⚠️ Bu portal eğitim amaçlıdır. İçerikler ticari amaçla kullanılamaz. Detaylı bilgi
1. Dönem İLH1001

İslam İnanç Esasları

Toplam 824 soru bulundu.

Ders Materyalleri

İslam İnanç Esasları - Tüm Sorular

Ünite 1

Soru 1

“İtaat, ceza, mükâfat, örf, adet, hüküm, tutulan yol ve usul” anlamlarına gelen terim aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
İman
B
Din
C
İbadet
D
Farz
E
İnanç
Açıklama:
Temel anlam olarak dinin; itaat, ceza, mükâfat, örf, adet, hüküm, tutulan yol ve usul kelimeleriyle karşılandığı ifade edilir. Doğru cevap B’dir.

Soru 2


  1. İslamiyet

  2. Hıristiyanlık

  3. Yahudilik

  4. Hinduizm

  5. Budizm


Yukarıdakilerden hangisi hak dindir?

Seçenekler

A
I
B
II
C
III
D
IV
E
V
Açıklama:
Kur’an’da “Allah katında din İslam’dır” (Âl-i İmrân 3/19), “ hak din” (et-Tevbe 9/33) ve “dosdoğru din” (er-Rûm 30/30) nitelemelerinin yer alması, hak din olarak sadece İslam’ın gösterilmesini gerekli kılmıştır.

Soru 3

Aşağıdakilerden hangisi Ehl-i kitaptır?

Seçenekler

A
Paganistler
B
Şintoistler
C
Hıristiyanlar
D
Mecûsiler
E
Maniheistler
Açıklama:
İnanç sistemlerinden ilahi vahye dayanmayanlara batıl din demişlerdir. İlahî vahye dayanmakla birlikte Allah’tan geldiği şeklini koruyamamış Yahudilik ve Hıristiyanlık gibi dinlere de muharref din adını vermişlerdir. Klasik dinler tarihi kitapları ise hak dinlere milel, batıl dinlere de nihal adını vermişlerdir. Dinlerin kaynağına bakılarak yapılan sınıflamaya göre, semavi dinler ve beşeri dinler ayırımı yapılmıştır. Kutsal kitaplarının bulunup bulunmamasına göre yapılan tasniflerde de Ehl-i kitap Yahudi ve Hıristiyanları, kitabı olduğu şüpheli dinler de Mecûsiler ve Maniheistleri ifade etmek için kullanılmıştır. Dinler tek tanrılı ve çok tanrılı olmak üzere de sınıflandırılmış ve ilkel dinler, milli dinler ve dünya dinleri adlandırmaları yapılmıştır. Bu konuda dinleri sınıflamanın çok çeşitli yöntemleri olduğu bir gerçektir. Ancak bu bilgileri göz önüne alarak dinleri yerel kabile dinleri, millî dinler ve evrensel dinler şeklinde üç kısma ayırarak anlamak uygun görünmektedir.

Soru 4

İslamiyet’te din kelimesinin, “tevhid kavramından bir dine mensup olan insan topluluğu (ümmet)” anlamında kullanılması ilk defa ne zamandır?

Seçenekler

A
Tebe-i tabiin dönemi
B
Mekke dönemi
C
Tabiin dönemi
D
Medine dönemi
E
Abbasiler dönemi
Açıklama:
İslam’ın Medine döneminde din anlam olarak, tevhid kavramından bir dine mensup olan insan topluluğuna (ümmet) geçmiştir. Doğru cevap D’dir.

Soru 5

“Emniyet ve güven içinde bulunmak, ikrar etmek, kabul etmek, sükûna kavuşmak, kalben müsterih olmak” gibi çeşitli anlamlara gelen kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
İman
B
İbadet
C
Tövbe
D
Teslimiyet
E
Sulh
Açıklama:
İman Arap dilinde çok değişik manalara gelir. Bunların öne çıkarılması gerekenleri ise “Emniyet ve güven içinde bulunmak, ikrar etmek, kabul etmek, emin kılmak, sükûna kavuşmak, kalben müsterih olmak, vicdani güven duymak ve iç aydınlığı hissetmek” gibi anlamlardır. Doğru cevap A’dır.

Soru 6

“Ayrıntılı bir şekilde tek tek iman esaslarına açık ve geniş bir şekilde inanma” olarak tarif edilen iman türü aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Taklidi iman
B
Cebri iman
C
Tahkiki iman
D
İcmali iman
E
Tafsili iman
Açıklama:
Müminin imandan sonra İslam’ın daha temel inanç esaslarına yönelmesi ve onlar hakkındaki iman ve bilgisini daha üst seviyelere çıkarması gerekir. Bu şekilde işi detaylandırarak ayrıntılı bir şekilde tek tek iman esaslarına açık ve geniş bir şekilde inanmaya tafsîlî iman denir. Doğru cevap E’dir.

Soru 7

Aşağıdakilerden hangisi amelin imandan bir cüz olduğunu savunan mezheplerdendir?

Seçenekler

A
Hanefilik
B
Malikilik
C
Selefilik
D
Hanbelilik
E
Şafiilik
Açıklama:
İmanda artmanın hem nitelik hem de nicelik yönünden olacağını söyleyenler aynı zamanda amelin imandan bir cüz olduğunu savunan Selefiyye, Mu’tezile, Şia, Zeydiyye ve Hariciyye mezhepleridir. Bunların yorumuna göre Kur’an’da müminlerin inanç coşkusunu belirten ayetler imanın artıp eksilen bir şey olduğunu göstermektedir. Doğru cevap C’dir.

Soru 8

Bir kimsenin, araştırmadan ve sadece çevresindeki kişilere bakıp onlara benzemeye çalışarak sahip olduğu iman türü aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Tafsili iman
B
Tahkiki iman
C
Cebri iman
D
Taklidi iman
E
İcmali iman
Açıklama:
Bir kimsenin çevresindeki ana, baba, kardeş, komşu, hoca ve değer verdiği diğer kişilere bakarak, hiçbir araştırma yapmadan inanmasına taklit, bu tür imana da taklidî iman denir. Böyle bir kişiye de mukallit adı verilir. Doğru cevap D’dir.

Soru 9

Taklidi imana sahip bir kişinin imanını geçerli görmeyen mezhep aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Eş’arilik
B
Mu’tezile
C
Hanefîlik
D
Mâtüridîlik
E
Mürcie
Açıklama:
Özellikle Ebû Hanîfe ve İmam Mâtüridî mukallidin imanının geçerli olduğuna hükmetmiştir. Eş’ariyye mezhebi de onların bu görüşüne katılmaktadır. Ancak bu iki mezhebe göre de mukallit, araştırmayı terk etmesinden dolayı sorumlu görülmektedir. Bu konuda en çok direten ise Mu’tezile mezhebi olup onlar, mukallidin imanını geçerli görmemiş hatta müminin, aklını kullanmak suretiyle iman esaslarını başkaları karşısında savunabilecek bir konumda olmasını istemişlerdir. Doğru cevap B’dir.

Soru 10

Aşağıdakilerden hangisi temel anlam olarak dinin karşılandığı kelimelerden değildir?

Seçenekler

A
İtaat
B
Hüküm
C
Usül
D
Tutulan yol
E
Esaret
Açıklama:
Esaret, din kelimesinin anlam karşılığındaki kelimeler arasında bulunmaz. din için özgür irade şarttır. bu bakımdan esaret özgür iradenin olmadığı durumları karşılar

Soru 11

Aşağıdakilerden hangisi ilahi vahye dayanmakla birlikte Allah'tan geldiği şeklini koruyamamış dinlere verilen addır?

Seçenekler

A
Muharref
B
Milel
C
İlkel dinler
D
Pagan dinler
E
Nihal
Açıklama:
islam dinine göre aslı vahiy olan fakat zamanla dejenere olan dinlere muharref dinler denmektedir.

Soru 12

Aşağıdakilerden hangisi klasik dinler tarihi kitaplarının hak dinlere verdiği addır?

Seçenekler

A
Nihal
B
Muharref
C
Milel
D
Pagan dinler
E
Milli dinler
Açıklama:
Klasik dinler tarihi kitapları ise hak dinlere milel, batıl dinlere de nihal adını vermişlerdir.

Soru 13

İnanç kelimesinin arapça kelime karşılığı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
sabır ve sebat
B
iman ve itikad
C
teslimiyet
D
barış
E
selamet
Açıklama:
İnanç kelimesi arapça kelimelerden olan İman ve İtikad'ın anlam karşılığıdır

Soru 14

Dinsel bir terim olarak iman ne demektir?

Seçenekler

A
Kutsal bir varlık kabul edip, ona dayanmak
B
Üstün bir güç kabul edip, ona bağlanmak
C
Mükellef olunan ibadetleri yapmak
D
Evrenin bir yaratıcısı olduğunu tahmin etmek
E
Allah'ın Hz. Muhammed'in aracılığı ile bize bildirdiği şeylerin doğruluğunu kabul etmek
Açıklama:
İslam düşüncesinde bir terim olarak iman “Hz. Peygamberin vahiy yoluyla getirdiği tüm hususlarda tereddütsüz tasdik etmek ve getirdiklerine inanmak” demektir.

Soru 15

İnanç konusunda "ben inşallah müminim" diyen birisinin, bu ifadesi niçin doğru değildir?

Seçenekler

A
Allah'ın dilemesi ile iman etmenin bir ilgisi olmadığından
B
Şüpheyi ortaya koyduğundan
C
İnsanın güçsüz bir varlık olduğunu vurguladığından
D
İmanı Allah'ın iradesine bağladığından
E
İnanmak isteğini insanın öz güvenle dile getirmesi gerektiğinden
Açıklama:
inşaallah kelimesi şüphe manasını barındırdığından ifade doğru kabul edilmemektedir.

Soru 16

Toplumu taklid zihniyetinden kurtarmayı amaçlayan iman çeşidi hangisidir?

Seçenekler

A
tahkiki iman
B
Marufa iman
C
Gayba iman
D
İcmali iman
E
Meçhule iman
Açıklama:
Toplumu taklid zihniyetinden kurtarmayı amaçlayan iman çeşidi Tahkiki imandır.

Soru 17

"Lailaheillallah" dediği halde bir kişiyi öldüren ve daha sonra Hz. Peygamber'den azar işiten sahabinin adı nedir?

Seçenekler

A
Muaviye b. Ebi Süfyan
B
Zübeyir b. Avvam
C
Abdurrahman b. Avf
D
Usame b. Zeyd
E
Ömer b. Hattab
Açıklama:
söz konusu sahabi savaş esnasında öldürmek üzere olduğu kişi kelime-i şehadet getirmesine rağmen bu davranışı bir hile sayarak o kişiyi öldürmüş fakat olayı Resulullah'a aktardığında yaptığı şeyin doğru olmadığı yönünde azar işitmiştir.

Soru 18

Bir şeyin doğruluğunu dil ile söylemekle yetinmeyip kalp ile onaylarsak hangi kavramlarla amel etmiş oluruz?

Seçenekler

A
Tasdik ve takdir
B
Şehadet ve takrir
C
tasdik ve ikrar
D
Takrir ve tahkik
E
Tasdik ve ikrah
Açıklama:
Vahiyle bize gelenlerin dil ile söylenmesine ikrar kalp ile onaylanmasına ise tasdik denir.

Soru 19

İlâhi vahye dayanmakla birlikte Allah’tan geldiği şeklini koruyamamış Yahudilik ve Hıristiyanlık gibi dinlere İslam âlimleri tarafından verilen isim aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Batıl
B
Muharref
C
Milel
D
Nihal
E
Beşerî
Açıklama:
İlâhi vahye dayanmakla birlikte Allah’tan geldiği şeklini koruyamamış Yahudilik ve Hıristiyanlık gibi dinlere de muharref din adını vermişlerdir. Doğru cevap B'dir.

Soru 20

İlk Peygamber Hz. Âdem’den son peygamber Hz. Muhammed’e kadar bütün peygamberlerin getirdiği hak dinlerin genel adı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
İslam
B
Ümmet
C
Muharref
D
Milel
E
Batıl
Açıklama:
İlk Peygamber Hz. Âdem’den son peygamber Hz. Muhammed’e kadar bütün peygamberlerin getirdiği hak dinlerin genel adı İslâm’dır

Soru 21

İslamda “Hz. Peygamberin vahiy yoluyla getirdiği tüm hususlarda tereddütsüz tasdik etmek ve getirdiklerine inanmak" düşüncesinin terim olarak karşılığı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Taklid
B
Marifet
C
İman
D
Amel
E
Tahkik
Açıklama:
İslam düşüncesinde bir terim olarak iman “Hz. Peygamberin vahiy yoluyla getirdiği tüm hususlarda tereddütsüz tasdik etmek ve getirdiklerine inanmak” demektir. Doğru cevap C'dir.

Soru 22

Aşağıdaki mezheplerinden hangisi imanın tanımı için “inanılması gereken inanç esaslarını kalbin tasdiki olmaksızın, dil ile ikrar etmek yeterlidir” düşüncesini benimsemiştir?

Seçenekler

A
Neccâriyye
B
Hanefî
C
Cehmiyye
D
Kerramiyye
E
Zeydiyye
Açıklama:
Mürcie ve Kerramiyye mezheplerinin imanı tanımı “inanılması gereken inanç esaslarını kalbin tasdiki olmaksızın, dil ile ikrar etmek yeterlidir” şeklindedir. Doğru cevap D'dir.

Soru 23

"Müminin imandan sonra İslam’ın daha temel inanç esaslarına yönelmesi ve onlar hakkındaki iman ve bilgisini daha üst seviyelere çıkarması gerekir."
Yukarıda verilen şekilde işi detaylandırarak ayrıntılı bir şekilde tek tek iman esaslarına açık ve geniş bir şekilde inanmaya ne denir?

Seçenekler

A
Tafsîlî iman
B
İcmalî iman
C
Zarûrât-ı diniyye
D
Hucûrât
E
Kelime-i tevhîd
Açıklama:
Müminin imandan sonra İslam’ın daha temel inanç esaslarına yönelmesi ve onlar hakkındaki iman ve bilgisini daha üst seviyelere çıkarması gerekir. Bu şekilde işi detaylandırarak ayrıntılı bir şekilde tek tek iman esaslarına açık ve geniş bir şekilde inanmaya tafsîlî iman denir. Doğru cevap A'dır.

Soru 24

"Bir kimsenin çevresindeki ana, baba, kardeş, komşu, hoca ve değer verdiği diğer kişilere bakarak, hiçbir araştırma yapmadan inanmasına taklit, bu tür imana da taklidî iman denir."
Yukarıda verilen şekilde iman etmiş kişiye verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Mümin
B
Tafsîlî
C
Mukallit
D
İcmalî
E
Kâfir
Açıklama:
Bir kimsenin çevresindeki ana, baba, kardeş, komşu, hoca ve değer verdiği diğer kişilere bakarak, hiçbir araştırma yapmadan inanmasına taklit, bu tür imana da taklidî iman denir ve böyle bir kişiye de mukallit adı verilir. Doğru cevap C'dir.

Soru 25

Aşağıdakilerden hangisi imanda artmanın hem nitelik hem de nicelik yönünden olacağını söyleyen ve amelin aynı zamanda imandan bir cüz olduğunu savunan mezheplerden biri değildir?

Seçenekler

A
Selefiyye
B
Mu’tezile
C
Kerramiyye
D
Zeydiyye
E
Hariciyye
Açıklama:
İmanda artmanın hem nitelik hem de nicelik yönünden olacağını söyleyenler aynı zamanda amelin imandan bir cüz olduğunu savunan Selefiyye, Mu’tezile, Şia, Zeydiyye ve Hariciyye mezhepleridir. Kerramiyye bunlardan biri değildir. Doğru cevap C'dir.

Soru 26

Kişinin iman esaslarını sadece bilmesi mümin olması için yeterli olmadığını ve eğer bu yeterli olsaydı her âlimin mümin olması gerekeceğini söyleyen mezhep aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Eş’ariyye
B
Zeydiyye
C
Neccâriyye
D
Cehmiyye
E
Matüridî
Açıklama:
İnanılması gereken konuları sadece bilmek iman etmek için yeterli midir, sorusudur. Bu soruyu evet diye cevaplayan Cehmiyye ve Neccâriyye mezhepleridir. Onlara göre kişinin iman esaslarını sadece bilmesi mümin olması için yeterlidir. Matüridî ve Mu’tezilî âlimler ise bunun yeterli olmadığını ve eğer bu yeterli olsaydı her âlimin mümin olması gerekeceğini söyleyerek onları eleştirmişlerdir. Doğru cevap E'dir.

Soru 27

İslam dini, insana sevk ettiği inanç esaslarını araştırıp, delil, akıl, tefekkür ve düşünceye dayandırarak iman etmesine önem vermiştir. Böyle iman türüne ...(I)... iman, bu imanâ sahip kişiye de ...(II)... adı verilmiş ve en yüksek iman etme şeklinin bu olduğu belirtilmiştir.
Yukarıda verilen bilgideki boş bırakılan yerlere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?

Seçenekler

A
Taklidî-mukallit
B
Müslim-Mümin
C
Tevhid-Teslimiyet
D
Tahkikî - Muhakkik
E
İkrar- Müslüman
Açıklama:
İslam dini, insana sevk ettiği inanç esaslarını araştırıp, delil, akıl, tefekkür ve düşünceye dayandırarak iman etmesine önem vermiştir. Böyle iman türüne tahkikî iman, bu imanâ sahip kişiye de muhakkik adı verilmiş ve en yüksek iman etme şeklinin bu olduğu belirtilmiştir. Doğru cevap D'dir.

Soru 28

İman için hem kabin tasdikinin hem de ikrarın birlikte olması gerektiğini söyleyen âlimler de vardır. Birini diğerine feda etmemenin lüzumu üzerinde duran bu bilginler genelde (.....) âlimlerdir.
Yukarıda verilen ifadede boş bırakılan yere aşağıdaki mezheplerden hangisi yazılmalıdır?

Seçenekler

A
Hanefî
B
Şia
C
Kerramiyye
D
Neccâriyye
E
Hâriciyye
Açıklama:
İman için hem kabin tasdikinin hem de ikrarın birlikte olması gerektiğini söyleyen âlimler de vardır. Birini diğerine feda etmemenin lüzumu üzerinde duran bu bilginler genelde Hanefî âlimlerdir. Doğru cevap A'dır.

Soru 29

Aşağıda verilen kelimelerden hangisi temel anlam olarak din kelimesinin karşılamaz?

Seçenekler

A
Fedakarlık
B
İtaat
C
Ceza
D
Mükafat
E
Hüküm
Açıklama:
Din bilginleri genellikle din kelimesinin Arapça deyn kökünden bir mastar veya isim olduğunu kabul ederler. Temel anlam olarak dinin; itaat, ceza, mükâfat, örf, adet, hüküm, tutulan yol ve usul kelimeleriyle karşılandığı ifade edilir.

Soru 30

İman öncelikle kalbin tasdik etmesi, yani onaylamasıdır. İman kalbin fiili olması nedeniyle insanın inançla ilgili hususları kalben kabullenmesine .................... denir.
boşluğa getirilmesi gereken kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Mü'menun bih
B
Taklidi iman
C
Kalbi iman
D
Tafsili iman
E
İcmali iman
Açıklama:
İman öncelikle kalbin tasdik etmesi, yani onaylamasıdır. İman kalbin fiili olması nedeniyle insanın inançla ilgili hususları kalben kabullenmesine mümen’ün bin denmektedir.

Soru 31

''inanılması gereken inanç esaslarının kalbin tasdiki olmaksızın, dil ile ikrar etmek yeterlidir'' görüşünü savunan mezhep aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Şia
B
Mutezile
C
Caferiye
D
Murcie
E
Zeydiye
Açıklama:
Mürcie ve Kerramiyye mezheplerinin iman tanımı “inanılması gereken inanç esaslarını kalbin tasdiki olmaksızın, dil ile ikrar etmek yeterlidir” şeklindedir. Bu mezhepler, Hz. Peygamber’in şu hadisini görüşlerine delil olarak göstermektedirler: “İnsanlar Allah’tan başka tanrı yoktur, Muhammed O’nun elçisidir deyinceye kadar onlarla mücadele etmekle emrolundum."

Soru 32

İnanılması gereken hususlara toptan inanmayı temel alan, en kısa ve özlü iman çeşidi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Tafsili iman
B
İcmali iman
C
Tahkiki iman
D
Taklidi iman
E
Kalbi iman
Açıklama:
İnanılması gereken hususlara toptan inanmayı temel alan, en kısa ve özlü iman çeşidi icmali imandır

Soru 33

Bireyin çevresindekilere uyarak edindiği iman tipi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
İcmali iman
B
Tahkiki iman
C
Taklidi iman
D
Tafsili iman
E
Kalbi iman
Açıklama:
Bir kimsenin çevresindeki ana, baba, kardeş, komşu, hoca ve değer verdiği diğer kişilere bakarak, hiçbir araştırma yapmadan inanmasına taklit, bu tür imana da taklidî iman denir.

Soru 34

Bir kişinin delil, akıl, tefekkür ve düşünceye dayandırarak edindiği iman hangisidir?

Seçenekler

A
Tahkiki iman
B
Taklidi iman
C
İcmali iman
D
Tafsili iman
E
Akli iman
Açıklama:
İslam dini, insana sevk ettiği inanç esaslarını araştırıp, delil, akıl, tefekkür ve düşünceye dayandırarak iman etmesine önem vermiştir. Böyle iman türüne tahkikî iman, bu imanâ sahip kişiye de muhakkik adı verilmiş ve en yüksek iman etme şeklinin bu olduğu belirtilmiştir.

Soru 35

Aşağıdaki mezheplerden hangisi taklidi imanı geçerli görmez?

Seçenekler

A
Murcie
B
Zeydiye
C
Maturidiye
D
İmamiye
E
Mutezile
Açıklama:
Mu’tezile mezhebi mukallidin imanını geçerli görmemiş hatta müminin, aklını kullanmak suretiyle iman esaslarını başkaları karşısında savunabilecek bir konumda olmasını istemişlerdir.

Soru 36

Ehl-i sünnete göre imanda olması gereken şartlar aşağıdakilerden hangisi ya da hangileridir?
  1. Tasdik
  2. Taharri
  3. İkrar
  4. İcbar

Seçenekler

A
Yalnız I
B
I ve II
C
I ve III
D
I, II ve III
E
I ve IV
Açıklama:
İmanda tasdik ve ikrar yani dışavurum aranır, ayrıca bilgi, akıl, istidlal ve tefekkürün iman eylemindeki ağırlıklı payı göz ardı edilmemelidir.

Soru 37

İslam âlimleri, Kur’an’daki “Bedevîler inandık dediler. De ki, siz (gerçekte) iman etmediniz, ama teslim olduk deyin. İman kalplerinize yerleşmedi.” (el-Hucurât 49/14) ayetini imanın hangi boyutuna delil göstermişlerdir?

Seçenekler

A
İman-tasdik ilişkisi
B
İman-ikrar ilişkisi
C
İman-bilgi ilişkisi
D
İman-amel ilişkisi
E
İman-dua ilişkisi
Açıklama:
Âyetlerde imanın da tasdik boyutunun ihmal edilmemesi istenmekte ve dilleriyle ifade ettikleri halde bunu kalben kabullenmeyen kimselerin bulunduğuna işaret edilmektedir. Bu durumdan hareketle akâid âlimlerinin büyük çoğunluğu iman etmenin kalple gerçekleştiğini ileri sürerler ve delil olarak bu ayeti gösterirler: “Bedevîler inandık dediler. De ki, siz (gerçekte) iman etmediniz, ama teslim olduk deyin. İman kalplerinize yerleşmedi” (el-Hucurât 49/14).

Soru 38

Bir takım etkilerle aslını muhafaza edemeyip yeniden biçimlenen batıl dinlere terimsel olarak verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Milel
B
Semavî
C
Muharref
D
Ehl-i Kitap
E
Muallel
Açıklama:
Muharref, Allah'tan geldiği şeklini koruyamamış Yahudilik ve Hristiyanlık gibi dinlere denir. Beşeri din ise dinlerin kaynağına bakılarak sınıflandırılmış dindir. Klasik dinler tarihi kitapları ise hak dinlere milel, batıl dinlere nihal adını vermiştir.

Soru 39

Aşağıdakilerden kelimelerden hangisi temel anlam olarak din kelimesinin karşıladığı ifadelerden biri değildir?

Seçenekler

A
İtaat
B
Usul
C
Örf
D
Tutulan yol
E
Hayat
Açıklama:
Din bilginleri genellikle din kelimesinin Arapça deyn kökünden bir mastar veya isim olduğunu kabul ederler. Temel anlam olarak dinin; itaat, ceza, mükâfat, örf, adet, hüküm, tutulan yol ve usul kelimeleriyle karşılandığı ifade edilir.

Soru 40

Aşağıdakilerden hangisi kitabı olduğu şüpheli dinlerden biridir?

Seçenekler

A
Yahudilik
B
Hristiyanlık
C
Budizm
D
Mecusilik
E
İslamiyet
Açıklama:
Dinlerin kaynağına bakılarak yapılan sınıflamaya göre, semavi dinler ve beşeri dinler ayırımı yapılmıştır. Kutsal kitaplarının bulunup bulunmamasına göre yapılan tasniflerde de Ehl-i kitap Yahudi ve Hıristiyanları, kitabı olduğu şüpheli dinler de Mecûsiler ve Maniheistleri ifade etmek için kullanılmıştır.

Soru 41

Aşağıdakilerden hangisi Kur'an'da tarif edilen gerçek din özelliklerden biri değildir?

Seçenekler

A
İnsanların hem bu dünyalarını hem de ahiretteki mutluluklarını sağlaması
B
İnsanların birbirleri ve diğer varlıklarla ilişkilerinde onların mutlu olmalarını sağlaması
C
İnsanlar arasında ihtilaf ve çekişmeleri önleyip barış içinde yaşamalarını temin etmesi
D
Akıl sahiplerini hür iradelerini kullanarak iyi ve güzel işlere yöneltmesi
E
İnsanlara, din üzerinden kazanç sağlayarak refaha erişme yollarını göstermesi
Açıklama:
İslam’ın Mekke ve Medine döneminin şartlarının değişik olmasına ve Kur’ân’da din kelimesine yüklenen anlam genişlemesine göre tarif edilecek olursa gerçek din: “Allah tarafından konulan, Hz. Muhammed’e gelen, insanların hem bu dünyalarını hem de ahiretteki mutluluklarını sağlayan, insanların birbirleri ve diğer varlıklarla ilişkilerinde ilkeler koyarak onların mutlu olmalarını, insanlar arasında ihtilaf ve çekişmeleri önleyerek karşılıklı güven ve barış içinde yaşamalarını temin eden ve akıl sahiplerini hür iradeleriyle iyi ve güzele yönelten ilahî kanunun adıdır.” Bu tanımda dikkat edilecek olursa İslam’ın dini insan hayatının bütün yönlerini kuşatıcı olarak kendini takdim etmekte ve kendinden başka bir din aranmasını kabul etmemektedir.

Soru 42

Aşağıdakilerden hangisi İslamiyette dinin kaynağıdır?

Seçenekler

A
Allah
B
Peygamber
C
Tabiat
D
Ruh
E
Korku
Açıklama:
Din, Allah tarafından konulur. O’ndan başkasının din oluşturma hakkı yoktur. Bu sebeple dinî hükümlerin kaynağı da Allah’tır. O’nun dışında hiç kimsenin dinî hükümleri değiştirme ve yürürlükten kaldırma yetkisi yoktur.Bu genel kuralın içine Peygamberler de dâhildir.

Soru 43

Aşağıdakilerden hangisi ''imanın kalbin fiili olması nedeniyle insanın inançla ilgili hususları kalben kabullenmesi şarttır'' görüşünü tanımlamaktadır?

Seçenekler

A
Tafsili iman
B
Mümen’ün bih
C
Taklidi iman
D
Tahkiki iman
E
İcmali iman
Açıklama:
İman öncelikle kalbin tasdik etmesi, yani onaylamasıdır. İman kalbin fiili olması nedeniyle insanın inançla ilgili hususları (mümen’ün bih) kalben kabullenmesi şarttır.

Soru 44

Aşağıdakilerden hangisi içten hissedilenlerin dil ile ifadesi anlamına gelmektedir?

Seçenekler

A
İkrar
B
İman
C
Hadis
D
Gayb
E
Vahiy
Açıklama:
İkrar, içten hissedilenlerin dil ile ifade edilmesine denir. Kişinin kalben kabul ettiği iman esaslarını dışa vurmasının önemi bellidir.

Soru 45

Aşağıdaki mezheplerden hangisi imanı tanımlarken '' inanılması gereken inanç esaslarının kalbin tasdiki olmaksızın, dil ile ikrar etmek yeterlidir'' görüşünü savunmuştur?

Seçenekler

A
Mürcie
B
Şia
C
Caferi
D
Sünni
E
Alevi
Açıklama:
Ancak Mürcie ve Kerramiyye mezheplerinin iman tanımı “inanılması gereken inanç esaslarını kalbin tasdiki olmaksızın, dil ile ikrar etmek yeterlidir” şeklindedir. Bu mezhepler, Hz. Peygamber’in şu hadisini görüşlerine delil olarak göstermektedirler: “İnsanlar Allah’tan başka tanrı yoktur, Muhammed O’nun elçisidir deyinceye kadar onlarla mücadele etmekle emrolundum."

Soru 46

Bir kişinin çevresindeki kişilere bakarak, hiçbir araştırma yapmadan inanmasına ne denir?

Seçenekler

A
İkrar
B
Tafsili iman
C
İcmali iman
D
Taklidi iman
E
Tahkiki iman
Açıklama:
Bir kimsenin çevresindeki ana, baba, kardeş, komşu, hoca ve değer verdiği diğer kişilere bakarak, hiçbir araştırma yapmadan inanmasına taklit, bu tür imana da taklidî iman denir.

Soru 47

İslam dininde bir kişinin sevk edilen inanç esaslarını araştırıp delil, akıl, tefekkür ve düşünceye dayandırarak iman etmesine ne denir?

Seçenekler

A
İkrar
B
Tafsili iman
C
İcmali iman
D
Taklidi iman
E
Tahkiki iman
Açıklama:
İslam dini, insana sevk ettiği inanç esaslarını araştırıp, delil, akıl, tefekkür ve düşünceye dayandırarak iman etmesine önem vermiştir. Böyle iman türüne tahkikî iman, bu imanâ sahip kişiye de muhakkik adı verilmiş ve en yüksek iman etme şeklinin bu olduğu belirtilmiştir.

Soru 48

Aşağıdaki mezheplerden hangisi mukallidin imanını geçerli görmemektedir?

Seçenekler

A
Maturidi
B
Hanefi
C
Mu'tezile
D
Eş'ariyye
E
Maliki
Açıklama:
Özellikle Ebû Hanîfe ve İmam Mâtüridî mukallidin imanının geçerli olduğuna hükmetmiştir. Eş’ariyye mezhebi de onların bu görüşüne katılmaktadır. Ancak bu iki mezhebe göre de mukallit, araştırmayı terk etmesinden dolayı sorumlu görülmektedir. Bu konuda en çok direten ise Mu’tezile mezhebi olup onlar, mukallidin imanını geçerli görmemiş hatta müminin, aklını kullanmak suretiyle iman esaslarını başkaları karşısında savunabilecek bir konumda olmasını istemişlerdir.

Soru 49

Dinin kelime anlamında aşağıdaki ifadelerden hangisi yer almaz?

Seçenekler

A
İtaat
B
Güzel ahlak
C
Mükafat
D
Örf
E
Usul
Açıklama:
Temel anlam olarak dinin; itaat, ceza, mükâfat, örf, adet, hüküm, tutulan yol ve usul kelimeleriyle karşılandığı ifade edilir. Güzel ahlak ise ilim ve edep öğrenmekle elde edilen iyi huylardır.

Soru 50

Aşağıdakilerden hangisi İslam alimlerine göre yapılan din sınıflandırılmasıdır?

Seçenekler

A
Hak ve batıl
B
Semavi ve beşeri
C
Semavi ve batıl
D
Şüpheli dinler ve beşeri
E
İlkel ve milli dinler
Açıklama:
İslam âlimleri genelde hak ve batıl din şeklinde bir sınıflama yapmışlardır. Diğer çeldiricilerdeki kavramlar ise. Semavi ve beşeri dinler dinlerin kaynağına bakılarak yapılan sınıflamadır. Şüpheli dinler Mecusiler ve Maniheistler için kullanılmaktadır. İlkel ve milli dinler ise tek tanrılı ve çok tanrılı sınıflamaya göre yapılmıştır.

Soru 51

İslam dini ne anlama gelmektedir?

Seçenekler

A
Tabiat olaylarındaki gizli güç
B
Peygamberlerin meydana getirdiği bir din
C
Barış ve hoşgörünün Peygamberler ile yayılması
D
Allah'ın peygamberler aracılığıyla gönderdiği mesajların hepsi
E
Hz. Muhammed’in insanlara getirdiği bir inanç sistemi
Açıklama:
İlk Peygamber Hz. Âdem’den son peygamber Hz. Muhammed’e kadar bütün peygamberlerin getirdiği hak dinlerin genel adı İslâm’dır.

Soru 52

İslam düşüncesine göre mümin ve müslim arasındaki fark nedir?

Seçenekler

A
Müslim kayıtsız, şartsız inanç gösteren, mümin ise islamın gereklerini yerine getiren kişidir.
B
Mümin kayıtsız, şartsız iman eden, müslim ise islamın gereklerini yerine getirmeye çalışan kişidir.
C
Mümin islam dinini benimseyen kendini Allah’a teslim eden, müslim ise iman eden kişidir.
D
Allah'ın hususlarına tereddütsüz inanan kişiye mümin, inancın gereklerini teslimiyetle yerine getiren kişiye müslim denir.
E
Müslim, mümin kelimesinin çoğul ifadesidir olup dinin gereklerini yerine getiren kişiye denir.
Açıklama:
İslam düşüncesinde bir terim olarak iman “Hz. Peygamberin vahiy yoluyla getirdiği tüm hususlarda tereddütsüz tasdik etmek ve getirdiklerine inanmak” demektir. Bu inancı benimseyen kişiye mü’min dendiği gibi, inancın gereklerini tam bir teslimiyetle yerine getiren kişiye de Müslim denir. Müslim kelimesi Arapça iken, bunun Farsça’dan geçen çoğul ifadesine de Müslüman denir.

Soru 53

Aşağıdaki alimlerden hangisi iman-tasdik ilişkisini benimsemiştir?

Seçenekler

A
Ebu’l-Muîn en-Nesefî
B
İmamı Hanbeli
C
Zemahşeri
D
Ebu Nuaym
E
Firuzabadi
Açıklama:
İmam Mâtüridî, İmam Eş’arî, Bakıllanî, Cüveynî, Gazzalî ve Ebu’l-Muîn en-Nesefî imanın kalbin tasdikinden ibaret olduğunu savunmuşlardır. İmamı Hanbeli 4 büyük mezhep imamıdır, Zemahşeri El Keşşaf adlı günümüze ulaşan bir eseri vardır, Ebu Nuaym Kelam ilmi ile ilgilenmiştir, Firuzabadi’nin tefsir ile ilgili eserleri bulunmaktadır.

Soru 54

İman-ikrar ilişkisi hangi mezhepte vardır?

Seçenekler

A
Kerramiyye
B
Cehmiyye
C
Hariciyye
D
Zeydiyye
E
Şia
Açıklama:
Kerramiyye mezhebinin imanı tanımı inanılması gereken inanç esaslarını kalbin tasdiki olmaksızın, dil ile ikrar etmek yeterlidir şeklindedir. Cehmiyye iman-bilgi ilişkisini, Hariciyye, Zeydiyye ve Şia da iman-amel ilişkisi vardır.

Soru 55

İslam dininde bir kimsenin mümin olabilmesi için hangi şartı yerine getirmesi gerekir?

Seçenekler

A
Allah’ın buyurduğu emirleri söz ile onaylamak
B
Tevhid veya şehadetin muhtevasını kalben tasdik etmek
C
Sadece dil ile şehadet getirip kalben kabul etmemek
D
Allah'ın varlığı ve birliğini bilmek fakat onaylamamak
E
İyi davranışlarda bulunup dinî emirleri onaylamamak
Açıklama:
İslâm dininde bir kimsenin mümin olabilmesi için tevhid veya şehâdet kelimelerini kalben kabul edip dillendirmesi yeterlidir.

Soru 56

Hangi mezhepler imanda artma olabileceğini savunur?
  1. Mu’ tezile
  2. Mürcie
  3. Şia

Seçenekler

A
Yalnız I
B
I ve III
C
I, II ve III
D
Yalnız III
E
Hiçbiri
Açıklama:
İmanda artmanın hem nitelik hem de nicelik yönünden olacağını söyleyenler aynı zamanda amelin imandan bir cüz olduğunu savunan Selefiyye, Mu’tezile, Şia, Zeydiyye ve Hariciyye mezhepleridir.

Soru 57

Sadece çevresindeki kişilere bakıp, hiçbir araştırma yapmadan iman eden kimseye ne denir?

Seçenekler

A
Mümin
B
Müslüman
C
Münafık
D
Müslim
E
Mukallit
Açıklama:
Bir kimsenin çevresindeki ana, baba, kardeş, komşu, hoca ve değer verdiği diğer kişilere bakarak, hiçbir araştırma yapmadan inanmasına taklit, bu tür imana da taklidî iman denir. Böyle bir kişiye de mukallit adı verilir.

Soru 58

İmanda olması gereken şartlar aşağıdakilerden hangisi ya da hangileridir?
  1. Kabul
  2. İkrar
  3. İstisna

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve II
E
I ve III
Açıklama:
İmanda kesin kabul ve ikrar yani dışavurum aranır, ayrıca bilgi, akıl, istidlal ve tefekkürün iman eylemindeki ağırlıklı payı göz ardı edilmemelidir.

Soru 59

Aşağıdakilerden hangisi dinin insanlar için önemini ifade eden bir cümle olamaz?

Seçenekler

A
Din, insanın bencil duygularını kontrol ettiği için önemlidir.
B
Din, daha iyi bir birey oluşturmaya çalıştığı için önemlidir.
C
Din, insanın güç ve hürriyetini sona erdirdiği için önemlidir.
D
Din, insanların mutluluğunu temin ettiği için önemlidir.
E
Din, insanların sınırlarını bildirdiği için önemlidir.
Açıklama:
Din insana hem bireysel isteklerinin ortaya çıkmasında hem de madde karşısında eğilmemesinde ilk elden yardım eder. Kişi varlığı gereği bencil duyguların esiri olmaya yatkındır. Bu duyguların törpülenmesi din sayesinde mümkün olur. Yine birey, sonsuz bir hürriyet ve sınırsız bir gücün elinde bulunmasını arzu eder. Din bu isteklerin de bir sınırı olduğu duygusunu insanlara hatırlatarak ancak sonsuz isteklerin sonsuz olan varlığa teslimiyetle mümkün olacağını bildirir. Dinin insanlara yaptığı telkinler daha iyi bir birey oluşturmaya yönelik olması nedeniyle, insanın yaratıklar önünde ve tabiat olayları karşısında şaşkınlıktan kurtulmasını ve dehşete düşmesini önlemeyi amaçladığı için önemlidir.

Soru 60

Aşağıdaki ifadelerden hangisi İslam âlimlerinin dinlerle ilgili görüşünü ifade etmektedir?

Seçenekler

A
Hak din İslam, inanç sistemlerinden ilahi vahye dayanmayanlar batıl dindir.
B
Hak din İslam, ilâhi vahye dayanmakla birlikte Allah’tan geldiği şeklini koruyamamış dinler batıldır.
C
Yahudilik batıl, hak din İslamdır.
D
Hak din İslam, Yahudilik ve Hıristiyanlık batıldır.
E
Hak din İslam, Yahudilik, Musevilik ve Hıristiyanlık batıldır.
Açıklama:
İslam âlimleri genelde hak ve batıl din şeklinde bir sınıflama yapmışlardır. Bu tasnifi yaparken Kur’an’ın bazı ayetlerini dikkate almışlardır. Kur’an’a göre hak din olarak sadece İslam’ın gösterilmesini gerekli kılmıştır. Buna rağmen Kur’an’ın diğer inanç sistemlerine din dediğini belirtmek gerekir (bk. Âl-i İmrân 3/85). Bu inanç sistemlerinden ilahi vahye dayanmayanlara batıl din demişlerdir. İlâhi vahye dayanmakla birlikte Allah’tan geldiği şeklini koruyamamış Yahudilik ve Hıristiyanlık gibi dinlere de muharref din adını vermişlerdir.

Soru 61

İlâhi vahye dayanmakla birlikte Allah’tan geldiği şeklini koruyamamış dinler aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
İslam ve Hıristiyanlık
B
İslam ve Yahudilik
C
Yahudilik ve Hıristiyanlık
D
İslam, Yahudilik ve Hıristiyanlık
E
İslam
Açıklama:
İlâhi vahyedayanmakla birlikte Allah’tan geldiği şeklini koruyamamış Yahudilik ve Hıristiyanlık gibi dinlere de muharref din adını vermişlerdir.

Soru 62

Dinlerin kaynağına bakılarak dinler nasıl sınıflandırılmışlardır?

Seçenekler

A
Hak ve batıl din
B
Semavi dinler ve beşeri dinler
C
Ehl-i kitap ve kitabı olduğu şüpheli tek tanrılı ve çok tanrılı dinler
D
Yerel kabile dinleri, millî dinler ve evrensel dinler
E
İlkel dinler, milli dinler ve dünya dinleri
Açıklama:
İslam âlimleri genelde hak ve batıldin şeklinde bir sınıflama yapmışlardır. Dinlerin kaynağına bakılarak yapılan sınıflamaya göre, semavi dinler ve beşeri dinler ayırımı yapılmıştır. Kutsal kitaplarının bulunup bulunmamasına göre yapılan tasniflerde de Ehl-i kitap Yahudi ve Hıristiyanları, kitabı olduğuşüpheli dinler de Mecûsiler ve Maniheistleri ifade etmek için kullanılmıştır. Dinler tek tanrılı ve çok tanrılı olmak üzere de sınıflandırılmış ve ilkel dinler, milli dinler ve dünya dinleri adlandırmaları yapılmıştır. Bu konudadinleri sınıflamanın çok çeşitli yöntemleri olduğu bir gerçektir. Ancak bu bilgileri göz önüne alarak dinleri yerel kabile dinleri, millî dinler ve evrensel dinler şeklinde üç kısma ayırarak anlamak uygun görünmektedir.

Soru 63

Dinin kaynağı kimdir?

Seçenekler

A
Allah
B
Hz. Adem
C
Hz. İsa
D
Hz. Muhammed
E
Bütün peygamberler
Açıklama:
Din, Allah tarafından konulur. O’ndan başkasının din oluşturma hakkı yoktur. Bu sebeple dinî hükümlerin kaynağı da Allah’tır. O’nun dışında hiç kimsenin dinî hükümleri değiştirme ve yürürlükten kaldırma yetkisi yoktur. Bu genel kuralın içine Peygamberler de dâhildir. Onlar da dine bir ekleme ve eksiltme yapamaz.

Soru 64

Peygamberlerin görevi nedir?

Seçenekler

A
Din oluşturmak, Allah’tan aldığı emir ve yasakları insanlara aktarmak
B
Dini hükümleri oluşturmak ve bu hükümleri insanlara aktarmak
C
Dini hükümleri değiştirmek ve yürürlükten kaldırmak
D
İlahî vahiy doğrultusunda Allah’tan aldığı emirleri insanlara aktarmak
E
Atalarından görmüş oldukları din uygulamalarını insanlara aktarmak
Açıklama:
Din, Allah tarafından konulur. O’ndan başkasının din oluşturma hakkı yoktur. Bu sebeple dinî hükümlerin kaynağı da Allah’tır. O’nun dışında hiç kimsenin dinî hükümleri değiştirme ve yürürlükten kaldırma yetkisi yoktur. Bu genel kuralın içine Peygamberler de dâhildir. Onlar da dine bir ekleme ve eksiltme yapamaz.

Soru 65

İslam düşüncesinde iman aşağıdaki ifadelerden hangisi ile anlatılmaktadır?

Seçenekler

A
Karar vermek ve tasdik etmek
B
Kabul etmek emin kılmak
C
Emniyet ve güven içinde bulunmak, ikrar etmek, kabul etmek
D
Sükûna kavuşmak, kalben müsterih olmak, vicdani güven duymak ve iç aydınlığı hissetmek
E
Hz. Peygamberin vahiy yoluyla getirdiği tüm hususlarda tereddütsüz tasdik etmek ve getirdiklerine inanmak
Açıklama:
İlk dört seçeneğin her biri imanın arapça da ki farklı anlamlarıdır. İslam düşüncesinde bir terim olarak iman “Hz. Peygamberin vahiy yoluyla getirdiği tüm hususlarda tereddütsüz tasdik etmek ve getirdiklerine inanmak” demektir.

Soru 66

Aşağıdaki ifadelerden hangisi iman-amel ilişkisini anlatmaktadır?

Seçenekler

A
İman öncelikle kalbin bir hükmü veya bir haberi kesin olarak kabul etmesi, yani onaylamasıdır.
B
İnsanda oluşan imanın bilgiden sonra gerçekleştiği ve onun üzerine bina edildiği zaman değerli olduğu söylenmelidir.
C
İman, kalbin tasdiki, dilin ikrarı ve İslam’da emredilmiş ibadetlerin veya itaat türünden buyrukların yapılması veya yasaklanmış bir emrin yapılmamasıdır.
D
Kişinin kalben kabul ettiği iman esaslarını dışa vurmasıdır.
E
İman için hem kalbin tasdikinin hem de ikrarın birlikte olması gerekir.
Açıklama:
İman öncelikle kalbin tasdik etmesi, yani onaylamasıdır. Tasdik kavramı bir hükmü veya bir haberi kesin olarak kabul etmek manasına gelir. İkrar, içten hissedilenlerin dil ile ifade edilmesine denir. İmanın oluşumunda bilginin önemi inkâr edilemez. İnsanın bilgi edinme kaynakları beş duyu, doğru haber ve akıldır. İnsanda oluşan imanın bilgiden sonra gerçekleştiği ve onun üzerine bina edildiği zaman değerli olduğu söylenmelidir. İslam düşüncesinde iman konusunda yapılan değerlendirmelerden biri de imanın, kalbin tasdiki, dilin ikrarı ve İslam’da emredilmiş ibadet veya itaat türünden birinin veya yasaklanmış bir emrin yapılmaması, yani amellerin yerine getirilmesi şeklindeki tanımıdır.

Soru 67

İslam âlimlerine göre dinlerin sınıflandırılması genelde nasıl yapılmıştır?

Seçenekler

A
Hak ve batıl dinler
B
İlkel ve milli dinler
C
Semavi ve beşeri dinler
D
Muharref ve dünya dinleri
E
Tek tanrılı ve çok tanrılı dinler
Açıklama:
Kur’an da “Allah katında din İslam’dır, “hak din” ve “dosdoğru din” nitelemelerinin yer alması, hak din olarak sadece İslam’ın gösterilmesini gerekli kılmıştır. Bunun dışında kalan dinlere batıl dinler denilmektedir. İslam âlimleri bu nedenle dinleri hak ve batıl olacak şekilde sınıflandırmışlardır.

Soru 68

İlahi vahye dayanmakla birlikte Allah’tan geldiği şeklini koruyamamış Yahudilik ve Hristiyanlık gibi dinlere ne ad verilmektedir?

Seçenekler

A
Milel
B
Nihal
C
Muharref
D
Dosdoğru
E
Semavi
Açıklama:
İlahi vahye dayanan din İslamdır. Bunun dışında kalan dinler batıl olarak adlandırılmaktadır. İlahi vahye dayanmakla birlikte Allah’tan geldiği şeklini koruyamamış dinlere muharref din adı verilmektedir.

Soru 69

İslam düşüncesinde bir terim olarak iman nasıl tanımlanmaktadır?

Seçenekler

A
Emniyet ve güven içinde bulunmak
B
İkrar etmek, kabul etmek, emin kılmak
C
Kalben müsterih olmak ve vicdani güven duymak
D
İç aydınlığı ve huzuru hissetmek
E
Peygamberin getirdiği tüm hususlarda tereddütsüz tasdik etmek ve inanmak
Açıklama:
İman arap dilinde çok çeşitli anlamlara gelmektedir ancak bir terim olarak İslam düşüncesinde iman; Hz. Peygamberin vahiy yoluyla getirdiği tüm hususlarda tereddütsüz tasdik etmek ve getirdiklerine inanmak olarak tanımlanır.

Soru 70

Kalbin fiili olması nedeniyle insanın inançla ilgili hususları kalben kabullenmesinin şart olması aşağıdakilerden hangisi ile açıklanabilir?

Seçenekler

A
İman-İkrar ilişkisi
B
İman-Tasdik ilişkisi
C
İman-Bilgi ilişkisi
D
İman-Amel ilişkisi
E
İman-İnanç ilişkisi
Açıklama:
İman öncelikle kalbin tasdik etmesi yani onaylamasıdır. İnsanın karar verme mekanının kalp olması bunun da mecazi bir anlam taşıdığı belirtilmelidir.

Soru 71

İçten hissedilenlerin dil ile ifade edilmesi nasıl tanımlanmaktadır?

Seçenekler

A
İkrar
B
İnkar
C
Tasdik
D
Amel
E
Ümmet
Açıklama:
İkrar, içten hissedilenlerin dil ile ifade edilmesi anlamına gelmektedir. Kişinin kalben kabul ettiği iman esaslarını dışa vurmasının önemi bellidir.

Soru 72

Aşağıdakilerin hangisinden dolayı bilgi, iman edilecek hususların içeriğini kapsamaktan uzaktır?

Seçenekler

A
Vahiy
B
Tasdik
C
İkrar
D
Gayb
E
Amel
Açıklama:
İmanda gayb ilkesi vardır. Gaybın yani duyularla kavranamayan varlıkların bilgiye konu olması mümkün değildir.

Soru 73

İslam dininde bir kimsenin mümin olabilmesinin yolu aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Namaz kılması gereklidir.
B
Tevhid veya şehadet kelimelerini kalben kabul edip dillendirmesi gerekir.
C
Tereddüt göstermeden Allah’ın varlığına inanması gerekir.
D
Kaza ve kadere bağlı olmalıdır.
E
Emredilen ve yasaklanan dini hükümleri bilmek gereklidir.
Açıklama:
İslam dininde imanın en kısa ve kestirme yolu tevhid veya şehadet kelimelerinin kalben kabul edilip dillendirilmesidir. Tevhid ve şehadet özlerini inanarak söylemek mümin kapısını açmak anlamına gelir.

Soru 74

Mukallit kişi tanımı aşağıdaki seçeneklerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?

Seçenekler

A
İmana kalben teslim olmuş kişidir.
B
Hz. Peygamber’e inanmış ancak imanın kalplerine girmediği kişidir.
C
Her koşulu ve şartı kabul etmiş ve imanın gerekliliklerine bağlılığını ortaya koymuş kişidir.
D
Çevresindekilere (ana, baba, komşu, hoca vb.) bakarak hiçbir araştırma yapmadan inanan kişidir.
E
Hiçbir koşulda iman etmeyen kişidir.
Açıklama:
Bir kimsenin çevresindeki ana, baba, kardeş, komşu, hoca ve değer verdiği kişilere bakarak hiçbir araştırma yapmadan inanmasına taklit, böyle imana taklidi iman denir. Bu kişiler mukallit olarak adlandırılmaktadır.

Soru 75

Aşağıdakilerden hangisi imanın geçerli olmasının şartlarından biri değildir?

Seçenekler

A
İman son nefeste veya ihtimallerin tükendiği ümitsizlik anıyla sınırlı olmamalıdır.
B
Kişide mümin niteliğinin devam etmesi için dinin esas hükümlerini yok sayan veya yalan ve sahteliğe kaçan bir davranış sergilememelidir.
C
Dini hükümler hafife alınmamalı, alay konusu yapılmamalı ve üzerinde ulu orta konuşulmamalıdır.
D
Hz. Peygamberin getirdiği dini hükümlerin tamamını hiç yüksünmeden bir bütünlük içinde kabul etmelidir.
E
Mümin kişi kalben olmasa da, inancını tutmalı ve değerlerine sahip olmalıdır.
Açıklama:
Mümin kişi inancını kalben de yaşamalıdır.

Soru 76

Kişinin İslam dininin insana sevk ettiği inanç esaslarını araştırmayıp, delil, akıl, tefekkür ve düşünceye dayandırmadan çevresindekilere göre inanması nasıl bir imandır?

Seçenekler

A
Taklidi iman
B
Tahkiki iman
C
Muhakkik iman
D
Tafsilli iman
E
İcmali iman
Açıklama:
Taklidi iman kişinin çevresindekilerden görerek inanmasıdır.

Soru 77

İlâhi vahye dayanmakla birlikte Allah’tan geldiği şeklini koruyamamış dinler arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaktadır?

Seçenekler

A
Hinduizm
B
Budizm
C
Yahudilik ve Hıristiyanlık
D
Şintoizm
E
İslam
Açıklama:
İlâhi vahye dayanmakla birlikte Allah’tan geldiği şeklini koruyamamış Yahudilik ve Hıristiyanlık gibi dinlere de muharref din adını vermişlerdir.

Soru 78

Dinin kaynağı kimdir?

Seçenekler

A
Allah
B
Hz. Adem
C
Hz. İsa
D
Hz. Muhammed
E
Peygamberler
Açıklama:
Din, Allah tarafından konulur. O’ndan başkasının din oluşturma hakkı yoktur. Bu sebeple dinî hükümlerin kaynağı da Allah’tır. O’nun dışında hiç kimsenin dinî hükümleri değiştirme ve yürürlükten kaldırma yetkisi yoktur. Bu genel kuralın içine Peygamberler de dâhildir. Onlar da dine bir ekleme ve eksiltme yapamaz.

Soru 79

Peygamberlerin görevi nedir?

Seçenekler

A
Din oluşturmak, Allah’tan aldığı emir ve yasakları insanlara aktarmak
B
Dini hükümleri oluşturmak ve bu hükümleri insanlara aktarmak
C
Dini hükümleri değiştirmek ve yürürlükten kaldırmak
D
İlahî vahiy doğrultusunda Allah’tan aldığı emirleri insanlara aktarmak
E
Din oluşturmak
Açıklama:
Din, Allah tarafından konulur. O’ndan başkasının din oluşturma hakkı yoktur. Bu sebeple dinî hükümlerin kaynağı da Allah’tır. O’nun dışında hiç kimsenin dinî hükümleri değiştirme ve yürürlükten kaldırma yetkisi yoktur. Bu genel kuralın içine Peygamberler de dâhildir. Onlar da dine bir ekleme ve eksiltme yapamaz.

Soru 80

İslam düşüncesinde iman aşağıdaki ifadelerden hangisi ile anlatılmaktadır?

Seçenekler

A
Karar vermek ve tasdik etmek
B
Kabul etmek emin kılmak
C
Emniyet ve güven içinde bulunmak, ikrar etmek, kabul etmek
D
Sükûna kavuşmak, kalben müsterih olmak, vicdani güven duymak ve iç aydınlığı hissetmek
E
Hz. Peygamberin vahiy yoluyla getirdiği tüm hususlarda tereddütsüz tasdik etmek ve getirdiklerine inanmak
Açıklama:
İlk dört seçeneğin her biri imanın Arapçadaki farklı anlamlarıdır. İslam düşüncesinde bir terim olarak iman “Hz. Peygamberin vahiy yoluyla getirdiği tüm hususlarda tereddütsüz tasdik etmek ve getirdiklerine inanmak” demektir.

Soru 81

İslam âlimlerine göre dinin sınıflandırılması nasıl yapılmıştır?

Seçenekler

A
Hak ve batıl
B
Semavi ve beşeri
C
Semavi ve batıl
D
Şüpheli dinler ve beşeri
E
İlkel ve milli dinler
Açıklama:
İslam âlimleri genelde hak ve batıl din şeklinde bir sınıflama yapmışlardır. Diğer çeldiricilerdeki kavramlar ise sSemavi ve beşeri dinlerin kaynağına bakılarak yapılan sınıflamadır. Şüpheli dinler Mecusiler ve Maniheistler için kullanılmaktadır. İlkel ve milli dinler ise tek tanrılı ve çok tanrılı sınıflamaya göre yapılmıştır.

Soru 82

İslam dini ne anlama gelmektedir?

Seçenekler

A
Tabiat olaylarındaki gizli güç
B
Peygamberlerin meydana getirdiği bir din
C
Barış ve hoşgörünün Peygamberler ile yayılması
D
İlk Peygamber Hz. Âdem’den son peygamber Hz. Muhammed’e kadar bütün peygamberlerin getirdiği hak dinlerin genel adı İslâm’dır
E
Hz. Muhammed’in getirdiği bir inanç sistemi
Açıklama:
İlk Peygamber Hz. Âdem’den son peygamber Hz. Muhammed’e kadar bütün peygamberlerin getirdiği hak dinlerin genel adı İslâm’dır.

Soru 83

Hz. Peygamberin vahiy yoluyla getirdiği tüm hususları tereddütsüz tasdik edip tebliğ ettiği hakikatlere inanan kimseye .................... denirken; inancının gereklerini tam bir teslimiyetle yerine getiren kişiye de ..................... denir.
Boşluğa uygun düşen ifadeleri işaretleyiniz?

Seçenekler

A
Mümin-Müslim
B
Mümin-Muhlis
C
Mümin-Muhsin
D
Müslim-Mümin
E
Müslim-Mukallid
Açıklama:
İslam düşüncesinde bir terim olarak iman “Hz. Peygamberin vahiy yoluyla getirdiği tüm hususlarda tereddütsüz tasdik etmek ve getirdiklerine inanmak” demektir. Bu inancı benimseyen kişiye mümin dendiği gibi, inancın gereklerini tam bir teslimiyetle yerine getiren kişiye de Müslim denir. Bunun Farsçadan geçen çoğul ifadesine de Müslüman denir.

Soru 84

Aşağıdaki âlimlerden hangisi iman-tasdik ilişkisini benimsemiştir?

Seçenekler

A
Ebu’l-Muîn en-Nesefî
B
İmamı Hanbeli
C
Zemahşeri
D
Ebu Nuaym
E
Firuzabadi
Açıklama:
İmam Mâtüridî, İmam Eş’arî, Bakıllanî, Cüveynî, Gazzalî ve Ebu’l-Muîn en-Nesefî imanın kalbin tasdikinden ibaret olduğunu savunmuşlardır. İmamı Hanbeli 4 büyük mezhep imamıdır, Zemahşeri El Keşşaf adlı günümüze ulaşan bir eseri vardır, Ebu Nuaym Kelam ilmi ile ilgilenmiştir, Firuzabadi’nin tefsir ile ilgili eserleri bulunmaktadır.

Soru 85

İslam dininde bir kimsenin mümin olabilmesi için hangi şartı yerine getirmesi gerekir?

Seçenekler

A
Allah’ ın buyurduğu emirlere iman etmek.
B
Tevhid veya şehadet kelimelerini kalben kabul etmek.
C
Sadece dil ile şehadet getirip kalben kabul etmemek.
D
Hoşgörülü olmayı benimsemek.
E
Güzel ahlaklı olmayı benimsemek.
Açıklama:
İslâm dininde bir kimsenin mümin olabilmesi için tevhid veya şehâdet kelimelerini kalben kabul edip dillendirmesi yeterlidir.

Soru 86

Sadece çevresindeki kişilere bakıp, hiçbir araştırma yapmadan iman eden kimseye ne denir?

Seçenekler

A
Mümin
B
Müslüman
C
Münafık
D
Müslim
E
Mukallit
Açıklama:
Bir kimsenin çevresindeki ana, baba, kardeş, komşu, hoca ve değer verdiği diğer kişilere bakarak, hiçbir araştırma yapmadan inanmasına taklit, bu tür imana da taklidî iman denir. Böyle bir kişiye de mukallit adı verilir.

Soru 87

İmanda olması gereken şartlar aşağıdakilerden hangisi ya da hangileridir?
  1. Kabul
  2. İkrar
  3. İstisna

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve II
E
I ve III
Açıklama:
İmanda kesin kabul ve ikrar yani dışavurum aranır, ayrıca bilgi, akıl, istidlal ve tefekkürün iman eylemindeki ağırlıklı payı göz ardı edilmemelidir.

Soru 88

Aşağıdakilerden hangisi klasik dinler tarihi kitaplarının batıl dinlere verdiği isimdir?

Seçenekler

A
Muharref
B
Milel
C
Beşeri
D
İlkel
E
Nihal
Açıklama:
Muharref, Allah'tan geldiği şeklini koruyamamış Yahudilik ve Hristiyanlık gibi dinlere denir. Beşeri din ise dinlerin kaynağına bakılarak sınıflandırılmış dindir. Klasik dinler tarihi kitapları ise hak dinlere milel, batıl dinlere nihal adını vermiştir.

Soru 89

Din kelimesinin Medine’de nazil olan ayetlerdeki anlamı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Kulluk etme
B
Tevhid
C
Ümmet
D
Ahiret günü
E
Teslimiyet
Açıklama:
İslam’ın Medine döneminde din anlam olarak, tevhid kavramından bir dine
mensup olan insan topluluğuna (ümmet) geçmiştir. Kendini Allah’a teslim
edenler bir cemaat oluştururken bunun dışındakiler başka bir toplum olarak
ifade edilmiştir.

Soru 90

Müslüman kelimesi aşağıdaki dillerin hangisinden Türkçe’ye geçmiştir?

Seçenekler

A
Farsça
B
İbranice
C
Sümerce
D
Arapça
E
Ermenice
Açıklama:
İnancın gereklerini tam bir teslimiyetle yerine getiren kişiye Müslim denir. Bunun Farsça’dan geçen çoğul ifadesine de Müslüman denir.

Soru 91

Peygamberlerin Allah’tan inanç ilkelerini alıp din adına tebliğ ettiklerini tasdik eden ve onlara inanan kişiye verilen isim aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Mukallid
B
Muhsin
C
Mü'min
D
Muhlis
E
Müsbit
Açıklama:
İman, “Allah’tan alıp din adına tebliğ ettikleri kesin inanç ilkelerinde peygamberleri tasdik etmek ve onlara inanmak” şeklinde tarif edilir ve bu inancı benimseyen kişiye de mü’min denir.

Soru 92

İslam âlimleri, Kur’an’daki “Bedevîler inandık dediler. De ki, siz (gerçekte) iman etmediniz, ama teslim olduk deyin. İman kalplerinize yerleşmedi.” (el-Hucurât 49/14) ayetini imanın hangi boyutuna delil göstermişlerdir?

Seçenekler

A
İman-tasdik ilişkisi
B
İman-ikrar ilişkisi
C
İman-bilgi ilişkisi
D
İman-amel ilişkisi
E
İman-dua ilişkisi
Açıklama:
Âyetlerde imanın da tasdik boyutunun ihmal edilmemesi istenmekte ve dilleriyle ifade ettikleri halde bunu kalben kabullenmeyen kimselerin bulunduğuna işaret edilmektedir. Bu durumdan hareketle akâid âlimlerinin büyük çoğunluğu iman etmenin kalple gerçekleştiğini ileri sürerler ve delil olarak bu ayeti gösterirler: “Bedevîler inandık dediler. De ki, siz (gerçekte) iman etmediniz, ama teslim olduk deyin. İman kalplerinize yerleşmedi” (el-Hucurât 49/14).

Soru 93

Aşağıdakilerden hangisi içten hissedilen duyguların dil ile ifade edilmesi anlamına gelir?

Seçenekler

A
Teslimiyet
B
İkrar
C
İman
D
Tevhid
E
Milel
Açıklama:
İkrar, içten hissedilenlerin dil ile ifade edilmesine denir. Kişinin kalben kabul
ettiği iman esaslarını dil ile dışa vurması da gerekir.

Soru 94

İman için hem tasdikin hem de ikrarın gerekli olduğunun, birinin diğerine feda edilemeyeceğinin üzerinde duran alimler genelde aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Hanefi âlimleri
B
Maliki âlimleri
C
Şafii âlimleri
D
Hanbeli âlimleri
E
Matüridiyye âlimleri
Açıklama:
İman için hem kalbin tasdikinin hem de ikrarın birlikte olması gerektiğini söyleyen âlimler vardır. Birini diğerine feda etmemenin lüzumu üzerinde duran bu bilginler genelde Hanefî âlimlerdir. Buna göre insanın kalbindeki tasdik son derece önemli olmakla birlikte onun dışa vurulmasını da aynı şekilde lüzumludur.

Soru 95

Kişinin imandan sonra, İslâm’ın daha temel inançlarına yönelip, daha ayrıntılı bir şekilde tek tek iman esaslarına açık ve geniş bir şekilde inanmasına ne denir?

Seçenekler

A
Taklîdî iman
B
İcmaîlî iman
C
Tafsîlî iman
D
Tahkîkî iman
E
Şerî iman
Açıklama:
Müminin imandan sonra İslam’ın daha temel inanç esaslarına yönelmesi ve onlar hakkındaki iman ve bilgisini daha üst seviyelere çıkarması gerekir. Bu şekilde işi detaylandırarak ayrıntılı bir şekilde tek tek iman esaslarına açık ve geniş bir şekilde inanmaya tafsîlî iman denir.

Soru 96

İslam dinine, insana sevk ettiği inanç esaslarını araştırıp, delil, akıl, tefekkür ve düşünceye dayandırarak iman eden kişiye verilen isim aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Mukallit
B
Muhakkik
C
Müşrik
D
Mü'min
E
Müslim
Açıklama:
İslam dini, insana sevk ettiği inanç esaslarını araştırıp, delil, akıl, tefekkür ve
düşünceye dayandırarak iman etmesine önem vermiştir. Böyle iman türüne
tahkikî iman, bu imanâ sahip kişiye de muhakkik adı verilmiştir

Soru 97

I. Tarihte hiçbir dine inanmayan topluluklar vardır.
II. Din, yüce bir varlığa bağlılık ilkesine dayanır.
III. İnanç gereksinimi ilk çağlardan beri hep vardır.
IV. Din duygusu içten gelen bir durumdur.
Yukarıdakilerden hangileri insan ve din ilişkisini anlatan doğru ifadelerdir?

Seçenekler

A
I ve II
B
III ve IV
C
I, II ve III
D
II, III ve IV
E
I, III ve IV
Açıklama:
Bütün insanlık tarihinde dinin yeri olmuştur. Tarihte hiçbir dine inanmayan topluluklar bulunmamaktadır. İnsanı hem içten hem de dıştan kuşatan ve onun düşünce ve davranışlarını temellendiren din, yüce bir varlığa bağlılık ilkesine dayanmaktadır. Kendi ihtiyaçlarını karşılamakta zaman zaman düştüğü çaresizlik durumu insana inanç yoluyla bir çıkış yolu bulma ihtiyacını doğurmuş ve gereksinim ilk çağlardan beri hep var olagelmiştir. Dolayısıyla insanlarda din duygusu fıtrîdir, yani içten gelen bir durumdur.

Soru 98

Aşağıdakilerden hangisi dinin insana kazandırdıklarından değildir?

Seçenekler

A
Sağlam karakter
B
Ahlaki davranış
C
Maddi hazlar
D
Sorumluluk şuuru
E
Ulvi zevkler
Açıklama:
Bir inanç sistemi olan din, geçici dünya zevklerinin insan ruhunu tatmin etmeyeceğini öğretir. Böylece insana ulvî zevkler ve manevî hazlar kazandırır. Dolayısıyla, doğru cevap C seçeneğidir.

Soru 99

“Din” kelimesinin karşılığı olarak kabul edilen Arapça “deyn” kelimesinin, Türkçe karşılığı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Ceza
B
Borç ve yükümlülük
C
Mükâfat
D
Örf ve adet
E
Hüküm
Açıklama:
Din bilginleri genellikle din kelimesinin Arapça deyn kökünden bir mastar veya isim olduğunu kabul ederler. Temel anlam olarak dinin; itaat, ceza, mükâfat, örf, adet, hüküm, tutulan yol ve usul kelimeleriyle karşılandığı ifade edilir. Bu kelimenin Türkçe karşılığının borç ve yükümlülük anlamlarında olduğu düşünüldüğünde, kişinin varlığını meydana getiren, kendisinin ödemekle yükümlü olduğu varlığa duyduğu minnet ve iç bağlılığı, yani itaati ifade ettiği ortaya çıkmaktadır. Dolayısıyla, doğru cevap B seçeneğidir.

Soru 100

Dinlerin sınıflandırılmasında, Hristiyanlık için aşağıdakilerden hangisi doğru bir sınıflandırma olur?

Seçenekler

A
Hak
B
Batıl
C
Nihal
D
İlkel
E
Muharref
Açıklama:
Kur’an’da “Allah katında din İslam’dır” (Âl-i İmrân 3/19), “hak din” (et-Tevbe 9/33) ve “dosdoğru din” (er-Rûm 30/30) nitelemelerinin yer alması, hak din olarak sadece İslam’ın gösterilmesini gerekli kılmıştır. İnanç sistemlerinden ilahi vahye dayanmayanlara batıl din demişlerdir. İlâhi vahye dayanmakla birlikte Allah’tan geldiği şeklini koruyamamış Yahudilik ve Hıristiyanlık gibi dinlere de muharref din adını vermişlerdir. Klasik dinler tarihi kitapları ise hak dinlere milel, batıl dinlere de nihal adını vermişlerdir. Dinler tek tanrılı ve çok tanrılı olmak üzere de sınıflandırılmış ve ilkel dinler, milli dinler ve dünya dinleri adlandırmaları yapılmıştır. Dolayısıyla, doğru cevap E seçeneğidir.

Soru 101

Dinin ve dini hükümlerin kaynağı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Allah
B
Peygamberler
C
Ruh
D
Tabiat olaylarındaki gizil güç
E
Korku
Açıklama:
Din, Allah tarafından konulur. O’ndan başkasının din oluşturma hakkı yoktur. Bu sebeple dinî hükümlerin kaynağı da Allah’tır. O’nun dışında hiç kimsenin dinî hükümleri değiştirme ve yürürlükten kaldırma yetkisi yoktur. Bu genel kuralın içine Peygamberler de dâhildir. Onlar da dine bir ekleme ve eksiltme yapamaz. Bazı batılı düşünürler dinin kaynağını atalara tapınma, ruh, tabiat olaylarındaki gizil güç, kutsallık, korku ve ümit olarak görmüşlerdir. Bu sebepten İslâm’ın kaynağını da Hz. Peygamber’e dayandırmak istemişler ve onun getirdiği dine Muhammedîlik (Muhammedanism) adını vermişlerdir. İslam’da peygamberin konumunun dini meydana getirmek etmek değil insanlara doğru bir şekilde ulaştırmak olduğunu gözden kaçırdıkları için bu düşünceye sahip olmuşlardır. Hâlbuki İslam âlimleri din tariflerinde “Allah tarafından konulmuş ilâhî kanun” tabirini kullanmak suretiyle bu şekildeki yanlış anlaşılmaların önüne geçmek istemişlerdir. Dolayısıyla, doğru cevap A seçeneğidir.

Soru 102

Aşağıdakilerden hangisi, Türkçedeki “inanç” kavramına dair yanlış bir değerlendirmedir?

Seçenekler

A
Bir düşünceye gönülden bağlanmak anlamına gelir.
B
Bir kimse ya da şeyin büyüklüğünü ve gücünü sarsılmaz bir duygu ile benimsemektir.
C
Batıl itikatları da kapsar.
D
Arapça karşılığı iman ve itikattır.
E
Türkçede inanç kelimesi, dini kavramın içeriğini bütünüyle yansıtma açısından yeterlidir.
Açıklama:
İnanç Türkçede “Bir düşünceye gönülden bağlanmak, Allah’a veya bir dine inanma, birine duyulan güven duygusu, bir kimse ya da şeyin doğruluğunu, büyüklüğünü ve gücünü sarsılmaz bir duygu ile benimsemek” anlamına gelir. Arapça karşılığı iman ve itikattır. Türkçede inanç, inanış ve inanç esasları olarak karşılanmaya çalışılan bu kelime ve türevleri dini kavramın içeriğini bütünüyle yansıtma açısından yetersizdir. Türkçede bütün inanç çeşitleri bu kelime ile karşılandığı için tümüne birden inançlar demenin batıl itikatları da kapsadığı unutulmamalıdır. Doğru cevap E'dir.

Soru 103

I. Tasdik
II. İkrar
III. Bilgi
IV. Amel
V. Zan
Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri, farklı İslam âlimlerine göre kişinin iman etmiş olup olmadığının göstergeleri arasında yer alır?

Seçenekler

A
III ve V
B
I, II ve IV
C
I, II, III ve IV
D
Yalnız V
E
I, III, IV ve V
Açıklama:
İman öncelikle kalbin tasdik etmesi, yani onaylamasıdır. İkrar, içten hissedilenlerin dil ile ifade edilmesine denir. Kişinin kalben kabul ettiği iman esaslarını dışa vurmasının önemi bellidir. İmanın oluşumunda bilginin önemi inkâr edilemez. İnsanın bilgi edinme kaynakları beş duyu, doğru haber ve akıldır. İmanın bu yolların her biriyle olan bağlantısı da bilinmektedir. İnsanda oluşan imanın bilgiden sonra gerçekleştiği ve onun üzerine bina edildiği zaman değerli olduğu söylenmelidir. İslam düşüncesinde iman konusunda yapılan değerlendirmelerden biri de İslam’da emredilmiş ibadet veya taat türünden birinin veya yasaklanmış bir emrin yapılmaması, yani amellerin yerine getirilmesi şeklindeki tanımıdır.

Soru 104

Aşağıdaki mezheplerden hangisi, inanılması gereken konuları sadece bilmek iman etmek için yeterlidir görüşünü benimsemektedir?

Seçenekler

A
Mürcie
B
Kerramiyye
C
Hâriciyye
D
Cehmiyye
E
Zeydiyye
Açıklama:
İslam âlimleri bilginin, insan hayatındaki lüzumunu önemsemişlerdir. Bilgisiz insanla bilgili olanın arasındaki uçurumu en iyi anlatan onlardır. Ancak burada söz konusu olan husus, inanılması gereken konuları sadece bilmek iman etmek için yeterli midir, sorusudur. Bu soruyu evet diye cevaplayan Cehmiyye ve Neccâriyye mezhepleridir. Onlara göre kişinin iman esaslarını sadece bilmesi mümin olması için yeterlidir. Dolayısıyla, doğru cevap D seçeneğidir.

Soru 105

Aşağıdakilerden hangisi, mukallit imanını açıklar?

Seçenekler

A
Ana babasını taklit eder.
B
İnanç esaslarını araştırır.
C
Tefekküre dayanarak iman eder.
D
Aklıyla anlamaya çalışır.
E
Kur’an’ı inceler.
Açıklama:
Bir kimsenin çevresindeki ana, baba, kardeş, komşu, hoca ve değer verdiği diğer kişilere bakarak, hiçbir araştırma yapmadan inanmasına taklit, bu tür imana da taklidî iman denir. Böyle bir kişiye de mukallit adı verilir. İslam dini, insana sevk ettiği inanç esaslarını araştırıp, delil, akıl, tefekkür ve düşünceye dayandırarak iman etmesine önem vermiştir. Böyle iman türüne tahkikî iman, bu imanâ sahip kişiye de muhakkik adı verilmiş ve en yüksek iman etme şeklinin bu olduğu belirtilmiştir. Dolayısıyla, doğru cevap A seçeneğidir.

Soru 106

Aşağıdakilerden hangisi, bir kişinin imanının geçerliliğini sorgulayan bir söylem değildir?

Seçenekler

A
Allah benden daha iyi kul mu bulacak?
B
Aç kalarak ibadet mi olur? Oruç diye bir şey yok!
C
Bence abdest almadan da namaz kılınır!
D
Bu kazadan sağ çıkmam; en iyisi artık iman edeyim!
E
Allah’ın rahmetinden ümit kesilmez!
Açıklama:
Mümin olan kimse alçakgönüllü olmalı, Allah’ın azabı bana isabet etmez, diye düşünmemelidir. “İbadet ve taatim yerinde, Allah benden daha iyi kul mu bulacak?” gibi düşünmemelidir. Mümin, kesin inanç esaslarını veya farz olduğu bilinen hususlardan birini inkâr etmemelidir. Kötü bir alışkanlık olarak devam ettiği içki içmeye besmele ile başlamak veya namazın, orucun farz olduğunu inkâr etmek gibi. Son nefeste veya ihtimallerin tükendiği andaki imanın kabul olunmayacağı hem ayetlerde hem de hadislerde belirtilmiştir. Allah’ın rahmetinden ümit kesmemelidir. “Benim kurtuluş ümidim kalmadı” gibi düşüncelere kapılmamalı ve Allah’ın kullarına merhametinin çok olduğunu unutmamalıdır. Ayetlerde kulun durumu ne kadar ümitsiz olursa olsun Allah’ın onu af edebileceğini hatırlanmalıdır. Nitekim bir âyette “De ki: Ey kendi nefisleri aleyhine haddi aşan kullar! Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin. Çünkü Allah bütün günahları bağışlar. Şüphesiz O, çok bağışlayan ve çok esirgeyendir” (ez-Zümer 39/53) denilmektedir. Dolayısıyla, doğru cevap E seçeneğidir.

Soru 107

Din kelimesi, İslam'ın Mekke dönemlerinin başlarında aşağıdakilerden hangi anlama gelmekteydi?

Seçenekler

A
Tevhid
B
Teslimiyet
C
Kulluk
D
Şirk
E
Ahiret günü
Açıklama:
İslam’ın Mekke döneminde ilk zamanlar din insanın iman ve ameline uygun olarak hesaba çekileceği âhiret gününü ifade ederken, sonraları tevhid ve teslimiyet anlamına verildiği görülür.

Soru 108

"Allah karşısında bireyin duyduğu sevgi ve korku kişinin iç dünyasında oluşan yoğun duyguları ortaya çıkartarak yalnızlık duygusunun atılmasına sebep olur." Bu açıklamadan yola çıkarak bireylerde aşağıdakilerden hangisi görülür?

Seçenekler

A
bireyin yalnızlık duygusunu gidermeye yönelik dinin önemli bir etkisi yoktur
B
Allah'a duyulan sevgi ve korku bireyde yalnızlık duygusunu gidermede etkin rol oynar.
C
Allah'a duyulan korku sebebiyle birey sönük bir hal alır.
D
Allah'a duyulan sevgi ve korku İnsanın iç dünyasını çevresinden saklamasına sebep olur.
E
Allah'a duyulan sevgi ve korku sayesinde birey ahiret gibi görünmeyen dünyalar hakkında da bilgi sahibi olur.
Açıklama:
Din inanç'a giriş
Birey bu sayede kendisini evrende yalnız hissetmez. Dolayısı ile birey sağlam karaktere sahip olur, problem çözebilir, olaylar karşisinda
ezilip sönükleşmez, iradesi kuvvetlenir.

Soru 109

Aşağıdakilerden hangisi dinin tanımlarından birisidir?

Seçenekler

A
Atalarımızın bize bıraktığı miras.
B
Kişinin kendi çabalarıyla ulaşamadığı, sadece vahiy kanalıyla elde edebileceği gerçekler bütünü veya insanı gerçeğe bağlayan şey.
C
Toplumların zamanla geliştirdikleri kurallar bütünü.
D
Azgınlığın, kötülüklerin, hak yemenin önüne geçmek için insanlar tarafından oluşturulmuş yaşam biçimi.
E
Ölüm sonrası yaşam için oluşturulmuş inanç biçimi.
Açıklama:
İslam dini
Son devir islam alimlerine göre din "kişinin kendi çabalarıyla
ulaşamadığı, sadece vahiy kanalıyla elde edebileceği gerçekler bütünü veya
insani gerçeğe bağlayan şey" olarak tanımlanır.

Soru 110

Din hakkında aşağıdakilerden hangisi doğru değildir?

Seçenekler

A
Peygamberler dinde tasarruf bağlamında tam yetkilidirler.
B
Din, Allah tarafından konulur.
C
Allah'tan başkasının din oluşturma hakkı yoktur.
D
Allah dışında hiç kimsenin dinî hükümleri değiştirme ve yürürlükten kaldırma yetkisi yoktur.
E
Bütün gerçek dinler Allah’tan gelmiş ve safiyetlerini koruduğu müddetçe
yürürlükte kalmışlardır.
Açıklama:
Dinin kaynağı.
Peygamberlerin görevi ilahî vahiy doğrultusunda Allah’tan aldığı emir ve
yasakları insanlara aktarmaktır. Ayrıca Peygamberlerin dinde tasarruf yetkileri vardır fakat bu yetki sınırlıdır.

Soru 111

Aşağıdakilerden hangisi inancın esaslarından olan ikrar'ın terimsel tanımıdır?

Seçenekler

A
İçten hissedilenlerin dil ile ifade edilmesi.
B
Anma, hatırlama, bir şeyi zihinde hazır etme.
C
Kendisinde sahih ve hasen hadise ait sıfatların bulunmadığı hadis.
D
Uykuyu feda ederek ibadet ve Kur’an’la meşgul olmak için uyanmak.
E
Kendisiyle bir maksada ulaşılan, yaklaşma sebebi, bir şeye yaklaşmak için ona yakınlığından faydalanılan şey.
Açıklama:
İman-İkrar İlişkisi
İkrar, içten hissedilenlerin dil ile ifade edilmesidir. Kişinin kalben kabul
ettiği iman esaslarını dışa vurması olarak açıklanabilir.

Soru 112

İman ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
İmanın en kısa ve kestirme yolu, tevhid veya şehâdet kelimelerini kalben kabul edip dillendirmesidir.
B
İman olmadan amel kurtuluşa götürmez
C
İçinde bulunulan toplumun çıkarları söz konusu olduğunda helal ve haram hususunda yapılan yanlışları hoş görmek.
D
Allah’ın birliğine, O’nun sonsuz güç ve kudret sahibi olduğuna, Hz. Peygamber’in O’nun gönderdiği son elçi olduğuna şeksiz şüphesiz inanmak imandan gelir.
E
İman kapısından giren insan Allah katında en değerli kimselerden olmuştur.
Açıklama:
İman
Her zaman, koşulsuz şartsız helal ve haram hususunda titizlik göstermek gerekir.

Soru 113

"İslam dini, insana sevk ettiği inanç esaslarını araştırıp, delil, akıl, tefekkür ve düşünceye dayandırarak iman etmesine _______ iman, bu imanâ sahip kişiye de _______ adı verilmiş" Yukarıda boş bırakılan yerlere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?

Seçenekler

A
Muhakkik - tahkikî
B
Taklidi - mümin
C
İcmâlî - mukallit
D
Muhakkik - icmâlî
E
Tahkikî - muhakkik
Açıklama:
Mukallidin İmanı
Delillere, bilgiye, araştırma ve kavramaya dayalı imana tahkîkî iman denir. Bu imana sahip kişilere ise muhakkik adı verilir.

Soru 114

Aşağıdakilerden hangisi imanın geçerliliği ile ilgili doğru bir ifadedir?

Seçenekler

A
İman son nefeste veya ihtimallerin tükendiği ümitsizlik (ye’s) anıyla sınırlıdır
B
Mümin, kesin inanç esaslarını veya farz olduğu bilinen hususlardan birini akıl yoluyla kanıtlayamazsa inkâr edebilir.
C
İlahî emir ve hikmet gereği gönderilen dinî esasların hepsini cennet arzusu ile yerine getirmektir.
D
Birey Hz. Peygamberin getirdiği dini hükümlerin tamamını hiç yüksünmeden bir bütünlük içinde kabul etmelidir.
E
İslam ile iman aynı şeylere işaret eden kavramlardır.
Açıklama:
İmanın Geçerliliği
Dini hükümlerin tamamı Allah tarafından Hz. Peygamber aracılığı ile gönderildiği için hiç yüksünmeden bir bütünlük içinde kabul etmelidir.

Soru 115

Kalbi iman ile dolu olan kişilerin bir zorlama anında bunu inkâr etmeleri onların imanlarına zarar vermezken, hiç gereği yokken iki
yüzlülükten iman ettiğini söyleyip bir başka yerde bu halini inkâr edenler mümin sayılmamaktadır. bu bakımdan kalben iman etmemiş fakat diliyle iman ettiğini söyleyen bir kişiyi İslam dini hangi vasıf ile vasıflandırmaktadır.

Seçenekler

A
Münkir
B
Müşrik
C
Munafık
D
Müflis
E
Fasık
Açıklama:
İslam söz konusu bir insanın münafık olduğunu söylemektedir.

Ünite 2

Soru 1

İslam kelimesinin kökü olan "silm" kelimesi Kuran'ın 2. suresi olan Bakara suresinin 208. ayetinde aşağıdaki anlamlardan hangisini taşımaktadır?

Seçenekler

A
Yalnızca Allah'a yönelme
B
Barış ortamına girme
C
Allah'ın emir ve yasaklarına teslim olma
D
Huzur ortamına girme
E
Tevhid inancına sahip olma
Açıklama:
İslâm kelimesi Kurân’da çeşitli anlamlarda geçer. Bunların bir kısmı, “Allah’a yönelme ve O’na teslim olma” manasındadır. “Rabbi ona Müslüman ol, demiş, o da Âlemlerin Rabbine boyun eğdim, demişti” (el-Bakara 2/131) ayetinde esleme fiili, “teslim olmak, boyun eğmek” manasına gelmekte ve “Allah’a içten gelen bir bağlanışı” ifade etmektedir. Bunun yanında “tevhid inancına sahip olmak ve Allah’a teslimiyetin gereğini yapmak” anlamında da kullanıldığı olmuştur. Bu anlamı itibariyle Kur’ân’da “Size azap gelip çatmadan önce Rabbinize dönün, O’na teslim olun, sonra size yardım edilmez” (ez-Zümer 39/54). ayeti ile teyit edilmektedir. Ayetlerde geçen kelime anlamları arasında “huzur ortamına girmek” vurgusu da yapılmaktadır. İslâm dairesine giren kimseler rahat ve huzur içinde yaşamayı, barışı tercih etmişlerdir. Bu durumla ilgili ayette şöyle buyrulmaktadır: “Ey iman edenler! Hep birden huzur ortamına girin. Sakın şeytanın adımlarına tabi olmayın. Çünkü o, sizin apaçık düşmanınızdır” (el-Bakara 2/208).

Soru 2

I. İslam dininin inançla ilgili hükümleri
II. İslam dininin davranışlarla ilgili hükümleri
III. İslam dininin ahlakla ilgili hükümleri
IV. İslam dininin toplumla ilgili hükümleri
V. İslam dininin evrenle ilgili hükümleri
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri İslam dininin incelenmesinde faydanılan başlıklardır?

Seçenekler

A
I-II-III
B
III-IV-V
C
I-II-V
D
I-III-V
E
I-II-III-IV-V
Açıklama:
İslâm dini genel iskelet olarak belirtilen maddeleri içerir. Doğru cevap E'dir.

Soru 3

İslam dininin birinci derecede önemli sayılan esasları aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
İnanç esasları
B
Davranış esasları
C
Ahlak esasları
D
Düzen esasları
E
İşleyiş esasları
Açıklama:
İnançla ilgili hükümlere aslî, yapıp etmelerle yani ibadet ve muamelâtla ilgili olanlarına fer’î esaslar denir. Bu ayırım inanç esasının dinde ne kadar önemli olduğunu göstermek içindir. Dinin aslî inanç esasları aslî birinci derecede önemli, muamelatı ilgilendiren fer’i konulardaki esasları ise ikinci derecede önemli hususlardır. Doğru cevap A'dır.

Soru 4

“Dini ayakta tutun ve onda ayrılığa düşmeyin diye Nuh’a tavsiye ettiğini, sana vahyettiğimizi, İbrahim’e, Musa’ya ve İsa’ya tavsiye ettiğimizi Allah size de din kıldı” (eş-Şûrâ 42/13) âyeti inançla ilgili aşağıdakilerden hangisini vurgulamaktadır?

Seçenekler

A
Ahlâkî duygular insanlara din tarafından kazandırılır.
B
İnanç esaslarında zaman içinde hiçbir değişiklik olmamıştır.
C
Beşerî kanun ve nizamlar, insanları ahlâkîliğe teşvik etmekte yeterli değildir.
D
İslâm’ın her şeyden önce bir tevhid dinidir.
E
Çok amel etmek veya gayet ahlâklı bir davranış sergilemek İslam için yeterlidir.
Açıklama:
İslâm’ın inanç esasları insanın gayb dünyasına hitap ettiği için ilk insan ve ilk peygamberden bu yana var olan esaslardır. İnsanın fiziki ihtiyaçları temelde değişmediği gibi inançla olan ilişkisindeki gereksinimi de değişmemektedir. Bu anlam itibarıyla inanç esaslarında zaman içinde hiçbir değişiklik olmamıştır. Bu husus çeşitli ayetlerde vurgulanmıştır. Bunlardan biri “Dini ayakta tutun ve onda ayrılığa düşmeyin diye Nuh’a tavsiye ettiğini, sana vahyettiğimizi, İbrahim’e, Musa’ya ve İsa’ya tavsiye ettiğimizi Allah size de din kıldı” (eş-Şûrâ 42/13) âyetidir. İnsan ihtiyaçlarının çeşitliliği yanında dine olan gereksinim hiçbir zaman ortadan kalkmamıştır. Doğru cevap B'dir.

Soru 5

Aşağıdaki ayetlerden hangisinde inanç esaslarını icmâlî olarak görmek mümkündür?

Seçenekler

A
“Gerçek iyilik, yüzlerinizi doğu ve batı yönüne çevirmeniz değildir. Asıl iyi olan, Allah’a, âhiret gününe, meleklere, kitaplara, peygamberlere inanan kimsenin yaptığıdır” (el-Bakara 2/177).
B
“Kim imanı kabul etmezse onun ameli boşa gitmiştir. O, âhirette de ziyana uğrayanlardandır” (el-Mâide, 5/5).
C
“Hac ibadetini bitirince babalarınızı andığınız gibi, hatta ondan daha kuvvetli bir şekilde Allah’ı anın” (el-Bakara 2/200).
D
“Size azap gelip çatmadan önce Rabbinize dönün, O’na teslim olun, sonra size yardım edilmez” (ez-Zümer 39/54)
E
“Dini ayakta tutun ve onda ayrılığa düşmeyin diye Nuh’a tavsiye ettiğini, sana vahyettiğimizi, İbrahim’e, Musa’ya ve İsa’ya tavsiye ettiğimizi Allah size de din kıldı” (eş-Şûrâ 42/13).
Açıklama:
Kur’ân ve mütevâtir hadislerde zikredilen inanç esaslarını benimsemenin ve onları bir değer olarak algılamanın keyfiyeti gönül bağlılığıdır, içtenliktir ve kendi değer sisteminin bir parçası olduğunu kabullenerek bu hususta hiçbir ikiyüzlülüğe imkân vermemektir. Bu esaslara gönülden bağlanıldığında manevi dünyasının olmazsa olmazı haline gelmekte ve en üst haz unsuru olarak algılanmaktadır. Bu hususu belirten âyette Allah Teâlâ, hac görevini kalp huzuru ile ifa etmiş ve günahlarından arınmış kimselere hitaben şöyle buyurur: “Hac ibadetini bitirince babalarınızı andığınız gibi, hatta ondan daha kuvvetli bir şekilde Allah’ı anın” (el-Bakara 2/200).

Soru 6

“De ki: Hak, Rabbinizdendir. Öyle ise dileyen iman etsin, dileyen inkâr etsin” (el-Kehf 18/29) ayeti aşağıdaki inanç esaslarından hangisine bir örnektir?

Seçenekler

A
İnanç esaslarında zorlama yoktur.
B
İnanç esasları kesin bilgi verir ve yakîn ifade ederler.
C
İnanç esasları açık ve sadedir.
D
İtikat esasları bir bütündür, bölünme ve parçalanma (tecezzî) kabul etmez.
E
İslâm inanç esasları zamana, zemine, mekâna, fert ve toplumlara göre değişmez.
Açıklama:
1. İnanç esaslarında zorlama yoktur. Kişinin, Hz. Peygamber’in getirdiği inanç esaslarına zorlanması ve dolayısıyla neticesinde bir karşılık beklemesi söz konusu değildir. İtikat esaslarını kabullenmek veya kabullenmemek kişilerin kendi sorumluluğu dâhilindedir. Kur’ân, bu konudaki tavrını net bir şekilde ortaya koymuştur: “Kur’ân’a ister inanın ister inanmayın.” (el-İsrâ 7/107) “De ki: Hak, Rabbinizdendir. Öyle ise dileyen iman etsin, dileyen inkâr etsin” (el-Kehf 18/29). Doğru cevap A'dır.

Soru 7

Aşağıdaki ayetlerden hangisi itikat esaslarının bir bütün olduğunu, bölünme ve parçalanma (tecezzî) kabul etmediğini gösterir?

Seçenekler

A
“ De ki: Doğru iseniz delillerinizi getirin” (el-Bakara 2/111).
B
“Dinde zorlama yoktur. Artık doğrulukla eğrilik birbirinden ayrılmıştır. O halde kim tâğûtu reddedip Allah’a inanırsa, kopmayan sağlam kulpa yapışmıştır. Allah işitir ve bilir.”(el-Bakara 2/256).
C
“Yoksa siz kitabın bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz! Sizden öyle davrananların cezası dünya hayatında rüsvalık, kıyamet gününde ise en şiddetli azaba itilmektir” (el-Bakara 2/85).
D
“Sen yüzünü Hanîf olarak dine, Allah’ın insanları fıtrat üzere yarattığı dine çevir. Allah’ın yaratışında değişme yoktur. İşte dosdoğru din budur; fakat insanların çoğu bilmezler” (er-Rûm 30/30).
E
“Ancak sana kulluk ederiz ve yalnız senden medet umarız” (Fâtiha, 1/5).
Açıklama:
İtikat esasları bir bütündür, bölünme ve parçalanma (tecezzî) kabul etmez. Biri olmazsa diğerleri de mevcut olmaz. Bu esaslar ya toptan kabul edilir, ya da biri dahi inkâr edilmiş olsa, toptan reddedilmiş gibi olur. Bir kısmını kabul edip bir kısmını reddetmek İslâm’ın bütünlüğünü bozmak, dini tahrif etmek anlamına gelir; Allah’a inanıp da peygamberine inanmayan kişi İslâm dairesinde değildir. Kur’ân-ı Kerim’de Yahudilere hitaben “Yoksa siz kitabın bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz! Sizden öyle davrananların cezası dünya hayatında rüsvalık, kıyamet gününde ise en şiddetli azaba itilmektir” (el-Bakara 2/85) denilmek suretiyle inanç esasında bölünmeye yer olmadığına dikkat çekilmiştir. Doğru cevap C'dir.

Soru 8

“Sen yüzünü Hanîf olarak dine, Allah’ın insanları fıtrat üzere yarattığı dine çevir. Allah’ın yaratışında değişme yoktur. İşte dosdoğru din budur; fakat insanların çoğu bilmezler” (er-Rûm 30/30) ayeti aşağıdaki İslam inanç esaslarından hangisine bir kanıt olarak sunulabilir?

Seçenekler

A
İslâm inanç esasları zamana, zemine, mekâna, fert ve toplumlara göre değişmez.
B
İslâm inanç esasları insan fıtratına en uygun bir yapıya sahiptir.
C
İtikat esasları bir bütündür, bölünme ve parçalanma (tecezzî) kabul etmez.
D
İnanç esasları açık ve sadedir. Ne istediği apaçık, ayan beyan ve nettir.
E
İnanç esaslarında zorlama yoktur.
Açıklama:
İslâm inanç esasları insan fıtratına en uygun bir yapıya sahiptir. Bugüne kadar inanç esaslarından hiçbiri, ilme veya akla aykırı olduğu hususunda bir ispata maruz kalmamış ve bir tenkide uğramamıştır. İnsanın fıtrî ve doğal yaratılışı İslâm inanç esaslarına uygundur. Çünkü gönül huzuru ve vicdan rahatlığı için tavsiye edilen ilkeler de aynı kaynağa dayanmaktadır. Birçok âyet ve hadislerde bu hususa işaret edilir: “Sen yüzünü Hanîf olarak dine, Allah’ın insanları fıtrat üzere yarattığı dine çevir. Allah’ın yaratışında değişme yoktur. İşte dosdoğru din budur; fakat insanların çoğu bilmezler” (er-Rûm 30/30). Doğru cevap B'dir.

Soru 9

I. Yalnızca Allah'a yapılır.
II. Hz. Peygamber tarafından farz kılınır.
III. Nasıl yapılacağını insanlara Cebrail gösterir.
IV. İlave ya da eksiltme yapılamaz.
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri İslam'daki ibadetlerle ilgili doğrudur?

Seçenekler

A
I-II
B
III-IV
C
I-IV
D
II-III
E
I-II-III
Açıklama:
İbadetler Allah Teâlâ tarafından farz kılınır, Hz. Peygamber’in gösterdiği gibi yapılır. Onlara da kimse ilave ve eksiltme yapamaz. Dinî metinler aynı zamanda ibadetlerin de kaynağıdır. İbadetler sadece Allah rızası için yapılır, niyet ve uygulamada O’ndan başkasını anmak caiz değildir. Müslümanlar Peygamberlere iman ederler, ama onlara asla tapmaz ve ibadet etmezler. Doğru cevap C'dir.

Soru 10

Hz. Âişe’ye Hz. Peygamberin ahlâkından sorulduğunda, “onun ahlâkı Kur’ân’dır” demesi aşağıdakilerden hangisini destekler?

Seçenekler

A
Hz. Peygamber geleneklerini ahlak olarak edinmiştir.
B
Hz. Peygamber, kendi ahlaki kurallarını oluşturmuştur.
C
Hz. Peygamber, ahlaki kuralları ayetlerden edinmiştir.
D
Hz. Peygamber, ahlak kurallarını teoride bırakmıştır.
E
Hz. Peygamber, Yahudi ahlakını örnek almıştır.
Açıklama:
İslâm’ın ahlâk ilkeleri Hz. Peygamber tarafından yaşanıp uygulamaya geçirildiğinden kuru bir teoriden ibaret değildir. Hz. Peygamber de bu ilkeleri vahiyden almıştır. O yüzden Hz. Âişe’ye onun ahlâkından sorulduğunda, “onun ahlâkı Kur’ân’dır” demiştir. Bizzat kendisi de ahlâk güzelliğini tamamlamak için gönderildiğini belirtmiştir (Muvatta, “Hüsnü’l-hulk”, 8) İslâm’ın ahlâk ilkeleri bu açıdan bakıldığında iki kaynağa dayanmaktadır: Kur’ân ve sahih hadisler. Onlara uymayan toplumdaki örf ve adetler Müslümanlar için ahlâkî değer taşımaz. Doğru cevap C'dir.

Soru 11

Aşağıdakilerden hangisi İslâm Dini’nin insana önerdiği temel ilkelerden biri değildir?

Seçenekler

A
Allah’a ve O’nun buyruklarına boyun eğmek
B
Doğruya ve hakka uymak
C
Her şeye ve her halde boyun eğmek
D
İtaat etmek ve isyan etmemek
E
Yanlışa ve kötüye uymamak
Açıklama:
İnkıyat ve itaat merkezli bir anlam taşıyan İslâm’ın, her şeye ve her halde bir boyun eğişi değil, sadece hakka boyun eğişi ifade için kullanılır. Doğruya ve hakka uymak, yanlışa ve kötüye uymamak İslâm şiarıdır. Allah’a ve O’nun buyruklarına boyun eğmek, itaat etmek ve isyan etmemek İslâm’ın insana önerdiği temel ilkelerdendir.

Soru 12

İslâm dininin inançla ilgili hükümlerine ne denir?

Seçenekler

A
Muâmelât
B
Tefsir
C
Tevhit
D
İtikat
E
İlim
Açıklama:
İslâm dininin inanç esasları itikat olarak isimlendirilir. İtikat ise “Bir şeye gönül bağlamak, düğüm atmışçasına kesinlikle inanmak ve bütünüyle benimsemek” anlamlarına gelir. İman etmekle eş anlamlıdır. İtikat esasları ise “İslâm dininde kesinlikle inanılan ve inanılan hususlarda şüpheye yer vermeden doğru kabul edilen değerler” anlamına gelir.

Soru 13

Aşağıdakilerden hangisi İslâm’ın inanç esası ile bağdaşmaz?

Seçenekler

A
Kesinlik
B
Değişmezlik
C
Açıklık
D
Bölünmezlik
E
Zorlayıcılık
Açıklama:
Tarih içinde süzülüp gelen inanç esaslarıyla ilgili temel özellikler kelâm ilminde birkaç noktada özetlenmiştir. Bu özellikler kesinlik, değişmezlik, açıklık ve bölünmezlik olarak sıralanmaktadır. İnanç esaslarında zorlama yoktur. Kişinin, Hz. Peygamber’in getirdiği inanç esaslarına zorlanması ve dolayısıyla neticesinde bir karşılık beklemesi söz konusu değildir. İtikat esaslarını kabullenmek veya kabullenmemek kişilerin kendi sorumluluğu dâhilindedir. Kur’ân, bu konudaki tavrını net bir şekilde ortaya koymuştur: “Kur’ân’a ister inanın ister inanmayın.” (el-İsrâ 7/107) “De ki: Hak, Rabbinizdendir. Öyle ise dileyen iman etsin, dileyen inkâr etsin” (el-Kehf 18/29).

Soru 14

İnanç esaslarının özellikleri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Dünyevî fayda beklentisinden doğar
B
Müphem ve muğlâk değildir
C
Açık, sade ve anlaşılırdır
D
Zorlama yoktur
E
Bir bütündür, bölünme ve parçalanma kabul etmez
Açıklama:
İslâm’ın özü samimiyet, içtenlik ve Allah rızasına dayanır. Onun için inancın dünyevî fayda beklentisinden uzak olması gerekir. Bu husus İslâm’ın temel bir ilkesidir. İman karşılığında dünyevî fayda temin etme niyetinde olanlar âyetlerde kınanmıştır.

Soru 15

Aşağıdakilerden hangisi İslâm dininin davranışlarla (amelle) ilgili hükümlerinden biri değildir?

Seçenekler

A
İbadetler kuldan Allah’a yönelik yapılan samimi davranışlardır
B
Müslümanlar Peygamberlere iman ederler, onlara taparlar ve ibadet ederler
C
İbadetlerde esas olan riyasız bir şekilde Allah’a yönelmek ve sadece O’na kulluk etmektir
D
İbadetler Allah Teâlâ tarafından farz kılınır, Hz. Peygamber’in gösterdiği gibi yapılır
E
Farz ibadetlerin yapılış şekilleri fiilî mütevâtir sünnete dayanır
Açıklama:
İbadetler Allah Teâlâ tarafından farz kılınır, Hz. Peygamber’in gösterdiği gibi yapılır. Onlara da kimse ilave ve eksiltme yapamaz. Dinî metinler aynı zamanda ibadetlerin de kaynağıdır. İbadetler sadece Allah rızası için yapılır, niyet ve uygulamada O’ndan başkasını anmak caiz değildir. Müslümanlar Peygamberlere iman ederler, ama onlara asla tapmaz ve ibadet etmezler.

Soru 16

Aşağıdakilerden hangisi İslâm dininin ahlâkla ilgili hükümlerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Müminler kendilerine emredilen iman ve amel ilkeleri doğrultusunda yaşamalılardır.
B
İslâm dininde Allah'ın yarattıklarına karşı merhametli olmak, onları incitmemek esastır.
C
İslâm dininin tek temel ilkesi inançtır.
D
Müminlerin her ahlâkî davranışı ilâhî bir niteliğin ortaya çıkmasına vesile olmalıdır.
E
İslâm dininin ahlâk ilkeleri Kur’ân’a dayanır.
Açıklama:
İslâm dinini üç önemli ilke oluşturur. İnanç bunların en önemlisidir. Amel ve ahlâk hükümleri de bu inanç esaslarına dayanır. Bir bakıma hiçbiri diğeri için terk edilmediği gibi dayandıkları ilke itibariyle bunların hiçbirinin diğerine üstünlüğü olmaz. İslâm dininin ana iskeleti olan inanç, aslında amel ve ahlâkı içinde barındırmaktadır. Bunlardan birinin eksikliği müminin değerini düşürür. İnsanlığa örnek ve onların da doğru yolu bulmalarına vesile olmak görevini zedeler.

Soru 17

Aşağıdakilerden hangisi İslâm inanç esaslarının özelliklerinden birisidir?

Seçenekler

A
İnanç esaslarına beşerî müdahale, ilave veya eksiltme yapma imkânı mevcuttur
B
İnanç esasları kesin bilgi verir
C
İtikat esaslarında zorlama vardır.
D
İslâm inanç esasları zamana ve toplumlara göre değişebilir
E
İslâm inanç esasları Peygamberden peygambere, ümmetten ümmete değişebilir
Açıklama:
İslam İnanç esasları kesin bilgi verir ve yakîn ifade ederler. Kur’ân ve mütevâtir sünnette yer almış olması hasebiyle verdikleri bilgiden şüphe edilmez. Şek ve şüphe burada inkâr ve küfür sayılır. İnanan kişi imanının bu nitelikte olmasına dikkat eder.

Soru 18

Aşağıdakilerden hangisi “İslam” kelimesinin anlamlarından biridir?

Seçenekler

A
Kesinlik
B
Huzur
C
Allah’a tam teslimiyet
D
Var oluş
E
Ahiret
Açıklama:
İslâm âlimleri İslâm kelimesine “Allah’a tam teslimiyet, hükümlerine boyun eğmek ve emirlerine uymak” anlamları verdikleri gibi “kişinin kendini her haliyle Allah’a teslim etmesi ve O’na ortak koşmamakla birlikte sadece O’na kulluk etmesi” şeklinde mana vermişlerdir. Yine İslâm “Allah’ın Hz. Peygamber vasıtasıyla gönderdiği bütün hükümleri içtenlikle benimseyip onlara uymak” şeklinde de tarif edilmiştir.

Soru 19

Aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Seçenekler

A
İslâm inanç sistemi kalp ve vicdana hitap eder, kesin delillere ve açık akıl yürütmelere yer vermez.
B
İslâm’ın her şeyini kabul eden ama temel inanç veya ibadetlerden birini veya birkaçını kabul etmeyen kişi de İslâm dairesindendir.
C
İnanç esasları zaman içinde, çağlara göre değiştiği gibi, artma ve eksilme de yaşar.
D
İtikat esaslarını kabullenmek veya kabullenmemek kişilerin kendi sorumluluğu dâhilindedir.
E
İnsanın fıtrî ve doğal yaratılışı İslâm inanç esaslarına uygun değildir.
Açıklama:
İnanç esaslarında zorlama yoktur. Kişinin, Hz. Peygamber’in getirdiği inanç esaslarına zorlanması ve dolayısıyla neticesinde bir karşılık beklemesi söz konusu değildir. İtikat esaslarını kabullenmek veya kabullenmemek kişilerin kendi sorumluluğu dâhilindedir. Kur’ân, bu konudaki tavrını net bir şekilde ortaya koymuştur: “Kur’ân’a ister inanın ister inanmayın.” (el-İsrâ 7/107) “De ki: Hak, Rabbinizdendir. Öyle ise dileyen iman etsin, dileyen inkâr etsin” (el-Kehf 18/29).

Soru 20

İslâm dini ahlâk ilkelerinin dayanağı nedir?

Seçenekler

A
Taklit
B
Kur’ân
C
Ukubat
D
İlim
E
Âhiret
Açıklama:
İslâm dininin ahlâk ilkeleri Kur’ân’a dayanır. Kur’ân insanın hem bu dünyada insanlarla olan ilişkisinin hem de âhiretle ilgili davranışlarının Allah’ın rızasına uygun olmasını ister. Nitekim müminlere, beden ve kalbin temiz tutulması, kirletilmemesi hususunda tavsiyeler yapılır (el-Bakara 2/222) Müminler kendilerine emredilen iman ve amel ilkeleri doğrultusunda yaşayacaklar ve böylece erdemin hâkim olduğu bir toplum meydana getireceklerdir. Kendi arzu ve heveslerinin peşinden koşmayacaklar ve kötü örnek olmayacaklardır. Kendilerine bu konuda Hz. Peygamber’in sünnetini ve yaşayışını örnek alacaklar ve onun önderliğinde dünyevî istek ve hazcılıktan mümkün olduğunca uzak duracaklardır.

Soru 21

Aşağıdaki kavramlardan hangisi "bir şeye gönül bağlamak, bütünüyle benimsemek, düğüm atmışçasına kesinlikle inanmak" anlamlarına gelmektedir?

Seçenekler

A
İz'an
B
İkan
C
İtikat
D
Tevhid
E
İtkan
Açıklama:
Şıklardaki tüm kavramlar imanla ilgili olmakla beraber soruda sorulan manaya karşılık gelecek iman ile ilgili kavram itikattır.

Soru 22

Allah'ın kulları hakkında belirlediği hükümler İslam dininde üç ana başlık altında incelenir. Bunlar itikâdî, amelî ve ........... hükümleridir. Cümlesinde boşluğa şıklardan hangisi gelmelidir?

Seçenekler

A
fıkhî
B
ıstılahî
C
imanî
D
ahlâkî
E
tevhidî
Açıklama:
Allah Teâlâ’nın kulları hakkında belirlediği hükümler İslâm dininde üç ana
başlık altında incelenir. Bunlar; itikâdî, amelî ve ahlâkî hükümlerdir.

Soru 23

Bazı itikâdî hükümler etrafında İslâm tarihi boyunca ihtilaflar yaşanmıştır. Bu sebeple onların kesin ve açık olma özellikleri ortadan kalkmıştır. Bu çeşit inanç esaslarına ............... esasları denir ve ilgili itikâdî mezhebin dünya görüşü olarak nitelendirilebilir.
Paragraftaki boşluğa hangi kavram getirilmelidir?

Seçenekler

A
Kelami inanç
B
Tevhidî inanç
C
Taklidî inanç
D
Zannî inanç
E
Şeklî inanç
Açıklama:
Bazı itikâdî hükümler etrafında İslâm tarihi boyunca ihtilaflar yaşanmıştır. Bu
sebeple onların kesin ve açık olma özellikleri ortadan kalkmıştır. Bu çeşit inanç
esaslarına zannî inanç esasları denir ve ilgili itikadi mezhebin dünya görüşü olarak nitelendirilebilir.

Soru 24

İslâm’ın amelî hükümleri çerçevesinde ele alınan cezalarla ilgili verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
yapılması kesinlikle yasak olan fiilleri işleyenlere verilmiştir
B
asıl olan ibret olması ve bunu görenlerin kesinlikle o fiilleri işlemekten sakınmasıdır
C
hak edene cezaların tavizsiz uygulanır, kimseye ayrıcalık tanınmaz
D
Toplumun barış içinde yaşaması için bu cezalar vazgeçilmez
E
Cezalarda toplumun menfaati esastır.
Açıklama:
İslâm’ın amelî hükümleri çerçevesinde ele alınan cezalar, yapılması kesinlikle
yasak olan fiilleri işleyenlere verilmiştir. Bunlarda asıl olan ibret olması ve bunu görenlerin kesinlikle o fiilleri işlemekten sakınmasıdır. İnsanların birbirlerine zülüm
etme yetkisi yoktur. Toplumun barış içinde yaşaması için bu cezalar vazgeçilmez olarak görülmüştür, zira İslâm dininde kimsenin suç işleme ayrıcalığı yoktur. İşte bu
sebeple hak edene cezaların tavizsiz uygulanması istenir. Bu konuda suçluya karşı
bir acıma duygusunun ceza vermenin önüne geçmemesi Allah’ın kullarından istediği bir farzdır. bütün bu prensiplerle birlikte İslam hukukunda cezalarda sadece toplumun menfaati gözetilmez.

Soru 25

İslam inanç esasları ile ilgili verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
inanç esasları topluma göre farklılık arzedebilir
B
inanç esaslarında zorlama yoktur
C
inanç esaslarına körü körüne bağlanılmaz
D
inanç esasları açık ve sadedir
E
inanç esasları bir bütündür
Açıklama:
inanç esasları zamana, zemine, mekana, fert ve toplumlara göre değişmez

Soru 26

Bir dinin esasını o dinin hangi boyutu oluşturur?

Seçenekler

A
İnanç
B
Muamelat
C
İbadet
D
Örf
E
Ahlak
Açıklama:
Bir dinin esasını o dinin inanç boyutu oluşturur

Soru 27

Aşağıdakilerden hangisi bir Müslümanın inanç sisteminin temelini oluşturur?

Seçenekler

A
Peygamberlere inanma
B
Meleklere inanma
C
Kitaplara inanma
D
Allah'ın varlığına ve birliğine inanma
E
Ahiret gününe inanma
Açıklama:
İslâm’ın her şeyden önce tevhid dini olması sebebiyle en önemli yönü, evrende Allah’tan başka hiçbir varlığı mabut olarak kabul etmemektir. bu imani esas İslam'ın inanç sistemini oluşturur.

Soru 28

İslam dininde ahlak ilkelerinin kaynağı hangi şıkta doğru olarak verilmiştir?

Seçenekler

A
Kur'an-akıl
B
Kur'an-sünnet
C
Kur'an-Sünnet-Örf
D
Kur'an-akıl-Örf
E
Kur'an-sünnet-Akıl
Açıklama:
İslâm’ın ahlâk ilkeleri bu açıdan bakıldığında iki kaynağa dayanmaktadır: Kur’ân ve sahih hadisler. Onlara uymayan toplumdaki örf ve adetler Müslümanlar için ahlâkî değer taşımaz.

Soru 29

İslâm dininin “muamelât” diye adlandırılan insandan insana yapılan ve karşılıklı ilişkileri içeren hükümleri ........... ilkesine dayanmaktadır. İkili ilişkilerin esası Allah tarafından konulmuş, çeşitliliklerine rağmen vazgeçilmez olarak insanların hakkına riayet edilmesi istenmiştir.

Seçenekler

A
Ahlakilik
B
İnsaf
C
Adalet
D
Muaşeret
E
Muvazene
Açıklama:
İslâm dininin “muamelât” diye adlandırılan insandan insana yapılan ve karşılıklı ilişkileri içeren hükümleri adalet ilkesine dayanmaktadır. İkili ilişkilerin esası
Allah tarafından konulmuş, çeşitliliklerine rağmen vazgeçilmez olarak insanların
hakkına riayet edilmesi istenmiştir.

Soru 30

Seçeneklerden hangisi islam kelimesinin sözlük anlamlarından biridir?

Seçenekler

A
Huzur bulmak
B
Yakarmak
C
Barış yapmak
D
Takdir etmek
E
Kavramak
Açıklama:
Arapça aslı silm veya selm olan İslâm, sözlükte: “kurtuluşa ermek, boyun eğmek, teslim olmak, barış yapmak” anlamlarına gelmektedir. Kelimenin çeşitli İslâm bilginleri tarafından yapılan kök araştırmasında; “iradeli bir barış ortamına giriş ve boyun eğiş” anlamı etrafında durulduğu görülür. İnkıyat ve itaat merkezli bir anlam taşıyan İslâm’ın, her şeye ve her halde bir boyun eğişi değil, sadece hakka boyun eğişi ifade için kullanılır. Doğruya ve hakka uymak, yanlışa ve kötüye uymamak İslâm şiarıdır. Allah’a ve O’nun buyruklarına boyun eğmek, itaat etmek ve isyan etmemek İslâm’ın insana önerdiği temel ilkelerdendir.

Soru 31

Seçeneklerden hangisi İslam kelimesinin kur'an'da kullanılan anlamlarından biridir?

Seçenekler

A
Huzur ortamına girmek
B
İman etmek
C
Adil olmak
D
Kararlı olmak
E
Doğru yol üzere olmak
Açıklama:
İslâm kelimesi Kurân’da çeşitli anlamlarda geçer. Bunların bir kısmı, “Allah’a
yönelme ve O’na teslim olma” manasındadır. “Rabbi ona Müslüman ol, demiş,
o da Âlemlerin Rabbine boyun eğdim, demişti” (el-Bakara 2/131) ayetinde esleme fiili, “teslim olmak, boyun eğmek” manasına gelmekte ve “Allah’a içten gelen bir bağlanışı” ifade etmektedir. Bunun yanında “tevhid inancına sahip olmak ve Allah’a teslimiyetin gereğini yapmak” anlamında da kullanıldığı olmuştur. Bu anlamı itibariyle Kur’ân’da “Size azap gelip çatmadan önce Rabbinize dönün, O’na teslim olun, sonra size yardım edilmez” (ez-Zümer 39/54). ayeti ile teyit edilmektedir. Ayetlerde geçen kelime anlamları arasında “huzur ortamına girmek” vurgusu da yapılmaktadır. İslâm dairesine giren kimseler rahat ve huzur içinde yaşamayı, barışı tercih etmişlerdir. Bu durumla ilgili ayette şöyle buyrulmaktadır: “Ey iman edenler! Hep birden huzur ortamına girin. Sakın şeytanın adımlarına tabi olmayın. Çünkü o, sizin apaçık düşmanınızdır” (el-Bakara 2/208). Bu dairenin dışında kalmak, İslâm’ın ön gördüğü huzur ortamını yakalayamamak anlamını da içerdiği için bir bakıma İslâm dininin dışındaki din ve anlayışların insan huzurunu karşılamaktan uzak olduğu vurgusu da yapılmış olmaktadır

Soru 32

İslam dinine göre inanç konularının temelini ne oluşturur?

Seçenekler

A
Peygamber
B
İman
C
Ahiret
D
Tebliğ
E
Vahiy
Açıklama:
İslâm inancı her insandan Allah’a mânevî gönül bağıyla bağlanmayı ve bunda samimiyet ve içtenlik göstermeyi ister. İnançlar dışarıdan değerlendirilmesi
pek mümkün olmayan ve insanın yaratıcısıyla olan bağını ihtiva eden ilkelerden
ibarettir. İnanç konuları temel olarak peygamberlere indirilen vahiyle belirlenir.
Vahyin içeriği de Allah’ın var ve bir olduğuna, meleklere, kitaplara, peygamberlere, âhiret gününe ve kaza ve kaderin iyi ve kötü yönleriyle Allah’tan olduğuna inanmaktan ibarettir. Bunlar üçe indirilmek suretiyle Allah, peygamber ve âhiret inancı olarak özetlendiği gibi bazen de bire indirgenmek suretiyle Allah’a iman olarak özetlenir. İslâm tevhit dinidir. Bütün konular bu temel esas etrafında örülür.

Soru 33

İslama göre inançla ilgili hükümlere ne ad verilir?

Seçenekler

A
Fer'i hükümler
B
Asli hükümler
C
İtikadi hükümler
D
İbadet hükümleri
E
Akaid hükümleri
Açıklama:
Diğer yönden inançla ilgili hükümlere aslî, yapıp etmelerle yani ibadet ve
muamelâtla ilgili olanlarına fer’î esaslar denir. Bu ayırım inanç esasının dinde ne
kadar önemli olduğunu göstermek içindir. Dinin aslî inanç esasları aslî birinci derecede önemli, muamelatı ilgilendiren fer’i konulardaki esasları ise ikinci derecede önemli hususlardır. Çünkü insan nasıl inanıyorsa öyle yaşar. İnancını kaybeden veya inancı olmayan kişiler ise yaşadıkları gibi inanmak mecburiyetindedirler

Soru 34

İSlama göre terimsel olarak, “Sahibi nezdinde hiçbir şüphe kabul etmeyen kesin hüküm, inanılması gerekli olan temel ilke, iman esası” olarak tanımlanan kavram hangisidir?

Seçenekler

A
İtikat
B
Ahlak
C
Amel
D
Akide
E
Şeriat
Açıklama:
İslâm dininin inanç esasları itikat olarak isimlendirilir. İtikat ise “Bir şeye gönül bağlamak, düğüm atmışcasına kesinlikle inanmak ve bütünüyle benimsemek” anlamlarına gelir. İman etmekle eş anlamlıdır. İtikat esasları ise “İslâm dininde kesinlikle inanılan ve inanılan hususlarda şüpheye yer vermeden doğru kabul edilen değerler” anlamına gelir. Yine bu kelimelerle ilgili diğer bir terim de “akîde”, çoğulu “akâid”tir. Akîde “Gönülden bağlanılan şey” ve “ kesinlikle inanılan değer” demektir. Terim olarak anlamı ise “Sahibi nezdinde hiçbir şüphe kabul etmeyen kesin hüküm, inanılması gerekli olan temel ilke, iman esasıdır.”

Soru 35

“Dini ayakta tutun ve onda ayrılığa düşmeyin diye Nuh’a tavsiye ettiğini, sana vahyettiğimizi, İbrahim’e, Musa’ya ve İsa’ya tavsiye ettiğimizi Allah size de din kıldı” (eş-Şûrâ 42/13) âyeti ile vurgulanmak istenen nedir?

Seçenekler

A
İslam'da inanç esaslarının devamlılığı
B
Allah'ın insanları uyarmasının çok eskilere dayandığı
C
Allah'ın insanları uyarmasındaki tutarlılığı
D
İnanç esaslarının peygamberlere göre değişimi
E
Allah'ın dinini tebliğ etmenin zorluğu
Açıklama:
İslâm’ın inanç esasları insanın gayb dünyasına hitap ettiği için ilk insan ve ilk peygamberden bu yana var olan esaslardır. İnsanın fiziki ihtiyaçları temelde değişmediği gibi inançla olan ilişkisindeki gereksinimi de değişmemektedir. Bu anlam itibarıyla inanç esaslarında zaman içinde hiçbir değişiklik olmamıştır. Bu husus çeşitli ayetlerde vurgulanmıştır. Bunlardan biri “Dini ayakta tutun ve onda ayrılığa düşmeyin diye Nuh’a tavsiye ettiğini, sana vahyettiğimizi, İbrahim’e, Musa’ya ve İsa’ya tavsiye ettiğimizi Allah size de din kıldı” (eş-Şûrâ 42/13) âyetidir. İnsan ihtiyaçlarının çeşitliliği yanında dine olan gereksinim hiçbir zaman ortadan kalkmamıştır. İlk insanın değer ihtiyacı ne ise son insanın ona olan ihtiyacı da aynı derecededir

Soru 36

Seçeneklerde verilen ayetlerden hangisinde iman esaslarından bahsedilmektedir?

Seçenekler

A
“Hac ibadetini bitirince babalarınızı andığınız gibi, hatta ondan daha kuvvetli bir şekilde Allah’ı anın” (el-Bakara 2/200).
B
“Size azap gelip çatmadan önce Rabbinize dönün, O’na teslim olun, sonra size yardım edilmez” (ez-Zümer 39/54)
C
“Ey iman edenler! Hep birden huzur ortamına girin. Sakın şeytanın adımlarına tabi olmayın. Çünkü o, sizin apaçık düşmanınızdır” (el-Bakara 2/208)
D
“Kim imanı kabul etmezse onun ameli boşa gitmiştir. O, âhirette de ziyana uğrayanlardandır” (el-Mâide, 5/5; Nisâ 4/124; Enbiyâ 21/94
E
“Gerçek iyilik, yüzlerinizi doğu ve batı yönüne çevirmeniz değildir. Asıl iyi
olan, Allah’a, âhiret gününe, meleklere, kitaplara, peygamberlere inanan kimsenin yaptığıdır (el-Bakara 2/177).
Açıklama:
İtikada konu olan şeyler iman esaslarıdır. Allah’a, meleklerine, peygamberlerine,
kitaplarına ve âhiret gününe inanmak bu esaslardandır. Kur’ân-ı Kerîm’de, inanç
esasına konu olan değerler tek tek sayılmıştır. Bu âyetlerden bazıları şunlardır:
“Gerçek iyilik, yüzlerinizi doğu ve batı yönüne çevirmeniz değildir. Asıl iyi
olan, Allah’a, âhiret gününe, meleklere, kitaplara, peygamberlere inanan kimsenin yaptığıdır” (el-Bakara 2/177).
“Ey İnananlar! Allah’a, peygamberine, peygamberine indirdiği kitaba ve daha
önce indirdiği kitaba inanın. Kim Allah’ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve âhiret gününü inkâr ederse, şüphesiz gerçek bir sapıklığa düşmüştür” (enNisâ 4/136).

Soru 37

“ De ki: Doğru iseniz delillerinizi getirin” (el-Bakara 2/111) ayeti ile inanç esaslarının hangi özelliğine vurgu yapılmaktadır?

Seçenekler

A
Zorlama olmayışı
B
Kesin bilgi verişi
C
Açıklık ve sadelik
D
Bütünlük
E
Sabitlik
Açıklama:
İnanç esasları kesin bilgi verir ve yakîn ifade ederler. Kur’ân ve mütevâtir sünnette yer almış olması hasebiyle verdikleri bilgiden şüphe edilmez. Şek ve şüphe burada inkâr ve küfür sayılır. İnanan kişi imanının bu nitelikte olmasına dikkat eder.
İnanç esaslarına körü körüne bağlanılmaz. Bu noktada taklit İslâm mezheplerinin tamamı tarafından hoş karşılanmamış ve istidlalin terk edilmesinden dolayı
bireyin sorumlu olduğu belirtilmiştir. İslâm inanç sistemi kalp ve vicdana hitap etmenin yanında kesin delillere ve açık akıl yürütmelere yer verir. Kur’an buna: “ De
ki: Doğru iseniz delillerinizi getirin” (el-Bakara 2/111) şeklinde işaret etmektedir

Soru 38

İslam'ın muamelat olarak adlandırılan hükümlerinin özü neye dayanmaktadır?

Seçenekler

A
Teslimiyet
B
Adalet
C
İbadet
D
Ceza
E
İhlas
Açıklama:
İslâm dininin “muamelât” diye adlandırılan insandan insana yapılan ve karşılıklı ilişkileri içeren hükümleri adalet ilkesine dayanmaktadır. İkili ilişkilerin esası
Allah tarafından konulmuş, çeşitliliklerine rağmen vazgeçilmez olarak insanların
hakkına riayet edilmesi istenmiştir. Zira güçlü olmak hak sahibi olmak anlamı
taşımamaktadır. Sadece dindaşına karşı değil bütün insanlığa karşı adil olmak
Müslümanlığın temel davranışıdır. Hiçbir din ayrımı yapmadan her hak sahibine
hakkını vermek bu dinin şiarıdır. İyilikte bulunmak ve Allah Teâlâ’nın koyduğu
hükümlere uymak konusunda Müslümanların birbirine destek olması istenirken,
kin ve düşmanlık yaymak ve Allah’ın çizdiği sınırlar konusunda kimseye müsamaha gösterilmemesi gerektiği sıkça vurgulanmıştır (bk. Mâide, 5/2). İkili ilişkilerde düzenlemeler yapılabilir ama hiçbir zaman ikili ilişkilerin ilkesinde bir değişiklik yapılamaz. İlkesi itibariyle karşılıklı muameleler de inanç değeri taşır. Bir kişinin ticaretinde adil olmaması Müslümanlara yakışmayan bir davranış ve bu yönüyle günaha girmektir. Ancak ticarette adaleti inkâr Allah’ın çizdiği hududu lüzumsuz görmektir, bu da inanç alanına girer.

Soru 39

İslam dininde ibadet ve muamelâtla ilgili olan hükümlere ne ad verilir?

Seçenekler

A
Aslî esaslar
B
fer’î esaslar
C
Ahlâk esasları
D
İtikat esasları
E
Tevhit
Açıklama:
islam dininde inançla ilgili hükümlere aslî, yapıp etmelerle yani ibadet ve muamelâtla ilgili olanlarına fer’î esaslar denir.

Soru 40

  1. İtikâdî hükümler
  2. Amelî hükümler
  3. Ahlâkî hükümler
İslamın olabilmesi için yukarıda verilenlerden hangilerinin olması gerekir?

Seçenekler

A
I
B
I-II
C
I-III
D
II-III
E
I-II-III
Açıklama:
Allah Teâlâ’nın kulları hakkında belirlediği hükümler İslâm dininde üç ana başlık altında incelenir. Bunlar; itikâdî, amelî ve ahlâkî hükümlerdir. Bu hükümlerin tamamı bir bütün olarak İslâm’ı meydana getirir. Doğru cevap E'dir.

Soru 41

Aşağıdakilerden hangisi inanç esaslarıyla ilgili temel özelliklerden biri değildir?

Seçenekler

A
Kesinlik
B
Değişmezlik
C
Açıklık
D
Faydacılık
E
Bölünmezlik
Açıklama:
Tarih içinde süzülüp gelen inanç esaslarıyla ilgili temel özellikler kelâm ilminde birkaç noktada özetlenmiştir. Bu özellikler kesinlik, değişmezlik, açıklık ve bölünmezlik olarak sıralanmaktadır.Doğru cevap D'dir.

Soru 42


  1. Zorlama yoktur.

  2. Kesin bilgi verir.

  3. Zamana göre değişir.

  4. Açık ve sadedir.


İnanç esasları ile ilgili verilenlerden hangileri doğrudur?

Seçenekler

A
I-II
B
III-IV
C
II-III-IV
D
I-II-IV
E
I-II-III-IV
Açıklama:
İslâm inanç esasları zamana, zemine, mekâna, fert ve toplumlara göre değişmez (lâ yeteğayyer), daima sabit kalırlar, ezeli ve ebedî hakikatler olarak inanılırlar. III yanlıştır.

Soru 43

Bazı itikâdî hükümler etrafında İslâm tarihi boyunca ihtilaflar yaşanmıştır. Bu sebeple onların kesin ve açık olma özellikleri ortadan kalkmıştır. Bu inanç esaslarına verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Muamelat
B
Zannî
C
İtikat
D
Tecezzi
E
Tevhit
Açıklama:
Bazı itikâdî hükümler etrafında İslâm tarihi boyunca ihtilaflar yaşanmıştır. Bu sebeple onların kesin ve açık olma özellikleri ortadan kalkmıştır. Bu çeşit inanç esaslarına zannî inanç esasları denir ve ilgili itikadi mezhebin dünya görüşü olarak nitelendirilebilir.

Soru 44

İslâm inanç sistemi ile ilgili verilenlerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
İslam orta bir yoldur.
B
İtikat esasları bir bütündür.
C
İslâm uzlaşmacıdır.
D
İnanç esasları açık ve sadedir.
E
İnanç aslarından taviz vermez.
Açıklama:
İslâm, orta bir yoldur, mutedildir ama uzlaşmacı ve eklektik değildir. Doğru cevap C'dir.

Soru 45

İslam dininin sadece inanç esasları değil aynı zamanda davranışlarla yani amelle ilgili hükümleri de vardır. Bu hükümlere ne denir?

Seçenekler

A
Muamelat esasları
B
Ahlâkla ilgili hükümleri
C
İnançla ilgili hükümleri
D
itikat hükümleri
E
Hadis
Açıklama:
İslâm dininin sadece inanç esasları değil aynı zamanda davranışlarla yani amelle ilgili hükümleri de vardır. Muamelat esasları denilen bu hükümler daha çok fıkıh ilmini ilgilendirir. Doğru cevap A'dır.

Soru 46


  1. İbadetler Allah Teâlâ tarafından farz kılınır.

  2. Hz. Peygamber’in gösterdiği gibi yapılır.

  3. Kimse ilave ve eksiltme yapamaz.

  4. Hz. Peygamber ibadetlerin kaynağıdır.


Yukarıda ibadet ile verilenlerden hangileri doğrudur?

Seçenekler

A
I-II
B
II-IV
C
I-III
D
I-II-III
E
I-III-IV
Açıklama:
Dinî metinler aynı zamanda ibadetlerin kaynağıdır. Hz. Peygamber ibadetlerin kaynağıdır önermesi yanlıştır.

Soru 47

Aşağıdakilerden hangisi inanç esasları arasında yer almaz?

Seçenekler

A
Ayetler
B
İtikat esaslarını kabullenmek
C
Hadisler
D
Ahiret gününe inanmak
E
Yalan söylememek
Açıklama:
Gıybetin, koğuculuğun, yalancılığın kötü olduğunu inanmak Kur’an’da yer almaları sebebiyle inanç esaslarıyla bağlantılı, ama bunlardan sakınmak ahlâkî birer görevdir. Ahlâkî bir hüküm olmalarına rağmen bunları inkâr eden İslâm’la alakasına zarar verirken buna uymayan kişi sadece ahlâksızlıkla itham edilebilir. Doğru cevap E'dir.

Soru 48

İslâm dininin en önemli ilkesini oluşturan esaslar aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Fer’î esaslar
B
İnançla esaslar
C
Davranışlarla ilgili esaslar
D
Ahlakla ilgili esaslar
E
Amel hükümleri
Açıklama:
İslâm dinini üç önemli ilke oluşturur. İnanç bunların en önemlisidir. Amel ve ahlâk hükümleri de bu inanç esaslarına dayanır. Doğru cevap B'dir.

Soru 49

I. Boyun eğmek
II. İtaat etmemek
III. İsyan etmek
Yukarıdakilerden hangisi İslam'ın insana önerdiği temel ilkelerdendir?

Seçenekler

A
I ve II
B
Yalnız I
C
Yalnız II
D
I-II ve III
E
II ve III
Açıklama:
Allah’a ve O’nun buyruklarına boyun eğmek, itaat etmek ve isyan etmemek İslâm’ın insana önerdiği temel ilkelerdendir.

Soru 50

“Hz. Muhammed’in temel öğreti ve esaslarını vahiy yoluyla Allah’tan aldığı ve ilk uygulamalarını bizzat kendisinin gösterdiği, zamanla Müslüman toplumlar tarafından insanlığın diğer birikimlerinden faydalanarak evrilen din ve dünya görüşünün, insan, toplum ve devlet gibi insani konularda kendine has ilkeleri ve görüşleri olan tarihi tecrübenin, medeniyet ve uygarlığın genel adıdır.”
Yukarıda verilen tanıma göre aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?

Seçenekler

A
Vahiy esasına dayanır.
B
Tatbiki evvela Hz. Muhammed(sav) tarafından yapılmıştır.
C
Kendine has ilkeleri vardır.
D
Toplumsal konulara değinmektedir.
E
Yalnızca kendi birikimlerini kullanmıştır.
Açıklama:
İslam dini karşılaştığı toplumların birikimlerini de dikkate almaktadır. Doğru cevap E'dir.

Soru 51

Aşağıdakilerden hangisi İslam'ın fer’î esaslarından değildir?

Seçenekler

A
Namaz
B
Zekât
C
Oruç
D
Hicret
E
Hac
Açıklama:
İbadet ve muamelâtla ilgili olanlarına fer’î esaslar denir. Hicret göç etmek anlamındadır. Doğru cevap D'dir.

Soru 52

I. İnanç esaslarında zorlama yoktur.
II. İslâm inanç esasları zamana, zemine, mekâna, fert ve toplumlara göre değişir.
III. İnanç esasları açık ve sadedir.
Yukarıdakilerden hangileri İslam İnanç Esaslarının özelliklerindendir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
I ve II
C
I-II ve III
D
I ve III
E
Yalnız III
Açıklama:
"İslâm inanç esasları zamana, zemine, mekâna, fert ve toplumlara göre değişir." ifadesi yanlıştır.

Soru 53

Aşağıdaki ilimlerden hangisi muamelat esaslarıyla ilgilenir?

Seçenekler

A
Fıkıh
B
Kelam
C
Hadis
D
Tefsir
E
Siyer
Açıklama:
İslâm dininin sadece inanç esasları değil aynı zamanda davranışlarla yani amelle ilgili hükümleri de vardır. Muamelat esasları denilen bu hükümler daha çok fıkıh ilmini ilgilendirir.

Soru 54

Şeytanın apaçık düşman olduğu hususu hangi ayette yer almaktadır?

Seçenekler

A
Bakara 2/208
B
Enbiyâ 21/94
C
Fâtiha 1/4
D
Mâide 5/5
E
Nisâ 4/124
Açıklama:
“Ey
iman edenler! Hep birden huzur ortamına girin. Sakın şeytanın adımlarına tabi
olmayın. Çünkü o, sizin apaçık düşmanınızdır” (el-Bakara 2/208). Doğru cevap A'dır.

Soru 55

Halk arasında "Amentü" olarak bilinen İman Esasları hangi hadisten esinlenmiştir?

Seçenekler

A
Zühd Hadisi
B
Aldatma Hadisi
C
Cibril Hadisi
D
Merhamet Hadisi
E
Haya hadisi
Açıklama:
İman esasları halk arasında “amentü” diye bilinen Allah, melek, kitap,
peygamber ve âhiret inancını ortaya koymaktadır. Bu anlayış muhtemelen Cibril hadisinden esinlenmektedir (Buhârî, “İman”, 37; Müslim, “İman”, 1-7) Doğru cevap C'dir.

Soru 56

Allah-u Teâla Kura'an'da “Dini ayakta tutun ve onda ayrılığa düşmeyin."(eş-Şûrâ 42/13) şeklinde hangi peygambere tavsiyede bulunmaktadır?

Seçenekler

A
Zekeriya
B
Nuh
C
Lut
D
Şuayb
E
Yunus
Açıklama:
“Dini ayakta tutun ve onda ayrılığa düşmeyin diye Nuh’a tavsiye ettiğini, sana vahyettiğimizi, İbrahim’e, Musa’ya ve İsa’ya tavsiye ettiğimizi Allah size de din kıldı” (eş-Şûrâ 42/13) Doğru cevap B'dir.

Soru 57

İslam kelimesinin anlamında bulunmayan özellik aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Barış yapmak
B
Teslim olmak
C
Kurtuluşa ermek
D
Boyun eğmek
E
Baş kaldırmak
Açıklama:
İslam kelimesinin baş kaldırmak gibi bir anlamı yoktur

Soru 58

Aşağıdakilerden hangisi İslam kelimesinin Kur'an'daki anlamlarından biri değildir?

Seçenekler

A
Allah'a yönelmek
B
Allah'a teslim olmak
C
Tevhid inancına sahip olmak
D
Allah'a teslimiyetin gereğini yapmak
E
Herkesin mensup olduğu dine bağlanması
Açıklama:
Herkesin mensup olduğu dine bağlanması İslam'ın Kur'an'daki anlamlarından biri değildir.

Soru 59

İnanç esasları ile ilgili temel özellikler Kelam ilminde birkaç noktada özetlenmiştir.
Aşağıdakilerden hangisi bu özelliklerden değildir?

Seçenekler

A
Kesinlik
B
Değişmezlik
C
Sıradanlık
D
Bölünmezlik
E
Açıklık
Açıklama:
sıradanlık bu özelliklerden biri değildir.

Soru 60

Aşağıdakilerden hangisi "bir şeye gönül bağlamak, bütünüyle benimsemek, düğüm atmışçasına kesinlikle inanmak" anlamlarına gelir?

Seçenekler

A
sünnet
B
itikad
C
vacib
D
tevhid
E
helal
Açıklama:
söz konusu kelime itikadtır.

Soru 61

İslam dininin ahlak ilkeleri aşağıdakilerden hangisine dayanır?

Seçenekler

A
Geleneklere
B
Kur'an'a
C
Örflere
D
Adetlere
E
Sevgiye
Açıklama:
İslam dininin ahlaki ilkeleri Kur'an'a dayanır.

Soru 62

İslam inanç esasları ile ilgili verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
İnanç esasları topluma göre değişir.
B
İnanç esaslarında zorlama yoktur.
C
İnanç esaslarına körü körüne bağlanılmaz
D
İnanç esasları açık ve sadedir.
E
İnanç esasları bir bütündür.
Açıklama:
İslam inanç esasları zamana, zemine, mekana, fert ve toplumlara göre değişmez.

Soru 63

İçerisinde; "teslimiyet, itaat, boyun eğmek, barış ve esenlik" olan kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
İman
B
İslam
C
Mezhep
D
Tevhid
E
Ta'lim
Açıklama:
İslam kavramının kelime anlamlarında: teslimiyet, boyun eğmek ve itaat vardır.

Soru 64

Bir dinin esasını o dinin hangi boyutu oluşturur?

Seçenekler

A
İnanç
B
Muamelat
C
İbadet
D
Örf
E
Ahlak
Açıklama:
bir dinin esasını o dinin inanç boyutu oluşturur.

Soru 65

Aşağıdakilerden hangisi Hz. Adem ile başlayan dinin değişmeyen boyutunu oluşturur.

Seçenekler

A
Ahlak ile ilgili ilkeler
B
Hukuk ile ilgili ilkeler
C
İbadetlerle ilgili ilkeler
D
Vahye konu olan bütün emir ve yasakları içeren ilkeler
E
İnanç esasları ile ilgili ilkeler
Açıklama:
İnanç esasları ile ilgili ilkeler Hz. Adem ile başlayan dinin değişmeyen boyutunu oluşturur.

Soru 66

Hangisi bir Müslümanın inanç sisteminin temelini oluşturur?

Seçenekler

A
Hz. Muhammed'in peygamberliğine inanma
B
Meleklere inanma
C
Kitaplara inanma
D
Ahiret gününe inanma
E
Allah'ın varlığına ve birliğine inanma
Açıklama:
İslâm’ın her şeyden önce tevhid dini olması sebebiyle en önemli yönü, evrende Allah’tan başka hiçbir varlığı mabut olarak kabul etmemektir. Bu imani esas İslam'ın inanç sistemini oluşturur.

Soru 67

1 - Kur'an
2 - Örf ve Adetlerin Tümü
3 - Sahih Hadisler
Yukarılardan hangisi veya hangileri İslam'ın ahlak ilkelerinin kaynağı olarak kabul edilir?

Seçenekler

A
1 ve 3
B
1 ve 2
C
2 ve 3
D
Hepsi
E
2
Açıklama:
İslâm Dininin Ahlâkla İlgili Hükümleri
İslâm’in ahlâk ilkeleri iki kaynağa dayanmaktadir: Kur’ân ve sahih hadisler. Bunlara uymayan toplumdaki örf ve adetler Müslümanlar için ahlâkî değer taşımaz.

Soru 68

İslam dininde ibadetler hakkında aşağıda verilenlerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
İbadetler Allah Teala tarafından farz kılınmıştır.
B
Hz. Peygamber'in gösterdiği gibi yapılır.
C
Zamanla ulemalar tarafından ilave ve eksiltmeler yapılabilir.
D
İbadetler sadece Allah rizasi için yapilir, niyet ve uygulamada O’ndan başkasini anmak caiz değildir.
E
Müslümanlar Peygamberlere iman ederler, ama onlara asla tapmaz ve ibadet etmezler.
Açıklama:
İslâm Dininin Davranışlarla İlgili Hükümleri
İbadetlere hiç bir kimse ilave ve eksiltme yapamaz.

Soru 69

"Bazı itikadı hükümler etrafında İslam tarihi boyunca ihtilaflar yaşanmıştır. Bu sebeple onların kesin ve açık olma özellikleri ortadan kalkmıştır. Bu çeşit inanç esaslarına zannî inanç esasları denir"
Bu tanıma göre aşağıdakilerden hangisi zannî inancın getirisi olarak sayılabilir?

Seçenekler

A
İtikat esasları bir bütündür, bölünme ve parçalanma (tecezzi) kabul etmez.
B
İtikati mezheblerin dünya görüşlerini teke indirir.
C
Bir Müslümanın alternatif düşüncelerden birisine inanması inanç esaslarını zedeler.
D
Düşünce çeşitliliği getirir.
E
İslam'ın değişmez olduğunu kanıtlar.
Açıklama:
İnanç Esaslarının Özellikleri
Zanni olan inanç esaslarında kesinlik, açıklık, beşeri müdahaleye kapalılık gibi özellikler aranmaz. Bunlar ayni zamanda düşünce çeşitliliği getirmesi açısından bir fikir zenginliğidir.

Soru 70

1 - Bölünmezlik
2 - Çıkarcılık
3 - Değişmezlik
4 - Kesinlik
5 - Karmaşıklık
Yukarılardan hangileri kelam ilmine göre inanç esaslarıyla ilgili temel özellikler arasında yer alır?

Seçenekler

A
1 - 2 - 3
B
1 - 3 - 4
C
3 - 4 - 5
D
2 - 5
E
1 - 2 - 3 - 4
Açıklama:
İnanç Esaslarının Özellikleri
Bölünmezlik, değişmezlik ve kesinlik kelam ilminde inanç esasları ile ilgili temel özelliklerdendir.

Soru 71

Aşağıdakilerden hangisi imanın esaslarından değildir?

Seçenekler

A
Peygamberlere inanmak
B
Meleklere inanmak
C
Ahiret gününe inanmak
D
Kaderin insanın kararlarından oluştuğuna inanmak.
E
Allah'ın kitaplarına inanmak
Açıklama:
İnanç Esaslarının Tespiti
Kaderin Allah tarafından olduğuna inanmak imanın esaslarındandır.

Soru 72

Beşeri kanun ve nizamlar yalnız başlarına, insanları ahlakiliğe teşvik etmeye yeterli değildir. Bunun temel sebebi nedir?

Seçenekler

A
Kanunun veya nizamın bulunması için ahlak için gerekli değildir.
B
İnsanları uyarıcı, hayra, iyiliğe ve ahlaki olana yöneltici etkileri vardır.
C
Devamlı değişirler.
D
İnsanlar tarafından üretildiği için güvenilir değillerdir.
E
Kötülük yapanlara ceza vermekle yetinirler.
Açıklama:
İnanç Esaslarının Devamlılığı
Beşeri kanun ve nizamlar yalnız başlarına, insanları ahlakiliğe teşvik etmeye ve birbirinin hakkına tecavüz etmeyi önlemeye yeterli değildir. Çünkü bu kanun ve nizamlar, daha çok kötülük yapanlara ceza vermekle yetinirler. Onların insanları uyarıcı, hayra, iyiliğe ve ahlaki olana yöneltici etkileri yoktur.

Soru 73

Diğer yönden inançla ilgili hükümlere ______, yapıp etmelerle yani ibadet ve muamelatla ilgili olanlarına ______ esaslar denir.
Yukarıda yer alan boşluklara aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?

Seçenekler

A
fer'î - aslî
B
aslî - itikad
C
aslî - fer'î
D
fer'î - akaid
E
akaid - itikad
Açıklama:
İslâm Dininin İnançla İlgili Hükümleri
Doğru ifade "Diğer yönden inançla ilgili hükümlere aslî, yapip etmelerle yani ibadet ve muamelâtla ilgili olanlarina fer'î esaslar denir." olmalıdır.

Soru 74

1 - Her şeye ve her halde bir boyun eğiş
2 - Allah'a yönelme ve O'na teslim olma
3 - O'na ortak koşmamak ve sadece O'na kulluk etmek
Yukarıda yer alanlardan hangisi veya hangileri İslam'ın anlamı olarak görülebilir?

Seçenekler

A
Hepsi
B
2 ve 3
C
1 ve 3
D
1
E
1 ve 2
Açıklama:
İslam Dini
1 numaralı tanım İslam'ın anlamı olarak görülemez. İnkıyat ve itaat merkezli bir anlam taşıyan İslam'da kulun her şeyden daha ziyade sadece hakka boyun eğişi doğrudur.

Ünite 3

Soru 1

Kur’anda, inancın duyularla idrak edilemeyen mutlak varlığa kayıtsız şartsız bağlılığı esas alan bu
yönü, “gayba iman” olarak belirtilmiş ve müminlerin özelliklerinden sayılmıştır. Söz konusu meal hangi ayette yer almaktadır?

Seçenekler

A
Bakara 2/3
B
Nisa 7
C
İnşirah 3
D
En’âm 6
E
Hûd 11
Açıklama:
ALLAH’IN VARLIĞI
El-Bakara 2/3

Soru 2

Allah inancı insanda doğuştan varolan bir özelliktir. Kur’ân-ı Kerîm’de yaratılış anında varolan bu duygu “fıtrat” kavramı ile ifade edilir. Söz konusu anlam hangi ayette geçmektedir?

Seçenekler

A
Rûm 30/60
B
Neml 31/32
C
Bakara 2/3
D
En’âm 6/33
E
Hûd 11/59
Açıklama:
ALLAH’IN VARLIĞI
Rûm 30/60

Soru 3

“Üstlerindeki göğe bakmazlar mı? Onu nasıl bina ettik, nasıl donattık! Onda hiçbir düzensizlik ve eksiklik yoktur” meali hangi ayette yer almaktadır?

Seçenekler

A
Kaf 50/6
B
el-En’âm 6/33
C
Hûd 11/59
D
en-Neml 31/32
E
Bakara 2/3
Açıklama:
ALLAH’IN VARLIĞINI KANITLAYAN DELİLLER
Kaf 50/6

Soru 4

“O, yeri yayıp döşeyen, orada dağlar, nehirler meydana getiren, orada her türlü meyveden (erkekli-dişili) iki eş yaratandır. O, geceyi gündüze bürüyor. Şüphesiz bunlarda, düşünen bir kavim için (Allah’ın varlığını gösteren) deliller vardır” meali yer alan ayet hangisidir?

Seçenekler

A
er Ra‘d 13/3
B
el-En’âm 6/33
C
Hûd 11/59
D
en-Neml 31/32
E
en-Neml 27/62
Açıklama:
ALLAH’IN VARLIĞINI KANITLAYAN DELİLLER
er Ra‘d 13/3

Soru 5

“İyi bilin ki, halis din yalnız Allah’ındır. O’nu bırakıp da başka dostlar edinenler, “Biz onlara sadece, bizi Allah’a daha çok yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz” diyorlar. Şüphesiz Allah, ayrılığa düştükleri şeyler konusunda
aralarında hüküm verecektir. Şüphesiz Allah, yalancı ve nankör olanları doğru yola iletmez” meali hangi ayete aittir.

Seçenekler

A
ez-Zümer 39/3
B
el-En’âm 6/33
C
Hûd 11/59
D
en-Neml 31/32
E
el-Bakara 2/3
Açıklama:
ALLAH’IN VARLIĞINI KANITLAYAN DELİLLER
ez-Zümer 39/3

Soru 6

Evrenin yaratılmış olduğu ve her yaratılmışın da bir yaratıcıya muhtaç olduğundan hareketle Allah’ın varlığını ispata çalışan delile ne ad verilir?

Seçenekler

A
Hudûs delili
B
İmkân delili
C
Gaye delili
D
Nizam delili
E
Ahlâk delili
Açıklama:
Hudûs delili

Soru 7

“Rabbiniz gökleri ve yeri altı günde yaratan, sonra arşa hükmeden, gündüzü durmadan kovalayan gece ile bürüyen; güneşi, ayı, yıldızları hepsini buyruğuna boyun eğdirerek var eden Allah’tır. Bilin ki yaratma da emr de O’na aittir” meali hangi ayette yer almaktadır?

Seçenekler

A
el A‘râf 7/54
B
İbrahim 14/10
C
ez-Zümer 39/3
D
en-Nahl 16/11
E
Kaf 50/6
Açıklama:
Hudûs Delili
el A‘râf 7/54

Soru 8

Daha çok İslam filozofları tarafından kullanılmıştır. Varlıkları zorunlu (vâcib) ve zorunsuz (mümkün) varlıklar olmak üzere ikiye ayıran bu delile ne ad verilir?

Seçenekler

A
İmkân Delili
B
Hudûs Delilleri
C
Gaye Delilleri
D
Nizam Delilleri
E
Ahlâk Delilleri
Açıklama:
İmkân Delili

Soru 9

Temelde evrende bir düzenin olduğu ve bu düzendeki her varlığın belirli bir gayeye yönelik olarak yaratıldığı öncülünden hareket eden delile ne ad verilir?

Seçenekler

A
Gaye ve Düzen Delilleri
B
Hudûs Delilleri
C
İmkân Delilleri
D
Gaye Ve Nizam Delilleri
E
Ahlâk Delilleri
Açıklama:
Gaye ve Nizam Delili

Soru 10

“De ki O Allah birdir. O Samed’dir. Doğurmamıştır, doğrulmamıştır. Hiçbir şey O’na denk değildir” meali hangi ayete aittir?

Seçenekler

A
el-İhlâs 112/1-4
B
el-A‘râf 7/143
C
el-Enbiyâ 21/22
D
el-İsrâ 17/42
E
el-Mü’minûn 23/91
Açıklama:
Allah’ın İsimleri
el-İhlâs 112/1-5

Soru 11

Allah'ın zatına nispet edilen ve O'nun ne olduğunu belirten, âyet ve hadislerden çıkarılan sıfatlara ne ad verilir?

Seçenekler

A
Sübûti Sıfatlar
B
Fiili Sıfatlar
C
Selbi Sıfatlar
D
Kevnî Sıfatlar
E
İlâhî Sıfatlar
Açıklama:
Allah'ın İsimleri ve Sıfatları
Sübuti Sıfatlar Allah’ın zatına nispet edilen ve O’nun ne olduğunu belirten niteliklerdir. Bu sıfatlar ayet ve hadislerden çıkarılmıştır. Doğru yanıt A'dır.

Soru 12

Aşağıdakilerden hangisi Allah'ın Subuti sıfatlarından biridir?

Seçenekler

A
Hayat
B
Kıdem
C
Beka
D
Vücud
E
Vahdaniyet
Açıklama:
Allah'ın İsimleri ve Sıfatları
Seçeneklerde verilen ve Allah'ın canlı ve diri olduğunu ifade eden "Hayat" sıfatı dışındaki diğer sıfatlar Selbi/Tenzihi sıfatlara girmektedir.

Soru 13

Allah’ı şânına yakışmayan, acziyet ve eksiklik ifade eden, yaratılmışlık özelliği taşıyan ve bu sebeple de O’ndan nefyedilmesi gereken sıfatlara ne ad verilir?

Seçenekler

A
Dileme Sıfatları
B
Konuşma Sıfatları
C
Fiili Sıfatlar
D
Sübuti Sıfatlar
E
Selbi Sıfatlar
Açıklama:
Allah'ın İsimleri ve Sıfatları
Allah’ı şânına yakışmayan, acziyet ve eksiklik ifade eden, yaratılmış- lık özelliği taşıyan ve bu sebeple de O’ndan tenzih gereken sıfatlara Selbi/Tenzihi sıfatlar denir. Bu tür sıfatlar sayılamayacak kadar çoktur. Çünkü ne kadar eksiklik ve acz kavramı varsa, ne kadar yaratılmışlık özelliği mevcut ise o kadar da selbî sıfat var demektir.

Soru 14

Aşağıdakilerden hangisi Allah'ın insanla ilgili olan ilahi isimleri arasında yer almaktadır?

Seçenekler

A
el-Evvel
B
es-Samed
C
el-Adl
D
el-Kuddüs
E
el-Celil
Açıklama:
Allah'ın İsimleri ve Sıfatları
İslâm âlimleri esmâ-i hüsnâ listesinde bulunan isimleri çeşitli şekillerde sınıflandırmışlardır. Bunlardan zâtî isimler; mutlak manada Allah’ın zatını ilgilendiren; el-Evvel, es-Samed, el-Kuddüs, el-Celîl gibi isimlerdir. Kâinati ilgilendirenler ise, tabiatın yaratılışına ve işleyişine temas eden; el-Hâlik, el-Bârî ve el-Musavvir vb. manalardır. Esmâ-i hüsnâdan insanla ilgili olan ilâhî isimler ise; el-Adl, el-Hakem ve el-Fettâh gibi insana yönelik olanlardır.

Soru 15

Aşağıdakilerden hangisi Allah'ın Zati isimlerinden biridir?

Seçenekler

A
el-Adl
B
el-Evvel
C
el-Hakem
D
el-Fettah
E
el-Halik
Açıklama:
Allah'ın İsimleri ve Sıfatları
İslâm âlimleri esmâ-i hüsnâ listesinde bulunan isimleri çeşitli şekillerde sınıflandırmışlardır. Bunlardan zâtî isimler; mutlak manada Allah’ın zatını ilgilendiren; el-Evvel, es-Samed, el-Kuddüs, el-Celîl gibi isimlerdir. Kâinati ilgilendirenler ise, tabiatın yaratılışına ve işleyişine temas eden; el-Hâlik, el-Bârî ve el-Musavvir vb. manalardır. Esmâ-i hüsnâdan insanla ilgili olan ilâhî isimler ise; el-Adl, el-Hakem ve el-Fettâh gibi insana yönelik olanlardır.

Soru 16

Aşağıdakilerden hangisi Allah'ın kainatı ilgilendiren isimlerinden biridir?

Seçenekler

A
el-Halik
B
el-Adl
C
el-Hakem
D
el-Fettah
E
el-Kuddüs
Açıklama:
Allah'ın İsimleri ve Sıfatları
İslâm âlimleri esmâ-i hüsnâ listesinde bulunan isimleri çeşitli şekillerde sınıflandırmışlardır. Bunlardan zâtî isimler; mutlak manada Allah’ın zatını ilgilendiren; el-Evvel, es-Samed, el-Kuddüs, el-Celîl gibi isimlerdir. Kâinati ilgilendirenler ise, tabiatın yaratılışına ve işleyişine temas eden; el-Hâlik, el-Bârî ve el-Musavvir vb. manalardır. Esmâ-i hüsnâdan insanla ilgili olan ilâhî isimler ise; el-Adl, el-Hakem ve el-Fettâh gibi insana yönelik olanlardır.

Soru 17

Evrenin yaratılmış olduğu ve her yaratılmışın da bir yaratıcıya muhtaç olduğundan hareketle Allah’ın varlığını ispata çalışan delillere ne ad verilir?

Seçenekler

A
İmkan Delili
B
Hudüs Delili
C
Gaye Delili
D
Nizam Delili
E
Teolojik Delil
Açıklama:
ALLAH'IN VARLIĞINI KANITLAYAN DELİLLER
Hudûs delili, evrenin yaratılmış olduğu ve her yaratılmışın da bir yaratıcıya muhtaç olduğundan hareketle Allah’ın varlığını ispata çalışan bir delildir. Bu delile birçok âyette temas edilmektedir. Kur’anda canlı cansız bütün kâinatın kendi kendine varolamayacağı dile getirilmekte, böylece insan hem kendisi hem de dış dünya üzerinde düşünmeye davet edilmektedir.

Soru 18

Aşağıdakilerden hangisi İmkan Delili için söylenebilir?

Seçenekler

A
Bu delile Aristo'da rastlanmaktadır.
B
Yaratıcıya muhtaçlığı temel alır.
C
Evrendeki düzeni temel alır.
D
Tabiatı esas alır.
E
Gazali tarafından tercih edilmiştir.
Açıklama:
ALLAH'IN VARLIĞINI KANITLAYAN DELİLLER
İmkân delili, bir önceki delilin aksine daha çok İslam filozofları tarafından kullanılmıştır. Varlıkları zorunlu ve zorunsuz varlıklar olmak üzere ikiye ayıran bu delile Aristo’da da rastlanmaktadır. Âlimlere göre zorunlu varlık varlığı kendinden olan ve varolmak için bir başkasına muhtaç olmayan varlıktır. Bu özellik sadece Allah’ta mevcuttur.

Soru 19

De ki: “Kör ile gören bir olur mu? Ya da karanlıklarla aydınlık bir olur mu? Yoksa Allah’a, O’nun yarattığı gibi yaratan ortaklar buldular da bu yaratma ile Allah’ın yaratması onlara göre birbirine mi benzedi?” ayeti hangi delil kapsamında değerlendirilebilir?

Seçenekler

A
Hudüs Delili
B
İmkan Delili
C
Gaye Delili
D
Nizam Delili
E
Teolojik Delil
Açıklama:
ALLAH'IN VARLIĞINI KANITLAYAN DELİLLER
Verilen ayet evrenin yaratılmış olduğu ve her yaratılmışın da bir yaratıcıya muhtaç olduğundan hareketle Allah’ın varlığını ispata çalışan Hudüs Delili başlığı altında değerlendirilmektedir.

Soru 20

Farabi ve İbn Sina tarafından tam olarak ortaya konulan ve Şehristani’den itibaren kelâm bilginleri tarafından da kullanılmaya başlanılan delil aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Hudüs Delili
B
İmkan Delili
C
Teolojik Delil
D
Gaye Delili
E
Nizam Delili
Açıklama:
ALLAH'IN VARLIĞINI İSPATLAYAN DELİLLER
İmkân delili, bir önceki delilin aksine daha çok İslam filozofları tarafından kullanılmıştır. Farabi ve İbn Sina tarafından tam olarak ortaya konulan bu delil, Şehristani’den itibaren kelâm bilginleri tarafından da kullanılmaya başlanmıştır.

Soru 21

Hudûs delili İlk defa kim tarafından kullanılmıştır?

Seçenekler

A
Mu’tezile kelâmcıları
B
Sünnî kelâmcılar
C
İbn Rüşd
D
İbn Sina
E
Farabi
Açıklama:
ALLAH’IN VARLIĞINI KANITLAYAN DELİLLER
İlk defa Mu’tezile kelâmcıları tarafından kullanıldığı bilinen hudûs delili, sonraları Sünnî kelâmcılar tarafından da farklı biçimlerde işlenmiştir.
Doğru yanıt a seçeneğidir.

Soru 22

Aşağıdaki alimlerden hangisi İslam düşüncesinde Gaye ve Nizam Delili olarak kabul gören delili kullanmıştır?

Seçenekler

A
Farabi
B
Gazzâlî
C
Aristo
D
İbn Sina
E
Mu’tezile kelâmcıları
Açıklama:
ALLAH’IN VARLIĞINI KANITLAYAN DELİLLER
Gaye ve Nizam Delili: İslâm düşüncesinde gaye ve nizam delili olarak biKur’ân-ı Kerîm’de Allah’ın varlığı ve kudretine vurgu yapılırken sıkça kullanılan bu delil, geniş kesimlere hitap eden sade ve anlaşılır bir yöntemi olduğu için Gazzâlî, İbn Rüşd, İbn Teymiyye ve İbnü’l-Kayyim el-Cevziyye’nin de içinde bulunduğu birçok âlim tarafından tercih edilmiştir.
Doğru yanıt b seçeneğidir.

Soru 23

İslâm düşüncesinde İmkân delili olarak bilinen delil aşağıdaki alimlerden hangisi tarafından kullanılmıştır?

Seçenekler

A
Gazzâlî
B
İbn Rüşd
C
Farabi
D
İbn Teymiyye
E
İbnü’l-Kayyim
Açıklama:
ALLAH’IN VARLIĞINI KANITLAYAN DELİLLER
Farabi ve İbn Sina tarafından tam olarak ortaya konulan İmkân delili, Şehristani’den itibaren kelâm bilginleri tarafından da kullanılmaya başlanmıştır.
Doğru yanıt c seçeneğidir.

Soru 24

Aşağıdakilerden hangisi İslâm âlimleri tarafından Allah’ın varlığını ıspatlamak için kullanılan delillerden değildir?

Seçenekler

A
Hudûs delili
B
İmkân Delili
C
Gaye ve Nizam Delili
D
Amaç delili
E
Ahlak delili
Açıklama:
ALLAH’IN VARLIĞINI KANITLAYAN DELİLLER
Doğru yanıt d seçeneğidir.

Soru 25

Allah’ın varlığını bir bilgi meselesi olmaktan çok erdemli bir hayatın ön şartı olarak ele alan delil aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Fıtrat delili
B
Gaye ve Nizam Delili
C
İmkân Delili
D
Hudûs Delili
E
Ahlak delili
Açıklama:
ALLAH’IN VARLIĞINI KANITLAYAN DELİLLER
Allah’ın varlığını bir bilgi meselesi olmaktan çok erdemli bir hayatın ön şartı olarak ele alan delil ahlak delilidir. Doğru yanıt e seçeneğidir.

Soru 26

“Yalnız sana ibadet eder ve yalnız senden yardım dileriz” cümlesi aşağıdaki surelerden hangisinde geçer?

Seçenekler

A
Fatiha suresi
B
Hud suresi
C
Bakara Suresi
D
Taha suresi
E
Işık suresi
Açıklama:
Allah’ın Birliği
“Yalnız sana ibadet eder ve yalnız senden yardım dileriz” cümlesiyle Fatiha suresinde (1/5) belirtilmekte ve tüm müslümanlar tarafından günde yaklaşık kırk defa tekrar edilmektedir. Doğru yanıt a seçeneğidir.

Soru 27

Allah'ın isimleri (esmâ-i hüsnâ) islâm âlimleri tarafından sınıflandırılmıştır buna göre aşağıdakilerden hangisi kainatla ilgili isimler arasında yer alır?

Seçenekler

A
El-Musavvir
B
El-Hakem
C
El-Fettâh
D
El-Evvel
E
Es-Samed
Açıklama:
Allah’ın İsimleri ve Sıfatları
İslâm âlimleri esmâ-i hüsnâ listesinde bulunan isimleri çeşitli şekillerde sınıflandırmışlardır. Bunlardan zâtî isimler; mutlak manada Allah’ın zatını ilgilendiren; el-Evvel, es-Samed, el-Kuddüs, el-Celîl gibi isimlerdir. Kâinati ilgilendirenler ise, tabiatın yaratılışına ve işleyişine temas eden; el-Hâlik, el-Bârî ve el-Musavvir vb. manalardır. Esmâ-i hüsnâdan insanla ilgili olan ilâhî isimler ise; el-Adl, el-Hakem ve el-Fettâh gibi insana yönelik olanlardır.
Doğru yanıt a seçeneğidir.

Soru 28

Aşağıdakilerden hangisi Allah'ın selbî/tenzihî sıfatları arasında yer alır?

Seçenekler

A
Hayat
B
Kıdem
C
İlim
D
Kelam
E
İrade
Açıklama:
b. Allah’ın Sıfatları
Doğru yanıt b seçeneğidir.

Soru 29

Aşağıdakilerden hangisi Allah'ın sıfatları arasında değildir?

Seçenekler

A
İlim
B
Hayat
C
Es-Samed
D
Vahdâniyet
E
Kıyam binefsihî
Açıklama:
Allah’ın İsimleri ve Sıfatları
İslâm âlimleri esmâ-i hüsnâ listesinde bulunan isimleri çeşitli şekillerde sınıandırmışlardır. Bunlardan zâtî isimler; mutlak manada Allah’ın zatını ilgilendiren; el-Evvel, es-Samed, el-Kuddüs, el-Celîl gibi isimlerdir. Kâinati ilgilendirenler ise, tabiatın yaratılışına ve işleyişine temas eden; el-Hâlik, el-Bârî ve el-Musavvir vb. manalardır. Esmâ-i hüsnâdan insanla ilgili olan ilâhî isimler ise; el-Adl, el-Hakem ve el-Fettâh gibi insana yönelik olanlardır.
Doğru yanıt c seçeneğidir.

Soru 30

Aşağıdakilerden hangisi Allah'ın sıfatlarından Sübûtî sıfatlar arasında yer alır?

Seçenekler

A
Vücud
B
Vahdâniyet
C
Kıyam binefsihî
D
İrade
E
Muhâlefetün li’l-havâdis
Açıklama:
b. Allah’ın Sıfatları
Doğru yanıt d seçeneğidir.

Soru 31

İslam’da Allah’ın varlığını ispatlamak için yapılan faaliyetlerin tamamına verilen isim aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
İsbât-ı vâcip
B
Afâk ve enfüs
C
İllet-i ulâ
D
Hudûs
E
Vahdâniyet
Açıklama:
İslam’da Allah’ın varlığını ispatlamak için yapılan tüm faaliyetlere “isbât-ı vâcip” denir. İslam âlimleri isbât-i vâcib’in gerekliliğini imanda taklitten tahkike yükselme, yani körü körüne bağlanmaktan bilinç seviyesine yükselme ihtiyacı ile açıklarlar.

Soru 32

Afak ve enfüs ile ilgili aşağıda yazılanlardan hangisi doğrudur?

Seçenekler

A
Allah’ın varolması, yokluğunun düşünülmemesidir.
B
Allah’ın varlığının sonunun olmamasıdır. O, fâni ve ölümlü değildir.
C
İnsanın kendisi dışındaki harici alem ve iç dünyası, beden ve ruh alemidir.
D
Allah’ın kendisiyle kâim olması ve bu hususta başkasına ihtiyaç duymamasıdır.
E
O, gizli-açık, yakın-uzak, küçük-büyük her şeyden sonsuz ve sınırsız olan ilmiyle haberdardır.
Açıklama:
Kuran’da çoğunlukla, âlemin yaratılmışlığını ve düzenli işleyişini öne çıkaran bir ispat yöntemi göze çarpmaktadır. Her ne kadar öncüllere dayalı bir sistem içinde verilmese de tabiattan hareket eden (kozmolojik) ve varlıklardaki gayeliliği vurgulayan (teleolojik) delilleri Kur’an’da bulmak mümkündür. Böylece kendiliğinden meydana gelmesi imkânsız olan evrenin ve onun varlıkları arasındaki uyum Allah’ın varlığına delil kılınmaktadır. Kur’an’da “âfâk ve enfüs” olarak ifade edilen, dış ve iç âlemin varlıkları arasında görülen düzen, ahenk ve güzellik yüce bir yaratıcının varlığına en açık delil olarak sunulmaktadır.

Soru 33

Allah’ın hangi sıfatı yaşanılan ihtilafa son vermek amacıyla alimler tarafından lafzî ve mânevî olarak ikiye ayrılmıştır?

Seçenekler

A
Basîr
B
Semî
C
Kelâm
D
Kıyam binefsihî
E
Beka
Açıklama:
Âlimler arasında sıfatlar konusunda yaşanan en ciddi tartışmalardan biri kelâm sıfatı üzerinde vuku bulmuştur. Allah’ın kelâm sıfatının niteliği üzerinde duran âlimler onun ezelî (kadîm) ya da yaratılmış (hâdis) olması üzerinde ihtilaf etmişlerdir. Mu’tezile mezhebi, Allah’ın kelâm sıfatının yaratılmış olduğunu iddia ederken, Ehl-i Sünnet kelâmcıları bunun aksini söylemiş ve bu tartışmalar şiddete varan sonuçlar doğurmuştur. Sorunu çözmek amacıyla Allah’ın kelâm sıfatını lafzî ve mânevî şeklinde ikiye ayıran âlimler; Yüce Allah’ın zatında bulunan mana anlamında kelâm sıfatının kadîm, ancak bunun harf ve seslere dönüşen şeklinin (Kur’an-ı Kerim) ise hâdis olduğu sonucuna varmışlardır.

Soru 34

Kelam alimleri Allah’ın varlığını kanıtlayan delillerden hangisini cevher-araz teorisi içinde ele alarak açıklamıştır?

Seçenekler

A
İmkân Delili
B
Hudûs Delili
C
Gaye ve Nizam Delili
D
Dînî tecrübe delili
E
Fıtrat delili
Açıklama:
Kelâm âlimleri Hudûs delilini daha çok cevher-araz esasına dayalı bir yöntem içimde ele almışlardır. Buna göre kâinatı oluşturan cisimler bir öz (cevher) ile bu özün taşıdığı vasıflardan (araz) meydana gelmiştir.

Soru 35

Aşağıdakilerden hangisi Mu’tezile mezhebinin Allah’ın sıfatları hakkında görüşlerini açıklar?

Seçenekler

A
İlim, irade ve kudret sıfatını yaratma için yeterli görmüşlerdir.
B
Sübûtî sıfatları kendi içinde zâtî ve fiilî sıfatlar olmak üzere ikiye ayırmışlardır.
C
Kudret sıfatından ayrı bir tekvîn (yaratma) sıfatının varlığını savunmuşlardır.
D
Allah’ın sıfatlarının O’nun zâtından ayrılabileceğini söylemişlerdir.
E
Allah’ın zatından bağımsız sıfatlarının olmasını doğru bulmamışlardır.
Açıklama:
Sıfatlar konusunda âlimler arasında bazı ihtilaflar yaşanmıştır. Bunlardan biri, sübûtî sıfatların tasnifi konusunda gündeme gelmiştir. Mâtürîdîler kudret sıfatından ayrı bir tekvîn (yaratma) sıfatının varlığını savunurlarken, Eş’arîler ilim, irade ve kudret sıfatını yaratma için yeterli görmüşlerdir. Şîa âlimleri ise sübûtî sıfatları kendi içinde zâtî ve fiilî sıfatlar olmak üzere ikiye ayırmışlardır. Sıfatlar konusunda en büyük fikir ayrılığı ise Allah’ın zâtıyla sıfatlarının ne tür bir ilişki içinde olduğunu izah noktasında yaşanmıştır. Mu’tezile mezhebi tevhid anlayışlarının bir gereği olarak, Allah’ta çokluk yaratacağı endişesiyle Allah’ın sıfatlarını O’nun zâtından ayrılmayan manalar olarak görmüştür. Bu nedenle onlar, Allah’ın zatından bağımsız sıfatlarının olmasını doğru bulmamışlardır. Eş’arî ve Mâturidî mezhepleri ise Allah’ın sıfatlarının O’nun zâtından ayrılabileceğini ancak bu durumun tam manada bir bağımsızlık doğurmayacağını belirtmişlerdir.

Soru 36

Aşağıdakilerden hangisi mutlak manada Allah’ın zatını ilgilendiren isimlerindendir?

Seçenekler

A
el-Celîl
B
el-Hâlik
C
el-Bârî
D
el-Hakem
E
el-Musavvir
Açıklama:
İslâm âlimleri esmâ-i hüsnâ listesinde bulunan isimleri çeşitli şekillerde sınıflandırmışlardır. Bunlardan zâtî isimler; mutlak manada Allah’ın zatını ilgilendiren; el-Evvel, es-Samed, el-Kuddüs, el-Celîl gibi isimlerdir. Kâinati ilgilendirenler ise, tabiatın yaratılışına ve işleyişine temas eden; el-Hâlik, el-Bârî ve el-Musavvir vb. manalardır. Esmâ-i hüsnâdan insanla ilgili olan ilâhî isimler ise; el-Adl, el-Hakem ve el-Fettâh gibi insana yönelik olanlardır.

Soru 37

Aşağıdakilerden hangisi Yüce Allah’ın tek ezelî oluşunu anlamamızı sağlayan sıfatıdır?

Seçenekler

A
Kudret
B
Hayat
C
Vahdâniyet
D
Kıdem
E
Beka
Açıklama:
Kıdem: Allah’ın varlığının başlangıcının olmamasıdır. Cenâb-ı Hak bir zamanlar yokken sonradan var olan, başka bir deyişle yaratılan bir varlık değildir. O’nun gerek zâtı, gerek ise sıfatları için sonradan olmuşluk ya da yaratılmışlık söz konusu değildir. O, zâtı ve sıfatlarıyla kadîmdir, ezelîdir. “Evvel O’dur, Âhir O’dur, Zâhir O’dur, Bâtın O’dur. Her şeyi hakkıyla bilen yine O’dur” (el-Hadîd 57/3).

Soru 38

Allah’ın es-Semî olduğunu söylediğimizde O’nun hangi özelliğinden bahsediyor oluruz?

Seçenekler

A
O, tek ve bir olandır.
B
O, gücü her şeye yetendir.
C
O, her şeyi görendir.
D
O, her şeyi hakkıyla bilendir.
E
O, her şeyi işitendir.
Açıklama:
Semî‘: Yüce Allah’ın her şeyi işitmesidir. Allah’ın tüm sıfatlarında olduğu gibi işitme sıfatı da kemal derecesindedir. O, hiçbir vasıta ve şarta bağlı olmaksızın ve hiçbir engele takılmaksızın her şeyi işitir. İnsanlar ise sadece duyma eşikleri içinde bulunan sesleri işitebildikleri gibi bunun için bazı organlara ihtiyaç duyarlar. “Şüphesiz Allah, işitendir, bilendir” (el-Bakara 2/181).

Soru 39

“Yalnız sana ibadet eder ve yalnız senden yardım dileriz’’ cümlesiyle tevhidi ifade eden sure aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
İhlas
B
Duhân
C
Bakara
D
Fatiha
E
Araf
Açıklama:
İslâm dininin insanlığa sunduğu ulûhiyyet anlayışında “tevhid” düşüncesi büyük bir önem taşır. İslam’ın Allah kavramı etrafında örgülediği sistemin merkezinde bu düşünce bulunur. Allah’ın birliğini ifade eden tevhid, inancın yapısına rengini veren en temel ilkedir. Bu nedenle İslâm dinine “Tevhid Dini” denildiği de bilinmektedir. Bu inancın gereği olarak Allah, hem düşünce hem de davranış boyutunda tevhide zarar verebilecek her türlü fiilden uzak tutulur. Evrende olup biten her şeyi bir olan Allah’a dayandırmak insanı diğer tanrılara bağlılıktan kurtaracağı gibi onun gerçek anlamda özgürleşmesini sağlar. Bu gerçek “Yalnız sana ibadet eder ve yalnız senden yardım dileriz” cümlesiyle Fatiha suresinde (1/5) belirtilmekte ve tüm müslümanlar tarafından günde yaklaşık kırk defa tekrar edilmektedir.

Soru 40

Aşağıdakilerden hangisi Allah’ın selbî/ tenzihî sıfatlarındandır?

Seçenekler

A
Hayat
B
Beka
C
İrade
D
Kudret
E
İlim
Açıklama:
Bu sıfatlar Allah’ı şânına yakışmayan, acziyet ve eksiklik ifade eden, yaratılmışlık özelliği taşıyan ve bu sebeple de O’ndan nefyedilmesi (tenzih) gereken sıfatlardır. Vücud, Kıdem, Beka, Kıyam binefsihi, Vahdaniyet Allah'ın selbî/ tenzihî sıfatlarındandır.

Ünite 4

Soru 1

Sözlükte “kudret, kuvvet ve elçilik yapma” anlamlarına gelen “mülk, lek, elk” köklerinden türemiş olan olan kelimeye verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Vahiy
B
Melek
C
Resul
D
Kitap
E
Gayb
Açıklama:
MELEKLER
Sözlükte “kudret, kuvvet ve elçilik yapma” anlamlarına gelen “mülk, lek, elk” köklerinden türemiş olan melek, terim olarak; “Allah tarafından yaratılan, çeşitli şekillerde görünebilen, zor işlere güç yetirme özelliğine sahip, ancak iyi nitelikte işler yapabilen, erkeklik ve dişilik vasıfları bulunmayan ve Allah’a itaatten ayrılmayan nurani varlıkların adıdır.

Soru 2

Kur'an'a göre Allah Teâlâ, insanın dünyaya geliş gayesini hangi şekilde belirlemiştir?

Seçenekler

A
Gaybı bilmek için çaba sarf etmek
B
Müminlere yardım etmek
C
İmtihan olmak
D
Şeytanın hile ve tuzaklarına karşı kanmamak
E
Kâfirlerin kalbine korku salmak
Açıklama:
Meleklerin Varlığına İman
Allah Teâlâ, insanın dünyaya geliş gayesini “imtihan olmak” şeklinde belirlemiştir.

Soru 3

İnsanları iyiliğe davet etmek için yaratılan nurani varlıklar aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Peygamberler
B
Kitaplar
C
Resuller
D
Melekler
E
Cinler
Açıklama:
Meleklerin Varlığına İman
İnsan, dünya adı verilen bu imtihan alanında iradesiniözgür bir şekilde kullanmak için, onu iyiliğe ya da kötülüğe teşvik eden varlıklara muhtaçtır. Bu nedenle, insanı kötülüğe çağırmak için şeytan, iyiliğe davet etmek için de melekler yaratılmıştır.

Soru 4

Melekleri diğer varlıklardan ayıran yapı özellikleri aşağıdaki seçeneklerin hangisinde doğru olarak verilmiştir?

Seçenekler

A
Su ve topraktan yaratılmaları
B
Dumansız ateşten yaratılmaları
C
Ateşten yaratılmaları
D
Kuru balçıktan yaratılmaları
E
Latîf ve nuranî bir yapıda yaratılmaları
Açıklama:
Meleklerin Varlığına İman
Latîf ve nuranî bir yapıda bulunmaları, melekleri diğer varlıklardan farklılaştırmakla birlikte onların gerçek bir varlık türü olmasına engel olmaz.

Soru 5

Aşağıdakilerden hangisi melekleri, insanlardan ve cinlerden ayıran özelliklerden biri değildir?

Seçenekler

A
Günah işleyebilme kudretine sahip olamamaları
B
İlahî emirlere itaat etmelerinin gerekli olması
C
İnsanlardan farklı bir yapıya sahip olmaları
D
Fizik ve metafizik alemin içerisinde yer alabilmeleri
E
Dünya ve ahiretin işleyişinde özel görevlere sahip olmaları
Açıklama:
Meleklerin Özellikleri ve Görevleri
Melekler de insan ve cinler gibi Allah'ın emirlerine itaat etmek zorundadır. Bu sebeple temel bir ayrım değildir.

Soru 6

“Hani, Rabbin meleklere, Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım” demişti. Onlar, “Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa biz sana hamdederek daima seni tesbih ve takdis ediyoruz demişler. Allah da, Ben sizin bilmediğinizi bilirim demişti” ayeti kerimesi Kuran'ı Kerim'in hangi suresinde yer almaktadır?

Seçenekler

A
Bakara
B
Nisa
C
Nahl
D
Zuhruf
E
Kehf
Açıklama:
Meleklerin Özellikleri ve Görevleri
“Hani, Rabbin meleklere, “Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım” demişti.
Onlar, “Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa
biz sana hamdederek daima seni tesbih ve takdis ediyoruz.” demişler. Allah da,
“Ben sizin bilmediğinizi bilirim” demişti” (el-Bakara 2/ 30).

Soru 7

“Onlar, üstlerindeki Rablerinden korkarlar ve kendilerine ne emrolunursa onu yaparlar (Nahl 16/50)'' ayeti kerimesinde meleklerin hangi özellikleri vurgulanmaktadır?

Seçenekler

A
Nurdan yaratılmış varlıklar olmaları
B
Allah’a isyan etmeyen, O’nun emrinden dışarı çıkmayan, kendileri için öngörülen görevleri eksiksiz yapan ve asla günah işlemeyen varlıklar olmaları
C
Son derece güçlü ve üstün özelliklere sahip varlıklar olmaları
D
Erkeklik ve dişilik özelliklerinin olmaması
E
Yorulma, usanma vb. bedensel özelliklerden arınmış olmaları
Açıklama:
Meleklerin Özellikleri ve Görevleri
Melekler; Allah’a isyan etmeyen, O’nun emrinden dışarı çıkmayan, kendileriiçin öngörülen görevleri eksiksiz yapan ve asla günah işlemeyen varlıklardır: “Onlar, üstlerindeki Rablerinden korkarlar ve kendilerine ne emrolunursa onu yaparlar” (en-Nahl 16/50).

Soru 8

Tabiat olaylarıyla görevli olan ve 4 büyük melekten biri kabul edilen meleğin adı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Cebrail
B
Azrail
C
İsrafil
D
Mikail
E
Rad
Açıklama:
Dört Büyük Melek
Kur’ân-ı Kerîm’de sadece bir âyette geçen Mikâil, tabiat olaylarıyla görevli meleğin adıdır.

Soru 9

Sözlükte “örtme, gizleme” manasına gelen “cenne” fiilinden türeyen, duyularla idrak edilemeyen ve insanlar gibi ilahî emirlere uymakla yükümlü tutulan varlık türünün adı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Şeytanlar
B
Melekler
C
Cinler
D
İnsanlar
E
Alemler
Açıklama:
Cinler:
Sözlükte “örtme, gizleme” manasına gelen “cenne” fiilinden türeyen cin kelimesi, duyularla idrak edilemeyen ve insanlar gibi ilahî emirlere uymakla yükümlü tutulan varlık türünün adıdır

Soru 10

Allah’ın huzurundan kovulduktan sonra, Cenâb-ı Hak’tan cezasının kıyamet gününe ertelenmesini isteyen, bu isteğinin kabul edilmesi üzerine Hz. Âdem’den itibaren insanları hak yoldan uzaklaştırmak için elinden geleni yapacağını belirten varlığın ismi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Melek
B
Cin
C
İnsan
D
Nefis
E
Şeytan
Açıklama:
Şeytan, Allah’ın huzurundan kovulduktan sonra, Cenâb-ı Hak’tan cezasının
kıyamet gününe ertelenmesini istemiş, bu isteğinin kabul edilmesi üzerine Hz.
Âdem’den itibaren insanları hak yoldan uzaklaştırmak için elinden geleni yapacağını belirtmiştir.

Soru 11

Meleklere dair aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Melekler ateşten yaratılmış kesif varlıklardır.
B
Melekler hakkındaki tek bilgi kaynağımız Kur’ân-ı Kerim’dir.
C
Meleklerin erkeklik ve dişilik vasıfları bulunmamaktadır.
D
Meleklerin varlığına inanmak iman esaslarındandır.
E
Dini metinlerde insanın yaratılışından evvel var oldukları ifade edilmektedir.
Açıklama:
Ayet ve hadislerde meleklerin fizikî olarak görünmeyen (latif) varlıklar olduğu, insanlardan ve cinlerden farklı olarak ışıktan (nûr) yaratıldıkları belirtilmektedir.

Soru 12

Meleklerin, fizik âlem ile ulûhiyet makamı arasında bir köprü vazifesi görmeleri aşağıdaki şıklardan hangisi ile izah edilmiştir?

Seçenekler

A
Melekler insanlara dua ve istiğfar ederek onlarla dostluk bağı kurmuşlardır.
B
Melekler Allah’ın emirlerini insanlığa ileten bir elçi konumundadır.
C
Melekler görünmeyen ve nurdan yaratıldıkları ifade edilen varlıklardır.
D
Melekler insanı koruyan kollayan, yaptıklarını kaydeden varlıklardır.
E
Melekler insanın sürekli olarak iyilik istikametinde ilerlemesini sağlarlar.
Açıklama:
Meleklerin, fizik âlem ile ulûhiyet makamı arasında bir köprü vazifesi görmeleri onların Allah’ın emirlerini insanlığa ileten bir elçi konumunda olduklarına işaret eder.

Soru 13

“Ey Rabbimiz! Senin rahmetin ve ilmin her şeyi kuşatmıştır. O hâlde tövbe
eden ve senin yoluna uyanları bağışla ve onları cehennem azabından koru.”
Mü'min Sûresi'nde meleklerin hitabı olarak geçen yukarıdaki ifadeler bu varlıkların hangi görevine işaret etmektedir?

Seçenekler

A
Peygamber’e salat ve selam getirmek.
B
İnsanları iyi işlere sevk etmek.
C
Mü'minlere ahirette şefaat etmek.
D
Şeytanın hilelerinden insanı korumak.
E
Peygamberlere vahiy getirmek.
Açıklama:
“Ey Rabbimiz! Senin rahmetin ve ilmin her şeyi kuşatmıştır. O hâlde tövbe
eden ve senin yoluna uyanları bağışla ve onları cehennem azabından koru.” ayeti meleklerin Mü'minlere ahirette şefaat etme görevine işaret etmektedir.

Soru 14

Hadislerde cennet meleği (...) ismiyle geçer. Cümlesinde boş bırakılan yeri dolduracak doğru isim aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Mâlik
B
Hâzin
C
Zebânî
D
Rıdvân
E
İsrâfil
Açıklama:
Hadislerde cennet meleği (...) ismiyle geçer. Cümlesinde boş bırakılan yeri dolduracak doğru isim Rıdvân'dır.

Soru 15

Aşağıdakilerden hangisi kabirde sorgu işi ile görevli meleklerden biridir?

Seçenekler

A
Mâlik
B
Mikâil
C
Mârut
D
Hârut
E
Nekîr
Açıklama:
Ölü defnedildiğinde Münker ve Nekîr adları verilen siyah tenli, mavi gözlü iki meleğin ona geldiği, bazı sorular sorduğu ve verdiği cevaplara göre kabrini genişlettiği ya da daralttığı belirtilmektedir.

Soru 16

Cinlerin çeşitli şekil ve bedenlere girebildiklerini ifade eden kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Temessül
B
Tekemmül
C
Tevazu
D
Teşehhüd
E
Tenâsül
Açıklama:
Ayet ve hadisleri incelediğimizde, cinlerin kendilerine özgü bir yapıya sahip
bulundukları, çeşitli şekil ve bedenlere girebildikleri (temessül) anlaşılmaktadır.

Soru 17

I. İnsanlara nispetle daha üstün bir güce sahiptirler.
II. İnsanlar gibi peygamber gönderilmiş varlıklardır.
III. Gayba dair bilgi sahibidirler.
IV. Bir kısmı iman etmiş, bir kısmı kâfir olarak kalmıştır.
V. Peygamberlere vahiy ile ile görevlidirler.
Yukarıda verilen bilgilerden hangileri cinlere dairdir?

Seçenekler

A
V-II-III
B
I-II-IV
C
III-V
D
I-III-V
E
I-II-III
Açıklama:
Gayba dair bilgi sahibi olan yalnız Allah'tır. Yine cinlerin peygamberlere vahiy görevi yoktur.

Soru 18

Şeytanın ilmihal kitapları ile vaaz ve nasihate dair eserlerde karşı durulmaz bir
güç olarak tasvir edilmesi niçin doğru bulunmamıştır?

Seçenekler

A
Şeytanın vaatlerinin boş ve kuruntudan ibaret olduğu için.
B
Şeytanla melekler arasında bağ olduğu düşünüldüğü için.
C
Bu türden bir anlayış insanları ümitsizliğe iteceği için.
D
Cezası kıyamet gününe ertelenmiş bir varlık olduğu için.
E
Ateşten yaratılmış bir varlık olduğu için.
Açıklama:
Şeytanın ilmihal kitapları ile vaaz ve nasihate dair eserlerde karşı durulmaz bir
güç olarak tasvir edilmesi ise doğru değildir. Bu türden bir anlayış insanları cebir
ve ümitsizliğe iteceği için yanlıştır. Halbuki Kur’an’da onun tuzaklarının zayıf
olduğu ve insanlar üzerinde bir yaptırım gücünün bulunmadığı bildirilmektedir.

Soru 19

Kur’an’da cinlerle insanlar arasındaki ilişki, hangi peygamberin kıssasında
olumlu bir biçimde anlatılmaktadır.

Seçenekler

A
Hz. İbrahim kıssası
B
Hz. Nuh kıssası
C
Hz. Yusuf kıssası
D
Hz. Süleyman kıssası
E
Hz. Musa kıssası
Açıklama:
Kur’an’da cinlerle insanlar arasındaki ilişki, Hz. Süleyman kıssası
dışında olumsuz bir biçimde anlatılmaktadır.

Soru 20

Hangi mezhep mensupları meleklerin Allah’a yakın olmaları ve nefsin isteklerinden yoksun bulunmaları nedeniyle peygamberlerden ve diğer insanlardan üstün olduğunu savunmuştur?

Seçenekler

A
Şia mezhebi
B
Maturidiye mezhebi
C
Ehl-i Sünnet mezhebi
D
Mürcie mezhebi
E
Mu’tezile mezhebi
Açıklama:
Mu’tezile mezhebinin çoğunluğu, meleklerin Allah’a yakın olmaları ve nefsin isteklerinden yoksun bulunmaları nedeniyle peygamberlerden ve diğer insanlardan üstün olduğunu savunmuştur.

Soru 21

I. Akıl, vahiy olmasa da tek başına meleklerin varlığını bilebilir.
II. Melekler, yeme içme gibi insanî özelliklere de sahiptir.
III. Melekler nurdan yaratılmış, kudret sahibi varlıklardır.
Yukarıda meleklere ilişkin paylaşılan bilgilerden doğru olanı işaretleyiniz?

Seçenekler

A
I ve II
B
I ve III
C
Yalnız I
D
Yalnız II
E
Yalnız III
Açıklama:
Sözlükte “kudret, kuvvet ve elçilik yapma” anlamlarına gelen “mülk, lek, elk” köklerinden türemiş olan melek, terim olarak; “Allah tarafından yaratılan, çeşitli şekillerde görünebilen, zor işlere güç yetirme özelliğine sahip, ancak iyi nitelikte işler yapabilen, erkeklik ve dişilik vası arı bulunmayan ve Allah’a itaatten ayrılmayan nurani varlıkların adıdır.
Kur’ân-ı Kerîm’de ve sahih hadislerde meleklerin varlığına inanmak, iman esasları içinde sayılmaktadır. Burada meleklerin özellikleri ve görevleri hakkında da bir çok bilgi verilmektedir. Ayet ve hadislerde meleklerin fizikî olarak görünmeyen varlıklar olduğu, insanlardan ve cinlerden farklı olarak ışıktan (nûr) yaratıldıkları belirtilmektedir. Bunun gibi meleklerin Hz. Âdem’in yaratılışından önce var oldukları ve Allah’la konuştukları da ifade edilmektedir. Kur’ân-ı Kerîm’de meleklerin yiyip içmedikleri, iri cüsseli ve güçlü bir yapıda bulundukları ve bu güçlerini temsil eden kanatlara sahip oldukları bildirilmektedir. Âyette geçen ka- nat (cenâh, çoğulu ecniha) kelimesi, kuş vb. hayvanlarda bulunan uçma organı anlamına gelebildiği gibi; taraf, yan, el ve kudret manalarında da yorumlanabilir. Kur’an’da müşriklerin, meleklerin dişiliği ve onların Allah’ın kızları olmaları hak- kındaki iddiaları sert bir dille reddedilmiş, meleklere düşman olanların Allah’a da düşman oldukları belirtilmiştir (el-Bakara 2/97-98).
EK: I. Akıl meleklerin varlığını vahiy olmaksızın bilemez. Ruhanî varlıkların bilgisi ancak vahiy iledir.
II. Melekler insanî özelliklere sahip değildir.
III. Melekler nurdan yaratılmıştır. Işık ifadesi anlamı karşılamıyor. Kavram olarak nur'un kullanımı daha uygun. İrade vurgusu kafa karışıklığına neden olabileceği için kudret ifadesiyile yeniden düzenlendi.

Soru 22

Aşağıdakilerden hangisi meleklerin görevlerinden biri değildir?

Seçenekler

A
İnsanları iyi işlere yönlendirmek ve koruma
B
Tabiattaki ilahi işleyişte değişiklikler yapmak
C
Allah'ın mesajlarının insanlığa iletilmesinde de etkin rol oynamak
D
İnsanlara dua ve istiğfar etmek
E
İnsanoğlunun yanında bulunmak ve yaptıklarını kaydetmek
Açıklama:
Modern dönemde gelişen, Kur’an ayetlerini bilimsel gelişmeler ışığında yorumlayan anlayışların da etkisiyle, melekleri rüzgâr, şimşek gibi tabiat güçleriy- le özdeşleştiren bazı yaklaşımlar olmuştur. Bu türden bilimsel yorumlar, evreni mekanik bir işleyişe indirgeyeceği gibi dinin özünde var olan manevî rehberlik duygusunun da yok olmasına yol açar. Latîf ve nuranî bir yapıda bulunmaları, melekleri diğer varlıklardan farklılaştırmakla birlikte onların gerçek bir varlık türü olmasına engel olmaz. Ayrıca âyet ve hadislerde meleklerin görevlerine işaret eden ifadeler, tabiattaki işleyişin ilâhî bir kontrol altında bulunduğunu vurgulamaya yöneliktir. Dolayısıyla melekleri bu görevlere karşılık gelen tabiat olaylarıyla eşleştirmeye gerek yoktur. Kâinatın sadece beş duyunun kapsamına giren nes- nelerden oluşmadığı, maddî alanın mükemmel bir işleyiş için tek başına yeterli sayılamayacağı, ruh vb. birçok görünmeyen varlık sayesinde maddenin hayatiyet kazandığı inancını benimseyenler, naslarda Allah’ın mahlûkatı sevk ve idare etmesine aracılık ettiği bildirilen meleklerin duyular üstü gerçekliğini de kabul eder.

Soru 23

“O’nun huzurunda bulunanlar, O’na ibadet hususunda kibirlenmezler ve yorul- mazlar. Onlar bıkıp usanmaksızın gece gündüz Allah’ı tesbih ederler” (Fussilet 41/38).
Yukarıdaki ayette meleklerin hangi özelliklerinden söz edilmektedir?

Seçenekler

A
Meleklerin nurdan yaratılmış varlıklar olduğundan
B
Meleklerde erkeklik ve dişilik özelliğinin olmamasından
C
Meleklerin, yorulma, usanma vb. bedensel özelliklerden arınmış olmasından
D
Meleklerin günah işlemeyen varlıklar olduğundan
E
Meleklerin güçlü ve üstün özelliklere sahip varlıklar olduğundan
Açıklama:
Ayet ve hadislerde geçen ifadelerden hareketle meleklerin özelliklerini şu şe- kilde sıralamak mümkündür:
1. Melekler nurdan yaratılmış varlıklardır. Meleklerin hangi maddeden yaratıl- dığına dair Kur’an’da açık bir bilgi yoktur. Fakat bir hadiste “cinlerin ve şeytanların ateşten, Hz. Âdem’in toprak ve çamurdan, meleklerin ise nurdan yaratıldığı belirtilmektedir (Müslim, “Zühd” 10).
2. Meleklerde erkeklik ve dişilik özelliği yoktur. Bu nedenle müşriklerin, me- lekleri Allah’ın kızları sanmaları batıl bir inanıştır. Kur’ân-ı Kerim onların bu düşüncelerinin yanlışlığını ortaya koymaktadır:“Onlar Rahman’ın kulları olan melekleri dişi kabul ettiler. Acaba meleklerin yaratılışlarını mı görmüşler?” (ez-Zuhruf 43/19; es-Sâ ât 37 /149-150).
3. Melekler, yorulma, usanma vb. bedensel özelliklerden arınmışlardır.“O’nun huzurunda bulunanlar, O’na ibadet hususunda kibirlenmezler ve yorulmazlar. Onlar bıkıp usanmaksızın gece gündüz Allah’ı tesbih ederler” (Fussilet 41/38).
4. Melekler; Allah’a isyan etmeyen, O’nun emrinden dışarı çıkmayan, kendileri için öngörülen görevleri eksiksiz yapan ve asla günah işlemeyen varlıklardır: “Onlar, üstlerindeki Rablerinden korkarlar ve kendilerine ne emrolunursa onu yaparlar” (en-Nahl 16/50).
Burada, Kur’an’da Adem’e secde etmeyerek Allah’a isyan eden İblis’in, meleklerden değil, cinlerden olduğunu belirtmek gerekir (el-Kehf 18/50).
5. Melekler son derece güçlü ve üstün özelliklere sahip varlıklardır.
“(Kur’an’ı) ona, üstün güçlere sahip, muhteşem görünümlü (Cebrail) öğretti” (en-Necm 53/5).

Soru 24

Meleklerin özellikleri ile ilgili verilen bilgilerden hangisi doğrudur?

Seçenekler

A
Meleklerin uçan canlılara benzeyen kanatları vardır.
B
Meleklerin gayba dair bilgileri vardır.
C
Melekler ancak Allah'ın izniyle şekil değiştirebilirler.
D
Melekler erkeklik ya da dişilik niteliğinde olabilirler.
E
Melekler ontolojik olarak ateşten yaratılmıştır.
Açıklama:
Normal şartlarda gözle görünmeyen melekler, Allah’ın emir ve izni ile çeşitli şekillere girebilmektedirler. Peygamberler onları aslî suretleri ve büründükleri biçimleri ile görebilirler. Nitekim Cebrâil (a.s.), Hz. Meryem’e bir insan şeklinde görünmüş, Hz. İbrahim’e insan şeklinde gelen melekler onu bir evlat ile müjdelemişlerdir.

Soru 25

“Elçilerimiz (melekler) İbrahim’e müjdeyi getirdiklerinde, “Biz, bu memleket halkını helâk edeceğiz, çünkü oranın ahalisi zalim kimselerdir” dediler” (el- Ankebût 29/31).
Yukarıdaki ayet meleklerin hangi görevini açıklamaktadır?

Seçenekler

A
İlâhî cezaları yerine getirmek
B
Tabiatın yönetimi ve ilâhî kanunların icrasıyla meşgul olmak
C
Peygamberlere ve müminlere maddî ve manevî destek olmak
D
Peygamberlere vahiy getirmek
E
İnsanları iyi işlere sevketmek, onları korumak amacıyla takip etmek
Açıklama:
İlâhî cezaları yerine getirmek: Zor dönemlerinde müminlere destek olan melekler, Allah’ın kâfirlere takdir ettiği cezalarında uygulayıcısıdırlar. Nitekim Allah tarafından Lût kavmini cezalandırmak için gönderilen melekler, önce Hz. İbrahim’e uğramışlar ve geliş amaçlarına ona şöyle açıklamışlardır:
“Elçilerimiz (melekler) İbrahim’e müjdeyi getirdiklerinde, “Biz, bu memleket halkını helâk edeceğiz, çünkü oranın ahalisi zalim kimselerdir” dediler” (el- Ankebût 29/31).

Soru 26

Kur’ân-ı Kerim’e göre Cehennemin işleri ile görevli meleklerin sayısı kaçtır?

Seçenekler

A
9
B
16
C
6
D
19
E
29
Açıklama:
Kur’ân-ı Kerim’de meleklerin türlerini ve sayılarını ancak Allah’ın bildiği belirtilmektedir. Kur’ân Cehennemin işleri ile görevli meleklerin bulunduğunu belirttikten sonra onların sayısının “on dokuz” olduğunu bildirmektedir. İnkâr edenler için bir imtihan vesilesi olduğu açıklanan bu husus, meleklerin sayısını ancak O’nun bildiğini göstermektedir (el-Müddessir 74/31) Bu ifadelerden yola çıkarak meleklerin adedinin sayılamayacak kadar çok olduğunu anlamaktayız.

Soru 27

I. Vahiy meleği
II. Tabiat olayları ile görevli melek
III. Eceli gelenlerin ruhunu kabzetmekle görevli olan melek
IV. Yeniden dirilişi haber veren melek
Yukarıda görevleri verilen meleklerin sıralaması hangi seçenekte doğru verilmiştir?

Seçenekler

A
I. Cebrail- II. Mikail- III. Azrail- IV. İsrafil
B
I. İsrafil- II. Cebrail- III. Azrail- IV.Mikail
C
I.İsrafil - II. Mikail- III. Azrail- IV. Cebrail
D
I.İsrafil - II. Mikail- III.Cebrail - IV.Azrail
E
I. Mikail- II. Azrail- III.Cebrail- IV. İsrafil
Açıklama:
Bu meleklerin başında gelen Cebrâil, vahiy meleğinin özel adıdır. Bu melek, Kur’ân-ı Kerîm’de üç yerde Cibrîl ismiyle geçmekte (örnek olarak el-Bakara 2/97), ayrıca Rûh, Rûhu’l-emîn, Rûhu’l-kuds ve Resûl isimleri ile de işaret edilmektedir.
Kur’ân-ı Kerîm’de sadece bir âyette geçen Mikâil, tabiat olaylarıyla görevli meleğin adıdır. Hadislerde Mîkâil, rızık ve rahmet meleği olarak da nitelenmiştir (Müsned I, 274).
Azrâil ise eceli gelenlerin ruhunu kabzetmekle görevli olan meleğin özel adıdır. Kur’an’da Azrail ismi geçmemekle birlikte, bunun yerine ölüm meleği (melekü’1- mevt) ile yaşam süresi bitenlerin ruhunu alan meleklerden söz edilmektedir (en- Nisa 4/97; el-En’âm 6/61).
Kur’ân-ı Kerîm’de İsrâfil adı geçmemekle birlikte, birçok ayette kıyametin kopması ve âhiret hayatının başlaması sırasında Sûr’a ü eme olayından (en-Neml 27/87) ve yeniden dirilişi haber veren bir çağrıcıdan (el-Kamer 54/6) bahsedilmektedir. Ancak hadislerde söz konusu duyuruyu yapacak olan İsrâfil meleğinin adı büyük melekler arasında sayılmıştır (Müslim, “Salâtü’l-müsâfirîn”, 200).

Soru 28

Kur’ân’da ulûhiyet makamına en yakın melekler olarak sözü edilen, Allah Teâlâ’nın huzurunda, O’na sürekli olarak ibadet ettikleri ve gece gündüz O’nu yücelttikleri kaydedilen melekelere ne ad verilmektedir?

Seçenekler

A
Hârût-Mârût
B
Dört Büyük Melek
C
Cennet ve Cehennemde Görevli Melekler
D
Hafaza ve Kirâmen Kâtibîn Melekleri
E
Mukarrebûn Melekleri
Açıklama:
Mukarrebûn Melekleri
Bu meleklere illiyyûn veya kerrûbiyyûn melekleri de denilmektedir. Bunlar Kur’ân’da ulûhiyet makamına en yakın melekler olarak zikredilirler (en-Nisa 4/172). Bu meleklerin Allah Teâlâ’nın huzurunda bulundukları, O’na sürekli olarak ibadet ettikleri ve gece gündüz O’nu yücelttikleri kaydedilmektedir. Arşı taşıyan ve onun çevresinde bulunan melekler de bu gruba girer (ez-Zümer 39/75; el-Mü’min 40/7)

Soru 29

"........................ melekleri kabirde sorgu işi ile görevli meleklerdir."
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yere hangi melekler gelmelidir?

Seçenekler

A
Mukarrebûn Melekleri
B
Hafaza ve Kirâmen Kâtibîn Melekleri
C
Cennet ve Cehennemde Görevli Melekler
D
Münker-Nekîr
E
Hârût-Mârût
Açıklama:
Münker-Nekîr
Bu melekler, kabirde sorgu işi ile görevli olan meleklerdir. Bu meleklerin adı hadislerde geçmektedir. Burada, ölü defnedildiğinde Münker ve Nekîr adları verilen siyah tenli, mavi gözlü iki meleğin ona geldiği, bazı sorular sorduğu ve verdiği cevaplara göre kabrini genişlettiği ya da daralttığı belirtilmektedir. (Tirmizî, “Cenâiz”, 70)

Soru 30

I. Ateşten yaratılmışlardır.
II. İlahi emirlere uymakla yükümlüdürler.
III. Cinsiyetleri yoktur.
IV. Fiziksel ihtiyaçları bulunmaz.
Yukarıda cinlerle ilgili olarak verilen bilgilerden hangileri doğrudur?

Seçenekler

A
I ve II
B
II ve III
C
III ve IV
D
II ve IV
E
I ve III
Açıklama:
CİNLER
Kur’ân-ı Kerim’de melekler dışında mevcudiyetinden söz edilen latif varlıklar, cinler ve şey-tanlardır. Cinler ve şeytanlar, görevleri ve yaratılış amaçları bakımından meleklerden oldukça farklıdırlar. Ateşten yaratılan cinler, insanlar gibi ilahi emirlere uymakla yükümlüdürler. Ancak onlar insanlara nispetle daha üstün bir güce sahiptirler. İnsanlarda olduğu gibi evlenme, ço- ğalma, doğma, ölme, yeme ve içme özelliğine sahiptirler. Ayet ve hadisleri incelediğimizde, cinlerin kendilerine özgü bir yapıya sahip bu- lundukları, çeşitli şekil ve bedenlere girebildikle- ri (temessül) anlaşılmaktadır. İnsanların cinleri görüp göremeyecekleri hususu ile onların insan- larla olan konusunda tartışmalar vardır. Ancak hadislerde cinlerin müminlere vesvese vermeye çalıştıkları bildirilmektedir.

Soru 31

Aşağıdakilerden hangisi insanın da içinde bulunduğu, maddî yapıya ve bir hacme sahip olan tüm varlıkları kapsayan bir ifadedir?

Seçenekler

A
Soyut varlıklar
B
Ruhsal varlıklar
C
Latif varlıklar
D
Fizikî varlıklar
E
Manevî varlıklar
Açıklama:
Görünen varlıklar insanın da içinde bulunduğu, fizikî yapıya ve bir hacme sahip olan tüm maddî varlıkları kapsamaktadır. Bu canlılar, duyu organlarıyla algılanabildiği için varlıkları konusunda herhangi bir tartışma yoktur. Doğru cevap D'dir.

Soru 32

Aşağıdakilerden hangisi “kudret, kuvvet ve elçilik yapma” anlamlarına gelen “mülk, lek, elk” köklerinden türemiş olan ve “Allah tarafından yaratılan, çeşitli şekillerde görünebilen, zor işlere güç yetirme özelliğine sahip, ancak iyi nitelikte işler yapabilen, erkeklik ve dişilik vasıfları bulunmayan ve Allah’a itaatten ayrılmayan nurani varlıkların adıdır?

Seçenekler

A
Melek
B
Şeytan
C
Cin
D
Ruh
E
Gayb
Açıklama:
Sözlükte “kudret, kuvvet ve elçilik yapma” anlamlarına gelen “mülk, lek, elk” köklerinden türemiş olan melek, terim olarak; “Allah tarafından yaratılan, çeşitli şekillerde görünebilen, zor işlere güç yetirme özelliğine sahip, ancak iyi nitelikte
işler yapabilen, erkeklik ve dişilik vasıfları bulunmayan ve Allah’a itaatten ayrılmayan nurani varlıkların adıdır. Doğru cevap A'dır.

Soru 33

Aşağıdakilerden hangisi meleklerin özelliklerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Melekler nurdan yaratılmış varlıklardır
B
Meleklerde erkeklik ve dişilik özelliği yoktur
C
Melekler, yorulma, usanma vb. bedensel özelliklerden arınmışlardır
D
Melekler son derece güçlü ve üstün özelliklere sahip varlıklardır
E
Melekler gaybı bilirler
Açıklama:
Ayet ve hadislerde geçen ifadelerden hareketle meleklerin özelliklerini şu şekilde sıralamak mümkündür:
1. Melekler nurdan yaratılmış varlıklardır. Meleklerin hangi maddeden yaratıldığına dair Kur’an’da açık bir bilgi yoktur.
2. Meleklerde erkeklik ve dişilik özelliği yoktur. Bu nedenle müşriklerin, melekleri Allah’ın kızları sanmaları batıl bir inanıştır.
3. Melekler, yorulma, usanma vb. bedensel özelliklerden arınmışlardır.
4. Melekler; Allah’a isyan etmeyen, O’nun emrinden dışarı çıkmayan, kendileri
için öngörülen görevleri eksiksiz yapan ve asla günah işlemeyen varlıklardır.
5. Melekler son derece güçlü ve üstün özelliklere sahip varlıklardır.
6. Melekler de diğer varlıklar gibi gaybı bilemezler. Çünkü gaybı sadece Allah
bilir. Meleklerin bildiği gayb, Allah’ın onlara bildirdikleriyle sınırlıdır.
Doğru cevap E'dir.

Soru 34

Kur’ân’da ulûhiyet makamına en yakın melekler olarak zikredilirlen (en-Nisa 4/172) ve Allah Teâlâ’nın huzurunda bulundukları, O’na sürekli olarak ibadet ettikleri ve gece gündüz O’nu yücelttikleri kaydedilen melekler aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Mukarrebûn Melekleri
B
Hafaza ve Kirâmen Kâtibîn Melekleri
C
Cennet ve Cehennemde Görevli Melekler
D
Hârût-Mârût
E
Münker-Nekîr
Açıklama:
Mukarrebûn Melekleri: Bu meleklere illiyyûn veya kerrûbiyyûn melekleri de denilmektedir. Bunlar Kur’ân’da ulûhiyet makamına en yakın melekler olarak zikredilirler (en-Nisa 4/172). Bu meleklerin Allah Teâlâ’nın huzurunda bulundukları, O’na sürekli olarak ibadet ettikleri ve gece gündüz O’nu yücelttikleri kaydedilmektedir. Arşı taşıyan ve onun çevresinde bulunan melekler de bu gruba girer (ez-Zümer 39/75; el-Mü’min 40/7). Doğru cevap A'dır.

Soru 35

Kabirde sorgu işi ile görevli olan meleklerdir. Bu meleklerin adı hadislerde geçmektedir. Burada, ölü defnedildiğinde siyah tenli, mavi gözlü iki meleğin ona geldiği, bazı sorular sorduğu ve verdiği cevaplara göre kabrini genişlettiği ya da daralttığı belirtilmektedir. Bu melekler aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Hârût-Mârût
B
Münker-Nekîr
C
Cennet ve Cehennemde Görevli Melekler
D
Hafaza ve Kirâmen Kâtibîn Melekleri
E
Mukarrebûn Melekleri
Açıklama:
Münker-Nekîr: Bu melekler, kabirde sorgu işi ile görevli olan meleklerdir. Bu meleklerin adı hadislerde geçmektedir. Burada, ölü defnedildiğinde Münker ve Nekîr adları verilen siyah tenli, mavi gözlü iki meleğin ona geldiği, bazı sorular sorduğu ve verdiği cevaplara göre kabrini genişlettiği ya da daralttığı belirtilmektedir. (Tirmizî, “Cenâiz”, 70). Doğru cevap B'dir.

Soru 36

Sözlükte “örtme, gizleme” manasına gelen “cenne” fiilinden türeyen ve duyularla idrak edilemeyen ve insanlar gibi ilahî emirlere uymakla yükümlü tutulan varlık türü aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Melek
B
Şeytan
C
Cin
D
Ruh
E
İnsan
Açıklama:
Sözlükte “örtme, gizleme” manasına gelen “cenne” fiilinden türeyen cin kelimesi,
duyularla idrak edilemeyen ve insanlar gibi ilahî emirlere uymakla yükümlü tutulan varlık türünün adıdır. Kur’ân-ı Kerîm’de cinlerin Allah’a itaat eden melekler ile O’na isyan eden şeytanlardan ayrı bir statüde bulundukları beyan edilmektedir. Doğru cevap C'dir.

Soru 37

“Ateşten yaratılan, insanları saptırmaya çalışan, azgın, kibirli ve gözle görülmeyen ruhanî varlık” aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Hârût-Mârût
B
Münker-Nekîr
C
Cin
D
Ruh
E
Şeytan
Açıklama:
Dil bilginleri şeytan kelimesinin “yanmak, helâk olmak, aşırı derecede kızmak”
anlamlarına gelen “şeyt” mastarından ya da “uzak olmak, muhalefet etmek” anlamlarına gelen “şatn” kökünden gelebileceği üzerinde durmaktadırlar. Hangisinden gelirse gelsin kelimenin olumsuz bir mana ihtiva ettiği açıktır. Birinci kökten geldiği takdirde şeytan, “ateşten yaratılmış, helâke uğramış, yüzü sararmış ve kanı çekilmiş varlık”, ikinci kökten türediği kabul edildiğinde ise “hayırdan ve rahmetten uzaklaştırılmış, şerde ileri giden, haddi aşan varlık” anlamına gelmektedir. Terim olarak ise şeytan; “ateşten yaratılan, insanları saptırmaya çalışan, azgın, kibirli ve gözle görülmeyen ruhanî varlık” şeklinde tanımlanmaktadır. Doğru cevap E'dir.

Soru 38

Bâbil halkını imtihan etmek ve onları sihir konusunda bilinçlendirmek için gönderilen ve geldikleri toplumu inançsızlığa karşı uyarma görevi bulunan melekler aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Münker-Nekîr
B
Hârût-Mârût
C
Hafaza ve Kirâmen Kâtibîn Melekleri
D
Mukarrebûn Melekleri
E
Cennet ve Cehennemde Görevli Melekler
Açıklama:
Hârût-Mârût: Kur’an’da adı geçen bu iki meleğin Bâbil halkını imtihan etmek ve onları sihir konusunda bilinçlendirmek için gönderildiği belirtilmektedir. Geldikleri toplumu inançsızlığa karşı uyarma görevi bulunan bu meleklerin günahkâr olarak nitelendirilmesi doğru değildir. Her şeyden önce İslam inancında melekler günah
işlemekten uzak varlıklardır. Doğru cevap B'dir.

Soru 39

Aşağıdakilerden hangisi insanları koruyan ve onların iyi ve kötü fiillerini kaydeden meleklerdir?

Seçenekler

A
Mukarrebûn Melekleri
B
Münker-Nekîr
C
Hârût-Mârût
D
Hafaza ve Kirâmen Kâtibîn Melekleri
E
Cennet ve Cehennem Melekleri
Açıklama:
Hafaza ve Kirâmen Kâtibîn Melekleri: Bu melekler insanları koruyan ve onların iyi ve kötü fiillerini kaydeden meleklerdir. Kur’ân’da bu melekler; koruyanlar, izleyenler, yazıcı elçiler, karşı karşıya olan iki melek, gözetleyip yazmaya hazır olanlar ve değerli yazıcılar şeklinde çeşitli ifadelerle nitelenmektedirler. Doğru cevap D'dir.

Soru 40

Aşağıdakilerden hangisi iradelerini hem iyilik hem de kötülük yönünde kullanabilen varlıklardır?

Seçenekler

A
Cinler ve insanlar
B
Şeytan
C
Melekler
D
Ruhlar
E
Hayvanlar
Açıklama:
Allah tarafından melekler dışında, duyu organlarıyla algılanmayan başka latîf varlıkların bulunduğu Kur’ân’da bildirilmektedir. Cinlerden ve şeytanlardan oluşan bu zümre, meleklerden farklı olarak süflî bir yapıda yaratılmışlardır. Yani onlar melekler gibi sadece iyiliği temsil etme yeteneğinden yoksundurlar. Bunlardan cinler ve insanlar iradelerini, hem iyilik hem de kötülük yönünde kullanabilirken şeytanlar ise kötülüğün temsilcisi olmuşlardır. Doğru cevap A'dır.

Ünite 5

Soru 1

Tevrat aşağıdaki peygamberlerden hangisine indirilmiştir?

Seçenekler

A
Hz.Musa
B
Hz.Davut
C
Hz.İbrahim
D
Hz.Nuh
E
Hz.Süleyman
Açıklama:
Kanun, şeriat anlamlarına gelen Tevrat Hz. Musa’ya indirilen kitabın adıdır. Tevrat’ın aslının Allah’ın kelâmı olduğuna ve Hz. Musa’ya vahyolunduğuna inanmak her müslüman için gereklidir ve bunun inkârı küfre götürür.

Soru 2

Aşağıdakilerden hangisi Yahudilerin kutsal metni Tanah’ın ilk bölümünü oluşturan Tevrat'ın bölümlerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Elçilerin İşleri
B
Tekvin
C
Hurûc
D
Levililer
E
Tesniye
Açıklama:
Elçilerin İşleri Yeni Ahitte yer alan bölümlerden biridir.

Soru 3

İbrahim’e İsmail’i kurban etmesi için yapılan vahyin şekli aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Rüya ile
B
Perde arkasından konuşarak
C
Cebrail aracılığıyla
D
Cinler aracılığıyla
E
Yazı ile
Açıklama:
Musa’nın annesine (Tâhâ 20/37-38), ayrıca İbrahim’e de İsmail’i kurban etmesi (es-Sâffât 37/102) için yapılan vahiy rüya ile olmuştur.

Soru 4

Aşağıdakilerden hangisi Tevrat'ta ibadetler, dinî ayin ve bayramlar, günahların kefareti, yiyecekler, kurbanlar ve evlilik gibi konulara ait hükümlerin yer aldığı bölümdür?

Seçenekler

A
Levililer
B
Tekvin
C
Hurûc
D
A‘dât
E
Tesniye
Açıklama:
Levililer: İbadetler, dinî ayin ve bayramlar, günahların kefareti, yiyecekler, kurbanlar ve evlilik gibi konulara ait hükümleri konu eder.

Soru 5

Hz. Îsâ'nın konuştuğu dil aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Ârâmîce
B
Grekçe
C
Gürcüce
D
Farsça
E
İtalyanca
Açıklama:
Hz. Îsâ Ârâmîce konuştuğu halde İnciller ve Yeni Ahid’in diğer kitaplarının hepsi Grekçe’dir.

Soru 6

Aşağıdakilerden hangisi Trente Konsili’nde (1546) tespit edilen şekliyle Yeni Ahidi oluşturan bölümlerden biri değildir?

Seçenekler

A
Mezmurlar
B
Matta
C
Markos
D
Resullerin İşleri
E
Pavlus'un Mektupları
Açıklama:
Trente Konsili’nde (1546) tespit edilen şekliyle Yeni Ahid, Matta, Markos, Luka ve Yuhanna’ya göre İnciller, Resullerin İşleri, Pavlus’un Mektupları (14), Genel Mektuplar (7) ve Yuhanna’nın Vahyi'dir.

Soru 7

Aşağıdaki kişilerden hangisinin döneminde Kur’ân-ı Kerîm çok hassas prensipler çerçevesinde bir araya getirilmiş ancak çoğaltılmamıştır?

Seçenekler

A
Hz. Ebû Bekir
B
Hz. Osman
C
Hz.Ömer
D
Hz.Ali
E
Hz.Hasan
Açıklama:
Hz. Ebû Bekir’in hilâfeti döneminde Kur’ân-ı Kerîm vahiy kâtibi Zeyd b. Sâbit tarafından çok hassas prensipler çerçevesinde bir araya getirilmiş ancak çoğaltılmamıştı.

Soru 8

Yahudilerin kutsal metni aşağıdakilerden hangisiyle adlandırılır?

Seçenekler

A
Tanah
B
Neviîm
C
Ketubîm
D
Tesniye
E
Tekvin
Açıklama:
Yahudiler ise kendi kutsal yazılarını Torah (Tevrat), Neviîm ve Ketuvîm şeklindeki üç ana kısmın ilk harflerinden meydana gelen Tanah kelimesiyle isimlendirirler.

Soru 9

Allah’ın peygamberlere elçi olarak vahiy gönderdiği melek aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Cebrail
B
Azrail
C
Mikail
D
İsrafil
E
Kiramen Kâtibin
Açıklama:
Allah’ın peygamberlere hitabının üçüncü şeklinde vahye Cebrail isimli melek aracılık etmektedir.

Soru 10

Aşağıdakilerden hangisi Hz.İsa'yı sağlığında görmediği halde Yeni Ahid külliyatı içinde en erken yazılanları yazan kişidir?

Seçenekler

A
Pavlus
B
Matta
C
Markos
D
Luka
E
Yuhanna
Açıklama:
Yeni Ahid külliyatı içinde en erken yazılanlar İsa’yı sağlığında göremeyen Pavlus’a ait mektuplardır.

Soru 11

Aşağıdakilerden hangisi vahiy sözcüğünün sözlük anlamlarından biri değildir?

Seçenekler

A
Fısıldamak
B
Yazı yazmak
C
Ansızın ortaya çıkmak
D
Telkin etmek
E
İlham etmek
Açıklama:
Kur’an’da ilâhî bilginin peygamberlere aktarılmasını ifade eden temel fiil “fısıldamak, telkin etmek, süratli bir şekilde işaret etmek, yazı yazmak, ilham etmek” gibi anlamlara gelmekle birlikte ansızın ortaya çıkmak gibi bir anlamı söz konusu değildir.

Soru 12

Aşağıdaki şıklardan hangisinde "doğrudan vahy"in örnekleri doğru şekilde verilmiştir?

  1. İlham

  2. Mananın kalbe aktarılması

  3. Vahyin rüyâ yoluyla gerçekleşmesi

  4. İlâhî kelâmın belirli bir cisimde (meselâ ağaçta) yaratılması

Seçenekler

A
I, II, III ve IV
B
I, III ve IV
C
II, III ve IV
D
I, II ve III
E
I, II ve IV
Açıklama:
Doğrudan vahyetme vahyin bu şekli herhangi bir vasıta olmadan ilham, mananın kalbe aktarılması veya rüyâ yoluyla gerçekleşir.

Soru 13

Yahudilerin kutsal metni Tanah’ın ilk bölümünü oluşturan Tevrat beş bölümden meydana gelmektedir. Aşağıdakilerden hangisi bu bölümlerden değildir?

Seçenekler

A
Neviîm
B
Tekvin
C
A'dat
D
Tesniye
E
Huruc
Açıklama:
Neviîm, Tevratın değil ana kitap Tanah'ın alt kitabıdır.

Soru 14

Evren’in ve ilk insanın yaratılışından, Hz. Âdem’ ve Havva’nın işlediği ilk suçtan, onların yeryüzüne inişlerinden, Hz. Nuh, İbrahim ve İsrâiloğulları’nın Mısır’a girişlerinden ve oradaki hayatlarından bahseden Tevratın bölümü hangisidir?

Seçenekler

A
Huruc
B
Tekvin
C
Levililer
D
Tesniye
E
A'dat
Açıklama:
Evren’in ve ilk insanın yaratılışından, Hz. Âdem’ ve Havva’nın işlediği ilk suçtan, onların yeryüzüne inişlerinden, Hz. Nuh, İbrahim ve İsrâiloğulları’nın Mısır’a girişlerinden ve oradaki hayatlarından bahseden bölüm Tekvin'dir

Soru 15

İsrâiloğulları’nı Mısır’dan çıkarmak üzere Hz. Musa’nın Rab Yahova tarafından görevlendirilişi, onları Firavun’un zulmünden kurtararak Mısır’dan çıkarması, Hz. Mûsâ’nın Sînâ dağında Rab Yahova’dan On Emir’i alma- sından bahseden tevratın bölümü hangisidir?

Seçenekler

A
Tekvin
B
Huruc
C
Levililer
D
A'dat
E
Tesniye
Açıklama:
Huruc (Çıkış) İsrâiloğulları’nı Mısır’dan çıkarmak üzere Hz. Musa’nın Rab Yahova tarafından görevlendirilişi, onları Firavun’un zulmünden kurtararak Mısır’dan çıkarması, Hz. Mûsâ’nın Sînâ dağında Rab Yahova’dan On Emir’i almasından bahseder

Soru 16

Tevrat ve İncil'i bir araya toplayan büyük kitaba Hıristiyanlarca ne ad verilmektedir?

Seçenekler

A
Ahd-i Atik
B
Ahd-i Cedid
C
Kanonik
D
Kitab-ı Mukaddes
E
Mezmurlar
Açıklama:
Kitab-ı Mukaddes; Tevrat ve İncilin Hıristiyanlarca cem edilmesine verilen isimdir

Soru 17

Aşağıdakilerden hangisi Yeni Ahid'in bölümlerinden değildir?

Seçenekler

A
Resullerin İşleri
B
Pavlus’un Mektupları
C
Neşideler Neşidesi
D
Yuhanna’nın Vahyi
E
Genel Mektuplar
Açıklama:
Neşideler Neşidesi adlı kısım Tanah'ın alt bölümü olan Ketubim kısmına dahildir.

Soru 18

"İncil" kelimesinin anlamı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Nur
B
Rahmet
C
Yüce Kanun
D
Kutsal Çile
E
Müjde
Açıklama:
Müjde veya yeni öğreti anlamına gelen İncil Hz. ‘Isâ’ya vahyedilmiş olan ilâhî kitaptır.

Soru 19

Üçüncü halife Hz. Osman hicrî 25 yılında bir heyete daha önce biraraya getirilmiş olan Kur’an’ı istinsah ettirmeye başlamıştır. aşağıdaki isimlerden hangisi söz konusu heyetten değildir

Seçenekler

A
Abdullah b. Mesud
B
Zeyd b. Sabit
C
Abdullah b. Zübeyr
D
Saîd b. el-Âs
E
Abdurrahman b. Hâris
Açıklama:
Üçüncü halife Hz. Osman hicrî 25 yılında Zeyd b. Sabit, Abdullah b. Zü- beyr, Saîd b. el-Âs ve Abdurrahman b. Hâris’ten oluşan bir heyete daha önce biraraya getirilmiş olan Kur’an’ı istinsah ettirmeye başlamıştır. Abdullah b. Mesud bu heyetin içinde yer almamıştır.

Soru 20

I. Doğrudan vahyetme
II. Perde arkasından konuşmak
III. Elçi ile vahiy
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri vahiy türleri arasında yer alır?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
I ve II
C
I ve III
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Vahiy türleri doğrudan vahyetme, perde arkasından konuşmak ve elçi ile vahiy şeklindedir.

Soru 21

I. Hz. Musa’ya Tur dağında yapılan vahiy
II. Rüya şeklinde gelen vahiy
Yukarıda verilen vahiyler sırasıyla hangi vahiy türü içerisinde yer alır?

Seçenekler

A
Doğrudan vahyetme - Elçi ile vahiy
B
Doğrudan vahyetme - Perde arkasından konuşmak
C
Perde arkasından konuşmak - Doğrudan vahyetme
D
Perde arkasından konuşmak - Elçi ile vahiy
E
Elçi ile vahiy - Perde arkasından konuşmak
Açıklama:
Hz. Musa’ya Tur dağında yapılan vahiy perde arkasından konuşma türünde bir vahiydir. Rüya şeklinde gelen vahiy ise doğrudan vahyetme türündedir.

Soru 22

I. Cebrailin ya bir insan suretinde ya da aslî şekliyle ilâhî mesajı ulaştırması
II. İlâhî kelâmın belirli bir cisimde (meselâ ağaçta) yaratılması
Yukarıda verilen vahiyler sırasıyla hangi vahiy türleri arasında yer alır?

Seçenekler

A
Doğrudan vahyetme - Perde arkasından konuşma
B
Doğrudan vahyetme - Elçi ile vahiy
C
Elçi ile vahiy - Doğrudan vahyetme
D
Elçi ile vahiy - Perde arkasından konuşma
E
Perde arkasından konuşma - Elçi ile vahiy
Açıklama:
I. Cebrailin ya bir insan suretinde ya da aslî şekliyle ilâhî mesajı ulaştırması elçi ile vahiy, İlâhî kelâmın belirli bir cisimde (meselâ ağaçta) yaratılması ise perde arkasından konuşma türünde vahiylerdir.

Soru 23


  1. Hz, Şit

  2. Hz. İbrahim

  3. Hz. İdris


Yukarıda verilen peygamberlerden hangisi ya da hangilerine suhuf gönderilmiştir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
I ve II
C
I ve III
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Bahsi geçen peygamberlerin üçüne de suhuf gönderilmiştir.

Soru 24

Aşağıdaki peygamberlerden hangisine kutsal kitap gönderilmemiştir?

Seçenekler

A
Hz. İbrahim
B
Hz. Musa
C
Hz. Davud
D
Hz. İsa
E
Hz. Muhammed
Açıklama:
Suhufun dışında kalan kitaplardan Tevrat Hz. Musa'ya, Zebur Hz. Davud'a, İncil Hz. İsa'ya ve Kur’ân-ı Kerîm Hz. Muhammed'e indirilmiştir.

Soru 25

"İsrâiloğulları’nı Mısır’dan çıkarmak üzere Hz. Musa’nın Rab Yahova tarafından görevlendirilişi, onları Firavun’un zulmünden kurtararak Mısır’dan çıkarması, Hz. Mûsâ’nın Sînâ dağında Rab Yahova’dan On Emir’i alması"ndan bahseden Tevrat bölümü aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Tekvin
B
Hurûc
C
Levililer
D
A‘dât
E
Tesniye
Açıklama:
Yahudilerin kutsal metni Tanah’ın ilk bölümünü oluşturan Tevrat beş bölümden meydana gelmektedir:
Tekvin (Yaratılış): Evren’in ve ilk insanın yaratılışından, Hz. Âdem’ ve Havva’nın işlediği ilk suçtan, onların yeryüzüne inişlerinden, Hz. Nuh, İbrahim ve İsrâiloğulları’nın Mısır’a girişlerinden ve oradaki hayatlarından bahseder.
Hurûc (Çıkış): İsrâiloğulları’nı Mısır’dan çıkarmak üzere Hz. Musa’nın Rab Yahova tarafından görevlendirilişi, onları Firavun’un zulmünden kurtararak Mısır’dan çıkarması, Hz. Mûsâ’nın Sînâ dağında Rab Yahova’dan On Emir’i almasından bahseder.
Levililer: İbadetler, dinî ayin ve bayramlar, günahların kefareti, yiyecekler, kurbanlar ve evlilik gibi konulara ait hükümleri konu eder.
A‘dât (Sayılar): İsrâiloğulları’nın çöldeki hayatları, Hz. Musa’nın vefatından sonra onların Sina dağından ayrılıp Kenan ülkesine girmeleri sürecini ele alır.
Tesniye: Hz. Mûsânın ölümünden ve defnedilmesinden, On Emir ve diğer dinî hükümlerden bahseder.

Soru 26

Kuran-ı Kerim hangi halifenin döneminde çoğaltılmıştır?

Seçenekler

A
Hz. Ebubekir
B
Hz. Ömer
C
Hz. Osman
D
Hz. Ali
E
Muaviye
Açıklama:
Üçüncü halife Hz. Osman hicrî 25 yılında Zeyd b. Sabit, Abdullah b. Zübeyr, Saîd b. el-Âs ve Abdurrahman b. Hâris’ten oluşan bir heyete daha önce biraraya getirilmiş olan Kur’an’ı istinsah ettirmeye başlamıştır. Bazı kıraat farklılıklarının ihtilaflara sebep olmaması için yapılan bu çalışma sonucunda çoğaltılan mushaflar İslâm coğrafyasının dört veya yedi büyük merkezine gönderilmiştir.

Soru 27

Kuran-ı Kerim'in indirilmesi yaklaşık kaç yıl sürmüştür?

Seçenekler

A
13
B
17
C
19
D
23
E
27
Açıklama:
Kuran-ı Kerim yaklaşık 23 yılda indirilmiştir.

Soru 28

Yeni Ahid olarak nitelendirilen kutsal kitap aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Zebur
B
Tevrat
C
İncil
D
Kuran-ı Kerim
E
Hz. İbrahim'in suhufu
Açıklama:
Hıristiyanlar Tanrı’nın İsa’yla yaptığı ahdi yeni kabul etmişler ve bu
ahdin yazılı belgeleri addedilen metinlere de Yeni Ahid (New Testament) ismini vermişlerdir.

Soru 29

Zebur aşağıdaki peygamberlerden hangisine indirilmiştir?

Seçenekler

A
Hz. İbrahim
B
Hz. Davud
C
Hz. Musa
D
Hz. Yakup
E
Hz. İdris
Açıklama:
Zebur Hz. Davud'a indirilmiştir.

Soru 30

Allah’ın kendi iradesini çeşitli yollarla seçmiş olduğu peygamberlere bildirmesine ne ad verilir?

Seçenekler

A
İnanç
B
Vahiy
C
Sure
D
Ayet
E
Kutsal kitap
Açıklama:
Allah’ın kendi iradesini çeşitli yollarla seçmiş olduğu peygamberlere bildirmesine vahiy denilmektedir. Doğru cevap B’dir.

Soru 31

Aşağıdaki peygamberlerin hangisine sadece suhuf/sayfalar indirilmiştir?

Seçenekler

A
Hz. Musa
B
Hz. İsa
C
Hz. Davud
D
Hz. İbrahim
E
Hz. Muhammed
Açıklama:
Hz. İbrahim’e vahiy olarak suhuf indirilmiştir, Hz. Musa’ya hem suhuf hem kitap indirilmiştir, diğer peygamberlere ise kitap indirilmiştir. Doğru cevap D’dir

Soru 32

Aşağıdakilerden hangisi Allah’ın peygamberlerine gönderdiği ilahi kitapların adlarından biri değildir?

Seçenekler

A
Tekvin
B
Tevrat
C
Zebur
D
İncil
E
Kur’an
Açıklama:
Tekvin; Tevrat’ın evrenin ve ilk insanın yaratılışından, Hz. Âdem’ ve Havva’nın işlediği ilk suçtan, onların yeryüzüne inişlerinden, Hz. Nuh, İbrahim ve İsrailoğullarının Mısır’a girişlerinden ve oradaki hayatlarından bahseden bölümünün adıdır.

Soru 33

Tevrat’ın Hz. Musa’nın ölümünden ve defnedilmesinden, On Emir ve diğer dini hükümlerden bahseden bölümünün adı nedir?

Seçenekler

A
Hurûc
B
A’dât
C
Levililer
D
Neviîm
E
Tesniye
Açıklama:
Tesniye, Hz. Musa’nın ölümünden ve defnedilmesinden, On Emir ve diğer dini hükümlerden bahseder. Doğru cevap E’dir.

Soru 34

İlahi kitaplardan biri olan Zebur, aşağıdaki peygamberlerin hangisine indirilmiştir?

Seçenekler

A
Hz. İbrahim
B
Hz. Davud
C
Hz. İsa
D
Hz. Musa
E
Hz. Nuh
Açıklama:
Kur’an’da “Davud’a da Zebur’u verdik” (el-İsrâ 17/55) buyrulmaktadır. “Yazılı kitap” anlamına gelen Zebur’dan Kur’an’da bahsedilmekte ve ondan bazı bilgiler de nakledilmektedir (en-Nisâ 4/163; el-İsrâ 17/55; el-Enbiyâ 21/105). Müslümanların Allah tarafından Hz. Davud’a Zebur isimli bir kitabın indirildiğine inanmaları gerekir. Doğru cevap B’dir

Soru 35

Aşağıdakilerden hangisi Hıristiyanlığın kutsal metninde yer alan İncillerden biri değildir?

Seçenekler

A
Matta İncili
B
Markos İncili
C
Luka İncili
D
Eski Ahid
E
Yuhanna İncili
Açıklama:
Hz. İsa’ya vahyolunduğu bilinen İncîl orijinal haliyle günümüze ulaşamdığı gibi Hıristiyanlığın ilk çağlarında birbirini tutmayan yüzlerce farklı İncîl ortaya çıktı. Her grup ve toplumun kendine has bir İncil’i bulunmaktaydı. Suriye’deki Hıristiyanlar Matta, Yunanistan’dakiler Luka, Roma’dakiler Markos İncîli’ni kullanmışlardır. Yuhanna İncili ile bu sayı dörde çıkmış, yüzlercesi arasından söz konusu dört İncîl Hıristiyan kutsal metnine dâhil edilmiştir. Yahudiliğin kutsal kitabını ise Hıristiyanlar Eski Ahid (Old Testament) diye isimlendirirler. Doğru cevap D’dir.

Soru 36

Allah’ın Cibril aracılığıyla peygamberlere indirdiği ilahi kitapların sonuncusu aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Yeni Ahid
B
İncil
C
Kur’an
D
Tevrat
E
Zebur
Açıklama:
İlâhî kitapların sonuncusu olan Kur’ân-ı Kerîm Peygamberimiz Hz. Muhammed (SAV)’e indirilmiş, Peygamberimizden de hiçbir değişikliğe ve bozulmaya uğramadan tevatür yoluyla bize kadar ulaşmıştır. Doğru cevap C’dir.

Soru 37

Kur’an-ı Kerim kimin hüküm sürdüğü dönemde birleştirilmiştir?

Seçenekler

A
Hz. Muhammed
B
Hz. Ebu Bekir
C
Hz. Ömer
D
Hz. Osman
E
Hz. Ali
Açıklama:
Kur’an-ı Kerim Hz. Peygambere yirmi iki yılı aşkın bir süre içinde vahyolunmuştur. Kaynakların verdiği bilgilere göre Hz. Peygamber hayatta iken Kur’an kendisi ve sahabe tarafından ezberlenmiş, vahiy katipleri tarafından da yazıya geçirilmiştir. Hz. Ebu Bekir’in hilafeti döneminde Kur’an-ı Kerim vahiy katibi Zeyd b. Sâbit tarafından çok hassas prensipler çerçevesinde bir araya getirilmiştir. Doğru cevap B’dir.

Soru 38

Kur’an-ı Kerim hangi halife döneminde çoğaltılıp İslam coğrafyasının büyük beldelerine gönderilmiştir?

Seçenekler

A
Hz. Ebu Bekir
B
Hz. Ömer
C
Hz. Ali
D
Hz. Osman
E
Ömer Bin Abdülaziz
Açıklama:
Üçüncü halife Hz. Osman hicrî 25 yılında Zeyd b. Sabit, Abdullah b. Zübeyr, Saîd b. el-Âs ve Abdurrahman b. Hâris’ten oluşan bir heyete daha önce biraraya getirilmiş olan Kur’an’ı istinsah ettirmeye başlamıştır. Bazı kıraat farklılıklarının ihtilaflara sebep olmaması için yapılan bu çalışma sonucunda çoğaltılan mushaflar İslâm coğrafyasının dört veya yedi büyük merkezine gönderilmiştir. Doğru cevap D’dir

Soru 39

Allah’tan peygamberlere yönlendirilmiş aşkın/ilâhî bir mahiyete sahip olan vahiy, yapısı itibariyle nasıl bir bilgidir?

Seçenekler

A
Deneysel bilgi
B
Sezgisel bilgi
C
Duygusal bilgi
D
Metafiziksel bilgi
E
Bilimsel bilgi
Açıklama:
Allah’ın kendi iradesini çeşitli yollarla seçmiş olduğu peygamberlere bildirmesi- ne vahiy denilmektedir. Tanrı’dan insana yönlendirilmiş olan bu ilişki aşkın/ilâhî bir mahiyete sahiptir. Metafizik âlemden fizik dünyaya bilgi akışını sağlayan bu iletişimin mahiyeti, zamanı ve şekli tamamen Allah’ın iradesiyle belirlenmiştir.

Soru 40

Tevrat'ın hangi bölümü İsrailoğulları'nı Mısır'dan çıkarmak üzere Hz. Musa'nın Rab Yahova tarafından görevlendirilişi, onları Firavun'un zulmünden kurtararak Mısır'dan çıkarmasından bahseder?

Seçenekler

A
A'dat
B
Huruc
C
Levililer
D
Tesniye
E
Tekvin
Açıklama:
Tevrat'ın Huruc bölümü İsrailoğulları'nı Mısır'dan çıkarmak üzere Hz. Musa'nın Rab Yahova tarafından görevlendirilişi, onları Firavun'un zulmünden kurtararak Mısır'dan çıkarmasından bahseder.

Soru 41

Kur’ân-ı Kerîm'e göre Zebur hangi peygambere verilmiştir?

Seçenekler

A
Hz. Davud.
B
Hz. Musa
C
Hz. İbrahim
D
Hz. Nuh
E
Hz. Hûd
Açıklama:
Kur’ân-ı Kerîm'de “Davud’a da Zebur’u verdik” (el-İsrâ 17/55) buyrulmaktadır.

Soru 42

Şıklarda yer alan peygamberlerden hangisine suhuf indirilmiştir?

Seçenekler

A
Hz. Nuh
B
Hz. İsa
C
Hz. Yusuf
D
Hz. Süleyman
E
Hz. Şit
Açıklama:
Hz. Adem-aleyhisselâm-'a 10 sayfa,
Hz. Şit-aleyhisselâm-'a 50 sayfa
Hz. İdris-aleyhisselâm-'a 30 sayfa,
Hz. İbrahim-aleyhisselâm-'a 10 sayfa
suhuf indirilmiştir.
Kitapta Hz. Musa'ya 10 suhuf verildiği bilgisi tercih edilmiştir. (Sy. 87)

Soru 43

“Kur’ân-ı Kerîm ve Hz. Peygamberin hadislerinde belirtildiğine göre peygamberlerin bazılarına ……………. vahyedilmişken bazılarına da kitap gönderilmiştir” cümlesinde boş bırakılan bölüme en uygun olanı aşağıdakilerden hangisinde verilmiştir?

Seçenekler

A
Sure
B
Ayet
C
Mesel
D
Öğüt
E
Suhuf
Açıklama:
“Kur’ân-ı Kerîm ve Hz. Peygamberin hadislerinde belirtildiğine göre peygamberlerin bazılarına suhuf vahyedilmişken bazılarına da kitap gönderilmiştir”

Soru 44

Aşağıdakilerden hangisi, Kur’an’ın içerdiği konuların başında gelmektedir?

Seçenekler

A
İbadet esasları
B
İtikâdî konular ve iman esasları
C
Kişiler ve toplumlar arasındaki ilişkiler
D
İlmi gerçekler ve tabiat kanunları
E
Önceki ümmetlerin durumu
Açıklama:
Başta Allah’ın varlığı ve birliği olmak üzere itikâdî konular, iman esasları Kur’an’ın içerdiği konuların başındadır. Müslümanların mükellef olduğu namaz, oruç, hac, zekât gibi ibadetler, kişiler ve toplumlar arası ilişkileri düzenleyen hükümler, bu hükümlerin ihlaline yönelik cezalar, insanların dünya ve âhiret saadetlerini temin edecek ahlâkî hükümler, nasihat ve tavsiyeler, Allah’ın emirlerine uyanlara mükâfat, uymayanlara ceza vaatleri Kur’an’ın temel konularının başında gelir. Ayrıca Allah’ın varlığı ve birliğini ispat eden ilmî gerçekler ve tabiat kanunlarına işaret eden âyetler, önceki ümmetlere ve onlara gönderilen peygamberlere ait ders alınacak mesajlar içeren kıssalar ve inananların Allah Taâlâ’ya sığınmalarına ve O’nun yardımını talep etmelerine yönelik dualar da Kur’an’daki diğer temaları oluşturmaktadır. Dolayısıyla, doğru cevap B seçeneğidir.

Soru 45

Aşağıdakilerden hangisi, Ebû Zerr’den nakledilen rivayette kendisine sayfa indirilen peygamberler arasında değildir?

Seçenekler

A
Hz. Salih
B
Hz. Şît
C
Hz. İdris
D
Hz. İbrahim
E
Hz. Musa
Açıklama:
Ebû Zerr’den nakledilen bir rivayete göre Allah Teâlâ, Hz. Şît’e 50, İdris’e 30, İbrahim’e 10 ve Musa’ya 10 olmak üzere toplam 100 sayfa indirmiştir. Ancak Hz. İbrâhîm ve Mûsâ’ya indirilen sayfaların dışında Kur’an ve tevâtür derecesine ulaşan hadîslerde bu konuda bilgi bulunmamaktadır. Dolayısıyla, doğru cevap A seçeneğidir.

Soru 46

“Kur’an’ı biz indirdik. Onun koruyucuları da, şübhesiz ki, biziz” ayeti hangi surede geçmektedir?

Seçenekler

A
el-Hicr
B
Şûrâ
C
İsrâ
D
En’âm
E
Nahl
Açıklama:
“Kur’an’ı biz indirdik. Onun koruyucuları da, şübhesiz ki, biziz” mealindeki ayet-i kerime “Hicr” suresinde yer almaktadır.

Soru 47

Aşağıdakilerden hangisi Yahudilerin kutsal metni Tanah’ın ilk bölümünü oluşturan Tevrat’ın bölümleri arasında yer almaz?

Seçenekler

A
Mezmurlar
B
Tekvin
C
Çıkış
D
Levililer
E
Sayılar
Açıklama:
Torah (Tevrât): Tekvin, Çıkış, Levililer, Sayılar, Tesniye isimli beş bölümden oluşmaktadır. A seçeneğinde verilen “Mezmurlar” Ketubîm kısmında yer alır.

Soru 48

Trente Konsili’nde (1546) tespit edilen şekliyle Yeni Ahid, Matta, Markos, Luka ve Yuhanna’ya göre İnciller kaç kitaptan meydana gelmektedirler?

Seçenekler

A
11
B
19
C
23
D
27
E
31
Açıklama:
Trente Konsili'nde (1546) tespit edilen şekliyle Yeni Ahid, Matta, Markos, Luka ve Yuhanna’ya göre İnciller, Resullerin İşleri, Pavlus’un Mektupları (14), Genel Mektuplar (7) ve Yuhanna’nın Vahyi olmak üzere toplam yirmiyedi kitaptan meydana gelmektedir.

Soru 49

................, Allah Taâlâ tarafından bazı peygamberlere kitaplar vahyolunduğuna ve bu kitaplarda bulunan şeylerin hepsinin doğru ve hak olduğuna inanmak
veya Allah’ın peygamberlere inanç, ibadet, ahlâkın yanı sıra birey ve toplumla ilgili hükümler içeren metinler vahyettiğine kesin olarak iman etmek diye tanımlamak mümkündür.
Yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir ?

Seçenekler

A
Allah'a iman
B
Peygambere iman
C
Kitaplara iman
D
Ahirete iman
E
Meleklere iman
Açıklama:
Kitaplara imanı, Allah Taâlâ tarafından bazı peygamberlere kitaplar vahyolunduğuna ve bu kitaplarda bulunan şeylerin hepsinin doğru ve hak olduğuna inanmak
veya Allah’ın peygamberlere inanç, ibadet, ahlâkın yanı sıra birey ve toplumla ilgili hükümler içeren metinler vahyettiğine kesin olarak iman etmek diye tanımlamak mümkündür

Soru 50

I- Allah'a iman
II-Namaza iman
III-Kitaplara iman
IV-Meleklere iman
V-Peygamberlere iman
Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri imanın şartları arasında değildir ?

Seçenekler

A
I-V
B
II-IV
C
I-II-III
D
I-III-IV-V
E
Yalnız II
Açıklama:
Allah’ın peygamberlerine indirdiği ilâhî kitaplara inanmadıkça insanlar mü’min olarak nitelenemez. Kur’an’da ayrıca Allah’a, meleklerine, âhiret gününe ve peygamberlerinin yanı sıra kitaplarına da inanmak başta peygamberler olmak üzere bütün insanlara emredilmiştir.

Soru 51

Allah’ın kendi iradesini çeşitli yollarla seçmiş olduğu peygamberlere bildirmesine ....... denilmektedir.
Yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisi gelmelidir ?

Seçenekler

A
İman
B
Vahiy
C
İbadet
D
Mesaj
E
Çağrı
Açıklama:
Allah’ın kendi iradesini çeşitli yollarla seçmiş olduğu peygamberlere bildirmesine vahiy denilmektedir.

Soru 52

Vahyin herhangi bir vasıta olmadan ilham, mananın kalbe aktarılması veya rüyâ yoluyla gerçekleşmesi şeklinde olan türüne ne ad verilir ?

Seçenekler

A
Perde arkasından konuşarak
B
Açıkça konuşarak
C
Elçi ile vayh
D
Doğrudan vahyetme
E
Dolaylı vahyetme
Açıklama:
Doğrudan Vahyetme
Vahyin bu şekli herhangi bir vasıta olmadan ilham, mananın kalbe aktarılması
veya rüyâ yoluyla gerçekleşir. Musa’nın annesine (Tâhâ 20/37-38), ayrıca İbrahim’e
de İsmail’i kurban etmesi (es-Sâffât 37/102) için yapılan vahiy rüya ile olmuştur.

Soru 53

I. Tevrat
II. Zebur
III. İncil
IV. Kur'an-ı Kerim
V. Sûhuf
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri Allah Teâlâ’nın insanlara tebliğ etmek üzere peygamberlerine bildirdiği vahiylerin iki kapak arasında toplanmış hallerindendir ?

Seçenekler

A
I-II
B
I-II-III
C
I-II-IV-V
D
I-II-III-IV
E
Hepsi
Açıklama:
Kitaplar
Kitap, yazılarak biraraya getirilen bilgilerle bunların yazıldığı malzemeyi ifade eder. İslâmî metinlerde öncelikle Kur’ân-ı Kerîm’i nitelemekle beraber, genelde Allah Taâlâ’nın insanlara tebliğ etmek üzere peygamberlerine bildirdiği vahiylerin iki kapak arasında toplanmış haline verilen addır. Suhufun dışında kalan bu kitaplar da Tevrat, Zebur, İncil ve Kur’ân-ı Kerîm’den ibarettir. Bunların Allah tarafından gönderilmiş kitaplar olduklarına topluca iman etmek farzdır.

Soru 54

Aşağıdakilerden hangisi yahudilerin kutsal kitabı olan Tevrat'ın bölümlerinden değildir ?

Seçenekler

A
Takva
B
Hurûc
C
Levililer
D
A'dat
E
Tesniye
Açıklama:
Yahudilerin kutsal metni Tanah’ın ilk bölümünü oluşturan Tevrat beş bölümden meydana gelmektedir:
88 İslâm İnanç Esasları
Tekvin (Yaratılış): Evren’in ve ilk insanın yaratılışından, Hz. Âdem’ ve
Havva’nın işlediği ilk suçtan, onların yeryüzüne inişlerinden, Hz. Nuh, İbrahim
ve İsrâiloğulları’nın Mısır’a girişlerinden ve oradaki hayatlarından bahseder.
Hurûc (Çıkış): İsrâiloğulları’nı Mısır’dan çıkarmak üzere Hz. Musa’nın Rab
Yahova tarafından görevlendirilişi, onları Firavun’un zulmünden kurtararak
Mısır’dan çıkarması, Hz. Mûsâ’nın Sînâ dağında Rab Yahova’dan On Emir’i almasından bahseder.
Levililer: İbadetler, dinî ayin ve bayramlar, günahların kefareti, yiyecekler,
kurbanlar ve evlilik gibi konulara ait hükümleri konu eder.
A‘dât (Sayılar): İsrâiloğulları’nın çöldeki hayatları, Hz. Musa’nın vefatından
sonra onların Sina dağından ayrılıp Kenan ülkesine girmeleri sürecini ele alır.
Tesniye: Hz. Mûsânın ölümünden ve defnedilmesinden, On Emir ve diğer
dinî hükümlerden bahseder.

Soru 55

Hıristiyanlar Tanrı’nın İsa’yla yaptığı ahdi yeni kabul etmişler ve bu
ahdin yazılı belgeleri addedilen metinlere de ........ ismini vermişlerdir.
Yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisi gelmelidir ?

Seçenekler

A
Eski Ahid
B
Torah
C
Neviîm
D
Tanah
E
Yeni Ahid
Açıklama:
Hıristiyanlığın kutsal kitabı Eski ve Yeni Ahid’den meydana gelen Kitâb-ı
Mukaddes’tir. Hıristiyalar Tanrı’nın İsa’yla yaptığı ahdi yeni kabul etmişler ve bu
ahdin yazılı belgeleri addedilen metinlere de Yeni Ahid (New Testament) ismini vermişlerdir.

Soru 56

Müslümanların kutsal kitabı olan Kur'an-ı Kerim hangi halife döneminde çoğaltılmaya başlanmıştır ?

Seçenekler

A
Hz. Ebubekir
B
Hz. Ali
C
Hz. Osman
D
Hz. Hamza
E
Hz. Ömer
Açıklama:
Üçüncü halife Hz. Osman hicrî 25 yılında Zeyd b. Sabit, Abdullah b. Zübeyr, Saîd b. el-Âs ve Abdurrahman b. Hâris’ten oluşan bir heyete daha önce biraraya getirilmiş olan Kur’an’ı istinsah ettirmeye başlamıştır. Bazı kıraat farklılıklarının 92 İslâm İnanç Esasları
ihtilaflara sebep olmaması için yapılan bu çalışma sonucunda çoğaltılan mushaflar
İslâm coğrafyasının dört veya yedi büyük merkezine gönderilmiştir

Soru 57

Kur'an-ı Kerim'i diğer kutsal kitaplardan ayıran en önemli özelliği aşağıdakilerden hangisidir ?

Seçenekler

A
Son kutsal kitap olması
B
Mekke'de indirilmiş olması
C
En uzun kitap olması
D
Hiç değiştirilmeden günümüze kadar ulaşması
E
Müslümanlara indirilmiş olması
Açıklama:
Hz. Muhammed peygamberlerin sonuncusu, Kur’ân-ı Kerîm de ilâhî kitapların sonuncusudur. Kur’an, Hz. Muhammed’in nübüvvetini doğrulayan en büyük mucizedir. Önceki peygamberlere gönderilen kutsal kitapların aksine Kur’an
günümüze kadar hiçbir değişikliğe uğramadan ve tahrif edilmeden gelmiştir ve
kıyamete kadar bu özelliğini koruyacaktır. Kur’an’ın getirdiği mesaj evrensel olup
kıyamete kadar geçerlidir

Soru 58

Kanun, şeriat anlamına gelen Tevrat hangi peygambere indirilmiştir?

Seçenekler

A
Hz. Musa
B
Hz. İsa
C
Hz. İbrahim
D
Hz. Nuh
E
Hz. Dâvûd
Açıklama:
Kanun, şeriat anlamlarına gelen Tevrat, A seçeneğinde adı geçen Hz. Musa’ya indirilen kitabın adıdır. Tevrat’ın aslının Allah’ın kelâmı olduğuna ve Hz. Musa’ya vahyolunduğuna inanmak her Müslüman için gereklidir ve bunun inkârı küfre götürür.

Soru 59

I. Bazı peygamberlere kitaplar vahyolunmuştur.
II. Kitaplarda bulunan şeylerin hepsi doğru ve haktır.
III. Kitaplar Allah’ın hükümlerini içerir.
IV. Kitapların en güncel basımlarına iman esastır.
Yukarıdaki ifadelerden hangisi ya da hangileri kitaplara iman konusunda doğru bilgi içermektedir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
Yalnız IV
D
I, II ve III
E
I, II ve IV
Açıklama:
Kitaplara imanı, Allah Teâlâ tarafından bazı peygamberlere kitaplar vahyolunduğuna ve bu kitaplarda bulunan şeylerin hepsinin doğru ve hak olduğuna inanmak veya Allah’ın peygamberlere inanç, ibadet, ahlâkın yanı sıra birey ve toplumla ilgili hükümler içeren metinler vahyettiğine kesin olarak iman etmek diye tanımlamak mümkündür. Fakat söz konusu ilâhî kitaplardan/metinlerden Hz. İbrahim ve Musa’nın sahifeleri gibi bazıları tamamen kaybolmuştur. Bazıları Tevrat, Zebur ve İncil gibi vahyedildikleri orijinal hallerini koruyamamışlardır. Hz. Muhammed’e vahyolunan Kur’ân-ı Kerîm, Allah’ın vahyettiği haliyle orijinalliğini korumuş, hiçbir bozukluğa uğramadan günümüze kadar gelmiştir. Biz bozulmuş ve değiştirilmiş (tahrif ve tebdil edilmiş) olan kitapların şu andaki şekillerine değil, Allahtan gelen ve bozulmamış olan ilk şekillerine inanıyoruz.

Soru 60

“Allah’ın, peygamberlerine dilediği bilgileri doğrudan veya bir vasıta ile kendisinden geldiğine şüphe edilmeyecek şekilde ve alışılmamış bir tarzda gizlice bildirmesi” ne olarak tanımlanır?

Seçenekler

A
İletişim
B
Vahiy
C
Ferman
D
Bağlantı
E
Bildiri
Açıklama:
Vahyi terim olarak, Allah’ın, peygamberlerine dilediği bilgileri doğrudan veya bir vasıta ile kendisinden geldiğine şüphe edilmeyecek şekilde ve alışılmamış bir tarzda gizlice bildirmesi diye tanımlamak mümkündür. Dolayısıyla, doğru cevap B seçeneğidir.

Soru 61

Aşağıdakilerden hangisi, “vahy” fiilinin anlamlarından biri değildir?

Seçenekler

A
Fısıldamak
B
Telkin etmek
C
Süratli bir şekilde işaret etmek
D
Yazı yazmak
E
Görüşmek
Açıklama:
Kur’an’da ilâhî bilginin peygamberlere aktarılmasını ifade eden temel fiil “fısıldamak, telkin etmek, süratli bir şekilde işaret etmek, yazı yazmak, ilham etmek” anlamlarına gelen “vahy”dir. Dolayısıyla, doğru cevap E seçeneğidir.

Soru 62

Yahudilerin dini bayramları ile ilgili bilgi toplamak isteyen birisi, Tevrat’ın hangi bölümünde bu bilgiyi bulabilir?

Seçenekler

A
Tekvin
B
Hurûc
C
Levililer
D
A’dat
E
Tesniye
Açıklama:
Tevrat’ın, ibadetler, dini ayin ve bayramlar, günahların kefareti, yiyecekler, kurbanlar ve evlilik gibi konulara ait hükümlerini konu eden bölümü “Levililer” bölümüdür. Dolayısıyla, doğru cevap C seçeneğidir.

Soru 63

Zebur, hangi peygambere indirilmiş bir kitaptır?

Seçenekler

A
Hz. Süleyman
B
Hz. Eyüp
C
Hz. Yunus
D
Hz. Yusuf
E
Hz. Davud
Açıklama:
Kur’an’da “Dâvûd’a da Zebur’u verdik” (el-İsrâ 17/55) buyrulmaktadır. “Yazılı kitap” anlamına gelen Zebur’dan Kur’an’da bahsedilmekte ve ondan bazı bilgiler de nakledilmektedir (en-Nisâ 4/163; el-İsrâ 17/55; el-Enbiyâ 21/105). Müslümanların Allah tarafından Hz. Dâvûd’a Zebûr isimli bir kitabın indirildiğine inanmaları gerekir. Dolayısıyla, doğru cevap E seçeneğidir.

Soru 64

İnciller ve Yeni Ahidin diğer kitaplarının yazım dili aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Grekçe
B
Aramice
C
Arapça
D
Urduca
E
Rusça
Açıklama:
Trente Konsili'nde (1546) tespit edilen şekliyle Yeni Ahid, Matta, Markos, Luka ve Yuhanna’ya göre İnciller, Resullerin İşleri, Pavlus’un Mektupları (14), Genel Mektuplar (7) ve Yuhanna’nın Vahyi olmak üzere yirmiyedi kitaptan meydana gelmektedir. Hz. Îsâ Ârâmîce konuştuğu halde İnciller ve Yeni Ahid’in diğer kitaplarının hepsi Grekçe’dir. Dolayısıyla, doğru cevap A seçeneğidir.

Soru 65

Kur’an-ı Kerim ayetleri, hangi dönemde bir araya getirilmiştir?

Seçenekler

A
Hz. Muhammed dönemi
B
Hz. Ebu Bekir dönemi
C
Hz. Ömer dönemi
D
Hz. Osman dönemi
E
Hz. Ali dönemi
Açıklama:
Hz. Ebû Bekir'in hilâfeti döneminde Kur'ân-ı Kerîm vahiy kâtibi Zeyd b. Sâbit tarafından çok hassas prensipler çerçevesinde bir araya getirilmiş ancak çoğaltılmamıştı. Üçüncü halife Hz. Osman hicrî 25 yılında Zeyd b. Sabit, Abdullah b. Zübeyr, Saîd b. el-Âs ve Abdurrahman b. Hâris'ten oluşan bir heyete daha önce biraraya getirilmiş olan Kur’an’ı istinsah ettirmeye başlamıştır. Dolayısıyla, doğru cevap B seçeneğidir.

Soru 66

Aşağıdakilerden hangisi, Kur’an-ı Kerim’i diğer kutsal kitaplardan ayırt eden özelliklerinden değildir?

Seçenekler

A
Kur’an-ı Kerim, ilâhî kitapların sonuncusudur.
B
Günümüze kadar değişikliğe uğramadan ve tahrif edilmeden gelmiştir.
C
Hz. Muhammed’in nübüvvetini doğrulayan en büyük mucizedir.
D
Kur’an’ı Hz. Peygambere indiren ve ileten Allah Teâla'nın kendisidir.
E
Kur’an’ın getirdiği mesaj evrensel olup, kıyamete kadar geçerlidir.
Açıklama:
Kur’an’ı Hz. Peygambere vahyeden, gönderen Allah Teâla’dır. Kur’an, Allah’ın kelâmıdır. Cebrail onu Hz. Peygambere getiren aracıdır. İlâhî hitabın farklı şekilleri bulunmakla beraber Kur’an Hz. Peygambere elçi (Cebrail) ile gönderilmiştir. Diğer kutsal sahifeler ve kitaplar da Allah kelâmıdır ve Allah tarafından gönderilmişlerdir. Dolayısıyla, doğru cevap D seçeneğidir.

Soru 67

İlahi hitabın farklı şekilleri bulunmakla beraber Kur’ân-ı Kerîm Hz. Peygamber'e elçi ........ ile gönderilmiştir.
Yukarıda yer alan boşluğa aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?

Seçenekler

A
Azrail
B
Mikail
C
İsrafil
D
Cebrail
E
Rıdvan
Açıklama:
Cebrail Kur’ân-ı Kerîm'i Hz. Peygambere getiren aracıdır.

Soru 68

Kur’ân-ı Kerîm kimin zamanında kitap haline getirilmiştir?

Seçenekler

A
Hz. Osman
B
Hz. Ali
C
Hz. Ebu Bekir
D
Hz. Muaviye
E
Hz. Ömer
Açıklama:
Kur’ân-ı Kerîm
Hz. Ebu Bekir'in hilâfeti döneminde Kur'ân-i Kerîm vahiy katibi Zeyd b.
Sabit tarafından çok hassas prensipler çerçevesinde bir araya getirilmiştir.

Soru 69

Aşağıdakilerden hangisi Hıristiyan kutsal metnine dahil edilmemiştir?

Seçenekler

A
Matta
B
Eski Ahid
C
Luka
D
Markos
E
Yuhanna
Açıklama:
Eski Ahid (Tevrat) İncil Hıristiyan kutsal metnine dahil edilmemiştir.

Soru 70

Kur’ân-ı Kerîm'e göre Zebur hangi peygambere verilmiştir?

Seçenekler

A
Hz. Davud
B
Hz. İbrahim
C
Hz. Musa
D
Hz. Hud
E
Hz. Nuh
Açıklama:
Kur’ân-ı Kerîm'de “Davud’a da Zebur’u verdik” (el-İsrâ 17/55) buyrulmaktadır.

Soru 71

J harfi ile temsil edilen _____, E harfi ile temsil edilen _____, D harfi ile temsil edilen _____, Tevrat'ın kaynaklarındandır.
Yukarıda boş bırakılan yerlere doğru sıra ile neler gelmelidir?

Seçenekler

A
Tesniye - Yahvist - Elohist
B
Elohist - Yahvist - Tesniye
C
Yahvist - Tesniye - Elohist
D
Elohist - Tesniye -Yahvist
E
Yahvist - Elohist - Tesniye
Açıklama:
Tevrat
J harfi ile temsil edilen Yahvist (Milâttan önce X. yüzyıla dayanmaktadır), E harfi ile temsil edilen Elohist (m.ö. IX. yüzyıl), D harfi ile temsil edilen Tesniye (m.ö. VIII. yüzyıl), P harfi ile temsil edilen din adamları (m.ö. VI. yüzyıl) şeklinde dört kaynağının bulunduğunu ileri sürmüştür.

Soru 72

Tevrat'ın hangi bölümü İsrailoğulları'nı Mısır'dan çıkarmak üzere Hz. Musa'nın Rab Yahova tarafından görevlendirilişi, onları Firavun'un zulmünden kurtararak Mısır'dan çıkarmasından bahseder?

Seçenekler

A
A'dat
B
Huruc
C
Levililer
D
Tesniye
E
Tekvin
Açıklama:
Tevrat
Huruc(Çıkış) yukarıda bahsedilen konulardan bahseder.

Soru 73

Onu çabucak tekrarlamak için dilini hareket ettirme. Onu (senin kalbinde) toplamak ve (sana) okutmak bize düşer. Sana Kur'an'ı okuduğumuz zaman okunuşunu takip et” (el-Kiyâme 75/16-18)
Yukarıda yer alan ayet ile Hz. Peygamber hangi hususta uyarılmıştır?

Seçenekler

A
Vahiyle irtibat halinde iken endişelenerek acele etmemesinin gerektiği
B
Vahyin inişi esnasında sözleri tekrar etmesi gerektiği
C
Vahyin aracısız inmesi durumunda zihnen uyanık olması gerektiği
D
Vahiy yazılı halde indiği için korkuya kapılmaması gerektiği
E
Vahiy metafizik bir olgu olduğu için keyfiyetini idrak edemeyeceği
Açıklama:
Vahiy
Hz. Peygamber, vahyi alırken onun kelime ve cümlelerini olduğu gibi ezberlemenin ve korumanın son derece gerekli olduğunu gayet iyi biliyordu. Nitekim bu husustaki telaşı “Onu çabucak tekrarlamak için dilini hareket ettirme. Onu (senin kalbinde) toplamak ve (sana) okutmak bize düşer. Sana Kur’an’i okuduğumuz zaman okunuşunu takip et” (el-Kiyâme 75/16-18) ayetleriyle uyarılmış ve rahatlatılmıştır.

Soru 74

Aşağıdakilerden hangisi vahiy ile ilgili yanlış bir açıklamadır?

Seçenekler

A
Allah’in kendi iradesini çeşitli yollarla seçmiş olduğu peygamberlere bildirmesine vahiy denilmektedir.
B
Tanrı’dan insana yönlendirilmiş olan bu ilişki aşkın/ilahi bir mahiyete sahiptir.
C
Fizik dünyadan metafizik aleme bilgi akışını sağlayan bu iletişimin mahiyeti, zamanı ve şekli tamamen Allah’ın iradesiyle belirlenmiştir.
D
Vahyi terim olarak, Allah’ın, peygamberlerine dilediği bilgileri doğrudan veya bir vasıta ile kendisinden geldiğine şüphe edilmeyecek şekilde ve alışılmamış bir tarzda gizlice bildirmesi diye tanımlamak mümkündür.
E
Kur’an’da vahiy olayını dile getiren değişik fiiller ve ifade tarzları kullanılır. Ancak bir tecrübe olarak vahyin mahiyetiyle ilgili bilgilere rastlanmamaktadır.
Açıklama:
Vahiy, metafizik âlemden fizik dünyaya bilgi akışını sağlar.

Ünite 6

Soru 1

Peygamberler ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Peygamberler, kendileri de insan oldukları için Allah katında diğer insanlar gibi kulluktan sorumlu idiler
B
Peygamberler güvenilir, doğru, ileri görüşlü, ihlâslı ve seçkin insanlardır
C
Allah’ın izniyle O’nun dinini insanlara tebliğ etmek ve onları hidayete ulaştırmak görevindedirler
D
Peygamberler Allah’ın kendilerini görevlendirdiği ve yardım ettiği birer tebliğci ve uyarıcı oldukları için tebliğ ettikleri hususları kabule insanları zorlamışlardır
E
Peygamberler Allah’ın kendilerini görevlendirdiği ve yardım ettiği birer tebliğci ve uyarıcıdırlar
Açıklama:
Peygamberler Allah’ın kendilerini görevlendirdiği ve yardım ettiği birer tebliğci ve uyarıcıdırlar. Tebliğ ettikleri hususları kabule kimseyi zorlamadılar, kendileri de insan oldukları için Allah katında diğer insanlar gibi kulluktan sorumlu idiler (el-A‘râf 7/6-7; el-İsrâ 17/94-95; el-Enbiyâ 21/8).

Soru 2

Kur’an’da peygamberler için insanlara hayırlı bir haberi müjdeleyen, haber veren kimse anlamında kullanılan ifade aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Hâdî
B
Beşîr
C
Abd
D
Zâti
E
Nezîr
Açıklama:
Kur’an’da peygamberler için insanlara hayırlı bir haberi müjdeleyen, haber veren kimse anlamında “beşîr” ve “mübeşşir”; ileride gelecek tehlikeyi önceden sezip haber veren, insanları bundan sakındırıp uyaran manasında sıfat olan “nezîr”; yol gösteren, doğru yola ileten mânasında “hâdî”; Allah’ın kulu anlamında “‘abd” kelimeleri de kullanılmaktadır.

Soru 3

Peygamberlik ile ilgili ifadelerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
İnsanların kendi istek ve çabalarıyla peygamberlik görevini elde etmeleri mümkün değildir
B
Allah katından gönderilen emir ve nehiyleri toplumlara tebliğ etmişlerdir
C
Peygamberlik babadan oğula geçer
D
Peygamberlik, insanlığın hidayetine/Allah’ın rızasına uygun olan doğru yolu bulmasına vesile olmaktır
E
Peygamberlik Allah Teâlâ’nın kulları arasından seçtiği şahıslara lutfettiği mânevî bir görevdir
Açıklama:
Peygamberlik Allah Teâlâ’nın kulları arasından seçtiği şahıslara lutfettiği mânevî bir görevdir. İnsanların kendi istek ve çabalarıyla bu görevi elde etmeleri mümkün değildir. Peygamberlik bu açıdan vehbidir. İsrailoğullarından “Allah’ın kullarından dilediği kimselere fazl-u kereminden ihsan etmesini kıskandıkları için Allah’ın indirdiğini (Kur’an’ı) inkâr ederek kendilerini harcamaları ne kötü şeydir!” (elBakara 2/90) şeklinde bahseden âyette yer alan “Allah’ın fazlının”, “peygamberlik” olduğu, dolayısıyla İsrailoğullarının beklentisinden farklı olarak Allah’ın dilediğini peygamber kılacağı, insanların bu makamı kendi gayretleriyle elde etmelerinin mümkün olmadığı gerçeği vurgulanmıştır

Soru 4

Allah’ın sadece peygamberlere vahiy yoluyla açıkladığı gayb türü aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Mutlak gayb
B
İzafî gayb
C
Basit gayb
D
Muharref
E
Basir
Açıklama:
Genel anlamda gayb, akıl ve duyular yoluyla hakkında bilgi edinilemeyen varlık alanı şeklinde tanımlanabilir. Gayb, sadece Allah’ın bilgisi dâhilinde olan ve O bildirmediği sürece herkese kapalı bulunan nesne ve olaylar anlamında mutlak gayb ve yaratıkların yalnızca bir kısmının vâkıf olabildiği şeyler anlamında da göreceli (izafî) gayb olmak üzere ikiye ayrılmakta ve Allah’ın sadece peygamberlere vahiy yoluyla açıkladığı kısım mutlak gayb kabul edilmektedir. Meselâ meleklerin bilip de insanların bilmediği veya insanlardan bazısının bilip bir kısmının bilemediği konular izafî gayb türüne girmektedir.

Soru 5

Peygamberlerin güçleri yetmekle beraber her türlü gizli, açık günahlardan ve bu günahlara delâlet edecek hareketlerden uzak kalma kabiliyetleri için kabul edilen özellik aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Emanet
B
Sıdk
C
Tebliğ
D
Fetânet
E
İsmet
Açıklama:
İslâm itikadında ismet, Allah tarafından korunmuşlukları anlamında peygamberler için kabul edilen özelliklerden biridir. İsmet, peygamberlerin güçleri yetmekle beraber günahlardan uzak kalma kabiliyetleridir. Peygamberlerin gerek sözlerinde, gerek fiillerinde kendilerini lekeleyecek ve saygınlıklarını zedeleyecek hatalardan korunmuş olmaları şeklinde tanımlanmıştır

Soru 6

Allah nübüvvetle görevlendirdiği peygamberlerin doğruluklarını kanıtlamak amacıyla tabiat kanunlarını aşan bazı olaylarla onları desteklemiştir. İslâm itikadında bu tür harikulâde hal veya olaylara ne denir?

Seçenekler

A
Vahiy
B
Müjde
C
Mûcize
D
Haşr
E
Takva
Açıklama:
Allah nübüvvetle görevlendirdiği peygamberlerin doğruluklarını kanıtlamak amacıyla tabiat kanunlarını aşan bazı olaylarla onları desteklemiştir (el-Bakara 2/60, 87, 253; el-Hadîd 57/25). İslâm itikadında bu tür harikulâde hal veya olaylara mûcize denir. Mucizeler hiç bir zaman insanların güç yetirebileceği olaylar değildir.

Soru 7

Tabiat kanunlarının normal akışının dışında meydana gelen ve insanların duyularına hitap eden mucizelere ne ad verilir?

Seçenekler

A
Aklî Mucizeler
B
Haberî Mûcizeler
C
Bilgi mucizesi
D
Manevî Mucizeler
E
Hissî (Maddî) Mucizeler
Açıklama:
Hissî (Maddî) Mucizeler, insanların duyularına hitap eden mucizelerdir. Allah’ın izni, iradesi ve gücüne bağlı olarak gerçekleşen hissî mucizeler tabiat kanunlarını değiştiren ilâhî fiillerdir. Bu itibarla yalnız peygamberlerin veya onlara teklifte bulunan insanların isteğiyle gerçekleşmezler. Kur’an’da haber verildiğine göre inanmak arzusunda olanların imanını, inanmak istemeyenlerin de inkârını kuvvetlendiren bu tür mucizeler pek çok defa vuku bulmuştur.

Soru 8

Hz. Peygamber’in geçmiş peygamberlerle kavimleri arasında geçen olayları ve bu olaylarda cereyan eden konuşmaları ayrıntılı olarak bilip bunları Ehl-i kitap âlimlerinin yanında nakletmesi hangi tür mucize kapsamına girer?

Seçenekler

A
Haberi mucize
B
Hissi mucize
C
Bilgi mucizesi
D
Etkisiz mucize
E
Maddi mucize
Açıklama:
Haberî Mûcizeler, Peygamberlerin doğrudan Allah’tan veya melek aracılığıyla aldıkları vahiylere dayanarak verdikleri haberlerden oluşur. Hz. İsa’nın insanların evlerinde ne yediklerini ve ne sakladıklarını haber vermesi, Hz. Peygamber’in geçmiş peygamberlerle kavimleri arasında geçen olayları ve bu olaylarda cereyan eden konuşmaları ayrıntılı olarak bilip bunları Ehl-i kitap âlimlerinin yanında nakletmesi bu tür mucizelerdendir.

Soru 9

Aşağıdakilerden hangisi "ülü’l-‘azm" olarak isimlendirilen peygamberlerden biri değildir?

Seçenekler

A
Hz. Muhammed
B
Hz. Nuh
C
Hz. Musa
D
Hz. İsa
E
Hz. Âdem
Açıklama:
Kur’ân-ı Kerîm’de Hz. Nuh, İbrahim, Musa, İsa ve Muhammed üzerinde özellikle çok durulmuş, bunlara verilen talimatın önemli, ümmetlerinin de fazla olduğuna dikkat çekilmiş, aldıkları ağır görev ve sorumluluk karşısında yılmadan azim ve sebat göstermeleri sebebiyle “ülü’l-’azm” peygamberler şeklinde isimlendirildikleri ifade edilmiştir.

Soru 10

Son peygamber Muhammed aleyhisselâmın en büyük mucizesi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Ay’ın İkiye Bölünmesi
B
Kur’ân-ı Kerîm
C
Emre İtaat Eden Ağaç Mucizesi
D
İsra Mucizesi
E
Mirac Mucizesi
Açıklama:
Son peygamber Muhammed aleyhisselâmın en büyük mucizesi Kur’ân-ı Kerîm olmuştur. Kur’an-ı Kerim bütün zamanlara hitab eden en büyük ve ebedi bir mucizedir. Kur’an’ın çeşitli âyetlerinde benzerini getirmek yönünde insanlara meydan okumalar tekrarlanmış, Allah Teâlâ’dan başka herhangi bir kimsenin de Kur’an’a denk olan bir metin getirmesinin mümkün olmadığı kesin bir şekilde ifade edilmiştir (Yûnus 10/38; el-Bakara 2/23-24). Müslüman âlimler Kur’an’ın Hz. Peygamberin en büyük mucizesi olduğu hususunda görüş biriliğine varmışlardır. Hatta bu konuda “i’câzü’l-Kurân” isimli müstakil eserler kaleme alınmıştır.

Soru 11

Kendilerine hiç bir şekilde kullukta bulunulmasını istemeyen peygamberler, Allah’ın izniyle bir takım görevleri üstlenmişlerdir. Aşağıdakilerden hangisi bu görevlerden sayılmaz?

Seçenekler

A
Allah'ın dinini insanlara tebliğ etmek
B
İnsanlar arasında adaletle hükmetmek
C
İnsanların âhirette mutluluklarını sağlamak
D
İnsanları ıslah etmek
E
Kaderde olacak olanları haber vermek
Açıklama:
Kendilerine hiç bir şekilde kullukta bulunulmasını istemeyen peygamberler, Allah’ın izniyle O’nun dinini insanlara tebliğ etmek, onları hidayete ulaştırmak, karanlıktan aydınlığa çıkarmak, aralarında adaletle hükmetmek, anlaşmazlığa düştükleri konuları halletmek, onları ıslah etmek ve âhirette mutluluklarını sağla- mak gibi görevleri üstlenmişlerdir.

Soru 12

Allah insanlar tarafından benimsenip ilâhî görevlerini yerine getirebilmeleri için Peygamberlere mucize gösterme imkanı bahşetmiştir. bu bilgiye paralel olarak Hz. Muhammed'e (s.a.v.) verilen en büyük mucize hangisidir?

Seçenekler

A
Mirac mucizesi
B
Şakk-ı Kamer Mucizesi
C
Kuran-ı Kerim
D
Bedir savaşı galibiyeti
E
Bizans ve Sasani ülkelerinin fethedileceği müjdesi
Açıklama:
Hz. Peygamber'e bir çok mucize verilmesine rağmen bunların arasında en büyüğü Allah'ın Kelamı Kur'an-ı Kerimdir

Soru 13

Kur’an’da peygamberler için bir takım vasıflardan zikredilir. Aşağıdakilerden hangisi bunlardan biri değildir?

Seçenekler

A
Mübeşşir
B
Müdakkik
C
Nezir
D
Hadi
E
Abd
Açıklama:
Kur’an’da ayrıca peygamberler için insanlara hayırlı bir haberi müjdeleyen, haber veren kimse anlamında “beşîr” ve “mübeşşir”; ileride gelecek tehlikeyi önce- den sezip haber veren, insanları bundan sakındırıp uyaran manasında sıfat olan “nezîr”; yol gösteren, doğru yola ileten mânasında “hâdî”; Allah’ın kulu anlamın- da “‘abd” kelimeleri de kullanılmaktadır. fakat Kur'an'da peygamberlere yönelik müdakkik kelimesi gibi bir vasıf yoktur

Soru 14

Nübüvvetin Allah açısından imkanı hangi sıfatlara dayanmaktadır?

Seçenekler

A
Kelam ve Kudret
B
Kudret ve İrade
C
Kelam ve İrade
D
Kelam ve Rahmet
E
Rahmet ve Kudret
Açıklama:
Allah Taâlâ konuşan ve dileyen (kelâm ve irade sahibi) yüce bir varlıktır. O’nun yaratıcı oluşu nasıl kâinatı meydana getirmiş ve bu sıfatının bir tecellisi/tezahürü olmuş ise konuşan ve dileyen bir varlık oluşunun da açığa çıkması gerekir. İşte nübüvvet O’nun bu sıfatlarının yansıma ve tecellisidir. Nübüvvetin imkânsız ol- duğu ileri sürülürse Allah’ın konuşma sıfatının tecelli ettiğini söylemek imkânsız hâle gelir. İrade sıfatı da nübüvvetin imkânını ortaya koyar. Allah’ın yaratıklarına ilişkin iradesini de onlara nübüvvet aracılığıyla iletmesi mümkündür.

Soru 15

Peygamberliğin gerekliliği bir kaç açıdan ele alınmaktadır. aşağıda verilenlerden hangisi veya hangileri söz konusu gerekçelerdendir?
  1. İnsan Fıtratı/Yaratılışı
  2. İnsanın Hidayeti olan ihtiyacı
  3. İnsanlar Arasındaki İhtilafları giderme ihtiyacı

Seçenekler

A
Yalnız I
B
I ve II
C
I, III
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Peygamberlik müessesinin üç önemli gerekçesi vardır. bunlar da soru formunda verilenlerdir.

Soru 16

Aşağıdaki ayetlerden hangisi Allah'ın peygamberlerine vahyettiği mesajların aynı esaslara dayandığını gösterir?

Seçenekler

A
“Kim resûle itaat ederse Allah’a itaat etmiş olur” (en-Nisâ 4/80)
B
“Benden başka Tanrı yoktur, şu halde sadece bana kulluk edin!” (el-Enbiyâ 21/25)
C
“Dini daima ayakta tutup muhafaza edin, onda ayrılığa düşmeyin” (eş-Şûrâ 42/13)
D
“Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım” (ez-Zâriyât 51/56)
E
“O, müttakîler için bir yol göstericidir” (el-Bakara 2/2)
Açıklama:
“Dini daima ayakta tutup muhafaza edin, onda ayrılığa düşmeyin” (eş-Şûrâ 42/13) buyurarak peygamberlere vahyettiği mesajların aynı esasa dayalı bulunduğunu beyan etmiştir. Doğru cevap C'dir.

Soru 17

Allah Taâlâ insanı yeryüzünde “halife”si kılmakla (el-Bakara 2/30) diğer yaratıklar arasında farklı bir konuma yerleştirmiştir. Kur’an’da insanın evrende başıboş, kendi haline terk edilmediği (el-Kıyâme 75/36), “Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım” (ez-Zâriyât 51/56) âyetiyle de ona kulluk görevinin yüklendiği belirtir. Söz konusu Kur'an ayetleri Peygamberliğin aşağıda yer alan gerekçe veya gerekçelerinden hangisi ile ilgilidir?

  1. İnsan Fıtratı/Yaratılışı Açısından

  2. İnsanın Hidayeti Açısından

  3. İnsanlar Arasındaki İhtilaflar

Seçenekler

A
I
B
II
C
III
D
I ve II
E
I, II ve III
Açıklama:
soru formunda geçen ayetler Peygamberlik müessesesine olan ihtiyacın insanın fıtratı icabı olması gerekçesiyle ilgilidir.

Soru 18

I. İnsanları hidayete erdirmek
II. Yalnızca müminlere adaletle hükmetmek
III. İnsanları ıslah etmek
IV. Müşrikleri tebliğden uzak tutmak
Yukarıdakilerden hangisi Allah'ın peygamberlerinin görevlerindendir?

Seçenekler

A
I-II
B
III-IV
C
II-III
D
I-III
E
I-II-IV
Açıklama:
Kendilerine hiç bir şekilde kullukta bulunulmasını istemeyen peygamberler,
Allah’ın izniyle O’nun dinini insanlara tebliğ etmek, onları hidayete ulaştırmak,
karanlıktan aydınlığa çıkarmak, aralarında adaletle hükmetmek, anlaşmazlığa
düştükleri konuları halletmek, onları ıslah etmek ve âhirette mutluluklarını sağlamak gibi görevleri üstlenmişlerdir. Doğru cevap D'dir.

Soru 19

Kur’an’da isimleri geçen peygamberlerin hepsi erkek olup her hangi bir kadının peygamberliğinden bahsedilmemektedir. ................... kadınların nebiliğini kabul etmiş, ancak onlardan resul gönderilmediğini ifade etmiştir.
Yukarıdaki boşluğa gelebilecek en uygun ifade aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Ebü’l-Hasan el-Eş’arî
B
Ebu Mansur el-Maturidi
C
İbn Kesir
D
Ebu'l-Berekât en-Nesefi
E
Ebu'l-Yüsr Pezdevî
Açıklama:
Kur’an’da isimleri geçen peygamberlerin hepsi erkek olup her hangi bir kadının peygamberliğinden bahsedilmemektedir. Ebü’l-Hasan el-Eş’arî kadınların nebiliğini kabul etmiş, ancak onlardan resul gönderilmediğini ifade etmiştir.

Soru 20

Aşağıdakilerden hangisi bir vahiy çeşidi değildir?

Seçenekler

A
Allah'ın perde arkasından konuşması şeklinde
B
Mananın kalbe ilhamı ile
C
Elçi gönderilmesi yoluyla
D
Rüya vasıtasıyla
E
Allah'ın göze görünerek konuşması
Açıklama:
Allah-peygamber diyalogunun farklı şekilde cereyan ettiği ifade edilmiştir. Bunlardan ilki vahiy olup her hangi bir vasıta olmadan ilham, mananın kalbe aktarılması veya rüya yoluyla gerçekleşir. İlâhî hitabın ikinci şekli ilâhî kelâmın bir şekilde yaratılması suretiyle meydana gelir. Allah’ın perde arkasından konuşmasının anlamı, görülemeyeceği şekilde konuşması demektir. Hz. Musa’ya Tur dağında gerçekleşen vahiy bu türdendir. fakat Allah'ın gökten herhangi bir nesne üzerine kayıtlı şekilde vahiy indirmesi söz konusu değildir.

Soru 21

İnsanların duyularına hitap eden mucizelerdir. Allah’ın izni, iradesi ve gücüne bağlı olarak gerçekleşen bu mucizeler tabiat kanunlarını değiştiren ilâhî fiillerdir. Bu itibarla yalnız peygamberlerin veya onlara teklifte bulunan insanların isteğiyle gerçekleşmezler. Kur’an’da haber verildiğine göre inanmak arzusunda olanların imanını, inanmak istemeyenlerin de inkârını kuvvetlendiren bu tür mucizeler pek çok defa vuku bulmuştur.
Burada kastedilen mucize çeşidi hangisidir?

Seçenekler

A
Hissi mucizeler
B
Ruhi mucizeler
C
Kavli mucizeler
D
Haberi mucizeler
E
Akli mucizeler
Açıklama:
İnsanların duyularına hitap eden mucizelerdir. Allah’ın izni, iradesi ve gücüne bağlı olarak gerçekleşen hissî mucizeler tabiat kanunlarını değiştiren ilâhî fiillerdir. Bu itibarla yalnız peygamberlerin veya onlara teklifte bulunan insanların isteğiyle gerçekleşmezler. Kur’an’da haber verildiğine göre inanmak arzusunda olanların imanını, inanmak istemeyenlerin de inkârını kuvvetlendiren bu tür mu- cizeler pek çok defa vuku bulmuştur.

Soru 22

Aşağıda verilen isimlerden hangisi Kur'an'da ismi geçmesine rağmen Peygamberliği noktasında ihtilaf bulunan isimlerden biri değildir?

Seçenekler

A
Üzeyir
B
Zülkarneyn
C
Lokman
D
Zülkifl
E
Yuşa
Açıklama:
Zülkifl Peygamber Kur'anda ismi geçen ve peygamberliği sabit olan isimdir. Kur'an'da “Musa’nın genç adamı” diye zikredilen kişinin Yuşa peygamber olduğunu söyleyen müfessir olmakla birlikte kendisinin peygamberliği hakkında da ihtilaf vardır.

Soru 23

Gelecekteki tehlikeleri önceden fark edip haber veren ve insanları bunlardan uzak durması konusunda uyaran anlamına gelen peygamber sıfatı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Resûl
B
Nebî
C
Hâdî
D
Beşîr
E
Nezîr
Açıklama:
Kur’an’da ayrıca peygamberler için insanlara hayırlı bir haberi müjdeleyen, haber veren kimse anlamında “beşîr” ve “mübeşşir”; ileride gelecek tehlikeyi önceden sezip haber veren, insanları bundan sakındırıp uyaran manasında sıfat olan “nezîr”; yol gösteren, doğru yola ileten mânasında “hâdî”; Allah’ın kulu anlamında “‘abd” kelimeleri de kullanılmaktadır. Doğru cevap E'dir.

Soru 24

Aşağıdakilerden hangisi Allah'ın insanlar için Kuran-ı Kerim'de kullandığı zaaflık sıfatlarından değildir?

Seçenekler

A
Tahammülsüz
B
Uykucu
C
Aceleci
D
Nankör
E
Kibirli
Açıklama:
Kur’an’da insanın bir takım zaaflarına da işaret edilmektedir. Onun sıkıntılara tahammül etmekte zayıflığı (en-Nisâ 4/28; Fussilet 41/49), aceleci (el-Enbiyâ 21/37) olduğu ifade edilmekte: “İnsana tarafımızdan bir rahmet (nimet) tattırır da sonra bunu ondan çekip alırsak tamamen ümitsiz ve nankör olur. Eğer kendisine dokunan bir zarardan sonra ona bir nimet ihsan edersek, bu defa “kötülükler benden gitti” der. Şu bir gerçek ki insan şımarık ve kibirli bir varlıktır” (Hûd 11/9-10) âyetiyle de nankörlüğü dile getirilmektedir. Yine Kur’an’da, “Gerçekten insan, pek hırslı ve sabırsız yaratılmıştır. Kendisine fenalık dokunduğunda sızlanıp feryat eder. Bolluk ve nimet geldiğinde ise yoksullara vermeyip cimri davranır” (el-Me’âric 70/19-22) beyanıyla da insanın hırsına işaret edilir. Doğru cevap B'dir.

Soru 25

Kuran-ı Kerim'e göre aşağıdakilerden hangisi Allah'ın melek aracılığıyla hitap ettiği kadınlardan biridir?

Seçenekler

A
Hz. Musa'nın annesi
B
Hz. Muhammed'in annesi
C
Hz. İbrahim'in kızı
D
Hz. Zekeriya'nın eşi
E
Hz. Lut'un eşi
Açıklama:
Kur’an’da isimleri geçen peygamberlerin hepsi erkek olup her hangi bir kadının peygamberliğinden bahsedilmemektedir. Ebü’l-Hasan el-Eş’arî kadınların nebiliğini kabul etmiş, ancak onlardan resul gönderilmediğini ifade etmiştir. İbn Kesîr ise Allah Taâlâ’nın melek aracılığıyla Meryem (Âl-i İmrân 3/42), Hz. Mûsâ’nın annesi (el-Kasas 28/7) ve İbrâhim’in karısı Sâre’ye (ez-Zâriyât 51/29-30) hitap etmesinin bazıları tarafından onların nebî sayılması için delil kabul edilmişse de söz konusu çağrıların bunları nebî kabul etmeyi gerektirmeyeceğini söylemiştir. Doğru cevap A'dır.

Soru 26

Aşağıdakilerden hangisi peygamberlerin özelliklerinden değildir?

Seçenekler

A
Doğru olmak
B
Güvenilir olmak
C
Korunmuş olmak
D
Beşer olmak
E
Zengin olmak
Açıklama:
Doğru Olmak, Güvenilir Olmak, Sabırlı Olmak, Zeki ve Anlayışlı Olmak, Korunmuşluk (İsmet), Tebliğde Bulunmak, Beşer Olmak peygamberlerin özellikleri arasındadır. Doğru cevap E'dir.

Soru 27

Peygamberlerin gerek sözlerinde, gerek fiillerinde kendilerini lekeleyecek ve saygınlıklarını zedeleyecek hatalardan uzak olmalarına anlamına gelen peygamber özelliği aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Korunmuş olmak
B
Güvenilir olmak
C
Zeki olmak
D
Anlayışlı olmak
E
Sabırlı olmak
Açıklama:
İslâm itikadında ismet, Allah tarafından korunmuşlukları anlamında peygamberler için kabul edilen özelliklerden biridir. İsmet, peygamberlerin güçleri yetmekle beraber günahlardan uzak kalma kabiliyetleridir. Peygamberlerin gerek sözlerinde, gerek fiillerinde kendilerini lekeleyecek ve saygınlıklarını zedeleyecek hatalardan korunmuş olmaları şeklinde tanımlanmıştır. Ancak nübüvvet için zorunlu görülen bu sıfatın mahiyeti ve peygamberlerin hangi sahadaki fiil ve icraatlarını kapsayacağı konusunda farklı görüşler ileri sürülmüştür. Doğru cevap A'dır.

Soru 28

Vahyin, Allah'ın perde arkasından konuşarak ulaşmasına Kuran-ı Kerim'deki örnek aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Hz. Meryem'e çocuk müjdesi gelmesi
B
Hz. İbrahim'den İsmail'i kurban etmesini isteyen rüya
C
Hz. Musa'ya Tur dağında gelen mesaj
D
Hz. Muhammed'e Hira mağarasında gelen mesaj
E
Hz. Musa'nın annesine Hz. Musayı nehre bırakması emri
Açıklama:
Allah’ın perde arkasından konuşmasının anlamı, görülemeyeceği şekilde konuşması demektir. Hz. Musa’ya Tur dağında gerçekleşen vahiy bu türdendir (Meryem 19/52).

Soru 29

Aşağıdakilerden hangisi Hz. İbrahim'in Kuran-ı Kerim'de geçen kurtuluş mucizesidir?

Seçenekler

A
Atıldığı ateşin onu yakmaması
B
Düşmanlarına karşı görünmez olması
C
İçine atıldığı suyun onu boğmaması
D
İçine atıldığı kuyudan sağ salim çıkması
E
Vahşi hayvanların ona saldırmaması
Açıklama:
Hz. İbrahim, kavminin tapınmakta olduğu putları gizlice kırınca kavmi, daha önce sarfettiği bazı ifadelerden zaten bu işe niyetli olduğunu bildiklerinden, onu sorumlu tutmuşlar ve cezalandırmaya karar vermişlerdir. Bu cezalandırmayı da ateşte yakmak suretiyle belirlemişler ve onu yaktıkları büyük bir ateşe atmışlardır. Fakat Allah: “Ey ateş! İbrahim için serinlik ve esenlik vesilesi ol!” buyurmak suretiyle onu ateşin yakıcılığından kurtarmıştır. Böylelikle Cenâb-ı Hak, putperestlerin Hz. İbrahim’e tuzak kurma teşebbüslerini hüsrana uğratmış, İbrahim’i Lût ile birlikte kavimlerinin bulunduğu yörelerden alarak daha emin ve daha bereketli bölgelere ulaştırmıştır (el-Enbiyâ 21/68-71). Doğru cevap A'dır.

Soru 30

Aşağıdakilerden hangisi Hz. İsa'nın mucizelerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Körü ve alacalıyı iyileştirmesi
B
Karıncalarla konuşması
C
Gökten sofra indirmesi
D
Ölüyü diriltmesi
E
İnsanların ne biriktirdiklerini bilmesi
Açıklama:
Hz. İsa’nın mucizeleri genelde tıbbî konularda cereyan etmiştir. Çamurdan yaptığı kuşa üflediğinde canlanması, körü ve alacalıyı iyileştirmesi, ölüleri diriltmesi, insanların evlerinde ne yeyip, ne biriktirdiklerini bilmesi, havârîlerine gökten sofra indirmesi Kur’an’da onun nübüvvetinin doğruluğuna delil teşkil eden mûcizeler olarak anlatılmıştır (Âl-i İmrân 3/49; el-Mâide 5/110-115). Doğru cevap B'dir.

Soru 31

Kur’an’da ayrıca peygamberler için insanlara hayırlı bir haberi müjdeleyen, haber veren kimse anlamında aşağıdakilerden hangisi kullanılmıştır ?

Seçenekler

A
Nezir
B
Nebî
C
Hâdî
D
Beşîr
E
Resûl
Açıklama:
Kur’an’da ayrıca peygamberler için insanlara hayırlı bir haberi müjdeleyen, haber veren kimse anlamında “beşîr” ve “mübeşşir”; ileride gelecek tehlikeyi önceden sezip haber veren, insanları bundan sakındırıp uyaran manasında sıfat olan
“nezîr”; yol gösteren, doğru yola ileten mânasında “hâdî”; Allah’ın kulu anlamında “‘abd” kelimeleri de kullanılmaktadır.

Soru 32

Kur’an’da, ileride gelecek tehlikeyi önceden sezip haber veren, insanları bundan sakındırıp uyaran manasına gelen sıfat aşağıdakilerden hangisidir ?

Seçenekler

A
Enbiya
B
Beşîr
C
Abd
D
Nezir
E
Hâdî
Açıklama:
Kur’an’da ayrıca peygamberler için insanlara hayırlı bir haberi müjdeleyen, haber veren kimse anlamında “beşîr” ve “mübeşşir”; ileride gelecek tehlikeyi önceden sezip haber veren, insanları bundan sakındırıp uyaran manasında sıfat olan
“nezîr”; yol gösteren, doğru yola ileten mânasında “hâdî”; Allah’ın kulu anlamında “‘abd” kelimeleri de kullanılmaktadır

Soru 33

Peygamberlik islam kaynaklarında aşağıdakilerden hangisi ile nitelendirilmektedir ?

Seçenekler

A
Muhal
B
Nebevi
C
Nübüvvet
D
Ekrem
E
İsmet
Açıklama:
İslâm kaynaklarında nübüvvet olarak bilinen peygamberlik insan aklının mümkün göreceği bir şey olup imkânsız (muhal) olarak değerlendirilemez. Bu husus
hem Allah Taâlâ’nın zatı hem de vahyin muhatabı bulunan insan açısından ele
alınabilir

Soru 34

Genel anlamda, akıl ve duyular yoluyla hakkında bilgi edinilemeyen varlık alanı şeklinde tanımlanan kavram aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir ?

Seçenekler

A
Tecelli
B
Fariğ
C
Gayb
D
Muğlak
E
Veade
Açıklama:
Genel anlamda gayb, akıl ve duyular yoluyla hakkında bilgi edinilemeyen varlık
alanı şeklinde tanımlanabilir. Gayb, sadece Allah’ın bilgisi dâhilinde olan ve O bildirmediği sürece herkese kapalı bulunan nesne ve olaylar anlamında mutlak gayb
ve yaratıkların yalnızca bir kısmının vâkıf olabildiği şeyler anlamında da göreceli
(izafî) gayb olmak üzere ikiye ayrılmakta ve Allah’ın sadece peygamberlere vahiy
yoluyla açıkladığı kısım mutlak gayb kabul edilmektedir

Soru 35

İslâm itikadında, Allah tarafından korunmuşlukları anlamında peygamberler için kabul edilen özelliklerden biri olarak açıklanan kavram aşağıdakilerden hangisidir ?

Seçenekler

A
Ekrem
B
Najih
C
Affan
D
İsmet
E
Hûdâî
Açıklama:
İslâm itikadında ismet, Allah tarafından korunmuşlukları anlamında peygamberler için kabul edilen özelliklerden biridir. İsmet, peygamberlerin güçleri yetmekle
beraber günahlardan uzak kalma kabiliyetleridir.

Soru 36

İnsanların duyularına hitap eden, Allah’ın izni, iradesi ve gücüne bağlı olarak gerçekleşen tabiat kanunlarını değiştiren ilâhî fiillere ne denir ?

Seçenekler

A
Haberî mucizeler
B
Aklî mucizeler
C
Manevî mucizeler
D
Hissî mucizeler
E
Tabî mucizeler
Açıklama:
İnsanların duyularına hitap eden mucizelerdir. Allah’ın izni, iradesi ve gücüne
bağlı olarak gerçekleşen hissî mucizeler tabiat kanunlarını değiştiren ilâhî fiillerdir

Soru 37

Son peygamber Muhammed aleyhisselâmın en büyük mucizesi aşağıdakilerden hangisidir ?

Seçenekler

A
Ay'ı ikiye bölmesi
B
İsra ve Mirac mucizeleri
C
Kur'an-ı Kerim
D
Mübarek ellerinden su akması
E
Emre itaat eden ağaç mucizesi
Açıklama:
Son peygamber Muhammed aleyhisselâmın en büyük mucizesi ise Kur’ân-ı
Kerîm olmuştur. Kur’an’ın çeşitli âyetlerinde benzerini getirmek yönünde insanlara meydan okumalar tekrarlanmış, Allah Teâlâ’dan başka her hangi bir kimsenin
de Kur’an’a denk olan bir metin getirmesinin mümkün olmadığı kesin bir şekilde
ifade edilmiştir (Yûnus 10/38; el-Bakara 2/23-24)

Soru 38

Hz. Âdem’le birlikte Kur’an’da isimleri belirtilen peygamberlerin sayısı kaçtır ?

Seçenekler

A
25
B
26
C
27
D
28
E
29
Açıklama:
Hz. Âdem’le birlikte Kur’an’da isimleri belirtilen peygamberlerin sayısı yirmibeştir: Âdem, İdris, Nuh, Hûd, Salih, İbrahim, Lût, İsmail, İshak, Yakub, Yusuf, Eyyûb, Zülkifl, Şuayb, Musa, Harun, Dâvûd, Süleyman, İlyas, Elyesa’, Yunus,
Zekeriyyâ, Yahya, İsa ve Muhammed olmak üzere yirmibeş adettir. Bunların dışında Kur’an’da isimleri geçen Lokman, Zülkarneyn ve Üzeyir ile adı geçmemekle
birlikte “Musa’nın genç adamı” diye kendisinden bahsedilen zatın peygamber olduklarına dair görüşler varsa da genel kanaat onların birer sâlih kul konumunda
bulundukları yönündedir.

Soru 39

Kur’ân-ı Kerîm’de Hz. Nuh, İbrahim, Musa, İsa ve Muhammed üzerinde özellikle çok durulmuş, bunlara verilen tAlimatın önemli, ümmetlerinin de fazla olduğuna dikkat çekilmiş, aldıkları ağır görev ve sorumluluk karşısında yılmadan azim ve sebat göstermeleri sebebiyle hangi şekilde isimlendirilmişlerdir ?

Seçenekler

A
Hâtemü’n-nebiyyîn
B
Ülü’l-’azm
C
Nebi-Resul
D
Enbiya-i nebiyyin
E
Nübüvvet-i azm
Açıklama:
Kur’ân-ı Kerîm’de Hz. Nuh, İbrahim, Musa, İsa ve Muhammed üzerinde özellikle çok durulmuş, bunlara verilen tAlimatın önemli, ümmetlerinin de fazla olduğuna dikkat çekilmiş, aldıkları ağır görev ve sorumluluk karşısında yılmadan
azim ve sebat göstermeleri sebebiyle “ülü’l-’azm” peygamberler şeklinde isimlendirildikleri ifade edilmiştir.

Soru 40

Allah’tan mesaj getiren veya Allah katında yüksek makam sahibi olan peygamberlere hangi isim verilir ?

Seçenekler

A
Resul
B
Nebi
C
Enbiya
D
Ekrem
E
Beşir
Açıklama:
Nebi, insanlara Allah’tan mesaj getiren kimse veya Allah katında yüksek makam sahibi kimsedir.

Soru 41

  1. Kendilerine hiçbir şekilde kullukta bulunulmasını istemezler
  2. Allah’ın izniyle O’nun dinini insanlara tebliğ ederler
  3. Peygamberler güvenilir, doğru, ileri görüşlü, ihlâslı ve seçkin insanlardır
  4. Peygamberler Allah’ın kendilerini görevlendirdiği ve yardım ettiği birer tebliğci ve uyarıcıdırlar
  5. Allah katında diğer insanlar gibi kulluktan sorumlulardır
Yukarıdaki ifadelerden hangileri peygamberlerin özelliklerindendir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
I ve II
C
III, IV ve V
D
II, III, IV ve V
E
Hepsi
Açıklama:
Yukarıdaki tüm maddeler peygamberlerin özellikleri ve görevlerindendir.

Soru 42

Peygamberliğin temel özellikleriyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Peygamberler isteyen herkese her zaman mucize gösterirler.
B
Peygamberlik Allah Teâlâ’nın kulları arasından seçtiği şahıslara lutfettiği ve insanların kendi istek ve çabalarıyla elde edemeyecekleri bir görevdir.
C
Her ümmete kendi dilleriyle hitap eden peygamber gönderilmiştir.
D
Peygamberlerin kesin sayısı hakkında kesin bir rakam vermek mümkün değildir.
E
Peygamberler Allah’ın kendilerine bildirdikleri dışında gaybı bilmezler.
Açıklama:
Peygamberler lütfa mahzar olarak mucize gösterirler. onların mucize göstermeleri kendi ellerinde değildir.

Soru 43

Aşağıdakilerden hangisi peygamberi gerekli kılan hususlardan birisidir?

Seçenekler

A
İnsanın fiziki gelişimi açısından
B
Allah’ın yolunu göstermesi açısından
C
İnsanları zenginleştirmek açısından
D
Savaşları bitirmek açısından
E
Ölümü anlatması açısından
Açıklama:
Peygamberlik asıl hedefi “insanlığın hidayetine/Allah’ın rızasına uygun olan doğru yolu bulmasına vesile olmak”tır. Son Peygamber’in tebliğ ettiği Kur’an’ın öncelikle “O, müttakîler için bir yol göstericidir” (el-Bakara 2/2) şeklinde nitelemiştir.

Soru 44

Aşağıdakilerden hangileri "Haberi" mucizelerin özelliğidir?

Seçenekler

A
İnsanların duyularına hitap eden mucizelerdir
B
Tabiat kanunlarını değiştiren ilâhî fiillerdir
C
Manevi ve bilgi mucizeleridirler
D
İnsanların akıl yürütme gücüne hitap eden mucizelerdir
E
Allah’tan veya melek aracılığıyla peygamberlere gelen mucizelerdir
Açıklama:
Haberi mucizeler, Peygamberlerin doğrudan Allah’tan veya melek aracılığıyla aldıkları vahiylere dayanarak verdikleri haberlerden oluşur.

Soru 45

İlk şeriat aşağıdaki peygamberlerden hangisine gelmiştir.

Seçenekler

A
Hz. Nuh
B
Hz. Süleyman
C
Hz. İdris
D
Hz. Adem
E
Hz. Musa
Açıklama:
“Allah Nuh’a buyurduğu şeyleri size de din olarak buyurmuştur” (eş-Şûrâ 42/13) şeklindeki âyet insanlığa gönderilen ilk şeriatın Hz. Nûh’a verildiğini ifade etmektedir.

Soru 46

  1. Nuh
  2. Hud
  3. Danyal
  4. Elyesa
  5. Zulkifl
Yukarıdakilerden hangileri Kur’an’da isimleri belirtilen peygamberlerdendir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
I ve II
C
I, II ve III
D
II, III, IV ve V
E
I, II, IV ve V
Açıklama:
Danyal Peygamber dışında soruda verilen peygamberler Kur'an'da geçmektedir.

Soru 47

Kuran'da sözü geçen mucizelerden" Çamurdan yaptığı kuşa üflediğinde canlanması, körü ve alacalıyı iyileştirmesi, ölüleri diriltmesi, insanların evlerinde ne yeyip, ne biriktirdiklerini bilmesi, havârîlerine gökten sofra indirmesi Kur’an’da onun nübüvvetinin doğruluğuna delil teşkil eden mûcizeler olarak anlatılmıştır ". mucizesi hangi Peygamber'e aittir?

Seçenekler

A
Musa
B
Süleyman
C
İsa
D
Nuh
E
İbrahim
Açıklama:
Hz. İsa’nın mucizeleri genelde tıbbî konularda cereyan etmiştir.Çamurdan yaptığı kuşa üflediğinde canlanması, körü ve alacalıyı iyileştirmesi, ölüleri diriltmesi, insanların evlerinde ne yeyip, ne biriktirdiklerini bilmesi, havârîlerine gökten sofra indirmesi Kur’an’da onun nübüvvetinin doğruluğuna delil teşkil eden mûcizeler olarak anlatılmıştır (Âli İmrân 3/49; el-Mâide 5/110-115).

Soru 48

Kur’an-ı Kerim’de özellikle hangi peygamberler üzerinde çok durulmuştur?

Seçenekler

A
Hz. Nuh, Davut, Adem, Yusuf, Musa
B
Hz. Muhammed, İdris, Süleyman
C
Hz. Muhammed, İshak, İlyas, Salih
D
Hz. Nuh, Muhammed, İsa, İbrahim, Musa
E
Hz. Musa, Muhammed, İsa, İshak
Açıklama:
Kur’an-ı Kerim’de Hz. Nuh, İbrahim, Musa, İsa ve Muhammed üzerinde özellikle çok durulmuştur.

Soru 49

Peygamberlerin gerek sözlerinde, gerek fiillerinde kendilerini lekeleyecek ve saygınlıklarını zedeleyecek hatalardan korunmuş olmaları şeklinde tanımlanmaları peygamberlerin hangi özelliğini yansıtmaktadır?

Seçenekler

A
Sıdk
B
Fetanet
C
İsmet
D
Basiret
E
Emanet
Açıklama:
İslâm itikadında ismet, Allah tarafından korunmuşlukları anlamında peygamberler için kabul edilen özelliklerden biridir. İsmet, peygamberlerin güçleri yetmekle beraber günahlardan uzak kalma kabiliyetleridir. Peygamberlerin gerek sözlerinde, gerek fiillerinde kendilerini lekeleyecek ve saygınlıklarını zedeleyecek hatalardan korunmuş olmaları şeklinde tanımlanmıştır. Doğru cevap C’dir.

Soru 50

Aşağıdakilerden hangisi Peygamber-Gayb ilişkisi ile ilgili doğru verilen bilgilerden biridir?

Seçenekler

A
Gayb sadece melekler tarafından bilinen, akıl veya duyular yoluyla hakkında bilgi edinilemeyen varlık alanıdır.
B
Gayb, sadece peygamberlerin bilgisi dahilindedir.
C
Kur’an’da Allah’ın peygemberine bazı gayb bilgilerini verdiği belirtilmektedir.
D
Allah peygamberlerin hiçbir zaman gayb bilgisi vermemiştir.
E
Kur’an’da Allah’ın peygamberlerine, peygamberlerin istedikleri kadar gayb bilgisi verdiği belirtilmektedir.
Açıklama:
C seçeneğinde de belirtildiği gibi, Allah’ın peygamberlerine dilediği kadar gayb bilgisi verdiği belirtilmektedir. Bunun dışında peygamberlerin istedikleri zaman gaybî bilgileri haber vermeleri söz konusu değildir. Buradan hareketle diğer seçenekler verilen bilgiler doğru değildir.

Soru 51


  • Kendilerine hiçbir şekilde kullukta bulunulmasını istemezler

  • Allah’ın izniyle O’nun dinini insanlara tebliğ ederler

  • Peygamberler güvenilir, doğru, ileri görüşlü, ihlâslı ve seçkin insanlardır

  • Peygamberler Allah’ın kendilerini görevlendirdiği ve yardım ettiği birer tebliğci ve uyarıcıdırlar

  • Allah katında diğer insanlar gibi kulluktan sorumlulardır


Yukarıdaki ifadelerden hangileri peygamberlerin özelliklerindendir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Hepsi
C
I ve II
D
II, III, IV ve V
E
III, IV ve V
Açıklama:
Yukarıdaki tüm maddeler peygamberlerin özellikleri ve görevlerindendir.

Soru 52

Aşağıdakilerden hangisi peygamberi gerekli kılan hususlardan birisidir?

Seçenekler

A
İnsanın fiziki gelişimi açısından
B
Allah’ın yolunu göstermesi açısından
C
İnsanları zenginleştirmek açısından
D
Savaşları bitirmek açısından
E
Ölümü anlatması açısından
Açıklama:
Peygamberlik asıl hedefi “insanlığın hidayetine/Allah’ın rızasına uygun olan doğru yolu bulmasına vesile olmak”tır. Son Peygamber’in tebliğ ettiği Kur’an’ın öncelikle “O, müttakîler için bir yol göstericidir” (el-Bakara 2/2) şeklinde nitelemiştir.

Soru 53

Aşağıdakilerden hangisi peygamberliğin belirleyici yönlerinden birisi değildir?

Seçenekler

A
Peygamberlik görevi sadece Allah tarafından verilir.
B
Erkek ya da kadın olabilirler.
C
Her ümmete peygamber gönderilmiştir.
D
Peygamberlerin sayısı kesin olarak bilinmemektedir.
E
Gaybı bilmezler.
Açıklama:
Kur’an’da isimleri geçen peygamberlerin hepsi erkek olup herhangi bir kadının peygamberliğinden bahsedilmemektedir. Peygamber oldukları iddia edilen kadınların nübüvvet kurumunun fonksiyonlarını yerine getirdiklerine dair herhangi bir bilgi de bulunmamaktadır.

Soru 54

  1. Doğru olmak
  2. Güvenilir olmak
  3. Zengin olmak
  4. Sabırlı olmak
  5. Zeki ve anlayışlı olmak
Yukarıdakilerden hangileri peygamber olmak için gerekli özelliklerindendir?

Seçenekler

A
Hepsi
B
Yalnız I
C
I ve II
D
I, II, III ve IV
E
I, II, IV ve V
Açıklama:
Zengin olmanın peygamber olmakla bir alakası bulunmamaktadır.

Soru 55

Aşağıdakilerden hangileri "Haberi" mucizelerin özelliğidir?

Seçenekler

A
İnsanların duyularına hitap eden mucizelerdir
B
Tabiat kanunlarını değiştiren ilâhî fiillerdir
C
Manevi ve bilgi mucizeleridirler
D
İnsanların akıl yürütme gücüne hitap eden mucizelerdir
E
Allah’tan veya melek aracılığıyla peygamberlere gelen mucizelerdir
Açıklama:
Haberi mucizeler, Peygamberlerin doğrudan Allah’tan veya melek aracılığıyla aldıkları vahiylere dayanarak verdikleri haberlerden oluşur.

Soru 56

İsrailoğullarını Mısır’dan çıkararak Firavun’un elinden kurtarmak için verdiği mücadeleler esnasında pek çok mucize gösterdiği belirtilen peygamber aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Hz. Muhammed
B
Hz. İsa
C
Hz. Musa
D
Hz. Yakub
E
Hz. Süleyman
Açıklama:
Allah Hz. Mûsâ’yı Firavun’a göndermeden önce onu bir anlamda bu göreve hazırlamış ve kendisine asâ mûcizesi ile parlayan el (yed-i beyzâ) mûcizelerini vermiştir (Tâhâ 20/17-23; en-Neml 27/12; el-Kasas 28/32) Hz. Musa hakkında Kur’an’da yer alan bir başka harikulâde olay da asası ile denizi yarmasıdır.

Soru 57

İlk şeriat aşağıdaki peygamberlerden hangisine gelmiştir.

Seçenekler

A
Hz. Nuh
B
Hz. Süleyman
C
Hz. İdris
D
Hz. İsa
E
Hz. Musa
Açıklama:
“Allah Nuh’a buyurduğu şeyleri size de din olarak buyurmuştur” (eş-Şûrâ 42/13) şeklindeki âyet insanlığa gönderilen ilk şeriatın Hz. Nûh’a verildiğini ifade etmektedir.

Soru 58

Aşağıdakilerden hangisi ilk peygamberdir?

Seçenekler

A
Hz. İsa
B
Hz. Muhammed
C
Hz. Âdem
D
Hz. İlyas
E
Hz. Musa
Açıklama:
Hz. Âdem yaratılan ilk insan olduğu gibi aynı zamanda peygamberlerin de ilkidir. Kur’an’da “Allah Âdem’i seçti...” (Âl-i İmrân 3/33) meâlindeki âyet onun peygamberliğini ifade etmektedir. Âdem’in nebi veya resul olduğunu doğrudan ifade eden herhangi bir âyet mevcut olmamakla birlikte “Âdem Rabbinden kelimeler almıştır” (el-Bakara 2/37) mealindeki âyet Allah’ın ona hitap ettiğini yükümlülük ve sorumluluk yüklediğini bildirmektedir (el Bakara 2/33, 35; el-A’râf 7/19). Ahmed b. Hanbel’in Müsned’inde yer alan bir hadise göre ilk peygamberin kim olduğu şeklindeki bir soruya Resûl-i Ekrem “Âdem’dir” karşılığını vermiştir.

Soru 59


  • Nuh

  • Salih

  • Âdem

  • Elyesa

  • İsa


Yukarıdakilerden hangileri Kur’an’da isimleri belirtilen peygamberlerdendir?

Seçenekler

A
I ve III
B
I, III ve V
C
I, II, III ve V
D
Hepsi
E
I, II ve III
Açıklama:
Hz. Âdem’le birlikte Kur’an’da isimleri belirtilen peygamberlerin sayısı yirmibeştir: Âdem, İdris, Nuh, Hûd, Salih, İbrahim, Lût, İsmail, İshak, Yakub, Yusuf, Eyyûb, Zülkifl, Şuayb, Musa, Harun, Dâvûd, Süleyman, İlyas, Elyesa’, Yunus, Zekeriyyâ, Yahya, İsa ve Muhammed olmak üzere yirmibeş adettir. Yukarıdaki tüm isimler Kur’an’da geçmektedir.

Soru 60

Aşağıdakilerden hangisi peygamberlikle veya peygamberlerle ilgili doğru bilgilerden biridir?

Seçenekler

A
Nurdan yaratılmışlardır.
B
Yorulma, usanma v.b. bedensel özelliklerden arınmışlardır.
C
Peygamberler diğer varlıklardan farklı olarak gaybı bilirler.
D
İnsanlara vahiy getirirler.
E
Allah’ın kendilerini görevlendirdiği ve yardım ettiği birer tebliğci uyarıcıdırlar.
Açıklama:
A, B ve D seçeneklerinde verilen bilgiler meleklere aittir. C seçeneğinde gayb ile ilgili verilen bilgi peygamberlere ait değildir, gaybı sadece Allah bilir. E seçeneğinde verilen bilgi ise peygamberle ilgili doğru bilgilerden biridir.

Soru 61

Aşağıdakilerden hangisi peygamberler için kullanılan terim veya isimlerden biridir?

Seçenekler

A
Hârût
B
Mârût
C
Münker
D
Nekîr
E
Beşîr
Açıklama:
A, B, C ve D seçeneklerinde verilen isimler Kur’an-ı Kerim’de adı geçen meleklere aittir. Kur’an’da peygamberler için insanlara hayırlı bir haberi müjdeleyen, haber veren kimse anlamında “beşîr” ve “mübeşşir kelimeleri kullanılmaktadır.

Soru 62

Peygamberliğin asıl hedefi nedir?

Seçenekler

A
Babil halkını imtihan etmek ve onları sishir konusunda bilinçlendirmek
B
İnsanlığın hidayetine/Allah’ın rızasına uygun olan doğru yolu bulmasına vesile olmak
C
Kabirde sorgu yapmak
D
İnsanların iyi veya kötü fiillerini kaydetmek
E
İlâhî cezaları yerine getirmek
Açıklama:
Peygamberlik asıl hedefi B seçeneğinde de belirtildiği üzere “insanlığın hidayetine/Allah’ın rızasına uygun olan doğru yolu bulmasına vesile olmak”tır. Son Peygamber’in tebliğ ettiği Kur’an’ın öncelikle “O, müttakîler için bir yol göstericidir” (el-Bakara 2/2) şeklinde nitelenmesi ilginçtir. Allah Kur’an’da kendilerini de hidâyete ulaştırdığını belirttiği peygamberler hakkında “Her toplumun bir yol göstericisi vardır” (er-Ra’d 13/7), “Onları emrimizle doğru yolu gösteren önderler yaptık” (el-Enbiyâ 21/73) buyurmaktadır. Peygamberlerin Allah’ın dînini tebliğ etmek suretiyle insanların hidayetine vesile olmaları “Nitekim kendi içinizden, size âyetlerimizi okuyan, sizi mânevî kirlerden arındıran, kitap ve hikmeti ve bilmediklerinizi öğreten bir Resûl gönderdik” (el-Bakara 2/151) meâlindeki âyetle dile getirilmiştir. Diğer şıklarda verilen görev veya amaçlar ise meleklerle ilgilidir.

Soru 63

Aşağıdakilerden hangisi peygamberliğin yapısı ile ilgili doğru bilgilerden biridir?

Seçenekler

A
Peygamberlik Allah Teâlâ’nın kulları arasından seçtiği şahıslara lütfettiği mânevî bir görevdir.
B
Yorulma, usanma v.b. bedensel özelliklerden arınmışlardır.
C
Normal şartlarda gözle görülemezler.
D
Peygamberler tabiatın yönetimi ve ilâhî kanunların icrasıyla meşgul olurlar.
E
Peygamberler nurdan yaratılmış varlıklardır.
Açıklama:
Peygamberliğin yapısı ile ilgili doğru bilgilerden biri A seçeneğinde de belirtildiği üzere “Peygamberlik Allah Teâlâ’nın kulları arasından seçtiği şahıslara lütfettiği mânevî bir görevdir” bilgisidir. İnsanların kendi istek ve çabalarıyla bu görevi elde etmeleri mümkün değildir. Peygamberlik bu açıdan vehbidir. Diğer seçeneklerde verilen bilgiler meleklerle ilgilidir.

Soru 64

Aşağıdakilerden hangisi peygamberlerin sayısı ile ilgi doğru bilgilerden biridir?

Seçenekler

A
Peygamberlerin sayısı hakkında kesin bir sayı verilebilir.
B
Bazı Müslüman tarihçiler nebilerin sayısının yüzyirmiüçbin olduğu konusunda fikir birliğine varmışlardır.
C
Bazı Müslüman tarihçiler nebilerin sayısın yüzyirmidörtbin olduğu konusunda fikir birliğine varmışlardır.
D
Bazı Müslüman tarihçiler resullerin sayısının yüzyirmidörtbin olduğu konusunda görüş birliğine varmışlardır.
E
Müslüman tarihçileri çoğu resullerin sayının ikiyüzonüç olduğu konusunda kendi aralarında anlaşmışlardır.
Açıklama:
Peygamberlerin sayısı hakkında kesin bir rakam vermek mümkün değildir. Çeşitli âyetlerde bazı peygamberlerin isimleri zikredilmekle birlikte bilgimizin dışında kalan bazı peygamberlerin varlığına da işaret edilmiştir (en-Nisâ 4/164; el-Mü’min 40/78). Bazı kaynaklarda müslüman tarihçilerin, C seçeneğinde de belirtildiği üzere nebilerin sayılarının yüzyirmidörtbin, resullerin de üçyüzonüç olduğunda görüş birliğine vardıkları belirtilmiştir. Buradan hareketle diğer şıklardaki bilgiler doğru değildir.

Soru 65

Aşağıdakilerden hangisi Peygamber-Gayb ilişkisi ile ilgili doğru verilen bilgilerden biridir?

Seçenekler

A
Gayb sadece melekler tarafından bilinen, akıl veya duyular yoluyla hakkında bilgi edinilemeyen varlık alanıdır.
B
Gayb, sadece peygamberlerin bilgisi dahilindedir.
C
Kur’an’da Allah’ın peygamberine dilediği kadar gayb bilgisi verdiği belirtilmektedir.
D
Allah peygamberlerin hiçbir zaman gayb bilgisi vermemiştir.
E
Kur’an’da Allah’ın peygamberlerine, peygamberlerin istedikleri kadar gayb bilgisi verdiği belirtilmektedir.
Açıklama:
C seçeneğinde de belirtildiği gibi, Allah’ın peygamberlerine dilediği kadar gayb bilgisi verdiği belirtilmektedir. Bunun dışında peygamberlerin istedikleri zaman gaybî bilgileri haber vermeleri söz konusu değildir. Buradan hareketle diğer seçenekler verilen bilgiler doğru değildir.

Soru 66

  1. Güvenilir Olmak
  2. Sabırlı Olmak
  3. Zeki ve Anlayışlı Olmak
  4. Korunmuşluk (İsmet)
Yukarıda verilenlerden hangisi veya hangileri peygamberlerin özelliklerinden biridir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I ve III
D
I, III ve IV
E
Hepsi
Açıklama:
Kur’an-ı Kerim ve İslam âlimlerine göre peygamberlerin özellikleri şunlardır:
Doğru Olmak
Güvenilir Olmak
Sabırlı Olmak
Zeki ve Anlayışlı Olmak
Korunmuşluk (İsmet)
Tebliğde Bulunmak
Beşer Olmak
Verilen bilgiler doğrultusunda E seçeneğinde de belirtildiği üzere dört maddede verilen bilgilerin hepsi peygamberlerin özelliklerindendir.

Soru 67

Aşağıdakilerden hangisinde vahyin tanımı doğru yapılmıştır?

Seçenekler

A
Akıl ve duyular yoluyla hakkında bilgi edinilemeyen varlık alanıdır.
B
Allah’ın kendi iradesini seçmiş olduğu peygambere çeşitli yollarla bildirmesidir.
C
Allah’tan mesaj getiren kimse.
D
Kendisine belli bir görev verilerek bir yere gönderilen elçi.
E
Yol gösteren, doğru yola ileten kimse.
Açıklama:
A seçeneğinde yapılan tanım gaybdır. C seçeneğinde Peygamberlerin sıfat veya tanımlarında biri olan Nebî’nin açıklaması yapılmıştır. D seçeneğinde Resûl’un tanımı yapılmıştır. E seçeneğinde ise Hadî’nin tanımı yapılmıştır. B seçeneğinde yapılan tanım ise vahyin doğru tanımıdır.

Soru 68

Akâid âlimleri mucizeleri idrak edilmeleri açısından kaç bölüme ayırırlar?

Seçenekler

A
2
B
3
C
4
D
5
E
6
Açıklama:
Akâid âlimleri mucizeleri idrak edilmeleri açısından genelde Hissî (Maddî) Mucizeler, Aklî (Manevî) Mucizeler ve Haberî Mûcizeler olmak üzere B seçeneğinde de belirtildiği gibi üçe ayırırlar.

Soru 69

Kur’an-ı Kerim’de isimleri belirtilen peygamberlerin sayısı kaçtır?

Seçenekler

A
21
B
23
C
25
D
27
E
29
Açıklama:
Hz. Âdem’le birlikte Kur’an’da isimleri belirtilen peygamberlerin sayısı C seçeneğinde de belirtildiği gibi yirmibeştir. Kur’an’da isimleri geçen peygamberler şunlardır: Hz. Âdem Hz. İdris Hz. Nuh Hz. Hûd Hz. Salih Hz. İbrahim Hz. Lût Hz. İsmail Hz. İshak Hz. Yakub Hz. Yusuf, Hz. Eyyûb Hz. Zülkifl Hz. Şuayb Hz. Musa Hz. Harun Hz. Dâvûd Hz. Süleyman Hz. İlyas Hz. Elyesa’ Hz. Yunus, Hz. Zekeriyyâ Hz. Yahya Hz. İsa

Soru 70

Kur’an’da geçen ve peygamberler için insanlara hayırlı bir haberi müjdeleyen manasındaki sıfat aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Beşir
B
Nebi
C
Resul
D
Hâdî
E
Abd
Açıklama:
Kur’an’da peygamberler için insanlara hayırlı bir haberi müjdeleyen, haber veren kimse anlamında “beşir” ve “mübeşir” sıfatları kullanılmaktadır.

Soru 71

“Nebi” kavramı aşağıdaki seçeneklerden hangisinde doğru olarak ifade edilmiştir?

Seçenekler

A
Haber veren kimse
B
Görev ile bir yere gönderilen elçi
C
Yol gösteren, doğru yola ileten
D
İnsanlara Allah’tan mesaj getiren kimse
E
Tehlikeyi önceden sezip haber veren
Açıklama:
Kur’an’da peygamberler için kullanılan terimlerden biri insanlara Allah’tan mesaj getiren kimse veya Allah katında yüksek makam sahibi kimse anlamlarına gelen “Nebi” terimidir.

Soru 72

Peygamberlerin Allah’tan getirdikleri mesajları insanlara tebliğ ederken, dürüstlüğü ihlal edip onu gölgeleyecek unsurlardan kaçınmaları peygamberlerin hangi özelliklerinden ileri gelmektedir?

Seçenekler

A
Doğru olmak
B
Güvenilir olmak
C
Sabırlı olmak
D
Zeki olmak
E
Anlayışlı olmak
Açıklama:
Peygamberlerin Allah’tan getirdikleri mesajları insanlara tebliğ ederken, dürüstlüğü ihlal edip onu gölgeleyecek unsurlardan kaçınmaları onların doğru olma esaslarından ileri gelmektedir.

Soru 73

Peygamberlerin ilahi risalet görevini yürütürken vahye herhangi bir ekleme, azaltma vb. Yapmalarının mümkün olmaması hangi özelliklerinden ileri gelmektedir?

Seçenekler

A
Doğru olmak
B
Güvenilir olmak
C
Sabırlı olmak
D
Zeki olmak
E
Anlayışlı olmak
Açıklama:
Güvenilir olmak ilkesi, Peygamberlerin ilahi risalet görevlerini yürütürken, vahye herhangi bir ekleme, azaltma, tahrif veya değiştirme yapmalarının mümkün olmadığını ifade etmektedir.

Soru 74

Peygamberlerin özelliklerinden biri olan İsmet nasıl tanımlanmaktadır?

Seçenekler

A
Tebliğ faaliyetlerinde karşılaştıkları sıkıntılar ile ilgili sabırlı davranmalarıdır
B
Peygamberlerin her koşulda güvenilir olmaları anlamına gelir
C
Peygamberleri tebliğ ettikleri hususların doğruluğunu ifade etmektedir
D
Peygamberlerin zeki olduğunu ifade etmektedir
E
Peygamberlerin güçleri yetmekle beraber günahlardan uzak kalma kabiliyetleridir
Açıklama:
İslam itikadında ismet, Allah tarafından korunmuşlukları anlamında peygamberler için Kabul edilmiş özelliklerden biridir. İsmet, peygamberlerin güçleri yetmekle beraber günahlardan uzak kalma kabiliyetleri olarak tanımlanır.

Soru 75

Peygamberlerin doğruluklarını kanıtlamak amacıyla gerçekleşen ve tabiat kanunlarını aşan olaylara ne ad verilir?

Seçenekler

A
Vahiy
B
İsmet
C
Tevhid
D
Mucize
E
Tebliğ
Açıklama:
Allah nübüvvetle görevlendirdiği peygamberlerin doğruluklarını kanıtlamak amacıyla tabiat kanunlarını aşan bazı olaylarla (Mucizeler) onları desteklemiştir.

Soru 76

Aşağıdakilerden hangisi mucize çeşitlerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Hissi Mucizeler
B
Akli Mucizeler
C
İlmi mucizeler
D
Haberi mucizeler
E
Manevi mucizeler
Açıklama:
Mucizeler idrak edilmelerine göre; Hissi(maddi), Akli(manevi) ve Haberi mucizeler olarak sınıflandırılmaktadır.

Soru 77

Kur’an’da isimleri belirtilen peygamperlerin sayısı kaçtır?

Seçenekler

A
24
B
25
C
26
D
27
E
28
Açıklama:
Hz. Ade mile birlikte Kur’an’da isimleri belirtilen peygamberlerin sayısı 25'tir.

Soru 78

Kur’an-ı Kerim’de özellikle hangi peygamberler üzerinde çok durulmuştur?

Seçenekler

A
Hz. Nuh, Davut, Adem, Yusuf, Musa
B
Hz. Muhammed, İdris, Süleyman
C
Hz. Muhammed, İshak, İlyas, Salih
D
Hz. Nuh, Muhammed, İsa, İbrahim, Musa
E
Hz. Musa, Muhammed, İsa, İshak
Açıklama:
Kur’an-ı Kerim’de Hz. Nuh, İbrahim, Musa, İsa ve Muhammed üzerinde özellikle çok durulmuştur.

Soru 79

Aşağıdaki peygamberlerden hangisi cinlere ve insanlara peygamber olarak gönderilerek seçkin kılınmıştır?

Seçenekler

A
Hz. İbrahim
B
Hz. Süleyman
C
Hz. Muhammed
D
Hz. Davud
E
Hz. İsa
Açıklama:
Allah İbrahim’i “halil” edinmek, Davud’u krallık nübüvveti birlikte vermek, Süleyman’ı insanları cinleri, kuşları ve rüzgârı ermine vermek, Hz. Muhammed’i cinlere ve insanlara peygamber olarak göndermekle seçkin kılmıştır.

Soru 80

  1. Kendilerine hiçbir şekilde kullukta bulunulmasını istemezler
  2. Allah’ın izniyle O’nun dinini insanlara tebliğ etmekler
  3. Peygamberler güvenilir, doğru, ileri görüşlü, ihlâslı ve seçkin insanlardır
  4. Peygamberler Allah’ın kendilerini görevlendirdiği ve yardım ettiği birer tebliğci ve uyarıcıdırlar
  5. Allah katında diğer insanlar gibi kulluktan sorumlulardır
Yukarıdaki ifadelerden hangileri peygamberlerin özelliklerindendir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Hepsi
C
I ve II
D
II, III, IV ve V
E
III, IV ve V
Açıklama:
Yukarıdaki tüm maddeler peygamberlerin özellikleri ve görevlerindendir.

Soru 81

Aşağıdakilerden hangisi peygamberi ifade eden terimlerden birisi değildir?

Seçenekler

A
Beşir
B
Nezir
C
Mübeşşir
D
Nazır
E
Hadi
Açıklama:
Nazır, peygamberi ifade eden terimlerden birisi değildir.

Soru 82

Aşağıdakilerden hangisi peygamberi gerekli kılan hususlardan birisidir?

Seçenekler

A
İnsanın fiziki gelişimi açısından
B
Allah’ın yolunu göstermesi açısından
C
İnsanları zenginleştirmek açısından
D
Savaşları bitirmek açısından
E
Ölümü anlatması açısından
Açıklama:
Peygamberlik asıl hedefi “insanlığın hidayetine/Allah’ın rızasına uygun olan doğru yolu bulmasına vesile olmak”tır. Son Peygamber’in tebliğ ettiği Kur’an’ın öncelikle “O, müttakîler için bir yol göstericidir” (el-Bakara 2/2) şeklinde nitelemiştir.

Soru 83

Aşağıdakilerden hangisipeygamberliğin yapılarından birisi değildir?

Seçenekler

A
Bu görev sadece Allah tarafından verilir
B
Erkek ya da kadın olabilirler
C
Her ümmete gönderilmişlerdir
D
Sayıları kesin değildir
E
Gaybı bilmezler
Açıklama:
Kur’an’da isimleri geçen peygamberlerin hepsi erkek olup herhangi bir kadının peygamberliğinden bahsedilmemektedir. Peygamber oldukları iddia edilen kadınların nübüvvet kurumunun fonksiyonlarını yerine getirdiklerine dair herhangi bir bilgi de bulunmamaktadır.

Soru 84

  1. Doğru olmak
  2. Güvenilir olmak
  3. Zengin olmak
  4. Sabırlı olmak
  5. Zeki ve anlayışlı olmak
Yukarıdakilerden hangileri peygamber olmak için gerekli özelliklerindendir?

Seçenekler

A
Hepsi
B
Yalnız I
C
I ve II
D
I, II, III ve IV
E
I, II, IV ve V
Açıklama:
Zengin olmanın peygamber olmakla bir alakası bulunmamaktadır.

Soru 85

Aşağıdakilerden hangileri haberi mucizelerin özelliğidir?

Seçenekler

A
İnsanların duyularına hitap eden mucizelerdir
B
Tabiat kanunlarını değiştiren ilâhî fiillerdir
C
Manevi ve bilgi mucizeleridirler
D
İnsanların akıl yürütme gücüne hitap eden mucizelerdir
E
Allah’tan veya melek aracılığıyla peygamberlere gelen mucizelerdir
Açıklama:
Haberi mucizeler, Peygamberlerin doğrudan Allah’tan veya melek aracılığıyla aldıkları vahiylere dayanarak verdikleri haberlerden oluşur.

Soru 86

İsrailoğullarını Mısır’dan çıkararak Firavun’un elinden kurtarmak için verdiği mücadeleler esnasında pek çok mucize gösterdiği belirtilen peygamber aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Hz. Muhammed
B
Hz. İsa
C
Hz. Musa
D
Hz. Yakub
E
Hz. Süleyman
Açıklama:
Allah Mûsâ’yı Firavun’a göndermeden önce onu bir anlamda bu göreve hazırlamış ve kendisine asâ mûcizesi ile parlayan el (yed-i beyzâ) mûcizelerini vermiştir (Tâhâ 20/17-23; en-Neml 27/12; el-Kasas 28/32)Musa hakkında Kur’an’da yer alan bir başka harikulâde olay da asası ile denizi yarmasıdır.

Soru 87

Aşağıdakilerden hangi peygambere ilk şeriat gelmiştir?

Seçenekler

A
Hz. Nuh
B
Hz. Süleyman
C
Hz. İdris
D
Hz. İsa
E
Hz. Musa
Açıklama:
“Allah Nuh’a buyurduğu şeyleri size de din olarak buyurmuştur” (eş-Şûrâ 42/13) şeklindeki âyet insanlığa gönderilen ilk şeriatın Nûh’a verildiğini ifade etmektedir.

Soru 88

Aşağıdakilerden hangisi ilk peygamberdir?

Seçenekler

A
Hz. İsa
B
Hz. Muhammed
C
Hz. Âdem
D
Hz. İlyas
E
Hz. Musa
Açıklama:
Hz. Âdem yaratılan ilk insan olduğu gibi aynı zamanda peygamberlerin de ilkidir. Kur’an’da “Allah Âdem’i seçti...” (Âl-i İmrân 3/33) meâlindeki âyet onun peygamberliğini ifade etmektedir. Âdem’in nebi veya resul olduğunu doğrudan ifade eden herhangi bir âyet mevcut olmamakla birlikte “Âdem Rabbinden kelimeler almıştır” (el-Bakara 2/37) mealindeki âyet Allah’ın ona hitap ettiğini yükümlülük ve sorumluluk yüklediğini bildirmektedir (el Bakara 2/33, 35; el-A’râf 7/19). Ahmed b. Hanbel’in Müsned’inde yer alan bir hadise göre ilk peygamberin kim olduğu şeklindeki bir soruya Resûl-i Ekrem “Âdem’dir” karşılığını vermiştir.

Soru 89

  1. Nuh
  2. Salih
  3. Âdem
  4. Elyesa
  5. İsa
Yukarıdakilerden hangileri Kur’an’da isimleri belirtilen peygamberlerdendir?

Seçenekler

A
I ve III
B
I, III ve V
C
Hepsi
D
I, II, III ve V
E
I, II ve III
Açıklama:
Hz. Âdem’le birlikte Kur’an’da isimleri belirtilen peygamberlerin sayısı yirmibeştir: Âdem, İdris, Nuh, Hûd, Salih, İbrahim, Lût, İsmail, İshak, Yakub, Yusuf, Eyyûb, Zülkifl, Şuayb, Musa, Harun, Dâvûd, Süleyman, İlyas, Elyesa’, Yunus, Zekeriyyâ, Yahya, İsa ve Muhammed olmak üzere yirmibeş adettir. Yukarıdaki tüm isimler Kur’an’da geçmektedir.

Soru 90

Aşağıdakilerden hangisi Allah Tealanın nübüvvet sıfatının tecellilerinden birisidir?

Seçenekler

A
Konuşan ve dileyen bir varlık oluşu
B
Farklı tutumlar sergilemesi
C
Fert ve toplumların ıslahını gaye edişi
D
İnsanlara vahiy getirmesi
E
Tebliğci uyarıcı olması
Açıklama:
Allah kelam ve irade sahibidir. O’nun yaratıcı oluşu nasıl evreni meydana getirmiş ve bu sıfatının bir tecellisi olmuş ise konuşan ve dileyen bir varlık oluşunun da tecelli etmesi gerekmektedir. İşte Nübüvvet O’nun bu sıfatının tecellisisdir.

Soru 91

Kur’an’da yer alan bilgiler doğrultusunda denizi asası ile ortadan ikiye böldüğü belirtilen Peygamber hangisidir?

Seçenekler

A
Hz. Musa
B
Hz. İsa
C
Hz. Adem
D
Hz. Muhammed
E
Hz. Yakub
Açıklama:
Kızıldeniz'i asasıyla ikiye bölen peygamber Hz. Musa'dır.

Soru 92

Peygamberliğin asıl hedefi nedir?

Seçenekler

A
Babil halkını imtihan etmek ve onları sishir konusunda bilinçlendirmek
B
İnsanlığın hidayetine/Allah’ın rızasına uygun olan doğru yolu bulmasına vesile olmak
C
Kabirde sorgu yapmak
D
İnsanların iyi veya kötü fiillerini kaydetmek
E
İlâhî cezaları yerine getirmek
Açıklama:
Peygamberlik asıl hedefi B seçeneğinde de belirtildiği üzere “insanlığın hidayetine/Allah’ın rızasına uygun olan doğru yolu bulmasına vesile olmak”tır. Son Peygamber’in tebliğ ettiği Kur’an’ın öncelikle “O, müttakîler için bir yol göstericidir” (el-Bakara 2/2) şeklinde nitelenmesi ilginçtir. Allah Kur’an’da kendilerini de hidâyete ulaştırdığını belirttiği peygamberler hakkında “Her toplumun bir yol göstericisi vardır” (er-Ra’d 13/7), “Onları emrimizle doğru yolu gösteren önderler yaptık” (el-Enbiyâ 21/73) buyurmaktadır. Peygamberlerin Allah’ın dînini tebliğ etmek suretiyle insanların hidayetine vesile olmaları “Nitekim kendi içinizden, size âyetlerimizi okuyan, sizi mânevî kirlerden arındıran, kitap ve hikmeti ve bilmediklerinizi öğreten bir Resûl gönderdik” (el-Bakara 2/151) meâlindeki âyetle dile getirilmiştir. Diğer şıklarda verilen görev veya amaçlar ise meleklerle ilgilidir.

Soru 93

Aşağıdakilerden hangisi peygamberliğin yapısı ile ilgili doğru bilgilerden biridir?

Seçenekler

A
Peygamberlik Allah Teâlâ’nın kulları arasından seçtiği şahıslara lütfettiği mânevî bir görevdir.
B
Peygamberler nurdan yaratılmış varlıklardır.
C
Yorulma, usanma v.b. bedensel özelliklerden arınmışlardır.
D
Normal şartlarda gözle görülemezler.
E
Peygamberler tabiatın yönetimi ve ilâhî kanunların icrasıyla meşgul olurlar.
Açıklama:
Peygamberliğin yapısı ile ilgili doğru bilgilerden biri A seçeneğinde de belirtildiği üzere “Peygamberlik Allah Teâlâ’nın kulları arasından seçtiği şahıslara lütfettiği mânevî bir görevdir” bilgisidir. İnsanların kendi istek ve çabalarıyla bu görevi elde etmeleri mümkün değildir. Peygamberlik bu açıdan vehbidir. Diğer seçeneklerde verilen bilgiler meleklerle ilgilidir.

Soru 94

Aşağıdakilerden hangisi Haberi Mucizelerden biridir?

Seçenekler

A
Hz. Musa’nın asası ile denizi ortadan ikiye ayırması.
B
Hz. İsa’nın insanların evlerinde ne sakladıklarını ve ne yediklerini bilmesi.
C
Hz. İbrahim’in Allah’ın emir ile ateşin yakıcılığından kurtulması.
D
Hz. Salih’in deveye ilişilmemesi hakkında kavmini uyarmasına ragmen kesilen deveden sonra şiddetli bir zelzele yaşanması.
E
Hz. Yakub’un,oğlu Yusuf’u bulmasıyla gözlerinin açılması.
Açıklama:
Diğer seçeneklerde belirtilenlerin hepsi Kur’an’da yer alan mucizelerdir fakat B şıkkı Haberi Mucizeler arasında yer almaktadır.

Soru 95

Aşağıdakilerden hangisi Peygamber-Gayb ilişkisi ile ilgili doğru verilen bilgilerden biridir?

Seçenekler

A
Gayb sadece melekler tarafından bilinen, akıl veya duyular yoluyla hakkında bilgi edinilemeyen varlık alanıdır.
B
Gayb, sadece peygamberlerin bilgisi dahilindedir.
C
Kur’an’da Allah’ın peygemberine bazı gayb bilgilerini verdiği belirtilmektedir.
D
Allah peygamberlerin hiçbir zaman gayb bilgisi vermemiştir.
E
Kur’an’da Allah’ın peygamberlerine, peygamberlerin istedikleri kadar gayb bilgisi verdiği belirtilmektedir.
Açıklama:
C seçeneğinde de belirtildiği gibi, Allah’ın peygamberlerine dilediği kadar gayb bilgisi verdiği belirtilmektedir. Bunun dışında peygamberlerin istedikleri zaman gaybî bilgileri haber vermeleri söz konusu değildir. Buradan hareketle diğer seçenekler verilen bilgiler doğru değildir.

Soru 96

  1. Güvenilir Olmak
  2. Sabırlı Olmak
  3. Zeki ve Anlayışlı Olmak
  4. Korunmuşluk (İsmet)
Yukarıda verilenlerden hangisi veya hangileri peygamberlerin özelliklerinden biridir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I ve III
D
I, III ve IV
E
Hepsi
Açıklama:
Kur’an-ı Kerim ve İslam âlimlerine göre peygamberlerin özellikleri şunlardır: Doğru Olmak, Güvenilir Olmak, Sabırlı Olmak, Zeki ve Anlayışlı Olmak, Korunmuşluk (İsmet), Tebliğde Bulunmak, Beşer Olmak, Verilen bilgiler doğrultusunda E seçeneğinde de belirtildiği üzere dört maddede verilen bilgilerin hepsi peygamberlerin özelliklerindendir.

Soru 97

Aşağıdakilerden hangisinde vahyin tanımı doğru yapılmıştır?

Seçenekler

A
Akıl ve duyular yoluyla hakkında bilgi edinilemeyen varlık alanıdır.
B
Allah’ın kendi iradesini seçmiş olduğu peygambere çeşitli yollarla bildirmesidir.
C
Allah’tan mesaj getiren kimse.
D
Kendisine belli bir görev verilerek bir yere gönderilen elçi.
E
Yol gösteren, doğru yola ileten kimse.
Açıklama:
A seçeneğinde yapılan tanım gaybdır. C seçeneğinde Peygamberlerin sıfat veya tanımlarında biri olan Nebî’nin açıklaması yapılmıştır. D seçeneğinde Resûl’un tanımı yapılmıştır. E seçeneğinde ise Hadî’nin tanımı yapılmıştır. B seçeneğinde yapılan tanım ise vahyin doğru tanımıdır.

Soru 98

Akâid âlimleri mucizeleri idrak edilmeleri açısından kaç bölüme ayırırlar?

Seçenekler

A
2
B
3
C
4
D
5
E
6
Açıklama:
Akâid âlimleri mucizeleri idrak edilmeleri açısından genelde Hissî (Maddî) Mucizeler, Aklî (Manevî) Mucizeler ve Haberî Mûcizeler olmak üzere B seçeneğinde de belirtildiği gibi üçe ayırırlar.

Soru 99

Kur’an-ı Kerim’de isimleri belirtilen peygamberlerin sayısı kaçtır?

Seçenekler

A
21
B
23
C
25
D
27
E
29
Açıklama:
Hz. Âdem’le birlikte Kur’an’da isimleri belirtilen peygamberlerin sayısı C seçeneğinde de belirtildiği gibi yirmibeştir. Kur’an’da isimleri geçen peygamberler şunlardır: Hz. Âdem, Hz. İdris, Hz. Nuh, Hz. Hûd, Hz. Salih, Hz. İbrahim, Hz. Lût, Hz. İsmail, Hz. İshak, Hz. Yakub, Hz. Yusuf, Hz. Eyyûb, Hz. Zülkifl, Hz. Şuayb, Hz. Musa, Hz. Harun, Hz. Dâvûd, Hz. Süleyman, Hz. İlyas, Hz. Elyesa’, Hz. Yunus, Hz. Zekeriyyâ, Hz. Yahya, Hz. İsa, Hz. Muhammed.

Soru 100

Kur’an-ı Kerîm’de “İnsanlara Allah’tan mesaj getiren kimse veya Allah katında yüksek makam sahibi kimse” anlamında kullanılan terim aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Resul
B
Nebî
C
Beşîr
D
Nezîr
E
Abd
Açıklama:
Kur’ân-ı Kerîm’de peygamberler için kullanılan terimlerden biri insanlara Allah’tan mesaj getiren kimse veya Allah katında yüksek makam sahibi kimse anlamlarına gelen “nebî”, diğeri ise kendisine belli bir görev verilerek bir yere gönderilen elçi mânasına gele “resûl”dür. Kur’an’da ayrıca peygamberler için insanlara hayırlı bir haberi müjdeleyen, haber veren kimse anlamında “beşîr” ve “mübeşşir”; ileride gelecek tehlikeyi önceden sezip haber veren, insanları bundan sakındırıp uyaran manasında sıfat olan “nezîr”; yol gösteren, doğru yola ileten mânasında “hâdî”; Allah’ın kulu anlamında “‘abd” kelimeleri de kullanılmaktadır. Coğru cevap B’dir.

Soru 101

Peygamberlerle ile ilgili olarak aşağıda verilen ifadelerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Allah’a kulluktan sorumludurlar.
B
Dini insanlara tebliğ etmekle görevlidirler.
C
Kendisine kulluk edilmesi gereken kişilerdir.
D
İnsanları hidayete ulaştırmakla görevlidir.
E
Kendilerine manevi destek bahşedilmiştir.
Açıklama:
Kendilerine hiç bir şekilde kullukta bulunulmasını istemeyen peygamberler, Allah’ın izniyle O’nun dinini insanlara tebliğ etmek, onları hidayete ulaştırmak, karanlıktan aydınlığa çıkarmak, aralarında adaletle hükmetmek, anlaşmazlığa düştükleri konuları halletmek, onları ıslah etmek ve ahirette mutluluklarını sağlamak gibi görevleri üstlenmişlerdir. Kur’an mucize dışında peygamberlere manevî destek bahşedildiğini de belirtmektedir. Peygamberler kendileri de insan oldukları için Allah katında diğer insanlar gibi kulluktan sorumlu idiler. Doğru cevap C’dir.

Soru 102

Kur’an-ı Kerim’de “Nitekim kendi içinizden, size âyetlerimizi okuyan, sizi mânevî kirlerden arındıran, kitap ve hikmeti ve bilmediklerinizi öğreten bir Resûl gönderdik” (el-Bakara 2/151) ayeti ile vurgulanmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Peygamberlerin insanları hidayete ulaştırmak için gönderildiği
B
İnsanın maddi ihtiyaçlarını gidermek için peygamberlere ihtiyacı olduğu
C
İnsanların peygamberlere kulluk etmeleri gerekliliği
D
Peygamberlerin insanlar arasında anlaşmazlıklara neden olduğu
E
Peygamberlerin sadece dinî konularda hüküm verebileceği
Açıklama:
Peygamberlerin Allah’ın dinini tebliğ etmek suretiyle insanların hidayetine vesile olmaları “Nitekim kendi içinizden, size ayetlerimizi okuyan, sizi manevi kirlerden arındıran, kitap ve hikmeti ve bilmediklerinizi öğreten bir Resûl gönderdik” (el-Bakara 2/151) mealindeki ayetle dile getirilmiştir. Doğru cevap A’dır.

Soru 103

Kur’an-ı Kerîm’de insanın cimriliği, nankörlüğü, hırsı ve sabırsızlığına dikkat çeken ayetlerle ortaya konmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
İnsanın peygamberlere iman etmesinin zorunlu olmadığı
B
Peygamberlerin insanlara ibadet ile ilgili örnek olamayacağı
C
Peygamberlerin insanların arasındaki anlaşmazlıklara karışmaması gerektiği
D
İnsanın peygamberlere kulluk etmesinin gerekli olduğu
E
İnsanın fıtratı gereği peygamberin yol göstericiliğine ihtiyaç duyduğu
Açıklama:
Kur’an’da insanın bir takım zaaflarına işaret edilmektedir. Onun sıkıntılara tahammül etmekte zayıflığı, aceleci, nankör ve cimri olduğu ifade edilmektedir. Böylelikle bazı beşerî özellikler ve sosyal şartlar karşısında kişinin değişik tutumlar sergileyebileceği gerçeğine dikkat çekilmek istenmiştir. Bunun da hedefi insanın nübüvvete, peygamberlerin yol göstericiliğine olan fıtrî ihtiyacının temellerini ortaya koymaktır. Doğru cevap E’dir.

Soru 104

“Bize kurtuluş yollarını gösterdiği halde ne diye Allah’a güvenmeyelim? Sizin bize verdiğiniz eziyetlere de elbette katlanacağız. Tevekkül edenler yalnız Allah’a güvenmelidir” (İbrâhim 14/12) ayeti ile peygamberlerin hangi özelliği vurgulanmaktadır?

Seçenekler

A
Sabırlı olmak
B
Doğru olmak
C
İsmet
D
Beşer olmak
E
Tebliğde bulunmak
Açıklama:
Kur’an’da önceki peygamberlerin karşı karşıya kaldıkları eziyetler karşısında metanet gösterdikleri (sabırlı davrandıkları) dile getirilerek şöyle denilmektedir: “Bize kurtuluş yollarını gösterdiği halde ne diye Allah’a güvenmeyelim? Sizin bize verdiğiniz eziyetlere de elbette katlanacağız. Tevekkül edenler yalnız Allah’a güvenmelidir (İbrâhim 14/12). Bu ayetlerin yanında Resûlullah’a doğrudan sabır tavsiye eden pek çok ayete rastlanmaktadır (Yûnus 10/109; el- Müddessir 74/7). Doğru cevap A’dır.

Soru 105

Peygamberlerin gerek sözlerinde, gerek fiillerinde kendilerini lekeleyecek ve saygınlıklarını zedeleyecek hatalardan korunmuş olmaları şeklinde tanımlanmaları peygamberlerin hangi özelliğini yansıtmaktadır?

Seçenekler

A
Doğru olmak
B
Beşer olmak
C
İsmet
D
Zeki ve anlayışlı olmak
E
Güvenilir olmak
Açıklama:
İslâm itikadında ismet, Allah tarafından korunmuşlukları anlamında peygamberler için kabul edilen özelliklerden biridir. İsmet, peygamberlerin güçleri yetmekle beraber günahlardan uzak kalma kabiliyetleridir. Peygamberlerin gerek sözlerinde, gerek fiillerinde kendilerini lekeleyecek ve saygınlıklarını zedeleyecek hatalardan korunmuş olmaları şeklinde tanımlanmıştır. Doğru cevap C’dir.

Soru 106

Allah’ın kendi iradesini seçmiş olduğu peygamberlere çeşitli yollarla bildirmesi anlamına gelen kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Nebi
B
Beşer
C
Nübüvvet
D
Kelâm
E
Vahiy
Açıklama:
Vahiy, genel anlamda Allah’ın kendi iradesini seçmiş olduğu peygamberlere çeşitli yollarla bildirmesidir. Metafizik âlemden fizik dünyaya bilgi akışını sağlayan bu manevî iletişimin mahiyeti, zamanı ve şekli tamamen Allah’ın iradesiyle belirlenmiştir. Doğru cevap E’dir.

Soru 107

İslam itikadında, Allah’ın nübüvvetle görevlendirdiği peygamberlerin doğruluklarını kanıtlamak amacıyla ortaya koyduğu, tabiat kanunlarını aşan harikulade hal veya olaylara ne ad verilmektedir?

Seçenekler

A
Beşir
B
Mucize
C
Nezir
D
Resul
E
Vahiy
Açıklama:
Allah nübüvvetle görevlendirdiği peygamberlerin doğruluklarını kanıtlama amacıyla tabiat kanunlarını aşan bazı olaylarla onları desteklemiştir (el Bakara 2/60, 87, 253; el-Hadîd 57/25). İslâm itikadında bu tür harikulâde hal veya olaylara mûcize denir. Doğru cevap B’dir.

Soru 108

Aşağıda aklî mucizelerle ilgili olarak verilen ifadelerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
İnsanların akıl yürütme gücüne hitap eder.
B
Belirli bir zaman ve mekânla sınırlıdır.
C
Manevi mucize diye de adlandırılır.
D
Düşünmekle algılanabilen hususlardan oluşur.
E
İnsanları aklî kanıtlarla baş başa bırakan gerçeklerden oluşur.
Açıklama:
Mânevî mûcize veya bilgi mûcizesi diye de anılan bu grup, insanların akıl yürütme gücüne hitap eden ve onları aklî kanıtlarla baş başa bırakan gerçeklerden oluşur. Bunlar düşünmekle algılanabilen hususlar olup hissî mûcizelerde olduğu gibi belirli bir zaman ve mekânla sınırlı değildir. Doğru cevap B’dir.

Soru 109

"Allah Taâlâ peygamberleri, kendi emir ve yasaklarını, dinin çeşitli hükümlerini insanlara ulaştırmak üzere görevlendirmiş ve bu anlamda onların asıl fonksiyonunu, kendilerine vahyedilenleri insanlara aktarmak, onları
Allah’ın yoluna çağırmak ve hayırlı sonla müjdelemek, inanmayanları da karşılaşacakları azabla uyarmak oluşturmuştur". Cümlesi Peygamberlerin hangi özelliğini vermektedir?

Seçenekler

A
Tebliğde bulunmak.
B
Güvenilir olmak.
C
Beşer olmak.
D
Zeki ve anlayışlı olmak.
E
Sabırlı olmak.
Açıklama:
Allah Taâlâ peygamberleri, kendi emir ve yasaklarını, dinin çeşitli hükümlerini insanlara ulaştırmak üzere görevlendirmiş ve bu anlamda onların asıl fonksiyonunu, kendilerine vahyedilenleri insanlara aktarmak, onları
Allah’ın yoluna çağırmak ve hayırlı sonla müjdelemek, inanmayanları da karşılaşacakları azabla uyarmak oluşturmuştur. Kur’an’da peygamberlerin öncelikli görevlerinin tebliğ olduğu çeşitli ifadelerle ve defalarca
belirtilmiştir (el-Mâide 5/99; en-Nahl 16/82; el-Ahkâf 46/23). Doğru cevap A.

Soru 110

Kuran'da sözü geçen mucizelerden" Çamurdan yaptığı kuşa üflediğinde canlanması, körü ve alacalıyı
iyileştirmesi, ölüleri diriltmesi, insanların evlerinde ne yeyip, ne biriktirdiklerini bilmesi, havârîlerine gökten sofra indirmesi Kur’an’da onun nübüvvetinin doğruluğuna delil teşkil eden mûcizeler olarak anlatılmıştır ". mucizesi hangi Peygamber'e aittir?

Seçenekler

A
Hz. Musa
B
Hz. İsa
C
Hz. Yakup
D
Hz. İbrahim
E
Hz. Süleyman
Açıklama:
Hz. İsa’nın mucizeleri genelde tıbbî konularda cereyan etmiştir.Çamurdan yaptığı kuşa üflediğinde canlanması, körü ve alacalıyı iyileştirmesi, ölüleri diriltmesi, insanların evlerinde ne yeyip, ne biriktirdiklerini bilmesi, havârîlerine gökten sofra indirmesi Kur’an’da onun nübüvvetinin doğruluğuna delil teşkil eden mûcizeler olarak anlatılmıştır (Âli İmrân 3/49; el-Mâide 5/110-115).

Soru 111

Müslüman alimlerine göre Hz. Peygamberin en büyük mucizesi nedir?

Seçenekler

A
İsra
B
Asa
C
Dişi deve
D
Kur'an
E
Miraç
Açıklama:
Kur'an'da Sözedilen Mucizeler
Müslüman âlimler Kur’an’ın Hz. Peygamberin en büyük mucizesi olduğu hususunda görüş biriliğine varmışlardır. Hatta bu konuda “ i’câzü’l-Kurân” isimli müstakil eserler kaleme alınmıştır.

Soru 112

____ mucizeler insanların duyularına hitap eden mucizelerdir, ____ mucizeler insanların akıl yürütme gücüne hitap eden ve onları aklî kanıtlarla baş başa bırakan gerçeklerden oluşur, ____ mucizeler peygamberlerin doğrudan Allah’tan veya melek aracılığıyla aldıkları vahiylere dayanarak verdikleri haberlerden oluşur.
Yukarıda boş bırakılan yerlere doğru sıra ile aşağıdakilerden hangileri gelmeli?

Seçenekler

A
Hissî - Aklî - Haberî
B
Aklî - Hissî - Haberî
C
Aklî - Haberî- Hissî
D
Hissî - Haberî - Aklî
E
Haberî - Hissî - Aklî
Açıklama:
MUCİZE
Hissî mucizeler insanların duyularına hitap eden mucizelerdir, aklî mucizeler insanların akıl yürütme gücüne hitap eden ve onları aklî kanıtlarla baş başa bırakan gerçeklerden oluşur, haberî mucizeler peygamberlerin doğrudan Allah’tan veya melek aracılığıyla aldıkları vahiylere dayanarak verdikleri haberlerden oluşur.

Soru 113

Aşağıdakilerden hangisi Allah'ın peygamberleri insanlardan seçmesinin sebeplerinden birisidir?

Seçenekler

A
Kulların iradesini devre dışı bırakmak.
B
Allah’ın davetlerine şüphe ve tereddüt ile yaklaşmaları ve en sonunda mantıkları ile karşılık verebilmeleri için.
C
Diğer varlıkların peygamberin insan olarak gönderilmesi için aşırı ısrar etmeleri.
D
Her canlı kendi türünden başka bir türe meyil eder.
E
Allah’tan gelen emir ve nehiylerin ve bunların içerdiği hikmetlerin zihinlerde her hangi bir karışıklığa meydan vermeyecek şekilde ulaştırılması yönünden peygamberler beşerden seçilmiştir.
Açıklama:
PEYGAMBERLERİN ÖZELLİKLERİ, Beşer Olmak
Bir çok sebebin yanında Allah’tan gelen emir ve nehiylerin ve bunların içerdiği hikmetlerin zihinlerde her hangi bir karışıklığa meydan vermeyecek şekilde ulaştırılması yönünden de peygamberler insandan seçilmiştir.

Soru 114

“İnsanlara, kendilerine indirileni açıklaman için ve düşünüp anlasınlar diye sana bu Kur’an’ı indirdik” (en-Nahl 16/64; ed-Duhân 44/13) âyetiyle neye işaret edilmiştir?

Seçenekler

A
Hz. Peygamber'in insanları ayetleri kabul etmeleri için zorlamak zorunda olduğuna
B
Hz. Peygamber’in açıklayıcı rolüne, insanların da bu beyanlara muhtaç olduğuna
C
Kur'an'ın ayrıca diğer varlıklar için de indirilmiş olduğuna
D
Kur'an'ın hiç bozulmadan sonsuza dek aynı kalacağına
E
Allah Taâlâ'nın dini sadece insanlara has kılmış olduğuna
Açıklama:
PEYGAMBERLERİN ÖZELLİKLERİ - Tebliğde Bulunmak
Peygamberlerin tebliğ faaliyetinin bir başka boyutu da Allah’ın kendilerine vahyettiği mesajın kapalı kısımlarını insanların anlayacağı şekilde açıklamaktır. “İnsanlara, kendilerine indirileni açıklaman için ve düşünüp anlasınlar diye sana bu Kur’an’ı indirdik” (en-Nahl 16/64; ed-Duhân 44/13) âyetiyle Hz. Peygamber’in açıklayıcı rolüne, insanların da bu beyanlara muhtaç olduğuna işaret edilmiştir.

Soru 115

1 - Kendilerine kullukta bulunulmasını istemek
2 - Allah’ın izniyle O’nun dinini insanlara tebliğ etmek
3 - İnsanlar ile alakalı haberleri Allah'a taşımak
4 - İnsanların ahirette mutluluklarını sağlamak
5 - İnsanları ıslah etmek
Yukarıdakilerden hangileri Peygamberler ile ilgili doğru kabul edilebilir?

Seçenekler

A
2-4-5
B
1-4-5
C
2-3-4
D
3-4-5
E
Hepsi
Açıklama:
PEYGAMBERLİK
Peygamberler kendilerine hiç bir şekilde kullukta bulunulmasını istemezler ayrıca Peygamberler Allah'ın elçileridir, insanlardan herhangi bir haberi Allah'a taşımak ile yükümlü değillerdir.

Soru 116

Aşağıdakilerden hangisi Peygamberlerin özelliklerinden değildir?

Seçenekler

A
Güvenilir olmaları
B
İhlaslı olmaları
C
Allah'ın izni dışında mucize gösterebilmeleri
D
Seçkin olmaları
E
İleri görüşlü olmaları
Açıklama:
PEYGAMBERLİK
Peygamberler sadece Allah'ın izni olursa mucize gösterebilirler.

Soru 117

Kur’ân-ı Kerîm’de peygamberler için kullanılan terimlerden biri insanlara Allah’tan mesaj getiren kimse veya Allah katında yüksek makam sahibi kimse anlamlarına gelen ____, diğeri ise kendisine belli bir görev verilerek bir yere gönderilen elçi mânasına gelen ____dür.

Seçenekler

A
resûl - nebî
B
resûl - nezir
C
nebî - nezir
D
nebî - resûl
E
abd - beşîr
Açıklama:
Peygamberi İfade Eden Terimler
Kur’ân-ı Kerîm’de peygamberler için kullanılan terimlerden biri insanlara Allah’tan mesaj getiren kimse veya Allah katında yüksek makam sahibi kimse anlamlarına gelen nebî, diğeri ise kendisine belli bir görev verilerek bir yere gönderilen elçi mânasına gelen resûl'dür.

Soru 118

Kur’an’da ayrıca peygamberler için insanlara hayırlı bir haberi müjdeleyen, haber veren kimse anlamında ____ ve ____; ileride gelecek tehlikeyi önceden sezip haber veren, insanları bundan sakındırıp uyaran manasında sıfat olan ____; yol gösteren, doğru yola ileten mânasında ____; Allah’ın kulu anlamında ____ kelimeleri de kullanılmaktadır.

Seçenekler

A
beşîr - mübeşşir - nezîr - hâdî - abd
B
beşîr - nezîr - hâdî - abd - mübeşşir
C
beşîr - nezîr - mübeşşir - hâdî - abd
D
abd - beşîr - mübeşşir - hâdî - nezîr
E
abd - beşîr - mübeşşir - nezîr - hâdî
Açıklama:
Peygamberi İfade Eden Terimler
Kur’an’da ayrıca peygamberler için insanlara hayırlı bir haberi müjdeleyen, haber veren kimse anlamında “beşîr” ve “mübeşşir”; ileride gelecek tehlikeyi önceden sezip haber veren, insanları bundan sakındırıp uyaran manasında sıfat olan “nezîr”; yol gösteren, doğru yola ileten mânasında “hâdî”; Allah’ın kulu anlamında “‘abd” kelimeleri de kullanılmaktadır.

Soru 119

"İnsanların peygamberlik makamını kendi gayretleriyle elde etmelerinin mümkün olmadığı gerçeği vurgulanmıştır."
Yukarıdaki vurgu peygamberliğin yapısı ile alakalı olarak hangisi tarafından açıklanır?

Seçenekler

A
Peygamberler her zaman doğrudurlar.
B
Peygamberler gayb'dan bilgi edinebilirler.
C
Peygamberler sadece erkeklerden gönderilmiştir.
D
Her ümmete Peygamber gönderilmiştir.
E
Bu görev sadece Allah tarafından verilir.
Açıklama:
PEYGAMBERLİĞİN YAPISI
Peygamberlik görevi herhangi bir gayret ile elde edilecek bir görev değildir.

Soru 120

Aşağıdakilerden hangisi peygamberlerin özelliklerinden sayılmaz?

Seçenekler

A
Doğru Olmak
B
Güvenilir Olmak
C
Sabırlı Olmak
D
Gayb'dan gelmeleri
E
Korunmuşluk (İsmet)
Açıklama:
PEYGAMBERLERİN ÖZELLİKLERİ
Peygamberler beşerdir.

Ünite 7

Soru 1

Ahiret alemi insanın geçireceği bir takım safhaları içermektedir. aşağıdaki safhalardan hangisi ahiret alemi ile ilişkili değildir?

Seçenekler

A
sekeratu'l-mevt
B
Berzah
C
ba’s ba’de’l-mevt
D
haşir
E
vezin
Açıklama:
Sekerat'ul-mevt (ölüm döşeği/can çekişme) ölümden bir önceki safha olup hala dünyadaki hayattan tam kopamama safhası olduğundan ahiret alemi ile ilişkili safhalardan değildir.

Soru 2

  1. ba’s ba’de’l-mevt: ölülerin diriltilmesi
  2. ba‘s: insanların hesaba çekilmesi
  3. vezin: yapılan eylemlerin ölçülmesi ve değerlendirilmesi
  4. hutame: sırattan geçilmesi
burada verilen safhalardan hangisi veya hangileri yanlış verilmiştir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız IV
C
Yalnız II
D
II ve IV
E
I, III ve IV
Açıklama:
Âhiret âlemi inancı, ölüm ve kabir âlemi, kıyâmet alametleri, kıyâmetin kopması, evrenin yeniden yaratılması, ölülerin diriltilmesi (ba’s ba’de’l-mevt) ve toplanma yerine sevk edilmesi (haşir), insanların hesaba çe- kilmesi (ba‘s), yapılan eylemlerin ölçülmesi ve değrlendirilmesi (vezin) , sırattan geçilmesi, cennet ve cehenneme giriş safhalarından oluşur.

Soru 3

Ahiret hayatı için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Seçenekler

A
İnanç ve davranışlara karşılıklarının verileceği yerdir.
B
Hakikatin ortaya çıkıp herkesçe tasdik edileceği yerdir
C
Af ve merhametin inanan günahkârlara tecelli etmeyeceği gündür.
D
Hesabın görüleceği amellerle yüzleşilecek andır.
E
Tevhid ilkesinden uzak olanların affedilmeyeceği zamandır.
Açıklama:
Adaletin gözetileceği bir gün olsa da rahmetin adaleti aşacağı bir gündür.

Soru 4

Bir insanın, kendisine yapılan haksızlıklarının karşılıklarının mutlaka görüleceği yönündeki inancı, hangisini sağlamaz?

Seçenekler

A
sıkıntılar karşısında sabırlı olmayı sağlar
B
insanı dünya işlerinden soğutur
C
olaylar karşısında soğukkanlı oluşu sağlar
D
musibetlerin üstümüzdeki etkisini kırar
E
merhamet duygumuzu besler
Açıklama:
ahirete iman bilinci insanı dünyadan soğutmaz aksine ahiret mutluluğu bu dünyada elde edileceğinden dünya hayatına ahiret odaklı bağlılık ortaya çıkar

Soru 5

Hangisi, ahiret inancının faydaları arasında sayılmaz?

Seçenekler

A
sorumluluk duygusu kazandırması
B
davranış ve yaşayış üzerinde olumlu katkılar sağlaması
C
insanı pozitif yönde etkilemesi
D
dünya hayatının anlamsızlığını göstermesi
E
hayatı anlamlı kılması
Açıklama:
dünya hayatının anlamsızlığını göstermesi ahiret inancının faydaları arasında sayılamaz

Soru 6

aşağıda verilen kavramlardan hangisinin tanımı yanlış verilmiş?

Seçenekler

A
sur: sesiyle dirilmenin bağlayacağı boru
B
mahşer: kıyamet günü insanların toplanacakları yer
C
mizan: kabirde geçen süre
D
sakar: ceza çekme yeri
E
Firdevs mükafat yeri
Açıklama:
mizan, kıyamet günü herkesin davranışlarının tartıldığı yerdir

Soru 7

Aşağıdakilerden hangisi Kur'an'da cehennemi anlatmak için kullanılan kavramlardan biri değildir?

Seçenekler

A
Duhan
B
Haviye
C
Hutame
D
Sakar
E
Cahim
Açıklama:
Duhan kelimesi cehennemin isimlerinde biri değildir. duhan duman manasındadır.

Soru 8

Aşağıdakilerden hangisi bir cezaların çekileceği yerlerden biri değildir?

Seçenekler

A
Lezâ
B
Karia
C
Sakar
D
Adn
E
Haviye
Açıklama:
Adn mükafatın verileceği cennet katlarından birinin adıdır.

Soru 9

aşağıdakilerden hangisi mükafatın verileceği yerlerden biri değildir?

Seçenekler

A
Firdevs
B
Daru's-selam
C
huld
D
me'va
E
reyhan
Açıklama:
Reyhan mükafat yeri olan cennetin ismi değil kapılarından birinin ismidir.

Soru 10

Aşağıdakilerden hangisi insanın öldükten sonra dirilmesinin delillerinden değildir?

Seçenekler

A
ilk yaratmayı yapanın ikinci yaratmayı yapmasında bir imkansızlık yoktur
B
bir şeyi zıddına çevirenin o şeyi benzerine çevirebilmesi mümkündür
C
ölü durumdaki yeryüzünü canlandıranın insanı da diriltebilmesi gerekir
D
zor bir şeyi yaratanın, kolay bir şeyi yaratabilmesi gerekir
E
insanın huzurlu yaşayabilmesi için yeniden dirilmesi gerekir
Açıklama:
öldükten sonra dirilmenin imkanının insanın huzurlu yaşayabilmesi ile ilgisi yoktur.

Soru 11

Ahiret kelimesinin kökü olan ahir sözcüğünün sözlük anlamış aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Dirilme
B
Son
C
Öteki
D
Toplanma
E
Hesap
Açıklama:
Âhiret Arapça bir kelimedir. Sözlükte son anlamına gelen “âhir” kelimesinin “yurt, ikamet edilen yer” gibi anlamlara gelen “dâr” sözcüğüne sıfat olmasından dolayı “ahiret” şekline dönüşmüştür. Doğru cevap B'dir.

Soru 12

Aşağıdakilerden hangisi Ahiret alemi inancının safhalarından biri değildir?

Seçenekler

A
Kıyamet alametleri
B
Evrenin yeniden yaratılması
C
Güneşin daha da büyümesi
D
Ölülerin diriltilmesi
E
İnsanların hesaba çekilmesi
Açıklama:
Âhiret âlemi inancı, ölüm ve kabir âlemi, kıyâmet alametleri, kıyâmetin kopması, evrenin yeniden yaratılması, ölülerin diriltilmesi (ba’s ba’de’l-mevt) ve toplanma yerine sevk edilmesi (haşir), insanların hesaba çekilmesi (ba‘s), yapılan eylemlerin ölçülmesi ve değrlendirilmesi (vezin) , sırattan geçilmesi, cennet ve cehenneme giriş safhalarından oluşur. Doğru cevap C'dir.

Soru 13

Peygamber efendimiz Hz. Muhammed'in "şehadet parmağına denizde isabet eden yer kadar az" diye vurguladığı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Ahiret nimetleri
B
Dünya nimetleri
C
Cehennem azabı
D
Cennet ödülleri
E
Savaş ganimetleri
Açıklama:
Hz. Peygamber, tutum ve davranışlarını kontrol ederek âhiret âlemine hazırlık yapan insanları akıllı; bayağı arzularının peşinden koşarak âhireti düşünmeyenleri ise kendine hükmetmekten âciz, zavallı kimseler olarak nitelemiştir (Tirmizî, “Sıfatü’lkıyâme” 25). Ayrıca dünyevî davranışların karşılıklarının âhirette verileceğini bildirmiş (Buhârî, “Menâkıbu’l-Ensâr” 45), âhirete nisbetle dünya nimetlerinin şehâdet parmağına denizde isabet eden yer kadar az olduğunu vurgulamıştır (Müslim, “Cennet” 55). Doğru cevap B'dir.

Soru 14

Ölümden sonraki berzah aleminden bahseden ayetler Kuran-ı Kerim'in aşağıdaki surelerinden hangisinde geçmektedir?

Seçenekler

A
Yasin
B
Bakara
C
Hadid
D
Mu'minun
E
Mülk
Açıklama:
Kur’an’da ve hadislerde verilen bilgiler göre ölüm gözlemlendiği gibi sadece biyolojik canlılığın sona erdiği fiziksel ve tıbbî bir olay değildir. Aksine metafiziksel boyutu da bulunan ve insanın dünyadan “berzah” denilen yeni bir âleme (el-Mu’minûn 23/100), bir başka deyişle farklı bir varlık bilincine geçtiği ve duyularla algılanamayan bir hadisedir. Nitekim Kur’an’da buna açıkça temas edilerek şöyle denilir: “Ölüm onlardan (müşrikler) birine gelince şöyle der: ‘Rabbim beni dünyaya geri gönder ki terk ettiğim iyi işler yapayım’, Hayır, onun söylediği faydasız bir sözdür, diriltilecekleri güne kadar önlerinde berzah vardır” (el-Mu’minûn 23/99-100). Doğru cevap D'dir.

Soru 15

Allah, kitabı Kuran-ı Kerim'de insanların kabre koyularak gömülmesini hangi hayvan aracılığıyla insanlara öğretmiştir?

Seçenekler

A
Karga
B
Örümcek
C
Tilki
D
Yılan
E
Kurt
Açıklama:
Kur’an’da belirtildiğine göre Allah insanları melekleri vasıtasyla öldürür, sonra diriler aracılığıyla onları kabre koydurur. Hz. Âdem’in oğullarından Kâbil’in, öldürdüğü kardeşi Habil’i kabre koyması için bir karga göndererek toprağı eşmesini sağlamak suretiyle ona yol göstermiş, böylece ölen insanların kabre konulması gerektiğini de onlara öğretmiştir (‘Abese 80/21; el-Mâide 5/31). Doğru cevap A'dır.

Soru 16

Hadislerde belirtildiğine göre, kabirde insanları sorgulayacak olan melekler aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

Seçenekler

A
Münker-Cebrail
B
Nekir-Azrail
C
Mikail-İsrafil
D
Cebrail-İsrafil
E
Münker-Nekir
Açıklama:
Sahih hadislerde belirtildiğine göre kabre konulan insan Münker ve Nekîr adlı melekler tarafından dine, Allah’a ve Hz.Peygamber’e dair inançları hakkında sorguya çekilir. Doğru cevap E'dir.

Soru 17

Hz.Mûsâ’ya inanmayan Firavun ve taraftarları suda boğulmalarının ardından hemen ateşe atıldılar, halen sabah ve akşam ateşe arz edilip kıyâmet günü ise en şiddetli azaba atılacaklardır (Nûh 71/25; el-Mu’min 40/60) ayetleri aşağıdakilerin hangisine kanıt olarak gösterilmektedir?

Seçenekler

A
Cehennem azabı
B
Kıyamet günü
C
Kabir azabı
D
Dünya azabı
E
Mahşer yeri
Açıklama:
Kâfirlerin yanı sıra ilâhî buyruklara uymayan günahkâr müminler kabirlerinde azap içinde bulunacaktır. Buna açıkça işaret eden âyetler ve bunları tefsir eden hadisler vardır. Âyetlerde belirtildiğine göre Hz.Mûsâ’ya inanmayan Firavun ve taraftarları suda boğulmalarının ardından hemen ateşe atıldılar, halen sabah ve akşam ateşe arz edilip kıyâmet günü ise en şiddetli azaba atılacaklardır (Nûh 71/25; el-Mu’min 40/60). Ayrıca kâfirler ve münafıklar cehennemdeki büyük azaptan önce yakın bir azabı tadacaklardır (es-Secde 32/21; et-Tûr 52/47). Doğru cevap C'dir.

Soru 18

Aşağıdakilerden hangisi Kuran-ı Kerim'de kıyamet hakkında en çok kullanılan kelimedir?

Seçenekler

A
Saat
B
Racife
C
Karia
D
Sahha
E
Tamme
Açıklama:
Kur’an’da birden fazla kavramla ifade edilen kıyamet hakkında en çok kullanılan isim “kıyametin kopma zamanı” anlamındaki “Sâat” tabiridir. Sarsıcı anlamına gelen “Râcife”, korkunç gürültü demek olan “Karia”, “Sahha” ve ayrıca “Tâmme” gibi değişik adlarla da anılır. Doğru cevap A'dır.

Soru 19

Kıyamet kopmadan önce gökte oluşacak ve insanları kaplayacak olan ve Kuran-ı Kerim'de bir sureye de adını veren şey nedir?

Seçenekler

A
Fırtına
B
Çığlık
C
Tufan
D
Duman
E
Ateş
Açıklama:
Kur’anda ve hadislerde kıyâmetin kopmasından önce alâmetlerinin gerçekleşeceği açıklanmış (Muhammed 47/18; Buhârî, “Îmân” 37), ancak bunların nelerden ibaret olduğuna dair ayrıntılı bilgiler verilmemiş, sadece kıyâmetin kopmaya başlamasından önce gökten aşağıya doğru inip insanları bürüyecek olan azap verici bir dumandan ve bunu gidermesi için Allah’a dua edileceğinden bahsedilmiştir (ed-Duhân 44/10-12). Doğru cevap D'dir.

Soru 20

Aşağıdakilerden hangisi Kuran-ı Kerim'de bahsi geçen Cennet bölümlerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Adn
B
Firdevs
C
Na'im
D
Me'va
E
Taif
Açıklama:
Kur’an’da “Adn”, “Firdevs”, “Na‘îm” ve “Me’vâ” gibi değişik bölümleri bulunduğu bildirilen cennetle ilgili tasvirlerden anlaşıldığına göre orada maddî mekân ve tesislerden ibaret olan üst üste kurulmuş konaklar ve güzel meskenler, paha biçilemez kıymette ev eşyaları ve hizmetçiler, pınarlar, nehirler, süt ve bal ırmakları, içkiler, tertemiz eşler, hoş kokular, ürünleri kolayca toplanabilen çeşitli meyve ağaçları, nefis yiyecekler, değerli elbiseler, altın takılar ve süsler, insan gönlünün ve gözlerinin arzu ettiği her şey, kısaca her türlü lüks ve konfor, kesintiye uğramayan huzur ve barış, Allah’ı görme ve onunla konuşma bahtiyarlığı, bir de ölümsüzlük vardır. Taif, Arabistan'da bir şehirdir. Doğru cevap E'dir.

Soru 21

“Evrenin kozmolojik düzeninin yıkılması anlamına gelen kıyâmetin kopmasının ardından Allah tarafından ölenlerin tekrar diriltmesiyle başlayacak olan ebedî âlem”, olarak tanımlanan kavram aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir ?

Seçenekler

A
Âhiret
B
Ba’s ba’de’l-mevt
C
Haşir
D
Ba‘s
E
Vezin
Açıklama:
İslâm inançlarına ait bir terim olarak ise âhiret “Evrenin kozmolojik düzeninin yıkılması anlamına gelen kıyâmetin kopmasının ardından Allah tarafından ölenlerin tekrar diriltmesiyle başlayacak olan ebedî âlem” diye tanımlanır. Âhiret âlemi inancı, ölüm ve kabir âlemi, kıyâmet alametleri, kıyâmetin kopması, evrenin yeniden yaratılması, ölülerin diriltilmesi (ba’s ba’de’l-mevt) ve toplanma yerine sevk edilmesi (haşir), insanların hesaba çekilmesi (ba‘s), yapılan eylemlerin ölçülmesi ve değrlendirilmesi (vezin) , sırattan geçilmesi, cennet ve cehenneme giriş safhalarından oluşur.

Soru 22

Ölümden sonra diriliş anlamına gelen kavram aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir ?

Seçenekler

A
el-Ba’sü’l-âhir
B
el-yevmu’l-âhir
C
Haşir
D
Vezin
E
Ba's
Açıklama:
sayfa 126-127
Âhiret yerine ölümden sonra diriliş anlamına gelen “el-Ba’sü’l-âhir”e veya son gün demek olan “el-yevmu’l-âhir”e yahut cennet ve cehennemin hak olduğuna şâhitlik etmek anlamına gelen tabirler kullanılır (Buhârî, “Îmân” 37; Müslim, “Îmân” 1, 5, 45).

Soru 23

Âhiret yerine "son gün" demek olarak kullanılan kavram aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir ?

Seçenekler

A
Haşir
B
Vezin
C
Ba's
D
el-Ba’sü’l-âhir
E
el-yevmu’l-âhir
Açıklama:
sayfa126-127
Âhiret yerine ölümden sonra diriliş anlamına gelen “el-Ba’sü’l-âhir”e veya son gün demek olan “el-yevmu’l-âhir”e yahut cennet ve cehennemin hak olduğuna şâhitlik etmek anlamına gelen tabirler kullanılır (Buhârî, “Îmân” 37; Müslim, “Îmân” 1, 5, 45).

Soru 24

Aşağıdakilerden hangisi âhiret hayatının safhalarından biri değildir?

Seçenekler

A
Cennet
B
Cehennem
C
Sırat
D
Hesap
E
Karia
Açıklama:
Âhiret âlemi inancı ölümden itibaren meydana gelecek çeşitli safhaları içerir. Bunlar şöylece sıralanır: Ölüm ve kabir âlemi, kıyamet alâmetleri, kıyametin kopması, evrenin yeniden inşâ edilmesi ve ölülerin kabirlerinden çıkarılıp diriltimeleri, ardından mevkıf veya arasât adı verilen bir yere sevkedilip bir araya toplanmaları, dünyada benimsedikleri inançlarla yapıp ettiklerinden hesaba çekilip amellerinin ölçülmesi, sırattan geçirilmeleri ve cennet veya cehenneme gönderilmeleri.

Soru 25

Âhiret âlemi hakkında Kur’an’da geçen “yevm” kavramı aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir ?

Seçenekler

A
Dakika
B
Saat
C
Gün
D
Hafta
E
Ay
Açıklama:
Kur’an-ı Kerîm’de âhiret önemi nedeniyle Allah’a
imanın hemen ardından zikredilir. Âhiret âlemi
hakkında Kur’an’da “yevm” (gün) kavramıyla ilişkilendirilerek kullanılan farklı isimler, bu
âlemin iç yüzünü ifade edici mahiyettedir

Soru 26

Gerçekleşmesi hak olan, insanların kabirlerinden çıkarıldıktan sonra diriltilip bir araya toplanacağı ve inanç ve davranışlarından hesaba çekilip karşılıklarının verileceği, iyi davrananlarla kötü davranışta bulunanların ayrılacağı, dünyayı boş ve yanlış işlerle geçirip gerekli hazırlığı yapmayanların pişmanlık duyacağı ebedî âleme ne ad verilir ?

Seçenekler

A
Âhiret
B
Kubur
C
Cennet
D
Vakfe
E
Kıyamet
Açıklama:
Âhiret âlemi hakkında Kur’an’da “yevm” (gün) kavramıyla ilişkilendirilerek kullanılan farklı isimler, bu âlemin iç yüzünü ifade edici mahiyettedir. Bunlardan anlaşıldığına göre âhiret gerçekleşmesi hak olan, insanların kabirlerinden çıkarıldıktan sonra diriltilip bir araya toplanacağı ve inanç ve davranışlarından hesaba çekilip karşılıklarının verileceği, iyi davrananlarla kötü davranışta bulunanların ayrılacağı, dünyayı boş ve yanlış işlerle geçirip gerekli hazırlığı yapmayanların pişmanlık duyacağı ebedî bir âlemdir.

Soru 27

Kur’an’da “Adn”, “Firdevs”, “Na‘îm” ve “Me’vâ” gibi değişik bölümleri bulunduğu bildirilen yer aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir ?

Seçenekler

A
Âhiret
B
Kabir
C
Cennet
D
Cehennem
E
Tuba
Açıklama:
Kur’an’da “Adn”, “Firdevs”, “Na‘îm” ve “Me’vâ” gibi değişik bölümleri bulunduğu bildirilen cennetle ilgili tasvirlerden anlaşıldığına göre orada maddî mekân
ve tesislerden ibaret olan üst üste kurulmuş konaklar ve güzel meskenler, paha
biçilemez kıymette ev eşyaları ve hizmetçiler, pınarlar, nehirler, süt ve bal ırmakları, içkiler, tertemiz eşler, hoş kokular, ürünleri kolayca toplanabilen çeşitli meyve ağaçları, nefis yiyecekler, değerli elbiseler, altın takılar ve süsler, insan gönlünün ve gözlerinin arzu ettiği her şey, kısaca her türlü lüks ve konfor, kesintiye
uğramayan huzur ve barış, Allah’ı görme ve onunla konuşma bahtiyarlığı, bir de
ölümsüzlük vardır.

Soru 28

Aşağıdakilerden hangisi cehennemin tabakalarından biri değildir ?

Seçenekler

A
Hâviye
B
Hutâme
C
Lezâ
D
Adn
E
Saîr
Açıklama:
Yapılan tasvirlere göre hepsi de yakıcı ateş anlamıyla irtibatlı
olan cehennem, “cahîm”, “hâviye”, “hutâme”, “lezâ”, “saîr” ve “sakar” adlı daha şiddetli bölümleri ve aşağı tabakaları vardır. Cehennem azabı en hafif olan ve en üstte bulunan tabakayı teşkil eder ve günahkâr Müslümanların ceza göreceği yerdir.
Cahîm ise alevi ve ısı derecesi yüksek olan en derin ateş tabakasıdır.

Soru 29

Kur’an’da geçen, cehenneme girmeyi değil de yakınından geçme anlamı taşıyan kelime aşağıdakilerden hangisidir ?

Seçenekler

A
Sekar
B
Hutâme
C
Me’vâ
D
Adn
E
Vürûd
Açıklama:
Kur’an’da çok açık ifadelerle yer almamakla birlikte “İçinizden cehenneme uğramayacak kimse yoktur” (Meryem 19/71-72) anlamındaki âyetin yorumuna ve çok sayıda hadis rivayetine dayanılarak âhirette cehennem üzerinde kurulmuş “sırat”
adı verilen bir köprüden geçileceğine inanılır. Âyette geçen “vürûd” tabiri cehenneme girmeyi değil yakınından geçme anlamı da taşıyabilir.

Soru 30

Sözlükte bir topluluğu zor kullanarak bulunduğu yerden çıkarıp bir mekânda toplamak anlamına gelen, İslâm inancında ise âhirette diriltilen insanların hesaba çekilmek üzere toplanlamalarını ifade eden kavram aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir ?

Seçenekler

A
Arasât
B
Mevkıf
C
Mahşer
D
Haşir
E
Adn
Açıklama:
Arapça “haşr” kelimesi sözlükte bir topluluğu zor kullanarak bulunduğu yerden çıkarıp bir mekânda toplamak anlamına gelir. İslâm inancında haşir ise âhirette diriltilen insanların hesaba çekilmek üzere “arasât” veya “mevkıf ” yahut “mahşer” denilen maydanda toplanlamarını ifade eder. Haşir dirilişten sonraki merhaleyi teşkil eder. Kur’an’da bildirildiğine göre insanlar, cinler, melekler ve tapınılan putlar hesaba çekilmek için haşredilecektir.

Soru 31

  1. Saat
  2. Racife
  3. Karia
Yukarıdakilerden hangileri Kur’an’da kıyametin isimleridir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
I ve III
E
Hepsi
Açıklama:
Saat, Racife, Karia Kur’an’da kıyametin isimleridir?

Soru 32

Kur’an’a göre sur’u üfleyecek olan melek aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Azrail
B
Mikail
C
Rukyail
D
İsrafil
E
Sarafil
Açıklama:
İlgili âyet ve hadislerde bildirildiğine göre görevli bulunan İsrâfîl adlı melek (Müslim, “Salâtü’l-müsâfirîn” 200; İbn Mâce, “İkâme” 180) tarafından Sûr’a ilk defa üflenince, Allah’ın dilediği kimseler müstesna, göklerde ve yerkürede bulunan bütün canlılar ölecektir (ez-Zümer 39/68).

Soru 33

Âhiret âleminin safhalarından biri olan ölüm ve kabir hayatında, kabre konulan insan hangi melek veya melekler tarafından sorguya çekilir?

Seçenekler

A
Münker ve Nekîr
B
Hârût ve Mârût
C
Hafaza ve Kirâmen Kâtibîn Melekler
D
Mukarrebûn Melekleri
E
Mikâil
Açıklama:
Sahih hadislerde belirtildiğine göre kabre konulan insan, A seçeneğinde isimleri verilen Münker ve Nekîr adlı melekler tarafından dine, Allah’a ve Hz.Peygamber’e dair inançları hakkında sorguya çekilir.

Soru 34

Aşağıdakilerden hangisi Sûr ile eşanlam taşıyan bir tabirdir?

Seçenekler

A
Sâat
B
Râcife
C
Kâria
D
Nâkur
E
Tâmme
Açıklama:
A, B, C ve E seçeneklerinde verilen tabirler kıyameti ifade etmek için kullanılan tabirlerdendir. D seçeneğindeki Nâkur tabiri ise Sûr ile eşanlamlıdır. Sûr ile eşanlamlı olan “nâkur” tabiri, “ses çıkarmak” manasında kullanılarak kıyametin korkunç bir gürültüyle kopacağı açıklamaktadır.

Soru 35

Aşağıdakilerden hangileri Kur'an'da geçen cehennem isimlerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Sakar
B
Sair
C
Haviye
D
Cahim
E
Main
Açıklama:
Kur’an’da cehennem kâfirlerin, münafıkların, zalimlerin, fâsıkların ve mücrimlerin, kısaca ilâhî buyruklara inanmayan veya itaat etmeyen insanların cezalandırılacağı bir yurt olarak tanıtılır. Yapılan tasvirlere göre hepsi de yakıcı ateş anlamıyla irtibatlı olan cehennem, “cahîm”, “hâviye”, “hutâme”, “lezâ”, “saîr” ve “sakar” adlı daha şid- detli bölümleri ve aşağı tabakaları vardır. Cehennem azabı en hafif olan ve en üst- te bulunan tabakayı teşkil eder ve günahkâr Müslümanların ceza göreceği yerdir. Cahîm ise alevi ve ısı derecesi yüksek olan en derin ateş tabakasıdır.

Soru 36

Aşağıdakilerden hangisi Kur'an'da geçen Cennet isimlerinden değildir?

Seçenekler

A
Adn
B
Mâiyn
C
Firdevs
D
Na‘îm
E
Me’vâ
Açıklama:
Kur’an’da “Adn”, “Firdevs”, “Na‘îm” ve “Me’vâ” gibi değişik bölümleri bulunduğu bildirilmiştir. Maiyn diye bir isim ise cennet ismi değildir.

Soru 37

Cehennem kelimesinin sözlük anlamı nedir?

Seçenekler

A
Ateş yurdu
B
İşkence çukuru
C
Derin kuyu
D
Müflisler ocağı
E
Karanlık zindan
Açıklama:
Cehennem ise sözlük anlamı itibariyle “derin kuyu” demektir. İslâm kaynakla- rında “kâfirlerin ve günahkâr müslümanların içinde azap görecekleri ve yaptıkla- rı kötü eylemlerin karşılğında cezalandırılacakları yurt” anlamına gelir.

Soru 38

  1. ba’s ba’de’l-mevt
  2. haşir
  3. ba‘s
  4. vezin
  5. sırat
Burada geçen terimlerden hangileri insanın ebedi yolculuğundaki merhalelerdendir

Seçenekler

A
I, II, IV
B
II, III, IV
C
I, III, IV, V
D
I, II, IV, V
E
Hepsi
Açıklama:
Âhiret âlemi inancı, ölüm ve kabir âlemi, kıyâmet alametleri, kıyâmetin kopması, evrenin yeniden yaratılması, ölülerin diriltilmesi (ba’s ba’de’l-mevt) ve toplanma yerine sevk edilmesi (haşir), insanların hesaba çe- kilmesi (ba‘s), yapılan eylemlerin ölçülmesi ve değerlendirilmesi (vezin), sırattan cennet ve cehenneme giriş safhalarından oluşur.

Soru 39

  1. ashâbu’l-yemîn
  2. ashâbu’l-meymene
  3. ashâbu’ş-şimâl
  4. ashâbu’l-meş’eme
burada geçen isimlerden hangisi veya hangileri cennet ehlinin isimlerindendir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
I ve II
C
II ve III
D
I, II, IV
E
Hepsi
Açıklama:
ashâbu’l-yemîn veya ashâbu’l-meymene kitapları sağ taraftan verilenlerin ve cenneti hak edenlerin isimleridir.

Soru 40

Ahiret yerine ölümden sonra diriliş anlamına gelen _____ veya son gün demek olan _____ yahut cennet ve cehennemin hak olduğuna şahitlik etmek anlamına gelen tabirler kullanılır (Buhârî, “Îmân” 37; Müslim, Îmân” 1, 5, 45).
Yukarıda boş bırakılan yerlere aşağıdakilerden hangileri gelmelidir?

Seçenekler

A
El-Yevmu’l-âhir ve El-Ba’sü’l-âhir
B
El-Ba’sü’l-âhir ve El-Yevmu’l- âhir
C
El-Ba’sü’l-âhir ve El-Sıratu'l-Mustakim
D
El-Sıratu'l-Mustakim ve El-Ba’sü’l-âhir
E
El-Sıratu'l-Mustakim ve El-Yevmu’l- âhir
Açıklama:
Ahiret yerine ölümden sonra diriliş anlamına gelen “el-Ba’sü’l-âhir”e veya son gün demek olan “el yevmu’l- âhir”e yahut cennet ve cehennemin hak olduğuna şâhitlik etmek anlamina gelen tabirler kullanılır (Buhârî, “Îmân” 37; Müslim, “Îmân” 1, 5, 45).

Soru 41

Evrenin kozmolojik düzeninin yıkılması anlamına gelen kıyametin kopmasının ardından Allah tarafından ölenlerin tekrar diriltmesiyle başlayacak olan ebedî âlem olarak tanımlanan yer neresidir?

Seçenekler

A
Yedi Kat
B
Cennet
C
Cehennem
D
Ahiret
E
Kabir
Açıklama:
Ahiret âlemi inancı, ölüm ve kabir âlemi, kıyamet alametleri, kıyametin kopması, evrenin yeniden yaratılması, ölülerin diriltilmesi (ba’s ba’de’lmevt) ve toplanma yerine sevk edilmesi (haşir), insanların hesaba çekilmesi (ba‘s), yapılan eylemlerin ölçülmesi ve değerlendirilmesi (vezin) , sırattan geçilmesi, cennet ve cehenneme giriş safhalarından oluşur.

Soru 42


  1. Ölüm ve kabir âlemi

  2. Kıyamet alâmetleri

  3. Kıyametin kopması

  4. Evrenin yeniden inşâ edilmesi

  5. Ölülerin kabirlerinden çıkarılıp diriltimeleri


Yukarıdakilerden hangileri ahiret aleminin safhalarındandır?

Seçenekler

A
I ve III
B
I, III ve V
C
Hepsi
D
I, II, III ve V
E
I, II ve III
Açıklama:
Âhiret âlemi inancı ölümden itibaren meydana gelecek çeşitli safhaları içerir. Bunlar şöylece sıralanır: Ölüm ve kabir âlemi, kıyamet alâmetleri, kıyametin kopması, evrenin yeniden inşâ edilmesi ve ölülerin kabirlerinden çıkarılıp diriltimeleri, ardından mevkıf veya arasât adı verilen bir yere sevkedilip bir araya toplanmaları, dünyada benimsedikleri inançlarla yapıp ettiklerinden hesaba çekilip amellerinin ölçülmesi, sırattan geçirilmeleri ve cennet veya cehenneme gönderilmeleri.

Soru 43

Ahirette inanç ve davranışların karşılıklarının verilmesi nasıl olacaktır?

Seçenekler

A
Ölülerin dirilip cennete gönderilmesiyle
B
Ölülerin dirilip cehenneme gönderilmesiyle
C
Ölülerin dirilip sorguya gönderilmesiyle
D
Ölüler sonsuza kadar kabirde kalacaklardır
E
İyi şeyler yapanlar yeniden dirilecektir
Açıklama:
Sahih hadislerde belitildiğine göre kabre konulan insan Münker ve Nekîr adlı melekler tarafından dine, Allah’a ve Hz.Peygamber’e dair inançları hakkında sorguya çekilir.

Soru 44


  1. Saat

  2. Racife

  3. Karia

  4. Ahir

  5. Cenaiz


Yukarıdakilerden hangileri Kur’an’da kıyametin isimleridir?

Seçenekler

A
Hepsi
B
Yalnız I
C
I, II ve III
D
I, II, III ve IV
E
I, II, IV ve V
Açıklama:
Kur’an’da birden fazla kavramla ifade edilen kıyamet hakkında en çok kullanılan isim “kıyametin kopma zamanı” anlamındaki “Sâat” tabiridir. Sarsıcı anlamına gelen “Râcife”, korkunç gürültü demek olan “Karia”, “Sahha” ve ayrıca “Tâmme” gibi değişik adlarla da anılır.

Soru 45

Kıyamet’in kopmasının başlangıcı nasıl olacaktır?

Seçenekler

A
Çok büyük bir depremle
B
Bütün yaşayanların ölmesiyle
C
İsanın gökten inmesiyle
D
Sur’un üflenmesiyle
E
Deccal’in ortaya çıkmasıyla
Açıklama:
Kur’an’da belirtildiğine göre kıyamet Sûr’a ilk defa üfürülmekle kopacak ve evrenin kozmik düzeni bozulacaktır. Sûr “ses çıkaran ve eğri boynuza benzeyen boru, borazan” anlamına gelir. Sûr ile eşanlamlı olan “nâkur” tabiri de “ses çıkarmak” manasında kullanılarak kıyametin korkunç bir gürültüyle kopacağı açıklanır.

Soru 46

Kur’an’a göre sur’u üfleyecek olan melek aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Azrail
B
Cebrail
C
İsrafil
D
Mikail
E
Münker
Açıklama:
İlgili âyet ve hadislerde bildirildiğine göre görevli bulunan İsrâfîl adlı melek (Müslim, “Salâtü’l-müsâfirîn” 200; İbn Mâce, “İkâme” 180) tarafından Sûr’a ilk defa üflenince, Allah’ın dilediği kimseler müstesna, göklerde ve yerkürede bulunan bütün canlılar ölecektir (ez-Zümer 39/68).

Soru 47

Aşağıdakilerden hangisi Kur’an’da yapılan diriliş tasfirlerinden birisi değildir?

Seçenekler

A
Herkes kendi derdine düşecektir
B
Kimse birbirine bir şey sormayacaktır
C
Bazı yüzler ak bazı yüzler kara olacaktır
D
Soy yakınlığı fayda vermeyecektir
E
Anne baba eş-çocuklar buluşacaklardır
Açıklama:
Kur’an’da yapılan diriliş tasvirlerine göre o günde insanlar kardeşlerinden, anne-baba, eş ve çocuklarından kaçacaklardır. (Abese 80/33-42; elMu’minûn 23/101; Âl-i İmrân 3/106).

Soru 48

Haşir nedir?

Seçenekler

A
Ölümden sonra kıyamet gününe kadar beklenilen zaman
B
Ahirette insanların mahşer alanında toplanması
C
Yeniden dirilen insanların sorguya çekildikten sonra gittikleri yer
D
İnsanların sırat köprüsünden geçme olayı
E
Cennete gideceklerin melekler tarafından alınması
Açıklama:
İslâm inancında haşir ise âhirette diriltilen insanların hesaba çekilmek üzere “arasât” veya “mevkıf” yahut “mahşer” denilen meydanda toplanmalarını ifade eder. Haşir dirilişten sonraki merhaleyi teşkil eder. Kur’an’da bildirildiğine göre insanlar, cinler, melekler ve tapınılan putlar hesaba çekilmek için haşredilecektir (Âl-i İmrân 3/158; el-En’âm 6/51, 72,128; Sebe’ 34/40; el-Ahkâf 46/6).

Soru 49

"İnanç ve davranışların değerlendirilmesi ise kurulacak adalet terazileriyle gerçekleştirilecektir" ifadesiyle anlatılan dini terminoloji aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Vezin
B
Sorgu
C
Mizan
D
Mukaddime
E
Müsned
Açıklama:
İnanç ve davranışların değerlendirilmesi ise kurulacak adalet terazileriyle gerçekleştirilecektir. Buna dînî terminolojide “vezin” adı verilir. Yapılacak değerlendirmede hiç kimse haksızlığa maruz kalmayacak, hardal tanesi kadar küçük bile olsa her şey ortaya konulacaktır. Yapılan ölçmede iyiliği ağır basan müslümanlar kurtuluşa erenlerden olup cennete götürülecek, iyilikleri hafif gelip kötülükleri iyiliklerinden fazla olanlar ise hüsrana uğrayacak ve cehenneme atılacaktır.

Soru 50

Aşağıdakilerden hangileri cehennem bölümlerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Firdevs
B
Sakar
C
Sair
D
Haviye
E
Cahim
Açıklama:
Kur’an’a göre Firdevs cennetin bölümlerinden birisidir.

Soru 51

Ahiret inancı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Hadislerde ahiret alemine inanmak altı iman esası arasında yer alır.
B
Ahiret aleminin varlığına inanan toplumlarda isteğe bağlı iyilik oranları düşüktür.
C
Ahirette insanlar inanç ve davranışlarının karşılığını bulurlar.
D
Ahiret inancı varoluşun ve hayatın anlamını kavramak için gereklidir.
E
Ahiret önemi nedeniyle Kur’an-ı Kerim’de Allah’a imanın hemen ardından zikredilir.
Açıklama:
A, C, D ve E seçeneklerindeki ifadeler, ahiret inancı ile ilgili doğru bilgi içeren ifadelerdir. Ancak, E seçeneği ahiret inancı ile ilgili yanlış bilgi içermektedir. Bütün yapıp ettiklerinin hesabını âhiret âleminde yaratıcısının huzurunda vereceğini düşünen ve buna içtenlikle inanan insanlar kendilerini buna hazırlamak amacıyla güçleri oranında erdemli davranışlar yapmak gerektiğini anlamakla kalmaz, eyleme geçerek bizzat bunları gerçekleştirmeye yönelir ve büyük oranda da bunda başarılı olur. Âhiret âlemine inanan insanların olşturduğu toplumlarda isteğe bağlı iyilik oranlarının yüksek, suç işleme oranlarının ise düşük seviyelerde seyretmesi bunu kanıtlayıcı mahiyettedir. Dolayısıyla, doğru cevap B seçeneğidir.

Soru 52

Aşağıdakilerden hangisi, Kur'an'da ahiret aleminin gerekliliği düşüncesi için tartışmaya açılan konulardan biri değildir?

Seçenekler

A
Varoluşun ve hayatın anlamı
B
Hakikatin ortaya çıkıp herkesçe tasdik edilmesi
C
Ahiret inancının bütün dinlerde olması
D
İnanç ve davranışlara karşılıklarının verilmesi
E
Evrensel ahlak ilkelerinin hayata geçirilmesi
Açıklama:
Kur’an’da âhiret âlemini felsefî açıdan temellendirmek için ısrarla dikkat çekilen düşünceler ve üzerinde durulan bilgiler, bu âlemin aklen gerekli olduğunu vurgulayıcı bir mahiyet taşır. Âhiret âleminin gerekliliği düşüncesi Kur’an’da farklı konulardan hareketle tartışmaya açılır. Bunlar da şu alt başlıklarda incelenebilir: Varoluşun ve Hayatın Anlamı, İnanç ve Davranışlara Karşılıklarının Verilmesi, Hakikatin Ortaya Çıkıp Herkes Tarafından Tasdik Edilmesi, ve Evrensel Ahlak İlkelerinin Hayata Geçirilmesi. Dolayısıyla, doğru cevap C seçeneğidir.

Soru 53

Ahiret alemi konusunda inkarcıların hiçbir bilgisi yoktur, onlar sadece zanda bulunur. Onlara apaçık deliller içeren ayetlerimiz okunduğu zaman "doğru söylüyorsanız (ölmüş) atalarımızı getirin (diriltin)" demekten başka bir delilleri yoktur. (el-Casiye 45/24- 25/32; ed-Duhan 44/34). Yukarıdaki ayetten hangi sonuca varılabilir?

Seçenekler

A
Ahiret inancı olmayanlar şüpheci olma konusunda haklıdır.
B
Kur’an’daki ayetlerde ahiret alemini kanıtlayan deliller yoktur.
C
Ahiret inancı olmayanlar kesin kanıtlardan yoksundur.
D
Ahirete inancı olmayanlar gün geçtikçe çoğalmaktadır.
E
Ahiret inancı olmayanlar ahirete kabul edilmeyeceklerdir.
Açıklama:
Evrenin geleceğine ilişkin bilgilerden yoksun bulunan inkârcıların âhiret âleminin gerçekleşmeyeceğini iddia etmesi, uzak bir noktadan gaybı taşlamak ve bir kanıta dayanmadan tartışma yapmaktan öteye geçmez. Soruda verilen ayette ve çeşitli başka âyetlerde de gayb bilgisi noktasına değinilerek âhiret âlemine ilişkin inkârcı iddiaların hiçbir kesin bilgiye dayanmadığı ve kesin kanıtlardan yoksun bulunduğu ifade edilir. Dolayısıyla, doğru cevap C seçeneğidir.

Soru 54

Aşağıdakilerden hangisi ahiret alemi safhalarının doğru sıralamasıdır?

Seçenekler

A
Ölüm ve kabir âlemi - kıyamet alâmetleri - kıyametin kopması - ölülerin kabirlerinden çıkarılıp diriltilmeleri ve bir araya toplanmaları - amellerinin ölçülmesi - sırattan geçirilmeleri - evrenin yeniden inşâ edilmesi - cennet veya cehenneme gönderilmeleri
B
Ölüm ve kabir âlemi - kıyamet alâmetleri - kıyametin kopması - ölülerin kabirlerinden çıkarılıp diriltilmeleri ve bir araya toplanmaları - amellerinin ölçülmesi - sırattan geçirilmeleri - cennet veya cehenneme gönderilmeleri - evrenin yeniden inşâ edilmesi
C
Ölüm ve kabir âlemi - kıyamet alâmetleri - kıyametin kopması - evrenin yeniden inşâ edilmesi - ölülerin kabirlerinden çıkarılıp diriltilmeleri ve bir araya toplanmaları - sırattan geçirilmeleri - amellerinin ölçülmesi - cennet veya cehenneme gönderilmeleri
D
Ölüm ve kabir âlemi - kıyamet alâmetleri - kıyametin kopması - evrenin yeniden inşâ edilmesi - ölülerin kabirlerinden çıkarılıp diriltimeleri ve biraraya toplanmaları - amellerinin ölçülmesi - sırattan geçirilmeleri - cennet veya cehenneme gönderilmeleri
E
Ölüm ve kabir âlemi - kıyamet alâmetleri - kıyametin kopması - ölülerin kabirlerinden çıkarılıp diriltimeleri ve biraraya toplanmaları - sırattan geçirilmeleri - amellerinin ölçülmesi - evrenin yeniden inşâ edilmesi - cennet veya cehenneme gönderilmeleri
Açıklama:
Âhiret âlemi inancı ölümden itibaren meydana gelecek çeşitli safhaları içerir. Bunlar şöylece sıralanır: Ölüm ve kabir âlemi, kıyamet alâmetleri, kıyametin kopması, evrenin yeniden inşâ edilmesi ve ölülerin kabirlerinden çıkarılıp diriltimeleri, ardından mevkıf veya arasât adı verilen bir yere sevkedilip bir araya toplanmaları, dünyada benimsedikleri inançlarla yapıp ettiklerinden hesaba çekilip amellerinin ölçülmesi, sırattan geçirilmeleri ve cennet veya cehenneme gönderilmeleri. Dolayısıyla, doğru cevap D seçeneğidir.

Soru 55

Aşağıdaki kavram tanımlarından hangisi doğrudur?

Seçenekler

A
Saat : Adalet terazisiyle inanç ve davranışların değerlendirilmesidir.
B
Haşir : Ahirette diriltilen insanların hesaba çekilmek üzere mahşer denilen meydanda toplanmalarıdır.
C
Sur : İnanç ve davranışların ölçme ve değerlendirilmesinde kullanılacak alettir.
D
Mizan : Kıyametin kopma zamanıdır.
E
Vezin : İlk kez üflenmesiyle kıyametin kopacağı, ses çıkaran ve eğri boynuza benzeyen borazandır.
Açıklama:
Kavramlar ve anlamları aşağıdaki gibidir:
Saat: Kıyametin kopma zamanı.
Sur: Ses çıkaran ve eğri boynuza benzeyen boru, borazan. İlk kez üflenmesiyle kıyamet kopacaktır.
Haşir: Ahirette diriltilen insanların hesaba çekilmek üzere mahşer denilen meydanda toplanmaları.
Vezin: Adalet terazisiyle inanç ve davranışların değerlendirilmesi
Mizan: İnanç ve davranışların ölçme ve değerlendirilmesinde kullanılacak alet.
Doğru tanımlama B seçeneğindeki "haşir" için yapılmıştır. Dolayısıyla, doğru cevap B seçeneğidir.

Soru 56

Aşağıdakilerden hangisi cehennemin bölümleri arasında yer almaz?

Seçenekler

A
Cahîm
B
Hutâme
C
Lezâ
D
Vürûd
E
Sakar
Açıklama:
Yapılan tasvirlere göre hepsi de yakıcı ateş anlamıyla irtibatlı olan cehennemin, “cahîm”, “hâviye”, “hutâme”, “lezâ”, “saîr” ve “sakar” adlı daha şiddetli bölümleri ve aşağı tabakaları vardır. Vürûd, cehennemin yakınından geçmek anlamına gelebilecek bir ifadedir. Dolayısıyla, doğru cevap D seçeneğidir.

Soru 57

Aşağıdakilerden hangisi, kıyamet ile ilgili doğrudur?

Seçenekler

A
Kur’an’da ve hadislerde kıyametin kopmasından önce hangi alametlerin gerçekleşeceğine dair ayrıntılı bilgiler verilmiştir?
B
Kıyametin kopmaya başlamasından önce gökten inip insanları bürüyecek olan azap verici bir dumandan bahsedilmiştir.
C
Kur’an’da "ye’cücme’cüc" ün açılacağından söz edilmiş ve ne anlama geldiği ile ilgili ayrıntılı bilgi de verilmiştir.
D
Kıyamet alametleri birey ve toplumun çöküşünden çok evrendeki düzenin yıkılışına dikkat çekmektedir.
E
Kıyametin ne zaman kopacağı Kur'an'da açık ve net ifadelerle belirtilmiştir.
Açıklama:
Kur’anda ve hadislerde kıyâmetin kopmasından önce alâmetlerinin gerçekleşeceği açıklanmış (Muhammed 47/18; Buhârî, “Îmân” 37), ancak bunların nelerden ibaret olduğuna dair ayrıntılı bilgiler verilmemiş, sadece kıyâmetin kopmaya başlamasından önce gökten aşağıya doğru inip insanları bürüyecek olan azap verici bir dumandan ve bunu gidermesi için Allah’a dua edileceğinden bahsedilmiştir (ed-Duhân 44/10-12). Ayrıca “ye’cücme’cûc”ün (geçiş yerinin) açılacağından söz edilmiş, ancak bunun ne anlama geldiği hakkında hiçbir bilgi verilmemiştir (el-Enbiyâ 21/96).

Soru 58

Ölülerin diriltileceği gün ile ilgili, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Seçenekler

A
O gün insanlar arasındaki soy yakınlığı önemli olacaktır.
B
İnsanlar anne, baba ve kardeşlerini arayacaklardır.
C
Herkes birbirine bir şeyler sorup durumu anlamlandırmaya çalışacaktır.
D
O gün yalnızca kafirler anne ve babalarını bulamayacaklardır.
E
O gün bazı insanların yüzleri ak, bazılarının yüzleri kara olacaktır.
Açıklama:
Kur’an’da yapılan diriliş tasvirlerine göre o günde insanlar arasındaki soy yakınlığı fayda vermeyecek, herkes kendi derdine düşecek; kimse birbirine bir şey sormayacak, insanlar kardeşlerinden, anne-baba, eş ve çocuklarından kaçacak, bazı yüzler ak, bazı yüzler kara olacaktır (Abese 80/33-42; elMu’minûn 23/101; Âl-i İmrân 3/106). Dolayısıyla, doğru cevap E seçeneğidir.

Soru 59

Aşağıdakilerden hangisi diriliş inancını hayretle karşılayıp inkar eden ve bu konuda bilgilenmek isteyen insanlara sunulan delillerden değildir?

Seçenekler

A
Diriliş gününün sorgulanmaması gerekir.
B
İnsanı ilk yaratan ölümden sonra tekrar diriltebilir.
C
Evreni yaratan insanı tekrar yaratabilir.
D
Ölü toprakta canlılar yaratan topraktaki ölüleri diriltebilir.
E
Tarihte ölülerin diriltildiğine ilişkin örnekler vardır.
Açıklama:
Âyet ve hadislerde ölümden sonra diriliş inancını hayretle karşılayıp inkâr eden ve bu konuda bilgilenmek isteyen herkese çeşitli deliller sunulmuştur. Bu delillerin başlıcaları şöyle sıralanabilir: İnsanı ilk yaratan ölümden sonra tekrar diriltebilir, Evreni yaratan insanı tekrar yaratabilir, Ölü toprakta canlılar yaratan topraktaki ölüleri diriltebilir, ve Tarihte ölülerin diriltildiğine ilişkin örnekler vardır. Dolayısıyla, doğru cevap A seçeneğidir.

Soru 60

Cennet ile ilgili, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Seçenekler

A
İman edip ilahi buyruklara uyan Müslümanların öldükten sonra gidip belirli bir süre yaşayacakları bir mekandır.
B
Sözlük anlamı itibariyle sık bir şekilde bitki ve ağaçlarla dolu olan bahçe demektir.
C
İman ettiği halde ilahi buyruklara uymayan veya bu konuda sürekli ihmalkar davranan günahkar Müslümanlar cennete hiçbir zaman gidemez.
D
Cennet Kur’an’da tek bir bölüm olarak tasvir edilir.
E
Cennette maddi mekan, tesis ve eşya yer almaz.
Açıklama:
Cennet sözlük anlamı itibariyle sık bir şekilde bitki ve ağaçlarla dolu olan bahçe demektir. Dinî kaynaklarda ise iman edip ilâhî buyruklara uyan müslümanların âhiret hayatının başında, iman ettiği halde ilâhî buyruklara uymayan veya bu konuda sürekli ihmalkâr davranan günahkar müslümanların cehennemde bir süre ceza çektikten sonra girecekleri ve ebedî olarak kalacakları mutluluk yurdu anlamına gelir. Kur’an’da “Adn”, “Firdevs”, “Na‘îm” ve “Me’vâ” gibi değişik bölümleri bulunduğu bildirilen cennetle ilgili tasvirlerden anlaşıldığına göre orada maddî mekân ve tesislerden ibaret olan üst üste kurulmuş konaklar ve güzel meskenler, paha biçilemez kıymette ev eşyaları ve hizmetçiler, pınarlar, nehirler, süt ve bal ırmakları, içkiler, tertemiz eşler, hoş kokular, ürünleri kolayca toplanabilen çeşitli meyve ağaçları, nefis yiyecekler, değerli elbiseler, altın takılar ve süsler, insan gönlünün ve gözlerinin arzu ettiği her şey, kısaca her türlü lüks ve konfor, kesintiye uğramayan huzur ve barış, Allah’ı görme ve onunla konuşma bahtiyarlığı, bir de ölümsüzlük vardır. A, C, D ve E seçenekleri, cennet ile ilgili yanlış bilgiler içermektedir. Dolayısıyla, doğru cevap B seçeneğidir.

Soru 61


  • Kıyâmet alametleri

  • Kıyâmetin kopması

  • Evrenin yeniden yaratılması

  • Ölülerin diriltilmesi ve toplanma yerine sevk edilmesi


Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri âhiret âlemi inancının safhalarındandır?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
I ve III
C
I, II ve III
D
I, II ve IV
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
Âhiret âlemi inancı, ölüm ve kabir âlemi, kıyâmet alametleri, kıyâmetin kopması, evrenin yeniden yaratılması, ölülerin diriltilmesi (ba’s ba’de’lmevt) ve toplanma yerine sevk edilmesi (haşir), insanların hesaba çekilmesi (ba‘s), yapılan eylemlerin ölçülmesi ve değrlendirilmesi (vezin), sırattan geçilmesi, cennet ve cehenneme giriş safhalarından oluşur. Bu bilgilerden hareketle E seçeneğinde de belirtiliği üzere verilen maddelerden hepsi âhiret âlemi inancının saflarıdır.

Soru 62

Aşağıdakilerden hangisi âhiret âleminin gerekliliği düşüncesi hakkında tartışmaya açılan ve “İnanç ve Davranışlara Karşılıklarının Verilmesi” alt başlığında geçen konulardan biridir?

Seçenekler

A
Allah evreni yokken yaratmıştır, kozmolojik düzenini bozarak evreni yok ettikten sonra tekrar yaratabilir.
B
Her insan yaptığı zerre kadar iyi ve kötü davranışlarının karşılığını görmelidir. Şu halde insanlar âhiret âleminin gerekli olduğunu bu açıdan da düşünerek bulabilirler.
C
Allah evreni ilk defa yaratmaktan aciz olmadığı gibi ikinci defa yaratmaktan da aciz değildir.
D
Kur’an’da verilen bilgilere göre Allah evreni, kudretiyle ilk defa yaratmış ve genişletmektedir, kıyamet kopacağı zaman ise evreni dürerek onu ilk yaratmaya başladığı hale getirecek ve tekrar yaratacaktır.
E
Âhiret âlemi yoksa veya hayat bu dünya hayatından ibaretse hayata ve varlığa, insanı her bakımdan tatmin eden anlamlı, makul, tutarlı bir açıklama getirmek imkânsız hale gelir.
Açıklama:
A, B ve C seçeneklerinde geçen açıklamalar âhiret âlemi ile ilgili olup Kur’an-I Kerim’de de geçmekte ve tartışmaya kapalıdır. E seçeneğindeki açıklama âhiret âleminin gerekliliği düşüncesi hakkında tartışmaya açılan ve “Varoluşun ve Hayatın Anlamı” alt başlığında geçen konulardan biridir. B seçeneğinde geçen konu ise âhiret âleminin gerekliliği düşüncesi hakkında tartışmaya açılan ve “İnanç ve Davranışlara Karşılıklarının Verilmesi” alt başlığında geçen konulardan biridir. Şayet ölümle her şey sona erecekse ve insanların yapıp ettiklerine karşılıklarının verileceği bir âhiret âlemi yoksa bütün inanç ve davranışlar değer hükmü bakımından eşit hale gelir. Bu ise insanların doğruluğu üzerinde ittifak ettiği adalet ilkesiyle bağdaşmaz ve kabul edilebilir bir tablo oluşturmaz. Her insan yaptığı zerre kadar iyi ve kötü davranışlarının karşılığını görmelidir. Şu halde insanlar âhiret âleminin gerekli olduğunu bu açıdan da düşünerek bulabilirler.

Soru 63

Aşağıdakilerden hangisi âhiret yerine kullanılan farklı bir tabirdir?

Seçenekler

A
Nebî
B
Mübeşşir
C
Nezîr
D
Hadî
E
El-Ba’sü’l-âhir
Açıklama:
A, B, C ve D seçeneklerinde verilen terimler peygamberleri ifade etmek için kullanılan terimlerdir. E seçeneğinde verilen tabir ise âhiret yerine kullanılan farklı bir tabirdir. El-Ba’sü’l-âhir, ölümden sonra diriliş anlamına gelmektedir.

Soru 64

Ölüm işlerini yürütmekle görevli olan melek aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Cebrâil
B
Mikâil
C
Azrail
D
İsrâfil
E
Hârût
Açıklama:
A seçeneğindeki Cebrâil, vahiy meleğinin özel adıdır. B seçeneğinde Mikâil, tabiat olaylarıyla görevli olan melektir. D seçeneğindeki İsrâfil, kıyametin kopması ve âhiret hayatının başlaması sırasında Sûr’a üfleme olayını ve yeniden dirilişi haber verecek olan melektir ve hadislerde adı geçektedir. E seçeneğindeki Hârût, Kur’an-ı Kerim’de adı geçen, Babil halkını imtihan etmek ve onları sihir konusunda bilinçlendirmek için gönderildiği belirtilen meleklerden biridir. C seçeneğinde adı geçen Azrail ise ölüm işlerini yürütmekle görevli melektir. İslâm inancında insanın ölümü, meleklerin insanın ruhunu bedeninden çekip alması anlamına gelir. Ölüm işlerini yürütmekle görevli melek Azrail ve onun yardımcılarıdır.

Soru 65

Âhiret âleminin safhalarından biri olan ölüm ve kabir hayatında, kabre konulan insan hangi melek veya melekler tarafından sorguya çekilir?

Seçenekler

A
Münker ve Nekîr
B
Hârût ve Mârût
C
Hafaza ve Kirâmen Kâtibîn Melekler
D
Mukarrebûn Melekleri
E
Mikâil
Açıklama:
Sahih hadislerde belirtildiğine göre kabre konulan insan, A seçeneğinde isimleri verilen Münker ve Nekîr adlı melekler tarafından dine, Allah’a ve Hz.Peygamber’e dair inançları hakkında sorguya çekilir.

Soru 66

Aşağıdakilerden hangisi “evrende oluşan kozmolojik düzenin bozulmasının ardından yeniden oluşması” diye tanımlanan kıyamet için Kur'an'da kullanılan bir isimdir?

Seçenekler

A
El-Ba’sü’l-âhir
B
El-yevmu’l-âhir
C
Râcife
D
Kabir
E
Nâkur
Açıklama:
A seçeneğinde verilen El-Ba’sü’l-âhir, âhiret yerine kullanılan bir tabirdir ve ölümden sonra diriliş anlamına gelmektedir. B seçeneğindeki El-yevmu’l-âhir, âhiret yerine kullanılan bir tabirdir ve son gün demektir. D seçeneğinde adı geçen kabir, ölünün gömüldüğü eşilmiş toprak parçası demektir. E seçeneğinde adı geçen Nâkur, Sûr ile eşanlamlıdır ve ses çıkarmak manası taşımaktadır. C seçeneğinde adı geçen, sarsıcı anlamına gelen, Râcife ise kıyamet hakkında en çok kullanılan isimlerden biridir.

Soru 67

Aşağıdakilerden hangisi Sûr ile eşanlam taşıyan bir tabirdir?

Seçenekler

A
Sâat
B
Râcife
C
Kâria
D
Nâkur
E
Tâmme
Açıklama:
A, B, C ve E seçeneklerinde verilen tabirler kıyameti ifade etmek için kullanılan tabirlerdendir. D seçeneğindeki Nâkur tabiri ise Sûr ile eşanlamlıdır. Sûr ile eşanlamlı olan “nâkur” tabiri, “ses çıkarmak” manasında kullanılarak kıyametin korkunç bir gürültüyle kopacağı açıklamaktadır.

Soru 68

Aşağıdakilerden hangisinde "haşir" kelimesinin tanımı doğru yapılmıştır?

Seçenekler

A
Âhirette diriltilen insanların hesap için “mahşer” denilen meydanda toplanmalarıdır.
B
Âhirette diriltilen insanların hesaba çekilmek üzere toplandıkları meydandır.
C
Sorumluluk yüklenenlerin dünyadaki inanç ve davranışlarından ötürü âhirette hesaba çekilmeleridir.
D
İnsanların dünyada yaptıklarının ve yapmadıklarının hesabını vereceği gündür.
E
İnsanların dünyada yaptıklarına ve yapmadıklarına göre ayrılacağı gündür.
Açıklama:
B seçeneğinde arasât, mevkıf ve mahşerin tanımı yapılmıştır. C seçeneğinde hisâbın tanımı yapılmıştır. D seçeneğinde yevmu’l-hisâbın ve E seçeneğinde de yevmu’lfaslın tanımı yapılmıştır. A seçeneğinde ise haşirin tanımı yapılmıştır. Bunun yanı sıra Arapça “haşr” kelimesi sözlükte bir topluluğu zor kullanarak bulunduğu yerden çıkarıp bir mekânda toplamak anlamına gelir. Haşir dirilişten sonraki merhaleyi teşkil eder.

Soru 69

  1. El-yevmu’l-âhir
  2. Yevmu’l-fasl
  3. Arasât
  4. Nâkur
Yukarıda verilenlerden hangisi veya hangileri Kur’an-ı Kerim’de âhirete verilen isimlerdendir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
I ve III
E
II ve IV
Açıklama:
III. maddedeki isim, âhirette diriltilen insanların hesaba çekilmek üzere toplandıkları meydana verilen isimlerden biridir. IV. maddedeki isim, sûr ile eşanlamlı bir tabir olup “ses çıkarmak” manasında kullanılır. C seçeneğinde de belirtildiği gibi I ve II maddedeki isimler, Kur’an-ı Kerim’de âhirete verilen isimlerdendir. El-yevmu’l-âhir, hesap günü anlamına gelir. Yevmu’l-fasl da ayırma günü manası taşır.

Soru 70

Aşağıdakilerden hangisi cehennemin alevi ve ısı derecesi yüksek olan en derin ateş tabakasıdır?

Seçenekler

A
Cahîm
B
Hâviye
C
Hutâme
D
Lezâ
E
Sakar
Açıklama:
Cehennem, İslâm kaynaklarında “kâfirlerin ve günahkâr müslümanların içinde azap görecekleri ve yaptıkları kötü eylemlerin karşılğında cezalandırılacakları yurt” anlamına gelir. Yapılan tasvirlere göre hepsi de yakıcı ateş anlamıyla irtibatlı olan cehennemin, “cahîm”, “hâviye”, “hutâme”, “lezâ”, “saîr” ve “sakar” adlı daha şiddetli bölümleri ve aşağı tabakaları vardır. Cehennem azabı en hafif olan ve en üstte bulunan tabakayı teşkil eder ve günahkâr Müslümanların ceza göreceği yerdir. A seçeneğinde belirtilen cahîm, alevi ve ısı derecesi yüksek olan en derin ateş tabakasıdır.

Soru 71

“Evrenin kozmolojik düzeninin yıkılması anlamına gelen kıyametin kopmasının ardından Allah tarafından ölenlerin tekrar diriltmesiyle başlayacak olan ebedî âlem” e ne ad verilir?

Seçenekler

A
Ahiret
B
Sırat
C
Cennet
D
Cehennem
E
Kabir
Açıklama:
Evrenin kozmolojik düzeninin yıkılması anlamına gelen kıyametin kopmasının ardından Allah tarafından ölenlerin tekrar diriltmesiyle başlayacak olan ebedî âlem, “ahiret” olarak tanımlanır. Dolayısıyla, doğru cevap A seçeneğidir.

Soru 72

I. Gerçekleşmesi haktır.
II. İnsanlar kabirlerinde kalmaya devam eder.
III. İnsanlar diriltilip bir araya toplanır.
IV. İnançlarla ilgili hesaba çekilip karşılık verilir.
V. Davranışlarla ilgili hesaba çekilme yoktur.
Yukarıdaki ifadelerden hangileri, ahiret âlemine yönelik doğru bilgiler içermektedir?

Seçenekler

A
II ve V
B
I, III ve IV
C
I, II ve III
D
III, IV ve V
E
I, II, IV ve V
Açıklama:
Âhiret âlemi hakkında Kur’an’da kullanılan farklı isimler, bu âlemin iç yüzünü ifade edici mahiyettedir. Bunlardan anlaşıldığına göre âhiret gerçekleşmesi hak olan, insanların kabirlerinden çıkarıldıktan sonra diriltilip bir araya toplanacağı ve inançlarıyla davranışlarından hesaba çekilip karşılıklarının verileceği, iyi davrananlarla kötü davranışta bulunanların ayırt edileceği, dünyayı boşa ve yanlış işlerle geçirip gerekli hazırlığı yapmamaktan dolayı pişmanlık duyacağı ebedî bir âlemdir. Dolayısıyla, doğru cevap B seçeneğidir.

Soru 73

Aşağıdakilerden hangisi ahiret âleminin ilk safhasıdır?

Seçenekler

A
Kıyamet alametleri
B
Kıyametin kopması
C
Ölüm ve kabir âlemi
D
Sırattan geçmek
E
Evrenin yeniden inşa edilmesi
Açıklama:
Âhiret âlemi inancı ölümden itibaren meydana gelecek çeşitli safhaları içerir. Bunlar şöylece sıralanır: Ölüm ve kabir âlemi, kıyamet alâmetleri, kıyametin kopması, evrenin yeniden inşâ edilmesi ve ölülerin kabirlerinden çıkarılıp diriltilmeleri, ardından mevkıf veya arasât adı verilen bir yere sevk edilip bir araya toplanmaları, dünyada benimsedikleri inançlarla yapıp ettiklerinden hesaba çekilip amellerinin ölçülmesi, sırattan geçirilmeleri ve cennet veya cehenneme gönderilmeleri. Dolayısıyla, doğru cevap C seçeneğidir.

Soru 74

Aşağıdakilerden hangisi, kabir hayatı ile ilgili doğru değildir?

Seçenekler

A
Dirilme gerçekleşene kadar ölenlerin ruhi hayatlarının geçtiği safhadır.
B
Kabir aleminde ölüler sorguya çekilmektedir.
C
İlahi buyruklara uyanlar kabirlerinde nimet içinde bulunacaktır.
D
Kabir azabından sonra başka bir azap söz konusu değildir.
E
İlahi buyruklara uymayanlar kabirlerinde azap içinde bulunacaktır.
Açıklama:
Kâfirlerin yanı sıra ilâhî buyruklara uymayan günahkâr müminler kabirlerinde azap içinde bulunacaktır. Buna açıkça işaret eden âyetler ve bunları tefsir eden hadisler vardır. Âyetlerde belirtildiğine göre Hz.Mûsâ’ya inanmayan Firavun ve taraftarları suda boğulmalarının ardından hemen ateşe atıldılar, halen sabah ve akşam ateşe arz edilip kıyâmet günü ise en şiddetli azaba atılacaklardır (Nûh 71/25; el-Mu’min 40/60). Ayrıca kâfirler ve münafıklar cehennemdeki büyük azaptan önce yakın bir azabı tadacaklardır (es-Secde 32/21; et-Tûr 52/47). Kıyamet günü azabı ve cehennemdeki azaplar da söz konusu olduğu için, kabir azabından sonra başka bir azabın olmadığı bilgisi yanlıştır. Dolayısıyla, doğru cevap D seçeneğidir.

Soru 75

Aşağıdakilerden hangisi kıyametin büyük alametlerinden kabul edilir?

Seçenekler

A
İçki tüketiminin yaygınlaşması
B
İnsanların yarı çıplak dolaşması
C
Zinanın aleni hale gelmesi
D
Adam öldürme olaylarının artması
E
Büyük yer sarsıntılarının gerçekleşmesi
Açıklama:
İçki tüketiminin yaygınlaşması, insanların yarı çıplak dolaşması, zinanın aleni hale gelmesi, adam öldürme olaylarının ve terörün artması, faizin helal telakki edilmesi, ibadetlerin terk edilmesi gibi dinî hayatın yozlaşacağını ve insanların ahlâkî bozuluşa sürükleneceğini haber veren kıyamet alâmetleri evrendeki düzeninin yıkılışından çok bireyin ve toplumun çöküşüne dikkat çekmeye yöneliktir. Çünkü bu tür olaylara her devirde rastlamak mümkündür. Bunlar kıyametin küçük alâmetleri olarak değerlendirilir. Dolayısıyla, doğru cevap E seçeneğidir.

Soru 76

I. Sûr’a ilk üflendiğinde, ölüler bir anda diriltilecek
II. Diriliş cismani, yani ruh ve beden bir arada olacak
III. Gökten inecek bir tür hayat suyu sayesinde diriltilecek
IV. Diriliş sonrası, insanlar mahşere sevk edilecek
Yukarıdaki ifadelerden hangileri, ölülerin diriltilmesi ile ilgili doğru bilgi içermektedir?

Seçenekler

A
II, III ve IV
B
I, II ve III
C
I, III ve IV
D
I, II ve IV
E
I ve IV
Açıklama:
Kur’an’da belirtildiğine göre kıyamet Sûr’a ilk defa üfürülmekle kopacak ve evrenin kozmik düzeni bozulacaktır. Sûra ikinci defa üflenince Allah evreni yeniden inşâ edecek, yer başka bir yer olacak ve dümdüz yapılacak, gökler de başka gökler haline getirilecektir. Yer küre yükünü dışarı atacak, kabirler deşilecek, ruhlar bedenleriyle birleştirilip ölüler bir anda diriltilecek ve insanlar çırpınıp yayılan kelebekler veya çekirge sürüleri gibi bölük bölük mahşere doğru sevk edilecek ve hakîr bir halde Allah’ın huzuruna varacak, o gün kâfirler için çok zor bir gün olacaktır. Dolayısıyla, doğru cevap A seçeneğidir.

Soru 77

Aşağıdakilerden hangisi, Kur’an’da haşredilecekler arasında yer almamaktadır?

Seçenekler

A
İnsanlar
B
Bitkiler
C
Cinler
D
Tapınılan putlar
E
Melekler
Açıklama:
Kur’an’da bildirildiğine göre insanlar, cinler, melekler ve tapınılan putlar hesaba çekilmek için haşredilecektir (Âl-i İmrân 3/158; el-En’âm 6/51, 72,128; Sebe’ 34/40; el-Ahkâf 46/6). Dolayısıyla, doğru cevap B seçeneğidir.

Soru 78

İlk hesaba çekilecek olan kimlerdir?

Seçenekler

A
Melekler
B
Cinler
C
Peygamberler
D
İnsanlar
E
Şeytan
Açıklama:
Kur’an’da verilen bilgilere göre önce peygamberler hesaba çekilip ilâhî vahiyleri insanlara tebliğ edip etmedikleri sorulacaktır. Ardından da insanların bu vahiylere inanıp inanmadıkları sorulduktan sonra herkese, inancının yanı sıra bütün yapıp ettiklerini sayıp ortaya koyan ve dünyada yazıcı melekler tarafından oluşturulan kitap - ki buna amel defteri de denilir - verilip dünya hayatının değerlendirmesi yapılacaktır. Dolayısıyla, doğru cevap C seçeneğidir.

Soru 79

Aşağıdakilerden hangisi cennetin bölümleri arasında yer almaz?

Seçenekler

A
Adn
B
Firdevs
C
Na’îm
D
Sırat
E
Me’vâ
Açıklama:
Kur’an’da “Adn”, “Firdevs”, “Na‘îm” ve “Me’vâ” gibi değişik bölümleri bulunduğu bildirilen cennetle ilgili tasvirlerden anlaşıldığına göre orada maddî mekân ve tesislerden ibaret olan üst üste kurulmuş konaklar ve güzel meskenler vardır. Paha biçilemez kıymette ev eşyaları ve hizmetçiler, pınarlar, nehirler, süt ve bal ırmakları, içkiler, tertemiz eşler, hoş kokular, ürünleri kolayca toplanabilen çeşitli meyve ağaçları, nefis yiyecekler, değerli elbiseler, altın takılar ve süsler, insan gönlünün ve gözlerinin arzu ettiği her şey vardır. Kısaca her türlü lüks ve konfor, kesintiye uğramayan huzur ve barış, Allah’ı görme ve onunla konuşma bahtiyarlığı, bir de ölümsüzlük vardır. Dolayısıyla, doğru cevap D seçeneğidir.

Soru 80

Aşağıdakilerden hangisi, ahiret inancı tam olan birinin geliştireceği davranış şeklidir?

Seçenekler

A
Hesap günü korkusuyla her gün psikolojik çöküntüler yaşamak
B
İyi bir mümin olamayacağı düşüncesiyle, ibadeti terk etmek
C
Dünya hayatını anlamsız bulmak ve amacını yitirmek
D
Sırat köprüsünden geçerken, cehenneme düşeceği fikrine kapılmak
E
İyi bir kul olmak için elinden gelen gayreti göstermeye devam etmek
Açıklama:
Bütün yapıp ettiklerinin hesabını âhiret âleminde Yaratıcı’nın huzurunda vereceğini düşünen ve buna içtenlikle inanan insanlar buna hazırlanmak amacıyla güçleri oranında erdemli davranışlar yapmaya kendilerini mecbur hissetmekle kalmaz, eyleme geçerek bizzat bunları gerçekleştirmeye yönelir ve büyük oranda da bunda başarılı olur. Âhiret âlemine inanan insanların oluşturduğu toplumlarda isteğe bağlı iyilik oranlarının yüksek, suç işleme oranlarının ise düşük seviyelerde seyretmesi bunu kanıtlayıcı mahiyettedir. Dünyada günümüzde ortaya çıkan tablolar âhiret âlemi inancının aklî açıdan gerekliliğini teyit edicidir. Hayatın anlam ve amacı üzerinde düşünerek insanlar yaratılışın başlangıcından günümüze kadar Allah’a inanarak ve O’ndan âhirette mükâfat umarak huzur bulmuştur, modern dönemde de ateist iken Tanrı’ya inanıp yönelmekle bunalımdan kurtulduğunu ve huzura erdiğini açıklayan örneklere rastlanmaktadır. Bu açından bakıldığı takdirde âhirete inananların diğerlerinden farkı ortaya çıkar. Dolayısıyla, doğru cevap E seçeneğidir.

Soru 81

Levh-i Mahfuz ne demektir?

Seçenekler

A
Gayb aleminde yer alan varlıkların kutsal kitabı.
B
Dünyevi varlıklar tarafından ulaşılabilen, ahiret hayatını düzenleyen kurallar bütünü.
C
Ahirete inanmak ve yükümlülüklerini bilmek ve uygulamak.
D
Evrenle ilgili her şeyin bütün olayları açıklayan bir gizli kaynaktır.
E
Ahirete inancın evrensel kabulüdür.
Açıklama:
Ahiret Alemi
Allah’in gaybı bildiğine ve evrenle ilgili her şeyin bütün olayları açıklayan bir gizli
kaynakta, yani Levh-i Mahfuz’da bulunduğuna dikkat çekilir.

Soru 82

“Ahiret alemi konusunda inkarcıların hiçbir bilgisi yoktur, onlar sadece zanda bulunur. Onlara apaçık deliller içeren ayetlerimiz okunduğu zaman 'doğru söylüyorsanız (ölmüş) atalarımızı getirin (diriltin)' demekten başka bir delilleri yoktur” (el-Câsiye 45/24-25,32; ed-Duhân 44/34);
Yukarıda yer alan ayet ile neye vurgu yapılmak istenilmektedir?

Seçenekler

A
İnkarcıların ahiret konusunda mantıklı varsayımlar yapabildikleri.
B
İnkarcılar ayetlere inanır ve gerçekleşmesini umarlar.
C
İnkarcılar ahiret inancını kuvvetlendirmeyi amaçlarlar.
D
İnkarcılar somut ve ispat edilebilir deliller ile ahiret alemine ilişkin yargılarda bulunurlar.
E
Ahiret alemine ilişkin inkarcı iddiaların hiçbir kesin bilgiye dayanmadığı ve kesin kanıtlardan yoksun bulunduğu.
Açıklama:
Bu ayette gayb bilgisi noktasına değinilerek ahiret alemine ilişkin inkarcı iddiaların hiçbir kesin bilgiye dayanmadığı ve kesin kanıtlardan yoksun bulunduğu ifade edilir.

Soru 83

Allah evreni yokken yaratmıştır, kozmolojik düzenini bozarak evreni yok ettikten sonra tekrar yaratabilir. Allah’ın bunu gerçekleştirebilecek bilgisi ve gücü vardır.
Yukarıda yer alan bilgi aşağıdakilerden hangisine işaret eder?

Seçenekler

A
Varoluşun ve hayatın anlamı.
B
Ahiret aleminin imkanı.
C
Hakikatin ortaya çıkıp herkesçe tasdik edilmesi.
D
Evrensel ahlak ilkelerinin hayata geçirilmesi.
E
Gayb hayatının varlığı.
Açıklama:
Ahiret Aleminin İmkan ve Gerekliliği
Allah'ın kozmolojik düzenini bozarak evreni yok ettikten sonra tekrar yaratabilmesi ahiret aleminin imkanlı olduğuna işaret eder.

Soru 84

Şayet ahiret alemi yoksa veya hayat bu dünya hayatından ibaretse hayata ve varlığa, insanı her bakımdan tatmin eden anlamlı, makul, tutarlı bir açıklama
getirmek imkansız hale gelir.
Yukarıda yer alan açıklama aşağıdakilerden hangisinin açıklamasıdır?

Seçenekler

A
Bu hayat kesinlik belirtmektedir ve bu hayatta yaptıklarımız ahiret hayatımızı direkt etkiler.
B
Ahiret inancının varlığı için bu dünyanın olması gerekliliği vardır.
C
Ahiret hayatının varlığı.
D
Dünya hayatı ile ahiret hayatı bir birlerinden ayrılamaz ve ikisinin kabulü de şarttır.
E
Her canlının mutlaka bir zaman ahiret hayatına geçecek olması.
Açıklama:
Varoluşun ve hayatın anlamı.
Ahiret Alemini konu edinen ayetlerde belirtildiğine göre evrenin ve orada ortaya çıkan hayatın var edilmesinin gerçek, anlamlı ve akla yatkın bir açıklaması olmalıdır (Âl-i İmrân 3/191; el-Mu’minûn 23/115; er-Rûm 30/8; Sâd 38/27; ed-Duhân 44/38-39; el-Ahkâf 46/3; el-Kıyâmet 75/36). Şayet ahiret alemi yoksa veya hayat bu dünya hayatından ibaretse hayata ve varlığa, insanı her bakımdan tatmin eden anlamlı, makul, tutarlı bir açıklama getirmek imkansız hale gelir.

Soru 85

Ahiret yerine ölümden sonra diriliş anlamına gelen _____ veya son gün demek olan _____ yahut cennet ve cehennemin hak olduğuna şahitlik etmek anlamına gelen tabirler kullanılır (Buhârî, “Îmân” 37; Müslim, Îmân” 1, 5, 45).
Yukarıda boş bırakılan yerlere aşağıdakilerden hangileri gelmelidir?

Seçenekler

A
Eel yevmu’l- âhir ve El-Ba’sü’l-âhir
B
El-Ba’sü’l-âhir ve Eel yevmu’l- âhir
C
Eel yevmu’l- âhir ve El-Mü’min
D
El-Ba’sü’l-âhir ve El-Mü’min
E
El-Mü’min ve El-Ba’sü’l-âhir
Açıklama:
Evrensel Ahlâk İlkelerinin Hayata Geçirilmesi
Ahiret yerine ölümden sonra diriliş anlamına gelen “el-Ba’sü’l-âhir”e veya son gün demek olan “el yevmu’l- âhir”e yahut cennet ve cehennemin hak olduğuna şâhitlik etmek anlamina gelen tabirler kullanılır (Buhârî, “Îmân” 37; Müslim, “Îmân” 1, 5, 45).

Soru 86

1 - Amellerinin ölçülmesi
2 - Mevkif veya arasat adi verilen bir yere sevk ediliş
3 - Ölüm ve kabir alemi
4 - Sırattan geçiş
5 - Kıyametin kopması
Yukarıda yer alan safhaların gerçekleşme zamanlarına göre doğru sıralaması aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
3-5-1-2-4
B
3-5-2-1-4
C
3-2-5-1-4
D
5-3-2-1-4
E
3-5-2-4-1
Açıklama:
Ahiret Aleminin Safhaları
Doğru sıralama B şıkkındaki gibi olmalıdır.

Soru 87

Kur’an’da ve hadislerde verilen bilgiler göre ölüm gözlemlendiği gibi sadece biyolojik canlılığın sona erdiği fiziksel ve tıbbi bir olay değildir. Aksine metafiziksel boyutu da bulunan ve insanin dünyadan _____ denilen yeni bir aleme (el-Mu’minûn 23/100), bir başka deyişle farklı bir varlık bilincine geçtiği ve duyularla algılanamayan bir hadisedir.
Yukarıda boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?

Seçenekler

A
Gayb
B
Cennet
C
Cehennem
D
Berzah
E
Ruhlar alemi
Açıklama:
Ölüm ve kabir hayatı
Boş bırakılan yere berzah gelmelidir.

Soru 88

Kur’an’da birden fazla kavramla ifade edilen kıyamet hakkında en çok kullanılan isim “kıyametin kopma zamanı” anlamındaki _____ tabiridir. Sarsıcı anlamına gelen _____, korkunç gürültü demek olan _____ gibi değişik adlarla da anılır.
Yukarıda boş bırakılan yerlere aşağıdakilerden hangiler gelmelidir?

Seçenekler

A
Sâat - Karia - Râcife
B
Karia - Sâat - Râcife
C
Râcife - Karia - Sâat
D
Râcife - Sâat - Karia
E
Sâat - Râcife - Karia
Açıklama:
Kıyamet Alametleri
Kur’an’da birden fazla kavramla ifade edilen kıyamet hakkında en çok kullanılan isim “kıyametin kopma zamanı” anlamındaki Sâat tabiridir. Sarsıcı anlamına gelen Râcife, korkunç gürültü demek olan Karia gibi değişik adlarla da anılır.

Soru 89

Aşağıdaki kıyamet alametlerinden hangisi evrendeki kozmik düzenin yıkılışına örnek olarak gösterilemez?

Seçenekler

A
Yıldırımların ve şiddetli yağmurların olağan üstü bir şekilde çoğalması.
B
Ye’cüc me’cûc”ün (geçiş yerinin) açılması.
C
Yerküreden bir ateş çıkıp insanları doğudan batıya sevk etmesi.
D
Kıyamet kopmadan önce güneşin batıdan doğması.
E
Büyük yer sarsıntılarının ve çöküntülerinin gerçekleşmesi.
Açıklama:
Kıyamet Alametleri
Ye’cüc me’cûc”ün (geçiş yerinin) açılmasının evrendeki kozmik düzen ile alakası bulunmamaktadır.

Soru 90

1 - Haşir
2 - Hesaba Çekilme
3 - Kıyametin Kopması
4 - Sırat’tan Geçme
5 - Ölülerin Diriltilmesi
Yukarıda yer alana olayların gerçekleşme sırası aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
3-5-1-2-4
B
3-1-5-2-4
C
3-5-2-1-4
D
4-5-1-2-3
E
3-2-1-5-4
Açıklama:
Ahiret Aleminin Safhaları
Doğru sıralama aşağıdaki gibi olmalı.
3 - Kıyametin Kopması
5 - Ölülerin Diriltilmesi
1- Haşir
2 - Hesaba Çekilme
4- Sırat’tan Geçme

Ünite 8

Soru 1

“Allah her şeyi yarattı ve mukadderatını belirledi” (el-Furkân 25/2) ,“Güneş karar kılacağı yere doğru akmaktadır, bu azîz ve alîm olan Allah’ın takdîridir” (Yâsin 36/38) bu ayetlerde anlatılmak istenen hangisidir?

Seçenekler

A
Namaz İnancı
B
Kader İnancı
C
Ahiret İnancı
D
Meleklere İman
E
Tevhid İnancı
Açıklama:
“Allah her şeyi yarattı ve mukadderatını belirledi” (el-Furkân 25/2); “Güneş karar kılacağı yere doğru akmaktadır, bu azîz ve alîm olan Allah’ın takdîridir” (Yâsin 36/38). Bu âyetlerde bütün varlıkların Allah tarafından yaratıldığı ve kaderlerinin belirlendiği açıkça bildirilmiştir. Bu açıklamalar kader ve takdir kavramlarının Kur’an kaynaklı olduğunu göstermektedir.

Soru 2

Allah'ın önceden buyurduğu ve belirlediği bir şeyin zamanı gelince Allah'ın iradesi ve takdiriyle meydana gelmesi ve şekillenmesine ne denir?

Seçenekler

A
Kaza İnancı
B
Ahiret İnancı
C
Kader İnancı
D
Şer İnancı
E
Tevhid İnancı
Açıklama:
Kaza, ezelde takdir olunan her şeyin Cenâb-ı Hakk’ın halk ve icadıyla vücud sahasına çıkması, Allah’ın varlık ve olaylara ilişkin olarak ezelde belirlediği planı gerçekleştirip yaratması demektir

Soru 3

İlim sıfatı aşağıdakilerden hangisini ifade eder?

Seçenekler

A
Allah’ın emirleri, hükümleri ve fiillerinde hür olduğunu
B
Allah’ın dilemesi ve istemesini
C
Allah’ın her şeyi bilen ve ilmi bulunan yüce bir varlık olmasını
D
Allah’ın kudret sahibi olmasını
E
Allah’ın evrende varlık alanına çıkmış ve çıkacak her şeyi kapsayan yaratıcılığını
Açıklama:
İlim sıfatı Allah’ın, zaman ve mekân sınırı olmaksızın küçük-büyük, gizli-aşikâr, maddî-manevi her var olanı gözlem yapmışçasına hakkıyla bilmesi ve bu niteliğe sahip olmasıdır. Allah’ın ilmi her şeyi kuşatmıştır, gaybın anahtarı O’nun katındadır, uzayda ve yerkürede geçmişte ve şu anda var olan ve gelecekte vuku bulacak olan her şeyi bilir. Kıyametin kopacağı zamanı, ahirette insanlara soracağı sorulara verecekleri cevapları ve cehennemliklerin kendi aralarında yapacakları konuşmaları, hatta insanların gelecekte ne kazanacaklarını, ne zaman ve nerede öleceklerini önceden bilir (Lokmân 31/34)

Soru 4

I. İlim Sıfatı
II. Kelam Sıfatı
III. İrade Sıfatı
IV. Yaratma Sıfatı
Yukarıdakilerden hangisi kader ve kaza inancının irtibatlı olduğu İlahi sıfatlardandır?

Seçenekler

A
Yalnız II
B
II ve III
C
I, II, IV
D
I, III ve IV
E
Yalnız IV
Açıklama:
Allah’ın Kader ve Kaza ile ilgili sıfatları İlim, İrade ve Yaratma Sıfatlarıdır

Soru 5

Kader ve Kaza inancıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Kader Allah’ın canlı ve cansız bütün yaratıklarına ilişkin ezeli planıdır
B
Olacakları Allah’ın önceden bilmesi Kaza’dır
C
İnsanların fiilleri kadere ve kazâya göre gerçekleşir
D
Kader ve kazâ inancı konusunda hadislerde farklı bilgiler mevcuttur
E
Kader ve kaza inancı Allah’ın ilim, irade, kudret ve yaratma sıfatlarının yetkinliğine ayrıntılı olarak iman etmeyi ifade eder
Açıklama:
Kader “Allah’ın yaratacağı bütün varlık ve olayları ezelde ilim ve iradesiyle belirlemesi”, Kaza da “Allah’ın varlık ve olaylara ilişkin olarak ezelde belirlediği planı gerçekleştirip yaratması” şeklinde tanımlanır

Soru 6

Allah’ın emirleri, hükümleri ve fiillerinde hür olduğunu ve her şeyi dileyebileceğini öngören sıfatı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Kelam Sıfatı
B
Semi Sıfatı
C
Yaratma Sıfatı
D
İlim Sıfatı
E
İrade Sıfatı
Açıklama:
İrade, Allah’ın emirleri, hükümleri ve fiillerinde hür olduğunu ve her şeyi dileyebileceğini öngören bir sıfattır. Bu nitelik hem irade, hem de meşiet kavramıyla ifade edilir. Konuyla ilgili âyetlerde belirtildiğine göre Allah dilediğini kesinlikle yapan en üstün ve en yetkin iradeli varlıktır. Dilediği hükmü verir, kullarından dilediklerini hidayete erdirir, dilediklerini saptırır, dilediklerini alçaltır, dilediklerine azap eder, dilediklerini bağışlar, dilediklerini yükseltir. Allah dilemedikçe insanlar dileyemez, dileseydi bütün insanların hepsini (iradeleri olmadan) hidayete erdirirdi ve herkes iman ederdi. Ancak O dileyenin iman ve dileyenin inkâr etmesini irade etmiş, iman edenleri hidayete erdirmeyi ve inkâr edenleri saptırmayı dilemiş, yani kendi iradeleri olmadan iman etmelerini istememiş ve onları serbest bırakmayı tercih etmiştir.

Soru 7

Sorumlu tutuldukları ve âhirette hesaba çekilecekleri fiiller başta olmak üzere, insanın yapıp ettiklerinin yanı sıra başına gelen her şeyin kaderin kaçınılmaz bir sonucu olduğunu benimseyen mezhep aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Cebriyye
B
Mu‘tezile
C
Şia
D
Matüridiyye
E
Ehl-i Sünnet
Açıklama:
Cebriyye insanlara ait bütün fiillerin ilâhî ilim, irade ve kudretin, yani kaderin zorlayıcı etkisiyle oluştuğuna inananların ortak adıdır. Cehm b. Safvân’ın öncülüğünde gelişen bu mezhebi benimseyenlere göre sorumlu tutuldukları ve âhirette hesaba çekilecekleri fiiller başta olmak üzere insanın yapıp ettiklerinin yanı sıra başına gelen her şey kaderin kaçınılmaz bir sonucudur. Allah’ın ilmi, iradesi ve yaratması bütün varlık ve olayları kuşattığından insanın irade özgürlüğü ve eylem yapma gücü yoktur. İnsanı her yönden kuşatan kader çizgisinin dışına çıkmak mümkün değildir

Soru 8

İnanç konularında öncelikle aklî bilgilere başvuran ve Ku’an’ı bu bilgilerin ışığında yorumlayan İslâm bilginlerinin oluşturduğu mezhep aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Şia
B
Mu’tezile
C
Matüridiyye
D
Ehl-i Sünnet
E
Selefiyye
Açıklama:
Mu’tezile, inanç konularında öncelikle aklî bilgilere başvuran ve Ku’an’ı bu bilgilerin ışığında yorumlayan İslâm bilginlerinin oluşturduğu bir mezheptir. Mu’tezile’ye bağlı bilginler kader inancına dair metinleri aşırılığa varan bir akılcılıkla yorumlayıp özellikle Allah’ın irade ve yaratma sıfatları açısından faklı bir söylem geliştirmişlerdir

Soru 9

“Biz her şeyi (belirlenmiş) bir ölçüye göre yarattık” (el-Kamer 54/49)
Bu ayette vurgulanan kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
İman
B
Kader
C
İrade
D
Ecel
E
İhlas
Açıklama:
Bu âyette bütün varlıkların Allah tarafından yaratıldığı ve kaderlerinin belirlendiği açıkça bildirilmiştir. Bu kader ve takdir kavramlarının Kur’an kaynaklı olduğunu göstermektedir. Kur’an’da kader ve takdir kelimeleri Allah’a nisbet edilmiştir.

Soru 10

Allah-u Teala iman ve inkar veya itaat ve isyan alternatiflerinden birini seçtikten sonra insanları istikametlere sevkeder, seçimlerine göre zihinlerini yönlendirir ve bir tabiatın oluşmasını sağlar. Buna Kur’an’da “..............” adı verilir.
paragraftaki boşluğa hangisi getirilmelidir?

Seçenekler

A
Tekvin
B
İrade
C
İtikad
D
Tab‘u’l- kulûb
E
Levh-i Mahfuz
Açıklama:
Allah, iman ve inkâr veya itaat ve isyan alternatiflerinden birini seç- tikten sonra ise insanları istikametlere sevkeder, insiyatifi insanların elinden alır, zihinlerini yönlendirir ve bir tabiatın oluşmasını sağlar. Buna Kur’an’da “tab‘u’l- kulûb” adı verilir.

Soru 11

"İnsan kendi fiilinin yaratıcısıdır" görüşünü benimseyen düşünce ekolünün adı nedir?

Seçenekler

A
Cebriye
B
Mu'tezile
C
Maturidiye
D
Eş'ariyye
E
Kerramiye
Açıklama:
söz konusu düşünce ekolü Muteziledir.

Soru 12

Aşağıdakilerden hangisi mutezilenin insan fiilleri konusundaki anlayışıyla uyuşmaz?

Seçenekler

A
Hayrın da şerrin de yaratıcısı Allah'tır.
B
Allah yalnızca hayrı emreder ve yaratır.
C
İnsan irade sahibi hür bir varlıktır
D
İnsan kendi fiillerinin yaratıcısıdır
E
Allah zat, sıfat ve fiillerinde birdir.
Açıklama:
mutezile ekolu hayrın da şerrin de Allah tarafından yaratılmasını kabul etmez.

Soru 13

Allah'ın yaratma sıfatı aşağıdaki kavramlardan hangisi ile ifade edilmez.

Seçenekler

A
Halk
B
İcad
C
İnşa
D
İbda
E
İfna
Açıklama:
ifna Allah'ın yaratma değil yok etme sıfatıdır.

Soru 14

Kader ve Kaza kavramları Allah'ın hangi sıfatı veya sıfatlarıyla ilgilidir?

Seçenekler

A
Beka - kıdem
B
Vahdaniyet
C
Vucud - Hayat
D
Halk - ilim - irade
E
Sem' - basar - kelam
Açıklama:
kader ve kaza kavramları Allah'ın halk, ilim, irade sıfatlarıyla ilgilidir.

Soru 15

İnsanlara ait bütün fiillerin kaderin zorlayıcı etkisiyle oluştuğuna inanan ve insana hiç bir özgürlük tanımayan mezhep hangisidir?

Seçenekler

A
İbadiye
B
Mürcie
C
Cebriye
D
Zeydiye
E
Mutezile
Açıklama:
söz konusu fikri benimseyen kelam ekolü Cebriye'dir

Soru 16

Kader konusundaki görüşleri birbirinin tam karşıtı olan iki kelam ekolü hangisinde doğru olarak verilmiştir?

Seçenekler

A
Maturidiye-Mutezile
B
Cebriye-Mutezile
C
Murcie-Eş'ariyye
D
Eş'ariyye-Maturidiye
E
Murcie-Mutezile
Açıklama:
Cebriye ve Mutezile mezheplerinin kader konusundaki görüşleri birbirinin tam tersidir.

Soru 17

Ahmed bin Hanbel öncülüğünde oluşan ............ nasların akli ve bilimsel bilgilerin ışığında yorumlanmasını genellikle kabul etmez.
paragraftaki boşluğa hangisi getirilmelidir?

Seçenekler

A
selefiye
B
mutezile
C
cebriye
D
şia
E
maturidiye
Açıklama:
boşluğa selefiye getirilmelidir.

Soru 18

Cebriyye insanlara ait bütün fiillerin ilâhî ilim, irade ve kudretin, yani kaderin zorlayıcı etkisiyle oluştuğuna inananların ortak adıdır. .......................’ın öncülüğünde gelişen bu mezhebi benimseyenlere göre sorumlu tutuldukları ve âhirette hesaba çekilecekleri fiiller başta olmak üzere insanın yapıp ettiklerinin yanı sıra başına gelen her şey kaderin kaçınılmaz bir sonucudur.
Bu paragraftaki boşluğa gelmesi gereken isim aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Ca'd b. Dirhem
B
Abdullah b. İbad
C
Ebu'l Huzeyl el-Allaf
D
Cehm b. Safvan
E
Amr b. Ubeyd
Açıklama:
Cebriyye insanlara ait bütün fiillerin ilâhî ilim, irade ve kudretin, yani kaderin
zorlayıcı etkisiyle oluştuğuna inananların ortak adıdır. Cehm b. Safvân’ın öncülüğünde gelişen bu mezhebi benimseyenlere göre sorumlu tutuldukları ve âhirette
hesaba çekilecekleri fiiller başta olmak üzere insanın yapıp ettiklerinin yanı sıra
başına gelen her şey kaderin kaçınılmaz bir sonucudur

Soru 19

Mu’tezile’nin ikinci kurucusu sayılan Amr b. Ubeyd’in yazdığı eser aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Ṭabaḳâtü'l-Muʿtezile
B
Er-risale fi'l-Kader
C
el-Usulu'l hamse
D
El-Beyan ve't-Tebyin
E
er-Red ‘ale’l-Kaderiyye
Açıklama:
Mu’tezile’nin ikinci kurucusu sayılan Amr b. Ubeyd’in er-Red ‘ale’l-Kaderiyye adını taşıyan bir
eser yazmıştır.

Soru 20

Kader ve kaza inancı Allah’ın hangi sıfatı ile doğrudan ilişkili değildir?

Seçenekler

A
Kudret
B
İlim
C
İrade
D
Rahmet
E
Yaratma
Açıklama:
Kader ve kaza inancı Allah’ın ilim, irade, kudret ve yaratma sıfatlarının yetkinliğine ayrıntılı olarak iman etmeyi ifade eder. Rahmet sıfatı ile doğrudan ilişkili değildir. Doğru cevap D'dir.

Soru 21

"Allah’ın, zaman ve mekân sınırı olmaksızın küçük-büyük, gizli-aşikâr, maddî-manevi her var olanı gözlem yapmışçasına hakkıyla bilmesi ve bu niteliğe sahip olması" hangi sıfatını ifade etmektedir?

Seçenekler

A
Hayat
B
İlim
C
İrade
D
Kudret
E
Tekvin
Açıklama:
İlim sıfatı Allah’ın, zaman ve mekân sınırı olmaksızın küçük-büyük, gizli-aşikâr, maddî-manevi her var olanı gözlem yapmışçasına hakkıyla bilmesi ve bu niteliğe sahip olmasıdır.

Soru 22

"Allah’ın emirleri, hükümleri ve fiillerinde hür olduğunu ve her şeyi dileyebileceğini" öngören sıfat aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Hayat
B
İlim
C
İrade
D
Kudret
E
Tekvin
Açıklama:
İrade, Allah’ın emirleri, hükümleri ve fiillerinde hür olduğunu ve her şeyi dileyebileceğini öngören bir sıfattır.

Soru 23

Allah'ın yarattığı insanları kendisine iman edip itaatte bulunmak veya inkâr edip asi olmakta serbest bırakması onun hangi sıfatı ile ilişkilidir?

Seçenekler

A
İrade
B
Hayat
C
İlim
D
Tekvin
E
Kudret
Açıklama:
Allah'ın yarattığı insanları kendisine iman edip itaatte bulunmak veya inkâr edip asi olmakta serbest bırakması onun iradesi dahilindedir.

Soru 24

"Allah’ın ilmi, iradesi ve yaratması bütün varlık ve olayları kuşattığından insanın irade özgürlüğü ve eylem yapma gücü yoktur. İnsanı her yönden kuşatan kader çizgisinin dışına çıkmak mümkün değildir." görüşünü savunan mezhep aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Cebriyye
B
Mu'tezile
C
Kaderiyye
D
Şia
E
Ehli Sünnet
Açıklama:
"Allah’ın ilmi, iradesi ve yaratması bütün varlık ve olayları kuşattığından insanın irade özgürlüğü ve eylem yapma gücü yoktur. İnsanı her yönden kuşatan kader çizgisinin dışına çıkmak mümkün değildir." görüşünü savunan mezhep Cebriyye mezhebidir.

Soru 25

"Allah’ın Levh-i Mahfuz’da yazdığı olaylar sadece insanların başına gelecek olan felaketler ve musibetlerden ibarettir. İnsanların fiilleri ana kitapta yazılsa bile bu yazıya aykırı fiiller yapmaları mümkündür." görüşünü savunan mezhep aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Şia
B
Mu'tezile
C
Cebriyye
D
Eş'ariyye
E
Ehli sünnet
Açıklama:
BU görüşü dile getiren mezhep Mu'tezile'dir.

Soru 26

“Allah gökleri yedi gök olarak yarattı” (Fussilet 41/12)" ayetinde ve Hz. Meryem’in Hz. İsâ’ya hamile kalmasından söz eden “zaten bu iş olup bitmiştir” (Meryem 19/21) ayetinde geçen "makzi" kelimesi ile aynı anlamı taşıyan fiil aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Kader
B
Kaza
C
İman
D
İrade
E
İbadet
Açıklama:
“Allah gökleri yedi gök olarak yarattı” (Fussılet 41/12). Bu ayette geçen “kazâ” fiili yaratmak ve icad etmek anlamında kullanılmıştır. Ayetlerde geçen “makzî” kelimesi de kazâ anlamına gelir. Nitekim Hz. Meryem’in Hz. İsâ’ya hamile kalmasınadan söz eden âyette “zaten bu iş olup bitmiştir” (Meryem 19/21) denilerek bu kelime kazâ mâınasında kullanılmıştır.

Soru 27

Allah yaratacağı bütün varlık ve olayları yaratmadan önce bildiği ve bu bilgisini yazdığı “ana kitap” (ummu’l-kitâb) veya “gizlenmiş kitap” (kitab meknûn) olarak bilinen kitap aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Eski Ahit
B
Yeni Ahit
C
Kuran-ı Kerim
D
Levh-i Mahfuz
E
Zebur
Açıklama:
Allah yaratacağı bütün varlık ve olayları yaratmadan önce bilir ve bu bilgisini “ana kitap” (ummu’l-kitâb) veya “gizlenmiş kitap” (kitab meknûn) adını vediği Levh-i Mahfuz’da yazmıştır.

Soru 28

Yaratma sıfatı aşağıdaki kavramların hangisiyle ifade edilmez?

Seçenekler

A
Makzi
B
Halk
C
İbda
D
Kevn
E
İnşa
Açıklama:
Yaratma sıfatı “halk”, “îcâd”, “ibda” “kevn” (tekvin) ve “inşa” kavramlarıyla ifade edilir. “Makzî” kelimesi ise kazâ anlamına gelir.

Soru 29

I. Eşariyye - Nasları öne çıkarmakla birlikte Kur’an ve sahih hadislerle aklî ve bilimsel bilgileri uzlaştırmayı ana ilke olarak benimser.
II. Selefîler - İnsanların sorumlu tutuldukları fiiller dâhil olmak üzere bütün varlık ve olaylar Allah’ın ilim, irade ve yaratma sıfatlarının kapsamı içindedir.
III. Cebriyye - insanların tercihlerine, tutum ve davranışlarına bağlı olarak Allah dilerse Levh-i Mahfûz’a yazdıklarını değiştirebilir.
IV. Şia - Allah’ın ilmi, iradesi ve yaratması bütün varlık ve olayları kuşattığından insanın irade özgürlüğü ve eylem yapma gücü yoktur.
Yukarıda verilen mezhepler ve özelliklerine ilişkin eşleştirmelerden hangisi ya da hangileri doğrudur?

Seçenekler

A
I ve II
B
I, II ve III
C
I, II ve IV
D
II, III ve IV
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
Eşariyye'ye göre nasları öne çıkarmakla birlikte Kur’an ve sahih hadislerle aklî ve bilimsel bilgileri uzlaştırmayı ana ilke olarak benimser. Selefîlere göre insanların sorumlu tutuldukları fiiller dâhil olmak üzere bütün varlık ve olaylar Allah’ın ilim, irade ve yaratma sıfatlarının kapsamı içindedir. Şia'ya göre insanların tercihlerine, tutum ve davranışlarına bağlı olarak Allah dilerse Levh-i Mahfûz’a yazdıklarını değiştirebilir. Cebriyye'ye göre ise Allah’ın ilmi, iradesi ve yaratması bütün varlık ve olayları kuşattığından insanın irade özgürlüğü ve eylem yapma gücü yoktur.

Soru 30

Kader ve kaza inancının irtibatlı olduğu ilâhî sıfatlar aşağıdakilerin hangisinde birlikte ve doğru olarak verilmiştir?

Seçenekler

A
Sem ve basar sıfatları
B
Kıdem ve beka sıfatları
C
Kıyam bizzat ve muhalefetün hilhavadis sıfatları
D
İlim, irade, kudret ve yaratma sıfatları
E
Kelam ve vahdaniyet sıfatlar
Açıklama:
Kaza ve Kader Allah'ın İlim, İrade ve Kudretli sıfatlarının tecellisidir.

Soru 31

Kader ve kaza inancı Allah'ın aşağıdaki hangi sıfatının yetkinliğine ayrıntılı olarak iman etmeyi ifade eder?

Seçenekler

A
Kıdem
B
Vahdaniyet
C
Semi
D
Kelam
E
İrade
Açıklama:
Kader ve kaza inancı Allah’ın ilim, irade, kudret ve yaratma sıfatlarının yetkinliğine ayrıntılı olarak iman etmeyi ifade eder.

Soru 32

____ Allah’ın canlı ve cansız bütün yaratıklarına ilişkin ezeli planını, ____ bu planını gerçekleştirmesini anlatır.
Yukarıda boş bırakılan yerlere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?

Seçenekler

A
Kaza - Kader
B
Kader - Kaza
C
Kaza - Takdir
D
Kader - Tekvin
E
Tekvin - Kader
Açıklama:
Kader Allah’ın canlı ve cansız bütün yaratıklarına ilişkin ezeli planını, kaza da bu planını gerçekleştirmesini anlatır.

Soru 33

"Allah’ın, zaman ve mekan sınırı olmaksızın küçük-büyük, gizli-aşikar, maddi-manevi her var olanı gözlem yapmışcasına hakkıyla bilmesi ve bu niteliğe sahip olmasıdır"
Yukarıda yer alan açıklama Allah'ın hangi sıfatının tanımıdır?

Seçenekler

A
İrade
B
Yaratma
C
İlim
D
Vücud
E
Beka
Açıklama:
Tanım Allah'ın ilim sıfatını anlatmaktadır.

Soru 34

Allah, dilediği eylemleri yapabilmesi için irade ve kudret sahibi bir varlık olarak yarattığı insanları kendisine iman edip itaatte bulunmak veya inkar edip asi olmakta serbest bırakır. Bununla birlikte iman ve inkar veya itaat ve isyan alternatiflerinden birini seçtikten sonra ise insanları istikametlere sevk eder, insiyatifi insanların elinden alır, zihinlerini yönlendirir ve bir tabiatın oluşmasını sağlar.
Yukarıda yer alan tanım aşağıdakilerden hangisine aittir?

Seçenekler

A
Tab‘u’l-kulûb
B
Tevfik
C
Hızlan
D
İcad
E
Levh-i Mahfuz
Açıklama:
Verilen tanım Kur'an'da tab‘u’l-kulûb olarak geçer.

Soru 35

Şayet insan iman ve itaat alternatifini tercih ederse Allah o yönde bir yardımda bulunma (____), buna karşılık inkar ve isyan alternatifini seçerse, onu, seçimi istikametinde gitmesi sonucunu doğuran yardımsız bırakma (____) iradesini gösterir.
Yukarıda boş kalan yerlere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?

Seçenekler

A
Hızlan - Tevfik
B
Tevfik - İrade
C
Tevfik - Hızlan
D
Hızlan - İrade
E
Hızlan - Meknun
Açıklama:
Şayet insan iman ve itaat alternatifini tercih ederse Allah o yönde bir yardımda bulunma (tevfik), buna karşılık inkar ve isyan alternatifini seçerse, onu, seçimi istikametinde gitmesi sonucunu doğuran yardımsız bırakma (hızlan) iradesini gösterir.

Soru 36

  1. Müslümanların büyük çoğunluğunu oluşturan inanç mezhebinin genel adıdır. Günümüzde bu mezhep Sünnilik diye de anılmaktadır.
  2. İnanç konularında öncelikle akli bilgilere başvuran ve Kur’an’ı bu bilgilerin ışığında yorumlayan İslam bilginlerinin oluşturduğu bir mezheptir.
  3. İnsanlara ait bütün fiillerin ilahi ilim, irade ve kudretin, yani kaderin zorlayıcı etkisiyle oluştuğuna inananların ortak adıdır.
Yukarıda verilen tanımlar sırasıyla hangi mezheplere aittir?

Seçenekler

A
Ehl-i Sünnet, Cebriyye, Mu‘tezile ve Şia
B
Ehl-i Sünnet, Mu‘tezile ve Şia, Cebriyye
C
Cebriyye, Ehl-i Sünnet, Mu‘tezile ve Şia
D
Cebriyye, Mu‘tezile ve Şia, Ehl-i Sünnet
E
Mu‘tezile ve Şia, Cebriyye, Ehl-i Sünnet
Açıklama:
B şıkkı verilen sıraya göre mezheplerin tanımına denk gelmektedir.

Soru 37

“...O’nun katında her şey bir ölçü iledir” (Ra’d 13/8). “...Her şeyi yaratıp bir ölçüye göre düzenleyen Allah yüceler yücesidir. (Furkân 25/2)
Yukarıdaki ayetlerden hareketle aşağıdaki sonuçlardan hangisine ulaşılamaz?

Seçenekler

A
Her şey Allah tarafından yaratılmıştır.
B
Her şeyin yaratılmasında bir düzen vardır.
C
Allah her şeyi bir ölçüye göre yaratmıştır.
D
Evren gelişigüzel yaratılmıştır.
E
Evren’deki düzen Allah’ın varlığının işaretidir.
Açıklama:
Ayetten hareketle ulaşılacak mana evrenin gelişigüzel yaratılması olamaz.

Soru 38

“İnsan Allah’ın iradesi karşısında rüzgârın önündeki bir yaprak gibidir. Rüzgâr nereye sevk ederse yaprak oraya uçar.”
Yukarıdaki “beşeri iradeyi” inkâr eden görüş aşağıdaki mezheplerden hangisinin kader ve kazâ inancı ile örtüşür?

Seçenekler

A
Mu’tezile
B
Cebriyye
C
c. Eş’ariyye
D
Mâ’turîdîyye
E
Şia
Açıklama:
Soru kökünde kaderle ilgili belirtilen görüş Cebriye ekolüne aittir.

Soru 39

Özgürlük ve sorumluluk ilişkisi ile ilgili aşağıdaki verilen ifadelerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
İnsan özgürlüğü oranında yaptıklarından sorumludur.
B
Herkes yaptığı davranışların karşılığını görecektir.
C
Allah kimseye gücünün üstünde bir sorumluluk yüklememiştir.
D
İnsanın sınırsız özgürlüğü ve sınırsız sorumluluğu vardır.
E
Özgür olmak başıboş ve sorumsuz olmayı gerektirmez.
Açıklama:
İslam'ın kader anlayışına göre insanın sınırsız özgürlüğü ve sınırsız sorumluluğu olamaz.

Soru 40

Kader ve kaza inancı Allah'ın aşağıdaki hangi sıfatının yetkinliğine ayrıntılı olarak iman etmeyi ifade eder?

Seçenekler

A
Kıdem
B
Vahdaniyet
C
Semi
D
Kelam
E
İrade
Açıklama:
Kader ve kaza inancı Allah’ın ilim, irade, kudret ve yaratma sıfatlarının
yetkinliğine ayrıntılı olarak iman etmeyi ifade eder.

Soru 41

____ Allah’ın canlı ve cansız bütün yaratıklarına ilişkin ezeli planını, ____ bu planını gerçekleştirmesini anlatır.
Yukarıda boş bırakılan yerlere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?

Seçenekler

A
Kaza - Kader
B
Kader - Kaza
C
Kaza - Takdir
D
Kader - Tekvin
E
Makzî - Kaza
Açıklama:
Kader ve kaza
Kader Allah’ın canlı ve cansız bütün yaratıklarına ilişkin ezeli planını, kaza da bu planını gerçekleştirmesini anlatır.

Soru 42

Kur’an’da iman esaslarının belirtildiği âyette (en-Nisâ 4/136) aşağıdakilerden hangisine iman etmeye yer verilmemiştir?

Seçenekler

A
Allah'ın peygamberine daha önce indirdiği kitaba
B
Peygamber'
C
Allah'ın peygamberine indirdiği kitaba
D
Kader'e
E
Allah'a
Açıklama:
Kur'an'da kader ve kaza
Ey iman edenler! Allah’a, peygamberine, peygamberine indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği kitaba iman edin. Allah’ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve âhiret gününü inkâr eden kimse iyice sapıtmıştır.
Ayete bakıldığında kadere iman etmeye yer verilmemiştir.

Soru 43

"Allah’ın, zaman ve mekan sınırı olmaksızın küçük-büyük, gizli-aşikar, maddi-manevi her var olanı gözlem yapmışcasına hakkıyla bilmesi ve bu niteliğe sahip olmasıdır"
Yukarıda yer alan açıklama Allah'ın hangi sıfatının tanımıdır?

Seçenekler

A
İrade
B
Yaratma
C
İlim
D
Vücud
E
Beka
Açıklama:
İlim sıfatı ve kader
Tanım Allah'ın ilim sıfatını anlatmaktadır.

Soru 44

Allah, dilediği eylemleri yapabilmesi için irade ve kudret sahibi bir varlık olarak yarattığı insanları kendisine iman edip itaatte bulunmak veya inkar edip asi olmakta serbest bırakır. Bununla birlikte iman ve inkar veya itaat ve isyan alternatiflerinden birini seçtikten sonra ise insanları istikametlere sevk eder, insiyatifi insanların elinden alır, zihinlerini yönlendirir ve bir tabiatın oluşmasını sağlar.
Yukarıda yer alan tanım aşağıdakilerden hangisine aittir?

Seçenekler

A
Tab‘u’l-kulûb
B
Tevfik
C
Hızlan
D
Levh-i Mahfuz
E
İcad
Açıklama:
İrade Sıfatı ve Kader
Verilen tanım Kur'an'da tab‘u’l-kulûb olarak geçer.

Soru 45

Şayet insan iman ve itaat alternatifini tercih ederse Allah o yönde bir yardımda bulunma (____), buna karşılık inkar ve isyan alternatifini seçerse, onu, seçimi istikametinde gitmesi sonucunu doğuran yardımsız bırakma (____) iradesini gösterir.
Yukarıda boş kalan yerlere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?

Seçenekler

A
Hızlan - Tevfik
B
Tevfik - İrade
C
Tevfik - Hızlan
D
Hızlan - İrade
E
Hızlan - Meknun
Açıklama:
İrade Sıfatı ve Kader
Şayet insan iman ve itaat alternatifini tercih ederse Allah o yönde bir yardımda bulunma (tevfik), buna karşılık inkar ve isyan alternatifini seçerse, onu, seçimi istikametinde gitmesi sonucunu doğuran yardımsız bırakma (hızlan) iradesini gösterir.

Soru 46

Yaratma sıfatının kaderle irtibatını aşağıdakilerden hangisi açıklar?

Seçenekler

A
Allah yaratma sıfatı sayesinde, insanlara kendi kaderlerini yaratabilecekleri konusunda yol göstermiştir.
B
İnsanlardan dileyen Allah’a iman edip buyruklarına uyar, dileyen de inkar edip uymaz, dileyen iyi işler yapar, dileyen kötü eylemlerde bulunur.
C
Fiili sıfatların esasını teşkil eden yaratma Allah’ın evren ve insan üzerindeki
tasarruflarının kaynağını oluşturur.
D
Allah dünya ve evreni yaratarak insanların kaderlerini baştan çizmiştir.
E
İnkar edip buyruklarına isyan edenlerin kalplerini katılaştırıp daraltır, gerçeği anlamalarını engeller, kalplerini mühürleyip kapatır.
Açıklama:
Yaratma Sıfatı ve Kader
Kader inancıyla irtibatlı olan ilahi sıfatların bir diğeri yaratmadır. Fiili sıfatların esasını teşkil eden yaratma Allah’ın evren ve insan üzerindeki tasarruflarının kaynağını oluşturduğundan kaderle irtibatlıdır.

Soru 47

Kader ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Hz. Ömer işlediği günahları kaderin etki ve zorlamasıyla gerçekleştirdiğini iddia eden bir kişiye de ceza vermiştir.
B
Hz. Peygamber hastalığa yakalanan bir kimsenin tedavi olması gerektiğini ve
bunun da bir kader olduğunu açıklamıştır.
C
İnsan faydalı olanı yapmak için gayret göstermeli ve Allah’tan yardım dilemelidir, başına bir iş gelince de “keşke şöyle yapsaydım şöyle olurdu” dememeli, fakat “Allah’ın kaderi” demelidir.
D
İnsan (kaderde) cennetlik olduğu halde cehennemliklerin fiillerini yapar, cehennemlik olduğu halde cennetliklerin fiillerini yapar, ancak fiiller akıbetlere göre değerlendirilir.
E
Bazı fiiller kaderin kapsamı dışında kalabilmektedir.
Açıklama:
Hadislerde Kader ve Kaza
Hz. Ömer Şam’a girmek üzere iken şehirde veba hastalığının yayıldığını öğrenince geri dönmesini kaderin tecellisinden kaçış olarak değerlendiren sahabilere verdiği cevapta hiçbir fiilin kaderin kapsamı dışında kalmadığını söylemiştir.

Soru 48

1 - Müslümanların büyük çoğunluğunu oluşturan inanç mezhebinin genel adıdır. Günümüzde bu mezhep Sünnilik diye de anılmaktadır.
2 - İnanç konularında öncelikle akli bilgilere başvuran ve Kur’an’ı bu bilgilerin ışığında yorumlayan İslam bilginlerinin oluşturduğu bir mezheptir.
3 - İnsanlara ait bütün fiillerin ilahi ilim, irade ve kudretin, yani kaderin zorlayıcı etkisiyle oluştuğuna inananların ortak adıdır.
Yukarıda verilen tanımlar sırasıyla hangi mezheplere aittir?

Seçenekler

A
Ehl-i Sünnet, Cebriyye, Mu‘tezile ve Şia
B
Ehl-i Sünnet, Mu‘tezile ve Şia, Cebriyye
C
Cebriyye, Ehl-i Sünnet, Mu‘tezile ve Şia
D
Cebriyye, Mu‘tezile ve Şia, Ehl-i Sünnet
E
Mu‘tezile ve Şia, Cebriyye, Ehl-i Sünnet
Açıklama:
Farklı mezheplerde kader ve kaza
B şıkkı verilen sıraya göre mezheplerin tanımına denk gelmektedir.

Soru 49

Aşağıdakilerden hangisi kader hakkında ana inanç mezheplerince yapılan farklı yorumlardan Kur’an ve Sünnet’le örtüşen olarak kabul edilebilir?

Seçenekler

A
İnsanların eylem yapma irade ve gücünü yok eder.
B
Allah insanların iman ve itaat etmelerini insan iradesine bırakmamıştır. Kader ile bunlar baştan belirlenmiştir.
C
İnsanların sorumlu tutuldukları fiilleri doğrudan doğruya değil kendileri aracılığıyla dolaylı olarak yaratır.
D
Allah insanlar hakkında yazdığı alternatif imkanları değiştirmez.
E
İnsanların sorumlu tutuldukları fiillere ilişkin tercih kapasiteleri yoktur.
Açıklama:
Farklı mezheplerde kader ve kaza.
Doğru cevap C şıkkı.

Soru 50

Allah’ın canlı ve cansız bütün yaratıklarına ilişkin ezeli planını gerçekleştirmesine ne ad verilir?

Seçenekler

A
Kaza
B
Kader
C
Takdir
D
İlim
E
İrade
Açıklama:
Kader Allah’ın canlı ve cansız bütün yaratıklarına ilişkin ezeli planını, kaza da bu planını gerçekleştirmesini anlatır. Kader kelimesi sözlükte bir şeyin miktarını, şeklini ve niteliğini belirlemek; kaza ise hükmetmek, tamamlamak, emretmek ve yerine getirmek anlamına gelir.Kur’an’da Allah’ın her şeyi bilen ve ilmi bulunan yüce bir varlık olarak tanıtılır. İrade, Allah’ın emirleri, hükümleri ve fiillerinde hür olduğunu ve her şeyi dileyebileceğini öngören bir sıfattır. Tanımı verilen kavram kaza olduğundan doğru cevap A seçeneğidir.

Soru 51

Aşağıdakilerden hangisi Allah'ın kader inancıyla ilgili olan sıfatlarından biri değildir?

Seçenekler

A
İlim
B
Cebriyye
C
İrade
D
Yaratma zati
E
Fili
Açıklama:
Cebriyye insanlara ait bütün fiillerin ilâhî ilim, irade ve kudretin, yani kaderin zorlayıcı etkisiyle oluştuğuna inananların ortak adıdır. Kader inancı Allah’a,
dolayısıyla O’nun sıfatlarının yanı sıra fiillerinin yetkinliğine inanmanın tabii ve
kaçınılmaz bir sonucudur. Bu açıdan bakılınca kader inancının Kur’an’da ilâhî sıfat ve fiillerden hareketle temellendirildiği görülür. Buna göre kader inancını belirleyebilmek için ilişkili
bulunduğu ilâhî sıfat ve fiillerin yanı sıra insanın sorumluluğu, irade ve fiil yapma
özgürlüğü ve gücüne itikadî açıdan nasıl bakıldığını incelemek gerekir. Konuyla
ilgili olarak Allah’ın ilim, irade, yaratma zatî ve filî sıfatları öne çıkmaktadır. Bu
arada bir de insanların sorumluluğu ve irâde gücünü de ele almak gerekir. Cebriyye Allah'ın kader inancı ile ilgili sıfatlarından olmadığı için cevap B seçeneğidir.

Soru 52

Kur’an’da kader inancını temellendiren unsurlardan ikincisi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
İlim sıfatı
B
Yaratma sıfatı
C
Kevn
D
İcad
E
İrade sıfatı
Açıklama:
Kur’an’da kader inancını temellendiren unsurlardan ikincisi Allah’ın irade sıfatıdır. İrade, Allah’ın emirleri, hükümleri ve fiillerinde hür olduğunu ve her şeyi dileyebileceğini öngören bir sıfattır. Bu nitelik hem irade, hem de meşiet kavramıyla ifade edilir. Konuyla ilgili âyetlerde belirtildiğine göre Allah dilediğini kesinlikle yapan en üstün ve en yetkin iradeli varlıktır. Yaratma sıfatı “halk”, “îcâd”, “ibda” kevn” (tekvin) ve “inşa” kavramlarıyla ifade edilir. Doğru cevap E seçeneğidir.

Soru 53

İnsanlar iman ve inkâr veya itaat ve isyan alternatiflerinden birini seçtikten sonra Allah insanları istikametlere sevkeder, insiyatifi insanların elinden alır, zihinlerini yönlendirir ve bir tabiatın oluşmasını sağlar. Buna Kur’an’da ne ad verilir?

Seçenekler

A
Levh-i Mahfuz
B
Kitab neknun
C
Tab‘u’lkulûb
D
Kevn
E
İbda
Açıklama:
Allah, dilediği eylemleri yapabilmesi için
irade ve kudret sahibi bir varlık olarak yarattığı insanları kendisine iman edip
itaatte bulunmak veya inkâr edip asi olmakta serbest bırakır.
Bununla birlikte iman ve inkâr veya itaat ve isyan alternatiflerinden birini seçtikten sonra ise insanları istikametlere sevkeder, insiyatifi insanların elinden alır,
zihinlerini yönlendirir ve bir tabiatın oluşmasını sağlar. Buna Kur’an’da “tab‘u’lkulûb” adı verilir.Kur’an’da Allah’ın ilmine dair verilen bu açık bilgiler O’nun yaratacağı bütün
varlık ve olayları yaratmadan önce bildiğini ve bilgisini “ana kitap” (ummu’l-kitâb)
veya “gizlenmiş kitap” (kitab meknûn) adını vediği Levh-i Mahfuz’da yazdığını
kanıtlamaktadır. Yaratma sıfatı “halk”, “îcâd”, “ibda” "kevn” (tekvin) ve “inşa” kavramlarıyla ifade edilir.
Tanıma göre cevap C seçeneğidir.

Soru 54

Aşağıdakilerden hangisi Allah'ın yaratma sıfatı ile ilgili olarak söylenemez?

Seçenekler

A
Yaratma sıfatların esasını teşkil eder
B
Yaratma sıfatı “halk”, “îcâd”, “ibda” “kevn” (tekvin) ve “inşa” kavramlarıyla ifade edilir
C
Kur’an’da açıklanan ilâhî fiillerin tümü insanlar arası ilişkiler ve onların konumlarıyla ilgilidir.
D
Çeşitli âyetlerde beşer türüne ait kaderle Allah’ın yaratma sıfatı arasında sıkı bir bağlantının bulunduğuna dikkat çekilmiştir.
E
Henüz dünyadayken de Allah insanların fiilleriyle ilgilenir.
Açıklama:
Kader inancıyla irtibatlı olan ilâhî sıfatların bir diğeri yaratmadır. Fiilî sıfatların
esasını teşkil eden yaratma Allah’ın evren ve insan üzerindeki tasarruflarının kaynağını oluşturduğundan kaderle irtibatlıdır. Yaratma sıfatı “halk”, “îcâd”, “ibda” “kevn” (tekvin) ve “inşa” kavramlarıyla ifade edilir.Kur’an’da açıklanan ilâhî fiillerin bir kısmı insanlar arası ilişkiler ve onların konumlarıyla ilgilidir.Çeşitli âyetlerde insan türünün yapısına ve farklılıklarına ilişkin bir yaratmadan söz edilerek beşer türüne ait kaderle Allah’ın yaratma sıfatı arasında sıkı bir bağlantının bulunduğuna dikkat çekilmiştir. Henüz dünyadayken de Allah insanların fiilleriyle ilgilenir, bu sebeple
de onların eylemlerine ilişkin irade ve güçlerini iman ve itaat veya inkâr ve isyan doğrultusunda kullanmalarına bağlı olarak müminlerle kâfirler hakkında farklı fiiller gerçekleştirir.
C seçeneğinde ilahi fiilerin tümü dendiği için cevap C seçeneğidir.

Soru 55

İnsanların sorumluluğu, ve irade hürriyeti ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Kur’an’da Allah’ın insanları güçleri ölçüsünde sorumlu ve yükümlü kıldığı açıkça belirtilmiştir.
B
Allah insanlara üstesinden gelemeyecekleri yükümlülükleri yüklemediğini ısrarla vurgulamıştır.
C
İnsanlar fiilleri karşılığında hem dünyada, hem de ahirette mükâfat veya ceza göreceklerdir.
D
İnsanların bu fiilleri gerçekleştirme gücünden yoksun olmaları halinde de sorumlu tutulmaları söz konusudur.
E
İnsanların kendi istekleriyle tercih yapması Allah'ın ilim, irade ve yaratma sıfatlarının yetkinliğini hiçbir şekilde ortadan kaldıramaz.
Açıklama:
Kur’an’da Allah’ın insanları güçleri ölçüsünde sorumlu ve yükümlü kıldığı açıkça belirtilmiş ve üstesinden gelemeyecekleri yükümlülükleri onlara yüklemediği ısrarla vurgulanmıştır. Dînî ve dünyevî
yükümlülüklerine dair fiiller de her zaman insana nispet edilmiş ve bu fiillerin
sonuçlarına katlanması gerektiği bildirilerek karşılığında hem dünyada, hem de
ahirette mükâfat veya ceza görecekleri bildirilmiştir.Bu fiilleri gerçekleştirme gücünden yoksun olmaları halinde sorumlu tutulmaları zulüm olur ve adalet
mantığıyla bağdaşmaz. Hâlbuki ilgili ayetlerde Allah’ın insanlara asla zulmetmediği ve aklın gösterdiği yoldan gitmemek suretiyle kendilerine yine kendilerinin zulmettiği açıklanmıştır.. Çünkü insanlar kendi istekleriye
kendileri açısından tercihlerini kendileri belirlerler. Bu durum Allah’ın ilim, irade ve yaratma sıfatlarının yetkinliğini hiçbir şekilde ortadan kaldıramaz.
Doğru yanıt D seçeneğidir.

Soru 56

Kur’an’da Allah’ın ilmine dair verilen bu açık bilgiler O’nun yaratacağı bütün
varlık ve olayları yaratmadan önce bildiğini ve bilgisini yazdığı kitabın adı nedir?

Seçenekler

A
Makzi
B
Kaza
C
Cebriyye
D
Kevn
E
Levh-i Mahfuz
Açıklama:
Kur’an’da Allah’ın ilmine dair verilen bu açık bilgiler O’nun yaratacağı bütün
varlık ve olayları yaratmadan önce bildiğini ve bilgisini “ana kitap” (ummu’l-kitâb)
veya “gizlenmiş kitap” (kitab meknûn) adını vediği Levh-i Mahfuz’da yazdığını
kanıtlamaktadır. İslam bilginlerinin büyük çoğunluğu ilâhî ilmin bütün varlık ve
olayları kuşattığı ve meydana gelmeden önce bunları Allah’ın bildiği görüşünde
birleşmiştir. Kazâ kelimesi ise isim olarak değil sadece fiil kalıbında Kur’an’da yer almıştır. Ayetlerde geçen “makzî” kelimesi de kazâ anlamına gelir.Yaratma sıfatı “halk”, “îcâd”, “ibda” “kevn” (tekvin) ve “inşa” kavramlarıyla ifade edilir.
Cebriyye insanlara ait bütün fiillerin ilâhî ilim, irade ve kudretin, yani kaderin
zorlayıcı etkisiyle oluştuğuna inananların ortak adıdır. Doğru cevap E seçeneğidir.

Soru 57

Hangi mezhebi benimseyenlere göre sorumlu tutuldukları ve âhirette
hesaba çekilecekleri fiiller başta olmak üzere insanın yapıp ettiklerinin yanı sıra başına gelen her şey kaderin kaçınılmaz bir sonucudur?

Seçenekler

A
Mutezile
B
Cebriyye
C
Kaderiyye
D
Şia
E
Mâtürîdî
Açıklama:
Mu’tezile’ye bağlı
bilginler kader inancına dair metinleri aşırılığa varan bir akılcılıkla yorumlayıp
özellikle Allah’ın irade ve yaratma sıfatları açısından faklı bir söylem geliştirmişlerdir. Bu yüzden onlar müslümanların çoğunluğunu teşkil eden Sünniler tarafından yanlış bir isimlendirmeyle Kaderiyye diye adlandırılmışlardır. Mâtürîdî’ Ebû Hanife ve o’nun ilim geleneği içinde yetişmiştir. Cebriyye insanlara ait bütün fiillerin ilâhî ilim, irade ve kudretin, yani kaderin zorlayıcı etkisiyle oluştuğuna inananların ortak adıdır. Cehm b. Safvân’ın öncülüğünde gelişen bu mezhebi benimseyenlere göre sorumlu tutuldukları ve âhirette hesaba çekilecekleri fiiller başta olmak üzere insanın yapıp ettiklerinin yanı sıra başına gelen her şey kaderin kaçınılmaz bir sonucudur.
Tanıma göre cevap B seçeneğidir.

Soru 58

Aşağıdaverilenlerden topluluklardan hangisi biri hayır, biri de şer tanrısı olmak üzere iki tanrının var olduğuna inanır?

Seçenekler

A
Şia
B
Mutezile
C
Mecusi
D
Kaderiyye
E
Mâtürîdiyye
Açıklama:
Aslında bu adlandırma bazı hadis kaynaklarında uydurma kabul edildiği halde
Hz. Peygamber’e atfedilen bir rivayete dayanır. Bu rivayete göre Hz. Peygamber
Kaderiyye’nin bu ümmetin Mecusîleri olduğunu söylemiştir (Ahmed b. Hanbel,
Müsned, II,86). Bilindiği gibi Mecusîler biri hayır, biri de şer tanrısı olmak üzere iki tanrının var olduğuna inanırlar. Ebû Hanife ve
O’nun ilim geleneği içinde yetişen Mâtürîdî’nin öncülüğünde kurulan Mâtürîdiyye
ile Eş’arî’nin görüşleri etrafında oluşan Eş’ariyye adlı iki ana Sünnî mezhep mevcuttur.
Doğru cevap C

Soru 59

Nasların aklî ve bilimsel bilgilerin ışığında yorumlanmasını genellikle kabul etmeyen mezhep hangisidir?

Seçenekler

A
Cebriyye
B
Eş’ariyye
C
Mâtürîdiyye
D
Selefiyye
E
Mutezile
Açıklama:
Müslümanların büyük çoğunluğunu oluşturan inanç mezhebinin genel adı Ehl-i
sünnet’tir. Günümüzde bu mezhep Sünnîlik diye de anılmaktadır. Ebû Hanife ve
O’nun ilim geleneği içinde yetişen Mâtürîdî’nin öncülüğünde kurulan Mâtürîdiyye
ile Eş’arî’nin görüşleri etrafında oluşan Eş’ariyye adlı iki ana Sünnî mezhep mevcuttur. Bunlar nasları öne çıkarmakla birlikte Kur’an ve sahih hadislerle aklî ve
bilimsel bilgileri uzlaştırmayı ana ilke olarak benimsemiştir. Bu iki ekolün durumu tarihte böyle olduğu gibi günümüzde de aynı konumları devam etmektedir.
Ahmed b. Hanbel’in öncülüğünde oluşan Selefiyye ise nasların aklî ve bilimsel
bilgilerin ışığında yorumlanmasını genellikle kabul etmez

Soru 60

'Levh-i' Mahfuz nedir?

Seçenekler

A
Kader
B
Kazâ
C
Ana kitap
D
Makzî
E
Takdir
Açıklama:
Kur’an’da Allah’ın ilmine dair verilen bu açık bilgiler O’nun yaratacağı bütün
varlık ve olayları yaratmadan önce bildiğini ve bilgisini “ana kitap” (ummu’l-kitâb) veya “gizlenmiş kitap” (kitab meknûn) adını vediği Levh-i Mahfuz’da yazdığını kanıtlamaktadır.

Soru 61

Aşağıdaki sıfatlardan hangisi Allah'ın 'irade' sıfatı ile eş anlamda kullanılır?

Seçenekler

A
İnkâr
B
Hızlân
C
Tevfîk
D
Meşiet
E
İtaat
Açıklama:
Kur’an’da kader inancını temellendiren unsurlardan ikincisi Allah'ın irade sıfatıdır. İrade, Allah’ın emirleri, hükümleri ve fiillerinde hür olduğunu ve her şeyi dileyebileceğini öngören bir sıfattır. Bu nitelik hem irade, hem de meşiet kavramıyla ifade edilir. Konuyla ilgili âyetlerde belirtildiğine göre Allah dilediğini kesinlikle yapan en üstün ve en yetkin iradeli varlıktır.

Soru 62

Aşağıdaki hangi kavramlardan hangisi kader inancıyla irtibatlı olan ilâhî 'yaratma' sıfatı ile eş anlamıdır?

Seçenekler

A
kevn
B
ibda
C
îcâd
D
halk
E
hepsi
Açıklama:
Kader inancıyla irtibatlı olan ilâhî sıfatların bir diğeri yaratmadır. Fiilî sıfatların
esasını teşkil eden yaratma Allah’ın evren ve insan üzerindeki tasarrflarının kaynağını oluşturduğundan kaderle irtibatlıdır. Yaratma sıfatı “halk”, “îcâd”, “ibda”
“kevn” (tekvin) ve “inşa” kavramlarıyla ifade edilir.

Soru 63

Gayb yönü dolayısyla kader meselesinin insanlarca tamamen anlaşılamayacağına kim işaret etmiştir?

Seçenekler

A
Hz. Muhammed
B
Hz. Ömer
C
Hz. Adem
D
Hz. Ali
E
Ebû Hanife
Açıklama:
Yine ashabın âlimlerinden biri olan Hz.Ali de kendisine sorulan bir soruya
verdiği cevapta olup biten her şeyin kader ve kazâya göre gerçekleştiğini ve hiçbir olayın bunun dışında kalmadığını belirtmiştir.
Ayrıca kaderin insanları fiil yapmaya zorlamadığını, aksine fiillerini kendi tercihleriyle yaptıklarını söylemiş, aksi takdirde insanlara fiillerinden ötürü mükâfat veya ceza vermenin adaletle bağdaşmayacağını açıklamış, ancak gayb yönü dolayısyla kader meselesinin insanlarca tamamen anlaşılamayacağına işaret etmiştir.

Soru 64

Özgürlük ve sorumluluk ilişkisi aşağıdaki seçeneklerin hangisinde doğru ifade edilmiştir?

Seçenekler

A
İnsan özgürlüğü oranında yaptıklarından sorumludur.
B
Herkes yaptığı davranışların karşılığını görecektir.
C
Allah kimseye gücünün üstünde bir sorumluluk yüklememiştir.
D
Özgür olmak başıboş ve sorumsuz olmayı gerektirmez.
E
Hepsi
Açıklama:
Kur’an’da Allah’ın insanları güçleri ölçüsünde sorumlu ve yükümlü kıldığı açıkça belirtilmiş ve üstesinden gelemeyecekleri yükümlülükleri onlara yüklemediği
ısrarla vurgulanmıştır (el-Bakara 2/233, 286; el-En’âm 6/152).

Soru 65

Hangi mezhep kaderi inkâr etmekle suçlanmıştır?

Seçenekler

A
Mu’tezile
B
Cebriyye
C
Şîâ
D
Mâtürîdiyye
E
Eş’ariyye
Açıklama:
İnanç alanında ortaya çıkan ve yazılı kaynaklar oluşturarak günümüze kadar
gelmiş bulunan ana itikâdî mezheplerin kader inancı üzerinde birleştiği tek husus, Allah’ın bütün varlık ve olayları vuku bulmadan önce bilmesidir.
Kaderi inkâr etmekle suçlanan Mu’tezile de dâhil olmak üzere itibar görmüş ve kitleleri kendine bağlayabilmiş bütün inanç mezhepleri bu görüşte birleşmiş, bir anlamda bu konuda mezheplerin ortak görüşü teşekkül etmiştir.

Soru 66

Hangi mezhep Cehm b. Safvân’ın öncülüğünde gelişmiştir?

Seçenekler

A
Şia
B
Cebriyye
C
Mu‘tezile
D
Ehl-i Sünnet
E
Eş’ariyye
Açıklama:
Cebriyye insanlara ait bütün fiillerin ilâhî ilim, irade ve kudretin, yani kaderin
zorlayıcı etkisiyle oluştuğuna inananların ortak adıdır. Cehm b. Safvân’ın öncülüğünde gelişen bu mezhebi benimseyenlere göre sorumlu tutuldukları ve âhirette hesaba çekilecekleri fiiller başta olmak üzere insanın yapıp ettiklerinin yanı sıra başına gelen her şey kaderin kaçınılmaz bir sonucudur.

Soru 67

Hangi mezhebe göre insanın irade özgürlüğü ve eylem yapma gücü yoktur?

Seçenekler

A
Mu’tezile
B
Cebriyye
C
Ehli Sünnet
D
Mâtürîdiyye
E
Eş’ariyye
Açıklama:
Allah’ın irade ve yaratma sıfatları açısından ise kader inancını benimseyen mezhepler arasında çeşitli noktalarda farklılık ortaya çıkmıştır. Cebriyye göre insanın irade özgürlüğü ve eylem yapma gücü yoktur.

Soru 68

Hangi mezhebe göre Allah ezelî ilmiyle bütün varlık ve olayları meydana gelmeden önce bilir, ancak bu insanların fiil yapma irade ve gücünü yok etmez ve herhangi bir zorlayıcı etki meydana getirmez?

Seçenekler

A
Mu’tezile
B
Cebriyye
C
Ehli Sünnet
D
Eş’ariyye
E
Mâ’turîdîyye
Açıklama:
Mu’tezile’ye göre Allah ezelî ilmiyle bütün varlık ve olayları meydana gelmeden önce bilir, ancak bu insanların fiil yapma irade ve gücünü yok etmez ve herhangi bir zorlayıcı etki meydana getirmez.

Soru 69

______ Allah’ın, canlı-cansız bütün yaratıklarına ilişkin ezeli planını, ______ da bu planını gerçekleştirmesini anlatır.
Yukarıdaki boşluğa sırayla hangi kelimeleri yerleştirirsek doğru bir tanım yapmış oluruz?

Seçenekler

A
Kader-hayr
B
Şer-hayr
C
Hayr-şer
D
Kader-kaza
E
Kaza-kader
Açıklama:
Kader Allah’ın, canlı-cansız bütün yaratıklarına ilişkin ezeli planını, kaza da bu planını gerçekleştirmesini anlatır. Kader ve kazâ inancı Allah’ın ilim, irade, kudret ve yaratma sıfatlarının yetkinliğine ayrıntılı olarak iman etmeyi ifade eder.

Ünite 9

Soru 1

Dinî davranış bakımından insanlar dört gruba ayrılır.
aşağıdakilerden hangisi bunlardan biri değildir?

Seçenekler

A
Sorumluluk bilinci taşıyanlar
B
İçtenlikle hareket edenler
C
Günah işleyenler
D
Riyakar davrananlar
E
Hisleriyle davrananlar
Açıklama:
Dinî Davranış Bakımından İnsanlar dört gruba ayrılırlar bunların arasında hisleriyle davrananlar diye tanımlanan bir grub yoktur.

Soru 2

Gündelik hayatlarında Allah’a karşı sorumluluk bilinci taşıyanlar, gerçek anlamda inanan ve inançlarının gereğine göre iyi ve güzel davranışlarda bulunanlardır. Bu niteliğe sahip olan mü’minler .................. sahibi olup gündelik hayatlarında dinlerine ve dindarlıklarına zarar verebilecek olan kötü davranışlardan kendilerini korurlar.
paragraftaki boşluğa hangisi getirilmelidir.

Seçenekler

A
Güven
B
Şeref
C
Metanet
D
Takva
E
Sabır
Açıklama:
Gündelik hayatlarında Allah’a karşı sorumluluk bilinci taşıyanlar, gerçek anlamda inanan ve inançlarının gereğine göre iyi ve güzel davranışlarda bulunanlardır. Bu niteliğe sahip olan mü’minler takvâ sahibi olup gündelik hayatlarında dinlerine ve dindarlıklarına zarar verebilecek olan kötü davranışlardan kendilerini korurlar

Soru 3

Bilinç sahibi dindarlar yüksek düzeyde her an Allah’la birlikte olma duyarlılığına sahip olan kimselerdir. Bunlar ................. sahibi olup Allah katında güzel olan bir işi gereği gibi yerine getirirler, güzel davranışın özündeki iç güzelliği dış yüzündeki güzellik ile süsleyip ortaya koyarlar.
Paragraftaki boşluğa hangisi getirilmelidir?

Seçenekler

A
ihsan
B
insaf
C
sabır
D
isar
E
itikad
Açıklama:
Bilinç sahibi dindarlar ise yüksek düzeyde her an Allah’la birlikte olma duyarlılığına sahip olan kimselerdir. Bunlar ihsân sahibi olup Allah katında güzel olan bir işi gereği gibi yerine getirirler, güzel davranışın özündeki iç güzelliği dış yüzündeki güzellik ile süsleyip ortaya koyarlar

Soru 4

Dinde Allah’ın emirlerini yerine getirmeyen veya yasaklarına uymayan kişilere
günahkâr veya ............... denir.
Paragrafta boş bırakılan yere ne getirilmelidir?

Seçenekler

A
Mücrim
B
Facir
C
Tâğî
D
Fasid
E
Fasık
Açıklama:
Dinde Allah’ın emirlerini yerine getirmeyen veya yasaklarına uymayan kişilere günahkâr veya fâsık denir

Soru 5

aşağıda fasık kavramı ile ilgili verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Her kafir fasıktır.
B
Her fasık kafir değildir.
C
Fasık büyük günah işleyen ve bunda ısrar eden kişidir.
D
fasık sözcüğü "bir şeyden çıkan" anlamına gelir
E
Fasıklar Allahın rahmetinden kovulmuşlardır.
Açıklama:
her kafir fasık olmakla birlikte her fasık kafir değildir ayrıca fasıklar Allah'ın rahmetinden kovulmuş değillerdir. Allah'ın rahmetinden kovulan tevbe edemez.

Soru 6

Allah’ı hoşnut etmek için değil, insanların beğenisini kazanmak için amel eden insanlar bu davranışlarıyla insanlar üzerinde manevi nüfuz, şan, şöhret ve dünyevi çıkar elde etmektir. İslam inancında bunun adı “.................”
Paragraftaki boşluğa ne getirilmelidir?

Seçenekler

A
fasıklık
B
tamah
C
fucur
D
gizli şirk
E
tuğyan
Açıklama:
bazı insanlar Allah’ı hoşnut etmek için değil, insanların beğenisini kazanmak amel ederler. Burada amaç insanlar üzerinde manevi nüfuz, şan, şöhret ve dünyevi çıkar elde etmektir. İslam inancında bunun adı “gizli şirktir”

Soru 7

Bir kimsenin dille inançlı olduğunu dışavurup içindeki gerçek inkârını gizlerse kendisine verilecek ad nedir?

Seçenekler

A
Fasık
B
Facir
C
Munafık
D
Müşrik
E
Münkir
Açıklama:
bir kimsenin dille inançlı olduğunu dışavurup içindeki gerçek inkârını gizleyen kişiye münafık denir.

Soru 8

Aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Ehl-i sünnet inancına göre amel imanın değil, iman amelin şartıdır.
B
Kur'an'da amel kelimesi yerine göre imandan bağımsız yerine göre imanla birlikte zikredilmiştir.
C
Emredilen amelleri işlemeyenler küfre girerler
D
Nifak kalpteki niyeti saklamaktır.
E
İman kalple tasdik edilmelidir.
Açıklama:
emredilen amelleri işlemeyenler küfre girmezler sadece günahkar olurlar.

Soru 9

"Amel (davranış) inancın (imanın) değil, inanç davranışın şartıdır." kuralını koyanlar kimlerdir?

Seçenekler

A
Mutezile
B
Kaderiye
C
Şia
D
Ehl-i sünnet
E
Zeydiye
Açıklama:
Bu hükmü ehl-i sünnet mensupları koymuştur

Soru 10

Sözlükte iş, çalışma, fiil, çaba gibi anlamlara gelen, dinî kaynaklarda “emir, tavsiye ve yasaklara konu olan, sonunda ceza ve mükâfat bulunan tutum” anlamına gelen kavram aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir ?

Seçenekler

A
Amel
B
Takva
C
İhsan
D
İnanç
E
Tevekkül
Açıklama:
Sözlükte iş, çalışma, fiil, çaba gibi anlamlara gelen amel/davranış, dinî kaynaklarda “emir, tavsiye ve yasaklara konu olan, sonunda ceza ve mükâfat bulunan tutum ve davranış” anlamını kazanmıştır.

Soru 11

Kur’an-ı Kerîm’de “inanç ve iyi davranış” ilişkisi hangi metaforla tasvir edilmiştir ?

Seçenekler

A
Ağaç metaforu
B
Bal metaforu
C
Arı metaforu
D
Zeytin metaforu
E
Güneş metaforu
Açıklama:
Nitekim Kur’an-ı Kerîm’de “inanç ve iyi davranış” ilişkisi “ağaç metaforu”yla çok güzel tasvir edilir: “Görmedin mi Allah güzel bir sözü nasıl misal getirdi? (Güzel bir söz), kökü sağlam, dalları göğe yükselen bir ağaç gibidir. Bu ağaç Rabbinin izniyle her zaman meyvesini verir. Öğüt alsınlar diye Allah insanlara misaller getirir” (İbrahim 14/24-25).
Bu âyette “güzel söz”, sembolik anlamda güzel ağaca benzetilmiştir. Ağacın diri kalması için nasıl ki bakıma ve sulanmaya ihtiyacı
varsa, kalbdeki imanın da iyi ve güzel davranışlarla geliştirilmeye ve parlatılmaya ihtiyacı vardır

Soru 12

Din dilinde iman ettiği halde bile bile Yüce Allah’a ve Peygamber’e itaat etmeyen, dinî görevlerini terk eden ve günah fiillerini işleyenlere ne denir ?

Seçenekler

A
Amelsiz
B
Fâsık
C
Riyâkâr
D
Mürai
E
Münâfık
Açıklama:
Dinde Allah’ın emirlerini yerine getirmeyen veya yasaklarına uymayan kişilere
günahkâr veya fâsık denir. Kelime olarak “bir şeyden çıkan” anlamına gelen fâsık
kavramı, din dilinde iman ettiği halde bile bile Yüce Allah’a ve Peygamber’e itaat
etmeyen, dinî görevlerini terk eden ve günah fiillerini işleyenlere denir.

Soru 13

Bir kimsenin dille inançlı olduğunu dışa vurup içindeki gerçek inkârını gizlemesine ne denir ?

Seçenekler

A
Şirk
B
Takva
C
Nifak
D
Tefekkür
E
İtikaf
Açıklama:
Bilindiği gibi nifak, bir kimsenin dille inançlı olduğunu dışavurup içindeki gerçek inkârını gizlemesidir.

Soru 14

“Mü’minler ancak o kimselerdir ki; Allah anıldığı zaman kalpleri ürperir. Onun âyetleri kendilerine okunduğu zaman (bu) onların imanlarını artırır. Onlar sadece Rablerine tevekkül ederler. Onlar namazı dosdoğru kılan, kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden Allah yolunda harcayan kimselerdir. İşte onlar gerçekten mü’minlerdir. Onlara, Rableri katında yüksek mertebeler, bağışlanma ve cömertçe verilmiş rızık vardır” (el-Enfâl 8/2-4).
Yukarıdaki âyette güvenmek/dayanmak anlamına gelen kavram aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir ?

Seçenekler

A
Tefekkür
B
Tevekkül
C
Takva
D
Tefennün
E
Tecessüs
Açıklama:
“Mü’minler ancak o kimselerdir ki; Allah anıldığı zaman kalpleri ürperir. Onun âyetleri kendilerine okunduğu zaman (bu) onların imanlarını artırır. Onlar sadece Rablerine tevekkül ederler. Onlar namazı dosdoğru kılan, kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden Allah yolunda harcayan kimselerdir. İşte onlar gerçekten mü’minlerdir. Onlara, Rableri katında yüksek mertebeler, bağışlanma ve cömertçe verilmiş rızık vardır” (el-Enfâl 8/2-4).
Yukarıdaki âyette korku anlamına gelen “vecel” ile güvenmek/dayanmak anlamına gelen “tevekkül” kavramları işlevsel anlamda kalbin amellerinden; namaz ve zekât ise organların amellerindendir.

Soru 15

Kur’an-ı Kerîm’de mü’minlere emir ve tavsiye edilen her iyi davranış aşağıdaki hangi kavramla birlikte kullanılmıştır ?

Seçenekler

A
Amel
B
Nübüvvet
C
Sünnet
D
İnanç
E
Ahiret
Açıklama:
Kur’an-ı Kerîm’de mü’minlere emir ve tavsiye edilen her iyi davranış “inanç” kavramıyla birlikte kullanılmıştır. Bir davranışın iyi olmasının temel şartı inançla birlikte bulunmasıdır. İşte o takdirde iyi davranış inanca uygun ve o inançla ayakta durabilen davranıştır. Elbette inanç olmadan inançsız bir insanın yaptığı davranış da kendine göre iyi davranış olabilir. Ancak Kur’an-ı Kerîm’e göre inkâra şartlanmış olan kimselerin dünyada yaptıkları iyiliklerin onlara âhirette, yani din ve inanç boyutunda bir yararı yoktur (bk. elKehf 18/103-105; İbrahim 14/29).

Soru 16

Davranış sözcüğü Kur’an’da inanç kavramıyla birlikte yer aldığında hangi tür eylemleri ifade eder ?

Seçenekler

A
İyi eylemleri
B
Kötü eylemleri
C
Günlük eylemleri
D
Şeytani eylemleri
E
Nefsani eylemleri
Açıklama:
Kur’an-ı Kerîm’de davranış sözcüğü, yerine göre inançtan bağımsız, yerine
göre inançla birlikte kullanılmıştır. Davranış sözcüğü “inanç”tan bağımsız olarak
kullanıldığı zaman insanın hem iyi ve hem de kötü eylemlerini kapsar:
“Artık kim zerre ağırlığınca bir hayır işlerse onun mükâfatını görecektir. Kim
de zerre ağırlığınca bir kötülük işlerse onun cezasını görecektir” (ez-Zilzâl 99/7-8).
“Kim kötü bir iş yaparsa onunla cezalandırılır. O kendisine Allah’tan başka ne
bir dost, ne de bir yardımcı bulabilir” (en-Nisâ 4/123).
Fakat davranış sözcüğü Kur’an’da inanç kavramıyla birlikte yer aldığında sadece “iyi eylemleri” ifade eder (bk. el-Bakara 2/62; Sebe’ 34/37; et-Tegâbün 64/9).
Bu bağlamda “iyi davranış” dinin yapılmasını emir ve tavsiye ettiği iyi, doğru,
faydalı ve sevap kazanmaya neden olan bütün eylemlerdir.

Soru 17

Kur’an-ı Kerîm’de, dünyada yaptıkları iyi davranışlara karşılık âhirette iyi bir hayat yaşatılacak olanların durumu aşağıdaki ayetlerden hangisi ile açıklanmıştır ?

Seçenekler

A
“Kim kötü bir iş yaparsa onunla cezalandırılır. O kendisine Allah’tan başka ne bir dost, ne de bir yardımcı bulabilir” (en-Nisâ 4/123).
B
“O gün birtakım yüzler vardır ki, nimet içinde mutludurlar. Yaptıklarından dolayı hoşnutturlar.”(Gaşiye 88/8-9).
C
“Allah’ın mescitlerini, ancak Allah’a ve ahiret gününe inanan, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren ve Allah’tan başkasından korkmayan kimseler imar eder. İşte onların doğru yolu bulanlardan olmaları umulur” (et-Tevbe 9/18)
D
“Şüphe yok ki ben, tövbe edip inanan ve salih ameller işleyen, sonra da doğru yol üzere devam eden kimse için son derece affediciyim” (Taha 20/82)
E
“İman edenler ancak, Allah’a ve Peygamberine inanan, sonra şüpheye düşmeyen, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad edenlerdir. İşte onlar doğru kimselerin ta kendileridir” (el-Hucurât 49/15).
Açıklama:
Kur’an-ı Kerîm’de, dünyada yaptıkları iyi davranışlara karşılık âhirette iyi bir hayat yaşatılacak olanların durumu şöyle açıklanır: “O gün birtakım yüzler vardır ki, nimet içinde mutludurlar. Yaptıklarından dolayı hoşnutturlar.”(Gaşiye 88/8-9).

Soru 18

Kötü karaktere sahip olan kimseler herhangi bir iyi davranışı Allah’ı hoşnut etmek için değil, insanların beğenisini kazanmak için yaparlar. Amaç insanlar üzerinde manevi nüfuz, şan, şöhret ve dünyevi çıkar elde etmektir. İslam inancında buna ne ad verilir ?

Seçenekler

A
Gizli şirk
B
Gizli müslüman
C
Gizli iman
D
Gizli münafık
E
Gizli amel
Açıklama:
Söz, beden ve servet yoluyla yapılan ibadetlerde gösterişe yer veren kimseye riyakâr veya mürai denilir. Bu tür kötü karaktere sahip olan kimseler herhangi bir iyi davranışı Allah’ı hoşnut etmek için değil, insanların beğenisini kazanmak için yaparlar. Amaç insanlar üzerinde manevi nüfuz, şan, şöhret ve dünyevi çıkar elde etmektir. İslam inancında bunun adı “gizli şirktir” (Tirmizi, “Hudud” 24).

Soru 19

Her ne kadar kalben inandığı için mü’minse de davranışlarını ihlâs ve samimiyet içinde yapmadığından dolayı amelleri Allah katında makbul olmayan kimselere ne ad verilir ?

Seçenekler

A
Takva sahibi
B
Muhsin
C
Müşrik
D
Fâsık
E
Riyakâr
Açıklama:
Riyakâr her ne kadar kalben inandığı için mü’minse de davranışlarını ihlâs ve samimiyet içinde yapmadığından dolayı amelleri Allah katında makbul değildir. (el-Bakara 2/264). Çünkü ibadet ve diğer dinî davranışlar başkalarına gösteriş için değil sadece ve sadece Allah’ı hoşnut etmek için yapılır.

Soru 20

İbrahim suresinde bahsi geçen “inanç ve iyi davranış” ilişkisini tasvir eden metafor aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Ağaç metaforu
B
Gökyüzü metaforu
C
Orman metaforu
D
Deniz metaforu
E
Hayat metaforu
Açıklama:
Kur’an-ı Kerîm’de “inanç ve iyi davranış” ilişkisi “ağaç metaforu”yla
çok güzel tasvir edilir: “Görmedin mi Allah güzel bir sözü nasıl misal getirdi? (Güzel bir söz), kökü sağlam, dalları göğe yükselen bir ağaç gibidir. Bu ağaç Rabbinin izniyle her zaman meyvesini verir. Öğüt alsınlar diye Allah insanlara misaller getirir” (İbrahim 14/24-25). Bu âyette “güzel söz”, sembolik anlamda güzel ağaca benzetilmiştir. Ağacın diri kalması için nasıl ki bakıma ve sulanmaya ihtiyacı varsa, kalbdeki imanın da iyi ve güzel davranışlarla geliştirilmeye ve parlatılmaya ihtiyacı vardır.

Soru 21

I. Allah’a karşı sorumluluk bilinci taşıma
II. Allah’ı görüyor gibi içtenlikle hareket etme
III. Günah işleme
IV. Riyâkâr davranma
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri inanç esaslarını kabul eden insanların dinî davranışları arasında yer alır?

Seçenekler

A
I ve II
B
I, II ve III
C
I, II ve IV
D
II, III ve IV
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
İnanç esaslarını kabul eden insanları dinî davranış bakımından dört gruba ayırmak mümkündür. Bunlar Allah’a karşı sorumluluk bilinci taşıyanlar, Allah’ı görüyor gibi içtenlikle hareket edenler, günah işleyenler ve riyâkâr davrananlardır.

Soru 22

Din dilinde iman ettiği halde bile bile Yüce Allah’a ve Peygamber’e itaat etmeyen, dinî görevlerini terk eden ve günah fiillerini işleyenlere ne ad verilir?

Seçenekler

A
Kafir
B
Riyakar
C
Muhsin
D
Fâsık
E
Münafık
Açıklama:
Din dilinde iman ettiği halde bile bile Yüce Allah’a ve Peygamber’e itaat etmeyen, dinî görevlerini terk eden ve günah fiillerini işleyenlere fâsık denir.

Soru 23

“Gizli şirk” olarak da ifade edilen Allah’ı hoşnut etmek için değil, insanların beğenisini kazanmak için amelde bulunan kişilere ne ad verilir?

Seçenekler

A
Kafir
B
Riyakar
C
Münafık
D
Fasık
E
Muhsin
Açıklama:
Âhiret amelinden maksat söz, beden ve servet yoluyla yapılan bütün ibadetlerdir. Söz, beden ve servet yoluyla yapılan ibadetlerde gösterişe
yer veren kimseye riyakâr veya mürai denilir. Bu tür kötü karaktere sahip olan kimseler herhangi bir iyi davranışı Allah’ı hoşnut etmek için değil, insanların beğenisini kazanmak için yaparlar. Amaç insanlar üzerinde manevi nüfuz, şan, şöhret ve dünyevi çıkar elde etmektir. İslam inancında bunun adı “gizli şirktir” (Tirmizi, “Hudud” 24).

Soru 24

Allah'a karşı bir sorumluluk bilinci taşıyan insanlar hangi özelliğe sahiptir?

Seçenekler

A
Takva
B
İhsan
C
Fasıklık
D
İhlas
E
İman
Açıklama:
Gündelik hayatlarında Allah’a karşı sorumluluk bilinci taşıyanlar, gerçek anlamda inanan ve inançlarının gereğine göre iyi ve güzel davranışlarda bulunanlardır. Bu niteliğe sahip olan mü’minler takvâ sahibi olup gündelik hayatlarında dinlerine ve dindarlıklarına zarar verebilecek olan kötü davranışlardan kendilerini korudukları gibi daima uyanık bir tavır içinde olurlar.

Soru 25

I. Sorumluluk bilinci taşıyanlar - İhsan
II. İçtenlikle hareket edenler - Takva
III. Günah işleyenler - Fâsık
IV. Riyakar davrananlar -Mürai
Yukarıda inanç esaslarını kabul eden insanların dinî davranışları ve sahip oldukları özelliklere ilişkin eşleştirmelerden hangisi ya da hangileri doğrudur?

Seçenekler

A
I ve II
B
III ve IV
C
I, II ve III
D
I, II ve IV
E
II, III ve IV
Açıklama:
Sorumluluk bilinci taşıyanlar takva sahibi, içtenlikle hareket edenler ihsan sahibi, günah işleyenler fâsık ve riyakar davrananlar ise riyakar ya da mürai olarak adlandırılır.

Soru 26

I. Vecel
II. Tevekkül
III. Namaz
IV. Zekât
“Mü’minler ancak o kimselerdir ki; Allah anıldığı zaman kalpleri ürperir. Onun âyetleri kendilerine okunduğu zaman (bu) onların imanlarını artırır. Onlar sadece Rablerine tevekkül ederler. Onlar namazı dosdoğru kılan, kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden Allah yolunda harcayan kimselerdir. İşte onlar gerçekten mü’minlerdir. Onlara, Rableri katında yüksek mertebeler, bağışlanma ve cömertçe verilmiş rızık vardır” (el-Enfâl 8/2-4) ayetinde bahsi geçen yukarıdaki ayetlerden hangisi ya da hangileri kalbin amelleri arasında yer alır?

Seçenekler

A
I ve II
B
III ve IV
C
I, II ve III
D
I, II ve IV
E
II, II, III ve IV
Açıklama:
“Mü’minler ancak o kimselerdir ki; Allah anıldığı zaman kalpleri ürperir. Onun âyetleri kendilerine okunduğu zaman (bu) onların imanlarını artırır. Onlar sadece Rablerine tevekkül ederler. Onlar namazı dosdoğru kılan, kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden Allah yolunda harcayan kimselerdir. İşte onlar gerçekten mü’minlerdir. Onlara, Rableri katında yüksek mertebeler, bağışlanma ve cömertçe verilmiş rızık vardır” (el-Enfâl 8/2-4) ayetinde korku anlamına gelen “vecel” ile güvenmek/dayanmak anlamına gelen “tevekkül” kavramları işlevsel anlamda kalbin amellerinden; namaz ve zekât ise organların amellerindendir.

Soru 27

en-Nûr suresinde inaçsızların davranışı aşağıdaki metaforlardan hangisine benzetilmiştir?

Seçenekler

A
Kum fırtınası
B
Yaşlılık
C
Doğal afet
D
Karanlık gece
E
Issız çöllerdeki serap
Açıklama:
İnançsızların davranışları ıssız çöllerdeki serap ve derin denizdeki karanlığa benzetilmiştir (en-Nûr 24/39, 40).

Soru 28

I. Kalple tasdik etme
II. Dil ile söyleme
III. Oruç için aç kalma
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri İslâm inanç sisteminde davranışların dış boyutları arasında yer alır?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
I ve III
E
II ve III
Açıklama:
İslâm inanç sisteminde davranışların iç ve dış boyutları arasında bir ilişki biçimi söz konusudur. İmanın temel rüknünün kalple tasdik olması iç boyutu ilgilendirirken, tasdikin organlarla yansıması olan davranışlar da dış boyutu ilgilendirmektedir. Bu durumda kalp ile tasdik içi boyut, dil ile söyleme, oruç için aç kalma, namaz kılma gibi davranışlar dış boyut kapsamındadır.

Soru 29

Kuran'da içi boyut ile dış boyut arasında tutarsızlık aşağıdakilerden hangisi ile ifade edilir?

Seçenekler

A
İhsan
B
Takva
C
Nifak
D
Günah
E
Riya
Açıklama:
Kur’an’da iç ve dış arasındaki tutarsızlık adı verilen “nifak”, bir kimsenin dille inançlı olduğunu dışavurup içindeki gerçek inkârını gizlemesidir.

Soru 30

İnanç esaslarını kabul eden insanlar dinî davranış bakımından kaç gruba ayrılmaktadır?

Seçenekler

A
2
B
3
C
4
D
5
E
6
Açıklama:
İnanç esaslarını kabul eden insanları dinî davranış bakımından dört gruba ayırmak mümkündür. Bunlar Allah’a karşı sorumluluk bilinci taşıyanlar, Allah’ı görüyor gibi içtenlikle hareket edenler, günah işleyenler ve riyâkâr davrananlardır.

Soru 31

İnanç ve davranış güzelliğine sahip olan, Allah’ı görüyormuş gibi davranışlarında titizlik sergileyen kimselere hadislerde ve Kur’an-ı Kerim’de hangi isim verilmektedir?

Seçenekler

A
Muttaki
B
Muhsin
C
Munib
D
Mümin
E
Mukîn
Açıklama:
İnanç ve davranış güzelliğine sahip olan, Allah’ı görüyormuş gibi davranışlarında titizlik sergileyen kimselere hadislerde ve Kur’an-ı Kerim’de Muhsin denmektedir.

Soru 32

İslam’da, iman ettiği halde bile bile Yüce Allah’a ve Peygamber'e itaat etmeyen, dinî görevlerini terk eden ve günah fiillerini işleyenlere hangi isim verilmiştir?

Seçenekler

A
Riyakar
B
Fasık
C
Fasid
D
Munafık
E
Mürai
Açıklama:
Kur’an-I Kerim’de, iman ettiği halde bile Yüce Allah’a ve Peygamber'e itaat etmeyen, dinî görevlerini terk eden ve günah fiillerini işleyen kişilere fâsık ismi verilmektedir. Kelime olarak fâsık kavramı “bir şeyden çıkan” anlamına gelmektedir.

Soru 33

Söz, beden ve servet yoluyla yapılan ibadetlerde gösterişe yer veren kişilere ............. denir.
Boşluğa gelmesi gereken kelime aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Müflis
B
Fasid
C
Mürai
D
Münafık
E
Nemîm
Açıklama:
Söz, beden ve servet yoluyla yapılan ibadetlerde gösterişe yer veren kişile verilen isim Mürai'dir.

Soru 34

Kur’an-ı Kerîm’de imanın nasıl olması gerektiğini “İman edenler ancak, Allah’a ve Peygamberine inanan, sonra şüpheye düşmeyen, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad edenlerdir. İşte onlar doğru kimselerin ta kendileridir” olarak ifade eden ayet aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
el-Hucurât 49/15
B
el-Enfâl 8/2-4
C
el-Kehf 18/103- 105
D
er-Ra’d 13/29
E
el-İnsân 76/9
Açıklama:
İslam dinini benimsemek iman esaslarını kabullenmeyle başlar, davranış tarzı olarak bireysel ve toplumsal hayatta tercihlerini göstermekle devam eder. Kur’ân-ı Kerîm’de imanın nasıl olması gerektiği üzerinde şu şekilde durulur: “İman edenler ancak, Allah’a ve Peygamberine inanan, sonra şüpheye düşmeyen, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad edenlerdir. İşte onlar doğru kimselerin ta kendileridir” (el-Hucurât 49/15).

Soru 35

Kur’an-ı Kerim’de inanç ve iyi davranış ilişkisi hangi metaforla açıklanmaktadır?

Seçenekler

A
Deniz
B
Akarsu
C
Ağaç
D
Güneş
E
Yağmur
Açıklama:
Kur’an-ı Kerîm’de “inanç ve iyi davranış ” iliş kisi “ağaç metaforu” yla çok güzel tasvir edilir: “Görmedin mi Allah güzel bir sözü nasıl misal getirdi? (Güzel bir söz), kökü sağlam, dalları göğe yükselen bir ağaç gibidir.

Soru 36

  1. Vecel
  2. Tevekkül
  3. Şeairi Tazim
  4. Namaz
Yukarıdakilerden hangisi kalbin amellerindendir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
I ve II
C
I, II ve III
D
II ve III
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
Korku anlamına gelen “vecel” ile güvenmek/dayanmak anlamına gelen “tevekkül” kavramları ile birlikte İslamın sembollerini yüceltme işlevsel anlamda kalbin amellerinden; namaz ve zekât ise organların amellerindendir.

Soru 37

Bir kimsenin dille inançlı olduğunu dışa vurup içindeki gerçek inkârı gizlemesi, Kur’an-ı Kerim’de hangi kavramla ifade edilmektedir?

Seçenekler

A
İtikâdî İrtidat
B
Amelî İrtidat
C
Fesad
D
Nifak
E
Şirk
Açıklama:
Bir kimsenin dille inançlı olduğunu dışa vurup içindeki gerçek inkârı gizlemesi, Kur’an-ı Kerim’de, nifak kavramı ile ifade edilmektedir.

Soru 38

Gizli şirk ne anlama gelmektedir?

Seçenekler

A
İşlediği günahlarda ısrar etmek
B
Allah’ın emir ve yasaklarına uymamak
C
İyi davranışı insanların beğenisini kazanmak için yapmak
D
Allah’ın istediği sorumlulukları içtenlikle yerine getirmemek
E
İyi davranış, ibadet alışkanlığı ve ahlaki değerlere bağlı olmamak
Açıklama:
Riyakâr veya mürai gibi kötü karaktere sahip olan kimseler herhangi bir iyi davranışı Allah’ı hoşnut etmek için değil, insanların beğenisini kazanmak için yaparlar. Amaç insanlar üzerinde manevi nüfuz, şan, şöhret ve dünyevi çıkar elde etmektir. İslam inancında bunun adı “gizli şirktir ” (Tirmizi, “Hudud” 24).

Soru 39

Günahtan korunma anlamına gelen kelime aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
İnabe
B
Facir
C
İstiğase
D
Takva
E
İstiğna
Açıklama:
Günahtan korunma anlamında takvâya sahip dindarlar özellikle Allah’a ortak koşmaya götürecek her türlü söz ve davranıştan uzak dururlar.

Soru 40

Davranış sözcüğü Kur’an-ı Kerim’de inanç kavramıyla birlikte yer aldığında sadece hangi eylemleri ifade eder?

Seçenekler

A
Her Eylemi
B
Kötü Eylemleri
C
İyi Eylemleri
D
Namazla İlgili Eylemleri
E
Oruçla İlgili Eylemleri
Açıklama:
Davranış sözcüğü Kur’an-ı Kerim’de inanç kavramıyla birlikte yer aldığında sadece C seçeneğinde de belirtildiği üzere “iyi eylemleri” ifade eder. Kur’an-ı Kerîm’de davranış sözcüğü, yerine göre inançtan bağımsız, yerine göre inançla birlikte kullanılmıştır. Davranış sözcüğü “inanç”tan bağımsız olarak kullanıldığı zaman insanın hem iyi ve hem de kötü eylemlerini kapsar.

Soru 41

Aşağıdakilerden hangisi Kur’an-ı Kerim’e göre iyi davranışlardan biridir?

Seçenekler

A
İçki içmek
B
Kumar oynamak
C
Falcılık yapmak
D
Haksız yere adam öldürmek
E
Namaz kılmak
Açıklama:
A, B, C ve D seçemeklerinde verilen davranışlar Kur’an-ı Kerim’e göre kötü davranışlardandır. Namaz kılmak ise Kur’an-ı Kerim’e göre iyi davranışlardan biridir. Kur’an-ı Kerim’e göre “iyi davranış” dinin yapılmasını emir ve tavsiye ettiği iyi, doğru, faydalı ve sevap kazanmaya neden olan bütün eylemlerdir. Dolayısıyla iyi davranış, mükelleflerin dini-ahlâki sorumlulukları olan ibadetler başta olmak üzere toplum yararına gerçekleştirilen her türlü olumlu sosyal faaliyetleri ve uygulamaları içine alır.

Soru 42

Aşağıdakilerden hangisi Kur’an-ı Kerim’e göre kötü davranış örneklerinden biridir?

Seçenekler

A
Din uğruna yapılan savaşta adam öldürmek
B
Fakirlere yardım etmek
C
Haksız yere adam öldürmek
D
Namaz kılmak
E
Cami yaptırmak
Açıklama:
Kur’an-ı Kerim’e göre “iyi davranış” dinin yapılmasını emir ve tavsiye ettiği iyi, doğru, faydalı ve sevap kazanmaya neden olan bütün eylemlerdir. Dolayısıyla iyi davranış, mükelleflerin dini-ahlâki sorumlulukları olan ibadetler başta olmak üzere toplum yararına gerçekleştirilen her türlü olumlu sosyal faaliyetleri ve uygulamaları içine alır. Bu bağlamda A, B, D ve E seçeneklerinde verilen davranışlar iyi davranışlardır. Kötü ve çirkin davranışlar ise dinde yapılması yasaklanan veya hoş karşılanmayan yanlış, zararlı ve günaha yol açan davranışlardır. Kur’an-ı Kerîm’de içki, kumar, falcılık ve haksız yere adam öldürme gibi günahlar, şeytanın davranışı şeklinde nitelendirilmiş kötü davranış örnekleridir.

Soru 43

İnanç esaslarını kabul eden insanlar dinî davranış bakımından kaç gruba ayrılmaktadır?

Seçenekler

A
2
B
4
C
6
D
8
E
9
Açıklama:
İnanç esaslarını kabul eden insanları dinî davranış bakımından dört gruba ayırmak mümkündür. Bunlar Allah’a karşı sorumluluk bilinci taşıyanlar, Allah’ı görüyor gibi içtenlikle hareket edenler, günah işleyenler ve riyâkâr davrananlardır.

Soru 44

Aşağıda verilenlerden hangisi inanç esaslarını kabul eden, dinî davranış bakımından “Sorumluluk Bilinci Taşıyanlar” grubuna giren insanların davranış veya özelliklerinden biridir?

Seçenekler

A
Söz, beden ve servet yoluyla yapılan ibadetlerde gösterişe yer verirler.
B
Herhangi bir iyi davranışı Allah’ı hoşnut etmek için değil, insanların beğenisini kazanmak için yaparlar.
C
Bu davranışa sahip olanlar ibadetlere gösteriş karıştırır ve yaptıklarından dolayı etraftan övgü beklerler.
D
Özellikle Allah’a ortak koşmaya götürecek her türlü söz ve davranıştan uzak dururlar.
E
Yüce Allah’a ve Peygamber'e itaat etmez, dinî görevlerini terk ederler.
Açıklama:
İnanç esaslarını kabul eden, dinî davranış bakımından “Günah İşleyen” ve “Riyakâr Davranan” grubuna giren insanların davranışlar ve özelliklerirdir. “Sorumluluk Bilinci Taşıyanlar” grubuna giren insanların davranış veya özelliklerinden biridir. Sorumluluk bilinci taşıyanlar, gündelik hayatlarında Allah’a karşı sorumluluk bilinci taşıyanlar, gerçek anlamda inanan ve inançlarının gereğine göre iyi ve güzel davranışlarda bulunanlardır. Bu niteliğe sahip olan mü’minler takvâ sahibi olup gündelik hayatlarında dinlerine ve dindarlıklarına zarar verebilecek olan kötü davranışlardan kendilerini korudukları gibi daima uyanık bir tavır içinde olurlar.

Soru 45

İnanç ve davranış güzelliğine sahip olan, ihsan sahibi olan ve Allah’ı görüyormuş gibi davranışlarında titizlik sergileyen kimselere hadislerde ve Kur’an-ı Kerim’de hangi isim verilmektedir?

Seçenekler

A
Muhsin
B
Saât
C
Râcife
D
Arasât
E
Mevkıf
Açıklama:
B ve C seçeneklerinde kıyamet yerine kullanıılan terim, tabir ve isimler verilmiştir. D ve E seçeneklerinde âhirette diriltilen insanların hesaba çekilmek üzere toplandıkları meydana verilen isimler verilmiştir, İnanç ve davranış güzelliğine sahip olan, ihsan sahibi olan ve Allah’ı görüyormuş gibi davranışlarında titizlik sergileyen kimselere verilen isim verilmiştir.

Soru 46

İslam’da, iman ettiği halde bile bile Yüce Allah’a ve Peygamber'e itaat etmeyen, dinî görevlerini terk eden ve günah fiillerini işleyenlere hangi isim verilmiştir?

Seçenekler

A
Riyakâr
B
Mürai
C
Fâsık
D
Münafık
E
Müşrik
Açıklama:
A ve B seçeneğinde söz, beden ve servet yoluyla yapılan ibadetlerde gösterişe yer veren kişilerin tanımı yapılmıştır. D seçeneğindeki münafık, kalpteki samimiyetini bozup diliyle iman ettiğini söyleyen kimse demektir. E seçeneğindeki müşrik, Allah’a ortak koşan kimse demektir. İslam ve Kur’an-I Kerim’de, iman ettiği halde bile Yüce Allah’a ve Peygamber'e itaat etmeyen, dinî görevlerini terk eden ve günah fiillerini işleyen kişilere, C seçeneğinde belirtilen fâsık ismi verilmektedir. Kelime olarak fâsık kavramı “bir şeyden çıkan” anlamına gelmektedir.

Soru 47

Aşağıdakilerden hangisinde Mürai’nin doğru tanımı yapılmıştır?

Seçenekler

A
Söz, beden ve servet yoluyla yapılan ibadetlerde gösterişe yer veren kişile verilen isimdir.
B
Kalpteki samimiyetini bozup diliyle iman ettiğini söyleyen kimseye verilen isimdir.
C
Allah’a ortak koşan kimse demektir.
D
İman ettiği halde bile bile Yüce Allah’a ve Peygamber'e itaat etmeyen, dinî görevlerini terk eden ve günah fiillerini işleyen kişilere verilen isimdir.
E
İnanç ve davranış güzelliğine sahip olan, ihsan sahibi olan ve Allah’ı görüyormuş gibi davranışlarında titizlik sergileyen kimselere verilen isimdir.
Açıklama:
B seçeneğinde münafığın, C seçeneğinde müşriğin, D seçeneğinde fasığın ve E seçeneğinde muhsinin tanımı yapılmıştır. A seçeneğinde ise mürainin doğru tanımı yapılmıştır. Bu tür kötü karaktere sahip olan kimseler herhangi bir iyi davranışı Allah’ı hoşnut etmek için değil, insanların beğenisini kazanmak için yaparlar.

Soru 48

Bir kimsenin dille inançlı olduğunu dışa vurup içindeki gerçek inkârı gizlemesi, Kur’an-I Kerim’de hangi kavramla ifade edilmektedir?

Seçenekler

A
İtikâdî İrtidat
B
Amelî İrtidat
C
Maraz
D
Şirk
E
Nifak
Açıklama:
A seçeneğindeki itikâdî irtidat, Allah’ı, Resulünü ve O’nun getirdiklerini inkâr ederek bir başka dine ya da anlayışa dönmektir. B seçeneğindeki amelî irtidat, şuursuzca dini uygulamalardan bir kısmını dine aykırı uygulamalarla değiştirmektir. C seçeneğindeki maraz, Kur’an’a göre inançsızlık hastalığı olarak tanımlanır ve daha çok vesvese ve kuşkuculuğa dayanmaktadır. D seçeneğindeki şirk, Allah’ın ulûhiyet, sıfat ve fiillerinde eşi ve ortağı olduğunu kabul etmek ve Allah’tan başkasına ibadet etmektir. Bir kimsenin dille inançlı olduğunu dışa vurup içindeki gerçek inkârı gizlemesi, Kur’an-I Kerim’de, E seçeneğinde belirtildiği gibi nifak kavramı ile ifade edilmektedir. Ayne zamanda nifak dıştan Müslüman görünmek, içten ise Allah’ı, Resulünü ve onun ilettiklerini yalanlamak olarak da tanımlanmaktadır.

Soru 49

Aşağıda verilen bilgilerden hangisi “Davranış inancın bir parçası değildir” anlayışı ile uyuşmaktadır?

Seçenekler

A
Kur’an ve Sünnet ışığında bakıldığında dini emir ve yasaklardan oluşan davranışları, inancın doğrudan bir parçası olarak görmek gerekmektedir.
B
Kur’an ve Sünnet ışığında bakıldığında dini emir ve yasaklardan oluşan davranışları inancın doğrudan bir parçası değil, onunla bağlantılı ama farklı bir olgu olarak görülmelidir.
C
Ehl-i sünnet âlimleri iman ve amelin aynı şey olduğu iddia etmişlerdir.
D
Kur’an’da, davranış inançla aynı şey olarak görülmektedir.
E
Bazı ayetlerde davranışların, inançla aynı olgu olduğundan bahsedilmektedir.
Açıklama:
İnanç ve davranış ilişkilerine Kur’an ve Sünnet ışığında bakıldığında dini emir ve yasaklardan oluşan davranışları inancın doğrudan bir parçası değil, onunla bağlantılı ama farklı bir olgu olarak görmek mümkündür. Nitekim Ehl-i sünnet âlimleri iman ve amelin farklı şeyler olduğu iddialarını pek çok âyet ve hadisten hareketle gramatik olarak delillendirmişlerdir. Davranışın inançtan başka bir şey olduğuna dair pek çok âyet vardır (Meselâ bk. Yûnus 10/9; Hûd 11/23; el- Ankebût 29/7, 9, 58; Lokmân 31/8; Fâtır 35/7; Fussilet 41/8; eş-Şûrâ 42/22). Bu âyetlerde davranışlar, inanç üzerine atfedilmiş, yani ilave edilmiş olduğundan ikisi ayrı olgu olarak ele alınmak durumundadır. Verilen bilgilerden yola çıkılarak A, C, D ve E seçeneklerinden verilen bilgiler “Davranış inancın bir parçası değildir” anlayışı ile uyuşmamakta, B seçeneğinde verilen bilgi ise bu anlayış ile uyuşmaktadır.

Soru 50

Kur’an-ı Kerîm’de imanın nasıl olması gerektiğini “İman edenler ancak, Allah’a ve Peygamberine inanan, sonra şüpheye düşmeyen, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad edenlerdir. İşte onlar doğru kimselerin ta kendileridir” olarak ifade eden ayet aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
el-Hucurât 49/15
B
el-Enfâl 8/2-4
C
el-Kehf 18/103- 105
D
er-Ra’d 13/29
E
el-İnsân 76/9
Açıklama:
İslam dinini benimsemek iman esaslarını kabullenmeyle başlar, davranış tarzı olarak bireysel ve toplumsal hayatta tercihlerini göstermekle devam eder. Kur’ân-ı Kerîm’de imanın nasıl olması gerektiği üzerinde şu şekilde durulur: “İman edenler ancak, Allah’a ve Peygamberine inanan, sonra şüpheye düşmeyen, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad edenlerdir. İşte onlar doğru kimselerin ta kendileridir” (el-Hucurât 49/15).

Soru 51

Aşağıdakilerden hangisi organların amelleridir?

Seçenekler

A
Korku
B
Güvenmek
C
Dayanmak
D
Zekat
E
Cesaret
Açıklama:
(el-Enfâl 8/2-4) ayetinde korku anlamına gelen “vecel” ile güvenmek/dayanmak anlamına gelen “tevekkül” kavramları işlevsel anlamda kalbin amellerinden; namaz ve zekât ise organların amellerindendir.

Soru 52

Aşağıdakilerden hangisi Kur’an’a göre iyilik yapan insanları tanımlamaz?

Seçenekler

A
Mü’minin hayatında inancın ete-kemiğe bürünmüş halidir.
B
İyi davranış sahiplerine korku ve üzüntü yoktur.
C
Sadece dünya hayatlarında mutludurlar.
D
Sadece ahiret hayatlarında değil, dünya hayatlarında da mutludurlar.
E
Allah’ın hoşnutluğunu gözetirler.
Açıklama:
Er-Ra’d 13/29 ayetine göre insanlar sadece ahiret hayatlarında değil, dünya hayatlarında da mutludurlar. Çünkü kendilerinden önce, başkaları için yaşamaktadırlar.

Soru 53

Ağacın diri kalması için nasıl ki bakıma ve sulanmaya ihtiyacı varsa, kalbdeki imanın da iyi ve güzel davranışlarla geliştirilmeye ve parlatılmaya ihtiyacı vardır düşüncesini aktaran ayet aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
et-Tevbe 9/94
B
ezZilzâl 99/7-8
C
en-Nisâ 4/123
D
Gaşiye 88/8-9
E
İbrahim 14/24-25
Açıklama:
Kur’an-ı Kerîm’de “inanç ve iyi davranış” ilişkisi “ağaç metaforu”yla çok güzel tasvir edilir: “Görmedin mi Allah güzel bir sözü nasıl misal getirdi? (Güzel bir söz), kökü sağlam, dalları göğe yükselen bir ağaç gibidir. Bu ağaç Rabbinin izniyle her zaman meyvesini verir. Öğüt alsınlar diye Allah insanlara misaller getirir” (İbrahim 14/24-25). Bu âyette “güzel söz”, sembolik anlamda güzel ağaca benzetilmiştir. Ağacın diri kalması için nasıl ki bakıma ve sulanmaya ihtiyacı varsa, kalbdeki imanın da iyi ve güzel davranışlarla geliştirilmeye ve parlatılmaya ihtiyacı vardır.

Soru 54

İnanç, esaslarını kabul eden insanları dinî davranış bakımından gruplara ayrılır. Aşağıdakilerden hangisi bunlardan birisi değildir?

Seçenekler

A
Sorumluluk Bilinci Taşıyanlar
B
İçtenlikle Hareket Edenler
C
Günah İşleyenler
D
Riyakâr Davrananlar
E
Utanmaz davrananlar
Açıklama:
İnanç esaslarını kabul eden insanları dinî davranış bakımından dört gruba ayırmak mümkündür. Bunlar Allah’a karşı sorumluluk bilinci taşıyanlar, Allah’ı görüyor gibi içtenlikle hareket edenler, günah işleyenler ve riyâkâr davrananlardır.

Soru 55

Takva sahibi olup gündelik hayatlarında dinlerine ve dindarlıklarına zarar verebilecek olan kötü davranışlardan kendilerini korudukları gibi daima uyanık bir tavır içinde olan müminler aşağıdakilerden hangileridir?

Seçenekler

A
Utanmaz Davrananlar
B
Sorumluluk Bilinci Taşıyanlar
C
Riyakâr Davrananlar
D
Günah İşleyenler
E
İçtenlikle Hareket Edenler
Açıklama:
Gündelik hayatlarında Allah’a karşı sorumluluk bilinci taşıyanlar, gerçek anlamda inanan ve inançlarının gereğine göre iyi ve güzel davranışlarda bulunanlardır. Bu niteliğe sahip olan mü’minler takvâ sahibi olup gündelik hayatlarında dinlerine ve dindarlıklarına zarar verebilecek olan kötü davranışlardan kendilerini korudukları gibi daima uyanık bir tavır içinde olurlar.

Soru 56

İhsân sahibi olup Allah katında güzel olan bir işi gereği gibi yerine getiren müminler aşağıdakilerden hangileridir?

Seçenekler

A
Dini sorumlulularını bilmeyenler
B
İçtenlikle Hareket Edenler
C
Günah İşleyenler
D
Riyakâr Davrananlar
E
Utanmaz Davrananlar
Açıklama:
İçtenlikle hareket eden bilinç sahibi dindarlar yüksek düzeyde her an Allah’la birlikte olma duyarlılığına sahip olan kimselerdir. Bunlar ihsân sahibi olup Allah katında güzel olan bir işi gereği gibi yerine getirirler, güzel davranışın özündeki iç güzelliği dış yüzündeki güzellik ile süsleyip ortaya koyarlar.

Soru 57

Fasık ifadesi neyi tanımlar?

Seçenekler

A
Kafirleri
B
Günahkarları
C
Şehvetkarları
D
Utanmazları
E
Acımasızları
Açıklama:
Dinde Allah’ın emirlerini yerine getirmeyen veya yasaklarına uymayan kişilere günahkâr veya fâsık denir. Kelime olarak “bir şeyden çıkan” anlamına gelen fâsık kavramı, din dilinde iman ettiği halde bile bile Yüce Allah’a ve Peygamber'e itaat etmeyen, dinî görevlerini terk eden ve günah fiillerini işleyenlere denir. Buna göre her kâfir fâsıktır, ancak her fâsık kâfir yani inançsız değildir.

Soru 58

Mürai ifadesi neyi tanımlar?

Seçenekler

A
Sevapkar
B
Günahkar
C
Kafir
D
Cennetlik
E
Riyakâr
Açıklama:
İslam dinine göre âhiret ameliyle dünya menfaati gözetmek anlamına gelen riyâ’ kötü bir davranış türüdür. Âhiret amelinden maksat söz, beden ve servet yoluyla yapılan bütün ibadetlerdir. Söz, beden ve servet yoluyla yapılan ibadetlerde gösterişe yer veren kimseye riyakâr veya mürai denilir.

Soru 59

Aşağıdakilerden hangisi inanç ve davranış arasındaki ilişkiye uymaz?

Seçenekler

A
Davranış inancın bir parçasıdır.
B
İnançla iyi ve yararlı davranışlar birbirini besler ve destekler.
C
Davranışlar hem inancı kuvvetli hale getirir, hem de mü’minin âhiret azabından kurtulmasına ve ebedi mutluluğa kavuşmasına vesile olur.
D
Eğer insanın iman hayatında davranışlar istikrarlı bir çizgi izlemiyorsa güçlü bir şekilde varlığını devam ettirmesi zordur.
E
İslâm inanç sisteminde davranışların iç ve dış boyutları arasında bir ilişki biçimi söz konusudur.
Açıklama:
İnanç ve davranış ilişkilerine Kur’an ve Sünnet ışığında bakıldığında dini emir ve yasaklardan oluşan davranışları inancın doğrudan bir parçası değil, onunla bağlantılı ama farklı bir olgu olarak görmek mümkündür.

Soru 60

I. Vecel
II. Tevekkül
III. Namaz
IV. Zekat
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri kalbin ameli/lerindendir?

Seçenekler

A
I ve II
B
II ve III
C
III ve IV
D
Yalnız IV
E
Hepsi
Açıklama:
Korku anlamına gelen “vecel” ile güvenmek/dayanmak anlamına gelen “tevekkül” kavramları işlevsel anlamda kalbin amellerinden; namaz ve zekât ise organların amellerindendir.

Soru 61

Kur’an-ı Kerim’de inanç ve iyi davranış ilişkisi hangi metaforla açıklanmaktadır?

Seçenekler

A
Deniz
B
Su
C
Ağaç
D
Güneş
E
Gül
Açıklama:
Kur’an-ı Kerîm’de “inanç ve iyi davranış ” iliş kisi “ağaç metaforu” yla çok güzel tasvir edilir: “Görmedin mi Allah güzel bir sözü nasıl misal getirdi? (Güzel bir söz), kökü sağlam, dalları göğe yükselen bir ağaç gibidir.

Soru 62

İnanç esaslarını kabul eden insanlar dini davranış bakımından kaç gruba ayrılmaktadır?

Seçenekler

A
2
B
3
C
4
D
5
E
6
Açıklama:
İnanç esaslarını kabul eden insanları dinî davranış bakımından dört gruba ayırmak mümkündür. Bunlar Allah’a karşı sorumluluk bilinci taşıyanlar, Allah’ı görüyor gibi içtenlikle hareket edenler, günah işleyenler ve riyâkâr davrananlardır.

Soru 63

Günahtan korunma anlamına gelen kelime aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
İhsan
B
Takva
C
Fasık
D
Mürai
E
Kafir
Açıklama:
Günahtan korunma anlamında takvâya sahip dindarlar özellikle Allah’a ortak koşmaya götürecek her türlü söz ve davranıştan uzak dururlar.

Soru 64

Aşağıdakilerden hangisi dini davranış bakımından inanç esaslarını kabul eden insanları içine alan bir grup değildir?

Seçenekler

A
Sorumluluk bilinci taşıyanlar
B
Riyakar davrananlar
C
İçtenlikle hareket edenler
D
Çağa uyum sağlayanlar
E
Günah işleyenler
Açıklama:
İnanç esaslarını kabul eden insanları dinî davranış bakımından dört gruba ayırmak mümkündür. Bunlar Allah’a karşı sorumluluk bilinci taşıyanlar, Allah’ı görüyor gibi içtenlikle hareket edenler, günah işleyenler ve riyâkâr davrananlardır.

Soru 65

İhsan sahibi ne anlama gelmektedir?

Seçenekler

A
Etrafından övgü almak.
B
Dünya menfaati gözetmek.
C
Günahlarından dolayı bağışlanmak.
D
Allah’ı görüyormuş gibi davranmak.
E
Küçük ve büyük günahlardan kaçınmak.
Açıklama:
İhsan mertebesi İslâm’ın kemalindendir. Cibril hâdisinden (Müslim, “ İman” 1) öğrendiğimiz kadarıyla, inanç ve davranış güzelliğine sahip olan muhsin yani ihsan sahibi, Allah’ı görüyormuş gibi davranışlarında titizlik gösteren kimsedir.

Soru 66

Söz, beden ve servet yoluyla yapılan ibadetlerde gösterişe yer veren kimseler nasıl adlandırılmaktadır?

Seçenekler

A
Fasık
B
Kafir
C
Günahkar
D
Takva
E
Mürai
Açıklama:
Söz, beden ve servet yoluyla yapılan ibadetlerde gösterişe yer veren kimseye riyakâr veya mürai denilir.

Soru 67

Gizli şirk ne anlama gelmektedir?

Seçenekler

A
İşlediği günahlarda ısrar etmek
B
Allah’ın emir ve yasaklarına uymamak
C
İyi davranışı insanların beğenisini kazanmak için yapmak
D
Allah’ın istediği sorumlulukları içtenlikle yerine getirmemek
E
İyi davranış, ibadet alışkanlığı ve ahlaki değerlere bağlı olmamak
Açıklama:
Söz, beden ve servet yoluyla yapılan ibadetlerde gösterişe yer veren kimseye riyakâr veya mürai denilir. Bu tür kötü karaktere sahip olan kimseler herhangi bir iyi davranışı Allah’ı hoşnut etmek için değil, insanların beğenisini kazanmak için yaparlar. Amaç insanlar üzerinde manevi nüfuz, şan, şöhret ve dünyevi çıkar elde etmektir. İslam inancında bunun adı “gizli şirktir ” (Tirmizi, “Hudud” 24).

Soru 68

“Davranış inancın değil; inanç davranışın şartıdır” sözüyle ne anlatılmak istenmektedir?

Seçenekler

A
Davranışlarımınız gerektirdiği inancı benimsemeliyiz.
B
İnandığımız şekilde davranmalıyız.
C
İnançlarımız ve davranışlarımız tutarsız olabilmektedir.
D
Önemli olan nasıl davrandığımızdır.
E
İnanç davranışların sonucunda oluşmaktadır.
Açıklama:
Ehl-i sünnet mensupları, “davranış inancın değil, inanç, davranışın şartıdır” kuralı nı koymuşlar, davranışı inancın bir sonucu olarak görmüşlerdir. Dolayısıyla mü’minler namaz kıldıkları , zekât verdikleri ve hacca gittikleri için iman etmezler, iman ettikleri için bu ibadet ve taatları yerine getirirler.

Soru 69

  1. Vecel
  2. Tevekkül
  3. Namaz
  4. Zekat
Yukarıdakilerden hangisi kalbin amellerindendir?

Seçenekler

A
I ve II
B
II ve III
C
III ve IV
D
Yalnız IV
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
Korku anlamına gelen “vecel” ile güvenmek/dayanmak anlamına gelen “tevekkül” kavramları işlevsel anlamda kalbin amellerinden; namaz ve zekât ise organların amellerindendir.

Soru 70

Kur’an-ı Kerim’de inanç ve iyi davranış ilişkisi hangi metaforla açıklanmaktadır?

Seçenekler

A
Deniz
B
Su
C
Ağaç
D
Güneş
E
Gül
Açıklama:
Kur’an-ı Kerîm’de “inanç ve iyi davranış ” iliş kisi “ağaç metaforu” yla çok güzel tasvir edilir: “Görmedin mi Allah güzel bir sözü nasıl misal getirdi? (Güzel bir söz), kökü sağlam, dalları göğe yükselen bir ağaç gibidir.

Soru 71

İnanç esaslarını kabul eden insanlar dini davranış bakımından kaç gruba yarılmaktadır?

Seçenekler

A
2
B
3
C
4
D
5
E
6
Açıklama:
İnanç esaslarını kabul eden insanları dinî davranış bakımından dört gruba ayırmak mümkündür. Bunlar Allah’a karşı sorumluluk bilinci taşıyanlar, Allah’ı görüyor gibi içtenlikle hareket edenler, günah işleyenler ve riyâkâr davrananlardır. Bu bağlamda 4 grup olduğu görülmektedir.

Soru 72

Günahtan korunma anlamına gelen kelime aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
İhsan
B
Takva
C
Fasık
D
Mürai
E
Kafir
Açıklama:
Günahtan korunma anlamında takvâya sahip dindarlar özellikle Allah’a ortak koşmaya götürecek her türlü söz ve davranıştan uzak dururlar.

Soru 73

Aşağıdakilerden hangisi dini davranış bakımından inanç esaslarını kabul eden insanları içine alan bir grup değildir?

Seçenekler

A
Sorumluluk bilinci taşıyanlar
B
Riyakar davrananlar
C
İçtenlikle hareket edenler
D
Haramdan uzak duranlar
E
Günah işleyenler
Açıklama:
İnanç esaslarını kabul eden insanları dinî davranış bakımından dört gruba ayırmak mümkündür. Bunlar Allah’a karşı sorumluluk bilinci taşıyanlar, Allah’ı görüyor gibi içtenlikle hareket edenler, günah işleyenler ve riyâkâr davrananlardır.

Soru 74

İhsan sahibi ne anlama gelmektedir?

Seçenekler

A
Etrafından övgü almak.
B
Dünya menfaati gözetmek.
C
Günahlarından dolayı bağışlanmak.
D
Allah’ı görüyormuş gibi davanmak.
E
Küçük ve büyük günahlardan kaçınmak.
Açıklama:
İhsan mertebesi İslâm’ın kemalindendir. Cibril hâdisinden (Müslim, “İman” 1) öğrendiğimiz kadarıyla, inanç ve davranış güzelliğine sahip olan muhsin yani ihsan sahibi, Allah’ı görüyormuş gibi davranışlarında titizlik gösteren kimsedir.

Soru 75

İman ettiği halde bilerek Yüce Allah’a ve Peygamber’e itaat etmeyen, dini görevlerini terk eden ve günah fiilllerini işleyenler nasıl adlandırılmaktadır?

Seçenekler

A
Kafir
B
Mürai
C
Riyakar
D
Günahkar
E
Fasık
Açıklama:
Bile bile Yüce Allah’a ve Peygamber'e itaat etmeyen, dinî görevlerini terk eden ve günah fiillerini işleyenlere denir. Buna göre her kâfir fâsıktır, ancak her fâsık kâfir yani inançsız değildir.

Soru 76

Söz, beden ve servet yoluyla yapılan ibadetlerde gösterişe yer veren kimseler nasıl adlandırılmaktadır?

Seçenekler

A
Fasık
B
Kafir
C
Günahkar
D
Takva
E
Mürai
Açıklama:
Söz, beden ve servet yoluyla yapılan ibadetlerde gösterişe yer veren kimseye riyakâr veya mürai denilir.

Soru 77

Gizli şirk ne anlama gelmektedir?

Seçenekler

A
İşlediği günahlarda ısrar etmek
B
Allah’ın emir ve yasaklarına uymamak
C
İyi davranışı insanların beğenisini kazanmak için yapmak
D
Allah’ın istediği sorumlulukları içtenlikle yerine getirmemek
E
İyi davranış, ibadet alışkanlığı ve ahlaki değerlere bağlı olmamak
Açıklama:
Riyakâr veya mürai gibi kötü karaktere sahip olan kimseler herhangi bir iyi davranışı Allah’ı hoşnut etmek için değil, insanların beğenisini kazanmak için yaparlar. Amaç insanlar üzerinde manevi nüfuz, şan, şöhret ve dünyevi çıkar elde etmektir. İslam inancında bunun adı “gizli şirktir ” (Tirmizi, “Hudud” 24).

Soru 78

“Davranış inancın değil; inanç davranışın şartıdır” sözüyle ne anlatılmak istenmektedir?

Seçenekler

A
Davranışlarımınız gerektirdiği inancı benimsemeliyiz.
B
İnandığımız şekilde davranmalıyız.
C
İnançlarımız ve davranışlarımız tutarsız olabilmektedir.
D
Önemli olan nasıl davrandığımızdır.
E
İnanç davranışların sonucunda oluşmaktadır.
Açıklama:
Ehl-i sünnet mensupları, “davranış inancın değil, inanç, davranışın şartıdır” kuralı nı koymuşlar, davranışı inancın bir sonucu olarak görmüşlerdir. Dolayısıyla mü’minler namaz kıldıkları , zekât verdikleri ve hacca gittikleri için iman etmezler, iman ettikleri için bu ibadet ve taatları yerine getirirler.

Soru 79

Kur’an-ı Kerîm’de imanın nasıl olması gerektiği üzerinde “İman edenler ancak, Allah’a ve Peygamberine inanan, sonra şüpheye düşmeyen, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad edenlerdir. İşte onlar doğru kimselerin ta kendileridir” olarak ifade eden ayet aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
el-Hucurât 49/15
B
el-Enfâl 8/2-4
C
el-Kehf 18/103- 105
D
er-Ra’d 13/29
E
el-İnsân 76/9
Açıklama:
İslam dinini benimsemek iman esaslarını kabullenmeyle başlar, davranış tarzı olarak bireysel ve toplumsal hayatta tercihlerini göstermekle devam eder. Kur’ân-ı Kerîm’de imanın nasıl olması gerektiği üzerinde durulan ayet “İman edenler ancak, Allah’a ve Peygamberine inanan, sonra şüpheye düşmeyen, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad edenlerdir. İşte onlar doğru kimselerin ta kendileridir”olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu ayet el-Hucurât 49/15’tir.

Soru 80

Aşağıdakilerden hangisi organların amelleridir?

Seçenekler

A
Korku
B
Güvenme
C
Dayanma
D
Zekat
E
Cesaret
Açıklama:
(el-Enfâl 8/2-4) ayetinde korku anlamına gelen “vecel” ile güvenmek/dayanmak anlamına gelen “tevekkül” kavramları işlevsel anlamda kalbin amellerinden; namaz ve zekât ise organların amellerindendir.

Soru 81

Aşağıdakilerden hangisi Kur’an’a göre iyilik yapan insanları tanımlamaz?

Seçenekler

A
Mü’minin hayatında inancın ete-kemiğe bürünmüş halidir.
B
İyi davranış sahiplerine korku ve üzüntü yoktur.
C
Sadece dünya hayatlarında mutludurlar.
D
Sadece ahiret hayatlarında değil, dünya hayatlarında da mutludurlar.
E
Allah’ın hoşnutluğunu gözetirler.
Açıklama:
İyi davranış, mü’minin hayatında inancın ete-kemiğe bürünmüş halidir. Bunun için iyi davranış sahiplerine korku ve üzüntü yoktur. Onlar, sadece ahiret hayatlarında değil, dünya hayatlarında da mutludurlar. Çünkü kendilerinden önce, başkaları için yaşamaktadırlar. Bundan dolayı iyi insanlar, başkalarına yaptıkları her türlü iyi davranışa karşılık maddi bir istek beklemezler ve Allah’ın hoşnutluğunu gözetirler.

Soru 82

Ağacın diri kalması için nasıl ki bakıma ve sulanmaya ihtiyacı varsa, kalpdeki imanın da iyi ve güzel davranışlarla geliştirilmeye ve parlatılmaya ihtiyacı vardır düşüncesini aktaran ayet aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
et-Tevbe 9/94
B
ezZilzâl 99/7-8
C
en-Nisâ 4/123
D
Gaşiye 88/8-9
E
İbrahim 14/24-25
Açıklama:
Kur’an-ı Kerîm’de “inanç ve iyi davranış” ilişkisi “ağaç metaforu”yla çok güzel tasvir edilir: “Görmedin mi Allah güzel bir sözü nasıl misal getirdi? (Güzel bir söz), kökü sağlam, dalları göğe yükselen bir ağaç gibidir. Bu ağaç Rabbinin izniyle her zaman meyvesini verir. Öğüt alsınlar diye Allah insanlara misaller getirir” (İbrahim 14/24-25). Bu âyette “güzel söz”, sembolik anlamda güzel ağaca benzetilmiştir. Ağacın diri kalması için nasıl ki bakıma ve sulanmaya ihtiyacı varsa, kalbdeki imanın da iyi ve güzel davranışlarla geliştirilmeye ve parlatılmaya ihtiyacı vardır.

Soru 83

İnanç esaslarını kabul eden insanları dinî davranış bakımından gruplara ayrılır. Aşağıdakilerden hangisi bunlardan birisi değildir?

Seçenekler

A
Sorumluluk bilinci taşıyanlar
B
İçtenlikle hareket edenler
C
Günah işleyenler
D
Riyakâr davrananlar
E
Utanmaz davrananlar
Açıklama:
İnanç esaslarını kabul eden insanları dinî davranış bakımından dört gruba ayırmak mümkündür. Bunlar Allah’a karşı sorumluluk bilinci taşıyanlar, Allah’ı görüyor gibi içtenlikle hareket edenler, günah işleyenler ve riyâkâr davrananlardır.

Soru 84

Takva sahibi olup gündelik hayatlarında dinlerine ve dindarlıklarına zarar verebilecek olan kötü davranışlardan kendilerini korudukları gibi daima uyanık bir tavır içinde olan müminler aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Utanmaz davrananlar
B
Sorumluluk bilinci taşıyanlar
C
Riyakâr davrananlar
D
Günah işleyenler
E
İçtenlikle hareket edenler
Açıklama:
Gündelik hayatlarında Allah’a karşı sorumluluk bilinci taşıyanlar, gerçek anlamda inanan ve inançlarının gereğine göre iyi ve güzel davranışlarda bulunanlardır. Bu niteliğe sahip olan mü’minler takvâ sahibi olup gündelik hayatlarında dinlerine ve dindarlıklarına zarar verebilecek olan kötü davranışlardan kendilerini korudukları gibi daima uyanık bir tavır içinde olurlar.

Soru 85

İhsân sahibi olup Allah katında güzel olan bir işi gereği gibi yerine getiren müminler aşağıdakilerden hangileridir?

Seçenekler

A
Sorumluluk bilinci taşıyanlar
B
İçtenlikle hareket edenler
C
Günah işleyenler
D
Riyakâr davrananlar
E
Utanmaz davrananlar
Açıklama:
İçtenlikle hareket eden bilinç sahibi dindarlar yüksek düzeyde her an Allah’la birlikte olma duyarlılığına sahip olan kimselerdir. Bunlar ihsân sahibi olup Allah katında güzel olan bir işi gereği gibi yerine getirirler, güzel davranışın özündeki iç güzelliği dış yüzündeki güzellik ile süsleyip ortaya koyarlar.

Soru 86

Fasık ifadesi neyi tanımlar?

Seçenekler

A
Kafirleri
B
Günahkarları
C
Riyakârları
D
Utanmazları
E
Acımasızları
Açıklama:
Dinde Allah’ın emirlerini yerine getirmeyen veya yasaklarına uymayan kişilere günahkâr veya fâsık denir. Kelime olarak “bir şeyden çıkan” anlamına gelen fâsık kavramı, din dilinde iman ettiği halde bile bile Yüce Allah’a ve Peygamber'e itaat etmeyen, dinî görevlerini terk eden ve günah fiillerini işleyenlere denir. Buna göre her kâfir fâsıktır, ancak her fâsık kâfir yani inançsız değildir.

Soru 87

Mürai ifadesi neyi tanımlar?

Seçenekler

A
Sevapkar
B
Günahkar
C
Kafir
D
Cennetlik
E
Riyakâr
Açıklama:
İslam dinine göre âhiret ameliyle dünya menfaati gözetmek anlamına gelen riyâ’ kötü bir davranış türüdür. Âhiret amelinden maksat söz, beden ve servet yoluyla yapılan bütün ibadetlerdir. Söz, beden ve servet yoluyla yapılan ibadetlerde gösterişe yer veren kimseye riyakâr veya mürai denilir.

Soru 88

Aşağıdakilerden hangisi inanç ve davranış arasındaki ilişkiye uymaz?

Seçenekler

A
Davranış inancın bir parçasıdır.
B
İnançla iyi ve yararlı davranışlar birbirini besler ve destekler.
C
Davranışlar hem inancı kuvvetli hale getirir, hem de mü’minin âhiret azabından kurtulmasına ve ebedi mutluluğa kavuşmasına vesile olur.
D
Eğer insanın iman hayatında davranışlar istikrarlı bir çizgi izlemiyorsa güçlü bir şekilde varlığını devam ettirmesi zordur.
E
İslâm inanç sisteminde davranışların iç ve dış boyutları arasında bir ilişki biçimi söz konusudur.
Açıklama:
İnanç ve davranış ilişkilerine Kur’an ve Sünnet ışığında bakıldığında dini emir ve yasaklardan oluşan davranışları inancın doğrudan bir parçası değil, onunla bağlantılı ama farklı bir olgu olarak görmek mümkündür.

Soru 89

Davranış sözcüğü Kur’an-ı Kerim’de inanç kavramıyla birlikte yer aldığında sadece hangi eylemleri ifade eder?

Seçenekler

A
Her eylemi
B
Kötü eylemleri
C
İyi eylemleri
D
Namazla ilgili eylemleri
E
Oruçla ilgili eylemleri
Açıklama:
Davranış sözcüğü Kur’an-ı Kerim’de inanç kavramıyla birlikte yer aldığında sadece C seçeneğinde de belirtildiği üzere “iyi eylemleri” ifade eder. Kur’an-ı Kerîm’de davranış sözcüğü, yerine göre inançtan bağımsız, yerine göre inançla birlikte kullanılmıştır. Davranış sözcüğü “inanç”tan bağımsız olarak kullanıldığı zaman insanın hem iyi ve hem de kötü eylemlerini kapsar.

Soru 90

Aşağıdakilerden hangisi Kur’an-ı Kerim’e göre iyi davranışlardan biridir?

Seçenekler

A
İçki içmek
B
Kumar oynamak
C
Falcılık yapmak
D
Haksız yere adam öldürmek
E
Namaz kılmak
Açıklama:
A, B, C ve D seçemeklerinde verilen davranışlar Kur’an-ı Kerim’e göre kötü davranışlardandır. Doğru cevap olan E seçeneğindeki namaz kılmak ise Kur’an-ı Kerim’e göre iyi davranışlardan biridir. Kur’an-ı Kerim’e göre “iyi davranış” dinin yapılmasını emir ve tavsiye ettiği iyi, doğru, faydalı ve sevap kazanmaya neden olan bütün eylemlerdir. Dolayısıyla iyi davranış, mükelleflerin dini-ahlâki sorumlulukları olan ibadetler başta olmak üzere toplum yararına gerçekleştirilen her türlü olumlu sosyal faaliyetleri ve uygulamaları içine alır.

Soru 91

Aşağıdakilerden hangisi Kur’an-ı Kerim’e göre kötü davranış örneklerinden biridir?

Seçenekler

A
Din uğruna yapılan savaşta adam öldürmek
B
Fakirlere yardım etmek
C
Haksız yere adam öldürmek
D
Namaz kılmak
E
Cami yaptırmak
Açıklama:
Kur’an-ı Kerim’e göre “iyi davranış” dinin yapılmasını emir ve tavsiye ettiği iyi, doğru, faydalı ve sevap kazanmaya neden olan bütün eylemlerdir. Dolayısıyla iyi davranış, mükelleflerin dini-ahlâki sorumlulukları olan ibadetler başta olmak üzere toplum yararına gerçekleştirilen her türlü olumlu sosyal faaliyetleri ve uygulamaları içine alır. Bu bağlamda A, B, D ve E seçeneklerinde verilen davranışlar iyi davranışlardır. Kötü ve çirkin davranışlar ise dinde yapılması yasaklanan veya hoş karşılanmayan yanlış, zararlı ve günaha yol açan davranışlardır. Kur’an-ı Kerîm’de içki, kumar, falcılık ve C seçeneğinde verilen haksız yere adam öldürme gibi günahlar, şeytanın davranışı şeklinde nitelendirilmiş kötü davranış örnekleridir.

Soru 92

“Artık kim zerre ağırlığınca bir hayır işlerse onun mükâfatını görecektir. Kim de zerre ağırlığınca bir kötülük işlerse onun cezasını görecektir” ayeti aşağıdakilerden hangisini temsil etmektedir?

Seçenekler

A
Davranış
B
Sorumluluk
C
Riyakarlık
D
Fasık
E
Muhsin
Açıklama:
Kur’an-ı Kerîm’de davranış sözcüğü, yerine göre inançtan bağımsız,yerine göre inançla birlikte kullanılmıştır. Davranış sözcüğü “inanç”tan bağımsız olarak kullanıldığı zaman insanın hem iyi ve hem de kötü eylemlerini kapsar Verilen ayet bu bağlamda davranışı temsil eder.

Soru 93

Aşağıda verilenlerden hangisi inanç esaslarını kabul eden, dinî davranış bakımından “Sorumluluk Bilinci Taşıyanlar” grubuna giren insanların davranış veya özelliklerinden biridir?

Seçenekler

A
Söz, beden ve servet yoluyla yapılan ibadetlerde gösterişe yer verirler.
B
Herhangi bir iyi davranışı Allah’ı hoşnut etmek için değil, insanların beğenisini kazanmak için yaparlar.
C
Bu davranışa sahip olanlar ibadetlere gösteriş karıştırır ve yaptıklarından dolayı etraftan övgü beklerler.
D
Özellikle Allah’a ortak koşmaya götürecek her türlü söz ve davranıştan uzak dururlar.
E
Yüce Allah’a ve Peygamber'e itaat etmez, dinî görevlerini terk ederler.
Açıklama:
A, B, C ve E seçeneklerinde verilenler, inanç esaslarını kabul eden, dinî davranış bakımından “Günah İşleyen” ve “Riyakâr Davranan” grubuna giren insanların davranışlar ve özelliklerirdir. D seçeneğinde verilen ise “Sorumluluk Bilinci Taşıyanlar” grubuna giren insanların davranış veya özelliklerinden biridir. Sorumluluk bilinci taşıyanlar, gündelik hayatlarında Allah’a karşı sorumluluk bilinci taşıyanlar, gerçek anlamda inanan ve inançlarının gereğine göre iyi ve güzel davranışlarda bulunanlardır. Bu niteliğe sahip olan mü’minler takvâ sahibi olup gündelik hayatlarında dinlerine ve dindarlıklarına zarar verebilecek olan kötü davranışlardan kendilerini korudukları gibi daima uyanık bir tavır içinde olurlar.

Soru 94

İnanç ve davranış güzelliğine sahip olan, ihsan sahibi olan ve Allah’ı görüyormuş gibi davranışlarında titizlik sergileyen kimselere hadislerde ve Kur’an-ı Kerim’de hangi isim verilmektedir?

Seçenekler

A
Muhsin
B
Saât
C
Râcife
D
Arasât
E
Mevkıf
Açıklama:
B ve C seçeneklerinde kıyamet yerine kullanıılan terim, tabir ve isimler verilmiştir. D ve E seçeneklerinde âhirette diriltilen insanların hesaba çekilmek üzere toplandıkları meydana verilen isimler verilmiştir. A seçeneğinde, inanç ve davranış güzelliğine sahip olan, ihsan sahibi olan ve Allah’ı görüyormuş gibi davranışlarında titizlik sergileyen kimselere verilen isimdir.

Soru 95

İslam’da, iman ettiği halde bile bile Yüce Allah’a ve Peygamber'e itaat etmeyen, dinî görevlerini terk eden ve günah fiillerini işleyenlere hangi isim verilmiştir?

Seçenekler

A
Riyakâr
B
Mürai
C
Fâsık
D
Münafık
E
Müşrik
Açıklama:
A ve B seçeneğinde söz, beden ve servet yoluyla yapılan ibadetlerde gösterişe yer veren kişilerin tanımı yapılmıştır. D seçeneğindeki münafık, kalpteki samimiyetini bozup diliyle iman ettiğini söyleyen kimse demektir. E seçeneğindeki müşrik, Allah’a ortak koşan kimse demektir. İslam ve Kur’an-I Kerim’de, iman ettiği halde bile Yüce Allah’a ve Peygamber'e itaat etmeyen, dinî görevlerini terk eden ve günah fiillerini işleyen kişilere, C seçeneğinde belirtilen fâsık ismi verilmektedir. Kelime olarak fâsık kavramı “bir şeyden çıkan” anlamına gelmektedir.

Soru 96

Aşağıdakilerden hangisinde Mürai’nin doğru tanımı yapılmıştır?

Seçenekler

A
Söz, beden ve servet yoluyla yapılan ibadetlerde gösterişe yer veren kişile verilen isimdir.
B
Kalpteki samimiyetini bozup diliyle iman ettiğini söyleyen kimseye verilen isimdir.
C
Allah’a ortak koşan kimse demektir.
D
İman ettiği halde bile bile Yüce Allah’a ve Peygamber'e itaat etmeyen, dinî görevlerini terk eden ve günah fiillerini işleyen kişilere verilen isimdir.
E
İnanç ve davranış güzelliğine sahip olan, ihsan sahibi olan ve Allah’ı görüyormuş gibi davranışlarında titizlik sergileyen kimselere verilen isimdir.
Açıklama:
B seçeneğinde münafığın, C seçeneğinde müşriğin, D seçeneğinde fasığın ve E seçeneğinde muhsinin tanımı yapılmıştır. A seçeneğinde ise mürainin doğru tanımı yapılmıştır. Bu tür kötü karaktere sahip olan kimseler herhangi bir iyi davranışı Allah’ı hoşnut etmek için değil, insanların beğenisini kazanmak için yaparlar.

Soru 97

Bir kimsenin dille inançlı olduğunu dışa vurup içindeki gerçek inkârı gizlemesi, Kur’an-I Kerim’de hangi kavramla ifade edilmektedir?

Seçenekler

A
İtikâdî İrtidat
B
Amelî İrtidat
C
Maraz
D
Şirk
E
Nifak
Açıklama:
A seçeneğindeki itikâdî irtidat, Allah’ı, Resulünü ve O’nun getirdiklerini inkâr ederek bir başka dine ya da anlayışa dönmektir. B seçeneğindeki amelî irtidat, şuursuzca dini uygulamalardan bir kısmını dine aykırı uygulamalarla değiştirmektir. C seçeneğindeki maraz, Kur’an’a göre inançsızlık hastalığı olarak tanımlanır ve daha çok vesvese ve kuşkuculuğa dayanmaktadır. D seçeneğindeki şirk, Allah’ın ulûhiyet, sıfat ve fiillerinde eşi ve ortağı olduğunu kabul etmek ve Allah’tan başkasına ibadet etmektir. Bir kimsenin dille inançlı olduğunu dışa vurup içindeki gerçek inkârı gizlemesi, Kur’an-I Kerim’de, E seçeneğinde belirtildiği gibi nifak kavramı ile ifade edilmektedir. Aynı zamanda nifak dıştan Müslüman görünmek, içten ise Allah’ı, Resulünü ve onun ilettiklerini yalanlamak olarak da tanımlanmaktadır.

Soru 98

Aşağıda verilen bilgilerden hangisi “Davranış inancın bir parçası değildir” anlayışı ile uyuşmaktadır?

Seçenekler

A
Kur’an ve Sünnet ışığında bakıldığında dini emir ve yasaklardan oluşan davranışları, inancın doğrudan bir parçası olarak görmek gerekmektedir.
B
Kur’an ve Sünnet ışığında bakıldığında dini emir ve yasaklardan oluşan davranışları inancın doğrudan bir parçası değil, onunla bağlantılı ama farklı bir olgu olarak görülmelidir.
C
Ehl-i sünnet âlimleri iman ve amelin aynı şey olduğu iddia etmişlerdir.
D
Kur’an’da, davranış inançla aynı şey olarak görülmektedir.
E
Bazı ayetlerde davranışların, inançla aynı olgu olduğundan bahsedilmektedir.
Açıklama:
İnanç ve davranış ilişkilerine Kur’an ve Sünnet ışığında bakıldığında dini emir ve yasaklardan oluşan davranışları inancın doğrudan bir parçası değil, onunla bağlantılı ama farklı bir olgu olarak görmek mümkündür. Nitekim Ehl-i sünnet âlimleri iman ve amelin farklı şeyler olduğu iddialarını pek çok âyet ve hadisten hareketle gramatik olarak delillendirmişlerdir. Davranışın inançtan başka bir şey olduğuna dair pek çok âyet vardır (Meselâ bk. Yûnus 10/9; Hûd 11/23; el- Ankebût 29/7, 9, 58; Lokmân 31/8; Fâtır 35/7; Fussilet 41/8; eş-Şûrâ 42/22). Bu âyetlerde davranışlar, inanç üzerine atfedilmiş, yani ilave edilmiş olduğundan ikisi ayrı olgu olarak ele alınmak durumundadır. Verilen bilgilerden yola çıkılarak A, C, D ve E seçeneklerinden verilen bilgiler “Davranış inancın bir parçası değildir” anlayışı ile uyuşmamakta, B seçeneğinde verilen bilgi ise bu anlayış ile uyuşmaktadır.

Soru 99

Aşağıdakilerden hangisi vakte bağlı ibadetlerden değildir?

Seçenekler

A
Keffaret
B
Ramazan orucu
C
5 vakit namaz
D
Fıtır sadakası
E
Hac
Açıklama:
Ramazan orucu, fıtır sadakası, hac ve beş vakit namaz vakte bağlı ibadetlerdendir.Keffâretler, vakti belirlenmemiş adaklar, kazâ namazı ve orucu vakitten bağımsız ibadetlerdendir.

Ünite 10

Soru 1

İslam kaynaklarında inançsızlık anlamında kullanılan küfür kelimesi sözlükte hangi anlama gelmektedir?

Seçenekler

A
Bir şeyi örtmek, gizlemek
B
Bir şeyde inat etmek
C
Sınırlardan dışarı çıkmak
D
İnanmadığı şeyi söylemek
E
Gerçeğe gözünü kapamak
Açıklama:
Küfür kelimesinin sözlük anlamı bir şeyi örtmek ve gizlemektir.

Soru 2

İnançsızlığın felsefi karşılığı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Komünizm
B
Sosyalizm
C
Amprizm
D
Fideizm
E
Ateizm
Açıklama:
İnançsızlığın felsefî karşılığı ateizmdir.

Soru 3

Şirk sözlükte hangi anlama gelmektedir?

Seçenekler

A
İnançsızlık
B
Ortaklık
C
Cahillik
D
Kendini beğenmişlik
E
İtaatsizlik
Açıklama:
Sözlükte şirk “ortaklık” manasına gelir.

Soru 4

Dinî anlamda ..........., Allah’ın ulûhiyet, sıfat ve fiillerinde eşi ve ortağı olduğunu kabul etmek ve Allah’tan başkasına ibadet etmektir. Bu da putlara, ağaçlara, hayvanlara, kabirlere, semavî cisimlere, tabiat kuvvetlerine, ruhanî varlıklara ve insanlara ulûhiyet vererek tapınmak şeklinde meydana gelir.
Paragraftaki boşluğa gelmesi gereken kelime hangisidir?

Seçenekler

A
Şirk
B
Nifak
C
Küfür
D
İrtidat
E
Ateizm
Açıklama:
Dinî anlamda şirk, Allah’ın ulûhiyet, sıfat ve fiillerinde eşi ve ortağı olduğunu kabul etmek ve Allah’tan başkasına ibadet etmektir. Bu da putlara, ağaçlara, hayvanlara, kabirlere, semavî cisimlere, tabiat kuvvetlerine, ruhanî varlıklara ve insanlara ulûhiyet vererek tapınmak şeklinde meydana gelir.

Soru 5

Dini bir terim olarak da İslam’a girdikten sonra tekrar İslam’dan çıkarak küfre geri dönmeye ............ denir. Dinden dönen kimseye de ......... adı verilir.
Yukarıdaki boşluklara uygun olan kelimeler aşağıdaki şıklardan hangisinde doğru olarak verilmiştir?

Seçenekler

A
Nifak - Münafık
B
Şirk - Müşrik
C
Ridde - Mürted
D
Küfr - Kafir
E
Fucur - Facir
Açıklama:
Dini bir terim olarak da İslam’a girdikten sonra tekrar İslam’dan çıkarak küfre geri
dönmektir. Dinden dönen kimseye de mürted adı verilir

Soru 6

................ şuursuzca dini uygulamalardan bir kısmını dine aykırı uygulamalarla değiştirmektir.
Boşluğa gelmesi gereken kavram hangisidir?

Seçenekler

A
İtikadi irtidat
B
Ameli irtidat
C
Mürted
D
Kafir
E
Fasık
Açıklama:
Ameli irtidat; şuursuzca dini uygulamalardan bir kısmını dine aykırı uygulamalarla değiştirmektir.

Soru 7

Aşağıdakilerden hangisi insanı inkara götüren psikolojik sebeplerden değildir?

Seçenekler

A
Sürekli arzuların peşinden gitmek
B
Kibirlenmek
C
Kıskançlık
D
İnat
E
Sosyal baskı gruplarının etkisi altında kalmak
Açıklama:
Sosyal baskı gruplarının etkisi altında kalmak psikolojik sebeplerden değil sosyolojik sebeplerdendir.

Soru 8

Maddeyi varlığın temeli ve ezeli sayan, madde âleminin ötesinde herhangi bir varlık alanı tanımayan ve Allah, ruh ve ahreti inkâr eden felsefî bir akıma ne denir?

Seçenekler

A
Darvinizm
B
Materyalizm
C
Ateizm
D
Pozitivizm
E
Deizm
Açıklama:
Maddeyi varlığın temeli ve ezeli sayan, madde âleminin ötesinde herhangi bir varlık alanı tanımayan ve Allah, ruh ve ahreti inkâr eden felsefî bir akıma materyalizm denmektedir.

Soru 9

"Tekâmül nazariyesi de denilen bu akıma göre canlılarda görülen olağanüstülükler, canlılarla içinde yaşadıkları çevreden gelen çeşitli tesirler arasında uzun zaman sürdürülen mücadeleler neticesinde kendiliğinden meydana gelmiştir" görüşünü savunan akımın adı nedir?

Seçenekler

A
Darwinizm
B
Materyalizm
C
Ateizm
D
Deizm
E
Pozitivizm
Açıklama:
Tekâmül nazariyesi de denilen Darwinizm'e göre canlılarda görülen olağanüstülükler, canlılarla içinde yaşadıkları çevreden gelen çeşitli tesirler arasında uzun zaman sürdürülen mücadeleler neticesinde kendiliğinden meydana gelmiştir

Soru 10

Auguste Comte tarafından kurulan, duyu ötesi alanı tamamen dışlayan gerçekliğin bilgisini deney ve gözlem sonuçlarına bağlayan akımın adı nedir?

Seçenekler

A
Ateizm
B
Deizm
C
Pozitivizm
D
Darwinizm
E
Eksiztansiyalizm
Açıklama:
Pozitivizm adı verilen olguculuk duyu-ötesi alanı tamamen dışlayan, gerçekliğin bilgisini deney ve gözlemin sonuçlarına bağlayan bir akımdır. Fransız düşünür Auguste Comte (1798 1857) tarafından kurulmuştur. Bu düşünceye göre pozitif felsefe, insan zekâsının ulaşabileceği son aşama kabul edilir

Soru 11

I. Tekfir
II. Cühûd
III. Kizb
Yukarıdaki kavramlardan hangisi ya da hangileri küfür ile eş anlamlıdır?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
I ve III
E
II ve III
Açıklama:
Herhangi birini inançsızlığa nispet etmeye tekfir adı verilir. Allah’ın ayetlerini inkâr anlamında cühûd (Hûd 11/59; en-Neml 27/14); ilahi vahyin doğrudan inkâr edilmesi manası taşıyan kizb (ez-Zümer 39/3) ise küfür ile ilişkili terimler arasındadır.

Soru 12

Aşağıdakilerden hangisi münafıklığın kişilik özelliğini ifade etmektedir?

Seçenekler

A
Şuurlu bir şekilde Allah’ı, Hz. Peygamber’i ve O’nun Allah’tan getirmiş olduğu esasları kişinin kalbiyle kabullenmemesi, diliyle de inkâr etmesi
B
Kişinin kalbiyle Allah’ın ilah olduğunu bilmesi, fakat diliyle inancını söylememesi inanç esaslarını kabullenmeye yanaşmaması
C
Kişinin kalpten Allah’ı ve gerçeği bilip, dil ile de zaman zaman bildiğini açıklamasına rağmen kıskançlık, kin, ihtiras, sapıklık, şan, şöhret, makam endişesi ve kavmiyetçilik gibi sebeplerle kabullenmiyor görünmesi
D
Kişinin inanılması gereken şeyleri, diliyle söylemesi, fakat kalbiyle tasdik etmemesi
E
İnsanın Allah’a ve Resul’üne iman etmesi, fakat cehaleti sebebiyle dinde emir ve yasaklardan olan şeyleri inkâr etmesi
Açıklama:
Kişinin inanılması gereken şeyleri, diliyle söylemesi, fakat kalbiyle tasdik etmemesidir. Münafıkların durumu bu kısma girer. Kur’an’da onların iman iddialarından şöyle bahsedilir: “İnananlara rastladıkları zaman, “inandık” derler, elebaşılarıyla kaldıklarında, “biz şüphesiz sizinleyiz, onlarla sadece alay etmekteyiz” derler.” (el-Bakara 2/14; el-Münâfikûn 63/3).

Soru 13

İslam’a girdikten sonra tekrar İslam’dan çıkarak küfre geri dönen kimseye ne adı verilir?

Seçenekler

A
Münafık
B
Mürted
C
Müşrik
D
Nankör
E
Fasık
Açıklama:
İslam’a girdikten sonra tekrar İslam’dan çıkarak küfre geri dönen kimseye mürted adı verilir.

Soru 14

I. Allah’ın ulûhiyet, sıfat ve fiillerinde eşi ve ortağı olduğunu kabul etmek ve Allah’tan başkasına ibadet etmek - Şirk
II. Dıştan Müslüman görünmek, içten ise Allah’ı, Resulünü ve onun ilettiklerini yalanlamak - Nifak
III. İslam’a girdikten sonra tekrar İslam’dan çıkarak küfre geri
dönmek - İrtidat
Yukarıda verilen kavram ve anlamlarına ilişkin eşleştirmelerden hangisi ya da hangileri doğrudur?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
I ve II
C
I ve III
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Şirk, Allah’ın ulûhiyet, sıfat ve fiillerinde eşi ve ortağı olduğunu kabul etmek ve Allah’tan başkasına ibadet etmektir. Nifak, dıştan Müslüman görünmek, içten ise Allah’ı, Resulünü ve onun ilettiklerini yalanlamaktır. İrtidat ise İslam’a girdikten sonra tekrar İslam’dan çıkarak küfre geri
dönmektir.

Soru 15

I. Heva
II. Büyüklenme
III. Sosyal baskı
IV. Kıskançlık
V. Dünya sevgisi
VI. Fevrilik
VII. Nankörlük
Yukarıdakilerden kaç tanesi inkarın psikolojik nedenleri arasında yer alır?

Seçenekler

A
3
B
4
C
5
D
6
E
7
Açıklama:
Sosyal baskı grupları sosyal nedenler arasında yer alır. Diğerleri ise psikolojik nedenler arasında yer almaktadır.

Soru 16

Tekfir ne demektir?

Seçenekler

A
Allah’a ortak koşma
B
Bir inanca körü körüne bağlı kalma
C
Bir müslümanı küfre nispet etme
D
İman hakikatlerini gizleyip inkâr etme
E
İmandan sonra küfre dönme
Açıklama:
Tekfîr bir müslümanı küfre nispet etme manasına gelmektedir.

Soru 17

Duyu-ötesi alanı tamamen dışlayan, gerçekliğin bilgisini deney ve gözlemin sonuçlarına bağlayan akım aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Deizm
B
Pozitivizm
C
Freudizm
D
Materyalizm
E
Darwinizm
Açıklama:
Pozitivizm adı verilen olguculuk duyu-ötesi alanı tamamen dışlayan, gerçekliğin bilgisini deney ve gözlemin sonuçlarına bağlayan bir akımdır.

Soru 18

XX. yüzyılın başlarında Karl Marks gibi savunucuları olan görüş aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Materyalizm
B
Pozitivizm
C
Deizm
D
Darwinizm
E
Okültizm
Açıklama:
Materyalizm, Karl Marks gibi diyalektik materyalizmin savunucuları eliyle XX. yüzyılın başlarında yeniden taraftar ve güç kazanmıştır.

Soru 19

"Doğal seleksiyon yasası tabiatta geçerli olsaydı kuvvetli yaratılışa sahip olan canlı türleri zayıfları tamamen yok ederdi. Milyonlarca sene geçmesine rağmen canlılar arasında denge hala korunmaktadır." ifadesi hangi düşünce akımının fikirlerini çürütmektedir?

Seçenekler

A
Freudizm
B
Materyalizm
C
Darwinizm
D
Pozitivizm
E
Deizm
Açıklama:
Doğal seleksiyon, tabiatta kuvvetli olanın zayıfı elemesi fikridir. Doğal seleksiyon yasası tabiatta geçerli olsaydı kuvvetli yaratılışa sahip olan canlı türleri zayıfları tamamen yok ederdi. Milyonlarca sene geçmesine rağmen canlılar arasında denge hala korunmaktadır. Dolayısıyla materyalizmin temellendirilme ayaklarından birisini teşkil eden Darwin evrim teorisi soyut ve temelsiz bir nazariyeden ibaret kalmaktadır.

Soru 20

Aşağıdakilerden hangisi inkarın psikolojik sebepleri arasında yer almaz?

Seçenekler

A
Heva
B
Büyüklenme
C
Kıskançlık
D
Sosyal baskı
E
Dünya sevgisi
Açıklama:
Sosyal baskı grupları inkarın sosyal nedenleri arasında yer alır. Diğerleri ise psikolojik nedenler arasındadır.

Soru 21

İnançsızlığın felsefi karşılığı nedir?

Seçenekler

A
Deizm
B
Teizm
C
Ateizm
D
Pragmatizm
E
Agnostisizm
Açıklama:
İslâm kaynaklarında inançsızlık anlamında kullanılan küfür sözlükte bir şeyi örtmek ve gizlemek anlamına gelir. İnançsızlığın felsefî karşılığı ateizmdir.

Soru 22

Maddeyi varlığın temeli ve ezeli sayan, madde âleminin ötesinde herhangi bir varlık alanı tanımayan ve Allah, ruh ve ahireti inkâr eden inkârcı felsefi düşünce tarzı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Agnostisizm
B
Deizm
C
Panteizm
D
Materyalizm
E
Teizm
Açıklama:
Materyalizm, maddeyi varlığın temeli ve ezeli sayan, madde âleminin ötesinde herhangi bir varlık alanı tanımayan ve Allah, ruh ve ahreti inkâr eden felsefî bir akımdır. Onlara göre maddenin üstünde bir yaratıcı, etkileyici ve idare edici herhangi bir varlık yoktur.

Soru 23

Aşağıdakilerden hangisi çağdaş inkarcı akımların öncülerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Demokritos
B
Darwin
C
Comte
D
Aristo
E
Freud
Açıklama:
Materyalizmin kökü milattan önceki dönemlere kadar uzanır. Madde üzerinde ilk tartışmayı başlatanlar antik çağ Yunan düşünürlerinden Demokrit ve Epikür’dür. Bu filozoflar bütün olay ve olguları mekanik nedenlerle açıklar, atomu her varlığın ilk unsuru olarak nitelendirirler. İngiliz biyoloji bilgini Charles Darwin tarafından geliştirilen Darwinizm de, maddenin yaratıcı kudret olan Allah tarafından yaratılmadığına inanmış bir akımdır. Pozitivizm, Fransız düşünür Auguste Comte tarafından kurulmuştur. Freudizmin temelleri ise, insan şuurunu metafizik boyuttan kopararak salt akli araştırma alanıyla sınırlandıran Sigmund Freud tarafından atılmıştır.

Soru 24

Aşağıdaki inançlardan hangisi şirktir?

Seçenekler

A
Ahiretin varlığına inanmamak
B
Meleklerin olmadığını iddia etmek
C
Hz. İsa'nın Allah'ın oğlu olduğunu iddia etmek
D
Peygamberlerin getirdiği vahyi yalanlamak
E
Bir yaratıcının olmadığını söylemek
Açıklama:
Küfür, Allah’a şirkten daha umumi olup, şirki de içine alır. Bu manada her müşrik kâfirdir ama her kâfir müşrik değildir. Meselâ, Mecusîlerde olduğu gibi iki ilahın varlığını benimsemek hem şirktir ve hem de küfürdür (el-Hacc 22/17). Hâlbuki âhiret gününe inanmamak küfürdür ama şirk değildir.

Soru 25

“Ehl-i kıble tekfir edilemez” görüşü hangi itikadi mezhebin görüşüdür?

Seçenekler

A
Şia
B
Mutezile
C
Hariciyye
D
Zeydiye
E
Ehl-i Sünnet ve'l Cemaat
Açıklama:
Ehl-i sünnet mensuplarının tekfir konusuna yaklaşımı ve iman-amel konu- sunda dengeli bir çizgi izlemesi bu sorunu çözmede katkı sağlayabilir. Nitekim onların “ehl-i kıble tekfir edilemez” ilkesi oldukça açıklayıcıdır. Nitekim Hz. Pey- gamberden gelen bir rivayette “kıblemize yönelerek bizim gibi namaz kılan ve kestiğimizi yiyen bir kimse Allah ve Resulünün güvenini kazanmış sayılır. O hal- de Allah’ın verdiği güven ve emana aykırı davranmayın” buyrulmuştur (Buharî, “Salât” 28; Ebû Davud “Cihad” 95).

Soru 26

Aşağıdakilerden hangisi modern inkarcı akımlardan değildir?

Seçenekler

A
Atomculuk
B
Pozitivizm
C
Materyalizm
D
Darvinizm
E
Freudizm
Açıklama:
Atomculuk antik yunan filozoflarından Demokritos'un öncülüğünü yaptığı bir düşünce sistemidir. dolayısıyla modern dönem inkar akımlarından sayılmaz.

Soru 27

Olguculuk veya ilerlemecilik nazariyesi denilen akımın asıl ismi ve kurucusu kimdir?

Seçenekler

A
Diyalektik Materyalizm - Karl Marks
B
Pozitivizm - Aguste Comte
C
Doğal seleksiyon - Darvin
D
Determinizm - Hegel
E
Panteizm - Spinoza
Açıklama:
Pozitivizm adı verilen olguculuk duyu-ötesi alanı tamamen dışlayan, gerçekliğin bil- gisini deney ve gözlemin sonuçlarına bağlayan bir akımdır. Fransız düşünür Augus- te Comte (1798-1857) tarafından kurulmuştur.

Soru 28

"Dinin yerini bilim, vahyin yerini seküler akıl, mucizenin yerini de ilmi keşifler alacaktır". iddiasında olan akım hangisidir?

Seçenekler

A
Materyalizm
B
Freudizm
C
Pozitivizm
D
Determinizm
E
Darvinizm
Açıklama:
Dinin yerini bilim, vahyin yerini seküler akıl, mucizenin yerini de ilmi keşifler alacaktır. diyen görüş pozitivizmdir.

Soru 29

"İnsan'da Allah’a inanma eğilimi yoktur. İnsan bir yan- dan sayısız korkuların, diğer yandan çeşitli engeller karşısında tatmin edilemeyen cinsel duyguların baskısı altındadır. Şuur altındaki bu rahatsızlık şekil değiştirerek vatan sevgisi, insanlık sevgisi, Allah sevgisi tarzında kendini gösterir. Tıpkı öz- gürlüğüne son derece düşkün bir mahkûmun gardiyan elbisesi giyerek hapishane kapısından çıkıp kaçışı gibi!"
Söz konusu görüş hangi düşünüre aittir?

Seçenekler

A
Marks
B
Engels
C
Freud
D
Comte
E
Hegel
Açıklama:
Söz konusu düşünceler Sigmund Freud'a aittir.

Soru 30

Aşağıdakilerden hangisi inkârın psikolojik nedenlerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Baskı grupları
B
Büyüklenmek
C
Arzuların peşinden gitmek
D
Kıskançlık
E
Aşırı dünya sevgisi
Açıklama:
Baskı grupları inkarın psikolojik nedenlerinden değil sosyolojik nedenlerinden sayılır

Soru 31

Allah’ın varlığını ve birliğini, Kur’an’da açık ve kesin olarak belirtilen hükümlerin tamamını veya bir kısmını, nübüvvetin gerekliliğini ve ölüm ötesi hayatı kabul etmemek gibi inanış ve davranışlara ne denir?

Seçenekler

A
Küfür
B
İrtidat
C
Kafir
D
Şirk
E
Nifak
Açıklama:
Terim olarak küfür Allah’ın varlığını ve birliğini, Kur’an’da açık ve kesin olarak belirtilen hükümlerin tamamını veya bir kısmını, nübüvvetin gerekliliğini ve ölüm ötesi hayatı kabul etmemek gibi inanış ve davranışlardır. Doğru cevap A'dır.

Soru 32

Aşağıdakilerden hangisi Kur'an-ı Kerim'de küfür kelimesiyle eş anlamlı olarak geçen sözcüklerden değildir?

Seçenekler

A
İnkar
B
Allah'ın ayetlerini yalanlama
C
Cühûd
D
Kizb
E
Tekfir
Açıklama:
Kur’an-ı Kerim’de küfür kelimesiyle eş anlamlı olarak geçen başka sözcükler de vardır. Kur’an’da otuz altı yerde geçen inkâr sözcüğü; Allah’ın ayetlerini yalanlama (el-Ğâfir 40/81); nimetlerini (en-Nahl 16/83), peygamberlerini (el-Mü’minûn 23/69); Kur’an’ı (er-Ra’d 13/36) ve âhireti (en-Nahl 16/22) inkâr bağlamında küfürle eşdeğer görülmüştür. Ayrıca Allah’ın ayetlerini inkâr anlamında cühûd (Hûd 11/59; en-Neml 27/14); ilahi vahyin doğrudan inkâr edilmesi manası taşıyan kizb (ez-Zümer 39/3) de ilişkili terimler arasındadır. Tekfir ise herhangi birini inançsızlığa nispet etmeye denir. Doğru cevap E'dir.

Soru 33

Münafıkların durumu aşağıdaki küfür çeşitlerinden hangisine uyar?

Seçenekler

A
Şuurlu bir şekilde Allah’ı, Hz. Peygamber’i ve O’nun Allah’tan getirmiş olduğu esasları kişinin kalbiyle kabullenmemesi, diliyle de inkâr etmesidir.
B
İnsanın Allah’a ve Rasul’üne iman etmesi, fakat cehaleti sebebiyle dinde emir ve yasaklardan olan şeyleri inkâr etmesidir.
C
Kişinin kalbiyle Allah’ın ilah olduğunu bilmesi, fakat diliyle inancını söylememesi inanç esaslarını kabullenmeye yanaşmamasıdır.
D
Kişinin inanılması gereken şeyleri, diliyle söylemesi, fakat kalbiyle tasdik etmemesidir.
E
Kişinin kalpten Allah’ı ve gerçeği bilip, dil ile de zaman zaman bildiğini açıklamasına rağmen kıskançlık, kin, ihtiras, sapıklık, şan, şöhret, makam endişesi ve kavmiyetçilik gibi sebeplerle kabullenmiyor görünmesidir.
Açıklama:
Akâid âlimleri meydana geliş şekli, sebebi ve yeri itibariyle küfrü çeşitlere ayırmışlardır. Bunların başlıcaları şunlardır:
Şuurlu bir şekilde Allah’ı, Hz. Peygamber’i ve O’nun Allah’tan getirmiş olduğu esasları kişinin kalbiyle kabullenmemesi, diliyle de inkâr etmesidir.
Kişinin kalbiyle Allah’ın ilah olduğunu bilmesi, fakat diliyle inancını söylememesi inanç esaslarını kabullenmeye yanaşmamasıdır.
Kişinin kalpten Allah’ı ve gerçeği bilip, dil ile de zaman zaman bildiğini açıklamasına rağmen kıskançlık, kin, ihtiras, sapıklık, şan, şöhret, makam endişesi ve kavmiyetçilik gibi sebeplerle kabullenmiyor görünmesidir (meselâ bk. el- Bakara 2/34).
İnsanın Allah’a ve Resul’üne iman etmesi, fakat cehaleti sebebiyle dinde emir ve yasaklardan olan şeyleri inkâr etmesidir. Her ne kadar cehil kelimesinde bilgisizlik ve hafif meşreblilik anlamı varsa da iyiyle kötüyü birbirinden ayırt edememe durumundan dolayı küfür anlamı da vardır (bk. el-Feth 48/26).
Kişinin inanılması gereken şeyleri, diliyle söylemesi, fakat kalbiyle tasdik etmemesidir. Münafıkların durumu bu kısma girer. Kur’an’da onların iman iddialarından şöyle bahsedilir: “İnananlara rastladıkları zaman, “inandık” derler, elebaşılarıyla kaldıklarında, “biz şüphesiz sizinleyiz, onlarla sadece alay etmekteyiz” derler.” (el-Bakara 2/14; el-Münâfikûn 63/3). Doğru cevap D'dir.

Soru 34

Allah'tan başka herhangi bir varlığı Allah statüsünde bir sevgi ile sevmek neye sebep olur?

Seçenekler

A
Nifak
B
Şirk
C
İrtidat
D
İnkar
E
Mürted
Açıklama:
Büyük şirk Allah’tan başka varlıkları sevmede ve onlara ta’zimde aşırı gitmek suretiyle de ortaya çıkabilir. Kur’an’a göre ulûhiyetin en büyük özelliklerinden birisi, sevilmektir. Allah’tan başka herhangi bir varlığı Allah statüsünde bir sevgiyle sevmek insanı ortak koşmaya götürme sebebidir (el-Bakara 2/165). Doğru cevap B'dir.

Soru 35

I. Aşağılık psikolojisi
II. Cimrilik yapmak
III. Hevalarının doğrultusunda gitmek
IV. Kibirlenmek
V. Dünya sevgisi
VI. Cehalet
Yukarıdakilerden hangileri inkarın psikolojik nedenlerindendir?

Seçenekler

A
I-III-V
B
II-IV-VI
C
III-IV-V
D
IV-V-VI
E
V-VI
Açıklama:
İnsanı inançlarından soğutmaya götüren sebeplerin başında sürekli arzularının peşinden gitmek, aşırı isteklerden kurtulamamaktır. Hevalarının doğrultusunda giden kimseler kendilerine iman telkin edildiğinde hemen onu reddedip başka değer yargıları üreterek Allah’ın yol göstericiliğine karşı çıkarlar (el-Kasas 28/50; el-Bakara 2/120; el-En’âm 6/119).
İnsanı inkâra götüren psikolojik motivlerden biri de büyüklenmedir. Büyüklenme insanın kendini başkalarından üstün ve büyük görmesi, her türlü hakka ancak kendisinin layık olduğuna inanmasıdır.
İnsanda inkârı besleyen psikolojik davranış bozukluklarından biri de kıskançlıktır. Kıskançlık hak edenin elindeki nimetin elinden gitmesini ve alınmasını arzu etmektir.
İnançsızılığın psikolojik sebepleri arasında dünya sevgisi de çok önemli bir etkendir. Her insanın yapısında ebedilik düşüncesi vardır. Kendisinde yeterli düzeyde “takva” gelişmemiş insanlar aldatıcı zevk ve geçinme diye tanımlanan (bk. el-Hadid 57/70) dünyanın cazibesine tutularak onda “ebedîliği” aramaya, Allah’a ihtiyaç hissetmeme kalkabilirler.
Bunlara ek olarak inkâr sebepleri arasında fevrilik ve nankörlük gibi bazı psikolojik rahatsızlıklardan da söz etmek mümkündür. Buna göre doğru cevap C'dir.

Soru 36

Aşağıdakilerden hangisi inkarın sosyolojik sebeplerinden biridir?

Seçenekler

A
Şahsi kaprisler
B
Baskı grupları
C
Büyüklük kompleksi
D
Kıskançlık
E
Önyargılı olmak
Açıklama:
İnsan, doğar doğmaz bir toplum tarafından çevrelenir. Dolayısıyla, insan üzerinde etkili olan sosyal baskı grupları vardır. Bu gruplar, insanın inanç seçiminde etkili oldukları gibi, inançsızlık konusunda da etkindirler. Doğru cevap B'dir.

Soru 37

Aşağıdakilerden hangisi müslümanlar arasında görülen tekfir hadiselerinin belli başlı sebeplerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Tahammül gösterme
B
Sert tutumlar
C
Taklitçilik
D
Bilgisizlik
E
Körü körüne bağlılık
Açıklama:
Geçmişte ve günümüzde hoşgörü ve tolerans ahlakı gelişmemiş, belli bir biçimde şartlandırılan mutaassıp kişi ve zümreler İslâm dinini kendileri gibi anlamayan kişi ve grupları rahatlıkla inançsizlıkla itham edebilmişlerdir. Tekfire yönelmenin bir diğer nedeni de bilgisizlik ve körü körüne taklitçiliktir. Öte yandan maddi servet ile manevi nüfuz ve şöhret elde etmek için başkalarını tekfir etme de söz konusudur. Gelir dağılımındaki adaletsizlikler, işsizlik, eğitimde fırsat eşitliğinin olmaması, ifade özgürlüğünün ortadan kaldırılması ve kapalı bir toplum modeli yaşama gibi etkenleri de sayabiliriz. buna göre doğru cevap A'dır.

Soru 38

  • Savunucularından biri Karl Marks'tır.
  • Allah, ruh ve ahireti inkar eder.
  • Maddeyi varlığın temeli sayar.
Yukarıda özellikleri verilen çağdaş inkarcı akım hangisidir?

Seçenekler

A
Pozitivizm
B
Darwinizm
C
Materyalizm
D
Freudizm
E
Deizm
Açıklama:
Materyalizm, maddeyi varlığın temeli ve ezeli sayan, madde âleminin ötesinde herhangi bir varlık alanı tanımayan ve Allah, ruh ve ahreti inkâr eden felsefî bir akımdır. Onlara göre maddenin üstünde bir yaratıcı, etkileyici ve idare edici herhangi bir varlık yoktur.
Materyalistler zihnî ve ruhî hadiseleri beynin fonksiyonları, tabiattaki düzen ve işleyişi de tesadüf çerçevesinde izah ederler.
Materyalizmin kökü milattan önceki dönemlere kadar uzanır. Madde üzerinde ilk tartışmayı başlatanlar antik çağ Yunan düşünürlerinden Demokrit ve Epikür’dür. Bu filozoflar bütün olay ve olguları mekanik nedenlerle açıklar, atomu her varlığın ilk unsuru olarak nitelendirirler.
Ancak materyalizm milattan sonra XVIII. yüzyıla kadar zayıf bir akım olarak varlığını sürdürmüş, Karl Marks gibi diyalektik materyalizmin savunucuları eliyle XX. yüzyılın başlarında yeniden tara ar ve güç kazanmıştır. Doğru cevap C'dir.

Soru 39

Pozitivizm akımının kurucusu kimdir?

Seçenekler

A
Charles Darwin
B
Demokrit
C
Epikür
D
Sigmund Freud
E
Auguste Comte
Açıklama:
Pozitivizm adı verilen olguculuk duyu-ötesi alanı tamamen dışlayan, gerçekliğin bilgisini deney ve gözlemin sonuçlarına bağlayan bir akımdır. Fransız düşünür Auguste Comte (1798-1857) tarafından kurulmuştur. Doğru cevap E'dir.

Soru 40

Freudizme göre insana hakim olan ve onu yöneten içgüdüler hangileridir?

Seçenekler

A
Merak-sevgi
B
Şevkat-tapınma
C
Güven-cömertlik
D
Korku-cinsiyet
E
Kıskançlık-öfke
Açıklama:
İnsan şuurunu metafizik boyuttan kopararak salt akli araştırma alanıyla sınırlandıran Sigmund Freud (1856-1939) tarafından temelleri atılmıştır. Ona göre insana hakim olan ve onu yöneten iki içgüdü korku ve cinsiyet duygularıdır. İnsanın davranışlarına yön veren, ondaki anne-baba, vatan ve Allah sevgisi gibi yüksek değerlere kaynak oluşturan bu iki duygudur. Doğru cevap D'dir.

Soru 41

İnanç çerçevesinde aşağıdakilerden hangisi “fıtrat” kelimesinin tanımıdır?

Seçenekler

A
Müslüman olarak dünyaya gelmedir.
B
Yaratılışın mükemmel olmasıdır.
C
Müslüman olmadır.
D
Müslümanlığı yaşatmadır.
E
Allah’ı kabul etme ve kavrama yeteneğidir.
Açıklama:
İnançsızlığın nedenlerini ayrıntılı bir şekilde anlayabileceksiniz.

Soru 42

İnançsızlığın felsefi karşılığı nedir?

Seçenekler

A
Deizm
B
Teizm
C
Ateizm
D
Pragmatizm
E
Agnostisizm
Açıklama:
İslâm kaynaklarında inançsızlık anlamında kullanılan küfür sözlükte bir şeyi örtmek ve gizlemek anlamına gelir. İnançsızlığın felsefî karşılığı ateizmdir.

Soru 43

İslam’da inanışlarla ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Her insanda inanma yeteneği ve ibadet etme eğilimi vardır.
B
İnsan, dini istidat ve kabiliyetle dünyaya gelmektedir.
C
İnsanda din duygusu doğuştandır.
D
Ergenlik çağından itibaren aklını kullanma ve nedensellik bağlantıları kurma kabiliyeti geliştiği için dini sorumluluklar başlar.
E
İnsan inanmak ya da inanmamak eylemlerinden birini seçemez.
Açıklama:
İnsan inanmak ya da inanmamak eylemlerinden birini seçebilir. Allah insanın özgür irade ve seçimine göre fiili yaratır. Böyle olunca inanç veya inançsızlığın meydana gelmesinde irade ve yaratma olmak üzere iki yön vardır. Her ikisi seçme ve irade etme yönüyle insana, yaratılma yönüyle Allah’a bağlıdır. İman ve küfrü tercih konusunda zorlama söz konusu değildir. Allah küfrü seçene küfür, imanı seçene de imanı verir. Doğru cevap E'dir.

Soru 44

I. Şuurlu bir şekilde Allah’ı, Hz. Peygamber’i ve O’nun Allah’tan getirmiş olduğu esasları kişinin kalbiyle kabullenmemesi, diliyle de inkâr etmesidir.II. Kişinin kalbiyle Allah’ın ilah olduğunu bilmesi, fakat diliyle inancını söylememesi inanç esaslarını kabullenmeye yanaşmamasıdır.III. Kişinin kalpten Allah’ı ve gerçeği bilip, dil ile de zaman zaman bildiğini açıklamasına rağmen kıskançlık, kin, ihtiras, sapıklık, şan, şöhret, makam endişesi ve kavmiyetçilik gibi sebeplerle kabullenmiyor görünmesidir.IV. Kişinin inansa dahi namaz kılmaması, oruç tutmamasıdır.V. İnsanın Allah’a ve Resul’üne iman etmesi, fakat cehaleti sebebiyle dinde emir ve yasaklardan olan şeyleri inkâr etmesidir.
Yukarıdakilerden hangileri küfrün kısımlarına girer?

Seçenekler

A
I,II
B
II,III,IV
C
I,II,V
D
I,II,III,V
E
I,II,III,IV
Açıklama:
İnsanın namaz kılmaması günahtır fakat küfre girmez. Namazın gerekliliğine inanmaması küfür olur.IV. madde dışındakilerin hepsi Akaid alimlerince küfrün kısımlarındandır. Doğru cevap D'dir.

Soru 45

Aşağıdakilerden hangisi şirk kelimesinin anlamını ifade eder?

Seçenekler

A
Allah’ı tanımamak
B
Dini tanımamak
C
Allah'a ortak koşmak
D
Dine küfretmek
E
Peygambere küfretmek
Açıklama:
Dinî anlamda şirk, Allah’ın ulûhiyet, sıfat ve fiillerinde eşi ve ortağı olduğunu kabul etmek ve Allah’tan başkasına ibadet etmektir. Bu da putlara, ağaçlara, hayvanlara, kabirlere, semavî cisimlere, tabiat kuvvetlerine, ruhanî varlıklara ve insanlara ulûhiyet vererek tapınmak şeklinde meydana gelir. Doğru cevap C'dir.

Soru 46

Müslüman görünüp kalben Allah’ı yalanlamak nedir?

Seçenekler

A
Şirk
B
Günah
C
Kafirlik
D
Nifak
E
Yalancılık
Açıklama:
Nifak dıştan Müslüman görünmek içten ise Allah’ı, Resulünü ve onun ilettiklerini yalanlamaktır. Nitekim Kur’ân-ı Kerîm’de “İnsanlardan, inanmadıkları halde, Allah’a ve âhiret gününe inandık diyenler de vardır” (elBakara 2/8) hükmü nifakın dil ile ikrar bulunduğu kalb ile tasdikin olmadığını vurgular. Dolayısıyla nifak ehlinin, yani münafıkların kalplerinde tasdik bulunmadığı için itikadi açıdan kâfir hükmündedirler ve cehennemde ebedî olarak kalacaklardır (en-Nisâ 4/140, 145). Doğru cevap D'dir.

Soru 47

Aşağıdakilerden hangisi dinden dönme eylemidir?

Seçenekler

A
İrtidat
B
Nifak
C
Şirk
D
Günah
E
Kafirlik
Açıklama:
Dini bir terim olarak irtidat İslam’a girdikten sonra tekrar İslam’dan çıkarak küfre geri dönmektir. Dinden dönen kimseye de mürted adı verilir. Doğru cevap A'dır.

Soru 48

Aşağıdakilerden hangisi kişinin inkar etmesindeki psikolojik sebeplerinden birisi değildir?

Seçenekler

A
Sürekli arzularının peşinden gitmek
B
Aşırı isteklerden kurtulamamak
C
Büyüklenmek
D
Kıskançlık
E
Şımarıklık
Açıklama:
İnsanın şımarık olması inkar etmesinin altında yatan psikolojik bir sebep değildir. Doğruu cevap E'dir.

Soru 49

Maddeyi varlığın temeli ve ezeli sayan, madde âleminin ötesinde herhangi bir varlık alanı tanımayan ve Allah, ruh ve ahireti inkâr eden inkârcı felsefi düşünce tarzı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Materyalizm
B
Ateizm
C
Darwinizm
D
Freudizm
E
Deizm
Açıklama:
Materyalizm, maddeyi varlığın temeli ve ezeli sayan, madde âleminin ötesinde herhangi bir varlık alanı tanımayan ve Allah, ruh ve ahreti inkâr eden felsefî bir akımdır. Onlara göre maddenin üstünde bir yaratıcı, etkileyici ve idare edici herhangi bir varlık yoktur. Doğru cevap A'dır.

Soru 50

Maddenin yaratıcı kudret olan Allah tarafından yaratılmadığına inanır. Tekâmül nazariyesi de denilen bu akıma göre canlılarda görülen olağanüstülükler, canlılarla içinde yaşadıkları çevreden gelen çeşitli tesirler arasında uzun zaman sürdürülen mücadeleler neticesinde kendiliğinden meydana gelmiştir. Bu akım hangisidir?

Seçenekler

A
Ateizm
B
Agnostisizm
C
Darwinizm
D
Pozitivizm
E
Freudizm
Açıklama:
Evrim teorisi diye anılan, İngiliz biyoloji bilgini Charles Darwin (1809- 1882) tarafından geliştirilen bu görüş de maddenin yaratıcı kudret olan Allah tarafından yaratılmadığına inanmış bir akımdır. Tekâmül nazariyesi de denilen bu akıma göre canlılarda görülen olağanüstülükler, canlılarla içinde yaşadıkları çevreden gelen çeşitli tesirler arasında uzun zaman sürdürülen mücadeleler neticesinde kendiliğinden meydana gelmiştir. Doğru cevap C'dir.

Soru 51

Günahların en büyüğü hangisidir?

Seçenekler

A
Hırsızlık yapmak
B
Namaz kılmamak
C
Allah’a şirk koşmak
D
Kul hakkına girmek
E
Cinayet işlemek
Açıklama:
Allah’a şirk koşmak, günahların en büyüğüdür. Şirk ile küfrün Allah tarafından bağışlanamayacağı, bunun dışında kalan günahlardan dilediğini Allah’ın bağışlayacağı, şirkin en büyük zulüm olduğu belirtilmiştir (bk. enNisa 4/48; Lokman 31/13). Doğru cevap C'dir.

Soru 52

Aşağıdakilerden hangisi nimet verenin iyiliğini göz ardı etmek, onu yok saymak anlamına gelen kavramdır?

Seçenekler

A
Tekfir
B
Ateizm
C
Kafir
D
Nankörlük
E
İnançsızlık
Açıklama:
Nankörlük; nimet verenin iyiliğini göz ardı etmek, onu yok saymak manasına gelir. Dolayısıyla, doğru cevap D seçeneğidir.

Soru 53

I. İnkar
II. Cühud
III. Kizb
IV. Kafir
Yukarıdaki terimlerden hangisi/hangileri inançtan yoksunluk, inanç ilkelerini tamamen veya kısmen red durumunu ifade eden sözcük/lerdir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
I ve II
C
II ve IV
D
I, II, III, IV
E
Yalnız IV
Açıklama:
Terim olarak küfür veya inkar Allah’ın varlığını ve birliğini, Kur’an’da açık ve kesin olarak belirtilen hükümlerin tamamını veya bir kısmını, nübüvvetin gerekliliğini ve ölüm ötesi hayatı kabul etmemek gibi inanış ve davranışlardır. Dolayısıyla burada kabul ve tasdik anlamında inançtan yoksunluk, inanç ilkelerini tamamen veya kısmen red durumu meydana gelmektedir. Ayrıca Allah’ın ayetlerini inkâr anlamında cühud (Hûd 11/59; en-Neml 27/14); ilahi vahyin doğrudan inkâr edilmesi manası taşıyan kizb (ez-Zümer 39/3) de ilişkili terimler arasındadır. Kalbindeki inancı gizleyen ve gerçeğin üzerini örten durumundaki kimselere kâfir denilmiştir.

Soru 54

Aşağıdakilerden hangisi küfür çeşitlerinden değildir?

Seçenekler

A
Allah’ı şuurlu bir şekilde inkar etmek
B
Allah'ın zatına ve sıfatlarına hürmet etmek
C
İnancından ve esaslarından söz etmemek
D
Allah’ı kabullenmiyor gibi görünmek
E
Dini emir ve yasakları inkar etmek
Açıklama:
Akâid âlimleri meydana geliş şekli, sebebi ve yeri itibariyle küfrü çeşitlere ayırmışlardır. Şuurlu bir şekilde Allah’ı, Hz. Peygamber’i ve O’nun Allah’tan getirmiş olduğu esasları kişinin kalbiyle kabullenmemesi, diliyle de inkâr etmesidir. Kişinin kalbiyle Allah’ın ilah olduğunu bilmesi, fakat diliyle inancını söylememesi inanç esaslarını kabullenmeye yanaşmamasıdır. Kişinin kalpten Allah’ı ve gerçeği bilip, dil ile de zaman zaman bildiğini açıklamasına rağmen kıskançlık, kin, ihtiras, sapıklık, şan, şöhret, makam endişesi ve kavmiyetçilik gibi sebeplerle kabullenmiyor görünmesidir (meselâ bk. el-Bakara 2/34). İnsanın Allah’a ve Resul’üne iman etmesi, fakat cehaleti sebebiyle dinde emir ve yasaklardan olan şeyleri inkâr etmesidir. Her ne kadar cehil kelimesinde bilgisizlik ve hafif meşreblilik anlamı varsa da iyiyle kötüyü birbirinden ayırt edememe durumundan dolayı küfür anlamı da vardır (bk. el-Feth 48/26). Dolayısıyla, doğru cevap B seçeneğidir.

Soru 55

Aşağıdakilerden hangisi Allah’ın ulûhiyet, sıfat ve fiillerinde eşi ve ortağı olduğunu kabul etmek ve Allah’tan başkasına ibadet etmek anlamına gelmektedir?

Seçenekler

A
Nifak
B
İrtidat
C
Şirk
D
Ubudiyet
E
Tevekkül
Açıklama:
Dini anlamda şirk; Allah’ın ulûhiyet, sıfat ve fiillerinde eşi ve ortağı olduğunu kabul etmek ve Allah’tan başkasına ibadet etmektir. Bu da putlara, ağaçlara, hayvanlara, kabirlere, semavî cisimlere, tabiat kuvvetlerine, ruhanî varlıklara ve insanlara ulûhiyet vererek tapınmak şeklinde meydana gelir. Dolayısıyla, doğru cevap C seçeneğidir.

Soru 56

Aşağıdakilerden hangisi dıştan Müslüman görünmek içten ise Allah’ı, Resulünü ve onun ilettiklerini yalanlamak anlamına gelmektedir?

Seçenekler

A
Nifak
B
İrtidat
C
Şirk
D
Ubudiyet
E
İtikat
Açıklama:
Nifak; dıştan Müslüman görünmek içten ise Allah’ı, Resulünü ve onun ilettiklerini yalanlamaktır. Nitekim Kur’ân-ı Kerîm’de “İnsanlardan, inanmadıkları halde, Allah’a ve âhiret gününe inandık diyenler de vardır” (elBakara 2/8) hükmü nifakın dil ile ikrar bulunduğu kalb ile tasdikin olmadığını vurgular. Dolayısıyla, doğru cevap A seçeneğidir.

Soru 57

Aşağıdakilerden hangisi İslam’a girdikten sonra tekrar İslam’dan çıkarak küfre geri dönmek anlamına gelmektedir?

Seçenekler

A
Nifak
B
İrtidat
C
Şirk
D
Ubudiyet
E
İtikat
Açıklama:
İrtidat; İslam’a girdikten sonra tekrar İslam’dan çıkarak küfre geri dönmektir. Dinden dönen kimseye de mürted adı verilir. Dolayısıyla, doğru cevap B seçeneğidir.

Soru 58

Aşağıdakilerden hangisi inkârın sebeplerinden biri olamaz?

Seçenekler

A
Sürekli arzularının peşinden gitmek
B
Kendini başkalarından üstün ve büyük görmek
C
Başkasının elde ettiklerini kıskanmak
D
İnançsız insanların peşinden gitmek
E
Başkalarını yönlendirmeye çalışmak
Açıklama:
A, B, C ve D seçeneklerindeki sebepler, insanı inkâra götüren psikolojik ve sosyolojik sebepler arasında yer alabilir. Ancak başkalarını yönlendirmeye çalışmak, inkârın sebepleri arasında yer almayabilir. Zira, tarih içerisinde gelip geçmiş bütün milletlerde kitleleri yönlendiren, toplumlara önderlik eden ve başkanlara danışmanlık görevinde bulunan kişiler varolagelmiştir. Ama bütün zamanlar için bu tür kişiler kötü değildir. Olumlu anlamda danışmanlık yapan kişiler de varolmuştur. Dolayısıyla, doğru cevap E seçeneğidir.

Soru 59

Aşağıdakilerden hangisi bir müslümanı küfre nispet etme anlamını taşımaktadır?

Seçenekler

A
Tefekkür
B
Taassup
C
Tekfir
D
Muhalif
E
Mutaassıp
Açıklama:
Bir müslümanı küfre nispet etme manasına gelen "tekfîr" tarihte bazen yanlış yönlere çekilmiş, bir kısım toplulukların elinde hasımlara karşı kullanılmıştır. Hz. Peygamber ve İslam bilginleri insanlar hakkında gelişi güzel inançsızlık suçlaması yapılmamasını tavsiye etmelerine rağmen, Müslümanların bir diğer Müslüman kardeşini küfre nispet etme gafletini göstermelerini önleyememiştir. Dolayısıyla, doğru cevap C seçeneğidir.

Soru 60

Aşağıdakilerden hangisi çağdaş inkarcı akımların temelini oluşturan güçlü sebeplerden biridir?

Seçenekler

A
Materyalizm
B
Kapitalizm
C
Darwinizm
D
Pozitivizm
E
Freudizm
Açıklama:
XVI. yüzyılın sonlarına doğru Batı toplumlarında üretim ilişkilerinin köklü değişimler geçirmesine paralel olarak dinin algılanış biçimlerinde de köklü değişimler yaşandı. Endüstriyel Kapitalizm geliştikçe inançların önemini yitireceği, modernleşme süreçlerinin doğal bir sonucu olarak bireyin şuurunda ve toplum katında dinin gittikçe gerileyeceği iddia edildi. Her ne kadar Materyalizm'in kökü milattan önceki dönemlere kadar uzansa da, Materyalizm milattan sonra XVIII. yüzyıla kadar zayıf bir akım olarak varlığını sürdürmüştür. Materyalizm, Darwinizm, Pozitivizm ve Freudizm gibi akımlar tarihsel sıralamada Kapitalizm'den daha sonra gelmektedirler. Dolayısıyla, doğru cevap B seçeneğidir.

Soru 61

Aşağıdakilerden hangisi çağdaş inkarcı akımların öncülerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Demokrit
B
C. Darwin
C
A. Comte
D
Aristo
E
S. Freud
Açıklama:
Materyalizmin kökü milattan önceki dönemlere kadar uzanır. Madde üzerinde ilk tartışmayı başlatanlar antik çağ Yunan düşünürlerinden Demokrit ve Epikür’dür. Bu filozoflar bütün olay ve olguları mekanik nedenlerle açıklar, atomu her varlığın ilk unsuru olarak nitelendirirler. İngiliz biyoloji bilgini Charles Darwin tarafından geliştirilen Darwinizm de, maddenin yaratıcı kudret olan Allah tarafından yaratılmadığına inanmış bir akımdır. Pozitivizm, Fransız düşünür Auguste Comte tarafından kurulmuştur. Freudizmin temelleri ise, insan şuurunu metafizik boyuttan kopararak salt akli araştırma alanıyla sınırlandıran Sigmund Freud tarafından atılmıştır. Dolayısıyla, doğru cevap D seçeneğidir.

Soru 62

İslam kaynaklarına göre kalbindeki inancı gizleyen, inanç ilkelerini kısmen veya tamamen reddeden kişiye hangi isim verilmektedir?

Seçenekler

A
Râcife
B
Nâkur
C
Kâfir
D
Tekfir
E
Sakar
Açıklama:
A seçeneğinde verilen tabir kıyameti ifade etmek için kullanılan tabirlerden biridir. B seçeneğinde verilen tabir Sûr ile eş anlamlıdır. D seçeneğinde verilen, herhangi birini inançsızlığa nispet etmeye verilen isimdir. E seçeneğinde verilen, cehennemin tabakalarından birine verilen isimdir. İslam kaynaklarına göre kabul veya tasdik anlamında inançtan yoksun olan, kalbindeki inancı gizleyen, inanç ilkelerini kısmen veya tamamen reddeden kişiye Kâfir adı verilmektedir.

Soru 63

I. Allah’ın varlığını ve birliğini kabul etmemek
II. Kur’an’da açık ve kesin olarak belirtilen hükümlerin tamamını veya bir kısmını kabul etmemek
III. Nübüvvetin gerekliliğini kabul etmemek
IV. Ölüm ötesi hayatı kabul etmemek
Yukarıda verilenlerden hangisi veya hangileri küfür teriminin kapsamında yer alan inanış veya davranışlardandır?

Seçenekler

A
I-II
B
II, III ve IV
C
I, II ve III
D
I, III ve IV
E
I,II,III ve IV
Açıklama:
Terim olarak küfür Allah’ın varlığını ve birliğini, Kur’an’da açık ve kesin olarak belirtilen hükümlerin tamamını veya bir kısmını, nübüvvetin gerekliliğini ve ölüm ötesi hayatı kabul etmemek gibi inanış ve davranışlardır. Bu bilgilerde de görüldüğü üzere yukarıda verilen bütün inanış veya davranışlar küfürün tanımı içinde yer almaktadır.

Soru 64

Aşağıdakilerden hangisi Kur’an-ı Kerim’de geçen ve küfür kelimesiyle eş anlamlı olan sözcüklerden biridir?

Seçenekler

A
Cühûd
B
Saât
C
Râcife
D
Karia
E
Tâmme
Açıklama:
B, C, D ve E seçeneklerinde kıyamet yerine kullanıılan terim, tabir ve isimler verilmiştir. Cühûd ise Allah’ın ayetlerini inkâr anlamında kullanılan ve küfür kelimesiyle eş anlamlı olan sözcüklerden biridir.

Soru 65

Dinî anlamda, Allah’ın ulûhiyet, sıfat ve fiillerinde eşi ve ortağı olduğunu kabul etmek ve Allah’tan başkasına ibadet etmeye ne isim verilir?

Seçenekler

A
Nifak
B
İrtidat
C
Münafık
D
Şirk
E
Mürted
Açıklama:
A seçeneğindeki nifak dıştan Müslüman görünmek, içten ise Allah’ı, Resulünü ve onun ilettiklerini yalanlamaktır. B seçeneğindeki irtidat, dini bir terim olarak İslam’a girdikten sonra tekrar İslam’dan çıkarak küfre geri dönmektir. C seçeneğindeki münafık, kalpteki samimiyetini bozup diliyle iman ettiğini söyleyen kimse demektir. E seçeneğindeki mürted, imandan sonra küfre dönen kimse demektir. Şirk ise sözlükte “ortaklık” manasına gelir. Dinî anlamda şirk, Allah’ın ulûhiyet, sıfat ve fiillerinde eşi ve ortağı olduğunu kabul etmek ve Allah’tan başkasına ibadet etmektir. Bu da putlara, ağaçlara, hayvanlara, kabirlere, semavî cisimlere, tabiat kuvvetlerine, ruhanî varlıklara ve insanlara ulûhiyet vererek tapınmak şeklinde meydana gelir.

Soru 66

Aşağıdakilerden hangisinde Müşrik’in tanımı doğru yapılmıştır?

Seçenekler

A
İman hakikatlerini gizleyip inkâr eden kimse
B
Kalpteki samimiyetini bozup diliyle iman ettiğini söyleyen kimse
C
Allah’a ortak koşan kimse
D
İmandan sonra küfre dönen kimse
E
İslam’a girdikten sonra tekrar İslam’dan çıkarak küfre geri dönen kimse
Açıklama:
A seçeneğinde kâfirin, B seçeneğinde münafığın, D seçeneğinde mürtedin ve E seçeneğinde de irtidatın tanımı yapılmıştır. Müşriğin doğru tanımı ise Allah’a ortak koşan kimse şeklinde yapılmıştır.

Soru 67

Aşağıda verilenlerden hangisi inkârın psikolojik sebeplerinden biridir?

Seçenekler

A
İnsanların sürekli arzularının peşinden gitmeleri ve aşırı isteklerden kurtulamamaları
B
Sosyal baskı gruplarının isteği sonucunda varlıklı olmanın aşırı isteği ve şımarıklığı
C
Allah’ın hakkını O’na, bilerek ihanette kullanma
D
Sadece dünyada yaşayağını sanarak şımarma
E
Taraftar çokluğu sebebiyle sahip olduğu şeyleri kötüye kullanma
Açıklama:
B, C, D ve E seçeneklerinde verilen sebepler inkârın sosyolojik sebeplerindendir. A seçeneğinde ise inkârın psikolojik sebeplerinden birisi verilmiştir. İnkâra yol açan ve insanı inançlarından soğutmaya götüren sebeplerin başında, sürekli arzularının peşinden gitmek, aşırı isteklerden kurtulamamak gelir. Hevalarının doğrultusunda giden kimseler kendilerine iman telkin edildiğinde hemen onu reddedip başka değer yargıları üreterek Allah’ın yol göstericiliğine karşı çıkarlar.

Soru 68

Kur’an-ı Kerim’in inançsızlık hastalığı olarak tanımladığı ve daha çok vesvese ve kuşkuculuğa dayanan kavram nedir?

Seçenekler

A
İtikâdî İrtidat
B
Amelî İrtidat
C
Nifak
D
Maraz
E
Şirk
Açıklama:
A seçeneğindeki itikâdî irtidat, Allah’ı, Resulünü ve O’nun getirdiklerini inkâr ederek bir başka dine ya da anlayışa dönmektir. B seçeneğindeki amelî irtidat, şuursuzca dini uygulamalardan bir kısmını dine aykırı uygulamalarla değiştirmektir. C seçeneğindeki nifak dıştan Müslüman görünmek içten ise Allah’ı, Resulünü ve onun ilettiklerini yalanlamaktır. E seçeneğindeki şirk, Allah’ın ulûhiyet, sıfat ve fiillerinde eşi ve ortağı olduğunu kabul etmek ve Allah’tan başkasına ibadet etmektir. D seçeneğindeki maraz ise Kur’an’a göre inançsızlık hastalığı olarak tanımlanır ve daha çok vesvese ve kuşkuculuğa dayanmaktadır. Buna yakalanan kimse önyargılarından kurtulamadığı ve beş duyusunu gerçekliğin bilgisine kapattığı müddetçe itikadî körlük içinde yaşamaya devam eder.

Soru 69

Aşağıdakilerden hangisi çağdaş inkârcı akımlardan biri olan Materyalizm hakkında verilen doğru bir bilgidir?

Seçenekler

A
Tekâmül nazariyesi olarak da adlandırılır.
B
Evrim teorisi olarak da adlandırılır.
C
İnsan psikolojisinde Allah’a inanma eğiliminin olmadığını söyler.
D
Duyu-ötesi alanı tamamen dışlayan, gerçekliğin bilgisini deney ve gözlemin sonuçlarına bağlayan bir akımdır.
E
Maddeyi varlığın temeli ve ezeli sayıp, madde âleminin ötesinde herhangi bir varlık alanı olmadığını söyler.
Açıklama:
A ve B seçeneğinde verilen bilgi çağdaş inkârcı akımlardan biri olan Darwinizm ile ilgilidir. C seçeneğinde verilen bilgi Freudizm ile ilgilidir. D seçeneğinde verilen bilgi de Pozitivizm ile ilgilidir. E seçeneğinde verilen bilgi ise Materyalizm ile ilgilidir. Bu düşünce tarzına tabiatçılık ve materyalizm adı verilir. Materyalislere göre maddenin üstünde bir yaratıcı, etkileyici ve idare edici herhangi bir varlık yoktur. Onlar zihnî ve ruhî hadiseleri beynin fonksiyonları, tabiattaki düzen ve işleyişi de tesadüf çerçevesinde izah ederler.

Soru 70

Evrim teorisi ve Tekâmül nazariyesi olarak adlandırılan çağdaş inkârcı akım nedir?

Seçenekler

A
Materyalizm
B
Darwinizm
C
Freudizm
D
Pozitivizm
E
Olguculuk
Açıklama:
Evrim teorisi veya Tekâmül nazariyesi olarak da adlandırılan çağdaş inkârcı akım Darwinizm’dir. İngiliz biyoloji bilgini Charles Darwin (1809-1882) tarafından geliştirilen bu görüş, maddenin yaratıcı kudret olan Allah tarafından yaratılmadığına inanmış bir akımdır. Bu akıma göre canlılarda görülen olağanüstülükler, canlılarla içinde yaşadıkları çevreden gelen çeşitli tesirler arasında uzun zaman sürdürülen mücadeleler neticesinde kendiliğinden meydana gelmiştir.

Soru 71

Duyu-ötesi alanı tamamen dışlayan, gerçekliğin bilgisini deney ve gözlemin sonuçlarına bağlayan ve Olguculuk olarak da adlandırılan çağdaş inkârcı akımlardan biri olan Pozitivizm’in kurucusu kimdir?

Seçenekler

A
Demokrit
B
Auguste Comte
C
Karl Marx
D
Charles Darwin
E
Sigmund Freud
Açıklama:
Pozitivizm adı verilen olguculuk duyu-ötesi alanı tamamen dışlayan, gerçekliğin bilgisini deney ve gözlemin sonuçlarına bağlayan bir akımdır. Doğru cevap olan B seçeneğinde adı geçen Fransız düşünür Auguste Comte (1798-1857) tarafından kurulmuştur. Bu düşünceye göre pozitif felsefe, insan zekâsının ulaşabileceği son aşama kabul edilir.

Soru 72

İnançsızlığın felsefi karşılığı nedir?

Seçenekler

A
Deizm
B
Teizm
C
Ateizm
D
Pragmatizm
E
Agnostisizm
Açıklama:
İslâm kaynaklarında inançsızlık anlamında kullanılan küfür sözlükte bir şeyi örtmek ve gizlemek anlamına gelir. İnançsızlığın felsefî karşılığı ateizmdir.

Soru 73

İslam’da inanışlarla ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Her insanda inanma yeteneği ve ibadeteetme eğilimi vardır.
B
İnsan, dini istidat ve kabiliyetle dünyaya gelmektedir.
C
İnsanda din duygusu doğuştandır.
D
Ergenlik çağından itibaren aklını kullanma ve nedensellik bağlantıları kurma kabiliyeti geliştiği için dini sorumluluklar başlar.
E
İnsan inanmak ya da inanmamak eyleminden birini seçemez.
Açıklama:
İnsan bu iki fiilden (hangi iki fiilden) her birini seçebilir. Allah insanın özgür irade ve seçimine göre fiili yaratır. Böyle olunca inanç veya inançsızlığın meydana gelmesinde irade ve yaratma olmak üzere iki yön vardır. Her ikisi seçme ve irade etme yönüyle insana, yaratılma yönüyle Allah’a bağlıdır. İman ve küfrü tercih konusunda zorlama söz konusu değildir. Allah küfrü seçene küfür, imanı seçene de imanı verir.

Soru 74

  1. Şuurlu bir şekilde Allah’ı, Hz. Peygamber’i ve O’nun Allah’tan getirmiş olduğu esasları kişinin kalbiyle kabullenmemesi, diliyle de inkâr etmesidir.
  2. Kişinin kalbiyle Allah’ın ilah olduğunu bilmesi, fakat diliyle inancını söylememesi inanç esaslarını kabullenmeye yanaşmamasıdır.
  3. Kişinin kalpten Allah’ı ve gerçeği bilip, dil ile de zaman zaman bildiğini açıklamasına rağmen kıskançlık, kin, ihtiras, sapıklık, şan, şöhret, makam endişesi ve kavmiyetçilik gibi sebeplerle kabullenmiyor görünmesidir
  4. İnsanın Allah’a ve Resul’üne iman etmesi, fakat cehaleti sebebiyle dinde emir ve yasaklardan olan şeyleri inkâr etmesidir.
Yukarıdakilerden hangileri küfür yani inançsızlığın kısımlarına girer?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
Hepsi
E
II ve III
Açıklama:
Yukarıdakilerden hepsi Akaid alimlerince küfrün kısımlarındandır.

Soru 75

Aşağıdakilerden hangisi şirk kelimesini ifade eder?

Seçenekler

A
Allah’ı tanımamak
B
Dini tanımamak
C
Allaha ortak koşmak
D
Dine küfretmek
E
Peygambere küfretmek
Açıklama:
Dinî anlamda şirk, Allah’ın ulûhiyet, sıfat ve fiillerinde eşi ve ortağı olduğunu kabul etmek ve Allah’tan başkasına ibadet etmektir. Bu da putlara, ağaçlara, hayvanlara, kabirlere, semavî cisimlere, tabiat kuvvetlerine, ruhanî varlıklara ve insanlara ulûhiyet vererek tapınmak şeklinde meydana gelir.

Soru 76

Müslüman görünüp içten Allah’ı yalanlamak nedir?

Seçenekler

A
Şirk
B
Günah
C
Kafirlik
D
Nifak
E
Yalancılık
Açıklama:
Nifak dıştan Müslüman görünmek içten ise Allah’ı, Resulünü ve onun ilettiklerini yalanlamaktır. Nitekim Kur’ân-ı Kerîm’de “İnsanlardan, inanmadıkları halde, Allah’a ve âhiret gününe inandık diyenler de vardır” (elBakara 2/8) hükmü nifakın dil ile ikrar bulunduğu kalb ile tasdikin olmadığını vurgular. Dolayısıyla nifak ehlinin, yani münafıkların kalplerinde tasdik bulunmadığı için itikadi açıdan kâfir hükmündedirler ve cehennemde ebedî olarak kalacaklardır (en-Nisâ 4/140, 145).

Soru 77

Aşağıdakilerden hangisi dinden dönme eylemidir?

Seçenekler

A
İrtidat
B
Nifak
C
Şirk
D
Günah
E
Kafirlik
Açıklama:
Dini bir terim olarak irtidat İslam’a girdikten sonra tekrar İslam’dan çıkarak küfre geri dönmektir. Dinden dönen kimseye de mürted adı verilir.

Soru 78

Aşağıdakilerden hangisi kişinin inkar etmesindeki psikolojik sebeplerinden birisi değildir?

Seçenekler

A
Sürekli arzularının peşinden gitmek
B
Aşırı isteklerden kurtulamamak
C
Büyüklenmek
D
Kıskançlık
E
Şımarıklık
Açıklama:
Varlıklı olmanın kişiyi şımarıklaştırması toplumların inançsızlığa yöneltilmesinde önderlik yapan sosyolojik baskı gruplarından birisidir.

Soru 79

Maddeyi varlığın temeli ve ezeli sayan, madde âleminin ötesinde herhangi bir varlık alanı tanımayan ve Allah, ruh ve ahreti inkâr eden inkârcı felsefi düşünce tarzı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Materyalizm
B
Ateizm
C
Darwinizm
D
Freudizm
E
Deizm
Açıklama:
Materyalizm, maddeyi varlığın temeli ve ezeli sayan, madde âleminin ötesinde herhangi bir varlık alanı tanımayan ve Allah, ruh ve ahreti inkâr eden felsefî bir akımdır. Onlara göre maddenin üstünde bir yaratıcı, etkileyici ve idare edici herhangi bir varlık yoktur.

Soru 80

Günahların en büyüğü hangisidir?

Seçenekler

A
Hırsızlık yapmak
B
Namaz kılmamak
C
Allah’a şirk koşmak
D
Nifak yapmak
E
Cinayet işlemek
Açıklama:
Allah’a şirk koşmak, günahların en büyüğüdür. Şirk ile küfrün Allah tarafından bağışlanamayacağı, bunun dışında kalan günahlardan dilediğini Allah’ın bağışlayacağı, şirkin en büyük zulüm olduğu belirtilmiştir (bk. enNisa 4/48; Lokman 31/13).

Soru 81

İslam kaynaklarına göre kalbindeki inancı gizleyen, inanç ilkelerini kısmen veya tamamen reddeden kişiye hangi isim verilmektedir?

Seçenekler

A
Râcife
B
Nâkur
C
Kâfir
D
Tekfir
E
Sakar
Açıklama:
A seçeneğinde verilen tabir kıyameti ifade etmek için kullanılan tabirlerden biridir. B seçeneğinde verilen tabir Sûr ile eş anlamlıdır. D seçeneğinde verilen, herhangi birini inançsızlığa nispet etmeye verilen isimdir. E seçeneğinde verilen, cehennemin tabakalarından birine verilen isimdir. İslam kaynaklarına göre kabul veya tasdik anlamında inançtan yoksun olan, kalbindeki inancı gizleyen, inanç ilkelerini kısmen veya tamamen reddeden kişiye, C seçeneğinde de belirtildiği üzere Kâfir adı verilmektedir.

Soru 82

  1. Allah’ın varlığını ve birliğini kabul etmemek
  2. Kur’an’da açık ve kesin olarak belirtilen hükümlerin tamamını veya bir kısmını kabul etmemek
  3. Nübüvvetin gerekliliğini kabul etmemek
  4. Ölüm ötesi hayatı kabul etmemek
Yukarıda verilenlerden hangisi veya hangileri küfür teriminin kapsamında yer alan inanış veya davranışlardan biridir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
I, II ve III
C
I, III ve IV
D
II, III ve IV
E
Hepsi
Açıklama:
Terim olarak küfür Allah’ın varlığını ve birliğini, Kur’an’da açık ve kesin olarak belirtilen hükümlerin tamamını veya bir kısmını, nübüvvetin gerekliliğini ve ölüm ötesi hayatı kabul etmemek gibi inanış ve davranışlardır. Bu bilgilerde de görüldüğü üzere E seçeneğinde de belirtildiği gibi yukarıda verilen bütün inanış veya davranışlar küfürün tanımı içinde yer almaktadır.

Soru 83

Aşağıdakilerden hangisi Kur’an-ı Kerim’de geçen ve küfür kelimesiyle eş anlamlı olan sözcüklerden biridir?

Seçenekler

A
Cühûd
B
Saât
C
Râcife
D
Karia
E
Tâmme
Açıklama:
B, C, D ve E seçeneklerinde kıyamet yerine kullanıılan terim, tabir ve isimler verilmiştir. A seçeneğinde verilen Cühûd ise Allah’ın ayetlerini inkâr anlamında kullanılan ve küfür kelimesiyle eş anlamlı olan sözcüklerden biridir.

Soru 84

Dinî anlamda, Allah’ın ulûhiyet, sıfat ve fiillerinde eşi ve ortağı olduğunu kabul etmek ve Allah’tan başkasına ibadet etmeye ne isim verilir?

Seçenekler

A
Nifak
B
İrtidat
C
Münafık
D
Şirk
E
Mürted
Açıklama:
A seçeneğindeki nifak dıştan Müslüman görünmek, içten ise Allah’ı, Resulünü ve onun ilettiklerini yalanlamaktır. B seçeneğindeki irtidat, dini bir terim olarak İslam’a girdikten sonra tekrar İslam’dan çıkarak küfre geri dönmektir. C seçeneğindeki münafık, kalpteki samimiyetini bozup diliyle iman ettiğini söyleyen kimse demektir. E seçeneğindeki mürted, imandan sonra küfre dönen kimse demektir. D seçeneğindeki şirk ise sözlükte “ortaklık” manasına gelir. Dinî anlamda şirk, Allah’ın ulûhiyet, sıfat ve fiillerinde eşi ve ortağı olduğunu kabul etmek ve Allah’tan başkasına ibadet etmektir. Bu da putlara, ağaçlara, hayvanlara, kabirlere, semavî cisimlere, tabiat kuvvetlerine, ruhanî varlıklara ve insanlara ulûhiyet vererek tapınmak şeklinde meydana gelir.

Soru 85

Aşağıdakilerden hangisinde Müşrik’in tanımı doğru yapılmıştır?

Seçenekler

A
İman hakikatlerini gizleyip inkâr eden kimse demektir.
B
Kalpteki samimiyetini bozup diliyle iman ettiğini söyleyen kimse demektir.
C
Allah’a ortak koşan kimse demektir.
D
İmandan sonra küfre dönen kimse demektir.
E
İslam’a girdikten sonra tekrar İslam’dan çıkarak küfre geri dönmektir.
Açıklama:
A seçeneğinde kâfirin, B seçeneğinde münafığın, D seçeneğinde mürtedin ve E seçeneğinde de irtidatın tanımı yapılmıştır. C seçeneğinde ise müşriğin doğru tanımı yapılmıştır.

Soru 86

Aşağıda verilenlerden hangisi inkârın psikolojik sebeplerinden biridir?

Seçenekler

A
İnsanların sürekli arzularının peşinden gitmesi ve aşırı isteklerden kurtulamamaları.
B
Sosyal baskı gruplarının isteği sonucunda varlıklı olmanın aşırı isteği ve şımarıklığı.
C
Allah’ın hakkını O’na, bilerek ihanette kullanmak.
D
Sadece dünyada yaşayağını sanarak şımarmak.
E
Taraftar çokluğu sebebiyle sahip olduğu şeyleri kötüye kullanmak.
Açıklama:
B, C, D ve E seçeneklerinde verilen sebepler inkârın sosyolojik sebeplerindendir. A seçeneğinde ise inkârın psikolojik sebeplerinden birisi verilmiştir. İnkâra yol açan ve insanı inançlarından soğutmaya götüren sebeplerin başında, sürekli arzularının peşinden gitmek, aşırı isteklerden kurtulamamak gelir. Hevalarının doğrultusunda giden kimseler kendilerine iman telkin edildiğinde hemen onu reddedip başka değer yargıları üreterek Allah’ın yol göstericiliğine karşı çıkarlar.

Soru 87

Kur’an-ı Kerim’in inançsızlık hastalığı olarak tanımladığı ve daha çok vesvese ve kuşkuculuğa dayanan kavram nedir?

Seçenekler

A
İtikâdî İrtidat
B
Amelî İrtidat
C
Nifak
D
Maraz
E
Şirk
Açıklama:
A seçeneğindeki itikâdî irtidat, Allah’ı, Resulünü ve O’nun getirdiklerini inkâr ederek bir başka dine ya da anlayışa dönmektir. B seçeneğindeki amelî irtidat, şuursuzca dini uygulamalardan bir kısmını dine aykırı uygulamalarla değiştirmektir. C seçeneğindeki nifak dıştan Müslüman görünmek içten ise Allah’ı, Resulünü ve onun ilettiklerini yalanlamaktır. E seçeneğindeki şirk, Allah’ın ulûhiyet, sıfat ve fiillerinde eşi ve ortağı olduğunu kabul etmek ve Allah’tan başkasına ibadet etmektir. D seçeneğindekimaraz ise Kur’an’a göre inançsızlık hastalığı olarak tanımlanır ve daha çok vesvese ve kuşkuculuğa dayanmaktadır. Buna yakalanan kimse önyargılarından kurtulamadığı ve beş duyusunu gerçekliğin bilgisine kapattığı müddetçe itikadî körlük içinde yaşamaya devam eder.

Soru 88

Aşağıdakilerden hangisi çağdaş inkârcı akımlardan biri olan Materyalizm hakkında verilen doğru bir bilgidir?

Seçenekler

A
Tekâmül nazariyesi olarak da adlandırılır.
B
Evrim teorisi olarak da adlandırılır.
C
Bu akıma göre insan psikolojisinde Allah’a inanma eğilimi yoktur. İnsan bir yandan sayısız korkuların, diğer yandan çeşitli engeller karşısında tatmin edilemeyen cinsel duyguların baskısı altındadır.
D
Duyu-ötesi alanı tamamen dışlayan, gerçekliğin bilgisini deney ve gözlemin sonuçlarına bağlayan bir akımdır.
E
Maddeyi varlığın temeli ve ezeli sayan, madde âleminin ötesinde herhangi bir varlık alanı tanımayan ve Allah, ruh ve ahreti inkâr eden felsefî bir akımdır.
Açıklama:
A ve B seçeneğinde verilen bilgi çağdaş inkârcı akımlardan biri olan Darwinizm ile ilgilidir. C seçeneğinde verilen bilgi Freudizm ile ilgilidir. D seçeneğinde verilen bilgi de Pozitivizm ile ilgilidir. E seçeneğinde verilen bilgi ise Materyalizm ile ilgilidir. Bu düşünce tarzına tabiatçılık ve materyalizm adı verilir. Materyalislere göre maddenin üstünde bir yaratıcı, etkileyici ve idare edici herhangi bir varlık yoktur. Onlar zihnî ve ruhî hadiseleri beynin fonksiyonları, tabiattaki düzen ve işleyişi de tesadüf çerçevesinde izah ederler.

Soru 89

Evrim teorisi ve Tekâmül nazariyesi olarak adlandırılan çağdaş inkârcı akım nedir?

Seçenekler

A
Materyalizm
B
Darwinizm
C
Freudizm
D
Pozitivizm
E
Olguculuk
Açıklama:
Evrim teorisi veya Tekâmül nazariyesi olarak da adlandırılan çağdaş inkârcı akım Darwinizm’dir. İngiliz biyoloji bilgini Charles Darwin (1809-1882) tarafından geliştirilen bu görüş, maddenin yaratıcı kudret olan Allah tarafından yaratılmadığına inanmış bir akımdır. Bu akıma göre canlılarda görülen olağanüstülükler, canlılarla içinde yaşadıkları çevreden gelen çeşitli tesirler arasında uzun zaman sürdürülen mücadeleler neticesinde kendiliğinden meydana gelmiştir.

Soru 90

Duyu-ötesi alanı tamamen dışlayan, gerçekliğin bilgisini deney ve gözlemin sonuçlarına bağlayan ve Olguculuk olarak da adlandırılan çağdaş inkârcı akımlardan biri olan Pozitivizm’in kurucusu kimdir?

Seçenekler

A
Demokrit
B
Auguste Comte
C
Karl Marx
D
Charles Darwin
E
Sigmund Freud
Açıklama:
Pozitivizm adı verilen olguculuk duyu-ötesi alanı tamamen dışlayan, gerçekliğin bilgisini deney ve gözlemin sonuçlarına bağlayan bir akımdır. Doğru cevap olan B seçeneğinde adı geçen Fransız düşünür Auguste Comte (1798-1857) tarafından kurulmuştur. Bu düşünceye göre pozitif felsefe, insan zekâsının ulaşabileceği son aşama kabul edilir.

Soru 91

Küfür şirkten daha genel olup şirki de içine alır. Bu manada aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Seçenekler

A
Her taassup kafirdir ama her kafir taassup değildir
B
Her müşrik kafirdir ama her kafir müşrik değildir
C
Her münafık kafirdir ama her kafir münafık değildir
D
Her mürted kafirdir ama her kafir mürted değildir
E
Her muhalif kafirdir ama her kafir muhalif değildir
Açıklama:
Küfür şirkten daha genel olup şirki de içine alır. Bu manada her müşrik kafirdir ama her kafir müşrik değildir.

Soru 92

Allah’a inanma eğilimi yoktur. İnsan bir yandan sayısız korkuların, diğer yandan çeşitli engeller karşısında tatmin edilemeyen cinsel duyguların baskısı altındadır görüşü hangi çağdaş inkarcı akım kurucusuna aittir?

Seçenekler

A
Demokrit
B
Karl Marx
C
Auguste Comte
D
Charles Darwin
E
Sigmund Freud
Açıklama:
Allah’a inanma eğilimi yoktur. İnsan bir yandan sayısız korkuların, diğer yandan çeşitli engeller karşısında tatmin edilemeyen cinsel duyguların baskısı altındadır görüşü Freudizm’in kurucusu olan Sigmund Freud’a aittir.

Soru 93

Allah’a inanma eğilimi yoktur. İnsan bir yandan sayısız korkuların, diğer yandan çeşitli engeller karşısında tatmin edilemeyen cinsel duyguların baskısı altındadır görüşü hangi çağdaş inkarcı akım kurucusuna aittir?

Seçenekler

A
Demokrit
B
Karl Marx
C
Auguste Comte
D
Charles Darwin
E
Sigmund Freud
Açıklama:
Allah’a inanma eğilimi yoktur. İnsan bir yandan sayısız korkuların, diğer yandan çeşitli engeller karşısında tatmin edilemeyen cinsel duyguların baskısı altındadır görüşü Freudizm’in kurucusu olan Sigmund Freud’a aittir.

Soru 94

Aşağıdakilerden hangisi nimet verenin iyiliğini göz ardı etmek, onu yok saymak manasına gelen kelimedir?

Seçenekler

A
Tekfir
B
Ateizm
C
Kafir
D
Nankörlük
E
İnançsızlık
Açıklama:
Nankörlük nimet verenin iyiliğini göz ardı etmek, onu yok saymak manasına gelir.

Soru 95

  1. İnkar
  2. Cühud
  3. Kizb
  4. Kafir
Terimlerden hangisi/hangileri inançtan yoksunluk, inanç ilkelerini tamamen veya kısmen red durumunu ifade eden sözcük/lerdir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
I ve II
C
II ve IV
D
I, II ve III
E
Hepsi
Açıklama:
Terim olarak küfür Allah’ın varlığını ve birliğini, Kur’an’da açık ve kesin olarak belirtilen hükümlerin tamamını veya bir kısmını, nübüvvetin gerekliliğini ve ölüm ötesi hayatı kabul etmemek gibi inanış ve davranışlardır. Dolayısıyla burada kabul ve tasdik anlamında inançtan yoksunluk, inanç ilkelerini tamamen veya kısmen red durumu meydana gelmektedir. Ayrıca gerçeğin üzerini örtme sözkonusu olduğu için bu durumdaki kimselere kâfir denilmiştir. Ayrıca Allah’ın ayetlerini inkâr anlamında cühud (Hûd 11/59; en-Neml 27/14); ilahi vahyin doğrudan inkâr edilmesi manası taşıyan kizb (ez-Zümer 39/3) de ilişkili terimler arasındadır.

Soru 96

Aşağıdakilerden hangisi küfür çeşitlerinden değildir?

Seçenekler

A
Allah’ı şuurlu bir şekilde inkar etmek
B
Başka bir dinin mensubu olmak
C
İnancından ve esaslarından söz etmemek
D
Allah’ı kabullenmiyor gibi görünmek
E
Dini emir ve yasakları inkar etmek
Açıklama:
Akâid âlimleri meydana geliş şekli, sebebi ve yeri itibariyle küfrü çeşitlere ayırmışlardır. Şuurlu bir şekilde Allah’ı, Hz.Peygamber’i ve O’nun Allah’tan getirmiş olduğu esasları kişinin kalbiyle kabullenmemesi, diliyle de inkâr etmesidir. Kişinin kalbiyle Allah’ın ilah olduğunu bilmesi, fakat diliyle inancını söylememesi inanç esaslarını kabullenmeye yanaşmamasıdır. Kişinin kalpten Allah’ı ve gerçeği bilip, dil ile de zaman zaman bildiğini açıklamasına rağmen kıskançlık, kin, ihtiras, sapıklık, şan, şöhret, makam endişesi ve kavmiyetçilik gibi sebeplerle kabullenmiyor görünmesidir (meselâ bk. el-Bakara 2/34). İnsanın Allah’a ve Resul’üne iman etmesi, fakat cehaleti sebebiyle dinde emir ve yasaklardan olan şeyleri inkâr etmesidir. Her ne kadar cehil kelimesinde bilgisizlik ve hafif meşreblilik anlamı varsa da iyiyle kötüyü birbirinden ayırt edememe durumundan dolayı küfür anlamı da vardır (bk. el-Feth 48/26).

Soru 97

Aşağıdakilerden hangisi Allah’ın ulûhiyet, sıfat ve fiillerinde eşi ve ortağı olduğunu kabul etmek ve Allah’tan başkasına ibadet etmek anlamına gelmektedir?

Seçenekler

A
Nifak
B
İrtidat
C
Şirk
D
Ubudiyet
E
Tevekkül
Açıklama:
Dini anlamda şirk, Allah’ın ulûhiyet, sıfat ve fiillerinde eşi ve ortağı olduğunu kabul etmek ve Allah’tan başkasına ibadet etmektir.

Soru 98

Aşağıdakilerden hangisi inkarın sebeplerinden biri olamaz?

Seçenekler

A
Sürekli arzularının peşinden gitmek
B
Kendini başkalarından üstün ve büyük görmek
C
Başkasının elde ettiklerini kıskanmak
D
İnançsız insanların peşinden gitmek
E
Başkalarını yönlendirmeye çalışmak
Açıklama:
Tarih içerisinde gelip geçmiş bütün milletlerde kitleleri yönlendiren, toplumlara önderlik eden ve başkanlara danışmanlık görevinde bulunan kişiler varolagelmiştir. Ama bütün zamanlar için bu tür kişiler kötü değildir.

Soru 99

Aşağıdakilerden hangisi bir müslümanı küfre nispet etme anlamını taşımaktadır?

Seçenekler

A
Tefekkür
B
Taassup
C
Tekfir
D
Muhalif
E
Mutaassıp
Açıklama:
Bir müslümanı küfre nispet etme manasına gelen tekfîr tarihte bazen yanlış yönlere çekilmiş, bir kısım toplulukların elinde hasımlara karşı kullanılmıştır.

Soru 100

Aşağıdakilerden hangisi inkarcı akımları ortaya çıkaran sebeplerden biridir?

Seçenekler

A
Materyalizm
B
Kapitalizm
C
Darwinizm
D
Pozitivizm
E
Freudizm
Açıklama:
XVI. yüzyılın sonlarına doğru Batı toplumlarında üretim ilişkilerinin köklü değişimler geçirmesine paralel olarak dinin algılanış biçimlerinde de köklü değişimler yaşandı. Endüstriyel kapitalizm geliştikçe inançların önemini yitireceği, modernleşme süreçlerinin doğal bir sonucu olarak bireyin şuurunda ve toplum katında dinin gittikçe gerileyeceği iddia edildi.

Soru 101

Aşağıdakilerden hangisi çağdaş inkarcı akımların öncülerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Demokrit
B
C. Darwin
C
A. Comte
D
Aristo
E
S. Freud
Açıklama:
Materyalizmin kökü milattan önceki dönemlere kadar uzanır. Madde üzerinde ilk tartışmayı başlatanlar antik çağ Yunan düşünürlerinden Demokrit ve Epikür’dür.

Soru 102

Bir inkar çeşidi olan irtidat kaça ayrılmaktadır?

Seçenekler

A
2
B
3
C
4
D
5
E
6
Açıklama:
İrtidat da itikâdî ve amelî diye iki kısma ayrılır. İtikâdî irtidat, Allah’ı, Resulü- nü ve O’nun getirdiklerini inkâr ederek bir başka dine ya da anlayışa dönmektir. Kur’an-ı Kerîm’de “Kim imanı inkar ederse, şüphesiz amelleri boşa gider” (el- Mâide 5/5; ayrıca bkz. Âl-i İmran 3/22; el-A’râ 7/147; el-Kehf 18/105) buyrulmak- tadır. Amelî irtidat ise şuursuzca dini uygulamalardan bir kısmını dine aykırı uy- gulamalarla değiştirmektir. Bir Müslüman ister itikâdî, isterse amelî planda olsun yaptıklarına çok dikkat etmesi gerekir. (sf. 173).

Soru 103

Kalpteki samimiyetini bozup diliyle iman ettiğini söyleyen kişi nasıl tanımlanmaktadır?

Seçenekler

A
Kafir
B
Müşrik
C
Mürted
D
Münafık
E
Muhalif
Açıklama:
Kalpteki samimiyetini bozup diliyle iman ettiğini söyleyen kişi münafık olarak tanımlanmaktadır.

⚠️ Telif Hakkı Bildirimi: Bu portaldaki sorular telif hakkı içerebilir. İçerik yalnızca ders çalışma amaçlı hazırlanmış olup, ticari amaçlı kopyalanması veya çoğaltılması hak sahibi tarafından yasal yükümlülükler getirebilir.

Telif hakkı bildirimleri için GitHub Issues bölümünü kullanabilirsiniz. Bildirim üzerine ilgili içerik 7 iş günü içerisinde kaldırılacaktır.