
Açıklama:
Hastanın mahremiyet hakkının sağlanması, tanı konulması, tedavi süreci
ve sonrasında hastaya ait bilgilerin gizli tutulması ve beden mahremiyetine saygı gösterilmesi başlıkları altında yer alacak çeşitli önlemlerle gerçekleşebilir. Bu kapsamda, hastaya ait bilgilerin saklanması, tedaviyi yürüten kişi ya da kurum tarafından, hasta kayıtlarının tutulması ve arşivlenmesi sırasında gizlilik için gereken önlemlerin alınması ve hastaya ait sırların açıklanmaması mahremiyet hakkının korunmasında zorunludur. Belirtmek gerekir ki, hekimin hastaya ait sırları gizli tutmak konusundaki yükümlülüğü, diğer hekimler ve hastanın yakınları da dahil olmak üzere bütün üçüncü kişilere karşı geçerlidir.
ve sonrasında hastaya ait bilgilerin gizli tutulması ve beden mahremiyetine saygı gösterilmesi başlıkları altında yer alacak çeşitli önlemlerle gerçekleşebilir. Bu kapsamda, hastaya ait bilgilerin saklanması, tedaviyi yürüten kişi ya da kurum tarafından, hasta kayıtlarının tutulması ve arşivlenmesi sırasında gizlilik için gereken önlemlerin alınması ve hastaya ait sırların açıklanmaması mahremiyet hakkının korunmasında zorunludur. Belirtmek gerekir ki, hekimin hastaya ait sırları gizli tutmak konusundaki yükümlülüğü, diğer hekimler ve hastanın yakınları da dahil olmak üzere bütün üçüncü kişilere karşı geçerlidir.
Soru 9
1) Resmi bir belgeyi sahte olarak düzenleme,
2) Gerçek bir belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştirme,
3) Gerçeğe aykırı olarak belge düzenleme,
4) Sahte resmi belgeyi kullanma, sıralanan seçeneklerden hangileri resmi belgede sahtecilik unsurunun hareketlerindendir?
2) Gerçek bir belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştirme,
3) Gerçeğe aykırı olarak belge düzenleme,
4) Sahte resmi belgeyi kullanma, sıralanan seçeneklerden hangileri resmi belgede sahtecilik unsurunun hareketlerindendir?
Seçenekler
A
1,2
B
1,3
C
2,3
D
1,2,3,4
E
3,4
Açıklama:
İkinci fıkradaki fiilî oluşturan seçenek hareketler;
• resmî bir belgeyi sahte olarak düzenleme,
• gerçek bir belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştirme,
• gerçeğe aykırı olarak belge düzenleme,
• sahte resmî belgeyi kullanma,
şeklinde öngörülmüştür.
• resmî bir belgeyi sahte olarak düzenleme,
• gerçek bir belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştirme,
• gerçeğe aykırı olarak belge düzenleme,
• sahte resmî belgeyi kullanma,
şeklinde öngörülmüştür.
Soru 10
İnsan üzerinde deney suçları kapsamlı şekilde hangi kanunda düzenlenmiştir?
Seçenekler
A
Türk Borçlar Kanunu
B
Türk Medeni Kanunu
C
Türk Ceza Kanunu
D
Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu
E
İdari Yargılama Usulü Kanunu
Açıklama:
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ile hukukumuzda ilk defa insan üzerinde deney suçları düzenlenmiştir. Bundan önce Tıbbi Deontoloji Nizamnamesi’nde (m. 11) Avrupa Konseyi İnsan Hakları ve Biyotıp Sözleşmesinde ve bazı mevzuatta konu ile ilgili çeşitli düzenlemeler bulunsa da kanun niteliğinde ve en kapsamlı düzenleme 5237 sayılı TCK ile gerçekleştirilmiştir.
Soru 11
İnsan üzerinde bilimsel bir deney yapan kişi için Kanunda belirlenmiş hapis cezası ne kadardır?
Seçenekler
A
Bir yıldan üç yıla kadar
B
Altı aydan bir yıla kadar
C
Bir yıldan iki yıla kadar
D
İki yıldan beş yıla kadar
E
Üç aydan bir üç yıla kadar
Açıklama:
Türk Ceza Kanununa göre, insan üzerinde bilimsel bir deney yapan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Soru 12
İnsan üzerinde deney suçu ile korunan hukuki yarar aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kamu güveni
B
Yaşam ve vücut bütünlüğü hakkı
C
Ferdin serbest olarak hareket etme özgürlüğü
D
Kişilerin haberleşme hürriyeti
E
Malvarlığı hakları
Açıklama:
Bu suçla korunan hukuki yarar, yaşam ve vücut bütünlüğü hakkıdır.
Soru 13
İnsan üzerinde bilimsel bir deney yapan kişi için kanunda öngörülmüş olan ceza nedir?
Seçenekler
A
Bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası
B
Adli para cezası
C
Üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası
D
İnsan üzerinde bilimsel deney fiili suç olarak öngörülmediğinden, herhangi bir cezası da yoktur.
E
Beş yıldan on yıla kadar hapis cezası
Açıklama:
TCK’nın "İnsan üzerinde deney” başlıklı 90. maddesine göre, “İnsan üzerinde bilimsel bir deney yapan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." Doğru cevap A'dır.
Soru 14
İnsan üzerinde deney ve deneme suçu ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Seçenekler
A
Bu suçla korunan hukuki yarar, yaşam ve vücut bütünlüğü hakkıdır.
B
Suçun faili, sadece hekimler ve insanlarla ilgili araştırmalar yapan bilim adamları olabilir.
C
Bu suça teşebbüs mümkündür.
D
Suç soyut bir tehlike suçu niteliğinde olduğundan, suçun gerçekleşmiş sayılması için deney veya deneme sonucunda kişinin sağlığının bozulması veya ölmesi gerekmez.
E
Mağdurun herhangi bir zarar görmediği durumlarda da sadece kanunda belirtilen şartların gerçekleşmemesi hâlinde bu suç oluşur.
Açıklama:
Suçun faili herkes olabildiğinden, hekimler ve insanlarla ilgili araştırmalar yapan bilim adamlarının da bu suçun faili olabilmesi mümkündür. Doğru cevap B'dir.
Soru 15
Yaşayan kişiden rızasına aykırı olarak organ veya doku alma suçu ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Suçun faili sadece hekimler olabilir.
B
Organın ve dokunun vericinin yaşamını mutlak surette sona erdirecek veya tehlikeye sokacak olan organ ve dokulardan olmaması gerekir.
C
Organ veya doku niteliğinde olmayan bir maddenin canlı bir kişiden alınmış olması halinde dahi, söz konusu suç oluşur.
D
Suç, kasten ya da taksirli şekilde işlenebilir.
E
Organ veya dokunun alınmış olması suçun oluşması için, mağdurun zarar görmesi veya ölmesi gerekir.
Açıklama:
Bu suç tipinde ceza normunun yasakladığı fiil, hukuken geçerli rızaya dayalı olmaksızın, kişiden organ veya doku “almak”tır. Yaşayan insandan organ ve doku almak için öncelikle alınacak olan organın ve dokunun vericinin yaşamını mutlak surette sona erdirecek veya tehlikeye sokacak olan organ ve dokulardan olmaması gerekir. Dolayısıyla kişinin bu tür bir organının alınmasına vermiş olduğu rıza geçersiz olacaktır. Doğru cevap B'dir.
Soru 16
I. Suçun faili herkes olabilir.
II. Suçun mağduru, hukuka aykırı olarak organları alınan ölünün yakınlarıdır.
III. Ölüden hukuka aykırı şekilde organ veya doku alma eylemi teşebbüse elverişli değildir.
Ölüden hukuka aykırı şekilde organ veya doku alma suçu ile ilgili yukarıda verilen bilgilerden hangisi/hangileri doğrudur?
II. Suçun mağduru, hukuka aykırı olarak organları alınan ölünün yakınlarıdır.
III. Ölüden hukuka aykırı şekilde organ veya doku alma eylemi teşebbüse elverişli değildir.
Ölüden hukuka aykırı şekilde organ veya doku alma suçu ile ilgili yukarıda verilen bilgilerden hangisi/hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I - II
D
I - III
E
II - III
Açıklama:
Suçun faili herkes olabilir. Organ veya doku alma fiilini gerçekleştiren kişi fail olarak sorumlu olur. Suçun faili herkes olabilir. Organ veya doku alma fiilini gerçekleştiren kişi fail olarak sorumlu olur (I ve II doğru). Ölüden hukuka aykırı şekilde organ veya doku alma eylemi teşebbüse elverişlidir. Fail, organ veya dokuyu almak için vücuda müdahalede bulunmuş ancak, henüz organ veya dokuyu alamadan yakalanmışsa eylem teşebbüs aşamasında kalmıştır. Doğru cevap C'dir.
Soru 17
Aşağıdaki suçlardan hangisi, çok failli şekilde işlenebilen bir suçtur?
Seçenekler
A
Çocuk düşürtme suçu
B
Yaşayan kişiden rızasına aykırı olarak organ veya doku alma suçu
C
Ölüden hukuka aykırı olarak organ ve doku alınması suçu
D
Organ ve doku satın alma ve satma suçu
E
Genital muayene suçu
Açıklama:
Organ ve dokuyu satmak ve satın almak en azından suçun oluşması için iki faili zorunlu kıldığından, çok failli bir suçtur. Diğer suçların tek bir fail tarafından işlenmesi de mümkündür. Doğru cevap D'dir.
Soru 18
I. Satma eyleminin söz konusu olabilmesi bakımından taraflar arasındaki iradelerin uyuşması yeterlidir.
II. Organ veya doku, para veya sair menfaat olmaksızın kabul edilirse yine organ ve doku ticareti suçu oluşmaz.
III. Bu suça teşebbüs mümkün değildir.
Organ veya doku satın alma, satma ve satılmasına aracılık etme suçu ile ilgili yukarı da verilen bilgilerden hangisi/hangileri doğrudur?
II. Organ veya doku, para veya sair menfaat olmaksızın kabul edilirse yine organ ve doku ticareti suçu oluşmaz.
III. Bu suça teşebbüs mümkün değildir.
Organ veya doku satın alma, satma ve satılmasına aracılık etme suçu ile ilgili yukarı da verilen bilgilerden hangisi/hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I - II
D
I - III
E
II - III
Açıklama:
Satma eyleminin söz konusu olabilmesi bakımından taraflar arasındaki iradelerin uyuşması yeterli değildir. Zilyetliğin, bir başka anlatımla tasarruf yetkisinin de devredilmiş olması ve fiili hakimiyetin alıcıya geçmesi gerekir. Yine TCK’de “satmak” fiili suç olarak tanımlanmıştır. Satım tamamlanmamışsa suç da tamamlanmaz. Ancak kişi teşebbüsten sorumlu olur. Son olarak, organ veya doku, para veya sair menfaat olmaksızın kabul edilirse yine organ ve doku ticareti suçu oluşmaz. Doğru cevap B'dir.
Soru 19
Yaşam ve vücut bütünlüğü hakları aşağıdaki düzenlemelerden hangisinde yer almamaktadır?
Seçenekler
A
Anayasa
B
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi
C
Türk Ceza Kanunu
D
Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi
E
Türk Borçlar Kanunu
Açıklama:
Kişinin sahip olduğu en önemli haklar yaşam ve vücut bütünlüğü haklarıdır. Bu haklar Anayasa’da (m. 17) ve çeşitli uluslararası metinlerde (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi m. 2, Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi m. 6 vs.) yer almaktadır. Konu, Türk Ceza Kanunu içerisinde de hayata ve vücut bütünlüğüne karşı suçlar adı altında çeşitli hükümlerle koruma altına alınmıştır.
Soru 20
Rızası olmaksızın bir kadının çocuğunu düşürten bir kişi için kanunda öngörülmüş olan ceza nedir?
Seçenekler
A
Adli para cezası
B
1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası
C
2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası
D
5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası
E
15 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası
Açıklama:
Çocuk düşürtme suçunu düzenleyen Türk Ceza Kanunu’nun 99. maddesine göre, “Rızası olmaksızın bir kadının çocuğunu düşürten kişi, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." Doğru cevap D'dir.
Soru 21
Çocuk düşürme suçları ile ilgili olarak aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Tıbbi zorunluluk bulunmadığı hâlde, rızaya dayalı olsa bile, gebelik süresi on haftadan fazla olan bir kadın da ayrıca cezalandırılacaktır.
B
Tıbbi zorunluluklar dışında, gebe kadının rızasıyla çocuk düşürtme, on haftayı aşmayan gebeliklerde hukuka uygundur.
C
Suçun tipikliğinin gerçekleşebilmesi için, failin sağlık mesleği mensubu olması gerekir.
D
Suçun mağduru gebe kadındır. Çünkü korunan hukuksal yararın başında onun sağlığı ve vücut bütünlüğü gelir.
E
Ceninin gebe kadınla olan ilişkisi tıbbi müdahale teşkil eden bir hareketle sona erdirilebileceği gibi, yaralama niteliği taşıyan hareketlerle de sona erdirilebilir.
Açıklama:
Failin sağlık mesleği mensubu olması gibi bir zorunluluk yoktur. Suç, rahim tahliyesine yetkili kişilerce işlendiği takdirde suçun basit şekli söz konusu olur. Yetkili olmayan kişiler bakımından suçun işlenmesi durumu bir nitelikli hal teşkil etmektedir. Doğru cevap C'dir.
Soru 22
I. Bu suçla, kişinin özgürlüğü vücut ve cinsel bütünlüğü korunmaktadır.
II. Genital muayeneye gönderme bakımından fail herkes olabilir.
III. Anüs bölgesinde yapılan hukuka aykırı genital muayene, suç teşkil etmez.
IV. Suçun kasten ya da taksirli şekilde işlenmesi mümkündür.
Genital muayane suçu ile ilgili yukarıda verilen bilgilerden hangileri doğrudur?
II. Genital muayeneye gönderme bakımından fail herkes olabilir.
III. Anüs bölgesinde yapılan hukuka aykırı genital muayene, suç teşkil etmez.
IV. Suçun kasten ya da taksirli şekilde işlenmesi mümkündür.
Genital muayane suçu ile ilgili yukarıda verilen bilgilerden hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
I - II
B
I - III
C
I - IV
D
II - III
E
II - IV
Açıklama:
Bu suçla, kişinin özgürlüğü vücut ve cinsel bütünlüğü korunmaktadır. Genital muayeneye gönderme bakımından fail herkes olabilir. Örneğin; okul müdürü, yurt müdürü vs. Cinsel organlarda yapılan muayeneye “genital muayene” denir. Tıp bilimi anüs bölgesini de dış genital organ saydığından bu bölgede yapılan hukuka aykırı genital muayene de suç teşkil edebilir. Suç ancak kasten işlenebilir, taksirli şekli cezalandırılmaz. Doğru cevap A'dır.
Soru 23
Aşağıdaki suçlardan hangisi, ancak bir kamu görevlisi tarafından işlenebilir?
Seçenekler
A
Genital muayene suçu
B
İnsan üzerinde deney ve deneme suçu
C
Organ veya doku ticareti suçu
D
Çocuk düşürtme suçu
E
İrtikap suçu
Açıklama:
İrtikâp suçu, ancak kamu görevlisi tarafından işlenebilir. Failin, kamu görevlisi sıfatını usul ve yasaya uygun olarak kazanmış olması gerekir. Kanun ve usule aykırı olarak fiilen bir görevin üstlenilmesi fail olabilmek için yeterli değildir. Doğru cevap E'dir.
Soru 24
Hukuken geçerli rızaya dayalı olmaksızın, kişiden organ alan kimse için Kanunda belirlenen hapis süreleri kaç yıldır?
Seçenekler
A
Bir yıldan üç yıla kadar
B
Üç yıldan beş yıla kadar
C
Beş yıldan dokuz yıla kadar
D
İki yıldan on yıla kadar
E
Beş yıldan yirmi yıla kadar
Açıklama:
Hukuken geçerli rızaya dayalı olmaksızın, kişiden organ alan kimse, beş yıldan dokuz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Soru 25
Organ Nakli Değerlendirme Etik Komisyonu tarafından verilen kararlara karşı yapılacak itirazlar aşağıdakilerden hangisi tarafından değerlendirilir?
Seçenekler
A
Ulusal Organ Nakli Etik Kurulu
B
Kamu Görevlileri Etik Kurulu
C
İl Sağlık Müdürlüğü Etik Komisyonu
D
Klinik Araştırmalar Etik Kurulu
E
Sağlık Bakanlığı
Açıklama:
Organ nakli hizmetinin sunulduğu hastanelerin bulunduğu her ilde Organ Nakli Değerlendirme Etik Komisyonu kurularak bu komisyonca alınan karar ile organ nakli yapılabilir. Bu komisyonlarca verilen kararlara karşı yapılacak itirazlar Ulusal Organ Nakli Etik Kurulu tarafından değerlendirilir.
Soru 26
I. Kasten adam öldürme
II. Taksirli adam öldüme
III. Kastı aşan yaralama
Hukuka aykırı şekilde organ ve doku alınması sonucunda mağdurun ölmesi halinde yukarıdakilerden hangisi veya hangilerine ilişkin hükümler uygulanır?
II. Taksirli adam öldüme
III. Kastı aşan yaralama
Hukuka aykırı şekilde organ ve doku alınması sonucunda mağdurun ölmesi halinde yukarıdakilerden hangisi veya hangilerine ilişkin hükümler uygulanır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve III
E
II ve III
Açıklama:
TCK’nın 91/8. maddesinde neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç düzenlenmiştir. Buna göre hukuka aykırı şekilde organ ve doku alınması sonucunda mağdurun ölmesi hâlinde, kasten öldürme suçuna ilişkin hükümler uygulanır
Soru 27
I. Hastanın kendisi
II. Hastanın vasisi
III: Hastanin refakatçisi
Hastanın temyiz kudretinden yoksun olması halinde sağlık durumu ile ilgili bilgileri hangisi veya hangileri isteyebilir?
II. Hastanın vasisi
III: Hastanin refakatçisi
Hastanın temyiz kudretinden yoksun olması halinde sağlık durumu ile ilgili bilgileri hangisi veya hangileri isteyebilir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
II ve III
E
I ve III
Açıklama:
Hastanın sağlık durumu ile ilgili bilgileri bizzat hasta veya hastanın küçük, temyiz
kudretinden yoksun veya kısıtlı olması hâlinde velisi veya vasisi isteyebilir.
kudretinden yoksun veya kısıtlı olması hâlinde velisi veya vasisi isteyebilir.
Soru 28
Tıp mevzuatına göre sağlık görevlileri aşağıdaki hastalıklardan hangisini bildirmekle yükümlü değildir?
Seçenekler
A
Kolera
B
Kuduz
C
Verem
D
Su çiçeği
E
Sıtma
Açıklama:
Tıp mevzuatına baktığımızda ise Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’nda kolera, veba, humma gibi hastalıkların yanında kuduz, verem, sıtma ve zührevi hastalıkları bildirme yükümlülüğü öngörülmüştür. AİDS hastalığı da ihbarı zorunlu hastalıklar arasındadır.
Soru 29
Aşağıdaki belgelerden hangisi resmi belgede sahtecilik suçuna ilişkin hükümlerin uygulanacağı belgelerden biri değildir?
Seçenekler
A
Hisse senedi
B
Tahvil
C
Vasiyetname
D
Hamile yazılı kambiyo senedi
E
Adi senet
Açıklama:
5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu 210. maddesinde; sahtecilik suçunun konusunu oluşturan bazı özel belgeler hakkında resmî belgede sahtecilik suçuna ilişkin hükümlerin uygulanacağı belirtilmiştir. Buna göre; emre veya hamile yazılı kambiyo senedi, emtiayı temsil eden belge, hisse senedi, tahvil veya vasiyetname hakkında sahtecilik eyleminin gerçekleştirilmesi hâlinde, resmî belgede sahtecilik suçuna ilişkin hükümler uygulanacaktır.
Soru 30
5237 sayılı TCK’nın 90. Maddesinde aşağıdaki hangi şart / şartlar düzenlenmiştir?
- Suç
- Hukuka uygun deney
- Deneme şartları
Seçenekler
A
I, II ve III
B
I ve II
C
I ve III
D
II ve III
E
II
Açıklama:
Konu Başlığı: İNSAN ÜZERİNDE DENEY VE DENEME SUÇU- Genel Olarak
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ile hukukumuzda ilk defa insan üzerinde deney suçları düzenlenmiştir. Bundan önce Tıbbi Deontoloji Nizamnamesi’nde (m. 11) Avrupa Konseyi İnsan Hakları ve Biyotıp Sözleşmesinde ve bazı mevzuatta konu ile ilgili çeşitli düzenlemeler bulunsa da kanun niteliğinde ve en kapsamlı düzenleme 5237 sayılı TCK ile gerçekleştirilmiştir.
Kanun’un “İnsan Üzerinde Deney” başlığını taşıyan 90. Maddesinde Sadece suç değil, aynı zamanda hukuka uygun deney ve denemenin şartları da düzenlemiştir.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ile hukukumuzda ilk defa insan üzerinde deney suçları düzenlenmiştir. Bundan önce Tıbbi Deontoloji Nizamnamesi’nde (m. 11) Avrupa Konseyi İnsan Hakları ve Biyotıp Sözleşmesinde ve bazı mevzuatta konu ile ilgili çeşitli düzenlemeler bulunsa da kanun niteliğinde ve en kapsamlı düzenleme 5237 sayılı TCK ile gerçekleştirilmiştir.
Kanun’un “İnsan Üzerinde Deney” başlığını taşıyan 90. Maddesinde Sadece suç değil, aynı zamanda hukuka uygun deney ve denemenin şartları da düzenlemiştir.
Soru 31
Hukukumuzda ilk defa insan üzerinde deney suçları TCK’nın hangi sayı ve maddesi ile düzenlenmiştir?
Seçenekler
A
5237 sayılı TCK’nun 80. Maddesi
B
5237 sayılı TCK’nun 90. Maddesi
C
5137 sayılı TCK’nun 90. Maddesi
D
5238 sayılı TCK’nun 70. Maddesi
E
5236 sayılı TCK’nun 90. Maddesi
Açıklama:
Konu Başlığı: İNSAN ÜZERİNDE DENEY VE DENEME SUÇU- Genel Olarak
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ile hukukumuzda ilk defa insan üzerinde deney suçları düzenlenmiştir. Bundan önce Tıbbi Deontoloji Nizamnamesi’nde (m. 11) Avrupa Konseyi İnsan Hakları ve Biyotıp Sözleşmesinde ve bazı mevzuatta konu ile ilgili çeşitli düzenlemeler bulunsa da kanun niteliğinde ve en kapsamlı düzenleme 5237 sayılı TCK ile gerçekleştirilmiştir.
Kanun’un “İnsan Üzerinde Deney” başlığını taşıyan 90. Maddesinde Sadece suç değil, aynı zamanda hukuka uygun deney ve denemenin şartları da düzenlemiştir.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ile hukukumuzda ilk defa insan üzerinde deney suçları düzenlenmiştir. Bundan önce Tıbbi Deontoloji Nizamnamesi’nde (m. 11) Avrupa Konseyi İnsan Hakları ve Biyotıp Sözleşmesinde ve bazı mevzuatta konu ile ilgili çeşitli düzenlemeler bulunsa da kanun niteliğinde ve en kapsamlı düzenleme 5237 sayılı TCK ile gerçekleştirilmiştir.
Kanun’un “İnsan Üzerinde Deney” başlığını taşıyan 90. Maddesinde Sadece suç değil, aynı zamanda hukuka uygun deney ve denemenin şartları da düzenlemiştir.
Soru 32
İnsan üzerinde yapılan rızaya dayalı bilimsel deneyin ceza sorumluluğunu gerektirmemesi için aşağıdaki hangi şartların gerçekleşmesi gerekir ?
- Deneyle ilgili olarak yetkili kurul veya makamlardan gerekli iznin alınmış olması,
- Deneyin öncelikle insan dışı deney ortamında veya yeterli sayıda hayvan üzerinde yapılmış olması,
- İnsan dışı deney ortamında veya hayvanlar üzerinde yapılan deneyler sonucunda ulaşılan bilimsel verilerin, varılmak istenen hedefe ulaşmak açısından bunların insan üzerinde de yapılmasını gerekli kılması,
- Deneyin, insan sağlığı üzerinde öngörülebilir zararlı ve kalıcı bir etki bırakmaması, deney sırasında kişiye insan onuruyla bağdaşmayacak ölçüde acı verici yöntemlerin uygulanmaması,
- Deneyle varılmak istenen amacın, bunun kişiye yüklediği külfete ve kişinin sağlığı üzerindeki tehlikeye göre daha ağır basması,
- Deneyin mahiyet ve sonuçları hakkında yeterli bilgilendirmeye dayalı olarak açıklanan rızanın yazılı olması ve herhangi bir menfaat teminine bağlı bulunmaması,
Seçenekler
A
II, III ve V
B
III, IV ve V
C
I, III, IV, V ve VI
D
II, III, IV, V ve VI
E
I, II, III, IV, V ve VI
Açıklama:
Konu Başlığı: İNSAN ÜZERİNDE DENEY VE DENEME SUÇU- Genel Olarak
TCK’nın “İnsan üzerinde deney” başlıklı 90. maddesine göre,
(1) İnsan üzerinde bilimsel bir deney yapan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) İnsan üzerinde yapılan rızaya dayalı bilimsel deneyin ceza sorumluluğunu gerektirmemesi için;
a) Deneyle ilgili olarak yetkili kurul veya makamlardan gerekli iznin alınmış olması,
b) Deneyin öncelikle insan dışı deney ortamında veya yeterli sayıda hayvan üzerinde yapılmış olması,
c) İnsan dışı deney ortamında veya hayvanlar üzerinde yapılan deneyler sonucunda ulaşılan bilimsel verilerin, varılmak istenen hedefe ulaşmak açısından bunların insan üzerinde de yapılmasını gerekli kılması,
d) Deneyin, insan sağlığı üzerinde öngörülebilir zararlı ve kalıcı bir etki bırakmaması,
e) Deney sırasında kişiye insan onuruyla bağdaşmayacak ölçüde acı verici yöntemlerin uygulanmaması,
f) Deneyle varılmak istenen amacın, bunun kişiye yüklediği külfete ve kişinin sağlığı üzerindeki tehlikeye göre daha ağır basması,
g) Deneyin mahiyet ve sonuçları hakkında yeterli bilgilendirmeye dayalı olarak açıklanan rızanın yazılı olması ve herhangi bir menfaat teminine bağlı bulunmaması, gerekir.
(3) (Değişik: 31/3/2005 - 5328/7 md.) Çocuklar üzerinde bilimsel deneyin ceza sorumluluğunu gerektirmemesi için ikinci fıkrada aranan koşulların yanı sıra;
a) Yapılan deneyler sonucunda ulaşılan bilimsel verilerin, varılmak istenen hedefe ulaşmak açısından bunların çocuklar üzerinde de yapılmasını gerekli kılması,
b) Rıza açıklama yeteneğine sahip çocuğun kendi rızasının yanı sıra ana ve babasının veya vasisinin yazılı muvafakatinin de alınması,
c) Deneyle ilgili izin verecek yetkili kurullarda çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanının bulunması, gerekir.
(4) Hasta olan insan üzerinde rıza olmaksızın tedavi amaçlı denemede bulunan kişi, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ancak, bilinen tıbbi müdahale yöntemlerinin uygulanmasının sonuç vermeyeceğinin anlaşılması üzerine, kişi üzerinde yapılan rızaya dayalı bilimsel yöntemlere uygun tedavi amaçlı deneme, ceza sorumluluğunu gerektirmez.
Açıklanan rızanın, denemenin mahiyet ve sonuçları hakkında yeterli bilgilendirmeye dayalı olarak yazılı olması ve tedavinin uzman hekim tarafından bir hastane ortamında yapılması gerekir.
(5) Birinci fıkrada tanımlanan suçun işlenmesi sonucunda mağdurun yaralanması veya ölmesi halinde, kasten yaralama veya kasten öldürme suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
(6) Bu maddede tanımlanan suçların bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, tüzel kişi hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
TCK’nın “İnsan üzerinde deney” başlıklı 90. maddesine göre,
(1) İnsan üzerinde bilimsel bir deney yapan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) İnsan üzerinde yapılan rızaya dayalı bilimsel deneyin ceza sorumluluğunu gerektirmemesi için;
a) Deneyle ilgili olarak yetkili kurul veya makamlardan gerekli iznin alınmış olması,
b) Deneyin öncelikle insan dışı deney ortamında veya yeterli sayıda hayvan üzerinde yapılmış olması,
c) İnsan dışı deney ortamında veya hayvanlar üzerinde yapılan deneyler sonucunda ulaşılan bilimsel verilerin, varılmak istenen hedefe ulaşmak açısından bunların insan üzerinde de yapılmasını gerekli kılması,
d) Deneyin, insan sağlığı üzerinde öngörülebilir zararlı ve kalıcı bir etki bırakmaması,
e) Deney sırasında kişiye insan onuruyla bağdaşmayacak ölçüde acı verici yöntemlerin uygulanmaması,
f) Deneyle varılmak istenen amacın, bunun kişiye yüklediği külfete ve kişinin sağlığı üzerindeki tehlikeye göre daha ağır basması,
g) Deneyin mahiyet ve sonuçları hakkında yeterli bilgilendirmeye dayalı olarak açıklanan rızanın yazılı olması ve herhangi bir menfaat teminine bağlı bulunmaması, gerekir.
(3) (Değişik: 31/3/2005 - 5328/7 md.) Çocuklar üzerinde bilimsel deneyin ceza sorumluluğunu gerektirmemesi için ikinci fıkrada aranan koşulların yanı sıra;
a) Yapılan deneyler sonucunda ulaşılan bilimsel verilerin, varılmak istenen hedefe ulaşmak açısından bunların çocuklar üzerinde de yapılmasını gerekli kılması,
b) Rıza açıklama yeteneğine sahip çocuğun kendi rızasının yanı sıra ana ve babasının veya vasisinin yazılı muvafakatinin de alınması,
c) Deneyle ilgili izin verecek yetkili kurullarda çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanının bulunması, gerekir.
(4) Hasta olan insan üzerinde rıza olmaksızın tedavi amaçlı denemede bulunan kişi, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ancak, bilinen tıbbi müdahale yöntemlerinin uygulanmasının sonuç vermeyeceğinin anlaşılması üzerine, kişi üzerinde yapılan rızaya dayalı bilimsel yöntemlere uygun tedavi amaçlı deneme, ceza sorumluluğunu gerektirmez.
Açıklanan rızanın, denemenin mahiyet ve sonuçları hakkında yeterli bilgilendirmeye dayalı olarak yazılı olması ve tedavinin uzman hekim tarafından bir hastane ortamında yapılması gerekir.
(5) Birinci fıkrada tanımlanan suçun işlenmesi sonucunda mağdurun yaralanması veya ölmesi halinde, kasten yaralama veya kasten öldürme suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
(6) Bu maddede tanımlanan suçların bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, tüzel kişi hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
Soru 33
Organ ve doku ticareti suçunu düzenleyen TCK’nın 91. Maddesinde aşağıdaki hangi suç tipleri yer almaktadır ?
- Yaşayan kişiden geçerli rızası olmadan organ ve doku alınması,
- Ölüden hukuka aykırı olarak organ ve doku alınması,
- Organ ve doku ticareti yapılması.
Seçenekler
A
I, II ve III
B
II ve III
C
II ve IV
D
I ve II
E
I ve III
Açıklama:
Konu Başlığı: ORGAN VE DOKU TİCARETİ SUÇU- Organ ve Doku Ticareti Suçlarıyla Korunan Hukuki Değer
Organ ve doku ticareti suçunu düzenleyen TCK’nın 91. maddesinin inceleyeceğimiz bölümünde üç ayrı suç tipi yer almaktadır:
Organ ve doku ticareti suçunu düzenleyen TCK’nın 91. maddesinin inceleyeceğimiz bölümünde üç ayrı suç tipi yer almaktadır:
- Yaşayan kişiden geçerli rızası olmadan organ ve doku alınması,
- Ölüden hukuka aykırı olarak organ ve doku alınması,
- Organ ve doku ticareti yapılması.
Soru 34
Kamu görevlisinin suçlu sayılabilmesi için, suç fiilî oluşturan seçenek hareketler aşağıdakilerden hangisidir?
- Resmî bir belgeyi sahte olarak düzenleme,
- Gerçek bir belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştirme,
- Gerçeğe aykırı olarak belge düzenleme,
- Sahte resmî belgeyi kullanma,
Seçenekler
A
I, II ve III
B
I ve IV
C
I, II, III ve IV
D
I ve II
E
I ve III
Açıklama:
Konu Başlığı: RESMÎ BELGELERDE SAHTECİLİK SUÇU- Suçun Unsurları
Kamu görevlisi tarafından işlenen resmî belgede sahtecilik suçunda fail kamu görevlisidir.
“Kamu görevlisinin” resmî belgede sahtecilik suçu bakımından suçun meydana gelebilmesi için öncelikle suçun resmî belgeyi düzenlemekle yetkili kamu görevlisince işlenmesi gerekir (TCK m. 204/2). Kamu görevlisinin, göreviyle ilgili olmaksızın ya da yetkili bulunmadığı halde resmî belgede sahtecilikte bulunması eylemi maddenin 1. fıkrası ile cezalandırılmaktadır.
İkinci fıkradaki fiilî oluşturan seçenek hareketler;
Kamu görevlisi tarafından işlenen resmî belgede sahtecilik suçunda fail kamu görevlisidir.
“Kamu görevlisinin” resmî belgede sahtecilik suçu bakımından suçun meydana gelebilmesi için öncelikle suçun resmî belgeyi düzenlemekle yetkili kamu görevlisince işlenmesi gerekir (TCK m. 204/2). Kamu görevlisinin, göreviyle ilgili olmaksızın ya da yetkili bulunmadığı halde resmî belgede sahtecilikte bulunması eylemi maddenin 1. fıkrası ile cezalandırılmaktadır.
İkinci fıkradaki fiilî oluşturan seçenek hareketler;
- resmî bir belgeyi sahte olarak düzenleme,
- gerçek bir belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştirme,
- gerçeğe aykırı olarak belge düzenleme,
- sahte resmî belgeyi kullanma,
Soru 35
Bir ceza soruşturması ve kovuşturması için aşağıdakilerden hangisi doğrudur ?
Seçenekler
A
Eczacılara, hastaları ve bunların yakınları hakkında öğrendikleri bilgiler nedeniyle tanıklıktan çekinme hakkı tanınmamıştır.
B
Hekimlere, hastaları ve bunların yakınları hakkında öğrendikleri bilgiler dolayısıyla tanıklıktan çekinme hakkı tanınmıştır.
C
Diş hekimlerine, hastaları ve bunların yakınları hakkında öğrendikleri bilgiler nedeniyle tanıklıktan çekinme hakkı tanınmamıştır.
D
Ebelere, hastaları ve bunların yakınları hakkında öğrendikleri bilgiler nedeniyle tanıklıktan çekinme hakkı tanınmamıştır.
E
Ebelerin yardımcılarına, hastaları ve bunların yakınları hakkında öğrendikleri bilgiler nedeniyle tanıklıktan çekinme hakkı tanınmamıştır.
Açıklama:
Konu Başlığı: Tıp Hukuku Bakımından Kişisel Verilerin Gizliliği- Tıp Meslek veya Sanatları Mensubunun Sır Saklama Yükümlülüğü
Bir ceza soruşturması ve kovuşturmasında ise hekimler, diş hekimleri, eczacılar, ebeler ve bunların yardımcıları ve diğer bütün tıp meslek veya sanatları mensuplarına, bu sıfatları dolayısıyla hastaları ve bunların yakınları hakkında öğrendikleri bilgiler dolayısıyla tanıklıktan çekinme hakkı tanınmıştır (Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) m. 46/1-b). Bu kişiler ancak ilgilinin rızası hâlinde tanıklıktan çekinemezler (CMK m. 46/2).
Bir ceza soruşturması ve kovuşturmasında ise hekimler, diş hekimleri, eczacılar, ebeler ve bunların yardımcıları ve diğer bütün tıp meslek veya sanatları mensuplarına, bu sıfatları dolayısıyla hastaları ve bunların yakınları hakkında öğrendikleri bilgiler dolayısıyla tanıklıktan çekinme hakkı tanınmıştır (Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) m. 46/1-b). Bu kişiler ancak ilgilinin rızası hâlinde tanıklıktan çekinemezler (CMK m. 46/2).
Soru 36
Gebeliğin sonlandırılmasında, Kanun’a göre tıbbi zorunluluk halleri nelerdir ?
- Gebelik, annenin yaşamını veya yaşamsal organlardan birini tehdit eder hâle gelmişse zorunluluk vardır.
- Gebelik, ilerleyen süreçte annenin yaşamını veya yaşamsal organlardan birini tehdit edecek ise zorunluluk vardır.
- Gebelik, doğacak çocuk ile onu takip edecek nesiller için ağır maluliyete neden olacak ise tıbbi zorunluluk vardır.
Seçenekler
A
I
B
II ve III
C
I ve II
D
I, II ve III
E
I ve III
Açıklama:
Konu Başlığı: ÇOCUK DÜŞÜRTME SUÇU - Suçun Unsurları
Bu suçta hukuka uygunluk sebepleri, tıbbi zorunluluk hâli ve süre koşullu rızadır.
TCK m. 99/2’de, ‘tıbbi zorunluluk bulunmadığı’ hâlde ibaresi yer almıştır. Kanunumuzun bu hükmüne göre, tıbbi zorunluluk hâlinde gebeliğin süresi ne kadar olursa olsun sona erdirilebilir. Tıbbi zorunluluk hem gebe kadına ilişkin hem de cenine ilişkin olabilir ve ancak tıp biliminin verilerine göre belirlenebilir. Nüfus Planlaması Hakkında Kanun’un 5/2. maddesi tıbbi zorunluluk hâllerini belirlemiştir. Adı geçen Kanun, TCK’nın 99. Maddesi kapsamında tıbbi zorunluluk kavramı açısından bağlayıcı olmayıp, ancak yorumda yararlanılabilecek bir kaynaktır.
Söz konusu Kanun’a göre tıbbi zorunluluk hâlleri şunlardır:
a) Gebelik, annenin yaşamını veya yaşamsal organlardan birini tehdit eder hâle gelmişse
b) Gebelik, ilerleyen süreçte annenin yaşamını veya yaşamsal organlardan birini tehdit edecek ise
c) Gebelik, doğacak çocuk ile onu takip edecek nesiller için ağır maluliyete neden olacak ise tıbbi zorunluluk vardır.
Bu suçta hukuka uygunluk sebepleri, tıbbi zorunluluk hâli ve süre koşullu rızadır.
TCK m. 99/2’de, ‘tıbbi zorunluluk bulunmadığı’ hâlde ibaresi yer almıştır. Kanunumuzun bu hükmüne göre, tıbbi zorunluluk hâlinde gebeliğin süresi ne kadar olursa olsun sona erdirilebilir. Tıbbi zorunluluk hem gebe kadına ilişkin hem de cenine ilişkin olabilir ve ancak tıp biliminin verilerine göre belirlenebilir. Nüfus Planlaması Hakkında Kanun’un 5/2. maddesi tıbbi zorunluluk hâllerini belirlemiştir. Adı geçen Kanun, TCK’nın 99. Maddesi kapsamında tıbbi zorunluluk kavramı açısından bağlayıcı olmayıp, ancak yorumda yararlanılabilecek bir kaynaktır.
Söz konusu Kanun’a göre tıbbi zorunluluk hâlleri şunlardır:
a) Gebelik, annenin yaşamını veya yaşamsal organlardan birini tehdit eder hâle gelmişse
b) Gebelik, ilerleyen süreçte annenin yaşamını veya yaşamsal organlardan birini tehdit edecek ise
c) Gebelik, doğacak çocuk ile onu takip edecek nesiller için ağır maluliyete neden olacak ise tıbbi zorunluluk vardır.
Soru 37
Hasta Hakları Yönetmeliği’nde de hastanın mahremiyete saygı gösterilmesi ve bunu istemek hakkı aşağıdaki hangi maddeleri kapsar ?
- Hastanın, sağlık durumu ile ilgili tıbbi değerlendirmelerin gizlilik içerisinde yürütülmesini,
- Muayenenin, teşhisin, tedavinin ve hasta ile doğrudan teması gerektiren diğer işlemlerin makul bir gizlilik ortamında gerçekleştirilmesini,
- Tıbben sakınca olmayan hâllerde yanında bir yakınının bulunmasına izin verilmesini,
- Tedavisi ile doğrudan ilgili olmayan kimselerin, tıbbi müdahale sırasında bulunmamasını,
- Hastalığın mahiyeti gerektirmedikçe hastanın şahsi ve ailevi hayatına müdahale edilmemesini,
- Sağlık harcamalarının kaynağının gizli tutulmasını,
Seçenekler
A
I, III, IV, V ve VI
B
II, III, IV, V ve VI
C
I, II, III ve V
D
III, IV ve V
E
I, II, III, IV, V ve VI
Açıklama:
Konu Başlığı: Tıp Hukuku Bakımından Kişisel Verilerin Gizliliği - Hastanın Gizliliğine Saygı Duyulmasını İsteme Hakkı
Hasta Hakları Yönetmeliği’nde de hastanın mahremiyete saygı gösterilmesini talep hakkı bir hasta hakkı olarak kabul edilmiştir. Yönetmeliğin 21. maddesine göre; “mahremiyete saygı gösterilmesi ve bunu istemek hakkı;
a) Hastanın, sağlık durumu ile ilgili tıbbi değerlendirmelerin gizlilik içerisinde yürütülmesini,
b) Muayenenin, teşhisin, tedavinin ve hasta ile doğrudan teması gerektiren diğer işlemlerin makul bir gizlilik ortamında gerçekleştirilmesini,
c) Tıbben sakınca olmayan hâllerde yanında bir yakınının bulunmasına izin verilmesini,
d) Tedavisi ile doğrudan ilgili olmayan kimselerin, tıbbi müdahale sırasında bulunmamasını,
e) Hastalığın mahiyeti gerektirmedikçe hastanın şahsi ve ailevi hayatına müdahale edilmemesini,
f)Sağlık harcamalarının kaynağının gizli tutulmasını kapsar”.
Hasta Hakları Yönetmeliği’nde de hastanın mahremiyete saygı gösterilmesini talep hakkı bir hasta hakkı olarak kabul edilmiştir. Yönetmeliğin 21. maddesine göre; “mahremiyete saygı gösterilmesi ve bunu istemek hakkı;
a) Hastanın, sağlık durumu ile ilgili tıbbi değerlendirmelerin gizlilik içerisinde yürütülmesini,
b) Muayenenin, teşhisin, tedavinin ve hasta ile doğrudan teması gerektiren diğer işlemlerin makul bir gizlilik ortamında gerçekleştirilmesini,
c) Tıbben sakınca olmayan hâllerde yanında bir yakınının bulunmasına izin verilmesini,
d) Tedavisi ile doğrudan ilgili olmayan kimselerin, tıbbi müdahale sırasında bulunmamasını,
e) Hastalığın mahiyeti gerektirmedikçe hastanın şahsi ve ailevi hayatına müdahale edilmemesini,
f)Sağlık harcamalarının kaynağının gizli tutulmasını kapsar”.
Soru 38
Organ ve dokunun rızaya dayalı olarak nakli, hangi Kanun’da öngörülen usullere uygun şekilde gerçekleştirilebilir.?
Seçenekler
A
2238 sayılı Kanun
B
2239 sayılı Kanun
C
2240 sayılı Kanun
D
2242 sayılı Kanun
E
2246 sayılı Kanun
Açıklama:
Konu Başlığı: ORGAN VE DOKU TİCARETİ SUÇU- Genel Olarak
Organ ve dokunun rızaya dayalı olarak nakli, 2238 Sayılı Kanun’da öngörülen usullere uygun şekilde gerçekleştirilebilir. İlgilinin veya yakınlarının bilgisi ve rızası dışında yaşayan kişiden ya da ölüden organ veya doku alınması, saklanması menfaat karşılığı ticaretinin yapılması Türk Ceza Kanunu’nun 91. maddesinde suç sayılmıştır.
Organ ve dokunun rızaya dayalı olarak nakli, 2238 Sayılı Kanun’da öngörülen usullere uygun şekilde gerçekleştirilebilir. İlgilinin veya yakınlarının bilgisi ve rızası dışında yaşayan kişiden ya da ölüden organ veya doku alınması, saklanması menfaat karşılığı ticaretinin yapılması Türk Ceza Kanunu’nun 91. maddesinde suç sayılmıştır.
Soru 39
İlgilinin veya yakınlarının bilgisi ve rızası dışında yaşayan kişiden ya da ölüden organ veya doku alınması, saklanması menfaat karşılığı ticaretinin yapılması Türk Ceza Kanunu’nun hangi maddesinde suç sayılmıştır?
Seçenekler
A
TCK 88. maddesi
B
TCK 90. maddesi
C
TCK 91. maddesi
D
TCK 94. maddesi
E
TCK 93. maddesi
Açıklama:
Konu Başlığı: ORGAN VE DOKU TİCARETİ SUÇU- Genel Olarak
Organ ve dokunun rızaya dayalı olarak nakli, 2238 Sayılı Kanun’da öngörülen usullere uygun şekilde gerçekleştirilebilir. İlgilinin veya yakınlarının bilgisi ve rızası dışında yaşayan kişiden ya da ölüden organ veya doku alınması, saklanması menfaat karşılığı ticaretinin yapılması Türk Ceza Kanunu’nun 91. maddesinde suç sayılmıştır.
Organ ve dokunun rızaya dayalı olarak nakli, 2238 Sayılı Kanun’da öngörülen usullere uygun şekilde gerçekleştirilebilir. İlgilinin veya yakınlarının bilgisi ve rızası dışında yaşayan kişiden ya da ölüden organ veya doku alınması, saklanması menfaat karşılığı ticaretinin yapılması Türk Ceza Kanunu’nun 91. maddesinde suç sayılmıştır.
Soru 40
I. Türk Ceza Kanunu
II. Tıbbi Deontoloji Nizamnamesi
III.Avrupa Konseyi İnsan Hakları ve Biyotıp Sözleşmesi
"İnsan Üzerinde Deney"e ilişkin düzenlemelere aşağıdakilerden hangisinde bir arada yer verilmiştir?
II. Tıbbi Deontoloji Nizamnamesi
III.Avrupa Konseyi İnsan Hakları ve Biyotıp Sözleşmesi
"İnsan Üzerinde Deney"e ilişkin düzenlemelere aşağıdakilerden hangisinde bir arada yer verilmiştir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I, II
E
I, II ve III
Açıklama:
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ile hukukumuzda ilk defa insan üzerinde deney suçları düzenlenmiştir. Bundan önce Tıbbi Deontoloji Nizamnamesi’nde (m. 11) Avrupa Konseyi İnsan Hakları ve Biyotıp Sözleşmesinde ve bazı mevzuatta konu ile ilgili çeşitli düzenlemeler mevcuttur. Bu sebeple doğru yanıt E seçeneğidir.
Soru 41
İnsan üzerinde deney ve deneme suçuyla korunan hukuki yarar,...…. ve ……….....
Yukarıda yer alan cümlede eksik bırakılan yerleri aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
Yukarıda yer alan cümlede eksik bırakılan yerleri aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
Seçenekler
A
yaşam hakkı/çevre sağlığı hakkıdır
B
vücut bütünlüğü/sağlık hakkıdır
C
yaşam hakkı/eğitim hakkıdır
D
yaşam hakkı/vücut bütünlüğü hakkıdır
E
yaşam hakkı/ekonomik haklardır
Açıklama:
İnsan üzerinde deney ve deneme suçuyla korunan hukuki yarar, yaşam ve vücut bütünlüğü hakkıdır.
Dolayısıyla doğru yanıt D seçeneğidir.
Dolayısıyla doğru yanıt D seçeneğidir.
Soru 42
İnsan üzerinde deney ve deneme suçu ………….., suçun gerçekleşmiş sayılması için deney veya deneme sonucunda kişinin sağlığının bozulması veya ölmesi gerekmez.
Yukarıda yer alan cümlede eksik bırakılan yerleri aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
Yukarıda yer alan cümlede eksik bırakılan yerleri aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
Seçenekler
A
soyut bir tehlike suçu niteliğinde olduğundan
B
somut bir tehlike suçu niteliğinde olduğundan
C
zarar suçu niteliğinde olduğundan
D
zincirleme suç niteliğinde olduğundan
E
kesintisiz suç niteliğinde olduğundan
Açıklama:
İnsan üzerinde deney ve deneme suçu soyut bir tehlike suçu niteliğinde olduğundan, suçun gerçekleşmiş sayılması için deney veya deneme sonucunda kişinin sağlığının bozulması veya ölmesi gerekmez.Mağdurun herhangi bi r zarar görmediği durumlarda da sadece kanunda belirtilen şartların gerçekleşmemesi hâlinde bu suç oluşur.
Dolayısıyla doğru yanıt A seçeneğidir.
Dolayısıyla doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 43
Çok hücreli canlılarda, fonksiyon ve yapı bakımından birbirine benzeyerek, anatomik olarak bütün oluşturan hücre, lif gibi unsurlardan oluşan yapıya ne ad verilir?
Seçenekler
A
Organ
B
Doku
C
Deney
D
Hücre
E
Lif
Açıklama:
Çok hücreli canlılarda, fonksiyon ve yapı bakımından birbirine benzeyerek, anatomik olarak bütün oluşturan hücre, lif gibi unsurlardan oluşan yapıya doku adı verilir. Dolayısıyla doğru yanıt B seçeneğidir.
Soru 44
I. Yaşayan kişiden geçerli rızası olmadan organ ve doku alınması
II. Ölüden hukuka aykırı olarak organ ve doku alınması
III. Organ ve doku ticareti yapılması
Organ ve doku ticareti suçunda düzenleyen suç tipleri aşağıdakilerden hangisinde bir arada verilmiştir ?
II. Ölüden hukuka aykırı olarak organ ve doku alınması
III. Organ ve doku ticareti yapılması
Organ ve doku ticareti suçunda düzenleyen suç tipleri aşağıdakilerden hangisinde bir arada verilmiştir ?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I, II
E
I, II, III
Açıklama:
Organ ve doku ticareti suçunu düzenleyen TCK’nın 91. maddesinde üç ayrı suç tipi yer almaktadır: • Yaşayan kişiden geçerli rızası olmadan organ ve doku alınması
• Ölüden hukuka aykırı olarak organ ve doku alınması
• Organ ve doku ticareti yapılması
Dolayısıyla doğru yanıt E seçeneğidir.
• Ölüden hukuka aykırı olarak organ ve doku alınması
• Organ ve doku ticareti yapılması
Dolayısıyla doğru yanıt E seçeneğidir.
Soru 45
Aşağıdakilerden hangisi yaşayan kişiden organ ya da doku alımının hukuka uygun olabilmesi için gereken şartlardan biri değildir?
Seçenekler
A
Üstün amaç
B
Zararsızlık ve elverilillik
C
Vericinin rızası
D
Hekimin onayı ve aydınlatma yükümlülüğü
E
Mağdurun zarar görmesi
Açıklama:
Yaşayan kişilerden organ ya da doku alımının hukuka uygun olabilmesi için doktrinde kabul edilen belli şartların gerçekleşmesi gerekir. Bu şartlar, “üstün amaç, zararsızlık ve elverişlilik, vericinin rızası, hekimin onayı ve aydınlatma yükümlülüğü” olarak ifade edilebilir. Dolayısıyla doğru yanıt E seçeneğidir.
Soru 46
"…….. kornea gibi ceset üzerinde bir değişiklik yapmayan dokular alınabilir. Ceset üzerinde değişiklik yapmayan dokularının alınmamasını isteyen kişiler, bu konudaki itirazlarını bildirmek zorundadırlar"
Yukarıda yer alan cümlede eksik bırakılan yerleri aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
Yukarıda yer alan cümlede eksik bırakılan yerleri aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
Seçenekler
A
Aksine bir vasiyet veya beyan yoksa
B
Aksine kanun hükmü yoksa
C
Aksine sözleşme yoksa
D
Aksine yönerge yoksa
E
Aksine mirasçı beyanı yoksa
Açıklama:
Aksine bir vasiyet veya beyan yoksa kornea gibi ceset üzerinde bir değişiklik yapmayan dokular alınabilir”. Ceset üzerinde değişiklik yapmayan dokularının alınmamasını isteyen kişiler, bu konudaki itirazlarını bildirmek zorundadırlar. Eğer itiraz etmemişlerse ölenin yakınlarının rızası olmaksızın, ceset üzerinde değişiklik yapmayan dokular ölüden alınabilir. Dolayısıyla doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 47
"Kanun koyucu ........kadar olan gebeliklerde kadının rızasının bulunmasını suç bakımından bir hukuka uygunluk nedeni olarak düzenlemiştir"
Yukarıda yer alan boşluğu aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
Yukarıda yer alan boşluğu aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
Seçenekler
A
10 haftaya kadar
B
12 haftaya kadar
C
8 haftaya kadar
D
15 haftaya kadar
E
17 haftaya kadar
Açıklama:
Kanun koyucu 10 haftaya kadar olan gebeliklerde kadının rızasının bulunmasını suç bakımından bir hukuka uygunluk nedeni olarak düzenlemiştir. Dolayısıyla doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 48
"İç hukukumuzda …………. genetik analizi yapılacak kimsenin rızasının alınması gereği ve elde edilen sonuçların üçüncü kişilere, kişinin rızası olmadan bildirilemeyeceği belirtilmektedir"
Aşağıdakilerden hangisi yukarıda yer alan boşluğu doğru şekilde tamamlar?
Aşağıdakilerden hangisi yukarıda yer alan boşluğu doğru şekilde tamamlar?
Seçenekler
A
Genetik Hastalıklar Tanı Merkezi Yönetmeliği
B
UNESCO İnsan Genetik Verileri Bildirgesi
C
Hasta Hakları Yönetmeliği
D
Lizbon Bildirgesi
E
İnsan Hakları ve Biyotıp Sözleşmesi
Açıklama:
İç hukukumuzda da Genetik Hastalıklar Tanı Merkezi Yönetmeliği’nin 19. maddesinde genetik analizi yapılacak kimsenin rızasının alınması gereği ve elde edilen sonuçların üçüncü kişilere, kişinin rızası olmadan bildirilemeyeceği belirtilmektedir. Dolayısıyla doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 49
Resmi belgede sahtecilik suçunda korunan hukuki yarar aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kamu güveni
B
Yaşam hakkı
C
Vücut bütünlüğü
D
Malvarlığı hakkı
E
Sosyal haklar
Açıklama:
Resmi beldede sahtecilik suçunda korunan hukuki yarar kamunun güvenidir. Dolayısıyla doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 50
TCK'ye göre insan üzerinde bilimsel bir deney yapan kişinin alacağı hapis cezası en azı kaç yıldır?
Seçenekler
A
1 yıl
B
3 yıl
C
5 yıl
D
7 yıl
E
10 yıl
Açıklama:
TCK'ya göre insan üzerinde bilimsel bir deney yapan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Buna göre doğru cevap A şıkkıdır.
Soru 51
Hasta olan insan üzerinde rıza olmaksızın tedavi amaçlı denemede bulunan kişinin alacağı hapis cezası ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
1 yıla kadar hapis cezası
B
2 yıla kadar hapis cezası
C
3 yıla kadar hapis cezası
D
5 yıla kadar hapis cezası
E
7 yıla kadar hapis cezası
Açıklama:
Hasta olan insan üzerinde rıza olmaksızın tedavi amaçlı denemede bulunan kişi, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Buna göre doğru cevap A şıkkıdır.
Soru 52
Kanunda sayılan şartlara uyulmadan yapılan bir deney sonucu kişinin sağlığı bozulmuş veya ölmüşse, aşağıdaki sonuçlardan hangisi doğar?
Seçenekler
A
Fail taksirden dolayı sorumlu tutulur
B
Kasten yaralama veya kasten öldürmeye ilişkin hükümler uygulanır
C
Ölüm ile sonuçlanması durumunda fail 1 yıla kadar hapis cezası alır
D
Yaralama ile neticelenmesi durumunda fail tedavi masraflarını üstlenir
E
Sonuç ölüm ile sonuçlanmamışsa fail hakkında bir işlem yapılmaz
Açıklama:
Fakat kanunda sayılan şartlara uyulmadan yapılan bir deney sonucu kişinin sağlığı bozulmuş veya ölmüşse, kasten yaralama veya kasten öldürmeye ilişkin hükümler uygulanır. Deney esnasından tüm koşullara uyulmuş, yine de yaralama veya ölüm meydana gelmişse koşulları varsa fail taksirden dolayı sorumlu tutulur. Buna göre doğru cevap B şıkkıdır.
Soru 53
Türkiye'de organ ve doku nakli konusunda ilk kez hukuki bir düzenleme kaç yılında gerçekleştirilmiştir?
Seçenekler
A
1975
B
1979
C
1982
D
1990
E
1999
Açıklama:
Organ ve doku nakli konusu pek çok ülkeden önce Türkiye ’de hukuki bir düzenlemeye kavuşturulmuş ve 1979 yılında tedavi teşhis ve bilimsel amaçlarla yaşayan kişilerden ve ölülerden organ ve doku naklinin şartlarını düzenleyen 2238 sayılı “Organ ve Doku Alınması, Saklanması ve Nakli Hakkında Kanun ” çıkarılmıştır. Buna göre doğru cevap B şıkkıdır.
Soru 54
TCK'ya göre hukuken geçerli rızaya dayalı olmaksızın, kişiden organ alan kimsenin alacağı hapis cezası en az kaç yıldır?
Seçenekler
A
3 yıl
B
5 yıl
C
7 yıl
D
9 yıl
E
10 yıl
Açıklama:
Hukuken geçerli rızaya dayalı olmaksızın, kişiden organ alan kimse, beş yıldan dokuz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Suçun konusunun doku olması hâlinde, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Buna göre doğru cevap B şıkkıdır.
Soru 55
Hukuka aykırı olarak, ölüden organ veya doku alan kimsenin alacağı hapis cezası ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
1 yıla kadar hapis cezası
B
2 yıla kadar hapis cezası
C
3 yıla kadar hapis cezası
D
5 yıla kadar hapis cezası
E
Herhangi bir hapis cezası almaz
Açıklama:
Hukuka aykırı olarak, ölüden organ veya doku alan kimse, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Buna göre doğru cevap A şıkkıdır.
Soru 56
Belli bir çıkar karşılığında organ veya doku teminine yönelik olarak ilan veya reklam veren veya yayınlayan kişinin alacağı ceza en fazla kaç yıldır?
Seçenekler
A
1 yıl
B
2 yıl
C
3 yıl
D
4 yıl
E
5 yıl
Açıklama:
Belli bir çıkar karşılığında organ veya doku teminine yönelik olarak ilan veya reklam veren veya yayınlayan kişi, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Buna göre doğru cevap a şıkkıdır.
Soru 57
Rızası olmaksızın bir kadının çocuğunu düşürten kişinin alacağı en az hapis cezası kaç yıldır?
Seçenekler
A
1 yıl
B
3 yıl
C
5 yıl
D
7 yıl
E
10 yıl
Açıklama:
Rızası olmaksızın bir kadının çocuğunu düşürten kişi, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Buna göre doğru cevap C şıkkıdır.
Soru 58
TCK'ya göre kişisel verileri, hukuka aykırı olarak bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişinin alacağı en düşük hapis cezası kaç yıldır?
Seçenekler
A
1 yıl
B
2 yıl
C
3 yıl
D
5 yıl
E
7 yıl
Açıklama:
TCK'ya göre kişisel verileri, hukuka aykırı olarak bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Buna göre doğru cevap B şıkkıdır.
Soru 59
Bir resmî belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek bir resmî belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren veya sahte resmî belgeyi kullanan kişinin alacağı hapis cezası en fazla kaç yıl olabilir?
Seçenekler
A
2 yıl
B
3 yıl
C
5 yıl
D
7 yıl
E
10 yıl
Açıklama:
Bir resmî belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek bir resmî belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren veya sahte resmî belgeyi kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Buna göre doğru cevap C şıkkıdır.
Soru 60
"İnsan Üzerinde Deney" Türk Ceza Kanunun (TCK) hangi maddesi ile düzenlenmiştir?
Seçenekler
A
90
B
91
C
97
D
136
E
287
Açıklama:
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ile hukukumuzda ilk defa insan üzerinde deney suçları düzenlenmiştir. Bundan önce Tıbbi Deontoloji Nizamnamesi’nde (m. 11) Avrupa Konseyi İnsan Hakları ve Biyotıp Sözleşmesinde ve bazı mevzuatta konu ile ilgili çeşitli düzenlemeler bulunsa da kanun niteliğinde ve en kapsamlı düzenleme 5237 sayılı TCK ile gerçekleştirilmiştir. Kanun’un “İnsan Üzerinde Deney” başlığını taşıyan 90. maddesinde sadece suç değil, aynı zamanda hukuka uygun deney ve denemenin şartları da düzenlemiştir.
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru cevap A seçeneğidir
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru cevap A seçeneğidir
Soru 61
TCK’nın “İnsan üzerinde deney” başlıklı ilgili maddesine göre aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
İnsan üzerinde bilimsel bir deney yapan kişi, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır
B
Deneyle ilgili olarak muhtarlıktan gerekli iznin alınmış olması gerekir
C
Deneyin öncelikle insan dışı deney ortamında veya yeterli sayıda hayvan üzerinde yapılmış olması gerekir
D
Deneyin, insan sağlığı üzerinde öngörülebilir zararlı ve kalıcı bir etki bırakması gerekir
E
Deneyle kişiye yüklenen külfet ve kişinin sağlığı üzerindeki tehlikenin varılmak istenen amaca göre daha ağır basması gerekir
Açıklama:
TCK’nın “İnsan üzerinde deney” başlıklı 90. maddesine göre,
(1) İnsan üzerinde bilimsel bir deney yapan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) İnsan üzerinde yapılan rızaya dayalı bilimsel deneyin ceza sorumluluğunu gerektirmemesi için;
a) Deneyle ilgili olarak yetkili kurul veya makamlardan gerekli iznin alınmış olması,
b) Deneyin öncelikle insan dışı deney ortamında veya yeterli sayıda hayvan üzerinde yapılmış olması,
c) İnsan dışı deney ortamında veya hayvanlar üzerinde yapılan deneyler sonucunda ulaşılan bilimsel verilerin, varılmak istenen hedefe ulaşmak açısından bunların insan üzerinde de yapılmasını gerekli kılması,
d) Deneyin, insan sağlığı üzerinde öngörülebilir zararlı ve kalıcı bir etki bırakmaması,
e) Deney sırasında kişiye insan onuruyla bağdaşmayacak ölçüde acı verici yöntemlerin uygulanmaması,
f) Deneyle varılmak istenen amacın, bunun kişiye yüklediği külfete ve kişinin sağlığı üzerindeki tehlikeye göre daha ağır basm
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru cevap C seçeneğidir
(1) İnsan üzerinde bilimsel bir deney yapan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) İnsan üzerinde yapılan rızaya dayalı bilimsel deneyin ceza sorumluluğunu gerektirmemesi için;
a) Deneyle ilgili olarak yetkili kurul veya makamlardan gerekli iznin alınmış olması,
b) Deneyin öncelikle insan dışı deney ortamında veya yeterli sayıda hayvan üzerinde yapılmış olması,
c) İnsan dışı deney ortamında veya hayvanlar üzerinde yapılan deneyler sonucunda ulaşılan bilimsel verilerin, varılmak istenen hedefe ulaşmak açısından bunların insan üzerinde de yapılmasını gerekli kılması,
d) Deneyin, insan sağlığı üzerinde öngörülebilir zararlı ve kalıcı bir etki bırakmaması,
e) Deney sırasında kişiye insan onuruyla bağdaşmayacak ölçüde acı verici yöntemlerin uygulanmaması,
f) Deneyle varılmak istenen amacın, bunun kişiye yüklediği külfete ve kişinin sağlığı üzerindeki tehlikeye göre daha ağır basm
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru cevap C seçeneğidir
Soru 62
Çocuk düşürtme suçunda hukuka uygunluk sebepleri arasında yer alan süre koşullu rızada "süre" tam olarak ne kadardır?
Seçenekler
A
Üç ay
B
On hafta
C
On bir hafta
D
On iki hafta
E
On dört hafta
Açıklama:
Çocuk düşürtme suçunun oluşabilmesi açısından kural olarak kadının hamileliğinin kaçıncı ayında bulunduğu önemli değildir. Ancak kadının rızasının bulunması hâlinde on haftayı aşmayan gebeliklerde yetkili kişiler tarafından gerçekleştirilen çocuk düşürtme niteliğindeki fiiller cezalandırılmayacaktır.
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru cevap B seçeneğidir
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru cevap B seçeneğidir
Soru 63
Genital muayenede aşağıdaki hallerden hangisinde hâkim veya savcı kararına ihtiyaç bulunmamaktadır?
Seçenekler
A
Okullardaki öğrencilerde
B
Öğrenci yurtlarındaki öğrencilerde
C
Yetiştirme yurtlarındaki öğrencilerde
D
Genelevlerdeki hayat kadınlarında
E
Bar ve pavyon şarkıcılarında
Açıklama:
Bulaşıcı hastalıklardan kamu sağlığını korumak amacıyla kanun hükümlerine göre yapılan genital muayenelerde, örneğin; hayat kadınlarının genital muayenesi bakımından hâkim veya savcı kararına ihtiyaç bulunmamaktadır.
Doğru yanıt aşağıdaki açıklamalar uyarınca D seçeneğidir
Doğru yanıt aşağıdaki açıklamalar uyarınca D seçeneğidir
Soru 64
Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak açıklanması suçu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun (TCK) hangi maddesi ile düzenlenmiştir?
Seçenekler
A
90
B
91
C
92
D
136
E
287
Açıklama:
765 sayılı TCK m. 198’de meslek sırrını açıklama suçu düzenlenmişti. 5237 sayılı TCK’de ise bu suça yer verilmemiş olmakla birlikte, 136. maddede “verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme” suçu düzenlenmiştir. TCK m. 136’ya göre; “Kişisel verileri, hukuka aykırı olarak bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır”.
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru cevap D seçeneğidir
Aşağıdaki açıklamalar uyarınca doğru cevap D seçeneğidir
Soru 65
TCK'ya göre, tıbbi zorunluluk bulunmadığı hâlde, rızaya dayalı olsa bile, gebelik süresi kaç haftadan fazla olan bir kadın da ayrıca cezalandırılacaktır?
Seçenekler
A
6 hafta
B
8 hafta
C
10 hafta
D
12 hafta
E
16 hafta
Açıklama:
Tıbbi zorunluluk bulunmadığı hâlde, rızaya dayalı olsa bile, gebelik süresi on haftadan
fazla olan bir kadın da ayrıca cezalandırılacaktır (TCK m. 99/2). Doğru cevap C'dir.
fazla olan bir kadın da ayrıca cezalandırılacaktır (TCK m. 99/2). Doğru cevap C'dir.
Soru 66
I. Failin sağlık mesleği mensubu olması gibi bir zorunluluk yoktur.
II. Tıbbi zorunluluk bulunmadığı hâlde, rızaya dayalı olsa bile, gebelik süresi on haftadan fazla olan bir kadının çocuğunu düşürten kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası
ile cezalandırılır.
III. Çocuk düşürtme suçunun manevi unsuru kasttır.
Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri çocuk düşürtme suçu için doğrudur?
II. Tıbbi zorunluluk bulunmadığı hâlde, rızaya dayalı olsa bile, gebelik süresi on haftadan fazla olan bir kadının çocuğunu düşürten kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası
ile cezalandırılır.
III. Çocuk düşürtme suçunun manevi unsuru kasttır.
Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri çocuk düşürtme suçu için doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I, III
D
II, III
E
Hepsi
Açıklama:
Sayılanların hepsi çocuk düşürme suçu bakımından doğrudur. Doğru cevap E'dir.
Soru 67
TCK'ya göre kadının mağduru olduğu bir suç sonucu gebe kalması halinde, süresi kaç haftadan fazla olmamak ve kadının rızası olmak koşuluyla gebeliği sona erdirene ceza verilmeyecektir?
Seçenekler
A
8 hafta
B
10 hafta
C
15 hafta
D
20 hafta
E
22 hafta
Açıklama:
Kadının mağduru olduğu bir suç sonucu gebe kalması halinde, süresi yirmi haftadan fazla olmamak ve kadının rızası olmak koşuluyla gebeliği sona erdirene ceza verilmez. Ancak,
bunun için gebeliğin uzman hekimler tarafından hastane ortamında sona erdirilmesi gerekir. Doğru cevap D'dir.
bunun için gebeliğin uzman hekimler tarafından hastane ortamında sona erdirilmesi gerekir. Doğru cevap D'dir.
Soru 68
I. Kişinin rıza göstermesi
II. Verilerin açıklanması kamu için gerekliyse
III. Kişisel verilerin açıklanması sonucu kişinin herhangi bir kaybının olmaması halinde
TCK'ya göre yukarıdakilerden hangi durumların varlığı halinde kişisel verilerin açıklanması hukuka uygundur?
II. Verilerin açıklanması kamu için gerekliyse
III. Kişisel verilerin açıklanması sonucu kişinin herhangi bir kaybının olmaması halinde
TCK'ya göre yukarıdakilerden hangi durumların varlığı halinde kişisel verilerin açıklanması hukuka uygundur?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I, III
D
II, III
E
Hepsi
Açıklama:
Hastanın kişisel verilerinin açıklanması konusunda rıza göstermesi hâlinde, kişisel verilerin açıklanması hukuka uygundur (TCK m.26/2). Doğru cevap A'dır.
Soru 69
TCK'ya göre aşağıdakilerden hangisi hastanın kişisel verilerinin açıklanmasının hukuka uygun olduğu hallerden değildir?
Seçenekler
A
Kişinin rızasının varlığı.
B
Bitkisel hayat, akıl hastalığı gibi durumlarda, kendisinin veya başkasının hayatını veya beden bütünlüğünü korumak amacıyla kişisel verilerin açıklanması.
C
Verilerin açıklanması kamu yararını gerektiriyorsa.
D
Hekimin hastasına ilişkin kişisel bilgileri vermesi, bir kanun hükmünün yerine getirilmesi sebebiyle gerçekleşiyorsa.
E
Veri sorumlusunun hukuki yükümlülüğünü yerine getirebilmesi için zorunlu ise.
Açıklama:
Verilerin açıklanması kamu yararını gerektirmesi kişisel verilerinin açıklanmasını hukuka uygun hale getirmez. Doğru cevap C'dir.
Soru 70
Aşağıdakilerden hangisi Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nda özel nitelikli kişisel veri
sayılmıştır?
sayılmıştır?
Seçenekler
A
Eğitim ile ilgili veriler
B
Sağlıkla ilgili veriler
C
Yerleşim yeri ile ilgili veriler
D
Ailesi hakkındaki veriler
E
Meslek ile ilgili veriler
Açıklama:
Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ile “sağlıkla ilgili veriler” özel nitelikli kişisel veri
sayılmıştır (m. 6). Doğru cevap B'dir.
sayılmıştır (m. 6). Doğru cevap B'dir.
Soru 71
I. Vücut dokunulmazlığı hakkı II. Kişinin özel hayatı III. Kişilik hakları Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri kişisel verilerin hukuka aykırı olarak açıklanması suçunda korunan hukuki yararlardandır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
II, II
D
II, III
E
Hepsi
Açıklama:
Kişisel veriler aslında kişinin hayatının gizli alanını oluşturduğu için, bu bilgilerin açıklanması kişinin özel hayatına müdahale teşkil eder. Bu durumda, bu suç tipiyle korunan hukuki yarar kişinin özel hayatı ve kişilik haklarıdır. Doğru cevap D'dir.
Soru 72
Aşağıdakilerden hangisi için yetkili hâkim veya savcı kararı gerekmektedir?
Seçenekler
A
Kişisel verilerin açıklanması
B
Ölüden doku veya organ alınması
C
Organ veya Doku Satın Alma veya Satma
D
Genital muayene
E
İnsan üzerinde deney yapma
Açıklama:
Kişilerin beden bütünlükleri ve ruhsal sağlıkları üzerinde olumsuz etkileri olan genital muayenenin ancak, yetkili hâkim veya savcı kararı ile yapılacağı hükme bağlanmış ve
böyle bir karar olmaksızın genital muayeneye gönderme ve yapmanın suç olduğu hükme
bağlanmıştır. Doğru cevap D'dir.
böyle bir karar olmaksızın genital muayeneye gönderme ve yapmanın suç olduğu hükme
bağlanmıştır. Doğru cevap D'dir.
Soru 73
I. Vericinin rızası
II. Hekimin onayı
III. Aydınlatma yükümlülüğü
Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri yaşayan kişilerden organ ya da doku alımının hukuka uygun olabilmesi için doktrinde kabul edilen şartlardandır?
II. Hekimin onayı
III. Aydınlatma yükümlülüğü
Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri yaşayan kişilerden organ ya da doku alımının hukuka uygun olabilmesi için doktrinde kabul edilen şartlardandır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I, II
D
II, III
E
Hepsi
Açıklama:
Hukuka uygunluk sebepleri bakımından inceleme yapıldığında, yaşayan kişilerden organ ya da doku alımının hukuka uygun olabilmesi için doktrinde kabul edilen belli şartların gerçekleşmesi gerekir. Bu şartlar, “üstün amaç, zararsızlık ve elverişlilik, vericinin
rızası, hekimin onayı ve aydınlatma yükümlülüğü” olarak ifade edilebilir. Doğru cevap E'dir.
rızası, hekimin onayı ve aydınlatma yükümlülüğü” olarak ifade edilebilir. Doğru cevap E'dir.
Soru 74
Genital muayene suçu ile ilgili verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Genital muayeneyi yapan kişi bakımından kanunda sağlık mesleği mensubu olmak şeklinde sınırlama getirilmiştir.
B
Bu suçla, kişinin özgürlüğü vücut ve cinsel bütünlüğü korunmaktadır.
C
Genital muayeneye gönderme bakımından fail herkes olabilir.
D
Suç ancak kasten işlenebilir, taksirli şekli cezalandırılmaz.
E
Yetkili hâkim ve savcı kararı olmaksızın, kişiyi genital muayeneye gönderen veya
bu muayeneyi yapan kişi cezalandırılır.
bu muayeneyi yapan kişi cezalandırılır.
Açıklama:
Genital muayeneyi yapan kişi bakımından kanun herhangi bir sınırlama getirmese de
muayeneyi yapacak kişi olarak suçun faili, sağlık mesleği mensubudur. Doğru cevap A'dır.
muayeneyi yapacak kişi olarak suçun faili, sağlık mesleği mensubudur. Doğru cevap A'dır.
Soru 75
TCK’nın “İnsan üzerinde deney” başlıklı 90. maddesine göre, insan üzerinde bilimsel bir deney yapan kişi hangi ceza ile cezalandırılır?
Seçenekler
A
bir aydan üç aya kadar hapis cezası
B
bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası
C
üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası
D
beş yıldan on yıla kadar hapis cezası
E
müebbet hapis cezası
Açıklama:
İNSAN ÜZERİNDE DENEY VE DENEME SUÇU
TCK’nın “İnsan üzerinde deney” başlıklı 90. maddesine göre,
“İnsan üzerinde bilimsel bir deney yapan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası
ile cezalandırılır."
TCK’nın “İnsan üzerinde deney” başlıklı 90. maddesine göre,
“İnsan üzerinde bilimsel bir deney yapan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası
ile cezalandırılır."
Soru 76
Tedavi teşhis ve bilimsel amaçlarla yaşayan kişilerden ve ölülerden organ ve doku naklinin şartlarını düzenleyen 2238 sayılı “Organ ve Doku Alınması, Saklanması ve Nakli Hakkında Kanun ” hangi yılda çıkarılmıştır?
Seçenekler
A
1923
B
1936
C
1953
D
1979
E
1985
Açıklama:
ORGAN VE DOKU TİCARETİ SUÇU
Organ ve doku nakli konusu pek çok ülkeden önce Türkiye ’de hukuki bir düzenlemeye kavuşturulmuş ve 1979 yılında tedavi teşhis ve bilimsel amaçlarla yaşayan kişilerden ve ölülerden organ ve doku naklinin şartlarını düzenleyen 2238 sayılı “Organ ve Doku Alınması, Saklanması ve Nakli Hakkında Kanun ” çıkarılmıştır.
Organ ve doku nakli konusu pek çok ülkeden önce Türkiye ’de hukuki bir düzenlemeye kavuşturulmuş ve 1979 yılında tedavi teşhis ve bilimsel amaçlarla yaşayan kişilerden ve ölülerden organ ve doku naklinin şartlarını düzenleyen 2238 sayılı “Organ ve Doku Alınması, Saklanması ve Nakli Hakkında Kanun ” çıkarılmıştır.
Soru 77
Hukuka aykırı olarak, ölüden organ veya doku alan kimse, hangisi ile cezalandırılır?
Seçenekler
A
6 aya kadar hapis
B
bir yıla kadar hapis
C
üç yıla kadar hapis
D
beş yıla kadar hapis
E
on yıla kadar hapis
Açıklama:
ORGAN VE DOKU TİCARETİ SUÇU
Hukuka aykırı olarak, ölüden organ veya doku alan kimse, bir yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.
Hukuka aykırı olarak, ölüden organ veya doku alan kimse, bir yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.
Soru 78
Türk Hukuku’nda gebeliğe son verilmesine ilişkin hususların belirlendiği Nüfus Planlaması Hakkında Kanun hangi yılda yürürlüğe girmiştir?
Seçenekler
A
1935
B
1956
C
1983
D
2001
E
2012
Açıklama:
ÇOCUK DÜŞÜRTME SUÇU
Türk Hukuku’nda gebeliğe son verilmesine ilişkin hususlar 24.5.1983 tarih ve 2827
sayılı Nüfus Planlaması Hakkında Kanun’da düzenlenmiştir.
Türk Hukuku’nda gebeliğe son verilmesine ilişkin hususlar 24.5.1983 tarih ve 2827
sayılı Nüfus Planlaması Hakkında Kanun’da düzenlenmiştir.
Soru 79
Çocuk düşürtme suçunu düzenleyen Türk Ceza Kanunu’nun 99. maddesine göre,
“Rızası olmaksızın bir kadının çocuğunu düşürten kişi" hangisi ile cezalandırılır?
“Rızası olmaksızın bir kadının çocuğunu düşürten kişi" hangisi ile cezalandırılır?
Seçenekler
A
bir yıla kadar hapis cezası
B
üç yıldan altı yıla kadar hapis cezası
C
beş yıldan on yıla kadar hapis cezası
D
onbeş yıldan yirmibeş yıla kadar hapis cezası
E
müebbet hapis cezası
Açıklama:
Çocuk düşürtme suçunu düzenleyen Türk Ceza Kanunu’nun 99. maddesine göre,
Rızası olmaksızın bir kadının çocuğunu düşürten kişi, beş yıldan on yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.
Rızası olmaksızın bir kadının çocuğunu düşürten kişi, beş yıldan on yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.
Soru 80
Kişisel verilerin korunması amacına yönelik özel kanun hangi tarihte yürürlüğe girmiştir?
Seçenekler
A
1956
B
1972
C
1998
D
2010
E
2016
Açıklama:
VERİLERİ HUKUKA AYKIRI OLARAK VERME
Mevzuatımızda kişisel verilerin korunmasına ilişkin, ilgili alanlarda çeşitli düzenlemeler
mevcut olmakla birlikte, 24 Mayıs 2016 tarihinde kişisel verilerin korunması amacına
yönelik özel bir kanun da yürürlüğe girmiştir.
Mevzuatımızda kişisel verilerin korunmasına ilişkin, ilgili alanlarda çeşitli düzenlemeler
mevcut olmakla birlikte, 24 Mayıs 2016 tarihinde kişisel verilerin korunması amacına
yönelik özel bir kanun da yürürlüğe girmiştir.
Soru 81
Görevinin sağladığı güveni kötüye kullanmak suretiyle gerçekleştirdiği hileli davranışlarla
kendisine veya başkasına yarar sağlanmasına veya bu yolda vaatte bulunulmasına bir kimseyi ikna eden kamu görevlisi, hangisi ile cezalandırılır?
kendisine veya başkasına yarar sağlanmasına veya bu yolda vaatte bulunulmasına bir kimseyi ikna eden kamu görevlisi, hangisi ile cezalandırılır?
Seçenekler
A
Görevden uzaklaştırma
B
üç aydan bir yıla kadar hapis cezası
C
üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası
D
on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası
E
müebbet hapis cezası
Açıklama:
İRTİKÂP SUÇU
Görevinin sağladığı güveni kötüye kullanmak suretiyle gerçekleştirdiği hileli davranışlarla
kendisine veya başkasına yarar sağlanmasına veya bu yolda vaatte bulunulmasına bir kimseyi ikna eden kamu görevlisi, üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Görevinin sağladığı güveni kötüye kullanmak suretiyle gerçekleştirdiği hileli davranışlarla
kendisine veya başkasına yarar sağlanmasına veya bu yolda vaatte bulunulmasına bir kimseyi ikna eden kamu görevlisi, üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Soru 82
Yetkili hâkim ve savcı kararı olmaksızın, kişiyi genital muayeneye gönderen veya
bu muayeneyi yapan fail hakkında hangi ceza verilir?
bu muayeneyi yapan fail hakkında hangi ceza verilir?
Seçenekler
A
üç aydan bir yıla kadar hapis
B
altı aydan iki yıla kadar hapis
C
bir yıldan beş yıla kadar hapis
D
beş yıldan on yıla kadar hapis
E
müebbet hapis
Açıklama:
GENİTAL MUAYENE SUÇU
Yetkili hâkim ve savcı kararı olmaksızın, kişiyi genital muayeneye gönderen veya
bu muayeneyi yapan fail hakkında üç aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Yetkili hâkim ve savcı kararı olmaksızın, kişiyi genital muayeneye gönderen veya
bu muayeneyi yapan fail hakkında üç aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Soru 83
TCK.’nın 99. maddesinin son fıkrasına göre, kadının mağduru olduğu bir suç sonucu gebe kalması hâlinde, süresi yirmi haftadan fazla olmamak ve kadının rızası olmak koşuluyla,
gebeliği sona erdirene hangi ceza verilir?
gebeliği sona erdirene hangi ceza verilir?
Seçenekler
A
üç aydan bir yıla kadar hapis
B
bir yıldan üç yıla kadar hapis
C
üç yıldan beş yıla kadar hapis
D
beş yıldan on yıla kadar hapis
E
ceza verilmez
Açıklama:
ÇOCUK DÜŞÜRTME SUÇU
TCK.’nın 99. maddesinin son fıkrasına göre, kadının mağduru olduğu bir suç sonucu
gebe kalması hâlinde, süresi yirmi haftadan fazla olmamak ve kadının rızası olmak koşuluyla,
gebeliği sona erdirene ceza verilmez. Ancak, bunun için gebeliğin uzman hekimler
tarafından hastane ortamında sona erdirilmesi gerekir. Bu suçta böylece özel bir hukuka
uygunluk nedeni getirilmiştir.
TCK.’nın 99. maddesinin son fıkrasına göre, kadının mağduru olduğu bir suç sonucu
gebe kalması hâlinde, süresi yirmi haftadan fazla olmamak ve kadının rızası olmak koşuluyla,
gebeliği sona erdirene ceza verilmez. Ancak, bunun için gebeliğin uzman hekimler
tarafından hastane ortamında sona erdirilmesi gerekir. Bu suçta böylece özel bir hukuka
uygunluk nedeni getirilmiştir.
Soru 84
Hukuka aykırı yollarla elde edilmiş olan organ veya dokuyu saklayan, nakleden veya aşılayan kişi, kaç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır?
Seçenekler
A
1
B
2
C
3
D
4
E
5
Açıklama:
ORGAN VE DOKU TİCARETİ SUÇU
Hukuka aykırı yollarla elde edilmiş olan organ veya dokuyu saklayan, nakleden
veya aşılayan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Hukuka aykırı yollarla elde edilmiş olan organ veya dokuyu saklayan, nakleden
veya aşılayan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Ünite 8
Soru 1
Sağlık hizmetlerine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Sağlık hizmeti bir kamu hizmetidir
B
Kamu hizmetleri sadece devlet tarafından ifa edilir
C
Özel kesim tarafından gerçekleştirilen kamu hizmetlerinde devletin denetim fonksiyon yoktur
D
Sağlık hizmetlerinin tek elden planlanması mümkün değildir
E
Sağlık hizmetlerindeki denetim özel sektör tarafından gerçekleştirilir
Açıklama:
Sağlık hizmeti bir kamu hizmetidir. Kamu hizmeti niteliğindeki bir faaliyet, bizzat devlet tarafından sunulabileceği gibi devletin gözetim ve denetimi altında özel kesim tarafından da yerine getirilebilir. Anayasa gereği “Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, iş birliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler. Devlet, bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak, onları denetleyerek yerine getirir” düzenlemesi, sağlık hizmetlerini idarenin kendisinin yerine getirebileceğini ve şayet özel kesim tarafından yerine getiriliyor ise bunu denetleyeceğini belirtmek suretiyle devlete bu konuda görev, yetki ve yükümlülükler vermiştir. Dolayısıyla doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 2
“Memurların ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları kendilerine rucû edilmek kaydıyla ve kanunun gösterdiği şekil ve şartlara uygun olarak, ancak .....açılabilir"
Yukarıda yer alan ifadeyi aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
Yukarıda yer alan ifadeyi aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
Seçenekler
A
idare aleyhine
B
memur aleyhine
C
doktor aleyhine
D
hastane aleyhine
E
zarar gören aleyhine
Açıklama:
Anayasa’nın 40.maddesinden (GözübüyükTan, 2006, s. 794-795) ayrı olarak, 129.maddesi ile “Memurların ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları kendilerine rucû edilmek kaydıyla ve kanunun gösterdiği şekil ve şartlara uygun olarak, ancak idare aleyhine açılabileceği”, hüküm altına alınmıştır. Dolayısıyla doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 3
"idari yargının görev alanına giren bir uyuşmazlığın çözümünde adli yargının görevlendirilmesi konusunda yasa koyucunun mutlak bir takdir hakkının bulunduğunu söylemek olanaklı değildir. İdari yargının denetimine bağlı olması gereken idari bir uyuşmazlığın çözümü, haklı neden ve kamu yararının bulunması hâlinde yasa koyucu tarafından ...bırakılabilir".
Aşağıdakilerden hangisi yukarıdaki cümleyi doğru şekilde tamamlar?
Aşağıdakilerden hangisi yukarıdaki cümleyi doğru şekilde tamamlar?
Seçenekler
A
Adli yargıya
B
İdari yargıya
C
Anayasa yargısına
D
Uyuşmazlık yargısına
E
Askeri yargıya
Açıklama:
Anayasa Mahkemesi’nin bu kararına göre, idari işlem ve eylemlerden kaynaklanan uyuşmazlıkların idari yargıda görülmesi zorunludur. Ancak haklı bir neden ve kamu yararı bulunması şartıyla istisnai olarak idari işlemlerin ve buna dayanan idari eylemlerin adli yargıda denetlenmesi mümkün olabilir. Doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 4
"İdari sorumluluk nedeni olarak ..., kamu hizmetlerinin kuruluşundan veya işleyişinden doğan nesnel nitelikli bir eksiklik, aksaklık veya bozukluktur".
Yukarıda yer alan boşluğu aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
Yukarıda yer alan boşluğu aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
Seçenekler
A
Kusur
B
İhmal
C
Kast
D
İrade
E
Hata
Açıklama:
İdari sorumluluk nedeni olarak kusur, kamu hizmetlerinin kuruluşundan veya işleyişinden doğan nesnel nitelikli bir eksiklik, aksaklık veya bozukluktur.Hizmetin kurulmasından ve işlemesinden kaynaklanan kusur, idarenin mali sorumluluğunun şartı olarak kabul edilmektedir. Dolayısıyla doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 5
Hizmet kusuruna ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Hizmet kusuru, idari eylem biçiminde oluşabileceği gibi bir idari işlem şeklinde de ortaya çıkabilir.
B
Hizmetin geç işlemesi veya yavaş işlemesi, sorumluluğu gerektiren bir hizmet kusuru teşkil etmez
C
Hizmetin geç ya da yavaş işlemesi konusunda kesin sınırlar konulması mümkündür.
D
Hizmetin ne kadar süre içinde yapılması gerektiği mevzuat ile düzenlenmişse mevzuatın öngördüğü sürenin idare tarafından özürsüz aşıldığı durumlarda hizmetin geç işlediği sonucuna varılamaz.
E
İdare hizmetin görülmesinde görevli olmasa bile sorumluluğu söz konusudur.
Açıklama:
Hizmetin kötü işlemesi veya gereği gibi işlememesi bir idari eylem biçiminde oluşabileceği gibi bir idari işlem şeklinde de ortaya çıkabilir. Kısaca belirtmek gerekirse hizmetin kötü işlemesi veya gereği gibi işlememesi ifadesiyle idarenin, kusur teşkil edebilen faaliyet ve hareketleri kastedilmektedir.
Hizmetin geç işlemesi veya yavaş işlemesi, sorumluluğu gerektiren bir hizmet kusurudur. Hizmetin geç ya da yavaş işlemesi konusunda kesin bir kural koyma olanağı yoktur. Böyle bir durumun olup olmadığı kural olarak somut olayın özelliklerine göre değerlendirilebilir.
Hizmetin ne kadar süre içinde yapılması gerektiği mevzuat ile düzenlenmişse mevzuatın öngördüğü sürenin idare tarafından özürsüz aşıldığı durumlarda hizmetin geç işlediği sonucuna varılabilir.
Hizmetin hiç işlememesinden bir başka ifadeyle idari faaliyetin yapılmadığından söz edilebilmesi için ilk başta idarenin bu hizmetin yürütülmesiyle görevli kılınmış olması gerekmektedir. Mevzuat veya idari işlev uyarınca görevli bulunmadığı bir kamu hizmetini gerçekleştirmediğinden dolayı idarenin bu anlamda sorumlu tutulması mümkün değildir.
Dolayısıyla doğru yanıt A seçeneğidir.
Hizmetin geç işlemesi veya yavaş işlemesi, sorumluluğu gerektiren bir hizmet kusurudur. Hizmetin geç ya da yavaş işlemesi konusunda kesin bir kural koyma olanağı yoktur. Böyle bir durumun olup olmadığı kural olarak somut olayın özelliklerine göre değerlendirilebilir.
Hizmetin ne kadar süre içinde yapılması gerektiği mevzuat ile düzenlenmişse mevzuatın öngördüğü sürenin idare tarafından özürsüz aşıldığı durumlarda hizmetin geç işlediği sonucuna varılabilir.
Hizmetin hiç işlememesinden bir başka ifadeyle idari faaliyetin yapılmadığından söz edilebilmesi için ilk başta idarenin bu hizmetin yürütülmesiyle görevli kılınmış olması gerekmektedir. Mevzuat veya idari işlev uyarınca görevli bulunmadığı bir kamu hizmetini gerçekleştirmediğinden dolayı idarenin bu anlamda sorumlu tutulması mümkün değildir.
Dolayısıyla doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 6
bir kamu görevlisinin, idare fonksiyonunu yapması sırasında ve kamu hizmetini yürütmesi sebebiyle veya idare fonksiyonu ve yürütmekle görevli olduğu hizmetle hiç ilgisi olmadan gerçekleştirdiği herhangi bir kusurlu fiilînden, idare tüzel kişiliğinin değil, doğrudan doğruya kamu görevlisinin şahsının sorumlu tutulmasını, kusurlu fiilîn kamu görevlisinin şahsına bağlanması ve ilgilendirilmesi gerektiğini ifade eden kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Hizmet kusuru
B
Kişisel kusur
C
Hizmetin hiç işlememesi
D
Hizmetin geç işlemesi
E
Hizmetin yavaş işlemesi
Açıklama:
bir kamu görevlisinin, idare fonksiyonunu yapması sırasında ve kamu hizmetini yürütmesi sebebiyle veya idare fonksiyonu ve yürütmekle görevli olduğu hizmetle hiç ilgisi olmadan gerçekleştirdiği herhangi bir kusurlu fiilînden, idare tüzel kişiliğinin değil, doğrudan doğruya kamu görevlisinin şahsının sorumlu tutulmasını, kusurlu fiilîn kamu görevlisinin şahsına bağlanması ve ilgilendirilmesi gerektiğini ifade eden bir kavram kişisel kusurdur. Dolayısıyla doğru yanıt B seçeneğidir.
Soru 7
I. Zorlayıcı nedenler (mücbir sebepler)
II. Beklenmeyen durumlar
III. zarar görenin kusuru
IV. üçüncü kişinin kusuru
Aşağıdakilerden hangisinde idarenin sorumluluğunun kalkması veya azalmasına sebep olabilecek durumlar bir arada verilmiştir?
II. Beklenmeyen durumlar
III. zarar görenin kusuru
IV. üçüncü kişinin kusuru
Aşağıdakilerden hangisinde idarenin sorumluluğunun kalkması veya azalmasına sebep olabilecek durumlar bir arada verilmiştir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I, II
D
I, II, III
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
Bazı durumlarda idari davranış ile zarar arasındaki nedensellik ilişkisi, araya giren bir başka olay nedeniyle zayıflayabilir ya da tamamen ortadan kalkabilir. Böyle durumlar, idarenin sorumluluğunun tamamen ortadan kalkmasına yol açabilir. İdarenin sorumluluğunun kalkması/ azalmasına sebep olabilecek durumlar genel olarak; zorlayıcı nedenler,beklenmeyen durumlar, zarar görenin kusuru ve üçüncü kişinin kusurudur.
Soru 8
I. Uyarma
II. Kınama
III. Aylıktan kesme
IV. Kademe ilerlemesinin durdurulması
Aşağıdakilerden hangisinde disiplin amirlerinin tek başlarına verebileceği cezalar bir arada verilmiştir?
II. Kınama
III. Aylıktan kesme
IV. Kademe ilerlemesinin durdurulması
Aşağıdakilerden hangisinde disiplin amirlerinin tek başlarına verebileceği cezalar bir arada verilmiştir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız IV
C
I, II
D
I, IV
E
I, II, III
Açıklama:
Bazı disiplin suçlarına karşılık gelen disiplin cezalarını, disiplin amiri gerekli soruşturmayı yaptıktan sonra tek başına vermektedir. Uyarma, kınama veya aylıktan kesme gibi disiplin cezalarını disiplin amirleri tek başlarına vermektedirler. Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının verilmesinde disiplin amiriyle birlikte disiplin kurulu yetkili kılınmıştır. Dolayısıyla doğru yanıt E seçeneğidir.
Soru 9
I. Hukuka aykırılık
II. Kusur
III. Zarar
IV. Nedensellik bağı
Aşağıdakilerden hangisinde idarenin kamu tedavi kuruluşlarında yapılan tıbbi müdahaleler mali sorumluluğu için gereken şartlar bir arada verilmiştir?
II. Kusur
III. Zarar
IV. Nedensellik bağı
Aşağıdakilerden hangisinde idarenin kamu tedavi kuruluşlarında yapılan tıbbi müdahaleler mali sorumluluğu için gereken şartlar bir arada verilmiştir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
II, III
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
İdarenin kamu tedavi kuruluşlarında yapılan tıbbi müdahaleler mali sorumluluğu için gereken şartlar hukuka aykırılık, somut olayın özelliklerine göre kusur, zarar ve nedensellik bağıdır. Dolayısıyla doğru tanıt E seçeneğidir.
Soru 10
I. Aşılama
II. Karantina
III. Duyuru
IV. Yasaklama
Aşağıdakilerden hangisinde koruyucu sağlık hizmetleri bir arada verilmiştir?
II. Karantina
III. Duyuru
IV. Yasaklama
Aşağıdakilerden hangisinde koruyucu sağlık hizmetleri bir arada verilmiştir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I, II
D
II ve IV
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
İdarenin, özellikle salgın hastalıkların söz konusu olduğu veya olabileceği durumlarda, gerekli olan aşıların yapılması, karantina, duyuru, yasaklama gibi önlemlerin alınması konusunda görevleri vardır. Dolayısıyla doğru yanıt E seçeneğidir.
Soru 11
Aşağıdakilerden hangisi hizmet kusurunun bir özelliği değildir?
Seçenekler
A
Bağımsız olması
B
Anonim olması
C
Asli derecede sorumluluk olması
D
Her olaya göre aynı yönde olması
E
Genel özellikli olması
Açıklama:
Hizmet kusuru olaylara göre farklı bir yapı taşır
Soru 12
Aşağıdaki hallerden hangisi hizmet kusuru olarak sayılacak hallerden biri değildir?
Seçenekler
A
Hizmetin kötü işlemesi
B
Hizmetin gereği gibi işlememesi
C
Hizmetin hiç işlememesi
D
Hizmetin geç işlemesi
E
Hizmetin hızlı işlemesi
Açıklama:
Hizmetin hızlı işlemesi
Soru 13
Devlet hastanesinde görevli bir doktorun mesai saatleri dışında yaptığı muayene sırasında bir başkasına zarar vermesi durumunda nasıl bir kusur hali vardır?
Seçenekler
A
Hizmet dışı işlenen kusur
B
Hizmet içi işlenen kusur
C
Hizmetle ilgili kusur
D
Hizmetin gereği gibi yapılmaması kusuru
E
Hizmetin hiç yapılmaması kusuru
Açıklama:
Hizmet dışı işlenen kusur
Soru 14
Aşağıdakilerden hangisi bir kamu görevlisinin hizmet içindeki kişisel kusuru değildir?
Seçenekler
A
Açık mevzuat hükmünün kasten uygulanmaması
B
Açık mevzuat hükmünün kasten yanlış uygulanması
C
Hizmeti yürütürken düşmanlıkla hareket etmesi
D
Tutum veya davranışın suç teşkil etmesi
E
Hizmeti ihmalen yavaş yerine getirmesi
Açıklama:
Hizmeti ihmalen yavaş yerine getirmesi
Soru 15
Kamu görevlilerinin salt kişisel kusurları dışında kalan kişisel kusurları bakımından hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
İdare aleyhine tazminat davası açılır
B
İlgili kamu görevlisi aleyhine dava açılır
C
İdarenin rucü hakkı yoktur
D
Kamu görevlisinin ihmali bu tür kusura yok açar
E
Hizmet içinde veya dışında işlenmiş kusur buna yol açar
Açıklama:
İdare aleyhine tazminat davası açılır
Soru 16
Özel çıkar sahiplerinin kamu yararı sebebiyle yapılan faaliyetten dolayı özel çıkarlarında meydana gelen azalmaların idare tarafından tazmin edilmesi hangi ilkeye dayanır?
Seçenekler
A
Tehlike ilkesi
B
Riskin öngörülmezliği ilkesi
C
Fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi
D
Kusur ilkesi
E
Hizmet kusuru ilkesi
Açıklama:
Fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi
Soru 17
İdarenin sorumluluğuna ilişkin şartlarda aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Davranışın icrai veya ihmali nitelikte olması
B
Zararın maddi veya manevi nitelikte olması
C
Zararın gerçek ve belli olması
D
Zarar ile davranış arasında nedensellik bağı olması
E
Zararın öngörülebilir olması
Açıklama:
Zararın öngörülebilir olması
Soru 18
Aşağıdakilerden hangisi idarenin sorumluluğunun kalkması veya azalmasına sebep olabilecek bir genel neden değildir?
Seçenekler
A
Mücbir sebep
B
Beklenmeyen durumlar
C
Zarar görenin kusuru
D
Üçüncü kişinin kusuru
E
Hizmetin tehlikeli olması
Açıklama:
Hizmetin tehlikeli olması
Soru 19
Özel tedavi kuruluşları tarafından yapılan tıbbi tedavinin kusurlu yapılmış olması durumunda hangi ifade doğrudur?
Seçenekler
A
İdarenin mali sorumluluğu kural olarak sorumlu olmaz
B
İdare ağır kast ve ihmal halinde bile sorumlu tutulur
C
İdare aleyhine adli yargıda dava açılır
D
İdare aleyhine idari yargıda dava açılır
E
İdare aleyhine dava açıldığında rucü hakkı vardır
Açıklama:
İdarenin mali sorumluluğu kural olarak sorumlu olmaz
Soru 20
Özel yerlerinde kamuya bağlı olmaksızın serbest olarak doktorluk faaliyetini gerçekleştirenlerin disiplin soruşturmaları hangi hükümler çerçevesinde gerçekleştirilmektedir?
Seçenekler
A
Devlet Memurları Kanunu
B
Türk tabipler birliği disiplin yönetmeliği
C
İdari Usul Kanunu
D
Hizmet içi yönetmelik
E
Devlet memurları disiplin yönetmeliği
Açıklama:
Tabipler birliği disiplin yönetmeliği
Soru 21
Bakanlığın görevi; herkesin bedenî, zihnî ve sosyal bakımdan tam bir iyilik hâli içinde hayatını sürdürmesini sağlamaktır. Bu kapsama aşağıdaki hangi şart / şartlar girmektedir?
IV. Sağlık eğitimi ve araştırma faaliyetlerinin geliştirilmesi,
V. Sağlık hizmetlerinde kullanılan ilaçlar, özel ürünler, ulusal ve uluslararası kontrole tâbi maddeler, ilaç üretiminde kullanılan etken ve yardımcı maddeler, kozmetikler ve tıbbi cihazların güvenli ve kaliteli bir şekilde piyasada bulunması, halka ulaştırılması ve fiyatlarının belirlenmesi,
VI. İnsan gücünde ve maddî kaynaklarda tasarruf sağlamak ve verimi artırmak, sağlık insan gücünün ülke sathında dengeli dağılımını sağlamak ve bütün paydaşlar arasında iş birliğini gerçekleştirmek suretiyle yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunumunun sağlanması,
VII. Kamu ve özel hukuk tüzel kişileri ile gerçek kişiler tarafından açılacak sağlık kuruluşlarının ülke sathında planlanması ve yaygınlaştırılması ile ilgili olarak sağlık sistemini yönetir ve politikaları belirler.
- Halk sağlığının korunması ve geliştirilmesi, hastalık risklerinin azaltılması ve önlenmesi,
- Teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerinin yürütülmesi,
IV. Sağlık eğitimi ve araştırma faaliyetlerinin geliştirilmesi,
V. Sağlık hizmetlerinde kullanılan ilaçlar, özel ürünler, ulusal ve uluslararası kontrole tâbi maddeler, ilaç üretiminde kullanılan etken ve yardımcı maddeler, kozmetikler ve tıbbi cihazların güvenli ve kaliteli bir şekilde piyasada bulunması, halka ulaştırılması ve fiyatlarının belirlenmesi,
VI. İnsan gücünde ve maddî kaynaklarda tasarruf sağlamak ve verimi artırmak, sağlık insan gücünün ülke sathında dengeli dağılımını sağlamak ve bütün paydaşlar arasında iş birliğini gerçekleştirmek suretiyle yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunumunun sağlanması,
VII. Kamu ve özel hukuk tüzel kişileri ile gerçek kişiler tarafından açılacak sağlık kuruluşlarının ülke sathında planlanması ve yaygınlaştırılması ile ilgili olarak sağlık sistemini yönetir ve politikaları belirler.
Seçenekler
A
I, II ve III
B
I, II, III, V ve VII
C
I, II, IV, V ve VII
D
I, II, III, V, VI ve VII
E
I, II, III, IV, V, VI ve VII
Açıklama:
Konu Başlığı: Sağlık Hizmetlerinde İdarenin Mali Sorumluluğu - Giriş
Bakanlığın görevi; herkesin bedenî, zihnî ve sosyal bakımdan tam bir iyilik hâli içinde hayatını sürdürmesini sağlamaktır.
Bu kapsamda Bakanlık;
a) Halk sağlığının korunması ve geliştirilmesi, hastalık risklerinin azaltılması ve önlenmesi,
b) Teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerinin yürütülmesi,
c) Uluslararası önemi haiz halk sağlığı risklerinin ülkeye girmesinin önlenmesi,
ç) Sağlık eğitimi ve araştırma faaliyetlerinin geliştirilmesi,
d) Sağlık hizmetlerinde kullanılan ilaçlar, özel ürünler, ulusal ve uluslararası kontrole tâbi maddeler, ilaç üretiminde kullanılan etken ve yardımcı maddeler, kozmetikler ve tıbbi cihazların güvenli ve kaliteli bir şekilde piyasada bulunması, halka ulaştırılması ve fiyatlarının belirlenmesi,
e) İnsan gücünde ve maddî kaynaklarda tasarruf sağlamak ve verimi artırmak, sağlık insan gücünün ülke sathında dengeli dağılımını sağlamak ve bütün paydaşlar arasında iş birliğini gerçekleştirmek suretiyle yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunumunun sağlanması,
f) Kamu ve özel hukuk tüzel kişileri ile gerçek kişiler tarafından açılacak sağlık kuruluşlarının ülke sathında planlanması ve yaygınlaştırılması ile ilgili olarak sağlık sistemini yönetir ve politikaları belirler.
Bakanlığın görevi; herkesin bedenî, zihnî ve sosyal bakımdan tam bir iyilik hâli içinde hayatını sürdürmesini sağlamaktır.
Bu kapsamda Bakanlık;
a) Halk sağlığının korunması ve geliştirilmesi, hastalık risklerinin azaltılması ve önlenmesi,
b) Teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerinin yürütülmesi,
c) Uluslararası önemi haiz halk sağlığı risklerinin ülkeye girmesinin önlenmesi,
ç) Sağlık eğitimi ve araştırma faaliyetlerinin geliştirilmesi,
d) Sağlık hizmetlerinde kullanılan ilaçlar, özel ürünler, ulusal ve uluslararası kontrole tâbi maddeler, ilaç üretiminde kullanılan etken ve yardımcı maddeler, kozmetikler ve tıbbi cihazların güvenli ve kaliteli bir şekilde piyasada bulunması, halka ulaştırılması ve fiyatlarının belirlenmesi,
e) İnsan gücünde ve maddî kaynaklarda tasarruf sağlamak ve verimi artırmak, sağlık insan gücünün ülke sathında dengeli dağılımını sağlamak ve bütün paydaşlar arasında iş birliğini gerçekleştirmek suretiyle yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunumunun sağlanması,
f) Kamu ve özel hukuk tüzel kişileri ile gerçek kişiler tarafından açılacak sağlık kuruluşlarının ülke sathında planlanması ve yaygınlaştırılması ile ilgili olarak sağlık sistemini yönetir ve politikaları belirler.
Soru 22
Esas itibarıyla hükümetçe belirlenen siyasi amaçlar ve kanunlar doğrultusunda, tarafsızlık ilkesi çerçevesinde, gerekli kararları alan ve uygulayan kamu kuruluşları ifadesi aşağıdaki hangi maddenin tanımıdır?
Seçenekler
A
İdare
B
Kamu Hastaneleri
C
Sağlık Kurumları
D
Maliye
E
Mahkemeler
Açıklama:
Konu Başlığı: Sağlık Hizmetlerinde İdarenin Mali Sorumluluğu - Giriş
İdare: Esas itibarıyla hükümetçe belirlenen siyasi amaçlar ve kanunlar doğrultusunda, tarafsızlık ilkesi çerçevesinde, gerekli kararları alan ve uygulayan kamu kuruluşları.
İdare: Esas itibarıyla hükümetçe belirlenen siyasi amaçlar ve kanunlar doğrultusunda, tarafsızlık ilkesi çerçevesinde, gerekli kararları alan ve uygulayan kamu kuruluşları.
Soru 23
Aşağıdaki ifadelerden hangisi/hangileri doğrudur ?
- Hizmet kusuru, belli bir ya da birkaç kamu görevlisinin tutum ve davranışına bağlanamayan, onlara yönlendirilemeyen bir kusurdur.
- İdare, kamu hizmetlerini, bu hizmetlerin gereklerine en uygun ve istikrarlı bir şekilde hizmetten yararlananlara sunmak veya sunulmasını sağlamak, hizmetten yararlananların bu hizmetlerden gereği gibi faydalanmalarını sağlamak zorundadır.
- Görevle hiçbir ilgisi olmayan faaliyet nedeniyle kamu görevlisinin kişisel sorumluluğunu doğuran kusura ise salt kişisel kusur denir.
- Salt kişisel kusurlar adli mahkemelerde özel hukuk kurallarına göre kamu görevlisinin sorumluluğunu gerektirir.
Seçenekler
A
I ve III
B
III ve IV
C
II, III ve IV
D
I, II ve III
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
Konu Başlığı: GENEL OLARAK İDARENİN MALİ SORUMLULUĞU- Hizmet Kusuru
Hizmet kusuru, belli bir ya da birkaç kamu görevlisinin tutum ve davranışına bağlanamayan, onlara yönlendirilemeyen bir kusurdur.
İdare, kamu hizmetlerini, bu hizmetlerin gereklerine en uygun ve istikrarlı bir şekilde hizmetten yararlananlara sunmak veya sunulmasını sağlamak, hizmetten yararlananların bu hizmetlerden gereği gibi faydalanmalarını sağlamak zorundadır.
Görevle hiçbir ilgisi olmayan faaliyet nedeniyle kamu görevlisinin kişisel sorumluluğunu doğuran kusura ise salt kişisel kusur denir ve adli mahkemelerde özel hukuk kurallarına göre kamu görevlisinin sorumluluğunu gerektirir.
Hizmet kusuru, belli bir ya da birkaç kamu görevlisinin tutum ve davranışına bağlanamayan, onlara yönlendirilemeyen bir kusurdur.
İdare, kamu hizmetlerini, bu hizmetlerin gereklerine en uygun ve istikrarlı bir şekilde hizmetten yararlananlara sunmak veya sunulmasını sağlamak, hizmetten yararlananların bu hizmetlerden gereği gibi faydalanmalarını sağlamak zorundadır.
Görevle hiçbir ilgisi olmayan faaliyet nedeniyle kamu görevlisinin kişisel sorumluluğunu doğuran kusura ise salt kişisel kusur denir ve adli mahkemelerde özel hukuk kurallarına göre kamu görevlisinin sorumluluğunu gerektirir.
Soru 24
Salt kişisel kusur aşağıdakilerden hangisinin kapsamındadır ?
Seçenekler
A
Hizmetle ilgili kusur
B
Hizmet içinde işlenen kusur
C
Hizmet içinde kamu görevlisinin hizmeti yürütürken ağır bir kusur işlemesi
D
Hizmet dışı işlenen kusur
E
Hizmetle ilgili olarak kamu görevlisinin, tutum ve davranışının suç teşkil etmesi
Açıklama:
Konu Başlığı: GENEL OLARAK İDARENİN MALİ SORUMLULUĞU- Kişisel Kusur Sayılan Hâller
Kusurlu fiil, herhangi bir veya birkaç kamu görevlisine isnadı mümkün değil de anonim ve gayri kişisel bir şekilde oluşmuş ise kusur hizmetin sayılır, bir başka deyişle, kusurlu fiil hizmetin kurulması ve işleyişindeki bozukluktan doğmuştur ve sorumlunun idare olduğu kabul edilir.
Kişisel kusur sayılan hâller ile ilgili olarak şu çok önemli tespitler yapılabilir:
Hizmet dışı işlenen kusur: Kamu görevlisinin hizmet dışında ve hizmetle herhangi bir ilgisi bulunmayan bir davranışından zarar meydana gelmiş ise, kamu görevlisinin bu kusurlu tutum ve davranışı salt kişisel kusurunu oluşturur.
Hizmet içinde veya hizmetle ilgili kusur: Hizmet içinde veya hizmetle ilgili olarak kamu görevlisinin, tutum ve davranışının suç teşkil etmesi, açık mevzuat hükmünü kasten uygulamaması ya da kasten yanlış uygulaması yahut hizmeti yürütürken ağır bir kusur işlemesi veya düşmanlık, siyasi hınç gibi kötü niyetle kişilere zarar vermesi ise genel olarak hizmet içinde kişisel kusur sayılmaktadır. Kamu görevlisinin hizmet içinde kişisel kusuru, idarenin sorumluluğunu ortadan kaldıran bir kişisel kusur teşkil etmez. Çünkü kamu görevlisini idare istihdam etmiştir ve idarenin, istihdam ettiği kamu görevlisi üzerindeki gözetim ve denetim görevini yapmaması hizmet kusuru oluşturur.
Kusurlu fiil, herhangi bir veya birkaç kamu görevlisine isnadı mümkün değil de anonim ve gayri kişisel bir şekilde oluşmuş ise kusur hizmetin sayılır, bir başka deyişle, kusurlu fiil hizmetin kurulması ve işleyişindeki bozukluktan doğmuştur ve sorumlunun idare olduğu kabul edilir.
Kişisel kusur sayılan hâller ile ilgili olarak şu çok önemli tespitler yapılabilir:
Hizmet dışı işlenen kusur: Kamu görevlisinin hizmet dışında ve hizmetle herhangi bir ilgisi bulunmayan bir davranışından zarar meydana gelmiş ise, kamu görevlisinin bu kusurlu tutum ve davranışı salt kişisel kusurunu oluşturur.
Hizmet içinde veya hizmetle ilgili kusur: Hizmet içinde veya hizmetle ilgili olarak kamu görevlisinin, tutum ve davranışının suç teşkil etmesi, açık mevzuat hükmünü kasten uygulamaması ya da kasten yanlış uygulaması yahut hizmeti yürütürken ağır bir kusur işlemesi veya düşmanlık, siyasi hınç gibi kötü niyetle kişilere zarar vermesi ise genel olarak hizmet içinde kişisel kusur sayılmaktadır. Kamu görevlisinin hizmet içinde kişisel kusuru, idarenin sorumluluğunu ortadan kaldıran bir kişisel kusur teşkil etmez. Çünkü kamu görevlisini idare istihdam etmiştir ve idarenin, istihdam ettiği kamu görevlisi üzerindeki gözetim ve denetim görevini yapmaması hizmet kusuru oluşturur.
Soru 25
Bir ödemede bulunan kimsenin yaptığı ödemeyi, kısmen veya tamamen yapması gereken diğer kişiden istemesine ne denir?
Seçenekler
A
Kamulaştırma
B
Kast
C
Rucû
D
Risk
E
Hizmet bedeli
Açıklama:
Konu Başlığı: GENEL OLARAK İDARENİN MALİ SORUMLULUĞU- Hizmet Kusuru ile Kişisel Kusurun İç İçe Olması
Rucû: Bir ödemede bulunan kimsenin yaptığı ödemeyi, kısmen veya tamamen yapması gereken diğer kişiden istemesi.
Rucû: Bir ödemede bulunan kimsenin yaptığı ödemeyi, kısmen veya tamamen yapması gereken diğer kişiden istemesi.
Soru 26
Kusurlu fiil, herhangi bir veya birkaç kamu görevlisine isnadı mümkün değil de anonim ve gayri kişisel bir şekilde oluşmuş ise kusur hizmetin sayılır, bu durumda sorumlu aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Yargı
B
İdare
C
Hasta
D
Hasta yakını
E
Kamu görevlisi
Açıklama:
Konu Başlığı: GENEL OLARAK İDARENİN MALİ SORUMLULUĞU-Hizmet Kusuru Sayılan Hâller- Kişisel Kusur Sayılan Hâller
Kusurlu fiil, herhangi bir veya birkaç kamu görevlisine isnadı mümkün değil de anonim ve gayri kişisel bir şekilde oluşmuş ise kusur hizmetin sayılır, bir başka deyişle, kusurlu fiil hizmetin kurulması ve işleyişindeki bozukluktan doğmuştur ve sorumlunun idare olduğu kabul edilir.
Kusurlu fiil, herhangi bir veya birkaç kamu görevlisine isnadı mümkün değil de anonim ve gayri kişisel bir şekilde oluşmuş ise kusur hizmetin sayılır, bir başka deyişle, kusurlu fiil hizmetin kurulması ve işleyişindeki bozukluktan doğmuştur ve sorumlunun idare olduğu kabul edilir.
Soru 27
İdarenin işlem dışında kalan davranışlarına ne denir?
Seçenekler
A
Risk
B
Kast
C
Rucû
D
İdari eylem
E
İdari işlem
Açıklama:
Konu Başlığı: GENEL OLARAK İDARENİN MALİ SORUMLULUĞU- Sorumluluğun Koşulları ve Sorumluluğun Kalkması veya Azalması - Sorumluluğun Koşulları
İdari eylem: İdarenin eylem ve hareketi. İdarenin işlem dışında kalan davranışları.
İdari eylem: İdarenin eylem ve hareketi. İdarenin işlem dışında kalan davranışları.
Soru 28
Aşağıdakilerden hangisi/hangileri doğrudur ?
- Anayasa’ya göre, kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlar nedeniyle ortaya çıkabilecek zararlar bakımından idarenin asli ve birinci derecede sorumluluğu kabul edilmiştir.
- Kamu tedavi kuruluşlarında yapılan bir tıbbi müdahale veya diğer sağlık hizmetleri yüzünden zarar gören kişi, ancak idare aleyhine dava açabilir.
- Kamu görevlisinin yürüttüğü faaliyet nedeniyle tedavi hizmeti alan kişiye tazminat ödemek durumunda kalan idare ise bu zararını, faaliyetiyle zarara neden olan doktor veya diğer sağlık görevlisine rücu etmek suretiyle karşılayabilir.
- Kamu tedavi kuruluşu sayılan yerlerin dışında veya bu yerlerde yapılmakla birlikte üstlendiği görev ve yetkilerin dışında gerçekleştirilen faaliyetler, somut olayın özelliklerine göre kamu görevlisinin salt kişisel kusurunu oluşturabilir.
Seçenekler
A
I, II, III ve IV
B
II, III ve IV
C
I, III ve IV
D
I, II ve IV
E
I ve IV
Açıklama:
Konu Başlığı: KAMU TEDAVİ KURULUŞLARINDA SUNULAN SAĞLIK HİZMETLERİNDE İDARENIN MALI SORUMLULUĞU - Doktor veya Diğer Sağlık Görevlilerinin İdareyle Birlikte Sorumluluğu
Doktor veya Diğer Sağlık Görevlilerinin İdareyle Birlikte Sorumluluğu
Anayasa’ya göre, kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlar nedeniyle ortaya çıkabilecek zararlar bakımından idarenin asli ve birinci derecede sorumluluğu kabul edilmiştir.
Kamu tedavi kuruluşlarında yapılan bir tıbbi müdahale veya diğer sağlık hizmetleri yüzünden zarar gören kişi, ancak idare aleyhine dava açabilir.
Kamu görevlisinin yürüttüğü faaliyet nedeniyle tedavi hizmeti alan kişiye tazminat ödemek durumunda kalan idare ise bu zararını, faaliyetiyle zarara neden olan doktor veya diğer sağlık görevlisine rücu etmek suretiyle karşılayabilir.
Kamu tedavi kuruluşu sayılan yerlerin dışında veya bu yerlerde yapılmakla birlikte üstlendiği görev ve yetkilerin dışında gerçekleştirilen faaliyetler, somut olayın özelliklerine göre kamu görevlisinin salt kişisel kusurunu oluşturabilir.
Doktor veya Diğer Sağlık Görevlilerinin İdareyle Birlikte Sorumluluğu
Anayasa’ya göre, kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlar nedeniyle ortaya çıkabilecek zararlar bakımından idarenin asli ve birinci derecede sorumluluğu kabul edilmiştir.
Kamu tedavi kuruluşlarında yapılan bir tıbbi müdahale veya diğer sağlık hizmetleri yüzünden zarar gören kişi, ancak idare aleyhine dava açabilir.
Kamu görevlisinin yürüttüğü faaliyet nedeniyle tedavi hizmeti alan kişiye tazminat ödemek durumunda kalan idare ise bu zararını, faaliyetiyle zarara neden olan doktor veya diğer sağlık görevlisine rücu etmek suretiyle karşılayabilir.
Kamu tedavi kuruluşu sayılan yerlerin dışında veya bu yerlerde yapılmakla birlikte üstlendiği görev ve yetkilerin dışında gerçekleştirilen faaliyetler, somut olayın özelliklerine göre kamu görevlisinin salt kişisel kusurunu oluşturabilir.
Soru 29
İdarenin sağlık hizmetleri alanındaki belli başlı görevleri nelerdir?
- Koruyucu Sağlık Hizmetleri
- Sağlık Hizmetlerinin Düzenlenmesi
- Tıbbî Yardımlar
- Sağlık Hizmeti Veren Özel Tedavi Kuruluşlarının Denetimi
- Serbest Çalışan Doktor veya Diğer Sağlık Görevlilerinin Eylemi
Seçenekler
A
I, III, IV ve V
B
I, II, III, IV ve V
C
I, III ve V
D
I, II, III ve V
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
Konu Başlığı: KAMU TEDAVİ KURULUŞLARINDA SUNULAN SAĞLIK HİZMETLERİNDE İDARENIN MALI SORUMLULUĞU
İdarenin sağlık hizmetleri alanındaki belli başlı görevleri şöylece belirtilebilir:
Koruyucu Sağlık Hizmetleri
Sağlık Hizmetlerinin Düzenlenmesi
Tıbbî Yardımlar
Sağlık Hizmeti Veren Özel Tedavi Kuruluşlarının Denetimi
Serbest Çalışan Doktor veya Diğer Sağlık Görevlilerinin Eylemi
İdarenin sağlık hizmetleri alanındaki belli başlı görevleri şöylece belirtilebilir:
Koruyucu Sağlık Hizmetleri
Sağlık Hizmetlerinin Düzenlenmesi
Tıbbî Yardımlar
Sağlık Hizmeti Veren Özel Tedavi Kuruluşlarının Denetimi
Serbest Çalışan Doktor veya Diğer Sağlık Görevlilerinin Eylemi
Soru 30
Aşağıdakilerden hangisi/hangileri doğrudur ?
- Kişinin, resmî görevliler tarafından vâkî haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da kanuna göre kişiden tazmin edilir.
- Sağlık hizmetlerinde ortaya çıkabilecek hizmet kusurunda genel ilkeler ve idarenin mali sorumluluğu açısından bir farklılık söz konusu değildir.
- Tedavi kuruluşları, tıp bilimi ve uygulamasının öngördüğü esaslar çerçevesinde kişilerin tedavilerini gerçekleştirmek zorundadırlar.
- Tedavi kuruluşlarında teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin bilgi ile dikkat ve özenle gerçekleştirilmesi esastır.
- Doktor veya diğer sağlık görevlisi, tedavi hizmeti alan kişiye karşı öncelikle sözleşmenin ihlali esaslarına göre sorumlu tutulabilir.
Seçenekler
A
I, II, III, IV ve V
B
II, III, IV ve V
C
I, II, III ve IV
D
I, III, IV ve V
E
III, IV ve V
Açıklama:
Konu Başlığı: Kamu Tedavi Kuruluşlarında Sunulan Sağlık Hizmetlerinde İdarenin Mali Sorumluluğu - Hukuka Aykırılık ve Kusur
Kişinin, resmî görevliler tarafından vâkî haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da kanuna göre Devletçe tazmin edilir.
Sağlık hizmetlerinde ortaya çıkabilecek hizmet kusurunda genel ilkeler ve idarenin mali sorumluluğu açısından bir farklılık söz konusu değildir.
Tedavi kuruluşları, tıp bilimi ve uygulamasının öngördüğü esaslar çerçevesinde kişilerin tedavilerini gerçekleştirmek zorundadırlar.
Tedavi kuruluşlarında gerek teşhis, gerekse tedavi ve bakım hizmetlerinin bilgi ile dikkat ve özenle gerçekleştirilmesi esastır.
Doktor veya diğer sağlık görevlisi, tedavi hizmeti alan kişiye karşı öncelikle sözleşmenin ihlali esaslarına göre (Türk Borçlar K. mad. 112) sorumlu tutulabilir.
Kişinin, resmî görevliler tarafından vâkî haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da kanuna göre Devletçe tazmin edilir.
Sağlık hizmetlerinde ortaya çıkabilecek hizmet kusurunda genel ilkeler ve idarenin mali sorumluluğu açısından bir farklılık söz konusu değildir.
Tedavi kuruluşları, tıp bilimi ve uygulamasının öngördüğü esaslar çerçevesinde kişilerin tedavilerini gerçekleştirmek zorundadırlar.
Tedavi kuruluşlarında gerek teşhis, gerekse tedavi ve bakım hizmetlerinin bilgi ile dikkat ve özenle gerçekleştirilmesi esastır.
Doktor veya diğer sağlık görevlisi, tedavi hizmeti alan kişiye karşı öncelikle sözleşmenin ihlali esaslarına göre (Türk Borçlar K. mad. 112) sorumlu tutulabilir.
Soru 31
İdarenin kamu hizmetlerinin kuruluşundaki, işleyişindeki ve ilgili kamu görevlisi üzerindeki gözetim ve denetim görevini yerine getirememesindeki nesnel ve anonim nitelikteki kusuruna genel olarak ne ad verilmektedir?
Seçenekler
A
İşleyiş kusuru
B
Hizmet kusuru
C
Çalışan kusuru
D
Öznel kusur
E
Nesnel kusur
Açıklama:
İdarenin kamu hizmetlerinin kuruluşundaki, işleyişindeki ve ilgili kamu görevlisi üzerindeki gözetim ve denetim görevini yerine getirememesindeki nesnel ve anonim nitelikteki kusuruna genel olarak "hizmet kusuru" adı verilir. Doğru yanıt B'dir.
Soru 32
"Hizmet kusuru" ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Hizmet kusuru bağımsız olmayan bir özellik içermektedir.
B
Bu kusura dayanan sorumluluk aslî ve birinci derecede bir sorumluluktur.
C
Hizmet kusuru olaylara göre farklı bir yapı taşır.
D
Hizmet kusuru anonimdir.
E
Hizmet kusuru genel özelliklidir.
Açıklama:
Hizmet kusuru bağımsız bir özellik içermektedir. Doğru yanıt A'dır.
Soru 33
Görevle hiçbir ilgisi olmayan faaliyet nedeniyle kamu görevlisinin kişisel sorumluluğunu doğuran kusura ne ad verilmektedir?
Seçenekler
A
Anonim kusur
B
Salt kişisel kusur
C
Genel kusur
D
Nesnel anonim kusur
E
Özel kusur
Açıklama:
Görevle hiçbir ilgisi olmayan faaliyet nedeniyle kamu görevlisinin kişisel sorumluluğunu doğuran kusura ise salt kişisel kusur denir.Doğru yanıt B'dir.
Soru 34
"Hizmet içinde veya hizmetle ilgili kusur" durumuyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Kamu görevlisinin hizmet içinde kişisel kusuru, idarenin sorumluluğunu ortadan kaldıran bir kişisel kusur teşkil etmez.
B
Kamu görevlisinin hizmet içinde kişisel kusuru nedeniyle zarara uğrayan kişinin, kamu görevlisinin mali imkânı olmaması durumunda hakkının zayi olmasını engellemek için de idarenin sorumluluğu ortadan kalkmamaktadır.
C
Anayasa, hizmet içinde kişisel kusurun var olduğu hâllerde idarenin değil kişinin sorumlu olduğunu düzenlemiştir.
D
Hizmet kusuru ve hizmet içinde kamu görevlilerinin kişisel kusuru ayrımı, kişilere verilen zarar yönünden, büyük ölçüde önemini kaybetmiştir.
E
Hizmet kusuru ve hizmet içinde kamu görevlilerinin kişisel kusuru ayrımının önemini kaybetmesinde Anayasa ve Devlet Memurları Kanunu’nun getirdiği düzenlemeler ile Danıştay ve Uyuşmazlık Mahkemesi’nin yaklaşımları etkili olmuştur.
Açıklama:
Anayasa, hizmet içinde kişisel kusurun var olduğu hâllerde idarenin sorumlu olduğunu düzenlemiştir. Doğru yanıt C'dir.
Soru 35
Hangi TC Anayasası'nın 129.maddesinin 5.fıkrasına göre, “Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rucû edilmek kaydıyla ve kanunun gösterdiği şekil ve şartlara uygun olarak, ancak idare aleyhine açılabilir”?
Seçenekler
A
1921 Anayasası
B
1924 Anayasası
C
1961 Anayasası
D
1982 Anayasası
E
1996 Anayasası
Açıklama:
1982 Anayasası’nın 129.maddesinin 5.fıkrasına göre, “Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rucû edilmek kaydıyla ve kanunun gösterdiği şekil ve şartlara uygun olarak, ancak idare aleyhine açılabilir”. Doğru yanıt D'dir.
Soru 36
Bir ödemede bulunan kimsenin yaptığı ödemeyi, kısmen veya tamamen yapması gereken diğer kişiden istemesine ne ad verilmektedir?
Seçenekler
A
Rucû
B
Kast
C
Tekrir-i Müzakere
D
İstiktab
E
Havale
Açıklama:
Rucû: Bir ödemede bulunan kimsenin yaptığı ödemeyi, kısmen veya tamamen yapması gereken diğer kişiden istemesidir. Doğru yanıt A'dır.
Soru 37
Soruşturulan memurun savunma yapma süresi kaç günden az olamaz?
Seçenekler
A
3
B
5
C
7
D
9
E
11
Açıklama:
Soruşturulan memurun savunma hakkı vardır ve bu hak Anayasa tarafından güvence altına alınmıştır. Savunması alınmadan disiplin cezası verilemez. Savunma yapma süresi 7 günden az olamaz. Doğru yanıt D'dir.
Soru 38
İdarenin, özellikle salgın hastalıkların söz konusu olduğu veya olabileceği durumlarda, gerekli olan aşıların yapılması, karantina, duyuru, yasaklama gibi önlemlerin alınması konusu hangi görev başlığı altında incelenebilir?
Seçenekler
A
Serbest Çalışan Doktor veya Diğer Sağlık Görevlilerinin Eylemi
B
Koruyucu Sağlık Hizmetleri
C
Sağlık Hizmetlerinin Düzenlenmesi
D
Tıbbî Yardımlar
E
Sağlık Hizmeti Veren Özel Tedavi Kuruluşlarının Denetimi
Açıklama:
İdarenin, özellikle salgın hastalıkların söz konusu olduğu veya olabileceği durumlarda, gerekli olan aşıların yapılması, karantina, duyuru, yasaklama gibi önlemlerin alınması konusu, "Koruyucu Sağlık Hizmetleri" başlığı altında incelenebilir. Doğru yanıt B'dir.
Soru 39
Bir davranışın sebebi ile ortaya çıkan sonuç arasındaki bağlantıya ne ad verilmektedir?
Seçenekler
A
Nihai Karar
B
Nedensellik Bağı
C
Takarrür
D
Envai mesalih
E
Olası kast
Açıklama:
Nedensellik bağı: Bir davranışın sebebi ile ortaya çıkan sonuç arasındaki bağlantıdır. Doğru yanıt B'dir.
Soru 40
Devlet ve ya kamu tüzel kişilerinin kamu yararının gerektirdiği hâllerde, karşılıklarını ödemek koşulu ile, özel mülkiyete konu olan taşınmazın bir kısmına veya tamamına kanunda belirlenen şartlara uygun şekilde el koymasına ne ad verilmektedir?
Seçenekler
A
Kamu Hizmeti
B
Kamu Hukuku
C
Kamulaştırma
D
Kamusallık
E
Kamu Yararı
Açıklama:
Kamulaştırma: Devlet ve ya kamu tüzel kişilerinin kamu yararının gerektirdiği hâllerde, karşılıklarını ödemek koşulu ile, özel mülkiyete konu olan taşınmazın bir kısmına veya tamamına kanunda belirlenen şartlara uygun şekilde el koymasıdır.Doğru yanıt C'dir.
Soru 41
Sağlık hizmetiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Seçenekler
A
Sağlık hizmeti bir kamu hizmetidir.
B
Sağlık hizmeti bizzat devlet tarafından sunulabileceği gibi devletin gözetim ve denetimi altında özel kesim tarafından da yerine getirilebilir.
C
Sağlık hizmetlerinin düzenlenmesi hususu Anayasa'da da ifade edilmiştir.
D
Sağlık hizmetlerinin düzenlenmesi konusunda devletin yalnızca yetkileri bulunmaktadır.
E
Sağlık hizmetlerinin yürütülmesine ilişkin Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilât ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname bulunmaktadır.
Açıklama:
Sağlık hizmetlerinin düzenlenmesi konusunda devletin yetkileri bulunduğu gibi aynı zamanda görev ve yükümlülükleri de bulunmakatadır. Devletin rolü yalnızca yetkilerle sınırlı değildir.
Soru 42
Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilât ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye göre aşağıdakilerden hangisi Bakanlığın görevlerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Halk sağlığının korunması ve geliştirilmesi, hastalık risklerinin azaltılması ve önlenmesi,
B
Teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerinin yürütülmesi
C
Uluslararası önemi haiz halk sağlığı risklerinin ülkeye girmesinin önlenmesi,
D
Sağlık eğitimi ve araştırma faaliyetlerinin geliştirilmesi
E
İnsan gücünde ve maddî kaynaklarda tasarruf ve verimliliği önemsemeksizin hizmet sunumunu sağlamak
Açıklama:
Sağlık Bakanlığının görevlerinden biri de İnsan gücünde ve maddî kaynaklarda tasarruf sağlamak ve verimi artırmak, sağlık insan gücünün ülke sathında dengeli dağılımını sağlamak ve bütün paydaşlar arasında iş birliğini gerçekleştirmek suretiyle yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunumunun sağlanmasıdır. Bu bağlamda maddi kaynaklarda tasarruf ve verimliliğin de önemsenmesi gerekmektedir.
Soru 43
Hizmetin kurulmasından ve işlemesinden kaynaklanan, hizmetin hiç ya da gereği gibi işlememesi ya da geç işlemesi durumunda mevcut olan kusur aşağıdakilerden hangisisdir?
Seçenekler
A
Hizmet kusuru
B
Kişisel kusur
C
Mali kusur
D
Tehlike sorumluluğu
E
Kusursuz sorumluluk
Açıklama:
Hizmetin kurulmasından ve işlemesinden kaynaklanan, hizmetin hiç ya da gereği gibi işlememesi ya da geç işlemesi durumunda mevcut olan kusur hizmet kusurudur.
Soru 44
Göz ameliyatı esnasında anestezi enjeksiyonundan meydana geldiği konusu ihtilafsız olan sol gözün kaybedilmesi olayında idarenin hangi tür kusuru bulunmaktadır?
Seçenekler
A
Hizmetin kötü işlemesi ya da gereği gibi işlememesi
B
Hizmetin hiç işlememesi
C
Hizmetin geç veya yavaş işlemesi
D
Kişisel kusur
E
Kusursuz sorumluluk
Açıklama:
Hizmetin kötü işlemesi veya gereği gibi işlememesi nedeniyle ortaya çıkan hizmet
kusuruna örnek gösterilebilecek nitelikte Danıştay 10. Dairesi’nin vermiş olduğu sayısız
karar bulunmaktadır: “…Hastanesinde yapılan göz ameliyatı esnasında anestezi enjeksiyonundan meydana geldiği konusu ihtilafsız olan sol gözün kaybedilmesi olayı karşısında;
davalı idarece yürütülmekte olan sağlık hizmetinin işleyişinden ortaya çıkan bu zararın
hizmeti kusurlu işleten idarece tazmini gerekir…” (Danıştay 10. Dairesi, Karar Tarihi:
22.11.1999, Esas: 1998/190, Karar: 1999/6198)
kusuruna örnek gösterilebilecek nitelikte Danıştay 10. Dairesi’nin vermiş olduğu sayısız
karar bulunmaktadır: “…Hastanesinde yapılan göz ameliyatı esnasında anestezi enjeksiyonundan meydana geldiği konusu ihtilafsız olan sol gözün kaybedilmesi olayı karşısında;
davalı idarece yürütülmekte olan sağlık hizmetinin işleyişinden ortaya çıkan bu zararın
hizmeti kusurlu işleten idarece tazmini gerekir…” (Danıştay 10. Dairesi, Karar Tarihi:
22.11.1999, Esas: 1998/190, Karar: 1999/6198)
Soru 45
Bir kamu kuruluşunun idare alanına ilişkin ve idare hukukuna uygun tek tarflı irade açıklaması aşağıdakilerden hangisisdir?
Seçenekler
A
İdari eylem
B
İdari işlem
C
İdari hizmet
D
Mücbir sebep
E
İdari kusur
Açıklama:
İdari İşlem: İdari tasarruf. Bir kamu kuruluşunun idare alanına ilişkin ve idare hukukuna uygun tek tarflı irade açıklamasıdır.
Soru 46
Memurlar hakkında verilen disiplin cezalarına karşı yapılacak itiraz (idari başvuru yolu) tebliğden itibaren ne kadar süre içinde olmalıdır?
Seçenekler
A
3 gün
B
5 gün
C
7 gün
D
15 gün
E
30 gün
Açıklama:
Disiplin hukukunda bireylerin hak ve özgürlüklerini güvence altına almak için geliştirilmiş bulunan idari başvuru yolları, diğer idari başvurulardan ayrı düzenlenmiştir. Disiplin amirlerinin verdiği uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı memur, disiplin kuruluna, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı yüksek disiplin kuruluna itiraz edilebilir (idari başvuru yapılabilir). Süre, ilgiliye tebliğden itibaren 7 gündür. Süresi içinde itiraz edilmeyen disiplin cezaları idari açıdan kesinleşir.
Soru 47
Kamu tedavi kuruluşlarıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Seçenekler
A
Kamu tedavi kuruluşları, kişilere sağlık kamu hizmeti sunmak amacıyla kurulmuş olan ve idari yapılanmanın içinde yer alan teşekküllerdir.
B
Kamu tedavi kuruluşlarında en temel amaç kişilere bir kamu hizmeti olan sağlık hizmetini
sunmak ve dolayısıyla kamu yararına hizmet etmektir.
sunmak ve dolayısıyla kamu yararına hizmet etmektir.
C
Kamu tedavi kuruluşlarının, özel tedavi kuruluşları gibi kazanç ve kâr elde etmeyi de amaçlarlar.
D
Kamu tedavi kuruluşları, devlet veya diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulup işletilen sağlık teşekkülleridir.
E
Kamu tedavi kuruluşları, hem kuruluşları, hem de işleyiş ve kapatılmaları bakımından kamu hukuku kurallarına tabidirler.
Açıklama:
Kamu tedavi kuruluşlarının, özel tedavi kuruluşlarından farklı olarak, kazanç ve kâr elde etmek gibi bir gayeleri bulunmamaktadır. Bu nedenle de C seçeneğindeki kar etme amacından bahsedilemez.
Soru 48
Kamu tedavi kuruluşlarında yapılan tıbbi müdahale, tedavi, bakım ve diğer sağlık hizmetlerinin yol açtığı zararlardan sorumluluk ile ilgili aşağıdaki önermelerden hangisi ya da hangileri doğrudur?
I- Kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlar nedeniyle ortaya çıkabilecek zararlar
bakımından idarenin asli ve birinci derecede sorumluluğu kabul edilmiştir.
II- Kamu tedavi kuruluşlarında yapılan bir tıbbi müdahale veya diğer sağlık
hizmetleri yüzünden zarar gören kişi, ancak idare aleyhine dava açabilir.
III- Kamu görevlisinin yürüttüğü faaliyet nedeniyle tedavi hizmeti alan kişiye tazminat ödemek durumunda kalan idare ise bu zararını, faaliyetiyle zarara neden olan doktor veya diğer sağlık görevlisine rücu etmek suretiyle karşılayabilir.
I- Kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlar nedeniyle ortaya çıkabilecek zararlar
bakımından idarenin asli ve birinci derecede sorumluluğu kabul edilmiştir.
II- Kamu tedavi kuruluşlarında yapılan bir tıbbi müdahale veya diğer sağlık
hizmetleri yüzünden zarar gören kişi, ancak idare aleyhine dava açabilir.
III- Kamu görevlisinin yürüttüğü faaliyet nedeniyle tedavi hizmeti alan kişiye tazminat ödemek durumunda kalan idare ise bu zararını, faaliyetiyle zarara neden olan doktor veya diğer sağlık görevlisine rücu etmek suretiyle karşılayabilir.
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
amu tedavi kuruluşlarında yapılan tıbbi müdahale, tedavi, bakım ve diğer sağlık hizmetlerinin yol açtığı zararlardan sorumluluk ile ilgili önermelerin üçü de doğru ifadeler içermektedir.
Soru 49
İdarenin, özellikle salgın hastalıkların söz konusu olduğu veya olabileceği durumlarda, gerekli olan aşıların yapılması, karantina, duyuru, yasaklama gibi önlemlerin alınması konusundaki görevleri aşağıdakilerden hangisini ifade etmektedir?
Seçenekler
A
Sağlık hizmetleri
B
Koruyucu sağlık hizmetleri
C
Sürekli sağlık hizmetleri
D
Sağlık verileri
E
Özel tedavi
Açıklama:
Koruyucu Sağlık Hizmetleri: İdarenin, özellikle salgın hastalıkların söz konusu olduğu veya olabileceği durumlarda, gerekli olan aşıların yapılması, karantina, duyuru, yasaklama gibi önlemlerin alınması konusunda görevleri vardır. Bu sebeple bir salgın hastalık söz konusu olduğunda aşılamanın yapılmaması, eksik veya geç yapılması ya da buna benzer olarak alınması gereken önlemlerin alınmaması durumunda idarenin mali sorumluluğu yoluna gidilebilecektir.
Soru 50
İdarenin kamu yararı düşüncesi ile giriştiği bir faaliyet sonucunda belli bazı kişiler zarara uğrar ise, bu zararın, herhangi bir kusuru olmasa dahi, idare tarafından tazmin edilmesi gerekir. Bu ilke aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Tehlike ilkesi
B
Risk ilkesi
C
Fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi
D
Hizmet kusuru ilkesi
E
Mesleki risk ilkesi
Açıklama:
Fedakârlığın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, idarenin kamu yararı düşüncesi ile giriştiği bir faaliyet sonucunda belli bazı kişiler zarara uğrar ise, bu zararın, herhangi bir kusuru olmasa dahi, idare tarafından tazmin edilmesi gerekir.
Soru 51
- İdarenin mali sorumluluğunun şartıdır.
- Kamu hizmetlerinin kuruluşundan veya işleyişinden doğan nesnel nitelikte aksaklıklardır.
- İdarenin yapması gereken denetim faaliyetinin gereği gibi gerçekleştirilmemesi sebebiyle de doğabilir.
- İdarenin kusuru aslında gerçek kişilerden oluşan organ ve personelinin kusurlarının sonucu olduğu için kusuru kişiselleştirmek mümkündür.
- İdarenin sorumluluğu ikinci dereceden sorumluluktur.
Seçenekler
A
III ve V
B
I, II ve III
C
II, IV ve V
D
II, III, IV ve V
E
I, II, III, IV ve V
Açıklama:
Hizmetin kurulmasından ve işlemesinden kaynaklanan kusur, idarenin mali sorumluluğunun şartı olarak kabul edilmektedir. İdari sorumluluk nedeni olarak kusur, kamu hizmetlerinin kuruluşundan veya işleyişinden doğan nesnel nitelikli bir eksiklik, aksaklık veya bozukluktur. Bir başka ifadeyle idare, örgüt ya da fonksiyon olarak iyi düşünüp düzenlemediği veya hizmeti gereği gibi ya da hiç yürütemediği yahut da yapması gereken denetim faaliyetini gereği gibi gerçekleştiremediği için kusurlu görülür. İdare bir bütün olarak tüzel kişilerden oluştuğu için, idarenin kusuru aslında gerçek
kişilerden oluşan organ ve personelinin kusurlarının sonucudur fakat bu kusurları işleyen kamu görevlilerini her olayda belirlemek olanaklı değildir. Bu nedenle hizmet kusurunu anonim, yani belirli bir kişiye bağlanamayacak kusur olarak tanımlamak mümkün olduğu gibi hizmetin normal işleyişi içerisinde idarenin bir veya birden çok görevlisine düşen; ancak kişisel olarak bunlara yönlendirilemeyen bir eksiklik şeklinde de açıklamak mümkündür; fakat az önce de belirtildiği gibi bu kusuru kişiselleştirmek olanağı bulunmamaktadır. Hizmet kusurunun hukukî niteliğine göre genel özellikleri şu şekilde belirtilebilir: Hizmet kusuru bağımsız bir özellik içermektedir. Bu kusura dayanan sorumluluk aslî ve birinci derecede bir sorumluluktur. Hizmet kusuru anonimdir. Hizmet kusuru olaylara göre farklı bir yapı taşır. Hizmet kusuru genel özelliklidir. I, II ve III numalı ifadeler doğrudur.
kişilerden oluşan organ ve personelinin kusurlarının sonucudur fakat bu kusurları işleyen kamu görevlilerini her olayda belirlemek olanaklı değildir. Bu nedenle hizmet kusurunu anonim, yani belirli bir kişiye bağlanamayacak kusur olarak tanımlamak mümkün olduğu gibi hizmetin normal işleyişi içerisinde idarenin bir veya birden çok görevlisine düşen; ancak kişisel olarak bunlara yönlendirilemeyen bir eksiklik şeklinde de açıklamak mümkündür; fakat az önce de belirtildiği gibi bu kusuru kişiselleştirmek olanağı bulunmamaktadır. Hizmet kusurunun hukukî niteliğine göre genel özellikleri şu şekilde belirtilebilir: Hizmet kusuru bağımsız bir özellik içermektedir. Bu kusura dayanan sorumluluk aslî ve birinci derecede bir sorumluluktur. Hizmet kusuru anonimdir. Hizmet kusuru olaylara göre farklı bir yapı taşır. Hizmet kusuru genel özelliklidir. I, II ve III numalı ifadeler doğrudur.
Soru 52
Aşağıdakilerden hangisi idarenin sorumluluğunu ortadan kaldıran bir kişisel kusurdur?
Seçenekler
A
Kamu görevlisinin görevli olduğu hizmetle hiç ilgisi olmayan kusurlu fiilleri
B
Hizmet içinde kamu görevlisinin tutum ve davranışının suç teşkil etmesi
C
Kamu görevlisinin açık mevzuat hükmünü kasten uygulamaması
D
Kamu görevlisinin hizmeti yürütürken ağır bir kusur işlemesi
E
Kamu hizmetinin geç veya yavaş işlemesi
Açıklama:
İdare hukuku öğretisi ve mahkeme içtihatlarında hizmet kusuru sayılan hâller genel olarak hizmetin kötü işlemesi veya gereği gibi işlememesi, hizmetin geç veya yavaş işlemesi ve hizmetin hiç işlememesi şeklinde belirtilmektedir. E seçeneği hizmet kusuruna örnektir ve bu nedenle idarenin asli sorumluluğu bulunur. Hizmet içinde veya hizmetle ilgili olarak kamu görevlisinin, tutum ve davranışının suç teşkil etmesi, açık mevzuat hükmünü kasten uygulamaması ya da kasten yanlış uygulaması yahut hizmeti yürütürken ağır bir kusur işlemesi veya düşmanlık, siyasi hınç gibi kötü niyetle kişilere zarar vermesi ise genel olarak hizmet içinde kişisel kusur sayılmaktadır. Kamu görevlisinin hizmet içinde kişisel kusuru, idarenin sorumluluğunu ortadan kaldıran bir kişisel kusur teşkil etmez. B, C ve D seçenekleri hizmet içinde kişisel kusura örnektir. Kamu görevlisinin hizmet dışında ve hizmetle herhangi bir ilgisi bulunmayan bir davranışından zarar meydana gelmiş ise, kamu görevlisinin bu kusurlu tutum ve davranışı salt kişisel kusurunu oluşturur. Bundan dolayı açılacak davalara adli yargıda bakılır ve özel hukuk hükümleri uygulanır.
Soru 53
Hizmet içinde kişisel kusur olarak kabul edilen hallerde idarenin sorumluluğu ile ilgili olarak verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
İdarenin hizmet kusurunu ortadan kaldırmaz.
B
Kamu görevlilerinin salt kişisel kusurları dışında kalan kişisel kusurlarıdır.
C
Yalnızca idare aleyhine dava açılabilir.
D
İdarenin, kamu görevlisini seçmek, eğitmek gibi görevleri bulunduğundan sorumluluğu doğar.
E
İdare, ödediği tazminattan dolayı her türlü kusuru için kamu görevlisine rücu edebilir.
Açıklama:
Kamu görevlilerinin salt kişisel kusurları dışında kalan kişisel kusurları bakımından aynı hizmet kusurunda olduğu gibi, ancak idare aleyhine tazminat davası açılabilecektir. İdare ise, böyle bir dava sonunda tazminat ödemeye mahkûm edilirse ilgili kamu görevlisine rücu edebilecektir. Belirtmek gerekir ki idare, ödediği zararın tazmini için, kast veya ağır ihmâl gibi hizmet içinde kişisel kusur sayılabilecek durumların varlığı hâlinde faaliyetiyle zarara sebep olan kamu görevlisine rucû etmelidir.
Soru 54
İdarenin mali açıdan sorumlu tutulabilmesinin koşulları ile ilgili verilen bilgilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Sorumluluk yalnızca bir idari eylem sonucu doğabilir.
B
Sorumluluk yalnızca icrai davranışla ortaya çıkabilir.
C
Sorumluğa yol açacak olan zararın belli ve gerçek bir zarar olması gerektiğinden yalnızca maddi zararlardan sorumluluk söz konusudur.
D
Mali sorumluluk kusursuz sorumluluk hallerinde de doğabilir.
E
Zarar, olayların normal akışı içinde beklenmeyen bir sonuç ise idarenin mali sorumluluğu doğar.
Açıklama:
Kural olarak idarenin gerek kusur gerekse kusursuz sorumluluğunun söz konusu olabilmesi için, idari davranış, zarar ve idari davranış ile zarar arasında bir nedensellik bağının bulunması gerekir. İdarenin sorumlu olabilmesi için her şeyden önce ortada bir idari davranışın bulunması gerekir. Bu davranış, bir idari işlem şeklinde olabileceği gibi bir idari işlemin uygulanması için girişilen ya da herhangi bir idari işleme dayanmayan bir idari eylem şeklinde de olabilir. Ayrıca zarar doğurucu idari davranış icrai olabileceği gibi, ihmâli de olabilir. İdarenin sorumlu tutulabilmesinin ikinci şartı, idari davranışın bir zarar doğurmuş olmasıdır. Bu zarar maddî olabileceği gibi, manevi de olabilir. İdarenin sorumluluğuna yol açacak olan zararın belli ve gerçek bir zarar olması gerekir. idarenin sorumlu olabilmesi için idari davranış ile meydana gelen zarar arasında bir nedensellik bağı, yani neden-sonuç ilişkisi bulunmalıdır. Zarar, idari bir davranışın sonucu olmayıp da olayların normal akışı içinde beklenmeyen bir sonuç ise nedensellik bağı söz konusu olmayabilir.
Soru 55
"İdarenin iradesi dışında oluşan ve öngörülmesi ve önlenmesi mümkün olmayan, idari davranışın içinde oluşan, aynı zamanda idarenin sorumluluğunu azaltan ya da ortadan kaldıran olaylar" aşağıdakilerden hangisi ile adlandırılırır?
Seçenekler
A
zorlayıcı nedenler
B
üçüncü kişinin kusuru
C
beklenmeyen durumlar
D
zarar görenin kusuru
E
mücbir sebepler
Açıklama:
Zorlayıcı nedenler (mücbir sebepler), idarenin iradesi dışında oluşan, öngörülmesi ve büyük bir dikkat ve özenle dahi önlenmesi mümkün olmayan ve de bir kamu hizmetinin yürütülmesini imkânsızlaştıran olaylardır. Yer sarsıntısı, sel, aşırı yağış ya da yıldırım düşmesi, toprak kayması gibi. Beklenmeyen durumlarda, zorlayıcı nedenler gibi, idarenin iradesi dışında oluşan ve öngörülmesi ve önlenmesi mümkün olmayan olaylardır. Ancak zorlayıcı nedenler idari davranışın dışında oluşmasına rağmen, beklenmeyen durumlar idari davranışın içinde oluşur.
Soru 56
Memurluktan çıkarma cezasını gerektiren suçlarda sırasıyla disiplin soruşturmasının başlatılması ve cezanın verilmesi için zamanaşımı süreleri aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?
Seçenekler
A
1 ay ve 6 ay
B
2 ay ve 1 yıl
C
2 ay ve 2 yıl
D
6 ay ve 1 yıl
E
6 ay ve 2 yıl
Açıklama:
Memurluktan çıkarma cezasını gerektiren suçlarda, suçun öğrenilmesinden itibaren altı ay, diğer disiplin suçlarında ise bir ay içinde soruşturmaya başlanılmalıdır. Suçun işlenmesinden itibaren iki yıl içerisinde de disiplin cezası verilmelidir. Aksi hâlde disiplin suçu zaman aşımına uğramaktadır.
Soru 57
Tedavi kuruluşlarında sunulan sağlık hizmetlerinden doğan zararlarda idarenin mali sorumluluğu ile ilgili olarak verilen bilgilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Özel tedavi kuruluşları tarafından yapılan tıbbi tedavinin kusurlu yapılmış olması durumunda kural olarak idarenin mali sorumluluğu vardır.
B
Serbest çalışan doktorlara ruhsat veya izin verilmesinde, bir hizmet kusurunun söz konusu
olması durumunda, idari işlem ile ortaya çıkan zarar arasında nedensellik bağının varlığının ispatlanması şartına bağlı olarak idarenin mali sorumluluğu oluşabilir.
olması durumunda, idari işlem ile ortaya çıkan zarar arasında nedensellik bağının varlığının ispatlanması şartına bağlı olarak idarenin mali sorumluluğu oluşabilir.
C
Serbest çalışan doktor veya diğer sağlık görevlilerinin kusurlu eylemlerinden dolayı idarenin mali sorumluluğu bulunur.
D
İdare, kendi kusurlu olmadan, görevlendirdiği memur veya diğer kamu görevlisinin kusurlu davranışından sorumlu değildir.
E
Bir salgın hastalık söz konusu olduğunda aşılamanın geç yapılması idarenin mali sorumluluğunu doğurmaz.
Açıklama:
Özel tedavi kuruluşları tarafından yapılan tıbbi tedavinin kusurlu yapılmış olması durumunda idarenin mali sorumluluğu kural olarak söz konusu olmayacaktır. İdarenin mali sorumluluğu yoluna gidilebilmesi için, tıbbi tedavi sonucu ortaya çıkan zararın, özel tedavi kuruluşunun ilgili mevzuata uygun çalışmamasından yani bir başka ifadeyle idarenin gözetim ve denetim görevini yerine getirmemiş olmasından dolayı meydana gelmiş olması gerekmektedir. Serbest çalışan doktor veya diğer sağlık görevlileri, kamu görevlisi statüsünde olmadığı için, bunların eylemlerinden dolayı idarenin mali sorumluluğu yoluna gidilemeyecektir ancak serbest çalışan doktor veya diğer sağlık görevlilerine, özellikle uzmanlık verilmesinde ya da sağlık kamu hizmetini sunmalarına ilişkin olan idari işlemlerde, örneğin ruhsat veya izin verilmesinde, bir hizmet kusurunun söz konusu olması durumunda, idari işlem ile ortaya çıkan zarar arasında nedensellik bağının varlığının ispatlanması şartına bağlı olarak idarenin mali sorumluluğu yolu düşünülebilir. Mevzuat idareye, kişilere tıbbî yardım vermek görevini yüklemiştir. Anayasa’nın 40.maddesinde, “kişinin resmî görevliler tarafından vaki haksız işlemler sonucu uğradığı zararın da kanuna göre devletçe tazmin edileceği” belirtilmektedir. Bu sebeple idare, kendi kusurlu olmasa bile, görevlendirdiği memur veya diğer kamu görevlisinin kusurlu davranışından sorumludur. İdarenin, özellikle salgın hastalıkların söz konusu olduğu veya olabileceği durumlarda, gerekli olan aşıların yapılması, karantina, duyuru, yasaklama gibi önlemlerin alınması konusunda görevleri vardır. Bu sebeple bir salgın hastalık söz konusu olduğunda aşılamanın yapılmaması, eksik veya geç yapılması ya da buna benzer olarak alınması gereken önlemlerin alınmaması durumunda idarenin mali sorumluluğu yoluna gidilebilecektir.
Soru 58
Kamu tedavi kuruluşlarında yapılan tıbbi müdahalelerde idarenin sorumluluğu ile ilgili olarak verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Yeterince araştırma yapılmadan bir teşhiste karar kılınması nedeniyle ortaya çıkabilecek zararlar, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk esaslarından tehlike (risk) ilkesi gereğince idarenin mali sorumluluğunu gerektirir.
B
Kamu tedavi kuruluşunun talebi üzerine doktor veya diğer sağlık görevlisinin çağırılması durumda, çağrılı doktor veya diğer sağlık görevlisinin tıbbi müdahaleden dolayı idare hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk esasları çerçevesinde sorumlu tutulabilir.
C
Sağlık hizmetlerinin çoğunun sunumu niteliği ya da yapısı gereği belli bir tehlike içerdiğinden idare kusursuz ise sorumlu tutulamaz.
D
Anayasa’nın kamu görevlilerinin davranışları nedeniyle idare için öngördüğü sorumluluk, esas itibarıyla kusur sorumluluğudur.
E
İdarenin mali sorumluluğu için gereken şartlar, hukuka aykırılık, somut olayın özelliklerine göre kusur, zarar ve nedensellik bağıdır.
Açıklama:
Anayasa’nın kamu görevlilerinin davranışları nedeniyle idare için öngördüğü sorumluluğun, esas itibarıyla kusur sorumluluğu olduğu görülmesine karşın, gün geçtikçe sağlık hizmetlerinden doğan idari sorumluluk konusunda kusursuz sorumluluk esaslarının benimsenmeye başladığı da belirtilebilir. Sağlık hizmetlerinin çoğunun sunumu niteliği ya da yapısı gereği belli bir tehlike içerir. Bu gibi faaliyetler bir zarara yol açar ise idare, kusursuz dahi olsa bu zararı ödemek durumunda kalabilir.
Soru 59
Kamu kurumlarında çalışan sağlık personelinin disiplin soruşturması ile ilgili verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Uyarma, kınama veya aylıktan kesme gibi disiplin cezalarını disiplin amirleri tek başlarına vermektedir
B
Soruşturulan memurun savunması alınmadan disiplin cezası verilemez.
C
Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının verilmesinde disiplin amiriyle birlikte disiplin kurulu yetkili kılınmıştır.
D
Hakkında çıkarma cezası istenen memur soruşturma kâğıtlarını inceleme, tanık dinletme, sözlü ve yazılı savunma yapma ya da vekil eliyle yaptırma hakkına sahiptir.
E
Devlet memurluğundan çıkarma cezasına karşı memur, disiplin kuruluna itiraz edebilir.
Açıklama:
Disiplin hukukunda bireylerin hak ve özgürlüklerini güvence altına almak için geliştirilmiş bulunan idari başvuru yolları, diğer idari başvurulardan ayrı düzenlenmiştir. Disiplin amirlerinin verdiği uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı memur, disiplin kuruluna, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı yüksek disiplin kuruluna itiraz edilebilir (idari başvuru yapılabilir). Süresi içinde itiraz edilmeyen disiplin cezaları idari açıdan kesinleşir. Bu sürelere uyulmadan yapılan söz konusu başvurular, hukukî sonuç doğurmaz. Devlet memurları bir idari işlem olan disiplin cezalarına karşı hukuka aykırı oldukları iddiasıyla idari yargıda iptal davası da açabilirler.
Soru 60
Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı yüksek disiplin kuruluna itiraz süresi aşağıdaki seçeneklerden hangisinde verilmiştir?
Seçenekler
A
7 gün
B
15 gün
C
30 gün
D
2 ay
E
6 ay
Açıklama:
Disiplin amirlerinin verdiği uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı memur, disiplin kuruluna, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı yüksek disiplin kuruluna itiraz edilebilir (idari başvuru yapılabilir). Süre, ilgiliye tebliğden itibaren 7 gündür. Süresi içinde itiraz edilmeyen disiplin cezaları idari açıdan kesinleşir.
Soru 61
Hizmet kusuru ile ilgili olarak seçeneklerden hangisi söylenebilir?
Seçenekler
A
Hizmet kusuru idarenin mali sorumluluğunu gerektiren hallerden biridir.
B
Hizmet kusuru, idareden ziyede kusuru işleyen kişiyi bağlamaktadır.
C
Sağlık kuruluşlarında çok karşılaşılmayan kusurlardan biridir.
D
Hizmet kusurunda esasolan kusuru işleyen kişinin tespit edilmesidir.
E
Hizmet kusuru işleyen personelin tespit edilip cezalandırılması asıl amaç olmalıdır.
Açıklama:
Hizmetin kurulmasından ve işlemesinden kaynaklanan kusur, idarenin mali sorumluluğunun şartı olarak kabul edilmektedir. İdari sorumluluk nedeni olarak kusur, kamu hizmetlerinin kuruluşundan veya işleyişinden doğan nesnel nitelikli bir eksiklik, aksaklık veya bozukluktur. Bir başka ifadeyle idare, örgüt ya da fonksiyon olarak iyi düşünüp düzenlemediği veya hizmeti gereği gibi ya da hiç yürütemediği yahut da yapması gereken denetim faaliyetini gereği gibi gerçekleştiremediği için kusurlu görülür
Soru 62
Seçeneklerden hangisi hizmet kusurunun hukuki niteliğine göre genel özelliklerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Hizmet kusuruna dayanan sorumluluk aslî ve birinci derecede bir sorumluluktur.
B
Hizmet kusuru olaylara göre farklı bir yapı taşır.
C
Hizmet kusuru anonimdir.
D
Hizmet kusuru olaylardan bağımsız bir yapıdadır.
E
Hizmet kusuru bağımsız bir özellik içermektedir.
Açıklama:
hizmet kusuru teşkil etmektedir. Hizmet kusurunun hukukî niteliğine göre genel özellikleri şu şekilde belirtilebilir: Hizmet kusuru bağımsız bir özellik içermektedir. Bu kusura dayanan sorumluluk aslî ve birinci derecede bir sorumluluktur. Hizmet kusuru anonimdir. Hizmet kusuru olaylara göre farklı bir yapı taşır. Hizmet kusuru genel özelliklidir.
Soru 63
Kalp krizi şikayetiyle hastanenin acil servisine başvuran bir hasta, acil serviste sırasını beklemesi gerektiği söylenerek beklemeye alınır ve beklerken hayatını kaybeder. Bunun üzerine hasta yakınları hastaneyi dava eder ve davayı kazanır.
Yukarıdaki örnek olayda hangi hizmet kusuru işlenmiştir?
Yukarıdaki örnek olayda hangi hizmet kusuru işlenmiştir?
Seçenekler
A
Hizmetin kötü işlemesi
B
Hizmetin gereği gibi işlememesi
C
Hizmetin geç işlemesi
D
Hizmetin hiç işlememesi
E
Hizmetin yetersiz işlemesi
Açıklama:
Hizmetin geç işlemesi veya yavaş işlemesi, sorumluluğu gerektiren bir hizmet kusurudur;
çünkü hizmetin düzenli ve hukuka uygun şekilde yürütülmesi yeterli olmayıp, görevini
gerçekten yerine getirmiş sayılması için idarenin, faaliyet ve hizmetlerini zamanında ve
gerekli olan hızla yapması gerekmektedir Gerek karar ve tedbirlerin alınmasında, gerekse bunların uygulanmasında mevzuat ile durum ve şartların gerektirdiği süre içinde hareket edilmesi zarurîdir. Aksi takdirde gecikmeden dolayı meydana gelecek zararları idare, hizmet kusuru nedeniyle tazmin etmekle yükümlüdür.
Örneğin apandisitli bir hastaya cerrahi müdahalenin yapılması gereken makul süreden geç yapılması gibi hâllerde hizmetin geç işlemesinden doğan maddi ve manevi zararlardan idare sorumlu tutulmaktadır (Danıştay 12. Dairesi, Karar Tarihi: 25.12.1968, Esas: 1967/788, Karar: 1968/2448, bkz. Esin, 1973, s. 46).
çünkü hizmetin düzenli ve hukuka uygun şekilde yürütülmesi yeterli olmayıp, görevini
gerçekten yerine getirmiş sayılması için idarenin, faaliyet ve hizmetlerini zamanında ve
gerekli olan hızla yapması gerekmektedir Gerek karar ve tedbirlerin alınmasında, gerekse bunların uygulanmasında mevzuat ile durum ve şartların gerektirdiği süre içinde hareket edilmesi zarurîdir. Aksi takdirde gecikmeden dolayı meydana gelecek zararları idare, hizmet kusuru nedeniyle tazmin etmekle yükümlüdür.
Örneğin apandisitli bir hastaya cerrahi müdahalenin yapılması gereken makul süreden geç yapılması gibi hâllerde hizmetin geç işlemesinden doğan maddi ve manevi zararlardan idare sorumlu tutulmaktadır (Danıştay 12. Dairesi, Karar Tarihi: 25.12.1968, Esas: 1967/788, Karar: 1968/2448, bkz. Esin, 1973, s. 46).
Soru 64
Seçeneklerden hangisi kusurun kişisel sayılması için gerekli hallerden biridir?
Seçenekler
A
İdare fonksiyonuyla ilgili olması
B
Tüzel kişiliğin sorumlu olması
C
Fiilin bir ya da birkaç kamu görevlisine isnadı mümkün olmaması
D
Kusurlu fiilin işleyişten kaynaklanmış olması
E
Kusurlu fiilin kamu görevlisinin şahsına bağlanması
Açıklama:
Genel olarak kişisel kusur, bir kamu görevlisinin, idare fonksiyonunu yapması sırasında ve
kamu hizmetini yürütmesi sebebiyle veya idare fonksiyonu ve yürütmekle görevli olduğu
hizmetle hiç ilgisi olmadan gerçekleştirdiği herhangi bir kusurlu fiilînden, idare tüzel kişiliğinin değil, doğrudan doğruya kamu görevlisinin şahsının sorumlu tutulmasını, kusurlu fiilîn kamu görevlisinin şahsına bağlanması ve ilgilendirilmesi gerektiğini ifade eden bir kavramdır
kamu hizmetini yürütmesi sebebiyle veya idare fonksiyonu ve yürütmekle görevli olduğu
hizmetle hiç ilgisi olmadan gerçekleştirdiği herhangi bir kusurlu fiilînden, idare tüzel kişiliğinin değil, doğrudan doğruya kamu görevlisinin şahsının sorumlu tutulmasını, kusurlu fiilîn kamu görevlisinin şahsına bağlanması ve ilgilendirilmesi gerektiğini ifade eden bir kavramdır
Soru 65
Kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işlediği kusur seçeneklerden hangisiyle açıklanabilir?
Seçenekler
A
Hizmet kusuru ile kişisel kusurun iç içe olması
B
Kusursuz sorumluluk
C
Hizmet dışı işlenen kusur
D
Risk ilkesi
E
Fedakârlığın denkleştirilmesi ilkesi
Açıklama:
Hizmet kusuru da bir şekilde aslında, hizmet içinde kamu görevlilerinin işlediği kişisel
kusur gibi, hizmeti yürüten kamu görevlilerinin fiilînden kaynaklanmaktadır. Bu ayırım,
kusurlu faaliyet nedeniyle idarenin ödemek mecburiyetinde kaldığı zarar bedelinin kusura
neden olan kamu görevlisine rücu edilip edilmeyeceği bakımından önem teşkil edebilir.
1982 Anayasası’nın 129.maddesinin 5.fıkrasına göre, “Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rucû edilmek kaydıyla ve kanunun gösterdiği şekil ve şartlara uygun olarak, ancak idare aleyhine açılabilir”. Bu Anayasa kuralında memur ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan söz edildiğine göre, kamu görevlilerinin yetkilerini kullanmaları esnasındaki kusurlu davranışları nedeniyle verdikleri zararların tazmini için ancak idare aleyhine dava açılabileceği ve ilgili kamu görevlisi aleyhine dava açılamayacağı sonucuna varmak gerekecektir. Kısaca belirtmek gerekirse, kamu görevlilerinin salt kişisel kusurları dışında kalan kişisel kusurları bakımından aynı hizmet kusurunda olduğu gibi, ancak idare aleyhine tazminat davası açılabilecektir. İdare ise, böyle bir dava sonunda tazminat ödemeye mahkûm edilirse ilgili kamu görevlisine rücu edebilecektir (Günday, 2011, s. 377, ; Giritli-Bilgen-Akgüner, 2006, s. 656). Belirtmek gerekir ki idare, ödediği zararın tazmini için, kast veya ağır ihmâl gibi hizmet içinde kişisel kusur sayılabilecek durumların varlığı hâlinde faaliyetiyle zarara sebep olan kamu görevlisine rucû etmelidir.
kusur gibi, hizmeti yürüten kamu görevlilerinin fiilînden kaynaklanmaktadır. Bu ayırım,
kusurlu faaliyet nedeniyle idarenin ödemek mecburiyetinde kaldığı zarar bedelinin kusura
neden olan kamu görevlisine rücu edilip edilmeyeceği bakımından önem teşkil edebilir.
1982 Anayasası’nın 129.maddesinin 5.fıkrasına göre, “Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rucû edilmek kaydıyla ve kanunun gösterdiği şekil ve şartlara uygun olarak, ancak idare aleyhine açılabilir”. Bu Anayasa kuralında memur ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan söz edildiğine göre, kamu görevlilerinin yetkilerini kullanmaları esnasındaki kusurlu davranışları nedeniyle verdikleri zararların tazmini için ancak idare aleyhine dava açılabileceği ve ilgili kamu görevlisi aleyhine dava açılamayacağı sonucuna varmak gerekecektir. Kısaca belirtmek gerekirse, kamu görevlilerinin salt kişisel kusurları dışında kalan kişisel kusurları bakımından aynı hizmet kusurunda olduğu gibi, ancak idare aleyhine tazminat davası açılabilecektir. İdare ise, böyle bir dava sonunda tazminat ödemeye mahkûm edilirse ilgili kamu görevlisine rücu edebilecektir (Günday, 2011, s. 377, ; Giritli-Bilgen-Akgüner, 2006, s. 656). Belirtmek gerekir ki idare, ödediği zararın tazmini için, kast veya ağır ihmâl gibi hizmet içinde kişisel kusur sayılabilecek durumların varlığı hâlinde faaliyetiyle zarara sebep olan kamu görevlisine rucû etmelidir.
Soru 66
Seçeneklerde verilen disiplin cezalarından hangisi 657 sayılı kanunun 125. maddesinde açıklanan disiplin cezaları arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Uyarma
B
Kınama
C
Hapis cezası
D
Aylıktan kesme
E
Kademe ilerlemesinin durdurulması
Açıklama:
Memurlar dışındaki diğer kamu görevlileri kendi özel personel ve teşkilat kanunlarında
düzenlenmiş olan disiplin hükümlerine tabidirler. Bu kanunlar 657 sayılı Devlet Memurları
Kanunu’na atıf yapmış ise bu personele de 657 sayılı Kanun hükümleri uygulanır.
Devlet memurlarına verilecek disiplin cezaları ile her bir disiplin cezasını gerektiren fiil
ve hâller 657 sayılı Kanun’un 125.maddesinde ayrıntılı biçimde düzenlenmiştir. Anılan
maddede öngörülen disiplin cezaları şunlardır: Uyarma, kınama, aylıktan kesme, kademe
ilerlemesinin durdurulması ve devlet memurluğundan çıkarma.
düzenlenmiş olan disiplin hükümlerine tabidirler. Bu kanunlar 657 sayılı Devlet Memurları
Kanunu’na atıf yapmış ise bu personele de 657 sayılı Kanun hükümleri uygulanır.
Devlet memurlarına verilecek disiplin cezaları ile her bir disiplin cezasını gerektiren fiil
ve hâller 657 sayılı Kanun’un 125.maddesinde ayrıntılı biçimde düzenlenmiştir. Anılan
maddede öngörülen disiplin cezaları şunlardır: Uyarma, kınama, aylıktan kesme, kademe
ilerlemesinin durdurulması ve devlet memurluğundan çıkarma.
Soru 67
Anayasa mahkemesine göre sağlık hizmeti ne tür bir hizmettir?
Seçenekler
A
Denetleme hizmeti
B
Mali hizmet
C
Koruyucu hizmet
D
Kamu hizmeti
E
Güvenlik hizmeti
Açıklama:
Anayasa Mahkemesine göre, toplumsal yaşamın zorunlu gereksinimlerinden olan düzenlilik ve süreklilik isteyen sağlık hizmeti de nitelikleri gereği kamu hizmeti dir. Anayasa Mahkemesi bu kararında kamu hizmetini, Devlet ya da diğer kamu tüzel kişileri tarafından ya da bunların gözetim ve denetimleri altında, ortak gereksinimleri karşılamak
ve kamu yararını sağlamak için topluma sunulmuş bulunan sürekli ve düzenli etkinlikler
olarak tanımlamıştır (Anayasa Mahkemesi, Karar Tarihi: 22.11.1007, Esas: 2004/114, Karar: 2007/85). Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere, idare tarafından sunulmayan sağlık hizmetlerinin denetimi de idarenin görevleri arasındadır. Bunun gibi Anayasa (mad.56) ve
kanunlar, idareye sağlık hizmetleri açısından kapsamlı, çeşitli ve etkin görevler vermiştir.
ve kamu yararını sağlamak için topluma sunulmuş bulunan sürekli ve düzenli etkinlikler
olarak tanımlamıştır (Anayasa Mahkemesi, Karar Tarihi: 22.11.1007, Esas: 2004/114, Karar: 2007/85). Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere, idare tarafından sunulmayan sağlık hizmetlerinin denetimi de idarenin görevleri arasındadır. Bunun gibi Anayasa (mad.56) ve
kanunlar, idareye sağlık hizmetleri açısından kapsamlı, çeşitli ve etkin görevler vermiştir.
Soru 68
Seçeneklerden hangisi sağlık hizmeti veren özel bir kuruluşun kusurlu işletilmesi sonucu ilk sorumlu olarak kabul edileceklerden biridir?
Seçenekler
A
Özel kuruluşun muhasebe müdürü
B
İnsan kaynakları müdürü
C
Kuruluşun mali müşaviri
D
Kuruluşun sahibi
E
Kuruluşun pay sahipleri
Açıklama:
Sağlık Hizmeti Veren Özel Tedavi Kuruluşlarının Denetimi: İdarenin gözetim ve denetiminin söz konusu olduğu ve insan yaşam ve sağlığıyla ilgili olan sağlık kamu hizmetinin kusurlu işletilmesinden özel tedavi kuruluşunun sahibi ile birlikte idarenin de
sorumlu olabileceği belirtilebilir. Danıştay 10.Dairesi bir kararında,
idarenin, denetim ve kontrol görevini yerine getirmemesi dolayısıyla doğan zararlardan
sorumlu tutulacağını belirtmiştir (Danıştay 10.Dairesi, Karar Tarihi: 22.01.2001,
Esas: 1994/3467, Karar: 1997/5311). Danıştay 13.Dairesi ise bir kararında; “Tıbbi tetkik
ve tanı hizmetlerinin, hasta ile özel sağlık kuruluşu arasında herhangi bir maddi ilişki
oluşturulmaksızın bizzat hastane idaresince satın alınmasının ve yine aynı hastane bünyesinde konuşlandırılan merkezlerde zaman ve kaynak israfına yol açılmaksızın idarenin denetim ve gözetimi altında sunulmasının gerektiğine…” (Danıştay 13.Dairesi, Karar Tarihi: 06.05.2009, Esas: 2007/7931, Karar: 2009/4977) hükmetmiştir. Ancak idarenin mali sorumluluğu, sağlık kamu hizmetinin denetim ve gözetim ile sınırlıdır. Bir başka deyişle, özel tedavi kuruluşları tarafından yapılan tıbbi tedavinin kusurlu yapılmış olması durumunda idarenin mali sorumluluğu kural olarak söz konusu olmayacaktır. İdarenin mali sorumluluğu yoluna gidilebilmesi için, tıbbi tedavi sonucu ortaya çıkan zararın, özel tedavi kuruluşunun ilgili mevzuata uygun çalışmamasından yani bir başka ifadeyle idarenin gözetim ve denetim görevini yerine getirmemiş olmasından dolayı meydana gelmiş olması gerekmektedir (İdarenin gözetim görevindeki yetersizliği nedeniyle mali sorumluluğu konusunda bakınız, Yayla, 2009, s. 363-364).
sorumlu olabileceği belirtilebilir. Danıştay 10.Dairesi bir kararında,
idarenin, denetim ve kontrol görevini yerine getirmemesi dolayısıyla doğan zararlardan
sorumlu tutulacağını belirtmiştir (Danıştay 10.Dairesi, Karar Tarihi: 22.01.2001,
Esas: 1994/3467, Karar: 1997/5311). Danıştay 13.Dairesi ise bir kararında; “Tıbbi tetkik
ve tanı hizmetlerinin, hasta ile özel sağlık kuruluşu arasında herhangi bir maddi ilişki
oluşturulmaksızın bizzat hastane idaresince satın alınmasının ve yine aynı hastane bünyesinde konuşlandırılan merkezlerde zaman ve kaynak israfına yol açılmaksızın idarenin denetim ve gözetimi altında sunulmasının gerektiğine…” (Danıştay 13.Dairesi, Karar Tarihi: 06.05.2009, Esas: 2007/7931, Karar: 2009/4977) hükmetmiştir. Ancak idarenin mali sorumluluğu, sağlık kamu hizmetinin denetim ve gözetim ile sınırlıdır. Bir başka deyişle, özel tedavi kuruluşları tarafından yapılan tıbbi tedavinin kusurlu yapılmış olması durumunda idarenin mali sorumluluğu kural olarak söz konusu olmayacaktır. İdarenin mali sorumluluğu yoluna gidilebilmesi için, tıbbi tedavi sonucu ortaya çıkan zararın, özel tedavi kuruluşunun ilgili mevzuata uygun çalışmamasından yani bir başka ifadeyle idarenin gözetim ve denetim görevini yerine getirmemiş olmasından dolayı meydana gelmiş olması gerekmektedir (İdarenin gözetim görevindeki yetersizliği nedeniyle mali sorumluluğu konusunda bakınız, Yayla, 2009, s. 363-364).
Soru 69
Seçeneklerden hangisi kamu tedavi kuruluşlarının özelliklerinden biridir?
Seçenekler
A
Kazanç ve kâr elde ederek kamu bütçesine katkı sağlamak
B
Doğrudan doğruya idari yapılanmanın bir parçası olmak
C
Örgütlenme bakımından özel şirketlere benzemek
D
İşleyiş açısından kendine ait gelir ve gider kaynakları sağlaması
E
Sunduğu hizmetler karşılığında belli bir miktar ücret alması
Açıklama:
Kamu tedavi kuruluşları, kişilere sağlık kamu hizmeti sunmak amacıyla kurulmuş olan
ve idari yapılanmanın içinde yer alan teşekküllerdir. Gerçekten, bu çeşit tedavi kuruluşlarının oluşturulmasındaki en temel amaç kişilere bir kamu hizmeti olan sağlık hizmetini sunmak ve dolayısıyla kamu yararına hizmet etmektir. Kamu tedavi kuruluşlarının, özel tedavi kuruluşlarından farklı olarak, kazanç ve kâr elde etmek gibi bir gayeleri bulunmamaktadır. Dolayısıyla kamu tedavi kuruluşlarında sunulan sağlık kamu hizmetlerinden yararlanma nedeniyle alınan bedellerin ücret şeklinde nitelendirilmesi de mümkün değildir. Ancak, kamu yararına hizmet etme, bir tedavi kuruluşunun kamu tedavi kuruluşu olarak nitelendirilebilmesi için tek başına yeterli sayılamaz. Zira toplum sağlığının korunmasına yaptıkları katkı bakımından özel tedavi kuruluşlarının da bir noktaya kadar kamu yararına hizmet ettikleri belirtilebilir. Bu sebeple kamu tedavi kuruluşu kavramının sınırları belirlenirken kamu yararı yanında asıl göz önünde tutulması gereken kriter, tedavi kuruluşunun, örgütleniş ve işleyiş biçimidir. Kamu tedavi kuruluşları, devlet veya diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulup işletilen sağlık teşekkülleridir. Bunlar, doğrudan doğruya idari yapılanmanın bir parçasını oluştururlar ve hem kuruluşları, hem de işleyiş ve kapatılmaları bakımından kamu hukuku kurallarına tabidirler.
ve idari yapılanmanın içinde yer alan teşekküllerdir. Gerçekten, bu çeşit tedavi kuruluşlarının oluşturulmasındaki en temel amaç kişilere bir kamu hizmeti olan sağlık hizmetini sunmak ve dolayısıyla kamu yararına hizmet etmektir. Kamu tedavi kuruluşlarının, özel tedavi kuruluşlarından farklı olarak, kazanç ve kâr elde etmek gibi bir gayeleri bulunmamaktadır. Dolayısıyla kamu tedavi kuruluşlarında sunulan sağlık kamu hizmetlerinden yararlanma nedeniyle alınan bedellerin ücret şeklinde nitelendirilmesi de mümkün değildir. Ancak, kamu yararına hizmet etme, bir tedavi kuruluşunun kamu tedavi kuruluşu olarak nitelendirilebilmesi için tek başına yeterli sayılamaz. Zira toplum sağlığının korunmasına yaptıkları katkı bakımından özel tedavi kuruluşlarının da bir noktaya kadar kamu yararına hizmet ettikleri belirtilebilir. Bu sebeple kamu tedavi kuruluşu kavramının sınırları belirlenirken kamu yararı yanında asıl göz önünde tutulması gereken kriter, tedavi kuruluşunun, örgütleniş ve işleyiş biçimidir. Kamu tedavi kuruluşları, devlet veya diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulup işletilen sağlık teşekkülleridir. Bunlar, doğrudan doğruya idari yapılanmanın bir parçasını oluştururlar ve hem kuruluşları, hem de işleyiş ve kapatılmaları bakımından kamu hukuku kurallarına tabidirler.
Soru 70
Seçeneklerde verilen durumlardan hangisinde bir hukuka aykırılık durumu vardır?
Seçenekler
A
Sağlık kuruluşunca hastaya ait dosyanın kaybedilmesi
B
Hastanın birinci derece yakınlarına hastayla ilgili bilgi verilmesi
C
Bir doktorun yapmış olduğu teşhis hatası
D
Bir cerrahın sakarlığı sonucu hastaya gereğinden fazla kesi atılması
E
Doktorun ileri derecede hasta bir kişiye iyileşeceği garantisi vermesi.
Açıklama:
Hukuka aykırılık, uyulması zorunlu bir hukuk normunun ihlâl edilmiş olmasını ifade
etmektedir. Dolayısıyla kamu görevlisinin hukuk düzenince öngörülmüş bir normu
çiğnemesiyle birlikte hukuka aykırılık unsuru gerçekleşmiş olur. Kısaca ifade etmek gerekirse, kamu tedavi kuruluşunda çalışan bir doktor veya diğer sağlık görevlisi, tıpkı serbest çalışan bir doktor veya diğer sağlık görevlisi gibi, sağlık hukuku mevzuatında belirtilen yükümlülüklere riayet etmeli, tedavi hizmeti alanların kayıtlarının muntazam bir şekilde tutulmasını ve korunmasını sağlamalı ve ayrıca meslek sırrına uygun davranmalıdır (Kıcalıoğlu, 2011, s. 62, ; Kızılyel, 2009, s. 326). Danıştay 10. Dairesi, “İdarece, davacıya üç kez tıbbî müdahale edilmesine karşın, hastaya ait grafiklerin gerekli şekilde muhafaza edilmemesinin ve hastaya ait dosyanın kaybedilmesinin, sağlık hizmetinin işletilmesine ilişkin ağır hizmet kusuru teşkil edeceğine” karar vermiştir (Danıştay 10. Dairesi, Karar Tarihi: 29.04.2008, Esas: 2007/3301, Karar: 2008/2939).
İdarenin eylemleri alanında kusur ile hukuka aykırılık arasında bir ilişki yoktur. İdarenin
eylemleri hukuka uygun olsa da aykırı da olsa kusurlu olabilirler. Örneğin; bir doktorun teşhis hatası, bir cerrahın sakarlığı durumlarında hukuka aykırılık yoktur, ama kusur vardır. Bu durumlarda zararı doğuran şey, bu eylemlerin yapılması değil, bu eylemlerin kusurlu bir şekilde yapılmasıdır. İdarenin işlemleri alanında ise kusur ile hukuka aykırılık arasında sıkı bir ilişki vardır
etmektedir. Dolayısıyla kamu görevlisinin hukuk düzenince öngörülmüş bir normu
çiğnemesiyle birlikte hukuka aykırılık unsuru gerçekleşmiş olur. Kısaca ifade etmek gerekirse, kamu tedavi kuruluşunda çalışan bir doktor veya diğer sağlık görevlisi, tıpkı serbest çalışan bir doktor veya diğer sağlık görevlisi gibi, sağlık hukuku mevzuatında belirtilen yükümlülüklere riayet etmeli, tedavi hizmeti alanların kayıtlarının muntazam bir şekilde tutulmasını ve korunmasını sağlamalı ve ayrıca meslek sırrına uygun davranmalıdır (Kıcalıoğlu, 2011, s. 62, ; Kızılyel, 2009, s. 326). Danıştay 10. Dairesi, “İdarece, davacıya üç kez tıbbî müdahale edilmesine karşın, hastaya ait grafiklerin gerekli şekilde muhafaza edilmemesinin ve hastaya ait dosyanın kaybedilmesinin, sağlık hizmetinin işletilmesine ilişkin ağır hizmet kusuru teşkil edeceğine” karar vermiştir (Danıştay 10. Dairesi, Karar Tarihi: 29.04.2008, Esas: 2007/3301, Karar: 2008/2939).
İdarenin eylemleri alanında kusur ile hukuka aykırılık arasında bir ilişki yoktur. İdarenin
eylemleri hukuka uygun olsa da aykırı da olsa kusurlu olabilirler. Örneğin; bir doktorun teşhis hatası, bir cerrahın sakarlığı durumlarında hukuka aykırılık yoktur, ama kusur vardır. Bu durumlarda zararı doğuran şey, bu eylemlerin yapılması değil, bu eylemlerin kusurlu bir şekilde yapılmasıdır. İdarenin işlemleri alanında ise kusur ile hukuka aykırılık arasında sıkı bir ilişki vardır
Soru 71
Esas itibarıyla hükümetçe belirlenen siyasi amaçlar ve kanunlar doğrultusunda, tarafsızlık ilkesi çerçevesinde, gerekli kararları alan ve uygulayan kamu kuruluşlarına verilen isim aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İdare
B
Yönetim
C
Emniyet
D
Hukuk
E
Adalet
Açıklama:
İdare: Esas itibarıyla hükümetçe belirlenen siyasi amaçlar ve kanunlar doğrultusunda, tarafsızlık ilkesi çerçevesinde, gerekli kararları alan ve uygulayan kamu kuruluşlarıdır.
Soru 72
İdarenin mali sorumluluğunun şartı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Hizmet kurulmasındaki kusur
B
Hizmetin kurulması
C
Hizmetin işletilmesi
D
Hizmetin derecelendirilmesi
E
Hizmetin iptali
Açıklama:
Hizmetin kurulmasından ve işlemesinden kaynaklanan kusur, idarenin mali sorumluluğunun şartı olarak kabul edilmektedir. İdari sorumluluk nedeni olarak kusur, kamu hizmetlerinin kuruluşundan veya işleyişinden doğan nesnel nitelikli bir eksiklik, aksaklık veya bozukluktur.
Soru 73
I. Hizmetin kötü işlemesi
II. Hizmetin geç ve yavaş işlemesi
III. Hizmetin hiç işlememesi
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri hizmet kusuru sayılan haller arasındadır?
II. Hizmetin geç ve yavaş işlemesi
III. Hizmetin hiç işlememesi
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri hizmet kusuru sayılan haller arasındadır?
Seçenekler
A
I
B
II
C
III
D
I,II,III
E
I,III
Açıklama:
İdare hukuku öğretisi ve mahkeme içtihatlarında hizmet kusuru sayılan hâller genel olarak hizmetin kötü işlemesi veya gereği gibi işlememesi, hizmetin geç veya yavaş işlemesi ve hizmetin hiç işlememesi şeklinde belirtilmektedir (Gözübüyük-Tan, 2006, s. 821 ; Atay, 2006, s. 579 ; Çağlayan, 2007, s. 133).
Soru 74
Kamu görevlisinin hizmet dışında ve hizmetle herhangi bir ilgisi bulunmayan bir davranışından zarar meydana gelmiş ise, kamu görevlisinin bu kusurlu tutumuna ne ad verilir?
Seçenekler
A
Salt toplumsal kusur
B
Salt kişisel kusur
C
Hizmet içi kişisel kusur
D
Hizmet dışı kişisel çukur
E
Hizmetle ilgili kusur
Açıklama:
Kamu görevlisinin hizmet dışında ve hizmetle herhangi bir ilgisi bulunmayan bir davranışından zarar meydana gelmiş ise, kamu görevlisinin bu kusurlu tüm ve davranışı salt kişisel kusurunu oluşturur (Gözübüyük-Tan, 2006, s. 809).
Soru 75
Suçun manevi unsurunu oluşturan kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kast
B
Rucü
C
Kamulaştırma
D
Kamu yararı
E
İdari eylem
Açıklama:
Kast: Suçun manevi unsurunu oluşturur. Kanunun suç saydığı fiili bilerek, isteyerek işleme iradesidir.
Soru 76
Bir kamu kuruluşunun idare alanına ilişkin ve idare hukukuna uygun tek tarflı irade açıklamasına verilen isim aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İdari eylem
B
İdari işlem
C
Kamulaştırma
D
Rücu
E
Kast
Açıklama:
İdari İşlem: İdari tasarruf. Bir kamu kuruluşunun idare alanına ilişkin ve idare hukukuna uygun tek tarflı irade açıklaması.
Soru 77
İdarenin işlem dışında kalan davranışlarına verilen isim aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İdari işlem
B
Rücu
C
İdari eylem
D
Kast
E
Hizmet kusuru
Açıklama:
İdarenin eylem ve hareketi. İdarenin işlem dışında kalan davranışlarıdır.
Soru 78
Bir davranışın sebebi ile ortaya çıkan sonuç arasındaki bağlantıya verilen isim aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Nedensellik bağı
B
Sebep-sonuç ilişkisi
C
Zorlayıcı nedenler
D
Rucü
E
Kamulaştırma
Açıklama:
Nedensellik bağı: Bir davranışın sebebi ile ortaya çıkan sonuç arasındaki bağlantı.
Soru 79
Disiplin amirlerinin verdiği uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı memur, disiplin kuruluna, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı yüksek disiplin kuruluna itiraz edilebilir (idari başvuru yapılabilir). Bu süre aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
3
B
5
C
7
D
9
E
11
Açıklama:
Disiplin amirlerinin verdiği uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı memur, disiplin kuruluna, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı yüksek disiplin kuruluna itiraz edilebilir (idari başvuru yapılabilir). Süre, ilgiliye tebliğden itibaren 7 gündür.
Soru 80
Bir ödemede bulunan kimsenin yaptığı ödemeyi, kısmen veya tamamen yapması gereken diğer kişiden istemesine verilen isim aşağıdakilerden hangisidr?
Seçenekler
A
Rücu
B
Kamulaştırma
C
Kast
D
İdari eylem
E
İdari işlem
Açıklama:
Rucû: Bir ödemede bulunan kimsenin yaptığı ödemeyi, kısmen veya tamamen yapması gereken diğer kişiden istemesi.