Türk İslam Edebiyatı - Tüm Sorular
Ünite 1
Soru 1
Seçeneklerden hangisi Hegel'in sınıflamasına göre fonetik sanatın bir örneğidir?
Seçenekler
A
Heykel
B
Mimari
C
Resim
D
Mûsiki
E
Edebiyat
Açıklama:
Alman düşünürü Hegel, güzel sanatları, plastik, fonetik ve söz sanatı olmak
üzere üç guruba ayırır. Plastik sanatlar, heykel ve dekoratif sanatlar,
mimari ve resimdir. Fonetik sanat, mûsikî; söz sanatı ise, edebiyattır. Beş
temel sanattan birisi olan edebiyatın insanı mukaddes duygu, ortak şuur ve
vicdan etrafında birleştiren ve ona ahlâkî açıdan yön veren dinle bir ilişkisi
var mıdır? Eğer var ise, bunun mahiyeti nedir? Her şeyden önce şunu ifade
etmek gerekir: Güzel sanatların başlangıcı hakkında araştırmalar yapan ilim
adamları ve estetik zevkin ortaya çıkışını ve gelişimini araştıran uzmanlar,
mûsikînin, raksın, şiir ve edebiyatın menşeinin din olduğu kanaatine sahiptirler
(Köprülü: 1989, 49). Diğer bir ifadeyle sanatın ilk örnekleri ayinlerde ortaya
çıkmıştır. Şiirin de ilk örnekleri bu ayinlerde söylenmiştir. En azından
Türk şiirinin, Şeylân, Sığır ve Yuğ adlarıyla bilinen ayinlerde söylenerek geliştiğini
bilmekteyiz. Dolayısıyla buralarda söylenen yahut okunan şiirler de
dinî içeriğe sahiptir.
üzere üç guruba ayırır. Plastik sanatlar, heykel ve dekoratif sanatlar,
mimari ve resimdir. Fonetik sanat, mûsikî; söz sanatı ise, edebiyattır. Beş
temel sanattan birisi olan edebiyatın insanı mukaddes duygu, ortak şuur ve
vicdan etrafında birleştiren ve ona ahlâkî açıdan yön veren dinle bir ilişkisi
var mıdır? Eğer var ise, bunun mahiyeti nedir? Her şeyden önce şunu ifade
etmek gerekir: Güzel sanatların başlangıcı hakkında araştırmalar yapan ilim
adamları ve estetik zevkin ortaya çıkışını ve gelişimini araştıran uzmanlar,
mûsikînin, raksın, şiir ve edebiyatın menşeinin din olduğu kanaatine sahiptirler
(Köprülü: 1989, 49). Diğer bir ifadeyle sanatın ilk örnekleri ayinlerde ortaya
çıkmıştır. Şiirin de ilk örnekleri bu ayinlerde söylenmiştir. En azından
Türk şiirinin, Şeylân, Sığır ve Yuğ adlarıyla bilinen ayinlerde söylenerek geliştiğini
bilmekteyiz. Dolayısıyla buralarda söylenen yahut okunan şiirler de
dinî içeriğe sahiptir.
Soru 2
Seçeneklerden hangisi eski türklerde toplumun en önemli aktörü olan şamanın özelliklerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Şifacı
B
Büyücü
C
Rakkas
D
Şair
E
Komutan
Açıklama:
Başlangıçta din adamları, aynı zamanda ilk sanatkârlardır. Dinî ayini idare
eden şaman, bu görevinin yanında, şifacı, büyücü, mûsikîşinâs, rakkas ve
şairdir. Toplumun en önemli aktörü olan şaman, söylediği şiirlerle sözlü kültüre,
sanata ve edebiyata hayat vermiştir. Bu dönemde Kam, Oyun, Bahşı ve
Ozan gibi isimlerle anılan şair (Köprülü: 1986, 67-69), toplumsal hadiseleri
destân şeklinde şiire dönüştürmenin yanında, ölenlerin arkasından sagu, lirik
duyguları ifade eden koşuk ve hikmete ilişkin savlar söylemiştir. İslâmlaşma
öncesi bu edebî eserlerde, içinde bulunulan dinin değerlerini, inanç esaslarını,
ilkelerini ve beslediği duyguyu bulmak mümkündür.
eden şaman, bu görevinin yanında, şifacı, büyücü, mûsikîşinâs, rakkas ve
şairdir. Toplumun en önemli aktörü olan şaman, söylediği şiirlerle sözlü kültüre,
sanata ve edebiyata hayat vermiştir. Bu dönemde Kam, Oyun, Bahşı ve
Ozan gibi isimlerle anılan şair (Köprülü: 1986, 67-69), toplumsal hadiseleri
destân şeklinde şiire dönüştürmenin yanında, ölenlerin arkasından sagu, lirik
duyguları ifade eden koşuk ve hikmete ilişkin savlar söylemiştir. İslâmlaşma
öncesi bu edebî eserlerde, içinde bulunulan dinin değerlerini, inanç esaslarını,
ilkelerini ve beslediği duyguyu bulmak mümkündür.
Soru 3
Türklerin islamı kabulünden sonra edebi eserlerin gelişim seyri ile ilgili olarak seçeneklerden hangisi söylenebilir?
Seçenekler
A
Eski şaman kültürünün etkisinde gelişmiştir.
B
Doğrudan dini kaynaklardan beslenerek iki koldan gelişmiştir.
C
Farklı edebi akımların ortaya çıkmasıyla yeni bir boyut kazanmıştır.
D
Türk kültürüne tamamen yeni edebi türler içerisinde gelişim göstermiştir.
E
Ağırlıklı olarak sözlü kaynaklar ile geliştirilmişlerdir.
Açıklama:
İslâmlaşmayla birlikte edebiyat ve din ilişkisi daha zengin bir mahiyet kazanmıştır.
Nitekim Türkler İslâmlaşma sürecinde tabii bir kültür değişimi yaşamış,
yeni bir estetik anlayış içerisinde kendilerini bulmuşlardır. Bu estetik
anlayış, dünya görüşünde, yaratılış telakkisinde, hayat ve varlık tasavvurunda
kendini göstermiştir. Bütün bunlar içine girilen yeni dil havzası içerisinde
yeni edebî eserlerin hayat bulmasını sağlamıştır. Bu dönemde doğrudan doğruya
dinî kaynaktan beslenen edebî eserlerin iki koldan gelişim gösterdiğini
söylemek mümkündür:
1. Dinî metinleri açıklamayı ve öğretmeyi amaçlayan edebî eserler.
2. Dinî duyguyu ve tecrübeyi aktaran edebî eserler.
Her iki kol da Kur’an, Hz. Peygamber’in sünneti, İslâm Tarihi gibi dinî
metinlerden beslenerek gelişmiştir. Fakat ilkinde, İslâmi ilimlerin temel kavramları,
mantığı ve metodundan yararlanarak gelişen bir edebiyat vardır. Daha
doğrusu bu türden eserler, edebiyatın dil ve ifade imkânından yararlanarak
dinî düşünceyi ve ilmi birikimi sunan edebî eserlerdir. İkincisinde ise, din dilinin
tecrübeyle, hayatla ve zamanla buluşması söz konusudur. Bu da kendi
içinde iki kategoride kendini gösterir: Sanatı önceleyen eserler ve sufi şairlerin
eserleri.
Nitekim Türkler İslâmlaşma sürecinde tabii bir kültür değişimi yaşamış,
yeni bir estetik anlayış içerisinde kendilerini bulmuşlardır. Bu estetik
anlayış, dünya görüşünde, yaratılış telakkisinde, hayat ve varlık tasavvurunda
kendini göstermiştir. Bütün bunlar içine girilen yeni dil havzası içerisinde
yeni edebî eserlerin hayat bulmasını sağlamıştır. Bu dönemde doğrudan doğruya
dinî kaynaktan beslenen edebî eserlerin iki koldan gelişim gösterdiğini
söylemek mümkündür:
1. Dinî metinleri açıklamayı ve öğretmeyi amaçlayan edebî eserler.
2. Dinî duyguyu ve tecrübeyi aktaran edebî eserler.
Her iki kol da Kur’an, Hz. Peygamber’in sünneti, İslâm Tarihi gibi dinî
metinlerden beslenerek gelişmiştir. Fakat ilkinde, İslâmi ilimlerin temel kavramları,
mantığı ve metodundan yararlanarak gelişen bir edebiyat vardır. Daha
doğrusu bu türden eserler, edebiyatın dil ve ifade imkânından yararlanarak
dinî düşünceyi ve ilmi birikimi sunan edebî eserlerdir. İkincisinde ise, din dilinin
tecrübeyle, hayatla ve zamanla buluşması söz konusudur. Bu da kendi
içinde iki kategoride kendini gösterir: Sanatı önceleyen eserler ve sufi şairlerin
eserleri.
Soru 4
Sanat kavramı ile ilgili olarak seçeneklerden hangis söylenebilir?
Seçenekler
A
Nesnel bir kavramdır.
B
Toplumun tamamına hitap eder.
C
Bireysel yaşantılara dayalıdır.
D
Tamamen gerçekliğe bağlıdır.
E
Toplumun değişmeyen dinamiklerindendir.
Açıklama:
Toplum olarak yaşanan büyük hadiseler sanatı etkiler. Sanat, yapısı itibariyle,
sübjektif ve şahsi yaşantılara dayalı olsa da, toplumsal hadiselerden uzak da
değildir. Bir bakıma sanat, gerçekliği estetik ve zevk uyandıran sembollerle
ifade etmektir. Dolayısıyla göçler, savaşlar, yenilgiler, başarılar ve doğal felaketler
sanatçı üzerinde derin tesir yaratır. Diğer bir ifadeyle, bu hadiseler
sosyal değişmeye sebep olduğu gibi, sanat anlayışının, formların, malzemenin
ve dilin değişmesine de sebep olur. Sosyal değişme, sosyal ve kültürel
yapılarda, gözlenebilir farklılıkları ifade eden bir kavramdır (Turhan:1987,
49). Sanat, sosyal değişmenin göstergelerinden biridir. Toplumdaki değişmeleri
sanat eserinden yola çıkarak izah etmek mümkündür.
sübjektif ve şahsi yaşantılara dayalı olsa da, toplumsal hadiselerden uzak da
değildir. Bir bakıma sanat, gerçekliği estetik ve zevk uyandıran sembollerle
ifade etmektir. Dolayısıyla göçler, savaşlar, yenilgiler, başarılar ve doğal felaketler
sanatçı üzerinde derin tesir yaratır. Diğer bir ifadeyle, bu hadiseler
sosyal değişmeye sebep olduğu gibi, sanat anlayışının, formların, malzemenin
ve dilin değişmesine de sebep olur. Sosyal değişme, sosyal ve kültürel
yapılarda, gözlenebilir farklılıkları ifade eden bir kavramdır (Turhan:1987,
49). Sanat, sosyal değişmenin göstergelerinden biridir. Toplumdaki değişmeleri
sanat eserinden yola çıkarak izah etmek mümkündür.
Soru 5
Seçeneklerden hangisi İslam öncesi Türk edebiyatının temel özelliklerinden biridir?
Seçenekler
A
Köktürk edebiyatı olarak da adlandırılır.
B
Ağırlıklı olarak yazılı edebiyata dayanır.
C
En gelişmiş unsuru şiirdir.
D
Başka toplumların etkisinden ari bir edebiyattır.
E
Eski İran etkisiyle gelişmiştir.
Açıklama:
İslâm Öncesi Türk Edebiyatı, başlangıçtan İslâm’ın kabul edildiği zamana
kadar sürer. Yazılı metinleri itibariyle miladi VIII. yüzyıldan itibaren başlayan
bu edebiyat, sözlü kültür içerisinde daha eskilere dayanır. Bu dönem, dil,
ifade, duyuş ve zevk itibariyle millî edebiyat dönemi olarak nitelendirilir.
Çünkü daha çok göçebe bir toplum özelliğine sahip olunması sebebiyle, başka
toplumların ve kültürlerin etkisinden uzak kalınmıştır.
İslâm Öncesi Türk Edebiyatı yazılı ve sözlü olarak gelişmiştir. Yazılı edebiyatın
iki önemli kolu vardır: Köktürk (Göktürk) dönemi ve Uygur dönemi.
Köktürkler, yazılı edebiyatı bulunan ilk devlettir. Bu dönemden geriye kalan
en önemli eser, VIII. yüzyılın ilk yarısında dikilen Orhon Abideleri(
Orhon Kitabeleri, Orhon Yazıtları)’dir. Miladi VIII. Yüzyılda Kül Tigin,
Bilge Kağan ve Tonyukuk adına dikilmiş olan bu abideler, dil, tarih ve edebiyat
değeri bakımından önemlidir.
kadar sürer. Yazılı metinleri itibariyle miladi VIII. yüzyıldan itibaren başlayan
bu edebiyat, sözlü kültür içerisinde daha eskilere dayanır. Bu dönem, dil,
ifade, duyuş ve zevk itibariyle millî edebiyat dönemi olarak nitelendirilir.
Çünkü daha çok göçebe bir toplum özelliğine sahip olunması sebebiyle, başka
toplumların ve kültürlerin etkisinden uzak kalınmıştır.
İslâm Öncesi Türk Edebiyatı yazılı ve sözlü olarak gelişmiştir. Yazılı edebiyatın
iki önemli kolu vardır: Köktürk (Göktürk) dönemi ve Uygur dönemi.
Köktürkler, yazılı edebiyatı bulunan ilk devlettir. Bu dönemden geriye kalan
en önemli eser, VIII. yüzyılın ilk yarısında dikilen Orhon Abideleri(
Orhon Kitabeleri, Orhon Yazıtları)’dir. Miladi VIII. Yüzyılda Kül Tigin,
Bilge Kağan ve Tonyukuk adına dikilmiş olan bu abideler, dil, tarih ve edebiyat
değeri bakımından önemlidir.
Soru 6
İslam Öncesi Türk edebiyatının önemli edebi türlerinden biri de destanlardır. Seçeneklerde verilen destanlardan hangisi İslam öncesi Türk edebiyatının en önemli destanı olarak kabul edilir?
Seçenekler
A
Yaratılış
B
Alp Er Tunga
C
Bozkurt
D
Ergenekon
E
Oğuz Kağan
Açıklama:
Türklerin kabul ettikleri en eski din, Şamanizm’dir. Şamanizm, doğaya
tapma, doğaüstü güçlere inanma temeline dayanan bir inanç sistemidir. Şaman
yahut kam, bu dinin rehberidir. Aynı zamanda şair de olan şaman yahut
kamın söyledikleri şiirler, İslâm Öncesi Türk Edebiyatı’nın ilk sözlü edebî
ürünleridir. Bunlar, destanlar, sagular, koşuklar ve savlardır. Destanların çoğu
bu dönemde ortaya çıkmıştır. Türk destanlarından bazıları şunlardır: Yaratılış,
Alp Er Tunga, Oğuz Kağan, Bozkurt, Ergenekon, Türeyiş ve Göç destanları.
Bu destanlardan en önemlisi, Oğuz Kağan Destanı’dır.
tapma, doğaüstü güçlere inanma temeline dayanan bir inanç sistemidir. Şaman
yahut kam, bu dinin rehberidir. Aynı zamanda şair de olan şaman yahut
kamın söyledikleri şiirler, İslâm Öncesi Türk Edebiyatı’nın ilk sözlü edebî
ürünleridir. Bunlar, destanlar, sagular, koşuklar ve savlardır. Destanların çoğu
bu dönemde ortaya çıkmıştır. Türk destanlarından bazıları şunlardır: Yaratılış,
Alp Er Tunga, Oğuz Kağan, Bozkurt, Ergenekon, Türeyiş ve Göç destanları.
Bu destanlardan en önemlisi, Oğuz Kağan Destanı’dır.
Soru 7
İslam öncesinde seçilerek Kabe'nin duvarlarına asılmaya hak kazanan şiirlere ne ad verilirdi?
Seçenekler
A
Manzum
B
Muallakât
C
Mersiye
D
Ukaz
E
Sagu
Açıklama:
Türk Edebiyatı, İslâmiyet’le birlikte yenilenmiş ve gelişmiştir. İslâm, semâvî
dinlerin sonuncusudur. Miladi 610 tarihinde Arap yarımadasında doğan
İslâm’ı, Arabistan sınırları dışında ilk kabul edenler İranlılar olmuştur. Bu
bakımdan İslâm edebiyatı, eski Arap ve İran (Pehlevî) edebiyatlarının estetik
formlarından yararlanarak gelişmiştir. Bilhassa Cahiliye Dönemi olarak nitelendirilen
İslâm öncesi Arap toplumu şiire büyük değer vermiştir. Arap yarımadasının
çeşitli yörelerinde kurulan Ukaz gibi panayırlarda şiir yarışmaları
yapılmıştır. Buralarda eleştiri süzgecinden geçirilerek seçilmiş şiirler tomarlara
yazılarak Kâbe’nin duvarına asılmıştır. Kâbe duvarına asılan bu tür şiirlere muallakât denir. Bu şiirlerin ve eski İran şiirinin müslüman şairleri etkilemediği
düşünülemez
dinlerin sonuncusudur. Miladi 610 tarihinde Arap yarımadasında doğan
İslâm’ı, Arabistan sınırları dışında ilk kabul edenler İranlılar olmuştur. Bu
bakımdan İslâm edebiyatı, eski Arap ve İran (Pehlevî) edebiyatlarının estetik
formlarından yararlanarak gelişmiştir. Bilhassa Cahiliye Dönemi olarak nitelendirilen
İslâm öncesi Arap toplumu şiire büyük değer vermiştir. Arap yarımadasının
çeşitli yörelerinde kurulan Ukaz gibi panayırlarda şiir yarışmaları
yapılmıştır. Buralarda eleştiri süzgecinden geçirilerek seçilmiş şiirler tomarlara
yazılarak Kâbe’nin duvarına asılmıştır. Kâbe duvarına asılan bu tür şiirlere muallakât denir. Bu şiirlerin ve eski İran şiirinin müslüman şairleri etkilemediği
düşünülemez
Soru 8
Türk-İslam edebiyatı ile ilgili olarak seçeneklerden hangisi söylenebilir?
Seçenekler
A
İslamla birlikte tamamen yeni bir şekil almıştır.
B
Eski tür ve içerik özelliklerini korumuştur.
C
Türk milletinin milli karakterini islamla birlikte yeni bir ruha dönüştürmüştür.
D
Özellikle Fars ve Arap edebiyatlarından etkilenerek onların uyak kurallarına bağlı kalmıştır.
E
Toplumdan uzak bir içerik kimliğine bürünmüştür.
Açıklama:
Türk-İslâm Edebiyatı, İslâm Öncesi Türk Edebiyatı’na millî edebiyat
özelliği kazandıran millî üslûp ve karakteri yok saymamıştır. Millî üslûp, dil,
hece vezni, dörtlüklerle oluşan nazım şekilleri ve kafiye anlayışıyla belirginlik
kazanır. Bu üslûp, Türk-İslâm Edebiyatı içinde kullanılarak gelişmiştir.
Halk Edebiyatı, Aşık Edebiyatı ve Tekke Edebiyatı gibi isimlerle nitelendirilen
edebî faaliyetler millî üslûpla varlık kazanmıştır. Tanzimat’tan itibaren
gelişen ve devam eden yeni edebî anlayışta millî edebiyatın formları şairler
için yeni imkânlar sunmuş; âşık yahut tasavvuf edebiyatı geleneğinde yetişmemiş
şairler de millî üslûpta şiirler yazmışlardır. Türk milletini diğerlerinden
ayıran değerler manzûmesi olan millî karakter ise, edebî eserde işlenen
yiğitlik, bilgelik ve doğruluk gibi kavramlar, ışık, ağaç, bozkurt, kadın, at ve
su gibi imgeler ve mitolojik temaları ifade eder. Millî karakter, İslâmlaşmayla
birlikte yeni bir ruha bürünmüştür. Bu ruhun temelinde tevhit ve iman vardır.
özelliği kazandıran millî üslûp ve karakteri yok saymamıştır. Millî üslûp, dil,
hece vezni, dörtlüklerle oluşan nazım şekilleri ve kafiye anlayışıyla belirginlik
kazanır. Bu üslûp, Türk-İslâm Edebiyatı içinde kullanılarak gelişmiştir.
Halk Edebiyatı, Aşık Edebiyatı ve Tekke Edebiyatı gibi isimlerle nitelendirilen
edebî faaliyetler millî üslûpla varlık kazanmıştır. Tanzimat’tan itibaren
gelişen ve devam eden yeni edebî anlayışta millî edebiyatın formları şairler
için yeni imkânlar sunmuş; âşık yahut tasavvuf edebiyatı geleneğinde yetişmemiş
şairler de millî üslûpta şiirler yazmışlardır. Türk milletini diğerlerinden
ayıran değerler manzûmesi olan millî karakter ise, edebî eserde işlenen
yiğitlik, bilgelik ve doğruluk gibi kavramlar, ışık, ağaç, bozkurt, kadın, at ve
su gibi imgeler ve mitolojik temaları ifade eder. Millî karakter, İslâmlaşmayla
birlikte yeni bir ruha bürünmüştür. Bu ruhun temelinde tevhit ve iman vardır.
Soru 9
Kronolojik olarak bakıldığında Türk_İslam edebiyatının kiminle başladığı kabul edilir?
Seçenekler
A
Karahanlılar
B
Gaznelilier
C
Büyük Selçuklular
D
Beylikler
E
Osmanlı
Açıklama:
Kronolojik olarak Karahanlılar döneminde ilk ürünlerini veren bu edebiyat,
Selçuklular döneminde gelişmiş ve Osmanlı döneminde klasikleşmiştir.
Bu tarihi seyir, edebî eserin özünde herhangi bir değişikliğe sebebiyet vermez.
Çünkü bu üç dönemde de sanatkâr, İslâm ilimlerinin ve düşüncesinin
imkânlarından yola çıkarak eserini yazmıştır. Dünya görüşü, hayat ve varlık
anlayışı, sanata yüklediği anlam, edebî eserden beklentileri gibi temel konular
aynıdır. Bu aynilik, Tanzimat ile birlikte kırılmaya uğrayacaktır. Tanzimat,
III. Selim döneminden itibaren bir devlet politikası olarak uygulanmaya
konan ıslahat hareketlerinin neticesi olarak hayata geçirilen modernleşme ve
yenilenme döneminin adıdır. 1839 yılında Gülhane Hatt-ı Şerîfi’nin okunmasıyla
başlayan bu süreç, bir kısım sosyal ve kültürel değişmeleri içerir. Bu
değişim yeni edebî anlayışı da beraberinde getirmiştir. Dolayısıyla bazı edebiyat
tarihçileri, İslâm uygarlığı çerçevesinde gelişen Türk-İslâm Edebiyatı’nın
yerini Tanzimat Edebiyatına bıraktığını ileri sürmüşlerdir
Selçuklular döneminde gelişmiş ve Osmanlı döneminde klasikleşmiştir.
Bu tarihi seyir, edebî eserin özünde herhangi bir değişikliğe sebebiyet vermez.
Çünkü bu üç dönemde de sanatkâr, İslâm ilimlerinin ve düşüncesinin
imkânlarından yola çıkarak eserini yazmıştır. Dünya görüşü, hayat ve varlık
anlayışı, sanata yüklediği anlam, edebî eserden beklentileri gibi temel konular
aynıdır. Bu aynilik, Tanzimat ile birlikte kırılmaya uğrayacaktır. Tanzimat,
III. Selim döneminden itibaren bir devlet politikası olarak uygulanmaya
konan ıslahat hareketlerinin neticesi olarak hayata geçirilen modernleşme ve
yenilenme döneminin adıdır. 1839 yılında Gülhane Hatt-ı Şerîfi’nin okunmasıyla
başlayan bu süreç, bir kısım sosyal ve kültürel değişmeleri içerir. Bu
değişim yeni edebî anlayışı da beraberinde getirmiştir. Dolayısıyla bazı edebiyat
tarihçileri, İslâm uygarlığı çerçevesinde gelişen Türk-İslâm Edebiyatı’nın
yerini Tanzimat Edebiyatına bıraktığını ileri sürmüşlerdir
Soru 10
Seçeneklerden hangisi Türk-İslam edebiyatının dini-edebi türler dışındaki alanlarda yazılan türlere bir örnek olabilir?
Seçenekler
A
Hilye-i şerif
B
Manzum ilmihal
C
Akaidname
D
Kıyafetname
E
Pendname
Açıklama:
Türk-İslâm Edebiyatı’nın metinlerinin bir bölümü, dinî-edebî türler olarak
bilinen, satır arası veya manzum Kur’an tercümeleri, Kırk Hadis, Hilye-i
Şerîf, manzum ilmihal, akaidnâme, Kâbe-nâme, Siyer-i Nebî, Tasavvufnâme
ve pendnâme gibi doğrudan doğruya dinî, ahlâkî ve tasavvufî konuları ele
almaktadır. Bunlardan başka, cenknâme, sihhatnâme ve kıyâfetnâme gibi tarih,
sağlık ve ilm-i kıyâfet konularını anlatan eserler de yazılmıştır.
bilinen, satır arası veya manzum Kur’an tercümeleri, Kırk Hadis, Hilye-i
Şerîf, manzum ilmihal, akaidnâme, Kâbe-nâme, Siyer-i Nebî, Tasavvufnâme
ve pendnâme gibi doğrudan doğruya dinî, ahlâkî ve tasavvufî konuları ele
almaktadır. Bunlardan başka, cenknâme, sihhatnâme ve kıyâfetnâme gibi tarih,
sağlık ve ilm-i kıyâfet konularını anlatan eserler de yazılmıştır.
Soru 11
(I) Din, edebiyatın kaynağıdır ve onun tanınmasında, yayılmasında ve kültürel değerlerini oluşturmasında edebî eserin dil, ifade ve formlarından yararlanan bir sosyal kurumdur. (II) Din bireyi mukaddes duygu, ortak şuur ve vicdan etrafında birleştirir; ahlâkî bir kurum olarak insanlara yön verir, bireyi içten kuşatarak yönlendirir. Bunu da büyük oranda sözün büyülü gücünden yararlanarak yapar. (III) Kutsal metinler, bir yandan okuyana dinin temel ilkelerini öğretirken, öte yandan da onu metafizik gerçeklikle buluşturur. Böylece dindar, kutsal kitabı okurken edebî bir bilince ve dil zevkine de ulaşır. (IV) Ulaşılan bu bilinç ve dil zevki, sanatın merkezinde ye alan estetik duyguyu ifade eder. (V) Din, metafizik problemlere getirdiği çözümler, hayata yüklediği anlam, varlık, bilgi ve ahlak anlayışıyla estetik duyguyu besleyen en önemli kaynaktır. Yukarıdaki ifadelerden hangisi, din ile edebiyat arasındaki ikircikli ilişkiye vurgu yapar?
Seçenekler
A
I
B
II
C
III
D
IV
E
V
Açıklama:
Din, farklı disiplinler açısından ele alınıp tanımı yapılan bir kavramdır. Kelimenin etimolojik kökeni ve tariflerinin yanında, kaynağı, tasnifi, bireyi ve toplumu etkileyen ilkeleri ve esasları itibariyle de tanımlanmıştır. Bununla birlikte edebiyat açısından dinin tarifini yapmak güçtür. Çünkü din, bir yönüyle edebiyatın kaynağıdır; diğer yönüyle de tanınmasında, yayılmasında ve kültürel değerlerini oluşturmasında edebî eserin dil, ifade ve formlarından yararlanan bir sosyal kurumdur.
Soru 12
Bazı kutsal metinlerde geçen “önce söz vardı” ifadesi, aşağıda verilmiş olan durumlardan hangisinin göstergesidir?
Seçenekler
A
Edebiyatın, insanı mukaddes duygu, ortak şuur ve vicdan etrafında birleştirmesi
B
Edebiyatın, insana ahlâkî açıdan yön veren dinle ilişkili oluşu
C
Edebiyatın menşeinin din oluşu
D
Sözün insandan eski oluşu
E
İnsanın varoluşuyla birlikte sözün de var oluşu
Açıklama:
Bazı dilbilimciler insanın varoluşuyla birlikte sözün de var olduğu kanısındadırlar. Hatta bazı kutsal metinlerde, “önce söz vardı” denilmektedir. Bu ifadeyi esas alan bazı dilbilimciler, sözün insandan eski olduğunu düşünmektedirler. Her halükarda söz, insanla yahut insandan evvel vardı ve bu söze bağlı olarak da edebiyat sanatı ortaya çıktı. Demek ki, sözlü kültür içinde gelişen edebiyat sanatının kökleri insanlık tarihi kadar eskidir. Dil, insanın yaptığı yeni keşiflerle, içine girdiği yeni toplum ve medeniyetlerle birlikte değişen ve gelişen bir varlıktır. Edebiyat da dile paralel olarak gelişmiş, başlangıçta dinî törenlerde söylenen dua ve ilahilerle sınırlı iken, zamanla dünyevî (maddi/seküler) alana doğru dönüşmüştür.
Soru 13
Şamanlarla ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Dinî ayini idare etmesi
B
Şifacı, büyücü, mûsikîşinâs, rakkas ve şair olması
C
Toplumsal hadiseleri destân şeklinde şiire dönüştürmesi
D
Ölenlerin arkasından sagu, lirik duyguları ifade eden koşuk ve hikmete ilişkin savlar söylemesi
E
Edebî eserleri, İslam içinde bulunulan dinin değerler, inanç esasları, ilkeler ve duygularla yorumlaması
Açıklama:
Başlangıçta din adamları, aynı zamanda ilk sanatkârlardır. Dinî ayini idare eden şaman, bu görevinin yanında, şifacı, büyücü, mûsikîşinâs, rakkas ve şairdir. Toplumun en önemli aktörü olan şaman, söylediği şiirlerle sözlü kültüre, sanata ve edebiyata hayat vermiştir. Bu dönemde Kam, Oyun, Bahşı ve Ozan gibi isimlerle anılan şair, toplumsal hadiseleri destân şeklinde şiire dönüştürmenin yanında, ölenlerin arkasından sagu, lirik duyguları ifade eden koşuk ve hikmete ilişkin savlar söylemiştir. İslâmlaşma öncesi bu edebî eserlerde, içinde bulunulan dinin değerlerini, inanç esaslarını, ilkelerini ve beslediği duyguyu bulmak mümkündür.
Soru 14
- İslâmi ilimlerin temel kavramları, mantığı ve metodundan yararlanma
- Edebiyatın dil ve ifade imkânından yararlanarak dinî düşünceyi ve ilmi birikimi sunma
- Din dilini tecrübe, hayat ve zamanla buluşturma
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I-II
E
II-III
Açıklama:
Bu dönemde doğrudan doğruya dinî kaynaktan beslenen edebî eserlerin iki koldan gelişim gösterdiğini söylemek mümkündür:
- Dinî metinleri açıklamayı ve öğretmeyi amaçlayan edebî eserler.
- Dinî duyguyu ve tecrübeyi aktaran edebî eserler.
Soru 15
- Dinî duygu ve düşünce, edebî eserde söz ve mana sanatlarıyla yoğrulur.
- Bizzat tecrübe edilen ve içselleştirilen konular sanata dönüştürülür.
- Dinî duygu, düşünce ve semboller, bu türden eserler için, sadece benzetme, tasvir ve çağrışımlar açısından bir araçtır.
- Sanat, duyumsanan ve idrak edilen hakikatin sunulmasının aracıdır.
Seçenekler
A
I-II
B
I-III
C
II-III
D
II-IV
E
III-IV
Açıklama:
Sanatı önceleyen eserler, dinî duyguyu ve düşünceyi edebî eserde söz ve mana sanatlarıyla yoğuran eserlerdir. Şair, her şeyden önce sanatkârdır. Fakat bu sanatını ortaya korken içinde yaşadığı kültürün dil zenginliklerinden yararlanır. Dinî duygu, düşünce ve semboller, bu türden eserler için, sadece benzetme, tasvir ve çağrışımlar açısından bir araçtır. Oysa sufi şair, dinî duyguyu yoğun bir şekilde yaşadığından, bizzat tecrübe ettiği ve içselleştirdiği konuları sanata dönüştürür. Sanat onun için duyumsadığı ve idrak ettiği hakikati sunmasına yarar. Her ne kadar o edebiyata faydacı nazarla baksa da, yine de eserinde edebî heyecan, zevk ve ahengi ihmal etmez. Bu bakımdan onda hikmetli söz sanata ve lirizme bürünmüştür.
Soru 16
- Türk-İslâm Edebiyatındaki İslâm vurgusu, doğrudan doğruya İslâm dinini ifade etmekle birlikte, dinin kültürel ve tarihi mirasını da ihtiva etmektedir.
- Türk-İslâm Edebiyatı'ndaki Türk vurgusu, Türkçe eser veren Türk edebiyatçıları ifade eder.
- Türk-İslâm Edebiyatı, İslâm Öncesi Türk Edebiyatı’nın üslûp ve karakterinin yerine yeni bir anlayışı beraberinde getirir.
Seçenekler
A
I-II
B
II-III
C
Yalnız I
D
Yalnız II
E
Yalnız III
Açıklama:
- Türk-İslam Edebiyatı'ndaki Türk, bir kültür coğrafyasını işaret etmektedir. Bu kültür coğrafyasında Türkçe’den başka, Arapça ve Farsça’yı da içeren zengin bir dil varlığı bulunmaktadır. Dolayısıyla herhangi bir edebî eserin Türk-İslâm Edebiyatı içerisinde değerlendirilmesi için, bu esere hayat veren sanatkârın etnik olarak Türk olması zorunlu değildir. Temel belirleyici husus, edebî eserin, bu kültür coğrafyasında yazılmış olması ve Türk kültür değerleriyle uyumlu olmasıdır. Bu bakımdan Türk-İslâm Edebiyatı, özellikle Osmanlı Devleti döneminde İranlı, Arap, Boşnak, Arnavut gibi farklı etnik kökenden gelen edebiyatçıların yazdıkları eserleri de içine alan geniş bir edebî alanı ifade eder.
- Türk-İslâm Edebiyatı, İslâm Öncesi Türk Edebiyatı’na millî edebiyat özelliği kazandıran millî üslûp ve karakteri yok saymamıştır. Millî üslûp, dil, hece vezni, dörtlüklerle oluşan nazım şekilleri ve kafiye anlayışıyla belirginlik kazanır. Bu üslûp, Türk-İslâm Edebiyatı içinde kullanılarak gelişmiştir.
Soru 17
- Batılı değerler, düşünceler ve bilgilerle birlikte gelişen yeni estetik zevki ve anlayışı toplumda egemen olmuştur.
- İslâmiyet’le birlikte gelen millî karakter ve üslûba dayanan tevhitçi dünya algısı terk edilmiştir.
- Seküler (dünyevî) konuların ağırlıklı varlığını gösterdiği yeni bir sanat anlayışı gelişmeye başlamıştır.
Seçenekler
A
I-II
B
I-III
C
II-III
D
Yalnız II
E
Yalnız III
Açıklama:
Tanzimat bir devlet politikasıdır. Bu politikaya bağlı olarak uygulanan zorunlu kültür değişimleri, zamanla Batılı değerler, düşünceler ve bilgilerle birlikte gelişen yeni estetik zevki ve anlayışı toplumda egemen kılmıştır. Fakat şu var ki, bütün bu değişimler, her ne kadar bir kısım zihni değişimleri beraberinde getirse de millî üslûp ve karakteri bütünüyle etkisi altına alamamıştır. İslâmiyet’le birlikte millî karakter ve üslûp, tevhitçi dünya algısıyla yeni bir şekil almıştır. Dolayısıyla Tanzimat döneminde uygulanan değişim politikaları, şiirde bir kısım biçimsel ve tematik değişikliklerin yanında, düz yazıda roman, hikaye, fıkra, tiyatro ve makale gibi yeni türleri ve formları kazandırmıştır. Batı’da gelişen maddeci görüşlere dayalı felsefe okullar, bilim ve sanat anlayışları, din tasavvurları ve algıları zaman içinde Türk aydınını etkisi altına almıştır. Bu etki, doğal olarak zihni değişİmi beraberinde getirmiştir. Böylece seküler (dünyevî) konuların ağırlıklı varlığını gösterdiği yeni bir sanat anlayışı gelişmeye başlamıştır. Bu yeni anlayış içinde gelişen edebiyat, Batı Kültürü Etkisinde Gelişen Türk Edebiyatı olarak nitelendirilmektedir.
Soru 18
- Temel ilkesi sanattır.
- Mesaj kaygısı taşırlar.
- Bu türden eserler, dil varlığını, bakış açısını ve kavrayışı geliştirmeleri bakımından önemlidir.
Yukarıdakilerden hangileri, eskilerin garâmî diye nitelendirdikleri lirik eserlerle ilgili doğru bilgiler arasında yer alır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I-III
E
II-III
Açıklama:
Eskilerin garâmî diye nitelendirdikleri lirik eserlerin temel ilkesi sanattır. Dolayısıyla bir mesaj taşıma niyetinde değildir. Bu türden eserler, dil varlığını, bakış açısını ve kavrayışı geliştirmeleri bakımından önemlidir.
Soru 19
Aşağıdakilerden hangisi tarih, sağlık ve ilm-i kıyâfet gibi konuları anlatan eserler arasında yer alır?
Seçenekler
A
Siyer-i Nebî
B
Kısâsu’l-enbiya
C
Hilye-i Şerîf
D
Pendnâme
E
Sihhatnâme
Açıklama:
Türk-İslâm Edebiyatı’nın metinlerinin bir bölümü, dinî-edebî türler olarak bilinen, satır arası veya manzum Kur’an tercümeleri, Kırk Hadis, Hilye-i Şerîf, manzum ilmihal, akaidnâme, Kâbe-nâme, Siyer-i Nebî, Tasavvufnâme ve pendnâme gibi doğrudan doğruya dinî, ahlâkî ve tasavvufî konuları ele almaktadır. Bunlardan başka, cenknâme, sihhatnâme ve kıyâfetnâme gibi tarih, sağlık ve ilm-i kıyâfet konularını anlatan eserler de yazılmıştır.
Soru 20
İnsana ait bir duyguyu, düşünceyi, hayali, yorumları, tutumları, gözlemleri dilin imkânlarıyla en güzel şekilde anlatma sanatına ne ad verilir?
Seçenekler
A
Din
B
Edebiyat
C
Felsefe
D
Matematik
E
Coğrafya
Açıklama:
Edebiyat, dile bağlı bir sanattır. Bir kavram olarak dilimizde Tanzimat sonrasında kullanılmaya başlayan edebiyat, insana ait bir duyguyu, düşünceyi, hayali, yorumları, tutumları, gözlemleri dilin imkânlarıyla en güzel şekilde anlatma sanatıdır. Doğru cevap B'dir.
Soru 21
I. Edebiyat sanatının yegâne malzemesi sözdür, kelimelerdir.
II. Sanatın ilk örnekleri ayinlerde ortaya çıkmıştır. Şiirin de ilk örnekleri bu ayinlerde söylenmiştir.
III. Başlangıçta din adamları, aynı zamanda ilk sanatkârlardır.
Yukarıda verilen bilgilerden hangileri doğrudur?
II. Sanatın ilk örnekleri ayinlerde ortaya çıkmıştır. Şiirin de ilk örnekleri bu ayinlerde söylenmiştir.
III. Başlangıçta din adamları, aynı zamanda ilk sanatkârlardır.
Yukarıda verilen bilgilerden hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız I.
B
I. ve II.
C
I. ve III.
D
II. ve III.
E
I. II. ve III.
Açıklama:
3 maddede de verilen bilgilerin hepsi doğrudur. Buna göre doğru cevap E'dir.
Soru 22
I. “Sanat sanat içindir” görüşünü benimseyen edebiyatçılar, din ve edebiyat arasında herhangi bir ilişkinin kurulamayacağı ve dolayısıyla da dinin edebî eserin oluşmasında herhangi bir katkısının olamayacağı fikrindedirler.
II. “Sanat toplum içindir” görüşünde olanlar, faydacı düşünceye sahiptirler. Edebî eserin insana iyi, doğru ve güzel olanı öğreteceği ve dolayısıyla da topluma yararlı olacağı fikrindedirler.
III. Günümüz edebiyatçıları edebiyat ve din ilişkisinden yola çıkarak edebî eserleri, dinî edebî eserler ve profane (lâ-dînî/dünyevî) eserler şeklinde iki grupta tasnif etmişlerdir.
Yukarıda verilen bilgilerden hangileri yanlıştır?
II. “Sanat toplum içindir” görüşünde olanlar, faydacı düşünceye sahiptirler. Edebî eserin insana iyi, doğru ve güzel olanı öğreteceği ve dolayısıyla da topluma yararlı olacağı fikrindedirler.
III. Günümüz edebiyatçıları edebiyat ve din ilişkisinden yola çıkarak edebî eserleri, dinî edebî eserler ve profane (lâ-dînî/dünyevî) eserler şeklinde iki grupta tasnif etmişlerdir.
Yukarıda verilen bilgilerden hangileri yanlıştır?
Seçenekler
A
Hiçbiri
B
Yalnız I.
C
Yalnız II.
D
Yalnız III.
E
I. ve III.
Açıklama:
3 maddede de verilen bilgilerin hepsi doğrudur. Buna göre ilgili maddelerde verilen yanlış bir bilgi yoktur. Doğru cevap A'dır.
Soru 23
Aşağıdaki Türk devletlerinden hangisi yazılı edebiyatı bulunan ilk devlettir?
Seçenekler
A
Selçuklu Devleti
B
Karahanlılar
C
Osmanlı Devleti
D
Göktürkler
E
Uygurlar
Açıklama:
Köktürkler(Göktürkler), yazılı edebiyatı bulunan ilk devlettir. Bu dönemden geriye kalan en önemli eser, VIII. yüzyılın ilk yarısında dikilen Orhon Abideleri(Orhon Kitabeleri, Orhon Yazıtları)’dir. Miladi VIII. Yüzyılda Kül Tigin, Bilge Kağan ve Tonyukuk adına dikilmiş olan bu abideler, dil, tarih ve edebiyat değeri bakımından önemlidir. Doğru cevap D'dir.
Soru 24
_____________, Mani ve Buda dinlerine girmişler ve bu kültürlerin etkisiyle eser vermişlerdir. Daha çok Budizm’in etkisiyle, dinî, ahlâkî ve hamâsî eserler yazılmıştır. Yukarıdaki ifadede boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Seçenekler
A
Göktürkler
B
Uygurlar
C
Karahanlılar
D
Osmanlılar
E
Selçuklular
Açıklama:
İslâm Öncesi Türk Edebiyatı’nın ikinci kolu, Uygur dönemidir. Elimizde bu döneme ait zengin malzeme vardır. Çince, Sanskritçe, Toharca, Sogdca ve Tibetçe’den çevrilen dinî metinlere rastlanmaktadır. Uygurlar, Mani ve Buda dinlerine girmişler ve bu kültürlerin etkisiyle eser vermişlerdir. Daha çok Budizm’in etkisiyle, dinî, ahlâkî ve hamâsî eserler yazılmıştır. Doğru cevap B'dir.
Soru 25
Türklerin kabul ettikleri en eski din aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Budizm
B
Maniheizm
C
İslam
D
Şamanizm
E
Hinduizm
Açıklama:
Türklerin kabul ettikleri en eski din, Şamanizm’dir. Doğru cevap D'dir.
Soru 26
Şaman yahut kamın söyledikleri şiirler, İslâm Öncesi Türk Edebiyatı’nın ilk sözlü edebî ürünleridir. Bunlar, destanlar, sagular, koşuklar ve savlardır. Destanların çoğu bu dönemde ortaya çıkmıştır. Aşağıdakilerden hangisi en önemli Türk destanıdır?
Seçenekler
A
Yaratılış
B
Alp Er Tunga
C
Oğuz Kağan
D
Bozkurt
E
Türeyiş ve Göç
Açıklama:
Türk destanlarından bazıları şunlardır: Yaratılış, Alp Er Tunga, Oğuz Kağan, Bozkurt, Ergenekon, Türeyiş ve Göç destanları. Bu destanlardan en önemlisi, Oğuz Kağan Destanı’dır. Doğru cevap C'dir.
Soru 27
Türk-İslâm Edebiyatının ilk eserleri hangi dönemde yazılmaya başlanmıştır?
Seçenekler
A
Karahanlılar
B
Osmanlılar
C
Uygurlar
D
Göktürkler
E
Selçuklular
Açıklama:
Karahanlı hükümdarı Satuk Buğra Han’ın İslâm’ı kabulüyle Türk illerinde yeni dini kitleler halinde kabuller başlamıştır. Türkler’in İslâm’la tanışması ve kabulü dört asır sürmüştür. Bu süreç içerisinde, sosyal ve kültürel değişme kemale ermiştir. Böylece Karahanlılar döneminde, Türk-İslâm Edebiyatının ilk eserleri de yazılmaya başlanmıştır. Doğru cevap A'dır.
Soru 28
I. Tanzimat döneminde uygulanan değişim politikaları, şiirde bir kısım biçimsel ve tematik değişikliklerin yanında, düz yazıda roman, hikaye, fıkra, tiyatro ve makale gibi yeni türleri ve formları kazandırmıştır. II. Batı’da gelişen maddeci görüşlere dayalı felsefe okullar, bilim ve sanat anlayışları, din tasavvurları ve algıları Türk aydınını etkisi altına alamamıştır. III. Tanzimat dönemiyle birlikte seküler (dünyevî) konuların ağırlıklı varlığını gösterdiği yeni bir sanat anlayışı gelişmeye başlamıştır. Yukarıda verilen bilgilerden hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız I.
B
Yalnız III.
C
I. ve II.
D
I. ve III.
E
II. ve III.
Açıklama:
II. maddede de verilen bilgi yanlıştır. Zira Batı’da gelişen maddeci görüşlere dayalı felsefe okullar, bilim ve sanat anlayışları, din tasavvurları ve algıları zaman içinde Türk aydınını etkisi altına almıştır. Diğer maddelerde verilen bilgiler ise doğrudur. Buna göre doğru cevap D'dir.
Soru 29
Kutadgu Bilig kim tarafından kaleme alınmıştır?
Seçenekler
A
Mevlânâ Celâleddîn er-Rûmî
B
Yunus Emre
C
Sun’ullâh-ı Gaybî
D
Yusuf Has Hacib
E
Eşrefoğlu Rûmî
Açıklama:
İslâmlaşma sonrası edebî hayatı ifade eden Türk-İslâm Edebiyatı, Karahanlılar devrinde Yusuf Has Hacib’in kaleme aldığı Kutadgu Bilig ile başlamıştır. Doğru cevap D'dir.
Soru 30
I- Şeylan II- Yuğ III- Kam IV- Bahşı
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Türk şiirinin gelişmesine zemin hazırlayan ayinlerdendir?
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Türk şiirinin gelişmesine zemin hazırlayan ayinlerdendir?
Seçenekler
A
I ve II
B
II ve III
C
III ve IV
D
II ve IV
E
I ve IV
Açıklama:
Alman düşünürü Hegel, güzel sanatları, plastik, fonetik ve söz sanatı olmak üzere üç guruba ayırır. Plastik sanatlar, heykel ve dekoratif sanatlar, mimari ve resimdir. Fonetik sanat, mûsikî; söz sanatı ise, edebiyattır. Beş temel sanattan birisi olan edebiyatın insanı mukaddes duygu, ortak şuur ve vicdan etrafında birleştiren ve ona ahlâkî açıdan yön veren dinle bir ilişkisi var mıdır? Eğer var ise, bunun mahiyeti nedir? Her şeyden önce şunu ifade etmek gerekir: Güzel sanatların başlangıcı hakkında araştırmalar yapan ilim adamları ve estetik zevkin ortaya çıkışını ve gelişimini araştıran uzmanlar, mûsikînin, raksın, şiir ve edebiyatın menşeinin din olduğu kanaatine sahiptirler (Köprülü: 1989, 49). Diğer bir ifadeyle sanatın ilk örnekleri ayinlerde ortaya çıkmıştır. Şiirin de ilk örnekleri bu ayinlerde söylenmiştir. En azından Türk şiirinin, Şeylân, Sığır ve Yuğ adlarıyla bilinen ayinlerde söylenerek geliştiğini bilmekteyiz. Dolayısıyla buralarda söylenen yahut okunan şiirler de dinî içeriğe sahiptir.
Soru 31
Lirik duyguları ifade eden şiirlere ne ad verilirdi?
Seçenekler
A
Kam
B
Destan
C
Koşuk
D
Sagu
E
Sav
Açıklama:
Başlangıçta din adamları, aynı zamanda ilk sanatkârlardır. Dinî ayini idare eden şaman, bu görevinin yanında, şifacı, büyücü, mûsikîşinâs, rakkas ve şairdir. Toplumun en önemli aktörü olan şaman, söylediği şiirlerle sözlü kültüre, sanata ve edebiyata hayat vermiştir. Bu dönemde Kam, Oyun, Bahşı ve Ozan gibi isimlerle anılan şair (Köprülü: 1986, 67-69), toplumsal hadiseleri destân şeklinde şiire dönüştürmenin yanında, ölenlerin arkasından sagu, lirik duyguları ifade eden koşuk ve hikmete ilişkin savlar söylemiştir. İslâmlaşma öncesi bu edebî eserlerde, içinde bulunulan dinin değerlerini, inanç esaslarını, ilkelerini ve beslediği duyguyu bulmak mümkündür.
Soru 32
Aşağıdakilerden hangisi İslam öncesi Türk Edebiyatı'nın en önemli destanı sayılır?
Seçenekler
A
Yaratılış
B
Oğuz Kağan
C
Alp Er Tunga
D
Bozkurt
E
Ergenekon
Açıklama:
Türklerin kabul ettikleri en eski din, Şamanizm’dir. Şamanizm, doğaya tapma, doğaüstü güçlere inanma temeline dayanan bir inanç sistemidir. Şaman yahut kam, bu dinin rehberidir. Aynı zamanda şair de olan şaman yahut kamın söyledikleri şiirler, İslâm Öncesi Türk Edebiyatı’nın ilk sözlü edebî ürünleridir. Bunlar, destanlar, sagular, koşuklar ve savlardır. Destanların çoğu bu dönemde ortaya çıkmıştır. Türk destanlarından bazıları şunlardır: Yaratılış, Alp Er Tunga, Oğuz Kağan, Bozkurt, Ergenekon, Türeyiş ve Göç destanları. Bu destanlardan en önemlisi, Oğuz Kağan Destanı’dır.
Soru 33
İslâm öncesi sözlü edebiyatta Şaman şairin söylediği Sagu aşağıdakilerden hangisine ilham teşkil etmiştir?
Seçenekler
A
Koşma
B
Türkü
C
Şarkı
D
Ağıt
E
Mesel
Açıklama:
İslâm öncesi sözlü edebiyat, daha sonraki dönemde Âşık Edebiyatı veya Halk Edebiyatı’nın oluşmasına kaynaklık etmiştir. Şaman şairin söylediği Sagu, Ağıt ve Mersiyelere ilham teşkil eder. Koşuklar ise, Koşma, Türkü ve Şarkı gibi edebî eserlerin öncülleri olarak kabul edilebilir. Manzum olarak söylenen atasözleri ve hikmetli söz anlamına gelen savlar ise, hikmetli söyleyişi, mesel ve irsâl-i mesel sanatını etkilemiştir.
Soru 34
Kâbe duvarına asılan şiirlere ne ad verilirdi?
Seçenekler
A
Ukaz
B
Koşuk
C
İrsâl-i mesel
D
Mersiye
E
Muallakât
Açıklama:
Arap yarımadasının çeşitli yörelerinde kurulan Ukaz gibi panayırlarda şiir yarışmaları yapılmıştır. Buralarda eleştiri süzgecinden geçirilerek seçilmiş şiirler tomarlara yazılarak Kâbe’nin duvarına asılmıştır. Kâbe duvarına asılan bu tür şiir-
lere muallakât denir.
lere muallakât denir.
Soru 35
Dinî-tasavvufi düşünceyi geliştiren ve halk irfânını besleyen eserlerden Garibnâme kimin eseridir?
Seçenekler
A
Mevlânâ
B
Âşık Paşa
C
Süleyman Çelebi
D
Yazıcızâde Muhammed Bîcân
E
Eşrefoğlu Rûmî
Açıklama:
Mevlânâ Celâleddin-i Rûmî (ö. 1273)’nin Mesnevi’si, Âşık Paşa(ö.1333 )’nın Garibnâme’si, Süleyman Çelebi (ö. 1422)’nin Vesiletü’n-necat’ı, Yazıcızâde Muhammed Bîcân (ö.1451)’ın Muhammediye’si ve Eşrefoğlu Rûmî (ö. 1484)’nin Müzekki’n-Nufûs’u gibi eserler, dinî-tasavvufi düşünceyi geliştiren ve halk irfânını besleyen eserlerdir.
Soru 36
Aşağıdakilerden hangisi Süleyman Çelebi'nin bir eseridir?
Seçenekler
A
Vesiletü’n-necat
B
Mesnevi
C
Garibnâme
D
Muhammediye
E
Müzekki’n-Nufû
Açıklama:
Mevlânâ Celâleddin-i Rûmî (ö. 1273)’nin Mesnevi’si, Âşık Paşa(ö.1333 )’nın Garibnâme’si, Süleyman Çelebi (ö. 1422)’nin Vesiletü’n-necat’ı, Yazıcızâde Muhammed Bîcân (ö.1451)’ın Muhammediye’si ve Eşrefoğlu Rûmî (ö. 1484)’nin Müzekki’n-Nufûs’u gibi eserler, dinî-tasavvufi düşünceyi geliştiren ve halk irfânını besleyen eserlerdir.
Soru 37
Dinî-tasavvufî edebiyatın ilk temsilcisi olarak görülen isim aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Yusuf Has Hacip
B
Yunus Emre
C
Ahmet Yesevi
D
Âşık Paşa
E
Mevlana
Açıklama:
Dinî-tasavvufî edebiyatın ilk temsilcisi olarak görülen Hoca Ahmet Yesevî’nin hikmet adını verdiği şiirleri, dinî ve tasavvuf yolunu öğretmeyi amaçlayan manzumelerdir. Bununla birlikte hikmetler, ata diye nitelendirilen dervişler ve âşıklar tarafından kopuz eşliğinde ilâhî olarak okunmuştur. Musikîyle şiirin birleşmesi, atanın şamanı andırması bu kültüre aşina olan halkı etkilemiş ve onların Müslümanlığı benimsemesini sağlamıştır. Belki bu özelliği dolayısıyla hikmetler, dinî düşünceyi ve inancı yayma niyetinde olan edebî eserler olarak nitelendirilebilir.
Soru 38
Sehl-i mümtenî üslûbuyla halkın kolayca okuyup anlayacağı bir dille yazan, yazılı edebiyatı olduğu kadar, belki de ondan daha çok sözlü edebiyatı da etkileyen şair kimdir?
Seçenekler
A
Mevlana
B
Yunus Emre
C
Yusuf Has Hacip
D
Ahmet Yesevi
E
Süleyman Çelebi
Açıklama:
Hikmet geleneği, Anadolu’da Yunus Emre’nin sehl-i mümtenî üslûbuyla söylediği şiirlerle yeni bir tarza bürünmüştür. Yunus Emre, halkın kolayca okuyup anlayacağı bir dille yazmıştır. Bu yüzden de yazılı edebiyatı olduğu kadar, belki de ondan daha çok sözlü edebiyatı da etkilemiştir. Böylece Yunus tarzı yahut Yunus üslûbu adı verilen bir edebî anlayış ortaya çıkmış ve Yunus Emre pek çok şair tarafından taklit edilmiştir. Yunus ve takipçilerinin şiiri, dinî-tasavvufi düşüncenin ve inançların Anadolu ve Rumeli’de yaygınlık kazanmasını sağlamıştır.
Soru 39
Hz. Peygamber’i, dönemini, ailesini ve dört halifeyi anlatan ve mucizeleri nakleden kaynak aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kısâsu’l-enbiya
B
Hilye-i Şerîf
C
Kâbe-nâme
D
Siyer-i Nebî
E
Akaidnâme
Açıklama:
Kur’an ve Hadisler, sanatkârın tercüme, iktibas ve telmih gibi sanatlarla müracaat ettiği temel kaynaklardır. Bu temel kaynaklardan başka, Hz. Peygamber’i, dönemini, ailesini ve dört halifeyi anlatan ve mucizeleri nakleden İslâm Tarihi (Siyer-i Nebî) ve diğer peygamberlerin hayatlarını anlatan Kısâsu’l-enbiya türü eserler sanatkârın sıkça başvurduğu kaynaklardır.
Soru 40
Alman düşünürü Hegel, güzel sanatları kaç guruba ayırır?
Seçenekler
A
Üç
B
İki
C
Beş
D
Dört
E
Yedi
Açıklama:
DİN VE EDEBİYAT
Üç
Üç
Soru 41
Güzel sanatların başlangıcı hakkında araştırmalar yapan ilim adamları ve estetik zevkin ortaya çıkışını ve gelişimini araştıran uzmanlar, mûsikînin, raksın, şiir ve edebiyatın menşeinin din olduğu kanaatine sahiptirler (Köprülü: 1989, 49). Diğer bir ifadeyle sanatın ilk örnekleri ayinlerde ortaya çıkmıştır. Şiirin de ilk örnekleri bu ayinlerde söylenmiştir. Aşağıda yer alan ayinlerden hangisi bahse konu olan ayinlerden biridir?
Seçenekler
A
Şeylân
B
Kam
C
Bahşı
D
Sagu
E
Koşuk
Açıklama:
DİN VE EDEBİYAT
Şeylân
Şeylân
Soru 42
İslâmlaşmayla birlikte edebiyat ve din ilişkisi daha zengin bir mahiyet kazanmıştır. Nitekim Türkler İslâmlaşma sürecinde tabii bir kültür değişimi yaşamış, yeni bir estetik anlayış içerisinde kendilerini bulmuşlardır. Bu estetik anlayış, dünya görüşünde, yaratılış telakkisinde, hayat ve varlık tasavvurunda kendini göstermiştir. Bütün bunlar içine girilen yeni dil havzası içerisinde yeni edebî eserlerin hayat bulmasını sağlamıştır.
Bu dönemde doğrudan doğruya dinî kaynaktan beslenen edebî eserler kaç koldan gelişim gösterdiğini söylemek mümkündür
Bu dönemde doğrudan doğruya dinî kaynaktan beslenen edebî eserler kaç koldan gelişim gösterdiğini söylemek mümkündür
Seçenekler
A
İki
B
Üç
C
Dört
D
Beş
E
Yedi
Açıklama:
DİN VE EDEBİYAT
İki
İki
Soru 43
Batıda Yeni Eleştiri Okulu’nun kurucusu olarak kim kabul edilir?
Seçenekler
A
T. S. Eliot
B
Rousseau
C
Chomsky
D
Brugmann
E
Berthold
Açıklama:
DİN VE EDEBİYAT
T. S. Eliot
T. S. Eliot
Soru 44
Yeni edebî anlayış, edebî esere farklı anlamlar yükleyerek yeni bir tartışma başlatmıştır. “Edebî eserin bir hedefi olmalı mıdır?” sorusu bu tartışmaların temelini teşkil eder. Buna göre kaç görüş belirmiştir?
Seçenekler
A
İki
B
Üç
C
Dört
D
Yedi
E
Dokuz
Açıklama:
DİN VE EDEBİYAT
İki
İki
Soru 45
Orhun Abideleri hakkında daha geniş bilgi için hangi yazara ait Orhun Yazıtları (1988) adlı kitabını inceleyebiliriz?
Seçenekler
A
Talat Tekin
B
Öcal Oğuz
C
Metin Ekici
D
Fuat Köprülü
E
A. Bican Ercilasun
Açıklama:
TÜRK-İSLÂM EDEBİYATI
Talat Tekin
Talat Tekin
Soru 46
VIII. yüzyılın ilk yarısında dikilen Orhon Abideleri(Orhon Kitabeleri, Orhon Yazıtları)’dir. Miladi VIII. Yüzyılda Kül Tigin,Bilge Kağan ve Tonyukuk adına dikilmiş olan bu abideler, dil, tarih ve edebiyat değeri bakımından önemlidir.
Söz konusu abideler hangi devlet zamanında dikilmiştir?
Söz konusu abideler hangi devlet zamanında dikilmiştir?
Seçenekler
A
Köktürkler
B
Uygurlar
C
Avrupa Hun
D
Asya Hun
E
HazarLar
Açıklama:
TÜRK-İSLÂM EDEBİYATI
Köktürkler
Köktürkler
Soru 47
Türklerin kabul ettikleri en eski din, Şamanizm’dir. Şamanizm, doğaya tapma, doğaüstü güçlere inanma temeline dayanan bir inanç sistemidir. Şaman yahut kam, bu dinin rehberidir. Aynı zamanda şair de olan şaman yahut kamın söyledikleri şiirler, İslâm Öncesi Türk Edebiyatı’nın ilk sözlü edebî ürünleridir. Bunlar, destanlar, sagular, koşuklar ve savlardır. Destanların çoğu bu dönemde ortaya çıkmıştır. Aşağıda yer alan Türk destanlarından hangisi söz konusu dönemde ortaya çıkmış destanlardan biri değildir?
Seçenekler
A
Köroğlu
B
Yaratılış
C
Alp Er Tunga
D
Oğuz Kağan
E
Ergenekon
Açıklama:
TÜRK-İSLÂM EDEBİYATI
Köroğlu
Köroğlu
Soru 48
Eski Türk dinini toyunizm adıyla nitelendirerek milli bir din olarak tasavvur eden edebiyatçımız kimdir?
Seçenekler
A
Ziya Gökalp
B
N. S. Banarlı
C
Fuad Köprülü
D
Abdulkadir İnan
E
Arif Nihat Asya
Açıklama:
Türk-İslâm Edebiyatı’nın Tanımı
Ziya Gökalp
Ziya Gökalp
Soru 49
Kronolojik olarak Karahanlılar döneminde ilk ürünlerini veren bu edebiyat, Selçuklular döneminde gelişmiş ve Osmanlı döneminde klasikleşmiştir. Bu tarihi seyir, edebî eserin özünde herhangi bir değişikliğe sebebiyet vermez. Çünkü bu üç dönemde de sanatkâr, İslâm ilimlerinin ve düşüncesinin imkânlarından yola çıkarak eserini yazmıştır. Dünya görüşü, hayat ve varlık anlayışı, sanata yüklediği anlam, edebî eserden beklentileri gibi temel konular aynıdır. Bu aynilik, Tanzimat ile birlikte kırılmaya uğrayacaktır. Tanzimat, III. Selim döneminden itibaren bir devlet politikası olarak uygulanmaya konan ıslahat hareketlerinin neticesi olarak hayata geçirilen modernleşme ve yenilenme döneminin adıdır. 1839 yılında bir Hatt-ı Şerîfi’nin okunmasıyla başlayan bu süreç, bir kısım sosyal ve kültürel değişmeleri içerir. Söz konusu Hatt-ı Şerîfin adı nedir?
Seçenekler
A
Gülhane
B
Gülendam
C
Günhadem
D
Gülistan
E
Güven Er
Açıklama:
Türk-İslâm Edebiyatı’nın Kapsamı
Gülhane
Gülhane
Soru 50
Aşağıdakilerden hangisi din ile edebiyatın direkt ilişkili olduğunu göstermez?
Seçenekler
A
Türk şiirinin Şeylân, Sığır gibi ayinlerde söylenmesi
B
Şamanların dini ayinlerle birlikte şair olmaları
C
Kam, Bahşı ve Ozanların Sagu koşuk ve savlarda dini değerleri işlemeleri
D
"Sanat sanat içindir" görüşünü benimseyen edebiyatçıların düşünceleri
E
Dini edebi (lâ-dînî) eserler
Açıklama:
“Sanat sanat içindir” görüşünü benimseyen edebiyatçılar, din ve edebiyat arasında herhangi bir ilişkinin kurulamayacağı ve dolayısıyla da dinin edebî eserin oluşmasında herhangi bir katkısının olamayacağı fikrindedirler. Ancak bu görüş, edebiyata bir bütün olarak bakan edebiyat tarihçileri tarafından eksik bulunmuştur. Doğru cevap D'dir.
Soru 51
Aynı anda hem dini ayinleri yöneten hem de şifacı, büyücü, mûsikîşînas, rakkas ve şair aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Şaman
B
Druid
C
İmam
D
Keşiş
E
Haham
Açıklama:
Başlangıçta din adamları, aynı zamanda ilk sanatkârlardır. Dinî ayini idare eden şaman, bu görevinin yanında, şifacı, büyücü, mûsikîşinâs, rakkas ve şairdir. Toplumun en önemli aktörü olan şaman, söylediği şiirlerle sözlü kültüre, sanata ve edebiyata hayat vermiştir. Doğru cevap A'dır.
Soru 52
Aşağıdakilerden hangisi Türklerin kabul ettiği en eski dindir?
Seçenekler
A
Budizm
B
Şamanizm
C
Kut inancı
D
İslamiyet
E
Hinduizm
Açıklama:
Türklerin kabul ettikleri en eski din, Şamanizm’dir. Şamanizm, doğaya tapma, doğaüstü güçlere inanma temeline dayanan bir inanç sistemidir. Şaman yahut kam, bu dinin rehberidir. Doğru cevap B'dir.
Soru 53
Aşağıdakilerden hangisi "dînî duyguların dili"dir?
Seçenekler
A
Metaforik dil
B
Tatlı dil
C
Derûnî dil
D
Ana dil
E
Yabancı dil
Açıklama:
Tasavvuf edebiyatı araştırmaları, derûnî dil kazanımına katkı sağlayacaktır. Derûnî dil, dînî duygunun dilidir. Sûfî şairin sübjektif tecrübeleri, dînî olanı içselleştirmelerine imkân vermiştir. Doğru cevap C'dir.
Soru 54
Aşağıdakilerden hangisi Türk-İslam Edebiyatının ilk ürünüdür?
Seçenekler
A
Beowulf
B
Atabetü'l-Hakâyık
C
Hikmet
D
Kutadgu Bilig
E
Mesnevi
Açıklama:
Türk-İslâm Edebiyatının ilk ürünü olan Kutadgu Bilig’den başlamak üzere pek çok eser adı zikredilebilir. Bir siyâsetnâme olarak da nitelendirilen Kutadgu Bilig, İslâm ahlakını ve değerlerini sembolik bir dille takdim eder. Bunu takip eden Atabetü’l-Hakâyık, baştan itibaren bir ahlak ve değerler kitabıdır. Doğru cevap D'dir.
Soru 55
Aşağıdakilerden hangisi Mevlana Celaleddin Rumi'nin dini-tasavvufi düşünceyi geliştiren ve halk irfanını besleyen eseridir?
Seçenekler
A
Garibname
B
Vesiletü'n-necat
C
Muhammediye
D
Müzekki'n-Nufûs
E
Mesnevi
Açıklama:
Mevlânâ Celâleddin-i Rûmî (ö. 1273)’nin Mesnevi’si, Âşık Paşa(ö.1333 )’nın Garibnâme’si, Süleyman Çelebi (ö. 1422)’nin Vesiletü’n-necat’ı, Yazıcızâde Muhammed Bîcân (ö.1451)’ın Muhammediye’si ve Eşrefoğlu Rûmî (ö. 1484)’nin Müzekki’n-Nufûs’u gibi eserler, dinî-tasavvufi düşünceyi geliştiren ve halk irfânını besleyen eserlerdir. Doğru cevap E'dir.
Soru 56
Aşağıdakilerden hangisi Kutadgu Bilig eserini yazmıştır?
Seçenekler
A
Yusuf Has Hacib
B
Mevlana
C
Aşık Paşa
D
Süleyman Çelebi
E
Eşrefoğlu Rumi
Açıklama:
İslâmlaşma sonrası edebî hayatı ifade eden Türk-İslâm Edebiyatı, Karahanlılar devrinde Yusuf Has Hacib’in kaleme aldığı Kutadgu Bilig ile başlamıştır. Doğru cevap A'dır.
Soru 57
Aşağıdakilerden hangisi Türk-İslam Edebiyatının ilişkili olduğu bilimlerden biri değildir?
Seçenekler
A
Psikoloji
B
Sosyoloji
C
Tarih
D
Felsefe
E
Matematik
Açıklama:
Türk-İslâm Edebiyatı, bir edebiyat bilimi olarak, hem geleneksel hem de modern bilimlerle ilişkilidir. Bu edebiyat içinde üretilmiş olan sanat eserini analiz edebilmek, eserin yazıldığı dönemdeki bilgi anlayışını ve bilimleri tanımayı gerekli kılar. Ayrıca filoloji, tarih, coğrafya, sosyoloji, psikoloji ve felsefe gibi bilimlerin kuram ve kavramlarının da bilinmesi analiz ve değerlendirmeleri sağlıklı kılacaktır. Doğru cevap E'dir.
Soru 58
Aşağıdakilerden hangisi Türk-İslam Edebiyatının Tefsir Hadis gibi ilimlerin yanında yararlandığı diğer ilimlerdendir?
I. Kimya
II. Simya
III. Zayiçe
IV. Reml
V. Sihir
I. Kimya
II. Simya
III. Zayiçe
IV. Reml
V. Sihir
Seçenekler
A
I-II-III
B
I-III-IV-V
C
I-II-III-IV-V
D
IV-V
E
III-IV-V
Açıklama:
Türk-İslâm Edebiyatı, Tefsir, Hadis, Tasavvuf gibi temel dinî ilimlerin yanında, kimya, simya, nücûm, zâyiçe, reml, sihir, tılsım, kıyâfet ve mûsikî gibi ilimlerden de yaralanmıştır. Doğru cevap C'dir.
Soru 59
Sanatı öncelemekle birlikte kullandığı dil, sembol ve mazmunlarla İslâm dinine ilginin oluşmasını sağlayan eserler de yazılmıştır.
Aşağıdakilerden hangisi yukarıda bahsedilen eserlerden biridir?
Aşağıdakilerden hangisi yukarıda bahsedilen eserlerden biridir?
Seçenekler
A
Leylâ vü Mecnûn
B
Garibname
C
Mesnevi
D
Muhammediye
E
Dede Korkut Hikayeleri
Açıklama:
Sanatı öncelemekle birlikte kullandığı dil, sembol ve mazmunlarla İslâm dinine ilginin oluşmasını sağlayan eserler de yazılmıştır. Leylâ vü Mecnûn, Mantıku’t-Tayr, Gül ü Bülbül, Şem ü Pervâne, Bülbülnâme ve Hüsn ü Aşk gibi eserler; sanat ve estetik özellikleri öne çıkan eserlerdir. Doğru cevap A'dır.
Soru 60
İnsana ait bir duyguyu, düşünceyi, hayali, yorumları, tutumları, gözlemleri dilin imkânlarıyla en güzel şekilde anlatma sanatı olarak tanımlanan edebiyat, dilimizde kavram olarak ne zaman kullanılmaya başlanmıştır?
Seçenekler
A
Tanzimat sonrasında
B
I. Meşrutiyet sonrasında
C
Cumhuriyet sonrasında
D
Kurtuluş Savaşı yıllarında
E
II. Meşrutiyet sonrasında
Açıklama:
Edebiyat, dile bağlı bir sanattır. Bir kavram olarak dilimizde Tanzimat sonrasında kullanılmaya başlayan edebiyat, insana ait bir duyguyu, düşünceyi, hayali, yorumları, tutumları, gözlemleri dilin imkânlarıyla en güzel şekilde anlatma sanatıdır.
Soru 61
Toplumsal hadiseleri destân şeklinde şiire dönüştüren şair başlangıçta aşağıda verilen isimlerden hangisiyle anılmıştır?
Seçenekler
A
Bahşı
B
Şifacı
C
Mûsikîşinâs
D
Rakkas
E
Büyücü
Açıklama:
Başlangıçta Kam, Oyun, Bahşı ve Ozan gibi isimlerle anılan şair, toplumsal hadiseleri destân şeklinde şiire dönüştürmenin yanında, ölenlerin arkasından sagu, lirik duyguları ifade eden koşuk ve hikmete ilişkin savlar söylemiştir.
Soru 62
Güzel sanatları, plastik, fonetik ve söz sanatı olmak üzere üç gruba ayıran Alman düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Adorno
B
Kant
C
Feuerbach
D
Marx
E
Hegel
Açıklama:
Alman düşünürü Hegel, güzel sanatları, plastik, fonetik ve söz sanatı olmak üzere üç
guruba ayırır. Plastik sanatlar, heykel ve dekoratif sanatlar, mimari ve resimdir. Fonetik sanat, mûsikî; söz sanatı ise, edebiyattır.
guruba ayırır. Plastik sanatlar, heykel ve dekoratif sanatlar, mimari ve resimdir. Fonetik sanat, mûsikî; söz sanatı ise, edebiyattır.
Soru 63
Dinî duyguyu yoğun bir şekilde yaşadığından, bizzat tecrübe ettiği ve içselleştirdiği konuları sanata dönüştüren şair aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Modern Şair
B
Varoluşçu Şair
C
Sufi Şair
D
Tekamülcü Şair
E
Gezgin Şair
Açıklama:
Dinî duygu, düşünce ve semboller, bu türden eserler için, sadece benzetme, tasvir ve çağrışımlar açısından bir araçtır. Oysa sufi şair, dinî duyguyu yoğun bir şekilde yaşadığından, bizzat tecrübe ettiği ve içselleştirdiği konuları sanata dönüştürür. Sanat onun için duyumsadığı ve idrak ettiği hakikati sunmasına yarar. Her ne kadar o edebiyata faydacı nazarla baksa da, yine de eserinde edebî heyecan, zevk ve ahengi ihmal etmez. Bu bakımdan onda hikmetli söz sanata
ve lirizme bürünmüştür
ve lirizme bürünmüştür
Soru 64
"İslâmlaşma sonrası edebî eserler bir bütün olarak değerlendirildiğinde şu görülecektir: İçine girilen yeni hayatta edebiyat dinden; dinî kültür ve düşünce de edebiyattan etkilenmiştir."
yukarıda anlatılan süreç hangi döneme kadar etkisini sürdürmüştür?
yukarıda anlatılan süreç hangi döneme kadar etkisini sürdürmüştür?
Seçenekler
A
İstanbul'un fethi
B
Ridaniye Seferi
C
Mekke'nin fethi
D
Cumhuriyet'in İlanı
E
Tanzimat Fermanı
Açıklama:
İslâmlaşma sonrası edebî eserler bir bütün olarak değerlendirildiğinde şu görülecektir: İçine girilen yeni hayatta edebiyat dinden; dinî kültür ve düşünce de edebiyattan etkilenmiştir. Bir bakıma bu dönemdeki edebî faaliyetler, dinî kaynaklıdır. Bu edebî anlayış Tanzimat dönemine kadar devam etmiştir. Tanzimat, Fransız aydınlanmasının etkisiyle dünyevî (seküler) algıyı ön plana çıkardığından bu dönemde din ve edebiyat ilişkisi etrafında tartışmalar olmuştur
Soru 65
Güzel sanatları, plastik, fonetik ve söz sanatı olmak üzere üç guruba ayıran kişi kimdir?
Seçenekler
A
Marx
B
Hegel
C
Süleyman Çelebi
D
Kant
E
Pascal
Açıklama:
Alman düşünürü Hegel, güzel sanatları, plastik, fonetik ve söz sanatı olmak üzere üç guruba ayırır. Plastik sanatlar, heykel ve dekoratif sanatlar, mimari ve resimdir. Fonetik sanat, mûsikî; söz sanatı ise, edebiyattır.
Soru 66
Aşağıdakilerden hangisi dini ayini idare edenlere verilen isimdir?
Seçenekler
A
Şaman
B
Ulak
C
Urug
D
Yuğ
E
Balbal
Açıklama:
Başlangıçta din adamları, aynı zamanda ilk sanatkârlardır. Dinî ayini idare eden şaman, bu görevinin yanında, şifacı, büyücü, mûsikîşinâs, rakkas ve şairdir. Toplumun en önemli aktörü olan şaman, söylediği şiirlerle sözlü kültüre, sanata ve edebiyata hayat vermiştir.
Soru 67
Ölenlerin arkasından söylenen edebi esere ne ad verilmektedir?
Seçenekler
A
Kam
B
Rakkas
C
Destan
D
Hiciv
E
Sagu
Açıklama:
Bu dönemde Kam, Oyun, Bahşı ve Ozan gibi isimlerle anılan şair, toplumsal hadiseleri destân şeklinde şiire dönüştürmenin yanında, ölenlerin arkasından sagu, lirik duyguları ifade eden koşuk ve hikmete ilişkin savlar söylemiştir. İslâmlaşma öncesi bu edebî eserlerde, içinde bulunulan dinin değerlerini, inanç esaslarını, ilkelerini ve beslediği duyguyu bulmak mümkündür.
Soru 68
Bir devrin ahlâk ölçüleri hangi durumda değişmeye ve ön yargılarla değerlendirilmeye mahkûm olur?
Seçenekler
A
Dini kaynaktan kopuş
B
Garami dünya görüşürü
C
Didaktik perspektif
D
En-el Hakk görüşü
E
Dilde sadeleşme
Açıklama:
Belli bir dinden kaynaklanan ahlâk hükümlerine göre yaşayan bir toplumda bu hükümler oldukça tutarlıdır. Öte yandan bir devrin ahlâk ölçüleri, kendisini meydana getiren dinî kaynaktan koptuğu zaman, yani sadece bir alışkanlık meselesi halini aldığı zaman, değişmeye ve ön yargılarla değerlendirilmeye mahkûmdur. İşte böyle zamanlarda ahlâk, o devrin edebiyatı tarafından etkilenebilir hale gelir.
Soru 69
“Sanat toplum içindir” görüşünde olanlar, hangi düşünce biçimine sahiptir?
Seçenekler
A
Makyavelist görüş
B
Faydacı görüş
C
Liberal görüş
D
Dinsel görüş
E
Din karşıtı görüş
Açıklama:
“Sanat toplum içindir” görüşünde olanlar, faydacı düşünceye sahiptirler. Edebî eserin
insana iyi, doğru ve güzel olanı öğreteceği ve dolayısıyla da topluma yararlı olacağı fikrindedirler. Bunların yaklaşımı, klasik dönemin sanat anlayışını andırır.
insana iyi, doğru ve güzel olanı öğreteceği ve dolayısıyla da topluma yararlı olacağı fikrindedirler. Bunların yaklaşımı, klasik dönemin sanat anlayışını andırır.
Soru 70
Aşağıdaki ahlak ile ilgili ifadelerden hangisi doğru değildir?
Seçenekler
A
Edebî eserlerde ifade bulan ahlâk hükümleri, kendileri ister bu değerlerle yaşasın, ister yaşamasın, çağdaş kuşağın tecrübesinin mahsulleridir.
B
Belli bir dinden kaynaklanan ahlâk hükümlerine göre yaşayan bir toplumda bu hükümler oldukça tutarlıdır.
C
Son yüzyıllarda edebiyat ve din ayrı kurumlar olarak düşünülmüştür. Bu gerçek, edebî eserlerin belli bir din ve ahlâk ölçüleri dışında değerlendirilmesi anlamına gelmelidir.
D
Bir devrin ahlâk ölçüleri, kendisini meydana getiren dinî kaynaktan koptuğu zaman değişmeye ve ön yargılarla değerlendirilmeye mahkûmdur.
E
Bazı zamanlarda ahlâk, o devrin edebiyatı tarafından etkilenebilir hale gelir.
Açıklama:
“Son yüzyıllarda edebiyat ve din ayrı kurumlar olarak düşünülmüştür. Bu gerçek, edebî eserlerin belli bir din ve ahlâk ölçüleri dışında değerlendirilmesi anlamına gelmemelidir. Edebî eserlerde ifade bulan ahlâk hükümleri, kendileri ister bu değerlerle yaşasın, ister yaşamasın, çağdaş kuşağın tecrübesinin mahsulleridir. Belli bir dinden kaynaklanan ahlâk hükümlerine göre yaşayan bir toplumda bu hükümler oldukça tutarlıdır. Öte yandan bir devrin ahlâk ölçüleri, kendisini meydana getiren dinî kaynaktan koptuğu zaman, yani sadece bir alışkanlık meselesi halini aldığı zaman, değişmeye ve ön yargılarla değerlendirilmeye mahkûmdur. İşte böyle zamanlarda ahlâk, o devrin edebiyatı tarafından etkilenebilir hale gelir. Hepimiz biliyoruz ki, bir nesli şaşırtan değerler, ondan sonraki kuşak için çok tabii sayılabilir. Ahlâk değerlerindeki değişmelere gösterilen bu uyum, bazen toplumdaki gelişmenin delili olarak memnuniyetle kabullenilir.
Soru 71
“Sanat toplum içindir” görüşünde olanlar, hangi düşünceye sahiptirler?
Seçenekler
A
Öğretici
B
Faydacı
C
Tanıtıcı
D
Tasvir edici
E
Analitik
Açıklama:
“Sanat toplum içindir” görüşünde olanlar, faydacı düşünceye sahiptirler. Edebî eserin insana iyi, doğru ve güzel olanı öğreteceği ve dolayısıyla da topluma yararlı olacağı fikrindedirler. Bunların yaklaşımı, klasik dönemin sanat anlayışını andırır. Zira edebî eser, tanıtıcı, öğretici ve hâli tasvir edici olmalıdır.
Soru 72
Sosyal ve kültürel yapılarda, gözlenebilir farklılıkları ifade eden kavrama ne ad verilir?
Seçenekler
A
Sanatçı görüş
B
Skolastik perspektif
C
Sosyal değişme
D
Sosyal çeşitlilik
E
Pragmatist çeşitlilik
Açıklama:
Sosyal değişme, sosyal ve kültürel yapılarda, gözlenebilir farklılıkları ifade eden bir kavramdır (Turhan:1987, 49). Sanat, sosyal değişmenin göstergelerinden biridir. Toplumdaki değişmeleri sanat eserinden yola çıkarak izah etmek mümkündür.
Soru 73
Orhon Abideleri hangi yüzyılda dikilmiştir?
Seçenekler
A
XI
B
X
C
IX
D
VIII
E
VII
Açıklama:
Köktürkler, yazılı edebiyatı bulunan ilk devlettir. Bu dönemden geriye kalan en önemli eser, VIII. yüzyılın ilk yarısında dikilen Orhon Abideleri(Orhon Kitabeleri, Orhon Yazıtları)’dir. Miladi VIII. Yüzyılda Kül Tigin, Bilge Kağan ve Tonyukuk adına dikilmiş olan bu abideler, dil, tarih ve edebiyat değeri bakımından önemlidir.
Soru 74
İslâm Öncesi Türk Edebiyatı, yazılı metinler itibariyle hangi yüzyılda ilk örneklerini vermiştir?
Seçenekler
A
IX. yüzyıl
B
XI. yüzyıl
C
XII. yüzyıl
D
VIII. yüzyıl
E
IV. yüzyıl
Açıklama:
İslâm Öncesi Türk Edebiyatı, başlangıçtan İslâm’ın kabul edildiği zamana kadar sürer.
Yazılı metinleri itibariyle miladi VIII. yüzyıldan itibaren başlayan bu edebiyat, sözlü kültür içerisinde daha eskilere dayanır. Bu dönem, dil, ifade, duyuş ve zevk itibariyle millî edebiyat dönemi olarak nitelendirilir. Çünkü daha çok göçebe bir toplum özelliğine sahip olunması sebebiyle, başka toplumların ve kültürlerin etkisinden uzak kalınmıştır
Yazılı metinleri itibariyle miladi VIII. yüzyıldan itibaren başlayan bu edebiyat, sözlü kültür içerisinde daha eskilere dayanır. Bu dönem, dil, ifade, duyuş ve zevk itibariyle millî edebiyat dönemi olarak nitelendirilir. Çünkü daha çok göçebe bir toplum özelliğine sahip olunması sebebiyle, başka toplumların ve kültürlerin etkisinden uzak kalınmıştır
Soru 75
Aşağıdakilerden hangisi Türk destanlarından birisi değildir?
Seçenekler
A
Yaratılış
B
Alp Er Tunga
C
Ergenekon
D
Göç
E
Ukaz
Açıklama:
Türk destanlarından bazıları şunlardır: Yaratılış, Alp Er Tunga, Oğuz Kağan, Bozkurt, Ergenekon, Türeyiş ve Göç destanları. Bu destanlardan en önemlisi, Oğuz Kağan Destanı’dır.
Soru 76
Garibname kimin eseridir?
Seçenekler
A
Âşık Paşa
B
Mevlana
C
Yunus Emre
D
Dede Korkut
E
Yahya Kemal
Açıklama:
Mevlânâ Celâleddin-i Rûmî (ö. 1273)’nin Mesnevi’si, Âşık Paşa(ö.1333 )’nın Garibnâme’si, Süleyman Çelebi (ö. 1422)’nin Vesiletü’n-necat’ı, Yazıcızâde Muhammed Bîcân (ö.1451)’ın Muhammediye’si ve Eşrefoğlu Rûmî (ö. 1484)’nin Müzekki’n-Nufûs’u gibi eserler, dinî-tasavvufi düşünceyi geliştiren ve halk irfânını besleyen eserlerdir.
Soru 77
Türklerin kabul ettiği en eski din aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Mecusilik
B
Yahudilik
C
Müslümanlık
D
Bahailik
E
Şamanizm
Açıklama:
Türklerin kabul ettikleri en eski din, Şamanizm’dir. Şamanizm, doğaya tapma, doğaüstü güçlere inanma temeline dayanan bir inanç sistemidir. Şaman yahut kam, bu dinin rehberidir. Aynı zamanda şair de olan şaman yahut kamın söyledikleri şiirler, İslâm Öncesi Türk Edebiyatı’nın ilk sözlü edebî ürünleridir. Bunlar, destanlar, sagular, koşuklar ve savlardır.
Soru 78
Kabe duvarlarına asılan şiirlere ne ad verilir?
Seçenekler
A
Ukaz
B
Mesnevi
C
Mevlid
D
Muallakat
E
Pehlevi
Açıklama:
Bilhassa Cahiliye Dönemi olarak nitelendirilen İslâm öncesi Arap toplumu şiire büyük değer vermiştir. Arap yarımadasının çeşitli yörelerinde kurulan Ukaz gibi panayırlarda şiir yarışmaları yapılmıştır. Buralarda eleştiri süzgecinden geçirilerek seçilmiş şiirler tomarlara yazılarak Kâbe’nin duvarına asılmıştır. Kâbe duvarına asılan bu tür şiirlere muallakât denir.
Soru 79
Türk-İslam edebiyatı kronolojik olarak ilk ürünlerini hangi dönemde vermeye başlamıştır?
Seçenekler
A
Selçuklular
B
Osmanlılar
C
Karahanlılar
D
Eyyubiler
E
Emeviler
Açıklama:
Türk-İslâm Edebiyatı, İslâmlaşma sonrası edebî hayatı ifade eder. Bu edebiyat, Karahanlılar devrinde Yusuf Has Hacib’in kaleme aldığı Kutadgu Bilig ile başlamıştır. Bu edebiyat, Türklerin Ortadoğu ve Anadolu’ya doğru cereyan eden göçleri neticesinde, yeni coğrafyalar, kültürler ve dillerin keşfiyle tekâmül etmiştir. Kronolojik olarak Karahanlılar döneminde ilk ürünlerini veren bu edebiyat, Selçuklular döneminde gelişmiş ve Osmanlı döneminde klasikleşmiştir.
Soru 80
- Temel ilkesi sanattır.
- Mesaj kaygısı taşırlar.
- Bu türden eserler, dil varlığını, bakış açısını ve kavrayışı geliştirmeleri bakımından önemlidir.
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I-III
E
II-III
Açıklama:
Eskilerin garâmî diye nitelendirdikleri lirik eserlerin temel ilkesi sanattır. Dolayısıyla bir mesaj taşıma niyetinde değildir. Bu türden eserler, dil varlığını, bakış açısını ve kavrayışı geliştirmeleri bakımından önemlidir.
Ünite 2
Soru 1
Hangisi Türk Edebiyatına şekil ve muhtevasına ait özelliklerini kazandıran dini kaynaklardan biridir?
Seçenekler
A
Tasavvuf ve tarikatlardan gelen malzeme
B
İslam öncesi ve sonrası Arap kültüründen gelen malzeme
C
İslam öncesi ve sonrası Fars kültüründen gelen malzeme
D
Devrin ilimleri
E
Yerli malzeme
Açıklama:
Diğerleri dini olmayan kaynaklardır. Cevap A şıkkıdır.
Soru 2
İslami Türk Edebiyatına hemen her alanda esas vasfını veren birinci ve en önemli kaynak hangisidir?
Seçenekler
A
Kur'an-ı Kerim
B
Sünnet-i Nebevi
C
Kısas-ı Enbiya
D
Tevarih-i Hulefa
E
Tasavvuftan gelen malzeme
Açıklama:
Diğerleri de dini kaynaklardır ama en önemli diye sorulduğu için cevap A şıkkıdır.
Soru 3
Hz. Peygamber konulu manzum ve mensur eserlerin hangilerinin ana kaynağı hadisler olmuştur?
Seçenekler
A
Mevlit-Miraciye
B
Esma-i Nebi-Hilye
C
Siyer-Na't
D
Esma-i Nebi-Mevlit
E
Na't-Miraciye
Açıklama:
Özellikle Mevlit, Miraciyye, Hilye, Kırk Hadis,Siyer ve Mucizat-ı Nebi türlerinin ana kaynağı hadisler olmuştur. Cevap A şıkkıdır.
Soru 4
İslami Türk edebiyatında ilk siyer-mevlit örneği hangisidir?
Seçenekler
A
Muhammediye
B
Mukaddime
C
Merzuban-name
D
Tazarru'at
E
Behçetü'l-hadaik
Açıklama:
Diğerleri Kur'an'ın Türk nesri üzerindeki etkisini gösteren eserlerdir. Cevp A şıkkıdır.
Soru 5
Hangisinde Türk İslam Edebiyatını etkileyen gerçek ilimler doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
Felsefe-Astronomi-Musıki
B
Fizik-Matematik-Astroloji
C
Simya-Kimya-Felsefe
D
Tıp-Büyü-Kimya
E
Astroloji-Matematik-Felsefe
Açıklama:
Astroloji, simya, büyü gizli ilimlerdir. Cevap A şıkkıdır.
Soru 6
Hangisi Türk İslam Edebiyatı çalışmalarında başvurulacak kaynaklardan biridir?
Seçenekler
A
Tabakat
B
Müntehabat
C
Cönk
D
Mecmua
E
Mesnevi
Açıklama:
Diğerleri Türk Edebiyatı metinlerinin kaynaklarıdır. Cevap A şıkkıdır.
Soru 7
-İçeriğinde çok önemli dil malzemesi bulunur
-Şekillerinden dolayı "dana dili" denilir
-Kütüphanelerde çoğunlukla "mecmua-i eş'ar" adıyla fişlenir
-Aşık edebiyatı, halk edebiyatı ve folklor ürünlerini barındırır
-XV. yüzyıldan beri Türkçenin çeşitli lehçelerinde görülür
Yukarıda bazı özellikleri verilen Türk Edebiyat metinlerinin kaynağı hangisidir?
-Şekillerinden dolayı "dana dili" denilir
-Kütüphanelerde çoğunlukla "mecmua-i eş'ar" adıyla fişlenir
-Aşık edebiyatı, halk edebiyatı ve folklor ürünlerini barındırır
-XV. yüzyıldan beri Türkçenin çeşitli lehçelerinde görülür
Yukarıda bazı özellikleri verilen Türk Edebiyat metinlerinin kaynağı hangisidir?
Seçenekler
A
Cönk
B
Divan
C
Mesnevi
D
Mecmua
E
Münşeat
Açıklama:
Verilen bilgiler Cönk'e aittir. Cevap A şıkkıdır.
Soru 8
Türk Edebiyatı'nda en tanınmış müntehabat örneği kime aittir?
Seçenekler
A
Ziya Paşa
B
Mehmet Cevdet
C
Re'fet Avni
D
Süleyman Bahri
E
Faik Reşad
Açıklama:
Diğerleri de müntehabat örneği vermiştir ama en tanınmışı Ziya Paşa'ya aittir. Cevap A şıkkıdır.
Soru 9
Türk Musıkisi alanında ilk tabakat kime aittir?
Seçenekler
A
Şeyhülislam Ebuishakzade Esad Efendi
B
Hacı Zihni Efendi
C
Edirneli Mecdi Efendi
D
Mehmet Süreyya
E
Mehmet Tahir
Açıklama:
Diğerleri musıki alanında değildir. Cevap A şıkkıdır.
Soru 10
Hangisi Türk Edebiyatına şekil ve muhtevasına ait özelliklerini kazandıran kaynaklardan biridir?
Seçenekler
A
Hadis
B
Divan
C
Mecmua
D
Mesnevi
E
Cönk
Açıklama:
Diğerleri Türk Edebiyatı metinlerinin kaynaklarıdır. Cevap A şıkkıdır.
Soru 11
Türk Edebiyatının İslâmiyet’in kabul edilişinden sonraki dönemi aşağıdakilerden hangi isimle anılmamıştır?
Seçenekler
A
Fecr-i Ati Edebiyatı
B
İslâmî Türk Edebiyatı
C
Türk-İslâm edebiyatı
D
Eski Türk edebiyatı
E
Divan edebiyatı
Açıklama:
Türk Edebiyatının İslâmiyet’in kabul edilişinden sonraki dönemi, bir ders
olarak yer aldığı Yüksek İslâm Enstitüleri programında İslâmî Türk Edebiyatı, son yirmi yıldan bu yana İlâhiyat Fakülteleri programındaki adıyla
Türk-İslâm edebiyatı şeklinde anıldığı gibi edebiyat fakültelerinde Divan
edebiyatı, Eski Türk edebiyatı, Klasik Türk edebiyatı, Osmanlı edebiyatı
v.b. isimlerle anılmıştır.
olarak yer aldığı Yüksek İslâm Enstitüleri programında İslâmî Türk Edebiyatı, son yirmi yıldan bu yana İlâhiyat Fakülteleri programındaki adıyla
Türk-İslâm edebiyatı şeklinde anıldığı gibi edebiyat fakültelerinde Divan
edebiyatı, Eski Türk edebiyatı, Klasik Türk edebiyatı, Osmanlı edebiyatı
v.b. isimlerle anılmıştır.
Soru 12
Aşağıdakilerden hangisi Türk İslam edebiyatının kaynaklarından biridir?
Seçenekler
A
Kutadgu Bilig
B
Kur’ân-ı Kerîm
C
Divan-ı Hikmet
D
Atabetü'l Hakayık
E
Divan ü Lügati't Türk
Açıklama:
Öncelikle belirtmek gerekirse, Kur’an geniş ve zengin muhtevasıyla İslâmî Türk Edebiyatının hemen bütün malzemesini teşkil etmiştir.
Soru 13
Kur’an’ın Türk nesri üzerindeki bir başka önemli etkisi de âyetlerin asıl ibâreleriyle Türkçe’nin cümle yapısına girmiş olmasıdır. Bu bilgiden hareketle bu durumu sağlamak için sanatçılar aşağıdaki söz sanatlarından hangisini kullanmıştır?
Seçenekler
A
Tenasüp
B
Tevriye
C
İktibas
D
Tezat
E
Telmih
Açıklama:
Kur’an’ın Türk nesri üzerindeki bir başka önemli etkisi de âyetlerin asıl
ibâreleriyle Türkçe’nin cümle yapısına girmiş olmasıdır. İktibas, istişhad denilen edebî sanatlara başvurarak manayı en güzel, en kuvvetli ve etkileyici
biçimde kullanılma olarak vasıflandırılacak bu anlayış Kutadgu Bilig’in mukaddimesiyle başlayıp Rabgûzî’nin Kısasü’l-enbiyâ’sı ile gelişerek Anadolu
sahasında Behçetü’l-hadâik, Merzuban-nâme, Tazarru’ât gibi eserlerle gelişmiştir
ibâreleriyle Türkçe’nin cümle yapısına girmiş olmasıdır. İktibas, istişhad denilen edebî sanatlara başvurarak manayı en güzel, en kuvvetli ve etkileyici
biçimde kullanılma olarak vasıflandırılacak bu anlayış Kutadgu Bilig’in mukaddimesiyle başlayıp Rabgûzî’nin Kısasü’l-enbiyâ’sı ile gelişerek Anadolu
sahasında Behçetü’l-hadâik, Merzuban-nâme, Tazarru’ât gibi eserlerle gelişmiştir
Soru 14
Eski Türk edebiyatı şairleri Kur'an'ı Kerim'den faydalanırken aşağıdaki hangi söz sanatından yararlanmamıştır?
Seçenekler
A
telmih
B
iktibas
C
tenasüp
D
istişhad
E
irsal-i mesel
Açıklama:
Hatta tasavvufla
irtibatı olsa da olmasa da bütün şairler, bu âyetlerden istifade etmek; telmih,
iktibas, istişhad, irsal-i mesel gibi sanatların gösterilmesinde bu malzemeden faydalanma imkânı bulmuştur. Bir başka deyişle tasavvuf edebiyatımıza
her yönüyle önce Kur’an kaynaklı olarak girmiştir.
irtibatı olsa da olmasa da bütün şairler, bu âyetlerden istifade etmek; telmih,
iktibas, istişhad, irsal-i mesel gibi sanatların gösterilmesinde bu malzemeden faydalanma imkânı bulmuştur. Bir başka deyişle tasavvuf edebiyatımıza
her yönüyle önce Kur’an kaynaklı olarak girmiştir.
Soru 15
Aşağıdakilerden hangisi Hz. Peygamber konulu manzum ve mensur tür ve eserlerden biri değildir?
Seçenekler
A
Na’at
B
Mevlit
C
Miraciye
D
Münacaat
E
Hilye
Açıklama:
Hz. Peygamber konulu manzum ve mensur tür ve eserlerin başlıcalarını
Na’at, Mevlit, Miraciye, Hilye, Kırk Hadis, Siyer, Esmâ-i Nebi, Mûcizâtı Nebî vb. olarak sıralamak mümkündür.
Na’at, Mevlit, Miraciye, Hilye, Kırk Hadis, Siyer, Esmâ-i Nebi, Mûcizâtı Nebî vb. olarak sıralamak mümkündür.
Soru 16
Aşağıdakilerden hangisi Eski Türk Edebiyatının yararlandığı doğrudan dini kaynaklardan değildir?
Seçenekler
A
Kur’ân-ı Kerîm
B
Hadis veya Sünnet-i Nebevî
C
Kısas-ı Enbiyâ ve Tevârîh-i Hulefâ
D
Devrin ilimleri
E
Tasavvuf ve Tarikatlerden Gelen Malzeme
Açıklama:
Devrin ilimleri doğrudan dini kaynaklardan değildir.
Soru 17
Aşağıdakilerden hangisi Eski Türk Edebiyatının yararlandığı doğrudan dini olmayan kaynaklardan biri değildir?
Seçenekler
A
Tasavvuf ve Tarikatlerden Gelen Malzeme
B
İslâm Öncesi ve Sonrası Arap Kültüründen Gelen Malzeme
C
İslâm Öncesi ve Sonrası Fars Kültüründen Gelen Malzeme
D
Devrin ilimleri
E
Yerli Malzeme
Açıklama:
Tasavvuf ve Tarikatlerden Gelen Malzeme dini kaynaklardandır.
Soru 18
Arap kültüründen gelen malzemeyi İslâm öncesinden intikal edenlerle başlatmak bazı cahiliye devri şahıs ve olaylarının müslüman olan diğer milletler gibi müşterek kültürümüz üzerindeki etkilerine ve yerine işaret etmek içindir. Türk-İslâm edebiyatına da kaynaklık yapmış bu malzemenin kısaca anıldığı isim aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
Siyer
B
Ahbâr
C
Naat
D
Münacaat
E
Hadis
Açıklama:
Arap kültüründen gelen malzemeyi İslâm öncesinden intikal edenlerle başlatmak bazı cahiliye devri şahıs ve olaylarının müslüman olan diğer milletler gibi müşterek kültürümüz üzerindeki etkilerine ve yerine işaret etmek içindir. Türk-İslâm edebiyatına da kaynaklık yapmış bu malzeme kısaca Ahbâr veya Ahbarü’l-Arap, Eyyâmü’l-Arap adlarıyla anılır.
Soru 19
Türk kültürü üzerinde çok etkili olmuş bulunan İran destanı aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
Ergenekon
B
Şinto
C
Ramayana
D
İgor
E
Şehname
Açıklama:
Gazneli Mahmud adlı bir Türk hükümdarının desteğiyle yazılması yanında, pek erken zamanlarda Türkçe’ye de tercüme edilmiş bulunan ve Türk kültürü üzerinde çok etkili olmuş bulunan İran milli destanı olan Şehnâme’de bulmak mümkündür.
Soru 20
Genellikle âşık edebiyatı, halk edebiyatı ve folklor ürünlerinin toplandığı anonim mahiyette bir mecmua türü olarak tarif edilen eserlere verilen isim aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
Divan
B
Mecmua
C
Mesnevi
D
Kaside
E
Cönk
Açıklama:
Genellikle âşık edebiyatı, halk edebiyatı ve folklor ürünlerinin toplandığı
anonim mahiyette bir mecmua türü olarak tarif edilen bu gruptaki eserlere ad
olan kelimenin, sözlüklerle ansiklopedilerde aslı, mâna ve muhtevası hakkında farklı bilgiler verilmektedir. Cava ve Malaya dillerindeki djong (conk) kelimesinden gelen cönk batı dillerine de yakın bir telaffuzla geçmiş olup, “Çin
denizlerinde kullanılan dibi düz ve dört köşeli, puruvası, çıkıntılı baş bodoslaması ve kıç pupası, dümeni muallakta olan yelkenli gemiler için de genel bir ad olmuştur.
anonim mahiyette bir mecmua türü olarak tarif edilen bu gruptaki eserlere ad
olan kelimenin, sözlüklerle ansiklopedilerde aslı, mâna ve muhtevası hakkında farklı bilgiler verilmektedir. Cava ve Malaya dillerindeki djong (conk) kelimesinden gelen cönk batı dillerine de yakın bir telaffuzla geçmiş olup, “Çin
denizlerinde kullanılan dibi düz ve dört köşeli, puruvası, çıkıntılı baş bodoslaması ve kıç pupası, dümeni muallakta olan yelkenli gemiler için de genel bir ad olmuştur.
Soru 21
Aşağıdakilerden hangisi İslâmî Türk edebiyatına şeklinden, muhtevasına, sanat değerinin belirlenmesini sağlayan edebi sanatlarla (belâgat) ilgili ölçülerinden, bazı türlerin doğmasına kadar hemen her alanda esas vasfını veren birinci ve en önemli kaynaktır?
Seçenekler
A
Kur’ân-ı Kerîm
B
Hadis
C
Sünnet-i Nebevî
D
Kısas-ı Enbiyâ
E
Tevârîh-i Hulefâ
Açıklama:
TÜRK-İSLÂM EDEBİYATINA MUHTEVASINI VE ÖZELLİKLERİNİ VEREN KAYNAKLAR
Kur’ân-ı Kerîm, İslâmî Türk edebiyatına şeklinden, muhtevasına, sanat değerinin belirlenmesini sağlayan edebi sanatlarla (belâgat) ilgili ölçülerinden, bazı türlerin doğmasına kadar hemen her alanda esas vasfını veren birinci ve en önemli kaynaktır.
Kur’ân-ı Kerîm, İslâmî Türk edebiyatına şeklinden, muhtevasına, sanat değerinin belirlenmesini sağlayan edebi sanatlarla (belâgat) ilgili ölçülerinden, bazı türlerin doğmasına kadar hemen her alanda esas vasfını veren birinci ve en önemli kaynaktır.
Soru 22
Aşağıdakilerden hangisi gerçek ilimlerdendir?
Seçenekler
A
Astronomi
B
Astroloji
C
Simya
D
Büyü
E
İlm-i tencim
Açıklama:
Devrin İlimleri
Astronomi gerçek ilimler arasında yer alır.
Astronomi gerçek ilimler arasında yer alır.
Soru 23
Aşağıdakilerden hangisi gerçek olmayan ilmlerdendir?
Seçenekler
A
İlm-i tencim
B
Riyaziye
C
Astronomi
D
Mûsıkî
E
Tıp
Açıklama:
Devrin ilimleri
İlm-i tencim gerçek olmayan ilimlerdendir.
İlm-i tencim gerçek olmayan ilimlerdendir.
Soru 24
Türk şiirinin en önemli yazılı kaynaklarının başında gelen şiir kitaplarına ne ad verilir?
Seçenekler
A
Divan
B
Mesnevi
C
Mecmua
D
Cönk
E
Münşeât
Açıklama:
Türk Edebiyatı Metinlerinin Kaynakları
Türk şiirinin en önemli yazılı kaynaklarının başında Divan denilen şiir kitapları gelmektedir.
Türk şiirinin en önemli yazılı kaynaklarının başında Divan denilen şiir kitapları gelmektedir.
Soru 25
Türk-İslâm edebiyatında “kahramanları hep aynı olan aşk maceralarının anlatıldığı uzun manzumeler” olarak tanımlanan kavram hangisidir?
Seçenekler
A
Mesnevi
B
Divan
C
Cönk
D
Mecmua
E
Müntehâbât
Açıklama:
Türk Edebiyatı Metinlerinin Kaynakları
Bir nazım şeklinin de adı olan mesnevî, Türk-İslâm edebiyatında “kahramanları hep aynı olan aşk maceralarının anlatıldığı uzun manzumeler” olarak tanımlanabilir.
Bir nazım şeklinin de adı olan mesnevî, Türk-İslâm edebiyatında “kahramanları hep aynı olan aşk maceralarının anlatıldığı uzun manzumeler” olarak tanımlanabilir.
Soru 26
Aynı veya farklı türden seçilmiş çeşitli büyüklükteki metinlerin ve risâle denilen küçük kitapçıkların derlenip bir araya getirilmesiyle oluşturulan ve bazen derleyicisi belli çoğu kere de derleyeni bilinmeyen eserlerler hangileridir?
Seçenekler
A
Mecmua
B
Cönk
C
Divan
D
Münşeât
E
Mesnevi
Açıklama:
Türk Edebiyatı Metinlerinin Kaynakları
Mecmualar, aynı veya farklı türden seçilmiş çeşitli büyüklükteki metinlerin ve risâle denilen küçük kitapçıkların derlenip bir araya getirilmesiyle oluşturulan ve bazen derleyicisi belli çoğu kere de derleyeni bilinmeyen eserler olarak tarif edilebilirler.
Mecmualar, aynı veya farklı türden seçilmiş çeşitli büyüklükteki metinlerin ve risâle denilen küçük kitapçıkların derlenip bir araya getirilmesiyle oluşturulan ve bazen derleyicisi belli çoğu kere de derleyeni bilinmeyen eserler olarak tarif edilebilirler.
Soru 27
Genellikle âşık edebiyatı, halk edebiyatı ve folklor ürünlerinin toplandığı anonim mahiyette bir mecmua türü olarak tarif edilen eserlere verilen ad hangisidir?
Seçenekler
A
Cönk
B
Divan
C
Mesnevi
D
Mecmua
E
Münşeât
Açıklama:
Türk Edebiyatı Metinlerinin Kaynakları
Genellikle âşık edebiyatı, halk edebiyatı ve folklor ürünlerinin toplandığı anonim mahiyette bir mecmua türü olarak tarif edilen eserlere cönk adı verilir.
Genellikle âşık edebiyatı, halk edebiyatı ve folklor ürünlerinin toplandığı anonim mahiyette bir mecmua türü olarak tarif edilen eserlere cönk adı verilir.
Soru 28
İslâm dünyasında bir telif türünü ifade eden terim olarak yaygın bir kullanım alanı olan ifade hangisidir?
Seçenekler
A
Müntehabât
B
Mesnevi
C
Cönk
D
Divan
E
Münşeât
Açıklama:
Türk Edebiyatı Metinlerinin Kaynakları
Sözlükte “seçilmiş, seçilerek bir araya getirilmiş” anlamındaki müntehab kelimesiyle çoğulu olan müntehabâtın İslâm dünyasında bir telif türünü ifade eden terim olarak yaygın bir kullanım alanı vardır.
Sözlükte “seçilmiş, seçilerek bir araya getirilmiş” anlamındaki müntehab kelimesiyle çoğulu olan müntehabâtın İslâm dünyasında bir telif türünü ifade eden terim olarak yaygın bir kullanım alanı vardır.
Soru 29
Leylâ ve Mecnûn aşağıdakilerden hangisine örnek olarak gösterilebilir?
Seçenekler
A
Divan
B
Mesnevi
C
Mecmua
D
Cönk
E
Antoloji
Açıklama:
Türk Edebiyatı Metinlerinin Kaynakları
Leylâ ve Mecnûn Mesnevi'e örnek olarak gösterilebilir.
Leylâ ve Mecnûn Mesnevi'e örnek olarak gösterilebilir.
Soru 30
Kur’an’ı tamamlayan ve daha iyi anlaşılmasına imkân veren kaynakların başında aşağıdakilerden hangisi gelmektedir?
Seçenekler
A
Hadis
B
Mevlid
C
Miraciye
D
Hilye
E
Siyer
Açıklama:
Hadis veya Sünnet-i Nebevî
Kur’an’ı tamamlayan ve daha iyi anlaşılmasına imkân veren kaynakların başında hadis gelmektedir.
Kur’an’ı tamamlayan ve daha iyi anlaşılmasına imkân veren kaynakların başında hadis gelmektedir.
Soru 31
Kur’an’ın âyetlerin asıl ibâreleriyle Türkçe nesirlerde kullanılması olan ve iktibas denilen edebi sanat aşağıdakilerden hangisiyle başlamıştır?
Seçenekler
A
Kutadgu Bilig
B
Rabgûzî
C
Nergisî
D
Namık Kemal
E
Ziya Paşa
Açıklama:
Kur’an’ın Türk nesri üzerindeki bir başka önemli etkisi de âyetlerin asıl ibâreleriyle Türkçe’nin cümle yapısına girmiş olmasıdır. İktibas, istişhad denilen edebî sanatlara başvurarak manayı en güzel, en kuvvetli ve etkileyici biçimde kullanılma olarak vasıflandırılacak bu anlayış Kutadgu Bilig’in mukaddimesiyle başlayıp Rabgûzî’nin Kısasü’l-enbiyâ’sı ile gelişerek Anadolu sahasında Behçetü’l-hadâik, Merzuban-nâme, Tazarru’ât gibi eserlerle gelişmiştir. Hatta Veysî ve Nergisî’den Namık Kemal, Muallim Nâci ve Ziya Paşa’nın eserlerine kadar her devirde çeşitli örnekleri görülen bu ifade tarzı, mânayı en güzel ve kesin bir şekilde anlatmak bakımından önemlidir. Doğru cevap A'dır.
Soru 32
I. Allah'ın birliği
II. Evlilik ve boşanma
III. İnsanın aczi
IV. Melekler alemi
Türk-İslâm edebiyatının en zengin türlerinden olan Tevhidler ile Münacaatlar yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri hakkındaki ayetlere dayanmaktadır?
II. Evlilik ve boşanma
III. İnsanın aczi
IV. Melekler alemi
Türk-İslâm edebiyatının en zengin türlerinden olan Tevhidler ile Münacaatlar yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri hakkındaki ayetlere dayanmaktadır?
Seçenekler
A
I-II
B
III-IV
C
I-III
D
II-IV
E
I-II-III
Açıklama:
Türk-İslâm edebiyatının en zengin türlerinden biri olan Tevhidler ile Münacaatlar hakkında ileride geniş bilgi verileceğinden şu kadarını söyleyebiliriz. Bu türler, özellikle tevhid Kurân’ın tebliğ ettiği ana fikirden doğmuştur. Yani doğrudan Kur’andaki Allahın varlığı, birliği, esmâ ve sıfatı ile bunları kâinattaki tezahürleri karşısında insanın aczi ve Allah’a sığınması, dua ve münacatta bulunması hakkındaki âyetlere dayanmakta, bunların mana ve lafızlarından hareketle şair ve ediplerin hayal-hanelerinden süzülerek beslenen estetik unsurlarla lafza aktarılmış, nazma yahut nesre çekilmiştir.
Doğru cevap C'dir.
Doğru cevap C'dir.
Soru 33
I. Mevlit
II. İlahi
III. Gülbank
IV. Miraciye
V. Hilye
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangilerinin ana kaynağı hadislerdir?
II. İlahi
III. Gülbank
IV. Miraciye
V. Hilye
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangilerinin ana kaynağı hadislerdir?
Seçenekler
A
I-II-III
B
III-IV-V
C
II-III-IV
D
I-IV-V
E
I-II-III-IV
Açıklama:
Hz. Peygamber konulu manzum ve mensur tür ve eserlerin başlıcalarını Na’at, Mevlit, Miraciye, Hilye, Kırk Hadis, Siyer, Esmâ-i Nebi, Mûcizât-ı Nebî vb. olarak sıralamak mümkündür. Özelikle Mevlit, Miraciye, Hilye, Kırk Hadis, Siyer, Mûcizât-ı Nebî türlerinin ana kaynağı hadisler olmuştur. Doğru cevap D'dir.
Soru 34
Peygamber kıssaları içinde en çok sevileni olan ve pek çok örneği yazılmış eser aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Halilnâme
B
Yusuf u Zeliha
C
Fusûsü'l Hikem
D
Muhammediye
E
Divan-ı Kebir
Açıklama:
Peygamber kıssaları içinde en çok sevildiği için pek çok örneği kaleme alınan “Ahsenü’l-Kasas / Kıssaların en güzeli” diye vasıflandırılan Yusuf u Zeliha’lar da Kur’an ve Hadis yanında diğer kaynaklardan da beslenen türün en dikkat çekici, karakteristik ve sayıca zengin örneğidir.
Doğru cevap B'dir.
Doğru cevap B'dir.
Soru 35
Mevlevî şeyh, derviş ve şairlerinin hayatlarını anlatan ve ağır bir inşa üslubuyla ve devrine göre bile son derece ağdalı ifadelerle kaleme alınan eser aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Tezkire-i Şuarâ-i Mevleviyye
B
Lemezât-ı Hulviyye ez lemeât-ı ulviyye
C
Sefîne-i Evliya
D
Sefine-i Nefise-i Mevleviyan
E
Çoban-nâme
Açıklama:
Sakıp Dede’nin, ağır bir inşa üslubuyla ve devrine göre bile son derece ağdalı ifadelerle kaleme aldığı Sefine-i Nefise-i Mevleviyan’ı (I-III, Kahire 1283), ile Esrar Dede’nin, 200’den fazla mevlevi şairinin biyografisine yer veren Tezkire-i Şuarâ-i Mevleviyye’si mevlevî şeyh, derviş ve şairlerinin hayatlarını anlatan eserlerin başında gelir. Doğru cevap D'dir.
Soru 36
Aşağıdakilerden hangisi doğrudan dini olmayan bir kaynaktır?
Seçenekler
A
Sünnet-i Nebevi
B
Siyer-i Nebi
C
Kısas-ı Enbiyâ
D
Tevârîh-i Hulefâ
E
Ahbâr
Açıklama:
İslâm Öncesi ve Sonrası Arap Kültüründen Gelen Malzeme
Arap kültüründen gelen malzemeyi İslâm öncesinden intikal edenlerle başlatmak bazı cahiliye devri şahıs ve olaylarının müslüman olan diğer milletler gibi müşterek kültürümüz üzerindeki etkilerine ve yerine işaret etmek içindir. Türk-İslâm edebiyatına da kaynaklık yapmış bu malzeme kısaca Ahbâr veya Ahbarü’l-Arap, Eyyâmü’l-Arap adlarıyla anılır. Doğru cevap E'dir.
Arap kültüründen gelen malzemeyi İslâm öncesinden intikal edenlerle başlatmak bazı cahiliye devri şahıs ve olaylarının müslüman olan diğer milletler gibi müşterek kültürümüz üzerindeki etkilerine ve yerine işaret etmek içindir. Türk-İslâm edebiyatına da kaynaklık yapmış bu malzeme kısaca Ahbâr veya Ahbarü’l-Arap, Eyyâmü’l-Arap adlarıyla anılır. Doğru cevap E'dir.
Soru 37
I. İranlılar’ın İslâm öncesi devirlerinden gelen dinî (ateş-perest) ve millî rivayetlerinden oluşur.
II. Tamamına yakın kısmı Selahattin Eyyübi adlı bir Türk hükümdarının desteğiyle yazılmıştır.
III. Büyük kısmını İran milli destanı olan Şehnâme’de bulmak mümkündür.
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri İslâm öncesi ve sonrası Fars kültüründen gelen malzeme ile ilgili doğrudur?
II. Tamamına yakın kısmı Selahattin Eyyübi adlı bir Türk hükümdarının desteğiyle yazılmıştır.
III. Büyük kısmını İran milli destanı olan Şehnâme’de bulmak mümkündür.
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri İslâm öncesi ve sonrası Fars kültüründen gelen malzeme ile ilgili doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I-II
D
I-III
E
II-III
Açıklama:
İslâm Öncesi ve Sonrası Fars Kültüründen Gelen Malzeme Türk-İslâm edebiyatına Fars kültüründen gelen malzemenin de önemli bir bir kısmı İranlılar’ın İslâm öncesi devirlerinden gelen dinî (ateş-perest) ve millî rivayetlerinden kaynaklanmaktadır. Bunların tamamına yakın kısmını, Gazneli Mahmud adlı bir Türk hükümdarının desteğiyle yazılması yanında, pek erken zamanlarda Türkçe’ye de tercüme edilmiş bulunan ve Türk kültürü üzerinde çok etkili olmuş bulunan İran milli destanı olan Şehnâme’de bulmak mümkündür. Doğru cevap D'dir.
Soru 38
I. Nazım şekli olarak başlangıçta Arap edebiyatında yoktur.
II. Divan kadar önemli, hacimce ondan büyüktür.
III. Kökü Fars edebiyatına gider.
IV. Kahramanları hep aynı aşk maceralarını anlatır.
Yukarıda özellikleri verilen Türk Edebiyatı kaynağı aşağıdakilerden hangisidir?
II. Divan kadar önemli, hacimce ondan büyüktür.
III. Kökü Fars edebiyatına gider.
IV. Kahramanları hep aynı aşk maceralarını anlatır.
Yukarıda özellikleri verilen Türk Edebiyatı kaynağı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Mesnevi
B
Mecmua
C
Cönk
D
Müntehâbât
E
Münşeât
Açıklama:
Bir nazım şeklinin de adı olan mesnevî, Türk-İslâm edebiyatında “kahra manları hep aynı olan aşk maceralarının anlatıldığı uzun manzumeler” olarak tanımlanabilir. Mesneviler klasik edebiyatın divanlar kadar önemli ve onlardan hacimli metinleridir. Mesnevî bir nazım şekli olarak başlangıçta Arap edebiyatında yoktur. Kökü Pehlevî edebiyatına kadar giden bu şekil, Fars edebiyatının İslâmî devrinde X. asırda Rûdegî gibi şairlerin eserleriyle ortaya çıkmış, Firdevsî ile büyük bir gelişme gösterdikten sonra Araplar’a geçmiştir. Doğru cevap A'dır.
Soru 39
I. Cava ve Malaya dillerindeki djong kelimesinden gelir.
II. Savaş destanları ürünlerinden oluşur.
III. Yelkenli gemi anlamı taşımaktadır.
IV. Çoğunlukla tek elden çıkmışlardır.
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri cönk ile ilgili doğrudur?
II. Savaş destanları ürünlerinden oluşur.
III. Yelkenli gemi anlamı taşımaktadır.
IV. Çoğunlukla tek elden çıkmışlardır.
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri cönk ile ilgili doğrudur?
Seçenekler
A
I-III
B
II-IV
C
I-IV
D
II-III
E
III-IV
Açıklama:
Genellikle âşık edebiyatı, halk edebiyatı ve folklor ürünlerinin toplandığı anonim mahiyette bir mecmua türü olarak tarif edilen bu gruptaki eserlere ad olan kelimenin, sözlüklerle ansiklopedilerde aslı, mâna ve muhtevası hakkında farklı bilgiler verilmektedir. Cava ve Ma laya dillerindeki djong (conk) kelimesinden gelen cönk batı dillerine de yakın bir telaffuzla geçmiş olup, “Çin denizlerinde kullanılan dibi düz ve dört köşeli, puruvası, çıkıntılı baş bodoslaması ve kıç pupası, dümeni muallakta olan yelkenli gemiler için de genel bir ad olmuştur. Bazı cönklerde bulunan farklı yazılardan metnin tek elden çıkmadığı anlaşıldığı gibi imlâ değişiklikleri de yine bu sebepledir. Ayrıca cönklerin ilk sahibinden sonra kaç el değiştirdiğini anlamak kolay değildir. Doğru cevap A'dır.
Soru 40
Türk İslam Edebiyatı'ının en temel kaynağı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kur’ân-ı Kerîm
B
Kutadgu Bilig
C
Kısasü’l-enbiyâ
D
Behçetü’l-hadâik
E
Merzuban-nâme
Açıklama:
Doğru cevap A'dır.
Soru 41
Aşağıdakilerden hangisi Hz. Peygamber konulu manzum ve mensur tür ve eserlerden birisi değildir?
Seçenekler
A
Na’at
B
Mevlit
C
Siyer
D
Sünnet
E
Mûcizât-ı Nebî
Açıklama:
Doğru cevap D'dir.
Soru 42
Aşağıdakilerden hangisi Hz. Peygamberin hayatı anlamına gelmektedir?
Seçenekler
A
Siyer-i Nebi
B
Kısas-ı Enbiyâ
C
Tevârîh-i Hulefâ
D
Kur’an
E
Yusuf u Zeliha
Açıklama:
Doğru cevap A'dır.
Soru 43
İlim ve sanat tarafı yani literatürü ve edebiyatı yanında, pratiği yani tekke zaviye gibi müesseseleri ve burada meydana gelen özel ritüelleri ile Türk İslam edebiyatını oluşturan kaynak aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kur’ân-ı Kerîm
B
Hadisler
C
Sünnet-i Nebevî
D
Kısas-ı Enbiyâ
E
Tasavvuf ve tarikatlar
Açıklama:
Doğru cevap E'dir.
Soru 44
Aşağıdakilerden hangisi gerçek olmayan ilimler arasındadır?
Seçenekler
A
Felsefe
B
Matematik
C
Astronomi
D
Astroloji
E
Kimya
Açıklama:
Doğru cevap D'dir.
Soru 45
"Bir şairin ha yatı boyunca yazdığı şiirleri toplayan kitab" tanımı aşağıdakilerden hangisine aittir?
Seçenekler
A
Divan
B
Mesnevi
C
Mecmua
D
Cönk
E
Müntehabat
Açıklama:
Doğru cevap A'dır.
Soru 46
Aşağıdakilerden hangisi dini mecmua ismidir?
Seçenekler
A
Mecmûa-i eş’âr
B
Mecmûatü’l-ehâdîs
C
Mecmûa-i tevârîh
D
Mecmûa-i münşeât
E
Mecmûa-i ebyat
Açıklama:
Doğru cevap B'dir.
Soru 47
I.Alimler
II.Şeyhler
III.Zanaatkarlar
IV.Şairler
Osmanlı tabakat kitapları yukarıdakilerden hangileri için yazılmıştır?
II.Şeyhler
III.Zanaatkarlar
IV.Şairler
Osmanlı tabakat kitapları yukarıdakilerden hangileri için yazılmıştır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız I ve II
C
I, II ve III
D
II, III ve IV
E
I, II ve IV
Açıklama:
Doğru cvepa E'dir.
Soru 48
Ali Şîr Nevâî tarafından Çağatayca kaleme alınan ilk tezkiresi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Mecâlisü’n-Nefâis
B
Heşt Bihişt’i
C
Meşâiri’ş-şuarâ
D
Künhü’l-ahbâr
E
Tezkiretü’ş-şuarâ
Açıklama:
Doğru cevap A'dır.
Soru 49
Aşağıdakilerden hangisi Türk-İslâm edebiyatının diğer anılan isimlerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Divan edebiyatı
B
Çağdaş Türk Edebiyatı
C
Eski Türk edebiyatı
D
Klasik Türk edebiyatı
E
Osmanlı edebiyatı
Açıklama:
Türk Edebiyatının İslâmiyet’in kabul edilişinden sonraki dönemi, bir ders olarak yer aldığı Yüksek İslâm Enstitüleri programında İslâmî Türk Edebiyatı, son yirmi yıldan bu yana İlâhiyat Fakülteleri programındaki adıyla Türk-İslâm edebiyatı şeklinde anıldığı gibi edebiyat fakültelerinde Divan edebiyatı, Eski Türk edebiyatı, Klasik Türk edebiyatı, Osmanlı edebiyatı v.b. isimlerle anılmıştır.
Soru 50
Aşağıdakilerden hangisi Türk İslam edebiyatının doğrudan dini kaynaklarından biridir?
Seçenekler
A
Kısas-ı enbiya
B
Mühim gün ve geceleri kutlama şekli
C
Sahip olduğu âdet ve an’aneler
D
Devrin hakiki ve batıl ilimleri
E
Efsâne ve masallar
Açıklama:
İslâm dininin ve kültürünün Türk Edebiyatına kaynak olmak bakımından önemi, araştırıcıların bu edebiyatın kaynaklarını dinî ve din dışı olarak iki bölümde ele almasında da görülmektedir: Dini kaynakların başında gelen Kur’ân-ı Kerîm, bu edebiyatın şekle ait birtakım özelliklerinden, muhtevasına ve bazı türlerin ortaya çıkışına kadar hemen her alanda esas vasfını veren ana kaynağı olmuştur. Hadis veya sünnet-i nebevî, kısas-ı enbiya ve buna bağlı olarak eski kavimlerle ilgili tarihi bilgilerle, tasavvuf şeklinde sıralanabilecek olan diğer doğrudan dini kaynaklar da yine Kur’an’la yakın irtibatlı ve ondan doğup gelişmiş alanlarlardır.
Soru 51
Genellikle âşık edebiyatı, halk edebiyatı ve folklor ürünlerinin toplandığı anonim mahiyette bir mecmua türü olarak tarif edilen eserlere ne ad verilir?
Seçenekler
A
Tabakat
B
Müntehabât
C
Cönk
D
Mesnevî
E
Mesnevi
Açıklama:
Genellikle âşık edebiyatı, halk edebiyatı ve folklor ürünlerinin toplandığı anonim mahiyette bir mecmua türü olarak tarif edilen bu gruptaki eserlere ad olan kelimenin, sözlüklerle ansiklopedilerde aslı, mâna ve muhtevası hakkında farklı bilgiler verilmektedir. Cava ve Ma laya dillerindeki djong (conk) kelimesinden gelen cönk batı dillerine de yakın bir telaffuzla geçmiş olup, “Çin denizlerinde kullanılan dibi düz ve dört köşeli, puruvası, çıkıntılı baş bodoslaması ve kıç pupası, dümeni muallakta olan yelkenli gemiler için de genel bir ad olmuştur (Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi).
Soru 52
Aynı veya farklı türden seçilmiş çeşitli büyüklükteki metinlerin ve risâle denilen küçük kitapçıkların derlenip bir araya getirilmesiyle oluşturulan ve bazen derleyicisi
belli, çoğu kere de derleyeni bilinmeyen eserler olarak tarif edilen eserlere ne ad verilir?
belli, çoğu kere de derleyeni bilinmeyen eserler olarak tarif edilen eserlere ne ad verilir?
Seçenekler
A
Divan
B
Mesnevi
C
Cönk
D
Müntehabat
E
Mecmua
Açıklama:
Mecmualar, aynı veya farklı türden seçilmiş çeşitli büyüklükteki metinlerin ve risâle denilen küçük kitapçıkların derlenip bir araya getirilmesiyle oluşturulan ve bazen derleyicisi belli çoğu kere de derleyeni bilinmeyen eserler olarak tarif edilebilirler.
Soru 53
Ali Şîr Nevâî tarafından Çağatayca kaleme alınan ilk tezkire aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Tabsıratü’n-nuzamâ
B
Tezkiretü’ş-şuarâ
C
Künhü’l-ahbâr
D
Mecâlisü’n-Nefâis
E
Gülşen-i Şuarâ’
Açıklama:
Türk edebiyatın XV. Yüzyıl sonlarında Ali Şîr Nevâî tarafından Çağatayca kaleme alınan ilk tezkiresi Mecâlisü’n-Nefâis 455 şairin hayat hikayesini aktarır.
Soru 54
Aşağıdakilerden hangisi havas ilmine ait yazılmış örneklerden biri değildir?
Seçenekler
A
Gülistân
B
Ahmediye
C
Kâr-ı nâtık güfteleri
D
Envârü’l-Âşıkîn
E
Muhammediyye
Açıklama:
Havas ilimlerine ait pek çok özelliğe dayanan bu alanda ortaya konan eserlerden bir kısmı İmam Ali, İmam Cafer (Cafer es-Sadık), Muhiddin Arabî gibi dinî hüviyeti önde gelen kişilere atfedilirken, bazıları da Kur’an falnâmeleri, Falnâme-i nebî/esmâ-i nebî, Kur’a falnameleri, Çiçek falnameleri gibi manzum-mensur eserdir. Bunun yanında Hz. Mevlâna’nın Mesnevi’si ile Divan-ı Kebir’i, Sa’dî’nin Gülistân’ı, Hafız-ı Şirâzî’nin, Yunus Emre ve Niyazi-i Mısrî’nin divanlarıyla, Ahmediye, Muhammediyye ve Envârü’l-Âşıkîn gibi eserler de tefe’ül maksadıyla başvurulan dini edebî metinlerdir.
Soru 55
Türk İslam edebiyatı kaynakları düşünüldüğünde aşağıdakilerden hangisi edebi eserler için yerli malzeme özelliği taşımaz?
Seçenekler
A
Ramazan bayramı
B
Nevruz bayramı
C
Yaz ve kış mevsimi
D
Yılbaşı günü
E
Kadir gecesi
Açıklama:
Bu başlık altında, Türk milletinin kendine has yaşama biçimi, eğlenceleri, mühim gün ve geceleri kutlama şekli, sahip olduğu âdet ve an’aneler gibi hususlar toplanabilir. Bu malzemenin en bol biçimde kullanıldığı, değerlendirildiği alan edebî metinler olmuştur. Savaş-barış, düğün (sûr/hıtan)-eğlence, ramazan gün ve geceleri, Ramazan, kurban, nevruz gibi bayramlar, Kadir gecesi, Mevlid, Mirac, Berat, Regaip kandilleri, bahar, yaz, kış gibi mevsimler daima şiire konu edinilmiştir.
Soru 56
Divanlarda şiirler nazım şekillerine göre sıralanır. Buna göre aşağıdakilerden hangisi Divan'ın son kısmında yer alan nazım şekillerinden biridir?
Seçenekler
A
Rubâii
B
Terkib-bend
C
Terci’-bend
D
Musammatlar
E
Kasideler
Açıklama:
Divanlarda şiirler nazım şekillerine göre sıralanır. En başta büyük nazım şekilleri yer alır: kasideler (Tevhid, na’t, münacaat, medhiye), terkib-bend, terci’-bend ve musammatlar. Ardından orta hecimde şiirler sayılacak gazeller yer alır. Bu bölümdeki şiirlerin her biri kafiyelerine göre elif ’ten ye’ye kadar sıralanır. Hemen hemen her harfte bir gazel yer almışsa bu divan mürettep kabul edilir. Divanın son kısmında küçükten en küçüğe doğru şu nazım şekilleri yer alır: rubâî, kıta, nazım, müstakil beyit ve mısralar.
Soru 57
Türk mûsıkîsi alanında ilk tabakat kim tarafından kaleme alınmıştır?
Seçenekler
A
Şeyhülislâm Ebûishakzâde Esad Efendi
B
Gelibolulu Mustafa Âli
C
Hacı Zihni Efendi
D
Bursalı Mehmet Tahir Bey
E
Mehmed Süreyya Bey
Açıklama:
Türk mûsıkîsi alanında ilk tabakat Şeyhülislâm Ebûishakzâde Esad Efendi tarafından Atrabü’l-âsâr fî tezkireti urefâi’l-edvâr adıyla kaleme alınmıştır.
Soru 58
Türk edebiyatın XV. Yüzyıl sonlarında Çağatayca kaleme alınan ilk tezkiresi olan ve 455 şairin hayat hikayesini aktaran Mecâlisü’n-Nefâis kim tarafından yazılmıştır?
Seçenekler
A
Ahmet Rıfat Efendi
B
Ali Şîr Nevâi
C
Sehî Bey
D
Bağdatlı Ahdi
E
Şeyhülislâm Ârif Hikmet
Açıklama:
Türk edebiyatın XV. Yüzyıl sonlarında Ali Şîr Nevâî tarafından Çağatayca kaleme alınan ilk tezkiresi Mecâlisü’n-Nefâis 455 şairin hayat hikayesini aktarır.
Soru 59
Türk Edebiyatına Şekil ve Muhtevasına Ait Özelliklerini Kazandıran Kaynaklar konusunda inceleme yapacak olsanız ilk başvuracağınızkişi aşağıdakilerden hangisi olabilir?
Seçenekler
A
Neclâ Pekolcay
B
Amil Çelebioğlu
C
Nihat Sami Banarlı
D
M. Erol Kılıç
E
Agah Sırrı Levent
Açıklama:
Türk Edebiyatına Şekil ve Muhtevasına Ait Özelliklerini
Kazandıran Kaynaklar
Neclâ Pekolcay
Kazandıran Kaynaklar
Neclâ Pekolcay
Soru 60
Türk edebiyatının İslâmî karakterini açık bir surette ortaya koyacak ve konumuza ışık tutacak devreyi “İslâm Medeniyeti Çağlarında Türk Edebiyatı” genel başlığı altında, İslâmî Türk Edebiyatı olarak adlandıran bilim insanı kimdir?
Seçenekler
A
Nihat Sami Banarlı
B
Necla Pekolcay
C
Mustafa Uzun
D
M. Fuad Köprülü
E
Ömer Faruk Akün
Açıklama:
TÜRK-İSLÂM EDEBİYATINA MUHTEVASINI VE ÖZELLİKLERİNİ
VEREN KAYNAKLAR
Nihat Sami Banarlı
VEREN KAYNAKLAR
Nihat Sami Banarlı
Soru 61
İslâm dininin ve kültürünün Türk Edebiyatına kaynak olmak bakımından önemi, araştırıcıların bu edebiyatın kaynaklarını kaça ayırmışlardır?
Seçenekler
A
İki
B
Üç
C
Dört
D
Beş
E
Yedi
Açıklama:
Doğrudan Dinî Kaynaklar
İki
İki
Soru 62
İslâmî Türk edebiyatına şeklinden, muhtevasına, sanat değerinin belirlenmesini sağlayan edebi sanatlarla (belâgat) ilgili ölçülerinden, bazı türlerin doğmasına kadar hemen her alanda esas vasfını veren birinci ve en önemli kaynak nedir?
Seçenekler
A
Kur’ân-ı Kerîm
B
Na’at
C
Cönk
D
Mûcizât-ı Nebî
E
Hilye
Açıklama:
Kur’ân-ı Kerîm
Soru 63
Hz. Peygamberin hayatı bir başka ifadeyle ne denir?
Seçenekler
A
Siyer-i Nebi’yi
B
Na’at
C
Mevlit
D
Miraciye
E
Hilye
Açıklama:
Hadis veya Sünnet-i Nebevî
Siyer-i Nebi’yi
Siyer-i Nebi’yi
Soru 64
Türk toplumu üzerinde yaygın din eğitimi yoluyla etkili olmuş en önemli ilk eserlerden olan ve siyer-mevlid türünün en dikkate değer manzum örneği sayılan "Muhammediye" hangi ilim adamına aittir?
Seçenekler
A
Yazıcıoğlu Mehmed
B
Fuat Köprülü
C
Mustafa Uzun
D
Mehmet Âkif Ersoy
E
Nihat Sami Banarlı
Açıklama:
Hadis veya Sünnet-i Nebevî
Yazıcıoğlu Mehmed
Yazıcıoğlu Mehmed
Soru 65
Tasavvufun vahdet-i vücüd, aşk, devir vb. esaslarını edebî bir dille, yüksek felsefî bir bakış açısıyla ortaya koyan"Divan-ı Kebir" handi alime aittir?
Seçenekler
A
Mevlana
B
Yunus Emre
C
Abdülkadir Geylâni
D
Muhyiddin İbn-i Arab
E
Şems
Açıklama:
Tasavvuf ve Tarikatlerden Gelen Malzeme
Mevlana
Mevlana
Soru 66
Devrin ilimleri başlığı altında yer alan "Dini ilimler" kaç bölüm altında incelenmektedir?
Seçenekler
A
İki
B
Üç
C
Dört
D
Beş
E
Yedi
Açıklama:
Devrin ilimleri
İki
İki
Soru 67
"Bir şairin ha yatı boyunca yazdığı şiirleri toplayan kitab” şeklinde tarif edilebilen esere ne ad verilir?
Seçenekler
A
Divan
B
Mecmua
C
Cönk
D
Müntehâbât
E
Münşeât
Açıklama:
Divan
Soru 68
Genellikle âşık edebiyatı, halk edebiyatı ve folklor ürünlerinin toplandığı anonim mahiyette bir mecmua türü olarak tarif edilen esere ne ad verilir
Seçenekler
A
Cönk
B
Perva
C
Hüsnü
D
Divan
E
Mecmua
Açıklama:
Cönk
Ünite 3
Soru 1
Aşağıdakilerden hangisi sözlük anlamıyla “sıra”, “düzen”,”sıraya koyma” anlamındadır?
Seçenekler
A
Nazım
B
Divan
C
Şiir
D
Dize
E
Kafiyeli söz
Açıklama:
Doğru cevap A'dır.
Soru 2
Divan edebiyatında bir anlamı en kapsamlı şekilde ifade edebilecek, âhengi ve derin manalarıyla zihinlerde yer alacak kadar dikkat çekici bir ustalık ve güzelliğe sahip mısralara verilen isim aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Müfred
B
Mısra-ı âzâde
C
Mısra-ı berceste
D
Mesâri’
E
Makta
Açıklama:
Divan edebiyatında bir anlamı en kapsamlı şekilde ifade edebilecek,
âhengiyle ve derin manalarıyla zihinlerde yer alacak kadar dikkat çekici bir
ustalık ve güzelliğe sahip mısralar vardır. Bu mısralar aynı zamanda zaman
zaman atasözü gibi kullanılmaya başlar. İşte bu mısralar “mısra-ı berceste”
(son derece latif ve sağlam) veya “şah mısra” adıyla anılmışlardır. Bunlar
eser değerinde kabul edildiğinden mısra-ı berceste söyleyebilen kişinin de şair sayılmasına yeterlidir.
âhengiyle ve derin manalarıyla zihinlerde yer alacak kadar dikkat çekici bir
ustalık ve güzelliğe sahip mısralar vardır. Bu mısralar aynı zamanda zaman
zaman atasözü gibi kullanılmaya başlar. İşte bu mısralar “mısra-ı berceste”
(son derece latif ve sağlam) veya “şah mısra” adıyla anılmışlardır. Bunlar
eser değerinde kabul edildiğinden mısra-ı berceste söyleyebilen kişinin de şair sayılmasına yeterlidir.
Soru 3
I. Gazel II. Rubai III. Tuyuğ IV. Mani V. Kıt'a Yukarıdakilerden hangileri divan edebiyatı nazım şekilleri arasında yer alır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
I, II ve III
D
I, II, III ve IV
E
I, II, III ve V
Açıklama:
Divan edebiyatındaki tuyuğun karşılığı olan mâni, başta aşk olmak üzere hemen her konuda yazılabilen bir halk edebiyatı nazım şeklidir.
Soru 4
Türk edebiyatının en çok ve en güzel rubâîlerini yazan şairi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî
B
Fuzûlî
C
Rûhî-i Bağdâdî
D
Azmîzâde Hâletî
E
Erzurumlu İbrâhim Hakkı
Açıklama:
Azmîzâde Hâletî 1000 kadar rubâîsiyle Türk edebiyatının en çok ve en güzel rubâîlerini yazan şairi olmuştur.
Soru 5
I. Aruz ölçüsü hecelerin uzunluk ve kısalıkları dikkate alınarak belli kalıplara göre düzenlenmiş bir vezindir.
II. Aruz ölçüsünde mısralardaki hece sayıları her zaman eşit olmak zorundadır
III. Milli Edebiyat döneminde şairler en fazla aruz ölçüsü ile şiir yazmışlardır
IV. Aruz vezni Arap’lardan İranlılar’a, İranlılar'dan da Türklere geçmiştir.
Aruz ölçüsü ile ilgili yukarıda verilen bilgilerden hangileri doğrudur?
II. Aruz ölçüsünde mısralardaki hece sayıları her zaman eşit olmak zorundadır
III. Milli Edebiyat döneminde şairler en fazla aruz ölçüsü ile şiir yazmışlardır
IV. Aruz vezni Arap’lardan İranlılar’a, İranlılar'dan da Türklere geçmiştir.
Aruz ölçüsü ile ilgili yukarıda verilen bilgilerden hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve IV
C
II ve IIII
D
I, II ve III
E
II, III ve IV
Açıklama:
Aruz hecelerin uzunluk ve kısalıkları (Türk aruzunda kapalı-açık) dikkate alınarak belli kalıplara göre düzenlenmiş bir vezindir. Bu vezin Arap’lardan İranlılar’a, onlardan da bize geçmiştir. Milli Edebiyat döneminde ve zamanımızda şairler aruz veznini bırakarak hece veznine ve serbest tarza yönelmişlerdir. Aruzda heceler uzun ve kısa(açık-kapalı) olarak ikiye ayrılır. Uzun heceler çizgi (-), kısa heceler nokta (.) ile gösterilir. Aruzda kelimeleri ses özelliklerini bozmadan kullanmak her zaman mümkün olmayabilir. Bu yüzden heceleri kimi zaman
uzun, kimi zaman da kısa okumak gerekir. Sık rastlanan bu iki duruma imâle (uzun okuma) ve zihaf (kısa okuma) denir. Zihaf, aruzda kusur sayılır. Aruz ölçüsünde hece ölçüsündeki duraklar yoktur. Dolayısıyla mısralardaki hece sayıları eşit olmayabilir.
uzun, kimi zaman da kısa okumak gerekir. Sık rastlanan bu iki duruma imâle (uzun okuma) ve zihaf (kısa okuma) denir. Zihaf, aruzda kusur sayılır. Aruz ölçüsünde hece ölçüsündeki duraklar yoktur. Dolayısıyla mısralardaki hece sayıları eşit olmayabilir.
Soru 6
Aruzla yazılan ilk Türk eseri aşağıdakilerden hangisi tarafından yazılmıştır?
Seçenekler
A
Refîi Kalâyî
B
Yahya Kemâl Beyatlı
C
Yusuf Has Hacib
D
Karacaoğlan
E
Üsküdarlı Aşkî
Açıklama:
Aruzla yazılan ilk Türk eseri Yusuf Has Hacib’in yazdığı Kutadgu Bilig’dir.
Soru 7
İstiklâl Marşı’mızın yazıldığı vezin türü aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
Hece Vezni
B
Serbest Vezin
C
Aruzun “Fe i lâ tün / Fe i lâ tün /Fe i lâ tün /Fe i lün”
D
Aruzun "Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilün"
E
Aruzun "Mefâîlün / Mefâîlün / Mefâîlün / Mefâîlün"
Açıklama:
Mehmet Âkif aruzda hayli başarılı olmuştur. O kadarki bazı kişiler İstiklâl Marşı’nın hece ölçüsüyle yazıldığını
zannetmektedir. Oysa bu marş aruzun “Fe i lâ tün / Fe i lâ tün /Fe i lâ tün /Fe
i lün” kalıbıyla yazılmıştır.
zannetmektedir. Oysa bu marş aruzun “Fe i lâ tün / Fe i lâ tün /Fe i lâ tün /Fe
i lün” kalıbıyla yazılmıştır.
Soru 8
Türkler’in oluşturup Divan şiirine kazandırdığı "maninin" divan edebiyatındaki karşılığını ifade eden nazım şekli aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Tuyuğ
B
Kıt’a
C
Semai
D
Rubai
E
Gazel
Açıklama:
Tuyuğ, Türkler’in oluşturup Divan şiirine kazandırdığı nazım şeklidir. Maninin divan edebiyatındaki karşılığı sayılabilir.
Soru 9
I. Cinaslı kafiye
II. Yarım kafiye
III. Çapraz kafiye
IV. Zengin kafiye
V. Düz kafiye
Yukarıdakilerden hangileri yapı bakımından kafiye türleri arasında yer alır?
II. Yarım kafiye
III. Çapraz kafiye
IV. Zengin kafiye
V. Düz kafiye
Yukarıdakilerden hangileri yapı bakımından kafiye türleri arasında yer alır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
I, II ve III
D
I, II ve IV
E
II, III ve V
Açıklama:
Yapı Bakımından Kafiye: Kafiyeyi meydana getiren seslerin azlığı veya çokluğuna göre kafiye yarım,
tam, zengin ve cinaslı olabilir. Şekil kakımından kafiye ise mısra sonlarındaki dizilişine göre düz, çapraz, sarma ve karma olabilir.
tam, zengin ve cinaslı olabilir. Şekil kakımından kafiye ise mısra sonlarındaki dizilişine göre düz, çapraz, sarma ve karma olabilir.
Soru 10
Ah şu ufkun arkasında
Sonsuz bahar havasında
İşitiyorum kuşların
Kuşların ötüştüğünü
İşitiyorum bir narın
Çatlayarak düştüğünü
(Ziya Osman Saba)
Yukarıdaki verilen şiirde hangi kafiye türü kullanılmıştır?
Sonsuz bahar havasında
İşitiyorum kuşların
Kuşların ötüştüğünü
İşitiyorum bir narın
Çatlayarak düştüğünü
(Ziya Osman Saba)
Yukarıdaki verilen şiirde hangi kafiye türü kullanılmıştır?
Seçenekler
A
Düz
B
Tam
C
Yarım
D
Cinaslı
E
Karma
Açıklama:
Bendlerin mısraları arasında kafiye bulunmakla beraber dizilişlerinde düzensizlik ve değişkenlik olursa karma kafiye ortaya çıkar
Soru 11
Şairin mahlasını söylediği beyte verilen isim aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Makta’
B
Matla’
C
Taç beyit
D
Beytü’l-kasîd
E
Nesîb
Açıklama:
Şairin mahlasını söylediği beyte taç beyit denilmektedir.
Soru 12
I. Arap, Fars ve Türk edebiyatlarında beyti oluşturan iki satırlık(nesir yani düz yazı gibi düşünülürse) nazım parçalarından her biri demektir.
II. Divan edebiyatında mısra beytin yarısıdır; mânalı en küçük nazım birimidir.
III. Son dönem Türk edebiyatında Batı edebiyatının da etkisiyle mısradaki mâna bütünlüğünü korumaktadır.
IV. Mısra şiirin en küçük parçası olduğu gibi aynı zamanda en küçük nazım şeklidir.
Yukarıdakilerden hangileri mısranın özellikleri arasındadır?
II. Divan edebiyatında mısra beytin yarısıdır; mânalı en küçük nazım birimidir.
III. Son dönem Türk edebiyatında Batı edebiyatının da etkisiyle mısradaki mâna bütünlüğünü korumaktadır.
IV. Mısra şiirin en küçük parçası olduğu gibi aynı zamanda en küçük nazım şeklidir.
Yukarıdakilerden hangileri mısranın özellikleri arasındadır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I, II ve III
D
II, III ve IV
E
I, II ve IV
Açıklama:
Doğru cevap E'dir.
Soru 13
Beyit, bir gazelin en seçme beyti olursa aşağıdakilerden hangisi olur?
Seçenekler
A
beyt-i musarra
B
beytü’l gazel
C
beytü’l kaside
D
tac beyit
E
matla
Açıklama:
Doğru cevap B'dir.
Soru 14
Şairin methiyeye geçtiğini bildiren bir ya da iki beyitten ibaret olup kasidenin en kısa bölümü aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Nesîb (teşbîb)
B
Girizgâh (giriz / güriz)
C
Methiye
D
Tegazzül
E
Fahriyye
Açıklama:
Doğru cevap B'dir.
Soru 15
I. Hece
II. Aruz
III. Serbest
IV. Kafiye
Yukarıdakilerden hangileri Türk Edebiyatında başlangıcından günümüze kadar kullanılan vezin çeşitlerindendir?
II. Aruz
III. Serbest
IV. Kafiye
Yukarıdakilerden hangileri Türk Edebiyatında başlangıcından günümüze kadar kullanılan vezin çeşitlerindendir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız IV
C
I, II ve III
D
II, III ve IV
E
I, III ve IV
Açıklama:
Doğru cevap C'dir.
Soru 16
Aşağıda verilen bir şiirin vezni bulunurken dikkat edilecek unsurlardan hangisi doğru değildir?
Seçenekler
A
Veznini bulacağımız mısraların hecelerindeki kısa seslilere dikkat ederek yazmalıyız.
B
Önce mısralardaki hecelerin açık mı kapalı mı oldukları tesbit edilir.
C
Uzatmalı hece olup olmayacağı özellikle kontrol edilmelidir.
D
Hecelerin açık kapalı değerleri karşılıklı kontrol edilir.
E
Yazılan aruz kalıbı ile işaretler arasında uyum olmasına mutlaka dikkat edilmelidir
Açıklama:
Doğru cevap A'dır.
Soru 17
"Esas konusu aşk ve sevgili, sevgilinin güzelliği, ona duyulan hasret ve bundan dolayı çekilen üzüntüdür. Sevgiliyle bağlantılı olarak ayrıca şaraptan ve tabiat güzelliklerinden de söz edilir. Bunun yanı sıra bir düşüncenin, bir hayat görüşünün, bahttan yakınma gibi başka konuların da işlendiği olur." Bu tanım aşağıdaki terimlerden hangisine aittir?
Seçenekler
A
Gazel
B
Müstezad
C
Mesnevi
D
Kıt'a
E
Rubai
Açıklama:
Doğru cevap A'dır.
Soru 18
Hikemî ve felsefî düşüncelerin yer aldığı rubâîleriyle nazım biçiminin Anadolu’da fikir öncüsü olan aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Rûhî-i Bağdâdî
B
Sezâî-yi Gülşenî
C
Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî
D
Fuzûlî
E
Sezâî-yi Gülşenî
Açıklama:
Doğru cevap C'dir.
Soru 19
İlk dörtlüğü oluşturan iki beyitle diğer dörtlüklerin sonuna “ziyade” adı verilen beş heceli mısraların eklenmesinden oluşur. Bu tanım hangi koşma adının tanımıdır?
Seçenekler
A
Düz (âdi) koşma
B
Yedekli koşma
C
Musammat koşma
D
Ayaklı koşma
E
Zincirleme koşma
Açıklama:
Doğru cevap D'dir.
Soru 20
I. Muhammes
II. Tahmis
III. Terbî’
IV. Şarkı
Yukarıdakilerden hangileri beş mısralı bendlerden oluşan musammatlar arasındadır?
II. Tahmis
III. Terbî’
IV. Şarkı
Yukarıdakilerden hangileri beş mısralı bendlerden oluşan musammatlar arasındadır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
I, II ve III
D
II, III ve IV
E
III ve IV
Açıklama:
Doğru cevap B'dir.
Soru 21
Divan edebiyatında çoğunlukla kullanılan nazım birimi seçeneklerden hangisinde verilmiştir?
Seçenekler
A
Beyit
B
Kıta
C
Dörtlük
D
Üçlük
E
Aruz
Açıklama:
Nazım, sözlük anlamıyla “sıra”, “düzen”,”sıraya koyma”demektir. Ama Divan Edebiyatı’nda nazım dendiğinde vezinli, kafiyeli söz yani şiir anlaşılır. Divan şiirinde nazım birimi genellikle beyit olup şiirler, çeşitli nazım şekilleri içinde kurallarını Arap ve Fars Edebiyatı’ndan alan aruz vezniyle yazılmıştır. Bununla beraber, az da olsa bazı şairlerin hece ölçüsüyle yazılmış şiirlerine rastlamak mümkündür. Aruz vezninde açık ve kapalı heceler çeşitli kalıplarda, kendilerine özgü bir düzen içinde sıralanır. Şairler eserlerini yazarken seçtikleri kalıba mutlaka uymak zorundadır. Aruz, esas olarak hecelerin
uzunluğu ve kısalığı (Türk aruzunda açıklık kapalılık) temeline dayanan bir
şiir ölçüsüdür. Türkler’in İslamiyet’i kabul etmelerinden sonra medrese kültürü ile yetişen şairlerin Farsça’yı edebiyat dili olarak benimsemeleri, aruzun
Türk Edebiyatı’na da girmesini sağlamıştır.
uzunluğu ve kısalığı (Türk aruzunda açıklık kapalılık) temeline dayanan bir
şiir ölçüsüdür. Türkler’in İslamiyet’i kabul etmelerinden sonra medrese kültürü ile yetişen şairlerin Farsça’yı edebiyat dili olarak benimsemeleri, aruzun
Türk Edebiyatı’na da girmesini sağlamıştır.
Soru 22
Arap, Fars ve Türk edebiyatlarında beyti oluşturan iki satırlık nazım parçalarından her birine ne ad verilir?
Seçenekler
A
Müstezat
B
Mısra
C
Bend
D
Kaside
E
Gazel
Açıklama:
Arap, Fars ve Türk edebiyatlarında beyti oluşturan iki satırlık(nesir yani düz
yazı gibi düşünülürse) nazım parçalarından her biri demektir. Sözlükte “yıkıp
yere devirmek, yere çalmak” mânasına gelen sar’ / sır’ kökü “şiirin beytini
iki mısralı yani iki kafiyeli, öte yandan da kapıyı iki kanatlı yapmak” anlamlarını ifade eder. Ayrıca “ev” mânasındaki “beyt”in kapısındaki her bir kanada mısra denildiğine işaret edilir. Ev kapılarla ki ekseriyetle de iki kanatlı olmaktadır tamamlanmakta ve eve de kapıdan girilmektadir. İşte nasılki eve kapılardan girilmekte ise şiirlere de mısralarla başlanmaktadır. Bu açıklamalardan hareketle gerçek anlamı “ev, çadır, oda, mesken, konak” olan beyit, bir
edebiyat terimi olarak aynı vezinde iki mısradan meydana gelen nazım birimini ifade etmekte olup mısra da terim olarak beyti meydana getiren iki parçadan biri için kullanılır.
yazı gibi düşünülürse) nazım parçalarından her biri demektir. Sözlükte “yıkıp
yere devirmek, yere çalmak” mânasına gelen sar’ / sır’ kökü “şiirin beytini
iki mısralı yani iki kafiyeli, öte yandan da kapıyı iki kanatlı yapmak” anlamlarını ifade eder. Ayrıca “ev” mânasındaki “beyt”in kapısındaki her bir kanada mısra denildiğine işaret edilir. Ev kapılarla ki ekseriyetle de iki kanatlı olmaktadır tamamlanmakta ve eve de kapıdan girilmektadir. İşte nasılki eve kapılardan girilmekte ise şiirlere de mısralarla başlanmaktadır. Bu açıklamalardan hareketle gerçek anlamı “ev, çadır, oda, mesken, konak” olan beyit, bir
edebiyat terimi olarak aynı vezinde iki mısradan meydana gelen nazım birimini ifade etmekte olup mısra da terim olarak beyti meydana getiren iki parçadan biri için kullanılır.
Soru 23
Seçeneklerden hangisi Türk edebiyatında önemli bir yeri olan kaside içerisinde şairin methiyeye geçtiğini bildiren bir ya da iki beyitten ibaret olan, kasidenin en
kısa bölümüdür?
kısa bölümüdür?
Seçenekler
A
Nesib
B
Girizgah
C
Methiye
D
Tegazzül
E
Dua
Açıklama:
Türk edebiyatında kasideler hemen hemen en az otuz ile en fazla yüz beyit arasında değişen uzunlukta düzenlenmiştir. Zaman zaman bu sınırların dışına çıkıldığı olmuşsa da şairlerin genelde otuz-elli beyit uzunluğundaki kasideleri tercih ettikleri görülür. Kasidede ilk beyte doğuş yeri manasına matla’, son beyte kesiş yeri manasına makta’ denir. Şairin mahlasını söylediği beyte taç beyit, en güzel beytine de beytü’l-kasîd denilmektedir. Kasidede ilk beyt kendi arasında daha sonraki beyitlerin ikinci mısraları ilk beyitle kafiyelidir. Buna göre kafiye örgüsü “aa/ ba/ ca…” şeklindedir. Türk şairleri
kasidenin altı bölümden oluşmasını benimsemiş ve buna uymaya özen göstermişlerdir. 1. Nesîb (teşbîb). Kasidenin giriş bölümüdür. Genelde bir gazel
gibi âşıkane duygulardan bahseder. Bu şekilde olan girişler nesîb, aşk dışında
tasvir vb. herhangi bir konu işlenmişse teşbîb adını alır. Kaside bazan burada
işlediği konuya göre de özel bir adla da anılır. Nesîb veya teşbîb ortalama
on-on beş beyit uzunluğunda olur. 2. Girizgâh (giriz / güriz). Bu bölüm şairin methiyeye geçtiğini bildiren bir ya da iki beyitten ibaret olup kasidenin en
kısa bölümüdür. Burada konuya uygun bir nükte taşımasına ve nesîble methiye arasında anlam ilişkisi kurulmasına dikkat edilir. 3. Methiye. Kasidenin
en uzun bölümü denilebilir. Kasidenin maksadına uygun olarak övülen kişi
veya şeyden bahseden asıl bölümüdür. Kasidenin en sanatkârane bölümü
olup uzunluğu konuya ve şaire göre değişir. 4. Tegazzül. Kaside içinde tecdîdi matla’ ile başlayan bir gazel olup beş-on beyit arasında değişir. Bir kasidenin ilk bölümünden sonra da yer alabilir. Bunun yanısıra başında yahut
sonunda yer alabildiği gibi tegazzül bölümü olmayan kasideler de vardır. 5.
Fahriyye. Şairin kendisini övdüğü ve bazan da dileğini bildirdiği bölümdür.
Beyit sayısı şairlere göre değişebildiği gibi fahriyye bölümü konulmamış kasideler de mevcuttur. Türk kasideciliğinin üstadı sayılan Nef’î’nin
fahriyyeleri sanatlı bir üslûpla yazılmış olup beyit sayısı hayli kabarıktır. 6.
Dua. Övgüsü yapılan kişi veya şey ile şairin kendisi ve bazan da şiiri okuyan
hakkında dua edilip iyi dileklerde bulunulan son birkaç beyitten ibarettir.
kasidenin altı bölümden oluşmasını benimsemiş ve buna uymaya özen göstermişlerdir. 1. Nesîb (teşbîb). Kasidenin giriş bölümüdür. Genelde bir gazel
gibi âşıkane duygulardan bahseder. Bu şekilde olan girişler nesîb, aşk dışında
tasvir vb. herhangi bir konu işlenmişse teşbîb adını alır. Kaside bazan burada
işlediği konuya göre de özel bir adla da anılır. Nesîb veya teşbîb ortalama
on-on beş beyit uzunluğunda olur. 2. Girizgâh (giriz / güriz). Bu bölüm şairin methiyeye geçtiğini bildiren bir ya da iki beyitten ibaret olup kasidenin en
kısa bölümüdür. Burada konuya uygun bir nükte taşımasına ve nesîble methiye arasında anlam ilişkisi kurulmasına dikkat edilir. 3. Methiye. Kasidenin
en uzun bölümü denilebilir. Kasidenin maksadına uygun olarak övülen kişi
veya şeyden bahseden asıl bölümüdür. Kasidenin en sanatkârane bölümü
olup uzunluğu konuya ve şaire göre değişir. 4. Tegazzül. Kaside içinde tecdîdi matla’ ile başlayan bir gazel olup beş-on beyit arasında değişir. Bir kasidenin ilk bölümünden sonra da yer alabilir. Bunun yanısıra başında yahut
sonunda yer alabildiği gibi tegazzül bölümü olmayan kasideler de vardır. 5.
Fahriyye. Şairin kendisini övdüğü ve bazan da dileğini bildirdiği bölümdür.
Beyit sayısı şairlere göre değişebildiği gibi fahriyye bölümü konulmamış kasideler de mevcuttur. Türk kasideciliğinin üstadı sayılan Nef’î’nin
fahriyyeleri sanatlı bir üslûpla yazılmış olup beyit sayısı hayli kabarıktır. 6.
Dua. Övgüsü yapılan kişi veya şey ile şairin kendisi ve bazan da şiiri okuyan
hakkında dua edilip iyi dileklerde bulunulan son birkaç beyitten ibarettir.
Soru 24
Seçeneklerde verilen divan edebiyatı şairlerinden hangisi diğerlerinden farklı bir özelliği ile ön plana çıkmaktadır?
Seçenekler
A
Fuzuli
B
Baki
C
Nesimi
D
Nefi
E
Nedim
Açıklama:
Nefi kasideleri ile ünlü iken seçeneklerdeki diğer şairlerin tamamı gazelleri ile ün yapmışlardır.
Soru 25
Türk edebiyatındaki ilk mesnevi örneği seçeneklerden hangisidir?
Seçenekler
A
İskendernâme
B
Risâletü’n-nushiyye
C
Kitâbü Evsâfı Mesâcidi’ş-şerîfe
D
Yûsuf u Züleyhâ
E
Kutadgu Bilig
Açıklama:
Türk edebiyatında ilk mesnevi Yûsuf Has Hâcib’in (ö. 1077) Kutadgu
Bilig adlı eseridir. XIII. yüzyılda Sulî Fakih’in Yûsuf u Züleyhâ adlı mesnevisi kadar Ahmed Fakih’in Kitâbü Evsâfı Mesâcidi’ş-şerîfe’si de önemlidir. XIV. yüzyılda Yûnus Emre’nin Risâletü’n-nushiyye’si, Şeyyad Hamza’nın Yûsuf u Züleyhâ’sı ile Altın Orda sahasında Kutb’un Hüsrev ü Şîrîn’i, Gülşehrî’nin Mantıku’t-tayr çevirisi, Âşık Paşa’nın Garibnâme’si, Yûsuf Meddah’ın Varka ve Gülşâh’ı, Ahmedî’nin İskendernâme’si ile Cemşîd ü
Hurşîd’i önemli örneklerdir. Bu yüzyılda yazarı bilinmeyen pek çok mesnevi de bulunmaktadır.
Bilig adlı eseridir. XIII. yüzyılda Sulî Fakih’in Yûsuf u Züleyhâ adlı mesnevisi kadar Ahmed Fakih’in Kitâbü Evsâfı Mesâcidi’ş-şerîfe’si de önemlidir. XIV. yüzyılda Yûnus Emre’nin Risâletü’n-nushiyye’si, Şeyyad Hamza’nın Yûsuf u Züleyhâ’sı ile Altın Orda sahasında Kutb’un Hüsrev ü Şîrîn’i, Gülşehrî’nin Mantıku’t-tayr çevirisi, Âşık Paşa’nın Garibnâme’si, Yûsuf Meddah’ın Varka ve Gülşâh’ı, Ahmedî’nin İskendernâme’si ile Cemşîd ü
Hurşîd’i önemli örneklerdir. Bu yüzyılda yazarı bilinmeyen pek çok mesnevi de bulunmaktadır.
Soru 26
Rubainin kafiye düzeni seçeneklerden hangisinde verilmiştir?
Seçenekler
A
a a a b
B
a b a b
C
a a a a
D
a a x a
E
a b b a
Açıklama:
Rubâîyi oluşturan mısralardan üçüncüsü serbest diğerleri birbirleriyle kafiyelidir. Diğer bir ifadeyle rubâînin kafiye düzeni a a x a şeklindedir; ancak sonraları kafiyelenişi x a x a şeklinde olan veya bütün mısraları birbiriyle kafiyeli rubâîler de ortaya çıkmıştır. Bunlara rubâî-i musarraa denilmektedir.
Soru 27
İlk dörtlüğü oluşturan iki beyitle diğer dörtlüklerin sonuna “ziyade” adı verilen beş heceli mısraların eklenmesi ile oluşturulan koşma türüne ne ad verilir?
Seçenekler
A
Zincirleme koşma
B
Ayaklı koşma
C
Musammat koşma
D
Yedekli koşma
E
Düz (âdi) koşma
Açıklama:
Şekil özellikleri bakımından koşmalar şu adları alır:
1. Düz (âdi) koşma. Âşık edebiyatında en çok rastlanan ve her mısraı on bir heceli olan koşmadır.
2. Yedekli koşma. Doğu Anadolu ve Âzerî sahasındaki saz şairlerinin kullandıkları bir şekildir. İki çeşidi vardır: Birincisi koşma-mâni karışımıdır. İkincisi yedekli beşli koşmadır. Hece ölçüsü sekizdir. Her bentte ilki beş, ikinci ve yedek sayılan kıta dört mısralıdır. Birinci bent aaabb + cncn, ikinci bent dddee + cncn, üçüncü bent fffgg + cncn ... şeklinde kafiyelenir. Her bendin ikinci kıtasında ikinci ve dördüncü mısralar nakarattır.
3. Musammat koşma. Her mısraı iki bölümden oluşan ve bu bölümleri
aynı kafiyeyi taşıyan koşmadır. 6 + 5 durakla yazılan musammat koşmalarda iç kafiye genellikle altıncı hecenin üzerinde olur.
4. Ayaklı koşma. İlk dörtlüğü oluşturan iki beyitle diğer dörtlüklerin sonuna “ziyade” adı verilen beş heceli mısraların eklenmesinden oluşur.
5. Zincirleme koşma. Her dörtlüğün son mısraında kafiyenin bulunduğu
kelimenin sonraki dörtlüğün ilk mısraının başında tekrar edilmesiyle
oluşur.
1. Düz (âdi) koşma. Âşık edebiyatında en çok rastlanan ve her mısraı on bir heceli olan koşmadır.
2. Yedekli koşma. Doğu Anadolu ve Âzerî sahasındaki saz şairlerinin kullandıkları bir şekildir. İki çeşidi vardır: Birincisi koşma-mâni karışımıdır. İkincisi yedekli beşli koşmadır. Hece ölçüsü sekizdir. Her bentte ilki beş, ikinci ve yedek sayılan kıta dört mısralıdır. Birinci bent aaabb + cncn, ikinci bent dddee + cncn, üçüncü bent fffgg + cncn ... şeklinde kafiyelenir. Her bendin ikinci kıtasında ikinci ve dördüncü mısralar nakarattır.
3. Musammat koşma. Her mısraı iki bölümden oluşan ve bu bölümleri
aynı kafiyeyi taşıyan koşmadır. 6 + 5 durakla yazılan musammat koşmalarda iç kafiye genellikle altıncı hecenin üzerinde olur.
4. Ayaklı koşma. İlk dörtlüğü oluşturan iki beyitle diğer dörtlüklerin sonuna “ziyade” adı verilen beş heceli mısraların eklenmesinden oluşur.
5. Zincirleme koşma. Her dörtlüğün son mısraında kafiyenin bulunduğu
kelimenin sonraki dörtlüğün ilk mısraının başında tekrar edilmesiyle
oluşur.
Soru 28
"Ağlarım çağlar gibi
Derdim var dağlar gibi
Ciğerden yaralıyım
Gülerim sağlar gibi
Her gelen bir gül ister
Sahipsiz bağlar gibi "
Yukarıda verilen örnek hangi edebi türü temsil etmektedir?
Derdim var dağlar gibi
Ciğerden yaralıyım
Gülerim sağlar gibi
Her gelen bir gül ister
Sahipsiz bağlar gibi "
Yukarıda verilen örnek hangi edebi türü temsil etmektedir?
Seçenekler
A
Tuyuğ
B
Düz mani
C
Cinaslı mani
D
Ayaklı mani
E
Yedekli mani
Açıklama:
Düz mâninin sonuna anlamı tamamlamak ya da pekiştirmek için iki mısra
daha eklemek suretiyle elde edilir. Bunlara artık mâni de denir.
Ağlarım çağlar gibi
Derdim var dağlar gibi
Ciğerden yaralıyım
Gülerim sağlar gibi
Her gelen bir gül ister
Sahipsiz bağlar gibi
daha eklemek suretiyle elde edilir. Bunlara artık mâni de denir.
Ağlarım çağlar gibi
Derdim var dağlar gibi
Ciğerden yaralıyım
Gülerim sağlar gibi
Her gelen bir gül ister
Sahipsiz bağlar gibi
Soru 29
"Hece ölçüsünün sekizli kalıbıyla yazılır (4+4 duraklı ya da duraksız). Dörtlük
sayısı üç ile beş arasında değişir. Kendine has bir namesi vardır ve bu şekilde okunur. Kafiye düzeni koşma gibidir: baba “ ccca “ ddda. Daha çok sevgi, doğa, güzellik gibi konular işlenir."
Yukarıda açıklaması verilen nazım türü seçeneklerdne hangisidir?
sayısı üç ile beş arasında değişir. Kendine has bir namesi vardır ve bu şekilde okunur. Kafiye düzeni koşma gibidir: baba “ ccca “ ddda. Daha çok sevgi, doğa, güzellik gibi konular işlenir."
Yukarıda açıklaması verilen nazım türü seçeneklerdne hangisidir?
Seçenekler
A
Semai
B
Varsağı
C
Destan
D
Türkü
E
Mani
Açıklama:
Hece ölçüsünün sekizli kalıbıyla yazılır (4+4 duraklı ya da duraksız). Dörtlük
sayısı üç ile beş arasında değişir. Semâilerin kendine has bir namesi vardır ve
bu şekilde okunur. Kafiye düzeni koşma gibidir: baba “ ccca “ ddda
Semâilerde daha çok sevgi, doğa, güzellik gibi konular işlenir.
İncecikten bir kar yağar
Tozar Elif Elif diye
Deli gönül abdal olmuş
Gezer Elif Elif diye
sayısı üç ile beş arasında değişir. Semâilerin kendine has bir namesi vardır ve
bu şekilde okunur. Kafiye düzeni koşma gibidir: baba “ ccca “ ddda
Semâilerde daha çok sevgi, doğa, güzellik gibi konular işlenir.
İncecikten bir kar yağar
Tozar Elif Elif diye
Deli gönül abdal olmuş
Gezer Elif Elif diye
Soru 30
Saçma ey göz/ eşk[i]den gön / lümdeki od / lare su
Kim bu denlü / tutuşan od / lare kılmaz / çâre su
Yukarıda verilen beytin aruz kalıbı seçeneklerden hangisinde verilmiştir?
Kim bu denlü / tutuşan od / lare kılmaz / çâre su
Yukarıda verilen beytin aruz kalıbı seçeneklerden hangisinde verilmiştir?
Seçenekler
A
Feilâtün / Feilâtün / Feilâtün / Feilün
B
Feilâtün / Feilâtün / Feilün
C
Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilün
D
Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilün
E
Mefâîlün / Mefâîlün / Mefâîlün / Mefâîlün
Açıklama:
Aruz bahirlerinden bazıları Türk şairleri tarafından Türçe’nin âhengi vb. daha
uygun olduğu için daha çok ve sıkça kullanılmış ve bu istikamette de Türk
aruzu oluşmuştur. Aşağıda Türk aruzunda daha çok kulanılan bahirlerle ilgili
örnek uygulamalar bulunmaktadır.
1. Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilün
Saçma ey göz/ eşk[i]den gön / lümdeki od / lare su
_ . _ _ / _ . _ _ / _ . _ _ / _ . _
Kim bu denlü / tutuşan od / lare kılmaz / çâre su
_ . _ _ / _ . _ _ / _ . _ _ / _ . _Fuzûlî
uygun olduğu için daha çok ve sıkça kullanılmış ve bu istikamette de Türk
aruzu oluşmuştur. Aşağıda Türk aruzunda daha çok kulanılan bahirlerle ilgili
örnek uygulamalar bulunmaktadır.
1. Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilün
Saçma ey göz/ eşk[i]den gön / lümdeki od / lare su
_ . _ _ / _ . _ _ / _ . _ _ / _ . _
Kim bu denlü / tutuşan od / lare kılmaz / çâre su
_ . _ _ / _ . _ _ / _ . _ _ / _ . _Fuzûlî
Soru 31
I. Divan Edebiyatı Türklerin İslâm dinini benimsemesinden sonra ortaya çıkan yazılı edebiyattır.
II. Batı edebiyatlarının etkisi altında gelişmiştir.
III. Bu akımın “Divan Edebiyatı” olarak adlandırılmasının sebebi, şâirlerin, şiirlerini divan denen kitaplarda toplamış olmalarıdır.
Divan edebiyatı ile ilgili yukarıda verilen bilgilerden hangisi\ hangileri doğrudur?
II. Batı edebiyatlarının etkisi altında gelişmiştir.
III. Bu akımın “Divan Edebiyatı” olarak adlandırılmasının sebebi, şâirlerin, şiirlerini divan denen kitaplarda toplamış olmalarıdır.
Divan edebiyatı ile ilgili yukarıda verilen bilgilerden hangisi\ hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
I ve II
B
II ve III
C
I ve III
D
Yalnız III
E
I, II ve III
Açıklama:
Divan Edebiyatı Türklerin İslâm dinini benimsemesinden sonra ortaya çıkan
yazılı edebiyattır. Arap ve Fars edebiyatlarının etkisi altında gelişmiştir. Bu akımın “Divan Edebiyatı” olarak adlandırılmasının sebebi, şâirlerin, şiirlerini divan denen kitaplarda toplamış olmalarıdır.
I ve III
yazılı edebiyattır. Arap ve Fars edebiyatlarının etkisi altında gelişmiştir. Bu akımın “Divan Edebiyatı” olarak adlandırılmasının sebebi, şâirlerin, şiirlerini divan denen kitaplarda toplamış olmalarıdır.
I ve III
Soru 32
Aruz vezniyle ilgili aşağıda verilen bilgilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Arzu vezni kurallarını Batı Edebiyatından almaktadır.
B
Aruz vezninde yalnız kapalı heceler kullanılarak şiirler yazılmaktadır.
C
Aruz vezni dize sonundaki hecelerin kafiyeli olmasına dayalı bir ölçüdür.
D
Aruz vezninde şairler eserlerini yazarken seçtikleri kalıba uymak zorundadır.
E
Aruz, esas olarak dize sonundaki hecelerin kafiyeli olması temeline dayanan bir şiir ölçüsüdür.
Açıklama:
Aruz vezninde açık ve kapalı heceler çeşitli kalıplarda, kendilerine özgü bir düzen içinde sıralanır. Şairler eserlerini yazarken seçtikleri kalıba mutlaka uymak zorundadır.
Aruz vezninde şairler eserlerini yazarken seçtikleri kalıba uymak zorundadır.
Aruz vezninde şairler eserlerini yazarken seçtikleri kalıba uymak zorundadır.
Soru 33
Aşağıdaki eserlerden hangisinin nazım birimi beyittir?
Seçenekler
A
Semai
B
Koşma
C
Varsağı
D
Murabba
E
Mesnevi
Açıklama:
Divan edebiyatında kaside, gazel, mesnevi, terkib-bend ve tercî-bendde nazım birimi beyittir.
Soru 34
Divan edebiyatında, nâzım birimi sayılan "beyit" ile ilgili aşağıda verilen bilgilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Beyit, kafiyeli iki mısradan meydana gelirse "beytü’l gazel" denir.
B
İçinde şairin adının ya da mahlasının bulunduğu beyit "matla" adını alır.
C
Kasidenin ya da gazelin ilk beyti “makta” adını alır.
D
Kasidenin ya da gazelin en güzel beyti “taç beyit” denir.
E
Kafiyesiz olan beyitlere “ferd” ya da “müfred” denir.
Açıklama:
Kafiyeli bir beyite “beyt-i musarra”, kafiyesiz olanlara “ferd” ya da “müfred” denir.
Kafiyesiz olan beyitlere “ferd” ya da “müfred” denir.
Kafiyesiz olan beyitlere “ferd” ya da “müfred” denir.
Soru 35
Kasidenin bölümlerine ait aşağıda verilen açıklamalardan hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Girizgâh (giriz / güriz): Kasidenin giriş bölümüdür.
B
Nesîb (teşbîb): Şairin methiyeye geçtiğini bildiren ve bir ya da iki beyitten ibaret olan kasidenin en kısa bölümüdür.
C
Fahriyye: Şairin kendisini övdüğü ve bazen de dileğini bildirdiği bölümdür.
D
Methiye: Övgüsü yapılan kişi veya şey ile şairin kendisi ve bazen de şiiri okuyan hakkında dua edilip iyi dileklerde bulunulan son birkaç beyitten ibarettir.
E
Tegazzül: Kasidenin maksadına uygun olarak övülen kişi veya şeyden bahseden asıl bölümüdür. Kasidenin en sanatkârane bölümü olup uzunluğu konuya ve şaire göre değişir.
Açıklama:
Fahriyye: Şairin kendisini övdüğü ve bazen de dileğini bildirdiği bölümdür.
Fahriye: Şairin kendisini övdüğü ve bazen de dileğini bildirdiği bölümdür.
Fahriye: Şairin kendisini övdüğü ve bazen de dileğini bildirdiği bölümdür.
Soru 36
Türk edebiyatında gazel ile ilgili aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Gazel, Türk edebiyatına 18. yüzyılda İran’dan Fars edebiyatı yoluyla geçmiştir.
B
Gazelin kafiye örgüsü “aa/ba/ca ...” şeklindedir.
C
Gazelin en güzel beytine “şah beyit” veya “beytü’l-gazel” adı verilir.
D
Gazelin esas konusu aşk ve sevgili, sevgilinin güzelliği, ona duyulan hasret ve bundan dolayı çekilen üzüntüdür.
E
Gazelde öncelikle konu bütünlüğüne önem verilir. Bundan dolayı gazelin her beytinde değişik konuların işlenmesi kusur sayılmıştır.
Açıklama:
Gazelde öncelikle beyit güzelliğine önem verilir. Her beytin kendi içinde
bir anlam bütünlüğü vardır. Bundan dolayı gazelin her beytinde değişik konuların
işlenmesi kusur sayılmamıştır.
Gazel, Türk edebiyatına 13. yüzyılda İran’dan Fars edebiyatı yoluyla geçmiştir.
bir anlam bütünlüğü vardır. Bundan dolayı gazelin her beytinde değişik konuların
işlenmesi kusur sayılmamıştır.
Gazel, Türk edebiyatına 13. yüzyılda İran’dan Fars edebiyatı yoluyla geçmiştir.
Soru 37
Aşağıdaki seçeneklerden hangisinde mesnevi yazan Türk şairi ve yazdığı eser doğru eşleştirilmiştir?
Seçenekler
A
Sulî Fakih - Kutadgu Bilig
B
Ahmed Fakih - Yûsuf u Züleyhâ
C
Yûnus Emre - Hüsrev ü Şîrîn
D
Ahmedî - Risâletü’n-nushiyye
E
Âşık Paşa - Garibnâme
Açıklama:
Yûsuf Has Hâcib - Kutadgu Bilig
Sulî Fakih - Yûsuf u Züleyhâ
Ahmed Fakih - Kitâbü Evsâfı Mesâcidi’ş-şerîfe
Yûnus Emre - Risâletü’n-nushiyye
Şeyyad Hamza - Yûsuf u Züleyhâ
Kutb - Hüsrev ü Şîrîn
Âşık Paşa - Garibnâme Türk edebiyatında mesnevi türünün önemli örneklerindendir.
Sulî Fakih - Yûsuf u Züleyhâ
Ahmed Fakih - Kitâbü Evsâfı Mesâcidi’ş-şerîfe
Yûnus Emre - Risâletü’n-nushiyye
Şeyyad Hamza - Yûsuf u Züleyhâ
Kutb - Hüsrev ü Şîrîn
Âşık Paşa - Garibnâme Türk edebiyatında mesnevi türünün önemli örneklerindendir.
Soru 38
Aşağıdakilerden hangisi bir koşma türü değildir?
Seçenekler
A
Düz koşma
B
Musammat koşma
C
Sıralı koşma
D
Ayaklı koşma
E
Yedekli koşma
Açıklama:
Şekil özellikleri bakımından koşmalar şu adları alır: Düz koşma, Yedekli koşma, Musammat koşma, Ayaklı koşma, Zincirleme koşma.
Sıralı koşma
Sıralı koşma
Soru 39
Türklerin oluşturup Divan Şiirine kazandırdıkları nazım şekli aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kıt’a
B
Rubâî
C
Musammat
D
Tuyuğ
E
Gazel
Açıklama:
Tuyuğ, Türkler’in oluşturup Divan şiirine kazandırdığı nazım şeklidir.
Soru 40
Güle naz
Bülbül eyler güle naz
Girdim bir dost bağına
Ağlayan çok gülen az
Yukarıda verilen maninin türü nedir?
Bülbül eyler güle naz
Girdim bir dost bağına
Ağlayan çok gülen az
Yukarıda verilen maninin türü nedir?
Seçenekler
A
Düz mâni
B
Cinaslı mâni
C
Yedekli mâni
D
Ayaklı mâni
E
Zincirleme mani
Açıklama:
Kesik (cinaslı) mâni: İlk mısrası cinaslı bir sözden oluşur. Bu ilk mısra hece sayısı bakımından diğerlerinden eksiktir. Dolayısıyla yukarıda verilen mani tür bakımından cinaslı manidir.
Cinaslı mâni
Cinaslı mâni
Soru 41
Nazım, sözlük anlamıyla ne anlama gelmektedir.
Seçenekler
A
Sıraya koyma
B
Mısra çeşidi
C
Kıta
D
Tür
E
Kıyas
Açıklama:
DİVAN EDEBİYATI’NDA NAZIM BİRİMİ
Sıraya koyma
Sıraya koyma
Soru 42
Sözlük anlamıyla “bağ, bağlanan şey, kuşak; fıkra ve makale gibi yazıların kısımları” demektir. Söz konusu tanım aşağıda yer alan hangi terimi karşılamaktadır
Seçenekler
A
Bend
B
Mısra
C
Beyit
D
Kaside
E
Gazel
Açıklama:
Bend
Soru 43
Kasidede ilk beyte doğuş yeri manasına "matla", son beyte kesiş yeri manasına "makta" denir. Şairin mahlasını söylediği beyte ne denir?
Seçenekler
A
Taç beyit
B
Fahriyye
C
Beytü’l-kasîd
D
Methiye
E
Teşbîb
Açıklama:
KASİDE
Taç beyit
Taç beyit
Soru 44
Kasidenin en uzun bölümü denilebilir. Kasidenin maksadına uygun olarak övülen kişi veya şeyden bahseden asıl bölümüdür. Kasidenin en sanatkârane bölümü olup uzunluğu konuya ve şaire göre değişir. Söz konusu ifadeler aşağıda yer alan hangi terimi karşılamaktadır.
Seçenekler
A
Methiye
B
Girizgâh
C
Güriz
D
Fahriyye
E
Tegazzül
Açıklama:
KASİDE
Methiye
Methiye
Soru 45
Bu bölüm şairin methiyeye geçtiğini bildiren bir ya da iki beyitten ibaret olup kasidenin en kısa bölümüdür. Burada konuya uygun bir nükte taşımasına ve nesîble methiye arasında
anlam ilişkisi kurulmasına dikkat edilir. Söz konusu özellikler aşağıda yer alan terimlerden hangisine işaret eder?
anlam ilişkisi kurulmasına dikkat edilir. Söz konusu özellikler aşağıda yer alan terimlerden hangisine işaret eder?
Seçenekler
A
Girizgâh
B
Dua
C
Fahriyye
D
Methiye
E
Tegazzül
Açıklama:
KASİDE
Girizgâh
Girizgâh
Soru 46
Arap edebiyatında bir nazım şekli olmayıp kasidelerin başında aşktan, sevgiliden söz eden bölümlere verilen addır ve “nesîb” karşılığında kullanılmıştır.Daha sonraları şairin aşk, sevgili, şarap, bahar gibi coşkulu haller karşısındaki duygularını anlatan şiirlere ne denilmiştir.
Seçenekler
A
Gazel
B
Kaside
C
Mütezad
D
Mesnevi
E
Kıt'a
Açıklama:
Gazel
Soru 47
Arapça’da ikişerli anlamına gelmekte olup Fars, Türk ve Urdu edebiyatlarında beyitlerdeki mısraların kendi arasında kafiyeli olmasından meydana gelen nazım şekline ne ad verilir?
Seçenekler
A
Mesnevi
B
Kıt'a
C
Rubâî
D
Koşma
E
Kaside
Açıklama:
MESNEVİ
Soru 48
Dört mısralı nazım şekline ne ad verilir?
Seçenekler
A
Rubâî
B
Kıt'a
C
Tuyuğ
D
Müstezad
E
Terbî
Açıklama:
Rubâî
Soru 49
Türkler’in oluşturup Divan şiirine kazandırdığı nazım şeklidir. Maninin divan edebiyatındaki karşılığı sayılabilir. Klasik Türk Edebiyatı’nda aruzun “fâilâtün fâilâtün fâilün” kalıbıyla yazılan dört mısralık milli bir nazım biçimine sahiptir. Söz konusu özelliklere sahip bu ifadeler aşağıda yer alan terimlerden hangisine karşı gelmektedir?
Seçenekler
A
Tuyuğ
B
Kıt'a
C
Beyit
D
Mesnevi
E
Musammat
Açıklama:
Tuyuğ
Soru 50
Sözlükte “inci dizilen iplik, gerdanlık, inci dizisi” anlamındaki sımt kökünden türeyen
demektir. Söz konusu bu ifadeler aşağıda yer alan hangi terimi karşılamaktadır?
demektir. Söz konusu bu ifadeler aşağıda yer alan hangi terimi karşılamaktadır?
Seçenekler
A
Musammat
B
Kaside
C
Gazel
D
Mesnevi
E
Mani
Açıklama:
Musammat
Soru 51
İki mısradan oluşan nazım parçasına ne denir?
Seçenekler
A
Beyit
B
Koşma
C
Bent
D
Kaside
E
Kıt'a
Açıklama:
Diğerleri ikiden çok mısralardan oluşur. Cevap a şıkkıdır.
Soru 52
-3-10 mısra olabilir
-Birbirine vezin ve kafiye ile bağlanmış ikiden çok mısra topluluğudur
-Sözlük anlamı, bağlı, bağlanan şey, kuşaktır
-Parça anlamında kıt'a dendiği de olmuştur
-Tek ya da birden çok olabilir
Yukarıda bazı özellikleri verilen nazım şekli hangisidir?
-Birbirine vezin ve kafiye ile bağlanmış ikiden çok mısra topluluğudur
-Sözlük anlamı, bağlı, bağlanan şey, kuşaktır
-Parça anlamında kıt'a dendiği de olmuştur
-Tek ya da birden çok olabilir
Yukarıda bazı özellikleri verilen nazım şekli hangisidir?
Seçenekler
A
Beyit
B
Mısra
C
Bend
D
Kaside
E
Kıt'a
Açıklama:
Bahsedilen özellikler bend'e aittir. Cevap C şıkkıdır.
Soru 53
Arap, Fars ve Türk şiirinde en çok kullanılan eski ve uzunca nazım şekli hangisidir?
Seçenekler
A
Kaside
B
Kıt'a
C
Beyit
D
Rubai
E
Koşma
Açıklama:
Bahsedilen nazım şekli Kasidedir. cevap A şıkkıdır.
Soru 54
Türk edebiyatında ilk mesnevinin yazarı ve adı nedir?
Seçenekler
A
Yusuf Has Hacip-Kutadgu Bilig
B
Suli Fakih-Yusuf u Züleyha
C
Kutb-Hüsrev ü Şirin
D
Aşık Paşa-Garibname
E
Yusuf Meddah-Varka ve Gülşah
Açıklama:
İlk dediği için cevap A şıkkıdır.
Soru 55
Şekil, konu ve ezgi özellikleri bulunan ve Türk Halk edebiyatında en çok kullanılan nazım şekli hangisidr?
Seçenekler
A
Koşma
B
Tuyug
C
Musammat
D
Rubai
E
Mesnevi
Açıklama:
Bahsedilen özellik Koşmaya aittir. cevap a şıkkıdır.
Soru 56
Tuyug ile ilgili olarak söylenen hangi ifade yanlıştır?
Seçenekler
A
Maninin divan edebiyatındaki karşılığıdır
B
Feilatün-Feilatün-Feilün kalıbıyla yazılır
C
Kafiyelenişi rubai ile aynıdır
D
Cinaslı kafiye kullanılır
E
Kurucusu Kadı Burhanettin'dir
Açıklama:
Failatün-Failatün-Failün kalıbıyla yazılır. Cevap B şıkkıdır.
Soru 57
Manzumenin dış yapı özelliklerinden olan ve ahengi sağlayan en önemli unsur hangisidir?
Seçenekler
A
Kafiye
B
Türkü
C
Kıt'a
D
Koşma
E
Mısra
Açıklama:
Bahsedilen özellik kafiyeye aittir. Cevap a şıkkıdır.
Soru 58
Türk edebiyatında başlangıcından günümüze kadar ........... çeşit vezin kullanılmıştır.
Boşluğa gelmesi gereken rakam hangisidir?
Boşluğa gelmesi gereken rakam hangisidir?
Seçenekler
A
1
B
2
C
3
D
4
E
5
Açıklama:
Aruz, hece ve serbest vezin olmak üzere 3 çeşit vezin kullanılmıştır. Cevap c şıkkıdır.
Soru 59
İstiklal Marşı aruzun hangi vezniyle yazılmıştır?
Seçenekler
A
Feilatün-Feilatün-Feilatün-Feilün
B
Failatün-Failatün-Failün
C
Feilatün-Feilatün-feilün
D
Mafailün-Mefailün-Feulün
E
Mefulü-Mefailü-Mefailü-Feilün
Açıklama:
Mehmet Akif Ersoy tarafından A şıkkındaki vezin ölçüsüyle yazılmıştır. Cevap A şıkkıdır.
Soru 60
Hece vezni ile ilgili olarak söylenen hangi ifade yanlıştır?
Seçenekler
A
Milli veznimizdir
B
Parmak hesabı da denir
C
En az 3 duraklı olabilir
D
Türk edebiyatının başlangıcından beri kullanılır
E
Türk dilinin yapısına daha uygundur
Açıklama:
En az 2 duraklı olabilir. Cevap C şıkkıdır.
Soru 61
Aşağıdakilerden hangisi dört mısralı bendlerden oluşan musammatlar arasında yer alır?
Seçenekler
A
Murabba
B
Müselles
C
Müseddes
D
Muhammes
E
Müsemmen
Açıklama:
Musammatlar, üç, dört, beş, altı, yedi, sekiz mısralı bent çeşitlerine göre değişik isimler alırlar.
Dört mısralı bendlerden oluşan musammatlardan bir türü de Murabbadır.
Dört mısralı bendlerden oluşan musammatlardan bir türü de Murabbadır.
Ünite 4
Soru 1
Belâgat ile ilgili aşağıdaki bilgilerden hangileri doğrudur?
- Türk-İslâm edebiyatında metinlerin sanat değerini ölçe işi Belâgat ilmine havale edilmiştir.
- Bu ilim önce Cahiliye şiirini değerlendirme maksadıyla Araplar arasında başlamıştır.
- İslâmdan sonra ise bir belâgat mucizesi olan Kur’an-ı Kerim’in İlâhî maksadını bütün yönleriyle anlama kaygısı bu konudaki çalışmaları daha da gerekli kılmıştır.
- Bunun neticesinde belâgat konuları başlangiçta “İ’câzü’l-Kur’ân, Mecâzü’l-Kur’ân, Beyânü’l-Kur’ân, Müşkilü’lKur’ân, İ’râbü-Kur’ân, Belâgat ve delâilü’l-i’câz” gibi adlar taşıyan kitaplarda yer aldı.
- Kur’an ve tefsir Belâgat ilminden sonra gelişti.
Seçenekler
A
I,II,III,IV
B
I,II,IV,V
C
I,III,IV,V
D
I,II,III,V
E
II,III,IV,V
Açıklama:
Türk-İslâm edebiyatında metinlerin sanat değerini ölçe işi Belâgat ilmine havale edilmiştir. Bu ilim önce Cahiliye şiirini değerlendirme maksadıyla Araplar arasında başlamıştır. İslâmdan sonra ise bir belâgat mucizesi olan Kur’an-ı Kerim’in İlâhî maksadını bütün yönleriyle anlama kaygısı bu konudaki çalışmaları daha da gerekli kılmıştır. Bunun neticesinde belâgat konuları başlangiçta “İ’câzü’l-Kur’ân, Mecâzü’l-Kur’ân, Beyânü’l-Kur’ân, Müşkilü’lKur’ân, İ’râbü-Kur’ân, Belâgat ve delâilü’l-i’câz” gibi adlar taşıyan kitaplarda yer aldı. Kur’an ve tefsir ilmi içinde gelişti.
Soru 2
Klasik belâgat kitaplarında zincirleme tamlamalar nasıl adlandırılmıştır?
Seçenekler
A
tarahhum
B
kesret-i tekrar
C
tetâbu-i izâfât
D
lüknet
E
garabet
Açıklama:
Ana hatlarıyla söylemek gerekirse, klasik belâgat kitapları fesâhat konusuyla ilgili bir girişle başlar. Burada fesâhati bozan tenâfür, zincirleme tamlamalar (tetâbu-i izâfât), sık tekrarlar (kesret-i tekrar), bir ifadedeki kelimeler arasında kulakla farkedilebilen uyuşmazlık (lüknet), alışılmamış sözlerin kullanılması (garabet), kelimenin dil kaideleri ve yazarların kullanışlarına aykırılığı (kıyasa muhalefet), ifade zayıflığı (za’f-ı telif), ifadenin kasdedilen manayı anlamayı zorlaştıracak şekilde kapalı olması (ta’kîd) ve yazım hataları (imlâsızlık) hakkında bilgiler verilmiştir.
Soru 3
Türk belâgat literatüründe Ahmed Hamdi tarafından yazılan ve klasik özellikteki örnekleri bakımından zayıf olan ilk Türkçe eser aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Miftâhu’l-ulûm
B
Telhisü’l-Miftâh
C
el-İzah
D
Belâgat-ı Lisân-ı Osmânî
E
el-Mutavvel
Açıklama:
Türk belâgat literatüründe klasik özellikteki ilk Türkçe eser, örnekleri bakımından zayıf olsa da Ahmed Hamdi’nin Belâgat-ı Lisân-ı Osmânî adlı kitabıdır.
Soru 4
İnşâ ile ilgili verilen bilgilerden hangileri doğrudur?
- İnşâ Türk, Arap ve Fars edebiyatlarında “Resmî yazışmalarda kullanılan nesir
dilini ifade eden edebî tür ve dil bilimi” için kullanılmıştır. - Zamanla genel olarak her türlü nesir ve düz yazı karşılığını da kazanmıştır.
- Yeni Türk edebiyatında bir tür kompozisyon tekniği ve güzel yazı yazma sanatı olarak da anlaşılmıştır.
- Ayrıca inşa,kelimelerin cümle içinde söz dizimi kurallarına göre sıralanmasını da ifade etmektedir.
- Nesir halinde yazılan mektup türünün inşâ içinde bir yeri yoktur.
Seçenekler
A
I,II,III,IV
B
I,II,IV,V
C
I,III,IV,V
D
I,II,III,V
E
II,III,IV,V
Açıklama:
İnşâ Türk, Arap ve Fars edebiyatlarında “Resmî yazışmalarda kullanılan nesir
dilini ifade eden edebî tür ve dil bilimi” için kullanılmış, zamanla genel olarak her türlü nesir ve düz yazı karşılığını da kazanmıştır. Ayrıca yeni Türk edebiyatında bir tür kompozisyon tekniği ve güzel yazı yazma sanatı olarak da anlaşılmıştır. Nitekim Ziyâ Paşa’nın, “Şiir ve İnşâ” adlı makalesinde kelimeyi doğrudan doğruya nesir yerine kullanması dikkat çekmektedir. Ayrıca inşa,kelimelerin cümle içinde söz dizimi (terkîb-i kelâm) kurallarına göre sıralanmasını da ifade etmektedir.
dilini ifade eden edebî tür ve dil bilimi” için kullanılmış, zamanla genel olarak her türlü nesir ve düz yazı karşılığını da kazanmıştır. Ayrıca yeni Türk edebiyatında bir tür kompozisyon tekniği ve güzel yazı yazma sanatı olarak da anlaşılmıştır. Nitekim Ziyâ Paşa’nın, “Şiir ve İnşâ” adlı makalesinde kelimeyi doğrudan doğruya nesir yerine kullanması dikkat çekmektedir. Ayrıca inşa,kelimelerin cümle içinde söz dizimi (terkîb-i kelâm) kurallarına göre sıralanmasını da ifade etmektedir.
Soru 5
Itnâb çeşitleri ile ilgili aşağıdakilerden hangileri doğrudur?
- Itnâb-ı Makbûl. Mânayı açıklığa kavuşturma, pekiştirme, mübalağa ve tasvir amacına yönelik bir fayda elde etmek üzere sözü uzatma veya tekrarlamadır.
- Itnâb-ı Mümil. “Bıktıran, usandıran uzun söz” demek olan bu tabirle ya manzumede vezin doldurma veya gereksiz yere sözü uzatma, ifadeye lüzumsuz kelime veya cümle katma işi kastedilmiştir.
- Itnâbı Ma’nevî. Belâgat kitaplarında “haşv-i ma’nevî” şeklinde de yer alan bu ıtnâb türü “ifadede mânanın aynı lafızlarla tekrarı” şeklinde tarif edilmiştir.
Seçenekler
A
yalnız III
B
I,II
C
I,III
D
yalnız II
E
II,III
Açıklama:
Itnâb-ı Makbûl. Mânayı açıklığa kavuşturma, pekiştirme, mübalağa ve tasvir amacına yönelik bir fayda elde etmek üzere sözü uzatma veya tekrarlamadır. Itnâb-ı Mümil. “Bıktıran, usandıran uzun söz” demek olan bu tabirle ya manzumede vezin doldurma veya gereksiz yere sözü uzatma, ifadeye lüzumsuz kelime veya cümle katma işi kastedilmiştir. Itnâbı Ma’nevî. Belâgat kitaplarında “haşv-i ma’nevî” şeklinde de yer
alan bu ıtnâb türü “ifadede mânanın farklı lafızlarla tekrarı” şeklinde tarif edilmiştir.
alan bu ıtnâb türü “ifadede mânanın farklı lafızlarla tekrarı” şeklinde tarif edilmiştir.
Soru 6
Teşbih çeşitleri ile ilgili verilen bilgilerden hangileri doğrudur?
- Mufassal teşbih. Tam teşbih adı da verilen bu çeşit teşbihlerde bütün unsurlar zikredilir.
- Mücmel yahut muhtasar teşbih. Bu türde benzeme yönü zikredilmez. Bu
teşbih mufassal teşbihe göre daha abartılı bir söyleyiş olup belâgat açısından daha makbul sayılır. - Müekked (mûcez) teşbih. Diğerlerine daha sanatlı ve üstün kabul edilen bu tür teşbih, unsurlarının mümkün olduğunca azaltılımasıyla ifadenin güçlendirildiği bir söyleyiştir.
- Beliğ teşbih. Teşbihin iki ana unsurunun yani benzeyen ve benzetilenin
kullanıldığı teşbihtir. Mana daha etkili ve abartılarak ifade edildiğinden teşbih türlerinin en etkisiz olanı olarak kabul edilir.
Seçenekler
A
I,II,III
B
I,II,IV
C
I,III,IV
D
I,III
E
II,III,IV
Açıklama:
Mufassal teşbih. Tam teşbih adı da verilen bu çeşit teşbihlerde bütün unsurlar zikredilir.Mücmel yahut muhtasar teşbih. Bu türde benzeme yönü zikredilmez. Bu
teşbih mufassal teşbihe göre daha abartılı bir söyleyiş olup belâgat açısından daha makbul sayılır.Müekked (mûcez) teşbih. Diğerlerine daha sanatlı ve üstün kabul edilen bu tür teşbih, unsurlarının mümkün olduğunca azaltılımasıyla ifadenin güçlendirildiği bir söyleyiştir.Beliğ teşbih. Teşbihin iki ana unsurunun yani benzeyen ve benzetilenin
kullanıldığı teşbihtir. Mana daha etkili ve abartılarak ifade edildiğinden teşbih türlerinin en makbulü sayılır.
teşbih mufassal teşbihe göre daha abartılı bir söyleyiş olup belâgat açısından daha makbul sayılır.Müekked (mûcez) teşbih. Diğerlerine daha sanatlı ve üstün kabul edilen bu tür teşbih, unsurlarının mümkün olduğunca azaltılımasıyla ifadenin güçlendirildiği bir söyleyiştir.Beliğ teşbih. Teşbihin iki ana unsurunun yani benzeyen ve benzetilenin
kullanıldığı teşbihtir. Mana daha etkili ve abartılarak ifade edildiğinden teşbih türlerinin en makbulü sayılır.
Soru 7
Bir kelime veya ibarenin, teşbihi kuvvetlendirmek, onu abartarak muhataba daha güçlü yorum imkânı sağlamak için benzeşme ilgisiyle ve bir karîneye dayalı olarak gerçek anlamı dışında kullanılması'' şeklinde tarif edilen kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Mecaz
B
İrsâl-i Mesel
C
Tazmin
D
istiâre
E
Tecâhül-i ârifâne
Açıklama:
Sözlükte ''ödünç istemek, ödünç almak'' anlamına gelen istiâre kelimesi bir belagat terimi olarak, ''bir kelime veya ibarenin, teşbihi kuvvetlendirmek, onu abartarak muhataba daha güçlü yorum imkânı sağlamak için benzeşme ilgisiyle ve bir karîneye dayalı olarak gerçek anlamı dışında kullanılması'' şeklinde tarif edilmiştir.
Soru 8
şiir ve nesirde, “bilinen bir hususun bir nükteye bağlı olarak bilinmiyormuş gibi ifade edilmesi”şeklinde tarif edilen sanat aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Teşhis ve İntak
B
Hüsn-i ta’lil
C
tecâhül-i ârif
D
Tenâsüb
E
Leff ü neşr
Açıklama:
Osmanlı edebiyat çevrelerinda kısaca “tecâhül” veya “tecâhül-i ârifâne” şeklinde anılan tecâhül-i ârif sanatı, şiir ve nesirde, “bilinen bir hususun bir nükteye bağlı olarak bilinmiyormuş gibi ifade edilmesi”şeklinde tarif edilebilir.Batı retoriğindeki karşılığı ironidir.
Soru 9
Bâkî’nin:''Eşcâr-ı bâğ hırka-i tecrîde girdiler,Bâd-ı hazan çemende el aldı çenârdan'' beytinde bahçedeki ağaçların dervişlere benzetilmesi aşağıdakilerden hangisine örnektir?
Seçenekler
A
Açık İstiâre
B
Kapalı İstiâre
C
Mürekkep istiâre
D
ma’nâ-yı mecâzî
E
Îrâd-ı mesel
Açıklama:
Kapalı İstiâre (istiâre-i mekniyye). Yalnızca benzeyenle yapılan bu türde benzetilen öğe zikredilmeyip okuyucunun onu belirlemesini sağlayacak bir ipucu mevcuttur. Bâkî’nin:
''Eşcâr-ı bâğ hırka-i tecrîde girdiler,Bâd-ı hazan çemende el aldı çenârdan'' beytinde bahçedeki ağaçların dervişlere benzetilmesi kapalı istiâredir.
''Eşcâr-ı bâğ hırka-i tecrîde girdiler,Bâd-ı hazan çemende el aldı çenârdan'' beytinde bahçedeki ağaçların dervişlere benzetilmesi kapalı istiâredir.
Soru 10
Aralarında karşıtlık dışında bir ilgi bulunan iki veya daha çok kelimenin anlam güzelliğini ve bütünlüğünü sağlamak amacıyla aynı sözde bir araya getirilmesini ifade eden kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Tarih Düşürme
B
Ebced
C
Telmih
D
tenâsüb
E
Leff ü neşr
Açıklama:
Sözlükte “uyum, orantı, yakışma” anlamına gelen tenâsüb kelimesi, edebiyat
terimi olarak “aralarında karşıtlık dışında bir ilgi bulunan iki veya daha çok
kelimenin anlam güzelliğini ve bütünlüğünü sağlamak amacıyla aynı sözde
bir araya getirilmesini” ifade eder.
terimi olarak “aralarında karşıtlık dışında bir ilgi bulunan iki veya daha çok
kelimenin anlam güzelliğini ve bütünlüğünü sağlamak amacıyla aynı sözde
bir araya getirilmesini” ifade eder.
Soru 11
Hangisi İlm-i Belagat'ı meydana getiren üç ana konudan biridir?
Seçenekler
A
Beyan
B
Fesahat
C
Aruz
D
Kafiye
E
Lügaz
Açıklama:
İlm-i Belagat'ı meydana getiren 3 ana konu, Meani, Beyan ve Bedi'dir. Cevap A şıkkıdır.
Soru 12
Bir ifadedeki kelimeler arasında kulakla farkedilebilen uyuşmazlığa ne denir?
Seçenekler
A
Lüknet
B
Garabet
C
Zaf-ı telif
D
İmlasızlık
E
Kasret-i tekrar
Açıklama:
B şıkkı, alışılmamış sözlerin kullanılması; c şıkkı, ifade zayıflığı; d şıkkı, yazım hataları; e şıkkı sık tekrar demektir. Cevap a şıkkıdır.
Soru 13
Hangisi Beyan konularından biridir?
Seçenekler
A
Hakikat
B
İsnad
C
İnşa
D
Dilek
E
Emir
Açıklama:
Diğerleri Meani'nin konularıdır. Cevap A şıkkıdır.
Soru 14
Türk belagat literatüründe klasik özellikteki ilk Türkçe eser hangisidir?
Seçenekler
A
Belagat-ı Lisan-i Osmani
B
Miftahu'l-ulüm
C
Telhisü'l-Miftah
D
El-izah
E
El-Mutavvel
Açıklama:
İlk Türkçe eser dediği için cevap a'dır.
Soru 15
Seci sanatının Türk dilindeki en mükemmel örneği hangisidir?
Seçenekler
A
Tazarru-name
B
Müzekki'n-nüfus
C
Tezkiretü'l-evliya
D
Menakıbname
E
Ma'rifetname
Açıklama:
Diğerlerinde de secili ifadeler vardır ama en diye sorulduğu için cevap A'dır.
Soru 16
Arap alfabesinin ilk tertibi ve harflerinin taşıdığı sayı değerlerine dayanan hesap sistemine ne denir?
Seçenekler
A
Ebced
B
Tarih düşürme
C
Hüsn-i ta'lil
D
Teşhis
E
Leff ü neşr
Açıklama:
b şıkkı, tarih manzumesi yazarak vuku bulan hadiselerin tarihlerini zikretmek;c şıkkı, bir olayın gerçek sebebinin göz ardı edilerek heyecan unsurunun ön plana çıkarılması; d şıkkı, varlıkların kişileştirilerek yeni kimlikler kazanması; e şıkkı, cümlenin kuruluşu ve dizilişi ile ilgili anlama güzellik katan demektir. Cevap A şıkkıdır.
Soru 17
Yazar-eser eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Es-sekkaki-Miftahu'l-ulum
B
El Kazvini-El-izah
C
Cevdet Paşa-Belagat-ı Osmaniye
D
Yekta Saraç-Edebiyat Bilgi ve Teorileri
E
Recaizade Ekrem-Talim-i Edebiyat
Açıklama:
Yekta Saraç-Edebiyat Bilgi ve Teorileri adlı eser Kaya Bilgel'e aittir.
Soru 18
Hangisi iktibas türlerinden değildir?
Seçenekler
A
Hasen
B
Müstehcen
C
Tam
D
Nakıs
E
Mümil
Açıklama:
E şıkkı İtnab türüdür. Cevap E şıkkıdır.
Soru 19
-Başka bir şaire ait olan mısranın başka bir şiirde kullanılmasıdır
-Daha çok gazel ve kasidede uygulanır
-Alıntılanan şiir parçasının kime ait olduğunu söylemek bir kuraldır
-Eskiden nazım ve nesir için müştereken kullanılmıştır
-Gazeteciliğin yaygınlaşmasından donra nazıma ait bir terime dönüşmüştür
Yukarıda bazı özellikleri belirtilen edebi sanat türü hangisidir?
-Daha çok gazel ve kasidede uygulanır
-Alıntılanan şiir parçasının kime ait olduğunu söylemek bir kuraldır
-Eskiden nazım ve nesir için müştereken kullanılmıştır
-Gazeteciliğin yaygınlaşmasından donra nazıma ait bir terime dönüşmüştür
Yukarıda bazı özellikleri belirtilen edebi sanat türü hangisidir?
Seçenekler
A
Mecaz
B
Tazmin
C
İnşa
D
Seci
E
İstiare
Açıklama:
Bahsedilen özellikler Tazmin'e aittir. Cevap B şıkkıdır.
Soru 20
Muhyiddin İbnü'l Arabi'nin eserlerinde hangi edebi sanat türü ile ilgili geniş açıklamalar vardır?
Seçenekler
A
Ebced
B
İstiare
C
Mecaz
D
İnşa
E
Tenasüb
Açıklama:
Ebced hesabı ile ilgili açıklamalar vardır. Cevap A şıkkıdır.
Soru 21
Sözün “fasih ve açık seçik olması” anlamındaki kelime aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Belâgat
B
Meânî
C
Teşbih
D
Telmih
E
Beyan
Açıklama:
Belâgat, sözlükte, sözün “fasih ve açık seçik olması” demektir.
Soru 22
Aşağıdakilerden hangisi “kelâmın mukteza-yı hâle uygunluğunu sağlamak için gerekli olanları bilme” şeklinde tanımlanabilecek konular anlamındadır?
Seçenekler
A
Meânî
B
Beyân
C
Bedî’
D
Fesâhati
E
Tenâfür
Açıklama:
BELÂGAT
Meânî “kelâmın mukteza-yı hâle uygunluğunu sağlamak için gerekli olanları bilme” şeklinde tanımlanabilecek konulardır.
Meânî “kelâmın mukteza-yı hâle uygunluğunu sağlamak için gerekli olanları bilme” şeklinde tanımlanabilecek konulardır.
Soru 23
Aşağıdakilerden hangisi sözün açık-seçik, kolay ve anlaşılabilmesini temin etme yolları anlamındadır?
Seçenekler
A
Beyân
B
Bedî’
C
Meânî
D
Müsâvât
E
Ta’kîd
Açıklama:
BELÂGAT
Beyân, sözün açık-seçik, kolay ve anlaşılabilmesini temin etme yolları anlamındadır.
Beyân, sözün açık-seçik, kolay ve anlaşılabilmesini temin etme yolları anlamındadır.
Soru 24
Aşağıdakilerden hangisi sözü güzel, süslü ve etkili söyleme usulleri anlamındadır?
Seçenekler
A
Bedî’
B
Meânî
C
Beyân
D
İstiâre
E
Tevriye
Açıklama:
BELÂGAT
Bedî’, sözü güzel, süslü ve etkili söyleme usulleri anlamındadır.
Bedî’, sözü güzel, süslü ve etkili söyleme usulleri anlamındadır.
Soru 25
“Resmî yazışmalarda kullanılan nesir dilini ifade eden edebî tür ve dil bilimi” için kullanılmış ifade hangisidir?
Seçenekler
A
İnşâ
B
Secî
C
Itnâb
D
İktibas
E
İstişhad
Açıklama:
TÜRK-İSLÂM EDEBİYATI METİNLERİNDE KARŞILAŞILAN BAŞLICA EDEBÎ SANATLAR
“Resmî yazışmalarda kullanılan nesir dilini ifade eden edebî tür ve dil bilimi” için kullanılmış ifade İnşâ'dır.
“Resmî yazışmalarda kullanılan nesir dilini ifade eden edebî tür ve dil bilimi” için kullanılmış ifade İnşâ'dır.
Soru 26
İnşa ile yakın ilgisi bulunan ve daha çok bir nesir sanatı kabul edilen ifade aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Secî
B
İnşa
C
Itnâb
D
İktibas
E
İstişhad
Açıklama:
TÜRK-İSLÂM EDEBİYATI METİNLERİNDE KARŞILAŞILAN BAŞLICA EDEBÎ SANATLAR
İnşa ile yakın ilgisi bulunan ve daha çok bir nesir sanatı kabul edilen secî'dir.
İnşa ile yakın ilgisi bulunan ve daha çok bir nesir sanatı kabul edilen secî'dir.
Soru 27
“Bir düşüncenin gereğinden fazla sözle ifade edilmesi” anlamına gelen ifade hangisidir?
Seçenekler
A
Itnâb
B
Secî
C
İnşa
D
İktibas
E
İstişhad
Açıklama:
TÜRK-İSLÂM EDEBİYATI METİNLERİNDE KARŞILAŞILAN BAŞLICA EDEBÎ SANATLAR
“Bir düşüncenin gereğinden fazla sözle ifade edilmesi” anlamına gelen ifade Itnâb'dır.
“Bir düşüncenin gereğinden fazla sözle ifade edilmesi” anlamına gelen ifade Itnâb'dır.
Soru 28
“Kur’an ve hadisten alınmış bir ibareyi beyte/mısraa/cümleye yerleştirmek” şeklinde tanımlanabilecek sanat aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İktibas
B
İstişhad
C
Itnâb
D
Secî
E
İnşâ
Açıklama:
TÜRK-İSLÂM EDEBİYATI METİNLERİNDE KARŞILAŞILAN BAŞLICA EDEBÎ SANATLAR
“Kur’an ve hadisten alınmış bir ibareyi beyte/mısraa/cümleye yerleştirmek” şeklinde tanımlanabilecek sanat İktibas'dır.
“Kur’an ve hadisten alınmış bir ibareyi beyte/mısraa/cümleye yerleştirmek” şeklinde tanımlanabilecek sanat İktibas'dır.
Soru 29
Türk edebiyatında bir edebî sanat olarak “irsâl-i mesel” veya “iktibas” aşağıdakilerden hangisinin yerine tercih edilmiştir?
Seçenekler
A
İstişhad
B
İktibas
C
Itnâb
D
Secî
E
İnşâ
Açıklama:
TÜRK-İSLÂM EDEBİYATI METİNLERİNDE KARŞILAŞILAN BAŞLICA EDEBÎ SANATLAR
Türk edebiyatında bir edebî sanat olarak istişhâddan ziyade ona çok benzeyen “irsâl-i mesel” veya “iktibas” tercih edilmiş, bu sebeple Türk.e belâgat kitaplarının çoğunda istişhâd bahsi yer almamıştır.
Türk edebiyatında bir edebî sanat olarak istişhâddan ziyade ona çok benzeyen “irsâl-i mesel” veya “iktibas” tercih edilmiş, bu sebeple Türk.e belâgat kitaplarının çoğunda istişhâd bahsi yer almamıştır.
Soru 30
''Bir kelime veya ibarenin, teşbihi kuvvetlendirmek, onu abartarak muhataba daha güçlü yorum imkânı sağlamak için benzeşme ilgisiyle ve bir karîneye dayalı olarak gerçek anlamı dışında kullanılması'' şeklinde tarif edilen sanat hangisidir?
Seçenekler
A
İstiâre
B
Mecaz
C
İrsâl-i Mesel
D
Teşbih
E
İstişhad
Açıklama:
TÜRK-İSLÂM EDEBİYATI METİNLERİNDE KARŞILAŞILAN BAŞLICA EDEBÎ SANATLAR
İstiâre ''Bir kelime veya ibarenin, teşbihi kuvvetlendirmek, onu abartarak muhataba daha güçlü yorum imkânı sağlamak için benzeşme ilgisiyle ve bir karîneye dayalı olarak gerçek anlamı dışında kullanılması'' şeklinde tarif edilen sanattır.
İstiâre ''Bir kelime veya ibarenin, teşbihi kuvvetlendirmek, onu abartarak muhataba daha güçlü yorum imkânı sağlamak için benzeşme ilgisiyle ve bir karîneye dayalı olarak gerçek anlamı dışında kullanılması'' şeklinde tarif edilen sanattır.
Soru 31
Aşağıdakilerden hangisi Türk ve Fars belâgati üzerinde tercüme ve şerhleriyle asırlarca etkisini sürdürecek olan Ebû Ya’kûb es-Sekkâkî’nin (ö.1229) sonradan sahanın klasikleri arasında sayılan bir eseridir?
Seçenekler
A
Delâilü’l-i’câz
B
Esrârü’l-belâğa
C
Miftâhu’l-ulûm
D
Belâgat
E
Beyânü’l-Kur’ân
Açıklama:
Kur’an’ın Arap diliyle ortaya konmuş bir belâgat mucizesi oluşu, onu anlamak için Arap dili, grameri ve edebiyatı konularını da bilmeyi gerektiriyordu. Bu sebeple X-XIV. yüzyılları kapsayan bu ikinci devre, belâgatin bir ilim dalı olarak teşekkül etmeye başladığı, terimlerinin ortaya çıktığı, yazılan eserlerde belâgat bahislerinin ağırlık kazandığı ve böylece söz konusu ilim dalının Meânî, Beyan ve Bedî’den ibaret klasik şeklini alarak teşekkülünü tamamladığı bir zaman dilimi oldu. Ayrıca bu devrede, sonraki yıllarda Türk ve Fars belâgati üzerinde tercüme ve şerhleriyle asırlarca etkisini sürdürecek olan Abdülkâhir el-Cürcânî’nin (ö. 1079), Delâilü’l-i’câz ve Esrârü’l-belâğa adlı kitapları ile Ebû Ya’kûb es-Sekkâkî’nin (ö.1229) Miftâhu’l-ulûm’u gibi sonradan sahanın klasikleri sayılan eserler de kaleme alınmıştı.
Soru 32
Aşağıdakilerden hangisi Hatip el-Kazvinî'nin bir eseridir?
Seçenekler
A
Miftâhu’l-ulûm
B
Telhisü’l-Miftâh
C
Delâilü’l-i’câz
D
Esrârü’l-belâğa
E
İ’râbü-Kur’ân
Açıklama:
Türkçe, Farsça ve Arapça bilen ünlü dil bilgini Hatip el-Kazvinî (ö. 1338), es-Sekkâkî’nin Miftâhu’l-ulûm’unun üçüncü bölümününden faydalanarak Telhisü’l-Miftâh’ı kaleme almış, belâgat çalışmalarında mantıkî tarif, tasnif ve değerlendirmelerle kelâm ve felsefe mektebinin en önemli eserini ortaya koymuştur
Soru 33
Talîm-i Edebiyat kimin eseridir?
Seçenekler
A
Ahmed Cevdet Paşa
B
Recâizade Ekrem
C
Hatip el-Kazvinî
D
Ebû Ya’kûb es-Sekkâkî
E
Abdülkâhir el-Cürcân
Açıklama:
Son devir, İslâm dünyasının Batı ile temasa geçmesinin etkisiyle, biri klasik anlayışı devam ettirmeye, diğeri batı retoriği ile belâgat konularını kaynaştırmaya çalışan yenilikçi yazarların eserleri olmak üzere, iki farklı istikamette gelişmiştir. Bunlardan birincisine Türk edebiyat camiasından Ahmed Cevdet Paşa’nın kaleme aldığı Belâgat-i Osmaniyeniyye’si, ikincisine Recâizade Ekrem’in Talîm-i Edebiyat’ı örnektir. İkinci yolu seçen yazarlar belâgat meselelerini daha çok edebî tenkid ve estetik endişelerle birlikte ele almışlardır.
Soru 34
Belagat hangi anlamda kullanılmaz?
Seçenekler
A
Meleke
B
En açık
C
Akıcı
D
Güzel
E
Lüknet
Açıklama:
Arapça “be-le-ga” kökünden gelen belâgat, sözlükte, sözün “fasih ve açık seçik olması” demektir. Aynı kökten gelen “el-belîg”, fasih ve açık karşılığında kullanılmış olup “sözün maksadı en güzel şekilde ifade edebilme özelliğini” anlatır. Nitekim Kur’ân-ı Kerîm’de bu özelliğe sahip olan kitap anlamında “el-belâgu’l-mübîn/benzeri ortaya konamayacak apaçık söz” olarak adlandırılmıştır.
Belâgatin bir edebiyat terimi olarak iki manada kullanıldığı görülmektedir. Birincisi meleke ve kabiliyet manasını taşır. Batı dillerinde “eloquence/elokuans” kelimesiyle karşılanan belâgatin bu yönü “bir fikrin yazılı ve sözlü olarak yerinde, yeterince ve zamanında ifadesi” manasına gelir. Bu tanım klasik belâgat kitaplarında “Sözün fasih olmak şartıyla muktezâ-yı hâle mutabık olması” şeklindedir. Bu anlamıyla belâgat insanda doğuştan var olan ve ona has bir melekedir. Nitekim bu gerçek Kur’ân-ı Kerîm’de “Allah insana beyânı (düşündüğünü açık bir şekilde ifade etmeyi) öğretti” (er-Rahmân 55/3-4) âyetiyle ifade edilmiştir.
Kelimenin, batı dillerinde “rhetorique/retorik” terimiyle karşılanan ve belâgat ilmini ifade eden ikinci anlamı ise “en açık, akıcı, zamanında ve yerli yerinde söz söyleme/yazma kâidelerini inceleyen” bir ilmî disiplinin adı şeklinde tanımlanabilir. Bu tanım klasik belâgat kitaplarında yine “Kelâmın fasih olmak şartıyla muktezâ-yı hâle mutabık olmasının usûl ve kaidelerini bildiren” ilim şeklinde yer almıştır. Belâgatin bu maksadına ulaşılabilmesi için şu üç bahis ve ekleri hakkında bilgi sahibi olmak gerekir: 1. Meânî denilen ve “kelâmın mukteza-yı hâle uygunluğunu sağlamak için gerekli olanları bilme” şeklinde tanımlanabilecek konular. 2. Beyân, “sözün açık-seçik, kolay ve anlaşılabilmesini temin etme yolları. 3. Bedî’, sözü güzel, süslü ve etkili söyleme usulleri.
Bu sayılan vasıflara sahip olan söz, manzum olsun, mensur bulunsun kısa ve veciz, kolay anlaşılır, manaca zengin ve derin olur; okuyana-dinleyene zevk ve haz verir. İşte bu sebepten dolayı da bütün edip ve yazarların maksadı da böyle bir söz söyleyebilmektir.
Belâgatin bir edebiyat terimi olarak iki manada kullanıldığı görülmektedir. Birincisi meleke ve kabiliyet manasını taşır. Batı dillerinde “eloquence/elokuans” kelimesiyle karşılanan belâgatin bu yönü “bir fikrin yazılı ve sözlü olarak yerinde, yeterince ve zamanında ifadesi” manasına gelir. Bu tanım klasik belâgat kitaplarında “Sözün fasih olmak şartıyla muktezâ-yı hâle mutabık olması” şeklindedir. Bu anlamıyla belâgat insanda doğuştan var olan ve ona has bir melekedir. Nitekim bu gerçek Kur’ân-ı Kerîm’de “Allah insana beyânı (düşündüğünü açık bir şekilde ifade etmeyi) öğretti” (er-Rahmân 55/3-4) âyetiyle ifade edilmiştir.
Kelimenin, batı dillerinde “rhetorique/retorik” terimiyle karşılanan ve belâgat ilmini ifade eden ikinci anlamı ise “en açık, akıcı, zamanında ve yerli yerinde söz söyleme/yazma kâidelerini inceleyen” bir ilmî disiplinin adı şeklinde tanımlanabilir. Bu tanım klasik belâgat kitaplarında yine “Kelâmın fasih olmak şartıyla muktezâ-yı hâle mutabık olmasının usûl ve kaidelerini bildiren” ilim şeklinde yer almıştır. Belâgatin bu maksadına ulaşılabilmesi için şu üç bahis ve ekleri hakkında bilgi sahibi olmak gerekir: 1. Meânî denilen ve “kelâmın mukteza-yı hâle uygunluğunu sağlamak için gerekli olanları bilme” şeklinde tanımlanabilecek konular. 2. Beyân, “sözün açık-seçik, kolay ve anlaşılabilmesini temin etme yolları. 3. Bedî’, sözü güzel, süslü ve etkili söyleme usulleri.
Bu sayılan vasıflara sahip olan söz, manzum olsun, mensur bulunsun kısa ve veciz, kolay anlaşılır, manaca zengin ve derin olur; okuyana-dinleyene zevk ve haz verir. İşte bu sebepten dolayı da bütün edip ve yazarların maksadı da böyle bir söz söyleyebilmektir.
Soru 35
Aşağıdakilerden hangisi Beyân ile ilgilidir?
Seçenekler
A
Mecaz
B
Eylem
C
Dilek
D
İsnad
E
inşâ
Açıklama:
Beyân konuları ise şöylece sıralanabilir: Lafzın manaya delâleti, hakikat, mecaz, kinâye, teşbih, istiâre, mecâz-ı mürsel, ta’riz vb.
Soru 36
Aşağıdakilerden hangisi Bedî’ ile ilgilidir?
Seçenekler
A
Kinâye
B
Teşbih
C
Tekrir
D
İstiâre
E
Ta’riz
Açıklama:
Bedî’. Vücûh-ı tahsin/ sözü güzelleştirme yolları olarak da adlandırılan bu bahis genel olarak edebî sanatları içine alır. Lafız ve mânâya ait olmak üzere ikiye ayrılan bu sanatların başlıcaları şunlardır: İrsâl-i mesel, tecâhül-i ârifâne, mezheb-i kelâmî, tevriye, îham, teşhis ve intak, hüsn-i ta’lil, mübalağa, nidâ, rücû, iltifat, tekrir, istifham, telmih, iktibas, tazmin, mülemmâ, tenâsüb, tensîk, cem ve taksim, leff ü neşr, kelâm-ı edebî, cinas, kalb ve aks, secî.
Soru 37
Hangisi Meânî ile ilgilidir?
Seçenekler
A
Kinâye
B
Teşbih
C
Mecaz
D
İsnad
E
Hakikat
Açıklama:
Meânî konularının başlıcaları şunlardır: İsnad, inşâ, dilek (temenni), emir, nehiy, ünlem (nidâ), yüklem (müsned), özne (fail, nâib-i fail), cümle ve unsurları, kısaltma veya daraltma (kasr), bağlama (vasıl), ayırma (fasl), ölçülü söz söyleme (müsâvât), sözü bir maksatla kısa söyleme (icâz), maksadı gereğinden fazla sözle ve uzun ifade etme (itnâb).
Soru 38
Türk belâgat literatüründe klasik özellikteki ilk Türkçe eser olan Belâgat-ı Lisân-ı Osmânî kimin eseridir?
Seçenekler
A
Ahmed Hamdi
B
Ahmet Cevdet Paşa
C
Süleyman Paşa
D
İsmail Ankaravî
E
Abdünnafi Efendi
Açıklama:
Türk belâgat literatüründe klasik özellikteki ilk Türkçe eser, örnekleri bakımından zayıf olsa da Ahmed Hamdi’nin Belâgat-ı Lisân-ı Osmânî adlı kitabıdır.
Soru 39
Sadece belagat ve edebi sanatlar konusunda değil, eski Türk edebiyatını ilgilendiren hemen her konuda başvurulacak bir ilk kaynak özelliğine sahip olan Ansiklopedik Divan Şiiri Sözlüğü kimin eseridir?
Seçenekler
A
Kaya Bilgel
B
Menderes Coşkun
C
M.A.Yekta Saraç
D
İskender Pala
E
Muallim Naci
Açıklama:
İskender Pala’nın, Ansiklopedik Divan Şiiri Sözlüğü de sadece belagat ve edebi sanatlar konusunda değil, eski Türk edebiyatını ilgilendiren hemen her konuda başvurulacak bir ilk kaynak özelliğine sahiptir.
Soru 40
Edirne Müftüsü Fevzi Efendi’nin Mevhibetü'l-vehhâb adlı 30’a yakın baskı yapmış eserindeki Türkçe, Arapça ve Farsça dualar Türk-İslam edebiyatında karşılaşılan edebi sanatlardan hangi ifadenin başarılı örneklerindendir?
Seçenekler
A
İnşâ
B
Seci
C
Itnap
D
İktibas
E
İstişhad
Açıklama:
İnşa ile yakın ilgisi bulunan ve daha çok bir nesir sanatı kabul edilen secî, söze güzellik ve süs katan hususlardan biri kabul edilmiştir. Sözlü edebiyat alanının önemli bir bölümü olan dua metinlerinde secî etkili bir ifade tarzı olarak dikkat çekmektedir. ''Duâ-nâme'' adıyla anılan bu Türkçe eserlerin bilhassa mensur olanları bu üslûpla kaleme alınmıştır. Edirne Müftüsü Fevzi Efendi’nin Mevhibetü'l-vehhâb adlı 30’a yakın baskı yapmış eserindeki Türkçe, Arapça ve Farsça dualar, secili ifadenin başarılı örnekleridir.
Soru 41
Hangisi sözün maksadı en güzel biçimde ifade edebilme anlamındadır?
Seçenekler
A
Belagat.
B
Mecaz.
C
Kinaye.
D
Telmih.
E
Beyan.
Açıklama:
Belagat. Cevap A'dır.
Soru 42
Hangisi gerekli olanları bilme şeklinde tanımlanabilecek konular' anlamındadır?
Seçenekler
A
Belagat.
B
Meani.
C
Beyan.
D
Bedi.
E
Mecaz.
Açıklama:
Meani. Cevap B'dir.
Soru 43
Hangisi sözün açık seçik anlaşılabilmesini temin etme yolları ile ilgilidir?
Seçenekler
A
Meani.
B
Beyan.
C
Bedi.
D
Belagat.
E
Mecaz.
Açıklama:
Beyan. Cevap B'dir.
Soru 44
Hangisi sözü süslü söyleme usulleriyle ilgilidir?
Seçenekler
A
Mecaz.
B
Meani.
C
Beyan.
D
Bedi.
E
Belagat.
Açıklama:
Bedi. Cevap D'dir.
Soru 45
Hangisi terkibi kelam kurallarına göre sıralanmayı ifade eder?
Seçenekler
A
Mecaz.
B
Belagat.
C
İnşa.
D
Beyan .
E
Bedi.
Açıklama:
İnşa. Cevap C'dir.
Soru 46
Hangisi bir düşüncenin gereğinden fazla sözle ifade edilmesi anlamındadır?
Seçenekler
A
Bedi.
B
Beyan.
C
Mecaz.
D
Seci.
E
Itnap.
Açıklama:
Itnap. Cevap E'dir.
Soru 47
Hangisi Kuran ve Hadisten alınmış bir ibareyi cümleye yerleştirmek anlamındadır?
Seçenekler
A
Bedi.
B
Seci.
C
Beyan.
D
Mecaz.
E
İktibas.
Açıklama:
iktibas. Cevap E'dir.
Soru 48
Hangisi günümüzde kullanılan 'gibi' takısıyla ilgilidir?
Seçenekler
A
Teşbih.
B
Mecaz.
C
Kinaye.
D
Belagat.
E
Beyan.
Açıklama:
Teşbih. Cevap A'dır.
Soru 49
Hangisi 'ödünç istemek, ödünç almak anlamındadır?
Seçenekler
A
İstiare.
B
İktibas.
C
Teşbih.
D
Belagat.
E
Bedi.
Açıklama:
İstiare. Cevap A'DIR.
Soru 50
"Miftâhu’l-ulûm" eserinin yazarı kimdir?
Seçenekler
A
Hatip el-Kazvini
B
es-Sekkaki
C
el-Meani
D
es-Bedii
E
el-Miftahi
Açıklama:
XIV. yüzyıl ortalarından XIX. yüzyıl sonlarına kadar devam eden uzun süreyi kapsayan üçüncü safha yeni eserler yerine, bu konudaki şerh, haşiye ve talikatların kaleme alındığı duraklama yahut derinleşme devresidir. Nitekim Türkçe, Farsça ve Arapça bilen ünlü dil bilgini Hatip el-Kazvinî (ö. 1338), es-Sekkâkî’nin Miftâhu’l-ulûm’unun üçüncü bölümününden faydalanarak Telhisü’l-Miftâh’ı kaleme almış, belâgat çalışmalarında mantıkî tarif, tasnif ve değerlendirmelerle kelâm ve felsefe mektebinin en önemli eserini ortaya koymuştur.
Soru 51
Sözün “fasih ve açık seçik olması” durumuna ne ad verilir?
Seçenekler
A
Belagat
B
İnaiyet
C
Mecazat
D
İstiare
E
Tecahül-i Arif
Açıklama:
Arapça “be-le-ga” kökünden gelen belâgat, sözlükte, sözün “fasih ve açık seçik olması”
demektir. Aynı kökten gelen “el-belîg”, fasih ve açık karşılığında kullanılmış olup “sözün
maksadı en güzel şekilde ifade edebilme özelliğini” anlatır. Nitekim Kur’ân-ı Kerîm’de bu özelliğe sahip olan kitap anlamında “el-belâgu’l-mübîn/benzeri ortaya konamayacak
apaçık söz” olarak adlandırılmıştır.
demektir. Aynı kökten gelen “el-belîg”, fasih ve açık karşılığında kullanılmış olup “sözün
maksadı en güzel şekilde ifade edebilme özelliğini” anlatır. Nitekim Kur’ân-ı Kerîm’de bu özelliğe sahip olan kitap anlamında “el-belâgu’l-mübîn/benzeri ortaya konamayacak
apaçık söz” olarak adlandırılmıştır.
Soru 52
“Kelâmın mukteza-yı hâle uygunluğunu sağlamak için gerekli olanları bilme” ilmine ne ad verilir?
Seçenekler
A
Meali
B
Meani
C
Mecazi
D
Zahiri
E
Batıni
Açıklama:
1. Meânî denilen ve “kelâmın mukteza-yı hâle uygunluğunu sağlamak için gerekli
olanları bilme” şeklinde tanımlanabilecek konular.
2. Beyân, “sözün açık-seçik, kolay ve anlaşılabilmesini temin etme yolları.
3. Bedî’, sözü güzel, süslü ve etkili söyleme usulleri.
Bu sayılan vasıflara sahip olan söz, manzum olsun, mensur bulunsun kısa ve veciz,
kolay anlaşılır, manaca zengin ve derin olur; okuyana-dinleyene zevk ve haz verir. İşte bu sebepten dolayı da bütün edip ve yazarların maksadı da böyle bir söz söyleyebilmektir.
olanları bilme” şeklinde tanımlanabilecek konular.
2. Beyân, “sözün açık-seçik, kolay ve anlaşılabilmesini temin etme yolları.
3. Bedî’, sözü güzel, süslü ve etkili söyleme usulleri.
Bu sayılan vasıflara sahip olan söz, manzum olsun, mensur bulunsun kısa ve veciz,
kolay anlaşılır, manaca zengin ve derin olur; okuyana-dinleyene zevk ve haz verir. İşte bu sebepten dolayı da bütün edip ve yazarların maksadı da böyle bir söz söyleyebilmektir.
Soru 53
Aşğıdakilerden hangisi "Meani" konularından birisidir?
Seçenekler
A
Hakikat
B
Mecaz
C
Kinaye
D
Rücu
E
Fasl
Açıklama:
Meânî konularının başlıcaları şunlardır: İsnad, inşâ, dilek (temenni), emir, nehiy, ünlem (nidâ), yüklem (müsned), özne (fail, nâib-i fail), cümle ve unsurları, kısaltma veya
daraltma (kasr), bağlama (vasıl), ayırma (fasl), ölçülü söz söyleme (müsâvât), sözü bir
maksatla kısa söyleme (icâz), maksadı gereğinden fazla sözle ve uzun ifade etme (itnâb).
daraltma (kasr), bağlama (vasıl), ayırma (fasl), ölçülü söz söyleme (müsâvât), sözü bir
maksatla kısa söyleme (icâz), maksadı gereğinden fazla sözle ve uzun ifade etme (itnâb).
Soru 54
Aşağıdakilerden hangisi "Beyan" konularından bir tanesidir?
Seçenekler
A
Mecaz
B
Müsned
C
Fail
D
Kasr
E
Vasıl
Açıklama:
Beyân konuları ise şöylece sıralanabilir: Lafzın manaya delâleti, hakikat, mecaz,
kinâye, teşbih, istiâre, mecâz-ı mürsel, ta’riz vb. Bedî’. Vücûh-ı tahsin/ sözü güzelleştirme yolları olarak da adlandırılan bu bahis genel olarak edebî sanatları içine alır. Lafız ve mânâya ait olmak üzere ikiye ayrılan bu sanatların başlıcaları şunlardır: İrsâl-i mesel, tecâhül-i ârifâne, mezheb-i kelâmî, tevriye, îham, teşhis ve intak, hüsn-i ta’lil, mübalağa, nidâ, rücû, iltifat, tekrir, istifham, telmih, iktibas, tazmin, mülemmâ, tenâsüb, tensîk, cem ve taksim, leff ü neşr, kelâm-ı edebî, cinas, kalb ve aks, secî.
kinâye, teşbih, istiâre, mecâz-ı mürsel, ta’riz vb. Bedî’. Vücûh-ı tahsin/ sözü güzelleştirme yolları olarak da adlandırılan bu bahis genel olarak edebî sanatları içine alır. Lafız ve mânâya ait olmak üzere ikiye ayrılan bu sanatların başlıcaları şunlardır: İrsâl-i mesel, tecâhül-i ârifâne, mezheb-i kelâmî, tevriye, îham, teşhis ve intak, hüsn-i ta’lil, mübalağa, nidâ, rücû, iltifat, tekrir, istifham, telmih, iktibas, tazmin, mülemmâ, tenâsüb, tensîk, cem ve taksim, leff ü neşr, kelâm-ı edebî, cinas, kalb ve aks, secî.
Soru 55
Aşağıda sayılanlardan hangisi "Bedi" konularından birisidir?
Seçenekler
A
Hakikat
B
Mecaz
C
Lafız
D
Teşbih
E
Rücu
Açıklama:
Beyân konuları ise şöylece sıralanabilir: Lafzın manaya delâleti, hakikat, mecaz,
kinâye, teşbih, istiâre, mecâz-ı mürsel, ta’riz vb.
Bedî’. Vücûh-ı tahsin/ sözü güzelleştirme yolları olarak da adlandırılan bu bahis
genel olarak edebî sanatları içine alır. Lafız ve mânâya ait olmak üzere ikiye ayrılan bu
sanatların başlıcaları şunlardır: İrsâl-i mesel, tecâhül-i ârifâne, mezheb-i kelâmî, tevriye, îham, teşhis ve intak, hüsn-i ta’lil, mübalağa, nidâ, rücû, iltifat, tekrir, istifham, telmih, iktibas, tazmin, mülemmâ, tenâsüb, tensîk, cem ve taksim, leff ü neşr, kelâm-ı edebî, cinas, kalb ve aks, secî.
kinâye, teşbih, istiâre, mecâz-ı mürsel, ta’riz vb.
Bedî’. Vücûh-ı tahsin/ sözü güzelleştirme yolları olarak da adlandırılan bu bahis
genel olarak edebî sanatları içine alır. Lafız ve mânâya ait olmak üzere ikiye ayrılan bu
sanatların başlıcaları şunlardır: İrsâl-i mesel, tecâhül-i ârifâne, mezheb-i kelâmî, tevriye, îham, teşhis ve intak, hüsn-i ta’lil, mübalağa, nidâ, rücû, iltifat, tekrir, istifham, telmih, iktibas, tazmin, mülemmâ, tenâsüb, tensîk, cem ve taksim, leff ü neşr, kelâm-ı edebî, cinas, kalb ve aks, secî.
Soru 56
Türk belâgat literatüründe klasik özellikteki ilk Türkçe eser kime aittir?
Seçenekler
A
Ahmed Hamdi
B
Ahmet Cevdet Paşa
C
Recaizade Mahmut Ekrem
D
Ahmet Mithat Paşa
E
Mehmet Rıfat
Açıklama:
Türk belâgat literatüründe klasik özellikteki ilk Türkçe eser, örnekleri bakımından zayıf
olsa da Ahmed Hamdi’nin Belâgat-ı Lisân-ı Osmânî adlı kitabıdır (İstanbul 1293).
Bu eseri, büyük hukuk külliyatı Mecelle’yi de kaleme alan, Ahmed Cevdet Paşanın
Mekteb-i Hukuk’ta okuttuğu belâgat derslerine ait notlar takib eder. Belâgat-i Osmâniye adıyla kısım kısım (cüz cüz) yayımlandığında (İstanbul 1298) büyük bir yankı uyandıran kitap, klasik Türk belâgati literatüründe bir dönüm noktası olmuş ve sekiz defa basılmıştır.
olsa da Ahmed Hamdi’nin Belâgat-ı Lisân-ı Osmânî adlı kitabıdır (İstanbul 1293).
Bu eseri, büyük hukuk külliyatı Mecelle’yi de kaleme alan, Ahmed Cevdet Paşanın
Mekteb-i Hukuk’ta okuttuğu belâgat derslerine ait notlar takib eder. Belâgat-i Osmâniye adıyla kısım kısım (cüz cüz) yayımlandığında (İstanbul 1298) büyük bir yankı uyandıran kitap, klasik Türk belâgati literatüründe bir dönüm noktası olmuş ve sekiz defa basılmıştır.
Soru 57
“Sen kim gelesin meclise bir yer mi bulunmaz
(Baş üzre yerin var)
Gül goncesisin kûşe-i destâr senindir”
dizelerinde hangi belagat sanatı kullanılmıştır?
(Baş üzre yerin var)
Gül goncesisin kûşe-i destâr senindir”
dizelerinde hangi belagat sanatı kullanılmıştır?
Seçenekler
A
Itnab-ı Makbul
B
Itnab-ı Mümil
C
İcaz- Kamil
D
Itnab-ı Manevi
E
Itnab-ı Mecazi
Açıklama:
Itnâb-ı Makbûl. Mânayı açıklığa kavuşturma, pekiştirme, mübalağa ve tasvir amacına yönelik bir fayda elde etmek üzere sözü uzatma veya tekrarlamadır. Câiz görülen bu ıtnâb bir yahut birden fazla unsurla gerçekleştirilebilir. Nedim’in,
“Sen kim gelesin meclise bir yer mi bulunmaz
(Baş üzre yerin var)
Gül goncesisin kûşe-i destâr senindir”
mısraları arasında paranteze alınmış olan cümle açıklama (tafsil) için yapılmış
makbul ıtnâba örnektir.
“Sen kim gelesin meclise bir yer mi bulunmaz
(Baş üzre yerin var)
Gül goncesisin kûşe-i destâr senindir”
mısraları arasında paranteze alınmış olan cümle açıklama (tafsil) için yapılmış
makbul ıtnâba örnektir.
Soru 58
“Kur’an ve hadisten alınmış bir ibareyi beyte/mısraa/cümleye yerleştirme sanatına ne ad verilir?
Seçenekler
A
Itnab
B
İktibas
C
Seciye
D
Aliterasyon
E
İstişhad
Açıklama:
“Kur’an ve hadisten alınmış bir ibareyi beyte/mısraa/cümleye yerleştirmek” şeklinde tanımlanabilecek bu sanatla, Türk-İslâm edebiyatı metinlerinde çokça karşılaşılmaktadır. Türk edebiyatında yenileşme dönemine kadar âyet ve hadislerden seçilen ibarelerin aktarılması şeklinde kullanılmışken sonraları iktibas edilen metinler çok çeşitlenmiş ve her türlü nakil bu kapsama dahil edilmiştir.
Soru 59
‘"Bir kelime veya ibarenin, teşbihi kuvvetlendirmek, onu abartarak muhataba daha
güçlü yorum imkânı sağlamak için benzeşme ilgisiyle ve bir karîneye dayalı olarak gerçek anlamı dışında kullanılması’’ hangi belagat sanatıdır?
güçlü yorum imkânı sağlamak için benzeşme ilgisiyle ve bir karîneye dayalı olarak gerçek anlamı dışında kullanılması’’ hangi belagat sanatıdır?
Seçenekler
A
Teşbih
B
İstiare
C
Cinas
D
Rücu
E
İktibas
Açıklama:
Sözlükte ‘’ödünç istemek, ödünç almak’’ anlamına gelen istiâre kelimesi bir belagat terimi olarak, ‘’bir kelime veya ibarenin, teşbihi kuvvetlendirmek, onu abartarak muhataba daha güçlü yorum imkânı sağlamak için benzeşme ilgisiyle ve bir karîneye dayalı olarak gerçek anlamı dışında kullanılması’’ şeklinde tarif edilmiştir.
Soru 60
Belâgatin size sağladığı en önemli husus aşağdakilerden hangisi değildir?
Seçenekler
A
Metinleri derinliğine anlamayı sağlar.
B
Belâgat konuları hakkında bilgi sahibi olmayı temin eder.
C
Şiirlerdeki edebi sanatları bulmamıza yardımcı olur.
D
Türk-İslâm edebiyatı metinlerini doğru okumayı sağlar.
E
Okuduğumuz şiirlerden zevk almamıza imkân verir.
Açıklama:
Türk-İslâm Edebiyatına ait eserlerin sanat değerini belirlemede kullanılan klasik ölçme-değerlendirme birimi olan belâğat ilminin tarihçesini anahatlarıyla tanıyabileceksiniz,
Belagat sanatının özellikleri, Türk İslam Edebiyatında kullanımı
Belagat sanatının özellikleri, Türk İslam Edebiyatında kullanımı
Soru 61
Sözlükte, sözün “fasih ve açık seçik olması” anlamına gelen sözcüğün karşılı nedir?
Seçenekler
A
Belâgat
B
Teşbih
C
İstiâre
D
Mecaz
E
Telmih
Açıklama:
Belâgat
Soru 62
Belâgatin bu maksadına ulaşılabilmesi için bazı bahis ve ekleri hakkında bilgi sahibi olmak gerekir. Söz konusu bu bahislerin sayısı kaçtır?
Seçenekler
A
Üç
B
İki
C
Beş
D
Altı
E
Yedi
Açıklama:
Belâgat
Üç
Üç
Soru 63
Meânî, Beyân ve Bedî’ bahisleri hangi ilminin içinde aldığı konulardır?
Seçenekler
A
Belâgat
B
Fesâhati
C
Hüsn-i ta’lil
D
Tenâsüp
E
Leff ü neşr
Açıklama:
Konu
Belâgat
Belâgat
Soru 64
Türk, Arap ve Fars edebiyatlarında “Resmî yazışmalarda kullanılan nesir dilini ifade eden edebî tür ve dil bilimi” için kullanılmış, zamanla genel olarak her türlü nesir ve düz yazı karşılığını da kazanmış kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İnşâ
B
Sekkâkî
C
Belâgat
D
Taftâzânî
E
Belâgat-i Osmâniye
Açıklama:
İnşâ
Soru 65
İnşa ile yakın ilgisi bulunan ve daha çok bir nesir sanatı kabul edilen secî, söze güzellik ve süs katan hususlardan biri kabul edilmiştir. Recâizâde Mahmud Ekrem bu konuyla ilgili kaç çeşit sınıflandırması vardır?
Seçenekler
A
İki
B
Üç
C
Dört
D
Beş
E
Yedi
Açıklama:
Secî
İki
İki
Soru 66
“Bir düşüncenin gereğinden fazla sözle ifade edilmesi” anlamına gelen bu belâgat terimi, hem olumlu hem de olumsuz olarak ele alınmıştır. Genellikle “sözü gereksiz yere uzatmak, lafı dolaştırmak” anlamında kullanılan sözcüğe ne ad verilir?
Seçenekler
A
Itnâb
B
Secî
C
İnşâ
D
Meânî
E
Bedî
Açıklama:
Itnâb
Soru 67
Türkçe belâgat kitaplarında ıtnâb kaça ayrılarak incelendiği görülmektedir?
Seçenekler
A
Üç
B
İki
C
Dört
D
Beş
E
Yedi
Açıklama:
Itnâb
Üçe
Üçe
Soru 68
“Kur’an ve hadisten alınmış bir ibareyi beyte/mısraa/cümleye yerleştirmek” şeklinde tanımlanabilecek bu sanatla ne ad verilir?
Seçenekler
A
İktibas
B
Itnâb
C
Secî
D
İnşâ
E
Itnâb-ı Mümil
Açıklama:
İktibas
Soru 69
Klasik İslâm belâgatıyla Batı retoriğinde, mecazla birlikte ele alınmış bir sanat olarak üzerinde çok geniş bir şekilde durulmuştur. Teşbihle mecazın esas farkı kelimelerin gerçek anlamıyla kullanılmasıdır. Teşbihler şekil ve muhtevalarına göre farklı gruplar halinde incelenmiştir. Bu bağlamda kaç çeşit teşbih vardır.
Seçenekler
A
Dört
B
Üç
C
İki
D
Beş
E
Yedi
Açıklama:
Teşbih
Dört
Dört
Soru 70
Belâgat kitaplarında istiâre genellikle kaç ana başlık altında incelenmiştir.
Seçenekler
A
Üç
B
İki
C
Dört
D
Beş
E
Yedi
Açıklama:
İstiâre
Üç
Üç
Ünite 5
Soru 1
Türklerin İslamiyet sonrasında müstakil eserler aşağıdakilerden hangisinin dönemine rastlamaktadır?
Seçenekler
A
Hazarlar
B
Peçenekler
C
Karahanlılar
D
Oğuzlar
E
Karluklar
Açıklama:
Türklerin İslâmiyet sonrasında meydana getirdikleri müstakil eserler Karahanlılar dönemine (840-1212) rastlamaktadır.
Soru 2
Orta Asya’da Karahanlılar döneminde ortaya çıkan Türk İslâm edebiyatı bilinen büyük eserlerini XI ve XII. yüzyıllarda meydana getirmiştir. Bu dönemde kullanılan Türkçe aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Köktürkçe
B
Uygurca
C
Hakaniye Türkçesi
D
Çağatay Türkçesi
E
Harezm Türkçesi
Açıklama:
Orta Asya’da Karahanlılar döneminde ortaya çıkan Türk İslâm edebiyatıbilinen büyük eserlerini XI ve XII. yüzyıllarda meydana getirmiştir. Bu dö-nemde kullanılan Türkçe Hâkâniye Türkçesi olarak da isimlendirilen Karahanlı Türkçesidir.
Soru 3
- Uygur yazısı
- Arap yazısı
- Latin yazısı
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve II
E
II ve III
Açıklama:
Orta Asya’da Karahanlılar döneminde ortaya çıkan Türk İslâm edebiyatıbilinen büyük eserlerini XI ve XII. yüzyıllarda meydana getirmiştir. Bu dö-nemde kullanılan Türkçe, Hâkâniye Türkçesi olarak da isimlendirilen Karahanlı Türkçesidir. Bu dönemde yazılan eserlerde Uygur yazısı ile birlikte Arap yazısı da kullanılmıştır.
Soru 4
Türk İslam edebiyatının bilinen ilk eseri aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kutadgu Bilig
B
Divanu Lugati't Türk
C
Atabetü'l-hakayık
D
Mesnevi
E
Şeyhname
Açıklama:
Kutadgu Bilig, Türk İslâm edebiyatının bilinen ilk eseridir.
Soru 5
Kutadgu Bilig eseri kaç beyitlik bir mesnevidir?
Seçenekler
A
6640
B
6645
C
6650
D
6655
E
6660
Açıklama:
Kutadgu Bilig, devlet içerisinde yönetenleri ve yönetilenleri bilgilendir-meyi hedefleyen siyasetname türünde 6645 beyitlik bir mesnevîdir.
Soru 6
Aşağıdakilerden hangisi Kutadgu Bilig için doğru değildir?
Seçenekler
A
Aruzun feûlün feûlün feûlün feûl kalıbıyla yazılmıştır.
B
Devlet içerisinde yönetenleri bilgilendirmeyi hedefler.
C
Allah'ı Peygamber’i, dört sahabeyi ve dönemin hükümdarı Büyük Buğra Han'ı över.
D
Eserin aslını oluşturan dört temsili şahsiyet bulunmaktadır.
E
Türkçe kelime ve ekler alfabetik olarak sıralanmıştır.
Açıklama:
Dîvânu Lugati’t-Türk, Türkçe kelime ve ekler alfabetik olarak sıralanmıştı
Kutadgu Bilig, Aruzun feûlün feûlün feûlün feûl kalıbıyla yazılmıştır. Kutadgu Bilig, şark-İslâm geleneğine uygun olarak Allah’ı Peygamber’i, dört sahabeyi ve dönemin hükümdarı Büyük Buğra Han’ı öven medhiyeler ile başlamaktadır. Eserin aslını oluşturan dört temsili şahsiyet bulunmaktadır. Kutadgu Bilig, devlet içerisinde yönetenleri ve yönetilenleri bilgilendir-meyi hedefleyen siyasetname türünde 6645 beyitlik bir mesnevîdir.
Kutadgu Bilig, Aruzun feûlün feûlün feûlün feûl kalıbıyla yazılmıştır. Kutadgu Bilig, şark-İslâm geleneğine uygun olarak Allah’ı Peygamber’i, dört sahabeyi ve dönemin hükümdarı Büyük Buğra Han’ı öven medhiyeler ile başlamaktadır. Eserin aslını oluşturan dört temsili şahsiyet bulunmaktadır. Kutadgu Bilig, devlet içerisinde yönetenleri ve yönetilenleri bilgilendir-meyi hedefleyen siyasetname türünde 6645 beyitlik bir mesnevîdir.
Soru 7
Aşağıdakilerden hangisi Divanu Lügati't Türk için doğrudur?
Seçenekler
A
Türkçe kelime ve ekler alfabetik olarak sıralanmıştır.
B
Allah'ı, Peygamber’i, dört sahabeyi ve dönemin hükümdarı Büyük Buğra Han'ı över.
C
Devlet içerisinde yönetenleri ve yönetilenleri bilgilendirmeyi hedefler.
D
Manzum bir ahlâk kitabıdır.
E
Emîr Muhammed Dâd Sipehsâlâr Bey adındaki bir hükümdara takdim edilmiştir.
Açıklama:
Dîvânu Lugati’t-Türk, Türk dilleri sözlüğü olmasının yanı sıra tarih, coğ-rafya, folklor, kültür, edebiyat, vb. alanlarda Türk millî hafızasına ait zengin malzemeler ihtiva eden en önemli yazılı kaynaklardan biridir. Eser, oldukça sistematik bir tarzda hazırlanmıştır. Dilin bütün gramer özelliklerini kapsaya-cak şekilde sekiz ana bölümden meydana gelmektedir. Türkçe’den Arapça’ya bir sözlük şeklinde düzenlenmiş olan eserde kelimelerin sınıflandırlmasında Araplar’ın kolay anlaması için Arapça kelime türetme sistemindeki tasnif yöntemleri kullanılmıştır. Türkçe kelime ve ekler alfabetik olarak sıralanmıştır.
Soru 8
- Araplar'a Türkçe'yi öğretme maksadıyla yazılmıştır.
- İçerisinde eser sahibi tarafından çizilmiş bir dünya haritası vardır.
- Dönemin hükümdarı Büyük Buğra Han'ı öven mehdiyeler ile başlamaktadır.
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve II
E
II ve III
Açıklama:
Kutadgu Bilig, şark-İslâm geleneğine uygun olarak Allah’ı
Dîvânu Lugati’t-Türk, Araplar’a Türkçe’yi öğretmek maksadıyla yazılmıştır. Eserde ayrıca Türkler’in yaşadıkla-rı bölgeleri göstermek üzere Kaşgarlı Mahmud’un çizdiği dünya haritası yer almaktadır.
Dîvânu Lugati’t-Türk, Araplar’a Türkçe’yi öğretmek maksadıyla yazılmıştır. Eserde ayrıca Türkler’in yaşadıkla-rı bölgeleri göstermek üzere Kaşgarlı Mahmud’un çizdiği dünya haritası yer almaktadır.
Soru 9
Atabetü’l-hakâyık'ın yazarı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Yusuf Has Hacib
B
Kaşgarlı Mahmud
C
Edip Ahmet Yükneki
D
Hoca Ahmed Yesevi
E
Firdevsi
Açıklama:
Türk İslâm edebiyatının üçüncü önemli eseri manzum bir ahlâk kitabı olan Atabetü’l-hakâyık’tır. Hakîkatler eşiğianlamına gelen eser, Edib Ahmed bin Mahmud Yüknekî tarafından yazılmıştır.
Soru 10
Eser sahibinin sanatçı kişiliğini ortaya koyan ve lirik şiiri ihtiva eden Divan-ı Şems-i Tebrizi eserinin yazarı kimdir?
Seçenekler
A
Mevlana
B
Şems-i Tebrizi
C
Firdevsi
D
Hacı Bektaş-ı Veli
E
Yunus Emre
Açıklama:
Mevlâna’nın sa-natçı kişiliğini ortaya koyan ve lirik şiirlerini ihtiva eden eseri Divân-ı Ke-bir’dir. Divandaki şiirlerinde Şems mahlasını kullanmıştır. Bu yüzden esere Divânı-ıŞems-i Tebrizi de denilmiştir.
Soru 11
Türk İslâm edebiyatının bilinen ilk eseri aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
Kutadgu Bilig
B
Dîvânu Lugati’t-Türk
C
Atabetü’l-hakâyık
D
Divan-ı Hikmet
E
Dânişmendnâme
Açıklama:
Kutadgu Bilig, Türk İslâm edebiyatının bilinen ilk eseridir
Soru 12
Aşağıdakilerden hangisi Kutadgu Bilig ile ilgili doğru bir bilgi değildir?
Seçenekler
A
Siyasetname türünde 6645 beyitlik bir mesnevîdir.
B
Kutadgu Bilig’in dört nüshası bilinmektedir.
C
Mutluluk veren bilgi anlamına gelir.
D
Eserin aslını oluşturan dört temsili şahsiyet bulunmaktadır.
E
Şahsiyetler, 1. Kün Togdı, 2. Ay Toldı, 3. Ögdülmiş, 4. Odgurmış’tır
Açıklama:
Kutadgu Bilig’in üç nüshası bilinmektedir.
Soru 13
Türkçenin ilk sözlüğü olarak bilinen eser aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
Kutadgu Bilig
B
Dîvânu Lugati’t-Türk
C
Atabetü’l-hakâyık
D
Divan-ı Hikmet
E
Danışmendname
Açıklama:
Türk dillerinin dîvânı (lugatı, kitabı) anlamına gelen Dîvânu Lugati’t-Türk,
Türkçe’nin ilk sözlüğüdür.
Türkçe’nin ilk sözlüğüdür.
Soru 14
Aşağıdakilerden hangisinde Dîvânu Lugati’t-Türk ile ilgili verilen bilgiler doğru değildir?
Seçenekler
A
Türkçe’nin ilk sözlüğüdür.
B
Araplar’a Türkçe’yi öğretmek maksadıyla yazılmıştır.
C
Yedi ana bölümden meydana gelmektedir
D
Eser, oldukça sistematik bir tarzda hazırlanmıştır.
E
Türkçe kelime ve ekler alfabetik olarak sıralanmıştır.
Açıklama:
Sekiz ana bölümden meydana gelmektedir
Soru 15
Türk İslâm edebiyatının üçüncü önemli eseri manzum bir ahlâk kitabı olan hakîkatler eşiği anlamına gelen eser aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
Kutadgu Bilig
B
Dîvânu Lugati’t-Türk
C
Divan-ı Hikmet
D
Atabetü’l-hakâyık
E
Danışmendname
Açıklama:
Türk İslâm edebiyatının üçüncü önemli eseri manzum bir ahlâk kitabı olan
Atabetü’l-hakâyık’tır. Hakîkatler eşiği anlamına gelen eser, Edib Ahmed bin
Mahmud Yüknekî tarafından yazılmıştır.
Atabetü’l-hakâyık’tır. Hakîkatler eşiği anlamına gelen eser, Edib Ahmed bin
Mahmud Yüknekî tarafından yazılmıştır.
Soru 16
Ahmed Yesevî’nin dinîtasavvufi manzumelerine verilen isim aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
Mesnevi
B
Miyan
C
Gazel
D
Kaside
E
Hikmet
Açıklama:
Edebî olarak ise Ahmed Yesevî’nin dinîtasavvufi manzumelerine hikmet denilmektedir.
Soru 17
Türk asıllı olan ancak eserlerini Farsça yazmış olan, XIII. yüzyıl Anadolu’sunda Türk-İslâm edebiyatının temsilcilerinden biri olarak kabul edilen şairimiz aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
Mevlâna
B
Yunus Emre
C
Hacı Bektaşi Veli
D
Seyrani
E
Taptuk Emre
Açıklama:
XIII. yüzyıl Anadolu’sunda Türk-İslâm edebiyatının temsilcilerinin mutasavvıf, ilk yazılı ürünlerin de dinî tasavvufî mahiyette eserler olduğu görülür.
Türk asıllı olan ancak eserlerini Farsça yazmış olan Mevlâna Celâleddin-i
Rûmî bu yüzyılın en büyük şairidir.
Türk asıllı olan ancak eserlerini Farsça yazmış olan Mevlâna Celâleddin-i
Rûmî bu yüzyılın en büyük şairidir.
Soru 18
Makâlât, Kitâbü’l-fevâid, Fatiha Sûresi Tefsiri, Besmele Şerhi, isimli eserleri bulunan Hoca Ahmet Yesevi'nin öğrencisi olarak bilinen 13. yüzyıl şairimiz aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
Yunus Emre
B
Hoca Ahmet Yesevi
C
Hacı Bektaşi Veli
D
Mevlâna
E
Kaygusuz Abdal
Açıklama:
Hacı Bektaş-ı Veli’nin Makâlât, Kitâbü’l-fevâid, Fatiha Sûresi Tefsiri,
Besmele Şerhi, isimli eserleri vardır.
Besmele Şerhi, isimli eserleri vardır.
Soru 19
Yunus Emre'ye ait mesnevi aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
Kutadgu Bilig
B
Elhan-ı Şita
C
Siham-ı Kaza
D
Risâletü’n-nushiyye
E
Mesnevi
Açıklama:
Yunus Emre’nin Divan’ı ve Risâletü’n-nushiyye isimli mesnevisi bulunmaktadır.
Soru 20
XIV. yüzyılın önde gelen mutasavvıf şairlerinden biri olan , Garibnâme isimli eseriyle şöhret bulmuş olan şairimiz aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
Mevlâna
B
Yunus Emre
C
Hacı Bektaşi Veli
D
Kaygusuz Abdal
E
Âşık Paşa
Açıklama:
Yüzyılın önde gelen mutasavvıf şairlerinden biri, Garibnâme isimli eseriyle şöhret bulmuş olan Âşık Paşa (ö. 1332)’dır.
Soru 21
Türk İslâm edebiyatının bilinen ilk eseridir. Mutluluk veren bilgi anlamına gelmektedir. Devlet içerisinde yönetenleri ve yönetilenleri bilgilendirmeyi hedefleyen siyasetname türünde 6645 beyitlik bir mesnevîdir.
Açıklamada özellikleri verilen eser aşağıdakilerden hangisidir?
Açıklamada özellikleri verilen eser aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kutadgu Bilig
B
Dîvânu Lugat-i Türk
C
Atabetü’l-hakâyık
D
Dîvân-ı Hikmet
E
Risâletü’n-nushiyye
Açıklama:
Kutadgu Bilig, Türk İslâm edebiyatının bilinen ilk eseridir. Kutadgu Bilig mutluluk veren bilgi anlamına gelmektedir. Devlet içerisinde yönetenleri ve yönetilenleri bilgilendirmeyi hedefleyen siyasetname türünde 6645 beyitlik bir mesnevîdir.
Soru 22
Dîvânu Lugati’t-Türk adlı eserin yazarı kimdir?
Seçenekler
A
Yusuf Has Hâcib
B
Kaşgarlı Mahmud
C
Edip Ahmet Yüknekî
D
Hoca Ahmed Yesevî
E
Yunus Emre
Açıklama:
Dîvânu Lugati’t-Türk Kaşgarlı Mahmud tarafından yazılmıştır.
Soru 23
Atabetü’l-hakâyık ile ilgili aşağıda verilen bilgilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Hoca Ahmed Yesevî tarafından yazılmıştır.
B
Aruzun mefailün failün failün kalıbıyla yazılmıştır.
C
Mensur şeklinde yazılmış bir siyasetnamedir.
D
Hakîkatler eşiği anlamına gelmektedir.
E
Eser iki kişinin soru- cevap şeklinde karşılıklı konuşmalardan meydana gelmektedir.
Açıklama:
Atabetü’l-hakâyık, hakîkatler eşiği anlamına gelmektedir.
Soru 24
I. XIII. yüzyılda yaşamış mutasavvıf şairdir.
II. Afganistan'ın Belh şehrinde dünyaya gelmiştir.
III. Eserlerini Türkçe yazmıştır.
IV. Ünlü "Mesnevi" adlı eserini mensur şeklinde yazmıştır.
Mevlâna Celâleddin-i Rûmî ile ilgili yukarıda verilen bilgilerden hangisi\hangileri doğrudur?
II. Afganistan'ın Belh şehrinde dünyaya gelmiştir.
III. Eserlerini Türkçe yazmıştır.
IV. Ünlü "Mesnevi" adlı eserini mensur şeklinde yazmıştır.
Mevlâna Celâleddin-i Rûmî ile ilgili yukarıda verilen bilgilerden hangisi\hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
I ve II
B
II ve III
C
I, II ve III
D
I, II ve IV
E
II, III ve IV
Açıklama:
Türk asıllı olan ancak eserlerini Farsça yazmış olan Mevlâna Celâleddin-i Rûmî 18. yüzyılın en büyük şairidir. Mevlâna, bugün Afganistan sınırları içerisinde
kalan Belh şehrinde dünyaya gelmiştir. Mesnevi adlı eserini mesnevi nazım biçimine uygun olarak beyitler halinde yazmıştır.
I ve II
kalan Belh şehrinde dünyaya gelmiştir. Mesnevi adlı eserini mesnevi nazım biçimine uygun olarak beyitler halinde yazmıştır.
I ve II
Soru 25
Aşağıdakilerden hangisi Mevlâna Celâleddin-i Rûmî'nin eserlerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Divân-ı Kebir
B
Fihi Ma fih
C
Mecalis-i Seb’a
D
Kitâbü’l-fevâid
E
Mektubat
Açıklama:
Mesnevi, Fihi Ma fih, Mecalis-i Seb’a ve Mektubat Mevlana'nın yazdığı eserlerdir.
Kitâbü’l-fevâid
Kitâbü’l-fevâid
Soru 26
"Araplar’a Türkçe’yi öğretmek maksadıyla yazılmıştır. Türk dilleri sözlüğü olmasının yanı sıra tarih, coğrafya, folklor, kültür, edebiyat, vb. alanlarda Türk millî hafızasına ait zengin malzemeler ihtiva eden en önemli yazılı kaynaklardan biridir."
Yukarıdaki metinde bazı özellikleri açıklanan eser aşağıdakilerden hangisidir?
Yukarıdaki metinde bazı özellikleri açıklanan eser aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Mir'at-ül Memalik
B
Mecâlisü'n-Nefâis
C
Dîvânu Lugati’t-Türk
D
Mecalis-i Seba
E
Dîvân-ı Hikmet
Açıklama:
Dîvânu Lugati’t-Türk, Türk dilleri sözlüğü olmasının yanı sıra tarih, coğrafya, folklor, kültür, edebiyat, vb. alanlarda Türk millî hafızasına ait zengin malzemeler ihtiva eden en önemli yazılı kaynaklardan biridir.
Soru 27
I. İlk Türkçe siyasetnameyi yazmıştır.
II. Türkler arasında kendi adıyla bir tarikat kurmuştur.
III. Orta Asya’da tasavvuf edebiyatı onun hikmetleri ile başlamıştır.
Hoca Ahmed Yesevî ile ilgili yukarıda verilen bilgilerden hangisi\ hangileri doğrudur?
II. Türkler arasında kendi adıyla bir tarikat kurmuştur.
III. Orta Asya’da tasavvuf edebiyatı onun hikmetleri ile başlamıştır.
Hoca Ahmed Yesevî ile ilgili yukarıda verilen bilgilerden hangisi\ hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
I ve II
B
II ve III
C
I ve III
D
Yalnız III
E
I, II ve III
Açıklama:
Ahmed Yesevî, Türkler arasında kendi adıyla tarikat kurmuş bir mutasavvıftır. Orta Asya’da tasavvuf edebiyatı Ahmed Yesevî’nin hikmetleri ile başlamıştır. İlk siyasetname Yusuf Has Hacib tarafından yazılmıştır.
II ve III
II ve III
Soru 28
"Rivayete göre, altmış üç yaşına eriştiğinde Hz. Muhammed’in bu yaşta vefat etmesi sebebiyle, ona olan saygısının bir işareti olarak bir kuyu kazdırıp ömrünün geri kalanını yerin altında geçirmiştir."
Yukarıdaki rivayette bahsedilen mutasavvıf kimdir?
Yukarıdaki rivayette bahsedilen mutasavvıf kimdir?
Seçenekler
A
Edip Ahmet Yüknekî
B
Hacı Bektaş-ı Veli
C
Şems-i Tebrizî
D
Hoca Ahmed Yesevî
E
Mevlâna Celâleddin-i Rûmî
Açıklama:
Ahmed Yesevî, rivayete göre, altmış üç yaşına eriştiğinde Hz. Muhammed’in bu yaşta vefat etmesi sebebiyle, ona olan saygısının bir işareti olarak bir kuyu kazdırıp ömrünün geri kalanını yerin altında geçirmiştir.
Hoca Ahmed Yesevî
Hoca Ahmed Yesevî
Soru 29
Aşağıda verilen eserlerden hangisi Hacı Bektaş-ı Veli'ye aittir?
Seçenekler
A
Risâletü’n-nushiyye
B
Makâlât
C
Yusuf u Züleyha
D
Rebabnâme
E
Kıssa-i Yusuf
Açıklama:
Hacı Bektaş-ı Veli’nin Makâlât, Kitâbü’l-fevâid, Fatiha Sûresi Tefsiri, Besmele Şerhi, isimli eserleri vardır.
Soru 30
Anadolu tasavvuf edebiyatının iki kolu olarak gelişen Mevlâna çizgisi ve Yunus Emre çizgisi arasındaki temel fark aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Mevlâna tüm eserlerini mensur şeklinde yazarken Yunus Emre tüm eserlerini manzum şeklinde yazmıştır.
B
Mevlâna tüm eserlerini Farsça yazarken Yunus Emre tüm eserlerini Arapça yazmıştır.
C
Mevlâna sanat için sanat anlayışını benimserken Yunus Emre toplum için sanat anlayışını benimsemiştir.
D
Mevlâna düşsel bir anlatım tarzını benimserken Yunus Emre eserlerinde realiteye önem vermiştir.
E
Mevlâna divan edebiyatının nazım şekillerini kullanırken Yunus Emre daha çok halk edebiyatı nazım şekillerini kullanmıştır.
Açıklama:
Anadolu’da meydana getirilen tasavvufî edebiyat iki ana koldan ilerlermiştir.
Birincisi, Mevlâna ve Sultan Veled çizgisinde divan edebiyatının nazım şekillerini;
İkincisi, Yunus Emre çizgisinde daha çok halk edebiyatı nazım şekillerini
kullanarak ilerlemiştir.
Mevlâna divan edebiyatının nazım şekillerini kullanırken Yunus Emre daha çok halk edebiyatı nazım şekillerini kullanmıştır.
Birincisi, Mevlâna ve Sultan Veled çizgisinde divan edebiyatının nazım şekillerini;
İkincisi, Yunus Emre çizgisinde daha çok halk edebiyatı nazım şekillerini
kullanarak ilerlemiştir.
Mevlâna divan edebiyatının nazım şekillerini kullanırken Yunus Emre daha çok halk edebiyatı nazım şekillerini kullanmıştır.
Soru 31
Hangisi Türk -İ slam edebiyatının bilinen ilk eseridir?
Seçenekler
A
Divan-ı lügat-ı Türk.
B
Kutadgu Bilig.
C
Atabetü-l Hakayık.
D
Divan-ı Hikmet.
E
Makalat.
Açıklama:
Kutadgu Bilig. Cevap B'dir.
Soru 32
Hangisi Türk dillerinin Divanı anlamındadır?
Seçenekler
A
Besmele Şerhi.
B
Makalat.
C
Kutadgu Bilig.
D
Divan-ı lügat-ı Türk.
E
Atabetü-l Hakayık.
Açıklama:
Divan-ı lügat-ı Türk. Cevap D'dir.
Soru 33
Aşağıdakilerden hangisi Hakikatler eşiği anlamındadır?
Seçenekler
A
Atabetü-l Hakayık.
B
Kutadgu Bilig.
C
Makalat.
D
Besmele Şerhi.
E
Divan-ı Hikmet.
Açıklama:
Atabetü-l Hakayık.
Soru 34
Hangisi Ahmet Yeseviye aittir?
Seçenekler
A
Divanı Hikmet.
B
Kutadgu Bilig.
C
Atabetü-l Hakayık.
D
Divan-ı lügat-ı Türk.
E
Makalat.
Açıklama:
Divan-ı Hikmet. Cevap A'dır.
Soru 35
Beş parmak bir olmaz .' atasözü hangisinde geçmektedir?
Seçenekler
A
Kutadgu Bilig.
B
Makalat.
C
Divanı Lügat-ı Türk.
D
Divan-ı Hikmet.
E
Besmele şerhi.
Açıklama:
Divan-ı lügat-ı Türk. Cevap C'dir.
Soru 36
Hangisi Mevlana'ya aittir?
Seçenekler
A
Divan-ı lügat-ı Türk.
B
Divan-ı Hikmet.
C
Battalname.
D
Divan-ı Kebir.
E
Saltukname.
Açıklama:
Divan-ı Kebir. Cevap D'dir.
Soru 37
Hangisi Hacı Bektaşi Veli'ye aittir?
Seçenekler
A
Makalat.
B
Divan-ı hikmet.
C
Divan-ı lügat-ı Türk.
D
Battalname.
E
Saltukname.
Açıklama:
Makalat. Cevap A'dır.
Soru 38
Hangisi Ahmet Fakih'e aittir?
Seçenekler
A
Çarhname.
B
Battalname.
C
Saltukname.
D
Makalat.
E
Divan-ı Hikmet.
Açıklama:
Çarhname. Cevap A'dır.
Soru 39
Hangisi Yunus Emre'ye aittir?
Seçenekler
A
Makalat.
B
Risaletün Nushiyye.
C
Besmele şerhi.
D
Battalname.
E
Saltukname.
Açıklama:
Risaletün Nushiyye. Cevap B'dir.
Soru 40
Hangisi Aşık Paşa'ya aittir?
Seçenekler
A
Garibname.
B
Battalname.
C
Saltukname.
D
Makalat.
E
Besmele Şerhi.
Açıklama:
Garibname. Cevap A'dır.
Soru 41
Türk İslâm edebiyatının bilinen ilk eseri aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Atabetü’l-hakâyık
B
Dîvân-ı Hikmet
C
Dîvân-ı Kebir
D
Dîvânu Lugati’t-Türk
E
Kutadgu Bilig
Açıklama:
Kutadgu Bilig, Türk İslâm edebiyatının bilinen ilk eseridir.
Soru 42
Kaşgarlı Mahmud tarafından yazılan Türkçe’nin ilk sözlüğü aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Atabetü’l-hakâyık
B
Dîvân-ı Hikmet
C
Dîvân-ı Kebir
D
Dîvânu Lugati’t-Türk
E
Kutadgu Bilig
Açıklama:
Dîvânu Lugati’t-Türk, Türkçe’nin ilk sözlüğüdür. Satuk Buğra Han’ın altıncı kuşaktan torunu olan Kaşgarlı Mahmud tarafından yazılmıştır.
Soru 43
Aşağıdakilerden hangisi Edib Ahmed bin Mahmud Yüknekî tarafından yazılmıştır?
Seçenekler
A
Atabetü’lhakâyık
B
Dânişmendnâme
C
Dîvân-ı Hikmet
D
Dîvân-ı Kebir
E
Kutadgu Bilig
Açıklama:
Türk İslâm edebiyatının üçüncü önemli eseri manzum bir ahlâk kitabı olan Atabetü’lhakâyık’tır. Hakîkatler eşiği anlamına gelen eser, Edib Ahmed bin Mahmud Yüknekî tarafından yazılmıştır.
Soru 44
Türk asıllı olan ancak eserlerini Farsça yazmış olan XIII. yüzyılın en büyük şairi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Ahmed Yesevî
B
Edib Ahmed bin Mahmud Yüknekî
C
Mevlâna Celâleddin-i Rûmî
D
Yunus Emre
E
Yusuf Has Hâcib
Açıklama:
XIII. yüzyıl Anadolu’sunda Türk-İslâm edebiyatının temsilcilerinin mutasavvıf, ilk
yazılı ürünlerin de dinî tasavvufî mahiyette eserler olduğu görülür. Türk asıllı olan ancak eserlerini Farsça yazmış olan Mevlâna Celâleddin-i Rûmî bu yüzyılın en büyük şairidir.
yazılı ürünlerin de dinî tasavvufî mahiyette eserler olduğu görülür. Türk asıllı olan ancak eserlerini Farsça yazmış olan Mevlâna Celâleddin-i Rûmî bu yüzyılın en büyük şairidir.
Soru 45
Divan’ı ve Risâletü’n-nushiyye isimli mesnevi aşağıdakilerden hangisine aittir?
Seçenekler
A
Ahmed Yesevî
B
Hacı Bektaş-ı Veli
C
Mevlâna Celâleddin-i Rûmî
D
Yunus Emre
E
Yusuf Has Hâcib
Açıklama:
Yunus Emre’nin Divan’ı ve Risâletü’n-nushiyye isimli mesnevisi bulunmaktadır.
Soru 46
Anadolu’da Türkçe’nin yazı dili haline gelmesinde bir dönüm noktası olan yüzyıl aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
11.yüzyıl
B
12.yüzyıl
C
13.yüzyıl
D
14.yüzyıl
E
15.yüzyıl
Açıklama:
On dördüncü yüzyıl, Anadolu’da Türkçe’nin yazı dili haline gelmesinde bir dönüm noktasıdır.
Soru 47
On dördüncü yüzyılın önde gelen mutasavvıf şairlerinden biri olan ve Garibnâme isimli eseriyle şöhret bulmuş olan aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Âşık Paşa
B
Gülşehrî
C
Kadı Mustafa Darîr
D
Seyyid Nesimî
E
Süleyman Çelebi
Açıklama:
On dördüncü yüzyılın önde gelen mutasavvıf şairlerinden biri olan ve Garibnâme isimli eseriyle şöhret bulmuş olan Âşık Paşa'dır.
Soru 48
İskendernâme isimli meşhur mesnevisine dinî edebiyata ait bir tür olan “Mevlid” manzumesi ekleyen, Divan şiirinin öncülerinden olan aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Ahmedî
B
Elvan Çelebi
C
Hamzavî
D
Kaygusuz Abdal
E
Seyyid Nesimî
Açıklama:
Divan şiirinin öncülerinden olan Ahmedî (ö. 1412), İskendernâme isimli meşhur mesnevisine dinî edebiyata ait bir tür olan “Mevlid” manzumesini eklemiştir.
Soru 49
I. Türk edebiyatının Anadolu’da gelişiminin hız kazandığı bir dönemdir.
II. Dinî tasavvufî gayelerle yazılan manzum-mensur eserler sayıca çoğalmıştır.
III. İslâmî Türk edebiyatının şaheserleri sayılacak kitapların yazıldığı görülmektedir.
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri on beşinci yüzyıl için doğrudur?
II. Dinî tasavvufî gayelerle yazılan manzum-mensur eserler sayıca çoğalmıştır.
III. İslâmî Türk edebiyatının şaheserleri sayılacak kitapların yazıldığı görülmektedir.
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri on beşinci yüzyıl için doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II, III
Açıklama:
On beşinci yüzyıl, Türk edebiyatının Anadolu’da gelişiminin hız kazandığı, müellif
ve eser bakımından geçmiş yüzyıllara oranla hayli kalabalık olduğu bir dönemdir. Dinîtasavvufî gayelerle yazılan manzum-mensur eserler de sayıca çoğalmıştır. Bu yüzyılda İslâmî Türk edebiyatının şaheserleri sayılacak kitapların yazıldığı görülmektedir.
ve eser bakımından geçmiş yüzyıllara oranla hayli kalabalık olduğu bir dönemdir. Dinîtasavvufî gayelerle yazılan manzum-mensur eserler de sayıca çoğalmıştır. Bu yüzyılda İslâmî Türk edebiyatının şaheserleri sayılacak kitapların yazıldığı görülmektedir.
Soru 50
On beşinci yüzyılda Vesîletü’n-necât isimli mevlidiyle Türk halkının gönlünde taht kurmuş olan müellif aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Eşrefoğlu Rûmî
B
Hacı Bayram-ı Velî
C
Kaygusuz Abdal
D
Süleyman Çelebi
E
Yazıcıoğlu Mehmed
Açıklama:
On beşinci yüzyıla baktığımızda Vesîletü’n-necât isimli mevlidiyle Türk halkının gönlünde taht kurmuş olan Süleyman Çelebi (ö. 1422) ilk göze çarpan müelliflerimizdendir.
Soru 51
Türklerin İslamiyeti kabul ettikten sonra meydana getirdikleri ilk müstakil eserler hangi dönemde, hangi dilde yazılmıştır?
Seçenekler
A
Karahanlılar - Uygur Türkçesi
B
Gazneliler - Hakaniye Türkçesi
C
Karahanlılar - Hakaniye Türkçesi
D
Gazneliler - Uygur Türkçesi
E
Karahanlılar - Arapça
Açıklama:
Türklerin İslamiyeti kabul ettikten sonra meydana getirdikleri ilk müstakil eserler, Orta Asya’da Karahanlılar döneminde Hakaniye Türkçesi ile yazılmıştır.
Soru 52
Türk İslâm edebiyatının bilinen ilk eseri aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kutadgu Bilig,
B
Dîvânu Lugati’t-Türk,
C
Atabetü’l-hakâyık
D
Dîvân-ı Hikmet
E
Şehname
Açıklama:
Kutadgu Bilig, Türk İslâm edebiyatının bilinen ilk eseridir. Arapça ve Farsçaya hâkim, iyi eğitim almış bir kişi olan Balasagunlu Yusuf tarafından yazılmıştır.
Soru 53
Türklerin İslamiyeti kabul ettikten sonra meydana getirdikleri ilk müstakil eserler ve yazarları eşleştirmelerinden hangisi doğru değildir?
Seçenekler
A
Kutadgu Bilig - Yusuf Has Hacip
B
Dîvânu Lugati’t-Türk - Kaşgarlı Mahmud
C
Atabetü’l-hakâyık - Edip Ahmed Yükneki
D
Dîvân-ı Hikmet - Hoca Ahmet Yesevi
E
Atabetü’l-hakâyık - Kaşgarlı Mahmud
Açıklama:
Türk İslâm edebiyatının üçüncü önemli eseri manzum bir ahlâk kitabı olan Atabetü’lhakâyık’tır. Hakîkatler eşiği anlamına gelen eser, Edib Ahmed bin Mahmud Yüknekî tarafından yazılmıştır.
Soru 54
Anadolu Sahası ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğru değildir?
Seçenekler
A
Bizanslılar’a karşı savaşlarda gösterdiği kahramanlık sebebiyle Battal Gazi’nin ismi etrafında Battalnâme isimli bir destan meydana getirilmiştir.
B
Mevlâna Celâleddin-i Rûmî bu yüzyılın en büyük şairidir.
C
Mevlâna eserlerini Türkçe yazarak Türk edebiyatı üzerinde en etkili şairlerden biri olmuştur.
D
Hacı Bektaş-ı Veli’nin Makâlât, Kitâbü’l-fevâid, Fatiha Sûresi Tefsiri, Besmele Şerhi, isimli eserleri vardır.
E
Mesnevî, Türkçe başta olmak üzere birçok dünya diline çevrilmiştir.
Açıklama:
Mevlâna eserlerini Farsça yazmış olmasına rağmen Türk edebiyatı üzerinde en etkili şairlerden biri olmuştur.
Soru 55
Eski Anadolu Türkçesi veya Erken Dönem Osmanlı Türkçesi olarak adlandırılan Türk dilinin özel bir devresi kabul edilen yüzyıl hangisidir?
Seçenekler
A
XV.
B
XI.
C
XII.
D
XIII.
E
XIV.
Açıklama:
On dördüncü yüzyıl, Anadolu’da Türkçe’nin yazı dili haline gelmesinde bir dönüm noktasıdır. Selçuklular’ın yıkılmasından sonra Anadolu’da kurulan Beylikler, siyasi tarih bakımından olduğu kadar edebiyat tarihi bakımından da bir geçiş dönemini temsil ederler. Bu dönem, konuşulan ve yazılan dilin özellikleri itibarıyla Eski Anadolu Türkçesi veya Erken Dönem Osmanlı Türkçesi olarak adlandırılan Türk dilinin özel bir devresi kabul edilmiştir (Özkan, 1999).
Soru 56
XIV. yüzyıl eser- yazar eşleştirmelerinden hangisi doğru değildir?
Seçenekler
A
Garipname - Aşık Paşa
B
Menâkıbü’l-kudsiyye - Elvan Çelebi
C
Siretü’n-Nebî - Kadı Mustafa Darîr
D
İskendernâme - Hamzavi
E
Nasihatnâme - Abdal Musa
Açıklama:
Divan şiirinin öncülerinden olan Ahmedî (ö. 1412), İskendernâme isimli meşhur mesnevisine dinî edebiyata ait bir tür olan “Mevlid” manzumesini eklemiştir. Yine
Ahmedî’nin kardeşi Hamzavî’nin Hz. Muhammed’in amcası Hz. Hamza’nın kahramanlıklarını konu edinen Hamzanâme isminde mensur bir eseri vardır.
Ahmedî’nin kardeşi Hamzavî’nin Hz. Muhammed’in amcası Hz. Hamza’nın kahramanlıklarını konu edinen Hamzanâme isminde mensur bir eseri vardır.
Soru 57
Aşağıdakilerden hangisi Kaygusuz Abdal'ın mensur eserlerindendir?
Seçenekler
A
Budalanâme,
B
Dîvân,
C
Gülistan
D
Dilgüşâ,
E
Saraynâme
Açıklama:
Manzum eserleri: Dîvân, Gülistan, Mesnevîler, Gevhernâme, Minbernâme.
Mensur eserleri: Budalanâme, Kitâb-ı Miglâte, Vücûdnâme.
Manzum-mensur karışık eserleri: Dilgüşâ, Saraynâme (Güzel, 1981).
Mensur eserleri: Budalanâme, Kitâb-ı Miglâte, Vücûdnâme.
Manzum-mensur karışık eserleri: Dilgüşâ, Saraynâme (Güzel, 1981).
Soru 58
Muhammediye'nin yazarı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kaygusuz Abdal
B
Yazıcıoğlu Mehmed
C
Hacı Bayram-ı Veli
D
Ahmed-i Bican
E
Eşrefoğlu Rumi
Açıklama:
XV. yüzyılın dinî edebiyat sahasında haklı bir üne sahip şairlerinden biri de, yüzyıllar boyu geniş halk kitleleri arasında okunan Muhammediye isimli eseriyle şöhret bulmuş olan Yazıcıoğlu Mehmed (ö. 1451)’dir.
Soru 59
Miskinnâme, Der Medh-i Mesnevi, Neynâme, Çobannâme ve Kalemiyye isimli mesnevileri bulunan aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sinan Paşa
B
Eşrefoğlu
C
Ahmed-i Bican
D
Dede Ömer Rûşenî
E
Şeyh Elvân-ı Şirazî
Açıklama:
Ruşenî’nin eserlerinin tamamı manzum olup dini-tasavvufî mahiyettedir. Divan’ından başka, tasavvufî inceliklerden bahsettiği Miskinnâme, Mesnevî’yi öven Der Medh-i Mesnevi, Ney’den bahseden ve Mesnevi’nin on sekiz beytinin tercümesini içeren Neynâme, Mesnevî’de geçen Musa ile Çoban hikâyesinin genişletilmiş manzum bir çevirisi niteliğinde olan Çobannâme, maşukun nezdinde âşıkın durumunu, kâtibin elindeki kaleme benzeterek anlatan Kalemiyye isimli mesnevileri bulunmaktadır.
Soru 60
Fatih Sultan Mehmet’in hocası ve devrin tanınmış âlim ve mutasavvıflarından olan aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Ruşeni
B
Akşemseddin
C
Hatiboğlu Muhammed
D
Muînüddîn bin Mustafa
E
Hamdullah Hamdi
Açıklama:
Fatih Sultan Mehmet’in hocası ve devrin tanınmış âlim ve mutasavvıflarından biri olan Akşemseddin (ö. 1459)’in din, tasavvuf ve tıp konularında eserlerinin yanı sıra tasavvufî mahiyette hece ve aruzla yazdığı az sayıda şiirleri de bulunmaktadır.
Soru 61
Devlet içerisinde yönetenleri ve yönetilenleri bilgilendirmeyi hedefleyen siyasetname türünde 6645 beyitlik bir mesnevîdir. Mutluluk veren bilgi anlamına gelen eserin adı nedir?
Seçenekler
A
Kutadgu Bilig
B
Dîvânu Lugati’t-Türk
C
Medhiyyeler
D
Dîvân-ı Hikmet
E
Atabetü’l-hakâyık
Açıklama:
Kutadgu Bilig
Soru 62
Satuk Buğra Han’ın altıncı kuşaktan torunu olan Kaşgarlı Mahmud tarafından yazılmıştır. Mahmud, dönemin önde gelen bilginlerinin bulunduğu medreselerde yetişmiş, Arapça ve Farsça’yı iyi bilen, Türk dilinin inceliklerine vâkıf bir kişidir. Yıllarca Türk Muktedî Biemrillâh (1075-1094)’a sunmuştur. Araplar’a Türkçe’yi öğretmek maksadıyla yazılmış eserin adı nedir?
Seçenekler
A
Dîvânu Lugati’t-Türk
B
Dîvân Kebir
C
Kutadgu Bilig
D
Atabetü’l-hakâyık
E
Dîvân-ı Hikmet’t
Açıklama:
Dîvânu Lugati’t-Türk
Soru 63
Aruzun feûlün feûlün feûlün feûl kalıbıyla yazılmıştır. Medhiyyeler hariç eserin asıl kısmı mâni tarzında kafiyelenen (aaxa) dörtlükler halindedir. Eser, Emîr Muhammed Dâd Sipehsâlâr Bey adındaki bir hükümdara takdim edilmiş olan Hakîkatler eşiği anlamına gelen eserin adı nedir?
Seçenekler
A
Atabetü’lhakâyık
B
Medhiyyeler
C
Kutadgu Bilig
D
Dîvânu Lugati’t-Türk
E
Dîvân-ı Hikmet
Açıklama:
Atabetü’lhakâyık
Soru 64
Eser, Balasagun’da yazılmaya başlanmış olmakla birlikte 1069-1070 yıllarında Kaşgar’da tamamlanarak dönemin hükümdarı Tavgaç Kara Buğra Han’a sunulmuştur. Balasagunlu Yusuf, hükümdara sunduğu ve huzurunda okuduğu eseri sebebiyle Has Hâciplik göreviyle mükâfatlandırılmıştır. Söz konusu Has Hâciplik hangi anlamdadır?
Seçenekler
A
Başmabeyincilik
B
Baş Komutan
C
Baş Danışman
D
Baş Vezir
E
Baş Şair
Açıklama:
Kutadgu Bilig (Yusuf Has Hâcib)
Başmabeyincilik
Başmabeyincilik
Soru 65
Kutadgu Bilig, şark-İslâm geleneğine uygun olarak Allah’ı Peygamber’i, dört sahabeyi ve dönemin hükümdarı Büyük Buğra Han’ı öven medhiyeler ile başlamaktadır. Eserin içeriğinde temsili kaç şahsiyet bulunmaktadır.
Seçenekler
A
Dört
B
İki
C
Üç
D
Yedi
E
Beş
Açıklama:
Kutadgu Bilig (Yusuf Has Hâcib)
Dört
Dört
Soru 66
Dîvânu Lugati’t-Türk kim tarafından yazılmıştır?
Seçenekler
A
Kaşgarlı Mahmud
B
Ali Emirî
C
Büyük Buğra Han
D
Yusuf Has Hâcib
E
Edip Ahmet Yüknekî
Açıklama:
Dîvânu Lugati’t-Türk (Kaşgarlı Mahmud)
Soru 67
Atabetü’l-hakâyık kim tarafından yazılmıştır
Seçenekler
A
Edip Ahmet Yüknekî
B
Ahmet Yesevi
C
Yusuf-ı Hemedân
D
Said Ata
E
Süleyman Hakîm Ata
Açıklama:
Atabetü’l-hakâyık (Edip Ahmet Yüknekî)
Soru 68
Dîvân-ı Hikmet eseri kime aittir?
Seçenekler
A
Ahmed Yesevî
B
Yusuf-ı Hemedânî
C
Mansur Ata
D
Said Ata
E
Süleyman Hakîm Ata
Açıklama:
Hoca Ahmed Yesevî (ö. 1166) ve Hikmetleri
Soru 69
Rivayete göre, altmış üç yaşına eriştiğinde Hz. Muhammed’in bu yaşta vefat etmesi sebebiyle, ona olan saygısının bir işareti olarak bir kuyu kazdırıp ömrünün geri kalanını yerin altında geçirmiştir. Söz konusu mutasavvıf kimdir?
Seçenekler
A
Hoca Ahmed Yesevî
B
Abdülkādir Geylânî
C
Yusuf Has Hâcib
D
Kaşgarlı Mahmud
E
Edip Ahmet Yüknekî
Açıklama:
Hoca Ahmed Yesevî (ö. 1166) ve Hikmetleri
Soru 70
Makâlât, Kitâbü’l-fevâid, Fatiha Sûresi Tefsiri, Besmele Şerhi, isimli eserlerler hangi mutasavvıfa aittir?
Seçenekler
A
Hacı Bektaş-ı Veli
B
Mevlâna Celâleddin-i Rûmî
C
Şems-i Tebrizî
D
Ahmed Fakih
E
Yunus Emre
Açıklama:
XIII. YÜZYIL (ANADOLU SAHASI)
Hacı Bektaş-ı Veli
Hacı Bektaş-ı Veli
Ünite 6
Soru 1
Aşağıdakilerden hangisi Türk-İslam Edebiyatı ve Divan Edebiyatı arasındaki temel farklılıklardan biridir?
Seçenekler
A
Türk-İslam Edebiyatı hala ürünlerini vermeye devam ederken Divan Edebiyatı 19. yüzyılın ortalarında sona ermiştir.
B
Türk- İslam Edebiyatı eserlerinde tarihi merkez kabul ederken Divan Edebiyatı eserlerinde dini temel almıştır.
C
Divan Edebiyatı manzum eserlerde Batı şiirini kendisine örnek alırken Türk-İslâm Edebiyatı İran şiirini kendisine örnek almıştır.
D
Türk-İslam edebiyatı manzum eserlerinde yalnızca hece ölçüsünü esas alırken Divan Edebiyatı aruz veznini benimsemiştir.
E
Türk- İslam edebiyatının kaynakları Kuran- Kerim ve hadislerken Divan Edebiyatı'nın kaynakları ise toplumsal sorunlar olmuştur.
Açıklama:
Divan Edebiyatı başlangıcı ve sonu itibariyle belli bir zaman dilimi içerisinde yer alan bir edebiyatı incelerken, Türk İslâm Edebiyatı hala ürün vermeye devam eden ve canlılığını devam ettiren bir edebiyatı incelemektedir. XIX. yüzyılın ortalarında klasik dönem sona ermiştir.
Türk-İslam Edebiyatı hala ürünlerini vermeye devam ederken Divan Edebiyatı 19. yüzyılın ortalarında sona ermiştir.
Türk-İslam Edebiyatı hala ürünlerini vermeye devam ederken Divan Edebiyatı 19. yüzyılın ortalarında sona ermiştir.
Soru 2
Aşağıdakilerden hangisi 20. yüzyılın başlarında aruz ölçüsü ile eser yazan şairlerimizden birdir?
Seçenekler
A
Fuzuli
B
Yunus Emre
C
Faruk Nafiz Çamlıbel
D
Mehmet Akif Ersoy
E
Yusuf Ziya Ortaç
Açıklama:
Mehmet Akif Ersoy XX. yüzyılın başlarında aruz ölçüsü ile eserler yazmıştır.
Soru 3
Aşağıdakilerden hangisi 16. yüzyıl Divan Edebiyatı şairlerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Fuzûlî
B
Nev‘î
C
Zâtî
D
Hayâlî
E
Gevheri
Açıklama:
Fuzûlî, Bâki, Zâtî (ö. 1546), Hayâlî, Nev‘î ve Rûhî-i Bağdâdî XVI. yüzyılın başta gelen şairleridir.
Gevheri
Gevheri
Soru 4
Aşağıdakilerden hangisi 16. yüzyıl Türk İslam Edebiyatına "tezkire" türünde eser yazan şairlerimizden biridir?
Seçenekler
A
Feridun Bey
B
Sehî Bey
C
Taşlıcalı Yahya
D
Hâkânî Mehmed Bey
E
Hayretî
Açıklama:
Sehî Bey, Lâtîfî, Âşık Çelebi, Kınalızâde Hasan Çelebi, Beyânî ve Ahdî 16. yüzyılda tezkire alanında eserler vermişlerdir.
Soru 5
Türk-i Basit tarzını oluşturdukları için M. Fuat Köprülü tarafından “Millî Edebiyatın İlk Mübeşşirleri” diye vasıflandırılan iki şairimiz aşağıdaki seçeneklerden hangisinde yer almaktadır?
Seçenekler
A
Edirneli Nazmî ve Tatavlalı Mahremî
B
İbrahim Gülşenî ve Ahmed Sârbân
C
Hâşimî Emir Osman ve Şemseddin Sivâsî
D
Tatavlalı Mahremî ve Muhiddin Abdal
E
Pir Sultan Abdal ve Şemseddin Sivâsî
Açıklama:
M. Fuat Köprülü’nün “Millî Edebiyatın İlk Mübeşşirleri” diye vasıflandırdığı bu iki Tatavlalı Mahremî ve Edirneli Nazmî'dir.
Edirneli Nazmî ve Tatavlalı Mahremî
Edirneli Nazmî ve Tatavlalı Mahremî
Soru 6
I. Türk-İslâm Edebiyatı din ağırlıklı edebî ürünlerle, müellif ve şairleri inceleyen bir bilim dalıdır.
II. Anadolu’da XIII. yüzyıldan başlayarak Tanzimat ile birlikte son bulan, Türk şair ve müelliflerinin oluşturduğu bir edebiyattır
III. Türk-İslâm Edebiyatı kendi döneminde yalnızca aruz vezni ile yazılan nazımları kendi bünyesinden kabul eder
Türk-İslâm Edebiyatı ile ilgili yukarıdaki ifadelerden hangileri doğrudur?
II. Anadolu’da XIII. yüzyıldan başlayarak Tanzimat ile birlikte son bulan, Türk şair ve müelliflerinin oluşturduğu bir edebiyattır
III. Türk-İslâm Edebiyatı kendi döneminde yalnızca aruz vezni ile yazılan nazımları kendi bünyesinden kabul eder
Türk-İslâm Edebiyatı ile ilgili yukarıdaki ifadelerden hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Türk-İslâm Edebiyatı, Türkler’in İslâm’ı kabul etmelerinden başlayarak, klasik olarak değişikliğe uğramadan Tanzimat Dönemi’ne ve oradan da çeşitli değişiklerle günümüze kadar ulaşan din ağırlıklı edebî ürünlerle müellif ve şairleri inceleyen bir bilim dalıdır.Türk-İslâm Edebiyatı, Eski Türk Edebiyatı yahut yaygın adıyla Divan Edebiyatı’ndan bazı farklarla ayrılan bir edebiyattır. Eski Türk Edebiyatı, Türk edebiyatının gelişimi içinde İslâm kültürü ve İran edebiyatı etkisiyle Anadolu’da XIII. yüzyıldan başlayarak klasik dönemin sona erdiği Tanzimat’a kadar gelen, Türk şair ve müelliflerinin oluşturduğu bir edebiyattır. Türk-İslâm Edebiyatı ise Türklerin müslüman olmalarından başlayarak günümüze kadar gelir. Bu itibarla Eski Türk Edebiyatı başlangıcı ve sonu itibariyle belli bir zaman dilimi içerisinde yer alan bir edebiyatı incelerken, Türkİslâm Edebiyatı hala ürün vermeye devam eden ve canlılığını devam ettiren bir edebiyatı incelemektedir. Bununla birlikte Eski Türk Edebiyatı kendi alanı içerisinde mütalaa edeceği eserlerde seçici davranır. Manzum eserlerde İran şiirinin bütün geleneklerini benimsemiş ve onu kendisine yegâne örnek almış olan eserler bu edebiyatın ilgi alanıdır. Bu kıstasa uymayan eserleri vezni aruz bile olsa kendisinden saymaz. Türk-İslâm Edebiyatı ise bu dönem içerisinde meydana getirilen eserlerde bir ayrıma gitmez ve hepsini kendi bünyesinden kabul eder.
Soru 7
I. Şevâhidü’nNübüvve
II. Nefehâtü’l-Üns Tercümesi
III. Risâle-i Tasavvuf
IV. Leylâ vü Mecnûn
V. Hüsn-i Dil
Yukarıdakilerden hangileri Câmî-i Rûm lâkabıyla anılan Lâmii Çelebi (ö. 1532)'nin eserleri arasında yer alır?
II. Nefehâtü’l-Üns Tercümesi
III. Risâle-i Tasavvuf
IV. Leylâ vü Mecnûn
V. Hüsn-i Dil
Yukarıdakilerden hangileri Câmî-i Rûm lâkabıyla anılan Lâmii Çelebi (ö. 1532)'nin eserleri arasında yer alır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I, II ve III
C
II, III ve IV
D
I, II, III ve V
E
II, III, IV ve V
Açıklama:
XVI. yüzyılda Fuzûlî Divan’ı, Leylâ vü Mecnûn mesnevisi ile önem arz ederken, Câmî-i Rûm lâkabıyla anılan Lâmii Çelebi (ö. 1532) Şevâhidü’n Nübüvve, Nefehâtü’l-Üns Tercümesi, Risâle-i Tasavvuf ve Hüsn-i Dil gibi eserleriyle şöhret bulmuştur
Soru 8
XVI. Yüzyılda Hz Peygamber’in fizikî yapısı, tavrı ve ahlâkı hakkında hadislerden derlenilerek mesnevî tarzında kaleme
alınan "Hilye" adlı eserin yazarı aşağıdakilerden hangisidir?
alınan "Hilye" adlı eserin yazarı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Taşlıcalı Yahya
B
Kara Fazlı
C
Hâkânî Mehmed Bey
D
Lâmii Çelebi
E
Kınalızâde Hasan Çelebi
Açıklama:
XVI. Yüzyılda Hz Peygamber’in fizikî yapısı, tavrı ve ahlâkı hakkında hadislerden derlenilerek mesnevî tarzında kaleme
alınan "Hilye" adlı eserin yazarı Hâkânî Mehmed Bey'dir.
alınan "Hilye" adlı eserin yazarı Hâkânî Mehmed Bey'dir.
Soru 9
I. Hece vezni ile yazılması
II. Arapça ve Farsça kelime ve terkip kullanılmaması
III. Sâde Türkçe ile yazılmış olmaları
Yukarıdakilerden hangileri Türkî-i basit tarzı ile yazılan şiirlerin ortak özelliklerindendir?
II. Arapça ve Farsça kelime ve terkip kullanılmaması
III. Sâde Türkçe ile yazılmış olmaları
Yukarıdakilerden hangileri Türkî-i basit tarzı ile yazılan şiirlerin ortak özelliklerindendir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Bu iki şair, aruzla yazdıkları bazı şiirlerde Arapça
ve Farsça kelime ve terkip kullanmayarak Türkî-i basit adını verdikleri yeni
bir tarz oluşturmuş ve sâde Türkçe ile şiir yazmışlardır
ve Farsça kelime ve terkip kullanmayarak Türkî-i basit adını verdikleri yeni
bir tarz oluşturmuş ve sâde Türkçe ile şiir yazmışlardır
Soru 10
I. Edirneli Nazmî
II. Gelibolulu Mustafa Âlî
III. Âşık Çelebi
IV. Tatavlalı Mahremî
V. Muhyiddin Üftâde
Yukarıdakilerden hangileri Türkî-i basit hareketinin öncüleri arasında yer alır?
II. Gelibolulu Mustafa Âlî
III. Âşık Çelebi
IV. Tatavlalı Mahremî
V. Muhyiddin Üftâde
Yukarıdakilerden hangileri Türkî-i basit hareketinin öncüleri arasında yer alır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve IV
C
I, III ve IV
D
I, II, III ve IV
E
I, II, III ve V
Açıklama:
XVI. Yüzyılda Edirneli Nazmî (ö. 1555) ve Tatavlalı Mahremî (ö. 1535),
Arapça ve Farsça’nın dil ve edebiyatımıza en çok girdiği bir sırada, yepyeni
bir iddia ortaya atmışlardır. Bu iki şair, aruzla yazdıkları bazı şiirlerde Arapça
ve Farsça kelime ve terkip kullanmayarak Türkî-i basit adını verdikleri yeni
bir tarz oluşturmuş ve sâde Türkçe ile şiir yazmışlardır. Bu iki şair, dil açısından oldukça önemli olan bu Türkî-i basit hareketini, bir yandan arûzla öztürkçe şiir yazmanın güçlüğü ve bu veznin Türkçe’ye uygulanabilmesinin
mümkün olmayışı, diğer yandan, şairlik yönlerinin zayıf olması nedeniyle, bu
Türkî-i basit hareketini bir heves olmaktan öteye götürememişlerdir.
Arapça ve Farsça’nın dil ve edebiyatımıza en çok girdiği bir sırada, yepyeni
bir iddia ortaya atmışlardır. Bu iki şair, aruzla yazdıkları bazı şiirlerde Arapça
ve Farsça kelime ve terkip kullanmayarak Türkî-i basit adını verdikleri yeni
bir tarz oluşturmuş ve sâde Türkçe ile şiir yazmışlardır. Bu iki şair, dil açısından oldukça önemli olan bu Türkî-i basit hareketini, bir yandan arûzla öztürkçe şiir yazmanın güçlüğü ve bu veznin Türkçe’ye uygulanabilmesinin
mümkün olmayışı, diğer yandan, şairlik yönlerinin zayıf olması nedeniyle, bu
Türkî-i basit hareketini bir heves olmaktan öteye götürememişlerdir.
Soru 11
I. Keşfü’z-zunûn
II. Seyâhat-nâme
III. Şevâhidü’n Nübüvve
IV. Siyer-i Veysî
V. Burhân-ı Kâtı
Yukarıdakilerden hangileri XVII. Yüzyılda kaleme alınmış eserler arasında yer alır?
II. Seyâhat-nâme
III. Şevâhidü’n Nübüvve
IV. Siyer-i Veysî
V. Burhân-ı Kâtı
Yukarıdakilerden hangileri XVII. Yüzyılda kaleme alınmış eserler arasında yer alır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
I, II ve III
D
I, II ve IV
E
I, II, IV ve V
Açıklama:
Nesir alanında sâde ve süslü eserler verilmiştir. Veysî (ö. 1627) ve Nergisî (ö. 1635), sanatlı ve süslü nesir üslubunun temsilcileridir. Bu yüzyılın nesir ürünleri olarak bir tarafta Evliya Çelebi (ö. 1682)’nin Seyâhat-nâme’si, diğer yanda ise Veysî (ö. 1628)’nin Siyer-i Veysî’si vardır. Kâtip Çelebi (ö. 1657)’nin, başta Keşfü’z-zunûn olmak üzere, çeşitli alanlarda yazdığı ilmî eserlerle, Naîmâ (ö. 1716) ve Peçevî (ö. 1649) tarihleri; Koçi Bey’in Risâle’si (telifi: 1631) bu yüzyılın önemli çalışmalarıdır. Tarih sahasında ise Peçevî (ö.
1649) ve Nâimâ (ö. 1716) bulunmaktadır.
1649) ve Nâimâ (ö. 1716) bulunmaktadır.
Soru 12
XVIII. Yüzyılda başlayan Mahallileşme Akımı'nın öncüsü aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Şeyh Gâlib
B
Nasûhî
C
Cemâlî
D
Nedim
E
Sürûrî
Açıklama:
XVIII. Yüzyılda Osmanlı Devleti siyasi alanda otoritesini kaybetmeye
başlamasına rağmen edebî açıdan gelişimini sürdürmüş, edebiyatta nazım ve
nesir alanında önemli eserler verilmiştir. III. Ahmet ve III. Selim’in de sanatçı kişilikleri sayesinde edebi hayat canlı kalmıştır. Bu yüzyılın edebi özelliklerinin en belirgini Nedim’in öncülüğünde başlayan Mahallileşme Akımı’dır
başlamasına rağmen edebî açıdan gelişimini sürdürmüş, edebiyatta nazım ve
nesir alanında önemli eserler verilmiştir. III. Ahmet ve III. Selim’in de sanatçı kişilikleri sayesinde edebi hayat canlı kalmıştır. Bu yüzyılın edebi özelliklerinin en belirgini Nedim’in öncülüğünde başlayan Mahallileşme Akımı’dır
Soru 13
Divan Edebiyatımızda "Verim Devri" olarak nitelendirilen dönem aşağıdakilerin hangisidir?
Seçenekler
A
XV. yüzyıl
B
XVI. yüzyıl
C
XVII. yüzyıl
D
XVIII. yüzyıl
E
XIX. yüzyıl
Açıklama:
Her yüzyılın, bir önceki yüzyıldan farklı tarafları olacağı şüphesizdir. Teknik
ve estetik açıdan aynı temel ve esaslara dayanmakla beraber, birbirinden bazı
fark ve özellilerle ayrılan XVII. yüzyıl divan edebiyatı, XVIII. yüzyılda her
alanda usta şairlerini vermiştir. Bu yüzden XVII. yüzyıl bir hazırlanma ve
geçiş devri, XVIII. yüzyıl ise verim devridir
ve estetik açıdan aynı temel ve esaslara dayanmakla beraber, birbirinden bazı
fark ve özellilerle ayrılan XVII. yüzyıl divan edebiyatı, XVIII. yüzyılda her
alanda usta şairlerini vermiştir. Bu yüzden XVII. yüzyıl bir hazırlanma ve
geçiş devri, XVIII. yüzyıl ise verim devridir
Soru 14
I. Nâmık Kemâl
II. Şinâsî
III. Şeyhülislâm Ârif Hikmet
IV. Kâzım Paşa
V. Ziya Paşa
Yukarıdakilerden hangileri XIX. yüzyılda Divan edebiyatının yıkılışında rol oynayanlar arasında yer alır?
II. Şinâsî
III. Şeyhülislâm Ârif Hikmet
IV. Kâzım Paşa
V. Ziya Paşa
Yukarıdakilerden hangileri XIX. yüzyılda Divan edebiyatının yıkılışında rol oynayanlar arasında yer alır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
I, II ve III
D
I, II ve V
E
II, III ve V
Açıklama:
Bu yüzyıl, Batı tesirindeki Türk edebiyatı karşısında Divan edebiyatının gerilemeye yüz tuttuğu dönemdir. Artık, önceki yüzyıllar gibi usta şair ve yazarlar yetişmemekte, son demlerini yaşamaktadır.Daha sonra yetişecek ve Tanzimat dönemini temsil edecek olan Şinâsî (ö.
1871), Ziya Paşa (ö. 1880), Nâmık Kemâl (ö. 1888) gibi şairler ise, Divan edebiyatını çok iyi bilen ve o kültürle yetişen kişiler olmakla beraber, yüzyıllarca devam eden Divan edebiyatının yıkılışına zemîn hazırlayan ve yardımcı olan kişilerdir.
1871), Ziya Paşa (ö. 1880), Nâmık Kemâl (ö. 1888) gibi şairler ise, Divan edebiyatını çok iyi bilen ve o kültürle yetişen kişiler olmakla beraber, yüzyıllarca devam eden Divan edebiyatının yıkılışına zemîn hazırlayan ve yardımcı olan kişilerdir.
Soru 15
I. Roman ve tiyatro türlerinde konular halkın hayatından uzaklaşmıştır
II. Milli Edebiyat akımının yaygınlaştığı bir dönem olmuştur
III. Türk-İslâm edebiyatı sahasında eser veren şair sayısı sınırlı kalmıştır
IV. Klasik edebiyatımız, hayat ile iç içe, yüksek zümrenin uğraştığı ve önemsenen bir edebiyat olarak görülmüştür
XX. yüzyıl Edebiyatımız ile ilgili yukarıdaki ifadelerden hangileri doğrudur?
II. Milli Edebiyat akımının yaygınlaştığı bir dönem olmuştur
III. Türk-İslâm edebiyatı sahasında eser veren şair sayısı sınırlı kalmıştır
IV. Klasik edebiyatımız, hayat ile iç içe, yüksek zümrenin uğraştığı ve önemsenen bir edebiyat olarak görülmüştür
XX. yüzyıl Edebiyatımız ile ilgili yukarıdaki ifadelerden hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
I, II ve III
D
I, III ve IV
E
II, III ve IV
Açıklama:
XX. yüzyılın ilk yarısında klasik edebiyatımız, hayattan kopuk, yüksek zümrenin uğraştığı bir edebiyat olarak görülmüş, kullandığı remiz ve mazmunlar yönüyle, daha sonraları “Divan Edebiyatı Uzmanı” ünvanıyla karşımıza çıkan isimlerce bile küçük görülen ve hafife alınan bir edebiyat olarak gösterilme gayreti içerisine girilmiştir.
Soru 16
17. yüzyıl'da Osmanlı Devletindeki sanatsal faaliyetler ile ilgili aşağıda verilen bilgilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Dönemin en önemli gelişmesi tiyatro alanında yaşanmıştır.
B
Medreseler sanat akademilerine dönüşmüş ve buralarda sanatkarlar yetiştirilmiştir.
C
Başta Mevlevîlik olmak üzere bütün tekkelerde dinî mûsikîmizin her formunda
eserler verilmiştir.
eserler verilmiştir.
D
İran şiirinin Türk şairleri üzerindeki etkileri bu dönemde kaybolmuştur.
E
Dönemin padişahlarından IV. Murat “Vefaî” mahlasıyla şiirler yazmıştır.
Açıklama:
17. yüzyılda;
Dönemin en önemli gelişmesi musikî alanında olmuştur.
Enderûn, gelişmesini ve sanat akademisi durumunu alması sonucunda büyük mûsikîşinaslar yetişmiştir.
Başta Mevlevîlik olmak üzere bütün tekkelerde dinî mûsikîmizin her formunda
eserler verilmiştir.
Her ne kadar, şairler üzerinde İran şiirinin etkileri görülmeye devam ediyorsa da, Türk şairleri nazım ve ahenk inceliğinde İran edebiyatı temsilcilerinden geri kalmamışlardır.
Dönemin padişahlarından IV. Murat “Murâdî” mahlasıyla şiirler yazmıştır.
Dönemin en önemli gelişmesi musikî alanında olmuştur.
Enderûn, gelişmesini ve sanat akademisi durumunu alması sonucunda büyük mûsikîşinaslar yetişmiştir.
Başta Mevlevîlik olmak üzere bütün tekkelerde dinî mûsikîmizin her formunda
eserler verilmiştir.
Her ne kadar, şairler üzerinde İran şiirinin etkileri görülmeye devam ediyorsa da, Türk şairleri nazım ve ahenk inceliğinde İran edebiyatı temsilcilerinden geri kalmamışlardır.
Dönemin padişahlarından IV. Murat “Murâdî” mahlasıyla şiirler yazmıştır.
Soru 17
1603 yılında divan edebiyatında klasik devrin sona ermesinin ardından başlayan edebiyat akımı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Türkî-i Basit
B
Sebk-i Hindî
C
Mahallileşme Akımı
D
Tasavvuf Akımı
E
Edebiyat-ı Cedide
Açıklama:
Divan edebiyatında, 1603 yılında klasik devir sona ermiş, onun yerine “Sebk-i Hindî” diye isimlendirilen yeni bir akım başlamıştır.
Soru 18
Aşağıdakilerden hangisi 17. yüzyıl Türk edebiyatı şairlerinden biridir?
Seçenekler
A
Fuzûlî
B
Ahmedî
C
Nesîmî
D
Ali Şir Nevai
E
Nef‘î
Açıklama:
17. yüzyılın temsilcilerinden biri kasîde ustası Nef‘î dir. (ö. 1635)
Soru 19
18. yüzyıl Türk edebiyatı ile ilgili aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Şiirin merkezi Bağdat’tan İstanbul’a taşınmıştır.
B
Bu dönemde III. Ahmet ve III. Selim’in de sanatçı kişilikleri sayesinde edebi hayat canlı kalmıştır.
C
Şair Nedim’in öncülüğünde Edebiyat-ı Cedide akımı başlamıştır.
D
Şiirlerinde halkın adetlerine, atasözlerine ve deyimlerine yer verilmiştir.
E
Edebiyatımız, İran edebiyatının tesirinden kurtularak kendi benliğine kavuşmuştur.
Açıklama:
17. yüzyılın edebi özelliklerinin en belirgini Nedim’in öncülüğünde başlayan Mahallileşme Akımı’dır.
Şair Nedim’in öncülüğünde Edebiyat-ı Cedide akımı başlamıştır.
Şair Nedim’in öncülüğünde Edebiyat-ı Cedide akımı başlamıştır.
Soru 20
Divan edebiyatı ve şiiri için hangi yüzyıl bir ihtişam dönemi, bir altın çağı
mesâbesindedir?
mesâbesindedir?
Seçenekler
A
XVI. yüzyıl
B
XVII. yüzyıl
C
XVIII. yüzyıl
D
XIX. yüzyıl
E
XX. yüzyıl
Açıklama:
Divan edebiyatı ve şiiri için XVI. yüzyıl bir ihtişam dönemi, bir altın çağı
mesâbesindedir.
mesâbesindedir.
Soru 21
Aşağıdakilerden hangisi XVI. yüzyıl Divan şairlerindendir?
Seçenekler
A
Fuzûlî
B
Nef‘î
C
Nâbî
D
Nâilî
E
Neşâtî
Açıklama:
XVI. yüzyılın başta gelen şairi, başta Âzerî lehçesiyle şiir yazmakla beraber, yüzyıllar boyunca bütün Türk ülkesinde tanınan, sevilen ve okunan, şiirdeki kudret ve şöhretleriyle yaşadıkları çağı aşan Fuzûlî (ö. 1556)dir.
Soru 22
Hangisi Şevâhidü’n-Nübüvve, Nefehâtü’l-Üns Tercümesi, Risâle-i Tasavvuf ve Hüsn-i Dil gibi eserleriyle şöhret bulan XVI. yüzyıl şairlerindendir?
Seçenekler
A
Lâmii Çelebi
B
Âşık Çelebi
C
Kınalızâde Hasan Çelebi
D
Hâkânî Mehmed Bey
E
Kara Fazlı
Açıklama:
XVI. Yüzyıl
Lâmii Çelebi (ö. 1532) Şevâhidü’n-Nübüvve, Nefehâtü’l-Üns Tercümesi, Risâle-i Tasavvuf ve Hüsn-i Dil gibi eserleriyle şöhret bulmuştur.
Lâmii Çelebi (ö. 1532) Şevâhidü’n-Nübüvve, Nefehâtü’l-Üns Tercümesi, Risâle-i Tasavvuf ve Hüsn-i Dil gibi eserleriyle şöhret bulmuştur.
Soru 23
M. Fuat Köprülü’nün “Millî Edebiyatın İlk Mübeşşirleri” diye vasıflandırdığı ve haklarında makâle yazdığı iki şairden biri olan ve Türkî-i basit hareketinin öncüsü kabul edilen şair hangisidir?
Seçenekler
A
Tatavlalı Mahremî
B
Lütfi Paşa
C
Seydi Ali Reis
D
Emrî
E
Hâkânî Mehmed Bey
Açıklama:
XVI. Yüzyıl
M. Fuat Köprülü’nün “Millî Edebiyatın İlk Mübeşşirleri” diye vasıflandırdığı ve haklarında makâle yazdığı bu iki şairden biri olan Tatavlalı Mahremî, Türkî-i basit hareketinin öncüsü kabul edilmektedir.
M. Fuat Köprülü’nün “Millî Edebiyatın İlk Mübeşşirleri” diye vasıflandırdığı ve haklarında makâle yazdığı bu iki şairden biri olan Tatavlalı Mahremî, Türkî-i basit hareketinin öncüsü kabul edilmektedir.
Soru 24
Hangi yüzyıl Osmanlı İmparatorluğu’nun yükselişin hemen ardından gelen bozgun, yenilgi ve iç karışıklıklarla siyasi ve ekonomik gücünü giderek kaybetmeye başladığı duraklama dönemidir?
Seçenekler
A
XV. Yüzyıl
B
XVI. Yüzyıl
C
XVII. Yüzyıl
D
XVIII. Yüzyıl
E
XIX. Yüzyıl
Açıklama:
XVII. yüzyıl Osmanlı İmparatorluğu’nun yükselişin hemen ardından gelen
bozgun, yenilgi ve iç karışıklıklarla siyasi ve ekonomik gücünü giderek kaybetmeye başladığı duraklama dönemidir.
bozgun, yenilgi ve iç karışıklıklarla siyasi ve ekonomik gücünü giderek kaybetmeye başladığı duraklama dönemidir.
Soru 25
Aşağıdakilerden hangisi “Bahtî”, mahlasıyla şiir yazan Osmanlı padişahlarındandır?
Seçenekler
A
I. Ahmet
B
III. Murad
C
III. Mehmed
D
II. Osman
E
IV. Murad
Açıklama:
XVII. Yüzyıl
Dönemin padişahlarından III. Murad “Murad, Muradî”, III. Mehmet “Adnî, Muhammed”, I. Ahmet “Bahtî”, II. Osman “Fârisî”, IV. Murat “Murâdî” ve IV. Mehmet “Vefaî” mahlaslarıyla şiir yazan birer şairdirler.
Dönemin padişahlarından III. Murad “Murad, Muradî”, III. Mehmet “Adnî, Muhammed”, I. Ahmet “Bahtî”, II. Osman “Fârisî”, IV. Murat “Murâdî” ve IV. Mehmet “Vefaî” mahlaslarıyla şiir yazan birer şairdirler.
Soru 26
Divan edebiyatında, hangi yılda klasik devir sona ermiş ve onun yerine
“Sebk-i Hindî” diye isimlendirilen yeni bir akım başlamıştır?
“Sebk-i Hindî” diye isimlendirilen yeni bir akım başlamıştır?
Seçenekler
A
1603
B
1621
C
1635
D
1658
E
1699
Açıklama:
XVII. Yüzyıl
Divan edebiyatında, 1603 yılında klasik devir sona ermiş, onun yerine
“Sebk-i Hindî” diye isimlendirilen yeni bir akım başlamıştır.
Divan edebiyatında, 1603 yılında klasik devir sona ermiş, onun yerine
“Sebk-i Hindî” diye isimlendirilen yeni bir akım başlamıştır.
Soru 27
Hangi yüzyılda tasavvuf şiirinde Lale Devri’nin etkisiyle genel olarak bir
duraklama söz konusu olmuştur?
duraklama söz konusu olmuştur?
Seçenekler
A
XV. yüzyılda
B
XVI. yüzyılda
C
XVII. yüzyılda
D
XVIII. yüzyılda
E
XIX. yüzyılda
Açıklama:
XVIII. yüzyılda tasavvuf şiirinde Lale Devri’nin etkisiyle genel olarak bir
duraklama söz konusu olmuştur.
duraklama söz konusu olmuştur.
Soru 28
Batı tesirindeki Türk edebiyatı karşısında Divan edebiyatının gerilemeye yüz tuttuğu dönem hangi yüzyıldır?
Seçenekler
A
XV. Yüzyıl
B
XVI. Yüzyıl
C
XVII. Yüzyıl
D
XVIII. Yüzyıl
E
XIX. Yüzyıl
Açıklama:
XIX.Yüzyıl
XIX. yüzyıl, Batı tesirindeki Türk edebiyatı karşısında Divan edebiyatının
gerilemeye yüz tuttuğu dönemdir.
XIX. yüzyıl, Batı tesirindeki Türk edebiyatı karşısında Divan edebiyatının
gerilemeye yüz tuttuğu dönemdir.
Soru 29
Aşağıdakilerden hangisi XX. yüzyılda aruz veznini kullanarak geleneğe uygun şiirler kaleme alan ve Divan teşkil eden mutasavvıf şairlerdendir?
Seçenekler
A
Erzurumlu Muhammed Lutfî
B
Ahmed Sûzî
C
Keçeci-zâde İzzet Molla
D
Nâmık Kemâl
E
Şânî-zâde Atâullah
Açıklama:
XX. yüzyılda az da olsa aruz veznini kullanarak geleneğe uygun şiirler kaleme alan ve Divan teşkil eden mutasavvıf şairler de bulunmaktadır. Alvarlı Efe olarak da tanınan Erzurumlu Muhammed Lutfî (ö. 1956), Sivaslı Şeyh Halid (ö. 1931), Osman Kemâlî (ö. 1954), Mustafa Fehmi Gerçeker (ö. 1950), Darendeli Osman Hulusî (ö. 1990) bunlardan bir kaçıdır.
Soru 30
Gazelde ileri giden ve İstanbul Türkçesi’ni genel bir şiir dili hâline getirerek yüzyıllar boyunca unutulmayan şairin adı nedir?
Seçenekler
A
Bâki
B
Zâti
C
Fuzuli
D
Nedim
E
Şeyh Galip
Açıklama:
Bâki
Soru 31
I. Kur'an-ı Kerim
II. Hadis-i Şerif
III. Kısas-ı Enbiya
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Türk İslam Edebiyatının ilk kaynakları arasında yer alır?
II. Hadis-i Şerif
III. Kısas-ı Enbiya
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Türk İslam Edebiyatının ilk kaynakları arasında yer alır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve II
E
I, II ve III
Açıklama:
I ve II
Soru 32
I. Fuad Köprülü
II. Tatavlalı Mahremî
III. Edirneli Nazmî
IV. Abdülbaki Gölpınarlı
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Türkî-i basit adında yeni bir oluşum yaratmışlardır?
II. Tatavlalı Mahremî
III. Edirneli Nazmî
IV. Abdülbaki Gölpınarlı
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Türkî-i basit adında yeni bir oluşum yaratmışlardır?
Seçenekler
A
I ve IV
B
II ve IV
C
I ve III
D
II ve III
E
III ve IV
Açıklama:
II ve III
Soru 33
XVI. Yüzyılda kaleme alınan ve klasik bir mesnevî örneği olan Fuzulî'nin bir eseridir?
Seçenekler
A
Kerem ile Aslı
B
Nihal ile Bora
C
Vedat ü Aliye
D
Afife ile Sencer
E
Leyla vü Mecnun
Açıklama:
Leyla vü Mecnun
Soru 34
Mûsikî, en parlak yıllarından birini hangi sultan sırasında yaşamıştır?
Seçenekler
A
Sultan Süleyman'ın
B
Sultan IV. Murad’ın
C
Sultan Orhan'ın
D
Sultan II. Mehmed'in
E
Sultan II. Murad’ın
Açıklama:
Sultan IV. Murad’ın
Soru 35
Itrî kimin öğrencisidir?
Seçenekler
A
Hafız Post
B
Mustafa Dede
C
Zâkirî Hasan
D
Bezci- zâde Mehmed
E
Kovacızâde Mehmed
Açıklama:
Hafız Post
Soru 36
14 yaşında tahta çıkan, 14 yıl tahtta kalan ve kardeş katlini yasaklayan Sultan Ahmed Han Hazretleri hangi mahlası kullanmıştır?
Seçenekler
A
Bahtî
B
Muradî
C
Avni
D
Farisi
E
Vefai
Açıklama:
Bahtî
Soru 37
I. Erzurumlu İbrahim Hakkı
II. Şeyh Galip
III. Bursalı İsmail Hakkı
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri 18.yüzyılın en önemli tasavvuf şairi arasında yer alır?
II. Şeyh Galip
III. Bursalı İsmail Hakkı
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri 18.yüzyılın en önemli tasavvuf şairi arasında yer alır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve II
E
I ve III
Açıklama:
I ve III
Soru 38
I. Ziya Paşa
II. Namık Kemal
III. Fuzuli
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Divan Edebiyatının yıkılışına zemin hazırlayanlar arasında yer alır?
II. Namık Kemal
III. Fuzuli
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Divan Edebiyatının yıkılışına zemin hazırlayanlar arasında yer alır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve II
E
I ve III
Açıklama:
I ve II
Soru 39
I. Yahya Kemal
II. Ahmed Hamdi Tanpınar
III. Ömer Seyfettin
Ağustos 1930’da Ankara’da düzenlenen Türkçe ve Edebiyat Muallimleri Kongresi’nde klasik şiirimizin lise ders müfredatından çıkarılması hususunda yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri önerge vermiş ve bu önerge reddedilmiştir?
II. Ahmed Hamdi Tanpınar
III. Ömer Seyfettin
Ağustos 1930’da Ankara’da düzenlenen Türkçe ve Edebiyat Muallimleri Kongresi’nde klasik şiirimizin lise ders müfredatından çıkarılması hususunda yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri önerge vermiş ve bu önerge reddedilmiştir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve II
E
II ve III
Açıklama:
Yalnız II
Soru 40
Necip Fazıl Kısakürek'in çıkardığı ve İslami bir bakış açısına sahip olan dergi hangisidir?
Seçenekler
A
Hisar
B
Diriliş
C
Büyük Doğu
D
Dergah
E
Yediiklim
Açıklama:
Büyük Doğu, 1943-1978 yılları arasında, Necip Fazıl Kısakürek'in farklı dönemlerde yayınladığı dergidir. Dergi yazarları kendilerine "Büyük Doğucular" olarak adlandırdı. Dergi İslami bir bakış açısına sahipti. Büyük Doğu dergisi, başlangıçta, birçoğu Necip Fazıl'ın yakın arkadaşı olan ve dönemin entelektüellerini kadrosunda barındıran bir dergiydi. İlk dönem Büyük Doğucularda Sait Faik, Özdemir Asaf, Oktay Abdal ve Salih Murad Uzdilek gibi isimler yer aldı. Necip Fazıl'ın yönetiminde çıkan Büyük Doğu dergisi tek parti döneminde ve Demokrat Parti iktidarına muhalif bir tutum sergiledi. Büyük Doğu, 1940-1980 arası dönemde, İslamcı bir düşünce ekolü özelliği taşıdı. İslamcılığa yakın duran birçok kişi, siyaset insanı ve aydınını etkiledi. Büyük Doğu, aynı zamanda Necip Fazıl'ın kurduğu Büyük Doğu Hareketi düşünce sisteminin de adı oldu. Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 41
XVI. yüzyılda "sultanus şuara" olarak anılan ünlü sanatçı kimdir?
Seçenekler
A
Fuzuli
B
Baki
C
Lami
D
Figani
E
Hayreti
Açıklama:
Fuzûli Divan’ı, Leyla vü Mecnûn mesnevisi ile önem arz ederen, devrinin “sultânü’ş-şuarâ”sı olan Bâki Divan’ı ile, Câmi-i Rûm lâkabıyla anılan Lâmii Çelebi (ö. 1532) Şevâhidü’n-Nübüvve, Nefehâtü’l-Üns Tercümesi, Risâle-i Tasavvuf ve Hüsn-i Dil gibi eserleriyle şöhret bulmuştur. Doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 42
XVI. yüzyılda bazı sanatçılar, eserlerinde ağırlıklı olarak ya da sadece Türkçe kelimeler kullanmaya özen göstermişlerdir. Bu durum bir akımın ve etrafında sanatçıların olmasını sağlamıştır.
Seçeneklerde verilenlerden hangisi özelliği verilen akımın bir temsilcisidir?
Seçeneklerde verilenlerden hangisi özelliği verilen akımın bir temsilcisidir?
Seçenekler
A
Şeyh Galip
B
Edirneli Nazmi
C
Latifi
D
Aşık Çelebi
E
Gelibolulu Mustafa Ali
Açıklama:
Bu yüzyılda, Edirneli Nazmi (ö. 1555) ve Tatavlalı Mahremi (ö. 1535), Arapça ve Farsça’nın dil ve edebiyatımıza en çok girdiği bir sırada, yepyeni bir iddia ortaya atmışlardır. Bu iki şair, aruzla yazdıkları bazı şiirlerde Arapça ve Farsça kelime ve terkip kullanmayarak Türkî-i basit adını verdikleri yeni bir tarz oluşturmuş ve sâde Türkçe ile şiir yazmışlardır. Bu iki şair, dil açısından oldukça önemli olan bu Türk-i basit hareketini, bir yandan aruzla öztürkçe şiir yazmanın güçlüğü ve bu veznin Türkçe’ye uygulanabilmesinin mümkün olmayışı, diğer yandan, şairlik yönlerinin zayıf olması nedeniyle, bu Türkî-i basit hareketini bir heves olmaktan öteye götürememişlerdir. Dolayısıyla doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 43
"Muhibbi" mahlası hangi padişahımıza aittir?
Seçenekler
A
III. Mehmet
B
I.Süleyman
C
I. Ahmet
D
IV. Murat
E
IV.Mehmet
Açıklama:
Muhibbis mahlası Kanunu Sultan Süleyman(I. Süleyman)' a aittir. Doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 44
XVII. yüzyılda yaşamış olan Katip Çelebi'nin Batı'da bilinen en önemli eseri Arapça bir bibliyografya sözlüğüdür. Bu yapıtta 14.500 kitap ve risalenin adı ve yazarı mevcuttur.
Özellikleri verilen eser hangisidir?
Özellikleri verilen eser hangisidir?
Seçenekler
A
Cihannüma
B
Fezleke
C
Keşfü'z Zünun
D
Tuhfetül Kibar
E
Kanunname
Açıklama:
Kâtib Çelebi'nin Batı'da tanınan en ünlü yapıtı Keşfü'z-Zünun an Esamü'l-Kütübi ve'l-Fünun'dur. Arapça bir bibliyografya sözlüğü olan yapıtta 14.500 kitap ve risalenin adı ve yazarı verilir. İslam dünyasında da genel kabul gören Aristoteles'in bilim tasnifine görev ve alfabetik olarak düzenlenmiş olan yapıt, yirmi yılda tamamlanmıştır. Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 45
XVIII. yüzyılda mahallileşme akımıyla beraber şarkı türünün en önemli temsilcisi kim olmuştur?
Seçenekler
A
Naili
B
Nedim
C
Enderunlu Vasıf
D
Vehbi
E
Raşid
Açıklama:
XVIII. yüzyılın en önemli özelliği Nedim'le beraber başlayan mahallileşme akımıdır. Aynı zamanda bu dönemde Nedim şarkı türünün en önemli temsilcisi olmuştur. Dolayısıyla doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 46
Bu vehmi; hayal ürünü olan şekle parlaklık ve canlılık veren senin güzelliğinin rengidir. Hayalimin bir gül bahçesi, ilkbaharım varsa bu senin ihsanındır.
Şeyh Galib'e ait olan ve yukarıda açıklaması verilen dize seçeneklerden hangisidir?
Şeyh Galib'e ait olan ve yukarıda açıklaması verilen dize seçeneklerden hangisidir?
Seçenekler
A
Efendimsin cihânda i‘tibârım varsa sendendir
Miyân-ı ‘âşıkânda iştihârım varsa sendendir
Miyân-ı ‘âşıkânda iştihârım varsa sendendir
B
Veren bu sûret-i mevhûma revnak reng-i hüsnündür
Gülistân-ı hayâlim nev-bahârım varsa sendendir
Gülistân-ı hayâlim nev-bahârım varsa sendendir
C
Benim feyz-i hayâtım hâsılı rûh-ı revânımsın
Eğer sermâye-i ömrümde kârım varsa sendendir
Eğer sermâye-i ömrümde kârım varsa sendendir
D
Felekden zerre mikdâr olmadım devrinde rencide
Ger ey mihr-i münevver âh u zârım varsa sendendir
Ger ey mihr-i münevver âh u zârım varsa sendendir
E
Senin pervâne-i hicrânınım sen şem‘-i vuslatsın
Beher şeb hâhiş-i bûs ü kinârım varsa sendendir
Beher şeb hâhiş-i bûs ü kinârım varsa sendendir
Açıklama:
Seçeneklerde tek tek bakıldığında en uygun şıkkın B seçeneği olduğu görülür.
Soru 47
Seçeneklerden hangisi Türk-Divan Edebiyatının XIX. yüzyıldaki özelliklerinden biridir?
Seçenekler
A
Bu yüzyıl edebiyatımız açısından en verimli dönemdir
B
Türki Basit Akımı bu dönemde etkisini göstermiştir
C
Bu dönemin en önemli özelliği musiki alanında yaşanan gelişmelerdir
D
Bu yüzyılda edebiyatımız yüzünü Batı'ya dönmüştür
E
Yüzyılın en önemli sanatçısı Fuzuli'dir
Açıklama:
XIX.yüzyılda Türk divan edebiyatının ekseni İran değil, Batı dünyası veya Fransız edebiyatı idi. Türk edebiyatı, İran edebiyatından nasibini aldığı kadar, bu edebiyattan, Fransız edebiyatından da alacaktı. Dolayısıyla doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 48
Edebiyatımızda" Yedi Güzel Adam" olarak anılan ve Türk İslam Edebiyatının günümüz örneklerini veren kişilerden biri hangi seçenektedir?
Seçenekler
A
Necip Fazıl
B
Mehmet Akif Ersoy
C
Asaf Halet Çelebi
D
Sivaslı Şeyh Halid
E
Erdem Bayazıt
Açıklama:
"Yedi Güzel Adam" adıyla anılan isimler Türk edebiyatına damga vuran Cahit Zarifoğlu, Erdem Bayazıt, Rasim Özdenören, Nuri Pakdil, Mehmet Akif İnan, Alaeddin Özdenören ve Ali Kutlay'dır. Yolları Kahramanmaraş'ta kesişen 7 Güzel Adam'ın eğitim gördüğü 169 yıllık tarihi Maraş Lisesi 2019 mart ayında müzeye çevrilmiştir. Doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 49
Akrostiş tarzda yazılmış olan "Mona Roza" şiiri hangi sanatçıya aittir?
Seçenekler
A
Mehmet Akif İnal
B
Can Yücel
C
Sezai Karakoç
D
Nuri Pakdil
E
İsmet Özel
Açıklama:
Sezai Karkoç'un meşhur şiirindeki Mona Roza Tek Gül anlamına gelir. Ancak, Mona Roza şiiri akrostiş tarzda yazılmış olup, paragraf başlarındaki ilk harflerden Muazzez Akkayam ortaya çıkar. Dolayısıyla doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 50
Divan edebiyatı hangi yüzyılda altın çağını yaşamıştır?
Seçenekler
A
XVI. yüzyıl
B
XVII. yüzyıl
C
XV. yüzyıl
D
XIV. yüzyıl
E
XVIII. yüzyıl
Açıklama:
Divan edebiyatı ve şiiri için XVI. yüzyıl bir ihtişam dönemi, bir altın çağı mesâbesindedir.
Soru 51
Aşağıdakilerden hangisi divan edebiyatı XVI. yüzyıl şairlerinden birisi değildir?
Seçenekler
A
Fuzûlî
B
Bâki
C
Zâtî
D
Hayâlî
E
Sürurî
Açıklama:
Bu yüzyılın başta gelen şairleri, başta Âzerî lehçesiyle şiir yazmakla beraber, yüzyıllar boyunca bütün Türk ülkesinde tanınan, sevilen ve okunan, şiirdeki kudret ve şöhretleriyle yaşadıkları çağı aşan Fuzûlî (ö. 1556) ve gazelde ileri giden ve İstanbul Türkçesi’ni genel bir şiir dili hâline getirerek yüzyıllar boyunca unutulmayan Bâki (ö. 1600) olmak üzere, geniş hayal gücüne sahip olan Zâtî (ö. 1546), aşk ve rindâne hayatın usta sözcüsü Hayâlî (ö. 1557), sâde diliyle Nev‘î (ö. 1599), insan ruhunu tahlilde gerçekten başarılı olan tenkitçi ve terkîb-i bendleriyle isim yapmış olan Rûhî-i Bağdâdî (ö. 1605) bu yüzyılın usta şairleridir.
Soru 52
Türkî-i basit tarzını kim oluşturmuştur?
Seçenekler
A
Gelibolulu Mustafa Âlî ve Kemâlpaşazâde
B
Edirneli Nazmî ve Tatavlalı Mahremî
C
Beyânî ve Ahdî
D
Sehî Bey ve Lâtîfî
E
Lâmiî Çelebi ve Kara Fazlı
Açıklama:
Bu yüzyılda, Edirneli Nazmî (ö. 1555) ve Tatavlalı Mahremî (ö. 1535), Arapça ve Farsça’nın dil ve edebiyatımıza en çok girdiği bir sırada, yepyeni bir iddia ortaya atmışlardır. Bu iki şair, aruzla yazdıkları bazı şiirlerde Arapça ve Farsça kelime ve terkip kullanmayarak Türkî-i basit adını verdikleri yeni bir tarz oluşturmuş ve sâde Türkçe ile şiir yazmışlardır.
Soru 53
Türk mûsikîsinin en çok gelişme kaydettiği yüzyıl hangisidir?
Seçenekler
A
14. yüzyıl
B
15. yüzyıl
C
16. yüzyıl
D
17. yüzyıl
E
18. yüzyıl
Açıklama:
Dönemin en önemli gelişmesi musikî alanında olmuştur. Bu yüzyıl Türk mûsikîsi açısından çok önemli bir zaman dilimi ve aşamasıdır. Genişleyen mûsikî hayatı yalnız sarayla sınırlı kalmamış, devlet adamları ve sultanların saraylarına, varlıklı kimselerin konaklarına kadar girmiştir. Mûsikî, en parlak yıllarından birini Sultan IV. Murad’ın saltanatı sırasında yaşamıştır.
Soru 54
Divan edebiyatında klasik devir kaç yılında sona ermiştir?
Seçenekler
A
1635
B
1644
C
1603
D
1626
E
1654
Açıklama:
Divan edebiyatında, 1603 yılında klasik devir sona ermiş, onun yerine “Sebk-i Hindî” diye isimlendirilen yeni bir akım başlamıştır.
Soru 55
Aşağıdakilerden hangisi 17. yüzyıl şairlerindendir?
Seçenekler
A
Bâki
B
Hayâlî
C
Lâmii Çelebi
D
Fuzûlî
E
Sâbit
Açıklama:
Sabit 17. yüzyıl edebiyatçılarındadır. Diğer şıklar 16. yüzyıl edebiyatçılarından oluşmaktadır.
Soru 56
Nazîm Yahya hangi yüzyılın şairidir?
Seçenekler
A
15. yüzyıl
B
16. yüzyıl
C
17. yüzyıl
D
18. yüzyıl
E
19. yüzyıl
Açıklama:
18. yüzyılda anılması gereken diğer şairler ise Nazîm Yahya (ö. 1727), Sünbül-zâde Seyyid Vehbî (ö. 1736), Nahîfî Süleyman (ö. 1738), Koca Râğıb Paşa (ö. 1763), Haşmet (ö. 1768), Fıtnat Hanım (ö. 1780), Esrâr Dede (ö. 1796), Enderunlu Fâzıl (ö. 1810), Sürûrî (ö. 1814), gibi şairlerdir.
Soru 57
İran’ın neo- klâsik şiirini Türkçe’de örneği görülmemiş bir tarzda kullanan şair kimdir?
Seçenekler
A
Salahi
B
Raşid
C
Şeyh Gâlib
D
Salim
E
Beliğ
Açıklama:
XVIII. yüzyılda divan edebiyatı en büyük üstadlarını vermişti. Şeyh Gâlib, İran’ın neo- klâsik şiirini Türkçe’de örneği görülmemiş bir tarzda kullanmış ve başarıya da ulaşmıştır.
Soru 58
Divan edebiyatının batı tesirindeki Türk edebiyatı karşısında gerilemeye yüz tuttuğu dönem hangisidir?
Seçenekler
A
15. yüzyıl
B
16. yüzyıl
C
17. yüzyıl
D
18. yüzyıl
E
19. yüzyıl
Açıklama:
19. yüzyıl, Batı tesirindeki Türk edebiyatı karşısında Divan edebiyatının gerilemeye yüz tuttuğu dönemdir.
Soru 59
Büyük Doğu Mecmuası'nı kim yayinlamistir?
Seçenekler
A
Necip Fazıl
B
Sezai Karakoç
C
Darendeli Osman Hulusî
D
Mustafa Fehmi Gerçeker
E
Osman Kemâlî
Açıklama:
Necip Fazıl’ın çıkarmış olduğu Büyük Doğu mecmuası (1943), özellikle ikinci dönemi olan 1945’ten sonra geleneğin dirilişi anlamında önemli bir görev üstlenmiştir.
Soru 60
M. Fuat Köprülü’nün “Millî Edebiyatın İlk Mübeşşirleri” diye vasıflandırdığı ve hakında makâle yazdığı bu şair aynı zamanda Türkî-i basit hareketinin öncüsü kabul edilmektedir. Söz konusu bu şair kimdir?
Seçenekler
A
Tatavlalı Mahremî
B
Âşık Çelebi
C
Edirneli Nazmî
D
Beyânî
E
Taşlıcalı Yahya
Açıklama:
XVI. YÜZYIL
Tatavlalı Mahremî
Tatavlalı Mahremî
Soru 61
Gülşen-âbâd isimli mesnevi kime aittir?
Seçenekler
A
Şemseddin Sivasî
B
İbrahim Gülşenî
C
Ahmed Sârbân
D
Muhyiddin Üftâde
E
Şah Hatâyî
Açıklama:
Resim 6.1
Şemseddin Sivasî
Şemseddin Sivasî
Soru 62
Bu dönemin en önemli gelişmesi musikî alanında olmuştur. Bu yüzyıl Türk mûsikîsi açısından çok önemli bir zaman dilimi ve aşamasıdır. Genişleyen mûsikî hayatı yalnız saraylasınırlı kalmamış, devlet adamları ve sultanların saraylarına, varlıklı kimselerin konaklarına kadar girmiştir. Söz konusu dönem hangi yüzyıldır?
Seçenekler
A
XVII. yüzyıl
B
XVI. yüzyıl
C
XV. yüzyıl
D
XVIII. yüzyıl
E
XIV. yüzyıl
Açıklama:
XVII. yüzyıl
Soru 63
Mûsikî, en parlak yıllarından birini hangi sultan saltanatı sırasında yaşamıştır.
Seçenekler
A
Sultan IV. Murad’ın
B
Sultan V. Murad’ın
C
Sultan III. Murad’ın
D
Sultan II. Murad’ın
E
Sultan I. Murad’ın
Açıklama:
XVII. YÜZYIL
Sultan IV. Murad’ın
Sultan IV. Murad’ın
Soru 64
Itrî devrin üstad şahsiyetlerindendir. İyi bir eğitim alan Itrî kimin öğrencisidir?
Seçenekler
A
Hafız Post
B
Bezci-zâde Mehmed Muhiddin
C
Kovacızâde Mehmed Efendi
D
Derviş Mustafa Dede
E
Zâkirî Hasan Efendi
Açıklama:
XVII. YÜZYIL
Hafız Post
Hafız Post
Soru 65
“Vefaî” mahlaslarıyla şiir yazan sultan kimdir?
Seçenekler
A
IV. Mehmet
B
III. Murad
C
III. Mehmet
D
I. Ahmet
E
IV. Murat
Açıklama:
XVII. YÜZYIL
IV. Mehmet
IV. Mehmet
Soru 66
Mahallileşme Akımı hangi şair öncülüğünde başlamıştır?
Seçenekler
A
Nedim
B
Şeyh Galip
C
Edirneli Nazmi
D
Tatavlalı Mahremi
E
Nahîfî Süleyman
Açıklama:
XVIII. YÜZYIL
Nedim
Nedim
Soru 67
Sebk-i Hindî akımının ve bu dönemin (XVIII. yy) en güçlü temsilcisi ve şairi kimdir?
Seçenekler
A
Şeyh Gâlib
B
Aziz Mahmud Hüdâyî
C
Akkirmanlı Nakşî
D
Elmalılı Ümmî Sinan
E
Niyazi Mısrî
Açıklama:
XVIII. YÜZYIL
Şeyh Gâlib
Şeyh Gâlib
Soru 68
Aşağıda yer alan şairlerden hangisi XIX. yy. şairlerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Salâhî
B
Şinâsî
C
Ziya Paşa
D
Nâmık Kemâl
E
Şânîzâde Atâullah
Açıklama:
XIX. YÜZYIL
Salâhî
Salâhî
Soru 69
Esselâm -Mukaddes Hayattan Levhalar- adlı eseri Hz. Muhammed’in 63 yaşında vefat etmesi dolayısıyla Hz. Peygamber’in hayatının devrelerini konu alan 63 ayrı şiirden oluşan manzum siyer diyebileceğimiz modern bir mesnevî kime aittir?
Seçenekler
A
Necip Fazıl
B
Sezai Karakoç
C
Cahit Zarifoğlu
D
Rasim Özdenören
E
İsmet Özel
Açıklama:
XX. YÜZYIL
Necip Fazıl
Necip Fazıl
Ünite 7
Soru 1
Allaha şükretme anlamına gelen el hamdü-lillah cümlesinin kısaltması aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Hamdele.
B
Esma-ı hüsna.
C
Münacat.
D
Manzum.
E
Tasavvuf.
Açıklama:
Hamdele. Cevap A'dır.
Soru 2
Mensur eserlerde adet ve geleneğe göre takip sırası dikkate alındığında ilk söz aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Hamdele.
B
Salvele.
C
Besmele.
D
Amma Badü.
E
Na't.
Açıklama:
Besmele. Cevap C'dir.
Soru 3
Mensur eserlerde adet ve geleneğe göre takip sırası dikkate alındığında ikinci söz aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Besmele.
B
Salvele.
C
Hamdele.
D
Münacat
E
Na't
Açıklama:
Hamdele. Cevap C'dir.
Soru 4
Mensur eserlerde adet ve geleneğe göre takip sırası dikkate alındığında hangisi son sözdür?
Seçenekler
A
Amma ba'dü.
B
Besmele.
C
Salvele.
D
Hamdele.
E
Tevhid.
Açıklama:
Amma ba'dü. Cevap A'dır.
Soru 5
Manzum eserlere göre takip sırası dikkate alındığında son söz hangisidir?
Seçenekler
A
Te'lif-i Kitab.
B
Hamdele.
C
Besmele.
D
Salvele.
E
Na't.
Açıklama:
Telif-i kitab. Cevap A'dır.
Soru 6
Aşağıdakilerden hangisi ' Allahümme Salli ala seyyidina Muhammed' cümlesinin kısaltmasıdır?
Seçenekler
A
Besmele
B
Hamdele.
C
Salvele.
D
Na't
E
Tevhid.
Açıklama:
Salvele. Cevap C'dir.
Soru 7
Hangisi 'Allaha hamd, Peygambere sala-u selamdan sonra' anlamındadır?
Seçenekler
A
Amma ba'd.
B
Hamdele.
C
Besmele.
D
Salvele.
E
Tevhid.
Açıklama:
Amma ba'd. Cevap A'dır.
Soru 8
Hangisi Allahın güzel isimleri anlamındadır?
Seçenekler
A
Hamdele.
B
Salvele .
C
Besmele.
D
Na't
E
Esma-ı Hüsna.
Açıklama:
Esma-ı HAüsna. Cevap E'dir.
Soru 9
Allahın birliği ve yüceliği konusunda yazılan manzum ve mensur eserlere ne denir?
Seçenekler
A
Tevhid.
B
Besmele.
C
Salvele.
D
Hamdele.
E
Esma-ı Hüsna.
Açıklama:
Tevhid. Cevap A'dır.
Soru 10
Türklerin İslam'ı kabul ettikten sonraki yazılan mensur eserlerde müellifin adet ve geleneğe göre, takip ettiği sıra aşağıdakilerden hangisi doğru şeklide verilmiştir?
Seçenekler
A
Besmele, hamdele, salvele, ammâ ba‘dü
B
Besmele, hamdele, ammâ ba‘dü, salvele,
C
Besmele, Tevhîd-Münâcât, Na‘t, Sebeb-i Te’lîf-i Kitâb
D
Besmele, Tevhîd-Münâcât, Na‘t, salvele, ammâ ba‘dü
E
Besmele, hamdele, Na‘t, Sebeb-i Te’lîf-i Kitâb
Açıklama:
Mensur eserlerde müellifin âdet ve geleneğe göre, takip ettiği sıra: “Besmele, hamdele, salvele, ammâ ba‘dü” sözleridir. Manzum eserlerde ise bu sıra: “Besmele, Tevhîd-Münâcât, Na‘t, Sebeb-i Te’lîf-i Kitâb” şeklindedir.
Soru 11
Mensur eserlerde hamdele ne anlama gelmektedir?
Seçenekler
A
İyi ve güzel iş
B
Allah'a şükretme
C
Peygambere salat etme
D
Birkaç şeyi bir etme
E
Fısıldamak, kulağa söylemek
Açıklama:
Hamdele; “Allah’a şükretme” anlamına gelen “el-Hamdü li’llâh” cümlesinin kısaltılmış şeklidir.
Soru 12
Aşağıdakilerden hangisi “birkaç şeyi bir etme, birleştirme, bir addetme, bir nazarıyla bakma” anlamlarına geldiği gibi, Allah hakkında: “Allah'ın bir olduğuna inanma, kâil olma, birleme” demektir?
Seçenekler
A
Salvele
B
Hamdele
C
Tevhid
D
Münacat
E
Amma b'ad
Açıklama:
Tevhîd’in kelime anlamı, “Vahdet” kökünden “birkaç şeyi bir etme, bir-leştirme, bir addetme, bir nazarıyla bakma” anlamlarına geldiği gibi, Allah hakkında: “Allah’ın bir olduğuna inanma, kâil olma, birleme” demekti
Soru 13
Arap ve İran edebiyatlarında yer alan münâcât türü, hangi yüzyıldan itibaren Türk edebiyatında da yer almaya ve şâirlerimiz tarafından yazılmaya başlanmıştır?
Seçenekler
A
VIII
B
IX
C
X
D
XI
E
XII
Açıklama:
Arap ve İran edebiyatlarında yer alan münâcât türü, XII. yüzyıldan itibaren bizim edebiyatımızda da yer almaya ve şâirlerimiz tarafından yazılmaya başlanmıştır.
Soru 14
Aşağıdakilerden hangisi edebi ıstılâh olarak, şâirlerin “Allah'ın varlığına ve birliğine dâir yazdıkları manzûmeler”e verilen isimdir?
Seçenekler
A
Tevhid
B
Münacaat
C
Amma ba'd
D
Salvele
E
Hamdele
Açıklama:
Edebî ıstılâh olarak Tevhîd, şâirlerin “Allah’ın varlığına ve birliğine dâir yazdıkları manzûmeler”e verilen isimdir.
Soru 15
- Yazıcıoğlu Mehmed - Muhammediyye
- Fuzûlî - Kısasu’l-Enbiyâ
- Ahmed Cevdet Paşa - Hadîkatü’s-su‘adâ
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve II
E
II ve III
Açıklama:
Dînî edebiyatımızın, bir başka deyişle Türk İslâm Edebiyatı’nın en sevi-len, en tanınmış ve yaygın hâle gelmiş eserleri, Ahmed Yesevî’nin hikmetleri yerine, Yûnus Emre’nin ilâhileri, Süleyman Çelebi (ö. 1422)’nin Mevlid’i, Yazıcıoğlu Mehmed (ö. 855/1451)’in Muhammediyye’si, Fuzûlî (ö. 1556)’nin Hadîkatü’s-su‘adâ’sı, Ahmed Cevdet Paşa (1822-1895)’nın Kısasu’l-Enbiyâ’sıdır.
Soru 16
Esmâü’l-hüsna ifadesi, Kur’ân-ı Kerîm’de dört ayrı surede yer alan birer ayette geçmektedir. Allah'ın güzel isimleriyle dua edilmesinin gereğini belirten ilk sure aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İsra
B
Taha
C
Haşr
D
Araf
E
Nisa
Açıklama:
Esmâü’l-hüsna ifadesi, Kur’ân-ı Kerîm’de dört ayrı surede yer alan birer ayette geçmektedir. Bunlardan ilki Araf suresinde yer almaktadır. Bu ayette Allah’ın güzel isimleriyle dua edilmesinin gereği belirtilmektedir. “En güzel isimler Allah’ındır. O’na o isimlerle dua edin. O’nun isimleri konusunda eğriliğe sapanları bırakın. Onlar yaptıklarının cezasını görecekler-dir.” (Araf 7/180).
Soru 17
- Haşr
- Taha
- Bakara
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve II
E
II ve III
Açıklama:
Diğer âyetlerde de en güzel isimlerin sadece Allah’a ait olduğu vurgu-lanmaktadır. “De ki: Gerek Allah deyin, gerek Rahmân deyin, hangisini derseniz de-yin, en güzel isimler onundur.” (İsra 17/110)
“Allah’tan başka ilah yoktur, en güzel isimler onundur.” (Tâhâ 20/8)
“O, var eden, güzel yaratan, yarattıklarına şekil veren, en güzel adlar ken-disinin olan Allah’tır.” (Haşr 59/24)
“Allah’tan başka ilah yoktur, en güzel isimler onundur.” (Tâhâ 20/8)
“O, var eden, güzel yaratan, yarattıklarına şekil veren, en güzel adlar ken-disinin olan Allah’tır.” (Haşr 59/24)
Soru 18
Aşağıdakilerden hangisi Türkçe manzum Esma-ı hüsnâ kaleme alan şairler arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Abdurrahman Câmî
B
Îsâ Saruhânî
C
İbrahim Cûdî
D
Ahmed Şâkir Paşa
E
Şeyhoğlu Mustafa
Açıklama:
Şeyhoğlu Mustafa (ö. 1401), Îsâ Saruhânî (ö. 1559), Ahmed Şâkir Paşa (ö. 1818), İbrahim Cûdî (ö. 1926), Bıçakcızâde İsmail Hakkı (ö.1933) Türkçe manzum Esmâ-ı hüsnâ kaleme alan şairlerden sadece bir kaçıdır.
Soru 19
Türkçe ilk manzum Esma-ı hüsnâlar arasında yer alan İbn Îsâ Saruhânî’nin eseri aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Risâle-i Muammâ-yı Nefîse
B
Maksadu’l-Esnâ fî Şerhi Esmâillâhi’l-Hüsnâ’
C
Şerhu Esmâi’l-Hüsnâ
D
Müntehe’l-Münâ fî Şerhi Esmâillâhi’l-Hüsnâ
E
Levâmiu’l-Beyyinât Şerhu Esmâillâhi Teâlâ ve’s-Sıfât
Açıklama:
Türkçe ilk manzum Esmâ-ı hüsnâlar ara-sında yer alan İbn Îsâ Saruhânî’nin Şerhu Esmâi’l-Hüsnâ isimli eserinden sâ-dece, Allah’ın Güzel İsimleri’nden olan Rahmân adının şerhi ile ilgili kısım yer almaktadır.
Soru 20
Aşağıdakilerden hangisi, manzum eserlerde müellifin âdet ve geleneğe göre takip ettiği sırada bulunmayan bir safhadır?
Seçenekler
A
Besmele
B
Tevhîd-Münâcât
C
Na‘t
D
Ammâ ba‘dü
E
Sebeb-i Te’lîf-i Kitâb
Açıklama:
Mensur eserlerde müellifin âdet ve geleneğe göre, takip ettiği sıra: “Besmele, hamdele, salvele, ammâ ba‘dü” sözleridir. Manzum eserlerde ise bu sıra: “Besmele, Tevhîd-Münâcât, Na‘t, Sebeb-i Te’lîf-i Kitâb” şeklindedir. Divanlarda bu sıraya uyulduğu gibi, mesnevîlerde de, genel olarak, böyledir.
Soru 21
Salvele'nin ayet ve/veya hadis delili aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Dayanağı, Hz. Peygamber’in; “Her iyi ve güzel bir işe “Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adı” ile başlanmamışsa, o işten hayır gelmez, sonu güdük ve verimsizdir.” anlamındaki hadîsidir.
B
Delîli, Kur’ân-ı Kerîm’in ilk sûresi olan Fâtiha Sûresi-ilk âyetinin “Hamd” kelimesiyle başlamış olmasıdır.
C
Delîli, Hz. Peygamber’in hutbelerinin Allah’a “Hamd ü senâ” ile başlamış olmasıdır.
D
Kur’an’daki delili, “Allah ve melekleri, peygambere salât etmekte (onun şerefini gözetmeğe, şânını yüceltmeğe özen göstermekte)dir. Ey inananlar, siz de ona salât edin (onun şânını yüceltmeğe özen gösterin); içtenlikle selâm edin (Ahzab, 33/56).” anlamındaki âyettir.
E
“Allah’a hamd, Peygambere salât ü selâm’dan sonra” anlamında bir deyimdir ve bundan sonra asıl konuya geçilir.
Açıklama:
A seçeneği, "Besmele"; B ve C seçeneği "Hamdele" ve E seçeneği "Ammâ ba‘d"ın delilleridir.
Soru 22
Aşağıdakilerden hangisi "tevhid"in kelime anlamlarından biri değildir?
Seçenekler
A
Birkaç şeyi bir etme
B
Birleştirme
C
Kulağa söylemek
D
Bir addetme
E
Bir nazarıyla bakma
Açıklama:
Tevhîd’in kelime anlamı, “Vahdet” kökünden “birkaç şeyi bir etme, birleştirme, bir addetme, bir nazarıyla bakma” anlamlarına gelir.
Münâcât, Arapça olup “Neciv” kökündendir. Kelime anlamı “fısıldamak, kulağa söylemek” demektir.
Münâcât, Arapça olup “Neciv” kökündendir. Kelime anlamı “fısıldamak, kulağa söylemek” demektir.
Soru 23
- Münâcâtlarda şâirler, en büyük güç, kudret ve azamet sâhibi olan Allah’ın yüceliği ve ululuğu karşısında çâresiz, zavallı kullar olarak Allah’a yakarışta bulunur.
- Münâcâtlar yalnızca manzûmdur.
- Şairlerimiz tertip etmiş oldukları Divanlarda tevhîdlerden sonra en az bir tane münâcât koymayı da bir kural ve âdet hâline getirmişlerdir.
Seçenekler
A
I-II
B
I-III
C
Yalnız I
D
Yalnız II
E
Yalnız III
Açıklama:
Münâcâtlar çoğunlukta manzûm olmasına rağmen, mensûr münâcâtlar da yazılmıştır. Mensûr olan bu münâcâtlara da “Tazarru‘-nâme” denilmektedir.
Soru 24
- En güzel isimler anlamına gelen bu isim tamlaması “Allah’ın Güzel İsimleri” anlamıyla edebiyatımızda bir tür olarak kabul edilmiştir.
- Ayetlerde Allah’a ait güzel isimlerin 99 olduğu dört farklı yerde geçmektedir.
- Seyyid Süleyman Hüseynî’nin Kenzü’l-Havâss isimli eseri, Allah'ın güzel isimlerini içerse de sihir ve büyü kitabı olduğu için okunmamaktadır.
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I-II
E
II-III
Açıklama:
- Ayetlerde Allah’a ait güzel isimlerin sayısının kaç tane olduğuyla ilgili bir ibareye yer verilmemiştir. Bu isimlerin sayısı ve neler olduğuyla ilgili bilgiler hadislerde yer almaktadır. Kütüb-i Sitte olarak bilinen altı hadis kitabından Buharî, Müslim, Tirmizî ve İbn-i Mâce’nin çeşitli bölümlerinde birbirine yakın ifadelerle yer alan bir hadiste “Allah’ın doksan dokuz, yüzden bir eksik, ismi vardır. Bu isimleri kim sayarsa (veya ezberlese) cennete girer” ifadelerinden sonra Tirmizî ve İbn-i Mâce’de bu 99 isme yer verilmiştir.
- Tasavvuf ve tarikatlarda Esmâ-ı hüsnâ zikrine çok önem verilmekte olduğu gibi, hangi ismin hangi durumda okunacağı meselesi halk arasında da oldukça yaygındır. Dert ve sıkıntılardan kurtulmak, eşler arasında sevginin meydana gelmesi, çocuk, makam, rütbe, zenginlik sahibi olmak ve benzeri birçok konuda insanların birçoğu bu isimlerle Allah’a yakarmaktadırlar. Aslında bir sihir ve büyü kitabı olmakla birlikte içerisinde Esmâ-ı hüsnâ havâssının da yer aldığı Seyyid Süleyman Hüseynî’nin Kenzü’l-Havâss isimli eseri bundan dolayı halk arasında yaygın olarak okunan kitaplardan birisidir.
Soru 25
- Münâcâtlar, divan edebiyatı şairlerince kaside, gazel, kıta, mesnevi, rubai gibi hemen her nazım şekliyle yazılmasına rağmen Halk ve Yeni Türk edebiyatı şairleri tarafından da hece ve serbest vezinle verilen yazılmıştır.
- Tevhîdlerde kulun hatalı, kusurlu ve aciz olduğu vurgulanarak Allah’tan yardım isteği ön plana çıkar.
- Münâcâtlarda, Allah’ın zât ve sıfatlarından, yüceliğinden ve kudretinden bahsedilir.
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I-II
E
II-III
Açıklama:
Allah’la ilgili edebî bir nazım türü olan münâcâtlar, tevhîdlerle benzerlik göstermesine rağmen aralarında bazı farklılıklar da bulunmaktadır. Tevhîdlerde Allah’ın zât ve sıfatlarından, yüceliğinden ve kudretinden bahsedilirken münâcâtlarda kulun hatalı, kusurlu ve aciz olduğu vurgulanarak Allah’tan yardım isteği ön plana çıkar.
Soru 26
Aşağıdakilerden hangisi, Allah’ın sübûtî sıfatlarından biridir?
Seçenekler
A
Vücûd
B
Kıdem
C
Hayat
D
Bekâ
E
Vahdâniyet
Açıklama:
Tevhîdlerde, öncelikle, Allah’ın zâtî (selbî) ve sübûtî sıfatları yer almaktadır. Allah’ın zâtî sıfatları altı tanedir. Bunlar: Vücûd, kıdem, bekâ, vahdâniyet, muhâlefetün li’l-havâdis ve kıyâm bi-nefsih denilen sıfatlarıdır. Sübûtî sıfatlar ise sekiz tanedir. Bunlar da: Hayat, ilim, semî‘, basar, irâde, kudret, kelâm ve tekvîn, sıfatlarıdır.
Soru 27
Aşağıdakilerden hangisi, Allah’ın zâtî (selbî) sıfatları arasında yer almaktadır?
Seçenekler
A
Tekvîn
B
Kelâm
C
Basar
D
Semî
E
Muhâlefetün li’l-havâdis
Açıklama:
Tevhîdlerde, öncelikle, Allah’ın zâtî (selbî) ve sübûtî sıfatları yer almaktadır. Allah’ın zâtî sıfatları altı tanedir. Bunlar: Vücûd, kıdem, bekâ, vahdâniyet, muhâlefetün li’l-havâdis ve kıyâm bi-nefsih denilen sıfatlarıdır. Sübûtî sıfatlar ise sekiz tanedir. Bunlar da: Hayat, ilim, semî‘, basar, irâde, kudret, kelâm ve tekvîn, sıfatlarıdır.
Soru 28
- Yûnus Emre’nin - İlâhiler
- Süleyman Çelebi - Mevlid
- Yazıcıoğlu Mehmed - Kısasu’l-Enbiyâ
- Fuzûlî - Hadîkatü’s-su‘adâ
- Ahmed Cevdet Paşa - Muhammediyye
Seçenekler
A
I-II-III
B
I-II-IV
C
II-III-IV
D
II-IV-V
E
III-IV-V
Açıklama:
Dînî edebiyatımızın, bir başka deyişle Türk İslâm Edebiyatı’nın en sevilen, en tanınmış ve yaygın hâle gelmiş eserleri, Ahmed Yesevî’nin hikmetleri, Yûnus Emre’nin ilâhileri, Süleyman Çelebi (ö. 1422)’nin Mevlid’i, Yazıcıoğlu Mehmed (ö. 855/1451)’in Muhammediyye’si, Fuzûlî (ö. 1556)’nin Hadîkatü’s-su‘adâ’sı, Ahmed Cevdet Paşa (1822-1895)’nın Kısasu’l-Enbiyâ’sıdır.
Soru 29
Müslüman bir müellif ve şâirin eserine aşağıdakilerden hangisiyle başlar?
Seçenekler
A
Tahiyyat
B
Sallibarik
C
Besmele
D
Eüzübesmele
E
Hamdele
Açıklama:
Besmele
Soru 30
I. İttegullah
II. Salvele
III. Ammâ ba‘dü
IV. Feibadallah
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri müellifin takip ettiği sıralama arasında yer alır?
II. Salvele
III. Ammâ ba‘dü
IV. Feibadallah
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri müellifin takip ettiği sıralama arasında yer alır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
II ve III
E
III ve IV
Açıklama:
II ve III
Soru 31
"Vahid sözcüğünün Türkçesi birdir."
"Allah'tan başka yaradan yoktur."
Yukarıdaki cümlelerden yola çıkarak aşağıdakilerden hangisi söz konusudur?
"Allah'tan başka yaradan yoktur."
Yukarıdaki cümlelerden yola çıkarak aşağıdakilerden hangisi söz konusudur?
Seçenekler
A
Kelime-i Şehadet
B
Kelime-i Tevhid
C
Setr-i Avret
D
İstikbal-i Kıble
E
Vakit
Açıklama:
Kelime-i Tevhid
Soru 32
I. Allah'ın sonsuzluğundan
II. Evrenlerin tek hüküm sahibinden
III. Allah'ın her şeyi kuşatan ilminden
Tevhidlerde yukarıda sıralanmış hangi konular ele alınır?
II. Evrenlerin tek hüküm sahibinden
III. Allah'ın her şeyi kuşatan ilminden
Tevhidlerde yukarıda sıralanmış hangi konular ele alınır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve II
E
I, II ve III
Açıklama:
I, II ve III
Soru 33
I. Yunus Emre - Mevlid
II. Süleyman Çelebi - Muhammediyye
III. Fuzuli - Hadîkatü’s-su‘adâ’sı
IV. Ahmed Cevdet Paşa - Kısasu’l-Enbiyâ
Yukarıdaki eşleşmelerden hangisi doğru verilmiştir?
II. Süleyman Çelebi - Muhammediyye
III. Fuzuli - Hadîkatü’s-su‘adâ’sı
IV. Ahmed Cevdet Paşa - Kısasu’l-Enbiyâ
Yukarıdaki eşleşmelerden hangisi doğru verilmiştir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
I ve III
D
II ve IV
E
III ve IV
Açıklama:
III ve IV
Soru 34
"En güzel isimler Allah’ındır." ayeti 7. surenin kaçıncı ayetidir?
Seçenekler
A
30
B
90
C
60
D
180
E
99
Açıklama:
180
Soru 35
Bol rızık isteğinde bulunan bir müslümanın günde kaç defa er-Rezzâk ismini söylemesi tavsiye edilir?
Seçenekler
A
302
B
304
C
306
D
308
E
310
Açıklama:
308
Soru 36
Allah’ın zâtî sıfatları kaç tanedir?
Seçenekler
A
6
B
5
C
4
D
3
E
2
Açıklama:
6
Soru 37
Muhibbî mahlasıyla şiirler yazan Kanuni Sultan Süleyman Hân'ın yazdığı tevhidin teması nedir?
Seçenekler
A
Aşk
B
Ölüm
C
Savaş
D
Karşılaştırma
E
Umut
Açıklama:
Karşılaştırma
Soru 38
Mensur olarak yazılan münâcâtlara ne ad verilir?
Seçenekler
A
Fetihnâme
B
Ramazaniyye
C
Tazarrû-nâme
D
Marifetnâme
E
Seyahatname
Açıklama:
Tazarrû-nâme
Soru 39
Mensur eserlerde müellifin adet ve geleneğe göre takip ettiği sıra hangisidir?
Seçenekler
A
Besmele-Hamdele-Salvele-Amma ba'du
B
Besmele-Tevhid-Münacat-Na't-Salvele
C
Besmele-Salvele-Na't-Hamdele
D
Besmele-Sebeb-i Te'lif-i Kitap-Na't
E
Besmele-Amma ba'dü-Na't-Hamdele
Açıklama:
Mensur eser denildiği için cevap A şıkkındaki sıradır.
Soru 40
Münacat ile ilgili olarak söylenen hangi ifade doğrudur?
Seçenekler
A
Farsça bir kelimedir
B
XIII. yüzyıldan itibaren edebiyatımızda görülmeye başlar
C
Çoğunlukla dini konuları içerir
D
Çoğunlukla mensur olarak yazılmıştır
E
Kelime anlamı "birkaç şeyi bir etme" demektir
Açıklama:
Arapça bir kelimedir. 12. yüzyılda görülmeye başlar. Manzum yazılmıştır. Fısıldamak, kulağa söylemek demektir. Cevap C şıkkıdır.
Soru 41
Hangi surede Esma'ül-hüsna ifadesi yer almaz?
Seçenekler
A
Bakara Suresi
B
Araf Suresi
C
Isra Suresi
D
Taha Suresi
E
Haşr Suresi
Açıklama:
Bakara Suresinde yer almaz. Cevap a şıkkıdır.
Soru 42
Hangisinde Allah'ın sübuti sıfatları doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
Hayat-ilim-semi-basar-irade-kudret-kelam-tekvin
B
Vücut-kıdem-basar-tekvin-beka-vahdaniyet-kelam-kudret
C
Beka-vahdaniyet-vücut-basar-irade-kudret-tekvin-kelam
D
İrade-kudret-hayat-kıdem-vücut-beka-vahdaniyet
E
İlim-kudret-tekvin-kelam-kıdem-vahdaniyet-vücut
Açıklama:
Sübuti sıfatlar a şıkkında doğru olarak verilmiştir. Diğer şıklarda sübuti ve zati sıfatlar verilmiştir. Cevap A şıkkıdır.
Soru 43
Allah'ın birliği ve yüceliği konusunda yazılan manzum ve mensur eserlere ne ad verilir?
Seçenekler
A
Tevhid
B
Vücut
C
Kıdem
D
Beka
E
Vahdaniyet
Açıklama:
Diğerleri Allah'ın zati sıfatlarıdır. Cevap A şıkkıdır.
Soru 44
Hangisinde Allah Teala ile ilgili edebi türler doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
Esma-i hüsna-Tevhid-Münacat
B
Tevhid-deneme-münacat
C
Münacat-öykü-esma-i hüsna
D
Deneme-tevhid-roman
E
Tevhid-öykü-roman
Açıklama:
Allah Teala söz konusu olduğunda A şıkkındaki edebi türler doğrudur. Cevap a şıkkıdır.
Soru 45
Mensur olarak yazılan münacatlara ne ad verilir?
Seçenekler
A
Tazarru-name
B
Hayat
C
İlim
D
Basar
E
Kudret
Açıklama:
Diğer şıklar Allah'ın subuti sıfatlarıdır. Cevap a şıkkıdır.
Soru 46
Hangisi Gazali'ye ait mensur eserdir?
Seçenekler
A
Maksudu'l-Esma fi Şerhi Esmaillahi'-Hüsna
B
Müntehe'l-Müna fi Şerhi Esmaillahi'l-Hüsna
C
Şerhu'l-Esmai'l-Hüsna
D
Levamiu'l Beyyinat Şerhu Esmaillahi Teala ve's-Sıfat
E
Risale-i Muamma-yı Nefise
Açıklama:
Diğerleri farklı kişiliklere aittir. Cevap A şıkkıdır.
Soru 47
Arap, Fars ve Türk edebiyatlarında mensur ve manzum olarak hazırlanan Esma-ı Hüsnalar hakkında detaylı bilgi veren ilk ve tek araştırma aşağıdakilerden hangisine aittir?
Seçenekler
A
H. İbrahim Şener
B
Müslim
C
Tirmizi
D
Seyyid Süleyman Hüseyni
E
Fahrettin Razi
Açıklama:
H. İbrahim Şener'e aittir. Cevap A şıkkıdır.
Soru 48
"Allahümme Salli Ala Seyidina Muhammed" cümlesinin kısaltılımış şekline ne denir?
Seçenekler
A
Salvele
B
Amma ba'd
C
Hamdele
D
Besmele
E
Münacat
Açıklama:
B şıkkı, Allah'a hamd; Peygambere salat-u selamdan sonra; c şıkkı,Elhamdülillah'ın kısa şekli; d şıkkı, Rahman ve rahim olan Allah'ın adıyla; e şıkkı, fısıldamak, kulağa söylemek anlamlarına gelir. Cevap A şıkkıdır.
Soru 49
Türklerin İslâm’ı kabul etmelerinden sonra yazılan eserlerde herkesçe uyulan bir âdet ve geleneğe göre mensur eserlerde sıralama aşağıdakilerden hangisinde doğrudur?
Seçenekler
A
Besmele, Hamdele , Salvele , Ammâ ba’dü
B
Besmele, Tevhîd, Na’t, Sebeb-i Te’lîf-i Kitâb
C
Besmele, Vahdet, Münâcât , Faslu’l-hitâb
D
Besmele, Hamd ü senâ, Salât ü selâm, Vahdet-i vücûd
E
Besmele, Alleme’l-esmâ, Semme vechü’llâh , Dest-i kudret
Açıklama:
Allah Teâlâ ile İlgili Edebî Türler - Giriş
Mensur ( düzyazı ) eserlerde müellifin âdet ve geleneğe göre, izlediği sıra: Besmele, Hamdele, Salvele, Ammâ ba’dü biçimindedir.
Mensur ( düzyazı ) eserlerde müellifin âdet ve geleneğe göre, izlediği sıra: Besmele, Hamdele, Salvele, Ammâ ba’dü biçimindedir.
Soru 50
‘’ Lâ İlâhe ille’llâh ‘’ cümle ve terkîbinin söylenmesine İslâmî literatürde ne ad verilir?
Seçenekler
A
Telmîh
B
Teşbih
C
Teşhis
D
Taştî
E
Tevhîd
Açıklama:
Allah Teâlâ ile İlgili Edebî Türler - Giriş - Manzum Eserler
Tevhîd’in kelime anlamı, “Vahdet” kökünden “birkaç şeyi bir etme, birleştirme, bir addetme, bir nazarıyla bakma” anlamlarına geldiği gibi, Allah hakkında: “Allah’ın bir olduğuna inanma, kâil olma, birleme” demektir. “Lâ İlâhe ille’llâh” cümle ve terkîbinin söylenmesine de, İslâmî literatürde, “Tevhîd” veya “Kelime-i Tevhîd” denilmektedir.
Tevhîd’in kelime anlamı, “Vahdet” kökünden “birkaç şeyi bir etme, birleştirme, bir addetme, bir nazarıyla bakma” anlamlarına geldiği gibi, Allah hakkında: “Allah’ın bir olduğuna inanma, kâil olma, birleme” demektir. “Lâ İlâhe ille’llâh” cümle ve terkîbinin söylenmesine de, İslâmî literatürde, “Tevhîd” veya “Kelime-i Tevhîd” denilmektedir.
Soru 51
Dilimizde Allah’a yalvarma, yakarma anlamına gelen ve manzum biçimde oluşturulan münâcâtların mensur biçimde yazılmış olanlarına verilen ad, aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Fütüvvet-nâme
B
Terkib-i bend
C
Tazarru’-nâme
D
Kısas-ı Enbiya
E
Münşeat
Açıklama:
Allah Teâlâ ile İlgili Edebî Türler - Giriş - Manzum Eserler
Tazarru’-nâme
Tazarru’-nâme
Soru 52
Aşağıdakilerden hangisi Türk İslâm Edebiyatı’nında Hz. Peygamber’in hayatını, vasıf ve güzelliklerini, mucizelerini anlatan hadislerinden kırk tanesini bir araya getirerek oluşturulan eserlere verilen addır?
Seçenekler
A
Hadîkatü’s-sü’edâ
B
Muhammediyye
C
Siret-i Nebî
D
Hadîs-i Erba’în
E
Kısasu’l-Enbiyâ
Açıklama:
Allah Teâlâ ile İlgili Edebî Türler - Giriş - Manzum Eserler
Hadîs-i Erba’în
Hadîs-i Erba’în
Soru 53
Aşağıdaki eserlerden hangisi Türk İslâm Edebiyatı’nında yazılan dînî eserlerden biri değildir?
Seçenekler
A
Şeyh Galib - Hüsn ü Aşk
B
Süleyman Çelebi - Vesile’tün Necât
C
Yazıcıoğlu Mehmed - Muhammediyye
D
Fuzûlî - Hadîkatü’s-sü’adâ
E
Ahmed Cevdet Paşa - Kısasu’l-Enbiyâ
Açıklama:
Allah Teâlâ ile İlgili Edebî Türler - Giriş - Manzum Eserler
Şeyh Galib’in yazmış olduğu Hüsn ü Aşk, sebk-ihindi tarzında yazılmış ünlü bir aşk mesnevisidir.
Şeyh Galib’in yazmış olduğu Hüsn ü Aşk, sebk-ihindi tarzında yazılmış ünlü bir aşk mesnevisidir.
Soru 54
‘’ Allah’ın Güzel İsimleri’’ anlamıyla edebiyatımızda bir tür olarak kabul edilen Esmâü’l-hüsna ifadesi, aşağıdaki surelerin ayetlerinden birinde geçmemektedir?
Seçenekler
A
İsra sûresi
B
İhlâs sûresi
C
Tâhâ sûresi
D
Haşr sûresi
E
Araf sûresi
Açıklama:
Allah Teâlâ ile İlgili Edebî Türler - Allah’ın Güzel İsimleri: Esmâ-ı Hüsnâlar
Allah’ın Güzel İsimleri: Esmâ-ı Hüsnâlar, Allah’la ilgili edebî türlerin ilkidir. En güzel isimler anlamına gelen bu kavram, ‘’Allah’ın Güzel İsimleri’’ anlamıyla edebiyatımızda bir tür olarak kabul edilmiştir. Bu ifade, Kur’ân-ı Kerîm’de dört ayrı sûrede yer alan birer ayette geçmektedir. Bu dört sûre; Araf, İsra, Tâhâ, Haşr sûreleridir.
Allah’ın Güzel İsimleri: Esmâ-ı Hüsnâlar, Allah’la ilgili edebî türlerin ilkidir. En güzel isimler anlamına gelen bu kavram, ‘’Allah’ın Güzel İsimleri’’ anlamıyla edebiyatımızda bir tür olarak kabul edilmiştir. Bu ifade, Kur’ân-ı Kerîm’de dört ayrı sûrede yer alan birer ayette geçmektedir. Bu dört sûre; Araf, İsra, Tâhâ, Haşr sûreleridir.
Soru 55
Çocuğu olmayan birine yedi gün oruç tutup iftar vaktinde yirmi bir kez aşağıdaki Allah’ın güzel adlarından hangisini okuması önerilmektedir?
Seçenekler
A
er-Rezzâk
B
el-Cebbâr
C
el-Musavvir
D
es-Sabûr
E
el-Vedûd
Açıklama:
Allah Teâlâ ile İlgili Edebî Türler - Allah’ın Güzel İsimleri: Esmâ-ı Hüsnâlar
el-Musavvir
Her kimin olmasaydı ferzendi
Bu hevâ olsa gönlünün bendi
Yedi gün pâk olup ola sâim
Dilde bu ismi zikrede dâim
Vakt-i iftâr olıcak her bâr
Okuya bîst ü yek anı ey yâr
Ya‘ni su üzre okuya anı
İçe ol dem safâ bula cânı
Yedi gün eylese bu hâl üzre
Hak murâdın vere kemâl üzre
Hak ana bir oğul verse âşık
Ola ilmi ile izzete lâyık
el-Musavvir
Her kimin olmasaydı ferzendi
Bu hevâ olsa gönlünün bendi
Yedi gün pâk olup ola sâim
Dilde bu ismi zikrede dâim
Vakt-i iftâr olıcak her bâr
Okuya bîst ü yek anı ey yâr
Ya‘ni su üzre okuya anı
İçe ol dem safâ bula cânı
Yedi gün eylese bu hâl üzre
Hak murâdın vere kemâl üzre
Hak ana bir oğul verse âşık
Ola ilmi ile izzete lâyık
Soru 56
Aşağıdaki sûrelerden hangisi ‘’ Allah’ın eşi ve ortağı yoktur. Herkes O’na muhtaçtır ama o kimseye muhtaç değildir’’ sözünün kanıtıdır?
Seçenekler
A
Bakara sûresi
B
Rahmân sûresi
C
Mâide sûresi
D
Hâkka sûresi
E
İhlâs sûresi
Açıklama:
Allah Teâlâ ile İlgili Edebî Türler - Tevhîdler
Allah’ın eşi ve ortağı yoktur. Herkes O’na muhtaçtır ama o hiç kimseye muhtaç değildir. Bir adı da Tevhîd sûresi olan İhlâs sûresi, Allah’ın “eşi ve ortağı” olmadığının açık delîlidir. “De ki: O Allah birdir. Allah Samed’dir (her şey varlığını ve bekâsını ona borçludur. Her şey ona muhtaçtır, o, hiçbir şeye muhtaç değildir. Her şeyin başvuracağı, yardım dileyeceği tek varlık odur.). Kendisi doğurmamıştır ve (başkası tarafından) doğurulmamıştır. Hiçbir şey onun dengi (ve eşi) olmamıştır.”
Allah’ın eşi ve ortağı yoktur. Herkes O’na muhtaçtır ama o hiç kimseye muhtaç değildir. Bir adı da Tevhîd sûresi olan İhlâs sûresi, Allah’ın “eşi ve ortağı” olmadığının açık delîlidir. “De ki: O Allah birdir. Allah Samed’dir (her şey varlığını ve bekâsını ona borçludur. Her şey ona muhtaçtır, o, hiçbir şeye muhtaç değildir. Her şeyin başvuracağı, yardım dileyeceği tek varlık odur.). Kendisi doğurmamıştır ve (başkası tarafından) doğurulmamıştır. Hiçbir şey onun dengi (ve eşi) olmamıştır.”
Soru 57
Allah’la ilgili edebî türlerden olan tevhîdler genel olarak aşağıda verilen Divân edebiyatı nâzım biçimlerinden hangisiyle yazılır?
Seçenekler
A
Gazel
B
Müstezat
C
Rubaî
D
Kasîde
E
Mesnevi
Açıklama:
Allah Teâlâ ile İlgili Edebî Türler - Tevhîdler
Tevhîdler genel olarak kasîde şeklinde yazılır. Edebiyatımızda terkîb-i bend, tercî-i bend , musammat şekilleriyle yazılmış tevhîdler de vardır.
Tevhîdler genel olarak kasîde şeklinde yazılır. Edebiyatımızda terkîb-i bend, tercî-i bend , musammat şekilleriyle yazılmış tevhîdler de vardır.
Soru 58
Aşağıdaki sanatçılardan hangisi Cumhuriyet döneminde münâcât yazan şairlerden biridir?
Seçenekler
A
Necip Fazıl Kısakürek
B
Arif Nihat Asya
C
Ahmet Hamdi Tanpınar
D
Abdülhak Şinasi Hisar
E
Ahmet Kutsi Tecer
Açıklama:
Allah Teâlâ ile İlgili Edebî Türler - Münâcâtlar
Arif Nihat Asya, Cumhuriyet döneminde münâcât yazan şairlerden biridir. Cahit Zarifoğlu, Bahattin Karakoç gibi sanatçılar da Cumhuriyet döneminde münâcât yazan başka sanatçılardır.
Zaîfiz, güçsüzüz biz, el
Elindir, kol kolun, Tanrı’m!
Ne oldurmak murâd etsen
Yeter bir tek “ol!”un Tanrı’m !
Arif Nihat Asya, Cumhuriyet döneminde münâcât yazan şairlerden biridir. Cahit Zarifoğlu, Bahattin Karakoç gibi sanatçılar da Cumhuriyet döneminde münâcât yazan başka sanatçılardır.
Zaîfiz, güçsüzüz biz, el
Elindir, kol kolun, Tanrı’m!
Ne oldurmak murâd etsen
Yeter bir tek “ol!”un Tanrı’m !
Soru 59
Aşağıdakilerden hangisi hamdele ile ilgili olarak doğru değildir?
Seçenekler
A
Hamdele; “Allah’a şükretme” anlamına gelen “el-Hamdü li’llâh” cümlesinin kısaltılmış şeklidir.
B
Hamdele’nin delîli, Kur’ân-ı Kerîm’in ilk sûresi olan Fâtiha Sûresi-ilk âyetinin “Hamd” kelimesiyle başlamış olmasıdır.
C
Bir diğer delili de Hz. Peygamber’in hutbelerinin Allah’a “Hamd ü senâ” ile başlamış olmasıdır.
D
Câhiliye döneminde okunan hutbelerde “Hamd ü senâ ” vardır.
E
Hamdele, mensur eserler arasında yer almaktadır.
Açıklama:
Hamdele; “Allah’a şükretme” anlamına gelen “el-Hamdü li’llâh” cümlesinin kısaltılmış şeklidir. Hamdele’nin delîli, Kur’ân-ı Kerîm’in ilk sûresi olan Fâtiha Sûresi-ilk âyetinin “Hamd” kelimesiyle başlamış olması ve bir de Hz. Peygam-ber’in hutbelerinin Allah’a “Hamd ü senâ” ile başlamış olmasıdır. Çünkü Câhili-ye döneminde okunan hutbelerde “Hamd ü senâ ” yoktur (Şener: 1995). Âyet-ten delîli ise Kur’ân-ı Kerîm’in ilk suresi olan Fatiha’nın ilk âyetinin: “Âlemlerin Rabbi Allah’a hamd olsun.” ifadesiyle başlamasıdır.
Soru 60
“Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammed” cümlesinin kısaltılmış şekline ne ad verilmektedir?
Seçenekler
A
Besmele
B
Hamdele
C
Ammâ ba‘d
D
Mensur
E
Salvele
Açıklama:
Salvele: “Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammed” cümlesinin kısaltılmış şeklidir. Hz. Peygamber’e salât ü selâm getirmenin Kur’an’daki delili: “Allah ve melekleri, peygambere salât etmekte (onun şerefini gözetmeğe, şânını yüceltmeğe özen göstermekte)dir. Ey inananlar, siz de ona salât edin (onun şânını yüceltme-ğe özen gösterin); içtenlikle selâm edin (Ahzab, 33/56).” anlamındaki âyettir. Âyetin asıl metninde geçen “sallû” ve “sellimû” emirleri, Hz. Peygamber’e “salât ü selâm” getirme görevini Müslümanlara yüklemektedir.
Soru 61
Aşağıdakilerden hangisi mensur eserlerden birisi değildir?
Seçenekler
A
Besmele
B
Tevhid
C
Hamdele
D
Salvele
E
Ammâ ba‘d
Açıklama:
Mensur Eserlerde
Besmele; “Rahman ve Rahîm olan Allah’ın adıyla” demek olan Besmele’nin da-yanağı, Hz. Peygamber’in: “Her iyi ve güzel bir işe “Rahmân ve Rahîm olan Al-lah’ın adı” ile başlanmamışsa, o işten hayır gelmez, sonu güdük ve verimsizdir.” (Aclûnî: 1352) anlamındaki hadîsidir.
Hamdele; “Allah’a şükretme” anlamına gelen “el-Hamdü li’llâh” cümlesinin kısaltılmış şeklidir. Hamdele’nin delîli, Kur’ân-ı Kerîm’in ilk sûresi olan Fâtiha Sûresi-ilk âyetinin “Hamd” kelimesiyle başlamış olması ve bir de Hz. Peygam-ber’in hutbelerinin Allah’a “Hamd ü senâ” ile başlamış olmasıdır. Çünkü Câhili-ye döneminde okunan hutbelerde “Hamd ü senâ ” yoktur (Şener: 1995). Âyet-ten delîli ise Kur’ân-ı Kerîm’in ilk suresi olan Fatiha’nın ilk âyetinin: “Âlemlerin Rabbi Allah’a hamd olsun.” ifadesiyle başlamasıdır.
Salvele: “Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammed” cümlesinin kısaltılmış şeklidir. Hz. Peygamber’e salât ü selâm getirmenin Kur’an’daki delili: “Allah ve melekleri, peygambere salât etmekte (onun şerefini gözetmeğe, şânını yüceltmeğe özen göstermekte)dir. Ey inananlar, siz de ona salât edin (onun şânını yüceltme-ğe özen gösterin); içtenlikle selâm edin (Ahzab, 33/56).” anlamındaki âyettir. Âyetin asıl metninde geçen “sallû” ve “sellimû” emirleri, Hz. Peygamber’e “salât ü selâm” getirme görevini Müslümanlara yüklemektedir.
Ammâ ba‘d: “Allah’a hamd, Peygambere salât ü selâm’dan sonra” anlamında bir deyimdir ki, bundan sonra asıl konuya geçilir. Asıl konu ile Hamdele ve sal-vele faslını ayırdığı için “ammâ ba‘dü” sözüne “faslu’l-hitâb” da denir.
Besmele; “Rahman ve Rahîm olan Allah’ın adıyla” demek olan Besmele’nin da-yanağı, Hz. Peygamber’in: “Her iyi ve güzel bir işe “Rahmân ve Rahîm olan Al-lah’ın adı” ile başlanmamışsa, o işten hayır gelmez, sonu güdük ve verimsizdir.” (Aclûnî: 1352) anlamındaki hadîsidir.
Hamdele; “Allah’a şükretme” anlamına gelen “el-Hamdü li’llâh” cümlesinin kısaltılmış şeklidir. Hamdele’nin delîli, Kur’ân-ı Kerîm’in ilk sûresi olan Fâtiha Sûresi-ilk âyetinin “Hamd” kelimesiyle başlamış olması ve bir de Hz. Peygam-ber’in hutbelerinin Allah’a “Hamd ü senâ” ile başlamış olmasıdır. Çünkü Câhili-ye döneminde okunan hutbelerde “Hamd ü senâ ” yoktur (Şener: 1995). Âyet-ten delîli ise Kur’ân-ı Kerîm’in ilk suresi olan Fatiha’nın ilk âyetinin: “Âlemlerin Rabbi Allah’a hamd olsun.” ifadesiyle başlamasıdır.
Salvele: “Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammed” cümlesinin kısaltılmış şeklidir. Hz. Peygamber’e salât ü selâm getirmenin Kur’an’daki delili: “Allah ve melekleri, peygambere salât etmekte (onun şerefini gözetmeğe, şânını yüceltmeğe özen göstermekte)dir. Ey inananlar, siz de ona salât edin (onun şânını yüceltme-ğe özen gösterin); içtenlikle selâm edin (Ahzab, 33/56).” anlamındaki âyettir. Âyetin asıl metninde geçen “sallû” ve “sellimû” emirleri, Hz. Peygamber’e “salât ü selâm” getirme görevini Müslümanlara yüklemektedir.
Ammâ ba‘d: “Allah’a hamd, Peygambere salât ü selâm’dan sonra” anlamında bir deyimdir ki, bundan sonra asıl konuya geçilir. Asıl konu ile Hamdele ve sal-vele faslını ayırdığı için “ammâ ba‘dü” sözüne “faslu’l-hitâb” da denir.
Soru 62
Kısasu’l-Enbiyâ kimin eseridir?
Seçenekler
A
Ahmed Yesevî
B
Yûnus Emre
C
Süleyman Çelebi
D
Ahmed Cevdet Paşa
E
Yazıcıoğlu Mehmed
Açıklama:
Dînî edebiyatımızın, bir başka deyişle Türk İslâm Edebiyatı’nın en sevilen, en tanınmış ve yaygın hâle gelmiş eserleri, Ahmed Yesevî’nin hikmetleri yerine, Yûnus Emre’nin ilâhileri, Süleyman Çelebi (ö. 1422)’nin Mevlid’i, Yazıcıoğlu Mehmed (ö. 855/1451)’in Muhammediyye’si, Fuzûlî (ö. 1556)’nin Hadîkatü’s-su‘adâ’sı, Ahmed Cevdet Paşa (1822- 1895)’nın Kısasu’l-Enbiyâ’sıdır.
Soru 63
Esmâü’l-hüsna ifadesi Kur’ân-ı Kerîm’de ilk hangi surede geçmektedir?
Seçenekler
A
Fatiha Suresi
B
Bakara Suresi
C
Nisa Suresi
D
Maide Suresi
E
Araf Suresi
Açıklama:
Esmâü’l-hüsna ifadesi, Kur’ân-ı Kerîm’de dört ayrı surede yer alan birer ayette geçmektedir. Bunlardan ilki Araf suresinde yer almaktadır. Bu ayette Al-lah’ın güzel isimleriyle dua edilmesinin gereği belirtilmektedir.
Soru 64
Esmâ-ı hüsnâ ile ilgili olarak aşağıda yer alan ifadelerden hangisi doğru değildir?
Seçenekler
A
Esmâ-ı hüsnâ ile ilgili en çok eser verilen dil Arapçadır.
B
Esmâ-ı hüsnâ ile ilgili en çok eser verilen ikinci ve üçüncü dil Türkçe ve Urduca'dır.
C
İngilizce olarak da yazılan biri manzum diğeri mensur iki eser vardır.
D
Arapçada, bu konuda çoğunluğu mensur olmak üzere seksen küsur eser verilmiştir.
E
Esmâ-ı hüsnâ ile ilgili eserlerden manzum olanların sayısı sekizdir.
Açıklama:
Esmâ-ı hüsnâ ile ilgili en çok eser verilen dil Arapçadır. Bunu sırasıyla Türk-çe ve Farsça izler. Ayrıca İngilizce olarak da yazılan biri manzum diğeri mensur iki eser vardır. Arapçada, bu konuda çoğunluğu mensur olmak üzere seksen küsur eser ve-rilmiştir. Bunlardan manzum olanların sayısı sekizdir.
Soru 65
Gazâlî’nin, Maksadu’l-Esnâ fî Şerhi Esmâillâhi’l-Hüsnâ’sı, hangi dilde yazılmıştır?
Seçenekler
A
Arapça
B
Farsça
C
Türkçe
D
Uygurca
E
Osmanlıca
Açıklama:
Arapça olan mensur eserlerden Gazâlî’nin (ö. 1111), Maksadu’l-Esnâ fî Şerhi Esmâillâhi’l-Hüsnâ’sı, Beyzâvî’nin (ö. 1286), Müntehe’l-Münâ fî Şerhi Esmâillâhi’l-Hüsnâ’sı, Fahreddîn Râzî’nin (ö. 1209), Levâmiu’l-Beyyinât Şerhu Esmâillâhi Teâlâ ve’s-Sıfât’ı ilk akla gelenlerdendir.
Soru 66
Allah’ın birliği ve yüceliği konusunda yazılan manzûm ve mensûr eserlere ne ad verilmektedir?
Seçenekler
A
Münâcât
B
Kün
C
Kaside
D
Tevhid
E
Neciv
Açıklama:
Allah’ın birliği ve yüceliği konusunda yazılan manzûm ve mensûr eserlere tevhîd denir. Kök itibâriyle vahdet kelimesinden gelen ve tef ‘il kalıbıyla ifâde edilen Tevhîd, kelime olarak birlemek anlamına gelmektedir. Istılah olarak da, “Allah’ın varlığına ve birliğine dâir yazılan manzum ve mensur eserler”e Tevhîd ismi veril-miştir. Şairlerimiz Divanlarına tevhîd ve münâcâtla başlamayı bir âdet hâline ge-tirmiş ve böyle başlamayı kendileri için de bir şeref kabul etmişlerdir.
Soru 67
Aşağıdakilerden hangisi Allah’ın zâtî sıfatları arasında yer almaktadır?
Seçenekler
A
Hayat
B
Bekâ
C
İlim
D
Kudret
E
Kelâm
Açıklama:
Tevhîdlerde, öncelikle, Allah’ın zâtî (selbî) ve sübûtî sıfatları yer almakta-dır. Allah’ın zâtî sıfatları altı tanedir. Bunlar: Vücûd, kıdem, bekâ, vahdâniyet, muhâlefetün li’l-havâdis ve kıyâm bi-nefsih denilen sıfatlarıdır. Sübûtî sıfatlar ise sekiz tanedir. Bunlar da: Hayat, ilim, semî‘, basar, irâde, kudret, kelâm ve tek-vîn, sıfatlarıdır.
Soru 68
Son dönemlerde yazılan en güzel münâcâtlardan birisi olan “Sultan” isimli şiir kim tarafından kaleme alınmıştır?
Seçenekler
A
Fuzulî
B
Arif Nihat Asya
C
Yunus Emre
D
Fenayî Cennet Efendi
E
Cahit Zarifoğlu
Açıklama:
Çok sayıda örneği bulunan münacatlarla ilgili Prof. Dr. Cemal Kurnaz tarafından hazırlanan Münâcât Antolojisi (Ankara 1992)’nde türün güzel örnekleri bir araya getirilmiştir. Cahit Zarifoğlu’nun “Sultan” isimli şiiri de son dönemlerde yazılan en güzel münâcâtlardan biridir.
Soru 69
Müellifin : “Besmele, hamdele, salvele, ammâ ba‘dü” sözleri ile âdet ve geleneğe göre, takip ettiği sıra hangi tür eserlerdir.
Seçenekler
A
Mensur Eserler
B
Manzum Eserler
C
Hamdele Eserler
D
Hüsnalar
E
Tevhid Eserler
Açıklama:
GİRİŞ
Mensur Eserler
Mensur Eserler
Soru 70
Manzum eserlerde de bu geleneğe bağlı bir sıralama mevcuttur. Aşağıda verilen sıralamalardan hangisi doğru olarak verilmiştir.
Seçenekler
A
Manzum eserlerde “Besmele”den sonra, öncelikle Tevhîd, bazan da Tevhîd-Münâcât birlikte bulunur.
B
Manzum eserlerde “ Öncelikle Tevhîd, Besmele”den sonra, bazan da Tevhîd-Münâcât birlikte bulunur.
C
Manzum eserlerde “ Öncelikle Tevhîd, Dua, Besmele”den sonra, bazan da Tevhîd-Münâcât birlikte bulunur.
D
Manzum eserlerde “Dua, Besmele”den sonra, öncelikle Tevhîd, bazan da Münâcât birlikte bulunur.
E
Manzum eserlerde “Besmele”den sonra Dua, sonra Münâcât bulunur.
Açıklama:
Manzum eserlerde “Besmele”den sonra, öncelikle Tevhîd, bazan da Tevhîd-Münâcât birlikte bulunur.
Soru 71
Münâcât, Arapça olup “Neciv” kökündendir. Söz konusu kelime anlamı nedir
Seçenekler
A
Fısıldamak
B
Konuşmak
C
Söylemek
D
Nezih
E
Güzel
Açıklama:
Manzum Eserlerde
Fısıldamak
Fısıldamak
Soru 72
Esmâü’l-hüsna ifadesi, Kur’ân-ı Kerîm’de kaç ayrı surede yer almaktadır.
Seçenekler
A
Dört
B
Bir
C
İki
D
Üç
E
Yedi
Açıklama:
ALLAH’IN GÜZEL İSİMLERİ: ESMÂ- I HÜSNÂLAR
Dört
Dört
Soru 73
Allah’ın birliği ve yüceliği konusunda yazılan manzûm ve mensûr eserlere ne ad verilir?
Seçenekler
A
Tevhîd
B
Esmâ-ı hüsnâ
C
Kısasu
D
Enbiyâ
E
Havâssı
Açıklama:
Tevhîdler
Soru 74
Allah’ın zâtî sıfatları kaç tanedir.
Seçenekler
A
Altı
B
Beş
C
Dört
D
Üç
E
Yedi
Açıklama:
TEVHÎDLER
Altı
Altı
Soru 75
Allah’ın Sübûtî sıfatlar tanedir.
Seçenekler
A
Sekiz
B
Üç
C
Beş
D
İki
E
Yedi
Açıklama:
TEVHÎDLER
Sekiz
Sekiz
Soru 76
Allah’tan gizlice istemesine ne denilmektedir
Seçenekler
A
Münâcât
B
Esmâ-ı hüsnâ
C
Tevhîd
D
Vahdet
E
Na‘t
Açıklama:
MÜNÂCÂTLAR
Soru 77
Âdem peygamberi topraktan yaratmış olan Allah’ın ilminde saklı ve gizli varlıkların kudret kalemiyle meydana gelişi, zuhûr edişi hangi tevhidlerde anlatılır.
Seçenekler
A
Dînî tevhîdlerde
B
İslami tevhîdlerde
C
Kutsal tevhîdlerde
D
İnsani tevhîdlerde
E
Yaradılış tevhîdlerde
Açıklama:
Dînî tevhîdlerde
Ünite 8
Soru 1
Na't ile ilgili olarak söylenen hangi ifade doğrudur?
Seçenekler
A
Türk edebiyatında ilk na't örneğine Divan-ı Hikmet'te rastlanır
B
Divan edebiyatında en çok tanınanlar arasında ilk sırada Şeyh Galip'e ait olan na't gelir
C
Divan edebiyatında sadece Hz. Peygamber için na't yazılmıştır
D
Sadece na't yazılan mecmualara mecmua-i nuut denir
E
Na'tlar daha çok gazel türünde yazılır
Açıklama:
Diğer ifadeler yanlıştır. Cevap D şıkkıdır.
Soru 2
Aşağıdakilerden hangisi siyerin en önemli kaynaklarından biridir?
Seçenekler
A
Hadis ilmi
B
Gazel
C
Mesnevi
D
Terci-bend
E
Terkib-bend
Açıklama:
Kur'an-ı Kerim, hadis ilmi ve megazi kitaplar siyerin en önemli kaynaklarıdır. Cevap A şıkkıdır.
Soru 3
Türk edebiyatında en önemli siyer kime aittir?
Seçenekler
A
Darir
B
Eyüp Sabri Paşa
C
Veysi
D
Lamii Çelebi
E
Nabi
Açıklama:
Darir'in Tercüme-i Siyer-i Nebi adlı eseri en eski Türkçe siyerdir. Cevap A şıkkıdır.
Soru 4
Edebiyatımızda Hz. Peygamberin hayatını anlatan eserlere ne denir?
Seçenekler
A
Siyer
B
Na't
C
Mevlid
D
Mi'raciyye
E
Hilye
Açıklama:
Na't, Peygambere yazılan medih şiirleridir; Mevlid, Peygamberin doğumunu anlatır; Hilye, Peygamberin fiziksel özelliklerini anlatır; Mi'raciyye, Peygamberin miracını anlatır. Cevap A şkkıdır.
Soru 5
Hilye türü eserin yaygınlaşması hangi yazarın Hilye adlı manzum eseri yazmasından sonra olmuştur?
Seçenekler
A
Hakanı Mehmet Bey
B
Tirmizi
C
Veysi
D
Darir
E
Nabi
Açıklama:
Hakani Mehmet Bey'in 1015'te Hilye adlı manzum eseri yazmasından sonra yaygınlaşmıştır. Cevap A şıkkıdır.
Soru 6
Mi'raciyye ile ilgili olarak söylenen hangi ifade yanlıştır?
Seçenekler
A
Hz. Peygamberin miracını konu alır
B
Aruzun en çok Feilatün-Feilatün-Feilün kalıbıyla yazılır
C
Daha çok İranlılar ve Türkler tarafından yazılmıştır
D
En önemli konularından biri Burak'ın uzun uzun tasviridir
E
Anadolu'da ilk müstakil mi'raciyye 15. yüzyılda yazılmıştır
Açıklama:
Aruzun Failatün-Failatün-Failün ve Mefailün-mefailün-feülün kalıbıyla yazılır. Cevap B şıkkıdır.
Soru 7
En çok kırk hadis manzum örneği veren millet hangisidir?
Seçenekler
A
Türkler
B
Araplar
C
İranlılar
D
Osmanlılar
E
Afganlar
Açıklama:
Kırk hadis tercüme ve şerhlerine edebi bakımdan en fazla önem veren ve en çok manzum örneği veren Türklerdir. cevap A şıkkıdır.
Soru 8
Hangisi regaibiyye örneklerinden biridir?
Seçenekler
A
Matlau'l-fecr
B
Nehcü'l-Feradis
C
Rüz ü Şeb
D
Vesiletü'n Necat
E
Su kasidesi
Açıklama:
B şıkkı, kırk hadis, c şıkkı, na't, d şıkkı, mevlid, e şıkkı, Na't örneğidir. Cevap A şıkkıdır.
Soru 9
Esma-i nebide Hz. Peygamberin hangi özelliği anlatılır?
Seçenekler
A
İsimleri
B
Hicreti
C
Mucizeleri
D
Miracı
E
Fiziksel özellikleri
Açıklama:
Hilye, Türk-İslâm edebiyatında bilhassa Hz. Peygamber’in fizikî özelliklerini, vasıflarını ve güzelliklerini anlatan edebî eserlerle aynı konuda hüsn-i hatla yazılmış levhalar için kullanılan terimdir.
Mi’râciyye ise İslâm edebiyat ve sanatlarında Hz. Peygamber’in hicrî aylardan recep ayının 27. gecesinde yaptığı mi’racı konu alan eserlerin genel adıdır.
Na’tlarda, Hz. Peygamber’in mûcizelerine yer verildiği gibi bazen de başlı başına eserler halinde de mucizelerin anlatıldığı görülmektedir.
Hicrenamet Hz. Peygamber’in hicretini konu alan türlerdir.
Cevap A şıkkıdır.
Mi’râciyye ise İslâm edebiyat ve sanatlarında Hz. Peygamber’in hicrî aylardan recep ayının 27. gecesinde yaptığı mi’racı konu alan eserlerin genel adıdır.
Na’tlarda, Hz. Peygamber’in mûcizelerine yer verildiği gibi bazen de başlı başına eserler halinde de mucizelerin anlatıldığı görülmektedir.
Hicrenamet Hz. Peygamber’in hicretini konu alan türlerdir.
Cevap A şıkkıdır.
Soru 10
Siyer ile ilgili olarak söylenen hangi ifade yanlıştır?
Seçenekler
A
Hz. Peygamberin fiziksel özelliklerini anlatır
B
En önemli kaynaklarından biri Kur'an-ı Kerim'dir
C
Bilinen en eski Türkçe siyer kitabı Darir'e aittir
D
Veysi, Nebi önemli siyer yazarlarıdır
E
Türk-İslam edebiyatında siyer türündeki ilk eserler Arapça ve Farsça’dan yapılmış tercümelerdir
Açıklama:
Siyerler Hz. Peygamberin hayatını anlatır. Cevap A şıkkıdır.
Soru 11
İlk naat örneği seçeneklerde verilen eserlerden hangisinde bulunur?
Seçenekler
A
Atabetül Hakayık
B
Kutadgu Bilig
C
Divanı Hikmet
D
Divanı Lügatı Türk
E
Mesnevi
Açıklama:
Türk edebiyatında ilk na‘t örneğine Kutadgu Bilig’de rastlanmaktadır. Yusuf Has Hacib ile başlayan bu gelenek Edib Ahmed Yükneki’nin Atebetü'l-hakayık ve Ahmed Yesevi’nin Divan-ı Hikmet’inden sonra Anadolu sahası dışında pek çok şair tarafından devam ettirilmiştir. Çağatay edebiyatında Ali Şir Nevâî, divan ve mesnevilerinin tamamında ve mensur eserlerinde çok sayıda na’t yazmış, bu yüzden de na‘t şairi unvanına lâyık görülmüştür. Bu şekilde çok na’t yazan şairlere na’t-gu denilmektedir. Doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 12
Hâk-i pâyine yetem dir ömrlerdür muttasıl Başını daşdan daşa urup gezer âvâre su Yukarıda verilen ve Türk Edebiyatında meşhur bir naat örneği olan eser hangi divan edebiyatı sanatçısına aittir?
Seçenekler
A
Baki
B
Şeyh Galip
C
Fuzuli
D
Ahmedi
E
Taşlıcalı Yahya
Açıklama:
Soruda verilen beyit Fuzuli'nin Su Kaside'sinden alınmıştır. Dolayısıyla doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 13
- Peygamber Efendimizin hayatını anlatan eserler için kullanılan bir terimdir
- En önemli örneği Yazıcıoğlu Mehmet'in "Muhammediyesidir."
- Türk edebiyatında en eski örneği , Darir’in 790’da (1388) tamamladığı beş ciltlik manzum-mensur eserdir Verilen bilgiler hangi edebi türe aittir?
Seçenekler
A
Mevlit
B
Naat
C
Siyer
D
Hilye
E
Şemail
Açıklama:
Siyer Efendimizin hayatını anlatan edebi türler için kullanılan bir kavramdır.Türk edebiyatında en eski Türkçe siyer, Darir’in 790’da (1388) Kahire’de tamamladığı ve muhtemelen Mısır Memlük Sultanı Berkuk’a takdim ettiği Tercüme-i Siyer-i Nebî adlı beş cildlik manzum-mensur eserdir. Dolayısıyla doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 14
İlk Türkçe mevlit olarak kabul edilen eserin adı nedir?
Seçenekler
A
Çobanname
B
Mecalisün Nefais
C
Lisanüt Tayr
D
Sünbül Kasidesi
E
Vesiletün Necat
Açıklama:
Çobanname; Dede Ömer Ruşeni'ye aittir ve Musa ile Çoban hikayesini anlatır.
Mecalisün Nefais;Ali Şir Nevai'ye ait ilk şuara tezkiresidir.
Lisanüt Tayr; Ali Şir Nevai'nin hamse içindeki eserlerinden biridir
Sünbül Kasidesi; Baki'ye aittir ve genç yaşta ünlenmesini sağlamıştır
Vesiletün Necat; Süleyman Çelebi'ye ait 15. yüzyılda yazılmış ilk mevlit örneği olarak kabul edilen eserdir.
Mecalisün Nefais;Ali Şir Nevai'ye ait ilk şuara tezkiresidir.
Lisanüt Tayr; Ali Şir Nevai'nin hamse içindeki eserlerinden biridir
Sünbül Kasidesi; Baki'ye aittir ve genç yaşta ünlenmesini sağlamıştır
Vesiletün Necat; Süleyman Çelebi'ye ait 15. yüzyılda yazılmış ilk mevlit örneği olarak kabul edilen eserdir.
Soru 15
Yüzü benzerdi müdevver aya
Zâtı âyîne idi Mevlâ’ya
Yukarıda örneği verilen ve Peygamber Efendimizin fiziksel özelliklerini anlatan eserlere ne ad verilir?
Zâtı âyîne idi Mevlâ’ya
Yukarıda örneği verilen ve Peygamber Efendimizin fiziksel özelliklerini anlatan eserlere ne ad verilir?
Seçenekler
A
Siyer
B
Hilye
C
Mesnevi
D
Şemail
E
Miraciye
Açıklama:
Türk-İslam edebiyatında bilhassa Hz. Peygamber’in fiziki özelliklerini, vasıflarını ve güzelliklerini anlatan edebi eserlerle aynı konuda hüsni hatla yazılmış levhalar için kullanılan terime hilye adı verilir. Doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 16
Aşık Paşa'ya ait olan hangi eserde miraç olayından bahsedilmektedir?
Seçenekler
A
Garipname
B
Fakrname
C
Vasfı Hal
D
Hikaye
E
Fürkatname
Açıklama:
Anadolu sahasında ilk müstakil mi’râciyye XV. yüzyılın başında (808/1405) Ahmedi tarafından yazılmıştır. Tahkik-i Mi’râc-ı Resûl başlıklı 497 beyitlik eser, şairin divanındaki kısa mi’râciyyelerden farklı olduğu gibi İskendernâme’sindeki mevlid bölümünden de ayrıdır Zaman içinde belirgin özellikler kazanan mi’racnâmeler XV. yüzyıldan itibaren daha fazla rağbet bulmuş, manzum, mensur yahut çoğu manzum karma metinler halinde gelişimini sürdürmüştür. Dinî-tasavvufî manzum eserlerin içinde mi’rac hadisesine bir bölüm ayrılması da yine XV. yüzyılda yaygınlık kazanmıştır. XIV. yüzyıla ait Âşık Paşa’nın Garibnâme’sinde, XV. yüzyılda Yazıcıoğlu’nun Muhammediyye’sinde, Süleyman Çelebi’nin Vesîletü’n-necât’ında, Hâkani Mehmed Bey’in Hilye’sinde mi’rac hadisesine temas edilmiştir. Dolayısıyla doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 17
Dest-res-i mu’ciz-i Şakku’l-kamer Eşref-i mahlûk-ı ma’âli-siyer Miraciye örneğinin Türkçe açıklaması seçeneklerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
İki cihanın efendisi ve Allah’ın sevgilisi, iki cihanın nuru ve hidayet yolunun peygamberi.
B
Peygamberlerin sonuncusu ve padişahı, sonradan gelenlerin iftihar kaynağı öncekilerin şereflisi, büyügü
C
Mirac sahibi; peygamberler şahı, taç sahibi hükümdar ve ışık dolu ay
D
Ayın yarılması mucizesinin sahibi, yüce vasıflarıyla yaratılmışların en şereflisi
E
O öyle yüce bir peygamberdir ki, fethi Mekke’nin fethi ile ilgili ayetler onun alnının süsü oldu
Açıklama:
Dest-res-i mu’ciz-i Şakku’l-kamer, Eşref-i mahlûk-ı ma’âli-siyer:Şakku’l-kamer (ayın yarılması) mucizesinin sahibi, yüce vasıflarıyla yaratılmışların en şereflisi. Dolayısıyla doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 18
"Nehcü’l- Ferâdis" adlı eserin en önemli özelliği nedir ve kaçıncı yüzyılda yazılmıştır?
Seçenekler
A
Siyer örneği olması en önemli özelliğidir ve XVII. yüzyılda yazılmıştır
B
Türkçe olarak verilen ilk kırk hadis örneğidir ve XIV. yüzyılda yazılmıştır
C
Ahmet Fakih'in ünlenmesini sağlayan eserdir ve XIII. yüzyılda yazılmıştır
D
İlk hilye örneklerinden biridir ve XV. yüzyılda yazılmıştır
E
Kutadgu Bilig'de atıf yapılan eserlerden biri olması bakımından önem arz eder ve XVII. yüzyılda yazılmıştır
Açıklama:
XIV. asırda Mahmud b. Ali’nin (öl.761/1360) Nehcü’l- Ferâdis adlı eseriyle ilk örneğini veren Türkçe kırk hadis geleneği XV, XVI ve XVII. asırlarda gelişip genişlemiş, XVIII. asrın ikinci yarısından sonra ara sıra Köstendilli Şeyhi gibi dikkate değer manzum kırk hadis mütercimleri ortaya çıkmış olsa da sanat yönünden zayıf örnekler görülmeye başlanmıştır. Buna rağmen didaktik mahiyetteki bu tür yayılmaya devam etmiştir. Doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 19
Mustafâ’nın mucizâtın söyleyim Dinler isen ben şerh eyleyim Yukarıda verilen örnek beyitte şair hangi edebi türe başlamak için giriş yapmıştır?
Seçenekler
A
Regaibiyye
B
Mucizatı Nebi
C
Kırk Hadis
D
Esma-ı Nebi
E
Hicretname
Açıklama:
Hikaye-i Geyikten alınan örnek dizede şair, Efendimizin mucizesini anlatmak üzere giriş yapmıştır. Efendimizin mucizeleri naat,siyer, mevlid gibi edebi türlerde yer almakla birlikte soruda bize ayrı bir tür olarak sorduğu için cevabımız B seçeneği olmalıdır.
Soru 20
Allah'ın ismini anlatan eserlere Esmaül Hüsna denirken, Peygamber Efendimizin ismini konu alan eserlere.... denir. Boşluğa gelmesi gereken kelime seçeneklerden hangisinde verilmiştir?
Seçenekler
A
Esma-i Habi
B
Esmaül Hüsna
C
Esmaül Nebi
D
Esmaül Hamd
E
Esmaül İshak
Açıklama:
Eski Türk edebiyatında Cenab-ı Hakk’ın isimlerini anlatan Esma-i Hüsna, Hz. Muhammed’in mübarek isimlerini konu alan eserlere Esma-i Nebi denilmiştir. Hz. Peygamber’in dinî kültürümüzde yer alan isimlerinin manzum veya mensur müstakil eserler halinde toplanılması bir gelenektir. Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 21
Bir şeyin sıfatlarını saymak, bir kişiyi vasıflandırmak, medhederek anlatmak mânâlarına gelen ifade hangisidir?
Seçenekler
A
Na’t
B
Mevlid
C
Siyer
D
Hilye
E
Şemâil
Açıklama:
NA‘T
Sözlükte bir şeyin sıfatlarını saymak,bir kişiyi vasıflandırmak, medhederek anlatmak mânâlarına gelen na’t edebiyatta Hz. Peygamber için yazılan medih şiirleridir.
Sözlükte bir şeyin sıfatlarını saymak,bir kişiyi vasıflandırmak, medhederek anlatmak mânâlarına gelen na’t edebiyatta Hz. Peygamber için yazılan medih şiirleridir.
Soru 22
Kelime anlamı hal, tavır gidiş, bir kimsenin hâli, tavrı, gidişi, ahlâkı, hâl tercümesi demek olan ifade hangisidir?
Seçenekler
A
Siyer
B
Na’t
C
Mevlid
D
Hilye
E
Şemâil
Açıklama:
Kelime anlamı hal, tavır gidiş, bir kimsenin hâli, tavrı, gidişi, ahlâkı, hâl tercümesi demek olan siyer, Arapça s-y-r k.künden sîret kelimesinin cem’idir.
Soru 23
Arapça “velede” fiilinden türeyip sözlükte doğum, doğum yeri ve zamanı mânâlarına gelen ifade aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Mevlid
B
Siyer
C
Na’t
D
Şemâil
E
Regaibiyye
Açıklama:
Arapça “velede” fiilinden türeyip s.zlükte doğum, doğum yeri ve zamanı mânâlarına gelen mevlid terim olarak daha çok Hz. Peygamber’in doğumunu anlatan manzum eserlere denir.
Soru 24
Türk-İslâm edebiyatında bilhassa Hz. Peygamber’in fizikî özelliklerini, vasıflarını ve güzelliklerini anlatan edebî eserlerle aynı konuda hüsn-i hatla yazılmış levhalar için kullanılan terim hangisidir?
Seçenekler
A
Hilye
B
Mevlid
C
Siyer
D
Na't
E
Regaibiyye
Açıklama:
Sözlük anlamı süs, zinet, cevher, güzel sıfatlar, güzel yüz demek olan hilye, Türk-İslâm edebiyatında bilhassa Hz. Peygamber’in fizikî özelliklerini, vasıflarını ve güzelliklerini anlatan edebî eserlerle aynı konuda hüsn-i hatla yazılmış levhalar için kullanılan terimdir.
Soru 25
İslâm edebiyat ve sanatlarında Hz. Peygamber’in hicrî aylardan recep ayının 27. gecesinde
yaptığı mi’racı konu alan eserlerin genel adı aşağıdakilerden hangisidir?
yaptığı mi’racı konu alan eserlerin genel adı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Mi’râciyye
B
Hilye
C
Mevlid
D
Siyer
E
Na't
Açıklama:
Mi’râciyye İslâm edebiyat ve sanatlarında Hz. Peygamber’in hicrî aylardan recep ayının 27. gecesinde yaptığı mi’racı konu alan eserlerin genel adıdır.
Soru 26
Regaib kandilinde okunmak üzere yazılıp bestelenmiş manzumelere verilen isim aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Regaibiyye
B
Siyer
C
Mevlid
D
Na't
E
Kırk hadis
Açıklama:
Regaibiyye, Regaib kandilinde okunmak üzere yazılıp bestelenmiş manzumelere verilen
isimdir.
isimdir.
Soru 27
Hz. Peygamber’in isimleri hakkında yazılan eserlere ne ad verilmektedir?
Seçenekler
A
Esmâ-i nebî
B
Kırk hadis
C
Regaibiyye
D
Siyer
E
Mevlid
Açıklama:
Esmâ-i nebî Hz. Peygamber’in isimleri hakkında yazılan eserlere denmektedir.
Soru 28
Hz. Peygamber’in hicretini konu alan türlere isim olan ifade aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Hicret-nâme
B
Kırk hadis
C
Esmâ-i nebî
D
Siyer
E
Mevlid
Açıklama:
Hicret-nâme
Hicret kelimesi Arapça hecr masdarından gelmektedir. S.zlük anlamı ayrılmak, göç etmek, ilgisini kesmek, uzaklaşmak olan hicret, Farsça mektup, kitap gibi mânâlara gelen nâme ile birleşik isim olarak Hz. Peygamber’in hicretini konu alan türlere isim olmuştur.
Hicret kelimesi Arapça hecr masdarından gelmektedir. S.zlük anlamı ayrılmak, göç etmek, ilgisini kesmek, uzaklaşmak olan hicret, Farsça mektup, kitap gibi mânâlara gelen nâme ile birleşik isim olarak Hz. Peygamber’in hicretini konu alan türlere isim olmuştur.
Soru 29
Güvercin Hikâyesi, Kesikbaş Destanı, Deve Hikâyesi, İzzetoğlu’nun Tavus Destanı, Sadreddin’in Geyik Hikâyesi gibi halk tipi mesneviler aşağıdakilerden hangisine örnek olarak gösterilebilir?
Seçenekler
A
Mu'cizât-ı nebî
B
Esmâ-i nebî
C
Kırk hadis
D
Regaibiyye
E
Na't
Açıklama:
Güvercin Hikâyesi, Kesikbaş Destanı, Deve Hikâyesi, İzzetoğlu’nun Tavus Destanı, Sadreddin’in Geyik Hikâyesi gibi halk tipi mesnevilerMu'cizât-ı nebî'ye örnek olarak gösterilebilir.
Soru 30
Türk edebiyatında ilk na‘t örneğine aşağıdakilerden hangisinde rastlanmaktadır*
Seçenekler
A
Kutadgu Bilig
B
Atebetü'l-hakåyık
C
Dîvân-ı Hikmet
D
Mesnevi
E
Su Kasidesi
Açıklama:
Na't
Türk edebiyatında ilk na‘t örneğine Kutadgu Bilig’de rastlanmaktadır.
Türk edebiyatında ilk na‘t örneğine Kutadgu Bilig’de rastlanmaktadır.
Soru 31
Sözlükte bir şeyin sıfatlarını saymak,bir kişiyi vasıflandırmak, medhederek anlatmak mânâlarına gelen na’t edebiyatta Hz. Peygamber için yazılan medih şiirlerine verilen isim aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
Na't
B
Mevlit
C
Kaside
D
Fahriye
E
Dua
Açıklama:
Sözlükte bir şeyin sıfatlarını saymak,bir kişiyi vasıflandırmak, medhederek anlatmak
mânâlarına gelen na’t edebiyatta Hz. Peygamber için yazılan medih şiirleridir.
mânâlarına gelen na’t edebiyatta Hz. Peygamber için yazılan medih şiirleridir.
Soru 32
Türk edebiyatında ilk na‘t örneğine aşağıdaki eserlerin hangisinde rastlanmaktadır?
Seçenekler
A
Divan ü Lügati't Türk
B
Kutadgu Bilig
C
Divan-ı Hikmet
D
Atabetü'l Hakayık
E
Siham-ı Kaza
Açıklama:
Türk edebiyatında ilk na‘t örneğine Kutadgu Bilig’de rastlanmaktadır.
Soru 33
Divan edebiyatındaki binlerce na‘t içinde en çok tanınanlar arasında ilk sırayı aşağıdakilerden hangisi almaktadır?
Seçenekler
A
Aşk Kasidesi
B
Nur Kasidesi
C
Su Kasidesi
D
Siham-ı Kaza
E
Siyer-i Nebi
Açıklama:
Divan edebiyatındaki binlerce na‘t içinde en çok tanınanlar arasında ilk sırayı
Fuzûlî’nin “Saçma ey göz eşkden gönlümdeki odlara su/ Kim bu denlü dutuşan odlara kılmaz çare su” beytiyle başlayan ‘’Su Kasidesi’’ adıyla da meşhur olan na‘tı alır.
Fuzûlî’nin “Saçma ey göz eşkden gönlümdeki odlara su/ Kim bu denlü dutuşan odlara kılmaz çare su” beytiyle başlayan ‘’Su Kasidesi’’ adıyla da meşhur olan na‘tı alır.
Soru 34
Kelime anlamı hal, tavır gidiş, bir kimsenin hâli, tavrı, gidişi, ahlâkı, hâl tercümesi demek olan eserlere verilen isim aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
Na't
B
Kaside
C
Mesnevi
D
Siyer
E
Fahriye
Açıklama:
Kelime anlamı hal, tavır gidiş, bir kimsenin hâli, tavrı, gidişi, ahlâkı, hâl tercümesi demek olan siyer, Arapça s-y-r kökünden sîret kelimesinin cem’idir.
Soru 35
Türk edebiyatında en eski Türkçe siyer aşağıdakilerden hangisine aittir?
Seçenekler
A
Fuzuli
B
Nabi
C
Nedim
D
Baki
E
Darîr
Açıklama:
Türk edebiyatında en eski Türkçe siyer, Darîr’in 790’da (1388) Kahire’de tamamladığı ve muhtemelen Mısır Memlük Sultanı Berkuk’a takdim ettiği Tercüme-i Siyer-i
Nebî adlı beş cildlik manzum-mensur eserdir.
Nebî adlı beş cildlik manzum-mensur eserdir.
Soru 36
Arapça “velede” fiilinden türeyip sözlükte doğum, doğum yeri ve zamanı mânâlarına gelen, terim olarak daha çok Hz. Peygamber’in doğumunu anlatan manzum eserlere verilen isim aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
Mevlid
B
Siyer
C
Na't
D
Fahriye
E
Kaside
Açıklama:
Arapça “velede” fiilinden türeyip sözlükte doğum, doğum yeri ve zamanı mânâlarına gelen mevlid terim olarak daha çok Hz. Peygamber’in doğumunu anlatan manzum eserlere denir.
Soru 37
Sözlük anlamı süs, zinet, cevher, güzel sıfatlar, güzel yüz demek olan, Türk-İslâm edebiyatında bilhassa Hz. Peygamber’in fizikî özelliklerini, vasıflarını ve güzelliklerini anlatan edebî eserlerle aynı konuda hüsn-i hatla yazılmış levhalar için kullanılan terim aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
Siyer
B
Hilye
C
Mevlid
D
Kaside
E
Fahriye
Açıklama:
Sözlük anlamı süs, zinet, cevher, güzel sıfatlar, güzel yüz demek olan hilye, Türk-İslâm
edebiyatında bilhassa Hz. Peygamber’in fizikî özelliklerini, vasıflarını ve güzelliklerini anlatan edebî eserlerle aynı konuda hüsn-i hatla yazılmış levhalar için kullanılan terimdir.
edebiyatında bilhassa Hz. Peygamber’in fizikî özelliklerini, vasıflarını ve güzelliklerini anlatan edebî eserlerle aynı konuda hüsn-i hatla yazılmış levhalar için kullanılan terimdir.
Soru 38
Kırk hadis türündeki eserler muhteva bakımından incelendiğinde aşağıdakilerden hangisi yanlış olur?
Seçenekler
A
Kutsi hadislerden seçilenler
B
Peygamber’in hutbelerinden seçilenler
C
7 rakamına dayanılarak tertip edilenler
D
Veciz, camialı hadislerden seçilenler
E
Noktasız harflerden seçilenler
Açıklama:
40 rakamına dayanılarak tertip edilenler
Soru 39
Aşağıdakilerden hangisi kırk hadislerin yazılma sebeplerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Hz. Peygamber’in şefaatine ulaşma umudu
B
Okuyanların hayır duasını almak
C
Hocasının veya dostlarının arzusunu yerine getirmek
D
Biri tarafından görevlendirilmiş olmak
E
Hastalıklardan kurtulmak ve şifa bulmak beklentisi
Açıklama:
Devlet başkanı vb. tarafından görevlendirilmiş olmak
Soru 40
Hz. Peygamber’in isimleri hakkında yazılan eserlere verilen isim aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
Nebeviyye
B
Hadis-i nebi
C
Siyer-i nebi
D
Hüsna-i nebî
E
Esmâ-i nebî
Açıklama:
Terim olarak esmâ-i nebî Hz. Peygamber’in isimleri hakkında yazılan eserlere denmektedir.
Soru 41
Hz. Muhammed(sav)'i methetmek amacıyla yazılan na't türü şiirler aşağıdakilerden hangisi tarafından levhalara nakşedilmiştir?
Seçenekler
A
Naattat
B
Müzehhib
C
Hattat
D
Nakkaş
E
Murakkıb
Açıklama:
Sayıları binlerle ifade edilebilecek olan na‘tların belli başlıları ayrıca bestelenerek cami ve tekkelerde okunmuş, tanınmış birçok beyti hattatlar eliyle levhalara nakşedilip mescid, dergâh, ev ve dükkân gibi mekânları süsleyen birer sanat eseri olarak itibar görmüştür. Doğru cevap C'dir.
Soru 42
Na'tların son bölümü aşağıdakilerden hangisiyle ilgilidir?
Seçenekler
A
Hz. Peygamberin görüntüsü
B
Hz. Peygamberin ahlakı
C
Hz. Peygamberin savaşları
D
Hz. Peygamberin ailesi
E
Hz. Peygamberin şefaati
Açıklama:
Na’tların son bölümlerinde şair günahkârlığını itiraf edip şefaat talebinde bulunur. Ardından kıyamet gününün tasviri, o çetin günde şefaat yetkisinin yalnız Peygamber’e ait olduğu belirtilerek onun âlemlere rahmet olarak gönderildiği vurgulanır. Doğru cevap E'dir.
Soru 43
Türk edebiyatında ilk na‘t örneğine aşağıdakilerden hangisinde rastlanmaktadır?
Seçenekler
A
Mesnevi
B
Su Kasidesi
C
Dîvân-ı Hikmet
D
Kutadgu Bilig
E
Atebetü’l-Hakåyık
Açıklama:
Türk edebiyatında ilk na‘t örneğine Kutadgu Bilig’de rastlanmaktadır. Yûsuf Has Hâcib
ile başlayan bu gelenek Edib Ahmed Yüknekî’nin Atebetü’l-hakåyık ve Ahmed Yesevî’nin Dîvân-ı Hikmet’inden sonra Anadolu sahası dışında pek çok şair tarafından devam ettirilmiştir. Doğru cevap D'dir.
ile başlayan bu gelenek Edib Ahmed Yüknekî’nin Atebetü’l-hakåyık ve Ahmed Yesevî’nin Dîvân-ı Hikmet’inden sonra Anadolu sahası dışında pek çok şair tarafından devam ettirilmiştir. Doğru cevap D'dir.
Soru 44
Yazıcıoğlu Mehmed’in XV. yüzyıla ait Muhammediye’si aşağıdaki eserlerden hangisinin Hz. Peygamber ile ilgili bölümünün tercümesinden meydana gelmiştir?
Seçenekler
A
Megâribü’z-zamân
B
Terceme-i Şevâhidi’n-Nübüvve li-takviyeti yakîni ehli’l-fütüvve
C
El-Fevâyihu’n-nebeviyye fi’s-sireti’l-Mustafaviyye
D
Dürretü’t-tâc fî siret-i sahibi’l-mi’rac
E
Tercüme-i Siyer-i Nebî
Açıklama:
Türk toplumu üzerinde yaygın din eğitimi yoluyla etkili olmuş en önemli ilk eserlerden olan ve siyer-mevlid türünün en dikkate değer manzum örneği sayılan Yazıcıoğlu Mehmed’in XV. yüzyıla ait Muhammediye’si de Arapça Megâribü’z-zamân’ın Hz. Peygamber’le ilgili kısmının Türkçe’ye manzum olarak çevrilmesinden doğmuştur. Doğru cevap A'dır.
Soru 45
Aşağıdakilerden hangisi Vesîletü’n-necât adlı esere ait özellikler arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Mevlid türünün ilk örneği olarak kabul görmüştür.
B
16. yüzyılın ilk çeyreğine aittir.
C
Mesnevi şeklinde kaleme alınmıştır.
D
Türkçe olarak yazılmıştır.
E
Süleyman Çelebi'nin eseridir.
Açıklama:
İlk Türkçe mevlid metni hakkında kaynaklarda kesin bilgi yer almamakla birlikte Süleyman Çelebi’nin 812’de (1409) yazdığı bilinmektedir. dolayısıyla 15. yüzyılın ilk çeyreğine aittir. Doğru cevap B'dir.
Soru 46
Aşağıdakilerden hangisi, Hz. Peygamber’in fiziki özelliklerini anlatan hattat ve müzehhiplerin ortaya koyduğu levhalarda yer alan, Hilye türlerinden değildir?
Seçenekler
A
Hilyetü’n-Nebî
B
Hilye-i Şerif
C
Hilye-i Saâdet
D
Hilye-i Resûlullah
E
Hilye-i Şemâil
Açıklama:
Hz. Peygamber’in fiziki özelliklerini anlatan eserlerle hattat ve müzehhiplerin ortaya koyduğu levhalar “hilye-i şerif, hilye-i saâdet, hilye-i Resûlullah, hilyetü’n-nebî” gibi adlarla anılmıştır.
Doğru cevap E'dır.
Doğru cevap E'dır.
Soru 47
Aşağıdaki seçeneklerde yer alan Türk-İslam Edebiyatına ait türlerden hangisi Recep ayının 27. gecesine vurgu yapmaktadır?
Seçenekler
A
Hilye
B
Mi’râciyye
C
Mevlid
D
Na't
E
Siyer
Açıklama:
Mi’râc Hz. Peygamber’in göğe çıkmasıyla meydana gelen büyük mucizelerinden birisidir. Mi’râciyye ise İslâm edebiyat ve sanatlarında Hz. Peygamber’in hicrî aylardan recep
ayının 27. gecesinde yaptığı mi’racı konu alan eserlerin genel adıdır. Doğru cevap B'dir.
ayının 27. gecesinde yaptığı mi’racı konu alan eserlerin genel adıdır. Doğru cevap B'dir.
Soru 48
Aşağıdakilerden hangisi "kırk hadis" türünün yazılma sebeplerinden değildir?
Seçenekler
A
Hz. Peygamber’in şefaatine ulaşma umudu
B
Okuyanların hayır duasını almak
C
Maddi kazanç sağlamak
D
Hastalıklardan kurtulmak ve şifa bulmak beklentisi
E
İlgi duyulan bir konuda hadis derleme arzusu içinde olmak
Açıklama:
Kırk hadis türündeki eserlerin yazılış sebepleri eserin içeriğinden ve özellikle müellifin
önsözde veya ilk tercümesindeki ifadelerinden anlaşılmaktadır. Bu sebepleri şöylece tasnif
etmek mümkündür:
a. Hz. Peygamber’in “Ümmetim içinde din işlerine ve dînî konulara dair kırk hadis
ezberleyeni, Allah Teâla kıyâmet gününde fakihlerle beraber haşreder’’ hadisine
nâil olmak için,
b. Hz. Peygamber’in şefaatine ulaşma umudu,
c. Okuyanların hayır duasını almak,
d. Hocasının veya dostlarının arzusunu yerine getirmek,
e. Devlet başkanı vb. tarafından görevlendirilmiş olmak,
f. İlgi duyulan bir konuda hadis derleme arzusu içinde olmak,
g. Hastalıklardan kurtulmak ve şifa bulmak beklentisi. Doğru cevap C'dir.
önsözde veya ilk tercümesindeki ifadelerinden anlaşılmaktadır. Bu sebepleri şöylece tasnif
etmek mümkündür:
a. Hz. Peygamber’in “Ümmetim içinde din işlerine ve dînî konulara dair kırk hadis
ezberleyeni, Allah Teâla kıyâmet gününde fakihlerle beraber haşreder’’ hadisine
nâil olmak için,
b. Hz. Peygamber’in şefaatine ulaşma umudu,
c. Okuyanların hayır duasını almak,
d. Hocasının veya dostlarının arzusunu yerine getirmek,
e. Devlet başkanı vb. tarafından görevlendirilmiş olmak,
f. İlgi duyulan bir konuda hadis derleme arzusu içinde olmak,
g. Hastalıklardan kurtulmak ve şifa bulmak beklentisi. Doğru cevap C'dir.
Soru 49
I. Gazel
II. Kaside
III. Müstezat
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Regaibiyye türünün nazım şekillerindendir?
II. Kaside
III. Müstezat
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Regaibiyye türünün nazım şekillerindendir?
Seçenekler
A
I ve II
B
Yalnız I
C
I-II ve III
D
Yalnız II
E
II ve III
Açıklama:
Regaibiyyelerde daha çok mesnevi nazım şeklinin kullanıldığı, bazılarında ise kıta,
ilâhi, gazel ve kaside gibi şekillerin tercih edildiği görülmektedir. Doğru cevap A'dır.
ilâhi, gazel ve kaside gibi şekillerin tercih edildiği görülmektedir. Doğru cevap A'dır.
Soru 50
1000 beyit olarak kaleme alınmış Esmâ-i Nebî adlı eser aşağıdaki müelliflerden hangisine aittir?
Seçenekler
A
Süleyman Çelebi
B
Tahsin Efendi
C
Muhsin Efendi
D
Hasib Efendi
E
Hasan Efendi
Açıklama:
Genellikle mensur olan bu türdeki eserlerden Hasib Efendi’nin Esmâ-i Nebî’si 1000
beyit olup Delâil-i Hayrât’tan istifade ile yazılmıştır. Doğru cevap D'dir.
beyit olup Delâil-i Hayrât’tan istifade ile yazılmıştır. Doğru cevap D'dir.
Soru 51
Hz. Peygamber için yazılan medih şiirlere ne ad verilir ?
Seçenekler
A
Na’t
B
Siyer
C
Mevlid
D
Hilye
E
Miraciyye
Açıklama:
Sözlükte bir şeyin sıfatlarını saymak,bir kişiyi vasıflandırmak, medhederek anlatmak
mânâlarına gelen na’t edebiyatta Hz. Peygamber için yazılan medih şiirleridir. Türk edebiyatında diğer türlere göre örnekleri en bol ve yaygın olan na‘t XI. yüzyıldan itibaren
Türkler’in yaşadığı hemen bütün bölgelerde yazılmış, günümüze kadar da kuvvetli bir
gelenek halinde devam etmiştir.
mânâlarına gelen na’t edebiyatta Hz. Peygamber için yazılan medih şiirleridir. Türk edebiyatında diğer türlere göre örnekleri en bol ve yaygın olan na‘t XI. yüzyıldan itibaren
Türkler’in yaşadığı hemen bütün bölgelerde yazılmış, günümüze kadar da kuvvetli bir
gelenek halinde devam etmiştir.
Soru 52
Veliler için yazılanlara na't lara ne ad verilir ?
Seçenekler
A
Na’t-ı çehâr
B
Nuût-ı evliyâ
C
Na’t-ı Ali
D
Yâr-ı güzin
E
Siyer
Açıklama:
an edebiyatında Peygamberimiz için yazılan na’tlar ekseriyet teşkil etmekle beraber peygamberler, veliler, din büyükleri, halifeler hakkında da na’tlar kaleme alınmıştır.
Dört halife için yazılanlara na’t-ı çehâr-yâr-ı güzin, Hz. Ali için yazılana na’t-ı Ali, veliler
için yazılanlara nuût-ı evliyâ denir.
Dört halife için yazılanlara na’t-ı çehâr-yâr-ı güzin, Hz. Ali için yazılana na’t-ı Ali, veliler
için yazılanlara nuût-ı evliyâ denir.
Soru 53
Edebiyatımızda Peygamberimiz’in hayatını anlatan eserler için kullanılan bir terimdir ?
Seçenekler
A
Na't
B
Hadis
C
Regaibiyye
D
Mu’cizat-ı Nebi
E
Siyer
Açıklama:
Kelime anlamı hal, tavır gidiş, bir kimsenin hâli, tavrı, gidişi, ahlâkı, hâl tercümesi demek olan siyer, Arapça s-y-r kökünden sîret kelimesinin cem’idir. Edebiyatımızda
Peygamberimiz’in hayatını anlatan eserler için kullanılır bir terim olmuştur. Zaman içinde soyu, doğumu, çocukluğu, gençlik yılları, peygamberliği, Mekke ve Medine’de meydana gelen olaylar ve gerçekleşen savaşları da içine alacak şekilde, doğumundan vefâtına kadar Hz. Peygamber’in hayatından söz eden kitaplara da siyer / siyer-i nebî denmiştir.
Peygamberimiz’in hayatını anlatan eserler için kullanılır bir terim olmuştur. Zaman içinde soyu, doğumu, çocukluğu, gençlik yılları, peygamberliği, Mekke ve Medine’de meydana gelen olaylar ve gerçekleşen savaşları da içine alacak şekilde, doğumundan vefâtına kadar Hz. Peygamber’in hayatından söz eden kitaplara da siyer / siyer-i nebî denmiştir.
Soru 54
Türkçe’de kaleme alınan mevlidlerin sayısı ne kadardır ?
Seçenekler
A
100
B
150
C
300
D
200
E
250
Açıklama:
Türkçe’de kaleme alınan mevlidlerin sayısı 200 civarındadır. Bunlar üzerinde yapılan
çalışmalar bir kısmının Süleyman Çelebi’nin eserine aynen benzediğini, bir kısmının bazı
motifler yönünden ayrılık gösterdiğini, geri kalanların ise tamamen farklı olduğunu ortaya koymuştur
çalışmalar bir kısmının Süleyman Çelebi’nin eserine aynen benzediğini, bir kısmının bazı
motifler yönünden ayrılık gösterdiğini, geri kalanların ise tamamen farklı olduğunu ortaya koymuştur
Soru 55
Hz. Peygamber’in fizikî özelliklerini, vasıflarını ve güzelliklerini anlatan edebî eserlerle aynı konuda hüsn-i hatla yazılmış levhalar için kullanılan terime ne ad verilir ?
Seçenekler
A
Seyir
B
Na't
C
Hilye
D
Mevlid
E
Kırk Hadis
Açıklama:
Sözlük anlamı süs, zinet, cevher, güzel sıfatlar, güzel yüz demek olan hilye, Türk-İslâm
edebiyatında bilhassa Hz. Peygamber’in fizikî özelliklerini, vasıflarını ve güzelliklerini anlatan edebî eserlerle aynı konuda hüsn-i hatla yazılmış levhalar için kullanılan terimdir.
edebiyatında bilhassa Hz. Peygamber’in fizikî özelliklerini, vasıflarını ve güzelliklerini anlatan edebî eserlerle aynı konuda hüsn-i hatla yazılmış levhalar için kullanılan terimdir.
Soru 56
Mevlid'in açıklaması aşağıdakilerden hangisidir ?
Seçenekler
A
Hz. Peygamber’in doğumunu anlatan manzum eserlere denir
B
Edebiyatımızda Peygamberimiz’in hayatını anlatan eserler için kullanılır bir terim olmuştur
C
Hz. Peygamber için yazılan medih şiirleridir
D
Hz. Peygamber’in fizikî özelliklerini, vasıflarını ve güzelliklerini anlatan edebî eserlerle aynı konuda hüsn-i hatla yazılmış levhalar için kullanılan terimdir
E
Hz. Peygamber’in göğe çıkmasıyla meydana gelen büyük mucizelerinden birisidir
Açıklama:
Arapça “velede” fiilinden türeyip sözlükte doğum, doğum yeri ve zamanı mânâlarına gelen
mevlid terim olarak daha çok Hz. Peygamber’in doğumunu anlatan manzum eserlere denir. Mevlid İslâm edebiyatı ve sanatında Hz. Peygamber’in doğum yıl dönümünde yapılan
törenlere verilen isim; ayrıca bu törenlerde okunmak üzere yazılmış eserlerin ortak adıdır.
mevlid terim olarak daha çok Hz. Peygamber’in doğumunu anlatan manzum eserlere denir. Mevlid İslâm edebiyatı ve sanatında Hz. Peygamber’in doğum yıl dönümünde yapılan
törenlere verilen isim; ayrıca bu törenlerde okunmak üzere yazılmış eserlerin ortak adıdır.
Soru 57
Dedi ol mazhar-ı envâr-ı celî
Esedullâh-ı velî yani Ali
Rûy-ı rahşânı değirmiydi anın
Nitekim cirmi meh-i tâbânın
Aşağıdakilerden hangisi yukarıdaki örneğin karşılığıdır ?
Esedullâh-ı velî yani Ali
Rûy-ı rahşânı değirmiydi anın
Nitekim cirmi meh-i tâbânın
Aşağıdakilerden hangisi yukarıdaki örneğin karşılığıdır ?
Seçenekler
A
Seyir
B
Hilye
C
Kırk Hadis
D
Hadis
E
Na't
Açıklama:
Hilyelerde esas olarak Hz. Peygamber’in fizikî özellikleri anlatılmakla birlikte bazı
eserlerde ruhî portresiyle ilgili hususlara da yer verilmiştir. Bu tarzın en tanınmış örneği
Nahîfî’nin Hilyetü’l-envâr’ıdır. Zamanla diğer peygamberler, Hulefâ-yı Râşidîn ve aşere-i
mübeşşere ile din ve tarikat büyükleri için de bu tür eserler kaleme alınmıştır.
Hilye Örneği
Dedi ol mazhar-ı envâr-ı celî
Esedullâh-ı velî yani Ali
Rûy-ı rahşânı değirmiydi anın
Nitekim cirmi meh-i tâbânı
eserlerde ruhî portresiyle ilgili hususlara da yer verilmiştir. Bu tarzın en tanınmış örneği
Nahîfî’nin Hilyetü’l-envâr’ıdır. Zamanla diğer peygamberler, Hulefâ-yı Râşidîn ve aşere-i
mübeşşere ile din ve tarikat büyükleri için de bu tür eserler kaleme alınmıştır.
Hilye Örneği
Dedi ol mazhar-ı envâr-ı celî
Esedullâh-ı velî yani Ali
Rûy-ı rahşânı değirmiydi anın
Nitekim cirmi meh-i tâbânı
Soru 58
Aşağıdakilerden hangisi Kırk hadis türündeki eserlerin yazılış sebeplerinden değildir ?
Seçenekler
A
Hz. Peygamber’in şefaatine ulaşma umudu
B
Okuyanların hayır duasını almak
C
Hocasının veya dostlarının arzusunu yerine getirmek
D
İlgi duyulan bir konuda hadis derleme arzusu içinde olmak
E
Çok okunması için
Açıklama:
Kırk hadis türündeki eserlerin yazılış sebepleri eserin içeriğinden ve özellikle müellifin
önsözde veya ilk tercümesindeki ifadelerinden anlaşılmaktadır. Bu sebepleri şöylece tasnif
etmek mümkündür:
a. Hz. Peygamber’in “Ümmetim içinde din işlerine ve dînî konulara dair kırk hadis
ezberleyeni, Allah Teâla kıyâmet gününde fakihlerle beraber haşreder’’ hadisine
nâil olmak için,
b. Hz. Peygamber’in şefaatine ulaşma umudu,
c. Okuyanların hayır duasını almak,
d. Hocasının veya dostlarının arzusunu yerine getirmek,
e. Devlet başkanı vb. tarafından görevlendirilmiş olmak,
f. İlgi duyulan bir konuda hadis derleme arzusu içinde olmak,
g. Hastalıklardan kurtulmak ve şifa bulmak beklentisi.
önsözde veya ilk tercümesindeki ifadelerinden anlaşılmaktadır. Bu sebepleri şöylece tasnif
etmek mümkündür:
a. Hz. Peygamber’in “Ümmetim içinde din işlerine ve dînî konulara dair kırk hadis
ezberleyeni, Allah Teâla kıyâmet gününde fakihlerle beraber haşreder’’ hadisine
nâil olmak için,
b. Hz. Peygamber’in şefaatine ulaşma umudu,
c. Okuyanların hayır duasını almak,
d. Hocasının veya dostlarının arzusunu yerine getirmek,
e. Devlet başkanı vb. tarafından görevlendirilmiş olmak,
f. İlgi duyulan bir konuda hadis derleme arzusu içinde olmak,
g. Hastalıklardan kurtulmak ve şifa bulmak beklentisi.
Soru 59
Regaib kandilinde okunmak üzere yazılıp bestelenmiş manzumelere verilen isime ne ad verilir ?
Seçenekler
A
Esmâ-i Nebi
B
Hicret Name
C
Seyir
D
Regaibiyye
E
Hadis
Açıklama:
Regaib kandilinde okunmak üzere yazılıp bestelenmiş manzumelere verilen isimdir.
Hz. Peygamber’in ana rahmine düştüğü kabul edilen receb ayının ilk cuma gecesi, bilhassa Türk-İslâm kültüründe cami ve tekkelerde özel programlarla Regaib kandili olarak
kutlanmaktadır. Bu vesileyle mevlid türüne benzeyen manzumeler yazılmış, bunların bir
kısmı bilhassa bu kandil gecesi okunmak üzere bestelenmiştir. Bu manzumelerde Resûl-i
Ekrem’in anne ve babasının birbirine lâyık temiz gençler oluşu, ahlâkî özellikleri, evlenmeleri ve Hz. Peygamber’in ana rahmine düşmesinin kâinat için büyük bir rahmet olduğu
anlatılmaktadır.
Hz. Peygamber’in ana rahmine düştüğü kabul edilen receb ayının ilk cuma gecesi, bilhassa Türk-İslâm kültüründe cami ve tekkelerde özel programlarla Regaib kandili olarak
kutlanmaktadır. Bu vesileyle mevlid türüne benzeyen manzumeler yazılmış, bunların bir
kısmı bilhassa bu kandil gecesi okunmak üzere bestelenmiştir. Bu manzumelerde Resûl-i
Ekrem’in anne ve babasının birbirine lâyık temiz gençler oluşu, ahlâkî özellikleri, evlenmeleri ve Hz. Peygamber’in ana rahmine düşmesinin kâinat için büyük bir rahmet olduğu
anlatılmaktadır.
Soru 60
En eski mi’râciyye aşağıdakilerden kime aittir ?
Seçenekler
A
Lâmiî Çelebi
B
Ganîzâde Mehmed Nâdirî
C
Mevlana
D
Yunus Emre
E
Ahmedî
Açıklama:
XVI. yüzyıldan itibaren divanların içinde mi’râciyyelerin artmaya başladığı, XVII ve
XVIII. yüzyıllarda ise hemen her şairin divanında bir veya birkaç mi’râciyyenin yer aldığı
görülmektedir. Bunların en eski örneği Lâmiî Çelebi’ye aittir. Ganîzâde Mehmed Nâdirî
ise türün meşhur mi’râciyyesinin şairidir
XVIII. yüzyıllarda ise hemen her şairin divanında bir veya birkaç mi’râciyyenin yer aldığı
görülmektedir. Bunların en eski örneği Lâmiî Çelebi’ye aittir. Ganîzâde Mehmed Nâdirî
ise türün meşhur mi’râciyyesinin şairidir
Soru 61
Türk edebiyatında diğer türlere göre örnekleri en bol ve yaygın olan na‘t hangi yüzyıldan itibaren Türkler’in yaşadığı hemen bütün bölgelerde yazılmış, günümüze kadar da kuvvetli bir gelenek halinde devam etmiştir?
Seçenekler
A
IX
B
X
C
XI
D
XII
E
XIII
Açıklama:
Sözlükte bir şeyin sıfatlarını saymak,bir kişiyi vasıflandırmak, medhederek anlatmak mânâlarına gelen na’t edebiyatta Hz. Peygamber için yazılan medih şiirleridir. Türk edebiyatında diğer türlere göre örnekleri en bol ve yaygın olan na‘t XI. yüzyıldan itibaren Türkler’in yaşadığı hemen bütün bölgelerde yazılmış, günümüze kadar da kuvvetli bir gelenek halinde devam etmiştir. Sayıları binlerle ifade edilebilecek olan na‘tların belli başlıları ayrıca bestelenerek cami ve tekkelerde okunmuş, tanınmış birçok beyti hattatlar eliyle levhalara nakşedilip mescid, dergâh, ev ve dükkân gibi mekânları süsleyen birer sanat eseri olarak itibar görmüştür.
Soru 62
Türk edebiyatında ilk na‘t örneğine hangi eserde rastlanmaktadır?
Seçenekler
A
Kutadgu Bilig
B
Atebetü’l-Hakåyık
C
Dîvân-ı Hikmet
D
Şehname
E
Su Kasidesi
Açıklama:
Türk edebiyatında ilk na‘t örneğine Kutadgu Bilig’de rastlanmaktadır. Yûsuf Has Hâcib ile başlayan bu gelenek Edib Ahmed Yüknekî’nin Atebetü’l-hakåyık ve Ahmed Yesevî’nin Dîvân-ı Hikmet’inden sonra Anadolu sahası dışında pek çok şair tarafından devam ettirilmiştir.
Soru 63
Çağatay edebiyatında divan ve mesnevilerinin tamamında ve mensur eserlerinde çok sayıda na’t yazmış, bu yüzden de na‘t şairi unvanına lâyık görülmüş olan kişi kimdir?
Seçenekler
A
Yûsuf Has Hâcib
B
Edib Ahmed Yüknekî
C
Ahmed Yesevî
D
Ali Şîr Nevâî
E
Yunus Emre
Açıklama:
Çağatay edebiyatında Ali Şîr Nevâî, divan ve mesnevilerinin tamamında ve mensur eserlerinde çok sayıda na’t yazmış, bu yüzden de na‘t şairi unvanına lâyık görülmüştür. Bu şekilde çok na’t yazan şairlere na’t-gu denilmektedir.
Soru 64
Kelime anlamı hal, tavır gidiş, bir kimsenin hâli, tavrı, gidişi, ahlâkı, hâl tercümesi demek olan kelime aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Na‘t
B
Siyer
C
Hadis
D
Mi’râciyye
E
Hilye
Açıklama:
Kelime anlamı hal, tavır gidiş, bir kimsenin hâli, tavrı, gidişi, ahlâkı, hâl tercümesi demek olan siyer, Arapça s-y-r kökünden sîret kelimesinin cem’idir. Edebiyatımızda Peygamberimiz’in hayatını anlatan eserler için kullanılır bir terim olmuştur. Zaman içinde soyu, doğumu, çocukluğu, gençlik yılları, peygamberliği, Mekke ve Medine’de meydana gelen olaylar ve gerçekleşen savaşları da içine alacak şekilde, doğumundan vefâtına kadar Hz. Peygamber’in hayatından söz eden kitaplara da siyer / siyer-i nebî denmiştir.
Soru 65
Türk edebiyatında siyer-mevlid türünün ilk örneği aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Muhammediye
B
Megâribü’z-zamân
C
Tercüme-i Siyer-i Nebî
D
Zeyl-i siyer-i Veysî
E
Kasîde-i Bürde
Açıklama:
Türk toplumu üzerinde yaygın din eğitimi yoluyla etkili olmuş en önemli ilk eserlerden olan ve siyer-mevlid türünün en dikkate değer manzum örneği sayılan Yazıcıoğlu Mehmed’in XV. yüzyıla ait Muhammediye’si de Arapça Megâribü’z-zamân’ın Hz. Peygamber’le ilgili kısmının Türkçe’ye manzum olarak çevrilmesinden doğmuştur. Hatta çok beğenildiği için eserin ilk kaleme alınmasından itibaren ezberlenerek dinî törenlerde ve sohbet meclislerinde okunduğu bilinmekte ve Türk edebiyatında siyer-mevlid türünün de ilk örneği olarak kabul edilmektedir.
Soru 66
Vesîletü’n-necât kimin eseridir?
Seçenekler
A
Yazıcıoğlu Mehmed
B
Fuzuli
C
Mevlana
D
Süleyman Çelebi
E
Nefi
Açıklama:
İlk Türkçe mevlid metni hakkında kaynaklarda kesin bilgi yer almamakla birlikte Süleyman Çelebi’nin 812’de (1409) kaleme aldığı Vesîletü’n-necât adlı mesnevinin ilk mevlid olduğu görüşü yaygın bir şekilde kabul görmektedir. Ancak bundan önce Türkçe yazılmış mevlid benzeri eserlerin varlığı da bilinmektedir.
Soru 67
Aşağıdakilerden hangisi Hz. Peygamber’in fizikî özelliklerini anlatan eserlerle hattat ve müzehhiplerin ortaya koyduğu levhalara verilen isimlerden birisi değildir?
Seçenekler
A
Hilye-i şerif
B
Hilye-i fazilet
C
Hilye-i saâdet
D
Hilye‑i Resûlullah
E
Hilyetü’n-nebî
Açıklama:
Hâkanî Mehmed Bey’in 1015’de (1606) Hilye adlı manzum eserini kaleme almasından sonra hilye türü eserlerin yaygınlaştığı görülür. Hâfız Osman da (ö. 1110/1698) hilyeye dair rivayetlerin metinlerini hat ve tezhip sanatının estetik ölçüleri içinde levha olarak düzenlemiştir. Böylece Hz. Peygamber’in fizikî özelliklerini anlatan eserlerle hattat ve müzehhiplerin ortaya koyduğu levhalar “hilye-i şerif, hilye-i saâdet, hilye‑i Resûlullah, hilyetü’n-nebî” gibi adlarla anılmıştır.
Soru 68
Hilyetü’l-envâr kimin eseridir?
Seçenekler
A
Hâkanî Mehmed Bey
B
Hafız Osman
C
Hafız Ahmet
D
Lâmiî Çelebi
E
Nahîfî
Açıklama:
Hilyelerde esas olarak Hz. Peygamber’in fizikî özellikleri anlatılmakla birlikte bazı eserlerde ruhî portresiyle ilgili hususlara da yer verilmiştir. Bu tarzın en tanınmış örneği Nahîfî’nin Hilyetü’l-envâr’ıdır. Zamanla diğer peygamberler, Hulefâ-yı Râşidîn ve aşere‑i mübeşşere ile din ve tarikat büyükleri için de bu tür eserler kaleme alınmıştır.
Soru 69
Mi’râc konusu ile ilgili olarak aşağıda verilen ifadelerden hangisi doğru değildir?
Seçenekler
A
Arapça a-r-c kökünden gelen mi’râcın kelime anlamı merdiven, göğe çıkma demektir.
B
Bu gecede Hz. Peygamber Allah tarafından Mekke’den Kudüs’e götürülmüş, oradan da semaya yükseltilmiştir.
C
Peygamber Efendimiz bu gece üç vasıta kullanmıştır.
D
Burak, Peygamber Efendimiz'in kullandığı vasıtalardan birisidir.
E
Bu konu Kur’ân-ı Kerîm’de İsra suresinin ilk ayeti ile Necm suresinin ilk ayetlerinde ele alınmaktadır.
Açıklama:
Arapça a-r-c kökünden gelen mi’râcın kelime anlamı merdiven, göğe çıkma demektir. Mi’râc Hz. Peygamber’in göğe çıkmasıyla meydana gelenen büyük mucizelerinden birisidir. Mi’râciyye ise İslâm edebiyat ve sanatlarında Hz. Peygamber’in hicrî aylardan recep ayının 27. gecesinde yaptığı mi’racı konu alan eserlerin genel adıdır. Bu gecede Hz. Peygamber Allah tarafından Mekke’den Kudüs’e götürülmüş, oradan da semaya yükseltilmiştir. Konuyla ilgili kaynakların bildirdiğine göre Peygamber Efendimiz bu gece beş vasıta kullanmıştır. Bu vasıtalar Beytü’l-makdise kadar Burak, dünya semaına kadar mi’râc, yedinci semâya kadar meleklerin kanatları, Sidretü’l-müntehâ’ya kadar Cibrîl’in kanadı, Kabe kavseyn’e kadar da Refref ’tir. Bu konu Kur’ân-ı Kerîm’de İsra suresinin ilk ayeti ile Necm suresinin ilk ayetlerinde ele alınmaktadır.
Soru 70
Hz. Muhammed Mekke’den Medine’ye hangi yıl hicret etmiştir?
Seçenekler
A
632
B
622
C
620
D
600
E
592
Açıklama:
Hicret kelimesi Arapça hecr masdarından gelmektedir. Sözlük anlamı ayrılmak, göç etmek, ilgisini kesmek, uzaklaşmak olan hicret, Farsça mektup, kitap gibi mânâlara gelen nâme ile birleşik isim olarak Hz. Peygamber’in hicretini konu alan türlere isim olmuştur. Siyerlerin bir bölümü olduğu gibi bağımsız eserler olarak da kaleme alınan Hicret-nâmelerde, Hz. Muhammed’in 622 yılında Mekke’den Medine’ye hicreti ele alınır.
Ünite 9
Soru 1
Dinî edebiyatımızda bir kimsenin vefatı üzerine duyulan üzüntüyü ifade etmek üzere, ölenin meziyetlerini anlatmak suretiyle yazılan duygu yoğunluğu yüksek manzumelere verilen isim aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
Mersiye
B
Ağıt
C
Sagu
D
Koşuk
E
Koşma
Açıklama:
“Mersiye”, dinî edebiyatımızda bir kimsenin vefatı üzerine duyulan üzüntüyü
ifade etmek üzere, ölenin meziyetlerini anlatmak suretiyle yazılan duygu yoğunluğu yüksek manzumelere denir.
ifade etmek üzere, ölenin meziyetlerini anlatmak suretiyle yazılan duygu yoğunluğu yüksek manzumelere denir.
Soru 2
Hz. Hüseyin’in Kerbelâ’da şehid edilmesini konu edinen dinî edebiyatımızdaki nazım şekli aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
Mersiye
B
Maktel
C
Sagu
D
Koşuk
E
Ağıt
Açıklama:
Mersiye genel olarak vefat hadisesini ele alırken, maktel sadece Hz. Hüseyin’in Kerbelâ’da şehid edilmesini konu edinir.
Soru 3
Klasik Türk edebiyatımızda çok önemli bir yeri olan Kanuni Mersiyesi aşağıdaki şairlerimizden hangisine aittir?
Seçenekler
A
Nedim
B
Nabi
C
Bakî
D
Nefi
E
Fuzuli
Açıklama:
Kanuni Mersiyesi Baki'ye aittir.
Soru 4
Aşağıdakilerden hangisi Ramazanla ilgili edebî alanda yazılan eserlerin tasnifinden biri değildir?
Seçenekler
A
Ramazâniyeler
B
Ramazan ilâhîleri
C
Ramazan mânileri
D
Ramazanla ilgili şarkılar
E
Ramazan ile ilgili gazeller
Açıklama:
Ramazan ile ilgili dinî ve tasavvufî
amaçla yazılan eserler dışında, edebî alanda yazılan eserler şöyle tasnif edilebilir. 1. Ramazâniyeler, 2. Ramazan ilâhîleri, 3. Ramazan mânileri, 4. Ramazan ile ilgili gazel, rubâî, koşma vs.
amaçla yazılan eserler dışında, edebî alanda yazılan eserler şöyle tasnif edilebilir. 1. Ramazâniyeler, 2. Ramazan ilâhîleri, 3. Ramazan mânileri, 4. Ramazan ile ilgili gazel, rubâî, koşma vs.
Soru 5
Düşmanlara karşı mukaddes değerler uğruna yapılan savaşların anlatıldığı eserlere verilen eser aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
Sefaretname
B
Seyahatname
C
Surname
D
Şerhname
E
Gazavâtnâme
Açıklama:
Bir dinî edebiyat terimi olarak gazavâtnâme, düşmanlara karşı mukaddes değerler uğruna yapılan savaşların anlatıldığı eserlerdir.
Soru 6
İslâm ve Türk-İslâm devletlerinde fethedilen beldeleri, kazanılan zaferleri haber veren mektup ve fermanlarla bu fetihleri anlatan tarihî eserlerin genel adı aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
Fetihnâme
B
Gazavatname
C
Seyahatname
D
Seferatname
E
Surname
Açıklama:
Fetihnâmeler
İslâm ve Türk-İslâm devletlerinde fethedilen beldeleri, kazanılan zaferleri
haber veren mektup ve fermanlarla bu fetihleri anlatan tarihî eserlerin genel
adıdır.
İslâm ve Türk-İslâm devletlerinde fethedilen beldeleri, kazanılan zaferleri
haber veren mektup ve fermanlarla bu fetihleri anlatan tarihî eserlerin genel
adıdır.
Soru 7
Hz. Adem’den Hz. Muhammed’e kadar gelip geçen peygamberlerin hayat hikâyelerinin anlatıldığı eserlere verilen isim aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
Siyer-i Nebi
B
Kısas-ı Enbiyâ
C
Naat
D
Münacaat
E
Tevhit
Açıklama:
Kısas-ı Enbiyâ, Hz. Adem’den Hz. Muhammed’e kadar gelip geçen peygamberlerin hayat hikâyelerinin anlatıldığı eserlere verilen isimdir.
Soru 8
İslâm velilerinin hayat hikâyelerinin yazıldığı eserlere verilen isim aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
Tezkiretü’l-Enbiyâ
B
Tezkiretü’l-Şuara
C
Tezkiretü’l-Evliyâ
D
Tezkiretü’l-Ulema
E
Tezkiretü’l-siyer
Açıklama:
Tezkire, bazı meslek sahipleri için yazılan biyografik eserlere verilen isimdir.
Veliler tezkiresi anlamına gelen Tezkiretü’l-evliya da İslâm velilerinin hayat
hikâyelerinin yazıldığı eserlerdir.
Veliler tezkiresi anlamına gelen Tezkiretü’l-evliya da İslâm velilerinin hayat
hikâyelerinin yazıldığı eserlerdir.
Soru 9
Tasavvufun yaygınlaşmasıyla birlikte tarikat pîrlerinin hayat hikâyelerini ve kerametlerini müridlere anlatma ihtiyacından doğmuş olan eserlere verilen isim aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
Mersiye
B
Mesnevi
C
Siyer-i Nebi
D
Menâkıbnâme
E
Surnâme
Açıklama:
Menâkıbnâmeler, tasavvufun yaygınlaşmasıyla birlikte tarikat pîrlerinin hayat
hikâyelerini ve kerametlerini müridlere anlatma ihtiyacından doğmuştur.
hikâyelerini ve kerametlerini müridlere anlatma ihtiyacından doğmuştur.
Soru 10
Hz. Ali ve oğlu Muhammed Hanefiyye’nin katıldığı çeşitli savaşları anlatan dinî destanî mesnevîlere verilen genel isim aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
Gazavatnâme
B
Seyahatnâme
C
Fetihnâme
D
Surname
E
Cenknâme
Açıklama:
Savaşma, vuruşma anlamına gelen cenk kelimesinden türetilen cenknâme,
Hz. Ali ve oğlu Muhammed Hanefiyye’nin katıldığı çeşitli savaşları anlatan
dinî destanî mesnevîlere verilen genel isimdir.
Hz. Ali ve oğlu Muhammed Hanefiyye’nin katıldığı çeşitli savaşları anlatan
dinî destanî mesnevîlere verilen genel isimdir.
Soru 11
Hz. Peygamber bir beşer olması sebebiyle eserlerde kolayca anlatılabilmiş ancak Allah’ın yüceliği ve varlığının insan idrakini aşması O’nun hakkıyla anlatılmasını imkânsız kılmıştır.
Türk-İslam edebiyatında bu durum aşağıdakilerden hangisine sebep olmuştur?
Türk-İslam edebiyatında bu durum aşağıdakilerden hangisine sebep olmuştur?
Seçenekler
A
Allah'ı anlatan edebi eserlerin anlaşılmaz olmasına
B
Allah'ı anlatan hiç bir eser yazılmamasına
C
Allah'ı anlatan eserler yazmanın şirk sayılmasına
D
Allah'ı anlatan eserlerin Peygamberi anlatan eserlerden daha az olmasına
E
Allah'ı anlatan eserlerin sadece Allah'tan af dileme konusunu içeren edebî ürünlerle sınırlı kalmasına
Açıklama:
Türk-İslâm edebiyatında dinî türlere baktığımızda en çok türün Hz. Peygamber
ile ilgili olarak geliştiği görülür. Allah ile ilgili daha az tür gelişmiştir. Hz. Peygamber’in bir beşer olması sebebiyle kendisini hiç görmeyenler tarafından dahi kolayca anlatılabilmesine karşılık Allah’ın yüceliği ve varlığının insan idrakini aşması, ne kadar çaba gösterilirse gösterilsin O’nun hakkıyla anlatılmasını imkânsız kılmıştır.
Allah'ı anlatan eserlerin Peygamberi anlatan eserlerden daha az olmasına
ile ilgili olarak geliştiği görülür. Allah ile ilgili daha az tür gelişmiştir. Hz. Peygamber’in bir beşer olması sebebiyle kendisini hiç görmeyenler tarafından dahi kolayca anlatılabilmesine karşılık Allah’ın yüceliği ve varlığının insan idrakini aşması, ne kadar çaba gösterilirse gösterilsin O’nun hakkıyla anlatılmasını imkânsız kılmıştır.
Allah'ı anlatan eserlerin Peygamberi anlatan eserlerden daha az olmasına
Soru 12
Aşağıdakilerden hangisi dini şahsiyetlerin yaşam öyküleri etrafında gelişen ve onların biyografik bilgilerini içeren edebi türlerden biridir?
Seçenekler
A
Pendnâme
B
Maktel
C
Menâkıbnâme
D
Gazavâtnâme
E
Fetihnâme
Açıklama:
Kısas-ı enbiyâ, Tezkiretü’l-evliyâ ve Menâkıbnâme biyografik bilgi veren ve kişilerin yaşam öyküleri etrafında gelişen eebi türlerdir.
Soru 13
Dini edebiyatımızın edebi türlerinden biri olan "mersiye" ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Mersiye mensur şeklinde yazılan bir edebi türdür.
B
Mersiyenin islâmiyet öncesi Türk edebiyatındaki karşılığı "ağıt" tır.
C
Son bölümünde kişinin günahları ve kabir azabı hakkında bilgi verilir.
D
Mersiyenin giriş kısmına dünyanın geçici olduğundan söz edilir.
E
Her mersiye aynı zamanda bir maktel sayılır.
Açıklama:
Mersiyenin muhtevası şöyledir: Şair şiirin giriş kısmına dünyanın geçici olduğunu, bu güzelliklere aldanmamak gerektiğini ve dünyanın ne kadar acımasız olduğunu vurgulayarak başlar.
Mersiyenin giriş kısmına dünyanın geçici olduğundan söz edilir.
Mersiyenin giriş kısmına dünyanın geçici olduğundan söz edilir.
Soru 14
Gazânâme ve gazavâtname arasındaki fark aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Gazânâmede Hz. Peygamberin katıldığı savaşlar anlatılırken gazavâtnamede Hz. Peygamberin katılmadığı savaşlar anlatılmaktadır.
B
Gazânâmede mukaddes değerler uğruna yapılmış tek bir savaş anlatılırken gazavâtnâme birden fazla savaş anlatılmaktadır.
C
Gazavâtnâmede kazanılan savaşlar ve galibiyet anlatılırken gazânâmede kaybedilen savaşlar ve mağlubiyet anlatılmaktadır.
D
Eğer savaş sonunda bir kale ya da şehir zaptedilmişse bu hadiseyi hikâye eden eserlere gazavâtnâme, savaşın anlatıldığı diğer eserlere gazânâme denilmiştir.
E
Gazanâmelerde savaşın bütün ayrıntıları anlatılırken gazavâtnâmelerde yalnızca savaşlarda elde edilen başarılar anlatılmıştır.
Açıklama:
Tek bir savaş anlatılmışsa gazânâme, birden fazla savaş anlatılmışsa gazavâtname şeklinde isimlendirilmiştir.
Gazânâmede mukaddes değerler uğruna yapılmış tek bir savaş anlatılırken gazâvatnâmede birden fazla savaş anlatılmaktadır.
Gazânâmede mukaddes değerler uğruna yapılmış tek bir savaş anlatılırken gazâvatnâmede birden fazla savaş anlatılmaktadır.
Soru 15
Aşağıdakilerden hangisi Türk-İslam Edebiyatına ait dinî-destânî eserlerden biridir?
Seçenekler
A
Ebu Müslim Kitabı
B
Nasihatname
C
Seyahatname
D
Lutfiyye
E
Hayriyye
Açıklama:
Anadolu’nun Türk hâkimiyetine girerek müslümanlaşması sürecinde, bazı
gazi-mücahid komutanların savaşlarda gösterdikleri fedakârlık, yiğitlik ve kerametler destanlara konu olmuştur. Horasanlı Ebû Müslim’in destanî hayatını anlatan Ebu Müslim Kitabı bunlardan biridir.
gazi-mücahid komutanların savaşlarda gösterdikleri fedakârlık, yiğitlik ve kerametler destanlara konu olmuştur. Horasanlı Ebû Müslim’in destanî hayatını anlatan Ebu Müslim Kitabı bunlardan biridir.
Soru 16
Aşağıdakilerden hangisi dini edebiyatımızda "cenkname" türünün temsilcilerinden biridir?
Seçenekler
A
İbrahim Gülşenî
B
Yusuf-ı Meddah
C
Sinan Paşa
D
Zarifî Ömer Baba
E
Azmî
Açıklama:
Türk edebiyatında XIV. yüzyıldan itibaren görülmeye başlanan Cenknâmelerin önemli temsilcileri bu yüzyılda yüzyılda yaşamış olan Yusuf-ı Meddah, Tursun Fakih, Kirdeci Ali ve Begpazarlı Maazoğlu Hasan isimli müelliflerdir.
Soru 17
Yunus Emre'nin "Risâletü’n-nushiyye" adlı eserinin türü nedir?
Seçenekler
A
Cenknâme
B
Vasiyetnâme
C
Nasîhatnâme
D
Menâkıbnâme
E
Fetihnâme
Açıklama:
Yunus Emre'nin "Risâletü’n-nushiyye" adlı eseri edebiyatımızda nasîhatnâme türünde yazılan eserlerden biridir.
Soru 18
Kur’ân-ı Kerîm’in Türkçe’ye tercüme ve tefsiri ile ilgili aşağıda verilen bilgilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Kur’ân-ı Kerîm’in Türkçe’ye ilk çevirileri kelimelerin anlamlarının satır aralarına yazılması şeklinde yapılan satır arası çevirilerdir.
B
Türkçe büyük tefsir ve tercüme faaliyetleri 20. yüzyılda başlamıştır.
C
Kur’ân-ı Kerîm’in Türkçe’ye ilk tercümelerinde Arapça ve Farsça kelime sayısı oldukça fazladır.
D
Kur’ân-ı Kerîm’in Türkçe tercüme ve tefsirleri Türkçe’nin kurallı bir dil haline gelmesine katkı sağlamıştır.
E
Eski Kur’an çevirilerinde dil Türkçe olmasına rağmen cümleler Arapça’nın söz dizimine uygundur. Bu şekildeki cümleler anlamayı kolaylaştırmıştır.
Açıklama:
Türkler ilk dönemlerden beri Kur’an’ı Türkçe’ye tercüme etmişlerdir. Kelimelerin
anlamları satır arasına yazıldığından dolayı bu tercümeler, satır arası
Kur’an tercümeleri olarak nitelendirilmiştir.
Kur’ân-ı Kerîm’in Türkçe’ye ilk çevirileri kelimelerin anlamlarının satır aralarına yazılması şeklinde yapılan satır arası çevirilerdir.
anlamları satır arasına yazıldığından dolayı bu tercümeler, satır arası
Kur’an tercümeleri olarak nitelendirilmiştir.
Kur’ân-ı Kerîm’in Türkçe’ye ilk çevirileri kelimelerin anlamlarının satır aralarına yazılması şeklinde yapılan satır arası çevirilerdir.
Soru 19
I. Öğretici amaçlarla yazılmış dinî eserlerdir.
II. Manzum veya mensur şekilde yazılmışlardır.
III. Mehmed İlmî Efendi akaid türünde eser yazmıştır.
Yukarıda verilen bilgilerden hangisi\ hangileri akaid ve fıkıh kitapları için doğrudur?
II. Manzum veya mensur şekilde yazılmışlardır.
III. Mehmed İlmî Efendi akaid türünde eser yazmıştır.
Yukarıda verilen bilgilerden hangisi\ hangileri akaid ve fıkıh kitapları için doğrudur?
Seçenekler
A
I ve II
B
I ve III
C
II ve III
D
Yalnız I
E
I, II ve III
Açıklama:
Dinî edebiyatımızın öğretici vasfının öne çıktığı didaktik eserlerdir. İnanç alanında manzum akâidler yazılmıştır. Bu alanda yazılan eserlerin en meşhuru, Mehmed İlmî Efendi (ö. 1636)’nin Manzum Akâid’idir.
I, II ve III
I, II ve III
Soru 20
Hz. Hüseyin’in Kerbelâ'da şehit edilmesi ile ilgili yazılan mersiyelere ne ad verilmektedir?
Seçenekler
A
Tezkire
B
Akaid
C
Gazve
D
Maktel
E
Menâkıb
Açıklama:
Hz. Hüseyin’in Kerbelâ'da şehit edilmesi ile ilgili yazılan mersiyelere "maktel" adı verilmektedir.
Soru 21
Mersiye dinî edebiyatımızda bir kimsenin vefatı üzerine duyulan üzüntüyü ifade etmek üzere, ölenin meziyetlerini anlatmak suretiyle yazılan duygu yoğunluğu yüksek manzumelerdir, Türk şiirinde bu türe ne denilmektedir?
Seçenekler
A
Sagu
B
Terkib-i bend
C
Koşak
D
Ramazaniye
E
Mevlid-i Şerif
Açıklama:
“Mersiye”, dinî edebiyatımızda bir kimsenin vefatı üzerine duyulan üzüntüyü ifade etmek üzere, ölenin meziyetlerini anlatmak suretiyle yazılan duygu yo- ğunluğu yüksek manzumelere denir. Ölenin arkasından söz söyleme geleneği İslâmiyet öncesi Türk şiirinde “sagu”, Türk halk şiirinde ise “ağıt” olarak isimlendirilmiştir.
Soru 22
Maktel türünün en güzel örneğini Hadîkatü’s-süedâ isimli eseriyle ........... vermiştir.
Yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Seçenekler
A
Baki
B
Fuzûlî
C
Nedim
D
Şeyhi
E
Ahmedi
Açıklama:
Maktel türünün en güzel örneğini Hadîkatü’s-süedâ isimli eseriyle Fuzûlî vermiştir. Lâmii Çelebi’nin Maktel-i Hüseyin’i de önemli örneklerdendir.
Soru 23
Klasik edebiyatımızda, dört mevsimin, belli ayların, bayramların, özel günlerin konu edildiği şiirler vardır. Kışın gelmesiyle aşağıdakilerden hangisi yazılmıştır?
Seçenekler
A
Nesib
B
Nevruziyeler
C
Şitâiyeler
D
Iydiyeler
E
ramazaniyyeler
Açıklama:
Klasik edebiyatımızda, dört mevsimin, belli ayların, bayramların, özel günlerin konu edildiği şiirler vardır. Bu şiirler, özellikle kasidelerin nesîb de- nilen giriş bölümlerinde bir mevsimin veya hususi ay ve günlerin gelmesiyle yazılır. Bahar mevsiminin gelmesiyle “bahâriye”ler, kışın gelmesiyle “şitâi- yeler”, nevruz için “nevrûziye”ler, bayramları karşılamak için “ıydiye”ler ya- zıla gelmiştir. Toplum hayatında fevkalade önemi hâiz olan Ramazan ayının gelmesiyle de eski şairler, oruç ayının maddi ve manevi güzelliklerini, feyiz ve bereketini, günahlardan arınma ayı oluşunu vesile ederek insanlara öğüt ve irşad mahiyetinde şiirler yazmışlardır.
Soru 24
Bir dinî edebiyat terimi olarak ..........., düş- manlara karşı mukaddes değerler uğruna yapılan savaşların anlatıldığı eser- lerdir. Manzum ya da mensur olarak yazılmışlardır.
Yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Seçenekler
A
ramazaniyyeler
B
Koşma
C
Epik
D
gazavâtnâme
E
Terkib-i bend
Açıklama:
Bir dinî edebiyat terimi olarak gazavâtnâme, düşmanlara karşı mukaddes değerler uğruna yapılan savaşların anlatıldığı eserlerdir. Manzum ya da mensur olarak yazılmışlardır.
Soru 25
I. Kısas-ı enbiyâ,
II. Tezkiretü’l-evliyâ
III. Menâkıbnâme
IV. Gazavatname
Yukarıdakilerden hangileri biyografik bilgi ihtiva eden yaşam öyküleri etrafında gelişen türlerdendir?
II. Tezkiretü’l-evliyâ
III. Menâkıbnâme
IV. Gazavatname
Yukarıdakilerden hangileri biyografik bilgi ihtiva eden yaşam öyküleri etrafında gelişen türlerdendir?
Seçenekler
A
I-II-III-IV
B
II-III-IV
C
I-III-IV
D
II-IV
E
I-II-III
Açıklama:
Allah ve Hz. Peygamber ile ilgili türler müstakil üniteler halinde işlendiği için bu ünitede diğer dinî tür ve konular ele alınacaktır. Bu tür ve konuları üç başlık halinde tasnif etmek mümkündür. Birincisi, Mersiye, Maktel, Ramazâniye gibi ortak bir ad altında anılan türler; ikincisi, Kısas-ı enbiyâ, Tezkiretü’l-evliyâ ve Menâkıbnâme gibi biyografik bilgi ihtiva eden yaşam öyküleri etrafında gelişen türler ile Kur’ân-ı Kerîm’in tercüme ve tefsiri, iti- kat, ibadet, ahlâk vb. konularında yazılan eserler; üçüncüsü de destânî anla- tım tarzının benimsendiği dinî konulu eserlerdir.
Soru 26
................. inanç ve ibadet hayatıyla ilgili eserler, bazı dinî kuralları halka öğretme ihtiyacından kaynaklanan, dinî edebiyatımızın öğretici vasfının öne çıktığı didaktik eserlerdir.
Yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Seçenekler
A
Akaid ve fıkıh kitapları
B
Dua kitapları
C
meal kitapları
D
namaz kitapları
E
amentü şerhleri
Açıklama:
Akaid ve fıkıh kitapları inanç ve ibadet hayatıyla ilgili eserler, bazı dinî kuralları halka öğretme ihti- yacından kaynaklanan, dinî edebiyatımızın öğretici vasfının öne çıktığı di- daktik eserlerdir.
Soru 27
I. Hamzanâmeler
II. Ebu Müslim Kitabı
III. Battalnâme
IV. Dânişmendnâme
Yukarıdakilerden hangileri dini-destani eserlerdendir?
II. Ebu Müslim Kitabı
III. Battalnâme
IV. Dânişmendnâme
Yukarıdakilerden hangileri dini-destani eserlerdendir?
Seçenekler
A
II-III-IV
B
I-II-III-IV
C
I-III
D
II-III
E
I-IV
Açıklama:
Dinî-Destânî Eserler
Savaş kabiliyetine sahip Türkler’in yerleşecek yurt arama teşebbüsleri, Müs- lümanlıktaki cihad ve gaza ruhu ile birleşince fetihler kaçınılmaz hâle gelmiş- tir. Anadolu’nun Türk hâkimiyetine girerek müslümanlaşması sürecinde, bazı gazi-mücahid komutanların savaşlarda gösterdikleri fedakârlık, yiğitlik ve ke- rametler destanlara konu olmuştur. Bu destanların en eskisi Hâricîlerin ünlü kahramanı Hamza’nın adı etrafında gelişen Hamzanâmeler ile Horasanlı Ebû Müslim’in destanî hayatını anlatan Ebu Müslim Kitabı’dır. Bunlardan başka, Bizanslılara karşı giriştiği savaşlarda ismi öne çıkan Seyyid Battal Gâzi’nin menkabelerini anlatan Battalnâme, Anadolu içlerine kadar birçok şehri fethe- den Dânişmend Gâzi’nin fetihlerini anlatan Dânişmendnâme, Anadolu ve Rumeli’deki fetihlerde gösterdiği kahramanlıklarla Sarı Saltuk’un macerala- rını anlatan Saltuknâmeler meydana getirilmiştir. Söz konusu destanların ta- mamı başlangıçta sözlü olarak dilden dile aktarılmış, sonradan yazıya geçi- rilmiştir (İz, 1996).
Savaş kabiliyetine sahip Türkler’in yerleşecek yurt arama teşebbüsleri, Müs- lümanlıktaki cihad ve gaza ruhu ile birleşince fetihler kaçınılmaz hâle gelmiş- tir. Anadolu’nun Türk hâkimiyetine girerek müslümanlaşması sürecinde, bazı gazi-mücahid komutanların savaşlarda gösterdikleri fedakârlık, yiğitlik ve ke- rametler destanlara konu olmuştur. Bu destanların en eskisi Hâricîlerin ünlü kahramanı Hamza’nın adı etrafında gelişen Hamzanâmeler ile Horasanlı Ebû Müslim’in destanî hayatını anlatan Ebu Müslim Kitabı’dır. Bunlardan başka, Bizanslılara karşı giriştiği savaşlarda ismi öne çıkan Seyyid Battal Gâzi’nin menkabelerini anlatan Battalnâme, Anadolu içlerine kadar birçok şehri fethe- den Dânişmend Gâzi’nin fetihlerini anlatan Dânişmendnâme, Anadolu ve Rumeli’deki fetihlerde gösterdiği kahramanlıklarla Sarı Saltuk’un macerala- rını anlatan Saltuknâmeler meydana getirilmiştir. Söz konusu destanların ta- mamı başlangıçta sözlü olarak dilden dile aktarılmış, sonradan yazıya geçi- rilmiştir (İz, 1996).
Soru 28
Aşağıdakilerden hangileri Türk edebiyatında XIV. yüzyıldan itibaren görülmeye başlanan Cenknâmelerin önemli temsilcileri arasında gösterilemez?
Seçenekler
A
Yusuf- ı Meddah
B
Tursun Fakih
C
Ahmed-i Osman
D
Kirdeci Ali
E
Begpazarlı Maazoğlu Hasan
Açıklama:
Türk edebiyatında XIV. yüzyıldan itibaren görülmeye başlanan Cenknâmelerin önemli temsilcileri bu yüzyılda yüzyılda yaşamış olan Yusuf- ı Meddah, Tursun Fakih, Kirdeci Ali ve Begpazarlı Maazoğlu Hasan isimli müelliflerdir.
Soru 29
- Kutadgu Bilig
- Atabetü’l-hakâyık
- Ahlâk-ı Alâî
- Mir’âtü’l-ahlâk
Seçenekler
A
II-IV
B
I-III
C
I-II-IV
D
I-II-III-IV
E
I-III-IV
Açıklama:
Dinî edebiyatın öğretici karakteri dikkate alındığında yazılan eserlerin büyük çoğunluğunun dinî ve ahlâkî nasihatleri içerdiği görülecektir. Kutadgu Bilig ve Atabetü’l-hakâyık’tan başlayarak hemen her devrin özelliklerine uygun olarak ahlâkî konuları işleyen telif ve tercüme pek çok eser meydana getiril- miştir. Dinî, ahlâkî, tasavvufî konular çoğu zaman iç içe geçtiği için bu tür- deki eserleri birbirinden ayırmak zordur. Bununla birlikte insanların sahip olmaları gereken iyi huylar ile uzaklaşmaları gereken kötü huyları müstakil olarak anlatan kitaplar da yazılmıştır. Kınalızâde Ali Çelebi (ö. 1571)’nin Ah- lâk-ı Alâî’si, Şemseddin Ahmed Sivâsî (ö. 1597)’nin Mir’âtü’l-ahlâk’ı, Muhyî-i Gülşenî (ö. 1605)’nin Ahlâku’l-kirâm’ı, bu tür eserlerdir.
Soru 30
Aşağıdakilerden hangisi nasîhatnâme türünde yazılan eserlerden biri değildir?
Seçenekler
A
Risâletü’n-nushiyye
B
Pendnâme
C
Hayriyye
D
Bûsitân-ı Nasâyıh
E
Hadîkatü’s-süedâ
Açıklama:
Nasîhatnâme türünde yazılan eserlerden bazıları şunlardır: Yunus Emre (ö. 1320), Risâletü’n-nushiyye, İbrahim Gülşenî (ö. 1534) Pendnâme, Sinan Paşa (ö. 1486) Nasîhâtnâme (Ahlâknâme), Zaifî (ö. 1553?) Bûsitân-ı Nasâyıh, Güvâhî (ö. 1519) Pendnâme, Azmî (ö. 1582) Pendnâme, Nâbî (ö. 1712) Hayriyye, Zarifî Ömer Baba (ö. 1795) Pendnâme, Sünbülzâde Vehbî (ö. 1799) Lutfiyye.
Soru 31
Bir kimsenin vefatı üzerine duyulan üzüntüyü ifade etmek üzere yazılan türün adı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Mersiye
B
Kısas-ı Enbiya
C
Menâkıbnâme
D
Ramazaniyye
E
Tezkiretü’l-evliyâ
Açıklama:
Mersiye
Soru 32
I. Fuzûlî
II. Hayati
III. Taşlıcalı Yahyâ
IV. Nurati
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri mersiye yazan edebiyatçılar arasındadır?
II. Hayati
III. Taşlıcalı Yahyâ
IV. Nurati
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri mersiye yazan edebiyatçılar arasındadır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve III
D
I ve IV
E
III ve IV
Açıklama:
I ve III
Soru 33
Edebiyatımızda Ramazan’a dair şiirler, kaçıncı yüzyıldan itibaren yazılmaya başlanmıştır?
Seçenekler
A
XI. yüzyıldan itibaren
B
XIII. yüzyıldan itibaren
C
XIV. yüzyıldan itibaren
D
XV. yüzyıldan itibaren
E
XVI. yüzyıldan itibaren
Açıklama:
XVI. yüzyıldan itibaren
Soru 34
Hz. Adem’den Hz. Muhammed’e kadar gelip geçen peygamberlerin hayat hikâyelerinin anlatıldığı eserlere ne ad verilir?
Seçenekler
A
Gazavatnâme
B
Kısas-ı Enbiyâ
C
Fetihnâme
D
Ramazaniye
E
Mersiye
Açıklama:
Kısas-ı Enbiyâ
Soru 35
Kur'an'ın ilk Türkçe çevirisinde şeytan kelimesi “yak” ile tercüme edildiği halde, melek kelimesinin karşılığı bulunamamış ve Farsça hangi kelime ile karşılanmıştır?
Seçenekler
A
hercümerç
B
kethüda
C
bedçehre
D
feriştah
E
cihanşümul
Açıklama:
feriştah
Soru 36
Namaz ibadetinden bahseden manzumenin adı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Şurûtü’ s-salât
B
Şurûtü’n nemaz
C
Fezâilü’s-sıyam
D
Menâsikü’l-Hac
E
Manzûme-i ferâiz
Açıklama:
Şurûtü’ s-salât
Soru 37
I. Yunus Emre - Pendnâme
II. İbrahim Gülşeni - Risâletü’n-nushiyye
III. Sinan Paşa - Nasihâtnâme
IV. Nabi - Lutfiyye
Yukarıdaki eşleştirmelerden hangisi ya da hangileri doğrudur?
II. İbrahim Gülşeni - Risâletü’n-nushiyye
III. Sinan Paşa - Nasihâtnâme
IV. Nabi - Lutfiyye
Yukarıdaki eşleştirmelerden hangisi ya da hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve II
E
II ve IV
Açıklama:
Yalnız III
Soru 38
Bizanslılara karşı giriştiği savaşlarda ismi öne çıkan ve menkıbeleri yazılan kişi aşağıdakilerden hangisinde verilmiştir?
Seçenekler
A
Sarı Saltuk
B
Alparslan
C
Seyyid Battal Gazi
D
Kara Murat
E
Malkoçoğlu
Açıklama:
Seyyid Battal Gazi
Soru 39
Aşağıdakilerden hangisi Türk edebiyatında XIV. yüzyıldan itibaren görülmeye başlanan Cenknâmelerin önemli temsilcileri arasında yer alır?
Seçenekler
A
Aya Nikola
B
Dursun Fakih
C
Şeyh Edebali
D
Osman Bey
E
Köse Mihal
Açıklama:
Dursun Fakih
Soru 40
Cenknâme, Hz. Ali ve onun hangi oğlunun katıldığı çeşitli savaşları anlatır?
Seçenekler
A
Muhammed Hanefiyye
B
Hasan
C
Hüseyin
D
Abbas
E
Osman
Açıklama:
Muhammed Hanefiyye
Soru 41
Dinî edebiyatımızda bir kimsenin vefatı üzerine duyulan üzüntüyü ifade etmek üzere, ölenin meziyetlerini anlatmak suretiyle yazılan duygu yoğunluğu yüksek manzumelere ne denir?
Seçenekler
A
Ramazâniye
B
Mersiye
C
Kısas-ı enbiyâ
D
Tezkiretü’l-evliyâ
E
Menâkıbnâme
Açıklama:
“Mersiye”, dinî edebiyatımızda bir kimsenin vefatı üzerine duyulan üzüntüyü ifade etmek üzere, ölenin meziyetlerini anlatmak suretiyle yazılan duygu yoğunluğu yüksek manzumelere denir. Ölenin arkasından söz söyleme geleneği İslâmiyet öncesi Türk şiirinde “sagu”, Türk halk şiirinde ise “ağıt” olarak isimlendirilmiştir.
Soru 42
Sadece Hz. Hüseyin’in Kerbelâ’da şehid edilmesini konu edinen türe ne ad verilir?
Seçenekler
A
Maktel
B
Gazavatname
C
Ramazâniye
D
Kısas-ı enbiyâ
E
Tezkiretü’l-evliyâ
Açıklama:
Mersiye genel olarak vefat hadisesini ele alırken, maktel sadece Hz. Hüseyin’in Kerbelâ’da şehid edilmesini konu edinir. Dinî edebiyatımızda “maktel” ya da “maktel-i Hüseyin” denildiğinde Hz. Hüseyin ve arkadaşlarının Kerbelâ’da hunharca şehid edilmesini acıklı bir biçimde anlatan şiirler anlaşılmalıdır. Hz. Hüseyin’in şehadetiyle ilgili şiirlere Kerbelâ mersiyeleri de denilmiştir.
Soru 43
Maktel türünün en güzel örneğini Hadîkatü’s-süedâ isimli eseriyle veren şair kimdir?
Seçenekler
A
Necâtî
B
Hayâlî
C
Nev’î
D
Fuzûlî
E
Şeyh Gâlib
Açıklama:
Dinî edebiyatımızda “maktel” ya da “maktel-i Hüseyin” denildiğinde Hz. Hüseyin ve arkadaşlarının Kerbelâ’da hunharca şehid edilmesini acıklı bir biçimde anlatan şiirler anlaşılmalıdır. Hz. Hüseyin’in şehadetiyle ilgili şiirlere Kerbelâ mersiyeleri de denilmiştir. Mersiye genel anlamda kullanıldığı için aslında her maktel bir mersiye sayılır. Ancak maktel hususi bir anlamda kullanıldığından her mersiye maktel sayılamaz. Maktel türünün en güzel örneğini Hadîkatü’s-süedâ isimli eseriyle Fuzûlî vermiştir.
Soru 44
Aşağıdakilerden hangisi Klasik edebiyatımızda Ramazaniye adlı şiirlerin örneklerini veren isimlerdendir?
Seçenekler
A
Fuzuli
B
Necâtî
C
Nedim
D
Taşlıcalı Yahyâ
E
Nâilî
Açıklama:
Klasik dinî edebiyatımızda konusunu Ramazan ayından alan bu şiirlere “Ramazâniye” denir. Ramazâniyeler, Ramazan ayı dolayısıyla, şairlerin, padişaha veya devlet büyüklerine yahut dostlarına sunmak amacıyla yazdıkları kaside nazım biçiminde şiirlerdir. Bu şiirlerde, Ramazan ayının girmesi dolayısıyla sunulan kişinin Ramazanı tebrik edilir, o kişi padişah veya devlet büyüğü ise pek tabii olarak övgüsü yapılır. Klasik edebiyatımızda bu türün en güzel örneklerini, Sâbit (öl.1712), Nazîm (öl.1726), Nedim (öl.1730), Enderunlu Fâzıl (ö.1810) ve Enderunlu Vâsıf (ö.1824) vermişlerdir.
Soru 45
Aşağıdaki isimlerden hangisi Ramazan karşılaması ile ilgili ilahi yazmıştır?
Seçenekler
A
Taşlıcalı Yahya
B
Şeyh Galip
C
Fuzuli
D
Üftâde
E
Nedim
Açıklama:
Ramazâniyelerden bu mübarek ay dolayısıyla tasavvufî mekânlarda ve camilerde okunan Ramazan ilâhîleri vardır. Bu ilâhîlerin bir kısmı Ramazanın gelişini konu edinen şiirleridir ve Ramazanın başladığı günlerde okunur. Bir kısmı da Ramazan ayını uğurlamak maksadıyla yazılan ve bu kutlu ayın sona ermesinden dolayı duyulan üzüntüyü dile getiren ilâhîlerdir. Bunlardan bazıları bestelenmiş olup günümüzde okunmaya devam etmektedir. Aziz Mahmud Hüdâyî (ö.1628)’nin hocası Üftâde’nin bir Ramazan karşılaması mahiyetinde olan ilâhîsi şöyledir:
Âşıklara eydin salâ
Oruç ayı geldi yine
Rahmet denizi cûş edip
Âlemlere doldu yine.....
Âşıklara eydin salâ
Oruç ayı geldi yine
Rahmet denizi cûş edip
Âlemlere doldu yine.....
Soru 46
Aşağıdakilerden hangisi düşmanlara karşı mukaddes değerler uğruna yapılan savaşların anlatıldığı eserlere verilen addır?
Seçenekler
A
Mersiye
B
Ramazaniye
C
Menâkıbnâme
D
Kısas-ı Enbiyâ
E
Gazavâtnâme
Açıklama:
Gazavât, cenk, savaş anlamına gelen gazâ/gazve kelimesinin çoğuludur. Gazâ kelimesi din uğruna savaş anlamına gelen cihad kelimesi ile aynı anlamda kullanılmıştır. İslâm tarihinde Hz. Peygamber’in fiilen iştirak ettiği savaşlara da gazve denilmektedir. Bir dinî edebiyat terimi olarak gazavâtnâme, düşmanlara karşı mukaddes değerler uğruna yapılan savaşların anlatıldığı eserlerdir. Manzum ya da mensur olarak yazılmışlardır.
Soru 47
Aşağıdakilerden hangisi ile ilgili Menakıbname bulunmaz?
Seçenekler
A
Hacı Bektaş-ı Velî
B
Emir Sultan
C
Eşrefoğlu Rûmî
D
İbrahim Gülşeni
E
Feridüddîn-i Attâr
Açıklama:
Menâkıbnâmeler, tasavvufun yaygınlaşmasıyla birlikte tarikat pîrlerinin hayat hikâyelerini ve kerametlerini müridlere anlatma ihtiyacından doğmuştur. Menâkıbnâmeler genellikle mensur olarak yazılmış olmakla birlikte bazılarında manzum parçalar da bulunmaktadır. Bu türdeki eserler, tarikat müntesibi kimselerin kolayca anlayabilmeleri için sade bir dille yazılmışlardır.
Menâkıpnâmeler, XIV. yüzyılın başlarından itibaren Anadolu sahasında yazılmaya başlanmıştır. Halvetiyye, Bayramiyye gibi bir tarikat zümresi hakkında Menâkıbnâmeler yazılmakla beraber bir mürşdin hayatını anlatan türleri çoğunluktadır. Hacı Bektaş-ı Velî, Emir Sultan, Hacı Bayram-ı Velî, Eşrefoğlu Rûmî, İbrahim Gülşenî, Şemseddin-i Sivâsî, Niyazî-i Mısrî gibi pek çok tarikat önderine ait Menâkıbnâmeler bulunmaktadır. Ayrıca Fatih’in hocası Akşemseddin ve veziri Mahmud Paşa gibi bilge kişilikleriyle meşhur olmuş bazı devlet görevlileri hakkında da Menâkıbnâmeler yazılmıştır.
Menâkıpnâmeler, XIV. yüzyılın başlarından itibaren Anadolu sahasında yazılmaya başlanmıştır. Halvetiyye, Bayramiyye gibi bir tarikat zümresi hakkında Menâkıbnâmeler yazılmakla beraber bir mürşdin hayatını anlatan türleri çoğunluktadır. Hacı Bektaş-ı Velî, Emir Sultan, Hacı Bayram-ı Velî, Eşrefoğlu Rûmî, İbrahim Gülşenî, Şemseddin-i Sivâsî, Niyazî-i Mısrî gibi pek çok tarikat önderine ait Menâkıbnâmeler bulunmaktadır. Ayrıca Fatih’in hocası Akşemseddin ve veziri Mahmud Paşa gibi bilge kişilikleriyle meşhur olmuş bazı devlet görevlileri hakkında da Menâkıbnâmeler yazılmıştır.
Soru 48
Tezkiretü’l-Evliyâ'nın tanımı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İslâm velilerinin hayat hikâyelerinin yazıldığı eser
B
Tarikat pîrlerinin hayat hikâyelerini anlatan eser
C
Peygamberlerin hayat hikâyelerinin anlatıldığı eser
D
İslâm ve Türk-İslâm devletlerinde kazanılan zaferleri anlatan eser
E
İslâm ve Türk-İslâm devletlerinde yapılan savaşları anlatan eser
Açıklama:
Tezkire, bazı meslek sahipleri için yazılan biyografik eserlere verilen isimdir. Veliler tezkiresi anlamına gelen Tezkiretü’l-evliya da İslâm velilerinin hayat hikâyelerinin yazıldığı eserlerdir.
Soru 49
Peygamber kıssalarının anlatıldığı Kısas-ı Enbiyâ ve Tevârîh-i Hulefâ isimli eserler kime aittir?
Seçenekler
A
Şeyh Galip
B
Ahmed Cevdet Paşa
C
Feridüddîn-i Attâr
D
Lamîî Çelebi
E
Sûzî Çelebi
Açıklama:
Arap edebiyatında yazılan ilk kısas-ı enbiyâlar, Kisâî (ö. ?)’nin Kitâbu Kısası’l-enbiyâ’sı ile ondan sonra yazılan Sa’lebî (ö. 1035)’nin Kısasu’l-enbiyâ (Arâisü’l-mecâlis) isimli eseridir. Sa’lebî’nin eseri kimliği bilinmeyen bir mütercim tarafından Türkçe’ye tercüme edilerek Aydınoğlu Mehmet Bey (ö. 1334)’e sunulmuştur. Türk edebiyatındaki kısas-ı enbiyaların çoğu adı geçen eserlerin doğrudan çevirileri ya da bazı ilavelerle hazırlanan genişletilmiş çeviri mahiyetindeki eserlerdir. Son dönemlerde de Peygamber kıssalarıyla ilgili kitaplar yazılmıştır. Bunların en meşhuru Ahmed Cevdet Paşa (ö. 1895)’nın yazmış olduğu Kısas-ı Enbiyâ ve Tevârîh-i Hulefâ isimli eser olup günümüz harfleriyle de yayımlanmıştır.
Soru 50
Fıkıh alanında öğretici gayelerle pek çok eser yazılmıştır. Bu alanda bilinen ilk manzum eser olan Kudûrî Tercümesi kime aittir?
Seçenekler
A
Fuzuli
B
Gülşehrî
C
Bahtî
D
Mehmed İlmî Efendi
E
Mehmed b. Pîr Ali
Açıklama:
Fıkıh alanında da aynı öğretici gayelerle pek çok eser yazılmıştır. Bu alanda bilinen ilk manzum eser, Gülşehrî’nin Manzum Kudûrî Tercümesi’dir. Ancak bu eser ele geçmemiştir.
Soru 51
Dinî türlerden olan ve bir kimsenin ölümü üzerine duyulan üzüntüyü ifade etmek üzere oluşturulan, halk şirinde de ağıt olarak adlandırılan mersiyelerin İslâmiyet öncesi Türk şiirindeki adı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sav
B
Koşuk
C
Sagu
D
Baksı
E
Yuğ
Açıklama:
Dinî Türler - Mersiyeler ve Makteller
Mersiye, dini edebiyatımızda bir kimsenin vefatı üzerine duyulan üzüntüyü ifade etmek üzere, ölenin meziyetlerini anlatmak suretiyle yazılan duygu yoğunluğu yüksek manzumelerdir. Ölenin arkasından söz söyleme geleneği İslamiyet öncesi Türk şiirinde yuğ adı verilen ölüm törenlerinde söylenen sagu adlı manzumelerle doğmuştur. Türk halk şiirinde ise ağıt olarak adlandırılmıştır. Sav, bilgece söylenmiş sözlerdir. Koşuk, doğa, sevgi, kahramanlık konulu manzumeler olup şölenlerde söylenir. Bu törenlerdeki sanatçılar şaman, kam, ozan, baksı adlarıyla bilinir.
Mersiye, dini edebiyatımızda bir kimsenin vefatı üzerine duyulan üzüntüyü ifade etmek üzere, ölenin meziyetlerini anlatmak suretiyle yazılan duygu yoğunluğu yüksek manzumelerdir. Ölenin arkasından söz söyleme geleneği İslamiyet öncesi Türk şiirinde yuğ adı verilen ölüm törenlerinde söylenen sagu adlı manzumelerle doğmuştur. Türk halk şiirinde ise ağıt olarak adlandırılmıştır. Sav, bilgece söylenmiş sözlerdir. Koşuk, doğa, sevgi, kahramanlık konulu manzumeler olup şölenlerde söylenir. Bu törenlerdeki sanatçılar şaman, kam, ozan, baksı adlarıyla bilinir.
Soru 52
‘’Mersiye genel olarak ölüm olayını işlerken maktel sadece Hz. Hüseyin’in Kerbelâ’da şehit edilmesini konu edinir.’’ Buna göre aşağıdaki eserlerden hangisi maktel türüne örnek olarak gösterilebilir?
Seçenekler
A
Mecalis-i Sebâ - Mevlâna Celâleddin-i Rumî
B
Tercihü’t Tavzih - Kadı Burhaneddin
C
Hadîkatü’s-süedâ - Fuzûlî
D
Mirkatü’l Edeb - Ahmedî
E
Gülşen-i Envâr - Taşlıcalı Yahya
Açıklama:
Dinî Türler - Mersiyeler ve Makteller
Hadîkatü’s-süedâ - Fuzûlî
Hadîkatü’s-süedâ - Fuzûlî
Soru 53
Aşağıdakilerden hangisi kasidelerin giriş bölümü olan nesîblerde işlenen konulardan biri olamaz?
Seçenekler
A
Fahriye
B
Şitâiye
C
Nevrûziye
D
Iydiye
E
Bahâriye
Açıklama:
Dinî Türler - Ramazâniyeler
Kasideler övgü şiirleridir. Giriş (nesîb), girizgâh, methiye, fahriye, tegazzül, taç ve dua bölümlerinden oluşur. Nesîb bölümünde ası konuya geçilmeden güncel olan bir konunun betimlemesi yapılır. Fahriye kasidelerde bir bölümdür ve şair, kendini ve sanatını diğer şairlerle karşılaştırarak över.
Kasideler övgü şiirleridir. Giriş (nesîb), girizgâh, methiye, fahriye, tegazzül, taç ve dua bölümlerinden oluşur. Nesîb bölümünde ası konuya geçilmeden güncel olan bir konunun betimlemesi yapılır. Fahriye kasidelerde bir bölümdür ve şair, kendini ve sanatını diğer şairlerle karşılaştırarak över.
Soru 54
İndi Kur’an sende ey nûru güzel
Leyle-i kadrinde ey kadri güzel
Gitti ey tehlil ü tekbîri güzel
Elvedâ gitti mübârek ramazân
Mübarek Ramazan ayına veda mahiyetindeki yukarıdaki dörtlük, aşağıdaki şairlerden hangisine aittir?
Leyle-i kadrinde ey kadri güzel
Gitti ey tehlil ü tekbîri güzel
Elvedâ gitti mübârek ramazân
Mübarek Ramazan ayına veda mahiyetindeki yukarıdaki dörtlük, aşağıdaki şairlerden hangisine aittir?
Seçenekler
A
Nev’izâde Atâyi
B
Şeyhülislâm Yahya
C
Esrar Dede
D
Fehîm-i Kadîm
E
Niyazî-i Mısrî
Açıklama:
Dinî Türler - Ramazâniyeler
Niyazî-i Mısrî
Niyazî-i Mısrî
Soru 55
İslâm velilerinin hayat hikâyelerinin yazıldığı eserler olan Tezkiretü’l-Evliyâ türünün ilk örneğini aşağıdakilerden hangisi vermiştir?
Seçenekler
A
Molla Câmî
B
Feridüddîn-i Attar
C
Lâmiî Çelebi
D
Sinan Paşa
E
İbrâhim Edhem
Açıklama:
Dinî Türler - Tezkiretü’l-Evliyâlar
Tezkire, bazı meslek sahipleri için yazılan biyografik eserlere verilen isimdir. Veliler tezkiresi anlamına gelen Tezkiretü’l-evliya da İslâm velilerinin hayat hikâyelerinin yazıldığı eserlerdir. Tasavvufun yayılmasıyla birlikte isimleri öne çıkan tasavvuf büyüklerinin tanıtılması amacıyla telif edilmişlerdir. Feridüddîn-i Attâr’ın Tezkiretü’l-evliyâ adını taşıyan eseri bu türdeki ilk örnektir. Türk edebiyatında tezkiretü’l-evliyâlar, Feridüddin Attâr’ın eserinin tercümesiyle başlamıştır. Bu tercümeler ya doğrudan çeviri ya da Attâr’ın eserini esas alarak bazı ilavelerle yeniden telif şeklindedir.
Tezkire, bazı meslek sahipleri için yazılan biyografik eserlere verilen isimdir. Veliler tezkiresi anlamına gelen Tezkiretü’l-evliya da İslâm velilerinin hayat hikâyelerinin yazıldığı eserlerdir. Tasavvufun yayılmasıyla birlikte isimleri öne çıkan tasavvuf büyüklerinin tanıtılması amacıyla telif edilmişlerdir. Feridüddîn-i Attâr’ın Tezkiretü’l-evliyâ adını taşıyan eseri bu türdeki ilk örnektir. Türk edebiyatında tezkiretü’l-evliyâlar, Feridüddin Attâr’ın eserinin tercümesiyle başlamıştır. Bu tercümeler ya doğrudan çeviri ya da Attâr’ın eserini esas alarak bazı ilavelerle yeniden telif şeklindedir.
Soru 56
Dinî konularda yazılan diğer türlerin aksine sade dille ve Türkçe yazılan ve tarikat pîrlerinin hayatlarını ve kerametlerini anlatan tür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Cengnâme
B
Gazavâtnâme
C
Rûznâme
D
Menâkıbnâme
E
Fütüvvetnâme
Açıklama:
Dinî Türler - Menâkıbnâmeler
Menâkıbnâmeler, tasavvufun yaygınlaşmasıyla birlikte tarikat pîrlerinin hayat hikâyelerini ve kerametlerini müridlere anlatma ihtiyacından doğmuştur. Menâkıbnâmeler genellikle mensur olarak yazılmış olmakla birlikte bazılarında manzum parçalar da bulunmaktadır. Bu türdeki eserler, tarikat müntesibi kimselerin kolayca anlayabilmeleri için Türkçe ve sade bir dille yazılmışlardır.
Menâkıbnâmeler, tasavvufun yaygınlaşmasıyla birlikte tarikat pîrlerinin hayat hikâyelerini ve kerametlerini müridlere anlatma ihtiyacından doğmuştur. Menâkıbnâmeler genellikle mensur olarak yazılmış olmakla birlikte bazılarında manzum parçalar da bulunmaktadır. Bu türdeki eserler, tarikat müntesibi kimselerin kolayca anlayabilmeleri için Türkçe ve sade bir dille yazılmışlardır.
Soru 57
Kur’ân-ı Kerîm’in Arapça’dan önce Farsça’ya tefsiri, ordan da Türkçe’ye ilk tercümesi aşağıdakilerden hangisiyle sağlanmıştır?
Seçenekler
A
Elmalılı Tefsiri
B
Taberî Tefsiri
C
İsmail Hakkı Bursevî Tefsiri
D
Tahavî Tefsiri
E
El Durrü’l Mensûr Tefsiri
Açıklama:
Dinî Edebî Eserler - Kur’ân-ı Kerîm’in Türkçe’ye Tercüme ve Tefsirleri
Tefsir, Kur’ân-ı Kerîm’in sûrelerini açıklayarak, görüşler ileri sürme ve bunları yazma, yorumlama demektir.Türkler, İslâmiyeti kabul etmeleri ile birlikte dinin birinci kaynağı Kur’ân-ı Kerîm’i Türkçe’ye çevirmekte gecikmemişlerdir. İslâmiyetin kabulünden günümüze kadar çok sayıda tercüme ve tefsir yapılmıştır. Kur’ân-ı Kerîm önce Samanoğulları döneminde Emîr Mansur b. Nuh (961-977)’un oluşturduğu bir kurul tarafından Taberî Tefsiri esas alınarak Farsça’ya çevrilmiştir. Kur’ân-ı Kerîm’in Türkçe’ye ilk tercümesi yine Farsça’ya yapılan tercüme ile aynı dönemde muhtemelen aynı heyetin Türk üyesi tarafından meydana getirilmiştir. Bu tercüme satır arası bir tercüme olup, Taberî Tefsiri’nden yapılan kelime kelime Farsça tercümeye dayanmaktadır. Söz konusu tercümenin bir nüshası bugün İstanbul Türk-İslâm Eserleri Müzesi’nde sergilenmektedir. Kur’ân-ı Kerîm’in Türkçe’ye ilk çevirileri satır arası çevirilerdir. Bu yöntemde satırların araları açılarak her bir Arapça kelimenin altına Türkçe karşılıkları yazılmaktadır. Bunu, Fatiha, Yasin, Tebareke, İhlâs gibi kısa surelerin tefsirleri takip etmiştir. Kısa sûre tefsirleri sonraki dönemlerde Kur’ân-ı Kerîm’in birçok sûresinin müstakil tefsirinin yapılmasına örnek teşkil etmiştir.
Tefsir, Kur’ân-ı Kerîm’in sûrelerini açıklayarak, görüşler ileri sürme ve bunları yazma, yorumlama demektir.Türkler, İslâmiyeti kabul etmeleri ile birlikte dinin birinci kaynağı Kur’ân-ı Kerîm’i Türkçe’ye çevirmekte gecikmemişlerdir. İslâmiyetin kabulünden günümüze kadar çok sayıda tercüme ve tefsir yapılmıştır. Kur’ân-ı Kerîm önce Samanoğulları döneminde Emîr Mansur b. Nuh (961-977)’un oluşturduğu bir kurul tarafından Taberî Tefsiri esas alınarak Farsça’ya çevrilmiştir. Kur’ân-ı Kerîm’in Türkçe’ye ilk tercümesi yine Farsça’ya yapılan tercüme ile aynı dönemde muhtemelen aynı heyetin Türk üyesi tarafından meydana getirilmiştir. Bu tercüme satır arası bir tercüme olup, Taberî Tefsiri’nden yapılan kelime kelime Farsça tercümeye dayanmaktadır. Söz konusu tercümenin bir nüshası bugün İstanbul Türk-İslâm Eserleri Müzesi’nde sergilenmektedir. Kur’ân-ı Kerîm’in Türkçe’ye ilk çevirileri satır arası çevirilerdir. Bu yöntemde satırların araları açılarak her bir Arapça kelimenin altına Türkçe karşılıkları yazılmaktadır. Bunu, Fatiha, Yasin, Tebareke, İhlâs gibi kısa surelerin tefsirleri takip etmiştir. Kısa sûre tefsirleri sonraki dönemlerde Kur’ân-ı Kerîm’in birçok sûresinin müstakil tefsirinin yapılmasına örnek teşkil etmiştir.
Soru 58
Türklerin İslâmiyet’i kabul etmelerinden sonra ahlâk, öğüt, yol gösterme konularında oluşturulan ilk didaktik eser aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Atabetü’l-hakâyık
B
Kutadgu Bilig
C
Divân-ı hikmet
D
Vesiletü’n-necât
E
Mizânü’l-evzân
Açıklama:
Dinî Edebî Eserler - Ahlâk ve Nasîhate Dair Eserler
Yusuf Has Hacîb’in yazmış olduğu mutluluk bilgisi anlamına gelen ‘’Kutadgu Bilig’’ Türklerin İslâmiyet’i kabul etmelerinden sonra yazılan ilk eserdir. Didaktik ve alegorik özellikler gösteren eser, mesnevi tarzında yazılmıştır
Yusuf Has Hacîb’in yazmış olduğu mutluluk bilgisi anlamına gelen ‘’Kutadgu Bilig’’ Türklerin İslâmiyet’i kabul etmelerinden sonra yazılan ilk eserdir. Didaktik ve alegorik özellikler gösteren eser, mesnevi tarzında yazılmıştır
Soru 59
Aşağıdaki ahlâk ve nasihate dair eserlerden hangisi Nâbî’nin didaktik özellikler taşıyan eserinin adıdır?
Seçenekler
A
Pendnâme
B
Lutfiyye
C
Mir’âtü’l-ahlâk
D
Hayriyye
E
Risâletü’n-nushiyye
Açıklama:
Dinî Edebî Eserler - Ahlâk ve Nasîhate Dair Eserler
Hayriyye
Hayriyye
Soru 60
Aşağıdaki eserlerden hangisi dinî destanî metinlerden biri değildir?
Seçenekler
A
Dânişmendnâme
B
Pendnâme
C
Hamzanâme
D
Battalnâme
E
Saltuknâme
Açıklama:
Dinî Edebî Eserler - Dinî Destanî Metinler - Dinî-Destânî Eserler
Savaş kabiliyetine sahip Türkler’in yerleşecek yurt arama teşebbüsleri, Müslümanlıktaki cihad ve gaza ruhu ile birleşince fetihler kaçınılmaz hâle gelmiştir. Anadolu’nun Türk hâkimiyetine girerek müslümanlaşması sürecinde, bazı gazi-mücahid komutanların savaşlarda gösterdikleri fedakârlık, yiğitlik ve kerametler destanlara konu olmuştur. Bu destanların en eskisi Hâricîlerin ünlü kahramanı Hamza’nın adı etrafında gelişen Hamzanâmeler ile Horasanlı Ebû Müslim’in destanî hayatını anlatan Ebu Müslim Kitabı’dır. Bunlardan başka, Bizanslılara karşı giriştiği savaşlarda ismi öne çıkan Seyyid Battal Gâzi’nin menkabelerini anlatan Battalnâme, Anadolu içlerine kadar birçok şehri fetheden Dânişmend Gâzi’nin fetihlerini anlatan Dânişmendnâme, Anadolu ve Rumeli’deki fetihlerde gösterdiği kahramanlıklarla Sarı Saltuk’un maceralarını anlatan Saltuknâmeler meydana getirilmiştir. Söz konusu destanların tamamı başlangıçta sözlü olarak dilden dile aktarılmış, sonradan yazıya geçirilmiştir. Pendnâme; insanları iyiye ve güzele yönlendirmek, İslâmiyet’in erdemlerini yaşamak, iyi ahlâklı, topluma ve devlete yararlı bireyler yetiştirmek amacıyla yazılan eserlerdendir.
Savaş kabiliyetine sahip Türkler’in yerleşecek yurt arama teşebbüsleri, Müslümanlıktaki cihad ve gaza ruhu ile birleşince fetihler kaçınılmaz hâle gelmiştir. Anadolu’nun Türk hâkimiyetine girerek müslümanlaşması sürecinde, bazı gazi-mücahid komutanların savaşlarda gösterdikleri fedakârlık, yiğitlik ve kerametler destanlara konu olmuştur. Bu destanların en eskisi Hâricîlerin ünlü kahramanı Hamza’nın adı etrafında gelişen Hamzanâmeler ile Horasanlı Ebû Müslim’in destanî hayatını anlatan Ebu Müslim Kitabı’dır. Bunlardan başka, Bizanslılara karşı giriştiği savaşlarda ismi öne çıkan Seyyid Battal Gâzi’nin menkabelerini anlatan Battalnâme, Anadolu içlerine kadar birçok şehri fetheden Dânişmend Gâzi’nin fetihlerini anlatan Dânişmendnâme, Anadolu ve Rumeli’deki fetihlerde gösterdiği kahramanlıklarla Sarı Saltuk’un maceralarını anlatan Saltuknâmeler meydana getirilmiştir. Söz konusu destanların tamamı başlangıçta sözlü olarak dilden dile aktarılmış, sonradan yazıya geçirilmiştir. Pendnâme; insanları iyiye ve güzele yönlendirmek, İslâmiyet’in erdemlerini yaşamak, iyi ahlâklı, topluma ve devlete yararlı bireyler yetiştirmek amacıyla yazılan eserlerdendir.
Soru 61
Türk-İslâm edebiyatında dinî türlere baktığımızda en çok tür aşağıdakilerden hangisi ile ilgili ortaya çıkmıştır?
Seçenekler
A
Allah
B
Hz. Peygamber
C
Cennet-Cehennem
D
Ahiret
E
Melekler
Açıklama:
Türk-İslâm edebiyatında dinî türlere baktığımızda en çok türün Hz. Peygamber ile ilgili olarak geliştiği görülür. Allah ile ilgili daha az tür gelişmiştir. Hz. Peygamber’in bir beşer olması sebebiyle kendisini hiç görmeyenler tarafından dahi kolayca anlatılabilmesine karşılık Allah’ın yüceliği ve varlığının insan idrakini aşması, ne kadar çaba gösterilirse gösterilsin O’nun hakkıyla anlatılmasını imkânsız kılmıştır. Dolayısıyla bu alanda gelişen edebî türler, O’nun vahdâniyeti, esma ve sıfatları ile O’na karşı sığınmayı, af dilemeyi içeren edebî ürünlerle sınırlı kalmıştır.
Doğru cevap B'dir.
Doğru cevap B'dir.
Soru 62
I. Ramazâniye
II. Menâkıbnâme
III. Mersiye
IV. Kısas-ı Enbiyâ
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri biyografik bilgi veren dinî tür aşağıdakilerden hangisidir?
II. Menâkıbnâme
III. Mersiye
IV. Kısas-ı Enbiyâ
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri biyografik bilgi veren dinî tür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I-II
C
III-IV
D
I-III
E
II-IV
Açıklama:
Allah ve Hz. Peygamber ile ilgili türler müstakil üniteler halinde işlendiği için bu ünitede diğer dinî tür ve konular ele alınacaktır. Bu tür ve konuları üç başlık halinde tasnif etmek mümkündür. Birincisi, Mersiye, Maktel, Ramazâniye gibi ortak bir ad altında anılan türler; ikincisi, Kısas-ı enbiyâ, Tezkiretü’l-evliyâ ve Menâkıbnâme gibi biyografik bilgi ihtiva eden yaşam öyküleri etrafında gelişen türler ile Kur’ân-ı Kerîm’in tercüme ve tefsiri, itikat, ibadet, ahlâk vb. konularında yazılan eserler; üçüncüsü de destânî anlatım tarzının benimsendiği dinî konulu eserlerdir. Doğru cevap E'dir.
Soru 63
I. Hz. Hüseyin ve arkadaşlarının şehid edilmesini anlatan şiirlerdir.
II. Her mersiye bir maktel olarak kabul edilebilir.
III. Padişahlar en çok konu edilen şahıslardır.
IV. Türün en güzel örneğini Hadîkatü’s-süedâ isimli eseriyle Fuzûlî vermiştir.
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri maktel ile ilgili doğrudur?
II. Her mersiye bir maktel olarak kabul edilebilir.
III. Padişahlar en çok konu edilen şahıslardır.
IV. Türün en güzel örneğini Hadîkatü’s-süedâ isimli eseriyle Fuzûlî vermiştir.
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri maktel ile ilgili doğrudur?
Seçenekler
A
I-II
B
III-IV
C
I-III
D
II-IV
E
I-IV
Açıklama:
Mersiye genel olarak vefat hadisesini ele alırken, maktel sadece Hz. Hüseyin’in Kerbelâ’da şehid edilmesini konu edinir. Dinî edebiyatımızda “maktel” ya da “maktel-i Hüseyin” denildiğinde Hz. Hüseyin ve arkadaşlarının Kerbelâ’da hunharca şehid edilmesini acıklı bir biçimde anlatan şiirler anlaşılmalıdır. Hz. Hüseyin’in şehadetiyle ilgili şiirlere Kerbelâ mersiyeleri de denilmiştir. Mersiye genel anlamda kullanıldığı için aslında her maktel bir mersiye sayılır. Ancak maktel hususi bir anlamda kullanıldığından her mersiye maktel sayılamaz. Maktel türünün en güzel örneğini Hadîkatü’s-süedâ isimli eseriyle Fuzûlî vermiştir. Lâmii Çelebi’nin Maktel-i Hüseyin’i de önemli örneklerdendir.
Klasik edebiyatımızda mersiyeler genellikle, padişahlar, şehzadeler, vezirler, devlet büyükleri, şeyhler, aile fertleri, dost ve arkadaşların kaybı üzerine yazılmıştır.
Doğru cevap E'dir.
Klasik edebiyatımızda mersiyeler genellikle, padişahlar, şehzadeler, vezirler, devlet büyükleri, şeyhler, aile fertleri, dost ve arkadaşların kaybı üzerine yazılmıştır.
Doğru cevap E'dir.
Soru 64
I. Ramazan ayında yapılan faaliyetlerden bahsedilmez.
II. Ramazan ilahileri camilerde okunan türlerindendir.
III. Ramazan ayının rahmet ve bereket ayı olması ana konusudur.
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Ramazaniye ile ilgili doğrudur?
II. Ramazan ilahileri camilerde okunan türlerindendir.
III. Ramazan ayının rahmet ve bereket ayı olması ana konusudur.
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Ramazaniye ile ilgili doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I-II
D
II-III
E
I-II-III
Açıklama:
Ramazâniyelerin konusu, ilk başta Ramazan ayının rahmet ve bereket ayı oluşudur. Allah’ın nimet ve rahmeti bu ayda dünyayı doldurmuştur. Mağfiret kapıları sonuna kadar açılmış, bu aya mahsus olmak üzere şeytan zincire vurulmuştur. Bin aydan daha hayırlı olan Kadir gecesi bu aydadır.
Hilâlinin görülmesi dolayısıyla yaşanan tatlı telaştan tutun, Ramazan mukabeleleri, teravih namazları ve Ramazan eğlencelerine kadar bu aya mahsus çeşitli faaliyetler Ramazâniyelerde dile getirilmiştir.
Ramazâniyelerden bu mübarek ay dolayısıyla tasavvufî mekânlarda ve camilerde okunan Ramazan ilâhîleri vardır.
Doğru cevap D'dir.
Hilâlinin görülmesi dolayısıyla yaşanan tatlı telaştan tutun, Ramazan mukabeleleri, teravih namazları ve Ramazan eğlencelerine kadar bu aya mahsus çeşitli faaliyetler Ramazâniyelerde dile getirilmiştir.
Ramazâniyelerden bu mübarek ay dolayısıyla tasavvufî mekânlarda ve camilerde okunan Ramazan ilâhîleri vardır.
Doğru cevap D'dir.
Soru 65
I. Savaş başarıyla sonuçlandığı için galibiyeti anlatan eserlere denir.
II. Savaş sonunda bir kale ya da şehir zaptedilmişse bu hadiseyi hikâye eden eserlere denir.
III. Savaşın bütün ayrıntıları anlatan ve bu yüzden tarih bilimi için önemli olan eserlere denir.
Yukarıda tanımları verilmiş dinî türler aşağıdakilerden hangisinde doğru sırayla verilmiştir?
II. Savaş sonunda bir kale ya da şehir zaptedilmişse bu hadiseyi hikâye eden eserlere denir.
III. Savaşın bütün ayrıntıları anlatan ve bu yüzden tarih bilimi için önemli olan eserlere denir.
Yukarıda tanımları verilmiş dinî türler aşağıdakilerden hangisinde doğru sırayla verilmiştir?
Seçenekler
A
Gazavatname-Fetihname-Zafername
B
Fetihname-Gazavatname-Zafername
C
Zafername-Fetihname-Gazavatname
D
Fetihname-Zafername-Gazavatname
E
Gazavatname-Zafername-Fetihname
Açıklama:
Gazavâtnâmeler, genel olarak savaşları anlatan eserlerdir. Gazavatnâmelere benzeyen zafernâme ve fetihnâmeler, küçük farklarla gazavâtnâmlerden ayrılır. Eğer savaş zaferle neticelenmişse galibiyeti anlatan eserlere zafernâme; savaş sonunda bir kale ya da şehir zaptedilmişse bu hadiseyi hikâye eden eserlere de fetihnâme denilmiştir. Gazavâtnâmelerde savaşın bütün ayrıntıları anlatılmış olduğu için tarih bilimi bakımından önemli bir bilgi kaynağı durumundadır.
Doğru cevap C'dir.
Doğru cevap C'dir.
Soru 66
Türk edebiyatında Türkçe'ye tercüme edilmeyip bir Türk tarafından yazılmış ve günümüz harfleriyle de yayımlanmış olan eser aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kitâbu Kısası’l-enbiyâ
B
Kısasu’l-enbiyâ
C
Kısas-ı Enbiyâ ve Tevârîh-i Hulefâ
D
Tezkiretü’l-evliyâ
E
Nefhâtü’l-üns
Açıklama:
Türk edebiyatındaki kısas-ı enbiyaların çoğu adı geçen eserlerin doğrudan çevirileri ya da bazı ilavelerle hazırlanan genişletilmiş çeviri mahiyetindeki eserlerdir. Son dönemlerde de Peygamber kıssalarıyla ilgili kitaplar yazılmıştır. Bunların en meşhuru Ahmed Cevdet Paşa (ö. 1895)’nın yazmış olduğu Kısas-ı Enbiyâ ve Tevârîh-i Hulefâ isimli eser olup günümüz harfleriyle de yayımlanmıştır. Doğru cevap C'dir.
Soru 67
I. XIV. yüzyılın başlarından itibaren Anadolu sahasında yazılmaya başlanmıştır.
II. Tasavvufun yaygınlaşmasıyla birlikte tarikat pîrlerinin hayat hikâyelerini anlatır.
III. Genellikle mensur olarak yazılmış olmakla birlikte bazılarında manzum parçalar da vardır.
Yukarıda özellikleri verilmiş olan dinî tür aşağıdakilerden hangisidir?
II. Tasavvufun yaygınlaşmasıyla birlikte tarikat pîrlerinin hayat hikâyelerini anlatır.
III. Genellikle mensur olarak yazılmış olmakla birlikte bazılarında manzum parçalar da vardır.
Yukarıda özellikleri verilmiş olan dinî tür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Tezkiretü’l-Evliyâlar
B
Menâkıbnâme
C
Gazavâtnâme
D
Kısas-ı Enbiyâlar
E
Mersiye
Açıklama:
Menâkıbnâmeler, tasavvufun yaygınlaşmasıyla birlikte tarikat pîrlerinin hayat hikâyelerini ve kerametlerini müridlere anlatma ihtiyacından doğmuştur. Menâkıbnâmeler genellikle mensur olarak yazılmış olmakla birlikte bazılarında manzum parçalar da bulunmaktadır. Bu türdeki eserler, tarikat müntesibi kimselerin kolayca anlayabilmeleri için sade bir dille yazılmışlardır. Menâkıpnâmeler, XIV. yüzyılın başlarından itibaren Anadolu sahasında yazılmaya başlanmıştır. Halvetiyye, Bayramiyye gibi bir tarikat zümresi hakkında Menâkıbnâmeler yazılmakla beraber bir mürşdin hayatını anlatan türleri çoğunluktadır. Doğru cevap B'dir.
Soru 68
Aşağıdakilerden hangisi Kuran-ı Kerim'in Türkçe'ye tercümesi ve tefsirlerinin Türkler üzerindeki etkilerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Türkler arasında İslâmiyet’in yayılması
B
Dinin asıl kaynağının Türkçe daha doğru anlaşılması
C
Türk dilinin olgunlaşması
D
Türkçenin ileri seviyeye taşınması
E
Türkiye'nin müslümanlar arasında popüler olması
Açıklama:
Türkçe’ye tercüme ve tefsirlerin, Türkler’in arasında İslâmiyet’in yayılması, dinin asıl kaynağının anlaşılması yanında Türk dilinin olgunlaşma ve gelişme süresini takip etme ve inceleme bakımından önemi büyüktür. Doğru cevap E'dir.
Soru 69
En meşhur akâid eseri aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Manzum Akâid
B
Vasiyetnâme
C
Kudûrî Tercümesi
D
Vikâye Tercümesi
E
Şurûtü’s-salât
Açıklama:
İnanç ve ibadet hayatıyla ilgili eserler, bazı dinî kuralları halka öğretme ihtiyacından kaynaklanan, dinî edebiyatımızın öğretici vasfının öne çıktığı didaktik eserlerdir. İnanç alanında manzum akâidler, Âmentü şerhleri, kazâ ve kader ile ilgili eserler yazılmıştır. Bu alanda yazılan eserlerin en meşhuru, Mehmed İlmî Efendi (ö. 1636)’nin Manzum Akâid’idir. Doğru cevap A'dır.
Soru 70
Fuzûlî’nin “Hadîkatü’s-süedâ” isimli eseri hangi edebî türe ait bir örnektir?
Seçenekler
A
Mersiye
B
Maktel
C
Gazavatnâme
D
Pendnâme
E
Siyer-i Nebî
Açıklama:
Dinî konulu destânî mahiyetteki eserleri ayırt edebileceksiniz.
Maktel Hz. Hüseyin için yazılmış eserlerdir.
Maktel Hz. Hüseyin için yazılmış eserlerdir.
Ünite 10
Soru 1
Tarikatın usul ve erkanının öğretilip, dervişlerin ruhen ve ahlaken olgunlaştığı yer neresidir?
Seçenekler
A
Tarikat
B
Tekke
C
Cemevi
D
Kıraathane
E
Ev
Açıklama:
Tekke, tarikatın usul ve erkanının öğretildiği, dervişlerin ruhen ve ahlaken eğitilip olgun ve yetkin kişiler haline geldikleri yerdir. Dolayısıyla doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 2
Çeşitli anlatılış şekilleri olmakla beraber tasavvuf daha çok hâl ilmi olarak kabul edilir. Sufi ise hal sahibidir.
Verilen bilgiye göre hal sahibi kişinin özellikleri seçeneklerden hangisinde tam olarak verilmiştir?
Verilen bilgiye göre hal sahibi kişinin özellikleri seçeneklerden hangisinde tam olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
Sürekli olarak ibadet eden ve insanlardan uzak duran bilge kişidir
B
Yaşadığı çevreyi temiz tutan, maddiyat peşinde olan ve insanlara ibadet yapmayı öğütleyen kişidir
C
Hakkın rızasını ve sevgisini kazanmış ve sadece bunun için uğraşan kişidir
D
İnsanları doğru ve dürüst olmaya çağıran kişidir
E
Gönlü zengin, ruhu temiz, ahlakı düzgün, manevi yaşayışı güzel, Hakk’ın rızasını ve sevgisini kazanan kişidir
Açıklama:
Sûfi, hâl sahibidir. Hâl sahibi, gönlü zengin, ruhu temiz, ahlâkı düzgün, manevi yaşayışı güzel, Hakk’ın rızasını ve sevgisini kazanan kişidir. Bu ise, zâhidâne yaşantıyla sağlanacaktır. Hz. Peygamber’in yaşadığı dönemde zâhidâne yaşayan pek çok sahabe vardı. Bu hayat biçimi daha sonraki dönemlerde sistematik olarak gelişecek olan tasavvuf düşüncesinin habercisi olarak değerlendirilmektedir. Dolayısıyla doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 3
"Enel Hak (Ben Hakkım)" dedikten sonra idama mahkum edilen ve Tasavvuf şairi olarak kabul edilen sanatçı kimdir?
Seçenekler
A
Nevizade Atayi
B
Hallacı Mansur
C
Ömer b. Fariz
D
Şeyh Ebû Sâid Ebu’l-Hayr
E
Mevlanâ,
Açıklama:
Allah Teâlâ'nın aşkı ile kendinden geçtiği bir sırada;Hallacı Mansur "Ene'l-Hak" dedi. Bu sözün anlamı, (Ben Hakkım) demek ise de, (Haktan başka hiç kimse yok) demek istemişti. Kalbin masivadan arınarak Hakk'ın esma, sıfat ve zılâl nûrlarına ayna olması sonucu meydana gelen şiddetli sevgi ve aşk sebebiyle salik, akis ve gölgeleri Hakk'ın kendisi zanneder. Hallac'ın "Ene'l-Hak" dediği makam burasıdır. Elini ateşe sokan kişinin yandığında can havliyle: "Yandım, ateş oldum." demesi nasıl mecazi bir hakikati ifade ediyorsa ve bu söz; söyleyenin gerçekten ateş olduğunu göstermiyorsa "Ene'l-Hak" sözü de böyle bir mecazi idraktir. Kulun kendi fiil ve davranışlarını görmez olup kendisinde olan fillerin Allah'a aid olduğunu idrak etmesidir. Dolayısıyla doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 4
- İlk bakışta dine aykırı gibi görünen, aslında vahdeti vücut düşüncesini dile getiren tasavvufi manzumelerdir.
- Şair, şiirlerini mizahi bir üslupla( alaylı bir dille) ile yazar.
- Bazı sözleri ilk bakışta anlamsız gibi görünür. Ancak anlamsız gibi görünen sözlerin altında derin anlamlar yatar Özellikleri verilen Tasavvuf Edebiyatı nazım biçimi seçeneklerden hangisidir?
Seçenekler
A
Nutuk
B
Devriye
C
Şathiye
D
Deme
E
İlahi
Açıklama:
*Dini-tasavvufi Türk şiiri nazım türüdür. *İlk bakışta dine aykırı gibi görünen, aslında vahdet-i vücud felsefesi ile ilgili bir görüşü dile getiren tasavvufi manzumelere verilen addır. *Şathiyede şair, şiirlerini mizahi bir üslupla (alaylı bir ifade tarzı) ile yazar. *Bazı sözleri ilk bakışta anlamsız gibi görünür. Ancak anlamsız gibi görünen bu sözlerin altında derin anlamlar gizlidir. *Tasavvufi konuları işleyenleri şathiyat-ı sûfiyâne adını alırlar. *Genelde Bektaşi şairlerinde görülür. *Yunus Emre, Kaygusuz Abdal gibi şairlerin şathiyeleri vardır. Şathiye Örneği: Sekiz cennet yaptın sen Âdem için Adın büyük bağışla onun suçun Âdemi cennetten çıkardın niçin Buğday nene lâzım harmancı mısın (Azmî)
Soru 5
"Yesevilik" tarikatının kurucusu sayılan Ahmet Yesevi'nin tasavvufun temelini oluşturduğu en önemli eseri hangisidir?
Seçenekler
A
Kutadgu Bilig
B
Divanı Lügatı Türk
C
Atabetül Hakayık
D
Divanı Hikmet
E
İbtidaname
Açıklama:
Ahmed Yesevi’nin söylediği “hikmet” adlı şiirleri bir araya getiren Türk tasavvuf edebiyatının bilinen en eski örneklerini içeren kitap "Divanı Hikmettir."Genel olarak dervişlik hakkında övgülerden bu dünyadan şikayetten cennet ve cehennem tasvirlerinden, peygamberin hayatından ve mucizelerinden bahsedilir. Dini ve ahlaki öğütler veren şiirlere de yer vermiştir. Hece ölçüsü olarak 4+3 ve 4+4+4 kullanılmıştır. Bu yapıtın ortaya çıkmasından bir süre sonra; İslamiyet göçebe Türk toplulukları arasında yayılmaya başlamıştır. Ahmet Yesevi’nin görüşleri Anadolu gizemciliğinin (tasavvuf) temelini oluşturur. Tasavvuf kültürünün temeli bu yapıttadır. Yunus Emre’nin, Hacı Bektaş Veli, Hacı Bayram Veli gibi mutasavvıfların düşüncelerinin kaynağı bu yapıttır. Dolayısıyla doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 6
Türk Halkına tasavvufu öğretmek amacıyla" Garipnameyi" yazan şaire ait başka bir eser seçeneklerden hangisinde verilmiştir?
Seçenekler
A
Makalat
B
Çarhname
C
Mesnevi
D
Vasfı Hal
E
Bengü Bade
Açıklama:
Makalat, Hacı Bektaş Veli'ye
Mesnevi,Mevlana'ya
Çarhname,Ahmet Fakih'e
Bengü Bade,Fuzuli'ye
Mesnevi,Mevlana'ya
Çarhname,Ahmet Fakih'e
Bengü Bade,Fuzuli'ye
Soru 7
Gencine-i Râz ve Şâh-u Geda isimli eserlerin sahibi sanatçı kimdir?
Seçenekler
A
Lami Çelebi
B
Fuzuli
C
Baki
D
Vahib
E
Taşlıcalı Yahya
Açıklama:
Bu dönemde, Molla Câmi’nin ünlü eseri Nefehatü’l-Üns’ü tercüme eden Nakşî şeyhlerinden Lamiî Çelebi (1473-1532), İbnü’l Arâbi’nin ünlü eseri Fusûsu’l-Hikem’i tercüme eden Nev’î Yahyâ (ö. 1599), Gencine-i Râz ve Şâh u Gedâ isimli ahlâkî ilkeleri telkin edici mesnevîlerin yazarı Dükâkinzâde Taşlıcalı Yahya (ö. 1582), Kerbela faciasının destanı olarak nitelendirilmesi mümkün olan Hadîkatü’s-Süedâ isimli makteli ve mecazî aşktan hakîkî aşka geçişi anlatan Leylâ vü Mecnûn ile dinî edebiyata dair Hadîs-i Erbaîn Tercümesi’ni yazan Fuzûlî (1480-1556) ve sultânü’ş-şu’arâ olarak kabul edilen Bakî (1526-1610) yetişmiştir. Bunlardan başka Kara Fazlî, Hilye-i Hakânî ve Hadîs-i Erbâin Tercümesi ile haklı bir şöhrete ulaşan Hakânî Mehmed Bey (ö. 1606), Dükâkinzâde Ahmed (ö. 1557), Halvetîlik içinde Gülşeniyye kolunun kurucusu olan İbrahim Gülşenî (ö. 1533), Ahmet Sarban (ö. 1545), Vahib Ümmî, Üftâde (1477), Şemseddin Sivâsî (ö.1597), Seyyid Seyfullah (ö. 1601), Hurûfî şâir Arşî ve şathiyyesi ile tanınan Azmî Baba dönemin sûfi şairleri olarak kabul edilmektedir. Dolayısıyla doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 8
Seçeneklerde verilenlerden hangisi klasik tasavvuf edebiyatının özelliklerinden biridir?
Seçenekler
A
Hikmet geleneğiyle gelişmiştir
B
Şiirlerde hece vezni kullanılır
C
Mani ve koşma gibi nazım şekilleriyle oluşur
D
İlahi,nefes,devriye gibi türler vardır
E
Terkib-i bend, tercibend, rubâi, tuyuğ ve mesnevi gibi nazım şekilleriyle oluşur
Açıklama:
A,B,C,D seçenekleri Tasavvufi halk edebiyatına E seçeneği ise Klasik tasavvuf edebiyata ait özelliktir. Dolayısıyla doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 9
İlahiler bazı tekkelerde farklı isimlerle anılır. Buna göre Gülşeni tarikatında verilen isim nedir?
Seçenekler
A
Ayin
B
Tapuğ
C
Nefes
D
Durak
E
Cumhur
Açıklama:
İlahiye;Mevlevilerde ayin,Gülşenilerde tapuğ,Alevilerde nefes,halvetilerde durak denir. Doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 10
Cihan var olmadan ketm-i ademde Hak ile birlikte yektaş idim ben Yarattı bu mülkü çünkü o demde Yaptım tasfirini nakkaş idim ben Anasırdan bir libasa büründümNar'ü, hak'ü, bad'ü, ab'dan göründümHayrül beser ile dünyaya geldim Adem ile bile bir yas idim ben Yukarıda örneği verilen şiir hangi tasavvufi türe aittir?
Seçenekler
A
Şathiye
B
Devriye
C
İlahi
D
Nefes
E
Gülbank
Açıklama:
Devir kelimesi; dönme, bir şeyin kendi mihveri üzerine hareketi, bir şeyin etrafında dolaşma, bir memleketin her tarafını gezip dolaşma, bir şeyin diğerine teslimi, askeri bölük veya takımın teftiş ve güvenlik için dolaşması, zaman ve asır gibi anlamlara gelir.
Kelime tasavvufta iki farklı anlamda kullanılmaktadır: Bunlardan ilki, bazı tarikatlarda dervişlerin dönerek icrâ ettikleri zikir ve semâ’ı ifade etmektedir. İkincisi ise, varlıkların Hak’tan gelişini ve tekrar ona dönüşünü açıklayan tasavvufi bir nazariyedir. Esâsen semâ ve devrân da Hak’tan gelip ve yine O’na gidişi sembolize eder. Tasavvuf şiirinde meleklerin arş, hacıların Kâbe ve gezegenlerin güneş etrafında dönmeleri de devran mefhumuyla ifade edilmektedir. Dolayısıyla doğru cevap B seçeneğidir.
Kelime tasavvufta iki farklı anlamda kullanılmaktadır: Bunlardan ilki, bazı tarikatlarda dervişlerin dönerek icrâ ettikleri zikir ve semâ’ı ifade etmektedir. İkincisi ise, varlıkların Hak’tan gelişini ve tekrar ona dönüşünü açıklayan tasavvufi bir nazariyedir. Esâsen semâ ve devrân da Hak’tan gelip ve yine O’na gidişi sembolize eder. Tasavvuf şiirinde meleklerin arş, hacıların Kâbe ve gezegenlerin güneş etrafında dönmeleri de devran mefhumuyla ifade edilmektedir. Dolayısıyla doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 11
Tanımı "Bilgi, tecrübî ve amelî bilgi, tanımak, âşinâlık" olan kelime aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Tasavvuf
B
Marifet
C
Bilgelik
D
Amel
E
Tarik
Açıklama:
“Marifet. Bilgi, tecrübî ve amelî bilgi, tanımak, âşinâlık. (Tas.) Sûfîlerin rûhanî halleri yaşayarak, mânevi ve ilâhî hakikatleri tadarak (iç tecrübe ile ve vasıtasız olarak) elde ettikleri bilgi, irfân.
Soru 12
Aşağıdakilerden hangisi sûfî adıyla anılmış ilk alimdir?
Seçenekler
A
Süfyânü’s-Sevrî
B
Zü’n-Nûn el-Mısrî
C
Kûfeli Ebû Hâşim
D
Horasanlı Bâyezid-i Bistâmî
E
Hallâc-ı Mansûr
Açıklama:
İlk sûfî adıyla anılan Kûfeli Ebû Hâşim (ö.150/768)dir.
Soru 13
Aşağıdakilerden hangisi ilk sûfî yazardır?
Seçenekler
A
Bâyezid-i Bistâmî
B
Basralı Haris b. Esed el-Muhâsibî
C
Ebû Said Ebu’l-Hayr
D
İbnü’l-Arâbî
E
Mevlânâ
Açıklama:
İlk sûfî yazar Basralı Haris b. Esed el-Muhâsibî (ö. 223/838)’den başlayarak, ünlü düşünür İbnü’l-Arâbî’ye kadar bütün büyük sûfîlerin eserleri, tasavvuf dilini oluşturmuş ve sûfi düşüncesinin varlık, bilgi ve ahlâk anlayışını ortaya çıkarmıştır.
Soru 14
Kasîde-i Tâiyye isimli eser kime aittir?
Seçenekler
A
Halac-ı Mansûr
B
Ömer b. Fâriz
C
Şeyh Ebû Sâid Ebu’l-Hayr
D
İbn Sinâ
E
Ebû Sâid
Açıklama:
Ömer b. Fâriz’in Kasîde-i Tâiyye isimli eseri tercüme, tahmis ve şerh olunarak tasavvuf edebiyatı içerisinde bir çığır açmıştır.
Soru 15
Makâlât isimli eser kime aittir?
Seçenekler
A
Mevlânâ
B
Sultan Veled
C
Hacı Bektaşı Velî
D
Ahmet Fakih
E
Şeyyad Hamza
Açıklama:
Mevlevilik yolunu kurumsallaştıran Sultan Veled (1226-1312) de Türk halkına hitap etmek amacıyla Türkçe şiirler yazmıştır. Buna mukabil daha çok halk kitleleri arasında etkili olan Hacı Bektaşı Velî ( ö.1210)’nin Arapça olan Makâlât isimli eseri, manzum ve mensur olarak Türkçeye çevrilmiş; Ahmet Fakih ve Şeyyad Hamza gibi şairler, Türkçe yazdıkları şiirlerle Anadolu’da filizlenen edebî hayatı beslemişlerdir.
Soru 16
Menâkıbnâme tarzının ilk örneği olan Menâkıbü’l-Ârifîn’in yazarı kimdir?
Seçenekler
A
Eflâkî
B
Âşık Paşa
C
Hacı Bektâşî Velî
D
Said Emre
E
Attar
Açıklama:
Menâkıbnâme tarzının ilk örneği olan Menâkıbü’l-Ârifîn’in yazarı Eflâkî (ö.1360), Hacı Bektâşî Velî’nin müridi olup Yunus tarzını bu muhit içerisinde en güzel temsil eden Said Emre ve Attar’ın Mantıku’t-Tayr isimli ünlü mesnevîsini Türkçe’ye kazandıran Gülşehrî’yi de bu dönemde anmak mümkündür.
Soru 17
Aşağıdakilerden hangisi XVIII. asır şairlerinden birisi değildir?
Seçenekler
A
Bursalı İsmail Hakkı
B
Neccarzâde Rıza
C
Mahvî
D
Hasan Senâyî
E
Edib Harâbî Baba
Açıklama:
Bununla birlikte, Mesnevî Tercümesi ile tanınan Süleyman Nahifî
(1648-1738), tasavvufî yaşantıyı kendine şiar edinen Şeyh Galib (1757-1799), onun ünlü
müridi Esrar Dede (ö. 1796), Mirâciye ve Rûh-ı Mesnevî gibi pek çok eser bırakan Bursalı İsmail Hakkı (ö. 1724), Edirne’de Sezâî-i Gülşenî (ö. 1738), Nakşî mürşidlerinden
Neccarzâde Rıza (1679-1746) ve Mârifet-nâme adlı ansiklopedik eseriyle tanınan Erzurumlu İbrahim Hakkı (1703-1772) gibi şairler de yetişmiştir. Bunlardan başka, Mahvî,
Mehmed Nasûhî, Mehdî, Hasan Senâyî, Mustafa Azbî, Süleyman Zâtî, Cemâleddîn-i
Uşşâkî, Üsküdarlı Hâşim, Fahreddin Fahrî ve Mustafa Zekâî de tasavvufî şiir vadisinde
eserler ortaya koymuş şairlerdir. Bununla birlikte, Târifü’s-Sülûk isimli eserin müellifi Nazif Dede
(1794-1861), Kuddusî (1760-1848), Sivaslı Sûzî (1765-1830), Bektâşî mürşitlerinden
Mehmed Ali Hilmi Dede (1842-1907), Edib Harâbî Baba (ö. 1918), Hanya Mevlevîhânesi
dedelerinden Kara Şemsî (1828-1884), Terzi Baba adıyla anılan Hayyat Vehbî (ö. 1847),
âşık tarzındaki deyişleriyle tasavvufî duygularını ifade eden Dertli, Seyrânî ve Türâbî gibi
şahsiyetler bu asırda yetişmiştir.
(1648-1738), tasavvufî yaşantıyı kendine şiar edinen Şeyh Galib (1757-1799), onun ünlü
müridi Esrar Dede (ö. 1796), Mirâciye ve Rûh-ı Mesnevî gibi pek çok eser bırakan Bursalı İsmail Hakkı (ö. 1724), Edirne’de Sezâî-i Gülşenî (ö. 1738), Nakşî mürşidlerinden
Neccarzâde Rıza (1679-1746) ve Mârifet-nâme adlı ansiklopedik eseriyle tanınan Erzurumlu İbrahim Hakkı (1703-1772) gibi şairler de yetişmiştir. Bunlardan başka, Mahvî,
Mehmed Nasûhî, Mehdî, Hasan Senâyî, Mustafa Azbî, Süleyman Zâtî, Cemâleddîn-i
Uşşâkî, Üsküdarlı Hâşim, Fahreddin Fahrî ve Mustafa Zekâî de tasavvufî şiir vadisinde
eserler ortaya koymuş şairlerdir. Bununla birlikte, Târifü’s-Sülûk isimli eserin müellifi Nazif Dede
(1794-1861), Kuddusî (1760-1848), Sivaslı Sûzî (1765-1830), Bektâşî mürşitlerinden
Mehmed Ali Hilmi Dede (1842-1907), Edib Harâbî Baba (ö. 1918), Hanya Mevlevîhânesi
dedelerinden Kara Şemsî (1828-1884), Terzi Baba adıyla anılan Hayyat Vehbî (ö. 1847),
âşık tarzındaki deyişleriyle tasavvufî duygularını ifade eden Dertli, Seyrânî ve Türâbî gibi
şahsiyetler bu asırda yetişmiştir.
Soru 18
Aşağıdakilerden hangisi Klasik tasavvuf edebiyatı türlerinden birisidir?
Seçenekler
A
Nefes
B
Münacat
C
Devriye
D
Şathiye
E
Nutuk
Açıklama:
Klasik tasavvuf edebiyatı, Mevlana çizgisinde gelişen bir edebiyattır. Bu
edebiyat, aruz vezniyle, gazel, kasîde, kıt’a, musammat, terkîb- bend, tercîbend, rubâî, tuyuğ ve mesnevi gibi nazım şekilleriyle oluşur ve tevhid, münacat, na’t, mevlid, hilye gibi dinî edebi türleri içerir.
edebiyat, aruz vezniyle, gazel, kasîde, kıt’a, musammat, terkîb- bend, tercîbend, rubâî, tuyuğ ve mesnevi gibi nazım şekilleriyle oluşur ve tevhid, münacat, na’t, mevlid, hilye gibi dinî edebi türleri içerir.
Soru 19
Aşağıdakilerden hangisi hâl dilinin dışa yansıdığı eserlerdendir?
Seçenekler
A
Menakıbnâme
B
Evliyânâme
C
Velâyetnâme
D
Şathiye
E
Mansûrnâme
Açıklama:
Ancak yine de tevhid, münacat, na’t, miracnâme, ilâhî, nefes ve bazı hikmet, nutuk, devriye ve şathiyelerin, vecdin ve cezbenin tesiriyle söylendiği görülür. Bu eserler, hâl dilinin dışa yansıdığı eserlerdir.
Soru 20
Gülşenî tekkelerinde zikir esnasında mûsikî eşliğinde okunan ilâhîlere ne denir?
Seçenekler
A
Tapuğ
B
Âyin
C
Nefes
D
Cumhûr
E
Devriyye
Açıklama:
Tapuğ: Gülşenî tekkelerinde zikir esnasında mûsikî eşliğinde okunan ilâhîlerdir.
Soru 21
İlk sufi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kufe'li Ebu Haşim
B
Süfyanü's-Sevri
C
Zü'n-Nun el Mısri
D
Bayezid-i Bistami
E
Hallac-ı Mansur
Açıklama:
Diğerleri de sufi'dir ama ilk dediği içn cevap A şıkkıdır.
Soru 22
Mevlana ve Yunus Emre şiirlerinde aynı olan konu hangisidir?
Seçenekler
A
Felsefe
B
Dil
C
Eda
D
Vezin
E
Şekil
Açıklama:
Diğerleri farklıdır. Cevap a şıkkıdır.
Soru 23
Tasavvuf edebiyatının ihtişam çağı hangi yüzyıldır?
Seçenekler
A
X. y.y.
B
XI. y.y.
C
XII.y.y.
D
XIII.y.y.
E
XIV.y.y.
Açıklama:
13. y.y. hem kuruluş, hem de ihtişam çağıdır. Cevap d şıkkıdır.
Soru 24
Hangisi klasik tasavvuf edebiyatı türlerinden biridir?
Seçenekler
A
Hilye
B
Nefes
C
Nutuk
D
İlahi
E
Devriye
Açıklama:
Diğerleri tasavvuf halk edebiyatı türlerindendir. Cevap a şıkkıdır.
Soru 25
Hangisi Bektaşi Zümre Edebiyatı içinde görülen şahsiyetlerden biridir?
Seçenekler
A
Abdal Musa
B
Hacı Bayram-ı Veli
C
Ahmed Rindi
D
Sarban Ahmed
E
Muhyi
Açıklama:
Diğerleri Vahdetçi aşkın zümre edebiyatı içinde görülen kişiliklerdir. Cevap A şıkkıdır.
Soru 26
"Hikmet"ile ilgili olarak söylenen hangi ifade yanlıştır?
Seçenekler
A
Hacı Bektaşi Veli'nin manzumelerine verilen addır
B
Çoğunlukla pendname, hakemiyyat ve rubai tarzı söylenen şiirlerde görülür
C
Türk-İslam Edebiyatı'nın bir türüdür
D
Ahlak ve değerleri tenkid eden manzumeleri konu alır
E
Kötü huyların kınandığı, güzel huyların övüldüğü görülür
Açıklama:
Ahmet Yesevi'nin manzumelerine verilen isimdir. Cevap a şıkkıdır.
Soru 27
Hangisi ilahi türlerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Ayin
B
Tapuğ
C
Nefes
D
Cumhur
E
Ferşiyye
Açıklama:
Ferşiyye ,devriye türüdür. Cevap e şıkkıdır.
Soru 28
Tekkelerde doğum, ad koyma, sünnet olma, evlenme vb. törenlerde ve cenazelerde................... okunurdu.
Boşluğa gelmesi gereken ifade hangisidir?
Boşluğa gelmesi gereken ifade hangisidir?
Seçenekler
A
Gülbank
B
Devriyye
C
İlahi
D
Menakıbname
E
Hikmet
Açıklama:
Tekkelerde ayinlerde bazı dini ve resmi törenlerde belli bir makamla okunan dualara gülbank denir. Cevap a şıkkıdır.
Soru 29
Tasavvuf Edebiyatında hal sahibine ne ad verilir?
Seçenekler
A
Sufi
B
Vücud-i Mutlak
C
Adem
D
Seyr
E
Ta'allum
Açıklama:
B şıkkı, mutlak hayır, güzellik; c şıkkı, yokluk, hiçlik; d şıkkı,uzun yolculuk; e şıkkı okuyup öğrenmek demektir. Cevap a şıkkıdır.
Soru 30
Şiir ve musikinin ön planda olduğu ve bol miktarda tasavvuf şiiri örneklerinin verildiği yüzyıl hangisidir?
Seçenekler
A
XIII. y.y.
B
XIV.y.y.
C
XV.y.y.
D
XVI.y.y.
E
XVII.y.y.
Açıklama:
Bahsedilen yüzyıl 17. yüzyıldır. Cevap e şıkkıdır.
Soru 31
Hangisi Cebrail Aleyhisselam'ın vahiy getirme şekillerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Hz. Peygamber uykudayken getirmesi
B
Asli suretiyle getirmesi
C
Görünmeden çıngırak sesine benzer bir sesle getirmesi
D
Hz. Peygamber uyanıkken kalbine ilka etmesi
E
İnsan suretine girerek getirmesi
Açıklama:
Hz Cebrail uykudayken vahiy getirmemiştir. Cevap A şıkkıdır.
Soru 32
Dinî bir ilim olarak kabul edilen tasavvufun uygulandığı, kuralların ve esasların öğretildiği yol olan tarikatların eğitim yerlerine verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Medrese
B
Tekke
C
Camî
D
Enderun
E
İdadî
Açıklama:
Tasavvuf ve Edebiyat - Giriş
Tekke, tarikatın usûl ve erkânının öğretildiği, dervişlerin ruhen ve ahlâken eğitilip olgun ve yetkin kişiler haline geldikleri yerdir.
Tekke, tarikatın usûl ve erkânının öğretildiği, dervişlerin ruhen ve ahlâken eğitilip olgun ve yetkin kişiler haline geldikleri yerdir.
Soru 33
Aşağıdaki tarikatlardan hangisi Türk sûfîliğinin ortaya koyduğu ve geliştirdiği ilk tarikattır?
Seçenekler
A
Yesevîlik
B
Kübrevîlik
C
Nakşîlik
D
Halvatîlik
E
Melâmîlik
Açıklama:
Tasavvuf ve Edebiyat - Türk-İslâm Edebiyatı ve Tasavvuf
Yesevîlik tarikatı, Türklerin ortaya koyduğu ilk tarikattır.
Yesevîlik tarikatı, Türklerin ortaya koyduğu ilk tarikattır.
Soru 34
Tasavvuf edebiyatında önemli eserlerden olan aşağıdaki eserlerden hangisinin yazarı yanlış verilmiştir?
Seçenekler
A
Hâlilnâme - Abdülvâsî Çelebi
B
Mantıku’t-Tayr - Feridüddin Attar
C
Garibnâme - Âşık Paşa
D
Vesîletü’n-Necât - Hacı Bektaş-ı Velî
E
Hadîkatü’s-Süedâ - Fuzûlî
Açıklama:
Tasavvuf ve Edebiyat - Türk-İslâm Edebiyatı ve Tasavvuf
Vesîletü’n-Necât, bilinen adıyla mevlîd, Hz. Muhammed’in doğum olayını anlatan önemli bir eserdir, Süleyman Çelebi tarafından yazılmıştır.
Vesîletü’n-Necât, bilinen adıyla mevlîd, Hz. Muhammed’in doğum olayını anlatan önemli bir eserdir, Süleyman Çelebi tarafından yazılmıştır.
Soru 35
Aşağıdakilerden hangisi tasavvufî halk edebiyatı ürünlerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Şathiye
B
Düvaz imam
C
Medednâme
D
Musammat
E
Hikmet
Açıklama:
Tasavvuf ve Edebiyat - Tasavvuf Edebiyatında Zümreler
Tasavvufî halk edebiyatı, Yesevî’nin hikmet geleneğiyle gelişen edebiyattır. Bu edebiyat, hece vezniyle, mâni ve koşma gibi nazım şekilleriyle oluşur ve hikmetten başka, ilâhî, nefes, nutuk, devriye, şathiye, destûr, medednâme ve düvaz imam gibi türleri içerir.
Klasik tasavvuf edebiyatı, Mevlâna çizgisinde gelişen bir edebiyattır. Bu edebiyat, aruz vezniyle, gazel, kasîde, kıt’a, musammat, terkîb- bend, tercîbend, rubâî, tuyuğ ve mesnevi gibi nazım şekilleriyle oluşur ve tevhid, münacat, na’t, mevlid, hilye gibi dinî edebi türleri içerir.
Tasavvufî halk edebiyatı, Yesevî’nin hikmet geleneğiyle gelişen edebiyattır. Bu edebiyat, hece vezniyle, mâni ve koşma gibi nazım şekilleriyle oluşur ve hikmetten başka, ilâhî, nefes, nutuk, devriye, şathiye, destûr, medednâme ve düvaz imam gibi türleri içerir.
Klasik tasavvuf edebiyatı, Mevlâna çizgisinde gelişen bir edebiyattır. Bu edebiyat, aruz vezniyle, gazel, kasîde, kıt’a, musammat, terkîb- bend, tercîbend, rubâî, tuyuğ ve mesnevi gibi nazım şekilleriyle oluşur ve tevhid, münacat, na’t, mevlid, hilye gibi dinî edebi türleri içerir.
Soru 36
Aşağıdakilerden hangisi tasavvufî - edebî zümrelerden biri değildir?
Seçenekler
A
Bayramîlik
B
Zahirîlik
C
Bektaşîlik
D
Mevlevîlik
E
Yesevîlik
Açıklama:
Tasavvuf ve Edebiyat - Tasavvuf Edebiyatında Zümreler
Zahirîlik, zahiriyye tarikatı olarak da bilinir. Kur’an ve sünnetin esas alınması gerektiğini vurgular. Bunun dışındaki hiçbir şeyi kabul etmez. Bugün pek takipçisi kalmamıştır.
Zahirîlik, zahiriyye tarikatı olarak da bilinir. Kur’an ve sünnetin esas alınması gerektiğini vurgular. Bunun dışındaki hiçbir şeyi kabul etmez. Bugün pek takipçisi kalmamıştır.
Soru 37
Aşağıdaki tasavvufî eserlerden hangisi geleceğe ilişkin çıkarımlar yapan ve olaylar hakkında yazılan, ileriye dönük sonuçlar çıkaran türün adıdır?
Seçenekler
A
Tahassürnâme
B
Mahşernâme
C
İstihracnâme
D
Şefaatnâme
E
İstimdadnâme
Açıklama:
Tasavvufî Türler
Gelecekle ilgili bir olayı anlatan ve çıkarımlar ortaya koyan eser istihracnâmedir. Tahassürnâme gafletle geçen zamanın değerlendirilmesiyle ilgili eser, mahşernâme kıyamet gününde bütün canlıların toplanacağı yerle ilgili eser, şefaatnâme yardım dilemek, af dilemekle ilgili eser, istimdâdnâme yardım istemekle ilgili eserdir.
Gelecekle ilgili bir olayı anlatan ve çıkarımlar ortaya koyan eser istihracnâmedir. Tahassürnâme gafletle geçen zamanın değerlendirilmesiyle ilgili eser, mahşernâme kıyamet gününde bütün canlıların toplanacağı yerle ilgili eser, şefaatnâme yardım dilemek, af dilemekle ilgili eser, istimdâdnâme yardım istemekle ilgili eserdir.
Soru 38
‘’Divan-ı Hikmet’’ adlı eseriyle tanınan ve kendi adıyla bir tarikat kurulan mutasavvıf, düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Mevlânâ Celâleddin-i Rûmî
B
Hoca Ahmed Yesevî
C
Hacı Bektaş-ı Velî
D
Hacı Bayram-i Velî
E
İmâm-ı Gazzalî
Açıklama:
Tasavvufî Türler - Hikmet
Hikmet, öncelikle Ahmed Yesevî'nin manzumelerine verilen isimdir. Zaten onun eseri, Divan-ı Hikmet adıyla bilinmektedir. Ahmed Yesevî, hikmetleri İslâm’ın ve tasavvufun ilkelerini öğretmek için yazmıştır. Yesevî'nin heceyle yazdığı hikmetlerin ölçüsü 14'lü (7+7)'dür. Bu hikmetler zamanla dilden dile dolaşmış, sözlü kültür içinde bazı değişikliklere uğrayarak günümüze değin gelmiştir.
Hikmet, öncelikle Ahmed Yesevî'nin manzumelerine verilen isimdir. Zaten onun eseri, Divan-ı Hikmet adıyla bilinmektedir. Ahmed Yesevî, hikmetleri İslâm’ın ve tasavvufun ilkelerini öğretmek için yazmıştır. Yesevî'nin heceyle yazdığı hikmetlerin ölçüsü 14'lü (7+7)'dür. Bu hikmetler zamanla dilden dile dolaşmış, sözlü kültür içinde bazı değişikliklere uğrayarak günümüze değin gelmiştir.
Soru 39
Yukarıda bir dörtlüğü verilen ve Allah’ın birliğini, yüceliğini, Allah sevgisini dile getiren, hece ve aruz ölçüsüyle oluşturulan, besteli olarak söylenen tasavvufî tür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Devriyye
B
Hikmet
C
Gülbank
D
İlâhî
E
Nutuk
Açıklama:
Tasavvufî Türler
İlâhî , kelime olarak, ilâha ait, tanrısal demektir. Türk-İslâm edebiyatının bir kavramı olarak ilâhî, Allah aşkıyla dile getirilmiş her türlü şiire denir. Diğer bir ifadeyle, ilâhî; sûfi şairlerin Allah aşkıyla söylediği dinî ve ahlâkî manzumelerdir. Daha çok Allah'ın varlığını, birliğini, azamet ve kudretini, ilâhî aşkı ve muhabbeti anlatan veya telkin eden eserlerdir. Çeşitli usullerle bestelenip okunan ilahîlerde tasavvuf neşvesi hakimdir. Mutlak varlık, yaratılış, rahmet kapısı, kerem denizi, çokluk âlemi, gönül mülkü, cemal şevki ve celal ateşi, aşk, tevbe, gözyaşı, dünya hayatı, terk, fena,mürşide bağlanmak ve manevi zevklere ermek gibi konular işlenir. Bu bakımdan hemen her tekkede, aruz yahut hece vezni kullanılarak ilâhîler yazılmış ve besteli olarak okunmuştur.
İlâhî , kelime olarak, ilâha ait, tanrısal demektir. Türk-İslâm edebiyatının bir kavramı olarak ilâhî, Allah aşkıyla dile getirilmiş her türlü şiire denir. Diğer bir ifadeyle, ilâhî; sûfi şairlerin Allah aşkıyla söylediği dinî ve ahlâkî manzumelerdir. Daha çok Allah'ın varlığını, birliğini, azamet ve kudretini, ilâhî aşkı ve muhabbeti anlatan veya telkin eden eserlerdir. Çeşitli usullerle bestelenip okunan ilahîlerde tasavvuf neşvesi hakimdir. Mutlak varlık, yaratılış, rahmet kapısı, kerem denizi, çokluk âlemi, gönül mülkü, cemal şevki ve celal ateşi, aşk, tevbe, gözyaşı, dünya hayatı, terk, fena,mürşide bağlanmak ve manevi zevklere ermek gibi konular işlenir. Bu bakımdan hemen her tekkede, aruz yahut hece vezni kullanılarak ilâhîler yazılmış ve besteli olarak okunmuştur.
Soru 40
Tekkelerde cemaat halinde hep birlikte okunan ilâhîlere verilen ad, aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Nefes
B
Âyin
C
Cumhûr
D
Durak
E
Tapuğ
Açıklama:
Tasavvufî Türler - İlâhî
Tekkelerde cemaatin hep birlikte söylediği ilâhîlere ‘’cumhûr’’ denir.
Tekkelerde cemaatin hep birlikte söylediği ilâhîlere ‘’cumhûr’’ denir.
Soru 41
Tasavvuf alanında Ahmed Eflâkî’nin yazmış olduğu ‘’ Menâkıbü’l-Ârifîn’’ adlı eser, aşağıdakilerden hangisinin efsanevi, olağanüstü hayatını, gösterdiği kerametleri anlatmaktadır?
Seçenekler
A
Hacı Bektaş-ı Velî
B
Hoca Ahmed Yesevî
C
İmâm-ı Gazzâlî
D
Mevlânâ Celâleddin-i Rûmî
E
Yunus Emre
Açıklama:
Tasavvufî Türler - Menâkıbnâme
Mevlânâ’nın menkabevî hayatını anlatan en önemli eser, Ahmed Eflâkî’nin yazdığı Menâkıbü’l-Ârifîn’dir.
Mevlânâ’nın menkabevî hayatını anlatan en önemli eser, Ahmed Eflâkî’nin yazdığı Menâkıbü’l-Ârifîn’dir.
Soru 42
Ma’rifete ulaşmak için tutulan, bir takım kuralları ve esasları (usûl-erkân) bulunan yol anlamına gelen kelime aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
tarikat
B
tekke
C
dergah
D
tasavvuf
E
mutasavvıf
Açıklama:
Tarîkat, ma’rifete ulaşmak için tutulan, bir takım kuralları ve esasları (usûl-erkân) bulunan yol demektir.
Soru 43
Türk sûfîliğinin en önemli temsilcisi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Yunus Emre
B
Hoca Ahmed Yesevî
C
Taptuk Emre
D
Mevlena
E
Kaygusuz Abdal
Açıklama:
Bununla birlikte Türk sûfîliğinin en önemli temsilcisi Hoca
Ahmed Yesevî (ö. 1167)’dir.
Ahmed Yesevî (ö. 1167)’dir.
Soru 44
Garibnâme adlı tasavvufi eser aşağıdaki şairlerden hangisine aittir?
Seçenekler
A
Yunus Emre
B
Mevlana
C
Âşık Paşa
D
Ahmet Yesevi
E
Kaygusuz Abdal
Açıklama:
Türk halkına tasavvufî ilkeleri öğretmek amacıyla
Garibnâme’yi kaleme alan Âşık Paşa (1272-1333), doğrudan doğruya tasavvufu konu edinen Fakrnâme ve Vasf-ı Hâl isimli mesnevîleri de telif etmiştir.
Garibnâme’yi kaleme alan Âşık Paşa (1272-1333), doğrudan doğruya tasavvufu konu edinen Fakrnâme ve Vasf-ı Hâl isimli mesnevîleri de telif etmiştir.
Soru 45
15. yüzyılın sonlarında, şiirlerinde ele aldığı konular şeriata aykırı bulunan ve bu yüzden idam edilen tasavvuf düşüncesi içerisinde bâtinî tevil ve tefsirleriyle başlı başına bir ekol olan şair aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
Kaygusuz Abdal
B
Ahmet Yesevi
C
Yunus Emre
D
Nesîmî
E
Hacı Bektaşi Veli
Açıklama:
Bu yüzyılın sonlarında, şiirlerinde ele aldığı konular şeriata aykırı bulunan ve bu yüzden idam edilen Nesîmî (ö. 1404) ile birlikte, tasavvuf düşüncesi içerisinde bâtinî tevil
ve tefsirleriyle başlı başına bir ekol olan Hurûfîlik de Türk edebî hayatına dâhil olmuştur
ve tefsirleriyle başlı başına bir ekol olan Hurûfîlik de Türk edebî hayatına dâhil olmuştur
Soru 46
"Yesevî’nin hikmet geleneğiyle gelişen edebiyattır. Bu edebiyat, hece vezniyle, mâni ve koşma gibi nazım şekilleriyle oluşur ve hikmetten başka, ilâhî, nefes, nutuk, devriye, şathiye, destûr, medednâme ve düvaz imam gibi türleri içerir."
Yukarıda bahsedilen edebiyat aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?
Yukarıda bahsedilen edebiyat aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
Klasik Türk Edebiyatı
B
Yüksek Zümre Edebiyatı
C
Divan Edebiyatı
D
Halk Edebiyatı
E
Tasavvufî halk edebiyatı
Açıklama:
Tasavvufî halk edebiyatı, Yesevî’nin hikmet geleneğiyle gelişen edebiyattır. Bu edebiyat, hece vezniyle, mâni ve koşma gibi nazım şekilleriyle oluşur ve hikmetten başka, ilâhî,
nefes, nutuk, devriye, şathiye, destûr, medednâme ve düvaz imam gibi türleri içerir.
nefes, nutuk, devriye, şathiye, destûr, medednâme ve düvaz imam gibi türleri içerir.
Soru 47
Aşağıdakilerden hangisi Tasavvufî düşünceyi öğretmeyi amaçlayan eserlerden biri değildir?
Seçenekler
A
Gazel
B
menakıbnâme
C
evliyânâme
D
velâyetnâme
E
mansûrnâme
Açıklama:
Tasavvufî düşünceyi öğretmeyi amaçlayan eserler, uyarıcı, telkin edici, yolun usul ve
erkânını öğretici eserlerdir. Bunlar başta tasavvufî mesneviler olmak üzere, tezkiretü’levliya, menakıbnâme, evliyânâme velâyetnâme ve mansûrnâme gibi tekke geleneğini
ve tarihini aktaran manzum ve mensur eserler; nasihatnâme, sohbetnâme, ibretnâme,
faziletnâme, tenbihnâme, minbernâme ve vasiyetnâme gibi yolun esaslarını telkin eden
eserler; telkinnâme, erkannâme, tâcnâme ve tarikatnâme gibi edeb ve erkânını gösteren
eserlerdir.
erkânını öğretici eserlerdir. Bunlar başta tasavvufî mesneviler olmak üzere, tezkiretü’levliya, menakıbnâme, evliyânâme velâyetnâme ve mansûrnâme gibi tekke geleneğini
ve tarihini aktaran manzum ve mensur eserler; nasihatnâme, sohbetnâme, ibretnâme,
faziletnâme, tenbihnâme, minbernâme ve vasiyetnâme gibi yolun esaslarını telkin eden
eserler; telkinnâme, erkannâme, tâcnâme ve tarikatnâme gibi edeb ve erkânını gösteren
eserlerdir.
Soru 48
Ahmed Yesevî’nin manzumelerine verilen isim aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
Mesnevi
B
Hikmet
C
Gazel
D
Kaside
E
Rubai
Açıklama:
Hikmet, öncelikle Ahmed Yesevî’nin manzumelerine verilen isimdir
Soru 49
Sûfi şairlerin Allah aşkıyla söylediği dinî ve ahlâkî manzumelere verilen isim aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
Hikmet
B
Nutuk
C
İlahi
D
Deme
E
Nefes
Açıklama:
İlâhî, kelime olarak, ilâha ait, tanrısal demektir. Türk-İslâm edebiyatının bir kavramı olarak ilâhî, Allah aşkıyla dile getirilmiş her türlü şiire denir. Diğer bir ifadeyle, ilâhî; sûfi
şairlerin Allah aşkıyla söylediği dinî ve ahlâkî manzumelerdir.
şairlerin Allah aşkıyla söylediği dinî ve ahlâkî manzumelerdir.
Soru 50
Mevlevi tekkelerinde zikir ve semâ sırasında okunmak üzere çeşitli makamlarda bestelenen şiirlere verilen isim aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İlahi
B
Nefes
C
Deme
D
Ayin
E
Tapuğ
Açıklama:
Âyin: Genel olarak dinî tören anlamına gelen âyin, Mevlevi tekkelerinde zikir ve
semâ sırasında okunmak üzere çeşitli makamlarda bestelenen şiirlerdir.
semâ sırasında okunmak üzere çeşitli makamlarda bestelenen şiirlerdir.
Soru 51
Alevî-Bektaşî ve Melâmî şairlerin vahdet telkin eden ilâhîlerine verilen ad aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
İlahi
B
Deme
C
Ayin
D
Tapuğ
E
Nefes
Açıklama:
Nefes: Alevî-Bektaşî ve Melâmî şairlerin vahdet telkin eden ilâhîlerine verilen
addır.
addır.
Soru 52
I. Salik
II. Derviş
III. Talib
IV. Can
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri tasavvufta sufi'liğin eş anlamlılarıdır?
II. Derviş
III. Talib
IV. Can
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri tasavvufta sufi'liğin eş anlamlılarıdır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I ve III
D
I,II ve III
E
Hepsi
Açıklama:
Bu ilmin yegâne gayesi, sâlik, derviş, tâlib, mürid ve cân gibi isimlerle anılan sûfiyi ma‘rifet kavramıyla ifade edilen bir bilgiye ulaştırmaktır.
Soru 53
I. Bilgi
II. Tecrübi Bilgi
III. Ameli Bilgi
IV. Mürid
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri tasavvufta marifet'in anlamını karşılamaktadır?
II. Tecrübi Bilgi
III. Ameli Bilgi
IV. Mürid
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri tasavvufta marifet'in anlamını karşılamaktadır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve III
D
I. II ve III
E
Hepsi
Açıklama:
“Marifet. Bilgi, tecrübî ve amelî bilgi, tanımak, âşinâlık. (Tas.)"
Soru 54
Aşağıdakilerden hangisi ilk sufi olarak anılmaktadır?
Seçenekler
A
Süfyânü’s-Sevrî
B
Kûfeli Ebû Hâşim
C
Horasanlı Bâyezid-i Bistâmî
D
Hallâc-ı Mansûr
E
Cüneyd-i Bağdâdî
Açıklama:
İlk sûfî adıyla anılan Kûfeli Ebû Hâşim (ö. 150/768)dir
Soru 55
I. Yokluk Hiçlik demektir
II. Müstakil olarak mevcut değğildir
III. Zaruri olarak Vücud-ı Mutlak'ta dahildir
Yukarıda Adem için söylenenlerden hangisi ya da hangileri doğrudur?
II. Müstakil olarak mevcut değğildir
III. Zaruri olarak Vücud-ı Mutlak'ta dahildir
Yukarıda Adem için söylenenlerden hangisi ya da hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
I ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Adem, yokluk, hiçlik demektir. Adem, müstakil olarak mevcut değildir; zarûrî olarak Vücûd-ı Mutlak’ta dahildir
Soru 56
Aşağıdaki şairlerden hangisi şiirlerini Farsça yazmıştır?
Seçenekler
A
Ömer b. Fâriz
B
İbn Sinâ
C
Mevlana
D
Şeyh Ebû Sâid
E
Basralı Haris b. Esed el-Muhâsibî
Açıklama:
Daha sonraki dönemlerde eserlerini Farsça yazan Mevlanâ, Abdurrahman Câmî ve Kâsimü’lEnvâr gibi büyük şairler yetişmiştir.
Soru 57
Aşağıdakilerden hangisi Hoca Ahmed Yesevî'nin halifelerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Mansur Ata
B
Korkut Ata
C
Sa’id Ata
D
Süleyman Hakim Ata
E
Lokman Parende
Açıklama:
Baba ve Ataların ilk temsilcileri, Korkut Ata ve Çoban Ata isimleriyle tanınan sûfîlerdir.
Hoca Ahmed Yesevî, Mansur Ata, Sa’id Ata, Süleyman Hakim Ata ve Lokman Parende gibi hâlifelerini ve yüzlerce öğrencisini muhtelif bölgelere göndermiş, hikmet adıyla anılan tasavvufî şiirleriyle Türk illerini aydınlatmıştır.
Hoca Ahmed Yesevî, Mansur Ata, Sa’id Ata, Süleyman Hakim Ata ve Lokman Parende gibi hâlifelerini ve yüzlerce öğrencisini muhtelif bölgelere göndermiş, hikmet adıyla anılan tasavvufî şiirleriyle Türk illerini aydınlatmıştır.
Soru 58
Makâlât, kimin eseridir?
Seçenekler
A
Sultan Veled
B
Hacı Bektaş-ı Velî
C
Ahmet Fakih
D
Şeyyad Hamza
E
Mevlânâ
Açıklama:
Daha çok halk kitleleri arasında etkili olan Hacı Bektaş-ı Velî ( ö.1210)’nin Arapça olan Makâlât isimli eseri, manzum ve mensur olarak Türkçeye çevrilmiştir.
Soru 59
Garibnâme’yi kim kaleme almıştır?
Seçenekler
A
Âşık Paşa
B
Yunus Emre
C
Said Emre
D
Hacı Bektaş-ı Veli
E
Eflaki
Açıklama:
Türk halkına tasavvufî ilkeleri öğretmek amacıyla Garibnâme’yi kaleme alan Âşık Paşa'dır
Soru 60
Kaygusuz Abdal olarak da tanınan tasavvuf şairi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Ahmed Bîcan
B
Süleyman Çelebi
C
Alaiyeli Alaaddin Gaybi
D
Hamîd-i Velî
E
Abdülvâsî Çelebi
Açıklama:
Kaygusuz Abdal olarak da tanınan Alaiyeli Alaaddin Gaybî (ö. 1444)'dir.
Soru 61
Aşağıdakilerden hangisi Tasavvufi halk edebiyatının türlerinden birisidir?
Seçenekler
A
gazel
B
kasîde
C
kıt’a
D
ilâhî
E
musammat
Açıklama:
Tasavvufî halk edebiyatı, Yesevî’nin hikmet geleneğiyle gelişen edebiyattır. Bu edebiyat, hece vezniyle, mâni ve koşma gibi nazım şekilleriyle oluşur ve hikmetten başka, ilâhî, nefes, nutuk, devriye, şathiye, destûr, medednâme ve düvaz imam gibi türleri içerir