İslam Ahlak Esasları - Tüm Sorular
Ünite 1
Soru 1
Akıl sahiplerini hüsn-i ihtiyarları ile bizzat hayırlara sevk eden ilahi vaz' şeklinde tanımlanan kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Ahlak
B
Erdem
C
Sünnet
D
Din
E
Fazilet
Açıklama:
Elmalılı Hamdi Yazır dini" zevi'l ukulü hüsn-ü ihtiya- riyle bizzat hayırlara sevk eden bir vaz-ı ilahidir" ( Fatiha Tefsiri, I, 83) şeklinde de tarif eder.
Soru 2
Aşağıdakilerden hangisi iyi ve kötü fiillerin neler olduğunu öğrendiğimiz kaynaklardan biri değildir?
Seçenekler
A
Hadis kitapları
B
Fütüvvetname türü eserler
C
Adab kitapları
D
Ruznameler
E
Menakib kitapları
Açıklama:
Ruznameler, iyi ve kötü fiillerin neler olduğunu öğrendiğimizi kaynaklardan biri değildir. ruznameler günlük anlamındadır.
Soru 3
Modern dönemde ferdi davranış düzeninden daha çok toplumsal hayatın düzenlenmesinde kamunun dikkate aldığı en genel ilkelerle kastedilen aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Edeb
B
Etik
C
Moral
D
Moda
E
Adab
Açıklama:
Modern dönemde ferdi davranış düzeninde "ahlak" sözcüğünü karşılayan "moral" sözcüğüdür. Ahlâk, özellikle “etik” denildiğinde, modern dönemde ferdi davranış düzeninden daha çok (bunun için “şahsi ahlâk” tabiri kullanılmaktadır),
toplumsal hayatı düzenleyen kamunun/siyasetin, bu düzenlemede dikkate aldığı en genel ilkeler kastedilmektedir. Bu çerçevede moral ile etik arasında bir ayrım yapılmakta, mesela “çevre etiği” denildiğinde, fertlerin tavırlarından daha çok, sermaye ve ekonominin çevre ile irtibatında dikkate alması gereken genel ilkeler söz konusu edilmektedir.
toplumsal hayatı düzenleyen kamunun/siyasetin, bu düzenlemede dikkate aldığı en genel ilkeler kastedilmektedir. Bu çerçevede moral ile etik arasında bir ayrım yapılmakta, mesela “çevre etiği” denildiğinde, fertlerin tavırlarından daha çok, sermaye ve ekonominin çevre ile irtibatında dikkate alması gereken genel ilkeler söz konusu edilmektedir.
Soru 4
Hz. Muhammed'in "ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim" sözü hangi iki kavram üzerine söylenmiştir?
Seçenekler
A
din - ahlak
B
din - insan
C
ahlak - insan
D
din - dünya
E
dünya - ahlak
Açıklama:
Hz. Muhammed'in bu sözü din ve ahlak kavramları söylenmiştir.
Soru 5
“Allah'a ve âhiret gününe îmân edip inanan kişi, komşusuna ezâ etmesin ve Allah'a, ahîret gününe îmân eden her kişi misâfirlerine ikram etsin ve Allah'a, âhiret gününe îmân eden her kişi hayır söylesin, yâhut sussun.” sözünden hangisi çıkartılamaz?
Seçenekler
A
Komşuna eza etme
B
Misafirine ikram et
C
Susmak her durumda iyidir.
D
Komşuya eza etmek mümine yakışmaz
E
Konuştuğunda hayır söyle
Açıklama:
Bu hadisten susmak her durumda iyidir, sonucu çıkartılamaz. Hadis öncelikle doğruyu/iyiyi konuş, bunu yapamıyorsan da sus demektedir. Dolayısıyla öncelikli olan daima doğruyu konuşmaktır. Yoksa hadisten kastedilen ve bizden istenen, her zaman ve koşulda susmak değildir.
Soru 6
iyi fiiller gerçekleştiren ve bunu da bir defalık bir durum olmaktan çıkarıp, iyi fiiller gerçekleştirmeyi sürekli bir hal haline getiren insanlara ne denir?
Seçenekler
A
iyi insan
B
iyi müslüman
C
ahlaklı insan
D
şefkatli insan
E
şefkatli müslüman
Açıklama:
ahlaki davranışlar süreklilik ile ilgilidir. iyiliği meleke haline getirerek hayatına yerleştirenler ahlaklı insan olarak değerlendirilirler.
Soru 7
Davranış düzeninin toplum tarafından benimsenmiş olması yönüyle fert üzerindeki tesirini ele almaya ne denir?
Seçenekler
A
Ahlak sosyolojisi
B
Ahlak psikolojisi
C
Ahlak felsefesi
D
Ahlak ilmi
E
Etik kuralları
Açıklama:
davranış düzeninin toplum tarafından benimsenmiş olması yönüyle fert üzerindeki tesirini ele almaya ahlak sosyolojisi denir.
Soru 8
"Hakiki din insanların uydurduğu birbirine muhalif hayali kurgular değil, hakiki Yaratıcıyı tanımak O'nun kanun ve emirlerine uygun davranmayı görev edinmektir" diyen kimdir?
Seçenekler
A
Ahmed Naim
B
Farabi
C
Elmalılı Hamdi Yazır
D
Nurettin Topçu
E
Abdullah Draz
Açıklama:
Söz konusu sözü meşhur tefsir müellifi Elmalılı Hamdi Yazır söylemiştir.
Soru 9
Dinin ahlak ile irtibatıyla ilgili genel olarak kaç tür anlayış gelişmiştir?
Seçenekler
A
1
B
2
C
3
D
4
E
5
Açıklama:
iki anlayış gelişmiştir. 1. faziletlerin kazanılması ve faziletli olma olarak ahlak, 2. kurallı yaşama ve bu kurallara uygun davranma olarak ahlak.
Soru 10
Medinetül Fazıla eseri hangi filozofa aittir?
Seçenekler
A
Farabi
B
İbn Sina
C
Kınalızade Ali
D
Nasiruddin et-Tusi
E
Gazali
Açıklama:
Söz konusu eser Farabi'ye aittir.
Soru 11
Alışkanlıkların belirli ilkelere bağlı olarak ve sistematik bir şekilde kazanılması sonucunda düşünme ihtiyacı hissetmeksizin kararlar alma ve fiiller gerçekleştirme kabiliyetine ne ad verilir?
Seçenekler
A
Adet
B
Sıfat
C
Karakter
D
Ünsiyet
E
Makam
Açıklama:
İslâm-Ahlâk İlişkisinin tarihi ve sistematik yönden mevcut olduğunu kavrayacaksınız.
Sistematik ve iradi bir biçimde geliştirilen alışkanlık sonucu düşünmeden karar alma ve fiil gerçekleştirme kabiliyetine hulk, karakter veya ikinci tabiat denir.
Sistematik ve iradi bir biçimde geliştirilen alışkanlık sonucu düşünmeden karar alma ve fiil gerçekleştirme kabiliyetine hulk, karakter veya ikinci tabiat denir.
Soru 12
Aşağıdakilerden hangisi “Hayrı, iyiyi ve varlığa yakın olanı tercihe yatkınlık” anlamına gelmektedir?
Seçenekler
A
Akıl
B
İhtiyar
C
Sevgi
D
İrade
E
Hürriyet
Açıklama:
Ahlâk ve din kavramlarının anlamlarını açıklayabileceksiniz.
İhtiyâr hayrı, iyiyi, varlığa yakın olanı tercihe yatkınlık anlamına gelmektedir. Bu yatkınlık, insanda söylenen sözü, bir hitabı anlama konusunda önceden bulunan bir hazırlığa, hazır bulunan, ona verilmiş bir kabiliyete delalet etmektedir.
İhtiyâr hayrı, iyiyi, varlığa yakın olanı tercihe yatkınlık anlamına gelmektedir. Bu yatkınlık, insanda söylenen sözü, bir hitabı anlama konusunda önceden bulunan bir hazırlığa, hazır bulunan, ona verilmiş bir kabiliyete delalet etmektedir.
Soru 13
Ahlâki terim ve kavramlar ile ahlâki önermelerin anlamı ve birbiri ile irtibatını, bunların nasıl temellendirildiğini inceleyen bilim dalı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Hukuk felsefesi
B
Din felsefesi
C
Tasavvuf
D
Ahlâk felsefesi
E
Edeb
Açıklama:
Ahlâk ve din kavramlarının anlamlarını açıklayabileceksiniz.
Ahlâk bütün bunların ötesinde, bir taraftan birinci seviyedeki haliyle ahlâkiliğin “varlığını”, diğer taraftan da ahlâki terim ve kavramlar ile ahlâki önermelerin anlamı ve birbiri ile irtibatını, bunların nasıl temellendirildiğini söz konusu eder ki, buna da “ahlâk felsefesi” denilir.
Ahlâk bütün bunların ötesinde, bir taraftan birinci seviyedeki haliyle ahlâkiliğin “varlığını”, diğer taraftan da ahlâki terim ve kavramlar ile ahlâki önermelerin anlamı ve birbiri ile irtibatını, bunların nasıl temellendirildiğini söz konusu eder ki, buna da “ahlâk felsefesi” denilir.
Soru 14
İslâm, kim tarafından tebliğ edilmiştir?
Seçenekler
A
Hz. Muhammed
B
Hz.İsa
C
Cebrail
D
Mikail
E
Hz.Nuh
Açıklama:
İslâm, Cenab-ı Hakk tarafından gönderilen son Peygamber Hz. Muhammed
(s.av.) tarafından tebliğ ve beyan edilmiş, kıyamete kadar bütün insanlara
hitap ederek, inanma ve yaşamada doğru yolu gösteren dinin adıdır.
(s.av.) tarafından tebliğ ve beyan edilmiş, kıyamete kadar bütün insanlara
hitap ederek, inanma ve yaşamada doğru yolu gösteren dinin adıdır.
Soru 15
İslamiyet’te Amel ne demektir?
Seçenekler
A
Uygulama
B
Doktrin
C
Ayet
D
Sünnet
E
Farz
Açıklama:
Müslümanlıkta amel uygulama demektir yani sadece lafta değil yaşantıdada emirleri yerine getirmek gerekir.
Soru 16
Hz. Peygamber hakkında söylenen “Onun ahlâkı Kur’an idi” sözü kime aittir?
Seçenekler
A
Hz. Fatma
B
Hz. Hamza
C
Hz. Ali
D
Hz. Rukiye
E
Hz. Aişe
Açıklama:
Hz. Peygamber kendi hayatında Kur’an-ı Kerîm’i tahakkuk ettirmiş, Kur'an-ı
Kerim’de bulunan emir ve yasaklara göre hayatını düzenlemiştir. Bu hususu
en güzel ifade eden Hz. Aişe’nin Hz. Peygamber hakkında söylediği “onun
ahlâkı Kur’an idi” sözüdür.
Kerim’de bulunan emir ve yasaklara göre hayatını düzenlemiştir. Bu hususu
en güzel ifade eden Hz. Aişe’nin Hz. Peygamber hakkında söylediği “onun
ahlâkı Kur’an idi” sözüdür.
Soru 17
İnsanların göremediği ama onları gören ve aynı zamanda her cihetten gözeten varlıklara ne ad verilir?
Seçenekler
A
Peygamber
B
Huri
C
Ashap
D
Melek
E
Elçi
Açıklama:
Melekler de, insanların göremediği ama onları gören ve aynı zamanda her cihetten gözeten varlıklar olarak, insanın ahlâki hayatının ve ahlâki şuurunun mühim bir boyutunu teşkil etmektedirler. Meleklerin varlığının farkında olan insan, hiçbir zaman yalnızlık, yapayalnızlık gibi bir sıkıntı ile karşı karşıya kalmayacaktır.
Soru 18
Her insanın başına gelecek olan ölüm ile insanın bir tür yeni bir boyutu veya boyutta yaşamaya başlayacağı, öteki hayata ne ad verilir?
Seçenekler
A
Hayatü’l-ahire
B
Beşer
C
Ütopya
D
Hayatü’l-dünya
E
Hayatü’l-fani
Açıklama:
İnsanların bu dünyadaki hayatının çok önemli ve ciddi olmakla birlikte
her şey olmadığını; her insanın başına gelecek olan ölüm ile insanın bir tür
yeni bir boyutu veya boyutta yaşamaya başlayacağı -buna devam edeceği de
denilebilir- ve bu boyuta da “öteki hayat” anlamında “hayatü’l-ahire”
denildiğini biliyoruz. Ölümün bir son olmayıp, bir taraftan bu dünyada
yaşanılan hayatın bir “muhasebesinin” yapılacağı ve mükafat ve cezanın
verileceği yeni bir hayatın başlangıcı olduğunun farkında olmak ta, insanın
bu dünyadaki kararları ve fiillerine anlam katan farklı bir boyuttur. Ölüm ile
birlikte yeni bir hayatın başlayacağının şuurunda olmak, insanın ahlâki
hayatının önemli unsurlarından birisidir.
her şey olmadığını; her insanın başına gelecek olan ölüm ile insanın bir tür
yeni bir boyutu veya boyutta yaşamaya başlayacağı -buna devam edeceği de
denilebilir- ve bu boyuta da “öteki hayat” anlamında “hayatü’l-ahire”
denildiğini biliyoruz. Ölümün bir son olmayıp, bir taraftan bu dünyada
yaşanılan hayatın bir “muhasebesinin” yapılacağı ve mükafat ve cezanın
verileceği yeni bir hayatın başlangıcı olduğunun farkında olmak ta, insanın
bu dünyadaki kararları ve fiillerine anlam katan farklı bir boyuttur. Ölüm ile
birlikte yeni bir hayatın başlayacağının şuurunda olmak, insanın ahlâki
hayatının önemli unsurlarından birisidir.
Soru 19
Akıl sahiplerini hüsn-i ihtiyarları ile bizzat hayırlara sevk eden ilahi vaaza ne denir?
Seçenekler
A
Doktrin
B
Din
C
Ayet
D
Sünnet
E
Farz
Açıklama:
Dinin klasik tanımı, “akıl sahiplerini hüsn-i ihtiyarları ile bizzat hayırlara sevk eden ilahi vaz” şeklindedir. Ahlâk ve ahlâkilik ile ilgili bütün tanımlarda ve tanımlamalarda irade ve hayr vazgeçilmez unsurlardır. Ahlâki olanın, iradi olması zorunlu olduğu gibi hayra yönelik olması da zorunludur.
Soru 20
Müslümanın davranış düzenine esas teşkil eden veya davranırken tabi olduğu kurallar neyi kasteder?
Seçenekler
A
İslâm felsefesini
B
İslâm fıtratını
C
İslâm ahlâkını
D
İslâm egosunu
E
İslâm şartlarını
Açıklama:
Bu çerçevede İslâm ahlâkı denildiğinde, müslümanın davranış düzenine
esas teşkil eden veya davranırken tabi olduğu kurallar kastedilmekte; bu
kurallar ise öncelikle Kur’an-ı Kerim olmak üzere, Hadis kitaplarında
derlenmiş olan Hz. Peygamber’den ve Hz. Peygamber hakkındaki
rivayetlerde bulunmaktadır. Bunlara ek olarak daha sonra yaşamış olan
sahabe, tabiin, tebeü’t-tabi’in yanında İslâm tarihinde toplum nezdinde kabul
görmüş önemli âlim ve zahidlerin hayatları, önemli devlet adamlarının iyi
olarak kabul edilen fiilleri de, özellikle çocukların ahlâki eğitimi söz konusu
olduğunda, müracaat edilen kaynaklar arasındadır. Bu yönden muhtelif
menakıb kitaplarının da ahlâk literatüründen sayılması gerekmektedir.
esas teşkil eden veya davranırken tabi olduğu kurallar kastedilmekte; bu
kurallar ise öncelikle Kur’an-ı Kerim olmak üzere, Hadis kitaplarında
derlenmiş olan Hz. Peygamber’den ve Hz. Peygamber hakkındaki
rivayetlerde bulunmaktadır. Bunlara ek olarak daha sonra yaşamış olan
sahabe, tabiin, tebeü’t-tabi’in yanında İslâm tarihinde toplum nezdinde kabul
görmüş önemli âlim ve zahidlerin hayatları, önemli devlet adamlarının iyi
olarak kabul edilen fiilleri de, özellikle çocukların ahlâki eğitimi söz konusu
olduğunda, müracaat edilen kaynaklar arasındadır. Bu yönden muhtelif
menakıb kitaplarının da ahlâk literatüründen sayılması gerekmektedir.
Soru 21
“Din samimiyettir”, “ ben güzel ahlâkı tamamlamak için gönderildim” ve
“sen yüksek bir ahlâk üzeresin” sözü neyi ifade eder?
“sen yüksek bir ahlâk üzeresin” sözü neyi ifade eder?
Seçenekler
A
Dini ifade eder
B
Din ile ahlâk arasındaki derin irtibatı ifade eder
C
Din ile beşer arasındaki derin irtibatı ifade eder
D
Ahlâkı ifade eder
E
Din ile ahlâk arasındaki derin uçurumu ifade eder
Açıklama:
“Din samimiyettir”, “ ben güzel ahlâkı tamamlamak için gönderildim” ve
“sen yüksek bir ahlâk üzeresin” ifadeleri, din ile ahlâk arasındaki derin
irtibatı ifade etmek için yeterlidir.
“sen yüksek bir ahlâk üzeresin” ifadeleri, din ile ahlâk arasındaki derin
irtibatı ifade etmek için yeterlidir.
Soru 22
Salih amele ne ad verilir?
Seçenekler
A
Şer
B
Sünnet
C
Farz
D
Namaz
E
Hayr
Açıklama:
Sahih imana “hakk” denilirken, salih amele de “hayr” denilmektedir. Kısaca İslâm hakkı kabul etmek ve “hayrı” tahakkuk ettirmeye yönelmek ve gerçekleştirmektir.
Soru 23
Peygamberlerin insanlara öğrettiği yaşama düzenine ne ad verilir?
Seçenekler
A
Ahlak
B
Din
C
Amel
D
Fıtrat
E
İtikat
Açıklama:
Peygamberlerin insanoğluna Allah'tan getirip öğrettikleri yaşama düzenine Din adı verilir.
Soru 24
Aşağıdakilerden hangisi davranış düzeni olarak nitelendirilen kavramdır?
Seçenekler
A
Din
B
Amel
C
Ahlak
D
İtikat
E
İman
Açıklama:
Davranış düzeni olarak adlandırılan kavram ahlaktır.
Soru 25
Zevi’l Ukul aşağıdakilerden hangi anlama gelir?
Seçenekler
A
Müslümanlar
B
Erdem sahipleri
C
Hayrı tahakkuk ettirenler
D
Hakka inananlar
E
Akıl sahipleri
Açıklama:
Zevi'l ukul akıl sahipleri anlamına gelir ve dinin hitap ettiği kitle manasına gelir
Soru 26
İnsanın kendisine ulaşan ilahi hidayet ile kendisindeki hayır cihetini keşfetmesine ne ad verilir?
Seçenekler
A
Hüsn-i İhtiyar
B
Zevi’l Ukul
C
Nutuk
D
İlahi vaz
E
Salih amel
Açıklama:
İnsanın kendisine ulaşan ilahi hidayet ile kendisindeki hayır cihetini keşfetmesine hüsn-i ihtiyar denir.
Soru 27
Davranış düzenini fertlerin iç dünyasını dikkate alarak -ve özellikle de insanların biyolojik gelişimini takip ederek ele alan ahlak alanı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Ahlak Felsefesi
B
Ahlak Sosyolojisi
C
Etik
D
Ahlak Psikolojisi
E
İslam Ahlakı
Açıklama:
Davranış düzenini fertlerin iç dünyasını dikkate alarak -ve özellikle de insanların biyolojik gelişimini takip ederek ele alan ahlak alanı ahlak psikolojisidir.
Soru 28
Davranış düzeninin toplum tarafından benimsenmiş olması cihetiyle fert üzerindeki tesirini ele alan ahlâk alanı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Ahlâk Psikolojisi
B
Etik
C
Ahlâk Bilimi
D
Ahlâk Felsefesi
E
Ahlâk Sosyolojisi
Açıklama:
Davranış düzeninin toplum tarafından benimsenmiş olması cihetiyle fert üzerindeki tesirini ele alan ahlâk alanı, ahlâk sosyolojisidir.
Soru 29
Davranış düzeninin ilkelerinin neler olduğu ve bunlar arasında da bir düzenin olup olmadığını; varsa bunun keyfiyetini ele alan aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Ahlâk Felsefesi
B
Ahlâk Sosyolojisi
C
Ahlâk Psikolojisi
D
Etik
E
İslam Ahlâkı
Açıklama:
Davranış düzeninin ilkelerinin neler olduğu ve bunlar arasında da bir düzenin olup olmadığını; varsa bunun keyfiyetini ele alan ahlâk felsefesidir
Soru 30
Bir ibadeti veya fiili yaparken estetik zevk tarafını da dikkate almaya ne denir?
Seçenekler
A
Ahlâk
B
Etik
C
Âdâbıyla yapmak
D
Ahlâk İlmi
E
İhtiyar
Açıklama:
Bir ibadeti veya fiili yaparken estetik zevk tarafını da dikkate almaya, o fiili “âdâbıyla yapmak” denir.
Soru 31
Genel ahlâk ilkeleri ve kurallarını sistematik ve anlaşılır bir şekilde ortaya koyarak, bunların yeni yetişen nesillere öğretilmesini kolaylaştırmak neyin vazifesidir?
Seçenekler
A
Hukuk felsefesinin
B
Edebin
C
Ahlâk ilminin
D
Ahlâk psikolojisinin
E
Etiğin
Açıklama:
Ahlâk ilminin vazifesi, genel ahlâk ilkeleri ve kurallarını sistematik ve anlaşılır bir şekilde ortaya koyarak, bunların yeni yetişen nesillere öğretilmesini kolaylaştırmaktır.
Soru 32
“Müslüman diliyle ve eliyle Müslümanları incitmeyen kimsedir” hadisi aşağıdakilerden hangi ikisinin ilişkisine örnektir?
Seçenekler
A
Din-Ahlâk
B
Din-Psikoloji
C
Din-Etik
D
Ahlâk-Sosyoloji
E
Psikoloji-Sosyoloji
Açıklama:
“Müslüman diliyle ve eliyle Müslümanları incitmeyen kimsedir” hadisi din ve ahlâk arasındaki ilişkiyi örneklemektedir.
Soru 33
“Akıl sahiplerini hüsn-i ihtiyarları ile bizzat hayırlara sevk eden ilahi vaz" neyin tanımıdır?
Seçenekler
A
Ahlâk
B
Din
C
Etik
D
Mit
E
Anane
Açıklama:
Dinin klasik tanımı, “akıl sahiplerini hüsn-i ihtiyarları ile bizzat hayırlara sevk eden ilahi vaz” şeklindedir. Ahlâk ve ahlâkilik ile ilgili bütün tanımlarda ve tanımlamalarda irade ve hayr vazgeçilmez unsurlardır.
Doğru cevap B'dir.
Doğru cevap B'dir.
Soru 34
Din kelimesinin kök anlamı aşağıdakilerden hangisi ile yakından alakalıdır?
Seçenekler
A
Ahlâk
B
Yaşam
C
Borç/İhtiyaç
D
Gerçek
E
Doğruluk
Açıklama:
Din kelimesinin kök anlamı da, bir taraftan yakınlaşma ile alakalı iken, diğer taraftan da borç/ihtiyaç ile alakalıdır. Arapça’da “din” kelimesi ile borç anlamındaki “deyn” kelimesinin yazılışı aynıdır. Bu cihetten baktığımızda Arapça’daki din kelimesinin kök anlamı ile ıstılahi anlamı arasında bir irtibat olduğu görülmektedir. Nitekim insan Cenab-ı Hakk’a nelerini “borçlu” olduğunun farkında vardığı zaman, aslında kendisinin Cenab-ı Hakk’a ne kadar yakın veya Cenab-ı Hakk’ın kendisine ne kadar yakın, hatta “en yakın” olduğunun şuuruna varır.
Doğru cevap C'dir.
Doğru cevap C'dir.
Soru 35
I. Davranış düzenidir.
II. Tamamlayıcı parçadır.
III. Hayatının zorunlu bir boyutudur.
Yukarıda verilen öncüllerden hangi/hangileri ahlâk kavramı ile ilgilidir?
II. Tamamlayıcı parçadır.
III. Hayatının zorunlu bir boyutudur.
Yukarıda verilen öncüllerden hangi/hangileri ahlâk kavramı ile ilgilidir?
Seçenekler
A
I
B
II
C
III
D
I, II, III
E
I, II
Açıklama:
Ahlâk, davranış düzenidir. Her insan az veya çok bir düzen içerisinde hayatını sürdürdüğü, daha doğrusu sürdürmek zorunda olduğu için, ahlâk insan hayatının zorunlu bir boyutu, eskiden denildiği gibi “mütemmim cüzü” veya “tamamlayıcı parçası”dır. Ahlâk, davranış düzeni olduğu için, genel olarak bu düzenin “iyi” ve “kötü”sünden bahsetmek anlamlı olduğu gibi, bir insanın hayatında verdiği kararlar ve gerçekleştirdiği fiiller için de iyi ve kötü sıfatı kullanılmaktadır. “İyi ahlâk” ve “kötü ahlâk” tabirlerini bu çerçevede anlamak gerekmektedir.
Doğru cevap D'dir.
Doğru cevap D'dir.
Soru 36
Herhangi bir davranışı "iyi" veya "kötü" kılan temel unsur aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Ahlaki sınırlar kapsamında insani varoluş üzerindeki etkisidir
B
Kişiye sağladığı faydalar bütünüdür
C
Topluma sağladığı faydalar bütünüdür
D
Kültürel değerlerle çelişmemesidir
E
Modern Toplumların gerisinde kalmamasıdır
Açıklama:
Bir davranış düzenini veya herhangi bir davranışı “iyi” veya “kötü” kılan, o düzenin veya fiilin öncelikle insani varoluş üzerindeki tesiridir. İnsani varoluş, diğer insanlarla birlikte var olmayı zorunlu kıldığı için, bu aynı zamanda diğer insanları kendi varoluşları cihetinden dikkate almak demektir. İyi bir davranış düzeni, fiilleri gerçekleştireni ve fiilleri ilgilendiren diğer insanları, önce ne ise o olarak muhafaza eder; sonra da mevcudu içinde taşıdığı kabiliyetleri cihetinde geliştirir. Doğru cevap A'dır.
Soru 37
Müslümanın davranış düzenine esas teşkil eden davranışların tabi olduğu kurallar aşağıdaki kaynakların hangisinde yer almaz?
Seçenekler
A
Kuran
B
Hadis Kitapları
C
Sahabe Hayatları
D
Peygamber hakkındaki rivayetler
E
Arap şiirleri
Açıklama:
İslâm ahlâkı denildiğinde, müslümanın davranış düzenine esas teşkil eden veya davranırken tabi olduğu kurallar kastedilmekte; bu kurallar ise öncelikle Kur’an-ı Kerim olmak üzere, Hadis kitaplarında derlenmiş olan Hz. Peygamber’den ve Hz. Peygamber hakkındaki rivayetlerde bulunmaktadır. Bunlara ek olarak daha sonra yaşamış olan sahabe, tabiin, tebeü’t-tabi’in yanında İslâm tarihinde toplum nezdinde kabul görmüş önemli âlim ve zahidlerin hayatları, önemli devlet adamlarının iyi olarak kabul edilen fiilleri de, özellikle çocukların ahlâki eğitimi söz konusu olduğunda, müracaat edilen kaynaklar arasındadır. Bu yönden muhtelif
menakıb kitaplarının da ahlâk literatüründen sayılması gerekmektedir. Doğru cevap E'dir.
menakıb kitaplarının da ahlâk literatüründen sayılması gerekmektedir. Doğru cevap E'dir.
Soru 38
Aşağıdakilerden hangisi "Klasik ahlâk eserlerinde" yer alan temel konulardan değildir?
Seçenekler
A
Ahlaki davranışın kuralları dile getirilmiştir
B
Ahlak kurallarının nasıl uygulanacağı ifade edilmiştir
C
Ahlak kuralları kişiye göre düzenlemek
D
Ahlaklı davranmayı bir meleke haline getirmek
E
Ahlâki kurallara uyma ve iyi fiiller getirmek
Açıklama:
İslâm ahlâkı söz konusu olduğunda ahlâkın içeriği hep aynı olmakla birlikte, bunun muhtelif bağlamlarda nasıl etkin kılınacağı en temel mesele olagelmiştir. Bu çerçevede klasik ahlâk eserlerinde üç sorun ele alınmıştır.
(1) Her şeyden önce ahlaki davranışın kuralları zikredilmiştir.
(2) Bu kuralların nasıl uygulanacağı, yaşanmış örnekler üzerinden gösterilmiştir.
(3) Ahlaki eğitimin amacı, ahlaklı davranmayı bir meleke haline getirmek olarak kabul edilerek, ahlak eserlerini bu amacın nasıl gerçekleştirileceği meselesini de dikkate alan kitaplar olarak hazırlamışlardır. Böylece ahlâki kurallara uyma ve iyi fiiller gerçekleştirme ile bunu bir defalık bir durum olmaktan çıkarıp, iyi fiiller gerçekleştirmeyi sürekli bir hal haline getirme
arasındaki irtibatın nasıl kurulacağını göstermekte da ahlak ilminin asli vazifeleri arasında kabul edilmiştir. Böylece ahlaklı olma, insanın iyi fiilleri geçekleştirme ve kötülüklerden de uzak durmayı karakter haline getirmiş olması hali şeklinde anlaşılmıştır. Eğer insan düşünmeden bile davrandığında hep iyi fiilleri gerçekleştiriyor ve kötü fiillerden de uzak duruyorsa, o zaman “onda ahlaki faziletlerin bulunduğu” söylenir. Daha farklı bir ifade ile, iyi ahlak onda meleke haline gelmiştir. Doğru cevap C'dir.
(1) Her şeyden önce ahlaki davranışın kuralları zikredilmiştir.
(2) Bu kuralların nasıl uygulanacağı, yaşanmış örnekler üzerinden gösterilmiştir.
(3) Ahlaki eğitimin amacı, ahlaklı davranmayı bir meleke haline getirmek olarak kabul edilerek, ahlak eserlerini bu amacın nasıl gerçekleştirileceği meselesini de dikkate alan kitaplar olarak hazırlamışlardır. Böylece ahlâki kurallara uyma ve iyi fiiller gerçekleştirme ile bunu bir defalık bir durum olmaktan çıkarıp, iyi fiiller gerçekleştirmeyi sürekli bir hal haline getirme
arasındaki irtibatın nasıl kurulacağını göstermekte da ahlak ilminin asli vazifeleri arasında kabul edilmiştir. Böylece ahlaklı olma, insanın iyi fiilleri geçekleştirme ve kötülüklerden de uzak durmayı karakter haline getirmiş olması hali şeklinde anlaşılmıştır. Eğer insan düşünmeden bile davrandığında hep iyi fiilleri gerçekleştiriyor ve kötü fiillerden de uzak duruyorsa, o zaman “onda ahlaki faziletlerin bulunduğu” söylenir. Daha farklı bir ifade ile, iyi ahlak onda meleke haline gelmiştir. Doğru cevap C'dir.
Soru 39
"İnsanın iyi fiilleri gerçekleştirme ve kötülüklerden de uzak durmayı karakter haline getirmiş olması hali" tanımı aşağıdakilerden hangisi ile doğrudan ilişkilidir?
Seçenekler
A
Ahlaklı olmak
B
Çıkar elde etme
C
Akıllı olmak
D
Fedekar olmak
E
Sabırlı olmak
Açıklama:
Ahlaklı olma, insanın iyi fiilleri gerçekleştirme ve kötülüklerden de uzak durmayı karakter haline getirmiş olması hali şeklinde anlaşılmıştır. Eğer insan düşünmeden bile davrandığında hep iyi fiilleri gerçekleştiriyor ve kötü fiillerden de uzak duruyorsa, o zaman “onda ahlaki faziletlerin bulunduğu” söylenir. Doğru cevap A'dır.
Soru 40
"Bir düzenin toplum tarafından benimsenmiş olması cihetiyle fert üzerindeki tesirini ele almak" tanımı aşağıdakilerden hangisine aittir?
Seçenekler
A
İslâm ahlâkı
B
Ahlâk felsefesi
C
İslam felsefesi
D
Ahlâk sosyolojisi
E
Ahlâk psikolojisi
Açıklama:
Davranış düzenini fertlerin iç dünyasını dikkate alarak ve özellikle de insanların biyolojik gelişimini takip ederek ele almaya, ahlâk psikolojisi; bu düzenin toplum tarafından benimsenmiş olması cihetiyle fert üzerindeki tesirini ele almaya ahlâk sosyolojisi, bu düzenin ilkelerinin neler olduğu ve bunlar arasında da bir düzenin olup olmadığını; varsa bunun keyfiyetini ele almaya da ahlâk felsefesi denilmektedir. İslâm insanlardan aynı zamanda bir davranış düzeni talep etmektedir; İslâm’in talep ettiği bu davranış düzenine İslâm ahlâkı denilmektedir.
Soru 41
Aşağıdakilerden hangisi Ahlak ilminin görevleri arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Ahlâk ilkeleri ve kurallarını sistematik hale getirmek
B
Ahlâk ilkeleri ve kurallarını kişi ihtiyaçlarına göre düzenlemek
C
Ahlâk ilkeleri ve kurallarını anlaşılır hale getirmek
D
Ahlâk ilkeleri ve kurallarını yeni yetişen nesillere öğretmek
E
Ahlâk ilkeleri ve kurallarını bir sonraki nesillere aktarımını sağlamak
Açıklama:
Ahlâk ilminin vazifesi, genel ahlâk ilkeleri ve kurallarını sistematik ve anlaşılır bir şekilde ortaya koyarak, bunların yeni yetişen
nesillere öğretilmesini kolaylaştırmaktır. Doğru cevap B'dir.
nesillere öğretilmesini kolaylaştırmaktır. Doğru cevap B'dir.
Soru 42
Aşağıdakilerden hangisi, İslam-Ahlâk ilişkisinin varlığını kanıtlayan tarihî ilk kaynaktır?
Seçenekler
A
Hz. Peygamber'in hayatı
B
Sosyoloji kitapları
C
Namaz ilmihali
D
Felsefe akımları
E
Sahabenin hayatı
Açıklama:
İslâm Ahlâkı teorik yazılara konu teşkil etmeden çok önce Hz. Peygamber’in hayatında tahakkuk etmiş ve onun etrafındaki ilk Müslümanlar tarafından da yaşanmıştır. Hz. Peygamber sadece kendisi için veya inziva halinde veya gizli olarak yaşamamış, yaşadığı hayat etrafındaki sayısı yüz binleri bulan insanlar/sahabe tarafından olması gereken ve ideal hayat tarzı olarak kavranmış ve bu kavrayış sebebi ile de insanların hayatlarına örnek teşkil etmiştir (usve hasene = güzel örnek). Doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 43
Aşağıdakilerden hangisi, insanda ahlâk şuurunun gelişmesine katkıda bulunmaktadır?
Seçenekler
A
Cinler
B
Şeytan
C
Melekler
D
İblis
E
Ruhlar
Açıklama:
Melekler, insanların göremediği ama onları gören ve aynı zamanda her cihetten gözeten varlıklar olarak, insanın ahlâki hayatının ve ahlâki şuurunun mühim bir boyutunu teşkil etmektedirler. Meleklerin varlığının farkında olan insan, hiçbir zaman yalnızlık, yapayalnızlık gibi bir sıkıntı ile karşı karşıya kalmayacaktır. İnsanın kendisini yapayalnız hissetmesinin, sadece psikolojik olarak değil, ahlâki cihetten de önemli sorunlar ortaya çıkardığı dikkate alındığı taktirde, mesela her insanın en az iki meleğinin hep yanında bulunduğunu bilmesinin anlamı daha kolay anlaşılabilir. Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 44
Aşağıdakilerden hangisi, ahlâk kavramını doğru tanımlar?
Seçenekler
A
Ortam
B
Teyit etmek
C
Yöneliş
D
Davranış düzeni
E
Muhtelif bağlam
Açıklama:
Ahlâk, davranış düzenidir. Her insan az veya çok bir düzen içerisinde hayatını sürdürdüğü, daha doğrusu sürdürmek zorunda olduğu için, ahlâk insan hayatının zorunlu bir boyutu, eskiden denildiği gibi “mütemmim cüzü” veya “tamamlayıcı parçası” dır. Doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 45
Aşağıdakilerden hangisi, İslam-Ahlâk ilişkisi açısından bir Müslümanın çelişkili bulacağı bir durumdur?
Seçenekler
A
Dindar - ahlâklı
B
Dinsiz - kitapsız
C
Dindar - ahlâksız
D
Dinsiz - ahlâksız
E
Ahlâksız - kitapsız
Açıklama:
Ahlâkın İslâm dini ile, dinin de ahlâkilik ile zorunlu bir irtibatı vardır. Biz bunu, en azından Müslümanlar için, “dindar, ama ahlâksız” denilemeyeceğini; daha doğrusu, dindar bir müslümanın “ahlâksız” olmasının, aslında çelişik bir ifade olduğunu söyleyerek, dile getirebiliriz. “Dindar ama ahlâksız” ifadesi bir Müslüman için çelişik bir ifadedir; ahlâksız bir insanın Müslümanlığı tartışmalıdır. Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 46
Klasik İslam kültüründe, hem ahlâki iyiyi hem de estetik anlamda güzeli ifade etmek için kullanılan terim, aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İhtiyâr
B
Vaz-ı İlahi
C
Zevi’l-ukûl
D
Hasen
E
Vasat
Açıklama:
Bir işi yapmak önemli olmakla birlikte, edebine/adabına uygun bir şekilde yapmak ta önem arz etmektedir. Bu cihet, klasik İslâm kültüründe, kullanılan “hüsün” veya “hasen” teriminde de açığa çıkmaktadır. Nitekim “hasen” kelimesi hem ahlâki “iyi”yi, hem de estetik anlamda “güzel”i ifade etmektedir. Bir fiilin “hasen” olması, ahlâk kurallarına uygun olduğu gibi, edebe de uygun olması, yani âdâbınca yerine getirilmesi, kısaca o fiili gerçekleştirenin estetik kaygıları da dikkate alması anlamına gelmektedir. Doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 47
"Hz. Peygamber'in hayatı müslümanlara güzel örnek olmuştur" Yukarıdaki cümlede "güzel örnek" yerine aşağıdakilerden hangisi kullanılabilir?
Seçenekler
A
Bid'at
B
Ashab
C
Aşere-i Mübeşşere
D
Usve hasene
E
Sırat-ı Müstekim
Açıklama:
"Usve hasene" güzel örnek anlamındadır. Doğru cevap D şıkkıdır.
Soru 48
Aşağıdakilerden hangisi imanın şartlarından değildir?
Seçenekler
A
Allah'a inanmak
B
Meleklere inanmak
C
Namaz kılmak
D
Kutsal kitaplara inanmak
E
Peygamberlere inanmak
Açıklama:
İmanın altı şartı olarak bilinen, Cenab-ıHakk’ın varlığına ve birliğine, meleklere, Peygamberlere ve onlara diğer insanlara tebliğ edilmek üzere verilmiş olan Kitaplara, ahiret gününe ve nihayet her şeyin Cenab- Hakk’ın kudreti içinde cereyan ettiğine inanmak, Müslümanlığın akidevi cihetini özetlemektedir. Namaz kılmak islamın şartlarından olduğu için doğru cevap C şıkkıdır.
Soru 49
Aşağıdakilerden hangisi "öteki hayat" anlamındadır?
Seçenekler
A
Rabıta-i Telebbüsiyye
B
Usve hasene
C
Ka'de-i ahire
D
Hayatü'l ahire
E
Alem-i zahir
Açıklama:
İnsanların bu dünyadaki hayatının çok önemli ve ciddi olmakla birlikte her şey olmadığını; her insanın başına gelecek olan ölüm ile insanın bir tür yeni bir boyutu veya boyutta yaşamaya başlayacağı-buna devam edeceği de denilebilir- ve bu boyuta da “öteki hayat” anlamında “hayatü’l-ahire” denildiğini biliyoruz. Doğru cevap D şıkkıdır.
Soru 50
"Hakiki din, insanların uydurduğu birbirine muhalif hayali kurgular değil, hakiki mebdei/Yaratıcıyı tanımak, O’nun kanun ve emirlerine uygun davranmayı vazife (görev) edinmektir." diyen islam alimi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Elmalılı Hamdi Yazır
B
Hilmi Ziya Ülken
C
Fahreddin er-Razşi
D
Muhammed Ali essabuni
E
Seyyid Kutup
Açıklama:
"Hakiki din, insanların uydurduğu birbirine muhalif hayali kurgular değil, hakiki mebdei/Yaratıcıyı tanımak, O’nun kanun ve emirlerine uygun davranmayı vazife (görev) edinmektir." diyen islam alimi Elmalılı Hamdi Yazır'dır. Doğru cevap A şıkkıdır.
Soru 51
"Ahlak insan hayatının mütemmim cüzüdür." cümlesinde "mütemmim cüzü" ile kast edilen aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Temel itkisi
B
Yasaklayıcı boyutu
C
Doğal sonucu
D
En derin ruhsal boyutu
E
Tamamlayıcı parçası
Açıklama:
Burada "mütemmim cüzü" "tamamlayıcı parçası" anlamındadır. Doğru cevap E şıkkıdır.
Soru 52
İnsanda iyilik cihetini anlamayı ve kabul etmeyi sağlayacak bir yatkınığın olması durumu aşağıdakilerden hangisi ile tanımlanır?
Seçenekler
A
Hakk
B
İhtiyar
C
Sahih iman
D
Sevk eden
E
Bizzat hayır
Açıklama:
İnsanda iyilik cihetini anlamayı ve kabul etmeyi sağlayacak bir yatkınığın olması gerekir. Bu yatkınlığın adı "İhtiyar" dır. İhtiyâr hayrı, iyiyi, varlığa yakın olanı tercihe yatkınlık anlamına gelmektedir. Bu yatkınlık, insanda söylenen sözü, bir hitabı anlama konusunda önceden bulunan bir hazırlığa, hazır bulunan, ona verilmiş bir kabiliyete delalet etmektedir. Hüsn-i ihtiyar, insandaki bu yatkınlığın etkin olması, insanın kendisine ulaşan ilahi hidayet ile kendindeki hayır cihetini keşfetmesi anlamına gelmektedir. Doğru cevap B şıkkıdır.
Soru 53
Aşağıdaki tanımlardan hangisi "Vaz-ı İlahi" tabirini açıklamak için kullanınılır?
Seçenekler
A
Allah'ın tayin ettiği hayat düzeni
B
Zorlamadan yönlendiren
C
İnsanın irtibat halinde varlığını sürdürdüğü asıl
D
Düşünebilen konuşabilen canlı
E
Hakkı kabul etmek
Açıklama:
“Vaz-ı İlahi” tabiri dinin tabii olmayıp, Cenab-ı Hakk’ın tayin ettiği, insanlığa öğrettiği bir hayat düzeni olduğunu ifade eder. Doğru cevap A şıkkıdır.
Soru 54
Aşağıdakilerden hangisi ahlâki terim ve kavramlar ile ahlâki önermelerin anlamı ve birbiri ile irtibatını, bunların nasıl temellendirildiğini kendisine konu eder?
Seçenekler
A
Din Felsefesi
B
İslam Felsefesi
C
Hukuk Felsefesi
D
Ahlak Felsefesi
E
Sosyoloji
Açıklama:
Ahlak felsefesi ahlâki terim ve kavramlar ile ahlâki önermelerin anlamı ve birbiri ile irtibatını, bunların nasıl temellendirildiğini söz konusu eder. Doğru cevap D şıkkıdır.
Soru 55
İslam'ın insanlardan talep ettiği davranış düzenine ne ad verilmektedir?
Seçenekler
A
Ahlak Psikolojisi
B
Ahlak Sosyolojisi
C
İslam Ahlakı
D
Dindarlık
E
Etik
Açıklama:
İslâm insanlardan aynı zamanda bir davranış düzeni talep etmektedir; İslâm’in talep ettiği bu davranış düzenine İslâm ahlâkı denilmektedir. Doğru cevap C şıkkıdır.
Soru 56
Bir hakimin yargı sürecinde nasıl davranacağını kendisine konu edinen disiplinin adı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Hüsün
B
Edebü’l-kadı
C
Edebü’l Müfred
D
İslah-ı nefs
E
Edille-i şer'iye
Açıklama:
Bir hakimin (eski adıyla kadı) yargı sürecinde nasıl davranacağını kendisine konu edinen disiplinin adı “edebü’l-kadı” dır. Doğru cevap B şıkkıdır.
Ünite 2
Soru 1
Aşağıdaki eserlerden hangisinin yazarı yanlış verilmiştir?
Seçenekler
A
Kelebazî - Et-Taarruf
B
Serrac - El-Luma
C
Kuşeyri - er-Riaye li-hukukillah
D
Hucviri - Keşfu'l-Mahcub
E
Gazali - İhya
Açıklama:
er-Riaye li-hukukillah Kuşeyri'ye ait değil Haris el-Muhasibi'ye aittir.
Soru 2
Kitâbü’z-Zühd kimin eseridir?
Seçenekler
A
Abdullah b. Mübarek
B
Hucviri
C
Mevlana
D
Tüsteri
E
Kuşeyri
Açıklama:
Söz konusu eser Abdullah b. Mübarek'e aittir.
Soru 3
Edebu'd-Dünya ve'd-Din adlı eser kime aittir?
Seçenekler
A
Buhari
B
Gazali
C
Kuşeyri
D
Haris El Muhasibi
E
Maverdi
Açıklama:
Bu eser Maverdi'ye aittir.
Soru 4
"Rivayet (hadis) re'ysiz, re'y de rivayet olmadan olamaz" diyen kimdir?
Seçenekler
A
Gazali
B
İbn Haldun
C
Muhammed eş-Şeybani
D
Farabi
E
İbn Sina
Açıklama:
Bu söz Muhammed Eş-Şeybani'ye aittir.
Soru 5
Aşağıdaki şıklardan hangisinde İslam Ahlakının ana kaynakları tam olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
Sadece akıl
B
Sadece nakil
C
Tek başına Kur'an
D
Kur'an ve Sünnet
E
Nakil ve akıl
Açıklama:
İslam ahlakının ana kaynakları Kur'an, Sünnet ve dirayettir yani nakil ve akıldır.
Soru 6
Aşağıda verilen eserlerden hangisi yanlış eşleştirilmiştir?
Seçenekler
A
Yaşar Kandemir - Örneklerle İslam Ahlakı
B
M. Abdullah Draz - Kur'an Ahlakı
C
Recep Kılıç - Ahlakın Dini Kaynağı
D
Nurettin Topçu - İslam Ahlakının Esasları
E
Ragıb el-Isfehânî - İslâm’ın Ahlâki İlkeleri
Açıklama:
Nurettin Topçu'nun İslam Ahlakının Esasları diye bir eseri yoktur.
Soru 7
Aşağıdaki yazarlardan hangisi İslâm ahlâkı üzerine eser vermemiştir?
Seçenekler
A
Farabi
B
Gazali
C
İbn Sina
D
Elmalılı Hamdi Yazır
E
Nasiruddin Et-Tusi
Açıklama:
Elmalılı Hamdi Yazır İslam Ahlakı üzerine eser vermemiştir.
İslâm ahlâkı üzerine Elmalılı Hamdi Yazır eser vermemiştir.
İslâm ahlâkı üzerine Elmalılı Hamdi Yazır eser vermemiştir.
Soru 8
Nakil denildiğinde hangisi anlaşılmaz?
Seçenekler
A
Kur'an
B
Ayetler
C
Sünnet
D
Hadisler
E
Rüya
Açıklama:
Rüya İslâm ahlâkı için bir kaynak teşkil etmediği gibi nakilden de sayılmaz.
Soru 9
I. Davranış düzenleri arasında makul bir tercih yapılamaz.
II. İnsanların bütün kararlarının nihai olarak eşdeğerdir.
III. Ahlâk ile din arasında önemli bir irtibat vardır.
IV. Ahlâkın bir ilim olarak düşünülmesi mümkün olamaz.
Ahlâki görecilik/rölativizm ile ilgili yukarıdaki ifadelerden hangileri doğrudur?
II. İnsanların bütün kararlarının nihai olarak eşdeğerdir.
III. Ahlâk ile din arasında önemli bir irtibat vardır.
IV. Ahlâkın bir ilim olarak düşünülmesi mümkün olamaz.
Ahlâki görecilik/rölativizm ile ilgili yukarıdaki ifadelerden hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
I, II ve III
D
I, II ve IV
E
II, III ve IV
Açıklama:
Davranış düzenleri arasında tercihin tamamen tesadüfî ve makul hiçbir
gerekçesi olmadığını savunmak, bütün farklılıkları meşrulaştırmak anlamına
gelmektedir. Davranış düzenleri arasında makul bir tercih yapılamayacağını
iddia eden, insanların bütün kararlarının nihai olarak eşdeğer (netice olarak
hepsinin değersiz) olduğunu savunan bu tavra ahlâki görecilik/ahlâki
rölativizm denilmektedir. Ahlâki görecelik, aynı zamanda bir ilim olarak
ahlâkın mümkün olmadığını savunur.
gerekçesi olmadığını savunmak, bütün farklılıkları meşrulaştırmak anlamına
gelmektedir. Davranış düzenleri arasında makul bir tercih yapılamayacağını
iddia eden, insanların bütün kararlarının nihai olarak eşdeğer (netice olarak
hepsinin değersiz) olduğunu savunan bu tavra ahlâki görecilik/ahlâki
rölativizm denilmektedir. Ahlâki görecelik, aynı zamanda bir ilim olarak
ahlâkın mümkün olmadığını savunur.
Soru 10
I. Siyasetname
II. Kuran-ı Kerim
III. Sünnet-i Seniyye
IV. İslâm büyüklerinin eserleri
V. İslâm büyüklerinin örnek hayatları
Yukarıdakilerden hangileri İslâm ahlâkının ana kaynakları arasında yer alır??
II. Kuran-ı Kerim
III. Sünnet-i Seniyye
IV. İslâm büyüklerinin eserleri
V. İslâm büyüklerinin örnek hayatları
Yukarıdakilerden hangileri İslâm ahlâkının ana kaynakları arasında yer alır??
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
II ve III
D
I, II, III ve V
E
II, III, IV ve V
Açıklama:
İslâm ahlâkının kaynakları Kur’an, sünnet ve daha önce yaşamış
ve halen hayatta olan İslâm büyüklerinin eserleri ve örnek hayatlarıdır.
ve halen hayatta olan İslâm büyüklerinin eserleri ve örnek hayatlarıdır.
Soru 11
İslam dininde rivayetlerin ve verilerin anlaşılması aşamasına verilen isim aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Tasnif
B
Tahsil
C
Tedkik
D
Tahkik
E
Tahkir
Açıklama:
Rivayetlerin ve verilerin anlaşılması aşamasına
tahsil edilmesi denilmektedir.
tahsil edilmesi denilmektedir.
Soru 12
Ahlak ilminde rivayet ve verilerin mevcut durum dikkate alınarak, ortaya çıkan sorunları kavramak ve çözmek için kullanılmasını ifade eden kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Tasnif
B
Tafsil
C
Tetkik
D
Tahkik
E
Tahkir
Açıklama:
Ve nihayet anlaşılmış olan rivayet ve veriler
mevcut durum dikkate alınarak, ortaya çıkan sorunları kavramak ve çözmek
için kullanılır. Bunun yapılabilmesi için bunların bu cihetten ele alınması ve
tedkik edilmesi gerekmektedir.
mevcut durum dikkate alınarak, ortaya çıkan sorunları kavramak ve çözmek
için kullanılır. Bunun yapılabilmesi için bunların bu cihetten ele alınması ve
tedkik edilmesi gerekmektedir.
Soru 13
Ahlaki rölativizm neyi savunmaktadır?
Seçenekler
A
İnsanların bütün kararlarının nihai olarak yanlış olacağını
B
Davranış düzenleri arasında makul bir tercih yapılamayacağını
C
Ahlakın bir ilim dalı olduğunu
D
İnsanların karar alırken özgür olmadığını
E
Karar alırken ahlaki sınırlamaların olması gerektiğini
Açıklama:
Davranış düzenleri arasında tercihin tamamen tesadüfi ve makul hiçbir gerekçesi olmadığını savunmak, bütün farklılıkları meşrulaştırmak anlamına gelmektedir. Davranış düzenleri arasında makul bir tercih yapılamayacağını iddia eden, insanların bütün kararlarının nihai olarak eşdeğer (netice olarak hepsinin değersiz) olduğunu savunan bu tavra ahlâki görecilik/ahlâki rölativizm denilmektedir. Ahlâki görecelik, aynı zamanda bir ilim olarak ahlâkın mümkün olmadığını savunur. Ahlâki rölativizmi savunmak, ilk bakışta insanların özgürlüklerini savunmak gibi gözükür. Ancak hiçbir sınırın bulunmadığı bir yerde, hiç kimsenin özgürlüğünden bahsedilemeyeceği için, ahlâki görecilik görünüşün tam aksi bir neticeyi ortaya çıkarır. Doğru cevap B'dir.
Soru 14
I. Rivayetlerin tasnifi
II. Buradan kuralların çıkarılması
III. Rivayetler ile kurallar arasındaki irtibatı kurmanın müzakere edilerek ortaya konulması
IV. Ahlâk alanının temel kavramlarının isimlendirilerek ıstılahların geliştirilmesi
Yukarıdakilerden hangileri ahlâkın ilim haline getirilme sürecinin cüzleri arasındadır?
II. Buradan kuralların çıkarılması
III. Rivayetler ile kurallar arasındaki irtibatı kurmanın müzakere edilerek ortaya konulması
IV. Ahlâk alanının temel kavramlarının isimlendirilerek ıstılahların geliştirilmesi
Yukarıdakilerden hangileri ahlâkın ilim haline getirilme sürecinin cüzleri arasındadır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
II ve III
D
I, II ve III
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
İslâm ahlâkının ikinci kaynağı akıldır. Ancak aklın kaynak olması,
kendiliğinden ve esastan müstakil ahlâki ilke ve kurallar vazetmek olmayıp,
nakille gelenin anlaşılması ile alakalıdır. Bunun yanında aklın esas kaynak
değeri, ahlâk alanının ilim haline getirilerek, bunun ortaya çıkardığı
meseleleri ortaya koymaktır. Bu meseleler de, ana hatları ile şu şekilde
sıralanabilir: (1) rivayetlerin tasnifi; (2) buradan kuralların çıkarılması; (3)
rivayetler ile kurallar arasındaki irtibatı kurmanın makul yolu/yönteminin
müzakere edilerek ortaya konulması. Bu çerçevede muhtelif alanları ifade
etmek üzere ahlâk alanının temel kavramlarının isimlendirilerek ıstılahların
geliştirilmesi de ahlâkın ilim haline getirilme sürecinin mütemmim cüz’üdür
(tamamlayıcı parçasıdır).
kendiliğinden ve esastan müstakil ahlâki ilke ve kurallar vazetmek olmayıp,
nakille gelenin anlaşılması ile alakalıdır. Bunun yanında aklın esas kaynak
değeri, ahlâk alanının ilim haline getirilerek, bunun ortaya çıkardığı
meseleleri ortaya koymaktır. Bu meseleler de, ana hatları ile şu şekilde
sıralanabilir: (1) rivayetlerin tasnifi; (2) buradan kuralların çıkarılması; (3)
rivayetler ile kurallar arasındaki irtibatı kurmanın makul yolu/yönteminin
müzakere edilerek ortaya konulması. Bu çerçevede muhtelif alanları ifade
etmek üzere ahlâk alanının temel kavramlarının isimlendirilerek ıstılahların
geliştirilmesi de ahlâkın ilim haline getirilme sürecinin mütemmim cüz’üdür
(tamamlayıcı parçasıdır).
Soru 15
I. Kur'an-ı Kerim
II. Sünnet
III. Vicdan
IV. İslam büyüklerinin eserleri
V. Tabiat
VI. İslam büyüklerinin hayatları
Yukarıdakilerden hangileri İslam ahlakının kaynaklarıdır?
II. Sünnet
III. Vicdan
IV. İslam büyüklerinin eserleri
V. Tabiat
VI. İslam büyüklerinin hayatları
Yukarıdakilerden hangileri İslam ahlakının kaynaklarıdır?
Seçenekler
A
I-II-III
B
I-III-V-VI
C
I-II-IV-VI
D
I-IV-VI
E
II-IV-V-VI
Açıklama:
İslâm ahlâkının kaynakları Kur’an, sünnet ve daha önce yaşamış ve halen hayatta olan İslâm büyüklerinin eserleri ve örnek hayatlarıdır. Burada, varlığı bilinen bir davranış düzeninin muhtevası hakkında, sistematik ve doğru bilgi edinme imkanı söz konusudur. Doğru cevap C'dir.
Soru 16
Yol ve yordam, bunu uygulayanların uygulamasına iştirak ederek veya bu uygulamayı müşahede ederek öğrenilir. Buna göre aşağıdakilerden hangisi yol ve yordam bilgisi dahilinde öğrenilir?
Seçenekler
A
Ahlak
B
Matematik
C
Coğrafya
D
Geometri
E
Tarih
Açıklama:
İnsan, yetişme sürecinde, sadece nesneleri ve şeyleri değil, aynı zamanda neyin nasıl yapılacağını da öğrenir. Birinciler hakkındaki bilgi ile ikincisi hakkındaki bilgi birbirinden farklıdır. Birincisine şeylerin ve nesnelerin bilgisi, ikincisine yol ve yordam bilgisi denir. Yol ve yordam bilgisi, esas itibariyle insanın kitaplardan elde edebileceği bir bilgi değildir. Yol ve yordam, bunu uygulayanların uygulamasına iştirak ederek veya bu uygulamayı müşahede ederek öğrenilir. Ahlâki bilginin önemli bir kısmı, tayin edici kısmı, yol ve yordam bilgisine dâhildir; insanın bir bütün olarak hayatı ile alakalıdır. Bu öğrenme süreci bir varoluş düzeni ve bu düzenin bilgisi olarak ahlâkın, çok esaslı bir toplumsal boyutu olduğunu göstermektedir. Bu sebeple ahlâki bilginin önemli bir kaynağı, ahlâklı insanlardır. Doğru cevap A'dır.
Soru 17
I. İnsanı kamil
II. Edebü’l-kaza
III. Hüsnü’l-hulk
IV. Üsve-i hasene
Yukarıdaki ifadelerden hangileri Hz Peygamberi (SAV) ya da onun güzel ahlakını ifade etmek amacı ile kullanılmış ifadeler arasında yer alır?
II. Edebü’l-kaza
III. Hüsnü’l-hulk
IV. Üsve-i hasene
Yukarıdaki ifadelerden hangileri Hz Peygamberi (SAV) ya da onun güzel ahlakını ifade etmek amacı ile kullanılmış ifadeler arasında yer alır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
I, III ve IV
D
II, III ve IV
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
Hz. Peygamber, hem olanı hem
de olması gerekeni şahsında birleştirmiştir. Klasik dil, insan-ı kâmil terimini
bu cihetiyle Hz. Peygamber’i ifade etmek için kullanır. Olan ile olması
gerekenin birleştiği insanlar her dönemde mevcuttur. Hz. Peygamber her
cihetten insan-ı kamil iken, onun dışındaki insanlar bir veya birkaç cihetten
kemalin ta’ayyün ettiği varlıklar olabilir. Bununla birlikte Peygamber Efendimizi işaret eden
ve onda insanlar için “üsve-i hasene” (en güzel örnek) olduğunu söyleyen ayet (Ahzab/33:21) böyledir.
Ek olarak, ahlâk konuları ilk asırlarda geniş hadis külliyatı içinde, muhtelif başlıklar
altında ele alınmıştır. Bu çerçevede Hz. Peygamber’in ahlâkı “edeb”, “birr”
ve “hüsnü’l-hulk” gibi başlıklar altında tasvir edilmiştir.
de olması gerekeni şahsında birleştirmiştir. Klasik dil, insan-ı kâmil terimini
bu cihetiyle Hz. Peygamber’i ifade etmek için kullanır. Olan ile olması
gerekenin birleştiği insanlar her dönemde mevcuttur. Hz. Peygamber her
cihetten insan-ı kamil iken, onun dışındaki insanlar bir veya birkaç cihetten
kemalin ta’ayyün ettiği varlıklar olabilir. Bununla birlikte Peygamber Efendimizi işaret eden
ve onda insanlar için “üsve-i hasene” (en güzel örnek) olduğunu söyleyen ayet (Ahzab/33:21) böyledir.
Ek olarak, ahlâk konuları ilk asırlarda geniş hadis külliyatı içinde, muhtelif başlıklar
altında ele alınmıştır. Bu çerçevede Hz. Peygamber’in ahlâkı “edeb”, “birr”
ve “hüsnü’l-hulk” gibi başlıklar altında tasvir edilmiştir.
Soru 18
Tasavvuf alanında ahlâkı doğrudan veya dolaylı olarak mevzu edinen eserlerden biri olan Avarifü’l-Mearif adlı eserin yasarı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Abdullah b. Mübarek
B
İbn Arabi
C
Hucvirî
D
Sühreverdi
E
El-Muhasibi
Açıklama:
Tasavvuf alanında ahlâkı doğrudan veya dolaylı olarak mevzu edinen eserlerden biri olan Avarifü’l-Mearif adlı tasavuuf eserinin yazarı Sühreverdi’dir.
Soru 19
Tasavvuf alanında ahlâkı doğrudan veya dolaylı olarak mevzu edinen eserlerden biri olan Kût el-Kulûb adlı eserin yazarı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Ebû Talib el-Mekki
B
Gazali
C
Kelelebazi
D
Serrac
E
Haris el-Muhasibi
Açıklama:
Tasavvuf alanında ahlâkı doğrudan veya dolaylı olarak mevzu edinen eserlerden biri olan Kût el-Kulûb adlı eserin yazarı Ebû Talib el-Mekki’dir.
Soru 20
I. Kuran
II. Sünnet
III. Ayetler
IV. Rüya
V. Hadisler
Yukarıdakilerden hangileri "nakil" ile doğrudan alakalıdır?
II. Sünnet
III. Ayetler
IV. Rüya
V. Hadisler
Yukarıdakilerden hangileri "nakil" ile doğrudan alakalıdır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
I, III ve IV
D
II, IV ve V
E
I, II, III ve V
Açıklama:
Nakil denildiğinde genel olarak yazılı veya sözlü rivayetler kast edilir.
Soru 21
Tevatür sadece bir sözün değil onun anlamının da yaşanarak nakledilmesini ifade etmektedir. Buna göre aşağıdakilerden hangisi tevatürle gerçekleşmeye örnek değildir?
Seçenekler
A
Dürüst olmak
B
Hikaye anlatmak
C
Sadaka vermek
D
Yemek yemek
E
Temiz olmak
Açıklama:
Hadis ilminde rivayetler için kullanılan mütevatir haber terimi ile burada kullanıldığı anlamı ile tevatür birbiri ile irtibatlı olsa da aynı değildir. Burada kullanıldığı anlamda tevatür sadece bir sözün değil, onun anlamının da yaşanarak nakledilmesini ifade etmektedir. Mesela "namazın bilgisi tevatürle gerçekleşmektedir” demek, Müslümanların namaz kıldıklarını ve yeni yetişen nesillerin namaz kılmayı bu şekilde öğrendiklerini söylemektir. Bu bilgi okulda veya medresede değil ailede ve formel bir eğitim programına katılmadan; ancak uygulayarak, yemek yemek, yolda yürümek, kendi adını ve akrabalarının adını öğrenmek gibi hayatın tabii bir parçası olarak öğrenilmektedir. Şu halde doğru cevap B'dir.
Soru 22
Aşağıdakilerden hangisi, geniş anlamıyla, insanın çevresinden hazır bularak öğrendiği şeyleri ifade etmek için kullanılan bir kelimedir?
Seçenekler
A
İleti
B
Emsal
C
Beyan
D
Nakil
E
Kaynak
Açıklama:
Nakil denildiğinde genel olarak yazılı veya sözlü rivayetler kast edilir. Ancak nakil daha geniş bir anlamda, insanın çevresinden hazır bularak öğrendiği her şeyi ifade etmektedir. Burada nakil yerine “kültür” de kullanılabilir. Doğru cevap D'dir.
Soru 23
- Yunan filozofların erdem ahlakı yaklaşımını benimsemişlerdir.
- Ahlakın nihai amacını mutluluk olarak belirlemişlerdir.
- Psikoloji (ilmü’n-nefs) ile ahlâk arasında doğrudan irtibat kurmuşlardır.
- Karakterci bir ahlak anlayışını kabul etmişlerdir.
Yukarıdakilerden hangileri felsefecilerin ahlak yaklaşımlarını ifade eder?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
I, II ve III
D
II, III ve IV
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
Benzer bir şekilde ahlâkı daha farklı bir cihetten ele alan bir grup ta filozoflar (felâsife) olmuştur. Felâsifenin ayırıcı hususiyeti, ahlâki ilke ve kuralları tasvir ve tahlil ederken Yunan filozofların eserlerinde bulunan çerçeveyi de dikkate almış olmalarıdır. Bu cihetten felasifenin tabiiyyat (fizik) ve psikoloji (ilmü’n-nefs) ile ahlâk arasında doğrudan irtibat kurmaları, ilk bakışta yöntemlerine bir makuliyet görüntüsü vermiş; bu durum onların eserlerinde belli ölçüde belirleyici olmuştur. Felâsife, fizik ile psikoloji ve psikoloji ile ahlâk arasında kurdukları
irtibattan dolayı ahlâkı, kamil haliyle bazı faziletlerin bir sıfat olarak insanda yerleşmesi olarak kavramışlar; bunun neticesinde de ahlâk öğretilerini, daha çok bir tür ahlâki eğitim, faziletlerin öğretilmesi, şeklinde dile getirmişlerdir. Ahlâkın nazari değil de ameli olması da, bu anlamda görülmüş; yalan söylemenin kötü olduğunu bilmek değil, yalan söylemeyen bir insanın yetişmesi, ahlâkın amacı olarak ifade edilmiştir. Onlara göre iyi bizatihi mutluluktur.
irtibattan dolayı ahlâkı, kamil haliyle bazı faziletlerin bir sıfat olarak insanda yerleşmesi olarak kavramışlar; bunun neticesinde de ahlâk öğretilerini, daha çok bir tür ahlâki eğitim, faziletlerin öğretilmesi, şeklinde dile getirmişlerdir. Ahlâkın nazari değil de ameli olması da, bu anlamda görülmüş; yalan söylemenin kötü olduğunu bilmek değil, yalan söylemeyen bir insanın yetişmesi, ahlâkın amacı olarak ifade edilmiştir. Onlara göre iyi bizatihi mutluluktur.
Soru 24
Aşağıdaki sıfatlardan hangisi Cenab-ı Hakk'ın bütün mevcudatın yaratıcısı ve O'nun yaratmasının bütün varlığın kaynağı olduğunu dile getirmektedir?
Seçenekler
A
Kıdem
B
Vahdaniyet
C
İlim
D
Rahmet
E
Kudret
Açıklama:
Cenab-ı Hakk Hz. Peygamber’e, “biz seni alemlere rahmet olarak gönderdik” (Enbiya/21: 107) buyuruyor.
Bu ayetteki “rahmet” kelimesini anlayabilmek için, Cenab-ı Hakk’ın “rahman ve rahim” olduğunu ve bunun Türkçe’de kullanıldığı haliyle “merhametli olmak” veya “acımak” ile yakından alakasının olmadığını ifade etmek gerekmektedir. Acımak veya merhamet etmek, ihtiyaç sahibi olana veya zor durumda kalana, bu sıkıntısını aşması için yardımda bulunmak veya elinden bir şeyini almak mümkün iken, bunu ona bırakmak gibi bir anlama kullanılmaktadır. Bunu biz mesela bu ayete tatbik edecek olursak, doğrudan ve herhangi bir tevil yapmadan bu ayeti anlamak mümkün olmaz.
Rahmet, varlık kaynağı veya varoluş imkanı demektir. Cenab-ı Hakk’ın rahman ve rahim olduğunu söylemek, O’nun bütün mevcudatın yaratıcısı ve O’nun yaratmasının bütün varlığın kaynağı olduğunu dile getirmek demektir. Doğru cevap D'dir.
Bu ayetteki “rahmet” kelimesini anlayabilmek için, Cenab-ı Hakk’ın “rahman ve rahim” olduğunu ve bunun Türkçe’de kullanıldığı haliyle “merhametli olmak” veya “acımak” ile yakından alakasının olmadığını ifade etmek gerekmektedir. Acımak veya merhamet etmek, ihtiyaç sahibi olana veya zor durumda kalana, bu sıkıntısını aşması için yardımda bulunmak veya elinden bir şeyini almak mümkün iken, bunu ona bırakmak gibi bir anlama kullanılmaktadır. Bunu biz mesela bu ayete tatbik edecek olursak, doğrudan ve herhangi bir tevil yapmadan bu ayeti anlamak mümkün olmaz.
Rahmet, varlık kaynağı veya varoluş imkanı demektir. Cenab-ı Hakk’ın rahman ve rahim olduğunu söylemek, O’nun bütün mevcudatın yaratıcısı ve O’nun yaratmasının bütün varlığın kaynağı olduğunu dile getirmek demektir. Doğru cevap D'dir.
Soru 25
Aklın esas kaynak değeri ahlak alanının ilim haline getirilerek, bunun ortaya çıkardığı meseleleri ortaya koymaktır. Aşağıdakilerden hangileri bu meseleleri ana hatları ile ifade etmektedir?
I. Nakille gelenin anlaşılması
II. Rivayetlerin tasnifi
III. Kuralların çıkarılması
IV. Rivayetler ile kurallar arasındaki irtibat yolunun ortaya konulması
V. Kuralların uygulanması
I. Nakille gelenin anlaşılması
II. Rivayetlerin tasnifi
III. Kuralların çıkarılması
IV. Rivayetler ile kurallar arasındaki irtibat yolunun ortaya konulması
V. Kuralların uygulanması
Seçenekler
A
I-II-III
B
I-III-IV
C
II-III-IV
D
II-IV-V
E
III-IV-V
Açıklama:
İslâm ahlâkının ikinci kaynağı akıldır. Ancak aklın kaynak olması, kendiliğinden ve esastan müstakil ahlâki ilke ve kurallar vazetmek olmayıp, nakille gelenin anlaşılması ile alakalıdır. Bunun yanında aklın esas kaynak değeri, ahlâk alanının ilim haline getirilerek, bunun ortaya çıkardığı meseleleri ortaya koymaktır. Bu meseleler de, ana hatları ile şu şekilde sıralanabilir: (1) rivayetlerin tasnifi; (2) buradan kuralların çıkarılması; (3) rivayetler ile kurallar arasındaki irtibatı kurmanın makul yolu/yönteminin müzakere edilerek ortaya konulması. Doğru cevap C'dir.
Soru 26
Ahlak ilminde verilerin ve rivayetlerin anlaşılması aşamasına ne denir?
Seçenekler
A
Tasnif
B
Tafsil
C
Tahsil
D
Tedkik
E
Tahkik
Açıklama:
Ahlak ilminin vazifesi uygulamaya refakat ederken ortaya çıkan imkanları kullanarak, yeni durumları değerlendirme, yeni bir durumda hangi kuralların etkin olacağı ve bu kuralların nasıl uygulanacağını belirleme noktasında ortaya çıkmaktadır. Bunu klasik dil şu şekilde ifade etmektedir: Bütün bu rivayetler ve veriler belirli kriterler çerçevesinde önce tasnif edilir, sonra bunlar belirli bir düzen içerisinde, fasıllara ayrılarak tafsil edilir; ancak bu ilim olmak için yetmez; bunun için bütün bu verilerin ve rivayetlerin anlaşılması da gerekmektedir. Rivayetlerin ve verilerin anlaşılması aşamasına tahsil edilmesi denilmektedir. Ve nihayet anlaşılmış olan rivayet ve veriler mevcut durum dikkate alınarak, ortaya çıkan sorunları kavramak ve çözmek için kullanılır. Bunun yapılabilmesi için bunların bu cihetten ele alınması ve tedkik edilmesi gerekmektedir. Bütün bu aşamalar belirli bir yöntemi ihtiva etmektedir ve bu yönteme de kısaca tahkik denilmektedir. Doğru cevap C'dir.
Soru 27
İslam ahlakının önemli eserlerinden olan İhya isimli eserin yazarı kimdir?
Seçenekler
A
Abdullah b. Mübarek
B
Ahmed b. Hanbel
C
Buhari
D
Maverdi
E
Gazali
Açıklama:
Gazali’nin "İhya" isimli eseri İslâm ahlâkının önemli kaynaklarından biridir. Doğru cevap E'dir.
Soru 28
Aşağıdakilerden hangisi tasavvuf alanındaki sistematik ahlak eserleri yazarlarından biri değildir?
Seçenekler
A
Abdullah b. Mübarek
B
Haris el-Muhasibi
C
Ebu Talib el-Mekki
D
Mevlana
E
Nasiruddin et-Tusi
Açıklama:
Tasavvuf alanında ahlâkı doğrudan veya dolaylı olarak mevzu edinen çok sayıda eser telif edilmiştir. Birçok önde gelen sufi tasavvufu “güzel ahlâk” olarak tanımladığı için, tasavvuf ile ahlâk arasında asli bir irtibat vardır. Bu sebeple temel sufi eserlerinin her birisi aynı zamanda bir ahlâk eseri hüviyetindedir. Bunlar arasında Abdullah b. Mübarek’in Kitâbü’z- Zühd’ü, Haris el-Muhasibi’nin er-Riaye li-hukukillah’ı, Kelelebazi’nin (Gülabadi), et-Ta’arruf’u, Ebû Talib el-Mekki’nin Kût el-Kulûb’ü, Serrac’ın el-Luma’ı, Kuşeyri’nin er-Risâle’si, Hucvirî’nin Keşfü’l-Mahcub’u, Gazali’nin İhyâ’sı, Sühreverdi’nin Avarifü’l-Mearif’i, İbn Arabi’nin muhtelif ahlâk eserleri yanında el-Fütühat el-Mekkiyye’si, Mevlana’nın Mesnevi’si ve daha sonra yaşayan yüzlerce sufinin eserleri, aynı zamanda az veya çok sistematik ahlâk eserleridir. Nasirüddin et-Tusi felsefeciler arasındadır. Doğru cevap E'dir.
Soru 29
Ahlâki konularda Kur’an-ı Kerim’in muhatabı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İnsan
B
Melek
C
Nebat
D
Şeytan
E
Hayvanlar
Açıklama:
Kaynak kavramının anlamlarını ve İslâm ahlâkı ile ilgili olarak kullanıldığında ne gibi anlamlara geldiğini ifade edebileceksiniz.
İnsan bir bütün olarak K. Kerim’in muhatabıdır. Bu, ahlâk söz konusu olduğunda, insanın bütün yönlerini talep eden K. Kerim’in talebinin sadece bir cihetini teşkil etmektedir.
İnsan bir bütün olarak K. Kerim’in muhatabıdır. Bu, ahlâk söz konusu olduğunda, insanın bütün yönlerini talep eden K. Kerim’in talebinin sadece bir cihetini teşkil etmektedir.
Soru 30
İnsan istese de istemese de belirli bir düzen içerisinde hayatını sürdürmek
zorundadır. Bu düzenin tam ve insicamlı haline ne denilmektedir?
zorundadır. Bu düzenin tam ve insicamlı haline ne denilmektedir?
Seçenekler
A
Din
B
Felsefe
C
Ahlak
D
Ütopya
E
Sistem
Açıklama:
İnsan istese de istemese de belirli bir düzen içerisinde hayatını sürdürmek
zorundadır. Bu düzenin tam ve insicamlı haline ahlâk denilmektedir.
zorundadır. Bu düzenin tam ve insicamlı haline ahlâk denilmektedir.
Soru 31
İslâm dininin tebliğ edilmesi ile ortaya çıkmış olan ve bu dinin mütemmim cüzü/tamamlayıcı parçası olan davranış düzenine ne ad verilir?
Seçenekler
A
İslâm ahlâkı
B
İslam tefekkürü
C
İslam felsefesi
D
İslam doktrini
E
İslam ülküsü
Açıklama:
İslâm ahlâkı, İslâm dininin tebliğ edilmesi ile ortaya çıkmış olan ve bu dinin mütemmim cüzü/tamamlayıcı parçası olan davranış düzenidir.
Soru 32
Gözüyle görüp, kulağıyla işitip, anlayıp uygulamaya ne denir?
Seçenekler
A
İstişare
B
Müşahede
C
İman
D
Gıybet
E
İnanç
Açıklama:
Özellikle yaşayan iyi ahlâklı insanlar, yeni yetişen çocuklar ve gençler için, ahlâklı yaşama bilgisinin müşâhede yani gözüyle görüp, kulağıyla işitip, anlayıp uygulama yoluyla ulaşabildikleri tecrübi kaynağıdır
Soru 33
Zenaatte “himmet”, ticarette “sıdk”, yönetimde ve yargıda “adalet”in ön plana çıkması düsturu ne ile alakalıdır?
Seçenekler
A
İtikatla
B
İmanla
C
Maddi kazançla
D
Meslekle
E
Sağlıkla
Açıklama:
Meslek hayatının gerektirdiği hassasiyetleri daha fazla ön plana çıkartma ihtiyacını ortaya çıkarabilir. Zenaatte “himmet”, ticarette “sıdk”, yönetimde ve yargıda “adalet”in ön plana çıkması, bu alanların öncelikleri ile doğrudan alakalıdır.
Soru 34
Birinci manası ile İslâm ahlâkının kaynağı nedir?
Seçenekler
A
Sünnet
B
Vahiy
C
Hurafeler
D
İslâm büyüklerinin eserleri
E
İslâm büyüklerinin örnek hayatları
Açıklama:
Birinci manası ile İslâm ahlâkının kaynağı vahiydir.
Soru 35
Hz. Peygamber’in gerçekleştirdiği fiillerin (=olan, olgu), diğer insanlar için olması gerekeni (=değer) teşkil ettiğini anlaşılır bir şekilde ortaya koymamız neyi ifade eder?
Seçenekler
A
Soy-değer ilişkisini
B
Olgu-soy ilişkisini
C
Amaç-sonuç ilişkisini
D
Olgu-değer ilişkisini
E
Neden-sonuç ilişkisini
Açıklama:
Bu çerçevede bizim olgu-değer ilişkisini ele almamız ve nasıl olup ta Hz.
Peygamber’in gerçekleştirdiği fiillerin (=olan, olgu), diğer insanlar için
olması gerekeni (=değer) teşkil ettiğini anlaşılır bir şekilde ortaya koymamız
gerekmektedir.
Peygamber’in gerçekleştirdiği fiillerin (=olan, olgu), diğer insanlar için
olması gerekeni (=değer) teşkil ettiğini anlaşılır bir şekilde ortaya koymamız
gerekmektedir.
Soru 36
Hz. Peygamber'in alemlere rahmet olarak gönderilmiş olmasının anlamı aşağıdakilerin hangisinde doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
Acıma
B
Bağışlama
C
Yeni bir varoluş imkanı
D
Şefaat
E
Kurtarıcı ve selamete erdirici
Açıklama:
Rahmet, varlık kaynağı veya varoluş imkânı demektir. Cenab-ı Hakk’ın rahman ve rahim olduğunu söylemek, O’nun bütün mevcudatın yaratıcısı ve O’nun yaratmasının bütün varlığın kaynağı olduğunu dile getirmek demektir. Buradan hareketle, Hz. Peygamber’in “âlemlere rahmet” olarak gönderilmiş olmasını, onun âlemlere, yani insanlara, kendi şahsında yeni ve bir anlamda da yeniden bir varoluş imkânı olarak gönderildiğini kolayca anlayabiliriz. Cenab-ı Hakk’ın rahman ve rahim olması da, mü’min kâfir her insana sahip olduğu her şeyi verdiği; müslümana kâfirden ayrıca, gönderdiği Peygamber’e ittiba etmesi sebebi ile hem bu dünyada hem de ahrette daha farklı varoluş imkanları açtığını anlayabiliriz.
Soru 37
“Nakil akla hareket alanı açmış, akıl da nakle etkin olma yollarını geliştirmiştir. Nakil ve aklı buluşturup telif eden ise, tevatür olmuştur” sözü hangi düşünüre aittir?
Seçenekler
A
Gazali
B
Elmalı
C
Yunus
D
Mevlana
E
Arvasi
Açıklama:
Gazali’nin dediğine denk düşerek, nakil akla hareket alanı açmış, akıl da nakle etkin olma yollarını geliştirmiş. Nakil ve aklı buluşturup telif eden ise, tevatür olmuştur.
Soru 38
Kur’an-ı Kerim ile ilgili aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
K. Kerim sadece Hz. Peygamber’e gönderilmiştir.
B
Bütün Müslümanların ahlâkının varlık ve bilgi cihetinden kaynağıdır.
C
Müslüman’ın ahlâkı hakkında başvurulacak ilk “kaynak” K. Kerimdir.
D
K. Kerim’de ahlâkın bütün ilkeleri ve temel kuralları mevcuttur.
E
K. Kerim ahlâki cihetten hayatın bütününü ihata etmektedir.
Açıklama:
İnsanların Hz. Peygamber’den din ve onun pratik yönü olarak ahlâk adına aldıkları şeylerin hepsi, nihai olarak K. Kerim ile irtibatlıdır. K. Kerim sadece Hz. Peygamber’e değil, bütün insanlığa gönderilmiş olduğu için, hem Hz. Peygamber’in hayatında hem de sahabe’nin hayatında görünür hale gelen ahlâkın aynı zamanda bilgi kaynağıdır.
Soru 39
Aşağıdaki kavramlardan hangisi varlık kaynağı veya varoluş imkânı demektir?
Seçenekler
A
Rahman
B
Rahmet
C
Rahim
D
Olgu
E
Değer
Açıklama:
Rahmet, varlık kaynağı veya varoluş imkânı demektir. Cenab-ı Hakk’ın rahman ve rahim olduğunu söylemek, O’nun bütün mevcudatın yaratıcısı ve O’nun yaratmasının bütün varlığın kaynağı olduğunu dile getirmek demektir.
Soru 40
Hz. Peygamber’in İslâm ahlâkındaki kaynak konumunu keşfedebilmek için hangi konuyu dikkate almak gerekir?
Seçenekler
A
Varlık kaynağı veya varoluş imkânı
B
Olgu-değer ilişkisi meselesini
C
Fiiller ve dile getirdiği ahlâki ilke ve kurallar
D
Yeni bir varoluş imkanı
E
Gerçek ve yaşanmış olan
Açıklama:
Hz. Peygamber’in İslâm ahlâkındaki kaynak konumunu keşfedebilmek için son zamanlarda ahlâk felsefesinde özellikle tartışılan bir konuyu, olgudeğer ilişkisi meselesini, dikkate almak ve bu çerçevede Hz. Peygamber’in bir fiili gerçekleştirmiş olmasının, nasıl olup ta, hangi gerekçelerle ahlâki bir ideali, yani olması gerekeni ifade edebildiğini açıklamak gerekmektedir.
Soru 41
- Hz. Peygamber’in o fiili gerçekleştirmesi
- Hz. Peygamber’in o tavsiyeyi yapması
- Hz. Peygamber’in o fiilin yapılmasını uygun görmemesi ve yasaklaması
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve II
E
I, II ve III
Açıklama:
O fiile bir değer katan, ona ahlâki bir statü, bir konum veren, Hz. Peygamber’in o fiili gerçekleştirmesi, o tavsiyeyi yapması veya o fiilin yapılmasını uygun görmemesi ve yasaklamasıdır.
Soru 42
Hz. Peygamber kendi hayatında gerçekleştirdiği fiiller ve dile getirdiği ahlâki ilke ve kurallarla, etrafındaki insanlara, dolayısı ile bütün insanlığa, ne sağlamıştır?
Seçenekler
A
Yeni bir varoluş imkanı
B
Acıma hissi
C
İhtiyaç sahibi olana veya zor durumda kalana yardımda bulunma
D
Elinden bir şeyini almak mümkün iken, bunu ona bırakma
E
Merhamet etme
Açıklama:
Hz. Peygamber kendi hayatında gerçekleştirdiği fiiller ve dile getirdiği ahlâki ilke ve kurallarla, etrafındaki insanlara, dolayısı ile bütün insanlığa, “yeni bir varoluş imkanı” sağlamıştır.
Soru 43
I. Ahlaki ilke ve kuralları anlama
II. Ahlaki ilke ve kuralların uygulanması
III. Yeni bir durumda hangi kuralların etkin olacağını belirleme
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri Ahlak İlmi ile ilgilidir?
II. Ahlaki ilke ve kuralların uygulanması
III. Yeni bir durumda hangi kuralların etkin olacağını belirleme
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri Ahlak İlmi ile ilgilidir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
I ve III
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Ahlak ilmi, ahlaki ilke ve kuralların uygulanmasını da dikkate alır. Buna bağlı olarak ahlaki ilke ve kuralları anlama ve uygulama sürecine refakat eder. Ahlak ilminin vazifesi uygulamaya refakat ederken ortaya çıkan imkanları kullanarak, yeni durumları değerlendirme, yeni bir durumda hangi kuralların etkin olacağı ve bu kuralların nasıl uygulanacağını belirleme noktasında ortaya çıkmaktadır.
Soru 44
Ahlak ilmine ilişkin olarak rivayetlerin ve verilerin anlaşılması aşamasına ne denir?
Seçenekler
A
Tasnif
B
Tafsil
C
Tahsil
D
Tedkik
E
Tahkik
Açıklama:
Rivayetlerin ve verilerin anlaşılması aşamasına tahsil edilmesi denilmektedir.
Soru 45
I. Edeb
II. Birr
III. Hüsnü’l-hulk
IV. Siyer
Hz. Peygamber’in ahlâkı yukarıdaki hangi başlıklar altında tasvir edilmiştir?
II. Birr
III. Hüsnü’l-hulk
IV. Siyer
Hz. Peygamber’in ahlâkı yukarıdaki hangi başlıklar altında tasvir edilmiştir?
Seçenekler
A
I ve II
B
I ve III
C
II ve IV
D
I, III ve IV
E
I, II ve III
Açıklama:
Ahlâk konuları ilk asırlarda geniş hadis külliyatı içinde, muhtelif başlıklar altında ele alınmıştır. Bu çerçevede Hz. Peygamber’in ahlâkı “edeb”, “birr” ve “hüsnü’l-hulk” gibi başlıklar altında tasvir edilmiştir.
Soru 46
Tasavvuf alanında ahlâkı mevzu edinen İhyâ eseri kime aittir?
Seçenekler
A
Kuşeyri
B
Ebû Talib el-Mekki
C
Gazali
D
Haris el-Muhasibi
E
Kelelebazi
Açıklama:
Temel sufi eserlerinin her birisi aynı zamanda bir ahlâk eseri hüviyetindedir. Bunlar arasında Abdullah b. Mübarek’in Kitâbü’zZühd’ü, Haris el-Muhasibi’nin er-Riaye li-hukukillah’ı, Kelelebazi’nin (Gülabadi), et-Ta’arruf’u, Ebû Talib el-Mekki’nin Kût el-Kulûb’ü, Serrac’ın el-Luma’ı, Kuşeyri’nin er-Risâle’si, Hucvirî’nin Keşfü’l-Mahcub’u, Gazali’nin İhyâ’sı, Sühreverdi’nin Avarifü’l-Mearif’i, İbn Arabi’nin muhtelif ahlâk eserleri yanında el-Fütühat el-Mekkiyye’si, Mevlana’nın Mesnevi’si ve daha sonra yaşayan yüzlerce sufinin eserleri, aynı zamanda az veya çok sistematik ahlâk eserleridir.
Soru 47
"Davranış düzenleri arasında makul bir tercih yapılamayacağını iddia eden, insanların bütün kararlarının nihai olarak eşdeğer olduğunu savunan tavırdır." ifadesi aşağıdakilerden hangisini tanımlamaktadır?
Seçenekler
A
Pozitivizm
B
Ahlâki görecilik
C
Nihilizm
D
Tasavvuf
E
Fıkıh
Açıklama:
Davranış düzenleri arasında tercihin tamamen tesadüfî ve makul hiçbir gerekçesi olmadığını savunmak, bütün farklılıkları meşrulaştırmak anlamına gelmektedir. Davranış düzenleri arasında makul bir tercih yapılamayacağını iddia eden, insanların bütün kararlarının nihai olarak eşdeğer (netice olarak hepsinin değersiz) olduğunu savunan bu tavra ahlâki görecilik/ahlâki rölativizm denilmektedir. Doğru cevap B'dir.
Soru 48
Bütün ahlâk felsefelerinin temel sorusu aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İnsana faydacı bir yaşam koşulu sunma
B
Geçmiş felsefi akımlar ile bağlarını koparma
C
Gelecek ile ilgili tahminde bulunma
D
İnsanlar arasında davranış düzenini mümkün kılan ilke
E
Dinler arasındaki benzerlikleri bulma
Açıklama:
Her bir insanda insan olması bakımından belirli bir davranış düzeni içinde hayatını sürdürmesini sağlayan müşterek bir ilkenin olması gerektiği kabul edildiğinde, bu ilkenin tahakkuk edip etmediği ve nihayet, bu ilkenin hangi ilke olduğu sorusu ortaya çıkar. Hemen hemen bütün ahlâk felsefelerinin temel sorusu budur: İnsanlar arasında davranış düzenini mümkün kılan ilke nedir? Veya hangi ilke insanların hayatlarını belirli bir düzen içinde sürdürmesini mümkün, gerekli, hatta zorunlu kılmaktadır. Doğru cevap D'dır.
Soru 49
"Cenab-ı Hakk’ın Hz. Peygamber’e bildirdiği ve onun hayatında görünür hale gelen, ondan sahabenin üstlenerek yaşadığı, yaşarken de kendisinden sonraki nesile aktardığı bir davranış düzenidir" tanımı aşağıdakilerden hangisine aittir?
Seçenekler
A
Kelam
B
Vacip
C
Fıkıh
D
Sünnet
E
İslâm ahlâkı
Açıklama:
İslâm ahlâkı, daha önceki bölümde görüldüğü gibi, Cenab-ı Hakk’ın Hz. Peygamber’e bildirdiği ve onun hayatında görünür hale gelen, ondan sahabenin üstlenerek yaşadığı, yaşarken de kendisinden sonraki nesile aktardığı bir davranış düzenini ifade etmektedir. Daha sonra gelen nesiller de benzer bir şekilde kendilerinden sonraki nesile bu hayat tarzını ve davranış düzenini yaşayarak aktarmıştır. Bu günümüze kadar böylece gelmiştir. Doğru cevap E'dir.
Soru 50
İslam ahlakının (davranışların) temel kaynağı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kuran
B
Sünnet
C
Sahabe hayatı
D
Tasavvuf
E
Hanefilik
Açıklama:
Bu davranış düzeninde sırasıyla Kur’an-ı Kerim, Hz. Peygamber’in uygulamaları ve sahabenin buna fiilî ve kavlî (sözlü) şahadetinin muhtelif cihetlerden kaynak değeri vardır. Bunun yanında bütün Müslümanların tarih boyunca bu kaynakların verili şartlarda nasıl uygulanacağı ve ne gibi neticeler ortaya çıkardığı hususunda gösterdiği gayret ve bu verileri hem nakil, hem tasnif hem de üst bir dil oluşturarak makul bir şekilde uygulama pratiğinin de, sonraki nesiller için kaynak değeri vardır. Doğru cevap A'dır.
Soru 51
"Bir şeyin varlığını aldığı ve varlığını sürdürürken kendisinden beslendiği, kendisine dayandığı nihai ve ilk nesneyi ifade eder" tanımı aşağıdakilerden hangisine aittir?
Seçenekler
A
Felsefe
B
Fikir
C
Kaynak
D
Tutum
E
Öngörü
Açıklama:
Türkçe’de kaynak kelimesi, bir şeyin varlığını aldığı ve varlığını sürdürürken kendisinden beslendiği, kendisine dayandığı nihai ve ilk nesneyi (menşeini ve menbaını) ifade eder. Bir suyun veya nehrin kaynağı olduğu gibi, fikirlerin ve sosyal hareketlerin de kaynakları vardır. Doğru cevap C'dir.
Soru 52
Aşağıdakilerden hangisi Ahlaki Şuur'un temelini oluşturur niteliktedir?
Seçenekler
A
İnsanın öncelikle kendisi için pragmatist bir şuur oluşturması
B
Herhangi semavi bir dine mensup olması
C
İnsanın kendisinin, diğer insanların, buna bağlı olarak kâinatın önemini fark etmesi
D
Sahabe hayatlarından bazı önemli olayları kendi hayatına tatbik etmesi
E
Tasavvufi bir yaşamı benimsemiş olması
Açıklama:
Ahlâki şuur, insanın kendi kendisinin ve kendisi üzerinden de diğer insanların, buna bağlı olarak da bütün kâinatın ehemmiyetini fark etmesi ile başlar. Her insan önemlidir. İnsanın önemli olması, onun yaptığı ve düşündüğü, inandığı ve bildiği her şeyi önemli kılar. Kendisinin önemli olduğunu fark eden insan, kendisi gibi olan diğer insanların da, en az kendisi kadar veya en azından kendisi gibi ve kendisi kadar önemli olduğunu teslim eder. Doğru cevap C'dir.
Soru 53
"Bir insanın ahlâkı, onun hayat düzenidir; kendi hayatında etkin olan ilke ve kurallardır" ifadesinden hareketle aşağıdakilerden hangisine varılabilir?
Seçenekler
A
Ahlak teorik bilgiler bütünüdür
B
Ahlakın temelinde teslimiyet vardır
C
Ahlak toplumlara göre farklılaşabilir
D
Ahlak zaruri durumlarda esnetilebilir
E
Ahlak pratik bilgiler bütünüdür
Açıklama:
Ahlâk kendinde teorik (nazari) değil pratiktir (amelidir). Bir insanın ahlâkı, onun hayat düzenidir; kendi hayatında etkin olan ilke ve kurallardır. Ahlâk, hakiki manası ile insanların hayatlarındadır; kitaplarda değil. Ahlâki ilke ve kuralları anlatan bir kitap, “ahlâk” değil, “ahlâk hakkında” kitaptır. O kitapta anlatılan ilke ve kurallar, bir insan tarafından üstlenildiğinde, o insanın ahlâkı olur. Doğru cevap E'dir.
Soru 54
İnsanların iyi ya da kötü davranışları ilk olarak öğrendikleri birim aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Aile
B
Toplum
C
Okul
D
Üniversite
E
Kişini kendi vicdanı
Açıklama:
İnsanın doğumundan itibaren nasıl yetiştiğini ve elde ettiği bilgileri, -buna iyi ve kötü davranışların bilgisi de dahildir-, nasıl elde ettiğine bakacak olursak, insanın iyi ve kötü hakkındaki bilgilerini esas itibariyle naklen elde ettiğini fark ederiz. İnsan iyi ve kötü hakkındaki bilgilerini önce ailesinden sonra da ait olduğu toplumdan ve toplumsal eğitim kurumlarından elde eder. Ancak sadece burada kalmaz; öğrenirken ve öğrendikten sonra kendisi de elde ettiği bu malumat üzerinde düşünür ve bununla ilgili olarak kendi kanaatini ve tavrını geliştirir. Doğru cevap A'dır.
Soru 55
Kuran'ı Kerim kişiyi kendisine muhatap seçerken, insan olmanın verdiği meziyetten hareketle kişide bulunması gereken bazı koşullar vardır. Aşağıdakilerden hangisi bu koşulların dışındadır?
Seçenekler
A
Akıl sahibi olmak
B
Fiziki sağlığının yerinde olması
C
Anlama gücüne sahip olmak
D
Düşünme gücüne sahip olmak
E
İradesini kullanabilmek
Açıklama:
Kuran'ı Kerim diğer alanlarda olduğu gibi ahlâki alanda da akıl ve ihtiyar sahibi varlıklar olarak insanların iradi katılımlarını talep eden, aklını ve iradesini, yani bilme ve mevcudun ötesini talep etme gücünü kullanacak olan insanı muhatap almaktadır. İnsan, dil ve bilme, düşünme ve konuşma, konuşulanı anlama gücüne sahip varlık olarak, Kuran'ı Kerim’e muhatap olurken de, ona ittiba ederken de bu özelliklerini kullanmak zorunda kalmaktadır. Doğru cevap B'dir.
Soru 56
"havas-ı selime" aşağıdakilerden hangisine karşılık gelmektedir?
Seçenekler
A
Selim akıl
B
Güzel ahlak
C
İdrak melekesi
D
Beş duyu
E
Düşünme yetisi
Açıklama:
İnsanın sahip olduğu havas-ı selime (beş duyu) ile, bütün insanlarda müşterek olan bir cisim algısına sahip olması ve bu algı üzerinden diğerleri ile irtibatını ve iletişimini sağlayıp muhafaza etmesi gibi, doğruluk, insanların dokunulmazlığı, mülkiyete saygı gibi temel ahlâki kuralların da, insan topluluklarının devamı için ve devamı sebebiyle, ahlâki makuliyetin esasını teşkil ettiğini söyleyebiliriz. Doğru cevap D'dir.
Ünite 3
Soru 1
Aşağıdakilerden hangisi İslam düşünürlerinin ahlak teorilerinin gruplarına verdiği isimlerdir?
Seçenekler
A
Kuralcı ahlak teorileri - Karakterci ahlak teorileri
B
Kuralcı ahlak teorileri - İnsani ahlak teorileri
C
Karakterci ahlak teorileri - Fazilet ahlak teorileri
D
Muhaddis ahlak teorileri - Kuralcı ahlak teorileri
E
İktibas ahlak teorileri - Karakterci ahlak teorileri
Açıklama:
İslâm düşünürlerinin ahlâk teorilerini farklı şekillerde tasnif etmek mümkünse de biz burada bunları önce iki grup altında toplayacağız: A. Kuralcı ahlâk teorileri; B. Karakterci ahlâk teorileri.
Soru 2
Aşağıdakilerden hangisi Müslüman düşünürlere göre Allah'ın insanı saf ve temiz olarak cismani ve ruhani olarak yaratmasını ifade etmektedir?
Seçenekler
A
Garib-i mahlukat
B
Eşref-i mahlukat
C
Eşref-i hayır
D
Eşref-i meyyal
E
Ruhan-i mahlukat
Açıklama:
Müslüman düşünürlerin çoğuna göre Allah insanı saf ve temiz olarak cismani ve ruhani tarafı olan bir eşref-i mahlûkat olarak yaratmıştır.
Soru 3
Aşağıdakilerden hangisi insanın yaratılış sebebi de olan insanı bütün varlıklardan ayıran asıl özelliğidir?
Seçenekler
A
İyi ve kötüyü idrak gücüdür.
B
Cismani ve ruhani gücüdür.
C
Akıl ve hakikatları idrak gücüdür.
D
Saf ve temiz olma gücüdür.
E
Ruhani melekelerin gücüdür.
Açıklama:
İnsan akıllı bir varlıktır. İnsanı bütün varlıklardan ayıran asıl özelliği onun yaratılış sebebi de olan aklı ve hakikatleri idrak gücüdür.
Soru 4
Aşağıdakilerden hangisi Ragıb el-İsfahani'ye göre insanın yaratılış amacıdır?
Seçenekler
A
Yeryüzünü imar etme - Allah'a ibadet etme - Allah'ın halifesi olma
B
Yeryüzünü ağaçlandırma - Allah'a ibadet etme - Allah'ın halifesi olma
C
Yeryüzünü imar etme - Allah'ın adını zikretme - Allah'ın halifesi olma
D
Yeryüzünü imar etme - Allah'a ibadet etme - Hayvanları koruma
E
Yeryüzünü ağaçlandırma - Allah'a ibadet etme - Hayvanları koruma
Açıklama:
İnsan da üç türlü görevi yerine getirmesi amacıyla yaratılmıştır: 1. Yeryüzünü imar etme. Bu görev sayesinde insan hem kendisinin, hem de başkalarının geçimini sağlar. 2. Allah’a ibadet etme. 3.
Allah’ın halifesi olma.
İnsanın yaratılmasıyla ilgili bir başka soru da onun niçin yaratıldığıdır. Bu soruya meşhur ahlâk âlimi Ragıb el-İsfahani şu şekilde cevap verir: Allah yeryüzündeki her şeyi bir amaca yönelik yaratmıştır. Eğer o amaç olmasaydı, o varlık yaratılmazdı. İnsan da üç türlü görevi yerine getirmesi amacıyla yaratılmıştır: 1. Yeryüzünü imar etme. Bu görev sayesinde insan hem kendisinin, hem de başkalarının geçimini sağlar. 2. Allah’a ibadet etme. 3. Allah’ın halifesi olma.
Allah’ın halifesi olma.
İnsanın yaratılmasıyla ilgili bir başka soru da onun niçin yaratıldığıdır. Bu soruya meşhur ahlâk âlimi Ragıb el-İsfahani şu şekilde cevap verir: Allah yeryüzündeki her şeyi bir amaca yönelik yaratmıştır. Eğer o amaç olmasaydı, o varlık yaratılmazdı. İnsan da üç türlü görevi yerine getirmesi amacıyla yaratılmıştır: 1. Yeryüzünü imar etme. Bu görev sayesinde insan hem kendisinin, hem de başkalarının geçimini sağlar. 2. Allah’a ibadet etme. 3. Allah’ın halifesi olma.
Soru 5
Aşağıdakilerden hangisi Nassi ahlak teorilerinin ortak özelliği olarak ön planda tutulan kavramlardan biri değildir?
Seçenekler
A
Haram
B
Helal
C
Emir
D
Yasak
E
Kabahat
Açıklama:
Nassi ahlâk teorilerin ortak özelliği ahlâki davranışları izah ederken
haram, helal, emir, yasak, yükümlülük, sorumluluk gibi kavramları ön planda tutmalarıdır.
Nassi ahlâk teorilerin ortak özelliği ahlâki davranışları izah ederken haram, helal, emir, yasak, yükümlülük, sorumluluk gibi kavramları ön planda tutmalarıdır.
haram, helal, emir, yasak, yükümlülük, sorumluluk gibi kavramları ön planda tutmalarıdır.
Nassi ahlâk teorilerin ortak özelliği ahlâki davranışları izah ederken haram, helal, emir, yasak, yükümlülük, sorumluluk gibi kavramları ön planda tutmalarıdır.
Soru 6
Aşağıdakilerden hangisi Nassi ahlak teorisine göre, sırasıyla doğru fiiller ve yanlış fiillere verilen isimdir?
Seçenekler
A
Salihat - seyyiat
B
Maruf - takva
C
Mükafat - ceza
D
Sevgi - rıza
E
Sevgi - ceza
Açıklama:
Doğru fiiller genelde “salihat”; yanlış ve günah fiiller de seyyiat olarak isimlendirilir. Seyyiat ise günah ve kötülük terimiyle ifade edilir.
Soru 7
Aşağıdakilerden hangisi Mutezilenin ahlak teorisine göre büyük günah işleyenlerin karşılaşacağı sonuçtur?
Seçenekler
A
Cehenneme gitmek
B
Cennete gitmek
C
Kafir sayılmak
D
Müslümanlıktan çıkmak
E
Araf'ta kalmak
Açıklama:
Büyük günah işleyenler ne
Müslüman ne de kâfir sayılırlar, bu ikisi arasında bir konumdadırlar. Bunun için ahirette ne cennet ne de cehenneme giderler; bu ikisinin arasında A’raf denilen yerde tutulurlar.
Büyük günah işleyenler ne Müslüman ne de kâfir sayılırlar, bu ikisi arasında bir konumdadırlar. Bunun için ahirette ne cennet ne de cehenneme giderler; bu ikisinin arasında A’raf denilen yerde tutulurlar.
Müslüman ne de kâfir sayılırlar, bu ikisi arasında bir konumdadırlar. Bunun için ahirette ne cennet ne de cehenneme giderler; bu ikisinin arasında A’raf denilen yerde tutulurlar.
Büyük günah işleyenler ne Müslüman ne de kâfir sayılırlar, bu ikisi arasında bir konumdadırlar. Bunun için ahirette ne cennet ne de cehenneme giderler; bu ikisinin arasında A’raf denilen yerde tutulurlar.
Soru 8
Aşağıdakilerden hangisi Farabi'ye göre ahlak ve siyaset birlikteliğinin amacıdır?
Seçenekler
A
Erdemli toplum ve ruhun ebedi saadetidir.
B
Açık toplum ve ruhun ebedi saadetidir.
C
Erdemli toplum ve bedenin ebedi saadetidir.
D
Aydın toplum ve ruhun ebedi saadetidir.
E
Bilgili toplum ve ebedi saadetidir.
Açıklama:
Ahlâk ve siyaset birlikteliğinin
amacı ise erdemli toplum ve ruhun ebedi saadetidir.
Ahlâk ve siyaset birlikteliğinin amacı ise erdemli toplum ve ruhun ebedi saadetidir.
amacı ise erdemli toplum ve ruhun ebedi saadetidir.
Ahlâk ve siyaset birlikteliğinin amacı ise erdemli toplum ve ruhun ebedi saadetidir.
Soru 9
Aşağıdakilerden hangisi tasavvufta şeytana benzetilen haldir?
Seçenekler
A
Hürriyet
B
Nefis
C
Hakikat
D
Tevazu
E
İhlas
Açıklama:
Tasavvufta şeytana benzetilen nefis, nefsin henüz terbiye edilmemiş halidir.
Soru 10
İslam felsefesinde "nefiste yerleşik olan melekeler" olarak tarif edilen aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
ahlak
B
terbiye
C
istitaat
D
birr
E
akıl
Açıklama:
İslam felsefesinde "nefiste yerleşik olan melekeler" olarak tarif edilen ahlaktır.
Soru 11
Ahlâk teorileri geliştiren düşünürler bazı temel soruları dikkate alarak görüşlerini ortaya koymuşlardır. Aşağıdakilerden hangisi sözü edilen temel sorulardan değildir?
Seçenekler
A
İyi ve kötü fiiller nelerdir?
B
Bir fiili iyi veya kötü yapan özellikler nelerdir?
C
Hangi sebeplerden dolayı iyi davranışlar tercih edilir, kötü davranışlardan da kaçınılır?
D
İyiyi gerçekleştirmek için insan ne yapmalıdır?
E
İnsan ne ile yaşar?
Açıklama:
Ahlâk teorileri geliştiren düşünürler şu temel soruları dikkate alarak görüşlerini ortaya koymuşlardır. 1. İnsan nedir? 2. İyi ve kötü fiiller nelerdir? 3. Bir fiili iyi veya kötü yapan özellikler nelerdir? 4. Hangi sebeplerden dolayı iyi davranışlar tercih edilir, kötü davranışlardan da kaçınılır? 5. İyiyi gerçekleştirmek için insan ne yapmalıdır? insan ne ile yaşar sorusu temel sorulardan değildir.
Soru 12
Aşağıdakilerden hangisi mutezile öğretisindeki beş esas prensipten birisi değildir?
Seçenekler
A
Tevhid
B
Adalet
C
Vaad
D
el menzilu beyne'l menzileteyn
E
İstitaat
Açıklama:
İstitaat mutezile öğretisindeki beş esas prensipten birisi değildir.
Soru 13
Aşağıdakilerden hangisi dört ana erdem (fazilet) den birisi değildir?
Seçenekler
A
hikmet
B
şecaat
C
iffet
D
adalet
E
güzellik
Açıklama:
Güzellik dört ana erdemden biri değildir.
Soru 14
Filozoflara göre akıl nedir?
Seçenekler
A
ahlaklı olmanın şartı
B
nefiste yerleşik olan melekeler
C
biyolojik yetenek
D
canlıların ortak noktası
E
hakikatın nihai belirleyicisi
Açıklama:
filozoflara göre akıl hakikatin nihai belirleyicisidir.
Soru 15
"Ahlak insan nefsinden, düşünüp taşınmaya gerek kalmaksızın bir takım fiillerin ortaya çıkmasını sağlayan melekedir." düşüncesini taşıyan felsefeciler hangi şıkta birlikte verilmiştir?
Seçenekler
A
Farabi - gazali
B
gazali - ibn sina - maturidi
C
Farabi - ibn sina
D
Farabi - ibn sina - gazali
E
maturidi - gazali
Açıklama:
bu düşünce Farabi, ibn sina ve Gazali'nin ortak düşüncesidir.
Soru 16
Ahlaki fitleri kendinden iyi ve kötü olanlar ve bir ihtiyaca, duruma, başlangıç veya sonuca göre iyi veya kötü olanlar diye ikiye ayıran kimdir?
Seçenekler
A
Gazali
B
Farabi
C
Maturidi
D
İbn sina
E
Eş'ari
Açıklama:
Söz konusu görüşün sahibi Maturidi'dir.
Soru 17
İnsanın niçin yaratıldığı sorusuna: "Allah yeryüzündeki herseyi bir amaca yönelik yaratmıştır. eğer o amaç olmasaydı, o varlık yaratılmazdı." cevabını veren kimdir?
Seçenekler
A
Buhari
B
Ragıb el isfehani
C
ibn Haldun
D
ibn Miskeveyh
E
A. draz
Açıklama:
söz konusu cevabı veren Ragıb el isfehani'dir
Soru 18
İdeal başkan olarak Peygamber'i gören ahlakçı filozof kimdir?
Seçenekler
A
Kadı Abdulcabbar
B
Eş'ari
C
Gazali
D
Farabi
E
İbn Haldun
Açıklama:
Peygamber'i ideal başkan olarak gören Farabi'dir.
Soru 19
Ahlakın pratik ve manevi yönüne en fazla önem veren düşünce ekolü hangisidir?
Seçenekler
A
Kelam
B
Tasavvuf
C
Felsefe
D
Fıkıh
E
Batınilik
Açıklama:
Ahlakın pratik ve manevi yönüne en fazla önem veren düşünce ekolü Tasavvuftur.
Soru 20
Aşağıdakilerden hangisi tasavvufta dünya nimetlerine karşı ilgisizliği göstermez?
Seçenekler
A
Zühd
B
Hürriyet
C
Uzlet
D
Diğergamlık
E
İnziva
Açıklama:
Tasavvuf ahlâkının temel özellikleri olarak şunlar sayılabilir: Nefs mertebelerine dayalı (nefs-i emmare, levvame, mülheme, mutmaine, raziye, marzıyye, kâmile) nefs tezkiyesi ve terbiyesine özel önem atfetmek. Özel riyazet, uzlet vb. teknikler uygulayarak, ahlâki-manevi gelişimi dinamik ve hiyerarşik bir haller ve makamlar süreci olarak yaşamak. Toplumsal hayata
ve dünyevi nimetlere -bunlara bağımlı olmadan da yaşanabileceğini, dolayısı ile bunları mutlaklaştırmanın yanlış olduğunu fark edinceye kadar- nispeten ilgisiz (uzlet, inziva, zühd, hürriyet vb.) kalabilmek, en azından bunların gönlünde yer etmesine izin vermemeye çalışmak
ve dünyevi nimetlere -bunlara bağımlı olmadan da yaşanabileceğini, dolayısı ile bunları mutlaklaştırmanın yanlış olduğunu fark edinceye kadar- nispeten ilgisiz (uzlet, inziva, zühd, hürriyet vb.) kalabilmek, en azından bunların gönlünde yer etmesine izin vermemeye çalışmak
Soru 21
Filozoflara göre hakikatin nihai belirleyicisi kim veya nedir?
Seçenekler
A
İyilik
B
Akıl
C
İnsan fiilleri
D
Tanrı
E
Kader
Açıklama:
Filozoflara göre hakikatin nihai belirleyicisi akıldır.
Soru 22
Maturidi’nin ahlâk teorisinde ahlâki fiiller kaç kısma ayrılır?
Seçenekler
A
1
B
2
C
3
D
4
E
5
Açıklama:
Maturidi’nin ahlâk teorisinde ahlâki fiiller ikiye ayrılır: 1. kendinde iyi veya kötü olanlar; 2. bir ihtiyaca, duruma, başlangıç ya da sonuca göre iyi veya kötü olanlar.
Soru 23
Eş’ariliğe göre hayır ve şerrin yaratıcısı kimdir?
Seçenekler
A
Allah
B
Hem insan hem Allah
C
İnsan
D
Melek ve şeytan
E
Şeytan
Açıklama:
Eş’ari’ye göre insan, fiillerinin yaratıcısı değildir. Hayır ve şerrin yaratıcısı Allah’tır.
Soru 24
Mu’tezile’nin ahlâk anlayışı bu ekoldeki hangi prensibe dayandırılmaktadır?
Seçenekler
A
Mutluluk
B
Adalet
C
Şecaat
D
İyilik
E
Cömertlik
Açıklama:
Mu’tezile’nin üzerinde ittifak ettiği beş esas prensip vardır. Ahlâk ilmi açısından bunların en önemlisi adalet ilkesidir.
Soru 25
Filozoflara göre “iyi” kaç gruba ayrılır?
Seçenekler
A
1
B
2
C
3
D
4
E
5
Açıklama:
İyi ve mutluluk. Filozoflara göre “iyi” üç gruba ayrılır: Kendiliğinden iyi; başka bir şey için, yani vasıta olarak iyi; hem vasıta hem de gaye olarak iyi.
Soru 26
el-Medinetü’l-fazıla isimli eserin sahibi kimdir?
Seçenekler
A
İbn Rüşt
B
Farabi
C
Gazali
D
El arabi
E
Platon
Açıklama:
Bunların başında da el-Medinetü’l-fazıla isimli eserin sahibi Farabi gelir.
Soru 27
Hangisi nefs' in çeşitli seviyelerde güçlerinden değildir?
Seçenekler
A
Bitkisel seviyede beslenme
B
Büyüme ve üreme güçleri
C
Hayvani seviyede hareket etme
D
İdrak güçleri
E
Hikmet
Açıklama:
İslâm felsefesinde de insan, nefis ve bedenden oluşan bir varlıktır. Asıl olan nefs olup bunun da çeşitli seviyelerde güçleri vardır. Bunlar bitkisel seviyede beslenme, büyüme ve üreme güçleri; hayvani seviyede hareket etme ve idrak güçleri; insani seviyede de düşünme ve bilme güçleridir. Bu güçler
arasında hiyerarşik bir düzen mevcut olup bir alttaki üsttekine hizmet eder. Düşünme ve bilme gücü başlangıçta bir kabiliyet olup, bir takım basamaklardan geçtikten sonra kendisi için mümkün olan en yüksek dereceye ulaşır.
arasında hiyerarşik bir düzen mevcut olup bir alttaki üsttekine hizmet eder. Düşünme ve bilme gücü başlangıçta bir kabiliyet olup, bir takım basamaklardan geçtikten sonra kendisi için mümkün olan en yüksek dereceye ulaşır.
Soru 28
“Ahlâk nedir” sorusundan önce aranan soru nedir?
Seçenekler
A
Doğa nedir?
B
Evren nedir?
C
Allah nedir?
D
İnsan nedir?
E
Akıl nedir?
Açıklama:
Çoğu Müslüman düşünürün yaptığı gibi felsefede de “ahlâk nedir” sorusundan önce “insan nedir”
sorusuna cevap aranır.
sorusuna cevap aranır.
Soru 29
İslâm felsefesinde , “nefiste yerleşik olan melekeler” şeklinde tarif edilen kavram nedir?
Seçenekler
A
Ahlak
B
İnsan
C
Akıl
D
Sevgi
E
Hoşgörü
Açıklama:
İslâm felsefesinde ahlâk, “nefiste yerleşik olan melekeler” şeklinde tarif edilir.
Soru 30
Aşağıdakilerden hangisi ahlak teorisyenlerinin sorularından değildir?
Seçenekler
A
İnsan nedir?
B
İyi ve kötü fiiller nelerdir?
C
Bir fiili iyi veya kötü yapan özellikler nelerdir?
D
Ahiret var mıdır?
E
İyiyi gerçekleştirmek için insan ne yapmalıdır
Açıklama:
Ahlâk teorileri geliştiren düşünürler şu temel soruları dikkate alarak
görüşlerini ortaya koymuşlardır. 1. İnsan nedir? 2. İyi ve kötü fiiller nelerdir?
3. Bir fiili iyi veya kötü yapan özellikler nelerdir? 4. Hangi sebeplerden
dolayı iyi davranışlar tercih edilir, kötü davranışlardan da kaçınılır? 5. İyiyi
gerçekleştirmek için insan ne yapmalıdır? Doğru cevap D'dir.
görüşlerini ortaya koymuşlardır. 1. İnsan nedir? 2. İyi ve kötü fiiller nelerdir?
3. Bir fiili iyi veya kötü yapan özellikler nelerdir? 4. Hangi sebeplerden
dolayı iyi davranışlar tercih edilir, kötü davranışlardan da kaçınılır? 5. İyiyi
gerçekleştirmek için insan ne yapmalıdır? Doğru cevap D'dir.
Soru 31
Hristiyanlıkta var olan meselerden hangisi İslam ahlakçıları tarafından yok sayılmaktadır?
Seçenekler
A
İyilik
B
Kötülük
C
Yardımlaşma
D
Dürüstlük
E
İlk günah
Açıklama:
Müslüman düşünürlerin çoğuna göre Allah insanı saf ve temiz olarak cismani
ve ruhani tarafı olan bir eşref-i mahlûkat olarak yaratmıştır. İnsan mutlak iyi
olmasa da, kötü değildir. İyiye de kötüye de meyyal olmakla birlikte, hayra
daha yatkındır. İslâm ahlâkçılarının, Hıristiyanlığın itikad konularından birisi
olan “ilk günah veya asli günah” meselesi gibi bir meselesi yoktur.Doğru cevap E'dir.
ve ruhani tarafı olan bir eşref-i mahlûkat olarak yaratmıştır. İnsan mutlak iyi
olmasa da, kötü değildir. İyiye de kötüye de meyyal olmakla birlikte, hayra
daha yatkındır. İslâm ahlâkçılarının, Hıristiyanlığın itikad konularından birisi
olan “ilk günah veya asli günah” meselesi gibi bir meselesi yoktur.Doğru cevap E'dir.
Soru 32
Aşağıdakilerden hangisi Ragıb el-İsfahani'ye göre insanın yaratılış amaçlarındandır?
Seçenekler
A
İyilik yapma
B
Allah'ın halifesi olma
C
Saygınlık
D
Cennete gitme
E
Düşünme ve sorgulama
Açıklama:
İnsanın yaratılmasıyla ilgili bir başka soru da onun niçin yaratıldığıdır. Bu
soruya meşhur ahlâk âlimi Ragıb el-İsfahani şu şekilde cevap verir: Allah
yeryüzündeki her şeyi bir amaca yönelik yaratmıştır. Eğer o amaç olmasaydı,
o varlık yaratılmazdı. İnsan da üç türlü görevi yerine getirmesi amacıyla
yaratılmıştır: 1. Yeryüzünü imar etme. Bu görev sayesinde insan hem
kendisinin, hem de başkalarının geçimini sağlar. 2. Allah’a ibadet etme. 3.
Allah’ın halifesi olma. Doğru cevap B'dir.
soruya meşhur ahlâk âlimi Ragıb el-İsfahani şu şekilde cevap verir: Allah
yeryüzündeki her şeyi bir amaca yönelik yaratmıştır. Eğer o amaç olmasaydı,
o varlık yaratılmazdı. İnsan da üç türlü görevi yerine getirmesi amacıyla
yaratılmıştır: 1. Yeryüzünü imar etme. Bu görev sayesinde insan hem
kendisinin, hem de başkalarının geçimini sağlar. 2. Allah’a ibadet etme. 3.
Allah’ın halifesi olma. Doğru cevap B'dir.
Soru 33
“Cömertlik iyidir.” diyerek söze başlayan biri aşağıdaki ahlak teorilerinden hangisine vurgu yapmaktadır?
Seçenekler
A
Kuralcı
B
Karakterci
C
Analizci
D
Betimleyici
E
Önermeci
Açıklama:
Kuralcı ahlâk teorilerinin ortak özelliği bunların ahlâki davranışları önermeler, emir ve yasaklar veya iyi ve kötü fiillerin tasviri şeklinde ifade etmeleridir.
“Yalan söylemek kötüdür.”
“Cömertlik iyidir.”
“Yalan söyleme”
“Dosdoğru ol”
“Hz. Peygamber muhatabı konuşurken onu dikkatlice dinler, sözünü
kesmezdi.” gibi. Doğru cevap A'dır.
“Yalan söylemek kötüdür.”
“Cömertlik iyidir.”
“Yalan söyleme”
“Dosdoğru ol”
“Hz. Peygamber muhatabı konuşurken onu dikkatlice dinler, sözünü
kesmezdi.” gibi. Doğru cevap A'dır.
Soru 34
Nasslarda günah veya kötülük olarak ifade edilen terim aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Salihat
B
Hayır
C
Seyyiat
D
Kıst
E
Birr
Açıklama:
Nasslarda “doğru” ve “yanlış” için pek çok terim kullanılır: hayır, birr,
kıst, iksat, adl, hakk, ma’rûf ve takva. Doğru fiiller genelde “salihat”; yanlış
ve günah fiiller de seyyiat olarak isimlendirilir. Seyyiat ise günah ve kötülük
terimiyle ifade edilir. Doğru cevap C'dir.
kıst, iksat, adl, hakk, ma’rûf ve takva. Doğru fiiller genelde “salihat”; yanlış
ve günah fiiller de seyyiat olarak isimlendirilir. Seyyiat ise günah ve kötülük
terimiyle ifade edilir. Doğru cevap C'dir.
Soru 35
Aşağıdakilerden hangisi Kelami mezheplerden değildir?
Seçenekler
A
Kaderiye
B
Cebriyye
C
Mu’tezile
D
Cevriye
E
Maturidilik
Açıklama:
Diğer yandan kaza ve kaderle ilgili pek çok ayet ve hadis zaman
içerisinde insan iradesi ve hürriyeti hakkındaki çeşitli kelami mezheplere
zemin hazırlamıştır. Kaderiye, Cebriyye, Mu’tezile, Eş’arilik ve Maturidilik
bunlar arasında sayılabilir. Doğru cevap D'dir.
içerisinde insan iradesi ve hürriyeti hakkındaki çeşitli kelami mezheplere
zemin hazırlamıştır. Kaderiye, Cebriyye, Mu’tezile, Eş’arilik ve Maturidilik
bunlar arasında sayılabilir. Doğru cevap D'dir.
Soru 36
Mutezile'ye göre beş temel prensip arasında yer alan "Menzile beyne’l-menzileteyn" ifadesindeki menzil kavramı ile aşağıdakilerden hangisi kastedilmektedir?
Seçenekler
A
Araf
B
Cennet
C
Cehennem
D
Dünya
E
Kabir
Açıklama:
Mu’tezile öğretisindeki beş esas prensip (usul-i hamse) şunlardır: 1. Tevhid 2.
Adalet 3. Emir bi’l-ma’ruf nehiy ani’l-münker: Kötülüğe karşı koymak ve iyiliği
emretmek, bunun için çalışmak bütün Müslümanların üzerine farzdır. 4. Vaad
ve va’îd: Allah’ın iyilik yapanlar mükâfatlandırması, kötülük yapanları
cezalandırması zorunludur. O’nun tövbe etmedikçe hiç kimseyi affetmesi
mümkün değildir. 5. Menzile beyne’l-menzileteyn: Büyük günah işleyenler ne
Müslüman ne de kâfir sayılırlar, bu ikisi arasında bir konumdadırlar. Bunun
için ahirette ne cennet ne de cehenneme giderler; bu ikisinin arasında A’raf
denilen yerde tutulurlar. Doğru cevap A'dır.
Adalet 3. Emir bi’l-ma’ruf nehiy ani’l-münker: Kötülüğe karşı koymak ve iyiliği
emretmek, bunun için çalışmak bütün Müslümanların üzerine farzdır. 4. Vaad
ve va’îd: Allah’ın iyilik yapanlar mükâfatlandırması, kötülük yapanları
cezalandırması zorunludur. O’nun tövbe etmedikçe hiç kimseyi affetmesi
mümkün değildir. 5. Menzile beyne’l-menzileteyn: Büyük günah işleyenler ne
Müslüman ne de kâfir sayılırlar, bu ikisi arasında bir konumdadırlar. Bunun
için ahirette ne cennet ne de cehenneme giderler; bu ikisinin arasında A’raf
denilen yerde tutulurlar. Doğru cevap A'dır.
Soru 37
"İrade" kavramının Mutezile mezhebindeki karşılığı aşağıdaki seçenekleden hangisinde doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
İstidad
B
İktibas
C
İstitaat
D
İstihdam
E
İhtikaf
Açıklama:
Mu’tezile’ye göre iyi ve kötüyü aklıyla bilen insan aynı zamanda istitaat
sahibi olmalıdır. İstitaat “bir fiili yapma ya da terk etme gücü” anlamında
olup, insanda fiile teşebbüs etmeden önce bulunur. Doğru cevap C'dir.
sahibi olmalıdır. İstitaat “bir fiili yapma ya da terk etme gücü” anlamında
olup, insanda fiile teşebbüs etmeden önce bulunur. Doğru cevap C'dir.
Soru 38
Maturudi mezhebi ahlaki değerler konusunda aşağıdaki mezheplerden hangisine daha yakındır?
Seçenekler
A
Kalenderi
B
Cebriye
C
Caferi
D
Eş'ari
E
Mu'tezile
Açıklama:
Ehl-i Sünnet’in itikadi mezheplerinden ikincisini teşkil eden Maturidiyye’nin
kurucusu Ebu Mansur el-Maturidi gerek Mu’tezili gerekse Eş’arî ahlâk
teorilerinin yüz yüze kaldığı problemlere karşılık getirdiği izah tarzı ile
kendine has orijinal bir ahlâk teorisi geliştirmiştir. Maturidi, ahlâki
sorumluluk ve yükümlülüğün temellendirilmesinde Eş’ari’ye, ahlâki değerler
konusunda da Mu’tezile’ye yakın görünür. Doğru cevap E'dir.
kurucusu Ebu Mansur el-Maturidi gerek Mu’tezili gerekse Eş’arî ahlâk
teorilerinin yüz yüze kaldığı problemlere karşılık getirdiği izah tarzı ile
kendine has orijinal bir ahlâk teorisi geliştirmiştir. Maturidi, ahlâki
sorumluluk ve yükümlülüğün temellendirilmesinde Eş’ari’ye, ahlâki değerler
konusunda da Mu’tezile’ye yakın görünür. Doğru cevap E'dir.
Soru 39
Mutasavvıflara göre aşağıdakilerden hangisi “kalbin amelleri”nden değildir?
Seçenekler
A
Takva
B
İttihad
C
Vera
D
Niyet
E
İhlas
Açıklama:
Mutasavvıflar eserlerinde “kalbin amelleri” denilen takva, vera, niyet, ihlâs gibi dini-ahlâki erdemlerin önemi üzerinde ısrarla durmuşlar, hatta bu erdemleri ihmal ettikleri gerekçesiyle fukaha ve kelamcıları şiddetle eleştirmişlerdir. Doğru cevap B'dir.
Soru 40
Ahlâkta söz konusu olan "meleke" kavramının yerine aşağıdakilerden hangisi kullanılabilir?
Seçenekler
A
Terbiye
B
Yeti
C
Akıl
D
İyi ve kötü davranışları yazan kiramen katibin melekleri
E
Faziletli fiil
Açıklama:
İslâm düşüncesinde insanların ahlâki davranışları hakkında farklı ekoller olduğunu ifade edebileceksiniz.
Felsefe ve tasavvufun ahlâk anlayışını nassi ve kelami ahlâktan ayıran nokta ilk gruptakilerin ahlâkı önermelerden oluşan bir norm olarak ele almaktan ziyade onların ahlâkı bir yeti veya meleke olarak görmeleridir.
Felsefe ve tasavvufun ahlâk anlayışını nassi ve kelami ahlâktan ayıran nokta ilk gruptakilerin ahlâkı önermelerden oluşan bir norm olarak ele almaktan ziyade onların ahlâkı bir yeti veya meleke olarak görmeleridir.
Soru 41
"Ahlâkın temel kavramlarını, ilkelerini ve kurallarını temellendiren düzenli ve tutarlı açıklamalar" tanımı aşağıdakilerden hangisine aittir?
Seçenekler
A
Ahlak felsefesi
B
İslam ahlakı
C
Din ahlakı
D
Ahlak kültürü
E
Ahlâk teorisi
Açıklama:
Ahlâkın temel kavramlarını, ilkelerini ve kurallarını temellendiren düzenli ve tutarlı açıklamalara ahlâk teorisi denilir. Müslüman âlimlerin bu çerçevedeki fikri teemmüllerine de İslâm ahlâk teorisi denmektedir. Doğru cevap E'dir.
Soru 42
Ahlâk teorileri geliştiren düşünürlerin temel soruları dikkate alarak ortaya koyduğu görüşleri dikkate alındığında aşağıdakilerden hangisi bunların dışında kalır?
Seçenekler
A
İyiyi ve kötüyü kişi kendine nasıl uydurmalıdır?
B
İyiyi gerçekleştirmek için insan ne yapmalıdır?
C
Bir fiili iyi veya kötü yapan özellikler nelerdir?
D
İnsan nedir?
E
İyi ve kötü fiiller nelerdir?
Açıklama:
Ahlâk teorileri geliştiren düşünürler şu temel soruları dikkate alarak görüşlerini ortaya koymuşlardır.
1. İnsan nedir?
2. İyi ve kötü fiiller nelerdir?
3. Bir fiili iyi veya kötü yapan özellikler nelerdir?
4. Hangi sebeplerden dolayı iyi davranışlar tercih edilir, kötü davranışlardan da kaçınılır?
5. İyiyi gerçekleştirmek için insan ne yapmalıdır. Doğru cevap A'dır.
1. İnsan nedir?
2. İyi ve kötü fiiller nelerdir?
3. Bir fiili iyi veya kötü yapan özellikler nelerdir?
4. Hangi sebeplerden dolayı iyi davranışlar tercih edilir, kötü davranışlardan da kaçınılır?
5. İyiyi gerçekleştirmek için insan ne yapmalıdır. Doğru cevap A'dır.
Soru 43
İslam düşüncesinde "Eşref-i Mahlûkat" ifadesi çoğunlukla hangi varlık için kullanılmaktadır?
Seçenekler
A
Melek
B
Düşünürler
C
İnsan
D
Devlet adamları
E
Filozoflar
Açıklama:
Müslüman düşünürlerin çoğuna göre Allah insanı saf ve temiz olarak cismani ve ruhani tarafı olan bir eşref-i mahlûkat olarak yaratmıştır. İnsan mutlak iyi olmasa da, kötü değildir. İyiye de kötüye de meyyal olmakla birlikte, hayra daha yatkındır. Doğru cevap C'dir.
Soru 44
İnsanı diğer canlılardan ayıran temel özellik aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Mutlak ölümlü olması
B
Soy ağacını olması
C
Ana/Babalık içgüdüsü
D
Akıl ve idrak yeteneği
E
Yaşama çabası
Açıklama:
İnsan akıllı bir varlıktır. İnsanı bütün varlıklardan ayıran asıl özelliği onun yaratılış sebebi de olan aklı ve hakikatleri idrak gücüdür. Canlı varlık olmaları açısından bütün insanlar aynıdır ve herkes fıtraten eşyanın gerçeklerini tanıma kabiliyetindedir (istidad). İnsan cismani tarafıyla hayvanlara, ruhani tarafıyla da meleklere benzetilir. İnsan aklını ve iradesini “doğru bilgi” ve “salih amel” için kullanırsa ruhi ve ahlâki yüceliğe ulaşır ve insan olarak değer kazanır. Doğru cevap D'dir.
Soru 45
I. Yeryüzünü imar etme
II. Allah’a ibadet etme
III. Allah’ın halifesi olma
Yukarıda verilenlerden hangisi ahlâk âlimi Ragıb el-İsfahani'nin insanın yaratılışı ile ilgili görüşleri arasında yer alır?
II. Allah’a ibadet etme
III. Allah’ın halifesi olma
Yukarıda verilenlerden hangisi ahlâk âlimi Ragıb el-İsfahani'nin insanın yaratılışı ile ilgili görüşleri arasında yer alır?
Seçenekler
A
III, II
B
III, II, I
C
III
D
II
E
I
Açıklama:
İnsanın yaratılmasıyla ilgili bir başka soru da onun niçin yaratıldığıdır. Bu soruya meşhur ahlâk âlimi Ragıb el-İsfahani şu şekilde cevap verir: Allah yeryüzündeki her şeyi bir amaca yönelik yaratmıştır. Eğer o amaç olmasaydı, o varlık yaratılmazdı. İnsan da üç türlü görevi yerine getirmesi amacıyla yaratılmıştır: 1. Yeryüzünü imar etme. Bu görev sayesinde insan hem kendisinin, hem de başkalarının geçimini sağlar. 2. Allah’a ibadet etme. 3. Allah’ın halifesi olma. Yeryüzünde Allah’ın halifeliği görevini ifa, dinin
ahlâki ilkelerini kullanarak insanın gücü ölçüsünde Yaratıcının emirlerine uyma şeklinde icra edilir. Bir varlık hangi amaç için yaratılmışsa, onun değeri ancak uğruna yaratıldığı vazifeyi hakkıyla yerine getirmesiyle tamamlanır. Doğru cevap B'dir.
ahlâki ilkelerini kullanarak insanın gücü ölçüsünde Yaratıcının emirlerine uyma şeklinde icra edilir. Bir varlık hangi amaç için yaratılmışsa, onun değeri ancak uğruna yaratıldığı vazifeyi hakkıyla yerine getirmesiyle tamamlanır. Doğru cevap B'dir.
Soru 46
"Kur’an ve hadislerin ahlâki prensiplerini izah edip temellendirmeye çalıştıkları oranda ahlâki alana girmelerinden dolayı bu tür ahlâki yaklaşımlardır" tanımı aşağıdakilerden hangisine aittir?
Seçenekler
A
Güzel ahlak
B
Ehli sünnet
C
Nassi ahlâk
D
Kelam
E
Ahlak Felsefesi
Açıklama:
İslâm düşünürleri arasında genellikle hadisçi, müfessir, fukaha ve kelamcıların ahlâk alanında telif ettikleri eserler bu kategoride incelenebilir. İlk üç grup ahlâki konularda geleneksel, gramatik, edebi ve linguistik kullanımlara dayanarak Kur’an ve hadislere dayalı yorumlar ortaya koyar. Bunların eserleri İslâm ahlâkının ameli hükümlerini ve bu hükümlerin dayandığı dini prensipleri içerir. Bu üç grubun Kur’an ve hadislerin ahlâki prensiplerini izah edip temellendirmeye çalıştıkları oranda ahlâki alana girmelerinden dolayı bu tür ahlâki yaklaşımlara “nassi ahlâk” da denmektedir. Doğru cevap C'dir.
Soru 47
Nassi ahlâk teorilerin ortak özellikleri dikkate alındığında aşağıdakilerden hangisi hukuki bir sonuç doğuracak bir davranış olabilir?
Seçenekler
A
Namaz
B
Oruç
C
Kurban
D
Kul Hakkı
E
Zekat
Açıklama:
Nassi ahlâk teorilerin ortak özelliği ahlâki davranışları izah ederken haram, helal, emir, yasak, yükümlülük, sorumluluk gibi kavramları ön planda tutmalarıdır. Burada belirleyici olan, insanların Allah’ın emir ve yasakları doğrultusunda şekillenen davranış normlarıdır. Ahlâki ana kavramları iyi kötünün yerine burada helal-haram çerçevesinde sevap-günah alır. Bunun iki cephesi vardır: Birincisi insanın diğer insanlarla ilişkisi; diğeri de insanın Allah’la ilişkisi. Birinci cephe her zaman olmasa da bazen hukukun alanıyla da ilgili olabilir. Mesela hırsızlık haramdır, dolayısıyla da günahtır. Fakat doğrudan başka bir insana yönelik bir davranış olduğu için de hukuki boyutları olan bir konudur. İkinci cepheye örnek verecek olursak: Farz bir ibadet olan namaz kılmak aynı zamanda helaldir. Neticesinde sevap kazanılır. Fakat diğer insanları ilgilendiren bir konu olmadığı için mesela bir vakit kılınmadığında hukuki sonuçlar doğurmamakla birlikte insan günaha girer. Günah ve sevabın muhakemesi ise sadece Allah iledir. Doğru cevap D'dir.
Soru 48
“Bir fiili yapma ya da terk etme gücü” anlamında gelen sözcük aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İstitaat
B
Ahlak
C
Kelam
D
Takva
E
Vacip
Açıklama:
Mu’tezile’ye göre iyi ve kötüyü aklıyla bilen insan aynı zamanda istitaat sahibi olmalıdır. İstitaat “bir fiili yapma ya da terk etme gücü” anlamında olup, insanda fiile teşebbüs etmeden önce bulunur. Bu güce sahip olmayan insanın yükümlü tutulması bir zulümdür, dolayısıyla kötülüktür. İyi-kötü gibi ahlâki değeri olan fiiller ancak güç ve kudret sahibi insanın isteyerek, iradi olarak yaptığı davranışlardır. Doğru cevap A'dır.
Soru 49
I. Aklın kendi başına herhangi bir şeyi ahlâki veya dini olarak vazife haline getiremeyeceği
II. Akıl sadece olanı bilir; olması gerekeni, insanın ahlâki olarak neleri yapıp, nelerden uzak durması gerektiğini bilemez
III. Allah’tan herhangi bir emir veya yasak varit olmasaydı, insan hiçbir şekilde herhangi bir yükümlülüğe tabi olmayacaktı
Eş’arî mezhebinin özellikle üzerinde durduğu hususlar dikkate alındığında yukarıdakilerden hangisi söylenebilir?
II. Akıl sadece olanı bilir; olması gerekeni, insanın ahlâki olarak neleri yapıp, nelerden uzak durması gerektiğini bilemez
III. Allah’tan herhangi bir emir veya yasak varit olmasaydı, insan hiçbir şekilde herhangi bir yükümlülüğe tabi olmayacaktı
Eş’arî mezhebinin özellikle üzerinde durduğu hususlar dikkate alındığında yukarıdakilerden hangisi söylenebilir?
Seçenekler
A
I
B
II
C
III
D
II, III
E
I, II, III
Açıklama:
Eş’arî mezhebinin özellikle üzerinde durduğu husus, aklın kendi başına herhangi bir şeyi ahlâki veya dini olarak vazife haline getiremeyeceğidir. Akıl sadece olanı bilir; olması gerekeni, insanın ahlâki olarak neleri yapıp, nelerden uzak durması gerektiğini bilemez. İnsan hiçbir eğitim almadan matematikle ilgili bazı bilgileri edinebildiği halde bir davranışın iyi mi kötü mü olduğunun bilgisine kendiliğinden ulaşamaz. Çünkü ahlâki bilgiler doğruluğunu yaygınlığından alan bilgilerdir. Eş’ari kelamcıların çoğu sorumluluk sahibi failin fiillerini şöyle sınıflandırırlar: Vacib, haram, sünnet, mekruh ve mubah. Şayet Allah’tan herhangi bir emir veya yasak varit olmasaydı, insan hiçbir şekilde herhangi bir yükümlülüğe tabi olmayacaktı. Bunun anlamı, insanlar kendi aralarında zaman zaman bazı kurallar üzerinde uzlaşacaklar; sonra bunları değiştirip, bir dönem iyi dediklerine, daha sonra kötü diyebileceklerdir. Doğru cevap E'dir.
Soru 50
Tasavvufta hürriyet, felsefe ve kelamda ele alındığı şeklinden farklı olarak aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Araçtır
B
Gayedir
C
Hareket noktasıdır
D
Bahsi söz konusu değildir
E
Yok hükmündedir
Açıklama:
Tasavvufta hürriyet, felsefe ve kelamda ele alındığı şekliyle ahlâkın hareket noktası değil, gayesidir. Tasavvufi ahlâkta nefsin arzu ve isteklerine karşı verilmesi istenen mücadele insanın hürriyetiyle ilişkilendirilir. İnsanın ahlâki mükemmelliğe ulaşması ve Allah’a yakınlaşmasını önleyen bedeni ve dünyevi arzuların kurtulma mücadelesi aynı zamanda iradeyi hür kılma çabasıdır. İnsanın şuurunu meşgul eden, Allah’tan başka her şeyin hürriyeti kısıtladığını düşünen bazı büyük sufiler cennet nimetlerini arzulamayı bile gerçek hürriyete aykırı görmüşlerdir. Asıl hürriyet kulun üzerinde Allah’tan başka hiçbir şeyin etkili olmamasıdır. Gerçek hürriyet Allah’a tam kul olmaktır. Tasavvuftaki “fakr” makamı hürriyeti de ihtiva eder. Zira fakr, insanın hiçbir şeye sahip olmaması değil, hiçbir şeyin insana sahip olmamasıdır. Bu bakımdan hürriyet ahlâkın hareket noktası değil, gayesidir. Doğru cevap B'dir.
Soru 51
Nassi ahlâk teorisi bağlamında, nasslarda yanlış ve günah fiiller aşağıdaki terimlerden hangisi ile isimlendirilir?
Seçenekler
A
Seyyiat
B
Salihat
C
Birr
D
Hayır
E
Ma'rûf
Açıklama:
Nasslarda “doğru” ve “yanlış” için pek çok terim kullanılır: hayır, birr, kıst, iksat, adl, hakk, ma’rûf ve takva. Doğru fiiller genelde “salihat”; yanlış ve günah fiiller de "seyyiat" olarak isimlendirilir. Seyyiat, günah ve kötülük terimiyle ifade edilir. Salihat, birr, hayır ve ma'rûf; doğruluk, güzellik ve iyilik ifade eden terimler arasındadır. Doğru cevap A'dır.
Ünite 4
Soru 1
Aşağıdakilerden hangisi İslam ahlakının temel kavramı , insani varoluşun ön şartıdır?
Seçenekler
A
Hayat
B
Tesmiye
C
Müsemma
D
İbadet
E
Cihet
Açıklama:
İslâm Ahlâkının temel kavramı, insani varoluşun ön şartı olan, hayattır.
Soru 2
Aşağıdakilerden hangisi Müslümanın kararlarını alırken ve fiillerini gerçekleştirirken dikkate aldığı çerçeveyi ve ufku teşkil eder?
Seçenekler
A
Özel ve iş hayatı
B
Dünya ve ahiret hayatı
C
Ev ve ahiret hayatı
D
Meslek ve dünya hayatı
E
Aile ve meslek hayatı
Açıklama:
Dünya ve ahret hayatı, Müslüman’ın kararlarını alırken ve
fiillerini gerçekleştirirken dikkate aldığı çerçeveyi ve ufku teşkil eder.
fiillerini gerçekleştirirken dikkate aldığı çerçeveyi ve ufku teşkil eder.
Soru 3
Aşağıdakilerden hangisi sayesinde insan bilgi ve becerisini arttırabilmektedir?
Seçenekler
A
Kelam
B
Fıkıh
C
Zahiri duyu organları
D
Teknoloji
E
Teknik
Açıklama:
İnsanın bilgi ve becerisini arttırması, onun zahiri duyu organları dediğimiz beş duyu ve özellikle de “el”inin imkânlarını genişletmesi anlamına gelmektedir.
Soru 4
Aşağıdakilerden hangisi insanın kendi iradesiyle Allah yolunu tercih edip, o yolda hem yaşayıp hem yaşatması, kendi varlığını ancak diğer insan ve varlıkları muhafaza üzerinden koruması, kendi güvenliğini başkalarının güvenliğini sağlayarak güvenceye almasını ifade etmektedir?
Seçenekler
A
Kelam
B
Eşref-i mahlukat
C
Hilafet
D
İslam ahlakı
E
İhtiyar
Açıklama:
Onun kendi iradesiyle Allah yolunu tercih edip, o yolda hem yaşayıp hem yaşatması; daha doğrusu yaşamaktan çok yaşatmaya yönelmesi ve kendi varlığını ancak
diğer insan ve varlıkları muhafaza üzerinden koruması, kendi güvenliğini başkalarının güvenliğini sağlayarak güvenceye alması anlamına gelmektedir.
İslâm ahlâkı da denen hayat veya “davranış düzeni: İnsanın kendi iradesiyle Allah yolunu tercih edip, o yolda hem yaşayıp hem yaşatması; daha doğrusu yaşamaktan çok yaşatmaya yönelmesi ve kendi varlığını ancak diğer insan ve varlıkları muhafaza üzerinden koruması, kendi güvenliğini başkalarının güvenliğini sağlayarak güvenceye alması anlamına gelmektedir. Bu kısaca insanın ilahi hidayete tabi olarak hayatını düzenlemesi anlamına gelmektedir.
diğer insan ve varlıkları muhafaza üzerinden koruması, kendi güvenliğini başkalarının güvenliğini sağlayarak güvenceye alması anlamına gelmektedir.
İslâm ahlâkı da denen hayat veya “davranış düzeni: İnsanın kendi iradesiyle Allah yolunu tercih edip, o yolda hem yaşayıp hem yaşatması; daha doğrusu yaşamaktan çok yaşatmaya yönelmesi ve kendi varlığını ancak diğer insan ve varlıkları muhafaza üzerinden koruması, kendi güvenliğini başkalarının güvenliğini sağlayarak güvenceye alması anlamına gelmektedir. Bu kısaca insanın ilahi hidayete tabi olarak hayatını düzenlemesi anlamına gelmektedir.
Soru 5
Aşağıdakilerden hangisi Cenab-ı Hakk'ın isim ve sıfatlarının insanda görünür hale gelmesi, insanın yer yüzündeki ve diğer varlıkları içindeki konumunun belirlenmesine verilen isimdir?
Seçenekler
A
İslam Ahlakı
B
Meleke
C
Eşref-i mahlukat
D
Zahiri duyu organları
E
Hilafet
Açıklama:
Bu taayyüne, yani Allah’ın isim ve sıfatlarının insanda görünür hale
gelmesi, insanın yer yüzündeki ve diğer varlıklar içindeki konumunu belirler. Bu konuma kısaca “hilafet” denilir ki, insan türü bu cihetten Allah’ın yeryüzündeki halifesidir.
Allah’ın isim ve sıfatlarının insanda görünür hale gelmesi, insanın yer yüzündeki ve diğer varlıklar içindeki konumunu belirler. Bu konuma kısaca “hilafet” denilir ki, insan türü bu cihetten Allah’ın yeryüzündeki halifesidir.
gelmesi, insanın yer yüzündeki ve diğer varlıklar içindeki konumunu belirler. Bu konuma kısaca “hilafet” denilir ki, insan türü bu cihetten Allah’ın yeryüzündeki halifesidir.
Allah’ın isim ve sıfatlarının insanda görünür hale gelmesi, insanın yer yüzündeki ve diğer varlıklar içindeki konumunu belirler. Bu konuma kısaca “hilafet” denilir ki, insan türü bu cihetten Allah’ın yeryüzündeki halifesidir.
Soru 6
Aşağıdakilerden hangisi insanların kendisine put edinerek ona tapınması, insanları haksız yere öldürmesi ile irtibatlı olarak büyük ve küçük günah işlemesine verilen isimdir?
Seçenekler
A
Zulüm
B
İbret
C
Nefis
D
Azap emri
E
Seyr ü süluk
Açıklama:
Kur’an-ı Kerim’deki pek çok ayet-i kerimede nefse zulüm, insanların
büyük ve küçük günah işlemesi ile irtibatlı olarak kullanılmıştır.
Kur’an-ı Kerim’deki pek çok ayet-i kerimede nefse zulüm, insanların büyük ve küçük günah işlemesi ile irtibatlı olarak kullanılmıştır.
büyük ve küçük günah işlemesi ile irtibatlı olarak kullanılmıştır.
Kur’an-ı Kerim’deki pek çok ayet-i kerimede nefse zulüm, insanların büyük ve küçük günah işlemesi ile irtibatlı olarak kullanılmıştır.
Soru 7
Aşağıdakilerden hangisi insanın istemesinin mühim bir unsuru olan bir fiili tercih etmede etkin olan kavramdır?
Seçenekler
A
Kader
B
Saik
C
Sebep
D
Gaye
E
Mütemmim cüz
Açıklama:
O halde bir fiili tercih etmede etkin olan “saik” de, insanın istemesinin mühim bir unsurudur.
Soru 8
Aşağıdakilerden hangisi insanın özgürleşmesinin yoludur?
Seçenekler
A
Güvenliğini arttırması
B
Bağımlılıklarını arttırması
C
Hilafet etmesi
D
İbadet etmesi
E
İhtiyaçları azaltması
Açıklama:
İnsanın özgürleşebilmesi için, bağımlılıklarından kurtulması gerekir. O halde özgürleşmenin yolu, ihtiyaçları azaltmaktır.
Soru 9
Aşağıdakilerden hangisi Hz. Peygamber'in birçok Hadis-i Şerifinde kararlarda son merci olarak isimlendirilmektedir?
Seçenekler
A
Nefis
B
Keyf
C
Gaflet
D
Vicdan
E
İhtiyaç
Açıklama:
Hz. Peygamber’in birçok Hadis-i
Şerifinde kararlarda son merci olarak isimlendirilen vicdan, insanın kendisi ile baş başa kaldığında, neyin daha başka olabileceği ve kendisi tarafından
nelerin ne gibi beklentiler veya nelerin ihmali neticesinde arzu edilmeyen bir durum ortaya çıktığını bilmesi ile huzursuz olur.
Hz. Peygamber’in birçok Hadis-i Şerifinde kararlarda son merci olarak isimlendirilen vicdan, insanın kendisi ile baş başa kaldığında, neyin daha başka olabileceği ve kendisi tarafından nelerin ne gibi beklentiler veya nelerin ihmali neticesinde arzu edilmeyen bir durum ortaya çıktığını bilmesi ile huzursuz olur.
Şerifinde kararlarda son merci olarak isimlendirilen vicdan, insanın kendisi ile baş başa kaldığında, neyin daha başka olabileceği ve kendisi tarafından
nelerin ne gibi beklentiler veya nelerin ihmali neticesinde arzu edilmeyen bir durum ortaya çıktığını bilmesi ile huzursuz olur.
Hz. Peygamber’in birçok Hadis-i Şerifinde kararlarda son merci olarak isimlendirilen vicdan, insanın kendisi ile baş başa kaldığında, neyin daha başka olabileceği ve kendisi tarafından nelerin ne gibi beklentiler veya nelerin ihmali neticesinde arzu edilmeyen bir durum ortaya çıktığını bilmesi ile huzursuz olur.
Soru 10
Ahlak alanında fıkıh usulü eserlerinde iyi ve kötü terimleri aşağıdakilerden hangi tabirler ile ele alınmıştır?
Seçenekler
A
Mütemmim cüz
B
Hüsün ve kubuh
C
Hüsn-i ihtiyar
D
Doğru ve yalan
E
Hasene ve maruf
Açıklama:
Ahlâk alanında telif edilmiş olan eserlerde iyi ve kötü için çeşitli terimler kullanılmıştır. Fıkıh usulü eserlerinde meseleyi “hüsün ve kubuh” tabirleri ile ele almışlardır.
Soru 11
Istılah nedir?
Seçenekler
A
Kavram
B
Salih amel
C
Terim
D
Vahiy
E
Teori
Açıklama:
Kavram bir şeyin dilden bağımsız varlığıdır. Bu varlık duruma göre dış dünyada ve ona bağlı olarak zihinde bulunmaktadır. Mesela kütüphane, dış dünyada mevcut olan bir binada etkin olan bir kurumdur. Bu kurumun zihindeki varlığı ve bir anlamda, kütüphane nedir? Sorusuna verilen cevap, onun kavramıdır. Buna karşılık terim, bu kavramın dilde ifade edilmiş şeklidir. Terime, ıstılah da denilmektedir. Doğru cevap C'dir.
Soru 12
Kavramların ıstılahlarla ifade edilmesi için gerekli olan nedir?
Seçenekler
A
Kavram terim irtibatını sağlamak
B
Ahlak alanının ilimleşmesini sağlamak
C
Uygulamaları hayata geçirmek
D
İsim-müsemma-tesmiye ilişkisini kurmak
E
İslamın özgünlüğünü ortaya çıkarmak
Açıklama:
İslâm ahlâkını kendisine konu edinen ilmin temel kavramları, onlar özellikle isimlendirilmeden önce de mevcuttu. Mesela irade hürriyeti, insanın sorumluluğu, mükellefiyetleri vs. başından itibaren bütün Müslümanlar tarafından bilinmekte ve dikkate alınmakta idi. Onların “kavramı” veya “kavram olarak hürriyet, sorumluluk ve mükellefiyet” zihinde ve hayatta mevcuttu. Muaz b. Cebel Yemen’e kadı (hakim) olarak görevlendirilirken, onun hürriyeti, mükellefiyetleri ve sorumluluğu hem kendisi hem onu gönderen Hz. Peygamber hem de gittiği yörede yaşayan insanlar tarafından bilinmekteydi. Ancak bu konuda sistematik bir düşünce söz konusu olmadığı için, bunların hiç birisi bir isim alarak veya bunlara isim verilerek ıstılahlar (terimler) ortaya çıkarılmamıştı. Bu kavramların ıstılahlarla ifade edilmesi için, bu alanın sistematik bir şekilde tedvin edilmesi, yani ahlâk alanının ilmileşmesi gerekiyordu. Ahlâk alanının ilmileşmesi kavramların zaman içerisinde isimlendirilerek, bunlarla ahlaki hayatın tasvir, tahlil ve tahkik edilmesi yoluyla gerçekleşmiştir. Doğru cevap B'dir.
Soru 13
İnsanın halife olmasının en önemli ön şartı nedir?
Seçenekler
A
Ahlaki bir varlık olması
B
Aklını kullanabilmesi
C
Eşref-i mahlukat olması
D
Ahlaki otonomiye sahip olması
E
Sahip olduğu irade ve ihtiyar
Açıklama:
İnsanın halife olmasının en önemli ön şartı, insandaki irade ve ihtiyardır. Cenab-ı Hakk mutlak anlamı ile irade sahibidir; O’nun iradesine küllî veya mutlak irade denir. Buna karşılık insanın iradesi mutlak değildir; insan sürekli verili şartlarda ve alternatifler arasından tercih imkanına sahiptir ki, bu onun iradesinin mutlak olmadığını, sahip olduğu imkanlarla sınırlı olduğunu göstermektedir. Doğru cevap E'dir.
Soru 14
İnsanın kendisine ve başkalarına zulmetmemesi için ilk önce neye ihtiyacı vardır?
Seçenekler
A
Dua etmeye
B
Günah işlememeye
C
Ku'an-ı Kerim okumaya
D
Allah'ın hidayetine
E
Merhamet duygusuna
Açıklama:
İnsanın başkalarından önce kendi kendisine zulmetmemesi için Cenab-ı Hakk’ın hidayetine ihtiyacı vardır. Cenab-ı Hakk’ın hidayeti, en temel tercihlerden başlayarak insanın karşı karşıya kaldığı karar verme aşamalarında, doğru karar vermesi hususunda önünü, dolayısıyla aklını aydınlatır. İlahi hidayet ile aklı aydınlanmış insanların kararlarında daha fazla müşterek noktalar ortaya çıkar ki, bu müşterek hususlar sadece fertleri değil bir bütün olarak toplumu ve toplumsal hayatı, esas itibariyle harici bir gücü gerektirmeden bir arada tutar ve uyumlu bir toplum ortaya çıkarır. Doğru cevap D'dir.
Soru 15
İnsanın hangi fiili yapacağına ve neyi tercih edeceğine kendisinin karar vermesine ne denir?
Seçenekler
A
İrade özgürlüğü
B
Vazife
C
Sorumluluk
D
Yaptırım
E
Nefse zulüm
Açıklama:
İnsanın hür olması, irade özgürlüğü olarak ifade edilir. İrade özgürlüğü, genel olarak, insanın hangi fiili yapacağına ve neyi tercih edeceğine kendisinin karar verebilmesi imkanı olarak tanımlanabilir. İnsan, diğer canlılardan farklı olarak, neyi yapıp neyi yapmayacağına kendisi karar verebilir; bu imkan insanın insan olmasının ön şartıdır. Doğru cevap A'dır.
Soru 16
İslam ahlakında vazifeye dair verilen ifadelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Dışarıdan insana yüklenen bir mecburiyettir.
B
İnsanda bulunan hayr hissinin etkinleşmesidir.
C
İnsanın kendisini gerçekleştirmesi yönünde bir görev üstlenmesidir.
D
Hürriyet vazifeyi nefy etmez.
E
Vazife hürriyeti nefy etmez.
Açıklama:
İslâm ahlâkında vazife çok önemlidir. Ancak vazife dışarıdan insana yüklenen bir “mecburiyet” değil, insanın kendisinde bulunan hayr hissinin etkinleşmesi ve insanın kendisini gerçekleştirmesi yönünde bir görev üstlenmesidir. Çünkü hürriyet, Müslüman olmanın, daha doğrusu insanın gerçekleştirdiği fiillerin ahlâki değer taşıması ve sorumluluğu için zorunludur. İslâm ahlâkında vazife, hürriyeti nefy etmeden (olumsuzlamadan), hürriyet de vazifeyi nefy etmeden muhafaza edilmiştir. Amaç vazifeyi kendi iradesiyle, özgür iradesiyle üstlenen insanların yetişmesidir. Klasik ahlâk eserlerinin amacı, sadece iyi ve kötü hakkında malumat vermek değil, iyi ve kötünün bilgisini insanlara ulaştırarak, insanların kendi iradeleri ile iyi davranışları gerçekleştirmeleri ve kötü davranışlardan da uzak durmalarına yardımcı olmak, insanları ahlâki cihetten yetiştirmek, onların ahlâkını güzelleştirmektir. Buna göre doğru cevap A'dır.
Soru 17
Ahlaki varlık olarak insanın mütemmim cüzü nedir?
Seçenekler
A
Vazife
B
Hilafet
C
Hürriyet
D
Sorumluluk
E
Yaptırım
Açıklama:
Hürriyet İslâm ahlâkının, daha doğrusu ahlâki varlık olarak insanın mütemmim cüzüdür (mütemmim cüz=bütünü oluşturan tamamlayıcı parça). Özgürlük, ilk bakışta, insanın istediğini tercih edebilmesi ve yapabilmesi imkânıdır. Bu imkân insanın istemesini tanımlayan şartlar içinde ortaya çıktığı için, hep verili şartlar içinde tahakkuk eder. Doğru cevap C'dir.
Soru 18
İnsanlar arasında hangi duygunun kaybedilmesi önemli manevi kayıplardandır?
Seçenekler
A
Sorumluluk
B
Çekinme
C
Utanma
D
Güven
E
Gaflet
Açıklama:
Kınama ve ayıplama nihai olarak insanda mevcut olan haya duygusu ile doğrudan alakalıdır. İnsanlar arasında utanma ve haya duygusunu kaybetme, önemli manevi kayıplar arasında kabul edilir. Utanmak, bir fazilettir.
“Utanma” ile “çekinme”, zaman zaman birbirine karıştırılır. Utanma bir fazilet iken, çekingenlik genel olarak makbul görülmeyen psikolojik bir haldir. Birisinin “utanmaz” olması, ahlaki kurallar ve faziletler konusunda yeterince hassas olmadığını ifade ederken, “çekingenlik” yapılması ahlaken uygun, hatta arzu edilen şeyleri yapma konusunda ortaya çıkan bir zaafı işaret eder. Doğru cevap C'dir.
“Utanma” ile “çekinme”, zaman zaman birbirine karıştırılır. Utanma bir fazilet iken, çekingenlik genel olarak makbul görülmeyen psikolojik bir haldir. Birisinin “utanmaz” olması, ahlaki kurallar ve faziletler konusunda yeterince hassas olmadığını ifade ederken, “çekingenlik” yapılması ahlaken uygun, hatta arzu edilen şeyleri yapma konusunda ortaya çıkan bir zaafı işaret eder. Doğru cevap C'dir.
Soru 19
I. İsm
II. Birr
III. Seyyie
IV. Hasene
V. Maruf
VI. Münker
Yukarıdaki tabirlerden hangileri Kur'an-ı Kerim'de iyiyi ifade etmek için kullanılır?
II. Birr
III. Seyyie
IV. Hasene
V. Maruf
VI. Münker
Yukarıdaki tabirlerden hangileri Kur'an-ı Kerim'de iyiyi ifade etmek için kullanılır?
Seçenekler
A
I,II,IV
B
II,IV,V
C
II,III,VI
D
III,IV,V
E
IV,V,VI
Açıklama:
Kur’an-ı Kerim’de “birr”, “hasene”, “maruf” gibi tabirler iyiyi ifade etmek için “ism”, “seyyie”, “münker” gibi tabirler de kötüyü ifade etmek için kullanılmıştır. Doğru cevap B'dir.
Soru 20
"İyi ve kötü terimleri insan fiilleri hakkında kullanıldığında, onlarda bulunan değişmez nitelikleri ifade etmez. Bu terimlerden iyi, Cenab-ı Hakk tarafından yapılması emredilen ve yapıldığında da O’nun rızasının kazanılmasına vesile olacak fiilleri ifade etmek için kullanılır."
Buna göre aşağıdakilerden hangisi iyi değildir?
Buna göre aşağıdakilerden hangisi iyi değildir?
Seçenekler
A
Allah yolunda savaşmak
B
Sadaka vermek
C
İnfak etmek
D
Günah ifşa etmek
E
Selam vermek
Açıklama:
İslamda insanların hatalarını, günahlarını araştırıp ifşa etmek kötü bir davranıştır. Doğru cevap D'dir.
Soru 21
"İslam ahlakının temel kavramı insani varoluşunu ön şartı olan .................. dır."
cümlesi hangi sözcük ile tamamlanmalıdır?
cümlesi hangi sözcük ile tamamlanmalıdır?
Seçenekler
A
zaman
B
hayat
C
iman
D
doğum
E
ruh
Açıklama:
insani varoluşun ön şartı hayattır ve bu kavram islam ahlakının temelini oluşturur.
Soru 22
Cisimlerin, bitkilerin ve biyolojik canlılığın bir düzen içinde mana kazanmış haline ne ad verilir?
Seçenekler
A
Ahiret
B
Yaşam
C
Süreç
D
Dünya
E
Yerküre
Açıklama:
Cisimlerin, bitkilerin ve biyolojik canlılığın bir düzen içinde mana kazanmış haline dünya adı verilir.
Soru 23
Halifetutullah fi'l-arz kimdir?
Seçenekler
A
Melek
B
Cin
C
Şeytan
D
İnsan
E
Hz. Muhammed
Açıklama:
Allah'ın yeryüzündeki halifesi anlamına gelen Halifetullah fi'l-arz kelimesi insana izafe edilir.
Soru 24
İnsanın kendi kendine zulmetmeyeceğini varsayarak ahlak ve hukuk felsefesini temellendiren filozof kimdir?
Seçenekler
A
İbn Haldun
B
Gazzali
C
Farabi
D
İbn Miskeveyh
E
Kant
Açıklama:
İnsanın herhangi bir fiilinin ahlâki olabilmesi için gerekli ve yeterli şart olarak, insanın kendi istediğini sırf kendisi istediği için yapması ve bunun da genelleştirilebilir olmasınızikretmiştir. Kant, bu ilkesi gereği, insanın kendi kendisi hakkında vereceği kararların “zulüm” olarak nitelenemeyeceğini; insanın kendi kendine zulmetmeyeceğini varsayarak ahlâk ve hukuk felsefesini temellendirmiştir.
Soru 25
- İnsan kendi kendine zulmedebilir
- Allah da kullarına zulmedebilir
- İnsan yanılabilir bir varlıktır
- İnsan başkalarına da zulmeder
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
I ve III
E
II ve III
Açıklama:
Allah'ın kullarına zulmetmesi mevzu bahis olamaz. nitekim bir hadis-i kutside allah zulmü kendi zatına haram kılmıştır.
Soru 26
Orta Asya'lı büyük alim Azizüddin en-Nesefi'ye göre insan-ı kamilin en önemli vazifesi nedir?
Seçenekler
A
nefsi terbiye
B
yalan söylememek
C
iman etmek
D
ibadet etmek
E
insanlara yardım (isti'ane)
Açıklama:
Azizuddin en-Nesefi'ye göre insan-ı kamilin en önemli vazifesi insanlara yardımdır
Soru 27
Aşağıdakilerden hangisi mekasidu'ş-şeria olarak bilinen beş maksaddan biri değildir?
Seçenekler
A
aklı muhafaza
B
dini muhafaza
C
nesli muhafaza
D
sağlığı muhafaza
E
malı muhafaza
Açıklama:
sağlığı muhafaza mekasidu'ş-şeria olarak bilinen beş maksaddan biri değildir.
Soru 28
İyi ve kötü anlamına gelen sözcükleri ikişerli grup haline getirirsek hangisi açıkta kalır?
Seçenekler
A
birr
B
münker
C
nefs
D
ism
E
maruf
Açıklama:
bu durumda nefs sözcüğü açıkta kalır.
Soru 29
Herhangi bir şeyi almak sahibinin rızasıyla veya ücretini ödeyerek gerçekleşiyorsa bu durum için hangisi söylenemez?
Seçenekler
A
mübah
B
meşru
C
mekruh
D
doğru
E
helal
Açıklama:
Herhangi bir şeyi almak sahibinin rızasıyla veya ücretini ödeyerek gerçekleşiyorsa bu durum için mekruh söylenemez.
Soru 30
Aşağıdakilerden hangisi meşru bir davranış değildir?
Seçenekler
A
başkalarının malını izinsiz almak
B
nimetlerden istifade etmek
C
herkes için yararlı olanı tercih etmek
D
nimetlerin tadını çıkarmak
E
ahlaki kuralları kayıtsız şartsız uygulamak
Açıklama:
başkalarının malını izinsiz almak meşru bir davranış değildir.
Soru 31
Ahlâk ilmi ve felsefesinin konusu aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Peygamberlerin söylemleri
B
İnsan fiilleri
C
Peygamber hayatları
D
Sahabe hayatları
E
Vacip davranışlar
Açıklama:
Ahlâk, insanın davranış düzenidir; Ahlâk ilmi ve felsefesi ise iyi ve kötü olması cihetinden insan fiillerini kendisine konu edinir. Buna göre insan, fiil (davranış) ve iyi-kötü, tanımı gereği ahlâk ilminin ve ahlâk felsefesinin temel konularını/meselelerini teşkil eder. İnsanın ne olduğu ile ilgili soru, yani insan kavramı, fiilin mahiyeti ve insan ile irtibatı da, ahlâki fiil kavramını tahlil ederek belirlenmektedir. Doğru cevap B'dir.
Soru 32
İslâm Ahlâkının temel kavramı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İyi
B
Kötü
C
Hayat
D
Ölüm
E
Ahiret
Açıklama:
İslâm Ahlâkının temel kavramı, insani varoluşun ön şartı olan, hayattır. Hayat, bütün ahlâki kavramların merkezindedir ve diğer kavramların hepsi hayat dolayısı ile ve hayatla irtibatı içinde anlamını kazanır. Doğru cevap C'dir.
Soru 33
Cisimlerin, bitkilerin ve biyolojik canlılığın bir düzen içinde mana kazanmış hali aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Varlık
B
Hayat
C
Sistem
D
Dünya
E
Feza
Açıklama:
Cisimlerin, bitkilerin ve biyolojik canlılığın bir düzen içinde mana kazanmış haline, dünya denilmektedir. İnsan, bir dünyanın parçası olarak ve bu dünya içinde hayatını sürdürür. Aile hayatı, meslek hayatı, özel hayat gibi ifadeler hayatın bu boyutu ile ilgilidir. Doğru cevap D'dir.
Soru 34
Yeryüzünde Allah'ı temsil eden varlık aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sahabeler
B
Erenler
C
Evliya
D
Nebat
E
İnsan
Açıklama:
İnsan, Allah’ın yeryüzündeki halifesidir. İnsanın ahlâki varlık olmasının esasında, onun sahip olduğu özellikler bulunmaktadır. İnsan alternatifler arasından tercihte bulunabilecek, sahip olduğu imkânları geliştirebilecek, ne yaptığını bilebilen, bunlara bağlı olarak da vazifeleri olan ve vazifelerinden sorumlu bir varlıktır. Bu ve bunların yanında sayılamayacak çok özelliği, insanı özel bir varlık haline getirmiştir. İnsanın bu özelliğini ifade etmek için, eşref-ı mahlûkat (=yaratılmışların en şereflisi) ve halifetullah fi’l-arz (=yeryüzünde Allah’ın halifesi) tabirleri kullanılır. Doğru cevap E'dir.
Soru 35
I. Allah'ın sıfatlarının insanda görünmesi
II. Allah'ın isimlerinin insanda görünmesi
III. İnsanın iradeli bir varlık olması
Yukarıdakilerden hangisi insanın Allah'ın halifesi olduğu savını destekleyen ifadeler arasında yer alır?
II. Allah'ın isimlerinin insanda görünmesi
III. İnsanın iradeli bir varlık olması
Yukarıdakilerden hangisi insanın Allah'ın halifesi olduğu savını destekleyen ifadeler arasında yer alır?
Seçenekler
A
I
B
II
C
III
D
I, II
E
I, II, III
Açıklama:
Cenab-ı Hakk’ın güzel isimleri vardır. Bu güzel isimler bütün mevcudatta, her türde bir cihetten ta’ayyün ederken, insan türünde bir bütün olarak ancak sonsuz ve sınırsızın, “Mutlak olanın mukayyedde (sınırlı olanda) taayyünü (tikel bir varlık şeklinde ortaya çıkması)” olarak taayyün eder. Bu taayyüne, yani Allah’ın isim ve sıfatlarının insanda görünür hale gelmesi, insanın yer yüzündeki ve diğer varlıklar içindeki konumunu belirler. Bu konuma kısaca “hilafet” denilir ki, insan türü bu cihetten Allah’ın yeryüzündeki halifesidir. İnsanın halife olmasının en önemli ön şartı, insandaki irade ve ihtiyardır. Cenab-ı Hakk mutlak anlamı ile irade sahibidir; O’nun iradesine küllî veya mutlak irade denir. Doğru cevap E'dır.
Soru 36
"İnsan, varlıkların en şereflisidir; eşref-i mahlûkattır" ifadesinin dayandığı temel aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Dini bir yaşantısının olması
B
Allah'ın isim ve sıfatlarının onda tecelli etmesi
C
Dünya düzeninde yön veren ana etken olması
D
Öldükten sonra diriltilecek olması
E
Dini ve kültürü nesilden nesile aktarması
Açıklama:
İnsan Allah’ın isim ve sıfatlarının tecelligahıdır. İnsanın hayatında Cenab-ı Hakk’ın isimleri ve sıfatları tecelli eder. Bu sebeple de insan, varlıkların en şereflisidir; eşref-i mahlûkattır. İnsan yine bu sebeple, kendi başına, kendinde değerlidir; varlık, her şey, onda ve onunla anlamını bulur. İnsanda en değerli olan, Hakk’ın nazargâhı olan kalbidir. Doğru B'dir
Soru 37
"İnsanın hangi fiili yapacağına ve neyi tercih edeceğine kendisinin karar verebilmesi imkânı" tanımı aşağıdakilerden hangisi ile daha yakından ilgilidir?
Seçenekler
A
İnsanın yeryüzündeki halife olması
B
Eşref-i mahlûkat
C
İrade özgürlüğü
D
Ahiret İnancı
E
Kader İnancı
Açıklama:
İnsanın hür olması, irade özgürlüğü olarak ifade edilir. İrade özgürlüğü, genel olarak, insanın hangi fiili yapacağına ve neyi tercih edeceğine kendisinin karar verebilmesi imkânı olarak tanımlanabilir. İnsan, diğer canlılardan farklı olarak, neyi yapıp neyi yapmayacağına kendisi karar verebilir; bu imkân insanın insan olmasının ön şartıdır. Doğru cevap C'dir.
Soru 38
Muhtaç bir varlık olan insanın ihtiyaçları dikkate alındığında aşağıdakilerden hangisi farklı bir kategoride ele alınabilir?
Seçenekler
A
Sağlıklı bir beden
B
İnsani bir çevre
C
Zihin sağlığı
D
Allah'ın hidayeti
E
Yaşamı öğreneceği bir çevre
Açıklama:
İnsanın muhtaç bir varlık olmasını, doğumundan itibaren hayatını takip ederek daha yakından görebiliriz. İnsan doğduğu andan itibaren nefes almaya, gıdaya ve korunmaya, elbise ve konuta muhtaçtır. Bunların yanında kendisini himaye edecek insanlara, kendisine dili öğretecek, daha doğrusu bütün boyutları ve içeriği ile yaşamayı öğretecek insanlara muhtaçtır. Anne baba, akrabalar, komşular, toplumdaki bütün kurumlar ve bu kurumların işlerken tabi olduğu kurallar, her bir insanın ihtiyaçları arasında bulunmaktadır. Aslında insanın ihtiyaçları oldukça fazladır. Bunların hepsini saymak neredeyse mümkün değildir. Kısaca insanın bir bedene, bedenin canlılığını muhafaza edebileceği fiziki bir çevreye, kendisini sıradan bir canlı olmaktan çıkarıp insan olarak yetiştirecek insani bir çevreye ihtiyacı vardır. İnsan bunlar olmadan varlığını sürdüremez. Ancak insanın bütün bunların ötesinde, kendisini ve bütün bu karşılıkları ile birlikte ihtiyaçlarını da yaratan Cenab-ı Hakk’ın bütün bunları mümkün kıldığının farkında olmaya da ihtiyacı vardır. Bunun da ötesinde her şeyin yaratıcısı ve yöneticisi olan Cenab-ı Hakk’ın hidayetine de ihtiyacı vardır. Bu ihtiyaç özellikle insanın verili şartların ötesine geçip, kendisinde bulunan ihtiyarı, yani hayırlı olana yatkınlığı, daha da güçlendirip geliştirmek ve kendi varoluşunu mükemmelleştirmesi cihetinde ortaya çıkmaktadır. Doğru cevap D'dir.
Soru 39
Kur’an-ı Kerim’de “birr”, “hasene”, “maruf” gibi tabirler hangi kavramı ifade etmek için kullanılmıştır?
Seçenekler
A
Tek varlık
B
Somut
C
Soyut
D
Kötü
E
İyi
Açıklama:
Türkçe’de iyi ve kötü olarak ifade ettiğimiz kavramlar Arapça’da birden çok kelime ile ifade edilmiştir. Kur’an-ı Kerim’de “birr”, “hasene”, “maruf” gibi tabirler iyiyi ifade etmek için “ism”, “seyyie”, “münker” gibi tabirler de kötüyü ifade etmek için kullanılmıştır. Doğru cevap E'dir.
Soru 40
Aşağıdakilerden hangisi zulüm ile ilgili yanlıştır?
Seçenekler
A
Zulüm, Allah’ın kullarına uyguladığı bir yaptırımdır.
B
İnsan, kendi kendine zulmedebilir.
C
Kur’an-ı Kerim’de nefse zulümden bahis vardır.
D
Putperestlik, insanın kendine yaptığı zulme örnektir.
E
Ayetleri yalanlamak bir zulüm çeşididir.
Açıklama:
Kur'an-ı Kerim’de Cenab-ı Hakk’ın insanlara zulmetmediği, insanların kendi verdikleri kararlar ve yaptıkları neticesinde kendilerine ve birbirlerine zulüm ettikleri sıklıkla vurgulanmıştır. Pek çok ayet-i kerimede nefse zulüm, insanların büyük ve küçük günah işlemesi ile irtibatlı olarak kullanılmıştır. Bunlar arasında kendisine put edinerek, ona tapınmak, insanları haksız yere öldürmek, gibi kötü fiiller insanın kendisine zulmetmesinin örnekleri olarak zikredilmiştir. İnsanların kendi kendilerine zulmetmesinin sebebi de Kur'an'da dile getirilmiştir: “Ayetlerimizi yalan sayarak sırf kendi kendilerine zulmeden o kimselerin hali, ne çirkin bir ibret levhasıdır!” (Araf/7: 177). Doğru cevap A'dır.
Ünite 5
Soru 1
İslam ahlakının kaynağı nedir?
Seçenekler
A
Namaz
B
İman
C
İnsanın fıtratı
D
Kur'an ve sünnet
E
İbadet
Açıklama:
İslâm ahlâkının asıl kaynağı Kur’an ve onu yaşantısında tecessüm ettirmiş peygamberin hayatı, sünnettir. Hz. Peygamber’in ahlâkının “Kur’an ahlâkı” olduğunu söyleyen hadisler bu gerçeğe işaret etmektedir. Hatta dinin “samimiyet” olduğunu söyleyen İslâm peygamberi bu gerçeği farklı bir şekilde ifade etmiştir. Çünkü insan, temiz bir doğa, “fıtrat” üzerine dünyaya gelmiştir. Hayat denen sahne insanın bu temiz özünü gölgeleyebileceği gibi açığa da çıkarabilir. İşte dinin işlevi de tam olarak bu esnada devreye girer. Zira samimi olmak, fıtratın açığa çıkmasıdır. Nitekim Kur’an’ın ruhların sadece Allah’ı tesbih ederek huzura ereceğini söylemesi de bu gerçeği bütün boyutlarıyla bir araya getirmektedir. Ahlâkın anlamı ve görevi de bundan başkası değildir. Doğru cevap D'dir.
Soru 2
"Kur’ân’ın anlam bütünlüğünde iman (inanç-varlık) kavramı, ‘__________, ve _____________ kavramları birbirine bağlıdır." Boşluklara gelmesi gereken ifadeler hangileridir?
Seçenekler
A
ibadet / salih amel
B
fazilet / vicdan
C
adalet / fazilet
D
iffet / bilgelik
E
ilm / salih amel
Açıklama:
İslâm düşüncesi dindarlık ile ahlak arasındaki irtibatı keşfederken, varlık- bilgi-değer düzlemlerinde son derece tutarlı ve dayanıklı algılama biçimi ortaya koymuştur. Bir başka ifadeyle Kur’ân’ın anlam bütünlüğünde iman (inanç-varlık) kavramı, ‘ilm (bilgi), ve salih amel (ahlâk-eylem) kavramları öylesine birbirine bağlıdır ki, bunlar birbirini hem besleyen hem de gerektiren boyutlardır. Öyle ki bu düşünce modunda bilgi (‘ilm), hikmet, adalet ve hakikati içinde barındıran, çok katmanlı bir kavramdır. Bu çerçevede adaletin bilgi ile ilişkisi şu şekilde ifade edilebilir: İnsanın yaratıklar aleminde doğru ve bu yüzden uygun yerini ve yaratıcısı ile olan doğru irtibatını bilmesi adalettir. Adalet, insanın kâinattaki konumu ile ilgili bilgisinden kopuk değildir.
Soru 3
İnsan ile Tanrı arasındaki en güçlü bağın adı nedir?
Seçenekler
A
İman
B
İbadet
C
Sevgi
D
Güven
E
Teslimiyet
Açıklama:
İnsanın sevebilme, inanabilme ve güvenebilme yönü, onun ruhunun asıl gücüyle buluşmasını, hatta güncellenmesini temin eder. Şu halde insan ve Tanrı arasındaki en güçlü bağın adı sevgidir. Sevebilme özelliği, ruhun kendini fark etmesinde önemli bir yer işgal eder. Bu özellikten uzak olan kişi, kendine yabancıdır. Sevgi, insanı kendiyle buluşturmada vazgeçilmez öneme sahiptir. Doğru cevap C'dir.
Soru 4
I. Alçakgönüllülük
II. İffet
III. Hikmet
IV. Merhamet
V. Adalet
VI. Cesaret
Yukarıdakilerden hangileri İslam ahlakındaki temel faziletlerdir?
II. İffet
III. Hikmet
IV. Merhamet
V. Adalet
VI. Cesaret
Yukarıdakilerden hangileri İslam ahlakındaki temel faziletlerdir?
Seçenekler
A
I,III,IV,V
B
II,IV,V
C
II,III,V,VI
D
I,II,V,VI
E
III,IV,V,VI
Açıklama:
Beğenilen güzel fiillere klasik İslâm ahlâkı kitapları fazilet demektedir. Dört temel fazilet vardır. Hikmet, adalet, cesaret ve iffet. Bunlar sayesinde insan nefsi, mutluluğu yakalayabilir. Doğru cevap C'dir.
Soru 5
Aşağıdakilerden hangisi hikmet erdeminin altında yer alan erdemlerden biri değildir?
Seçenekler
A
İyi yorumlama
B
Ezberleme
C
Hatırlama
D
İyi düşünme
E
Çabuk anlama
Açıklama:
Hikmet erdeminin altında yer alan erdemler:
a) Zekâ
b) Çabuk anlama
c) Zihin açıklığı
d) Kolay öğrenme
e) İyi düşünme
f) Ezberleme
g) Hatırlama
Buna göre doğru cevap A'dır.
a) Zekâ
b) Çabuk anlama
c) Zihin açıklığı
d) Kolay öğrenme
e) İyi düşünme
f) Ezberleme
g) Hatırlama
Buna göre doğru cevap A'dır.
Soru 6
I. Ölçülü olmak
II. Kanaat
III. Sebat
IV. Tevazu
V. Fedakarlık
VI. Tevekkül
Yukarıdakilerden hangileri cesaret erdeminin kapsamına giren erdemlerdendir?
II. Kanaat
III. Sebat
IV. Tevazu
V. Fedakarlık
VI. Tevekkül
Yukarıdakilerden hangileri cesaret erdeminin kapsamına giren erdemlerdendir?
Seçenekler
A
I,V,VI
B
I,III,IV
C
II,III,VI
D
III,IV,V
E
I,II,V,VI
Açıklama:
Cesaret erdeminin kapsamına giren erdemler:
Buna göre doğru cevap B'dir.
Olgun nefs
Olayları cesur karşılama
Yüksek gayret
Sebat
Yumuşak huyluluk
Ölçülü olmak
Yüreklilik
Dayanıklılık,katlanmak
Tevazu
Onur duygusu
Yufka yüreklilik (Rikkat)
Buna göre doğru cevap B'dir.
Soru 7
Bedenin korunması ve geliştirilmesi için gerekli olan şeyleri sağlama, gereksiz olanlara da ilgisiz kalma erdemi hangisidir?
Seçenekler
A
Hikmet
B
Adalet
C
Cesaret
D
İffet
E
Tevazu
Açıklama:
Bedenin korunması ve geliştirilmesi için gerekli olan şeyleri sağlama, gereksiz olanlara da ilgisiz kalma erdemi iffettir. Bu erdem, şehvet güdüsüne bağlıdır. Fazlalığında günahkârlık, azlığında ise şehvet eksikliği olmaktadır. Doğru cevap D'dir.
Soru 8
Aşağıdakilerden hangisi adalet erdemine dahil olan erdemlerden biri değildir?
Seçenekler
A
İbadet
B
Sadakat
C
Vefa
D
Ülfet
E
Vakar
Açıklama:
Adalet erdemine dahil olan erdemler:
a) Sadakat
b) Ülfet(uzlaşma,kaynaşma)
c) Vefa
d) Şefkat
e) Yakınlarıyla ilgilenmek,
f) Mükâfat
g) Müşterek işlerde insaf ve itidal üzerine davranmak
h) Herkese karşı dürüst davranmak
i) Yakın ve dostlarının sevgisini kazanmak
j) Teslim (her şeyi ile ilâhî iradeye dayanmak)
k) Tevekkül
l) İbadet
Buna göre doğru cevap E'dir.
a) Sadakat
b) Ülfet(uzlaşma,kaynaşma)
c) Vefa
d) Şefkat
e) Yakınlarıyla ilgilenmek,
f) Mükâfat
g) Müşterek işlerde insaf ve itidal üzerine davranmak
h) Herkese karşı dürüst davranmak
i) Yakın ve dostlarının sevgisini kazanmak
j) Teslim (her şeyi ile ilâhî iradeye dayanmak)
k) Tevekkül
l) İbadet
Buna göre doğru cevap E'dir.
Soru 9
"_______ duygusu insanda iyi ve kötüyü temyiz etme aşamasında, kendisinin iyiye yatkın olmasına bağlı olarak, kötüden uzak durma eğilimi olarak ortaya çıkar." Boşluğa gelmesi gereken doğru ifade hangisidir?
Seçenekler
A
Vefa
B
Haya
C
Kanaat
D
Kerem
E
Sebat
Açıklama:
İnsanda insani nefs zamanla etkin olurken, bazı nitelikleri de kazanmaya başlar. Bu niteliklerin hiçbirisi tabii değildir; hepsi öğrenme yoluyla kazanılır. Bu süreçte insan yeme ve içme gibi ihtiyaçları ile kendisini savunma ihtiyacını tabii olarak hissetse de, bunun ötesindeki ihtiyaçlarını, özellikle insan olarak yaşarken onun hayatına bir mana katan boyutu tabii olarak kavrayamaz. Bunların başında haya gelir. Haya duygusu insanda iyi ve kötüyü temyiz etme aşamasında, kendisinin iyiye yatkın olmasına bağlı olarak, kötüden uzak durma eğilimi olarak ortaya çıkar. Eğer bu eğilim terbiye edilmezse, aşırılıklar ortaya çıkar. Benzer bir şekilde yeme içme gibi ihtiyaçlarını karşılama söz konusu olduğunda ve kendisini savunma gerektiğinde bunları rastgele ve keyfi bir şekilde değil belirli bir düzen içinde karşılaması, tabii değildir; insan bunların hepsini sonradan öğrenir. Doğru cevap B'dir.
Soru 10
"Yusuf Has Hacip'in Kutadgu Bilig adlı eserinde _______ - ________ ve _______ ilişkisi öne çıkmaktadır." Boşluklara gelmesi gereken ifadeler hangileridir?
Seçenekler
A
mutluluk-erdem-bilgi
B
mutluluk-adalet-bilgi
C
erdem-adalet-kanaat
D
akıl-sabır-saadet
E
mutluluk-tevazu-kanaat
Açıklama:
Erdemlerin amacı saadeti yakalamaktır. Bir başka ifadeyle erdemler mutluluğa ulaştırmada araçlardır. Ahlâk ve hukukun hedefi de budur. Hatta siyaset bilimi de bu gayeye hizmet eder. Erdemli bir toplum, dahası erdemli bir hükümdarı İslâm ahlâkı ekseninde yorumlayan Yusuf Has Hacib’in Kutadgu Bilig (Mutluluk Bilgisi) isimli eseri konumuzun bir tür tatbiki yönünü temsil edeceği için, bu bağlamda onun düşüncesini somut örnek olması bakımından alabiliriz.
Mutluluk Bilgisi’nde mutluluk-erdem ve bilgi ilişkisi öne çıkmaktadır. Doğru cevap A'dır.
Mutluluk Bilgisi’nde mutluluk-erdem ve bilgi ilişkisi öne çıkmaktadır. Doğru cevap A'dır.
Soru 11
Aşağıdaki durumlardan hangisinde uyuyan bir vicdandan söz edilebilir?
Seçenekler
A
İyi ve kötü arasındaki çizginin ayrımı kesinleşmesi
B
İyi ve kötü arasındaki çizginin kaybolmaya başlaması
C
Fazilet, rezilet ve vicdan üçgenini iyi belirliyorsa
D
Bir insanın, iyilik yaptığında sevinç, kötülük yaptığında üzüntü duyabilmesi
E
Bir insanın nefsini temiz tutabilmesi
Açıklama:
İyilik ve kötülüğü kişinin vicdanında meydana getirdiği etkiye göre tayin etmiştir. Hz. Muhammed, “bir insan, iyilik yaptığında sevinç, kötülük yaptığında üzüntü duyabiliyorsa, artık o gerçekten mü’mindir” diyerek, hakîkî insan alametlerini de söylemiştir. İyi ve kötü arasındaki çizginin ayrımı kesinleştikçe, uyanık bir vicdandan; buradaki ayrım kaybolmaya başladıkça, hatta neyin iyi olduğu konusunda kesin bir fikir oluşturulamıyorsa, uyuyan bir vicdandan söz edilebilir. Doğru cevap B'dir.
Soru 12
- Ahlâk, vicdanın normatif bir biçim kazanmasıdır.
- Vicdan adalete en yakın kavramdır.
- Adaletin sesi, hakkın sesine en yakındır.
- Reziletler veya erdemler İslam ahlak bütünlüğünü tesis edebilmektir.
Yukarıda dindarlık- ahlak ilişkisi ile ilgili verilenlerden hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
II - III
B
III - IV
C
II - III - IV
D
I - II - III
E
I - II - III - IV
Açıklama:
Ahlâk, vicdanın normatif bir biçim kazanmasıdır. Daha doğrusu onun normatifliği varlıkla uyumunu ifşa eder. Çünkü kelime anlamı itibariyle vicdan, varlığı yerli yerince görebilme ve hakkı teslim edebilme anlamına gelen adalete en yakın kavramdır. İlahi iradenin sesini, vecde gelerek duyabilme, varlığı görebilme ve bulabilmedir. Bunun içindir ki, ‘vicdanın sesi’, hakkın sesine en yakındır. İster adalet kavramından; isterse de vicdandan hareketle olsun ahlâk tartışması değer-anlam-varlık-bilgi bütünlüğünü kendinde barındırır. Diyebiliriz ki İslâm ahlâkının bireysel boyutu olarak ifade edebileceğimiz faziletler veya erdemler bu bütünlüğü tesis edebilmektir. Aksine reziletler ise, söz konusu bütünlüğü yakalayamamak; bir bakıma parçalanmışlıktır. Doğru cevap D'dir.
Soru 13
İnsan ile Allah arasındaki en güçlü bağın adı aşağıdakilerden hangisinde verilmiştir?
Seçenekler
A
Sevgi
B
Din
C
Ruh
D
Huşu
E
Ahlâk
Açıklama:
İnsanın sevebilme, inanabilme ve güvenebilme yönü, onun ruhunun asıl gücüyle buluşmasını, hatta güncellenmesini temin eder. Şu halde insan ve Tanrı arasındaki en güçlü bağın adı sevgidir. Sevebilme özelliği, ruhun kendini fark etmesinde önemli bir yer işgal eder. Bu özellikten uzak olan kişi, kendine yabancıdır. Sevgi, insanı kendiyle buluşturmada vazgeçilmez öneme sahiptir. Doğru cevap A'dır.
Soru 14
Aşırılığa gitmediği sürece, orta hal/düzeyde olduğu müddetçe iffet meydana gelen hareket ettirici güç aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Hareket ettirici arzu gücü
B
Hareket ettirici saldırgan güç
C
İdrak gücü
D
Nazari güç
E
Amelî güç
Açıklama:
Hareket ettirici arzu gücü yani şehvet; aşırılığa gitmediği sürece orta hal/düzeyde olduğu müddetçe iffet meydana gelir. Doğru cevap A'dır.
Soru 15

Yukarıdaki erdemler tasnifi tablosuna göre numaralı yerlere sırasıyla gelmesi gerekenler aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
Gazap gücü - şehvet gücü- nazari güç - ameli güç
B
şehvet gücü- gazap gücü - nazari güç - ameli güç
C
Nazari güç - ameli güç - şehvet gücü- gazap gücü
D
Ameli güç - şehvet gücü- gazap gücü - nazari güç
E
Gazap gücü - nazari güç - ameli güç - şehvet gücü
Açıklama:
İnsanî nefsin iki gücü vardır.
1. İdrak gücü: Bu güç sayesinde nefis, aklın idrak gücünü gerçekleştirir. Bunun iki görünümü vardır.
a) Nazari Güç: Bunun aşırılığa veya eksikliğe gitmemesi, yani orta düzeyde/itidal üzerine olması sayesinde hikmet meydana gelir.
b) Amelî Güç: itidal üzerine fiiller, yani “orta yol” çıkarırsa adalet meydana gelir.
2. Hareket Ettirici Güç: Bu güç sayesinde beden itki veya motivasyon gücü kazanır.
a) Hareket Ettirici Arzu Gücü (Şehvet): Aşırılığa gitmediği sürece “orta hal/düzeyde” olduğu müddetçe iffet meydana gelir.
b) Hareket Ettirici Saldırgan Güç (Gazap): Aşırılığa gitmediği sürece “orta hal/düzeyde” fiiller, cesaret meydana gelir. Doğru cevap C'dir.
1. İdrak gücü: Bu güç sayesinde nefis, aklın idrak gücünü gerçekleştirir. Bunun iki görünümü vardır.
a) Nazari Güç: Bunun aşırılığa veya eksikliğe gitmemesi, yani orta düzeyde/itidal üzerine olması sayesinde hikmet meydana gelir.
b) Amelî Güç: itidal üzerine fiiller, yani “orta yol” çıkarırsa adalet meydana gelir.
2. Hareket Ettirici Güç: Bu güç sayesinde beden itki veya motivasyon gücü kazanır.
a) Hareket Ettirici Arzu Gücü (Şehvet): Aşırılığa gitmediği sürece “orta hal/düzeyde” olduğu müddetçe iffet meydana gelir.
b) Hareket Ettirici Saldırgan Güç (Gazap): Aşırılığa gitmediği sürece “orta hal/düzeyde” fiiller, cesaret meydana gelir. Doğru cevap C'dir.
Soru 16
Aşağıdakilerden hangisi hikmet erdeminin altında yer alan erdemlerden birisidir?
Seçenekler
A
Rikkat
B
Olgun nefs
C
Sebat
D
Kolay öğrenme
E
Ölçülü olmak
Açıklama:
Hikmet erdeminin altında yer alan erdemler;
a) Zekâ
b) Çabuk anlama
c) Zihin açıklığı
d) Kolay öğrenme
e) İyi düşünme
f) Ezberleme
g) Hatırlama'dır. Doğru cevap D'dir.
a) Zekâ
b) Çabuk anlama
c) Zihin açıklığı
d) Kolay öğrenme
e) İyi düşünme
f) Ezberleme
g) Hatırlama'dır. Doğru cevap D'dir.
Soru 17
İslâm filozoflarından İbn Rüşd’e göre, adalet erdemi aşağıdaki erdemlerden hangisinin toplumda gerçekleşmesinin teminatı sayılmaz?
Seçenekler
A
Yiğitlik
B
Cömertlik
C
Ölçülülük
D
Bilgelik
E
Cesaret
Açıklama:
İslâm filozoflarından İbn Rüşd’e göre, adalet erdemi, bilgelik, yiğitlik ve ölçülülükten (iffet) ve cömertlikten oluşan diğer dört erdemin toplumda gerçekleşmesinin teminatıdır. Ona göre, ahlâk ile hukuk arasında zorunlu bir bağlantı vardır. Doğru cevap E dir.
Soru 18
Mutluluk bilgisinde hangi ilişki öne çıkmaktadır?
Seçenekler
A
Mutluluk - cesaret
B
Cömertlik - erdem
C
Cesaret - cömertlik
D
Cesaret - erdem
E
Mutluluk - erdem
Açıklama:
Mutluluk Bilgisi’nde mutluluk-erdem ve bilgi ilişkisi öne çıkmaktadır. Kaşgarlı Mahmûd’un Divanü Lugâti’t-Türk, isimli eseri de Yusuf Has Hâcib’le mutabıktır. Doğru cevap E'dir.
Soru 19
Kaşgarlı Mahmûd’un hangi eseri mutluluk bilgisi konusunda Yusuf Has Hâcib’in Kutadgu Bilig eseriyle mutabıktır?
Seçenekler
A
Hayriyye
B
Atabetül hakayık
C
Divanü Lugâti’t-Türk
D
Divan-ı hikmet
E
Muhakemetü'l-Lugateyn
Açıklama:
Mutluluk Bilgisi’nde mutluluk-erdem ve bilgi ilişkisi öne çıkmaktadır. Kaşgarlı Mahmûd’un Divanü Lugâti’t-Türk, isimli eseri de Yusuf Has Hâcib’le mutabıktır. Doğru cevap C'dir.
Soru 20
Yusuf Has Hâcib hikâyesinde saadeti temsil eden veziri neye benzetiyor?
Seçenekler
A
Güneş
B
Yıldız
C
Uzay
D
Ay
E
Rüzgar
Açıklama:
Doğruluğu” temsil eden hükümdar Gün Doğdu devamlı parlaklığı ve herkesi aydınlatmasından dolayı güneşe benzetilir. “Saadeti” temsil eden vezir ise aya benzetilir. Doğru cevap D'dir.
Soru 21
"El ahlak ve's-siyer fi mudavati'n-nufus" adlı eser kime aittir?
Seçenekler
A
Kinalızade Ali
B
Nasiruddin et-Tusi
C
İbn Hazm
D
Farabi
E
İbn Sina
Açıklama:
Söz konusu Ahlak kitabı İbn Hazm'a aittir.
Soru 22
Dindarlık ve ahlak ilişkisinde aklın zıddı nedir?
Seçenekler
A
Şereh
B
Humud
C
Tehevvür
D
Cübn
E
Hamakat
Açıklama:
Dindarlık ve ahlak ilişkisinde aklın zıddı hamakat yani ahmaklıktır.
Soru 23
Gazali'nin ilim ve amelin ahirete hazırlık ve mutlu olmasının yegane yolunun iman ve salih amel olduğunu söylediği eseri hangisidir?
Seçenekler
A
Mizan el-amel
B
Kutadgu bilig
C
Divan-ı hikmet
D
Mişkatul-envar
E
Ahlak-ı alai
Açıklama:
Söz konusu eser Mizan el Amel adlı eserdir.
Soru 24
Aşağıda verilen kavramların hangisi ifrat ve tefritliği bakımından yanlış eşleştirilmiştir?
Seçenekler
A
Hikmet - ahmaklık
B
İffet - zulüm
C
Hikmet-kurnazlık
D
Cesaret - saldırganlık
E
İffet - günahkarlık
Açıklama:
Zulüm iffetin değil adaletin zıddıdır.
Soru 25
Aşağıdakilerden hangisi cesaret erdeminin ifrat halidir?
Seçenekler
A
Kurnazlık
B
Ahmaklık
C
Saldırganlık
D
Korkaklık
E
Zulüm
Açıklama:
Cesaret erdeminin ifratı yani aşırılığı bakımından adaletten taşmış hali saldırganlıktır
Soru 26
Müslüman filozoflarca felsefeye genelde verilen ad hangisidir?
Seçenekler
A
Nazariyat
B
Cedel
C
Hikmet
D
Cebir
E
Akliyat
Açıklama:
Müslüman filozoflar felsefeye hikmet ismi vermişlerdir
Soru 27
Zulüm hangi temel erdemin zıddıdır?
Seçenekler
A
Hikmet
B
İffet
C
Cesaret
D
Adalet
E
Vefa
Açıklama:
Adaletin zıddı zulümdür.
Soru 28
"Ezberleme, hatırlama, zihin açıklığı" hangi erdemin alt başlığıdır?
Seçenekler
A
Cesaret
B
Hikmet
C
İffet
D
Sebat
E
Adalet
Açıklama:
Söz konusu başlıklar hikmet erdeminin alt başlıklarıdır.
Soru 29
Adalet ve vahdet kavramları arasındaki derin bağlantıyı vurgulayan İslam ahlakçısı kimdir?
Seçenekler
A
Gazali
B
İbn Miskeveyh
C
İbn Rüşd
D
Yusuf Has Hacib
E
İbn Hazm
Açıklama:
Söz konusu kavramlar arasında derin bağlantıyı vurgulayan İslam Ahlakçısı İbn Miskeveyh'tir. DOĞRU CEVAP B
Soru 30
Yusuf Has Hacib'in dört kavramı temsil eden sembolik dört karakteri konuşturarak oluşturduğu eser aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Divan-ı Lügati't-Türk
B
Divan-ı Hikmet
C
Mizan el-amel
D
Kutadgu bilig
E
Ahlak-ı Alai
Açıklama:
Söz konusu eser Kutadgu Bilig adlı eserdir.
Soru 31
Aşağıdakilerden hangisi Kur’an’da güzel ahlâk veya fazilet için kullanılan kavramlardan değildir?
Seçenekler
A
Fıtrat
B
Hasene
C
Hidâyet
D
Sıdk
E
İhsan
Açıklama:
Kur’an’da güzel ahlâk veya fazilet için hasene, hidâyet, sıdk, amel-i salih
ve ihsan gibi pek çok kavramın kullanıldığı dikkati çekmektedir.
ve ihsan gibi pek çok kavramın kullanıldığı dikkati çekmektedir.
Soru 32
Vicdan, kelime anlamı itibariyle aşağıdakilerden hangisine en yakın kavramdır?
Seçenekler
A
Ubudiyet
B
Adalet
C
İfrat
D
Tefrit
E
Vacid
Açıklama:
Tasvir etmeye çalıştığımız konuya, bir başka açıdan bakarak özetlememiz
mümkündür. Ahlâk, vicdanın normatif bir biçim kazanmasıdır. Daha doğrusu
onun normatifliği varlıkla uyumunu ifşa eder. Çünkü kelime anlamı itibariyle
vicdan, varlığı yerli yerince görebilme ve hakkı teslim edebilme anlamına
gelen adalete (adl) en yakın kavramdır. İlahi iradenin sesini, vecde gelerek
duyabilme, varlığı görebilme ve bulabilmedir.
mümkündür. Ahlâk, vicdanın normatif bir biçim kazanmasıdır. Daha doğrusu
onun normatifliği varlıkla uyumunu ifşa eder. Çünkü kelime anlamı itibariyle
vicdan, varlığı yerli yerince görebilme ve hakkı teslim edebilme anlamına
gelen adalete (adl) en yakın kavramdır. İlahi iradenin sesini, vecde gelerek
duyabilme, varlığı görebilme ve bulabilmedir.
Soru 33
Kur’anda, sevginin imanla aynı anlamda kullanıldığı sure aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Yasin
B
Rahman
C
Meryem
D
Bakara
E
Fussilet
Açıklama:
Sözünü ettiğimiz iman ve güvenin diğer adı sevgidir. Bir başka ifadeyle
inanmak, sevmektir. Zaten sağlıklı bir kişi olabilmenin en iyi göstergelerinden biri üretmek (ekip-biçmek) ve toprağın yeşerteceğine güven
yani sevgidir. Bunun için Kur’an, sevgiyi imanla aynı anlamda kullanmıştır
(Meryem/19: 96):
“İman edip iyi davranışlarda bulunanlara gelince, onlar için çok
merhametli olan Allah, (gönüllerde) bir sevgi yaratacaktır.”
inanmak, sevmektir. Zaten sağlıklı bir kişi olabilmenin en iyi göstergelerinden biri üretmek (ekip-biçmek) ve toprağın yeşerteceğine güven
yani sevgidir. Bunun için Kur’an, sevgiyi imanla aynı anlamda kullanmıştır
(Meryem/19: 96):
“İman edip iyi davranışlarda bulunanlara gelince, onlar için çok
merhametli olan Allah, (gönüllerde) bir sevgi yaratacaktır.”
Soru 34
Aşağıdakilerden hangisi hayvani nefisin özelliklerindendir?
Seçenekler
A
Beslenme
B
Üreme
C
Düşünme
D
Hareket etme
E
Büyüme
Açıklama:
Bu anlayış çerçevesinde onlar üç ayrı nefsi birbirinden ayırırlar:
nebati/bitkisel nefis, hayvani nefis ve insani nefis. Bu nefislerin her birinsin
özellikleri vardır ve sırasıyla biri diğerinden daha fazla özellik taşır. Nebati
nefsin özellikleri, cisimlerden farklı olarak, beslenme, büyüme ve üreme
özellikleri bulunmaktadır. Hayvani nefiste ise kendi idrak ve isteğiyle yer
değiştirme/hareket özellikleri bulunmaktadır. İnsani nefiste ise, hem
nebati/bitkisel nefsin hem de hayvani nefsin özelikleri bulunduğu gibi,
bunlara ek olarak “düşünme ve konuşma kabiliyeti” (kuvve-i natıka)
bulunmaktadır
nebati/bitkisel nefis, hayvani nefis ve insani nefis. Bu nefislerin her birinsin
özellikleri vardır ve sırasıyla biri diğerinden daha fazla özellik taşır. Nebati
nefsin özellikleri, cisimlerden farklı olarak, beslenme, büyüme ve üreme
özellikleri bulunmaktadır. Hayvani nefiste ise kendi idrak ve isteğiyle yer
değiştirme/hareket özellikleri bulunmaktadır. İnsani nefiste ise, hem
nebati/bitkisel nefsin hem de hayvani nefsin özelikleri bulunduğu gibi,
bunlara ek olarak “düşünme ve konuşma kabiliyeti” (kuvve-i natıka)
bulunmaktadır
Soru 35
İnsanın varlığını ve sahip olduğu şeyleri savunmayı ve korumayı ifade etmek için kullanılan kuvve aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Şehevi kuvve
B
Nutuk kuvve
C
Mevcudat-ı kuvve
D
Zübde-i kuvve
E
Gazap kuvvesi
Açıklama:
İnsanda, o halde, üç nefis birlikte bulunmaktadır: nebati, hayvani ve
meleki nefis. Bunların her birisi insanda bir kuvve tarafından temsil edilir:
nebati nefis şehevi kuvvede, hayvâni nefis gadabi kuvvede, meleki nefis ise
nutuk kuvvesinde. Birinci kabiliyet, insanın gıda, cinsel arzu ve diğer arzu
ve isteklerine esas teşkil eder, ki adına “şehevi kuvve” denilir. Bu kuvve
insanın biyolojik varlığını sürdürmesini sağlayan kabiliyetini ifade etmek için
kullanılmaktadır. İkinci kabiliyet ise insanın varlığını ve sahip olduğu şeyleri
savunmaya ve korumaya (muhafaza) yöneliktir; adına gazap kuvvesi
denilmektedir. Üçüncü kabiliyet ise insanın hem diğer varlıklarla hem
hemcinsleri ile, yani diğer insanlarla, hem de insanların üstündeki alemle
düzenli bir irtibat kurma imkanını ifade eder
meleki nefis. Bunların her birisi insanda bir kuvve tarafından temsil edilir:
nebati nefis şehevi kuvvede, hayvâni nefis gadabi kuvvede, meleki nefis ise
nutuk kuvvesinde. Birinci kabiliyet, insanın gıda, cinsel arzu ve diğer arzu
ve isteklerine esas teşkil eder, ki adına “şehevi kuvve” denilir. Bu kuvve
insanın biyolojik varlığını sürdürmesini sağlayan kabiliyetini ifade etmek için
kullanılmaktadır. İkinci kabiliyet ise insanın varlığını ve sahip olduğu şeyleri
savunmaya ve korumaya (muhafaza) yöneliktir; adına gazap kuvvesi
denilmektedir. Üçüncü kabiliyet ise insanın hem diğer varlıklarla hem
hemcinsleri ile, yani diğer insanlarla, hem de insanların üstündeki alemle
düzenli bir irtibat kurma imkanını ifade eder
Soru 36
Temel erdemlerden biri olan adalet aşağıdakilerden hangi güce aittir?
Seçenekler
A
Amelî Güç
B
İdrak gücü
C
Nazari Güç
D
Gazap
E
Şehvet
Açıklama:
İnsanî nefsin iki gücü vardır.
1. İdrak gücü: Bu güç sayesinde nefis, aklın idrak gücünü gerçekleştirir.
Bunun iki görünümü vardır.
a) Nazari Güç: Bunun aşırılığa veya eksikliğe gitmemesi, yani orta
düzeyde/itidal üzerine olması sayesinde hikmet meydana gelir.
b) Amelî Güç: itidal üzerine fiiller, yani “orta yol” çıkarırsa adalet
meydana gelir.
2. Hareket Ettirici Güç: Bu güç sayesinde beden itki veya motivasyon gücü
kazanır.
a) Hareket Ettirici Arzu Gücü (Şehvet): Aşırılığa gitmediği sürece “orta
hal/düzeyde” olduğu müddetçe iffet meydana gelir.
b) Hareket Ettirici Saldırgan Güç (Gazap): Aşırılığa gitmediği sürece
“orta hal/düzeyde” fiiller, cesaret meydana gelir.
1. İdrak gücü: Bu güç sayesinde nefis, aklın idrak gücünü gerçekleştirir.
Bunun iki görünümü vardır.
a) Nazari Güç: Bunun aşırılığa veya eksikliğe gitmemesi, yani orta
düzeyde/itidal üzerine olması sayesinde hikmet meydana gelir.
b) Amelî Güç: itidal üzerine fiiller, yani “orta yol” çıkarırsa adalet
meydana gelir.
2. Hareket Ettirici Güç: Bu güç sayesinde beden itki veya motivasyon gücü
kazanır.
a) Hareket Ettirici Arzu Gücü (Şehvet): Aşırılığa gitmediği sürece “orta
hal/düzeyde” olduğu müddetçe iffet meydana gelir.
b) Hareket Ettirici Saldırgan Güç (Gazap): Aşırılığa gitmediği sürece
“orta hal/düzeyde” fiiller, cesaret meydana gelir.
Soru 37
Aşağıdakilerden hangisi hikmet erdemi altında yer almaz?
Seçenekler
A
Zekâ
B
Merhamet
C
Zihin açıklığı
D
Ezberleme
E
Hatırlama
Açıklama:
Hikmet Erdeminin Altında Yer Alan Erdemler
a) Zekâ
b) Çabuk anlama
c) Zihin açıklığı
d) Kolay öğrenme
e) İyi düşünme
f) Ezberleme
g) Hatırlama
a) Zekâ
b) Çabuk anlama
c) Zihin açıklığı
d) Kolay öğrenme
e) İyi düşünme
f) Ezberleme
g) Hatırlama
Soru 38
Insanların birbirleri ile olan irtibatlarını, bağımlılıklarını fark ederek, bunu şuurlu bir bağ haline getirmelerini ifade eden terim aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Ülfet
B
Şakî
C
Ünsiyet
D
Nefsâniyye
E
Tevekkül
Açıklama:
Ünsiyet alışkanlıktan öte, insanların birbirleri ile olan irtibatlarını, bağımlılıklarını
fark ederek, bunu şuurlu bir bağ haline getirmelerini ifade eder. İnsanlar
arasındaki ünsiyetin ortaya çıkması, nefretin tam zıddıdır; insan tabiatında
olanın, ona uygun bir şekilde ve onu güçlendirerek etkin olmasıdır.
fark ederek, bunu şuurlu bir bağ haline getirmelerini ifade eder. İnsanlar
arasındaki ünsiyetin ortaya çıkması, nefretin tam zıddıdır; insan tabiatında
olanın, ona uygun bir şekilde ve onu güçlendirerek etkin olmasıdır.
Soru 39
Yusuf Has Hâcibin hikâyesinde Vezirin kardeşi aşağıdaki kavramlardan hangisini temsil etmektedir?
Seçenekler
A
Adalet
B
Saadet
C
Baht
D
Kanaat
E
Akıl
Açıklama:
Yusuf Has Hâcib hikâyesini, dört kavramı temsil eden dört şahsın
karşılıklı konuşmaları üzerine kurmuştur:
Hükümdar: “adalet”
Vezir: “baht/saadet”
Vezirin oğlu: “akıl”
Vezirin kardeşi: “kanaat”
karşılıklı konuşmaları üzerine kurmuştur:
Hükümdar: “adalet”
Vezir: “baht/saadet”
Vezirin oğlu: “akıl”
Vezirin kardeşi: “kanaat”
Soru 40
Kutadgu Bilig eserindeki "bilig" kelimesi aşağıdaki anlamlardan ya da çağrışımlardan hangisini içermez?
Seçenekler
A
İlim
B
Işık
C
Kandil fitili
D
Tanışma
E
Ahenk
Açıklama:
Mutluluk Bilgisi’nde mutluluk-erdem ve bilgi ilişkisi öne çıkmaktadır.
Kaşgarlı Mahmûd’un Divanü Lugâti’t-Türk, isimli eseri de Yusuf Has
Hâcib’le mutabıktır. Onun Divan’ında da ‘bilik’ kelimesi kandil fitili olarak
karşılanmakta ve bilgi ile aydınlık ve ışık arasındaki bağlantı, kelimenin
etimolojisinde birleştirilmektedir.
Bilig, ilim anlamına gelirken; karanlığın kalkıp ışığın hâkim olması
demektir. Bilig, hem ‘ilm hem de akıl anlamlarını ihtiva ettiğinden ilim ve
aklın verilmişliğini ve aynı zamanda kazanılmışlığını aynı kelime üzerinde
görmek mümkündür. Bu kelime aynı zamanda ‘tanışmayı’ (bilişdi), ima
ettiğinden, insanın kendi farkındalığına ve kendini bilme düzeyine de işaret
etmektedir. Çünkü insan, karşılıklı ilişkiler ağı içinde kendini fark eder.
Muhatabımız bir bakıma bize ayna tutar. Ahlâklı olma veya olmama durumu
da tam olarak böyle bir sürecin hem başlangıcı hem de sonucudur. Zira
aydınlıkta kalan ahlâk bakımından da yükselecektir. Bu da iyinin aydınlık ve
huzur olarak idrak edilmesiyle doğrudan bağlantılıdır.
Kaşgarlı Mahmûd’un Divanü Lugâti’t-Türk, isimli eseri de Yusuf Has
Hâcib’le mutabıktır. Onun Divan’ında da ‘bilik’ kelimesi kandil fitili olarak
karşılanmakta ve bilgi ile aydınlık ve ışık arasındaki bağlantı, kelimenin
etimolojisinde birleştirilmektedir.
Bilig, ilim anlamına gelirken; karanlığın kalkıp ışığın hâkim olması
demektir. Bilig, hem ‘ilm hem de akıl anlamlarını ihtiva ettiğinden ilim ve
aklın verilmişliğini ve aynı zamanda kazanılmışlığını aynı kelime üzerinde
görmek mümkündür. Bu kelime aynı zamanda ‘tanışmayı’ (bilişdi), ima
ettiğinden, insanın kendi farkındalığına ve kendini bilme düzeyine de işaret
etmektedir. Çünkü insan, karşılıklı ilişkiler ağı içinde kendini fark eder.
Muhatabımız bir bakıma bize ayna tutar. Ahlâklı olma veya olmama durumu
da tam olarak böyle bir sürecin hem başlangıcı hem de sonucudur. Zira
aydınlıkta kalan ahlâk bakımından da yükselecektir. Bu da iyinin aydınlık ve
huzur olarak idrak edilmesiyle doğrudan bağlantılıdır.
Soru 41
Aşağıdakilerden hangisi Kur'an'da güzel ahlak için kullanılan ifadelerden biri değildir?
Seçenekler
A
Hasene
B
Sıdk
C
Amel-i salih
D
İhsan
E
Ülfet
Açıklama:
Kur’an’da güzel ahlâk veya fazilet için hasene, hidâyet, sıdk, amel-i salih ve ihsan gibi pek çok kavramın kullanıldığı dikkati çekmektedir. Ülfet, uzlaşma,kaynaşma demektir. Doğru cevap E'dir.
Soru 42
İmam Gazali hangi eserinde ahirete hazırlık ve mutlu olmanın yegane yolunun iman ve salih amel olduğunu söylemiştir?
Seçenekler
A
Mizan el-Amel
B
Ahlak-ı Alai
C
İhya-u Ulumi'd-din
D
Kimya-i Saadet
E
Bidayetü'l Hidaye
Açıklama:
İmam Gazali Mîzân el-‘Amel isimli ahlak eserinde, ilm ve amelin âhirete hazırlık ve mutlu olmanın yegâne yolunun iman ve salih amel olduğunu söylemektedir. Doğru cevap A'dır.
Soru 43
Kendisinin “______________ tamamlamak için gönderildiğini” söyleyen Hz. Muhammed, yönünü dine çeviren ve" tevhid"i eksene alan kişinin ruhen yükselip, arınacağına; huzur ve ahengi yakalayacağına işaret etmektedir. Cümlede boşluğa gelmesi gereken ifade hangisidir?
Seçenekler
A
tam adaleti
B
imanı
C
sevgiyi
D
güzel ahlakı
E
doğru dini
Açıklama:
Kendisinin “güzel ahlâkı tamamlamak için gönderildiğini” söyleyen Hz. Muhammed de yönünü dine çeviren ve “tevhid”i eksene alan kişinin ruhen yükselip, arınacağına; huzur ve ahengi yakalayacağına işaret etmektedir. Böylece güzel ahlâkın, dinin en önemli boyutu olduğu açığa çıkmaktadır. Doğru cevap D'dir.
Soru 44
Aşağıdakilerden hangisi İslam ahlakının bireysel boyutu ile çelişen bir ifadedir?
Seçenekler
A
Ahlâk “bütün bir kişilik” geliştirebilmek için önemlidir.
B
Güzel ahlak dinin önemli bir boyutudur.
C
Allah'ın sevgi vermesi ve sevilen bir kişi olmanın yolu O'na teslim olmaktan geçer.
D
İslam ahlakında bireysel ahlaktan ziyade toplumsal ahlak ön plandadır.
E
Dinin dinamizmi sevgi, güç ve adaletin birliği olarak, ölçü, cesaret, cömertlik ve saadeti teminat altına alır.
Açıklama:
Allah ile insan arasındaki deruni ilişki, duygu, bilgi, tecrübe, ibadet olarak bireysel boyutta ahlâkî bir ilişkidir. Bunun insanlar arası diyalogdaki görünümü uyumlu toplumdur. Ancak İslâm ahlâkında bireysel ahlâk ön plandadır. İnsan toplum içinde olduğuna göre birey ve toplum birbirini besler; ahlâk da her iki boyutu gerektirir. Ancak İslâm ahlâkının en belirgin özelliklerinden biri, Allah ve insan arasındaki ilişkinin özel ve şahsi olmasıdır. Bu, Hıristiyanlıkta olduğu gibi kilise benzeri herhangi bir kurumun kontrulü ve tasarrufu altında değildir. Doğru cevap D'dir.
Soru 45
Nefis - kuvve eşleştirmesiyle ilgili doğru sıralama hangisidir?
Seçenekler
A
Nebati nefis - Nutuk kuvvesi
Hayvani nefis - Şehevi kuvve
Meleki nefis - Gadabi kuvve
Hayvani nefis - Şehevi kuvve
Meleki nefis - Gadabi kuvve
B
Nebati nefis - Şehevi kuvve
Hayvani nefis - Nutuk kuvvesi
Meleki nefis - Gadabi kuvve
Hayvani nefis - Nutuk kuvvesi
Meleki nefis - Gadabi kuvve
C
Nebati nefis - Nutuk kuvvesi
Hayvani nefis - Gadabi kuvve
Meleki nefis - Şehevi kuvve
Hayvani nefis - Gadabi kuvve
Meleki nefis - Şehevi kuvve
D
Nebati nefis - Şehevi kuvve
Hayvani nefis - Gadabi kuvve
Meleki nefis - Nutuk kuvvesi
Hayvani nefis - Gadabi kuvve
Meleki nefis - Nutuk kuvvesi
E
Nebati nefis - Gadabi kuvve
Hayvani nefis - Şehevi kuvve
Meleki nefis - Nutuk kuvvesi
Hayvani nefis - Şehevi kuvve
Meleki nefis - Nutuk kuvvesi
Açıklama:
İnsanda, üç nefis birlikte bulunmaktadır: nebati, hayvani ve meleki nefis. Bunların her birisi insanda bir kuvve tarafından temsil edilir: nebati nefis şehevi kuvvede, hayvani nefis gadabi kuvvede, meleki nefis ise nutuk kuvvesinde. Doğru cevap D'dir.
Soru 46
Ahlak-ı Alai eseri ile İslam ahlakı hakkındaki görüşleriyle dikkati çeken ahlakçı kimdir?
Seçenekler
A
Gazali
B
Buhari
C
Maverdi
D
Abdullah b. Mübarek
E
Kınalızade Ali Efendi
Açıklama:
İslâm ahlâkı konusundaki görüşleriyle dikkati çeken Osmanlı dönemi ahlâkçılarından Kınalızâde Ali Efendi’nin Ahlâk’ı Alâî isimli eseri bu konuda önemli bir kaynaktır. Çünkü o hemen hemen kendinden önceki ahlâk düşünürlerinin görüşlerini çoğu bakımdan sürdürmüştür; ayrıldığı, farklı düştüğü noktalar olduysa onları da işlemek suretiyle hem bir sentez hem de bir özet yapabilmiştir denilebilir. Doğru cevap E'dir.
Soru 47
Hikmet erdeminin bağlı olduğu güç hangisidir?
Seçenekler
A
Ameli güç
B
Nazari güç
C
Şehvet gücü
D
Gazap gücü
E
Hareket ettirici güç
Açıklama:
İnsanî nefsin iki gücü vardır.
- İdrak gücü: Bu güç sayesinde nefis, aklın idrak gücünü gerçekleştirir. Bunun iki görünümü vardır.
a) Nazari Güç: Bunun aşırılığa veya eksikliğe gitmemesi, yani orta düzeyde/itidal üzerine olması sayesinde hikmet meydana gelir.
b) Amelî Güç: itidal üzerine fiiller, yani “orta yol” çıkarırsa adalet meydana gelir. - Hareket Ettirici Güç: Bu güç sayesinde beden itki veya motivasyon gücü kazanır.
a) Hareket Ettirici Arzu Gücü (Şehvet): Aşırılığa gitmediği sürece “orta hal/düzeyde” olduğu müddetçe iffet meydana gelir.
b) Hareket Ettirici Saldırgan Güç (Gazap): Aşırılığa gitmediği sürece “orta hal/düzeyde” fiiller, cesaret meydana gelir.
Soru 48
Aşağıdakilerden hangisi iffet faziletinin kapsamına giren erdemlerden biri değildir?
Seçenekler
A
Uyumlu ve geçimli olmak
B
Zeka
C
Haya
D
Vakar
E
Sabır
Açıklama:
İffet faziletinin kapsamına giren erdemler:
a) Hayâ
b) Merhamet
c) Yumuşaklık
d) Nefsin güzel ahlâkla donanmaya rağbet etmesi
e) Uyumlu ve geçimli olmak
f) Arzuları dizginlemek
g) Sabır
h) Kötülük sebeplerine karşı dirençli olmak
i) Musibet ve belaya karşı sabır
j) Kanaat
k) Vakar
l) Fedakârlık etmek
m) Cömertlik
n) Kerem
Buna göre doğru cevap B'dir.
a) Hayâ
b) Merhamet
c) Yumuşaklık
d) Nefsin güzel ahlâkla donanmaya rağbet etmesi
e) Uyumlu ve geçimli olmak
f) Arzuları dizginlemek
g) Sabır
h) Kötülük sebeplerine karşı dirençli olmak
i) Musibet ve belaya karşı sabır
j) Kanaat
k) Vakar
l) Fedakârlık etmek
m) Cömertlik
n) Kerem
Buna göre doğru cevap B'dir.
Soru 49
Aşağıdakilerden hangisi hikmet erdeminin kendini aşırı göstermesi ile ortaya çıkar?
Seçenekler
A
Kurnazlık
B
Ahmaklık
C
Zulüm
D
Günahkarlık
E
Saldırganlık
Açıklama:
Bu erdemin eksikliği beraberinde ahmaklığı; fazlalığı ve aşırılığı ise kurnazlığı getirmektedir. Doğru cevap A'dır.
Soru 50
İslam ahlakında amel ile aşağıdakilerden hangisi arasında derin bir ilişki vardır?
Seçenekler
A
İrade
B
Hissiyat
C
Niyet
D
Akıl
E
Gönül
Açıklama:
İslâm ahlâkında faziletleri izah edebileceksiniz.
İslâm Ahlâkında niyet ve amel yani eylem arasında derin bir ilişki vardır.
İslâm Ahlâkında niyet ve amel yani eylem arasında derin bir ilişki vardır.
Soru 51
Aşağıdakilerden hangisi İslâm ahlâkında temel erdemlerden biri değildir?
Seçenekler
A
Adalet
B
Cesaret
C
Tevazu
D
İffet
E
Hikmet
Açıklama:
İslâm ahlâkında erdem ve mutluluk ilişkisini kavrayabileceksiniz.
Beğenilen güzel fiillere klasik İslâm ahlâkı kitapları fazilet demektedir. Dört temel fazilet vardır. Hikmet, adalet, cesaret ve iffet. Bunlar sayesinde insan nefsi, mutluluğu yakalayabilir.
Beğenilen güzel fiillere klasik İslâm ahlâkı kitapları fazilet demektedir. Dört temel fazilet vardır. Hikmet, adalet, cesaret ve iffet. Bunlar sayesinde insan nefsi, mutluluğu yakalayabilir.
Soru 52
Aşağıdakilerden hangisi İslâm ahlâkında adalet erdeminin zıddıdır?
Seçenekler
A
Korkaklık
B
Zulüm
C
Gurur
D
Ahmaklık
E
Kurnazlık
Açıklama:
İslâm ahlâkında faziletleri izah edebileceksiniz.
İslâm düşünürlerinin bazıları adaleti temel erdem olarak görmesine rağmen, bazıları ise diğerlerinin bir bileşkesi olarak değerlendirir. Bunun için de ona “orta erdem” gözüyle bakılır. Mesela Gazali, adaleti de diğer üç erdem gibi görür. Böyle düşünen ahlâkçılar doğal olarak, diğer üç erdemin ifrat ve tefritini söylemekle birlikte, adaletin sadece zıddının söylenebileceğine işaret etmiştir. Bu da zulümdür.
İslâm düşünürlerinin bazıları adaleti temel erdem olarak görmesine rağmen, bazıları ise diğerlerinin bir bileşkesi olarak değerlendirir. Bunun için de ona “orta erdem” gözüyle bakılır. Mesela Gazali, adaleti de diğer üç erdem gibi görür. Böyle düşünen ahlâkçılar doğal olarak, diğer üç erdemin ifrat ve tefritini söylemekle birlikte, adaletin sadece zıddının söylenebileceğine işaret etmiştir. Bu da zulümdür.
Soru 53
İslâm ahlâk düşüncesinde adalet ile vahdet kavramları arasında derin bir bağlantı kuran düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Haris el-Muhasibi
B
İbn Miskeveyh
C
İbn Sina
D
Gazali
E
Maturidi
Açıklama:
İslâm ahlâkında faziletleri izah edebileceksiniz.
Adalet, bütün aşırılıkların ortası ve genel olarak rezîlet demek olan aşırılıklardan kurtulmayı sağlayan bir erdem olduğu için bütün erdemlerin en tam olanı ve adeta ortak olanıdır. İslâm Ahlâkçılarından İbn Miskeveyh bunun için olmalı ki, “adalet” ve “vahdet” kavramı arasındaki derin bağlantıya işaret etmektedir. Çünkü varlıkta birlik yetkinliği ve tamlığı dolayısıyla erdemi; çokluk, başkalık ve kargaşa ise istikrarsızlık, eksiklik, dolayısıyla rezileti gösterir.
Adalet, bütün aşırılıkların ortası ve genel olarak rezîlet demek olan aşırılıklardan kurtulmayı sağlayan bir erdem olduğu için bütün erdemlerin en tam olanı ve adeta ortak olanıdır. İslâm Ahlâkçılarından İbn Miskeveyh bunun için olmalı ki, “adalet” ve “vahdet” kavramı arasındaki derin bağlantıya işaret etmektedir. Çünkü varlıkta birlik yetkinliği ve tamlığı dolayısıyla erdemi; çokluk, başkalık ve kargaşa ise istikrarsızlık, eksiklik, dolayısıyla rezileti gösterir.
Ünite 6
Soru 1
Aşağıdakilerden hangisi Kur'an'da çirkin ahlak için kullanılan terimlerden biri değildir?
Seçenekler
A
Dalalet
B
Fisk
C
İsraf
D
Meziyet
E
Zulüm
Açıklama:
Kur’an’da çirkin ahlâk veya rezilet için dalâlet, fısk, israf ve zulüm gibi terimleri kullanmıştır.
Meziyet Kur'an'da çirkin ahlak için kullanılan terimlerden biri değildir.
Meziyet Kur'an'da çirkin ahlak için kullanılan terimlerden biri değildir.
Soru 2
Kur'an'da insanın ne alabilmesiyle, onun diğer varlıklardan üstün olduğu ifade edilmiştir?
Seçenekler
A
Sorumluluk
B
İlerleme
C
Nefis
D
Keyf
E
Bağımsızlık
Açıklama:
Kur’an’da insanın sorumluk
alabilmesiyle, onun diğer varlıklardan üstün olduğu ifade edilmiştir.
Kur’an’da insanın sorumluk alabilmesiyle, onun diğer varlıklardan üstün olduğu ifade edilmiştir.
alabilmesiyle, onun diğer varlıklardan üstün olduğu ifade edilmiştir.
Kur’an’da insanın sorumluk alabilmesiyle, onun diğer varlıklardan üstün olduğu ifade edilmiştir.
Soru 3
Aşağıdakilerden hangisi Kur'an'da çirkin ahlak sergileyenleri tanımlayan ifadelerden biridir?
Seçenekler
A
Yumuşak kalp
B
Akletmek
C
Sufli nefs
D
Görmek
E
Temiz ruh
Açıklama:
Nitekim Kur’an’da çirkin ahlâk sergileyenleri, mühürlü kalp, akletmeyen akıl, sufli (aşağılık) nefs ve kirli ruh ifaderiyle tanımlamıştır. Öte yandan
fazileti anlatmak için de yine, yumuşak kalp, akletmek, görmek, temiz ruh ve neftsen bahsetmekteir.
fazileti anlatmak için de yine, yumuşak kalp, akletmek, görmek, temiz ruh ve neftsen bahsetmekteir.
Soru 4
Aşağıdakilerden hangisi rezilete düşmüş insanlar arasındaki esas davranıştır?
Seçenekler
A
Ülfet - ihtilaf
B
Ahenk - ihtilaf
C
İhtilaf - çatışma
D
Çatışma - anlaşma
E
Ülfet - ahenk
Açıklama:
Rezilete düşmüş olan insanlar arasında ihtilaf ve çatışma
esastır.
Rezilete düşmüş olan insanlar arasında ihtilaf ve çatışma esastır.
esastır.
Rezilete düşmüş olan insanlar arasında ihtilaf ve çatışma esastır.
Soru 5
Aşağıdakilerden hangisi Müslüman kişinin davranışlarında rezilet ve kötü huyların çıkmasına sebep olmaktadır?
Seçenekler
A
İfrat ve tefrit
B
İnfak ve itidal
C
Vicdan ve erdem
D
Tevazu ve kibir
E
Tevazu ve itidal
Açıklama:
Müslüman kişi davranışlarında itidâl (orta yol), fazilet ve güzel huyların, ifrat ve tefrit (aşırılık veya bir şeyin yokluğu) ise rezilet ve kötü huyların çıkmasına sebep olmaktadır.
Soru 6
Aşağıdakilerden hangisi temel erdemler arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Hikmet
B
Adalet
C
İffet
D
Kurnazlık
E
Cesaret
Açıklama:
Dört temel erdem; hikmet, adalet, iffeti cesarettir.
Kurnazlık hikmet erdeminin aşırıya kaçmış halidir.
Kurnazlık hikmet erdeminin aşırıya kaçmış halidir.
Soru 7
Aşağıdakilerden hangisi genel olarak bilgi edinme gücüne özgü bir erdem olan hikmet faziletinden yeterince pay almama olarak ortaya çıkan rezilettir?
Seçenekler
A
Cehalet
B
Korkaklık
C
Cimrilik
D
Savurganlık
E
Kurnazlık
Açıklama:
Genel olarak eşya hakkında bilgi edinme gücüne özgü bir erdem
olan hikmet faziletinden yeterince/orta düzeyde pay alamama cehalet rezileti
olarak karşımıza çıkmaktadır.
Genel olarak eşya hakkında bilgi edinme gücüne özgü bir erdem olan hikmet faziletinden yeterince/orta düzeyde pay alamama cehalet rezileti olarak karşımıza çıkmaktadır.
olan hikmet faziletinden yeterince/orta düzeyde pay alamama cehalet rezileti
olarak karşımıza çıkmaktadır.
Genel olarak eşya hakkında bilgi edinme gücüne özgü bir erdem olan hikmet faziletinden yeterince/orta düzeyde pay alamama cehalet rezileti olarak karşımıza çıkmaktadır.
Soru 8
Aşağıdakilerden hangisi varlıkta rezileti ve zulmü gösteren ifadelerden biri değildir?
Seçenekler
A
Kargaşa
B
İstikrarsızlık
C
Eksiklik
D
Yetkinlik
E
Başkalık
Açıklama:
Çünkü varlıkta birlik yetkinliği ve tamlığı dolayısıyla erdemi; çokluk, başkalık ve kargaşa ise istikrarsızlık, eksiklik, dolayısıyla rezileti en doğru ifadeyle zulmü gösterir.
Soru 9
Aşağıdakilerden hangisi ahlaki hastalıklar içinde yer alan temyiz gücünün hastalıklarından biri olan ameli hikmette meydana gelen fazlalıktır?
Seçenekler
A
Hilekarlık - kurnazlık - kötülük
B
Şeytana itaat - hilekarlık - kötülük
C
Kötülük - Mübalağa etmek - kurnazlık
D
Kurnazlık - Mübalağa etmek - şeytana itaat
E
Akıl ve düşüncenin atıl kalması - kurnazlık
Açıklama:
Amelî hikmetteki fazlalık, tikellerde meydana gelirse ona
hilekârlık, kurnazlık ve kötülük denir.
Amelî hikmetteki fazlalık, tikellerde meydana gelirse ona hilekârlık, kurnazlık ve kötülük denir.
hilekârlık, kurnazlık ve kötülük denir.
Amelî hikmetteki fazlalık, tikellerde meydana gelirse ona hilekârlık, kurnazlık ve kötülük denir.
Soru 10
Aşağıdakilerden hangisi bileşik hastalıklarından olan tembelliğin nedenidir?
Seçenekler
A
Arzu gücünün fazlalığı
B
Öfke gücünün fazlalığı
C
Öfke gücünün eksikliği
D
Arzu gücünün eksikliği
E
Temyiz gücünün fazlalığı
Açıklama:
Arzu gücünün hastalıkları, eksiklik yönünden tembelliktir.
Soru 11
Aşağıdakilerden hangisi Kur’an’da rezilet için kullanılan terimlerden biri değildir?
Seçenekler
A
Dalâlet
B
Fısk
C
İsraf
D
Hasane
E
Zulüm
Açıklama:
Kur’an’da çirkin ahlâk veya rezilet için dalâlet, fısk, israf ve zulüm gibi terimleri kullanmıştır. Kur’an’da güzel ahlâk veya fazilet için hasene, hidâyet, sıdk, amel-i salih ve ihsan gibi pek çok kavram kullanılmaktadır.
Soru 12
- Hüsnü'l-huluk
- El-ahlaku’s-seyyie
- Suü’l-huluk
Yukarıda verilenlerden hangisi ya da hangileri eserlerde rezilet kavramını karşılayan terimlerdendir?
Seçenekler
A
Yalnız II
B
I, II
C
I, III
D
II, III
E
I, II, III
Açıklama:
Eserlerde faziletler için hüsnü'l-huluk, mehâsinu'l-ahlâk, el-ahlâku'l-hasene, gibi tabirlerin kullanılır; kötü huylar ve fena hareketler ya da reziletlerin ise, sûü'l- huluk, el-ahlâku'z-zemîme, el-ahlâku's-seyyie gibi terimlerle karşılanır.
Soru 13
- Mühürlü kalp
- Akletmek
- Sufli nefs
Yukarıda verilen ifadelerin hangisi ya da hangileri Kur’an’da çirkin ahlak sergileyenleri tanımlamak için kullanılır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I, II
D
I, III
E
II, III
Açıklama:
Nitekim Kur’an’da çirkin ahlâk sergileyenleri, mühürlü kalp, akletmeyen akıl, sufli (aşağılık) nefs ve kirli ruh ifaderiyle tanımlamıştır. Öte yandan fazileti anlatmak için de yine, yumuşak kalp, akletmek, görmek, temiz ruh ve neftsen bahsetmekteir.
Soru 14
Aşağıdakilerden hangisi temel reziletlerden biridir?
Seçenekler
A
Hikmet
B
Korkaklık
C
Adalet
D
İffet
E
Cesaret
Açıklama:
Temel reziletler; korkaklık, cehalet, iffetsizlik, zulümdür.
Soru 15
Aşağıdakilerden hangisi temel erdemlerden hikmetin aşırısı olarak ifade edilir?
Seçenekler
A
Günahkarlık
B
Kurnazlık
C
Saldırganlık
D
Ahmaklık
E
Korkaklık
Açıklama:
4 temel erdemin azlığı ya da aşırılığı rezilet olarak karşımıza çıkar. Hikmet erdeminin aşırısı kurnazlık azlığı ahmaklıktır.
Soru 16
Aşağıdakilerden hangisi cehalet reziletinin bağlı bulunduğu güçtür?
Seçenekler
A
Nazari güç
B
Ameli güç
C
Gazap gücü
D
Şehvet gücü
E
Öfke gücü
Açıklama:
Temel erdemlerin bağlı bulunduğu güçleri faziletler bahsinde ifade etmiştik. Kısaca özellikle temel reziletler açısından anımsayacak olursak: 1. Nazari Güç orta/itidal durumunda olmadığında: Cehalet
2. Ameli Güç orta/itidal durumunda olmadığında: Zulüm
3. Gazap Gücü orta/itidal durumunda olmadığında: Korkaklık 4. Şehvet Gücü orta/itidal durumunda olmadığında: Ölçüsüzlük.
2. Ameli Güç orta/itidal durumunda olmadığında: Zulüm
3. Gazap Gücü orta/itidal durumunda olmadığında: Korkaklık 4. Şehvet Gücü orta/itidal durumunda olmadığında: Ölçüsüzlük.
Soru 17
İslam ahlakında korkaklık rezileti aşağıdaki hangi insani nefsin emrindedir?
Seçenekler
A
Meleki nefs
B
Ameli nefs
C
Hayvani nefs
D
Nazari nefs
E
Saldırgan nefs
Açıklama:
Cehalet, nazari ve meleki nefs; zulüm, ameli nefs, ölçüsüzlük, hayvani nefs, korkaklık ise saldırgan nefs şeklinde ele alınır.
Soru 18
Üstünlük sağlama güdüsünün orta düzeyde etkinliğini gerçekleştirememesi sonucu hangi rezilet ortaya çıkar?
Seçenekler
A
Cehalet
B
Korkaklık
C
İffetsizlik
D
Zulüm
E
Ölçüsüzlük
Açıklama:
Üstünlük sağlama güdüsünün orta düzeyde etkinliğini gerçekleştirememesi sonucu korkaklık meydana gelir. Çoğu zaman bu güdüye öfke gücü denmektedir. Bu güçten kaynaklanan erdeme ise cesaret denilmektedir. Cesaretin zıddı ise korkaklıktır.
Soru 19
Bedenin korunması ve geliştirilmesi için gerekli olan şeyleri sağlama, gereksiz olanlara da ilgisiz kalma erdemi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sevgi
B
Riyakarlık
C
İffet
D
Saadet
E
Gurur
Açıklama:
Bedenin korunması ve geliştirilmesi için gerekli olan şeyleri sağlama, gereksiz olanlara da ilgisiz kalma erdemine iffet dediğimizi anımsarsak; iffetsizlik ise bir tür ölçüsüzlüktür.
Soru 20
Aşağıdaki reziletlerden hangisi diğer reziletlerin özeti olarak görülmektedir?
Seçenekler
A
Cehalet
B
Korkaklık
C
İffetsizlik
D
Zulüm
E
Ahmaklık
Açıklama:
Zâlim, adalet erdemini gerçekleştiremeyen kişidir. Diğer erdemleri kişi, yerine şu ya da bu şekilde getirse dahi adaleti ifa etmeyebilir Böyle olursa onun kemalinden söz etmek mümkün değildir. Adalet bütün eğilimlerde tam orta yolu bulmaktır; ancak diğer faziletler gerçekleşirse, ortaya çıkar. Yani adaleti gerçekleştiren kişi diğer erdemleri de yerine getirdiği için erdemli kişi sayılır. Amaç da saadeti ele geçirmek yani mutlu olmaktır. Zalim kişi hem kendine hem de çevresine zulmeder. Böyle bir kişi, diğer erdemleri yerine getirse bile onun reziletlerden uzak olduğunu söylemek mümkün değildir.
Soru 21
Aşağıda ahlaki hastalıkların iyileştirilmesinde verilen bilgilerden hangisine ulaşılamaz?
Seçenekler
A
Ahlaki hastalıkların meydana gelme sebebi beden ve nefistir.
B
Reziletlerin tedavisinde ibadet önemli bir etkendir.
C
İnsanın kendini fark etmesinde ritüeller ve ibadetler odaklanma görevi görebilir.
D
İslam ahlakçıları; reziletleri zıddı olan rezilet kullanarak gidermeyi önerirler.
E
Cesaret erdemi ile tevhid ve ibadetler arasındaki ilişki reziletlerin tedavisinde kullanılır.
Açıklama:
Adalet erdemi ile de “tevhid” arasındaki bağlantıya temas etmiştik. Bu bağlamda ibadetin önemine de işaret etmiştik.
Soru 22
Ameli hikmetteki fazlalık, tümellerde meydana gelirse ne isim verilir?
Seçenekler
A
Deha
B
Dar kafalılık
C
Eblehlik
D
Kurnazlık
E
Hilekarlık
Açıklama:
Ameli hikmetteki fazlalık, tikellerde meydana gelirse ona hilekârlık, kurnazlık ve kötülük denir. Amelî hikmetteki fazlalık; tümellerde meydana gelirse ona dehâ denir.
Soru 23
Aşağıdakilerden hangisi, Kur’an’da çirkin ahlâk veya rezilet için kullanılan terimlerden biri değildir?
Seçenekler
A
Fazilet
B
Dalâlet
C
Fısk
D
İsraf
E
Zulüm
Açıklama:
Kur’an’da çirkin ahlâk veya rezilet için dalâlet, fısk, israf ve zulüm gibi terimler kullanılmıştır. Fazilet ise; ahlakın övdüğü iyi olma, alçak gönüllülük, yiğitlik, doğruluk vb. niteliklerin genel adıdır. Doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 24
I. Hüsnü'l-huluk
II. Mehâsinu'l-ahlâk
III. El-ahlâku'l-hasene
IV. Sûü'lhuluk
V. El-ahlâku'z-zemîme
VI. El-ahlâku's-seyyie
Yukarıdakilerden hangileri, İslam ahlâkı ile ilgili eserlerde, kötü huylar, fena hareketler ya da reziletler için kullanılan terimlerdir?
II. Mehâsinu'l-ahlâk
III. El-ahlâku'l-hasene
IV. Sûü'lhuluk
V. El-ahlâku'z-zemîme
VI. El-ahlâku's-seyyie
Yukarıdakilerden hangileri, İslam ahlâkı ile ilgili eserlerde, kötü huylar, fena hareketler ya da reziletler için kullanılan terimlerdir?
Seçenekler
A
I, II ve III
B
IV, V ve VI
C
I, III ve V
D
II, IV ve VI
E
I, II, V ve VI
Açıklama:
İslam ahlâkı ile ilgili eserlerde, faziletler için hüsnü'l-huluk, mehâsinu'l-ahlâk, el-ahlâku'l-hasene, gibi tabirler; kötü huylar ve fena hareketler ya da reziletler için ise, sûü'lhuluk, el-ahlâku'z-zemîme, el-ahlâku's-seyyie gibi terimler kullanılmaktadır. Doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 25
Aşağıdakilerden hangisi, "aşırı olmama, ılımlılık, ölçülülük" anlamına gelen kavramdır?
Seçenekler
A
İfrat
B
İnfak
C
İtidâl
D
Sufli
E
Tefrit
Açıklama:
İslâm dini, insanın hiç bir duygu ve eğilimini yok etmek istememekte; ancak hayatın bütünüyle ölçülü olmasını, ifrat ve tefritten kaçınılması gerektiğini bildirmektedir. Bütün iş ve davranışlarımızda orta yolu tutmak fazilet sayılır. Faziletlerin de esasını teşkil eden huylarda aşırılık (ifrat) ve bunlardan yoksunluk (tefrit) rezilet sayılmıştır. Bu sebeple "itidâl" (ölçü sahibi olmak) son derece önemli kabul edilmiştir. Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 26
Aşağıdakilerden hangisi, dört temel erdemden biri olan “hikmet”in, rezilet olarak zıddıdır?
Seçenekler
A
Adalet
B
Zulüm
C
İffetsizlik
D
Cehalet
E
Korkaklık
Açıklama:
Temel Erdemler - Reziletler:
1) Hikmet - Cehalet
2) Adalet - Zulüm
3) İffet - İffetsizlik
4) Cesaret - Korkaklık
Doğru cevap D seçeneğidir.
1) Hikmet - Cehalet
2) Adalet - Zulüm
3) İffet - İffetsizlik
4) Cesaret - Korkaklık
Doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 27
Dört temel erdemden biri olan "cesaret"in aşırılığında oluşan rezilet, aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Korkaklık
B
Ahmaklık
C
Kurnazlık
D
Günahkârlık
E
Saldırganlık
Açıklama:
Dört temel erdemin aşırılığı veya azlığı da rezilet olarak karşımıza çıkmaktadır.
Temel Erdemler : Aşırısı - Azlığı
1) Hikmet : Kurnazlık - Ahmaklık
2) Adalet : Zulüm
3) İffet : Günahkârlık - Şehvet Azlığı
4) Cesaret : Saldırganlık - Korkaklık
Doğru cevap E seçeneğidir.
Temel Erdemler : Aşırısı - Azlığı
1) Hikmet : Kurnazlık - Ahmaklık
2) Adalet : Zulüm
3) İffet : Günahkârlık - Şehvet Azlığı
4) Cesaret : Saldırganlık - Korkaklık
Doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 28
Amelî güç orta/itidal durumunda olmadığında ortaya çıkan rezilet, aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Zulüm
B
Cehalet
C
Korkaklık
D
Ölçüsüzlük
E
Kurnazlık
Açıklama:
- Nazari güç orta/itidal durumunda olmadığında: Cehalet
- Amelî güç orta/itidal durumunda olmadığında: Zulüm
- Gazap gücü orta/itidal durumunda olmadığında: Korkaklık
- Şehvet gücü orta/itidal durumunda olmadığında: Ölçüsüzlük
Doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 29
Makam, üstünlük taslama, başkalarını etki altında bırakma, intikam ve öfke güçlerinin ait olduğu nefs, aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Melekî nefs
B
Saldırgan nefs
C
Hayvani nefs
D
Amelî nefs
E
Arınmış nefs
Açıklama:
Nefs-i seb'î, yırtıcı veya saldırgan nefs: Makam, üstünlük taslama, başkalarını etki altında bırakma, intikam ve öfke güçleri bu nefse aittir. Doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 30
Bütün yoksunlukların veya aşırılıkların temelinde yatan sebep, aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kibir
B
Ahmaklık
C
Sevgi açlığı
D
Mutsuzluk
E
Hoşgörüsüzlük
Açıklama:
İslâm Ahlâkında, sevgi belki de bütün erdemlerin özünde olan bir nüve ve “orta düzeyde olma” durumunun anahtarıdır. Bütün yoksunlukların veya aşırılıkların temelinde sevgi açlığı yatmaktadır. Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 31
Nazarî hikmette eksikliği olan kişilere verilen isim, aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kurnaz
B
Dehâ
C
Hilekâr
D
Dar kafalı
E
Ebleh
Açıklama:
Nazarî hikmetteki eksiklik, düşüncenin gerekli olan dereceden eksik olmasıdır. Buna dar kafalılık denilir. Doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 32
Nefse yerleşmiş giderilmesi çok zor olan reziletleri gidermek için İslâm ahlâkçıları tarafından önerilen iyileştirme yöntemi, aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kötü fiillerden uzak durmak.
B
Onaysızlık durumunu gidermek.
C
Ruhani hekimlerden yardım almak.
D
Güzel fiilleri deneyime katmak.
E
Zıddı olan rezileti kullanmak.
Açıklama:
İslâm ahlâkçıları, nefse yerleşmiş giderilmesi çok zor olan reziletleri, zıddı olan rezileti kullanarak gidermeyi böylece de orta yolu bulmanın imkânını aralamayı önerir. Örneğin cimrilik reziletini yok etmek için zıddı olan israf reziletini kullanma sayesinde bir tür normalleşme sağlanabilir. Tıpkı tıpta bir zehrin panzehrinin olması gibi. Ancak bu sadece yerleşmiş olan bir alışkanlığı adeta sarsıp kımıldatmak içindir. Zira zıttı olan reziletin de yerleşik bir adet haline gelmesi mümkündür. Bu bakımdan dikkat gerektiren bir alıştırma sürecidir. Doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 33
Aşağıdakilerden hangisi Kur'an'da geçen çirkin ahlak (rezilet) için kullanılan terimlerden değildir?
Seçenekler
A
şer
B
dalâlet
C
fısk
D
israf
E
zulüm
Açıklama:
Kur’an’da çirkin ahlâk veya rezilet için dalâlet, fısk, israf ve zulüm gibi terimleri kullanmıştır. Fakat şer kavramı direk reziletlerle ilgili değildir.
Soru 34
Aşağıdakilerden hangisi Kur'an'da çirkin ahlak sergileyenler için kullanılmamıştır?
Seçenekler
A
mühürlü kalp
B
akletmeyen kalp
C
yumuşak kalp
D
sufli nefs
E
kirli ruh
Açıklama:
Kur’an’da çirkin ahlâk sergileyenleri, mühürlü kalp, akletmeyen akıl, sufli (aşağılık) nefs ve kirli ruh ifaderiyle tanımlamıştır. Öte yandan fazileti anlatmak için de yine, yumuşak kalp, akletmek, görmek, temiz ruh ve neftsen bahsetmektedir.
Soru 35
Temel erdemlerden olan iffet erdeminin bağlı olduğu şehvet güdüsünün aşırılığı durumunda ortaya çıkan rezilet aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Ahmaklık
B
Günahkârlık
C
Şehvet Azlığı
D
Kurnazlık
E
Saldırganlık
Açıklama:
Bedenin korunması ve geliştirilmesi için gerekli olan şeyleri sağlama, gereksiz olanlara da ilgisiz kalma erdemine iffet dediğimizi anımsarsak; iffetsizlik ise bir tür ölçüsüzlüktür. Bundan daha çok beden zarar görecektir. Zira ya şehvet eksikliği ya da şehvet hastalığı şeklinde aşırı arzu düşkünlüğü hâsıl olacaktır. Her iki rezilet de bedene zarar verecektir. Beden ve ruh arasındaki dengeyi göz önüne getirecek olursak, bu durumda, bedenden sadır olan bir kötülüğün ruhu da gölgelemesi çok tabii bir durumdur. Bu erdem, şehvet güdüsüne bağlıdır. Fazlalığında günahkârlık, azlığında ise şehvet eksikliği olmaktadır.
Soru 36
"Her bir faziletin sonsuz sayıda zıddının olması gerekir" düşüncesini savunan İslam ahlakçısı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İbn Sina
B
Kınalızâde
C
Devvani
D
Tusi
E
İbn Miskeveyh
Açıklama:
Kınalızâde her erdemin zıddı olduğunu kabul etmekle beraber, etraflı bir araştırmadan sonra "her bir faziletin sonsuz sayıda zıddının olması gerekir" düşüncesinin açıkça ortaya çıkacağı kanaatindedir. Çünkü erdem asla fazlalık ve eksiklik tarafına gidilmeyen gerçek orta ve itidaldir.
Soru 37
Şaşkınlık reziletinin bağlı olduğu nefsani güç aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Nazari
B
Şehvet
C
Gazap
D
Adalet
E
Temyiz
Açıklama:
Bileşik Hastalıklar
1) Temyiz Gücünün Hastalıkları
(a) Fazlalık yönünde: Şaşkınlık (hayret),
(b) Eksiklik yönünde: Basit cahillik
1) Temyiz Gücünün Hastalıkları
(a) Fazlalık yönünde: Şaşkınlık (hayret),
(b) Eksiklik yönünde: Basit cahillik
Soru 38
Aşağıdakilerden hangisi Müslüman kişinin davranışlarında rezilet ve kötü huyların çıkmasına sebep olmaktadır?
Seçenekler
A
İfrat ve tefrit
B
İnfak ve itidal
C
Vicdan ve erdem
D
Tevazu ve kibir
E
Tevazu ve itidal
Açıklama:
Müslüman kişi davranışlarında itidâl (orta yol), fazilet ve güzel huyların, ifrat ve tefrit (aşırılık veya bir şeyin yokluğu) ise rezilet ve kötü huyların çıkmasına sebep olmaktadır.
Soru 39
I. Hüsnü'l-huluk
II. Mehâsinu'l-ahlâk
III. El-ahlâku'l-hasene
IV. Sûü'lhuluk
V. El-ahlâku'z-zemîme
VI. El-ahlâku's-seyyie
Yukarıdakilerden hangileri, İslam ahlâkı ile ilgili eserlerde, kötü huylar, fena hareketler ya da reziletler için kullanılan terimlerdir?
II. Mehâsinu'l-ahlâk
III. El-ahlâku'l-hasene
IV. Sûü'lhuluk
V. El-ahlâku'z-zemîme
VI. El-ahlâku's-seyyie
Yukarıdakilerden hangileri, İslam ahlâkı ile ilgili eserlerde, kötü huylar, fena hareketler ya da reziletler için kullanılan terimlerdir?
Seçenekler
A
I, II ve III
B
IV, V ve VI
C
I, III ve V
D
II, IV ve VI
E
I, II, V ve VI
Açıklama:
İslam ahlâkı ile ilgili eserlerde, faziletler için hüsnü'l-huluk, mehâsinu'l-ahlâk, el-ahlâku'l-hasene, gibi tabirler; kötü huylar ve fena hareketler ya da reziletler için ise, sûü'lhuluk, el-ahlâku'z-zemîme, el-ahlâku's-seyyie gibi terimler kullanılmaktadır. Doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 40
Bedenin korunması ve geliştirilmesi için gerekli olan şeyleri sağlama, gereksiz olanlara da ilgisiz kalma erdemi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sevgi
B
Riyakarlık
C
İffet
D
Saadet
E
Gurur
Açıklama:
Bedenin korunması ve geliştirilmesi için gerekli olan şeyleri sağlama, gereksiz olanlara da ilgisiz kalma erdemine iffet dediğimizi anımsarsak; iffetsizlik ise bir tür ölçüsüzlüktür.
Soru 41
Reziletlerin hangisinin nefs çeşidi yanlış verilmiştir?
Seçenekler
A
Cehalet - Meleki nefs
B
Korkaklık - Saldırgan nefs
C
Ölçüsüzlük - Saldırgan nefs
D
İffetsizlik - Hayvani nefs
E
Zulüm - Ameli nefs
Açıklama:
ölçüsüzlük hayvani nefstir.
Soru 42
Yunus Emre'ye göre aklın baştan gitmesi halinde insanda ortaya çıkan rezilet hangisidir?
Seçenekler
A
Cesaret
B
Cehalet
C
Gurur
D
Zulüm
E
Öfke
Açıklama:
Yunus Emrer akıl gidince yerini öfkenin kaplayacağı tespitinde bulunmuştur.
Soru 43
Gazali'nin ahlak izahı içinde aşağıdakilerden hangisi yoktur?
Seçenekler
A
Kalp
B
Ruh
C
Nefs
D
Akıl
E
Beden
Açıklama:
Gazali gibi klasik İslâm dinini kendi içinden okumayı öneren ahlâkçılara
göre, ahlâkı izah etmek için insan denen varlığın açıklanması gerekmektedir.
Bu bağlamda o ahlâkı, insanın kalp, ruh, nefs ve akıl yetilerini açıklamak
suretiyle izah eder. Doğru E'dir.
göre, ahlâkı izah etmek için insan denen varlığın açıklanması gerekmektedir.
Bu bağlamda o ahlâkı, insanın kalp, ruh, nefs ve akıl yetilerini açıklamak
suretiyle izah eder. Doğru E'dir.
Soru 44
Gazali, ruh, akıl, nefs ve kalp kavramlarını farklı ve ayrıntıda değişen anlamlarıyla birlikte genellikle hangi anlamda kullanmıştır?
Seçenekler
A
Vicdan
B
Sevgi
C
Tevazu
D
Akıl
E
İman
Açıklama:
Gazali, ruh, akıl, nefs ve kalp kavramlarını farklı ve ayrıntıda değişen anlamlarıyla birlikte genellikle akıl anlamında kullanmıştır. Doğru cevap D'dir.
Soru 45
Kuran hangi davranışı sergileyenleri , mühürlü kalp, akletmeyen akıl, süfli nefs ve kirli ruh ifadeleriyle tanımlamıştır?
Seçenekler
A
Korkak davrananları
B
Cahil davrananları
C
Çirkin ahlak sergileyenleri
D
Çok fazla titiz olanları
E
Kıymet bilmeyenleri
Açıklama:
Kur’an’da çirkin ahlâk sergileyenleri, mühürlü kalp, akletmeyen akıl, sufli (aşağılık) nefs ve kirli ruh ifaderiyle tanımlamıştır. Doğru cevap C'dir.
Soru 46
…...…………… bakımından kusurlu olma, var olma bakımından da bütünlüğü gölgeleyecektir.
Cümlede boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Cümlede boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Seçenekler
A
İman
B
Cesaret
C
Kalb
D
Erdem
E
Arzu
Açıklama:
Erdem bakımından kusurlu olma, var olma bakımından da bütünlüğü gölgeleyecektir. Dahası bu durumda bilgi bakımından bir kemalden söz etmek mümkün değildir. Doğru cevap D'dir.
Soru 47
Dinde ahlakın en önemli fonksiyonu aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Öfkeyi ve nefreti kontrol etmek
B
Malvarlığını paylaşmak.
C
Tembellik etmemek.
D
Hırslarını ve arzularını gemlemek.
E
Günahlar bakımından temiz olmak.
Açıklama:
Elbette, dinde ahlâkın en önemli fonksiyonu, çok da masum olmayan insanın hırslarını ve arzularını gemlemektir. Doğru cevap D'dir.
Soru 48
"İtidal" kavramını açıklayan aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Ahlak sahibi olmak
B
Ölçü sahibi olmak
C
Güzel ruh sahibi olmak
D
Vicdan sahibi olmak
E
Erdem sahibi olmak
Açıklama:
İslâm dini, insanın hiç bir duygu ve eğilimini yok etmek istememekte; ancak hayatın bütünüyle ölçülü olmasını, ifrat ve tefritten kaçınılması gerektiğini bildirmektedir. Bu sebeple "itidâl" (ölçü sahibi olmak) son derece önemli kabul edilmiştir. Doğru cevap B'dir.
Soru 49
İlam ahlakçıları, insan ruhunun üç temel kuvvete sahip olduğunu kabul etmiştir. Bu üç temel kuvvet aşağıdakilerden hangisinde verilmiştir?
Seçenekler
A
akıl, gazab ve şehvet
B
iffet, cesaret, korkaklık
C
cehalet, adalet, hikmet
D
zulüm, cesaret, iffetsizlik
E
hikmet, kurnazlık, günahkarlık
Açıklama:
Daha önce de gördüğümüz gibi İslâm ahlâkçıları, insan ruhunun baz temel kuvvetlere sahip olduğunu, bu kuvvetlerin akıl, gazab ve şehvetten meydana geldiğini kabul etmişler ve bu üç temel kuvvetin fazilet ve reziletlerin ana kaynağı olduğunu söylemişlerdir. Doğru cevap A'dır.
Soru 50
Temel erdemlerden olan "hikmetin" aşırısı aşağıdakilerden hangisi ile ifade edilmektedir?
Seçenekler
A
Saldırganlık
B
Ahmaklık
C
Korkaklık
D
Günahkarlık
E
Kurnazlık
Açıklama:
Dört temel erdemin azlığı veya fazlalığı da rezilet olarak karşımıza
çıkmaktadır. Hikmetin aşırısı kurnazlıktır. Doğru cevap E'dir.
çıkmaktadır. Hikmetin aşırısı kurnazlıktır. Doğru cevap E'dir.
Soru 51
Aşağıdakilerden hangisi "Nefs-i seb'i" kavramını açıklamaktadır?
Seçenekler
A
Meleki nefs
B
Hayvani nefs
C
Yırtıcı, saldırgan nefs
D
Uyumlu nefs
E
Ameli nefs
Açıklama:
Nefs-i seb'î, yırtıcı veya saldırgan nefs: Makam, üstünlük taslama, başkalarını etki altında bırakma, intikam ve öfke güçleri bu nefse aittir. Yırtıcı/saldırgan güç, orta düzeyde olursa bundan meydana gelen huy şecaat (cesaret) olarak kabul edilir. Doğru cevap C'dir.
Soru 52
Bütün yoksunlukların veya aşırılıkların temelinde yatan aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Huzur açlığı
B
İtibar açlığı
C
Sevgi açlığı
D
Saygınlık açlığı
E
Güven açlığı
Açıklama:
Bütün yoksunlukların veya aşırılıkların temelinde sevgi açlığı yatmaktadır. Doğru cevap C'dir.
Ünite 7
Soru 1
Klasik ahlak kitaplarına göre insan nefsinin kaç gücünden bahsedilir?
Seçenekler
A
İki
B
Üç
C
Dört
D
Beş
E
Altı
Açıklama:
Klâsik ahlâk kitaplarımızda insan nefsinin üç gücünden bahsedilir:
Arzu (şehvet), öfke (gadap) ve düşünme gücü.
Arzu gücü, insandaki yeme-içme arzusu ve cinsel arzunun kaynağıdır.
Bedenî varlığımızın ve neslimizin devamı bu güce bağlı arzularımız sayesinde gerçekleşir.
Öfke gücü ise, manevî varlığımızı; kişiliğimizi, karakterimizi, değerlerimizi, kutsal bildiğimiz şeyleri korumaya yönelik olan güçtür.
Düşünme gücü ise, insana özgü olan ve diğer iki gücü de kontrolü altına alması gereken güçtür
Arzu (şehvet), öfke (gadap) ve düşünme gücü.
Arzu gücü, insandaki yeme-içme arzusu ve cinsel arzunun kaynağıdır.
Bedenî varlığımızın ve neslimizin devamı bu güce bağlı arzularımız sayesinde gerçekleşir.
Öfke gücü ise, manevî varlığımızı; kişiliğimizi, karakterimizi, değerlerimizi, kutsal bildiğimiz şeyleri korumaya yönelik olan güçtür.
Düşünme gücü ise, insana özgü olan ve diğer iki gücü de kontrolü altına alması gereken güçtür
Soru 2
Aşağıdakilerden hangisi nişanlılık dönemi ile ilgili olarak söylenemez?
Seçenekler
A
Evlenecek çağdaki iki gencin aileleri arasındaki bağ güçlenir
B
Nişan törenleri ulustan ulusa değişiklik gösterebilir
C
Nişanlılık evliliğe hazırlık dönemidir
D
Nişanlılık döneminde dini nikah kıyılması dinimize göre uygundur
E
Ülkemizde resmi nikah dini nikahtan sonra yapılmaktadır.
Açıklama:
Nişan ve düğün törenleri şekil olarak yöreden yöreye, ulustan ulusa
değişebilir. Nişanlılık, tarafların birbirini daha iyi tanımalarına yönelik, evliliğe hazırlık
dönemidir. Bu dönemde nişanlılar evli gibi yaşayamazlar. Aralarında dinî
nikâh kıyılması da doğru değildir. Nişanlı iken ayrılmaları durumunda bu
nikâh, dinî ve ahlâkî problemlere neden olur. Doğrusu; dinî nikâhın, resmî
nikâhtan sonra yapılmasıdır. Ülkemizde de uygulama bu yöndedir. Verilenlere göre cevap D seçeneğidir.
değişebilir. Nişanlılık, tarafların birbirini daha iyi tanımalarına yönelik, evliliğe hazırlık
dönemidir. Bu dönemde nişanlılar evli gibi yaşayamazlar. Aralarında dinî
nikâh kıyılması da doğru değildir. Nişanlı iken ayrılmaları durumunda bu
nikâh, dinî ve ahlâkî problemlere neden olur. Doğrusu; dinî nikâhın, resmî
nikâhtan sonra yapılmasıdır. Ülkemizde de uygulama bu yöndedir. Verilenlere göre cevap D seçeneğidir.
Soru 3
Aile bağı hangi kavram ile dile getirilir?
Seçenekler
A
Kalıtım
B
Takva
C
Neseb
D
Edep
E
İffet
Açıklama:
Dinimizde ibadetlerin amacı, “takvâ”dır. Aile bağı “neseb” kavramı ile dile getirilir. Anne ve baba ile çocuklar
arasındaki bağı ifade eden nesebin kaynağı ise, meşru evliliktir. Sahih neseb,
ancak meşru evlilik içinde meydana gelen doğum ile gerçekleşir. Aile
bağının gücü, aile bireylerinin birbirine karşı sevgi ve saygıları yanında,
görev ve sorumluluklarını yerine getirmeleriyle doğru orantılıdır. Diğer seçeneklerde verilenler de doğru olmadığına göre doğru cevap C seçeneğidir.
arasındaki bağı ifade eden nesebin kaynağı ise, meşru evliliktir. Sahih neseb,
ancak meşru evlilik içinde meydana gelen doğum ile gerçekleşir. Aile
bağının gücü, aile bireylerinin birbirine karşı sevgi ve saygıları yanında,
görev ve sorumluluklarını yerine getirmeleriyle doğru orantılıdır. Diğer seçeneklerde verilenler de doğru olmadığına göre doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 4
Aşağıdakilerden hangisi ailenin, üzerine kurulduğu ve varlığını borçlu olduğu ahlâkî değerleri arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Karşılıklı Sevgi ve Saygı
B
Paylaşım
C
Sorumluluk bilinci
D
Sadakat ve vefa
E
Akrabalara saygı
Açıklama:
Ailenin, üzerine kurulduğu ve varlığını borçlu olduğu ahlâkî değerleri
şöyle sıralayabiliriz:
Karşılıklı Sevgi ve Saygı, Paylaşım, Namus ve İffet, Sorumluluk Bilinci, Sadâkat ve Vefa, Samimiyet ve İyi Niyet
E seçeneğinde yer alan akrabalara saygı bunların içinde yer almaz. Cevap E seçeneğidir.
şöyle sıralayabiliriz:
Karşılıklı Sevgi ve Saygı, Paylaşım, Namus ve İffet, Sorumluluk Bilinci, Sadâkat ve Vefa, Samimiyet ve İyi Niyet
E seçeneğinde yer alan akrabalara saygı bunların içinde yer almaz. Cevap E seçeneğidir.
Soru 5
Hz. Peygambere göre anne ve babadan sonra iyilik edilmesi gereken kişi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kız ve erkek kardeş
B
Amca
C
Dayı
D
Komşu
E
Ziyaret edilmesi gereken kimseler
Açıklama:
Hz. Peygamber, kendisine gelip “öncelikle kimlere iyilik etmesi gerektiği”ni soran bir Sahâbî’ye şu cevabı vermiştir:
“Annene, babana, kız kardeşine, erkek kardeşine, bunlardan sonra gelen
yakınlarına, sende hakkı bulunan ve ziyaret etmen gereken kimselere.” (Ebû
Dâvûd, “Edeb”, 129)
Bu hadiste Peygamberimiz, iyilik yapmamız, görüp gözetmemiz gereken
kişiler olarak kız ve erkek kardeşi, anne ve babadan hemen sonra zikretmiştir.
Hele kız kardeşler, duygusallıkları nedeniyle sevgi ve şefkate daha fazla
muhtaçtırlar. Buna göre cevap A seçeneğidir.
“Annene, babana, kız kardeşine, erkek kardeşine, bunlardan sonra gelen
yakınlarına, sende hakkı bulunan ve ziyaret etmen gereken kimselere.” (Ebû
Dâvûd, “Edeb”, 129)
Bu hadiste Peygamberimiz, iyilik yapmamız, görüp gözetmemiz gereken
kişiler olarak kız ve erkek kardeşi, anne ve babadan hemen sonra zikretmiştir.
Hele kız kardeşler, duygusallıkları nedeniyle sevgi ve şefkate daha fazla
muhtaçtırlar. Buna göre cevap A seçeneğidir.
Soru 6
Aşağıdakilerden hangisi çocukların anne babaları üzerindeki hakları arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Güzel bir isim sahibi olmak
B
Eşit muamele görme hakkı
C
Çocuğun önünde pratik örnekler bulabilmesi
D
Eğitim hakkı
E
Büyük kardeşin küçük kardeşe örnek olması
Açıklama:
Çocukların anne ve babalar üzerinde
birtakım hakları vardır. Onları şöyle ifade edebiliriz:
a. Güzel Bir İsim Sahibi Olmak ,Eşit Muâmele Görme Hakkı,Maddî İhtiyaçlarının Karşılanması, Manevî İhtiyaçlarının Karşılanması, Eğitim Hakkı, Çocuk, Önünde Pratik Örnekler Bulabilmeli.
E seçeneğinde yer alan açıklama kardeşlerin birbirlerine karşı olan görev ve sorumlulukları ile ilgili olduğundan cevap E dir.
birtakım hakları vardır. Onları şöyle ifade edebiliriz:
a. Güzel Bir İsim Sahibi Olmak ,Eşit Muâmele Görme Hakkı,Maddî İhtiyaçlarının Karşılanması, Manevî İhtiyaçlarının Karşılanması, Eğitim Hakkı, Çocuk, Önünde Pratik Örnekler Bulabilmeli.
E seçeneğinde yer alan açıklama kardeşlerin birbirlerine karşı olan görev ve sorumlulukları ile ilgili olduğundan cevap E dir.
Soru 7
Çocuğuna din ve ahlâk kurallarını, toplumun örf ve âdetlerini öğretmek, onu çağın gerektirdiği
bilgilere sahip kılmak aşağıdakilerden hangisiyle ilgilidir?
bilgilere sahip kılmak aşağıdakilerden hangisiyle ilgilidir?
Seçenekler
A
Eşit Muâmele Görme Hakkı
B
Maddî İhtiyaçlarının Karşılanması
C
Manevî İhtiyaçlarının Karşılanması
D
Eğitim Hakkı
E
Çocuklara güzel örnek olmak
Açıklama:
Çocuğuna iyi bir eğitim vermek, ona din ve ahlâk
kurallarını, toplumun örf ve âdetlerini öğretmek, onu çağın gerektirdiği
bilgilere sahip kılmak da anne-babanın görevlerindendir. Bu konuda da
kız-erkek ayrımı yapılmamalıdır. Bugünün kızlarının yarının anneleri
olacağı düşünülerek, onların da iyi bir bilgi donanımına sahip olmaları
sağlanmalıdır. Bu çocukların anne babaları üzerindeki eğitim görme hakkı ile ilgili olduğundan cevap D seçeneğidir.
kurallarını, toplumun örf ve âdetlerini öğretmek, onu çağın gerektirdiği
bilgilere sahip kılmak da anne-babanın görevlerindendir. Bu konuda da
kız-erkek ayrımı yapılmamalıdır. Bugünün kızlarının yarının anneleri
olacağı düşünülerek, onların da iyi bir bilgi donanımına sahip olmaları
sağlanmalıdır. Bu çocukların anne babaları üzerindeki eğitim görme hakkı ile ilgili olduğundan cevap D seçeneğidir.
Soru 8
Aşağıdakilerden hangisinin evlilikte en önemli unsur olduğu söylenebilir?
Seçenekler
A
Nişanlılık dönemi
B
Evlilik öncesi dini nikah kıyma
C
Doğru eş seçimi
D
Zengin ve varlıklı bir eş seçimi
E
Anne ve babanın tercih ettiği bir eş seçimi
Açıklama:
Sağlıklı, huzurlu ve mutlu bir aile için evlilikte doğru eş seçimi son
derece önemlidir. Dinimiz de evlenmeyi ve mutlu bir yuva kurmayı, hayırlı
evlat yetiştirmeyi teşvik etmiştir. İnsan neslinin sağlıklı ve temiz bir şekilde
devam etmesi, ancak evlilik sayesinde mümkün olabilir. Evlilik, insanın
dinini ve namusunu korumada adeta bir kalkan görevi görür. Evlilikten amaç,
sadece cinsel arzuların tatmini değil, hayırlı nesil yetiştirmek ve Allah’a
yakınlaşmaktır. Kur’an-ı Kerîm evliliğin de amacının “takvâ” olduğunu ifade
eder. Buna göre cevap C seçeneğidir.
derece önemlidir. Dinimiz de evlenmeyi ve mutlu bir yuva kurmayı, hayırlı
evlat yetiştirmeyi teşvik etmiştir. İnsan neslinin sağlıklı ve temiz bir şekilde
devam etmesi, ancak evlilik sayesinde mümkün olabilir. Evlilik, insanın
dinini ve namusunu korumada adeta bir kalkan görevi görür. Evlilikten amaç,
sadece cinsel arzuların tatmini değil, hayırlı nesil yetiştirmek ve Allah’a
yakınlaşmaktır. Kur’an-ı Kerîm evliliğin de amacının “takvâ” olduğunu ifade
eder. Buna göre cevap C seçeneğidir.
Soru 9
Aşağıdakilerden hangisi aile ile ilgili olarak verilmiş yanlış bir bilgidir?
Seçenekler
A
Aile, bireyleri, yaşlılarıyla geçmişe bağlar
B
Ailede kuşaktan kuşağa bilgi ve tecrübe aktarımı yaşanır.
C
Aile önemli bir eğitim yuvasıdır
D
Ailede kardeşler birbirinden sorumlu tutulamazlar
E
Ailede hoşgörü fedakarlık ve paylaşım önemli değerlerdir.
Açıklama:
Aile ortamı, ahlâkî değerlerin öğrenildiği ve yaşandığı, nesilden nesile
aktarıldığı bir mektep gibidir. Aile, bireyleri, yaşlılarıyla geçmişe bağlar,
gençleri ve çocuklarıyla da geleceğe hazırlar. Ailede kuşaktan kuşağa bilgi ve
tecrübe aktarımı her daim yaşanır. Bu açıdan aile önemli bir eğitim yuvasıdır.
Ailede vatanına, milletine ve dinine hayırlı olacak evlat yetiştirmek dinî ve
millî bir görevdir.
Ailenin üzerine kurulduğu ve sağlıklı bir şekilde devamını borçlu olduğu
birtakım ahlâk değerleri vardır. Ailedeki birlik ve beraberliğin, huzur ve
mutluluğun kaynağı bu değerlerdir. Bunlar karşılıklı sevgi-saygı ve hoşgörü,
fedâkarlık, paylaşım, namus ve iffet, sadâkat ve vefâ, sorumluluk bilinci,
samimiyet ve iyi niyet… vb. değerlerdir. Ailede eşlerin birbirine karşı görevleri; anne-babanın, çocuklarına
karşı; çocukların da anne-babaya karşı ve kardeşlerin birbirine karşı görev ve
sorumlulukları son derece önemlidir
aktarıldığı bir mektep gibidir. Aile, bireyleri, yaşlılarıyla geçmişe bağlar,
gençleri ve çocuklarıyla da geleceğe hazırlar. Ailede kuşaktan kuşağa bilgi ve
tecrübe aktarımı her daim yaşanır. Bu açıdan aile önemli bir eğitim yuvasıdır.
Ailede vatanına, milletine ve dinine hayırlı olacak evlat yetiştirmek dinî ve
millî bir görevdir.
Ailenin üzerine kurulduğu ve sağlıklı bir şekilde devamını borçlu olduğu
birtakım ahlâk değerleri vardır. Ailedeki birlik ve beraberliğin, huzur ve
mutluluğun kaynağı bu değerlerdir. Bunlar karşılıklı sevgi-saygı ve hoşgörü,
fedâkarlık, paylaşım, namus ve iffet, sadâkat ve vefâ, sorumluluk bilinci,
samimiyet ve iyi niyet… vb. değerlerdir. Ailede eşlerin birbirine karşı görevleri; anne-babanın, çocuklarına
karşı; çocukların da anne-babaya karşı ve kardeşlerin birbirine karşı görev ve
sorumlulukları son derece önemlidir
Soru 10
Aşağıdakilerden hangisi dinimize göre nişanlılık ve eş seçimi ile ilgili olarak söylenebilir?
Seçenekler
A
Nişanlılar evli gibi yaşayamazlar
B
Nişanlılık döneminde dini nikah kıymak uygundur
C
Nişanlılık döneminde anlaşamayan çiftlerin ayrılması dinimizce uygun değildir.
D
Kız istemeye damadın gitmesi doğru değildir
E
Nişan törenleri şekil olarak birbirine benzerdir
Açıklama:
Nişanlılık, tarafların birbirini daha iyi tanımalarına yönelik, evliliğe hazırlık
dönemidir. Bu dönemde nişanlılar evli gibi yaşayamazlar. Aralarında dinî
nikâh kıyılması da doğru değildir. Nişanlı iken ayrılmaları durumunda bu
nikâh, dinî ve ahlâkî problemlere neden olur. Doğrusu; dinî nikâhın, resmî
nikâhtan sonra yapılmasıdır. Ülkemizde de uygulama bu yöndedir.Nişan ve düğün törenleri şekil olarak yöreden yöreye, ulustan ulusa değişebilir.
Yukarıdaki seçeneklerde verilenler arasında yer alan tek doğru bilgi A seçeneğinde yer aldığı için cevap A dır.
dönemidir. Bu dönemde nişanlılar evli gibi yaşayamazlar. Aralarında dinî
nikâh kıyılması da doğru değildir. Nişanlı iken ayrılmaları durumunda bu
nikâh, dinî ve ahlâkî problemlere neden olur. Doğrusu; dinî nikâhın, resmî
nikâhtan sonra yapılmasıdır. Ülkemizde de uygulama bu yöndedir.Nişan ve düğün törenleri şekil olarak yöreden yöreye, ulustan ulusa değişebilir.
Yukarıdaki seçeneklerde verilenler arasında yer alan tek doğru bilgi A seçeneğinde yer aldığı için cevap A dır.
Soru 11
I. Aile en küçük sosyal kurumdur.
II. Ailenin temeli evlilik ile atılır.
III. Evlenmek ve bir aile yuvası kurmak, insanın fıtrî bir ihtiyacıdır.
IV.Kur’an-ı Kerîm evliliğin de amacının “takvâ” olduğunu ifade eder.
Evlilik ve aile ile ilgili yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri söylenebilir?
II. Ailenin temeli evlilik ile atılır.
III. Evlenmek ve bir aile yuvası kurmak, insanın fıtrî bir ihtiyacıdır.
IV.Kur’an-ı Kerîm evliliğin de amacının “takvâ” olduğunu ifade eder.
Evlilik ve aile ile ilgili yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri söylenebilir?
Seçenekler
A
Yalnız IV
B
III ve IV
C
I ve IV
D
I, II ve III
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
Aile en küçük sosyal kurumdur. Ailenin temeli evlilik ile atılır. Evlenmek ve bir aile yuvası kurmak, insanın fıtrî bir ihtiyacıdır. Hayvanlar bile çoğunlukla bir aile ortamında doğar, yaşamını aile ortamında daha rahat bir şekilde sürdürür. Sağlıklı, huzurlu ve mutlu bir aile için evlilikte doğru eş seçimi son derece önemlidir. Dinimiz de evlenmeyi ve mutlu bir yuva kurmayı, hayırlı evlat yetiştirmeyi teşvik etmiştir. İnsan neslinin sağlıklı ve temiz bir şekilde devam etmesi, ancak evlilik sayesinde mümkün olabilir. Evlilik, insanın dinini ve namusunu korumada adeta bir kalkan görevi görür. Evlilikten amaç, sadece cinsel arzuların tatmini değil, hayırlı nesil yetiştirmek ve Allah’a yakınlaşmaktır. Kur’an-ı Kerîm evliliğin de amacının “takvâ” olduğunu ifade eder.
Doğru cevap E'dir.
Doğru cevap E'dir.
Soru 12
Nişanlılık dönemi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Seçenekler
A
Nişanlılık, tarafların birbirini daha iyi tanımalarına yönelik, evliliğe hazırlık dönemidir
B
Geleneklerime göre kız verilince nişan yapılarak tarafların sevinci ifade edilir ve aralarındaki bağ biraz daha güçlenir.
C
Nişan ve düğün törenleri şekil olarak yöreden yöreye, ulustan ulusa değişebilir.
D
Nişanlılık döneminde dini nikah kıyılması sakıncalı bir durum değildir.
E
Bu dönemde nişanlılar evli gibi yaşayamazlar.
Açıklama:
Geleneklerimize göre, evlenecek çağdaki iki genç birbirine gönül verdiklerinde (ya da görücü usûlü ile görüşüp) anlaşabileceklerine kanaat getirdikten sonra, ailelerin büyükleri konudan haberdar edilip kız istemeye gidilir. Kız verilince nişan yapılarak tarafların sevinci ifade edilir ve aralarındaki bağ biraz daha güçlenir. Dinimize göre, bir erkek bir kıza tâlip olduğunda, o sonuçlanmadan o kıza başka birinin tâlip olması doğru değildir.Nişan ve düğün törenleri şekil olarak yöreden yöreye, ulustan ulusa değişebilir. Önemli olan, ahlâka ve dinin özüne aykırı düşecek uygulamalardan kaçınmaktır.
Nişanlılık, tarafların birbirini daha iyi tanımalarına yönelik, evliliğe hazırlık dönemidir. Bu dönemde nişanlılar evli gibi yaşayamazlar. Aralarında dinî nikâh kıyılması da doğru değildir. Nişanlı iken ayrılmaları durumunda bu nikâh, dinî ve ahlâkî problemlere neden olur. Doğrusu; dinî nikâhın, resmî nikâhtan sonra yapılmasıdır. Ülkemizde de uygulama bu yöndedir.
Doğru cevap D'dir.
Nişanlılık, tarafların birbirini daha iyi tanımalarına yönelik, evliliğe hazırlık dönemidir. Bu dönemde nişanlılar evli gibi yaşayamazlar. Aralarında dinî nikâh kıyılması da doğru değildir. Nişanlı iken ayrılmaları durumunda bu nikâh, dinî ve ahlâkî problemlere neden olur. Doğrusu; dinî nikâhın, resmî nikâhtan sonra yapılmasıdır. Ülkemizde de uygulama bu yöndedir.
Doğru cevap D'dir.
Soru 13
Anne ve baba ile çocuklar arasındaki bağı ifade eden nesebin kaynağı nedir?
Seçenekler
A
İyi anlaşma
B
Sevgi
C
Meşru evlilik
D
Aşk
E
Fedakarlık
Açıklama:
Anne ve baba ile çocuklar arasındaki bağı ifade eden nesebin kaynağı ise, meşru evliliktir. Sahih neseb, ancak meşru evlilik içinde meydana gelen doğum ile gerçekleşir. Aile bağının gücü, aile bireylerinin birbirine karşı sevgi ve saygıları yanında, görev ve sorumluluklarını yerine getirmeleriyle doğru orantılıdır.
Doğru cevap C'dir.
Doğru cevap C'dir.
Soru 14
I.Çocuğun kişiliğinin oluşmasında önündeki ilk modeller, annesi-babası ve ailenin diğer bireyleridir.
II.İnançlar, dinî ve ahlâkî değerler, örf ve âdetler, güzel alışkanlıklar önemli ölçüde aile içinde kazanılır.
III.Bireylere millî kimlik kazandıran ilk yer de ailedir.
IV.Aile yapısı sağlıklı olmayan bir toplumun veya milletin uzun ömürlü olabileceğini söylemek mümkün değildir.
Aile yapısı ile ilgili yukarıdakilerden hangileri söylenebilir?
II.İnançlar, dinî ve ahlâkî değerler, örf ve âdetler, güzel alışkanlıklar önemli ölçüde aile içinde kazanılır.
III.Bireylere millî kimlik kazandıran ilk yer de ailedir.
IV.Aile yapısı sağlıklı olmayan bir toplumun veya milletin uzun ömürlü olabileceğini söylemek mümkün değildir.
Aile yapısı ile ilgili yukarıdakilerden hangileri söylenebilir?
Seçenekler
A
I ve II
B
II ve III
C
I ve III
D
I, II ve III
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
Çocuğun sağlam bir karakter kazanması, gelişip yetişmesi, sonra da hayata hazırlanmasında ailenin önemi sanıldığından da fazladır. Çocuğun kişiliğinin oluşmasında önündeki ilk modeller, annesi-babası ve ailenin diğer bireyleridir. Çocuk belli bir aşamadan sonra bu modellerin de tesiriyle kendine özgü davranışlar geliştirmeye başlar. İnançlar, dinî ve ahlâkî değerler, örf ve âdetler, güzel alışkanlıklar hep aile içinde kazanılır. Aile, çocukta toplum törelerine ve millet ideallerine karşı ilginin uyandığı, din ve ahlâk duygularının filizlendiği kutsal bir kurumdur. Bireylere millî kimlik kazandıran ilk yer de ailedir. Bundan dolayı, bir toplumun gücü, nüfusunun çokluğu ya da birey olamamış, milleti ile bütünleşememiş kuru kalabalığın fazlalığı ile değil, o toplumu oluşturan ailelerin sağlam ve sağlıklı olmasıyla orantılıdır. Aile yapısı sağlıklı olmayan bir toplumun veya milletin uzun ömürlü olabileceğini söylemek mümkün değildir. Tarihte de milletlerin çöküşünün, onların sosyal yapısında, özellikle de aile yapısındaki bozulmalarla başladığını biliyoruz. İdeal bir ailede anneler ve babalar çocuklarına miras olarak sadece maddî birikimlerini değil, bilgi birikimlerini ve tecrübelerini, ülkü ve ideallerini, kutsal değerlerini de bırakırlar. Ancak bu bilinçteki anne ve babalar topluma, devlete ve millete yararlı evlât yetiştirebilirler.
Doğru cevap E'dir.
Doğru cevap E'dir.
Soru 15
Dini nikah ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğru değildir?
Seçenekler
A
Dini nikâh bir akittir, karşılıklı sözleşmedir.
B
Dini nikah yazılı bir sözleşmedir
C
Yaptırım gücü büyük ölçüde ahlâkî ve vicdanîdir.
D
Bu sözleşmeyi ihlâl etmeleri durumunda dinî, ahlâkî ve hukukî sorumlulukları söz konusudur.
E
Onlar sözlerine sâdık kaldıkları sürece, huzur ve mutluluk da onlara eşlik eder.
Açıklama:
Nikâh, eşler tarafından verilen sözdür. Nikâh bir akittir, karşılıklı sözleşmedir. Ama yazılı olmayan bir sözleşmedir. Yaptırım gücü büyük ölçüde ahlâkî ve vicdanîdir. Bu akit ile taraflar, ahlâken, dinen ve hukuken birbirine karşı hem sorumluluk üstlenmiş, hem de haklarını garanti altına almışlardır. Eşler, nikâhta attıkları imza ile şahitlerin ve yakınlarının huzurunda bu ilkelere sadık kalacaklarına dair zımnen söz vermiş olurlar. Bu sözleşmeyi ihlâl etmeleri durumunda dinî, ahlâkî ve hukukî sorumlulukları söz konusudur. Onlar sözlerine sâdık kaldıkları sürece, huzur ve mutluluk da onlara eşlik eder. Nitekim bir kutsî hadiste Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Eşler birbirine sâdık kaldıkları sürece, onların üçüncüsü benim.” Yani ben onlarla beraberim, onların yardımcısıyım, onların huzur ve mutluluklarını garanti ederim.
Doğru cevap B'dir.
Doğru cevap B'dir.
Soru 16
I. Hanımına karşı nazik ve kibar davranmalı, onun yakınlarına da saygı göstermelidir.
II. Evin yönetimine hanımını da ortak etmemeli, önemli kararları tek başına almalıdır.
III. Kazancını hanımından ve çocuklarından esirgememeli, ama israf da etmemelidir.
IV. Ailenin huzurunu bozacak içki, kumar vb. kötü alışkanlıklardan uzak durmalıdır.
V. Gerektiğinde ev işlerinde, çocuk bakımı ve eğitiminde hanımına yardımcı olmalıdır.
Yukarıdakilerden hangileri kocanın, hanımına karşı görev ve sorumlulukları arasındadır?
II. Evin yönetimine hanımını da ortak etmemeli, önemli kararları tek başına almalıdır.
III. Kazancını hanımından ve çocuklarından esirgememeli, ama israf da etmemelidir.
IV. Ailenin huzurunu bozacak içki, kumar vb. kötü alışkanlıklardan uzak durmalıdır.
V. Gerektiğinde ev işlerinde, çocuk bakımı ve eğitiminde hanımına yardımcı olmalıdır.
Yukarıdakilerden hangileri kocanın, hanımına karşı görev ve sorumlulukları arasındadır?
Seçenekler
A
I, II, III, IV ve V
B
II, III, IV ve V
C
I, III, IV ve V
D
III, IV ve V
E
II, IV ve V
Açıklama:
Yukarıda anlatılan genel ilke ve kurallara ek olarak kocanın hak ve görevlerini şöyle ifade edebiliriz: Koca hanımına ve çocuklarına karşı sorumluluğunun bilincinde olmalı, onlara değer vermelidir. Hanımına karşı nazik ve kibar davranmalı, onun yakınlarına da saygı göstermelidir. Evin yönetimine hanımını da ortak etmeli, önemli kararları alırken ona da danışmalı, onun haklarını koruyup gözetmeli, sıcak ve rahat bir aile ortamı oluşturabilmek için çalışıp didinmeli, çoluk-çocuğunu helâlinden kazanarak yedirmeli ve giydirmelidir. Kazancını hanımından ve çocuklarından esirgememeli, ama israf da etmemelidir. Ailenin huzurunu bozacak içki, kumar vb. kötü alışkanlıklardan uzak durmalı, ailenin namus ve şerefine leke getirecek davranışlardan kaçınmalıdır. Gerektiğinde ev işlerinde, çocuk bakımı ve eğitiminde hanımına yardımcı olmalıdır.
Doğru cevap C'dir.
Doğru cevap C'dir.
Soru 17
I. Kocasına karşı nazik ve kibar davranmak,
II. Onun şeref ve itibarına leke getirecek bir davranışta bulunmamak
III. Onun istemediği kimseyi eve almamak
IV. Evin bütçesini sarsacak aşırı harcamalardan kaçınmak
V. Evin temizliği, çocuğun bakımı ve eğitimi ile ilgilenmek.
Yukarıdakilerden hangileri hanımın, kocasına karşı görev ve sorumlulukları arasındadır?
II. Onun şeref ve itibarına leke getirecek bir davranışta bulunmamak
III. Onun istemediği kimseyi eve almamak
IV. Evin bütçesini sarsacak aşırı harcamalardan kaçınmak
V. Evin temizliği, çocuğun bakımı ve eğitimi ile ilgilenmek.
Yukarıdakilerden hangileri hanımın, kocasına karşı görev ve sorumlulukları arasındadır?
Seçenekler
A
I ve II
B
I, II ve III
C
II, III ve IV
D
I, II, III ve IV
E
I, II, III, IV ve V
Açıklama:
Karı-koca ilişkisi böyle bir anlayış üzerine kurulduğu takdirde, o ailede işler bir “hak ve görevler envanteri” çıkarılarak değil, karşılıklı sevgi ve saygı, yardımlaşma ve dayanışma ile beraberce yürütülür. Bu ilkeyi temel alarak, evin hanımının hak ve görevlerini şöyle sıralayabiliriz: Kocasına karşı nazik ve kibar davranmak, onun şeref ve itibarına leke getirecek bir davranışta bulunmamak, onun istemediği kimseyi eve almamak, evin bütçesini sarsacak aşırı harcamalardan kaçınmak, evin temizliği, çocuğun bakımı ve eğitimi ile ilgilenmek.
Doğru cevap E'dir.
Doğru cevap E'dir.
Soru 18
I. Bizden istedikleri, dinin yasakladığı bir şey olmadığı sürece, isteklerini yerine getirmek,
II. Onlara saygıda kusur etmemek,
III.Bakıma ve yardıma muhtaç oldukları zaman kendileriyle ilgilenip yardımcı olmak,
IV.Öldüklerinde evlât olarak üzerimize düşen görevleri yerine getirmek, onlara her zaman dua etmek
V.Zaman zaman ana-baba dostlarını ziyaret etmek suretiyle annemizin ve babamızın hatıralarını yaşatmak.
Yukarıdakilerden hangileri anne-babamızın bizim üzerimizdeki haklarını arasındadır?
II. Onlara saygıda kusur etmemek,
III.Bakıma ve yardıma muhtaç oldukları zaman kendileriyle ilgilenip yardımcı olmak,
IV.Öldüklerinde evlât olarak üzerimize düşen görevleri yerine getirmek, onlara her zaman dua etmek
V.Zaman zaman ana-baba dostlarını ziyaret etmek suretiyle annemizin ve babamızın hatıralarını yaşatmak.
Yukarıdakilerden hangileri anne-babamızın bizim üzerimizdeki haklarını arasındadır?
Seçenekler
A
I, II, III, IV ve V
B
I, II, III ve IV
C
I, II ve III
D
II, III ve IV
E
II, IV ve V
Açıklama:
(Ebû Dâvûd, “Edeb, 120) Özet olarak ifade edersek, anne-babamızın bizim üzerimizdeki haklarını şöyle dile getirebiliriz:
a. Bizden istedikleri, dinin yasakladığı bir şey olmadığı sürece, isteklerini yerine getirmek,
b. Onlara saygıda kusur etmemek,
c. Bakıma ve yardıma muhtaç oldukları zaman kendileriyle ilgilenip yardımcı olmak, hal-hatır sorarak gönüllerini almak, incitici söz söylememek, onları sıcak aile ortamından ve torun sevgisinden mahrum bırakmamak,
d. Öldüklerinde evlât olarak üzerimize düşen görevleri yerine getirmek, onlara her zaman dua etmek,
e. Zaman zaman ana-baba dostlarını ziyaret etmek suretiyle annemizin ve babamızın hatıralarını yaşatmak.
Doğru cevap A'dır.
a. Bizden istedikleri, dinin yasakladığı bir şey olmadığı sürece, isteklerini yerine getirmek,
b. Onlara saygıda kusur etmemek,
c. Bakıma ve yardıma muhtaç oldukları zaman kendileriyle ilgilenip yardımcı olmak, hal-hatır sorarak gönüllerini almak, incitici söz söylememek, onları sıcak aile ortamından ve torun sevgisinden mahrum bırakmamak,
d. Öldüklerinde evlât olarak üzerimize düşen görevleri yerine getirmek, onlara her zaman dua etmek,
e. Zaman zaman ana-baba dostlarını ziyaret etmek suretiyle annemizin ve babamızın hatıralarını yaşatmak.
Doğru cevap A'dır.
Soru 19
I. Güzel Bir İsim Sahibi Olmak
II. Eşit Muâmele Görme Hakkı
III. Maddî İhtiyaçlarının Karşılanması
IV. Manevî İhtiyaçlarının Karşılanması
V. Eğitim Hakkı
Yukarıdakilerden hangileri çocukların anne ve babalar üzerindeki hakları arasındadır?
II. Eşit Muâmele Görme Hakkı
III. Maddî İhtiyaçlarının Karşılanması
IV. Manevî İhtiyaçlarının Karşılanması
V. Eğitim Hakkı
Yukarıdakilerden hangileri çocukların anne ve babalar üzerindeki hakları arasındadır?
Seçenekler
A
I, II ve III
B
II, III, IV ve V
C
III, IV ve V
D
I, IV ve V
E
I, II, III, IV ve V
Açıklama:
Anne ve babaların, çocuklarına karşı birtakım görevleri, başka bir deyişle, çocukların anne ve babalar üzerinde birtakım hakları vardır. Onları şöyle ifade edebiliriz:
a. Güzel Bir İsim Sahibi Olmak: Dünyaya gelen çocuğa, zihinde olumsuz çağrışımlar yapacak yabancı isimler değil, kendi dinî ve millî kültürümüzün ürünü olan güzel isimler koymak, anne-babanın ilk görevidir.
b. Eşit Muâmele Görme Hakkı: Dünyaya gelen her çocuğun doğumuna sevinmeli, çocuklar arasında kız-erkek ayrımı yapılmamalıdır. Hatta çocuklar arasında bir şey paylaştırılırken, kızların daha duygusal oldukları düşünülerek, kızlara öncelik verilmelidir.
c. Maddî İhtiyaçlarının Karşılanması: Çocukların her türlü maddî ihtiyaçlarını karşılamak; sağlık, beslenme, barınma ve giyim-kuşam konularındaki harcamaları ailenin imkânı ölçüsünde yapmak, bu konularda cimri davranmamak, zamanı geldiğinde çocuğunu evlendirmek de anne-babanın görevleri arasındadır.
d. Manevî İhtiyaçlarının Karşılanması: Sevgi ve şefkat, çocukların manevî gıdasıdır. Bu gıdayı onlardan esirgememek gerekir. Bir çocuğun en mutlu anı, annesinin ya da babasının, kendisini kucağına alarak sevip okşadığı ya da onun oyununa ortak olduğu andır.
e. Eğitim Hakkı: Çocuğuna iyi bir eğitim vermek, ona din ve ahlâk kurallarını, toplumun örf ve âdetlerini öğretmek, onu çağın gerektirdiği bilgilere sahip kılmak da anne-babanın görevlerindendir. Bu konuda da kız-erkek ayrımı yapılmamalıdır. Bugünün kızlarının yarının anneleri olacağı düşünülerek, onların da iyi bir bilgi donanımına sahip olmaları sağlanmalıdır. Peygamberimizin şu sözü bu konuda oldukça anlamlıdır: “Hiçbir baba, çocuğuna güzel terbiyeden daha üstün bir hediye vermiş olamaz.” (Tirmizî, “Birr”, 33)
f. Çocuk, Önünde Pratik Örnekler Bulabilmeli: Anne-baba çocuğuna her konuda örnek olmalı; ona teorik bilgileri sadece öğretmekle kalmamalı, erdemli, iyi bir insanın nasıl olması gerektiğini davranışlarıyla göstermelidirler.
Doğru cevap E'dir.
a. Güzel Bir İsim Sahibi Olmak: Dünyaya gelen çocuğa, zihinde olumsuz çağrışımlar yapacak yabancı isimler değil, kendi dinî ve millî kültürümüzün ürünü olan güzel isimler koymak, anne-babanın ilk görevidir.
b. Eşit Muâmele Görme Hakkı: Dünyaya gelen her çocuğun doğumuna sevinmeli, çocuklar arasında kız-erkek ayrımı yapılmamalıdır. Hatta çocuklar arasında bir şey paylaştırılırken, kızların daha duygusal oldukları düşünülerek, kızlara öncelik verilmelidir.
c. Maddî İhtiyaçlarının Karşılanması: Çocukların her türlü maddî ihtiyaçlarını karşılamak; sağlık, beslenme, barınma ve giyim-kuşam konularındaki harcamaları ailenin imkânı ölçüsünde yapmak, bu konularda cimri davranmamak, zamanı geldiğinde çocuğunu evlendirmek de anne-babanın görevleri arasındadır.
d. Manevî İhtiyaçlarının Karşılanması: Sevgi ve şefkat, çocukların manevî gıdasıdır. Bu gıdayı onlardan esirgememek gerekir. Bir çocuğun en mutlu anı, annesinin ya da babasının, kendisini kucağına alarak sevip okşadığı ya da onun oyununa ortak olduğu andır.
e. Eğitim Hakkı: Çocuğuna iyi bir eğitim vermek, ona din ve ahlâk kurallarını, toplumun örf ve âdetlerini öğretmek, onu çağın gerektirdiği bilgilere sahip kılmak da anne-babanın görevlerindendir. Bu konuda da kız-erkek ayrımı yapılmamalıdır. Bugünün kızlarının yarının anneleri olacağı düşünülerek, onların da iyi bir bilgi donanımına sahip olmaları sağlanmalıdır. Peygamberimizin şu sözü bu konuda oldukça anlamlıdır: “Hiçbir baba, çocuğuna güzel terbiyeden daha üstün bir hediye vermiş olamaz.” (Tirmizî, “Birr”, 33)
f. Çocuk, Önünde Pratik Örnekler Bulabilmeli: Anne-baba çocuğuna her konuda örnek olmalı; ona teorik bilgileri sadece öğretmekle kalmamalı, erdemli, iyi bir insanın nasıl olması gerektiğini davranışlarıyla göstermelidirler.
Doğru cevap E'dir.
Soru 20
Kardeşlerin birbiriyle ilişkilerinde gözetmeleri gereken ilkeler ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Seçenekler
A
Kardeşler birbirini sevip saymalı, koruyup gözetmeli, birbirinin hakkına riayet etmelidir.
B
Birbirlerini kıskanmamalıdırlar
C
Büyük kardeşler küçük kardeşlere her zaman örnek olmalı, küçükler de büyüklerini her zaman sevmeli, onların uyarılarına kulak vermelidir.
D
Küçük kardeşler sevgi ve saygıya daha layıktırlar.
E
Aralarındaki dayanışma ve yardımlaşma, bilgi ve iş düzeyinde her zaman devam etmelidir
Açıklama:
Kardeşlerin birbirine karşı görev ve sorumluluklarını ya da kardeşlerin birbiriyle ilişkilerinde gözetmeleri gereken ilkeleri şöyle ifade edebiliriz:
1. Kardeşler birbirini sevip saymalı, koruyup gözetmeli, birbirinin hakkına riayet etmelidir.
2. Birbirlerini kıskanmamalıdırlar. Kıskançlığın çok kötü bir hastalık olduğu, kardeşler arasındaki geçimsizliğin nedenlerinden birinin de kıskançlık ve bencillik olduğu göz ardı edilmemelidir.
3. Büyük kardeşler küçük kardeşlere her zaman örnek olmalı, küçüklerin yanlışlarını gördüklerinde, onları kırmadan uyarmalıdırlar. Küçükler de büyüklerini her zaman sevmeli, onların uyarılarına kulak vermelidir.
4. Aralarındaki dayanışma ve yardımlaşma, bilgi ve iş düzeyinde her zaman devam etmelidir. Birlik ve beraberlikten güç doğduğu unutulmamalıdır.
Büyük erkek kardeş ve büyük kız kardeşler, ailenin doğal yardımcılarıdır. Bunlar bazen anne ve baba yerine geçerler. Durum böyle olduğu için, büyük kardeşler sevgi ve saygıya daha layıktırlar. Hz. Peygamber bir hadîsinde: “Büyük kardeşin küçük kardeş üzerindeki hakkı, babanın çocukları üzerindeki hakkı gibidir.” (Suyûtî, 1969, II, 74) buyurmuştur. Bu nedenle, annenin olmadığı yerde ablalar, babanın olmadığı yerde de ağabeyler dinlenir, onlar anne ve baba gibi kabul edilir. Ancak, ağabeyler ve ablalar, kendilerine verilen bu yetkiye dayanarak kardeşlerini ezme yönüne gitmez, onlara anne ve baba şefkatiyle davranırlar.
Doğru cevap D'dir.
1. Kardeşler birbirini sevip saymalı, koruyup gözetmeli, birbirinin hakkına riayet etmelidir.
2. Birbirlerini kıskanmamalıdırlar. Kıskançlığın çok kötü bir hastalık olduğu, kardeşler arasındaki geçimsizliğin nedenlerinden birinin de kıskançlık ve bencillik olduğu göz ardı edilmemelidir.
3. Büyük kardeşler küçük kardeşlere her zaman örnek olmalı, küçüklerin yanlışlarını gördüklerinde, onları kırmadan uyarmalıdırlar. Küçükler de büyüklerini her zaman sevmeli, onların uyarılarına kulak vermelidir.
4. Aralarındaki dayanışma ve yardımlaşma, bilgi ve iş düzeyinde her zaman devam etmelidir. Birlik ve beraberlikten güç doğduğu unutulmamalıdır.
Büyük erkek kardeş ve büyük kız kardeşler, ailenin doğal yardımcılarıdır. Bunlar bazen anne ve baba yerine geçerler. Durum böyle olduğu için, büyük kardeşler sevgi ve saygıya daha layıktırlar. Hz. Peygamber bir hadîsinde: “Büyük kardeşin küçük kardeş üzerindeki hakkı, babanın çocukları üzerindeki hakkı gibidir.” (Suyûtî, 1969, II, 74) buyurmuştur. Bu nedenle, annenin olmadığı yerde ablalar, babanın olmadığı yerde de ağabeyler dinlenir, onlar anne ve baba gibi kabul edilir. Ancak, ağabeyler ve ablalar, kendilerine verilen bu yetkiye dayanarak kardeşlerini ezme yönüne gitmez, onlara anne ve baba şefkatiyle davranırlar.
Doğru cevap D'dir.
Soru 21
Evliliklerde aşağıdaki denkliklerden hangisi diğerlerine göre daha önemsizdir?
Seçenekler
A
Kültür denkliği
B
Din anlayışları
C
Ahlak anlayışları
D
Servet - asalet düzeyleri
E
Akrabalık düzeyi
Açıklama:
Evliliklerde akrabalık düzeyi, aranılan özellikler arasında diğerleri kadar önemsenen bir etken değildir
Soru 22
Klasik ahlak kitaplarında insan nefsinin kaç gücünden bahsedilir?
Seçenekler
A
1
B
2
C
3
D
4
E
5
Açıklama:
Arzu, öfke ve düşünme gücü olarak nefsin 3 gücünden bahsedilir.
Soru 23
Manevî varlığımızı; kişiliğimizi, karakterimizi, değerlerimizi, kutsal bildiğimiz şeyleri korumaya yönelik olan güce ne ad verilir?
Seçenekler
A
Arzu gücü
B
Şehvet gücü
C
Öfke gücü
D
Düşünme gücü
E
Sevgi gücü
Açıklama:
manevî varlığımızı; kişiliğimizi, karakterimizi, değerlerimizi, kutsal bildiğimiz şeyleri korumaya yönelik olan güce öfke adı verilir.
Soru 24
Asıl güçlü insan, öfkelendiğinde kendine hâkim olabilendir. (Buhârî, “Edeb”, 76; Müslim, “Birr”, 107, 108). söz konusu hadis-i şerif insanın hangi gücünden bahsetmektedir?
Seçenekler
A
akıl
B
öfke
C
arzu
D
gadab
E
şehvet
Açıklama:
bu hadis insan nefsinin akıl gücünden bahsetmektedir.
Soru 25
Evlilikte evlerin birbirlerine karşı görevleri kaç başlık altında toplanır?
Seçenekler
A
2
B
3
C
4
D
5
E
6
Açıklama:
Evlilikte evlerin birbirlerine karşı görevleri 6 başlık altında toplanır; Karşılıklı sevgi ve saygı, Paylaşım, Sadakat ve vefa, Namus ve İffet, Sorumluluk bilinci, Samimiyet ve iyi niyet
Soru 26
Aşağıdakilerden hangisi evliliğin amaçlarından biri değildir?
Seçenekler
A
Karşılıklı sevgi ve saygı beklentisini karşılamak
B
Barınma ihtiyacını karşılamak
C
Cinsel arzuların tatmini
D
Aile yuvası kurmak
E
Sağlıklı nesiller yetiştirmek
Açıklama:
Barınma ihtiyacını karşılamak evliliğin amaçlarından biri değildir.
Soru 27
“Allah’a oldukça sevimsiz gelen, ama O’nun helâl kıldığı bir çare .............” olarak nitelemiştir. (Ebû Dâvud, “Talak”, 3).
boşluğa gelmesi gereken nedir?
boşluğa gelmesi gereken nedir?
Seçenekler
A
Dayak
B
Evlat edinmek
C
Boşanma
D
Çok evlilik
E
Mehri tecil etmek
Açıklama:
“Allah’a oldukça sevimsiz gelen, ama O’nun helâl kıldığı bir çare boşanmaktır” . (Ebû Dâvud, “Talak”, 3)
Soru 28
Aşağıdakilerden hangisi hanımın kocasına karşı görevlerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Kocasına karşı nazik ve kibar davranmak
B
Eşin şeref ve itibarını korumak
C
Çocuğun bakım ve eğitimi ile ilgilenmek
D
Ekonomik katkı için bir işte çalışmak
E
Eşin istemediği kimseyi eve almamak
Açıklama:
Evin geçiminde katkı saplamak için bir işte çalışmak kadının eşine karşı görevlerinden biri değildir.
Soru 29
Hiçbir baba, çocuğuna güzel terbiyeden daha üstün bir hediye vermiş
olamaz.” (Tirmizî, “Birr”, 33). bu hadiste ana-babanın çocuklara karşı olan görevlerinden hangisi vurgulanmıştır?
olamaz.” (Tirmizî, “Birr”, 33). bu hadiste ana-babanın çocuklara karşı olan görevlerinden hangisi vurgulanmıştır?
Seçenekler
A
Manevi ihtiyaçlarının karşılanması
B
Maddi ihtiyaçlarının karşılanması
C
Güzel isim koymak
D
Eğitim hakkı
E
Çocuklar arasında eşit muamelede bulunmak
Açıklama:
Çocuğuna iyi bir eğitim vermek, ona din ve ahlâk kurallarını, toplumun örf ve âdetlerini öğretmek, onu çağın gerektirdiği bilgilere sahip kılmak da anne-babanın görevlerindendir. DOĞRU CEVAP D Eğitim Hakkı
Soru 30
Hz. Muhammed'e göre büyük kardeşin, küçük kardeş üzerindeki hakkı nasıldır?
Seçenekler
A
Annenin hakkı gibidir
B
Babanın hakkı gibidir
C
Küçüğün büyük üzerindeki hakkının aynısıdır.
D
Annenin baba üzerindeki hakkı gibidir
E
Babanın anne üzerindeki hakkı gibidir.
Açıklama:
Hz. Muhammed'e göre büyük kardeşin, küçük kardeş üzerindeki hakkı babanın hakkı gibidir.
Soru 31
Aşağıdakilerden hangisi ailenin, üzerine kurulduğu ahlâk değerlerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Karşılıklı sevgi ve saygı
B
Sadâkat ve vefa
C
Paylaşım
D
Fedakarlık
E
Maddî birikim
Açıklama:
Ailenin üzerine kurulduğu ve sağlıklı bir şekilde devamını borçlu olduğu birtakım ahlâk değerleri vardır. Ailedeki birlik ve beraberliğin, huzur ve mutluluğun kaynağı bu değerlerdir. Bunlar karşılıklı sevgi-saygı ve hoşgörü, fedâkarlık, paylaşım, sadâkat ve vefâ, sorumluluk bilinci, samimiyet ve iyi niyet… vb. değerlerdir.
Soru 32
Anne-babalar çocuklarına miras olarak neyi bırakmazlar?
Seçenekler
A
Hayat tecrübelerini
B
Değerlerini
C
Kimliklerini
D
Maddî birikimlerini
E
Bilgi birikimlerini
Açıklama:
İdeal bir ailede anneler ve babalar çocuklarına miras olarak sadece maddî birikimlerini değil, bilgi birikimlerini ve tecrübelerini, ülkü ve ideallerini, kutsal değerlerini de bırakırlar. Ancak bu bilinçteki anne ve babalar topluma, devlete ve millete yararlı evlât yetiştirebilirler.
Soru 33
Evlilik, insan nefsinin güçlerinden hangisinin meşru bir şekilde gerçekleştirilmesidir?
Seçenekler
A
Arzu
B
Düşünme
C
Evlenme
D
Tatmin
E
Öfke
Açıklama:
Evlilikten amaç, sadece cinsel arzuların tatmini değil, karşılıklı sevgi ve saygı temeli üzerine, sıcak ve
mutlu bir aile yuvası kurmak ve bu yuvada ailesine, dinine ve milletine yararlı olacak, bedenen ve ruhen sağlıklı nesiller yetiştirmektir.
mutlu bir aile yuvası kurmak ve bu yuvada ailesine, dinine ve milletine yararlı olacak, bedenen ve ruhen sağlıklı nesiller yetiştirmektir.
Soru 34
Aşağıdakilerden hangisi tarafların birbirini daha iyi tanımalarına yönelik evliliğe hazırlık dönemidir?
Seçenekler
A
Flört
B
Sevgililik
C
Tanışma
D
Kız isteme
E
Nişanlılık
Açıklama:
Nişanlılık, tarafların birbirini daha iyi tanımalarına yönelik, evliliğe hazırlık dönemidir.
Soru 35
Ailenin temeli aşağıdakilerden hangisi ile atılır?
Seçenekler
A
Söz
B
Evlilik
C
Kız isteme
D
Doğum
E
Nişan
Açıklama:
Aile en küçük sosyal kurumdur. Ailenin temeli evlilik ile atılır.
Soru 36
İnsana özgü olan ve nefsin öfke ve şehvet gücünü kontrolü altına alması gereken güç hangisidir?
Seçenekler
A
Düşünme
B
Evlenme
C
İman
D
Kalp
E
Din
Açıklama:
Düşünme gücü ise, insana özgü olan ve diğer iki gücü de kontrolü altına alması gereken güçtür.
Soru 37
Hangisi nişanlılıktan önceki adımdır?
Seçenekler
A
Sevgililik
B
Tanışma
C
Kız isteme
D
Nişanlılık
E
Flört
Açıklama:
Geleneklerimize göre, evlenecek çağdaki iki genç birbirine gönül verdiklerinde ailelerin büyükleri konudan haberdar edilip kız istemeye gidilir. Kız verilince nişan yapılarak tarafların sevinci ifade edilir ve aralarındaki bağ biraz daha güçlenir.
Soru 38
Düşünme gücü öfke gücü ile hangi gücü kontrol altına alması gereken güçtür?
Seçenekler
A
Öfke
B
Arzu
C
Düşünme
D
Evlenme
E
Tatmin
Açıklama:
Düşünme gücü ise, insana özgü olan ve diğer iki gücü de kontrolü altına alması gereken güçtür.
Soru 39
Düşünme gücü arzu gücü ile hangi gücü de kontrolü altına alması gereken güçtür?
Seçenekler
A
Düşünme
B
Evlenme
C
Tatmin
D
Öfke
E
Arzu
Açıklama:
Düşünme gücü ise, insana özgü olan ve diğer iki gücü de kontrolü altına alması gereken güçtür.
Soru 40
Hangisi çekirdek ailenin olmazsa olmazıdır?
Seçenekler
A
Amca
B
Baba
C
Dayı
D
Teyze
E
Hala
Açıklama:
Dar anlamda anne, baba ve çocuklardan meydana gelir. Buna “çekirdek aile” denir. Daha geniş anlamda ise, büyük anne, büyük baba, amca, dayı, teyze ve halalar da aile kapsamı içinde değerlendirilir. Bu
anlamda aile, geniş bir sosyal birliği ifade eder.
anlamda aile, geniş bir sosyal birliği ifade eder.
Soru 41
Doğru eş seçimi yapılırken dikkat edilmesi gereken en önemli nitelik aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Güzellik
B
Maddi zenginlik
C
Güzel ahlak
D
Asalet
E
Bilgi birikimi
Açıklama:
İnsanı “insan” yapan ve ona erdem kazandıran şey, güzel ahlâktır. Bunun için Hz. Peygamber ısrarlı bir uyarı ile eş seçimi yaparken “sen dindarını (ve ahlâkı güzel olanı) tercih et!” buyurmuştur. Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 42
………………., tarafların birbirini daha iyi tanımalarına yönelik, evliliğe hazırlık dönemidir.
Yukarıda boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Yukarıda boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Seçenekler
A
Flört
B
Kız isteme
C
Nişanlılık
D
Tanışma
E
Evlilik
Açıklama:
Nişanlılık, tarafların birbirini daha iyi tanımalarına yönelik, evliliğe hazırlık dönemidir. Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 43
Evlenmelerine din ve hukuk açısından herhangi bir engel bulunmayan bir erkek ile kadının kendi iradeleriyle evlenmeleri sonucu kurulan en küçük toplumsal kuruma ne ad verilir?
Seçenekler
A
Akraba
B
Komşu
C
Eş-dost
D
Aile
E
Arkadaş
Açıklama:
Aile, evlenmelerine din ve hukuk açısından herhangi bir engel bulunmayan bir erkek ile kadının kendi iradeleriyle evlenmeleri sonucu kurulan en küçük toplumsal kurumdur. Doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 44
Aşağıdakilerden hangisi ailede kazanılmaz?
Seçenekler
A
İnançlar
B
Dini değerler
C
Ahlaki değerler
D
Örf ve adetler
E
Akademik eğitim
Açıklama:
İnançlar, dinî ve ahlâkî değerler, örf ve âdetler, güzel alışkanlıklar hep aile içinde kazanılır. Akademik eğitim okulda kazanılır. Doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 45
Sosyal görev ve sorumlulukların hissedilip yaşandığı ilk yer aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Okul
B
Hastane
C
İşyeri
D
Toplu taşıma araçları
E
Aile
Açıklama:
İnsan, kendisine karşı olan görevlerini ilk önce ailede öğrenir. Aile ortamı, sosyal görev ve sorumlulukların hissedilip yaşandığı ilk yerdir. Ailemiz bize önce birey olmayı, sonra da orada kazandığımız tecrübeye dayanarak toplumda sorumluluk almayı öğrenir. Doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 46
Aşağıdakilerden hangisi ailenin üzerine kurulduğu değerlerden biri değildir?
Seçenekler
A
Paylaşım
B
Karşılıklı çıkar ilişkisi
C
Namus ve iffet
D
Sorumluluk bilinci
E
Sadakat ve vefa
Açıklama:
Ailenin, üzerine kurulduğu ve varlığını borçlu olduğu ahlâkî değerleri şöyle sıralayabiliriz:
1. Karşılıklı Sevgi ve Saygı, 2. Paylaşım, 3. Namus ve İffet, 4. Sorumluluk Bilinci, 5. Sadâkat ve Vefa, 6. Samimiyet ve İyi Niyettir. Karşılıklı çıkar ilişkisi üzerine aile kurulmaz. Doğru cevap B seçeneğidir.
1. Karşılıklı Sevgi ve Saygı, 2. Paylaşım, 3. Namus ve İffet, 4. Sorumluluk Bilinci, 5. Sadâkat ve Vefa, 6. Samimiyet ve İyi Niyettir. Karşılıklı çıkar ilişkisi üzerine aile kurulmaz. Doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 47
Kuran-ı Kerim'e göre erkeklerin haklarının kadınların haklarından bir derece fazla olması nasıl açıklanmıştır?
Seçenekler
A
Kadınlardan üstün yaratılmaları sebebiyle
B
Mallarından kadınlara harcama yapmaları sebebiyle
C
Kadınların yaradılış itibariyle daha zayıf olmaları sebebiyle
D
Toplumda erkek egemenliği olması sebebiyle
E
Kadın üzerinde baskı ve egemenlik kuracak güçte olmaları sebebiyle
Açıklama:
Erkeklerin kadınlar üzerinde belli hakları olduğu gibi, kadınların da erkekler üzerinde belli hakları vardır. Ancak erkeklerinki, kadınlara göre bir derece fazladır. (Bakara/2: 228) Bu fazlalığın sebebini başka bir ayetten öğreniyoruz: Allah’ın insanlardan bir kısmını diğerlerine üstün kılması sebebiyle ve mallarından harcama yaptıkları için erkekler kadınların yöneticisi ve koruyucusudurlar. (Nisâ/4: 34) Bu ifadeden anlaşıldığı gibi, erkeğin üstünlüğü, gerek ailenin kuruluşunda, gerekse devamındaki ekonomik rolüne (mehir vermesi ve evin maddî geçiminden daha fazla sorumlu olmasına) dayanmaktadır. Doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 48
Kuran-ı Kerim'de Allah'a itaatten sonra en çok kime itaat edilmesi gerektiği emredilmektedir?
Seçenekler
A
Arkadaş
B
Anne-baba
C
Çocuk
D
Kardeş
E
Eş
Açıklama:
Dinimizde anne ve babaya saygı gösterip onlara iyi davranmak emredilmiştir. Onların dualarını ve rızalarını almak Allah'ın hoşnut olduğu davranışlardandır. Kur’an-ı Kerîm’de ana-baba hakkı ve onlara iyi davranmak ayrı ayrı değil, çoğu yerde beraber ve Allah’a itaatten hemen sonra zikredilir. Doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 49
Çocuklar arasında miras paylaştırılırken ayrım yapılması anne babanın çocuklarına karşı görevlerinden hangisinin ihlali ile açıklanır?
Seçenekler
A
Güzel bir isim sahibi olmak
B
Maddi ihtiyaçlarının karşılanması
C
Eşit muamele görme hakkı
D
Manevi ihtiyaçlarının karşılanması
E
Eğitim hakkı
Açıklama:
Eşit Muâmele Görme Hakkı:Dünyaya gelen her çocuğun doğumuna sevinmeli, çocuklar arasında kız-erkek ayrımı yapılmamalıdır. Hatta çocuklar arasında bir şey paylaştırılırken, kızların daha duygusal oldukları düşünülerek, kızlara öncelik verilmelidir. Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 50
Anne-babaların çocuklarına bırakabilecekleri en değerli hediye aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Maddi birikim
B
Hayat tecrübesi
C
Bilgi birikimi
D
Güzel terbiye
E
Soyadı
Açıklama:
Çocuğuna iyi bir eğitim vermek, ona din ve ahlâk kurallarını, toplumun örf ve âdetlerini öğretmek, onu çağın gerektirdiği bilgilere sahip kılmak da anne-babanın görevlerindendir. Bu konuda da kız-erkek ayrımı yapılmamalıdır. Bugünün kızlarının yarının anneleri olacağı düşünülerek, onların da iyi bir bilgi donanımına sahip olmaları sağlanmalıdır. Peygamberimizin şu sözü bu konuda oldukça anlamlıdır: “Hiçbir baba, çocuğuna güzel terbiyeden daha üstün bir hediye vermiş olamaz.” Doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 51
Evlilik, insan nefsinin güçlerinden hangisinin meşru bir şekilde gerçekleştirilmesidir?
Seçenekler
A
Tatmin
B
Öfke
C
Arzu
D
Düşünme
E
Evlenme
Açıklama:
Evliliğin ve bir aile ortamında yaşamanın, insan için fıtrî bir ihtiyaç olduğunu saptayacaksiniz.
Arzu
Arzu
Soru 52
Eş seçimi yaparken iyi bir eşte aranması gereken özellikler ele alındığında, aşağıdaki seçeneklerden hangisi diğerlerine göre daha çok ön planda bulundurulması gerekmektedir?
Seçenekler
A
Zenginlik
B
Asalet
C
Dindarlık
D
Güzellik
E
Meslek
Açıklama:
Maddî zenginlik, asalet ve güzellik elbet önemli niteliklerdir. Ama bunlara sahip olan bir şahısta eğer dindarlık ve ahlâk güzelliği yoksa, bu artılar kolaylıkla eksiye dönüşebilir.
Soru 53
Klasik İslam ahlak kitaplarında insan nefsinin üç gücünden bahsedilmektedir. Bu güçlerden özellikle evlilikle ilişkili olanı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Öfke
B
Düşünme
C
Arzu
D
Akıl
E
Merak
Açıklama:
Evlilik her şeyden önce insanın doğal ve biyolojik bir ihtiyacıdır. Dine, ahlâka, toplumun örf ve âdetlerine uygun olan; bu ihtiyacın, zamanı gelince meşrû bir biçimde karşılanmasıdır. Klâsik ahlâk kitaplarımızda insan nefsinin üç gücünden bahsedilir: Arzu (şehvet), öfke (gadap) ve düşünme gücü. Arzu gücü, insandaki yeme-içme arzusu ve cinsel arzunun kaynağıdır. Bedenî varlığımızın ve neslimizin devamı bu güce bağlı arzularımız sayesinde gerçekleşir. Doğru cevap C’dir.
Soru 54
Hz. Muhammed evlenilecek kişide aranacak özellikler/nitelikler bakımından aşağıdakilerden hangisinin diğerlerinden daha önemli ve öncelikli olduğunu belirtmiştir?
Seçenekler
A
Dindarlık
B
Zenginlik
C
Asalet
D
Fedakarlık
E
Güzellik
Açıklama:
İnsanın, müstakbel eşini seçerken, doğacak çocuklarının annesini ya da babasını belirlerken elbet birtakım ölçüleri olmalıdır. Detaylara inildiğinde, bu ölçülerin kişilere göre farklılık göstermesi son derece doğaldır. Ancak, Müslüman bir toplumda yaşayan bireyler, Hz. Peygamber’in bu konuda söylediklerine kulak verdiği takdirde, genel birtakım ilkeler belirlemek kolaylaşır. Peygamberimiz, evlenecek olan şahıslara evlenecekleri adaylarda zenginlik, asalet ve güzellikten önce, ahlak güzelliği ve dindarlık aramalarını tavsiye etmiştir (Buhârî, “Nikâh”, 16). Doğru cevap A'dır.
Ünite 8
Soru 1
Aşağıdakilerden hangisi insanın ahlaki erdemleri gerçekleştirebilmesi için gereklidir?
Seçenekler
A
Topluluk içinde yaşaması
B
Yalnız yaşaması
C
Evde tek başına kalması
D
İnzivaya çekilmesi
E
Dini esasları temel alması
Açıklama:
Zaten ahlâkî erdemler de insan ancak bir topluluk içinde yaşarken
gerçekleşir. İnsan yalnız başına yaşarken “erdemli” olamaz. Çünkü iyilik ya da kötülük yapma imkânı yoktur.
gerçekleşir. İnsan yalnız başına yaşarken “erdemli” olamaz. Çünkü iyilik ya da kötülük yapma imkânı yoktur.
Soru 2
Aşağıdakilerden hangisi ahlaken özürlü olan kişileri kınama hakkına sahip olmanın gerekçesidir?
Seçenekler
A
İnsanın bedenen mükemmel bir şekilde yaratılmış olmasıdır.
B
Ahlaki yönü düzeltmek irade ve akıl sahibi insana bırakılmıştır.
C
İnsanın ahlaken mükemmel bir şekilde yaratılmış olmasıdır
D
Bedenen özür insanların elinde değildir.
E
Ahlaki yönü düzeltmek mümkün değildir.
Açıklama:
Çünkü ahlâkî yönünü düzeltmek, bir irade ve akıl
varlığı olarak insana bırakılmış, ona emanet edilmiştir.
varlığı olarak insana bırakılmış, ona emanet edilmiştir.
Soru 3
Aşağıdakilerden hangisi İslamiyette beş vakit namazın cemaatle kılınmasının teşvik edilmesi, haftada bir kılınan cuma namazının farz oluşunun amacıdır?
Seçenekler
A
İnsan ilişkilerini geliştirmek ve sosyal bağları güçlendirmektir.
B
İnsan ilişkilerini zayıflatmak ve sosyal bağları güçlendirmektir.
C
İnsan ilişkilerini geliştirmek ve sosyal bağları zayıflatmaktır.
D
İnsan ilişkilerini kopartmak ve sosyal bağları güçlendirmektir.
E
İnsan ilişkilerini geliştirmek ve sosyal bağları yok etmektir.
Açıklama:
İslamiyette beş vakit namazın cemaatle kılınmasının teşvik edilmesi, haftada bir kılınan cuma namazının farz oluşunun amacı,
insan ilişkilerini geliştirmeye ve sosyal bağları güçlendirmeye yöneliktir.
insan ilişkilerini geliştirmeye ve sosyal bağları güçlendirmeye yöneliktir.
Soru 4
Aşağıdakilerden hangisinde kuralı koyan ile yaptırım eşlemesi doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
Hukuk - uhrevi
Din - ceza
Ahlak - vicdani
Din - ceza
Ahlak - vicdani
B
Hukuk - vicdani
Din - uhrevi
Ahlak - ceza
Din - uhrevi
Ahlak - ceza
C
Hukuk - ceza
Din - uhrevi
Ahlak - vicdani
Din - uhrevi
Ahlak - vicdani
D
Hukuk - kötü
Din - uhrevi
Ahlak - vicdani
Din - uhrevi
Ahlak - vicdani
E
Hukuk - ceza
Din - erdemli
Ahlak - vicdani
Din - erdemli
Ahlak - vicdani
Açıklama:
Hukuk, koyduğu kanunlara uymayanları cezalandırır. Dinin yaptırım gücü, daha çok uhrevî, ahlâkın ise vicdanîdir.
Soru 5
Aşağıdakilerden hangisi İslam medeniyetindeki vakıfların önemini ifade eder?
Seçenekler
A
Hayrın kurumlaştığı ve erdemli insanların yararına sunulduğu kurumlardır.
B
Hayrın kurumlaştığı ve herkesin yararına sunulduğu kurumlardır.
C
İyiliğin yaygınlaşması İslamiyet açısından önemli değildir.
D
İslam kültürü "ben merkezli" bir kültürdür.
E
İslam kültürü başkasının iyiliğini düşünmeyi teşvik etmez.
Açıklama:
İslâm medeniyeti tarihi, hayrın kurumlaştığı ve herkesin yararına sunulduğu vakıf kurumlarıyla
doludur.
doludur.
Soru 6
Aşağıdakilerden hangisi insan ilişkilerinde her konuda din, ahlak ve hukuk kurallarını gözetmek, hile ve haksızlıktan uzak durmak, yalan söylememek anlamına gelen ahlaki toplumsal ilkedir?
Seçenekler
A
Cesaret
B
Başkaları ile iyi geçinmek
C
Dayanışma
D
Doğruluk
E
Yardımlaşma
Açıklama:
Doğruluk, insan ilişkilerinde her konuda din, ahlâk ve hukuk kurallarını gözetmek, hile ve haksızlıktan uzak durmak, yalan söylememektir.
Soru 7
Aşağıdakilerden hangisi yardımlaşma kapsamı içinde yer almalıdır?
Seçenekler
A
İyi olan işlerde ve kötülüklerden sakınmak için yardımlaşmak
B
Günah olan işlerde ve kötülüklerden sakınmak için yardımlaşmak
C
Düşmanlık içeren işlerde ve kötülüklerden sakınmak için yardımlaşmak
D
Kötü olan işlerde ve dayanışmadan sakınmak için yardımlaşmak
E
Zorunlu olan işlerde ve doğruluktan sakınmak için yardımlaşmak
Açıklama:
İyi olan işlerde ve kötülüklerden sakınmak için yardımlaşmaktır.
Soru 8
Aşağıdakilerden hangisi sosyal dengeyi sağlayacak, toplumsal ve ekonomik huzur getirecek ahlaki toplumsal uygulamadır?
Seçenekler
A
Doğru söylemek
B
Cesur olmak
C
Zekat vermek
D
Gösteriş yapmamak
E
Saldırgan davranmak
Açıklama:
Zekât, yardımlaşmanın en güzel örneği ve uygulaması, yardımlaşmanın ibadet niteliğini almış şeklidir. Gerçekten yardımlaşma, dinî ve ahlâkî bir
görev bilinciyle, tam olarak gerçekleştirilmiş olsa, sosyal denge sağlanacak, toplumsal ve ekonomik huzur kendiliğinden sağlanacaktır.
görev bilinciyle, tam olarak gerçekleştirilmiş olsa, sosyal denge sağlanacak, toplumsal ve ekonomik huzur kendiliğinden sağlanacaktır.
Soru 9
Aşağıdakilerden hangisi kendimiz dışında olan herkesle iyi ilişkiler kurmanın ilk şartıdır?
Seçenekler
A
Cesur ve atılgan davranmak
B
Sevgi ve hoşgörülü davranmak
C
Dürüst ve cesur davranmak
D
Dürüst olmak ve yardımlaşmak
E
Kibirli ve tutarlı davranmak
Açıklama:
Başkalarıyla iyi ilişkiler kurmanın ilk şartı, insanlara sevgi ve hoşgörü ile davranmaktır.
Soru 10
Aşağıdakilerden hangisi yaşlılara saygı göstermenin yollarından biridir?
Seçenekler
A
Yaşlıların hayat tecrübelerinin çok sıkıcı olduğunu ifade etmek
B
Yaşlıların sürekli sözünü kesmek
C
Yaşlılara onların devrinin geçtiğini hatırlatmak
D
Yaşlıları kendi halinde bırakarak onlara moral vermek
E
Yaşlılara ilgi, saygı göstererek onlara moral vermek
Açıklama:
Yaşlılık dönemi, insanın hayatının son halkası, dünyaya ilgisinin azaldığı, bedenen zayıf düşmeye başladığı, bu nedenle ilgi ve saygıya ihtiyaç hissettiği
bir dönemdir.
bir dönemdir.
Soru 11
- Salt bedenî bir varlık
- Salt ruhî bir varlık
- Ruh-beden bütünlüğünden oluşan bir varlık
Seçenekler
A
I - II -III
B
I - II
C
I
D
II
E
III
Açıklama:
Onu salt bedenî bir varlık olarak görmek, materyalist bir yaklaşımla hayvanî düzeye indirmek demektir. Salt ruhî bir varlık olarak algılamak ise, onu bir manastıra kapatarak keşişler gibi sürekli ibadet etmesini istemek demektir. Oysa insan ruh-beden bütünlüğünden oluşan bir varlıktır. İki kanatlı bir kuş gibi, o, bu iki yönüyle bir bütündür. Doğru cevap E'dir.
Soru 12
İnsanın ahlaki yönü ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
İnsanın maddi ve manevi yönüne ilişkin istek ve arzularında dengeyi gerçekleştirme çabasıdır.
B
İnsanın isteklerinde tutkun olup çabalaması ile ortaya çıkar.
C
İnsanın bedenî isteklerinin tutkunu olmaya çalışması ile ortaya çıkar.
D
İnsanın rûhî ve manevî isteklerinin tutkunu olma çabasıdır.
E
İnsanın rezîlet, gadap, ifrat ve tefriti gibi noktalarda yaşama ve davranma çabasıdır.
Açıklama:
İnsanın, bu iki yönü arasında ve bu iki yönüne ilişkin istek ve arzularında dengeyi gerçekleştirme çabası, onun ahlâkî yönünü oluşturur. Zaten ahlâkî erdemler, insanın isteklerinde dengeyi yani orta yolu bulmasıyla ortaya çıkar. Doğru cevap A'dır.
Soru 13
İslâm ahlâkının koyduğu toplumsal ilkelerin temelinin dayandığı esas aşağıdakilerden hangisinde verilmiştir?
Seçenekler
A
Toplumsal huzur ve mutluluğun elde edilmesi
B
Başkasını önemseme ve ona değer verme
C
İyiliği tavsiye etme ve kötülükten sakındırma
D
Kardeşlik, akraba, komşu ve dostluk ilişkilerini önemseme
E
Yardımlaşma ve dayanışma
Açıklama:
İslâm ahlâkının koyduğu ahlâk ilkeleri, toplumsal huzur ve mutluluğun elde edilmesinde büyük önem arz eder. İslâm ahlâkı “başkası”nı önemsediği ve ona değer verdiği için, başkalarıyla iyi geçinmemizi istemiştir. Doğruluk, yardımlaşma ve dayanışma, başkalarıyla iyi geçinmek, büyükleri saymak ve küçükleri sevmek, iyiliği tavsiye etmek, kötülükten sakındırmak, kardeşlik,
akraba, komşu ve dostluk ilişkilerini önemseyip bunların hakkını gözetmek vb. ilkeler, İslâm ahlâkının koyduğu toplumsal ilkelerdir. Dikkat edilirse bunlar, hep “başkası” ile gerçekleşen ilkelerdir. “Başkası”nı korumayı, hakkını gözetmeyi, ona yardım etmeyi ve onu iyileştirmeyi ilke edinen bir ahlâk anlayışının kurduğu medeniyet, bir hayır medeniyeti olmuştur. Doğru cevap B'dir.
akraba, komşu ve dostluk ilişkilerini önemseyip bunların hakkını gözetmek vb. ilkeler, İslâm ahlâkının koyduğu toplumsal ilkelerdir. Dikkat edilirse bunlar, hep “başkası” ile gerçekleşen ilkelerdir. “Başkası”nı korumayı, hakkını gözetmeyi, ona yardım etmeyi ve onu iyileştirmeyi ilke edinen bir ahlâk anlayışının kurduğu medeniyet, bir hayır medeniyeti olmuştur. Doğru cevap B'dir.
Soru 14
Aşağıda verilenlerden hangisi dinimizde insan ilişkilerini geliştirmeye ve sosyal bağları güçlendirmeye yönelik uygulamalardan birisi sayılamaz?
Seçenekler
A
Cuma namazının farz oluşu
B
Bayram namazları
C
Zekât
D
Kutsal kitaptan ayetler okuma
E
Hac
Açıklama:
Dinimizde beş vakit namazın cemaatle kılınmasının teşvik edilmesi, haftada bir kılınan cuma namazının farz oluşu, yılda iki kez kılınan bayram namazları, zekât ve bütün İslâm Dünyasından temsilcilerin katılımıyla gerçekleşen “büyük kongre” mahiyetindeki hac vb. ibadetlerin de amacı, insan ilişkilerini geliştirmeye ve sosyal bağları güçlendirmeye yöneliktir. Doğru cevap D'dir.
Soru 15
- Dinin yaptırım gücü daha çok vicdanî, ahlâkın ise uhrevîdir.
- Din, hukuk ve ahlâk bir üçgenin birbirini tamamlayan üç kenarı gibidir.
- Toplumsal hayatta da insan ilişkilerini düzenleyen, din, hukuk ve ahlâktır.
- Kendi arzu ve isteklerimiz ahlâk anlayışımızda oldukça önemlidir.
Seçenekler
A
III- IV
B
I- IV
C
II -III
D
II -III - IV
E
I - II -III - IV
Açıklama:
Toplumsal hayatta da insan ilişkilerini düzenleyen, din, hukuk ve ahlâktır. Hukuk, koyduğu kanunlara uymayanları cezalandırır. Dinin yaptırım gücü, daha çok uhrevî, ahlâkın ise vicdanîdir. Ama üçü arasında yakın bir ilişki, hatta paralellik vardır. Üçünün de toplumda insan ilişkilerini düzene sokmada ayrı bir katkısı vardır. Bu üç alan (din, hukuk ve ahlâk), bir üçgenin birbirini tamamlayan üç kenarı gibidir. “Başkası” bizim dinimizde de, ahlâk anlayışımızda da oldukça önemlidir. İslâm kültürü ve medeniyeti “ben merkezli” bir kültür ve medeniyet değildir. Doğru cevap C'dir.
Soru 16
Bir gün Hz. Peygamber’in yanına biri gelmiş ve “Ey Allah’ın Elçisi! Bana dini öyle bir tarif et ki bundan sonra onu kimseye sorma ihtiyacı hissetmeyeyim.” demiştir. Peygamberimiz: “Allah’a inandım de, sonra da dosdoğru ol!” buyurmuştur. (Müsned, III, 413) Peygamberimiz bu sözüyle hangi toplumsal ahlak ilkesini işaret etmiştir?
Seçenekler
A
Kardeşlik
B
Doğruluk
C
Yardımlaşma ve dayanışma
D
Başkalarıyla iyi geçinme
E
İyiliği tavsiye etme ve kötülükten sakındırma
Açıklama:
İslâm ahlâkının ortaya koyduğu kuralların en önemli özelliği, doğruluk ilkesine dayanmış olmasıdır. Doğruluk, İslâm ahlâk ilkelerinin en kapsayıcı olanıdır. İslâm’ın bir özel anlamı da “sırât-ı müstakîm (doğru yol)”dir. Yani İslâm dini, insanı Allah’a götüren doğru yoldur. Nitekim bir gün Hz. Peygamber’in yanına biri gelmiş ve “Ey Allah’ın Elçisi! Bana dini öyle bir
tarif et ki bundan sonra onu kimseye sorma ihtiyacı hissetmeyim.” demiştir. Peygamberimiz: “Allah’a inandım de, sonra da dosdoğru ol!” buyurmuştur. (Müsned, III, 413) Doğru cevap B'dir.
tarif et ki bundan sonra onu kimseye sorma ihtiyacı hissetmeyim.” demiştir. Peygamberimiz: “Allah’a inandım de, sonra da dosdoğru ol!” buyurmuştur. (Müsned, III, 413) Doğru cevap B'dir.
Soru 17
Yardımlaşmanın en güzel örneği ve uygulaması, yardımlaşmanın ibadet niteliğini almış şekli aşağıdakilerden hangisinde verilmiştir?
Seçenekler
A
Manevî yardımlaşma
B
Sadaka-i câriye
C
Zekat
D
Vakıflar
E
Ensar
Açıklama:
Zekât, yardımlaşmanın en güzel örneği ve uygulaması, yardımlaşmanın ibadet niteliğini almış şeklidir. Gerçekten yardımlaşma, dinî ve ahlâkî bir görev bilinciyle, tam olarak gerçekleştirilmiş olsa, sosyal denge sağlanacak, toplumsal ve ekonomik huzur kendiliğinden sağlanacaktır. Doğru cevap C'dir.
Soru 18
"Sahip olduğumuz Allah inancı ve sevgisi de, bize insanları sevmeyi, onlarla iyi geçinmeyi, kimseyi hor görmemeyi gerektirir." Anlayışına en uygun deyiş aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Bir hadîste ise, “Müslüman; elinden ve dilinden kimsenin zarar görmediği kimse” (Buhârî, “İman”, 4) olarak tanımlanmıştır.
B
Hz. Peygamber de Müslümanı; “Başkalarıyla iyi geçinen (ülfet eden) ve kendisiyle iyi geçinilen (ülfet edilen) kimse” olarak
tanımlamış, “insanlarlarla iyi geçinmeyen (ülfet etmeyen) ve kendisiyle iyi geçinilemeyen (ülfet edilmeyen) kimsede hayır olmadığını” söylemiştir.
tanımlamış, “insanlarlarla iyi geçinmeyen (ülfet etmeyen) ve kendisiyle iyi geçinilemeyen (ülfet edilmeyen) kimsede hayır olmadığını” söylemiştir.
C
Hz. Peygamber; “Herhangi biriniz kendisi için istediğini, mü’min kardeşi için de istemedikçe gerçek mü’min olamaz.” (Buhârî, “İman”,7) buyurmuştur.
D
Yunus Emre’nin dediği gibi; “Yaratılanı severiz, Yaratandan ötürü.”
E
Mevlânâ’nın dediği gibi; “Ayıpsız dost arayan, dostsuz kalır.”
Açıklama:
Sahip olduğumuz Allah inancı ve sevgisi de, bize insanları sevmeyi, onlarla iyi geçinmeyi, kimseyi hor görmemeyi gerektirir. Yunus Emre’nin dediği gibi; “Yaratılanı severiz, Yaratandan ötürü.” Doğru cevap D'dir.
Soru 19
İbn Miskeveyh'in, Sokrates’e dayanarak açıkladığı dost edinme şartlarından hangisini uygulamayan kişi dost ihanetine maruz kalabilir?
Seçenekler
A
Onun senden önceki dostlarına karşı davranışlarını öğrenmen de ve bunu annesi-babasına karşı davranışlarıyla karşılaştırmanda yarar vardır.
B
Bir dost edineceğimiz zaman, onun çocukluk döneminde annesi-babası, kardeşleri ve diğer yakınlarıyla ilişkisinin nasıl olduğunu öğrenmeliyiz.
C
Onun teşekkür etmesi gereken kimselere teşekkür edip etmediğini veya nankörlük edip etmediğini araştır.
D
Arkadaşlık yapacağın kişinin rahatına düşkün olup olmadığını, maddî konuları aşırı derece önemseyip önemsemediğini öğrenmen de yarar vardır.
E
Onun riyaset ve üstünlüğü sevip sevmediğine dikkat et.
Açıklama:
İbn Miskeveyh, Sokrates’e dayanarak dost edinmenin şartlarına göre onun senden önceki dostlarına karşı davranışlarını öğrenmende ve bunu annesi-babasına karşı davranışlarıyla karşılaştırmanda yarar vardır. Önceki dostlarına ihanet eden birinin, sana da ihanet etmesi doğaldır. Doğru cevap A'dır.
Soru 20
- Gelenekler
- Hukuk
- Ahlak
- Din
- Görenekler
Seçenekler
A
II, III ve IV
B
I, II ve III
C
V, III ve IV
D
I, III ve IV
E
I, IV ve V
Açıklama:
Toplumsal hayatı düzenleyen kavramlar hukuk, ahlak ve dindir.
Soru 21
"İnsan iyi geçinmeye yetenekli, yani yaratılıştan medenî bir varlıktır." tanımını yapan filozof kimdir?
Seçenekler
A
Kınalızade Ali
B
İbn Miskeveyeh
C
Gazali
D
Kant
E
Aristo
Açıklama:
bu tanımı yapan Aristo'dur.
Soru 22
"Ahlak görevler ilmidir" sözü aşağıdaki ahlak filozoflarında hangisine aittir?
Seçenekler
A
İbn Miskeveyh
B
İmmanuel Kant
C
Aristo
D
Gazzali
E
İbn Haldun
Açıklama:
Ahlakı görevler ilmi olarak tanılayan filozof Alman filozof İmmanuel Kant'tır.
Soru 23
Aşağıdakilerden hangisi toplumsal ahlak ilkelerinden biri değildir?
Seçenekler
A
yardımlaşma ve dayanışma
B
başkalarıyla iyi geçinme
C
kırmızı ışıkta beklemek
D
iyiliği tavsiye etmek
E
komşuları ve akrabayı gözetmek
Açıklama:
Kırmızı ışıkta beklemek trafik kurallarına uymaktır.
Soru 24
- hipotetik
- allegorik
- kategorik
Seçenekler
A
yalnız I
B
yalnız III
C
II ve III
D
I ve III
E
Hepsi
Açıklama:
Allegorik Kant'ın ahlaki emirlerinden değildir.
Soru 25
Aşağıdakilerden hangisi Kur'an'da öncelikle yardım edileceklerin arasında yer almaz?
Seçenekler
A
yetimler
B
esirler
C
yolda kalmışlar
D
anne - baba ve yakınlar
E
dernek ve vakıflar
Açıklama:
Kur’ân ışığında, yardım edilecekler önem sırasına göre şöyle sıralanabilir: anne-baba ve yakınlar, fakirler, yetimler, yolda kalmış yolcular, esirler, köleler, borçlular, ihtiyaç sahibi muhacirler ve kalbi İslâm’a ısındırılmak istenen kimseler. Yardım edilmek öncelikle bunların hakkıdır. Onların haklarını yemek, dinî ve ahlâkî bir vebaldir.
Soru 26
"Yaratılanı severiz Yaratandan ötürü" ve "cümleler doğrudur sen doğruysan" cümleleri hangi mutasavvıfa aittir?
Seçenekler
A
Hacı Bayram-ı Veli
B
Hacı Bektaş-ı Veli
C
Yunus Emre
D
Mevlana Celaleddin-i Rumi
E
Pir Sultan Abdal
Açıklama:
söz konusu cümleler Yunus Emre'ye aittir
Soru 27
Kur'an-ı Kerim'in hangi suresinde islam kardeşliğinin ilkeleri özet olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
İsra
B
Hucurat
C
Al-i İmran
D
Tevbe
E
Hac
Açıklama:
İslam kardeşliğinin ilkeleri Hucurat suresinde verilmiştir.
Soru 28
“Ayıpsız dost arayan, dostsuz kalır.” özlü sözü kime aittir?
Seçenekler
A
Yunus Emre
B
Hacı Bayram-ı Veli
C
Hacı Bektaş-ı Veli
D
Mevlana Celaleddin-i Rumi
E
Pir Sultan Abdal
Açıklama:
“Ayıpsız dost arayan, dostsuz kalır.” özlü sözü Mevlana Celaleddin-i Rumi'ye aittir.
Soru 29
“Hiçbir şey nimeti inkâr etmek kadar öç almayıgerektirmez." düşüncesi hangi ahlak filozofuna aittir?
Seçenekler
A
Kindi
B
Farabi
C
İbn Miskeveyh
D
Kınalızade Ali
E
Nasiruddin et-Tusi
Açıklama:
İbn Miskeveyh, dostluk ilişkilerinde bu “teşekkür niyeti”ne sahip olmayı o kadar önemser ki, şu cümleleri oldukça dikkat çekicidir: “Hiçbir şey nimeti inkâr etmek kadar öç almayıgerektirmez.
Soru 30
Aşağıdaki davranışlardan hangisi insanın varlık yapısına daha uygun düşer?
Seçenekler
A
Sadece bedeni ihtiyaçlarını karşılamaya odaklanmak
B
Sadece ruhi ihtiyaçlarını karşılamaya odaklanmak
C
Hem bedeni hem ruhi ihtiyaçlarını sınırsızca karşılamak
D
Bedenin ve ruhun ihtiyaçları arasında bir denge gözetmek
E
Bedeni ihtiyaçları ihmal edip ruhi ihtiyaçları öncelemek
Açıklama:
İnsan ruh-beden bütünlüğünden oluşan bir varlıktır. İki kanatlı bir kuş gibi, o, bu iki yönüyle bir bütündür. Bedenî yönü ve ihtiyaçları onun günlük hayatının devamını sağlar, onu dünyaya bağlar. Ruhî yönü ise onun moral ve manevî dünyasını oluşturur, onu ahirete bağlar; yaptıklarının hesabını ahirette mutlaka vereceğini bilerek davranmaya zorlar. Kur’an-ı Kerîm’in algıladığı insan da, salt bedenî ya da ruhi değil, bu varlık bütünlüğüne sahip olan insandır. Zaten dünya-ahiret dengesi de ancak bu varlık bütünlüğüne sahip olan insan tarafından gerçekleştirilebilir. İnsan için önemli olan; bu iki yönüne ilişkin arzu ve isteklerini dengeli bir şekilde gerçekleştirmesidir. Doğru cevap D’dir.
Soru 31
“Allah’ın emanet olarak verdiği bedeni doğru kullanmak, sağlığını korumak, insanlık şerefine leke getirecek kötü davranışlardan uzak durmak, dinini, canını, malını, namusunu ve şerefini korumak” insanın hangi görev ve sorumluluk alanıyla ilgilidir?
Seçenekler
A
İnsanın Allah’a karşı sorumluluğu
B
İnsanın doğaya karşı sorumluluğu
C
İnsanın kendisine karşı sorumluluğu
D
İnsanın ailesine ve topluma karşı sorumluluğu
E
İnsanın devlete karşı sorumluluğu
Açıklama:
Sonra insanın, kendisine karşı birtakım görevleri vardır: Allah’ın emanet olarak verdiği bedeni ve bedenî yeteneklerini doğru kullanmak, sağlığını korumak, insanlık şerefine leke getirecek kötü davranışlardan uzak durmak, dinini, canını, malını, namusunu ve şerefini korumak, “iyi insan” olmak… İşte bunlar ahlâkın “bireysel” boyutunu oluşturur. Buna “bireysel ahlâk” diyoruz. Bireysel ahlâkta insanı “insan” yapan erdemler (faziletler) ve onun insanlığına leke getiren kötü davranışlar (reziletler) üzerinde durulur. Doğru cevap C’dir
Soru 32
“…, insanın ‘iyi insan’ olma mücadelesidir.” Bu tanımda boş bırakılan yere en iyi uyan kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İnsan
B
Kültür
C
Toplum
D
Ahlak
E
Eğitim
Açıklama:
Ahlâkı, “insanın ‘iyi insan’ olma mücadelesi” olarak tanımlarsak, şüphesiz bu mücadele, onun kendini bilmeye başladığı andan itibaren hem bireysel yönünde, hem toplumsal yönünde aynı önemde devam eder. Doğru cevap D’dir.
Soru 33
Toplumsal hayatı düzenleyen normların yazılı olanına ne ad verilir?
Seçenekler
A
hukuk
B
kültür
C
örf
D
din
E
ahlak
Açıklama:
Toplumsal hayatta da insan ilişkilerini düzenleyen, din, hukuk ve ahlâktır. Hukuk, koyduğu kanunlara uymayanları cezalandırır. Dinin yaptırım gücü, daha çok uhrevî, ahlâkın ise vicdanîdir. Ama üçü arasında yakın bir ilişki, hatta paralellik vardır. Üçünün de toplumda insan ilişkilerini düzene sokmada ayrı bir katkısı vardır. Doğru cevap A’dır.
Soru 34
Aşağıdakilerden hangisi toplumsal ahlak kurallarından biri değildir?
Seçenekler
A
doğruluk ve dürüstlük
B
paylaşma ve dayanışma
C
sevgi ve saygı
D
komşuyu ve akrabayı gözetmek
E
rekabet ve hırs
Açıklama:
Toplumsal ahlâk ilkeleri, öncelikle evde öğrendiğimiz, sonra okulda pekiştirdiğimiz, sosyal hayatta da her dâim ve her yerde uygulamamız gereken ilkelerdir. Bu ilkelerden bazıları; doğruluk, yardımlaşma ve dayanışma, başkalarıyla iyi geçinmek, büyükleri saymak, küçükleri sevmek, iyiliği tavsiye etmek, kötülükten sakındırmak, kardeşlik, dostluk ve arkadaşlık, komşuları ve akrabayı gözetmek şeklinde ifade edilebilir. Doğru cevap E’dir.
Soru 35
“İnsan ilişkilerinde her konuda din, ahlâk ve hukuk kurallarını gözetmek, hile ve haksızlıktan uzak durmak, yalan söylememektir. Aleyhine bile olsa haktan ve hukuktan ayrılmamak, ikiyüzlü davranmamak, özünde, sözünde ve davranışlarında dürüst ve tutarlı olmak.” Burada tanımlanan toplumsal ahlak ilkesi aşağıdakilerden hangisidir
Seçenekler
A
büyüklere saygı
B
doğruluk
C
başkalarıyla iyi geçinmek
D
kardeşlik
E
dostluk
Açıklama:
Doğruluk, insan ilişkilerinde her konuda din, ahlâk ve hukuk kurallarını özetmek, hile ve haksızlıktan uzak durmak, yalan söylememektir. Aleyhine bile olsa haktan ve hukuktan ayrılmamak, ikiyüzlü davranmamak, özünde, sözünde ve davranışlarında dürüst ve tutarlı olmaktır. Doğru cevap B’dir.
Soru 36
Aşağıdakilerden hangisi Kur’an ışığında yardım edilecekler arasında yer almaz?
Seçenekler
A
yakınlar
B
fakirler
C
yetimler
D
zalimler
E
borçlular
Açıklama:
Kur’ân ışığında, yardım edilecekler önem sırasına göre şöyle sıralanabilir: anne-baba ve yakınlar, fakirler, yetimler, yolda kalmış yolcular, esirler, köleler, borçlular, ihtiyaç sahibi muhacirler ve kalbi İslâm’a ısındırılmak istenen kimseler. Yardım edilmek öncelikle bunların hakkıdır. Onların haklarını yemek, dinî ve ahlâkî bir vebaldir. Doğru cevap D’dir.
Soru 37
Aşağıdakilerden hangisi geçimsizliğin kaynağını oluşturan, insan ilişkilerini zedeleyen, hatta bitiren kötü davranışlardan biri değildir?
Seçenekler
A
içki
B
kumar
C
dayanışma
D
hırsızlık
E
yalan
Açıklama:
İçki ve kumar, hırsızlık, zina, yalan, iftira, dedikodu, kıskançlık vb. davranışlar ise geçimsizliğin kaynağını oluşturan, insan ilişkilerini zedeleyen, hatta bitiren kötü davranışlardır. Dinimiz bu fiilleri yasaklarken, hem insanın haysiyetini korumak, hem de insan ilişkilerinin zarar görmemesini istemiştir. Doğru cevap C’dir.
Soru 38
Toplumun ahlâk düzeninin korunması amacıyla Kur’an-ı Kerîm’in dile getirdiği” emr-i bi’l-ma’rûf nehy-i ani’lmünker” ilkesi, hangi toplumsal ahlak ilkesi ile ilgilidir?
Seçenekler
A
yardımlaşmak ve dayanışmak
B
iyiliği tavsiye etmek kötülükten sakındırmak
C
büyükleri saymak küçükleri sevmek
D
başkalarıyla iyi geçinmek
E
akraba ilişkilerine özen göstermek
Açıklama:
Toplumun ahlâk düzeninin korunmasında herkese düşen bir sorumluluk vardır. Bu sorumluluğu Kur’an-ı Kerîm emr-i bi’l-ma’rûf nehy-i ani’lmünker (iyiliği emretmek, kötülüğü yasaklamak) şeklinde ifade eder. Gerçekten toplumda herkes birbirine iyiliği tavsiye ettiği, kötülükten de sakındırdığı takdirde, o toplumun ahlâk düzeni kolay kolay bozulmaz. Bu ilke ile toplum adeta bir “kontrol mekanizması” oluşturmuştur. Bu mekanizma sayesinde toplumda iyiliklerin yaygınlaşması, kötülüklerin ise önlenmesi kolaylaşır. Doğru cevap B’dir.
Soru 39
Hz. Peygamberin “Müslümanları bir bedene benzetmesi; Müslümanların birbirini sevmesini, birbirine merhamet etmesini, birbirini korumasını istemesi; Bedenin bir organı hastalandığı zaman, diğer organların da bu rahatsızlığı duyması ve bütün bedenin ateşlenmesi gibi Müslümanların da birbirinin derdi ile dertlenmesi gerektiğini ifade etmesi” daha çok hangi toplumsal ahlak ilkesi ile ilgilidir?
Seçenekler
A
doğruluk
B
dostluk ilişkileri
C
akraba ilişkileri
D
kardeşlik
E
yardımlaşma
Açıklama:
Hz. Peygamber, Müslümanları bir bedene benzetir. Onların birbirini sevmesini, birbirine merhamet etmesini, birbirini korumasını ister. Bedenin bir organı hastalandığı zaman, diğer organların da bu rahatsızlığı duyması, bu yüzden uyumaması, bütün bedenin ateşlenmesi gibi, Müslümanların da birbirinin derdi ile dertlenmesi gerektiğini ifade eder. Din kardeşlerinin birbirine kin tutmasını, haset etmesini, sırt çevirmesini ve birbiriyle ilişkiyi kesmesini uygun görmez. Bu yaklaşımda, bir Müslümanın, din kardeşiyle üç günden fazla küs durması doğru değildir. Doğru cevap D’dir.
Soru 40
I. İnsanların birbiriyle olan ilişkilerinden ortaya çıkar. II. İnsanın bedeni ve ruhi isteklerini kullanma şekliyle oluşur. III. İnsanın iyi olma mücadelesidir. Yukarıda insan ahlakıyla ilgili verilen bilgilerden hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve II
E
I, II ve III
Açıklama:
İnsanın bedenî ve ruhî isteklerini nasıl kullandığı, onları kontrol altına almayı başarıp başaramadığı, onun ahlâkî yönünü ve ahlâkî çabasını oluşturur. Ancak insanın ahlâkî yönünün, kendisine yönelik, topluma, devlete, hatta çevreye yönelik boyutları vardır. Ahlâkı bir “ilişkiler örgüsü” olarak nitelersek, ahlâk, daha çok, bizim başkalarıyla olan ilişkilerimizde ortaya çıkar. Başkalarıyla ilişkilermizin nasıl olması gerektiğini bize öğretir. Buna ilişkin birtakım kurallar koyar. Ahlâkı, “insanın ‘iyi insan’ olma mücadelesi” olarak tanımlarsak, şüphesiz bu mücadele, onun kendini bilmeye başladığı andan itibaren hem bireysel yönünde, hem toplumsal yönünde aynı önemde devam eder. Doğru yanıt E'dir.
Soru 41
İnsan ilişkilerinde her konuda din, ahlâk ve hukuk kurallarını gözetmek, hile ve haksızlıktan uzak durmak, yalan söylememektir. Aleyhine bile olsa haktan ve hukuktan ayrılmamak, iki yüzlü davranmamak, özünde, sözünde ve davranışlarında dürüst ve tutarlı olmaktır. Yukarıdaki paragraf toplumsal ahlak ilkelerinden hangisi açıklanmaktadır?
Seçenekler
A
İyiliği Tavsiye Etmek, Kötülükten Sakındırmak
B
Büyükleri saymak, küçükleri sevmek
C
Başkalarıyla iyi geçinmek
D
Doğruluk
E
Yardımlaşma ve dayanışma
Açıklama:
Doğruluk, insan ilişkilerinde her konuda din, ahlâk ve hukuk kurallarını gözetmek, hile ve haksızlıktan uzak durmak, yalan söylememektir. Aleyhine bile olsa haktan ve hukuktan ayrılmamak, iki yüzlü davranmamak, özünde, sözünde ve davranışlarında dürüst ve tutarlı olmaktır. Doğru yanıt D'dir.
Soru 42
I. Akrabayı gözetmek II. İyiliği tavsiye etmek III. Dostluk IV. Kamu hizmetinde çalışmak Yukarıdakilerden hangileri toplumsal ahlak ilkelerindendir?
Seçenekler
A
I ve II
B
II ve III
C
I, II ve III
D
II, III ve IV
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
Toplumsal ahlâk ilkeleri, öncelikle evde öğrendiğimiz, sonra okulda pekiştirdiğimiz, sosyal hayatta da her dâim ve her yerde uygulamamız gereken ilkelerdir. Bunlar, evde anne-baba ve kardeşlerimize, sokakta arkadaşlarımıza, evimizin ya da dairemizin bitişiğinde komşumuza, okulda öğretmenlerimize, iş yerinde işverene, yöneticilere ve iş arkadaşlarımıza, kısacası toplumda ilişki içinde olduğumuz herkese karşı uymamız gereken kurallardır. Bunlara uyulmadığı takdirde, tıpkı havanın kirlenmesi gibi, ahlâkî hayat da kirlenir. Kirli havada nefes almanın zorlaşması gibi, ahlâkî duyarsızlığın yaygınlaştığı toplumlarda, huzur ve güven içinde yaşamak zorlaşır. İnsanlar tedirgin olur, kötülükler artar, suç oranları yükselir. Bundan dolayı, toplumda kimse ahlâk kurallarına uyma konusunda kendisini mazur gösteremez. Çünkü bunun mazereti olmaz. Bu kurallardan bazıları; doğruluk,yardımlaşma ve dayanışma, başkalarıyla iyi geçinmek, büyükleri saymak,küçükleri sevmek, iyiliği tavsiye etmek, kötülükten sakındırmak, kardeşlik,dostluk ve arkadaşlık, komşuları ve akrabayı gözetmek… şeklinde ifade edilebilir. Doğru yanıt C'dir.
Soru 43
Aşağıdakilerden hangisi İslam'da yardımlaşmaya örnek olarak gösterilebilecek ibadetlerden biridir?
Seçenekler
A
Namaz
B
Zekat
C
Oruç
D
Sohbet
E
Zikir
Açıklama:
Zekât, yardımlaşmanın en güzel örneği ve uygulaması, yardımlaşmanın ibadet niteliğini almış şeklidir. Gerçekten yardımlaşma, dinî ve ahlâkî bir görev bilinciyle, tam olarak gerçekleştirilmiş olsa, sosyal denge sağlanacak, toplumsal ve ekonomik huzur kendiliğinden sağlanacaktır.Doğru yanıt B'dir.
Soru 44
Kur’an-ı Kerîm'de hangi toplumsal ahlak ilkesi emr-i bi’l-ma’rûf nehy-i ani’lmünker olarak ifade edilmektedir?
Seçenekler
A
İyiliği tavsiye etmek, kötülükten sakındırmak
B
Akrabaya yardım etme
C
Başkalarıyla iyi geçinmek
D
Doğruluk
E
Kardeş sevgisi
Açıklama:
Toplumun ahlâk düzeninin korunmasında herkese düşen bir sorumluluk vardır. Bu sorumluluğu Kur’an-ı Kerîm emr-i bi’l-ma’rûf nehy-i ani’lmünker (iyiliği emretmek, kötülüğü yasaklamak) şeklinde ifade eder. Gerçekten toplumda herkes birbirine iyiliği tavsiye ettiği, kötülükten de sakındırdığı takdirde, o toplumun ahlâk düzeni kolay kolay bozulmaz. Bu ilke ile toplum adeta bir “kontrol mekanizması” oluşturmuştur. Bu mekanizma sayesinde toplumda iyiliklerin yaygınlaşması, kötülüklerin ise önlenmesi kolaylaşır. Doğru yanıt A'dır.
Soru 45
I. Hac II. Cuma namazı III. Abdest Yukarıdakilerden hangileri İslam'da insanların sosyal ilişkilerini güçlendirmeye teşvik eden ibadetlerdendir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Dinimizde beş vakit namazın cemaatle kılınmasının teşvik edilmesi, haftada bir kılınan cuma namazının farz oluşu, yılda iki kez kılınan bayram namazları, zekât ve bütün İslâm Dünyasından temsilcilerin katılımıyla gerçekleşen “büyük kongre” mahiyetindeki hac vb. ibadetlerin de amacı,insan ilişkilerini geliştirmeye ve sosyal bağları güçlendirmeye yöneliktir. (Kınalızâde, 157). Doğru yanıt C'dir.
Soru 46
Aşağıda Kur’an-ı Kerîm'den verilen ayetlerden hangisi İslâm kardeşliği'ni ifade etmektedir?
Seçenekler
A
Ey Âdemoğulları!
B
Ey örtünen!
C
Ey Muhammed!
D
Ey Musa!
E
Ey Peygamber!
Açıklama:
Kur’an-ı Kerîm’in “Ey Âdemoğulları!” hitabı, Hz. Peygamber’in de veda hutbesinde; “Ey insanlar! Hepiniz kardeşsiniz. Hepiniz Âdem’in oğullarısınız. Âdem ise topraktandır” ifadeleri, o kardeşliğe işaret eder. Doğru yanıt A'dır.
Soru 47
Akrabalarımızla olan ilişki, İslâm dinî literatüründe hangi kavram ile ifade edilmektedir?
Seçenekler
A
Mendub
B
Tasadduk
C
Emr-i bi’l-ma’rûf
D
Din kardeşliği
E
Sıla-i rahim
Açıklama:
Akrabalarımızla olan ilişki, İslâm dinî literatüründe “sıla-i rahim” kavramı ile ifade edilir. Sıla-i rahim, kısaca “akrabalık bağı” demektir. Doğru yanıt E'dir.
Soru 48
I. Ödünç bir şey isterse verirsin. II. Darda kalırsa yardım edersin. III. Başına bir felâket gelirse teselli edersin. Yukarıdakilerden hangileri Hz. Peygamber’in, bir sahabenin “Ey Allah’ın Elçisi! Komşumun benim üzerimdeki hakları nelerdir?” sorusuna verdiği cevaplardandır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve II
E
I, II ve III
Açıklama:
“Ey Allah’ın Elçisi! Komşumun benim üzerimdeki hakları nelerdir?” şeklinde bir soru
soran sahabîye, Hz. Peygamber’in verdiği cevap bu konuda bize ışık tutmaktadır:
a) “Hastalanırsa ziyaretine gidersin.
b) Ödünç bir şey isterse verirsin.
c) Darda kalırsa yardım edersin.
d) Başına bir felâket gelirse teselli edersin.
e) Bir nimete kavuşur, sevindirici bir gelişme olursa tebrik eder, sevincini
paylaşırsın.
f) Vefat ederse cenazesine katılırsın.
g) Evinin çatısını onunkinden yüksek yapma ki onun rüzgârını kesmeyesin. Doğru yanıt E'dir.
soran sahabîye, Hz. Peygamber’in verdiği cevap bu konuda bize ışık tutmaktadır:
a) “Hastalanırsa ziyaretine gidersin.
b) Ödünç bir şey isterse verirsin.
c) Darda kalırsa yardım edersin.
d) Başına bir felâket gelirse teselli edersin.
e) Bir nimete kavuşur, sevindirici bir gelişme olursa tebrik eder, sevincini
paylaşırsın.
f) Vefat ederse cenazesine katılırsın.
g) Evinin çatısını onunkinden yüksek yapma ki onun rüzgârını kesmeyesin. Doğru yanıt E'dir.
Soru 49
I. Anne-babasıyla çocuklukta olan ilişkisini bilmek. II. Maddiyata verdiği önemi bilmek. III. Hanımıyla nasıl geçindiğini bilmek. Yukarıdakilerden hangileri İbn Miskeveyh'in, Sokrates’e dayanarak belirlediği dost edinme şartlarındandır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
I ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
İbn Miskeveyh, Sokrates’e dayanarak dost edinmenin şartlarını şöyle
açıklar:
1. Bir dost edineceğimiz zaman, onun çocukluk döneminde annesi-babası,kardeşleri ve diğer yakınlarıyla ilişkisinin nasıl olduğunu öğrenmeliyiz.Annesi-babası ve diğer yakınlarıyla ilişkisi iyi olan kimseden dostluk beklenir. Aksi halde ondan uzaklaşmak gerekir. Annesi-babası ve diğer yakınlarıyla iyi geçinemeyen birinin, başkalarıyla iyi geçinmesi zordur.
2. Sonra, onun senden önceki dostlarına karşı davranışlarını öğrenmende ve bunu annesi-babasına karşı davranışlarıyla karşılaştırmanda yarar vardır.Önceki dostlarına ihanet eden birinin, sana da ihanet etmesi doğaldır.
3. Sonra, onun teşekkür etmesi gereken kimselere teşekkür edip etmediğini veya nankörlük edip etmediğini araştır. Burada teşekkür ile yerine getirilmesi zor olan bir şeyi değil, “dostum” dediğin kişide teşekkür niyetinin ve düşüncesinin bulunup bulunmadığını kastediyorum. Çünkü bu niyete sahip olmayan biri, gücü yetse bile, arkadaşına herhangi bir karşılıkta bulunmaz. Kendisine yapılan iyilikten sürekli yararlanır ve bunu bir “hak” olarak görür. Böyle olunca ona iyilik yapmak sizin görevinizdir. Bu psikolojideki birine bir defa iyilik yapmadığınızda, siz artık “kötü insan”sınızdır. İbn Miskeveyh, dostluk ilişkilerinde bu“teşekkür niyeti”ne sahip olmayı o kadar önemser ki, şu cümleleri oldukça dikkat çekicidir: “Hiçbir şey nimeti inkâr etmek kadar öç almayı gerektirmez. Bu konuda inkâr, kendisine hiçbir zarar vermediği halde, Allah’ın, nimetlerini inkâr edenler için ahirette hazırladığı cezayı düşünmek yeterlidir. Şükür kadar nimeti celbeden ve onu sağlamlaştıran bir şey yoktur. Öyleyse dostluk yapacağın kimselerde bu özelliğin bulunup bulunmadığına dikkat et.”
4. Ayrıca arkadaşlık yapacağın kişinin rahatına düşkün olup olmadığını, maddî konuları aşırı derece önemseyip önemsemediğini öğrenmende yarar vardır. Çünkü rahatına düşkün olan kimse, kolay kolay başkası için zahmete katlanmaz. Maddî konuları aşırı derece önemseyen kimsenin ise dostluğu, çıkar ve menfaate dayalı bir dostluk olur.
5. Yine onun başkanlığı (riyaset) ve üstünlüğü sevip sevmediğine dikkat et.Başkanlığı ve üstünlüğü seven kimse, hep önde olmak, üstün olmak ve dediklerini yaptırmak ister. Böyle bir anlayış ise dostlukta karşılıklı sevgi, saygı ve fedakârlığa ters düşer. (İbn Miskeveyh, 1983, 142-143). Doğru yanıt C'dir.
açıklar:
1. Bir dost edineceğimiz zaman, onun çocukluk döneminde annesi-babası,kardeşleri ve diğer yakınlarıyla ilişkisinin nasıl olduğunu öğrenmeliyiz.Annesi-babası ve diğer yakınlarıyla ilişkisi iyi olan kimseden dostluk beklenir. Aksi halde ondan uzaklaşmak gerekir. Annesi-babası ve diğer yakınlarıyla iyi geçinemeyen birinin, başkalarıyla iyi geçinmesi zordur.
2. Sonra, onun senden önceki dostlarına karşı davranışlarını öğrenmende ve bunu annesi-babasına karşı davranışlarıyla karşılaştırmanda yarar vardır.Önceki dostlarına ihanet eden birinin, sana da ihanet etmesi doğaldır.
3. Sonra, onun teşekkür etmesi gereken kimselere teşekkür edip etmediğini veya nankörlük edip etmediğini araştır. Burada teşekkür ile yerine getirilmesi zor olan bir şeyi değil, “dostum” dediğin kişide teşekkür niyetinin ve düşüncesinin bulunup bulunmadığını kastediyorum. Çünkü bu niyete sahip olmayan biri, gücü yetse bile, arkadaşına herhangi bir karşılıkta bulunmaz. Kendisine yapılan iyilikten sürekli yararlanır ve bunu bir “hak” olarak görür. Böyle olunca ona iyilik yapmak sizin görevinizdir. Bu psikolojideki birine bir defa iyilik yapmadığınızda, siz artık “kötü insan”sınızdır. İbn Miskeveyh, dostluk ilişkilerinde bu“teşekkür niyeti”ne sahip olmayı o kadar önemser ki, şu cümleleri oldukça dikkat çekicidir: “Hiçbir şey nimeti inkâr etmek kadar öç almayı gerektirmez. Bu konuda inkâr, kendisine hiçbir zarar vermediği halde, Allah’ın, nimetlerini inkâr edenler için ahirette hazırladığı cezayı düşünmek yeterlidir. Şükür kadar nimeti celbeden ve onu sağlamlaştıran bir şey yoktur. Öyleyse dostluk yapacağın kimselerde bu özelliğin bulunup bulunmadığına dikkat et.”
4. Ayrıca arkadaşlık yapacağın kişinin rahatına düşkün olup olmadığını, maddî konuları aşırı derece önemseyip önemsemediğini öğrenmende yarar vardır. Çünkü rahatına düşkün olan kimse, kolay kolay başkası için zahmete katlanmaz. Maddî konuları aşırı derece önemseyen kimsenin ise dostluğu, çıkar ve menfaate dayalı bir dostluk olur.
5. Yine onun başkanlığı (riyaset) ve üstünlüğü sevip sevmediğine dikkat et.Başkanlığı ve üstünlüğü seven kimse, hep önde olmak, üstün olmak ve dediklerini yaptırmak ister. Böyle bir anlayış ise dostlukta karşılıklı sevgi, saygı ve fedakârlığa ters düşer. (İbn Miskeveyh, 1983, 142-143). Doğru yanıt C'dir.
Soru 50
Aşağıdakilerden hangisi İslâm ahlâkının koyduğu toplumsal ilkelere uymaz?
Seçenekler
A
Büyükleri saymak
B
Kurnazlık
C
İyiliği tavsiye etmek
D
Kardeşlik
E
Yardımlaşma ve dayanışma
Açıklama:
Doğruluk, yardımlaşma ve dayanışma, başkalarıyla iyi geçinmek, büyükleri saymak ve küçükleri sevmek, iyiliği tavsiye etmek, kötülükten sakındırmak, kardeşlik, akraba, komşu ve dostluk ilişkilerini önemseyip bunların hakkını gözetmek vb. ilkeler, İslâm ahlâkının koyduğu toplumsal ilkelerdir.
Soru 51
Allah’ın emanet olarak verdiği bedeni ve bedenî yeteneklerini doğru kullanmak, sağlığını korumak, canını, malını, namusunu ve şerefini korumak gibi insanın, kendisine karşı olan görevleri ahlâkın hangi boyutunu oluşturur?
Seçenekler
A
Çevre Ahlâkı
B
Toplumsal Ahlâk
C
Aile Ahlâkı
D
Bireysel Ahlâk
E
Felsefi Ahlâk
Açıklama:
İnsanın, kendisine karşı birtakım görevleri vardır: Allah’ın emanet olarak verdiği bedeni ve bedenî yeteneklerini doğru kullanmak, sağlığını korumak, insanlık şerefine leke getirecek kötü davranışlardan uzak durmak, dinini, canını, malını, namusunu ve şerefini korumak, “iyi insan” olmak. Bunlar ahlâkın “bireysel” boyutunu oluşturur. Buna “bireysel ahlâk” diyoruz. Bireysel ahlâkta insanı “insan” yapan erdemler (fazîletler) ve onun insanlığına leke getiren kötü davranışlar (rezîletler) üzerinde durulur.
Soru 52
Aleyhine bile olsa haktan ve hukuktan ayrılmamak, ikiyüzlü davranmamak, özünde, sözünde ve davranışlarında dürüst ve tutarlı olmak aşağıdaki toplumsal ahlâk ilkelerinden hangisi ile ilgilidir?
Seçenekler
A
Yardımlaşma
B
Dayanışma
C
Doğruluk
D
Büyükleri Saymak
E
Küçükleri Sevmek
Açıklama:
Doğruluk, insan ilişkilerinde her konuda din, ahlâk ve hukuk kurallarını gözetmek, hile ve haksızlıktan uzak durmak, yalan söylememektir. Aleyhine bile olsa haktan ve hukuktan ayrılmamak, ikiyüzlü davranmamak, özünde, sözünde ve davranışlarında dürüst ve tutarlı olmaktır.
Soru 53
“Verdiğiniz sözü yerine getirin. Çünkü verilen söz sorumluluğu gerektirir.” (İsrâ /17: 34) Kur’an-ı Kerîm’de geçen bu ayette toplumsal ahlâk ilkelerinden hangisi vurgulanmaktadır?
Seçenekler
A
Akraba İlişkileri
B
Sorumluluk
C
Kardeşlik
D
Dostluk İlişkileri
E
Doğruluk
Açıklama:
Doğruluk, en başta kişinin konuşmasında, sözlerinde ortaya çıkar. İnandığı, düşündüğü, bildiği ve tanık olduğu gerçekleri, olduğu gibi, eksiksiz ve fazlasız ifade etmek, doğru kimselerin özelliğidir. Öte yandan, verdiği sözü yerine getirmek, yerine getiremeyeceği sözler vermemek de doğruluğun gereğidir. Kur’an-ı Kerîm’de Yüce Allah: “Verdiğiniz sözü yerine getirin. Çünkü verilen söz sorumluluğu gerektirir.” (İsrâ /17: 34) buyurmaktadır. Doğru insan ya söz vermez ya da söz vermişse onu yerine getirir. Sözünü tutmayan kimse, hem başkasına boşuna ümit vererek onu aldatmış olur, hem de güvenilirliğini yitirir.
Soru 54
Hz. Peygamber’in ; “Herhangi biriniz kendisi için istediğini, mü’min kardeşi için de istemedikçe gerçek mü’min olamaz.” sözünde insan ilişkilerini güçlendirmeyi amaçlayan hangi toplumsal ilkeden bahsedilmektedir?
Seçenekler
A
Küçükleri Sevmek
B
Kötülükten Sakındırmak
C
Başkalarıyla İyi Geçinmek
D
Büyükleri Saymak
E
İyiliği Tavsiye Etmek
Açıklama:
Kendi dışımızdaki herkes “başkası” olarak adlandırılabilir. Başta annemiz ve babamız, kardeşlerimiz, büyüklerimiz olmak üzere bütün aile yakınlarımız, komşularımız ve arkadaşlarımız herkesle iyi geçinmek, karşılıklı sevgi, saygı ve anlayış içinde olmak ve onlarla iyi ilişkiler kurmak, dinî ve ahlâkî görevlerimizdendir. Bu, toplumsal huzur ve mutluluğun temel şartıdır. Başkalarıyla iyi geçinemeyen birinin huzurlu ve mutlu olabileceğini söylemek mümkün değildir. Herkes sevgi ve saygıya, iyi davranılmaya en az bizim kadar lâyıktır. Biz, nasıl kendimize iyi davranılmasını istiyorsak, başkaları da bizden aynı şeyi bekler. Hz. Peygamber; “Herhangi biriniz kendisi için istediğini, mü’min kardeşi için de istemedikçe gerçek mü’min olamaz.” (Buhârî, “İman”,7) buyurmuştur.
Soru 55
Aşağıdakilerden hangisi İslam dininde Akraba İlişkileri ile ilgili yanlış bir ifadedir?
Seçenekler
A
Akrabalarımızı ziyaret edip, hal ve hatırlarını sormalıyız
B
Akrabalarımızla olan ilişki, İslâm dinî literatüründe “sıla-i rahim” kavramı ile ifade edilir
C
Muhtaç durumda iseler, zekât ve yardımlarımıza da öncelikle lâyık olanlar onlardır
D
Akrabalar arasındaki kutsal bağ, birtakım çıkar ve menfaatlerle uzun süre zedelenmelidir
E
Onları ailemizin birer bireyi gibi sevmek ve saygı göstermek görevimizdir
Açıklama:
Akrabalar arasındaki kutsal bağın, birtakım çıkar ve menfaatlerle zedelenmemesine dikkat etmeli, zaman zaman ortaya çıkabilecek kırgınlıkların uzun süre devam etmesine izin vermemelidir. Nişan ve düğünler, özellikle de bayramlar, kırgınlıkların giderilmesi için bir fırsat olarak görülmelidir. Böyle zamanlarda akrabalık bağını yeniden kurmak için ilk adımı atan kişi, dinen ve ahlâken takdir edilecek bir iş yapmıştır.
Soru 56
Aşağıdakilerden hangisi komşuluk hakkının korunması ve komşuluk ilişkilerinin bozulmaması için uyulması gereken ilkelerden biri değildir?
Seçenekler
A
Darda kalırsa yardım edilmeli
B
Başına bir felâket gelirse teselli edilmeli
C
Hastalanırsa ziyaret edilmeli
D
Ödünç bir şey isterse verilmeli
E
Komşunun yaptığı rahatsızlık ve eziyetlere tepki gösterilmeli
Açıklama:
Komşunun yaptığı eziyetlere ve cahilce hareketlerine sabretmeli, karşılık verilmemelidir. Günah işlediklerinde, güler yüz ve tatlı dil ile anlatmalıdır. Komşular, günah işlediklerini görüp de nasihat vermeyen, kendileri ile görüşmeyen, Cehennemden kurtulmaları için yardım etmeyen komşularını, Kıyamet günü, Allahü teâlâya şikayet edecekler, maddi ve manevi haklarını isteyeceklerdir. Komşunun çocuklarını eli ile okşamalı, namaz kılmaları ve günah işlememeleri için, tatlı dil ile nasihat edilmelidir.
Soru 57
“Çeşitli mesleklere mensup insanların, ihtiyaçlarını yardımlaşarak karşılamak suretiyle bir arada yaşadıkları yer” anlamına gelen ifade aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Nisyan
B
Temeddün
C
Üns
D
Îsar
E
Takvâ
Açıklama:
İnsanın bütün ihtiyaçlarını kendi başına karşılamasına imkân yoktur. Bundan dolayı insanlar bir arada yaşamaya mecburdur. “Temeddün” kavramı da, “çeşitli mesleklere mensup insanların, ihtiyaçlarını yardımlaşarak karşılamak suretiyle bir arada yaşadıkları yer” anlamındadır.
Soru 58
“İyilik ve Allah’ın yasaklarından sakınma üzerinde yardımlaşın, günah ve düşmanlık üzerine yardımlaşmayın.” Ayeti Kur’ân-ı Kerîm’de hangi sûrede geçer?
Seçenekler
A
İsrâ
B
Fâtiha
C
Hûd
D
Mâide
E
Müsned
Açıklama:
Kur’ân-ı Kerîm’de: “İyilik ve (Allah’ın yasaklarından) sakınma üzerinde yardımlaşın, günah ve düşmanlık üzerine yardımlaşmayın.” (Mâide/5: 2) buyrulurken, yardımlaşmanın ilkesi verilmekte ve sınırları çizilmektedir. Buna göre, insanlar ancak iyi olan işlerde ve kötülüklerden sakınmak için birbiriyle yardımlaşmalıdırlar.
Soru 59
“Mü’minler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah’tan korkun ki esirgenesiniz.” şeklinde; inananlara, kardeşliğe leke getirecek ve kardeşlerin arasını açacak davranışlardan kaçınmaları emredilen Ayet hangi sûrede geçer?
Seçenekler
A
Hucurât
B
Âl-i İmran
C
Fâtiha
D
Hûd
E
Mâide
Açıklama:
Kur’an-ı Kerîm’de Hucurât sûresinde bir bakıma İslâm kardeşliğinin ilkeleri özet olarak ortaya konur. İnananlardan bu ilkelere uymaları istenir: “Mü’minler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah’tan korkun ki esirgenesiniz.” (Hucurât/49: 10) Bu ayetin hemen devamında, inananlara, kardeşliğe leke getirecek ve kardeşlerin arasını açacak davranışlardan kaçınmaları emredilir. Birinin, mü’min kardeşiyle alay etmesi, onun kusurunu araştırması, onu hoşlanmayacağı kötü lakapla çağırması, ona yapılmış bir haksızlık ve zulüm olarak görülür. Yine onun hakkında kötü zanda bulunmak, onun sırlarını araştırmak ve onu arkadan çekiştirmek, insanın ölü kardeşinin etini yemesi kadar çirkin davranışlar olarak değerlendirilir. (Hucurât/49: 11-12)
Soru 60
I. İnsan ruh-beden bütünlüğünden oluşan bir varlıktır
II. Ahlâkî erdemler insanın isteklerinde dengeyi bulmasıyla ortaya çıkar
III. İnsanın ahlâkî yönünü düzeltmek mümkün olmadığı için ahlâken özürlü olan kişiler kınanamazlar
IV. İnsan yalnız başına yaşarken “erdemli” olabilmesi mümkün değildir.
İnsanın varlık yapısı ve ahlâkî boyutu ile ilgili yukarıdaki ifadelerden hangileri doğrudur?
II. Ahlâkî erdemler insanın isteklerinde dengeyi bulmasıyla ortaya çıkar
III. İnsanın ahlâkî yönünü düzeltmek mümkün olmadığı için ahlâken özürlü olan kişiler kınanamazlar
IV. İnsan yalnız başına yaşarken “erdemli” olabilmesi mümkün değildir.
İnsanın varlık yapısı ve ahlâkî boyutu ile ilgili yukarıdaki ifadelerden hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
I, II ve III
D
I, II ve IV
E
II, III ve IV
Açıklama:
Ahlâken özürlü olan kişileri kınama hakkına sahibiz. Çünkü ahlâkî yönünü düzeltmek, bir irade ve akıl varlığı olarak insana bırakılmış, ona emanet edilmiştir. Allah hiçbir kuluna, bedenî yönüne ilişkin, örneğin “Ey kulum! Senin gözlerin niçin mavi idi?” ya da “Boyun niçin kısa idi?” şeklinde bir soru sormayacaktır. Ama “Ahlâkını niçin düzeltmedin? Kötü alışkanlıklarından niçin vazgeçmedin?” diye soracaktır. Çünkü ahlâkımızı düzeltmek bizim elimizdedir ve bizi asıl “biz”
yapan, ahlâkımızdır.
yapan, ahlâkımızdır.
Soru 61
I. Hz Peygamber'in (SAV) sosyal hayata ilişkin davranışları ve toplumsal ilişkileriyle çok yönlü, güzel bir örnektir
II. İslâm ahlâkının koyduğu ahlâk ilkeleri, toplumsal huzur ve mutluluğun elde edilmesinde büyük önem arz eder
III. Toplum içinde yaşarken benzer ahlâk kurallarına uyarak hayatlarını sürdürmeleri insanları sürü haline getirir
IV. Toplumsal ahlaktan yoksun bir toplumda, karmaşa, huzursuzluk ve güvensizlik hâkim olur
İslam ve toplumsal ahlak ile ilgili yukarıdaki ifadelerden hangileri doğrudur?
II. İslâm ahlâkının koyduğu ahlâk ilkeleri, toplumsal huzur ve mutluluğun elde edilmesinde büyük önem arz eder
III. Toplum içinde yaşarken benzer ahlâk kurallarına uyarak hayatlarını sürdürmeleri insanları sürü haline getirir
IV. Toplumsal ahlaktan yoksun bir toplumda, karmaşa, huzursuzluk ve güvensizlik hâkim olur
İslam ve toplumsal ahlak ile ilgili yukarıdaki ifadelerden hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız II
B
I ve II
C
I, II ve III
D
II, III ve IV
E
I, II ve IV
Açıklama:
İnsanı bir sürü halinde yaşamaktan kurtaran şey; toplum içinde yaşarken
birtakım ahlâk kurallarına uyarak hayatını sürdürmesidir. Toplumun olduğu
yerde, doğal olarak insana birtakım görev ve sorumluluklar düşer.
birtakım ahlâk kurallarına uyarak hayatını sürdürmesidir. Toplumun olduğu
yerde, doğal olarak insana birtakım görev ve sorumluluklar düşer.
Soru 62
I. Hacca Gitmek
II. Cuma Namazı Kılmak
III. Zekât Vermek
IV. Sadaka-i Câriye
V. Sağlığını Korumak
Yukarıdakilerden hangileri mü'minin insan ilişkilerini geliştirmesine ve sosyal bağları güçlendirmesine yöneliktir
II. Cuma Namazı Kılmak
III. Zekât Vermek
IV. Sadaka-i Câriye
V. Sağlığını Korumak
Yukarıdakilerden hangileri mü'minin insan ilişkilerini geliştirmesine ve sosyal bağları güçlendirmesine yöneliktir
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
I, II, III ve IV
D
II, III, IV ve V
E
I, II, III ve V
Açıklama:
İnsanın, kendisine karşı birtakım görevleri vardır: Allah’ın emanet
olarak verdiği bedeni ve bedenî yeteneklerini doğru kullanmak, sağlığını
korumak, insanlık şerefine leke getirecek kötü davranışlardan uzak durmak,
dinini, canını, malını, namusunu ve şerefini korumak, “iyi insan” olmak…
İşte bunlar ahlâkın “bireysel” boyutunu oluşturur. Buna “bireysel ahlâk”
diyoruz. Bununla birlikte, Dinimizde beş vakit namazın cemaatle kılınmasının teşvik edilmesi,
haftada bir kılınan cuma namazının farz oluşu, yılda iki kez kılınan bayram
namazları, zekât ve bütün İslâm Dünyasından temsilcilerin katılımıyla
gerçekleşen “büyük kongre” mahiyetindeki hac vb. ibadetlerin de amacı,
insan ilişkilerini geliştirmeye ve sosyal bağları güçlendirmeye yöneliktir.
Ek olarak, vakfedilen mal, arazi ya da bina vb. Allah rızası için, toplum yararına
kullanılmak üzere bağışlanır. Bağışlanan şey, bir bakıma ölümsüzleşmiş,
toplum yararına kullanılan sürekli bir hayır (sadaka-i câriye) haline gelmiştir.
olarak verdiği bedeni ve bedenî yeteneklerini doğru kullanmak, sağlığını
korumak, insanlık şerefine leke getirecek kötü davranışlardan uzak durmak,
dinini, canını, malını, namusunu ve şerefini korumak, “iyi insan” olmak…
İşte bunlar ahlâkın “bireysel” boyutunu oluşturur. Buna “bireysel ahlâk”
diyoruz. Bununla birlikte, Dinimizde beş vakit namazın cemaatle kılınmasının teşvik edilmesi,
haftada bir kılınan cuma namazının farz oluşu, yılda iki kez kılınan bayram
namazları, zekât ve bütün İslâm Dünyasından temsilcilerin katılımıyla
gerçekleşen “büyük kongre” mahiyetindeki hac vb. ibadetlerin de amacı,
insan ilişkilerini geliştirmeye ve sosyal bağları güçlendirmeye yöneliktir.
Ek olarak, vakfedilen mal, arazi ya da bina vb. Allah rızası için, toplum yararına
kullanılmak üzere bağışlanır. Bağışlanan şey, bir bakıma ölümsüzleşmiş,
toplum yararına kullanılan sürekli bir hayır (sadaka-i câriye) haline gelmiştir.
Soru 63
İslam ahlakında mü'minin, mü'min kardeşini kendine tercih etmesini ifade eden kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Takva
B
İhlas
C
İsar
D
Doğruluk
E
Havf
Açıklama:
İslâm ahlâkının “ben merkezli” olmayıp “başkası”nı önemsediği; öne
çıkardığı kavramlardan bile kolaylıkla anlaşılır. Sohbet, muhabbet, aşk,
dostluk, yardımlaşma ve dayanışma, iyilikseverlik, konukseverlik, ikram,
selâmlaşma, îsar (başkasını kendine tercih etme) vb. kavramlar, dikkat
edilirse, hep başkasıyla gerçekleşen ilkelerdir. Sohbet, ikram, yardımlaşma,
îsar vb. “başkası” olmadan gerçekleşemez. Üç kişinin oturduğu bir masaya
iki bardak çay geldiğinde, o iki bardak, masanın üzerinde, kişilerin önüne
birkaç defa gider gelir. Üçü de çayı birbirine ikram etmekte, arkadaşını
kendisine tercih etmektedir: “Buyurun siz için, ben biraz sonra gelecek olanı
alırım.” “Îsar” dediğimiz şey, işte budur. Başka bir kültürde böyle bir
manzara ile karşılaşmak pek mümkün değildir.
çıkardığı kavramlardan bile kolaylıkla anlaşılır. Sohbet, muhabbet, aşk,
dostluk, yardımlaşma ve dayanışma, iyilikseverlik, konukseverlik, ikram,
selâmlaşma, îsar (başkasını kendine tercih etme) vb. kavramlar, dikkat
edilirse, hep başkasıyla gerçekleşen ilkelerdir. Sohbet, ikram, yardımlaşma,
îsar vb. “başkası” olmadan gerçekleşemez. Üç kişinin oturduğu bir masaya
iki bardak çay geldiğinde, o iki bardak, masanın üzerinde, kişilerin önüne
birkaç defa gider gelir. Üçü de çayı birbirine ikram etmekte, arkadaşını
kendisine tercih etmektedir: “Buyurun siz için, ben biraz sonra gelecek olanı
alırım.” “Îsar” dediğimiz şey, işte budur. Başka bir kültürde böyle bir
manzara ile karşılaşmak pek mümkün değildir.
Soru 64
Yunus Emre’nin ifade ettiği “Yaratılanı severiz, Yaratandan ötürü.” ifadesi en çok aşağıdaki islam ahlakı ilkelerinden hangisi ile ilişkilendirilebilir?
Seçenekler
A
Yardımlaşma
B
Başkalarıyla iyi geçinme
C
Emr-i bi’l-ma’rûf nehy-i ani’l münker
D
Kardeşlik
E
Büyükleri Saymak, Küçükleri Sevmek
Açıklama:
Sahip olduğumuz Allah inancı ve sevgisi de, bize insanları sevmeyi,
onlarla iyi geçinmeyi, kimseyi hor görmemeyi gerektirir. Yunus Emre’nin
dediği gibi; “Yaratılanı severiz, Yaratandan ötürü.”
onlarla iyi geçinmeyi, kimseyi hor görmemeyi gerektirir. Yunus Emre’nin
dediği gibi; “Yaratılanı severiz, Yaratandan ötürü.”
Soru 65
Felsefî antropolojinin insanı “biyopsişik” bir varlık olarak nitelemesi aşağıdakilerden hangisini ifade eder?
Seçenekler
A
İnsanın salt biyolojik bir varlık olduğunu
B
İnsanın manevi yönünün kuvvetli olmasını
C
İnsanın ruhî ihtiyaçlarının karşılanmasının imkansızlığını
D
İnsan ruh-beden bütünlüğünden oluşan bir varlık olduğunu
E
İnsanın Dünya ile olan bağının zayıf olduğunu
Açıklama:
İnsan, mükemmel olarak yaratılmış bir varlıktır. Felsefî antropoloji insanı
“biyopsişik” bir varlık olarak niteler. O, salt biyolojik değil, ama salt psişik
bir varlık da değildir. Onun hem bedenî, hem de ruhî ihtiyaçları vardır. insan
ruh-beden bütünlüğünden oluşan bir varlıktır. İki kanatlı bir kuş
gibi, o, bu iki yönüyle bir bütündür.
“biyopsişik” bir varlık olarak niteler. O, salt biyolojik değil, ama salt psişik
bir varlık da değildir. Onun hem bedenî, hem de ruhî ihtiyaçları vardır. insan
ruh-beden bütünlüğünden oluşan bir varlıktır. İki kanatlı bir kuş
gibi, o, bu iki yönüyle bir bütündür.
Soru 66
I. Şehvet
II. Oburluk
III. İffet
IV. Cesaret
V. Öfke
Yukarıdaki davranışlardan hangileri ahlak ilkelerine göre erdemli davranışlar arasında yer alır?
II. Oburluk
III. İffet
IV. Cesaret
V. Öfke
Yukarıdaki davranışlardan hangileri ahlak ilkelerine göre erdemli davranışlar arasında yer alır?
Seçenekler
A
Yalnız II
B
I ve III
C
II ve III
D
III ve IV
E
II, III ve IV
Açıklama:
İnsanoğlu bedenî isteklerinin tutkunu olursa,
hayvanî düzeyde kalır, insanlığını gerçekleştiremez. Sadece rûhî ve manevî
isteklerini önemserse, dünya ile olan bağı zayıflar, maddî anlamda
güçsüzleşir, ezilmeye ve sömürülmeye mahkûm olur. İşte insanın, bu iki
yönü arasında ve bu iki yönüne ilişkin istek ve arzularında dengeyi
gerçekleştirme çabası, onun ahlâkî yönünü oluşturur. Zaten ahlâkî erdemler,
insanın isteklerinde dengeyi (orta yolu) bulmasıyla ortaya çıkar. Örneğin
insanın arzu (şehvet) gücünün iki ucu (ifrat ve tefriti), isteklerine aşırı derece
düşkünlük (oburluk) ile iştahsızlık ve isteksizlik iken; orta yolu iffettir. Öfke
(gadap) gücünün iki ucu, saldırganlık ile korkaklık iken; orta yolu ise
cesarettir. İffet ve cesaret ahlâkî “erdem (fazîlet)” olmasına rağmen, oburluk
ve iştahsızlık ile saldırganlık ve korkaklık “erdemsizlik (rezîlet)“tir.
hayvanî düzeyde kalır, insanlığını gerçekleştiremez. Sadece rûhî ve manevî
isteklerini önemserse, dünya ile olan bağı zayıflar, maddî anlamda
güçsüzleşir, ezilmeye ve sömürülmeye mahkûm olur. İşte insanın, bu iki
yönü arasında ve bu iki yönüne ilişkin istek ve arzularında dengeyi
gerçekleştirme çabası, onun ahlâkî yönünü oluşturur. Zaten ahlâkî erdemler,
insanın isteklerinde dengeyi (orta yolu) bulmasıyla ortaya çıkar. Örneğin
insanın arzu (şehvet) gücünün iki ucu (ifrat ve tefriti), isteklerine aşırı derece
düşkünlük (oburluk) ile iştahsızlık ve isteksizlik iken; orta yolu iffettir. Öfke
(gadap) gücünün iki ucu, saldırganlık ile korkaklık iken; orta yolu ise
cesarettir. İffet ve cesaret ahlâkî “erdem (fazîlet)” olmasına rağmen, oburluk
ve iştahsızlık ile saldırganlık ve korkaklık “erdemsizlik (rezîlet)“tir.
Soru 67
İnsanın toplumsal bir varlık oluşunu ifade eden kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Erdem
B
Üns
C
Nisyan
D
Temeddün
E
Silm
Açıklama:
İnsan, kavram olarak bile “üns” kökünden
türemiştir. Üns; ünsiyet etmek, başkalarıyla ilişki kurmak, insanlarla
beraber yaşamak demektir. Dağ başında tek başına yaşayan birinin, istese
bile, ahlâkî erdemleri gerçekleştirebilme; başkalarına iyilik yapma, yardımcı
olma imkânı yoktur. Çünkü yalnızdır.
türemiştir. Üns; ünsiyet etmek, başkalarıyla ilişki kurmak, insanlarla
beraber yaşamak demektir. Dağ başında tek başına yaşayan birinin, istese
bile, ahlâkî erdemleri gerçekleştirebilme; başkalarına iyilik yapma, yardımcı
olma imkânı yoktur. Çünkü yalnızdır.
Soru 68
İslâm ahlâk ilkelerinin en kapsayıcı olanı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Dayanışma
B
Başkalarıyla İyi Geçinmek
C
Büyükleri Saymak
D
Kötülükten Sakındırmak
E
Doğruluk
Açıklama:
İslâm ahlâkının ortaya koyduğu kuralların en önemli özelliği, doğruluk
ilkesine dayanmış olmasıdır. Doğruluk, İslâm ahlâk ilkelerinin en kapsayıcı
olanıdır. İslâm’ın bir özel anlamı da “sırât-ı müstakîm (doğru yol)”dir. Yani
İslâm dini, insanı Allah’a götüren doğru yoldur. Nitekim bir gün Hz.
Peygamber’in yanına biri gelmiş ve “Ey Allah’ın Elçisi! Bana dini öyle bir
tarif et ki bundan sonra onu kimseye sorma ihtiyacı hissetmeyim.” demiştir.
Peygamberimiz: “Allah’a inandım de, sonra da dosdoğru ol!” buyurmuştur.
(Müsned, III, 413)
Doğruluk, insanlara hak ve adaletle muamele etmek, zulüm ve
haksızlıktan uzak durmaktır. Doğruluk, dinimizin de imandan sonra en fazla
önemsediği, insan kişiliğini çok yönlü kuşatan ilkelerden biridir. Bunun için
Müslümanlar her gün beş vakit namazlarında Yüce Allah’a “bize doğru yolu
göster.” (Fâtiha /1: 6) diye dua ederler.
ilkesine dayanmış olmasıdır. Doğruluk, İslâm ahlâk ilkelerinin en kapsayıcı
olanıdır. İslâm’ın bir özel anlamı da “sırât-ı müstakîm (doğru yol)”dir. Yani
İslâm dini, insanı Allah’a götüren doğru yoldur. Nitekim bir gün Hz.
Peygamber’in yanına biri gelmiş ve “Ey Allah’ın Elçisi! Bana dini öyle bir
tarif et ki bundan sonra onu kimseye sorma ihtiyacı hissetmeyim.” demiştir.
Peygamberimiz: “Allah’a inandım de, sonra da dosdoğru ol!” buyurmuştur.
(Müsned, III, 413)
Doğruluk, insanlara hak ve adaletle muamele etmek, zulüm ve
haksızlıktan uzak durmaktır. Doğruluk, dinimizin de imandan sonra en fazla
önemsediği, insan kişiliğini çok yönlü kuşatan ilkelerden biridir. Bunun için
Müslümanlar her gün beş vakit namazlarında Yüce Allah’a “bize doğru yolu
göster.” (Fâtiha /1: 6) diye dua ederler.
Soru 69
I. Hastalanırsa ziyaretine gitmek
II. Ödünç bir şey isterse vermek
III. Darda kalırsa yardım etmek
IV. Bir nimete kavuşur, sevindirici bir gelişme olursa tebrik edip, sevincini paylaşmak
V. Yardım veya hayır yapılacaksa ilk sırada komşuya yadım etmek
İslam ahlak ilkelerine göre yukarıdakilerden hangileri komşunun müslüman üzerindeki hakları arasında yer alır?
II. Ödünç bir şey isterse vermek
III. Darda kalırsa yardım etmek
IV. Bir nimete kavuşur, sevindirici bir gelişme olursa tebrik edip, sevincini paylaşmak
V. Yardım veya hayır yapılacaksa ilk sırada komşuya yadım etmek
İslam ahlak ilkelerine göre yukarıdakilerden hangileri komşunun müslüman üzerindeki hakları arasında yer alır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve III
C
I, II ve III
D
I, II, III ve IV
E
I, II, III ve V
Açıklama:
Kur’ân ışığında, yardım edilecekler önem sırasına göre şöyle sıralanabilir:
anne-baba ve yakınlar, fakirler, yetimler, yolda kalmış yolcular, esirler,
köleler, borçlular, ihtiyaç sahibi muhacirler ve kalbi İslâm’a ısındırılmak
istenen kimseler. Yardım edilmek öncelikle bunların hakkıdır. Onların
haklarını yemek, dinî ve ahlâkî bir vebaldir.
anne-baba ve yakınlar, fakirler, yetimler, yolda kalmış yolcular, esirler,
köleler, borçlular, ihtiyaç sahibi muhacirler ve kalbi İslâm’a ısındırılmak
istenen kimseler. Yardım edilmek öncelikle bunların hakkıdır. Onların
haklarını yemek, dinî ve ahlâkî bir vebaldir.
Soru 70
İnsanın “biyopsişik” bir varlık yapısına sahip oluşu, onun hangi özelliğini ifade eder?
Seçenekler
A
Salt bedensel bir varlık olduğunu
B
Salt ruhsal bir varlık olduğunu
C
Beden ve ruh bütünlüğüne sahip bir varlık olduğunu
D
Kompleks ve derin bir varlık olduğunu
E
İlahi ve uhrevi bir varlık olduğunu
Açıklama:
İnsanın toplumsal boyutunun ahlâkî açıdan önemini açıklayabileceksiniz.
İnsan ne sadece bedensel ne de sadece ruhsal bir varlıktır. Dolayısıyla salt materyalizm de salt spiritualizm de insan varlığını açıklama bakımından yeterli değildir. İnsan hem bedensel hem de ruhsal bir varlıktır.
İnsan ne sadece bedensel ne de sadece ruhsal bir varlıktır. Dolayısıyla salt materyalizm de salt spiritualizm de insan varlığını açıklama bakımından yeterli değildir. İnsan hem bedensel hem de ruhsal bir varlıktır.
Ünite 9
Soru 1
I. Azim II. Sabır III. Çalışkanlık IV. İyi niyet V. Adalet VI. İhsan Yukarıdakilerden hangileri İslam iş ahlakı ile ilgili temel esaslardır?
Seçenekler
A
I,II,III,V
B
II,III,V,VI
C
I,IV,V,VI
D
II,III,IV
E
III,IV,V,VI
Açıklama:
İslâm iş ahlâkında pek çok ilke ve erdemden bahsedilebilir ve kaynaklarımızda da bahsedilmektedir. Biz bunları, sadelik ve kolaylık olsun diye dört genel ilke veya temel erdem altında toplayabiliriz. Bunlardan ilk ikisi, çalışma ve iş hayatına başlamadan önce iş konusunda sahip olmamız gereken iyi niyet ile çalışma konusundaki doğru dini bilgiler ve çalışkanlığın fazileti ile ilgilidir. Sonraki ikisi ise iş hayatına atıldıktan sonra işle ilgili çeşitli alanlar ve ilişkilerde uyulması gereken helal kazanç ve adaletle ilgili kurallar ile lütuf ve ihsanla ilgili ahlâki faziletlerdir. Doğru cevap E'dir.
Soru 2
Aşağıdakilerden hangisi Gazali'ye göre iş hayatında haksızlıktan kaçınma bağlamında uzak durulması gerekenlerden değildir?
Seçenekler
A
Malda bulunmayan bir özellikle malı övmek
B
Malın kusurlarını gizlemek
C
Pazarlıktan uzak durmak
D
Ölçü ve tartıda hile yapmak
E
Alıcı veya satıcıya piyasa fiyatını gizlemek
Açıklama:
Gazali, iş hayatında başkalarının zarar görmesi ile sonuçlanan haksızlıkları iki kısma ayırır: Zararı genele yansıyan haksızlıklar ve zararı sadece müşteri ile sınırlı kalan haksızlıklar. “Zararı genel olan ticari zulümler” başlığı altında o, karaborsacılık ve kalpazanlığı irdeler. “Zararı yalnız müşteriyi ilgilendiren ticari zulümler” başlığı altında ise çok daha fazla sayıda ticari haksızlık konusunu ele alır. Ona göre, alış-veriş yapan kimsenin zarar görmesine sebebiyet veren her şey zulümdür. Bu konularda adalet ise kişinin Müslüman kardeşini zarara sokmamasıyla sağlanır. Burada genel kaide şudur: “Kişi, kendisi için istediği şeyleri müslüman kardeşi için de istemeli; kendisine yapıldığı taktirde ağırına gidecek ve canını sıkacak bir muameleyi başkalarına yapmamalıdır.” Bu kaide bağlamında, yapılmaması gerekenleri o, şu dört esasta toplar: 1) malda bulunmayan bir özellikle malı övmemek, 2) malın gizli ve açık bütün kusurlarını açıklayıp, hiçbirini gizlememek, 3) ölçü ve tartıda hile yapmamak, 4) Müşterinin bildiği taktirde almayacağı fiyatı gizlememek, başka bir deyişle, alıcı veya satıcıya piyasa fiyatını gizlememek. Bu dört esasın birincisi bağlamında o, ticaret için dini duyguları istismar etmemek gerektiğini de örneklerle birlikte ısrarla vurgular. Buna göre doğru cevap C'dir.
Soru 3
Aşağıdakilerden hangisi İslam iş ahlakını özetleyen temel bir kavramdır?
Seçenekler
A
Çok çalışmak
B
Haramdan sakınmak
C
İyi niyetli olmak
D
Hikmet sahibi olmak
E
Ölçülü kazanmak
Açıklama:
İslâm iş ahlâkını özetleyen iki temel kavramın “haramdan sakınmak” ve “helal kazanç” kavramları olduğunu söylemek mümkündür. Bilindiği üzere, ticaret yapmak, mal kazanmak, servet sahibi olmak meşru ve makbuldür fakat bunların hiçbir aşamasında haksızlığın ve dolayısıyla haramın bulunmaması gerekir. Haksızlık ve haram, iş hayatının en temel iki yasağıdır. Doğru cevap B'dir.
Soru 4
İslam iş ahlakında aşağıdakilerden hangisi yerilmiştir?
Seçenekler
A
Veresiye alış-veriş
B
Malı övmek
C
Zam yapmamak
D
Yemin
E
Pazarlık
Açıklama:
İslâm iş ahlâkında aldatmama ve aldatılmamaya yönelik öğütlerden biri alış-veriş esnasında yemin etmenin hoş görülmemesidir. Sözümüz, yemine ihtiyaç kalmadan güvenilir olmalı, dürüstlüğümüz yeminle desteklenmeye ihtiyaç duymamalı; ayrıca, farkında olmayarak da olsa hata karışabilecek alış-verişlerimize Allah’ın adı ile yemini aracı kılmamalıyız. Yemin edilmesi, bilhassa daha müttaki olanların daha çabuk kanmalarına ve bu yüzden belki de bazen zarar etmelerine yol açacaktır. Bu yüzden, alış verişlerde yemin tasvip edilmemiş hatta yerilmiştir. Hz. Peygamber alış-verişte yemin konusunda şöyle buyurmuştur: “(Yalan yere) yemin mala rağbeti artırsa bile bereketi götürür” (Buhari, 2008, 533). Doğru cevap D'dir.
Soru 5
"Gazali'ye göre ticaretle uğraşan bir kimse, altı maddeye uyarak, adaletin üstündeki ihsan rütbesine yükselir" Aşağıdakilerden hangisi bu maddelerden biri değildir?
Seçenekler
A
Fahiş kardan kaçınmak
B
Borcunu ödemek için vadesinin dolmasını beklemeden gidip ödemek
C
Pazarlıktan pişman olup cayana kolaylık göstermek
D
Kardan fedakarlık etmek
E
Alacakların tahsilinde çabuk davranmak
Açıklama:
Gazali’nin belirttiği üzere, Allah Teala hem adaletle hem de ihsanla emretmiştir. Dindar birisinin adaletle yetinmesi, zulümden kaçınması ve fakat ihsan kapılarını terk etmesi, bu kapılardan içeri girmemesi yakışık almaz. Çünkü “Allah şüphesiz adaleti, iyilik yapmayı... emreder...”( Nahl/16: 90). Bu bağlamdaki ihsan mefhumuyla o, “müşterinin yararına olan bir fiili, ona yapılacak ikramı” kasteder. Bu bir vecibe değildir, esnafın göstereceği bir fazilet, bir alicenaplıktır. Esnafın asıl yükümlü olduğu şey, zulmetmeyip adil davranmaktır. Ancak, ticaretle uğraşan bir kimse, şu altı maddeye uyarak, adaletin üstündeki ihsan rütbesine yükselir: 1) Fahiş kardan kaçınmak, 2) Kardan fedakarlık etmek, 3) Alacakların tahsilinde müsamahakar davranmak, 4) Borcunu ödemek için, alacaklının gelmesini ve vadesinin dolmasını beklemeden, imkanı varsa onun ayağına gidip borcunu ödemek, 5) Pazarlıktan pişman olup cayana kolaylık göstermek, 6) Fakirler için ayrı bir veresiye defteri tutarak, borçlarını ödeyemedikleri taktirde kendilerinden alacağını istememeye niyet etmek. Gazali’ye göre geçmiş büyüklerin alış- verişte izledikleri yöntemler bunlardır. Doğru cevap E'dir.
Soru 6
Aşağıdakilerden hangisi işverenin işçisine karşı davranışlarında uyması gereken ahlaki özelliklerden biri değildir?
Seçenekler
A
Mesuliyet
B
Hakkaniyet
C
Kardeşlik
D
Şükür
E
Liyakat
Açıklama:
İşveren veya yönetici, işçi veya memur alırken liyakati esas almalı, işi bir takım kişisel tarafgirliklerinden dolayı tercih ettiği liyakatsiz kişiye değil, hak eden kişiye, ehline vermelidir. İşi ehline vermek ve adaletli davranmak, bu konulardaki en temel ilahi emirlerden ikisidir. İyi bir işveren, işçilerin gerçek anlamda mesuliyetini taşır, sorumluluğunu üzerinde hisseder, sevinçlerine ve bilhassa kederlerine ortak olur ve bir sıkıntıları olduğundan haberdar olduğunda bunu ortadan kaldırmaya çalışır.
Ahlâklı bir işveren gerçekten iyice üst düzey bir ahlâklılığa sahipse, işçilerinin sadece sorumluluğunu hissetmekle ve zaman zaman onlara yardımcı olmakla yetinmez, onları kendisine kardeş bilir, yediğinden yedirir, giydiğinden giydirir ve onlara son derece iyi ve itibarlı davranır. Şükür, işverenin işçisine karşı davranışlarında olması gereken özelliklerinden değildir. Nitekim şükür sadece Allah'a olur. Doğru cevap D'dir.
Ahlâklı bir işveren gerçekten iyice üst düzey bir ahlâklılığa sahipse, işçilerinin sadece sorumluluğunu hissetmekle ve zaman zaman onlara yardımcı olmakla yetinmez, onları kendisine kardeş bilir, yediğinden yedirir, giydiğinden giydirir ve onlara son derece iyi ve itibarlı davranır. Şükür, işverenin işçisine karşı davranışlarında olması gereken özelliklerinden değildir. Nitekim şükür sadece Allah'a olur. Doğru cevap D'dir.
Soru 7
Gazali'ye göre, iyi bir tüccarın başarılı bir iş hayatıyla birlikte dinini de koruması ve ahiretini ihmal etmemesi için bir takım hususlara dikkat etmesi gerekir. Aşağıdakilerden hangisi bu hususlardan biri değildir?
Seçenekler
A
Haramdan kaçınmalıdır ama şüpheli işlerle meşgul olmasında sakınca yoktur.
B
Ticarete başlarken, çoluk çocuğunun nafakasını helal kazançla temin etmelidir.
C
Sanatında veya ticaretinde kifaye farzlardan bir farzı yerine getirmelidir.
D
Dünya pazarını ahiret pazarına engel yapmamalıdır.
E
Yaptığı her işin bütün safhalarını gözden geçirmeli, birgün hepsinden dolayı hesaba çekileceğini unutmamalıdır.
Açıklama:
Gazali’nin belirttiği üzere, ticaretle uğraşan kişiye, dünyevi çalışmaları ahiretini unutturmamalıdır. Yoksa kısa dünya hayatındaki kazancı, ebedi ahiret hayatı için zarara dönüşür. Ona göre, iyi bir tüccarın başarılı bir iş hayatıyla birlikte dinini de koruması ve ahiretini ihmal etmemesi için şu hususlara dikkat etmesi gerekir: 1) Ticarete başlarken, çoluk çocuğunun nafakasını helal kazançla temin etmek, kendisi için istediğini toplumdaki öteki kişiler için de isteyip onlara yardımcı olmak, kendi kazancıyla dinine yardımcı olmak ve benzeri tarzda iyi niyetler taşımalıdır. 2) Sanatında veya ticaretinde kifaye farzlardan bir farzı yerine getirmeye, o toplum için gerekli olan iş alanlarından birindeki bir boşluğu doldurmaya niyet etmelidir. 3) Dünya pazarını ahiret pazarına engel yapmamalıdır. 4) Çarşı-pazarda da Allah’ı sürekli hatırlamayı ve anmayı sürdürmelidir. 5) Ticaret konusunda ölçülü olmalı, aşırı hırs ve istek içinde olmamalıdır. 6) Yalnız haramdan kaçınmakla yetinmemeli, şüpheli işlerden de uzak durmalı, fetvalar yanında kalbine de danışmalı ve kalbinin işkillendiği şeyden vazgeçmelidir. 7) Yaptığı her işin bütün safhalarını gözden geçirmeli, birgün hepsinden dolayı hesaba çekileceğini unutmamalıdır. Buna göre doğru cevap A'dır.
Soru 8
I. İşi ehline vermek
II. Hırslı davranmak
III. Haline şükretmek
IV. Güvenilir olmak
V. Hakkaniyetli olmak
VI. Çıkarlarını gözetmek
VII. Mesuliyet sahibi olmak
VIII. Haset etmek
Yukarıdakilerden hangileri İslam ahlakına göre işgören kimselerin ahlakında olması gereken özelliklerdir?
II. Hırslı davranmak
III. Haline şükretmek
IV. Güvenilir olmak
V. Hakkaniyetli olmak
VI. Çıkarlarını gözetmek
VII. Mesuliyet sahibi olmak
VIII. Haset etmek
Yukarıdakilerden hangileri İslam ahlakına göre işgören kimselerin ahlakında olması gereken özelliklerdir?
Seçenekler
A
I,II,IV,V,VI
B
I,III,IV,VII,VIII
C
II,III,V,VI,VII
D
III,IV,V,VII
E
IV,V,VI,VII
Açıklama:
İşçi, öncelikle işverenine karşı haset ve kıskançlık içinde olmamalı, işveren değil de işçi olması gibi hususlardan dolayı herhangi bir eziklik duymamalı, çalışıp alın teriyle helal para kazanabildiği bir iş kapısı buldurduğu için Allah’a şükür, işverenine de gerektiğinde teşekkür etmelidir. İşçi, yaptığı işi iyi bilmeli, yeterince bilmiyorsa bir an önce eksikliklerini gidermeli, işi konusunda uzmanlaşmalıdır. Ayrıca o, iş ile ilgili her türlü mal ve bilgi gibi hususta kendisine güvenilir olmalıdır. İşçi, işverenin haklarını korumalı, işinde haksızlık yapmamalı, az da olsa kazancına haksızlığı ve haramı bulaştırmamalıdır. İşverenin işçisinden mesul olması gibi, işçinin de işverenin kendisine emanet edilen malından mesul olduğu ve bu konuda yeterince sorumluluk duyması gerektiği meşhur bir hadiste açıkça beyan edilmiştir. İyi bir işçi, başta işi olmak üzere, mümkünse iş arkadaşlarını ve işverenini sevmeli, en azından onlara saygı duymalıdır. Buna göre doğru cevap D'dir.
Soru 9
"Erdem-ekonomi ilişkisinde, ahlâk ve erdemi hiç önemsemeyen bir materyalizm, maddecilik ve kapitalizmin vahşi, tekelci ve sömürücü türü ______ kutbunu; ekonomiyi, dünya malını, karı, kazancı, çalışma ve üretmeyi hiç önemsemeyen bir mistisizm ve asketizm türü de _______ kutbunu oluşturmaktadır." Boşluklara gelmesi gereken doğru ifadeler hangileridir?
Seçenekler
A
ifrat-tefrit
B
itidal-tefrit
C
tefrit-itidal
D
ifrat-itidal
E
tefrit-ifrat
Açıklama:
Erdem-ekonomi ilişkisinde insanlara bol miktarda meşru, makul ve makbul seçenek sunmak ve onların özgür tercihlerine imkan sağlamak mümkündür. Bu meşru ve makbul seçeneklere geçmeden önce ahlaken uygun görülmeyecek seçenekleri elemek için, önce Aristoteles’in de İslâm dininin de fazlasıyla vurguladığı üç ilkesel terim olan, ifrat, tefrit ve itidal kavramlarını hatırda tutarak yola çıkmak mümkündür. Bu cümleden olarak, kısaca şunu söyleyebiliriz ki, insanlık tarihi ahlâk rağmına ekonomi yönünde ifrata da, ekonomi rağmına ahlâk yönünde tefrite de şahit olmuştur ve olmaktadır. Bakış açımıza göre bunlardan birine ifrat birine tefrit demek mümkündür. Kısa ve teknik terimlerle ifade etmek gerekirse, ahlâk ve erdemi hiç önemsemeyen bir materyalizm, maddecilik ve kapitalizmin vahşi, tekelci ve sömürücü türü ifrat kutbunu; ekonomiyi, dünya malını, karı, kazancı, çalışma ve üretmeyi hiç önemsemeyen bir mistisizm ve asketizm türü de tefrit kutbunu oluşturmaktadır. Doğru cevap A'dır.
Soru 10
I. Hak
II. Adalet
III. Merhamet
IV. Sevgi
V. Güven
VI. İyilikseverlik
Yukarıdakilerden hangileri erdem-ekonomi ilişkisinde maksimum düzeyi oluşturur?
II. Adalet
III. Merhamet
IV. Sevgi
V. Güven
VI. İyilikseverlik
Yukarıdakilerden hangileri erdem-ekonomi ilişkisinde maksimum düzeyi oluşturur?
Seçenekler
A
I,II
B
II,III
C
III,IV
D
IV,V
E
V,VI
Açıklama:
İş ahlâkının üzerinde durduğu erdemleri sınıflandırdığımızda, hak ve adalet gibi erdemler minimum düzeyi, güven ve iyilikseverlik gibi erdemler mutedil düzeyi oluşturur. Erdemlerin maksimum düzeyini, en yüksek seviyesini ise, merhamet ve sevgi erdemlerinin oluşturduğunu söylemek mümkündür. Doğru cevap C'dir.
Soru 11
Gazali'ye göre iyi bir tüccarın başarılı bir iş hayatıyla birlikte dinini de koruyabilmesi için kaç hususa dikkat etmesi gerekmektedir?
Seçenekler
A
3
B
4
C
5
D
6
E
7
Açıklama:
iyi bir tüccarın başarılı bir iş hayatıyla birlikte dinini de koruması ve ahiretini ihmal etmemesi için şu hususlara dikkat etmesi gerekir: 1) Ticarete başlarken, çoluk çocuğunun nafakasını helal kazançla temin etmek, kendisi için istediğini toplumdaki öteki kişiler için de isteyip onlara yardımcı olmak, kendi kazancıyla dinine yardımcı olmak ve benzeri tarzda iyi niyetler taşımalıdır. 2) Sanatında veya ticaretinde kifaye farzlardan bir farzı yerine getirmeye, o toplum için gerekli olan iş alanlarından birindeki bir boşluğu doldurmaya niyet etmelidir. 3) Dünya pazarını ahiret pazarına engel yapmamalıdır. 4) Çarşı-pazarda da Allah’ı sürekli hatırlamayı ve anmayı sürdürmelidir. 5) Ticaret konusunda ölçülü olmalı, aşırı hırs ve istek içinde olmamalıdır. 6) Yalnız haramdan kaçınmakla yetinmemeli, şüpheli işlerden de uzak durmalı, fetvalar yanında kalbine de danışmalı ve kalbinin işkillendiği şeyden vazgeçmelidir. 7) Yaptığı her işin bütün safhalarını gözden geçirmeli, birgün hepsinden dolayı hesaba çekileceğini unutmamalıdır
Soru 12
İbn haldun'a göre işçide bulunması gereken iki önemli erdem nedir?
Seçenekler
A
çalışkanlık ve liyakat
B
güven ve doğruluk
C
liyakat ve güven
D
güven ve kuvvet
E
çalışkanlık ve güven
Açıklama:
İbn Haldun’un işçilerde bulunması gereken erdemlerle ilgili en fazla liyakat ve güven üzerinde durduğu anlaşılmaktadır. Ona göre insanın hizmetinde bulunduracağı kimseler dört sınıfa ayrılır: Bunlardan birincisi, üzerine aldığı görevi hakkıyla görebilen ve işine güvenilebilecek olan doğru bir kimsedir; ikincisi, işine de emanet ve doğruluğuna da güvenilemez bir kimsedir; üçüncüsü, işini ve görevini yapabileceğine güvenilir biridir ama emanet ve doğruluğuna güvenilmez; dördüncüsü ise, emanet ve doruluğuna güvenilir biridir ama işinin ehli olmaz.
Soru 13
Sevgiyi adaletten üstün gören ahlakçı filozof kimdir?
Seçenekler
A
İbn Miskeveyh
B
Farabi
C
Nasiruddin et-Tusi
D
Kınalızade
E
Gazali
Açıklama:
Nasırüddin Tusi’ye göre de sevgi adaletten üstündür. Hatta adalete ihtiyaç, insanlar arasındaki sevgi yoksunluğundandır. Eğer bireyler arasında yeterince sevgi olsaydı, ne hakkını verme ne de hakkını almaya ihtiyaç olurdu
Soru 14
Aşağıdakilerden hangisi İslam iş ahlakı ile ilgili dört temel esastan biri değildir?
Seçenekler
A
çalışkanlık
B
ihsan
C
müsamaha
D
adalet
E
tevazu
Açıklama:
tevazu islam iş ahlakı ile ilgili dört temel esastan birisi değildir
Soru 15
Erdem-ekonomi ilişkisinde en öncelikli erdemler hangileridir?
Seçenekler
A
çalışkanlık ve adalet
B
hak ve adalet
C
doğruluk ve hak
D
doğruluk ve çalışkanlık
E
hak ve çalışkanlık
Açıklama:
erdem-ekonomi ilişkisinde en öncelikli erdemler, hak ve adalet erdemleridir.
Soru 16
Aşağıdaki yargılardan hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
İş ahlakı batı dünyasında 1960'lardan itibaren önemsenmeye başlanmıştır.
B
ülkemizde 2000'lerden itibaren fakültelerde ders olarak okutulmaya başlanmıştır.
C
son yıllarda iş ahlakıyla ilgili dernekler kurulmuştur
D
iş ahlakı, iş etiği veya meslek etiği olarak da adlandırılabilir
E
İş ahlakı günümüzde henüz bilincinde olunmayan bir kavramdır.
Açıklama:
"İş ahlakı günümüzde henüz bilincinde olunmayan bir kavramdır." ifadesi yanlıştır.
Soru 17
"Günümüzde esnaf odalarına benzeyen Ahilik geleneği Hacı Bektaş-ı Veli'nin tavsiyesiyle kurulan Karahanlılar'a kadar dayana bir kurumdur" cümlesinde yanlış olan bilgi hangisidir?
Seçenekler
A
Esnaf odaları
B
Ahilik
C
Hacı Bektaş-ı Veli
D
tavsiyesiyle
E
Karahanlılar'a
Açıklama:
Cümlede geçen "Karahanlılar" yerine "Selçuklular" ifadesi olmalıdır.
Soru 18
aşağıdakilerden hangisi işçi ahlakıyla ilgili özelliklerden biri değildir?
Seçenekler
A
haset etmemek
B
haline şükretmek
C
işbilir ve güvenilir olmak
D
eğitimli olmak
E
hakkaniyet ve mesuliyet sahibi olmak
Açıklama:
eğitimli olmak işçi ahlakıyla ilgili özelliklerden biri değildir.
Soru 19
Aşağıdaki yazar-eser karşılaştırmalarının hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
buhari - edebu'l-müfred
B
farabi - ideal devlet
C
ibn haldun - mukaddime
D
ibn miskeveyh - ahlak-ı miskeveyh
E
Draz - Kur'an ahlakı
Açıklama:
İbn Miskeveyh'in böyle bir eseri bulunmamaktadır.
Soru 20
İnsanlar üç sınıfa ayrılı:
1. Dünya hayatı için çalışıp ahiretini unutanlar
2. Ahiret kaygısıyla dünya geçimini kaale almayanlar
3. Ahiret elde etmek için dünya geçimini dikkate alanlar.
yukarıdaki sınıflandırma kime aittir?
1. Dünya hayatı için çalışıp ahiretini unutanlar
2. Ahiret kaygısıyla dünya geçimini kaale almayanlar
3. Ahiret elde etmek için dünya geçimini dikkate alanlar.
yukarıdaki sınıflandırma kime aittir?
Seçenekler
A
buhari
B
gazali
C
farabi
D
İbn miskeveyh
E
maverdi
Açıklama:
söz konusu sınıflandırma Gazali'ye aittir.
Soru 21
Peygamberimiz bir insanın kendi el emeği ile kazanıp yemesini övdüğü hadis-i şerifinde, aşağıdaki peygamberlerden hangisini bu konuya örnek göstermiştir?
Seçenekler
A
Hz. Davut
B
Hz. İsa
C
Hz. Musa
D
Hz. İbrahim
E
Hz. Yusuf
Açıklama:
Bir insanın, başkasına el açıp muhtaç olmaması, kimseye yük olmak durumunda kalmaması, kendi geçimini kendisinin temin etmesi kadar onur verici, itibar artırıcı, özgüven kazandırıcı ve yaşama sevincini coşturucu başka bir şey yoktur. Nitekim Rasulullah şöyle buyurmuştur: “Hiç kimse kendi el emeği ile kazanıp yediğinden daha hayırlı bir şey yememiştir. Allah’ın peygamberi Davut aleyhisselam da kendi el emeğinden yerdi.” (Buhari, 2008, 531). Doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 22
Gazali, çalışma, ticaret yapma, kazanç sahibi olma konularında, aşağıdakilerden hangisinin yerildiğinden bahsetmektedir?
Seçenekler
A
Geçimini sağlayacak kadarı için ticaret yapmak
B
İhtiyaç fazlası mal teminine çalışmak
C
Geçimin biraz üstünde bir gelir sağlamak
D
Helal yoldan geçimini temin etmek
E
Kazancından hayır ve hasenata pay ayırmak
Açıklama:
Gazali, çalışma, ticaret yapma, kazanç sahibi olma gibi hususları epey övdükten sonra şöyle der: “Biz, ticaretin mutlak şekilde her şeyden üstün olduğunu söylüyor değiliz. Ancak ticaret: a) Ya geçim için, b) Ya servet edinmek için, c) Ya da geçimin biraz üstünde bir gelir sağlamak amacıyla yapılır. Hayır ve hasenat düşünülmeden sırf malı çoğaltmak ve mal biriktirmek için ihtiyaç fazlası mal teminine çalışmak yerilmiştir”. Buradan da anlaşıldığı üzere, iş hayatını geliştirmede en temel ve en meşru niyet, muhannete muhtaç olmadan helal yoldan geçimini temin etmektir. Doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 23
Aşağıdakilerden hangisi, İslâm dini ve ahlâkında tamamen meşru ve makbul olup, teşvik edilmektedir?
Seçenekler
A
Malı sadece dünyalık niyetlerle edinmek
B
Haram yollarla kazanç sağlamak
C
Geçimini helal yoldan temin etmek
D
Kazancını kötü yollarda harcamak
E
İş meşguliyeti yüzünden ahiretini unutmak
Açıklama:
İslâm dini ve ahlâkında, çalışmak, üretmek, kazanmak, mal sahibi olmak, zengin olmak, makul bir refah içinde yaşamak; geçimini helal yoldan temin etmek, daha fazla refah ve huzur içinde yaşamak, kamu ve din yararına harcamalarda bulunabilmek gibi niyetlerle edinildiği ve haram bulaştırılmadığı sürece tamamen meşru ve hatta makbul ve fazlasıyla teşvik edilen şeylerdir. Kötü olan ve yerilen, malı sadece dünyalık niyetlerle edinmek, haram yollarla kazanmak, kötü yollarda harcamak ve malın kendisini ebedi kılacağını zannederek iş meşguliyeti yüzünden ahiretini unutmaktır. Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 24
I. Haramdan sakınmak
II. Haksızlık yapmak
III. Helal yoldan kazanmak
IV. Harama bulaşmak
V. Servet sahibi olmak
Yukarıdakilerden hangileri, İslami değerler ışığında iş hayatının en temel yasakları arasında yer almaktadır?
II. Haksızlık yapmak
III. Helal yoldan kazanmak
IV. Harama bulaşmak
V. Servet sahibi olmak
Yukarıdakilerden hangileri, İslami değerler ışığında iş hayatının en temel yasakları arasında yer almaktadır?
Seçenekler
A
I, II ve III
B
I ve V
C
II, III ve IV
D
II ve IV
E
III, IV ve V
Açıklama:
İslâm iş ahlâkını özetleyen iki temel kavramın “haramdan sakınmak” ve “helal kazanç” kavramları olduğunu söylemek mümkündür. Yukarıda belirtildiği üzere, ticaret yapmak, mal kazanmak, servet sahibi olmak meşru ve makbuldür fakat bunların hiçbir aşamasında haksızlığın ve dolayısıyla haramın bulunmaması gerekir. Haksızlık ve haram, iş hayatının en temel iki yasağıdır. Zira bir ayeti kerimede şöyle buyrulmaktadır: “Ey inananlar! Mallarınızı aranızda haksızlıkla değil, karşılıklı rıza ile yapılan ticaretle yiyin, haram ile nefsinizi mahvetmeyin” (Nisa/4: 29). Doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 25
Gazali, ticaretle uğraşan bir kimsenin bazı konularda hassas davranması halinde adaletin üstündeki ihsan rütbesine yükseleceğini dile getirmektedir. Aşağıdakilerden hangisi bu davranışlardan biri değildir?
Seçenekler
A
Pazarlıktan pişman olup cayana kolaylık göstermek
B
Kârdan fedakarlık etmek
C
Alacakların tahsilinde müsamahakâr davranmak
D
Fahiş kârdan kaçınmak
E
Borcunu ödemek için alacaklının gelmesini beklemek
Açıklama:
Ticaretle uğraşan bir kimse, şu altı maddeye uyarak, adaletin üstündeki ihsan rütbesine yükselir: 1) Fahiş kardan kaçınmak, 2) Kardan fedakarlık etmek, 3) Alacakların tahsilinde müsamahakar davranmak, 4) Borcunu ödemek için, alacaklının gelmesini ve vadesinin dolmasını beklemeden, imkanı varsa onun ayağına gidip borcunu ödemek, 5) Pazarlıktan pişman olup cayana kolaylık göstermek, 6) Fakirler için ayrı bir veresiye defteri tutarak, borçlarını ödeyemedikleri taktirde kendilerinden alacağını istememeye niyet etmek. Gazali’ye göre geçmiş büyüklerin alışverişte izledikleri yöntemler bunlardır. Ama bu yol ve yöntemlerin artık izi kalmamıştır. Doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 26
Aşağıdaki sure ve ayetlerden hangisinde, bir işin ehline verilmesi emredilmektedir?
Seçenekler
A
Nisa suresi, 58. ayet
B
Bakara suresi, 283. ayet
C
Furkan suresi, 67. ayet
D
Nahl suresi, 90. ayet
E
İsra suresi, 35. ayet
Açıklama:
İşveren veya yönetici, işçi veya memur alırken liyakati esas almalı, işi bir takım kişisel tarafgirliklerinden dolayı tercih ettiği liyakatsiz kişiye değil, hak eden kişiye, ehline vermelidir. İşi ehline vermek ve adaletli davranmak, bu konulardaki en temel ilahi emirlerden ikisidir. Nitekim, ayeti kerimede, “Şüphesiz Allah, size işleri ehline vermenizi, insanlar arasında hükmettiğiniz zaman da adaletle hükmetmenizi emretmektedir” (Nisa/4: 58) diye buyrulmaktadır. Doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 27
I. Hacca gitmek
II. Zekat vermek
III. Kamu yararına hizmetlerde bulunmak
IV. Sadaka vermek
V. İşini büyütmek
Yukarıdakilerden hangileri, ahlâklı bir Müslüman iş adamından kazancının hukuki ve ahlâki gereklerini yerine getirmek üzere yapması beklenenler arasında yer almaktadır?
II. Zekat vermek
III. Kamu yararına hizmetlerde bulunmak
IV. Sadaka vermek
V. İşini büyütmek
Yukarıdakilerden hangileri, ahlâklı bir Müslüman iş adamından kazancının hukuki ve ahlâki gereklerini yerine getirmek üzere yapması beklenenler arasında yer almaktadır?
Seçenekler
A
I, II ve III
B
II, III ve IV
C
III, IV ve V
D
I, III ve V
E
I, II ve IV
Açıklama:
Ahlâklı bir Müslüman iş adamı, işçileriyle ilişkilerinde faziletli davranışlar sergilediği gibi Allah’ın lütuf ve inayetiyle elde ettiği bol kazancının hukuki ve ahlâki gereklerini de yerine getirir, zekatını verir, sadakalarını verir, gelirinin büyüklüğü oranında kamu yararına büyük hizmetlerde bulunur. Ahlâklı bir zengin, cimrilikten sakınmalı, servetinin Allah’tan kendisine verilmiş emanet olduğunu ve malında başka insanların da hakkı olduğunu unutmamalıdır. Doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 28
Aşağıdakilerden hangisi, işgörenlerde bulunması gereken erdemli ve ahlâki davranışlardan biri değildir?
Seçenekler
A
İşverenine karşı kıskançlık ve haset içinde olmamalı
B
Güvenilir ve dürüst olmalı
C
Yapılan haksızlıkların altında kalmayıp, karşılık vermeli
D
İşini çok iyi bilmeli ve iyi yapmalı
E
İş aletleri vb. konularda sorumluluk sahibi olmalı
Açıklama:
İşçi, işverenine karşı kıskançlık ve haset içinde olmamalı, bir işi olup çoluk çocuğunun geçimini alnının teriyle ve akıyla sağlayabildiği için şükretmeli, işini çok iyi bilmeli ve iyi yapmalı, güvenilir ve dürüst olmalı, hiçbir haksızlığa tenezzül ve teşebbüs etmemeli, kazancının tam anlamıyla helal olmasına özen göstermeli, iş aletleri ve bilgileri gibi konularda sorumluluk sahibi olmalı, işini, iş arkadaşlarını ve işverenini elden geldiğince sevmeye ve saymaya çalışmalıdır. Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 29
I. Materyalizm
II. Mistisizm
III. Tekelcilik
IV. Asketizm
V. Kapitalizm
Yukarıdakilerin hangilerinde, ekonomi-erdem ilişkisinde ahlâk ve erdem önemsenmemektedir?
II. Mistisizm
III. Tekelcilik
IV. Asketizm
V. Kapitalizm
Yukarıdakilerin hangilerinde, ekonomi-erdem ilişkisinde ahlâk ve erdem önemsenmemektedir?
Seçenekler
A
I, II ve III
B
II, III ve IV
C
III, IV ve V
D
I, III ve V
E
I, II ve IV
Açıklama:
İnsanlık tarihi ahlâk rağmına ekonomi yönünde ifrata da, ekonomi rağmına ahlâk yönünde tefrite de şahit olmuştur. Kısa ve teknik terimlerle ifade etmek gerekirse, ahlâk ve erdemi hiç önemsemeyen bir materyalizm, maddecilik ve kapitalizmin vahşi, tekelci ve sömürücü türü ifrat kutbunu; ekonomiyi, ‘dünya malı’nı, karı, kazancı, çalışma ve üretmeyi hiç önemsemeyen bir mistisizm ve asketizm türü de tefrit kutbunu oluşturmaktadır. Doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 30
Erdem-ekonomi ilişkisinin maksimum düzeyinde sahip olunması beklenen erdem, aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Hak
B
Adalet
C
Güven
D
İyilikseverlik
E
Sevgi
Açıklama:
İş ahlâkının üzerinde durduğu erdemleri sınıflandırarak, hak ve adalet gibi erdemleri minimum düzey, güven ve iyilikseverlik gibi erdemleri mutedil düzey erdemleri olarak belirtmiştik. Erdemlerin maksimum düzeyini, en yüksek seviyesini ise, merhamet ve sevgi erdemlerinin oluşturduğunu söylemek mümkündür. Arzu edilen şey, işçinin işvereni, işverenin işçisini ve her ikisinin de yaptıkları işi ve iş arkadaşlarını azami derecede sevmeleridir. Böyle bir sevgi olduğunda alt düzeylerdeki ilkeler ve erdemlerin pek çoğuna gerek bile kalmayacaktır. Sevgi varsa, haksızlık da, adaletsizlik de, zarar verme de, verimsizlik ve güvensizlik de olmayacaktır. Bunun için sevgi aşamasına yükselmek iş dünyasındaki herkesin en yüksek erdemi ve yüce ideali olmalıdır. Doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 31
I. Pazarlık etmek
II. İhsan
III. Haksızlıktan kaçınma
IV. Temizlik
V. İyi niyet
VI. Çalışkanlık
Yukarıdakilerden hangileri İslam iş ahlakının dört temel esası olarak kabul edilmiştir?
II. İhsan
III. Haksızlıktan kaçınma
IV. Temizlik
V. İyi niyet
VI. Çalışkanlık
Yukarıdakilerden hangileri İslam iş ahlakının dört temel esası olarak kabul edilmiştir?
Seçenekler
A
I-II-IV-VI
B
I-III-V-VI
C
II-III-IV-V
D
II-III-V-VI
E
III-IV-V-VI
Açıklama:
İslâm iş ahlâkında pek çok ilke ve erdemden bahsedilebilir ve kaynaklarımızda da bahsedilmektedir. Biz bunları, sadelik ve kolaylık olsun diye dört genel ilke veya temel erdem altında toplayabiliriz. Bunlardan ilk ikisi, çalışma ve iş hayatına başlamadan önce iş konusunda sahip olmamız gereken iyi niyet ile çalışma konusundaki doğru dini bilgiler ve çalışkanlığın fazileti ile ilgilidir. Sonraki ikisi ise iş hayatına atıldıktan sonra işle ilgili çeşitli alanlar ve ilişkilerde uyulması gereken helal kazanç ve adaletle ilgili kurallar ile lütuf ve ihsanla ilgili ahlâki faziletlerdir. Doğru cevap D'dir.
Soru 32
Gazali iş hayatında yapılmaması gerekenleri dört esasta toplar. Aşağıdakilerden hangisi bu dört esastan biri değildir?
Seçenekler
A
Malda bulunmayan bir özellikle malı övmemek
B
Malın gizli ve açık bütün kusurlarını açıklayıp, hiçbirini gizlememek
C
Pazarlık etmekten kaçınmamak
D
Ölçü ve tartıda hile yapmamak
E
Alıcı veya satıcıya piyasa fiyatını gizlememek
Açıklama:
Gazali, iş hayatında başkalarının zarar görmesi ile sonuçlanan haksızlıkları iki kısma ayırır: Zararı genele yansıyan haksızlıklar ve zararı sadece müşteri ile sınırlı kalan haksızlıklar. “Zararı genel olan ticari zulümler” başlığı altında o, karaborsacılık ve kalpazanlığı irdeler. “Zararı yalnız müşteriyi ilgilendiren ticari zulümler” başlığı altında ise çok daha fazla sayıda ticari haksızlık konusunu ele alır. Ona göre, alış-veriş yapan kimsenin zarar görmesine sebebiyet veren her şey zulümdür. Bu konularda adalet ise kişinin Müslüman kardeşini zarara sokmamasıyla sağlanır. Burada genel kaide şudur: “Kişi, kendisi için istediği şeyleri müslüman kardeşi için de istemeli; kendisine yapıldığı taktirde ağırına gidecek ve canını sıkacak bir muameleyi başkalarına yapmamalıdır.” Bu kaide bağlamında, yapılmaması gerekenleri o, şu dört esasta toplar: 1) malda bulunmayan bir özellikle malı övmemek, 2) malın gizli ve açık bütün kusurlarını açıklayıp, hiçbirini gizlememek, 3) ölçü ve tartıda hile yapmamak, 4) Müşterinin bildiği taktirde almayacağı fiyatı gizlememek, başka bir deyişle, alıcı veya satıcıya piyasa fiyatını gizlememek. Bu dört esasın birincisi bağlamında o, ticaret için dini duyguları istismar etmemek gerektiğini de örneklerle birlikte ısrarla vurgular (1998, 170-85). Buna göre doğru cevap C'dir.
Soru 33
“Ödeme gücü bulunan kimsenin borcunu geciktirmesi zulümdür” hadisini İslam iş ahlakı esaslarından hangisini anlatırken örnek vermemiz yerinde olur?
Seçenekler
A
Adalet
B
İhsan
C
Çalışkan olmak
D
İyi niyetlilik
E
Müsamaha
Açıklama:
Rasulullah şöyle buyurmuştur: “Ödeme gücü bulunan kimsenin borcunu geciktirmesi zulümdür” (Buhari, 2008, 563). Müslüman, işin hangi sektöründe ve hangi düzeyinde çalışırsa çalışsın, işten, üründen, hizmette etkilenen herhangi bir kişiye en küçük bir haksızlık ve adaletsizlik yapılmadığının farkında olmalı; böylece kendi kursağından geçen ve canı kadar sevdiği çocuklarına yedirdiği lokmanın tam anlamıyla helal olduğundan emin olmalıdır. Buna göre doğru cevap A'dır.
Soru 34
Gazali'ye göre ticaretle uğraşan kimse aşağıdakilerden hangisini yaparsa ihsan rütbesine yükselemez?
Seçenekler
A
Fahiş kardan kaçınırsa
B
Alacakların tahsilinde aceleci davranırsa
C
Pazarlıktan cayana kolaylık gösterirse
D
Kardan fedakarlık ederse
E
Borcunu vaktinden önce öderse
Açıklama:
Gazali’nin de belirttiği üzere, Allah Teala hem adaletle hem de ihsanla emretmiştir. Dindar birisinin adaletle yetinmesi, zulümden kaçınması ve fakat ihsan kapılarını terk etmesi, bu kapılardan içeri girmemesi yakışık almaz. Çünkü “Allah şüphesiz adaleti, iyilik yapmayı... emreder...”( Nahl/16: 90). Bu bağlamdaki ihsan mefhumuyla o, “müşterinin yararına olan bir fiili, ona yapılacak ikramı” kasteder. Bu bir vecibe değildir, esnafın göstereceği bir fazilet, bir alicenaplıktır. Esnafın asıl yükümlü olduğu şey, zulmetmeyip adil davranmaktır. Ancak, ticaretle uğraşan bir kimse, şu altı maddeye uyarak, adaletin üstündeki ihsan rütbesine yükselir: 1) Fahiş kardan kaçınmak, 2) Kardan fedakarlık etmek, 3) Alacakların tahsilinde müsamahakar davranmak, 4) Borcunu ödemek için, alacaklının gelmesini ve vadesinin dolmasını beklemeden, imkanı varsa onun ayağına gidip borcunu ödemek, 5) Pazarlıktan pişman olup cayana kolaylık göstermek, 6) Fakirler için ayrı bir veresiye defteri tutarak, borçlarını ödeyemedikleri taktirde kendilerinden alacağını istememeye niyet etmek. Gazali’ye göre geçmiş büyüklerin alış- verişte izledikleri yöntemler bunlardır. Ama bu yol ve yöntemlerin artık izi kalmamıştır. Bu doğrultuda hareket etmek isteyenler, bu sünneti ihya ediyor olacaklardır (Gazali, 1998, 186-193). Doğru cevap B'dir.
Soru 35
Aşağıdakilerden hangisi ahlaklı bir işverende bulunması gereken bir özellik değildir?
Seçenekler
A
Zekatını ve sadakasını vermek
B
Mesuliyet
C
İş hırsıyla ibadetlerini ihmal etmemek
D
Kardeşlik
E
İşi akrabalarına vermek
Açıklama:
İşveren veya yönetici, işçi veya memur alırken liyakati esas almalı, işi bir takım kişisel tarafgirliklerinden dolayı tercih ettiği liyakatsiz kişiye değil, hak eden kişiye, ehline vermelidir. Doğru cevap E'dir.
Soru 36
“Bunları ne ticaret ve ne de alışveriş Allah’ı anmaktan, namaz kılmaktan, zekat vermekten alıkoyar. Bunlar, gönüllerin ve gözlerin döneceği günden korkarlar” (Nur/24: 37) ayeti ahlaklı işverenin hangi özelliğine dikkat çekmektedir?
Seçenekler
A
Liyakatlı olması
B
İş hırsıyla ibadetlerini terk etmemesi
C
Çalışanlarını ailesi gibi görmesi
D
Zekatını ve sadakasını vermesi
E
Kendisini işçilerinden sorumlu hissetmesi
Açıklama:
Müslüman işveren, toplumsal ahlâk ve iş ahlâkı kurallarına uygun davrandığı gibi manevi ahlâk yönünü de ihmal etmemeli, işi ile birlikte ibadetlerini ve maneviyatını da birlikte götürmeyi bilmelidir. Cenab-ı Hak bu tür işverenler veya zenginler için şöyle buyurmaktadır: “Bunları ne ticaret ve ne de alışveriş Allah’ı anmaktan, namaz kılmaktan, zekat vermekten alıkoyar. Bunlar, gönüllerin ve gözlerin döneceği günden korkarlar” (Nur/24: 37). Doğru cevap B'dir.
Soru 37
Aşağıdakilerden hangisi ahlaklı bir işçide bulunması gereken özelliklerden değildir?
Seçenekler
A
Güvenilir olmak
B
İşverenin haklarını korumak
C
Patronunu kıskanmak
D
İş arkadaşlarını sevmek
E
Haset etmemek
Açıklama:
İşçi, öncelikle işverenine karşı haset ve kıskançlık içinde olmamalı, işveren değil de işçi olması gibi hususlardan dolayı herhangi bir eziklik duymamalı, çalışıp alın teriyle helal para kazanabildiği bir iş kapısı buldurduğu için Allah’a şükür, işverenine de gerektiğinde teşekkür etmelidir.
İşçi, yaptığı işi iyi bilmeli, yeterince bilmiyorsa bir an önce eksikliklerini gidermeli, işi konusunda uzmanlaşmalıdır. Ayrıca o, iş ile ilgili her türlü mal ve bilgi gibi hususta kendisine güvenilir olmalıdır.
İşçi, işverenin haklarını korumalı, işinde haksızlık yapmamalı, az da olsa kazancına haksızlığı ve haramı bulaştırmamalıdır. İşverenin işçisinden mesul olması gibi, işçinin de işverenin kendisine emanet edilen malından mesul olduğu ve bu konuda yeterince sorumluluk duyması gerekir.
İyi bir işçi, başta işi olmak üzere, mümkünse iş arkadaşlarını ve işverenini sevmeli, en azından onlara saygı duymalıdır. Doğru cevap C'dir.
İşçi, yaptığı işi iyi bilmeli, yeterince bilmiyorsa bir an önce eksikliklerini gidermeli, işi konusunda uzmanlaşmalıdır. Ayrıca o, iş ile ilgili her türlü mal ve bilgi gibi hususta kendisine güvenilir olmalıdır.
İşçi, işverenin haklarını korumalı, işinde haksızlık yapmamalı, az da olsa kazancına haksızlığı ve haramı bulaştırmamalıdır. İşverenin işçisinden mesul olması gibi, işçinin de işverenin kendisine emanet edilen malından mesul olduğu ve bu konuda yeterince sorumluluk duyması gerekir.
İyi bir işçi, başta işi olmak üzere, mümkünse iş arkadaşlarını ve işverenini sevmeli, en azından onlara saygı duymalıdır. Doğru cevap C'dir.
Soru 38
Nasırüddin Tusi’ye göre adaletten üstün olan aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Güven
B
Müsamaha
C
Çalışkan olmak
D
Sevgi
E
Disiplinli olmak
Açıklama:
Nasırüddin Tusi’ye göre de sevgi adaletten üstündür. Hatta adalete ihtiyaç, insanlar arasındaki sevgi yoksunluğundandır. Eğer bireyler arasında yeterince sevgi olsaydı, ne hakkını verme ne de hakkını almaya ihtiyaç olurdu (Tusi, 2007, 247). Doğru cevap D'dir.
Soru 39
Erdem-ekonomi ilişkisinde minimum düzeyde öncelikli erdem hangisidir?
Seçenekler
A
Adalet
B
Faydalı olmak
C
Güvenilirlik
D
İyilik
E
Sevgi
Açıklama:
Minimum düzeyde en öncelikli erdemler, hak ve adalet erdemleridir. Adalet, dinler arasında Yahudilikten beri, filozoflar arasında Platon’dan beri en önemli görülen erdem sayılmaktadır. İş dünyasındaki çeşitli ilişkileri de kapsayacak biçimde hiç kimseye haksızlık etmemek ve gerek yargılama gerekse bölüşüm ve dağıtım gibi işlemlerde her hak sahibine hak ettiğini, hak ettiği yer, zaman ve biçimde vermek olarak özetlenebilecek hak ve adalet erdemi, erdemlerin eşik düzeyidir ve olmazsa olmaz alt sınırıdır. Doğru cevap A'dır.
Soru 40
Erdem-ekonomi ilişkisinde maksimum düzeyin ana ilkesi nedir?
Seçenekler
A
Adalet
B
Faydalı olmak
C
Güvenilirlik
D
İyilik
E
Sevgi
Açıklama:
Erdemlerin maksimum düzeyini, en yüksek seviyesini ise, merhamet ve sevgi erdemlerinin oluşturduğunu söylemek mümkündür. Arzu edilen şey, işçinin işvereni, işverenin işçisini ve her ikisinin de yaptıkları işi ve iş arkadaşlarını azami derecede sevmeleridir. Böyle bir sevgi olduğunda alt düzeylerdeki ilkeler ve erdemlerin pek çoğuna gerek bile kalmayacaktır. Sevgi varsa, haksızlık da, adaletsizlik de, zarar verme de, verimsizlik ve güvensizlik de olmayacaktır. Bunun için sevgi aşamasına yükselmek iş dünyasındaki herkesin en yüksek erdemi ve yüce ideali olmalıdır. Doğru cevap E'dir.
Soru 41
İş etiği veya meslek etiği gibi az çok farklı kavramlarla da ifade edilebilen
iş ahlâkı, Batı dünyasında aşağıdaki hangi tarihten itibaren özellikle önemsenmeye ve sadece dini ve felsefi ahlâk bağlamında değil özellikle iktisadi ve idari bilimler alanında bağımsız bir araştırma konusu ve hatta disiplin olarak
gelişmeye başlamıştır?
iş ahlâkı, Batı dünyasında aşağıdaki hangi tarihten itibaren özellikle önemsenmeye ve sadece dini ve felsefi ahlâk bağlamında değil özellikle iktisadi ve idari bilimler alanında bağımsız bir araştırma konusu ve hatta disiplin olarak
gelişmeye başlamıştır?
Seçenekler
A
1950'lerde
B
1960’lardan
C
1970'lerde
D
1980'lerde
E
1990'larda
Açıklama:
İş etiği veya meslek etiği gibi az çok farklı kavramlarla da ifade edilebilen
iş ahlâkı, Batı dünyasında da 1960’lardan itibaren özellikle önemsenmeye ve
sadece dini ve felsefi ahlâk bağlamında değil özellikle iktisadi ve idari
bilimler alanında bağımsız bir araştırma konusu ve hatta disiplin olarak
gelişmeye başlamıştır. Doğru cevap B'dir.
iş ahlâkı, Batı dünyasında da 1960’lardan itibaren özellikle önemsenmeye ve
sadece dini ve felsefi ahlâk bağlamında değil özellikle iktisadi ve idari
bilimler alanında bağımsız bir araştırma konusu ve hatta disiplin olarak
gelişmeye başlamıştır. Doğru cevap B'dir.
Soru 42
Sadece iş konusunda değil her konuda asıl olan ve ulaşılan sonucun değerini belirleyen en önemli etken aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Niyet
B
Kısmet
C
Çalışkanlık
D
Sabır
E
Azim
Açıklama:
Bir iş hayatına atılırken, başlangıçta olması gereken en önemli ahlâki şartlardan
biri, bu işle ilgili niyetin iyi olmasıdır. Niyet, sadece iş konusunda değil her konuda aslıdır ve ulaşılan sonucun değerini belirleyen en önemli etkendir. Doğru cevap A'dır.
biri, bu işle ilgili niyetin iyi olmasıdır. Niyet, sadece iş konusunda değil her konuda aslıdır ve ulaşılan sonucun değerini belirleyen en önemli etkendir. Doğru cevap A'dır.
Soru 43
Aşağıdaki peygamberlerden hangisi çiftçilerin piri ve örneğidir?
Seçenekler
A
Hz. Nuh
B
Hz. Yusuf
C
Hz. Adem
D
Hz. İsa
E
Hz. İbrahim
Açıklama:
Mesela, Hz. Adem çiftçilerin, Hz. Nuh marangozların, Hz. Yusuf ekonomistlerin, Hz. Davut el sanatçılarının, Hz. İsa tabiplerin, Hz. İbrahim ve Hz. Muhammed tüccarların piri ve örneği idi. Hz. Ebu Bekir hububat maddeleri satarak geçimini sağlar, Hz. Ömer dericilikle uğraşır, Hz. Osman yiyecek maddeleri satar, Hz. Ali de ücret karşılığı çalışarak geçimini temin ederdi. Doğru cevap C'dir.
Soru 44
Zararı genele yansıyan haksızlıklar ve zararı sadece müşteri ile sınırlı kalan haksızlıklar olarak ikiye ayıran alim aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Harezmi
B
Farabi
C
Cezeri
D
Gazali
E
Biruni
Açıklama:
Gazali, iş hayatında başkalarının zarar görmesi ile sonuçlanan haksızlıkları iki kısma ayırır: Zararı genele yansıyan haksızlıklar ve zararı sadece müşteri ile sınırlı kalan haksızlıklar. Doğru cevap D'dir.
Soru 45
Gazali'ye göre aşağıdakilerden hangisi iyi bir tüccarın başarılı bir iş hayatıyla birlikte dinini de koruması ve ahiretini ihmal etmemesi için gerekli olan hususlardan biri değildir?
Seçenekler
A
Ticarete başlarken, çoluk çocuğunun nafakasını helal kazançla temin etmek.
B
Yalnız haramdan kaçınmakla yetinmemeli, şüpheli işlerden de uzak durmak.
C
Dünya pazarını ahiret pazarına engel yapmamamak.
D
Çarşı-pazarda da Allah’ı sürekli hatırlamayı ve anmayı sürdürmek.
E
Ticaret konusunda, aşırı hırs ve istek içinde olmak.
Açıklama:
Gazali'ye göre, iyi bir tüccarın başarılı bir işhayatıyla birlikte dinini de koruması ve ahiretini ihmal etmemesi için şu hususlara dikkat etmesi gerekir: 1) Ticarete başlarken, çoluk çocuğunun nafakasını helal kazançla temin etmek, kendisi için istediğini toplumdaki öteki kişiler için de isteyip onlara yardımcı olmak, kendi kazancıyla dinine yardımcı olmak ve benzeri tarzda iyi niyetler taşımalıdır. 2) Sanatında veya ticaretinde kifaye farzlardan bir farzı yerine getirmeye, o toplum için gerekli olan iş alanlarından birindeki bir boşluğu doldurmaya niyet etmelidir. 3) Dünya pazarını ahiret pazarına engel yapmamalıdır. 4) Çarşı-pazarda da Allah’ı sürekli hatırlamayı ve anmayı sürdürmelidir. 5) Ticaret konusunda ölçülü olmalı, aşırı hırs ve istek içinde olmamalıdır. 6) Yalnız haramdan kaçınmakla yetinmemeli, şüpheli işlerden de uzak durmalı, fetvalar yanında kalbine de danışmalı ve kalbinin işkillendiği şeyden vazgeçmelidir. 7) Yaptığı her işin bütün safhalarını gözden geçirmeli, bir gün hepsinden dolayı hesaba çekileceğini unutmamalıdır. Doğru cevap E'dir.
Soru 46
İşçilerde bulunması gereken erdemlerle ilgili en fazla liyakat ve güven üzerinde duran aşağıda verilen alimlerden hangisidir ?
Seçenekler
A
Ömer Hayyam
B
Fergani
C
El-Biruni
D
İbn Haldun
E
İbn El-Heysem
Açıklama:
İbn Haldun’un işçilerde bulunması gereken erdemlerle ilgili en fazla liyakat ve güven üzerinde durduğu anlaşılmaktadır. Doğru cevap D'dir .
Soru 47
Aşağıda verilen alimlerden hangisine göre, “eğer toplum halinde yaşayan insanlar birbirlerini seven kişilerse, birbirlerine karşı adaletli davranırlar ve aralarında hiçbir anlaşmazlık ortaya çıkmaz"?
Seçenekler
A
İbn Miskeveyh
B
İbn Haldun
C
İbn Sina
D
İbn Nefis
E
Zehravi
Açıklama:
İbn Miskeveyh’e göre, “eğer toplum halinde yaşayan insanlar birbirlerini seven kişilerse, birbirlerine karşı adaletli davranırlar ve aralarında hiçbir anlaşmazlık ortaya çıkmaz. Doğru cevap A'dır.
Soru 48
Aşağıda verilen alimlerden hangisi "sevgi adaletten üstündür" görüşünü dile getirmiştir?
Seçenekler
A
Abdülhamid İbn-i Türk
B
Ömer Hayyam
C
Nasırrüddin Tusi
D
Battani
E
El-Biruni
Açıklama:
Nasırüddin Tusi’ye göre de sevgiadaletten üstündür. Hatta adalete ihtiyaç, insanlar arasındaki sevgiyoksunluğundandır. Eğer bireyler arasında yeterince sevgi olsaydı, ne hakkınıverme ne de hakkını almaya ihtiyaç olurdu. Doğru cevap C'dir.
Soru 49
Erdem ahlakı veya etiği dendiğinde ilk akla gelen filozof aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Platon
B
Sokrates
C
Thales
D
Demokritos
E
Aristoteles
Açıklama:
Erdemlilik çoğu kere, ahlâklı ve iyi karakter sahibi biri olmakla eş anlamlı kullanılır. Erdem ahlâkı veya etiği dendiğinde ilk akla gelen filozof olan Aristoteles, erdemi, iş ahlâkıyla da çok bağlantılı bir biçimde tanımlar. Doğru cevap E'dir
Soru 50
İslâm dini ve dolayısıyla ahlâkında da, klasik dönemin felsefi ahlâkında da yanlış olan ve ahlaki bulunmayan tutum ve davranışları ifade eden kavramlar hangileridir?
Seçenekler
A
Itlak ve iyan
B
Ifrat ve tefrit
C
İbahe ve ibda
D
İbka ve ibkam
E
İcmal ve iklab
Açıklama:
İfrat ve tefrit, İslâm dini ve dolayısıyla ahlâkında da, klasik dönemin felsefi ahlâkında da yanlış olan ve ahlâki bulunmayan tutum ve davranışlardır. Her iki aşırılığın da toplumlara büyük zararları olmuştur. Doğru cevap B'dir.
Soru 51
Aşağıdakilerden hangisi işletme örgütlerinde iş ahlâkı yönetiminin faydalarından ve bu yolla elde edilecek yararlardan biri değildir?
Seçenekler
A
İş ahlâkı, takım çalışmasını ve verimliliği destekler
B
Etik programlar, işçilerin ve çalışanların stresini azaltır
C
Çalışanlar birbirinin değerlerine ve kuruma bağlılık hissederler
D
Etik programlar, işçilerin ve çalışanların stresini arttırır, gelişim ve tatmin duygularını azaltır
E
Kamu nezdinde işletmenin itibarını artırır ve güçlü bir imaj oluşur
Açıklama:
Ahlâki programlar, hızlı değişim dönemlerinde ahlâki çöküşü azaltır, kötü niyetli girişimleri önler, toplumsal adaleti artırır. İş ahlâkı, takım çalışmasını ve verimliliği destekler. Çalışanlar birbirinin değerlerine ve kuruma bağlılık hissederler ve bu da güçlü motivasyonu ve performans artışını getirir. Etik programlar, işçilerin ve çalışanların stresini azaltır, gelişim ve tatmin duygularını artırır.
Soru 52
Aşağıdakilerden hangisi İslâm iş ahlâkında bulunması gereken ilke ve erdemden biri değildir?
Seçenekler
A
Adalet
B
Lütuf
C
Çalışkanlık
D
İyi niyet
E
Şefkat
Açıklama:
İslâm iş ahlâkında pek çok ilke ve erdemden bahsedilebilir. Bunlardan ilk ikisi, çalışma ve iş hayatına başlamadan önce iş konusunda sahip olmamız gereken iyi niyet ile çalışma konusundaki doğru dini bilgiler ve çalışkanlığın fazileti ile ilgilidir. Sonraki ikisi ise iş hayatına atıldıktan sonra işle ilgili çeşitli alanlar ve ilişkilerde uyulması gereken helal kazanç ve adaletle ilgili kurallar ile lütuf ve ihsanla ilgili ahlâki faziletlerdir.
Soru 53
Peygamberlerin meslekleri veya ilgi alanlarıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Hz. Muhammed, tüccar
B
Hz. Davut, çoban
C
Hz. Adem, çiftçi
D
Hz. Nuh, marangoz
E
Hz. İsa, tabip
Açıklama:
Peygamberler ve büyük sahabiler dahi dünyevi işlerde çalışmış, belli meslekleri icra etmişlerdir. Mesela, Hz. Adem çiftçilerin, Hz. Nuh marangozların, Hz. Yusuf ekonomistlerin, Hz. Davut el sanatçılarının, Hz. İsa tabiplerin, Hz. İbrahim ve Hz. Muhammed tüccarların piri ve örneği idi. Hz. Ebu Bekir hububat maddeleri satarak geçimini sağlar, Hz. Ömer dericilikle uğraşır, Hz. Osman yiyecek maddeleri satar, Hz. Ali de ücret karşılığı çalışarak geçimini temin ederdi.
Soru 54
Aşağıdakilerden hangisi ticari işlemlerde haksızlık yapmaktan, zarar vermekten, zulmetmekten kaçınmak ve bunların aksine hakkaniyetli ve adaletli davranmak adına yapılması gereken durumlardan biri değildir?
Seçenekler
A
Alıcı veya satıcıya piyasa fiyatını gizlememek
B
Malda bulunmayan bir özellikle malı övmemek
C
Malın gizli ve açık bütün kusurlarını açıklayıp, hiçbirini gizlememek
D
Malın üzerine değer etiketi yapıştırmamak
E
Ölçü ve tartıda hile yapmamak
Açıklama:
Kişi, kendisi için istediği şeyleri müslüman kardeşi için de istemeli; kendisine yapıldığı takdirde ağırına gidecek ve canını sıkacak bir muameleyi başkalarına yapmamalıdır.” Bu kaide bağlamında, yapılmaması gerekenleri o, şu dört esasta toplanır: 1) malda bulunmayan bir özellikle malı övmemek, 2) malın gizli ve açık bütün kusurlarını açıklayıp, hiçbirini gizlememek, 3) ölçü ve tartıda hile yapmamak, 4) Müşterinin bildiği takdirde almayacağı fiyatı gizlememek, başka bir deyişle, alıcı veya satıcıya piyasa fiyatını gizlememek.
Soru 55
Aşağıdakilerden hangisi ticaretle uğraşan bir kimsenin, adaletin üstündeki ihsan rütbesine yükselebilmesi için uyması gereken erdemlerden biri değildir?
Seçenekler
A
Alacakların tahsilinde müsamahakâr davranmak
B
Fakirler için ayrı bir veresiye defteri tutarak, borçlarını ödeyemedikleri taktirde kendilerinden alacağını zorla istemek
C
Pazarlıktan pişman olup cayana kolaylık göstermek
D
Kardan fedakârlık etmek
E
Fahiş kardan kaçınmak
Açıklama:
Esnafın asıl yükümlü olduğu şey, zulmetmeyip adil davranmaktır. Ancak, ticaretle uğraşan bir kimse, şu altı maddeye uyarak, adaletin üstündeki ihsan rütbesine yükselir: 1) Fahiş kardan kaçınmak, 2) Kardan fedakarlık etmek, 3) Alacakların tahsilinde müsamahakar davranmak, 4) Borcunu ödemek için, alacaklının gelmesini ve vadesinin dolmasını beklemeden, imkanı varsa onun ayağına gidip borcunu ödemek, 5) Pazarlıktan pişman olup cayana kolaylık göstermek, 6) Fakirler için ayrı bir veresiye defteri tutarak, borçlarını ödeyemedikleri taktirde kendilerinden alacağını istememeye niyet etmek.
Soru 56
“Şüphesiz Allah, size işleri ehline vermenizi, insanlar arasında hükmettiğiniz zaman da adaletle hükmetmenizi emretmektedir” (Nisa/4: 58). Ayette işverenin işçisine karşı davranışlarında uyması gereken hangi ahlâki özelliğe vurgu yapılmaktadır?
Seçenekler
A
Mesuliyet
B
Liyakat ve Hakkaniyet
C
İyi niyet
D
Şefkat
E
İşbilir ve Güvenilir Olmak
Açıklama:
İşveren veya yönetici, işçi veya memur alırken liyakati esas almalı, işi bir takım kişisel tarafgirliklerinden dolayı tercih ettiği liyakatsiz kişiye değil, hak eden kişiye, ehline vermelidir. İşi ehline vermek ve adaletli davranmak, bu konulardaki en temel ilahi emirlerden ikisidir. Nitekim, ayeti kerimede, “Şüphesiz Allah, size işleri ehline vermenizi, insanlar arasında hükmettiğiniz zaman da adaletle hükmetmenizi emretmektedir” (Nisa/4: 58) diye buyrulmaktadır. Birinci şart, işi ehline vermek, ikinci şart, işe alınan ehil kişinin bundan sonraki tüm haklarını gözetmek, ona asla haksızlık ve adaletsizlik yapmamaktır.
Soru 57
Aşağıdakilerden hangisi iyi bir tüccarın başarılı bir iş hayatıyla birlikte dinini de koruması ve ahiretini ihmal etmemesi için dikkat etmesi gereken hususlardan biri değildir?
Seçenekler
A
Ticarete başlarken, çoluk çocuğunun nafakasını helal kazançla temin etmelidir
B
Ticaret konusunda aşırı hırs ve istek içinde olmalıdır
C
Yalnız haramdan kaçınmakla yetinmemeli, şüpheli işlerden de uzak durmalıdır
D
Fetvalar yanında kalbine de danışmalı ve kalbinin işkillendiği şeyden vazgeçmelidir
E
Çarşı-pazarda da Allah’ı sürekli hatırlamayı ve anmayı sürdürmelidir
Açıklama:
İyi bir tüccarın başarılı bir iş hayatıyla birlikte dinini de koruması ve ahiretini ihmal etmemesi için şu hususlara dikkat etmesi gerekir: 1) Ticarete başlarken, çoluk çocuğunun nafakasını helal kazançla temin etmek, kendisi için istediğini toplumdaki öteki kişiler için de isteyip onlara yardımcı olmak, kendi kazancıyla dinine yardımcı olmak ve benzeri tarzda iyi niyetler taşımalıdır. 2) Sanatında veya ticaretinde kifaye farzlardan bir farzı yerine getirmeye, o toplum için gerekli olan iş alanlarından birindeki bir boşluğu doldurmaya niyet etmelidir. 3) Dünya pazarını ahiret pazarına engel yapmamalıdır. 4) Çarşı-pazarda da Allah’ı sürekli hatırlamayı ve anmayı sürdürmelidir. 5) Ticaret konusunda ölçülü olmalı, aşırı hırs ve istek içinde olmamalıdır. 6) Yalnız haramdan kaçınmakla yetinmemeli, şüpheli işlerden de uzak durmalı, fetvalar yanında kalbine de danışmalı ve kalbinin işkillendiği şeyden vazgeçmelidir. 7) Yaptığı her işin bütün safhalarını gözden geçirmeli, bir gün hepsinden dolayı hesaba çekileceğini unutmamalıdır.
Soru 58
Aşağıdakilerden hangisi işçilerde bulunması gereken erdemlerden biri değildir?
Seçenekler
A
Haset Etmemek
B
Haline Şükretmek
C
Hırslı Olmak
D
İşbilir Olmak
E
Güvenilir Olmak
Açıklama:
İşçi, öncelikle işverenine karşı haset ve kıskançlık içinde olmamalı, işveren değil de işçi olması gibi hususlardan dolayı herhangi bir eziklik duymamalı, çalışıp alın teriyle helal para kazanabildiği bir iş kapısı buldurduğu için Allah’a şükür, işverenine de gerektiğinde teşekkür etmelidir. İşçi, yaptığı işi iyi bilmeli, yeterince bilmiyorsa bir an önce eksikliklerini gidermeli, işi konusunda uzmanlaşmalıdır. Ayrıca o, iş ile ilgili her türlü mal ve bilgi gibi hususta kendisine güvenilir olmalıdır.
Soru 59
İbn Haldun’un işçilerde bulunması gereken erdemlerle ilgili en fazla vurguladığı erdem aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Hırs
B
Güven
C
Mesuliyet
D
Cesaret
E
İffet
Açıklama:
İbn Haldun’un işçilerde bulunması gereken erdemlerle ilgili en fazla liyakat ve güven üzerinde durmaktadır. Ona göre insanın hizmetinde bulunduracağı kimseler dört sınıfa ayrılır: Bunlardan birincisi, üzerine aldığı görevi hakkıyla görebilen ve işine güvenilebilecek olan doğru bir kimsedir; ikincisi, işine de emanet ve doğruluğuna da güvenilemez bir kimsedir; üçüncüsü, işini ve görevini yapabileceğine güvenilir biridir ama emanet ve doğruluğuna güvenilmez; dördüncüsü ise, emanet ve doruluğuna güvenilir biridir ama işinin ehli olmaz.
Soru 60
“Allah şüphesiz adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara bakmayı emreder” (Nahl/16: 90) Ayeti erdem-ekonomi ilişkisinin hangi düzeyine denk düşmektedir?
Seçenekler
A
Mutedil
B
Müstakil
C
Maksimum
D
Müşterek
E
Minimum
Açıklama:
İş ahlâkının üzerinde durduğu erdemleri sınıflandıracak olursak, hak ve adalet gibi erdemleri minimum düzey, güven ve iyilikseverlik gibi erdemleri mutedil düzey erdemleri olarak belirtebiliriz. Erdem-Ekonomi İlişkisinde Mutedil Düzeyin ana ilkesi faydalılık ilkesi, faydalı olma kuralıdır. Faydalılık ilkesine göre, eylemlerimizde ne kadar az kişiye ne kadar az zarar veriyor ve ne kadar çok kişiye ne kadar çok fayda sağlıyorsak, eylemlerimiz o derece ahlâki olmuş olur. Bu düzeyde vurgu, zarar vermemenin de ötesinde, faydalı olmaya geçmektedir. Zira hiç kimseye zarar vermemek ve sadece üzerimize düşen ödevi yapmak yetmez; ahlâklılıkta daha üst düzeye çıkmak istiyorsak, onun ötesine geçen faydalar da sağlanmalıdır.
Soru 61
Aşağıdakilerden hangisi işletme örgütlerinde iş ahlâkı yönetiminin faydaları ve bu yolla elde edilecek yararları içeren maddelerden biri değildir?
Seçenekler
A
İş ahlâkı, takım çalışmasını ve verimliliği destekler.
B
Etik programlar, yasalara uyma konusunda bir nevi sigorta ve denetleme işlevi görür.
C
İş etiğine gösterilen ilgi bir bütün olarak toplumu geliştirir.
D
İş ahlakının ve iş etiği doğrudan işletmenin kar maksimizasyonunu artırır.
E
Kamu nezdinde işletmenin itibarını artırır, güçlü bir imaj ve sağlam bir halkla ilişkiler ağı oluşturur.
Açıklama:
İş ahlâkı ilkelerini bilmenin ve onlara uymanın yararları sadece dini, ahlâki ve uhrevi hayatımız için önemli
değildir; bunların yanında o, dünyevi hayatımız ve ekonomik başarımız için de son derece önemli ve yararlıdır. Dolayısıyla iş ahlakı ve etiği doğrudan kar maksimizasyonunu artırmaya yönelik değildir.
değildir; bunların yanında o, dünyevi hayatımız ve ekonomik başarımız için de son derece önemli ve yararlıdır. Dolayısıyla iş ahlakı ve etiği doğrudan kar maksimizasyonunu artırmaya yönelik değildir.
Ünite 10
Soru 1
Aşağıdakilerden hangisi çevre sorunlarından biri değildir?
Seçenekler
A
Hava kirliliği
B
Küresel ısınma
C
Toprak kayması
D
Ozon tabakasının delinmesi
E
Su kirliliği
Açıklama:
Günümüzde artık, toprak kirlenmesi ve erozyonla toprak kaybı, su kirlenmesi ve susuzluktan çölleşme, kirli su nedeniyle oluşan hastalıklar, hava kirliliği ve küresel ısınma, ozon tabakasının delinmesi ve kanser benzeri hastalıklardaki artışlar, yağmur ormanları başta olmak üzere ormanların yok edilmesi ve oralarda yaşayan binlerce bitki ve hayvan türünün neslinin tüketilmesi, fabrika çiftliklerde et tüketimi için yetiştirilen hayvanlara yapılan insanlık dışı muameleler, nükleer ve kimyasal atıkların neden olduğu kitlesel ölümler ve kalıcı hastalıklar, yeryüzü kaynaklarının bir kısım insanlar açlıktan ölürken bir kısmı tarafından adaletsizce ve israf içinde tüketilip yok edilmesi gibi sorunlar, hepimizi etkileyen ve gelecek nesillerimizi de etkileyecek olan çevre sorunlarının sadece birkaç ana başlığın oluşturmaktadır. fakat bunlar arasında toprak kayması çevre sorunlarından biri değildir.
Soru 2
İslam-Çevre ahlakında "merhamet ve muhabbet" ilkesi hangi kuramla bağlantılıdır?
Seçenekler
A
Erdemlilik
B
Bilgelik
C
Sorumluluk
D
Yararlılık
E
Hikmet
Açıklama:
İslam - çevre ahlakında merhamet ve muhabbet ilkesi erdemlilik kuramıyla bağlantılıdır.
Soru 3
Tabiata okul gibi, kitap gibi, öğretmen gibi bakmayı ve ondan ders almayı tavsiye eden islam-çevre ahlakı ilkesi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Hilafet
B
Nimet
C
Merhamet
D
Ayet
E
Muhabbet
Açıklama:
tabiata okul gibi, kitap gibi, öğretmen gibi bakmayı ve ondan ders almayı tavsiye eden islam-çevre ahlakı ilkesi ayet ilkesidir.
Soru 4
İslam çevre ahlakı ilkelerinden hangisi yanlış açıklanmıştır?
Seçenekler
A
Ubudiyet ilkesi (her varlık abiddir)
B
Kutsiyet ilkesi (her varlık kutsaldır)
C
Muhabbet ilkesi (muhabbet tüm varlığı kapsar)
D
Hilafet ilkesi (çevre nimettir)
E
Emanet ilkesi (çevre bize emanettir)
Açıklama:
Hilafet ilkesi (biz yeryüzünün halifeleriyiz)
Soru 5
"Giydiklerini temiz tut. kötü şeyleri terke devam et" (müddessir 74/45) ayeti islam çevre ahlakının hangi ilkesiyle doğrudan bağlantılıdır?
Seçenekler
A
Ayet ilkesi
B
Emanet ilkesi
C
Hilafet ilkesi
D
Muhabbet ilkesi
E
Nimet ilkesi
Açıklama:
Söz konusu ayet islam çevre ahlakının nimet ilkesiyle doğru orantılıdır.
Soru 6
"Kim zerre kadar iyilik yapmışsa onu görür. kim de zerre kadar kötülük yapmışsa onu görür" Zilzal 99/7-8 ayeti İslam çevre kuramının hangi maddesiyle doğrudan bağlantılıdır?
Seçenekler
A
Sorumluluk
B
Yararlılık
C
Erdemlilik
D
Bilgelik
E
Hikmet
Açıklama:
Söz konusu ayet İslam-çevre kuramının erdemlilik maddesiyle doğrudan bağlantılıdır.
Soru 7
Çevreci bilinçlenme hangi yıllarda başlamıştır?
Seçenekler
A
1950'lerin ortası
B
1950'lerin sonu
C
1960'ların başı
D
1960'ların sonu
E
1970'li yıllar
Açıklama:
Çevreci bilinçlenme 1960'ların başında başlamıştır.
Soru 8
"Doğu da batı da Allah'ındır; nereye dönerseniz Allah'ın yönü orasıdır. Doğrusu Allah her yeri kaplar.." bakara 2/115.
yukarıdaki ayet hangi ilkeyle doğrudan ilgilidir?
yukarıdaki ayet hangi ilkeyle doğrudan ilgilidir?
Seçenekler
A
Kutsiyet
B
Muhabbet
C
Ubudiyet
D
Merhamet
E
Hilafet
Açıklama:
Söz konusu ayet kutsiyet ilkesiyle doğrudan bağlantılıdır.
Soru 9
"Ahlak ilmi ve İslam Ahlakı" adlı kitabın yazarı kimdir?
Seçenekler
A
Farabi
B
Buhari
C
İbn Haldun
D
İbn Miskeveyh
E
Ahmed Hamdi Akseki
Açıklama:
söz konusu eserin yazarı Ahmet Hamdi Akseki'dir
Soru 10
İbn Miskeveyh'in "bitkiyi cansızlardan üstün kılan özellik ve hayvanların dereceleri" gibi konuları işlediği eseri hangisidir?
Seçenekler
A
İslam ve Çevre
B
Edebü'l-Müfred
C
Ahlâkı Olgunlaştırma
D
Çevre ve Din
E
Ahlâk ilmi ve İslâm ahlâkı
Açıklama:
söz konusu konuların işlendiği eser Ahlakı Olgunlaştırma'dır
Soru 11
Seçeneklerden hangisi çevre ahlâkının ilgilendiği alanlardan biridir?
Seçenekler
A
İnsanın çevre ile olan ilişkilerinin ahlâkî açıdan nasıl olması gerektiği
B
İnsanın çevreden nasıl daha verimli istifade edebileceği
C
Güncel gelişmeler ışığında insanın çevre ve teknoloji uyumunu nasıl sağlayacağı
D
Yeni nesil araç ve gereçlerin gündelik hayata nasıl uyarlanacağı
E
Dini vecibelerin çevre içerisinde nerelerde yerine getirileceği
Açıklama:
Çevre, bizi kuşatan, canlı-cansız her şey; çevre ahlâkı ise çevre ile
ilişkilerimizi ahlâki açıdan ele alıp düzenlemeye çalışan bir ahlâk dalıdır.
Çevre ahlâkı, bir taraftan betimleyici bir biçimde insanlar ile doğal çevreleri
arasındaki ilişkide tabii denge ve gidişatın korunması ve bu ilişkide zaman
zaman ortaya çıkan sorunların ve nedenlerinin belirlenip çözümlenmesi ile
ilgilenirken, öbür taraftan da değer koyucu bir ahlâk olarak insanların çevre
ile ilişkilerinin ahlâki açıdan en iyi nasıl olması gerektiği ile ilgili kuramlar
ve ilkeler geliştirir, öneriler getirir ve öğütlerde bulunur. Ahlâk,
çevrelerindeki varlıklarla ilişkilerinin insan onuruna yakışır düzeyde erdemli,
sağlıklı ve huzurlu olabilmesi için insanlara yol gösterip rehberlik etmeye ve
onların bu ilişkilerle ilgili ikilemli sorularına zararı, zulmü ve kötülüğü
azaltıcı, buna karşın faydayı, şefkat ve merhameti ve iyiliği artırıcı tarzda
cevaplar vermeye çalışan bir disiplinin ve insanlar arası etkinliğin adıdır.
ilişkilerimizi ahlâki açıdan ele alıp düzenlemeye çalışan bir ahlâk dalıdır.
Çevre ahlâkı, bir taraftan betimleyici bir biçimde insanlar ile doğal çevreleri
arasındaki ilişkide tabii denge ve gidişatın korunması ve bu ilişkide zaman
zaman ortaya çıkan sorunların ve nedenlerinin belirlenip çözümlenmesi ile
ilgilenirken, öbür taraftan da değer koyucu bir ahlâk olarak insanların çevre
ile ilişkilerinin ahlâki açıdan en iyi nasıl olması gerektiği ile ilgili kuramlar
ve ilkeler geliştirir, öneriler getirir ve öğütlerde bulunur. Ahlâk,
çevrelerindeki varlıklarla ilişkilerinin insan onuruna yakışır düzeyde erdemli,
sağlıklı ve huzurlu olabilmesi için insanlara yol gösterip rehberlik etmeye ve
onların bu ilişkilerle ilgili ikilemli sorularına zararı, zulmü ve kötülüğü
azaltıcı, buna karşın faydayı, şefkat ve merhameti ve iyiliği artırıcı tarzda
cevaplar vermeye çalışan bir disiplinin ve insanlar arası etkinliğin adıdır.
Soru 12
Günümüz dünyasında çevre bilincine yönelik farkındalıklar ne zaman ortaya çıkmaya başlamıştır?
Seçenekler
A
1920'lerde
B
1930'larda
C
1940'larda
D
1950'lerde
E
1960'larda
Açıklama:
Son on yıllardaki bu tarihsel gelişmeler birkaç cümleyle özetlenmek
istendiğinde denebilir ki, 1960’ların başında meydana gelen iki olay çevreci
bilinçlenmenin ilk tohumlarını atmıştır. Bunlardan biri nükleer denemelerden
sonra anne sütünde strontiyum 90 elementine rastlanması, diğeriyse, DDT
gibi sentetik yapılı tarım ilaçları ve kimyasal maddelerin etkilerinin,
hedefledikleri zararlılarla sınırlı kalmayıp, ekosistemi bir bütün olarak ve
olumsuz yönde etkilediğinin anlaşılmasıydı. Bu olayların sonucunda insanlar,
varlıkların karmaşık ekolojik döngülerle birbirlerine bağlı olduğunu fark
etmeye başladılar. 1980’lerin başında ise art arda gelen yerel çevresel
krizlerin aslında yaklaşmakta olan küresel boyuttaki çevresel krizin belirtileri
olduğu ortaya çıkmaya başladı.
istendiğinde denebilir ki, 1960’ların başında meydana gelen iki olay çevreci
bilinçlenmenin ilk tohumlarını atmıştır. Bunlardan biri nükleer denemelerden
sonra anne sütünde strontiyum 90 elementine rastlanması, diğeriyse, DDT
gibi sentetik yapılı tarım ilaçları ve kimyasal maddelerin etkilerinin,
hedefledikleri zararlılarla sınırlı kalmayıp, ekosistemi bir bütün olarak ve
olumsuz yönde etkilediğinin anlaşılmasıydı. Bu olayların sonucunda insanlar,
varlıkların karmaşık ekolojik döngülerle birbirlerine bağlı olduğunu fark
etmeye başladılar. 1980’lerin başında ise art arda gelen yerel çevresel
krizlerin aslında yaklaşmakta olan küresel boyuttaki çevresel krizin belirtileri
olduğu ortaya çıkmaya başladı.
Soru 13
“İnsanların elleriyle işledikleri yüzünden karada ve denizde fesat çıkar; Allah da belki dönerler diye yaptıklarının bir kısmını böylece kendilerine tattırır,” ayet-i kerimesinde çevre ile ilgili verilen mesaj seçeneklerden hangisidir?
Seçenekler
A
İnsan karanın da denizin de hakimidir.
B
İnsan yaptıklarının çoğu zaman farkında değildir.
C
Çevre sorunlarının kaynağı bizzat insandır.
D
İnsanoğlu çok nankör bir yaratıktır.
E
İnsan istese çevre ile uyum içinde yaşayabilir.
Açıklama:
Çevre sorunlarının arkasında elbette her uygarlık ve kültüre mensup
insanların neden olduğu pek çok irili ufaklı faktör vardır. Nitekim çevreyle
ilgili sorunların çözümüne yönelik pek çok İslâmi öğreti ve öğüdün olması,
çevre sorunlarının asr-ı saadet zamanında ve mekanında da az-çok mevcut
olduğunu, dolayısıyla insanın olduğu her yer ve zamanda az veya çok çevre
sorununun bulunabileceğini gösterir. Zaten Kur’an-ı Kerim’de çok açık bir
biçimde “İnsanların elleriyle işledikleri yüzünden karada ve denizde fesat
çıkar; Allah da belki dönerler diye yaptıklarının bir kısmını böylece
kendilerine tattırır.” (Rum/30: 41) buyrulmaktadır. Çevre sorunlarının
kaynağı, çevrenin kendisi değil insandır. Bundan hareketle, çevre sorunu
yerel sorunlardan küçük bir sorun olmaktan çıkıp, son zamanlarda küresel bir
soruna dönüşmüşse bunun sebebini, son zamanlardaki farklı kültürel ve
teknolojik gelişmelerde ve özellikle bunlara neden olan insanların
zihniyetlerinde aramak doğru olsa gerektir.
insanların neden olduğu pek çok irili ufaklı faktör vardır. Nitekim çevreyle
ilgili sorunların çözümüne yönelik pek çok İslâmi öğreti ve öğüdün olması,
çevre sorunlarının asr-ı saadet zamanında ve mekanında da az-çok mevcut
olduğunu, dolayısıyla insanın olduğu her yer ve zamanda az veya çok çevre
sorununun bulunabileceğini gösterir. Zaten Kur’an-ı Kerim’de çok açık bir
biçimde “İnsanların elleriyle işledikleri yüzünden karada ve denizde fesat
çıkar; Allah da belki dönerler diye yaptıklarının bir kısmını böylece
kendilerine tattırır.” (Rum/30: 41) buyrulmaktadır. Çevre sorunlarının
kaynağı, çevrenin kendisi değil insandır. Bundan hareketle, çevre sorunu
yerel sorunlardan küçük bir sorun olmaktan çıkıp, son zamanlarda küresel bir
soruna dönüşmüşse bunun sebebini, son zamanlardaki farklı kültürel ve
teknolojik gelişmelerde ve özellikle bunlara neden olan insanların
zihniyetlerinde aramak doğru olsa gerektir.
Soru 14
Çevre konusunda özellikle üç semavi dine yöneltilen eleştirilerin en önemli nedeni seçeneklerden hangisinde verilmiştir?
Seçenekler
A
Dinlerin çevre konusunda ortak bir tutum takınamaması
B
İnsanın günahları konusunda yeterince uyarılmadığı
C
İnsan dışındaki canlılara yaşam hakkı tanınmaması
D
Kainattaki herşeyin insanın hizmetine sunulduğu inancı
E
İnsanın yeryüzünde bir bozguncu olması
Açıklama:
Çevre sorunlarının nedenleri konusundaki özet bilgiyi bitirmeden önce,
bu konuda dinlere yönelik bir suçlamayı değerlendirmeden geçmemekte
yarar vardır. Bazı Batılı çevreciler, ‘dünyadaki varlıkların insanın hizmetine
sunulduğu’ şeklinde Yahudilik, Hıristiyanlık ve İslâm gibi dinlerin kutsal
metinlerinde yer alan kimi ifadeleri çevre sorunlarının temel nedeni gibi
göstermektedirler. Oysa durum tam anlamıyla böyle değildir. Çünkü
Kur’an’ın belirttiğine göre Dünya da hayvanlar da insana yarar sağlamakla ve
anlamlarını insanla ilişkileri içinde kazanmakla birlikte, ne Dünya ne de
hayvanlar sadece insanlar için yaratılmış değillerdir. Örneğin şu iki ayette bu
durum açıkça belirtilir: “Allah, yeri canlı yaratıklar için meydana
getirmiştir.” (Rahman/55: 10) Şu ayette ise hayvanlar daha açıkça
zikredilmiştir: “Doğrusu suyu bol bol indirmekteyiz. Sonra yeryüzünü iyice
yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin hurma ağaçları ve
bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz. Bunlar sizin
ve hayvanlarınız için geçimliktir.” (Abese/80: 25-32, Bu ayetler, İslâm çevre
ahlâkının en merkezi ayetlerinden olsa gerektir.
bu konuda dinlere yönelik bir suçlamayı değerlendirmeden geçmemekte
yarar vardır. Bazı Batılı çevreciler, ‘dünyadaki varlıkların insanın hizmetine
sunulduğu’ şeklinde Yahudilik, Hıristiyanlık ve İslâm gibi dinlerin kutsal
metinlerinde yer alan kimi ifadeleri çevre sorunlarının temel nedeni gibi
göstermektedirler. Oysa durum tam anlamıyla böyle değildir. Çünkü
Kur’an’ın belirttiğine göre Dünya da hayvanlar da insana yarar sağlamakla ve
anlamlarını insanla ilişkileri içinde kazanmakla birlikte, ne Dünya ne de
hayvanlar sadece insanlar için yaratılmış değillerdir. Örneğin şu iki ayette bu
durum açıkça belirtilir: “Allah, yeri canlı yaratıklar için meydana
getirmiştir.” (Rahman/55: 10) Şu ayette ise hayvanlar daha açıkça
zikredilmiştir: “Doğrusu suyu bol bol indirmekteyiz. Sonra yeryüzünü iyice
yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin hurma ağaçları ve
bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz. Bunlar sizin
ve hayvanlarınız için geçimliktir.” (Abese/80: 25-32, Bu ayetler, İslâm çevre
ahlâkının en merkezi ayetlerinden olsa gerektir.
Soru 15
Seçeneklerden hangisi çevre sorunlarının önemsenmesi gerektiğinin önemli nedenlerinden biridir?
Seçenekler
A
Suçlu suçsuz herkesi etkilemesi
B
Gelişmiş ülkelerin artan sorumluluğu
C
Atık yönetiminde karşılaşılan sorunlar
D
İnsanların çevre konusundaki bilinçsizliği
E
Dini kurumların çevre üzerine yeterince eğilmemesi
Açıklama:
Sebebi kimler olursa olsun, çevre sorunları, sadece suçlunun bedelini
ödeyeceği türden sorunlar değildir. Aksine Dünyanın bir yerinde ortaya çıkan
bir çevre sorunu, onun her yerini ve ondaki herkesi etkileyebilmektedir. Hatta
daha da kötüsü ve üzücü olanı şudur: Çevre konusunda sorunun kaynağı olan
suçlular, sonuçta en az cezayı çekmekte, sorunda hiçbir rolü olmayanlar ise
en ağır bedeli ödeyebilmektedir. Örneğin, suçlu gelişmiş ülkelerdir, cezayı
gelişmekte olan ülkeler çeker; suçlu zenginlerdir, cezayı fakirler çeker; suçlu
yetişkinlerdir, cezayı çocuklar çeker; suçlu insanlardır, cezayı hayvanlar,
bitkiler ve doğal çevre çeker; ve suçlu bugünkü nesildir, cezayı gelecek
kuşaklar çeker. Dolayısıyla, çevre konusunda suçlu olmamak, çevre
sorunlarından etkilenmemek anlamına gelmemekte; sorunun kapsayıcılığı,
suçlu-suçsuz herkesi sorunun çözümüne katkıda bulunmak zorunda
bırakmaktadır.
ödeyeceği türden sorunlar değildir. Aksine Dünyanın bir yerinde ortaya çıkan
bir çevre sorunu, onun her yerini ve ondaki herkesi etkileyebilmektedir. Hatta
daha da kötüsü ve üzücü olanı şudur: Çevre konusunda sorunun kaynağı olan
suçlular, sonuçta en az cezayı çekmekte, sorunda hiçbir rolü olmayanlar ise
en ağır bedeli ödeyebilmektedir. Örneğin, suçlu gelişmiş ülkelerdir, cezayı
gelişmekte olan ülkeler çeker; suçlu zenginlerdir, cezayı fakirler çeker; suçlu
yetişkinlerdir, cezayı çocuklar çeker; suçlu insanlardır, cezayı hayvanlar,
bitkiler ve doğal çevre çeker; ve suçlu bugünkü nesildir, cezayı gelecek
kuşaklar çeker. Dolayısıyla, çevre konusunda suçlu olmamak, çevre
sorunlarından etkilenmemek anlamına gelmemekte; sorunun kapsayıcılığı,
suçlu-suçsuz herkesi sorunun çözümüne katkıda bulunmak zorunda
bırakmaktadır.
Soru 16
Bitki ve hayvan türleri gibi doğal çeşitliliği insanın kullanabileceği bir kaynak
olarak yararlı gören ve korunması gerektiğini savunan batılı çevre etiği kuramı seçeneklerden hangisidir?
olarak yararlı gören ve korunması gerektiğini savunan batılı çevre etiği kuramı seçeneklerden hangisidir?
Seçenekler
A
Koruma etiği
B
İnsanmerkezli etik
C
Canlımerkezli etik
D
Yüzeysel ekoloji
E
Derin ekoloji
Açıklama:
İslâm çevre ahlâkına geçmeden Batı çevre etiği kuramlarına kısaca
değinmekte yarar vardır. Batı düşüncesi, çevre etiğinde henüz çok büyük
kuramlar geliştirmiş değildir. Derin ekoloji (deep ecology) ya da
canlımerkezli (biocentric) etik denilen yaklaşım ile yüzeysel ekoloji (shallow
ecology) ya da insanmerkezli (anthropocentric) koruma etiği (conservation
ethics) denilen yaklaşım, en yaygın kuramlardan ikisidir. Derin ekoloji
yanlıları daha radikal görüşleri savunurken, koruma etiği yanlıları daha ılımlı
ya da yüzeysel görüşleri savunmaktadırlar. Örneğin yüzeysel ekolojiye göre,
bitki ve hayvan türleri gibi doğal çeşitlilik insanın kullanabileceği bir kaynak
olarak yararlı görülürken ve korunması gerektiği savunulurken, derin
ekolojiye göre doğal çeşitliliğin her bir öğesinin insana sağladığı yarardan
bağımsız olarak kendi özsel değeri vardır ve onlar bundan dolayı korunmalıdır. Yine örneğin çevre kirliliği, yüzeysel ekolojiye göre, ekonomik büyümeyi tehdit ediyorsa azaltılmalıdır; oysa derin ekolojiye göre, çevre kirliliğinin azaltılması ekonomik büyümeden daha önce gelir ve buna bakılmaksızın azaltılmalıdır. Keza, kaynak kavramı, birincilere göre, insanlar için kaynak, ikincilere göre ise, bütün canlılar için kaynak anlamına gelmektedir.
değinmekte yarar vardır. Batı düşüncesi, çevre etiğinde henüz çok büyük
kuramlar geliştirmiş değildir. Derin ekoloji (deep ecology) ya da
canlımerkezli (biocentric) etik denilen yaklaşım ile yüzeysel ekoloji (shallow
ecology) ya da insanmerkezli (anthropocentric) koruma etiği (conservation
ethics) denilen yaklaşım, en yaygın kuramlardan ikisidir. Derin ekoloji
yanlıları daha radikal görüşleri savunurken, koruma etiği yanlıları daha ılımlı
ya da yüzeysel görüşleri savunmaktadırlar. Örneğin yüzeysel ekolojiye göre,
bitki ve hayvan türleri gibi doğal çeşitlilik insanın kullanabileceği bir kaynak
olarak yararlı görülürken ve korunması gerektiği savunulurken, derin
ekolojiye göre doğal çeşitliliğin her bir öğesinin insana sağladığı yarardan
bağımsız olarak kendi özsel değeri vardır ve onlar bundan dolayı korunmalıdır. Yine örneğin çevre kirliliği, yüzeysel ekolojiye göre, ekonomik büyümeyi tehdit ediyorsa azaltılmalıdır; oysa derin ekolojiye göre, çevre kirliliğinin azaltılması ekonomik büyümeden daha önce gelir ve buna bakılmaksızın azaltılmalıdır. Keza, kaynak kavramı, birincilere göre, insanlar için kaynak, ikincilere göre ise, bütün canlılar için kaynak anlamına gelmektedir.
Soru 17
- Derin ekoloji
- Canlımerkezli etik
- Yüzeysel ekoloji
- İnsanmerkezli koruma etiği
Seçenekler
A
I ve II
B
III ve IV
C
I ve III
D
II ve IV
E
I ve Iv
Açıklama:
Yararlılık, faydalılık ya da menfaat kuramı, tabiata her şeyden önce yararzarar kavramları ekseninde bakar. Yarar ve zararda asıl dikkate alınan da,
insanın yarar ve zararıdır. Bu kuram büyük ölçüde insan merkezli
(antroposentrik) denilebilecek bir kuramdır. Batı çevre etiğinin yüzeysel
ekoloji ve koruma etiği kuramına denk düşer. Doğal kaynaklar insana yararlı
olduğu için korunmalı, gittikçe küresel bir krize dönüşen çevre sorunları da
nihayette insan yaşamına zarar verecek boyutlara ulaştığı için önlemler
alınmalıdır. Çevreye yarar-zarar açısından bakmak, çok üst düzey bir bakış
olmasa da, yanlış da değildir; aksine son derece gerçekçi bir bakış açısıdır.
insanın yarar ve zararıdır. Bu kuram büyük ölçüde insan merkezli
(antroposentrik) denilebilecek bir kuramdır. Batı çevre etiğinin yüzeysel
ekoloji ve koruma etiği kuramına denk düşer. Doğal kaynaklar insana yararlı
olduğu için korunmalı, gittikçe küresel bir krize dönüşen çevre sorunları da
nihayette insan yaşamına zarar verecek boyutlara ulaştığı için önlemler
alınmalıdır. Çevreye yarar-zarar açısından bakmak, çok üst düzey bir bakış
olmasa da, yanlış da değildir; aksine son derece gerçekçi bir bakış açısıdır.
Soru 18
Sorumluluk kuramı ile ilgili olarak seçeneklerden hangisi söylenebilir?
Seçenekler
A
Çevreyi bireyin bir parçası olarak değil de bireyi çevrenin bir parçası olarak görür.
B
Çevreyi bir ontolojik gerçeklik olarak görmeye çalışır.
C
Çevreyi sırf Allah rızası için korumak gerektiğini ifade eder.
D
Çevreden nasıl yararlanılacağına ilişkin ilkeleri belirler.
E
Çevrenin bize emanet olduğu bilinciyle yaşamayı öğütler.
Açıklama:
Sorumluluk kuramı, yararlılık kuramı kadar insan merkezci ve faydacı
değildir. Çevremizdeki varlıklara, bizim faydamıza olup olmamaları
açısından ziyade, onların hakları ve bizim de onlara karşı ödevlerimiz,
görevlerimiz, yükümlülük ve sorumluluklarımız açısından bakmayı esas alır.
Herhangi bir şeye, bize faydası açısından bakmakla, bizim ona karşı
sorumluluklarımız açısından bakmak, elbette bir değildir ve ikincisi
birincisinden daha üst düzeyde bir bakıştır. İnsan kendisine verilen her türlü
nimetten ve dolayısıyla bunların önemli bir kısmını oluşturan çevreden
Allah’a karşı sorumludur ve bu konudaki davranışlarından dolayı sorguya
çekilecek, eylemlerine uygun düşen mükafat veya mücazat ile karşılaşacaktır. Sorumluluk kuramı ile ilgili olarak da iki temel ilke dikkati çekmekte veya öne çıkmaktadır. bunlara, “emanet ilkesi” ve “hilafet ilkesi” demek mümkündür. Çevre bize emanettir ve bu emaneti koruyup ona hıyanet etmemek bizim görev ve sorumluluğumuzdur. Ayrıca, sorumluluğumuz sadece emaneti korumakla bitmemekte, onun korunması ve imarında Allah’ın halifesi olmak, daha üst düzeyde görev ve sorumluluklar da yüklemektedir.
değildir. Çevremizdeki varlıklara, bizim faydamıza olup olmamaları
açısından ziyade, onların hakları ve bizim de onlara karşı ödevlerimiz,
görevlerimiz, yükümlülük ve sorumluluklarımız açısından bakmayı esas alır.
Herhangi bir şeye, bize faydası açısından bakmakla, bizim ona karşı
sorumluluklarımız açısından bakmak, elbette bir değildir ve ikincisi
birincisinden daha üst düzeyde bir bakıştır. İnsan kendisine verilen her türlü
nimetten ve dolayısıyla bunların önemli bir kısmını oluşturan çevreden
Allah’a karşı sorumludur ve bu konudaki davranışlarından dolayı sorguya
çekilecek, eylemlerine uygun düşen mükafat veya mücazat ile karşılaşacaktır. Sorumluluk kuramı ile ilgili olarak da iki temel ilke dikkati çekmekte veya öne çıkmaktadır. bunlara, “emanet ilkesi” ve “hilafet ilkesi” demek mümkündür. Çevre bize emanettir ve bu emaneti koruyup ona hıyanet etmemek bizim görev ve sorumluluğumuzdur. Ayrıca, sorumluluğumuz sadece emaneti korumakla bitmemekte, onun korunması ve imarında Allah’ın halifesi olmak, daha üst düzeyde görev ve sorumluluklar da yüklemektedir.
Soru 19
“Göklerin ve yerin yaratılmasında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelmesinde, insanlara yararlı şeylerle denizde süzülen gemilerde, Allah’ın gökten indirip yeri ölümünden sonra dirilttiği suda, her türlü canlıyı orada yaymasında, rüzgârları ve yerle gök arasında emre amade duran bulutları döndürmesinde, düşünen kimseler için deliller vardır.” ayeti İslam çevre ahlakının hangi ilkesi ile örtüşmektedir?
Seçenekler
A
Nimet ilkesi
B
Ayet ilkesi
C
Emanet ilkesi
D
Hilafet ilkesi
E
Merhamet ilkesi
Açıklama:
Çevremizdeki varlıklar, Kur’an’ın belirttiği üzere, düşünen insanlar için bir
akıl yürütme kaynağı ve insanların ‘nereden geldik, nereye gidiyoruz?’ gibi
büyük varoluşsal ve metafiziksel sorularını cevaplamalarında ders alacakları
önemli rehberlerinden biridir. Ayet ilkesi her şeyden önce insanları, çevreyi
gözlemleyip üzerinde düşünmeye (taakkul) ve bu derin düşünceden değerli
ve doğru dersler çıkarmaya (tefekkür) çağırmaktadır. Kur’an’da insanı bu
tarz düşünmeye ve çevreye bu gözle bakmaya davet eden pek çok ayet vardır.
Bunlardan sadece biri şudur: “Göklerin ve yerin yaratılmasında, gece ile
gündüzün birbiri ardınca gelmesinde, insanlara yararlı şeylerle denizde
süzülen gemilerde, Allah’ın gökten indirip yeri ölümünden sonra dirilttiği
suda, her türlü canlıyı orada yaymasında, rüzgârları ve yerle gök arasında
emre amade duran bulutları döndürmesinde, düşünen kimseler için deliller
[ayetler] vardır.” (Bakara/2: 164. Krş. Al-i İmran/3: 190; Rum/30: 20-25, 46;
Şura/42: 29) “Kesin olarak inananlara, yeryüzünde ve kendi içinizde Allah’ın
varlığına nice deliller vardır; görmez misiniz?” (Zariyat/51: 20,21)
akıl yürütme kaynağı ve insanların ‘nereden geldik, nereye gidiyoruz?’ gibi
büyük varoluşsal ve metafiziksel sorularını cevaplamalarında ders alacakları
önemli rehberlerinden biridir. Ayet ilkesi her şeyden önce insanları, çevreyi
gözlemleyip üzerinde düşünmeye (taakkul) ve bu derin düşünceden değerli
ve doğru dersler çıkarmaya (tefekkür) çağırmaktadır. Kur’an’da insanı bu
tarz düşünmeye ve çevreye bu gözle bakmaya davet eden pek çok ayet vardır.
Bunlardan sadece biri şudur: “Göklerin ve yerin yaratılmasında, gece ile
gündüzün birbiri ardınca gelmesinde, insanlara yararlı şeylerle denizde
süzülen gemilerde, Allah’ın gökten indirip yeri ölümünden sonra dirilttiği
suda, her türlü canlıyı orada yaymasında, rüzgârları ve yerle gök arasında
emre amade duran bulutları döndürmesinde, düşünen kimseler için deliller
[ayetler] vardır.” (Bakara/2: 164. Krş. Al-i İmran/3: 190; Rum/30: 20-25, 46;
Şura/42: 29) “Kesin olarak inananlara, yeryüzünde ve kendi içinizde Allah’ın
varlığına nice deliller vardır; görmez misiniz?” (Zariyat/51: 20,21)
Soru 20
Osmanlılarda binaların saçaklarına yapılan kuş sarayları İslam çevre ahlakı ilkelerinden hangisiyle ilişkilendirilebilir?
Seçenekler
A
Emanet ilkesi
B
Kutsiyet ilkesi
C
Ubudiyet ilkesi
D
Muhabbet ilkesi
E
Merhamet ilkesi
Açıklama:
“Erdemlilik kuramı”nın ilk ilkesi merhamettir. Erdemlilik, sorumluluğun
gereklerini yerine getirmenin üstünde bir şeydir. Çevreye de sorumluluğumuzun sıradan gereklerinin üstünde bir gözle bakmak, İslâmın
çevre ahlâkının temel ilkelerinden biri olsa gerektir. Çevremizdeki doğa ve
canlılar, en üstün erdemlerle kendilerine muamele etmemizi hak etmekte ve
bu tarz muameleler bizim daha yetkin/kamil insan olmamızın da gereği
olmaktadır. Erdemli insan, tüm ilişkilerinde erdemli düşünüp duyan ve
erdemli davranan insandır. Çevreyle ve özellikle de çevremizdeki canlılarla
ilişkimizde riayet etmemiz gereken en önemli erdemlerden biri merhamet
erdemidir. Merhamet, ilk olarak, haksız yere öldürmemek, acı vermemek,
zalim olmamak, zulüm etmemek, yani merhametsiz olmamaktır. Bir hadiste
hayvanlarla ilgili merhametsizliğe karşı insanlar şöyle uyarılır: “Haksız
olarak bir serçeyi öldürenden Cenab-ı Hak kıyamet gününde hesap
soracaktır.” (Müslim, “Sayd”, 57) Hayvanlara zulmetmemek insanlara
zulmetmemekle yakından bağlantılıdır ve o oranda ahlâki bir gerekliliktir.
Nitekim Kur’an-ı Kerim, “Yerde yürüyen hayvanlar ve kanatlarıyla uçan
kuşlar da ancak sizin gibi birer toplulukturlar” (En’am/6: 38) buyurmaktadır.
Hayvan hakları denildiğinde genellikle onların hayatlarına müdahale
edilmemesi, fıtri yapılarına uygun işlerde çalıştırılmaları, kaldırabilecekleri
kadar yük taşıtılmaları, gerekli yiyeceklerinin yeterince ve zamanında
verilmesi, tabii ortamlarının ve üreme imkanlarının sağlanması, kendilerine
işkence ve eziyet edilmemesi, hasta olduklarında tedavi ettirilmeleri gibi
hususlar akla gelir. Osmanlı Türkleri, hayvanların korunması, barınması,
yetiştirilmesi ve bu tür haklarına riayet edilmesi gibi birçok hususta çağının
anlayışının çok üzerinde uygulamalar sergilemişlerdir. Bunun en iyi
göstergeleri, hayvanlar için kurdukları vakıfların bolluğu, kedi ve köpeklerin
bakımları için vakfiyelere şartlar koymaları, evler yapılırken uygun yerlere
hayvanların su içebilmeleri için yalaklar yapılması, kuşlara yuva temini
amacıyla cami ve medrese gibi binaların duvarlarına arabesklerle süslü kuş
evlerinin yapılması gibi örnek ve çoğu diğer milletlerde görülmeyen
uygulamalardır.
gereklerini yerine getirmenin üstünde bir şeydir. Çevreye de sorumluluğumuzun sıradan gereklerinin üstünde bir gözle bakmak, İslâmın
çevre ahlâkının temel ilkelerinden biri olsa gerektir. Çevremizdeki doğa ve
canlılar, en üstün erdemlerle kendilerine muamele etmemizi hak etmekte ve
bu tarz muameleler bizim daha yetkin/kamil insan olmamızın da gereği
olmaktadır. Erdemli insan, tüm ilişkilerinde erdemli düşünüp duyan ve
erdemli davranan insandır. Çevreyle ve özellikle de çevremizdeki canlılarla
ilişkimizde riayet etmemiz gereken en önemli erdemlerden biri merhamet
erdemidir. Merhamet, ilk olarak, haksız yere öldürmemek, acı vermemek,
zalim olmamak, zulüm etmemek, yani merhametsiz olmamaktır. Bir hadiste
hayvanlarla ilgili merhametsizliğe karşı insanlar şöyle uyarılır: “Haksız
olarak bir serçeyi öldürenden Cenab-ı Hak kıyamet gününde hesap
soracaktır.” (Müslim, “Sayd”, 57) Hayvanlara zulmetmemek insanlara
zulmetmemekle yakından bağlantılıdır ve o oranda ahlâki bir gerekliliktir.
Nitekim Kur’an-ı Kerim, “Yerde yürüyen hayvanlar ve kanatlarıyla uçan
kuşlar da ancak sizin gibi birer toplulukturlar” (En’am/6: 38) buyurmaktadır.
Hayvan hakları denildiğinde genellikle onların hayatlarına müdahale
edilmemesi, fıtri yapılarına uygun işlerde çalıştırılmaları, kaldırabilecekleri
kadar yük taşıtılmaları, gerekli yiyeceklerinin yeterince ve zamanında
verilmesi, tabii ortamlarının ve üreme imkanlarının sağlanması, kendilerine
işkence ve eziyet edilmemesi, hasta olduklarında tedavi ettirilmeleri gibi
hususlar akla gelir. Osmanlı Türkleri, hayvanların korunması, barınması,
yetiştirilmesi ve bu tür haklarına riayet edilmesi gibi birçok hususta çağının
anlayışının çok üzerinde uygulamalar sergilemişlerdir. Bunun en iyi
göstergeleri, hayvanlar için kurdukları vakıfların bolluğu, kedi ve köpeklerin
bakımları için vakfiyelere şartlar koymaları, evler yapılırken uygun yerlere
hayvanların su içebilmeleri için yalaklar yapılması, kuşlara yuva temini
amacıyla cami ve medrese gibi binaların duvarlarına arabesklerle süslü kuş
evlerinin yapılması gibi örnek ve çoğu diğer milletlerde görülmeyen
uygulamalardır.
Soru 21
"Muhakkak ki Allah, adaleti, iyiliği, akrabaya yardım etmeyi emreder, çirkin işleri, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor."(Nahl/90)
Yukarıdaki ayet-i kerimede koyu yazılmış ifade, çevre ahlakıyla ilgili aşağıdaki özelliklerden hangisine vurgu yapmaktadır?
Yukarıdaki ayet-i kerimede koyu yazılmış ifade, çevre ahlakıyla ilgili aşağıdaki özelliklerden hangisine vurgu yapmaktadır?
Seçenekler
A
Huzurlu erdemli ve sağlıklı olabilmeleri için insanlara yol gösterir.
B
İnsanların çevreleriyle ilişkilerinde tabi denge ve gidişatın korunmasına önem verir.
C
Tüketici zihniyete karşı mücadele verir.
D
Zararı, zulmü ve kötülüğü azaltıcı tarzda cevaplar vermeye çalışır.
E
Sorunların nedenlerini bulup, çözümlemeye çalışır.
Açıklama:
Ahlâk, çevrelerindeki varlıklarla ilişkilerinin insan onuruna yakışır düzeyde erdemli, sağlıklı ve huzurlu olabilmesi için insanlara yol gösterip rehberlik etmeye ve onların bu ilişkilerle ilgili ikilemli sorularına zararı, zulmü ve kötülüğü azaltıcı, buna karşın faydayı, şefkat ve merhameti ve iyiliği artırıcı tarzda cevaplar vermeye çalışan bir disiplinin ve insanlar arası etkinliğin adıdır. Doğru cevap D'dir.
Soru 22
"Ahlâkı Olgunlaştırma" adlı eser aşağıdaki İslam alimlerinden hangisine aittir?
Seçenekler
A
Ahmet Hamdi Akseki
B
İbni Miskeveyh
C
Gazali
D
İbni Haldun
E
Hoca Ahmed Yesevi
Açıklama:
"Ahlâkı Olgunlaştırma" adlı eser, İbni Miskeveyh'e aittir. Doğru cevap B'dir.
Soru 23
Çevre ahlakıyla ilgili olarak, çevreci bilinçlenmenin ilk tohumlarının atılması aşağıdaki tarihlerden hangisiyle başlamıştır?
Seçenekler
A
1960'ların başında
B
1970'ların başında
C
1960'ların sonunda
D
2000'lerin ortasında
E
20. Yüzyılın ilk çeyreğinde
Açıklama:
Son on yıllardaki bu tarihsel gelişmeler birkaç cümleyle özetlenmek
istendiğinde denebilir ki, 1960’ların başında meydana gelen iki olay çevreci
bilinçlenmenin ilk tohumlarını atmıştır. Doğru cevap A'dır.
istendiğinde denebilir ki, 1960’ların başında meydana gelen iki olay çevreci
bilinçlenmenin ilk tohumlarını atmıştır. Doğru cevap A'dır.
Soru 24
Kur’an-ı Kerim'de Allah'ın dünyayı bütün canlılar için yarattığını ifade etmesi hangi surede yer almaktadır?
Seçenekler
A
İhlas
B
Kevser
C
Rahman
D
Kureyş
E
Nas
Açıklama:
“Allah, yeri canlı yaratıklar için meydana getirmiştir.” (Rahman/55: 10) Doğru cevap C'dir.
Soru 25
"Doğal çeşitlilik insan sağladığı yarardan dolayı değil, kendi öz varlığıyla alakalı olarak korunmalıdır." fikrini savunan çevre etiği kuramı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Yararlılık
B
Biocentric
C
Anthropocentric
D
Yüzeysel ekoloji
E
Derin ekoloji
Açıklama:
Örneğin yüzeysel ekolojiye göre, bitki ve hayvan türleri gibi doğal çeşitlilik insanın kullanabileceği bir kaynak olarak yararlı görülürken ve korunması gerektiği savunulurken, derin ekolojiye göre doğal çeşitliliğin her bir öğesinin insana sağladığı yarardan bağımsız olarak kendi özsel değeri vardır ve onlar bundan dolayı korunmalıdır. Doğru cevap E'dir.
Soru 26
Aşağıdakilerden hangisi, çevre etiğinin incelenmesi bağlamında kuramlar hakkında bilgi sahibi olmayı önemli hale getiren etkenlerden değildir?
Seçenekler
A
Etik kuramları, etik sorunları tartışmak ve anlayabilmek için ortak bir dil işlevi görürler.
B
Geleneklerimizde önemli roller oynadıklarından, düşünme biçimlerimize de yansırlar.
C
Münferid inançları ve şahsi değerleri açıklığa kavuşturur ve sistemleştirirler.
D
Yol gösterici özelliklere sahiptirler.
E
Düşünce tarzlarımızdaki örüntüleri ve varsayımları daha iyi tanıyabilir, görüşlerimizi daha iyi yansıtabilir ve onları daha iyi savunabiliriz.
Açıklama:
Çevre etiğinin incelenmesi açısından kuramlar hakkında bilgi sahibi olmayı anlamlı kılan en az dört genel neden vardır. Birinci olarak, etik kuramları, etik sorunları tartışmak ve anlayabilmek için ortak bir dil işlevi görür, ortak inançları ve paylaşılan değerleri açıklığa kavuşturur ve sistemleştirirler. İkinci olarak, çeşitli etik kuramları geleneklerimizde önemli roller oynadıklarından, pek çoğumuzun düşünme biçimlerine de yansırlar. Etik kuramları öğrendikçe düşünce tarzlarımızdaki örüntüleri ve varsayımları daha iyi tanıyabilir, görüşlerimizi daha iyi yansıtabilir ve onları daha iyi savunabiliriz. Üçüncü olarak, bir etik kuramın geleneksel işlevlerinden biri rehberlik ve değerlendirme yapmasıdır. Kuramları özgül durumlara uygularken ve özgül tavsiyelerde bulunurken onlardan yararlanırız. Son olarak da, kimi yorumculara göre, kuramlar karşılaştığımız çevre sorunlarından bazılarının nedenini de oluşturduklarından, etik kuramlar konusunda bilgi sahibi olmak önemlidir. Doğru cevap C'dir.
Soru 27
Aşağıdaki İslam Çevre Ahlakı kuramlarından hangisi antroposentrik özelliktedir?
Seçenekler
A
Koruma Etiği
B
Bilgelik
C
Erdemlilik
D
Sorumluluk
E
Yararlılık
Açıklama:
Yararlılık(menfaat) kuramı, büyük ölçüde insan merkezli (antroposentrik) denilebilecek bir kuramdır. Doğru cevap E'dir.
Soru 28
İslam Çevre Ahlakı ilkelerinden hangisi Yararlılık(Menfaat) kuramı ile bağlantılıdır?
Seçenekler
A
Merhamet İlkesi
B
Nimet İlkesi
C
Hilafet İlkesi
D
Emanet İlkesi
E
Muhabbet İlkesi
Açıklama:
Nimet İlkesi: “Yararlılık kuramı” ile bağlantılı olan ve çevreye bakışın, bilgi düzeyine göre farklılık göstermekle birlikte herkes tarafından anlaşılıp kabul edilecek olan
en gerçekçi ve en yaygın ilkesi, çevremizdeki varlıkların bizim için birer
nimet, ihtiyaçlarımızı karşılamaya ve kendilerinden istifade etmemize
yönelik birer kaynak olduklarıdır. Doğru cevap B'dir.
en gerçekçi ve en yaygın ilkesi, çevremizdeki varlıkların bizim için birer
nimet, ihtiyaçlarımızı karşılamaya ve kendilerinden istifade etmemize
yönelik birer kaynak olduklarıdır. Doğru cevap B'dir.
Soru 29
Osmanlılarda çevre bilinci, çevre temizliği ve hayvan haklarına riayetle ilgili bilgiler içeren ve Sadık Albayrak’a ait olan eser aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
41Orijinal Belge Işığında Eski İstanbul’da Sosyal Hayat ve Çevre
B
Edebu’l-Müfred
C
İslâm ve Çevre
D
İslâm ve Ekoloji
E
Osmanlı Toplumunda Çevre-İnsan İlişkileri
Açıklama:
Osmanlılarda çevre bilinci, çevre temizliği ve hayvan haklarına riayetle ilgili
ayrıntılı bilgi edinmek ve orijinal belgeler görmek için Sadık Albayrak’ın 41
Orijinal Belge Işığında Eski İstanbul’da Sosyal Hayat ve Çevre adlı kitabına
bakınız. Doğru cevap A'dır.
ayrıntılı bilgi edinmek ve orijinal belgeler görmek için Sadık Albayrak’ın 41
Orijinal Belge Işığında Eski İstanbul’da Sosyal Hayat ve Çevre adlı kitabına
bakınız. Doğru cevap A'dır.
Soru 30
Aşağıdaki ayetlerden hangisi ubudiyet ilkesi ile ilgilidir?
Seçenekler
A
“Kesin olarak inananlara, yeryüzünde ve kendi içinizde Allah’ın varlığına nice deliller vardır; görmez misiniz?” (Zariyat/51: 20,21)
B
“Giydiklerini temiz tut. Kötü şeyleri terke devam et.” (Müddessir/74: 4,5)
C
“De ki: Suyunuz yere batarsa, söyleyin, size kim temiz bir su kaynağı getirebilir?” (Mülk/67: 30)
D
“Göklerde ve yerde bulunanher canlı ve melekler, büyüklük taslamaksızın Allah’a secde ederler. Fevklerinde olan Rablerinden korkarlar ve emrolundukları şeyleri yaparlar.” (Nahl/16: 49, 50).
E
"Doğu da Allah’ındır batı da. Nereye dönerseniz Allah’ın zâtı oradadır. Şüphesiz Allah (zât ve sıfatlarında) sınırsızdır, çok bilgilidir." (Bakara/2:115)
Açıklama:
Secde ifadesi olduğundan doğru cevap D'dir.
Soru 31
Bizi kuşatan, canlı-cansız her şey ile olan ilişkilerimizi ahlâki açıdan ele alıp düzenlemeye çalışan ahlâk dalı hangisidir?
Seçenekler
A
Çevre ahlakı
B
Toplum ahlakı
C
Sosyal ahlak
D
Ontolojik ahlak
E
Genel ahlak
Açıklama:
Çevre, bizi kuşatan, canlı-cansız her şey; çevre ahlâkı ise çevre ile ilişkilerimizi ahlâki açıdan ele alıp düzenlemeye çalışan bir ahlâk dalıdır.
Soru 32
Küresel ısınma tehlikesinden ilk kez ne zaman haberdar olunmuştur?
Seçenekler
A
1987
B
1988
C
1989
D
1990
E
1991
Açıklama:
Küresel ısınma tehlikesinden ilk kez 1988'de haberdar olunmuştur.
Soru 33
Batı düşüncesinde geliştirilmiş çevre etiği olarak aşağıdakilerden hangisi en yaygın iki kuramdan biridir?
Seçenekler
A
Derin ekoloji
B
Karmaşık ekoloji
C
Organik ekoloji
D
Semi ekoloji
E
Bireysel ekoloji
Açıklama:
Batı düşüncesi, çevre etiğinde henüz çok büyük kuramlar geliştirmiş değildir. Derin ekoloji (deep ecology) ya da canlımerkezli (biocentric) etik denilen yaklaşım ile yüzeysel ekoloji (shallow ecology) ya da insanmerkezli (anthropocentric) koruma etiği (conservation ethics) denilen yaklaşım, en yaygın kuramlardan ikisidir.
Soru 34
Aşağıdakilerden hangisi İslâm çevre ahlâkının 4 büyük kuramından biri değildir?
Seçenekler
A
Yararlılık
B
Sorumluluk
C
İnsanilik
D
Erdemlilik
E
Bilgelik
Açıklama:
İslâm çevre ahlâkının 4 büyük kuramı olduğunu düşünmek mümkün ve yararlı gözükmektedir. Bu 4 kuram şunlardır: Yararlılık (Menfaat) Kuramı, Sorumluluk (Mesuliyet) Kuramı, Erdemlilik (Fazilet) Kuramı ve Bilgelik (Hikmet) Kuramı.
Soru 35
Aşağıdakilerden hangisi sorumluluk kuramı ile ilgili öne çıkan ilkelerden biridir?
Seçenekler
A
Emanet
B
Fazilet
C
Medeniyet
D
Miras
E
Gelenek
Açıklama:
Sorumluluk kuramı ile ilgili olarak da iki temel ilke dikkati çekmekte veya öne çıkmaktadır. Bunlara, “emanet ilkesi” ve “hilafet ilkesi” demek mümkündür.
Soru 36
Kuran'a göre, en tehlikeli çevre felaketlerinin başında hangisi gelmektedir?
Seçenekler
A
Erozyon
B
Hava kirliliği
C
Küresel Isınma
D
Susuzluk
E
Ormansızlık
Açıklama:
En önemli nimetlerin başında suyun geldiği aşikardır. En tehlikeli çevre felaketlerinin başında da susuzluğun geleceği Kur’an’ın da belirttiği bir gerçektir.
Soru 37
İnsanları, çevreyi gözlemleyip üzerinde düşünmeye (taakkul) ve bu derin düşünceden değerli ve doğru dersler çıkarmaya (tefekkür) çağırmakta olan ilke hangisidir?
Seçenekler
A
İbret ilkesi
B
Düşünme İlkesi
C
Akıl İlkesi
D
Söz İlkesi
E
Ayet İlkesi
Açıklama:
Ayet ilkesi her şeyden önce insanları, çevreyi gözlemleyip üzerinde düşünmeye (taakkul) ve bu derin düşünceden değerli ve doğru dersler çıkarmaya (tefekkür) çağırmaktadır.
Soru 38
“Yoldan rahatsızlık verici şeyleri kaldırmak bir sadakadır.” hadisi aşağıdaki ilkelerden hangisi kapsamında düşünülmelidir?
Seçenekler
A
Nimet İlkesi
B
Ayet İlkesi
C
Emanet İlkesi
D
Hilafet İlkesi
E
Muhabbet İlkesi
Açıklama:
Meskenler ve şehirlerin doğal çevresini imar bağlamında düşünülebilecek bir hadiste de Peygamberimiz “Yoldan rahatsızlık verici şeyleri kaldırmak bir sadakadır.” buyurmuştur.
Soru 39
“Uhud öyle bir dağdır ki, o bizi sever, biz de onu severiz.” hadisini hangi ilke çerçevesinde anlayabiliriz?
Seçenekler
A
Muhabbet İlkesi
B
Ayet İlkesi
C
Emanet İlkesi
D
Ubudiyet İlkesi
E
Kudsiyet İlkesi
Açıklama:
Sevgi, canlı-cansız tüm varlığı kapsar; dağları ve gökleri bile kuşatır. Nitekim Sevgili Peygamberimizin Uhud dağı ile ilgili söylediği söz çok meşhur ve manidardır: “Uhud öyle bir dağdır ki, o bizi sever, biz de onu severiz.”
Soru 40
“Allah, göklerin ve yerin nûrudur. O'nun nûrunun temsili, içinde lamba bulunan bir kandillik gibidir. O lamba kristal bir fanus içindedir; o fanus da sanki inciye benzer bir yıldız gibidir ki, doğuya da, batıya da nisbet edilemeyen mübarek bir ağaçtan, yani zeytinden (çıkan yağdan) tutuşturulur. Onun yağı, neredeyse, kendisine ateş değmese dahi ışık verir. (Bu,) nûr üstüne nûrdur. Allah dilediği kimseyi nûruna eriştirir. Allah insanlara (işte böyle) temsiller getirir. Allah her şeyi bilir.” (Nur/24: 35) ayeti varlığa hangi ilk açısından bakmayı mümkün kılmaktadır?
Seçenekler
A
Çevre ilkesi
B
İnsan ilkesi
C
Kutsiyet ilkesi
D
Ayet ilkesi
E
Muhabbet ilkesi
Açıklama:
Cenab-ı Hak kendisini yer ve gökle ilintili olarak şöyle anlatır ki bu ayet tüm varlığın bir anlamda kutsal sayılabileceğini göstermektedir.
Soru 41
Çevre ahlâkı, değer koyucu bir ahlâk olarak insanların çevre ile ilişkilerinin ahlâki açıdan en iyi nasıl olması gerektiği ile ilgili kuramlar ve _____ geliştirir, _____ getirir ve _____ bulunur.
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yerleri aşağıdakilerden hangisi sırasıyla ve doğru olarak tamamlar?
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yerleri aşağıdakilerden hangisi sırasıyla ve doğru olarak tamamlar?
Seçenekler
A
ilkeler-öneriler-öğütlerde
B
teoriler-fırsatlar-yargılarda
C
ilkeler-fırsatlar-öğütlerde
D
teoriler-öneriler-yargılarda
E
ilkeler-fırsatlar-önerilerde
Açıklama:
Çevre ahlâkı, bir taraftan betimleyici bir biçimde insanlar ile doğal çevreleri
arasındaki ilişkide tabii denge ve gidişatın korunması ve bu ilişkide zaman
zaman ortaya çıkan sorunların ve nedenlerinin belirlenip çözümlenmesi ile
ilgilenirken, öbür taraftan da değer koyucu bir ahlâk olarak insanların çevre ile ilişkilerinin ahlâki açıdan en iyi nasıl olması gerektiği ile ilgili kuramlar ve ilkeler geliştirir, öneriler getirir ve öğütlerde bulunur.
arasındaki ilişkide tabii denge ve gidişatın korunması ve bu ilişkide zaman
zaman ortaya çıkan sorunların ve nedenlerinin belirlenip çözümlenmesi ile
ilgilenirken, öbür taraftan da değer koyucu bir ahlâk olarak insanların çevre ile ilişkilerinin ahlâki açıdan en iyi nasıl olması gerektiği ile ilgili kuramlar ve ilkeler geliştirir, öneriler getirir ve öğütlerde bulunur.
Soru 42
Çevre ahlâkının ele aldığı konularla ilgili yaklaşık kaç ayet bulunmaktadır?
Seçenekler
A
100
B
200
C
300
D
400
E
500
Açıklama:
Çevre ahlâkının ele aldığı konularla ilgili yaklaşık 500 ayet ve pek çok hadis olması dolayısıyla genel İslâm ahlâkı içinde çevre ahlâkının her zaman var olduğu söylenebilir.
Soru 43
Çevreci bilinçlenmenin örneklerinden biri olan nükleer denemelerden sonra anne sütünde strontiyum 90 elementine rastlanması hangi yıllarda meydana gelmiştir?
Seçenekler
A
1950'ler
B
1960'lar
C
1970'ler
D
1980'ler
E
1990'lar
Açıklama:
Son on yıllardaki bu tarihsel gelişmeler birkaç cümleyle özetlenmek istendiğinde denebilir ki, 1960’ların başında meydana gelen iki olay çevreci bilinçlenmenin ilk tohumlarını atmıştır. Bunlardan biri nükleer denemelerden sonra anne sütünde strontiyum 90 elementine rastlanması, diğeriyse, DDT gibi sentetik yapılı tarım ilaçları ve kimyasal maddelerin etkilerinin, hedefledikleri zararlılarla sınırlı kalmayıp, ekosistemi bir bütün olarak ve olumsuz yönde etkilediğinin anlaşılmasıydı.
Soru 44
Aşağıdakilerden hangisi yüzeysel ekolojinin benimsediği görüşlerden biridir?
Seçenekler
A
Doğal çeşitliliğin her bir öğesinin insana sağladığı yarardan bağımsız olarak kendi özsel değeri vardır ve onlar bundan dolayı korunmalıdır.
B
Çevre kirliliğinin azaltılması ekonomik büyümeden daha önce gelir ve buna
bakılmaksızın azaltılmalıdır.
bakılmaksızın azaltılmalıdır.
C
Kaynak kavramı bütün canlılar için kaynak anlamına gelmektedir.
D
Çevre kirliliği, ekonomik büyümeyi tehdit ediyorsa azaltılmalıdır.
E
Çevre ve ahlâk açısından, insan merkezciliği aşan çok daha yüksek değerleri savunur.
Açıklama:
Örneğin yüzeysel ekolojiye göre, bitki ve hayvan türleri gibi doğal çeşitlilik insanın kullanabileceği bir kaynak olarak yararlı görülürken ve korunması gerektiği savunulurken, derin ekolojiye göre doğal çeşitliliğin her bir öğesinin insana sağladığı yarardan bağımsız olarak kendi özsel değeri vardır ve onlar bundan dolayı korunmalıdır. Yine örneğin çevre kirliliği, yüzeysel ekolojiye göre, ekonomik büyümeyi tehdit ediyorsa azaltılmalıdır; oysa derin ekolojiye göre, çevre kirliliğinin azaltılması ekonomik büyümeden daha önce gelir ve buna
bakılmaksızın azaltılmalıdır. Keza, kaynak kavramı, birincilere göre, insanlar
için kaynak, ikincilere göre ise, bütün canlılar için kaynak anlamına gelmektedir (Olphant, 2007). Derin ekoloji yanlılarının çevre ve ahlâk açısından, insan merkezciliği aşan çok daha yüksek değerleri savunduğu ve bizim aşağıda Batı’daki gibi kutuplaştırmak yerine dikey sıralama içinde sunacağımız İslâm çevre etiği kuramlarının daha yüksek düzeydekilerine yakın olduğu bir gerçektir.
bakılmaksızın azaltılmalıdır. Keza, kaynak kavramı, birincilere göre, insanlar
için kaynak, ikincilere göre ise, bütün canlılar için kaynak anlamına gelmektedir (Olphant, 2007). Derin ekoloji yanlılarının çevre ve ahlâk açısından, insan merkezciliği aşan çok daha yüksek değerleri savunduğu ve bizim aşağıda Batı’daki gibi kutuplaştırmak yerine dikey sıralama içinde sunacağımız İslâm çevre etiği kuramlarının daha yüksek düzeydekilerine yakın olduğu bir gerçektir.
Soru 45
Bu kuram büyük ölçüde insan merkezli (antroposentrik) denilebilecek bir kuramdır. Batı çevre etiğinin yüzeysel ekoloji ve koruma etiği kuramına denk düşer. Doğal kaynaklar insana yararlı olduğu için korunmalı, gittikçe küresel bir krize dönüşen çevre sorunları da nihayette insan yaşamına zarar verecek boyutlara ulaştığı için önlemler alınmalıdır.
Yukarıda açıklanan kuram hangisidir?
Yukarıda açıklanan kuram hangisidir?
Seçenekler
A
Mesuliyet Kuramı
B
Erdemlilik Kuramı
C
Yararlılık Kuramı
D
Bilgelik Kuramı
E
Sorumluluk Kuramı
Açıklama:
Yararlılık, faydalılık ya da menfaat kuramı, tabiata her şeyden önce yararzarar kavramları ekseninde bakar. Yarar ve zararda asıl dikkate alınan da, insanın yarar ve zararıdır. Bu kuram büyük ölçüde insan merkezli (antroposentrik) denilebilecek bir kuramdır. Batı çevre etiğinin yüzeysel ekoloji ve koruma etiği kuramına denk düşer. Doğal kaynaklar insana yararlı olduğu için korunmalı, gittikçe küresel bir krize dönüşen çevre sorunları da nihayette insan yaşamına zarar verecek boyutlara ulaştığı için önlemler alınmalıdır.
Soru 46
"Biz gökleri, yeri ve ikisinin arasında bulunanları oyun olsun diye yaratmadık. Biz onları, ancak ve ancak gerektiği gibi [hak ve hikmet üzere] yarattık, ama insanların çoğu bilmezler.” (Duhan/44: 38, 39. Krş. Rum/30: 8)
Yukarıdaki ayet aşağıdaki kuramlardan hangisine aittir?
Yukarıdaki ayet aşağıdaki kuramlardan hangisine aittir?
Seçenekler
A
Bilgelik kuramı
B
Fazilet kuramı
C
Sorumluluk kuramı
D
Erdemlilik kuramı
E
Yararlılık kuramı
Açıklama:
İslâm çevre etiğinin belki en üst düzeyi de çevreye bilgelik gözüyle bakmak ve çevremizdeki her şeyde olağan üstü bir bilgelik görebilmektir. Bu durumu bildiren pek çok ayetten biri şudur: “Biz gökleri, yeri ve ikisinin arasında bulunanları oyun olsun diye yaratmadık. Biz onları, ancak ve ancak gerektiği gibi [hak ve hikmet üzere] yarattık, ama insanların çoğu bilmezler.” (Duhan/44: 38, 39. Krş. Rum/30: 8)
Soru 47
Aşağıdakilerden hangisi "Yararlılık Kuramı" ile bağlantılıdır?
Seçenekler
A
Emanet İlkesi: ‘Çevre Bize Emanettir.’
B
Nimet İlkesi: ‘Çevre Nimettir’
C
Hilafet İlkesi: ‘Biz Yeryüzünün Halifeleriyiz.’
D
Merhamet İlkesi: ‘Merhamet Tüm Canlıları Kapsar.’
E
Ubudiyet İlkesi: ‘Her varlık Abidtir.’
Açıklama:
1. Nimet İlkesi: ‘Çevre Nimettir’
“Yararlılık kuramı” ile bağlantılı olan ve çevreye bakışın, bilgi düzeyine göre farklılık göstermekle birlikte herkes tarafından anlaşılıp kabul edilecek olan en gerçekçi ve en yaygın ilkesi, çevremizdeki varlıkların bizim için birer nimet, ihtiyaçlarımızı karşılamaya ve kendilerinden istifade etmemize yönelik birer kaynak olduklarıdır. Hayvanlarıyla, bitkileriyle, yer üstü ve yer altı zenginlikleriyle, toprağı, havası, suyu ve ateşiyle doğal çevre bizim bütün ihtiyaçlarımızı karşılamaktadır.
“Yararlılık kuramı” ile bağlantılı olan ve çevreye bakışın, bilgi düzeyine göre farklılık göstermekle birlikte herkes tarafından anlaşılıp kabul edilecek olan en gerçekçi ve en yaygın ilkesi, çevremizdeki varlıkların bizim için birer nimet, ihtiyaçlarımızı karşılamaya ve kendilerinden istifade etmemize yönelik birer kaynak olduklarıdır. Hayvanlarıyla, bitkileriyle, yer üstü ve yer altı zenginlikleriyle, toprağı, havası, suyu ve ateşiyle doğal çevre bizim bütün ihtiyaçlarımızı karşılamaktadır.
Soru 48
Ağaçlandırma ve böylece hem erozyon ve toprak kaybını hem de çölleşme ve
kuraklığı önlemeye katkıda bulunma hangi ilkenin kapsamına girmektedir?
kuraklığı önlemeye katkıda bulunma hangi ilkenin kapsamına girmektedir?
Seçenekler
A
Ayet İlkesi: ‘Çevre Ayettir’
B
Emanet İlkesi: ‘Çevre Bize Emanettir.’
C
Hilafet İlkesi: ‘Biz Yeryüzünün Halifeleriyiz.’
D
Nimet İlkesi: ‘Çevre Nimettir’
E
Kutsiyet İlkesi: ‘Her Varlık Kutsaldır.’
Açıklama:
Çevreyi imar bağlamında değerlendirilebilecek hususlardan biri de ağaçlandırma ve böylece hem erozyon ve toprak kaybını hem de çölleşme ve kuraklığı önlemeye katkıda bulunmaktır. Peygamber efendimizin ağaç dikmeyi teşvik eden birçok hadisi vardır; bunların en bilinenlerinden biri şudur: “Kıyamet koparken birinizin elinde bir fidan bulunursa, şayet kıyamet kopuncaya kadar fidanı dikmeye gücü yeterse, onu diksin.” (Buhari, 2005, 486)
Soru 49
"Düzeltilmişken, yeryüzünde bozgunculuk yapmayın."( Araf /7: 56; Krş. Bakara/2: 205)
Yukarıdaki ayet hangi ilke ile uyuşmaktadır?
Yukarıdaki ayet hangi ilke ile uyuşmaktadır?
Seçenekler
A
Hilafet İlkesi: ‘Biz Yeryüzünün Halifeleriyiz.’
B
Ayet İlkesi: ‘Çevre Ayettir’
C
Merhamet İlkesi: ‘Merhamet Tüm Canlıları Kapsar.’
D
Emanet İlkesi: ‘Çevre Bize Emanettir.’
E
Ubudiyet İlkesi: ‘Her varlık Abidtir.’
Açıklama:
Uygulamada yapılması gereken, önce, emanet olan çevreye hıyanet etmemek, onun zarar görmesine imkan vermemek, bozulmasına neden olmamak, sonra da onu en mükemmel ve dengeli haliyle korumaktır. Çünkü Kur’an’a göre hiç kimse emanete hıyanet etmemelidir: “Hiçbir peygambere ganimete ve millet malına [emanete] hıyanet yaraşmaz; haksızlık kim yaparsa, kıyamet günü yaptığı ile gelir, sonra, haksızlık yapılmaksızın herkese kazanmış olduğu ödenir.” (Al-i İmran/3: 161. Krş. Enfal/8: 27) Evren ve doğa, normal halinde düzgündür ve insana düşen onu bu doğal hali içinde korumak, onun yapısını bozmamaktır: "Düzeltilmişken, yeryüzünde bozgunculuk yapmayın."( Araf /7: 56; Krş. Bakara/2: 205)
Soru 50
- Bazı Batılı çevreciler, Müslümanların İslâm çevre ahlâkını geliştirmek ve bu ahlâkın kuramlarını ve ilkelerini yeniden ve acilen hayata geçirerek çevre sorunlarının çözümüne katkıda bulunmadıklarını belirtmektedirler.
- Bazı Batılı çevreciler, önce İslâm çevre ahlâkının büyük kuramlarının, daha sonra da bu kuramların vurguladığı en temel çevre etiği ilkelerinin ayetler ve hadisler eşliğinde irdelenmediğini ileri sürmektedirler.
- Bazı Batılı çevreciler, ‘dünyadaki varlıkların insanın hizmetine sunulduğu’ şeklinde Yahudilik, Hıristiyanlık ve İslâm gibi dinlerin kutsal metinlerinde yer alan kimi ifadeleri çevre sorunlarının temel nedeni gibi göstermektedirler.
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
II ve III
D
Yalnız II
E
Yalnız III
Açıklama:
Çevre sorunlarının nedenleri konusundaki özet bilgiyi bitirmeden önce, bu konuda dinlere yönelik bir suçlamayı değerlendirmeden geçmemekte yarar vardır. Bazı Batılı çevreciler, ‘dünyadaki varlıkların insanın hizmetine sunulduğu’ şeklinde Yahudilik, Hıristiyanlık ve İslâm gibi dinlerin kutsal metinlerinde yer alan kimi ifadeleri çevre sorunlarının temel nedeni gibi göstermektedirler.
Soru 51
I. Çevremizdeki öteki türlere nasıl davranılmalı
II. Bizden sonraki nesillere karşı çevre ile ilgili yükümlülüklerimiz neler olmalı
III. İnsanlar çevrelerindeki doğal kaynakları nasıl kullanmalı
IV. İnsanoğlu için yaratılmış olan yeryüzünün tabii kaynakları faydacı bir anlayış ile nasıl kullanmalı
V. Ekosistem ve tabii denge nasıl korunmalı
Yukarıdakilerden hangileri çevre ahlakının ilgilendiği konular arasında yer alır?
II. Bizden sonraki nesillere karşı çevre ile ilgili yükümlülüklerimiz neler olmalı
III. İnsanlar çevrelerindeki doğal kaynakları nasıl kullanmalı
IV. İnsanoğlu için yaratılmış olan yeryüzünün tabii kaynakları faydacı bir anlayış ile nasıl kullanmalı
V. Ekosistem ve tabii denge nasıl korunmalı
Yukarıdakilerden hangileri çevre ahlakının ilgilendiği konular arasında yer alır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
I, II, III ve IV
D
I, II, III ve V
E
II, III ve IV
Açıklama:
Batılı çevreciler, ‘dünyadaki varlıkların insanın hizmetine
sunulduğu’ şeklinde Yahudilik, Hıristiyanlık ve İslâm gibi dinlerin kutsal
metinlerinde yer alan kimi ifadeleri çevre sorunlarının temel nedeni gibi
göstermektedirler. Oysa durum tam anlamıyla böyle değildir. Çünkü
Kur’an’ın belirttiğine göre Dünya da hayvanlar da insana yarar sağlamakla ve
anlamlarını insanla ilişkileri içinde kazanmakla birlikte, ne Dünya ne de
hayvanlar sadece insanlar için yaratılmış değillerdir. Örneğin şu iki ayette bu
durum açıkça belirtilir: “Allah, yeri canlı yaratıklar için meydana
getirmiştir.” (Rahman/55: 10) Şu ayette ise hayvanlar daha açıkça
zikredilmiştir: “Doğrusu suyu bol bol indirmekteyiz. Sonra yeryüzünü iyice
yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin hurma ağaçları ve
bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz. Bunlar sizin
ve hayvanlarınız için geçimliktir.” (Abese/80: 25-32, Bu ayetler, İslâm çevre
ahlâkının en merkezi ayetlerinden olsa gerektir.
sunulduğu’ şeklinde Yahudilik, Hıristiyanlık ve İslâm gibi dinlerin kutsal
metinlerinde yer alan kimi ifadeleri çevre sorunlarının temel nedeni gibi
göstermektedirler. Oysa durum tam anlamıyla böyle değildir. Çünkü
Kur’an’ın belirttiğine göre Dünya da hayvanlar da insana yarar sağlamakla ve
anlamlarını insanla ilişkileri içinde kazanmakla birlikte, ne Dünya ne de
hayvanlar sadece insanlar için yaratılmış değillerdir. Örneğin şu iki ayette bu
durum açıkça belirtilir: “Allah, yeri canlı yaratıklar için meydana
getirmiştir.” (Rahman/55: 10) Şu ayette ise hayvanlar daha açıkça
zikredilmiştir: “Doğrusu suyu bol bol indirmekteyiz. Sonra yeryüzünü iyice
yarmakta ve orada taneli ekinler, üzümler, sebzeler, zeytin hurma ağaçları ve
bahçelerde koca koca ağaçlı meyveler ve çayırlar bitirmekteyiz. Bunlar sizin
ve hayvanlarınız için geçimliktir.” (Abese/80: 25-32, Bu ayetler, İslâm çevre
ahlâkının en merkezi ayetlerinden olsa gerektir.
Soru 52
I. Belli kesimlerin doğaya karşı insafsızlığı
II. Her geçen gün büyüyen nüfus artışı
III. Dengesiz beslenme alışkanlıkları ve eğitim eksikliğinden gelen duyarsızlıklar
IV. Hazcılık ve faydacılığın, son dönemlerde yaygın bir dünya görüşü haline gelmesi
V. Dinlerin kutsal metinlerinde yer alan çevre karşıtı ifadeler
Yukarıdakilerden hangileri çevre sorunlarının tam anlamıyla küreselleşmesine katkıda bulunan sebepler arasında yer alır?
II. Her geçen gün büyüyen nüfus artışı
III. Dengesiz beslenme alışkanlıkları ve eğitim eksikliğinden gelen duyarsızlıklar
IV. Hazcılık ve faydacılığın, son dönemlerde yaygın bir dünya görüşü haline gelmesi
V. Dinlerin kutsal metinlerinde yer alan çevre karşıtı ifadeler
Yukarıdakilerden hangileri çevre sorunlarının tam anlamıyla küreselleşmesine katkıda bulunan sebepler arasında yer alır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
I, II ve III
D
I, II, III ve IV
E
I, II, III ve V
Açıklama:
Çevre sorunlarının nedenleri konusundaki özet bilgiyi bitirmeden önce,
bu konuda dinlere yönelik bir suçlamayı değerlendirmeden geçmemekte
yarar vardır. Bazı Batılı çevreciler, ‘dünyadaki varlıkların insanın hizmetine
sunulduğu’ şeklinde Yahudilik, Hıristiyanlık ve İslâm gibi dinlerin kutsal
metinlerinde yer alan kimi ifadeleri çevre sorunlarının temel nedeni gibi
göstermektedirler. Oysa durum tam anlamıyla böyle değildir. Çünkü
Kur’an’ın belirttiğine göre Dünya da hayvanlar da insana yarar sağlamakla ve
anlamlarını insanla ilişkileri içinde kazanmakla birlikte, ne Dünya ne de
hayvanlar sadece insanlar için yaratılmış değillerdir.
bu konuda dinlere yönelik bir suçlamayı değerlendirmeden geçmemekte
yarar vardır. Bazı Batılı çevreciler, ‘dünyadaki varlıkların insanın hizmetine
sunulduğu’ şeklinde Yahudilik, Hıristiyanlık ve İslâm gibi dinlerin kutsal
metinlerinde yer alan kimi ifadeleri çevre sorunlarının temel nedeni gibi
göstermektedirler. Oysa durum tam anlamıyla böyle değildir. Çünkü
Kur’an’ın belirttiğine göre Dünya da hayvanlar da insana yarar sağlamakla ve
anlamlarını insanla ilişkileri içinde kazanmakla birlikte, ne Dünya ne de
hayvanlar sadece insanlar için yaratılmış değillerdir.
Soru 53
Doğal çeşitliliğin her bir öğesinin insana sağladığı yarardan bağımsız olarak kendi özsel değerinin olduğunu ve bu sebep ile korunması gerektiğini savunan batı çevre etiği kuramı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İnsanmerkezli koruma etiği
B
Derin ekoloji
C
Yüzeysel ekoloji
D
Yararlılık (Menfaat) Kuramı
E
Sorumluluk (Mesuliyet) Kuramı
Açıklama:
Derin ekolojiye göre doğal çeşitliliğin her bir öğesinin insana sağladığı yarardan bağımsız olarak kendi özsel değeri vardır ve onlar bundan dolayı korunmalıdır.
Soru 54
I. Bitki ve hayvan türleri gibi doğal çeşitlilik insanın kullanabileceği bir kaynak olarak yararlıdır ve korunması gerekir
II. Kaynak kavramı bütün canlılar için kaynak anlamına gelir
III. Çevre kirliliği ekonomik büyümeyi tehdit ediyorsa azaltılmalıdır
Yukarıdakilerden hangileri yüzeysel ekoloji kuramına göre doğrudur?
II. Kaynak kavramı bütün canlılar için kaynak anlamına gelir
III. Çevre kirliliği ekonomik büyümeyi tehdit ediyorsa azaltılmalıdır
Yukarıdakilerden hangileri yüzeysel ekoloji kuramına göre doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve III
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Yüzeysel ekolojiye göre, bitki ve hayvan türleri gibi doğal çeşitlilik insanın kullanabileceği bir kaynak
olarak yararlı görülürken ve korunması gerektiği savunulur.Yine örneğin çevre kirliliği, yüzeysel ekolojiye göre, ekonomik
büyümeyi tehdit ediyorsa azaltılmalıdır; oysa derin ekolojiye göre, çevre
kirliliğinin azaltılması ekonomik büyümeden daha önce gelir ve buna
bakılmaksızın azaltılmalıdır. Keza, kaynak kavramı, birincilere göre, insanlar
için kaynak, ikincilere göre ise, bütün canlılar için kaynak anlamına
gelmektedir
olarak yararlı görülürken ve korunması gerektiği savunulur.Yine örneğin çevre kirliliği, yüzeysel ekolojiye göre, ekonomik
büyümeyi tehdit ediyorsa azaltılmalıdır; oysa derin ekolojiye göre, çevre
kirliliğinin azaltılması ekonomik büyümeden daha önce gelir ve buna
bakılmaksızın azaltılmalıdır. Keza, kaynak kavramı, birincilere göre, insanlar
için kaynak, ikincilere göre ise, bütün canlılar için kaynak anlamına
gelmektedir
Soru 55
I. Yararlılık Kuramı
II. Sorumluluk Kuramı
III. İnsanmerkezlik Kuramı
IV. Erdemlilik (Fazilet) Kuramı
V. Bilgelik (Hikmet) Kuramı
Yukarıdakilerden hangileri İslâm çevre ahlâkı kuramları arasında yer alır?
II. Sorumluluk Kuramı
III. İnsanmerkezlik Kuramı
IV. Erdemlilik (Fazilet) Kuramı
V. Bilgelik (Hikmet) Kuramı
Yukarıdakilerden hangileri İslâm çevre ahlâkı kuramları arasında yer alır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
I, II ve III
D
I, II ve IV
E
I, II, IV ve V
Açıklama:
İslâm çevre ahlâkının 4 büyük kuramı olduğunu düşünmek mümkün
ve yararlı gözükmektedir. Bu 4 kuram şunlardır: Yararlılık (Menfaat)
Kuramı, Sorumluluk (Mesuliyet) Kuramı, Erdemlilik (Fazilet) Kuramı ve
Bilgelik (Hikmet) Kuramı.
ve yararlı gözükmektedir. Bu 4 kuram şunlardır: Yararlılık (Menfaat)
Kuramı, Sorumluluk (Mesuliyet) Kuramı, Erdemlilik (Fazilet) Kuramı ve
Bilgelik (Hikmet) Kuramı.
Soru 56
Çevremizdeki varlıklara, bizim faydamıza olup olmamaları açısından ziyade, onların hakları ve bizim de onlara karşı ödevlerimiz, görevlerimiz, yükümlülük ve sorumluluklarımız açısından bakmayı esas alan İslam çevre kuramı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Yararlılık Kuramı
B
Sorumluluk Kuramı
C
Erdemlilik Kuramı
D
Derin Etik Kuramı
E
Bilgelik Kuramı
Açıklama:
Sorumluluk kuramı, yararlılık kuramı kadar insan merkezci ve faydacı
değildir. Çevremizdeki varlıklara, bizim faydamıza olup olmamaları
açısından ziyade, onların hakları ve bizim de onlara karşı ödevlerimiz,
görevlerimiz, yükümlülük ve sorumluluklarımız açısından bakmayı esas alır.
değildir. Çevremizdeki varlıklara, bizim faydamıza olup olmamaları
açısından ziyade, onların hakları ve bizim de onlara karşı ödevlerimiz,
görevlerimiz, yükümlülük ve sorumluluklarımız açısından bakmayı esas alır.
Soru 57
"Kim zerre kadar iyilik yapmışsa onu görür. Kim de zerre kadar kötülük yapmışsa onu görür." (Zilzal 99/7-8) ayeti kerimesi aşağıdaki islam çevre kuramlarından hangisini destekler niteliktedir?
Seçenekler
A
Erdemlilik Kuramı
B
Bilgelik Kuramı
C
Sorumluluk Kuramı
D
Yararlılık Kuramı
E
Yüzeysel Etik Kuramı
Açıklama:
Herhangi bir şeye ya da çevreye yararlılık açısından bakmanın üzerinde
sorumluluk açısından bakmak var olduğu gibi, görev ve sorumluluk açısından
bakmanın üzerinde de, gönüllülük ve erdemlilik açısından bakmak vardır.
Dolayısıyla sorumluluk kuramının üzerinde de erdemlilik kuramı gelmektedir.
Birine karşı sorumluluklarımızı yerine getirmek, çoğu kere, fıkhi
veya hukuki bir meseledir. Sorumluluğun ötesinde iyilikler yapmak, sevgi
beslemek, feragatte bulunmak ise ahlâk ve erdem meselesidir. Bu husus çevre
için de geçerlidir; ve çevreye erdemli bir insanın bakışıyla bakmak, İslâm
çevre etiğinin daha üst düzey bir kuramıdır. Bu bağlamdaki ayetler saymakla
bitmeyeceği için tek bir kısa örnek yeterlidir. "Kim zerre kadar iyilik
yapmışsa onu görür. Kim de zerre kadar kötülük yapmışsa onu görür." (Zilzal
99/7-8)
sorumluluk açısından bakmak var olduğu gibi, görev ve sorumluluk açısından
bakmanın üzerinde de, gönüllülük ve erdemlilik açısından bakmak vardır.
Dolayısıyla sorumluluk kuramının üzerinde de erdemlilik kuramı gelmektedir.
Birine karşı sorumluluklarımızı yerine getirmek, çoğu kere, fıkhi
veya hukuki bir meseledir. Sorumluluğun ötesinde iyilikler yapmak, sevgi
beslemek, feragatte bulunmak ise ahlâk ve erdem meselesidir. Bu husus çevre
için de geçerlidir; ve çevreye erdemli bir insanın bakışıyla bakmak, İslâm
çevre etiğinin daha üst düzey bir kuramıdır. Bu bağlamdaki ayetler saymakla
bitmeyeceği için tek bir kısa örnek yeterlidir. "Kim zerre kadar iyilik
yapmışsa onu görür. Kim de zerre kadar kötülük yapmışsa onu görür." (Zilzal
99/7-8)
Soru 58
I. Ubudiyet ilkesi
II. Muhabbet ilkesi
III. Merhamet ilkesi
IV. Kutsiyet ilkesi
V. Emanet ilkesi
Yukarıdakilerden hangileri her varlığın kendi içinde değerli olduğunu gösteren ve böylece İslâmi ekolojinin en derin ya da en yüksek ilkeleri olarak nitelendirilen ilkeler arasında yer alır?
II. Muhabbet ilkesi
III. Merhamet ilkesi
IV. Kutsiyet ilkesi
V. Emanet ilkesi
Yukarıdakilerden hangileri her varlığın kendi içinde değerli olduğunu gösteren ve böylece İslâmi ekolojinin en derin ya da en yüksek ilkeleri olarak nitelendirilen ilkeler arasında yer alır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve III
C
I ve IV
D
I, II, III ve IV
E
I, II, III ve V
Açıklama:
Bilgelik kuramının da iki temel ilkesinin olduğunu söylemek mümkündür.
Bunlar, Kur’an’ın bahsettiği ama herkesin anlaması kolay olmayabilen
“ubudiyet ilkesi” ve “kutsiyet ilkesi”dir. Bunlar her varlığın kendi içinde
değerli olduğunu gösteren ve böylece İslâmi ekolojinin en derin ya da en
yüksek ilkelerdir.
Bunlar, Kur’an’ın bahsettiği ama herkesin anlaması kolay olmayabilen
“ubudiyet ilkesi” ve “kutsiyet ilkesi”dir. Bunlar her varlığın kendi içinde
değerli olduğunu gösteren ve böylece İslâmi ekolojinin en derin ya da en
yüksek ilkelerdir.
Soru 59
“… Allah’a kulluk edin;O’ndan başka tanrınız yoktur; sizi yeryüzünde yaratıp orayı imar etmenizi dileyen O’dur…” (Hud/11: 61) ayeti kerimesi aşağıdaki islam çevre ahlakı ilkelerinden hangisini ifade eder niteliktedir?
Seçenekler
A
Nimet İlkesi
B
Ayet İlkesi
C
Emanet İlkesi
D
Hilafet İlkesi
E
Merhamet İlkesi
Açıklama:
Hilafet ilkesinin gerektirdiği en önemli sorumluluklardan birincisi çevreyi imar etme ve
geliştirme, ikincisi de çevreyle olan imtihanımızı, denenmemizi/sınanmamızı
kazanmaktır. Şu ayet açıkça Allah’ın insanlardan yeryüzünü korumakla
kalmayıp imar etmelerini istediğini göstermektedir: “… Allah’a kulluk edin;
O’ndan başka tanrınız yoktur; sizi yeryüzünde yaratıp orayı imar etmenizi
dileyen O’dur…” (Hud/11: 61)
geliştirme, ikincisi de çevreyle olan imtihanımızı, denenmemizi/sınanmamızı
kazanmaktır. Şu ayet açıkça Allah’ın insanlardan yeryüzünü korumakla
kalmayıp imar etmelerini istediğini göstermektedir: “… Allah’a kulluk edin;
O’ndan başka tanrınız yoktur; sizi yeryüzünde yaratıp orayı imar etmenizi
dileyen O’dur…” (Hud/11: 61)
Soru 60
“Haksız olarak bir serçeyi öldürenden Cenab-ı Hak kıyamet gününde hesap soracaktır.” (Müslim, “Sayd”, 57) hadis-i şerifi aşağıdaki islam çevre ahlakı ilkelerinden hangisi ile ilişkilidir?
Seçenekler
A
Muhabbet İlkesi
B
Hilafet İlkesi
C
Emanet İlkesi
D
Ayet İlkesi
E
Merhamet İlkesi
Açıklama:
Çevreyle ve özellikle de çevremizdeki canlılarla
ilişkimizde riayet etmemiz gereken en önemli erdemlerden biri merhamet
erdemidir. Merhamet, ilk olarak, haksız yere öldürmemek, acı vermemek,
zalim olmamak, zulüm etmemek, yani merhametsiz olmamaktır. Bir hadiste
hayvanlarla ilgili merhametsizliğe karşı insanlar şöyle uyarılır: “Haksız
olarak bir serçeyi öldürenden Cenab-ı Hak kıyamet gününde hesap
soracaktır.” (Müslim, “Sayd”, 57) Hayvanlara zulmetmemek insanlara
zulmetmemekle yakından bağlantılıdır ve o oranda ahlâki bir gerekliliktir.
Nitekim Kur’an-ı Kerim, “Yerde yürüyen hayvanlar ve kanatlarıyla uçan
kuşlar da ancak sizin gibi birer toplulukturlar” (En’am/6: 38) buyurmaktadır.
ilişkimizde riayet etmemiz gereken en önemli erdemlerden biri merhamet
erdemidir. Merhamet, ilk olarak, haksız yere öldürmemek, acı vermemek,
zalim olmamak, zulüm etmemek, yani merhametsiz olmamaktır. Bir hadiste
hayvanlarla ilgili merhametsizliğe karşı insanlar şöyle uyarılır: “Haksız
olarak bir serçeyi öldürenden Cenab-ı Hak kıyamet gününde hesap
soracaktır.” (Müslim, “Sayd”, 57) Hayvanlara zulmetmemek insanlara
zulmetmemekle yakından bağlantılıdır ve o oranda ahlâki bir gerekliliktir.
Nitekim Kur’an-ı Kerim, “Yerde yürüyen hayvanlar ve kanatlarıyla uçan
kuşlar da ancak sizin gibi birer toplulukturlar” (En’am/6: 38) buyurmaktadır.