İletişim Kuramları - Tüm Sorular
Ünite 1
Soru 1
Aşağıdakilerden hangisi niceliksel yaklaşımın bir özelliğidir?
Seçenekler
A
Bu çalışmalarda kişilerin kanaatleri, tecrübeleri, algıları ve duyguları gibi öznel verilerle meşgul olunur.
B
Araştırma süresince davranışlar doğal ortamında gözlemlenir, kaydedilir ve yorumlanır.
C
Araştırmacı veri toplama ve analizi süreçlerini kendi değer yargılarından ve yorumlarından arındırma çabası içerisindedir.
D
Olayları yaşayan insanlar için o olayların anlamını keşfetmeyi amaçlanır.
E
Herhangi bir istatiksel test ya da hipotez testi kullanılmaz.
Açıklama:
Dolayısıyla niceliksel yaklaşım; nesnel gerçekliğin, değer yargılarından ve yorumlardan bağımsız yapılabilen gözlemlerle elde edilen verilerden oluştuğunu kabul eder.
Soru 2
Bilgi ve enformasyon sözcükleriyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Enformasyon ve bilgi sözcükleri eş anlamlıdır.
B
Enformasyon elde etmek için araştırma yapmak gerekir.
C
Bilgi ihtiyacımız olmadan gelir.
D
Enformasyon aşırı derecede tekrar içerir.
E
Bilgi daha çok karmaşa yaratır.
Açıklama:
Enformasyon bilgi sözcüğü ile karıştırılmamalıdır. Enformasyon, beyinsel etkinin yerini duygusal etkiye bıraktığı veridir ve daha geniş kitlelere pazarlanabilir nitelik taşır. O nedenle medya içeriklerindeki bilginin enformasyon olarak tanımlanması daha anlamlıdır. Çünkü enformasyon, az bilgilendiren ama kolay iletilebilen, bilginin medyatik dile dönüştürülmüş halidir.
Soru 3
Kişiler arasındaki her türlü iletişime karşılık gelen iletişime ne denir?
Seçenekler
A
Kişinin içsel iletişimi
B
Bireylerarası iletişim
C
Grup iletişimi
D
Örgüt iletişimi
E
Kitle iletişimi
Açıklama:
Kişinin içsel iletişimi kişiyi güdüleyen, motive eden, gereksinimleriyle kişinin kafasındaki kendisini kavramasına yardımcı olan bir iletişim biçimidir. Grup iletişimi grup içindeki kişilerin yapıcı ve engelleyici iletişimlerini, üstlendikleri rolleri, etkileri kapsar. Örgüt iletişimi örgüt içindeki iletişimi, iç ve dış çevresiyle iletişimi konu alır. Kitle iletişimi ise kitle iletişim araçlarıyla ilgilenir ve bu araçlar sayesinde kurulan iletişime denir.
Soru 4
“kim, kime, hangi kanaldan, hangi etkiyle, ne der” şeklinde özetlenebilecek çizgisel iletişim modelini aşağıdaki iletişimcilerden hangisi ortaya atmıştır?
Seçenekler
A
Harold Lasswell
B
Wilbur Schramm
C
Kurt Lewin
D
Paul Lazarsfeld
E
Carl Howland
Açıklama:
Harold Lasswell bir siyaset bilimcidir ve Nazi popagandasının insanlar üzerinde nasıl etkili olduğunu analiz etmiştir.
Soru 5
Aşağıdakilerden hangisi iletişim tarihi ile ilgili doğru bir ifadedir?
Seçenekler
A
1923’te Vladimir Komsa Zworykin telgrafı icat etmiştir.
B
1876’da Alexander Graham Bell televizyonu icat etmiştir.
C
1446’da Gutenberg tarafından matbaa ortaya çıkmıştır.
D
1446’da İnternetin başlangıç noktası sayılacak ARPANET kurulmuştur.
E
1920’de ilk televizyon kanalı Pittsburgh’da (KDKA) kurulmuştur.
Açıklama:
1920’de ilk radyo istasyonu Pittsburgh’da (KDKA) kurulmuştur. 1923’te ise Rus asıllı Amerikalı Vladimir Komsa Zworykin görüntüleri elektrik işaretlerine dönüştüren ikonoskop lambasını bularak televizyonun gelişiminde en önemli adımlardan birini atmıştır. 1876’da Alexander Graham Bell, insanın konuşmasını elektrikle iletebilmesini sağlayan telefonu icat etmiştir. İnternetin başlangıç noktası sayılacak ARPANET (Advanced Research Projects Agency Network), Amerikan Savunma Bakanlığı bilgisayar şebekesi 1969’da kurulmuştur.
Soru 6
Seçmenlerin oy verme tercihlerini etkilemede bireysel ilişkilerin, kitle iletişim araçlarına göre daha etkili olduğu sonucunun bulunmasıyla hangi kuram ortaya çıkmıştır?
Seçenekler
A
Tek Aşamalı Akış Kuramı
B
İki Aşamalı Akış Kuramı
C
Üç Aşamalı Akış Kuramı
D
Dört Aşamalı Akış Kuramı
E
Beş Aşamalı Akış Kuramı
Açıklama:
Seçim kampanyaları ve seçmenlerin oy verme davranışları üzerinde yapılan çalışmalardan ilki, 1940’da Ohio eyaletinin Erie kentinde gerçekleştirilmiştir. Seçmenlerin oy verme tercihlerini etkilemede, kitle iletişim araçlarının gücünü ortaya koymayı hedef alan bu ilk araştırmada Lazarsfeld, Berelson ve Gaudet, bireysel ilişkilerin oy verme kararını etkilemede, kitle iletişim araçlarına göre daha etkili olduğu sonucuna varmışlardır. Araştırma sonucunda İki Aşamalı Akış Kuramı geliştirilmiştir.
Soru 7
Aşağıdakilerden hangisi Denis McQuail’in tanımlamasına göre kitle kavramının özelliklerinden birini doğru ifade etmiştir?
Seçenekler
A
Kitle, kalabalık ve kamudan küçüktür.
B
Kitle fazlasıyla küçüktür ve kitle üyeleri birbirini tanır.
C
Kitle belirli amaçlar için bir araya gelme yeteneğine sahiptir.
D
Değişen sınırlar içerisinde kitleyi oluşturan birimler değişik yapılar gösterir.
E
Kitle kendi başına eylemde bulunur.
Açıklama:
Kitle, kalabalık ve kamu’dan büyüktür. Kitle, fazlasıyla dağınıktır; üyeler birbirini tanımaz, aynı zamanda izleyicileri bir araya getiren kişi de üyeleri tanımaz. Kitle, belirli amaçlar için bir araya gelip birlikte eylemde bulunabilme yeteneğinden yoksundur. Kitle, kendi başına eylemde bulunamaz, aksine kitle üzerinde eylemde bulunulur.
Soru 8
Kaynaktan uzakta bulunan, birbirlerinden ayrı konumlanmış çok sayıda insanla aynı anda ilişki kurabilen teknolojik ortamlara kitle iletişim sürecinde ne denir?
Seçenekler
A
Kitle iletişiminde kaynak
B
Kitle iletişim araçları
C
Kitle iletişiminde ileti
D
Kitle iletişiminde alıcı
E
Kitle iletişiminde amaç
Açıklama:
Türdeş olmayan kitlelere mekânsal bağ olmaksızın seslenebilen kitle iletişim araçları; istenilen her yerde, aynı zamanda bulunabilme ve olayı anında aktarabilme özelliğine sahiptirler. Halkın çoğu için kolayca elde edilebilir, ucuz, sürekli ve düzenlidirler.
Soru 9
Medya insanlarla ne yapıyor?” sorusu yerine, konuya tersten bakarak “İnsanlar medya ile ne yapıyor?” sorusunun gündeme gelmesi iletişim araştırmalarındaki hangi dönemde ortaya çıkmıştır?
Seçenekler
A
medya etkilerinin güçlü olduğunun savunulduğu dönem
B
medya etkilerinin sınırlı olduğunun savunulduğu dönem
C
medya etkilerinin güçlü olduğunun yeniden savunulduğu dönem
D
erken dönem ve retorik çalışmaların yükselişi
E
yeni retorik çalışmaları
Açıklama:
Bu dönemde 1960’larla birlikte daha karmaşık hale gelen kitle iletişim kuramları ve istatistiksel yöntemlerin araştırmalara kazandırdığı yenilikler, kitle iletişim araçlarının sınırlı etkilerinden fazlasını ortaya koymaya başlamıştır. Dönem içerisinde teknolojinin yaşamın her alanına girmesi, özellikle televizyonun evlerin başköşe konuğu olması ve gelişen düşünce akımları ile birlikte, kitle iletişim araçlarının etkilerinin farklı boyutlarına bakılır olmuştur. Bir anlamda güçlü etkilere geri dönüş sayılan son dönemde “kitle iletişim araçlarının ekonomik, sosyal ve siyasal güç sahibi olabilmek için etkili birer araç olarak kullanılabileceğine” olan inanç giderek yaygınlaşmıştır.
Soru 10
1. Kültürü anlam verme sistemleri içinde tarihsel olarak inşa edilen materyal bir üretim olarak görür.
2. Kültürel incelemelerde kültür ürünleri metinler olarak okunur ve medya içerikleri “metin” olarak yorumlanır.
3.Günlük hayatta bu metinlerin “nasıl üretildiği” ve “yeniden üretildiği” üzerinde durulur. Dolayısıyla “üretim biçimi” ve “üretim ilişkileri” konu alınır.
4. Medya içeriklerinin üretim biçimi ve üretim ilişkileri bu bağlamda sorgulanır ve eleştirilir.
Yukarıdaki açıklamalar hangi araştırmaların ilgi alanına girmektedir?
2. Kültürel incelemelerde kültür ürünleri metinler olarak okunur ve medya içerikleri “metin” olarak yorumlanır.
3.Günlük hayatta bu metinlerin “nasıl üretildiği” ve “yeniden üretildiği” üzerinde durulur. Dolayısıyla “üretim biçimi” ve “üretim ilişkileri” konu alınır.
4. Medya içeriklerinin üretim biçimi ve üretim ilişkileri bu bağlamda sorgulanır ve eleştirilir.
Yukarıdaki açıklamalar hangi araştırmaların ilgi alanına girmektedir?
Seçenekler
A
eleştirel araştırmalar
B
egemen araştırmalar
C
metinler arası araştırmalar
D
ideolojik araştırmalar
E
teknolojik araştırmalar
Açıklama:
Kapitalist ekonomik düzene ve liberal sisteme yönelik eleştiriler getiren ve her biri var olan toplumsal ve iletişimsel yapının radikal ve dönüşümcü bir eleştirisinden yola çıkan bu görüşler “eleştirel”, “kuramsal”, “kültürel”, “toplumbilimsel” ya da “değişimci yaklaşımlar” gibi adlarla tanımlanmıştır.
Soru 11
"Bilim denilen şey, günlük düşüncenin berraklaştırılmasından başka bir şey değildir." diyen ve izafiyet teorisinin babası olarak gösterilen bilim insanı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Stephen Hawking
B
Isaac Newton
C
Nikola Tesla
D
Albert Einstein
E
Thomas Edison
Açıklama:
İzafiyet teorisinin babası Albert Einstein, "Bilim denilen şey, günlük düşüncenin berraklaştırılmasından başka bir şey değildir." demektedir.
Soru 12
Bilimin yer ve zamana göre değişmezliğini vurgulayan özelliği aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Olgusallık
B
Sistemlilik
C
Akılcılık
D
Genelleyicilik
E
Evrensellik
Açıklama:
Bilim olgusaldır, herkesçe gözlenebilir. Sistemlidir, belli bir bütünlük içinde açıklar. Akılcıdır, açıklamaları akla uygundur. Genelleyicidir, tek tek olayları değil geneli açıklar. Evrenseldir, yer ve zamana göre değişmez. Birikimlidir, belirli bir birikimin sonucudur. Kayıtlıdır, kaydı bulunur. Sağlam fakat görelidir, mutlak doğruluk ve yanılmazlık yerine gerçeğe geçici doğrularla yaklaşmayı kabul eder.
Soru 13
Aşağıdakilerden hangisi bilimin amaçlarından biri değildir?
Seçenekler
A
Anlamak
B
Açıklamak
C
Birikimli olmak
D
Geleceği tahmin etmek
E
Kontrol
Açıklama:
Bilimin amacı anlamak, açıklamak, ilişkiler ve nedenler bulmak, geleceği tahmin etmek, gelişme ve ilerleme için önerilerde bulunmak ve kontroldür.
Soru 14
Bilimin aşağıdaki amaçlarından hangisi olgunluk safhası olarak yorumlanmaktadır?
Seçenekler
A
Anlama
B
Açıklama
C
Öngörü
D
Kontrol
E
Sistemlilik
Açıklama:
Kontrol aşaması, bilimin olgunluk safhası olarak yorumlanır.
Soru 15
Kişiyi güdüleyen, motive eden iletşim biçimi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Bireyler arası iletişim
B
Kişinin içsel iletişimi
C
Grup iletişimi
D
Örgüt iletişimi
E
Kitle iletişimi
Açıklama:
Kişinin içsel iletişimi, kişiyi güdüleyen, motive eden, gereksinimleriyle kişinin kafasındaki kendisini kavramasına yardımcı olan bir iletişim biçimidir.
Soru 16
Türkiye'deki ilk gazete aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Takvim-i Vekayi
B
Ceride-i Havadis
C
Tercüman-ı Ahval
D
Tasvir-i Efkâr
E
Ayine-i Vatan
Açıklama:
Türkiye'de ilk gazete (Takvim-i Vekayi) 1831'de yayınlanmaya başlamıştır.
Soru 17
İletişim araştırmalarının kurucu babalarından biri olan ve Nazi propagandasının insanlar üzerinde nasıl etkili olduğunu analiz eden bilim insanı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Paul LAzarsfeld
B
Wilbur Schramm
C
Harold Lasswell
D
Carl Hovland
E
Walter Lipmann
Açıklama:
Stanford İletişim Araştırmaları Enstitüsü yöneticisi Wilbur Schramm, 1963'te yayımlanan "İnsan İletişiminin Bilimi" adlı kitabında iletişim araştırmalarının "kurucu babalarından" söz eder. Bu dört kişiden ilki siyaset bilimci ve Nazi Propagandasının insanlar üzerinde nasıl etkili olduğunu analiz eden Harold Lasswell'dir.
Soru 18
"Araç mesajdır." sözüyle söylemde asıl önemli olanın kullanılan aracın kendisi olduğuna vurgu yapan bilim insanı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Jean Baudrillard
B
Harold Innis
C
Neil Postman
D
Marshall McLuhan
E
Theodor W. Adorno
Açıklama:
Teknolojik gelişmelere yönelik ilgiyle de birlikte bu dönemde ilgi çeken önemli bir isim İngiliz Profesör Marshall McLuhan'dır. "Araç mesajdır." sözüyle Mcluhan, söylemde asıl önemli olanın kullanılan aracın kendisi olduğuna vurgu yapmıştır.
Soru 19
İletişim araştırmalarında dört büyük yaklaşımdan biri olan alan araştırması yaklaşımının temsilcisi olan bilim insanı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Paul Lazarsfeld
B
Elihu Katz
C
Bernard Berelson
D
Wilbur Schramm
E
Harold Laswell
Açıklama:
Alan araştırması yaklaşımı Lazarsfeld tarafından temsil edilmektedir.
Soru 20
Aşağıdakilerden hangisi sınırlı etkiler dönemi kuramlarından biridir?
Seçenekler
A
Suskunluk Sarmalı Kuramı
B
Gündem Belirleme Kuramı
C
İki Aşamalı Akış Kuramı
D
Kullanımlar ve Doyumlar Kuramı
E
Ekme ve Yetiştirme Kuramı
Açıklama:
Sınırlı etkiler döneminde, Bireysel Farklılıklar Kuramı, Sosyal Kategoriler Kuramı, Kültürel Normlar Kuramı ve İki Aşamalı Akış Kuramı geliştirilmiştir.
Soru 21
Bir reklam filminin izleyenler üzerinde yarattığı etkiyi anlamak için kişilerle görüşme yapan bir araştırmacının benimsediği araştırma yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Niceliksel yaklaşım
B
Tümevarım yaklaşımı
C
Deneysel yaklaşım
D
Niteliksel yaklaşım
E
Hipotez yaklaşımı
Açıklama:
Tümdengelime dayanan “niteliksel yaklaşım” ya da “nitel araştırma”, sosyal bilimlerin uğraştığı sosyal gerçeklik ile fen bilimlerinin uğraştığı fiziksel gerçekliğin birbirinden farklı nitelikte olduğunu kabul eder. Nitel araştırmanın unsurları ve genel çerçevesi hakkında literatürde uzlaşılan bir tanımlama yoktur. Ancak yine de bir tanım vermek gerekirse, insan ve grup davranışlarının neden ve nasıl sorularını yanıtlamaya yönelik araştırmalardır denilebilir. Bu çalışmalarda kişilerin kanaatleri, tecrübeleri, algıları ve duyguları gibi öznel verilerle meşgul olunur; toplumsal olaylar doğal ortamı ve doğal oluşumu içinde tanımlanır. Araştırma sürecinde davranışlar doğal ortamında gözlemlenir, kaydedilir ve yorumlanır. Olayları yaşayan insanlar için o olayların anlamını keşfetmeyi amaçlanır.
Soru 22
- Deneysel araştırma
- Niceliksel yaklaşım
- Niteliksel yaklaşım
- Tümdengelim
- Tümevarım
Seçenekler
A
Hepsi
B
II ve III
C
IV ve V
D
I, III ve IV
E
I, II ve III
Açıklama:
“İletişim kuramları” kavramı, iletişimi anlamak ve açıklamak için kullanılan şemsiye bir tanımlamadır. Gerek niteliksel ve gerekse niceliksel yaklaşımla ortaya konulmuş çalışmaların bütününü içine alır. Bu sebeple iletişim çalışmaları, yukarıdaki tüm yaklaşımları kullanabilmektedir.
Soru 23
İletişim kavramını tanımlarken, “susmak bile konuşmak demektir” sözü aşağıdakilerden hangisine vurgu yapmaktadır?
Seçenekler
A
Dilsel iletişim
B
Bireyler arası iletişim
C
Toplumsal iletişim
D
Sözsüz iletişim
E
Sosyal iletişim
Açıklama:
Kimi zaman yazılı, kimi zaman sözlü ya da sözsüz, yalnızca jest ve mimik hareketlerimizle iletişimde bulunuruz. Susmak bile konuşmak demektir ve bu yüzden “iletişimsizlik mümkün değildir” ifadesi iletişimin temel kuralı haline gelmiştir. Bu sebeple “susmak bile konuşmak demektir” sözü, sözsüz iletişime işaret etmektedir.
Soru 24
İletişim kavramının 15 ayrı anlamı üzerinde uzlaşma sağlanmıştır. Düşüncenin sözel olarak karşılıklı alışverişi, aşağıdaki anlamlardan hangisini açıklamaktadır?
Seçenekler
A
Simge, konuşma dili
B
Karşılıklı etkileşim, ilişki
C
Bağlama, birleştirme
D
Aktarım, değişim
E
Anlama, mesajın alınması
Açıklama:
Sistematik bir açıklamayla Merten’e göre iletişimin 160’ın üzerinde tanımlanma şekli mevcuttur (Oskay, 1982). Yazılı kaynakların taranması yöntemiyle yapılan bir başka araştırmada, sözcüğün 4560 kullanımı derlenmiş ve daha sonra 15 ayrı anlam üzerinde uzlaşma sağlanmıştır. Bu anlamlar şöyle sıralanabilir (Oskay, 1993; Yumlu, 1994):
- Simge, konuşma dili: Düşüncenin sözel olarak (konuşma ile) karşılıklı alışverişi
- Anlama, mesajın alınması: Bireyde benlikle ilgili olarak belirsizliğin azaltılması
- Karşılıklı etkileşim, ilişki: İki kişinin birbirini anlaması, insanın karşısındakine kendisini anlatabilmesi
- Belirsizliğin aza indirilmesi: Organizma düzeyinde bile olsa ortak davranışa olanak veren etkileşim
- Süreç: Duyguların, düşüncelerin, bilgi ve becerilerin aktarılma süreci
- Aktarım, değişim: Bir kişi ya da bir şeyin başka bir kişiye/bir şeye içinden aktarımla, alışverişle
dönüşme değişme süreci - Bağlama, birleştirme: Yaşayan bir evrenin parçalarının ilintilenmesi, bağlantılarının kurulması süreci
- Ortaklık: Bir kişinin tekelinde olanın başkalarıyla paylaştırılması, başkalarına da aktarılması süreci
- Kanal: Askeri dilde iletinin (komutun) gönderilmesi ile ilgili araç, usul ve teknikler
- Bellek, depolama: İletiyi alanın belleğinin, iletiyi gönderenin beklentisine uygun yanıt verecek
biçimde uyarılması - Ayırımcı tepki: Organizmanın ortamdaki uyarıya verdiği farkedilir yanıt, ortamdaki değişme uyarlanma yanıtı, bu yanıtla diğerini etkileme
- Uyarıcı: Kaynaktan çıktıktan sonra iletiyi alan için bir uyaran olan davranış
- Amaç: Kaynağın karşı tarafı etkilemeyi amaçlayan davranışı
- Zaman ve durum: Belli bir konumdan, yapıdan bir diğerine geçiş süreci
- Güç: İktidar kaynağı olarak kullanılan mekanizma.
Soru 25
İnsanların tarihteki gelişim süreci göz önünde bulundurulduğunda, kitle iletişim tarihi hangi döneme rastlamaktadır?
Seçenekler
A
Yerleşik hayata geçiş
B
Ticaretin gelişmesi
C
Feodal devletlerin kurulması
D
Sanayi devrimi
E
Bilgi ve iletişim dönemi
Açıklama:
Tarihte insanlar önce avcı-toplayıcı kabilelerden yerleşik hayata geçmiş, tarım ve hayvancılık ilerlemiş, ticaret gelişmiş, feodal (derebeylik) devletler kurulmuş, sanayi devrimiyle birlikte ulus devletler ortaya çıkmış ve son olarak da bilgi ve iletişim dönemi başlamıştır. Kitle iletişim tarihi, bu gelişim süreci içerisinde yalnızca son dönemi kapsamaktadır.
Soru 26
İletişim araştırmalarının tarihi düşünüldüğünde, yapılan ilk çalışmaların konusunu aşağıdakilerden hangisi oluşturmaktadır?
Seçenekler
A
Reklam çalışmaları
B
Duygusal etkiler
C
Propaganda faaliyetleri
D
Eleştirel görüşler
E
Etki çalışmaları
Açıklama:
İletişim biliminin temellerini atan araştırmaların tarihi de iletişim teknolojilerinin tarihi gibi çok eskilere dayanmaz. Birinci Dünya Savaşı’nın ardından 1920’lere ve o yıllarda da Amerika Birleşik Devletleri’nde gerçekleştirilen çalışmalara uzanır. O yıllarda henüz adı konulmamış bir alanda yürütülen çalışmalar daha çok disiplinler arası bir yapıdadır. Araştırmalarda genel olarak içinde bulunduğu dönem itibariyle dikkati çeken radyo ve gazeteler aracılığıyla gerçekleştirilen propaganda faaliyetleri ve bu faaliyetlerin toplum üzerindeki etkileri konu alınmıştır.
Soru 27
İletişimi anlamların üretimi ve değişimi olarak gören iletişim araştırmaları ekolü aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kültürel çalışmalar
B
Süreç/etki çalışmaları
C
Pozitif yaklaşım
D
Deney yaklaşımı
E
Alan araştırması yaklaşımı
Açıklama:
İletişimi “anlamların üretimi ve değişimi” olarak gören ve “kültürel çalışmalar” adıyla tanımlanan ekol anlamların üretilmesinde metinlerin insanlarla nasıl etkileştiği sorusu üzerinde durarak yanlış anlamların gönderici ile alıcı arasındaki kültürel farklılıklardan kaynaklanabildiği düşüncesini savunur. İnsanın ürettiği her şey anlamına gelen kültür üzerine eğilir. Daha çok semiotik (simgeler ve anlamlar bilimi, göstergebilim) yöntemlerini izler.
Soru 28
- Bireyler belli bir biçimde etkilenir.
- İleti değişik ve çeşitli izleyiciye ulaşır.
- Mekanik araçlar iletileri yayınlar.
- Bireyler iletiyi deneyimle yorumlar.
- Profesyonel iletişimciler içerim hazırlar.
Seçenekler
A
II-IV-III-I-V
B
V-III-II-IV-I
C
V-III-I-IV-II
D
I-II-III-IV-V
E
V-IV-III-II-I
Açıklama:
Kitle iletişim süreci şöyle işler:
- Profesyonel iletişimcilerin hazırladıkları değişik içerikli iletiler,
- Mekanik araçlar aracılığıyla hızlı ve sürekli bir şekilde dağıtılır ya da yayınlanır.
- Söz konusu ileti çok sayıda, değişik ve çeşitli izleyici kitleye ulaşır.
- Kitle içindeki bireyler, iletiyi kendi deneyimlerindeki anlamlara göre yorumlarlar ve
- Sonuçta da bireyler şu ya da bu biçimde etkilenirler (Usluata, 1995).
Soru 29
Aşağıdakilerden hangisi anlam-niyet odaklı çalışmaların temel kavramlarından biri değildir?
Seçenekler
A
Kültür
B
Metin
C
İleti
D
Gösterge
E
Söylem
Açıklama:
Anlam-niyet odaklı çalışmaların temel kavramları arasında anlam, kültür, toplumsallık, üretim biçimi, üretim ilişkileri, gösterge, söylem ve ideoloji gibi kavramlar yer alır. “İleti” yerine çoğunlukla “metin” kavramı kullanılır. Metin; iletiden farklı olarak, amaçlı ve önceden mevcut bir anlamı taşıyan tamamlanmış ürün anlamına gelir.
Soru 30
Teknolojinin yüceltilmesi, iletişim araştırmalarında yakın dönemde yaşanan dikkat çekici kavramlardan hangisi ile açıklanabilir?
Seçenekler
A
Post-modernizm
B
Sanayi ötesi toplum
C
Post-eleştirel yaklaşım
D
Bilgi toplumu
E
Sömürgecilik ötesi
Açıklama:
1990’lı ve 2000’li yıllarda bilgi teknolojilerindeki gelişime bağlı olarak bilgi toplumunun kurulduğu varsayımından hareketle; küreselleşme ile birlikte “ötesi” (post) ekiyle gelen (post-industrializm: sanayi ötesi, post-modernizm: modernizm ötesi gibi) yaklaşımlar öne çıkmıştır. Küreselleşme ve uluslararası ticaretin büyümesi, özelleştirme; yani kamu iktisadi kurumlarının özel sektöre devri ve buna paralel olarak serbest piyasa ekonomisinin uygulanmaya başlanması yakın dönemin temel belirleyicileri olmuştur. Bu bağlamda yeni toplumsal yapıyı anlatmak üzere “sanayi ötesi toplum” ve “bilgi toplumu” kavramları gündeme gelmiştir. Teknolojinin fetişleştirilmesi, yüceltilmesi ve “dertlere deva olduğu” görüşü de yeni dönemin bilgi toplumu görüşüne uygun düşmektedir.
Soru 31
- Kişinin içsel iletişimi
- Bireyler arası iletişim
- Kişi dışı iletişim
- Kitle iletişimi
Seçenekler
A
Kişiyi güdüleyen, motive eden, gereksinimleriyle kişinin kafasındaki kendisini kavramasına yardımcı olan bir iletişim biçimidir.
B
Kişiler arasındaki her türlü iletişime karşılık gelir.
C
Bir başka kişinin dışında herhangi bir şeyle, örneğin makinelerle ya da hayvanlarla kurulan doğrudan iletişim anlamında kullanılır.
D
Kitle iletişim araçlarıyla ilgilenir ve bu araçlar sayesinde kurulan iletişime denir.
E
Eş deyişle yazılı, sesli ya da görsel yapıtların dağıtımını ya da yayımını sağlayan her türlü teknik iletişim aracdır.
Açıklama:
Verilen kavramlardan "kitle iletişim aracının"açıklaması dışarıda kalır. Doğru cevap E'dir.
Soru 32
"Bilgiler biriktirilip saklanır olmuştur. Bilginin “güç” anlamı kavranmış ve yazı dilini kontrol altında tutan, bilgiye ve böylece de güce sahip olmuştur". Hangi buluş ile bunlar gerçeklemiştir?
Seçenekler
A
Simge üretme ve kullanma
B
Konuşmanın gücü ve sembolize etme
C
Fonetik alfabenin geliştirilmesi
D
Belirsizliğin aza indirilmesi
E
Kitle iletişim araçları
Açıklama:
Önemli iletişim buluşu fonetik alfabenin geliştirilmesidir. Böylece bilgiler biriktirilip saklanır olmuştur. Bilginin “güç” anlamı kavranmış ve yazı dilini kontrol altında tutan, bilgiye ve böylece de güce sahip olmuştur. Doğru cevap C'dir.
Soru 33
İletişim biliminin “kurucu babaları” olarak sayılan dört isim seçeneklerin hangisinde verilmiştir?
Seçenekler
A
Lazarsfeld,
B
Fiske, Carl Howland, Wilbur Schramm, Em Griffin
C
Paul F. Lazarsfeld, Carl Howland, Wilbur Schramm, Em Griffin
D
Kurt Lewin, Paul F. Lazarsfeld, Carl Howland, Wilbur Schramm
E
Harold Lasswell, Kurt Lewin, Paul F. Lazarsfeld ve Carl Howland
Açıklama:
İetişim biliminin “kurucu babaları” olarak sayılan dört isim Harold Lasswell, Kurt Lewin, Paul F. Lazarsfeld ve Carl Howland’dır. Schramm’ı da daha sonra bu isimler arasına eklemek gerekir. Dğru cevap E'dir.
Soru 34
"Toplumsal hareketlerin yoğun yaşandığı, eleştirel hareketlerin ardından yeni retorik çalışmaların başladığı yıllar" hangi seçenekte verilmiştir?
Seçenekler
A
1950-1960'lı yıllar
B
1960-1970’li yıllar
C
1980-1990'lı yıllar
D
1900-1910'lu yıllar
E
1920-1930'lu yıllar
Açıklama:
1960-1970’li yıllar toplumsal hareketlerin yoğun yaşandığı yıllardır ve bu eleştirel hareketlerin ardından yeni retorik çalışmaları başlar. Aynı yönde eleştirel iletişim kuramlarının geliştiği görülür. Doğru cevap B'dir.
Soru 35
- 1930’ların başlarında Lasswell’in temsil ettiği siyasal yaklaşım
- 1930’ların sonlarında Lazarsfeld’in temsil ettiği alan araştırması yaklaşımı
- 1930’ların sonlarında Lewin’in temsil ettiği küçük grup yaklaşımı
- 1940’ların başlarında Hovland’ın temsil ettiği deney yaklaşımı
Yukarıda verilen yaklaşımlardan hangisi ya da hangileri doğru eşleştirilmiştir?
Seçenekler
A
I, II, III
B
I, III, IV
C
II, III, IV
D
I, III
E
I, II, III, IV
Açıklama:
Dört büyük yaklaşımdan ilki 1930’ların başlarında Lasswell’in temsil ettiği siyasal yaklaşım, ikincisi 1930’ların sonlarında Lazarsfeld’in temsil ettiği alan araştırması yaklaşımı, üçüncüsü 1930’ların sonlarında Lewin’in temsil ettiği küçük grup yaklaşımı ve dördüncüsü de 1940’ların başlarında Hovland’ın temsil ettiği deney yaklaşımıdır.
Soru 36
- Süreç, bir olayın düzenli olarak ve birbirini izleyen değişmelerle gelişmesi, başka bir olaya dönüşmesidir.
- Doğal süreçler, kültürün süreklilik içinde değişip gelişmesinde rol oynarlar.
- Süreç hem süreklidir, hem de değişip gelişebilen bir kavramdır.
- Süreç içinde yer alan öğeler karşılıklı olarak etkileşim içinde değişime uğrarlar.
Seçenekler
A
I, II, III
B
I, III, IV
C
II, III, IV
D
I, III
E
I, II
Açıklama:
Verilenlerden I, III, IV numaralı olanlar doğrudur. Doğru cevap B'dir.
Soru 37
"İzleyenlerin içinde bulundukları resmi olmayan sosyal ilişkilerin, kitle iletişim araçlarından gelen iletilerin etkisini değiştirebileceğini söylemiştir". Sözü edilen kuram seçeneklerden hangisidir?
Seçenekler
A
Bireysel Farklılıklar Kuramı
B
Kültürel Normlar Kuramı
C
Sosyal Kategoriler Kuramı
D
İki Aşamalı Akış Kuramı
E
Kullanımlar ve Doyumlar Kuramı
Açıklama:
Sosyal Kategoriler Kuramı’nda izleyenlerin içinde bulundukları resmi olmayan sosyal ilişkilerin, kitle iletişim araçlarından gelen iletilerin etkisini değiştirebileceğini söylemiştir. Doğru cevap C'dir.
Soru 38
- İletişim
- Kaynak
- Alıcı
- Metin
- Anlam
Seçenekler
A
I, II, III, IV
B
II, III, IV, V
C
I, II, IV,V
D
I, II, III, IV, V
E
I, III, IV, V
Açıklama:
Verilen kavramların hepsi doğrudur. Doğru cevap D'dir.
Soru 39
En genel anlamda şeylerin nasıl çalıştığı hakkındaki kavrayıştır; bir olguyu açıklamaya, kestirmeye, kontrol etmeye yarayan ilişkiler bütünüdür. Başka bir deyişle; belirli bir konuda ortaya konulan geçerliliği ve güvenilirliği bilimsel yöntemlerle saptanmış genel açıklama düzlemidir.
Yukarıda tanımı verilen bilimsel kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Yukarıda tanımı verilen bilimsel kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kuram
B
Hipotez
C
Kanun
D
Töz
E
Varsayım
Açıklama:
Kuram en genel anlamda şeylerin nasıl çalıştığı hakkındaki kavrayıştır; bir olguyu açıklamaya, kestirmeye, kontrol etmeye yarayan ilişkiler bütünüdür. Başka bir deyişle; belirli bir konuda ortaya konulan geçerliliği ve güvenilirliği bilimsel yöntemlerle saptanmış genel açıklama düzlemidir.
Doğru cevap a'dır.
Doğru cevap a'dır.
Soru 40
Deneyler ve gözlemler yoluyla elde edilmiş olgularla bilgileri genel ilkeler ve yasalar altında toplamaya çalışan bilimsel yönteme ne ad verilir?
Seçenekler
A
Tümdengelim
B
Tümevarım
C
Nitel araştırma
D
Nicel araştırma
E
Eylem araştırması
Açıklama:
Tümevarım deneyler ve gözlemler yoluyla elde edilmiş olgularla bilgileri genel ilkeler ve yasalar altında toplamaya çalışır.
Doğru cevap b'dir.
Doğru cevap b'dir.
Soru 41
Bir başka kişinin dışında herhangi bir şeyle, örneğin makinelerle ya da hayvanlarla kurulan doğrudan iletişimine ne ad verilir?
Seçenekler
A
Kitle iletişimi
B
Örgüt iletişimi
C
Kişi dışı iletişim
D
Grup iletişimi
E
İçsel iletişim
Açıklama:
Kişi dışı iletişim, bir başka kişinin dışında herhangi bir şeyle, örneğin makinelerle ya da hayvanlarla kurulan doğrudan iletişim anlamında kullanılır.
Doğru cevap c'dir.
Doğru cevap c'dir.
Soru 42
Aşağıdakilerden hangisi iletişim araştırmalarının sınıflandırılması üzerine çalışan en önemli dört isimden biri değildir?
Seçenekler
A
Lasswell
B
Lazarsfeld
C
Lewin
D
Hovland
E
Husserl
Açıklama:
Dört büyük yaklaşımdan ilki 1930’ların başlarında Lasswell’in temsil ettiği siyasal yaklaşım, ikincisi 1930’ların sonlarında Lazarsfeld’in temsil ettiği alan araştırması yaklaşımı, üçüncüsü 1930’ların sonlarında Lewin’in temsil ettiği küçük grup yaklaşımı ve dördüncüsü de 1940’ların başlarında Hovland’ın temsil ettiği deney yaklaşımıdır.
Doğru cevap e'dir.
Doğru cevap e'dir.
Soru 43
Kişinin zihnindeki düşünceler söze dönüştürülmeyen duygulardır; başka bir deyişle zihindeki imgelerdir. Bir sonraki aşamada imgeler sembollere (örneğin kelimelere) dökülür. Bu aşamaya ne ad verilir?
Seçenekler
A
kodlama
B
ileti
C
süreç
D
mesaj
E
bilgi
Açıklama:
Kişinin zihnindeki düşünceler söze dönüştürülmeyen duygulardır; başka bir deyişle zihindeki imgelerdir. Bir sonraki aşamada imgeler sembollere (örneğin kelimelere) dökülür. Bu aşamaya “kodlama” adı verilir.
Doğru cevap a'dır.
Doğru cevap a'dır.
Soru 44
İletişim sürecinde iletiyi gönderenin alıcıda oluşturmak istediği amacın ne düzeyde gerçekleştiğini öğrenmek üzere geliştirilen bilgi alma sürecine ne ad verilir?
Seçenekler
A
kod
B
geribildirim
C
kod açma
D
sinyal
E
kanal
Açıklama:
İletişim sürecinde iletiyi gönderenin alıcıda oluşturmak istediği amacın ne düzeyde gerçekleştiğini öğrenmek üzere geliştirilen bilgi alma sürecine de geribildirim, geribesleme ya da yansıma adı verilir.
Doğru cevap b'dir.
Doğru cevap b'dir.
Soru 45
I. Profesyonel iletişimcilerin hazırladıkları değişik içerikli iletiler.
II. Mekanik araçlar aracılığıyla hızlı ve sürekli bir şekilde dağıtılır ya da yayınlanır.
III. Söz konusu ileti çok sayıda, değişik ve çeşitli izleyici kitleye ulaşır.
IV. Kitle içindeki bireyler, iletiyi kendi deneyimlerindeki anlamlara göre yorumlarlar.
V. Sonuçta da bireyler şu ya da bu biçimde etkilenirler.
Yukarıdakilerden hangisi-hangileri kitle iletişim sürecinde yer almaktadır?
II. Mekanik araçlar aracılığıyla hızlı ve sürekli bir şekilde dağıtılır ya da yayınlanır.
III. Söz konusu ileti çok sayıda, değişik ve çeşitli izleyici kitleye ulaşır.
IV. Kitle içindeki bireyler, iletiyi kendi deneyimlerindeki anlamlara göre yorumlarlar.
V. Sonuçta da bireyler şu ya da bu biçimde etkilenirler.
Yukarıdakilerden hangisi-hangileri kitle iletişim sürecinde yer almaktadır?
Seçenekler
A
Yalnız I.
B
I. ve II.
C
I. II. ve III.
D
I. II. III. ve IV.
E
Hepsi
Açıklama:
kitle iletişim süreci şöyle işler:
- Profesyonel iletişimcilerin hazırladıkları değişik içerikli iletiler,
- Mekanik araçlar aracılığıyla hızlı ve sürekli bir şekilde dağıtılır ya da yayınlanır.
- Söz konusu ileti çok sayıda, değişik ve çeşitli izleyici kitleye ulaşır.
- Kitle içindeki bireyler, iletiyi kendi deneyimlerindeki anlamlara göre yorumlarlar ve
- Sonuçta da bireyler şu ya da bu biçimde etkilenirler (Usluata, 1995).Doğru cevap e'dir.
Soru 46
Bir olayı, durumu ya da niteliğin varlığını öneren bir şey; bir fikir, arzu, enformasyon ya da emir iletmek için kullanılan jest ya da eylem; enformasyon, yön tayini ya da reklam için çevreye konan poster, levha ve benzerleri; bir kelime, aygıt ya da şekil; bir şeyin işareti, belirtisidir.
Yukarıda tanımı yapılan kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Yukarıda tanımı yapılan kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Söylem
B
İmge
C
Gösterge
D
Kitle
E
Kültür
Açıklama:
“gösterge” kavramı; bir olayı, durumu ya da niteliğin varlığını öneren bir şey; bir fikir, arzu, enformasyon ya da emir iletmek için kullanılan jest ya da eylem; enformasyon, yön tayini ya da reklam için çevreye konan poster, levha ve benzerleri; bir kelime, aygıt ya da şekil; bir şeyin işareti, belirtisidir.
Doğru cevap c'dir.
Doğru cevap c'dir.
Soru 47
1950’li yıllarda Roland Barthes ve Levi Strauss tarafından geliştirilen, görünen olay ve olguları anlamak için onların altında yatan yapıya bakmayı öneren yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Bilişsel
B
Psikanalitik
C
İşlevsellik
D
Yapısalcılık
E
Davranışçılık
Açıklama:
1950’li yıllarda Roland Barthes ve Levi Strauss tarafından geliştirilen “yapısalcılık”, görünen olay ve olguları anlamak için onların altında yatan yapıya bakmayı önerir.
Soru 48
Aşağıdakilerden hangisi bilimin amaçlarından biri değildir?
Seçenekler
A
Anlamak
B
Açıklamak
C
İlişkiler ve nedenler bulmak
D
Dogmaları irdelemek
E
Gelişme için önerilerde bulunmak
Açıklama:
BİLİMSEL ARAŞTIRMA VE İLETİŞİM KURAMLARI başlığı altındaki ikinci paragrafta açıklanmaktadır.
Dogmalar, değiştirilmez ve sorgulanamaz kurallardır.
Dogmalar, değiştirilmez ve sorgulanamaz kurallardır.
Soru 49
İnsan ile insanin karşilaşttığı ya da ilişki kurduğu her yerde, her durumda, her mekanda ayrı bir dil biçimi içinde kodlanmış bir süreç yaşanır. Aşağıdakilerden hangisi bu süreci ifade etmektedir?
Seçenekler
A
Medya
B
İletişim
C
Sosyalleşme
D
Dijitalleşme
E
Kuramlaştırma
Açıklama:
İletişim kavramı ve anlamı bölümünde bu süreçten bahsedilmektedir.
İletişim bir süreçtir ve buradaki ifade bunu anlatmaktadır.
İletişim bir süreçtir ve buradaki ifade bunu anlatmaktadır.
Soru 50
Kişiyi güdüleyen, motive eden, gereksinimleriyle kişinin kafasındaki kendisini kavramasına yardımcı olan iletişim biçimini aşağıdakilerden hangisi tanımlamaktadır?
Seçenekler
A
Kişinin içsel iletişimi
B
Normal iletişim
C
Grup iletişimi
D
Bireylerarası iletişim
E
Psikolojik iletişim
Açıklama:
İLETİŞİM KAVRAMI VE ANLAMI bölümüne bakınız
İletişimin kullanım biçimlerine göre 11 çeşidi bulunmakta olup bunlardan birisidir.
İletişimin kullanım biçimlerine göre 11 çeşidi bulunmakta olup bunlardan birisidir.
Soru 51
Türkiye’de ise siyah beyaz ilk televizyon yayını 1952’de İstanbul Teknik Üniversitesi’nde gerçekleştirilmiştir. Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu’nun yayına başladığında ise tarih aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
1952
B
1959
C
1960
D
1966
E
1979
Açıklama:
İLETİŞİM Tarihini okuyunuz
TRT 1966'da kurulmuş ve yayın faaliyetlerine başlamıştır.9
TRT 1966'da kurulmuş ve yayın faaliyetlerine başlamıştır.9
Soru 52
1920'li yıllarda başlayan iletişim araştırmaları çalışmalarında aşağıdakilerden hangisi ön plana çıkmıştır?
Seçenekler
A
Basının gelişmesi
B
İletişim teknolojileri
C
Kültürel antropolojinin gelişimi
D
Savaş koşullarının açtığı yaralar
E
Propagandanın gelişimi
Açıklama:
İLETİŞİM ARAŞTIRMALARI TARİHİni okuyunuz
İletişim araştırmalarının başlamasında savaş sonrasındaki propaganda tekniklerinin ön plana çıkması rol oynamıştır.
İletişim araştırmalarının başlamasında savaş sonrasındaki propaganda tekniklerinin ön plana çıkması rol oynamıştır.
Soru 53
Dennis McQuail iletişim araştırmaları tarihini “etki” unsurunu dikkate alarak sınıflandırır. Buna göre araştırmaların iletişimin etkisine ilişkin ortaya koyduğu üç dönem aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Paradigma, olgu, eleştirellik
B
Çok etkili, sınırlı düzeyde etkili, uzun vadede etkili
C
Deneysel, teori, nicel
D
Süreç, etki, işlevsel
E
Alıcı, verici, araç
Açıklama:
İletişim araştırmaları tarihini okuyunuz
Dennis McQuail iletişim araştırmalarını etki olarak ele almakta ve çok
etkili, sınırlı düzeyde etkili, uzun vadede etkiden bahsetmektedir.
Dennis McQuail iletişim araştırmalarını etki olarak ele almakta ve çok
etkili, sınırlı düzeyde etkili, uzun vadede etkiden bahsetmektedir.
Soru 54
İletişimi bir model çerçevesinde formüle etmeyi amaçlayan ilk çabaların sonucu ortaya atılan fikirlerde, iletişim sürecinin temel öğeleri içindeki tanımlarda aşağıdakilerden hangisi yer almamıştır?
Seçenekler
A
Kanal
B
İleti
C
Gürültü
D
Kaynak
E
Alıcı
Açıklama:
Etki-Süreç Odaklı Çalışmaların Temel Kavramlarıni okuyunuz
İletişim modellerinin ilk çalışmalarında gürültü yer almaz. Gürültü daha sonraki model çalışmalarında eklenmiştir.
İletişim modellerinin ilk çalışmalarında gürültü yer almaz. Gürültü daha sonraki model çalışmalarında eklenmiştir.
Soru 55
Kitle iletişiminde temel amaç aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İletinin uzak mesafelerdeki geniş kitlelere ulaşması
B
İleti kaynağının çevresel olması
C
İletideki gürültünün bir mekanla bağımlı olması
D
Bireysel iletişim eylemlerinin gerekliliği
E
İletilerin modellere bağımlı olarak sürdürülmesi
Açıklama:
Etki-Süreç Odaklı Çalışmaların Temel Kavramlarını okuyunuz
Kitle iletişimi, çok sayıda kişiye yönelik yapılır, bunun için kitlesel ve uzak mesafelidir.
Kitle iletişimi, çok sayıda kişiye yönelik yapılır, bunun için kitlesel ve uzak mesafelidir.
Soru 56
İletişimin etkilerinin hiyerarşik modelini aşağıdakilerden hangisi oluşturmaktadır?
Seçenekler
A
Kanaat, araştırma, sentez
B
Beğeni, değiştirme, bırakma
C
Davranışsal, duygusal, bilişsel
D
İleti, alıcı, kaynak
E
Süreç, kuram, model
Açıklama:
Etki Kavramı ve Kitle İletişiminin Etkilerini okuyunuz
İletişimin etkileri en yaygın şekilde “farkında olma” düzeyinde, daha az olarak “bilgilenme” düzeyinde, daha az olarak tutumlarda ve daha da az
düzeyde davranışlarda görülür. Bunlar da davranışsal, duygusal ve bilişsel etki olarak sınıflandırılmaktadır.
İletişimin etkileri en yaygın şekilde “farkında olma” düzeyinde, daha az olarak “bilgilenme” düzeyinde, daha az olarak tutumlarda ve daha da az
düzeyde davranışlarda görülür. Bunlar da davranışsal, duygusal ve bilişsel etki olarak sınıflandırılmaktadır.
Soru 57
Anlam odaklı iletişim çalışmalarında tarihsel ve toplumsal konumları içinde alıcıların medyaya yönelik çabalarında aşağıdakilerden hangisi ön plana çıkmaktadır?
Seçenekler
A
Medyayı kültürel ve sosyal olarak konumlandırma
B
Medyayı nasıl kullandıklarını anlamlandırma ve yorumlama
C
İletişimi ve toplumu ilişkisini kurabilme
D
Örgütsel bir yapı etrafında modelleştirme
E
Medyanın kontrolünde tekelci sermayeyi açıklayabilme
Açıklama:
Anlam-Niyet Odaklı Çalışmaların Temel Kavramlarını okuyunuz.
İletişimindeki anlam odaklı çalışmalarda, hedef kitlenin medyayı kullanma ve anlamlandırması önem taşımaktadır.
İletişimindeki anlam odaklı çalışmalarda, hedef kitlenin medyayı kullanma ve anlamlandırması önem taşımaktadır.
Soru 58
Aşağıdakilerden hangisi bilimin amaçları arasında değildir?
Seçenekler
A
Öneride bulunmamak
B
Anlamak
C
Açıklamak
D
İlişkiler ve nedenler bulmak
E
Geleceği tahmin etmek
Açıklama:
BİLİMSEL ARAŞTIRMA VE İLETİŞİM KURAMLARI
A seçeneği dışındakiler bilimin amaçları arasında yer almaktadır. Doğru seçenek A'dır.
A seçeneği dışındakiler bilimin amaçları arasında yer almaktadır. Doğru seçenek A'dır.
Soru 59
“En genel anlamda şeylerin nasıl çalıştığı hakkındaki kavrayıştır; bir olguyu açıklamaya, kestirmeye, kontrol etmeye yarayan ilişkiler bütünüdür. Başka bir deyişle; belirli bir konuda ortaya konulan geçerliliği ve güvenilirliği bilimsel yöntemlerle saptanmış genel açıklama düzlemidir” tanımı aşağıdakilerden hangisine aittir?
Seçenekler
A
Hipotez
B
Kuram
C
Kavram
D
Bilim
E
Araştırma
Açıklama:
BİLİMSEL ARAŞTIRMA VE İLETİŞİM KURAMLARI
Bilim, yeni kuramlar üretmeye ve var olan kuramları sınamaya yarayan sistematik veri toplama ve
analiz etme süreci olarak da tanımlanır. Kuram en genel anlamda şeylerin nasıl çalıştığı hakkındaki
kavrayıştır; bir olguyu açıklamaya, kestirmeye, kontrol etmeye yarayan ilişkiler bütünüdür. Başka bir
deyişle; belirli bir konuda ortaya konulan geçerliliği ve güvenilirliği bilimsel yöntemlerle saptanmış genel
açıklama düzlemidir. Hipotez; eş deyişle denence ise araştırmacının incelediği sorunla ilgili olarak
araştırmasının başında öne sürdüğü, doğruluğu ya da yanlışlığı henüz test edilmemiş “denemelik” geçici
önerme ya da genellemedir.
Dikkat edileceği üzere yanıt B seçeneğidir.
Bilim, yeni kuramlar üretmeye ve var olan kuramları sınamaya yarayan sistematik veri toplama ve
analiz etme süreci olarak da tanımlanır. Kuram en genel anlamda şeylerin nasıl çalıştığı hakkındaki
kavrayıştır; bir olguyu açıklamaya, kestirmeye, kontrol etmeye yarayan ilişkiler bütünüdür. Başka bir
deyişle; belirli bir konuda ortaya konulan geçerliliği ve güvenilirliği bilimsel yöntemlerle saptanmış genel
açıklama düzlemidir. Hipotez; eş deyişle denence ise araştırmacının incelediği sorunla ilgili olarak
araştırmasının başında öne sürdüğü, doğruluğu ya da yanlışlığı henüz test edilmemiş “denemelik” geçici
önerme ya da genellemedir.
Dikkat edileceği üzere yanıt B seçeneğidir.
Soru 60
İletişim sözcüğünün Latince’deki karşılğı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Communication
B
Haberleşme
C
Communicatio
D
Kaynak
E
İleti
Açıklama:
İLETİŞİM KAVRAMI VE ANLAMI
Doğru yanıt Communicatio'dur. Diğerleri doğru değildir. Örneğin Communication Fransızca ve İngilizce karşılığıdır.
Doğru yanıt Communicatio'dur. Diğerleri doğru değildir. Örneğin Communication Fransızca ve İngilizce karşılığıdır.
Soru 61
Aşağıdakilerden hangisi iletişimin türleri arasında değildir?
Seçenekler
A
Kişinin içsel iletişimi
B
Bireyler arası iletişim
C
Örgüt iletişimi
D
Aşk iletişimi
E
Kitle iletişimi
Açıklama:
İLETİŞİM KAVRAMI VE ANLAMI
Aşk iletişimi literatürde iletişimin türleri arasında gösterilmemektedir. Bu nedenle doğru yanıt D seçeneğidir.
Aşk iletişimi literatürde iletişimin türleri arasında gösterilmemektedir. Bu nedenle doğru yanıt D seçeneğidir.
Soru 62
Bir başka kişinin dışında herhangi bir şeyle, örneğin makinelerle ya da hayvanlarla kurulan doğrudan iletişim anlamında kullanılır.” tanımı aşağıdakilerden hangisini tanımlar?
Seçenekler
A
Eğitim iletişimi
B
Sağlık iletişimi
C
Sosyal iletişim
D
Kültürel iletişim
E
Kişi dışı iletişim
Açıklama:
İLETİŞİM KAVRAMI VE ANLAMI
Bu tanım kişi dışı iletişimi tanımlamaktadır. Bu nedenle doğru yanıt E seçeneğidir.
Bu tanım kişi dışı iletişimi tanımlamaktadır. Bu nedenle doğru yanıt E seçeneğidir.
Soru 63
Telefonu kim bulmuştur?
Seçenekler
A
Alexander Graham Bell
B
Thomas Edison
C
Jordan Henderson
D
Max Clude
E
Enzo Bell
Açıklama:
İLETİŞİM TARİHİ
Sadece A seçeneği doğrudur.
Sadece A seçeneği doğrudur.
Soru 64
İnternet başlangıçta hangi amaçla kullanılmıştır?
Seçenekler
A
Sosyal
B
Askeri
C
Eğitim
D
Kültürel
E
Polisiye
Açıklama:
İLETİŞİM TARİHİ
İnternet başlangıçta askeri amaçlarla kullanıma sokulmuştur. Doğru yanıt B seçeneğidir.
İnternet başlangıçta askeri amaçlarla kullanıma sokulmuştur. Doğru yanıt B seçeneğidir.
Soru 65
Nazi popagandasının insanlar üzerinde nasıl etkili olduğunu kim analiz etmiştir?
Seçenekler
A
Walter Lippmann
B
George Gerbner
C
Harold Lasswell
D
Eric Goffmann
E
Donald Shaw
Açıklama:
İLETİŞİM ARAŞTIRMALARI TARİHİ
Seçeneklerde bulunan bazı isimler iletişim tarihi açısından önemli isimlerdir ancak doğru yanıt C seçeneğidir.
Seçeneklerde bulunan bazı isimler iletişim tarihi açısından önemli isimlerdir ancak doğru yanıt C seçeneğidir.
Soru 66
Mesajın iknaya yönelik etkisinde kaynağın güvenilirliğini (söyleyen kişinin inanılırlığını) sorgulayan araştırmacı kimdir?
Seçenekler
A
Michael Morgan
B
Nancy Signorielli
C
Lary Gross
D
Carl Howland
E
James Shanahan
Açıklama:
İLETİŞİM ARAŞTIRMALARI TARİHİ
Carl Howland dışındakiler George Gebner'in asistanlığını yapmış yetiştirme kuramcılarıdır. Bu nedenle doğru yanıt D seçeneğidir.
Carl Howland dışındakiler George Gebner'in asistanlığını yapmış yetiştirme kuramcılarıdır. Bu nedenle doğru yanıt D seçeneğidir.
Soru 67
Aşağıdakilerden hangisi eleştirel iletişim yaklaşımı değildir?
Seçenekler
A
Frankfurt Okulu
B
Ekonomi politik yaklaşım
C
Yapısalcı yaklaşım
D
Kültürel çalışmalar
E
Gündem Belirleme
Açıklama:
İLETİŞİM ARAŞTIRMALARININ SINIFLANDIRILMASI
Gündem belirleme liberal bir yaklaşımdır. Bu nedenle doğru yanıt E seçeneğidir.
Gündem belirleme liberal bir yaklaşımdır. Bu nedenle doğru yanıt E seçeneğidir.
Soru 68
Aşağıdakilerden hangisi bilim ile ilgili doğru bir ifadedir?
Seçenekler
A
Bilim herhangi bir sistematiğe sahip değildir.
B
Bilimin açıklamaları akla uygun değildir.
C
Bilim yer ve zamana göre değişir.
D
Bilim belirli bir birikimin sonucudur.
E
Bilim kayıtlı değildir.
Açıklama:
Bilim, evrendeki olguları çeşitli yollarla inceleyen ve onları açıklayan, kabul edilen, sağlamlığı olan, geçerliliğe sahip, o an aksi ispat edilememiş sistemli bilgiler bütünüdür. Bilim olgusaldır, herkesçe gözlenebilir. Sistemlidir, belli bir bütünlük içinde açıklar. Akılcıdır, açıklamaları akla uygundur. Genelleyicidir, tek tek olayları değil, geneli açıklar. Evrenseldir, yer ve zamana göre değişmez. Birikimlidir, belli bir birikimin sonucudur. Kayıtlıdır, kaydı bulunur. Sağlam fakat görelidir, mutlak doğruluk ve yanılmazlık yerine gerçeğe geçici doğrularla yaklaşmayı kabul eder. Bilimin sonuçları geçerlilik olasılığı yüksek genellemelerdir.
Soru 69
Araştırmacının incelediği sorunla ilgili olarak araştırmasının başında öne sürdüğü, doğruluğu ya da yanlışlığı henüz test edilmemiş “denemelik” geçici önerme ya da genellemeye ne denir?
Seçenekler
A
Bilim
B
Kuram
C
Hipotez
D
Tümdengelim
E
Tümevarım
Açıklama:
Yapılan araştırmayla tersi kanıtlanmaz ise hipotez, bilimsel bir bilgi niteliği kazanır; aksi halde terk edilir.
Soru 70
Belirli bir konuda ortaya konulan geçerliliği ve güvenilirliği bilimsel yöntemlerle saptanmış genel açıklama düzlemine ne denir?
Seçenekler
A
Bilim
B
Kuram
C
Hipotez
D
Bilimsel yöntem
E
Bilimsel kanun
Açıklama:
Kuram en genel anlamda şeylerin nasıl çalıştığı hakkındaki kavrayıştır; bir olguyu açıklamaya, kestirmeye, kontrol etmeye yarayan ilişkiler bütünüdür.
Soru 71
Yeni kuramlar üretmeye ve var olan kuramları sınamaya yarayan sistematik veri toplama ve analiz etme süreci ne olarak tanımlanmaktadır?
Seçenekler
A
Bilim
B
Kuram
C
Hipotez
D
Bilimsel yöntem
E
Bilimsel kanun
Açıklama:
Bilimin amacı anlamak, açıklamak, ilişkiler ve nedenler bulmak, geleceği tahmin etmek, gelişme ve ilerleme için önerilerde bulunmak ve kontroldür.
Soru 72
Kuramlar bilimsel kanıtlarla yeterince doğrulanır ve kimse tarafından doğruluğuna karşı konulamazsa nasıl adlandırılır?
Seçenekler
A
Bilim
B
Kuram
C
Hipotez
D
Bilimsel kanun
E
Bilimsel yöntem
Açıklama:
Örneğin Newton’un yerçekimi kanunu gibi.
Soru 73
Olgusal nitelikli problem çözmenin, bilim üretmenin bilinen ve belli süreçleri olan en güvenilir yolu nedir?
Seçenekler
A
Tümdengelim
B
Bilimsel yöntem
C
Tümevarım
D
Niteliksel yaklaşım
E
Niceliksel yaklaşım
Açıklama:
Bilimsel yöntemin gelişiminden önce insanların gerçeğe ulaşma yöntemleri sezgi, otoriteye güvenme ve inandığı şeyde direnmeyi içermiştir.
Soru 74
Deneyler ve gözlemler yoluyla elde edilmiş olgularla bilgileri genel ilkeler ve yasalar altında toplamaya ne denir?
Seçenekler
A
Niceliksel yaklaşım
B
Niteliksel yaklaşım
C
tümevarım
D
tümdengelim
E
pozitivism
Açıklama:
Tek tek olgulardan hareketle genel bir önermeye gider. Bilimin ve bilimsel yöntemin temeli kabul edilir.
Soru 75
Yalnızca bilimsel yolla edinilen bilgileri kabul eden ve yine yalnızca bu bilgileri “üzerinde konuşmaya değer” bulan akıma ne denir?
Seçenekler
A
tümdengelim
B
tümevarım
C
deneysel araştırma
D
pozitivism
E
çoklu yöntem
Açıklama:
Sosyolojinin de kurucusu sayılan Auguste Comte’un sistematik bir şekilde ortaya koyduğu pozitivizm akımına göre sadece duyumlar ve algılar güvenilir verilerdir ve bilimsel alanda yalnızca bunları incelemekle yetinilmelidir.
Soru 76
İnsan ve grup davranışlarının neden ve nasıl sorularını yanıtlamaya yönelik araştırmalara ne denilmektedir?
Seçenekler
A
niceliksel yaklaşım
B
niteliksel yaklaşım
C
deneysel araştırma
D
pozitivism
E
çoklu yöntem
Açıklama:
Bu çalışmalarda kişilerin kanaatleri, tecrübeleri, algıları ve duyguları gibi öznel verilerle meşgul olunur; toplumsal olaylar doğal ortamı ve doğal oluşumu içinde tanımlanır. Araştırma sürecinde davranışlar doğal ortamında gözlemlenir, kaydedilir ve yorumlanır. Olayları yaşayan insanlar için o olayların anlamını keşfetmeyi amaçlanır.
Soru 77
Toplumsal olayları ve insanların toplumsal özelliklerini inceleyen bilim dallarına genel olarak ne isim verilir?
Seçenekler
A
sosyal bilimler
B
fen bilimleri
C
iktisadi ve idari bilimler
D
eğitim bilimleri
E
sağlık bilimleri
Açıklama:
Doğa bilimlerinde kanunların değişmesi ya da kökünden yıkılması doğanın değişiminden değil, kanunların yetersizliğinden kaynaklanırken; sosyal bilimlerdeki kanunlar, olguları açıklamakta ne kadar başarılı olsalar da insan davranışı ve toplum yaşamıyla birlikte değişmek zorundadırlar.
Soru 78
Aşağıda bilim kavramına ilişkin verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Bilim olgusaldır
B
Bilim sistemlidir
C
Bilimsel bilgi evrenseldir
D
Bilimsel bilgi kayıtlıdır
E
Bilimsel bilginin doğruluğu değişmez.
Açıklama:
Bilim, evrendeki olguları çeşitli yollarla inceleyen ve onları açıklayan, kabul edilen, sağlamlığı olan, geçerliliğe sahip, o an aksi ispat edilememiş sistemli bilgiler bütünüdür. Bilim olgusaldır, herkesçe gözlenebilir. Sistemlidir, belli bir bütünlük içinde açıklar. Akılcıdır, açıklamaları akla uygundur. Genelleyicidir, tek tek olayları değil, geneli açıklar. Evrenseldir, yer ve zamana göre değişmez. Birikimlidir, belli bir birikimin sonucudur. Kayıtlıdır, kaydı bulunur. Sağlam fakat görelidir, mutlak doğruluk ve yanılmazlık yerine gerçeğe geçici doğrularla yaklaşmayı kabul eder. Bilimin sonuçları geçerlilik olasılığı yüksek genellemelerdir.
Soru 79
Bilimin olguları belli bir bütünlük içinde açıklaması aşağıdaki özelliklerden hangisiyle ilişkilidir?
Seçenekler
A
Akılcı
B
Evrensel
C
Kayıtlı
D
Sistemli
E
Genelleyici
Açıklama:
BİLİMSEL ARAŞTIRMA VE İLETİŞİM KURAMLARI
Bilim, evrendeki olguları çeşitli yollarla inceleyen ve onları açıklayan, kabul edilen, sağlamlığı olan, geçerliliğe sahip, o an aksi ispat edilememiş sistemli bilgiler bütünüdür. Bilim olgusaldır, herkesçe gözlenebilir. Sistemlidir, belli bir bütünlük içinde açıklar. Akılcıdır, açıklamaları akla uygundur. Genelleyicidir, tek tek olayları değil, geneli açıklar. Evrenseldir, yer ve zamana göre değişmez. Birikimlidir, belli bir birikimin sonucudur. Kayıtlıdır, kaydı bulunur. Sağlam fakat görelidir, mutlak doğruluk ve yanılmazlık yerine gerçeğe geçici doğrularla yaklaşmayı kabul eder. Bilimin sonuçları geçerlilik olasılığı yüksek genellemelerdir.
Bilim, evrendeki olguları çeşitli yollarla inceleyen ve onları açıklayan, kabul edilen, sağlamlığı olan, geçerliliğe sahip, o an aksi ispat edilememiş sistemli bilgiler bütünüdür. Bilim olgusaldır, herkesçe gözlenebilir. Sistemlidir, belli bir bütünlük içinde açıklar. Akılcıdır, açıklamaları akla uygundur. Genelleyicidir, tek tek olayları değil, geneli açıklar. Evrenseldir, yer ve zamana göre değişmez. Birikimlidir, belli bir birikimin sonucudur. Kayıtlıdır, kaydı bulunur. Sağlam fakat görelidir, mutlak doğruluk ve yanılmazlık yerine gerçeğe geçici doğrularla yaklaşmayı kabul eder. Bilimin sonuçları geçerlilik olasılığı yüksek genellemelerdir.
Soru 80
Aşağıdakilerden hangisi bilimin amaçlarından biri değildir?
Seçenekler
A
Mutlaklığını ispat etmek
B
İlişkiler ve nedenler bulmak
C
Gelişme ve ilerleme için önerilerde bulunmak
D
Geleceği tahmin etmek
E
Kontrol
Açıklama:
BİLİMSEL ARAŞTIRMA VE İLETİŞİM KURAMLARI
Bilimin amacı anlamak, açıklamak, ilişkiler ve nedenler bulmak, geleceği tahmin etmek, gelişme ve ilerleme için önerilerde bulunmak ve kontroldür. Anlama “nedir” sorusunun yanıtını içerir. Açıklama ise “neden-niçin” sorusunu sormakla başlar. Öngörme, herhangi bir olguyla ilgili bilinenlerden yola çıkarak henüz bilinmeyenlerin bulunmaya çalışılmasıdır. Kontrol ise açıklamalar ve kestirimlerin ardından olguları başlatma, durdurma, devam ettirme ya da değiştirme gücüne erişmeyle birlikte üretilen bilgilerin uygulamaya aktarılmasıdır. Örneğin bulutlu bir havada yıldırım gözlemlenir, yıldırımı oluşturan unsurlar belirlenir, bu unsurlar arasındaki ilişkiler incelenir, nedensellik bağları araştırılarak yıldırımın neden olduğu açıklanır; unsurlar ve nedenlerden hareket ederek yıldırımın hangi koşullarda olacağı önceden tahmin edilebilir. Bir adım ötesine gidilerek, nedenler manipüle edilerek kontrol mekanizmaları kurulabilir. Hatta yapay yıldırım bile yaratılabilir. Kontrol aşaması, bilimin olgunluk safhası olarak yorumlanır ve bütün bilim dallarının bu bebeklik (anlama), çocukluk (açıklama), gençlik (öngörü) ve olgunluk (kontrol) aşamalarını geçerek geliştiği kabul edilir (Saruhan ve Özdemirci, 2011).
Bilimin amacı anlamak, açıklamak, ilişkiler ve nedenler bulmak, geleceği tahmin etmek, gelişme ve ilerleme için önerilerde bulunmak ve kontroldür. Anlama “nedir” sorusunun yanıtını içerir. Açıklama ise “neden-niçin” sorusunu sormakla başlar. Öngörme, herhangi bir olguyla ilgili bilinenlerden yola çıkarak henüz bilinmeyenlerin bulunmaya çalışılmasıdır. Kontrol ise açıklamalar ve kestirimlerin ardından olguları başlatma, durdurma, devam ettirme ya da değiştirme gücüne erişmeyle birlikte üretilen bilgilerin uygulamaya aktarılmasıdır. Örneğin bulutlu bir havada yıldırım gözlemlenir, yıldırımı oluşturan unsurlar belirlenir, bu unsurlar arasındaki ilişkiler incelenir, nedensellik bağları araştırılarak yıldırımın neden olduğu açıklanır; unsurlar ve nedenlerden hareket ederek yıldırımın hangi koşullarda olacağı önceden tahmin edilebilir. Bir adım ötesine gidilerek, nedenler manipüle edilerek kontrol mekanizmaları kurulabilir. Hatta yapay yıldırım bile yaratılabilir. Kontrol aşaması, bilimin olgunluk safhası olarak yorumlanır ve bütün bilim dallarının bu bebeklik (anlama), çocukluk (açıklama), gençlik (öngörü) ve olgunluk (kontrol) aşamalarını geçerek geliştiği kabul edilir (Saruhan ve Özdemirci, 2011).
Soru 81
Aşağıdakilerden hangisi enformasyonun özelliklerinden biridir?
Seçenekler
A
Enformasyonu elde etmek için araştırma yapmak gerekir.
B
Yeterli sayılan kanıtlarla temellendirilmiş önermeler içerir.
C
Doğruluğu kanıtlanmıştır.
D
Net ve yalındır.
E
Kim ve ne sorularına yanıt arar.
Açıklama:
İLETİŞİM KAVRAMI VE ANLAMI
“Enformasyon”, bilgi sözcüğüyle de karıştırılmamalıdır. Çünkü “bilgi”, doğruluğu verili nesnel ve öznel koşullarda gerekli ve yeterli sayılan kanıtlarla temellendirilmiş önermeler biçiminde dile getirilebilen bir bilinç içeriği olarak tanımlanır. Bilgi ne denli yüksek ise onu iletmek de o denli güç görülür. Bilgi elde etmek için araştırma yapmak gerekir. Enformasyon ise ihtiyacımız olmadan gelir. Bilgi ayırdında olma ve bilme edimini yaratır. Enformasyon ise daha çok karmaşa yaratır. Bilgi, süreci verir. Enformasyon ise hükmü bildirir. Bilgi, neden ve niçin sorularını sorgular. Enformasyon ise kim ve ne sorularını yanıtlar. Bilgi net ve yalındır. Enformasyon ise aşırı derecede tekrar içerir. Enformasyon, beyinsel etkinin yerini duygusal etkiye bıraktığı veridir ve daha geniş kitlelere pazarlanabilir nitelik taşır. O nedenle medya içeriklerindeki bilginin enformasyon olarak tanımlanması daha anlamlıdır. Çünkü enformasyon, az bilgilendiren ama kolay iletilebilen, bilginin medyatik dile dönüştürülmüş halidir (Rigel, 1991).
“Enformasyon”, bilgi sözcüğüyle de karıştırılmamalıdır. Çünkü “bilgi”, doğruluğu verili nesnel ve öznel koşullarda gerekli ve yeterli sayılan kanıtlarla temellendirilmiş önermeler biçiminde dile getirilebilen bir bilinç içeriği olarak tanımlanır. Bilgi ne denli yüksek ise onu iletmek de o denli güç görülür. Bilgi elde etmek için araştırma yapmak gerekir. Enformasyon ise ihtiyacımız olmadan gelir. Bilgi ayırdında olma ve bilme edimini yaratır. Enformasyon ise daha çok karmaşa yaratır. Bilgi, süreci verir. Enformasyon ise hükmü bildirir. Bilgi, neden ve niçin sorularını sorgular. Enformasyon ise kim ve ne sorularını yanıtlar. Bilgi net ve yalındır. Enformasyon ise aşırı derecede tekrar içerir. Enformasyon, beyinsel etkinin yerini duygusal etkiye bıraktığı veridir ve daha geniş kitlelere pazarlanabilir nitelik taşır. O nedenle medya içeriklerindeki bilginin enformasyon olarak tanımlanması daha anlamlıdır. Çünkü enformasyon, az bilgilendiren ama kolay iletilebilen, bilginin medyatik dile dönüştürülmüş halidir (Rigel, 1991).
Soru 82
"Bir kişi ya da bir şeyin başka bir kişiye/bir şeye içinden aktarımla, alışverişle dönüşme değişme süreci" biçiminde yapılan tanım iletişimin hangi yönüne vurgu yapmaktadır?
Seçenekler
A
Belirsizliğin aza indirilmesi
B
Aktarım, değişim
C
Bellek, depolama
D
Ayırımcı tepki
E
Bağlama, birleştirme
Açıklama:
İLETİŞİM KAVRAMI VE ANLAMI
1. Simge, konuşma dili: Düşüncenin sözel olarak (konuşma ile) karşılıklı alışverişi 2. Anlama, mesajın alınması: Bireyde benlikle ilgili olarak belirsizliğin azaltılması 3. Karşılıklı etkileşim, ilişki: İki kişinin birbirini anlaması, insanın karşısındakine kendisini anlatabilmesi 4. Belirsizliğin aza indirilmesi: Organizma düzeyinde bile olsa ortak davranışa olanak veren etkileşim 5. Süreç: Duyguların, düşüncelerin, bilgi ve becerilerin aktarılma süreci 6. Aktarım, değişim: Bir kişi ya da bir şeyin başka bir kişiye/bir şeye içinden aktarımla, alışverişle dönüşme değişme süreci 7. Bağlama, birleştirme: Yaşayan bir evrenin parçalarının ilintilenmesi, bağlantılarının kurulması süreci 8. Ortaklık: Bir kişinin tekelinde olanın başkalarıyla paylaştırılması, başkalarına da aktarılması süreci 9. Kanal: Askeri dilde iletinin (komutun) gönderilmesi ile ilgili araç, usul ve teknikler 10. Bellek, depolama: İletiyi alanın belleğinin, iletiyi gönderenin beklentisine uygun yanıt verecek biçimde uyarılması 11. Ayırımcı tepki: Organizmanın ortamdaki uyarıya verdiği farkedilir yanıt, ortamdaki değişme uyarlanma yanıtı, bu yanıtla diğerini etkileme 12. Uyarıcı: Kaynaktan çıktıktan sonra iletiyi alan için bir uyaran olan davranış 13. Amaç: Kaynağın karşı tarafı etkilemeyi amaçlayan davranışı 14. Zaman ve durum: Belli bir konumdan, yapıdan bir diğerine geçiş süreci 15. Güç: İktidar kaynağı olarak kullanılan mekanizma.
1. Simge, konuşma dili: Düşüncenin sözel olarak (konuşma ile) karşılıklı alışverişi 2. Anlama, mesajın alınması: Bireyde benlikle ilgili olarak belirsizliğin azaltılması 3. Karşılıklı etkileşim, ilişki: İki kişinin birbirini anlaması, insanın karşısındakine kendisini anlatabilmesi 4. Belirsizliğin aza indirilmesi: Organizma düzeyinde bile olsa ortak davranışa olanak veren etkileşim 5. Süreç: Duyguların, düşüncelerin, bilgi ve becerilerin aktarılma süreci 6. Aktarım, değişim: Bir kişi ya da bir şeyin başka bir kişiye/bir şeye içinden aktarımla, alışverişle dönüşme değişme süreci 7. Bağlama, birleştirme: Yaşayan bir evrenin parçalarının ilintilenmesi, bağlantılarının kurulması süreci 8. Ortaklık: Bir kişinin tekelinde olanın başkalarıyla paylaştırılması, başkalarına da aktarılması süreci 9. Kanal: Askeri dilde iletinin (komutun) gönderilmesi ile ilgili araç, usul ve teknikler 10. Bellek, depolama: İletiyi alanın belleğinin, iletiyi gönderenin beklentisine uygun yanıt verecek biçimde uyarılması 11. Ayırımcı tepki: Organizmanın ortamdaki uyarıya verdiği farkedilir yanıt, ortamdaki değişme uyarlanma yanıtı, bu yanıtla diğerini etkileme 12. Uyarıcı: Kaynaktan çıktıktan sonra iletiyi alan için bir uyaran olan davranış 13. Amaç: Kaynağın karşı tarafı etkilemeyi amaçlayan davranışı 14. Zaman ve durum: Belli bir konumdan, yapıdan bir diğerine geçiş süreci 15. Güç: İktidar kaynağı olarak kullanılan mekanizma.
Soru 83
Kişiyi güdüleyen, motive eden, gereksinimleriyle kişinin kafasındaki kendisini kavramasına yardımcı olan bir iletişim biçimine ne ad verilir?
Seçenekler
A
Bireyler arası iletişim
B
Örgüt iletişimi
C
Kişinin içsel iletişimi
D
Grup iletişimi
E
Kitle iletişimi
Açıklama:
İLETİŞİM KAVRAMI VE ANLAMI
Kişinin içsel iletişimi kişiyi güdüleyen, motive eden, gereksinimleriyle kişinin kafasındaki kendisini kavramasına yardımcı olan bir iletişim biçimidir. Bireyler arası iletişim, kişiler arasındaki her türlü iletişime karşılık gelir. Grup iletişimi grup içindeki kişilerin yapıcı ve engelleyici iletişimlerini, üstlendikleri rolleri, etkileri kapsar. Örgüt iletişimi örgüt içindeki iletişimi, iç ve dış çevresiyle iletişimi konu alır. Kitle iletişimi ise kitle iletişim araçlarıyla ilgilenir ve bu araçlar sayesinde kurulan iletişime denir.
Kişinin içsel iletişimi kişiyi güdüleyen, motive eden, gereksinimleriyle kişinin kafasındaki kendisini kavramasına yardımcı olan bir iletişim biçimidir. Bireyler arası iletişim, kişiler arasındaki her türlü iletişime karşılık gelir. Grup iletişimi grup içindeki kişilerin yapıcı ve engelleyici iletişimlerini, üstlendikleri rolleri, etkileri kapsar. Örgüt iletişimi örgüt içindeki iletişimi, iç ve dış çevresiyle iletişimi konu alır. Kitle iletişimi ise kitle iletişim araçlarıyla ilgilenir ve bu araçlar sayesinde kurulan iletişime denir.
Soru 84
İletişim tarihi açısından bakıldığından aşağıdaki cümledeki boşluklar nasıl tamamlanabilir?
"1900’lerin başında özellikle ...... ve ......... çalışmaları, 1920- 30’lu yıllarda ise ....... çalışmaları ön plana çıkmıştır."
"1900’lerin başında özellikle ...... ve ......... çalışmaları, 1920- 30’lu yıllarda ise ....... çalışmaları ön plana çıkmıştır."
Seçenekler
A
sosyologlar ve kültürel antropologların / propaganda
B
sosyologlar ve psikologların / halkla ilişkiler
C
psikolog ve sosyal psikologların / tanıtım
D
sosyologlar ve kültürel antropologların / kampanya
E
kültürel antropolog ve matematikçilerin / propaganda
Açıklama:
İLETİŞİM ARAŞTIRMALARI TARİHİ
1900’lerin başında özellikle sosyologlar ve kültürel antropologların çalışmaları, 1920- 30’lu yıllarda ise propaganda çalışmaları ön plana çıkmıştır.
1900’lerin başında özellikle sosyologlar ve kültürel antropologların çalışmaları, 1920- 30’lu yıllarda ise propaganda çalışmaları ön plana çıkmıştır.
Soru 85
Stanford İletişim Araştırmaları Enstitüsü yöneticisi Wilbur Schramm, 1963’te yayımlanan “The Science of Human Communication (İnsan İletişiminin Bilimi)” adlı kitabında iletişim araştırmalarının “kurucu babaları” olarak dört isimden söz eder. Aşağıdakilerden hangisi bu dört isimden biri değildir?
Seçenekler
A
Carl Howland
B
Paul Lazarsfeld
C
Harold Lasswell
D
Marshall McLuhan
E
Kurt Lewin
Açıklama:
İLETİŞİM ARAŞTIRMALARI TARİHİ
Stanford İletişim Araştırmaları Enstitüsü yöneticisi Wilbur Schramm, 1963’te yayımlanan “The Science of Human Communication (İnsan İletişiminin Bilimi)” adlı kitabında iletişim araştırmalarının “kurucu babalarından” söz eder. Bu dört kişiden ilki siyaset bilimci ve Nazi popagandasının insanlar üzerinde nasıl etkili olduğunu analiz eden Harold Lasswell’dir. Lasswell’in ikinci ünitede ayrıntılarıyla açıklanacak olan ve daha sonra da etkileri hissedilecek olan “kim, kime, hangi kanaldan, hangi etkiyle, ne der” şeklinde özetlenebilecek çizgisel iletişim modeli 1940’lara damgasını vurmuştur. Hitler’in soykırımından kurtulan sosyal psikolojist Kurt Lewin, grup içerisindeki bireyin davranışlarını araştırmıştır. Sosyolog, Colombia Üniversitesi Uygulamalı Sosyal Araştırmalar Bürosunun kurucusu Paul Lazarsfeld, radyo araştırması projesiyle anket ve “fokus” (odak) grup tekniklerini kullanarak yayınların duygusal etkilerini incelemiştir. Deneysel psikolojist Carl Howland, mesajın iknaya yönelik etkisinde kaynağın güvenilirliğini (söyleyen kişinin inanılırlığını) sorgulamıştır.
Stanford İletişim Araştırmaları Enstitüsü yöneticisi Wilbur Schramm, 1963’te yayımlanan “The Science of Human Communication (İnsan İletişiminin Bilimi)” adlı kitabında iletişim araştırmalarının “kurucu babalarından” söz eder. Bu dört kişiden ilki siyaset bilimci ve Nazi popagandasının insanlar üzerinde nasıl etkili olduğunu analiz eden Harold Lasswell’dir. Lasswell’in ikinci ünitede ayrıntılarıyla açıklanacak olan ve daha sonra da etkileri hissedilecek olan “kim, kime, hangi kanaldan, hangi etkiyle, ne der” şeklinde özetlenebilecek çizgisel iletişim modeli 1940’lara damgasını vurmuştur. Hitler’in soykırımından kurtulan sosyal psikolojist Kurt Lewin, grup içerisindeki bireyin davranışlarını araştırmıştır. Sosyolog, Colombia Üniversitesi Uygulamalı Sosyal Araştırmalar Bürosunun kurucusu Paul Lazarsfeld, radyo araştırması projesiyle anket ve “fokus” (odak) grup tekniklerini kullanarak yayınların duygusal etkilerini incelemiştir. Deneysel psikolojist Carl Howland, mesajın iknaya yönelik etkisinde kaynağın güvenilirliğini (söyleyen kişinin inanılırlığını) sorgulamıştır.
Soru 86
Haberlerde düzenli ve sürekli olarak çevre kirliliği ve iklim değişimi üzerine iletiler alan bir kişinin bu konuda daha duyarlı hale gelmesi ve çevresini de bu konuda etkileyen birine dönüşmesi aşağıdaki kavramlardan hangisiyle açıklanabilir?
Seçenekler
A
Etki
B
İletişim
C
Süreç
D
Geri bildirim
E
Anlam
Açıklama:
Etki-Süreç Odaklı Çalışmaların Temel Kavramları
Süreç, bir olayın düzenli olarak ve birbirini izleyen değişmelerle gelişmesi, başka bir olaya dönüşmesidir. Doğal süreçler organizmanın büyüyüp değişip gelişmesinde, kültürel süreçler kültürün süreklilik içinde değişip gelişmesinde rol oynarlar. Böylece sürecin hem sürekliliği hem de değişim ve gelişmeyi içeren bir kavram olduğu söylenebilir: Örneğin tarih, sürekli değişme ve gelişmelerden oluşan bir süreçtir. Herhangi bir gelişme ve değişme ise birçok işlemlerin ve koşulların sonucunda gerçekleşir. Bu nedenle süreç deyimi aynı zamanda süreçte yer alan tüm işlemleri ve koşulları (zihinsel tasarımlar, düşünsel planlamalar, bedensel çabalar gibi) da kapsar. Bu noktada önemli olan bir konu da süreç içinde yer alan öğelerin karşılıklı olarak etkileşim içinde değişime uğramalarıdır (Zıllıoğlu, 1993; Hançerlioğlu, 1982).
Süreç, bir olayın düzenli olarak ve birbirini izleyen değişmelerle gelişmesi, başka bir olaya dönüşmesidir. Doğal süreçler organizmanın büyüyüp değişip gelişmesinde, kültürel süreçler kültürün süreklilik içinde değişip gelişmesinde rol oynarlar. Böylece sürecin hem sürekliliği hem de değişim ve gelişmeyi içeren bir kavram olduğu söylenebilir: Örneğin tarih, sürekli değişme ve gelişmelerden oluşan bir süreçtir. Herhangi bir gelişme ve değişme ise birçok işlemlerin ve koşulların sonucunda gerçekleşir. Bu nedenle süreç deyimi aynı zamanda süreçte yer alan tüm işlemleri ve koşulları (zihinsel tasarımlar, düşünsel planlamalar, bedensel çabalar gibi) da kapsar. Bu noktada önemli olan bir konu da süreç içinde yer alan öğelerin karşılıklı olarak etkileşim içinde değişime uğramalarıdır (Zıllıoğlu, 1993; Hançerlioğlu, 1982).
Soru 87
I. Ortaklık
II. Belirsizliğin aza indirilmesi
III. Bağlama, birleştirme
IV. Kültür
Verilenlerden hangileri iletişim kavramına yüklenen anlamlardan biridir?
II. Belirsizliğin aza indirilmesi
III. Bağlama, birleştirme
IV. Kültür
Verilenlerden hangileri iletişim kavramına yüklenen anlamlardan biridir?
Seçenekler
A
I-II-III
B
II-III-IV
C
I-II-IV
D
I-III-IV
E
I-II-III-IV
Açıklama:
İletişim kavramına yüklenilen anlamlar:
1. Simge, konuşma dili: Düşüncenin sözel olarak (konuşma ile) karşılıklı alışverişi
2. Anlama, mesajın alınması: Bireyde benlikle ilgili olarak belirsizliğin azaltılması
3. Karşılıklı etkileşim, ilişki: İki kişinin birbirini anlaması, insanın karşısındakine
kendisini anlatabilmesi
4. Belirsizliğin aza indirilmesi: Organizma düzeyinde bile olsa ortak davranışa olanak veren etkileşim
5. Süreç: Duyguların, düşüncelerin, bilgi ve becerilerin aktarılma süreci
6. Aktarım, değişim: Bir kişi ya da bir şeyin başka bir kişiye/bir şeye içinden aktarımla, alışverişle dönüşme değişme süreci
7. Bağlama, birleştirme: Yaşayan bir evrenin parçalarının ilintilenmesi, bağlantılarının kurulması süreci
8. Ortaklık: Bir kişinin tekelinde olanın başkalarıyla paylaştırılması, başkalarına da aktarılması süreci
9. Kanal: Askeri dilde iletinin (komutun) gönderilmesi ile ilgili araç, usul ve teknikler
10. Bellek, depolama: İletiyi alanın belleğinin, iletiyi gönderenin beklentisine uygun yanıt verecek biçimde uyarılması
11. Ayırımcı tepki: Organizmanın ortamdaki uyarıya verdiği farkedilir yanıt, ortamdaki değişme uyarlanma yanıtı, bu yanıtla diğerini etkileme
12. Uyarıcı: Kaynaktan çıktıktan sonra iletiyi alan için bir uyaran olan davranış
13. Amaç: Kaynağın karşı tarafı etkilemeyi amaçlayan davranışı
14. Zaman ve durum: Belli bir konumdan, yapıdan bir diğerine geçiş süreci
15. Güç: İktidar kaynağı olarak kullanılan mekanizma.
1. Simge, konuşma dili: Düşüncenin sözel olarak (konuşma ile) karşılıklı alışverişi
2. Anlama, mesajın alınması: Bireyde benlikle ilgili olarak belirsizliğin azaltılması
3. Karşılıklı etkileşim, ilişki: İki kişinin birbirini anlaması, insanın karşısındakine
kendisini anlatabilmesi
4. Belirsizliğin aza indirilmesi: Organizma düzeyinde bile olsa ortak davranışa olanak veren etkileşim
5. Süreç: Duyguların, düşüncelerin, bilgi ve becerilerin aktarılma süreci
6. Aktarım, değişim: Bir kişi ya da bir şeyin başka bir kişiye/bir şeye içinden aktarımla, alışverişle dönüşme değişme süreci
7. Bağlama, birleştirme: Yaşayan bir evrenin parçalarının ilintilenmesi, bağlantılarının kurulması süreci
8. Ortaklık: Bir kişinin tekelinde olanın başkalarıyla paylaştırılması, başkalarına da aktarılması süreci
9. Kanal: Askeri dilde iletinin (komutun) gönderilmesi ile ilgili araç, usul ve teknikler
10. Bellek, depolama: İletiyi alanın belleğinin, iletiyi gönderenin beklentisine uygun yanıt verecek biçimde uyarılması
11. Ayırımcı tepki: Organizmanın ortamdaki uyarıya verdiği farkedilir yanıt, ortamdaki değişme uyarlanma yanıtı, bu yanıtla diğerini etkileme
12. Uyarıcı: Kaynaktan çıktıktan sonra iletiyi alan için bir uyaran olan davranış
13. Amaç: Kaynağın karşı tarafı etkilemeyi amaçlayan davranışı
14. Zaman ve durum: Belli bir konumdan, yapıdan bir diğerine geçiş süreci
15. Güç: İktidar kaynağı olarak kullanılan mekanizma.
Soru 88
Aşağıdakilerden hangisi kitle iletişim araçları için söylenemez?
Seçenekler
A
Oldukça pahalıdır.
B
İzleyici kitle kaynaktan uzaktadır.
C
İletiler sürekli ve düzenlidir.
D
Olayları anında aktarabilir.
E
İstenilen her yerde, aynı zamanda ulaşılabilir.
Açıklama:
Etki-Süreç Odaklı Çalışmaların Temel Kavramları
Kitle iletişim araçları; eş deyişle medya, kaynaktan uzakta bulunan, birbirlerinden ayrı konumlanmış çok sayıda insanla aynı anda ilişki kurabilen teknolojik ortamlardır. Türdeş olmayan kitlelere mekansal bağ olmaksızın seslenebilen kitle iletişim araçları; istenilen her yerde, aynı zamanda bulunabilme ve olayı anında aktarabilme özelliğine sahiptirler. Halkın çoğu için kolayca elde edilebilir, ucuz, sürekli ve düzenlidirler.
Kitle iletişim araçları; eş deyişle medya, kaynaktan uzakta bulunan, birbirlerinden ayrı konumlanmış çok sayıda insanla aynı anda ilişki kurabilen teknolojik ortamlardır. Türdeş olmayan kitlelere mekansal bağ olmaksızın seslenebilen kitle iletişim araçları; istenilen her yerde, aynı zamanda bulunabilme ve olayı anında aktarabilme özelliğine sahiptirler. Halkın çoğu için kolayca elde edilebilir, ucuz, sürekli ve düzenlidirler.
Soru 89
İletişimin somut bir tarihinin olmaması ya da tarihi aşan bir niteliğinin olması görüşü aşağıda verilen özelliklerden hangisine bağlı olarak açıklanır?
Seçenekler
A
Fonetik alfabenin olması
B
konuşmanın gücü ve sembolize etme özelliği
C
İnsanın simge üretme ve kullanma yetisi
D
Kitle iletişim araçlarının insan yaşamında bir yerinin olması
E
Kişinin kendisiyle iletişiminin olması
Açıklama:
İnsanlık tarihi gibi iletişimin de somut bir tarihi yoktur. Ancak iletişimin insanın kendisini tanımasıyla başladığı söylenebilir. İletişimin tarihi aşan niteliği, insanın ayrılmaz bir özelliği olan simge üretme ve kullanma yetisinden kaynaklanır. İnsan bu yeti sayesinde doğal olarak birbiriyle bağlantılı, içiçe nesneleri ayırır, sınıflandırır ve bu sınıflandırmalar aracılığıyla çevresini anlamlandırır.
Soru 90
Kitle iletişim araçlarında iletilen iletileri kendi süzgecinden geçirdikten sonra daha az aktif olan yakın çevrelerindeki insanlara ve takipçilerine aktaran, toplumda saygı gören ve sözü dinlenen kişilere ne ad verilir?
Seçenekler
A
Lider
B
Yıldız
C
Diktatör
D
Kanaat önderi
E
Karizmatik lider
Açıklama:
Etki Araştırmalarının Tarihsel Gelişimi
Seçim kampanyaları ve seçmenlerin oy verme davranışları üzerinde yapılan çalışmalardan ilki, 1940’da Ohio eyaletinin Erie kentinde gerçekleştirilmiştir. Seçmenlerin oy verme tercihlerini etkilemede, kitle iletişim araçlarının gücünü ortaya koymayı hedef alan bu ilk araştırmada Lazarsfeld, Berelson ve Gaudet, bireysel ilişkilerin oy verme kararını etkilemede, kitle iletişim araçlarına göre daha etkili olduğu sonucuna varmışlardır. Araştırma sonucunda İki Aşamalı Akış Kuramı geliştirilmiştir. İletilerin iki aşamada yayıldığını savunan kuram, kitle iletişim araçlarında iletilen iletilerin toplumda ilk önce kanaat önderlerine (muhtar, imam, öğretmen gibi toplumda saygı gören ve sözü dinlenen kişilere) ulaştığını, daha sonra da bu kişiler aracılığıyla daha az aktif olan yakın çevrelerindeki insanlara ve takipçilerine aktarıldığını ileri sürmüştür. Bu boyutuyla araştırma medya etkisinin az olduğunu ve modelin alıcı kitlenin sosyal gerçekliğini, politik bilgilenme ve düşünce oluşumu sürecini iyi yansıtmadığını göstermiştir.
Seçim kampanyaları ve seçmenlerin oy verme davranışları üzerinde yapılan çalışmalardan ilki, 1940’da Ohio eyaletinin Erie kentinde gerçekleştirilmiştir. Seçmenlerin oy verme tercihlerini etkilemede, kitle iletişim araçlarının gücünü ortaya koymayı hedef alan bu ilk araştırmada Lazarsfeld, Berelson ve Gaudet, bireysel ilişkilerin oy verme kararını etkilemede, kitle iletişim araçlarına göre daha etkili olduğu sonucuna varmışlardır. Araştırma sonucunda İki Aşamalı Akış Kuramı geliştirilmiştir. İletilerin iki aşamada yayıldığını savunan kuram, kitle iletişim araçlarında iletilen iletilerin toplumda ilk önce kanaat önderlerine (muhtar, imam, öğretmen gibi toplumda saygı gören ve sözü dinlenen kişilere) ulaştığını, daha sonra da bu kişiler aracılığıyla daha az aktif olan yakın çevrelerindeki insanlara ve takipçilerine aktarıldığını ileri sürmüştür. Bu boyutuyla araştırma medya etkisinin az olduğunu ve modelin alıcı kitlenin sosyal gerçekliğini, politik bilgilenme ve düşünce oluşumu sürecini iyi yansıtmadığını göstermiştir.
Soru 91
I. İletişim biliminin temellerini atan araştırmaların tarihi de iletişim teknolojilerinin tarihi gibi çok eskilere dayanır.
II. İletişim araştırmaları Birinci Dünya Savaşı’nın ardından 1920’lere ve o yıllarda da Amerika Birleşik Devletleri’nde gerçekleştirilen çalışmalara uzanır.
III. İlk çalışmalar çoğunlukla fizik, matematik, siyaset bilimi, sosyoloji, psikoloji, kültürel antropoloji, dil bilimi ve örgüt yönetimi gibi alanlardan gelen akademisyenler tarafından yürütülmüştür.
İletişim araştırmalarının tarihine ilişkin verilenlerden hangisi doğrudur?
II. İletişim araştırmaları Birinci Dünya Savaşı’nın ardından 1920’lere ve o yıllarda da Amerika Birleşik Devletleri’nde gerçekleştirilen çalışmalara uzanır.
III. İlk çalışmalar çoğunlukla fizik, matematik, siyaset bilimi, sosyoloji, psikoloji, kültürel antropoloji, dil bilimi ve örgüt yönetimi gibi alanlardan gelen akademisyenler tarafından yürütülmüştür.
İletişim araştırmalarının tarihine ilişkin verilenlerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız III
B
I-III
C
I-II
D
II-III
E
I-II-III
Açıklama:
İletişim biliminin temellerini atan araştırmaların tarihi de iletişim teknolojilerinin tarihi gibi çok eskilere dayanmaz. Birinci Dünya Savaşı’nın ardından 1920’lere ve o yıllarda da Amerika Birleşik Devletleri’nde gerçekleştirilen çalışmalara uzanır. O yıllarda henüz adı konulmamış bir alanda yürütülen çalışmalar daha çok disiplinler arası bir yapıdadır. İlk çalışmalar çoğunlukla fizik, matematik, siyaset bilimi, sosyoloji, psikoloji, kültürel antropoloji, dil bilimi ve örgüt yönetimi gibi alanlardan gelen akademisyenler tarafından yürütülmüştür.
Soru 92
Gönderici, mesaj, alıcı modeline dayanan ve iletişimi bir “süreç” olarak tanımlayan modellerle birlikte insan ilişkilerinin adet edinilmiş karakterine eğilen yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
kitle iletişimi yaklaşımı
B
Simgesel etkileşim yaklaşımı
C
Laswell modeli
D
Eleştirel kuram
E
Etnografi yaklaşımı
Açıklama:
Gönderici, mesaj, alıcı modeline dayanan ve iletişimi bir “süreç” olarak tanımlayan modellerle birlikte insan ilişkilerinin adet edinilmiş karakterine eğilen simgesel etkileşim yaklaşımı; iletişimin gerçeğin üretildiği, tutulduğu, tamir edildiği ve dönüştürüldüğü sembolsel süreci konu almıştır.
Soru 93
"kim, kime, hangi kanaldan, hangi etkiyle, ne der” şeklinde açıklanan iletişim modeli aşağıdaki kişilerden hangisiyle ilişkilidir?
Seçenekler
A
Paul Lazarsfeld
B
Carl Howland
C
Kurt Lewin
D
Marshall McLuhan
E
Harold Lasswell
Açıklama:
Siyaset bilimci ve Nazi popagandasının insanlar üzerinde nasıl etkili olduğunu analiz eden Harold Lasswell “kim, kime, hangi kanaldan, hangi etkiyle, ne der” şeklinde özetlenebilecek çizgisel iletişim modelinin 1940’lara damgasını vuran sahibidir.
Soru 94
Nitel araştırmaya ilişkin aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Nitel araştırmada tümdengelim mantığı kullanılır.
B
Nitel araştırma mantığında sosyal bilimlerin uğraştığı sosyal gerçeklik ile fen bilimlerinin uğraştığı fiziksel gerçeklik aynı niteliktedir.
C
Nitel araştırmalarda kişilerin kanaatleri, tecrübeleri, algıları ve duyguları gibi öznel verilerle meşgul olunur; toplumsal olaylar doğal ortamı ve doğal oluşumu içinde tanımlanır.
D
Nitel araştırmalar, birikmiş bilgi ve gözlemleri yorumlamaya dayanır.
E
Nitel araştırmada herhangi bir istatistiksel test ya da hipotez testi kullanılmaz.
Açıklama:
Tümdengelime dayanan “niteliksel yaklaşım” ya da “nitel araştırma”, sosyal bilimlerin uğraştığı sosyal gerçeklik ile fen bilimlerinin uğraştığı fiziksel gerçekliğin birbirinden farklı nitelikte olduğunu kabul eder. Nitel araştırmanın unsurları ve genel çerçevesi hakkında literatürde uzlaşılan bir tanımlama yoktur. Ancak yine de bir tanım vermek gerekirse, insan ve grup davranışlarının neden ve nasıl sorularını yanıtlamaya yönelik araştırmalardır denilebilir. Bu çalışmalarda kişilerin kanaatleri, tecrübeleri, algıları ve duyguları gibi öznel verilerle meşgul olunur; toplumsal olaylar doğal ortamı ve doğal oluşumu içinde tanımlanır. Araştırma sürecinde davranışlar doğal ortamında gözlemlenir, kaydedilir ve yorumlanır. Olayları yaşayan insanlar için o olayların anlamını keşfetmeyi amaçlanır. Nitel araştırmalar, birikmiş bilgi ve gözlemleri yorumlamaya dayanır. Daha çok disiplinlerarası yapıdadır. Standartlaşma yerine araştırmacının gücünü ön planda tutar. Herhangi bir istatistiksel test ya da hipotez testi kullanılmaz. Ancak konuyu desteklemek için istatistiksel verilerden yararlanabilir. Daha çok saha çalışması, doğal çalışma ya da etnografi gibi veri toplama tekniklerini kullanır. Başlıca yöntemler görüşme, gözlem, arşiv taraması / iz sürme çalışmaları, paydaş analizi, örnek olay/ vaka analizi yöntemi ve odak grup yöntemleridir. Veri kayıt teknikleri not alma, fotoğraf, ses ve video kayıtlarıdır.
Soru 95
Aşağıda bilgi ve enformasyon karşılaştırmasına ilişkin verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Bilgi elde etmek için araştırma yapmak gerekir. Enformasyon ise ihtiyacımız olmadan gelir.
B
Bilgi ayırdında olma ve bilme edimini yaratır. Enformasyon ise daha çok karmaşa yaratır.
C
Bilgi, süreci verir. Enformasyon ise hükmü bildirir.
D
Bilgi, neden ve niçin sorularını sorgular. Enformasyon ise kim ve ne sorularını yanıtlar.
E
Bilgi tekar içerir. Enformasyon ise tekrar içermez.
Açıklama:
“Enformasyon”, bilgi sözcüğüyle de karıştırılmamalıdır. Çünkü “bilgi”, doğruluğu verili nesnel ve öznel koşullarda gerekli ve yeterli sayılan kanıtlarla temellendirilmiş önermeler biçiminde dile getirilebilen bir bilinç içeriği olarak tanımlanır. Bilgi ne denli yüksek ise onu iletmek de o denli güç görülür. Bilgi elde etmek için araştırma yapmak gerekir. Enformasyon ise ihtiyacımız olmadan gelir. Bilgi ayırdında olma ve bilme edimini yaratır. Enformasyon ise daha çok karmaşa yaratır. Bilgi, süreci verir. Enformasyon ise hükmü bildirir. Bilgi, neden ve niçin sorularını sorgular. Enformasyon ise kim ve ne sorularını yanıtlar. Bilgi net ve yalındır. Enformasyon ise aşırı derecede tekrar içerir. Enformasyon, beyinsel etkinin yerini duygusal etkiye bıraktığı veridir ve daha geniş kitlelere pazarlanabilir nitelik taşır. O nedenle medya içeriklerindeki bilginin enformasyon olarak tanımlanması daha anlamlıdır. Çünkü enformasyon, az bilgilendiren ama kolay iletilebilen, bilginin medyatik dile dönüştürülmüş halidir (Rigel, 1991).
Soru 96
Mesajın iknaya yönelik etkisinde kaynağın güvenilirliğini (söyleyen kişinin
inanılırlığını) sorgulayan ve deney yaklaşımını savunan iletişim araştırmacısı aşağıdakilerden hangisidir?
inanılırlığını) sorgulayan ve deney yaklaşımını savunan iletişim araştırmacısı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Lasswell
B
Lazarsfeld
C
Lewin
D
Hovland
E
Schramm
Açıklama:
Deneysel psikolojist Carl Howland, mesajın iknaya yönelik etkisinde kaynağın güvenilirliğini (söyleyen kişinin inanılırlığını) sorgulamıştır.
Soru 97
İletişime ilişkin ilk buluş aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Konuşmanın gücü ve sembolize etme
B
Fonetik alfabenin geliştirilemesi
C
Kağıdın icadı
D
Matbaanın icadı
E
Hareketli baskı tipinin icadı
Açıklama:
Daha ilk insanlar döneminde hırıltılar ve vücut hareketleri iletişimin tek anlamıyken; binlerce yıl sonra insanlık tarihinde ilk iletişim yeniliğinin geliştirilmesi, konuşmanın gücü ve sembolize etme olarak kendisini göstermiştir.
Soru 98
Aşağıda verilen iletişim kuramlarında hangileri son dönemlerdeki gelişmelere karşılık gelmektedir?
Seçenekler
A
Yapısalcı yaklaşım
B
Ekonomi-politik yaklaşım
C
kültürel çalışmalar
D
Değişimci yaklaşım
E
Küreselleşme ve ötesi ekini alan yaklaşımlar
Açıklama:
1990’lı ve 2000’li yıllarda bilgi teknolojilerindeki gelişime bağlı olarak bilgi toplumunun kurulduğu varsayımından hareketle; küreselleşme
ile birlikte “ötesi” (post) ekiyle gelen (post-industrializm: sanayi ötesi, postmodernizm: modernizm ötesi gibi) yaklaşımlar öne çıkmıştır.
ile birlikte “ötesi” (post) ekiyle gelen (post-industrializm: sanayi ötesi, postmodernizm: modernizm ötesi gibi) yaklaşımlar öne çıkmıştır.
Soru 99
Aşağıdakilerden hangisi "İnsan İletişiminin Bilimi" adlı kitabın yazarı Wilbur Schramm'ın iletişim araştırmalarının “kurucu babaları” olarak söz ettiği isimlerden biri değildir?
Seçenekler
A
Harold Lasswell
B
Kurt Lewin
C
Paul Lazarsfeld
D
Marshall McLuhan
E
Carl Howland
Açıklama:
Stanford İletişim Araştırmaları Enstitüsü yöneticisi Wilbur Schramm, 1963’te yayımlanan “The Science of Human Communication (İnsan İletişiminin Bilimi)” adlı kitabında iletişim araştırmalarının “kurucu babalarından” söz eder. Bu dört kişiden ilki siyaset bilimci ve Nazi popagandasının insanlar üzerinde nasıl etkili olduğunu analiz eden Harold Lasswell’dir. Lasswell’in ikinci ünitede ayrıntılarıyla açıklanacak olan ve daha sonra da etkileri hissedilecek olan “kim, kime, hangi kanaldan, hangi etkiyle, ne der” şeklinde özetlenebilecek çizgisel iletişim modeli 1940’lara damgasını vurmuştur. Hitler’in soykırımından kurtulan sosyal psikolojist Kurt Lewin, grup içerisindeki bireyin davranışlarını araştırmıştır. Sosyolog, Colombia Üniversitesi Uygulamalı Sosyal Araştırmalar Bürosunun kurucusu Paul Lazarsfeld, radyo araştırması projesiyle anket ve “fokus” (odak) grup tekniklerini kullanarak yayınların duygusal etkilerini incelemiştir. Deneysel psikolojist Carl Howland, mesajın iknaya yönelik etkisinde kaynağın güvenilirliğini (söyleyen kişinin inanılırlığını) sorgulamıştır. Schramm, çok yönlü bir kişilik olarak 1960’larda kitle iletişimi üzerine ilk doktora programını Iowa Üniversitesi’nde açmış, İletişim Araştırmaları Enstitüsü’nü (İllinois Üniversitesi) kurmuş ve özel üniversitelerin (Stanford Üniversitesi) benzer programlar açmalarını sağlamıştır. Schramm, daha sonraları, pek çok iletişim bilimci açısından alanın kurucuları arasında gösterilmiştir.
Soru 100
Medyayı ideolojik bir güç olarak tanımlayan öncelikli ilgisi, metin-ideoloji ilişkisi üzerinde olan; dilbilim, yapısalcı antropoloji, göstergebilim ve psikanaliz gibi farklı çalışma alanlarının katkılarıyla zenginleşen yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Yapısalcı yaklaşım
B
Postmodernizm
C
İdeolojik yaklaşım
D
Kültürel çalışmalar
E
Ekonomi-politik yaklaşım
Açıklama:
medyayı ideolojik bir güç olarak tanımlayan “yapısalcı yaklaşım”ın öncelikli ilgisi, metin-ideoloji ilişkisi üzerinedir. Dilbilim, yapısalcı antropoloji, göstergebilim ve psikanaliz gibi farklı çalışma alanlarının katkılarıyla zenginleşen yapısalcı yaklaşım, psikanalizin iletişim çalışmalarına uyarlandığı ve metin özne ilişkisinin yoğunlaştığı dönemle gelişim göstermiştir. “
Soru 101
Medyanın ideolojik içeriğinden çok ekonomik yapısı üzerinde odaklanan ve kapitalist üretim dinamiklerini sorgulayan yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Yapısalcı yaklaşım
B
Ekonomi-politik yaklaşım
C
Kültürel çalışmalar
D
Dilbilimsel ve göstergebilimsel yaklaşımlar
E
Eleştirel yaklaşımlar
Açıklama:
“Ekonomi-politik yaklaşım” medyanın ideolojik içeriğinden çok ekonomik yapısı üzerinde odaklanır ve kapitalist üretim dinamiklerini sorgular. Medyanın mülkiyet yapısını vurgulayarak, yine medyanın ekonomik tabanındaki ideolojik bağımlılığına dikkati çeken ekonomi-politik yaklaşım, ekonomik güçlerin etkisi üzerinde durur.
Soru 102
Ekonomik indirgemeciliğe karşı olarak güçlenen medyayı toplumsal rızanın kazanıldığı ya da kaybedildiği bir mücadele alanı olarak tanımlayan yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Yapısalcı yaklaşım
B
Ekonomi-politik yaklaşım
C
Kültürel çalışmalar
D
Dilbilimsel ve göstergebilimsel yaklaşımlar
E
Eleştirel yaklaşımlar
Açıklama:
Ekonomik indirgemeciliğe karşıolarak güçlenen “kültürel çalışmalar”, medyayı toplumsal rızanın kazanıldığı ya da kaybedildiği bir mücadele alanı olarak tanımlar
Soru 103
İletişim araştırmalarında anadamar ve eleştirel araştırma ayrımını kim yapmıştır?
Seçenekler
A
Lasswell
B
Lewin
C
Hall
D
Dennis McQuail
E
White
Açıklama:
Kitle iletişiminin sanıldığı kadar etkili olmadığını ileri süren araştırmalar davranışçı, işlevselci, liberal-çoğulcu olarak değerlendirilmiş ve “başat ya da hakim paradigma” olarak tanımlanmıştır. Bu paradigmanın karşı çıkışına ise “eleştirel paradigma” adı verilmiştir. Hall’ın 1982’de “anadamar” ve “eleştirel” araştırma ayrımı bu tanımların ortaya konulması anlamında önemlidir (Kejanlıoğlu, 2000).
Soru 104
Aşağıdakilerden hangisi Fiske'nin (1996) iletişim araştırmalarına ilişkin yaptığı sınıflamadır?
Seçenekler
A
Etkili, sınırlı düzeyde etkili, uzun vadede etkili araştırmalar
B
Pozitif yaklaşım, yorumsal yaklaşım ve eleştirel gerçekçi yaklaşım
C
Yönetsel araştırmalar ve eleştirel araştırmalar
D
Süreç/etki çalışmaları ile kültürel çalışmalar
E
Anadamar araştırmalar ve eleştirel araştırmalar
Açıklama:
Bu bağlamda Fiske’nin (1996) açıklamasına da değinilebilir. Ona göre literatürdeki iletişim çalışmaları Lazarsfeld’in görüşüne paralel biçimde iki ayrı şekilde tanımlanabilir. Bunlardan ilki “süreç/etki çalışmaları” adıyla anılır ve iletişimi “iletilerin aktarılması” olarak niteler. Kaynak (gönderici) ve alıcıların (hedef) nasıl kodlama yaptığı ve kod açtığı, aktarıcıların iletişim kanallarını ve araçlarını nasıl kullandığı soruları üzerinde durur. Bu bakış açısına göre iletişim “bir insanın diğerinin davranışına veya düşüncelerine etki etmede kullandığı bir süreç” olarak tanımlanır. Eğer etki istenenden değişik ya da daha azsa, ortada iletişimsel bir hatanın olduğu kabul edilerek hatanın nerede meydana geldiğini saptayabilmek için iletişim sürecinin işleyiş aşamaları tek tek incelenir. İletişimi “anlamların üretimi ve değişimi” olarak gören ve “kültürel çalışmalar” adıyla tanımlanan ikinci ekol ise anlamların üretilmesinde metinlerin insanlarla nasıl etkileştiği sorusu üzerinde durarak yanlış anlamların gönderici ile alıcı arasındaki kültürel farklılıklardan kaynaklanabildiği düşüncesini savunur. İnsanın ürettiği her şey anlamına gelen kültür üzerine eğilir. Daha çok semiotik (simgeler ve anlamlar bilimi, göstergebilim) yöntemlerini izler.
Soru 105
Bir olayın düzenli olarak ve birbirini izleyen değişmelerle gelişmesi, başka bir olaya dönüşmesine ne ad verilir?
Seçenekler
A
Süreç
B
İletişim
C
İleti
D
Etkileşim
E
Referans
Açıklama:
Süreç, bir olayın düzenli olarak ve birbirini izleyen değişmelerle gelişmesi, başka bir olaya dönüşmesidir.
Soru 106
Herkes aynı şeyden aynı şekilde etkilenmez, iletişimin etkilerinin insanlar üzerinde yaygınlığı en az olan düzeyi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Farkında olma düzeyi
B
Bilgilenme düzeyi
C
Tutuma dönüştürme düzeyi
D
Davranışa dönüştürme düzeyi
E
Haberdar olma düzeyi
Açıklama:
Ancak herkes aynı şeyden aynı şekilde etkilenmez. Her gazete okuyan ya da televizyon izleyen aynı şeyi düşünmez ve aynı şekilde davranmaz. Buna göre iletişimin etkileri en yaygın şekilde “farkında olma” düzeyinde, daha az olarak “bilgilenme” düzeyinde, daha az olarak tutumlarda ve daha da az düzeyde davranışlarda görülür. Bu ifadeyi Şekil 1.4’de görsel olarak daha anlaşılır hale getirebiliriz. Şekli açıklamak üzere bir örnek verilecek olursa; Etiyopya’da yaşanan açlık konusunda bir haber yayınlandığında pek çok insanın dikkati orada yaşanan açlık konusuna çekilmiş olur. Artık insanlar bu konudan haberdar hale gelir. Bir kısım insanlar bu konuda daha fazla bilgi talebinde bulunur ve duyarlı bir şekilde bilgi sahibi olurlar. Daha sonra bu konuya karşı insanların belli bir kısmının tutum geliştirdiği görülür. Ancak bu tutumların her zaman davranışa dönüşmediği de gözlemlenir. Etiyopya’daki açlık için gerçekleştirilen yardım faaliyetlerine katılım çeşitli biçimlerde farklılık gösterir. Pek çok insan Etiyopya’daki açlığı gözleriyle görmediği halde okuduğu, dinlediği ya da izlediği haberlerle bilir ama oradaki dram karşısında harekete geçen kişi sayısı “bilen” insan sayısı kadar değildir. Dolayısıyla davranış değişikliği en son aşamada ve çoğunlukla daha az bir kesim üzerinde kendisini gösterir. Aynen akşam televizyonda reklamı izlenen her ürünün ertesi sabah bütün izleyenler tarafından satın alınmadığı gibi...
Soru 107
Bilim ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Seçenekler
A
Bilim birikimlidir, belli bir birikimin sonucudur.
B
Bilim sistemlidir, bir bütünlük içinde açıklar.
C
Bilim geneli değil, tek tek olayları açıklar.
D
Bilim olgusaldır, herkesçe gözlenebilir.
E
Bilim akılcıdır, açıklamaları akla uygundur.
Açıklama:
Bilim tek tek olayları açıklamaz, geneli ve bütünü ele alarak açıklamalar yapar.
Bilim geneli değil, tek tek olayları açıklar.
Bilim geneli değil, tek tek olayları açıklar.
Soru 108
X=Y ise, Y=Z ise, X=Z’dir ifadesi aşağıdakilerden hangisi ile açıklanabilir?
Seçenekler
A
Anlam
B
Tümdengelim
C
Etki
D
Tümevarım
E
Sonuç
Açıklama:
Tümdengelim, bütünden parçalara gitme işlemidir.
Soru 109
Aşağıdakilerden hangisi bireylerarası ilişkilerin en temel aracı olarak tanımlanabilir?
Seçenekler
A
İletişim
B
Araştırma
C
Sorgulama
D
Yakınlaşma
E
Tanıma
Açıklama:
İletişim, bireylerarası ilişkiler için temel bir araçtır. Bilinen, duyulan ve yapılanlar iletişim tavrıyla belirlenir.
Soru 110
Aşağıdakilerden hangisi, insanların bir arada toplanmasına yani toplumların oluşmasına neden olan insan yetisini ifade eder?
Seçenekler
A
Simge üretme ve kullanma
B
Fonotik alfabe icat etme
C
Araştırma ve keşfetme
D
Çözümleme ve karar verme
E
Konuşma ve sembolize etme
Açıklama:
Konuşma ve sembolize etme yetisi, insanların birarada toplanmasına yani toplumların oluşmasına neden olmuştur.
Soru 111
Wilbur Schramm’a göre aşağıdakilerden hangisi iletişim araştırmalarının “kurucu babalarından” biri değildir?
Seçenekler
A
Lasswell
B
Lewin
C
Lazarsfeld
D
Higgins
E
Howland
Açıklama:
Wilbur Schramm'a göre iletişim araştırmalarının kurucu babası sayılabilecek 4 araştırmacı vardır. Bunlar; Lasswell, Lewin, Lasarsfeld ve Howland'dır.
Higgins
Higgins
Soru 112
İletişim araştırmalarının sınıflandırılmasındaki “yönetsel araştırma” ve “eleştirel araştırma” ayrımı aşağıdaki isimlerden hangisine aittir?
Seçenekler
A
Higgins
B
Lasswell
C
Lewin
D
Lazarsfeld
E
Howland
Açıklama:
Lazarsfeld, araştırmaları sınıflandırıken “yönetsel araştırma” ve “eleştirel araştırma” ayrımında bulunur.
Soru 113
İletiyi taşıyan sinyaller kaynaktan hedef kişi ya da kitleye aşağıdakilerden hangisi aracılığıyla iletilir?
Seçenekler
A
Mesaj
B
Ortam
C
Kod
D
Geribildirim
E
Kanal
Açıklama:
İletiler, kaynaktan alıcıya kanal aracılığıyla aktarılır.
Soru 114
Aşağıdakilerden hangisi etki araştırmalarının tarihsel gelişimine ilişkin dönemlerden birisidir?
Seçenekler
A
Sınırlı etkiler dönemi
B
Propaganda etkisi dönemi
C
Enformasyon etkisi dönemi
D
Kitle etkileri dönemi
E
Gerçek etki dönemi
Açıklama:
Sınırlı etkiler dönemi, kitle iletişim araştırmalarının tarihsel gelişim dönemlerinden biridir.
Soru 115
Aşağıdakilerden hangisi anlam-niyet odaklı çalışmalar için doğru bir ifadedir?
Seçenekler
A
İletişim mesajın insanlar üzerindeki etkileri bağlamında tanımlanır.
B
İletişim anlamın üretilmesi ve değişimi süreci ile açıklanır.
C
Önemli olan iletişimin nasıl işlediği ve nasıl daha verimli olabileceğidir.
D
Anlamın oluşturulmasından daha çok süreç önemlidir.
E
Kitle iletişimi aracının kendisi çalışmaların merkezindedir .
Açıklama:
Anlam-niyet odaklı çalışmalarda, iletişim anlamın üretilmesi ve değişimi süreci olarak değerlendirilir.
İletişim anlamın üretilmesi ve değişimi süreci ile açıklanır.
İletişim anlamın üretilmesi ve değişimi süreci ile açıklanır.
Soru 116
Erdoğan ve Alemdar’a göre, yakın dönemde dikkat çeken gelişmeleri aşağıdakilerden hangisi en iyi tanımlar?
Seçenekler
A
Kitle iletişim araçlarının sınırlı etkilerine yönelik çalışmalar artmıştır.
B
Medyanın pasif hedef kitlenin aktif olduğu görüşü hakimdir.
C
Küreselleşme ve “ötesi” ekiyle gelen kavramlar ön plana çıkar.
D
İçerik kanaldan daha önemlidir görüşü hakimdir.
E
Anlaşmazlık ve tartışma alanları daha çok incelenmiştir.
Açıklama:
Erdoğan ve Alemdar, küreselleşme ve “ötesi” ekiyle gelen kavramların, yakın dönemde dikkat çeken gelişmeler olduğunu ifade eder.
Küreselleşme ve “ötesi” ekiyle gelen kavramlar ön plana çıkar.
Küreselleşme ve “ötesi” ekiyle gelen kavramlar ön plana çıkar.
Soru 117
Bir ildeki ortaöğretim okullarının müdürlerini motive eden unsurların ortaya konması amacıyla 30 müdür ile gerçekleştirilen yarı yapılandırılmış görüşmeler sonucunda içerik analizi ile bulguların ortaya konması aşağıdaki hangi araştırma yaklaşımının kullanıldığını gösterir?
Seçenekler
A
Nitel araştırma
B
Nicel araştırma
C
Pozitif araştırma
D
Karma araştırma
E
Deneysel araştırma
Açıklama:
Bilimsel Araştırma ve İletişim Kuramları
Nitel araştırma insan ve grup davranışlarının neden ve nasıl sorularını yanıtlamaya yönelik araştırmalardır denilebilir. Bu çalışmalarda kişilerin kanaatleri, tecrübeleri, algıları ve duyguları gibi öznel verilerle meşgul olunur; toplumsal olaylar doğal ortamı ve doğal oluşumu içinde tanımlanır. Daha çok saha çalışması, doğal çalışma ya da etnografı gibi veri toplama tekniklerini kullanır. Başlıca yöntemler görüşme, gözlem, arşiv taraması / iz sürme çalışmaları, paydaş̧ analizi, örnek olay/ vaka analizi yöntemi ve odak grup yöntemleridir. Veri kayıt teknikleri not alma, fotoğraf, ses ve video kayıtlarıdır.
Nitel araştırma insan ve grup davranışlarının neden ve nasıl sorularını yanıtlamaya yönelik araştırmalardır denilebilir. Bu çalışmalarda kişilerin kanaatleri, tecrübeleri, algıları ve duyguları gibi öznel verilerle meşgul olunur; toplumsal olaylar doğal ortamı ve doğal oluşumu içinde tanımlanır. Daha çok saha çalışması, doğal çalışma ya da etnografı gibi veri toplama tekniklerini kullanır. Başlıca yöntemler görüşme, gözlem, arşiv taraması / iz sürme çalışmaları, paydaş̧ analizi, örnek olay/ vaka analizi yöntemi ve odak grup yöntemleridir. Veri kayıt teknikleri not alma, fotoğraf, ses ve video kayıtlarıdır.
Soru 118
İletişimin var olan çok sayıda tanımı içerisinde “iki kişinin birbirini anlaması, insanının karşısındakine kendisini anlatabilmesi” şeklinde yapılan tanımı aşağıdaki hangi anlamıyla eşleşir?
Seçenekler
A
Simge, konuşma dili
B
Anlama, mesajın alınması
C
Karşılıklı etkileşim, ilişki
D
Aktarım, değişim
E
Bağlama, birleştirme
Açıklama:
İletişim Kavramı ve Anlamı
Yaşamın bütün alanlarını sardığı belirtilen iletişim olgusu pek çok bilim dalının ilgi alanına girmekle birlikte zengin bir anlam hazinesine de kavuşmuştur. Bu nedenle iletişimle ilgilenenlerin sayısını bir kaç kalemde toparlamak ve iletişim kavramının tanımını sınırlandırmak güçtür. Sistematik bir açıklamayla Merten’e göre iletişimin 160’ın üzerinde tanımlanma şekli mevcuttur. Yazılı kaynakların taranması yöntemiyle yapılan bir başka araştırmada, sözcüğün 4560 kullanımı derlenmiş̧ ve daha sonra 15 ayrı anlam üzerinde uzlaşma sağlanmıştır. İki kişinin birbirini anlaması, insanının karşısındakine kendisini anlatabilmesi şeklinde yapılan tanım, iletişimin karşılıklı etkileşim, ilişki anlamında açıklanır.
Yaşamın bütün alanlarını sardığı belirtilen iletişim olgusu pek çok bilim dalının ilgi alanına girmekle birlikte zengin bir anlam hazinesine de kavuşmuştur. Bu nedenle iletişimle ilgilenenlerin sayısını bir kaç kalemde toparlamak ve iletişim kavramının tanımını sınırlandırmak güçtür. Sistematik bir açıklamayla Merten’e göre iletişimin 160’ın üzerinde tanımlanma şekli mevcuttur. Yazılı kaynakların taranması yöntemiyle yapılan bir başka araştırmada, sözcüğün 4560 kullanımı derlenmiş̧ ve daha sonra 15 ayrı anlam üzerinde uzlaşma sağlanmıştır. İki kişinin birbirini anlaması, insanının karşısındakine kendisini anlatabilmesi şeklinde yapılan tanım, iletişimin karşılıklı etkileşim, ilişki anlamında açıklanır.
Soru 119
İletişim bilimlerinin doğuşu hangi gelişmeyle aynı dönemdedir?
Seçenekler
A
Matbaanın bulunması
B
Radyo ve televizyonun yaygınlaşması
C
Telgrafla iletişim kurulması
D
Fonetik alfabenin gelişmesi
E
Elektronik bilgisayarın kullanımı
Açıklama:
İletişim Tarihi
1900’lerin başında radyo, 1930’ların başında televizyon elektronik eşya olarak satılmaya ve yaygınlaşmaya başlamıştır. Birinci Dünya Savaşı (1914-1918) radyonun, İkinci Dünya Savaşı (1939-1945) televizyonun popülerliğini artırmıştır. İletişim biliminin doğumu da bu yıllara; 1900’lerin başlarına rastlar.
1900’lerin başında radyo, 1930’ların başında televizyon elektronik eşya olarak satılmaya ve yaygınlaşmaya başlamıştır. Birinci Dünya Savaşı (1914-1918) radyonun, İkinci Dünya Savaşı (1939-1945) televizyonun popülerliğini artırmıştır. İletişim biliminin doğumu da bu yıllara; 1900’lerin başlarına rastlar.
Soru 120
1910-1940’lı yıllara damgasını vuran Chicago okulunun temel kavramlarından olan ve gönderici, mesaj, alıcı modeline dayanan ve iletişimi bir süreç olarak tanımlayan modellerle birlikte insan ilişkilerinin adet edinilmiş karakterine eğilen yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İnsan iletişimi
B
İnanırlık
C
Çizgisel iletişim
D
Deneysel iletişim
E
Simgesel etkileşimcilik
Açıklama:
İletişim Araştırmaları
Gönderici, mesaj, alıcı modeline dayanan ve iletişimi bir “süreç” olarak tanımlayan modellerle birlikte insan ilişkilerinin adet edinilmiş̧ karakterine eğilen simgesel etkileşim yaklaşımı; iletişimin gerçeğin üretildiği, tutulduğu, tamir edildiği ve dönüştürüldüğü sembolsel süreci konu almıştır. ABD’de iletişim çalışmalarının başlangıcında 1910-1940’lı yıllara damgasını vuran Chicago Okulu’nun temel kavramlarından biri olan “simgesel etkileşimcilik” aynı zamanda okulun adı olarak da kullanılmıştır. Simgesel etkileşimcilik, insanların simgeler; yani dil ve diğer sistemler yoluyla birbirlerini etkilemesi ve bireylerin ortak bir anlayışa ulaşması sürecini ifade eder. Onlara göre iletişim, sürekliliği olan ve içinde kültürün inşa edildiği simgesel bir süreçtir.
Gönderici, mesaj, alıcı modeline dayanan ve iletişimi bir “süreç” olarak tanımlayan modellerle birlikte insan ilişkilerinin adet edinilmiş̧ karakterine eğilen simgesel etkileşim yaklaşımı; iletişimin gerçeğin üretildiği, tutulduğu, tamir edildiği ve dönüştürüldüğü sembolsel süreci konu almıştır. ABD’de iletişim çalışmalarının başlangıcında 1910-1940’lı yıllara damgasını vuran Chicago Okulu’nun temel kavramlarından biri olan “simgesel etkileşimcilik” aynı zamanda okulun adı olarak da kullanılmıştır. Simgesel etkileşimcilik, insanların simgeler; yani dil ve diğer sistemler yoluyla birbirlerini etkilemesi ve bireylerin ortak bir anlayışa ulaşması sürecini ifade eder. Onlara göre iletişim, sürekliliği olan ve içinde kültürün inşa edildiği simgesel bir süreçtir.
Soru 121
İletişim araştırmaları tarihine 1900’erin başından itibaren bir nehrin akışı gibi bakıldığında, nehrin bir yanını bilimsel bakış açısı oluştururken değer yanını aşağıdakilerden hangisinin oluşturduğu söylenebilir?
Seçenekler
A
Deneysel çalışmalar
B
Evrensel model arayışları
C
Etki çalışmaları
D
İnsancıl bakış açısı
E
Kurucu çalışmalar
Açıklama:
İletişim Araştırmaları Tarihi
Em Griffin’in bu çizimi; retorik çalışmalarıyla bağlantılı olarak iletişim araştırmalarının gelişimini ortaya koymakta ve iletişim araştırmaları nehrinin nasıl geliştiğini tanımlamaktadır. Şekilde erken dönem retorik çalışmalarının tarihi 1900’lere dayanır. 1960-1970’li yıllar toplumsal hareketlerin yoğun yaşandığı yıllardır ve bu eleştirel hareketlerin ardından yeni retorik çalışmaları başlar. Aynı yönde eleştirel iletiştim kuramlarının geliştiği görülür. Nehrin diğer yanında ise 1930’lardan başlatılan iletişim çalışmalarının ardından kurucu babaların çalışmaları dikkati çeker. Daha sonra deneysel çalışmalar ve model geliştirme çalışmaları öne çıkar.
Em Griffin’in bu çizimi; retorik çalışmalarıyla bağlantılı olarak iletişim araştırmalarının gelişimini ortaya koymakta ve iletişim araştırmaları nehrinin nasıl geliştiğini tanımlamaktadır. Şekilde erken dönem retorik çalışmalarının tarihi 1900’lere dayanır. 1960-1970’li yıllar toplumsal hareketlerin yoğun yaşandığı yıllardır ve bu eleştirel hareketlerin ardından yeni retorik çalışmaları başlar. Aynı yönde eleştirel iletiştim kuramlarının geliştiği görülür. Nehrin diğer yanında ise 1930’lardan başlatılan iletişim çalışmalarının ardından kurucu babaların çalışmaları dikkati çeker. Daha sonra deneysel çalışmalar ve model geliştirme çalışmaları öne çıkar.Soru 122
İletişimin bir bilim dalı olarak gelişiminde kitle iletişiminin sanıldığı kadar etkili olmadığını ileri süren davranışçı, işlevselci, liberal-çoğulcu olarak değerlendirilen ve başat yada hakim paradigmanın karşısına konulan görüş aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Eleştirel paradigma
B
Etki yaklaşımı
C
Küçük grup yaklaşımı
D
Siyasal yaklaşım
E
Yönetsel araştırma
Açıklama:
Kitle iletişiminin sanıldığı kadar etkili olmadığını ileri süren davranışçı, işlevselci, liberal-çoğulcu olarak değerlendirilen ve başat yada hakim paradigma olarak tanımlanmıştır. Bu paradigmanın karsı çıkışına ise “eleştirel paradigma” adı verilmiştir.
Soru 123
İletişim çalışmalarını sınıflandırma çabalarında insancıl bakış açısına göre iletişim nasıl tanımlanmaktadır?
Seçenekler
A
Bilginin iletilmesi ve alınması
B
Anlamın üretilmesi
C
Anlam yaratmak için mesajların yönetimi
D
Kitlesel etkinin sağlanması
E
Sürecin etki temelinde yönetilmesi
Açıklama:
İletişim Araştırmalarının Sınıflandırılması
İletişimi tanımlamanın güçlüğü hatırlanacak olursa, iletişim çalışmalarını sınıflandırmanın da bir o kadar zor olduğu söylenebilir. Ancak yine de konuyu özetlemek, daha anlaşılır hale getirmek ve genel bir bakış̧ açısı kazandırmak adına Griffin’in iletişim kuramları kitabındaki oldukça basit sayılabilecek tanımlamaya dikkat çekilebilir. Mühendis Claude Shannon’un dediği gibi iletişimi “bilginin iletilmesi ve alınması” şeklinde tanımlamak mümkündür. İnsancıl bakış̧ açısıyla Felsefeci I. A. Richards ise iletişimi “anlamın üretilmesi” şeklinde yorumlamak da mümkündür. Griffin ise iki yaklaşımı da bir araya getirmeye çalışan ve son dönemde gündeme gelmiş olan Lawrence, Frey, Carl Botan, Paul Friedman ve Gary Kreps’in tanımına dikkati çeker: “İletişim, anlam yaratmak için mesajların yönetimidir.”
İletişimi tanımlamanın güçlüğü hatırlanacak olursa, iletişim çalışmalarını sınıflandırmanın da bir o kadar zor olduğu söylenebilir. Ancak yine de konuyu özetlemek, daha anlaşılır hale getirmek ve genel bir bakış̧ açısı kazandırmak adına Griffin’in iletişim kuramları kitabındaki oldukça basit sayılabilecek tanımlamaya dikkat çekilebilir. Mühendis Claude Shannon’un dediği gibi iletişimi “bilginin iletilmesi ve alınması” şeklinde tanımlamak mümkündür. İnsancıl bakış̧ açısıyla Felsefeci I. A. Richards ise iletişimi “anlamın üretilmesi” şeklinde yorumlamak da mümkündür. Griffin ise iki yaklaşımı da bir araya getirmeye çalışan ve son dönemde gündeme gelmiş olan Lawrence, Frey, Carl Botan, Paul Friedman ve Gary Kreps’in tanımına dikkati çeker: “İletişim, anlam yaratmak için mesajların yönetimidir.”
Soru 124
İletişimi bir model çerçevesinde formüle etmeyi amaçlayan ilk çabaların sonucu ortaya atılan fikirlerde aşağıdakilerden hangisi iletişim sürecinin öğeleri arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Kaynak
B
İleti
C
Kanal
D
Alıcı
E
Gürültü
Açıklama:
Etki-Süreç Odaklı Çalışmaların Temel Kavramları
İletişimi bir model çerçevesinde formüle etmeyi amaçlayan ilk çabaların sonucu ortaya atılan fikirlerde iletişim sürecinin kaynak, ileti, kanal ve alıcıdan oluşan dört temel öğesi yer almıştır. Ancak 1950’li yıllarda hız kazanan iletişim araştırmaları, doğrusal olmayan iletişim sürecini ortaya çıkarmış̧ ve iletişim sürecinin ögeleri arasına geribildirim ya da geri beslemeyi de eklemiştir. Alıcının seçici davranması, iletiyi yorumlaması ve ileti çıkarımlarda bulunması sürecinin sağlıklı çalışabilmesini engelleyen gürültü ögesi yine aynı yıllarda hız kazanan iletişim araştırmaları sonucunda iletişim süreci ögeleri arasına katılmıştır. Daha sonraları iletişim sürecini etkilediği belirtilen ve çeşitli kaynaklarda farklı farklı tanımlar getirilen pek çok öge daha iletişim modeline eklenmiştir. Ayrıca bu sürecin çevresel ya da dış unsurlardan da etkilendiği ifade edilmiştir. Bunun için gürültü, toplayıcı yankı, ortam, seçici algı, zaman unsuru ya da iletişim stüasyonu gibi kavramlarla sürece etkide bulunan çeşitli unsurlar açıklanmıştır.
İletişimi bir model çerçevesinde formüle etmeyi amaçlayan ilk çabaların sonucu ortaya atılan fikirlerde iletişim sürecinin kaynak, ileti, kanal ve alıcıdan oluşan dört temel öğesi yer almıştır. Ancak 1950’li yıllarda hız kazanan iletişim araştırmaları, doğrusal olmayan iletişim sürecini ortaya çıkarmış̧ ve iletişim sürecinin ögeleri arasına geribildirim ya da geri beslemeyi de eklemiştir. Alıcının seçici davranması, iletiyi yorumlaması ve ileti çıkarımlarda bulunması sürecinin sağlıklı çalışabilmesini engelleyen gürültü ögesi yine aynı yıllarda hız kazanan iletişim araştırmaları sonucunda iletişim süreci ögeleri arasına katılmıştır. Daha sonraları iletişim sürecini etkilediği belirtilen ve çeşitli kaynaklarda farklı farklı tanımlar getirilen pek çok öge daha iletişim modeline eklenmiştir. Ayrıca bu sürecin çevresel ya da dış unsurlardan da etkilendiği ifade edilmiştir. Bunun için gürültü, toplayıcı yankı, ortam, seçici algı, zaman unsuru ya da iletişim stüasyonu gibi kavramlarla sürece etkide bulunan çeşitli unsurlar açıklanmıştır.
Soru 125
Aşağıdakilerden hangisi iletişim olgusuna yaklaşımın etki odaklı yaklaşımlardan farklı olarak iletinin bir dizi basamak ya da aşamayı geçerek oluştuğunu kabul etmeyen, daha çok iletinin bir şeyi anlamlandırmasını mümkün kılan yapılandırılmış bir ilişki dizisinin çözümlenmesi üzerinde yoğunlaşan yaklaşımdır?
Seçenekler
A
Sonuç odaklı yaklaşım
B
Geniş ortamlı çalışmalar
C
Anlam-niyet odaklı çalışmalar
D
Kullanımlar ve doyumlar yaklaşımı
E
İki aşamalı akış yaklaşımı
Açıklama:
Anlam Niyet Odaklı Çalışmaların Temel Kavramları
Anlam odaklı yaklaşımlarda iletişim olgusuna yaklaşım, etki odaklı yaklaşımlardan farklıdır. Eleştirel açıklamalar, öncelikle, doğrusal iletişim modellerine benzemediğinden ileti akışını gösteren modelleri, işleyişin ögelerini ve onlar arasındaki okları içermezler. Yapısal modellerdir ve içerdikleri her türlü ok, anlamların yaratılmasında yer alan ögelerin arasındaki ilişkileri gösterir. Eleştirel yaklaşımlar iletinin bir dizi basamak ya da aşamayı geçerek oluştuğunu varsaymazlar. Daha çok iletinin bir şeyi anlamlandırmasını mümkün kılan yapılandırılmış bir ilişki dizisinin çözümlenmesi üzerinde yoğunlaşırlar.
Anlam odaklı yaklaşımlarda iletişim olgusuna yaklaşım, etki odaklı yaklaşımlardan farklıdır. Eleştirel açıklamalar, öncelikle, doğrusal iletişim modellerine benzemediğinden ileti akışını gösteren modelleri, işleyişin ögelerini ve onlar arasındaki okları içermezler. Yapısal modellerdir ve içerdikleri her türlü ok, anlamların yaratılmasında yer alan ögelerin arasındaki ilişkileri gösterir. Eleştirel yaklaşımlar iletinin bir dizi basamak ya da aşamayı geçerek oluştuğunu varsaymazlar. Daha çok iletinin bir şeyi anlamlandırmasını mümkün kılan yapılandırılmış bir ilişki dizisinin çözümlenmesi üzerinde yoğunlaşırlar.
Soru 126
Yakın dönemde özellikle 1990-2000’li yıllardan itibaren kitle iletişiminde yaygınlaşan yaklaşım aşağıdakilerden hangisi olmuştur?
Seçenekler
A
Ötesi eki alan yaklaşımlar moda olmuştur
B
Marksist siyasal ekonomik görüşler yeniden önem kazanmıştır
C
Tarihsel materyalizm kökenli yaklaşımlar merkeze alınmıştır
D
Eleştirel okullar ön plana çıkmıştır
E
Frankfurt okulu geleneği baskın hale gelmiştir
Açıklama:
Yakın Dönemde Dikkati Çeken Gelişmeler
1990’lı ve 2000’li yıllarda bilgi teknolojilerindeki gelişime bağlı olarak bilgi toplumunun kurulduğu varsayımından hareketle; küreselleşme ile birlikte “ötesi” (post) ekiyle gelen (post-industrializm: sanayi ötesi, post- modernizm: modernizm ötesi gibi) yaklaşımlar öne çıkmıştır. Bu yıllarda kitle iletişiminde yeni kuramlar ortaya atılmasa da Marksizm-ötesi, pozitivizm-ötesi, yapısalcılık-ötesi gibi “ötesi” eki alan yaklaşımlar “moda” haline gelmiştir. Marksist siyasal ekonomi ve tarihsel materyalizm kökenli yaklaşımlar çok daha marjinal bir duruma düşmüş̧, eleştirel okul ve Frankfurt Okulu geleneği ortadan kalkmıştır. Bunların yerini, onları reddeden ve Marksist kavramları kullanmayan ya da farklı bir biçimde kullanan sömürgecilik-ötesi, post-Althusserci, post-emperyalist “post-eleştirel” yaklaşımlar almıştır.
1990’lı ve 2000’li yıllarda bilgi teknolojilerindeki gelişime bağlı olarak bilgi toplumunun kurulduğu varsayımından hareketle; küreselleşme ile birlikte “ötesi” (post) ekiyle gelen (post-industrializm: sanayi ötesi, post- modernizm: modernizm ötesi gibi) yaklaşımlar öne çıkmıştır. Bu yıllarda kitle iletişiminde yeni kuramlar ortaya atılmasa da Marksizm-ötesi, pozitivizm-ötesi, yapısalcılık-ötesi gibi “ötesi” eki alan yaklaşımlar “moda” haline gelmiştir. Marksist siyasal ekonomi ve tarihsel materyalizm kökenli yaklaşımlar çok daha marjinal bir duruma düşmüş̧, eleştirel okul ve Frankfurt Okulu geleneği ortadan kalkmıştır. Bunların yerini, onları reddeden ve Marksist kavramları kullanmayan ya da farklı bir biçimde kullanan sömürgecilik-ötesi, post-Althusserci, post-emperyalist “post-eleştirel” yaklaşımlar almıştır.
Ünite 2
Soru 1
Endüstri devrimi sonrasında artan kentleşme ve iletişim araçlarının yaygın kullanımı nedeniyle ulaşılan yeni toplum yapısı ................ diye adlandırılır.
Yukarıda boş bıraklılan yere aşağıdaki ifadelerden hangisi gelmelidir?
Yukarıda boş bıraklılan yere aşağıdaki ifadelerden hangisi gelmelidir?
Seçenekler
A
İdeoloji Toplumu
B
Yenilik Toplumu
C
Kent Toplumu
D
Kitle Toplumu
E
Çevre Toplumu
Açıklama:
Kitle toplumu, kapitalizmin bir ürünüdür; sanayileşme, modernleşme ve kentleşme süreçlerinin bir sonucudur. Kitle toplumu; geniş ölçekli sanayileşmeyi, işbölümünde gelişkin uzmanlaşmayı ve bürokrasinin gelişimini, kentlerin ve kent nüfusunun hızlı artışını içerir. Bu süreçler sonucunda bireyler birbirlerinden yalıtılmıştır. Ancak kitle toplumu, yaşam tarzı itibariyle birbirlerine benzer insanların oluşturduğu bir toplumdur. Kitle toplumunda iletişim önemli oranda iletişim araçları aracılığıyla gerçekleştirilir.
Soru 2
20. yüzyılda yeni fikirlerin, imgelerin ve tüketim kalıplarının kendini göstermesiyle birlikte yerel ve bölgesel olan pek çok inanç, değer ve günlük yaşam alışkanlıkları ve uygulamaları da dayanaklarını yitirir. Kitle iletişim araçları da bu sürecin kaçınılmaz bir parçasıdır.
Aşağıdakilerden hangisi kitle toplumu ve iletişim araçları arasındaki etkileşime bir örnek olarak gösterilemez.
Aşağıdakilerden hangisi kitle toplumu ve iletişim araçları arasındaki etkileşime bir örnek olarak gösterilemez.
Seçenekler
A
Telefon ve telgraf sayesinde 19. yüzyılda uzak mesafelerle haber, bilgi ve enformasyon alma ve gönderme olanağının tüm dünyada iletişim alanını genişletmesi
B
Haber üretimi ve dağıtımının yeni bir format kazanması; popüler eğlence türlerinde artışın görülmesi ve yaygın bir tüketici kitlesi tarafından takip edilmeye başlanması
C
Şehirlerde toplu taşıma sistemlerinin gelişiminin gazetelerin yaygınlaşmasına ve okuma alışkanlığının yerleşmesine olumlu etkileri olması
D
Radyonun icadı ile insanların günlük yaşamını ve rutinini ortaklaştıran eğlence ve haber programlarının geniş kitlelere ulaşması
E
17. ve 18. yüzyılda ulaşım altyapısının gelişmesi ve makineleşmenin gelişmesiyle insanların boş zaman elde edebilmesi
Açıklama:
Ulaşım altyapısının gelişmesi kitle toplumu ve iletişim araçları arasındaki etkileşime katkıda bulunabilirken burada yanlış olan bilgi ulaşım altyapısının "17. ve 18. yüzyılda gelişmesi" ibaresidir. 19. yüzyıl sonları ve 20. yüzyıl başları; ulaşım araçları olarak bisiklet, otomobil ve uçağın önemli gelişme gösterdiği dönemdir. Bu dönem ayrıca köprüler, kanallar ve tüneller gibi büyük kamusal çalışmaların da dönemidir. Şehirlerin elektriklendirilmesi ile birlikte demiryolu ulaşımı devreye girer. Tramvay ve metro hatları da dünyanın başlıca şehirlerinde temel toplu taşıma sistemleri olarak kullanılmaya başlanır. Ulaşımdaki alt yapı iyileştirmeleri işçilerin çalıştıkları yerlerden daha uzak mesafelerde yaşamalarına olanak sağlar ve şehirleşmenin artmasını teşvik eder.
Soru 3
ABD’de ortaya çıkıp dünyanın her yerine yayılan “ana akım” iletişim kuramlarının dayandığı temel felsefesi nedir?
Seçenekler
A
Varolan sistemin; yani liberalizmin sorunlu işleyen yönlerinin uyarılması, tamir edilmesi ve devamlılığı felsefesi
B
Varolan ekonomik sistemin iletişi araçları ile değişiştirilebilirliği felsefesi
C
Kitle iletişim araçlarının toplum üzerinde sınırlı etkileri olduğu felsefesi
D
Varolan toplumsal yapıyı ve değiştirme ve yenileme felsefesi
E
Sanayileşmiş ülkelerin seçecekleri en iyi yolun sosyalist ekonomik ve siyasal sistem olduğu felsefesi
Açıklama:
ABD’de ortaya çıkıp dünyanın her yerine yayılan “ana akım” iletişim kuramları, varolan sistemin; yani liberalizmin sorunlu işleyen yönlerinin uyarılması, tamir edilmesi ve devamlılığı genel felsefesine dayanır. Pozitivizmi ve amprizimi (deneycilik) temel alır. Bilgiyi ve sermaye birikimini yatırım, üretim toplumsal büyüme ve gelişme amaçlı olarak kullanır.
Soru 4
Kitle toplumunda bireylerin medya mesajları karşısında hayli savunmasız olacağı ön kabulüne dayanan ilk iletişim araştırmalarına verilen ad nedir?
Seçenekler
A
Sınırsız etki
B
İdeolojik şırınga
C
Sihirli mermi
D
Güçlü kaynak
E
Eleştirel yaklaşım
Açıklama:
Kitle toplumunda bireylerin medya mesajları karşısında hayli savunmasız olacağı ön kabulüyle ilk iletişim araştırmalarına “Sihirli Mermi”, “Derialtı İğne” ya da “Hipodermik Şırınga” gibi “güçlü etki” yapma potansiyelini çağrıştıran metaforik (çağrışıma dayalı) adlar kullanılır. Bunlar daha çok sistemli bir kurama dönüşmeyen dağınık çalışmalardır.
Soru 5
...........; bireyin kendine ya da çevresindeki herhangi bir nesne, toplumsal konu ya da olaya yönelik deneyim, bilgi, duygu ve güdülerine dayanarak örgütlediği zihinsel, duyusal ve davranışsal bir tepkinin ön eğilimidir.
Yukarıda boş bırakılan yere aşağıdaki ifadelerden hangisi gelmelidir.
Yukarıda boş bırakılan yere aşağıdaki ifadelerden hangisi gelmelidir.
Seçenekler
A
Algı
B
Tutum
C
Etkileşim
D
Değişim
E
Eylem
Açıklama:
Tutum; bireyin kendine ya da çevresindeki herhangi bir nesne, toplumsal konu ya da olaya yönelik deneyim, bilgi, duygu ve güdülerine dayanarak örgütlediği zihinsel, duyusal ve davranışsal bir tepkinin ön eğilimidir. Burada söz konusu olan toplumsal bir konu, bir birey, bir nesne ya da bireyin yarattığı herhangi bir şey de olabilir. Konumuz açısından önem taşıyan nokta; bireyin sahip olduğu deneyimlerini, bilgi birikimini, duygularını ve güdülerini nasıl bir örgütlenme içerisinde birbiriyle ilişkilendirdiğidir.
Soru 6
Medyanın insanlar üzerindeki etkilerine kafa yoran ilk iletişim araştırmaları, medya mesajlarının insanların tutumlarını istendik yönde etkileme ve yönlendirmede hayli güçlü etkilere sahip olduğu şeklinde abartılı bir ön kabule sahiptir.
Aşağıdakilerden hangisi ilk dönem iletişim modellerinin özelliklerinden biri değilidir?
Aşağıdakilerden hangisi ilk dönem iletişim modellerinin özelliklerinden biri değilidir?
Seçenekler
A
Düz, çizgisel ve tek yönlü bir enformasyon akışının olması
B
Kitle iletişim araçlarının kısa süre içerisinde ve doğrudan etkileme potansiyelinin olması
C
Kitlelerin kaynaktan gelen mesajları süzerek bir geri dönüşte bulunması ve iletişim sürecine aktif olarak katılması
D
Propaganda ve ikna çalışmalarında kitle iletişim araçlarının en belirleyici öğe olarak kabül edilmesi
E
Kitlelerin, Kitle iletişim araçları ile siyasal iktidarlar tarafından istendik yönde tutum değişiliğine götürülebilmesi
Açıklama:
Medyanın insanlar üzerindeki etkilerine kafa yoran ilk iletişim araştırmaları, medya mesajlarının insanların tutumlarını istendik yönde etkileme ve yönlendirmede hayli güçlü etkilere sahip olduğu şeklinde abartılı bir ön kabule sahiptir. Bu yaklaşım medyanın etki gücünden de bir korku duyulması ya da tedirgin olunması gerektiğine işaret eder. Medyanın sınırsız derecede etkileme gücünden kuşku duymayan Sihirli Mermi Kuramına göre, medyanın bu kadar güçlü bir etkileme ve yönlendirme potansiyeline sahip olması, onu tüketenlerin yeni ekonomik ilişkiler içerisinde, şehir ortamında bir kitle toplumunda yaşamaları ve medya mesajlarının tüketiminde hayli savunmasız kalmasıyla açıklanır.
Soru 7
"İletişim sürecini anlamaya çalışanlar sadece sosyal bilimciler değildir. Politikacılar, Amerikan ordusu ve sermaye sahipleri de II. Dünya Savaşı sonrasında sayısı artan günlük gazeteler ve radyo istasyonlarını daha yakından tanımak üzere konuya ilgi gösterirler. Kimi zaman doğrudan kullanmak ve kimi zaman da karşı strateji geliştirmek amacıyla propaganda ve iknanın nasıl çalıştığı, politikacılar ve sermayedarlar tarafından sahip olunmak istenen bilgilerin başındadır.
I) Tüketici Davranışları
II) Seçmenlerin Siyasi Parti Tercihleri
III) Kitle İletişim Araçlarının Etkileri
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri II. Dünya Savaşı sonrasında geliştirilen iletişim modellerinin çalışma alanıdır?
I) Tüketici Davranışları
II) Seçmenlerin Siyasi Parti Tercihleri
III) Kitle İletişim Araçlarının Etkileri
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri II. Dünya Savaşı sonrasında geliştirilen iletişim modellerinin çalışma alanıdır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve III
D
I - II ve III
E
I ve II
Açıklama:
İlk dönem araştırmaları, medyayı ve insanları toplumsal bağlamında soyutlayarak ele alan sınırlı bir bakışa sahip olmakla eleştirilir. Uyaran-tepki gibi basit bir neden-sonuç ilişkisi içerisinde medya etkilerini ele almanın yanlış olduğu ve bu tür araştırmalarda kullanılan araştırma yöntem ve tekniklerinin yetersiz olduğu öne sürülür. İletişim sürecinin nasıl işlediğini anlama ve yeni model geliştirme çabaları devam eder. II. Dünya Savaşı sonrasında tüketici davranışları, seçmenlerin oy kullanmada siyasal parti tercihleri ya da medya programlarının tüketimi konusundaki araştırmalar ivme kazanır. Bu çalışmalar çoğunlukla ordu, hükümetler ya da özel şirketler tarafından finanse edilir.
Soru 8
Şekilde gösterilen iletişim modeli aşağıdakilerden hangisidir?Seçenekler
A
Uyaran - Tepki modeli
B
Lasswell modeli
C
Shannon ve Weaver modeli
D
Wilbur Schramm modeli
E
Riley ve Riley modeli
Açıklama:
Harold Lasswell, “Lasswell formülü” ya da “iletişim zinciri” olarak adlandırılan modelini 1948 yılında geliştirir. Lasswell modelinde iletişim sürecinin öğelerini şöyle belirtir: “Kim, neyi, hangi kanalla, kime ve hangi etkiyle” söyler. Lasswell’e göre ister yüz-yüze isterse de dolaylı olsun her iletişim eylemi bu formüldeki öğelerin tümünü ya da bir kısmını kaçınılmaz bir şekilde içerir. Siyasetbilimci olan Lasswell’in modeli, 1936 yılında siyaset biliminin temel sorusu olarak öne sürdüğü “Kim, neyi, ne zaman ve nasıl elde eder” formülünün iletişim alanına uyarlanmasıdır.
Soru 9
I) Toplumda itibarlı kişilerin desteğini kullanmadır
II) Hem reklamcılık hem de siyasi kampanyalarda sıklıkla kullanılan bir tekniktir.
Aşağıdakilerden hangisi, yukarıda özellikleri verilen propaganda tekniğidir?
II) Hem reklamcılık hem de siyasi kampanyalarda sıklıkla kullanılan bir tekniktir.
Aşağıdakilerden hangisi, yukarıda özellikleri verilen propaganda tekniğidir?
Seçenekler
A
Tanıklık
B
Ad Takma
C
Halktan Biri
D
Transfer
E
Gösterişli Genelleme
Açıklama:
Verilen özellikler en çok yararlanılan yedi propaganda tekniğinden biri olan "tanıklık" tekniğine aittir. Bu tekniğin tanımına tekrar bakacak olursak, tanıklık: Toplumda itibarlı kişilerin desteğini kullanmadır. Tanıklık hem reklamcılık hem de siyasi kampanyalarda sıklıkla kullanılan bir tekniktir.
Soru 10
Şekilde gösterilen kitle iletişim modeli aşağıdakilerden hangisidir?Seçenekler
A
Wilbur Schramm modeli
B
Uyaran-Tepki modeli
C
Harold Lasswell modeli
D
Shannon ve Weaver modeli
E
Riley ve Riley modeli
Açıklama:
Tıpkı alıcı (A) gibi kaynak (G) da toplumsal bir yapının içerisinde farklı referans gruplarıyla ilişki halindedir. Kaynağın içinde bulunduğu ilişkiler daha farklı bir nitelik sergiler. Ekonomik gruplar tarafından bir tekelden söz edilebilir ve bu tekel durumu alıcının geri bildiriminde daha da belirginleşir. Riley ve Riley’e göre kaynak mesajını aynı sistem içerisindeki öteki kişilerin ve grupların etkinlikleri ve beklentilerine uygun şekilde gönderir. Böylelikle modelin ikinci basamağı da kurulmuş olur. Model incelendiğinde kaynak ile alıcı arasında karşılıklı bir mesaj alışverişi görülür. Dolayısıyla bu model, ilk iletişim araştırmalarının düz, doğrusal ve tek yönlü bir iletişim algılayışından farklıdır. Kaynak ile alıcı arasında basit bir mesaj alışverişinden daha çok bir etkileşim söz konusudur.
Soru 11
Seçeneklerden hangisi kitle toplumunun oluşum nedenlerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Sanayileşme
B
Modernleşme
C
Kentleşme
D
Kapitalizm
E
Sosyalizm
Açıklama:
Kapitalizmin bir ürünü olan kitle toplumu, sanayileşme, modernleşme ve kentleşme süreçlerinde ortaya çıkmıştır.
Soru 12
Radyo yayınları ne zaman ortaya çıkmıştır?
Seçenekler
A
1910
B
1920
C
1930
D
1940
E
1950
Açıklama:
Radyo yayınları 1920'lerde doğmuştur.
Soru 13
İnternet ilk olarak hangi amaçla ortaya çıkmıştır?
Seçenekler
A
Siyasi haberleşme
B
Toplumsal haberleşme
C
Askeri haberleşme
D
Bireysel haberleşme
E
Bilgi depolama
Açıklama:
İnternet ilk başlarda askeri haberleşme amacıyla ortaya çıkmış, sonrasında sivillerin kullanımın açılmıştır.
Soru 14
Osmanlı İmparatorluğu'nda modernleşme hareketlerinin halka benimsetilmesi için hangi gazete kullanılmıştır?
Seçenekler
A
Takvim-i Vekayi
B
Ceride-i Havadis
C
Tercüman-ı Ahval
D
Tasvir-i Efkar
E
İkdam
Açıklama:
Osmanlı İmparatorluğu'nda modernleşme hareketlerinin halka benimsetilmesi için ilk Türkçe gazete olan Takvim-i Vekayi kullanılmıştır.
Soru 15
Kitle iletişim araştırmalarına yönelik ilk ampirik çalışmalar hangi ülkede gerçekleştirilmiştir?
Seçenekler
A
Rusya
B
Almanya
C
İngiltere
D
ABD
E
Japonya
Açıklama:
Kitle iletişim araştırmalarına yönelik ilk ampirik çalışmalar ABD'de yapılmıştır.
Soru 16
Bir film afişinde baskın olarak kullanılan rengi farketmemiz hangi tür algılamaya örnektir?
Seçenekler
A
Duyusal algı
B
Görsel algı
C
Seçimleyici algı
D
İşitsel algı
E
Dokunsal algı
Açıklama:
Dış çevreye ilişkin izlenimlerin büyük oranda göz aracılığı ile gerçekleştirilmesine görsel algılama denir. Baktığımız bir afişte pek çok cisim, şekil ve rengi farketmemiz de görsel algı ile gerçekleşir.
Soru 17
Seçeneklerden hangisi tutumun üç temel kurucu öğesini içerir?
Seçenekler
A
Duygusal öğe, işitsel öğe, davranışsal öğe
B
Çevresel öğe, zihinsel öğe, davranışsal öğe
C
Duygusal öğe, zihinsel öğe, etkileşimsel öğe
D
Duygusal öğe, Seçimsel öğe, davranışsal öğe
E
Duygusal öğe, zihinsel öğe, davranışsal öğe
Açıklama:
Tutumun üç temel kurucu öğesi şunlardır:
- Duygusal öğe
- Zihinsel öğe
- Davranışsal öğe
Soru 18
ABD New York kentinde Orson Welles'in radyoda seslendirdiği hangi romandan uyarlanan metinle halk panik yaşamıştır?
Seçenekler
A
Büyük Savaş
B
Savaş ve Barış
C
Onlar
D
Dünyalar Savaşı
E
Uzaylı İstilası
Açıklama:
ABD'nin New York kentinde Orson Welles'in radyoda seslendirdiği "Dünyalar Savaşı" adlı bilim kurgu romanından uyarlanan metinle halk panik yaşayarak arabalarına atlayıp ülkeyi terketmeye kalkışmıştır.
Soru 19
Bir reklam metnindeki "cildinizi ipek gibi yapar" ifadesi hangi propaganda tekniğine örnektir?
Seçenekler
A
Gösterişli genelleme
B
Ad takma
C
Transfer
D
Tanıklık
E
Herkes yapıyor
Açıklama:
Gösterişli genelleme, bir şeyi etkin bir sözcükle, iyi kabul edilen bir deyimle ilişkilendirmek demektir. Bir reklam metnindeki "cildinizi ipek gibi yapar" ifadesi bu propaganda tekniğine örnektir.
Soru 20
Sigaranın zararları ile ilgili kamu spotlarında "sigarayı bırak hayatı bırakma"mesajı hangi kitle iletişim tekniğine örnektir?
Seçenekler
A
Kaynak güvenilirliği
B
Aktifleme
C
Korku çekiciliği
D
Güçlendirme
E
Değiştirme
Açıklama:
Sigaranın zararları ile ilgili kamu spotlarında "sigarayı bırak hayatı bırakma"mesajı korku çekiciliği kitle iletişim tekniğine örnektir.
Soru 21
Aşağıdakilerden hangisi endüstri devrimi sonrasında artan kentleşme ve iletişim araçlarının yaygın kullanımı nedeniyle ulaşılan yeni toplum yapısının adıdır?
Seçenekler
A
Cemiyet
B
Cemaat
C
Halk
D
Topluluk
E
Kitle toplumu
Açıklama:
Endüstri devrimi sonrasında artan kentleşme ve iletişim araçlarının yaygın kullanımı nedeniyle ulaşılan yeni toplum yapısı “kitle toplumu” diye adlandırılır.
Soru 22
Aşağıdakilerden hangi tarihte Osmanlı hanedanlığı tarafından modernleşme hareketinin halka anlatılması ve benimsetilmesi amacıyla Türkçe gazete olan Takvim-i Vekayi yayın hayatına başlamıştır?
Seçenekler
A
1810
B
1817
C
1820
D
1831
E
1842
Açıklama:
İlk Türkçe gazete olan Takvim-i Vekayi (1831) de hanedanlık tarafından modernleşme hareketinin halka anlatılması ve benimsetilmesi amacıyla yayın hayatına başlamıştır.
Soru 23
"İnsanların çevresindeki uyaranların ya da olayların ayrımında olması ve onları yorumlama süreci” ya da “insanın yakınındaki dünyadan etkin bir şekilde malzeme seçimi yapması ve bu malzemeyi anlamlandırması” olarak tanımlanan kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Tepki
B
İkna
C
İçgüdü
D
Tutum
E
Algı
Açıklama:
Algı, “insanların çevresindeki uyaranların ya da olayların ayrımında olması ve onları yorumlama süreci” ya da “insanın yakınındaki dünyadan etkin bir şekilde malzeme seçimi yapması ve bu malzemeyi anlamlandırması” olarak tanımlanır.
Soru 24
İnsanlar olay ya da nesneleri algılarken aynı zamanda onu sevme ya da sevmeme, hoşlanma ya da hoşlanmama gibi bazı izlenimlerin etkisine sahiptirler. Bu durum aşağıdaki hangi algı türü ile ilgilidir?
Seçenekler
A
Görsel algı
B
Seçimleyici algı
C
Ruhsal algı
D
Duygusal algı
E
Fiziksel algı
Açıklama:
Duygusal algı: İnsanlar olay ya da nesneleri algılarken aynı zamanda onu sevme ya da sevmeme, hoşlanma ya da hoşlanmama gibi duygusal bazı izlenimlerin etkisine de sahiptirler.
Soru 25
Aşağıdakilerden hangisi Harold Lasswell'in 1948 yılında geliştirdiği “Lasswell formülü” ya da “iletişim zinciri” olarak adlandırılan modelindeki iletişim sürecinin öğelerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Kim
B
Neyi
C
Karşılıklı
D
Kime
E
Hangi etkiyle
Açıklama:
Harold Lasswell ve İletişim Zinciri Modeli
Harold Lasswell, “Lasswell formülü” ya da “iletişim zinciri” olarak adlandırılan modelini 1948 yılında geliştirir. Lasswell modelinde iletişim sürecinin öğelerini şöyle belirtir: “Kim, neyi, hangi kanalla, kime ve hangi etkiyle” söyler.
Harold Lasswell, “Lasswell formülü” ya da “iletişim zinciri” olarak adlandırılan modelini 1948 yılında geliştirir. Lasswell modelinde iletişim sürecinin öğelerini şöyle belirtir: “Kim, neyi, hangi kanalla, kime ve hangi etkiyle” söyler.
Soru 26
Aşağıda belirtilen özellikler iletişime yönelik modellerden hangisi için söylenmiştir?
- Bilgi (Enformasyon) Teorisi’ni temel alan bu model, kaynaktan hedefe mesajın taşınması esnasında herhangi bir nedenle veri kaybı olmaması; dolayısıyla yüzde yüzlük bir mesaj aktarımının imkanlarını araştırır.
- Teknik bir bakışa sahip olan bu model, makineler arasında veri akışını insan iletişimine uyarlama amacı taşır.
- Bu modelde gürültü kaynağı yani iletişim sürecini bozan her çeşit faktör vurgu alır.
- İletişim ne söyleneceğini seçen bir kaynak tarafından başlatılır, sinyal formunda taşıyabilen ve dönüştürebilen bir oluktan/kanaldan iletilir ve teknik cihaz olan alıcı tarafından hedefe ulaştırılır.
- Sinyal gürültüden etkilenerek azalmış ya da bozulmuş olabilir.
Seçenekler
A
Wilbur Schramm'ın İletişim Modeli
B
Harold Lasswell'in İletişim Zinciri Modeli
C
Shannon ve Weaver’ın Matematiksel Modeli
D
İki Aşamalı Akış
E
Riley ve Riley’in Kitle İletişim Modeli
Açıklama:
Shannon ve Weaver’ın Matematiksel Modeli
Bilgi (Enformasyon) Teorisi’ni temel alan bu model, kaynaktan hedefe mesajın taşınması esnasında herhangi bir nedenle veri kaybı olmaması; dolayısıyla yüzde yüzlük bir mesaj aktarımının imkanlarını araştırır. Hayli teknik bir bakışa sahip olan bu model, makineler arasında veri akışını insan iletişimine uyarlama amacı taşır.
Bu modelde gürültü kaynağı yani iletişim sürecini bozan her çeşit faktör vurgu alır. İletişim ne söyleneceğini seçen bir kaynak tarafından başlatılır, sinyal formunda taşıyabilen ve dönüştürebilen bir oluktan/kanaldan iletilir ve teknik cihaz olan alıcı tarafından hedefe ulaştırılır. Sinyal gürültüden etkilenerek azalmış ya da bozulmuş olabilir. Gönderilen mesaj ile alınan mesaj farklılaşabilir. Kaynak tarafında üretilen ve hedefe ulaşan mesaj aynı anlamı taşımıyor olabilir ve bu veri kaybı da iletişimde aksamalara yol açabilir. Shannon ve Weaver’ın yapmaya çalıştıkları da kaynak ile hedef arasındaki veri kaybını önleme ve başarılı iletişimi sağlamadır. Dönemin teknik alt yapı sorunları düşünüldüğünde bu anlamlı bir çaba olarak yorumlanabilir.
Bilgi (Enformasyon) Teorisi’ni temel alan bu model, kaynaktan hedefe mesajın taşınması esnasında herhangi bir nedenle veri kaybı olmaması; dolayısıyla yüzde yüzlük bir mesaj aktarımının imkanlarını araştırır. Hayli teknik bir bakışa sahip olan bu model, makineler arasında veri akışını insan iletişimine uyarlama amacı taşır.
Bu modelde gürültü kaynağı yani iletişim sürecini bozan her çeşit faktör vurgu alır. İletişim ne söyleneceğini seçen bir kaynak tarafından başlatılır, sinyal formunda taşıyabilen ve dönüştürebilen bir oluktan/kanaldan iletilir ve teknik cihaz olan alıcı tarafından hedefe ulaştırılır. Sinyal gürültüden etkilenerek azalmış ya da bozulmuş olabilir. Gönderilen mesaj ile alınan mesaj farklılaşabilir. Kaynak tarafında üretilen ve hedefe ulaşan mesaj aynı anlamı taşımıyor olabilir ve bu veri kaybı da iletişimde aksamalara yol açabilir. Shannon ve Weaver’ın yapmaya çalıştıkları da kaynak ile hedef arasındaki veri kaybını önleme ve başarılı iletişimi sağlamadır. Dönemin teknik alt yapı sorunları düşünüldüğünde bu anlamlı bir çaba olarak yorumlanabilir.
Soru 27
Aşağıdakilerden hangisi “Örgütlü inandırma etkinliği; çeşitli inandırıcı araçlarla fikirlerin ve değerlerin yayılması” olarak tanımlanabilir?
Seçenekler
A
Hipodermik ırınga
B
Propaganda
C
Sihirli Mermi
D
Davranış
E
İçgüdü
Açıklama:
İletişim Sözlüğü’nde (1995) propaganda “Örgütlü inandırma etkinliği; çeşitli inandırıcı araçlarla fikirlerin ve değerlerin yayılması” olarak tanımlanır.
Soru 28
Aşağıdakilerden hangisi bir propaganda tekniği olarak gösterilemez?
Seçenekler
A
İçgüdü
B
Gösterişli genelleme
C
Ad takma
D
Transfer
E
Tanıklık
Açıklama:
En çok yararlanılan yedi propaganda tekniği ise şöyle açıklanabilir:
• Ad takma: Bir düşünce ya da gruba kötü nitelendirici bir isim takma olarak da bilinir.
Böylelikle söz konusu düşünce ya da grup hiç dinlenmeksizin reddedilir. Reklamcılık alanında
rakip firmanın adı telaffuz edilmek istenmediği için pek kullanılan bir yöntem değildir. Ad
takma daha çok siyasal kampanyalarda görülür. Örneğin bir taraf için “özgürlük savaşçısı” olan
bir grup bir başka taraf için “asiler” ya da “direnişçiler” şeklinde nitelenebilir.
• Gösterişli genelleme: Bir şeyi etkin bir sözcükle “iyi” kabul edilen bir deyimle ilişkilendirmek
demektir. Böylelikle söz konusu şeyi kanıtları gözden geçirmeksizin kabullendirme amacı taşır.
Reklamcılık alanında yoğun olarak kullanılır. Örneğin “Kola hayat katar” gibi bir ifade bu
şekilde yorumlanabilir.
• Transfer: Bir şeyi saygı duyulan ya da olumlu kabul edilen sembol, simge ya da sözcük gibi bir
başka şeye transfer ederek anlatma anlamına gelir. Transfer tekniği çağrışım yoluyla işler.
Transfer bazen iki insanın birlikte fotoğraf çetirmesi yoluyla da işler; ünlü bir kişiyle bir resim,
film, beste aracılığıyla geniş kitlelere ulaşılabilir ve olumlu çağrışımlar yoluyla propaganda
başarıya ulaşabilir.
• Tanıklık: Toplumda itibarlı kişilerin desteğini kullanmadır. Tanıklık hem reklamcılık hem de
siyasi kampanyalarda sıklıkla kullanılan bir tekniktir.
• Halktan biri: İzleyicilerle aynı gruptan olan bir bireyin ortalama insanlara yakınlığını ve benzer
özelliklerini vurgulamak şeklinde tanımlanır. Özellikle siyasi kampanyalarda parti liderinin
toplumu yeterince tanıdığını anlatmak için yararlanılır.
• Kağıt derme: Bir düşünce ya da tezin doğruluğunu anlatmak için onu destekleyen görüş ve
uygulamalara yer verme şeklinde açıklanabilir. Örneğin bir kitabın tanıtımını yaparken o esere
ait eleştirmenlerin söylediği sadece olumlu şeylerden söz etme ve olumsuz eleştirileri hiç
kullanmama ya da daha az kullanma bu yönde bir propaganda tekniğidir.
• Herkes yapıyor: Evrensel destek temasının desteklenmesi anlamına gelir. Örneğin savaş
zamanlarında bütün ülkelerde insanların fedakarlık yaptığı ve devlete destek verdiğinin altının
çizilmesi bu tür bir propagandadır. “Herkes bu ürünü alıyor, sen de al” demek de aynı teknik
içine girer.
• Ad takma: Bir düşünce ya da gruba kötü nitelendirici bir isim takma olarak da bilinir.
Böylelikle söz konusu düşünce ya da grup hiç dinlenmeksizin reddedilir. Reklamcılık alanında
rakip firmanın adı telaffuz edilmek istenmediği için pek kullanılan bir yöntem değildir. Ad
takma daha çok siyasal kampanyalarda görülür. Örneğin bir taraf için “özgürlük savaşçısı” olan
bir grup bir başka taraf için “asiler” ya da “direnişçiler” şeklinde nitelenebilir.
• Gösterişli genelleme: Bir şeyi etkin bir sözcükle “iyi” kabul edilen bir deyimle ilişkilendirmek
demektir. Böylelikle söz konusu şeyi kanıtları gözden geçirmeksizin kabullendirme amacı taşır.
Reklamcılık alanında yoğun olarak kullanılır. Örneğin “Kola hayat katar” gibi bir ifade bu
şekilde yorumlanabilir.
• Transfer: Bir şeyi saygı duyulan ya da olumlu kabul edilen sembol, simge ya da sözcük gibi bir
başka şeye transfer ederek anlatma anlamına gelir. Transfer tekniği çağrışım yoluyla işler.
Transfer bazen iki insanın birlikte fotoğraf çetirmesi yoluyla da işler; ünlü bir kişiyle bir resim,
film, beste aracılığıyla geniş kitlelere ulaşılabilir ve olumlu çağrışımlar yoluyla propaganda
başarıya ulaşabilir.
• Tanıklık: Toplumda itibarlı kişilerin desteğini kullanmadır. Tanıklık hem reklamcılık hem de
siyasi kampanyalarda sıklıkla kullanılan bir tekniktir.
• Halktan biri: İzleyicilerle aynı gruptan olan bir bireyin ortalama insanlara yakınlığını ve benzer
özelliklerini vurgulamak şeklinde tanımlanır. Özellikle siyasi kampanyalarda parti liderinin
toplumu yeterince tanıdığını anlatmak için yararlanılır.
• Kağıt derme: Bir düşünce ya da tezin doğruluğunu anlatmak için onu destekleyen görüş ve
uygulamalara yer verme şeklinde açıklanabilir. Örneğin bir kitabın tanıtımını yaparken o esere
ait eleştirmenlerin söylediği sadece olumlu şeylerden söz etme ve olumsuz eleştirileri hiç
kullanmama ya da daha az kullanma bu yönde bir propaganda tekniğidir.
• Herkes yapıyor: Evrensel destek temasının desteklenmesi anlamına gelir. Örneğin savaş
zamanlarında bütün ülkelerde insanların fedakarlık yaptığı ve devlete destek verdiğinin altının
çizilmesi bu tür bir propagandadır. “Herkes bu ürünü alıyor, sen de al” demek de aynı teknik
içine girer.
Soru 29
Bir şeyi etkin bir sözcükle “iyi” kabul edilen bir deyimle ilişkilendirmek demektir. Böylelikle söz konusu şeyi kanıtları gözden geçirmeksizin kabullendirme amacı taşır. Reklamcılık alanında yoğun olarak kullanılır. Örneğin “Kola hayat katar” gibi bir ifade bu şekilde yorumlanabilir. Bu özellikler ile hangi propaganda tekniğinden bahsediliyor olabilir?
Seçenekler
A
Gösterişli genelleme
B
Transfer
C
Tanıklık
D
Halktan biri
E
Kağıt derme
Açıklama:
En çok yararlanılan yedi propaganda tekniği ise şöyle açıklanabilir:
• Ad takma: Bir düşünce ya da gruba kötü nitelendirici bir isim takma olarak da bilinir.
Böylelikle söz konusu düşünce ya da grup hiç dinlenmeksizin reddedilir. Reklamcılık alanında
rakip firmanın adı telaffuz edilmek istenmediği için pek kullanılan bir yöntem değildir. Ad
takma daha çok siyasal kampanyalarda görülür. Örneğin bir taraf için “özgürlük savaşçısı” olan
bir grup bir başka taraf için “asiler” ya da “direnişçiler” şeklinde nitelenebilir.
• Gösterişli genelleme: Bir şeyi etkin bir sözcükle “iyi” kabul edilen bir deyimle ilişkilendirmek
demektir. Böylelikle söz konusu şeyi kanıtları gözden geçirmeksizin kabullendirme amacı taşır.
Reklamcılık alanında yoğun olarak kullanılır. Örneğin “Kola hayat katar” gibi bir ifade bu
şekilde yorumlanabilir.
• Transfer: Bir şeyi saygı duyulan ya da olumlu kabul edilen sembol, simge ya da sözcük gibi bir
başka şeye transfer ederek anlatma anlamına gelir. Transfer tekniği çağrışım yoluyla işler.
Transfer bazen iki insanın birlikte fotoğraf çetirmesi yoluyla da işler; ünlü bir kişiyle bir resim,
film, beste aracılığıyla geniş kitlelere ulaşılabilir ve olumlu çağrışımlar yoluyla propaganda
başarıya ulaşabilir.
• Tanıklık: Toplumda itibarlı kişilerin desteğini kullanmadır. Tanıklık hem reklamcılık hem de
siyasi kampanyalarda sıklıkla kullanılan bir tekniktir.
• Halktan biri: İzleyicilerle aynı gruptan olan bir bireyin ortalama insanlara yakınlığını ve benzer
özelliklerini vurgulamak şeklinde tanımlanır. Özellikle siyasi kampanyalarda parti liderinin
toplumu yeterince tanıdığını anlatmak için yararlanılır.
• Kağıt derme: Bir düşünce ya da tezin doğruluğunu anlatmak için onu destekleyen görüş ve
uygulamalara yer verme şeklinde açıklanabilir. Örneğin bir kitabın tanıtımını yaparken o esere
ait eleştirmenlerin söylediği sadece olumlu şeylerden söz etme ve olumsuz eleştirileri hiç
kullanmama ya da daha az kullanma bu yönde bir propaganda tekniğidir.
• Herkes yapıyor: Evrensel destek temasının desteklenmesi anlamına gelir. Örneğin savaş
zamanlarında bütün ülkelerde insanların fedakarlık yaptığı ve devlete destek verdiğinin altının
çizilmesi bu tür bir propagandadır. “Herkes bu ürünü alıyor, sen de al” demek de aynı teknik
içine girer.
• Ad takma: Bir düşünce ya da gruba kötü nitelendirici bir isim takma olarak da bilinir.
Böylelikle söz konusu düşünce ya da grup hiç dinlenmeksizin reddedilir. Reklamcılık alanında
rakip firmanın adı telaffuz edilmek istenmediği için pek kullanılan bir yöntem değildir. Ad
takma daha çok siyasal kampanyalarda görülür. Örneğin bir taraf için “özgürlük savaşçısı” olan
bir grup bir başka taraf için “asiler” ya da “direnişçiler” şeklinde nitelenebilir.
• Gösterişli genelleme: Bir şeyi etkin bir sözcükle “iyi” kabul edilen bir deyimle ilişkilendirmek
demektir. Böylelikle söz konusu şeyi kanıtları gözden geçirmeksizin kabullendirme amacı taşır.
Reklamcılık alanında yoğun olarak kullanılır. Örneğin “Kola hayat katar” gibi bir ifade bu
şekilde yorumlanabilir.
• Transfer: Bir şeyi saygı duyulan ya da olumlu kabul edilen sembol, simge ya da sözcük gibi bir
başka şeye transfer ederek anlatma anlamına gelir. Transfer tekniği çağrışım yoluyla işler.
Transfer bazen iki insanın birlikte fotoğraf çetirmesi yoluyla da işler; ünlü bir kişiyle bir resim,
film, beste aracılığıyla geniş kitlelere ulaşılabilir ve olumlu çağrışımlar yoluyla propaganda
başarıya ulaşabilir.
• Tanıklık: Toplumda itibarlı kişilerin desteğini kullanmadır. Tanıklık hem reklamcılık hem de
siyasi kampanyalarda sıklıkla kullanılan bir tekniktir.
• Halktan biri: İzleyicilerle aynı gruptan olan bir bireyin ortalama insanlara yakınlığını ve benzer
özelliklerini vurgulamak şeklinde tanımlanır. Özellikle siyasi kampanyalarda parti liderinin
toplumu yeterince tanıdığını anlatmak için yararlanılır.
• Kağıt derme: Bir düşünce ya da tezin doğruluğunu anlatmak için onu destekleyen görüş ve
uygulamalara yer verme şeklinde açıklanabilir. Örneğin bir kitabın tanıtımını yaparken o esere
ait eleştirmenlerin söylediği sadece olumlu şeylerden söz etme ve olumsuz eleştirileri hiç
kullanmama ya da daha az kullanma bu yönde bir propaganda tekniğidir.
• Herkes yapıyor: Evrensel destek temasının desteklenmesi anlamına gelir. Örneğin savaş
zamanlarında bütün ülkelerde insanların fedakarlık yaptığı ve devlete destek verdiğinin altının
çizilmesi bu tür bir propagandadır. “Herkes bu ürünü alıyor, sen de al” demek de aynı teknik
içine girer.
Soru 30
İki Aşamalı Akış Kuramı'na göre aşağıdakilerden hangisi kanı (kanaat) önderlerine örnek olarak gösterilemez?
Seçenekler
A
Muhtarlar
B
Ailenin küçük çocukları
C
Köyün en yaşlısı
D
Öğretmenler
E
Din adamları
Açıklama:
İki Aşamalı Akış
Kamuoyu liderleri ya da kanı (kanaat) önderleri denilen kişiler, ortalama insanlara göre medyayı ve
siyasal gelişmeleri daha çok takip eden, halk arasında eğitimi ve yaşam deneyimi fazla olan, kuvvetli
öngörüye sahip, saygınlığı olan kişilerdir. Bunlar her zaman yüksek eğitim, zengin olmak gibi özelliklere
sahip olmayabilirler. Ancak bu kişiler medyadan aldıkları bilgileri kendi bilgi, deneyim ve görüşleri
doğrultusunda değerlendirip kendi yorumlarını da katarak çevrelerindeki insanlara aktarırlar. İki Aşamalı
Akış Kuramı’na göre medya, tutum ve davranışları yönlendirmede yalnız başına etkili değildir; kanı
önderlerinin yönlendirmeleri bu etkide daha üstün gelmektedir. İnsanlara ne yapmaları ya da nasıl
davranmaları gerektiğini medyadan ziyade kendi cemaat ya da grup içinde saygınlığı olan kişiler telkin
etmekte ve bu kişilerin etkisi medyadan daha fazla olmaktadır (Baran ve Davis, 2003).
Örneğin özellikle seçim dönemlerinde cemaat ya da grup içi bağların kuvvetli olduğu ortamlarda
insanlar, belirli kanı önderlerinin telkinleri doğrultusunda oy verebilmektedir. Kanı önderleri; din
adamları, öğretmenler, muhtarlar, köyün en yaşlısı gibi eğitim, bilgi ya da yaşam deneyimine sahip
insanlardan oluşmaktadır. Böylelikle ilk kez olmasa da Lazarfeld’in çalışmasıyla birincil gruplar, yeniden
iletişim çalışmalarının ilgi alanına girer.
Kamuoyu liderleri ya da kanı (kanaat) önderleri denilen kişiler, ortalama insanlara göre medyayı ve
siyasal gelişmeleri daha çok takip eden, halk arasında eğitimi ve yaşam deneyimi fazla olan, kuvvetli
öngörüye sahip, saygınlığı olan kişilerdir. Bunlar her zaman yüksek eğitim, zengin olmak gibi özelliklere
sahip olmayabilirler. Ancak bu kişiler medyadan aldıkları bilgileri kendi bilgi, deneyim ve görüşleri
doğrultusunda değerlendirip kendi yorumlarını da katarak çevrelerindeki insanlara aktarırlar. İki Aşamalı
Akış Kuramı’na göre medya, tutum ve davranışları yönlendirmede yalnız başına etkili değildir; kanı
önderlerinin yönlendirmeleri bu etkide daha üstün gelmektedir. İnsanlara ne yapmaları ya da nasıl
davranmaları gerektiğini medyadan ziyade kendi cemaat ya da grup içinde saygınlığı olan kişiler telkin
etmekte ve bu kişilerin etkisi medyadan daha fazla olmaktadır (Baran ve Davis, 2003).
Örneğin özellikle seçim dönemlerinde cemaat ya da grup içi bağların kuvvetli olduğu ortamlarda
insanlar, belirli kanı önderlerinin telkinleri doğrultusunda oy verebilmektedir. Kanı önderleri; din
adamları, öğretmenler, muhtarlar, köyün en yaşlısı gibi eğitim, bilgi ya da yaşam deneyimine sahip
insanlardan oluşmaktadır. Böylelikle ilk kez olmasa da Lazarfeld’in çalışmasıyla birincil gruplar, yeniden
iletişim çalışmalarının ilgi alanına girer.
Soru 31
Kitle toplumu ile ilgili verilen ifadelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Yaşam tarzı itibariyle birbirine benzeyen insanların oluşturduğu toplumdur.
B
Sanayi devrimi sonrası ortaya çıkmıştır.
C
İş bölümünde uzmanlaşma, ve bürokrasinin gelişimini içerir.
D
İnanç, değer ve günlük yaşam alışkanlıkları yerel ve bölgeseldir.
E
Kentlerin ve kent nüfusunun hızlı artışını içerir.
Açıklama:
20. yy'da yeni fikirlerin, imgelerin ve üretim kalıplarının kendini göstermesiyle yerel ve bölgesel olan pek çok inanç, değer ve günlük yaşam alışkanlıkları dayanağını yitirir. Doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 32
Politikacıların halk konuşmaları, afişler, ilan ve broşürler etki-tepki modeli bağlamında hangi adla ifade edilir?
Seçenekler
A
Algı
B
Tutum
C
Etki
D
Süreç
E
Davranış
Açıklama:
Politikacıların halk konuşmaları, ilan ve afişler etki-tepki modeli bağlamında etki/uyaran/ uyarıcı olarak ifade edilir ve insanların bu mesajları aynen içselleştirdiği düşünülür. Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 33
Aşağıdakilerden hangisi Hadley Cantril'in, CBS radyo kanalında yayınlanan Dünyalar Savaşı oyunu sonrası yaptığı çalışmalar sonucunda ulaşılan sonuçlardan değildir?
Seçenekler
A
Eğitim seviyesi düştükçe radyo tiyatrosunun gerçek gibi kabul edilmesi de artmıştır.
B
Çalışma, seçici etki yaklaşımının gelişmesine neden olmuştur.
C
Dinleyicilerin sahip olduğu farklı demografik ve karakter özellikleri olaya verdikleri tepkiyi farklılaştırmıştır.
D
Panik yapmayan insanlar içsel ve dışsal kontrol yapanlar olarak iki kategoriye ayrılmıştır.
E
Yayında bazı özel olayların ve gerçek yer isimlerinin kullanılması inandırıcılığına etki etmiştir.
Açıklama:
Cantril, panik yaşamayanları 4 kategoride inceler: 1. İçsel kontrol yapanlar 2. Dışsal kontrol yapanlar 3. Anonsun doğruluğunu farklı kaynaklarla kıyaslayanlar 4. Bilgiyi kontrol etme yoluna gitmeyenler. Doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 34
* Her iletişimde, kaçınılmaz olarak etki vardır.
* İletişime bakış açısı bir ikna sürecidir.
* Etki, izleyicide gözlemlenebilir ve ölçülebilir bir değişim yaratmaktır.
* Geri bildirim içermeyen, tek yönlü, düz ve çizgisel bir modeldir.
Yukarıda özellikleri verilen model aşağıdakilerden hangisidir?
* İletişime bakış açısı bir ikna sürecidir.
* Etki, izleyicide gözlemlenebilir ve ölçülebilir bir değişim yaratmaktır.
* Geri bildirim içermeyen, tek yönlü, düz ve çizgisel bir modeldir.
Yukarıda özellikleri verilen model aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Lasswell-İletişim Zinciri Modeli
B
Shannon Weaver-Matematiksel Model
C
Wilbur Schramm-İletişim Modelleri
D
Lazersfeld-İki Aşamalı Akış
E
Riley ve Riley-Sosyolojik Model
Açıklama:
Özellikleri verilen model, kim, neyi, hangi kanaldan, kime, hangi etkiyle söyler öğelerinden oluşan ve Lasswell tarafından geliştirilen iletişim modelidir. Doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 35
Kaynak tarafından üretilen mesajla alıcıya ulaşan mesajın aynı anlamı taşımıyor olabileceğini ifade eden ve yaptığı çalışmalarla veri kaybını önleyerek başarışı iletişimi sağlamaya çalışan aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
H. Lasswell
B
P. Lazersfeld
C
Shannon-Weaver
D
Riley ve Riley
E
E. C. Hovland
Açıklama:
Sinyal, gürültüden dolayı azalmış ya da bozulmuş olabileceğinden gönderilen ve alınan mesaj farklılaşabilir. İletişim modelinde bunu ifade eden Shannon ve Weaver olmuştur. Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 36
"Size yeni bir yaşam vaad ediyoruz." sloganıyla yola çıkan bir inşaat firması reklamında hangi propaganda tekniğini kullanmaktadır?
Seçenekler
A
Gösterişli genelleme
B
Ad takma
C
Tanıklık
D
Transfer
E
Halktan biri
Açıklama:
Bir şeyi iyi kabul edilen bir deyimle ilişkilendirerek kabullendirme amacı taşıdığından burada kullanılan propaganda tekniği gösterişli genellemedir. Firmanın sunduğu sadece bir evken yeni bir yaşam olarak lanse edilmektedir. Doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 37
İnsanların oy verme davranışlarını inceleyen ve seçim kampanyalarının oy verme davranışı üzerinde doğrudan bir etkisi olmadığını ortaya koyan aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
H. Lasswell
B
Shannon ve Weaver
C
Riley ve Riley
D
P. Lazersfeld
E
C. Hovland
Açıklama:
Lazersfeld, davranışların çözümlenmesine öncelik vermiş ve insanların oy verme davranışlarını incelemiştir. sınıf, coğrafi aidiyet ve din unsurlarının oy verme davranışı üzerindeki etkisini ortaya çıkarmıştır. Kampanyaların doğrudan etkisi olmadığı sonucuna ulaşmıştır. Doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 38
"Ortalama insanlara göre medyayı ve siyasal gelişmeleri daha çok takip eden, halk arasında eğitimi ve yaşam deneyimi fazla olan, kuvvetli öngörüye sahip, saygınlığı olan kişiler" olarak ifade edilen kimdir?
Seçenekler
A
Kanaat önderleri
B
İletişimciler
C
Siyasetçiler
D
Zenginler
E
Öğretmenler
Açıklama:
Verilen ifadeler, kanaat (kanı) önderlerinin tanımını yapmaktadır. Kanaat önderleri, medyadan aldıkları bilgileri, kendi bilgi, deneyim ve görüşleri doğrultusunda yorumlayarak çevrelerine aktarırlar. Doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 39
Yukarıda çizimi verilen iletişim modeli hangisidir?Seçenekler
A
Schramm İletişim Modeli
B
Riley ve Riley İletişim Modeli
C
Lasswell İletişim Modeli
D
Lazersfeld İletişim Modeli
E
Hovland İletişim Modeli
Açıklama:
Schramm!s göre, kaynak tarafından mesaj kodlanır, belirli kanallarla hedefe iletilir. Hedef (alıcı) ise aldığı mesajları kod açımına (anlamdırır ve yorumlar) uğratır. Doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 40
İnsanların zaten var olan yönelimlerine uygun medya içeriklerini takip etmesi ile medya içeriğinin izleyicinin oy verme davranışı üzerindeki etkisi hangi isimle anılır?
Seçenekler
A
Değiştirme
B
Güçlendirme
C
Aktifleme
D
Tanıklık
E
Transfer
Açıklama:
Lazersfeld, medya etkisi araştırmaları sonucunda 3 önemli etki tespiti yapar: Aktifleme, güçlendirme ve değiştirme. Siyasal kampanyaların insanların var olan yönelimlerini aktive etmesi "aktifleme" etkisinden kaynaklanır. Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 41
Endüstri devrimi sonrasında artan kentleşme ve iletişim araçlarının yaygın kullanımı nedeniyle ulaşılan yeni toplum yapısını aşağıdakilerden hangisi tanımlamaktadır?
Seçenekler
A
Kapitalizm
B
Kitle toplumu
C
Endüstri toplumu
D
Sömürge toplumu
E
Sanayi toplumu
Açıklama:
KİTLE TOPLUMUNUN DOĞUŞU VE İLETİŞİM ARAÇLARInı okuyunuz
Endüstri devrimi, toplumun kitleselleşmesinde önemli bir etken olmuştur
Endüstri devrimi, toplumun kitleselleşmesinde önemli bir etken olmuştur
Soru 42
Kitlesel hareketlerin en önemlisi olan ve sadece ayaklanmayla kalmamış, kitlelerin yönlendirilmesiyle belli sonuçların alınabileceği ve toplumda radikal değişimlerin yapılabileceğini gösteren, Almanya, Macaristan ve Rusya'da, I. Dünya Savaşı koşullarının bir yansıması olan hareket aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Propaganda
B
Kapitalizm
C
Sömürgecilik
D
Küreselleşme
E
Sosyalist Devrim
Açıklama:
İLETİŞİM ARAŞTIRMALARININ GÜNDEME GELİŞ KOŞULLARInı okuyunuz
Rusya'da başlayan kitlesel bir harekettir.
Rusya'da başlayan kitlesel bir harekettir.
Soru 43
1950’lerdeki anaakım iletişim araştırmalarının kökeninde hangi alan kuramları vardır?
Seçenekler
A
Tutucu sosyoloji
B
Psikoloji
C
Felsefe
D
Teoloji
E
Tıp
Açıklama:
İlk çalışmalar bölümünü okuyunuz.
İlk iletişim araştırmalarında sosyoloji temel alınmıştır.
İlk iletişim araştırmalarında sosyoloji temel alınmıştır.
Soru 44
Sosyal bilimlerin değişik dalları içerisinde kitle iletişim araçlarına yönelik yapılan araştırmalara yön veren temel soru, iletişim araçlarının bireylerin tutumları ve davranışları üzerinde nasıl bir etki yaptığıdır. Buradaki etkinin anlamı ise aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İnsanların çevreye uymaları gerektiğini sağlamaktır
B
Bireylerin tutum ve davranışları üzerinde kitle iletişim araçları vasıtasıyla değişiklik yapmaktır
C
Varolan toplumsal yapıyı korumaktır
D
Kapitalist ekonomiye geçişi hızlandırmaktır
E
Kişilerin iletişim becerilerini test edebilmektir
Açıklama:
Uyaran-Tepki Modelini okuyunuz
Uyaran-Tepki Modeline göre birey ve davranışlar üzerinde değişiklik yapabilmek bulunmaktadır.
Uyaran-Tepki Modeline göre birey ve davranışlar üzerinde değişiklik yapabilmek bulunmaktadır.
Soru 45
“İnsanların çevresindeki uyaranların ya da olayların ayrımında olması ve onları yorumlama süreci”ni tanımlayan kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Güdüleme
B
İmaj çalışmaları
C
Propaganda
D
Pozitivizm
E
Algı
Açıklama:
Algı ve Tutum bölümünü okuyunuz
Çeşitli uyaranların farkında olmak, algıyı betimler.
Çeşitli uyaranların farkında olmak, algıyı betimler.
Soru 46
Algılama türleri aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Estetiksel, bilişsel, toplumsal
B
Sosyal, ekonomik, hukuki
C
Kişisel, çevresel, ruhsal
D
Görsel, duygusal, seçimleyici
E
İyi, kötü, nötr
Açıklama:
Algı ve Tutumları okuyunuz
Her insan olayları, görsel, duygusal ya da seçimleyici bir tarzda algılamaktadır.
Her insan olayları, görsel, duygusal ya da seçimleyici bir tarzda algılamaktadır.
Soru 47
Medyanın sınırsız derecede etkileme gücünü ve medya mesajlarının
insanların tutumlarını istendik yönde etkileme ve yönlendirmede hayli güçlü etkilere sahip olduğunu aşağıdakilerden hangi kuram açıklamaktadır?
insanların tutumlarını istendik yönde etkileme ve yönlendirmede hayli güçlü etkilere sahip olduğunu aşağıdakilerden hangi kuram açıklamaktadır?
Seçenekler
A
Algı kuramı
B
Tutum kuramı
C
Sihirli Mermi kuramı
D
Kitle iletişimi kuramı
E
Uyaran-tepki kuramı
Açıklama:
Sihirli Mermi bölümünü okuyunuz
Sihirli mermi kuramına göre medyanın sınırsız etkilemesinden bahsedilmektedir
Sihirli mermi kuramına göre medyanın sınırsız etkilemesinden bahsedilmektedir
Soru 48
Propaganda tekniğini aşağıdaki hangi unsurlar oluşturmaktadır?
Seçenekler
A
Güncel olaylar
B
Bilimsel yaklaşımlar
C
Strateji ve taktik
D
Çıkar grubu
E
Eylem ve tepki
Açıklama:
Propaganda Strateji ve Tekniklerini okuyunuz
Propagandanın temelinde strateji ve taktik bulunmaktadır
Propagandanın temelinde strateji ve taktik bulunmaktadır
Soru 49
Aşağıdakilerden hangisi, propaganda tekniklerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Gizli izleme
B
Ad takma
C
Gösterişli genelleme
D
Tanıklık
E
Herkes yapıyor
Açıklama:
Propaganda Strateji ve Tekniklerini okuyunuz
Propaganda içinde "gizli izleme" diye birşey yoktur
Propaganda içinde "gizli izleme" diye birşey yoktur
Soru 50
Bir ürünün satılması, siyasi bir lidere oy verilmesi, sigarayı bırakma ya da kan davasını sürdürmenin anlamsızlığına insanlar hangi çalışmalarla inandırılır?
Seçenekler
A
Yaratıcı ve etkin kullanım
B
İçgüdüler
C
Algı ve tutum
D
İkna
E
Medya etkisi
Açıklama:
İKNA KAVRAMI VE İKNA ÇALIŞMALARInı okuyunuz
ikna, insanlar üzerindeki etkili inandırma tekniklerini ifade eder.
ikna, insanlar üzerindeki etkili inandırma tekniklerini ifade eder.
Soru 51
Aşağıdakilerden hangisi "Kitle Toplumu" kavramıyla ilgili bir ifade değildir?
Seçenekler
A
Kapitalizmin ürünüdür
B
Sanayileşme sonucudur
C
Modernleşme sürecinin sonucudur
D
Kentleşme sürecinin sonucudur
E
Sosyalizm sürecinin sonucudur
Açıklama:
Cevabınız doğru değilse Kitle Toplumunun Doğuşu ve İletişim Araçları başlığını tekrar gözden geçiriniz.
Sorumuzun doğru cevabı E şıkkıdır.
Sorumuzun doğru cevabı E şıkkıdır.
Soru 52
Aşağıdakilerden hangisi ana akım araştırmalarını destekleyen sosyoloji kuramlarının temelinde yatan düşüncelerden biri değildir?
Seçenekler
A
İnsanların içinde bulundukları çevreye uymaları gerektiği
B
Var olan toplumsal yapıyı koruma ve geliştirme isteği
C
Var olan toplumsal kurumların korunmasının gereği
D
Eleştirel kuramın temel alınmasının gerekli olduğu
E
Sanayileşmiş ülkelerin seçecekleri en iyi yolun kapitalist ekonomik ve siyasal sistem olduğu
Açıklama:
Cevabınız doğru değilse İlk Çalışmalar başlığını yeniden gözden geçiriniz.
Sorumuzun cevabı D şıkkıdır.
Sorumuzun cevabı D şıkkıdır.
Soru 53
Aşağıdakilerden hangisi uyaran-tepki modeliyle ilgili kavramlardan biri değildir?
Seçenekler
A
Tutum değişikliği yaratma
B
Davranış değişikliği yaratma
C
Etkileme
D
Güçlü etki
E
Toplumsal olayların nedenlerini anlama
Açıklama:
Cevabınız doğru değilse Uyaran-Tepki Modeli başlığını yeniden gözden geçiriniz.
Sorumuzun cevabı E şıkkıdır.
Sorumuzun cevabı E şıkkıdır.
Soru 54
Aşağıdakilerden hangisi Seçimleyici algıyla ilgilidir?
Seçenekler
A
Viyolojik bir süreç olmakla birlikte psikolojik etkenler de etkilidir.
B
Bireyin algılamasında kültür yapısının yönlendirici bir etkisi vardır
C
Algılamanın gerçekleşmesi için psikolojik hatta duygusal yönden de görmeye hazır olması gerekir
D
Algılama sürecine duygusal tavırlar ve eğilimler de karışmaktadır.
E
Bakmak ile görmek arasında sözü edilen ayrım buradan kaynaklanır.
Açıklama:
Cevabınız doğru değilse Algı ve Tutumlar başlığını yeniden gözden geçiriniz.
Sorumuzun cevabı B şıkkıdır.
Sorumuzun cevabı B şıkkıdır.
Soru 55
Aşağıdakilerden hangisi tutumların kurucu öğelerinden biri olan zihinsel öğe ile ilgilidir?
Seçenekler
A
Bireyin düşünsel işleyiş süreciyle ilgilidir?
B
İnsanın içinde yaşadığı çevre ile ilgili bilgi, duyum ve deneyimlerin sınıflandırılmasıdır.
C
Bireyin değer sistemiyle yakından ilgilidir.
D
Bireyin belli bir uyarıcı grubundaki tutum konusuna karşılık davranış eğilimini yansıtır.
E
Olayların olumlu ve olumsuz gibi değerlendirmelerini içerir.
Açıklama:
Cevabınız doğru değilse Algı ve Tutumlar başlığını yeniden gözden geçiriniz.
Sorumuzun doğru cevabı A şıkkıdır.
Sorumuzun doğru cevabı A şıkkıdır.
Soru 56
Aşağıdakilerden hangisi "Dünyalar Savaşı" araştırmasının sonuçlarından biri değildir?
Seçenekler
A
Bütün konuşmacılar kendi alanlarındaki uzmanlıklarına rağmen olay hakkında şaşkındır.
B
Radyo, önemli anonslar için en önemli araç olarak kabul görmektedir.
C
İnsanların sorulama becerilerinin etkili olduğu gözlenmiştir.
D
Yayın boyunca yüksek bir gerilim bağlamının olması dinleyicilerde gerçeklik hissi yaratmıştır.
E
Bazı özel olaylar gerçek yer isimleri kullanılarak anlatılması olayın gerçek olduğu duygusu uyandırmıştır.
Açıklama:
Cevabınız doğru değilse “Dünyalar Savaşı” ve New York’ta Panik başlığını gözden geçiriniz.
Sorumuzun cevabı C şıkkıdır.
Sorumuzun cevabı C şıkkıdır.
Soru 57
Aşağıdakilerden hangisi Wilbur Schramm İletişim Modelinin öğelerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Yorumlayıcı
B
Mesaj
C
Kodlayıcı
D
Açımlayıcı
E
Gürültü Kaynağı
Açıklama:
Cevabınız doğru değilse Wilbur Schramm ve İletişim Modelleri başlığını yeniden gözden geçiriniz.
Sorumuzun doğru cevabı E şıkkıdır.
Sorumuzun doğru cevabı E şıkkıdır.
Soru 58
Aşağıdakilerden hangisi en çok yararlanılan propaganda tekniklerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Ad Takma
B
Gösterişli Genelleme
C
İçerik Analizi
D
Transfer
E
Tanıklık
Açıklama:
Cevabınız doğru değilse Propaganda Strateji ve Teknikleri başlığını yeniden gözden geçiriniz.
Sorumuzun doğru cevabı C şıkkıdır.
Sorumuzun doğru cevabı C şıkkıdır.
Soru 59
İzleyicilerle aynı gruptan olan bir bireyin ortalama insanlara yakınlığını ve benzer özelliklerini vurgulamak şeklinde tanımlanır. İfadesi hangi propaganda tekniği ile ilgilidir?
Seçenekler
A
Halktan biri
B
Ad takma
C
Kağıt derme
D
Transfer
E
Herkes yapıyor
Açıklama:
Cevabınız doğru değilse Propaganda Strateji ve Teknikleri başlığını yeniden gözden geçiriniz.
Sorumuzun doğru cevabı C şıkkıdır.
Sorumuzun doğru cevabı C şıkkıdır.
Soru 60
Aşağıdakilerden hangisi Riley ve Riley'in Sosyolojik Modeli ile ilgili bir ifade değildir?
Seçenekler
A
İletişim sürecinde mesaj anlamlandırılırken referans grupları etkilidir.
B
Araştırmaların devamında grubun yapısı, diğer gruplarla olan ilişkisi ve toplumsal yapı içindeki yeri gibi konularda çalışılır.
C
Grubun yapısı, diğer gruplarla olan ilişkisi ve toplumsal
yapı içindeki yeri gibi konularda çalışılır.
yapı içindeki yeri gibi konularda çalışılır.
D
Her çeşit grup üyelikleri ve aidiyetlerinin birbirinden bağımsız olmadığı ve gerçekte her birisinin bir etkileşim içerisinde olduğu vurgulanır.
E
Gürültü kaynağı yani iletişim sürecini bozan her çeşit faktör vurgu alır.
Açıklama:
Cevabınız doğru değilse Riley ve Riley’in Sosyolojik Modeli başlığını yeniden gözden geçiriniz.
Doğru cevabımız E şıkkıdır.
Doğru cevabımız E şıkkıdır.
Soru 61
Aşağıdakilerden hangisi kitle toplumunun içerdiklerinden değildir?
Seçenekler
A
Feodal toplum yapısı
B
Geniş ölçekli sanayileşme
C
İş bölümünde gelişkin uzmanlaşma
D
Bürokrasinin gelişimi
E
Kentlerin ve kent nüfusunun hızlı artışı
Açıklama:
KİTLE TOPLUMUNUN DOĞUŞU VE İLETİŞİM ARAÇLARI
Dikkat edilirse kitle toplumuyla feodal toplumsal yapı arasında bir ilişki bulunmamaktadır. Bu nedenle doğru yanıt A seçeneğidir.
Dikkat edilirse kitle toplumuyla feodal toplumsal yapı arasında bir ilişki bulunmamaktadır. Bu nedenle doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 62
Gazetelerin sayfa boyutlarını küçültmesi, uzun yazıları kısaltması; başlık, spot, fotoğraf ve manşet gibi rahat okunan kısımların eklenmesi gazete okuma bakımından ne gibi bir sonuç doğmuştur?
Seçenekler
A
Köylere de gazete gitmiştir
B
Şehir içi ulaşımda gazete rağbet görmeye başlamıştır
C
Çocuklar da gazete okumaya başlamıştır
D
Çiftçiler de gazete okumaya başlamıştır
E
İşçiler de gazete okumaya başlamıştır
Açıklama:
KİTLE TOPLUMUNUN DOĞUŞU VE İLETİŞİM ARAÇLARI
Gazetelerin sayfa boyutlarını küçültmesi, uzun yazıları kısaltması; başlık, spot, fotoğraf ve manşet gibi rahat okunan kısımların eklenmesinin gazete okuma bakımından doğurduğu sonuç şudur: Şehir içi ulaşımda gazete rağbet görmeye başlamıştır. Bu nedenle doğru yanıt B seçeneğidir.
Gazetelerin sayfa boyutlarını küçültmesi, uzun yazıları kısaltması; başlık, spot, fotoğraf ve manşet gibi rahat okunan kısımların eklenmesinin gazete okuma bakımından doğurduğu sonuç şudur: Şehir içi ulaşımda gazete rağbet görmeye başlamıştır. Bu nedenle doğru yanıt B seçeneğidir.
Soru 63
İlk sistematik iletişim araştırmaları nerede yapılmıştır?
Seçenekler
A
Türkiye
B
İngiltere
C
Amerika Birleşik Devletleri
D
Fransa
E
Almanya
Açıklama:
İLETİŞİM ARAŞTIRMALARININ GÜNDEME GELİŞ KOŞULLARI
İlk sistematik iletişim araştırmaları Amerika Birleşik Devletlerinde yapılmıştır. Bu nedenle doğru yanıt C'dir.
İlk sistematik iletişim araştırmaları Amerika Birleşik Devletlerinde yapılmıştır. Bu nedenle doğru yanıt C'dir.
Soru 64
Kitlesel hareketlerin en önemlisi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Faşist devrim
B
Nasyonalist devrim
C
Feodal devrim
D
Sosyalist devrim
E
Kapitalist devrim
Açıklama:
İLETİŞİM ARAŞTIRMALARININ GÜNDEME GELİŞ KOŞULLARI
Doru yanıt D seçeneğidir yani Sosyalist Devrimdir.
Doru yanıt D seçeneğidir yani Sosyalist Devrimdir.
Soru 65
Ana akım iletişim araştırmaları aşağıdakilerden hangilerini temel alır?
Seçenekler
A
Felsefecilik akımını
B
Sosyolojik akımı
C
Psikolojik akımı
D
İdeoloji ve söylemi
E
Pozitivizmi ve amprizimi
Açıklama:
İLK ÇALIŞMALAR
Sadece E seçeneğindeki kavramlar doğrudur.
Sadece E seçeneğindeki kavramlar doğrudur.
Soru 66
İletişim alanında araştırma yapma isteğinin arka planında eğitim, propaganda, telekomünikasyon, reklam ve halkla ilişkiler alanlarında neyi artırma ve bunları da test edebilme arzusu yatar?
Seçenekler
A
Etkiyi
B
Tutumu
C
Düşünceyi
D
Davranışı
E
Eylemi
Açıklama:
İLK ÇALIŞMALAR
Doğru yanıt etkidir. Yani A seçeneğidir.
Doğru yanıt etkidir. Yani A seçeneğidir.
Soru 67
Aşağıdakilerden hangisi ilk iletişim araştırmalarında kullanılan metaforik ifadelerden biridir?
Seçenekler
A
Deri üstü ilaç
B
Sihirli mermi
C
Delta kabuğu
D
Oğlak kolu
E
Lav silahı
Açıklama:
Uyaran-Tepki Modeli
Sihirli mermi dışındakiler hayali kavramlardır. Doğru yanıt B seçeneğidir.
Sihirli mermi dışındakiler hayali kavramlardır. Doğru yanıt B seçeneğidir.
Soru 68
Üç tip algılama türü bulunmaktadır. Bunların ilk ikisi görsel ve duygusal algılama türleridir. sonuncusu aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kurgulayıcı algı
B
Planlayıcı algı
C
Seçimleyici algı
D
Dolaylı algı
E
Doğrudan algı
Açıklama:
Algı ve Tutumlar
Sadece seçimleyici algı yani C seçeneği doğrudur.
Sadece seçimleyici algı yani C seçeneği doğrudur.
Soru 69
1920'lerin sonunda yapılan araştırmayla çocuklar üzerinde etkili olduğu ortaya çıkan kitle iletişim aracı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Gazete
B
Radyo
C
Televizyon
D
Sinema
E
Facebook
Açıklama:
Sessiz Sinema ve Çocuklar Üzerinde Etkisi
Sessiz sinemanın o dönemde çocuklar üzerinde etkili olduğu ortaya konmuştur. Bu nedenle doğru yanıt D'dir.
Sessiz sinemanın o dönemde çocuklar üzerinde etkili olduğu ortaya konmuştur. Bu nedenle doğru yanıt D'dir.
Soru 70
Kanaat Önderi kavramı aşağıdakilerden hangi kuramın bir parçasıdır?
Seçenekler
A
Yetiştirme
B
Günden belirleme
C
Kullanımlar ve doyumlar
D
Çerçeveleme
E
İki aşamalı akış
Açıklama:
İki Aşamalı Akış
Doğru yanıt iki aşamalı akış kuramıdır. Yani E seçeneğidir.
Doğru yanıt iki aşamalı akış kuramıdır. Yani E seçeneğidir.
Soru 71
Aşağıdakilerden hangisi Kitle Toplumunu tanımlayan ifadelerden biri değildir?
Seçenekler
A
Kapitalizmin bir ürünüdür.
B
Kentleşme sürecinin sonucudur.
C
Sanayileşme sürecinin sonucudur.
D
Eleştirel Kuramı yansıtır.
E
Modernleşme sürecinin sonucudur.
Açıklama:
Cevabınız doğru değilse KİTLE TOPLUMUNUN DOĞUŞU VE İLETİŞİM ARAÇLARI başlığını yeniden gözden geçiriniz.
Sorumuzun doğru cevabı D şıkkıdır.
Sorumuzun doğru cevabı D şıkkıdır.
Soru 72
Aşağıdakilerden hangisi Ana Akım Araştırmalarının temelinde yatan sosyolojik yaklaşımlardan biri değildir?
Seçenekler
A
İnsanların çevreye uymaları gerektiğinde bu uyumun sağlanması gerektiği görüşü
B
Var olan toplumsal yapıyı koruma ve geliştirme isteği
C
ar olan toplumsal kurumları koruma ve geliştirme isteği
D
Sanayileşmiş ülkelerin seçecekleri en iyi yolun kapitalist ekonomik ve siyasal sistem olduğu görüşü
E
Modernleşmenin ve sanayileşmenin insanlığa vaad ettiklerinin gerçekleşmemesi
Açıklama:
Cevabınız doğru değilse İlk Çalışmalar başlığını yeniden gözden geçiriniz.
Sorumuzun doğru cevabı E şıkkıdır.
Sorumuzun doğru cevabı E şıkkıdır.
Soru 73
Tutumların üç temel kurucu öğesi vardır. Aşağıdakilerden hangisi, davranışsal öğeye ait bir ifadedir?
Seçenekler
A
Bireyin belli bir uyarıcı grubundaki tutum konusuna karşılık
davranış eğilimini yansıtır.
davranış eğilimini yansıtır.
B
İnsanın içinde yaşadığı çevre ile ilgili bilgi, duyum ve deneyimlerinin sınıflandırılmasıdır.
C
Bireyin değer sistemiyle yakından ilgilidir.
D
Bireyin düşünsel işleyiş süreciyle ilgilidir.
E
Düşünsel ve zihinsel işleyişin sistemleştirilmesi ve sınıflandırılmasıyla ilgilidir
Açıklama:
Cevabınız doğru değilse Algı ve Tutumlar başlığını yeniden gözden geçiriniz.
Sorumuzun doğru cevabı A şıkkıdır.
Sorumuzun doğru cevabı A şıkkıdır.
Soru 74
Aşağıdakilerden hangisi Uyaran-tepki modelinin düşünce yapısını yansıtmaz?
Seçenekler
A
Kitle toplumunda yaşayan insanlar sosyal olarak izole olmuşlardır ve hayli sınırlı
bir toplumsal kontrol altındadır.
bir toplumsal kontrol altındadır.
B
Tıpkı hayvanlar gibi insan varlıkları da doğuştan içinde yaşadıkları dünyada tepki
vermelerini sağlayan bir dizi içgüdüye sahiptir.
vermelerini sağlayan bir dizi içgüdüye sahiptir.
C
İnsanların kalıtsal özellikleri ve izole olmuş sosyal koşulları, medya mesajlarını
farklı şekilde alma ve yorumlamalarına yol açar.
farklı şekilde alma ve yorumlamalarına yol açar.
D
İnsanların yapıp-etmeleri toplumsal bağlar tarafından etkilenmediğinden ve benzer içgüdüler tarafından şekillendirildiğinden bireyler olaylar karşısında benzer
şekillerde davranır ve tepki gösterirler.
şekillerde davranır ve tepki gösterirler.
E
Medya mesajları sembolik bir mermi gibi her göze ve kulağa çarpar,
düşünceleri ve davranışları doğrudan, anında, aynı tarzda ve hayli güçlü şekilde
etkiler.
düşünceleri ve davranışları doğrudan, anında, aynı tarzda ve hayli güçlü şekilde
etkiler.
Açıklama:
Cevabınız doğru değilse Sihirli Mermi başlığını yeniden gözden geçiriniz.
Doğru cevap C şıkkıdır.
Doğru cevap C şıkkıdır.
Soru 75
Aşağıdakilerden hangisi Hadley Cantril'in yaptığı araştırmanın bir sonucu değildir?
Seçenekler
A
Radyo, önemli anonslar için en önemli araç olarak kabul görmektedir.
B
Anonsta adı geçen kişiler itibar sahibidirler. Dolayısıyla yorumun etkisi daha güçlü olmuştur.
C
Bütün konuşmacılar kendi alanlarındaki uzmanlıklarına rağmen olay hakkında
şaşkındır.
şaşkındır.
D
Bazı özel olaylar gerçek yer isimleri kullanılarak anlatılması olayın gerçek olduğu duygusu
uyandırmıştır.
uyandırmıştır.
E
Dinleyicilerin eğitim seviyelerinin yüksek olması etkilenme oranını arttırmıştır.
Açıklama:
Cevabınız doğru değilse “Dünyalar Savaşı” ve New York’ta Panik başlığını yeniden gözden geçiriniz.
Sorumuzun doğru cevabı E şıkkıdır.
Sorumuzun doğru cevabı E şıkkıdır.
Soru 76
Toplumda itibarlı kişilerin desteğini kullanma, aşağıdaki propaganda tekniklerinden hangisiyle ilgidir?
Seçenekler
A
Ad Takma
B
Tanıklık
C
Transfer
D
Kağıt Derme
E
Herkes Yapıyor
Açıklama:
Cevabınız doğru değilse Propaganda Strateji ve Teknikleri başlığını gözden geçiriniz.
Sorumuzun doğru cevabı B şıkkıdır.
Sorumuzun doğru cevabı B şıkkıdır.
Soru 77
Aşağıdakilerden hangisi Ad Takma Propaganda tekniği ile ilgidir?
Seçenekler
A
Daha çok siyasal kampanyalarda görülür.
B
Bir şeyi etkin bir sözcükle “iyi” kabul edilen bir deyimle ilişkilendirmek demektir.
C
Bir şeyi saygı duyulan ya da olumlu kabul edilen sembol, simge ya da
sözcük gibi bir başka şeye transfer ederek anlatma anlamına gelir.
sözcük gibi bir başka şeye transfer ederek anlatma anlamına gelir.
D
Toplumda itibarlı kişilerin desteğini kullanmadır.
E
İzleyicilerle aynı gruptan olan bir bireyin ortalama insanlara yakınlığını ve benzer özelliklerini vurgulamak şeklinde tanımlanır.
Açıklama:
Cevabınız doğru değilse Propaganda Strateji ve Teknikleri Strateji ve taktik, propagandanın teknikleri başlığını gözden geçiriniz.
Doğru cevap A şıkkıdır.
Doğru cevap A şıkkıdır.
Soru 78
İletişim çalışmalarında reklamlarda uzman kişilerin kullanılması hangi kavrama örnek olarak gösterilebilir?
Seçenekler
A
Koku Çekiciliği
B
Kaynak Güvenirliği
C
Değiştirme
D
Aktifleme
E
Güçlendirme
Açıklama:
Cevabınız doğru değilse İKNA KAVRAMI VE İKNA ÇALIŞMALARI
başlığını yeniden gözden geçiriniz.
Sorumuzun doğru cevabı B şıkkıdır.
başlığını yeniden gözden geçiriniz.
Sorumuzun doğru cevabı B şıkkıdır.
Soru 79
Aşağıdakilerden hangisi Riley-Riley Sosyolojik Modeliyle ilgili değildir?
Seçenekler
A
Kitle iletişiminde referans gruplarının önemini açığa çıkarır
B
Araştırmaların devamında grubun yapısı, diğer gruplarla olan ilişkisi ve toplumsal yapı içindeki yeri gibi konularda çalışılır.
C
Tıpkı alıcı gibi kaynak da toplumsal bir yapının içerisinde farklı referans gruplarıyla ilişki halindedir.
D
Kitle iletişimi hem etki ettiği hem de etkilendiği daha geniş bir toplumsal sürecin parçasıdır.
E
Gürültü öğesini iletişim sürecinin parçası olarak sürece eklemiştir.
Açıklama:
Cevabınız doğru değilse Riley ve Riley’in Sosyolojik Modeli başlığını yeniden gözden geçiriniz.
Sorumuzun doğru cevabı E şıkkıdır.
Sorumuzun doğru cevabı E şıkkıdır.
Soru 80
Bir düşünce ya da tezin doğruluğunu anlatmak için onu destekleyen görüş ve uygulamalara yer verme aşağıdaki hangi propaganda teknikleriyle açıklanır?
Seçenekler
A
Ad takma
B
Gösterişli genelleme
C
Kağıt derme
D
Halktan biri
E
Herkes yapıyor
Açıklama:
Cevabınız doğru değilse Propaganda Strateji ve Teknikleri başlığını yeniden gözden geçiriniz.
Sorumuzun doğru cevabı C şıkkıdır.
Sorumuzun doğru cevabı C şıkkıdır.
Soru 81
Aşağıdakilerden hangisi kitle toplumu ile doğru bir ifadedir?
Seçenekler
A
Kitle toplumu kapitalizmin bir ürünü değildir.
B
Kitle toplumu geniş ölçekli sanayileşmeyi gerektirmez.
C
Kitle toplumlarında işbölümünde gelişkin uzmanlaşma yoktur.
D
Kitle toplumu kentlerin ve kent nüfusunun hızlı artışını içerir.
E
Kitle toplumu bürokrasinin gelişimin önünde bir engeldir.
Açıklama:
Endüstri devrimi sonrasında artan kentleşme ve iletişim araçlarının yaygın kullanımı nedeniyle ulaşılan yeni toplum yapısı “kitle toplumu” diye adlandırılır. Kitle toplumu, kapitalizmin bir ürünüdür; sanayileşme, modernleşme ve kentleşme süreçlerinin bir sonucudur. Kitle toplumu; geniş ölçekli sanayileşmeyi, işbölümünde gelişkin uzmanlaşmayı ve bürokrasinin gelişimini, kentlerin ve kent nüfusunun hızlı artışını içerir.
Soru 82
Aşağıdakilerden hangisi kitle toplumunun ortaya çıkma sürecindeki gelişmeler ile ilgili doğru bir ifadedir?
Seçenekler
A
Uzak mesafelere, daha yavaş, ve çok daha uzun zaman içinde bilgi paylaşımı yapılması kitle toplumunun ortaya çıkmasında etkili olmuştur.
B
Haber üretimi ve dağıtımı yeni bir format kazanmaktan uzak kalmıştır böylece haberler yaygın bir tüketici kitlesi tarafından takip edilmiştir.
C
Ulaşımda alt yapı iyileştirmeleri olmadığı için şehirleşmenin gerçekleşmesi gecikmiştir.
D
Bu dönemde popüler eğlence türleri sınırlı bir tüketici kitlesi tarafından takip edilmeye başlanmıştır.
E
Demiryolu ve buharlı gemi yolculuklarının artan hızı, zaman dilimleri aracılığıyla “Dünya Standart Zamanı”nın belirlenmesine yol açmıştır.
Açıklama:
Uzak mesafelerle, daha hızlı, daha güvenilir ve çok daha kısa zaman içinde bilgi ve haber paylaşımı mümkün hale gelir. Dolaşımdaki haber ve bilgiler ise güncel, ucuz ve güvenilir niteliktedir. Böylelikle haber üretimi ve dağıtımı yeni bir format kazanır; popüler eğlence türlerinde artış görülür ve yaygın bir tüketici kitlesi tarafından takip edilmeye başlanır. Tüm bu gelişmeler, endüstriyel ekonomiye geçiş ve sanayileşmenin bir sonucu olan kentleşmenin artışına paralel seyir izler ve kentlerin ekonomik canlanmasından doğrudan etkilenir. 19. yüzyıl sonları ve 20. yüzyıl başları; ulaşım araçları olarak bisiklet, otomobil ve uçağın önemli gelişme gösterdiği dönemdir. Ulaşımdaki alt yapı iyileştirmeleri işçilerin çalıştıkları yerlerden daha uzak mesafelerde yaşamalarına olanak sağlar ve şehirleşmenin artmasını teşvik eder. Böylelikle hem bir tüketim toplumu hem de işten eve gidip gelen bir “kitle toplumu” ortaya çıkar.
Soru 83
Aşağıdakilerden hangisi ana akım iletişim kuramları ile ilgili doğru bir ifadedir?
Seçenekler
A
Liberalizmin sorunlu işleyen yönlerinin uyarılması ile ilgilenmez.
B
Pozitivizmi ve amprizimi (deneycilik) temel alır.
C
Bilgiyi ve sermaye birikimini yatırım, üretim toplumsal büyüme ve gelişme amaçlı olarak kullanmaz.
D
Toplumdaki dengenin korunması, ayrımcılığın ve çatışmanın ortadan kalması ile önyargılarla mücadele etmez.
E
1950’lerdeki anaakım iletişim araştırmalarının kökeninde tutucu sosyoloji kuramları yoktur.
Açıklama:
ABD’de ortaya çıkıp dünyanın her yerine yayılan “ana akım” iletişim kuramları, varolan sistemin; yani liberalizmin sorunlu işleyen yönlerinin uyarılması, tamir edilmesi ve devamlılığı genel felsefesine dayanır. Bilgiyi ve sermaye birikimini yatırım, üretim toplumsal büyüme ve gelişme amaçlı olarak kullanır. Bu anlayışta toplum, canlı bir organizma olarak kabul edilir ve toplumdaki dengenin korunması, değişim ve iyileşme kanallarının açık tutulması, ayrımcılığın ve çatışmanın ortadan kalması ile önyargılarla mücadele hedeflenir.
Soru 84
Aşağıdakilerden hangisi algı ile ilgili doğru bir ifadedir?
Seçenekler
A
Algı, insanların çevresindeki uyaranların ya da olayların ayrımında olması olarak ifade edilemez.
B
İnsanın sahip olduğu beş duyu organı dış dünyadan bilgi edinmesini sağlamaz.
C
Algı, insanın yakınındaki dünyadan etkin bir şekilde malzeme seçimi yapması ve bu malzemeyi anlamlandırması olarak tanımlanır.
D
Algılama kavramıyla anlatılmak istenen insanın sadece duyu organları aracılığıyla dış dünyayla kurduğu bağdır.
E
Her insan olayları, nesneleri ve durumları içinde doğup büyüdüğü kültürel ortamın ve içinde yer aldığı ilişkilerin etkileşimi doğrultusunda algılamaz.
Açıklama:
Algılama kavramıyla anlatılmak istenen insanın sadece duyu organları aracılığıyla dış dünyayla kurduğu bağ değildir çünkü psikolojik ve sosyal olarak, içinde yaşadığı ekonomik, politik ve toplumsal ortamla nasıl bir etkileşime sahip olduğu ve bu özelliği nedeniyle de dış müdahaleler aracılığıyla örneğin propaganda çalışmaları, kontrol edilme çabalarıdır.
Soru 85
Algılama sürecine duygusal tavırlar ve eğilimlerin karışması hangi tür algı ile ilgilidir?
Seçenekler
A
zihinsel öğe
B
duygusal algı
C
seçimleyici algı
D
görsel algılama
E
davranışsal öğe
Açıklama:
İnsanlar olay ya da nesneleri algılarken aynı zamanda onu sevme ya da sevmeme, hoşlanma ya da hoşlanmama gibi duygusal bazı izlenimlerin etkisine de sahiptirler. Algılama sürecine duygusal tavırlar ve eğilimler de karışmaktadır. Dolayısıyla insanlardaki algılama, evrenin uyarıcı yanı ile bireyin kendi öz bilgi birikimi, yaşam deneyimleri ve duygusal tavırları ile tutumları arasındaki işlevsel ilişkiden kaynaklanmaktadır. Dünya görüşünün ve yaşam tarzlarının birer dışa vurumu olarak simge, sembol, inanç ve ideolojiler yaşam deneyimlerinin derin izlerini taşır.
Soru 86
Aşağıdakilerden hangisi sihirli mermi kuramı ile ilgili doğru bir ifadedir?
Seçenekler
A
Medya mesajlarının insanların tutumlarını istendik yönde etkileme de hayli güçlü etkilere sahip olduğuna inanılmamıştır.
B
Uyaran-tepki Modeli’nin tıpkı sihirli bir merminin insanlar arasında dolaşarak doğru hedefi bulması ve etkilemesi olarak tanımlanmaz.
C
Medya mesajlarının düşünceleri ve davranışları doğrudan, anında, aynı tarzda ve hayli güçlü şekilde etkilediğine inanılmıştır.
D
Uyaran-tepki Modeli’ne göre yapılan propaganda karşısında halkın direnç göstereceğine inanılır.
E
Uyaran-tepki Modeli’ne göre siyasal iktidarlar ya da medya sahipleri tarafından istendik yönde tutum değişikliğinin rahatlıkla yaptırılamayacağı kabul edilir.
Açıklama:
Uyaran-tepki Modelinden hareketle öne sürülen bu görüşler, tıpkı sihirli bir merminin insanlar arasında dolaşarak doğru hedefi bulması ve etkilemesi gibi tanımlanır. Dolayısıyla yapılan propaganda karşısında da halkın direnç gösteremeyeceği ve siyasal iktidarlar ya da medya sahipleri tarafından istendik yönde tutum değişikliğinin rahatlıkla yaptırılabileceği kabul görür.
Soru 87
Aşağıdakilerden hangisi “Dünyalar Savaşı” olarak bilinen bilim kurgu romanının radyo’da okunmasından sonra yarattığı etkileri doğru ifade etmiştir?
Seçenekler
A
Radyo, önemli anonslar için en önemli araç olarak kabul edilmemektedir.
B
Gerçek yer isimleri kullanılarak anlatılmasına rağmen olayın gerçek olduğu duygusu yaratılamamıştır.
C
Yayın boyunca yüksek bir gerilim bağlamının olması nedeniyle dinleyicilerde gerçeklik hissi uyandırmamıştır.
D
Anonsta adı geçen kişiler itibar sahibi olduğu için yorumun etkisi daha güçlü olmuştur.
E
Programı dinlemekte olan milyonlarca Amerikalı bu anonsu duyar duymaz hiç bir panik yaşamaz.
Açıklama:
Programı dinlemekte olan milyonlarca Amerikalı, bu anonsu duyar duymaz hemen arabalarına koşar ya da buldukları ilk araçla bilinçsizce ülkeden kaçmaya yönelir. Pek çok insan da panik halinde sokaklara dökülmüş; kimileri dua etmekte, kimileri ağlamakta, kimileri de Marslılardan saklanmaya çalışmaktadır. Panik öyle büyümüştür ki, programın kapanış anonsu; yani “H.G. Wells’in Dünyalar Savaşı adlı romanından uyarlanan radyo oyununu dinlediniz” cümlesi duyulmamıştır bile. New Yorklular’a bunun gerçek olmadığını, sadece bir radyo tiyatrosu olduğunu anlatmak pek de kolay olmaz.
Soru 88
Aşağıdakilerden hangisi Laswell’in iletişim zinciri modeli ile ilgili doğru bir ifadedir?
Seçenekler
A
Lasswell modelinde, mesaj tek bir kanaldan izleyiciye ulaşır.
B
Laswell’in modeli; geri bildirim içeren bir modeldir.
C
Laswell, modelinde alıcıların hep pasif konumda olduğunu 1970’lerden sonra da savunmuştur.
D
Laswell’e göre etki izleyiciler üzerinde gözlenemez ve ölçülebilir değişim yaratmamaktadır.
E
Laswell modeli; geri bildirim içermeyen tek yönlü, düz ve çizgisel bir modeldir.
Açıklama:
Lasswell modelinde, mesajın çok kültürlü bir toplumda farklı kültürlere sahip izleyiciler ile dolaşıma girdiğini belirtir. Mesaj tek bir kanaldan değil, farklı kanallardan izleyiciye ulaşır. Bununla birlikte model; geri bildirim içermeyen tek yönlü, düz ve çizgisel bir modeldir. Ona göre alıcılar pasif konumdadır. Lasswell’in ortaya koyduğu iletişim araştırmalarında izleyicilerin pasif olduğu savı 1970’lere kadar devam eden bir yargı olur. Lasswell’in iletişime bakışı bir ikna sürecidir. Lasswell’e göre etki izleyicide iletişim sürecinde öğeler tarafından oluşturulan gözlenebilir ve ölçülebilir değişim yaratmadır.
Soru 89
Aşağıdakilerden hangisi Shannon ve Weaver’ın matematiksel modeli ile ilgili doğru bir ifadedir?
Seçenekler
A
Bu modele göre kaynaktan hedefe mesajın taşınması esnasında veri kaybı olur.
B
Bu modelde gürültü kaynağı yani iletişim sürecini bozan her çeşit faktör vurgu alır.
C
Bu model, makineler arasında veri akışını insan iletişimine uyarlama amacını taşımaz.
D
Matematiksel model, bireyler arası iletişimde hiç bir zaman kullanılmamıştır.
E
Bu modele göre sinyal gürültüden etkilenerek herhangi bir şekilde azalmaz ya da bozulmaz.
Açıklama:
Bu modelde iletişim ne söyleneceğini seçen bir kaynak tarafından başlatılır, sinyal formunda taşıyabilen ve dönüştürebilen bir oluktan/kanaldan iletilir ve teknik cihaz olan alıcı tarafından hedefe ulaştırılır. Sinyal gürültüden etkilenerek azalmış ya da bozulmuş olabilir. Gönderilen mesaj ile alınan mesaj farklılaşabilir.
Soru 90
Aşağıdakilerden hangisi propaganda kavramı ile ilgili doğru bir ifadedir?
Seçenekler
A
Propaganda, herhangi bir fikir ya da ideolojiyi yayma amaçlı olarak kullanılmamıştır.
B
Propaganda, fikirleri yaymada kullanılan teknikleri ifade eder.
C
Propaganda stratejisi amaca uygun olarak planlanmaz.
D
Propaganda stratejisi bir tarafın görünümünü (imajını) olumlu gösterme amacı taşımaz.
E
Siyasi partilerin temel simgelerini topluma kabul ettimede en önemli stratejisi propaganda değildir.
Açıklama:
Propaganda stratejisi amaca uygun olarak planlanır. Strateji, kısa vadeli ve güncel gelişmeleri kullanabileceği gibi uzun vadeli olarak da planlanabilir. Propaganda stratejisi bir tarafın (bir ülke, siyasi parti ya da bir çıkar grubu olabilir) görünümünü (imajını) olumlu gösterme amacı taşır. Bu nedenle de kendi tarafı olumlu değerler ve sembollerle anlatılırken diğerleri olumsuzlanır. Kamuoyu önünde diğer taraflar kötülenir. Siyasi partinin temel simgelerini topluma kabul ettime en önemli propaganda stratejisidir. İnsanların gönüllü olarak parti rozetini takmaları veya parti iderinin kongre veya açık hava konuşmasında parti mensuplarının duygu yoğunluğuyla gözyaşı dökmesi propagandanın başarısıdır.
Soru 91
Aşağıda kitle toplumuna ilikin verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Kitle toplumu endüstri devriminden sonra artan kentleşme ve iletişim araçlarının yaygın kullanımı nedeniyle ulaşılan yeni toplum yapısıdır.
B
Kitle toplumu, kapitalizmin bir ürünüdür.
C
Kitle toplumu; geniş ölçekli sanayileşmeyi, işbölümünde gelişkin uzmanlaşmayı ve bürokrasinin gelişimini, kentlerin ve kent nüfusunun hızlı artışını içerir.
D
Modenleşme ve kentleşme sürecinin bir sonucudur.
E
Kitle toplumu, yaşam tarzı itibariyle birbirinden farklı insanların oluşturduğu bir toplumdur.
Açıklama:
Endüstri devrimi sonrasında artan kentleşme ve iletişim araçlarının yaygın kullanımı nedeniyle ulaşılan yeni toplum yapısı “kitle toplumu” diye adlandırılır. Kitle toplumu, kapitalizmin bir ürünüdür; sanayileşme, modernleşme ve kentleşme süreçlerinin bir sonucudur. Kitle toplumu; geniş ölçekli sanayileşmeyi, işbölümünde gelişkin uzmanlaşmayı ve bürokrasinin gelişimini, kentlerin ve kent nüfusunun hızlı artışını içerir. Bu süreçler sonucunda bireyler birbirlerinden yalıtılmıştır. Ancak kitle toplumu, yaşam tarzı itibariyle birbirlerine benzer insanların oluşturduğu bir toplumdur. Kitle toplumunda iletişim önemli oranda iletişim araçları aracılığıyla gerçekleştirilir. 20. yüzyılda yeni fikirlerin, imgelerin ve tüketim kalıplarının kendini göstermesiyle birlikte yerel ve bölgesel olan pek çok inanç, değer ve günlük yaşam alışkanlıkları ve uygulamaları da dayanaklarını yitirir. Kitle iletişim araçları da bu sürecin kaçınılmaz bir parçasıdır.
Soru 92
Kitle iletişimi ile ilgili bilimsel çalışmaların öncülüğünü hangi ülke gerçekleştirmiştir?
Seçenekler
A
Amerika Birleşik Devletleri
B
Almanya
C
İngiltere
D
Fransa
E
Rusya
Açıklama:
Kitle toplumunun pek çok özelliği Sanayi Devrimini yapan öncü ülkelerden olduğu için ABD’de ortaya çıkar. Kitle kültürü, tüketim ve refah toplumu kavramları 1945 sonrasında kapitalist Amerika’nın tanımlanması ve analizinde sıklıkla başvurulan en yaygın ve çekici kavramlardır. İşte bu çabanın bir parçası olarak geniş kitlelere hitap edecek yeni iletişim araçlarından yararlandığı gibi bu yararlanmanın maksimum seviyede gerçekleşebilmesi için kitle iletişimi ile ilgili bilimsel çalışmaların öncülüğünü de ABD yapar.
Soru 93
Kitle iletişim araçlarının ortaya çıkıp gelişim süreci Batılı toplumlardaki modernleşme serüvenine paralel bir seyir izler. Aşağıdakilerden hangisi bu gelişim sürecinde etkili olmamıştır?
Seçenekler
A
Endüstri (sanayi) devrimi sonrasında genişleyen ve herkesin ortak kullanımına açık anlamına gelen kamusal alan
B
Sayıları artan kentler ve kent kültürü
C
Sömürgeleşmenin yaygınlaşması
D
Amerikan ve Fransız Devrimleriyle birlikte anılan ve ivme kazanan siyasi temsil, eşitlik ve özgürlük olgularındaki dönüşümler
E
Devlet iktidarıyla merkezileşmenin güçlenmesi
Açıklama:
Giriş
GİRİŞ
Kitle iletişim araçlarının ortaya çıkıp gelişim süreci Batılı toplumlardaki modernleşme serüvenine paralel bir seyir izler. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile kıta Avrupasındaki ülkeleri kapsayan Batı modernleşmesi, ekonomik alandan toplumsal yapıya pek çok radikal değişimleri içerir. Endüstri (sanayi) devrimi sonrasında genişleyen ve herkesin ortak kullanımına açık anlamına gelen kamusal alan, sayıları artan kentler ve kent kültürü; Amerikan ve Fransız Devrimleriyle birlikte anılan ve ivme kazanan siyasi temsil, eşitlik ve özgürlük olgularındaki dönüşümler ile devlet iktidarıyla merkezileşmenin güçlenmesi önemli yapısal dönüşümlerin başlıcalarıdır. Tüm bu köklü değişim dönüşüm sürecinde iletişim araçları, birer bilgi ve enformasyon yayma ve edinme araçları olarak hem değişimi hızlandırmış hem de bu değişimlerden doğrudan etkilenmiştir. Örneğin kara Avrupa’sından Amerika kıtasıyla haberleşme ihtiyacı, kabloların kullanımıyla aşılmıştır. Böylelikle kıtalar arasında hızlı, ucuz ve güncel haber, bilgi ve enformasyon paylaşma başlamıştır.
GİRİŞ
Kitle iletişim araçlarının ortaya çıkıp gelişim süreci Batılı toplumlardaki modernleşme serüvenine paralel bir seyir izler. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile kıta Avrupasındaki ülkeleri kapsayan Batı modernleşmesi, ekonomik alandan toplumsal yapıya pek çok radikal değişimleri içerir. Endüstri (sanayi) devrimi sonrasında genişleyen ve herkesin ortak kullanımına açık anlamına gelen kamusal alan, sayıları artan kentler ve kent kültürü; Amerikan ve Fransız Devrimleriyle birlikte anılan ve ivme kazanan siyasi temsil, eşitlik ve özgürlük olgularındaki dönüşümler ile devlet iktidarıyla merkezileşmenin güçlenmesi önemli yapısal dönüşümlerin başlıcalarıdır. Tüm bu köklü değişim dönüşüm sürecinde iletişim araçları, birer bilgi ve enformasyon yayma ve edinme araçları olarak hem değişimi hızlandırmış hem de bu değişimlerden doğrudan etkilenmiştir. Örneğin kara Avrupa’sından Amerika kıtasıyla haberleşme ihtiyacı, kabloların kullanımıyla aşılmıştır. Böylelikle kıtalar arasında hızlı, ucuz ve güncel haber, bilgi ve enformasyon paylaşma başlamıştır.
Soru 94
Aşağıdakilerden hangisi kitle toplumu için doğru bir ifadedir?
Seçenekler
A
Kitle toplumu post-modernist bir yapıya sahiptir.
B
Kitle toplumu kent nüfusunun hızlı artışıyla ilişkilidir.
C
Kitle toplumunu oluşturan bireylerin yaşam tarzları farklıdır.
D
Kapitalizm kitle toplumunu yavaşlatan bir unsurdur.
E
Kitle toplumunda yerellik ve bölgesellik öne çıkar.
Açıklama:
KİTLE TOPLUMUNUN DOĞUŞU VE İLETİŞİM ARAÇLARI
Endüstri devrimi sonrasında artan kentleşme ve iletişim araçlarının yaygın kullanımı nedeniyle ulaşılan yeni toplum yapısı “kitle toplumu” diye adlandırılır. Kitle toplumu, kapitalizmin bir ürünüdür; sanayileşme, modernleşme ve kentleşme süreçlerinin bir sonucudur. Kitle toplumu; geniş ölçekli sanayileşmeyi, işbölümünde gelişkin uzmanlaşmayı ve bürokrasinin gelişimini, kentlerin ve kent nüfusunun hızlı artışını içerir. Bu süreçler sonucunda bireyler birbirlerinden yalıtılmıştır. Ancak kitle toplumu, yaşam tarzı itibariyle birbirlerine benzer insanların oluşturduğu bir toplumdur. Kitle toplumunda iletişim önemli oranda iletişim araçları aracılığıyla gerçekleştirilir. 20. yüzyılda yeni fikirlerin, imgelerin ve tüketim kalıplarının kendini göstermesiyle birlikte yerel ve bölgesel olan pek çok inanç, değer ve günlük yaşam alışkanlıkları ve uygulamaları da dayanaklarını yitirir. Kitle iletişim araçları da bu sürecin kaçınılmaz bir parçasıdır.
Endüstri devrimi sonrasında artan kentleşme ve iletişim araçlarının yaygın kullanımı nedeniyle ulaşılan yeni toplum yapısı “kitle toplumu” diye adlandırılır. Kitle toplumu, kapitalizmin bir ürünüdür; sanayileşme, modernleşme ve kentleşme süreçlerinin bir sonucudur. Kitle toplumu; geniş ölçekli sanayileşmeyi, işbölümünde gelişkin uzmanlaşmayı ve bürokrasinin gelişimini, kentlerin ve kent nüfusunun hızlı artışını içerir. Bu süreçler sonucunda bireyler birbirlerinden yalıtılmıştır. Ancak kitle toplumu, yaşam tarzı itibariyle birbirlerine benzer insanların oluşturduğu bir toplumdur. Kitle toplumunda iletişim önemli oranda iletişim araçları aracılığıyla gerçekleştirilir. 20. yüzyılda yeni fikirlerin, imgelerin ve tüketim kalıplarının kendini göstermesiyle birlikte yerel ve bölgesel olan pek çok inanç, değer ve günlük yaşam alışkanlıkları ve uygulamaları da dayanaklarını yitirir. Kitle iletişim araçları da bu sürecin kaçınılmaz bir parçasıdır.
Soru 95
İnternetin ilk kullanım amacı nedir?
Seçenekler
A
Askeri
B
Ekonomik
C
Siyasi
D
Diplomatik
E
Eğlence
Açıklama:
İLETİŞİM ARAŞTIRMALARININ GÜNDEME GELİŞ KOŞULLARI
Çok geniş kitleleri hareket ettirmek ve bu hareketlerini de denetim altında tutmak zorunluluğu, yeni iletişim araçlarının geliştirilmesinde önemli bir dinamik olmuştur (Tüfekçioğlu, 1997). Tıpkı 20. yüzyılın sonunda ABD’nin Ortadoğu ve Afganistan’da savaşmakta olan ordusuyla daha hızlı ve güvenli haberleşmeyi sağlamak için okyanus altına kablo döşeyerek yeni bir haber ve enformasyon paylaşımı olanağı yaratması gibi. Askeri haberleşme amaçlı olarak başlayan Internet daha sonra sivillerin kullanımına da açılmış ve günümüzün sosyal medyasının alt yapısını oluşturur
Çok geniş kitleleri hareket ettirmek ve bu hareketlerini de denetim altında tutmak zorunluluğu, yeni iletişim araçlarının geliştirilmesinde önemli bir dinamik olmuştur (Tüfekçioğlu, 1997). Tıpkı 20. yüzyılın sonunda ABD’nin Ortadoğu ve Afganistan’da savaşmakta olan ordusuyla daha hızlı ve güvenli haberleşmeyi sağlamak için okyanus altına kablo döşeyerek yeni bir haber ve enformasyon paylaşımı olanağı yaratması gibi. Askeri haberleşme amaçlı olarak başlayan Internet daha sonra sivillerin kullanımına da açılmış ve günümüzün sosyal medyasının alt yapısını oluşturur
Soru 96
Kitle iletişim araştırmalarında "Sihirli Mermi", “Derialtı İğne” ya da “Hipodermik Şırınga” olarak tanımlanan araştırmaların temelinde hangi düşünce yatmaktadır?
Seçenekler
A
Bireyin ne düşündüğünü tespit etmek
B
Bireyin sağlık politikaları hakkında fikirlerini öğrenmek
C
Bireyin çevresinde olup bitenleri nasıl yorumladığını anlamak
D
Bireyin tutum ve davranışlarında değişiklik yaratmak
E
Bireyin kitle iletişmii ile mutluluğunu sağlamak
Açıklama:
İLK ÇALIŞMALAR
İletişim alanında başlangıcı yapan ve 1940’ların sonlarına kadar egemen olan yaklaşım, psikoloji disiplininden gelen uyaran-tepki modelidir. Uyaran-tepki modeli bir uyarana yine bu uyaranın hedefi doğrultusunda cevap ya da bir tepki vermedir. Dolayısıyla sosyal bilimlerin değişik dalları içerisinde kitle iletişim araçlarına yönelik yapılan araştırmalara yön veren temel soru, iletişim araçlarının bireylerin tutumları ve davranışları üzerinde nasıl bir etki yaptığıdır. Buradaki etkinin anlamı ise “bireylerin tutum ve davranışları üzerinde kitle iletişim araçları vasıtasıyla değişiklik” yapmadır. Kuşkusuz burada arzulanan “değişiklik” ya da “etkileme” iletişim araçlarının mülkiyetine sahip olanlar ile siyasal alandaki egemen olan siyasetçilerin istediği doğrultuda tutum ve davranış değişikliği yaratmadır. Kitle toplumunda bireylerin medya mesajları karşısında hayli savunmasız olacağı ön kabulüyle ilk iletişim araştırmalarına “Sihirli Mermi”, “Derialtı İğne” ya da “Hipodermik Şırınga” gibi “güçlü etki” yapma potansiyelini çağrıştıran metaforik (çağrışıma dayalı) adlar kullanılır. Bunlar daha çok sistemli bir kurama dönüşmeyen dağınık çalışmalardır (Erdoğan ve Korkmaz; 2002).
İletişim alanında başlangıcı yapan ve 1940’ların sonlarına kadar egemen olan yaklaşım, psikoloji disiplininden gelen uyaran-tepki modelidir. Uyaran-tepki modeli bir uyarana yine bu uyaranın hedefi doğrultusunda cevap ya da bir tepki vermedir. Dolayısıyla sosyal bilimlerin değişik dalları içerisinde kitle iletişim araçlarına yönelik yapılan araştırmalara yön veren temel soru, iletişim araçlarının bireylerin tutumları ve davranışları üzerinde nasıl bir etki yaptığıdır. Buradaki etkinin anlamı ise “bireylerin tutum ve davranışları üzerinde kitle iletişim araçları vasıtasıyla değişiklik” yapmadır. Kuşkusuz burada arzulanan “değişiklik” ya da “etkileme” iletişim araçlarının mülkiyetine sahip olanlar ile siyasal alandaki egemen olan siyasetçilerin istediği doğrultuda tutum ve davranış değişikliği yaratmadır. Kitle toplumunda bireylerin medya mesajları karşısında hayli savunmasız olacağı ön kabulüyle ilk iletişim araştırmalarına “Sihirli Mermi”, “Derialtı İğne” ya da “Hipodermik Şırınga” gibi “güçlü etki” yapma potansiyelini çağrıştıran metaforik (çağrışıma dayalı) adlar kullanılır. Bunlar daha çok sistemli bir kurama dönüşmeyen dağınık çalışmalardır (Erdoğan ve Korkmaz; 2002).
Soru 97
“İnsanların çevresindeki uyaranların ya da olayların ayrımında olması ve onları yorumlama süreci"ne ne ad verilir?
Seçenekler
A
Davranış
B
Propaganda
C
Manipülasyon
D
Tutum
E
Algı
Açıklama:
İLK ÇALIŞMALAR
Algı, “insanların çevresindeki uyaranların ya da olayların ayrımında olması ve onları yorumlama süreci” ya da “insanın yakınındaki dünyadan etkin bir şekilde malzeme seçimi yapması ve bu malzemeyi anlamlandırması” olarak tanımlanır (Mutlu, 1995).
Algı, “insanların çevresindeki uyaranların ya da olayların ayrımında olması ve onları yorumlama süreci” ya da “insanın yakınındaki dünyadan etkin bir şekilde malzeme seçimi yapması ve bu malzemeyi anlamlandırması” olarak tanımlanır (Mutlu, 1995).
Soru 98
Harold Lasswell'in 1948 yılında geliştirdiği, “Lasswell formülü” ya da “iletişim zinciri” modelinde hangi soru yer almaz?
Seçenekler
A
Hangi etkiyle?
B
Neyi?
C
Niye?
D
Kim?
E
Hangi kanalla?
Açıklama:
Harold Lasswell ve İletişim Zinciri Modeli
Harold Lasswell, “Lasswell formülü” ya da “iletişim zinciri” olarak adlandırılan modelini 1948 yılında geliştirir. Lasswell modelinde iletişim sürecinin öğelerini şöyle belirtir: “Kim, neyi, hangi kanalla, kime ve hangi etkiyle” söyler. Lasswell’e göre ister yüz-yüze isterse de dolaylı olsun her iletişim eylemi bu formüldeki öğelerin tümünü ya da bir kısmını kaçınılmaz bir şekilde içerir. Siyasetbilimci olan Lasswell’in modeli, 1936 yılında siyaset biliminin temel sorusu olarak öne sürdüğü “Kim, neyi, ne zaman ve nasıl elde eder” formülünün iletişim alanına uyarlanmasıdır.
Harold Lasswell, “Lasswell formülü” ya da “iletişim zinciri” olarak adlandırılan modelini 1948 yılında geliştirir. Lasswell modelinde iletişim sürecinin öğelerini şöyle belirtir: “Kim, neyi, hangi kanalla, kime ve hangi etkiyle” söyler. Lasswell’e göre ister yüz-yüze isterse de dolaylı olsun her iletişim eylemi bu formüldeki öğelerin tümünü ya da bir kısmını kaçınılmaz bir şekilde içerir. Siyasetbilimci olan Lasswell’in modeli, 1936 yılında siyaset biliminin temel sorusu olarak öne sürdüğü “Kim, neyi, ne zaman ve nasıl elde eder” formülünün iletişim alanına uyarlanmasıdır.
Soru 99
Shannon ve Weaver’ın Matematiksel Modelinde vurgulanan hangi iletişim süreci öğesidir?
Seçenekler
A
Kaynak
B
Kanal
C
Gürültü
D
İleti
E
Geribildirim
Açıklama:
Shannon ve Weaver’ın Matematiksel Modeli
Bu modelde gürültü kaynağı yani iletişim sürecini bozan her çeşit faktör vurgu alır. İletişim ne söyleneceğini seçen bir kaynak tarafından başlatılır, sinyal formunda taşıyabilen ve dönüştürebilen bir oluktan/kanaldan iletilir ve teknik cihaz olan alıcı tarafından hedefe ulaştırılır. Sinyal gürültüden etkilenerek azalmış ya da bozulmuş olabilir. Gönderilen mesaj ile alınan mesaj farklılaşabilir. Kaynak tarafında üretilen ve hedefe ulaşan mesaj aynı anlamı taşımıyor olabilir ve bu veri kaybı da iletişimde aksamalara yol açabilir. Shannon ve Weaver’ın yapmaya çalıştıkları da kaynak ile hedef arasındaki veri kaybını önleme ve başarılı iletişimi sağlamadır. Dönemin teknik alt yapı sorunları düşünüldüğünde bu anlamlı bir çaba olarak yorumlanabilir.
Bu modelde gürültü kaynağı yani iletişim sürecini bozan her çeşit faktör vurgu alır. İletişim ne söyleneceğini seçen bir kaynak tarafından başlatılır, sinyal formunda taşıyabilen ve dönüştürebilen bir oluktan/kanaldan iletilir ve teknik cihaz olan alıcı tarafından hedefe ulaştırılır. Sinyal gürültüden etkilenerek azalmış ya da bozulmuş olabilir. Gönderilen mesaj ile alınan mesaj farklılaşabilir. Kaynak tarafında üretilen ve hedefe ulaşan mesaj aynı anlamı taşımıyor olabilir ve bu veri kaybı da iletişimde aksamalara yol açabilir. Shannon ve Weaver’ın yapmaya çalıştıkları da kaynak ile hedef arasındaki veri kaybını önleme ve başarılı iletişimi sağlamadır. Dönemin teknik alt yapı sorunları düşünüldüğünde bu anlamlı bir çaba olarak yorumlanabilir.
Soru 100
Propaganda kavramı ilk kez hangi tarihte kullanılmıştır?
Seçenekler
A
1351
B
1453
C
1566
D
1622
E
1891
Açıklama:
Propagandanın Tarihçesi
Propaganda kavramı ilk kez 1622 yılında Roma Katolik Kilisesi tarafından oluşturulan İtikatı Yayma Cemaati tarafından kullanılır. Bu dönem aslında Protestan kilisesinin ortaya çıkmasıyla sonuçlanan dinsel devrim dönemidir ve bu cemaat Roma Katolik Kilisesi’nin karşı-devriminin bir parçasıdır. Bu tarihten çok önceleri, Antik Yunan ve Roma’da da propaganda etkinlikleri vardır. Özgür bireylerin giyim-kuşam tarzları, bedenlerini temiz ve sağlıklı tutmada özenleri, şiir ve felsefe gibi uğraşları, özgür Aristokrat sınıfının farklılığını ve ayrıcalıklı konumunu ve bu konumun meşruluğunu kendilerine ve diğer sınıflara anlatma amacı taşır.
Propaganda kavramı ilk kez 1622 yılında Roma Katolik Kilisesi tarafından oluşturulan İtikatı Yayma Cemaati tarafından kullanılır. Bu dönem aslında Protestan kilisesinin ortaya çıkmasıyla sonuçlanan dinsel devrim dönemidir ve bu cemaat Roma Katolik Kilisesi’nin karşı-devriminin bir parçasıdır. Bu tarihten çok önceleri, Antik Yunan ve Roma’da da propaganda etkinlikleri vardır. Özgür bireylerin giyim-kuşam tarzları, bedenlerini temiz ve sağlıklı tutmada özenleri, şiir ve felsefe gibi uğraşları, özgür Aristokrat sınıfının farklılığını ve ayrıcalıklı konumunu ve bu konumun meşruluğunu kendilerine ve diğer sınıflara anlatma amacı taşır.
Soru 101
Aşağıdakilerden hangisi ikna kavramı için söylenemez?
Seçenekler
A
İkna bireyi yeni bir eyleme yöneltmeyi amaçlar.
B
İkna, kitle iletişim araçlarının yaygınlaşmasıyla ortaya çıkmış bir kavramdır.
C
İkna, her zaman akılcı ve insanların yararına olmayabilir.
D
İkna, bir davranış ya da tutum değişikliği gerçekleştirmedir.
E
Kamu spotları, büyük afişler, el ilanları ve broşürler vb ikna amacıyla kullanılır.
Açıklama:
İKNA KAVRAMI VE İKNA ÇALIŞMALARI
İkna iletişim çalışmalarında hayli ilgi çeken bir konudur. Bir ürünün satılması, siyasi bir lidere oy verilmesi, sigarayı bırakma ya da kan davasını sürdürmenin anlamsızlığına insanları ikna etmek gereklidir. İkna, akılcı ya da sembolik yollarla insanları yeni bir eyleme yöneltme, bir fikri ya da ürünü benimsetmede klavuzluk etmedir. İknada baskı ve zorlayıcı teknikler değil; fikri çekici kılma esastır. Ancak ikna, her zaman akılcı ve insanların yararına olmayabilir. İkna, bir davranış ya da tutum değişikliği gerçekleştirmedir. Siyasal alandan dini söylemelere kadar kamu spotları, büyük afişler, el ilanları ve broşürler, kısa ya da uzun metrajlı filmler gibi pek çok yöntem kitle iletişim araçları aracılığıyla insanları ikna etmede hep kullanılmıştır. İkna insan yaşamında her zaman var olmuştur. Çünkü insanlar kendi anne, baba, eş, arkadaş gibi özel çevrelerinden tutun da seçmenler ya da tüketiciler gibi daha geniş çevreleri ikna etmeye çalışırlar. Yüzyıllardır insanlar ikna etmede sağduyu ve içgüdülerini kullanmışlardır. Aristo, “ikna sanatı” anlamında kullanılan “rhetorik (retorik)” konusunda çalışan ilk düşünürlerdendir. Yıllar sonra kitle iletişiminin yaygınlık kazanmasının ardından ikna konusunda sistemli ve bilimsel çalışmalar yapılmaya başlanır. ABD’de 1937 yılında kurulan Propaganda Analizi Enstitüsü, “propagandanın yedi tekniği” sınıflandırması ile öncü ve detaylı çalışmasını 1938 yılında yayınlamıştır. İkna çalışmalarının arka planında kitle iletişim araçlarından korku vardır; çünkü iki dünya savaşının ardından propagandanın kitleleri nasıl peşinden sürükleyebildiği ve kalpleri fethedebildiği görülmüştür.
İkna iletişim çalışmalarında hayli ilgi çeken bir konudur. Bir ürünün satılması, siyasi bir lidere oy verilmesi, sigarayı bırakma ya da kan davasını sürdürmenin anlamsızlığına insanları ikna etmek gereklidir. İkna, akılcı ya da sembolik yollarla insanları yeni bir eyleme yöneltme, bir fikri ya da ürünü benimsetmede klavuzluk etmedir. İknada baskı ve zorlayıcı teknikler değil; fikri çekici kılma esastır. Ancak ikna, her zaman akılcı ve insanların yararına olmayabilir. İkna, bir davranış ya da tutum değişikliği gerçekleştirmedir. Siyasal alandan dini söylemelere kadar kamu spotları, büyük afişler, el ilanları ve broşürler, kısa ya da uzun metrajlı filmler gibi pek çok yöntem kitle iletişim araçları aracılığıyla insanları ikna etmede hep kullanılmıştır. İkna insan yaşamında her zaman var olmuştur. Çünkü insanlar kendi anne, baba, eş, arkadaş gibi özel çevrelerinden tutun da seçmenler ya da tüketiciler gibi daha geniş çevreleri ikna etmeye çalışırlar. Yüzyıllardır insanlar ikna etmede sağduyu ve içgüdülerini kullanmışlardır. Aristo, “ikna sanatı” anlamında kullanılan “rhetorik (retorik)” konusunda çalışan ilk düşünürlerdendir. Yıllar sonra kitle iletişiminin yaygınlık kazanmasının ardından ikna konusunda sistemli ve bilimsel çalışmalar yapılmaya başlanır. ABD’de 1937 yılında kurulan Propaganda Analizi Enstitüsü, “propagandanın yedi tekniği” sınıflandırması ile öncü ve detaylı çalışmasını 1938 yılında yayınlamıştır. İkna çalışmalarının arka planında kitle iletişim araçlarından korku vardır; çünkü iki dünya savaşının ardından propagandanın kitleleri nasıl peşinden sürükleyebildiği ve kalpleri fethedebildiği görülmüştür.
Soru 102
Bir şeyi etkin bir sözcükle “iyi” kabul edilen bir deyimle ilişkilendirme biçiminde gerçekleştirilen propaganda tekniğine ne ad verilir?
Seçenekler
A
Transfer
B
Tanıklık
C
Kağıt derme
D
Herkes yapıyor
E
Gösterişli genelleme
Açıklama:
Propaganda Strateji ve Teknikleri
Gösterişli genelleme: Bir şeyi etkin bir sözcükle “iyi” kabul edilen bir deyimle ilişkilendirmek demektir. Böylelikle söz konusu şeyi kanıtları gözden geçirmeksizin kabullendirme amacı taşır. Reklamcılık alanında yoğun olarak kullanılır. Örneğin “Kola hayat katar” gibi bir ifade bu şekilde yorumlanabilir.
Gösterişli genelleme: Bir şeyi etkin bir sözcükle “iyi” kabul edilen bir deyimle ilişkilendirmek demektir. Böylelikle söz konusu şeyi kanıtları gözden geçirmeksizin kabullendirme amacı taşır. Reklamcılık alanında yoğun olarak kullanılır. Örneğin “Kola hayat katar” gibi bir ifade bu şekilde yorumlanabilir.
Soru 103
Yaşam tarzı itibariyle birbirlerine benzer insanların oluşturduğu ve endüstri devrimi sonrasında artan kentleşme ve iletişim araçlarının yaygın kullanımı sonucunda ulaşılan yeni toplum yapısına ne ad verilmektedir?
Seçenekler
A
Şehirli nüfus
B
Kentleşme
C
Kitle toplumu
D
Sanayi toplumu
E
Geniş nüfus
Açıklama:
Kitle Toplumunun Doğuşu ve İletişim Araçları
Endüstri devrimi sonrasında artan kentleşme ve iletişim araçlarının yaygın kullanımı nedeniyle ulaşılan yeni toplum yapısı “kitle toplumu” diye adlandırılır. Kitle toplumu, kapitalizmin bir ürünüdür; sanayileşme, modernleşme ve kentleşme süreçlerinin bir sonucudur. Kitle toplumu; geniş ölçekli sanayileşmeyi, iş bölümünde gelişkin uzmanlaşmayı ve bürokrasinin gelişimini, kentlerin ve kent nüfusunun hızlı artışını içerir. Bu süreçler sonucunda bireyler birbirlerinden yalıtılmıştır. Ancak kitle toplumu, yaşam tarzı itibariyle birbirlerine benzer insanların oluşturduğu bir toplumdur.
Endüstri devrimi sonrasında artan kentleşme ve iletişim araçlarının yaygın kullanımı nedeniyle ulaşılan yeni toplum yapısı “kitle toplumu” diye adlandırılır. Kitle toplumu, kapitalizmin bir ürünüdür; sanayileşme, modernleşme ve kentleşme süreçlerinin bir sonucudur. Kitle toplumu; geniş ölçekli sanayileşmeyi, iş bölümünde gelişkin uzmanlaşmayı ve bürokrasinin gelişimini, kentlerin ve kent nüfusunun hızlı artışını içerir. Bu süreçler sonucunda bireyler birbirlerinden yalıtılmıştır. Ancak kitle toplumu, yaşam tarzı itibariyle birbirlerine benzer insanların oluşturduğu bir toplumdur.
Soru 104
Kitle toplumunun pek çok özelliğinin ortaya çıktığı ve kitle iletişimi ile ilgili bilimsel çalışmaların öncülüğünü yapan ülke aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Amerika Birleşik Devletleri
B
Sovyetler Birliği
C
Almanya
D
İngiltere
E
Fransa
Açıklama:
İletişim Araştırmalarının Gündeme Geliş Koşulları
Kitle toplumunun pek çok özelliği Sanayi Devrimini yapan öncü ülkelerden olduğu için ABD’de ortaya çıkar. Kitle kültürü, tüketim ve refah toplumu kavramları 1945 sonrasında kapitalist Amerika’nın tanımlanması ve analizinde sıklıkla başvurulan en yaygın ve çekici kavramlardır. İşte bu çabanın bir parçası olarak geniş kitlelere hitap edecek yeni iletişim araçlarından yararlandığı gibi bu yararlanmanın maksimum seviyede gerçekleşebilmesi için kitle iletişimi ile ilgili bilimsel çalışmaların öncülüğünü de ABD yapar.
Kitle toplumunun pek çok özelliği Sanayi Devrimini yapan öncü ülkelerden olduğu için ABD’de ortaya çıkar. Kitle kültürü, tüketim ve refah toplumu kavramları 1945 sonrasında kapitalist Amerika’nın tanımlanması ve analizinde sıklıkla başvurulan en yaygın ve çekici kavramlardır. İşte bu çabanın bir parçası olarak geniş kitlelere hitap edecek yeni iletişim araçlarından yararlandığı gibi bu yararlanmanın maksimum seviyede gerçekleşebilmesi için kitle iletişimi ile ilgili bilimsel çalışmaların öncülüğünü de ABD yapar.
Soru 105
İletişim araçlarının bireylerin tutumları ve davranışları üzerinde nasıl bir etki yaptığı temel sorusunu araştırarak iletişim alanında başlangıcı yapan ve 1940’ların sonlarına kadar egemen olan yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Önkabul stratejisi
B
Süreç değişimi
C
Uyaran-tepki modeli
D
Algı ve tutumlar
E
Eşsiz birey modeli
Açıklama:
Uyaran Tepki Modeli
İletişim alanında başlangıcı yapan ve 1940’ların sonlarına kadar egemen olan yaklaşım, psikoloji disiplininden gelen uyaran-tepki modelidir. Uyaran-tepki modeli bir uyarana yine bu uyaranın hedefi doğrultusunda cevap ya da bir tepki vermedir. Dolayısıyla sosyal bilimlerin değişik dalları içerisinde kitle iletişim araçlarına yönelik yapılan araştırmalara yön veren temel soru, iletişim araçlarının bireylerin tutumları ve davranışları üzerinde nasıl bir etki yaptığıdır. Buradaki etkinin anlamı ise “bireylerin tutum ve davranışları üzerinde kitle iletişim araçları vasıtasıyla değişiklik” yapmadır.
İletişim alanında başlangıcı yapan ve 1940’ların sonlarına kadar egemen olan yaklaşım, psikoloji disiplininden gelen uyaran-tepki modelidir. Uyaran-tepki modeli bir uyarana yine bu uyaranın hedefi doğrultusunda cevap ya da bir tepki vermedir. Dolayısıyla sosyal bilimlerin değişik dalları içerisinde kitle iletişim araçlarına yönelik yapılan araştırmalara yön veren temel soru, iletişim araçlarının bireylerin tutumları ve davranışları üzerinde nasıl bir etki yaptığıdır. Buradaki etkinin anlamı ise “bireylerin tutum ve davranışları üzerinde kitle iletişim araçları vasıtasıyla değişiklik” yapmadır.
Soru 106
İnsanların trafiğin akışı içerisinde pek çok araba modeli olmasına rağmen sevdiği ya da almak istediği modelde arabaları hemen algılaması ve ne kadar çok oldukları hissine kapılması hangi algı türüne örnektir?
Seçenekler
A
Seçici algılama
B
Görsel algılama
C
Duygusal algı
D
Yığın algı
E
Tüketim algısı
Açıklama:
Algı ve Tutumlar
Her insan olayları, nesneleri ve durumları içine doğup büyüdüğü kültürel ortamın ve içinde yer aldığı ilişkilerin etkileşimi doğrultusunda algılar. Bireylerin çevrelerinde olup bitenleri kendilerine özgü algılama eğilimleri “seçici algılama” olarak adlandırılır. İnsanların trafiğin akışı içerisinde pek çok araba modeli olmasına rağmen sevdiği ya da almak istediği modelde arabaları hemen algılaması ve ne kadar çok oldukları hissine kapılması gibi.
Her insan olayları, nesneleri ve durumları içine doğup büyüdüğü kültürel ortamın ve içinde yer aldığı ilişkilerin etkileşimi doğrultusunda algılar. Bireylerin çevrelerinde olup bitenleri kendilerine özgü algılama eğilimleri “seçici algılama” olarak adlandırılır. İnsanların trafiğin akışı içerisinde pek çok araba modeli olmasına rağmen sevdiği ya da almak istediği modelde arabaları hemen algılaması ve ne kadar çok oldukları hissine kapılması gibi.
Soru 107
Şekilde görülen Harold Lasswell’in iletişim zinciri modelinin son halkasında yer alan ve her iletişim ediminde kaçınılmaz olarak var olduğu ortaya konulan olgu aşağıdakilerden hangisidir?Seçenekler
A
Sonuç
B
Kazanım
C
Tepki
D
Etki
E
Araç
Açıklama:
Harold Lasswell ve İletişim Zinciri Modeli
Modelde vurgu alan nokta, her iletişim ediminde kaçınılmaz olarak bir “etki”nin olduğudur. İnsanlar iletişim sarmalı içerisinde yaşamlarını sürdürürken, muhtelif tarzlarda güdülenirler (motive edilirler) ve etkiye maruz kalırlar. Ona göre, medya teknolojileri çağında iletişimin toplumsal düzenin sağlaması ve kaynak ile aracı arasında etkili iletişim kurulmasında hayati bir işlevi vardır.
Modelde vurgu alan nokta, her iletişim ediminde kaçınılmaz olarak bir “etki”nin olduğudur. İnsanlar iletişim sarmalı içerisinde yaşamlarını sürdürürken, muhtelif tarzlarda güdülenirler (motive edilirler) ve etkiye maruz kalırlar. Ona göre, medya teknolojileri çağında iletişimin toplumsal düzenin sağlaması ve kaynak ile aracı arasında etkili iletişim kurulmasında hayati bir işlevi vardır.
Soru 108
Wilbur Schramm bireylerarası iletişimi daha iyi anlatabilmek geliştirdiği modelinde iletişim sürecinde olumlu ve sağlıklı bir etkileşimin olabilmesi için kaynak ile hedef arasında aşağıdaki hangi unsurun bulunması gerektiğini söylemektedir?
Seçenekler
A
Aynı iletişim aracı
B
Ortak yönler
C
Benzer hedefler
D
Eş zaman
E
Yoğun paylaşım
Açıklama:
Wilbur Schramm ve İletişim Modelleri
Schramm’ın modeli bireylerarası iletişimi daha iyi anlatabilmek için geliştirilmiş bir modeldir. Dolayısıyla Schramm, sosyolojik bir bakışla iletişim sürecinde olumlu ve sağlıklı bir etkileşimin olabilmesi için kaynak ile hedef arasında bazı ortak şeylerin olma zorunluluğuna dikkat çeker. Örneğin, kaynak ile hedef arasında ortak bir dil, benzer deneyimler ve kültürel birikim varsa bir iletişim gerçekleşir. Eğer kaynak ile hedefin referans çerçevelerinde ortaklık yoksa ya da çok az bir benzeşme varsa bir paylaşım sürecinin yaşanması; kaynak ile hedef arasında bir anlaşmanın gerçekleşmesi çok güçtür. Dolayısıyla iletişimin sağlıklı ilerlemesi için hedef ya da alıcı daha fazla öneme sahip değildir; iletişime geçen tarafların ortak yönlerinin olması daha önemlidir.
Schramm’ın modeli bireylerarası iletişimi daha iyi anlatabilmek için geliştirilmiş bir modeldir. Dolayısıyla Schramm, sosyolojik bir bakışla iletişim sürecinde olumlu ve sağlıklı bir etkileşimin olabilmesi için kaynak ile hedef arasında bazı ortak şeylerin olma zorunluluğuna dikkat çeker. Örneğin, kaynak ile hedef arasında ortak bir dil, benzer deneyimler ve kültürel birikim varsa bir iletişim gerçekleşir. Eğer kaynak ile hedefin referans çerçevelerinde ortaklık yoksa ya da çok az bir benzeşme varsa bir paylaşım sürecinin yaşanması; kaynak ile hedef arasında bir anlaşmanın gerçekleşmesi çok güçtür. Dolayısıyla iletişimin sağlıklı ilerlemesi için hedef ya da alıcı daha fazla öneme sahip değildir; iletişime geçen tarafların ortak yönlerinin olması daha önemlidir.
Soru 109
Hem reklamcılık hem de siyasi kampanyalarda sıklıkla kullanılan bir teknik olarak toplumda itibarlı kişilerin desteğini kullanma propaganda tekniklerinden hangisi içerisine girer?
Seçenekler
A
Gösterişli genelleme
B
Transfer
C
Halktan biri
D
Tanıklık
E
Herkes yapıyor
Açıklama:
Propaganda Strateji ve Teknikleri
En çok yararlanılan yedi propaganda tekniği içerisinde tanıklık, toplumda itibarlı kişilerin desteğini kullanmadır. Tanıklık hem reklamcılık hem de siyasi kampanyalarda sıklıkla kullanılan bir tekniktir.
En çok yararlanılan yedi propaganda tekniği içerisinde tanıklık, toplumda itibarlı kişilerin desteğini kullanmadır. Tanıklık hem reklamcılık hem de siyasi kampanyalarda sıklıkla kullanılan bir tekniktir.
Soru 110
Siyasal kampanyaların insanların var olan yönelimlerini harekete geçirdiği görüşü Paul Lazarsfeld’in medya etkileri konusunda hangi etki tespiti içerisine girer?
Seçenekler
A
Aktifleme
B
Güçlendirme
C
Değiştirme
D
Onaylama
E
Yırtma
Açıklama:
İki Aşamalı Akış
Siyasal kampanyalar insanların var olan yönelimlerini aktifler. Çünkü insanlar zaten medyadan kendi yönelimlerine uygun olan içerikleri seçerler ve bu onlar için etkili tartışmaları takip ederler. Bu içerikler insanların toplumsal konumlarından kaynaklanan tercihlerini gerçekleştirmeleri için teşvik eder; bu aktifleme durumu doğrudan bireylerin davranışlarına yansır. Örneğin seçim günü geldiğinde zaten beğendiği siyasi parti liderine oyunu verir.
Siyasal kampanyalar insanların var olan yönelimlerini aktifler. Çünkü insanlar zaten medyadan kendi yönelimlerine uygun olan içerikleri seçerler ve bu onlar için etkili tartışmaları takip ederler. Bu içerikler insanların toplumsal konumlarından kaynaklanan tercihlerini gerçekleştirmeleri için teşvik eder; bu aktifleme durumu doğrudan bireylerin davranışlarına yansır. Örneğin seçim günü geldiğinde zaten beğendiği siyasi parti liderine oyunu verir.
Soru 111
Diş macunu reklamlarında marka önerisinin diş hekimleri tarafından yapılması, iletişimde mesajın ikna gücünün artırılmasında hangi konu ile ilgilidir?
Seçenekler
A
Korku çekiciliği
B
Kaynak güvenirliği
C
Mesaj doğruluğu
D
Araç seçimi
E
Ortam uygunluğu
Açıklama:
Hovland’ın Askerlerle Laboratuvar Çalışmaları
İletişim etkinliklerinde iletişimcinin üzerinde kontrol kurabildiği değişkenlerden biri kaynağın seçimidir. Doğru kaynağın mesajın etkisini artırabileceğine ilişkin yaygın bir inanç vardır ve hem Carl Hovland hem de takipçileri bu konuda pek çok çalışma yapmışlardır. Düşünce ya da ürünle ilgili konuşacak etkili kaynağın seçimi, temel olarak tanıklık adı verilen propaganda tekniğiyle ilgilidir. Kaynak, samimi ve güvenilir olarak algılandığında mesajın ikna gücü de artar. Ayrıca kaynağın inanılırlığı ve kaynağın sevilmesi iknanın kabulünü ve inanılırlığını etkileyen önemli etkenlerdir. Hovland ve Weiss kaynağın güvenirliğinde iki önemli faktöre dikkat çekerler: Uzmanlık ve güvene değerlik. Örneğin reklamlarda uzman kullanılması, ürüne olan güveni artırmaktadır. Bu nedenle de diş macunu reklamlarında marka önerisi sıklıkla diş hekimleri tarafından yapılmaktadır.
İletişim etkinliklerinde iletişimcinin üzerinde kontrol kurabildiği değişkenlerden biri kaynağın seçimidir. Doğru kaynağın mesajın etkisini artırabileceğine ilişkin yaygın bir inanç vardır ve hem Carl Hovland hem de takipçileri bu konuda pek çok çalışma yapmışlardır. Düşünce ya da ürünle ilgili konuşacak etkili kaynağın seçimi, temel olarak tanıklık adı verilen propaganda tekniğiyle ilgilidir. Kaynak, samimi ve güvenilir olarak algılandığında mesajın ikna gücü de artar. Ayrıca kaynağın inanılırlığı ve kaynağın sevilmesi iknanın kabulünü ve inanılırlığını etkileyen önemli etkenlerdir. Hovland ve Weiss kaynağın güvenirliğinde iki önemli faktöre dikkat çekerler: Uzmanlık ve güvene değerlik. Örneğin reklamlarda uzman kullanılması, ürüne olan güveni artırmaktadır. Bu nedenle de diş macunu reklamlarında marka önerisi sıklıkla diş hekimleri tarafından yapılmaktadır.
Soru 112
Riley ve Riley’in Sosyolojik Modelinin kitle iletişimine getirdiği yeni anlayış aşağıdakilerden hangisi olmuştur?
Seçenekler
A
Kaynak ile alıcı arasındaki etkileşim
B
Yeni iletişim kanallarının eklenmesi
C
Gürültünün azaltılması
D
Yeni alıcıların eklenmesi
E
İletişimin hızlanması
Açıklama:
Riley ve Riley’in Sosyolojik Modeli
John W. Riley ve Matilda W. Riley 1959 yılında geliştirdikleri iletişim modeli ilk iletişim araştırmalarının düz, doğrusal ve tek yönlü bir iletişim algılayışından farklıdır. Kaynak ile alıcı arasında basit bir mesaj alışverişinden daha çok bir etkileşim söz konusudur. Bu etkileşim süreci ise bireylerin toplumsal bağlamlarından yalıtılmış ve onların bireysel yaşantıları üzerine kurulu bir paylaşım değil, her iki tarafın da içinde bulunduğu toplumsal bağları dikkate alan bir yaklaşımdır. Doğrudan bir mesaj
alışverişi değil içinde bulundukları referans gruplarının etkisinde ve bireylerin toplumdaki rollerinden süzülerek gerçekleşen bir iletişim edimidir. Gruplar önemlidir; bireyler medya mesajlarını gruplara taşırlar ve grup içerisinde değerlendirmeler sonucunda medya mesajları yorumlanır.
John W. Riley ve Matilda W. Riley 1959 yılında geliştirdikleri iletişim modeli ilk iletişim araştırmalarının düz, doğrusal ve tek yönlü bir iletişim algılayışından farklıdır. Kaynak ile alıcı arasında basit bir mesaj alışverişinden daha çok bir etkileşim söz konusudur. Bu etkileşim süreci ise bireylerin toplumsal bağlamlarından yalıtılmış ve onların bireysel yaşantıları üzerine kurulu bir paylaşım değil, her iki tarafın da içinde bulunduğu toplumsal bağları dikkate alan bir yaklaşımdır. Doğrudan bir mesaj
alışverişi değil içinde bulundukları referans gruplarının etkisinde ve bireylerin toplumdaki rollerinden süzülerek gerçekleşen bir iletişim edimidir. Gruplar önemlidir; bireyler medya mesajlarını gruplara taşırlar ve grup içerisinde değerlendirmeler sonucunda medya mesajları yorumlanır.
Soru 113
1950'lerdeki anaakım iletişim araştırmalarının temelinde aşağıdaki hangi çalışma alanının kuramları daha baskındır?
Seçenekler
A
Psikoloji
B
Sosyal psikoloji
C
Sosyoloji
D
Felsefe
E
İletişim felsefesi
Açıklama:
ABD’de ortaya çıkıp dünyanın her yerine yayılan “ana akım” iletişim kuramları, varolan sistemin; yani liberalizmin sorunlu işleyen yönlerinin uyarılması, tamir edilmesi ve devamlılığı genel felsefesine dayanır. Pozitivizmi ve amprizimi (deneycilik) temel alır. Bilgiyi ve sermaye birikimini yatırım, üretim toplumsal büyüme ve gelişme amaçlı olarak kullanır. Bu anlayışta toplum, canlı bir organizma olarak kabul edilir ve toplumdaki dengenin korunması, değişim ve iyileşme kanallarının açık tutulması, ayrımcılığın ve çatışmanın ortadan kalması ile önyargılarla mücadele hedeflenir (Tekinalp ve Uzun, 2006). 1950’lerdeki anaakım iletişim araştırmalarının kökeninde tutucu sosyoloji kuramları vardır.
Soru 114
Olay ya da nesneleri algılarken aynı zamanda onu sevme ya da sevmeme, hoşlanma ya da hoşlanmama gibi durumların etkisinin olması aşağıdaki hangi algı türüne bağlanabilir?
Seçenekler
A
Görsel algı
B
Duygusal algı
C
Seçimleyici algı
D
Duyusal Algı
E
Seçici Algı
Açıklama:
Duygusal algı: İnsanlar olay ya da nesneleri algılarken aynı zamanda onu sevme ya da sevmeme, hoşlanma ya da hoşlanmama gibi duygusal bazı izlenimlerin etkisine de sahiptirler. Algılama sürecine duygusal tavırlar ve eğilimler de karışmaktadır. Dolayısıyla insanlardaki algılama, evrenin uyarıcı yanı ile bireyin kendi öz bilgi birikimi, yaşam deneyimleri ve duygusal tavırları ile tutumları arasındaki işlevsel ilişkiden kaynaklanmaktadır. Dünya görüşünün ve yaşam tarzlarının birer dışa vurumu olarak simge, sembol, inanç ve ideolojiler yaşam deneyimlerinin derin izlerini taşır.
Soru 115
İletişim alanında başlangıcı yapan ve 1940’ların sonlarına kadar egemen olan yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Uyaran-tepki modeli
B
Bilişsel model
C
Yapısalcı model
D
Doğuştancı model
E
Biyolojik model
Açıklama:
İletişim alanında başlangıcı yapan ve 1940’ların sonlarına kadar egemen olan yaklaşım, psikoloji disiplininden gelen uyaran-tepki modelidir.
Soru 116
1950’li yıllara değin yapılan pozitivist araştırma geleneği doğrultusunda iletişim alanında gerçekleştirilen ampirik araştırmaların temeli aşağıdakilerden hangisine dayalıdır?
Seçenekler
A
Bilişi ölçme
B
Bilişötesini ölçme
C
Tutumu ölçme
D
Algıyı ölçme
E
Duyuları ölçme
Açıklama:
Tutum kavramı, özellikle psikoloji için merkezi bir öneme sahiptir. Ancak tutum kavramının böylesi merkezi bir konuma yerleşmesinde dönemin kitle iletişim araçları ile iletişim çalışmaları da önemli bir yere sahiptir. Özellikle de 1950’li yıllara değin yapılan pozitivist araştırma geleneği doğrultusunda iletişim alanında gerçekleştirilen amprik araştırmaların nerdeyse tamamı yöntem olarak tutum ölçme odaklıdır.
Soru 117
Aşağıdakilerden hangisi iletişim araştırmalarının temel sorunsalını oluşturmaktadır?
Seçenekler
A
Etki sorunsalı
B
Var oluş sorunsalı
C
Devamlılık sorunsalı
D
Kalıcılık sorunsalı
E
Ekonomik sorunsal
Açıklama:
Başlangıcından günümüze iletişim araştırmaları, kitle iletişim araçlarının insanları
nasıl etkilediği sorunsalına eğilmektedir. Araştırma sorusu ve kullanılan yöntemler farklılaşmakta, yararlanılan bilgi bilimsel kökenler ve yöntemsel yönelimler değişmektedir ama temelde hep bir “etki sorunsalı” var olmaktadır.
nasıl etkilediği sorunsalına eğilmektedir. Araştırma sorusu ve kullanılan yöntemler farklılaşmakta, yararlanılan bilgi bilimsel kökenler ve yöntemsel yönelimler değişmektedir ama temelde hep bir “etki sorunsalı” var olmaktadır.
Soru 118
İnsanların çevresindeki uyaranların ya da olayların ayrımında olması ve onları yorumlama süreci” ya da “insanın yakınındaki dünyadan etkin bir şekilde malzeme seçimi yapması ve bu malzemeyi anlamlandırması aşağıdakilerden hangisi olarak açıklanır?
Seçenekler
A
Tutum
B
Etki
C
Biliş
D
Algı
E
Davranış
Açıklama:
Algı, “insanların çevresindeki uyaranların ya da olayların ayrımında olması ve onları yorumlama süreci” ya da “insanın yakınındaki dünyadan etkin bir şekilde malzeme seçimi yapması ve bu malzemeyi anlamlandırması” olarak tanımlanır
Soru 119
İlk Türk gazetesi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Takvim-i Vekayi
B
Ceride-i Havadis
C
Tasvir-i Efkâr
D
Muhbir
E
İbret
Açıklama:
Osmanlı İmparatorluğu’nda da modernleşme hareketlerinde benzer bir tutum benimsenmiş; ilk Türkçe gazete olan Takvim-i Vekayi (1831) de hanedanlık tarafından modernleşme hareketinin halka anlatılması ve benimsetilmesi amacıyla yayın hayatına başlamıştır.
Soru 120
Aşağıdakilerden hangisi ABD’de ortaya çıkıp dünyanın her yerine yayılan “ana akım” iletişim kuramlarının amacına ilişkin doğru bir ifadedir?
Seçenekler
A
Var olan sistemi en iyi hale getirmek
B
Var olan sistemi bir önceki sistemlerle karşılaştırmak
C
Var olan sistemin sorunlu işleyen yönlerinin uyarılması, tamir edilmesi ve devamlılığı
D
Var olan sistemi eleştirmek
E
Var olan sisteme alternatifler üretmek
Açıklama:
ABD’de ortaya çıkıp dünyanın her yerine yayılan “ana akım” iletişim kuramları, var olan sistemin; yani liberalizmin sorunlu işleyen yönlerinin uyarılması, tamir edilmesi ve devamlılığı genel felsefesine dayanır.
Soru 121
"İnsanlar olay ya da nesneleri algılarken aynı zamanda onu sevme ya
da sevmeme, hoşlanma ya da hoşlanmama gibi duygusal bazı izlenimlerin etkisine de sahiptirler. Algılama sürecine duygusal tavırlar ve eğilimler de karışmaktadır."
Yukarıda açıklaması verilen algılama türü hangisidir?
da sevmeme, hoşlanma ya da hoşlanmama gibi duygusal bazı izlenimlerin etkisine de sahiptirler. Algılama sürecine duygusal tavırlar ve eğilimler de karışmaktadır."
Yukarıda açıklaması verilen algılama türü hangisidir?
Seçenekler
A
Kültürel algılama
B
Dikkate dayalı algılama
C
Seçimsel algılama
D
Görsel algılama
E
Duygusal algılama
Açıklama:
Duygusal algı: İnsanlar olay ya da nesneleri algılarken aynı zamanda onu sevme ya da sevmeme, hoşlanma ya da hoşlanmama gibi duygusal bazı izlenimlerin etkisine de sahiptirler. Algılama sürecine duygusal tavırlar ve eğilimler de karışmaktadır. Dolayısıyla insanlardaki algılama, evrenin uyarıcı yanı ile bireyin kendi öz bilgi birikimi, yaşam deneyimleri ve duygusal tavırları ile tutumları arasındaki işlevsel ilişkiden kaynaklanmaktadır. Dünya görüşünün ve yaşam tarzlarının birer dışa vurumu olarak simge, sembol, inanç ve ideolojiler yaşam deneyimlerinin derin izlerini taşır.
Soru 122
“Kim, neyi, hangi kanalla, kime ve hangi etkiyle” söyler.
Yukarıda verilen ifade hangi iletişim modeline aittir?
Yukarıda verilen ifade hangi iletişim modeline aittir?
Seçenekler
A
Hipodermik Şırınga
B
İletişim zinciri
C
Uyaran tepki
D
Derialtı İğne
E
Sihirli Mermi
Açıklama:
Harold Lasswell, “Lasswell formülü” ya da “iletişim zinciri” olarak adlandırılan modelini 1948 yılında geliştirir. Lasswell modelinde iletişim sürecinin öğelerini şöyle belirtir: “Kim, neyi, hangi kanalla, kime ve hangi etkiyle” söyler.
Soru 123
Bir şeyi etkin bir sözcükle “iyi” kabul edilen bir deyimle ilişkilendirmek demektir. Böylelikle söz konusu şeyi kanıtları gözden geçirmeksizin kabullendirme amacı taşır. Reklamcılık alanında yoğun olarak kullanılır. Örneğin “Kola hayat katar” gibi bir ifade bu şekilde yorumlanabilir.
Yukarıda örneği verilen propaganda türü aşağıdakilerden hangisidir?
Yukarıda örneği verilen propaganda türü aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Halktan biri
B
Tanıklık
C
Transfer
D
Gösterişli genelleme
E
Ad takma
Açıklama:
Verilen örnek gösterişli genelleme propaganda türünü açıklamaktadır.
Soru 124
Trafik kazalarında emniyet kemeri takmayı özendirmek için “bağımlı olamamak için bağlanın”, sigara karşıtı kampanyada da “sigara sizi bırakmadan sizi onu bırakın” mesajlarının verilmesi aşağıdakilerden hangisine örnek olarak verilebilir?
Seçenekler
A
Uyaran tepki modeli
B
Sosyolojik model
C
Sihirli mermi
D
Kaynak güvenirliği
E
Korku çekiciliği
Açıklama:
Korku Çekiciliği: Kitle iletişiminde kullanılan tekniklerinden bir diğeri de izleyicide
korku yaratmak ya da onu tehdit etmektir. Bu durum, ileri sürülen tavsiyelere uymadıklarında başlarına gelebilecek olumsuzluklara dikkat çekerek izleyicilerin korku aracılığıyla ikna edilmeye çalışılması şeklinde açıklanabilir. Trafik kazalarında emniyet kemeri takmayı özendirmek için “bağımlı olamamak için bağlanın”, sigara karşıtı kampanyada da “sigara sizi bırakmadan sizi onu bırakın” mesajlarının verilmesi bu yöndeki örnekler arasındadır.
korku yaratmak ya da onu tehdit etmektir. Bu durum, ileri sürülen tavsiyelere uymadıklarında başlarına gelebilecek olumsuzluklara dikkat çekerek izleyicilerin korku aracılığıyla ikna edilmeye çalışılması şeklinde açıklanabilir. Trafik kazalarında emniyet kemeri takmayı özendirmek için “bağımlı olamamak için bağlanın”, sigara karşıtı kampanyada da “sigara sizi bırakmadan sizi onu bırakın” mesajlarının verilmesi bu yöndeki örnekler arasındadır.
Soru 125
Aşağıdakilerden hangisi “kitle toplumunu” en iyi tanımlayan ifadedir?
Seçenekler
A
Bilim dünyasındaki araştırma bulgularının artan kitlelere ulaşmasının sonucudur.
B
İnsanların tarım toplumuna geçişindeki yerel üretimlerin artmasının sonucudur.
C
Endüstri devrimi ile artan kentleşme ve iletişim araçlarının yaygın kullanımı sonucudur.
D
İnsanların daha fazla üretmeye ve sonucunda tüketmeye geçişlerinin bir sonucudur.
E
Bilgilerin büyük veriye dönüşmesi ve insanların bu veriyi işleme zorluğunun sonucudur.
Açıklama:
Endüstri devrimi sonrasında artan kentleşme ve iletişim araçlarının yaygın kullanımı nedeniyle ulaşılan yeni toplum yapısı “kitle toplumu” diye adlandırılır.
Endüstri devrimi ile artan kentleşme ve iletişim araçlarının yaygın kullanımı sonucudur
Endüstri devrimi ile artan kentleşme ve iletişim araçlarının yaygın kullanımı sonucudur
Soru 126
Kitle iletişim araçlarının 20. Yüzyılın başlarında akademik bir ilgi olması ve üniversitelerde araştırılmaya başlamasına aşağıdakilerden hangi iki ülke öncülük etmiştir?
Seçenekler
A
Polonya - Fransa
B
Amerika Birleşik Devletleri - Kanada
C
İsviçre - İngiltere
D
Almanya - Belçika
E
İspanya - İtalya
Açıklama:
İlk iletişim araştırmaları, 20. Yüzyılın başlarında Amerika Birleşik
Devletleri’nde daha sonraları da Kanada’da yapılır.
Amerika Birleşik Devletleri - Kanada
Devletleri’nde daha sonraları da Kanada’da yapılır.
Amerika Birleşik Devletleri - Kanada
Soru 127
Mevcut sistemin; yani liberalizmin sorunlu işleyen yönlerinin uyarılması, tamir edilmesi ve devamlılığı genel felsefesine dayanan iletişim kuramları aşağıdakilerden hangisi ile isimlendirilir?
Seçenekler
A
Ana akım
B
Liberal
C
Bireylerarası
D
Rasyonel
E
Eleştirel
Açıklama:
ABD’de ortaya çıkıp dünyanın her yerine yayılan “ana akım” iletişim kuramları, varolan
sistemin; yani liberalizmin sorunlu işleyen yönlerinin uyarılması, tamir edilmesi ve devamlılığı genel felsefesine dayanır.
sistemin; yani liberalizmin sorunlu işleyen yönlerinin uyarılması, tamir edilmesi ve devamlılığı genel felsefesine dayanır.
Soru 128
Aşağıdakilerden hangisi, 1950’lerdeki iletişim araştırmalarının temelindeki tutucu sosyoloji kuramlarının birleştikleri noktalardan biri değildir?
Seçenekler
A
İnsanların çevreye uyumunun sağlanması gerektiği görüşü
B
Varolan toplumsal yapıyı geliştirme isteği
C
Varolan toplumsal kurumları geliştirme isteği
D
Sanayileşen ülkelerin seçeceği en iyi yolun kapitalist ekonomi sistemi olduğu görüşü
E
İnsanların iletişim araçlarını sorun çözmenin tek yolu olarak benimseme görüşü
Açıklama:
1950’lerdeki anaakım iletişim araştırmalarının kökeninde tutucu sosyoloji kuramları vardır. Bu kuramların iletişime yaklaşımlarında birleştikleri üç nokta vardır:
1. İnsanların çevreye uymaları gerektiğinde bu uyumun sağlanması gerektiği görüşü,
2. Varolan toplumsal yapıyı ve kurumları koruma ve geliştirme isteği,
3. Sanayileşmiş ülkelerin seçecekleri en iyi yolun kapitalist ekonomik ve siyasal sistem
olduğu görüşü.
İnsanların iletişim araçlarını sorun çözmenin tek yolu olarak benimseme görüşü
1. İnsanların çevreye uymaları gerektiğinde bu uyumun sağlanması gerektiği görüşü,
2. Varolan toplumsal yapıyı ve kurumları koruma ve geliştirme isteği,
3. Sanayileşmiş ülkelerin seçecekleri en iyi yolun kapitalist ekonomik ve siyasal sistem
olduğu görüşü.
İnsanların iletişim araçlarını sorun çözmenin tek yolu olarak benimseme görüşü
Soru 129
Aşağıdakilerden hangisi kitle iletişim araçlarına yönelik ilk çalışmaların konuları arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Etki gücü
B
Propaganda
C
İkna teknikleri
D
Bireysel tercihler
E
Kamuoyu
Açıklama:
Kitle iletişim araçlarının ilk çalışmalarında; etki gücü, propaganda, ikna teknikleri ve kamuoyu öncelikli çalışılan konular arasındadır.
Bireysel tercihler
Bireysel tercihler
Soru 130
Aşağıdakilerden hangisi algılama türlerinden biridir?
Seçenekler
A
Sosyal algı
B
Psikolojik algı
C
Düşünsel algı
D
Görsel algı
E
Psikomotor algı
Açıklama:
Üç tip algılama türü vardır: 1. Görsel algılama, 2. Duygusal algı, 3. Seçimleyici algı
Soru 131
İletişim sürecini bozan her çeşit faktörü aşağıdakilerden hangisi en iyi tanımlar?
Seçenekler
A
Kanal
B
Mesafe
C
Sinyal
D
Kaynak
E
Gürültü
Açıklama:
Shannon ve Weaver'in modelinde gürültü kaynağı yani iletişim sürecini bozan her çeşit faktör vurgu almaktadır.
Soru 132
Aşağıdakilerden hangisi en çok yararlanılan propaganda tekniklerinden biri değildir?
Seçenekler
A
İkili akış
B
Ad takma
C
Tanıklık
D
Transfer
E
Kağıt derme
Açıklama:
En çok yararlanılan yedi propaganda tekniği şöyle sıralanabilir:
1. Ad takma
2. Gösterişli genelleme
3. Transfer
4. Tanıklık
5. Halktan biri
6. Kağıt derme
7. Herkes yapıyor
İkili akış
1. Ad takma
2. Gösterişli genelleme
3. Transfer
4. Tanıklık
5. Halktan biri
6. Kağıt derme
7. Herkes yapıyor
İkili akış
Soru 133
Lazarsfeld ve ekibinin siyasal kampanyaların insanların var olan yönelimlerini harekete geçirdiğine yönelik etki tespitini aşağıdakilerden hangisi en iyi açıklar?
Seçenekler
A
Güçlendirme
B
Aktifleme
C
Değiştirme
D
Motivasyon
E
Güdüleme
Açıklama:
Aktifleme: Siyasal kampanyalar insanların var olan yönelimlerini aktifler. Çünkü
insanlar zaten medyadan kendi yönelimlerine uygun olan içerikleri seçerler ve bu
onlar için etkili tartışmaları takip ederler.
insanlar zaten medyadan kendi yönelimlerine uygun olan içerikleri seçerler ve bu
onlar için etkili tartışmaları takip ederler.
Soru 134
“Sigara sizi bırakmadan siz onu bırakın” şeklindeki bir ikna söylemi aşağıdaki kavramlardan hangisi ile açıklanabilir?
Seçenekler
A
Kaynak güvenirliği
B
Mesaj netliği
C
Korku çekiciliği
D
Kanal tercihi
E
İkna gücü
Açıklama:
Kitle iletişiminde kullanılan tekniklerinden bir diğeri de izleyicide korku yaratmak ya da onu tehdit etmektir. Bu durum, ileri sürülen tavsiyelere uymadıklarında başlarına gelebilecek olumsuzluklara dikkat çekerek izleyicilerin korku aracılığıyla ikna edilmeye çalışılması şeklinde açıklanabilir.
Korku çekiciliği
Korku çekiciliği
Soru 135
Sihirli mermi düşünce yapısının dönemin ekonomik yapı, politik düzen ve kültürel iklimiyle yakından bağlantılı nedenleri bulunmaktadır. Aşağıdakilerden hangisi söz konusu nedenlerden biri olamaz?
Seçenekler
A
Kitle toplumunda yaşayan insanlar sosyal olarak izole olmuşlardır ve hayli sınırlı bir toplumsal kontrol altındadır; çünkü her biri farklı bir kökene sahiptir ve ortak değerler, normlar ve inançlara sahip değildir.
B
İnsanların yapıp-etmeleri toplumsal bağlar tarafından etkilenmediğinden ve benzer içgüdüler tarafından şekillendirildiğinden bireyler olaylar karşısında benzer şekillerde davranır ve tepki gösterirler.
C
İnsanların kalıtsal özellikleri ve izole olmuş sosyal koşulları, medya mesajlarını benzer/aynı şekilde alma ve yorumlamalarına yol açar.
D
Medya mesajları sembolik bir mermi gibi her göze ve kulağa çarpar, düşünceleri ve davranışları doğrudan, anında, aynı tarzda ve hayli güçlü şekilde etkiler.
E
İnsanların, hayvanlar gibi içinde yaşadıkları dünyada tepki vermelerini sağlayan içgüdüleri yoktur.
Açıklama:
Uyaran-tepki modelinden hareketle düşünüldüğünde ise propaganda çalışmalarının vazgeçilmezi olarak politikacıların halk konuşmaları, afişler, ilan ve broşürler birer uyaran olarak alınmakta ve insanların bu mesajları sorgulamaksızın ya da eleştirel bir duruş sergilemeksizin aynen içselleştirdiği öne sürülmektedir. Bu yaklaşıma bugünkü koşullar altında bakıldığında ise hayli naif ve toplumları homojen, düşünme ve sorgulama yetisi olmayan bireylerden oluşan büyük bir küme olarak görme yanılgısı rahatlıkla görülmektedir. Ancak bu düşünce yapısının da dönemin ekonomik yapı, politik düzen ve kültürel iklimiyle yakından bağlantılı nedenleri olduğunun altını çizmek gerekir. Söz konusu nedenler şöyle sıralanabilir:
1. Kitle toplumunda yaşayan insanlar sosyal olarak izole olmuşlardır ve hayli sınırlı bir toplumsal kontrol altındadır; çünkü her biri farklı bir kökene sahiptir ve ortak değerler, normlar ve inançlara sahip değildir.
2. Tıpkı hayvanlar gibi insan varlıkları da doğuştan içinde yaşadıkları dünyada tepki vermelerini sağlayan bir dizi içgüdüye sahiptir.
3. İnsanların yapıp-etmeleri toplumsal bağlar tarafından etkilenmediğinden ve benzer içgüdüler tarafından şekillendirildiğinden bireyler olaylar karşısında benzer şekillerde davranır ve tepki gösterirler.
4. İnsanların kalıtsal özellikleri ve izole olmuş sosyal koşulları, medya mesajlarını benzer/aynı şekilde alma ve yorumlamalarına yol açar.
5. Böylelikle medya mesajları sembolik bir mermi gibi her göze ve kulağa çarpar, düşünceleri ve davranışları doğrudan, anında, aynı tarzda ve hayli güçlü şekilde etkiler.
Sonuç olarak bu görüşler sistemli bir kurama dönüştürülmemiş; ancak 20. yüzyılın başında kitle iletişim araçlarına ilişkin araştırmacıların kavrayışını yansıtması açısından önemli bulunmuştur.
1. Kitle toplumunda yaşayan insanlar sosyal olarak izole olmuşlardır ve hayli sınırlı bir toplumsal kontrol altındadır; çünkü her biri farklı bir kökene sahiptir ve ortak değerler, normlar ve inançlara sahip değildir.
2. Tıpkı hayvanlar gibi insan varlıkları da doğuştan içinde yaşadıkları dünyada tepki vermelerini sağlayan bir dizi içgüdüye sahiptir.
3. İnsanların yapıp-etmeleri toplumsal bağlar tarafından etkilenmediğinden ve benzer içgüdüler tarafından şekillendirildiğinden bireyler olaylar karşısında benzer şekillerde davranır ve tepki gösterirler.
4. İnsanların kalıtsal özellikleri ve izole olmuş sosyal koşulları, medya mesajlarını benzer/aynı şekilde alma ve yorumlamalarına yol açar.
5. Böylelikle medya mesajları sembolik bir mermi gibi her göze ve kulağa çarpar, düşünceleri ve davranışları doğrudan, anında, aynı tarzda ve hayli güçlü şekilde etkiler.
Sonuç olarak bu görüşler sistemli bir kurama dönüştürülmemiş; ancak 20. yüzyılın başında kitle iletişim araçlarına ilişkin araştırmacıların kavrayışını yansıtması açısından önemli bulunmuştur.
Soru 136
“Sihirli Mermi” yaklaşımıyla sembolleşen 20. yüzyılın başındaki medyaya ilişkin güçlü etkiler ön kabulünün değişmesinde önayak olan olay aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sessiz sinemanın yaygınlaşması
B
I. Dünya savaşının çıkması
C
Siyasi olayların yarattığı sorunlar
D
Toplumsal olayların artması
E
Dünyalar savaşı adlı tiyatro oyunun radyoda sunulması
Açıklama:
ABD’nin New York kentindeki CBS radyo kanalında Orson Welles tarafından gerçekleştirilen “Yayında Mercury Tiyatrosu” adlı programda, 30 Ekim 1938 günü Welles, “Dünyalar Savaşı” adlı bir bilim kurgu romanından radyoya uyarlanmış bir bölümü okur ve programı şu anonsla başlatır: “Marslılar dünyaya indi ve Amerika Birleşik Devletleri topraklarını istila ediyor.”
Programı dinlemekte olan milyonlarca Amerikalı, bu anonsu duyar duymaz hemen arabalarına koşar ya da buldukları ilk araçla bilinçsizce ülkeden kaçmaya yönelir. Pek çok insan da panik halinde sokaklara dökülmüş; kimileri dua etmekte, kimileri ağlamakta, kimileri de Marslılardan saklanmaya çalışmaktadır. Panik öyle büyümüştür ki, programın kapanış anonsu; yani “H.G. Wells’in Dünyalar Savaşı adlı romanından uyarlanan radyo oyununu dinlediniz” cümlesi duyulmamıştır bile. New Yorklular’a bunun gerçek olmadığını, sadece bir radyo tiyatrosu olduğunu anlatmak pek de kolay olmaz. CBS kanalı bunun bir radyo oyunu olduğu defalarca anons eder ve halktan özür diler; polis halkı evlerine dönmeye zor ikna eder. Bir bilim kurgu romanından etkileyici bir tarzda okunan bu anons, binlerce insana gerçek olmayan bir olayın paniğini yaşatır. Wells’in oyun anonsuyla insanların sokaklara dökülmesi, medyanın insanları etkileme gücünü kanıtlayan bir örnek olarak kabul görür.
Bu olaydan kısa süre sonra Hadley Cantril adlı araştırmacı, ekibiyle birlikte, olayı gerçek sanarak paniğe kapılan 135 kişiyle görüşme yapar. Cantril, görüşmelerden hareketle şu sonuçlara ulaşır:
1. Radyo, önemli anonslar için en önemli araç olarak kabul görmektedir.
2. Anonsta adı geçen (4 profesör, kaptanlar, generaller ve iç işleri bakanlığı genel sekreteri) kişiler itibar sahibidirler. Dolayısıyla yorumun etkisi daha güçlü olmuştur.
3. Bütün konuşmacılar kendi alanlarındaki uzmanlıklarına rağmen olay hakkında şaşkındır.
4. Bazı özel olaylar gerçek yer isimleri (örneğin Times Meydanı’nda yangın ya da 23. Yolu kullanmayın gibi) kullanılarak anlatılması olayın gerçek olduğu duygusu uyandırmıştır.
5. Yayın boyunca yüksek bir gerilim bağlamının olması dinleyicilerde gerçeklik hissi yaratmıştır.
Bir uyaran olarak radyo programının “gerçek” gibi algılanması tepkinin bir panik olarak dışa vurulmasına neden olur. Ancak bu sonuç yine de bazı insanlar paniğe kapılırken diğerlerinin neden paniğe kapılmadığını açıklamada yetersizdir. Cantril, panik yaşamayanları dört kategoriye ayırır: Birinci gruptakiler içsel olarak kontrolü iyi yapabilmiş, yayın boyunca bunun bir kurgu olduğunu düşünmüşlerdir. İkinci gruptakiler dışsal bir kontrol yapmış, farklı görüşlerle kıyaslamış ve bunun bir oyun olduğunu öğrenerek dışsal bir kontrol yapmıştır. Üçüncü gruptakiler anonsun doğruluğunu farklı kaynaklarla kıyaslamış, yayının gerçek olmadığı bilgisine ulaşmış ama yine de bunun yerel bir haber olduğuna inanmaya devam etmiştir. Dördüncü gruptakiler ise bilgiyi kontrol etme yoluna gitmemiş, paniğe kapılarak yayını dinlemeyi de bırakmıştır.
İnsanların böylesi farklı davranmasının değişik sosyolojik ve psikolojik nedenleri vardır. Eğitimli insanlar yayını farklı yollarda kontrol etmiş ve eleştirel yaklaşabilmiştir. Eğitim seviyesi düştükçe radyo tiyatrosunun gerçek gibi kabul edilmesi de artmıştır. Daha dindar olanlar, Marslıların dünyayı işgal etmesini Tanrı’nın bir edimi (işi) olarak düşünmüş ve dünyanın sonuna yaklaşıldığı duygusuna kapılmıştır. Ayrıca kendini güvende hissetmeyenler, fobisi olanlar, özgüveni düşük insanlar ve kaderci olanlar daha fazla yayının gerçek olduğuna inanmıştır.
Cantril’in çalışması daha sonraki iletişim araştırmaları için de önemlidir. Çalışma, “Sihirli Mermi” yaklaşımıyla sembolleşen 20. yüzyılın başındaki medyaya ilişkin güçlü etkiler ön kabulünün değişmesine de yol açmıştır.
Programı dinlemekte olan milyonlarca Amerikalı, bu anonsu duyar duymaz hemen arabalarına koşar ya da buldukları ilk araçla bilinçsizce ülkeden kaçmaya yönelir. Pek çok insan da panik halinde sokaklara dökülmüş; kimileri dua etmekte, kimileri ağlamakta, kimileri de Marslılardan saklanmaya çalışmaktadır. Panik öyle büyümüştür ki, programın kapanış anonsu; yani “H.G. Wells’in Dünyalar Savaşı adlı romanından uyarlanan radyo oyununu dinlediniz” cümlesi duyulmamıştır bile. New Yorklular’a bunun gerçek olmadığını, sadece bir radyo tiyatrosu olduğunu anlatmak pek de kolay olmaz. CBS kanalı bunun bir radyo oyunu olduğu defalarca anons eder ve halktan özür diler; polis halkı evlerine dönmeye zor ikna eder. Bir bilim kurgu romanından etkileyici bir tarzda okunan bu anons, binlerce insana gerçek olmayan bir olayın paniğini yaşatır. Wells’in oyun anonsuyla insanların sokaklara dökülmesi, medyanın insanları etkileme gücünü kanıtlayan bir örnek olarak kabul görür.
Bu olaydan kısa süre sonra Hadley Cantril adlı araştırmacı, ekibiyle birlikte, olayı gerçek sanarak paniğe kapılan 135 kişiyle görüşme yapar. Cantril, görüşmelerden hareketle şu sonuçlara ulaşır:
1. Radyo, önemli anonslar için en önemli araç olarak kabul görmektedir.
2. Anonsta adı geçen (4 profesör, kaptanlar, generaller ve iç işleri bakanlığı genel sekreteri) kişiler itibar sahibidirler. Dolayısıyla yorumun etkisi daha güçlü olmuştur.
3. Bütün konuşmacılar kendi alanlarındaki uzmanlıklarına rağmen olay hakkında şaşkındır.
4. Bazı özel olaylar gerçek yer isimleri (örneğin Times Meydanı’nda yangın ya da 23. Yolu kullanmayın gibi) kullanılarak anlatılması olayın gerçek olduğu duygusu uyandırmıştır.
5. Yayın boyunca yüksek bir gerilim bağlamının olması dinleyicilerde gerçeklik hissi yaratmıştır.
Bir uyaran olarak radyo programının “gerçek” gibi algılanması tepkinin bir panik olarak dışa vurulmasına neden olur. Ancak bu sonuç yine de bazı insanlar paniğe kapılırken diğerlerinin neden paniğe kapılmadığını açıklamada yetersizdir. Cantril, panik yaşamayanları dört kategoriye ayırır: Birinci gruptakiler içsel olarak kontrolü iyi yapabilmiş, yayın boyunca bunun bir kurgu olduğunu düşünmüşlerdir. İkinci gruptakiler dışsal bir kontrol yapmış, farklı görüşlerle kıyaslamış ve bunun bir oyun olduğunu öğrenerek dışsal bir kontrol yapmıştır. Üçüncü gruptakiler anonsun doğruluğunu farklı kaynaklarla kıyaslamış, yayının gerçek olmadığı bilgisine ulaşmış ama yine de bunun yerel bir haber olduğuna inanmaya devam etmiştir. Dördüncü gruptakiler ise bilgiyi kontrol etme yoluna gitmemiş, paniğe kapılarak yayını dinlemeyi de bırakmıştır.
İnsanların böylesi farklı davranmasının değişik sosyolojik ve psikolojik nedenleri vardır. Eğitimli insanlar yayını farklı yollarda kontrol etmiş ve eleştirel yaklaşabilmiştir. Eğitim seviyesi düştükçe radyo tiyatrosunun gerçek gibi kabul edilmesi de artmıştır. Daha dindar olanlar, Marslıların dünyayı işgal etmesini Tanrı’nın bir edimi (işi) olarak düşünmüş ve dünyanın sonuna yaklaşıldığı duygusuna kapılmıştır. Ayrıca kendini güvende hissetmeyenler, fobisi olanlar, özgüveni düşük insanlar ve kaderci olanlar daha fazla yayının gerçek olduğuna inanmıştır.
Cantril’in çalışması daha sonraki iletişim araştırmaları için de önemlidir. Çalışma, “Sihirli Mermi” yaklaşımıyla sembolleşen 20. yüzyılın başındaki medyaya ilişkin güçlü etkiler ön kabulünün değişmesine de yol açmıştır.
Soru 137
Aşağıda Lasswell'in iletişim zinciri modeline ilişkin verilen ifadelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Modeldeki vurgulanan nokta, her iletişim ediminde kaçınılmaz olarak bir “etki”nin olduğudur.
B
Lasswell modelinde iletişim sürecinin öğelerini şöyle belirtir: “Kim, neyi, hangi kanalla, kime ve hangi etkiyle” söyler.
C
Bu model çok yönlü geri bildirimleri içermektedir.
D
Lasswell modelinde, mesajın çok kültürlü bir toplumda farklı kültürlere sahip izleyiciler ile dolaşıma girdiğini belirtir. Mesaj tek bir kanaldan değil, farklı kanallardan izleyiciye ulaşır.
E
Lasswell modelince alıcılar pasif konumdadır.
Açıklama:
Harold Lasswell, “Lasswell formülü” ya da “iletişim zinciri” olarak adlandırılan modelini 1948 yılında geliştirir. Lasswell modelinde iletişim sürecinin öğelerini şöyle belirtir: “Kim, neyi, hangi kanalla, kime ve hangi etkiyle” söyler. Lasswell’e göre ister yüz-yüze isterse de dolaylı olsun her iletişim eylemi bu formüldeki öğelerin tümünü ya da bir kısmını kaçınılmaz bir şekilde içerir. Siyasetbilimci olan Lasswell’in modeli, 1936 yılında siyaset biliminin temel sorusu olarak öne sürdüğü “Kim, neyi, ne zaman ve nasıl elde eder” formülünün iletişim alanına uyarlanmasıdır.
Modelde vurgu alan nokta, her iletişim ediminde kaçınılmaz olarak bir “etki”nin olduğudur. İnsanlar iletişim sarmalı içerisinde yaşamlarını sürdürürken, muhtelif tarzlarda güdülenirler (motive edilirler) ve etkiye maruz kalırlar. Ona göre, medya teknolojileri çağında iletişimin toplumsal düzenin sağlaması ve kaynak ile aracı arasında etkili iletişim kurulmasında hayati bir işlevi vardır.
Lasswell modelinde, mesajın çok kültürlü bir toplumda farklı kültürlere sahip izleyiciler ile dolaşıma girdiğini belirtir. Mesaj tek bir kanaldan değil, farklı kanallardan izleyiciye ulaşır. Bununla birlikte model; geri bildirim içermeyen tek yönlü, düz ve çizgisel bir modeldir. Ona göre alıcılar pasif konumdadır. Lasswell’in ortaya koyduğu iletişim araştırmalarında izleyicilerin pasif olduğu savı 1970’lere kadar devam eden bir yargı olur. Lasswell’in iletişime bakışı bir ikna sürecidir. Lasswell’e göre etki izleyicide iletişim sürecinde öğeler tarafından oluşturulan gözlenebilir ve ölçülebilir değişim yaratmadır. İletişim zincirindeki öğelerden bir tanesinde yapılacak bir değişim etkide de değişiklik olmasına yol açar (Erdoğan ve Alemdar, 2002).
Modelde vurgu alan nokta, her iletişim ediminde kaçınılmaz olarak bir “etki”nin olduğudur. İnsanlar iletişim sarmalı içerisinde yaşamlarını sürdürürken, muhtelif tarzlarda güdülenirler (motive edilirler) ve etkiye maruz kalırlar. Ona göre, medya teknolojileri çağında iletişimin toplumsal düzenin sağlaması ve kaynak ile aracı arasında etkili iletişim kurulmasında hayati bir işlevi vardır.
Lasswell modelinde, mesajın çok kültürlü bir toplumda farklı kültürlere sahip izleyiciler ile dolaşıma girdiğini belirtir. Mesaj tek bir kanaldan değil, farklı kanallardan izleyiciye ulaşır. Bununla birlikte model; geri bildirim içermeyen tek yönlü, düz ve çizgisel bir modeldir. Ona göre alıcılar pasif konumdadır. Lasswell’in ortaya koyduğu iletişim araştırmalarında izleyicilerin pasif olduğu savı 1970’lere kadar devam eden bir yargı olur. Lasswell’in iletişime bakışı bir ikna sürecidir. Lasswell’e göre etki izleyicide iletişim sürecinde öğeler tarafından oluşturulan gözlenebilir ve ölçülebilir değişim yaratmadır. İletişim zincirindeki öğelerden bir tanesinde yapılacak bir değişim etkide de değişiklik olmasına yol açar (Erdoğan ve Alemdar, 2002).
Soru 138
Aşağıdakilerden hangisi kısa propaganda için kullanılacak iletişim araçlarından değildir?
Seçenekler
A
Radyo
B
Televizyon
C
Gazete
D
Kitaplar
E
Sosyal medya
Açıklama:
Uzun vadeli propaganda da bilimsel yayınlar, kitaplar, dergiler, milli eğitim müfredatı etkili olur. Partiye taraftar geniş bir kitle yaratılmaya çalışılır. Kısa vadeli propaganda da ise en çok kitleye en kısa sürede ulaşılmaya çalışılır. Bunun içinde radyo, televizyon, gazete, telefon ve sosyal medya temel iletişim araçlarıdır.
Soru 139
Bir taraf için “özgürlük savaşçısı” olan bir grubun bir başka taraf için “asiler” ya da “direnişçiler” şeklinde nitelendirilmesi hangi propaganda tekniğine örnek olabilir?.
Seçenekler
A
Transfer
B
Tanıklık
C
Ad takma
D
Gösterişli genelleme
E
Herkes yapıyor
Açıklama:
Ad takma: Bir düşünce ya da gruba kötü nitelendirici bir isim takma olarak da bilinir. Böylelikle söz konusu düşünce ya da grup hiç dinlenmeksizin reddedilir. Reklamcılık alanında rakip firmanın adı telaffuz edilmek istenmediği için pek kullanılan bir yöntem değildir. Ad takma daha çok siyasal kampanyalarda görülür. Örneğin bir taraf için “özgürlük savaşçısı” olan bir grup bir başka taraf için “asiler” ya da “direnişçiler” şeklinde nitelenebilir.
Soru 140
Aşağıdakilerden hangisi iletişim araştırmalarında "İki Aşamalı Akış" Kuramı geliştirmiştir?
Seçenekler
A
Harold Lasswell
B
Riley ve Riley
C
Shannon ve Weaver
D
Paul Lazarfeld
E
Carl Hovland
Açıklama:
Lazarsfeld ve ekibi, medya mesajlarının kendi başlarına etkili olmadıklarını, kanı önderi ya da kamuoyu lideri olarak adlandırılan insanların diğer insanların moda, oy kullanma gibi konularda etkileme gücüne sahip olduklarını belirtir. Onlara göre medyadan seçmenlere/izler kitleye doğrudan ulaşan bir mesaj akışı değil; medyadan kanı (kanaat) önderlerine ulaşan ve onlardan da kendi süzgeçlerinden geçirilmiş olarak grubun diğer üyelerine aktarılan bir mesaj akışı vardır. Bu nedenle kuramlarına “İki Aşamalı Akış” adı verilmiştir.
Ünite 3
Soru 1
Kamuoyu kavramının tarihçesine bakıldığında ilk kez halkın düşüncesi, kamunun düşüncesi şeklinde kullanıldığı görülen ülke aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İngiltere
B
Fransa
C
İtalya
D
Rusya
E
Amerika
Açıklama:
Kamuoyu kavramının tarihçesine bakıldığında ise 18. yüzyıla uzanmak mümkündür. Kavramın ilk kez, 1741’de halkın düşüncesi, kamunun düşüncesi şeklinde İngilizler tarafından kullanıldığı belirtilmektedir. Fransızlar da kavramı 1744’te Rousseau’yla birlikte kullanmaya başlamışlardır. Ancak başka kaynaklarda kamuoyu kavramından, Montaigne tarafından 1588’de Fransızca olarak “I’opinion publique” şeklinde söz edildiği de yazılmaktadır. Bu anlamda, kavramı ilk kullanan düşünürün Montaigne olduğu kabul edilebilir (Atabek ve Dağtaş, 1998).
Soru 2
Aşağıdakilerden hangisi kamuoyunu doğrudan oluşturan araçlardan biridir?
Seçenekler
A
Tutum
B
Aile
C
Eğitim
D
Medya
E
Toplumsal Kontrol Mekanizmaları
Açıklama:
A. Kamuoyunu dolaylı oluşturan araçlar:
I. Psikolojik Araçlar: Kanaat, Motivasyon, Algılama, Tutum
II. Sosyolojik Araçlar: Aile, Eğitim, Kültür, Toplumsal Kontrol Mekanizmaları
B. Kamuoyunu doğrudan oluşturan araçlar:
I. Politik araçlar: Siyasal grup ve partiler, Baskı grupları
II. Medya: Medyanın gücü, medyanın etkileri, medyanın psikolojik faktörleri ektilemesi, medyanın sosyolojik faktörleri etkilemesi, kurum, örgüt ve grupların medyayı kullanması.
I. Psikolojik Araçlar: Kanaat, Motivasyon, Algılama, Tutum
II. Sosyolojik Araçlar: Aile, Eğitim, Kültür, Toplumsal Kontrol Mekanizmaları
B. Kamuoyunu doğrudan oluşturan araçlar:
I. Politik araçlar: Siyasal grup ve partiler, Baskı grupları
II. Medya: Medyanın gücü, medyanın etkileri, medyanın psikolojik faktörleri ektilemesi, medyanın sosyolojik faktörleri etkilemesi, kurum, örgüt ve grupların medyayı kullanması.
Soru 3
Aşağıdakilerden hangisi kamuoyunu sosyolojik araçlardan biridir?
Seçenekler
A
Kanaat
B
Motivasyon
C
Algılama
D
Tutum
E
Kültür
Açıklama:
A. Kamuoyunu dolaylı oluşturan araçlar:
I. Psikolojik Araçlar: Kanaat, Motivasyon, Algılama, Tutum
II. Sosyolojik Araçlar: Aile, Eğitim, Kültür, Toplumsal Kontrol Mekanizmaları
B. Kamuoyunu doğrudan oluşturan araçlar:
I. Politik araçlar: Siyasal grup ve partiler, Baskı grupları
II. Medya: Medyanın gücü, medyanın etkileri, medyanın psikolojik faktörleri ektilemesi, medyanın sosyolojik faktörleri etkilemesi, kurum, örgüt ve grupların medyayı kullanması.
I. Psikolojik Araçlar: Kanaat, Motivasyon, Algılama, Tutum
II. Sosyolojik Araçlar: Aile, Eğitim, Kültür, Toplumsal Kontrol Mekanizmaları
B. Kamuoyunu doğrudan oluşturan araçlar:
I. Politik araçlar: Siyasal grup ve partiler, Baskı grupları
II. Medya: Medyanın gücü, medyanın etkileri, medyanın psikolojik faktörleri ektilemesi, medyanın sosyolojik faktörleri etkilemesi, kurum, örgüt ve grupların medyayı kullanması.
Soru 4
Alman sosyolog Elisabeth Noelle-Neumann tarafından geliştirilen ve özünde, insanların azınlıkta olduklarını hissettiklerinde neden düşüncelerini açıklamaktan çekindiklerini açıklayan kuram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Gündem belirleme kuramı
B
Suskunluk sarmalı kuramı
C
Yetiştirme kuramı
D
Enformasyon kuramı
E
Denge kuramı
Açıklama:
Suskunluk sarmalı kuramı (spiral of silence), Alman sosyolog Elisabeth Noelle-Neumann tarafından geliştirilmiştir. Kuram özünde, insanların azınlıkta olduklarını hissettiklerinde neden düşüncelerini açıklamaktan çekindiklerini açıklamaktadır.
Soru 5
Suskunluk sarmalı kuramının önermeleri, aşağıdaki düşünürlerin hangisinin görüşlerinde yer almamaktadır?
Seçenekler
A
Jean-Jacques Rousseau
B
David Hume
C
John Locke
D
Martin Luther
E
Montaigne
Açıklama:
Tocqueville’nin düşüncelerinin yanında, suskunluk sarmalı kuramının önermeleri, Jean-Jacques Rousseau, David Hume, John Locke, Martin Luther, Machieavelli ve Johannes Hus’un düşüncelerinde de yer almaktadır.
Soru 6
Aşağıda yer alan kuramlardan hangisine göre “dışlanma tehdidi” ve “dışlanma korkusu” önemli unsurlardır?
Seçenekler
A
Denge kuramı
B
Enformasyon kuramı
C
Suskunluk sarmalı kuramı
D
Yetiştirme kuramı
E
Gündem belirleme kuramı
Açıklama:
Suskunluk sarmalı açısından “dışlanma tehdidi” önemli bir unsurdur. Suskunluk sarmalı açısından önemli bir diğer kavram da “dışlanma korkusu”dur. Noelle-Neumann bu düşünceyi, grup dinamikleri konusunda yapılan araştırmalardan elde etmiştir.
Soru 7
Medyanın sınırlı etkilere sahip olduğu görüşünün hâkim olduğu dönemde geliştirilen ve medyanın etkilerinin en azından farkındalık yaratma anlamında bilişsel düzeyde geçerli olduğunu vurguyan kuram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Suskunluk sarmalı kuramı
B
Gündem belirleme kuramı
C
Yetiştirme kuramı
D
Denge kuramı
E
Enformasyon kuramı
Açıklama:
Medyanın sınırlı etkilere sahip olduğu görüşünün hâkim olduğu dönemde geliştirilen gündem belirleme kuramı (agenda-setting theory), bu görüşe bir karşı çıkış anlamına gelmektedir. Kuram, medyanın etkilerinin en azından farkındalık yaratma anlamında bilişsel düzeyde geçerli olduğunu vurgulamaktadır.
Soru 8
Aşağıdakilerden hangisi medya gündemini belirleyen unsurlardan biri değildir?
Seçenekler
A
Ateşleyici Olaylar
B
ABD Başkanı
C
Gerçek Yaşam Göstergeleri
D
Kitle İletişim Araçları Arası Etkileşim ve New York Times’ın Gücü
E
Gündemin Sıfır Toplam Oyunu
Açıklama:
Medya gündemini ne ya da kim belirler sorusu gündem belirleme araştırmacılarının üzerine eğildikleri sorulardan biridir. Gündemin sıfır toplam oyunu, kamu gündemini belirleyen unsurlardandır.
Soru 9
Gündem belirleme araştırmalarının genel sonuçlarına göre aşağıdakilerden hangisi doğru değildir?
Seçenekler
A
Amerika Birleşik Devletleri’nde Beyaz Saray, New York Times ve ateşleyici olaylar bir konuyu medya gündemine yerleştirmede baskın bir rol oynar.
B
Gündemde bazen ateşleyici ya da aniden ortaya çıkan, içinde kimi zaman trajedi de barındırabilen ve sosyal olay olarak adlandırılabilecek nitelikteki konular daha ön plandadır.
C
Konu ya da olayların gerçek yaşamdaki durum ya da göstergeleri medya gündemini belirlemede önemlidir.
D
Bilimsel araştırma sonuçları gündem belirleme sürecinde önemli bir rol oynamaz.
E
Bir konunun medya gündemindeki konumu önemli derecede bu konunun kamu gündemindeki önemliliğini belirler
Açıklama:
Gündem belirleme süreci ve sürecin farklı boyutları ve unsurları üzerine bugüne dek dünyanın farklı coğrafyalarında, farklı kültürlerinde, farklı zaman aralıklarında, saha ve laboratuvar ortamlarında yüzlercearaştırma gerçekleştirilmiştir. Elde edilen bulgular genel olarak medya ve kamu gündemleri arasındaki ilişkinin varlığını desteklemiştir. Araştırmalardan ortaya çıkan sonuçları özetle şu şekilde genelleştirmek mümküdür:
• Belirli bir zaman aralığı içinde ya da zamanın herhangi bir noktasında farklı medya kurumları benzer konulara ilgi gösterir ya da önemlilik atfederler.
• Konu ya da olayların gerçek yaşamdaki durum ya da göstergeleri medya gündemini belirlemede nispeten önemsizdir. Kuru istatistiklere dayalı gerçek yaşam göstergelerinin medya gündeminde yer alma olasılığı düşüktür.
• Bilimsel araştırma sonuçları gündem belirleme sürecinde önemli bir rol oynamaz.
• Gündem belirleme bazen ateşleyici ya da anidan ortaya çıkan, içinde kimi zaman trajedi de barındırabilen ve sosyal olay olarak adlandırılabilecek nitelikteki konulara karşı gösterilen
duygusal bir tepkidir. Bu yüzden bu tür olaylar medya gündeminde daha ön plandadır.
• Amerika Birleşik Devletleri’nde Beyaz Saray, New York Times ve ateşleyici olaylar bir konuyu medya gündemine yerleştirmede baskın bir rol oynar.
• Bir konunun medya gündemindeki konumu önemli derecede bu konunun kamu gündemindeki önemliliğini belirler
• Belirli bir zaman aralığı içinde ya da zamanın herhangi bir noktasında farklı medya kurumları benzer konulara ilgi gösterir ya da önemlilik atfederler.
• Konu ya da olayların gerçek yaşamdaki durum ya da göstergeleri medya gündemini belirlemede nispeten önemsizdir. Kuru istatistiklere dayalı gerçek yaşam göstergelerinin medya gündeminde yer alma olasılığı düşüktür.
• Bilimsel araştırma sonuçları gündem belirleme sürecinde önemli bir rol oynamaz.
• Gündem belirleme bazen ateşleyici ya da anidan ortaya çıkan, içinde kimi zaman trajedi de barındırabilen ve sosyal olay olarak adlandırılabilecek nitelikteki konulara karşı gösterilen
duygusal bir tepkidir. Bu yüzden bu tür olaylar medya gündeminde daha ön plandadır.
• Amerika Birleşik Devletleri’nde Beyaz Saray, New York Times ve ateşleyici olaylar bir konuyu medya gündemine yerleştirmede baskın bir rol oynar.
• Bir konunun medya gündemindeki konumu önemli derecede bu konunun kamu gündemindeki önemliliğini belirler
Soru 10
Yetiştirme kuramı açısından oldukça önem taşıyan kavram aşağıdaki seçeneklerin hangisinde verilmiştir?
Seçenekler
A
Dışlanma korkusu
B
Önceleme
C
Hikaye anlatma
D
Dışlanma tehdidi
E
Yorumlama
Açıklama:
Yetiştirme kuramı açısından hikâye anlatma oldukça önem taşımaktadır. Gerbner, medyada anlatılan hikâyeleri üç kategoride ele alır. Bunlardan birincisi, şeylerin nasıl işlediğiyle ilgilidir. Bu hikâyelerde insan yaşamının görünmeyen dinamikleri aydınlatılmaktadır. Bu hikâyeler hayâl ürünü olarak adlandırılmaktadır. Söz konusu hikâyeler, insanların gerçeklik olarak nitelendirdiği bir kurmacayı sağlamaktadır. İkinci tür hikâyeler, şeylerin ne olduğuyla ilgilidir. Bunlar ise haber olarak adlandırılmaktadır. Bunlar geleceğe yönelik görüşleri, kuralları ve belli bir toplumun amaçlarını onaylatmaya yöneliktir. Ne yapılması gerektiğiyle ilgili hikâyeler ise, üçüncü tür hikâyeleri oluşturmaktadır. Bu tür hikâyeler, tercihler ve değerlerle ilgilidir. Bunlar söylevler, eğitim ve yasalar olarak adlandırılmaktadır. Günümüzde ise reklam olarak adlandırılmaktadır. Söz konusu üç tür hikâye, birbiriyle organik olarak ilişkilendirilmiş biçimde kültürü oluşturmaktadır. Bu hikâyeler mitoloji, din, destan, eğitim, sanat, bilim, yasalar, peri masalları ve politikadan elde edilmektedir. Üçü de büyük ölçüde paketlenmiş olarak televizyondan yayılmaktadır.
Soru 11
Latince’deki “publicus” ve “opinion” sözcüklerinden türetilerek Batı dillerine girmiştir. Kavram, Fransızca’da “opinion publique”, İngilizce’de “puclic opinion” ve Almanca’da “offentliche meinung” şeklinde geçen kavramın Türkçesi nedir?
Seçenekler
A
Kamuoyu
B
Kamusal alan
C
Kamu hukuk
D
Oybirliği
E
Ortak düşünce
Açıklama:
Kamuoyu kavramı Latince’deki “publicus” ve “opinion” sözcüklerinden türetilerek Batı dillerine girmiştir. Kavram, Fransızca’da “opinion publique”, İngilizce’de “puclic opinion” ve Almanca’da “offentliche meinung” şeklinde kullanılmaktadır.
Soru 12
I. Şehirleşme
II. Endüstrileşme
III. Demokratikleşme
IV. Okur- Yazarlığın artışı
18. ve 19. yüzyıllarda gerçekleşen olaylardan hangisi/ hangileri kamuoyu olgusunu beraberinde getirmiştir?
II. Endüstrileşme
III. Demokratikleşme
IV. Okur- Yazarlığın artışı
18. ve 19. yüzyıllarda gerçekleşen olaylardan hangisi/ hangileri kamuoyu olgusunu beraberinde getirmiştir?
Seçenekler
A
Yalnız IV
B
I ve II
C
I, II ve IV
D
I, II ve III
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
18 ve 19. yüzyıllarda bazı ülkelerde şehirleşme, endüstrileşme, demoktarikleşme, medyanın yaygınlaşması ve okur yazarlık oranında görece bir artış yaşanmıştır. Bu da kamuoyu olgusunu beraberinde getirmiştir.
Soru 13
Aşağıdakilerden hangisi kamuoyunu oluşturan sosyolojik araçlardandır?
Seçenekler
A
Kanaat
B
Motivasyon
C
Algılama
D
Tutum
E
Eğitim
Açıklama:
eğitim ve aile kamuoyunu oluşturan sosyolojik araçlardandır.
Soru 14
I. Kanaat
II. Motivasyon
III. Algılama
IV. Tutum
V. Baskı grupları
Yukarıdakilerden hangisi ve ya hangileri kamuoyunu doğrudan oluşturan araçlardandır?
II. Motivasyon
III. Algılama
IV. Tutum
V. Baskı grupları
Yukarıdakilerden hangisi ve ya hangileri kamuoyunu doğrudan oluşturan araçlardandır?
Seçenekler
A
Yalnız II
B
Yalnız V
C
I ve II
D
I, II ve III
E
I, II, III, IV ve V
Açıklama:
Literatürde kamuoyunu doğrudan oluşturan siyasal grup ve partiler, baskı grup ya da örgütleri gibi siyasal araçlar ve medyadır.
Soru 15
Aşağıdakilerden hangisi kamuoyunu oluşturan psikolojik araçlar arasında değildir?
Seçenekler
A
Kanaat
B
Motivasyon
C
Tutum
D
Algılama
E
Kültür
Açıklama:
Kültür, kamuoyunu oluşturan sosyolojik araçlardandır.
Soru 16
Kamuoyu, bir grubun bireylerinin tartışmalı bir konuda birbirleri üzerindeki karşılıklı etkileşimleri sonucu ortaya çıkan kanaatler olduğunu savunan düşünür kimdir?
Seçenekler
A
Harold
B
Albig
C
Lasswell
D
Lawrence
E
Dağtaş
Açıklama:
Albig ise kamuoyunu sosyolojik açıdan açıklamıştır. Ona göre kamuoyu, bir grubun bireylerinin tartışmalı bir konuda birbirleri üzerindeki karşılıklı etkileşimleri sonucu ortaya çıkan kanaatlerdir.
Soru 17
Topluluk oluşturucu ortak çıkarlar çevresinde oluşan ve üyeleri bu ortak çıkarlar konusunda karar birliğine ulaşmak için etkileşimde bulunan toplumsal kesime ne ad verilir?
Seçenekler
A
Halk
B
Ulus
C
Kamu
D
Toplum
E
Grup
Açıklama:
Kamu sözcüğü şu anlama sahiptir: “Topluluk oluşturucu ortak çıkarlar çevresinde oluşan ve üyeleri bu ortak çıkarlar konusunda karar birliğine ulaşmak için etkileşimde bulunan toplumsal kesim.”
Soru 18
Bir toplantıya katılanların, bir sorunla ilgili birkaç seçenekten birini tercih etmesine ne ad verilir?
Seçenekler
A
Oy
B
Seçenek
C
Tercih
D
Karar
E
Hüküm
Açıklama:
” Oy sözcüğünün anlamı da şu şekildedir: “Bir toplantıya katılanların, bir sorunla ilgili birkaç seçenekten birini tercih etmesi, rey.”
Soru 19
Aşağıdaki kavramlardan hangisi bir konuyla ilgili halkın genel düşüncesini ifade etmektedir?
Seçenekler
A
Milli irade
B
Kamuoyu
C
Seçim
D
İttifak
E
Örgütlenme
Açıklama:
Kamu sözcüğü şu anlama sahiptir: “Topluluk oluşturucu ortak çıkarlar çevresinde oluşan ve üyeleri bu ortak çıkarlar konusunda karar birliğine ulaşmak için etkileşimde bulunan toplumsal kesim.” Oy sözcüğünün anlamı da şu şekildedir: “Bir toplantıya katılanların, bir sorunla ilgili birkaç seçenekten birini tercih etmesi, rey.” Bu doğrultuda kamuoyu ise şu anlama gelmektedir: “Bir konuyla ilgili halkın genel düşüncesi, halkoyu.”
Soru 20
Hangi kuram insanların azınlıkta olduklarını hissettiklerinde düşüncelerini açıklamaktan çekindiklerini ileri sürer?
Seçenekler
A
Çerçeveleme kuramı
B
Bağımlılık kuramı
C
Yetiştirme kuramı
D
Gündem belirleme kuramı
E
Suskunluk sarmalı kuramı
Açıklama:
Suskunluk sarmalı kuramı (spiral of silence), Alman sosyolog Elisabeth Noelle-Neumann tarafından geliştirilmiştir. Kuram özünde, insanların azınlıkta olduklarını hissettiklerinde neden düşüncelerini açıklamaktan çekindiklerini açıklamaktadır.
Soru 21
Aşağıdaki düşünürlerden hangisinin düşünce sisteminde suskunluk sarmalı kuramının önermeleri yer almaz?
Seçenekler
A
Jean-Jacques Rousseau
B
David Hume
C
Immanuel Kant
D
Machieavelli
E
Alexis de Tocqueville
Açıklama:
Tocqueville’nin düşüncelerinin yanında, suskunluk sarmalı kuramının önermeleri, Jean-Jacques Rousseau, David Hume, John Locke, Martin Luther, Machieavelli ve Johannes Hus’un düşüncelerinde de yer almaktadır
Soru 22
Hangi kuram medyanın sınırlı bir etkiye sahip olduğu görüşünün karşısında medyanın an azından bilişsel düzeyde farkındalık yaratarak etkili olduğunu savunur?
Seçenekler
A
Gündem belirleme kuramı
B
Suskunluk sarmalı kuramı
C
Bağımlılık kuramı
D
Çerçeveleme kuramı
E
Yetiştirme kuramı
Açıklama:
Medyanın sınırlı etkilere sahip olduğu görüşünün hâkim olduğu dönemde geliştirilen gündem belirleme kuramı (agenda-setting theory), bu görüşe bir karşı çıkış anlamına gelmektedir. Kuram, medyanın etkilerinin en azından farkındalık yaratma anlamında bilişsel düzeyde geçerli olduğunu vurgulamaktadır.
Soru 23
Aşağıdaki unsurlardan hangisi medya gündemini belirlemede etkili değildir?
Seçenekler
A
Medya çalışanları
B
Ateşleyici olaylar
C
İdeolojik eğilimler
D
Baskı grupları
E
Medya eğitimi
Açıklama:
Medya eğitimi doğrudan medya gündemini belirlemez.
Soru 24
Hangi kuram Kültürel Göstergeler Projesi adı altında geliştirilmiştir?
Seçenekler
A
Yetiştirme kuramı
B
Suskunluk sarmalı kuramı
C
Bağımlılık kuramı
D
Gündem belirleme kuramı
E
Çerçeveleme kuramı
Açıklama:
Yetiştirme kuramı (Cultivation Theory), Amerika Birleşik Devletleri’nde 1960’ların sonu ve 1970’li yılların başında Gerorge Gerbner tarafından Kültürel Göstergeler Projesi adı altında geliştirilmiştir.
Soru 25
Aşağıda verilen kavramlardan hangisi önemli kültürel sorunların bir barometresini sağlamaktadır?
Seçenekler
A
Kültürel gösterge
B
Kültürel yayılma
C
Kültürleşme
D
Kültürel gecikme
E
Kültürel şok
Açıklama:
Kültürel göstergeler kavramı, ekonomik ve sosyal göstergeleri tanımlamak ve onların bütünlüğünü sağlamak için geliştirilmiştir. Kavram, önemli kültürel sorunların bir barometresini sağlamaktadır.
Soru 26
Hangi kuram özellikle televizyon ve şiddet konularına ağırlık vermiştir?
Seçenekler
A
Gündem belirleme kuramı
B
Çerçeveleme kuramı
C
Bağımlılık kuramı
D
Yetiştirme kuramı
E
Suskunluk sarmalı kuramı
Açıklama:
Yetiştirme kuramının önermeleri aslında tüm kitle iletişim araçları için geçerlidir ama televizyonun önemi daha büyüktür. Yetiştirme araştırmaları hep televizyon özelinde yapılmıştır. Ayrıca yetiştirme kuramı şiddet özelinde başlamış ve diğer alanlara da kaymıştır
Soru 27
Aşağıdakilerden hangisi medya içerikleri üzerindeki çalışma düzeninden kaynaklanan etkiler arasında değildir?
Seçenekler
A
Zaman kısıtlılığı
B
Haber yazım kuralları
C
Objektiflik
D
Çalışanların etnik kökenleri
E
Haber değeri
Açıklama:
Çalışma düzeninden kaynaklanan etkiler: Medya rutinleri düzeyi de denilen bu düzeyde daha çok sosyolojik yaklaşım çerçevesinde incelenen ve yayın periyodu, zaman kısıtlılığı, yer sınırlılığı, haber yazım kuralları, haber değeri, objektiflik ve haber kaynağına olan bağlılıktan doğan etkiler tanımlanır.
Soru 28
Aşağıdakilerden hangisi kamu gündemini belirleyen unsurlardan değildir?
Seçenekler
A
Bireysel nitelikler ve deneyimler
B
Medya etkilerine maruz kalma derecesi
C
Mesajın tekrarlanması
D
Gündem yanlılığı
E
Kaynağın güvenirliliği
Açıklama:
Gündem yanlılığı, medya gündemini belirleyen unsurlardandır.
Soru 29
Kamu gündemini belirleyen unsurlardan hangisi 'medyada verilen haberlerin doğruluğuna inanılması durumunda haberlerin, izleyicinin siyasal düşüncelerinin karmaşıklık düzeyi üzerinde oldukça etkili olduğunu belirlemeyi' kapsayan unsurdur?
Seçenekler
A
Kaynağın Güvenirliliği
B
Yönetim gereksinimi
C
Mesajın tekrarlanması
D
Bireylerarası iletişim
E
Haber eleyiciler
Açıklama:
Kaynağın Güvenilirliği: Milburn ve diğerleri çalışmalarında, medyada verilen haberlerin doğruluğuna inanılması durumunda haberlerin, izleyicinin siyasal düşüncelerinin karmaşıklık düzeyi üzerinde oldukça etkili olduğunu belirlemişlerdir.
Soru 30
Aşağıdakilerden hangisi kültürel göstergeler projesinin bileşenlerinden değildir?
Seçenekler
A
Kurumsal süreç çözümlemesi
B
Mesaj sistem çözümlemesi
C
Yetiştirme çözümlemesi
D
Yaygın görüş haline getirme
E
Bireylerarası iletişim
Açıklama:
Bireyler arası iletişim kamu gündemini belirleyen unsurlar arasındadır.
Soru 31
Seçeneklerden hangisi kamuoyu kavramının bugünkü anlamında kullanılmasını sağlamıştır?
Seçenekler
A
Endüstrileşme
B
Sosyal bilimcilerin etkileri
C
Demokratikleşme
D
Medyanın yaygınlaşması
E
Okur-yazar oranındaki artış
Açıklama:
18 ve 19. yüzyıllarda bazı ülkelerde şehirleşme, endüstrileşme, demoktarikleşme, medyanın
yaygınlaşması ve okur yazarlık oranında görece bir artış yaşanmıştır. Bu da kamuoyu olgusunu beraberinde getirmiştir. Ancak kavram 20. yüzyılda sosyal bilimcilerin ilgisiyle birlikte, yoğun olarak ve bugünkü anlamında kullanılmaya başlanmıştır. Bazı bilim adamları kamuoyunun ölçüm tekniklerini incelemiş, geliştirmiş ve yaygınlaştırmıştır. Bazıları da kamuoyunun oluştuğu sosyal, siyasal ve psikolojik süreçleri incelemişlerdir.
yaygınlaşması ve okur yazarlık oranında görece bir artış yaşanmıştır. Bu da kamuoyu olgusunu beraberinde getirmiştir. Ancak kavram 20. yüzyılda sosyal bilimcilerin ilgisiyle birlikte, yoğun olarak ve bugünkü anlamında kullanılmaya başlanmıştır. Bazı bilim adamları kamuoyunun ölçüm tekniklerini incelemiş, geliştirmiş ve yaygınlaştırmıştır. Bazıları da kamuoyunun oluştuğu sosyal, siyasal ve psikolojik süreçleri incelemişlerdir.
Soru 32
Seçeneklerden hangisi Lowell’in etkili çoğunluk kuramına ait çıkarımlardan değildir?
Seçenekler
A
Hem çoğunluğun hem de azınlığın kanaatlerinin açıklanması gerekir.
B
Herkesi içeren kamuoyu olamaz.
C
Siyasal iktidar, azınlık olan seçkinlerin elindedir.
D
Kamuoyunun demokratik bir rejimde herkese açık olması gerekmektedir.
E
Azınlıkta kalanların, çoğunluğun görüşlerini paylaşmaları gerekmektedir
Açıklama:
Lawrence A. Lowell’e göre belli bir konuda belirli bir kamuoyundan söz edilebilir. Ancak bunun bir koşulu vardır. Hem çoğunluğun hem de azınlığın kanaatlerinin açıklanması gerekir. Herkesi içeren kamuoyu olamaz. Dolayısıyla bir görüş kamuoyu olarak kabul edilebilir ama bu görüşün yurttaşların büyük çoğunluğu tarafından kabul edilmesi zorunludur. Elbette, kamuoyundan söz edilebilmesi için azınlıkta kalanların baskı altında kalmadan, çoğunluğun görüşlerini paylaşmaları gerekmektedir. Ayrıca, kamuoyunun demokratik bir rejimde herkese açık olması gerekmektedir.
Soru 33
Seçeneklerden hangisi kamuoyunu oluşturan dolaylı araçlardan biridir?
Seçenekler
A
Siyasi partiler
B
Tutum
C
Algı
D
Motivasyon
E
Eğitim
Açıklama:
Literatürde kamuoyunu oluşturan araçlar denildiğinde dolaylı olarak aile, eğitim, kültür, toplumsal kontrol mekanizmaları gibi kurumsal sosyolojik araçlar ve kanaat, motivasyon, algı, tutum gibi bireysel psikolojik araçlarla; doğrudan siyasal grup ve partiler, baskı grup ya da örgütleri gibi siyasal araçlar ve medyanın etkilerine işaret edilir.
Soru 34
Suskunluk sarmalı kuramı kim tarafından geliştirilmiştir?
Seçenekler
A
Maxwell McCombs
B
Albig
C
Harold D. Lasswell
D
Elisabeth Noelle-Neumann
E
Lawrence A. Lowell
Açıklama:
Suskunluk sarmalı kuramı (spiral of silence), Alman sosyolog Elisabeth Noelle-Neumann tarafından geliştirilmiştir.
Soru 35
Seçeneklerin hangisi suskunluk sarmalı açısından en önemli unsurdur?
Seçenekler
A
Dışlanma tehdidi ve korkusu
B
Yaşam pratikleri ve deneyimler
C
Kitle iletişim araçları ve bilgiler
D
Medya ve gündem belirleme
E
Kişisel iletişim ve gerçek yaşam göstergeleri
Açıklama:
Suskunluk sarmalı açısından “dışlanma tehdidi” önemli bir unsurdur.
Suskunluk sarmalı açısından önemli bir diğer kavram da “dışlanma korkusu”dur.
Suskunluk sarmalı açısından önemli bir diğer kavram da “dışlanma korkusu”dur.
Soru 36
Oydaşma kavramı seçeneklerden hangisi ile ifade edilir?
Seçenekler
A
Dışlanma riski
B
Çoğunluğun görüşü
C
Dışlanma tehdidi
D
Gündem belirleme
E
Kamu gündemi
Açıklama:
Kuram, yalnızca üyelerinin birbirlerini tanıdıkları grupların değil, toplumun da oydaşmadan (uzlaşmadan) sapan bireyleri tehdit ettiği varsayımına dayanır: Kişi, kendi görüşünün azınlıkta kaldığına inanırsa, dışlanma korkusuyla onu açıklamaktan çekinir. Çoğunluğun görüşünü oydaşma olarak kabul eder. Bu süreç içinde medya, temel bilgi kaynağı olarak aktif rol oynar.
Soru 37
Seçeneklerden hangisinde gündem belirleme kuramının iki önemli kavramı bir arada verilmiştir?
Seçenekler
A
Kaza ve doğal şiddet
B
Dışlanma tehdidi ve korkusu
C
Dışımızdaki dünya ve kafamızdaki resimler
D
Gündem kurma ve kamuoyu oluşturma
E
Yetiştirme çözümlemesi ve mesaj sistem çözümlemesi
Açıklama:
Gündem belirleme kuramının isim babaları Maxwell McCombs ve Donald Shaw, düşüncenin
temellerinin ilk iletişim araştırmacılarından, siyaset bilimci Walter Lippmann’ın 1922’de yayımlanan Kamuoyu (Public Opinion) adlı eserine dayandırırlar. Lippmann bu çalışmasında iki kavram kullanmıştır: “Dışımızdaki dünya” ve “kafamızdaki resimler”.
temellerinin ilk iletişim araştırmacılarından, siyaset bilimci Walter Lippmann’ın 1922’de yayımlanan Kamuoyu (Public Opinion) adlı eserine dayandırırlar. Lippmann bu çalışmasında iki kavram kullanmıştır: “Dışımızdaki dünya” ve “kafamızdaki resimler”.
Soru 38
Seçeneklerden hangisi medya içeriklerini etkileyen unsurlardan biridir?
Seçenekler
A
Mesajın tekrarlanması
B
Yönelim gereksinimi
C
Bireysel nitelikler ve deneyimler
D
Medya etkilerine maruz kalma derecesi
E
Kurumsal amaçlardan kaynaklanan etkiler
Açıklama:
Medya içeriklerini etkileyen unsurlara yönelik pek çok tanımlama mevcutsa da bunlar arasında Shoemaker ve Reese’nin sınıflandırması oldukça kapsayıcıdır. Etki kaynağına göre medya içerikleri üzerindeki etkileri bilim insanları, birbirinin üzerine sıralanan beş ayrı düzeyde (katmanda) tanımlarlar:
• Medya çalışanlarından kaynaklanan etkiler
• Çalışma düzeninden kaynaklanan etkiler
• Kurumsal amaçlardan kaynaklanan etkiler
• Kurum dışından gelen etkiler
• İdeolojik eğilimlerin etkileri
• Medya çalışanlarından kaynaklanan etkiler
• Çalışma düzeninden kaynaklanan etkiler
• Kurumsal amaçlardan kaynaklanan etkiler
• Kurum dışından gelen etkiler
• İdeolojik eğilimlerin etkileri
Soru 39
Seçeneklerden hangisi kamu gündemini belirleyen unsurlardandır?
Seçenekler
A
Medya Savunuculuğu
B
Ateşleyici Olaylar
C
Halkla İlişkiler Faaliyetleri
D
Kaynağın Güvenilirliği
E
Konu Teklifçiliği
Açıklama:
Kamu gündemi araştırmalarının pek çoğunda medya ve kamu gündemi ilişkisini etkileyen farklı değişkenler hesaba katılarak, farklı yöntemlerle değerlendirmelerde bulunulmuştur. Aşağıda bu unsurlardan belli başlıları sıralanmaktadır:
• Bireysel Nitelikler ve Deneyimler
• Medya Etkilerine Maruz Kalma Derecesi
• Mesajın Tekrarlanması
• Kaynağın Güvenilirliği
• Bireylerarası İletişim
• Haber Eleyiciler
Gündemin Sıfır Toplam Oyunu
• Konuların Niteliği
• Bireysel Nitelikler ve Deneyimler
• Medya Etkilerine Maruz Kalma Derecesi
• Mesajın Tekrarlanması
• Kaynağın Güvenilirliği
• Bireylerarası İletişim
• Haber Eleyiciler
Gündemin Sıfır Toplam Oyunu
• Konuların Niteliği
Soru 40
Seçeneklerden hangisi gündem belirleme araştırmalarının sonuçlarından biri değildir?
Seçenekler
A
Bir konunun medya gündemindeki konumu önemli derecede bu konunun kamu gündemindeki önemini etkilemez.
B
Kuru istatistiklere dayalı gerçek yaşam göstergelerinin medya gündeminde yer alma olasılığı düşüktür.
C
Bilimsel araştırma sonuçları gündem belirleme sürecinde önemli bir rol oynamaz.
D
Gündem belirleme bazen ateşleyici ya da aniden ortaya çıkan konulara karşı gösterilen
duygusal bir tepkidir.
duygusal bir tepkidir.
E
Beyaz Saray, New York Times ve ateşleyici olaylar bir konuyu medya gündemine yerleştirmede baskın bir rol oynar.
Açıklama:
Araştırmalardan ortaya çıkan sonuçları özetle şu şekilde genelleştirmek mümküdür:
• Belirli bir zaman aralığı içinde ya da zamanın herhangi bir noktasında farklı medya kurumları benzer konulara ilgi gösterir ya da önemlilik atfederler.
• Konu ya da olayların gerçek yaşamdaki durum ya da göstergeleri medya gündemini belirlemede nispeten önemsizdir. Kuru istatistiklere dayalı gerçek yaşam göstergelerinin medya gündeminde yer alma olasılığı düşüktür.
• Bilimsel araştırma sonuçları gündem belirleme sürecinde önemli bir rol oynamaz.
• Gündem belirleme bazen ateşleyici ya da anidan ortaya çıkan, içinde kimi zaman trajedi de
barındırabilen ve sosyal olay olarak adlandırılabilecek nitelikteki konulara karşı gösterilen
duygusal bir tepkidir. Bu yüzden bu tür olaylar medya gündeminde daha ön plandadır.
• Amerika Birleşik Devletleri’nde Beyaz Saray, New York Times ve ateşleyici olaylar bir konuyu medya gündemine yerleştirmede baskın bir rol oynar.
• Bir konunun medya gündemindeki konumu önemli derecede bu konunun kamu gündemindeki önemliliğini belirler.
• Belirli bir zaman aralığı içinde ya da zamanın herhangi bir noktasında farklı medya kurumları benzer konulara ilgi gösterir ya da önemlilik atfederler.
• Konu ya da olayların gerçek yaşamdaki durum ya da göstergeleri medya gündemini belirlemede nispeten önemsizdir. Kuru istatistiklere dayalı gerçek yaşam göstergelerinin medya gündeminde yer alma olasılığı düşüktür.
• Bilimsel araştırma sonuçları gündem belirleme sürecinde önemli bir rol oynamaz.
• Gündem belirleme bazen ateşleyici ya da anidan ortaya çıkan, içinde kimi zaman trajedi de
barındırabilen ve sosyal olay olarak adlandırılabilecek nitelikteki konulara karşı gösterilen
duygusal bir tepkidir. Bu yüzden bu tür olaylar medya gündeminde daha ön plandadır.
• Amerika Birleşik Devletleri’nde Beyaz Saray, New York Times ve ateşleyici olaylar bir konuyu medya gündemine yerleştirmede baskın bir rol oynar.
• Bir konunun medya gündemindeki konumu önemli derecede bu konunun kamu gündemindeki önemliliğini belirler.
Soru 41
Aşağıdakilerden hangisi kamuoyunu doğrudan oluşturan araçlardan biridir?
Seçenekler
A
Siyasal gruplar ve partiler
B
Aileler
C
Eğitim
D
Kültür
E
Toplumsal kontrol mekanizmaları
Açıklama:

Soru 42
Suskunluk sarmalı kuramı ile ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
1980 yılında geliştirilmiştir.
B
Amerika'da geliştirilmiş bir kuramdır.
C
İnsanlar belli bir görüşü benimsemede yalnız olduklarını düşünüyorlarsa bunu açık olarak dile getirirler.
D
Kurama ilham veren üniversideteki öğrenci olaylarıdır.
E
Kamuoyu toplumsal bir yönetim aracıdır.
Açıklama:
1974 yılında geliştirilmiştir.
Amerika dışında geliştirilmiş bir kuramdır.
İnsanlar belli bir görüşü benimsemede yalnız olduklarını düşünüyorlarsa bunu açık olarak dile getirmezler.
Kurama ilham veren üniversitedeki öğrenci olaylarıdır.
Kamuoyu toplumsal bir denetim aracıdır.
Amerika dışında geliştirilmiş bir kuramdır.
İnsanlar belli bir görüşü benimsemede yalnız olduklarını düşünüyorlarsa bunu açık olarak dile getirmezler.
Kurama ilham veren üniversitedeki öğrenci olaylarıdır.
Kamuoyu toplumsal bir denetim aracıdır.
Soru 43
Gündem belirleme kuramı ile ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Siyasi gündem medyanın oluşturduğu gündemden etkilenmez.
B
Gündem medyayı belirler.
C
Dışımızdaki dünya ve kafamızdaki resimler bu kuramın temelini oluşturur.
D
Medya gündemi belirlemez sadece gündemde olanları aktarır.
E
Gündemdeki konular her zaman önemli konulardır.
Açıklama:
Siyasi gündem medyanın oluşturduğu gündemden etkilenir.
Medya gündemi belirler.
Dışımızdaki dünya ve kafamızdaki resimler bu kuramın temelini oluşturur.
Medya gündemi belirler.
Gündemdeki konular her zaman önemli konular değildir.
Medya gündemi belirler.
Dışımızdaki dünya ve kafamızdaki resimler bu kuramın temelini oluşturur.
Medya gündemi belirler.
Gündemdeki konular her zaman önemli konular değildir.
Soru 44
Tablodaki numaralı yerlere sırasıyla hangi kavramlar gelir?Seçenekler
A
Siyasal gündem-Medya gündemi-Kamu gündemi
B
Kamu gündemi-Siyasal gündem-Medya gündemi
C
Kamu gündemi-Medya gündemi-Siyasal gündem
D
Medya gündemi-Kamu gündemi-Siyasal gündem
E
Medya gündemi-Siyasal gündem-Kamu gündemi
Açıklama:

Soru 45
Medya rutinleri düzeyi de denilen bu düzeyde daha çok sosyolojik yaklaşım çerçevesinde incelenen ve yayın periyodu, zaman kısıtlılığı, yer sınırlılığı, haber yazım kuralları, haber değeri, objektiflik ve haber kaynağına olan bağlılıktan doğan etkiler olarak tanımlanan medya gündemi belirleyen unsur aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Medya çalışanlarından kaynaklanan etkiler
B
Çalışma düzeninden kaynaklanan etkiler
C
Kurumsal amaçlardan kaynaklanan etkiler
D
Kurum dışından gelen etkiler
E
İdeolojik eğilimlerin etkileri
Açıklama:
Çalışma düzeninden kaynaklanan etkiler: Medya rutinleri düzeyi de denilen bu düzeyde daha çok sosyolojik yaklaşım çerçevesinde incelenen ve yayın periyodu, zaman kısıtlılığı, yer sınırlılığı, haber yazım kuralları, haber değeri, objektiflik ve haber kaynağına olan bağlılıktan doğan etkiler tanımlanır.
Soru 46
Seçeneklerdeki kuramlardan hangisi 19. yüzyıl sonları-1930’lar arası ilk dönem iletişim araştırmalarındandır?
Seçenekler
A
Simülakr
B
Hipodermik iğne
C
Yararlar ve doyumlar
D
Sınırlı etkiler
E
Güçlü etkilere dönüş
Açıklama:
Denis Mc Quail iletişim araştırmalarını üç ayrı dönem halinde sınıflandırır: Birinci dönem 19. yüzyıl sonları-1930’lar arasını, ikinci dönem 1940-60 arasını ve üçüncü dönem de 1960’lar sonrasını kapsar. 1940’a kadarki ilk dönem iletişim araştırmalarında medyanın oldukça etkili bir şekilde insanları yönlendirme gücünün varlığına inanılmıştır. Bu dönemdeki anlayışa göre medya; insanların düşünce, inanç ve yaşam biçimlerini değiştirmekte, davranış ve tutumlarını etkilemektedir. Bunun nedenleri arasında; iletişim teknolojisindeki gelişmeler, şehirleşme ve endüstrileşmenin etkisi, atomize olmuş insan ve Birinci Dünya Savaşı’nda medyanın insanların beynini yıkadığına ve İkinci Dünya Savaşı öncesi faşizmin yükselişini sağlamasına olan inanç yer almaktadır. Bu doğrultuda da medyanın kamuoyuna yönelik sözcük mermileri fırlattığı ya da sihirli bir iğne yaptığı ve bunların da oldukça güçlü bir şekilde etkide bulunduğu savunulmuştur. “Sihirli mermi/hipodermik iğne” kuramları bu dönemde medyanın etkilerini açıklayan ilk çalışmalar olarak tarihteki yerini almıştır.
1940’lardan başlayarak 1960’ların başına kadar olan dönemde medyanın etkilerine yönelik farklı bakış açıları geliştirilerek tutumların oluşumu ve değişimine odaklanılmıştır. İki aşamalı akış ve birincil grup etkisi gibi çalışmalar, medyanın etkilerinin hiç de sanıldığı gibi olmadığını, medyanın sınırlı etkilere sahip olduğunu ortaya koymuştur. Hâlâ da değerliliğini sürdüren bu yöndeki çalışmalarla birlikte seçici izleyici davranışına yönelik saha araştırmaları, “yararlar ve doyumlar” yaklaşımının çalışmalarınca desteklenmiştir. Joseph T. Klapper, bu dönem araştırmalarını “sınırlı etkiler” kavramıyla tanımlamıştır.
1960’lardan sonra ise “sınırlı etkiler” anlayışına karşılık ortaya konulan araştırmalarda medyanın kimi düzeylerdeki etkilerine dönük anlamlı sonuçlar alınmıştır. Bu bağlamda gündem belirleme ve suskunluk sarmalı gibi kuramlar geliştirilerek “güçlü etkilere dönüş” anlamında etki araştırmaları etkisini göstermeye başlamıştır. Halen de bu yöndeki çalışmalar, sınırlı etkilere yönelik araştırmalarla birlikte devam etmektedir.
1940’lardan başlayarak 1960’ların başına kadar olan dönemde medyanın etkilerine yönelik farklı bakış açıları geliştirilerek tutumların oluşumu ve değişimine odaklanılmıştır. İki aşamalı akış ve birincil grup etkisi gibi çalışmalar, medyanın etkilerinin hiç de sanıldığı gibi olmadığını, medyanın sınırlı etkilere sahip olduğunu ortaya koymuştur. Hâlâ da değerliliğini sürdüren bu yöndeki çalışmalarla birlikte seçici izleyici davranışına yönelik saha araştırmaları, “yararlar ve doyumlar” yaklaşımının çalışmalarınca desteklenmiştir. Joseph T. Klapper, bu dönem araştırmalarını “sınırlı etkiler” kavramıyla tanımlamıştır.
1960’lardan sonra ise “sınırlı etkiler” anlayışına karşılık ortaya konulan araştırmalarda medyanın kimi düzeylerdeki etkilerine dönük anlamlı sonuçlar alınmıştır. Bu bağlamda gündem belirleme ve suskunluk sarmalı gibi kuramlar geliştirilerek “güçlü etkilere dönüş” anlamında etki araştırmaları etkisini göstermeye başlamıştır. Halen de bu yöndeki çalışmalar, sınırlı etkilere yönelik araştırmalarla birlikte devam etmektedir.
Soru 47
Seçeneklerdeki kuramlardan hangisi 1960’lar sonrasını üçüncü dönem iletişim araştırmalarındandır?
Seçenekler
A
Sihirli mermi
B
Hipodermik iğne
C
Yararlar ve doyumlar
D
Sınırlı etkiler
E
Güçlü etkilere dönüş
Açıklama:
Denis Mc Quail iletişim araştırmalarını üç ayrı dönem halinde sınıflandırır: Birinci dönem 19. yüzyıl sonları-1930’lar arasını, ikinci dönem 1940-60 arasını ve üçüncü dönem de 1960’lar sonrasını kapsar. 1940’a kadarki ilk dönem iletişim araştırmalarında medyanın oldukça etkili bir şekilde insanları yönlendirme gücünün varlığına inanılmıştır. Bu dönemdeki anlayışa göre medya; insanların düşünce, inanç ve yaşam biçimlerini değiştirmekte, davranış ve tutumlarını etkilemektedir. Bunun nedenleri arasında; iletişim teknolojisindeki gelişmeler, şehirleşme ve endüstrileşmenin etkisi, atomize olmuş insan ve Birinci Dünya Savaşı’nda medyanın insanların beynini yıkadığına ve İkinci Dünya Savaşı öncesi faşizmin yükselişini sağlamasına olan inanç yer almaktadır. Bu doğrultuda da medyanın kamuoyuna yönelik sözcük mermileri fırlattığı ya da sihirli bir iğne yaptığı ve bunların da oldukça güçlü bir şekilde etkide bulunduğu savunulmuştur. “Sihirli mermi/hipodermik iğne” kuramları bu dönemde medyanın etkilerini açıklayan ilk çalışmalar olarak tarihteki yerini almıştır. 1940’lardan başlayarak 1960’ların başına kadar olan dönemde medyanın etkilerine yönelik farklı bakış açıları geliştirilerek tutumların oluşumu ve değişimine odaklanılmıştır. İki aşamalı akış ve birincil grup etkisi gibi çalışmalar, medyanın etkilerinin hiç de sanıldığı gibi olmadığını, medyanın sınırlı etkilere sahip olduğunu ortaya koymuştur. Hâlâ da değerliliğini sürdüren bu yöndeki çalışmalarla birlikte seçici izleyici davranışına yönelik saha araştırmaları, “yararlar ve doyumlar” yaklaşımının çalışmalarınca desteklenmiştir. Joseph T. Klapper, bu dönem araştırmalarını “sınırlı etkiler” kavramıyla tanımlamıştır. 1960’lardan sonra ise “sınırlı etkiler” anlayışına karşılık ortaya konulan araştırmalarda medyanın kimi düzeylerdeki etkilerine dönük anlamlı sonuçlar alınmıştır. Bu bağlamda gündem belirleme ve suskunluk sarmalı gibi kuramlar geliştirilerek “güçlü etkilere dönüş” anlamında etki araştırmaları etkisini göstermeye başlamıştır. Halen de bu yöndeki çalışmalar, sınırlı etkilere yönelik araştırmalarla birlikte devam etmektedir.
Soru 48
Medya kuruluşları bazı konularda o konunun belirli bir yönünü savunarak kamuoyunu ve siyaseti etkilemeye çalışmaktadırlar. Medya kuruluşunun yaptığı bu gündem belirleme çalışmalarında literatürde ______________ denir.
Seçenekler
A
Gündem yanlılığı
B
Gerçek yaşam göstergeleri
C
Halkla ilişkiler faaliyeti
D
Ateşleyici olaylar
E
Medya savunuculuğu
Açıklama:
Medya Savunuculuğu: Medya kuruluşları bazı konularda o konunun belirli bir yönünü savunarak kamuoyunu ve siyaseti etkilemeye çalışmaktadırlar. Medya kuruluşunun yaptığı bu konu savunuculuğu gündem belirleme çalışmalarında etkili görülerek literatürde “medya savunuculuğu” adını almıştır. Örneğin sigara karşıtı yayınlarla ABD medyası bir konu savunuculuğu rolü üstlenmiş ve başarılı olmuştur.
Soru 49
Topluluk oluşturucu ortak çıkarlar çevresinde oluşan ve üyeleri bu ortak çıkarlar konusunda karar birliğine ulaşmak için etkileşimde bulunan toplumsal kesim nedir?
Seçenekler
A
Kamu
B
Bölge
C
Şehir
D
Köy
E
Bucak
Açıklama:
Kamu sözcüğü şu anlama sahiptir: “Topluluk oluşturucu ortak çıkarlar çevresinde oluşan ve üyeleri bu ortak çıkarlar konusunda karar birliğine ulaşmak için etkileşimde bulunan toplumsal kesim.” Oy sözcüğünün anlamı da şu şekildedir: “Bir toplantıya katılanların, bir sorunla ilgili birkaç seçenekten birini tercih etmesi, rey.” Bu doğrultuda kamuoyu ise şu anlama gelmektedir: “Bir konuyla ilgili halkın genel düşüncesi, halkoyu.”
Soru 50
Kamuoyu kavramını ilk kullananın kim olduğu kabul edilmektedir?
Seçenekler
A
Francis Bacon
B
Jean Jacques Rousseau
C
Michel de Montaigne
D
Immanuel Kant
E
Aristoteles
Açıklama:
Kavramın tarihçesine bakıldığında ise 18. yüzyıla uzanmak mümkündür. Kavramın ilk kez, 1741’de halkın düşüncesi, kamunun düşüncesi şeklinde İngilizler tarafından kullanıldığı belirtilmektedir. Fransızlar da kavramı 1744’te Rousseau’yla birlikte kullanmaya başlamışlardır. Ancak başka kaynaklarda kamuoyu kavramından, Montaigne tarafından 1588’de Fransızca olarak “I’opinion publique” şeklinde söz edildiği de yazılmaktadır. Bu anlamda, kavramı ilk kullanan düşünürün Montaigne olduğu kabul edilebilir.
Soru 51
20. yüzyılda kamuoyu konusundaki çalışmalardan Harold D. Lasswell’e ait görüş hangisidir?
Seçenekler
A
Çoğunluk kuramı
B
Grup kavramı
C
Sosyolojik kuram
D
İktidar kuramı
E
Psikoloji kuramı
Açıklama:
20. yüzyılda kamuoyu konusundaki çalışmalar üç temel yönde gelişmiştir. Bunlar (1) Lowell’in etkili çoğunluk kuramı, (2) Lasswell’in siyaset biliminde psikolojiyi esas tutan iktidar kuramı, (3) Albig’in öncülüğünü yaptığı grup kavramı üzerine dayanan sosyolojik kuramdır.
Soru 52
"Medyayı takip edenlerin yaş, cinsiyet, eğitim, gelir ve meslek grupları gibi bireysel nitelikleri yansıtan sosyo-ekonomik yapıları, medya içeriklerine yönelik olarak daha fazla ilgi duyulan konuların farklılaşmasını beraberinde getirmektedir." açıklaması kamu gündemini belirleyen unsurlardan hangisine aittir?
Seçenekler
A
Medya etkilerine maruz kalma derecesi
B
Bireysel nitelikler ve deneyimler
C
Mesajın tekrarlanması
D
Yönelim gereksinimi
E
Kaynağın güvenirliği
Açıklama:
Bireysel Nitelikler ve Deneyimler: Medyayı takip edenlerin yaş, cinsiyet, eğitim, gelir ve meslek
grupları gibi bireysel nitelikleri yansıtan sosyo-ekonomik yapıları, medya içeriklerine yönelik
olarak daha fazla ilgi duyulan konuların farklılaşmasını beraberinde getirmektedir. Gençlerle
yaşlıların, erkeklerle kadınların ya da öğrencilerle çalışanların ilgi duydukları özel konular
olduğu açıktır. Örneğin eğitim durumu medyanın gündem belirleme etkisini azaltan bir unsur
olarak dikkati çekmektedir. Eğitim düzeyi yükseldikçe bireylerin alternatif enformasyon
kaynaklarına başvurma oranı da yükselmektedir. Bireylerin siyasal tutumları da medya
seçimlerini ve dolayısıyla medya etkilerini belirlemektedir. Bir diğer unsur da deneyimdir. Bir
kişinin bir konuya olan yakınlığı; örneğin işsiz olması ya da yakın bir arkadaşını bir hastalık
nedeniyle yitirmesi, o konu hakkında deneyim kazanma yollarından birisidir. Bu türde kişisel
deneyimler, medyanın neyin önemli olduğuna ilişkin belirleyiciliğini hükümsüz bırakmakta ve o
konuya karşı bireyi duyarlılaştırabilmektedir.
grupları gibi bireysel nitelikleri yansıtan sosyo-ekonomik yapıları, medya içeriklerine yönelik
olarak daha fazla ilgi duyulan konuların farklılaşmasını beraberinde getirmektedir. Gençlerle
yaşlıların, erkeklerle kadınların ya da öğrencilerle çalışanların ilgi duydukları özel konular
olduğu açıktır. Örneğin eğitim durumu medyanın gündem belirleme etkisini azaltan bir unsur
olarak dikkati çekmektedir. Eğitim düzeyi yükseldikçe bireylerin alternatif enformasyon
kaynaklarına başvurma oranı da yükselmektedir. Bireylerin siyasal tutumları da medya
seçimlerini ve dolayısıyla medya etkilerini belirlemektedir. Bir diğer unsur da deneyimdir. Bir
kişinin bir konuya olan yakınlığı; örneğin işsiz olması ya da yakın bir arkadaşını bir hastalık
nedeniyle yitirmesi, o konu hakkında deneyim kazanma yollarından birisidir. Bu türde kişisel
deneyimler, medyanın neyin önemli olduğuna ilişkin belirleyiciliğini hükümsüz bırakmakta ve o
konuya karşı bireyi duyarlılaştırabilmektedir.
Soru 53
Seçeneklerden hangisi literatürdeki kamuoyunu oluşturan bireysel psikolojik araçlardandır?
Seçenekler
A
Aile
B
Eğitim
C
Kültür
D
Algı
E
Baskı örgütleri
Açıklama:
Literatürde kamuoyunu oluşturan araçlar denildiğinde dolaylı olarak aile, eğitim, kültür, toplumsal kontrol mekanizmaları gibi kurumsal sosyolojik araçlar ve kanaat, motivasyon, algı, tutum gibi bireysel psikolojik araçlarla; doğrudan siyasal grup ve partiler, baskı grup ya da örgütleri gibi siyasal araçlar ve medyanın etkilerine işaret edilir.
Soru 54
Seçeneklerden hangisi literatürdeki kamuoyunu doğrudan oluşturan araçlardandır?
Seçenekler
A
Aile
B
Eğitim
C
Kültür
D
Algı
E
Baskı örgütleri
Açıklama:
Literatürde kamuoyunu oluşturan araçlar denildiğinde dolaylı olarak aile, eğitim, kültür, toplumsal kontrol mekanizmaları gibi kurumsal sosyolojik araçlar ve kanaat, motivasyon, algı, tutum gibi bireysel psikolojik araçlarla; doğrudan siyasal grup ve partiler, baskı grup ya da örgütleri gibi siyasal araçlar ve medyanın etkilerine işaret edilir.
Soru 55
Elisabeth Noelle-Neumann tarafından geliştirilen kuram hangisidir?
Seçenekler
A
Önemlilik derecesi kuramı
B
Gündem belirleme kuramı
C
Suskunluk sarmalı kuramı
D
Yetiştirme kuramı
E
Kurumsal süreç çözümlemesi kuramı
Açıklama:
Suskunluk sarmalı kuramı (spiral of silence), Alman sosyolog Elisabeth Noelle-Neumann tarafından geliştirilmiştir. Kuram özünde, insanların azınlıkta olduklarını hissettiklerinde neden düşüncelerini açıklamaktan çekindiklerini açıklamaktadır. Noelle-Neumann suskunluk sarmalı kuramını, medya ve kamuoyu ilişkisini tanımlamak için geliştirmiştir. 1974 yılında geliştirilen kuram, 1980’li yıllarda medya araştırmalarında güçlü etkilere dönüşün öncülüğünü yapan kuramlardan biri olmuştur.
Soru 56
Bir konunun gündeminde tırmanması, mutlaka üstündeki konuların gündemden aşağıya inmesi ve sonuçta gündemde daha önce var olan bir konuyu aşağıya itmesi anlamına gelmektedir. Böylece konular arasında gündeme girebilmek için bir rekabet yaşanmasına ne denir?
Seçenekler
A
Konuların niteliği
B
Haber eleyiciler
C
Gündemin sıfır toplam oyunu
D
Bireyler arası iletişim
E
Kamuoyu deneyimi
Açıklama:
Gündemin Sıfır Toplam Oyunu: Kamuoyunun belirli bir şekilde, belirli bir konu üzerinde uzun
süre odaklanması için o konunun toplum için sürekli bir önemliliğinin sağlanması gereklidir.
Ancak bu zor bir iştir. Kamuoyu araştırmalarında bireylerin en fazla dört ya da beş konu ile
ilgilendikleri doğrultusunda elde edilen bulgular gündeme girebilecek konular arasında yoğun
bir rekabetin yaşanmasını zorunlu kılmaktadır. Bu kısıtlılık baskı gruplarının gündemi, medya
gündemi, izleyici kitlenin gündemi, siyasilerin gündemi ve siyasal gündem için de söz
konusudur. Gündemler, teorik olarak sıfır-toplam oyunu gibi sınırlı sayıda konuyu ancak
taşıyabilmektedir. Konular aynen köşe kapmaca oynar gibi gündemde yer değiştirmektedir. O
halde bir konunun gündeminde tırmanması, mutlaka üstündeki konuların gündemden aşağıya
inmesi ve sonuçta gündemde daha önce var olan bir konuyu aşağıya itmesi anlamına
gelmektedir. Böylece konular arasında gündeme girebilmek için bir rekabet yaşanmaktadır
süre odaklanması için o konunun toplum için sürekli bir önemliliğinin sağlanması gereklidir.
Ancak bu zor bir iştir. Kamuoyu araştırmalarında bireylerin en fazla dört ya da beş konu ile
ilgilendikleri doğrultusunda elde edilen bulgular gündeme girebilecek konular arasında yoğun
bir rekabetin yaşanmasını zorunlu kılmaktadır. Bu kısıtlılık baskı gruplarının gündemi, medya
gündemi, izleyici kitlenin gündemi, siyasilerin gündemi ve siyasal gündem için de söz
konusudur. Gündemler, teorik olarak sıfır-toplam oyunu gibi sınırlı sayıda konuyu ancak
taşıyabilmektedir. Konular aynen köşe kapmaca oynar gibi gündemde yer değiştirmektedir. O
halde bir konunun gündeminde tırmanması, mutlaka üstündeki konuların gündemden aşağıya
inmesi ve sonuçta gündemde daha önce var olan bir konuyu aşağıya itmesi anlamına
gelmektedir. Böylece konular arasında gündeme girebilmek için bir rekabet yaşanmaktadır
Soru 57
___________medyanın bazı sorunlara kamuoyunun dikkatini çekmesi ve bazılarını görmezden gelmesi, eş deyişle bazı konularda bol bol haberler yayınlayarak bu konuları önemli ve öncelikli hale getirmesi hükümetlerin, mevcut politikaların ve siyasal adayların değerlendirileceği ölçütlerin belirlenmesi anlamına gelir.
Seçenekler
A
Çerçeveleme
B
Önceleme
C
İkinci düzey gündem belirleme
D
Yetiştirme kuramı
E
Kültürel göstergeler projesi
Açıklama:
Medya gündemindeki konu ya da kişilerin niteliklerinin kamu gündemindeki etkilerini konu alan ikinci düzey gündem belirleme araştırmalarıyla yakın ilişkide bulunan iki kavram, önceleme (öne çıkarma, önemlileştirme) ve çerçevelemedir. Aslında bu iki kavram, gündem belirleme araştırmalarından ayrı araştırma alanlarına karşılık gelir. Önceleme, öne çıkarma ya da önemli hale getirme, gündem belirleme kuramının bir uzantısı olarak kullanılmaktadır. Iyengar ve Kinder’e göre medya, bazı sorunları görmezden gelir ama bazı sorunlara dikkatimizi çeker. Böylece bizim siyasal partileri, başkanları, liderleri, politikaları değerlendirdiğimiz ölçütleri belirler. Bir sorunun gündeme gelişiyle birlikte bu sorunun siyasal kararları etkilemedeki ağırlığı da artar. Medyanın bazı sorunlara kamuoyunun dikkatini çekmesi ve bazılarını görmezden gelmesi, eş deyişle bazı konularda bol bol haberler yayınlayarak bu konuları önemli ve öncelikli hale getirmesi hükümetlerin, mevcut politikaların ve siyasal adayların değerlendirileceği ölçütlerin belirlenmesi anlamına gelmektedir.
Soru 58
___________kitle iletişiminin diğer kurumlarla nasıl ilişkili olduğu, nasıl karar alındığı, mesaj sistemlerinin nasıl oluşturulduğu ve bir toplumda işlevlerini nasıl yerine getirdiği gibi konuları çözümler.
Seçenekler
A
Mesaj sistem çözümlemesi
B
Yetiştirme çözümlemesi
C
Kurumsal süreç çözümlemesi
D
Yaygın görüş haline getirme
E
Kültürel gösterge projesi
Açıklama:
Yetiştirme kuramının üç bileşeni bulunmaktadır: Bunlar kurumsal süreç çözümlemesi, mesaj sistem çözümlemesi ve yetiştirme çözümlemesidir. Bunlara ek olarak, yapılan eleştiriler de dikkate alınarak yaygın görüş haline getirme de geliştirilmiştir.
Kültürel göstergeler projesinin birinci sırasında yer alan kurumsal süreç çözümlemesi bileşeniyle;
kitle iletişiminin diğer kurumlarla nasıl ilişkili olduğu, nasıl karar alındığı, mesaj sistemlerinin nasıl oluşturulduğu ve bir toplumda işlevlerini nasıl yerine getirdiği gibi konular çözümlenmektedir. Bu bileşenin önemi, kitle iletişim politikalarının, yalnızca sosyal ilişkilerin genel yapısını ve endüstriyel gelişmede bir aşamayı değil, aynı zamanda belli tür kurumsal ve endüstriyel güçleri ve bunların baskılarını yansıtmasından da kaynaklanmaktadır.
Kültürel göstergeler projesinin birinci sırasında yer alan kurumsal süreç çözümlemesi bileşeniyle;
kitle iletişiminin diğer kurumlarla nasıl ilişkili olduğu, nasıl karar alındığı, mesaj sistemlerinin nasıl oluşturulduğu ve bir toplumda işlevlerini nasıl yerine getirdiği gibi konular çözümlenmektedir. Bu bileşenin önemi, kitle iletişim politikalarının, yalnızca sosyal ilişkilerin genel yapısını ve endüstriyel gelişmede bir aşamayı değil, aynı zamanda belli tür kurumsal ve endüstriyel güçleri ve bunların baskılarını yansıtmasından da kaynaklanmaktadır.
Soru 59
Noelle-Neumann’ın geliştirdiği kuramın araştırma sorusu hangisidir?
Seçenekler
A
“1960’ların sonu 1970’lerin başındaki öğrenci olaylarını biçimlendiren kamuoyu organı nedir?”
B
“Kamuoyu araştırmalarınca saptanan bireysel fikirlerin toplamı, kamuoyu olarak bilinen korkunç bir siyasal güce nasıl dönüşüyor?”
C
“Farklı görüş rozetini taşımanın nasıl bir duygu ve durum oluşturur?”
D
“Zihnimizde resmettiğimiz dünya tablosunun hangi kaynaktan beslenir?”
E
“Kamuoyu araştırmalarınca saptanan bireysel fikirlerin toplamı, zihnimizde resmettiğimiz dünya tablosuna nasıl dönüşüyor?”
Açıklama:
Noelle-Neumann’ın “kamuoyu araştırmalarınca saptanan bireysel fikirlerin toplamı, kamuoyu olarak bilinen korkunç bir siyasal güce nasıl dönüşüyor?” sorusuna yanıt ararken geliştirdiği kuram; güçlü etkilere dönüşü temsil etmesinin yanında, Amerika dışında geliştirilmesi ve liberal-çoğulcu gelenek içine dahil edilmesi açısından da önemlidir.
Soru 60
“İnsanlar belli bir görüşü benimsemede yalnız olduklarını düşünüyorlarsa bunu açık olarak dile getirmekten kaçınırlar; ancak bu görüşlerinin paylaşıldığını ya da destek göreceğini düşünüyorlarsa çevrelerindeki diğer insanlarla bu görüşleri hakkında konuşurlar. Birey belli bir görüşün toplumda ne kadar geçerli olduğunu saptamada kitle iletişim araçlarını bir ölçüt olarak kullanabilir. Benimsediği görüş bu araçlarda yeteri düzeyde yer almıyor, dile getirilmiyorsa, bunun yeterince kabul gören bir görüş olmadığı sonucuna varır. İletişim araçlarının hemen hepsi az ya da çok tekelci bir şekilde aynı kanıları dile getirme eğiliminde olup insanları toplumdaki kanı iklimine ilişkin çoğu kez yanlış bir görüntüyle başbaşa bırakmaktadırlar. Buradan hareketle belli bir görüşe sahip birçok insan, toplumdan, bulunduğu çevreden dışlanma korkusuyla görüşünü savunamayacaktır.”
Yukarıda temel dayanağı sunulan kuram hangisidir?
Yukarıda temel dayanağı sunulan kuram hangisidir?
Seçenekler
A
Suskunluk sarmalı kuramı
B
Gündem belirleme kuramı
C
Kurumsal süreç çözümlemesi kuramı
D
Önemlilik derecesi kuramı
E
Yetiştirme kuramı
Açıklama:
Temel olarak suskunluk sarmalı kuramı şu görüşe dayanır: İnsanlar belli bir görüşü benimsemede yalnız olduklarını düşünüyorlarsa bunu açık olarak dile getirmekten kaçınırlar; ancak bu görüşlerinin paylaşıldığını ya da destek göreceğini düşünüyorlarsa çevrelerindeki diğer insanlarla bu görüşleri hakkında konuşurlar. Birey belli bir görüşün toplumda ne kadar geçerli olduğunu saptamada kitle iletişim araçlarını bir ölçüt olarak kullanabilir. Benimsediği görüş bu araçlarda yeteri düzeyde yer almıyor, dile getirilmiyorsa, bunun yeterince kabul gören bir görüş olmadığı sonucuna varır. İletişim araçlarının hemen hepsi az ya da çok tekelci bir şekilde aynı kanıları dile getirme eğiliminde olup insanları toplumdaki kanı iklimine ilişkin çoğu kez yanlış bir görüntüyle başbaşa bırakmaktadırlar. Buradan hareketle belli bir görüşe sahip birçok insan, toplumdan, bulunduğu çevreden dışlanma korkusuyla görüşünü savunamayacaktır. Suskun kalındıkça bu görüş olduğundan daha az yaygın ve geçerli sayılacak ve bu durum ise bir suskunluk sarmalının oluşmasına neden olacaktır. Genel-geçer görüşlerden farklı görüşleri olan insanlar giderek seslerini duyurmada daha az istekli olacak ve iletişim araçlarının görüşü giderek baskın ve doğru olarak algılanacaktır.
Soru 61
20. yüzyılda; Lowell’in etkili çoğunluk kuramı, Lasswell’in siyaset biliminde psikolojiyi esas tutan iktidar kuramı ve Albig’in öncülüğünü yaptığı grup kavramı üzerine dayanan sosyolojik kuramı aşağıdakilerden hangisinin gelişimini sağlamıştır?
Seçenekler
A
Kamuoyu konusundaki çalışmalar
B
Suskunluk sarmalı
C
Siyasal gündem belirleme çalışmaları
D
Kültürel göstergeler çalışmaları
E
Çerçeveleme çalışmaları
Açıklama:
KAMUOYU OLUŞTURMA
Kamuoyunun gelişimi içinde 1741'den başlayarak süreç anlatılmakta olup, bu çalışmalar da kamuoyunun gelişmesini sağlamıştır.
Kamuoyunun gelişimi içinde 1741'den başlayarak süreç anlatılmakta olup, bu çalışmalar da kamuoyunun gelişmesini sağlamıştır.
Soru 62
Siyasal güç ile bireylerin değer yargıları arasında bir ilişki bulunduğunu söyleyen kuramcı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Montaigne
B
Harold D. Lasswell
C
Lawrence A. Lowell
D
Noelle-Neumann
E
Jean-Jacques Rousseau
Açıklama:
KAMUOYU OLUŞTURMAyı okuyunuz
Kamuoyunun gelişiminde siyasal güç ve birey değer yargılarını Laswell ele almıştır.
Kamuoyunun gelişiminde siyasal güç ve birey değer yargılarını Laswell ele almıştır.
Soru 63
Kamuoyunu dolaylı oluşturan psikolojik araçlar içinde aşağıdakilerden hangisi yer almaz?
Seçenekler
A
Kanaat
B
Motivasyon
C
Medya
D
Algılama
E
Tutum
Açıklama:
Kamuoyu oluşma bölümünü okuyunuz.
Kamuoyundaki psikolojik araçlar içinde medya bulunmaz.
Kamuoyundaki psikolojik araçlar içinde medya bulunmaz.
Soru 64
İnsanların azınlıkta olduklarını hissettiklerinde neden düşüncelerini açıklamaktan çekindiklerini açıklayan kuram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kamuoyu
B
Yetiştirme
C
Medya gündemi
D
Suskunluk sarmalı
E
Kültürel göstergeler
Açıklama:
Suskunluk sarmalı kuramı bölümünü okuyunuz
Azınlıkta olan insanlar suskunluk içinde kalmakta ve görüşlerini açıklayamamaktadır.
Azınlıkta olan insanlar suskunluk içinde kalmakta ve görüşlerini açıklayamamaktadır.
Soru 65
Tocqueville’nin düşüncelerinin yanında suskunluk sarmalı kuramının önermeleri, aşağıdaki düşünürlerden hangisinin düşüncelerinde yer almaz?
Seçenekler
A
Jean-Jacques Rousseau
B
David Hume
C
John Locke
D
Martin Luther
E
Lawrence A. Lowell
Açıklama:
Suskunluk sarmalı bölümünü okuyunuz
Lawrence A. Lowell kamuoyu üzerinde durmuştur
Lawrence A. Lowell kamuoyu üzerinde durmuştur
Soru 66
"İnsanlar belli bir görüşü benimsemede yalnız olduklarını düşünüyorlarsa bunu açık olarak dile getirmekten kaçınırlar; ancak bu görüşlerinin paylaşıldığını ya da destek göreceğini düşünüyorlarsa çevrelerindeki diğer insanlarla bu görüşleri hakkında konuşurlar."
Yukarıdaki ifadeyi tanımlayan kuram aşağıdakilerden hangisidir?
Yukarıdaki ifadeyi tanımlayan kuram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Yetiştirme
B
Gündem belirleme
C
Suskunluk sarmalı
D
Sınırlı etkiler
E
Siyasal gündem
Açıklama:
Suskunluk sarmalı bölümünü okuyunuz.
İnsan görüşünü söylemede kendini yalnız hissediyorsa Suskunluk sarmalı içinde davranmaktadır.
İnsan görüşünü söylemede kendini yalnız hissediyorsa Suskunluk sarmalı içinde davranmaktadır.
Soru 67
Lippmann’a göre bir ada halkının zihnindeki dünya tahayyülü ile Avrupa’da yaşananlar arasında fark bulunmaktadır. Ona göre bir olaya baktığımızda çevremiz hakkında bildiklerimizin ne kadar dolaylı olduğunu görürüz. Yavaş ya da hızlı, bize gelen haberleri görürüz. Ama haber ne olursa olsun inanırız ve gerçekmiş gibi davranırız.
Kitle iletişim araçlarının bizlere aktardığı bilgilere dayandırılan bu görüş aşağıdaki hangi kuramın çıkış noktasını oluşturmuştur?
Kitle iletişim araçlarının bizlere aktardığı bilgilere dayandırılan bu görüş aşağıdaki hangi kuramın çıkış noktasını oluşturmuştur?
Seçenekler
A
Gündem belirleme
B
Medya etiği
C
Yetiştirme kuramı
D
Suskunluk sarmalı
E
Kamuoyu
Açıklama:
Gündem belirleme bölümünü okuyunuz.
Bir adada yaşanan olayda gazetenin gücünün anlatıldığı olay kapsamında gündem belirleme çalışmalarının başladığı vurgulanmaktadır.
Bir adada yaşanan olayda gazetenin gücünün anlatıldığı olay kapsamında gündem belirleme çalışmalarının başladığı vurgulanmaktadır.
Soru 68
Bernard Cohen’in 1963’de yayımlanan “The Press and Foreign Policy” adlı eserinde belirttiği; “Basın, çoğu zaman insanlara ne düşüneceklerini söylemede başarılı olmayabilir, fakat okurlara ne hakkında düşüneceklerini söylemede fevkalade başarılıdır" düşüncesi aşağıdakilerden hangi kurama yöneliktir?
Seçenekler
A
Siyasal gündem
B
Gündem belirleme
C
Medya etiği
D
Suskunluk sarmalı
E
Çerçeveleme
Açıklama:
Gündem belirleme bölümünü okuyunuz.
Medyanın halka gündem konusunda ne yaptığını ifade eden bir tanımlamadır.
Medyanın halka gündem konusunda ne yaptığını ifade eden bir tanımlamadır.
Soru 69
1968 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nde gerçekleştirilen Başkanlık seçimi sürecinde medya işlenen konuların önemlilik derecesi ile kamuoyundaki aynı konulara yönelik önemlilik derecesi arasındaki ilişkiyi sorgulayan McCombs ve Shaw, pozitif bir ilişkinin varlığını kanıtlamışlardır. Medyanın gündeminin kamu gündemini belirlediği sonucuna ulaşılan bu araştırma sonucunda aşağıdakilerden hangi tanımlama yapılmıştır?
Seçenekler
A
Kamuoyunu oluşturan araçlar
B
Yetiştirme
C
Kültürel göstergeler
D
Suskunluk sarmalı
E
Medyanın gündem belirleme rolü
Açıklama:
Gündem belirleme bölümünü okuyunuz
Seçim sonuçlarında medya ile kamunun gündemi karşılaştırılmış ve medyanın gündem belirleme rolü ortaya konulmuştur.
Seçim sonuçlarında medya ile kamunun gündemi karşılaştırılmış ve medyanın gündem belirleme rolü ortaya konulmuştur.
Soru 70
Gerbner, medyada anlatılan hikâyeleri üç kategoride ele alır: 1) Hikayeler şeylerin nasıl işlediğiyle ilgilidir. 2) Hikayeler şeylerin ne olduğuyla ilgilidir. 3) Hikayeler ne yapılması gerektiğiyle ilgilidir.
Hikaye anlatmanın önemli olduğu bu kuramı aşağıdakilerden hangisi ifade etmektedir?
Hikaye anlatmanın önemli olduğu bu kuramı aşağıdakilerden hangisi ifade etmektedir?
Seçenekler
A
Suskunluk sarmalı
B
Yetiştirme
C
Gündem belirleme
D
Medya savunuculuğu
E
Kamu gündemi
Açıklama:
Yetiştirme kuramı bölümünü okuyunuz.
Gerbner, yetiştirme kuramı bağlamında medyadaki hikayelerin anlatımlarını kategorize etmiştir.
Gerbner, yetiştirme kuramı bağlamında medyadaki hikayelerin anlatımlarını kategorize etmiştir.
Soru 71
Latince “publicus” ve “opinion” sözcükleri aşağıdaki hangi kavramı işaret eder?
Seçenekler
A
Kamuoyu
B
Kanaat Önderi
C
Lider
D
Önder
E
Halk
Açıklama:
KAMUOYU OLUŞTURMA
Latince belirtilen sözcükler kamuoyu kavramını ifade emektedir. Doğru yanıt A'dır.
Latince belirtilen sözcükler kamuoyu kavramını ifade emektedir. Doğru yanıt A'dır.
Soru 72
Suskunluk Sarmalı kuramını aşağıdakilerden hangisi geliştirmiştir?
Seçenekler
A
George Simmel
B
Elisabeth Noelle-Neumann
C
David McCombs
D
Henry Donalds
E
Nancy Neumann
Açıklama:
SUSKUNLUK SARMALI KURAMI
Alman kuramcı Elisabeth Noelle-Neumann tarafıdan geliştirilmiştir.
Alman kuramcı Elisabeth Noelle-Neumann tarafıdan geliştirilmiştir.
Soru 73
“Kamuoyu araştırmalarınca saptanan bireysel fikirlerin toplamı, kamuoyu olarak bilinen korkunç bir siyasal güce nasıl dönüşüyor?” sorusu hangi kuramın bulunmasını sağlamıştır?
Seçenekler
A
Gündem belirleme
B
Yetiştirme
C
Suskunluk sarmalı
D
Kullanımlar ve doyumlar
E
Pekiştirme
Açıklama:
SUSKUNLUK SARMALI KURAMI
Noelle-Neumann bu soruyla suskunluk sarmalı kuramına ulaşmıştır. Doğru yanıt C'dir.
Noelle-Neumann bu soruyla suskunluk sarmalı kuramına ulaşmıştır. Doğru yanıt C'dir.
Soru 74
Suskunluk sarmalı kuramı için önemli iki kavramdan biri dışlanma tehdididir. Diğeri aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Dışlanma endişesi
B
Dışlanma geleneği
C
Dışlanma biçimi
D
Dışlanma korkusu
E
Dışlanma kini
Açıklama:
SUSKUNLUK SARMALI KURAMI
Doğru yanıt D seçeneğinde yer alan dışlanma korkusudur.
Doğru yanıt D seçeneğinde yer alan dışlanma korkusudur.
Soru 75
Gündem belirleme kuramını geliştiren kuramcılardan biri Maxwell McCombs'dur. Diğeri aşağıdakilerden ahngisidir?
Seçenekler
A
Michael Morgan
B
Nancy Signorielli
C
Lary Gross
D
James Shanahan
E
Donald Shaw
Açıklama:
GÜNDEM BELİRLEME KURAMI
Diğerleri Yetiştirme kuramcısıdır. Diğer isim Donald Shaw'dur. Yani E seçeneği doğrudur.
Diğerleri Yetiştirme kuramcısıdır. Diğer isim Donald Shaw'dur. Yani E seçeneği doğrudur.
Soru 76
Gündem belirleme kuramı bakımından Walter Lippmann'ın ürettiği iki kavram önemlidir. Bunlardan biri kafamızdaki resimlerdir. Diğeri aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Dışımızdaki dünya
B
İçimizdeki dünya
C
Hayalimizdeki dünya
D
Emek süreci
E
Gizli İletişim
Açıklama:
GÜNDEM BELİRLEME KURAMI
Sorunun yanıtı A seçeneğinde yer alan "dışımızdaki dünya"dır.
Sorunun yanıtı A seçeneğinde yer alan "dışımızdaki dünya"dır.
Soru 77
Gündem belirleme kuramı bakımından önemli olan “Basın, çoğu zaman insanlara ne düşüneceklerini söylemede başarılı olmayabilir, fakat okurlara ne hakkında düşüneceklerini söylemede fevkalade başarılıdır... “ sözünü kim söylemiştir?
Seçenekler
A
Karl Marx
B
Bernard Cohen
C
Stuart Hall
D
Richard Hoggard
E
Raymond Williams
Açıklama:
GÜNDEM BELİRLEME KURAMI
Doğru yanıt B seçeneğindeki Bernard Cohen'dir.
Doğru yanıt B seçeneğindeki Bernard Cohen'dir.
Soru 78
İlk gündem belirleme araştırması ABD'de hangi yıldaki başkanlık seçiminde gerçekleştirilmiştir?
Seçenekler
A
1976
B
1972
C
1968
D
1964
E
1960
Açıklama:
Öncü Çalışmalar
Doğru yanıt C seçeneğindeki 1968'dir.
Doğru yanıt C seçeneğindeki 1968'dir.
Soru 79
Yetiştirme kuramının üç bileşeninden ikisi mesaj sistem ve yetiştirme çözümlemeleridir. Diğeri aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Adım çözümlemesi
B
Anaakım çözümlemesi
C
Anaakımlaştırma çözümlemesi
D
Kurumsal süreç çözümlemesi
E
Geliştirme çözümlemesi
Açıklama:
Kültürel Göstergeler Projesinin Bileşenleri
D seçeneğindeki kurumsal süreç çözümlemesi doğru yanıttır.
D seçeneğindeki kurumsal süreç çözümlemesi doğru yanıttır.
Soru 80
Yetiştirme kuramı bakımından önemli olan konulardan biri televizyondur. Diğeri, aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Gazete
B
İzleme biçimi
C
Diziler
D
Filmler
E
Şiddet
Açıklama:
Yetiştirme Kuramı Bakımından Televizyon ve Şiddet
Doğru yanıt E seçeneğinde yer alan şiddet'dir.
Doğru yanıt E seçeneğinde yer alan şiddet'dir.
Soru 81
Denis Mc Quail iletişim araştırmalarını üç ayrı döneme ayırmaktadır. 19. yüzyıl sonları-1930’lar arasını kapsayan birinci dönem için hangi ifade doğrudur?
Seçenekler
A
Medya sınırlı etkilere sahiptir.
B
Medya insanların düşüncelerini değiştirir.
C
İzleyici doyumu medyanın etkisini belirler.
D
Medya bazen güçlü bazen güçsüz etkilere sahiptir.
E
Medyanın gündemi belirleme gücü vardır.
Açıklama:
GİRİŞ
Denis Mc Quail iletişim araştırmalarını üç ayrı dönem halinde sınıflandırır: Birinci dönem 19. yüzyıl sonları-1930’lar arasını, ikinci dönem 1940-60 arasını ve üçüncü dönem de 1960’lar sonrasını kapsar. 1940’a kadarki ilk dönem iletişim araştırmalarında medyanın oldukça etkili bir şekilde insanları yönlendirme gücünün varlığına inanılmıştır. Bu dönemdeki anlayışa göre medya; insanların düşünce, inanç ve yaşam biçimlerini değiştirmekte, davranış ve tutumlarını etkilemektedir. Bunun nedenleri arasında; iletişim teknolojisindeki gelişmeler, şehirleşme ve endüstrileşmenin etkisi, atomize olmuş insan ve Birinci Dünya Savaşı’nda medyanın insanların beynini yıkadığına ve İkinci Dünya Savaşı öncesi faşizmin yükselişini sağlamasına olan inanç yer almaktadır. Bu doğrultuda da medyanın kamuoyuna yönelik sözcük mermileri fırlattığı ya da sihirli bir iğne yaptığı ve bunların da oldukça güçlü bir şekilde etkide bulunduğu savunulmuştur. “Sihirli mermi/hipodermik iğne” kuramları bu dönemde medyanın etkilerini açıklayan ilk çalışmalar olarak tarihteki yerini almıştır. 1940’lardan başlayarak 1960’ların başına kadar olan dönemde medyanın etkilerine yönelik farklı bakış açıları geliştirilerek tutumların oluşumu ve değişimine odaklanılmıştır. İki aşamalı akış ve birincil grup etkisi gibi çalışmalar, medyanın etkilerinin hiç de sanıldığı gibi olmadığını, medyanın sınırlı etkilere sahip olduğunu ortaya koymuştur. Hâlâ da değerliliğini sürdüren bu yöndeki çalışmalarla birlikte seçici izleyici davranışına yönelik saha araştırmaları, “yararlar ve doyumlar” yaklaşımının çalışmalarınca desteklenmiştir. Joseph T. Klapper, bu dönem araştırmalarını “sınırlı etkiler” kavramıyla tanımlamıştır. 1960’lardan sonra ise “sınırlı etkiler” anlayışına karşılık ortaya konulan araştırmalarda medyanın kimi düzeylerdeki etkilerine dönük anlamlı sonuçlar alınmıştır. Bu bağlamda gündem belirleme ve suskunluk sarmalı gibi kuramlar geliştirilerek “güçlü etkilere dönüş” anlamında etki araştırmaları etkisini göstermeye başlamıştır. Halen de bu yöndeki çalışmalar, sınırlı etkilere yönelik araştırmalarla birlikte devam etmektedir.
Denis Mc Quail iletişim araştırmalarını üç ayrı dönem halinde sınıflandırır: Birinci dönem 19. yüzyıl sonları-1930’lar arasını, ikinci dönem 1940-60 arasını ve üçüncü dönem de 1960’lar sonrasını kapsar. 1940’a kadarki ilk dönem iletişim araştırmalarında medyanın oldukça etkili bir şekilde insanları yönlendirme gücünün varlığına inanılmıştır. Bu dönemdeki anlayışa göre medya; insanların düşünce, inanç ve yaşam biçimlerini değiştirmekte, davranış ve tutumlarını etkilemektedir. Bunun nedenleri arasında; iletişim teknolojisindeki gelişmeler, şehirleşme ve endüstrileşmenin etkisi, atomize olmuş insan ve Birinci Dünya Savaşı’nda medyanın insanların beynini yıkadığına ve İkinci Dünya Savaşı öncesi faşizmin yükselişini sağlamasına olan inanç yer almaktadır. Bu doğrultuda da medyanın kamuoyuna yönelik sözcük mermileri fırlattığı ya da sihirli bir iğne yaptığı ve bunların da oldukça güçlü bir şekilde etkide bulunduğu savunulmuştur. “Sihirli mermi/hipodermik iğne” kuramları bu dönemde medyanın etkilerini açıklayan ilk çalışmalar olarak tarihteki yerini almıştır. 1940’lardan başlayarak 1960’ların başına kadar olan dönemde medyanın etkilerine yönelik farklı bakış açıları geliştirilerek tutumların oluşumu ve değişimine odaklanılmıştır. İki aşamalı akış ve birincil grup etkisi gibi çalışmalar, medyanın etkilerinin hiç de sanıldığı gibi olmadığını, medyanın sınırlı etkilere sahip olduğunu ortaya koymuştur. Hâlâ da değerliliğini sürdüren bu yöndeki çalışmalarla birlikte seçici izleyici davranışına yönelik saha araştırmaları, “yararlar ve doyumlar” yaklaşımının çalışmalarınca desteklenmiştir. Joseph T. Klapper, bu dönem araştırmalarını “sınırlı etkiler” kavramıyla tanımlamıştır. 1960’lardan sonra ise “sınırlı etkiler” anlayışına karşılık ortaya konulan araştırmalarda medyanın kimi düzeylerdeki etkilerine dönük anlamlı sonuçlar alınmıştır. Bu bağlamda gündem belirleme ve suskunluk sarmalı gibi kuramlar geliştirilerek “güçlü etkilere dönüş” anlamında etki araştırmaları etkisini göstermeye başlamıştır. Halen de bu yöndeki çalışmalar, sınırlı etkilere yönelik araştırmalarla birlikte devam etmektedir.
Soru 82
Aşağıdakilerden hangisi kamuoyunu doğrudan oluşturan araçlardan biridir?
Seçenekler
A
Kültür
B
Toplumsal kontrol mekanizmaları
C
Baskı grupları
D
Kanaat
E
Algılama
Açıklama:
KAMUOYU OLUŞTURMA


Soru 83
Kamuoyunu dolaylı oluşturan araçlar "sosyolojik" ve "psikolojik" olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Aşağıdakilerden hangisi komuoyunu dolaylı oluşturan sosyolojik araçlardan biridir?
Seçenekler
A
Kültür
B
Kanaat
C
Motivasyon
D
Algılama
E
Tutum
Açıklama:
KAMUOYU OLUŞTURMA


Soru 84
Noelle-Neumann suskunluk sarmalı kuramını neyi açıklamak için geliştirmiştir?
Seçenekler
A
Medyanın gündem oluşturma gücünü açıklamak için
B
Medyanın insanların düşüncelerini etkilemesini açıklamak için
C
Medya ve iktidar ilişkisini açıklamak için
D
Bağımsız medyanın önemini açıklamak için
E
Medya ve kamuoyu ilişkisini tanımlamak için
Açıklama:
SUSKUNLUK SARMALI KURAMI
Suskunluk sarmalı kuramı (spiral of silence), Alman sosyolog Elisabeth Noelle-Neumann tarafından geliştirilmiştir. Kuram özünde, insanların azınlıkta olduklarını hissettiklerinde neden düşüncelerini açıklamaktan çekindiklerini açıklamaktadır. Noelle-Neumann suskunluk sarmalı kuramını, medya ve kamuoyu ilişkisini tanımlamak için geliştirmiştir. 1974 yılında geliştirilen kuram, 1980’li yıllarda medya araştırmalarında güçlü etkilere dünüşün öncülüğünü yapan kuramlardan biri olmuştur.
Suskunluk sarmalı kuramı (spiral of silence), Alman sosyolog Elisabeth Noelle-Neumann tarafından geliştirilmiştir. Kuram özünde, insanların azınlıkta olduklarını hissettiklerinde neden düşüncelerini açıklamaktan çekindiklerini açıklamaktadır. Noelle-Neumann suskunluk sarmalı kuramını, medya ve kamuoyu ilişkisini tanımlamak için geliştirmiştir. 1974 yılında geliştirilen kuram, 1980’li yıllarda medya araştırmalarında güçlü etkilere dünüşün öncülüğünü yapan kuramlardan biri olmuştur.
Soru 85
Ayça'nın arkadaşları televizyonda yayınlanan yemek yarışmalarına çok ilgi gösteriyordu. Her gün bu yarışmaları kaçırmadan izliyor, yarışmada olanlar üzerine uzun uzun konuşuyorlardı. Bu yarışmalar çok reyting alıyordu. Ayça ise bu yarışmaları manasız buluyor, orada yapılan yemekler için harcanan malzemelerin israf edildiğini, içeriğin de sığ olduğunu düşünüyordu. Ama arkadaşlarından ayrı düşmemek, eleştiri almamak adına düşüncelerini onlarla paylaşmıyordu.
Ayça'nın yaşadığı süreç hangi kuramla açıklanabilir?
Ayça'nın yaşadığı süreç hangi kuramla açıklanabilir?
Seçenekler
A
Suskunluk Sarmalı Kuramı
B
Gündem Belirleme Kuramı
C
Kullanımlar ve Doyumlar Kuramı
D
Sihirli Mermi Kuramı
E
Yetiştirme Kuramı
Açıklama:
SUSKUNLUK SARMALI
Temel olarak suskunluk sarmalı kuramı şu görüşe dayanır: İnsanlar belli bir görüşü benimsemede yalnız olduklarını düşünüyorlarsa bunu açık olarak dile getirmekten kaçınırlar; ancak bu görüşlerinin paylaşıldığını ya da destek göreceğini düşünüyorlarsa çevrelerindeki diğer insanlarla bu görüşleri hakkında konuşurlar. Birey belli bir görüşün toplumda ne kadar geçerli olduğunu saptamada kitle iletişim araçlarını bir ölçüt olarak kullanabilir. Benimsediği görüş bu araçlarda yeteri düzeyde yer almıyor, dile getirilmiyorsa, bunun yeterince kabul gören bir görüş olmadığı sonucuna varır. İletişim araçlarının hemen hepsi az ya da çok tekelci bir şekilde aynı kanıları dile getirme eğiliminde olup insanları toplumdaki kanı iklimine ilişkin çoğu kez yanlış bir görüntüyle başbaşa bırakmaktadırlar. Buradan hareketle belli bir görüşe sahip birçok insan, toplumdan, bulunduğu çevreden dışlanma korkusuyla görüşünü savunamayacaktır. Suskun kalındıkça bu görüş olduğundan daha az yaygın ve geçerli sayılacak ve bu durum ise bir suskunluk sarmalının oluşmasına neden olacaktır. Genel-geçer görüşlerden farklı görüşleri olan insanlar giderek seslerini duyurmada daha az istekli olacak ve iletişim araçlarının görüşü giderek baskın ve doğru olarak algılanacaktır.
Temel olarak suskunluk sarmalı kuramı şu görüşe dayanır: İnsanlar belli bir görüşü benimsemede yalnız olduklarını düşünüyorlarsa bunu açık olarak dile getirmekten kaçınırlar; ancak bu görüşlerinin paylaşıldığını ya da destek göreceğini düşünüyorlarsa çevrelerindeki diğer insanlarla bu görüşleri hakkında konuşurlar. Birey belli bir görüşün toplumda ne kadar geçerli olduğunu saptamada kitle iletişim araçlarını bir ölçüt olarak kullanabilir. Benimsediği görüş bu araçlarda yeteri düzeyde yer almıyor, dile getirilmiyorsa, bunun yeterince kabul gören bir görüş olmadığı sonucuna varır. İletişim araçlarının hemen hepsi az ya da çok tekelci bir şekilde aynı kanıları dile getirme eğiliminde olup insanları toplumdaki kanı iklimine ilişkin çoğu kez yanlış bir görüntüyle başbaşa bırakmaktadırlar. Buradan hareketle belli bir görüşe sahip birçok insan, toplumdan, bulunduğu çevreden dışlanma korkusuyla görüşünü savunamayacaktır. Suskun kalındıkça bu görüş olduğundan daha az yaygın ve geçerli sayılacak ve bu durum ise bir suskunluk sarmalının oluşmasına neden olacaktır. Genel-geçer görüşlerden farklı görüşleri olan insanlar giderek seslerini duyurmada daha az istekli olacak ve iletişim araçlarının görüşü giderek baskın ve doğru olarak algılanacaktır.
Soru 86
Bernard Cohen’in “Basın, çoğu zaman insanlara ne düşüneceklerini söylemede başarılı olmayabilir, fakat okurlara ne hakkında düşüneceklerini söylemede fevkalade başarılıdır... Dünya farklı insanlara; kendilerine okudukları (gazete) sayfaların yazarları, editörleri ve yayıncıları tarafından çizilen haritaya bağlı olarak, farklı görülecektir” sözleri hangi kuram için açıklayıcıdır?
Seçenekler
A
Suskunluk Sarmalı Kuramı
B
Gündem Belirleme Kuramı
C
Kullanımlar ve Doyumlar Kuramı
D
Sihirli Mermi Kuramı
E
Yetiştirme Kuramı
Açıklama:
GÜNDEM BELİRLEME-Öncü Çalışmalar
Gündem belirleme yaklaşımının temel hipotezi, medyanın insanların ne hakkında düşüneceklerini belirlediği düşüncesine dayanır. Buna göre medya, haberleri sunuş yoluyla kamuoyunun düşündüğü ve konuştuğu konuları, eş deyişle kamu gündemini belirlemektedir. Geleneksel gündem belirleme yaklaşımına göre medyanın belirli bir konuya ayırdığı (gazete ve dergi için) yer ya da (radyo ve televizyon için) zaman miktarının ölçülmesi ile elde edilecek veriler, izleyenlerin (kamuoyunun) aynı konuya gösterdiği ilgi miktarıyla ya da onların bu konunun önemliliğine ilişkin yargılarıyla yakından ilişkilidir. Medyada büyük yer tutan konular, kamu gündeminde de önemli konulardır. Başka bir deyişle gazetelerde manşete çıkarılan, televizyon kanallarında ilk haber olarak verilen konular bir süre sonra kamunun zihninde de “önemli konular” olarak yer etmektedir.
Gündem belirleme yaklaşımının temel hipotezi, medyanın insanların ne hakkında düşüneceklerini belirlediği düşüncesine dayanır. Buna göre medya, haberleri sunuş yoluyla kamuoyunun düşündüğü ve konuştuğu konuları, eş deyişle kamu gündemini belirlemektedir. Geleneksel gündem belirleme yaklaşımına göre medyanın belirli bir konuya ayırdığı (gazete ve dergi için) yer ya da (radyo ve televizyon için) zaman miktarının ölçülmesi ile elde edilecek veriler, izleyenlerin (kamuoyunun) aynı konuya gösterdiği ilgi miktarıyla ya da onların bu konunun önemliliğine ilişkin yargılarıyla yakından ilişkilidir. Medyada büyük yer tutan konular, kamu gündeminde de önemli konulardır. Başka bir deyişle gazetelerde manşete çıkarılan, televizyon kanallarında ilk haber olarak verilen konular bir süre sonra kamunun zihninde de “önemli konular” olarak yer etmektedir.
Soru 87
Aşağıdakilerden hangisi Rogers ve Dearing'in tanımladığı, gündem belirleme süreci modellerinde sürece etkide bulunan unsurlardan biri değildir?
Seçenekler
A
Kişisel deneyimler
B
Elitler ve diğer bireyler arasındaki kişisel iletişim
C
Gündemdeki konulara ilişkin gerçek yaşam göstergeleri
D
Mevcut ekonomik koşullar
E
Medya gündeminin belirleyicileri olarak da eşikbekçileri
Açıklama:
Gündem belirleme alanındaki çalışmaları sistematik bir şekilde bir araya getiren Rogers ve Dearing; medya gündeminin kamu gündemini belirlediğini, bu süreçten de bir şekilde siyasal gündemin etkilendiğini bir model çerçevesinde ortaya koymuştur. Buradaki siyasal gündem ya da siyaset gündemi siyaset adamlarının, hükümetlerin, meclislerin gündemi şeklinde tanımlanmıştır. Rogers ve Dearing, gündem belirleme süreci modellerinde ayrıca sürece etkide bulunan unsurları da tanımlamışlardır. Tüm süreci etkilediği belirtilen unsurlardan ilki kişisel deneyimler, elitler ve diğer bireyler arasındaki kişisel iletişim, ikincisi ise gündemdeki konulara ilişkin gerçek yaşam göstergeleri; eş deyişle olayların gerçek yaşam ortamındaki büyüklükleridir. Modelde ayrıca medya gündeminin belirleyicileri olarak da eşikbekçilerine; eş deyişle hangi haberlerin ya da konuların nasıl yayınlanacağına karar veren medya yöneticilerine de ayrı bir yer verilmektedir.
GÜNDEM. BELİRLEME-Gündem Belirleme Süreci
GÜNDEM. BELİRLEME-Gündem Belirleme Süreci
Soru 88
Iyengar ve Kinder’e göre medya, bazı sorunları görmezden gelir ama bazı sorunlara dikkatimizi çeker. Böylece bizim siyasal partileri, başkanları, liderleri, politikaları değerlendirdiğimiz ölçütleri belirler. Bir sorunun gündeme gelişiyle birlikte bu sorunun siyasal kararları etkilemedeki ağırlığı da artar.
Bu duruma ne ad verilir?
Bu duruma ne ad verilir?
Seçenekler
A
İki aşamalı süreç
B
Çerçeveleme
C
Eşik bekçiliği
D
Gündem belirleme
E
Önceleme
Açıklama:
ÖNCELEME VE ÇERÇEVELEME
Önceleme, öne çıkarma ya da önemli hale getirme, gündem belirleme kuramının bir uzantısı olarak kullanılmaktadır. Iyengar ve Kinder’e göre medya, bazı sorunları görmezden gelir ama bazı sorunlara dikkatimizi çeker. Böylece bizim siyasal partileri, başkanları, liderleri, politikaları değerlendirdiğimiz ölçütleri belirler. Bir sorunun gündeme gelişiyle birlikte bu sorunun siyasal kararları etkilemedeki ağırlığı da artar. Medyanın bazı sorunlara kamuoyunun dikkatini çekmesi ve bazılarını görmezden gelmesi, eş deyişle bazı konularda bol bol haberler yayınlayarak bu konuları önemli ve öncelikli hale getirmesi hükümetlerin, mevcut politikaların ve siyasal adayların değerlendirileceği ölçütlerin belirlenmesi anlamına gelmektedir. Bu bakış açısıyla ele alındığında medyanın değerlendirme ölçütlerini belirleyici rolü ortaya çıkmaktadır. Dolayısıyla medya, siyasal güç aktörlerine yönelik değerlendirme ölçütlerinin belirleyicisi olarak önemli bir güce sahip bulunmaktadır. Medya önem verdiği konularla hangi siyasal yargıların ve tercihlerin yapılacağını belirlemektedir. Bu da medyanın izleyenlerin zihninde nelerin canlanacağını belirleyen en güçlü araç olarak görülmesi anlamına gelmektedir. Bu yüzden, bir konunun sunumuyla izleyenler üzerinde o konuya yakın olan siyasal lideri destekleme eğilimi yaratılabilmektedir.
Önceleme, öne çıkarma ya da önemli hale getirme, gündem belirleme kuramının bir uzantısı olarak kullanılmaktadır. Iyengar ve Kinder’e göre medya, bazı sorunları görmezden gelir ama bazı sorunlara dikkatimizi çeker. Böylece bizim siyasal partileri, başkanları, liderleri, politikaları değerlendirdiğimiz ölçütleri belirler. Bir sorunun gündeme gelişiyle birlikte bu sorunun siyasal kararları etkilemedeki ağırlığı da artar. Medyanın bazı sorunlara kamuoyunun dikkatini çekmesi ve bazılarını görmezden gelmesi, eş deyişle bazı konularda bol bol haberler yayınlayarak bu konuları önemli ve öncelikli hale getirmesi hükümetlerin, mevcut politikaların ve siyasal adayların değerlendirileceği ölçütlerin belirlenmesi anlamına gelmektedir. Bu bakış açısıyla ele alındığında medyanın değerlendirme ölçütlerini belirleyici rolü ortaya çıkmaktadır. Dolayısıyla medya, siyasal güç aktörlerine yönelik değerlendirme ölçütlerinin belirleyicisi olarak önemli bir güce sahip bulunmaktadır. Medya önem verdiği konularla hangi siyasal yargıların ve tercihlerin yapılacağını belirlemektedir. Bu da medyanın izleyenlerin zihninde nelerin canlanacağını belirleyen en güçlü araç olarak görülmesi anlamına gelmektedir. Bu yüzden, bir konunun sunumuyla izleyenler üzerinde o konuya yakın olan siyasal lideri destekleme eğilimi yaratılabilmektedir.
Soru 89
Yetiştirme kuramı (Cultivation Theory), Amerika Birleşik Devletleri’nde 1960’ların sonu ve 1970’li yılların başında George Gerbner tarafından Kültürel Göstergeler Projesi adı altında geliştirilmiştir. Proje, ilk kez hangi konu üzerine odaklanmıştır?
Seçenekler
A
Şiddet
B
Gelecek kaygısı
C
Muhafazakarlık
D
Aidiyet
E
Madde bağımlılığı
Açıklama:
YETİŞTİRME KURAMI
Yetiştirme kuramı (Cultivation Theory), Amerika Birleşik Devletleri’nde 1960’ların sonu ve 1970’li yılların başında Gerorge Gerbner tarafından Kültürel Göstergeler Projesi adı altında geliştirilmiştir. Bu yüzden Gerbner ve arkadaşlarına kültürel göstergeler grubu denilmektedir. Proje, şiddet örneği açısından geliştirilmiş; ancak sonraki yıllarda farklı konular açısından araştırmalar yapılmıştır. Kültürel göstergeler projesi; kurumsal süreç çözümlemesi, mesaj sistem çözümlemesi ve yetiştirme çözümlemesi bileşenlerinden oluşmaktadır.
Yetiştirme kuramı (Cultivation Theory), Amerika Birleşik Devletleri’nde 1960’ların sonu ve 1970’li yılların başında Gerorge Gerbner tarafından Kültürel Göstergeler Projesi adı altında geliştirilmiştir. Bu yüzden Gerbner ve arkadaşlarına kültürel göstergeler grubu denilmektedir. Proje, şiddet örneği açısından geliştirilmiş; ancak sonraki yıllarda farklı konular açısından araştırmalar yapılmıştır. Kültürel göstergeler projesi; kurumsal süreç çözümlemesi, mesaj sistem çözümlemesi ve yetiştirme çözümlemesi bileşenlerinden oluşmaktadır.
Soru 90
"Kültürel üretimin egemen tarzları, mesajları ve temsilleri oluşturmaya eğilimlidir. Bu mesaj ve temsiller kültürel bağlamları, kurumların pratiklerini, yönelimlerini, dünya görüşlerini ve ideolojilerini beslemektedir. Söz konusu mesaj ve temsiller de zaten bu kültürel bağlam ve kurumlardan kaynaklanmaktadır. Televizyon izleyicisi bilinçsizce, televizyon dünyasının demografik gerçeklerini edinir, rastlantısal ve kasıtlı olmaksızın bu dünyanın gerçeklerini öğrenir." Bu ifade Yetiştirme Kuramının hangi bileşeniyle ilişkilidir?
Seçenekler
A
Kurumsal süreç çözümlemesi
B
Bireysel süreç çözümlemesi
C
Yaygın görüş haline getirme
D
Yetiştirme çözümlemesi
E
Mesaj sistem çözümlemesi
Açıklama:
YETİŞTİRME KURAMI-Kültürel Göstergeler Projesinin Bileşenleri
Yetiştirme çözümlemesi, kültürel göstergeler projesinin üçüncü bileşeni ve aşamasıdır. Yetiştirme kavramı televizyonun insanların sosyal gerçeklik kavramlaştırması ve dünya algılaması üzeuindeki rolünü tanımlamak için kullanılmaktadır. İzleyicinin sosyal gerçeklik kavramlaştırmasıyla, televizyon içeriğindeki en çok yinelenen ve yayılmacı imge ve ideolojiler arasındaki ilişkiyi incelemektedir. Yetiştirmenin anlamı şudur: Kültürel üretimin egemen tarzları, mesajları ve temsilleri oluşturmaya eğilimlidir. Bu mesaj ve temsiller kültürel bağlamları, kurumların pratiklerini, yönelimlerini, dünya görüşlerini ve ideolojilerini beslemektedir. Söz konusu mesaj ve temsiller de zaten bu kültürel bağlam ve kurumlardan kaynaklanmaktadır. Televizyon izleyicisi bilinçsizce, televizyon dünyasının demografik gerçeklerini edinir, rastlantısal ve kasıtlı olmaksızın bu dünyanın gerçeklerini öğrenir. Bu ise yetiştirmedir.
Yetiştirme çözümlemesi, kültürel göstergeler projesinin üçüncü bileşeni ve aşamasıdır. Yetiştirme kavramı televizyonun insanların sosyal gerçeklik kavramlaştırması ve dünya algılaması üzeuindeki rolünü tanımlamak için kullanılmaktadır. İzleyicinin sosyal gerçeklik kavramlaştırmasıyla, televizyon içeriğindeki en çok yinelenen ve yayılmacı imge ve ideolojiler arasındaki ilişkiyi incelemektedir. Yetiştirmenin anlamı şudur: Kültürel üretimin egemen tarzları, mesajları ve temsilleri oluşturmaya eğilimlidir. Bu mesaj ve temsiller kültürel bağlamları, kurumların pratiklerini, yönelimlerini, dünya görüşlerini ve ideolojilerini beslemektedir. Söz konusu mesaj ve temsiller de zaten bu kültürel bağlam ve kurumlardan kaynaklanmaktadır. Televizyon izleyicisi bilinçsizce, televizyon dünyasının demografik gerçeklerini edinir, rastlantısal ve kasıtlı olmaksızın bu dünyanın gerçeklerini öğrenir. Bu ise yetiştirmedir.
Soru 91
1940’a kadar olan iletişim araştırmalarında medyanın etkisi nasıl görülmüştür?
Seçenekler
A
Medya; insanların düşünce, inanç ve yaşam biçimlerini değiştirmemektedir.
B
Medya insanların davranış ve tutumlarını değiştirmemektedir.
C
Medyanın insanları düşünce, inanç ve yaşam biçimlerini değiştirmesinde şehirleşme ve endüstrileştirmenin etkisi olmamıştır.
D
Sihirli mermi ve hipodermik iğne bu dönemde medyanın etkilerini açıklayan kurumlardır.
E
Medyanın insanların davranış ve tutumlarını değiştirmesinde iletişim teknolojisindeki gelişmelerin etkisi olmamıştır.
Açıklama:
1940’a kadarki ilk dönem iletişim araştırmalarında medyanın oldukça etkili bir şekilde insanları yönlendirme gücünün varlığına inanılmıştır. Bu dönemdeki anlayışa göre medya; insanların düşünce, inanç ve yaşam biçimlerini değiştirmekte, davranış ve tutumlarını etkilemektedir. Bunun nedenleri arasında; iletişim teknolojisindeki gelişmeler, şehirleşme ve endüstrileşmenin etkisi, atomize olmuş insan ve Birinci Dünya Savaşı’nda medyanın insanların beynini yıkadığına ve İkinci Dünya Savaşı öncesi faşizmin yükselişini sağlamasına olan inanç yer almaktadır.
Soru 92
“Sihirli mermi/hipodermik iğne” kuramları hangi tarihsel dönemde etkili olumuştur?
Seçenekler
A
19. yüzyıl sonları-1930’lar arası
B
1940- 1960 arası
C
1961-1980 arası
D
1981-1999 arası
E
2000-2020 arası
Açıklama:
Denis Mc Quail iletişim araştırmalarını üç ayrı dönem halinde sınıflandırır: Birinci dönem 19. yüzyıl sonları-1930’lar arasını, ikinci dönem 1940-60 arasını ve üçüncü dönem de 1960’lar sonrasını kapsar. 1940’a kadarki ilk dönem iletişim araştırmalarında medyanın oldukça etkili bir şekilde insanları yönlendirme gücünün varlığına inanılmıştır. Bu dönemdeki anlayışa göre medya; insanların düşünce, inanç ve yaşam biçimlerini değiştirmekte, davranış ve tutumlarını etkilemektedir. Bunun nedenleri arasında; iletişim teknolojisindeki gelişmeler, şehirleşme ve endüstrileşmenin etkisi, atomize olmuş insan ve Birinci Dünya Savaşı’nda medyanın insanların beynini yıkadığına ve İkinci Dünya Savaşı öncesi faşizmin yükselişini sağlamasına olan inanç yer almaktadır. Bu doğrultuda da medyanın kamuoyuna yönelik sözcük mermileri fırlattığı ya da sihirli bir iğne yaptığı ve bunların da oldukça güçlü bir şekilde etkide bulunduğu savunulmuştur. “Sihirli mermi/hipodermik iğne” kuramları bu dönemde medyanın etkilerini açıklayan ilk çalışmalar olarak tarihteki yerini almıştır.
Soru 93
Kamuoyu kavramını ilk kullanan düşünürün adı nedir?
Seçenekler
A
Descartes
B
Montaigne
C
Bacon
D
Platon
E
Hegel
Açıklama:
Kavramın tarihçesine bakıldığında ise 18. yüzyıla uzanmak mümkündür. Kavramın ilk kez, 1741’de halkın düşüncesi, kamunun düşüncesi şeklinde İngilizler tarafından kullanıldığı belirtilmektedir. Fransızlar da kavramı 1744’te Rousseau’yla birlikte kullanmaya başlamışlardır. Ancak başka kaynaklarda kamuoyu kavramından, Montaigne tarafından 1588’de Fransızca olarak “I’opinion publique” şeklinde söz edildiği de yazılmaktadır. Bu anlamda, kavramı ilk kullanan düşünürün Montaigne olduğu kabul edilebilir (Atabek ve Dağtaş, 1998).
Soru 94
Kamuoyu konusunda siyaset biliminde psikolojiyi esas tutan iktidar kuramını ortaya atan aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Lowell
B
Albig
C
Lasswell
D
Hegel
E
Kant
Açıklama:
20. yüzyılda kamuoyu konusundaki çalışmalar üç temel yönde gelişmiştir (Atabek ve Dağtaş, 1998). Bunlar (1) Lowell’in etkili çoğunluk kuramı, (2) Lasswell’in siyaset biliminde psikolojiyi esas tutan iktidar kuramı, (3) Albig’in öncülüğünü yaptığı grup kavramı üzerine dayanan sosyolojik kuramdır.
Soru 95
Aşağıdakilerden hangisi kamuoyunu dolaylı olarak oluşturan sosyolojik araçlardan biri değildir?
Seçenekler
A
Aile
B
Eğitim
C
Kültür
D
Toplumsal kontrol mekanizmaları
E
Siyasal grup ve partiler
Açıklama:
Literatürde kamuoyunu oluşturan araçlar denildiğinde dolaylı olarak aile, eğitim, kültür, toplumsal kontrol mekanizmaları gibi kurumsal sosyolojik araçlar ve kanaat, motivasyon, algı, tutum gibi bireysel psikolojik araçlarla; doğrudan siyasal grup ve partiler, baskı grup ya da örgütleri gibi siyasal araçlar ve medyanın etkilerine işaret edilir (Anık, 1994). Bu konuya ilişkin şekil 3.1 'de (s.69) incelemizde fayda vardır.
Soru 96
Alman sosyolog Elisabeth Noelle-Neumann tarafından geliştirilen ve özünde, insanların azınlıkta olduklarını hissettiklerinde neden düşüncelerini açıklamaktan çekindiklerini açıklayan kuram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Suskunluk sarmalı kuramı
B
Gündem belirleme kuramı
C
Yetiştirme kuramı
D
Sihirli mermi kuramı
E
ABX modeli
Açıklama:
Suskunluk sarmalı kuramı (spiral of silence), Alman sosyolog Elisabeth Noelle-Neumann tarafından geliştirilmiştir. Kuram özünde, insanların azınlıkta olduklarını hissettiklerinde neden düşüncelerini açıklamaktan çekindiklerini açıklamaktadır. Noelle-Neumann suskunluk sarmalı kuramını, medya ve kamuoyu ilişkisini tanımlamak için geliştirmiştir. 1974 yılında geliştirilen kuram, 1980’li yıllarda medya araştırmalarında güçlü etkilere dünüşün öncülüğünü yapan kuramlardan biri olmuştur.
Soru 97
Aşağıdakilerden hangisi kamuoyunu dolaylı oluşturan sosyolojik araçardan biridir?
Seçenekler
A
Eğitim
B
Kanaat
C
Motivasyon
D
Algılama
E
Tutum
Açıklama:
Cevabınız doğru değilse Kamuoyu Oluşturma başlığını yeniden gözden geçiriniz.
Doğru cevap A şıkkıdır.
Doğru cevap A şıkkıdır.
Soru 98
Aşağıdakilerden hangisi kamuoyunu doğrudan oluşturan politik araçlardan biridir?
Seçenekler
A
Aile
B
Eğitim
C
Baskı grupları
D
Kültür
E
Algılama
Açıklama:
Cevabınız doğru değilse Kamuoyu Oluşturma başlığını tekrar gözden geçiriniz.
Sorumuzun doğru cevabı C şıkkıdır.
Sorumuzun doğru cevabı C şıkkıdır.
Soru 99
Aşağıdakilerden hangisi Suskunluk Sarmalı Kuramıyla ilgili doğru bir ifade değildir?
Seçenekler
A
Suskunluk sarmalı kuramı, Alman sosyolog Elisabeth Noelle-Neumann tarafından geliştirilmiştir.
B
1980’li yıllarda medya araştırmalarında güçlü etkilere dünüşün öncülüğünü yapan kuramlardan biri olmuştur.
C
Suskunluk Sarmalına göre, insanlar belli bir görüşü benimsemede yalnız olduklarını düşünüyorlarsa bunu açık olarak dile getirmekten kaçınırlar.
D
Birey belli bir görüşün toplumda ne kadar geçerli olduğunu saptamada kitle iletişim araçlarını bir ölçüt olarak kullanabilir.
E
Kuramın temelleri ilk iletişim araştırmacılarından, siyaset bilimci Walter Lippmann’ın 1922’de yayımlanan Kamuoyu (Public Opinion) adlı eserine dayanır.
Açıklama:
Cevabınız doğru değilse Suskunluk Sarmalı başlığını tekrar gözden geçiriniz.
Sorumuzun doğru cevabı E şıkkıdır.
Sorumuzun doğru cevabı E şıkkıdır.
Soru 100
Aşağıdakilerden hangisi Suskunluk Sarmalı Kuramına ilişkin doğru bir değildir?
Seçenekler
A
Medya hangi düşüncelerin toplumda baskın olduğuyla ilgili izlenimleri şekillendirir.
B
Hangi düşüncelerin çoğalmakta olduğuyla ilgili izlenimleri şekillendirir.
C
Hangi düşüncelerin bir kimse tarafından toplum önünde, soyutlanmadan söylenebileceğiyle ilgili izlenimleri şekillendirir.
D
Medyanın önemli bir rol oynamasının nedeni ise insanların kamuoyunun dağılımı için baktıkları kaynak olmasıdır.
E
Medya gündeminin kamu gündemini belirler, bu süreçten de bir şekilde siyasal gündemin etkilendiğini bir model çerçevesinde ortaya koyar.
Açıklama:
Cevabınız doğru değilse Suskunluk Sarmalı başlığını yeniden göszden geçiriniz.
Sorumuzun doğru cevabı Eşıkkıdır.
Sorumuzun doğru cevabı Eşıkkıdır.
Soru 101
Aşağıdakilerden hangisi Gündem Belirleme Kuramına ilişkin doğru bir ifade değildir?
Seçenekler
A
Gündem belirleme kuramının isim babaları Maxwell McCombs ve Donald Shaw'dır.
B
Temelleri ilk iletişim araştırmacılarından, siyaset bilimci Walter Lippmann’ın 1922’de yayımlanan Kamuoyu (Public Opinion) adlı eserine dayanır.
C
Zihnimizde resmettiğimiz dünya yaşam pratiklerimizden ve kitle iletişim araçlarının bizlere aktardığı bilgilerden oluşmaktadır.
D
Grup dinamikleri konusunda yapılan araştırmalardan elde edilen bilgilere göre, dışlanma tehdidi önemli bir unsurdur.
E
Cohen medyanın tutumlar yönünde değil belki ama farkındalık yaratma anlamında başarılı etkilere sahip olduğunu söyler.
Açıklama:
Cevabınız doğru değilse Gündem Belirleme başlığını yeniden gözden geçiriniz.
Sorumuzun doğru cevabı D şıkkıdır.
Sorumuzun doğru cevabı D şıkkıdır.
Soru 102
Medya gündemini belirleyen çeşitli unsurla vardır. Aşağıdakilerden hangisi çalışma düzeninden kaynaklanan etkilerden biridir?
Seçenekler
A
Çalışanların kişisel özellikleri
B
Zaman kısıtlığı
C
Çalışanların değerleri
D
Çalışanların etnik kökenleri
E
Çalışanların mesleki birikimleri
Açıklama:
Cevabınız doğru değilse Medya Gündemini Belirleyen Unsurlar başlığını yeniden gözden geçiriniz.
Sorumuzun doğru cevabı B şıkkıdır.
Sorumuzun doğru cevabı B şıkkıdır.
Soru 103
Aşağıdakilerden hangisi medya gündemini belirleyen unsurlardan, gerçek yaşam göstergeleriyle ilgili bir ifade değildir?
Seçenekler
A
Bir sosyal sorunun riskinin ya da şiddetinin derecesini çok ya da az nesnel bir şekilde ölçen değişken ya da değişkenlere denir.
B
Medyanın özgül sorunlara ilgisinin ne ölçüde gerçek yaşam olaylarını yansıttığı sorusuna dayanır.
C
Ateşleyici ya da ani gelişen olayların bir konuyu gündeme yerleştirmedeki rolü oldukça fazladır.
D
Genellikle tek bir değişken göstergesi şeklinde çerçevelenmektedir.
E
Yapılan araştırmalar büyük ölçüde medya içerikleriyle olayların gerçek yaşamdaki büyüklükleri arasında anlamlı bir ilişki bulunmadığını ortaya koymaktadır.
Açıklama:
Sorunuzun cevabı doğru değilse Medya Gündemini Belirleyen Unsurlar başlığını yeniden gözden geçiriniz.
Sorumuzun doğru cevabı C şıkkıdır.
Sorumuzun doğru cevabı C şıkkıdır.
Soru 104
Aşağıdakilerden hangisi kamu gündemini belirleyen unsurlardan biridir?
Seçenekler
A
Bireysel Nitelikler ve Deneyimler
B
Gündem Yanlılığı
C
Gerçek Yaşam Göstergeleri
D
Ateşleyici Olaylar
E
Halkla İlişkiler Faaliyetleri
Açıklama:
Cevabınız doğru değilse Kamu Gündemini Belirleyen Unsurlar başlığını yeniden gözden geçiriniz.
Sorumuzun doğru cevabı A şıkkıdır.
Sorumuzun doğru cevabı A şıkkıdır.
Soru 105
Aşağıdakilerden hangisi kamu gündemini belirleyen nedenlerden biridir?
Seçenekler
A
Kurum dışından gelen etkiler
B
Yönelim gereksinimi
C
İdeolojik eğilimlerin etkileri
D
Konu teklifçiliği
E
Medya savunuculuğu
Açıklama:
Cevabınız doğru değilse Kamu Gündemini Belirleyen Unsurlar başlığını tekrar gözden geçiriniz.
Sorumuzun doğru cevabı B şıkkıdır.
Sorumuzun doğru cevabı B şıkkıdır.
Soru 106
Aşağıdakilerden hangisi Yetiştirme Kuramına ilişkin doğru bir ifade değildir?
Seçenekler
A
Televizyon kültürde yaşanılanları ekmektedir.
B
Yetiştirmenin, kültürleme ve sosyalleştirmeye katkısı yaşamsaldır.
C
Kitle iletişiminin diğer kurumlarla nasıl ilişkili olduğu, nasıl karar alındığı, mesaj sistemlerinin nasıl oluşturulduğu ve bir toplumda işlevlerini nasıl yerine getirdiği gibi konular çözümlenmektedir.
D
Mesaj sistem çözümlemesi, önemini yetiştirme çözümlemesine temel oluşturan sorulara kaynaklık etmesinden almaktadır.
E
Kuram, medyanın etkilerinin en azından farkındalık yaratma anlamında bilişsel düzeyde geçerli olduğunu vurgulamaktadır.
Açıklama:
Cevabınız doğru değilse Yetiştirme Kuramı başlığını yeniden gözden geçiriniz.
Sorumuzun doğru cevabı E şıkkıdır.
Sorumuzun doğru cevabı E şıkkıdır.
Soru 107
Suskunluk sarmalı kuramına ilişkin aşağıda verilen ifadelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Kuram yalnızca üyelerinin birbirlerini tanıdıkları grupların değil, toplumun da oydaşmadan (uzlaşmadan) sapan bireyleri tehdit ettiği varsayımına dayanır
B
Kişi, kendi görüşünün azınlıkta kaldığına inanırsa, dışlanma korkusuyla onu açıklamaktan çekinir.
C
Bu kuramda medya, temel bilgi kaynağı olarak aktif rol oynar. Medyanın önemli bir rol oynamasının nedeni ise insanların kamuoyunun dağılımı için baktıkları kaynak olmasıdır.
D
Bu kuramda medya hangi düşüncelerin çoğalmakta olduğuyla ilgili izlenimleri şekillendirir
E
Bu kuramda toplumda egemen olan çoğunluğun görüşünün bireysel olarak nasıl algılandığını belirleyen en önemli unsur toplumun geliştirdiği kültürdür.
Açıklama:
Kuram, yalnızca üyelerinin birbirlerini tanıdıkları grupların değil, toplumun da oydaşmadan (uzlaşmadan) sapan bireyleri tehdit ettiği varsayımına dayanır: Kişi, kendi görüşünün azınlıkta kaldığına inanırsa, dışlanma korkusuyla onu açıklamaktan çekinir. Çoğunluğun görüşünü oydaşma olarak kabul eder. Bu süreç içinde medya, temel bilgi kaynağı olarak aktif rol oynar. Medyanın önemli bir rol oynamasının nedeni ise insanların kamuoyunun dağılımı için baktıkları kaynak olmasıdır. Medya suskunluk sarmalını üç şekilde etkiler:
• Medya hangi düşüncelerin toplumda baskın olduğuyla ilgili izlenimleri şekillendirir
• Hangi düşüncelerin çoğalmakta olduğuyla ilgili izlenimleri şekillendirir
• Hangi düşüncelerin bir kimse tarafından toplum önünde, soyutlanmadan söylenebileceğiyle ilgili izlenimleri şekillendirir.
Baskın düşünce ortamının; eş deyişle toplumda egemen olan çoğunluğun görüşünün bireysel olarak nasıl algılandığını belirleyen iki önemli unsurdan biri medya, diğeri de kişiler arası iletişimdir. Noelle-Neumann bu durumu şöyle açıklar: “Düşünce ortamının belirlenmesi iki kaynaktan çıkar: Bireylerin kendi yaşam alanlarında anında gözlemde bulunması ve kitle iletişim araçlarının gözüyle dolaylı gözlemi. Eğer belirli bir görüş kitle iletişim araçlarını sürekli meşgul ediyorsa, bu durum, medyanın bakış açısının fazlasıyla onaylanması ile sonuçlanmaktadır.”
• Medya hangi düşüncelerin toplumda baskın olduğuyla ilgili izlenimleri şekillendirir
• Hangi düşüncelerin çoğalmakta olduğuyla ilgili izlenimleri şekillendirir
• Hangi düşüncelerin bir kimse tarafından toplum önünde, soyutlanmadan söylenebileceğiyle ilgili izlenimleri şekillendirir.
Baskın düşünce ortamının; eş deyişle toplumda egemen olan çoğunluğun görüşünün bireysel olarak nasıl algılandığını belirleyen iki önemli unsurdan biri medya, diğeri de kişiler arası iletişimdir. Noelle-Neumann bu durumu şöyle açıklar: “Düşünce ortamının belirlenmesi iki kaynaktan çıkar: Bireylerin kendi yaşam alanlarında anında gözlemde bulunması ve kitle iletişim araçlarının gözüyle dolaylı gözlemi. Eğer belirli bir görüş kitle iletişim araçlarını sürekli meşgul ediyorsa, bu durum, medyanın bakış açısının fazlasıyla onaylanması ile sonuçlanmaktadır.”
Soru 108
Medyanın etkilerinin en azından bilişsel düzeyde farkındalık yaratma anlamında geçerli olduğunu vurgulayan kuram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Suskunluk sarmalı kuramı
B
Gündem belirleme kuramı
C
Yetiştirme kuramı
D
Sihirli mermi kuramı
E
ABX modeli
Açıklama:
Medyanın sınırlı etkilere sahip olduğu görüşünün hâkim olduğu dönemde geliştirilen gündem belirleme kuramı (agenda-setting theory), bu görüşe bir karşı çıkış anlamına gelmektedir. Kuram, medyanın etkilerinin en azından farkındalık yaratma anlamında bilişsel düzeyde geçerli olduğunu vurgulamaktadır.
Soru 109
"Bir konu ya da sorun medya gündeminde yer aldıktan ne kadar zaman sonra kamu gündemini etkilemektedir?" sorusuna yönelik olarak yapılan araştırmaların ne söylediğine ilişkin aşağıda verilen bilgilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Bir konu ya da sorun medya gündeminde yer alır almaz kamu gündemini etkilemektedir.
B
Bir konu ya da sorun medya gündeminde yer alır almaz kamu gündemini 3 gün içerisinde etkilemektedir.
C
Değişik konuların kamuoyunun dikkatini çekmesi için “yeterli gürültü uyandırmada” değişik miktarlarda zamana ihtiyaç duyulmaktadır.
D
Bir konu ya da sorun medya gündeminde yer alır almaz kamu gündemini 8 ay geçmeden etkilememektedir.
E
Bir konu ya da sorun medya gündeminde yer alır almaz kamu gündemini 24 saat geçmeden etkilememektedir.
Açıklama:
Stone ve McCombs, gündem belirlemenin ne kadar zaman aldığına yönelik olarak değişik veri grupları üzerine yaptıkları medya ve kamu gündemlerini karşılaştıran araştırmalarında, bir konunun medya gündeminden halkın gündemine geçmesi için iki aydan altı aya kadar bir sürenin gerekli olduğu sonucuna ulaşmışlardır. Winter ve Eyal ise bir tek konu üzerinde odaklanarak gündem belirleme için gerekli zamanı uzun dönemli bir çalışma ile araştırmışlardır. Bilim insanları, insan hakları konusunda medya gündemi ve toplum gündemi arasındaki en güçlü ilişkilerin dört ile altı haftalık süre içinde olduğunu elde ederek bu devrenin diğer konular için değişik olabileceğini belirtmiş ve buna “en uygun etki süresi” adını vermişlerdir. Salwen de bu etkinin beş ile yedi hafta arasında olduğunu belirtmektedir. Shoemaker, Wanta ve Leggett ise uyuşturucu sorunuyla ilgili çalışmalarında sözü edilen her iki zaman aralıklarının da doğru olduğunu bulmuşlardır. Bunlarla birlikte Gandy ise en uygun zaman aralığının tam olarak ne olması gerektiğini söylemede yapılan araştırmaların yetersiz olduğunu ileri sürmektedir.
Zaman aralığı konusundaki tartışmalardan çıkan sonuç, değişik konuların kamuoyunun dikkatini çekmek için “yeterli gürültü uyandırmada” değişik miktarda zamana ihtiyaç duyduklarını göstermektedir. Ancak genellikle bu süre birkaç aylık bir dönem şeklinde belirlenmektedir.
Zaman aralığı konusundaki tartışmalardan çıkan sonuç, değişik konuların kamuoyunun dikkatini çekmek için “yeterli gürültü uyandırmada” değişik miktarda zamana ihtiyaç duyduklarını göstermektedir. Ancak genellikle bu süre birkaç aylık bir dönem şeklinde belirlenmektedir.
Soru 110
Bir olayın haber olabilmesi için en önemli belirleyici niteliği taşıyan etki aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Medya çalışanlarından kaynaklanan etkiler
B
Çalışma düzeninden kaynaklanan etkiler
C
Kurumsal amaçlardan kaynaklanan etkiler
D
Kurum dışından gelen etkiler
E
İdeolojik eğilimlerin etkileri
Açıklama:
Medya içeriklerini etkileyen unsurlara yönelik pek çok tanımlama mevcutsa da bunlar arasında Shoemaker ve Reese’nin sınıflandırması oldukça kapsayıcıdır. Etki kaynağına göre medya içerikleri üzerindeki etkileri bilim insanları, birbirinin üzerine sıralanan beş ayrı düzeyde (katmanda) tanımlarlar:
• Medya çalışanlarından kaynaklanan etkiler: Bireysel etkiler düzeyi de denilen bu düzeydeki etkiler; medya çalışanlarının kişisel özellikleri, tutumları, değerleri, inançları, etnik kökenleri, mesleki birikimleri ve rollerini kapsar.
• Çalışma düzeninden kaynaklanan etkiler: Medya rutinleri düzeyi de denilen bu düzeyde daha çok sosyolojik yaklaşım çerçevesinde incelenen ve yayın periyodu, zaman kısıtlılığı, yer sınırlılığı, haber yazım kuralları, haber değeri, objektiflik ve haber kaynağına olan bağlılıktan doğan etkiler tanımlanır.
Kurumsal amaçlardan kaynaklanan etkiler: Kitle iletişim araçlarını sahip oldukları amaçlara yönelik etkilerdir. Genel olarak kurumsal ve ekonomi politik yaklaşım olmak üzere iki temel grupta ifade edilmektedir. Kurumsal yaklaşım, liberal çoğulcu gelenek içinde geliştirilen ve medya kurumlarını analiz birimi olarak ele alan çalışmalardan oluşmaktadır. Örgüt kuramından hareket eden bu çalışmalar medya kurumlarının da diğer kurumlar gibi hiyerarşi yapılarının bulunduğunu, kurum içi işbölümünün gerçekleştirildiğini, kurumların ekonomik amaçları doğrultusunda faaliyette bulunduklarını içermektedir. Ekonomi politik yaklaşım ise medya kurumlarının gücü üzerinde durmaktadır. Buna göre medya içeriğini asıl belirleyen unsur, ekonomik çıkarlar ve medya kurumlarının mülkiyet yapılarıdır. Bu çalışmalarda da medyadaki yoğunlaşmalar ve tekelleşme eğilimleri üzerinde durularak medya sahiplerinin ve medyayı denetleyenlerin sözcülüğü rolü nedeniyle medyanın güç aracı haline getirildiğine işaret edilmektedir.
• Kurum dışından gelen etkiler: Daha çok haber kaynakları anlamında baskı gruplarının belirli bir içerik için yürüttükleri lobi faaliyetlerinin medyada yer alabilmek için olaylar yaratmalarının ve yasal anlamda hükümetin baskılarının doğurduğu türdeki etkiler bu grupta toplanmaktadır.
• İdeolojik eğilimlerin etkileri: İdeolojik eğilimler ya da kitle iletişim aracının herhangi bir ideolojiye olan yakınlığının doğurduğu etkiler tüm diğer unsurların üzerinde yer alır. Eş deyişle medya içerikleri üzerindeki temel belirleyici olarak ideoloji en tepeye konulmaktadır.
Medya çalışanları anlamında görülebilecek “mikro” düzeyle, ideolojinin yarattığı “makro” düzey arasında değişen bu beş kategori “etkiler hiyerarşisi” diye adlandırılmaktadır. Bu hiyerarşide ideoloji en tepede görülerek diğer tüm seviyelere doğru bir süzgeç işlevinin varolduğu ileri sürülmektedir. Bir olayın haber olabilmesi için öncelikle bu süzgeçten geçmesi gerektiği düşünülmektedir. Eş deyişle, en üstteki düzey olan ideolojik düzey en önemli belirleyici niteliği taşımaktadır.
• Medya çalışanlarından kaynaklanan etkiler: Bireysel etkiler düzeyi de denilen bu düzeydeki etkiler; medya çalışanlarının kişisel özellikleri, tutumları, değerleri, inançları, etnik kökenleri, mesleki birikimleri ve rollerini kapsar.
• Çalışma düzeninden kaynaklanan etkiler: Medya rutinleri düzeyi de denilen bu düzeyde daha çok sosyolojik yaklaşım çerçevesinde incelenen ve yayın periyodu, zaman kısıtlılığı, yer sınırlılığı, haber yazım kuralları, haber değeri, objektiflik ve haber kaynağına olan bağlılıktan doğan etkiler tanımlanır.
Kurumsal amaçlardan kaynaklanan etkiler: Kitle iletişim araçlarını sahip oldukları amaçlara yönelik etkilerdir. Genel olarak kurumsal ve ekonomi politik yaklaşım olmak üzere iki temel grupta ifade edilmektedir. Kurumsal yaklaşım, liberal çoğulcu gelenek içinde geliştirilen ve medya kurumlarını analiz birimi olarak ele alan çalışmalardan oluşmaktadır. Örgüt kuramından hareket eden bu çalışmalar medya kurumlarının da diğer kurumlar gibi hiyerarşi yapılarının bulunduğunu, kurum içi işbölümünün gerçekleştirildiğini, kurumların ekonomik amaçları doğrultusunda faaliyette bulunduklarını içermektedir. Ekonomi politik yaklaşım ise medya kurumlarının gücü üzerinde durmaktadır. Buna göre medya içeriğini asıl belirleyen unsur, ekonomik çıkarlar ve medya kurumlarının mülkiyet yapılarıdır. Bu çalışmalarda da medyadaki yoğunlaşmalar ve tekelleşme eğilimleri üzerinde durularak medya sahiplerinin ve medyayı denetleyenlerin sözcülüğü rolü nedeniyle medyanın güç aracı haline getirildiğine işaret edilmektedir.
• Kurum dışından gelen etkiler: Daha çok haber kaynakları anlamında baskı gruplarının belirli bir içerik için yürüttükleri lobi faaliyetlerinin medyada yer alabilmek için olaylar yaratmalarının ve yasal anlamda hükümetin baskılarının doğurduğu türdeki etkiler bu grupta toplanmaktadır.
• İdeolojik eğilimlerin etkileri: İdeolojik eğilimler ya da kitle iletişim aracının herhangi bir ideolojiye olan yakınlığının doğurduğu etkiler tüm diğer unsurların üzerinde yer alır. Eş deyişle medya içerikleri üzerindeki temel belirleyici olarak ideoloji en tepeye konulmaktadır.
Medya çalışanları anlamında görülebilecek “mikro” düzeyle, ideolojinin yarattığı “makro” düzey arasında değişen bu beş kategori “etkiler hiyerarşisi” diye adlandırılmaktadır. Bu hiyerarşide ideoloji en tepede görülerek diğer tüm seviyelere doğru bir süzgeç işlevinin varolduğu ileri sürülmektedir. Bir olayın haber olabilmesi için öncelikle bu süzgeçten geçmesi gerektiği düşünülmektedir. Eş deyişle, en üstteki düzey olan ideolojik düzey en önemli belirleyici niteliği taşımaktadır.
Soru 111
Yetiştirme kuramının üçüncü aşaması aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Mesaj sistem çözümlemesi
B
Kurumsal süreç çözümlemesi
C
Yaygın görüş haline getirme
D
Yetiştirme çözümlemesi
E
İçerik çözümlemesi
Açıklama:
Yetiştirme çözümlemesi, kültürel göstergeler projesinin üçüncü bileşeni ve aşamasıdır. Yetiştirme kavramı televizyonun insanların sosyal gerçeklik kavramlaştırması ve dünya algılaması üzerindeki rolünü tanımlamak için kullanılmaktadır. İzleyicinin sosyal gerçeklik kavramlaştırmasıyla, televizyon içeriğindeki en çok yinelenen ve yayılmacı imge ve ideolojiler arasındaki ilişkiyi incelemektedir.
Soru 112
Aşağıdakilerden hangisi kamuoyu kavramı ile ilgili doğru bir ifadedir?
Seçenekler
A
Herkesi içeren bir kamuoyu mümkündür.
B
Kamuoyunda azınlıkta kalanlar baskı altında kalarak çoğunluğun görüşlerini paylaşır.
C
Kamuoyunun hem çoğunluğun hem de azınlığın kanaatlerini açıklanması gerekir.
D
Bir görüşün kamuoyu olarak kabul edilebilmesi için yurttaşların büyük çoğunluğu tarafından kabul edilmesi zorunlu değildir.
E
Kamuoyu sadece belli bir kesime açık olduğu için demokratik değildir.
Açıklama:
Lawrence A. Lowell’e göre belli bir konuda belirli bir kamuoyundan söz edilebilir. Ancak bunun bir koşulu vardır. Hem çoğunluğun hem de azınlığın kanaatlerinin açıklanması gerekir. Herkesi içeren kamuoyu olamaz. Dolayısıyla bir görüş kamuoyu olarak kabul edilebilir ama bu görüşün yurttaşların büyük çoğunluğu tarafından kabul edilmesi zorunludur. Elbette, kamuoyundan söz edilebilmesi için azınlıkta kalanların baskı altında kalmadan, çoğunluğun görüşlerini paylaşmaları gerekmektedir. Ayrıca, kamuoyunun demokratik bir rejimde herkese açık olması gerekmektedir.
Soru 113
Aşağıdakilerden hangisi kamuoyu kavramı ile ilgili doğru bir ifadedir?
Seçenekler
A
Demokratik olmayan rejimlerde de haber ve düşünceler özgürce yayılabilir ve tartışılabilir ve serbest bir kamuoyu oluşturulabilir.
B
Her konuda kamuoyunun görüşü anket yöntemiyle tam olarak ortaya konulabilir.
C
20. Yüzyıla kadar kamuoyuna yönelik araştırmalar A.B.D’deki bilim insanları tarafından gerçekleştirilmiştir.
D
Kamuoyu oluşturma” kavramı iletişim ve siyaset bilimi alanlarında medyanın rolü sorgulanırken kullanılmamaktadır.
E
Kamuoyu oluşturmak bir düşünceyi yaygınlaştırmak ve halkın dikkatini o düşünce etrafında toplamak ve yoğunlaştırmak anlamlarına gelmektedir.
Açıklama:
Çeşitli sorunlar hakkında kamuoyunun görüşü anket yöntemiyle tam olarak ortaya konulamaz. Bunun yerine birey kanaatlerinin biçimlendiği ve açıklandığı kolektif süreçlerin incelenmesi gereklidir. Çünkü kamuoyu, karşılıklı etkileşimin ve iletişimin bir ürünüdür. 20. yüzyıla kadar kamuoyuna yönelik araştırmalar Avrupa’daki bilim insanları tarafından gerçekleştirilmiştir. “Kamuoyu oluşturma” kavramı ise daha çok iletişim ve siyaset bilimi alanlarında medyanın rolü sorgulanırken kullanılmaya başlamıştır. Medya aracılığıyla “kamuoyunun oluşturulması”, aslında özgür ve demokratik toplumlarda kanaatlerin yönlendirilmesine karşılık gelen eleştirilere konu olmuştur. Demokratik rejimlerde kamuoyu, serbestçe oluşmaktadır. Demokratik olmayan rejimlerde ise kamuoyu oluşturulmaktadır. Serbest bir kamuoyunda haber ve düşünceler özgürce yayılabilir ve tartışılabilir.
Soru 114
Aşağıdakilerden hangisi suskunluk sarmalı kuramı ile ilgili doğru bir ifadedir?
Seçenekler
A
Belli bir görüşe sahip birçok insan, toplumdan, bulunduğu çevreden dışlanma korkusuyla görüşünü rahatlıkla savunacaktır.
B
Kuram özünde, insanların azınlıkta olduklarını hissettiklerinde neden düşüncelerini açıklamaktan çekindiklerini açıklamaktadır.
C
Kuram, insanlar belli bir görüşü benimsemede yalnız olduklarını düşünüyorlarsa bunu açık olarak dile getirmekten çekinmediklerini anlatmaktadır.
D
Birey belli bir görüşün toplumda ne kadar geçerli olduğunu saptamada kitle iletişim araçlarını bir ölçüt olarak kullanmadığına değinmektedir.
E
İletişim araçlarının hemen hepsi az ya da çok tekelci bir şekilde aynı kanıları dile getirme eğiliminde olmadığı için insanları toplumdaki kanı iklimine ilişkin çoğu kez yanlış bir görüntüyle başbaşa bırakmazlar.
Açıklama:
Temel olarak suskunluk sarmalı kuramı şu görüşe dayanır: İnsanlar belli bir görüşü benimsemede yalnız olduklarını düşünüyorlarsa bunu açık olarak dile getirmekten kaçınırlar; ancak bu görüşlerinin paylaşıldığını ya da destek göreceğini düşünüyorlarsa çevrelerindeki diğer insanlarla bu görüşleri hakkında konuşurlar. Birey belli bir görüşün toplumda ne kadar geçerli olduğunu saptamada kitle iletişim araçlarını bir ölçüt olarak kullanabilir. Benimsediği görüş bu araçlarda yeteri düzeyde yer almıyor, dile getirilmiyorsa, bunun yeterince kabul gören bir görüş olmadığı sonucuna varır.
Soru 115
Aşağıdakilerden hangisi suskunluk sarmalı kuramı ile ilgili doğru bir ifadedir?
Seçenekler
A
Medya hangi düşüncelerin toplumda baskın olduğuyla ilgili izlenimleri şekillendirmekte rol oynamaz.
B
Medya hangi düşüncelerin bir kimse tarafından toplum önünde, soyutlanmadan söylenebileceğiyle ilgili izlenimleri şekillendirmez.
C
Medya hangi düşüncelerin çoğalmakta olduğuyla ilgili izlenimleri şekillendirir.
D
Suskunluk sarmalı açısından “dışlanma tehdidi” önemli bir unsur değildir.
E
İnsanlar dışlanma korkusu nedeniyle sürekli olarak düşünce iklimini gözlemlemez ve diğer insanların ne düşündüklerini anlamak için medyanın yayınlarını takip etmezler.
Açıklama:
Kişi, kendi görüşünün azınlıkta kaldığına inanırsa, dışlanma korkusuyla onu açıklamaktan çekinir. Çoğunluğun görüşünü oydaşma olarak kabul eder. Bu süreç içinde medya, temel bilgi kaynağı olarak aktif rol oynar. Medyanın önemli bir rol oynamasının nedeni ise insanların kamuoyunun dağılımı için baktıkları kaynak olmasıdır.
Soru 116
Aşağıdakilerden hangisi gündem belirleme kuramı ile ilgili doğru bir ifadedir?
Seçenekler
A
A.B.D’de 1968 yılında gerçekleşen Başkanlık seçiminde medyanın gündemini kamu gündemi oluşturduğu sonucuna ulaşılmıştır.
B
A.B.D’de 1977’de yapılan başka bir araştırmada medya gündeminin kamu gündemine öncülük ettiği sonucuna ulaşılmamıştır.
C
Yapılan araştırmalara göre, medyada büyük yer tutan konular, kamu gündeminde önemli konular değildir.
D
Gündem belirleme yaklaşımı, medyanın insanların ne hakkında düşüneceklerini belirlediği düşüncesine dayanmaz.
E
Medya, haberleri sunuş yoluyla kamuoyunun düşündüğü ve konuştuğu konuları, eş deyişle kamu gündemini belirlememektedir.
Açıklama:
1968 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nde gerçekleştirilen Başkanlık seçimi sürecinde medya işlenen konuların önemlilik derecesi ile kamuoyundaki aynı konulara yönelik önemlilik derecesi arasındaki ilişkiyi sorgulayan McCombs ve Shaw, pozitif bir ilişkinin varlığını kanıtlamışlardır. Kamu ve medya gündemi karşılaştırıldığında bunlar arasında güçlü bir ilişki olduğu görülmüştür. Seçim döneminde kamudaki en önemli konuya medyada da en çok ilginin gösterildiği belirlenmiştir. Bu doğrultuda, medyanın gündeminin kamu gündemini belirlediği sonucuna ulaşılmıştır. Bilim insanları, bu durumu, “medyanın gündem belirleme rolü” olarak tanımlamışlardır.
Soru 117
Aşağıdakilerden hangisi gündem belirleme süreci ile ilgili doğru bir ifadedir?
Seçenekler
A
Bir gazetenin ilk sayfasında işlenen konular, ilk sayfada da manşette ya da sür manşette işlenen konular en önemli konular değildir.
B
Radyo ve televizyon haber bültenlerinde ise ilk haber, en önemli haber değildir.
C
Bir konu medyada ne kadar sık yayımlanırsa, ne kadar çok haber yapılırsa o kadar önemli görülür.
D
Kamu gündemini ölçmek için genellikle uygulanan yöntem anket değildir.
E
Medyada önemli bulunan konular, bir şekilde kamuoyu tarafından da önemli konular olarak algılanmamaktadır.
Açıklama:
Gündem belirleme süreci bir konunun medya gündeminde yer almasıyla başlar. Konuya medya gündeminde verilen önem derecesine bağlı olarak, kamu gündeminde de konunun önemine ilişkin algı şekillenir. Bir gazetenin ilk sayfasında işlenen konular, ilk sayfada da manşette ya da sür manşette işlenen konular en önemli konulardır. Radyo ve televizyon haber bültenlerinde ise ilk haber, en önemli haberdir. Bir konu medyada ne kadar sık yayımlanırsa, ne kadar çok haber yapılırsa o kadar önemli görülür.
Soru 118
Aşağıdakilerden hangisi medya gündemini belirleyen unsurlardan biri değildir?
Seçenekler
A
Medya çalışanlarının ideolojik eğilimlerinin etkileri
B
Kurumsal amaçlardan kaynaklanan etkiler
C
Medya çalışanlarının çalışma düzeninden kaynaklanan etkiler
D
Medya çalışanlarının özel yaşamından kaynaklanan etkiler
E
Halkla İlişkiler Faaliyetleri
Açıklama:
İdeolojik eğilimlerin etkileri: İdeolojik eğilimler ya da kitle iletişim aracının herhangi bir ideolojiye olan yakınlığının doğurduğu etkiler tüm diğer unsurların üzerinde yer alır. Eş deyişle medya içerikleri üzerindeki temel belirleyici olarak ideoloji en tepeye konulmaktadır. Çalışma düzeninden kaynaklanan etkiler: Medya rutinleri düzeyi de denilen bu düzeyde daha çok sosyolojik yaklaşım çerçevesinde incelenen ve yayın periyodu, zaman kısıtlılığı, yer sınırlılığı, haber yazım kuralları, haber değeri, objektiflik ve haber kaynağına olan bağlılıktan doğan etkiler tanımlanır. Medya çalışanlarının özel yaşamları medya gündemini belirleyen unsurlardan biri değildir.
Soru 119
Bir konu hakkında medyanın dikkatini çeken, bir konuya önem veren, ilgi gösteren bireyler ya da bir grup insan medya gündemini belirleyen unsurlar arasında hangisini gerçekleştirmektedir?
Seçenekler
A
konu teklifçiliği
B
ateşleyici olaylar
C
gerçek yaşam göstergeleri
D
gündem yanlılığı
E
medya savunuculuğu
Açıklama:
Bir soruna işaret etmek amacıyla habercilere haber yapılması için önerilerde bulunan konu teklifçilerinin de önemli bir rolü bulunmaktadır. Çünkü onlar olmasa belki bu konular medya gündemine girmeyebilecektir. Örneğin Türkiye’de TEMA Vakfı’nın başlattığı erozyonla mücadele kampanyası bu tür bir konu teklifçiliği rolüne işaret etmektedir.
Soru 120
Aşağıdakilerden hangisi yetiştirme kuramı ile ilgili doğru bir ifadedir?
Seçenekler
A
Televizyon önemli bir sosyalleşme aracı değildir.
B
Televizyon merkezileşmiş kitlesel üretim yapmaktadır.
C
Televizyon merkezileşmiş hikâye anlatıcı konumunda değildir.
D
Televizyon toplumun tüm üyelerine ortak kültürel normları paylaştırmaz.
E
Televizyon kültürle doğrudan etkileşim içerisinde değildir.
Açıklama:
Televizyon dünyası diğer kitle iletişim araçlarının içeriğinden farklı bir içeriğe sahiptir. Bunun en önemli nedeni televizyonun merkezileşmiş kitlesel üretim yapmasıdır. Toplam nüfus için yapılan bu üretimle gelen uyumlu bir mesaj grubu seçmeden izlenmektedir. Televizyon merkezileşmiş hikâye anlatıcı konumundadır. Hikâye anlatma ve günümüzde televizyon aracılığıyla yapıldığı düşüncesi yetiştirme kuramının temel önermelerinden birisidir. Televizyonu tek yapan; standartlaştırma, doğrusal bir akış haline getirme ve genişletme kapasitesidir. Daha da önemlisi neredeyse toplumun tüm üyelerine ortak kültürel normları paylaştırmasıdır.
Soru 121
Aşağıdaki kavramlardan hangisi suskunluk sarmalı, gündem belirleme ve yetiştirme kuramlarının ortak noktasında yer alır?
Seçenekler
A
Sosyalleşme
B
Sınırlı etki
C
Kamuoyu
D
Belirsizlik
E
Bireyselleşme
Açıklama:
Bu ünitede suskunluk sarmalı, gündem belirleme ve yetiştirme kuramları üzerinde açıklamalarda bulunulacaktır. Bu kuramların ortak noktasında yer alan kamuoyu kavramını öncelikle tanımlamak, kuramların anlaşılmasını kolaylaştıracaktır.
Soru 122
Aşağıdaki ifadelerden hangisi “kamuoyu” kavramını en iyi tanımlar?
Seçenekler
A
Bir konuyla ilgili halkın düşüncesi.
B
Bir konuyla ilgili halkın içindeki kanaat önderlerinin düşüncesi.
C
Bir konuyla ilgili azınlık grupların düşüncesi.
D
Bir konuyla ilgili uzmanların düşüncesi.
E
Bir konuyla ilgili kanun yapanların düşüncesi.
Açıklama:
Bu doğrultuda kamuoyu ise şu anlama gelmektedir: “Bir konuyla ilgili halkın genel düşüncesi, halkoyu.”
Bir konuyla ilgili halkın düşüncesi.
Bir konuyla ilgili halkın düşüncesi.
Soru 123
Bir düşünceyi yaygınlaştırmak ve halkın dikkatini o düşünce etrafında toplamak ve yoğunlaştırmak anlamlarına gelen, bir konu hakkında oluşan düşüncelerden hareketle iletişim yoluyla karar vermeye kadar uzanan sürece ne denir?
Seçenekler
A
Taraftar kazanmak
B
Kamuoyu oluşturmak
C
Kampanya yapmak
D
Stratejik davranmak
E
Konum belirlemek
Açıklama:
Kamuoyu Oluşturma
“Kamuoyu oluşturma” kavramı daha çok iletişim ve siyaset bilimi alanlarında medyanın rolü sorgulanırken kullanılmaya başlamıştır. Kamuoyu oluşturma, bir konu hakkında oluşan düşüncelerden hareketle, iletişim yoluyla karar vermeye kadar uzanan sürece karşılık gelmektedir. Kamuoyu oluşturmak ya da yaratmak, bir düşünceyi yaygınlaştırmak ve halkın dikkatini o düşünce etrafında toplamak ve yoğunlaştırmak anlamlarına gelmektedir.
“Kamuoyu oluşturma” kavramı daha çok iletişim ve siyaset bilimi alanlarında medyanın rolü sorgulanırken kullanılmaya başlamıştır. Kamuoyu oluşturma, bir konu hakkında oluşan düşüncelerden hareketle, iletişim yoluyla karar vermeye kadar uzanan sürece karşılık gelmektedir. Kamuoyu oluşturmak ya da yaratmak, bir düşünceyi yaygınlaştırmak ve halkın dikkatini o düşünce etrafında toplamak ve yoğunlaştırmak anlamlarına gelmektedir.
Soru 124
Elisabeth Noelle-Neumann aşağıdaki kuramların hangisinin geliştiricisi olarak bilinir?
Seçenekler
A
Kültürleme
B
Suskunluk sarmalı
C
Gündem belirleme
D
Sihirli mermi
E
Yararlar ve doyumlar
Açıklama:
Suskunluk sarmalı kuramı (spiral of silence), Alman sosyolog Elisabeth Noelle-Neumann tarafından geliştirilmiştir.
Soru 125
Kanaat, motivasyon, algılama ve tutum kamuoyunu oluşturan araçlar içerisinde hangisinde yer alır?
Seçenekler
A
Psikolojik araçlar
B
Sosyolojik araçlar
C
Politik araçlar
D
Medya
E
Kişisel araçlar
Açıklama:
Kamuoyu Oluşturma
- Psikolojik araçlar
- Kanaat
- Motivasyon
- Algılama
- Tutum
Soru 126
Aşağıdakilerden hangisi suskunluk sarmalı kuramını açıklayan en doğru ifadedir?
Seçenekler
A
Sadece birbirini tanıyan grup üyeleri birbirinin düşüncelerini etkileyebilir.
B
Toplumda hakim düşüncenin tarafı olduğu görüşler herkes tarafından benimsenmeyebilir.
C
Grup içinde farklı düşünen bireyler suskun kaldığında diğerleri tarafından etkilenmeyebilir.
D
Sadece birbirini tanıyan grup üyeleri değil toplum da uzlaşmadan sapan bireyleri tehdit eder.
E
Grup içinde uzlaşmadan sapanlar diğer üyeler tarafından tehdit edilir.
Açıklama:
Kuram, yalnızca üyelerinin birbirlerini tanıdıkları grupların değil, toplumun da oydaşmadan (uzlaşmadan) sapan bireyleri tehdit ettiği varsayımına dayanır: Kişi, kendi görüşünün azınlıkta kaldığına inanırsa, dışlanma korkusuyla onu açıklamaktan çekinir.
Sadece birbirini tanıyan grup üyeleri değil toplum da uzlaşmadan sapan bireyleri tehdit eder.
Sadece birbirini tanıyan grup üyeleri değil toplum da uzlaşmadan sapan bireyleri tehdit eder.
Soru 127
Dışlanma korkusu ile çoğunlukta olan görüşü desteklemese bile bireyleri egemen görüşü desteklermiş gibi görünmeye yöneldiklerini söyleyen kuram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Gündem belirleme
B
Yetiştirme
C
Yalnızlık korkusu
D
Suskunluk sarmalı
E
Aitlik duygusu
Açıklama:
Temel olarak suskunluk sarmalı kuramı şu görüşe dayanır: İnsanlar belli bir görüşü benimsemede yalnız olduklarını düşünüyorlarsa bunu açık olarak dile getirmekten kaçınırlar; ancak bu görüşlerinin paylaşıldığını ya da destek göreceğini düşünüyorlarsa çevrelerindeki diğer insanlarla bu görüşleri hakkında konuşurlar. Birey belli bir görüşün toplumda ne kadar geçerli olduğunu saptamada kitle iletişim araçlarını bir ölçüt olarak kullanabilir. Benimsediği görüş bu araçlarda yeteri düzeyde yer almıyor, dile getirilmiyorsa, bunun yeterince kabul gören bir görüş olmadığı sonucuna varır. İletişim araçlarının hemen hepsi az ya da çok tekelci bir şekilde aynı kanıları dile getirme eğiliminde olup insanları toplumdaki kanı iklimine ilişkin çoğu kez yanlış bir görüntüyle başbaşa bırakmaktadırlar. Buradan hareketle belli bir görüşe sahip birçok insan, toplumdan, bulunduğu çevreden dışlanma korkusuyla görüşünü savunamayacaktır. Suskun kalındıkça bu görüş olduğundan daha az yaygın ve geçerli sayılacak ve bu durum ise bir suskunluk sarmalının oluşmasına neden olacaktır. Genel-geçer görüşlerden farklı görüşleri olan insanlar giderek seslerini duyurmada daha az istekli olacak ve iletişim araçlarının görüşü giderek baskın ve doğru olarak algılanacaktır.
Soru 128
Grup dinamiklerinde grubun kendi normlarına aykırı davranan bireyleri önce ikna etmeye çalışması, sonrasında dışlamakla tehdit etmesi ve nihayetinde dışlaması, suskunluk sarmalı kuramının hangi önemli unsurunu ifade eder?
Seçenekler
A
Tartışma
B
Kabul olgusu
C
Geri dönüş
D
Dahil olma
E
Dışlanma
Açıklama:
Suskunluk Sarmalı Kuramı
Suskunluk sarmalı açısından “dışlanma tehdidi” önemli bir unsurdur. Noelle-Neu- mann bu düşünceyi, grup dinamikleri konusunda yapılan araştırmalardan elde etmiştir. Örneğin Cartwright ve Zander’e göre grup, grup normlarına aykırı davranan bireyleri önce ikna etmeye çalışır. İkinci aşamada, dışlamakla tehdit eder. Son aşamada ise gruptan dışlar.
Suskunluk sarmalı açısından “dışlanma tehdidi” önemli bir unsurdur. Noelle-Neu- mann bu düşünceyi, grup dinamikleri konusunda yapılan araştırmalardan elde etmiştir. Örneğin Cartwright ve Zander’e göre grup, grup normlarına aykırı davranan bireyleri önce ikna etmeye çalışır. İkinci aşamada, dışlamakla tehdit eder. Son aşamada ise gruptan dışlar.
Soru 129
Gündem belirleme kuramı aşağıdaki dönemlerden hangisine bir karşı çıkış olarak değerlendirilebilir?
Seçenekler
A
Medyanın güçlü etkilere sahip olduğu görüşünün hakim olduğu döneme
B
Medyanın örgütsel iletişimde daha fazla etkili olduğu görüşünün hakim olduğu döneme
C
Medyanın bireylerin siyasal tercihlerini etkilediği görüşünün hakim olduğu döneme
D
Medyanın bireyleri farklı şekillerde etkilediği görüşünün hakim olduğu döneme
E
Medyanın sınırlı etkilere sahip olduğu görüşünün hakim olduğu döneme
Açıklama:
Medyanın sınırlı etkilere sahip olduğu görüşünün hâkim olduğu dönemde geliştirilen gündem belirleme kuramı (agenda-setting theory), bu görüşe bir karşı çıkış anlamına gelmektedir.
Medyanın sınırlı etkilere sahip olduğu görüşünün hakim olduğu döneme
Medyanın sınırlı etkilere sahip olduğu görüşünün hakim olduğu döneme
Soru 130
Bernard Cohen’in “Basın çoğu zaman insanlara ne düşüneceklerini söylemede başarılı olmayabilir, fakat okurlara ne hakkında düşüneceklerini söylemede fevkalade başarılıdır” sözü medyanın tutum geliştirme yönünde olmasa bile hangi konuda başarılı etkiye sahip olduğunu ifade etmektedir?
Seçenekler
A
Taraftar kazanma
B
Farkındalık yaratma
C
Yönlendirme
D
Saygı görme
E
Kabul görme
Açıklama:
Gündem Belirleme Kuramı
Bernard Cohen 1963’de yayımlanan “The Press and Foreign Policy (Basın ve Dış Siyaset)” adlı eserinde “Basın, çoğu zaman insanlara ne düşüneceklerini söylemede başarılı olmayabilir, fakat okurlara ne hakkında düşüneceklerini söylemede fevkalade başarılıdır... Dünya farklı insanlara; kendilerine okudukları (gazete) sayfaların yazarları, editörleri ve yayıncıları tarafından çizilen haritaya bağlı olarak, farklı görülecektir” demiştir. Cohen bu sözüyle medyanın tutumlar yönünde değil belki ama farkındalık yaratma anlamında başarılı etkilere sahip olduğunu söylemeye çalışmıştır.
Bernard Cohen 1963’de yayımlanan “The Press and Foreign Policy (Basın ve Dış Siyaset)” adlı eserinde “Basın, çoğu zaman insanlara ne düşüneceklerini söylemede başarılı olmayabilir, fakat okurlara ne hakkında düşüneceklerini söylemede fevkalade başarılıdır... Dünya farklı insanlara; kendilerine okudukları (gazete) sayfaların yazarları, editörleri ve yayıncıları tarafından çizilen haritaya bağlı olarak, farklı görülecektir” demiştir. Cohen bu sözüyle medyanın tutumlar yönünde değil belki ama farkındalık yaratma anlamında başarılı etkilere sahip olduğunu söylemeye çalışmıştır.
Soru 131
Medya içeriklerini belirleyen unsurları açıklamaya yönelik sınıflandırmalar içerisinde Etkiler Hiyerarşisinde en tepede görülen ve süzgeç işlevi gören etki aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Medya çalışanlarından kaynaklanan etkiler
B
Çalışma düzeninden kaynaklanan etkiler
C
Kurumsal amaçlardan kaynaklanan etkiler
D
Kurum dışından gelen etkiler
E
İdeolojik eğilimlerin etkileri
Açıklama:
Medya Gündemini Belirleyen Unsurlar
Etki kaynağına göre medya içerikleri üzerindeki etkiler birbirinin üzerine sıralanan beş ayrı düzeyde (katmanda) tanımlanır: Medya çalışanlarından kaynaklanan etkiler, çalışma düzeninden kaynaklanan etkiler, kurumsal amaçlardan kaynaklanan etkiler, kurum dışından gelen etkiler, ideolojik eğilimlerin etkileri. Medya çalışanları anlamında görülebilecek “mikro” düzeyle, ideolojinin yarattığı “makro” düzey arasında değişen bu beş kategori “etkiler hiyerarşisi” diye adlandırılmaktadır. Bu hiyerarşide ideoloji en tepede görülerek diğer tüm seviyelere doğru bir süzgeç işlevinin varolduğu ileri sürülmektedir. Bir olayın haber olabilmesi için öncelikle bu süzgeçten geçmesi gerektiği düşünülmektedir. Eş deyişle, en üstteki düzey olan ideolojik düzey en önemli belirleyici niteliği taşımaktadır.
Etki kaynağına göre medya içerikleri üzerindeki etkiler birbirinin üzerine sıralanan beş ayrı düzeyde (katmanda) tanımlanır: Medya çalışanlarından kaynaklanan etkiler, çalışma düzeninden kaynaklanan etkiler, kurumsal amaçlardan kaynaklanan etkiler, kurum dışından gelen etkiler, ideolojik eğilimlerin etkileri. Medya çalışanları anlamında görülebilecek “mikro” düzeyle, ideolojinin yarattığı “makro” düzey arasında değişen bu beş kategori “etkiler hiyerarşisi” diye adlandırılmaktadır. Bu hiyerarşide ideoloji en tepede görülerek diğer tüm seviyelere doğru bir süzgeç işlevinin varolduğu ileri sürülmektedir. Bir olayın haber olabilmesi için öncelikle bu süzgeçten geçmesi gerektiği düşünülmektedir. Eş deyişle, en üstteki düzey olan ideolojik düzey en önemli belirleyici niteliği taşımaktadır.
Soru 132
Aşağıdakilerden hangileri gündem belirleme kuramının isim babaları olarak bilinir?
Seçenekler
A
Noelle and Neumann
B
Gerbner ve Morgan
C
McCombs and Shaw
D
Morgan ve Noelle
E
McQuail and Gerbner
Açıklama:
Gündem belirleme kuramının isim babaları Maxwell McCombs ve Donald Shaw, düşüncenin temellerinin ilk iletişim araştırmacılarından, siyaset bilimci Walter Lippmann’ın 1922’de yayımlanan Kamuoyu (Public Opinion) adlı eserine dayandığını ifade ederler.
McCombs and Shaw
McCombs and Shaw
Soru 133
"Medya, insanların ne hakkında düşüneceğini belirler" temel hipotezi aşağıdakilerden hangisine aittir?
Seçenekler
A
Yetiştirme
B
Yararlar ve doyumlar
C
Suskunluk sarmalı
D
Gündem belirleme
E
Sihirli mermi
Açıklama:
Gündem belirleme yaklaşımının temel hipotezi, medyanın insanların ne hakkında düşüneceklerini belirlediği düşüncesine dayanır.
Soru 134
Kamu gündemini belirleyen unsurlar içerisinde, bireylerin sınırlı sayıda konu ile ilgilendikleri bulgusundan hareketle bir konunun gündemde yukarı çıkabilmesi için daha önce var olan bir konuyu aşağıya itmesi aşağıdakilerden hangisini ifade etmektedir?
Seçenekler
A
Gündemin sıfır toplam oyunu
B
Kaynağın güvenirliği
C
Medya etkilerine maruz kalma derecesi
D
Yönelim gereksinimi
E
Mesajın tekrarlanması
Açıklama:
Kamu Gündemini Belirleyen Unsurlar
Kamuoyunun belirli bir şekilde, belirli bir konu üzerinde uzun süre odaklanması için o konunun toplum için sürekli bir önemliliğinin sağlanması gereklidir. Ancak bu zor bir iştir. Kamuoyu araştırmalarında bireylerin en fazla dört ya da beş konu ile ilgilendikleri doğrultusunda elde edilen bulgular gündeme girebilecek konular arasında yoğun bir rekabetin yaşanmasını zorunlu kılmaktadır. Bu kısıtlılık baskı gruplarının gündemi, medya gündemi, izleyici kitlenin gündemi, siyasilerin gündemi ve siyasal gündem için de söz konusudur. Gündemler, teorik olarak sıfır-toplam oyunu gibi sınırlı sayıda konuyu ancak taşıyabilmektedir. Konular aynen köşe kapmaca oynar gibi gündemde yer değiştirmektedir. O halde bir konunun gündeminde tırmanması, mutlaka üstündeki konuların gündemden aşağıya inmesi ve sonuçta gündemde daha önce var olan bir konuyu aşağıya itmesi anlamına gelmektedir. Böylece konular arasında gündeme girebilmek için bir rekabet yaşanmaktadır.
Kamuoyunun belirli bir şekilde, belirli bir konu üzerinde uzun süre odaklanması için o konunun toplum için sürekli bir önemliliğinin sağlanması gereklidir. Ancak bu zor bir iştir. Kamuoyu araştırmalarında bireylerin en fazla dört ya da beş konu ile ilgilendikleri doğrultusunda elde edilen bulgular gündeme girebilecek konular arasında yoğun bir rekabetin yaşanmasını zorunlu kılmaktadır. Bu kısıtlılık baskı gruplarının gündemi, medya gündemi, izleyici kitlenin gündemi, siyasilerin gündemi ve siyasal gündem için de söz konusudur. Gündemler, teorik olarak sıfır-toplam oyunu gibi sınırlı sayıda konuyu ancak taşıyabilmektedir. Konular aynen köşe kapmaca oynar gibi gündemde yer değiştirmektedir. O halde bir konunun gündeminde tırmanması, mutlaka üstündeki konuların gündemden aşağıya inmesi ve sonuçta gündemde daha önce var olan bir konuyu aşağıya itmesi anlamına gelmektedir. Böylece konular arasında gündeme girebilmek için bir rekabet yaşanmaktadır.
Soru 135
Aşağıdakilerden hangileri gündem belirleme alanındaki çalışmaları sistematik bir şekilde bir araya getirmiştir?
Seçenekler
A
Gerbner ve Morgan
B
Rogers and Noelle
C
McCombs and Shaw
D
Dearing and Shaw
E
Rogers and Dearing
Açıklama:
Gündem belirleme alanındaki çalışmaları sistematik bir şekilde bir araya getiren Rogers ve Dearing; medya gündeminin kamu gündemini belirlediğini, bu süreçten de bir şekilde siyasal gündemin etkilendiğini bir model çerçevesinde ortaya koymuştur.
Rogers and Dearing
Rogers and Dearing
Soru 136
Medyanın bazı sorunlara kamuoyunun dikkatini çekmesi ve bazılarını görmezden gelmesi, ele alınan konunun da bazı yönlerinin seçilerek belirli çağrışımlarla birlikte sunulması aşağıdaki hangi kavramlarla ifade edilir?
Seçenekler
A
İkinci düzey gündem belirleme
B
Eleme ve seçme
C
Kabul görme ve reddetme
D
Önceleme ve çerçeveleme
E
Sıralama ve sınırlandırma
Açıklama:
Önceleme ve Çerçeveleme
Medya gündemindeki konu ya da kişilerin niteliklerinin kamu gündemindeki etkilerini konu alan ikinci düzey gündem belirleme araştırmalarıyla yakın ilişkide bulunan iki kavram, önceleme (öne çıkarma, önemlileştirme) ve çerçevelemedir. Önceleme, öne çıkarma ya da önemli hale getirme, gündem belirleme kuramının bir uzantısı olarak kullanılmaktadır. Medya, bazı sorunları görmezden gelir ama bazı sorunlara da dikkatimizi çeker. Böylece bizim siyasal partileri, başkanları, liderleri, politikaları değerlendirdiğimiz ölçütleri belirler. Bir haberde ele alınan konunun genellikle kamuoyunun istendik yönde dikkatini çekebilecek şekilde bazı yönlerinin seçilerek kimi zaman belirli çağrışımlarla birlikte sunulduğu da söylenebilir. Çerçeveleme ele alınan bir sorunun bazı boyutlarını seçerek metin içerisinde daha görünür hale getirmektir.
Medya gündemindeki konu ya da kişilerin niteliklerinin kamu gündemindeki etkilerini konu alan ikinci düzey gündem belirleme araştırmalarıyla yakın ilişkide bulunan iki kavram, önceleme (öne çıkarma, önemlileştirme) ve çerçevelemedir. Önceleme, öne çıkarma ya da önemli hale getirme, gündem belirleme kuramının bir uzantısı olarak kullanılmaktadır. Medya, bazı sorunları görmezden gelir ama bazı sorunlara da dikkatimizi çeker. Böylece bizim siyasal partileri, başkanları, liderleri, politikaları değerlendirdiğimiz ölçütleri belirler. Bir haberde ele alınan konunun genellikle kamuoyunun istendik yönde dikkatini çekebilecek şekilde bazı yönlerinin seçilerek kimi zaman belirli çağrışımlarla birlikte sunulduğu da söylenebilir. Çerçeveleme ele alınan bir sorunun bazı boyutlarını seçerek metin içerisinde daha görünür hale getirmektir.
Soru 137
George Gerbner aşağıdakilerden hangisini geliştiren kuramcı olarak bilinir?
Seçenekler
A
Gündem belirleme kuramı
B
Yetiştirme kuramı
C
Suskunluk sarmalı kuramı
D
Sihirli mermi kuramı
E
Yararlar ve doyumlar kuramı
Açıklama:
Yetiştirme kuramı (Cultivation Theory), Amerika Birleşik Devletleri’nde 1960’ların sonu ve 1970’li yılların başında Gerorge Gerbner tarafından Kültürel Göstergeler Projesi adı altında geliştirilmiştir.
Soru 138
Televizyon izleyicisinin bilinçsizce, televizyon dünyasının demografik gerçeklerini edinip, rastlantısal ve kasıtlı olmaksızın bu dünyanın gerçeklerini öğrenmesi kültürel göstergeler projesinin hangi bileşenini ifade etmektedir?
Seçenekler
A
Mesaj sistem çözümlemesi
B
Yetiştirme çözümlemesi
C
Kurumsal süreç çözümlemesi
D
Kavramsal önem çözümlemesi
E
Gündem çözümlemesi
Açıklama:
Kültürel Göstergeler Projesinin Bileşenleri
Yetiştirme çözümlemesi, kültürel göstergeler projesinin üçüncü bileşeni ve aşamasıdır. Yetiştirme kavramı televizyonun insanların sosyal gerçeklik kavramlaştırması ve dünya algılaması üzeuindeki rolünü tanımlamak için kullanılmaktadır. İzleyicinin sosyal gerçeklik kavramlaştırmasıyla, televizyon içeriğindeki en çok yinelenen ve yayılmacı imge ve ideolojiler arasındaki ilişkiyi incelemektedir.
Yetiştirmenin anlamı şudur: Kültürel üretimin egemen tarzları, mesajları ve temsilleri oluşturmaya eğilimlidir. Bu mesaj ve temsiller kültürel bağlamları, kurumların pratiklerini, yönelimlerini, dünya görüşlerini ve ideolojilerini beslemektedir. Söz konusu mesaj ve temsiller de zaten bu kültürel bağlam ve kurumlardan kaynaklanmaktadır. Televizyon izleyicisi bilinçsizce, televizyon dünyasının demografik gerçeklerini edinir, rastlantısal ve kasıtlı olmaksızın bu dünyanın gerçeklerini öğrenir. Bu ise yetiştirmedir.
Yetiştirme çözümlemesi, kültürel göstergeler projesinin üçüncü bileşeni ve aşamasıdır. Yetiştirme kavramı televizyonun insanların sosyal gerçeklik kavramlaştırması ve dünya algılaması üzeuindeki rolünü tanımlamak için kullanılmaktadır. İzleyicinin sosyal gerçeklik kavramlaştırmasıyla, televizyon içeriğindeki en çok yinelenen ve yayılmacı imge ve ideolojiler arasındaki ilişkiyi incelemektedir.
Yetiştirmenin anlamı şudur: Kültürel üretimin egemen tarzları, mesajları ve temsilleri oluşturmaya eğilimlidir. Bu mesaj ve temsiller kültürel bağlamları, kurumların pratiklerini, yönelimlerini, dünya görüşlerini ve ideolojilerini beslemektedir. Söz konusu mesaj ve temsiller de zaten bu kültürel bağlam ve kurumlardan kaynaklanmaktadır. Televizyon izleyicisi bilinçsizce, televizyon dünyasının demografik gerçeklerini edinir, rastlantısal ve kasıtlı olmaksızın bu dünyanın gerçeklerini öğrenir. Bu ise yetiştirmedir.
Soru 139
Televizyonun ortak yönelimleri oluşturması, görece bir homojenleşme sağlaması, farklı görüşlerin emilmesi ve farklı izleyicilerin bir araya getirilmesi aşağıdaki hangi ifadeyi açıklamaktadır?
Seçenekler
A
Genel izleyiciye açma
B
Sıradanlaştırma
C
Genel akım yaratma
D
Yaygın görüş haline getirme
E
Seçerek eleme
Açıklama:
Kültürel Göstergeler Projesinin Bileşenleri
Bir süreç olarak yaygın görüş haline getirme, televizyonun ortak yönelimleri yetiştirdiği iddiasının, kuramsal sunumunu ve deneysel kanıtını temsil etmektedir. Yaygın görüş haline getirme, görece bir homojenleşmeyi, farklı görüşlerin emilmesini ve farklı izleyicilerin bir araya getirilmesini ifade etmektedir. Bir ölçüde basılı kültür tarafından geliştirilen ve geçmişten gelen geleneksel farklılıklar, televizyon dünyası içinde kültürlenen ve birbirini izleyen gruplar ve kuşaklar düzeyinde bulanıklaşmaktadır. Yaygın görüş haline getirme, çok seyredenlerin, televizyon dünyasını öteki etken ve etkilerden kaynaklanan davranış ve yönelimlerdeki farklılıkları yok ederek algılaması anlamına gelmektedir. Başka bir deyişle farklı izleyici gruplarının yanıtlarındaki farklılıklar, bu grupların farklı kültürel, sosyal ve politik özellikleriyle uyumlu duruma getirilmiş farklılıklar, anılan grupların çok seyredenlerinin yanıtlarında azalmakta ya da yok olmaktadır.
Bir süreç olarak yaygın görüş haline getirme, televizyonun ortak yönelimleri yetiştirdiği iddiasının, kuramsal sunumunu ve deneysel kanıtını temsil etmektedir. Yaygın görüş haline getirme, görece bir homojenleşmeyi, farklı görüşlerin emilmesini ve farklı izleyicilerin bir araya getirilmesini ifade etmektedir. Bir ölçüde basılı kültür tarafından geliştirilen ve geçmişten gelen geleneksel farklılıklar, televizyon dünyası içinde kültürlenen ve birbirini izleyen gruplar ve kuşaklar düzeyinde bulanıklaşmaktadır. Yaygın görüş haline getirme, çok seyredenlerin, televizyon dünyasını öteki etken ve etkilerden kaynaklanan davranış ve yönelimlerdeki farklılıkları yok ederek algılaması anlamına gelmektedir. Başka bir deyişle farklı izleyici gruplarının yanıtlarındaki farklılıklar, bu grupların farklı kültürel, sosyal ve politik özellikleriyle uyumlu duruma getirilmiş farklılıklar, anılan grupların çok seyredenlerinin yanıtlarında azalmakta ya da yok olmaktadır.
Soru 140
Aşağıdakilerden hangisi yetiştirme kuramı özelinde yapılan araştırmalarda daha ön plandadır?
Seçenekler
A
Televizyon
B
Radyo
C
Siyasal kampanyalar
D
Yazılı basın
E
Reklam kampanyaları
Açıklama:
Yetiştirme kuramının önermeleri aslında tüm kitle iletişim araçları için geçerlidir ama televizyonun önemi daha büyüktür. Yetiştirme araştırmaları hep televizyon özelinde yapılmıştır.
Soru 141
Aşağıdakilerden hangisi "Belli bir konuda belirli bir kamuoyundan söz edilebilir. Ancak bunun bir koşulu vardır. Hem çoğunluğun hem de azınlığın kanaatlerinin açıklanması gerekir. Herkesi içeren kamuoyu olamaz. Dolayısıyla bir görüş kamuoyu olarak kabul edilebilir ama bu görüşün yurttaşların büyük çoğunluğu tarafından kabul edilmesizorunludur. Elbette, kamuoyundan söz edilebilmesi için azınlıkta kalanların baskı altında kalmadan, çoğunluğun görüşlerini paylaşmaları gerekmektedir. Ayrıca, kamuoyunun demokratik bir rejimde herkese açık olması gerekmektedir." görüşünü savunan kamuoyu yaklaşımıdır?
Seçenekler
A
Lasswell’in siyaset biliminde psikolojiyi esas tutan iktidar kuramı
B
Lowell’in etkili çoğunluk kuramı
C
Albig’in öncülüğünü yaptığı grup kavramı üzerine dayanan sosyolojik kuram
D
Suskunluk sarmalı kuramı
E
Maxwell McCombs kuramı
Açıklama:
Lawrence A. Lowell’e göre belli bir konuda belirli bir kamuoyundan söz edilebilir. Ancak bunun bir koşulu vardır. Hem çoğunluğun hem de azınlığın kanaatlerinin açıklanması gerekir. Herkesi içeren kamuoyu olamaz. Dolayısıyla bir görüş kamuoyu olarak kabul edilebilir ama bu görüşün yurttaşların büyük çoğunluğu tarafından kabul edilmesi
zorunludur. Elbette, kamuoyundan söz edilebilmesi için azınlıkta kalanların baskı altında kalmadan, çoğunluğun görüşlerini paylaşmaları gerekmektedir. Ayrıca, kamuoyunun demokratik bir rejimde herkese açık olması gerekmektedir.
zorunludur. Elbette, kamuoyundan söz edilebilmesi için azınlıkta kalanların baskı altında kalmadan, çoğunluğun görüşlerini paylaşmaları gerekmektedir. Ayrıca, kamuoyunun demokratik bir rejimde herkese açık olması gerekmektedir.
Soru 142
Aşağıdakilerden hangisi "Siyasal güç ile bireylerin değer yargıları arasında bir ilişki bulunmaktadır. Lasswell, kamuoyu ile kamuoyunu oluşturan bireylerin kişisel kanaatleri arasında yakın bir ilişki görmüştür. Buna bağlı olarak, kamuoyunu yaratan düşüncelerin temellerini kişilerin psikolojilerinde aramaktadır. Siyasal iktidar, azınlık olan seçkinlerin
elindedir. Bu seçkinler toplum üzerinde etkili olmayı denemektedirler. Bu nedenle kamuoyunu aktif ve pasif olarak iki başlıkta toplamak yararlı olacaktır. Düşünüre göre kamuoyu, üç toplumsal işleve sahiptir. Kamuoyu; kanaatlerin uyumuna, kanaatlerin gevşemesine
ve kanaatlerin şiddet yoluna dökülmesine neden olabilir." görüşünü savunan kamuoyu kuramıdır?
elindedir. Bu seçkinler toplum üzerinde etkili olmayı denemektedirler. Bu nedenle kamuoyunu aktif ve pasif olarak iki başlıkta toplamak yararlı olacaktır. Düşünüre göre kamuoyu, üç toplumsal işleve sahiptir. Kamuoyu; kanaatlerin uyumuna, kanaatlerin gevşemesine
ve kanaatlerin şiddet yoluna dökülmesine neden olabilir." görüşünü savunan kamuoyu kuramıdır?
Seçenekler
A
Lowell’in etkili çoğunluk kuramı
B
Lasswell’in siyaset biliminde psikolojiyi esas tutan iktidar kuramı,
C
Albig’in öncülüğünü yaptığı grup kavramı üzerine dayanan sosyolojik kuram
D
Suskunluk sarmalı kuramı
E
Johannes Hus’un Kuramı
Açıklama:
Harold D. Lasswell’e göre ise siyasal güç ile bireylerin değer yargıları arasında bir ilişki bulunmaktadır. Lasswell, kamuoyu ile kamuoyunu oluşturan bireylerin kişisel kanaatleri arasında yakın bir ilişki görmüştür. Buna bağlı olarak, kamuoyunu yaratan düşüncelerin temellerini kişilerin psikolojilerinde aramaktadır. Siyasal iktidar, azınlık olan seçkinlerin
elindedir. Bu seçkinler toplum üzerinde etkili olmayı denemektedirler. Bu nedenle kamuoyunu aktif ve pasif olarak iki başlıkta toplamak yararlı olacaktır. Düşünüre göre kamuoyu, üç toplumsal işleve sahiptir. Kamuoyu; kanaatlerin uyumuna, kanaatlerin gevşemesine
ve kanaatlerin şiddet yoluna dökülmesine neden olabilir.
elindedir. Bu seçkinler toplum üzerinde etkili olmayı denemektedirler. Bu nedenle kamuoyunu aktif ve pasif olarak iki başlıkta toplamak yararlı olacaktır. Düşünüre göre kamuoyu, üç toplumsal işleve sahiptir. Kamuoyu; kanaatlerin uyumuna, kanaatlerin gevşemesine
ve kanaatlerin şiddet yoluna dökülmesine neden olabilir.
Soru 143
Aşağıdakilerden hangisi kamuoyunu doğrudan oluşturan araçlardan biridir?
Seçenekler
A
Aile
B
Eğitim
C
Kültür
D
Toplumsal kontrol mekanizmaları
E
Medya
Açıklama:
Literatürde kamuoyunu oluşturan araçlar denildiğinde dolaylı olarak aile, eğitim, kültür, toplumsal kontrol mekanizmaları gibi kurumsal sosyolojik araçlar ve kanaat, motivasyon, algı, tutum gibi bireysel psikolojik araçlarla; doğrudan siyasal grup ve partiler, baskı grup ya da örgütleri gibi siyasal araçlar ve medyanın etkilerine işaret edilir
Soru 144
Aşağıdakilerden hangisi kamuoyunu dolaylı olarak oluşturan araçlardan birdir?
Seçenekler
A
Medyanın psikolojik faktörleri etkilemesi
B
Siyasal grup ve partiler
C
Toplumsal kontrol mekanizmaları
D
Kurum örgüt ve grupların medyayı kullanması
E
Medyanın sosyolojik faktörleri etkilemesi
Açıklama:
Literatürde kamuoyunu oluşturan araçlar denildiğinde dolaylı olarak aile, eğitim, kültür, toplumsal kontrol mekanizmaları gibi kurumsal sosyolojik araçlar ve kanaat, motivasyon, algı, tutum gibi bireysel psikolojik araçlarla; doğrudan siyasal grup ve partiler, baskı grup ya da örgütleri gibi siyasal araçlar ve medyanın etkilerine işaret edilir.
Soru 145
"İnsanlar belli bir görüşü benimsemede yalnız olduklarını düşünüyorlarsa bunu açık olarak dile getirmekten kaçınırlar; ancak bu görüşlerinin paylaşıldığını ya da destek göreceğini düşünüyorlarsa çevrelerindeki diğer insanlarla bu görüşleri hakkında konuşurlar" görüşünü savunan kuram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Lowell’in etkili çoğunluk kuramı
B
Lasswell’in siyaset biliminde psikolojiyi esas tutan iktidar kuramı
C
Albig’in öncülüğünü yaptığı grup kavramı üzerine dayanan sosyolojik kuram
D
Suskunluk sarmalı kuramı
E
Gündem belirleme kuramı
Açıklama:
Suskunluk sarmalı kuramı (spiral of silence), Alman sosyolog Elisabeth Noelle-Neumann tarafından geliştirilmiştir. Kuram özünde, insanların azınlıkta olduklarını hissettiklerinde neden düşüncelerini açıklamaktan çekindiklerini açıklamaktadır. Temel olarak suskunluk sarmalı kuramı şu görüşe dayanır: İnsanlar belli bir görüşü benimsemede yalnız olduklarını düşünüyorlarsa bunu açık olarak dile getirmekten kaçınırlar; ancak bu görüşlerinin paylaşıldığını ya da destek göreceğini düşünüyorlarsa
çevrelerindeki diğer insanlarla bu görüşleri hakkında konuşurlar.
çevrelerindeki diğer insanlarla bu görüşleri hakkında konuşurlar.
Soru 146
"Zihnimizde resmettiğimiz dünya tablosunun iki kaynaktan beslenir.
Bunlardan ilki yaşam pratikleridir; eş deyişle kendi yaşadığımız ve deneyimlediğimiz olaylar. İkincisi ise kitle iletişim araçlarının bizlere aktardığı bilgilerdir. ... Zihnimizdeki resimler bireysel olarak, doğrudan kişisel deneyimlerimizden, kitaplarda, dergilerde ve gazetelerde ne okuduğumuzdan, televizyon ve sinemada ne seyrettikse onlardan inşa edilir. Kitle iletişim araçları, kafamızdaki resimlerin inşasında baskın rol oynar. " görüşünü savunan kamuoyu kuramı aşağıdakilerden hangisidir?
Bunlardan ilki yaşam pratikleridir; eş deyişle kendi yaşadığımız ve deneyimlediğimiz olaylar. İkincisi ise kitle iletişim araçlarının bizlere aktardığı bilgilerdir. ... Zihnimizdeki resimler bireysel olarak, doğrudan kişisel deneyimlerimizden, kitaplarda, dergilerde ve gazetelerde ne okuduğumuzdan, televizyon ve sinemada ne seyrettikse onlardan inşa edilir. Kitle iletişim araçları, kafamızdaki resimlerin inşasında baskın rol oynar. " görüşünü savunan kamuoyu kuramı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Gündem belirleme kuramı
B
Suskunluk sarmalı kuramı
C
Lowell’in etkili çoğunluk kuramı
D
Lasswell’in siyaset biliminde psikolojiyi esas tutan iktidar kuramı
E
Albig’in öncülüğünü yaptığı grup kavramı üzerine dayanan sosyolojik kuram
Açıklama:
Medyanın sınırlı etkilere sahip olduğu görüşünün hâkim olduğu dönemde geliştirilen gündem belirleme kuramı (agenda-setting theory), bu görüşe bir karşı çıkış anlamına gelmektedir. Kuram, medyanın etkilerinin en azından farkındalık yaratma anlamında bilişsel düzeyde geçerli olduğunu vurgulamaktadır. Lippmann, zihnimizde resmettiğimiz dünya tablosunun iki kaynaktan beslendiğini belirtir. Bunlardan ilki yaşam pratikleridir; eş deyişle kendi yaşadığımız ve deneyimlediğimiz olaylar. İkincisi ise kitle iletişim araçlarının bizlere aktardığı bilgilerdir.
Soru 147
I. Medya çalışanları
II. Çalışma düzeni
III. Kurumsal amaçlar
IV. Yönelim gereksinimi
Verilenlerden hangileri medyanın gündemini belirleyen unsurlardan biridir?
II. Çalışma düzeni
III. Kurumsal amaçlar
IV. Yönelim gereksinimi
Verilenlerden hangileri medyanın gündemini belirleyen unsurlardan biridir?
Seçenekler
A
I-II-IV
B
I-III-IV
C
I-II-III
D
II-III-IV
E
I-II-III-IV
Açıklama:
Medya çalışanları, çalışma düzeni, kurumsal amaçlar, kurum dışından gelen etkiler ve ideolojik eğilimlerdir.
Soru 148
I. Kaynağın güvenirliği
II. Bireylerarası iletişim
III. Bireysel nitelikler deneyimler
IV. Gündem yanlılığı
Verilenlerden hangileri kamu gündemini belirleyen unsurlar arasında yer almaktadır?
II. Bireylerarası iletişim
III. Bireysel nitelikler deneyimler
IV. Gündem yanlılığı
Verilenlerden hangileri kamu gündemini belirleyen unsurlar arasında yer almaktadır?
Seçenekler
A
I-II-IV
B
II-III-IV
C
I-II-III
D
I-III-IV
E
I-II-III-IV
Açıklama:
Kaynağın güvenirliği, bireylerarası iletişim, bireysel nitelikler deneyimler
kamu gündemini belirleyen unsurlar arasında yer alırken günden yanlılığı medya gündemini belirleyen unsurla arasında yer almaktadır.
kamu gündemini belirleyen unsurlar arasında yer alırken günden yanlılığı medya gündemini belirleyen unsurla arasında yer almaktadır.
Soru 149
Medya gündemindeki konu ya da kişilerin niteliklerinin kamu gündemindeki etkilerini konu alan ikinci düzey gündem belirleme araştırmalarıyla yakın ilişkide bulunan kavramların tümü aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
Gündem oluşturma- sınırlandırma
B
Kontrol etme- sınırlandırma
C
Baskılama-çerçeveleme
D
Önemlileştirme-baskılama
E
Önceleme-çerçeveleme
Açıklama:
Medya gündemindeki konu ya da kişilerin niteliklerinin kamu gündemindeki etkilerini konu alan ikinci düzey gündem belirleme araştırmalarıyla yakın ilişkide bulunan iki kavram, önceleme (öne çıkarma, önemlileştirme) ve çerçevelemedir.
Soru 150
"İletişim, mesajlar aracılığıyla etkileşimdir. Kitle iletişimi ise sembolik çevrenin kitlesel üretimidir. İletişim; en geniş insancıl anlamında, insanoğlu tarafından ne, neyin önemli ve doğru olduğu konularını içeren mesajların üretimi, elde edilmesi ve algılanmasıdır. Bu tanım, yetiştirme kuramının temelini oluşturur. Nitekim mesajların üretilmesi kurumsal süreci, elde edilmesi mesaj sistemini ve algılanması da yetiştirme boyutunu karşılar." görüşünü savunan iletişim kuramı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Gerbner- yetiştirme kuramı
B
Gündem belireme kuramı
C
Suskunluk sarmalı kuramı
D
Lowell’in etkili çoğunluk kuramı
E
Siyaset biliminde psikolojiyi esas tutan iktidar kuramı
Açıklama:
Yetiştirme kuramı (Cultivation Theory), Amerika Birleşik Devletleri’nde 1960’ların sonu ve 1970’li yılların başında Gerorge Gerbner tarafından Kültürel Göstergeler Projesi adı altında geliştirilmiştir. Kültürel göstergeler projesinin iletişim ve kültüre bakışı diğer kuramlardan farklı nitelikler taşır. Gerbner, iletişimi iki dönemde ele alır: Bunlar doğrudan deneyimli iletişim ve dolaylı deneyimli iletişim dönemleridir. Ona göre iletişim, mesajlar aracılığıyla etkileşimdir. Kitle iletişimi ise sembolik çevrenin kitlesel üretimidir. İletişim; en geniş insancıl anlamında, insanoğlu tarafından ne, neyin önemli ve doğru olduğu konularını içeren mesajların üretimi, elde edilmesi ve algılanmasıdır. Bu tanım, yetiştirme kuramının temelini oluşturur. Nitekim mesajların üretilmesi kurumsal süreci, elde edilmesi mesaj sistemini ve algılanması da yetiştirme boyutunu karşılar.
Ünite 4
Soru 1
Aşağıdakilerden hangisi, Fiske’ ye göre kullanımlar ve doyumlar araştırmalarının temellendiği varsayımları arasında yer almaz?
Seçenekler
A
İzleyici aktiftir; medyanın yayımladığı her şeyin pasif bir alıcısı değildir.
B
İzleyiciler en iyi doyumu sağlayacak medyayı ve programları özgürce seçerler.
C
Medya doyumu tek değildir; tatile gitmek, spor yapmak, dans etmek de medyanın kullanıldığı gibi kullanılır.
D
Medyanın kültürel önemi konusundaki değer yargıları ve görüşler mutlaka dikkate alınmalıdır.
E
İnsanlar belirli durumlarda kendi çıkarlarının ve güdülerinin farkındadırlar ya da farkındalık sağlanabilir.
Açıklama:
Medyanın kültürel önemi konusundaki değer yargıları göz ardı edilmek zorundadır. Örneğin belli bir dizinin saçma sapan bir dizi olduğunu söylemek gereksizdir. Eğer bu dizi çok sayıda kişi tarafından izleniyor ve çok sayıda kişinin gereksinimlerine yanıt veriyorsa yararlıdır. Doğru cevap D'dir.
Soru 2
Aşağıdakilerden hangisi, Enformasyon ile ilgili bir izleyici doyumudur?
Seçenekler
A
Kişisel değerlere destek bulmak
B
Davranış modelleri bulmak
C
Merak ve genel ilgiyi tatmin etmek
D
Kendine ilişkin iç görü kazanmak
E
İçsel kültürel veya estetik zevk almak
Açıklama:
Enformasyon ile ilgili doyumlar • Yakın çevredeki, toplumdaki ve dünyadaki olaylarla ve koşullarla ilgili enformasyon bulmak • Pratik konularda tavsiye ya da fikir ve karar seçenekleri araştırmak • Merak ve genel ilgiyi tatmin etmek • Öğrenme, kendi kendine eğitim • Bilgi sayesinde bir güvenlik duygusu kazanmak'tır. İçsel kültürel veya estetik zevk almak eğlence ile ilgili iken, diğer seçenekler kişisel kimlikle ilgili doyumlardır. Doğru cevap C'dir.
Soru 3
Aşağıdakilerden hangisi, Kişisel Kimlik ile ilgili izleyici doyumlarından biridir?
Seçenekler
A
Başkalarının koşullarına ilişkin iç görü ve empati kazanmak
B
Kitle iletişim araçlarındaki değerli öteki ile özdeşleşmek
C
Başkalarıyla özdeşleşmek ve bir aidiyet duygusu kazanmak
D
Aileye, arkadaşlara ya da toplumla bağlantı kurmak
E
Sohbet ve sosyal etkileşim için bir temel bulmak
Açıklama:
Kişisel kimlik doyumları: • Kişisel değerlere destek bulmak • Davranış modelleri bulmak • Kitle iletişim araçlarındaki değerli öteki ile özdeşleşmek • Kendine ilişkin içgörü kazanmaktır. Diğer verilen seçenekler bütünleşme ve sosyal alanla ilgilidir. Doğru cevap B'dir.
Soru 4
Rol oynama; rol pekiştirme; rol tanımlamanın yerine koyma; entelektüel geçerlik; otorite uygulama; eşik bekçiliği ve tartışma olanağı, televizyonun hangi tür ilişkisel yararını tanımlar?
Seçenekler
A
Düzenleyici / etkinlik ayarlama
B
İletişimi kolaylaştırma
C
Bağlanma/kaçınma
D
Toplumsal öğrenme
E
Yeterlik /baskınlık
Açıklama:
"Düzenleyici olma, zaman ve etkinlik ayarlama; konuşma kalıpları" televizyonun Yapısal sosyal yararıdır.
İlişkisel yararlar ise:
1- İletişimi kolaylaştırma: Deneyim örnekleme; ortak zemin; sohbete giriş; endişe azaltma; konuşma gündemi; değer açıklama. 2- Bağlanma/kaçınma: Fiziksel, sözel temas/ihmal; aile dayanışması, aile rahatlığı; çatışma azaltma; ilişki sürdürme 3- Toplumsal öğrenme: Karar verme; davranış modelleme; sorun çözme; değer aktarma; meşrulaştırma; enformasyon yayma; eğitimin yerine geçme
4-Yeterlik/baskınlık: Rol oynama; rol pekiştirme; rol tanımlamanın yerine koyma; entelektüel geçerlik; otorite uygulama; eşik bekçiliği; tartışma olanağıdır. Doğru cevap E'dir.
İlişkisel yararlar ise:
1- İletişimi kolaylaştırma: Deneyim örnekleme; ortak zemin; sohbete giriş; endişe azaltma; konuşma gündemi; değer açıklama. 2- Bağlanma/kaçınma: Fiziksel, sözel temas/ihmal; aile dayanışması, aile rahatlığı; çatışma azaltma; ilişki sürdürme 3- Toplumsal öğrenme: Karar verme; davranış modelleme; sorun çözme; değer aktarma; meşrulaştırma; enformasyon yayma; eğitimin yerine geçme
4-Yeterlik/baskınlık: Rol oynama; rol pekiştirme; rol tanımlamanın yerine koyma; entelektüel geçerlik; otorite uygulama; eşik bekçiliği; tartışma olanağıdır. Doğru cevap E'dir.
Soru 5
Aşağıdakilerden hangisi, Yarışma programlarının eğitimsel çekicilikleriyle ilgili bir doyumdur?
Seçenekler
A
Sandığımdan daha fazlasını bildiğimi keşfediyorum
B
Kendimi uzmanlarla karşılaştırabiliyorum
C
Programa katıldığımı ve başarılı olabileceğimi hayal etmeyi seviyorum
D
Desteklediğim taraf kazanırsa memnun oluyorum
E
Okul yıllarımı anımsıyorum
Açıklama:
Yarışma programlarının Eğitimsel çekicilik doyumları: • Sandığımdan daha fazlasını bildiğimi keşfediyorum • Kendimi geliştirdiğimi keşfediyorum • Programa katılanlara saygı duyuyorum • Daha sonra bazı sorular üzerinde tekrar düşünüyorum • Yarışmaları eğitici buluyorum. Diğer seçenekler Kendini takdir etme doyumlarıdır. Doğru cevap A'dır.
Soru 6
Aşağıdakilerden hangisi, Kullanımlar ve doyumlar araştırmacılarının, yeni medya ile ilgili olarak çalışmalar yaptıkları konular arasında yer almaz?
Seçenekler
A
YouTube’u izleme güdüleri /motivleri
B
Kullanıcı kaynaklı medyanın sağladığı doyumlar
C
Pembe dizilerin izlenmesiyle ilgili doyumlar
D
Sosyal medyanın kullanımları ve doyumları
E
E-posta, cep telefonları ve anında mesajlarla ilgili doyumlar
Açıklama:
Kullanımlar ve doyumlar araştırmacıları, yeni medya ile ilgili olarak genellikle şu konularda çalışmalar yapmaktadırlar: • YouTube’u izleme güdüleri (motivleri) • Kullanıcı kaynaklı (user-generated) medyanın sağladığı doyumlar • Sosyal medyanın kullanımları ve doyumları • E-posta, cep telefonları ve anında mesajlarla ilgili doyumlar. Doğru cevap C'dir.
Soru 7
Aşağıdakilerden hangisi, Kullanımlar ve doyumlar yaklaşımının eleştiri ve sorumluluktan kaçınmasını sağlayan yönüdür?
Seçenekler
A
Özgür seçimi vurgulaması ve halka istediğini vermesi.
B
Bireyci ve psikolojiyi ön plana koyan bir duruş sergilemesi.
C
Sosyo-kültürel ve toplumsal yorumları dikkate alması.
D
Statükoyu koruyarak toplumsal ve siyasal katkı sağlaması.
E
Doyum amaçları ve enformasyon ilişkisinin net olması.
Açıklama:
Doyum kuramcıları, kendilerini sorumluluktan kurtaran Kullanımlar ve Doyum Yaklaşımı'nı, iletişim politikalarının merkezine alırlar. Bu politika “halka istediğini verme” olarak özetlenebilir. Kullanımlar ve doyumlar kuramcıları izleyicinin aktif ve bilinçli seçimini abartma ve kullanma eğilimindedirler. Oysa medya tüketimi çoğu zaman özgür seçimin ürünü değildir; çoğu zaman dayatılmıştır. Diğer seçenekler ise Kullanımlar ve doyumlar yaklaşımının uygulamadığı veya eleştirilen yönleridir. Doğru cevap A'dır.
Soru 8
Sven Windahl ’ın iletişim araçlarının farklı kullanım türlerinin farklı sonuçlar ürettiği hipotezine dayanan bir iletişim modelidir. Kitle iletişimini, iletişimci mi yoksa izleyici bakış açısından görmek mi gibi anlayış farklılıklarını vurgulamanın, benzerlikleri vurgulamaktan daha yararlı olduğuna inanan iki yaklaşımın sentezini savunan bu model aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kullanımlar ve doyumlar Modeli
B
Kullanımlar ve bağımlılık Modeli
C
Bağımlılık Modeli
D
Kullanımlar ve etkiler Modeli
E
Beklenti -Değer Modeli
Açıklama:
Kullanımlar ve doyumlar yaklaşımı ile etki modelinin birleşmesiyle Kullanımlar ve etkiler modeli ortaya atılmıştır. Kullanımlar ve etkiler, Sven Windahl’ın iletişim araçlarının farklı kullanım türlerinin farklı sonuçlar ürettiği hipotezine dayanan bir iletişim modelidir. Windahl’a göre, geleneksel etki yaklaşımları ile kullanımlar ve doyumlar yaklaşımı arasındaki esas farklılık, bir medya etkisi araştırmacısının kitle iletişimini genellikle iletişimcinin bakış açısından araştırırken, kullanımlar ve doyumlar araştırmacısının izleyiciyi kalkış noktası olarak görmesinden kaynaklanır. Windahl, farklılıkları vurgulamanın benzerlikleri vurgulamaktan daha yararlı olduğuna inanarak iki yaklaşımın bir sentezini ortaya koyar. Doğru cevap D'dir.
Soru 9
"İnsan davranışını önceden kestirmeyi amaçlayan ve insanların davranışsal tercihler yapmalarına yol açan bilişsel süreçleri tanımlayan çeşitli kuramsal yaklaşımlardır. Bu yaklaşımların ortak önermesi; bir kişinin davranışının, o kişinin olası davranışlarının sonuçları ve bunların kişi için taşıdığı değere ilişkin algısıyla belirlendiğidir." Tanımlanan izleyici yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kullanımlar ve doyumlar Modeli
B
Kullanımlar ve etkiler Modeli
C
Bağımlılık Modeli
D
Kullanımlar ve Bağımlılık Modeli
E
Beklenti -Değer Modeli
Açıklama:
Beklenti-değer yaklaşımları, İnsan davranışını önceden kestirmeyi amaçlayan ve insanların davranışsal tercihler yapmalarına yol açan bilişsel süreçleri tanımlayan çeşitli kuramsal yaklaşımlardır. Bu yaklaşımların ortak önermesi; bir kişinin davranışının, o kişinin olası davranışlarının sonuçları ve bunların kişi için taşıdığı değere ilişkin algısıyla belirlendiğidir. Doğru cevap E'dir.
Soru 10
Aşağıdakilerden hangisi İletişim araçlarının kullanım nedenleri ve doyumları arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Dünyada ne olup bittiği hakkında bilgi edinmek
B
Bireyselleşme ve yalnızlıktan haz almak
C
Eğlenmek, hoşça vakit geçirmek
D
Günlük yaşamın baskılarından kurtulmak
E
Yiyecek, giyecek ve eşyalar hakkında bilgi almak
Açıklama:
İletişim araçlarının kullanım nedenleri ve doyumlar genellikle şu konular etrafında toplanmaktadır: • Dünyada ne olup bittiği hakkında bilgi edinmek • Kişisel ilişki ve arkadaşlık gereksinimini karşılamak • Eğlenmek, hoşça vakit geçirmek • Günlük yaşamın baskılarından kurtulmak • Yiyecek, giyecek ve eşyalar hakkında bilgi almak. Kısacası, bireyselliği değil; kişisel ilişki, iletişim ve arkadaşlık doyumu sağlar. Doğru cevap B'dir.
Soru 11
Kullanımlar ve doyumlar yaklaşımında iletişim araçlarının kullanım nedenleri hangi kavramla açıklanır?
Seçenekler
A
Kişilerin gereksinimleri
B
Kişilerin hayalleri
C
Kişilerin beklentileri
D
Kişilerin yetenekleri
E
Kişilerin imkanları
Açıklama:
Kullanımlar ve doyumlar yaklaşımında iletişim araçlarının kullanım nedenleri, kişilerin gereksinimleriyle açıklanır. Kişilerin bireysel ve toplumsal gereksinimleri vardır ve bu gereksinimleri giderip, gerginlikten kurtulmaya çalışırlar. Bu gerginliği gidermenin yollarından biri de iletişim araçlarını aktif olarak kullanmaktır.
Soru 12
Maslow’un gereksinimler hiyerarşisi modeline göre en alt basmakta yer alan gereksinim nedir?
Seçenekler
A
Fizyolojik gereksinimler
B
Ait olma/sevgi gereksinimleri
C
Değer, aidiyet, mensubiyet gereksinimleri
D
Kendini gerçekleştirme gereksinimleri
E
Güvenlik gereksinimleri
Açıklama:
Maslow’un gereksinimler hiyerarşisi modeli bu doyumlarla ilgilidir. Maslow, insan güdülerini bir piramit biçiminde değerlendirerek gereksinimlerin aşamaları olduğunu belirtmiştir. Buna göre açlık, susuzluk ve cinselliğin fizyolojik doyumu, gereksinimler piramidinin en alt basamağını oluşturmaktadır. Bu basamaktaki gereksinimler giderilmeden bir üst basamağa geçmek oldukça zordur.
Soru 13
İnsanın davranışını bir hedefin gerçekleşmesine ya da bir nesneyi elde etmeye doğru yönelten ya da uyaran içsel güce ne ad verilir?
Seçenekler
A
Arzu
B
Hayal
C
Güdü
D
Hedef
E
Yöntem
Açıklama:
Güdü, insanın davranışını bir hedefin gerçekleşmesine ya da bir nesneyi elde etmeye doğru yönelten ya da uyaran içsel bir güçtür. Bireyin bu gücün etkisiyle harekete geçmesine de güdülenme (motivasyon) denir.
Soru 14
Kitle iletişim araçlarının etkisinin toplumsal sistem, kitle iletişim araçlarının bu sistemdeki rolü ve izleyicilerin bu araçlarla ilişkileri ile belirlendiği iddia eden model hangisidir?
Seçenekler
A
Kullanımlar ve doyumlar modeli
B
Bağımlılık modeli
C
Kullanımlar ve etkiler modeli
D
Kullanımlar modeli
E
Gereksinimler modeli
Açıklama:
Kullanımlar ve doyumlar yaklaşımı dar bir biçimde bireyin psikolojik gereksinimleri üzerinde odaklanır. Bağımlılık modeli ise iletişim araçlarına bağımlılıkların belirleyicisi olarak toplum, iletişim araçları ve izleyici kitlesi arasındaki üçlü ilişkiyi vurgular. Modele göre kitle iletişim araçlarının etkisi toplumsal sistem, kitle iletişim araçlarının bu sistemdeki rolü ve izleyicilerin bu araçlarla ilişkileri ile belirlenir
Soru 15
Aşağıdakilerden hangisi Richard Kilborn'a göre pembe dizi izlemenin nedenlerinden biri olamaz?
Seçenekler
A
Karakterlerle özdeşleşme ve ilişkide olma
B
Güncel konularla ilgili tartışma konusu edinme
C
Toplumsal ve kişisel etkileşim için başlama noktası edinme
D
Gerçek yaşamdan kaçmaya izin veren fantezi dünyası
E
Entelektüel doyum sağlama
Açıklama:
Pembe dizi izlemek entelektüel bir faaliyet olmadığı için doğru yanıt E şıkkıdır.
Soru 16
McQuail, Blumler and Brown yaptıkları çalışma sonucunda izleyicinin televizyondaki yarışma programlarını dört temel doyum sağladığı için izlediğini tespit etmiştir. Aşağıdakilerden hangisi bu dört doyumdan biri değildir?
Seçenekler
A
Kendini takdir etme
B
Toplumsal etkileşimde bulunma
C
Heyecan duyma
D
Eğitimsel kazanım
E
Hayal kurma
Açıklama:
Hayal kurmak yarışma programı izlemenin sonucunda edinilen doyumlardan biri değildir.
Soru 17
Aşağıdakilerden hangisi insanların cinayet dizisi izleme nedenlerinden biridir?
Seçenekler
A
Eğitim alma
B
Güven tazeleme
C
Karakterle özdeşleşme
D
Toplumsal yabancılaşma
E
Kültürlenme
Açıklama:
Bazı izleyiciler cinayet dizilerini kent yaşamına ilişkin bilgi edinmek için kullanırken, bazıları da güven tazeleme amaçlı kullanmaktadır. Yasa ve düzenin sonunda galip gelmesini görmek seyircilerin hoşuna gitmektedir.
Soru 18
İnsan davranışını önceden kestirmeyi amaçlayan ve insanların davranışsal tercihler yapmalarına yol açan bilişsel süreçleri tanımlayan kuramlara ne ad verilir?
Seçenekler
A
Bağımlılık modeli
B
Kullanımlar ve etkiler modeli
C
Beklenti-değer yaklaşımı
D
Kullanımlar ve doyumlar modeli
E
Kullanımlar ve bağımlılık modeli
Açıklama:
Beklenti-değer yaklaşımları, İnsan davranışını önceden kestirmeyi amaçlayan ve insanların davranışsal tercihler yapmalarına yol açan bilişsel süreçleri tanımlayan çeşitli kuramsal yaklaşımlardır. Bu yaklaşımların ortak önermesi; bir kişinin davranışının, o kişinin olası davranışlarının sonuçları ve bunların kişi için taşıdığı değere ilişkin algısıyla belirlendiğidir.
Soru 19
İletişim araştırmalarına “aktif izleyici” tezini getiren kuram hangisidir?
Seçenekler
A
Kullanımlar ve doyumlar yaklaşımı
B
Bağımlılık modeli
C
Beklenti-değer yaklaşımı
D
Kullanımlar ve bağımlılık modeli
E
Kullanımlar ve etkileri modeli
Açıklama:
Kullanımlar ve doyumlar yaklaşımı, iletişim araştırmalarına “aktif izleyici” tezini getirmiştir. Aktif izleyici tezinde, izleyicilerin kendi gereksinimlerine göre iletişim araçlarını ve içeriklerini seçtikleri ve kendi etkilerini kendilerinin aradığı görüşü savunulur.
Soru 20
Aşağıdakilerden hangisi kullanımlar ve doyumlar araştırmacılarının yeni medya ile ilgili olarak yaptıkları çalışmalardan biri değildir?
Seçenekler
A
YouTube’u izleme güdüleri
B
Kullanıcı kaynaklı medyanın sağladığı doyumlar
C
Sosyal medyanın kullanımları ve doyumları
D
E-posta, cep telefonları ve anında mesajlarla ilgili doyumlar
E
Televizyon izlemenin sağladığı doyumlar
Açıklama:
Televizyon yeni medya türü değildir.
Soru 21
Kullanımlar ve doyumlar yaklaşımının temelleri hangi araştırmacı tarafından atılmıştır?
Seçenekler
A
Elihu Katz
B
Denis McQuail
C
John Fiske
D
Karl Eric Rosengren
E
Sven Windahl
Açıklama:
Kullanımlar ve doyumlar yaklaşımının temelleri ilk defa 1959'da Elihu Katz tarafından yazılan bir makalede açıklanmıştır. Katz, bu makalede medyanın insanlara ne yaptığı değil, insanların medya ile ne yaptığı sorusunun sorulması gerektiğini ileri sürerek bu yaklaşımın temellerini atmıştır. Doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 22
Maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisi modelinin en alt basamağında yer ala ve doyurulması gereken en temel ihtiyaç aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Ait olma ve sevgi gereksinimi
B
Güvenlik gereksinimi
C
Fizyolojik gereksinimler
D
Değer, aidiyet, mensubiyet gereksinimleri
E
Kendini gerçekleştirme gereksinimi
Açıklama:
Maslow, insan güdülerini bir piramit şeklinde değerlendirerek gereksinim aşamaları olduğunu ifade etmiştir. Bu piramidin en alt basamağında fizyolojik gereksinimler, ikinci basamakta güvenlik gereksinimleri, üçüncü basamakta ait olma ve sevgi gereksinimi, dördüncü basamakta değer, aidiyet ve mensubiyet gereksinimi, beşinci basamakta kendini gerçekleştirme gereksinimleri yer alır. Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 23
"insanın davranışını bir hedefin gerçekleşmesine ya da bir nesneyi elde etmeye doğru yönelten ya da uyaran güç" şeklinde tanımı yapılan ifade aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Motivasyon
B
Güdülenme
C
Gereksinim
D
Güdü
E
Doyum
Açıklama:
Gereksinim, psikolojik bir kavram olup ihtiyaçları ifade eder. Güdülenme ve motivasyon ise güdünün etkisiyle harekete geçmeye denir. doyum, bir ihtiyacın giderilmesi, doyurulması anlamına gelir. Verilen ifade güdü kavramını açıklamaktadır. Doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 24
Aşağıdakilerden hangisi kitle iletişim araçlarının işlevleri arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Haber verme
B
Ürün/ hizmete ilişkin bilgi verme
C
Zaman geçirme
D
Eğlenme
E
Fizyolojik gereksinimleri karşılama
Açıklama:
A, B, C, D seçenekleri kitle iletişim araçlarının işlevleri arasında yer alırken nefes alma, yeme-içme gibi yaşamın devamlılığı için gereken fizyolojik ihtiyaçların karşılanması işlevine sahip değildir. doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 25
I. Başkalarının koşullarına ilişkin içgörü kazanmak.
II. Sosyal rollerin yürütülmesine yardımcı olmak.
III. Başkalarıyla özleşmek ve bir aidiyet duygusu kazanmak.
Yukarıda verilen kitle iletişim araçlarının kullanım nedenleri hangi başlığın altında yer almaktadır?
II. Sosyal rollerin yürütülmesine yardımcı olmak.
III. Başkalarıyla özleşmek ve bir aidiyet duygusu kazanmak.
Yukarıda verilen kitle iletişim araçlarının kullanım nedenleri hangi başlığın altında yer almaktadır?
Seçenekler
A
Enformasyon
B
Kişisel kimlik
C
Bütünleşme ve sosyal etkileşim
D
Eğlence
E
Dinlenme
Açıklama:
Kitle iletişim araçlarından sağlanan doyumlar farklı biçimlerde sınıflandırış ve kategorize edilmiştir. Verilen ifadeler kitle iletişim araçlarından elde edilen bütünleşme ve sosyal etkileşim ihtiyacının giderilmesine yöneliktir. Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 26
Aşağıdakilerden hangisi televizyonun sosyal kullanımının sağladığı ilişkisel yararlardan değildir?
Seçenekler
A
Düzenleyici
B
İletişimi kolaylaştırma
C
Bağlanma-kaçınma
D
Toplumsal öğrenme
E
Yeterlik-baskınlık
Açıklama:
Televizyonun sağladığı yararlar yapısal ve ilişkisel olmak üzere 2'ye ayrılır. B, C, D, ve E seçenekleri ilişkisel; A seçeneği yapısal yararlardandır. Doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 27
Televizyonun sağladığı yararlar arasında yer alan "karar verme, davranış modelleme, değer aktarma, eğitimin yerine geçme, enformasyon yayma" gibi yararlar hangi kategoride yer alır?
Seçenekler
A
İletişimi kolaylaştırma
B
Bağlanma-kaçınma
C
Toplumsal öğrenme
D
Yeterlik-baskınlık
E
Ortamsal
Açıklama:
Televizyonun sağladığı yararlar yapısal ve ilişkisel olmak üzere 2 başlıkta incelenir. Verilen yararlar işlevsel kategorisinin altında yer alan toplumsal öğrenme işlevine yöneliktir. Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 28
Aşağıdakilerden hangisi kullanımlar ve doyumlar araştırmalarında bir dönüm noktası olarak ifade edilebilir?
Seçenekler
A
Video kaydediciler
B
Uzaktan kumanda
C
Kablolu televizyon
D
İnternet
E
Karasal yayın yapan televizyon
Açıklama:
Kullanımlar ve doyumlar 1990'lardan itibaren yeni teknolojilerin etkisi üzerine odaklanmıştır. İnternetin etkileşime olanak vermesi diğer teknolojilerden ayrışmasına ve teori için bir dönüm noktası haline gelmesine neden olmuştur. Doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 29
Kitle iletişim içeriğinin türünün ve ne miktarda kullanıldığının, nasıl tüketildiğinin bu içerik tüketiminin sonuçlarını anlamaya yardımcı olduğunu savunan model aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kullanımlar ve doyumlar modeli
B
Kullanımlar ve etkiler modeli
C
Bağımlılık modeli
D
Kullanımlar ve bağımlılık modeli
E
Beklenti-değer modeli
Açıklama:
Belli tür içeriklerin belli etkiler yaratma eğiliminde olduğunu ve iletişim araçlarının kullanım biçimlerinin de bazı etkiler yarattığını savunan yaklaşım "kullanımlar ve etkiler" yaklaşımıdır.
Soru 30
Maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisi ile ilgili verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Gereksinimler hiyerarşisi modeli doyumlarla ilgilidir.
B
Bir gereksinimin tatmin edilmesiyle birey bir sonraki aşamaya geçer.
C
Piramitte beş kategoride gereksinim yer alır.
D
Fizyolojik gereksinimler piramidin en altında yer alır.
E
Kişisel tatmin ve kişisel başarı gereksinimi fizyolojik gereksinimlerin hemen ardından gelir.
Açıklama:
A, B, C, D seçenekleri ihtiyaçlar hiyerarşisi ile ilgili doğru bilgiler vermektedir. Hiyerarşinin birinci basamağı fizyolojik; ikinci basamağı güvenlik; üçüncü basamağı ait olma ve sevgi; dördüncü basamağı değer, aidiyet ve mensubiyet; beşinci basamağı da kendini gerçekleştirme gereksiniminden oluşur. Kişisel tatmin ve başarı beşinci basamakta yer alır. Doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 31
İletişim araçlarının etkisine maruz kalan pasif izleyiciyi odak alan araştırmaların hangi yıllara kadar iletişim alanında egemen olduğu söylenebilir?
Seçenekler
A
1930'lu yıllara kadar
B
1950'li yıllara kadar
C
1970’li yıllara kadar
D
1990'lı yıllara kadar
E
2000'li yıllara kadar
Açıklama:
İletişim araçlarının etkisine maruz kalan pasif izleyiciyi odak alan araştırmalar, 1970’li yıllara kadar iletişim alanında egemen olmuştur. Genel olarak bu araştırmalarda kitle iletişiminin hedefi konumundaki izleyicilerin, iletişim süreci içinde aktif olarak herhangi bir role sahip olmadıkları ve iletişim mesajları karşısında savunmasız ve pasif konumda kaldıkları görüşü hâkim olmuştur. Ancak 1970’lerden sonra kitle iletişiminin alıcısı konumundaki kişilerin pasif durumda olmadıklarına ilişkin araştırmalar öne çıkmaya başlamıştır. Bu araştırmalarda dilbilim, göstergebilim, kodlama, kodaçımlama, okuma gibi açılımlarla izleyicinin bir mesajı anlamlandırma yeteneği ön plana çıkarılmıştır. Aslında izleyici odaklı bu araştırmaları tetikleyen şeyin pazar araştırmaları kapsamında ele alınması gereken kullanımlar ve doyumlar yaklaşımı olduğunu belirtmek gerekir
Soru 32
Kullanımlar ve doyumlar yaklaşımına göre aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
İzleyiciler amaçlarına uygun tercihler yapma gücüne sahiptirler.
B
İnsanlar çevrelerine etkide bulunan aktif özneler olarak kabul edilirler.
C
İzleyiciler gereksinimlerine göre iletişim araçlarını ve içeriklerini seçerler.
D
İzleyiciler sunulan içeriklere seçici davranmayan pasif alıcılardır.
E
İletişim alanında, kişi kendi enformasyonunun yaratıcısıdır.
Açıklama:
Kullanımlar ve doyumlar yaklaşımı, toplum bilimlerindeki anaakım araştırma geleneğinden çıkmıştır.İnsanların medyayı neden kullandığıyla ilgilenmektedir. Bu yaklaşım okuyucu, dinleyici ya da izleyicilerin hangi iletişim araçlarını ya da içeriklerini hangi gereksinimlerle kullandıklarını ve ne gibi doyumlar sağladıklarını açıklamaya çalışır. İzleyici odaklı diğer araştırmalarda da izleyicinin bir mesajı nasıl okuduğu ve anlamlandırdığı açıklanır. Burada ortaya konulmak istenen fikir, izleyicilerin her verileni sünger gibi emen pasif alıcılar olmadığı, mesajları kendilerine uygun bir şekilde yorumladıklarıdır.
Kullanımlar ve doyumlar yaklaşımı, iletişim araştırmalarına “aktif izleyici” tezini getirmiştir. Aktif izleyici tezinde, izleyicilerin kendi gereksinimlerine göre iletişim araçlarını ve içeriklerini seçtikleri ve kendi etkilerini kendilerinin aradığı görüşü savunulur. Buna göre insanlar basit bir biçimde davranmak yerine, çevrelerine etkide bulunan aktif özneler olarak kabul edilir. Bu özneler, etkinlikleri seçme yolları arasından amaçlarına uygun tercihler yapma gücüne sahiptirler. İletişim alanında, kişi kendi enformasyonunun yaratıcısıdır. “Enformasyon” burada kişinin zaman ve mekânda hareket ederken yaşamdan çıkardığı anlam olarak nitelenir. Kitle iletişim araçları da dünyanın seyredildiği mercekler olarak görülür. Bu merceklerle kişiler, dünyanın kendilerine özgü anlamlarını oluştururlar.
Kullanımlar ve doyumlar yaklaşımı, iletişim araştırmalarına “aktif izleyici” tezini getirmiştir. Aktif izleyici tezinde, izleyicilerin kendi gereksinimlerine göre iletişim araçlarını ve içeriklerini seçtikleri ve kendi etkilerini kendilerinin aradığı görüşü savunulur. Buna göre insanlar basit bir biçimde davranmak yerine, çevrelerine etkide bulunan aktif özneler olarak kabul edilir. Bu özneler, etkinlikleri seçme yolları arasından amaçlarına uygun tercihler yapma gücüne sahiptirler. İletişim alanında, kişi kendi enformasyonunun yaratıcısıdır. “Enformasyon” burada kişinin zaman ve mekânda hareket ederken yaşamdan çıkardığı anlam olarak nitelenir. Kitle iletişim araçları da dünyanın seyredildiği mercekler olarak görülür. Bu merceklerle kişiler, dünyanın kendilerine özgü anlamlarını oluştururlar.
Soru 33
Aşağıdakilerden hangisi kullanımlar ve doyumlar araştırmalarının temellendiği varsayımlardan biri olarak kabul edilemez?
Seçenekler
A
Tatile gitmek, spor yapmak, dans etmek de medyanın kullanıldığı gibi kullanılır.
B
Medyanın kültürel önemi konusundaki değer yargıları göz ardı edilmemelidir.
C
İzleyiciler gereksinimlerine göre medya ve programları özgürce seçerler.
D
İnsanlar belirli durumlarda kendi çıkarlarının ve güdülerinin farkındadırlar.
E
İzleyici aktiftir, medyanın yayımladığı her şeyin pasif bir alıcısı değildir.
Açıklama:
Fiske, kullanımlar ve doyumlar araştırmalarının temellendiği varsayımları şöyle belirtir:
- İzleyici aktiftir. Medyanın yayımladığı her şeyin pasif bir alıcısı değildir. Program içeriğini seçer ve kullanır.
- İzleyiciler kendi gereksinimlerine en iyi doyumu sağlayacak medyayı ve programları özgürce seçerler. Medya yapımcısı programın kullanım biçimlerinin farkında olmayabilir ve farklı izleyiciler aynı programı farklı gereksinimleri gidermek amacıyla kullanabilirler.
- Medya doyumun tek kaynağı değildir. Tatile gitmek, spor yapmak, dans etmek de medyanın kullanıldığı gibi kullanılır.
- İnsanlar belirli durumlarda kendi çıkarlarının ve güdülerinin farkındadırlar ya da farkında olmaları sağlanabilir.
5. Medyanın kültürel önemi konusundaki değer yargıları göz ardı edilmek zorundadır. Örneğin belli bir dizinin saçma sapan bir dizi olduğunu söylemek gereksizdir. Eğer bu dizi çok sayıda kişi tarafından izleniyor ve çok sayıda kişinin gereksinimlerine yanıt veriyorsa yararlıdır.
Soru 34
İnsanların davranışını bir hedefin gerçekleşmesine ya da bir nesneyi elde etmeye doğru yönelten ya da uyaran içsel bir güç aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Gereksinim
B
Yaşantı
C
Güdü
D
Kullanım
E
Doyum
Açıklama:
Güdü, insanların davranışını bir hedefin gerçekleşmesine ya da bir nesneyi elde etmeye doğru yönelten ya da uyaran içsel bir güçtür. Bireyin bu gücün etkesiyle harekete geçmesine de güdülenme (motivasyon) denir.
Soru 35
Kişisel değerlere destek bulmak, davranış modelleri bulmak, (kitle iletişim araçlarındaki) değerli öteki ile özdeşleşmek ve kendine ilişkin içgörü kazanmak, kitle iletişim araçlarının kullanımının genel nedenlerinden hangisine aittir?
Seçenekler
A
Enformasyon
B
Kişisel kimlik
C
Bütünleşme
D
Eğlence
E
Sosyal etkileşim
Açıklama:
Farklı araştırmacılar, kitle iletişim araçlarından sağlanan doyumları farklı biçimlerde sınıflandırmakta ve farklı doyum kategorileri oluşturmaktadırlar. Bu bilim insanları arasında McQuail, kitle iletişim araçlarının kullanımının genel nedenlerini enformasyon, kişisel kimlik, eğlence, bütünleşme ve sosyal etkileşim başlıkları altında toplamaktadır. Bu başlıklar ise şöyle açıklanabilir:
Enformasyon
Yakın çevredeki, toplumdaki ve dünyadaki olaylarla ve koşullarla ilgili enformasyon bulmak
Pratik konularda tavsiye ya da fikir ve karar seçenekleri araştırmak
Merak ve genel ilgiyi tatmin etmek
Öğrenme, kendi kendine eğitim
Bilgi sayesinde bir güvenlik duygusu kazanmak
Kişisel kimlik
Kişisel değerlere destek bulmak
Davranış modelleri bulmak
(Kitle iletişim araçlarındaki) değerli öteki ile özdeşleşmek
Kendine ilişkin içgörü kazanmak
Bütünleşme ve sosyal etkileşim
Başkalarının koşullarına ilişkin içgörü kazanmak; sosyal empati
Başkalarıyla özdeşleşmek ve bir aidiyet duygusu kazanmak
Sohbet ve sosyal etkileşim için bir temel bulmak
Gerçek yaşamdaki arkadaşlığın yerini tutacak bir şey bulmak
Sosyal rollerin yürütülmesine yardımcı olmak
Kişinin aileye, arkadaşlara ya da toplumla bağlantı kurmasını sağlamak
Eğlence
Sorunlardan kaçmak ya da uzaklaşmak
Rahatlamak, gevşemek
İçsel kültürel ya da estetik zevk almak
Zaman geçirmek, zaman öldürmek
Duygusal rahatlama/boşalma
Cinsel uyarılma
Enformasyon
Yakın çevredeki, toplumdaki ve dünyadaki olaylarla ve koşullarla ilgili enformasyon bulmak
Pratik konularda tavsiye ya da fikir ve karar seçenekleri araştırmak
Merak ve genel ilgiyi tatmin etmek
Öğrenme, kendi kendine eğitim
Bilgi sayesinde bir güvenlik duygusu kazanmak
Kişisel kimlik
Kişisel değerlere destek bulmak
Davranış modelleri bulmak
(Kitle iletişim araçlarındaki) değerli öteki ile özdeşleşmek
Kendine ilişkin içgörü kazanmak
Bütünleşme ve sosyal etkileşim
Başkalarının koşullarına ilişkin içgörü kazanmak; sosyal empati
Başkalarıyla özdeşleşmek ve bir aidiyet duygusu kazanmak
Sohbet ve sosyal etkileşim için bir temel bulmak
Gerçek yaşamdaki arkadaşlığın yerini tutacak bir şey bulmak
Sosyal rollerin yürütülmesine yardımcı olmak
Kişinin aileye, arkadaşlara ya da toplumla bağlantı kurmasını sağlamak
Eğlence
Sorunlardan kaçmak ya da uzaklaşmak
Rahatlamak, gevşemek
İçsel kültürel ya da estetik zevk almak
Zaman geçirmek, zaman öldürmek
Duygusal rahatlama/boşalma
Cinsel uyarılma
Soru 36
Televizyonun sosyal kullanımının sağladığı yararlar yapısal ve ilişkisel olarak ikiye ayrılmaktadır. Aşağıdakilerden hangisi yapısal yararlardan biridir?
Seçenekler
A
Düzenleyicilik
B
İletişimi kolaylaştırma
C
Yeterlik/baskınlık
D
Bağlanma/kaçınma
E
Toplumsal öğrenme
Açıklama:
İnsanların televizyonu kullanma amaçları ve biçimleri kültürden kültüre önemli farklılıklar göstermektedir. Lull, Tablo 1’de açıklandığı gibi televizyonun sosyal kullanımının sağladığı yararlarını yapısal ve ilişkisel olarak ikiye ayırmaktadır.


Soru 37
İnsan davranışını önceden kestirmeyi amaçlayan ve insanların davranışsal tercihler yapmalarına yol açan bilişsel süreçleri tanımlayan; ortak önermesi bir kişinin davranışının, o kişinin olası davranışlarının sonuçları ve bunların kişi için taşıdığı değere ilişkin algısıyla belirlendiği olan yaklaşım/model aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Bağımlılık Modeli
B
Kullanımlar ve Doyumlar Yaklaşımı
C
Kullanımlar ve Bağımlılık Modeli
D
Beklenti-Değer Yaklaşımı
E
Kullanımlar ve Etkiler Modeli
Açıklama:
Beklenti-değer yaklaşımları, insan davranışını önceden kestirmeyi amaçlayan ve insanların davranışsal tercihler yapmalarına yol açan bilişsel süreçleri tanımlayan çeşitli kuramsal yaklaşımlardır. Bu yaklaşımların ortak önermesi; bir kişinin davranışının, o kişinin olası davranışlarının sonuçları ve bunların kişi için taşıdığı değere ilişkin algısıyla belirlendiğidir.
Soru 38
DeFleur ve Ball-Rokeach tarafından geliştirilen, sınırlı etkiler ile güçlü etkiler modellerini uzlaştırmaya çalışan, kitle iletişim kuramlarının mikro düzeyde çözümlemelerle kısıtlı kalması ve insanların kitle iletişim araçlarına makro düzeydeki bağlılıkları üzerinde durmamasına seçenek olarak geliştirilen ve kitle iletişiminin niçin kimi zaman çok güçlü ve dolaysız, kimi zaman da dolaylı ve oldukça zayıf etkide bulunduğu sorusunu yanıtlamaya çalışan model/yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kullanımlar ve Doyumlar Yaklaşımı
B
Kullanımlar ve Etkiler Modeli
C
Bağımlılık Modeli
D
Kullanımlar ve Bağımlılık Modeli
E
Beklenti-Değer Yaklaşımı
Açıklama:
Bağımlılık modeli, kitle iletişim araçlarına bağımlılık kuramı olarak da adlandırılan bir yaklaşımdır. DeFleur ve Ball-Rokeach tarafından geliştirilen bu model, sınırlı etkiler ile güçlü etkiler modellerini uzlaştırmaya çalışır. Bağımlılık modeli, kitle iletişim kuramlarının mikro düzeyde çözümlemelerle kısıtlı kalması ve insanların kitle iletişim araçlarına makro düzeydeki bağlılıkları üzerinde durmamasına seçenek olarak geliştirilmiştir. Bu model, kitle iletişiminin niçin kimi zaman çok güçlü ve dolaysız, kimi zaman da dolaylı ve oldukça zayıf etkide bulunduğu sorusunu yanıtlamaya çalışır.
Soru 39
Enformasyon arama, araştırma, sosyal gözetim ve yenilikleri takip etme, internetle ilgili kullanımlar ve doyumlar araştırmalarında ortaya çıkan kullanım ve doyumlardan hangisine aittir?
Seçenekler
A
Toplumsal etkileşim
B
Yükleme
C
Eğlenme
D
Online işlemler
E
Bilgilenme
Açıklama:
İnternetle ilgili kullanımlar ve doyumlar araştırmalarında ortaya çıkan kullanım ve doyumlar genel olarak şöyle özetlenebilir:
- Bilgilenme (enformasyon arama, araştırma, sosyal gözetim, yenilikleri takip etme)
- Eğlenme (Boş zamanları değerlendirme, vakit geçirme, sosyal kaçış, günlük gerilimden kaçma,rahatlama, fantezi arama, cinsellik, oyun, müzik, video)
- Toplumsal etkileşim (sohbet etme, arkadaşlık, kişisel iletişim, ilişki sürdürme, yalnızlıktan kaçış, statü kazanma, rehberlik)
- Ekonomik yarar (mesleki iş arama, tüketici bilgi işlemi, alışveriş seyahat)
- Online işlemler
- Yükleme (download)
Soru 40
Yukarıda sıralanan nedenler aşağıdakilerden hangisine aittir?Seçenekler
A
Cinayet dizilerini izlemenin nedenleri
B
İnternet kullanmanın nedenleri
C
Yarışma programlarını izlemenin nedenleri
D
Pembe dizi izlemenin nedenleri
E
Haber programlarını izlemenin nedenleri
Açıklama:
İnsanların neden ve nasıl televizyon izlediklerine ilişkin araştırmaların seçtikleri türlerden biri de soap operalar; yani pembe diziler olmuştur. Richard Kilborn kullanımlar ve doyumlar bakış açısını kullanarak, bu dizileri seyretmenin genel nedenlerini şöyle özetlemektedir:
- Ev içi rutinin gündelik bir parçası ve ev işi için eğlenceli bir ödül
- Toplumsal ve kişisel etkileşim için başlama noktası
- Bireysel gereksinimleri karşılamak: yalnız kalmayı seçmenin ya da dayatılmış yalnızlığı sürdürmenin bir yolu
- Karakterlerle özdeşleşme ve ilişkide olma
- Gerçek yaşamdan kaçmaya izin veren fantezi dünyası
- Güncel konularla ilgili tartışma konusu
- Türün kurallarının ve geleneklerinin bilgisini içeren bir çeşit eleştirel oyun.
Soru 41
İzleyici odaklı iletişim araştırmalarını tetikleyen etken unsur, pazar araştırmaları kapsamında ele alınan aşağıdakilerden hangi yaklaşımdır?
Seçenekler
A
Dilbilim
B
Kullanımlar ve doyumlar
C
Pasif izleyici odak alan araştırmaları
D
Bireysel düzeydeki psikolojik unsurlar
E
Tek yönlü iletişim
Açıklama:
İzleyicinin aktifliği tezi bölümünü okuyunuz
İzleyici odaklı iletişim araştırmaları Kullanım ve doyumlar yaklaşımının ortaya çıkışı ile yapılmaya başlanmıştır.
İzleyici odaklı iletişim araştırmaları Kullanım ve doyumlar yaklaşımının ortaya çıkışı ile yapılmaya başlanmıştır.
Soru 42
A) Kitle iletişim araçlarının, bireyler tarafından gereksinimlerini gidermek amacıyla nasıl kullanıldığını açıklamak,
B) Medya davranışının güdülerini anlamak,
C) İletişim davranışını, güdüleri ve gereksinimleri izleyen işlevleri ve sonuçları belirlemek.
Kullanım ve doyumlar yaklaşımının yukarıdaki hedeflerini açıklayan kuramcı aşağıdakilerden hangisidir?
B) Medya davranışının güdülerini anlamak,
C) İletişim davranışını, güdüleri ve gereksinimleri izleyen işlevleri ve sonuçları belirlemek.
Kullanım ve doyumlar yaklaşımının yukarıdaki hedeflerini açıklayan kuramcı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Rosengren
B
Katz
C
Herzog
D
Berenson
E
Schramm
Açıklama:
Kullanım ve Doyumlar Yaklaşımı bölümünü okuyunuz
Katz, kullanım ve doyumlar yaklaşımının üç hedefi olduğunu belirtmiş ve bunları açıklamıştır.
Katz, kullanım ve doyumlar yaklaşımının üç hedefi olduğunu belirtmiş ve bunları açıklamıştır.
Soru 43
Karl Eric Rosengren tarafından model haline getirilen kullanım ve doyumlar yaklaşımında başlangıç noktası aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Algılanan çözümler
B
Doyumlar ya da doyumsuzluklar
C
Toplum
D
Medya davranışı
E
Bireyin gereksinimleri
Açıklama:
Kullanım ve Doyumlar yaklaşımını okuyunuz
Modelin başlangıç noktasını bireyin gereksinimleri oluşturmaktadır.
Modelin başlangıç noktasını bireyin gereksinimleri oluşturmaktadır.
Soru 44
Berelson, insanların neden gazete okuduklarını araştırmış ve bunları kategorileştirmiştir. Aşağıdakilerden hangisi bu kategorilerden biri değildir?
Seçenekler
A
Enformasyon edinmek için
B
Toplumsal saygınlık kazanmak için
C
Kaçış amaçlı
D
Günlük yaşam için bir araç olarak
E
Çözüm odaklı algı için
Açıklama:
Kullanım ve doyumlar yaklaşımının temellerini okuyunuz
Berelson insanların gazete okuma nedenlerini sınıflandırmıştır ve bunlar içinde çözüm odaklı algı bulunmaz.
Berelson insanların gazete okuma nedenlerini sınıflandırmıştır ve bunlar içinde çözüm odaklı algı bulunmaz.
Soru 45
"Soup opera" olarak tanımlanan ifade aşağıdakilerden hangisi için kullanılmaktadır?
Seçenekler
A
Enformasyon edinmek için
B
Kullanım ve doyumlar yaklaşımı için
C
Radyo ve televizyonda dizi biçiminde yayınlanan dramatik kurmacalar için
D
Medyanın ne iş yaptığını araştırmak için
E
Gereksinimlerin doyurulmasının ölçülmesi için
Açıklama:
Kullanım ve doyumlar yaklaşımının temellerini okuyunuz.
Soup opera, tv dizileri için kullanılmaktadır
Soup opera, tv dizileri için kullanılmaktadır
Soru 46
İnsan güdülerini bir piramit biçiminde değerlendirerek gereksinimlerin aşamaları olduğunu belirten kuramcı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
McQuail
B
Maslow
C
Katz
D
Berelson
E
Rosengren
Açıklama:
Gereksinimler ve güdüleri okuyunuz.
Maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisi, bir model olarak yaygındır.
Maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisi, bir model olarak yaygındır.
Soru 47
İnsanların davranışını bir hedefin gerçekleşmesine ya da bir nesneyi elde etmeye doğru yönelten ya da uyaran içsel gücü aşağıdakilerden hangisi tanımlamaktadır?
Seçenekler
A
Güdü
B
Doyum
C
Gereksinim
D
Kişisel özellikler
E
Yaşam baskısı
Açıklama:
Gereksinimler ve güdüleri okuyunuz.
içsel güç güdüdür.
içsel güç güdüdür.
Soru 48
McQuail'in açıkladığı kitle iletişim araçlarının kullanımının genel nedenleri içerisinde aşağıdakilerden hangisi yer almaz?
Seçenekler
A
Enformasyon
B
Kişisel kimlik
C
Bütünleşme ve sosyal etkileşim
D
Değer, aidiyet ve mensubiyet
E
Eğlence
Açıklama:
Kitle iletişim araçlarının kullanım nedenleri ve doyumları okuyunuz
McQuail 4 başlık altında kitle iletişim araçlarının genel kullanımlarını kategorize etmiştir ve bunlar içinde değer, aidiyet bulunmamaktadır.
McQuail 4 başlık altında kitle iletişim araçlarının genel kullanımlarını kategorize etmiştir ve bunlar içinde değer, aidiyet bulunmamaktadır.
Soru 49
Schramm, Lyle ve Parker, televizyonla ilgili aşağıdakilerden hangi çalışmayı yapmışlardır?
Seçenekler
A
Gençlerin iletişim alışkanlığı
B
Çocukların televizyonla ne yaptıklarını
C
Bireylerin duygusal onarma durumunu
D
Gerginlikten kurtulma durumu
E
Zaman öldürme durumunu
Açıklama:
Kullanılan İletişim Aracına Göre Sağlanan Doyumları okuyunuz
Çocukların seyrettiği programları analiz etmişlerdir
Çocukların seyrettiği programları analiz etmişlerdir
Soru 50
Richard Kilborn kullanımlar ve doyumlar bakış açısını kullanarak, televizyondaki pembe dizileri seyretmenin genel nedenlerini analiz etmiştir. Bunlar içinde aşağıdakilerden hangisi yer almaz?
Seçenekler
A
Ev içi rutinin gündelik bir parçası ve ev işi için eğlenceli bir ödül
B
Toplumsal ve kişisel etkileşim için başlama noktası
C
Karakterlerle özdeşleşme ve ilişkide olma
D
Gerçek yaşamla bütünleşme
E
Güncel konularla ilgili tartışma konusu
Açıklama:
TV'deki pembe dizilerin kullanımını okuyunuz.
Gerçek yaşamla bütünleşme değil, gerçek yaşamdan kaçmaya çalışma olacak.
Gerçek yaşamla bütünleşme değil, gerçek yaşamdan kaçmaya çalışma olacak.
Soru 51
İletişim araştırmalarına “aktif izleyici” tezini aşağıdakilerden hangisi getirmiştir?
Seçenekler
A
Kullanımlar ve doyumlar kuramı
B
Yetiştirme kuramı
C
Gündem belirleme kuramı
D
Suskunluk sarmalı kuramı
E
Hipodermik iğne kuramı
Açıklama:
İZLEYİCİNİN AKTİFLİĞİ TEZİ
Doğru yanıt A seçeneğindeki Kullanımlar ve Doyumlar Kuramıdır. Diğerleri alıcının değil medyanın güçlü olduğunu ifade eden kuramlardır.
Doğru yanıt A seçeneğindeki Kullanımlar ve Doyumlar Kuramıdır. Diğerleri alıcının değil medyanın güçlü olduğunu ifade eden kuramlardır.
Soru 52
Kullanımlar ve doyumlar kuramının kökleri hangi yıllara dayanmaktadır?
Seçenekler
A
1930'lu yıllar
B
1940'lı yıllar
C
1950'li yıllar
D
1960'lı yıllar
E
1970'li yıllar
Açıklama:
Kullanımlar ve Doyumlar Yaklaşımının Temelleri
Kullanımlar ve doyumlar kuramının kökleri 1940'lı yıllarda yapılan araştırmalara dayanmaktadır.
Kullanımlar ve doyumlar kuramının kökleri 1940'lı yıllarda yapılan araştırmalara dayanmaktadır.
Soru 53
Berelso’ın yaptığı bir araştırmada insanlara neden gazete okuduklarını sormak için bir New York gazetesinin grevinden yararlanmıştır. Yanıtlar beş ana kategoride toplanmıştır. Bu kategorilere göre insanların gazete okuma nedenleri arasında aşağıdakilerden hangisi yoktur?
Seçenekler
A
Enformasyon edinmek için okuma
B
Toplumsal saygınlık kazanmak için okuma
C
Bilmeden okuma
D
Günlük yaşam için bir araç olarak okuma
E
Toplumsal bir bağlam için okuma
Açıklama:
Kullanımlar ve Doyumlar Yaklaşımının Temelleri
C seçeneği dışındakiler hep aktif okumayı ifade etmektedir. C seçeneği rastlantısal okumaya işarettir. Bu nedenle doğru yanıt C'dir.
C seçeneği dışındakiler hep aktif okumayı ifade etmektedir. C seçeneği rastlantısal okumaya işarettir. Bu nedenle doğru yanıt C'dir.
Soru 54
Kullanımlar ve doyumlar yaklaşımını benimseyen araştırmacılar, başlangıç noktası olarak temel bir psikolojik kavramdan hareket ederler. Bu kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Okumak
B
Yazmak
C
Yürümek
D
Gereksinim
E
Gülmek
Açıklama:
İletişim Araçlarının Kullanım Nedenleri ve Doyumlar
Soruda sözü edilen kavram gereksinimdir. Bu nedenle doğru yanıt D'dir.
Soruda sözü edilen kavram gereksinimdir. Bu nedenle doğru yanıt D'dir.
Soru 55
Araştırmalarda ortaya konulan bulgular çerçevesinde,aşağıdakilerden hangisi kitle iletişim araçlarının kullanım nedenlerine bağlı olarak elde edilen kişisel doyumlar arasında değildir?
Seçenekler
A
Günlük yaşamın baskılarından kurtulmak
B
Dünyada ne olup bittiği hakkında bilgi edinmek
C
Zaman öldürmek/vakit geçirmek
D
Yiyecek, giyecek ve eşyalar hakkında bilgi almak,
E
Sürekli çalışmak
Açıklama:
Kullanım ve Doyumlar
Dikkat edilirse yanıtlar arasında en doğrusu E seçeneğinde yer almaktadır. Sürekli çalışmak uyumlu değildir. Bu nedenle doğru yanıt E seçeneğidir.
Dikkat edilirse yanıtlar arasında en doğrusu E seçeneğinde yer almaktadır. Sürekli çalışmak uyumlu değildir. Bu nedenle doğru yanıt E seçeneğidir.
Soru 56
McQuail’ın, kitle iletişim araçlarının kullanımının genel nedenlerini sıralarken aşağıdakilerden hangisini saymaz?
Seçenekler
A
Yürümek
B
Enformasyon
C
Kişisel kimlik
D
Eğlence
E
Bütünleşme
Açıklama:
Kullanımlar ve Doyumlar
Yürümek kitle iletişim araçlarından elde edilen bir doyum değildir. Bu nedenle doğru yanıt A seçeneğidir.
Yürümek kitle iletişim araçlarından elde edilen bir doyum değildir. Bu nedenle doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 57
Schramm, Lyle ve Parke’ın yaptığı araştırmaya göre, çocuklar çoğunlukla hangi tür programları seyretmektedirler?
Seçenekler
A
Film ve dizi
B
Fantezi ve eğlence
C
Müzik ve eğlence
D
Spor ve güreş
E
Haber ve dizi
Açıklama:
Kullanılan İletişim Aracına Göre Sağlanan Doyumlar
Çocukların seyrettikleri programlar fantezi ve eğlence programları olmuştur. Doğru yanıt B seçeneğidir.
Çocukların seyrettikleri programlar fantezi ve eğlence programları olmuştur. Doğru yanıt B seçeneğidir.
Soru 58
Kullanımlar ve etkiler modelini kim ortaya atmıştır?
Seçenekler
A
Donald Show
B
George Gerbner
C
Sven Windahl
D
Dennis McQuail
E
Robert Merton
Açıklama:
KULLANIMLAR VE ETKİLER MODELİ
Sven Windahl doğru yanıttır. Yani doğru yanıt C seçeneğidir.
Sven Windahl doğru yanıttır. Yani doğru yanıt C seçeneğidir.
Soru 59
Kitle iletişim araçlarına bağımlılık kuramı olarak da adlandırılan bağımlılık modelini kimler geliştirmişitir?
Seçenekler
A
Gerbner ve Morgan
B
McCOmbs ve Shaw
C
Parkins ve Marks
D
DeFleur ve Ball-Rokeach
E
Hegel ve Newton
Açıklama:
BAĞIMLILIK MODELİ
Doğru yanıt DeFleur ve Ball-Rokeach'tır. Yani D seçeneği doğru yanıttır.
Doğru yanıt DeFleur ve Ball-Rokeach'tır. Yani D seçeneği doğru yanıttır.
Soru 60
Kullanımlar ve bağımlılık modelini kimler geliştirmişlerdir?
Seçenekler
A
Horkheimer ve Adorno
B
Lazarsfeld ve Katz
C
Gross ve Signorielli
D
Habermas ve Curran
E
Rubin ve Windahl
Açıklama:
KULLANIMLAR VE BAĞIMLILIK MODELİ
Doğru yanıt E seçeneğindeki Rubin ve Windahl'dır.
Doğru yanıt E seçeneğindeki Rubin ve Windahl'dır.
Soru 61
Aşağıdakilerden hangisi kullanımlar ve doyumlar araştırmalarının temellendiği varsayımlardan biri değildir?
Seçenekler
A
İzleyici medyanın yayımlandığı her şeyin pasif bir alıcısıdır.
B
İzleyiciler kendi gereksinimlerine en iyi doyumu sağlayacak medyayı ve programları özgürce seçerler
C
Medya doyumun tek kaynağı değildir
D
İnsanlar belirli durumlarda kendi çıkarlarının ve güdülerinin farkındadırlar ya da farkında olmaları sağlanabilir.
E
Medyanın kültürel önemi konusundaki değer yargıları göz ardı edilmek zorundadır.
Açıklama:
Cevabınız doğru değilse Kullanımlar ve Doyumlar Yaklaşımı balığını yeniden gözden geçiriniz.
Sorumuzun doğru cevabı şıkkıdır.
Sorumuzun doğru cevabı şıkkıdır.
Soru 62
Berelson ise insanlara neden gazete okuduklarını sormak için bir New York gazetesinin grevinden yararlanmıştır. Aşağıdakilerden hangisi belirlenen kategorilerden biri değildir?
Seçenekler
A
Toplumsal saygınlık kazanmak için okuma
B
Kaçış amaçlı okuma
C
Enformasyon yaratmak için
D
Günlük yaşam için bir araç olarak okuma
E
Toplumsal bir bağlam için okuma
Açıklama:
Cevabınız doğru değilse Kullanımlar ve Doyumlar Yaklaşımı başlığını gözden geçiriniz.
Sorumuzun doğru cevabı C şıkkıdır. 99
Sorumuzun doğru cevabı C şıkkıdır. 99
Soru 63
Kitle iletişim araçlarının kullanım nedenleri bağlamında düşünüldüğünde, aşağıdakilerden hangisi kişisel doyumlardan biri değildir?
Seçenekler
A
Günlük yaşamın baskılarından kurtulmak
B
Dünyada ne olup bittiği hakkında bilgi edinmek
C
Zaman öldürmek/vakit geçirmek
D
Yiyecek, giyecek ve eşyalar hakkında bilgi almak
E
Öğrenme, kendi kendine eğitim
Açıklama:
Cevabınız doğru değilse Gereksinimler ve Güdüler başlığını yeniden gözden geçiriniz.
Sorumuzun doğru cevabı E şıkkıdır.
Sorumuzun doğru cevabı E şıkkıdır.
Soru 64
Aşağıdakilerden hangisi kitle iletişim araçlarının nedenlerinden kişisel kimlikle ilgilidir?
Seçenekler
A
Dinlenmek
B
Kendine ilişkin içgörü kazanmak
C
Merak ve genel ilgiyi tatmin etmek
D
Yiyecek, giyecek ve eşyalar hakkında bilgi almak
E
Bilgi sayesinde bir güvenlik duygusu kazanmak
Açıklama:
Cevabınız doğru değilse Kullanım ve Doyumlar başlığını yeniden gözden geçiriniz.
Sorumuzun doğru cevabı B şıkkıdır.
Sorumuzun doğru cevabı B şıkkıdır.
Soru 65
Aşağıdakilerden hangisi kitle iletişim araçlarının kullanma nedenlerinden bütünleşme ve sosyal etkileşimle ilgilidir?
Seçenekler
A
Başkalarının koşullarına ilişkin içgörü kazanmak; sosyal empati
B
Kişisel değerlere destek bulmak
C
Davranış modelleri bulmak
D
Kendine ilişkin içgörü kazanmak
E
ek • Ö
Açıklama:
Cevabınız doğru değilse Kullanım ve Doyumlar başlığını yeniden gözden geçiriniz.
Sorumuzun doğru cevabı A şıkkıdır.
Sorumuzun doğru cevabı A şıkkıdır.
Soru 66
Kullanımlar ve doyumlar yaklaşımıyla yapılan araştırmaların soruşturduğu konulardan biri de izleyicilerin belli tür bir programı izleme nedenleridir. Aşağıdakilerden hangisi Kendini Takdir Etme Çekiciliği ile ilgili ifadelerden biridir?
Seçenekler
A
Yarışmalar hakkında başkalarıyla konuşmak için sabırsızlanırım
B
Aynı ilgileri paylaşan aile üyelerini bir araya getirir
C
Kendimi uzmanlarla karşılaştırabiliyorum
D
Daha sonrası için bir sohbet konusu oluşturur
E
Kazananı tahmin etmeye çalışmak hoşuma gidiyor
Açıklama:
Cevabınız doğru değilse Yarışma Programlarının Kullanımı başlığını yeniden gözden geçiriniz.
Sorumuzun doğru cevabı C şıkkıdır.
Sorumuzun doğru cevabı C şıkkıdır.
Soru 67
Araştırmanın bulgularına göre izleyiciler yarışma programlarını dört temel doyum için kullanmaktadırlar. Aşağıdakilerden hangisi Eğitimsel Çekicilik ile ilgili ifadelerden biridir?
Seçenekler
A
Sandığımdan daha fazlasını bildiğimi keşfediyorum
B
Birbirine yakın bir sonucun heyecanlandırmasından hoşlanıyorum
C
Ailemle yanıtları aramayı severim
D
Aynı ilgileri paylaşan aile üyelerini bir araya getirir
E
Yarışmacıların hatalarına gülüyorum
Açıklama:
Cevabınız doğru değilse Yarışma Programlarının Kullanımı başlığını yeniden gözden geçiriniz.
Sorumuzun doğru cevabı A şıkkıdır.
Sorumuzun doğru cevabı A şıkkıdır.
Soru 68
Aşağıdakilerden hangisi internetle ilgili kullanımlar ve doyumlar araştırmalarında ortaya çıkan sonuçlarından biri değildir?
Seçenekler
A
Bilgilenme
B
Eğitim
C
Toplumsal etkileşim
D
Ekonomik yarar
E
Online işlemler
Açıklama:
Sorunuzun cevabı doğru değilse Yeni Medyada Kullanımlar ve Doyumlar Yaklaşımını yeniden gözden geçiriniz.
Sorumuzun doğru cevabı B şıkkıdır.
Sorumuzun doğru cevabı B şıkkıdır.
Soru 69
Aşağıdakilerden hangisi Kullanım ve Doyumlar Yaklaşımının sorunlu yanlarından biri değildir?
Seçenekler
A
Kullanımlar ve doyumlar kuramcıları aktif ve bilinçli seçimi abartma eğilimindedir.
B
Kullanım ve doyumlar kaba hazcılıkla eleştirilmektedir.
C
Kullanımlar ve doyumlar yaklaşımında enformasyonla doyumun amacı arasında da çelişki vardır.
D
Toplumsal ögeleri göz ardı etmesidir.
E
Kitle iletişimine konu olan ürünlerin üretim sürecine önem atfetmesi.
Açıklama:
Cevabınız doğru değilse Kullanımlar ve Doyumlar’ın Sorunlu Yanları başlığını yeniden gözden geçiriniz.
Sorumuzun doğru cevabı E şıkkıdır.
Sorumuzun doğru cevabı E şıkkıdır.
Soru 70
Kullanım ve Bağımlılık Modeline göre Toplumsal Sistem başlığı altında yer almaktadır?
Seçenekler
A
Siyasal Yapı
B
Psikolojik Özellikler
C
Toplumsal Kategoriler
D
Çıkarlar
E
Bağımlılık
Açıklama:
Cevabınız doğru değilse KULLANIMLAR VE BAĞIMLILIK MODELİ başlığını yeniden gözden geçiriniz.
Sorumuzun doğru cevabı A şıkkıdır.
Sorumuzun doğru cevabı A şıkkıdır.
Soru 71
İletişim çalışmalarında izleyici merkezli yaklaşımlar hangi yıllarda başlamıştır?
Seçenekler
A
1940'lı
B
1950'li
C
1960'lı
D
1970'li
E
2000'li
Açıklama:
GİRİŞ
Pasif izleyici; yani kitle iletişim araçlarının etkisine maruz kalan izleyici merkezli araştırmalar, 1970’li yıllara kadar iletişim alanında büyük bir egemenlik kurmuştur. Tek yönlü iletişim modelini izleyen ve insanların kitle iletişim araçlarının pasif tüketicileri olduğu fikrini taşıyan bu yaklaşımların izleyiciyi geri planda bırakması, daha sonra izleyiciyi merkez alan modellerin doğmasına neden olmuştur. Ardından izleyici merkezli yaklaşımlar önem kazanmaya başlamıştır. Bu çalışmalarda araştırmacılar, kitle iletişim araçlarının izleyicilere neler yaptığını değil, izleyicilerin kitle iletişim araçlarıyla neler yaptığını sorgular hale gelmişlerdir. İzleyici merkezli çalışmalarda izleyiciler, iletişim araçlarının etkilerine maruz kalan pasif nesneler değil, çok çeşitli gereksinimlerini karşılamak için iletişim araçlarını arayan, seçen, hangi mesajdan nasıl etkileneceğine kendisi karar veren aktif özneler olarak tanımlanmıştır. Böylece iletişim araştırmalarında odak; mesajın içeriği, etkisi ve mesajı gönderen kaynak olmaktan çıkıp bu mesajı alan izleyiciye doğru kaymıştır.
Pasif izleyici; yani kitle iletişim araçlarının etkisine maruz kalan izleyici merkezli araştırmalar, 1970’li yıllara kadar iletişim alanında büyük bir egemenlik kurmuştur. Tek yönlü iletişim modelini izleyen ve insanların kitle iletişim araçlarının pasif tüketicileri olduğu fikrini taşıyan bu yaklaşımların izleyiciyi geri planda bırakması, daha sonra izleyiciyi merkez alan modellerin doğmasına neden olmuştur. Ardından izleyici merkezli yaklaşımlar önem kazanmaya başlamıştır. Bu çalışmalarda araştırmacılar, kitle iletişim araçlarının izleyicilere neler yaptığını değil, izleyicilerin kitle iletişim araçlarıyla neler yaptığını sorgular hale gelmişlerdir. İzleyici merkezli çalışmalarda izleyiciler, iletişim araçlarının etkilerine maruz kalan pasif nesneler değil, çok çeşitli gereksinimlerini karşılamak için iletişim araçlarını arayan, seçen, hangi mesajdan nasıl etkileneceğine kendisi karar veren aktif özneler olarak tanımlanmıştır. Böylece iletişim araştırmalarında odak; mesajın içeriği, etkisi ve mesajı gönderen kaynak olmaktan çıkıp bu mesajı alan izleyiciye doğru kaymıştır.
Soru 72
Aşağıdakilerden hangisi Fiske'nin kullanımlar ve doyumlar araştırmalarının temellendiği varsayımlardan biri değildir?
Seçenekler
A
İzleyici medyanın yayımladığı her şeyin pasif bir alıcısı değildir.
B
İzleyiciler kendi gereksinimlerine en iyi doyumu sağlayacak medyayı özgürce seçerler.
C
İnsanlar belirli durumlarda kendi çıkarlarının ve güdülerinin farkında değildir.
D
Medya doyumun tek kaynağı değildir.
E
Medyanın kültürel önemi konusundaki değer yargıları göz ardı edilmek zorundadır.
Açıklama:
KULLANIMLAR VE DOYUMLAR YAKLAŞIMI
Kullanımlar ve doyumlar yaklaşımı, iletişim araçlarının etkilerini medya tüketimi açısından inceler. Kullanımlar ve doyumlar araştırmacıları, medya tüketicilerinin çeşitli medya içeriklerini tüketmenin nedenlerinin farkında olduklarını ve bunu açıkça söyleyebileceklerini varsayarlar. Fiske, kullanımlar ve doyumlar araştırmalarının temellendiği varsayımları şöyle belirtir: 1. İzleyici aktiftir. Medyanın yayımladığı her şeyin pasif bir alıcısı değildir. Program içeriğini seçer ve kullanır. 2. İzleyiciler kendi gereksinimlerine en iyi doyumu sağlayacak medyayı ve programları özgürce seçerler. Medya yapımcısı programın kullanım biçimlerinin farkında olmayabilir ve farklı izleyiciler aynı programı farklı gereksinimleri gidermek amacıyla kullanabilirler. 3. Medya doyumun tek kaynağı değildir. Tatile gitmek, spor yapmak, dans etmek de medyanın kullanıldığı gibi kullanılır. 4. İnsanlar belirli durumlarda kendi çıkarlarının ve güdülerinin farkındadırlar ya da farkında olmaları sağlanabilir. 5. Medyanın kültürel önemi konusundaki değer yargıları göz ardı edilmek zorundadır. Örneğin belli bir dizinin saçma sapan bir dizi olduğunu söylemek gereksizdir. Eğer bu dizi çok sayıda kişi tarafından izleniyor ve çok sayıda kişinin gereksinimlerine yanıt veriyorsa yararlıdır.
Kullanımlar ve doyumlar yaklaşımı, iletişim araçlarının etkilerini medya tüketimi açısından inceler. Kullanımlar ve doyumlar araştırmacıları, medya tüketicilerinin çeşitli medya içeriklerini tüketmenin nedenlerinin farkında olduklarını ve bunu açıkça söyleyebileceklerini varsayarlar. Fiske, kullanımlar ve doyumlar araştırmalarının temellendiği varsayımları şöyle belirtir: 1. İzleyici aktiftir. Medyanın yayımladığı her şeyin pasif bir alıcısı değildir. Program içeriğini seçer ve kullanır. 2. İzleyiciler kendi gereksinimlerine en iyi doyumu sağlayacak medyayı ve programları özgürce seçerler. Medya yapımcısı programın kullanım biçimlerinin farkında olmayabilir ve farklı izleyiciler aynı programı farklı gereksinimleri gidermek amacıyla kullanabilirler. 3. Medya doyumun tek kaynağı değildir. Tatile gitmek, spor yapmak, dans etmek de medyanın kullanıldığı gibi kullanılır. 4. İnsanlar belirli durumlarda kendi çıkarlarının ve güdülerinin farkındadırlar ya da farkında olmaları sağlanabilir. 5. Medyanın kültürel önemi konusundaki değer yargıları göz ardı edilmek zorundadır. Örneğin belli bir dizinin saçma sapan bir dizi olduğunu söylemek gereksizdir. Eğer bu dizi çok sayıda kişi tarafından izleniyor ve çok sayıda kişinin gereksinimlerine yanıt veriyorsa yararlıdır.
Soru 73
Kullanımlar ve doyumlar yaklaşımında açıklanan temel düşünceyi model haline getiren Karl Eric Rosengren' e göre gereksinimlerin uygun bir eyleme dönüşebilmesi için ne olması gerekmektedir?
Seçenekler
A
Çözüm yollarının algılanması gerekir.
B
Gereksinimlerin deneyiminin kişisel özelliklere göre biçimlenmesi gerekir.
C
Gereksinimlerin deneyiminin toplumsal özelliklere göre biçimlenmesi gerekir.
D
Güdülerin anlaşılması gerekir.
E
Gereksinimlerin sorun olarak tanımlanması gerekir.
Açıklama:
Rosengren’in Genel Modeli
Modelin başlangıç noktasını bireyin gereksinimleri (1) oluşturur. Ancak bu gereksinimlerin uygun bir eyleme dönüşebilmesi için, ilk başta bunların sorun (4) olarak algılanması gerekir. Ayrıca bu sorunlara olası çözüm (5) yollarının da algılanması gerekmektedir. Modelde gereksinimlerin deneyimi (3) gelişme düzeyi ve siyasal sistemin biçimi gibi toplumsal yapının özellikleri tarafından (11) ve ayrıca kişilik, toplumsal konum veya yaşam öyküsü gibi bireysel özellikler (2) tarafından biçimlendirilir veya etkilenir. Sorunların algılanması ve olası çözümler, kitle iletişim araçlarını (7) ya da diğer davranış (8) biçimlerini kullanmak üzere güdülerin (6) oluşmasına yol açar. Sonuçta, başlangıçta var olan gereksinimler tatmin edilerek birey doyuma (9) ulaşır. Rosengren’e göre güdülerin ampirik olarak gereksinim ve sorunlardan ayırt edilmesi zordur, ancak bunlar analitik olarak farklıdırlar. Kullanımlar ve doyumlar yaklaşımına göre içerik, algılanan sorunların çözümüne yardım edecek biçimde seçilir ve kullanılır. Alternatif, yani kitle iletişim araçlarına alternatif davranış da (8) örneğin arkadaşımızı ziyaret ederek sağlanabilir. Böylece toplumsal ilişki gereksinimimizi daha doğrudan ve doğal olarak sağlayabiliriz. Modelin son aşaması ise başlangıçta var olan gereksinimlerin giderilmesi deneyimidir ya da deneyimsizliğidir. Doyumun tekrar toplumsal yapı (10) ve bireysel özelliklerle (11) birleştirilmesi, güdülenmiş kitle iletişim araçları kullanımının bireyler ve toplum üzerinde birtakım bağımsız etkileri olabileceğini anımsatmak içindir.
Modelin başlangıç noktasını bireyin gereksinimleri (1) oluşturur. Ancak bu gereksinimlerin uygun bir eyleme dönüşebilmesi için, ilk başta bunların sorun (4) olarak algılanması gerekir. Ayrıca bu sorunlara olası çözüm (5) yollarının da algılanması gerekmektedir. Modelde gereksinimlerin deneyimi (3) gelişme düzeyi ve siyasal sistemin biçimi gibi toplumsal yapının özellikleri tarafından (11) ve ayrıca kişilik, toplumsal konum veya yaşam öyküsü gibi bireysel özellikler (2) tarafından biçimlendirilir veya etkilenir. Sorunların algılanması ve olası çözümler, kitle iletişim araçlarını (7) ya da diğer davranış (8) biçimlerini kullanmak üzere güdülerin (6) oluşmasına yol açar. Sonuçta, başlangıçta var olan gereksinimler tatmin edilerek birey doyuma (9) ulaşır. Rosengren’e göre güdülerin ampirik olarak gereksinim ve sorunlardan ayırt edilmesi zordur, ancak bunlar analitik olarak farklıdırlar. Kullanımlar ve doyumlar yaklaşımına göre içerik, algılanan sorunların çözümüne yardım edecek biçimde seçilir ve kullanılır. Alternatif, yani kitle iletişim araçlarına alternatif davranış da (8) örneğin arkadaşımızı ziyaret ederek sağlanabilir. Böylece toplumsal ilişki gereksinimimizi daha doğrudan ve doğal olarak sağlayabiliriz. Modelin son aşaması ise başlangıçta var olan gereksinimlerin giderilmesi deneyimidir ya da deneyimsizliğidir. Doyumun tekrar toplumsal yapı (10) ve bireysel özelliklerle (11) birleştirilmesi, güdülenmiş kitle iletişim araçları kullanımının bireyler ve toplum üzerinde birtakım bağımsız etkileri olabileceğini anımsatmak içindir.
Soru 74
Berelson New York gazetesinin grevinden yararlanarak yaptığı insanların neden gazete okuduklarına ilişkin araştırmanın sonuçlarından biri değildir?
Seçenekler
A
Enformasyon edinmek için okuma
B
Toplumdan ayrışmak için okuma
C
Kaçış amaçlı okuma
D
Günlük yaşam için bir araç olarak okuma
E
Toplumsal bir bağlam için okuma
Açıklama:
Kullanımlar ve Doyumlar Yaklaşımının Temelleri
Berelson ise insanlara neden gazete okuduklarını sormak için bir New York gazetesinin grevinden yararlanmıştır. Yanıtlar beş ana kategoride toplanmıştır. Bu kategorilere göre insanların gazete okuma nedenleri şunlardır: 1. Enformasyon edinmek için okuma, 2. Toplumsal saygınlık kazanmak için okuma, 3. Kaçış amaçlı okuma, 4. Günlük yaşam için bir araç olarak okuma 5. Toplumsal bir bağlam için okuma.
Berelson ise insanlara neden gazete okuduklarını sormak için bir New York gazetesinin grevinden yararlanmıştır. Yanıtlar beş ana kategoride toplanmıştır. Bu kategorilere göre insanların gazete okuma nedenleri şunlardır: 1. Enformasyon edinmek için okuma, 2. Toplumsal saygınlık kazanmak için okuma, 3. Kaçış amaçlı okuma, 4. Günlük yaşam için bir araç olarak okuma 5. Toplumsal bir bağlam için okuma.
Soru 75
Nefes alma, yeme, içme, uyuma Maslow'un gereksinimler hiyerarşisi modelinde hangi basamakla ilgilidir?
Seçenekler
A
Değer, mensubiyet gereksinimi
B
Kendini gerçekleştirme gereksinimi
C
Ait olma ve sevgi gereksinimi
D
Güvenlik gereksinimi
E
Fizyolojik gereksinimler
Açıklama:
Gereksinimler ve Güdüler


Soru 76
Prestij, yeterli olma Maslow'un gereksinimler hiyerarşisi modelinde hangi basamakla ilgilidir?
Seçenekler
A
Fizyolojik gereksinimler
B
Güvenlik gereksinimleri
C
Ait olma ve sevgi gereksinimleri
D
Değer, mensubiyet gereksinimleri
E
Kendini gerçekleştirme gereksinimleri
Açıklama:
Gereksinimler ve Güdüler


Soru 77
Aşağıdakilerden hangisi raştırmalarda ortaya konulan bulgular çerçevesinde, kitle iletişim araçlarının kullanım nedenlerine bağlı olarak elde edilen kişisel doyumlardan biri değildir?
Seçenekler
A
Günlük yaşamın baskılarından kurtulmak
B
Zaman öldürmek/vakit geçirmek
C
Dünyada ne olup bitenlerden tamamen uzaklaşmak
D
Dinlenmek
E
Kişisel ilişki ve arkadaşlık gereksinimini karşılamak
Açıklama:
Kullanım ve Doyumlar
Araştırmalarda ortaya konulan bulgular çerçevesinde, kitle iletişim araçlarının kullanım nedenlerine bağlı olarak elde edilen kişisel doyumlar genel olarak şu şekilde sıralanabilir: • Günlük yaşamın baskılarından kurtulmak • Dünyada ne olup bittiği hakkında bilgi edinmek • Zaman öldürmek/vakit geçirmek • Yiyecek, giyecek ve eşyalar hakkında bilgi almak, • Dinlenmek • Kişisel ilişki ve arkadaşlık gereksinimini karşılamak • İçinde yaşadığımız zamandan geri kalmamak (zamana ayak uydurmak
Araştırmalarda ortaya konulan bulgular çerçevesinde, kitle iletişim araçlarının kullanım nedenlerine bağlı olarak elde edilen kişisel doyumlar genel olarak şu şekilde sıralanabilir: • Günlük yaşamın baskılarından kurtulmak • Dünyada ne olup bittiği hakkında bilgi edinmek • Zaman öldürmek/vakit geçirmek • Yiyecek, giyecek ve eşyalar hakkında bilgi almak, • Dinlenmek • Kişisel ilişki ve arkadaşlık gereksinimini karşılamak • İçinde yaşadığımız zamandan geri kalmamak (zamana ayak uydurmak
Soru 78
McQuail, kitle iletişim araçlarının kullanımının genel nedenlerini enformasyon, kişisel kimlik, eğlence, bütünleşme ve sosyal etkileşim başlıkları altında toplamaktadır. Aşağıdakilerden hangisi bütünleşme ve sosyal etkileşim başlığı altında yer almaktadır?
Seçenekler
A
Sosyal rollerin yürütülmesine yardımcı olmak
B
Merak ve genel ilgiyi tatmin etmek
C
(Kitle iletişim araçlarındaki) değerli öteki ile özdeşleşmek
D
Sorunlardan kaçmak ya da uzaklaşmak
E
Bilgi sayesinde bir güvenlik duygusu kazanmak
Açıklama:
Kullanım ve Doyumlar
Bu bilim insanları arasında McQuail, kitle iletişim araçlarının kullanımının genel nedenlerini enformasyon, kişisel kimlik, eğlence, bütünleşme ve sosyal etkileşim başlıkları altında toplamaktadır. Bu başlıklar ise şöyle açıklanabilir: Enformasyon • Yakın çevredeki, toplumdaki ve dünyadaki olaylarla ve koşullarla ilgili enformasyon bulmak • Pratik konularda tavsiye ya da fikir ve karar seçenekleri araştırmak • Merak ve genel ilgiyi tatmin etmek • Öğrenme, kendi kendine eğitim • Bilgi sayesinde bir güvenlik duygusu kazanmak Kişisel kimlik • Kişisel değerlere destek bulmak • Davranış modelleri bulmak • (Kitle iletişim araçlarındaki) değerli öteki ile özdeşleşmek • Kendine ilişkin içgörü kazanmak Bütünleşme ve sosyal etkileşim • Başkalarının koşullarına ilişkin içgörü kazanmak; sosyal empati • Başkalarıyla özdeşleşmek ve bir aidiyet duygusu kazanmak • Sohbet ve sosyal etkileşim için bir temel bulmak • Gerçek yaşamdaki arkadaşlığın yerini tutacak bir şey bulmak• Sosyal rollerin yürütülmesine yardımcı olmak • Kişinin aileye, arkadaşlara ya da toplumla bağlantı kurmasını sağlamak Eğlence • Sorunlardan kaçmak ya da uzaklaşmak • Rahatlamak, gevşemek • İçsel kültürel ya da estetik zevk almak • Zaman geçirmek, zaman öldürmek • Duygusal rahatlama/boşalma • Cinsel uyarılma
Bu bilim insanları arasında McQuail, kitle iletişim araçlarının kullanımının genel nedenlerini enformasyon, kişisel kimlik, eğlence, bütünleşme ve sosyal etkileşim başlıkları altında toplamaktadır. Bu başlıklar ise şöyle açıklanabilir: Enformasyon • Yakın çevredeki, toplumdaki ve dünyadaki olaylarla ve koşullarla ilgili enformasyon bulmak • Pratik konularda tavsiye ya da fikir ve karar seçenekleri araştırmak • Merak ve genel ilgiyi tatmin etmek • Öğrenme, kendi kendine eğitim • Bilgi sayesinde bir güvenlik duygusu kazanmak Kişisel kimlik • Kişisel değerlere destek bulmak • Davranış modelleri bulmak • (Kitle iletişim araçlarındaki) değerli öteki ile özdeşleşmek • Kendine ilişkin içgörü kazanmak Bütünleşme ve sosyal etkileşim • Başkalarının koşullarına ilişkin içgörü kazanmak; sosyal empati • Başkalarıyla özdeşleşmek ve bir aidiyet duygusu kazanmak • Sohbet ve sosyal etkileşim için bir temel bulmak • Gerçek yaşamdaki arkadaşlığın yerini tutacak bir şey bulmak• Sosyal rollerin yürütülmesine yardımcı olmak • Kişinin aileye, arkadaşlara ya da toplumla bağlantı kurmasını sağlamak Eğlence • Sorunlardan kaçmak ya da uzaklaşmak • Rahatlamak, gevşemek • İçsel kültürel ya da estetik zevk almak • Zaman geçirmek, zaman öldürmek • Duygusal rahatlama/boşalma • Cinsel uyarılma
Soru 79
McQuail, kitle iletişim araçlarının kullanımının genel nedenlerini enformasyon, kişisel kimlik, eğlence, bütünleşme ve sosyal etkileşim başlıkları altında toplamaktadır. Aşağıdakilerden hangisi kişisel kimlik başlığı altında yer almaktadır?
Seçenekler
A
Sohbet ve sosyal etkileşim için bir temel bulmak
B
Öğrenme, kendi kendine eğitim
C
Rahatlamak, gevşemek
D
Davranış modelleri bulmak
E
İçsel kültürel ya da estetik zevk almak
Açıklama:
Kullanım ve Doyumlar
Bu bilim insanları arasında McQuail, kitle iletişim araçlarının kullanımının genel nedenlerini enformasyon, kişisel kimlik, eğlence, bütünleşme ve sosyal etkileşim başlıkları altında toplamaktadır. Bu başlıklar ise şöyle açıklanabilir: Enformasyon • Yakın çevredeki, toplumdaki ve dünyadaki olaylarla ve koşullarla ilgili enformasyon bulmak • Pratik konularda tavsiye ya da fikir ve karar seçenekleri araştırmak • Merak ve genel ilgiyi tatmin etmek • Öğrenme, kendi kendine eğitim • Bilgi sayesinde bir güvenlik duygusu kazanmak Kişisel kimlik • Kişisel değerlere destek bulmak • Davranış modelleri bulmak • (Kitle iletişim araçlarındaki) değerli öteki ile özdeşleşmek • Kendine ilişkin içgörü kazanmak Bütünleşme ve sosyal etkileşim • Başkalarının koşullarına ilişkin içgörü kazanmak; sosyal empati • Başkalarıyla özdeşleşmek ve bir aidiyet duygusu kazanmak • Sohbet ve sosyal etkileşim için bir temel bulmak • Gerçek yaşamdaki arkadaşlığın yerini tutacak bir şey bulmak• Sosyal rollerin yürütülmesine yardımcı olmak • Kişinin aileye, arkadaşlara ya da toplumla bağlantı kurmasını sağlamak Eğlence • Sorunlardan kaçmak ya da uzaklaşmak • Rahatlamak, gevşemek • İçsel kültürel ya da estetik zevk almak • Zaman geçirmek, zaman öldürmek • Duygusal rahatlama/boşalma • Cinsel uyarılma
Bu bilim insanları arasında McQuail, kitle iletişim araçlarının kullanımının genel nedenlerini enformasyon, kişisel kimlik, eğlence, bütünleşme ve sosyal etkileşim başlıkları altında toplamaktadır. Bu başlıklar ise şöyle açıklanabilir: Enformasyon • Yakın çevredeki, toplumdaki ve dünyadaki olaylarla ve koşullarla ilgili enformasyon bulmak • Pratik konularda tavsiye ya da fikir ve karar seçenekleri araştırmak • Merak ve genel ilgiyi tatmin etmek • Öğrenme, kendi kendine eğitim • Bilgi sayesinde bir güvenlik duygusu kazanmak Kişisel kimlik • Kişisel değerlere destek bulmak • Davranış modelleri bulmak • (Kitle iletişim araçlarındaki) değerli öteki ile özdeşleşmek • Kendine ilişkin içgörü kazanmak Bütünleşme ve sosyal etkileşim • Başkalarının koşullarına ilişkin içgörü kazanmak; sosyal empati • Başkalarıyla özdeşleşmek ve bir aidiyet duygusu kazanmak • Sohbet ve sosyal etkileşim için bir temel bulmak • Gerçek yaşamdaki arkadaşlığın yerini tutacak bir şey bulmak• Sosyal rollerin yürütülmesine yardımcı olmak • Kişinin aileye, arkadaşlara ya da toplumla bağlantı kurmasını sağlamak Eğlence • Sorunlardan kaçmak ya da uzaklaşmak • Rahatlamak, gevşemek • İçsel kültürel ya da estetik zevk almak • Zaman geçirmek, zaman öldürmek • Duygusal rahatlama/boşalma • Cinsel uyarılma
Soru 80
McQuail, Blumler and Brown yaptıkları bir çalışmada izleyicilerin televizyonlardaki yarışma programlarını neden izlediklerini araştırmışlardır. Araştırmanın bulgularına göre izleyiciler yarışma programlarını dört temel doyum için kullanmaktadırlar. Bunlar kendini takdir etme, toplumsal etkileşim, heyecan ve eğitimdir. Aşağıdakilerden hangisi toplumsal etkileşim başlığı altında yer alan doyum ifadelerinden biridir?
Seçenekler
A
Kendimi uzmanlarla karşılaştırabiliyorum
B
Ailemle yanıtları aramayı severim
C
Yarışmaya dahil oluyorum
D
Programa katılanlara saygı duyuyorum
E
Yarışmaları eğitici buluyorum
Açıklama:
Yarışma Programlarının Kullanımı
McQuail, Blumler and Brown yaptıkları bir çalışmada izleyicilerin televizyonlardaki yarışma programlarını neden izlediklerini araştırmışlardır. Araştırmanın bulgularına göre izleyiciler yarışma programlarını dört temel doyum için kullanmaktadırlar. Bunlar aşağıda açıklandığı gibi kendini takdir etme, sosyal etkileşim, heyecan ve eğitimdir. Kendini takdir etme çekiciliği • Kendimi uzmanlarla karşılaştırabiliyorum • Programa katıldığımı ve başarılı olabileceğimi hayal etmeyi seviyorum • Desteklediğim taraf kazanırsa memnun oluyorum • Okul yıllarımı anımsıyorum • Yarışmacıların hatalarına gülüyorum Toplumsal etkileşim için temel • Yarışmalar hakkında başkalarıyla konuşmak için sabırsızlanırım • Benimle birlikte yarışmaları izleyen insanlarla yarışmaktan hoşlanırım • Ailemle yanıtları aramayı severim • Çocuklar yarışmalardan çok şey öğrenirler • Aynı ilgileri paylaşan aile üyelerini bir araya getirir • Daha sonrası için bir sohbet konusu oluşturur Heyecan çekiciliği • Birbirine yakın bir sonucun heyecanlandırmasından hoşlanıyorum • Endişelerimi bir süre unutmak hoşuma gidiyor • Kazananı tahmin etmeye çalışmak hoşuma gidiyor • Doğru cevabı bildiğimde kendimi iyi hissediyorum • Yarışmaya dahil oluyorum Eğitimsel çekicilik • Sandığımdan daha fazlasını bildiğimi keşfediyorum • Kendimi geliştirdiğimi keşfediyorum • Programa katılanlara saygı duyuyorum • Daha sonra bazı sorular üzerinde tekrar düşünüyorum • Yarışmaları eğitici buluyorum.
McQuail, Blumler and Brown yaptıkları bir çalışmada izleyicilerin televizyonlardaki yarışma programlarını neden izlediklerini araştırmışlardır. Araştırmanın bulgularına göre izleyiciler yarışma programlarını dört temel doyum için kullanmaktadırlar. Bunlar aşağıda açıklandığı gibi kendini takdir etme, sosyal etkileşim, heyecan ve eğitimdir. Kendini takdir etme çekiciliği • Kendimi uzmanlarla karşılaştırabiliyorum • Programa katıldığımı ve başarılı olabileceğimi hayal etmeyi seviyorum • Desteklediğim taraf kazanırsa memnun oluyorum • Okul yıllarımı anımsıyorum • Yarışmacıların hatalarına gülüyorum Toplumsal etkileşim için temel • Yarışmalar hakkında başkalarıyla konuşmak için sabırsızlanırım • Benimle birlikte yarışmaları izleyen insanlarla yarışmaktan hoşlanırım • Ailemle yanıtları aramayı severim • Çocuklar yarışmalardan çok şey öğrenirler • Aynı ilgileri paylaşan aile üyelerini bir araya getirir • Daha sonrası için bir sohbet konusu oluşturur Heyecan çekiciliği • Birbirine yakın bir sonucun heyecanlandırmasından hoşlanıyorum • Endişelerimi bir süre unutmak hoşuma gidiyor • Kazananı tahmin etmeye çalışmak hoşuma gidiyor • Doğru cevabı bildiğimde kendimi iyi hissediyorum • Yarışmaya dahil oluyorum Eğitimsel çekicilik • Sandığımdan daha fazlasını bildiğimi keşfediyorum • Kendimi geliştirdiğimi keşfediyorum • Programa katılanlara saygı duyuyorum • Daha sonra bazı sorular üzerinde tekrar düşünüyorum • Yarışmaları eğitici buluyorum.
Soru 81
Aşağıdakilerden hangisi izleyici merkezli yaklaşımlar ile ilgili doğru bir ifadedir?
Seçenekler
A
Bu çalışmalar yalnızca kitle iletişim araçlarının izleyicilere ne yaptığını sorgulamıştır.
B
Bu çalışmalara göre izleyiciler tamamıyla iletişim araçlarının etkilerine maruz kalan pasif nesnelerdir.
C
İzleyici merkezli çalışmalarda, izleyiciler hangi mesajdan nasıl etkileneceğine karar veren aktif öznelerdir.
D
Kullanımlar ve doyumlar kuramı günümüzde hala kullanılan izleyici merkezli yaklaşımlardan biri değildir.
E
Kullanımlar ve doyumlar kuramına göre insanlar ihtiyaçlarını ve gereksinimlerini gidermek için kitle iletişim araçlarını kullanmazlar.
Açıklama:
İzleyici merkezli yaklaşımlarda kitle iletişim araçlarının izleyicilere neler yaptığını değil, izleyicilerin kitle iletişim araçlarıyla neler yaptığını sorgular hale gelmişlerdir. İzleyici merkezli çalışmalarda izleyiciler, iletişim araçlarının etkilerine maruz kalan pasif nesneler değil, çok çeşitli gereksinimlerini karşılamak için iletişim araçlarını arayan, seçen, hangi mesajdan nasıl etkileneceğine kendisi karar veren aktif özneler olarak tanımlanmıştır. Böylece iletişim araştırmalarında odak; mesajın içeriği, etkisi ve mesajı gönderen kaynak olmaktan çıkıp bu mesajı alan izleyiciye doğru kaymıştır. İzleyici merkezli yaklaşımların günümüzde hala kullanılan önemli araştırma yaklaşımlarından biri kullanımlar ve doyumlar kuramı adıyla anılır. Bu yaklaşım, kişilerin ihtiyaçlarını ya da gereksinimlerini gidermek ve haz ya da doyum sağlamak amacıyla kitle iletişim araçlarını ve bu araçların içeriklerinin kullandıkları düşüncesi üzerine odaklanır.
Soru 82
Aşağıdakilerden hangisi izleyici odaklı araştırmalarla ilgili doğru bir ifadedir?
Seçenekler
A
İzleyici odaklı araştırmalar, her zaman izleyicilerin iletişim sürecinde aktif bir role sahip olmadıklarını savunmuştur.
B
İzleyici odaklı araştırmalarda, izleyicilerin iletişim mesajları karşısında hep savunmasız ve pasif konumda olduğuna inanılmıştır.
C
İzleyici odaklı araştırmalar dilbilim ve göstergebilim ile ilgilenmemiştir.
D
İzleyici odaklı araştırmalar kodlama, kod açma ve okuma gibi yöntemlerle izleyicinin anlamlandırma yeteneğini ön plana çıkarmıştır.
E
İzleyici odaklı araştırmaların gelişimine yol açan kullanımlar ve doyumlar yaklaşımı değildir.
Açıklama:
1970’lerden sonra kitle iletişiminin alıcısı konumundaki kişilerin pasif durumda olmadıklarına ilişkin araştırmalar öne çıkmaya başlamıştır. Bu araştırmalarda dilbilim, göstergebilim, kodlama, kodaçımlama, okuma gibi açılımlarla izleyicinin bir mesajı anlamlandırma yeteneği ön plana çıkarılmıştır. Aslında izleyici odaklı bu araştırmaları tetikleyen şeyin pazar araştırmaları kapsamında ele alınması gereken kullanımlar ve doyumlar yaklaşımı olduğunu belirtmek gerekir.
Soru 83
Aşağıdakilerden hangisi kullanımlar ve doyumlar kuramı ile ilgili doğru bir ifadedir?
Seçenekler
A
Kullanımlar ve doyumlar yaklaşımı, toplum bilimlerdeki ana akım araştırma geleneğinden ortaya çıkmamıştır.
B
Kullanımlar ve doyumlar yaklaşımı, dinleyici ya da izleyicilerin medyayı neden kullandığı ile ilgilenmemektedir.
C
Kullanımlar ve doyumlar yaklaşımı, izleyicilerin kendi gereksinimlerine göre iletişim araçlarını ve içeriklerini seçtiklerini ve kendi etkilerini kendilerinin aradığı görüşünü savunmaz.
D
Kullanımlar ve doyumlar yaklaşımı, dinleyici ya da izleyicilerin hangi iletişim araçlarını ya da içeriklerini hangi gereksinimlerle kullandıklarını ve ne gibi doyumlar sağladıklarını açıklamaya çalışır.
E
Kullanımlar ve doyumlar kuramına göre, insanlar çevrelerine etkide bulunan aktif özneler değildir.
Açıklama:
Kullanımlar ve doyumlar yaklaşımı, toplum bilimlerindeki anaakım araştırma geleneğinden çıkmıştır. İnsanların medyayı neden kullandığıyla ilgilenmektedir. İzleyici odaklı diğer araştırmalarda da izleyicinin bir mesajı nasıl okuduğu ve anlamlandırdığı açıklanır. Burada ortaya konulmak istenen fikir, izleyicilerin her verileni sünger gibi emen pasif alıcılar olmadığı, mesajları kendilerine uygun bir şekilde yorumladıklarıdır.
Soru 84
Aşağıdakilerden hangisi kullanımlar ve doyumlar araştırmalarının temellendiği varsayımlardan biridir?
Seçenekler
A
İzleyiciler medyanın yayımladığı her şeyin pasif bir alıcısıdır.
B
İzleyiciler kendi gereksinimlerine en iyi doyumu sağlayacak medyayı ve programları özgürce seçemezler.
C
Kullanımlar ve doyumlar kuramına göre, medya doyumun tek kaynağıdır.
D
Bu kurama göre, insanlar belirli durumlarda kendi çıkarlarının ve güdülerinin farkındadır ya da farkında olmaları sağlanabilir.
E
Bu kurama göre, farklı izleyiciler aynı programı farklı gereksinimlerini gidermek için kullanmazlar.
Açıklama:
Kullanımlar ve doyumlar yaklaşımı, iletişim araçlarının etkilerini medya tüketimi açısından inceler. Kullanımlar ve doyumlar araştırmacıları, medya tüketicilerinin çeşitli medya içeriklerini tüketmenin nedenlerinin farkında olduklarını ve bunu açıkça söyleyebileceklerini varsayarlar.
Soru 85
Aşağıdakilerden hangisi kullanımlar ve doyumlar kuramı ile ilgili doğru bir ifadedir?
Seçenekler
A
Kullanımlar ve doyumlar kuramı insanların radyo dinleme ve gazete okuma alışkanlıklarındaki davranış biçimlerini incelemekle başlamamıştır.
B
Kullanımlar ve doyumlar kuramı Elihu Katz tarafından ilk kez 1959’da yazılan bir makalede açıklanmıştır.
C
Kullanımlar ve doyumlar kuramı yalnızca medya insanlara ne yapıyor sorusu ile ilgilenmiştir.
D
Kullanımlar ve doyumlar kuramı, insanlar medya ile ne yapıyor sorusu ile hiç ilgilenmemiştir.
E
Kullanımlar ve doyumlar kuramı, bireylerin medya kullanımını bireylerin toplumsal ve psikolojik doyumları açısından incelememiştir.
Açıklama:
Katz, bu makalesinde, iletişim araştırmalarının hep ikna konusuyla ilgilendiğini ve “medya insanlara ne yapıyor?” sorusuna yanıt aradıklarını, asıl sorulması gereken sorunun ise “insanlar medya ile ne yapıyor?” sorusu olduğunu ileri sürmüştür. Katz yaptığı çalışmalarda, izleyicilerin iletişim araçlarını kullanma nedenlerini ortaya koymaya çalışarak her kullanımın bir gereksinimi giderme amacı taşıdığını savunmuştur.
Soru 86
Aşağıdakilerden hangisi kullanımlar ve doyumlar kuramı ile ilgili doğru bir ifadedir?
Seçenekler
A
Kullanımlar ve doyumlar yaklaşımında iletişim araçlarının kullanım nedenleri, kişilerin gereksinimleriyle açıklanmaz.
B
Kişilerin bireysel ve toplumsal gereksinimleri vardır ve bu gereksinimleri giderip, gerginlikten kurtulmaya çalışmanın yollarından biri de iletişim araçlarını aktif olarak kullanmaktır.
C
Kullanımlar ve doyumlar yaklaşımını benimseyen araştırmacılar, başlangıç noktası olarak temel bir psikolojik kavram olan “gereksinim”den hareket etmezler.
D
Bireylerin yaşamlarını devam ettirebilmek için karşılamaları gereken bazı gereksinimleri yani ihtiyaçları vardır, ancak bu gereksinimlerin doyuma ulaştırılması gerekmemektedir.
E
Kullanımlar ve doyumlar yaklaşımının kuramsal kaynağını psikolojideki güdü kavramı oluşturmaz.
Açıklama:
Kişilerin bireysel ve toplumsal gereksinimleri vardır, elbette gereksinimleri gidermek için tatile çıkmak, spor yapmak, çeşitli hobilerle uğraşmak ve çalışmak gibi başka yollar da vardır. Ancak gereksinimleri karşılamakta kullanılan kişisel ve çevresel olanaklar yetersiz kaldığında, izleyici iletişim araçları ve bunların içeriği arasından seçimler yapar. Böylelikle gereksinimlerini doyuma ulaştırıp gerginlikten kurtulmaya çalışır. Bu açıdan, kullanımlar ve doyumlar yaklaşımı, işlevselciliğin denge görüşüne dayanır.
Soru 87
Aşağıdakilerden hangisi iletişim araçlarını kullanmada kullanımlar ve doyumlar kuramının öne sürdüğü enformasyon alma doyumlarından biri değildir?
Seçenekler
A
Yakın çevredeki, toplumdaki ve dünyadaki olaylarla ilgili enformasyon bulmak
B
Pratik konularda tavsiye ya da fikir ve karar seçenekleri araştırmak
C
Merak ve genel ilgiyi tatmin etmek
D
İçsel kültürel ya da estetik zevk almak
E
Öğrenme, kendi kendine eğitim
Açıklama:
Farklı araştırmacılar, kitle iletişim araçlarından sağlanan doyumları farklı biçimlerde sınıflandırmakta ve farklı doyum kategorileri oluşturmaktadırlar. Bu bilim insanları arasında McQuail, kitle iletişim araçlarının kullanımının genel nedenlerini enformasyon, kişisel kimlik, eğlence, bütünleşme ve sosyal etkileşim başlıkları altında toplamaktadır.
Soru 88
Aşağıdakilerden hangisi kullanımlar ve doyumlar kuramına göre televizyon izlemenin bireye sosyal kullanım açısından sağladığı yararlardan biri değildir?
Seçenekler
A
bireylerde endişe arttırma
B
değer aktarma
C
davranış modelleme
D
enformasyon yayma
E
rol pekiştirme
Açıklama:
Genel olarak izleyiciler televizyonu, çevrelerini düzenlemek ve inşa etmek, kişilerarası iletişimi kolaylaştırmak, çok sayıda insana ulaşmak, toplumsal davranışları ve rolleri öğrenmek, kişisel beceri göstermek ve bazen de diğerlerine egemen olmak amacıyla kullanmaktadırlar.
Soru 89
Aşağıdakilerden hangisi izleyicilerin yarışma programlarını izlemekten aldıkları doyumlardan heyecan çekiciliği kategorisi ile ilgilidir?
Seçenekler
A
Programa katıldığımı ve başarılı olabileceğimi hayal etmeyi seviyorum
B
Benimle birlikte yarışmaları izleyen insanlarla yarışmaktan hoşlanıyorum
C
Sandığımdan daha fazlasını bildiğimi keşfediyorum
D
Yarışmalar hakkında başkalarıyla konuşmak için sabırsızlanırım
E
Doğru cevabı bildiğimde kendimi iyi hissediyorum
Açıklama:
McQuail, Blumler and Brown yaptıkları bir çalışmada izleyicilerin televizyonlardaki yarışma programlarını neden izlediklerini araştırmışlardır. Araştırmanın bulgularına göre izleyiciler yarışma programlarını dört temel doyum için kullanmaktadırlar. Bunlar aşağıda açıklandığı gibi kendini akdir etme, sosyal etkileşim, heyecan ve eğitimdir.
Soru 90
Aşağıdakilerden hangisi internet kullanımından elde edilen kullanım ve doyumlardan biri değildir?
Seçenekler
A
rol pekiştirme
B
eğlenme
C
bilgilenme
D
vakit geçirme
E
rahatlama
Açıklama:
İnternet kullanımları ve doyumları üzerine yapılmış araştırmaların sonuçları incelendiğinde, insanların pek çok etken doğrultusunda internete yöneldikleri ortaya çıkmaktadır. Araştırmacılar, farklı kullanım kategorileri kullansalar da bütün araştırma sonuçlarında ortak olan iki motivasyon; enformasyon ve eğlence aramadır. Rol pekiştirme televizyona özgü bir özelliktir. Örneğin, dizilerdeki karakterlerle özdeşleşme ve ilişkide olma gibi.
Soru 91
Kitle iletişiminin alıcısı konumundaki kişilerin pasif durumda olmadıklarına ilişkin araştırmalar hangi yıllarda öne çıkmaya başlamıştır?
Seçenekler
A
1970
B
1990
C
2000
D
2010
E
2020
Açıklama:
İletişim araçlarının etkisine maruz kalan pasif izleyiciyi odak alan araştırmalar, 1970’li yıllara kadar iletişim alanında egemen olmuştur. Genel olarak bu araştırmalarda kitle iletişiminin hedefi konumundaki izleyicilerin, iletişim süreci içinde aktif olarak herhangi bir role sahip olmadıkları ve iletişim mesajları karşısında savunmasız ve pasif konumda kaldıkları görüşü hâkim olmuştur. Ancak 1970’lerden sonra kitle iletişiminin alıcısı konumundaki kişilerin pasif durumda olmadıklarına ilişkin araştırmalar öne çıkmaya başlamıştır. Bu araştırmalarda dilbilim, göstergebilim, kodlama, kodaçımlama, okuma gibi açılımlarla izleyicinin bir mesajı anlamlandırma yeteneği ön plana çıkarılmıştır.
Soru 92
Aktif izleyici tezi aşağıdaki yaklaşımların hangisinin ürünüdür?
Seçenekler
A
İletişim zinciri modeli
B
Sosyolojik model
C
Yetiştirme kuramı
D
Kullanımlar ve doyumlar yaklaşımı
E
Gündem belirleme yaklaşımı
Açıklama:
Kullanımlar ve doyumlar yaklaşımı, iletişim araştırmalarına “aktif izleyici” tezini getirmiştir. Aktif izleyici tezinde, izleyicilerin kendi gereksinimlerine göre iletişim araçlarını ve içeriklerini seçtikleri ve kendi etkilerini kendilerinin aradığı görüşü savunulur. Buna göre insanlar basit bir biçimde davranmak yerine, çevrelerine etkide bulunan aktif özneler olarak kabul edilir. Bu özneler, etkinlikleri seçme yolları arasından amaçlarına uygun tercihler yapma gücüne sahiptirler. İletişim alanında, kişi kendi enformasyonunun yaratıcısıdır. “Enformasyon” burada kişinin zaman ve mekânda hareket ederken ya- şamdan çıkardığı anlam olarak nitelenir. Kitle iletişim araçları da dünyanın seyredildiği mercekler olarak görülür. Bu merceklerle kişiler, dünyanın kendilerine özgü anlamlarını oluştururlar.
Soru 93
Aşağıdakilerden hangisi kullanımlar ve doyumlar araştırmalarının temellendiği varsayımlardan biri değildir?
Seçenekler
A
İzleyici aktiftir. Medyanın yayımladığı her şeyin pasif bir alıcısı değildir. Program içeriğini seçer ve kullanır.
B
İzleyiciler kendi gereksinimlerine en iyi doyumu sağlayacak medyayı ve programları özgürce seçerler. Medya yapımcısı programın kullanım biçimlerinin farkında olmayabilir ve farklı izleyiciler aynı programı farklı gereksinimleri gidermek amacıyla kullanabilirler.
C
Medya doyumun tek kaynağı değildir. Tatile gitmek, spor yapmak, dans etmek de medyanın kullanıldığı gibi kullanılır.
D
İnsanlar belirli durumlarda kendi çıkarlarının ve güdülerinin farkındadırlar ya da farkında olmaları sağlanabilir.
E
Medyanın kültürel önemi konusundaki değer yargıları göz ardı edilmemelidir. Örneğin belli bir dizinin saçma sapan bir dizi ise eğer ve bu dizi çok sayıda kişi tarafından izleniyor ise yayından kaldırılmalıdır.
Açıklama:
Fiske, kullanımlar ve doyumlar araştırmalarının temellendiği varsayımları şöyle belirtir:
- İzleyici aktiftir. Medyanın yayımladığı her şeyin pasif bir alıcısı değildir. Program içeriğini seçer ve kullanır.
- İzleyiciler kendi gereksinimlerine en iyi doyumu sağlayacak medyayı ve programları özgürce seçerler. Medya yapımcısı programın kullanım biçimlerinin farkında olmayabilir ve farklı izleyiciler aynı programı farklı gereksinimleri gidermek amacıyla kullanabilirler.
- Medya doyumun tek kaynağı değildir. Tatile gitmek, spor yapmak, dans etmek de medyanın kullanıldığı gibi kullanılır.
- İnsanlar belirli durumlarda kendi çıkarlarının ve güdülerinin farkındadırlar ya da farkında olmaları sağlanabilir.
- Medyanın kültürel önemi konusundaki değer yargıları göz ardı edilmek zorunda- dır. Örneğin belli bir dizinin saçma sapan bir dizi olduğunu söylemek gereksizdir. Eğer bu dizi çok sayıda kişi tarafından izleniyor ve çok sayıda kişinin gereksinim- lerine yanıt veriyorsa yararlıdır.
Soru 94
İzleyici merkezli yaklaşımlar da aşağıdakilerden hangisi sorgulanmaktadır?
Seçenekler
A
Kitle iletişim araçlarının izleyicilere neler yaptığı
B
İzleyicilerin kitle iletişim araçlarıyla neler yaptığı
C
Mesajın içeriğinin ve etkisinin ne olduğu
D
Mesajı gönderen kaynağın etkinliği
E
Mesajın gönderileceği iletişim araçlarının seçimi
Açıklama:
Giriş
Pasif izleyici; yani kitle iletişim araçlarının etkisine maruz kalan izleyici merkezli araştırmalar, 1970’li yıllara kadar iletişim alanında büyük bir egemenlik kurmuştur. Tek yönlü iletişim modelini izleyen ve insanların kitle iletişim araçlarının pasif tüketicileri olduğu fikrini taşıyan bu yaklaşımların izleyiciyi geri planda bırakması, daha sonra izleyiciyi merkez alan modellerin doğmasına neden olmuştur. Ardından izleyici merkezli yaklaşımlar önem kazanmaya başlamıştır. Bu çalışmalarda araştırmacılar, kitle iletişim araçlarının izleyicilere neler yaptığını değil, izleyicilerin kitle iletişim araçlarıyla neler yaptığını sorgular hale gelmişlerdir. İzleyici merkezli çalışmalarda izleyiciler, iletişim araçlarının etkilerine maruz kalan pasif nesneler değil, çok çeşitli gereksinimlerini karşılamak için iletişim araçlarını arayan, seçen, hangi mesajdan nasıl etkileneceğine kendisi karar veren aktif özneler olarak tanımlanmıştır. Böylece iletişim araştırmalarında odak; mesajın içeriği, etkisi ve mesajı gönderen kaynak olmaktan çıkıp bu mesajı alan izleyiciye doğru kaymıştır.
Pasif izleyici; yani kitle iletişim araçlarının etkisine maruz kalan izleyici merkezli araştırmalar, 1970’li yıllara kadar iletişim alanında büyük bir egemenlik kurmuştur. Tek yönlü iletişim modelini izleyen ve insanların kitle iletişim araçlarının pasif tüketicileri olduğu fikrini taşıyan bu yaklaşımların izleyiciyi geri planda bırakması, daha sonra izleyiciyi merkez alan modellerin doğmasına neden olmuştur. Ardından izleyici merkezli yaklaşımlar önem kazanmaya başlamıştır. Bu çalışmalarda araştırmacılar, kitle iletişim araçlarının izleyicilere neler yaptığını değil, izleyicilerin kitle iletişim araçlarıyla neler yaptığını sorgular hale gelmişlerdir. İzleyici merkezli çalışmalarda izleyiciler, iletişim araçlarının etkilerine maruz kalan pasif nesneler değil, çok çeşitli gereksinimlerini karşılamak için iletişim araçlarını arayan, seçen, hangi mesajdan nasıl etkileneceğine kendisi karar veren aktif özneler olarak tanımlanmıştır. Böylece iletişim araştırmalarında odak; mesajın içeriği, etkisi ve mesajı gönderen kaynak olmaktan çıkıp bu mesajı alan izleyiciye doğru kaymıştır.
Soru 95
İzleyicilerin kendi gereksinimlerine göre iletişim araçlarını ve içeriklerini seçtikleri ve kendi etkilerini kendilerinin aradığı görüşü aşağıdaki hangi izleyiciyi tarif etmektedir?
Seçenekler
A
Aktif izleyici
B
Pasif izleyici
C
Taraftar izleyici
D
Yansız izleyici
E
Dijital izleyici
Açıklama:
İzleyicinin Aktifliği Tezi
Kullanımlar ve doyumlar yaklaşımı, iletişim araştırmalarına “aktif izleyici” tezini getirmiştir. Aktif izleyici tezinde, izleyicilerin kendi gereksinimlerine göre iletişim araçlarını ve içeriklerini seçtikleri ve kendi etkilerini kendilerinin aradığı görüşü savunulur. Buna göre insanlar basit bir biçimde davranmak yerine, çevrelerine etkide bulunan aktif özneler olarak kabul edilir. Bu özneler, etkinlikleri seçme yolları arasından amaçlarına uygun tercihler yapma gücüne sahiptirler. İletişim alanında, kişi kendi enformasyonunun yaratıcısıdır. “Enformasyon” burada kişinin zaman ve mekânda hareket ederken yaşamdan çıkardığı anlam olarak nitelenir. Kitle iletişim araçları da dünyanın seyredildiği mercekler olarak görülür. Bu merceklerle kişiler, dünyanın kendilerine özgü anlamlarını oluştururlar.
Kullanımlar ve doyumlar yaklaşımı, iletişim araştırmalarına “aktif izleyici” tezini getirmiştir. Aktif izleyici tezinde, izleyicilerin kendi gereksinimlerine göre iletişim araçlarını ve içeriklerini seçtikleri ve kendi etkilerini kendilerinin aradığı görüşü savunulur. Buna göre insanlar basit bir biçimde davranmak yerine, çevrelerine etkide bulunan aktif özneler olarak kabul edilir. Bu özneler, etkinlikleri seçme yolları arasından amaçlarına uygun tercihler yapma gücüne sahiptirler. İletişim alanında, kişi kendi enformasyonunun yaratıcısıdır. “Enformasyon” burada kişinin zaman ve mekânda hareket ederken yaşamdan çıkardığı anlam olarak nitelenir. Kitle iletişim araçları da dünyanın seyredildiği mercekler olarak görülür. Bu merceklerle kişiler, dünyanın kendilerine özgü anlamlarını oluştururlar.
Soru 96
Aşağıdakilerden hangisi “kullanımlar ve doyumlar” araştırmalarının temellendiği varsayımlar arasında yer almaz?
Seçenekler
A
İzleyici aktiftir. Medyanın yayımladığı her şeyin pasif bir alıcısı değildir.
B
İzleyiciler kendi gereksinimlerine en iyi doyumu sağlayacak medyayı ve programları özgürce seçerler.
C
Medya doyumun tek kaynağı değildir.
D
İnsanlar belirli durumlarda kendi çıkarlarının ve güdülerinin farkındadırlar ya da farkında olmaları sağlanabilir.
E
Medyanın kültürel önemi konusundaki değer yargıları göz ardı edilemez.
Açıklama:
Kullanımlar ve Doyumlar Yaklaşımı
Fiske “kullanımlar ve doyumlar” araştırmalarının temellendiği varsayımları şu şekilde belirtmektedir:
İzleyici aktiftir. Medyanın yayımladığı her şeyin pasif bir alıcısı değildir. Program içeriğini seçer ve kullanır.
İzleyiciler kendi gereksinimlerine en iyi doyumu sağlayacak medyayı ve programları özgürce seçerler. Medya yapımcısı programın kullanım biçimlerinin farkında olmayabilir ve farklı izleyiciler aynı programı farklı gereksinimleri gidermek amacıyla kullanabilirler.
Medya doyumun tek kaynağı değildir. Tatile gitmek, spor yapmak, dans etmek de medyanın kullanıldığı gibi kullanılır.
İnsanlar belirli durumlarda kendi çıkarlarının ve güdülerinin farkındadırlar ya da farkında olmaları sağlanabilir.
Medyanın kültürel önemi konusundaki değer yargıları göz ardı edilmek zorundadır. Örneğin belli bir dizinin saçma sapan bir dizi olduğunu söylemek gereksizdir. Eğer bu dizi çok sayıda kişi tarafından izleniyor ve çok sayıda kişinin gereksinimlerine yanıt veriyorsa yararlıdır.
Fiske “kullanımlar ve doyumlar” araştırmalarının temellendiği varsayımları şu şekilde belirtmektedir:
İzleyici aktiftir. Medyanın yayımladığı her şeyin pasif bir alıcısı değildir. Program içeriğini seçer ve kullanır.
İzleyiciler kendi gereksinimlerine en iyi doyumu sağlayacak medyayı ve programları özgürce seçerler. Medya yapımcısı programın kullanım biçimlerinin farkında olmayabilir ve farklı izleyiciler aynı programı farklı gereksinimleri gidermek amacıyla kullanabilirler.
Medya doyumun tek kaynağı değildir. Tatile gitmek, spor yapmak, dans etmek de medyanın kullanıldığı gibi kullanılır.
İnsanlar belirli durumlarda kendi çıkarlarının ve güdülerinin farkındadırlar ya da farkında olmaları sağlanabilir.
Medyanın kültürel önemi konusundaki değer yargıları göz ardı edilmek zorundadır. Örneğin belli bir dizinin saçma sapan bir dizi olduğunu söylemek gereksizdir. Eğer bu dizi çok sayıda kişi tarafından izleniyor ve çok sayıda kişinin gereksinimlerine yanıt veriyorsa yararlıdır.
Soru 97
Kullanımlar ve doyumlar yaklaşımında kişilerin iletişim araçlarını kullanım nedenleri aşağıdakilerden hangisi ile açıklanır?
Seçenekler
A
İletişim araçlarının etkinliği
B
İletişim araçlarının eğlendiriciliği
C
Toplumsal statü
D
Kişilerin gereksinimleri
E
Ailevi tercihler
Açıklama:
İletişim Araçlarının Kullanım Nedenleri ve Doyumlar
Soru 98
Televizyonun sosyal kullanımının iletişimi kolaylaştırma, bağlanma/kaçınma, toplumsal öğrenme ve yeterlik/baskınlık şeklinde sağladığı yararlar aşağıdaki hangi başlık ile ifade edilir?
Seçenekler
A
Yapısal
B
İlişkisel
C
Kuramsal
D
Deneyimsel
E
Zamansal
Açıklama:
Kullanımlar Doyumlar Araştırmalarında Televizyon
İnsanların televizyonu kullanma amaçları ve biçimleri kültürden kültüre önemli farklılıklar göstermektedir. Lull, televizyonun sosyal kullanımının sağladığı yararlarını yapısal ve ilişkisel olarak ikiye ayırmaktadır. Yapısal yararlar; ortamsal: arkaplan ses; arkadaşlık, eğlence
düzenleyici: zaman ve etkinlik ayarlama; konuşma kalıpları olarak sıralanmaktadır. İlişkisel yararlar ise; iletişimi kolaylaştırma: deneyim örnekleme; ortak zemin; sohbete giriş; endişe azaltma; konuşma gündemi; değer açıklama; bağlanma/kaçınma: fiziksel, sözel temas/ihmal; aile dayanışması, aile rahatlığı; çatışma azaltma; ilişki sürdürme; toplumsal öğrenme: karar verme; davranış̧ modelleme; sorun çözme; değer aktarma; meşrulaştırma; enformasyon yayma; eğitimin yerine geçme; yeterlik/baskınlık: rol oynama; rol pekiştirme; rol tanımlamanın yerine koyma; entelektüel geçerlik; otorite uygulama; eşik bekçiliği; tartışma olanağı olarak sıralanır.
İnsanların televizyonu kullanma amaçları ve biçimleri kültürden kültüre önemli farklılıklar göstermektedir. Lull, televizyonun sosyal kullanımının sağladığı yararlarını yapısal ve ilişkisel olarak ikiye ayırmaktadır. Yapısal yararlar; ortamsal: arkaplan ses; arkadaşlık, eğlence
düzenleyici: zaman ve etkinlik ayarlama; konuşma kalıpları olarak sıralanmaktadır. İlişkisel yararlar ise; iletişimi kolaylaştırma: deneyim örnekleme; ortak zemin; sohbete giriş; endişe azaltma; konuşma gündemi; değer açıklama; bağlanma/kaçınma: fiziksel, sözel temas/ihmal; aile dayanışması, aile rahatlığı; çatışma azaltma; ilişki sürdürme; toplumsal öğrenme: karar verme; davranış̧ modelleme; sorun çözme; değer aktarma; meşrulaştırma; enformasyon yayma; eğitimin yerine geçme; yeterlik/baskınlık: rol oynama; rol pekiştirme; rol tanımlamanın yerine koyma; entelektüel geçerlik; otorite uygulama; eşik bekçiliği; tartışma olanağı olarak sıralanır.
Soru 99
Kullanımlar ve doyumlar araştırmalarında izleyicinin izlememe, başka kanalı ya da kaynağı seçme özgürlüğü bu kuramın hangi sorunlu yönünü ortaya koyar?
Seçenekler
A
Medya tüketiminin çoğu zaman özgür seçimin ürünü olmaması
B
Sunulan medya araçlarının sınırlı olması
C
Kullanılan istatistik yöntemlerin geçerliliği
D
Seçilen odak grupların yanlılığı
E
İstenen sonuçların dayatılması
Açıklama:
Kullanımlar ve Doyumların Sorunlu Yanları
Kullanımlar ve doyumlar yaklaşımında, medyadan çok izleyici performansı masaya yatırılarak medyanın yarattığı toplumsal olumsuzluklar hafifletilmeye çalışılmaktadır. İzleyici kendi etkisini kendi seçtiği zaman, bu seçimin sonuçlarından kendisi sorumludur. Başka bir deyişle, kitle iletişimcileri gönderdiklerinin içeriği ve etkisi nedenleriyle eleştirmek haksızlık olacaktır. Dolayısıyla kitle iletişim örgütleri ve çalışanları hiçbir şeyden sorumlu tutulamaz. Çünkü izleyici izlememek, başka kanalı ya da kaynağı seçmek özgürlüğüne sahiptir. Kuramcılar, kendilerini sorumluluktan kurtaran bu yaklaşımı, iletişim politikalarının merkezine alırlar. Bu politika “halka istediğini verme” olarak özetlenebilir. Kullanımlar ve doyumlar kuramcıları aktif ve bilinçli seçimi abartma eğilimindedirler. Oysa medya tüketimi çoğu zaman özgür seçimin ürünü değildir; çoğu zaman dayatılmıştır.
Kullanımlar ve doyumlar yaklaşımında, medyadan çok izleyici performansı masaya yatırılarak medyanın yarattığı toplumsal olumsuzluklar hafifletilmeye çalışılmaktadır. İzleyici kendi etkisini kendi seçtiği zaman, bu seçimin sonuçlarından kendisi sorumludur. Başka bir deyişle, kitle iletişimcileri gönderdiklerinin içeriği ve etkisi nedenleriyle eleştirmek haksızlık olacaktır. Dolayısıyla kitle iletişim örgütleri ve çalışanları hiçbir şeyden sorumlu tutulamaz. Çünkü izleyici izlememek, başka kanalı ya da kaynağı seçmek özgürlüğüne sahiptir. Kuramcılar, kendilerini sorumluluktan kurtaran bu yaklaşımı, iletişim politikalarının merkezine alırlar. Bu politika “halka istediğini verme” olarak özetlenebilir. Kullanımlar ve doyumlar kuramcıları aktif ve bilinçli seçimi abartma eğilimindedirler. Oysa medya tüketimi çoğu zaman özgür seçimin ürünü değildir; çoğu zaman dayatılmıştır.
Soru 100
İletişim araçlarının farklı kullanım türlerinin farklı sonuçlar ürettiği hipotezi aşağıdaki hangi modeli ortaya çıkarır?
Seçenekler
A
Kullanımlar ve doyumlar modeli
B
Bağımlılık modeli
C
Kullanımlar ve etkiler modeli
D
Kullanımlar ve bağımlılık modeli
E
Beklenti değer modeli
Açıklama:
Kullanımlar ve Etkiler Modeli
Soru 101
Modern toplumlarda kitle iletişim araçlarına maruz kalan bireylerin, içinde yaşadıkları toplumda olan bitenle ilgili olarak bilgi sahibi olabilmeleri ve buna göre kendi duygusal ve düşünsel yapılarını yönlendirebilmeleri için bu araçlara bağımlı hale gelmeleri aşağıdaki hangi model ile açıklanır?
Seçenekler
A
Kullanımlar ve doyumlar modeli
B
Bağımlılık modeli
C
Kullanımlar ve etkiler modeli
D
Kullanımlar ve bağımlılık modeli
E
Beklenti değer modeli
Açıklama:
Bağımlılık modeli, sanayileşmiş toplumlarda kitle iletişim araçlarının çok önemli olduğunu ve belli toplumsal işlevler için insanların iletişim araçlarına çeşitli bağımlılıkları olduğunu öne sürer. Bağımlılık, bir tarafın gereksinimlerini doyurma ya da amaçlarını elde etmede bir başka tarafın kaynaklarına bağlı olduğu bir ilişkidir. Modern toplumlarda kitle iletişim araçlarına maruz kalan bireyler, içinde yaşadıkları toplumda olan bitenle ilgili olarak bilgi sahibi olabilmeleri ve buna göre kendi duygusal ve düşünsel yapılarını yönlendirebilmeleri için bu araçlara bağımlı hale gelmişlerdir.
Soru 102
Kullanımlar ve bağımlılık modeline göre medyanın kişi için önemi hangi durumda artmaktadır?
Seçenekler
A
İletişim aracına ulaşabildiğinde
B
Sosyal çevresi ile aynı medyayı kullandığında
C
Medya iş çözümleri de sunduğunda
D
Medyaya daha çok bağlandıkça
E
Medya mesleki gelişime katkıda bulunduğunda
Açıklama:
Kullanımlar ve bağımlılık modeline göre, kişi gereksinimlerini gidermek için medyaya daha çok bağlandıkça, medyanın o kişi için önemi de o kadar artacaktır. Bağımlılık modeli, kitle iletişimini sosyal sisteme bağlar. Bu modele göre çağdaş̧ toplumlar gelişip karmaşıklaştıkça halk, toplumsal örgütlerle ilişkilerinde kitle iletişimine daha çok dayanmaya başlar. İletişim araçlarının etkisi sosyal sistem, iletişim sistemi ve izleyici arasındaki ilişkilere dayanır.
Soru 103
İzleyicilerin iletişim araçlarından sağladıkları doyumların bu araçları kullanım nedenleri ile yakın ilişkide olduğunu ileri sürerek, aranan doyum ile elde edilen doyumu ilişkilendiren yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kullanımlar ve doyumlar yaklaşımı
B
Bağımlılık modeli
C
Kullanımlar ve etkiler modeli
D
Kullanımlar ve bağımlılık yaklaşımı
E
Beklenti değer yaklaşımı
Açıklama:
Beklenti Değer Yaklaşımı
İzleyicilerin iletişim araçlarından sağladıkları doyumlar genellikle bu araçları kullanım nedenleri ile yakın ilişkidedir. Kişiler iletişim araçlarını belli gereksinimlerini gidermek için kullanırlar. Bu, belli doyumlar aradıklarını gösterir. Kişiler, iletişim araçlarını kullandıktan sonra da belli bir şey elde ederler. Aranan doyumlar gereksinim ya da güdüden çıkar ve araç̧ kullanma davranışından önce gelir. Elde edilen doyumlar ise bu kullanma sonu kazanılan hazlardır.
İzleyicilerin iletişim araçlarından sağladıkları doyumlar genellikle bu araçları kullanım nedenleri ile yakın ilişkidedir. Kişiler iletişim araçlarını belli gereksinimlerini gidermek için kullanırlar. Bu, belli doyumlar aradıklarını gösterir. Kişiler, iletişim araçlarını kullandıktan sonra da belli bir şey elde ederler. Aranan doyumlar gereksinim ya da güdüden çıkar ve araç̧ kullanma davranışından önce gelir. Elde edilen doyumlar ise bu kullanma sonu kazanılan hazlardır.
Soru 104
Kullanımlar ve doyumlar yaklaşımının temelleri ilk olarak kim tarafından açıklanmıştır?
Seçenekler
A
Schramm
B
Parker
C
Katz
D
McQuail
E
Berelson
Açıklama:
Kullanımlar ve doyumlar yaklaşımının temelleri ilk kez Elihu Katz tarafından 1959’da yazılan bir makalede açıklanmıştır. Katz, bu makale- sinde, iletişim araştırmalarının hep ikna konusuyla ilgilendiğini ve “medya insanlara ne yapıyor?” sorusuna yanıt aradıklarını, asıl sorulması gereken sorunun ise “insanlar medya ile ne yapıyor?” sorusu olduğunu ileri sürmüştür. Katz yaptığı çalışmalarda, izleyicilerin iletişim araçlarını kullanma nedenlerini ortaya koymaya çalışarak her kullanımın bir gereksinimi giderme amacı taşıdığını savunmuştur.
Soru 105
Bireyin haberleşme gereksinimi Maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisi modelindeki hangi aşamada yer almaktadır?
Seçenekler
A
Fizyolojik ihtiyaçlar
B
Güvenlik ihtiyaçları
C
Ait olma ve sevgi ihtiyaçları
D
Değer, aidiyet, mensubiyet ihtiyaçları
E
Kendini gerçekleştirme ihtiyaçları
Açıklama:
Bireyin emniyet ve güven aşamasında doyuma ulaştırması gereken gereksinimler- den biri de “haberleşme” gereksinimidir. Birey yakın ve uzak çevresinde olup bitenlerle ilgili haber alabilmek için kitle iletişim araçlarını kullanır. Kitle iletişim araçları, haberdar etmenin yanında bireyin ürün ve hizmetlere ilişkin bilgi edinme, oyalanma/zaman geçirme ve eğlenme gibi gereksinimlerinin karşılanmasında da işlev görür. Dolayısıyla bireyin günlük yaşamının sürdürülmesinde kitle iletişim araçlarının önemli bir yeri vardır. Bireyler kitle iletişim araçlarını kullanarak birtakım gereksinimlerini karşılamakta ve bu araçlardan elde ettikleri doyumlarla psikolojik olarak rahatlamakta ve gerginliklerini azaltmaktadırlar.
Soru 106
Farklı araştırmacılar, kitle iletişim araçlarından sağlanan doyumları farklı biçimlerde sınıflandırmaktadırlar. Aşağıdakilerden hangisi McQuail'in yaptığı sınıflamadaki doyum kategorilerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Enformasyon
B
Kişisel kimlik
C
Eğlence
D
Bütünleşme ve sosyal etkileşim
E
Dinlenmek
Açıklama:
Farklı araştırmacılar, kitle iletişim araçlarından sağlanan doyumları farklı biçimlerde sınıflandırmakta ve farklı doyum kategorileri oluşturmaktadırlar. Bu bilim insanları arasında McQuail, kitle iletişim araçlarının kullanımının genel nedenlerini enformasyon, kişisel kimlik, eğlence, bütünleşme ve sosyal etkileşim başlıkları altında toplamaktadır.
Soru 107
Aşağıdakilerden hangisi Lull'un açıkladığı, televizyonun sosyal kullanımının sağladığı ilişkisel yararlardan biri değildir?
Seçenekler
A
İletişimi kolaylaştırma
B
Bağlanma/kaçınma
C
İkna etme
D
Toplumsal öğrenme
E
Yeterlik/baskınlık
Açıklama:
103. sayfadaki Tablo 4.1 İncelenmelidir.
Lull, Tablo 4.1’de açıklandığı gibi televizyonun sosyal kullanımının sağladığı yararlarını yapısal ve ilişkisel olarak ikiye ayırmaktadır. İlişkisel yararlar aşağıdaki gibidir:
İletişimi kolaylaştırma: Deneyim örnekleme; ortak zemin; sohbete giriş; endişe azaltma; konuşma gündemi; değer açıklama. Bağlanma/kaçınma: Fiziksel, sözel temas/ihmal; aile dayanışması, aile rahatlığı; çatışma azaltma; ilişki sürdürme
Toplumsal öğrenme: Karar verme; davranış modelleme; sorun çözme; değer aktarma; meşrulaştırma; enformasyon yayma; eğitimin yerine geçme
Yeterlik/baskınlık: Rol oynama; rol pekiştirme; rol tanımlamanın yerine koyma; entelektüel geçerlik; otorite uygulama; eşik bekçiliği; tartışma olanağı.
Lull, Tablo 4.1’de açıklandığı gibi televizyonun sosyal kullanımının sağladığı yararlarını yapısal ve ilişkisel olarak ikiye ayırmaktadır. İlişkisel yararlar aşağıdaki gibidir:
İletişimi kolaylaştırma: Deneyim örnekleme; ortak zemin; sohbete giriş; endişe azaltma; konuşma gündemi; değer açıklama. Bağlanma/kaçınma: Fiziksel, sözel temas/ihmal; aile dayanışması, aile rahatlığı; çatışma azaltma; ilişki sürdürme
Toplumsal öğrenme: Karar verme; davranış modelleme; sorun çözme; değer aktarma; meşrulaştırma; enformasyon yayma; eğitimin yerine geçme
Yeterlik/baskınlık: Rol oynama; rol pekiştirme; rol tanımlamanın yerine koyma; entelektüel geçerlik; otorite uygulama; eşik bekçiliği; tartışma olanağı.
Soru 108
I. Dilbilim
II. Göstergebilim
III. Kodlama
IV. Pasif izleyici
1970’lerden sonra kitle iletişiminin alıcısı konumundaki izleyicinin bir mesajı anlamlandırma yeteneğini ön plana çıkaran açılımlar verilenlerden hangileridir?
II. Göstergebilim
III. Kodlama
IV. Pasif izleyici
1970’lerden sonra kitle iletişiminin alıcısı konumundaki izleyicinin bir mesajı anlamlandırma yeteneğini ön plana çıkaran açılımlar verilenlerden hangileridir?
Seçenekler
A
I-II-III
B
I-II-IV
C
I-III-IV
D
II-III-IV
E
I-II-III-IV
Açıklama:
1970’lerden sonra kitle iletişiminin alıcısı konumundaki kişilerin pasif durumda olmadıklarına ilişkin araştırmalar öne çıkmaya başlamıştır. Bu araştırmalarda dilbilim, göstergebilim, kodlama, kodaçımlama, okuma gibi açılımlarla izleyicinin bir mesajı anlamlandırma yeteneği ön plana çıkarılmıştır.
Soru 109
I. Kitle iletişim araçlarının, bireyler tarafından gereksinimlerini gidermek amacıyla
nasıl kullanıldığını açıklamak
II. Kitle iletişim araçlarının etkisini sınırlandırmak
III. İletişim davranışını, güdüleri ve gereksinimleri izleyen işlevleri ve sonuçları belirlemek
IV. Medya davranışının güdülerini anlamak
Verilenlerden hangileri kullanımlar ve doyumlar yaklaşımının hedefleri arasında yer alır?
nasıl kullanıldığını açıklamak
II. Kitle iletişim araçlarının etkisini sınırlandırmak
III. İletişim davranışını, güdüleri ve gereksinimleri izleyen işlevleri ve sonuçları belirlemek
IV. Medya davranışının güdülerini anlamak
Verilenlerden hangileri kullanımlar ve doyumlar yaklaşımının hedefleri arasında yer alır?
Seçenekler
A
II-III-IV
B
I-III-IV
C
I-II-IV
D
I-II-III
E
I-II-III-IV
Açıklama:
Katz, kullanımlar ve doyumlar yaklaşımının üç hedefi olduğunu belirtir ve bu hedefleri
şöyle sıralar:
• Kitle iletişim araçlarının, bireyler tarafından gereksinimlerini gidermek amacıyla
nasıl kullanıldığını açıklamak
• Medya davranışının güdülerini anlamak
• İletişim davranışını, güdüleri ve gereksinimleri izleyen işlevleri ve sonuçları belirlemek.
şöyle sıralar:
• Kitle iletişim araçlarının, bireyler tarafından gereksinimlerini gidermek amacıyla
nasıl kullanıldığını açıklamak
• Medya davranışının güdülerini anlamak
• İletişim davranışını, güdüleri ve gereksinimleri izleyen işlevleri ve sonuçları belirlemek.
Soru 110
Aşağıdakilerden hangisi Fiske'ye göre kullanımlar ve doyumlar araştırmalarının temellendiği varsayımlardan biri değildir?
Seçenekler
A
İzleyici aktiftir.
B
İzleyiciler kendi gereksinimlerine en iyi doyumu sağlayacak medyayı ve programları
özgürce seçerler.
özgürce seçerler.
C
Medya doyumun tek kaynağı değildir.
D
İnsanlar belirli durumlarda kendi çıkarlarının ve güdülerinin farkındadırlar ya da
farkında olmaları sağlanabilir.
farkında olmaları sağlanabilir.
E
Medyanın kültürel önemi konusundaki değer yargıları göz ardı edilmemek zorundadır.
Açıklama:
Fiske, kullanımlar ve doyumlar araştırmalarının temellendiği
varsayımları şöyle belirtir:
1. İzleyici aktiftir. Medyanın yayımladığı her şeyin pasif bir alıcısı değildir. Program
içeriğini seçer ve kullanır.
2. İzleyiciler kendi gereksinimlerine en iyi doyumu sağlayacak medyayı ve programları
özgürce seçerler. Medya yapımcısı programın kullanım biçimlerinin farkında
olmayabilir ve farklı izleyiciler aynı programı farklı gereksinimleri gidermek amacıyla
kullanabilirler.
3. Medya doyumun tek kaynağı değildir. Tatile gitmek, spor yapmak, dans etmek de
medyanın kullanıldığı gibi kullanılır.
4. İnsanlar belirli durumlarda kendi çıkarlarının ve güdülerinin farkındadırlar ya da
farkında olmaları sağlanabilir.
5. Medyanın kültürel önemi konusundaki değer yargıları göz ardı edilmek zorundadır.
Örneğin belli bir dizinin saçma sapan bir dizi olduğunu söylemek gereksizdir.
Eğer bu dizi çok sayıda kişi tarafından izleniyor ve çok sayıda kişinin gereksinimlerine
yanıt veriyorsa yararlıdır.
varsayımları şöyle belirtir:
1. İzleyici aktiftir. Medyanın yayımladığı her şeyin pasif bir alıcısı değildir. Program
içeriğini seçer ve kullanır.
2. İzleyiciler kendi gereksinimlerine en iyi doyumu sağlayacak medyayı ve programları
özgürce seçerler. Medya yapımcısı programın kullanım biçimlerinin farkında
olmayabilir ve farklı izleyiciler aynı programı farklı gereksinimleri gidermek amacıyla
kullanabilirler.
3. Medya doyumun tek kaynağı değildir. Tatile gitmek, spor yapmak, dans etmek de
medyanın kullanıldığı gibi kullanılır.
4. İnsanlar belirli durumlarda kendi çıkarlarının ve güdülerinin farkındadırlar ya da
farkında olmaları sağlanabilir.
5. Medyanın kültürel önemi konusundaki değer yargıları göz ardı edilmek zorundadır.
Örneğin belli bir dizinin saçma sapan bir dizi olduğunu söylemek gereksizdir.
Eğer bu dizi çok sayıda kişi tarafından izleniyor ve çok sayıda kişinin gereksinimlerine
yanıt veriyorsa yararlıdır.
Soru 111
Kullanımlar ve doyumlar yaklaşımında açıklanan temel düşünceyi model haline dönüştüren Karl Eric Rosengren'in modelinin başlangıç noktası aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Güdüler
B
Algılanan sorunlar
C
Bireyin gereksinimleri
D
Doyumlar ya da doyumsuzluklar
E
Medya davranışı
Açıklama:
Kullanımlar ve doyumlar yaklaşımında açıklanan temel düşünceyi Karl Eric Rosengren,
model haline getirmiştir.Modelin başlangıç noktasını bireyin gereksinimleri (1) oluşturur. Ancak bu gereksinimlerin uygun bir eyleme dönüşebilmesi için, ilk başta bunların sorun (4) olarak algılanması gerekir. Ayrıca bu sorunlara olası çözüm (5) yollarının da algılanması gerekmektedir. Modelde gereksinimlerin deneyimi (3) gelişme düzeyi ve siyasal sistemin biçimi gibi toplumsal yapının özellikleri tarafından (11) ve ayrıca kişilik, toplumsal konum veya yaşam öyküsü gibi bireysel özellikler (2) tarafından biçimlendirilir veya etkilenir. Sorunların algılanması ve olası çözümler, kitle iletişim araçlarını (7) ya da diğer davranış (8) biçimlerini kullanmak üzere güdülerin (6) oluşmasına yol açar. Sonuçta, başlangıçta var olan gereksinimler tatmin edilerek birey doyuma (9) ulaşır.
model haline getirmiştir.Modelin başlangıç noktasını bireyin gereksinimleri (1) oluşturur. Ancak bu gereksinimlerin uygun bir eyleme dönüşebilmesi için, ilk başta bunların sorun (4) olarak algılanması gerekir. Ayrıca bu sorunlara olası çözüm (5) yollarının da algılanması gerekmektedir. Modelde gereksinimlerin deneyimi (3) gelişme düzeyi ve siyasal sistemin biçimi gibi toplumsal yapının özellikleri tarafından (11) ve ayrıca kişilik, toplumsal konum veya yaşam öyküsü gibi bireysel özellikler (2) tarafından biçimlendirilir veya etkilenir. Sorunların algılanması ve olası çözümler, kitle iletişim araçlarını (7) ya da diğer davranış (8) biçimlerini kullanmak üzere güdülerin (6) oluşmasına yol açar. Sonuçta, başlangıçta var olan gereksinimler tatmin edilerek birey doyuma (9) ulaşır.
Soru 112
Kullanımlar ve doyumlar yaklaşımını benimseyen araştırmacılar, başlangıç noktası olarak temel bir psikolojik kavram olan “gereksinim”den hareket ederler. Bireylerin yaşamlarını devam ettirebilmek için karşılamaları gereken bazı gereksinimleri; yani ihtiyaçları vardır. Gündelik yaşamda herhangi bir gerginlik yaşanmaması için bu gereksinimlerin doyuma ulaştırılması gerekmektedir.Maslow’un gereksinimler hiyerarşisi modeli bu doyumlarla ilgilidir. Maslov'a göre bireyin en temel ve en üst düzey gereksinim çifti aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Fizyolojik gereksinmeler- kendini gerçekleştirme gereksinimi
B
Fizyolojik gereksinmeler- Güvenlik gereksinimleri
C
Güvenlik gereksinimleri-ait olma ve sevgi gereksinimleri
D
Güvenlik gereksinimleri-kendini gerçekleştirme gereksinimi
E
Fizyolojik gereksinmeler-ait olma ve sevgi gereksinimleri
Açıklama:
Maslow, insan güdülerini bir piramit biçiminde değerlendirerek gereksinimlerin aşamaları olduğunu belirtmiştir. Buna göre açlık, susuzluk ve cinselliğin fizyolojik doyumu, gereksinimler piramidinin en alt basamağını oluşturmaktadır. Açlık, susuzluk ve cinsellik gereksiniminin fizyolojik doyumu aşamasından sonra piramitte sırasıyla şu aşamalar yer almaktadır: Emniyet, güven, düzen ve değişmezlik; ait olma ve sevgi; değer, başarı, kendine saygı; kendini gerçekleştirme.
Soru 113
Aşağıdakilerden hangisi kitle iletişim araçlarının kullanım nedenlerine bağlı olarak enformasyon başlığı altında yer alan kişisel doyumlar arasında yer alır?
Seçenekler
A
Başkalarıyla özdeşleşmek ve bir aidiyet duygusu kazanmak
B
Kişisel değerlere destek bulmak
C
Davranış modelleri bulmak
D
Bilgi sayesinde bir güvenlik duygusu kazanmak
E
Başkalarının koşullarına ilişkin içgörü kazanmak; sosyal empati
Açıklama:
Enformasyon
• Yakın çevredeki, toplumdaki ve dünyadaki olaylarla ve koşullarla ilgili enformasyon
bulmak
• Pratik konularda tavsiye ya da fikir ve karar seçenekleri araştırmak
• Merak ve genel ilgiyi tatmin etmek
• Öğrenme, kendi kendine eğitim
• Bilgi sayesinde bir güvenlik duygusu kazanmak
• Yakın çevredeki, toplumdaki ve dünyadaki olaylarla ve koşullarla ilgili enformasyon
bulmak
• Pratik konularda tavsiye ya da fikir ve karar seçenekleri araştırmak
• Merak ve genel ilgiyi tatmin etmek
• Öğrenme, kendi kendine eğitim
• Bilgi sayesinde bir güvenlik duygusu kazanmak
Soru 114
Aşağıdakilerden hangisi kitle iletişim araçlarının kullanım nedenlerine bağlı olarak bütünleşme ve sosyal etkileşim başlığı altında yer alan kişisel doyumlar arasında yer alır?
Seçenekler
A
Pratik konularda tavsiye ya da fikir ve karar seçenekleri araştırmak
B
Merak ve genel ilgiyi tatmin etmek
C
Öğrenme, kendi kendine eğitim
D
Bilgi sayesinde bir güvenlik duygusu kazanmak
E
Gerçek yaşamdaki arkadaşlığın yerini tutacak bir şey bulmak
Açıklama:
Bütünleşme ve sosyal etkileşim
• Başkalarının koşullarına ilişkin içgörü kazanmak; sosyal empati
• Başkalarıyla özdeşleşmek ve bir aidiyet duygusu kazanmak
• Sohbet ve sosyal etkileşim için bir temel bulmak
• Gerçek yaşamdaki arkadaşlığın yerini tutacak bir şey bulmak
• Sosyal rollerin yürütülmesine yardımcı olmak
• Kişinin aileye, arkadaşlara ya da toplumla bağlantı kurmasını sağlamak
• Başkalarının koşullarına ilişkin içgörü kazanmak; sosyal empati
• Başkalarıyla özdeşleşmek ve bir aidiyet duygusu kazanmak
• Sohbet ve sosyal etkileşim için bir temel bulmak
• Gerçek yaşamdaki arkadaşlığın yerini tutacak bir şey bulmak
• Sosyal rollerin yürütülmesine yardımcı olmak
• Kişinin aileye, arkadaşlara ya da toplumla bağlantı kurmasını sağlamak
Soru 115
Sven Windahl’ın iletişim araçlarının farklı kullanım türlerinin farklı sonuçlar ürettiği hipotezine dayanan model aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kullanımlar ve etkiler modeli
B
Bağımlılık modeli
C
Kullanımlar ve bağımlılık modeli
D
Beklenti-değer yaklaşımı
E
Beklenti doyumlar yaklaşımı
Açıklama:
Kullanımlar ve doyumlar yaklaşımı ile etki modelinin birleşmesiyle kullanımlar ve etkiler
modeli ortaya atılmıştır. Kullanımlar ve etkiler, Sven Windahl’ın iletişim araçlarının
farklı kullanım türlerinin farklı sonuçlar ürettiği hipotezine dayanan bir iletişim modelidir.
modeli ortaya atılmıştır. Kullanımlar ve etkiler, Sven Windahl’ın iletişim araçlarının
farklı kullanım türlerinin farklı sonuçlar ürettiği hipotezine dayanan bir iletişim modelidir.
Soru 116
Aşağıdakilerden hangisi kitle iletişiminin niçin kimi zaman çok güçlü ve dolaysız, kimi zaman da dolaylı ve oldukça zayıf etkide bulunduğu sorusunu yanıtlamaya çalışan modeldir?
Seçenekler
A
Kullanımlar ve etkiler modeli
B
Bağımlılık modeli
C
Kullanımlar ve doyumlar modeli
D
Kullanımlar ve bağımlılık modeli
E
Beklenti değer yaklaşımı
Açıklama:
BAĞIMLILIK MODELİ
Bağımlılık modeli, kitle iletişim araçlarına bağımlılık kuramı olarak da adlandırılan bir
yaklaşımdır. DeFleur ve Ball-Rokeach tarafından geliştirilen bu model, sınırlı etkiler ile
güçlü etkiler modellerini uzlaştırmaya çalışır. Bağımlılık modeli, kitle iletişim kuramlarının mikro düzeyde çözümlemelerle kısıtlı kalması ve insanların kitle iletişim araçlarına makro düzeydeki bağlılıkları üzerinde durmamasına seçenek olarak geliştirilmiştir. Bu model, kitle iletişiminin niçin kimi zaman çok güçlü ve dolaysız, kimi zaman da dolaylı ve oldukça zayıf etkide bulunduğu sorusunu yanıtlamaya çalışır.
Bağımlılık modeli, kitle iletişim araçlarına bağımlılık kuramı olarak da adlandırılan bir
yaklaşımdır. DeFleur ve Ball-Rokeach tarafından geliştirilen bu model, sınırlı etkiler ile
güçlü etkiler modellerini uzlaştırmaya çalışır. Bağımlılık modeli, kitle iletişim kuramlarının mikro düzeyde çözümlemelerle kısıtlı kalması ve insanların kitle iletişim araçlarına makro düzeydeki bağlılıkları üzerinde durmamasına seçenek olarak geliştirilmiştir. Bu model, kitle iletişiminin niçin kimi zaman çok güçlü ve dolaysız, kimi zaman da dolaylı ve oldukça zayıf etkide bulunduğu sorusunu yanıtlamaya çalışır.
Soru 117
"Bu yaklaşıma göre davranış, sahip olunan beklentilerin bir işlevi ve ulaşılmak istenilen amacın değeridir. Birden çok davranış olasılığı olduğunda, hangi davranışın seçileceği geniş bir beklenen başarı ve değer birleşimi içinden belirlenir." görüşünü benimseyen yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kullanımlar ve etkiler modeli
B
Kullanımlar ve doyumlar yaklaşımı
C
Kullanımlar ve bağımlılık modeli
D
Bağımlılık modeli
E
Beklenti değer yaklaşımı
Açıklama:
Beklenti-değer yaklaşımları, kullanımlar ve doyumlar yaklaşımında izleyicinin iletişim
davranışını kestirme mekanizmalarını saptamak amacıyla kullanılmaktadır. Bu yaklaşıma göre davranış, sahip olunan beklentilerin bir işlevi ve ulaşılmak istenilen amacın değeridir. Birden çok davranış olasılığı olduğunda, hangi davranışın seçileceği geniş bir beklenen başarı ve değer birleşimi içinden belirlenir.
davranışını kestirme mekanizmalarını saptamak amacıyla kullanılmaktadır. Bu yaklaşıma göre davranış, sahip olunan beklentilerin bir işlevi ve ulaşılmak istenilen amacın değeridir. Birden çok davranış olasılığı olduğunda, hangi davranışın seçileceği geniş bir beklenen başarı ve değer birleşimi içinden belirlenir.
Soru 118
1970’li yıllardan itibaren kitle iletişim araçlarının hedef kitleye yönelik bakış açısını aşağıdakilerden hangisi en iyi ifade etmektedir?
Seçenekler
A
İzleyiciler aktif değil, pasif kabul edilmektedir.
B
İzleyiciler görsel mesajlardan daha fazla etkilenmektedir.
C
İzleyiciler pasif değil, aktif kabul edilmektedir.
D
İzleyicilerin davranışları verilen mesajlarla oluşturulmaktadır.
E
İzleyiciler işitsel mesajlardan daha fazla etkilenmektedir.
Açıklama:
1970’lerden sonra kitle iletişiminin alıcısı konumundaki kişilerin pasif durumda olmadıklarına ilişkin araştırmalar öne çıkmaya başlamıştır.
İzleyiciler pasif değil, aktif kabul edilmektedir.
İzleyiciler pasif değil, aktif kabul edilmektedir.
Soru 119
İletişim araştırmalarına aktif izleyici tezini getiren yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kullanımlar ve doyumlar
B
Sihirli mermi
C
Gündem belirleme
D
Sessizlik sarmalı
E
Yetiştirme
Açıklama:
Kullanımlar ve doyumlar yaklaşımı, iletişim araştırmalarına “aktif izleyici” tezini getirmiştir.
Soru 120
Aşağıdakilerden hangisi kullanımlar ve doyumlar araştırmalarının temellendiği varsayımlardan biridir?
Seçenekler
A
İzleyiciler medyanın yayımladığı şeylerin pasif bir alıcısı konumundadır.
B
İzleyiciler gereksinimlerini en iyi doyuracak medyayı ve programı seçer.
C
Medya izleyicilerin doyum sağlamasının tek kaynağı durumundadır.
D
İzleyicilerin çıkarlarının ve güdülerinin farkında olmaları sağlanamaz.
E
Medyanın kültürel önemi konusundaki değer yargıları göz ardı edilemez.
Açıklama:
İzleyiciler kendi gereksinimlerine en iyi doyumu sağlayacak medyayı ve programları özgürce seçerler. Medya yapımcısı programın kullanım biçimlerinin farkında olmayabilir ve farklı izleyiciler aynı programı farklı gereksinimleri gidermek amacıyla
kullanabilirler.
İzleyiciler gereksinimlerini en iyi doyuracak medyayı ve programı seçer.
kullanabilirler.
İzleyiciler gereksinimlerini en iyi doyuracak medyayı ve programı seçer.
Soru 121
Aşağıdaki isimlerden hangisi “insanlar medya ile ne yapıyor?” sorusunun asıl sorulması gereken soru olduğunu ilk kez dile getirmiştir?
Seçenekler
A
Denis McQuail
B
John Fiske
C
Sven Windahl
D
Elihu Katz
E
Maxwell McCombs
Açıklama:
Kullanımlar ve doyumlar yaklaşımının temelleri ilk kez Elihu Katz tarafından 1959’da yazılan bir makalede açıklanmıştır. Katz, bu makalesinde,iletişim araştırmalarının hep ikna konusuyla ilgilendiğini ve “medya insanlara ne yapıyor?” sorusuna yanıt aradıklarını, asıl sorulması gereken sorunun ise “insanlar medya ile ne yapıyor?” sorusu olduğunu ileri sürmüştür.
Soru 122
Aşağıdakilerden hangisi McQuail’e göre kitle iletişim araçlarının kullanımının genel nedenlerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Eğlence
B
Kişisel kimlik
C
Sosyal etkileşim
D
Enformasyon
E
İzolasyon
Açıklama:
McQuail’e göre kitle iletişim araçlarının kullanımının genel nedenleri Eğlence, Kişisel kimlik, Sosyal etkileşim ve Enformasyon olarak gruplanabilir.
İzolasyon
İzolasyon
Soru 123
Schramm, Lyle ve Parker araştırmalarında aşağıdakilerden hangisine cevap aramıştır?
Seçenekler
A
Gençler arasında iletişim araçları nasıl kullanılıyor?
B
Farklı araçlardan ne tür farklı doyumlar elde ediliyor?
C
Çocuklar televizyonla ne yapıyor? Neler seyrediyor?
D
Savaş gibi özel durumlarda televizyonun işlevi nedir?
E
Yetişkinler oy verirken iletişim araçlarından nasıl etkileniyor?
Açıklama:
Schramm, Lyle ve Parker, çocukların televizyonla ne yaptıklarını incelemişlerdir.
Çocuklar televizyonla ne yapıyor? Neler seyrediyor?
Çocuklar televizyonla ne yapıyor? Neler seyrediyor?
Soru 124
Aşağıdakilerden hangisi kullanımlar ve doyumlar yaklaşımına yöneltilen eleştiriler arasında yer alamaz?
Seçenekler
A
Kişinin önceden bilmediği bir şey ile nasıl doyuma ulaşacağı açıklanmamaktadır
B
Kişilerin mahrum kaldıkları diğer olanakların toplumsal sonuçları belirsizdir
C
Kitle iletişim ürünlerinin üretim süreçleri ürünlerin sağladığı doyumun geri planında kalmıştır
D
Araçlar sürekli bir doyum sağladığı için ne sunulduğu önemsizdir ve eleştirilmemelidir
E
Bireysel psikolojik ve kişilik etkenler ön plandayken, toplumsal yorumlar unutulmaktadır
Açıklama:
Eğer insanların herhangi bir medya kullanımından her zaman bazı doyumlar sağlayacağı düşüncesinde ısrar edersek, kitle iletişim araçlarının sürekli güncel olarak ne sunduğunu umursamayan, halinden memnun ve eleştirel olmayan bir duruşu benimsemek gerekecektir...
Araçlar sürekli bir doyum sağladığı için ne sunulduğu önemsizdir ve eleştirilmemelidir.
Araçlar sürekli bir doyum sağladığı için ne sunulduğu önemsizdir ve eleştirilmemelidir.
Soru 125
İletişim araçlarının farklı kullanım türlerinin farklı sonuçlar ürettiği hipotezini aşağıdakilerden hangisi ortaya atmıştır?
Seçenekler
A
Denis McQuail
B
John Fiske
C
Elihu Katz
D
Maxwell McCombs
E
Sven Windahl
Açıklama:
Kullanımlar ve etkiler, Sven Windahl’ın iletişim araçlarının farklı kullanım türlerinin farklı sonuçlar ürettiği hipotezine dayanan bir iletişim modelidir.
Soru 126
İletişim araçlarının farklı kullanım türlerinin farklı sonuçlar ürettiği hipotezine dayanan iletişim modeli aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sınırlı etkiler
B
Kullanımlar ve etkiler
C
Güçlü etkiler
D
Etki-tepki
E
Kullanımlar ve doyumlar
Açıklama:
Kullanımlar ve etkiler, iletişim araçlarının farklı kullanım türlerinin farklı sonuçlar ürettiği hipotezine dayanan bir iletişim modelidir.
Soru 127
“Bir iletişim aracından elde edilen doyum, kişinin düşündüğü doyumdan daha az olduğunda izleyici tatmini sağlanamaz ve izleyici program ya da içerikten uzaklaşır” ifadesi aşağıdaki modellerden hangisi ile en iyi açıklanır?
Seçenekler
A
Beklenti-değer
B
Etki-tepki
C
Kullanımlar ve bağımlılık
D
Güdülenme ve doyum
E
Etkiler ve sonuçlar
Açıklama:
Beklenti-değer yaklaşımı kitle iletişim araçlarının benimsenmesi, kullanılması ve tüketilmesi konusunda bir bakış açısı sunar.
Elde edilen doyum, beklenen doyumdan çok az olduğunda izleyici tatmini sağlanamaz ve söz konusu araç, program ya da içerik biçiminden kaçma eğilimi oluşur.
Elde edilen doyum, beklenen doyumdan çok az olduğunda izleyici tatmini sağlanamaz ve söz konusu araç, program ya da içerik biçiminden kaçma eğilimi oluşur.
Soru 128
Internet ile ilgili araştırmacılar, farklı kullanım kategorileri kullansalar da bütün kullanımlar ve doyumları üzerine yapılmış araştırmaların sonuçlarına göre ortak olan iki motivasyon kaynağı aşağıdaki seçeneklerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
Enformasyon ve eğlence arama
B
Yardım etme ve boş zaman geçirme
C
Heyecan çekiciliği ve toplumsal etkileşim
D
Toplumsal etkileşim ve enformasyon arama
E
Eğlence ve yardım etme
Açıklama:
kullanımlar ve doyumlar araştırmacıları, yeni medya ile ilgili olarak genellikle şu konularda çalışmalar yapmaktadırlar:
• YouTube’u izleme güdüleri (motivleri)
• Kullanıcı kaynaklı (user-generated) medyanın sağladığı doyumlar
• Sosyal medyanın kullanımları ve doyumları
• E-posta, cep telefonları ve anında mesajlarla ilgili doyumlar
İnternet kullanımları ve doyumları üzerine yapılmış araştırmaların sonuçları incelendiğinde, insanların pek çok etken doğrultusunda internete yöneldikleri ortaya çıkmaktadır. Araştırmacılar, farklı kullanım kategorileri kullansalar da bütün araştırma sonuçlarında ortak olan iki motivasyon; enformasyon ve eğlence aramadır
• YouTube’u izleme güdüleri (motivleri)
• Kullanıcı kaynaklı (user-generated) medyanın sağladığı doyumlar
• Sosyal medyanın kullanımları ve doyumları
• E-posta, cep telefonları ve anında mesajlarla ilgili doyumlar
İnternet kullanımları ve doyumları üzerine yapılmış araştırmaların sonuçları incelendiğinde, insanların pek çok etken doğrultusunda internete yöneldikleri ortaya çıkmaktadır. Araştırmacılar, farklı kullanım kategorileri kullansalar da bütün araştırma sonuçlarında ortak olan iki motivasyon; enformasyon ve eğlence aramadır
Soru 129
Sven Windahl’ın iletişim araçlarının farklı kullanım türlerinin farklı sonuçlar ürettiği hipotezine dayanan iletişim modeli aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sihirli mermi kuramı
B
Uyaran-tepki modeli
C
İletişim zinciri modeli
D
Kullanımlar ve etkiler modeli
E
Kullanımlar ve doyumlar modeli
Açıklama:
Kullanımlar ve doyumlar yaklaşımı ile etki modelinin birleşmesiyle kullanımlar ve etkiler modeli ortaya atılmıştır. Kullanımlar ve etkiler, Sven Windahl’ın iletişim araçlarının farklı kullanım türlerinin farklı sonuçlar ürettiği hipotezine dayanan bir iletişim modelidir. Windahl’a göre (1981), geleneksel etki yaklaşımları ile kullanımlar ve doyumlar yaklaşımı arasındaki esas farklılık, bir medya etkisi araştırmacısının kitle iletişimini genellikle iletişimcinin bakış açısından araştırırken, kullanımlar ve doyumlar araştırmacısının izleyiciyi kalkış noktası olarak görmesinden kaynaklanır. Windahl, farklılıkları vurgulamanın benzerlikleri vurgulamaktan daha yararlı olduğuna inanarak iki yaklaşımın bir sentezini savunur.
Soru 130
Kitle iletişim araçlarının etkisinin toplumsal sistem, kitle iletişim araçlarının bu sistemdeki rolü ve izleyicilerin bu araçlarla ilişkileri ile belirlendiğini ileri süren model aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Beklenti değer yaklaşımı
B
Kullanımlar ve doyumlar modeli
C
Kullanımlar ve etkiler modeli
D
Bağımlılık modeli
E
İletişim zinciri modeli
Açıklama:
Kullanımlar ve doyumlar yaklaşımı dar bir biçimde bireyin psikolojik gereksinimleri üzerinde odaklanır. Bağımlılık modeli ise iletişim araçlarına bağımlılıkların belirleyicisi olarak toplum, iletişim araçları ve izleyici kitlesi arasındaki üçlü ilişkiyi vurgular. Modele göre kitle iletişim araçlarının etkisi toplumsal sistem, kitle iletişim araçlarının bu sistemdeki rolü ve izleyicilerin bu araçlarla ilişkileri ile belirlenir.
Ünite 5
Soru 1
I. Toplumsal ve tarihsel olayları belirleyici bir faktöre göre açıklar.
II. Teknoloji tarihteki temel hareket ettirici olarak görülür.
III. Bu yaklaşımı benimseyenler teknolojiyi toplumun temeli olarak değerlendirir.
Yukarıdakilerden hangisi / hangileri teknolojik belirleyicilik yaklaşımı ile ilgilidir?
II. Teknoloji tarihteki temel hareket ettirici olarak görülür.
III. Bu yaklaşımı benimseyenler teknolojiyi toplumun temeli olarak değerlendirir.
Yukarıdakilerden hangisi / hangileri teknolojik belirleyicilik yaklaşımı ile ilgilidir?
Seçenekler
A
Yalnız II
B
Yalnız III
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Seçeneklerin tamamı toplumsal belirleyicilik yaklaşımı ile ilgilidir.
Soru 2
Aşağıdakilerden hangisi Marshall McLuhan'ın temel varsayımları arasında değildir?
Seçenekler
A
İletişim araçları bizi dünyaya yöneltir ve kullandığımız duyular arasındaki oranı değiştirerek karakterimizi değiştirir.
B
Araç insanların uzantısıdır.
C
Her kültür çağında bilginin kaydedilip aktarıldığı medium, o kültürün karakterinde kesin rol oynar.
D
Görsel, işitsel ve dokunsal bir araç olan televizyon dünyayı milliyetçiliğe yöneltir.
E
Elektronik iletişim çağının başat medyası televizyondur.
Açıklama:
Bu konu sayfa 109'dan başlamaktadır.
McLuhan, televizyonun ise duyuların çoğuna ağırlık veren görsel, işitsel ve dokunsal bir araç olduğunu, dünyayı milliyetçilik yerine “küresel köy” olmaya yönelttiğini ileri sürer. Doğru yanıt D seçeneğidir.
McLuhan, televizyonun ise duyuların çoğuna ağırlık veren görsel, işitsel ve dokunsal bir araç olduğunu, dünyayı milliyetçilik yerine “küresel köy” olmaya yönelttiğini ileri sürer. Doğru yanıt D seçeneğidir.
Soru 3
1958'de Daniel Lerner'in yayınladığı ve Ortadoğu’nun geleneksel toplumdan modern topluma geçişini ve modern iletişimin rolünü inceleyen araştırma hangisidir?
Seçenekler
A
Gelişmekte Olan Ülkelerde İletişim ve Değişim
B
Toplumsallaşma ve Kitlesel İletişim
C
Geleneksel Tolumun Çöküşü
D
Medya Yasaları
E
Gutenberg Galaksisi
Açıklama:
1958’de Daniel Lerner’in Geleneksel Toplumun Çöküşü adlı araştırması yayınlanmıştır. Söz konusu araştırma Ortadoğu’nun geleneksel toplumdan modern topluma geçişini ve modern iletişimin rolünü incelemektedir. Doğru yanıt C seçeneğidir.
Soru 4
I. Yayılım araştırmalarında günümüzde en fazla tanınan kişidir.
II. Yeniliklerin Yayılımı adlı kitabı kaleme almıştır.
Yukarıda bahsi geçen kişi aşağıdakilerden hangisidir?
II. Yeniliklerin Yayılımı adlı kitabı kaleme almıştır.
Yukarıda bahsi geçen kişi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Everett M. Rogers
B
Thorstein Veblen
C
Daniel Lerner
D
Harold İnnis
E
Marshall McLuhan
Açıklama:
Yayılım araştırmalarında bugün en fazla tanınan kişi Everett M. Rogers’dir. Rogers, Yeniliklerin Yayılımı adlı kitabında yayılımı, bir yeniliğin belli kanallar aracılığıyla zaman içinde iletildiği bir süreç olarak tanımlar. Doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 5
Aşağıdakilerden hangisi yeniliklerin yayılmasıyla ilgili Türkiye'deki ilk kapsamlı araştırmayı yapan Aysel Aziz tarafından kaleme alınmıştır?
Seçenekler
A
Toplumsallaşma ve Kitlesel İletişim
B
Geleneksel Toplumun Çöküşü
C
Medya Yasaları
D
Yeniliklerin Yayılımı
E
Gelişmekte Olan Ülkelerde İletişim ve Değişim
Açıklama:
Yeniliklerin yayılmasıyla ilgili Türkiye’deki ilk kapsamlı araştırma Aysel Aziz tarafından yapılmıştır. Aziz, 1982’de Toplumsallaşma ve Kitlesel İletişim adlı çalışmayı yayınlamıştır. Doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 6
Yeniliklerin yayılımı araştırmalarında modern kişilik sonucu ortaya çıkacak kalkınmanın gerçekleşmemesinin sebebi nedir?
Seçenekler
A
İletişim kanalı mesajları
B
Küresel köy
C
Yanlış iletişim stratejileri
D
Doğru etkileşim
E
Toplumsal sistem
Açıklama:
Yeniliklerin yayılımı araştırmalarında empati aracılığıyla otomatik olarak gerçekleşeceği varsayılan modern kişilik sonucu ortaya çıkacak kalkınmanın gerçekleşmemesi “yanlış iletişim stratejileri”ne bağlanmıştır. Doğru yanıt C seçeneğidir.
Soru 7
Aşağıdakilerden hangisi bilginin en değerli kaynak, üretim aracı, aynı zamanda temel ürün olduğu bir toplumdur?
Seçenekler
A
Kır toplumu
B
Enformasyon toplumu
C
Tarım toplumu
D
Avcı toplayıcı toplum
E
Sanayi toplumu
Açıklama:
Enformasyon toplumu bilginin en değerli kaynak, üretim aracı, aynı zamanda temel ürün olduğu bir toplumdur. Doğru yanıt B seçeneğidir.
Soru 8
Aşağıdakilerden hangisi enformasyon toplumunun tanımlanmasında söylenemez?
Seçenekler
A
Bilimsel bilginin özel konumu
B
Karşılıklı bağımlılık
C
Mesaj ve mesajları taşıyan kanal sayısındaki artış
D
Enformasyon ekonomisimnin gelişmesi
E
Enformasyon alanında işgücünün olmaması
Açıklama:
Enformasyon alanında çalışan işgücü artmıştır. Doğru yanıt E seçeneğidir.
Soru 9
Aşağıdakilerden hangisi Vernon'un geliştirdiği ürün yaşam devresi aşamalarından biri değildir?
Seçenekler
A
Doğuş aşaması
B
Yaygınlaşma
C
Olgunluk dönemi
D
Değişim aşaması
E
Düşüş devresi
Açıklama:
Değişim aşaması Vernon'un geliştirdiği ürün yaşam devresi aşamalarından biri değildir. Doğru yanıt D seçeneğidir.
Soru 10
I. Bu yaklaşıma göre bilgi toplumda eşit olarak dağıtılmamıştır.
II. Bu yaklaşım ilk kez 1970 yılında Tichenor, Dnohue ve Olien'in makalesinde ileri sürülmüştür.
III. Özellikle yeni teknolojilerin gelişmesi sonucu görülür.
Yukarıdakilerden hangisi / hangileri bilgi açığı yaklaşımı ile ilgilidir?
II. Bu yaklaşım ilk kez 1970 yılında Tichenor, Dnohue ve Olien'in makalesinde ileri sürülmüştür.
III. Özellikle yeni teknolojilerin gelişmesi sonucu görülür.
Yukarıdakilerden hangisi / hangileri bilgi açığı yaklaşımı ile ilgilidir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Seçeneklerin tamamı bilgi açığı yaklaşımı ile ilgilidir. Doğru yanıt E seçeneğidir.
Soru 11
"McLuhan, her kültür çağında bilginin kaydedilip aktarıldığı “medium”un (ortam, araç) o kültürün karakterinin belirlenmesinde kesin bir rol oynadığını öne sürmüştür." Bu ifadeye karşılık gelen McLuhan görüşü aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sıcak araçlar
B
Araç iletidir.
C
Araç insanın uzantısıdır.
D
Soğuk araçlar
E
Araç egemen değişim gücüdür.
Açıklama:
Araç İletidir
McLuhan, her kültür çağında bilginin kaydedilip aktarıldığı “medium”un (ortam, araç) o kültürün karakterinin belirlenmesinde kesin bir rol oynadığını öne sürmüş ve bu görüşünü “araç iletidir (medium is the message)” deyişiyle özetlemiştir.
McLuhan, her kültür çağında bilginin kaydedilip aktarıldığı “medium”un (ortam, araç) o kültürün karakterinin belirlenmesinde kesin bir rol oynadığını öne sürmüş ve bu görüşünü “araç iletidir (medium is the message)” deyişiyle özetlemiştir.
Soru 12
McLuhan'ın “alfabe ve tipografi aracılığıyla görsel duyunun yalıtılması ile bilginin parçalara ayrılması yanılsamasının nasıl yaratılmış olduğunu” açıklamaya çalıştığı eseri aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Küresel Köy
B
Medya Yasaları
C
Ampütasyon
D
Tetrad
E
Gutenberg Galaksisi
Açıklama:
McLuhan, Gutenberg Galaksisi adlı eserinde “alfabe ve tipografi aracılığıyla görsel duyunun yalıtılması ile bilginin parçalara ayrılması yanılsamasının nasıl yaratılmış olduğunu” açıklamaya çalışır. McLuhan’a göre matbaa ulusal birörnekliği, devlet merkeziyetçiliğini yaratmış, aynı zamanda bireysel hakların coşkuyla savunmasına yol açmış ve devlete karşı muhalefeti de doğurmuştur
Soru 13
McLuhan araç kelimesini insanın oluşturduğu her şey için kullanır ve bir aracın etkilerini anlamak için dört soru sorulabileceği görüşündedir. "Otomobilin yürümeyi, telefonun duman sinyallerini ve güvercin beslemeyi gereksiz kıldığı" gerçeği tetradın ögeleri arasından hangisiyle ilgilidir?
Seçenekler
A
Genişletme
B
Yerinden etme
C
Geri döndürme
D
Telafi etme
E
Bütünleme
Açıklama:
McLuhan araç kelimesini insanın oluşturduğu her şey için kullanır. Tetrad, McLuhan’ın sorularla çerçevelediği dört yasayı insanoğlunun çevresindeki geniş bir alana uygulamasına olanak sağlar ve böylece kültüre bakmada yeni bir araç ortaya koyar. McLuhan bir aracın etkilerini anlamak için dört soru sorulabileceği görüşündedir. Bu sorulardan ikincisi “Araç, medya ya da teknoloji neyi yerinden ediyor, neye önemini kaybettiriyor?” sorusudur. Çünkü her yeni teknoloji eski teknolojilerin egemenliklerini sarsıp onların egemen konumlarını devralır. Yine, otomobilin yürümeyi yerinden ettiği ve telefonun da duman sinyallerini ve güvercin beslemeyi gereksiz kıldığı söylenebilir. Bu soru tetradın ögeleri arasından "yerinden etme" ile ilgilidir.


Soru 14
Aşağıdakilerden hangisi modernleşme kuramcılarına göre, kitle iletişiminin modernleşme süresinde yerine getirdiği görevlerden biri değildir?
Seçenekler
A
Bilgi kaynaklarının çoğaltıcısı olarak işlev görebilir.
B
Televizyon, radyo yoluyla öğrenme sağlayarak eğitim maliyetini arttırabilir.
C
Eğitim, tarım, endüstri, tarım ve sağlık alanlarında yeni beceriler yaratabilir.
D
Halkın kendi önemini anlamasını sağlayarak siyasal etkinlikleri artırabilir.
E
Kişinin beklenti düzeyini yükseltebilir ve böylece etkinliğe teşvik eder.
Açıklama:
Modernleşme kuramcılarına göre, kitle iletişimi modernleşme süresinde şu görevleri yerine getirmektedir:
- Kitle iletişimi, modernleşme yönünde davranış biçimleri, yeni değerler ve tutumları yayarak toplumda bir değişim atmosferi yaratabilir.
- Kitle iletişimi kalkınma ve modernleşme yolunda eğitim, tarım, endüstri, tarım ve sağlık alanlarında yeni beceriler yaratabilir.
- Kitle iletişim araçları bilgi kaynaklarının çoğaltıcısı olarak işlev görebilir.
- Kitle iletişimi, televizyon izleyerek ya da radyo dinleyerek öğrenme sağlamak yoluyla eğitim maliyetini azaltabilir.
- İletişim, kişinin beklenti düzeyini yükseltebilir ve böylece etkinliğe teşvik eder.
- İletişim, halkın kendi önemini anlamasını sağlayarak siyasal etkinlikleri artırabilir.
- Kitle iletişim araçları, ulus duygusu yaratmada etkilidir.
- İletişim kalkınma planlarının hazırlanmasını ve uygulamaya geçirilmesini kolaylaştırır.
- İletişim ekonomik, toplumsal ve siyasal kalkınmayı kendi kendini sürdüren bir süreç haline getirebilir.
Soru 15
Teknolojik belirlenimcilik yaklaşımı ilk olarak kim tarafından ortaya atılmıştır?
Seçenekler
A
Veblen
B
McLuhan
C
Innis
D
Rogers
E
Tichenor
Açıklama:
Teknolojik belirleyicilik terimi, Amerikalı toplumbilimci ve iktisatçı Thorstein Veblen (1857-1929)
tarafından icat edilmiştir.
tarafından icat edilmiştir.
Soru 16
USB Flash bellek gibi yeni teknolojik araçların çıkmasıyla önceden kullanılan bilgisayar disketlerinin artık ortadan kalması aşağıdaki kavramlardan hangisine örnektir?
Seçenekler
A
Ağ toplumu
B
Araç iletidir
C
Küresel köy
D
Ampütasyon
E
Tetrad
Açıklama:
McLuhan araç insanın uzantısıdır der ve ampütasyon (bir organı kesme) diye adlandırdığı kavram ise uzantıların bir benzeridir. İnsanoğlunun her uzantısı; özellikle teknolojik uzantıları, diğer uzantılarda bir ampütasyon ya da değiştirme etkisine sahiptir. Ampütasyona bir örnek olarak, barut ve ateşli silahların gelişmesiyle birlikte okçuluk becerilerinin yok oluşu verilebilir.
Soru 17
McLuhan'a göre aşağıdakilerden hangisi soğuk araçtır?
Seçenekler
A
Televizyon
B
Sinema
C
Fotoğraf
D
Radyo
E
Dergi
Açıklama:
Sıcak araçlar, tek duyuyu uzatan ve izleyiciye tamamlaması için çok şey bırakmayan araçlardır. Bu bağlamda radyo, sinema ve fotoğraf sıcak araçlardır. Soğuk araçlar ise az şey veren ve izleyici tarafından çok şey eklenen araçlardır. Televizyon ve telefon gibi.
Soru 18
Geleneksel Toplumun Çöküşü adlı araştırmasında, Ortadoğu’nun geleneksel toplumdan modern topluma geçişini ve modern iletişimin rolünü inceleyen araştırmacı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Frederick W. Frey
B
Thorstein Veblen
C
Marshall McLuhan
D
Harold Innis
E
Daniel Lerner
Açıklama:
1958’de Daniel Lerner’in Geleneksel Toplumun Çöküşü adlı araştırması yayınlanmıştır. Söz konusu araştırma Ortadoğu’nun geleneksel toplumdan modern topluma geçişini ve modern iletişimin rolünü incelemektedir. Lerner’e göre Batı ülkelerinin geçirdiği bazı süreçler evrenseldir. Buna göre:
- Kentleşmenin artması okuma yazma oranının artmasına yol açar,
- Okuma yazma oranının artması kitle iletişim araçlarına açık olmayı artırır,
- İletişim araçlarına açık olmak daha geniş ekonomik katılma ve siyasal katılmaya neden olur.
Soru 19
Aşağıdakilerden hangisi Tetrad kuramı öğeleri arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Genişletme
B
Geri döndürme
C
Öznel norm
D
Telafi etme
E
Yerinden etme
Açıklama:
Tetrad kuramı temelde dört unsur ile açıklanır. Bunlar; genişletme, geri döndürme, telafi etme ve yerinden etmedir.
Soru 20
"Yeniliğin yerine geçtiği düşüncelerden, daha iyi olarak algılanmasının derecesi", Rogers'a göre yeniliğin benimsenme süresini etkileyen özelliklerden hangisine karşılık gelmektedir?
Seçenekler
A
Denenebilirlik
B
Karmaşıklık
C
Gözlenebilirlik
D
Göreli üstünlük
E
Uyumluluk
Açıklama:
Rogers, yeniliğin benimsenme süresini etkileyen özellikleri ise şöyle sıralamaktadır:
- Göreli üstünlük: Yeniliğin yerine geçtiği düşüncelerden, daha iyi olarak algılanmasının derecesi
- Uyumluluk: Yeniliğin mevcut değerler, geçmiş deneyimler ve olası kabullenicilerin gereksinimleri ile uyumlu olarak algılanma derecesi
- Karmaşıklık: Yeniliğin anlaşılması ve kullanılmasının karmaşık olarak algılanma derecesi
- Denenebilirlik: Yeniliğin sınırlı olarak denenebilme derecesi
- Gözlenebilirlik: Yeniliğin sonuçlarının diğerleri tarafından gözlenebilirlik derecesi.
Soru 21
Aşağıdakilerden hangisi Rogers'e göre yeniliğin benimsenme süresini etkileyen özellikler arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Göreli üstünlük
B
Telafi
C
Uyumluluk
D
Karmaşıklık
E
Denenebilirlik
Açıklama:
Rogers, yeniliğin benimsenme süresini etkileyen özellikleri ise şöyle sıralamaktadır:
1. Göreli üstünlük: Yeniliğin yerine geçtiği düşüncelerden, daha iyi olarak algılanmasının derecesi
2. Uyumluluk: Yeniliğin mevcut değerler, geçmiş deneyimler ve olası kabullenicilerin
gereksinimleri ile uyumlu olarak algılanma derecesi
3. Karmaşıklık: Yeniliğin anlaşılması ve kullanılmasının karmaşık olarak algılanma derecesi
4. Denenebilirlik: Yeniliğin sınırlı olarak denenebilme derecesi
5. Gözlenebilirlik: Yeniliğin sonuçlarının diğerleri tarafından gözlenebilirlik derecesi.
1. Göreli üstünlük: Yeniliğin yerine geçtiği düşüncelerden, daha iyi olarak algılanmasının derecesi
2. Uyumluluk: Yeniliğin mevcut değerler, geçmiş deneyimler ve olası kabullenicilerin
gereksinimleri ile uyumlu olarak algılanma derecesi
3. Karmaşıklık: Yeniliğin anlaşılması ve kullanılmasının karmaşık olarak algılanma derecesi
4. Denenebilirlik: Yeniliğin sınırlı olarak denenebilme derecesi
5. Gözlenebilirlik: Yeniliğin sonuçlarının diğerleri tarafından gözlenebilirlik derecesi.
Soru 22
Rogers'a göre bir yeniliğin benimsenme süreci aşamaları aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?
Seçenekler
A
Bilgi-ikna-karar-uygulama-sağlamlaştırma
B
Bilgi-karar-ikna-uygulama-sağlamlaştırma
C
Bilgi-ikna-uygulama-karar-sağlamlaştırma
D
İkna-karar-uygulama-sağlamlaştırma-bilgi
E
ikna-karar-bilgi-uygulama-sağlamlaştırma
Açıklama:
Rogers yeniliğin benimsenmesi sürecini; bilgi, ikna etme, karar, uygulama ve sağlamlaştırma
evrelerinden oluşan beş aşamada kavramlaştırır.
• Bilgi: Bilgi evresi, bireylerin yeniliğin farkında oldukları, yeniliğe ve bu yeniliğin işlevine maruz
kaldıkları aşamadır.
• İkna: İkna etme evresinde bireyler yeniliğe ilişkin olumlu ya da olumsuz bir kanı ya da tutum
oluştururlar.
• Karar: Karar evresinde birey için iki seçenek bulunmaktadır: Yeniliği ya benimseyecek ya da
reddedecektir.
• Uygulama: Uygulama evresinde bireyler yeniliği kullanmaya başlarlar.
• Sağlamlaştırma: Sağlamlaştırma evresinde ise insanların bir karar aldıktan sonra çoğunlukla
kararlarına neden olan bilgiyi pekiştirmek istedikleri göz önüne alındığından, yenilikle ilgili
olumlu bilgi akışı devam eder. İnsanlar bu aşamada, kararlarının doğru olduğunu güçlendirecek
türde bilgileri ararlar
evrelerinden oluşan beş aşamada kavramlaştırır.
• Bilgi: Bilgi evresi, bireylerin yeniliğin farkında oldukları, yeniliğe ve bu yeniliğin işlevine maruz
kaldıkları aşamadır.
• İkna: İkna etme evresinde bireyler yeniliğe ilişkin olumlu ya da olumsuz bir kanı ya da tutum
oluştururlar.
• Karar: Karar evresinde birey için iki seçenek bulunmaktadır: Yeniliği ya benimseyecek ya da
reddedecektir.
• Uygulama: Uygulama evresinde bireyler yeniliği kullanmaya başlarlar.
• Sağlamlaştırma: Sağlamlaştırma evresinde ise insanların bir karar aldıktan sonra çoğunlukla
kararlarına neden olan bilgiyi pekiştirmek istedikleri göz önüne alındığından, yenilikle ilgili
olumlu bilgi akışı devam eder. İnsanlar bu aşamada, kararlarının doğru olduğunu güçlendirecek
türde bilgileri ararlar
Soru 23
Ürün yaşam devresi yaklaşımında "dış pazardaki genişlemenin yavaşlaması" hangi devrede gerçekleşir?
Seçenekler
A
Doğuş aşaması
B
Yaygınlaşma
C
Olgunluk dönemi
D
Düşüş devresi
E
Ölüş aşaması
Açıklama:
Ürün yaşam devresi; doğuş, yaygınlaşma, olgunluk ve düşüş olmak üzere dört dönemden oluşur.
Olgunluk dönemi: Dış pazarlardaki genişlemenin yavaşlamasıyla olgunluk dönemine girilir.
Olgunluk dönemi: Dış pazarlardaki genişlemenin yavaşlamasıyla olgunluk dönemine girilir.
Soru 24
İletişim teknolojilerinin gelişmesiyle ses, video ve veri iletişiminin tek bir kaynakta, tek bir vericide
ve tek bir alıcıda birleşmesine ne ad verilir?
ve tek bir alıcıda birleşmesine ne ad verilir?
Seçenekler
A
Yenilik
B
Ağ toplumu
C
Enformasyon
D
Küresel köy
E
Yöndeşme
Açıklama:
İletişim teknolojilerinin gelişmesiyle ses, video ve veri iletişiminin tek bir kaynakta, tek bir vericide
ve tek bir alıcıda birleşmesine yöndeşme denir.
ve tek bir alıcıda birleşmesine yöndeşme denir.
Soru 25
Ortak bir amacı gerçekleştirmek için sorun çözümüne katılan ilgili birimler seti, Rogers’a göre yeniliklerin yayılımındaki temel ögeden hangisine aittir?
Seçenekler
A
Zaman
B
İletişim Kanalları
C
Yenilik
D
Toplumsal Sistem
E
Karar
Açıklama:
Rogers, Yeniliklerin Yayılımı adlı kitabında yayılımı, bir yeniliğin belli kanallar aracılığıyla zaman içinde iletildiği bir süreç olarak tanımlar. Rogers’a göre yeniliklerin yayılımındaki dört temel öge yenilik, iletişim kanalları, zaman ve toplumsal sistemdir. Bu ögeler her yayılım araştırmasında ve her yayılım kampanyasında ya da programında belirlenebilir. Bir toplumsal sistem, ortak bir amacı gerçekleştirmek için sorun çözümüne katılan ilgili birimler setidir. Sistemdeki düzenlemeler bireysel davranışa istikrar ve düzenlilik veren bir yapıya sahiptir.
Soru 26
Yeniliğin benimsenmesi sürecinde, bireylerin yeniliği kullanmaya başladığı aşama aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Uygulama
B
Bilgi
C
Karar
D
İkna
E
Sağlamlaştırma
Açıklama:
Rogers yeniliğin benimsenmesi sürecini; bilgi, ikna etme, karar, uygulama ve sağlamlaştırma evrelerinden oluşan beş aşamada kavramlaştırır.
- Bilgi: Bilgi evresi, bireylerin yeniliğin farkında oldukları, yeniliğe ve bu yeniliğin işlevine maruz kaldıkları aşamadır.
- İkna: İkna etme evresinde bireyler yeniliğe ilişkin olumlu ya da olumsuz bir kanı ya da tutum oluştururlar.
- Karar: Karar evresinde birey için iki seçenek bulunmaktadır: Yeniliği ya benimseyecek ya da reddedecektir.
- Uygulama: Uygulama evresinde bireyler yeniliği kullanmaya başlarlar.
- Sağlamlaştırma: Sağlamlaştırma evresinde ise insanların bir karar aldıktan sonra çoğunlukla kararlarına neden olan bilgiyi pekiştirmek istedikleri göz önüne alındığından, yenilikle ilgili olumlu bilgi akışı devam eder. İnsanlar bu aşamada, kararlarının doğru olduğunu güçlendirecek türde bilgileri ararlar. Kişiler yenilik konusunda karşıt mesajlara maruz kalırlarsa önceki kararlarını değiştirebilirler.
Soru 27
Bilginin toplumda eşit olarak dağıtılmadığını ileri süren yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Yeniliklerin yayılımı
B
Enformasyon toplumu
C
Bilgi açığı
D
Küresel köy
E
Yöndeşme
Açıklama:
Bilgi açığı yaklaşımına göre bilgi toplumda eşit olarak dağıtılmamıştır. Kitle iletişim araçlarıyla aktarılan bilgi, bu bilgiye daha fazla erişme olanağı olan bazı toplumsal kesimlerin diğerlerine oranla daha fazla bilgi sahibi olmasını sağlar. Bunun sonucu olarak toplumdaki bilgi artışı yüksek statü kesimlerinde alt kesimlere göre daha fazladır.
Soru 28
Sayısal eşitsizlikle ilgili olarak söz edilen göstergeler aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Bilgi-ikna-zaman
B
Doğuş-olgunlaşma-düşüş
C
Erişim-kullanım-enformasyon okuryzarlığı
D
Küresel köy-ağ toplumu-kompütopya
E
Uygunluk-karmaşıklık-Denenebilirlik
Açıklama:
Sayısal eşitsizlikle ilgili olarak genellikle üç göstergeden söz edilir: Erişim, kullanım ve enformasyon
okuryazarlığıdır. Enformasyon okuryazarlığı, enformasyon ve iletişim teknolojilerinin etkin biçimde
kullanılma miktarını anlatır.
okuryazarlığıdır. Enformasyon okuryazarlığı, enformasyon ve iletişim teknolojilerinin etkin biçimde
kullanılma miktarını anlatır.
Soru 29
"Bu toplumda bilgisayarlar, enformatik üretim gücünü olağanüstü artırmakta, enformasyonun kitle halinde üretilmesine, işlenmesine, dağıtılmasına, saklanmasına ve tüketilmesine olanak sağlayan bir enformasyon devrimine yol açmaktadır. Artık ilerlemenin ve modernleşmenin simgesi fabrikalar değil, bilgisayar merkezleridir." şeklinde tanımlanan toplum yapısı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Endüstri sonrası toplum
B
Küresel kent
C
Kompütopya
D
Küresel köy
E
Ağ toplumu
Açıklama:
Teknolojiyi toplumsal gelişme ve değişmenin merkezine koyan kuramcılar, enformasyon ve iletişim teknolojilerinin yol açtığı toplumsal yapıyı anlatmak için değişik isimler kullanmışlardır.
Kompütopya (computopia): Yoneji Masuda yeni oluşan toplumsal biçimi anlatmak için “kompütopya” terimini kullanmaktadır. Masuda’ya göre enformasyon toplumu bilgisayar ve iletişim teknolojilerine yatırım yapan ve pek çok özelliğiyle endüstri toplumundan farklılıklar gösteren bir toplumdur. Endüstri toplumunda temel itici güç, maddi değerin üretilmesi olduğu halde, enformasyon toplumunun itici gücü enformatik değerlerin üretilmesidir. Endüstri toplumunda itici rol oynayan teknoloji buhar makinesidir. Enformasyon toplumunda itici rol oynayan teknoloji ise bilgisayar teknolojisidir. Bu toplumda bilgisayarlar, enformatik üretim gücünü olağanüstü artırmakta, enformasyonun kitle halinde üretilmesine, işlenmesine, dağıtılmasına, saklanmasına ve tüketilmesine olanak sağlayan bir enformasyon devrimine yol açmaktadır. Artık ilerlemenin ve modernleşmenin simgesi fabrikalar değil, bu bilgisayar merkezleridir.
Kompütopya (computopia): Yoneji Masuda yeni oluşan toplumsal biçimi anlatmak için “kompütopya” terimini kullanmaktadır. Masuda’ya göre enformasyon toplumu bilgisayar ve iletişim teknolojilerine yatırım yapan ve pek çok özelliğiyle endüstri toplumundan farklılıklar gösteren bir toplumdur. Endüstri toplumunda temel itici güç, maddi değerin üretilmesi olduğu halde, enformasyon toplumunun itici gücü enformatik değerlerin üretilmesidir. Endüstri toplumunda itici rol oynayan teknoloji buhar makinesidir. Enformasyon toplumunda itici rol oynayan teknoloji ise bilgisayar teknolojisidir. Bu toplumda bilgisayarlar, enformatik üretim gücünü olağanüstü artırmakta, enformasyonun kitle halinde üretilmesine, işlenmesine, dağıtılmasına, saklanmasına ve tüketilmesine olanak sağlayan bir enformasyon devrimine yol açmaktadır. Artık ilerlemenin ve modernleşmenin simgesi fabrikalar değil, bu bilgisayar merkezleridir.
Soru 30
Rogers, bir toplumsal sistemin üyelerini yenilikçilikleri temelinde beş benimseyici kategorisine ayırmaktadır. Aşağıdakilerden hangisi bu kategorilerden biri olarak kabul edilemez?
Seçenekler
A
Erken çoğunluk
B
Meraklılar
C
Yavaş davrananlar
D
İlk benimseyiciler
E
Mucitler (yenilikçiler)
Açıklama:
Rogers, bir toplumsal sistemin üyelerini yenilikçilikleri temelinde beş benimseyici kategorisine ayırmaktadır. Bunlar:
- Mucit (yenilikçi)
- İlk benimseyiciler
- Erken çoğunluk
- Geç çoğunluk ve
- Yavaş davrananlardır.
Soru 31
Teknolojik belirleyicilik yaklaşımının iletişim alanındaki en çok bilinen temsilcisi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Marshall McLuhan
B
Harold D. Laswell
C
Theodor Adornoile
D
Max Horkheimer
E
Herbert Marcuse
Açıklama:
Teknolojik belirleyicilik yaklaşımının iletişim alanındaki en çok bilinen temsilcisi Marshall McLuhan’dır. Doğru cevap a'dır.
Soru 32
1980’lerden itibaren, iletişim araçları, bilgisayarlar ve ağ iletişimi teknolojilerinin egemen olduğu toplumlara genel olarak ne ad verilmiştir?
Seçenekler
A
Kültür toplumu
B
Enformasyon toplumu
C
Endüstri toplumu
D
Sanayi toplumu
E
İnternet toplumu
Açıklama:
1980’lerden itibaren, iletişim araçları, bilgisayarlar ve ağ iletişimi teknolojilerinin egemen olduğu toplumlara genel olarak “enformasyon toplumu” adı verilmiştir. Doğru cevap b'dir.
Soru 33
Doğa bilimlerinde, evrende bütün olup bitenlerin nedensellik bağlantısı içinde belirlendiğini öne süren görüş aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Naturalizm
B
İdealizm
C
Belirleyicilik
D
Çıkarımcılık
E
Sezgicilik
Açıklama:
“Belirleyicilik” doğa bilimlerinde, evrende bütün olup bitenlerin nedensellik bağlantısı içinde belirlendiğini öne süren görüştür. Doğru cevap c'dir.
Soru 34
Teknolojik belirleyicilik toplumsal ve tarihsel olayları bir ilkeye ya da belirleyici bir faktöre göre açıklamaya çalışır. Tarihsel ya da nedensel önceliğe ilişkin bir öğretidir. Teknolojik belirleyicilik terimi kim tarafından icat edilmiştir?
Seçenekler
A
Marshall McLuhan
B
Theodor Adorno
C
Max Horkheimer
D
Thorstein Veblen
E
Herbert Marcuse
Açıklama:
Teknolojik belirleyicilik terimi, Amerikalı toplumbilimci ve iktisatçı Thorstein Veblen (1857-1929) tarafından icat edilmiştir. Doğru cevap d'dir.
Soru 35
McLuhan teknolojinin ana etkisinin duyu organları ve düşünce üzerinde olduğunu savunur; dolayısıyla tartışması tamamıyla algı psikolojisinin dar temellerine dayanır. Aşağıdakilerden hangisi McLuhan’ın görüşlerini yansıtan ana başlıklardan biri değildir?
Seçenekler
A
Araç Egemen Değişim Gücüdür
B
Araç İnsanın Uzantısıdır
C
Araç İletidir
D
Sıcak ve Soğuk Araçlar
E
Araç Görseldir
Açıklama:
McLuhan’ın görüşleri aşağıda başlıklar halinde özetlenmektedir:
- Araç Egemen Değişim Gücüdür
- Araç İnsanın Uzantısıdır
- Araç İletidir
- Sıcak ve Soğuk Araçlar
- Gutenberg Galaksisi
- Küresel Köy
- Tetrad (Dörtlü)
Doğru cevap e'dir.
- Araç Egemen Değişim Gücüdür
- Araç İnsanın Uzantısıdır
- Araç İletidir
- Sıcak ve Soğuk Araçlar
- Gutenberg Galaksisi
- Küresel Köy
- Tetrad (Dörtlü)
Doğru cevap e'dir.
Soru 36
"Yeni silah teknolojileri, hata yapmamayı gerektiren okçuluk pratiğini işe yaramaz hale getirmiştir. Otomobil gibi bir teknolojinin uzantısı ise kentlerin ve ülkelerin farklı biçimlerde gelişmesine yol açarak gelişkin bir yürüme kültürü gereksinimini “kesip atar”. Telefon sesi genişletir, fakat aynı zamanda düzenli mektuplaşma ile kazanılan yazı yazma sanatını kesip atar."
Yukarıdaki cümleler Mc Luhan'ın tanımladığı hangi kavram için örnek gösterilebilir?
Yukarıdaki cümleler Mc Luhan'ın tanımladığı hangi kavram için örnek gösterilebilir?
Seçenekler
A
Ampütasyon
B
Küresel Köy
C
Sıcak araçlar
D
Soğuk araçlar
E
Gutenberg Galaksisi
Açıklama:
McLuhan’ın ampütasyon (bir organı kesme) diye adlandırdığı kavram ise uzantıların bir benzeridir. İnsanoğlunun her uzantısı; özellikle teknolojik uzantıları, diğer uzantılarda bir ampütasyon ya da değiştirme etkisine sahiptir. Ampütasyona bir örnek olarak, barut ve ateşli silahların gelişmesiyle birlikte okçuluk becerilerinin yok oluşu verilebilir. Yeni silah teknolojileri, hata yapmamayı gerektiren okçuluk pratiğini işe yaramaz hale getirmiştir. Otomobil gibi bir teknolojinin uzantısı ise kentlerin ve ülkelerin farklı biçimlerde gelişmesine yol açarak gelişkin bir yürüme kültürü gereksinimini “kesip atar”. Doğru cevap a'dır.
Soru 37
Marshall McLuhan, medyaya ilişkin gözlemlerini bilimsel bir temele oturtmadığı için eleştirilmiştir. Son yıllarında ve kısmen eleştirilere yanıt olarak, McLuhan düşüncesine bir temel geliştirmiştir. Sorularla çerçevelediği bu temel düşünceye ne ad vermiştir?
Seçenekler
A
Küresel Köy
B
tetrad
C
Gutenberg Galaksisi
D
Sıcak araçlar
E
Soğuk araçlar
Açıklama:
Marshall McLuhan, medyaya ilişkin gözlemlerini bilimsel bir temele oturtmadığı için eleştirilmiştir. Son yıllarında ve kısmen eleştirilere yanıt olarak, McLuhan düşüncesine “tetrad” diye adlandırdığı bir temel geliştirmiştir. Ölümünden sonra yayınlanan Medya Yasaları kitabında McLuhan, medya konusundaki görüşlerini ortaya koyarken, bir aracın toplum üzerindeki etkilerini dört kategoriye ayırarak incelemiştir. Doğru cevap b'dir.
Soru 38
Bu çerçevede 1958’de Daniel Lerner’in Geleneksel Toplumun Çöküşü adlı araştırması yayınlanmıştır. Söz konusu araştırma Ortadoğu’nun geleneksel toplumdan modern topluma geçişini ve modern iletişimin rolünü incelemektedir. Lerner’e göre Batı ülkelerinin geçirdiği bazı süreçler evrenseldir. Buna göre aşağıdakilerden hangisi-hangileri doğrudur?
1. Kentleşmenin artması okuma yazma oranının artmasına yol açar,
II. Okuma yazma oranının artması kitle iletişim araçlarına açık olmayı artırır,
III. İletişim araçlarına açık olmak daha geniş ekonomik katılma ve siyasal katılmaya neden olur.
1. Kentleşmenin artması okuma yazma oranının artmasına yol açar,
II. Okuma yazma oranının artması kitle iletişim araçlarına açık olmayı artırır,
III. İletişim araçlarına açık olmak daha geniş ekonomik katılma ve siyasal katılmaya neden olur.
Seçenekler
A
Yalnız I.
B
Yalnız II.
C
I. ve II.
D
II. ve III.
E
I. II. ve III.
Açıklama:
Bu çerçevede 1958’de Daniel Lerner’in Geleneksel Toplumun Çöküşü adlı araştırması yayınlanmıştır. Söz konusu araştırma Ortadoğu’nun geleneksel toplumdan modern topluma geçişini ve modern iletişimin rolünü incelemektedir. Lerner’e göre Batı ülkelerinin geçirdiği bazı süreçler evrenseldir. Buna göre:
1. Kentleşmenin artması okuma yazma oranının artmasına yol açar,
2. Okuma yazma oranının artması kitle iletişim araçlarına açık olmayı artırır,
3. İletişim araçlarına açık olmak daha geniş ekonomik katılma ve siyasal katılmaya neden olur.
Doğru cevap e'dir.
1. Kentleşmenin artması okuma yazma oranının artmasına yol açar,
2. Okuma yazma oranının artması kitle iletişim araçlarına açık olmayı artırır,
3. İletişim araçlarına açık olmak daha geniş ekonomik katılma ve siyasal katılmaya neden olur.
Doğru cevap e'dir.
Soru 39
Rogers yeniliği “bir birey ya da başka bir kabullenme birimi tarafından yeni olarak algılanan düşünce, uygulama veya nesne” olarak tanımlar. Rogers'a göre aşağıdakilerden hangisi yeniliğin benimsenme süresini etkileyen özelliklerden biri değildir?
Seçenekler
A
Göreli üstünlük
B
Uyumluluk
C
Bağlılık
D
Denenebilirlik
E
Gözlenebilirlik
Açıklama:
Rogers yeniliği “bir birey ya da başka bir kabullenme birimi tarafından yeni olarak algılanan düşünce, uygulama veya nesne” olarak tanımlar. Rogers, yeniliğin benimsenme süresini etkileyen özellikleri ise şöyle sıralamaktadır:
1. Göreli üstünlük: Yeniliğin yerine geçtiği düşüncelerden, daha iyi olarak algılanmasının derecesi
2. Uyumluluk: Yeniliğin mevcut değerler, geçmiş deneyimler ve olası kabullenicilerin
gereksinimleri ile uyumlu olarak algılanma derecesi
3. Karmaşıklık: Yeniliğin anlaşılması ve kullanılmasının karmaşık olarak algılanma derecesi
4. Denenebilirlik: Yeniliğin sınırlı olarak denenebilme derecesi
5. Gözlenebilirlik: Yeniliğin sonuçlarının diğerleri tarafından gözlenebilirlik derecesi.
1. Göreli üstünlük: Yeniliğin yerine geçtiği düşüncelerden, daha iyi olarak algılanmasının derecesi
2. Uyumluluk: Yeniliğin mevcut değerler, geçmiş deneyimler ve olası kabullenicilerin
gereksinimleri ile uyumlu olarak algılanma derecesi
3. Karmaşıklık: Yeniliğin anlaşılması ve kullanılmasının karmaşık olarak algılanma derecesi
4. Denenebilirlik: Yeniliğin sınırlı olarak denenebilme derecesi
5. Gözlenebilirlik: Yeniliğin sonuçlarının diğerleri tarafından gözlenebilirlik derecesi.
Soru 40
Yoneji Masuda'nın yeni oluşan toplumsal biçimi anlatmak için kullandığı terim aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
endüstriyalizm
B
enformasyonalizm
C
empati
D
kompütopya
E
ütopya
Açıklama:
Kompütopya (computopia): Yoneji Masuda yeni oluşan toplumsal biçimi anlatmak için “kompütopya” terimini kullanmaktadır. Masuda’ya göre enformasyon toplumu bilgisayar ve iletişim teknolojilerine yatırım yapan ve pek çok özelliğiyle endüstri toplumundan farklılıklar gösteren bir toplumdur. Doğru cevap d'dir.
Soru 41
Teknolojik belirleyicilik yaklaşımının iletişim alanındaki en çok bilinen temsilcisi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
McLuhan
B
Gutenberg
C
Lerner
D
Rogers
E
Shoemaker
Açıklama:
5. ünite giriş bölümünü okuyunuz.
McLuhan, belirleyicilik üzerinden giderek teknolojiyi ele almış ve bunun üzerinde çalışmalar yürütmüştür.
McLuhan, belirleyicilik üzerinden giderek teknolojiyi ele almış ve bunun üzerinde çalışmalar yürütmüştür.
Soru 42
Doğa bilimlerinde, evrende bütün olup bitenlerin nedensellik bağlantısı içinde
belirlendiğini öne süren görüş aşağıdakilerden hangisidir?
belirlendiğini öne süren görüş aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Teknolojik üstünlük
B
Belirleyicilik
C
Örgütlenme
D
Egemen güçler
E
Algı yönetimi
Açıklama:
TEKNOLOJİK BELİRLEYİCİLİK YAKLAŞIMInı okuyunuz
evrendeki olay ve olguları nedensellik içinde inceleyen belirleyiciliktir.
evrendeki olay ve olguları nedensellik içinde inceleyen belirleyiciliktir.
Soru 43
"McLuhan’a göre iletilerin üretimi ve alımı için biçimlerin biyolojik var oluşu gereklidir. Bu biçimler bir başka deyişle görme, dokunma, tatma, duyma ve koklama birbirine bağlıdır. Dolayısıyla bir biçimin kapasitesinin değişmesi duyular arasındaki toplam ilişkileri değiştirir. Bunun sonucu olarak da kişinin ..... değişir."
Yukarıdaki cümlede boş olan yere uygun düşen ifade aşağıdakilerden hangisidir?
Yukarıdaki cümlede boş olan yere uygun düşen ifade aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
düşüncelerindeki bakış farklılığını
B
psikolojik ve sosyolojik uzantısını
C
deneyimlerini ve algılarını düzenleme yolları
D
teknolojik belirleyiciliği
E
toplumsal öğeler arası uyumunu
Açıklama:
Araç Egemen Değişim Gücüdür alt başlığını okuyunuz.
McLuhan, iletişim aracının egemen değişim gücünden bahsetmektedir
McLuhan, iletişim aracının egemen değişim gücünden bahsetmektedir
Soru 44
McLuhan’a göre, sıcak iletişim araçlarının egemenliğindeki çağ “mekanik çağ”dır. Mekanik çağın özellikleri içinde aşağıdakilerden hangisi yer almaz?
Seçenekler
A
karakteristik aracı kitap
B
anti-demokratik
C
tek yönlü
D
demokratik
E
baskıcı ve güdümleyici
Açıklama:
Sıcak ve soğuk araçlar bölümünü okuyunuz
Sıcak ve soğuk araçlar betimlemesi içinde sıcak araçlara ilişkin özellikleri sıralamaktadır
Sıcak ve soğuk araçlar betimlemesi içinde sıcak araçlara ilişkin özellikleri sıralamaktadır
Soru 45
Tetrad, McLuhan’ın sorularla çerçevelediği dört yasayı insanoğlunun çevresindeki geniş bir alana uygulamasına olanak sağlar ve böylece kültüre bakmada yeni bir araç ortaya koyar.
Aşağıdakilerden hangisi bunlardan biri değildir?
Aşağıdakilerden hangisi bunlardan biri değildir?
Seçenekler
A
Genişletme
B
Geri döndürme
C
Telafi etme
D
Yerinden etme
E
Demokratik katılım
Açıklama:
Tetrad bölümünü okuyunuz
McLuhan'ın Tetrad sürecindeki soruları, dört etki dizisi ile sonuçlanır
McLuhan'ın Tetrad sürecindeki soruları, dört etki dizisi ile sonuçlanır
Soru 46
Modernleşme ve yeniliklerin yayılımı yaklaşımları, iletişim alanında teknolojik belirleyiciliğin izlerini taşıyan yaklaşımlardır. Modernleşme kuramcılarının çizdiği çerçeve içerisinde aşağıdakilerden hangisidir?
- az gelişmiş, geleneksel ve geri kalmış ülkeler
- toplumsal, siyasal ve ekonomik kurumlar
- teknoloji-insan ilişkisine yönelik sorunları ve çözümleri
- insanı modernleştirme
- teknolojinin toplum etkisi
- değişim ve süreklilik noktaları
Seçenekler
A
i-ii-iii-iv
B
i-iii-v-vi
C
ii-iii-iv-vi
D
iii-iv-v-vi
E
i-ii-iv-v
Açıklama:
MODERNLEŞMEDE KİTLE İLETİŞİMİ TEKNOLOJİSİni okuyunuz
Modernleşme kuramcılarının kalkınmada önemli rol oynadığını savundukları görüşler
Modernleşme kuramcılarının kalkınmada önemli rol oynadığını savundukları görüşler
Soru 47
Lerner’e göre endüstrileşmiş Batı ülkelerinin geçirdiği bu modernleşme sürecinin benzeri Ortadoğu ülkelerinde de yaşanmaktadır. Sürecin merkezinde ise düşünce ve tutumların iletilme biçimindeki değişiklik vardır. Bu değişiklik ..... geçiştir.
Aşağıdakilerden hangisi, boşluğu tamamlayan en uygun ifadedir?
Aşağıdakilerden hangisi, boşluğu tamamlayan en uygun ifadedir?
Seçenekler
A
modern belirleyiciliğe
B
sözel iletişimden kitle iletişimine
C
modernleşme kuramlarına
D
kitle iletişim teknolojilerine
E
okuma yazma oranının artmasına
Açıklama:
MODERNLEŞMEDE KİTLE İLETİŞİMİ TEKNOLOJİSİni okuyunuz
Daniel Lerner Geleneksel Toplumun Çöküşünde bu konuyu ele almıştır
Daniel Lerner Geleneksel Toplumun Çöküşünde bu konuyu ele almıştır
Soru 48
"Kalkınma, kişi başına daha yüksek gelir ve yaşama düzeyine ulaşabilmek amacıyla, bir
toplumsal sisteme yeni fikirlerin sokularak daha modern üretim yöntemlerine ve toplumsal örgütlenmeye geçilmesidir. Bu süreç toplumsal boyutta ise modernleşmedir. Bir toplumsal değişme durumu olan kalkınma, yeniliklerin toplumsal sisteme yayılması ile gerçekleşir."
Yukarıdaki düşüncelerini ifade eden kuramcı aşağıdakilerden hangisidir?
toplumsal sisteme yeni fikirlerin sokularak daha modern üretim yöntemlerine ve toplumsal örgütlenmeye geçilmesidir. Bu süreç toplumsal boyutta ise modernleşmedir. Bir toplumsal değişme durumu olan kalkınma, yeniliklerin toplumsal sisteme yayılması ile gerçekleşir."
Yukarıdaki düşüncelerini ifade eden kuramcı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Lerner
B
Habermas
C
McLuhan
D
Rogers
E
Shoemaker
Açıklama:
Yeniliklerin yayılımı bölümünü okuyunuz
Yeniliklerin yayımında belirtilmektedir
Yeniliklerin yayımında belirtilmektedir
Soru 49
Rogers’a göre yeniliklerin yayılımındaki dört temel öge bulunmaktadır. Aşağıdakilerden hangisi bunlardan biri değildir?
Seçenekler
A
Yenilik
B
İletişim kanalları
C
Zaman
D
Toplumsal sistem
E
Mekan
Açıklama:
Yeniliklerin yayılımındaki ögeler bölümünü okuyunuz
Rogers, yeniliklerin yayılımını dört şekilde sıralamıştır.
Rogers, yeniliklerin yayılımını dört şekilde sıralamıştır.
Soru 50
Bazı toplumbilimciler iletişim teknolojilerinin uluslararası ölçekteki yaygınlaşmasını iktisatçı Raymond Vernon’un geliştirdiği “uluslararası ürün yaşam devreleri” modelinden hareketle incelemişlerdir. Vernon’un modeline göre her ürünün dört aşamalı bir yaşam devresi vardır. Aşağıdakilerden hangisi bunlardan biri değildir?
Seçenekler
A
Kalkınma modeli
B
Doğuş aşaması
C
Yaygınlaşma
D
Olgunluk dönemi
E
Düşüş evresi
Açıklama:
Ürün Yaşam Devresi Yaklaşımı bölümünü okuyunuz
Ürün Yaşam Devresi Yaklaşımı içinde ele alınmaktadır
Ürün Yaşam Devresi Yaklaşımı içinde ele alınmaktadır
Soru 51
Aşağıdakilerden hangisi iletişim araçlarının etkisinin mesajın içeriğinde değil, kullanılan aracın kendisinde olduğunu öne sürer?
Seçenekler
A
Thorstein Veblen
B
Marshall McLuhan
C
Harold D. Lasswel
D
Walter Lippmann
E
George Gerbner
Açıklama:
Teknolojik belirleyicilik yaklaşımının iletişim alanındaki en çok bilinen temsilcisi Marshall McLuhan’dır. McLuhan, iletişim araçlarının etkisinin mesajın içeriğinde değil, kullanılan aracın kendisinde olduğunu öne sürerek bu görüşünü “araç iletidir” savıyla özetlemiştir. Ona göre, bir iletişim aracının asıl etkisi, duyularımız arasındaki oranları değiştirerek algılama kalıplarımızı etkilemesindedir.
Soru 52
Aşağıdaki terimlerden hangisi Amerikalı toplumbilimci ve iktisatçı Thorstein Veblen (1857-1929) tarafından icat edilmiştir?
Seçenekler
A
Teknolojik belirleyicilik
B
Gündem belirleme
C
Bağımlılık kuramı
D
İki aşamalı akış kuramı
E
Suskunluk sarmalı
Açıklama:
Teknolojik belirleyicilik terimi, Amerikalı toplumbilimci ve iktisatçı Thorstein Veblen (1857-1929) tarafından icat edilmiştir
Soru 53
Aşağıdakilerden hangisi toplumsal örgütlenmenin değişiminin kaynağının teknolojik yenilikler olduğunu savunur?
Seçenekler
A
Howard Becker
B
Walter Lippmann
C
Harold D. Lasswell
D
Payne Fund
E
Harold Innis
Açıklama:
Harold Innis, toplumsal örgütlenmenin değişiminin kaynağının teknolojik yenilikler olduğunu savunur. Innis’e göre, insan kendi teknolojisi ile birlikte vardır.
Soru 54
McLuhan'a göre radyo, sinema ve fotoğraf nasıl araçlardır?
Seçenekler
A
Soğuk araçlar
B
Doğrusal araçlar
C
Sıcak araçlar
D
Karmaşık araçlar
E
Basit araçlar
Açıklama:
McLuhan, araçları sıcak ve soğuk olmak üzere ikiye ayırmıştır. Sıcak araçlar, tek duyuyu uzatan ve izleyiciye tamamlaması için çok şey bırakmayan araçlardır. Bu bağlamda radyo, sinema ve fotoğraf sıcak araçlardır.
Soru 55
Aşağıdaki etki dizelerinden hangisi tetrad sürecinde sorulan sorulardan sonra ortaya çıkmaz?
Seçenekler
A
Genişletme
B
Yerinden etme
C
Bulanıklaştırma
D
Geri döndürme
E
Telafi etme
Açıklama:
Tetrad sürecinde sorulan sorular, dört etki dizisi ile sonuçlanır. Bunlar genişletme, yerinden etme, geri döndürme ve telafi etmedir. Bu dört öge birbirleri ile tamamlayıcı bir ilişki içindedir.
Soru 56
Aşağıdakilerden hangisi "Geleneksel Toplumun Çöküşü" adlı araştırmasıyla Ortadoğu’nun geleneksel toplumdan modern topluma geçişini ve modern iletişimin rolünü incelemiştir?
Seçenekler
A
Everett M. Rogers
B
Noam Chomsky
C
Edward S. Herman
D
Daniel Lerner
E
Claude E. Shannon
Açıklama:
1958’de Daniel Lerner’in Geleneksel Toplumun Çöküşü adlı araştırması yayınlanmıştır. Söz konusu araştırma Ortadoğu’nun geleneksel toplumdan modern topluma geçişini ve modern iletişimin rolünü incelemektedir. Lerner’e göre Batı ülkelerinin geçirdiği bazı süreçler evrenseldir.
Soru 57
Everett M. Rogers aşağıdaki kuramlardan hangisiyle tanınır?
Seçenekler
A
Yeniliklerin yayılımı
B
Teknolojik belirleyicilik yaklaşımı
C
Yetiştirme kuramı
D
Sınırlı etkiler paradigması
E
Kültür endüstrisi
Açıklama:
Yayılım araştırmalarında bugün en fazla tanınan kişi Everett M. Rogers’dir. Diğer yeniliklerin yayılımı kuramları gibi Rogers’in kuramı da kitlesel ve kişilerarası iletişim arasında bir etkileşimi içermektedir.
Soru 58
Aşağıdakilerden hangisi yeniliğin benimsenmesi sürecini; bilgi, ikna etme, karar, uygulama ve sağlamlaştırma evrelerinden oluşan beş aşamada kavramlaştırır?
Seçenekler
A
Marshall McLuhan
B
Manuel Castells
C
Everett M. Rogers
D
Daniel Lerner
E
Edward S. Herman
Açıklama:
Everett M. Rogers yeniliğin benimsenmesi sürecini; bilgi, ikna etme, karar, uygulama ve sağlamlaştırma evrelerinden oluşan beş aşamada kavramlaştırır.
Soru 59
İletişim teknolojilerinin gelişmesiyle ses, video ve veri iletişiminin tek bir kaynakta, tek bir vericide ve tek bir alıcıda birleşmesine ne ad verilir?
Seçenekler
A
Enformasyon
B
Yöndeşme
C
Yaygınlaşma
D
Ağ toplumu
E
Mekansızlaştırma
Açıklama:
İletişim teknolojilerinin gelişmesiyle ses, video ve veri iletişiminin tek bir kaynakta, tek bir vericide ve tek bir alıcıda birleşmesine “yöndeşme” denmektedir. Bu yöndeşme olgusunu olanaklı kılan ise sayısallaşma ilkesidir.
Soru 60
Aşağıdakilerden hangisi İki Çağ Arasında: Teknetronik Çağda Amerika’nın Rolü adlı kitabında enformasyonun özellikle Amerika’da yeni bir toplum yarattığını öne sürmektedir?
Seçenekler
A
Frederick W. Frey
B
Rogers da Lerner
C
Raymond Vernon
D
Daniel Bell
E
Zbigniew Brzezinski
Açıklama:
Siyaset bilimci Zbigniew Brzezinski, İki Çağ Arasında: Teknetronik Çağda Amerika’nın Rolü adlı kitabında enformasyonun özellikle Amerika’da yeni bir toplum yarattığını öne sürmektedir. Brzezinski endüstri sonrası toplumun bir “teknetronik” topluma dönüştüğünü belirtmektedir.
Soru 61
Teknolojik belirleyicilik terimi, aşağıdakilerden hangi Amerikalı toplumbilimci ve iktisatçı tarafından icat edilmiştir, belirtiniz?
Seçenekler
A
Thorstein Veblen
B
Harold Innis
C
Manuel Castells
D
Marshall McLuhan
E
Karl Marks
Açıklama:
Teknolojik belirleyicilik terimi, Amerikalı toplumbilimci ve iktisatçı Thorstein Veblen (1857-1929) tarafından icat edilmiştir.
Soru 62
Aşağıdakilerden hangisi, her kültür çağında bilginin kaydedilip aktarıldığı “medium”un (ortam, araç) o kültürün karakterinin belirlenmesinde kesin bir rol oynadığını öne sürmüş ve bu görüşünü “araç iletidir (medium is the message)” deyişiyle özetlemiştir, belirtiniz?
Seçenekler
A
Daniel Lerner
B
Marshall McLuhan
C
Manuel Castells
D
Everett Rogers
E
Friedrich Engels
Açıklama:
Marshall McLuhan, her kültür çağında bilginin kaydedilip aktarıldığı “medium”un (ortam, araç) o kültürün karakterinin belirlenmesinde kesin bir rol oynadığını öne sürmüş ve bu görüşünü “araç iletidir (medium is the message)” deyişiyle özetlemiştir.
Soru 63
Aşağıdakilerden hangisi, Gutenberg Galaksisi adlı eserinde “alfabe ve tipografi aracılığıyla görsel duyunun yalıtılması ile bilginin parçalara ayrılması yanılsamasının nasıl yaratılmış olduğunu” açıklamaya çalışır, belirtiniz?
Seçenekler
A
Hannah Arendt
B
Alain Badiou
C
Marshall McLuhan
D
Tzvetan Todorov
E
Noam Chomsky
Açıklama:
Marshall McLuhan, Gutenberg Galaksisi adlı eserinde “alfabe ve tipografi aracılığıyla görsel duyunun yalıtılması ile bilginin parçalara ayrılması yanılsamasının nasıl yaratılmış olduğunu” açıklamaya çalışır.
Soru 64
McLuhan bir aracın etkilerini anlamak için dört soru sorulabileceği görüşündedir. Aşağıdakilerden hangisi, bu sorulardan biri olarak gösterilemez?
Seçenekler
A
Araç ya da teknoloji neyi genişletiyor ya da uzatıyor?
B
Araç, medya ya da teknoloji neyi yerinden ediyor, neye önemini kaybettiriyor?
C
Medya ya da teknoloji neyi telafi ediyor ya da geri kazandırıyor?
D
Araç, toplumsal refahı ne ölçüde sağlıyor?
E
Sınırlarına ulaştığında teknoloji neyi tersine çeviriyor ya da geri döndürüyor?
Açıklama:
McLuhan bir aracın etkilerini anlamak için dört soru sorulabileceği görüşündedir.
Bu sorulardan ilki, “Araç ya da teknoloji neyi genişletiyor ya da uzatıyor?” sorusudur.
İkinci soru “Araç, medya ya da teknoloji neyi yerinden ediyor, neye önemini kaybettiriyor?” sorusudur.
Üçüncü soru “Medya ya da teknoloji neyi telafi ediyor ya da geri kazandırıyor?” sorusudur.
Dördüncü soru “Sınırlarına ulaştığında teknoloji neyi tersine çeviriyor ya da geri döndürüyor?” sorusudur.
Bu sorulardan ilki, “Araç ya da teknoloji neyi genişletiyor ya da uzatıyor?” sorusudur.
İkinci soru “Araç, medya ya da teknoloji neyi yerinden ediyor, neye önemini kaybettiriyor?” sorusudur.
Üçüncü soru “Medya ya da teknoloji neyi telafi ediyor ya da geri kazandırıyor?” sorusudur.
Dördüncü soru “Sınırlarına ulaştığında teknoloji neyi tersine çeviriyor ya da geri döndürüyor?” sorusudur.
Soru 65
Aşağıdakilerden hangisi, Yeniliklerin Yayılımı adlı kitabında yayılımı, bir yeniliğin belli kanallar aracılığıyla zaman içinde iletildiği bir süreç olarak tanımlamaktadır, belirtiniz?
Seçenekler
A
Harold Innis
B
Karl Marx
C
Daniel Lerner
D
Marshall McLuhan
E
Everett M. Rogers
Açıklama:
Everett M. Rogers, Yeniliklerin Yayılımı adlı kitabında yayılımı, bir yeniliğin belli kanallar aracılığıyla zaman içinde iletildiği bir süreç olarak tanımlar.
Soru 66
Everett M. Rogers’e göre yeniliğin benimsenme süresini etkileyen özelliklerinden hangisi, "Yeniliğin yerine geçtiği düşüncelerden, daha iyi olarak algılanmasının derecesi" şeklinde açıklanmaktadır?
Seçenekler
A
Göreli üstünlük
B
Uyumluluk
C
Karmaşıklık
D
Denenebilirlik
E
Gözlenebilirlik
Açıklama:
Rogers, yeniliğin benimsenme süresini etkileyen özellikleri ise şöyle sıralamaktadır:
- Göreli üstünlük: Yeniliğin yerine geçtiği düşüncelerden, daha iyi olarak algılanmasının derecesi
- Uyumluluk: Yeniliğin mevcut değerler, geçmiş deneyimler ve olası kabullenicilerin gereksinimleri ile uyumlu olarak algılanma derecesi
- Karmaşıklık: Yeniliğin anlaşılması ve kullanılmasının karmaşık olarak algılanma derecesi
- Denenebilirlik: Yeniliğin sınırlı olarak denenebilme derecesi
- Gözlenebilirlik: Yeniliğin sonuçlarının diğerleri tarafından gözlenebilirlik derecesi.
Soru 67
Aşağıdakilerden hangi iktisatçının geliştirdiği “uluslararası ürün yaşam devreleri” modeline göre her ürünün dört aşamalı bir yaşam devresi vardır ve bunlar; doğuş aşaması, yaygınlaşma, olgunluk dönemi ve düşüş devresi olarak sıralanmaktadır, belirtiniz?
Seçenekler
A
Everett Rogers
B
Raymond Vernon
C
Harold Innis
D
Manuel Castells
E
Marshall McLuhan
Açıklama:
Bazı toplumbilimciler iletişim teknolojilerinin uluslararası ölçekteki yaygınlaşmasını iktisatçı Raymond Vernon’un geliştirdiği “uluslararası ürün yaşam devreleri” modelinden hareketle incelemişlerdir. Vernon’un modeline göre her ürünün dört aşamalı bir yaşam devresi vardır. Bunlar şöyle sıralanmaktadır:
- Doğuş aşaması
- Yaygınlaşma
- Olgunluk dönemi
- Düşüş devresi
Soru 68
Aşağıdaki hangi siyaset bilimci, İki Çağ Arasında: Teknetronik Çağda Amerika’nın Rolü adlı kitabında enformasyonun özellikle Amerika’da yeni bir toplum yarattığını öne sürmekte ve endüstri sonrası toplumun bir “teknetronik” topluma dönüştüğünü belirtmektedir?
Seçenekler
A
Karl Marks
B
Friedrich Engels
C
Zbigniew Brzezinski
D
Everett Rogers
E
Daniel Lerner
Açıklama:
Siyaset bilimci Zbigniew Brzezinski, İki Çağ Arasında: Teknetronik Çağda Amerika’nın Rolü adlı kitabında enformasyonun özellikle Amerika’da yeni bir toplum yarattığını öne sürmektedir. Brzezinski endüstri sonrası toplumun bir “teknetronik” topluma dönüştüğünü belirtmektedir.
Soru 69
Yoneji Masuda, yeni oluşan toplumsal biçimi anlatmak için aşağıdakilerden hangi terimi kullanmış ve ona göre enformasyon toplumu bilgisayar ve iletişim teknolojilerine yatırım yapan ve pek çok özelliğiyle endüstri toplumundan farklılıklar gösteren bir toplumdur, belirtiniz?
Seçenekler
A
Yöndeşme
B
Küreselleşme
C
Entegrasyon
D
Kompütopya
E
Ampütasyon
Açıklama:
Yoneji Masuda yeni oluşan toplumsal biçimi anlatmak için “kompütopya” terimini kullanmaktadır. Masuda’ya göre enformasyon toplumu bilgisayar ve iletişim teknolojilerine yatırım yapan ve pek çok özelliğiyle endüstri toplumundan farklılıklar gösteren bir toplumdur.
Soru 70
Bilgi açığı yaklaşımı, ilk kez kaç yılında Tichenor, Dnohue ve Olien imzalı bir makalede (Kitle İletişim Araçları Akışı ve Bilgide Farklı Büyüme) ileri sürülmüştür, belirtiniz?
Seçenekler
A
1940
B
1948
C
1955
D
1960
E
1970
Açıklama:
Bilgi açığı yaklaşımı, ilk kez 1970 yılında Tichenor, Dnohue ve Olien imzalı bir makalede (Kitle İletişim Araçları Akışı ve Bilgide Farklı Büyüme) ileri sürülmüştür.
Soru 71
Marshall McLuhan, kendi çalışmalarını kimin çalışmalarının bir uzantısı olarak görmektedir?
Seçenekler
A
Innis
B
Gerbner
C
McCombs
D
Noelle-Neumann
E
Katz
Açıklama:
McLuhan’ın Temel Varsayımları
Doğru yanıt A seçeneği yani Innis'tir. Nitekim Gerbner yetiştirme kuramının, McCombs gündem belirleme, Noelle-Neumann suskunluk sarmalının ve Katz da kullanımlar ve doyumlar kuramlarının geliştirenidir.
Doğru yanıt A seçeneği yani Innis'tir. Nitekim Gerbner yetiştirme kuramının, McCombs gündem belirleme, Noelle-Neumann suskunluk sarmalının ve Katz da kullanımlar ve doyumlar kuramlarının geliştirenidir.
Soru 72
McLuhan’a göre iletilerin üretimi ve alımı için biçimlerin neyi gereklidir?
Seçenekler
A
Sosyolojik var oluşu
B
Biyolojik var oluşu
C
Fiziksel var oluşu
D
Ekonomik var oluşu
E
Kültürel var oluşu
Açıklama:
Araç Egemen Değişim Gücüdür
Doğrun yanıt biyolojik var oluşudur yani B seçeneğidir.
Doğrun yanıt biyolojik var oluşudur yani B seçeneğidir.
Soru 73
Aşağıdaki kavramlardan hangisini McLuhan kullanmıştır?
Seçenekler
A
Yetiştirme
B
Anaakımlaştırma
C
Aampütasyon
D
Tavan Etki
E
Rezonans
Açıklama:
Araç İnsanın Uzantısıdır
Ampütasyon dışındakiler yetiştirme kuramının kavramlarıdır. Bu nedenle doğru yanıt C seçeneğidir.
Ampütasyon dışındakiler yetiştirme kuramının kavramlarıdır. Bu nedenle doğru yanıt C seçeneğidir.
Soru 74
Aşağıdakilerden hangisi McLuhan'ın geliştirdiği kavramlardan değildir?
Seçenekler
A
Araç İletidir
B
Sıcak ve Soğuk Araçlar
C
Gutenberg Galaksisi
D
Dışlanma Korkusu
E
Küresel Köy
Açıklama:
McLuhan’ın Temel Varsayımları
Yalnızca dışlanma korkusu kavramı McLuhan'a ait değildir. Bu kavram Suskunluk Sarmalı kuramının kavramlarındandır.
Yalnızca dışlanma korkusu kavramı McLuhan'a ait değildir. Bu kavram Suskunluk Sarmalı kuramının kavramlarındandır.
Soru 75
1958’de “Geleneksel Toplumun Çöküşü” adlı araştırmasını yayımlayan araştırmacı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Max Horkheimer
B
Theordor Adorno
C
Antonio Gramsci
D
Louis Althusser
E
Daniel Lerner
Açıklama:
MODERNLEŞMEDE KİTLE İLETİŞİMİ TEKNOLOJİSİ
Seçeneklerden yalnızca Daniel Lerner uygundur. Bu nedenle doğru yanıt E seçeneğidir. Horkheimer ve Adorno Frankfurt Okulu üyesidir. Gramsci hegemonya kuramının geliştirenidir. Althusser ise ideoloji konusunda öne çıkmaktadır.
Seçeneklerden yalnızca Daniel Lerner uygundur. Bu nedenle doğru yanıt E seçeneğidir. Horkheimer ve Adorno Frankfurt Okulu üyesidir. Gramsci hegemonya kuramının geliştirenidir. Althusser ise ideoloji konusunda öne çıkmaktadır.
Soru 76
Yayılım araştırmalarında bugün en fazla tanınan kişi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Everett M. Rogers
B
Nancy Signorielli
C
Michael Morgan
D
Larry Gross
E
James Shanahan
Açıklama:
YENİLİKLERİN YAYILIMI
A seçeneği dışındaki isimler Yetiştirme Kuramı taraftarıdır. Bu nedenle doğru yanıt A seçeneğidir.
A seçeneği dışındaki isimler Yetiştirme Kuramı taraftarıdır. Bu nedenle doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 77
Aşağıdakilerden hangisi Rogers’ın sıraladığı yeniliğin benimsenme süresini etkileyen özellikler arasında değildir?
Seçenekler
A
Göreli üstünlük
B
Basiretsizlik
C
Karmaşıklık
D
Denenebilirlik
E
Gözlenebilirlik
Açıklama:
Yenilik
Rogers, yeniliğin benimsenme süresini etkileyen özellikleri şöyle sıralamaktadır:
1. Göreli üstünlük: Yeniliğin yerine geçtiği düşüncelerden, daha iyi olarak algılanmasının derecesi
2. Uyumluluk: Yeniliğin mevcut değerler, geçmiş deneyimler ve olası kabullenicilerin gereksinimleri ile uyumlu olarak algılanma derecesi
3. Karmaşıklık: Yeniliğin anlaşılması ve kullanılmasının karmaşık olarak algılanmaderecesi
4. Denenebilirlik: Yeniliğin sınırlı olarak denenebilme derecesi
5. Gözlenebilirlik: Yeniliğin sonuçlarının diğerleri tarafından gözlenebilirlik derecesi.Yeniden icat etme ise bir yeniliğin değişme ya da bir kullanıcı tarafından benimsenme
ve uygulama sürecinde değiştirilme derecesidir.
Dikkat edilirse yalnızca B seçeneğindeki ifade yanlıştır. Bu nedenle doğru yanıt B seçeneğidir.
Rogers, yeniliğin benimsenme süresini etkileyen özellikleri şöyle sıralamaktadır:
1. Göreli üstünlük: Yeniliğin yerine geçtiği düşüncelerden, daha iyi olarak algılanmasının derecesi
2. Uyumluluk: Yeniliğin mevcut değerler, geçmiş deneyimler ve olası kabullenicilerin gereksinimleri ile uyumlu olarak algılanma derecesi
3. Karmaşıklık: Yeniliğin anlaşılması ve kullanılmasının karmaşık olarak algılanmaderecesi
4. Denenebilirlik: Yeniliğin sınırlı olarak denenebilme derecesi
5. Gözlenebilirlik: Yeniliğin sonuçlarının diğerleri tarafından gözlenebilirlik derecesi.Yeniden icat etme ise bir yeniliğin değişme ya da bir kullanıcı tarafından benimsenme
ve uygulama sürecinde değiştirilme derecesidir.
Dikkat edilirse yalnızca B seçeneğindeki ifade yanlıştır. Bu nedenle doğru yanıt B seçeneğidir.
Soru 78
Rogers, bir
toplumsal sistemin üyelerini yenilikçilikleri temelinde beş benimseyici kategorisine ayırmaktadır. Aşağıdakilerden hangisi bunlardan biri değildir?
toplumsal sistemin üyelerini yenilikçilikleri temelinde beş benimseyici kategorisine ayırmaktadır. Aşağıdakilerden hangisi bunlardan biri değildir?
Seçenekler
A
Mucit (yenilikçi)
B
İlk benimseyiciler
C
Son çoğunluk
D
Geç çoğunluk
E
Yavaş davrananlar
Açıklama:
Zaman
Son çoğunluk değil erken çoğunluktur. Bu nedenle doğru yanıt C'dir.
Son çoğunluk değil erken çoğunluktur. Bu nedenle doğru yanıt C'dir.
Soru 79
Aşağıdakilerden hangisi enformasyon toplumunun tanımlanmasında kullanılan temel özelliklerden değildir?
Seçenekler
A
Enformasyon ekonomisinin gelişmesi
B
Enformasyon teknolojilerinin yaygınlaşması
C
Mesaj ve bu mesajları taşıyan kanal sayısındaki artış
D
Özgürlük
E
Enformasyon alanında çalışan iş gücünün artışı
Açıklama:
Enformasyon Toplumunun Özellikleri
Özgürlük değil karşılıklı bağımlılık olacaktı. Bu nedenle doğru yanıt D seçeneğidir.
Özgürlük değil karşılıklı bağımlılık olacaktı. Bu nedenle doğru yanıt D seçeneğidir.
Soru 80
Siyaset bilimci Zbigniew Brzezinski, İki Çağ Arasında: Teknetronik Çağda Amerika’nın Rolü adlı kitabında enformasyonun özellikle Amerika’da yeni bir toplum yarattığını öne sürmektedir. Brzezinski endüstri sonrası toplumun nasıl bir topluma dönüştüğünü belirtmektedir?
Seçenekler
A
Elektronik
B
Modern
C
Geleneksel
D
Endüstriyel
E
Teknetronik
Açıklama:
Enformasyon Toplumunun Özellikleri
Doğru yanıt Teknetronik kavramıdır yani E seçeneğidir.
Doğru yanıt Teknetronik kavramıdır yani E seçeneğidir.
Soru 81
Aşağıdakilerden hangisi teknolojik belirleyicilik yaklaşımı ile ilgili doğru bir ifadedir?
Seçenekler
A
Teknolojik belirleyicilik teknoloji ve toplum konusundaki en popüler kuram olma özelliğini günümüzde kaybetmiştir.
B
Teknolojik belirleyicilik yaklaşımının iletişim alanındaki en çok bilinen temsilcisi Marshall McLuhan’dır.
C
Teknolojik belirleyicilik yaklaşımının, modernleşme ve yeniliklerin yayılımı araştırmalarında oynadığı önemli bir rol yoktur.
D
McLuhan’ın teknolojik belirleyicilik yaklaşımında öne sürdüğü “araç iletidir” görüşü değildir.
E
Teknolojik belirleyicilik yaklaşımı Marshall McLuhan’la birlikte dünyanın küresel bir köye dönüştüğünü savunmaz.
Açıklama:
Teknolojik belirleyicilik yaklaşımının iletişim alanındaki en çok bilinen temsilcisi Marshall McLuhan’dır. McLuhan, iletişim araçlarının etkisinin mesajın içeriğinde değil, kullanılan aracın kendisinde olduğunu öne sürerek bu görüşünü “araç iletidir” savıyla özetlemiştir. Ona göre, bir iletişim aracının asıl etkisi, duyularımız arasındaki oranları değiştirerek algılama kalıplarımızı etkilemesindedir. McLuhan elektronik medyanın da dünyayı küresel bir köye dönüştürdüğünü öne sürmüştür.
Soru 82
Aşağıdakilerden hangisi bilgi açığı kuramı (sayısal eşitsizlik) ile ilgili doğru bir ifadedir?
Seçenekler
A
Bilgi açığı kuramı, yalnızca yeni teknolojilerin toplumsal kesimler arasındaki bilgi uçurumunu artırdığını ortaya koymuştur.
B
Bilgi açığı kuramı, çözüm olarak teknolojilerin yaygınlaşmasını önermemiştir.
C
Bilgi açığı kuramı, bilginin üretilmesi, işlenmesi ve paylaşılması sürecindeki dengesizlikleri anlatan sayısal eşitsizliğe vurgu yapmaktadır.
D
Bilgi açığı kuramı, teknolojik belirleyicilik yaklaşımının günümüzde de etkili olduğunu gösteren bir kuram değildir.
E
Bilgi açığı kuramı, yalnızca gelişmekte olan ülkeleri ilgilendirmektedir.
Açıklama:
Bilgi açığı kuramı bir yandan yeni teknolojilerin toplumsal kesimler arasındaki bilgi uçurumunu artırdığını ortaya koyarken, diğer yandan çözüm olarak da teknolojilerin yaygınlaşmasını önermiştir. Bilginin üretilmesi, işlenmesi ve paylaşılması sürecindeki dengesizlikleri anlatan sayısal eşitsizlik, hem gelişmekte olan hem de gelişmiş ülkelerde önemli bir sorun olarak değerlendirilmiş ve bu eşitsizliğin giderilmesi yönünde politikalar geliştirilmeye başlanmıştır. Sayısal eşitsizlik, günümüz toplumlarında önemli bir sorun olmasına karşın, ekonomik ve toplumsal dengesizliklerin iletişim teknolojilerinin yaygınlaşmasıyla çözülebileceği önermesi, teknolojik belirleyicilik yaklaşımının hâlâ etkili olduğunu göstermektedir.
Soru 83
Aşağıdakilerden hangisi teknolojik belirleyicilik yaklaşımını benimseyenlerle ilgili söylenebilir?
Seçenekler
A
Yazı, baskı, televizyon ya da bilgisayar gibi teknolojilerin toplumu değiştirdiğini öne sürmezler.
B
Bu yaklaşımı benimseyenlere göre, teknoloji insanlara veya canlılara ait özellikler atfedilen bir özne gibi görünmez.
C
Harold Innis’e göre, iletişim teknolojilerinin imparatorlukların yapıları ve değişimleri üzerinde herhangi bir etkisi yoktur.
D
Teknolojik belirleyiciliğin önde gelen temsilcilerinden biri olan Harold Innis, toplumsal örgütlenmenin değişimin kaynağının teknolojik yenilikler olduğunu savunur.
E
Bu yaklaşımı benimseyenler, teknolojik araçların çoğunun, insanın fiziksel yeteneklerini geliştirdiği fikrinde değildir.
Açıklama:
Innis, toplumsal örgütlenmenin değişiminin kaynağının teknolojik yenilikler olduğunu savunur. Innis’e göre, insan kendi teknolojisi ile birlikte vardır. Aile ve örgütler gibi toplumsal biçimlerdeki değişiklikler iletişim teknolojisindeki değişikliklerin bir sonucudur. Teknolojik araçların çoğu, insanın fiziksel yeteneklerini geliştirir. İletişim teknolojisi ise düşüncenin, bilincin, insanın kavramsal yeteneklerinin bir uzantısıdır. Innis, iletişim teknolojilerinin imparatorlukların yapıları ve değişimleri üzerinde etkileri olduğunu belirtir. İletişim araçlarının maddi biçimi, toplumsal biçimlerin kendilerini belli coğrafi alanlarda yönetim ve ideoloji temelinde yeniden-üretme becerisiyle yakından ilişkilidir.
Soru 84
Aşağıdaki cümlelerden hangisi Marshall McLuhan’ın temel varsayımlarından birini doğru ifade etmiştir?
Seçenekler
A
Marshall McLuhan, kendi çalışmalarını Harold Innis’in çalışmalarının bir uzantısı olarak görmemektedir.
B
Marshall McLuhan’a göre uygarlık tarihini yapan ve değiştiren iletişim teknolojisi değildir.
C
Harold Innis, teknolojinin ana etkisinin duyu organları ve düşünce üzerinde olduğunu savunur.
D
Marshall McLuhan’a göre ise, teknoloji toplumsal örgütlenmeye ve kültüre etki eder, değiştirir ve biçimlendirir.
E
Innis’e kıyasla McLuhan’ın tartışması tamamıyla algı psikolojisinin dar temellerine dayanır.
Açıklama:
Marshall McLuhan, kendi çalışmalarını Innis’in çalışmalarının bir uzantısı olarak görür. Her iki düşünür de iletişim teknolojisini uygarlık tarihinin merkezi olarak alırlar. Onlara göre uygarlık tarihini yapan ve değiştiren iletişim teknolojisidir. Ancak Innis ve McLuhan etki konusunda ayrılırlar. Innis’te teknoloji toplumsal örgütlenmeye ve kültüre etki eder, değiştirir ve biçimlendirir. McLuhan ise teknolojinin ana etkisinin duyu organları ve düşünce üzerinde olduğunu savunur; dolayısıyla tartışması tamamıyla algı psikolojisinin dar temellerine dayanır.
Soru 85
Aşağıdaki cümlelerden hangisi Marshall McLuhan’ın sınıflandırdığı sıcak ve soğuk araçlar kavramlarıyla ilgili doğru bir ifadedir?
Seçenekler
A
Sıcak araçlar, az şey veren ve izleyici tarafından çok şey eklenen araçlardır.
B
Soğuk araçlar, tek duyuyu uzatan ve izleyiciye tamamlaması için çok şey bırakmayan araçlardır.
C
Televizyon ve telefon sıcak araçlara örnek olarak gösterilebilir.
D
Televizyon soğuk araçtır, çünkü enformasyon bakımından verdiği azdır.
E
Soğuk araçlar, gerekli tüm verileri sağladıkları için alıcının iletiyi algılarken etkin bir rol oynaması gerekmez.
Açıklama:
McLuhan, araçları sıcak ve soğuk olmak üzere ikiye ayırmıştır. Sıcak araçlar, tek duyuyu uzatan ve izleyiciye tamamlaması için çok şey bırakmayan araçlardır. Bu bağlamda radyo, sinema ve fotoğraf sıcak araçlardır. Soğuk araçlar ise az şey veren ve izleyici tarafından çok şey eklenen araçlardır. Televizyon ve telefon gibi. Televizyon soğuk araçtır, çünkü enformasyon bakımından verdiği azdır. Dolayısıyla iletiyi tamamlamak için izleyici tarafından aktif katılmayı gerektirir. Bu da televizyon ekranındaki noktaları ve çizgileri birleştirerek yapılır. Telefon da soğuk araçtır. Sözgelişi alıcı, bir telefon konuşmasında atlanan bir bilgiyi sağlamak zorundadır. Oysa sıcak araçlar, gerekli tüm verileri sağladıkları için alıcının iletiyi algılarken etkin bir rol oynaması gerekmez.
Soru 86
Teknolojik belirleyicilik yaklaşımının iletişim alanındaki en çok bilinen temsilcisi kimdir?
Seçenekler
A
Thorstein Veblen
B
Marshall McLuhan
C
Dennis McQuail
D
Paul F. Lazarsfeld
E
Carl Howland
Açıklama:
GİRİŞ
Teknolojik belirleyicilik yaklaşımının iletişim alanındaki en çok bilinen temsilcisi Marshall McLuhan’dır. McLuhan, iletişim araçlarının etkisinin mesajın içeriğinde değil, kullanılan aracın kendisinde olduğunu öne sürerek bu görüşünü “araç iletidir” savıyla özetlemiştir. Ona göre, bir iletişim aracının asıl etkisi, duyularımız arasındaki oranları değiştirerek algılama kalıplarımızı etkilemesindedir. McLuhan elektronik medyanın da dünyayı küresel bir köye dönüştürdüğünü öne sürmüştür.
Teknolojik belirleyicilik yaklaşımının iletişim alanındaki en çok bilinen temsilcisi Marshall McLuhan’dır. McLuhan, iletişim araçlarının etkisinin mesajın içeriğinde değil, kullanılan aracın kendisinde olduğunu öne sürerek bu görüşünü “araç iletidir” savıyla özetlemiştir. Ona göre, bir iletişim aracının asıl etkisi, duyularımız arasındaki oranları değiştirerek algılama kalıplarımızı etkilemesindedir. McLuhan elektronik medyanın da dünyayı küresel bir köye dönüştürdüğünü öne sürmüştür.
Soru 87
Aile içi tutumlar, çocuk yetiştirme uygulamaları, sosyoekonomik statü gibi toplumsal ve kültürel etkenler hangi tür belirleyiciliği açıklamaktadır?
Seçenekler
A
Biyolojik belirleyicilik
B
Genetik belirleyicilik
C
Çevresel belirleyicilik
D
Dilsel belirleyicilik
E
Teknolojik belirleyicilik
Açıklama:
TEKNOLOJİK BELİRLEYİCİLİK YAKLAŞIMI
“Belirleyicilik” doğa bilimlerinde, evrende bütün olup bitenlerin nedensellik bağlantısı içinde belirlendiğini öne süren görüştür. Toplum bilimleri kuramlarında belirleyiciliğin çeşitli türleri vardır. Örneğin biyolojik (ya da genetik) belirleyicilik toplumsal ya da psikolojik olayları biyolojik ya da genetik özelliklerle açıklamaya çalışır. Bu yaklaşım, kadınlar “özünde” dünyevi, doğal ve kendiliğindendir (“özcülük” olarak bilinen bir argüman) gibi fikirlerin arkasında yatar. Gelişim psikolojisindeki “çevreye karşı doğa” üzerindeki tartışma ise bireyin gelişiminde ve anormal davranışın kökeninde kalıtsal ve yapısal etkenlerle (doğa) ortama ilişkin etkenlerin (çevre) görece etkileri konusunda sürüp gitmektedir. Doğalcılar kalıtımın rolünü vurgularken; çevreciler aile içi tutumlar, çocuk yetiştirme uygulamaları, sosyoekonomik statü gibi toplumsal ve kültürel etkenlerin belirleyici olduğunu savunmaktadır. Bir başka belirleyicilik türü, dilsel belirleyiciliktir. Dilsel belirleyicilik, dilin dünyayı yorumlama biçimimizi belirlediğini, böylelikle düşüncenin dile bağlı olduğunu, kısacası dilimizin varlığımızı belirlediğini öne süren bir görüştür. Bütün bu belirleyici kuramlar gibi teknolojik belirleyicilik de toplumsal ve tarihsel olayları bir ilkeye ya da belirleyici bir faktöre göre açıklamaya çalışır. Tarihsel ya da nedensel önceliğe ilişkin bir öğretidir. Teknolojik belirleyicilik yaklaşımında teknoloji, tarihteki “temel hareket ettirici” olarak görülür. Teknolojik belirleyicilik yaklaşımını benimseyenlere göre belli teknik gelişmeler, iletişim teknolojileri ya da medya veya daha geniş olarak genelde teknoloji toplumdaki değişimlerin tek ya da temel önce gelen nedenidir ve teknoloji toplumsal örgütlenme kalıplarının altında yatan temel koşul olarak görülebilir.
“Belirleyicilik” doğa bilimlerinde, evrende bütün olup bitenlerin nedensellik bağlantısı içinde belirlendiğini öne süren görüştür. Toplum bilimleri kuramlarında belirleyiciliğin çeşitli türleri vardır. Örneğin biyolojik (ya da genetik) belirleyicilik toplumsal ya da psikolojik olayları biyolojik ya da genetik özelliklerle açıklamaya çalışır. Bu yaklaşım, kadınlar “özünde” dünyevi, doğal ve kendiliğindendir (“özcülük” olarak bilinen bir argüman) gibi fikirlerin arkasında yatar. Gelişim psikolojisindeki “çevreye karşı doğa” üzerindeki tartışma ise bireyin gelişiminde ve anormal davranışın kökeninde kalıtsal ve yapısal etkenlerle (doğa) ortama ilişkin etkenlerin (çevre) görece etkileri konusunda sürüp gitmektedir. Doğalcılar kalıtımın rolünü vurgularken; çevreciler aile içi tutumlar, çocuk yetiştirme uygulamaları, sosyoekonomik statü gibi toplumsal ve kültürel etkenlerin belirleyici olduğunu savunmaktadır. Bir başka belirleyicilik türü, dilsel belirleyiciliktir. Dilsel belirleyicilik, dilin dünyayı yorumlama biçimimizi belirlediğini, böylelikle düşüncenin dile bağlı olduğunu, kısacası dilimizin varlığımızı belirlediğini öne süren bir görüştür. Bütün bu belirleyici kuramlar gibi teknolojik belirleyicilik de toplumsal ve tarihsel olayları bir ilkeye ya da belirleyici bir faktöre göre açıklamaya çalışır. Tarihsel ya da nedensel önceliğe ilişkin bir öğretidir. Teknolojik belirleyicilik yaklaşımında teknoloji, tarihteki “temel hareket ettirici” olarak görülür. Teknolojik belirleyicilik yaklaşımını benimseyenlere göre belli teknik gelişmeler, iletişim teknolojileri ya da medya veya daha geniş olarak genelde teknoloji toplumdaki değişimlerin tek ya da temel önce gelen nedenidir ve teknoloji toplumsal örgütlenme kalıplarının altında yatan temel koşul olarak görülebilir.
Soru 88
Aşağıdakilerden hangisi teknolojik belirleyicilik yaklaşımının eleştirisinden birini doğru ifade etmiştir?
Seçenekler
A
McLuhan’ın kuramı ontolojik anlamda insanlara çok özgür irade şansı verir.
B
McLuhan toplumu biçimlendirenin teknoloji olmadığının altını çizmiştir, bu nedenle McLuhan’a göre teknoloji insanın kaderini belirleyemez.
C
McLuhan’ın yaklaşımında insanın kaderini belirleyen insanın kendisi değil, uzantısı olan teknolojidir.
D
McLuhan enformasyon ve iletişim teknolojilerini üretenlere hizmet veren bir kapitalizm savunucusu olmakla eleştirilmemiştir.
E
McLuhan, teknolojiyi kimin, hangi amaçla ürettiğini ve denetlediğini göz önünde bulundurur.
Açıklama:
McLuhan’ın görüşlerine getirilen en büyük eleştiri “teknolojik belirleyici” olmasıdır. McLuhan’ın kuramı ontolojik anlamda insanlara çok az özgür irade şansı verir. Onun yerine toplumu biçimlendirenin teknoloji olduğunu belirtir. McLuhan’ın yaklaşımında insanın kaderini belirleyen insanın kendisi değil, uzantısı olan teknolojidir. Bu görüş var olan teknolojik düzenin sorgusuz savunuculuğunu yapmaktadır. McLuhan, teknolojiyi kimin, hangi amaçla ürettiğini ve denetlediğini göz önüne almaz. Dolayısıyla, çoğu zaman, görüşleriyle büyük şirketlere, özellikle enformasyon ve iletişim teknolojilerini üretenlere hizmet veren bir kapitalizm savunucusu olmakla eleştirilmiştir.
Soru 89
McLuhan'a göre iletişim araçları kişilere duyularla ilgili belli ilişkileri yerleştirir, pekiştirir ve böylece toplumun dünya görüşünü belirlerler. Sonuç olarak iletişim araçları bizi yalnızca dünyaya yöneltmez, aynı zamanda kullandığımız duyular arasındaki oranı değiştirerek karakterimizi de değiştirir. Bu düşünce McLuhan'ın hangi varsayımına dayanmaktadır?
Seçenekler
A
Araç Egemen Değişim Gücüdür
B
Araç İnsanın Uzantısıdır
C
Araç İletidir
D
Gutenberg Galaksis
E
Küresel Köy
Açıklama:
McLuhan’ın Temel Varsayımları
Araç Egemen Değişim Gücüdür
McLuhan’a göre iletilerin üretimi ve alımı için biçimlerin biyolojik var oluşu gereklidir. Bu biçimler bir başka deyişle görme, dokunma, tatma, duyma ve koklama birbirine bağlıdır. Dolayısıyla bir biçimin kapasitesinin değişmesi duyular arasındaki toplam ilişkileri değiştirir. Bunun sonucu olarak da kişinin deneyimlerini ve algılarını düzenleme yolları değişir. Örneğin körlük koklama, sağırlık da görme gücüne daha çok dayanmayı gerektirir.İletişim araçları kişilere duyularla ilgili belli ilişkileri yerleştirir, pekiştirir ve böylece toplumun dünya görüşünü belirlerler. Sonuç olarak iletişim araçları bizi yalnızca dünyaya yöneltmez, aynı zamanda kullandığımız duyular arasındaki oranı değiştirerek karakterimizi de değiştirir. İletişim teknolojisi, yalnızca kişilerin ne düşüneceğini değil, nasıl düşüneceğini de belirler. Örneğin, konuşmaya dayanan kültürde kulak (=dinleme), basına dayanan kültürde ise göz (=görme) önem kazanır.
Araç Egemen Değişim Gücüdür
McLuhan’a göre iletilerin üretimi ve alımı için biçimlerin biyolojik var oluşu gereklidir. Bu biçimler bir başka deyişle görme, dokunma, tatma, duyma ve koklama birbirine bağlıdır. Dolayısıyla bir biçimin kapasitesinin değişmesi duyular arasındaki toplam ilişkileri değiştirir. Bunun sonucu olarak da kişinin deneyimlerini ve algılarını düzenleme yolları değişir. Örneğin körlük koklama, sağırlık da görme gücüne daha çok dayanmayı gerektirir.İletişim araçları kişilere duyularla ilgili belli ilişkileri yerleştirir, pekiştirir ve böylece toplumun dünya görüşünü belirlerler. Sonuç olarak iletişim araçları bizi yalnızca dünyaya yöneltmez, aynı zamanda kullandığımız duyular arasındaki oranı değiştirerek karakterimizi de değiştirir. İletişim teknolojisi, yalnızca kişilerin ne düşüneceğini değil, nasıl düşüneceğini de belirler. Örneğin, konuşmaya dayanan kültürde kulak (=dinleme), basına dayanan kültürde ise göz (=görme) önem kazanır.
Soru 90
Aşağıdakilerden hangisi McLuhan'ın varsayımlarından birine verilen bir ad değildir?
Seçenekler
A
Araç İnsanın Uzantısıdır
B
Araç İletidir
C
Küresel Köy
D
Sessizlik Sarmalı
E
Araç Egemen Değişim Gücüdür
Açıklama:
McLuhan’ın Temel Varsayımları
Kitabınızın 121 - 124 sayfaları arasında McLuhan'ın teknolojik belirleyicilk üzerine temel varsayımlarını inceleyebilirsiniz. Bu varsayımlar arasında Sessizlik Sarmalı yoktur. Sessizlik Sarmalı'na birinci ünitede değinilmişti.
Kitabınızın 121 - 124 sayfaları arasında McLuhan'ın teknolojik belirleyicilk üzerine temel varsayımlarını inceleyebilirsiniz. Bu varsayımlar arasında Sessizlik Sarmalı yoktur. Sessizlik Sarmalı'na birinci ünitede değinilmişti.
Soru 91
Aşağıdakilerden hangisi modernleşme kuramcılarına göre kitle iletişiminin görevlerinden biridir?
Seçenekler
A
Kitle iletişim araçları, ulus duygusu yaratmada etkilidir.
B
Kitle iletişim araçları, bilgi kaynaklarının çoğaltıcısı olarak işlev görmez.
C
Kitle iletişimi, yeni değerler ve tutumları yaymaya yardımcı olmaz.
D
Kitle iletişimi, eğitim maliyetlerini arttırır.
E
Kitle iletişimi, kişinin beklenti düzeyini azaltır.
Açıklama:
Kitle iletişimi, modernleşme yönünde davranış biçimleri, yeni değerler ve tutumları yayarak toplumda bir değişim atmosferi yaratabilir. Kitle iletişimi, televizyon izleyerek ya da radyo dinleyerek öğrenme sağlamak yoluyla eğitim maliyetini azaltabilir. Kitle iletişim araçları bilgi kaynaklarının çoğaltıcısı olarak işlev görebilir. Kitle iletişimi kalkınma ve modernleşme yolunda eğitim, tarım, endüstri, tarım ve sağlık alanlarında yeni beceriler yaratabilir.
Soru 92
Aşağıdakilerden hangisi teknolojik belirleyiciliğin önde gelen temsilcilerinden biridir?
Seçenekler
A
Harold Innis
B
Walter Benjamin
C
Harold Lasswell
D
Wilbur Schramm
E
Carl Howland
Açıklama:
Cevabınız doğru değilse Teknolojik Belirleyicilik Yaklaşımını tekrar gözden geçiriniz.
Sorumuzun doğru cevabı A şıkkıdır.
Sorumuzun doğru cevabı A şıkkıdır.
Soru 93
Teknolojik belirleyicilik terimi hangi toplumbilimci tarafından icat edilmiştir?
Seçenekler
A
Marshall McLuhan
B
Thorstein Veblen
C
Carl Howland
D
Kurt Lewin
E
Paul Lazarsfeld
Açıklama:
Cevabınız doğru değilse Teknolojik belirleyicilik yaklaşımını tekrar gözden geçiriniz.
Sorumuzun doğru cevabı B şıkkıdır.
Sorumuzun doğru cevabı B şıkkıdır.
Soru 94
Aşağıdakilerden hangisi teknolojik belirleyicilik yaklaşımına yöneltilen eleştirilerden biri değildir?
Seçenekler
A
Toplumsal olguları, yalnızca teknoloji etkenine bağlı olarak açıklamaya çalıştığı için indirgemecilikle eleştirilmektedir.
B
Teknoloji insanların hayatını değiştiren en önemli güç olduğu için eleştirilmektedir.
C
Değişim gelişmeyle eşanlamlı olarak çoğu zaman olumlu olarak görüldüğü için eleştirilir.
D
Farklı tür teknolojilerle birlikte var olan olası toplumsal düzenlemeler çeşitliliğini de göz önüne aldığı için eleştirilir.
E
Teknolojinin kullanımını yöneten toplumsal süreçleri göz ardı ettiği için eleştirilir.
Açıklama:
Cevabınız doğru değilse teknolojik belirleyicilik yaklaşımının eleştirisi başlığını yeniden gözden geçiriniz.
Sorumuzun doğru cevabı D şıkkıdır.
Sorumuzun doğru cevabı D şıkkıdır.
Soru 95
Modernleşme kuramcılarına göre, kitle iletişimi modernleşme süresinde bazı görevleri yerine getirmektedir. Aşağıdakilerden hangisi bu görevlerden biri olarak gösterilemez?
Seçenekler
A
Kitle iletişimi, modernleşme yönünde davranış biçimleri, yeni değerler ve tutumları yayarak toplumda bir değişim atmosferi yaratabilir.
B
Kitle iletişimi kalkınma ve modernleşme yolunda eğitim, tarım, endüstri, tarım ve sağlık alanlarında yeni beceriler yaratabilir.
C
Bir çok konuda etkisi olan kitle iletişim araçlarının, ulus duygusu yaratmada etkisi yoktur.
D
Kitle iletişim araçları bilgi kaynaklarının çoğaltıcısı olarak işlev görebilir.
E
Kitle iletişimi, televizyon izleyerek ya da radyo dinleyerek öğrenme sağlamak yoluyla eğitim maliyetini azaltabilir.
Açıklama:
Cevabınız doğru değilse modernleşmede kitle iletişimi teknolojisi başlığını yeniden gözden geçiriniz.
Sorumuzun doğru cevabı C şıkkıdır.
Sorumuzun doğru cevabı C şıkkıdır.
Soru 96
Rogers, yeniliğin benimsenme süresini etkileyen kavramları sıralamıştır. "Yeniliğin yerine geçtiği düşüncelerden daha iyi olarak algılanmasının derecesi" aşağıdaki kavramlardan hangisiyle açıklanabilir?
Seçenekler
A
Göreli üstünlük
B
Uyumluluk
C
Karmaşıklık
D
Denenebilirlik
E
Gözlenebilirlik
Açıklama:
Cevabınız doğru değilse yeniliklerin yayılımındaki öğeler başlığını yeniden gözden geçiriniz.
Sorumuzun doğru cevabı A şıkkıdır.
Sorumuzun doğru cevabı A şıkkıdır.
Soru 97
Aşağıdakilerden hangisi Rogers'in yeniliğin belirlenmesine ilişkin doğru bir ifade değildir?
Seçenekler
A
Bilgi evresi, bireylerin yeniliğin farkında oldukları, yeniliğe ve bu yeniliğin işlevine maruz kaldıkları aşamadır.
B
İkna etme evresinde bireyler yeniliğe ilişkin olumlu ya da olumsuz bir kanı ya da tutum oluştururlar.
C
Karar evresinde birey için iki seçenek bulunmaktadır: Yeniliği ya benimseyecek ya da reddedecektir.
D
Sağlamlaştırma evresinde bireyler yeniliği kullanmaya başlarlar.
E
Sağlamlaştırma evresinde ise insanların bir karar aldıktan sonra çoğunlukla kararlarına neden olan bilgiyi pekiştirmek istedikleri göz önüne alındığından, yenilikle ilgili olumlu bilgi akışı devam eder.
Açıklama:
Cevabınız doğru değilse yeniliklerin yayılımındaki öğeler başlığını yeniden gözden geçiriniz.
Sorumuzun doğru cevabı D şıkkıdır.
Sorumuzun doğru cevabı D şıkkıdır.
Soru 98
Aşağıdakilerden hangisi enformasyon toplumunun özelliklerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Enformasyon ekonomisinin gelişmesi
B
Enformasyon teknolojilerinin yaygınlaşması
C
Mesaj ve bu mesajları taşıyan kanal sayısındaki azalış
D
Karşılıklı bağımlılık
E
Enformasyon alanında çalışan işgücünün artışı
Açıklama:
Cevabınız doğru değilse enformasyon toplumunun özellikleri başlığını yeniden gözden geçiriniz.
Sorumuzun doğru cevabı C şıkkıdır.
Sorumuzun doğru cevabı C şıkkıdır.
Soru 99
Aşağıdakilerden hangisi enformasyon toplumunu önceki dönemlerden ayıran özelliklerden biri değildir?
Seçenekler
A
Enformasyon toplumunun başarısı kol gücünün etkisine dayalıdır.
B
Enformasyon toplumunda işletmeler bilgi teknolojilerine dayalı olarak etkinlik gösterirler.
C
Enformasyon toplumunda iş süreçleri verimlilik artışına dönüşmektedir.
D
Enformasyon toplumunun başarısı bilgi teknolojilerinin kullanımında etkinlik ile ölçülmektedir.
E
Enformasyon toplumunda pek çok ürün ve hizmet bilgi teknolojileri ile iç içe geçmiş durumdadır.
Açıklama:
Cevabınız doğru değilse enformasyon toplumunun özellikleri başlığını yeniden gözden geçiriniz.
Sorumuzun doğru cevabı A şıkkıdır.
Sorumuzun doğru cevabı A şıkkıdır.
Soru 100
Aşağıdakilerden hangisi enformasyon ve iletişim teknolojilerinin yol açtığı toplumsal yapıyla ilgili kullanılan isimlerden biri değildir?
Seçenekler
A
Endüstri sonrası toplum
B
Küresel kent
C
Ağ toplumu
D
Kompütopya
E
Mekanik gelin
Açıklama:
Cevabınız doğru değilse enformasyon toplumu kuramlarının eleştirisi başlığını yeniden gözden geçiriniz.
Sorumuzun doğru cevabı E şıkkıdır.
Sorumuzun doğru cevabı E şıkkıdır.
Soru 101
Aşağıdakilerden hangisi bilginin toplumda eşit dağıtılmaması ile ilgili bir kavram değildir?
Seçenekler
A
Bilgi açığı
B
Bilgi uçurumu
C
Bilgi gediği
D
Bilgi bölünmesi
E
Bilgi farkı
Açıklama:
Cevabınız doğru değilse bilgi açığı yaklaşımı başlığını yeniden gözden geçiriniz.
Sorumuzun doğru cevabı D şıkkıdır.
Sorumuzun doğru cevabı D şıkkıdır.
Soru 102
“Kişi yeniliği ya benimseyecek ya da reddedecektir” bu ifade Rogers’ın “Yeniliklerin Yayılımı” adlı kitabında bahsettiği yeniliğin benimsenmesi sürecindeki beş aşamadan hangisidir?
Seçenekler
A
Bilgi
B
İkna
C
Karar
D
Uygulama
E
Sağlamlaştırma
Açıklama:
Rogers yeniliğin benimsenmesi sürecini; bilgi, ikna etme, karar, uygulama ve sağlamlaştırma evrelerinden oluşan beş aşamada kavramlaştırır. Bilgi: Bilgi evresi, bireylerin yeniliğin farkında oldukları, yeniliğe ve bu yeniliğin işlevine maruz kaldıkları aşamadır. İkna: İkna etme evresinde bireyler yeniliğe ilişkin olumlu ya da olumsuz bir kanı ya da tutum oluştururlar. Uygulama: Uygulama evresinde bireyler yeniliği kullanmaya başlarlar. Sağlamlaştırma: Sağlamlaştırma evresinde ise insanların bir karar aldıktan sonra çoğunlukla kararlarına neden olan bilgiyi pekiştirmek istedikleri göz önüne alındığından, yenilikle ilgili olumlu bilgi akışı devam eder.
Soru 103
Aşağıdakilerden hangisi enformasyon toplumunun özelliklerinden biridir?
Seçenekler
A
Enformasyon toplumunda işletmeler bilgi teknolojilerine dayalı olarak etkinlik göstermezler.
B
Enformasyon toplumunda iş süreçleri verimlilik artışına dönüşmez.
C
Enformasyon toplumunda hizmetler sektöründe çalışanların oranı, tarım ve sanayi sektörlerindeki istihdama göre daha azdır.
D
Enformasyon toplumunun başarısı bilgi teknolojilerinin kullanımındaki etkinlik ile ölçülür.
E
Enformasyon toplumunda pek çok ürün ve hizmet bilgi teknolojileri ile iç içe geçmemiştir.
Açıklama:
Enformasyon toplumu kuramcıları tüm ağırlığı teknolojik faktörlere vererek evrimci bir yaklaşım benimseme eğilimindedirler. Bu yaklaşımda, sanayi devrimiyle nasıl sanayi toplumuna geçiş sağlandıysa elektronik devrimiyle de enformasyon toplumuna geçilmekte olduğu belirtilir. Bu değişimle toplumun ve insanın değiştiği, bilgisayarların yaşama yoğun bir şekilde girdiği, iletişimin ve dolaşan enformasyonun arttığı, dünyanın her tarafından bilgi alma olanağının insana sağlandığı vurgulanır. Buna göre enformasyon devrimi ile biçimlenen toplum (enformasyon toplumu) değişim sürecinin en son halkasını oluşturur.
Soru 104
Aşağıdakilerden hangisi enformasyon toplumu ile ilgili kavramlardan biri olan “ağ toplumu” ilgili doğru bir ifadedir?
Seçenekler
A
Ağ toplumunda Internet bireyler için yeni iş ve serbest çalışma bileşimleri oluşturmaya yardımcı olmamıştır.
B
Ağ toplumunda Internet bireyler için bireysel ifade, işbirliği ve sosyalliği olanaklı kılmaktadır.
C
Ağ toplumunu öne süren Manuel Castell’de, Marshall McLuhan gibi “araç mesajdır” görüşünü savunmaktadır.
D
Ağ toplumunu öne süren Manual Castell, “ağ mesajdır” görüşünü dile getirmemiştir.
E
Manual Castell’e göre, ağ toplumunda enformasyon, üretimi ve hizmetleri destekleyici bir öğeden öte geçememiştir ve en geniş etkinlik ve istihdam alanını halen oluşturmamaktadır.
Açıklama:
Manuel Castells, Ağ Toplumunun Yükselişi adlı çalışmasında, içinde bulunduğumuz yeni toplumsal evreyi ele almak amacıyla bir dizi yeni tanım getirmektedir. Castells’e göre bir önceki gelişme biçimi “endüstriyalizm”dir ve günümüzde damgasını vuran gelişme biçimi ise “enformasyonalizm” olarak tanımlanmalıdır. McLuhan’ın “araç mesajdır” düşüncesini kullanarak Castells “ağ mesajdır” görüşünü savunmaktadır.
Soru 105
Toplumda bilginin eşit olarak dağıtılmadığını, yeni teknolojilerin toplumsal kesimler arasındaki bilgi uçurumunu artırdığını ve çözüm olarak da teknolojilerin yaygınlaşmasını öneren kuram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Enformasyon toplumu
B
Bilgi açığı
C
Teknolojik belirleyicilik
D
Teknolojilerin yayılması
E
İletişim ve modernleşme
Açıklama:
Giriş
Toplumda bilginin eşit olarak dağıtılmadığını öne süren bilgi açığı hipotezinden yola çıkan araştırmalar hız kazanmıştır. Bilgi açığı kuramı bir yandan yeni teknolojilerin toplumsal kesimler arasındaki bilgi uçurumunu artırdığını ortaya koyarken, diğer yandan çözüm olarak da teknolojilerin yaygınlaşmasını önermiştir.
Toplumda bilginin eşit olarak dağıtılmadığını öne süren bilgi açığı hipotezinden yola çıkan araştırmalar hız kazanmıştır. Bilgi açığı kuramı bir yandan yeni teknolojilerin toplumsal kesimler arasındaki bilgi uçurumunu artırdığını ortaya koyarken, diğer yandan çözüm olarak da teknolojilerin yaygınlaşmasını önermiştir.
Soru 106
Doğa bilimlerinde evrendeki olayları nedensellik ile açıklayan, toplum bilimlerinde ise toplumsal ya da psikolojik olayların biyolojik ya da genetik özelliklerle açıklanması, bireyin gelişiminin kalıtsal ya da yapısal nedenlerle açıklanması gibi çeşitli türlere sahip olan yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Belirleyicilik
B
Enformasyon sahipliği
C
Tarihselcilik
D
Teknolojik bağımlılık
E
Dil birliği
Açıklama:
Teknolojik Belirleyicilik Yaklaşımı
“Belirleyicilik” doğa bilimlerinde, evrende bütün olup bitenlerin nedensellik bağlantısı içinde belirlendiğini öne süren görüştür. Toplum bilimleri kuramlarında belirleyiciliğin çeşitli türleri vardır. Örneğin biyolojik (ya da genetik) belirleyicilik toplumsal ya da psikolojik olayları biyolojik ya da genetik özelliklerle açıklamaya çalışır. Bu yaklaşım, kadınlar “özünde” dünyevi, doğal ve kendiliğindendir (“özcülük” olarak bilinen bir argüman) gibi fikirlerin arkasında yatar. Gelişim psikolojisindeki “çevreye karşı doğa” üzerindeki tartışma ise bireyin gelişiminde ve anormal davranışın kökeninde kalıtsal ve yapısal etkenlerle (doğa) ortama ilişkin etkenlerin (çevre) görece etkileri konusunda sürüp gitmektedir. Doğalcılar kalıtımın rolünü vurgularken; çevreciler aile içi tutumlar, çocuk yetiştirme uygulamaları, sosyoekonomik statü gibi toplumsal ve kültürel etkenlerin belirleyici olduğunu savunmaktadır. Bir başka belirleyicilik türü, dilsel belirleyiciliktir. Dilsel belirleyicilik, dilin dünyayı yorumlama biçimimizi belirlediğini, böylelikle düşüncenin dile bağlı olduğunu, kısacası dilimizin varlığımızı belirlediğini öne süren bir görüştür.
“Belirleyicilik” doğa bilimlerinde, evrende bütün olup bitenlerin nedensellik bağlantısı içinde belirlendiğini öne süren görüştür. Toplum bilimleri kuramlarında belirleyiciliğin çeşitli türleri vardır. Örneğin biyolojik (ya da genetik) belirleyicilik toplumsal ya da psikolojik olayları biyolojik ya da genetik özelliklerle açıklamaya çalışır. Bu yaklaşım, kadınlar “özünde” dünyevi, doğal ve kendiliğindendir (“özcülük” olarak bilinen bir argüman) gibi fikirlerin arkasında yatar. Gelişim psikolojisindeki “çevreye karşı doğa” üzerindeki tartışma ise bireyin gelişiminde ve anormal davranışın kökeninde kalıtsal ve yapısal etkenlerle (doğa) ortama ilişkin etkenlerin (çevre) görece etkileri konusunda sürüp gitmektedir. Doğalcılar kalıtımın rolünü vurgularken; çevreciler aile içi tutumlar, çocuk yetiştirme uygulamaları, sosyoekonomik statü gibi toplumsal ve kültürel etkenlerin belirleyici olduğunu savunmaktadır. Bir başka belirleyicilik türü, dilsel belirleyiciliktir. Dilsel belirleyicilik, dilin dünyayı yorumlama biçimimizi belirlediğini, böylelikle düşüncenin dile bağlı olduğunu, kısacası dilimizin varlığımızı belirlediğini öne süren bir görüştür.
Soru 107
İletişim kuramlarında teknolojik belirleyiciliğin önde gelen temsilcilerinden McLuhan’a göre görme, dokunma, tatma, duyma ve koklama duyuları arasındaki ilişlerin teknolojiyle değişmesi veya teknolojinin bu duyularla ilgili belli ilişkileri yerleştirip pekiştirmesinden aşağıdaki hangi sonuç çıkarılabilir?
Seçenekler
A
İletişim aracı çevrenin uzantısıdır
B
İletişim aracı iletidir
C
İletişim aracı duyuların etkisindedir
D
İletişim aracı egemen değişim gücüdür
E
İletişim aracı sanal bir olgudur
Açıklama:
Araç Egemen Değişim Gücüdür
McLuhan’a göre iletilerin üretimi ve alımı için biçimlerin biyolojik var oluşu gereklidir. Bu biçimler bir başka deyişle görme, dokunma, tatma, duyma ve koklama birbirine bağlıdır. Dolayısıyla bir biçimin kapasitesinin değişmesi duyular arasındaki toplam ilişkileri değiştirir. Bunun sonucu olarak da kişinin deneyimlerini ve algılarını düzenleme yolları değişir. Örneğin körlük koklama, sağırlık da görme gücüne daha çok dayanmayı gerektirir. İletişim araçları kişilere duyularla ilgili belli ilişkileri yerleştirir, pekiştirir ve böylece toplumun dünya görüşünü belirlerler. Sonuç olarak iletişim araçları bizi yalnızca dünyaya yöneltmez, aynı zamanda kullandığımız duyular arasındaki oranı değiştirerek karakterimizi de değiştirir. İletişim teknolojisi, yalnızca kişilerin ne düşüneceğini değil, nasıl düşüneceğini de belirler. Örneğin, konuşmaya dayanan kültürde kulak (=dinleme), basına dayanan kültürde ise göz (=görme) önem kazanır.
McLuhan’a göre iletilerin üretimi ve alımı için biçimlerin biyolojik var oluşu gereklidir. Bu biçimler bir başka deyişle görme, dokunma, tatma, duyma ve koklama birbirine bağlıdır. Dolayısıyla bir biçimin kapasitesinin değişmesi duyular arasındaki toplam ilişkileri değiştirir. Bunun sonucu olarak da kişinin deneyimlerini ve algılarını düzenleme yolları değişir. Örneğin körlük koklama, sağırlık da görme gücüne daha çok dayanmayı gerektirir. İletişim araçları kişilere duyularla ilgili belli ilişkileri yerleştirir, pekiştirir ve böylece toplumun dünya görüşünü belirlerler. Sonuç olarak iletişim araçları bizi yalnızca dünyaya yöneltmez, aynı zamanda kullandığımız duyular arasındaki oranı değiştirerek karakterimizi de değiştirir. İletişim teknolojisi, yalnızca kişilerin ne düşüneceğini değil, nasıl düşüneceğini de belirler. Örneğin, konuşmaya dayanan kültürde kulak (=dinleme), basına dayanan kültürde ise göz (=görme) önem kazanır.
Soru 108
McLuhan’ın ortaya koyduğu bir teknoloji aracının etkilerini anlamak için sorulabilecek sorulardan “araç, medya ya da teknoloji neyi yerinden ediyor, neye önemini kaybettiriyor?” sorusu hangi etki dizisi ile sonuçlanmaktadır?
Seçenekler
A
Genişletme
B
Geri döndürme
C
Telafi etme
D
Yerinden etme
E
Yerine koyma
Açıklama:
Tetrad (Dörtlü)
McLuhan bir aracın etkilerini anlamak için dört soru sorulabileceği görüşündedir. İkinci soru “Araç, medya ya da teknoloji neyi yerinden ediyor, neye önemini kaybettiriyor?” sorusudur. Çünkü her yeni teknoloji eski teknolojilerin egemenliklerini sarsıp onların egemen konumlarını devralır. Yine, otomobilin yürümeyi yerinden ettiği ve telefonun da duman sinyallerini ve güvercin beslemeyi gereksiz kıldığı söylenebilir. Tetrad sürecinde sorulan sorular, dört etki dizisi ile sonuçlanır. Bunlar genişletme, yerinden etme, geri döndürme ve telafi etmedir. “Araç, medya ya da teknoloji neyi yerinden ediyor, neye önemini kaybettiriyor?” sorusu yerinden etme ile ilgilidir.
McLuhan bir aracın etkilerini anlamak için dört soru sorulabileceği görüşündedir. İkinci soru “Araç, medya ya da teknoloji neyi yerinden ediyor, neye önemini kaybettiriyor?” sorusudur. Çünkü her yeni teknoloji eski teknolojilerin egemenliklerini sarsıp onların egemen konumlarını devralır. Yine, otomobilin yürümeyi yerinden ettiği ve telefonun da duman sinyallerini ve güvercin beslemeyi gereksiz kıldığı söylenebilir. Tetrad sürecinde sorulan sorular, dört etki dizisi ile sonuçlanır. Bunlar genişletme, yerinden etme, geri döndürme ve telafi etmedir. “Araç, medya ya da teknoloji neyi yerinden ediyor, neye önemini kaybettiriyor?” sorusu yerinden etme ile ilgilidir.
Soru 109
Modernleşmede kitle iletişimini ele alan yaklaşımlar içerisinde Lerner’e göre Batı ülkelerinin modernleşme süreçlerinin ilk aşaması aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Okuma yazma oranının artması
B
Kitle iletişim araçlarına açık olmak
C
Geniş ekonomik katılım
D
Kentleşmenin artması
E
Geniş siyasi katılım
Açıklama:
Modernleşmede Kitle İletişimi Teknolojisi
1958’de Daniel Lerner’in Geleneksel Toplumun Çöküşü adlı araştırması yayınlanmıştır. Söz konusu araştırma Ortadoğu’nun geleneksel toplumdan modern top- luma geçişini ve modern iletişimin rolünü incelemektedir. Lerner’e göre Batı ülkelerinin geçirdiği bazı süreçler evrenseldir. Buna göre:
1958’de Daniel Lerner’in Geleneksel Toplumun Çöküşü adlı araştırması yayınlanmıştır. Söz konusu araştırma Ortadoğu’nun geleneksel toplumdan modern top- luma geçişini ve modern iletişimin rolünü incelemektedir. Lerner’e göre Batı ülkelerinin geçirdiği bazı süreçler evrenseldir. Buna göre:
- Kentleşmenin artması okuma yazma oranının artmasına yol açar,
- Okuma yazma oranının artması kitle iletişim araçlarına açık olmayı artırır,
- İletişim araçlarına açık olmak daha geniş ekonomik katılma ve siyasal katılmaya neden olur.
Soru 110
Yeniliklerin yayılımı yaklaşımında Rogers’e göre yeniliğin benimsenme süresini etkileyen özellikler içerisinde yeniliği yerine geçtiği düşüncelerden daha iyi olarak algılanmasının derecesi aşağıdakilerden hangisi ile adlandırılır?
Seçenekler
A
Göreli üstünlük
B
Uyumluluk
C
Karmaşıklık
D
Denenebilirlik
E
Gözlenebilirlik
Açıklama:
Yenilik
Rogers, yeniliğin benimsenme süresini etkileyen özellikleri ise şöyle sıralamaktadır:
Göreli üstünlük: Yeniliğin yerine geçtiği düşüncelerden, daha iyi olarak algılanma-
sının derecesi
Uyumluluk: Yeniliğin mevcut değerler, geçmiş deneyimler ve olası kabullenicilerin
gereksinimleri ile uyumlu olarak algılanma derecesi
Karmaşıklık: Yeniliğin anlaşılması ve kullanılmasının karmaşık olarak algılanma
derecesi
Denenebilirlik: Yeniliğin sınırlı olarak denenebilme derecesi
Gözlenebilirlik: Yeniliğin sonuçlarının diğerleri tarafından gözlenebilirlik derecesi.
Rogers, yeniliğin benimsenme süresini etkileyen özellikleri ise şöyle sıralamaktadır:
Göreli üstünlük: Yeniliğin yerine geçtiği düşüncelerden, daha iyi olarak algılanma-
sının derecesi
Uyumluluk: Yeniliğin mevcut değerler, geçmiş deneyimler ve olası kabullenicilerin
gereksinimleri ile uyumlu olarak algılanma derecesi
Karmaşıklık: Yeniliğin anlaşılması ve kullanılmasının karmaşık olarak algılanma
derecesi
Denenebilirlik: Yeniliğin sınırlı olarak denenebilme derecesi
Gözlenebilirlik: Yeniliğin sonuçlarının diğerleri tarafından gözlenebilirlik derecesi.
Soru 111
Yeniliklerin yayılımı yaklaşımında bir toplumsal sistemde iktidar, statü ya da teknik uzmanlığa sahip ilgili birkaç birey tarafından bir yeniliğin benimsenmesi ya da reddedilmesine ilişkin seçim ne tür bir yenilik-karar türüdür?
Seçenekler
A
İsteğe bağlı yenilik kararı
B
Kolektif yenilik kararı
C
Otoritenin yenilik kararı
D
Raslantısal yenilik kararı
E
Kitlesel yenilik kararı
Açıklama:
Bir toplumsal sistem, ortak bir amacı gerçekleştirmek için sorun çözümüne katılan ilgili birimler setidir. Sistemdeki düzenlemeler bireysel davranışa istikrar ve düzenlilik veren bir yapıya sahiptir. Rogers bir toplumsal sistemde üç yenilik-karar tipi belirlemiştir:
İsteğe bağlı yenilik-kararı: Sistemin diğer üyelerinin kararlarından bağımsız olarak bir birey tarafından yapılan bir yeniliği benimsemeye ya da reddetmeye ilişkin seçimdir.
Kolektif yenilik-kararı: Bir yeniliğe ilişkin olarak bir sistemin bütün üyelerinin ortaklaşa aldığı reddetme ya da benimseme seçimidir.
Otoritenin yenilik kararı: Bir sistem içinde iktidar, statü ya da teknik uzmanlığa sahip ilgili birkaç birey tarafından bir yeniliğin benimsenmesi ya da reddedilmesine ilişkin seçimdir.
İsteğe bağlı yenilik-kararı: Sistemin diğer üyelerinin kararlarından bağımsız olarak bir birey tarafından yapılan bir yeniliği benimsemeye ya da reddetmeye ilişkin seçimdir.
Kolektif yenilik-kararı: Bir yeniliğe ilişkin olarak bir sistemin bütün üyelerinin ortaklaşa aldığı reddetme ya da benimseme seçimidir.
Otoritenin yenilik kararı: Bir sistem içinde iktidar, statü ya da teknik uzmanlığa sahip ilgili birkaç birey tarafından bir yeniliğin benimsenmesi ya da reddedilmesine ilişkin seçimdir.
Soru 112
Enformasyon toplumu düşünürlerine göre gelişmiş ülkelerle az gelişmiş ülkeler arasındaki farkı kapatacak unsur aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Tarımsal üretim
B
Ulaşım olanakları
C
Enerji kaynakları sahipliği
D
Otomasyon
E
İletişim teknolojileri
Açıklama:
Enformasyon Toplumunun Özellikleri
Gelişmiş ülkelerle azgelişmiş ülkeler arasındaki farkı kapatacak ögenin iletişim teknolojileri olduğu düşüncesi tüm enformasyon toplumu düşünürlerinin paylaştıkları bir görüştür. Yalnızca ülkeler arası eşitlik için değil, bireyler arasındaki eşitliğin sağlanması için de enformasyon ve dolayısıyla iletişim teknolojileri en önemli gereksinimdir.
Gelişmiş ülkelerle azgelişmiş ülkeler arasındaki farkı kapatacak ögenin iletişim teknolojileri olduğu düşüncesi tüm enformasyon toplumu düşünürlerinin paylaştıkları bir görüştür. Yalnızca ülkeler arası eşitlik için değil, bireyler arasındaki eşitliğin sağlanması için de enformasyon ve dolayısıyla iletişim teknolojileri en önemli gereksinimdir.
Soru 113
Bilgi açığı yaklaşımına göre toplum kesimleri arasındaki bilgi açığının nedeni nedir?
Seçenekler
A
Teknolojinin durağanlaşması
B
Teknoloji reddi
C
Enformasyon kaynaklarının dengesiz dağılımı
D
Gelir farklılıkları
E
Gelenekler
Açıklama:
Bilgi Açığı Yaklaşımı
Bilgi açığı, enformasyon kaynaklarının dengesiz dağılımı ile ilgilidir ve özellikle yeni teknolojilerin gelişmesi sonucu görülür. Fakat herkes teknolojiyi kullanma olanağına sa- hip olursa, aradaki açık daha az olur. Teknolojideki her yenilik toplum içinde yayıldığında demokratikleşmeyi ve açığı ortadan kaldırmayı sağlar. Ancak birbiri ardından çıkan yeni teknolojiler, avantajsız kişileri sürekli daha geride bırakır. Örneğin televizyon ilk çıktığında toplumun ona sahip olan kesimlerinin bilgisini artırarak, bilgi açığını büyütür ama topluma yayıldığında, bilgi açığı azalır. Daha sonra yeni bir teknoloji örneğin, internet çıktığında herkes bilgisayara ve internet bağlantısına sahip olmadığından bilgi açığı yine artacaktır.
Bilgi açığı, enformasyon kaynaklarının dengesiz dağılımı ile ilgilidir ve özellikle yeni teknolojilerin gelişmesi sonucu görülür. Fakat herkes teknolojiyi kullanma olanağına sa- hip olursa, aradaki açık daha az olur. Teknolojideki her yenilik toplum içinde yayıldığında demokratikleşmeyi ve açığı ortadan kaldırmayı sağlar. Ancak birbiri ardından çıkan yeni teknolojiler, avantajsız kişileri sürekli daha geride bırakır. Örneğin televizyon ilk çıktığında toplumun ona sahip olan kesimlerinin bilgisini artırarak, bilgi açığını büyütür ama topluma yayıldığında, bilgi açığı azalır. Daha sonra yeni bir teknoloji örneğin, internet çıktığında herkes bilgisayara ve internet bağlantısına sahip olmadığından bilgi açığı yine artacaktır.
Soru 114
Toplum kesimlerinde iletişim teknolojilerine erişim, kullanım ve enformasyon okuryazarlıkları arasındaki farklar aşağıdakilerden hangisine neden olmaktadır?
Seçenekler
A
Sayısal eşitsizlik
B
Teknolojik yoksunluk
C
Teknoloji çekincesi
D
Önem eksikliği
E
Yeniliklerin yayılamaması
Açıklama:
Sayısal Eşitsizlik
Türkçede “sayısal bölünme” ya da “sayısal uçurum” adlarıyla da bilinen “sayısal eşitsizlik”; bilginin üretilmesi, işlenmesi, paylaşılması ve değer yaratması sürecinin dışında kalan büyük çoğunluk ile bu sürece etkin olarak katılan küçük azınlık arasındaki eşitsizliği anlatan bir kavramdır. Sayısal eşitsizlikle ilgili olarak genellikle üç göstergeden söz edilir: Erişim, kullanım ve enformasyon okuryazarlığıdır. Enformasyon okuryazarlığı, enformasyon ve iletişim teknolojilerinin etkin biçimde kullanılma miktarını anlatır.
Türkçede “sayısal bölünme” ya da “sayısal uçurum” adlarıyla da bilinen “sayısal eşitsizlik”; bilginin üretilmesi, işlenmesi, paylaşılması ve değer yaratması sürecinin dışında kalan büyük çoğunluk ile bu sürece etkin olarak katılan küçük azınlık arasındaki eşitsizliği anlatan bir kavramdır. Sayısal eşitsizlikle ilgili olarak genellikle üç göstergeden söz edilir: Erişim, kullanım ve enformasyon okuryazarlığıdır. Enformasyon okuryazarlığı, enformasyon ve iletişim teknolojilerinin etkin biçimde kullanılma miktarını anlatır.
Soru 115
İletişim araçlarının etkisinin mesajın içeriğinde değil, kullanılan aracın kendisinde olduğunu öne sürerek bu görüşünü “araç iletidir” savıyla özetleyen ve teknolojik belirleyicilik yaklaşımının iletişim alanındaki en çok bilinen temsilcisi olan kişi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Marshall McLuhan
B
Everett M. Rogers
C
Zbigniew Brzezinski
D
Daniel Bell
E
Raymond Vernon
Açıklama:
Teknolojik belirleyicilik yaklaşımının iletişim alanındaki en çok bilinen temsilcisi Marshall McLuhan’dır. McLuhan, iletişim araçlarının etkisinin mesajın içeriğinde değil, kullanılan aracın kendisinde olduğunu öne sürerek bu görüşünü “araç iletidir” savıyla özetlemiştir. Ona göre, bir iletişim aracının asıl etkisi, duyularımız arasındaki oranları değiştirerek algılama kalıplarımızı etkilemesindedir. McLuhan elektronik medyanın da dünyayı küresel bir köye dönüştürdüğünü öne sürmüştür.
Soru 116
"Toplumsal örgütlenmenin değişiminin kaynağının teknolojik yeniliklerdir. İnsan kendi teknolojisi ile birlikte vardır. Aile ve örgütler gibi toplumsal biçimlerdeki değişiklikler iletişim teknolojisindeki değişikliklerin bir sonucudur. Teknolojik araçların çoğu, insanın fiziksel yeteneklerini geliştirir. İletişim teknolojisi ise düşüncenin, bilincin, insanın kavramsal yeteneklerinin bir uzantısıdır." şeklindeki görüşleri savunan ve iletişim kuramlarında teknolojik belirleyiciliğin önde gelen temsilcilerinden olan kişi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Harold Innis
B
Marshall McLuhan
C
Daniel Lerner
D
Everett M. Rogers
E
Raymond Vernon
Açıklama:
20. yüzyılda yeni iletişim teknolojilerinin kullanımının yaygınlaşmasıyla iletişim teknolojisinin belirleyiciliği görüşü ön plana çıkmıştır. İletişim kuramlarında teknolojik belirleyiciliğin önde gelen temsilcileri Harold Innis ve Marshall McLuhan’dır. Innis, toplumsal örgütlenmenin değişiminin kaynağının teknolojik yenilikler olduğunu savunur. Innis’e göre, insan kendi teknolojisi ile birlikte vardır. Aile ve örgütler gibi toplumsal biçimlerdeki değişiklikler iletişim teknolojisindeki değişikliklerin bir sonucudur. Teknolojik araçların çoğu, insanın fiziksel yeteneklerini geliştirir. İletişim teknolojisi ise düşüncenin, bilincin, insanın kavramsal yeteneklerinin bir uzantısıdır.
Soru 117
Aşağıdakilerden hangisi McLuhan'ın soğuk araçlar tanımlamasına uymaktadır?
Seçenekler
A
Radyo
B
Sinema
C
Televizyon
D
Fotoğraf
E
Gazete
Açıklama:
McLuhan’ın Temel Varsayımları
Sıcak ve Soğuk Araçlar
McLuhan, araçları sıcak ve soğuk olmak üzere ikiye ayırmıştır. Sıcak araçlar, tek duyuyu uzatan ve izleyiciye tamamlaması için çok şey bırakmayan araçlardır. Bu bağlamda radyo, sinema ve fotoğraf sıcak araçlardır. Soğuk araçlar ise az şey veren ve izleyici tarafından çok şey eklenen araçlardır. Televizyon ve telefon gibi. Televizyon soğuk araçtır, çünkü enformasyon bakımından verdiği azdır. Dolayısıyla iletiyi tamamlamak için izleyici tarafından aktif katılmayı gerektirir. Bu da televizyon ekranındaki noktaları ve çizgileri birleştirerek yapılır. Telefon da soğuk araçtır. Sözgelişi alıcı, bir telefon konuşmasında atlanan bir bilgiyi sağlamak zorundadır. Oysa sıcak araçlar, gerekli tüm verileri sağladıkları için alıcının iletiyi algılarken etkin bir rol oynaması gerekmez
Sıcak ve Soğuk Araçlar
McLuhan, araçları sıcak ve soğuk olmak üzere ikiye ayırmıştır. Sıcak araçlar, tek duyuyu uzatan ve izleyiciye tamamlaması için çok şey bırakmayan araçlardır. Bu bağlamda radyo, sinema ve fotoğraf sıcak araçlardır. Soğuk araçlar ise az şey veren ve izleyici tarafından çok şey eklenen araçlardır. Televizyon ve telefon gibi. Televizyon soğuk araçtır, çünkü enformasyon bakımından verdiği azdır. Dolayısıyla iletiyi tamamlamak için izleyici tarafından aktif katılmayı gerektirir. Bu da televizyon ekranındaki noktaları ve çizgileri birleştirerek yapılır. Telefon da soğuk araçtır. Sözgelişi alıcı, bir telefon konuşmasında atlanan bir bilgiyi sağlamak zorundadır. Oysa sıcak araçlar, gerekli tüm verileri sağladıkları için alıcının iletiyi algılarken etkin bir rol oynaması gerekmez
Soru 118
McLuhan geliştirdiği Tetrad (Dörtlü) sürecinde sorulan sorular, dört etki dizisi ile sonuçlanır. Aşağıdakilerden hangisi bu sonuçlardan biri değildir?
Seçenekler
A
Başkalaştırma
B
Genişletme
C
Geri döndürme
D
Telafi etme
E
Yerinden etme
Açıklama:
McLuhan’ın Temel Varsayımları


Soru 119
Lerner hareketli kişilik ile kitle iletişim araçları arasındaki bağı hangi kavramı ile kurmuştur?
Seçenekler
A
Süreç
B
Özdeşleşme
C
Sempati
D
Empati
E
Araç
Açıklama:
MODERNLEŞMEDE KİTLE İLETİŞİMİ TEKNOLOJİSİ
Lerner’e göre endüstrileşmiş Batı ülkelerinin geçirdiği bu modernleşme sürecinin benzeri Ortadoğu ülkelerinde de yaşanmaktadır. Sürecin merkezinde ise düşünce ve tutumların iletilme biçimindeki değişiklik vardır. Bu değişiklik sözel iletişimden kitle iletişimine geçiştir. Bu gelişmenin belirleyicisi ise “hareketli kişilik” olacaktır. “Hareketlilik artırıcı” araçlar olan kitle iletişim araçlarının yayılması da modernleşmiş kişiliğin yayılmasına neden olacaktır. Lerner hareketli kişilik ile kitle iletişim araçları arasındaki bağı “empati” kavramı ile kurmuştur. Empati, kişinin kendini başkasının yerine koyması ya da başkalarıyla özdeşleştirmesi sonucu geleneksel kişilikten modern kişiliğe geçiş olarak tanımlanır. Empati, kentleşme ve okuryazarlığın yaygınlaşmasıyla üretilen yeni deneyimleri kitle iletişim araçlarına katılma yoluyla siyasal ve ekonomik katılmaya dönüştürür.
Lerner’e göre endüstrileşmiş Batı ülkelerinin geçirdiği bu modernleşme sürecinin benzeri Ortadoğu ülkelerinde de yaşanmaktadır. Sürecin merkezinde ise düşünce ve tutumların iletilme biçimindeki değişiklik vardır. Bu değişiklik sözel iletişimden kitle iletişimine geçiştir. Bu gelişmenin belirleyicisi ise “hareketli kişilik” olacaktır. “Hareketlilik artırıcı” araçlar olan kitle iletişim araçlarının yayılması da modernleşmiş kişiliğin yayılmasına neden olacaktır. Lerner hareketli kişilik ile kitle iletişim araçları arasındaki bağı “empati” kavramı ile kurmuştur. Empati, kişinin kendini başkasının yerine koyması ya da başkalarıyla özdeşleştirmesi sonucu geleneksel kişilikten modern kişiliğe geçiş olarak tanımlanır. Empati, kentleşme ve okuryazarlığın yaygınlaşmasıyla üretilen yeni deneyimleri kitle iletişim araçlarına katılma yoluyla siyasal ve ekonomik katılmaya dönüştürür.
Soru 120
Yayılım araştırmalarında bugün en fazla tanınan kişi Everett M. Rogers yeniliğin benimsenme süresini etkileyen özellikleri belirlemiştir. Yeniliğin mevcut değerler, geçmiş deneyimler ve olası kabullenicilerin gereksinimleri ile uyumlu olarak algılanma derecesi bu özelliklerden hangisidir?
Seçenekler
A
Göreli üstünlük
B
Uyumluluk
C
Karmaşıklık
D
Denenebilirlik
E
Gözlenebilirlik
Açıklama:
YENİLİKLERİN YAYILIMI


Soru 121
Everett M. Rogers yeniliğin benimsenmesi sürecini beş aşamada kavramlaştırır. Bireylerin yeniliğe ilişkin olumlu ya da olumsuz bir kanı ya da tutum oluşturdukları evreye ne ad verilir?
Seçenekler
A
Sağlamlaştırma
B
Uygulama
C
Karar
D
İkna
E
Bilgi
Açıklama:
YENİLİKLERİN YAYILIMI
Rogers yeniliğin benimsenmesi sürecini; bilgi, ikna etme, karar, uygulama ve sağlamlaştırma evrelerinden oluşan beş aşamada kavramlaştırır. • Bilgi: Bilgi evresi, bireylerin yeniliğin farkında oldukları, yeniliğe ve bu yeniliğin işlevine maruz kaldıkları aşamadır. • İkna: İkna etme evresinde bireyler yeniliğe ilişkin olumlu ya da olumsuz bir kanı ya da tutum oluştururlar.Karar: Karar evresinde birey için iki seçenek bulunmaktadır: Yeniliği ya benimseyecek ya da reddedecektir. • Uygulama: Uygulama evresinde bireyler yeniliği kullanmaya başlarlar. • Sağlamlaştırma: Sağlamlaştırma evresinde ise insanların bir karar aldıktan sonra çoğunlukla kararlarına neden olan bilgiyi pekiştirmek istedikleri göz önüne alındığından, yenilikle ilgili olumlu bilgi akışı devam eder. İnsanlar bu aşamada, kararlarının doğru olduğunu güçlendirecek türde bilgileri ararlar. Kişiler yenilik konusunda karşıt mesajlara maruz kalırlarsa önceki kararlarını değiştirebilirler
Rogers yeniliğin benimsenmesi sürecini; bilgi, ikna etme, karar, uygulama ve sağlamlaştırma evrelerinden oluşan beş aşamada kavramlaştırır. • Bilgi: Bilgi evresi, bireylerin yeniliğin farkında oldukları, yeniliğe ve bu yeniliğin işlevine maruz kaldıkları aşamadır. • İkna: İkna etme evresinde bireyler yeniliğe ilişkin olumlu ya da olumsuz bir kanı ya da tutum oluştururlar.Karar: Karar evresinde birey için iki seçenek bulunmaktadır: Yeniliği ya benimseyecek ya da reddedecektir. • Uygulama: Uygulama evresinde bireyler yeniliği kullanmaya başlarlar. • Sağlamlaştırma: Sağlamlaştırma evresinde ise insanların bir karar aldıktan sonra çoğunlukla kararlarına neden olan bilgiyi pekiştirmek istedikleri göz önüne alındığından, yenilikle ilgili olumlu bilgi akışı devam eder. İnsanlar bu aşamada, kararlarının doğru olduğunu güçlendirecek türde bilgileri ararlar. Kişiler yenilik konusunda karşıt mesajlara maruz kalırlarsa önceki kararlarını değiştirebilirler
Soru 122
Yoneji Masuda’ya göre enformasyon toplumu bilgisayar ve iletişim teknolojilerine yatırım yapan ve pek çok özelliğiyle endüstri toplumundan farklılıklar gösteren bir toplumdur. Masuda bu topluma ne ad vermiştir?
Seçenekler
A
Ağ toplumu
B
Küresel kent
C
Küresel köy
D
Endüstri sonrası toplum
E
Kompütopya
Açıklama:
ENFORMASYON TOPLUMU VE İLETİŞİM TEKNOLOJİLERİ
Kompütopya (computopia): Yoneji Masuda yeni oluşan toplumsal biçimi anlatmak için “kompütopya” terimini kullanmaktadır. Masuda’ya göre enformasyon toplumu bilgisayar ve iletişim teknolojilerine yatırım yapan ve pek çok özelliğiyle endüstri toplumundan farklılıklar gösteren bir toplumdur. Endüstri toplumunda temel itici güç, maddi değerin üretilmesi olduğu halde, enformasyon toplumunun itici gücü enformatik değerlerin üretilmesidir. Endüstri toplumunda itici rol oynayan teknoloji buhar makinesidir. Enformasyon toplumunda itici rol oynayan teknoloji ise bilgisayar teknolojisidir. Bu toplumda bilgisayarlar, enformatik üretim gücünü olağanüstü artırmakta, enformasyonun kitle halinde üretilmesine, işlenmesine, dağıtılmasına, saklanmasına ve tüketilmesine olanak sağlayan bir enformasyon devrimine yol açmaktadır. Artık ilerlemenin ve modernleşmenin simgesi fabrikalar değil, bu bilgisayar merkezleridir.
Kompütopya (computopia): Yoneji Masuda yeni oluşan toplumsal biçimi anlatmak için “kompütopya” terimini kullanmaktadır. Masuda’ya göre enformasyon toplumu bilgisayar ve iletişim teknolojilerine yatırım yapan ve pek çok özelliğiyle endüstri toplumundan farklılıklar gösteren bir toplumdur. Endüstri toplumunda temel itici güç, maddi değerin üretilmesi olduğu halde, enformasyon toplumunun itici gücü enformatik değerlerin üretilmesidir. Endüstri toplumunda itici rol oynayan teknoloji buhar makinesidir. Enformasyon toplumunda itici rol oynayan teknoloji ise bilgisayar teknolojisidir. Bu toplumda bilgisayarlar, enformatik üretim gücünü olağanüstü artırmakta, enformasyonun kitle halinde üretilmesine, işlenmesine, dağıtılmasına, saklanmasına ve tüketilmesine olanak sağlayan bir enformasyon devrimine yol açmaktadır. Artık ilerlemenin ve modernleşmenin simgesi fabrikalar değil, bu bilgisayar merkezleridir.
Soru 123
I. Araç egemen değişim gücüdür.
II. Araç insanın uzantısıdır.
III. Araç iletidir.
IV. Teknolojinin kullanımı toplumsal süreçler ve seçimler tarafından belirlenir.
Verilenlerden hangileri McLuhan’ın temel varsayımlarından biridir?
II. Araç insanın uzantısıdır.
III. Araç iletidir.
IV. Teknolojinin kullanımı toplumsal süreçler ve seçimler tarafından belirlenir.
Verilenlerden hangileri McLuhan’ın temel varsayımlarından biridir?
Seçenekler
A
I-II-IV
B
II-III-IV
C
I-II-III
D
II-III-IV
E
I-II-III-IV
Açıklama:
McLuhan’ın temel varsayımları; araç egemen değişim gücüdür, araç insanın uzantısıdır, araç iletidir.
Soru 124
I. Televizyon II. Telefon III. Radyo IV. Fotoğraf McLuhan, araçları sıcak ve soğuk olmak üzere ikiye ayırmıştır. Sıcak araçlar, tek duyuyu uzatan ve izleyiciye tamamlaması için çok şey bırakmayan araçlardır. Soğuk araçlar ise az şey veren ve izleyici tarafından çok şey eklenen araçlardır. Bu tanımlamaya göre verilenlerden hangileri soğuk araçlardır?
Seçenekler
A
Radyo-telefon
B
Radyo-fotoğraf
C
Televizyon-fotoğraf
D
Televizyon-telefon
E
Televizyon-radyo
Açıklama:
McLuhan, araçları sıcak ve soğuk olmak üzere ikiye ayırmıştır. Sıcak araçlar, tek duyuyu uzatan ve izleyiciye tamamlaması için çok şey bırakmayan araçlardır. Bu bağlamda radyo, sinema ve fotoğraf sıcak araçlardır. Soğuk araçlar ise az şey veren ve izleyici tarafından çok şey eklenen araçlardır. Televizyon ve telefon gibi. Televizyon soğuk araçtır, çünkü enformasyon bakımından verdiği azdır.
Soru 125
McLuhan, medya konusundaki görüşlerini ortaya koyarken, bir aracın toplum üzerindeki etkilerini dört kategoriye ayırarak incelemiştir. McLuhan'ın, "yeni biçim, potansiyelinin sınırlarına ulaştığında, ilk halindeki özelliklerini ters
çevirecektir. Yeni biçimin potansiyel zıtlıkları
nelerdir?" sorusu aşağıdaki yasaların hangisi ile açıklanır?
çevirecektir. Yeni biçimin potansiyel zıtlıkları
nelerdir?" sorusu aşağıdaki yasaların hangisi ile açıklanır?
Seçenekler
A
Genişletme
B
Telafi etme
C
Geri döndürme
D
Yerinden etme
E
Sorgulama
Açıklama:
GERİ DÖNDÜRME
Yeni biçim, potansiyelinin sınırlarına ulaştığında, ilk halindeki özelliklerini ters çevirecektir. Yeni biçimin potansiyel zıtlıkları
nelerdir?
Yeni biçim, potansiyelinin sınırlarına ulaştığında, ilk halindeki özelliklerini ters çevirecektir. Yeni biçimin potansiyel zıtlıkları
nelerdir?
Soru 126
Aşağıdaki modernleşme kuramcılarından hangisi Türkiye’deki siyasal modernleşme, güç ve iletişimi incelemiştir?
Seçenekler
A
Daniel Lerner
B
Frederick W. Frey
C
Everett M. Rogers
D
Daniel Bell
E
Zbigniew Brzezinski
Açıklama:
modernleşme kuramcısı Frederick W. Frey ise 1960’larda Türkiye’deki siyasal modernleşme, güç ve iletişimi incelemiştir. Frey, kitle iletişim araçlarının Türkiye’de
köylülerin birçok tutum ve davranışlarına geniş etkide bulunduğunu belirtmiştir
köylülerin birçok tutum ve davranışlarına geniş etkide bulunduğunu belirtmiştir
Soru 127
Rogers'a göre yeniliğin benimsenme süresini etkileyen özelliklerden biri olan "Yeniliğin yerine geçtiği düşüncelerden, daha iyi olarak algılanmasının derecesi" aşağıdakilerden hangisiyle açıklanır?
Seçenekler
A
Uyumluluk
B
Karmaşıklık
C
Denenebilirlik
D
Gözlenebilirlik
E
Göreli üstünlük
Açıklama:
Rogers, yeniliğin benimsenme süresini etkileyen özellikleri ise şöyle sıralamaktadır:
1. Göreli üstünlük: Yeniliğin yerine geçtiği düşüncelerden, daha iyi olarak algılanmasının
derecesi
2. Uyumluluk: Yeniliğin mevcut değerler, geçmiş deneyimler ve olası kabullenicilerin
gereksinimleri ile uyumlu olarak algılanma derecesi
3. Karmaşıklık: Yeniliğin anlaşılması ve kullanılmasının karmaşık olarak algılanma
derecesi
4. Denenebilirlik: Yeniliğin sınırlı olarak denenebilme derecesi
5. Gözlenebilirlik: Yeniliğin sonuçlarının diğerleri tarafından gözlenebilirlik derecesi.
1. Göreli üstünlük: Yeniliğin yerine geçtiği düşüncelerden, daha iyi olarak algılanmasının
derecesi
2. Uyumluluk: Yeniliğin mevcut değerler, geçmiş deneyimler ve olası kabullenicilerin
gereksinimleri ile uyumlu olarak algılanma derecesi
3. Karmaşıklık: Yeniliğin anlaşılması ve kullanılmasının karmaşık olarak algılanma
derecesi
4. Denenebilirlik: Yeniliğin sınırlı olarak denenebilme derecesi
5. Gözlenebilirlik: Yeniliğin sonuçlarının diğerleri tarafından gözlenebilirlik derecesi.
Soru 128
I. Bilgi
II. İkna etme
III. Karar
IV. Uygulama
V. Davranma
Verilenlerden hangisi Rogers'a göre yeniliğin benimsenmesi sürecini oluşturan evrelerden biridir?
II. İkna etme
III. Karar
IV. Uygulama
V. Davranma
Verilenlerden hangisi Rogers'a göre yeniliğin benimsenmesi sürecini oluşturan evrelerden biridir?
Seçenekler
A
II-III-V
B
I-III-V
C
I-IV-V
D
I-II-III-IV
E
I-II-III-IV-V
Açıklama:
Rogers yeniliğin benimsenmesi sürecini; bilgi, ikna etme, karar, uygulama ve sağlamlaştırma evrelerinden oluşan beş aşamada kavramlaştırır.
Soru 129
I. Enformasyon ekonomisinin gelişmesi (Enformasyonun ekonomik bir değer haline gelmesi).
II. Enformasyon teknolojilerinin yaygınlaşması
III. Mesaj ve bu mesajları taşıyan kanal sayısındaki artış
IV. Enformasyon alanında çalışan işgücünün azalması
Verilenlerden hangileri enformasyon toplumunun tanımlanmasında kullanılan temel özelliklerden biridir?
II. Enformasyon teknolojilerinin yaygınlaşması
III. Mesaj ve bu mesajları taşıyan kanal sayısındaki artış
IV. Enformasyon alanında çalışan işgücünün azalması
Verilenlerden hangileri enformasyon toplumunun tanımlanmasında kullanılan temel özelliklerden biridir?
Seçenekler
A
I-II-IV
B
I-II-III
C
II-III-IV
D
I-III-IV
E
I-II-III-IV
Açıklama:
Enformasyon toplumunun tanımlanmasında kullanılan temel özellikler şunlardır:
• Enformasyon ekonomisinin gelişmesi (Enformasyonun ekonomik bir değer haline gelmesi).
• Enformasyon teknolojilerinin yaygınlaşması
• Mesaj ve bu mesajları taşıyan kanal sayısındaki artış
• Karşılıklı bağımlılık
• Enformasyon alanında çalışan işgücünün artışı
• Bilimsel bilginin özel konumu
• Enformasyon ekonomisinin gelişmesi (Enformasyonun ekonomik bir değer haline gelmesi).
• Enformasyon teknolojilerinin yaygınlaşması
• Mesaj ve bu mesajları taşıyan kanal sayısındaki artış
• Karşılıklı bağımlılık
• Enformasyon alanında çalışan işgücünün artışı
• Bilimsel bilginin özel konumu
Soru 130
İletişim teknolojilerinin gelişmesiyle ses, video ve veri iletişiminin tek bir kaynakta, tek bir vericide ve tek bir alıcıda birleşmesini açıklayan kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Yönelme
B
Sevk etme
C
Modernleşme
D
Birleştirme
E
Yöndeşme
Açıklama:
İletişim teknolojilerinin gelişmesiyle ses, video ve veri iletişiminin tek bir kaynakta, tek bir vericide ve tek bir alıcıda birleşmesine “yöndeşme” denmektedir.
Soru 131
Teknolojik belirleyicilik kavramı aşağıdakilerden hangisi tarafından icat edilmiş bir kavramdır?
Seçenekler
A
Thorstein Veblen
B
Harold Innis
C
Marshall McLuhan
D
Wilbur Schramm
E
Paul Lazarsfeld
Açıklama:
Teknolojik belirleyicilik terimi, Amerikalı toplumbilimci ve iktisatçı Thorstein Veblen (1857-1929) tarafından icat edilmiştir.
Soru 132
Harold Innis ve Marshall McLuhan teknolojik belirleyicilik ile ilgili olarak hangi konuda ayrı fikirlere sahiptiler?
Seçenekler
A
Uygarlık tarihinin merkezi olması konusu
B
Etki konusu
C
Yeniliklerin yayılımı konusu
D
Bilgi açığı konusu
E
Sayısal eşitsizlik konusu
Açıklama:
Marshall McLuhan, kendi çalışmalarını Innis’in çalışmalarının bir uzantısı olarak görür. Her iki düşünür de iletişim teknolojisini uygarlık tarihinin merkezi olarak alırlar. Onlara göre uygarlık tarihini yapan ve değiştiren iletişim teknolojisidir. Ancak Innis ve McLuhan etki konusunda ayrılırlar. Innis’te teknoloji toplumsal örgütlenmeye ve kültüre etki eder, değiştirir ve biçimlendirir. McLuhan ise teknolojinin ana etkisinin duyu organları ve düşünce üzerinde olduğunu savunur.
Soru 133
Barut ve ateşli silahların gelişmesiyle birlikte okçuluk becerilerinin yok oluşunu
McLuhan ne olarak adlandırmaktadır?
McLuhan ne olarak adlandırmaktadır?
Seçenekler
A
Gelişim
B
Yordama
C
Ampütasyon
D
Manipülasyon
E
Dejenerasyon
Açıklama:
McLuhan’ın ampütasyon (bir organı kesme) diye adlandırdığı kavram ise uzantıların bir benzeridir. İnsanoğlunun her uzantısı; özellikle teknolojik uzantıları, diğer uzantılarda bir ampütasyon ya da değiştirme etkisine sahiptir. Ampütasyona bir örnek olarak, barut ve ateşli silahların gelişmesiyle birlikte okçuluk becerilerinin yok oluşu verilebilir. Yeni silah teknolojileri, hata yapmamayı gerektiren okçuluk pratiğini işe yaramaz hale getirmiştir. Otomobil gibi bir teknolojinin uzantısı ise kentlerin ve ülkelerin farklı biçimlerde gelişmesine yol açarak gelişkin bir yürüme kültürü gereksinimini “kesip atar”. Telefon sesi genişletir, fakat aynı zamanda düzenli mektuplaşma ile kazanılan yazı yazma sanatını kesip atar. Bunlar birkaç örnektir ve aklımıza gelebilecek hemen her şey benzer gözlemlere konu olabilir.
Soru 134
Aşağıda McLunah'ın araç sınıflamalarına ilişkin verilen örneklerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Radyo sıcak araçtır.
B
Sinema sıcak araçtır.
C
Televizyon soğuk araçtır.
D
Telefon soğuk araçtır
E
Fotoğraf soğuk araçtır.
Açıklama:
McLuhan, araçları sıcak ve soğuk olmak üzere ikiye ayırmıştır. Sıcak araçlar, tek duyuyu uzatan ve izleyiciye tamamlaması için çok şey bırakmayan araçlardır. Bu bağlamda radyo, sinema ve fotoğraf sıcak araçlardır. Soğuk araçlar ise az şey veren ve izleyici tarafından çok şey eklenen araçlardır. Televizyon ve telefon gibi. Televizyon soğuk araçtır, çünkü enformasyon bakımından verdiği azdır. Dolayısıyla iletiyi tamamlamak için izleyici tarafından aktif katılmayı gerektirir. Bu da televizyon ekranındaki noktaları ve çizgileri birleştirerek yapılır. Telefon da soğuk araçtır. Sözgelişi alıcı, bir telefon konuşmasında atlanan bir bilgiyi sağlamak zorundadır. Oysa sıcak araçlar, gerekli tüm verileri sağladıkları için alıcının iletiyi algılarken etkin bir rol oynaması gerekmez.
Soru 135
McLuhan'ın Tetrad sürecinde sorulan sorular, dört etki dizisi ile sonuçlanır. Aşağıdakilerden hangisi bunlardan biri değildir?
Seçenekler
A
Genişletme
B
Yerinden etme
C
Geri döndürme
D
Temin etme
E
Telafi etme
Açıklama:
Tetrad sürecinde sorulan sorular, dört etki dizisi ile sonuçlanır. Bunlar genişletme, yerinden etme, geri döndürme ve telafi etmedir. Bu dört öge birbirleri ile tamamlayıcı bir ilişki içindedir. Etkilerin kesişen doğasını anlatmak için oluşturulan tetrad, değişim ya da süreklilik noktaları olarak dört ögeyle birlikte genellikle grafik biçiminde gösterilir. Sayfa 126 Tablo 5.1'i inceleyiniz.
Soru 136
Aşağıdakilerden hangisi kitle iletiminin modernleşme sürecinde yerine getirdiği görevlerden biri olamaz?
Seçenekler
A
Kitle iletişimi kalkınma ve modernleşme yolunda eğitim, tarım, endüstri, tarım ve sağlık alanlarında yeni beceriler yaratabilir.
B
Kitle iletişim araçları bilgi kaynaklarının çoğaltıcısı olarak işlev görebilir.
C
Kitle iletişimi, televizyon izleyerek ya da radyo dinleyerek öğrenme sağlamak yoluyla eğitim maliyetini azaltabilir.
D
Kitle iletişim araçları, ulus duygusu yaratmada etkilidir.
E
Kentleşmenin artması okuma yazma oranının artmasına yol açar.
Açıklama:
Modernleşme kuramcılarına göre, kitle iletişimi modernleşme süresinde şu görevleri yerine getirmektedir:
• Kitle iletişimi, modernleşme yönünde davranış biçimleri, yeni değerler ve tutumları yayarak toplumda bir değişim atmosferi yaratabilir.
• Kitle iletişimi kalkınma ve modernleşme yolunda eğitim, tarım, endüstri, tarım ve sağlık alanlarında yeni beceriler yaratabilir.
• Kitle iletişim araçları bilgi kaynaklarının çoğaltıcısı olarak işlev görebilir.
• Kitle iletişimi, televizyon izleyerek ya da radyo dinleyerek öğrenme sağlamak yoluyla eğitim maliyetini azaltabilir.
• İletişim, kişinin beklenti düzeyini yükseltebilir ve böylece etkinliğe teşvik eder.
• İletişim, halkın kendi önemini anlamasını sağlayarak siyasal etkinlikleri artırabilir.
• Kitle iletişim araçları, ulus duygusu yaratmada etkilidir.
• İletişim kalkınma planlarının hazırlanmasını ve uygulamaya geçirilmesini kolaylaştırır.
• İletişim ekonomik, toplumsal ve siyasal kalkınmayı kendi kendini sürdüren bir süreç haline getirebilir.
• Kitle iletişimi, modernleşme yönünde davranış biçimleri, yeni değerler ve tutumları yayarak toplumda bir değişim atmosferi yaratabilir.
• Kitle iletişimi kalkınma ve modernleşme yolunda eğitim, tarım, endüstri, tarım ve sağlık alanlarında yeni beceriler yaratabilir.
• Kitle iletişim araçları bilgi kaynaklarının çoğaltıcısı olarak işlev görebilir.
• Kitle iletişimi, televizyon izleyerek ya da radyo dinleyerek öğrenme sağlamak yoluyla eğitim maliyetini azaltabilir.
• İletişim, kişinin beklenti düzeyini yükseltebilir ve böylece etkinliğe teşvik eder.
• İletişim, halkın kendi önemini anlamasını sağlayarak siyasal etkinlikleri artırabilir.
• Kitle iletişim araçları, ulus duygusu yaratmada etkilidir.
• İletişim kalkınma planlarının hazırlanmasını ve uygulamaya geçirilmesini kolaylaştırır.
• İletişim ekonomik, toplumsal ve siyasal kalkınmayı kendi kendini sürdüren bir süreç haline getirebilir.
Soru 137
"Yeniliğin yerine geçtiği düşüncelerden, daha iyi olarak algılanmasının derecesi" Rogers'ın yeniliğin benimsenme süresini etkileyen hangi özelliğini tanımlamaktadır?
Seçenekler
A
Göreli üstünlük
B
Uyumluluk
C
Karmaşıklık
D
Denenebilirlik
E
Gözlenebilirlik
Açıklama:
Rogers, yeniliğin benimsenme süresini etkileyen özellikleri ise şöyle sıralamaktadır:
1. Göreli üstünlük: Yeniliğin yerine geçtiği düşüncelerden, daha iyi olarak algılanmasının derecesi
2. Uyumluluk: Yeniliğin mevcut değerler, geçmiş deneyimler ve olası kabullenicilerin gereksinimleri ile uyumlu olarak algılanma derecesi
3. Karmaşıklık: Yeniliğin anlaşılması ve kullanılmasının karmaşık olarak algılanma derecesi
4. Denenebilirlik: Yeniliğin sınırlı olarak denenebilme derecesi
5. Gözlenebilirlik: Yeniliğin sonuçlarının diğerleri tarafından gözlenebilirlik derecesi.
Yeniden icat etme ise bir yeniliğin değişme ya da bir kullanıcı tarafından benimsenme ve uygulama sürecinde değiştirilme derecesidir.
1. Göreli üstünlük: Yeniliğin yerine geçtiği düşüncelerden, daha iyi olarak algılanmasının derecesi
2. Uyumluluk: Yeniliğin mevcut değerler, geçmiş deneyimler ve olası kabullenicilerin gereksinimleri ile uyumlu olarak algılanma derecesi
3. Karmaşıklık: Yeniliğin anlaşılması ve kullanılmasının karmaşık olarak algılanma derecesi
4. Denenebilirlik: Yeniliğin sınırlı olarak denenebilme derecesi
5. Gözlenebilirlik: Yeniliğin sonuçlarının diğerleri tarafından gözlenebilirlik derecesi.
Yeniden icat etme ise bir yeniliğin değişme ya da bir kullanıcı tarafından benimsenme ve uygulama sürecinde değiştirilme derecesidir.
Soru 138
Aşağıdakilerden hangisi Rogers'ın yeniliğin benimsenmesi sürecindeki aşamalardan bir değildir?
Seçenekler
A
Bilgi
B
İkna
C
Analiz
D
Karar
E
Uygulama
Açıklama:
Rogers yeniliğin benimsenmesi sürecini; bilgi, ikna etme, karar, uygulama ve sağlamlaştırma evrelerinden oluşan beş aşamada kavramlaştırır.
• Bilgi: Bilgi evresi, bireylerin yeniliğin farkında oldukları, yeniliğe ve bu yeniliğin işlevine maruz kaldıkları aşamadır.
• İkna: İkna etme evresinde bireyler yeniliğe ilişkin olumlu ya da olumsuz bir kanı ya da tutum oluştururlar.
• Karar: Karar evresinde birey için iki seçenek bulunmaktadır: Yeniliği ya benimseyecek ya da reddedecektir.
• Uygulama: Uygulama evresinde bireyler yeniliği kullanmaya başlarlar.
• Sağlamlaştırma: Sağlamlaştırma evresinde ise insanların bir karar aldıktan sonra çoğunlukla kararlarına neden olan bilgiyi pekiştirmek istedikleri göz önüne alındığından, yenilikle ilgili olumlu bilgi akışı devam eder. İnsanlar bu aşamada, kararlarının doğru olduğunu güçlendirecek türde bilgileri ararlar. Kişiler yenilik konusunda karşıt mesajlara maruz kalırlarsa önceki kararlarını değiştirebilirler
• Bilgi: Bilgi evresi, bireylerin yeniliğin farkında oldukları, yeniliğe ve bu yeniliğin işlevine maruz kaldıkları aşamadır.
• İkna: İkna etme evresinde bireyler yeniliğe ilişkin olumlu ya da olumsuz bir kanı ya da tutum oluştururlar.
• Karar: Karar evresinde birey için iki seçenek bulunmaktadır: Yeniliği ya benimseyecek ya da reddedecektir.
• Uygulama: Uygulama evresinde bireyler yeniliği kullanmaya başlarlar.
• Sağlamlaştırma: Sağlamlaştırma evresinde ise insanların bir karar aldıktan sonra çoğunlukla kararlarına neden olan bilgiyi pekiştirmek istedikleri göz önüne alındığından, yenilikle ilgili olumlu bilgi akışı devam eder. İnsanlar bu aşamada, kararlarının doğru olduğunu güçlendirecek türde bilgileri ararlar. Kişiler yenilik konusunda karşıt mesajlara maruz kalırlarsa önceki kararlarını değiştirebilirler
Soru 139
İletişim teknolojilerinin gelişmesiyle ses, video ve veri iletişiminin tek bir kaynakta, tek bir vericide ve tek bir alıcıda birleşmesine ne ad verilir?
Seçenekler
A
Dijitalleşme
B
Yöndeşme
C
Bant genişliği
D
Çoklu ortam
E
Hiper metin
Açıklama:
İletişim teknolojilerinin gelişmesiyle ses, video ve veri iletişiminin tek bir kaynakta, tek bir vericide ve tek bir alıcıda birleşmesine “yöndeşme” denmektedir. Bu yöndeşme olgusunu olanaklı kılan ise sayısallaşma ilkesidir. Günümüzde hem telefon, hem radyo ve televizyon yayınları hem de basım işlemleri giderek daha fazla oranda sayısal hale gelmektedir.
Soru 140
Kompütopya terimini aşağıdaki bilim insanlarından hangisi kullanmıştır?
Seçenekler
A
Manuel Castells
B
Daniel Bell
C
Zbigniew Brzezinski
D
Yoneji Masuda
E
Marshall McLuhan
Açıklama:
Kompütopya (computopia): Yoneji Masuda yeni oluşan toplumsal biçimi anlatmak için “kompütopya” terimini kullanmaktadır. Masuda’ya göre enformasyon toplumu bilgisayar ve iletişim teknolojilerine yatırım yapan ve pek çok özelliğiyle endüstri toplumundan farklılıklar gösteren bir toplumdur. Endüstri toplumunda temel itici güç, maddi değerin üretilmesi olduğu halde, enformasyon toplumunun itici gücü enformatik değerlerin üretilmesidir. Endüstri toplumunda itici rol oynayan teknoloji buhar makinesidir. Enformasyon toplumunda itici rol oynayan teknoloji ise bilgisayar teknolojisidir. Bu toplumda bilgisayarlar, enformatik üretim gücünü olağanüstü artırmakta, enformasyonun kitle halinde üretilmesine, işlenmesine, dağıtılmasına, saklanmasına ve tüketilmesine olanak sağlayan bir enformasyon devrimine yol açmaktadır. Artık ilerlemenin ve modernleşmenin simgesi fabrikalar değil, bu bilgisayar merkezleridir.
Soru 141
Aşağıdakilerden hangisi farklı alanlardaki bilim insanlarının iletişim veya medya teknolojilerini araştırırken buluştukları ortak tartışma noktasıdır?
Seçenekler
A
Hangi teknoloji toplumda en çok kabul gören teknolojidir
B
İnsanlar hangi teknolojiden maksimum fayda sağlamaktadır
C
Teknoloji toplumsal değişmeyi nasıl ve ne kadar biçimlendirir
D
Hangi izleyici grubu teknolojiden olumsuz etkilenmektedir
E
Teknolojinin olumsuz yönleri nelerdir ve nasıl ortaya çıkar
Açıklama:
İletişim ya da medya teknolojileri tarihini araştıranlar arasında teknoloji ve edebiyat tarihçileri, toplumbilimciler, iktisatçılar, siyasal bilimciler, antropologlar ve bilişimciler gibi çok çeşitli bilim insanları vardır. Bu bilim insanları arasındaki merkezi tartışma, teknolojinin toplumsal değişmeyi nasıl ve ne kadar biçimlendirdiğidir.
Teknoloji toplumsal değişmeyi nasıl ve ne kadar biçimlendirir
Teknoloji toplumsal değişmeyi nasıl ve ne kadar biçimlendirir
Soru 142
Bilginin üretilmesi, işlenmesi ve paylaşılması sürecindeki dengesizlikleri aşağıdaki hangi yaklaşım en iyi açıklar?
Seçenekler
A
Sayısal eşitsizlik
B
Teknolojik fayda
C
Denge kuramı
D
Belirleyicilik
E
Toplumsal değişme
Açıklama:
Bilginin üretilmesi, işlenmesi ve paylaşılması sürecindeki
dengesizlikleri anlatan sayısal eşitsizlik, hem gelişmekte olan hem de gelişmiş ülkelerde önemli bir sorun olarak değerlendirilmiş ve bu eşitsizliğin giderilmesi yönünde politikalar geliştirilmeye başlanmıştır.
dengesizlikleri anlatan sayısal eşitsizlik, hem gelişmekte olan hem de gelişmiş ülkelerde önemli bir sorun olarak değerlendirilmiş ve bu eşitsizliğin giderilmesi yönünde politikalar geliştirilmeye başlanmıştır.
Soru 143
Aşağıdakilerden hangisi Teknolojik belirleyicilik terimini ilk olarak ortaya atmıştır?
Seçenekler
A
Everett M. Rogers
B
Thorstein Veblen
C
Denis McQuail
D
Maxwell McCombs
E
Elihu Katz
Açıklama:
Teknolojik belirleyicilik terimi, Amerikalı toplumbilimci ve iktisatçı Thorstein Veblen
(1857-1929) tarafından icat edilmiştir.
(1857-1929) tarafından icat edilmiştir.
Soru 144
Aşağıdakilerden hangisi Marshall McLuhan ve Harold Innis’in ortaklaşamadıkları noktayı ifade eder?
Seçenekler
A
İletişim teknolojisi uygarlık tarihinin merkezini oluşturmaktadır.
B
Yeni teknolojiler kurumları ve tüm bileşenleriyle toplumu dönüştürürler.
C
İletişim teknolojisi düşüncenin, bilincin ve kavramsal yeteneklerinin bir uzantısıdır.
D
Teknolojinin ana etkisi duyu organları ve düşünce üzerindedir.
E
İletişim teknolojileri geçmişte, şimdi ve gelecekte toplumun temelini teşkil etmektedir.
Açıklama:
Innis ve McLuhan etki konusunda ayrılırlar. Innis’te teknoloji toplumsal örgütlenmeye ve kültüre etki eder, değiştirir ve biçimlendirir. McLuhan ise teknolojinin ana etkisinin duyu organları ve düşünce üzerinde olduğunu savunur; dolayısıyla tartışması tamamıyla algı psikolojisinin dar temellerine dayanır.
Teknolojinin ana etkisi duyu organları ve düşünce üzerindedir.
Teknolojinin ana etkisi duyu organları ve düşünce üzerindedir.
Soru 145
Aşağıdakilerden hangisi McLuhan’ın temel varsayımlarından biri değildir?
Seçenekler
A
Küresel köy
B
Araç iletidir
C
Sıcak ve soğuk araçlar
D
Araç insanın uzantısıdır
E
Ürün yaşam devresi
Açıklama:
McLuhan’ın görüşleri; Araç Egemen Değişim Gücüdür, Araç İnsanın Uzantısıdır, Araç İletidir, Sıcak ve Soğuk Araçlar, Gutenberg Galaksisi, Küresel Köy ve Tetrad (Dörtlü) başlıkları halinde özetlenmektedir.
Ürün yaşam devresi
Ürün yaşam devresi
Soru 146
McLuhan’ın “sözcüğün yazıldığı şeyler sözcüğün kendinden daha önemlidir” bakış açısını aşağıdakilerden hangisi en iyi tanımlar?
Seçenekler
A
Sıcak araç, soğuk araç
B
Küresel köy
C
Araç iletidir
D
İnsanın uzantısı
E
Egemen değişim gücü
Açıklama:
McLuhan, her kültür çağında bilginin kaydedilip aktarıldığı “medium”un (ortam, araç) o kültürün karakterinin belirlenmesinde kesin bir rol oynadığını öne sürmüş ve bu görüşünü “araç iletidir (medium is the message)” deyişiyle özetlemiştir.
McLuhan’a göre sözcüğün yazıldığı şeyler sözcüklerden daha önemlidir.
McLuhan’a göre sözcüğün yazıldığı şeyler sözcüklerden daha önemlidir.
Soru 147
Aşağıdakilerden hangisi modernleşme kuramcılarına göre modernleşme süresinde kitle iletişiminin yerine getirdiği görevlerden biri değildir?
Seçenekler
A
Yeni davranış biçimleri, değerler, tutumlar yaymak ve değişim atmosferi yaratmak
B
Bilgi kaynaklarının çoğaltıcısı olarak bir işlev üstlenmek
C
Televizyon izleme veya radyo dinleme yoluyla öğrenme sağlamak ve maliyeti azaltmak
D
İnsanları geleneklerine bağlı ve yeniliğe dirençli hale getirmek
E
Kişilerin beklenti düzeylerini yükseltmek ve böylece onları herhangi bir etkinliğe teşvik etmek
Açıklama:
Modernleşme kuramcılarına göre, kitle iletişimi modernleşme süresinde şu görevleri yerine getirmektedir:
• Kitle iletişimi, modernleşme yönünde davranış biçimleri, yeni değerler ve tutumları yayarak toplumda bir değişim atmosferi yaratabilir.
• Kitle iletişimi kalkınma ve modernleşme yolunda eğitim, tarım, endüstri, tarım ve sağlık alanlarında yeni beceriler yaratabilir.
• Kitle iletişim araçları bilgi kaynaklarının çoğaltıcısı olarak işlev görebilir.
• Kitle iletişimi, televizyon izleyerek ya da radyo dinleyerek öğrenme sağlamak yoluyla eğitim maliyetini azaltabilir.
• İletişim, kişinin beklenti düzeyini yükseltebilir ve böylece etkinliğe teşvik eder.
• İletişim, halkın kendi önemini anlamasını sağlayarak siyasal etkinlikleri artırabilir.
• Kitle iletişim araçları, ulus duygusu yaratmada etkilidir.
• İletişim kalkınma planlarının hazırlanmasını ve uygulamaya geçirilmesini kolaylaştırır.
• İletişim ekonomik, toplumsal ve siyasal kalkınmayı kendi kendini sü
İnsanları geleneklerine bağlı ve yeniliğe dirençli hale getirmek
• Kitle iletişimi, modernleşme yönünde davranış biçimleri, yeni değerler ve tutumları yayarak toplumda bir değişim atmosferi yaratabilir.
• Kitle iletişimi kalkınma ve modernleşme yolunda eğitim, tarım, endüstri, tarım ve sağlık alanlarında yeni beceriler yaratabilir.
• Kitle iletişim araçları bilgi kaynaklarının çoğaltıcısı olarak işlev görebilir.
• Kitle iletişimi, televizyon izleyerek ya da radyo dinleyerek öğrenme sağlamak yoluyla eğitim maliyetini azaltabilir.
• İletişim, kişinin beklenti düzeyini yükseltebilir ve böylece etkinliğe teşvik eder.
• İletişim, halkın kendi önemini anlamasını sağlayarak siyasal etkinlikleri artırabilir.
• Kitle iletişim araçları, ulus duygusu yaratmada etkilidir.
• İletişim kalkınma planlarının hazırlanmasını ve uygulamaya geçirilmesini kolaylaştırır.
• İletişim ekonomik, toplumsal ve siyasal kalkınmayı kendi kendini sü
İnsanları geleneklerine bağlı ve yeniliğe dirençli hale getirmek
Soru 148
Aşağıdakilerden hangisi yeniliklerin yayılmasına yönelik araştırmalarda en ön plandaki isimdir?
Seçenekler
A
Denis McQuail
B
John Fiske
C
Elihu Katz
D
Sven Windahl
E
Everett M. Rogers
Açıklama:
Yayılım araştırmalarında bugün en fazla tanınan kişi Everett M. Rogers’dir. Diğer yeniliklerin yayılımı kuramları gibi Rogers’in kuramı da kitlesel ve kişilerarası iletişim arasında bir etkileşimi içermektedir.
Soru 149
Aşağıdakilerden hangisi yeniliklerin yayılımındaki temel ögelerden biri değildir?
Seçenekler
A
İletişim kanalları
B
Maliyet
C
Toplumsal sistem
D
Zaman
E
Yenilik
Açıklama:
Rogers’a göre yeniliklerin yayılımındaki dört temel öge yenilik, iletişim kanalları, zaman ve toplumsal sistemdir.
Maliyet
Maliyet
Soru 150
Aşağıdakilerden hangisi enformasyon toplumunun temel özelliklerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Bireyselleşme ve karşılıklı bağımlılığın azalması
B
Enformasyonun ekonomik değer olması
C
Mesaj ve mesajları taşıyan kanal sayısında artış
D
Enformasyon alanında çalışan işgücünde artış
E
Enformasyon teknolojilerinin yaygınlaşması
Açıklama:
Enformasyon toplumunun tanımlanmasında kullanılan temel özellikler şunlardır:
• Enformasyon ekonomisinin gelişmesi (Enformasyonun ekonomik bir değer haline
gelmesi).
• Enformasyon teknolojilerinin yaygınlaşması
• Mesaj ve bu mesajları taşıyan kanal sayısındaki artış
• Karşılıklı bağımlılık
• Enformasyon alanında çalışan işgücünün artışı
• Bilimsel bilginin özel konumu
Bireyselleşme ve karşılıklı bağımlılığın azalması
• Enformasyon ekonomisinin gelişmesi (Enformasyonun ekonomik bir değer haline
gelmesi).
• Enformasyon teknolojilerinin yaygınlaşması
• Mesaj ve bu mesajları taşıyan kanal sayısındaki artış
• Karşılıklı bağımlılık
• Enformasyon alanında çalışan işgücünün artışı
• Bilimsel bilginin özel konumu
Bireyselleşme ve karşılıklı bağımlılığın azalması
Ünite 6
Soru 1
Aşağıdakilerden hangisi göstergebilimin çalışma alanlarından değildir?
Seçenekler
A
Bu alan gösterge çeşitlerinin, bunların çeşitli anlam iletme yollarının ve göstergeleri kullanan insanlarla ilişkilendirilme biçiminin araştırılmasını içerir.
B
Göstergeler insanlar tarafından inşa edildiği için, yine insanların onları kullanma biçimi ile anlaşılır hale gelir.
C
Bu çalışmalar içinde, toplumun ya da kültürün gereksinimlerini karşılamak için geliştirilen kodları ya da bu kodların iletilmesi için varolan iletişim kanallarının incelenmesi yer alır.
D
Göstergebilim iletişim bilimindeki doğrusal modellerden farklı olarak dikkatini öncelikle metinlere (text) yöneltir.
E
Tarihsel yapıtların üzerindeki işaretleri incelerler.
Açıklama:
Gösterge (işaret) herhangi bir somut nesne, durum ya da kavramın yerine geçen ve onu işaret eden resim, yazı ya da görüntüdür. Göstergebilim de göstergelerin ve çalışma biçimlerinin araştırıldığı disiplindir. Göstergebilimin üç temel çalışma alanı söz konusudur:
3. Kodlar ve göstergelerin içinde işlediği kültür: Kültürün kendi varoluşu ve biçimi de bu kodların ve göstergelerin kullanımına bağlıdır (Fiske, 1996).
Göstergebilim iletişim bilimindeki doğrusal modellerden farklı olarak dikkatini öncelikle metinlere (text) yöneltir.
Göstergenin kendisi: Bu alan gösterge çeşitlerinin, bunların çeşitli anlam iletme yollarının ve göstergeleri kullanan insanlarla ilişkilendirilme biçiminin araştırılmasını içerir. Göstergeler insanlar tarafından inşa edildiği için, yine insanların onları kullanma biçimi ile anlaşılır hale gelir.
İçinde göstergelerin düzenlendiği kodlar ya da sistemler: Bu çalışmalar içinde, toplumun ya da kültürün gereksinimlerini karşılamak için geliştirilen kodları ya da bu kodların iletilmesi için varolan iletişim kanallarının incelenmesi yer alır.
3. Kodlar ve göstergelerin içinde işlediği kültür: Kültürün kendi varoluşu ve biçimi de bu kodların ve göstergelerin kullanımına bağlıdır (Fiske, 1996).
Göstergebilim iletişim bilimindeki doğrusal modellerden farklı olarak dikkatini öncelikle metinlere (text) yöneltir.
Soru 2
1960’lı yıllara damgasını vuran, insan eylemlerinin tüm sorumluluğunu özgür bireye bırakan Hümanizmin tersine, bireyin eylemlerinin toplumsal yapı tarafından belirlendiğini savunan akımın öncülerinden değildir?
Seçenekler
A
Saussure ve Jakobson
B
Jakobson
C
Levi-Strauss
D
Barthes
E
Freud
Açıklama:
Önde gelen yapısalcı düşünürler dilbilimci Saussure ve Jakobson, antropolog Levi-Strauss, göstergebilimci Barthes, felsefeci Althusser ve Foucault ve psikiyatri alanında Lacan’dır.
Soru 3
- Dil (la langue) ve söz (parole) ayrımı,
- Gösterge (işaret) kavramının ikili bir yapıya (gösteren/gösterilen) sahip olması,
- Eş-süremli (synchronic) ve art süremli (diachronic) dil analizidir.
Seçenekler
A
Saussure
B
Foucault
C
Lacan
D
Althusser
E
Levi-Strauss
Açıklama:
Saussure dilin düşünceleri ifade eden bir göstergeler sistemi olduğunu ve diğer gösterge sistemleri (alfabe, yazı gibi) içinde en önemlisi olduğunu vurgulamıştır. Dili incelerken üç önemli ayrıma işaret etmiştir:
- Dil (la langue) ve söz (parole) ayrımı,
- Gösterge (işaret) kavramının ikili bir yapıya (gösteren/gösterilen) sahip olması,
- Eş-süremli (synchronic) ve art süremli (diachronic) dil analizidir.
Soru 4
Aşağıdaki önermelerden hangisi Antropolog Levi-Strauss'un savunduğu düşüncelerini destekler nitelikte değildir?
Seçenekler
A
Çeşitli toplumların dilleri farklı olabilir ancak evrensellik taşıyan ortak gramer ve sentaks kuralları vardır.
B
Her kültür dil, evlenme yasaları, sanat, bilim, ekonomik ilişkiler ve din gibi simgesel sistemler bütünüdür.
C
Tüm toplumların mitlerinde ortak olan ikili karşıtlıklar evrenseldir.
D
İnsanlar için yiyecek tüketmek tıpkı hayvanlar gibi doğal bir süreçtir, ancak yiyeceği tüketme biçimi kültüreldir.
E
Yananlam ideolojiye ve mitsel olana eşittir.
Açıklama:
Barthes’ın “Mitler”çalışmasında, yananlam ideolojiye ve mitsel olana eşittir.
Soru 5
“Burjuvazi kendi temel statüsüne sahip olmayan ve hayalin dışında da bu statüyü yaşayamayacak olan tüm insanlığı sürekli olarak kendi ideolojisinin içine çeker, bunun insanlık için maliyeti bilincin fakirleşmesi ve donuklaşmasıdır. Burjuvazi temsil etme biçimlerini, küçük burjuva imgelerinin bütün kurumlarına yayarak, toplumsal sınıflar arasındaki hayali eşitliği onaylar.”
ideoloji anlayışının, hakim burjuva değerlerini meşrulaştıran, mitsel işleyişi olduğunu savunan ünlü düşünür kimdir?
ideoloji anlayışının, hakim burjuva değerlerini meşrulaştıran, mitsel işleyişi olduğunu savunan ünlü düşünür kimdir?
Seçenekler
A
Barthes
B
Levi-Strauss
C
Saussure
D
Lacan
E
Althusser
Açıklama:
“Burjuvazi kendi temel statüsüne sahip olmayan ve hayalin dışında da bu statüyü yaşayamayacak olan tüm insanlığı sürekli olarak kendi ideolojisinin içine çeker, bunun insanlık için maliyeti bilincin fakirleşmesi ve donuklaşmasıdır. Burjuvazi temsil etme biçimlerini, küçük burjuva imgelerinin bütün kurumlarına yayarak, toplumsal sınıflar arasındaki hayali eşitliği onaylar (Barthes, 1973).”
Soru 6
Örneğin hastane koridorlarında asılı olan ve işaret parmağını dudaklarına doğru tutarak, hastanede sessiz olmamızı hatırlatan hemşire fotoğrafını ele aldığımızda, bu Peirce' ın göstergebiliminde yaptığı gruplamalardan hangisinine ait olmaktadır?
Seçenekler
A
Simge
B
İndeks
C
İkon
D
Simge ve İkon
E
İkon, indeks ve simge
Açıklama:
Örneğin hastane koridorlarında asılı olan ve işaret parmağını dudaklarına doğru tutarak, hastanede sessiz olmamızı hatırlatan hemşire fotoğrafını ele alalım. Bu fotoğraf, hastanede sessiz olunması gerektiği kuralının bir simgesidir. Bu gösterge aynı zamanda görüntüsel bir göstergedir, çünkü hastanede sessiz olunması gerektiğini hatırlatan bir hemşirenin fotoğrafıdır, onun benzeridir. Bu gösterge bir belirtisel göstergedir, çünkü bu fotoğraf, hastanede olduğumuzu belirtmektedir. Diğer bir deyişle neden sonuç ilişkisi mevcuttur.
Soru 7
Aşağıdakilerden hangisi Jacobson' ın iletişim gruplamasındaki kavramlardan değildir?
Seçenekler
A
Gönderen
B
Bağlam
C
İleti
D
Alıcı
E
Simge
Açıklama:
Gönderen | ![]() Bağlam İleti Temas Kod ![]() | ![]() Alıcı |
Jakobson iletişim sürecini öne çıkaran, doğrusal iletişim modeline karşı bir modelleme geliştirmiştir. Jakobson, “gönderen-ileti-alıcı” şeklindeki doğrusal modele, göstergebilimsel kavramlar eklemiştir. Jakobson’un doğrusal iletişim modeline eklediği kavramlar; bağlam, temas ve kod’dur.
Soru 8
Aşağıdakilerden hangisi gönderen ve alıcı arasındaki fiziksel ve psikolojik bağlantılar olarak adlandırılan temasın işlevleri arasında değildir?
Seçenekler
A
Göndergesel işlev
B
Şiirsel işlev
C
İlişki amaçlı işlev
D
Üstdilsel işlev
E
Çağrı işlevi
Açıklama:
Kod, ise iletinin içinde anlam kazandığı ortak anlam sistemidir. bu da çağrı işlevidir.
Soru 9
Gönderen ve alıcı arasındaki ilişkinin sürdürülebilir olması ve gönderen ve alıcı arasındaki fiziksel ve psikolojik temas etmeye yönelik olan işlev hangisidir?
Seçenekler
A
Göndergesel işlev
B
Şiirsel işlev
C
İlişki amaçlı işlev
D
Üstdilsel işlev
E
Çağrı İşlevi
Açıklama:
İlişki amaçlı işlev, gönderen ve alıcı arasındaki ilişkinin sürdürülebilir olmasıdır ve gönderen ve alıcı arasındaki fiziksel ve psikolojik temas etmeye yöneliktir. Gönderen ve alıcı arasındaki ilişkinin sürdürülebilir olması, iletilerin tekrar edilmesiyle sağlanır.
Soru 10
“Gemi su içinde hareket etti” ifadesi yerine; “Gemi suyu yarıp geçti”, “Gemi suyu kesip geçti”, “Gemi suyu ayırıp geçti” ifadelerini kullandığımızda iletişimin hangi ögesinden yararlanmaktayız?
Seçenekler
A
Metafor
B
Metanomi
C
Düzdeğişmece
D
Postyapısalcı
E
Etken
Açıklama:
Eğretileme (metafor); bir olguyu, bir olayı, bir nesneyi yine başka bir olay, olgu ve nesneyle açıklamaktır. Örneğin, “Gemi su içinde hareket etti” ifadesi yerine; “Gemi suyu yarıp geçti”, “Gemi suyu kesip geçti”, “Gemi suyu ayırıp geçti” ifadelerini kullandığımızda eğretileme yapıyoruz.
Soru 11
- Göstergenin kendisi
- İçinde göstergelerin düzenlendiği kodlar ya da sistemler
- Kodlar ve göstergelerin içinde işlediği kültür
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
II ve III
D
I ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Göstergebilimin üç temel çalışma alanı söz konusudur:
1. Göstergenin kendisi: Bu alan gösterge çeşitlerinin, bunların çeşitli anlam iletme yollarının ve göstergeleri kullanan insanlarla ilişkilendirilme biçiminin araştırılmasını içerir. Göstergeler insanlar tarafından inşa edildiği için, yine insanların onları kullanma biçimi ile anlaşılır hale gelir.
2. İçinde göstergelerin düzenlendiği kodlar ya da sistemler: Bu çalışmalar içinde, toplumun ya da kültürün gereksinimlerini karşılamak için geliştirilen kodları ya da bu kodların iletilmesi için var olan iletişim kanallarının incelenmesi yer alır.
3. Kodlar ve göstergelerin içinde işlediği kültür: Kültürün kendi varoluşu ve biçimi de bu kodların ve göstergelerin kullanımına bağlıdır (Fiske, 1996).
1. Göstergenin kendisi: Bu alan gösterge çeşitlerinin, bunların çeşitli anlam iletme yollarının ve göstergeleri kullanan insanlarla ilişkilendirilme biçiminin araştırılmasını içerir. Göstergeler insanlar tarafından inşa edildiği için, yine insanların onları kullanma biçimi ile anlaşılır hale gelir.
2. İçinde göstergelerin düzenlendiği kodlar ya da sistemler: Bu çalışmalar içinde, toplumun ya da kültürün gereksinimlerini karşılamak için geliştirilen kodları ya da bu kodların iletilmesi için var olan iletişim kanallarının incelenmesi yer alır.
3. Kodlar ve göstergelerin içinde işlediği kültür: Kültürün kendi varoluşu ve biçimi de bu kodların ve göstergelerin kullanımına bağlıdır (Fiske, 1996).
Soru 12
Göstergebilim iletişim bilimindeki doğrusal modellerden farklı olarak dikkatini hangi unsura yöneltmektedir?
Seçenekler
A
Alıcı
B
Metin
C
Kaynak
D
Bağlam
E
Kültür
Açıklama:
Göstergebilim iletişim bilimindeki doğrusal modellerden farklı olarak dikkatini öncelikle metinlere (text) yöneltir.
Soru 13
Modern dilbilimin tartışmasız kurucusu olarak kabul edilen İsviçreli dilbilimci aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Saussure
B
Levi-Strauss
C
Barthes
D
Jakobson
E
Althusser
Açıklama:
İsviçreli dilbilimci Ferdinand de Saussure modern dilbilimin tartışmasız kurucusu olarak kabul edilmektedir. Saussure’ün modern dilbilimi oluşturan tezleri, 1907-1911 yılları arasında Cenevre Üniversitesi’nde verdiği derslerde ortaya çıkmıştır. 1913’te ölümünden sonra öğrencileri ve iş arkadaşları tarafından düzenlenen ders notları “Genel Dilbilim Dersleri” adıyla kitap olarak basılmıştır. Saussure’ün dil kuramının temel ilkeleri yapısalcılığın ve göstergebilimin gelişmesini etkilemiştir.
Soru 14
Saussure dili incelerken bazı önemli ayrımlara işaret etmektedir. Aşağıdakilerden hangisi bunlardan biri değildir?
Seçenekler
A
Dil olgusu toplumsal bir yapıya işaret ederken, söz ise bireyin söylediklerinin toplamıdır.
B
Gösterge kavramının işaret ettiği bir olgu olan gösteren, bir kavramı işaret eden ses imgesidir.
C
Gösterge kavramının işaret ettiği bir kavram olan gösterilen, zihnimizde bir olguyla ilgili toplum tarafından üzerinde uzlaşılmış imajdır.
D
Eşsüremli dil analizi, kullanılan dilin herhangi bir zaman dilimindeki durumunun, art süremli dil analizi, dilsel sistemde zaman içinde ortaya çıkan değişimin analizidir.
E
Bireylerde oluşan farklı anlamları ifade eden gönderge kavramının, dil üstündeki ortak kodları keyfi bir şekilde toplumsal uzlaşma ile olmaktadır.
Açıklama:
Saussure’ün birinci ayrımı dil (la langue) ve söz (parole) üzerinedir. Saussure’de dil olgusu toplumsal bir yapıya işaret eder. Söz ise bireyin söylediklerinin toplamıdır. Saussure, göstergeyi gösteren (signifier) ve gösterilen (signified) olarak ikiye ayırır. Gösteren, bir kavramı işaret eden ses imgesidir. Örneğin kedi göstergesindeki k-e-d-i harflerinden oluşan ses gibi. Gösterilen ise zihnimizde kediyle ilgili toplum tarafından üzerinde uzlaşılmış imajdır. Toplumsal uzlaşıya göre kedi isimli hayvan tüylü ve yumuşaktır ve bizim toplumumuzda “nankör” olarak da bir imaja sahiptir. Saussure’ün yapısalcı dilbiliminde üçüncü ayrım, eşsüremli (synchronic) ve art süremli (diachronic) dil analizi ayrımıdır. Eşsüremli dil analizi, dilin herhangi bir dilsel bir topluluk tarafından kullanılan dilin, herhangi bir zaman dilimindeki durumunun analizidir. Art süremli dil analizi ise, dilsel sistemde zaman içinde ortaya çıkan değişimlerin analiz edilmesidir.
Soru 15
Medya ürünlerinde sıklıkla karşılaşılan örneğin, Türkiye’de eskiden Mercedes marka otomobil bir zenginlik göstergesiyken, günümüzde lüks spor arabalar ve lüks jiplerin bir zenginlik göstergesi olması veya eski Yeşilçam filmlerinde apartman dairesi zenginlik göstergesi iken, bugün televizyon dizilerinde havuzlu süper lüks villaların zenginlik göstergesi olması hangi kavrama işaret etmektedir?
Seçenekler
A
Eşsüremli dil analizi
B
Toplumsal uzlaşma
C
Dil dışı göstergeler
D
Gönderge
E
Gösterilen
Açıklama:
Saussure’ün dil analizinin iletişim kuramları açısından önemi, dil dışı göstergelerin çalışılmasına yol açmasıdır. Dil dışı göstergeler, toplumsal göstergelerdir ve bu göstergelerle medya ürünlerinde sık sık karşılaşırız. Bir sinema filminde, bir reklam filminde, bir haber fotoğrafında, bir haber metninde, bir televizyon dizisinde ve yaşamın içinde toplumsal göstergelere rastlarız. Örneğin Türkiye’de eskiden Mercedes marka bir otomobil bir zenginlik göstergesiyken, günümüzde lüks spor arabalar ve lüks jipler bir zenginlik göstergesidir. Eski Yeşilçam filmlerinde apartman dairesi zenginlik göstergesi iken, bugün televizyon dizilerinde havuzlu süper lüks villalar bir zenginlik göstergesidir. Yine eski Yeşilçam filmlerinde uçakla Avrupa seyahatine çıkmak, kadınların manikür pedikür yaptırması zenginlik göstergesiyken, bugün bunlar orta sınıfların da sahip olabildiği yaşam tarzı göstergeleridir.
Soru 16
“Saussure’ün dilbilim kuramını yemek pişirme, giyim, akrabalık sistemleri ve özellikle de mitler ve masallar gibi tüm kültürel süreçleri içerecek şekilde genişleten yapısalcı antropolog” tanımlaması yapılan kişi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Barthes
B
Levi-Strauss
C
Althusser
D
Foucault
E
Jakobson
Açıklama:
Levi-Strauss için, “Saussure’ün dilbilim kuramını yemek pişirme, giyim, akrabalık sistemleri ve özellikle de mitler ve masallar gibi tüm kültürel süreçleri içerecek şekilde genişleten yapısalcı antropolog” tanımlaması yapılmaktadır.
Soru 17
"Çağdaş mitler” olarak adlandırdığı popüler kültüre ait göstergeleri, yapısalcı bir düşünür olarak inceleyen ve bu mitleri, ideolojik, sınıfsal ve kapitalist sistemi meşrulaştırıcı olarak gören kişi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Saussure
B
Lacan
C
Althusser
D
Foucault
E
Barthes
Açıklama:
Levi-Strauss ilkel mitlerin ortak yapılarıyla ilgilenirken, aynı yıllarda Roland Barthes, “çağdaş mitler” olarak adlandırdığı popüler kültüre ait göstergeleri, yapısalcı bir düşünür olarak incelemiştir. Barthes’a göre çağdaş mitler ideolojiktir, sınıfsaldır ve kapitalist sistemi meşrulaştırıcı olarak işlev görür. “
Soru 18
"Öğrenciyken benim için kütüphane daha çok sınavlara hazırlandığım bir yerdi ve kasvetli bir anlam taşıyordu. Oysa akademisyen olduktan sonra kütüphanenin benim için anlamı; yeni makaleler, yeni kitaplar ve eski gazete ve dergileri taradığım, heyecan ve zevk verici bir mekan haline geldi. Ancak kütüphane hala bol raf ve kitap anlamına geldiği için bakış açım sınırlı olarak değişti." diyen bir kişi Pierce'nin gösterge kavramıyla birlikte kullandığı hangi kavramlara atıf yapmaktadır?
Seçenekler
A
Kültür ve şema
B
Okurcul metinler ve yazarsıl metinler
C
Mitler ve çağdaş mitler
D
Eşsüremli dil analizi ve art süremli dil analizi
E
Nesne ve yorumlayıcı
Açıklama:
Amerikan göstergebiliminin kurucusu kabul edilen felsefeci ve mantıkçı Charles Saunders Pierce de göstergelerle ilgilenmiştir. Pierce gösterge kavramıyla birlikte, nesne ve yorumlayıcı kavramlarını kullanmıştır. Peirce’ın göstergebiliminde, bir gösterge, bir dış gerçekliğe, nesneye göndermede bulunur ve yorumlayıcının zihninde bir etki yaratır. Diğer bir deyişle yorumlayıcı, gösterge ile nesne arasındaki ilişkiyi üreten zihinsel bir süreç yaşar. Örneğin kütüphane göstergesinin, herhangi bir yorumlayıcısı için anlamı, bu göstergenin işaret ettiği nesneye (raflardan ve kitaplardan oluşan mekan) ilişkin deneyiminin bir sonucu olacaktır. Dolayısıyla göstergeye yüklenen anlam, yorumlayıcının deneyimine paralel olarak belli sınırlar içinde değişebilir. Yine bir örnekle açıklamak gerekirse, örneğin öğrenciyken benim için kütüphane daha çok sınavlara hazırlandığım bir yerdi ve kasvetli bir anlam taşıyordu. Oysa akademisyen olduktan sonra kütüphanenin benim için anlamı; yeni makaleler, yeni kitaplar ve eski gazete ve dergileri taradığım, heyecan ve zevk verici bir mekan haline geldi. Kütüphane göstergesiyle yaşadığım mekan (nesne) deneyimlerime göre, bir yorumlayıcı olarak oluşturduğum anlam sınırlı olarak değişti. Sınırlı olmasının nedeni şudur: Kütüphane göstergesi geçmişte de şimdiki deneyimimde de, bol raf ve kitap anlamını taşımaktadır
Soru 19
Aşağıdakilerden hangisi Peirce'nin öne sürdüğü belirtisel göstergelerden biridir?
Seçenekler
A
Herhangi birinin fotoğrafı
B
Bir ülkenin haritası
C
Bir yerden duman çıkması
D
Beethoven’ın “Pastoral Senfonisi”
E
Tuvalet kapılarına konan kadın ve erkek figürleri
Açıklama:
Görüntüsel göstergenin (ikon) en temel özelliği, işaret ettiği nesnesiyle benzerlik taşımasıdır. Örneğin herhangi birinin fotoğrafı görüntüsel göstergesidir, çünkü kişinin kendisine benzer. Bir ülkenin haritası da görüntüsel göstergedir, çünkü o ülkenin gerçek coğrafi konumunu temsil eder. Tuvalet kapılarına konan kadın ve erkek figürleri, kadın ve erkeği işaret ettiği için görüntüsel göstergelerdir. Beethoven’ın “Pastoral Senfonisi” doğal seslerin müzikteki görüntüsel göstergeleri olarak kabul edilir. Yine yoga ve meditasyon merkezlerinde, gerçek doğa seslerine benzer müziklerle terapiler yapılmaktadır. Bu müzikler de doğadaki seslerin görüntüsel göstergeleridir. Belirtisel göstergede (indeks), göstergenin nesnesiyle doğrudan varoluşsal ve neden-sonuç ilişkisine dayalı bağlantısı vardır. Örneğin duman ateşin, hapşırma refleksi de soğuk algınlığının belirtisel göstergelerinden birisidir.
Soru 20
- Hakim okuma, medya metinleri üstünde tartışmalı ve karşıt okuma yapabilen ve kendi anlamını üretebilen izleyicinin okuma şeklidir.
- Tartışmalı okuma, kodlanan niyetlerin bir kısmının kodlandığı niyetle, bir kısmının ise tartışmalı olarak okunmasıdır.
- Karşıt okumada ise, metni üretenlerin kodladıkları niyetlerin karşıt bir bakış açısıyla kod açımı yapılır.
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
II ve III
D
I ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Hall, çoklu okuma üst başlığında kavramsallaştırdığı üç çeşit okuma şeklinin varlığından söz eder: Hakim okuma, tartışmalı okuma ve karşıt okuma. Hakim okuma, medya metinlerinin izleyici tarafından metinleri üretenlerin kodladığı niyetle kod açımını yapmasıdır. Tartışmalı okuma, kodlanan niyetlerin bir kısmının kodlandığı niyetle, bir kısmının ise tartışmalı olarak okunmasıdır. Karşıt okumada ise, metni üretenlerin kodladıkları niyetlerin karşıt bir bakış açısıyla kod açımı yapılır.
Soru 21
Dilin düşünceleri ifade eden bir göstergeler sistemi olduğunu ve diğer gösterge sistemleri içinde en önemlisi olduğunu vurgulayan yapısalcı düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Barthes
B
Saussure
C
Levi-strauss
D
Pierce
E
Jakobson
Açıklama:
Saussure dilin düşünceleri ifade eden bir göstergeler sistemi olduğunu ve diğer gösterge sistemleri (alfabe, yazı gibi) içinde en önemlisi olduğunu vurgulamıştır. Dili incelerken üç önemli ayrıma işaret etmiştir:
• Dil (la langue) ve söz (parole) ayrımı,
• Gösterge (işaret) kavramının ikili bir yapıya (gösteren/gösterilen) sahip olması,
• Eş-süremli (synchronic) ve art süremli (diachronic) dil analizidir.
• Dil (la langue) ve söz (parole) ayrımı,
• Gösterge (işaret) kavramının ikili bir yapıya (gösteren/gösterilen) sahip olması,
• Eş-süremli (synchronic) ve art süremli (diachronic) dil analizidir.
Soru 22
Aşağıdakilerden hangisi Levi-Strauss’un çalışmalarının odak noktasını oluşturmaktadır?
Seçenekler
A
Dilin yapısal olarak incelenmesi
B
Popüler kültürün incelenmesi
C
Göstergelerin incelenmesi
D
Farklı kültürlerin incelenmesi
E
Sebilimin incelenmesi
Açıklama:
Antropolog Levi-Strauss Saussure’ün dilbiliminden etkilenerek, farklı kültürler arasındaki benzerlikleri dilin yapısı gibi incelemiş ve yapısalcı antropolojisini oluşturmuştur. Dilin incelenmesi Saussure’e, popüler kültürün incelenmesi Barthes’e, göstergelerin incelenmesi Pierce’e, sebilimin incelenmesi ise Jakobson’a aittir.
Soru 23
Barthes’ın Fransa’da yaptığı çalışmaların en önemli yanı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Dilin yapısını ayırarak çözümlemesi
B
Anlam oluşumuna yoğunlaşması
C
Toplumsal göstergeleri analiz etmesi
D
Çocukların dil bozukluklarını çalışması
E
Doğrusal iletişim modelini güncellemesi
Açıklama:
Roland Barthes, “çağdaş mitler” olarak adlandırdığı popüler kültüre ait göstergeleri, yapısalcı bir düşünür olarak incelemiştir. Barthes’a göre çağdaş mitler ideolojiktir, sınıfsaldır ve kapitalist sistemi meşrulaştırıcı olarak işlev görür. “Mitler” (Mythologies) (1952) çalışmasında Barthes, Fransız toplumundaki yeme içme alışkanlıkları, tatil ritüelleri, reklam metinleri gibi popüler kültür ürünlerini; burjuva sınıfının değerlerini gündelik hayatta temsil eden ve doğallaştıran mitler ve gösterge sistemleri olarak çalışmıştır. Barthes’ın Fransız toplumunun popüler kültür göstergelerini incelediği “Mitler” çalışması, “dil dışı göstergelerin” ve dolayısıyla toplumsal göstergelerin ve görsel imajların, göstergebilimsel analizi açısından alanda çok önemli bir çalışmadır.
Soru 24
Postyapısalcı yaklaşımın en önemli özelliği aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İzleyicinin yorumlayıcı etkinliğine odaklanır.
B
Medyanın izleyiciye olan etkisine odaklanır.
C
Dilin anlam üzerindeki önemine odaklanır.
D
Toplumun birey üzerindeki etkisine odaklanır.
E
Özgür bireyin anlam üretmesine odaklanır.
Açıklama:
Anlamın metnin kendisinde oluştuğunu savunan yapısalcı dilbilimden farklı olarak, anlamın özne-metin ilişkisi ile kurulabileceğini savunan postyapısalcı dilbilim çalışmaları, “etken izleyici” kavramının oluşması için bir temel hazırlamıştır. İzleyicinin yorumlayıcı etkinliğine yönelik olan postyapısalcı yaklaşımlarda, genellikle Frankfurt Okulu’nun medya izleyicisini kültür endüstrilerinin ‘pasif kurbanları’ olarak gören kültürel kötümserliğine yönelik güçlü bir eleştiri vardır. Yine medya metinlerini postyapısalcı yaklaşımla inceleyen çalışmaların, “medyanın izleyiciye ne yaptığını” sorgulayan etki çalışmalarından farklı olarak, “izleyicinin medyayla ne yaptığını” sorgulayan kullanımlar ve doyumlar yaklaşımından ilham aldıkları söylenebilir.
Soru 25
Kültürel çalışmalarda, izleyicinin gördüğü metni, üretenlerin kodladığı niyetle okumasına ne ad verilir?
Seçenekler
A
Kodlama
B
Karşıt okuma
C
Kod açma
D
Tartışmalı okuma
E
Hakim okuma
Açıklama:
Stuart Hall ilk kez 1980’de yayınlanan “Kodlama Kodaçma” (Encoding Decoding) isimli makalesinde, iletişimde daha çok anadamar ilk çalışmalarda öne sürülen, iletişimin gönderenden alıcıya doğru olan doğrusal boyutuna yeni yorum getirmiştir. Hall bu çalışmasında iletişim sürecinin döngüsel (dairesel) olup, gönderenden alıcıya olduğu kadar, alıcıdan da gönderene doğru olduğunu ortaya koymuştur. Yine “Kodlama Kodaçma” makalesinde Hall, anlamın gönderen tarafından kodlandığı biçimde açılabileceği gibi, kodlandığından daha farklı anlam oluşumlarıyla açılabileceğini öne sürmüştür. Hall, çoklu okuma üst başlığında kavramsallaştırdığı üç çeşit okuma şeklinin varlığından söz eder: Hakim okuma, tartışmalı okuma ve karşıt okuma. Hakim okuma, medya metinlerinin izleyici tarafından metinleri üretenlerin kodladığı niyetle kod açımını yapmasıdır. Tartışmalı okuma, kodlanan niyetlerin bir kısmının kodlandığı niyetle, bir kısmının ise tartışmalı olarak okunmasıdır. Karşıt okumada ise, metni üretenlerin kodladıkları niyetlerin karşıt bir bakış açısıyla kod açımı yapılır.
Soru 26
İzleyiciyi homojen bir kitle olarak değil, pek çok alt kültür gruplarının toplamı olarak gören düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Hall
B
Morley
C
Fiske
D
Ang
E
Radway
Açıklama:
David Morley’in etken izleyici yaklaşımı Stuart Hall’un “kodlama-kodaçma” çalışmasına dayanır. Morley özellikle televizyon izleyicisinin yorumlama kapasitesi ve yorumlama bağlamlarına yoğunlaşmıştır. Morley’e göre izleyici kendi aralarında farklılığı olmayan bireylerden oluşan bir homojen kitle değil, herbiri kendine özgü tarihsel ve kültürel geleneği olan, birbirine geçmiş pek çok alt kültür gruplarının toplamıdır. Morley’in çalışmalarıyla birlikte, iletişim çalışmalarında etnografik yöntem, katılımlı gözlem ve derinlemesine görüşme teknikleri kullanılmaya başlanmıştır. Etnografik yöntem ve katılımcı gözlem tekniği ile izleyicinin ortamı (medya ürünlerini tükettiği) ve ortamdaki diğer insanlarla etkileşimi gündeme gelmiştir.
Soru 27
Bir metnin, diğer metinlerle olan ilişkileriyle anlam kazanması hangi kavramı açıklamaktadır?
Seçenekler
A
Açık/kapalı metin
B
Çoklu okuma
C
Metinsellik
D
Metinlerarasılık
E
Kodlama/kod açma
Açıklama:
Fiske’nin metin-izleyici ilişkisi üstüne kullandığı bir kavram, “Hall ve Çoklu Okuma” bölümünde değinilen dilbilimci Kristeva’nın metinlerarasılık (intertextuality) kavramıdır. Metinlerarasılık metnin hem yazılırken hem de okunurken, anlamın diğer metinlere başvurularak biçimlendirilmesidir. Metni yazan kişi başka metinlerden alıntı yaparken, metni okuyan izleyici de metni anlamdırırken başka başka metinlere başvurur. Böylelikle bir metin kendi başına bir anlam taşımaktan ziyade, diğer metinlerle olan ilişkileriyle anlam kazanır.
Soru 28
Baudrillard’a göre kitleleri “sessiz çoğunluk” haline getiren etken aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sınıfların çatışması
B
Göstergelerin aşırılığı
C
Cinsel kimlik ayrımı
D
Sınıf eylemliliği
E
Ekonomik sıkıntı
Açıklama:
Baudrillard’a göre de modernitenin sınıf ve sınıf çatışmasını öne çıkaran kuramları, postmodernite çağında içe doğru patlayarak (implosion) anlamlarını yitirmektedir. Çünkü artık kitleler sınıf eylemliliği içinde değil, “olağanüstü uyumluluk” (hyperconformity) aşamasında yaşamaktadırlar. Baudrillard’a göre kitleleri böylesine uyumlu bir “sessiz çoğunluk” haline getiren temel motivasyon; medya devrimi sonucu oluşan enformasyon ve göstergelerin aşırılığıdır. Postmodern çağda gerçeklik medya tarafından kodlanan göstergeler aracılığı ile oluşturulur. Göstergeler aracılığı ile oluşturulan hipergerçekliktir.
Soru 29
Tüketim toplumu kavramı hangi düşünüre aittir?
Seçenekler
A
Hall
B
Pierce
C
Saussure
D
Jakobson
E
Baudrillard
Açıklama:
Baudrillard, “Tüketim Toplumu” çalışmasında mal ve hizmetlerin değişim değerlerinin, bir “göstergeler hiyerarşisi” tarafından belirlendiğini savunur. Diğer bir deyişle, tüketim toplumunda mal ve hizmetler, simgesel değerleriyle alınıp satılırlar. Baudrillard’a göre mal ve hizmetlerin tüketilebilmesi için, gösterge haline gelmesi gerekir. Tüketim toplumunda ihtiyaç bir nesneye değil, nesneler arasındaki simgesel farklılıklara duyulur.
Soru 30
Baudrillard’a göre aşağıdakilerden hangisi 1990 Körfez Savaşı’nın yayınlanmasında simülasyon olarak tanımlanabilir?
Seçenekler
A
Savaşın görsel bir imaj olması
B
Savaşın evden izlenebilmesi
C
Savaşın gerçekliği sunması
D
Savaşın video oyun imajı
E
Savaşın yayınlanabilmesi
Açıklama:
1990 Körfez Savaşı tüm dünyaya, ABD kökenli CNN International televizyon kanalı tarafından aşırı örtük bir şekilde ve bir video oyuna benzer bir temsille sunulmuştu. Televizyonda savaş sürekli olarak karanlığı delen ışıklar ve teknoloji harikası bir oyun olarak aktarılmıştı. Bu video oyun gibi sunulan savaş görüntüleri arasında ölen ya da yaralanan insanlar yoktu. Oysa çok sonraları ortaya yanarak ölen insan fotoğrafları çıkmıştı. Savaş görsel bir imaj (simülasyon) olarak televizyondan evlerimize ulaştığı için, “çayımız, kahvemiz, kolamız ve cipsimiz eşliğinde izlediğimiz bir “hipergerçeklik” haline gelmişti. Savaşın ‘gerçekliği’ bir simülakra ağı (video oyun şeklindeki imajlar çokluğu) içinde bize ulaştığı için, bir hipergerçektir.
Soru 31
Herhangi bir somut nesne, durum ya da kavramın yerine geçen ve onu işaret eden resim, yazı ya da görüntüye ne ad verilir?
Seçenekler
A
Dil
B
Gösterge
C
Söz
D
İkon
E
Simge
Açıklama:
Gösterge (işaret) herhangi bir somut nesne, durum ya da kavramın yerine geçen ve onu işaret eden resim, yazı ya da görüntüdür.
Soru 32
Bir kavramı işaret eden ses imgesine ne ad verilir?
Seçenekler
A
Söz
B
Gönderge
C
Gösterilen
D
Gösteren
E
Gösterge
Açıklama:
Gösterge kavramı işaret olarak da isimlendirilir. Saussure’de gösterge, ses imgesi ve bir kavramı işaret eden sözcükten oluşur. Saussure, göstergeyi gösteren (signifier) ve gösterilen (signified) olarak ikiye ayırır. Gösteren, bir kavramı işaret eden ses imgesidir. Örneğin kedi göstergesindeki k-e-d-i harflerinden oluşan ses gibi.
Soru 33
Her kültürü dil, evlenme yasaları, sanat, bilim, ekonomik ilişkiler ve din gibi simgesel sistemler bütünü olarak ele alan Antropolog kimdir?
Seçenekler
A
Jakobson
B
Saussure
C
Levi-Strauss
D
Barthes
E
Pierce
Açıklama:
İşte Levi-Strauss da farklı toplumlardaki farklı kültürlere ait ortaklıkları “yapı” kavramından hareketle incelemiştir. Levi-Strauss’a göre her kültür dil, evlenme
yasaları, sanat, bilim, ekonomik ilişkiler ve din gibi simgesel sistemler bütünüdür.
yasaları, sanat, bilim, ekonomik ilişkiler ve din gibi simgesel sistemler bütünüdür.
Soru 34
Popüler kültüre ait göstergeleri inceleyen yapısalcı düşünür kimdir?
Seçenekler
A
Jakobson
B
Saussure
C
Levi-Strauss
D
Barthes
E
Pierce
Açıklama:
Levi-Strauss ilkel mitlerin ortak yapılarıyla ilgilenirken, aynı yıllarda Roland Barthes, “çağdaş mitler” olarak adlandırdığı popüler kültüre ait göstergeleri, yapısalcı bir düşünür olarak incelemiştir. Barthes’a göre çağdaş mitler ideolojiktir, sınıfsaldır ve kapitalist sistemi meşrulaştırıcı olarak işlev görür.
Soru 35
Göstergeleri görüntüsel belirtisel ve simge olarak ayıran düşünür kimdir?
Seçenekler
A
Jakobson
B
Saussure
C
Levi-Strauss
D
Barthes
E
Pierce
Açıklama:
Pierce düşüncesinde göstergeden daha çok, bu anlam oluşumu üstüne yoğunlaşılmıştır. Peirce’deki yorumlayıcı kavramı ile Peirce’den çok sonraları ortaya çıkan kodaçma kavramı arasında paralellik vardır. Peirce’in göstergebiliminin diğer bir özelliği de, göstergelerin üç çeşide ayrılmasıdır: Görüntüsel gösterge (ikon), belirtisel gösterge (indeks) ve simge.
Soru 36
Eğretileme ve düzdeğişmece kavramlarını dil bilime kazandıran düşünür kimdir?
Seçenekler
A
Pierce
B
Jakobson
C
Barthes
D
Levi-Strauss
E
Saussure
Açıklama:
Göstergebilimin en çok kullanılan (iletişim alanında da) analitik kavramları olan eğretileme (metafor) ve düzdeğişmece (metanomi) Jakobson’ın alana kazandırdığı kavramlardır.
Soru 37
"Gemi suyu kesip geçti" ifadesinde aşağıdaki söz sanatlarından hangisi söz konusudur?
Seçenekler
A
Eğretileme
B
Bağlam
C
Düzdeğişmece
D
Görüntüsel gösterge
E
Belirtisel gösterge
Açıklama:
Eğretileme (metafor); bir olguyu, bir olayı, bir nesneyi yine başka bir olay, olgu ve nesneyle açıklamaktır. Örneğin, “Gemi su içinde hareket etti” ifadesi yerine; “Gemi suyu yarıp geçti”, “Gemi suyu kesip geçti”, “Gemi suyu ayırıp geçti” ifadelerini kullandığımızda eğretileme yapıyoruz.
Soru 38
Bir parçanın bütünü temsil etmesi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Eğretileme
B
Düzdeğişmece
C
Simge
D
İkon
E
Kod
Açıklama:
Düzdeğişmece (metanomi) ise, bir parçanın bütünü temsil etmesidir. Jakobson’a göre gerçeklik temsilleri her zaman için düzdeğişmece kullanılmasını gerektirmektedir
Soru 39
Seçeneklerden hangisi Stuart Hall’ ın ortaya attığı bir kavramdır?
Seçenekler
A
Etken izleyici
B
Açık metin
C
Tartışmalı okuma
D
İkon
E
Simge
Açıklama:
Hall, anlamın gönderen tarafından kodlandığı biçimde açılabileceği gibi, kodlandığından daha farklı anlam oluşumlarıyla açılabileceğini öne sürmüştür. Hall, çoklu okuma üst başlığında kavramsallaştırdığı üç çeşit okuma şeklinin varlığından söz eder: Hakim okuma, tartışmalı okuma ve karşıt okuma
Soru 40
İzleyicinin televizyon metinlerinden ürettiği anlamlar aşağıdakilerden hangisini ifade eder?
Seçenekler
A
Etkin izleyici
B
Karşıt okuma
C
Metinlerarasılık
D
Yapımcıl metin
E
Açık metin
Açıklama:
Fiske’nin diğer bir kavramı Barthes’ın yazarsıl ve okurcul metin ayrımından geliştirdiği, yapımcıl metin (producerly text) kavramıdır. Fiske’ye göre televizyon programları açık metinlerdir ve çok anlamlıdır. Yapımcıl metin, izleyicinin televizyon metinlerinden ürettiği anlamları işaret eder.
Soru 41
Saussure’e göre, örneğin kediyle ilgili, zihnimizde toplum tarafından üzerinde uzlaşılmış imaja ne denir?
Seçenekler
A
Gösterge
B
Yapı
C
Gösteren
D
İkon
E
Gösterilen
Açıklama:
Gösterge kavramı işaret olarak da isimlendirilir. Saussure’de gösterge, ses imgesi ve bir kavramı işaret eden sözcükten oluşur. Saussure, göstergeyi gösteren (signifier) ve gösterilen (signified) olarak ikiye ayırır. Gösteren, bir kavramı işaret eden ses imgesidir. Örneğin kedi göstergesindeki k-e-d-i harflerinden oluşan ses gibi. Gösterilen ise zihnimizde kediyle ilgili toplum tarafından üzerinde uzlaşılmış imajdır. Toplumsal uzlaşıya göre kedi isimli hayvan tüylü ve yumuşaktır.
Soru 42
Pierce düşüncesinde herhangi birinin fotoğrafının o kişiyle olan benzerlik bağına ne denir?
Seçenekler
A
Yapı
B
İndeks
C
Simge
D
İkon
E
Gösteren
Açıklama:
Görüntüsel göstergenin (ikon) en temel özelliği, işaret ettiği nesnesiyle benzerlik taşımasıdır. Örneğin herhangi birinin fotoğrafı görüntüsel göstergesidir, çünkü kişinin kendisine benzer. Bir ülkenin haritası da görüntüsel göstergedir, çünkü o ülkenin gerçek coğrafi konumunu temsil eder. Tuvalet kapılarına konan kadın ve erkek figürleri, kadın ve erkeği işaret ettiği için görüntüsel göstergelerdir. Beethoven’ın “Pastoral Senfonisi” doğal seslerin müzikteki görüntüsel göstergeleri olarak kabul edilir. Yine yoga ve meditasyon merkezlerinde, gerçek doğa seslerine benzer müziklerle terapiler yapılmaktadır. Bu müzikler de doğadaki seslerin görüntüsel göstergeleridir.
Soru 43
Pierce düşüncesinde duman ateş ilişkisinde duman nedir?
Seçenekler
A
İndeks
B
Simge
C
İkon
D
Yapı
E
Gösterilen
Açıklama:
Belirtisel göstergede (indeks), göstergenin nesnesiyle doğrudan varoluşsal ve neden-sonuç ilişkisine dayalı bağlantısı vardır. Örneğin duman ateşin, hapşırma refleksi de soğuk algınlığının belirtisel göstergelerinden birisidir.
Soru 44
Pierce düşüncesinde, yerine geçtiği nesne ya da canlıyı nitelemesi konusunda, toplumların üstünde anlaşmış oldukları işaretlere ne denir?
Seçenekler
A
İkon
B
Simge
C
İndeks
D
Yapı
E
Belirtisel gösterge
Açıklama:
Simge’de ise, gösterge ve nesne arasında ne bağlantı ne de benzerlik vardır. Simgenin anlaşılmasını sağlayan tek neden, simgenin yerine geçtiği nesne ya da canlıyı nitelemesi konusunda, toplumların üstünde anlaşmış olmalarıdır. En çok bilinen simge, sözcüklerdir. Kullandığımız tüm sözcükler belli bir anlaşmaya dayalıdır. Pierce’deki anlaşma kavramı ile Saussure’ün uzlaşma kavramı arasında benzerlik vardır. Rakamlar da çok bilinen simgelerdendir. Beyaz güvercin ve zeytin dalı da evrensel ve çok bilinen simgelerdendir ve bilindiği gibi barışı simgelerler. Zafer işareti, sıkılmış yumruk yine çok bilinen simgeler arasındadır.
Soru 45
Pierce düşüncesine göre zeytin dalı ve barış ilişkisinde zeytin dalı nedir?
Seçenekler
A
Yapı
B
İndeks
C
Simge
D
Belirtisel gösterge
E
İkon
Açıklama:
Simge’de ise, gösterge ve nesne arasında ne bağlantı ne de benzerlik vardır. Simgenin anlaşılmasını sağlayan tek neden, simgenin yerine geçtiği nesne ya da canlıyı nitelemesi konusunda, toplumların üstünde anlaşmış olmalarıdır. En çok bilinen simge, sözcüklerdir. Kullandığımız tüm sözcükler belli bir anlaşmaya dayalıdır. Pierce’deki anlaşma kavramı ile Saussure’ün uzlaşma kavramı arasında benzerlik vardır. Rakamlar da çok bilinen simgelerdendir. Beyaz güvercin ve zeytin dalı da evrensel ve çok bilinen simgelerdendir ve bilindiği gibi barışı simgelerler. Zafer işareti, sıkılmış yumruk yine çok bilinen simgeler arasındadır.
Soru 46
Saussure’ün kullandığı, bireylerde oluşan farklı anlamları ifade eden kavram hangisidir?
Seçenekler
A
Gönderge
B
Gösterge
C
Yapı
D
Gösteren
E
Gösterilen
Açıklama:
Saussure’ün kullandığı ancak geliştirmediği bir kavram da gönderge (referent) kavramıdır. Gönderge, kedi örneğindeki tüylü, yumuşak hayvan yerine daha farklı anlamların oluşmasıdır: kötü bakışlı hayvan, tiksinç hayvan, muhteşem güzel hayvan, vefalı hayvan gibi… Burada gönderge kavramıyla, bireylerde oluşan farklı anlamlar ifade edilmektedir. Gönderge kavramı daha yakın zamanlarda postyapısalcı çalışmalar tarafından geliştirilmiştir ve farklı okumalara işaret etmektedir.
Soru 47
Baudrillard’ın gerçeklik ve onun simülakrası açısından tarihsel dönemlemesine göre Üçüncü Simülakra Çağı hangisidir?
Seçenekler
A
Ön Rönesans Dönemi
B
Rönesans Dönemi
C
Yüksek Rönesans Dönemi
D
Sanayi Devrimi
E
Postmodern Dönem
Açıklama:
Baudrillard gerçeklik ve onun simülakrası açısından tarihsel bir dönemleme yapar. Birinci Simülakra Çağı Rönesans’la başlar. Rönesans’tan önce feodal dönemde katı hiyerarşik bir toplumsal düzen vardı. Bu toplumdaki grupların statü göstergeleri şeffaf ve belirgindir. Yani Ortaçağ’da bir kişinin giysilerine bakarak, onun toplumsal statüsünü kestirmek kolaylıkla yapılabilmektedir. Büyük toplumsal dönüşüm ve Rönesans’la birlikte tiyatro, moda, barok sanat gibi değişimler ve yenilikler aynı zamanda birer gösterge ağıdır ve bunlar feodalitenin göstergelerinin yerini almıştır. Birinci Simülakra Çağı ile birlikte simülasyonlar da başlamıştır. Örneğin feodal lordların sarayındaki mermer sütunlar taklit edilerek, yeni zenginlerin konaklarına mermer gibi gözüken alçı sütunlar yapılmıştır ve bunlar eski mermer sütunların simülasyonudur.
İkinci Simülakra Çağı ise Sanayi Devrimi ile ortaya çıkmıştır. Sanayi Devrimi ile birlikte nesneler, metalar sonsuz sayıda yeniden üretilebilmiştir. İkinci Simulakra Çağı’nda sanat eseri de mekanik olarak üretilebilmiş ve çoğaltılmıştır. Bu dönemde sonsuz sayıda nesneler, metalar ve reprodüksiyon sanat ürünleri simulark evrenini oluşturmuştur.
Üçüncü Simülakra Çağı’nda (postendüstriyel/postmodern dönem), bilişim teknolojileri ortaya çıkmış, hizmet sektörü genişlemiş ve imajlar çoğalmıştır. Artık bir meta, nesne, olgu gösterge olarak karşımıza çıkmakta ve simule edilmektedir. Yeni bilişim teknolojileri ve medyayla artık her şeyin gerçeği bize birer gösterge ve imaj olarak kodlanarak ulaşmaktadır. Baudrillard düşüncesinde bu göstergeler ve imajlar kitlelere daha somut olarak televizyon ile ulaşmaktadır. Gündelik yaşamın gerçekliğini tanımlayan aynı gereklilikler, bugün hipergerçekliğin de alanına girmektedir. Hipergerçekliğin, bugün artık gündelik hayat gerçekliği ile rekabet eden bir seviyeye ulaşmakta olduğunu söylenebilir.
İkinci Simülakra Çağı ise Sanayi Devrimi ile ortaya çıkmıştır. Sanayi Devrimi ile birlikte nesneler, metalar sonsuz sayıda yeniden üretilebilmiştir. İkinci Simulakra Çağı’nda sanat eseri de mekanik olarak üretilebilmiş ve çoğaltılmıştır. Bu dönemde sonsuz sayıda nesneler, metalar ve reprodüksiyon sanat ürünleri simulark evrenini oluşturmuştur.
Üçüncü Simülakra Çağı’nda (postendüstriyel/postmodern dönem), bilişim teknolojileri ortaya çıkmış, hizmet sektörü genişlemiş ve imajlar çoğalmıştır. Artık bir meta, nesne, olgu gösterge olarak karşımıza çıkmakta ve simule edilmektedir. Yeni bilişim teknolojileri ve medyayla artık her şeyin gerçeği bize birer gösterge ve imaj olarak kodlanarak ulaşmaktadır. Baudrillard düşüncesinde bu göstergeler ve imajlar kitlelere daha somut olarak televizyon ile ulaşmaktadır. Gündelik yaşamın gerçekliğini tanımlayan aynı gereklilikler, bugün hipergerçekliğin de alanına girmektedir. Hipergerçekliğin, bugün artık gündelik hayat gerçekliği ile rekabet eden bir seviyeye ulaşmakta olduğunu söylenebilir.
Soru 48
Baudrillard’a göre 1990 Körfez Savaşı’nı, neden ve nasıl bir “simülasyon” olarak izledik?
Seçenekler
A
Gerçekte bu savaş olmadığı, yaşanan bir simülasyon olduğu için
B
Savaş ‘kötü’ gösterildiği için
C
Savaşın ‘gerçekliği’ bir simülakra ağı içinde bize ulaştığı için
D
Savaşın ‘gerçekliği’ sorgulanır olduğu için
E
Savaş ‘güzel’ gösterildiği için
Açıklama:
Baudrillard’ın hipergerçeklik, simülasyon ve simülakra kavramları 1990 Körfez Savaşı örneği ile daha iyi anlaşılmaktadır. Bilindiği gibi 1990 Körfez Savaşı tüm dünyaya, ABD kökenli CNN International televizyon kanalı tarafından aşırı örtük bir şekilde ve bir video oyuna benzer bir temsille sunulmuştu. Televizyonda savaş sürekli olarak karanlığı delen ışıklar ve teknoloji harikası bir oyun olarak aktarılmıştı. Bu video oyun gibi sunulan savaş görüntüleri arasında ölen ya da yaralanan insanlar yoktu. Oysa çok sonraları ortaya yanarak ölen insan fotoğrafları çıkmıştı. Savaş görsel bir imaj (simülasyon) olarak televizyondan evlerimize ulaştığı için, “çayımız, kahvemiz, kolamız ve cipsimiz eşliğinde izlediğimiz bir “hipergerçeklik” haline gelmişti. Savaşın ‘gerçekliği’ bir simülakra ağı (video oyun şeklindeki imajlar çokluğu) içinde bize ulaştığı için, bir hipergerçektir.
Soru 49
Baudrillard’da gösteren konumundaki görüntünün, gösterilen konumundaki nesnel gerçeği yansıtma niteliklerinin kaybolması ile ilgili tanım hangisidir?
Seçenekler
A
Taklit
B
Simülasyon
C
Hipergerçeklik
D
Simülakra
E
Mimesis
Açıklama:
Türkçe’de “benzeşim” olarak da tanımlanan simülasyon, Baudrillard’da gösteren konumundaki görüntünün, gösterilen konumundaki nesnel gerçeği yansıtma niteliklerinin kaybolması ile ilgilidir. Artık bireyler gerçeğe bakarak modeli değil, kendilerine sunulan modele bakarak hipergerçekliği inşa etmektedir. Örneğin her insan için özlemi duyulan ev, yuva mekanları, gerçeklikten hareketle modellenmemekte; dergilerden, reklamlardan yani medya dünyasından alınan modellerle inşa edilmektedir. Hipergerçeklik medya uzamında oluşturulmuş bir kurgudur, ancak birey tarafından gerçek olarak yaşanmaktadır. Medya ya da televizyon tarafından kodlanan bu hipergerçeklik, insan ya da toplum yaşamıyla ilgili olguların taklididir. Bu taklit, Baudrillard tarafından simülasyon olarak adlandırılır. Burada reel yaşama dair gerçeğin simüle edilmesi söz konusudur. Bu simülasyonları bireyler “aşırılaşmış imajlar” olarak yaşarlar. İmajların ve enformasyonun çoğalması ile beraber kitleler “sessiz çoğunluk” haline gelirler ve bu da Baudrillard’a göre “toplumsalın sonu”dur. Bireylerin reel yaşama dair gerçekliklerinin, simülasyonlarla temsil edilen bir evrene dönüşmesini, Baudrillard simülakra olarak adlandırır. Bu evrende artık birey gerçeklikten izole şekilde hapsolmuş şekilde yaşar. Bunu sağlayan, bireye hipergerçeklik sunan medya ve özellikle televizyondur. Medyanın ve özellikle televizyonun görevi, bireyin tepki göstermesini, karılaştığı sorulara cevap aramasını önlemektir.
Soru 50
Baudrillard, bireylerin reel yaşama dair gerçekliklerinin, benzeşim ile temsil edilen bir evrene dönüşmesini hangisiyle adlandırır?
Seçenekler
A
Simülasyon
B
Simüle
C
Hipergerçeklik
D
Simülakra
E
Mimesis
Açıklama:
Türkçe’de “benzeşim” olarak da tanımlanan simülasyon, Baudrillard’da gösteren konumundaki görüntünün, gösterilen konumundaki nesnel gerçeği yansıtma niteliklerinin kaybolması ile ilgilidir. Artık bireyler gerçeğe bakarak modeli değil, kendilerine sunulan modele bakarak hipergerçekliği inşa etmektedir. Örneğin her insan için özlemi duyulan ev, yuva mekanları, gerçeklikten hareketle modellenmemekte; dergilerden, reklamlardan yani medya dünyasından alınan modellerle inşa edilmektedir. Hipergerçeklik medya uzamında oluşturulmuş bir kurgudur, ancak birey tarafından gerçek olarak yaşanmaktadır. Medya ya da televizyon tarafından kodlanan bu hipergerçeklik, insan ya da toplum yaşamıyla ilgili olguların taklididir. Bu taklit, Baudrillard tarafından simülasyon olarak adlandırılır. Burada reel yaşama dair gerçeğin simüle edilmesi söz konusudur. Bu simülasyonları bireyler “aşırılaşmış imajlar” olarak yaşarlar. İmajların ve enformasyonun çoğalması ile beraber kitleler “sessiz çoğunluk” haline gelirler ve bu da Baudrillard’a göre “toplumsalın sonu”dur. Bireylerin reel yaşama dair gerçekliklerinin, simülasyonlarla temsil edilen bir evrene dönüşmesini, Baudrillard simülakra olarak adlandırır. Bu evrende artık birey gerçeklikten izole şekilde hapsolmuş şekilde yaşar. Bunu sağlayan, bireye hipergerçeklik sunan medya ve özellikle televizyondur. Medyanın ve özellikle televizyonun görevi, bireyin tepki göstermesini, karşılaştığı sorulara cevap aramasını önlemektir.
Soru 51
Modern dilbilimin tartışmasız kurucusu olarak kabul edilen dilbilimci kimdir?
Seçenekler
A
Levi-Strauss
B
Barthes
C
Pierce
D
Jakobson
E
Saussure
Açıklama:
İsviçreli dilbilimci Ferdinand de Saussure modern dilbilimin tartışmasız kurucusu olarak kabul edilmektedir.
Soru 52
I. Dil (la langue) ve söz (parole) ayrımı
II. Gösterge (işaret) kavramının ikili bir yapıya (gösteren/gösterilen) sahip olması
III. Eş-süremli (synchronic) ve art süremli (diachronic) dil analizidir
Yukarıdaki öncüllerde verilen görüş hangi bilimciye aittir?
II. Gösterge (işaret) kavramının ikili bir yapıya (gösteren/gösterilen) sahip olması
III. Eş-süremli (synchronic) ve art süremli (diachronic) dil analizidir
Yukarıdaki öncüllerde verilen görüş hangi bilimciye aittir?
Seçenekler
A
Saussure
B
Levi-Strauss
C
Barthes
D
Pierce
E
Jakobson
Açıklama:
Saussure dilin düşünceleri ifade eden bir göstergeler sistemi olduğunu ve diğer gösterge sistemleri (alfabe, yazı gibi) içinde en önemlisi olduğunu vurgulamıştır. Dili incelerken üç önemli ayrıma işaret etmiştir:
•Dil (la langue) ve söz (parole) ayrımı
• Gösterge (işaret) kavramının ikili bir yapıya (gösteren/gösterilen) sahip olması
• Eş-süremli (synchronic) ve art süremli (diachronic) dil analizidir
•Dil (la langue) ve söz (parole) ayrımı
• Gösterge (işaret) kavramının ikili bir yapıya (gösteren/gösterilen) sahip olması
• Eş-süremli (synchronic) ve art süremli (diachronic) dil analizidir
Soru 53
Gösterge ne demektir?
Seçenekler
A
Bir kavramı işaret eden ses imgesidir
B
Zihnimizde nesne ile ilgili toplum tarafından üzerinde uzlaşılmış imajdır
C
Ses imgesi ve bir kavramı işaret eden sözcüktür
D
Dilin herhangi bir dilsel bir topluluk tarafından kullanılan dilin, herhangi bir zaman dilimindeki durumunun analizidir
E
Dilsel sistemde zaman içinde ortaya çıkan değişimlerin analiz edilmesidir.
Açıklama:
Gösterge kavramı işaret olarak da isimlendirilir. Saussure’de gösterge, ses imgesi ve bir kavramı işaret eden sözcükten oluşur.
Soru 54
Aşağıdakilerden hangisi Levi-Strauss'un çalışmalarından biri değildir?
Seçenekler
A
Baldan Küle
B
Çiğ ve Pişmiş
C
Yapısal Antropoloji
D
Yaban Düşünce
E
Metnin Verdiği Haz
Açıklama:
Levi-Strauss’un en bilinen çalışmaları; Yapısal Antropoloji (Structural Antropology) (1963), Yaban Düşünce (Savage Mind) (1966), Mitin ve Totemizmin Yapısal Çalışılması (The Structural Study of Myth and Totemism) (1967), Çiğ ve Pişmiş (The Raw and Cooked) (1970) ve Baldan Küle (From Honey to Ashes) (1972)’dir. LeviStrauss’un “Yapısal Antropoloji” çalışması, 20. yüzyılın en etkileyici 10 çalışmasının arasında kabul edilmektedir.
Soru 55
I.Bağlam
II.İleti
III. Temas
IV. Kod
Yukarıdaki öncüllerden hangileri Jakobson'ın iletişimi oluşturan unsurlarını içerir?
II.İleti
III. Temas
IV. Kod
Yukarıdaki öncüllerden hangileri Jakobson'ın iletişimi oluşturan unsurlarını içerir?
Seçenekler
A
I. ve II.
B
II. ve III.
C
I. ve III.
D
I., II., III.
E
I., II., III. ve IV.
Açıklama:
Jakobson iletişim sürecini öne çıkaran, doğrusal iletişim modeline karşı bir modelleme geliştirmiştir. Jakobson, “gönderen-ileti-alıcı” şeklindeki doğrusal modele, göstergebilimsel kavramlar eklemiştir. Jakobson’un doğrusal iletişim modeline eklediği kavramlar; bağlam, temas ve kod’dur.
Soru 56
"Nationwide" kimin çalışmasıdır?
Seçenekler
A
Stuart Hall
B
David Morley
C
Michel foucault
D
John Fiske
E
Barthes
Açıklama:
Morley’in ses getiren ilk çalışması “Nationwide” (1980)’dır. Bu çalışmada Morley, güncel olaylarla ilgili popüler bir televizyon programı olan Nationwide üstüne çalışmıştır.
Soru 57
Metnin hem yazılırken hem de okunurken, anlamın diğer metinlere başvurularak biçimlendirilmesine ne ad verilir?
Seçenekler
A
Açık metin
B
Kapalı metin
C
Yapımcıl metin
D
Metinlerarasılık
E
Dikey metinlerarasılık
Açıklama:
Fiske’nin metin-izleyici ilişkisi üstüne kullandığı diğer bir kavram da, “Hall ve Çoklu Okuma” bölümünde değinilen dilbilimci Kristeva’nın metinlerarasılık (intertextuality) kavramıdır. Metinlerarasılık metnin hem yazılırken hem de okunurken, anlamın diğer metinlere başvurularak biçimlendirilmesidir. Metni yazan kişi başka metinlerden alıntı yaparken, metni okuyan izleyici de metni anlamdırırken başka başka metinlere başvurur. Böylelikle bir metin kendi başına bir anlam taşımaktan ziyade, diğer metinlerle olan ilişkileriyle anlam kazanır.
Soru 58
Kültürel kuram alanında modernist sanat biçimleri ve pratiklerinden koptuğu iddia edilen bir dizi kültürel eseri tanımlayan mimari, edebiyat, resim, sinema vb. alanlarda yeni biçimleri işaret etmek için kullanılan terime ne ad verilir.
Seçenekler
A
Yapısalcılık
B
Göstergebilim
C
Postmodernizm
D
Göstergeler çağı
E
Simülasyon
Açıklama:
Baudrillard’ın 1980 sonrası çalışma konuları olan hipergerçeklik, simülasyon ve simülark kavramları, onu “postmodern düşünürler” arasına yerleştirmiştir. Postmodernizm kavramı, kültürel kuram alanında modernist sanat biçimleri ve pratiklerinden koptuğu iddia edilen bir dizi kültürel eseri tanımlayan mimari, edebiyat, resim, sinema vb. alanlarda yeni biçimleri işaret etmek için kullanılmaktadır. Ancak postmodernizm üzerinde uzlaşılmış bir kavram değildir.
Soru 59
Birinci Simülakra Çağı ne zaman başlar?
Seçenekler
A
İsa'dan sonra 300 yılllarında
B
Orta Çağda
C
Rönesans
D
Aydınlanma Çağı'nda
E
20. yy.'da
Açıklama:
Baudrillard gerçeklik ve onun simülakrası açısından tarihsel bir dönemleme yapar. Birinci Simülakra Çağı Rönesans’la başlar.
Soru 60
İşyerinde çalışırken iş zamanı içinde aşk mektubu yazmak için zaman ayırmak gibi eylemlerin bir tür gerilla taktiği olduğunu söyleyen kimdir?
Seçenekler
A
Baudrillard
B
Fiske
C
Radway
D
Hall
E
De Certeau
Açıklama:
De Certeau’ya göre egemenlere karşı gündelik hayatta işletilebilecek bazı gerilla taktikleri vardır. Örneğin işyerinde çalışırken iş zamanı içinde aşk mektubu yazmak için zaman ayırmak gibi. Burada zayıf güçlünün alanını işgal etmekte ve araçsal bir zamanı aşk mektubu yazarak yaratıcı bir zamana dönüştürmektedir.
Soru 61
Göstergebilimin temel çalışma alanı aşağıdakilerden hangisidir?
- Göstergenin kendisi
- Göstergenin toplumsal anlamı
- İçinde göstergelerin düzenlendiği kodlar
- Bireylerin göstergeye bakışları
- Kodlar ve göstergelerin içinde işlediği kültür
Seçenekler
A
I-II-III
B
II-III-IV
C
II-IV-V
D
I-III-V
E
III-IV-V
Açıklama:
Altıncı ünite giriş bölümünü okuyunuz.
Göstergebilimin temel çalışma alanı,göstergenin kendisi, düzenlendiği kodlar ve gösterge içindeki kültürdür.
Göstergebilimin temel çalışma alanı,göstergenin kendisi, düzenlendiği kodlar ve gösterge içindeki kültürdür.
Soru 62
Bireyin eylemlerinin toplumsal yapı tarafından belirlendiğini savunan ve özellikle 1960’lı yıllara damgasını vuran düşünce akımı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Yapısalcılık
B
Dilbilim
C
Göstergebilim
D
Toplum mitleri
E
Kültür
Açıklama:
YAPISALCI DİLBİLİMSEL VE GÖSTERGEBİLİMSEL YAKLAŞIMLAR okuyunuz
Yapısalcılık, bireyin eylemleri toplum tarafından yapılandırılmasıdır
Yapısalcılık, bireyin eylemleri toplum tarafından yapılandırılmasıdır
Soru 63
Bir gösterge aynı zamanda diğer bir göstergeyle olan ilişkisiyle anlam kazanmasını açıklayan, bir erkek göstergesinin anlamı kadın, insan, çocuk, gibi diğer göstergelerden nasıl ayırt edildiği ile belirleneceğini örneklendiren kuramcı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Lasswell
B
Saussure
C
Althusser
D
Foucault
E
Lacan
Açıklama:
YAPISALCI DİLBİLİMSEL VE GÖSTERGEBİLİMSEL YAKLAŞIMLAR bölümüne bakınız.
YAPISALCI DİLBİLİMSEL VE GÖSTERGEBİLİMSEL YAKLAŞIMLAR bölümünde Saussure detaylı olarak anlatılmaktadır.
YAPISALCI DİLBİLİMSEL VE GÖSTERGEBİLİMSEL YAKLAŞIMLAR bölümünde Saussure detaylı olarak anlatılmaktadır.
Soru 64
Saussure’ün dilbiliminden etkilenerek, farklı kültürler arasındaki benzerlikleri dilin yapısı gibi incelemiş ve yapısalcı antropolojisini oluşturmuş kuramcı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Jakobson
B
Barthes
C
Levi-Strauss
D
Lacan
E
Foucault
Açıklama:
YAPISALCI DİLBİLİMSEL VE GÖSTERGEBİLİMSEL
YAKLAŞIMLAR'da Levi-Strauss bölümünü okuyunuz
YAKLAŞIMLAR'da Levi-Strauss bölümünü okuyunuz
Soru 65
Levi-Strauss’un mit analizinden iletişimin hangi alanındaki çalışmalarda yararlanılmıştır?
Seçenekler
A
Reklamcılık
B
Gazetecilik
C
Senaryo yazarlığı
D
Gösterge sistemleri
E
Kültür sistemleri
Açıklama:
YAPISALCI DİLBİLİMSEL VE GÖSTERGEBİLİMSEL
YAKLAŞIMLAR bölümünü okuyunuz.
YAPISALCI DİLBİLİMSEL VE GÖSTERGEBİLİMSEL YAKLAŞIMLAR'da Levi-Strauss'de reklamcılıkta kullanıldığından bahsediliyor
YAKLAŞIMLAR bölümünü okuyunuz.
YAPISALCI DİLBİLİMSEL VE GÖSTERGEBİLİMSEL YAKLAŞIMLAR'da Levi-Strauss'de reklamcılıkta kullanıldığından bahsediliyor
Soru 66
“Modanın Sistemi” çalışmaları yapan ve modayı göstergebilimsel yöntemle inceleyerek, insanların giyim kuşamlarının, moda sistemi içinde nasıl iletişimsel özellikler gösterdiğini tartışan kuramcı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Saussure
B
Levi-Strauss
C
Maxwell
D
Marchall
E
Barthes
Açıklama:
YAPISALCI DİLBİLİMSEL VE GÖSTERGEBİLİMSEL YAKLAŞIMLAR'da Barthes bölümüne bakınız.
YAPISALCI DİLBİLİMSEL VE GÖSTERGEBİLİMSEL YAKLAŞIMLAR'da Barthes bölümünde moda iletişiminden bahsedilmektedir
YAPISALCI DİLBİLİMSEL VE GÖSTERGEBİLİMSEL YAKLAŞIMLAR'da Barthes bölümünde moda iletişiminden bahsedilmektedir
Soru 67
İletişim çalışmalarında etken izleyici yaklaşımıyla çalışan araştırmacılar içinde aşağıdakilerden hangisi yer almaz?
Seçenekler
A
Radway
B
Fiske
C
Morley
D
Levi-Strauss
E
Hall
Açıklama:
POSTYAPISALCILIK VE MEDYA METİNLERİni okuyunuz
Levi-Strauss yapısalcı dilbilim ve göstergebilim kuramcısıdır.
Levi-Strauss yapısalcı dilbilim ve göstergebilim kuramcısıdır.
Soru 68
“Etken izleyici” ve “çoklu okuma” kavramları iletişim alanında, hangi yaklaşımın ortaya attığı kavramlardır?
Seçenekler
A
Yapısalcı dilbilim
B
Kültürel Çalışmalar
C
Göstergebilim
D
Mitler çalışmaları
E
İdeolojik yaklaşımlar
Açıklama:
Hall ve Çoklu Okuma bölümüne bakınız.
Kültürel Çalışmalar medya metinlerinin tüketimiyle ilgilenmiştir.
Kültürel Çalışmalar medya metinlerinin tüketimiyle ilgilenmiştir.
Soru 69
İzleyici kendi aralarında farklılığı olmayan bireylerden oluşan bir homojen kitle değil, herbiri kendine özgü tarihsel ve kültürel geleneği olan, birbirine geçmiş pek çok alt
kültür gruplarının toplamı olduğunu belirten kuramcı aşağıdakilerden hangisidir?
kültür gruplarının toplamı olduğunu belirten kuramcı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Morley
B
Gramsci
C
Levi-Strauss
D
Fiske
E
Jakobson
Açıklama:
Morley ve Etken İzleyici bölümünü okuyunuz
Morley etken izleyici çalışmalarında bulunmuştur.
Morley etken izleyici çalışmalarında bulunmuştur.
Soru 70
Fiske’nin metin-izleyici ilişkisiyle ilgili geliştirdiği kavramlardan bir tanesi olan açık metin/kapalı metin ikiliğinde "açık metin"i aşağıdakilerden hangisi tanımlamaktadır?
Seçenekler
A
Televizyon izleme etkinliği ile toplumsal cinsiyet arasında bir ilişki olması
B
İzleyicinin farklı anlamlandırma ve müzakerelere açık olması
C
İzleyicinin ortamı (medya ürünlerini tükettiği) ve ortamdaki diğer insanlarla etkileşiminin
gündemde olması
gündemde olması
D
İzleyicinin ya da okurun tartışmaları okumalar yapması
E
Hakim ideoloji üreterek kendini yeniden üretme
Açıklama:
Fiske ve Etken İzleyiciyi okuyunuz
Fiske açık metin ve kapalı metin üzerinde durmaktadır.
Fiske açık metin ve kapalı metin üzerinde durmaktadır.
Soru 71
Yapısalcılık özellikle hangi yıllara damgasını vuran bir düşünce akımıdır?
Seçenekler
A
1960'lı
B
1970'li
C
1980'li
D
1990'lı
E
2000'li
Açıklama:
YAPISALCI DİLBİLİMSEL VE GÖSTERGEBİLİMSEL
YAKLAŞIMLAR
Doğru yanıt A seçeneğidir. Yapısalcılık 1960'lı yıllara damgasını vurmuştur.
YAKLAŞIMLAR
Doğru yanıt A seçeneğidir. Yapısalcılık 1960'lı yıllara damgasını vurmuştur.
Soru 72
Modern dilbilimin tartışmasız kurucusu olarak kabul edilen düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Roland Barthes
B
Ferdinand de Saussure
C
Karl Marx
D
David Ricardo
E
Adam Smith
Açıklama:
C, D ve E seçeneklerindeki isimler dilbilimci değildirler. Geriye kalanlardan doğru yanıt ise Saussure'dir.
Soru 73
Levi-Strauss'un asıl çalışma alanı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Dilbilim
B
Göstergebilim
C
Antropoloji
D
Ekonomi
E
Edebiyat
Açıklama:
Levi-Strauss
Antropoloji doğru yanıt olacaktır. Bu nedenle doğru yanıt C seçeneğinde bulunmaktadır.
Antropoloji doğru yanıt olacaktır. Bu nedenle doğru yanıt C seçeneğinde bulunmaktadır.
Soru 74
Levi-Staruss farklı toplumların nelerini incelemiştir?
Seçenekler
A
Topraklarını
B
Sularını
C
Elbiselerini
D
Mitlerini
E
Ayakkabılarını
Açıklama:
Levi-Strauss
Doğru yanıt D seçeneğindeki mitlerdir.
Doğru yanıt D seçeneğindeki mitlerdir.
Soru 75
1952 yılında yayımlanan Mitler (Mythologies) çalışmasının yazarı aşağıdakileren hangisidir?
Seçenekler
A
Saussure
B
Hall
C
Laclau
D
Strauss
E
Bartes
Açıklama:
Barthes
Doğru yanıt Bartes ve E seçeneğidir.
Doğru yanıt Bartes ve E seçeneğidir.
Soru 76
“Etken izleyici” kavramının oluşması için aşağıdakilerden hangisi bir temel hazırlamıştır?
Seçenekler
A
Postyapısalcı dilbilim çalışmaları
B
Yapısalcı dilbilim çalışmaları
C
İngiliz dilbilim çalışmaları
D
Fransız dilbilim çalışmaları
E
İtalyan dilbilim çalışmaları
Açıklama:
POSTYAPISALCILIK VE MEDYA METİNLERİ
A seçeneğindeki post yapısalcı dilbilim çalışmaları doğru yanıttır.
A seçeneğindeki post yapısalcı dilbilim çalışmaları doğru yanıttır.
Soru 77
İlk kez 1980’de yayımlanan “Kodlama Kodaçma” (Encoding Decoding) isimli makalenin yazarı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
David Morley
B
Stuart Hall
C
Lawrence Grossberg
D
John Fiske
E
David Harvey
Açıklama:
Hall ve Çoklu Okuma
Söz konusu makaleyi Stuart Hall yazmıştır. Doğru yanıt B seçeneğidir.
Söz konusu makaleyi Stuart Hall yazmıştır. Doğru yanıt B seçeneğidir.
Soru 78
Morley'in ses getiren ilk çalışması aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Watching Dallas
B
Postmodernism
C
Nationwide
D
Post-Structuralism
E
Anna Karanina
Açıklama:
Morley ve Etken İzleyici
C seçeneğindeki Nationwide doğru yanıttır. Bir alımlama çalışmasıdır.
C seçeneğindeki Nationwide doğru yanıttır. Bir alımlama çalışmasıdır.
Soru 79
Aşağıdakilerden hangisi feminist izleyici çalışmalarının öne çıkan isimlerinden Ang’in 1985 yılında gerçekleştirdiği çalışmadır?
Seçenekler
A
Aşk ve Ceza
B
İtiraf Ediyorum
C
Suçluyorum
D
Dallas'ı İzlemek
E
Babalar ve Oğullar
Açıklama:
Feminist İzleyici Çalışmaları
D seçeneğindeki Dallas 'ı İzlemek doğu yanıttır.
D seçeneğindeki Dallas 'ı İzlemek doğu yanıttır.
Soru 80
Hipergerçeklik, simülasyon ve simülark gibi kavramları üreten postmodern düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Jameson
B
Harvey
C
Nicholson
D
Gerbner
E
Baudrillard
Açıklama:
Baudrillard ve Postmodernizm
E seçeneğindeki Baudrillard doğru yanıttır.
E seçeneğindeki Baudrillard doğru yanıttır.
Soru 81
Aşağıdakilerden hangisi yapısalcılık ile ilgili doğru bir ifadedir?
Seçenekler
A
Yapısalcılık bireyin eylemlerinin toplumsal yapı tarafından belirlendiğini savunan bir akım değildir.
B
Yapısalcılık, Hümanizmle aynı doğrultuda yer alan bir akımdır ve insan eylemlerinin tüm sorumluluğunu özgür bireye bırakır.
C
Yapısalcı düşünürler arasında dilbilimci Saussure ve Jakobson, antropolog Levi-Strauss, göstergebilimci Barthes yer almaktadır.
D
Yapısalcılık yalnızca Fransa’da benimsenen, tüm dünyaya yayılamayan bir akımdır.
E
Yapısalcılığın ortaya çıkışı 1960’dan önceki döneme dayanır.
Açıklama:
Yapısalcılık insan eylemlerinin tüm sorumluluğunu özgür bireye bırakan Hümanizmin tersine, bireyin eylemlerinin toplumsal yapı tarafından belirlendiğini savunan ve özellikle 1960’lı yıllara damgasını vuran düşünce akımıdır. Akım, Fransa’dan yükselmiştir; ancak tüm dünyada takipçileri olmuştur.
Soru 82
Aşağıdakilerden hangisi dilbilimci Saussure ile ilgili doğru bir ifadedir?
Seçenekler
A
Saussure göstergeyi gösteren ve gösterilen olarak ikiye ayırır ve gösterilen bir kavramı işaret eden ses imgesidir.
B
Saussure’e göre masaya masa, koltuğa koltuk dememiz için arada mantıksal bir neden vardır.
C
Saussure göstergeyi gösteren ve gösterilen olarak ikiye ayırır ve gösteren zihnimizde toplum tarafından üzerinde uzlaşılmış imajdır.
D
Saussure’e göre dil üstündeki ortak kodlar toplumsal uzlaşmaya dayanmaz.
E
Saussure’e göre masaya masa, koltuğa koltuk dememiz için mantıksal bir neden yoktur, bu tercihlerimiz keyfi (arbitraray)’dir.
Açıklama:
Saussure’de gösterge, ses imgesi ve bir kavramı işaret eden sözcükten oluşur. Saussure, göstergeyi gösteren (signifier) ve gösterilen (signified) olarak ikiye ayırır. Gösteren, bir kavramı işaret eden ses imgesidir. Örneğin kedi göstergesindeki k-e-d-i harflerinden oluşan ses gibi. Gösterilen ise zihnimizde kediyle ilgili toplum tarafından üzerinde uzlaşılmış imajdır. Toplumsal uzlaşıya göre kedi isimli hayvan tüylü ve yumuşaktır ve bizim toplumumuzda “nankör” olarak da bir imaja sahiptir.
Soru 83
Aşağıdakilerden hangisi dil dışı göstergelerle ilgili günümüzde geçerliliğini koruyan doğru bir ifadedir?
Seçenekler
A
Dil dışı göstergeler, toplumsal göstergeler olarak değerlendirilemez.
B
Dil dışı göstergeler medya ürünlerinde sık sık karşımıza çıkmaz.
C
Günümüzde Türkiye’de Mercedes marka bir otomobil ve apartman dairesi bir zenginlik göstergesidir.
D
Günümüzde Türkiye’de lüks spor arabalar ve lüks jipler ve havuzlu süper lüks villalar bir zenginlik göstergesidir.
E
Günümüzde kadınların manikür pedikür yaptırması hala zenginlik göstergesidir ve bu olanaklara orta sınıflar hala sahip değildir.
Açıklama:
Saussure’ün dil analizinin iletişim kuramları açısından önemi, dil dışı göstergelerin çalışılmasına yol açmasıdır. Dil dışı göstergeler, toplumsal göstergelerdir ve bu göstergelerle medya ürünlerinde sık sık karşılaşırız. Bir sinema filminde, bir reklam filminde, bir haber fotoğrafında, bir haber metninde, bir televizyon dizisinde ve yaşamın içinde toplumsal göstergelere rastlarız. Örneğin Türkiye’de eskiden Mercedes marka bir otomobil bir zenginlik göstergesiyken, günümüzde lüks spor arabalar ve lüks jipler bir zenginlik göstergesidir. Eski Yeşilçam filmlerinde apartman dairesi zenginlik göstergesi iken, bugün televizyon dizilerinde havuzlu süper lüks villalar bir zenginlik göstergesidir. Yine eski Yeşilçam filmlerinde uçakla Avrupa seyahatine çıkmak, kadınların manikür pedikür yaptırması zenginlik göstergesiyken, bugün bunlar orta sınıfların da sahip olabildiği yaşam tarzı göstergeleridir.
Soru 84
Aşağıdakilerden hangisi Levi-Strauss’un ortaya koyduğu yapısalcılık yaklaşımı ile ilgili doğru bir ifade değildir?
Seçenekler
A
Levi-Staruss farklı toplumların mitlerini incelemiştir ve bu mitlerin yapısında ikili karşıtlıkların olduğunu görmüştür.
B
Levi-Strauss’a göre farklı toplumların mitlerinde ortak olan bu ikili karşıtlığa iyi-kötü, güzel-çirkin, zengin-yoksul, açlık-tokluk örnek olarak verilebilir.
C
Levi-Strauss farklı toplumların mitlerinde ortak olan ikili karşıtlığın nedenini insan türünün evreni A ya da B kategorisi olarak, ikili karşıtlıkla algılamasına bağlar.
D
Levi-Strauss’a göre farklı toplumların mitlerinde A kategorisi tek başına karşıtı olan B kategorisi olmadan da anlam kazanır.
E
Levi-Strauss’a göre farklı toplumların mitlerinde A kategorisi tek başına olamaz; karşıtı olan B kategorisi ile anlam kazanır.
Açıklama:
Örneğin, yapısalcılık açısından “Yaratılış (Genesis) öyküsü” dünyanın yaratılması olarak değil, onu anlamlandırmaya yarayan kültürel kategorilerin yaratımı olarak okunabilir. Dünya kara ve su kategorilerine ayrılır; sular deniz sularına (verimsiz) ve gök kubbe sularına yani yağmura (verimli) ayrılır. Burada doğal kategoriler olan deniz suyu ve yağmur suyu arasındaki karşıtlık, daha soyut ve kültüre özgü olan verimli ve verimsiz kategorilerini açıklamak ve doğallaştırmak için kullanılmaktadır.
Soru 85
Aşağıdakilerden hangisi Levi-Strauss’un ortaya koyduğu yapısalcılık yaklaşımı ile ilgili doğru bir ifadedir?
Seçenekler
A
Levi-Strauss’a göre tüm toplumların mitlerinde ortak olan ikili karşıtlıklar evrensel değildir.
B
Levi-Strauss’a göre, mitler açısından insan beyni sonsuz sayıda ikili karşıtlık üretemez.
C
Levi-Strauss’a göre, mitler açısından saf ikili karşıtlıklara karşı koyan “kural dışı kategoriler” de vardır.
D
Levi-Strauss’a göre, farklı toplumların mitlerinin ortak bir yapı göstermesinin diğer bir nedeni de insan türünün farklı topluluklarda yaşarken ortak endişe duymaları değildir.
E
Levi-Strauss’a göre, insan türü farklı topluluklarda yaşarken kültürle-doğa, insanlarla-tanrılar, ölümle-yaşam arasındaki ilişkilerde ortak endişe duymaz.
Açıklama:
Kural dışı kategoriler niteliklerini birbirine karşıt olanların her ikisinden de alır. Bu nedenle çok fazla anlam yüklü ve kavramsal olarak çok güçlüdürler. Bu özellikleriyle bir kültürün temel anlamlandırma sistemlerine meydan okuduğu için kural dışı kategoriler kontrol altına alınırlar ve “tabular” ya da “kutsal” kategoriler olarak düzenlenirler. Örneğin doğada bulunan yılan hayvanı ne sadece toprakta yaşayan bir sürüngen ne de sadece suda yaşayan bir balıktır. Yılan her iki niteliği de taşır. Bu nedenle yılanın, Yahudi ve Hristiyan kültürlerinde sayısız anlamı vardır ve göstergebilimsel açıdan çok güçlüdür (Fiske, 1996).
Soru 86
Levi-Strauss’a göre ortak mitler açısından tüm toplumların en temel çelişkisi nedir?
Seçenekler
A
iyi-kötü
B
güzel-çirkin
C
ölümle-yaşam
D
insanlarla-tanrılar
E
doğa-kültür karşıtlığı
Açıklama:
Toplumlar önce kendilerini doğadan farklılaştırarak bir kültür oluştururlar. Fakat daha sonra oluşturdukları bu kültürü doğayla karşılaştırır ve kültürel olanı doğallaştırmaya çalışırlar. İşte Levi-Strauss’ta mitlerin temel işlevi, kültürel olanı doğallaştırmak ve çelişki gidermektir.
Soru 87
Aşağıdakilerden hangisi Roland Barthes’ın bahsettiği çağdaş mitlerle ilgili doğru bir ifadedir?
Seçenekler
A
Çağdaş mitler ideolojik unsurlar içermez.
B
Çağdaş mitler sınıfsal değildir.
C
Çağdaş mitler kapitalizmi meşrulaştırmaya çalışmaz.
D
Çağdaş mitler düz anlam ve yan anlam gibi kavramları içermez.
E
Çağdaş mitler burjuva değerlerini meşrulaştırmaktadır.
Açıklama:
Barthes’a göre çağdaş mitler ideolojiktir, sınıfsaldır ve kapitalist sistemi meşrulaştırıcı olarak işlev görür. Barthes’ın “Mitler” çalışmasında, yananlam ideolojiye ve mitsel olana eşittir. Barthes’ın buradaki ideoloji anlayışı, hakim burjuva değerlerini meşrulaştıran, mitsel işleyiştir ve Marks’ın yanlış bilinç kavramına eşdeğerdir.
Soru 88
Aşağıdakilerden hangisi göstergebilim ile ilgili doğru bir ifadedir?
Seçenekler
A
Göstergeler yalnızca tek bir çeşitten oluşmaktadır o da simgedir.
B
Göstergeler, görüntüsel gösterge, belirtisel gösterge ve simge olmak üzere üç çeşitten oluşmaktadır.
C
Görüntüsel göstergeye aynı zamanda indeks denilmektedir.
D
Belirtisel göstergenin bir diğer adı ikondur.
E
Belirtisel göstergeler işaret ettiği nesnesiyle benzerlik taşımaz.
Açıklama:
Peirce’in göstergebiliminin diğer bir özelliği de, göstergelerin üç çeşide ayrılmasıdır: Görüntüsel gösterge (ikon), belirtisel gösterge (indeks) ve simge. Görüntüsel göstergenin (ikon) en temel özelliği, işaret ettiği nesnesiyle benzerlik taşımasıdır.
Soru 89
Aşağıdakilerden hangisi Jakobson’un iletişim modeliyle ilgili doğru bir ifadedir?
Seçenekler
A
Jakobson’un doğrusal iletişim modeline bir katkısı olmamıştır.
B
Jakobson, “gönderen-ileti-alıcı” şeklindeki doğrusal iletişim modelini aynen devam ettirmiştir.
C
Jakobson doğrusal iletişim modeline bağlam, temas ve kod kavramlarını eklemiştir.
D
Jakobson’a göre bağlam, gönderen ve alıcı arasındaki fiziksel ve psikolojik bağlantılardır.
E
İletinin içinde anlam kazandığı ortak anlam sistemine temas denmektedir.
Açıklama:
Jakobson iletişim sürecini öne çıkaran, doğrusal iletişim modeline karşı bir modelleme geliştirmiştir. Jakobson, “gönderen-ileti-alıcı” şeklindeki doğrusal modele, göstergebilimsel kavramlar eklemiştir. Jakobson’un doğrusal iletişim modeline eklediği kavramlar; bağlam, temas ve kod’dur. Bağlam, iletinin nitelendirdiği, diğer bir deyişle gösterdiği, işaret ettiği şeydir. Jakobson’a göre bir ileti, kendisinden başka bir şeyi nitelemelidir. Temas, gönderen ve alıcı arasındaki fiziksel ve psikolojik bağlantılardır. Kod, ise iletinin içinde anlam kazandığı ortak anlam sistemidir. Jakobson, iletişimin oluşturucu etmenlerinden oluşan bu modelini, iletişim işlevlerini ekleyerek geliştirir.
Soru 90
İnsan eylemlerinin tüm sorumluluğunu özgür bireye bırakan hümanizmin tersine bireyin eylemlerinin toplumsal yapı tarafından belirlendiğini savunan ve özellikle 1960’lı yıllara damgasını vuran düşünce akımı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Oluşturmacılık
B
Yapısalcılık
C
Kuramcılık
D
Bireycilik
E
Sosyal yaklaşım
Açıklama:
Yapısalcı Dilbilimsel ve Göstergebilimsel Yaklaşımlar
Yapısalcılık insan eylemlerinin tüm sorumluluğunu özgür bireye bırakan Hümanizmin tersine, bireyin eylemlerinin toplumsal yapı tarafından belirlendiğini savunan ve özellikle 1960’lı yıllara damgasını vuran düşünce akımıdır. Akım, Fransa’dan yükselmiştir; ancak tüm dünyada takipçileri olmuştur.
Yapısalcılık insan eylemlerinin tüm sorumluluğunu özgür bireye bırakan Hümanizmin tersine, bireyin eylemlerinin toplumsal yapı tarafından belirlendiğini savunan ve özellikle 1960’lı yıllara damgasını vuran düşünce akımıdır. Akım, Fransa’dan yükselmiştir; ancak tüm dünyada takipçileri olmuştur.
Soru 91
Dilbiliminin kurucusu İsviçre’li Saussure’ye göre dil üstündeki ortak kodları oluşturan, örneğin mantıksal bir neden olmamasına rağmen masaya masa, koltuğa koltuk dememize dayanak sağlayan etken aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Toplumsal uzlaşma
B
Doğal bağ
C
Eşyayı taklit eden sesler
D
Mantıksal neden sonuç ilişkisi
E
Ses imgeleri
Açıklama:
Saussure’ün birinci ayrımı dil (la langue) ve söz (parole) üzerinedir. Saussure’de dil olgusu toplumsal bir yapıya işaret eder. Söz ise bireyin söylediklerinin toplamıdır. Sasussure düşüncesinde dilbilimin temel araştırma konusu dilin yapısı; yani langue’dir. Dil üstündeki ortak kodlar toplumsal uzlaşma ile oluşur. Diğer bir deyişle bizim masaya masa, koltuğa koltuk dememiz için mantıksal bir neden yoktur. Bu tercihlerimiz keyfi (arbitraray)’dir. Ancak bu keyfilik, mantıksal bir neden sonuç ilişkisi olmaması ve toplumsal uzlaşmaya dayalı olması anlamına gelmektedir.
Soru 92
Saussure’ün dilbilim kuramını yemek pişirme, giyim, akrabalık sistemleri ve özellikle de mitler ve masallar gibi tüm kültürel süreçleri içerecek şekilde genişleten yapısalcı antropolog olarak tanınan ve yapısalcı antropolojiyi oluşturan antropolog kimdir?
Seçenekler
A
Saussure
B
Barthes
C
Althusser
D
Faucault
E
Levi-Strauss
Açıklama:
147
Levi-Strauss için, “Saussure’ün dilbilim kuramını yemek pişirme, giyim, akrabalık sistemleri ve özellikle de mitler ve masallar gibi tüm kültürel süreçleri içerecek şekilde genişleten yapısalcı antropolog” tanımlaması yapılmaktadır. Levi-Strauss farklı kültürlerin evrensel kanunlarını, Saussure’ün dil-söz ayrımındaki “dil”e benzetir. Çeşitli toplumların dilleri farklı olabilir ancak evrensellik taşıyan ortak gramer ve sentaks kuralları vardır. İşte Levi-Strauss da farklı toplumlardaki farklı kültürlere ait ortaklıkları “yapı” kavramından hareketle incelemiştir. Levi-Strauss’a göre her kültür dil, evlenme yasaları, sanat, bilim, ekonomik ilişkiler ve din gibi simgesel sistemler bütünüdür.
Levi-Strauss için, “Saussure’ün dilbilim kuramını yemek pişirme, giyim, akrabalık sistemleri ve özellikle de mitler ve masallar gibi tüm kültürel süreçleri içerecek şekilde genişleten yapısalcı antropolog” tanımlaması yapılmaktadır. Levi-Strauss farklı kültürlerin evrensel kanunlarını, Saussure’ün dil-söz ayrımındaki “dil”e benzetir. Çeşitli toplumların dilleri farklı olabilir ancak evrensellik taşıyan ortak gramer ve sentaks kuralları vardır. İşte Levi-Strauss da farklı toplumlardaki farklı kültürlere ait ortaklıkları “yapı” kavramından hareketle incelemiştir. Levi-Strauss’a göre her kültür dil, evlenme yasaları, sanat, bilim, ekonomik ilişkiler ve din gibi simgesel sistemler bütünüdür.
Soru 93
Jakobson’un dilbilimsel çalışmalarında alana kattığı ve göstergebilimsel analizlerde, özellikle de görsel imajların analizlerinde yoğun olarak kullanılan analitik araçlardan bir olguyu, bir nesneyi yine başka bir olay, olgu ve nesneyle açıklamaya ne denmektedir?
Seçenekler
A
Eğretileme (metafor)
B
Düzdeğişmece (metanomi)
C
Alegori
D
Mit
E
Simge
Açıklama:
Jakobson’un dilbilimsel çalışmalarında alana kattığı ve göstergebilimsel analizlerde, özellikle de görsel imajların analizlerinde yoğun olarak kullanılan analitik araçlar, eğretileme (metafor) ve düzdeğişmece (metanomi)’dir. Jakobson şiirin tarzının eğretileme, gerçekçi romanın tarzının ise düzdeğişmece olduğunu savunur. Jakobson’a göre eğretileme, imgesel ya da gerçeküstü etki yaratırken düzdeğişmece gerçeklik etkisi yaratmak üzere kullanılır. Eğretileme (metafor); bir olguyu, bir olayı, bir nesneyi yine başka bir olay, olgu ve nesneyle açıklamaktır. Örneğin, “Gemi su içinde hareket etti” ifadesi yerine; “Gemi suyu yarıp geçti”, “Gemi suyu kesip geçti”, “Gemi suyu ayırıp geçti” ifadelerini kullandığımızda eğretileme yaparız.
Soru 94
Etken izleyici kavramının oluşmasına temel hazırlayan, anlamın özne-metin ilişkisi ile kurulabileceğini savunan dilbilim yaklaşımına ne isim verilir?
Seçenekler
A
Yapısalcı yaklaşım
B
Göstergebilimsel yaklaşım
C
Postyapısalcı yaklaşım
D
Yorumlayıcı yaklaşım
E
Aktif yaklaşım
Açıklama:
Postyapısalcılık ve Medya Metinleri
Anlamın metnin kendisinde oluştuğunu savunan yapısalcı dilbilimden farklı olarak, anlamın özne-metin ilişkisi ile kurulabileceğini savunan postyapısalcı dilbilim çalışmaları, “etken izleyici” kavramının oluşması için bir temel hazırlamıştır. İzleyicinin yorumlayıcı etkinliğine yönelik olan postyapısalcı yaklaşımlarda, genellikle Frankfurt Okulu’nun medya izleyicisini kültür endüstrilerinin ‘pasif kurbanları’ olarak gören kültürel kötümserliğine yönelik güçlü bir eleştiri vardır. Yine medya metinlerini postyapısalcı yaklaşımla inceleyen çalışmaların, “medyanın izleyiciye ne yaptığını” sorgulayan etki çalışmalarından farklı olarak, “izleyicinin medyayla ne yaptığını” sorgulayan kullanımlar ve doyumlar yaklaşımından ilham aldıkları söylenebilir.
Anlamın metnin kendisinde oluştuğunu savunan yapısalcı dilbilimden farklı olarak, anlamın özne-metin ilişkisi ile kurulabileceğini savunan postyapısalcı dilbilim çalışmaları, “etken izleyici” kavramının oluşması için bir temel hazırlamıştır. İzleyicinin yorumlayıcı etkinliğine yönelik olan postyapısalcı yaklaşımlarda, genellikle Frankfurt Okulu’nun medya izleyicisini kültür endüstrilerinin ‘pasif kurbanları’ olarak gören kültürel kötümserliğine yönelik güçlü bir eleştiri vardır. Yine medya metinlerini postyapısalcı yaklaşımla inceleyen çalışmaların, “medyanın izleyiciye ne yaptığını” sorgulayan etki çalışmalarından farklı olarak, “izleyicinin medyayla ne yaptığını” sorgulayan kullanımlar ve doyumlar yaklaşımından ilham aldıkları söylenebilir.
Soru 95
İletişim sürecinde anlamın gönderen tarafından kodlandığı biçimde açılabileceği gibi, kodlandığından daha farklı anlam oluşumlarıyla açılabileceğini öne süren Start Hall’a göre, medya metinleri üstünde tartışmalı ve karşıt okuma yapabilen ve kendi anlamını üretebilen izleyiciye ne isim verilir?
Seçenekler
A
Hakim izleyici
B
Etken izleyici
C
Karşıt izleyici
D
Tartışmalı izleyici
E
Pasif izleyici
Açıklama:
Hall ve Çoklu Okuma
Stuart Hall, anlamın gönderen tarafından kodlandığı biçimde açılabileceği gibi, kodlandığından daha farklı anlam oluşumlarıyla açılabileceğini öne sürmüştür. Hall, çoklu okuma üst başlığında kavramsallaştırdığı üç çeşit okuma şeklinin varlığından söz eder: Hakim okuma, tartışmalı okuma ve karşıt okuma. Hakim okuma, medya metinlerinin izleyici tarafından metinleri üretenlerin kodladığı niyetle kod açımını yapmasıdır. Tartışmalı okuma, kodlanan niyetlerin bir kısmının kodlandığı niyetle, bir kısmının ise tartışmalı olarak okunmasıdır. Karşıt okumada ise, metni üretenlerin kodladıkları niyetlerin karşıt bir bakış açısıyla kod açımı yapılır. Etken izleyici ise, medya metinleri üstünde tartışmalı ve karşıt okuma yapabilen ve kendi anlamını üretebilen izleyicidir.
Stuart Hall, anlamın gönderen tarafından kodlandığı biçimde açılabileceği gibi, kodlandığından daha farklı anlam oluşumlarıyla açılabileceğini öne sürmüştür. Hall, çoklu okuma üst başlığında kavramsallaştırdığı üç çeşit okuma şeklinin varlığından söz eder: Hakim okuma, tartışmalı okuma ve karşıt okuma. Hakim okuma, medya metinlerinin izleyici tarafından metinleri üretenlerin kodladığı niyetle kod açımını yapmasıdır. Tartışmalı okuma, kodlanan niyetlerin bir kısmının kodlandığı niyetle, bir kısmının ise tartışmalı olarak okunmasıdır. Karşıt okumada ise, metni üretenlerin kodladıkları niyetlerin karşıt bir bakış açısıyla kod açımı yapılır. Etken izleyici ise, medya metinleri üstünde tartışmalı ve karşıt okuma yapabilen ve kendi anlamını üretebilen izleyicidir.
Soru 96
Medya metinlerinin izleyici tarafından okunması ile ilgili olarak örneğin bir reklam filminin tanınmış bir filme, örneğin Baba filmine göndermede bulunması John Fiske’nin kullandığı hangi kavram ile ilgilidir?
Seçenekler
A
Açık metin
B
Kapalı metin
C
Yapımcıl metin
D
Metinlerarasılık
E
Metinsellik
Açıklama:
Fiske ve Etken İzleyici
Fiske’nin kullandığı medya metinlerinin izleyici tarafından okunması ve metinlerarasılık kavramıyla ilgili şöyle örnekler verilebilir: Bir reklam filminin tanınmış bir filme, örneğin Baba filmine göndermede bulunulması. Örneğin bir reklam filminde 68 kuşağına gönderme yapılması. Böyle yapıldığında reklamı yapılan ürünün imajı, ancak 68 kuşağının imajıyla birlikte ancak okunabilir.
Fiske’nin kullandığı medya metinlerinin izleyici tarafından okunması ve metinlerarasılık kavramıyla ilgili şöyle örnekler verilebilir: Bir reklam filminin tanınmış bir filme, örneğin Baba filmine göndermede bulunulması. Örneğin bir reklam filminde 68 kuşağına gönderme yapılması. Böyle yapıldığında reklamı yapılan ürünün imajı, ancak 68 kuşağının imajıyla birlikte ancak okunabilir.
Soru 97
Feminist izleyici çalışmaların önde gelen isimlerinden Ang’ın Dallas dizisine ilişkin araştırma sonuçları ve diziyi kültürel emperyalizm açısından eleştiren Marksist yoruma karşı dizinin neden popüler olduğunu açıklayan görüşü aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İzleyicilerin diziden aldıkları haz
B
Dizinin yaygın gösterimi
C
Dizi için yapılan kapsamlı reklam
D
Rakip dizilerin düşük kalitesi
E
Dizinin geçtiği mekanlar
Açıklama:
Feminist İzleyici Çalışmaları
Ang’in Amerikan dizisi Dallas’la ilgili çalışması “Dallas’ı İzlemek” (1985)’tir. Ang, Hollanda’da bir kadın dergisine ilan vererek, kendisinin diziyi izlemekten zevk aldığını ve diziyi izleyen diğer izleyicilerin görüşlerini kendisine iletmesini duyurur. Ang bu çalışmada temel olarak izleyicinin diziden aldığı hazzı yorumlar ve kendi aldığı hazla birlikte dizinin popülerliğini açıklamaya çalışır. Ang’e göre de bir metin (text) dünyayı yansıtmaz, onu üretir. Ang’e göre diziyi kültürel emperyalizm (gelişmiş kapitalist devletlerin kendi kültürel ürünlerini, gelişmemiş ülkelere doğru yayması, hakim kılması anlamına gelen Markist yorum) açısından eleştirenler, izleyicilerin diziden aldıkları haz ile ve dolayısıyla da dizinin neden popüler olduğu sorusuyla ilgilenmemiştir.
Ang’in Amerikan dizisi Dallas’la ilgili çalışması “Dallas’ı İzlemek” (1985)’tir. Ang, Hollanda’da bir kadın dergisine ilan vererek, kendisinin diziyi izlemekten zevk aldığını ve diziyi izleyen diğer izleyicilerin görüşlerini kendisine iletmesini duyurur. Ang bu çalışmada temel olarak izleyicinin diziden aldığı hazzı yorumlar ve kendi aldığı hazla birlikte dizinin popülerliğini açıklamaya çalışır. Ang’e göre de bir metin (text) dünyayı yansıtmaz, onu üretir. Ang’e göre diziyi kültürel emperyalizm (gelişmiş kapitalist devletlerin kendi kültürel ürünlerini, gelişmemiş ülkelere doğru yayması, hakim kılması anlamına gelen Markist yorum) açısından eleştirenler, izleyicilerin diziden aldıkları haz ile ve dolayısıyla da dizinin neden popüler olduğu sorusuyla ilgilenmemiştir.
Soru 98
Baudrillard’a göre postmodern dönemdeki bireyin çevrelendiği medya tarafından oluşturulan göstergeler, taklitler ve temsil süreçlerinde yarattığı yeni gerçekliğe ne isim verilir?
Seçenekler
A
Simülasyon
B
Simülakra
C
Hipergerçeklik
D
Simgesel gerçeklik
E
Post gerçeklik
Açıklama:
Hipergerçeklik, Simülasyon ve Simülakra
Baudrillard postmodern dönemdeki bireyin medya ile ve özellikle de televizyon ile kapsanmış yaşamını ve bu yaşamın “gerçekliğini” sorgular. Postmodern dönemde birey artık o kadar yoğun bir şekilde medya göstergeleri, taklitler ve temsil süreçleriyle çevrilmiştir ki, Baudrillard’a göre medya tarafından oluşturulan bu kod düzeni bireyin yeni gerçekliğidir. Medya tarafından oluşturulan bu kod düzeninin adı hipergerçekliktir. Bu kod düzeni içindeki göstergelerin bir göndergesi yoktur. Diğer bir deyişle, Baudrillard’ın düşüncesinde medyanın kendi gerçekliği vardır, yani hipergerçeklik ve hipergerçekliğin reel yaşamdaki gerçekliği temsil etmesi söz konusu olmamaktadır.
Baudrillard postmodern dönemdeki bireyin medya ile ve özellikle de televizyon ile kapsanmış yaşamını ve bu yaşamın “gerçekliğini” sorgular. Postmodern dönemde birey artık o kadar yoğun bir şekilde medya göstergeleri, taklitler ve temsil süreçleriyle çevrilmiştir ki, Baudrillard’a göre medya tarafından oluşturulan bu kod düzeni bireyin yeni gerçekliğidir. Medya tarafından oluşturulan bu kod düzeninin adı hipergerçekliktir. Bu kod düzeni içindeki göstergelerin bir göndergesi yoktur. Diğer bir deyişle, Baudrillard’ın düşüncesinde medyanın kendi gerçekliği vardır, yani hipergerçeklik ve hipergerçekliğin reel yaşamdaki gerçekliği temsil etmesi söz konusu olmamaktadır.
Soru 99
Baudrillard’da gösteren konumundaki görüntünün, gösterilen konumundaki nesnel gerçeği yansıtma niteliklerinin kaybolması ve bunun sonucunda artık bireylerin gerçeğe bakarak modeli değil, kendilerine sunulan modele bakarak hipergerçekliği inşa etmeleri ve bireylerin reel yaşama dair gerçekliklerinin, simülasyonlarla temsil edilen bir evrene dönüşmesi hangi kavram ile açıklanır?
Seçenekler
A
Simülasyon
B
Simülakra
C
Hipergerçeklik
D
Simgesel gerçeklik
E
Post gerçeklik
Açıklama:
Hipergerçeklik, Simülasyon ve Simülakra
Türkçe’de “benzeşim” olarak da tanımlanan simülasyon, Baudrillard’da gösteren konumundaki görüntünün, gösterilen konumundaki nesnel gerçeği yansıtma niteliklerinin kaybolması ile ilgilidir. Artık bireyler gerçeğe bakarak modeli değil, kendilerine sunulan modele bakarak hipergerçekliği inşa etmektedir. Örneğin her insan için özlemi duyulan ev, yuva mekanları, gerçeklikten hareketle modellenmemekte; dergilerden, reklamlardan yani medya dünyasından alınan modellerle inşa edilmektedir. Hipergerçeklik medya uzamında oluşturulmuş bir kurgudur, ancak birey tarafından gerçek olarak yaşanmaktadır. Medya ya da televizyon tarafından kodlanan bu hipergerçeklik, insan ya da toplum yaşamıyla ilgili olguların taklididir. Bu taklit, Baudrillard tarafından simülasyon olarak adlandırılır. Burada reel yaşama dair gerçeğin simüle edilmesi söz konusudur. Bu simülasyonları bireyler “aşırılaşmış imajlar” olarak yaşarlar. İmajların ve enformasyonun çoğalması ile beraber kitleler “sessiz çoğunluk” haline gelirler ve bu da Baudrillard’a göre “toplumsalın sonu”dur. Bireylerin reel yaşama dair gerçekliklerinin, simülasyonlarla temsil edilen bir evrene dönüşmesini, Baudrillard simülakra olarak adlandırır. Bu evrende artık birey ger- çeklikten izole şekilde hapsolmuş şekilde yaşar. Bunu sağlayan, bireye hipergerçeklik su- nan medya ve özellikle televizyondur. Medyanın ve özellikle televizyonun görevi, bireyin tepki göstermesini, karılaştığı sorulara cevap aramasını önlemektir.
Türkçe’de “benzeşim” olarak da tanımlanan simülasyon, Baudrillard’da gösteren konumundaki görüntünün, gösterilen konumundaki nesnel gerçeği yansıtma niteliklerinin kaybolması ile ilgilidir. Artık bireyler gerçeğe bakarak modeli değil, kendilerine sunulan modele bakarak hipergerçekliği inşa etmektedir. Örneğin her insan için özlemi duyulan ev, yuva mekanları, gerçeklikten hareketle modellenmemekte; dergilerden, reklamlardan yani medya dünyasından alınan modellerle inşa edilmektedir. Hipergerçeklik medya uzamında oluşturulmuş bir kurgudur, ancak birey tarafından gerçek olarak yaşanmaktadır. Medya ya da televizyon tarafından kodlanan bu hipergerçeklik, insan ya da toplum yaşamıyla ilgili olguların taklididir. Bu taklit, Baudrillard tarafından simülasyon olarak adlandırılır. Burada reel yaşama dair gerçeğin simüle edilmesi söz konusudur. Bu simülasyonları bireyler “aşırılaşmış imajlar” olarak yaşarlar. İmajların ve enformasyonun çoğalması ile beraber kitleler “sessiz çoğunluk” haline gelirler ve bu da Baudrillard’a göre “toplumsalın sonu”dur. Bireylerin reel yaşama dair gerçekliklerinin, simülasyonlarla temsil edilen bir evrene dönüşmesini, Baudrillard simülakra olarak adlandırır. Bu evrende artık birey ger- çeklikten izole şekilde hapsolmuş şekilde yaşar. Bunu sağlayan, bireye hipergerçeklik su- nan medya ve özellikle televizyondur. Medyanın ve özellikle televizyonun görevi, bireyin tepki göstermesini, karılaştığı sorulara cevap aramasını önlemektir.
Soru 100
Modern dilbilimin tartışmasız kurucusu olarak kabul edilen dilbilimci kimdir?
Seçenekler
A
Saussure
B
Pavlov
C
McLuhan
D
Lazarsfeld
E
Lasswell
Açıklama:
İsviçreli dilbilimci Ferdinand de Saussure modern dilbilimin tartışmasız kurucusu olarak kabul edilmektedir. Saussure’ün modern dilbilimi oluşturan tezleri, 1907-1911 yılları arasında Cenevre Üniversitesi’nde verdiği derslerde ortaya çıkmıştır. 1913’te ölümünden sonra öğrencileri ve iş arkadaşları tarafından düzenlenen ders notları “Genel Dilbilim Dersleri” adıyla kitap olarak basılmıştır. Saussure’ün dil kuramının temel ilkeleri yapısalcılığın ve göstergebilimin gelişmesini etkilemiştir
Soru 101
Göstergebilimde bir nesne, canlı ya da varlığın bireyler arasında farklı anlamlara sahip olma durumuna ne ad verilir?
Seçenekler
A
Gösterge
B
Gösteren
C
Gösterilen
D
Gönderge
E
İkon
Açıklama:
Saussure’ün kullandığı ancak geliştirmediği bir kavram da gönderge (referent) kavramıdır. Gönderge, kedi örneğindeki tüylü, yumuşak hayvan yerine daha farklı anlamların oluşmasıdır: kötü bakışlı hayvan, tiksinç hayvan, muhteşem güzel hayvan, vefalı hayvan gibi… Burada gönderge kavramıyla, bireylerde oluşan farklı anlamlar ifade edilmektedir. Gönderge kavramı daha yakın zamanlarda postyapısalcı çalışmalar tarafından geliştirilmiştir ve farklı okumalara işaret etmektedir.
Soru 102
Şarkıcı Murat Boz bir erkek giyim markasının yüzüdür. Saussure'ün göstergebilim yaklaşımına göre Murat Boz'un konumunu tanımlayan kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Murat Boz o markanın simgesidir.
B
Murat Boz o markanın göstergesidir.
C
Murat Boz o markanın göndergesidir.
D
Murat Boz o markanın gösterenidir.
E
Murat Boz o markanın gösterilenidir.
Açıklama:
Saussure’de bir gösterge aynı zamanda diğer bir göstergeyle olan ilişkisiyle anlam kazanır. Bir erkek göstergesinin anlamı kadın, insan, çocuk, gibi diğer göstergelerden nasıl ayırt edildiği ile belirlenir. Ya da bazı parfüm ve kremlerin ünlü bir yüzü vardır ve bu yüz o ürünün göstergesidir. Örneğin ünlü Fransız aktris Catherine Deneuve, Channel markasının bir göstergesidir: geleneksel Fransız şıklığı.
Soru 103
“Saussure’ün dilbilim kuramını yemek pişirme, giyim, akrabalık sistemleri ve özellikle de mitler ve masallar gibi tüm kültürel süreçleri içerecek şekilde genişleten yapısalcı antropolog” olarak tanımlanan biliminsanı kimdir?
Seçenekler
A
Barthes
B
Pierce
C
Levi-Strauss
D
Jakobson
E
Lacan
Açıklama:
Levi-Strauss için, “Saussure’ün dilbilim kuramını yemek pişirme, giyim, akrabalık sistemleri ve özellikle de mitler ve masallar gibi tüm kültürel süreçleri içerecek şekilde genişleten yapısalcı antropolog” tanımlaması yapılmaktadır.
Soru 104
Aşağıdakilerden hangisi belirtisel göstergeye örnek olarak verilebilir?
Seçenekler
A
Zafer işareti
B
Fotoğraf
C
Alyans
D
Heykel
E
Duman
Açıklama:
Görüntüsel göstergenin (ikon) en temel özelliği, işaret ettiği nesnesiyle benzerlik taşımasıdır. Örneğin herhangi birinin fotoğrafı görüntüsel göstergesidir, çünkü kişinin kendisine benzer. Bir ülkenin haritası da görüntüsel göstergedir, çünkü o ülkenin gerçek coğrafi konumunu temsil eder. Tuvalet kapılarına konan kadın ve erkek figürleri, kadın ve erkeği işaret ettiği için görüntüsel göstergelerdir. Beethoven’ın “Pastoral Senfonisi” doğal seslerin müzikteki görüntüsel göstergeleri olarak kabul edilir. Yine yoga ve meditasyon merkezlerinde, gerçek doğa seslerine benzer müziklerle terapiler yapılmaktadır. Bu müzikler de doğadaki seslerin görüntüsel göstergeleridir.
Belirtisel göstergede (indeks), göstergenin nesnesiyle doğrudan varoluşsal ve nedensonuç ilişkisine dayalı bağlantısı vardır. Örneğin duman ateşin, hapşırma refleksi de soğuk algınlığının belirtisel göstergelerinden birisidir.
Simge’de ise, gösterge ve nesne arasında ne bağlantı ne de benzerlik vardır. Simgenin anlaşılmasını sağlayan tek neden, simgenin yerine geçtiği nesne ya da canlıyı nitelemesi konusunda, toplumların üstünde anlaşmış olmalarıdır. En çok bilinen simge, sözcüklerdir. Kullandığımız tüm sözcükler belli bir anlaşmaya dayalıdır. Pierce’deki anlaşma kavramı ile Saussure’ün uzlaşma kavramı arasında benzerlik vardır. Rakamlar da çok bilinen simgelerdendir. Beyaz güvercin ve zeytin dalı da evrensel ve çok bilinen simgelerdendir ve bilindiği gibi barışı simgelerler. Zafer işareti, sıkılmış yumruk yine çok bilinen simgeler arasındadır
Belirtisel göstergede (indeks), göstergenin nesnesiyle doğrudan varoluşsal ve nedensonuç ilişkisine dayalı bağlantısı vardır. Örneğin duman ateşin, hapşırma refleksi de soğuk algınlığının belirtisel göstergelerinden birisidir.
Simge’de ise, gösterge ve nesne arasında ne bağlantı ne de benzerlik vardır. Simgenin anlaşılmasını sağlayan tek neden, simgenin yerine geçtiği nesne ya da canlıyı nitelemesi konusunda, toplumların üstünde anlaşmış olmalarıdır. En çok bilinen simge, sözcüklerdir. Kullandığımız tüm sözcükler belli bir anlaşmaya dayalıdır. Pierce’deki anlaşma kavramı ile Saussure’ün uzlaşma kavramı arasında benzerlik vardır. Rakamlar da çok bilinen simgelerdendir. Beyaz güvercin ve zeytin dalı da evrensel ve çok bilinen simgelerdendir ve bilindiği gibi barışı simgelerler. Zafer işareti, sıkılmış yumruk yine çok bilinen simgeler arasındadır
Soru 105
Aşağıdakilerden hangisi düzdeğişmece (metanomi) kavramı ile ilgili doğru bir ifadedir?
Seçenekler
A
Jakobson gerçeklik temsilleri için düzdeğişmecenin kullanılmasının gerekli olmadığını savunur.
B
Jakobson’a göre düzdeğişmeceler zayıf göstergelerdir.
C
Düzdeğişmecelerle belirtisel göstergeler arasında bir benzerlik yoktur.
D
Havuzlu süper lüks villalar, Türkiye’de “yeni zenginliğin” düzdeğişmecesidir.
E
Düzdeğişmece (metanomi) kavramına göre bir parçanın bütünü temsil etme olasılığı yoktur.
Açıklama:
Düzdeğişmece (metanomi) ise, bir parçanın bütünü temsil etmesidir. Jakobson’a göre gerçeklik temsilleri her zaman için düzdeğişmece kullanılmasını gerektirmektedir. Bizler dili kullanırken, her zaman gerçekliğin bir parçasını bütünü temsil etmesi için seçeriz. Bu nedenle de düzdeğişmeceler güçlü göstergelerdir. Örneğin Türkiye’de majör televizyon kanallarının ana yayın kuşağında yayınlanan yerli dizilerde, son on yıldır “havuzlu süper lüks villalar” konut mekanı olarak seçilmektedir. Havuzlu süper lüks villalar, Türkiye’de “yeni zenginliğin” düzdeğişmecesidir. Diğer bir deyişle, yeni zenginliği temsil eder.
Soru 106
Aşağıdakilerden hangisi, Türkiye’de ana akım televizyon kanallarının ana yayın kuşağında yayınlanan yerli dizilerde "yeni zenginliğin" düzdeğişmecesi (metanomi) olarak karşımıza çıkmaz?
Seçenekler
A
Havuzlu villa
B
Son model otomobil
C
Pahalı aksesuarlar
D
Pansiyonda tatil
E
Son model cep telefonu
Açıklama:
Düzdeğişmece (metanomi) ise, bir parçanın bütünü temsil etmesidir. Jakobson’a göre gerçeklik temsilleri her zaman için düzdeğişmece kullanılmasını gerektirmektedir. Bizler dili kullanırken, her zaman gerçekliğin bir parçasını bütünü temsil etmesi için seçeriz. Bu nedenle de düzdeğişmeceler güçlü göstergelerdir. Örneğin Türkiye’de majör televizyon kanallarının ana yayın kuşağında yayınlanan yerli dizilerde, son on yıldır “havuzlu süper lüks villalar” konut mekanı olarak seçilmektedir. Havuzlu süper lüks villalar, Türkiye’de “yeni zenginliğin” düzdeğişmecesidir. Diğer bir deyişle, yeni zenginliği temsil eder. Pansiyonda tatil genellikle yeni zenginlerin tercihi olarak gösterilmez bu dizilerde.
Soru 107
Asuman gazetedeki haberi okuduktan sonra içerik hakkında aksi yönde bir yorum yapmıştır. Stuart Hall'a göre Asuman nasıl bir okuma gerçekleştirmiştir?
Seçenekler
A
Hakim okuma
B
Reddeden okuma
C
Tarafsız okuma
D
Tartışmalı okuma
E
Karşıt okuma
Açıklama:
Hall ve Çoklu Okuma
Hakim okuma, medya metinlerinin izleyici tarafından metinleri üretenlerin kodladığı niyetle kod açımını yapmasıdır. Tartışmalı okuma, kodlanan niyetlerin bir kısmının kodlandığı niyetle, bir kısmının ise tartışmalı olarak okunmasıdır. Karşıt okumada ise, metni üretenlerin kodladıkları niyetlerin karşıt bir bakış açısıyla kod açımı yapılır. Etken izleyici ise, medya metinleri üstünde tartışmalı ve karşıt okuma yapabilen ve kendi anlamını üretebilen izleyicidir. Zaten Hall düşüncesinde anlam üretimi bir göstergeler ve mücadele alanıdır. Anlamlar izleyiciye verilmez, anlamı izleyici kendisi üretir.
Hakim okuma, medya metinlerinin izleyici tarafından metinleri üretenlerin kodladığı niyetle kod açımını yapmasıdır. Tartışmalı okuma, kodlanan niyetlerin bir kısmının kodlandığı niyetle, bir kısmının ise tartışmalı olarak okunmasıdır. Karşıt okumada ise, metni üretenlerin kodladıkları niyetlerin karşıt bir bakış açısıyla kod açımı yapılır. Etken izleyici ise, medya metinleri üstünde tartışmalı ve karşıt okuma yapabilen ve kendi anlamını üretebilen izleyicidir. Zaten Hall düşüncesinde anlam üretimi bir göstergeler ve mücadele alanıdır. Anlamlar izleyiciye verilmez, anlamı izleyici kendisi üretir.
Soru 108
Hegemonya/Karşı hegemonya kavramları hangi kuramcıya aittir?
Seçenekler
A
Jacobson
B
Gramsci
C
Althusser
D
Hall
E
Pierce
Açıklama:
Hall ve Çoklu Okuma
Althusser medyayı kapitalizmin yeniden üretimini sağlayan ideolojik bir kurum olarak görür. Ancak Hall’un medya analizi aynı zamanda Gramsci’nin hegemonya/karşı- hegemonya, rıza ve direnç kavramlarına dayanır. Gramsci kapitalizmin 20. yüzyıldaki gücünü zora dayalı bir sistem olmaktan ziyade toplumun rızasını sağlayan bir hakim ideoloji üreterek (hakim hegemonyayı inşa ederek), kendini yeniden ürettiğini öne sürmüştür. Ancak Avrupalı bir sosyalist olarak kapitalizmin kendini hakim bir hegemonya olarak kurmasına karşın, sosyalist mücadelenin karşı hegemonya üretmesi gerektiğini savunmuştur.
Althusser medyayı kapitalizmin yeniden üretimini sağlayan ideolojik bir kurum olarak görür. Ancak Hall’un medya analizi aynı zamanda Gramsci’nin hegemonya/karşı- hegemonya, rıza ve direnç kavramlarına dayanır. Gramsci kapitalizmin 20. yüzyıldaki gücünü zora dayalı bir sistem olmaktan ziyade toplumun rızasını sağlayan bir hakim ideoloji üreterek (hakim hegemonyayı inşa ederek), kendini yeniden ürettiğini öne sürmüştür. Ancak Avrupalı bir sosyalist olarak kapitalizmin kendini hakim bir hegemonya olarak kurmasına karşın, sosyalist mücadelenin karşı hegemonya üretmesi gerektiğini savunmuştur.
Soru 109
İzleyicinin farklı anlamlandırma ve müzakerelere açık olmasına izin veren metni Fiske hangi kavramla tanımlamıştır?
Seçenekler
A
Yapımcıl metin
B
Kapalı metin
C
Açık metin
D
Metinlerarası
E
Uzak metin
Açıklama:
Fiske ve Etken İzleyici
Fiske’nin metin-izleyici ilişkisiyle ilgili geliştirdiği kavramların bazıları televizyon metinleri ile ilgilidir. Bu kavramlardan bir tanesi açık metin/kapalı metin ikiliğidir. Açık metin izleyicinin farklı anlamlandırma ve müzakerelere açık olması, kapalı metin ise potansiyel anlamların hakim okuma lehine kapanmasıdır. Fiske’ye göre televizyon yayınları sadece bir program değil, aynı zamanda göstergebilimsel bir deneyimdir.
Fiske’nin metin-izleyici ilişkisiyle ilgili geliştirdiği kavramların bazıları televizyon metinleri ile ilgilidir. Bu kavramlardan bir tanesi açık metin/kapalı metin ikiliğidir. Açık metin izleyicinin farklı anlamlandırma ve müzakerelere açık olması, kapalı metin ise potansiyel anlamların hakim okuma lehine kapanmasıdır. Fiske’ye göre televizyon yayınları sadece bir program değil, aynı zamanda göstergebilimsel bir deneyimdir.
Soru 110
Aşağıdakilerden hangisi Pierce'ün geliştirdiği simge kavramına bir örnektir?
Seçenekler
A
Duman
B
Harita
C
Heykel
D
Kapı zilinin çalması
E
Alyans
Açıklama:
Simge’de ise, gösterge ve nesne arasında ne bağlantı ne de benzerlik vardır. Simgenin anlaşılmasını sağlayan tek neden, simgenin yerine geçtiği nesne ya da canlıyı nitelemesi konusunda, toplumların üstünde anlaşmış olmalarıdır. En çok bilinen simge, sözcüklerdir. Kullandığımız tüm sözcükler belli bir anlaşmaya dayalıdır. Pierce’deki anlaşma kavramı ile Saussure’ün uzlaşma kavramı arasında benzerlik vardır. Rakamlar da çok bilinen simgelerdendir. Beyaz güvercin ve zeytin dalı da evrensel ve çok bilinen simgelerdendir ve bilindiği gibi barışı simgelerler. Zafer işareti, sıkılmış yumruk yine çok bilinen simgeler arasındadır. Alyans da evlilikle doğrudan ilgili olmasa da evliliği düşündüren bir simgedir.
Soru 111
Aşağıda verilenlerden hangisi modern dilbilimin kurucusudur?
Seçenekler
A
Saussure
B
Peirce
C
Jakobson
D
Levi-Strauss
E
Barthes
Açıklama:
İsviçreli dilbilimci Ferdinand de Saussure modern dilbilimin tartışmasız kurucusu olarak kabul edilmektedir.
Soru 112
I. Dil (la langue) ve söz (parole) ayrımı,
II. Gösterge (işaret) kavramının ikili bir yapıya (gösteren/gösterilen) sahip olması,
III. Eş-süremli (synchronic) ve art süremli (diachronic) dil analizi
IV. Yapısalcılık ve göstergebilim ayrımı
Verilenlerden hangileri Saussure'ün dili incelerken dikkat çektiği ayrımlar arasında yer alır?
II. Gösterge (işaret) kavramının ikili bir yapıya (gösteren/gösterilen) sahip olması,
III. Eş-süremli (synchronic) ve art süremli (diachronic) dil analizi
IV. Yapısalcılık ve göstergebilim ayrımı
Verilenlerden hangileri Saussure'ün dili incelerken dikkat çektiği ayrımlar arasında yer alır?
Seçenekler
A
I-II-IV
B
I-III-IV
C
II-III-IV
D
I-II-III
E
I-II-III-IV
Açıklama:
Saussure dilin düşünceleri ifade eden bir göstergeler sistemi olduğunu ve diğer gösterge sistemleri (alfabe, yazı gibi) içinde en önemlisi olduğunu vurgulamıştır. Dili incelerken
üç önemli ayrıma işaret etmiştir:
• Dil (la langue) ve söz (parole) ayrımı,
• Gösterge (işaret) kavramının ikili bir yapıya (gösteren/gösterilen) sahip olması,
• Eş-süremli (synchronic) ve art süremli (diachronic) dil analizidir.
üç önemli ayrıma işaret etmiştir:
• Dil (la langue) ve söz (parole) ayrımı,
• Gösterge (işaret) kavramının ikili bir yapıya (gösteren/gösterilen) sahip olması,
• Eş-süremli (synchronic) ve art süremli (diachronic) dil analizidir.
Soru 113
I. Dilsel sistemde zaman içinde ortaya çıkan değişimlerin analiz edilebilmesi II. Dil dışı göstergelerin çalışılmasına yol açması III. Bireylerin eylemlerinin açıklanmasına olanak sağlaması Verilenlerden hangileri Saussure’ün dil analizinin iletişim kuramları açısından önemini ortaya koyar?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I-III
E
I-II-III
Açıklama:
Saussure’ün dil analizinin iletişim kuramları açısından önemi, dil dışı göstergelerin çalışılmasına yol açmasıdır. Dil dışı göstergeler, toplumsal göstergelerdir ve bu göstergelerle medya ürünlerinde sık sık karşılaşırız. Bir sinema filminde, bir reklam filminde, bir haber fotoğrafında, bir haber metninde, bir televizyon dizisinde ve yaşamın içinde toplumsal göstergelere rastlarız. Örneğin Türkiye’de eskiden Mercedes marka bir otomobil bir zenginlik göstergesiyken, günümüzde lüks spor arabalar ve lüks jipler bir zenginlik
göstergesidir. Eski Yeşilçam filmlerinde apartman dairesi zenginlik göstergesi iken, bugün televizyon dizilerinde havuzlu süper lüks villalar bir zenginlik göstergesidir. Yine eski Yeşilçam filmlerinde uçakla Avrupa seyahatine çıkmak, kadınların manikür pedikür yaptırması zenginlik göstergesiyken, bugün bunlar orta sınıfların da sahip olabildiği yaşam tarzı göstergeleridir.
göstergesidir. Eski Yeşilçam filmlerinde apartman dairesi zenginlik göstergesi iken, bugün televizyon dizilerinde havuzlu süper lüks villalar bir zenginlik göstergesidir. Yine eski Yeşilçam filmlerinde uçakla Avrupa seyahatine çıkmak, kadınların manikür pedikür yaptırması zenginlik göstergesiyken, bugün bunlar orta sınıfların da sahip olabildiği yaşam tarzı göstergeleridir.
Soru 114
Saussure’ün dilbilim kuramını yemek pişirme, giyim, akrabalık sistemleri ve özellikle de mitler ve masallar gibi tüm kültürel süreçleri içerecek şekilde genişleten yapısalcı antropolog aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Williamson
B
Chapman
C
Levi-Strauss
D
Langholz Leymore
E
Barthes
Açıklama:
Levi-Strauss için, “Saussure’ün dilbilim kuramını yemek pişirme, giyim, akrabalık sistemleri ve özellikle de mitler ve masallar gibi tüm kültürel süreçleri içerecek şekilde genişleten yapısalcı antropolog” tanımlaması yapılmaktadır.
Soru 115
"Levi-Strauss’a göre tüm toplumların mitlerinde ortak olan ikili karşıtlıklar evrenseldir. ... Levi-Strauss’a göre tüm toplumların en temel çelişkisi ise, doğa-kültür karşıtlığıdır. Toplumlar önce kendilerini doğadan farklılaştırarak bir kültür
oluştururlar. Fakat daha sonra oluşturdukları bu kültürü doğayla karşılaştırır ve kültürel olanı doğallaştırmaya çalışırlar. İşte Levi-Strauss’ta mitlerin temel işlevi, kültürel olanı doğallaştırmak ve çelişki gidermektir." Bu bağlamda Levi-Strauss'un mit analizinden özellikle hangi alanda yararlanılmıştır?
oluştururlar. Fakat daha sonra oluşturdukları bu kültürü doğayla karşılaştırır ve kültürel olanı doğallaştırmaya çalışırlar. İşte Levi-Strauss’ta mitlerin temel işlevi, kültürel olanı doğallaştırmak ve çelişki gidermektir." Bu bağlamda Levi-Strauss'un mit analizinden özellikle hangi alanda yararlanılmıştır?
Seçenekler
A
Sinema
B
Moda
C
Basın
D
Eğitim
E
Reklamcılık
Açıklama:
Levi-Strauss’un mit analizinden özellikle reklamcılık alanındaki çalışmalarda yararlanılmıştır. Langholz Leymore, Chapman ve Egger ve Valentine, Levi-Strauss’un mit analizinden reklamcılık alanında yararlanan araştırmacılardır. Langholz Leymore, reklam metinlerinde insanlıkla ilgili temel çelişkilerin ortaya konup, bunların giderildiğini ve
reklamcılığın endişe giderici mekanizma gibi hareket ettiğini ileri sürer.
reklamcılığın endişe giderici mekanizma gibi hareket ettiğini ileri sürer.
Soru 116
Aşağıdakilerden hangisi “çağdaş mitler” olarak adlandırdığı popüler kültüre ait göstergeleri, yapısalcı bir düşünür
olarak ele almıştır?
olarak ele almıştır?
Seçenekler
A
Levi-Strauss
B
Roland Barthes
C
Williamson
D
Chapman ve Egger
E
Langholz Leymore
Açıklama:
Levi-Strauss ilkel mitlerin ortak yapılarıyla ilgilenirken, aynı yıllarda Roland Barthes, “çağdaş mitler” olarak adlandırdığı popüler kültüre ait göstergeleri, yapısalcı bir düşünür
olarak incelemiştir. Barthes’a göre çağdaş mitler ideolojiktir, sınıfsaldır ve kapitalist sistemi meşrulaştırıcı olarak işlev görür. “Mitler” (Mythologies) (1952) çalışmasında Barthes,
Fransız toplumundaki yeme içme alışkanlıkları, tatil ritüelleri, reklam metinleri gibi popüler kültür ürünlerini; burjuva sınıfının değerlerini gündelik hayatta temsil eden ve
doğallaştıran mitler ve gösterge sistemleri olarak çalışmıştır.
olarak incelemiştir. Barthes’a göre çağdaş mitler ideolojiktir, sınıfsaldır ve kapitalist sistemi meşrulaştırıcı olarak işlev görür. “Mitler” (Mythologies) (1952) çalışmasında Barthes,
Fransız toplumundaki yeme içme alışkanlıkları, tatil ritüelleri, reklam metinleri gibi popüler kültür ürünlerini; burjuva sınıfının değerlerini gündelik hayatta temsil eden ve
doğallaştıran mitler ve gösterge sistemleri olarak çalışmıştır.
Soru 117
Aşağıdakilerden hangisi göstergeden daha çok, anlam oluşumu üstüne yoğunlaşan ve göstergeleri üçe ayıran Pierce'ına göre simgedir?
Seçenekler
A
Duman ateşin
B
Beyaz güvercin barışın
C
Herhangi birinin fotoğrafı
D
Tuvalet kapılarına konan kadın ve erkek figürleri
E
Bir ülkenin haritası
Açıklama:
Simge’de ise, gösterge ve nesne arasında ne bağlantı ne de benzerlik vardır. Simgenin anlaşılmasını sağlayan tek neden, simgenin yerine geçtiği nesne ya da canlıyı nitelemesi
konusunda, toplumların üstünde anlaşmış olmalarıdır. En çok bilinen simge, sözcüklerdir. Kullandığımız tüm sözcükler belli bir anlaşmaya dayalıdır. Pierce’deki anlaşma kavramı ile
Saussure’ün uzlaşma kavramı arasında benzerlik vardır. Rakamlar da çok bilinen simgelerdendir. Beyaz güvercin ve zeytin dalı da evrensel ve çok bilinen simgelerdendir ve bilindiği gibi barışı simgelerler.
konusunda, toplumların üstünde anlaşmış olmalarıdır. En çok bilinen simge, sözcüklerdir. Kullandığımız tüm sözcükler belli bir anlaşmaya dayalıdır. Pierce’deki anlaşma kavramı ile
Saussure’ün uzlaşma kavramı arasında benzerlik vardır. Rakamlar da çok bilinen simgelerdendir. Beyaz güvercin ve zeytin dalı da evrensel ve çok bilinen simgelerdendir ve bilindiği gibi barışı simgelerler.
Soru 118
Özellikle göstergebilimsel analizlerden görsel imajların analizlerinde yoğun olarak kullanılan analitik araçlar olan eğretileme (metafor) ve düzdeğişmece (metanomi)’yi alana katan ve eğretilemeyi, imgesel ya da gerçeküstü etki yaratırken düzdeğişmece gerçeklik etkisi yaratmak üzere kullanıldığını ifade eden dilbilimci aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Pierce
B
Barthes
C
Jakobson
D
Levi-Strauss
E
Hall
Açıklama:
Jakobson’un dilbilimsel çalışmalarında alana kattığı ve göstergebilimsel analizlerde, özellikle de görsel imajların analizlerinde yoğun olarak kullanılan analitik araçlar, eğretileme (metafor) ve düzdeğişmece (metanomi)’dir. Jakobson şiirin tarzının eğretileme, gerçekçi romanın
tarzının ise düzdeğişmece olduğunu savunur. Jakobson’a göre eğretileme, imgesel ya da gerçeküstü etki yaratırken düzdeğişmece gerçeklik etkisi yaratmak üzere kullanılır.
tarzının ise düzdeğişmece olduğunu savunur. Jakobson’a göre eğretileme, imgesel ya da gerçeküstü etki yaratırken düzdeğişmece gerçeklik etkisi yaratmak üzere kullanılır.
Soru 119
I. Anlamın metnin kendisinde oluştuğunu savunan yapısalcı dilbilimden farklı olarak, anlamın özne-metin ilişkisi ile kurulabileceğini savunan postyapısalcı dilbilim çalışmaları,
“etken izleyici” kavramının oluşması için bir temel hazırlamıştır.
II. Jakobson'un “Söz İncelemesine Giriş” çalışması etken izleyici yaklaşımı için önemli bir çalışmadır.
III. İletişim çalışmalarında etken izleyici yaklaşımıyla çalışan önemli isimler; kültürel çalışmalardan Hall, Morley, Fiske ve Ang ve Radway gibi bazı feminist araştırmacılardır.
Post yapısalcılık ve medya metinlerine ilişkin verilen bilgilerden hangileri doğrudur?
“etken izleyici” kavramının oluşması için bir temel hazırlamıştır.
II. Jakobson'un “Söz İncelemesine Giriş” çalışması etken izleyici yaklaşımı için önemli bir çalışmadır.
III. İletişim çalışmalarında etken izleyici yaklaşımıyla çalışan önemli isimler; kültürel çalışmalardan Hall, Morley, Fiske ve Ang ve Radway gibi bazı feminist araştırmacılardır.
Post yapısalcılık ve medya metinlerine ilişkin verilen bilgilerden hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız II
B
I-II
C
II-III
D
I-III
E
I-II-III
Açıklama:
Anlamın metnin kendisinde oluştuğunu savunan yapısalcı dilbilimden farklı olarak, anlamın özne-metin ilişkisi ile kurulabileceğini savunan postyapısalcı dilbilim çalışmaları,
“etken izleyici” kavramının oluşması için bir temel hazırlamıştır. Barthes’ın S/Z çalışması, “okurcul metinler” ve “yazarsıl metinler” ayrımıyla bu yoldaki diğer bir kilometre taşıdır. İletişim çalışmalarında etken izleyici yaklaşımıyla çalışan önemli isimler; kültürel çalışmalardan Hall, Morley, Fiske ve Ang ve Radway gibi bazı feminist araştırmacılardır.
“etken izleyici” kavramının oluşması için bir temel hazırlamıştır. Barthes’ın S/Z çalışması, “okurcul metinler” ve “yazarsıl metinler” ayrımıyla bu yoldaki diğer bir kilometre taşıdır. İletişim çalışmalarında etken izleyici yaklaşımıyla çalışan önemli isimler; kültürel çalışmalardan Hall, Morley, Fiske ve Ang ve Radway gibi bazı feminist araştırmacılardır.
Soru 120
1970 sonrası Batılı toplumlardaki değişimleri hipergerçeklik, simülasyon ve simülark gibi bazı metaforlarla açıklamaya çalışan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Ang
B
Stuart Hall
C
David Morley
D
Fiske
E
Jean Baudrillard
Açıklama:
Fransız düşünür Jean Baudrillard postmodern olarak adlandırılan 1970 sonrası Batılı toplumlardaki değişimleri hipergerçeklik, simülasyon ve simülark gibi bazı metaforlarla açıklamaya çalışmıştır. “Sanayi ötesi toplum” olarak da adlandırılan postmodern dönem, Baudrillard için göstergeler çağıdır.
Soru 121
Aşağıdakilerden hangisi yapısalcı düşünürlerden biri değildir?
Seçenekler
A
Saussure
B
Jakobson
C
Levi-Strauss
D
Freud
E
Barthes
Açıklama:
Yapısalcılık insan eylemlerinin tüm sorumluluğunu özgür bireye bırakan Hümanizmin tersine, bireyin eylemlerinin toplumsal yapı tarafından belirlendiğini savunan ve özellikle 1960’lı yıllara damgasını vuran düşünce akımıdır. Akım, Fransa’dan yükselmiştir; ancak tüm dünyada takipçileri olmuştur. Önde gelen yapısalcı düşünürler dilbilimci Saussure ve Jakobson, antropolog Levi-Strauss, göstergebilimci Barthes, felsefeci Althusser ve Foucault ve psikiyatri alanında Lacan’dır
Soru 122
Zihnimizde herhangi bir şeyle ilgili toplum tarafından üzerinde uzlaşılmış imaja Saussure'ye göre ne ad verilir?
Seçenekler
A
Dil
B
Gösteren
C
Gösterilen
D
Eş-süremli
E
Art süremli
Açıklama:
Gösterge kavramı işaret olarak da isimlendirilir. Saussure’de gösterge, ses imgesi ve bir kavramı işaret eden sözcükten oluşur. Saussure, göstergeyi gösteren (signifier) ve gösterilen (signified) olarak ikiye ayırır. Gösteren, bir kavramı işaret eden ses imgesidir. Örneğin kedi göstergesindeki k-e-d-i harflerinden oluşan ses gibi. Gösterilen ise zihnimizde kediyle ilgili toplum tarafından üzerinde uzlaşılmış imajdır. Toplumsal uzlaşıya göre kedi isimli hayvan tüylü ve yumuşaktır ve bizim toplumumuzda “nankör” olarak da bir imaja sahiptir.
Soru 123
İlkel mitlerin ortak yapılarını inceleyen düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Saussure
B
Levi-Strauss
C
Jakobson
D
Barthes
E
Althusser
Açıklama:
Levi-Strauss ilkel mitlerin ortak yapılarıyla ilgilenirken, aynı yıllarda Roland Barthes, “çağdaş mitler” olarak adlandırdığı popüler kültüre ait göstergeleri, yapısalcı bir düşünür olarak incelemiştir
Soru 124
Aşağıdakilerden hangisi simgeye örnek olamaz?
Seçenekler
A
Sözcükler
B
Rakamlar
C
Zeytin dalının barışı ifade etmesi
D
Sıkılmış bir yumruğun zaferi işaret etmesi
E
Tuvalet kapılarına konan kadın ve erkek figürleri
Açıklama:
Simge' de, gösterge ve nesne arasında ne bağlantı ne de benzerlik vardır. Simgenin anlaşılmasını sağlayan tek neden, simgenin yerine geçtiği nesne ya da canlıyı nitelemesi konusunda, toplumların üstünde anlaşmış olmalarıdır. En çok bilinen simge, sözcüklerdir. Kullandığımız tüm sözcükler belli bir anlaşmaya dayalıdır. Pierce’deki anlaşma kavramı ile Saussure’ün uzlaşma kavramı arasında benzerlik vardır. Rakamlar da çok bilinen simgelerdendir. Beyaz güvercin ve zeytin dalı da evrensel ve çok bilinen simgelerdendir ve bilindiği gibi barışı simgelerler. Zafer işareti, sıkılmış yumruk yine çok bilinen simgeler arasındadır.
Soru 125
Eğretileme (metafor) ve düzdeğişmece (metanomi), aşağıdaki hangi düşünürün göstergebilim alanına kazandırdığı kavramlardır.
Seçenekler
A
Jakopson
B
Levi-Strauss
C
Barthes
D
Lacan
E
Althusser
Açıklama:
Yapısalcı dilbilimin önemli temsilcilerinden olan Roman Jakobson, Rus kökenli olup çok çeşitli dilbilim çevrelerinde bulunmuş ve 1940’lardan sonra akademisyenliğe A.B.D.’de devam etmiştir. Göstergebilimin en çok kullanılan (iletişim alanında da) analitik kavramları olan eğretileme (metafor) ve düzdeğişmece (metanomi), Jakobson’ın alana kazandırdığı kavramlardır. Eğretileme ve düzdeğişmece, günümüzde sinema metinlerinden haber metinlerine; fotoğraf metinlerinden reklam metinlerine, tüm medya ürünlerinin analizinde kullanılmaktadır.
Soru 126
Aşağıdakilerden hangisi Göstergebilimi doğrusal modellerden farklı kılan özelliklerden biri değildir?
Seçenekler
A
Göstergebilim dikkati öncelikle metinlere yöneltir.
B
Göstergebilim alıcının konumuyla ilgilenir
C
Alıcı terimi yerine okuyucu terimini tercih eder
D
Okuyucunun birçok süreç modelinin iddia ettiğinden çok daha aktif bir rol oynadığını kabul eder
E
Tarihsel bağlamın anlam üzerindeki etkisine odaklanır
Açıklama:
Cevabınız doğru değilse ünitenin giriş bölümünü yeniden gözden geçirin.
Sorumuzun doğru cevabı E şıkkıdır.
Sorumuzun doğru cevabı E şıkkıdır.
Soru 127
Aşağıdaki bilim insanlarından hangisi Göstergebilimci olarak gösterilemez?
Seçenekler
A
Lasswell
B
Saussure
C
Jakobson
D
Levi-Strauss
E
Barthes
Açıklama:
Sorunuzun cevabı doğru değilse Yapısalcı Dilbilimsel ve Göstergebilimsel Yaklaşımlar başlığını yeniden gözden geçiriniz.
Sorumuzun doğru cevabı A şıkkıdır.
Sorumuzun doğru cevabı A şıkkıdır.
Soru 128
Saussure dilin düşünceleri ifade eden bir göstergeler sistemi olduğunu ve diğer gösterge sistemleri içinde en önemlisi olduğunu vurgulamıştır ve önemli ayrımlara dikkat çekmiştir. Aşağıdakilerden hangisi bu ayrımlardan biri değildir?
Seçenekler
A
Dil ayrımı
B
Söz ayrımı
C
Gösterene sahip olması
D
Eş-süremli dil analizi
E
İçerik analizi
Açıklama:
Cevabınız doğru değilse Saussure başlığını yeniden gözden geçiriniz.
Sorumuzun doğru cevabı E şıkkıdır.
Sorumuzun doğru cevabı E şıkkıdır.
Soru 129
Aşağıdakilerden hangisi Levi-Strauss'un geliştirdiği analiz modelinde yer alan öğelerden biri değildir?
Seçenekler
A
Gösterenler
B
Gösterge Sistemleri
C
Metnin Verdiği Haz
D
Derin Yapısal Karşıtlıklar
E
Vaat Edilenler
Açıklama:
Cevabınız doğru değilse Levi-Strauss başlığını yeniden gözden geçiriniz.
Sorumuzun doğru cevabı C şıkkıdır.
Sorumuzun doğru cevabı C şıkkıdır.
Soru 130
Eğretileme ve Düzdeğişmece hangi bilim insanının alana kazandırdığı kavramlardır?
Seçenekler
A
Pierce
B
Jakobson
C
Barthes
D
Levi-Strauss
E
Saussure
Açıklama:
Cevabınız doğru değilse Jacobson başlığını yeniden gözden geçiriniz.
Eğretileme ve Düzdeğişmece hangi bilim insanının alana kazandırdığı kavram Jakobson'dur
Eğretileme ve Düzdeğişmece hangi bilim insanının alana kazandırdığı kavram Jakobson'dur
Soru 131
Aşağıdakilerden hangisi Jacobson'un iletişim modelinde yer alan kavramlardan biri değildir?
Seçenekler
A
Bağlam
B
İleti
C
Temas
D
Gürültü
E
Kod
Açıklama:
Cevabınız doğru değilse Jacobson başlığını yeniden gözden geçiriniz.
Sorumuzun doğru cevabı D şıkkıdır.
Sorumuzun doğru cevabı D şıkkıdır.
Soru 132
Aşağıdakilerden hangisi Fiske'nin metin-izleyici ilişkisiyle ilgili geliştirdiği kavramlardan olan "dikey metinlerarasındalık" i ifade eder?
Seçenekler
A
Potansiyel anlamların hakim okuma lehine kapanması
B
Metnin hem yazılırken hem de okunurken, anlamın diğer metinlere başvurularak biçimlendirilmesidir.
C
Anlam oluşumunda farklı türden metinlerle kurulan ilişkidir.
D
Aynı tür metinler (örneğin televizyon dizileri gibi) arasında cinsiyet, karakter ve içerik olarak birbirine göndermede bulunulmasıdır.
E
İzleyicinin farklı anlamlandırma ve müzakerelere açık olmasıdır.
Açıklama:
Cevabınız doğru değilse Fiske ve Etken İzleyici başlığını yeniden gözden geçiriniz.
Sorumuzun doğru cevabı C şıkkıdır.
Sorumuzun doğru cevabı C şıkkıdır.
Soru 133
Tüketim Toplumu kavramı hangi Göstergebilimciye aittir?
Seçenekler
A
Baudrillard
B
Fiske
C
Morley
D
Hall
E
Jakobson
Açıklama:
Cevabınız doğru değilse BAUDRİLLARD VE GÖSTERGELER başlığını yeniden gözden geçiriniz.
Doğru cevap A şıkkıdır.
Doğru cevap A şıkkıdır.
Soru 134
Aşağıdakilerden hangisi Birinci Simülakra Çağı'na ait özelliklerden biri değildir?
Seçenekler
A
Rönesansla başlar
B
Feodal dönemde katı hiyerarşik bir toplumsal düzen vardı.
C
Bu toplumdaki grupların statü göstergeleri şeffaf ve belirgindi.
D
Sanayi Devrimi ile ortaya çıkmıştır.
E
Birinci Simülakra Çağı ile birlikte simülasyonlar da başlamıştır.
Açıklama:
Cevabınız doğru değilse Hipergerçeklik, Simülasyon ve Simülakra başlığını yeniden gözden geçiriniz.
Sorumuzun doğru cevabı D şıkkıdır.
Sorumuzun doğru cevabı D şıkkıdır.
Soru 135
Aşağıdakilerden hangisi Üçüncü Simülakra Çağı'na ait özelliklerden biri değildir?
Seçenekler
A
Bilişim teknolojileri dönemindedir.
B
Yeni bilişim teknolojileri ve medyayla artık her şeyin gerçeği bize birer gösterge ve imaj olarak kodlanarak ulaşmaktadır.
C
Hizmet sektörü genişlemiş ve imajlar çoğalmıştır.
D
Baudrillard düşüncesinde bu göstergeler ve imajlar kitlelere daha somut olarak televizyon ile ulaşmaktadır.
E
Sanat eseri de mekanik olarak üretilebilmiş ve çoğaltılmıştır.
Açıklama:
Cevabınız doğru değilse Hipergerçeklik, Simülasyon ve Simülakra başlığını yeniden gözden geçiriniz.
Sorumuzun doğru cevabı E şıkkıdır.
Sorumuzun doğru cevabı E şıkkıdır.
Soru 136
'Çoklu okuma' kavramını ortaya atan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Hall
B
Morley
C
Fiske
D
Ang
E
Radway
Açıklama:
“Etken izleyici” ve “çoklu okuma” kavramları iletişim alanında, “Kültürel Çalışmalar” yaklaşımının ortaya attığı kavramlardır. Özellikle çoklu okuma kavramı Kültürel Çalışmalar’ın yaşayan en önemli temsilcisi Stuart Hall’a aittir.
Soru 137
Kodlanan niyetlerin alıcı tarafından bir kısmının kodlandığı niyetle, bir kısmının ise tartışmalı olarak okunmasını Stuart Hall aşağıdakilerden hangisi ile adlandırmaktadır?
Seçenekler
A
Hakim okuma
B
Karşıt okuma
C
Tartışmalı okuma
D
Etken okuma
E
Pasif okuma
Açıklama:
Hakim okuma, medya metinlerinin izleyici tarafından metinleri üretenlerin kodladığı niyetle kod açımını yapmasıdır. Tartışmalı okuma, kodlanan niyetlerin bir kısmının kodlandığı niyetle, bir kısmının ise tartışmalı olarak okunmasıdır. Karşıt okumada ise, metni üretenlerin kodladıkları niyetlerin karşıt bir bakış açısıyla kod açımı yapılır. Etken izleyici ise, medya metinleri üstünde tartışmalı ve karşıt okuma yapabilen ve kendi anlamını üretebilen izleyicidir. Zaten Hall düşüncesinde anlam üretimi bir göstergeler ve mücadele alanıdır. Anlamlar izleyiciye verilmez, anlamı izleyici kendisi üretir
Soru 138
Metin-izleyici ilişkisiyle ilgili olarak açık metin/kapalı, yapımcıl metin, metinlerarasılık gibi kavramları ortaya atan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Radway
B
Ang
C
Hall
D
Fiske
E
Morley
Açıklama:
Morley’in çalışmalarından etkilenen John Fiske’nin önde gelen çalışmaları “Televizyon Kültürü” (Television Culture) (1987), “Popüler Kültürü Okumak” (Reading the Popular) (1989) ve “İktidar Oyunları ve İktidarın İşleyişi” (Power Plays Power Works) (1993)’dir. Fiske’nin çalışmaları izleyicinin medya metinleri karşısında “etken” olduğu varsayımına dayanır. Fiske düşüncesinde anlamın inşa edilmesinde ne metin ne de izleyici öncelikli bir öneme sahiptir. Fiske’ye göre “bir medya metni okunduğu anda bir metin olur”. Fiske’nin metin-izleyici ilişkisiyle ilgili geliştirdiği kavramların bazıları televizyon metinleri ile ilgilidir. Bu kavramlardan bir tanesi açık metin/kapalı metin ikiliğidir. Açık metin izleyicinin farklı anlamlandırma ve müzakerelere açık olması, kapalı metin ise potansiyel anlamların hakim okuma lehine kapanmasıdır. Fiske’ye göre televizyon yayınları sadece bir program değil, aynı zamanda göstergebilimsel bir deneyimdir. Fiske’nin diğer bir kavramı Barthes’ın yazarsıl ve okurcul metin ayrımından geliştirdiği, yapımcıl metin (producerly text) kavramıdır. Fiske’ye göre televizyon programları açık metinlerdir ve çok anlamlıdır. Yapımcıl metin, izleyicinin televizyon metinlerinden ürettiği anlamları işaret eder. Fiske’nin metin-izleyici ilişkisi üstüne kullandığı diğer bir kavram da, “Hall ve Çoklu Okuma” bölümünde değinilen dilbilimci Kristeva’nın metinlerarasılık (intertextuality) kavramıdır. Metinlerarasılık metnin hem yazılırken hem de okunurken, anlamın diğer metinlere başvurularak biçimlendirilmesidir. Metni yazan kişi başka metinlerden alıntı yaparken, metni okuyan izleyici de metni anlamdırırken başka başka metinlere başvurur. Böylelikle bir metin kendi başına bir anlam taşımaktan ziyade, diğer metinlerle olan ilişkileriyle anlam kazanır
Soru 139
'Kitleleri böylesine uyumlu bir “sessiz çoğunluk” haline getiren temel motivasyon; medya devrimi sonucu oluşan enformasyon ve göstergelerin aşırılığıdır' aşağıdaki kişilerden hangisine aittir?
Seçenekler
A
Baudrillard
B
Radway
C
Hobson
D
Ang
E
Fiske
Açıklama:
Postmodernizm Marksizmi ise, fazla “ekonomik temelli” olmasından dolayı eleştirir. Postmodernizm, Marksizmi toplum bilimi olarak ekonomik temelli sınıf çıkarlarından yola çıktığı için ve ırk, yaş, toplumsal cinsiyet, etnik köken ve hetereoseksüel olmayan cinsel kimlikler ayrımına dayanan toplumsal ve politik dinamikleri yok saydığı için de eleştirmektedir. Baudrillard’a göre de modernitenin sınıf ve sınıf çatışmasını öne çıkaran kuramları, postmodernite çağında içe doğru patlayarak (implosion) anlamlarını yitirmektedir. Çünkü artık kitleler sınıf eylemliliği içinde değil, “olağanüstü uyumluluk” (hyperconformity) aşamasında yaşamaktadırlar. Baudrillard’a göre kitleleri böylesine uyumlu bir “sessiz çoğunluk” haline getiren temel motivasyon; medya devrimi sonucu oluşan enformasyon ve göstergelerin aşırılığıdır. Postmodern çağda gerçeklik medya tarafından kodlanan göstergeler aracılığı ile oluşturulur. Göstergeler aracılığı ile oluşturulan hipergerçekliktir.
Soru 140
Bireylerin gerçeğe bakarak modeli değil, kendilerine sunulan modele bakarak hipergerçekliği inşa etmektesini Baudrillard ne olarak adlandırmaktadır?
Seçenekler
A
Simülakra
B
Simülasyon
C
Yeni gerçeklik
D
Yapımcıl metin
E
Yatay metinlerarasılık
Açıklama:
Baudrillard postmodern dönemdeki bireyin medya ile ve özellikle de televizyon ile kapsanmış yaşamını ve bu yaşamın “gerçekliğini” sorgular. Postmodern dönemde birey artık o kadar yoğun bir şekilde medya göstergeleri, taklitler ve temsil süreçleriyle çevrilmiştir ki, Baudrillard’a göre medya tarafından oluşturulan bu kod düzeni bireyin yeni gerçekliğidir. Medya tarafından oluşturulan bu kod düzeninin adı hipergerçekliktir. Bu kod düzeni içindeki göstergelerin bir göndergesi yoktur. Diğer bir deyişle, Baudrillard’ın düşüncesinde medyanın kendi gerçekliği vardır, yani hipergerçeklik ve hipergerçekliğin reel yaşamdaki gerçekliği temsil etmesi söz konusu olmamaktadır. Türkçe’de “benzeşim” olarak da tanımlanan simülasyon, Baudrillard’da gösteren konumundaki görüntünün, gösterilen konumundaki nesnel gerçeği yansıtma niteliklerinin kaybolması ile ilgilidir. Artık bireyler gerçeğe bakarak modeli değil, kendilerine sunulan modele bakarak hipergerçekliği inşa etmektedir. Örneğin her insan için özlemi duyulan ev, yuva mekanları, gerçeklikten hareketle modellenmemekte; dergilerden, reklamlardan yani medya dünyasından alınan modellerle inşa edilmektedir. Hipergerçeklik medya uzamında oluşturulmuş bir kurgudur, ancak birey tarafından gerçek olarak yaşanmaktadır. Medya ya da televizyon tarafından kodlanan bu hipergerçeklik, insan ya da toplum yaşamıyla ilgili olguların taklididir. Bu taklit, Baudrillard tarafından simülasyon olarak adlandırılır. Burada reel yaşama dair gerçeğin simüle edilmesi söz konusudur. Bu simülasyonları bireyler “aşırılaşmış imajlar” olarak yaşarlar. İmajların ve enformasyonun çoğalması ile beraber kitleler “sessiz çoğunluk” haline gelirler ve bu da Baudrillard’a göre “toplumsalın sonu”dur. Bireylerin reel yaşama dair gerçekliklerinin, simülasyonlarla temsil edilen bir evrene dönüşmesini, Baudrillard simülakra olarak adlandırır.
Soru 141
Herhangi bir somut nesne, durum ya da kavramın yerine geçen ve onu işaret eden resim, yazı ve görüntüyü aşağıdakilerden hangisi en iyi tanımlar?
Seçenekler
A
Sistem
B
Sembol
C
Gösterge
D
Bildirim
E
Görüntü
Açıklama:
Gösterge (işaret) herhangi bir somut nesne, durum ya da kavramın yerine geçen ve onu işaret eden resim, yazı ya da görüntüdür.
Soru 142
Göstergebilim iletişim bilimindeki doğrusal modellerden farklı olarak aşağıdakilerden hangisine öncelikli bir şekilde odaklanır?
Seçenekler
A
Metin
B
Görsel
C
Sistem
D
Kaynak
E
Kanal
Açıklama:
Göstergebilim iletişim bilimindeki doğrusal modellerden farklı olarak dikkatini öncelikle metinlere (text) yöneltir.
Soru 143
Yapısalcılığa göre bireylerin eylemlerini aşağıdakilerden hangisi belirlemektedir?
Seçenekler
A
Bireyin tercihleri
B
Toplumsal yapı
C
Davranış kalıpları
D
Deneyim havuzu
E
Eğitim durumu
Açıklama:
Yapısalcılık insan eylemlerinin tüm sorumluluğunu özgür bireye bırakan Hümanizmin tersine, bireyin eylemlerinin toplumsal yapı tarafından belirlendiğini savunan ve özellikle 1960’lı yıllara damgasını vuran düşünce akımıdır.
Soru 144
Aşağıdakilerden hangisi önde gelen yapısalcı düşünürlerden biri değildir?
Seçenekler
A
Jakobson
B
Barthes
C
Levi-Strauss
D
Radway
E
Saussure
Açıklama:
Önde gelen yapısalcı düşünürler dilbilimci Saussure ve Jakobson, antropolog Levi-Strauss, göstergebilimci Barthes, felsefeci Althusser ve Foucault
ve psikiyatri alanında Lacan’dır.
Radway
ve psikiyatri alanında Lacan’dır.
Radway
Soru 145
Aşağıdakilerden hangisi modern dilbilimin tartışmasız kurucusu olarak kabul edilmektedir?
Seçenekler
A
Jakobson
B
Levi-Strauss
C
Barthes
D
Althusser
E
Saussure
Açıklama:
İsviçreli dilbilimci Ferdinand de Saussure modern dilbilimin tartışmasız kurucusu olarak kabul edilmektedir
Soru 146
Saussure’ye göre gösterge kavramı aşağıdakilerden hangi yapıya sahiptir?
Seçenekler
A
Gösterge/imge
B
Gösteren/metin
C
Gösteren/gösterilen
D
Dil/söz
E
Söz/davranış
Açıklama:
Saussure dili incelerken üç önemli ayrıma işaret etmiştir:
• Dil (la langue) ve söz (parole) ayrımı,
• Gösterge (işaret) kavramının ikili bir yapıya (gösteren/gösterilen) sahip olması,
• Eş-süremli (synchronic) ve art süremli (diachronic) dil analizidir.
• Dil (la langue) ve söz (parole) ayrımı,
• Gösterge (işaret) kavramının ikili bir yapıya (gösteren/gösterilen) sahip olması,
• Eş-süremli (synchronic) ve art süremli (diachronic) dil analizidir.
Soru 147
İletişim alanında göstergebilimsel çalışmaların bir başvuru kaynağı olan “Mitler” çalışması aşağıdaki isimlerden hangisine aittir?
Seçenekler
A
Jakobson
B
Levi-Strauss
C
Althusser
D
Barthes
E
Saussure
Açıklama:
İletişim alanındaki göstergebilimsel çalışmalarda bir başvuru kaynağı olan “Mitler”
çalışmasında Barthes, mit, ideoloji, düzanlam, yananlam kavramlarını kullanmıştır.
çalışmasında Barthes, mit, ideoloji, düzanlam, yananlam kavramlarını kullanmıştır.
Soru 148
Aşağıdakilerden hangisi Jakobson’un doğrusal iletişim modeline eklediği kavramları gösterir?
Seçenekler
A
Gönderen-ileti-alıcı
B
İleti-kanal-alıcı
C
Kanal-alıcı-geribildirim
D
Kod-ileti-kanal
E
Bağlam-temas-kod
Açıklama:
Jakobson’un doğrusal iletişim modeline eklediği kavramlar;
bağlam, temas ve kod’dur.
Bağlam-temas-kod
bağlam, temas ve kod’dur.
Bağlam-temas-kod
Soru 149
Postyapısalcı dilbilim çalışmalarına göre anlam aşağıdakilerden hangisi ile kurulabilir?
Seçenekler
A
Metnin kendisi
B
Özne-metin ilişkisi
C
Öznenin kendisi
D
Alıcının deneyimi
E
Alıcı-anlam ilişkisi
Açıklama:
Anlamın metnin kendisinde oluştuğunu savunan yapısalcı dilbilimden farklı olarak, anlamın özne-metin ilişkisi ile kurulabileceğini savunan postyapısalcı dilbilim çalışmaları, “etken izleyici” kavramının oluşması için bir temel hazırlamıştır.
Soru 150
Aşağıdakilerden hangisi Baudrillard’ın sanayi ötesi toplum olarak da adlandırılan döneme verdiği isimdir?
Seçenekler
A
Göstergeler çağı
B
Nesnelerin çağı
C
Hipergerçek çağı
D
Pozitivizm çağı
E
Tüketim çağı
Açıklama:
“Sanayi ötesi toplum” olarak da adlandırılan postmodern dönem,
Baudrillard için göstergeler çağıdır.
Baudrillard için göstergeler çağıdır.
Ünite 7
Soru 1
Aşağıdakilerden hangisi Marx’ın düşüncelerini doğru ifade etmemiştir?
Seçenekler
A
Toplumsal yaşamın temelini üretim süreci oluşturur.
B
Üretim sürecinin temel öğesi işgücüdür.
C
Üretim sürecinde kullanılan hammadde ve doğal kaynaklarla araç gereçlere üretim ilişkileri denir.
D
İşgücü ve üretim araçları toplumun üretim güçlerini oluştururlar.
E
Üretim ilişkileri ve üretim güçleri bir bütün olarak toplumdaki üretim biçimini belirler.
Açıklama:
Üretim sürecinde kullanılan hammadde ve doğal kaynaklarla araç ve gereçler de üretim araçlarını oluştururlar. İşgücü ve üretim araçları da toplumun üretim güçlerini oluştururlar. Üretim güçleri, üretim sürecinin yalnızca bir yanıdır. Öteki yanı da üretim ilişkileridir. Üretim ilişkileri, üretim süreci sırasında, toplumun bireyleri arasında, mülkiyet ilişkileri çerçevesinde gelişen toplumsal ilişkileri kapsar.
Soru 2
Aşağıdakilerden hangisi Marx’ın yabancılaşma kavramını doğru ifade etmemiştir?
Seçenekler
A
İnsanların birbirinden ya da içinde bulunduğu ortam ya da zamandan uzaklaşmalarıdır.
B
Yabancılaşmış bir insan hayatı insanın özüne aykırı, doğasına uygun düşmeyen bir yaşam biçimidir.
C
İş ve emek yabancılaşmıştır; çünkü insanlar köleleşmiştir, sömürülmektedir.
D
İnsanların yabancılaşmasında toplumsal sınıfların bir etkisi yoktur.
E
Yabancılaşma” maddi alanda ya da duygu ve düşünce alanında olabilir.
Açıklama:
İnsanlar (burjuvazi, üst sınıf, seçkinler, alt sınıf, işçi sınıfı, köylüler, köleler gibi) toplumsal sınıfların varlığı nedeniyle; rekabet olgusu nedeniyle yabancılaşmıştır. Öte yandan insan emeğinin doğanın üstündeki etkisiyle oluşan ürünler de insana yabancılaşmıştır. Para üreticilerin yaşamına egemendir. Kapital (sermaye), üretim araçlarını gerçek yaratıcılardan ayırıp, onlara yabancılaştırarak topluma kendi yasalarını zorla kabul ettirir.
Soru 3
Aşağıdakilerden hangisi Marx’ın görüşlerinden birini doğru ifade etmiştir?
Seçenekler
A
Toplumun egemen maddi gücü olan sınıf o toplumdaki egemen zihinsel güç değildir.
B
Maddi üretim araçlarını elinde bulunduran sınıf aynı zamanda zihinsel üretim araçlarını da elinde bulundurmaz.
C
Maddi üretime sahip olan veya üretimi denetleyen sınıf, aynı zamanda düşünsel üretimi de denetler.
D
Marx düşünceyi açıklama özgürlüğünü aynı zamanda mülkiyet özgürlüğü olarak niteler.
E
Üretim araçlarına sahip egemen sınıfın düşünceleri o dönemin egemen düşünceleri olmaz.
Açıklama:
Marx’a göre egemen sınıfın düşünceleri, bütün çağlarda, egemen düşüncelerdir. Başka bir deyişle her tarihsel dönemde toplumun egemen maddi gücü olan sınıf, aynı zamanda egemen zihinsel güçtür. Maddi üretim araçlarını elinde bulunduran sınıf, aynı zamanda zihinsel üretimin araçlarını da elinde bulundurur. Bu araçlar o kadar birbirinin içine girmiş durumdadırlar ki; zihinsel üretim araçlarına sahip olmayanların düşünceleri de bu egemen sınıfa bağımlıdır. Egemen düşünceler ise egemen maddi ilişkilerin fikirsel ifadesinden başka bir şey değildir. Marx’a göre maddi üretime sahip olan veya üretimi denetleyen sınıf, aynı zamanda düşünsel üretimi de denetler. Örneğin herkes düşüncesini açıklama özgürlüğüne sahiptir; fakat bunu ancak dağıtım araçlarına ve olanaklarına sahip olanlar kullanabilir. Bu nedenle Marx, düşünceyi açıklama özgürlüğünü; özellikle basın özgürlüğünü “mülkiyet özgürlüğü” olarak niteler. Üretim araçlarına sahip egemen sınıfın düşünceleri o dönemin egemen düşünceleri olur ve düşünsel üretim araçlarından yoksun olanlar bu egemenliğin altına girerler.
Soru 4
Kitle iletişim araçlarının hem “meta üretimi” ve değiş tokuşunda “artıdeğer” yaratıcıları olarak doğrudan bir rolü olduğunu hem de reklamcılık yoluyla meta üretiminin diğer kesimlerinde artı-değer üreterek dolaylı bir rol oynadığını gösteren hangi yaklaşımdır?
Seçenekler
A
kültürel bağımlılık
B
siyasal ekonomi yaklaşımı
C
kültürel emperyalizm
D
medya emperyalizmi
E
elektronik sömürgecilik
Açıklama:
Bir mal yalnızca kullanım amacıyla değil de başka bir ürünle değiştirme ya da satma amacıyla üretiliyorsa “meta” olur. Kapitalizm bir meta üretimi sistemidir ve doğası gereği her şeyi metalaştırır. Üretilen malın fiyatı ile bu malın üretimi için ödenen ücret arasındaki fark ise artı-değerdir. Kitle iletişim araçları da doğrudan meta üretirler ve bu üretim sırasında artı-değer yaratırlar. Kitle iletişim araçları metaların reklamını yaparak da dolaylı olarak başka alanlardaki meta üretiminde artı-değer yaratırlar.
Soru 5
Firmaların büyümesi ve çeşitli şekillerde birleşmesiyle tekeller ortaya çıkmıştır. Böylece ekonomik bakımdan serbest rekabetin yerini tekel pazarı almıştır. Küçük sanayi yerini büyük sanayiye bırakmış, banka sermayesi de sanayi sermayesi ile birleşerek finans sermayesini ve finans oligarşisini oluşturmuştur. Tekeller, uluslararası kapitalist tekelleri kurmuşlardır. Güçlü kapitalistler tarafından dünyanın paylaşılması tamamlanmıştır ve ilerideki çatışmalar yeniden paylaşım için olacaktır.
Yukarıdaki açıklamalar Marksist görüşün neyle ilgili eleştirisini ifade etmektedir?
Yukarıdaki açıklamalar Marksist görüşün neyle ilgili eleştirisini ifade etmektedir?
Seçenekler
A
ideoloji
B
emperyalizm
C
kültür
D
burjuvazi
E
medya
Açıklama:
Emperyalizm, eşitsiz bir ilişkinin ürünüdür ve bu eşitsizlik, zayıf tarafın yararına çalışmamaktadır. Emperyalist ilişkide merkez ülkenin egemen güçleri, çevre ülkenin egemen güçlerine nüfuz ederler. Böylece her ikisinin egemen güçlerinin yararına işleyen bir süreç yaratılır. Merkez ve çevre ülkelerin egemen güçleri arasında bir ittifak kurulurken her iki ülkenin çalışan sınıfları arasında bir ittifakın doğması ise önlenmeye çalışılır.
Soru 6
Bu yaklaşıma göre kitle iletişim araçları, ülkeleri bağımlılık ilişkileri içine çeken araçlardır. Yaklaşım, kitle iletişim araçlarının reklamlar da dahil olmak üzere tekrarlanan iletilerinin dünya çapındaki izleyicilerin zihinleri üzerindeki etkileriyle ilgilidir. Kitle iletişim araçları, yerli filmler ve yapımlar yüksek kaliteli ve kitlesel olarak üretilen medya iletileri ve sistemlerinin yarattığı kültürel bir tsunami tarafından önemsizleştirildiği için esas olarak İngilizceyi kullanarak zaman içinde giderek daha fazla bireyi daha benzer hale gelmeleri için etkileyecektir.
Yukarıdaki açıklama aşağıdaki hangi yaklaşımı ifade etmektedir?
Yukarıdaki açıklama aşağıdaki hangi yaklaşımı ifade etmektedir?
Seçenekler
A
kültürel maddecilik
B
siyasal ekonomi
C
medyada tekelleşme
D
zihin yönlendirenler
E
elektronik sömürgecilik
Açıklama:
McPhall’a göre elektronik sömürgeciliğin işleyişi şöyle gerçekleşir: İletişim teknolojileri ithal edilmekte, ithal edilen bu teknolojiyi kurmak için yabancı mühendisler ve teknik elemanlar görev almakta ve bunun için resmi protokoller yapılmaktadır. Bu süreçte yalnızca teknoloji değil, iletişim ürünleri de ithal edilmekte ve yabancıların değerleri, yaşam biçimleri ve beklentileri bu ürünler aracılığıyla egemen kullanmaktadır.
Soru 7
Kamu mülkiyetinde bulunan işletmelerin özel sektöre aktarılmasına ne denir?
Seçenekler
A
serbestleştirme
B
deregülasyon
C
özelleştirme
D
kuralsızlaştırma
E
tekelleşme
Açıklama:
1980’li yıllardan itibaren tüm dünyada özelleştirme ve deregülasyon politikaları kitle iletişiminin görünümünü değiştirmiştir. Özelleştirme kamu mülkiyetinde bulunan işletmelerin özel sektöre aktarılmasıdır. Örneğin daha önce devlet eliyle yürütülen posta, telefon, telekomünikasyon hizmetleri özelleştirilerek özel sektöre devredilmiştir. Deregülasyon ise yasal düzenlemelerin ortadan kaldırılarak kamu mallarının özel sektöre devredilmesidir. Kavram olarak kuralsızlaştırma ya da serbestleştirme gibi karşılıkları olan deregülasyon, kitle iletişiminin kamu gücünün denetiminden çıkmasını ifade eder.
Soru 8
Bu kavrama göre, kültürel ürünler de diğer mallar gibi seri olarak üretilmekte, dağıtılmakta ve tüketilmektedir. Kültür ürünlerinin metalaşması ise boyun eğmeyi, tektipleşmeyi ve totaliterliği beraberinde getirmektedir.
Yukarıdaki açıklamalar hangi kavramı açıklamaktadır?
Yukarıdaki açıklamalar hangi kavramı açıklamaktadır?
Seçenekler
A
Frankfurt okulu
B
kültür endüstrisi
C
eleştirel okul
D
eleştirel kuram
E
propaganda
Açıklama:
Adorno ve Horkheimer, 1940’lı yılların ortalarında okulun genel yaklaşımını ifade eden “kültür endüstrisi” kavramını geliştirmişlerdir. Kültür endüstrisi düşüncesi Adorno ve Horkheimer tarafından Kültür Endüstrisi: Kitle Aldanımı Olarak Aydınlanma denemesinde açıklanmıştır. Burada tekellerin egemenliği altındaki bütün kitle kültürünün özdeş olduğu savunulmuş, aynı zamanda kültür ve eğlencenin karışımının bir sonucu olarak bu kültürün kargaşa olduğu belirtilmiştir.
Soru 9
Düşüncenin endüstrileşmesini özendiren, en son ürünü anlam olan büyük ölçekli kuruluşları, örgütleri, pratikleri, en genel biçimiyle çağdaş iletişim araçlarını anlatan kavrama ne denir?
Seçenekler
A
Frankfurt okulu
B
kültür endüstrisi
C
eleştirel okul
D
bilinç endüstrisi
E
eleştirel kuram
Açıklama:
Bilinç endüstrisi kavramı, Frankfurt Okulu’nun önerdiği “kültür endüstrisi” fikrinin bir benzeridir. Hans Magnus Enzensberger, 1974’te yayınlanan The Consciousness Industry: On Literature, Politics and the Media (Bilinç Endüstrisi: Edebiyat, Siyaset ve Medya) adlı eserinde insan aklının toplumsal bir ürün olarak yeniden üretilmesine yarayan mekanizmaları tanımlamıştır. Bu mekanizmalar arasında kitle iletişim araçları ve eğitim kurumları vardır.
Soru 10
İzleyicilerin mesajları/metinleri nasıl “okudukları” veya yorumladıkları (şifre çözme, anlam verme) üzerine eğilir. Yukarıdaki açıklamalar hangi kavramı açıklamaktadır?
Seçenekler
A
propaganda
B
kültür endüstrisi
C
alımlama
D
küreselleşme
E
kültürel bağımlılık
Açıklama:
Alımlama çalışmaları “aktif izleyici” savının ve anaakım “kullanımlar ve doyumlar” yaklaşımının günümüzdeki liberal-çoğulcu biçimlerinden biridir.
Soru 11
Karl Marx yabancılaşma ile neyi ifade etmektedir?
Seçenekler
A
İnsanların birbirinden ya da içinde bulunduğu ortam ya da zamandan uzaklaşmaları.
B
Doğal kaynakları ya da hammaddeleri işleyerek yaşamın temel gereksinmelerini üretmek.
C
Üretim sürecinde kullanılan hammadde, doğal kaynaklar, araç ve gereçler
D
İş gücü ve üretim araçları
E
Üretim araçlarının mülkiyetine sahip sınıf.
Açıklama:
Marx, kapitalizme işin zorunlu, yabancılaşmış, anlamsızlaştırılmış hale getirilmesi nedeniyle eleştiriler yöneltir. Genel olarak “yabancılaşma” kavramıyla anlatılmak istenen; insanların birbirinden ya da içinde bulunduğu ortam ya da zamandan uzaklaşmalarıdır. Ona göre yabancılaşmış bir insan hayatı, insanın özüne aykırı, doğasına uygun düşmeyen bir yaşam biçimidir.
Soru 12
Aşağıdakilerden hangisi ya da hangileri siyasal ekonomi yaklaşımı için doğrudur?
I. Siyasal ekonomi bir bilim dalı olarak Adam Smith ile birlikte yerleşmiştir.
II. Marksist düşüncedeki siyasal ekonomistler kâr” ın kaynağının emeğin sömürüsüne dayandığını belirtirler.
III. Marx’ın görüşlerinden yola çıkılarak ortaya konan siyasal ekonomi yaklaşımına göre; kitle iletişim araçlarını ellerinde bulunduran sınıf çıkarlarını meşrulaştırılmaktadır.
I. Siyasal ekonomi bir bilim dalı olarak Adam Smith ile birlikte yerleşmiştir.
II. Marksist düşüncedeki siyasal ekonomistler kâr” ın kaynağının emeğin sömürüsüne dayandığını belirtirler.
III. Marx’ın görüşlerinden yola çıkılarak ortaya konan siyasal ekonomi yaklaşımına göre; kitle iletişim araçlarını ellerinde bulunduran sınıf çıkarlarını meşrulaştırılmaktadır.
Seçenekler
A
Yalnız II
B
I-III
C
I-II-III
D
Yalnız I
E
II-III
Açıklama:
Siyasal ekonomi için verilen bilgilerin tamamı doğrudur.
Soru 13
"Eleştirel siyasal ekonomi, tarihsel konumlanışı nedeniyle zaman ve mekanın tarihsel özelliklerini dikkate almayan yaklaşımlardan farklıdır" görüşü eleştirel siyasi ekonominin hangi özelliği bağlamında anaakım ekonomiden ayrılmaktadır?
Seçenekler
A
Eleştirel siyasal ekonomi bütüncüldür
B
Eleştirel siyasal ekonomi tarihseldir.
C
Merkezi olarak kapitalist girişim ile devlet müdahalesi arasındaki dengeyle ilgilenir.
D
Adalet, eşitlik, kamu yararı gibi temel ahlaki sorunlarla ilgilenebilmek için verimlilik gibi teknik konuların ötesine gider.
E
Ekonomiyi ayrı ve uzmanlaşmış bir alan olarak ele alınmaz.
Açıklama:
Eleştirel siyasal ekonomi, anaakım ekonomi biliminden dört özellik açısından farklılaşır. Golding ve Murdock' a göre; Eleştirel siyasal ekonomi tarihseldir. Hem dinamik hem de sorunlu olarak tanımladığı geç kapitalizmin incelenmesi ve betimlenmesiyle ilgilenir. Eleştirel siyasal ekonomi, bu tarihsel konumlanışı nedeniyle zaman ve mekanın tarihsel özelliklerini dikkate almayan yaklaşımlardan farklıdır.
Soru 14
Kültürel Emperyalizme ilişkin verilen bilgilerden hangisi doğru değildir?
Seçenekler
A
Yalnızca iletişim alanı ile ilgili değil; uluslararası ilişkiler, antropoloji, eğitim, bilim, tarih, edebiyat ve spor alanlarındaki olayları açıklamak için de kullanılmaktadır.
B
Schiller'e göre; kapitalist sistemin yayılması, korunması ve daha iyiye gitmesi için çalışan bir araçtır.
C
Schiller çok uluslu şirketlerin ideolojilerinin reklam ile modern dünya sistemine yayılıp, korunduğunu ifade etmektedir.
D
Kitle iletişim araçlarında kültürel emperyalizmden bahsetmek doğru bir varsayım değildir.
E
Armand Mattelart ve Ariel Dorfman' a göre Disney çocuk romanlarında; Amerikan yaşam biçiminin üstünlüğü, tahakküm altındaki insanların geriliği, tüketicilik, paranın üstünlüğü, basmakalıp çocuklaşmış üçüncü dünya, kapitalizmin doğallığı ve anti-devrimci propaganda vurgulanmaktadır.
Açıklama:
Kültürel emperyalizm de ekonomik sömürü ya da askeri kuvvetin ötesine geçen bir sürecin boyutlarını ayırt eder. İletişim alanının yanı sıra uluslararası ilişkiler, antropoloji, eğitim, bilim, tarih, edebiyat ve spor alanlarındaki olayları açıklamak için de bir çerçeve
olarak kullanılan kültürel emperyalizm kavramı, 1960’larda ortaya çıkmış ve 1970’lerden beri bir araştırma odağı olmuştur.
olarak kullanılan kültürel emperyalizm kavramı, 1960’larda ortaya çıkmış ve 1970’lerden beri bir araştırma odağı olmuştur.
Soru 15
Aşağıdakilerden hangisi Oliver Boyd-Barrett tarafından ortaya atılan medya emperyalizminin biçimleri dışında kalmaktadır?
Seçenekler
A
İletişim medyasının şekli: Alıcının kullandığı teknoloji
B
Endüstriyel yapı setleri
C
Medya firmalarındaki ideal pratikle ilgili neyin nasıl yapılacağını içeren değerler
D
Bedava öğle yemeği
E
Belli kitle iletişim araçları içeriklerinin (ürünlerin) ithali
Açıklama:
D şıkkı Kanadalı ekonomist Dallas Smythe’e göre kitle iletişim araçları tekelci kapitalist sistemin bir buluşudur. Bu araçlar, izleyicileri kitle halinde üretirler ve reklamcılara satarlar. Smythe, kitle iletişim araçlarının içeriğini; yani haber, eğlence, müzik, spor, film, tartışma gibi her türlü programı, “bedava öğle yemeği” olarak niteler.
Soru 16
Kitap yazar eşleştirmelerinden hangisi yanlış verilmiştir?
Seçenekler
A
Medya Tekeli-Ben Bagdikian
B
Elektronik Sömürgecilik: Uluslar arası Yayıncılık ve İletişimin Geleceği- Thomas McPhail
C
Aydınlanmanın Diyalektiği- Karl Marx
D
Zihin Yönlendirenler-Herbert Schiller
E
İletişim: Batı Marksizminin Kör Noktası- Dallas Smythe
Açıklama:
Horkheimer ve Adorno, Aydınlanmanın Diyalektiği adlı eserlerinde, amaçlarının “insanlığın gerçekten insani bir düzeye çıkmak yerine niçin yeni türden bir barbarlığa düştüğünü anlamak” olduğunu ifade ederler.
Soru 17
Franfurt Okulu'u düşünürlerinin buluştukları ortak nokta nedir?
Seçenekler
A
Ekonomik sistem ve rekabet
B
Eleştirel bir duruş benimsemeleri
C
Kar-zarar üretiminin eleştirisi
D
Psikanaliz çalışmaları
E
Varoluşçuluk çalışmaları
Açıklama:
Genel anlamda ise eleştirel okulun düşünürleri arasında tam bir görüş birliğinden söz edilemez. Bazı düşünürlerin birbirine benzer çalışmaları olsa da aralarında temel görüş ayrılıkları vardır. Gerçekte tümkarşı duruş ve direnişleri bir araya getiren Frankfurt Okulu düşünürlerinin ortak noktası, eleştirel bir duruşu benimsemeleridir. Bu düşünürler öncelikle özeleştiri biçiminde kendi duruşlarını sorgulamayı, ardından da insanı köleleştiren tüm baskıcı sistemleri sorgulamayı hedeflemişlerdir.
Soru 18
Aşağıdakilerden hangisi Franfurt Okulu'na getirilen eleştirilerden biridir?
Seçenekler
A
İndirgemecilik, seçkincilik ve sağduyusal bilgiye dayanması.
B
Aktif izleyici varsayımı
C
Ilusal kültürler ve kimliklerin de etnik, dinsel, cinsel ve sınıfsal farklılıklar temelinde çatışma halinde oldukları,
D
Ulus-devlet kavramına dayanan kültürel emperyalizm görüşlerinin ideoloji çözümlemesinde sınıf çelişkileriyle ilgilenmedikleri.
E
Kalkınmacı bakış açısına sahip olmaları.
Açıklama:
Frankfurt Okulu düşünürleri daha çok ideoloji konusu üzerinde odaklanırlar. Bu nedenle
indirgemecilikle, seçkincilikle ve “Hegelci idealizmle” eleştirilirler. Frankfurt Okulu’nun öğretisi, siyasal bir güç olarak işçi sınıfının ortadan kayboluşu ya da çöküşü kavramı nedeniyle “proletaryasız (emekçi sınıfsız) Marksizm” olarak betimlenir. Okul, sınıf hakkındaki yargılarını sınıfların tarihsel gelişimi veya sınıf yapısı hakkında herhangi bir çözümlemeyle desteklemediği ve yalnızca sağduyusal bilgiye dayandığı için eleştirilmiştir.
Diğer şıkla kültür emperyalizmine ve kültür bağımlılığı anlayışlarına getirilen eleştirileri kapsamaktadır.
indirgemecilikle, seçkincilikle ve “Hegelci idealizmle” eleştirilirler. Frankfurt Okulu’nun öğretisi, siyasal bir güç olarak işçi sınıfının ortadan kayboluşu ya da çöküşü kavramı nedeniyle “proletaryasız (emekçi sınıfsız) Marksizm” olarak betimlenir. Okul, sınıf hakkındaki yargılarını sınıfların tarihsel gelişimi veya sınıf yapısı hakkında herhangi bir çözümlemeyle desteklemediği ve yalnızca sağduyusal bilgiye dayandığı için eleştirilmiştir.
Diğer şıkla kültür emperyalizmine ve kültür bağımlılığı anlayışlarına getirilen eleştirileri kapsamaktadır.
Soru 19
Chomsky'nin propaganda modelinin üçüncü süzgecinde aşağıdakilerden hangisi yer almaktadır?
Seçenekler
A
Reklamcılık
B
Sert eleştiri
C
Antikomünizm
D
Kâr yönelimi
E
Enformasyon
Açıklama:
Üçüncü süzgeç, medyanın hükümet, iş dünyası ve finanse edilen“uzmanlar” tarafından sağlanan ve birincil kaynaklar ve iktidar temsilcileri tarafından onaylanan enformasyonu esas almasıdır.
Soru 20
Bilinç endüstrisi ve kültür endüstrisi arasındaki temel fark nedir?
Seçenekler
A
Kültür endüstirisi, endüstirileşmiş bireylerin düşünemez hale gelişidir.
B
Kültür endüstrisi çok geniş ve kapsamlı bir kavramlaştırmayı anlatmasına karşın, “bilinç endüstrisi” kavramı çağdaş iletişim araçlarını anlatır.
C
Kültür endüstrisine hem burjuva bireyciliğini hem de işçi sınıfının devrimci potansiyelini yıkmaktadır.
D
Bilinç endüstirisi insanın insan üzerindeki egemenliğinin mevcut düzenini sürdürür.
E
Bilinç endüstrisi özgün hiçbir şey üretmez;
Açıklama:
Kültür endüstrisi çok geniş ve kapsamlı bir kavramlaştırmayı anlatmasına karşın, Enzensberger’in önerdiği “bilinç endüstrisi” kavramı, düşüncenin endüstrileşmesini özendiren, en son ürünü anlam olan büyük ölçekli kuruluşları, örgütleri, pratikleri, en genel biçimiyle çağdaş iletişim araçlarını anlatır. İletişim araçları; eğitim, din, vb. kurumlarla birlikte bireylerin yerleşik bilinç yapılarını ve anlamlarını yeniden üretir.
Soru 21
Eleştirel araştırmalar deyimi ilk kez aşağıdaki düşünürlerden hangisi tarafından kullanılmıştır?
Seçenekler
A
Paul F. Lazarsfeld
B
Karl Heinrich Marx
C
Hans Zeisel
D
Carl Hocland
E
Kurt Lewin
Açıklama:
Eleştirel araştırmalar deyimi, iletişim alanında ilk kez Paul F. Lazarsfeld tarafından, 1941'de kurumların taleplerini ön plana alan "yönetsel çalışmalar"dan farklı bir yaklaşıma yönelik çalışmalarını ABD'de sürdürmek zorunda olan Frankfurt Okulu üyelerinin araştırmalarını tanımlamak için kullanılmıştır.
Soru 22
Karl Marx'a göre toplumsal yaşamın temelini oluşturan unsur aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İşgücü
B
Üretim araçları
C
Üretim süreci
D
Üretim güçleri
E
Üretim ilişkileri
Açıklama:
Marx'a göre, toplumsal yaşamın temelini üretim süreci oluşturur.
Soru 23
Kapitalist iletişim sistemini ve etkilerini inceleyen yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Ulusal siyasal ekonomik yaklaşım
B
Uluslararası siyasal ekonomik yaklaşım
C
Eleştirel siyasal ekonomik yaklaşım
D
Kültürel çalışmalar
E
Siyasal ekonomik yaklaşım
Açıklama:
Ulusal siyasal ekonomi konularına eğilen yaklaşımlar, kapitalist iletişim sistemini ve etkilerini incelerler.
Soru 24
Aşağıdakilerden hangisi Golding ve Murdock'a göre eleştirel siyasal ekonomiyi anaakım ekonomi biliminden ayıran özelliklerden biri değildir?
Seçenekler
A
Bütüncüllük
B
Tarihsellik
C
Kapitalist girişim ile devlet müdahalesi dengesiyle ilgilenmek
D
Temel ahlaki sorunlarla ilgilenmek
E
Yeni sömürgeciliğin genel iletişim yapısını incelemek
Açıklama:
Eleştirel siyasal ekonomi, anaakım ekonomi biliminden dört özellik açısından farklılaşır. Golding ve Murdock, bu özellikleri şöyle sıralamaktadır:
- Eleştirel siyasal ekonomi bütüncüldür. Ekonomiyi ayrı ve uzmanlaşmış bir alan olarak ele almak yerine, ekonomik örgütlenme ile siyasal, toplumsal ve kültürel yaşam arasındaki etkileşimle ilgilenir. Kültür konusunda, özellikle ekonomik dinamiklerin kamusal kültürel anlatımın yayılım alanı ve çeşitliliği ile bunlardan farklı toplumsal grupların yararlanabilirliği üzerindeki etkiyi araştırırlar.
- Eleştirel siyasal ekonomi tarihseldir. Hem dinamik hem de sorunlu olarak tanımladığı geç kapitalizmin incelenmesi ve betimlenmesiyle ilgilenir. Eleştirel siyasal ekonomi, bu tarihsel konumlanışı nedeniyle zaman ve mekanın tarihsel özelliklerini dikkate almayan yaklaşımlardan farklıdır.
- Merkezi olarak kapitalist girişim ile devlet müdahalesi arasındaki dengeyle ilgilenir.
- Adalet, eşitlik, kamu yararı gibi temel ahlaki sorunlarla ilgilenebilmek için verimlilik gibi teknik konuların ötesine gider.
Soru 25
Merkez ülkeler ile periferi ülkeler arasında bir tarafın egemenliğine dayanan, dengesiz bir ekonomik ilişki olduğu varsayımına dayanan yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Siyasal ekonomi
B
Kültürel bağımlılık
C
Eleştirel siyasal ekonomi
D
Emperyalizm
E
Kültürel emperyalizm
Açıklama:
Kültürel bağımlılık yaklaşımı, özellikle Latin Amerika ülkelerine ilişkin araştırmalarla geliştirilmiştir. Bu yaklaşım, merkez ülkeler ile periferi ülkeler arasında bir tarafın egemenliğine dayanan dengeiz bir ekonomik ilişki varsayımına dayanır.
Soru 26
Aşağıdakilerden hangisi kültürel bağımlılık yaklaşımına getirilen eleştirilerden biri değildir?
Seçenekler
A
Yaklaşımla yapılan araştırmaların çoğu genelleme düzeyindedir
B
Bağımsızlık yaklaşımı içinde baskın olan ulus kavramıdır
C
Yönetici sınıfın kendi içsel çelişkilerini görmezden gelir
D
Gelişmekte olan toplum bireyleri yalnızca alıcı olarak sunulmaktadır
E
Gelişmekte olan ülkelerde farklı gelir grubundaki insanların iletiyi aynı biçimde algılamasını beklemektedir
Açıklama:
Kültürel bağımlılık yaklaşımına getirilen eleştirilerden bazıları şunlardır:
Kültürel bağımlılık yaklaşımlarıyla yapılan araştırmaların çoğunun genelleme düzeyinde kalması, ideolojik sürecin özgün dinamiklerini ve bu damiklerin gelişmekte olan ülkelerin bireyleri üzerindeki etkilerini açıkça ortay koyamamaktadır.
Önemli bir nokta da bağımsızlık yaklaşımı içinde baskın olanın toplumsal sınıflar değil, ulus kavramı olduğudur.
Kültürel bağımılık, yönetici-egemen sınıfın, halkın tüm bilincine egemen olan, gücün sınırsız, tek parça bir blok olmayıp, aslında kendi içsel çelişkileri de bulunan bir sınıf olduğunu görmezden gelir.
Ayrıca, gelişmekte olan ülkelerde gelir dağılımı piramidinin farklı basamaklarında yer alan tüm insanların bir iletiyi aynı biçimde algılayacağını beklemek de gerçekçi değildir.
Bu yaklaşım çerçevesinde iletişime kapitalist ilişkilerin üretilmesinde çok güçlü, neredeyse özerk bir rol verilmektedir. Oysa kitle iletişim araçlarını kapitalist üretim ilişkilerinin küresel bir bakış açısında yerleştiren bir çözümleme, bu araçların çok uluslu şirketlerin egemenliğinin belirgin olduğu bir üretim sürecinin bir parçası olduklarını ortaya çıkaracaktır.
Kültürel bağımlılık yaklaşımlarıyla yapılan araştırmaların çoğunun genelleme düzeyinde kalması, ideolojik sürecin özgün dinamiklerini ve bu damiklerin gelişmekte olan ülkelerin bireyleri üzerindeki etkilerini açıkça ortay koyamamaktadır.
Önemli bir nokta da bağımsızlık yaklaşımı içinde baskın olanın toplumsal sınıflar değil, ulus kavramı olduğudur.
Kültürel bağımılık, yönetici-egemen sınıfın, halkın tüm bilincine egemen olan, gücün sınırsız, tek parça bir blok olmayıp, aslında kendi içsel çelişkileri de bulunan bir sınıf olduğunu görmezden gelir.
Ayrıca, gelişmekte olan ülkelerde gelir dağılımı piramidinin farklı basamaklarında yer alan tüm insanların bir iletiyi aynı biçimde algılayacağını beklemek de gerçekçi değildir.
Bu yaklaşım çerçevesinde iletişime kapitalist ilişkilerin üretilmesinde çok güçlü, neredeyse özerk bir rol verilmektedir. Oysa kitle iletişim araçlarını kapitalist üretim ilişkilerinin küresel bir bakış açısında yerleştiren bir çözümleme, bu araçların çok uluslu şirketlerin egemenliğinin belirgin olduğu bir üretim sürecinin bir parçası olduklarını ortaya çıkaracaktır.
Soru 27
Marksist görüşe göre kapitalizmin en yüksek aşaması aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Liberalizm
B
Anarşizm
C
Emperyalizm
D
Faşizm
E
Nazizm
Açıklama:
Marksist görüşte emperyalizm, kapitalizmin eny üksek aşamasıdır.
Soru 28
Aşağıdakilerden hangisi medya emperyalizminin dört biçiminden biri değildir?
Seçenekler
A
İletişim medyasının şekli
B
Endüstriyel yapı setleri
C
Medya firmalarındaki ideal pratikle ilgili değerler
D
Meta olarak izleyici
E
Belli kitle iletişim araçları içeriklerinin ithali
Açıklama:
Medya emperyalizminin dört biçimi vardır:
- İletişim medyasının şekli: Alıcının kullandığı teknoloji
- Endüstriyel yapı setleri
- Medya firmalarındaki ideal pratikle ilgili neyin nasıl yapılacağını içeren değerler
- Belli kitle iletişim araçları içeriklerinin ithali.
Soru 29
Smythe'nin görünmez üçgen adını verdiği ilişkiler ağının unsurları aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
Yayıncı - reklamcı - izleyici
B
Siyaset - yayıncı - izleyici
C
Ekonomi - yayıncı - izleyici
D
Yayıncı - reklamcı - kitle iletişim aracı
E
Siyaset - ekonomi - izleyici
Açıklama:
Smythe, görünmez üçgen adını verdiği yayıncılar, reklamcılar ve izleyiciler arasındaki ilişkileri araştırır.
Soru 30
İlk olarak Thomas McPhail'in 1981'de yayınlanan kitabında kullandığı ve iletişim donanımı ve dışarıda üretilen yazılımın ithali yoluyla kurumlaşan bağımlılık ilişkisini tanımadığı kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kültürel madencilik
B
Elektronik sömürgecilik
C
Medya emperyalizmi
D
Yoğunlaşma
E
Kültür endüstrisi
Açıklama:
Elektronik sömürgecilik kavramı ilk olarak Thomas McPhail'in 1981'de yayınlanan "Electronic Colonialism: The Future of International Broadcasting and Communication" adlı kitabında kullanılmıştır. McPhail, elektronik sömürgeciliği mühendisler, teknisyenler ve ilgili enformasyon protokolleri ile birlikte iletişim donanımının dışarıda üretilen yazılımın ithali yoluyla kurumlaşan bağımlılık ilişkisi olarak tanımlar.
Soru 31
Aşağıdakilerden hangisi kitle iletişim araçları ile yapılan anaakım çalışmaları belirleyen yönelimlerden biri değildir?
Seçenekler
A
Eleştirel yaklaşım
B
Pozitivist yaklaşım
C
Deneysel yaklaşım
D
Yapısal-işlevselci yaklaşım
E
Davranışçı yaklaşım
Açıklama:
Eleştirel yaklaşımlar, kitle iletişimini anlama ve incelemede anaakım yaklaşımlardan farklı seçenekler
sunan çok sayıda çalışmayı içerir. Kitle iletişimiyle ilgili araştırmalarda; pozitivist, deneysel, davranışçı, yapısal-işlevselci yönelimlerle belirlenen anaakım iletişim çalışmalarının toplumsal olguları soyutlayan, var olan sistemin dengesini sürdürme yollarını araştıran mantığına ve hipotezlerine karşı gelişen araştırmaların bütününe “eleştirel yaklaşımlar” adı verilmektedir. Doğru yanıt E'dir.
sunan çok sayıda çalışmayı içerir. Kitle iletişimiyle ilgili araştırmalarda; pozitivist, deneysel, davranışçı, yapısal-işlevselci yönelimlerle belirlenen anaakım iletişim çalışmalarının toplumsal olguları soyutlayan, var olan sistemin dengesini sürdürme yollarını araştıran mantığına ve hipotezlerine karşı gelişen araştırmaların bütününe “eleştirel yaklaşımlar” adı verilmektedir. Doğru yanıt E'dir.
Soru 32
Marx'a göre toplumsal sınıflardan biri olan burjuvazinin, diğer bir toplumsal sınıfı oluşturan proletaryanın emeğini sömürmesi sonucunda bu proletaryanın kendinden, çevresinden ve yaptığı işten uzaklaşması durumu ortaya çıkmaktadır. Bu durum aşağıdaki kavramlardan hangisiyle ifade edilmektedir?
Seçenekler
A
Tükenme
B
Sömürge
C
Yabancılaşma
D
Ayrışma
E
Yanılsama
Açıklama:
Marx, kapitalizme işin zorunlu, yabancılaşmış, anlamsızlaştırılmış hale getirilmesi nedeniyle eleştiriler yöneltir. Genel olarak “yabancılaşma” kavramıyla anlatılmak istenen; insanların birbirinden ya da içinde bulunduğu ortam ya da zamandan uzaklaşmalarıdır. Ona göre yabancılaşmış bir insan hayatı, insanın özüne aykırı, doğasına uygun düşmeyen bir yaşam biçimidir. “Yabancılaşma” maddi alanda ya da duygu ve düşünce alanında olabilir. Örneğin iş ve emek yabancılaşmıştır; çünkü insanlar köleleşmiştir, sömürülmektedir. Soru kökünde de bu durum örneklendiğinden doğru yanıt C'dir.
Soru 33
I. Yeni sömürgeciliğin genel iletişim yapısı
II. İletişim kurumlarının pazar ilişkileri
III. Medya kuruluşlarının sahiplik yapısı
IV. İletişimle ilgili teknolojik ürünlerin ülkeler arasındaki transferi
Yukarıda verilenlerden hangileri iletişim alanındaki ulusal siyasi ekonomi yaklaşımının ele aldığı konular arasında yer almaktadır?
II. İletişim kurumlarının pazar ilişkileri
III. Medya kuruluşlarının sahiplik yapısı
IV. İletişimle ilgili teknolojik ürünlerin ülkeler arasındaki transferi
Yukarıda verilenlerden hangileri iletişim alanındaki ulusal siyasi ekonomi yaklaşımının ele aldığı konular arasında yer almaktadır?
Seçenekler
A
I ve II
B
I ve IV
C
II ve III
D
II ve IV
E
III ve IV
Açıklama:
İletişim alanındaki siyasal ekonomik yaklaşımlar, genel olarak ulusal ve uluslararası olmak üzere iki
alt bölümde de sınıflandırılabilir: (1) Ulusal siyasal ekonomi konularına eğilen yaklaşımlar, kapitalist iletişim sistemini ve etkinliklerini incelerler. Bu yaklaşımlar iletişim konusunda sosyo-ekonomik yapıya öncelik verirler. Bu bağlamda iletişim kurumlarının ekonomik yapısı, pazar ilişkileri, pazarın denetimi, tekelleşme, iletişim ürünlerinin üretimi ve dağıtımındaki ilişkiler, üretim biçiminin yapısı, iletişim alanında çalışanların örgütsel yapı içindeki yerleri, medya kuruluşlarının sahiplik yapısı gibi konuları araştırırlar. (2) Uluslararası ekonomik düzeni temel alan siyasal ekonomi yaklaşımları ise emperyalizm ya da yeni sömürgeciliğin genel iletişim yapısını incelerler. Bu yaklaşımla yapılan araştırmalar, iletişimle ilgili kurumsal ve teknolojik yapılarla ürünlerin ve ideolojilerin uluslar arasındaki transferi gibi konulara eğilirler. Buna göre II ve III numaralı öncüller, ulusal siyasi ekonominin; I ve IV numaralı öncüller ise uluslararası siyasi ekonominin incelediği konular arasında yer almaktadır.
alt bölümde de sınıflandırılabilir: (1) Ulusal siyasal ekonomi konularına eğilen yaklaşımlar, kapitalist iletişim sistemini ve etkinliklerini incelerler. Bu yaklaşımlar iletişim konusunda sosyo-ekonomik yapıya öncelik verirler. Bu bağlamda iletişim kurumlarının ekonomik yapısı, pazar ilişkileri, pazarın denetimi, tekelleşme, iletişim ürünlerinin üretimi ve dağıtımındaki ilişkiler, üretim biçiminin yapısı, iletişim alanında çalışanların örgütsel yapı içindeki yerleri, medya kuruluşlarının sahiplik yapısı gibi konuları araştırırlar. (2) Uluslararası ekonomik düzeni temel alan siyasal ekonomi yaklaşımları ise emperyalizm ya da yeni sömürgeciliğin genel iletişim yapısını incelerler. Bu yaklaşımla yapılan araştırmalar, iletişimle ilgili kurumsal ve teknolojik yapılarla ürünlerin ve ideolojilerin uluslar arasındaki transferi gibi konulara eğilirler. Buna göre II ve III numaralı öncüller, ulusal siyasi ekonominin; I ve IV numaralı öncüller ise uluslararası siyasi ekonominin incelediği konular arasında yer almaktadır.
Soru 34
Bir malın "meta" olarak nitelendirilmesi için aşağıdaki özelliklerden hangisine sahip olması gerekir?
Seçenekler
A
Yalnızca kullanım amacıyla üretilmesi
B
Kişisel çıkar elde etmek amacıyla üretilmesi
C
Toplumsal fayda sağlamaya dönük olarak üretilmesi
D
Üzerinde sahiplik iddiası olan bir kitle tarafından üretilmesi
E
Başka bir ürünle değiştirme veya satma amacıyla üretilmesi
Açıklama:
Siyasal ekonomi yaklaşımı, kitle iletişim araçlarının hem “meta üretimi” ve değiş tokuşunda “artıdeğer” yaratıcıları olarak doğrudan bir rolü olduğunu hem de reklamcılık yoluyla meta üretiminin diğer kesimlerinde artı-değer üreterek dolaylı bir rol oynadığını gösterir. Bir mal yalnızca kullanım amacıyla değil de başka bir ürünle değiştirme ya da satma amacıyla üretiliyorsa “meta” olur. Doğru yanıt E'dir.
Soru 35
Eleştirel siyasal ekonominin, bir ülkenin ekonomisini incelerken o ülkenin sahip olduğu kültürel özellikler ile toplumsal yapının etkilerini de hesaba katması, öncelikli olarak aşağıda verilen özelliklerinden hangisi ile ilişkilidir?
Seçenekler
A
Eleştirel siyasi ekonomi yaklaşımı bütüncüldür.
B
Eleştirel siyasi ekonomi yaklaşımı, geç kapitalizmin özelliklerini betimlemekle ilgilenir.
C
Eleştirel siyasi ekonomi yaklaşımı, kapitalist girişim ile devlet müdahalesi arasındaki dengeyle ilgilenir.
D
Eleştirel siyasi ekonomi yaklaşımı, verimlilik gibi teknik konuları temele alır.
E
Eleştirel siyasi ekonomi yaklaşımı, adalet, eşitlik, kamu yararı gibi temel ahlaki sorunlarla ilgilenir.
Açıklama:
Eleştirel siyasal ekonomi bütüncüldür. Ekonomiyi ayrı ve uzmanlaşmış bir alan olarak ele almak yerine, ekonomik örgütlenme ile siyasal, toplumsal ve kültürel yaşam arasındaki etkileşimle ilgilenir. Kültür konusunda, özellikle ekonomik dinamiklerin kamusal kültürel anlatımın yayılım alanı ve çeşitliliği ile bunlardan farklı toplumsal grupların yararlanabilirliği üzerindeki etkiyi araştırırlar. Buna göre, soru kökünde verilen durum, eleştirel siyasak ekonominin bütncüllük özelliği ile doğrudan ilgilidir. Doğru yanıt A'dır.
Soru 36
Çok uluslu şirketlerin, medya aracılığı ile belli bir yaşam biçiminin üstünlüğünü vurgulayan içerikleri yoğun bir şekilde yayınlaması durumunu en iyi açıklayan kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Yabancılaşma
B
Serbest piyasa ekonomisi
C
Yatırım ortaklığı
D
Kültürel emperyalizm
E
Bütünleşik sermaye bilinci
Açıklama:
Kültür emperyalizmi konusunda en çok siyasal ekonomik yorumlar ve kurum incelemelerinde bulunulmuştur. Schiller, medyanın dünya kapitalizmi içindeki yerini işaret ederek modern dünya sisteminin ideolojik bilişimsel altyapısı olan “çok uluslu şirketleri (ÇUŞ)” merkeze alarak, bu şirketler aracılığıyla modern dünya sisteminin nasıl reklamının yapıldığını, korunup yayıldığını anlatır. Medya aracılığı ile belli bir yaşam biçiminin özendirilmesi ve diğer yaşam biçimlerinden üstün olduğu anlayışının yayılmaya çalışması durumu da bu bağlamda kültürel emperyalizm kapsamında ele alınabilecek bir durumdur. Doğru yanıt D'dir.
Soru 37
Serbest pazar ekonomisinin, medya alanında büyük şirketlerin ortaya çıkmasına neden olmasının en olası sonucu aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Çok seslilik
B
Çoğulcu demokrasi
C
Anti-tröst uygulamaları
D
Düşünceyi açıklama ve ifade özgürlüğü
E
Tek seslilik
Açıklama:
Çok seslilik, liberal-çoğulcu kuramda önemli bir yer tutar. Farklı düşüncelere sahip kişilerin bu düşüncelerini toplumsal yaşamda açıkça dile getirebilmeleri anlamına gelen çok seslilik çağdaş demokrasilerin temelidir. Çok seslilik, düşünceyi açıklama ve ifade özgürlüğü ile yakından bağlantılıdır ve demokratik toplumlarda serbest pazarda iş gören kitle iletişim araçları çok sesliliğin sağlanmasının güvencesi olarak görülür. Ancak serbest pazar, doğası gereği tekelleşmeyi beraberinde getirir ve medya alanındaki tekelleşme farklı düşüncelerin ifade edilmesine engel olacağı için “tek sesliliğe” neden olur. Doğru yanıt E'dir.
Soru 38
Frankfurt Okulu'nun temsilcilerinden Horkheimer ve Adorno, Aydınlanmanın Diyalektiği adlı eserlerinde, amaçlarının “insanlığın gerçekten insani bir düzeye çıkmak yerine niçin yeni türden bir barbarlığa düştüğünü anlamak” olduğunu ifade ederler.
Buna göre aşağıda verilenlerden hangisi Frankfurt Okulu temsilcilerinin görüşlerine uygun bir ifade değildir?
Buna göre aşağıda verilenlerden hangisi Frankfurt Okulu temsilcilerinin görüşlerine uygun bir ifade değildir?
Seçenekler
A
Günümüzde insanların davranışları, toplumsal mekanizmalar tarafından biçimlendirilmektedir.
B
İnsanların geleceğini belirleyecek temel etmenler, yöneticiler ve ekonomik sistem arasındaki çatışmalardır.
C
Ekonomik güçler karşısında birey tamamen hükümsüz bırakılmaktadır.
D
Ekonomik güçler, doğanın toplum üzerindeki etkisine vurgu yaparak bu etkinin mümkün olan yüksek düzeye ulaşmasını sağlamaktadır.
E
Kendilerine dağıtılan metaların niceliği, kitlelerin acizliğini adaletsiz bir biçimde arttırmaktadır.
Açıklama:
Horkheimer ve Adorno, Aydınlanmanın Diyalektiği adlı eserlerinde, amaçlarının “insanlığın gerçekten
insani bir düzeye çıkmak yerine niçin yeni türden bir barbarlığa düştüğünü anlamak” olduğunu ifade ederler. Düşünürlere göre ekonomik üretkenliğin artışı bir yandan adil bir dünya için gereken koşulları yaratırken, diğer yandan da teknik aygıta ve bunu elinde tutan toplumsal gruplara halkın geri kalan kısmı üzerinde hadsiz hesapsız bir üstünlük kurmalarını sağlamaktadır. Ekonomik güçler karşısında birey tamamen hükümsüz bırakılmakta ve bu güçler toplumun doğa üzerindeki egemenliğini akla hayale gelmez bir düzeye çıkarmaktadır. Birey kullandığı aygıtın önünde görünmez hale gelirken geçimi yine bu aygıt tarafından çok daha iyi bir biçimde sağlanmaktadır. Kendilerine dağıtılan metaların niceliğiyle birlikte kitlenin acizliği ve güdülme olasılığı da adaletsiz bir biçimde artmaktadır. Buna göre D seçeneğinde verilen ifade Frankfurt Okulu temsilcilerinin görüşlerine uygun bir ifade değildir. Çünkü onlara göre ekonomik güçler, toplumun doğa üzerindeki egemenliği arttırmaktadır. Doğru yanıt D'dir.
insani bir düzeye çıkmak yerine niçin yeni türden bir barbarlığa düştüğünü anlamak” olduğunu ifade ederler. Düşünürlere göre ekonomik üretkenliğin artışı bir yandan adil bir dünya için gereken koşulları yaratırken, diğer yandan da teknik aygıta ve bunu elinde tutan toplumsal gruplara halkın geri kalan kısmı üzerinde hadsiz hesapsız bir üstünlük kurmalarını sağlamaktadır. Ekonomik güçler karşısında birey tamamen hükümsüz bırakılmakta ve bu güçler toplumun doğa üzerindeki egemenliğini akla hayale gelmez bir düzeye çıkarmaktadır. Birey kullandığı aygıtın önünde görünmez hale gelirken geçimi yine bu aygıt tarafından çok daha iyi bir biçimde sağlanmaktadır. Kendilerine dağıtılan metaların niceliğiyle birlikte kitlenin acizliği ve güdülme olasılığı da adaletsiz bir biçimde artmaktadır. Buna göre D seçeneğinde verilen ifade Frankfurt Okulu temsilcilerinin görüşlerine uygun bir ifade değildir. Çünkü onlara göre ekonomik güçler, toplumun doğa üzerindeki egemenliği arttırmaktadır. Doğru yanıt D'dir.
Soru 39
I. Birinci süzgeç-Egemen medya şirketlerinin büyüklüğü
II. İkinci süzgeç-Reklamcılık
III. Üçüncü süzgeç-Medya şirketi sahiplerinin kar yönelimleri
IV. Dördüncü süzgeç-Komünizm karşıtlığı
Chomsky’nin propaganda modelinin süzgeçleri ve bunların içeriğine yönelik verilen eşleştirmelerden hangileri doğrudur?
II. İkinci süzgeç-Reklamcılık
III. Üçüncü süzgeç-Medya şirketi sahiplerinin kar yönelimleri
IV. Dördüncü süzgeç-Komünizm karşıtlığı
Chomsky’nin propaganda modelinin süzgeçleri ve bunların içeriğine yönelik verilen eşleştirmelerden hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
I ve II
B
I ve III
C
II ve III
D
II ve IV
E
III ve IV
Açıklama:
Chomsky’nin propaganda modelinin süzgeçleri şöyle sıralanır:
• Birinci süzgeç, egemen medya şirketlerinin büyüklüğü, sahiplik yapısındaki yoğunlaşma, sahibinin serveti ve kâr yönelimidir.
• İkinci süzgeç, kitle iletişim araçlarının özel gelir kaynağı olarak reklamcılıktır.
• Üçüncü süzgeç, medyanın hükümet, iş dünyası ve finanse edilen“uzmanlar” tarafından sağlanan ve bu birincil kaynaklar ve iktidar temsilcileri tarafından onaylanan enformasyonu esas almasıdır.
• Dördüncü süzgeç, medyayı disiplin altına alma yoluyla “sert eleştiri”dir.
• Beşinci süzgeç, bir ulusal din ve denetim mekanizması olarak “antikomünizm” yani komünizm karşıtlığıdır.
BUuna göre I ve II numaralı öncüllerde verilen eşleştirmeler doğru III ve IV numaralı öncüllerde verilen eşleştirmeler yanlıştır. Doğru yanıt A'dır.
• Birinci süzgeç, egemen medya şirketlerinin büyüklüğü, sahiplik yapısındaki yoğunlaşma, sahibinin serveti ve kâr yönelimidir.
• İkinci süzgeç, kitle iletişim araçlarının özel gelir kaynağı olarak reklamcılıktır.
• Üçüncü süzgeç, medyanın hükümet, iş dünyası ve finanse edilen“uzmanlar” tarafından sağlanan ve bu birincil kaynaklar ve iktidar temsilcileri tarafından onaylanan enformasyonu esas almasıdır.
• Dördüncü süzgeç, medyayı disiplin altına alma yoluyla “sert eleştiri”dir.
• Beşinci süzgeç, bir ulusal din ve denetim mekanizması olarak “antikomünizm” yani komünizm karşıtlığıdır.
BUuna göre I ve II numaralı öncüllerde verilen eşleştirmeler doğru III ve IV numaralı öncüllerde verilen eşleştirmeler yanlıştır. Doğru yanıt A'dır.
Soru 40
Kamu hizmeti sunması için devletler tarafından yönetilen ya da korunan medyalarla ilgili yasal düzenlemelerin kaldırılarak bu medyaların işletmesinin özel sektöre açılmasını ifade eden kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Reregülasyon
B
Deregülasyon
C
Standartlaştırma
D
Şebekeleştirme
E
Yeniden düzenleme
Açıklama:
Deregülasyon ise yasal düzenlemelerin ortadan kaldırılarak kamu mallarının özel sektöre devredilmesidir. Kavram olarak “kuralsızlaştırma” ya da “serbestleştirme” gibi karşılıkları olan deregülasyon, kitle iletişiminin kamu gücünün denetiminden çıkmasını ifade eder. Bir başka deyişle kamu hizmeti sunması için devletler tarafından yönetilen ya da korunan medyalarla ilgili yasal düzenlemelerin kaldırılarak bu medyaların işletmesinin özel sektöre açılmasını anlatır. Örneğin televizyon yayınları kamu tekeli biçiminde düzenlenirken, deregülasyon politikalarıyla pazara girişteki bu tekel kaldırılmış ve yayıncılık alanı özel sektöre açılmıştır. Doğru yanıt B'dir.
Soru 41
I. Yasal ve siyasal kurumlar
II. Düşünme biçimi
III. İdeolojiler
IV. Felsefeler
Yukarıdaki öncüller hangi yapıyı oluşturur?
II. Düşünme biçimi
III. İdeolojiler
IV. Felsefeler
Yukarıdaki öncüller hangi yapıyı oluşturur?
Seçenekler
A
Altyapı
B
Üstyapı
C
Üretim süreci
D
Üretim güçleri
E
Üretim araçları
Açıklama:
Marx’a göre her toplumda “ekonomik temel ya da altyapı” ve “üstyapı” ayırt edilir. Altyapı, üretim güçleri ve üretim ilişkilerinden oluştur. Üstyapıda ise yasal ve siyasal kurumlar, düşünme biçimi, ideolojiler ve felsefeler birlikte yer alır.
Soru 42
Eleştirel siyasal ekonomi, anaakım ekonomi biliminden hangi özelliği ile ayrılmaz?
Seçenekler
A
Eleştirel siyasal ekonomi bütüncüldür. Ekonomiyi ayrı ve uzmanlaşmış bir alan olarak ele almak yerine, ekonomik örgütlenme ile siyasal, toplumsal ve kültürel yaşam arasındaki etkileşimle ilgilenir
B
Kültür konusunda, özellikle ekonomik dinamiklerin kamusal kültürel anlatımın yayılım alanı ve çeşitliliği ile bunlardan farklı toplumsal grupların yararlanabilirliği üzerindeki etkiyi araştırırlar
C
Merkezi olarak kominist girişim ile devlet müdahalesi arasındaki dengeyle ilgilenir
D
Adalet, eşitlik, kamu yararı gibi temel ahlaki sorunlarla ilgilenebilmek için verimlilik gibi teknik konuların ötesine gider
E
Eleştirel siyasal ekonomi tarihseldir. Hem dinamik hem de sorunlu olarak tanımladığı geç kapitalizmin incelenmesi ve betimlenmesiyle ilgilenir
Açıklama:
Eleştirel siyasal ekonomi, anaakım ekonomi biliminden dört özellik açısından farklılaşır. Golding ve Murdock, bu özellikleri şöyle sıralamaktadırlar:
a. Eleştirel siyasal ekonomi bütüncüldür. Ekonomiyi ayrı ve uzmanlaşmış bir alan olarak ele almak yerine, ekonomik örgütlenme ile siyasal, toplumsal ve kültürel yaşam arasındaki etkileşimle ilgilenir. Kültür konusunda, özellikle ekonomik dinamiklerin kamusal kültürel anlatımın yayılım alanı ve çeşitliliği ile bunlardan farklı toplumsal grupların yararlanabilirliği üzerindeki etkiyi araştırırlar.
b. Eleştirel siyasal ekonomi tarihseldir. Hem dinamik hem de sorunlu olarak tanımladığı geç kapitalizmin incelenmesi ve betimlenmesiyle ilgilenir. Eleştirel siyasal ekonomi, bu tarihsel konumlanışı nedeniyle zaman ve mekanın tarihsel özelliklerini dikkate almayan yaklaşımlardan farklıdır.
c. Merkezi olarak kapitalist girişim ile devlet müdahalesi arasındaki dengeyle ilgilenir.
d. Adalet, eşitlik, kamu yararı gibi temel ahlaki sorunlarla ilgilenebilmek için verimlilik gibi teknik konuların ötesine gider.
a. Eleştirel siyasal ekonomi bütüncüldür. Ekonomiyi ayrı ve uzmanlaşmış bir alan olarak ele almak yerine, ekonomik örgütlenme ile siyasal, toplumsal ve kültürel yaşam arasındaki etkileşimle ilgilenir. Kültür konusunda, özellikle ekonomik dinamiklerin kamusal kültürel anlatımın yayılım alanı ve çeşitliliği ile bunlardan farklı toplumsal grupların yararlanabilirliği üzerindeki etkiyi araştırırlar.
b. Eleştirel siyasal ekonomi tarihseldir. Hem dinamik hem de sorunlu olarak tanımladığı geç kapitalizmin incelenmesi ve betimlenmesiyle ilgilenir. Eleştirel siyasal ekonomi, bu tarihsel konumlanışı nedeniyle zaman ve mekanın tarihsel özelliklerini dikkate almayan yaklaşımlardan farklıdır.
c. Merkezi olarak kapitalist girişim ile devlet müdahalesi arasındaki dengeyle ilgilenir.
d. Adalet, eşitlik, kamu yararı gibi temel ahlaki sorunlarla ilgilenebilmek için verimlilik gibi teknik konuların ötesine gider.
Soru 43
Aşağıdaki araştırmacılardan hangisi, ekonomik oluşumları ve süreçleri, sahiplik ve denetim konularına eğilerek gerçekleştirmemiştir?
Seçenekler
A
Murdock
B
Golding
C
Elliot
D
Curran
E
Mayerne-Turquet
Açıklama:
Murdock, Golding, Elliot ve Curran gibi araştırmacılar, ekonomik oluşumları ve süreçleri, sahiplik ve denetim konularına eğilerek incelediler.
Soru 44
Merkez (endüstrileşmiş) ülkeler ile periferi (yan/üçüncü dünya ülkeleri) arasında bir tarafın egemenliğine dayanan dengesiz ekonomik ilişki varsayımına dayanan yaklaşıma ne ad verilir?
Seçenekler
A
Kültürel Bağımlılık
B
Kültür endüstrisi
C
Kültürel Maddecilik
D
Elektronik Sömürgecilik
E
Kültürel emperyalizm
Açıklama:
Kültürel bağımlılık yaklaşımı, özellikle Latin Amerika ülkelerine ilişkin araştırmalarla geliştirilmiştir. Bu yaklaşım, merkez (endüstrileşmiş) ülkeler ile periferi (yan/üçüncü dünya ülkeleri) arasında bir tarafın egemenliğine dayanan dengesiz ekonomik ilişki varsayımına dayanır. Ülkeler arasındaki ekonomik bağımlılığın beraberinde kültürel bağımlılık getirdiği üzerinde durulur.
Soru 45
Hangisi medya emperyalizminin türlerinden biri değildir?
Seçenekler
A
İletişim medyasının şekli: Alıcının kullandığı teknoloji
B
Endüstriyel yapı setleri
C
Medya firmalarındaki ideal pratikle ilgili neyin nasıl yapılacağını içeren değerler
D
Belli kitle iletişim araçları içeriklerinin (ürünlerin) ithali.
E
Maddi üretim sisteminin kendini sürdürme yolu.
Açıklama:
Oliver Boyd-Barrett tarafından 1977’de ortaya atılan medya emperyalizmi tezi, güç dengesizlikleri ve medya akışını ele almaktadır. Boyd-Barrett’e göre medya emperyalizmi, herhangi bir ülkedeki medya sahipliği, yapısı, dağıtım veya içeriğinin tek başına veya birlikte, diğer ülke veya ülkelerin medya çıkarlarının önemli miktarda dış baskısına maruz kalması sürecidir. Buna göre, medya emperyalizminin dört biçimi vardır:
a. İletişim medyasının şekli: Alıcının kullandığı teknoloji
b. Endüstriyel yapı setleri
c. Medya firmalarındaki ideal pratikle ilgili neyin nasıl yapılacağını içeren değerler
d. Belli kitle iletişim araçları içeriklerinin (ürünlerin) ithali
a. İletişim medyasının şekli: Alıcının kullandığı teknoloji
b. Endüstriyel yapı setleri
c. Medya firmalarındaki ideal pratikle ilgili neyin nasıl yapılacağını içeren değerler
d. Belli kitle iletişim araçları içeriklerinin (ürünlerin) ithali
Soru 46
Medya emperyalizmi tezi hangi araştırmacı tarafından ortaya atılmıştır?
Seçenekler
A
Adorno
B
Thomas McPhail
C
Herbert Schiller
D
Oliver Boyd-Barrett
E
Dallas Smythe
Açıklama:
Oliver Boyd-Barrett tarafından 1977’de ortaya atılan medya emperyalizmi tezi, güç dengesizlikleri ve medya akışını ele almaktadır. Boyd-Barrett’e göre medya emperyalizmi, herhangi bir ülkedeki medya sahipliği, yapısı, dağıtım veya içeriğinin tek başına veya birlikte, diğer ülke veya ülkelerin medya çıkarlarının önemli miktarda dış baskısına maruz kalması sürecidir.
Soru 47
"Geleneksel Kuram ve Eleştirel Kuram" adlı makale kimin çalışmasıdır?
Seçenekler
A
Max Horkheimer
B
Theodor W. Adorno
C
Herbert Marcuse
D
Leo Lowenthal
E
Franz Neumann
Açıklama:
Frankfurt Okulu’nun en önemli üyeleri Max Horkheimer, Theodor W. Adorno, Herbert Marcuse, Leo Lowenthal ve Franz Neumann’dır. Bu düşünürler, kültür ve modernizmle ilgili sorunlar üzerine yoğunlaşmışlar, Marksist toplum teorisini varoluşçuluk ve psikanalizle tamamlamaya çalışmışlardır.
Soru 48
Aşağıdakilerden hangisi Chomsky’nin propaganda modelinin süzgeçlerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Birinci süzgeç, egemen medya şirketlerinin büyüklüğü, sahiplik yapısındaki yoğunlaşma, sahibinin serveti ve kâr yönelimidir.
B
İkinci süzgeç, kitle iletişim araçlarının özel gelir kaynağı olarak reklamcılıktır.
C
Üçüncü süzgeç, medyanın hükümet, iş dünyası ve finanse edilen“uzmanlar” tarafından sağlanan ve bu birincil kaynaklar ve iktidar temsilcileri tarafından onaylanan enformasyonu esas almasıdır.
D
Dördüncü süzgeç, medyayı disiplin altına alma yoluyla “sert eleştiri”dir
E
Beşinci süzgeç, bir ulusal din ve denetim mekanizması olarak “antikomünizm” yani komünizm sempatizanlığıdır
Açıklama:
Chomsky’nin propaganda modelinin süzgeçleri şöyle sıralanır: • Birinci süzgeç, egemen medya şirketlerinin büyüklüğü, sahiplik yapısındaki yoğunlaşma, sahibinin serveti ve kâr yönelimidir.
• İkinci süzgeç, kitle iletişim araçlarının özel gelir kaynağı olarak reklamcılıktır.
• Üçüncü süzgeç, medyanın hükümet, iş dünyası ve finanse edilen“uzmanlar” tarafından sağlanan ve bu birincil kaynaklar ve iktidar temsilcileri tarafından onaylanan enformasyonu esas almasıdır.
• Dördüncü süzgeç, medyayı disiplin altına alma yoluyla “sert eleştiri”dir.
• Beşinci süzgeç, bir ulusal din ve denetim mekanizması olarak “antikomünizm” yani komünizm karşıtlığıdır. Bu ögeler birbirleri
• İkinci süzgeç, kitle iletişim araçlarının özel gelir kaynağı olarak reklamcılıktır.
• Üçüncü süzgeç, medyanın hükümet, iş dünyası ve finanse edilen“uzmanlar” tarafından sağlanan ve bu birincil kaynaklar ve iktidar temsilcileri tarafından onaylanan enformasyonu esas almasıdır.
• Dördüncü süzgeç, medyayı disiplin altına alma yoluyla “sert eleştiri”dir.
• Beşinci süzgeç, bir ulusal din ve denetim mekanizması olarak “antikomünizm” yani komünizm karşıtlığıdır. Bu ögeler birbirleri
Soru 49
Medyanın hükümet, iş dünyası ve finanse edilen“uzmanlar” tarafından sağlanan ve bu birincil kaynaklar ve iktidar temsilcileri tarafından onaylanan enformasyonu esas alması, Chomsky’nin propaganda modeli süzgeçlerinden kaçıncısıdır?
Seçenekler
A
Birinci süzgeç
B
İkinci süzgeç
C
Üçüncü süzgeç
D
Dördüncü süzgeç
E
Beşinci süzgeç
Açıklama:
Üçüncü süzgeç, medyanın hükümet, iş dünyası ve finanse edilen“uzmanlar” tarafından sağlanan ve bu birincil kaynaklar ve iktidar temsilcileri tarafından onaylanan enformasyonu esas almasıdır.
Soru 50
İngiliz Kültürel Okulu hangi yıllarda ortaya çıkmıştır?
Seçenekler
A
1923
B
1933
C
1950
D
1960
E
1964
Açıklama:
İngiliz kültürel çalışmaları ya da Birmingham Okulu, İkinci Dünya Savaşı sonrası İngilteresinde kültür, endüstri, demokrasi ve sınıf arasındaki ilişkileri, medya içerikleri, popüler kültür ürünleri ve edebi metinleri inceleyerek ortaya koyan bir okul olarak tanımlanabilir. 1960'larda İngiltere'de ortaya çıkan bir araştırma akımı olan “kültürel incelemeler”, adını 1964'te Richard Hoggart tarafından Birmingham'da kurulan CCCS'ten (Centre for Contemporary Culturel Studies-Çağdaş Kültürel İncelemeler Merkezi) alır.
Soru 51
Eleştirel araştırmalar deyimi, iletişim alanında ilk kez aşağıdakilerden hangisi tarafından kullanılmıştır?
Seçenekler
A
Komünizmin kuramsal kurucusu Marx
B
Frankfurt Okulu üyeleri
C
Egemen devletin yurttaşları
D
Siyasal ekonomi bilim insanları
E
Fizyokratlar
Açıklama:
Giriş bölümünü okuyunuz
Eleştirel araştırmalar, Lasswell tarafından ve Frankfurt okulu olarak başlamıştır.
Eleştirel araştırmalar, Lasswell tarafından ve Frankfurt okulu olarak başlamıştır.
Soru 52
Marx’a göre her toplumda ekonomik temel "altyapi” ve “üstyapi” olarak ayırt edilir. Aşağıdakilerden hangisi altyapıyı oluşturmaktadır?
Seçenekler
A
Yasal ve siyasal kurumlar
B
Düşünce ve ideolojiler
C
Toplumsal denetim
D
Sosyo ekonomik oluşum
E
Üretim güçleri ve üretim ilişkileri
Açıklama:
Giriş bölümünü okuyunuz.
altyapı üretim ilişkilerinden oluşur.
altyapı üretim ilişkilerinden oluşur.
Soru 53
Marksist ekol, iletişim olgusunu ele alırken aşağıdakilerden hangisine değinmez?
Seçenekler
A
Kaynak-ileti-alıcı çizgisel modeline önem verir
B
Etki konusunu ele alır
C
İdeolojik egemenlik ve mücadele işlenir
D
Bilinç yönetimi ve sahte-bilinç incelenir
E
İletişim, insan etkinliklerinin ayrılmaz bir parçası sayılır
Açıklama:
Giriş bölümünü okuyunuz.
kaynak-ileti- alıcı olarak çizgisel iletişime değinmez.
kaynak-ileti- alıcı olarak çizgisel iletişime değinmez.
Soru 54
Eleştirel yaklaşımların kitle iletişimine bakışı temel olarak iki yönde gelişmiştir. Aşağıdakilerden hangileri bunları oluşturmaktadır?
- Otoriterlik karşıtlık
- Siyasal ekonomi yaklaşım
- Evrensel yasalar
- Kültürel ve ideolojik yaklaşımlar
Seçenekler
A
I-II
B
II-IV
C
I-III
D
III-IV
E
I-IV
Açıklama:
Giriş bölümünü okuyunuz.
siyasal ekonomi ve kültürel ideoloji yaklaşımlarıdır.
siyasal ekonomi ve kültürel ideoloji yaklaşımlarıdır.
Soru 55
18. Yüzyılda tarım emeğinin üretici emek olduğunu ve yalnızca bu emeğin değeri yarattığını aşağıdakilerden hangileri ileri sürmüşlerdir?
Seçenekler
A
Marksistler
B
Toplumbilimciler
C
Fizyokratlar
D
Ahlak felsefecileri
E
Politikacılar
Açıklama:
SİYASAL EKONOMİ YAKLAŞIMInı okuyunuz.
Fizrokratlar olarak ifade edilmektedir.
Fizrokratlar olarak ifade edilmektedir.
Soru 56
1960’lardan itibaren uluslararası arenada bağımsızlıklarına kavuşan eski sömürge devletleri, daha önceki sömürgeci ülkelerin kurdukları sömürgeci ..... karşı savaş açmışlardır.
Yukarıdaki boşluğa uygun düşen ifade aşağıdakilerden hangisidir?
Yukarıdaki boşluğa uygun düşen ifade aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
teknoloji transferi
B
iletişim düzeni
C
denetim
D
kaynaklar ve işlemler
E
dinamik bakış açısı
Açıklama:
SİYASAL EKONOMİ YAKLAŞIMInı okuyunuz
iletişim düzenine savaş açmışlardır
iletişim düzenine savaş açmışlardır
Soru 57
Eleştirel siyasal ekonomi, incelediği konulara ilişkin gerçekçi bir kavrayışı varsayar. Aşağıdakilerden hangisi eleştirel siyasal ekonominin ilgilendiği konulardır?
- Kullandığı kuramsal yapılar, olayları, iç yüzünü ve temelindeki nedenleri düşünmeksizin yalnızca dış görünümleri ile incelemez.
- Eleştirel çözümleme, gerçek dünyadaki gerçek aktörlerin asıl olarak eylem ve yapı sorunlarıyla ilgilenir.
- İnsanların maddi çevreleriyle etkileşimine odaklanmaz
- Maddeci bir anlayışı yansıtmaz
- Maddi kaynaklar üzerindeki eşit olmayan denetimi ve eşitsizliğin sonuçlarıyla ilgilenir
Seçenekler
A
I-II-III
B
II-III-IV
C
III-IV-V
D
II-IV-V
E
I-II-V
Açıklama:
Eleştirel siyasal ekonomi bölümünü okuyunuz
Eleştirel siyasal ekonomi bölümünde detaylı verilmiştir.
Eleştirel siyasal ekonomi bölümünde detaylı verilmiştir.
Soru 58
Kültürel bağımlılık yaklaşımı, özellikle Latin Amerika ülkelerine ilişkin araştırmalarla geliştirilmiştir. Bu yaklaşım aşağıdakilerden hangi görüşlere dayanmaktadır?
Seçenekler
A
Ekonomiyi ayrı ve uzmanlaşmış bir alan olarak ele alınmakta
B
Ekonomik dinamikler, içinde iletişim etkinlikleri gerçekleşmekte
C
Endüstrileşmiş ülkeler ile üçüncü dünya ülkeleri arasında bir tarafın egemenliğine dayanan dengesiz ekonomik ilişki yaratılmakta
D
Kitle iletişim araçları meta üretimi ve değiş tokuşunda artıdeğer yaratmakta
E
Kaynak denetimi genel politika ve stratejinin belirlenmesini sağlamakta
Açıklama:
Kültürel Bağımlılık bölümünü okuyunuz
Kültürel Bağımlılıkta konu detaylandırılmaktadır
Kültürel Bağımlılıkta konu detaylandırılmaktadır
Soru 59
Oliver Boyd-Barrett tarafından 1977’de ortaya atılan medya emperyalizmi tezi aşağıdakilerden hangi konuyu ele almaktadır?
Seçenekler
A
Ulusal kültür söylemiyle bütünleşmeyi
B
Güç dengesizlikleri ve medya akışını
C
Amerikan yaşam biçiminin üstünlüğünü
D
Ekonomik ve ideolojik olarak içeriğin belirlenmesini
E
Modern dünya sisteminin ideolojik duruşunu
Açıklama:
Medya Emperyalizmi bölümünü okuyunuz
Medya emperyalizmi bölümünde detaylandırılmıştır
Medya emperyalizmi bölümünde detaylandırılmıştır
Soru 60
Kanadalı ekonomist Dallas Smythe dikkatleri, medyanın ideolojik aygıt olmasından, kapitalizmdeki ekonomik görevine çeker. Smythe, “Görünmez üçgen” adını verdiği unsurlar arasındaki ilişkileri araştırır. Bunlar görünmez üçgen aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Medya sahipleri, otoriteler ve siyasiler
B
Yayıncılar, reklamcılar ve izleyiciler
C
İletişimciler, bürokrotlar ve tüketiciler
D
Kültür emperyalizmi, sosyo ekonomik gelişmeler ve eleştirel yaklaşımlar
E
Egemen sınıf, aristokrasi ve teknokrasi
Açıklama:
Meta olarak izleyiciyi okuyunuz.
görünmez üçgen- yayıncılar, reklamcılar ve izleyicilerdir
görünmez üçgen- yayıncılar, reklamcılar ve izleyicilerdir
Soru 61
"Bütüncüllük" özelliği aşağıdaki hangi iletişim yaklaşımında görülmektedir?
Seçenekler
A
Eleştirel Siyasal Ekonomi
B
Kültürel Çalışmalar
C
Yapısalcılık
D
Gündem Belirleme
E
Suskunluk Sarmalı
Açıklama:
Bütüncüllük özelliği yalnızca Eleştirel Siyasal Ekonomi yaklaşımının özelliğidir. Bu yaklaşım iletişim sürecinin üretim, içerik ve tüketim boyutlarını bir arada açıklar.
Soru 62
Kültürel bağımlılık yaklaşımı özellikle hangi ülkelerdeki araştırmalarda geliştirilmiştir?
Seçenekler
A
Orta Amerika
B
Latin Amerika
C
Kuzey Amerika
D
Kuzey Afrika
E
Doğu Avrupa
Açıklama:
Kültürel bağımlılık yaklaşımı, özellikle Latin Amerika ülkelerine ilişkin araştırmalarla geliştirilmiştir. Doğru yanıt B seçeneğidir.
Soru 63
Eleştirel kuram ya da eleştirel okul olarak da anılan okul aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kültürel Okul
B
Siyasal Ekonomi Okulu
C
Frankfurt Okulu
D
Duisburg Okulu
E
Viyana Okulu
Açıklama:
FRANKFURT OKULU VE KÜLTÜR ENDÜSTRİSİ
Doğru yanıt Frankfurt Okulu'dur. Nitekim okul ilk eleştirel iletişim yaklaşımını ortaya koymuştur.
Doğru yanıt Frankfurt Okulu'dur. Nitekim okul ilk eleştirel iletişim yaklaşımını ortaya koymuştur.
Soru 64
"Aydınlanmanın Diyalektiği" yapıtını kimler yazmıştır?
Seçenekler
A
Lazarsfeld ve Adorno
B
Horkheimer ve Gerbner
C
Benjamin ve Shaw
D
Horkheimer ve Adorno
E
Morgan ve Signorielli
Açıklama:
FRANKFURT OKULU VE KÜLTÜR ENDÜSTRİSİ
Ünü kitap Aydınlanmanın Diyalektiği Horkheirmer ve Adorno tarafından yazılmıştır. Doğru yanıt D seçeneğidir.
Ünü kitap Aydınlanmanın Diyalektiği Horkheirmer ve Adorno tarafından yazılmıştır. Doğru yanıt D seçeneğidir.
Soru 65
Gerçek, görünüm ve yanılsama üstüne düşünceleriyle tanınan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Michel Foucault
B
Nelly Bly
C
Joseph Pulitzer
D
Orson Welles
E
Jean Baudrillard
Açıklama:
DİĞER ELEŞTİREL YAKLAŞIMLAR
Yanıt Jean Baudrillard'dır. Yani E seçeneğidir.
Yanıt Jean Baudrillard'dır. Yani E seçeneğidir.
Soru 66
Eleştirel yaklaşımların kitle iletişimine bakışından biri siyasal ekonomidir. Aşağıdakilerden hangisi bu yaklaşımı yansıtan düşüncelerden biri değildir?
Seçenekler
A
Kitle iletişiminin kapitalist ülkelerde gelişmesini iletişimin üretimi bağlamında ele alır.
B
Toplumdaki iletişim olgusunu üretim biçimi ve üretim ilişkileri bağlamında anlamaya çalışır.
C
İletişim süreci, kitle iletişim araçları ve örgütleri ile bu araçların içerikleri siyasal ekonomik bakımdan tanımlanır.
D
Kitle iletişim araçları endüstrilerinde görülen sahiplikteki yoğunlaşma ve tekelleşmeler ana konularını oluşturur.
E
Marx'ın düşünce, ideoloji ve bilincin üretimi konusundaki düşüncelerinden kaynaklanır.
Açıklama:
Sorunuzun cevabı doğru değilse Giriş bölümünü yeniden gözden geçiriniz.
Sorumuzun cevabı E şıkkıdır.
Sorumuzun cevabı E şıkkıdır.
Soru 67
Aşağıdakilerden hangisi kültürel ve ideolojik yaklaşımı yansıtan düşüncelerden biri değildir?
Seçenekler
A
Marx'ın düşünce, ideoloji ve bilincin üretimi konusundaki düşüncelerinden kaynaklanır.
B
İdeoloji ile üretim ilişkileri arasında bağ kurarak kültür endüstrilerinin yapılarıyla ideolojik egemenliği ilişkilendirmişlerdir.
C
Literatürde genelde eleştirel okul adıyla bilinmektedir.
D
Toplumdaki iletişim olgusunu üretim biçimi ve üretim ilişkileri bağlamında anlamaya çalışır.
E
Kültür ve modernizim sorunlarına yoğunlaşmıştır.
Açıklama:
Cevabınız doğru değilse Giriş bölümünü yeniden gözden geçiriniz.
Sorumuzun doğru cevabı şıkkıdır.
Sorumuzun doğru cevabı şıkkıdır.
Soru 68
Eleştirel ekonomi, ana akım ekonomi biliminden bazı konularda ayrılır. Aşağıdakilerden hangisi bunlardan biri değildir?
Seçenekler
A
Eleştirel siyasal ekonomi bütüncüldür.
B
Eleştirel siyasal, ekonomik örgütlenme ile siyasal, toplumsak ve kültürel yaşam arasındaki etkileşimle ilgilenir.
C
Eleştirel siyasal ekonomi zaman ve mekanın tarihsel özelliklerini dikkate almaz.
D
Merkezi olarak kapitalist girişim ile devlet müdehalesi arasındaki dengeyle ilgilenir.
E
Adalet, eşitlik, kamu yararı gibi temel ahlaki sorunlarla ilgilenir.
Açıklama:
Cevabınız doğru değilse Eleştirel Siyasal Ekonomi başlığını yeniden gözden geçiriniz.
Sorumuzun doğru cevabı C şıkkıdır.
Sorumuzun doğru cevabı C şıkkıdır.
Soru 69
Aşağıdakilerden hangisi medya emperyalizminin biçimlerinden biri değildir?
Seçenekler
A
İletişim eğitiminin etkisi
B
Endüstriyel yapı setleri
C
İletişim medyasının şekli
D
Medya firmalarındaki ideal pratikle ilgili neyin nasıl yapılacağını içeren değerler
E
Belli kitle iletişim araçları içeriklerinin (ürünlerin) ithali
Açıklama:
Cevabınız doğru değilse Medya Emperyalizmi başlığını yeniden gözden geçiriniz.
Sorumuzun doğru cevabı A şıkkıdır.
Sorumuzun doğru cevabı A şıkkıdır.
Soru 70
Aşağıdakilerden hangisi Chomsky'nin propaganda modelinin süzgeçlerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Egemen medya şirketlerinin büyüklüğüdür
B
Reklamcılık
C
Medyanın hükümet, iş dünyası ve finanse edilen“uzmanlar” tarafından sağlanan ve bu birincil kaynaklar ve iktidar temsilcileri tarafından onaylanan enformasyonu esas almasıdır
D
Komünizmdir
E
Sert eleştiridir
Açıklama:
Cevabınız doğru değilse Propaganda Süzgeçleri başlığını yeniden gözden geçiriniz.
Sorumuzun doğru cevabı D şıkkıdır.
Sorumuzun doğru cevabı D şıkkıdır.
Soru 71
Aşağıdakilerden hangisi eleştirel yaklaşımlar ile ilgili doğru bir ifadedir?
Seçenekler
A
Eleştirel yaklaşımlar var olan sisteme karşı çıkmaz.
B
Eleştirel yaklaşımlar var olan sistemin dengesini sürdürmeyi amaçlar.
C
Eleştirel yaklaşımlar var olan sistemin mantığına ve hipotezlerine karşı gelir.
D
Eleştirel yaklaşımlar ile Frankfurt Okulu arasında bir bağ yoktur.
E
Eleştirel yaklaşımlara göre tüm toplumsal ve iletişim ilişkilerinin iktidar ilişkileriyle ortak bir noktası yoktur.
Açıklama:
Kitle iletişimiyle ilgili araştırmalarda; pozitivist, deneysel, davranışçı, yapısal-işlevselci yönelimlerle belirlenen anaakım iletişim çalışmalarının toplumsal olguları soyutlayan, var olan sistemin dengesini sürdürme yollarını araştıran mantığına ve hipotezlerine karşı gelişen araştırmaların bütününe “eleştirel yaklaşımlar” adı verilmektedir. İletişim alanındaki eleştirel yaklaşımların ortak noktası, tüm toplumsal ilişkilerin ve iletişim ilişkilerinin aynı zamanda iktidar ilişkileri olduğudur.
Soru 72
Aşağıdakilerden hangisi eleştirel yaklaşımın çıkış noktası olan Karl Marx’ın görüşlerinden birini doğru ifade etmiştir?
Seçenekler
A
Marxist ekol iletişim olgusunu “kaynak-ileti-alıcı” şeklinde ele alır.
B
Marx’a göre, üst yapı üretim güçleri ve üretim ilişkilerinden oluşur.
C
Marx’a göre, alt yapıda ise yasal ve siyasal kurumlar, düşünme biçimi, ideolojiler ve felsefeler birlikte yer alır.
D
Marx’a göre toplumsal yaşamın temelini üretim süreci oluşturur ve üretim sürecinin temel ögesi işgücüdür.
E
İşgücünün temel amacı, yaşamın temel gereksinmelerini üretmek değildir.
Açıklama:
Marx’a göre her toplumda “ekonomik temel ya da altyapı” ve “üstyapı” ayırt edilir. Altyapı, üretim güçleri ve üretim ilişkilerinden oluştur. Üstyapıda ise yasal ve siyasal kurumlar, düşünme biçimi, ideolojiler ve felsefeler birlikte yer alır. Tarihsel hareketin gücü, evrimin belirli anlarında üretim güçleri ile üretim ilişkileri arasındaki çelişkidir. Marx’a göre, toplumsal yaşamın temelini üretim süreci oluşturur. Üretim sürecinin temel ögesi işgücüdür. İşgücünün temel amacı ise doğal kaynakları ya da hammaddeleri işleyerek yaşamın temel gereksinmelerini üretmektir.
Soru 73
Aşağıdakilerden hangisi Marx’ın egemen sınıfın düşünlerine yaklaşımı ile ilgili doğru bir ifadedir?
Seçenekler
A
Her tarihsel dönemde toplumun egemen maddi gücü olan sınıf, aynı zamanda egemen zihinsel gücü olmamıştır.
B
Maddi üretim araçlarını elinde bulunduran sınıf, aynı zamanda zihinsel üretimin araçlarını da elinde bulundurur.
C
Zihinsel üretim araçlarına sahip olmayanların düşünceleri, bu egemen sınıfa bağımlı değildir.
D
Egemen düşünceler egemen maddi ilişkilerin fikirsel ifadesi değildir.
E
Marx’a göre maddi üretime sahip olan veya üretimi denetleyen sınıf, aynı zamanda düşünsel üretimi denetleyemez.
Açıklama:
Marx’a göre egemen sınıfın düşünceleri, bütün çağlarda, egemen düşüncelerdir. Başka bir deyişle her tarihsel dönemde toplumun egemen maddi gücü olan sınıf, aynı zamanda egemen zihinsel güçtür. Maddi üretim araçlarını elinde bulunduran sınıf, aynı zamanda zihinsel üretimin araçlarını da elinde bulundurur. Bu araçlar o kadar birbirinin içine girmiş durumdadırlar ki; zihinsel üretim araçlarına sahip olmayanların düşünceleri de bu egemen sınıfa bağımlıdır. Egemen düşünceler ise egemen maddi ilişkilerin fikirsel ifadesinden başka bir şey değildir. Marx’a göre maddi üretime sahip olan veya üretimi denetleyen sınıf, aynı zamanda düşünsel üretimi de denetler.
Soru 74
Aşağıdakilerden hangisi siyasal ekonomi yaklaşımı ile ilgili doğru bir ifadedir?
Seçenekler
A
Siyasal ekonomi kavramı aynı zamanda “ekonomi politik” adıyla kullanılmaz.
B
Siyasal ekonomi kavramı, “ekonomi” disiplininin 19. Yüzyılda ortaya çıkmasıyla birlikte kullanılmaya başlanmıştır.
C
Siyasal ekonomi, insan toplumlarında temel maddi gereksinimlerin üretim ve değiş tokuşunu yöneten yasaları inceler.
D
Siyasal ekonomi yasaları evrenseldir, ülkelere ve tarihin dönemlerine göre değişmez.
E
Konu kaynakların paylaşımına geldiğinde, siyasal ekonomi yalnızca iktidarı savunur, sivil toplumun örgütlenmesi ve toplumsal eşitsizliklerin yönetimi ile ilgilenmez.
Açıklama:
“Ekonomi politik” olarak da anılan “siyasal ekonomi”, “ekonomi” disiplininin 19. yüzyılın sonunda çıkmasından önce ekonomiyi inceleyen disiplindir. Siyasal ekonomi en geniş anlamıyla insan toplumlarında temel maddi gereksinimlerin üretim ve değiş tokuşunu yöneten yasaları inceleyen bir bilim dalıdır. Bu yasalar evrensel bir değişmezliğe sahip değildir, tam tersine ülkelere ve tarihin dönemlerine göre değişir. Siyasal ekonomi, kaynakların tahsisinde, üretiminde ve dağıtımında örgütlenmiş iktidarın nasıl baskın çıktığını; sivil toplumun örgütlenmesini ve toplumsal eşitsizliklerin yönetimini inceler.
Soru 75
Aşağıdakilerden hangisi eleştirel siyasi ekonomi ile ilgili doğru bir ifadedir?
Seçenekler
A
Eleştirel siyasal ekonomi, “siyasal ekonomi” ve “kültürel çalışmalar” arasındaki bir birleştirme çabası olarak tanımlanamaz.
B
Eleştirel siyasal ekonomi, ekonomik örgütlenme ile siyasal, toplumsal ve kültürel yaşam arasındaki etkileşimle ilgilenmez.
C
Eleştirel siyasal ekonomi, kapitalist girişim ile devlet müdahalesi arasındaki dengeyle ilgilenmez.
D
Klasik siyasal ekonomiciler, devlet müdahalesinin en aza indirilmesini ve pazar güçlerine olası en geniş işleme serbestisinin verilmesini savunmazlar.
E
Eleştirel siyasal ekonomiciler, pazar sistemlerinin bozukluklarına ve eşitsizliklerine işaret ederler ve pazar sisteminin kusurlarının ancak devlet müdahalesi tarafından düzeltilebileceğini savunurlar.
Açıklama:
Eleştirel siyasal ekonomi yaklaşımına göre ekonomik dinamikler, içinde iletişim etkinliklerinin gerçekleştiği genel çevrenin temel özelliklerini belirler. Eleştirel siyasal ekonomi, dünyayı çözümlediği ölçüde onu değiştirmekle de ilgilenir. Klasik siyasal ekonomiciler ve onların günümüzdeki destekçileri, devlet müdahalesinin en aza indirilmesi ve pazar güçlerine olası en geniş işleme serbestisinin verilmesi gerektiği varsayımından çözümlemeye başlarlar. Öte yandan eleştirel siyasal ekonomiciler, pazar sistemlerinin bozukluklarına ve eşitsizliklerine işaret ederler ve pazar sisteminin kusurlarının ancak devlet müdahalesi tarafından düzeltilebileceğini savunurlar.
Soru 76
Aşağıdakilerden hangisi kültürel bağımlılık kavramı ile ilgili doğru bir ifade değildir?
Seçenekler
A
Kültürel bağımlılığın üzerinde durduğu yabancı değerlerin az gelişmiş ülkelerin gerçek kültürüne zorla dayatılmasıdır.
B
Kültürel bağımlılık yaklaşımına göre az gelişmiş ülkelerin bireyleri eleştiri yeteneğine sahip değildir aksine alıcı olarak nitelendirilebilecek pasif öğelerdir.
C
Kültürel bağımlılık kuramcıları insanların yaşamlarının tamamıyla kendi tercihlerinin bir sonucu olduğunu ve uluslararası kapitalist sistemin onların yaşamlarını biçimlendirmelerinde herhangi bir etkisi olmadığını savunur.
D
Kültürel bağımlılık, kendisini Marksist emperyalizm kuramının bir tamamlayıcısı olarak sunar.
E
Kültürel bağımlılık aracılığıyla insanlar uluslararası platformda belirlenen tercihlere bağımlı hale getirilir.
Açıklama:
İletişim kuramcıları, kültürel bağımlılığın temel bir ilkesi olarak az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin gerçek kültürüne karşıt, yabancılaşmış değerlerin bu toplumlara zorla dayatılması üzerinde dururlar. Onlara göre haberlerin ve reklamların dıştan denetlenmekte oluşu bağımlılığın sürdürülmesinin önemli araçlarıdır. Kitle iletişim araçları üretiminde ve ileti dağıtımında yer alan kurumların nitelikleri kapitalist dünyadaki güç dengesizliğinin bir göstergesidir. Bu sürecin sonucu olarak, gelişmekte olan toplumların bireyleri “yalnızca alıcı” ya da “eleştiri yeteneği olmayan pasif ögeler” olarak sunulmaktadır.
Soru 77
Aşağıdakilerden hangisi kültürel emperyalizm kavramı ile ilgili doğru bir ifadedir?
Seçenekler
A
Emperyalizm eşit bir ilişkinin ürünüdür.
B
Emperyalizm zayıf olanın yararına çalışmaktadır.
C
Kültürel emperyalizm tamamıyla ekonomik sömürü ile tanımlanır.
D
Kültürel emperyalizm yalnızca askeri kuvvet ile ilişkilendirilir.
E
Kültürel emperyalizm; antropoloji, eğitim, bilim, tarih, edebiyat ve spor alanlarındaki olayları açıklamak için kullanılmaktadır.
Açıklama:
Emperyalizm olgusunun kültürel boyutunu tanımlamak için “kültürel emperyalizm” kavramı kullanılmaktadır. Emperyalizm, burada ülkeler arasındaki eşitsiz ilişkilerin daha güçlü ülke lehinde oluşturulması ve sürdürülmesini anlatır. Kültürel emperyalizm de ekonomik sömürü ya da askeri kuvvetin ötesine geçen bir sürecin boyutlarını ayırt eder. İletişim alanının yanı sıra uluslararası ilişkiler, antropoloji, eğitim, bilim, tarih, edebiyat ve spor alanlarındaki olayları açıklamak için de bir çerçeve olarak kullanılan kültürel emperyalizm kavramı, 1960’larda ortaya çıkmış ve 1970’lerden beri bir araştırma odağı olmuştur.
Soru 78
Aşağıdakilerden hangisi medya emperyalizmi ile ilgili doğru bir ifadedir?
Seçenekler
A
Medya emperyalizminde genel güç kaynakları dengeli bir şekilde bölüşülür.
B
Medya emperyalizmi ABD ve Batı Avrupa’nın medya ürünlerini üreterek, ilk kârlarını yurt içinde yaptıktan sonra, üçüncü dünya ülkelerine düşük bir maliyetle bu ürünleri pazarlamalarıdır.
C
Medya emperyalizminde modernleşme adı altında yapılan bilinçli ithal sürecinden sonra, üçüncü dünya ülkeleri üzerinde kültürel bir egemenlik kurulamaz.
D
Medya emperyalizmi ve kültür emperyalizmi arasında herhangi bir ilişki yoktur.
E
Medya emperyalizminin deneysel olarak incelenebilen göstergeleri yoktur.
Açıklama:
Medya emperyalizmi genel güç kaynaklarının dengesiz bir şekilde bölüşüldüğü bir dünya düzeninin sonucudur. Medya emperyalizmi ilişkisinde egemenlik altında kalan taraf, bu durumu iki şekilde benimser: (1) Ticari ve sayısal strateji olarak kalkınma, modernleşme adı altında bilinçli olarak ithal eder ya da (2) İlişki sonucunda üzerindeki bu egemenlik etkenliğini yansıtmasız benimser.
Soru 79
Aşağıdakilerden hangisi medyada tekelleşme kavramı ile ilgili doğru bir ifadedir?
Seçenekler
A
1980’li yıllardan itibaren tüm dünyada özelleştirme ve deregülasyon politikaları kitle iletişimine etki etmemiştir.
B
Deregülasyon, kamu mülkiyetinde bulunan işletmelerin özel sektöre aktarılmasıdır.
C
Özelleştirme, kitle iletişiminin kamu gücünün denetiminden çıkmasını ifade etmektedir.
D
Deregülasyon politikaları, medya sisteminin metalaşmasını yavaşlaştırmıştır.
E
Özelleştirme ve deregülasyon politikalarının bir sonucu da iletişim alanındaki yoğunlaşmanın artmasıdır.
Açıklama:
1980’li yıllardan itibaren tüm dünyada özelleştirme ve deregülasyon politikaları kitle iletişimin görünümünü değiştirmiştir. Özelleştirme, kamu mülkiyetinde bulunan işletmelerin özel sektöre aktarılmasıdır. Örneğin daha önce devlet eliyle yürütülen posta, telefon, telekomünikasyon hizmetleri özelleştirilerek özel sektöre devredilmiştir. Deregülasyon ise yasal düzenlemelerin ortadan kaldırılarak kamu mallarının özel sektöre devredilmesidir. Kavram olarak “kuralsızlaştırma” ya da “serbestleştirme” gibi karşılıkları olan deregülasyon, kitle iletişiminin kamu gücünün denetiminden çıkmasını ifade eder.
Soru 80
Aşağıdakilerden hangisi Frankfurt Okulu ve kültür endüstrisi ile ilgili doğru bir ifadedir?
Seçenekler
A
Frankfurt Okulu düşünürlerinin toplum eleştirileri, eleştirel toplum kuramı ile başlamıştır, daha sonra aydınlanma düşüncesi ve pozitivist bilim anlayışıyla devam etmiştir.
B
Eleştirel kuram, toplumu yalnızca anlamayı ve açıklamayı amaçlarken; geleneksel kuram, toplumu ve insanı tutsak eden tüm kurumları eleştirerek değiştirmeyi amaçlamıştır.
C
Frankfurt Okulu’na göre kitle iletişim araçları, dinamik, yenilikçi veya yaratıcı olan her şeye vardır.
D
Frankfurt Okulu’na göre kitle iletişim araçları, tek biçim ve sıradan bir kitle kültürü yaratmıştır.
E
Endüstrileşmiş bireylerin bilinci, kitle iletişim araçları ve kitle eğlencesi karşında iletiyi olduğu gibi kabul etmez.
Açıklama:
Frankfurt Okulu düşünürlerinin aydınlanma düşüncesi ve pozitivist bilim anlayışıyla hesaplaşmakla başlayan toplum eleştirileri, zamanla eleştirel toplum kuramına dönüşmüştür. Geleneksel kuram, toplumu yalnızca anlamayı ve açıklamayı amaçlarken; eleştirel kuram, toplumu ve insanı tutsak eden tüm kurumları eleştirerek değiştirmeyi amaçlamıştır. Frankfurt Okulu’na göre kitle iletişim araçları, kültürel yaşamı piyasada elde edilebilir asgari ortak noktaya indirgeyerek tek biçim ve sıradan bir kitle kültürü yaratmıştır. Dinamik, yenilikçi veya yaratıcı olan her şey kitlesel pazara uygun görülmeyerek yerini düpedüz üstünkörülüğün bitmek bilmeyen yinelenişine bırakmıştır. “Kültür endüstrisi” olarak adlandırılan kitle iletişim araçları ve kitle eğlencesi, endüstrileşmiş bireylerin bilincini artık direnmeyi bile düşünemez hale getirmiştir.
Soru 81
İletişim alanındaki eleştirel yaklaşımlar tüm toplumsal ilişkilerin ve iletişim ilişkilerinin aynı zamanda ne ile bağlantılı olduğunu varsaymaktadır?
Seçenekler
A
Ekonomik dalgalanmalar
B
İktidar ilişkileri
C
Kültürel dönüşüm
D
Otoriter ilişkiler
E
Eğitimdeki yenilikler
Açıklama:
GİRİŞ
İletişim alanındaki eleştirel yaklaşımların ortak noktası, tüm toplumsal ilişkilerin ve iletişim ilişkilerinin aynı zamanda iktidar ilişkileri olduğu; bu iktidar ilişkilerinin de karmaşık bir toplumsal sistemde tahakküm (baskı, zorbalık, hükmetme) biçimini aldığı varsayımıdır. Eleştirel yaklaşımlar “toplumsal bütünleşme”yi “toplumsal denetim” olarak yeniden tanımlarlar. Ancak toplumsal denetimin aldığı biçimler ve tahakküm ilişkileri konusunda birbirinden farklı açıklamaları benimserler.
İletişim alanındaki eleştirel yaklaşımların ortak noktası, tüm toplumsal ilişkilerin ve iletişim ilişkilerinin aynı zamanda iktidar ilişkileri olduğu; bu iktidar ilişkilerinin de karmaşık bir toplumsal sistemde tahakküm (baskı, zorbalık, hükmetme) biçimini aldığı varsayımıdır. Eleştirel yaklaşımlar “toplumsal bütünleşme”yi “toplumsal denetim” olarak yeniden tanımlarlar. Ancak toplumsal denetimin aldığı biçimler ve tahakküm ilişkileri konusunda birbirinden farklı açıklamaları benimserler.
Soru 82
Aşağıdakilerden hangisi siyasal-ekonomik eleştirel yaklaşımın en yoğun eleştiri alanıdır?
Seçenekler
A
Kültürün dönüştürülmesi
B
Ekonomideki tutarsızlıklar
C
Siyasetçilerin ahlaki eksiklikleri
D
Siyasetin medyaya eklemlenmesi
E
Medyanın eğlence odaklı olması
Açıklama:
SİYASAL EKONOMİ YAKLAŞIMI
Sonuç olarak siyasal ekonomik yaklaşımda, küresel kapitalist piyasa ekonomisinin oluşturduğu dünya sistemi içinde Batı’nın insani ve doğal kaynakları egemenliği altına alması sonucunda üçüncü dünya ülkelerinin siyasal ekonomik gelişmelerinin engellenmesi, çok uluslu şirketlerin ekonomik ve siyasi üstünlükleri, medya kurumlarının sahiplik ve denetim mekanizmaları, dünya ticaret sisteminin bir uzantısı olan medya emperyalizmi konu edilir. Bir üst yapı kurumu olan siyasetin kapitalist yapılanma içinde güç odaklarına ve özellikle en önemli güç merkezi haline gelen medyaya eklemlenmesi ve bunun yarattığı etki ve yönelimler, siyasal-ekonomik eleştirel yaklaşımın en yoğun eleştiri alanıdır.
Sonuç olarak siyasal ekonomik yaklaşımda, küresel kapitalist piyasa ekonomisinin oluşturduğu dünya sistemi içinde Batı’nın insani ve doğal kaynakları egemenliği altına alması sonucunda üçüncü dünya ülkelerinin siyasal ekonomik gelişmelerinin engellenmesi, çok uluslu şirketlerin ekonomik ve siyasi üstünlükleri, medya kurumlarının sahiplik ve denetim mekanizmaları, dünya ticaret sisteminin bir uzantısı olan medya emperyalizmi konu edilir. Bir üst yapı kurumu olan siyasetin kapitalist yapılanma içinde güç odaklarına ve özellikle en önemli güç merkezi haline gelen medyaya eklemlenmesi ve bunun yarattığı etki ve yönelimler, siyasal-ekonomik eleştirel yaklaşımın en yoğun eleştiri alanıdır.
Soru 83
Eleştirel siyasal ekonomi, anaakım ekonomi biliminden dört özellik açısından farklılaşır. Aşağıdakilerden hangisi Golding ve Murdock belirlediği dört özellikten biri değildir?
Seçenekler
A
Eleştirel siyasal ekonomi sezgiseldir.
B
Adalet, eşitlik, kamu yararı gibi temel ahlaki sorunlarla ilgilenebilmek için verimlilik gibi teknik konuların ötesine gider.
C
Merkezi olarak kapitalist girişim ile devlet müdahalesi arasındaki dengeyle ilgilenir.
D
Eleştirel siyasal ekonomi tarihseldir.
E
Eleştirel siyasal ekonomi bütüncüldür.
Açıklama:
Eleştirel siyasal ekonomi, anaakım ekonomi biliminden dört özellik açısından farklılaşır. Golding ve Murdock, bu özellikleri şöyle sıralamaktadırlar:
a. Eleştirel siyasal ekonomi bütüncüldür. Ekonomiyi ayrı ve uzmanlaşmış bir alan olarak ele almak yerine, ekonomik örgütlenme ile siyasal, toplumsal ve kültürel yaşam arasındaki etkileşimle ilgilenir. Kültür konusunda, özellikle ekonomik dinamiklerin kamusal kültürel anlatımın yayılım alanı ve çeşitliliği ile bunlardan farklı toplumsal grupların yararlanabilirliği üzerindeki etkiyi araştırırlar.
b. Eleştirel siyasal ekonomi tarihseldir. Hem dinamik hem de sorunlu olarak tanımladığı geç kapitalizmin incelenmesi ve betimlenmesiyle ilgilenir. Eleştirel siyasal ekonomi, bu tarihsel konumlanışı nedeniyle zaman ve mekanın tarihsel özelliklerini dikkate almayan yaklaşımlardan farklıdır.
c. Merkezi olarak kapitalist girişim ile devlet müdahalesi arasındaki dengeyle ilgilenir.
d. Adalet, eşitlik, kamu yararı gibi temel ahlaki sorunlarla ilgilenebilmek için verimlilik gibi teknik konuların ötesine gider.
a. Eleştirel siyasal ekonomi bütüncüldür. Ekonomiyi ayrı ve uzmanlaşmış bir alan olarak ele almak yerine, ekonomik örgütlenme ile siyasal, toplumsal ve kültürel yaşam arasındaki etkileşimle ilgilenir. Kültür konusunda, özellikle ekonomik dinamiklerin kamusal kültürel anlatımın yayılım alanı ve çeşitliliği ile bunlardan farklı toplumsal grupların yararlanabilirliği üzerindeki etkiyi araştırırlar.
b. Eleştirel siyasal ekonomi tarihseldir. Hem dinamik hem de sorunlu olarak tanımladığı geç kapitalizmin incelenmesi ve betimlenmesiyle ilgilenir. Eleştirel siyasal ekonomi, bu tarihsel konumlanışı nedeniyle zaman ve mekanın tarihsel özelliklerini dikkate almayan yaklaşımlardan farklıdır.
c. Merkezi olarak kapitalist girişim ile devlet müdahalesi arasındaki dengeyle ilgilenir.
d. Adalet, eşitlik, kamu yararı gibi temel ahlaki sorunlarla ilgilenebilmek için verimlilik gibi teknik konuların ötesine gider.
Soru 84
Aşağıdakilerden hangisi Frankfurt Okulu düşünürlerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Friedrich Engels
B
Max Horkheimer
C
Theodor W. Adorno
D
Herbert Marcuse
E
Franz Neumann
Açıklama:
FRANKFURT OKULU VE KÜLTÜR ENDÜSTRİSİ
“Frankfurt Okulu” kavramı, 1923’te Almanya’nın Frankfurt kentinde kurulan “Toplumsal Araştırmalar Enstitüsü” düşünürlerinin ortak görüşlerini ifade etmek için kullanılır. Frankfurt Okulu düşünürlerinin genel yaklaşımı “eleştirel kuram” olarak adlandırılmakta, okula “eleştirel okul” da denmektedir. Frankfurt Okulu’nun ortaya çıkışında, Batı Avrupa’daki işçi sınıfı hareketlerinin I. Dünya Savaşı’nı izleyen yıllardaki ağır yenilgisi, Rus Devriminin Stalinizme dönüşmesi, Faşizm ve Nazizmin yükselişi etkili olmuştur. Okul, 1933’te Adolf Hitler’in egemenliği tamamıyla ele geçirmesinden sonra New York’a taşınmış; ancak 1950’lerin başında Frankfurt’ta yeniden kurulmuştur. Frankfurt Okulu’nun en önemli üyeleri Max Horkheimer, Theodor W. Adorno, Herbert Marcuse, Leo Lowenthal ve Franz Neumann’dır. Bu düşünürler, kültür ve modernizmle ilgili sorunlar üzerine yoğunlaşmışlar, Marksist toplum teorisini varoluşçuluk ve psikanalizle tamamlamaya çalışmışlardır.
“Frankfurt Okulu” kavramı, 1923’te Almanya’nın Frankfurt kentinde kurulan “Toplumsal Araştırmalar Enstitüsü” düşünürlerinin ortak görüşlerini ifade etmek için kullanılır. Frankfurt Okulu düşünürlerinin genel yaklaşımı “eleştirel kuram” olarak adlandırılmakta, okula “eleştirel okul” da denmektedir. Frankfurt Okulu’nun ortaya çıkışında, Batı Avrupa’daki işçi sınıfı hareketlerinin I. Dünya Savaşı’nı izleyen yıllardaki ağır yenilgisi, Rus Devriminin Stalinizme dönüşmesi, Faşizm ve Nazizmin yükselişi etkili olmuştur. Okul, 1933’te Adolf Hitler’in egemenliği tamamıyla ele geçirmesinden sonra New York’a taşınmış; ancak 1950’lerin başında Frankfurt’ta yeniden kurulmuştur. Frankfurt Okulu’nun en önemli üyeleri Max Horkheimer, Theodor W. Adorno, Herbert Marcuse, Leo Lowenthal ve Franz Neumann’dır. Bu düşünürler, kültür ve modernizmle ilgili sorunlar üzerine yoğunlaşmışlar, Marksist toplum teorisini varoluşçuluk ve psikanalizle tamamlamaya çalışmışlardır.
Soru 85
Adorno ve Horkheimer’e göre çağdaş uygarlıkta her şeye bir benzerlik havası veren, serileştirme, standartlaştırma, işbölümü izini taşıyan, bilinçli bir biçimde kendi çıkarlarını savunacak özerk ve bağımsız bireylerin gelişmesine engel olan içerikler üretilmektedir. Söz konusu düşünürler bu durumu hangi kavramla açıklamışlardır?
Seçenekler
A
Kültürel emperyalizm
B
Kültürel maddecilik
C
Medyada tekelleşme
D
Kültür endüstrisi
E
Medya emperyalizmi
Açıklama:
Kültür varlıklarının endüstriyel üretimini, kültürün meta gibi toptan üretildiği bir hareket olarak inceleyen Adorno ve Horkheimer’e göre kültürel ürünler; bir başka deyişle filmler, radyo programları, dergiler de arabaların ya da kentleşme projelerinin seri olarak yapımındaki örgütlenme ve planlama şemasına ait teknik mantığın aynısını yansıtırlar. Çağdaş uygarlık her şeye bir benzerlik havası verir. Kültürün kendisi bir endüstri haline gelmiş ve kültür ürünleri de metalaşmıştır. Kültür endüstrisi çok sayıda isteği karşılamak üzere her yerde standart mallar sunar. Endüstriyel bir üretim biçimi içinde kültür endüstrisinin serileştirme, standartlaştırma, işbölümü izini taşıyan bir dizi üründen oluşan kitle kültürü elde edilir. Bu durum teknolojinin evrimiyle ilgili bir yasanın kendiliğinden sonucu değildir, onun güncel ekonominin içindeki işlevinin sonucudur. Günümüzde teknolojik mantık, egemenlik mantığının ta kendisidir. Tekniğin toplum üzerinde güç kazandığı alan, ona ekonomik olarak egemen olanların alanıdır. Kültür endüstrisi, kültürün çöküşünü, ticari bir mala indirgenmesini kesinleştirir. Kültürel eylemin ticari değere dönüştürülmesi ise onun eleştirel gücünü ortadan kaldırır ve ondaki özgün yaşantının izlerini siler. Kültür endüstrisi, bilinçli bir biçimde kendi çıkarlarını savunacak özerk ve bağımsız bireylerin gelişmesine engel olmaktadır.
Soru 86
Aşağıdakilerden hangisi kitle iletişimi ile ilgili anaakım iletişim çalışmalarının yönelimlerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Pozitivist
B
Deneysel
C
Eleştirel
D
Davranışçı
E
Yapısal-işlevselci
Açıklama:
Eleştirel yaklaşımlar, kitle iletişimini anlama ve incelemede anaakım yaklaşımlardan farklı seçenekler sunan çok sayıda çalışmayı içerir. Kitle iletişimiyle ilgili araştırmalarda; pozitivist, deneysel, davranışçı, yapısal-işlevselci yönelimlerle belirlenen anaakım iletişim çalışmalarının toplumsal olguları soyutlayan, var olan sistemin dengesini sürdürme yollarını araştıran mantığına ve hipotezlerine karşı gelişen araştırmaların bütününe “eleştirel yaklaşımlar” adı verilmektedir.
Soru 87
Aşağıdakilerden hangisi Marksist ekolün iletişim olgusunu ele alış biçimine uygun değildir?
Seçenekler
A
Kaynak-ileti-alıcı modeli çerçevesinde etki konusunun çalışılması büyük önem taşımaktadır.
B
İletişim insanın kendini ve toplumunu üretmesinin zorunlu bir koşuludur.
C
Her toplumda “ekonomik temel ya da alt yapı” ve “üst yapı” ayırt edilir.
D
Toplumsal yaşamın temelini temel ögesi iş gücü olan üretim süreci oluşturur.
E
İdeolojik egemenlik ve mücadele, bilinç yönetimi ve sahte bilinç konuları daha önemlidir.
Açıklama:
Marksist ekol (okul), iletişim olgusunu “kaynak-ileti-alıcı” çizgisel modelinden farklı olarak ele alır. Anaakım kuramlar için büyük önem taşıyan etki konusu, eleştirel yaklaşımlarda ideolojik egemenlik ve mücadele, bilinç yönetimi ve sahte-bilinç biçiminde incelenir. İletişim, insan etkinliklerinin ayrılmaz bir parçası olarak; insanın kendini ve toplumunu üretmesinin zorunlu bir koşulu olarak görülür.
Kaynak-ileti-alıcı modeli çerçevesinde etki konusunun çalışılması büyük önem taşımaktadır.
Kaynak-ileti-alıcı modeli çerçevesinde etki konusunun çalışılması büyük önem taşımaktadır.
Soru 88
Aşağıdakilerden hangisi siyasal ekonomi yaklaşımına yönelik doğru bir ifade değildir?
Seçenekler
A
Siyasal ekonomi, 19. Yüzyılın sonunda daha ortaya çıkmadan önce ekonomiyi incelemeye başlamıştır.
B
Temel maddi gereksinimlerin üretim ve değiş-tokuşunu yöneten yasalar evrensel bir değişmezliğe sahiptir.
C
Kavram ilk kez bir çalışmada “egemen devletin yurttaşları karşısındaki görevleriyle ilişkili” olarak kullanılmıştır.
D
Siyasal ekonominin bir bilim olarak daha kesin ifadelerine fizyokratların söylemlerinde rastlanır.
E
Siyasal ekonomi kavramı 1700’lü yılların ikinci yarısında hem bir ekonomi kuramını hem de ekonomi politikasını ifade etmeye başlamıştır.
Açıklama:
“Ekonomi politik” olarak da anılan “siyasal ekonomi”, “ekonomi” disiplininin 19. yüzyılın
sonunda çıkmasından önce ekonomiyi inceleyen disiplindir. Siyasal ekonomi en geniş
anlamıyla insan toplumlarında temel maddi gereksinimlerin üretim ve değiş tokuşunu
yöneten yasaları inceleyen bir bilim dalıdır. Bu yasalar evrensel bir değişmezliğe sahip değildir, tam tersine ülkelere ve tarihin dönemlerine göre değişir. Siyasal ekonomi,
ların tahsisinde, üretiminde ve dağıtımında örgütlenmiş iktidarın nasıl baskın çıktığını;
sivil toplumun örgütlenmesini ve toplumsal eşitsizliklerin yönetimini inceler.
Temel maddi gereksinimlerin üretim ve değiş-tokuşunu yöneten yasalar evrensel bir değişmezliğe sahiptir.
sonunda çıkmasından önce ekonomiyi inceleyen disiplindir. Siyasal ekonomi en geniş
anlamıyla insan toplumlarında temel maddi gereksinimlerin üretim ve değiş tokuşunu
yöneten yasaları inceleyen bir bilim dalıdır. Bu yasalar evrensel bir değişmezliğe sahip değildir, tam tersine ülkelere ve tarihin dönemlerine göre değişir. Siyasal ekonomi,
ların tahsisinde, üretiminde ve dağıtımında örgütlenmiş iktidarın nasıl baskın çıktığını;
sivil toplumun örgütlenmesini ve toplumsal eşitsizliklerin yönetimini inceler.
Temel maddi gereksinimlerin üretim ve değiş-tokuşunu yöneten yasalar evrensel bir değişmezliğe sahiptir.
Soru 89
Aşağıdakilerden hangisi iletişim araştırmalarında siyasal ekonomi yaklaşımının ağırlık kazanmasının temel nedeni olarak ifade edilebilir?
Seçenekler
A
Siyasal ekonomik yaklaşımların iki alt bölümde sınıflandırılarak ele alması
B
Ulusal siyasal ekonomi çalışmalarının kapitalist iletişim sistemini irdelemesi
C
Uluslararası çalışmaların yeni sömürgeciliğin genel iletişim yapısını incelemesi
D
Dünyadaki siyasal atmosferde solun giderek önem kazanmaya başlaması
E
Çalışmaların ürünlerin ve ideolojilerin uluslar arasındaki transferi ile ilgilenmesi
Açıklama:
1960’lardan sonra dünyadaki siyasal atmosferde solun önem kazanmasıyla birlikte iletişim
araştırmalarında da siyasal ekonomi yaklaşımı ağırlık kazanmıştır.
Dünyadaki siyasal atmosferde solun giderek önem kazanmaya başlaması
araştırmalarında da siyasal ekonomi yaklaşımı ağırlık kazanmıştır.
Dünyadaki siyasal atmosferde solun giderek önem kazanmaya başlaması
Soru 90
Aşağıdakilerden hangisi eleştirel siyasal ekonomiyi anaakım ekonomi biliminden ayıran temel özelliklerden biri değildir?
Seçenekler
A
Ekonomik örgütlenme ile siyasal, toplumsal ve kültürel yaşamı bütüncül olarak ele alır
B
Hem dinamik hem sorunlu olarak tanımladığı kapitalizmi tarihsel olarak inceleyip betimler
C
Merkezi olarak kapitalist girişim ile devlet müdahalesi arasındaki dengeyle ilgilenir
D
Kamu yararı gibi temel ahlaki sorunlarla ilgilenebilmek için teknik konuların ötesine gider
E
Verimlilik temel vurgu noktasıdır ve adalet, eşitlik gibi kavramlar daha geri planda kalır
Açıklama:
Golding ve Murdock, eleştirel siyasal ekonominin özelliklerini şöyle sıralamaktadırlar:
a. Eleştirel siyasal ekonomi bütüncüldür. Ekonomiyi ayrı ve uzmanlaşmış bir alan
olarak ele almak yerine, ekonomik örgütlenme ile siyasal, toplumsal ve kültürel
yaşam arasındaki etkileşimle ilgilenir. Kültür konusunda, özellikle ekonomik dinamiklerin
kamusal kültürel anlatımın yayılım alanı ve çeşitliliği ile bunlardan farklı
toplumsal grupların yararlanabilirliği üzerindeki etkiyi araştırırlar.
b. Eleştirel siyasal ekonomi tarihseldir. Hem dinamik hem de sorunlu olarak tanımladığı
geç kapitalizmin incelenmesi ve betimlenmesiyle ilgilenir. Eleştirel siyasal
ekonomi, bu tarihsel konumlanışı nedeniyle zaman ve mekanın tarihsel özelliklerini
dikkate almayan yaklaşımlardan farklıdır.
c. Merkezi olarak kapitalist girişim ile devlet müdahalesi arasındaki dengeyle ilgilenir.
d. Adalet, eşitlik, kamu yararı gibi temel ahlaki sorunlarla ilgilenebilmek için verim
Verimlilik temel vurgu noktasıdır ve adalet, eşitlik gibi kavramlar daha geri planda kalır
a. Eleştirel siyasal ekonomi bütüncüldür. Ekonomiyi ayrı ve uzmanlaşmış bir alan
olarak ele almak yerine, ekonomik örgütlenme ile siyasal, toplumsal ve kültürel
yaşam arasındaki etkileşimle ilgilenir. Kültür konusunda, özellikle ekonomik dinamiklerin
kamusal kültürel anlatımın yayılım alanı ve çeşitliliği ile bunlardan farklı
toplumsal grupların yararlanabilirliği üzerindeki etkiyi araştırırlar.
b. Eleştirel siyasal ekonomi tarihseldir. Hem dinamik hem de sorunlu olarak tanımladığı
geç kapitalizmin incelenmesi ve betimlenmesiyle ilgilenir. Eleştirel siyasal
ekonomi, bu tarihsel konumlanışı nedeniyle zaman ve mekanın tarihsel özelliklerini
dikkate almayan yaklaşımlardan farklıdır.
c. Merkezi olarak kapitalist girişim ile devlet müdahalesi arasındaki dengeyle ilgilenir.
d. Adalet, eşitlik, kamu yararı gibi temel ahlaki sorunlarla ilgilenebilmek için verim
Verimlilik temel vurgu noktasıdır ve adalet, eşitlik gibi kavramlar daha geri planda kalır
Soru 91
“Sonuçta kültürel ürün olarak nitelenen her şey aynı zamanda ideolojiktir ve sistemin çıkarına hizmet eder” görüşü aşağıdakilerden hangisine aittir?
Seçenekler
A
Noam Chomsky
B
Max Horkheimer
C
Herbert Schiller
D
Sean MacBride
E
Theodor W. Adorno
Açıklama:
Schiller’e göre, sonuçta kültürel ürün olarak nitelenen her şey aynı zamanda ideolojiktir ve geniş ölçüde sistemin çıkarına hizmet eder.
Herbert Schiller
Herbert Schiller
Soru 92
Aşağıdakilerden hangisi medya emperyalizminin dört biçiminden biri değildir?
Seçenekler
A
Endüstriyel yapı setleri
B
Bazı kitle iletişim araçlarının içeriklerinin ithali
C
Medya firmasının ideal pratikleri ile ilgili neyin nasıl yapılacağını içeren değerler
D
Genel güç kaynaklarının dengeli bir şekilde bölüşülmesi
E
Alıcının kullandığı teknoloji
Açıklama:
Oliver Boyd-Barrett tarafından 1977’de ortaya atılan medya emperyalizmi tezi, güç dengesizlikleri ve medya akışını ele almaktadır. Buna göre, medya emperyalizminin dört biçimi vardır:
a. İletişim medyasının şekli: Alıcının kullandığı teknoloji
b. Endüstriyel yapı setleri
c. Medya firmalarındaki ideal pratikle ilgili neyin nasıl yapılacağını içeren değerler
d. Belli kitle iletişim araçları içeriklerinin (ürünlerin) ithali.
Genel güç kaynaklarının dengeli bir şekilde bölüşülmesi
a. İletişim medyasının şekli: Alıcının kullandığı teknoloji
b. Endüstriyel yapı setleri
c. Medya firmalarındaki ideal pratikle ilgili neyin nasıl yapılacağını içeren değerler
d. Belli kitle iletişim araçları içeriklerinin (ürünlerin) ithali.
Genel güç kaynaklarının dengeli bir şekilde bölüşülmesi
Soru 93
1977’de ortaya atılan medya emperyalizmi tezi aşağıdakilerden hangisine aittir?
Seçenekler
A
Noam Chomsky
B
Max Horkheimer
C
Herbert Schiller
D
Sean MacBride
E
Oliver Boyd-Barrett
Açıklama:
Oliver Boyd-Barrett tarafından 1977’de ortaya atılan medya emperyalizmi tezi, güç dengesizlikleri ve medya akışını ele almaktadır.
Soru 94
Aşağıdakilerden hangisi Frankfurt Okulu’nun en önemli üyelerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Max Horkheimer
B
Noam Chomsky
C
Theodor W. Adorno
D
Herbert Marcuse
E
Franz Neumann
Açıklama:
Frankfurt Okulu’nun en önemli üyeleri Max Horkheimer, Theodor W. Adorno, Herbert
Marcuse, Leo Lowenthal ve Franz Neumann’dır.
Noam Chomsky
Marcuse, Leo Lowenthal ve Franz Neumann’dır.
Noam Chomsky
Soru 95
Aşağıdakilerden hangisi “kültür endüstrisi” kavramını geliştirmiştir?
Seçenekler
A
Adorno ve Horkheimer
B
Horkheimer ve Neumann
C
Marcuse ve Adorno
D
Lowenthal ve Neumann
E
Marcuse ve Lowenthall
Açıklama:
Adorno ve Horkheimer, 1940’lı yılların ortalarında okulun genel yaklaşımını ifade eden
“kültür endüstrisi” kavramını geliştirmişlerdir.
“kültür endüstrisi” kavramını geliştirmişlerdir.
Soru 96
İnsanların birbirinden ya da içinde bulunduğu ortam ya da zamandan uzaklaşmalarına ne ad verilir?
Seçenekler
A
Yabancılaşma
B
Ütopya
C
İlizyon
D
Halüsinasyon
E
Deregülasyon
Açıklama:
Genel olarak “yabancılaşma” kavramıyla anlatılmak istenen; insanların birbirinden ya da içinde bulunduğu ortam ya da zamandan uzaklaşmalarıdır.
Soru 97
Siyasal ekonominin bir bilim dalı olarak yerleşmesini aşağıdaki düşünürlerden hangisi sağlamıştır?
Seçenekler
A
Karl Marx
B
Frederick Engels
C
Adam Smith
D
Louis de Mayerne-Turquet
E
David Ricardo
Açıklama:
Siyasal ekonomi bir bilim dalı olarak Adam Smith ile birlikte yerleşmiştir. Kavram, 1700’lü yılların ikinci yarısında hem bir “ekonomi kuramı”nı hem de “ekonomi politikası”nı ifade etmeye başlamıştır.
Soru 98
Aşağıdakilerden hangisi ulusal siyasal ekonomi konularını inceleyen yaklaşımların araştırma konuları içerisinde yer almaz?
Seçenekler
A
İletişim kurumlarının ekonomik yapısı
B
İletişim ürünlerinin üretimi ve dağıtımındaki ilişkiler
C
Medya kuruluşlarının sahiplik yapısı
D
Tekelleşme
E
İletişimle ilgili kurumsal ve teknolojik yapılarla ürünlerin ve ideolojilerin transferi
Açıklama:
İletişim alanındaki siyasal ekonomik yaklaşımlar, genel olarak ulusal ve uluslararası olmak üzere iki alt bölümde de sınıflandırılabilir: (1) Ulusal siyasal ekonomi konularına eğilen yaklaşımlar, kapitalist iletişim sistemini ve etkinliklerini incelerler. Bu yaklaşımlar iletişim konusunda sosyo-ekonomik yapıya öncelik verirler. Bu bağlamda iletişim kurumlarının ekonomik yapısı, pazar ilişkileri, pazarın denetimi, tekelleşme, iletişim ürünlerinin üretimi ve dağıtımındaki ilişkiler, üretim biçiminin yapısı, iletişim alanında çalışanların örgütsel yapı içindeki yerleri, medya kuruluşlarının sahiplik yapısı gibi konuları araştırırlar. (2) Uluslararası ekonomik düzeni temel alan siyasal ekonomi yaklaşımları ise emperyalizm ya da yeni sömürgeciliğin genel iletişim yapısını incelerler. Bu yaklaşımla yapılan araştırmalar, iletişimle ilgili kurumsal ve teknolojik yapılarla ürünlerin ve ideolojilerin uluslar arasındaki transferi gibi konulara eğilirler.
Soru 99
Aşağıdakilerden hangisi Frankfurt Okulu'nun üyelerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Max Horkheimer
B
Theodor W. Adorno
C
Herbert Marcuse
D
Noam Chomsky
E
Franz Neumann
Açıklama:
Frankfurt Okulu’nun en önemli üyeleri Max Horkheimer, Theodor W. Adorno, Herbert Marcuse, Leo Lowenthal ve Franz Neumann’dır. Bu düşünürler, kültür ve modernizmle ilgili sorunlar üzerine yoğunlaşmışlar, Marksist toplum teorisini varoluşçuluk ve psikanalizle tamamlamaya çalışmışlardır.
Soru 100
Gücü elinde tutanların, söylemin öncüllerini saptama, halkın neyi göreceğine, duyacağına ve düşüneceğine karar verme ve düzenli propaganda kampanyalarıyla kamuoyunu yönetme yetisine sahip olduklarını savunan düşünürler aşağıdakilerden hangileridir?
Seçenekler
A
Noam Chomsky ve Edward Herman
B
Pierre Joseph Proudhon ve Michael Bakunin
C
Louis Althusser ve Antonio Gramsci
D
Michel Foucault ve Jean Baudrillard
E
Max Horkheimer ve Theodor W. Adorno
Açıklama:
Herman ve Chomsky, güçlülerin söylemin öncüllerini saptama, halkın neyi göreceğine, duyacağına ve düşüneceğine karar verme ve düzenli propaganda kampanyalarıyla kamuoyunu yönetme yetisine sahip olduklarını savunurlar. Çünkü hükümetin ve iş dünyasının seçkinlerinin haberlere ayrıcalıklı erişimi söz konusudur. Büyük reklamcılar da seçmeci biçimde bazı gazeteleri ve televizyon programlarını destekleyerek ertesi günün ruhsat verme otoritesi gibi işlerler; medya sahipleri ise sahip oldukları gazetelerin ve yayın istasyonlarının yorum çizgisini ve kültürel duşunu belirleyebilirler.
Soru 101
I. Eleştirel siyasal ekonomi bütüncüldür.
II. Merkezi olarak kapitalist girişim ile devlet müdahalesi arasındaki dengeyle ilgilenir.
III. Eleştirel siyasal ekonomi, zaman ve mekanın tarihsel özelliklerini dikkate almaz.
IV. Adalet, eşitlik, kamu yararı gibi temel ahlaki sorunlarla ilgilenebilmek için verimlilik gibi teknik konuların ötesine gider.
Verilenlerden hangileri eleştirel siyasal ekonomi ve anaakım ekonomi biliminin farklılıkları arasında yer alır?
II. Merkezi olarak kapitalist girişim ile devlet müdahalesi arasındaki dengeyle ilgilenir.
III. Eleştirel siyasal ekonomi, zaman ve mekanın tarihsel özelliklerini dikkate almaz.
IV. Adalet, eşitlik, kamu yararı gibi temel ahlaki sorunlarla ilgilenebilmek için verimlilik gibi teknik konuların ötesine gider.
Verilenlerden hangileri eleştirel siyasal ekonomi ve anaakım ekonomi biliminin farklılıkları arasında yer alır?
Seçenekler
A
I-II-III
B
II-III-IV
C
I-III-IV
D
I-II-IV
E
I-II-III-IV
Açıklama:
Eleştirel siyasal ekonomi, anaakım ekonomi biliminden dört özellik açısından farklılaşır. Golding ve Murdock, bu özellikleri şöyle sıralamaktadırlar:
a. Eleştirel siyasal ekonomi bütüncüldür.
b. Eleştirel siyasal ekonomi tarihseldir.
c. Merkezi olarak kapitalist girişim ile devlet müdahalesi arasındaki dengeyle ilgilenir.
d. Adalet, eşitlik, kamu yararı gibi temel ahlaki sorunlarla ilgilenebilmek için verimlilik gibi teknik konuların ötesine gider.
a. Eleştirel siyasal ekonomi bütüncüldür.
b. Eleştirel siyasal ekonomi tarihseldir.
c. Merkezi olarak kapitalist girişim ile devlet müdahalesi arasındaki dengeyle ilgilenir.
d. Adalet, eşitlik, kamu yararı gibi temel ahlaki sorunlarla ilgilenebilmek için verimlilik gibi teknik konuların ötesine gider.
Soru 102
Eleştirel araştırmalar deyimi, iletişim alanında ilk kez kim tarafından kaç yılında kullanılmıştır?
Seçenekler
A
Paul F. Lazarsfeld -1941
B
Marx-1880
C
Adam Smith-1790
D
Friedrich Engels-1790
E
Murdock -1945
Açıklama:
Eleştirel araştırmalar deyimi, iletişim alanında ilk kez Paul F. Lazarsfeld tarafından 1941’de iletişim kurumlarının taleplerini ön plana alan “yönetsel çalışmalar”dan farklı bir yaklaşımı, çalışmalarını ABD’de sürdürmek zorunda Frankfurt Okulu üyelerinin araştırmalarını tanımlamak için kullanılmıştır.
Soru 103
I. İletişim alanındaki eleştirel yaklaşımların ortak noktası, tüm toplumsal ilişkilerin ve iletişim ilişkilerinin aynı zamanda iktidar ilişkileri olduğu; bu iktidar ilişkilerinin de karmaşık bir toplumsal sistemde tahakküm (baskı, zorbalık, hükmetme) biçimini aldığı varsayımıdır.
II. Eleştirel yaklaşımlar, kitle iletişiminin ulusal ve uluslararası bağlamlardaki siyasal ekonomisinden egemen ideolojiler ve bilinç yönetimi ilişkisine kadar çeşitlenen geniş bir
araştırma alanını kapsar.
III. Pozitivist-deneyci yaklaşımlarla belirlenen anaakım kuramlarını eleştiren bu yaklaşımların çıkış noktası, büyük oranda Paul F. Lazarsfeld görüşleridir.
Eleştirel yaklaşımlara ilişkin verilenlerden hangileri doğrudur?
II. Eleştirel yaklaşımlar, kitle iletişiminin ulusal ve uluslararası bağlamlardaki siyasal ekonomisinden egemen ideolojiler ve bilinç yönetimi ilişkisine kadar çeşitlenen geniş bir
araştırma alanını kapsar.
III. Pozitivist-deneyci yaklaşımlarla belirlenen anaakım kuramlarını eleştiren bu yaklaşımların çıkış noktası, büyük oranda Paul F. Lazarsfeld görüşleridir.
Eleştirel yaklaşımlara ilişkin verilenlerden hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız III
B
I-III
C
I-II
D
II-III
E
I-II-III
Açıklama:
Pozitivist-deneyci yaklaşımlarla belirlenen anaakım kuramlarını eleştiren bu yaklaşımların çıkış noktası, büyük oranda Karl H. Marx’ın görüşleridir.
Soru 104
I. “Frankfurt Okulu” kavramı, 1923’te Almanya’nın Frankfurt kentinde kurulan “Toplumsal Araştırmalar Enstitüsü” düşünürlerinin ortak görüşlerini ifade etmek için kullanılır.
Frankfurt Okulu düşünürlerinin genel yaklaşımı “eleştirel kuram” olarak adlandırılmakta, okula “eleştirel okul” da denmektedir.
II. Frankfurt Okulu’nun ortaya çıkışında, Batı Avrupa’daki işçi sınıfı hareketlerinin I. Dünya Savaşı’nı izleyen yıllardaki ağır yenilgisi, Rus Devriminin Stalinizme dönüşmesi, Faşizm ve Nazizmin yükselişi etkili olmuştur.
III. Frankfurt Okulu’nun kurucusu Nicholas Garnham'dır.
IV. Frankfurt Okulu’nun en önemli üyeleri Max Horkheimer, Theodor W. Adorno, Herbert Marcuse, Leo Lowenthal ve Franz Neumann’dır. Bu düşünürler, kültür ve modernizmle ilgili sorunlar üzerine yoğunlaşmışlar, Marksist toplum teorisini varoluşçuluk ve psikanalizle tamamlamaya çalışmışlardır.
Frankfurt Okulu'na ilişkin verilenlerden hangileri doğrudur?
Frankfurt Okulu düşünürlerinin genel yaklaşımı “eleştirel kuram” olarak adlandırılmakta, okula “eleştirel okul” da denmektedir.
II. Frankfurt Okulu’nun ortaya çıkışında, Batı Avrupa’daki işçi sınıfı hareketlerinin I. Dünya Savaşı’nı izleyen yıllardaki ağır yenilgisi, Rus Devriminin Stalinizme dönüşmesi, Faşizm ve Nazizmin yükselişi etkili olmuştur.
III. Frankfurt Okulu’nun kurucusu Nicholas Garnham'dır.
IV. Frankfurt Okulu’nun en önemli üyeleri Max Horkheimer, Theodor W. Adorno, Herbert Marcuse, Leo Lowenthal ve Franz Neumann’dır. Bu düşünürler, kültür ve modernizmle ilgili sorunlar üzerine yoğunlaşmışlar, Marksist toplum teorisini varoluşçuluk ve psikanalizle tamamlamaya çalışmışlardır.
Frankfurt Okulu'na ilişkin verilenlerden hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
I-II-III
B
I-II-IV
C
II-III-IV
D
I-III-IV
E
I-II-III-IV
Açıklama:
Frankfurt Okulu’nun kurucusu Nicholas Garnham değildir.
Soru 105
Frankfurt okulunun genel yaklaşımını ifade eden “kültür endüstrisi” kavramı 1940’lı yılların ortalarında kim tarafından geliştirmiştir?
Seçenekler
A
Adorno ve Horkheimer
B
Nicholas Garnham
C
Vincent Mosco
D
Marx
E
Thomas McPhail
Açıklama:
Adorno ve Horkheimer, 1940’lı yılların ortalarında okulun genel yaklaşımını ifade eden “kültür endüstrisi” kavramını geliştirmişlerdir.
Soru 106
Tüm toplumsal ilişkilerin ve iletişim ilişkilerinin aynı zamanda iktidar ilişkileri olduğu; bu iktidar ilişkilerinin de karmaşık bir toplumsal sistemde tahakküm (baskı, zorbalık, hükmetme) biçimini aldığı varsayımı aşağıdaki hangi iletişim yaklaşımlarının ortak noktasıdır?
Seçenekler
A
Yapısalcı- işlevci yaklaşım
B
Eleştirel yaklaşım
C
Deneysel yaklaşım
D
Davranışçı yaklaşım
E
Pozitivist yaklaşım
Açıklama:
Giriş
İletişim alanındaki eleştirel yaklaşımların ortak noktası, tüm toplumsal ilişkilerin ve iletişim ilişkilerinin aynı zamanda iktidar ilişkileri olduğu; bu iktidar ilişkilerinin de karmaşık bir toplumsal sistemde tahakküm (baskı, zorbalık, hükmetme) biçimini aldığı varsayımıdır. Eleştirel yaklaşımlar “toplumsal bütünleşme”yi “toplumsal denetim” olarak yeniden tanımlarlar. Ancak toplumsal denetimin aldığı biçimler ve tahakküm ilişkileri konusunda birbirinden farklı açıklamaları benimserler.
İletişim alanındaki eleştirel yaklaşımların ortak noktası, tüm toplumsal ilişkilerin ve iletişim ilişkilerinin aynı zamanda iktidar ilişkileri olduğu; bu iktidar ilişkilerinin de karmaşık bir toplumsal sistemde tahakküm (baskı, zorbalık, hükmetme) biçimini aldığı varsayımıdır. Eleştirel yaklaşımlar “toplumsal bütünleşme”yi “toplumsal denetim” olarak yeniden tanımlarlar. Ancak toplumsal denetimin aldığı biçimler ve tahakküm ilişkileri konusunda birbirinden farklı açıklamaları benimserler.
Soru 107
İletişim alanındaki eleştirel yaklaşımların kitle iletişimine bakışında maddi üretim ve ilişkilere ağırlık vererek kitle iletişiminin kapitalist ülkelerde gelişmesini iletişimin üretimi bağlamında ele alan yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Siyasal ekonomi yaklaşımı
B
Kültürel ve ideolojik yaklaşım
C
Çatışma yaklaşımı
D
Güçler yaklaşımı
E
Modernist yaklaşım
Açıklama:
Giriş
Eleştirel yaklaşımların kitle iletişimine bakışı temel olarak iki yönde gelişmiştir. Birincisi, siyasal ekonomi yaklaşımıdır. İletişim araştırmalarında temel eleştirel yaklaşımlardan biri olan bu yaklaşım, maddi üretim ve ilişkilere ağırlık vererek kitle iletişiminin kapitalist ülkelerde gelişmesini iletişimin üretimi bağlamında ele alır. Siyasal ekonomi yaklaşımı, toplumdaki iletişim olgusunu üretim biçimi ve üretim ilişkileri bağlamında anlamaya çalışır. İletişim süreci, kitle iletişim araçları ve örgütleri ile bu araçların içerikleri siyasal ekonomik bakımdan tanımlanır. Kitle iletişim araçları endüstrilerinde görülen sahiplikteki yoğunlaşma ve tekelleşmeler, bu yaklaşımı benimseyen çalışmaların ana konularını oluşturur.
Eleştirel yaklaşımların kitle iletişimine bakışı temel olarak iki yönde gelişmiştir. Birincisi, siyasal ekonomi yaklaşımıdır. İletişim araştırmalarında temel eleştirel yaklaşımlardan biri olan bu yaklaşım, maddi üretim ve ilişkilere ağırlık vererek kitle iletişiminin kapitalist ülkelerde gelişmesini iletişimin üretimi bağlamında ele alır. Siyasal ekonomi yaklaşımı, toplumdaki iletişim olgusunu üretim biçimi ve üretim ilişkileri bağlamında anlamaya çalışır. İletişim süreci, kitle iletişim araçları ve örgütleri ile bu araçların içerikleri siyasal ekonomik bakımdan tanımlanır. Kitle iletişim araçları endüstrilerinde görülen sahiplikteki yoğunlaşma ve tekelleşmeler, bu yaklaşımı benimseyen çalışmaların ana konularını oluşturur.
Soru 108
Aşağıdaki ifadelerden hangisi Frankfurt Okulunun görüşlerini yansıtmaz?
Seçenekler
A
Eleştirel bir duruşu benimsemeleri
B
Düşünürlerin öncelikle kendi duruşlarını sorgulamaları
C
İnsanı köleleştiren tüm baskıcı sistemleri sorgulamaları
D
Toplumsal sınıfların tarihsel gelişimi ve yapılarını çözümlemeleri
E
Toplumu ve insanı tutsak eden tüm kurumları eleştirmeleri
Açıklama:
185 Frankfurt Okulu ve Kültür Endüstrisi
Gerçekte tüm karşı duruş ve direnişleri bir araya getiren Frankfurt Okulu düşünürlerinin ortak noktası, eleştirel bir duruşu benimsemeleridir. Bu düşünürler öncelikle özeleştiri biçiminde kendi duruşlarını sorgulamayı, ardından da insanı köleleş- tiren tüm baskıcı sistemleri sorgulamayı hedeflemişlerdir. Frankfurt Okulu düşünürleri- nin aydınlanma düşüncesi ve pozitivist bilim anlayışıyla hesaplaşmakla başlayan toplum eleştirileri, zamanla eleştirel toplum kuramına dönüşmüştür. Geleneksel kuram, toplumu yalnızca anlamayı ve açıklamayı amaçlarken; eleştirel kuram, toplumu ve insanı tutsak eden tüm kurumları eleştirerek değiştirmeyi amaçlamıştır. Okul, sınıf hakkındaki yargılarını sınıfların tarihsel gelişimi veya sınıf yapısı hakkında herhangi bir çözümlemeyle desteklemediği ve yalnızca sağduyusal bilgiye dayandığı için eleştirilmiştir.
Gerçekte tüm karşı duruş ve direnişleri bir araya getiren Frankfurt Okulu düşünürlerinin ortak noktası, eleştirel bir duruşu benimsemeleridir. Bu düşünürler öncelikle özeleştiri biçiminde kendi duruşlarını sorgulamayı, ardından da insanı köleleş- tiren tüm baskıcı sistemleri sorgulamayı hedeflemişlerdir. Frankfurt Okulu düşünürleri- nin aydınlanma düşüncesi ve pozitivist bilim anlayışıyla hesaplaşmakla başlayan toplum eleştirileri, zamanla eleştirel toplum kuramına dönüşmüştür. Geleneksel kuram, toplumu yalnızca anlamayı ve açıklamayı amaçlarken; eleştirel kuram, toplumu ve insanı tutsak eden tüm kurumları eleştirerek değiştirmeyi amaçlamıştır. Okul, sınıf hakkındaki yargılarını sınıfların tarihsel gelişimi veya sınıf yapısı hakkında herhangi bir çözümlemeyle desteklemediği ve yalnızca sağduyusal bilgiye dayandığı için eleştirilmiştir.
Soru 109
Noam Chomsky’nin modeline ismini veren ve medyanın üstlendiği rolü gerçekleştirmesi için sistemli biçimde yerine getirilmesi gereken faaliyet aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Reklam
B
Muhalefet
C
Endüstrileşme
D
Tarafsızlık
E
Propaganda
Açıklama:
Medya ve Propaganda Modeli
Amerikan dilbilimci Noam Chomsky’ye göre medyanın temel görevleri arasında en önemlisi propagandadır. Medya içte egemenliği, dışta ise emperyalizmi desteklemektedir. Sınıf çıkarlarının çatıştığı ve zenginliğin belli ellerde toplandığı dünyada, medyanın üstlendiği rolü gerçekleştirmesi sistemli propagandayı gerektirir. Propaganda modeli, Chomsky’nin 1988’de Edward Herman’la birlikte geliştirdiği bir modeldir. Demokrasilerde, yönetenlerle medyanın nasıl el ele verip halkı yönettiklerinin anlatıldığı bu modele göre; kitle iletişim araçları, ileti ve simgeleri halka yayarak bir sisteme hizmet eder. Onların işlevleri bireyleri daha geniş bir toplumun kurumsal yapılarıyla birleştirecek değerler, inançlar ve davranış kodları ile onları eğlendirmek, güldürmek, oyalamak, avutmak, bilgilendirmek ve eğitmektir. Sınıf çıkarları çatışması ve zenginliğin belli ellerde toplandığı dünyada, medyanın üstlendiği rolü gerçekleştirmesi sistemli propagandayı gerektirir.
Amerikan dilbilimci Noam Chomsky’ye göre medyanın temel görevleri arasında en önemlisi propagandadır. Medya içte egemenliği, dışta ise emperyalizmi desteklemektedir. Sınıf çıkarlarının çatıştığı ve zenginliğin belli ellerde toplandığı dünyada, medyanın üstlendiği rolü gerçekleştirmesi sistemli propagandayı gerektirir. Propaganda modeli, Chomsky’nin 1988’de Edward Herman’la birlikte geliştirdiği bir modeldir. Demokrasilerde, yönetenlerle medyanın nasıl el ele verip halkı yönettiklerinin anlatıldığı bu modele göre; kitle iletişim araçları, ileti ve simgeleri halka yayarak bir sisteme hizmet eder. Onların işlevleri bireyleri daha geniş bir toplumun kurumsal yapılarıyla birleştirecek değerler, inançlar ve davranış kodları ile onları eğlendirmek, güldürmek, oyalamak, avutmak, bilgilendirmek ve eğitmektir. Sınıf çıkarları çatışması ve zenginliğin belli ellerde toplandığı dünyada, medyanın üstlendiği rolü gerçekleştirmesi sistemli propagandayı gerektirir.
Soru 110
Noam Chomsky’nin propaganda modeline göre medya-yönetici ikilisinin rızanın imalatı amacını gerçekleştirirken, insanları ilgisiz düşüncelere yönlendirerek asıl gündemden ve asıl bilgiden uzaklaştırma tekniğine ne ad verilir?
Seçenekler
A
Enformasyon oluşturma
B
Kültürel maddecilik
C
Gerekli yanılsamalar
D
Kültürel bağımlılık
E
Tarihsel maddecilik
Açıklama:
Rızanın İmalatı
Propaganda modeline göre medya-yönetici ikilisinin temel amacı “rızanın imalatı” dır. Bunu da Chomsky’nin “gerekli yanılsamalar” adını verdiği tekniklerle sağlarlar. “Gerekli yanılsamalar”, insanları ilgisiz düşüncelere yönlendirerek asıl gündemden ve asıl bilgiden uzaklaştırmaya yarar. Türkçeye Medya Gerçeği olarak çevrilen kitabında (Necessary Illusi- ons: Thought Control in Democratic Societies) Chomsky, Amerika’nın ilişki içinde olduğu uysal ülkelerle kafa tutan ülkelerin ya da grupların medyaya nasıl yansıdığını inceler ve medyanın Amerikan yanlısı açık propaganda işlevini gözler önüne serer.
Propaganda modeline göre medya-yönetici ikilisinin temel amacı “rızanın imalatı” dır. Bunu da Chomsky’nin “gerekli yanılsamalar” adını verdiği tekniklerle sağlarlar. “Gerekli yanılsamalar”, insanları ilgisiz düşüncelere yönlendirerek asıl gündemden ve asıl bilgiden uzaklaştırmaya yarar. Türkçeye Medya Gerçeği olarak çevrilen kitabında (Necessary Illusi- ons: Thought Control in Democratic Societies) Chomsky, Amerika’nın ilişki içinde olduğu uysal ülkelerle kafa tutan ülkelerin ya da grupların medyaya nasıl yansıdığını inceler ve medyanın Amerikan yanlısı açık propaganda işlevini gözler önüne serer.
Ünite 8
Soru 1
Aşağıdakilerden hangisi Türkiye'de iletişim araştırmalarında ilgi ve bilgi üretimindeki gecikme nedenleri arasında yer almaz?
Seçenekler
A
İletişim alanında teknolojik bilgi birikimiyle üretilen iletişim araçlarının ve örgütlenmesinin olmaması
B
Dış güçlerin ürettiklerine ve bu ürettikleriyle elde ettikleri kontrolü sürdürme politikalarına bağlı kalması
C
Araçların ve örgütlenmelerin Batı’dan ithal edilmesi
D
Türkiye'de bulunan akademisyenlerin araştırma yapma gereksinimi ve motivasyonlarının olmaması
E
Bilgiden geçerek kontrol gereksiniminin araştırmaya dayanma yerine baskılara ve yasaklara dayanması
Açıklama:
Türkiye’deki akademisyenlerin araştırma girişimleri bağlamında ilgi ve bilgi üretiminde gecikme olmuştur. Osmanlıda ve ardından kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nde (a) iletişim alanında teknolojik bilgi birikimiyle üretilen iletişim araçlarının ve örgütlenmesinin olmaması, (b) dış güçlerin ürettiklerine ve bu ürettikleriyle elde ettikleri kontrolü sürdürme politikalarına bağlı kalması, (c) araçların ve örgütlenmelerin Batı’dan ithal edilmesi ve (d) bilgiden geçerek kontrol gereksiniminin araştırmaya dayanma yerine baskılara ve yasaklara dayanması gibi bir yapıya sahip olması bu gecikmenin başlıca nedenleridir.
Soru 2
İletişim araştırmalarında üretilen bilginin doğası hangi temel özelliklere sahiptir?
I. Teknolojik bilgi
II. Yönetme ile ilgili bilgi
III. Kitleler için üretilen bilgi
I. Teknolojik bilgi
II. Yönetme ile ilgili bilgi
III. Kitleler için üretilen bilgi
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve III
C
I ve II
D
I, II ve III
E
Yalnız III
Açıklama:
İletişim araştırmalarında üretilen bilginin temel özellikler teknolojik bilgi, yönetme ile ilgili bilgi ve kitleler için üretilen bilgi olarak sınıflandırılabilir.
Soru 3
Aşağıdakilerden hangisi iletişim araştırmalarının durumunun göstergesi değildir?
Seçenekler
A
Teknolojik bilgi üretimi
B
Yönetim kültürü
C
Öğrenci ilğisizliği
D
Akademik ilgi
E
Örgütsel yapılar
Açıklama:
İletişim araştırmaları durumunun göstergeleri; teknolojik bilgi ve araç üretimi, örgütsel yapı, yönetim kültürü, akademik ilgi, toplumsal tutum, araştırma tasarımı ve yöntem bilgisi, uluslararası egemenlik ve mücadele koşulları, alternatifler ve kontrolü olarak sıralanır.
Soru 4
Propaganda ve kamuoyu çalışmalarıyla bilinen Lippmann'ın temel varsayımı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Yönetimin eleştirilmesi gerekliliği
B
Halka gerçeklerin anlatılmaması gerekliliği
C
Tüm gerçeklerin halka açıklanması gerekliliği
D
Propagandanın yanlışlığı
E
Teknolojinin gerekliliği
Açıklama:
Lippmann’a göre gerçeği halka açıklama ve reformlar kimsenin otoriteye saygı
göstermediği bir toplumun yükselmesine neden olmuştur. Lippmann, bu duruma çözüm olarak ilericilerin işinin bu kaos içindeki dünya üzerinde kontrol kurmak ve “daha az bilgilendirilmiş halka” ve “daha çok sosyal kontrolü kurmaya” odaklanma olduğunu belirtmiştir. Bu nedenle halkla gerçeklerin açıklanmaması gerekir.
göstermediği bir toplumun yükselmesine neden olmuştur. Lippmann, bu duruma çözüm olarak ilericilerin işinin bu kaos içindeki dünya üzerinde kontrol kurmak ve “daha az bilgilendirilmiş halka” ve “daha çok sosyal kontrolü kurmaya” odaklanma olduğunu belirtmiştir. Bu nedenle halkla gerçeklerin açıklanmaması gerekir.
Soru 5
Nicel araştırmaların başlamalarında etkili olan yaygın görüş ve araştırmalar hangisidir?
Seçenekler
A
Sosyal psikoloji ve pazar araştırmaları
B
Eleştirel yaklaşım
C
Etki araştırmaları
D
Aktif izleyici
E
Kültürel çalışmalar
Açıklama:
Nicel araştırmaların başlagıcında yer alan iki temel grup ve araştırmalar yer alır. İlki sosyal psikolojiye dayanan deneysel araştırmalar ikincisi ise yönetimsel karar verme ve pazar araştırmalarıdır.
Soru 6
Nicel araştırmalar Dünyaya hangi tarihte ve hangi kuramsal altyapı araştırmalarıyla yayılmıştır?
Seçenekler
A
1950-Etki araştırmaları
B
1980-Aktif izleyici araştırmaları
C
1970-Kullanımlar ve Doyumlar araştırmaları
D
1930-Etki araştırmaları
E
1900-Kullanımlar ve Doyumlar araştırmaları
Açıklama:
Niceliksel araştırmalar dünyaya 1970’lerde “Kullanımlar ve Doyumlar” araştırmalarıyla yayılmıştır. McLuhan’ın niteliksel teknolojik determinist (belirleyicilik) çalışmaları ve 1980’lerde de “Gündem Belirleme” araştırmaları eklenmiş ve ardından 1990larda “gündem birleştirme/kaynaştırma” araştırmalarıyla geliştirilmiştir
Soru 7
Aşağıdakilerden hangisi Lasswell formülü araştırmaları arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Gönderen araştırmaları
B
Araç araştırmaları
C
Mesaj araştırmaları
D
İzleyici araştırmaları
E
Teknoloji araştırmaları
Açıklama:
Lasswell formulü araştırmaları; gönderen, araç, mesaj ve izleyici araştırmaları olarak sıralanır.
Soru 8
Aşağıdakilerden hangisi iletişimin türüne göre ele alınan iletişim araştırmaları sınıflaması arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Kişilerarası iletişim araştırmaları
B
Grup iletişimi araştırmaları
C
Kitle iletişim araştırmaları
D
İzleyici merkezli iletişim araştırmaları
E
Uluslararası iletişim araştırmaları
Açıklama:
İletişimin türüne göre araştırmalar; içsel, kişilerarası, grup iletişimi, örgüt iletişimi, kitle iletişimi, uluslararası iletişim araştırmaları olarak belirlenebilir. İzleyici araştırmaları Laswell formülü araştırmaları sınıfındadır.
Soru 9
İngiltere'de Hall ile başlayan çalışmalar İletişim çalışmalarının hangi konu ve alanına girmektedir?
Seçenekler
A
Retorik
B
Alımlama
C
Kültürel
D
Marksçı
E
Liberal çoğulcu
Açıklama:
Bazı araştırmacılar basit ampirizmi hümanist gelenek ile birleştirerek, özellikle 1950’lerin sonlarından itibaren, İngiltere’de E. T. Hall ile başlatılan kültürel çalışmalar kültürlerarası iletişim araştırmasının gelişmesine öncülük ettiler.
Soru 10
Günümüz Türkiye'sinde iletişim çalışmalarının yöntem bilimsel durumu aşağıdakilerden hangisini temel alır?
Seçenekler
A
Deneysel ve liberal çoğulcu
B
Deneysel ve nitel
C
Marksist
D
Nitel
E
Kültürel
Açıklama:
Günümüzde Türkiye’de iletişim yapıtları kullanılan yöntem bağlamında
özellikle iki yönde ilerlemektedir:
Birincisi kitle iletişiminde pozitivist-deneyci yaklaşımla gelen deneyselimsi araştırmalar.
İkincisi tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de en eski ve köklü araştırma geleneğiyle yapılan
niteliksel araştırmalardır.
özellikle iki yönde ilerlemektedir:
Birincisi kitle iletişiminde pozitivist-deneyci yaklaşımla gelen deneyselimsi araştırmalar.
İkincisi tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de en eski ve köklü araştırma geleneğiyle yapılan
niteliksel araştırmalardır.
Soru 11
Aşağıdakilerden hangisi Türkiye’de 20. Yüzyılın başlarında iletişim araştırmalarının olmamasının sebeplerinden biridir?
Seçenekler
A
Reklamların etkisi
B
Fordist seri üretim
C
Savaşın varlığı
D
Üretim yapısı
E
Kitlelerden korkma
Açıklama:
20. Yüzyılın başında “Fordist seri üretimle” başlayan ve gelişen kitle üretimi, kitlelerin ekonomik pazar için “üretilmesi” gereksinimi ortaya çıkarmıştır. Bu da kaçınılmaz olarak reklamların etkisi, tüketici ve izleyici tercihleri ile ilgili araştırmaların çıkışını ve desteklenmesini getirmiştir. Türkiye’deki ekonomik koşullar ve üretim yapısı bu tür karaktere ve gereksinime o zamanlar sahip olmamıştır. Bu nedenle böyle bir gereksinim ve amaç, ancak 20. Yüzyılın sonlarında çıkıp hızla gelişmiştir. Amerika’da ve Avrupa’da 20. Yüzyılın başlarında, yarım asırdan beri artan kitlelerden korkuyla oluşan “yönlendirerek yönetme” gereksinimine, Birinci Dünya Savaşı’nda, kitleleri savaşa hazırlama ve bu hazırlığın sürekli olarak yapılması gereği eklenmiştir. Kitlelerin kendilerini ve ilişkilerini düşünsel olarak yeniden-üretmeyi egemen siyasal ve ekonomik amaçlar doğrultusunda biçimlendirme gereksiniminden propaganda, ikna, retorik, kamuoyu ve halkla ilişkiler oluşmuş ve örgütlü etkileme/ikna faaliyetleri ve araştırmaları gelişmiştir. Osmanlı’nın son anlarını yaşadığı ve ardından da Kurtuluş Savaşı’yla bir Cumhuriyet kuran Türkiye’deki koşullarda bu tür araştırma gereksinimi de ortaya çıkmamıştır.
Soru 12
İletişim araştırmalarında üretilen bilginin doğası üçe ayrılmaktadır. Aşağıdakilerden hangisi teknolojik bilgi olarak nitelendirilebilir?
Seçenekler
A
Televizyon izleme alışkanlıkları
B
Haberlerin izlendiği araçlar
C
Seçimde oy verme eğilimleri
D
Vatandaşların dini inanışları
E
Yemek yeme alışkanlıkları
Açıklama:
Teknolojik bilgi, bilim ve teknolojinin üretimi için zorunlu olan bilginin üretimini ve bu üretim için yapılan araştırmaları içerir. Bu tür bilgi ve araştırmalar günümüzde dünyadaki teknolojik seviyeyi ve teknolojik biçimi ve yapıyı belirleyen bilgi ve araştırmalardır. Haberlerin izlendiği araçların öğrenildiği bir araştırmada elde edilen bulgular teknolojik bilgi olarak nitelendirilebilir.
Soru 13
Aşağıdakilerden hangisi iletişim araştırmalarının durumunun göstergelerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Teknolojik bilgi üretimi
B
Akademik ilgi
C
Yönetim kültürü
D
Örgütsel yapılar
E
Bilişsel kontrol
Açıklama:
Türkiye’de iletişim üzerinde düşünme ve araştırma yapma ülkenin kendi içinden çıkan gereksinimlerinden doğup gelmemiştir. Bunun en önde gelen iki nedeni vardır. Birincisi kendi tarihsel koşullarının karakteri ve ikincisi ise birinci nedenle ve uluslararası bilgi üretimindeki pozisyonu nedeniyle dışa bağımlılığın gelişmesidir. Her durumda Türkiye’de ya da herhangi bir ülkede iletişim araştırmalarının gelişmesi ve gelişmenin doğası dünyadaki ve o ülkedeki üretim tarzı ve ilişkilerinin karakterine bağlıdır. İletişim araştırmaları durumunun göstergeleri arasında teknolojik bilgi üretimi, teknolojik araç üretimi, örgütsel yapılar, yönetim kültürü, akademik ilgi, bilmeye ve bilime karşı toplumsal ilgi ve tutum, araştırma tasarım ve yöntem bilgisi, uluslararası egemenlik ve mücadele koşulları, alternatifler ve kontrolü yer alır. Bilişsel kontrol ise araştırmaların doğasını betimler.
Soru 14
Amerikalı araştırmacıların Türkiye’de yürüttüğü iletişim araştırmaları aşağıdakilerden hangisi ile açıklanabilir?
Seçenekler
A
Araştırma tasarım ve yöntem bilgisi
B
Teknolojik araç üretimi
C
Uluslararası mücadele koşulları
D
Bilmeye karşı toplumsal ilgi
E
Akademik ilgi
Açıklama:
Uluslararası egemenlik ve mücadele koşulları uluslararası kontrol mekanizmalarını kurmak ve geliştirmek isteyen güçlerin Türkiye gibi ülkelerde araştırma yapmaları ve araştırma yaptırmalarını da beraberinde getirmiştir. Bu araştırmaların önemli bir kısmı da iletişim alanındadır. İletişimle ilgili bu tür araştırmalar özellikle 1950’lerde modernleşme ve kalkınma adı altında kapitalist sistemin dünya görüşünün ve ürünlerinin dünyaya yayılmasını amaçlayan Amerikalılar tarafından yapılmasıyla başlanmış ve çeşitli fonlar ve desteklerle yerel kurumları ve araştırmacıları da katarak halen devam etmektedir.
Soru 15
Aşağıdaki araştırma örneklerinden hangisi niteliksel yapıdadır?
Seçenekler
A
Cinsiyet dağılımı
B
Renk beğenisi
C
Kanal reytingi
D
Tüketim sıklığı
E
Yaş aralığı
Açıklama:
Niceliksel araştırma, verileri istatistik süreçlerden geçiren tasarıma dayanan araştırma türüdür. Niteliksel çalışma, seçilen bir konuda veya sorunda gerekli olan verileri, enformasyonu ve bilgileri toplayan, bu toplananı mantıksal nedensellik süreçlerinden geçirerek analiz eden ve sonuçlar çıkaran araştırma biçimidir. Cinsiyet dağılımı, kana reytingi, tüketim sıklığı ve yaş aralığı istatistikler bilgiler verirken renk beğenisine odaklanan bir araştırmanın niteliksel yapıda olduğu söylenebilir.
Soru 16
Bir şirkette satın almacılar ile pazarlamacılar arasındaki ilişkiyi inceleyen bir araştırma hangi türde bir araştırma olarak nitelendirilebilir?
Seçenekler
A
Grup iletişim araştırması
B
Kitle iletişim araştırması
C
Örgütsel iletişim araştırması
D
Kişilerarası iletişim araştırması
E
Kişinin kendisiyle iletişimi
Açıklama:
İnsanlar gününü bir veya birden fazla çeşitli yoğunlukta örgütlenmiş gruplar içinde geçirir: Grup iletişimi alanındaki araştırmalar grup performansı, beyin fırtınası, grup içi ve gruplar arası çatışma ve çatışma çözümü, liderlik ve grup bağlılığına eğilirler. Grup rollerini, rol türlerini ve rollerle ilgili sorunları araştırırlar. Grubun oluşması ve gelişmesi, karar süreçleri, etkili iletişimi etkileyen içsel ve dışsal faktörler üzerinde dururlar. Grupta teknolojiyle aracılanmış iletişim ve bunun etkilerine bakarlar.
Soru 17
İnsanların izledikleri bir televizyon dizisini nasıl algıladıklarına üzerine yapılan bir araştırma ne tür bir araştırmadır?
Seçenekler
A
Liberal-çoğulcu araştırma
B
Alımlama araştırması
C
Retorikle ikna araştırması
D
Yapısalcı araştırma
E
Post-Marxist araştırma
Açıklama:
Alımlama incelemeleri, metinsel yorumlama teorilerinin kitle iletişimi izleyicilerinin gündelik faaliyetlerine uygulanmasıdır. Temel ilgi, izleyicilerin kitle iletişiminden çıkardıkları “anlam” üzerindedir. Metinlerin alımlanması ile ilgili incelemelerin anlamlı olabilmesi için “alımlama” ile “ideolojik pozisyonun” ya da “sınıfsal aitliğin” ilişkilendirilmesi gerekir.
Soru 18
Aşağıdakilerden hangisi özellikle ampirik araştırmalarda araştırmayı geçersiz yapacak ciddi sorunlardan birisidir?
Seçenekler
A
Tasarım
B
Düzen
C
Konu
D
Örnekler
E
Referanslar
Açıklama:
Dünyada 2007’nin başı ile 2011’in ortalarına kadar Social Science Citation Index kapsamındaki iletişimle ilgili 77 dergide 10.104 makale yer almıştır. Makalelerin sadece yüzde 20 kadarı akademik karakter taşımaktadır ve çoğu endüstriyel ve kurumsal çıkarlara hizmet için tasarlanmıştır. Araştırmaların çoğunda (özellikle ampirik araştırmalarda) araştırmayı geçersiz yapacak ciddi tasarım sorunları vardır.
Soru 19
Aşağıdakilerden hangisi Türkiye’de iletişimle ilgili araştırmaların nicel bağlamda artmasına etken değildir ?
Seçenekler
A
Üniversiteler
B
Akademisyenler
C
Öğrenciler
D
Dergiler
E
Finansörler
Açıklama:
Türkiye’de iletişimle ilgili araştırmalar, özellikle artan üniversiteler, dergiler, akademisyen olmak isteyenler, akademisyenler ve araştırmayı finansal olarak teşvik eden yapılanmalar ile birlikte, nicel bağlamlarda giderek artmaktadır.
Soru 20
Aşağıdakilerden hangisi iletişimde araştırma, aynı zamanda, derleme kitaplar biçiminde olan yapıtların en önemli sorunu nedir?
Seçenekler
A
Araştırma biçimi
B
Örnekler
C
Editörlük süreci
D
Tasarım
E
Özgünlüğü
Açıklama:
İletişimde araştırma, aynı zamanda, derleme kitaplar biçiminde olan yapıtlarda da sunulmaktadır. Son zamanlarda 1derleme kitap basma salgını” dikkat çekmektedir. Değerli derleme çalışma “tanıdık birilerinden yazılar alıp bastırmakla” oluşturulmaz. Akademik “editörlük” sürecinden geçirmeksizin; yani yazıları ı alanda otorite/uzman olan kimselere göndermeksizin yapılan “derleme” kitabın akademik değeri şüphelidir.
Soru 21
- Araştırmaya gereksinim
- Tercihler ve faaliyetler
- Gereksinim üzerinde düşünme
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
Yalnız II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Bir ülkede her alanda olduğu gibi iletişim alanında da araştırmaların başlaması ve gelişmesi için önce “araştırmaya gereksinim duyulması” gerekir. Bu gereksinim örgüt yapıları içindeki ya da dışındaki bireyler tarafından hissedilebilir. Fakat gereksinimin hissedilmesi yeterli değildir. Bu gereksinimden başlayarak gereksinim ile ilgili faaliyetlerin oluşması, yapılması ve gereksinimin giderilmesine ve bu giderilmeyle başlayan gelişme olasılığına uygun ve onu destekleyen bir toplumsal yapının var olması gerekir.
Soru 22
- İletişim alanında teknolojik bilgi birikimiyle üretilen iletişim araçlarının ve örgütlenmesinin olmaması
- Dış güçlerin ürettiklerine ve bu ürettikleriyle elde ettikleri kontrolü sürdürme politikalarına bağlı kalması
- Araçların ve örgütlenmelerin Batı’dan ithal edilmesi
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
I ve III
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Türkiye’de diğer alanlarda olduğu gibi iletişim alanında da araştırmaya ilgi ve bilgi üretimi ülkenin kendi iç dinamiklerinden kaynaklanan bir gereksinim ve destekleme olarak başlamamıştır. İlk kapsamlı araştırmayı yapanlar, tek bir örnek dışında, Amerikalı akademisyenler olmuştur. Dolayısıyla Türkiye’deki akademisyenlerin araştırma girişimleri bağlamında ilgi ve bilgi üretiminde gecikme olmuştur. Osmanlıda ve ardından kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nde (a) iletişim alanında teknolojik bilgi birikimiyle üretilen iletişim araçlarının ve örgütlenmesinin olmaması, (b) dış güçlerin ürettiklerine ve bu ürettikleriyle elde ettikleri kontrolü sürdürme politikalarına bağlı kalması, (c) araçların ve örgütlenmelerin Batı’dan ithal edilmesi ve (d) bilgiden geçerek kontrol gereksiniminin araştırmaya dayanma yerine baskılara ve yasaklara dayanması gibi bir yapıya sahip olması bu gecikmenin başlıca nedenleridir.
Soru 23
Aşağıdakilerden hangisi iletişim araştırmasının oluşum ve gelişmesi için temel koşullardan değildir?
Seçenekler
A
Kurumların kontrol için bilgiye gereksinim duyması
B
Ekonomik, siyasal ve kültürel örgütlerin gelişmiş olması
C
Sosyoekonomik yapının tespitine hizmet etmesi
D
Bilgi ve teknoloji üretimi örgütlenmelerinin gelişmiş olması
E
Kitleleri çalışan, seçmen, tüketici vb olarak kontrol gereksiniminin duyulması
Açıklama:
Her ülkede olduğu gibi Türkiye’de de -geç de olsa- oluşuma giden yola bakıldığında temel olarak aşağıdaki koşulların belirleyici rol oynadığı görülür:
-Şirketlerin ve kurumların ekonomik ve siyasal üstünlük, kontrol ve gelişme için bilgiye gereksinim duymaları
-Bilgi üretiminin örgütlenmesi ve örgütlü yapılar içine taşınması koşullarının ve gereksiniminin çıkması
-Endüstriyel yapının çıkarlarına uygun bilişlerin, duyguların, duyarlılıkların ve davranışların kitleler halinde biçimlendirilmesi gereksiniminin zorunlu hale gelmesi
-Şirketlerin ve kurumların ekonomik ve siyasal üstünlük, kontrol ve gelişme için bilgiye gereksinim duymaları
-Bilgi üretiminin örgütlenmesi ve örgütlü yapılar içine taşınması koşullarının ve gereksiniminin çıkması
-Endüstriyel yapının çıkarlarına uygun bilişlerin, duyguların, duyarlılıkların ve davranışların kitleler halinde biçimlendirilmesi gereksiniminin zorunlu hale gelmesi
Soru 24
- Teknolojik bilgi
- İdeolojik bilgi
- Kitleler için bilgi
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
Yalnız III
D
I ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Araştırmalarda üretilen bilginin bilimsel bir karaktere sahip olması gerekir. Bu türler şunlardır:
Birinci Tür Bilgi: Teknolojik Bilgi
İkinci Tür Bilgi: Yönetme/Yönetim Bilgisi
Üçüncü Tür Bilgi: Kitlelerin Kullanımı İçin Üretilen Bilgi
Birinci Tür Bilgi: Teknolojik Bilgi
İkinci Tür Bilgi: Yönetme/Yönetim Bilgisi
Üçüncü Tür Bilgi: Kitlelerin Kullanımı İçin Üretilen Bilgi
Soru 25
Özellikle pazarlama, işletme ve kamu yönetimi, propaganda ve siyasal kampanyalar için gerekli olan ve insanları yönetmenin nasıl yapılacağıyla ve yapıldığıyla ilgili fikir veren bilgi türü hangisidir?
Seçenekler
A
Teknolojik bilgi
B
Yönetim bilgisi
C
Kurumsal bilgi
D
Kitlesel bilgi
E
Deneyimsel bilgi
Açıklama:
İkinci Tür Bilgi: Yönetme/Yönetim Bilgisi
Bu tür bilgi özellikle pazarlama, işletme ve kamu yönetimi, propaganda ve siyasal kampanyalar için gerekli olan ve insanları yönetmenin nasıl yapılacağıyla ve yapıldığıyla ilgili bilmeyi içerir. Bu tür bilgi üretimi toplumsal yönetim politikaları ve uygulamalarıyla ilgili araştırmalarla üretilir: Bu türdeki bilgi de gerekli görülmedikçe paylaşılmaz, çünkü yönetmek için kullanılır.
Bu tür bilgi özellikle pazarlama, işletme ve kamu yönetimi, propaganda ve siyasal kampanyalar için gerekli olan ve insanları yönetmenin nasıl yapılacağıyla ve yapıldığıyla ilgili bilmeyi içerir. Bu tür bilgi üretimi toplumsal yönetim politikaları ve uygulamalarıyla ilgili araştırmalarla üretilir: Bu türdeki bilgi de gerekli görülmedikçe paylaşılmaz, çünkü yönetmek için kullanılır.
Soru 26
- Örgütlenmiş din
- Örgütlenmiş ahlak
- Örgütlenmiş siyaset
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
I ve III
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Bu tür “bilgi/bilme üretimi” tarih boyu birbirine bağlı birkaç temel üzerine kurulmuştur:
- İnsanların inancının ve inanç sistemini kötüye kullanan örgütlenmiş din
- Cinsel ilişkiye ve alkollü içki gibi madde kullanımına indirgenen örgütlenmiş ahlak.
- Bizi her an yutmak, yok etmek isteyen; en az bir öcü/düşman: Kötü ve tehlikeli ötekiler.
- Kendini toplumdan geçerek değil de, toplumu kullanarak gerçekleştirmeye dayanan bireysel çıkar bilişi/bilinci
Soru 27
Aşağıdakilerden hangisi Lasswell'in formülüne göre araştırma türlerindendir?
Seçenekler
A
İzleyici araştırmaları
B
Kişinin kendisiyle iletişimi
C
Grup iletişim araştırmaları
D
Örgütsel iletişim araştırmaları
E
Kitle iletişimi araştırmaları
Açıklama:
Lasswell’in formülüne göre araştırmalar şunlardır:
- İleti gönderenle ilgili araştırmalar
- İletiyle ilgili araştırmalar
- Kanal/araç ile ilgili araştırmalar
- İzleyiciyle ilgili araştırmalar
Soru 28
- Beyin fırtınası
- Çatışma çözümü
- Liderlik
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
I ve III
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
İnsanlar gününü bir veya birden fazla çeşitli yoğunlukta örgütlenmiş gruplar içinde geçirir: Grup iletişimi alanındaki araştırmalar grup performansı, beyin fırtınası, grup içi ve gruplar arası çatışma ve çatışma çözümü, liderlik ve grup bağlılığına eğilirler.
Soru 29
- Medya kültürünün sosyoekonomik yapısı
- Kültürel metin olarak medya metinleri
- Metinlerin izleyicilerce alınması ve kullanılması
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
I ve III
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
İletişim alanında kültürel incelemeler temel olarak üç sorunsaldan biri ya da birden fazlası üzerinde durur:
- Medya kültürünün siyasal ekonomisi (Bu yönelimi çoğunluk terk etmiştir)
- Kültürel metin olarak medya metinleri (Metinsel analiz)
- Metinlerin izleyicilerce alınması ve kullanılması (Alımlama).
Soru 30
- Post-yapısalcı taklitçilik
- Derleme kitap azlığı
- Tezlerde tasarım ve yöntem sorunları
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
I ve III
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
İletişimde araştırma, aynı zamanda, derleme kitaplar biçiminde olan yapıtlarda da sunulmaktadır. Son zamanlarda “derleme kitap basma salgını” dikkati çekmektedir. Değerli derleme çalışma “tanıdık birilerinden yazılar alıp bastırmakla” oluşturulmaz. Akademik “editörlük” sürecinden geçirmeksizin; yani yazıları o alanda otorite/uzman olan kimselere göndermeksizin yapılan “derleme” kitabın akademik değeri (içinde bir veya iki değerli parça olsa bile), şüphelidir.
Soru 31
Türkiye’deki iletişim araştırmalarının başlangıcı olan "Türkiye'deki modernleşmenin basındaki gelişmeyle ölçümü" araştırması kaç yılında yapılmıştır?
Seçenekler
A
1914
B
1923
C
1944
D
1954
E
1962
Açıklama:
Türkiye'deki modernleşmeyi basındaki gelişmeyle ilişkilendirerek imceleyen Ahmet Emin Yalman’ın araştırması, ABD'nin Columbia Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinde yaptığı “The Development of Modern Turkey as Measured by Its Press, (1914)” başlıklı tez bir Türk’ün iletişim alanında Türkiye ile ilgili yaptığı ilk çalışma olarak bilinir.
Soru 32
Aşağıdakilerden hangisi iletişimin türüne göre araştırmalardan değildir?
Seçenekler
A
Kişilerarası iletişim araştırmaları
B
Örgütsel iletişim araştırmaları
C
Kitle iletişimi araştırmaları
D
Araç araştırmaları
E
Uluslararası iletişim araştırmaları
Açıklama:
Araç araştırmalarında, araçların işlevleri üzerinde durulur; araçların birbiriyle karşılaştırılması yapılır; araçların topluma, demokrasiye, özgürlüğe, iletişime ve insan hayatına demokrasi, seçim özgürlüğü, enformasyon zenginliği, enformasyon toplumu ve bilgi toplumu gibi getirdiği şahane değişimler sunulur.
İletişim türüne göre araştırmalar:
İletişim türüne göre araştırmalar:
- Kişinin kendisi ile iletişimi
- Kişilerarası iletişim araştırmaları
- Grup iletişimi araştırmaları
- Örgütsel iletişim araştırmaları
- Kitle iletişimi araştırmaları
- Uluslararası iletişim araştırmaları
Soru 33
İletişimle doğrudan ilgilenen ilk niteliksel yapıtlar hangi çalışma alanındandır?
Seçenekler
A
Alımlama araştırmaları
B
Retorikle ikna çalışmaları
C
Teknolojik belirleyicilik çalışmaları
D
Liberal-çoğulcu araştırmalar
E
Marksçı araştırmalar
Açıklama:
İletişimle doğrudan ilgilenen ilk niteliksel yapıtlar “retorik”; özellikle siyasal ikna alanında olmuştur. Ekonomik, siyasal ve onların ortağı olan teolojik güçler tarafından kitlelerin yönetiminde eski imparatorluklardan beri kullanılan retorik ile ilgili çalışmalar, feodaliteden ve aydınlanma çağından geçerek 21. yüzyıla kadar gelmiştir.
Soru 34
Fetişleştirme, yani bir mala kendinde olmayan değerler yükleme, hangi yaklaşım tarafından kavramlaştırılmıştır?
Seçenekler
A
Liberal demokrat çalışmalar
B
Liberal-çoğulcu araştırmalar
C
Aktif izleyici ve alımlama arştırmaları
D
Post-modernist araştırmalar
E
Marksçı araştırmalar
Açıklama:
Bu yaklaşımın iletişimde düşünsel üretimi incelemelerinde en önde gelen konular arasında ideolojinin açıklanması, maddi üretim ile düşünsel (ideolojik) üretim ilişkisi, profesyonel ideolojiler ve bunların transferi, kültür emperyalizmi, ürünlerin ideolojik içerikleri ve bilinç yönetimi, profesyonel ideolojiler ve medya pratikleri, yabancılaşma ve fetişleştirme (bir mala kendinde olmayan değerler yükleme) vardır.
Soru 35
'………….. ……….., seçilen bir konuda veya sorunda gerekli olan verileri, enformasyonu ve bilgileri toplayan, bu toplananı mantıksal nedensellik süreçlerinden geçirerek analiz eden ve sonuçlar çıkaran araştırma biçimidir.' Boş bırakılan kısmı en uygun kavramla tamamlayınızı.
Seçenekler
A
Niteliksel araştırma
B
Niceliksel araştırma
C
Kişilerarası iletişim araştırmaları
D
Alımlama araştırmaları
E
Liberal çoğulcu araştırmalar
Açıklama:
Niteliksel çalışma, seçilen bir konuda veya sorunda gerekli olan verileri, enformasyonu ve bilgileri toplayan, bu toplananı mantıksal nedensellik süreçlerinden geçirerek analiz eden ve sonuçlar çıkaran araştırma biçimidir.
Soru 36
Türkiye’deki nicel araştırmalarda göze çarpan ilk sorun nedir?
Seçenekler
A
Nedensellik bağlarının tutarlılığı
B
Alt başlık kullanılmaması
C
Alıntılama sayısının azlığı
D
Başlığın içeriği yansıtmaması
E
başlıkların sıradanlığı
Açıklama:
Türkiye’deki nicel araştırmalarda sorunlar çoğunlukla (a) araştırmanın içeriğini yansıtmayan başlığında başlamakta, (b) giriş olmayan bir girişle ve yöntem olmayan bir yöntemle devam etmekte, (c) araştırma bulgu ve istatistiksel analizin yanlış ve geçersiz sunumuyla tümüyle geçersiz hale gelmektedir. Benzer sorunlar niteliksel tasarımlarda da yaygın bir şekilde görülmektedir: İçeriği yansıtmayan araştırma başlıkları, başlıklarda çekici ama yanlış kavramların kullanılması, araştırmanın ana metninin keyfi ve gereksiz bilgilerle doldurulması, keyfi ve alakasız alt-başlıkların kullanılması, kuramsal çelişkilerle dolu tutarsız nedensellik bağlarına dayanan açıklamaların sunulması, sistemli bir analiz yerine “önemli birilerinin” söylediklerinin ardı ardına sıralanması bu sorunların önde gelenleri arasındadır (Kıray, 1970; Erdoğan, 2001, 2008 ve 2012b).
Soru 37
Türkiye'de iletişimsel araştırma ve eğitim amacıyla kurulan ilk okul olan Siyasal Bilgiler Fakültesi (SBF) bünyesinde Basın Yayın Yüksek Okulu (BYYO) kaç yılında kurulmuştur?
Seçenekler
A
1923
B
1945
C
1965
D
1974
E
1980
Açıklama:
Dört yıllık eğitim veren okul 1965 yılında Siyasal Bilgiler Fakültesi (SBF) bünyesinde Basın Yayın Yüksek Okulu (BYYO) adıyla kurulmuştur.
Soru 38
Aşağıdakilerden hangisi bilmeye ve bilime karşı toplumsal ilgi ve tutumun olumlu olduğunu gösterir?
Seçenekler
A
Yoğun sosyal medya kullanımı
B
Tembellik kültürü
C
Kopyala-yapıştır kültürü
D
Araştırma teşvik ve desteklerin çokluğu
E
Kütüphanelerin boş olması
Açıklama:
Araştırmanın oluşması ve gelişmesi için toplumda genel olarak bilmeye ilgiyi destekleyen bir kültürün olması gerekir. Toplumsal ilgi yoksa ya da azsa, araştırma için diğer olanakların varlığının anlamı olmaz. Kütüphanelerin boş olduğu, öğrencilerin kütüphaneyi kitapçı sandığı, ancak ödev yapmak için zorunlu olarak kütüphaneye gittiği, internetin facebook ve chat için kullanıldığı, “kopyala ve yapıştır” yönteminin egemen olduğu, bilmenin para kazanmaya endekslendiği, becerikli ve yeteneklinin iş adamı olduğu ve yeteneksizin okula gönderildiği gibi görüşlerin dolaşımda olduğu, “ben yirmi yıldır bir şey yazmadım, ama sen yazdın da ne oldu” gibi sözlerle tembellik kültürünü yeniden üretenlerin yaygın olduğu ortamlarda bilgi ve bilime karşı ilgi zor yeşerir ve büyür.
Soru 39
Aşağıdakilerden hangisi Lasswell’in formülüne göre araştırmalardan değildir?
Seçenekler
A
İleti gönderenle ilgili araştırmalar
B
İletiyle ilgili araştırmalar
C
Kanal/araçla ilgili araştırmalar
D
İzleyiciyle ilgili araştırmalar
E
Kültürle ilgili araştırmalar
Açıklama:
Lasswell’in formülüne göre araştırmalar:
- Gönderen araştırmaları
- Araç araştırmaları
- Mesaj araştırmaları
- İzleyici araştırmaları
Soru 40
"……… …….., metinsel yorumlama teorilerinin kitle iletişimi izleyicilerinin gündelik faaliyetlerine uygulanmasıdır." boşluğa en uygun kavram hangisidir?
Seçenekler
A
Liberal-çoğulcu araştırmalar
B
Liberal-demokrat araştırmalar
C
Alımlama araştırmaları
D
Teknolojik belirleyicilik çalışmaları
E
Kültürü ele alan araştırmalar
Açıklama:
Alımlama incelemeleri, metinsel yorumlama teorilerinin kitle iletişimi izleyicilerinin gündelik faaliyetlerine uygulanmasıdır. Temel ilgi, izleyicilerin kitle iletişiminden çıkardıkları “anlam” üzerindedir. Metinlerin alımlanması ile ilgili incelemelerin anlamlı olabilmesi için “alımlama” ile “ideolojik pozisyonun” ya da “sınıfsal aitliğin” ilişkilendirilmesi gerekir. Bunun yerine, bu ilişkilendirme reddedilir ve cinsiyet, ırk, cinsel tercihler, etnik ve diğer kimlikler üzerinde durulur.
Soru 41
İletişimle ilgili araştırmaalara gereksinim duymada aşağıdakilerden hangisi yanlış bir işlemdir?
Seçenekler
A
Araştırmaya gereksinim
B
Raporlaştırma gereği
C
Gereksinim üzerinde düşünme
D
Tercihler ve faaliyetler
E
Gereksinim giderme
Açıklama:
Araştırmaya Gereksinim ve Belirleyici Etkenler bülümünü okuyunuz
Araştırmaya Gereksinim ve Belirleyici Etkenler bölümünde tablo ile de desteklenen kısımda açıklanmaktadır
Araştırmaya Gereksinim ve Belirleyici Etkenler bölümünde tablo ile de desteklenen kısımda açıklanmaktadır
Soru 42
Türkiye Cumhuriyeti’nde akademisyenlerin iletişimle ilgili araştırma girişimlerindeki ilgi ve bilgi üretiminde gecikme olmuştur. Bunun nedenleri arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?
Seçenekler
A
İletişim alanında teknolojik bilgi birikimiyle üretilen iletişim araçlarının ve örgütlenmesinin olmaması
B
Dış güçlerin ürettiklerine ve bu ürettikleriyle elde ettikleri kontrolü sürdürme politikalarına bağlı kalması,
C
Bilgi gereksinimlerinde alternatif yollara yönelinmesi
D
İletişim araçlarının ve örgütlenmelerin Batı’dan ithal edilmesi
E
Bilgi gereksiniminin araştırmaya dayanma yerine baskılara ve yasaklara dayanması
Açıklama:
İletişim Araştırmasına Götüren İlgi ve Bilgi Üretimini okuyunuz
Bilgi gereksiniminde alternatif bir yol, iletişim araştırmalarımızın geç kalmasında etken değildir.
Bilgi gereksiniminde alternatif bir yol, iletişim araştırmalarımızın geç kalmasında etken değildir.
Soru 43
Aşağıdakilerden hangisi iletişim araştırmasının oluşum ve gelişmesi için en temel koşullardır?
- Şirketlerin kontrol için bilgiye gereksinim duyması
- Şirketlerin gelir artırıcı gereksinimler yaratması
- Kurumlar, kontrol için bilgiye gereksinim duyması
- Ekonomik, siyasal ve kültürel örgütlerin kontrolü
- Bilgi ve teknoloji üretimi örgütlenmelerinin gözetim altında tutulması
- Kitleleri çalışan, seçmen, tüketici, seyirci ve izleyici olarak kontrol gereksinmesi
Seçenekler
A
I-III-VI
B
I-II-III
C
II-III-IV
D
III-IV-VI
E
II-V-VI
Açıklama:
İletişim Araştırmasına Götüren İlgi ve Bilgi Üretimini okuyunuz
İletişim araştırmaları için belirlenen tabloda detaylandırılmıştır
İletişim araştırmaları için belirlenen tabloda detaylandırılmıştır
Soru 44
Türkiye'de iletişim araştırmaları aşağıdakilerden hangi amaçlar etrafından yoğunlaşmıştır?
- Şirket merkezli ekonomik kontrole ve kurum merkezli enformasyon toplamaya katkıda bulunarak para kazanmak
- Klasik etki çözümlemeli araştırmalar üzerinde yoğunlaşmak
- Küresel pazar politikalarının popülerleştirdiği günlük yaşamdaki duygusallığa yakınlaşmak
- Metinler, çoğul kimlikler ve politikaları konularında çalışmalar yaparak sosyal statü
elde etmek
Seçenekler
A
I-II
B
II-III
C
III-IV
D
I-III
E
I-IV
Açıklama:
Türkiye’de İletişim Araştırmaları: Temel Amaç ve Sonuçlarını okuyunuz
Türkiyedeki iletişim araştırmaları I ve IV de betimlenmiştir
Türkiyedeki iletişim araştırmaları I ve IV de betimlenmiştir
Soru 45
Aşağıdakilerden hangisi iletişim araştırmalarının amaçlarından biri değildir?
Seçenekler
A
Belirsizlikleri azaltma
B
Bilinmeyene duygusal yaklaşım
C
Belirsizlikleri ortadan kaldırma
D
Anlama, açıklama ve sürdürme arayışı
E
Kontrol mekanizmaları kurma
Açıklama:
Türkiye’de İletişim Araştırmaları: Temel Amaç ve Sonuçlarını okuyunuz
İletişim araştırmalarında duygusal yaklaşıma dayanmaz
İletişim araştırmalarında duygusal yaklaşıma dayanmaz
Soru 46
Bu tür bilgi değerlidir; dolayısıyla gizlidir, pazara sürülen emtia değildir, “herkes aydınlansın” diye internete de konmaz, televizyonlarda tartışılmaz, üniversite kitaplarında yer almaz.
Yukarıdaki ifadeler hangi tür "bilgi" içindir?
Yukarıdaki ifadeler hangi tür "bilgi" içindir?
Seçenekler
A
Toplumsal bilgi
B
Deneysel bilgi
C
Yönetim bilgisi
D
Teknolojik bilgi
E
Kitlesel bilgi
Açıklama:
Birinci Tür Bilgi: Teknolojik Bilgiyi okuyunuz
Teknolojik bilgi özel ve gizli bilgidir.
Teknolojik bilgi özel ve gizli bilgidir.
Soru 47
Birileri iletişimle ilgili olarak egemen üretim güçlerinin çıkarına aykırı olan bilgi üretmesiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi uygun bir tanımlama olmaz?
Seçenekler
A
Bu kişi ve “aykırı bilgisi” herhangi bir nedenle “işe yarar, değerli” bulunursa desteklenir, ücretle/maaşla işe alınır
B
Bu kişi ve ürettiği “işe yaramaz” olarak nitelenirse, desteklenmez ve marjinal duruma itilir
C
Bu kişi ve ürettiği “tehlikeli” olarak nitelenirse, tehlikenin kapsamına göre engelleme yöntemleri kullanılır
D
Bu kişi “sosyal faydaya dayanan” ya da sosyal fayda ile endüstriyel çıkar bağını birlikte taşıyan araştırmalara yönlendirilir
E
Eğer egemen gücün çıkarına aykırı bilgi üreten ve kullanmaya çalışan bir ülkeyse, o ülke çeşitli yollarla yönlendirilir ya da “dünya barışını tehlikeye soktuğu” için özgürlük, demokrasi ve insan hakları gibi kimi gerekçelerle o ülkeye ambargolar uygulanır, işgalle tehdit edilir ve
kimi zaman işgal edilir
kimi zaman işgal edilir
Açıklama:
İletişim Araştırmalarında Üretilen Bilginin Doğasını okuyunuz
Bilginin doğası içerisinde sosyal araştırmalara yönlendirme bulunmamaktadır
Bilginin doğası içerisinde sosyal araştırmalara yönlendirme bulunmamaktadır
Soru 48
Yukarıdaki Tabloyu aşağıdakilerden hangisi tanımlamaktadır?Seçenekler
A
İletişim çalışmaları
B
İletişim yönetsel eylemleri
C
Türkiye'de iletişimin gelişmesi
D
İletişim araştırmalarının gelişme durum göstergeleri
E
Teknolojik bilgi gereksinimleri
Açıklama:
TÜRKİYEDE İLETİŞİM ARAŞTIRMALARI: GELİŞİM VE KOŞULLARIna bakınız
iletişim araştırmaları gelişme durumunu ifade eden tablodur
iletişim araştırmaları gelişme durumunu ifade eden tablodur
Soru 49
Türkiye'deki nitel araştırmalarda yaygın bir şekilde sorunlar görülmektedir. Aşağıdakilerden hangisi bu sorunlardan biri değildir?
Seçenekler
A
İçeriği yansıtmayan araştırma başlıkları
B
Başlıklarda konunun tam özetlenmesi
C
Başlıklarda çekici, ama yanlış kavramların kullanılması
D
Araştırmanın ana metninin keyfi ve gereksiz bilgilerle doldurulması
E
Keyfi ve alakasız alt-başlıkların kullanılması
Açıklama:
Araştırma Tasarım ve Yöntem Bilgisini okuyunuz
konunun tam özetlenmesi bir sorun değildir
konunun tam özetlenmesi bir sorun değildir
Soru 50
İletişimle ilgili seçilen bir konuda veya sorunda gerekli olan verileri, enformasyonu ve bilgileri toplayan, bu toplananı mantıksal nedensellik süreçlerinden geçirerek analiz eden ve sonuçlar çıkaran araştırma biçimini aşağıdakilerden hangisi ifade etmektedir.
Seçenekler
A
Betimsel çalışma
B
Niceliksel çalışma
C
Niteliksel çalışma
D
Gündem birleştirme çalışması
E
İletişim türü çalışması
Açıklama:
Niteliksel Çalışmayı okuyunuz
Nitel çalışma, toplanan veriyi mantıklı ve nedensel analiz yöntemidir
Nitel çalışma, toplanan veriyi mantıklı ve nedensel analiz yöntemidir

