Din Eğitimi ve Din Hizmetlerinde Rehberlik - Tüm Sorular
Ünite 1
Soru 1
“Yetiştirmek, yönetmek, yönlendirmek ve potansiyelleri ortaya çıkarmak” hangi kavramı ifade etmektedir?
Seçenekler
A
Aile
B
Din
C
Eğitim
D
Toplum
E
Birey
Açıklama:
Eğitim kavramı, Batı kaynaklarında “education” kelimesiyle ifade edilmektedir. Kelimenin Latince kökü “educare”dir. Bu, “yetiştirmek, yönetmek, yönlendirmek ve potansiyelleri ortaya çıkarmak” anlamına gelir.
Soru 2
“İnsan toplum içindir” sözü hangi filozofa aittir?
Seçenekler
A
E. Durkheim
B
Socrates
C
Freud
D
Hegel
E
Kant
Açıklama:
Filozof E. Durkheim’e göre insan toplum içindir. Eğitimin amacı, insanı sosyalleştirmektir.
Soru 3
“Kendini bil” sözü kime aittir?
Seçenekler
A
E. Durkheim
B
Socrates
C
Freud
D
Hegel
E
Kant
Açıklama:
Socrates bu yönüyle bir ahlâk eğitimcisidir de. “Kendini bil”, sözü bu açıdan meşhurdur. Bu söz değişik kompozisyonlarda, bizim kültürümüzde de çok kullanılmıştır.
Soru 4
Hangi ayette insanın topraktan yaratıldığı bildirilmiştir?
Seçenekler
A
Mülk
B
Taha
C
Beled
D
Fâtır
E
Mevdudi
Açıklama:
Başta, asıl itibariyle insanı topraktan yarattığını bildirir (Fâtır 35/11; Ğâfir 40/67; Rûm 30/30). Ayrıca, diğer yaratılış süreçlerini de çeşitli vesilelerle dile getirip üzerinde düşünülmesini ister.
Soru 5
Batı dillerinde din hangi kelime kullanılmaktadır?
Seçenekler
A
Eshab
B
Mendub
C
Şikak
D
Tefekkür
E
Religion
Açıklama:
Batı dillerinde din için kullanılan “religion” kelimesinin kökü olan “religo”, “boyun eğmek, itaat etmek” anlamına gelmektedir.
Soru 6
Aşağıdakilerden hangisi “insanın Tanrı, kâinat, metafizik âlem ya da kutsal kabul edilen varlığa yönelik inancını, duygusunu, tutumunu, davranışlarını ve bunlara dayalı olarak oluşturulan bir sistem” terimini ifade etmektedir?
Seçenekler
A
Din
B
Ruh
C
Beden
D
Bağlanma
E
İtaat
Açıklama:
Din, insanın Tanrı, kâinat, metafizik âlem ya da kutsal kabul edilen varlığa yönelik inancını, duygusunu, tutumunu, ritüellerini (ayinlerini), davranışlarını ve bunlara dayalı olarak oluşturulan bir sistemi ifade etmektedir
Soru 7
Evrenin insan iradesine benzer iradelerle yönetildiği belirtilen safha hangi safhadır?
Seçenekler
A
pozitivist
B
metafizik
C
teolojik
D
jeolojik
E
psikolojik
Açıklama:
Evren, insan iradesine benzer iradelerle yönetilmektedir görüşü Auguste Comte’nin birinci olan teolojik safhadır.
Soru 8
” Allah Teâlâ kâinatı, belirli bir ölçü ve kanuna bağlı olarak yaratmıştır.” Buna Kur’an diliyle ne denir?
Seçenekler
A
Ma’rifetullah
B
Rüşdü hidayet
C
Zülcenahayn
D
Sünnetullah
E
Kurbet
Açıklama:
Allah Teâlâ kâinatı, belirli bir ölçü ve kanuna bağlı olarak yaratmıştır. Buna Kur’an diliyle, “Sünnetullah” denir.
Soru 9
Aşağıdaki yaklaşımlardan hangisi dinin olgusal temelde araştırılıp analiz edilmelidir görüşünü savunmaktadır?
Seçenekler
A
Teolojik yaklasım
B
Fenomenolojik yaklaşım
C
Metafizik yaklaşım
D
Pozitivist yaklaşım
E
Hümanist yaklaşım
Açıklama:
Fenomenolojik yaklaşıma göre, din olgusal temelde araştırılıp analiz edilmelidir.
Soru 10
“Barış ve teslim olmak” anlamına gelen kelime aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Hinduizm
B
Budizim
C
Musevilik
D
İslam
E
Caynim
Açıklama:
Kelime anlamı itibariyle “İslâm”, “barış ve teslim olmak” anlamına gelir.
Soru 11
Sağlıklı bir din eğitiminin birey için önemi nedir?
Seçenekler
A
Din eğitimi olmadan ahlaki açıdan eksik kalır
B
Manevi dünyası tamamen boş kalır
C
Hem dünya hem ahiret hayatı için elzemdir
D
Din toplumu inşa eder
E
Dini bilgilerden eksik kalan birey hayattan tat alamaz
Açıklama:
Sağlıklı bir din eğitimi imkanına sahip olmayan insan eksik eğitilmiş olur. Çünkü din eğitimi, dünya hayatı ile birlikte insanın sonsuz olarak yaşayacağı ebedî hayatıyla da ilgilenmektedir. Ancak sağlıklı bir din eğitimi için, hem insanı, hem dini, hem de eğitimi iyi bilmek gerekir.
Soru 12
‘’Bir takım bilgi, hüner ve değerlerin genç nesle, çeşitli vasıtalarla amaçlı bir şekilde aktarılmasını ve özümsetilerek bir şahsiyet oluşturulması’’ verilen kavram aşağıdakilerden hangisini ifade eder?
Seçenekler
A
Eğitim
B
Öğretim
C
Davranış
D
Koşullandırma
E
Etik
Açıklama:
Eğitim kavramı, Batı kaynaklarında “education” kelimesiyle ifade edilmektedir. Kelimenin Latince kökü “educare”dir. Bu, “yetiştirmek, yönetmek, yönlendirmek ve potansiyelleri ortaya çıkarmak” anlamına gelir.
Soru 13
‘‘İnsan toplum içindir’’ sözü hangi ünlü filozofa aittir?
Seçenekler
A
Hobbes
B
E. Durkheim
C
Rasmussen
D
David Hume
E
John Locke
Açıklama:
Bir başka filozof E. Durkheim’e göre insan toplum içindir. Eğitimin amacı, insanı sosyalleştirmektir. Bunun için toplumda oluşan değerlerin, yetişkinler tarafından genç kuşaklara bir şekilde aktarılması gerekir.
Soru 14
“Religion” kelimesinin kökü olan “religo”, “boyun eğmek, itaat etmek” anlamına gelmektedir. Diğer bir kökü “religare” kelimesi de “bağlanma” demektir’’ verilen tanım hangi kavrama aittir?
Seçenekler
A
Eğitim
B
Öğretim
C
Etik
D
Din
E
Beceri
Açıklama:
Batı dillerinde din için kullanılan “religion” kelimesinin kökü olan “religo”,“boyun eğmek, itaat etmek” anlamına gelmektedir. Diğer bir kökü “religare” kelimesi de “bağlanma” demektir. Her ikisi de, insanın zayıflığına ve tabiatüstü bir güce bağlanmasının zaruretine işaret etmektedir.
Soru 15
“Bütün kalp paralar, aslında bir doğru paranın olduğunu gösterir’’ sözüyle Mevlana neyi vurgulamaktadır?
Seçenekler
A
Paranın maddi bir gerçekliğe sahip olduğunu
B
Maneviyatın maddiyattan daha önemli olduğunu
C
Taklitlerin varlığının özün gerçekliğini kanıtladığını
D
Metafizik dünyanın sahteliğini
E
Ahiret hayatının önemini
Açıklama:
Tarih boyunca insan pek çok dinle muhatap olmuştur. Ama bunun bir başlangıcı, özü ve aslı olsa gerektir. Hz. Mevlânâ’nın demek istediği şu olsa gerek. Ortada bir “gerçek para” var olduğu için kalpazanlar onu taklit ediyor. “Kalp para” denilen sahtesine kananlar da her zaman, kafalarındaki “gerçek para” tasavvuruna dayanarak aldanıyorlar. Bu da gösteriyor ki, her yanlışta ve batılda bir miktar gerçeklik (hakikat) vardır.
Soru 16
Kelime anlamı ‘’barış ve teslim olmak ‘’ olan kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İslam
B
İnanç
C
İman
D
İbadet
E
İhram
Açıklama:
Kelime anlamı itibariyle “İslâm”, “barış ve teslim olmak” anlamına gelir. Allah, bu teslimiyeti bütün benliği ile yapanlardan övgüyle bahsetmektedir.
Soru 17
“Sahip olma, rıza ile boyun eğme, inanma, şeriat, millet, âdet, mezhep, karşılık, hüküm verme, yönetme, tedbir alma, idare etme, tasarlama, plân yapma, düzenleme, zorlama, galip gelme, hesaba çekme, borçlu ve alacaklı olma” gibi anlamları olan kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İbadet
B
İman
C
İslam
D
Töre
E
Din
Açıklama:
Din, Arapça “deyn” kökünden türetilmiştir. “Sahip olma, rıza ile boyun eğme, inanma, şeriat, millet, âdet, mezhep, karşılık, hüküm verme, yönetme, tedbir alma, idare etme, tasarlama, plân yapma, düzenleme, zorlama, galip gelme, hesaba çekme, borçlu ve alacaklı olma” gibi anlamlara gelir.
Soru 18
“Hâkimin bulunduğu ve adâletin uygulandığı yer” manasına gelen ve kelime aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İdame
B
Mekke
C
Medine
D
Mecelle
E
Mavera
Açıklama:
Medîne (Şehir): “Hâkimin bulunduğu ve adâletin uygulandığı yer” demektir. Böylesi bir anlam zenginliği sonucunda denilebilir ki, medine (şehir),aynı zamanda dinin hükümlerinin uygulandığı yer anlamına da gelir. Nitekim Hz. Peygamber Medîne’ den ayrıldığı zamanlarda şehre bir hâkim (deyyân),bir de namaz kıldıracak imam bırakırdı. Bu gerçek göz önünde tutulduğunda, Hicretten sonra neden Yesrib şehrine “Medine” denildiği de açıkça anlaşılmaktadır.
Soru 19
Aşağıdakilerden hangisi hümanizm fikrine aykırı bir özelliktir?
Seçenekler
A
Sekülerlik
B
İnsan merkezcilik
C
İnsan her şeye yetendir
D
Tanrısı insanlık, peygamberi bilim adamlarıdır
E
Manevi unsurlar ihtiva eder
Açıklama:
Manevi unsurlar ihtiva etmez, ama gelmiş geçmiş dinlerin tecrübelerinden yararlanarak onların ilerisine geçmeyi hedefler. Tanrısı insanlık, peygamberi bilim adamları, mucizeleri ise icatlar ve keşiflerdir. İnsanlara, müşahede edilen âlemin gerisindeki gücü fark etmelerini engellemek için, niçinleri değil, olay ve olguları (deney sonuçlarını) düşündürtmek esastır. Çünkü tek hakikat (gerçek bilgi), deney ve tecrübe sonucu elde edilen yasalar ile toplumda üretilen değerlerdir. İnsanları irşat etmek için başka mürşide gerek yoktur. İbadeti, insanlık yararı ve gelişimi için gayret etmek ve kendisini insanlığa feda etmektir. Gelişmek, değişmek ve dünyayı kurtarmak temel ilkedir. Haliyle bu din, gerçek dinin alanını daraltan bir din olup sekülerdir. Ayrıca bu din, Hümanizm olarak da takdim edilmektedir. İkisi de aynı düşünceyi taşımaktadır.
Soru 20
‘’Üç hal kanunu ‘’ hangi sosyolog ve filozofun görüşlerinden ortaya çıkmıştır?
Seçenekler
A
E. Durkehim
B
A. Comte
C
J. Locke
D
A. Pope
E
Thomas Reid
Açıklama:
Comte dinin sonradan ortaya çıktığını ve evrimler geçirdiğini; ona artık bir daha ihtiyaç duyulmayacağını iddia eden düşünce ve ideoloji sahiplerinin varlığı da söz konusudur. Auguste Comte adlı filozof buna örnektir. Comte, görüşlerini üç hal kanunu dediği bir evrim süreci ile şöyle açıklamaktadır: Teolojik, Metafizik ve Pozitivist safha.
Soru 21
- Akıl ve irade sahibidir
- Varlıklar ve olgular arasındaki ilişkileri görür
- Düşünme
- Konuşma ve iletişim kurma
Yukarıdaki özelliklerden hangileri insane aittir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız IV
C
I ve III
D
I, II, III ve IV
E
I, II ve III
Açıklama:
İnsan çok yönlü bir varlıktır. Başta akıl ve irade sahibidir. Bu sayede, kâinattaki varlıklar, olaylar ve olgular arasında bulunan ilişkileri görür ve hepsinin bir amacının olduğunu kavrar. Sonunda da kendi pozisyonu gereği yapması gerekenler hususunda tercihlerde bulunur. Düşünme, âlet yapma, konuşma, dik yürüme, kültür, medeniyet ve hukukî normlar oluşturma, öğrenme, iletişim kurma vb. özellikler insana aittir.
Soru 22
Aşağıdakilerden hangisi eğitim kavramının kelime anlamlarından biri değildir?
Seçenekler
A
Yetiştirmek
B
Yönetmek
C
Bilmek
D
Yönlendirmek
E
Potansiyelleri ortaya çıkarmak
Açıklama:
Eğitim kavramı, Batı kaynaklarında “education” kelimesiyle ifade edilmektedir. Kelimenin Latince kökü “educare”dir. Bu, “yetiştirmek, yönetmek, yönlendirmek ve potansiyelleri ortaya çıkarmak” anlamına gelir.
Soru 23
- Zamanla dinin kültür ve medeniyete etkisi olur
- Karşılaşılan problemler, bu inancın penceresinden bakılarak resmedilir
- Kutsal günler, törenler ve yasaklar ihdas edilir
- İlkel toplumlarda ve dinlerde, bu inanca dayalı hayat felsefesi ve sistemi oluşmaz
Yukarıdakilerden hangileri insanın tabiatüstü bir güce bağlanmasının zaruretine yönelik olgulardandır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve III
D
I, II ve III
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
Her ikisi de, insanın zayıflığına ve tabiatüstü bir güce bağlanmasının zaruretine işaret etmektedir. Şüphesiz bu bağlılık, hayata çeşitli şekillerde yansımaktadır. Bunlar şöyle sıralanabilir: • İnsan, inandığı gücün önünde eğilir. Aynı zamanda bu saygıdan itaat ve kulluk doğar. • En ilkel kabul edilen bir dinde ve toplumda bile, bu inanca dayalı bir hayat felsefesi ve sistemi oluşur." • Karşılaşılan problemler, bu inancın penceresinden bakılarak resmedilir. • Kutsal günler, törenler ve yasaklar ihdas edilir. • Bu bağlanmaya bağlı olarak yeni sosyal ilişkiler ve ahlâkî değerler meydana gelir. • Zamanla dinin kültür ve medeniyete etkisi olur.
Soru 24
Olayların görünmez varlıklar tarafından meydana getirildiği inancı aşağıdakilerden aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Politeizm
B
Fetişizm
C
Pozitivizm
D
Monoteizm
E
Hümanizm
Açıklama:
Politeizm: Olayların görünmez varlıklar tarafından meydana getirildiği inancı
Soru 25
Kendisinden ısrarla ‘dünya dönüyor’ sözünü geri alması istenilen bilim adamı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Ernest Renan
B
Galileo
C
Auguste Comte
D
Durkheim
E
Kopernik
Açıklama:
Comte’un gündeme getirdiği Pozitivizm’e tekrar dönelim. Bu akımın en önemli etkilerinden biri de şudur: Bilindiği gibi bilgi, büyük bir güçtür. Bir zamanlar bu gücü, Kilise ve işbirliği yaptığı çevreler tekelinde tutuyorlardı. Bu dönemdeki baskı yüzünden, birçok bilim adamı, yaptıkları çalışmalar ve buluşlar sebebiyle aforoz edilmişti. Hatta idama mahkûm edilenler bile olmuştu. Galileo, bunlardan sadece biriydi. Kilise mahkemesi olan engizisyon, kendisinden ısrarla “dünya dönüyor” sözünü geri almasını istemişti.
Soru 26
Aşağıdakilerden hangisi Ernest Renan’ a ait bir sözdür?
Seçenekler
A
Ancak halk deneysel bilim ve akıl ile eğitilip aydınlatılırsa, dinlerin boş inançları kendi kendine yıkılır.
B
İnsanın daha mükemmel bir hayat yaşaması için hazırlanmasıdır.
C
Fertte gelişmesi mümkün olan bütün yeteneklerin en ileri noktaya kadar
getirilmesi, yani mükemmelleştirilmesi ameliyesidir.
getirilmesi, yani mükemmelleştirilmesi ameliyesidir.
D
Bütün kalp paralar, aslında bir doğru paranın olduğunu gösterir.
E
İyilik yap denize at. Balık bilmezse Hâlik bilir.
Açıklama:
Ernest Renan, bu konuda aşırıya kaçanların başını çekmektedir. O’nun konudaki meşhur sözlerinden birisi şudur: Ancak halk deneysel bilim ve akıl ile eğitilip aydınlatılırsa, dinlerin boş inançları kendi kendine yıkılır.
Soru 27
Hangi anlayışa göre, din olgusal temelde araştırılıp analiz edilmelidir ve bu görüş daha çok Batı dünyasının bir problemi olarak ortaya çıkmıştır?
Seçenekler
A
Teolojik
B
Fenomolojik
C
Hümanist
D
Pozitivist
E
Politeist
Açıklama:
Fenomenolojik yaklaşım tarzına göre, din olgusal temelde araştırılıp analiz edilmelidir. Bu görüş daha çok Batı dünyasının bir problemi olarak ortaya çıkmıştır. Çünkü din eğitimiyle amaçladıkları şey, çocuklarını gerçek bir Hıristiyan yapmaktı. Fakat olmadı. Çünkü modern dünyanın gerekleri ile dinleri uyuşmadı. Bu yüzden okulda öğrenilen din ile dışarısı birbiriyle çatışır hale geldi. Bunun yerine, inanç türleri belirtilmeden, sadece din olgusunu esas alan bir din eğitimi yaklaşımını ortaya atmış oldular.
Soru 28
Aşağıdakilerden hangisi kelime anlamı itibariyle ‘barış ve teslimiyet’ anlamına gelmektedir?
Seçenekler
A
Din
B
Toplum
C
Eğitim
D
Medeniyet
E
İslam
Açıklama:
Kelime anlamı itibariyle “İslâm”, “barış ve teslim olmak” anlamına gelir. Allah, bu teslimiyeti bütün benliği ile yapanlardan övgüyle bahsetmektedir
Soru 29
I. Demir tavında iken dövülür
II. Bakarsan bağ olur, bakmazsan dağ olur
III. Ağaç yaşken eğilir
Yukarıdaki atasözleri aşağıdakilerden hangisi ile ilgilidir?
II. Bakarsan bağ olur, bakmazsan dağ olur
III. Ağaç yaşken eğilir
Yukarıdaki atasözleri aşağıdakilerden hangisi ile ilgilidir?
Seçenekler
A
Din
B
İslamiyet
C
Eğitim
D
Teoloji
E
Hümanizm
Açıklama:
Türkçe’de eğitim, “eğme” fiilinden türetilmiştir. Eğmek, bir anlamda, insanı ikna etmek, demektir. Yalnız bunun için bilgiler, hem niçinlere dayalı olarak öğretilmeli hem de problem çözümünde kullanılmalıdır. Eğitim denilince, daha çok çocukluk dönemindeki tedbirlere vurgu yapılmaktadır. “Ağaç yaşken eğilir” atasözü bunu ifade eder. Şu atasözleri de eğitimin bu yönde anlaşılmasına yardımcı olmaktadır: “Demir tavında iken dövülür.” “Bakarsan bağ olur, bakmazsan dağ olur.”
Soru 30
Kelime anlamı itibariyle, “geliştirme, artırma, sahipliğini üstüne" alma, özünü ortaya çıkarma, çocuğu yetiştirme” anlamına gelen kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Eğitim
B
Adam olmak
C
Ahlak
D
Terbiye
E
İnsan
Açıklama:
“Terbiye” kavramı ise, genel olarak eğitim öğretimle ilgili bütün alanları ifade eder. Kelime anlamı itibariyle, “geliştirme, artırma, sahipliğini üstüne alma, özünü ortaya çıkarma, çocuğu yetiştirme” anlamına gelen terbiye kelimesi, her türlü eğitim ve öğretim faaliyetini ifade eder.
Soru 31
I. Akıl ve irade sahibidir
II. Varlıklar ve olgular arasındaki ilişkileri görür
III. Düşünme
IV. Konuşma ve iletişim kurma
Yukarıdaki özelliklerden hangileri insane aittir?
II. Varlıklar ve olgular arasındaki ilişkileri görür
III. Düşünme
IV. Konuşma ve iletişim kurma
Yukarıdaki özelliklerden hangileri insane aittir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız IV
C
I ve III
D
I, II, III ve IV
E
I, II ve III
Açıklama:
İnsan çok yönlü bir varlıktır. Başta akıl ve irade sahibidir. Bu sayede, kâinattaki varlıklar, olaylar ve olgular arasında bulunan ilişkileri görür ve hepsinin bir amacının olduğunu kavrar. Sonunda da kendi pozisyonu gereği yapması gerekenler hususunda tercihlerde bulunur. Düşünme, âlet yapma, konuşma, dik yürüme, kültür, medeniyet ve hukukî normlar oluşturma, öğrenme, iletişim kurma vb. özellikler insana aittir.
Soru 32
Aşağıdakilerden hangisi eğitim kavramının kelime anlamlarından biri değildir?
Seçenekler
A
Yetiştirmek
B
Yönetmek
C
Bilmek
D
Yönlendirmek
E
Potansiyelleri ortaya çıkarmak
Açıklama:
Eğitim kavramı, Batı kaynaklarında “education” kelimesiyle ifade edilmektedir. Kelimenin Latince kökü “educare”dir. Bu, “yetiştirmek, yönetmek, yönlendirmek ve potansiyelleri ortaya çıkarmak” anlamına gelir.
Soru 33
I. Zamanla dinin kültür ve medeniyete etkisi olur
II. Karşılaşılan problemler, bu inancın penceresinden bakılarak resmedilir
III. Kutsal günler, törenler ve yasaklar ihdas edilir
IV. İlkel toplumlarda ve dinlerde, bu inanca dayalı hayat felsefesi ve sistemi oluşmaz.
Yukarıdakilerden hangileri insanın tabiatüstü bir güce bağlanmasının zaruretine yönelik olgulardandır?
II. Karşılaşılan problemler, bu inancın penceresinden bakılarak resmedilir
III. Kutsal günler, törenler ve yasaklar ihdas edilir
IV. İlkel toplumlarda ve dinlerde, bu inanca dayalı hayat felsefesi ve sistemi oluşmaz.
Yukarıdakilerden hangileri insanın tabiatüstü bir güce bağlanmasının zaruretine yönelik olgulardandır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve III
D
I, II ve III
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
Her ikisi de, insanın zayıflığına ve tabiatüstü bir güce bağlanmasının zaruretine işaret etmektedir. Şüphesiz bu bağlılık, hayata çeşitli şekillerde yansımaktadır. Bunlar şöyle sıralanabilir:
- İnsan, inandığı gücün önünde eğilir. Aynı zamanda bu saygıdan itaat ve kulluk doğar.
- En ilkel kabul edilen bir dinde ve toplumda bile, bu inanca dayalı bir hayat felsefesi ve sistemi oluşur."
- Karşılaşılan problemler, bu inancın penceresinden bakılarak resmedilir.
- Kutsal günler, törenler ve yasaklar ihdas edilir.
- Bu bağlanmaya bağlı olarak yeni sosyal ilişkiler ve ahlâkî değerler meydana gelir.
- Zamanla dinin kültür ve medeniyete etkisi olur.
Soru 34
Olayların görünmez varlıklar tarafından meydana getirildiği inancı aşağıdakilerden aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Politeizm
B
Fetişizm
C
Pozitivizm
D
Monoteizm
E
Hümanizm
Açıklama:
Politeizm: Olayların görünmez varlıklar tarafından meydana getirildiği inancı.
Soru 35
Kendisinden ısrarla ‘dünya dönüyor’ sözünü geri alması istenilen bilim adamı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Ernest Renan
B
Galileo
C
Auguste Comte
D
E. Durkheim
E
Kopernik
Açıklama:
Comte’un gündeme getirdiği Pozitivizm’e tekrar dönelim. Bu akımın en önemli etkilerinden biri de şudur: Bilindiği gibi bilgi, büyük bir güçtür. Bir zamanlar bu gücü, Kilise ve işbirliği yaptığı çevreler tekelinde tutuyorlardı. Bu dönemdeki baskı yüzünden, birçok bilim adamı, yaptıkları çalışmalar ve buluşlar sebebiyle aforoz edilmişti. Hatta idama mahkûm edilenler bile olmuştu. Galileo, bunlardan sadece biriydi. Kilise mahkemesi olan engizisyon, kendisinden ısrarla “dünya dönüyor” sözünü geri almasını istemişti.
Soru 36
Aşağıdakilerden hangisi Ernest Renan’ a ait bir sözdür?
Seçenekler
A
Ancak halk deneysel bilim ve akıl ile eğitilip aydınlatılırsa, dinlerin boş inançları kendi kendine yıkılır.
B
İnsanın daha mükemmel bir hayat yaşaması için hazırlanmasıdır.
C
Fertte gelişmesi mümkün olan bütün yeteneklerin en ileri noktaya kadar getirilmesi, yani mükemmelleştirilmesi ameliyesidir.
D
Bütün kalp paralar, aslında bir doğru paranın olduğunu gösterir.
E
İyilik yap denize at. Balık bilmezse Hâlik bilir.
Açıklama:
Ernest Renan, bu konuda aşırıya kaçanların başını çekmektedir. O’nun konudaki meşhur sözlerinden birisi şudur:
Ancak halk deneysel bilim ve akıl ile eğitilip aydınlatılırsa, dinlerin boş inançları kendi kendine yıkılır.
Ancak halk deneysel bilim ve akıl ile eğitilip aydınlatılırsa, dinlerin boş inançları kendi kendine yıkılır.
Soru 37
Hangi anlayışa göre, din olgusal temelde araştırılıp analiz edilmelidir ve bu görüş daha çok Batı dünyasının bir problemi olarak ortaya çıkmıştır?
Seçenekler
A
Teolojik
B
Fenomolojik
C
Hümanist
D
Pozitivist
E
Politeist
Açıklama:
Fenomenolojik yaklaşım tarzına göre, din olgusal temelde araştırılıp analiz edilmelidir. Bu görüş daha çok Batı dünyasının bir problemi olarak ortaya çıkmıştır. Çünkü din eğitimiyle amaçladıkları şey, çocuklarını gerçek bir Hıristiyan yapmaktı. Fakat olmadı. Çünkü modern dünyanın gerekleri ile dinleri uyuşmadı. Bu yüzden okulda öğrenilen din ile dışarısı birbiriyle çatışır hale geldi. Bunun yerine, inanç türleri belirtilmeden, sadece din olgusunu esas alan bir din eğitimi yaklaşımını ortaya atmış oldular.
Soru 38
Aşağıdakilerden hangisi kelime anlamı itibariyle ‘barış ve teslimiyet’ anlamına gelmektedir?
Seçenekler
A
Din
B
Toplum
C
Eğitim
D
Medeniyet
E
İslam
Açıklama:
Kelime anlamı itibariyle “İslâm”, “barış ve teslim olmak” anlamına gelir. Allah, bu teslimiyeti bütün benliği ile yapanlardan övgüyle bahsetmektedir.
Soru 39
I. Demir tavında iken dövülür
II. Bakarsan bağ olur, bakmazsan dağ olur
III. Ağaç yaşken eğilir
Yukarıdaki atasözleri aşağıdakilerden hangisi ile ilgilidir?
II. Bakarsan bağ olur, bakmazsan dağ olur
III. Ağaç yaşken eğilir
Yukarıdaki atasözleri aşağıdakilerden hangisi ile ilgilidir?
Seçenekler
A
Din
B
İslamiyet
C
Eğitim
D
Teoloji
E
Hümanizm
Açıklama:
Türkçe’de eğitim, “eğme” fiilinden türetilmiştir. Eğmek, bir anlamda, insanı ikna etmek, demektir. Yalnız bunun için bilgiler, hem niçinlere dayalı olarak öğretilmeli hem de problem çözümünde kullanılmalıdır. Eğitim denilince, daha çok çocukluk dönemindeki tedbirlere vurgu yapılmaktadır. “Ağaç yaşken eğilir” atasözü bunu ifade eder. Şu atasözleri de eğitimin bu yönde anlaşılmasına yardımcı olmaktadır:
“Demir tavında iken dövülür.”
“Bakarsan bağ olur, bakmazsan dağ olur.”
“Demir tavında iken dövülür.”
“Bakarsan bağ olur, bakmazsan dağ olur.”
Soru 40
Kelime anlamı itibariyle, “geliştirme, artırma, sahipliğini üstüne" alma, özünü ortaya çıkarma, çocuğu yetiştirme” anlamına gelen kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Eğitim
B
Adam olmak
C
Ahlak
D
Terbiye
E
İnsan
Açıklama:
“Terbiye” kavramı ise, genel olarak eğitim öğretimle ilgili bütün alanları ifade eder. Kelime anlamı itibariyle, “geliştirme, artırma, sahipliğini üstüne alma, özünü ortaya çıkarma, çocuğu yetiştirme” anlamına gelen terbiye kelimesi, her türlü eğitim ve öğretim faaliyetini ifade eder.
Soru 41
- İnanca dayalı bir hayat felsefesi ve sisteminin oluşması
- Sosyal ilişkilerin ve ahlaki değerlerin meydana gelmesi
- Güncel problemlerin inanç üzerinde
Yukardakilerden hangileri dine bağlılığın birey ve toplum hayatından ortaya çıkardığı durumlardandır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
Yalnız II
D
II ve III
E
Yalnız III
Açıklama:
İnsan, inandığı gücün önünde eğilir. Aynı zamanda bu saygıdan itaat ve kulluk doğar.
· En ilkel kabul edilen bir dinde ve toplumda bile, bu inanca dayalı bir hayat felsefesi ve sistemi oluşur.
· Karşılaşılan problemler, bu inancın penceresinden bakılarak resmedilir.
· Kutsal günler, törenler ve yasaklar ihdas edilir.
· Bu bağlanmaya bağlı olarak yeni sosyal ilişkiler ve ahlâkî değerler meydana gelir.
· Zamanla dinin kültür ve medeniyete etkisi olur.
· En ilkel kabul edilen bir dinde ve toplumda bile, bu inanca dayalı bir hayat felsefesi ve sistemi oluşur.
· Karşılaşılan problemler, bu inancın penceresinden bakılarak resmedilir.
· Kutsal günler, törenler ve yasaklar ihdas edilir.
· Bu bağlanmaya bağlı olarak yeni sosyal ilişkiler ve ahlâkî değerler meydana gelir.
· Zamanla dinin kültür ve medeniyete etkisi olur.
Soru 42
‘Her şeyin canlı olduğu inancı’ Auguste Comte’nin teolojik safhasının hangi devresini ifade eder?
Seçenekler
A
Fetişizm
B
Pozitivizm
C
Metafizik devre
D
Monoteizm
E
Politeizm
Açıklama:
Teolojik safhada evren, insan iradesine benzer
iradelerle yönetilmektedir. Olayların sebepleri tabiatüstü varlıklardır. Bu süreç içerisinde ayrıca üç devre daha vardır. Bunlar:
· Fetişizm: Her şeyin canlı olduğu inancı.
· Politeizm: Olayların görünmez varlıklar tarafından meydana getirildiği inancı.
· Monoteizm: Varlıkların tek ve büyük bir iradedir. tarafından yönetildiği inancı.
iradelerle yönetilmektedir. Olayların sebepleri tabiatüstü varlıklardır. Bu süreç içerisinde ayrıca üç devre daha vardır. Bunlar:
· Fetişizm: Her şeyin canlı olduğu inancı.
· Politeizm: Olayların görünmez varlıklar tarafından meydana getirildiği inancı.
· Monoteizm: Varlıkların tek ve büyük bir iradedir. tarafından yönetildiği inancı.
Soru 43
Aşağıdakilerden hangisi ‘İnsanlık Dini’nin özelliklerinden değildir?
Seçenekler
A
Dinlerin ilerisine geçmeyi hedefler.
B
Tanrısı insanlıktır.
C
Bilim adamları peygamberidir.
D
Mürşidlere gerek duyulur.
E
Gelişmek temel ilkelerindendir.
Açıklama:
Manevi unsurlar ihtiva etmez, ama gelmiş geçmiş dinlerin tecrübelerinden yararlanarak onların ilerisine geçmeyi hedefler.
· Tanrısı insanlık, peygamberi bilim adamları, mucizeleri ise icatlar ve keşiflerdir.
· İnsanlara, müşahede edilen âlemin gerisindeki gücü fark etmelerini engellemek için, “niçin”leri değil, olay ve olguları (deney sonuçlarını) düşündürtmek esastır. Çünkü tek hakikat (gerçek bilgi), deney ve tecrübe sonucu elde edilen yasalar ile toplumda üretilen değerlerdir. İnsanları irşat etmek için başka mürşide gerek yoktur.
· İbadeti, insanlık yararı ve gelişimi için gayret etmek ve kendisini insanlığa feda etmektir. Gelişmek, değişmek ve dünyayı kurtarmak temel ilkedir.
· Tanrısı insanlık, peygamberi bilim adamları, mucizeleri ise icatlar ve keşiflerdir.
· İnsanlara, müşahede edilen âlemin gerisindeki gücü fark etmelerini engellemek için, “niçin”leri değil, olay ve olguları (deney sonuçlarını) düşündürtmek esastır. Çünkü tek hakikat (gerçek bilgi), deney ve tecrübe sonucu elde edilen yasalar ile toplumda üretilen değerlerdir. İnsanları irşat etmek için başka mürşide gerek yoktur.
· İbadeti, insanlık yararı ve gelişimi için gayret etmek ve kendisini insanlığa feda etmektir. Gelişmek, değişmek ve dünyayı kurtarmak temel ilkedir.
Soru 44
İslâm’ın bilimi teşvik ettiğini ispat etmeye çalışan ve Ernest Renan’ın iddialarını reddeden yazar aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?
Seçenekler
A
Mevlana
B
Namık Kemal
C
Yunus Emre
D
Mehmet Akif
E
Mevdudi
Açıklama:
Bir konferansında, İslâm’ın bilime ve hikmete yer vermediğini de gündeme getiren Renan’ın söz konusu iddialarına Namık Kemal, “Renan Müdafaanamesi” isimli eserinde cevap vermiş; tam aksine, İslâm’ın bilimi
teşvik ettiğini ispat etmeye çalışmıştır.
teşvik ettiğini ispat etmeye çalışmıştır.
Soru 45
Aşağıdakilerden hangisi deneysel bilimlerde bilgiyi elde etmek amacıyla sorulabilecek sorulardan birisidir?
Seçenekler
A
Hissedilebilir mi?
B
Tinsel mi?
C
Doğrulanabilir mi?
D
Tümdengelim metodunu kullanmış mı?
E
Metafizik bir kaynağa sahip mi?
Açıklama:
Bu metotla şu sorular sorulur:
- Tümevarım metodunu kullanmış mı?
- Yasa ve genellemelere ulaşılmış mı?
- Evrensel mi?
- Nesnel mi?
- Doğrulanabilme özelliği var mı?
- Akıl ve mantık ilkelerine uygun mu?
- Uygulanabilir mi?
- Değişebilme ve kendini yenileme özelliğine sahip mi?
- Tekrarlanma özelliği var mı?
- Ölçülebilir mi?
- Tümevarım metodunu kullanmış mı?
- Yasa ve genellemelere ulaşılmış mı?
- Evrensel mi?
- Nesnel mi?
- Doğrulanabilme özelliği var mı?
- Akıl ve mantık ilkelerine uygun mu?
- Uygulanabilir mi?
- Değişebilme ve kendini yenileme özelliğine sahip mi?
- Tekrarlanma özelliği var mı?
- Ölçülebilir mi?
Soru 46
Kim hangi dini anlatıyorsa, o dine inanarak ve tüm görüşlerini savunarak anlatması gerekir. Bu görüş din eğitiminin gerçekleştirilmesi konusunda aşağıdaki anlayışlardan hangisine aittir?
Seçenekler
A
Fenomenolojik
B
Hümanist
C
Teolojik
D
Pozitivist
E
Confessional
Açıklama:
Din eğitiminin gerçekleştirilmesi konusunda farklı yaklaşımlar söz konusudur. Bunlardan birisi Teolojik, yani İlâhiyat eksenli yaklaşımdır. Bu anlayışa göre, kim hangi dini anlatıyorsa, o dine inanarak ve tüm görüşlerini savunarak anlatması gerekir.
Soru 47
Aşağıdakilerden hangisi İslam’ın anlamlarındandır?
Seçenekler
A
Teslim almak
B
Korku duymak
C
Üzülmek
D
Teslim olmak
E
Emirlere düşünmeden itaat etmek
Açıklama:
Kelime anlamı itibariyle “İslâm”, “barış ve teslim olmak” anlamına gelir. Allah, bu teslimiyeti bütün benliği ile yapanlardan övgüyle bahsetmektedir:
“…Kim muhsin olarak (iyilik ederek, işini güzel yaparak) özünü Allah’a teslim ederse onun mükâfatı Rabbi katındadır. Onlara korku yoktur, onlar üzülecek de değillerdir.” (Bakara 2/112) İslâm’ın terim anlamı ise “Allah’ın, peygamberler vasıtasıyla göndermiş
olduğu emirleri inanarak, düşünerek ve severek kabul edip uygulamaktır.”
“…Kim muhsin olarak (iyilik ederek, işini güzel yaparak) özünü Allah’a teslim ederse onun mükâfatı Rabbi katındadır. Onlara korku yoktur, onlar üzülecek de değillerdir.” (Bakara 2/112) İslâm’ın terim anlamı ise “Allah’ın, peygamberler vasıtasıyla göndermiş
olduğu emirleri inanarak, düşünerek ve severek kabul edip uygulamaktır.”
Soru 48
Aşağıdakilerden hangisi İslam dini ve bilim ilişkisiyle ilgili doğrudur?
Seçenekler
A
Bilimsel bulgular bilim ve din ilişkisini kötü yönde etkiler.
B
Gördüklerinden öteye gitmeyi desteklediğinden din bilimden farklı değerlendirilmelidir.
C
Dinde sebep sonuç ilişkisi yoktur.
D
Din bir bakıma bilimdir.
E
Bilim İslam’ın anlaşılmasına hizmet eder.
Açıklama:
İslâm dini ile deneysel araştırmaların bir problem söz konusu değildir. Bilakis, bu araştırmalar ve sonuçları, Kur’an’daki gerçeklerin açığa çıkmasına ve anlaşılmasına hizmet etmiş olur. Allah Teâlâ da zaten bunu istemektedir.
Soru 49
Aşağıdakilerden hangisi dinle ilgili doğrudur?
Seçenekler
A
Farklı kültürlerde farklı yansımaları olabilir.
B
Pek çok mezhebin ortaya çıkması sakıncalıdır.
C
Farklı düşünce ve anlayışlarla ortaya çıkmıştır.
D
Dinin aslı medeniyettir.
E
Çok kültürlülük din eğitimiyle giderilebilir.
Açıklama:
Din eğitiminde dinin aslı ile hayata yansıma şekli olan kültür ve medeniyeti de birbirinden ayırmak gerekir. Fakat aralarındaki irtibat da sürekli canlı tutulmalıdır.
Özden uzaklaşmamak kaydıyla dinin, farklı coğrafya, kültür ve medeniyetler içerisinde farklı yansımaları olabilir. Bu çerçevede pek çok mezhebin, tarikatın ve cemaatin ortaya çıkmasında bir mahzur yoktur.
İnsanoğlunun farklı düşünce ve anlayışlarla yaratıldığı gerçeğinden hareketle bu sosyal gerçeklik objektif olarak kabullenilmelidir.
Özden uzaklaşmamak kaydıyla dinin, farklı coğrafya, kültür ve medeniyetler içerisinde farklı yansımaları olabilir. Bu çerçevede pek çok mezhebin, tarikatın ve cemaatin ortaya çıkmasında bir mahzur yoktur.
İnsanoğlunun farklı düşünce ve anlayışlarla yaratıldığı gerçeğinden hareketle bu sosyal gerçeklik objektif olarak kabullenilmelidir.
Soru 50
- Borçlu olma
- Tasarlama
- Karşılık
- Boyun eğme
Din kavramı anlamı açısından yukarıdaki ifadelerden hangisi ya da hangilerini içerir?
Seçenekler
A
I ve II
B
I, II ve III
C
II, III ve IV
D
I,III ve IV
E
I,II,III ve IV
Açıklama:
Din Arapça bir kelime olup, “Sahip olma,
rıza ile boyun eğme, inanma, şeriat, millet, âdet, mezhep, karşılık, hüküm verme, yönetme, tedbir alma (idare etme, tasarlama, plân yapma, düzenleme), zorlama, galip gelme, hesaba çekmek, borçlu ve alacaklı olma” gibi anlamlara gelir.
rıza ile boyun eğme, inanma, şeriat, millet, âdet, mezhep, karşılık, hüküm verme, yönetme, tedbir alma (idare etme, tasarlama, plân yapma, düzenleme), zorlama, galip gelme, hesaba çekmek, borçlu ve alacaklı olma” gibi anlamlara gelir.
Soru 51
‘Her şeyin canlı olduğu inancı’ Auguste Comte’nin teolojik safhasının hangi devresini ifade eder?
Seçenekler
A
Fetişizm
B
Pozitivizm
C
Metafizik devre
D
Monoteizm
E
Politeizm
Açıklama:
Teolojik safhada evren, insan iradesine benzer
iradelerle yönetilmektedir. Olayların sebepleri tabiatüstü varlıklardır. Bu süreç içerisinde ayrıca üç devre daha vardır. Bunlar:
· Fetişizm: Her şeyin canlı olduğu inancı.
· Politeizm: Olayların görünmez varlıklar tarafından meydana getirildiği inancı.
· Monoteizm: Varlıkların tek ve büyük bir irade tarafından yönetildiği inancı.
iradelerle yönetilmektedir. Olayların sebepleri tabiatüstü varlıklardır. Bu süreç içerisinde ayrıca üç devre daha vardır. Bunlar:
· Fetişizm: Her şeyin canlı olduğu inancı.
· Politeizm: Olayların görünmez varlıklar tarafından meydana getirildiği inancı.
· Monoteizm: Varlıkların tek ve büyük bir irade tarafından yönetildiği inancı.
Soru 52
Aşağıdakilerden hangsisi ‘İnsanlık Dini’nin özelliklerinden değildir?
Seçenekler
A
Dinlerin ilerisine geçmeyi hedefler.
B
Tanrısı insanlıktır.
C
Bilim adamları peygamberdir.
D
Mürşidlere gerek duyulur.
E
Gelişmek temel ilkelerindendir.
Açıklama:
Manevi unsurlar ihtiva etmez, ama gelmiş geçmiş dinlerin tecrübelerinden yararlanarak onların ilerisine geçmeyi hedefler.
· Tanrısı insanlık, peygamberi bilim adamları, mucizeleri ise icatlar ve keşiflerdir.
· İnsanlara, müşahede edilen âlemin gerisindeki gücü fark etmelerini engellemek için, niçinleri değil, olay ve olguları (deney sonuçlarını) düşündürtmek esastır. Çünkü tek hakikat (gerçek bilgi), deney ve tecrübe sonucu elde edilen yasalar ile toplumda üretilen değerlerdir. İnsanları irşat etmek için başka mürşide gerek yoktur.
· İbadeti, insanlık yararı ve gelişimi için gayret etmek ve kendisini insanlığa feda etmektir. Gelişmek, değişmek ve dünyayı kurtarmak temel ilkedir.
· Tanrısı insanlık, peygamberi bilim adamları, mucizeleri ise icatlar ve keşiflerdir.
· İnsanlara, müşahede edilen âlemin gerisindeki gücü fark etmelerini engellemek için, niçinleri değil, olay ve olguları (deney sonuçlarını) düşündürtmek esastır. Çünkü tek hakikat (gerçek bilgi), deney ve tecrübe sonucu elde edilen yasalar ile toplumda üretilen değerlerdir. İnsanları irşat etmek için başka mürşide gerek yoktur.
· İbadeti, insanlık yararı ve gelişimi için gayret etmek ve kendisini insanlığa feda etmektir. Gelişmek, değişmek ve dünyayı kurtarmak temel ilkedir.
Soru 53
İslâm’ın bilimi teşvik ettiğini ispat etmeye çalışan ve Ernest Renan’ın iddialarını reddeden yazar aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?
Seçenekler
A
Mevlana
B
Namık Kemal
C
Yunus Emre
D
Mehmet Akif
E
Mevdudi
Açıklama:
Bir konferansında, İslâm’ın bilime ve hikmete yer vermediğini de gündeme getiren Renan’ın sözkonusu iddialarına Namık Kemal, “Renan Müdafaanamesi” isimli eserinde cevap vermiş; tam aksine, İslâm’ın bilimi
teşvik ettiğini ispat etmeye çalışmıştır.
teşvik ettiğini ispat etmeye çalışmıştır.
Soru 54
Aşağıdakilerden hangisi deneysel bilim elde etme metodunda sorulması gereken sorulardandır?
Seçenekler
A
Hissedilebilir mi?
B
Tinsel mi?
C
Doğrulanabilir mi?
D
Yaratıcı mı?
E
İşlevsel mi?
Açıklama:
Bu metodla şu sorular sorulur:
- Tümevarım metodunu kullanmış mı?
- Yasa ve genellemelere ulaşılmış mı?
- Evrensel mi?
- Nesnel mi?
- Doğrulanabilme özelliği var mı?
- Akıl ve mantık ilkelerine uygun mu?
- Uygulanabilir mi?
- Değişebilme ve kendini yenileme özelliğine sahip mi?
- Tekrarlanma özelliği var mı?
- Ölçülebilir mi?
- Tümevarım metodunu kullanmış mı?
- Yasa ve genellemelere ulaşılmış mı?
- Evrensel mi?
- Nesnel mi?
- Doğrulanabilme özelliği var mı?
- Akıl ve mantık ilkelerine uygun mu?
- Uygulanabilir mi?
- Değişebilme ve kendini yenileme özelliğine sahip mi?
- Tekrarlanma özelliği var mı?
- Ölçülebilir mi?
Soru 55
Kim hangi dini anlatıyorsa, o dine inanarak ve tüm görüşlerini savunarak anlatması gerekir. Bu görüş din eğitiminin gerçekleştirilmesi konusunda aşağıdaki anlayışlardan hangisine aittir?
Seçenekler
A
Fenomenolojik
B
Hümanist
C
Teolojik
D
Pozitivist
E
Confessional
Açıklama:
Din eğitiminin gerçekleştirilmesi konusunda farklı yaklaşımlar sözkonusudur. Bunlardan birisi Teolojik, yani İlâhiyat eksenli yaklaşımdır. Bu anlayışa göre, kim hangi dini anlatıyorsa, o dine inanarak ve tüm görüşlerini savunarak anlatması gerekir.
Soru 56
Aşağıdakilerden hangisi islamın anlamlarındandır?
Seçenekler
A
İbadet etmek
B
Korku duymak
C
Üzülmek
D
Teslim olmak
E
Emirlere düşünmeden itaat etmek
Açıklama:
Kelime anlamı itibariyle “İslâm”, “barış ve teslim olmak” anlamına gelir. Allah, bu teslimiyeti bütün benliği ile yapanlardan övgüyle bahsetmektedir:
“…Kim muhsin olarak (iyilik ederek, işini güzel yaparak) özünü Allah’a teslim ederse onun mükâfatı Rabbi katındadır. Onlara korku yoktur, onlar üzülecek de değillerdir.” (Bakara 2/112) İslâm’ın terim anlamı ise “Allah’ın, peygamberler vasıtasıyla göndermiş
olduğu emirleri inanarak, düşünerek ve severek kabul edip uygulamaktır.”
“…Kim muhsin olarak (iyilik ederek, işini güzel yaparak) özünü Allah’a teslim ederse onun mükâfatı Rabbi katındadır. Onlara korku yoktur, onlar üzülecek de değillerdir.” (Bakara 2/112) İslâm’ın terim anlamı ise “Allah’ın, peygamberler vasıtasıyla göndermiş
olduğu emirleri inanarak, düşünerek ve severek kabul edip uygulamaktır.”
Soru 57
Aşağıdakilerden hangisi dinle ilgili doğrudur?
Seçenekler
A
Farklı kültürlerde farklı yansımaları olabilir.
B
Pek çok mezhebin ortaya çıkması sakıncalıdır.
C
Farklı düşünce ve anlayışlarla ortaya çıkmıştır.
D
Dinin aslı medeniyettir.
E
Çok kültürlülük din eiğitimiyle giderilebilir.
Açıklama:
Din eğitiminde dinin aslı ile hayata yansıma şekli olan kültür ve medeniyeti de birbirinden ayırmak gerekir. Fakat aralarındaki irtibat da sürekli canlı tutulmalıdır.
Özden uzaklaşmamak kaydıyla dinin, farklı coğrafya, kültür ve medeniyetler içerisinde farklı yansımaları olabilir. Bu çerçevede pek çok mezhebin, tarikatın ve cemaatin ortaya çıkmasında bir mahzur yoktur.
İnsanoğlunun farklı düşünce ve anlayışlarla yaratıldığı gerçeğinden hareketle bu sosyal gerçeklik objektif olarak kabullenilmelidir.
Özden uzaklaşmamak kaydıyla dinin, farklı coğrafya, kültür ve medeniyetler içerisinde farklı yansımaları olabilir. Bu çerçevede pek çok mezhebin, tarikatın ve cemaatin ortaya çıkmasında bir mahzur yoktur.
İnsanoğlunun farklı düşünce ve anlayışlarla yaratıldığı gerçeğinden hareketle bu sosyal gerçeklik objektif olarak kabullenilmelidir.
Soru 58
- Borçlu olma
- Tasarlama
- Karşılık
- Boyun eğme
Din yukarıdakilerden hangi anlamlara gelir?
Seçenekler
A
I ve II
B
I, II ve III
C
II, III ve IV
D
I,III ve IV
E
I,II,III ve IV
Açıklama:
Din Arapça bir kelime olup, “Sahip olma,
rıza ile boyun eğme, inanma, şeriat, millet, âdet, mezhep, karşılık, hüküm verme, yönetme, tedbir alma (idare etme, tasarlama, plân yapma, düzenleme), zorlama, galip gelme, hesaba çekmek, borçlu ve alacaklı olma” gibi anlamlara gelir.
rıza ile boyun eğme, inanma, şeriat, millet, âdet, mezhep, karşılık, hüküm verme, yönetme, tedbir alma (idare etme, tasarlama, plân yapma, düzenleme), zorlama, galip gelme, hesaba çekmek, borçlu ve alacaklı olma” gibi anlamlara gelir.
Soru 59
Hümanizmi "insanlık dini diye tanımlayan çalışmacı veya çalışmacılar kim veya kimlerdir?
Seçenekler
A
Suat Cebeci
B
Zeki Salih Zengin/Turgay Gündüz
C
Abdullah Özbek
D
Abdullah Özbek/Mehmet Emin Ay
E
Mehmet Emin Ay
Açıklama:
Hümanizm "insanlık dini" diye tanımlanmıştır. (Ünite 1, sh. 9) Ünite yazarı Abdullah Özbek, kitap editörü Mehmet Emin Ay olup tanım her iki çalışmacıya ait görünmektedir.
Ünite 2
Soru 1
İnsanın, “Ben kimim?”, “Nereden geldim?”, “Nereye gideceğim?” gibi sorularına tatmin edici cevaplar vermeye çalışan olgu hangisidir?
Seçenekler
A
Din
B
Pozitif bilimler
C
Tasavvuf
D
Sosyoloji
E
Epistemoloji
Açıklama:
Din, insan kimliğinin önemli bir parçasını teşkil eder. Onun yeryüzündeki varlığına anlam kazandıran da dindir. Kişisel bir tercih olarak baktığımızda, din insanın hayatını anlamlı kılan, ona yaşama sevinci kazandıran en temel değerdir. İnsanın, “Ben kimim?”, “Nereden geldim?”, “Nereye gideceğim?” gibi sorularına din dışında bugüne kadar tatmin edici cevaplar veren başka bir bilgi kaynağı da mevcut değildir..
Soru 2
‘’Acaba çocuğu toplumdan izole edilmiş bir ortamda hiçbir dinî eğitim vermeden yetiştirsek, yine de ondan din duygusunun tezahürü olan bir davranış görür müyüz?’’ sorusuyla ortaya atılan deneyde, denek çocukta nasıl bir davranış görülmüştür?
Seçenekler
A
Odanın içinde kendi kendine konuştuğu
B
Odanın içinde hiç kımıldamadan durduğu
C
Pencereden gelen ışığa el açıp dua benzeri yakarışta bulunduğu
D
Odada kendi kendine bir iletişim dili geliştirdiği
E
Hiçbir dinsel davranış sergilemediği
Açıklama:
Bu soruya cevap bulmak için tasarladıkları deneyi gerçekleştirmişlerdir. Ancak çocuğun, yalnız bırakıldığı odanın küçük penceresinden sızan ışığa yönelerek duaya benzer bir davranış sergilediğine şahit olmuşlardır.
Soru 3
‘İnsan doğuştan sosyal bir varlıktır’’ sözü hangi ünlü sosyoloğa aittir?
Seçenekler
A
Karl Mannheim
B
E. Durkheim
C
Michel Foucault
D
Jean Baudrillard
E
İbni Haldun
Açıklama:
İbni Haldun’un dediği gibi, insan doğuştan sosyal bir varlıktır. Onun fıtratında, birlikte yaşamaya ve yardımlaşmaya karşı bir meyil vardır. Çünkü hiç kimse, başkasına muhtaç olmadan, tek başına hayatın üstesinden gelemez. “İnsanlar ister köylü olsun, ister kentli. Farkında olmasalar da birbirlerinin hizmetçisidirler.” (Semek, 1973, 25) sözü de bu gerçeğe işaret etmektedir
Soru 4
İslâm, iyi insan yetiştirmeyi hedefler. Buna göre İslami anlamda iyi insan özellikleri aşağıdakilerden hangisi olamaz?
Seçenekler
A
Düşenin dostudur.
B
Bencil (egoist) değildir.
C
Elinden ve dilinden kimseye zarar gelmez.
D
Emaneti ehline verir.
E
Sadece kendi çıkarları doğrultusunda hareket eder.
Açıklama:
Öncelikle ifade etmeliyiz ki, İslâm, iyi insan yetiştirmeyi hedefler. Bu aynı zamanda iyi vatandaş da demektir. Bu tip bir insanın özelliklerini şöyle sıralayabiliriz: Elinden ve dilinden kimseye zarar gelmez. Düşenin dostudur. Bencil (egoist) değildir. Emaneti ehline verir.
Soru 5
Kelime anlamı“ ekme, yetiştirme, üretme” anlamına gelmektedir. Terim anlamı ise, “bir toplumun ya da milletin, inanç, fikir, sanat, âdet ve gelenekleri, maddî ve manevî değerlerinin bütünüdür . Tanımı verilen kelime aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Gelenek
B
Töre
C
Anane
D
Kültür
E
Toplumsal sözleşme
Açıklama:
Latince bir kelime olan kültür (culture), “ekme, yetiştirme, üretme” anlamına gelmektedir. Terim anlamı ise, “bir toplumun ya da milletin, inanç, fikir, sanat, âdet ve gelenekleri, maddî ve manevî değerlerinin bütünüdür”(Ayverdi, 2006). Osmanlı Türkçesi’nde bu kelime “ hars ( حرث ) ” olarak ifade edilmektedir.
Soru 6
‘’Din, kültürün hem mayası, hem de bir unsurudur.’’ Aşağıdakilerden hangisi bu sözü destekler nitelikte bir örnektir?
Seçenekler
A
Mimari eserlerde, atasözleri ve deyimlerde bir şekilde dinî motife rastlanmaktadır.
B
Kutsal kitapların korunması.
C
İnsanların birbirlerine karşı tutumu.
D
İbadethanelerin varlığı.
E
Din adamlarının toplumdaki yeri.
Açıklama:
En eski tarihî kalıntılarda, iletişim aracı olarak kullanılan resim, yazı ve dilde mutlaka karşımıza dinî bir unsur çıkmaktadır. Sıradan gibi görülen törenlerin arkasında, musikilerde, atasözleri ve deyimlerde, mimari eserlerde, bir şekilde dinî motife rastlanmaktadır. Sanata bakılırsa, onda da çoğu görüntü dinîdir. Çünkü sanat, her ne kadar toplumdan topluma ya da hayat anlayışlarına göre izafilik arz etse de, asıl itibariyle güzelliği ve tenasübü aramaktır.
Soru 7
Türklerin İslâmiyeti kabul ettikten sonra, ilk yazılı eser olma özelliğini taşıyan eser aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kutadgu Bilig
B
Atabetü’l-Hakâyık
C
Divân-ı Lügati’t-Türk
D
Divân-ı Hikmet
E
Mevlid
Açıklama:
Türklerin İslamiyet'i kabul ettikten sonra, ilk yazılı eser olma özelliğini taşıyan Yusuf Has Hacib’in, Kutadgu Bilig isimli kitabı, önemli bir örnektir. Çünkü eser, Doğu Karahanlı Hükümdarı Tabgaç Buğra Han (Ebu Hasan bin Süleyman Arslan) için kaleme alındığından dolayı bir Siyasetname sayılır. Tamamen rumuzlar ve sembollerle yapılan bir anlatım tarzı benimsendiği için alegoriktir. Öğretmeyi hedef aldığı için de didaktiktir.
Soru 8
“Kendisini tanıtırken, “Ben bir philosophos’um” dermiş. Bununla, bilginin ve bilgeliğin tutkunu olduğunu anlatmak istermiş.’’? Belirtilen filozof aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sokrates
B
Descartes
C
Anaksimandros
D
Pythagoras
E
Aristoteles
Açıklama:
Felsefe kavramı, sevgi anlamına gelen Yunanca “phileo” kelimesiyle, bilgi anlamına gelen “sophia” kelimelerinden meydana gelmiştir. Buna göre felsefe (filosofia), “bilgi sevgisi” ya da “bilgiyi sevmek” demektir. Pythagoras, kendisini tanıtırken, “Ben bir philosophos’um” dermiş. Bununla, bilginin ve bilgeliğin tutkunu olduğunu anlatmak istermiş.
Soru 9
Kaşgarlı Mahmud tarafından 1072-1074 yılları arasında yazılan ve içeriğinde İslami değerlere de yer veren eser aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Divân
B
Divân-ıLügati’t-Türk,
C
Atabetü’l-Hakâyık
D
Vesîletü’t-Necât
E
Hürriyet Kasidesi
Açıklama:
Kaşgarlı Mahmud tarafından 1072-1074 yılları arasında yazılan Divân-ıLügati’t-Türk, gerek önsözündeki ifadelerinde ve gerekse tespit ettiğiatasözlerinde, İslâmî değerlere yer vermektedir.
Soru 10
‘Aşağıdakilerden hangisi İslamiyet’in evrenselliğine örnek olarak gösterilebilir?
Seçenekler
A
Herkes Hz. Âdem’in neslindendir. O da topraktandır.
B
İslamiyet’te ruhban sınıfı yoktur.
C
Kuran dili Arapçadır.
D
Kureyş kabilesi ile aynı adda sure vardır.
E
Tüm dinlere karşı hoşgörülüdür.
Açıklama:
İman konusunda zorlamanın olamayacağını, Kur’an bütün açıklığı ile bildirmektedir (Bakara 2/256). Bu noktada, herkesin dini anlayışı kendisine aittir (Kafirûn 109/6).İslâm hiç kimsenin ırkına, bölgesine, soyuna ve sülalesine eleştiri getirmez (Hucurat 49/12). Çünkü bunların hiçbirini, insan kendi iradesiyle belirlemez. Dolayısıyla sorumlu da tutulamaz. Hz. Peygamber’in de bu konuda şöyle bir ikazı vardır:v“Herkes Hz. Âdem’in neslindendir. O da topraktan.” (Tirmizi, Tefsir-iSure, 50)İslâm’da üstünlük imanda ve Allah’a kulluk bilincine (takva) sahip olmadadır. Bunu gerçekleştirme noktasında ise herkes eşittir.
Soru 11
I. Hiçbir zaman ümitsizliğe kapılmamalı
II. Hidâyetin, Allah’ın elinde olduğunu bilmeli
III. Yaptıklarının karşılığını, sadece Allah Teâlâ’dan beklemelidirler
IV. Karamsar olmadan, iyi niyet, hoşgörü ve sabırla görevlerine odaklanmalı
Yukarıdakilerden hangileri din eğitimcileri ve din hizmeti sunan kişiler için belirlenmiş ilkelerdendir?
II. Hidâyetin, Allah’ın elinde olduğunu bilmeli
III. Yaptıklarının karşılığını, sadece Allah Teâlâ’dan beklemelidirler
IV. Karamsar olmadan, iyi niyet, hoşgörü ve sabırla görevlerine odaklanmalı
Yukarıdakilerden hangileri din eğitimcileri ve din hizmeti sunan kişiler için belirlenmiş ilkelerdendir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve III
C
II ve IV
D
I, III ve IV
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
Bütün din eğitimcilerinin, Peygamber varisi olmaları hasebiyle aynı uyarıya muhatap oldukları söylenebilir. Bu bağlamda, din eğitimcileri ve din hizmeti sunanlar için şu ilkeleri belirlemek mümkündür:"
- Hiçbir zaman ümitsizliğe kapılmamalı
- Hidâyetin, Allah’ın elinde olduğunu bilmeli
- Karamsar olmadan, iyi niyet, hoşgörü ve sabırla görevlerine odaklanmalı
- Yaptıklarının karşılığını, sadece Allah Teâlâ’dan beklemelidirler
Soru 12
‘Böyle bir dünyada, aynı nesneye pek çok kişi talip olacağından, ortaya yığılma, yarış, hasımlaşma, haset, kin ve kavga çıkmaktadır. Daha da ileri gidilip iş kan davasına kadar varmaktadır. İnsanlar bu kargaşa ve vehametin bitmesi için bir üst hakem arayışı içerisine girmiştir. Bu hakemin mecazî adı devlettir’ görüşünü aşağıdakilerden alanlardan hangisi savunmaktadır?
Seçenekler
A
Din
B
Hukuk
C
Psikoloji
D
Eğitim
E
Felsefe
Açıklama:
Hukuk ise şunu savunur: Böyle bir dünyada, aynı nesneye pek çok kişi talip olacağından, ortaya yığılma, yarış, hasımlaşma, haset, kin ve kavga çıkmaktadır. Daha da ileri gidilip iş kan davasına kadar varmaktadır. İnsanlar bu kargaşa ve vehametin bitmesi için bir üst hakem arayışı içerisine girmiştir. Bu hakemin mecazî adı devlettir. Öyle görünüyor ki devlet, “adâlet” demektir.
Soru 13
İslâm, iyi insan yetiştirmeyi hedefler. Bu aynı zamanda iyi vatandaş da demektir. Aşağıdakilerden hangisi bu tip bir insanın özelliklerinden biri olamaz?
Seçenekler
A
Küçüklerin de büyüklerin de hakkını korur
B
Sadece iyilik ve güzellikte yardımlaşır
C
İyi ve güzel olanın karşısındadır
D
Alış-veriş yaptığında aldatmaz
E
Kendisi için istediğini başkaları için de ister
Açıklama:
İyi bir insanın ve aynı zamanda iyi bir vatandaşın bir özelliği de iyi ve güzel olanın yanında, kötünün ise daima karşısında durmasıdır.
Soru 14
Aşağıdakilerden hangisi ‘Bir dinin ya da fikrin, maddi ve manevi boyutlarda, hayata yansıtılması’ manasına gelmektedir?
Seçenekler
A
Kültür
B
Adet
C
İnanç
D
Medeniyet
E
Felsefe
Açıklama:
Bir dinin ya da fikrin, maddî ve manevi boyutlarda, hayata yansıtılmasına medeniyet denir. Bunun oluşmasında başka toplum ve kültürlerin de katkısı vardır. Medeniyetin belirli bir toplumda aldığı şekle ise kültür denir. Buna göre, medeniyet genel, kültür ise özel olmaktadır.
Soru 15
Türklerin İslamiyeti kabul ettikten sonra, ilk yazılı eser olma özelliğini taşıyan ‘Kutadgu Bilig’ kim tarafından yazılmıştır?
Seçenekler
A
Kaşgarlı Mahmut
B
Edip Ahmed Yükneki
C
Hoca Ahmet Yesevi
D
Süleyman Çelebi
E
Yusuf Has Hacip
Açıklama:
Türklerin İslâmiyeti kabul ettikten sonra, ilk yazılı eser olma özelliğini taşıyan Yusuf Has Hacib’in, Kutadgu Bilig isimli kitabı, önemli bir örnektir. Çünkü eser, Doğu Karahanlı Hükümdarı Tabgaç Buğra Han (Ebu Hasan bin Süleyman Arslan) için kaleme alındığından dolayı bir Siyâsetname sayılır. Tamamen rumuzlar ve sembollerle yapılan bir anlatım tarzı benimsendiği için alegoriktir. Öğretmeyi hedef aldığı için de didaktiktir. En önemli yönü ise muhtevasıdır. O da genelde, İslâmî unsurlardan ibarettir.
Soru 16
I. Nereden geldim?
II. Nereye gidiyorum?
III.Neye inanmalıyım?
IV. Sonum ne olacak?
V. Görevim nedir?
Doğrudan doğruya insanın varoluşu ile ilgili yukarıdaki sorulara cevap arayan disiplin aşağıdakilerden hangisidir?
II. Nereye gidiyorum?
III.Neye inanmalıyım?
IV. Sonum ne olacak?
V. Görevim nedir?
Doğrudan doğruya insanın varoluşu ile ilgili yukarıdaki sorulara cevap arayan disiplin aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Felsefe
B
Psikoloji
C
Din
D
Sanat
E
Kültür
Açıklama:
Varlığın ilk sebebinin ne olduğu konusunda felsefe tarafından verilen belli başlı cevaplar arasında, “ruh, madde, yetkin varlık, idea, su, ateş, sayı, atom, doğa, Tanrı, değişme” vardır. Bu konuda oluşan sorular ise şöyle sıralanabilir: • Nereden geldim?" • Nereye gidiyorum?" • Görevim nedir?" • Hayatın anlamı nedir?" • Neye inanmalıyım?" • Sonum ne olacak?" • Bu dünyadan sonra yeni bir dünya daha var mı?
Soru 17
Aşağıdaki yazar-eser eşleşmelerinden hangisi doğru değildir?
Seçenekler
A
Yusuf Has Hacip- Kutadgu Bilig
B
Edip Ahmet Yükneki- Divan-ı Hikmet
C
Kaşgarlı Mahmud- Divan-ı Lügati’t-Türk
D
Mevlana- Mesnevi
E
Yunus Emre- Divan
Açıklama:
Edib Ahmed Yüknekî ise, Karahanlı beylerinden Muhammed Dâd Sipehsalar’a hediye ettiği Atabetü’l-Hakâyık (Hakikatler Eşiği) isimli eserinde, Müslümanca nasıl ahlâklı olunacağını, hadisler ışığında, didaktik bir üslupla kaleme almıştır.
Soru 18
I. Ruh
II. Kıyametin kopuş vakti
III. Öldükten sonra dirilme meselesi
Yukarıdakilerden hangileri Peygamberlere sorulan sorulardandır?
II. Kıyametin kopuş vakti
III. Öldükten sonra dirilme meselesi
Yukarıdakilerden hangileri Peygamberlere sorulan sorulardandır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Varoluşla ilgili sorulara en tatmin edici cevabı din vermiştir. Birkaç örnekverecek olursak, bütün peygamberlere sorulan sorular, • Ruh • Kıyametin kopuş vakti • Öldükten sonra dirilme meselesi olmuştur.
Soru 19
Din eğitimcileri ve din hizmeti sunanların ilkelerinden biri seçeneklerden hangisi olamaz?
Seçenekler
A
Ümitsizliğe kapılmamak
B
Hidayetin Allah’ın elinde olduğunu bilmek
C
Karamsar olmamak
D
Sabırlı olmak
E
Yaptıklarının karşılığını beklemek
Açıklama:
Din eğitimcileri ve din hizmeti sunanlar için şu ilkeleri belirlemek mümkündür: Hiçbir zaman ümitsizliğe kapılmamalı. Hidayetin, Allah’ın elinde olduğunu bilmeli. Karamsar olmadan, iyi niyet, hoşgörü ve sabırla görevlerine odaklanmalı. Yaptıklarının karşılığını, sadece Allah Teâlâ’dan beklemelidirler.
Soru 20
Bir dinin ya da fikrin, maddî ve manevi boyutlarda, hayata yansıtılmasına ne ad verilir?
Seçenekler
A
Çağdaşlık
B
Medeniyet
C
Gerçeklik
D
İhya
E
Tasavvuf
Açıklama:
Bir dinin ya da fikrin, maddî ve manevi boyutlarda, hayata yansıtılmasına medeniyet denir.
Soru 21
Medeniyetin belirli bir toplumda aldığı şekle ne ad verilir?
Seçenekler
A
Toplumsal mozaik
B
Medenilik
C
Kültürel ortam
D
) Kültür
E
Çağdaş medeniyet
Açıklama:
Medeniyetin belirli bir toplumda aldığı şekle ise kültür denir.
Soru 22
Atabetü’l Hakayık kimin eseridir?
Seçenekler
A
Kaşgarlı Mahmud
B
Edip Ahmed Yükneki
C
Hoca Ahmed Yesevi
D
Mevlâna
E
Süleyman Çelebi
Açıklama:
Atabetü’l Hakayık, Edip Ahmed Yükneki’nin eseridir.
Soru 23
Divan-ı Hikmet kimin eseridir?
Seçenekler
A
Hoca Ahmed Yesevi
B
Yunus Emre
C
Kaşgarlı Mahmud
D
Edip Ahmed Yükneki
E
Mevlâna
Açıklama:
Divan-ı Hikmet Hoca Ahmed Yesevi’nin eseridir.
Soru 24
Hangisi iyi insanın niteliklerinden biridir?
Seçenekler
A
Egoisttir
B
Zenginin dostudur
C
Güçlüden yanadır
D
Allah’tan korkar, kuldan utanmaz
E
Yarın ölecekmiş gibi yaşar
Açıklama:
İyi bir insanın niteliklerinden biri de hiç ölmeyecek gibi dünya, yarın ölecekmiş gibi de öteki dünya için çalışır.
Soru 25
Adalet kavramı, dinin hangi temeline dayanır?
Seçenekler
A
Psikolojik temeli
B
Sosyolojik temeli
C
Kültürel temeli
D
Felsefi temeli
E
Evrensel temeli
Açıklama:
Adalet kavramı dinin sosyolojik temeli ile ilgilidir. Teker teker ele aldığımızda, aşağı yukarı bütün dinler ve sosyal nizamlar, ihtiyaç̧-imkân ilişkisi ile ilgili problemlerin çözümüne yönelik bir çaba gösterir. Düzenlenen hukuk ve çıkarılan kanunlar da aynı gaye içindir.
Soru 26
Hoşgörü, İslam’ın hangi temeli ile ilgilidir?
Seçenekler
A
Psikolojik temeli
B
Felsefi temeli
C
Evrensel temeli
D
Kültürel temeli
E
Sosyolojik temeli
Açıklama:
İslam dini hoşgörü olayına bir insan hakkı olarak bakmaktadır ve hoşgörü İslam’ın evrensel temeli ile ilgilidir
Soru 27
Laiklik hangi anlama gelmektedir?
Seçenekler
A
Toplumda dinin reddedilmesi
B
Dini, kültürel değerler dizgesinden çıkarma
C
Dini, kamusal alanın dışına çıkarma
D
Dinin eğitim faaliyetlerinin dışına çıkarma
E
Toplumsal düzenlemede dinin referans alınmaması
Açıklama:
Toplumsal düzenlemede dinin referans alınmamasına laiklik denir.
Soru 28
Sokrates ahlakı neden dine dayandırmamıştır?
Seçenekler
A
Laik bir dünya görüşüne sahip olduğu için
B
Dönemin ahlak anlayışını onaylamadığı için
C
İslamiyet’le henüz tanışmadığı için
D
Hıristiyanlığı onaylamadığı için
E
Kendi döneminde din bozulduğu için
Açıklama:
Kilise Hıristiyanlığının deneysel bilime ve bilim adamlarına baskı uygulaması da bunda etkili olmuştur. Dinlerin özünü kaybedip hurafelere boğulmasını da laikliğin sebepleri arasında saymak mümkündür. Kendi döneminde din bozulduğu için, ünlü filozof Socrates, bu yüzden ahlakı dine dayandırmamıştır.
Soru 29
Din eğitimcileri ve din hizmeti sunanlar için uymaları gereken bazı ilkeler vardır. Aşağıdakilerden hangisi bu ilkeler arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Her zaman ümitsizliğe kapılmalı.
B
Hidâyetin, Allah’ın elinde olduğunu bilmeli.
C
Karamsar olmadan, iyi niyet, hoşgörü ve sabırla görevlerine odaklanmalı.
D
Hiçbir zaman ümitsizliğe kapılmamalı
E
Yaptıklarının karşılığını, sadece Allah Teâlâ’dan beklemelidirler.
Açıklama:
Din eğitimcileri ve din hizmeti sunanlar için şu ilkeleri belirlemek mümkündür:
Hiçbir zaman ümitsizliğe kapılmamalı,
Hidâyetin, Allah’ın elinde olduğunu bilmeli,
Karamsar olmadan, iyi niyet, hoşgörü ve sabırla görevlerine odaklanmalı,
Yaptıklarının karşılığını, sadece Allah Teâlâ’dan beklemelidirler.
Hiçbir zaman ümitsizliğe kapılmamalı,
Hidâyetin, Allah’ın elinde olduğunu bilmeli,
Karamsar olmadan, iyi niyet, hoşgörü ve sabırla görevlerine odaklanmalı,
Yaptıklarının karşılığını, sadece Allah Teâlâ’dan beklemelidirler.
Soru 30
- Yaratıcı ile de, yaratılmışlarla da barışıktır.
- Elinden ve dilinden kimseye zarar gelmez. İnsanların en hayırlısının, insanlara faydalı olan kişi olduğunu bilir.
- Kendisi için istediğini başkaları için de ister.
- Hakka, haklıya ve haklılığa daima itibar eder.
Yukarıdakilerden hangisi iyi insanın özellikleri arasındadır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I, II ve III
C
I, II
D
I, II ve IV
E
I, II, III, IV
Açıklama:
Bu tip bir insanın özelliklerini şöyle sıralayabiliriz:
Yaratıcı ile de, yaratılmışlarla da barışıktır.
Elinden ve dilinden kimseye zarar gelmez.
Düşenin dostudur.
İnsanların en hayırlısının, insanlara faydalı olan kişi olduğunu bilir.
Gerektiğinde başkalarını kendisine tercih eder.
Küçüklerin de büyüklerin de hakkını korur.
İyi ve güzel olanın yanında, kötü olanın da karşısındadır.
Hedefi hayır olan işlerde yarışır.
Bencil (egoist) değildir.
Sadece iyilik ve güzellikte yardımlaşır.
Başkaları tarafından kendisine hak olarak bir şey verilse bile, vicdanında bunun tekrar hesabını yapar.
Alış-veriş yaptığında aldatmaz.
Emaneti ehline verir.
Üzerine bir iş aldığında, onu en iyi şekilde yapmaya çalışır.
Kendisi için istediğini başkaları için de ister.
Allah’tan korkar, kuldan utanır.
Hakka, haklıya ve haklılığa daima itibar eder.
Rızkın ve malın asıl sahibinin Allah olduğuna inanır.
Hiç ölmeyecek gibi dünya, yarın ölecekmiş gibi de öteki dünya için çalışır.
Yaratıcı ile de, yaratılmışlarla da barışıktır.
Elinden ve dilinden kimseye zarar gelmez.
Düşenin dostudur.
İnsanların en hayırlısının, insanlara faydalı olan kişi olduğunu bilir.
Gerektiğinde başkalarını kendisine tercih eder.
Küçüklerin de büyüklerin de hakkını korur.
İyi ve güzel olanın yanında, kötü olanın da karşısındadır.
Hedefi hayır olan işlerde yarışır.
Bencil (egoist) değildir.
Sadece iyilik ve güzellikte yardımlaşır.
Başkaları tarafından kendisine hak olarak bir şey verilse bile, vicdanında bunun tekrar hesabını yapar.
Alış-veriş yaptığında aldatmaz.
Emaneti ehline verir.
Üzerine bir iş aldığında, onu en iyi şekilde yapmaya çalışır.
Kendisi için istediğini başkaları için de ister.
Allah’tan korkar, kuldan utanır.
Hakka, haklıya ve haklılığa daima itibar eder.
Rızkın ve malın asıl sahibinin Allah olduğuna inanır.
Hiç ölmeyecek gibi dünya, yarın ölecekmiş gibi de öteki dünya için çalışır.
Soru 31
Aşağıdakilerden hangisi manevi kültürdür?
Seçenekler
A
Bilimsel ve Teknolojik ürünler
B
Mimari anlayış
C
Yemek
D
kılık-kıyafet
E
ekonomi
Açıklama:
Kültürü, maddî ve manevî diye ayıranlar da vardır. Buna göre, bilimsel ve teknolojik ürünler, ekonomi, yemek ve kılık-kıyafet maddî kültür; din, dil, inanç, hukuk, örf ve âdetler, sosyal ilişkiler, tarih şuuru, estetik, mimari anlayış, yazı, sanat, edebiyat ve ahlâk ise manevî kültürdür.
Soru 32
İslâm dini kültürümüzü ve medeniyetimizi derinden etkilemiştir. Aşağıdakilerden hangisi etkilenen alanlardan değildir?
Seçenekler
A
Mimari
B
Musiki
C
En eski tarihî kalıntılarda
D
Edebiyat
E
Sosyal ilişkiler
Açıklama:
İslâm dini kültürümüzü ve medeniyetimizi derinden etkilemiştir. Mimarimizden musikîye, dilimize, edebiyatımıza, sosyal ilişkilerimize, örf ve adetlerimize kadar, her alanda bunu görmekteyiz.
Soru 33
Kutadgu Bilig isimli kitabın yazarı kimdir?
Seçenekler
A
Yusuf Has Hacib
B
Kaşgarlı Mahmud
C
Edib Ahmed Yüknekî
D
Hoca Ahmed Yesevî
E
Mevlanâ
Açıklama:
Türklerin İslâmiyeti kabul ettikten sonra, ilk yazılı eser olma özelliğini taşıyan Yusuf Has Hacib’ in, Kutadgu Bilig isimli kitabı, önemli bir örnektir.
Soru 34
Aşağıdaki kitap-yazar eşleşmelerinden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Yunus Emre - Divân
B
Hoca Ahmed Yesevî - Divân-ı Hikmet
C
Edib Ahmed Yüknekî - Atabetü’l-Hakâyık
D
Mevlanâ - Vesîletü’t-Necât
E
Kaşgarlı Mahmud - Divân-ı Lügati’t-Türk
Açıklama:
Yunus Emre’nin Divânı, Hoca Ahmed Yesevî nin Divân-ı Hikmet’i, Edib Ahmed Yüknekî’nin Atabetü’l-Hakâyık’ı, Mevlanâ’nın Mesnevî’si, Kaşgarlı Mahmud’ un Divân-ı Lügati’t-Türk ü eserleridir.
Soru 35
- Madde
- İdea
- Atom
- Ruh
- Yetkin varlık
Varlığın ilk sebebinin ne olduğu konusunda felsefe tarafından verilen belli başlı cevaplar arasında yukarıdakilerden hangisi vardır?
Seçenekler
A
I ve II
B
I, II ve III
C
II ve III
D
I, II, III ve IV
E
I, II, III, IV ve V
Açıklama:
Varlığın ilk sebebinin ne olduğu konusunda felsefe tarafından verilen belli başlı cevaplar arasında, “ruh, madde, yetkin varlık, idea, su, ateş, sayı,atom, doğa, Tanrı, değişme” vardır.
Soru 36
Tarihe bakıldığında görülecektir ki, bütün dinler ve kültürlerde yasaklar vardır. Aşağıdakilerden hangisi bu yasaklardan değildir?
Seçenekler
A
Hırsızlık
B
Adam öldürmeme
C
Irza tecavüz
D
Rüşvet
E
Gasb
Açıklama:
Tarihe bakıldığında görülecektir ki, bütün dinler ve kültürlerde, canı, aklı, dini, malı ve nesli korumak esastır. Cinayet, yol kesme, hırsızlık, haksız yere adam öldürme, ırza tecavüz, gasb, içki, zina ve rüşvet her devirde yasak kapsamındadır.
Soru 37
‘İnsan davranışlarının temelinde dinî bir güdü (motive) var mı, yok mu?’ sorusuna cevap arayan alan hangisidir?
Seçenekler
A
Felsefe
B
Sosyoloji
C
Psikoloji
D
Eğitim
E
Hukuk
Açıklama:
Bilindiği gibi psikoloji, insan ve hayvan davranışlarının sebeplerini inceleyen bir bilimdir. İnsan davranışlarının temelinde dinî bir güdü (motive) var mı,
yok mu? sorusuna cevap bulmak adına, tarih boyunca yaşanan olay ve olgularla ilgilenir.
yok mu? sorusuna cevap bulmak adına, tarih boyunca yaşanan olay ve olgularla ilgilenir.
Soru 38
Elest meclisi neyi ifade eder?
Seçenekler
A
İnsanın din arayışı
B
Ruhlar yaratılırken yapılan anlaşma
C
İnsanın dine ihtiyaç duyması
D
İnsanın yaratıcıyla olan bitmeyen ilişkisi
E
İnsanın tanrıya kavuşması
Açıklama:
Kur’an-ı Kerim’de, “Elest Meclisi” diye bir antlaşmadan (ahitten) bahsedilmektedir. Buradan anlaşılıyor ki, tüm ruhları yarattığı esnada, Allah Teâlâ, insanın fıtratına varlığını sezme ve algılama yeteneği yerleştirmiştir. Ardından, “Sizin rabbiniz Ben değil miyim?” diye sormuş; onlar da hep birden, “Evet, bizim rabbimiz Sensin” diye cevap vermişlerdir. Sonra da onları bu hadise konusunda birbirine şahit tutmuştur. Bunun da sebebi, kıyâmet gününde, yaptıkları bu sadakat yeminini hatırlamaları içindir.
Soru 39
- Ümitsizliğe kapılmamalıdır.
- Yaptıklarının karşılığını Allah’tan beklemelidir.
- Hidayeti Allah’tan beklemelidir.
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri din eğitimcisi için doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
I ve III
D
II ve III
E
I,II ve III
Açıklama:
Din eğitimcileri ve din hizmeti sunanlar için şu ilkeleri belirlemek mümkündür:
· Hiçbir zaman ümitsizliğe kapılmamalı,
· Hidâyetin, Allah’ın elinde olduğunu bilmeli,
· Karamsar olmadan, iyi niyet, hoşgörü ve sabırla görevlerine odaklanmalı,
· Yaptıklarının karşılığını, sadece Allah Teâlâ’dan beklemelidirler.
· Hiçbir zaman ümitsizliğe kapılmamalı,
· Hidâyetin, Allah’ın elinde olduğunu bilmeli,
· Karamsar olmadan, iyi niyet, hoşgörü ve sabırla görevlerine odaklanmalı,
· Yaptıklarının karşılığını, sadece Allah Teâlâ’dan beklemelidirler.
Soru 40
Aşağıdakilerden hangisi İslama göre iyi insanın özelliklerindendir?
Seçenekler
A
İyi ve güzel olanın yanındadır. Ancak kötü olanın karşısında olmasına da gerek yoktur.
B
Allah'tan korkar ancak kuldan utanmasına gerek yoktur.
C
Başkaları tarafından kendisine hak olarak bir şey verilse bile, vicdanında bunun tekrar hesabını yapar.
D
Başkalarını kendine tercih etmez.
E
Kendisi için istediği bir şeyi başkaları için istemesine gerek yoktur.
Açıklama:
İslama göre iyi insanın bazı özellikleri şöyledir:
· Elinden ve dilinden kimseye zarar gelmez.
· Düşenin dostudur.
· Gerektiğinde başkalarını kendisine tercih eder.
· Küçüklerin de büyüklerin de hakkını korur.
· İyi ve güzel olanın yanında, kötü olanın da karşısındadır.
· Sadece iyilik ve güzellikte yardımlaşır.
· Başkaları tarafından kendisine hak olarak bir şey verilse bile, vicdanında bunun tekrar hesabını yapar..
· Kendisi için istediğini başkaları için de ister.
· Allah’tan korkar, kuldan utanır.
· Elinden ve dilinden kimseye zarar gelmez.
· Düşenin dostudur.
· Gerektiğinde başkalarını kendisine tercih eder.
· Küçüklerin de büyüklerin de hakkını korur.
· İyi ve güzel olanın yanında, kötü olanın da karşısındadır.
· Sadece iyilik ve güzellikte yardımlaşır.
· Başkaları tarafından kendisine hak olarak bir şey verilse bile, vicdanında bunun tekrar hesabını yapar..
· Kendisi için istediğini başkaları için de ister.
· Allah’tan korkar, kuldan utanır.
Soru 41
Bir dinin ya da fikrin, maddî ve manevi boyutlarda, hayata yansıtılmasına ne ad verilir?
Seçenekler
A
Kültür
B
Tarikat
C
Medeniyet
D
Devlet
E
Sanat
Açıklama:
Bir dinin ya da fikrin, maddî ve manevi boyutlarda, hayata yansıtılmasına medeniyet denir. Bunun oluşmasında başka toplum ve kültürlerin de katkısı vardır.
Soru 42
Aşağıdakilerden hangisi din eğitiminin temellerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Psikolojik Temel
B
Sosyolojik Temel
C
Kültürel Temel
D
Felsefi Temel
E
Coğrafi Temel
Açıklama:
Din eğitiminin temelleri:
· Psikolojik Temel
· Sosyolojik Temel
· Kültürel Temel
· Felsefi Temel
· Evrensel Temel
· Hukuki Temel
· Ekonomik Temel
· Psikolojik Temel
· Sosyolojik Temel
· Kültürel Temel
· Felsefi Temel
· Evrensel Temel
· Hukuki Temel
· Ekonomik Temel
Soru 43
- Ruh
- Kıyametin kopuş vakti
- Öldükten sonra dirilme
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri bütün peygamberlere sorulan sorulardandır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
II ve III
D
I, II ve III
E
I ve III
Açıklama:
Varoluşla ilgili sorulara en tatmin edici cevabı din vermiştir. Birkaç örnek verecek olursak, bütün peygamberlere sorulan sorular,
· Ruh
· Kıyametin kopuş vakti
· Öldükten sonra dirilme meselesi olmuştur.
· Ruh
· Kıyametin kopuş vakti
· Öldükten sonra dirilme meselesi olmuştur.
Soru 44
Aşağıdakilerden hangisi toplumsal düzenlemede dinin referans alınmaması anlamına gelir?
Seçenekler
A
Adalet
B
İktidar
C
Hukuk
D
Laiklik
E
Müsamaha
Açıklama:
Laiklik, -kelime ve terim anlamı ile tarihi süreci bir tarafa bırakılırsa- toplumsal düzenlemede dinin referans alınmaması anlamına gelmektedir.
Soru 45
Aşağıdakilerden hangisi gerçek, uygunluk, doğruluk, münasip durum anlamına gelir?
Seçenekler
A
Din
B
Hak
C
Adalet
D
Kanun
E
Yetki
Açıklama:
Kelime manası itibariyle hak, “gerçek, uygunluk, doğruluk, münasip durum, aslına uygun, makul, sahih” demektir.
Soru 46
Aşağıdakilerden hangisi din ve ekonomi ilişkisi için söylenebilir?
Seçenekler
A
Din eğitiminin amacı maliyeti düşürmektir.
B
Allah korkusu olmayanlar için ekonomik faaliyetler daha çok maliyet yaratır.
C
Din ekonomide adaleti sağlamaya yardımcıdır.
D
Din olmadan iş ahlakı edinilemez.
E
Rüşvet ancak din eğitimiyle engellenir.
Açıklama:
Ekonominin, “kıt kaynakların sınırsız ihtiyaçlar karşısında adaletli bir şekilde dağıtımıdır” anlamına geldiğini hatırlayalım. Dolayısıyla burada işin içine öncelikle “adâlet” girmektedir. Adaletin de her şeyden önce bir ahlâkî kavram olduğu unutulmamalıdır. Tüm dinlerde ahlâkın mutlaka dinin kurallarına dayandığı
düşünülürse, ekonominin gündeme geldiği yerde, din eğitiminin de rahatlıkla geleceği aşikârdır.
düşünülürse, ekonominin gündeme geldiği yerde, din eğitiminin de rahatlıkla geleceği aşikârdır.
Soru 47
‘’Acaba çocuğu toplumdan izole edilmiş bir ortamda hiçbir dinî eğitim vermeden yetiştirsek, yine de ondan din duygusunun tezahürü olan bir davranış görür müyüz?’’ sorusuyla ortaya atılan deneyde, denek çocukta nasıl bir davranış görülmüştür?
Seçenekler
A
Odanın içinde kendi kendine konuştuğu
B
Odanın içinde hiç kımıldamadan durduğu
C
Pencereden gelen ışığa el açıp dua benzeri yakarışta bulunduğu
D
Odada kendi kendine bir iletişim dili geliştirdiği
E
Hiçbir dinsel davranış sergilemediği
Açıklama:
Bu soruya cevap bulmak için tasarladıkları deneyi gerçekleştirmişlerdir. Ancak çocuğun, yalnız bırakıldığı odanın küçük penceresinden sızan ışığa yönelerek duaya benzer bir davranış sergilediğine şahit olmuşlardır.
Soru 48
‘İnsan doğuştan sosyal bir varlıktır’’ sözü hangi ünlü sosyoloğa aittir?
Seçenekler
A
Karl Mannheim
B
E. Durkheim
C
Michel Foucault
D
Jean Baudrillard
E
İbni Haldun
Açıklama:
İbni Haldun’un dediği gibi, insan doğuştan sosyal bir varlıktır. Onun fıtratında, birlikte yaşamaya ve yardımlaşmaya karşı bir meyil vardır. Çünkü hiç kimse, başkasına muhtaç olmadan, tek başına hayatın üstesinden gelemez. “İnsanlar ister köylü olsun, ister kentli. Farkında olmasalar da birbirlerinin hizmetçisidirler.”sözü de bu gerçeğe işaret etmektedir.
Soru 49
İslâm, iyi insan yetiştirmeyi hedefler. Buna göre İslami anlamda iyi insan özellikleri aşağıdakilerden hangisi olamaz?
Seçenekler
A
Düşenin dostudur.
B
Bencil (egoist) değildir.
C
Elinden ve dilinden kimseye zarar gelmez.
D
Emaneti ehline verir.
E
Sadece kendi çıkarları doğrultusunda hareket eder.
Açıklama:
Öncelikle ifade etmeliyiz ki, İslâm, iyi insan yetiştirmeyi hedefler. Bu aynı zamanda iyi vatandaş da demektir. Bu tip bir insanın özelliklerini şöyle sıralayabiliriz:
Elinden ve dilinden kimseye zarar gelmez.
Düşenin dostudur.
Bencil (egoist) değildir.
Emaneti ehline verir.
Görüldüğü üzere, E şıkkı örnek davranışlar arasında yer almaz.
Elinden ve dilinden kimseye zarar gelmez.
Düşenin dostudur.
Bencil (egoist) değildir.
Emaneti ehline verir.
Görüldüğü üzere, E şıkkı örnek davranışlar arasında yer almaz.
Soru 50
Kelime anlamı“ ekme, yetiştirme, üretme” anlamına gelmektedir. Terim anlamı ise, “bir toplumun ya da milletin, inanç, fikir, sanat, âdet ve gelenekleri, maddî ve manevî değerlerinin bütünüdür . Tanımı verilen kelime aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Gelenek
B
Töre
C
Anane
D
Kültür
E
Toplumsal sözleşme
Açıklama:
Latince bir kelime olan kültür (culture), “ekme, yetiştirme, üretme” anlamına gelmektedir. Terim anlamı ise, “bir toplumun ya da milletin, inanç, fikir, sanat, âdet ve gelenekleri, maddî ve manevî değerlerinin bütünüdür”. Osmanlı Türkçesi’nde bu kelime “ hars ” olarak ifade edilmektedir.
Soru 51
‘’Din, kültürün hem mayası, hem de bir unsurudur.’’ Aşağıdakilerden hangisi bu sözü destekler nitelikte bir örnektir?
Seçenekler
A
Mimari eserlerde, atasözleri ve deyimlerde bir şekilde dinî motife rastlanmaktadır.
B
Kutsal kitapların korunması.
C
İnsanların birbirlerine karşı tutumu.
D
İbadethanelerin varlığı.
E
Din adamlarının toplumdaki yeri.
Açıklama:
En eski tarihî kalıntılarda, iletişim aracı olarak kullanılan resim, yazı ve dilde mutlaka karşımıza dinî bir unsur çıkmaktadır. Sıradan gibi görülen törenlerin arkasında, musikilerde, atasözleri ve deyimlerde, mimari eserlerde, bir şekilde dinî motife rastlanmaktadır. Sanata bakılırsa, onda da çoğu görüntü dinîdir. Çünkü sanat, her ne kadar toplumdan topluma ya da hayat anlayışlarına göre izafilik arz etse de, asıl itibariyle güzelliği ve tenasübü aramaktır.
Soru 52
Türklerin İslâmiyeti kabul ettikten sonra, ilk yazılı eser olma özelliğini taşıyan eser aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kutadgu Bilig
B
Atabetü’l-Hakâyık
C
Divân-ı Lügati’t-Türk
D
Divân-ı Hikmet
E
Mevlid
Açıklama:
Türklerin İslamiyet'i kabul ettikten sonra, ilk yazılı eser olma özelliğini taşıyan Yusuf Has Hacib’in, Kutadgu Bilig isimli kitabı, önemli bir örnektir. Çünkü eser, Doğu Karahanlı Hükümdarı Tabgaç Buğra Han (Ebu Hasan bin Süleyman Arslan) için kaleme alındığından dolayı bir Siyasetname sayılır. Tamamen rumuzlar ve sembollerle yapılan bir anlatım tarzı benimsendiği için alegoriktir. Öğretmeyi hedef aldığı için de didaktiktir.
Soru 53
“Kendisini tanıtırken, “Ben bir philosophos’um” dermiş. Bununla, bilginin ve bilgeliğin tutkunu olduğunu anlatmak istermiş.’’? Belirtilen filozof aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sokrates
B
Descartes
C
Anaksimandros
D
Pythagoras
E
Aristoteles
Açıklama:
Felsefe kavramı, sevgi anlamına gelen Yunanca “phileo” kelimesiyle, bilgi anlamına gelen “sophia” kelimelerinden meydana gelmiştir. Buna göre felsefe (filosofia), “bilgi sevgisi” ya da “bilgiyi sevmek” demektir. Pythagoras, kendisini tanıtırken, “Ben bir philosophos’um” dermiş. Bununla, bilginin ve bilgeliğin tutkunu olduğunu anlatmak istermiş.
Soru 54
Kaşgarlı Mahmud tarafından 1072-1074 yılları arasında yazılan ve içeriğinde İslami değerlere de yer veren eser aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Divân
B
Divân-ı Lügati’t-Türk
C
Atabetü’l-Hakâyık
D
Vesîletü’t-Necât
E
Hürriyet Kasidesi
Açıklama:
Kaşgarlı Mahmud tarafından 1072-1074 yılları arasında yazılan Divân-ıLügati’t-Türk, gerek önsözündeki ifadelerinde ve gerekse tespit ettiğiatasözlerinde, İslâmî değerlere yer vermektedir.
Soru 55
‘Aşağıdakilerden hangisi İslamiyet’in evrenselliğine örnek olarak gösterilebilir?
Seçenekler
A
Herkes Hz. Âdem’in neslindendir. O da topraktandır.
B
İslamiyet’te ruhban sınıfı yoktur.
C
Kuran dili Arapçadır.
D
Kureyş kabilesi ile aynı adda sure vardır.
E
Tüm dinlere karşı hoşgörülüdür.
Açıklama:
İman konusunda zorlamanın olamayacağını, Kur’an bütün açıklığı ile bildirmektedir (Bakara 2/256). Bu noktada, herkesin dini anlayışı kendisine aittir (Kafirûn 109/6).İslâm hiç kimsenin ırkına, bölgesine, soyuna ve sülalesine eleştiri getirmez (Hucurat 49/12). Çünkü bunların hiçbirini, insan kendi iradesiyle belirlemez. Dolayısıyla sorumlu da tutulamaz. Hz. Peygamber’in de bu konuda şöyle bir ikazı vardır:v“Herkes Hz. Âdem’in neslindendir. O da topraktan.” (Tirmizi, Tefsir-iSure, 50)İslâm’da üstünlük imanda ve Allah’a kulluk bilincine (takva) sahip olmadadır. Bunu gerçekleştirme noktasında ise herkes eşittir.
Soru 56
Din eğitimcileri ve din hizmeti sunanların ilkelerinden biri seçeneklerden hangisi olamaz?
Seçenekler
A
Ümitsizliğe kapılmamak
B
Hidayetin Allah’ın elinde olduğunu bilmek
C
Karamsar olmamak
D
Sabırlı olmak
E
Yaptıklarının karşılığını beklemek
Açıklama:
Din eğitimcileri ve din hizmeti sunanlar için şu ilkeleri belirlemek mümkündür: Hiçbir zaman ümitsizliğe kapılmamalı. Hidayetin, Allah’ın elinde olduğunu bilmeli. Karamsar olmadan, iyi niyet, hoşgörü ve sabırla görevlerine odaklanmalı. Yaptıklarının karşılığını, sadece Allah Teâlâ’dan beklemelidirler.
Soru 57
Bir dinin ya da fikrin, maddî ve manevi boyutlarda, hayata yansıtılmasına ne ad verilir?
Seçenekler
A
Çağdaşlık
B
Medeniyet
C
Gerçeklik
D
İhya
E
Tasavvuf
Açıklama:
Bir dinin ya da fikrin, maddî ve manevi boyutlarda, hayata yansıtılmasına medeniyet denir.
Soru 58
Medeniyetin belirli bir toplumda aldığı şekle ne ad verilir?
Seçenekler
A
Toplumsal mozaik
B
Medenilik
C
Kültürel ortam
D
Kültür
E
Çağdaş medeniyet
Açıklama:
Medeniyetin belirli bir toplumda aldığı şekle ise kültür denir.
Soru 59
Atabetü’l Hakayık kimin eseridir?
Seçenekler
A
Kaşgarlı Mahmud
B
Edip Ahmed Yükneki
C
Hoca Ahmed Yesevi
D
Mevlâna
E
Süleyman Çelebi
Açıklama:
Atabetü’l Hakayık, Edip Ahmed Yükneki’nin eseridir.
Soru 60
Divan-ı Hikmet kimin eseridir?
Seçenekler
A
Hoca Ahmed Yesevi
B
Yunus Emre
C
Kaşgarlı Mahmud
D
Edip Ahmed Yükneki
E
Mevlâna
Açıklama:
Divan-ı Hikmet Hoca Ahmed Yesevi’nin eseridir.
Soru 61
Hangisi iyi insanın niteliklerinden biridir?
Seçenekler
A
Egoisttir
B
Zenginin dostudur
C
Güçlüden yanadır
D
Allah’tan korkar, kuldan utanmaz
E
Yarın ölecekmiş gibi yaşar
Açıklama:
İyi bir insanın niteliklerinden biri de hiç ölmeyecek gibi dünya, yarın ölecekmiş gibi de öteki dünya için çalışır.
Soru 62
Hoşgörü, İslam’ın hangi temeli ile ilgilidir?
Seçenekler
A
Psikolojik temeli
B
Felsefi temeli
C
Evrensel temeli
D
Kültürel temeli
E
Sosyolojik temeli
Açıklama:
İslam dini hoşgörü olayına bir insan hakkı olarak bakmaktadır ve hoşgörü İslam’ın evrensel temeli ile ilgilidir.
Soru 63
Laiklik hangi anlama gelmektedir?
Seçenekler
A
Toplumda dinin reddedilmesi
B
Dini, kültürel değerler dizgesinden çıkarma
C
Dini, kamusal alanın dışına çıkarma
D
Dinin eğitim faaliyetlerinin dışına çıkarma
E
Toplumsal düzenlemede dinin referans alınmaması
Açıklama:
Toplumsal düzenlemede dinin referans alınmamasına laiklik denir.
Soru 64
Sokrates ahlakı neden dine dayandırmamıştır?
Seçenekler
A
Laik bir dünya görüşüne sahip olduğu için
B
Dönemin ahlak anlayışını onaylamadığı için
C
İslamiyet’le henüz tanışmadığı için
D
Hıristiyanlığı onaylamadığı için
E
Kendi döneminde din bozulduğu için
Açıklama:
Kilise Hıristiyanlığının deneysel bilime ve bilim adamlarına baskı uygulaması da bunda etkili olmuştur. Dinlerin özünü kaybedip hurafelere boğulmasını da laikliğin sebepleri arasında saymak mümkündür. Kendi döneminde din bozulduğu için, ünlü filozof Socrates, bu yüzden ahlakı dine dayandırmamıştır.
Soru 65
Din eğitimcileri ve din hizmeti sunanlar için uymaları gereken bazı ilkeler vardır. Aşağıdakilerden hangisi bu ilkeler arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Her zaman ümitsizliğe kapılmalı.
B
Hidâyetin, Allah’ın elinde olduğunu bilmeli.
C
Karamsar olmadan, iyi niyet, hoşgörü ve sabırla görevlerine odaklanmalı.
D
Hiçbir zaman ümitsizliğe kapılmamalı
E
Yaptıklarının karşılığını, sadece Allah Teâlâ’dan beklemelidirler.
Açıklama:
Yaptıklarının karşılığını, sadece Allah Teâlâ’dan beklemelidirler.
Din eğitimcileri ve din hizmeti sunanlar için şu ilkeleri belirlemek mümkündür:
Hiçbir zaman ümitsizliğe kapılmamalı,
Hidâyetin, Allah’ın elinde olduğunu bilmeli,
Karamsar olmadan, iyi niyet, hoşgörü ve sabırla görevlerine odaklanmalı,
Yaptıklarının karşılığını, sadece Allah Teâlâ’dan beklemelidirler.
Din eğitimcileri ve din hizmeti sunanlar için şu ilkeleri belirlemek mümkündür:
Hiçbir zaman ümitsizliğe kapılmamalı,
Hidâyetin, Allah’ın elinde olduğunu bilmeli,
Karamsar olmadan, iyi niyet, hoşgörü ve sabırla görevlerine odaklanmalı,
Yaptıklarının karşılığını, sadece Allah Teâlâ’dan beklemelidirler.
Soru 66
- Yaratıcı ile de, yaratılmışlarla da barışıktır.
- Elinden ve dilinden kimseye zarar gelmez.
- İnsanların en hayırlısının, insanlara faydalı olan kişi olduğunu bilir.
- Kendisi için istediğini başkaları için de ister.
- Hakka, haklıya ve haklılığa daima itibar eder.
Yukarıdakilerden hangisi iyi insanın özellikleri arasındadır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
II ve III
C
I, II ve III
D
I, II ve IV
E
I, II, III, IV ve V
Açıklama:
Bu tip bir insanın özelliklerini şöyle sıralayabiliriz:
Yaratıcı ile de, yaratılmışlarla da barışıktır.
Elinden ve dilinden kimseye zarar gelmez.
Düşenin dostudur.
İnsanların en hayırlısının, insanlara faydalı olan kişi olduğunu bilir.
Gerektiğinde başkalarını kendisine tercih eder.
Küçüklerin de büyüklerin de hakkını korur.
İyi ve güzel olanın yanında, kötü olanın da karşısındadır.
Hedefi hayır olan işlerde yarışır.
Bencil (egoist) değildir.
Sadece iyilik ve güzellikte yardımlaşır.
Başkaları tarafından kendisine hak olarak bir şey verilse bile, vicdanında bunun tekrar hesabını yapar.
Alış-veriş yaptığında aldatmaz.
Emaneti ehline verir.
Üzerine bir iş aldığında, onu en iyi şekilde yapmaya çalışır.
Kendisi için istediğini başkaları için de ister.
Allah’tan korkar, kuldan utanır.
Hakka, haklıya ve haklılığa daima itibar eder.
Rızkın ve malın asıl sahibinin Allah olduğuna inanır.
Hiç ölmeyecek gibi dünya, yarın ölecekmiş gibi de öteki dünya için çalışır.
Yaratıcı ile de, yaratılmışlarla da barışıktır.
Elinden ve dilinden kimseye zarar gelmez.
Düşenin dostudur.
İnsanların en hayırlısının, insanlara faydalı olan kişi olduğunu bilir.
Gerektiğinde başkalarını kendisine tercih eder.
Küçüklerin de büyüklerin de hakkını korur.
İyi ve güzel olanın yanında, kötü olanın da karşısındadır.
Hedefi hayır olan işlerde yarışır.
Bencil (egoist) değildir.
Sadece iyilik ve güzellikte yardımlaşır.
Başkaları tarafından kendisine hak olarak bir şey verilse bile, vicdanında bunun tekrar hesabını yapar.
Alış-veriş yaptığında aldatmaz.
Emaneti ehline verir.
Üzerine bir iş aldığında, onu en iyi şekilde yapmaya çalışır.
Kendisi için istediğini başkaları için de ister.
Allah’tan korkar, kuldan utanır.
Hakka, haklıya ve haklılığa daima itibar eder.
Rızkın ve malın asıl sahibinin Allah olduğuna inanır.
Hiç ölmeyecek gibi dünya, yarın ölecekmiş gibi de öteki dünya için çalışır.
Soru 67
Aşağıdakilerden hangisi manevi kültür kapsamında değerlendirilebilir?
Seçenekler
A
Teknolojik ürünler
B
Mimari anlayış
C
Yemek
D
Kılık-kıyafet
E
Ekonomi
Açıklama:
Kültürü, maddî ve manevî diye ayıranlar da vardır. Buna göre, bilimsel ve teknolojik ürünler, ekonomi, yemek ve kılık-kıyafet maddî kültür; din, dil, inanç, hukuk, örf ve âdetler, sosyal ilişkiler, tarih şuuru, estetik, mimari anlayış, yazı, sanat, edebiyat ve ahlâk ise manevî kültürdür.
Soru 68
Türklerin İsalmiyeti kabul ettikten sonra ilk yazılı eser olma özelliği taşıyan Kutadgu Bilig isimli kitabın yazarı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Yusuf Has Hacip
B
Kaşkarlı Mahmut
C
Edip Ahmet Yükneki
D
Hoca Ahmet Yesevi
E
Mevlana
Açıklama:
Türklerin İslâmiyeti kabul ettikten sonra, ilk yazılı eser olma özelliğini taşıyan, Kutadgu Bilig isimli kitabı, Yusuf Has Hacib’ in eseridir.
Soru 69
Divan-ı Lügati’t Türk isimli kitabın yazarı kimdir?
Seçenekler
A
Yusuf Has Hacib
B
Kaşgarlı Mahmud
C
Edib Ahmed Yüknekî
D
Hoca Ahmed Yesevî
E
Mevlanâ
Açıklama:
Kaşgarlı Mahmud tarafından 1072-1074 yılları arasında yazılan Divan-ı Lügati’t Türk, gerek öznszöündeki ifadelerle gerekse tespit ettiği atasözlerinde, İsalami değerlere yer vermektedir.
Soru 70
Aşağıdaki kitap-yazar eşleşmelerinden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Yunus Emre - Divân
B
Hoca Ahmed Yesevî - Divân-ı Hikmet
C
Edib Ahmed Yüknekî - Atabetü’l-Hakâyık
D
Mevlanâ - Vesîletü’t-Necât
E
Kaşgarlı MahmudDivân-ı Lügati’t-Türk
Açıklama:
Yunus Emre’nin Divânı, Hoca Ahmed Yesevî nin Divân-ı Hikmet’i, Edib Ahmed Yüknekî’nin Atabetü’l-Hakâyık’ı, Mevlanâ’nın Mesnevî’si, Kaşgarlı Mahmud’ un Divân-ı Lügati’t-Türk ü eserleridir.
Soru 71
- Madde
- İdea
- Atom
- Ruh
- Yetkin varlık
Varlığın ilk sebebinin ne olduğu konusunda felsefe tarafından verilen belli başlı cevaplar arasında yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri yer almaktadır?
Seçenekler
A
I ve II
B
II ve III
C
I, II ve III
D
I, II, III ve IV
E
I, II, III, IV ve V
Açıklama:
Varlığın ilk sebebinin ne olduğu konusunda felsefe tarafından verilen belli başlı cevaplar arasında, “ruh, madde, yetkin varlık, idea, su, ateş, sayı, atom, doğa, Tanrı, değişme” vardır.
Soru 72
Din eğitimi temelleri arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?
Seçenekler
A
Sosyal Temel
B
Psikolojik Temel
C
Felsefi Temel
D
Ekonomik Temel
E
Hukuki Temel
Açıklama:
Din eğitimi temelleri arasında psikolojik, felsefi, ekonomik, hukuki, evrensel temeller vardır.
Soru 73
I. Hiçbir zaman ümitsizliğe kapılmamalı
II. Hidâyetin, Allah’ın elinde olduğunu bilmeli
III. Yaptıklarının karşılığını, sadece Allah Teâlâ’dan beklemelidirler
IV. Karamsar olmadan, iyi niyet, hoşgörü ve sabırla görevlerine odaklanmalı
Yukarıdakilerden hangileri din eğitimcileri ve din hizmeti sunan kişiler için belirlenmiş ilkelerdendir?
II. Hidâyetin, Allah’ın elinde olduğunu bilmeli
III. Yaptıklarının karşılığını, sadece Allah Teâlâ’dan beklemelidirler
IV. Karamsar olmadan, iyi niyet, hoşgörü ve sabırla görevlerine odaklanmalı
Yukarıdakilerden hangileri din eğitimcileri ve din hizmeti sunan kişiler için belirlenmiş ilkelerdendir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve III
C
II ve IV
D
I, III ve IV
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
Bütün din eğitimcilerinin, Peygamber varisi olmaları hasebiyle aynı uyarıya muhatap oldukları söylenebilir. Bu bağlamda, din eğitimcileri ve din hizmeti sunanlar için şu ilkeleri belirlemek mümkündür:"
- Hiçbir zaman ümitsizliğe kapılmamalı
- Hidâyetin, Allah’ın elinde olduğunu bilmeli
- Karamsar olmadan, iyi niyet, hoşgörü ve sabırla görevlerine odaklanmalı
- Yaptıklarının karşılığını, sadece Allah Teâlâ’dan beklemelidirler
Soru 74
‘Böyle bir dünyada, aynı nesneye pek çok kişi talip olacağından, ortaya yığılma, yarış, hasımlaşma, haset, kin ve kavga çıkmaktadır. Daha da ileri gidilip iş kan davasına kadar varmaktadır. İnsanlar bu kargaşa ve vehametin bitmesi için bir üst hakem arayışı içerisine girmiştir. Bu hakemin mecazî adı devlettir’ görüşünü aşağıdakilerden alanlardan hangisi savunmaktadır?
Seçenekler
A
Din
B
Hukuk
C
Psikoloji
D
Eğitim
E
Felsefe
Açıklama:
Hukuk ise şunu savunur: Böyle bir dünyada, aynı nesneye pek çok kişi talip olacağından, ortaya yığılma, yarış, hasımlaşma, haset, kin ve kavga çıkmaktadır. Daha da ileri gidilip iş kan davasına kadar varmaktadır. İnsanlar bu kargaşa ve vehametin bitmesi için bir üst hakem arayışı içerisine girmiştir. Bu hakemin mecazî adı devlettir. Öyle görünüyor ki devlet, “adâlet” demektir.
Soru 75
İslâm, iyi insan yetiştirmeyi hedefler. Bu aynı zamanda iyi vatandaş da demektir. Aşağıdakilerden hangisi bu tip bir insanın özelliklerinden biri olamaz?
Seçenekler
A
Küçüklerin de büyüklerin de hakkını korur
B
Sadece iyilik ve güzellikte yardımlaşır
C
İyi ve güzel olanın karşısındadır
D
Alış-veriş yaptığında aldatmaz
E
Kendisi için istediğini başkaları için de ister
Açıklama:
İyi bir insanın ve aynı zamanda iyi bir vatandaşın bir özelliği de iyi ve güzel olanın yanında, kötünün ise daima karşısında durmasıdır.
Soru 76
Aşağıdakilerden hangisi ‘Bir dinin ya da fikrin, maddi ve manevi boyutlarda, hayata yansıtılması’ manasına gelmektedir?
Seçenekler
A
Kültür
B
Adet
C
İnanç
D
Medeniyet
E
Felsefe
Açıklama:
Bir dinin ya da fikrin, maddî ve manevi boyutlarda, hayata yansıtılmasına medeniyet denir. Bunun oluşmasında başka toplum ve kültürlerin de katkısı vardır. Medeniyetin belirli bir toplumda aldığı şekle ise kültür denir. Buna göre, medeniyet genel, kültür ise özel olmaktadır.
Soru 77
Türklerin İslamiyeti kabul ettikten sonra, ilk yazılı eser olma özelliğini taşıyan ‘Kutadgu Bilig’ kim tarafından yazılmıştır?
Seçenekler
A
Kaşgarlı Mahmut
B
Edip Ahmed Yükneki
C
Hoca Ahmet Yesevi
D
Süleyman Çelebi
E
Yusuf Has Hacip
Açıklama:
Türklerin İslâmiyeti kabul ettikten sonra, ilk yazılı eser olma özelliğini taşıyan Yusuf Has Hacib’in, Kutadgu Bilig isimli kitabı, önemli bir örnektir. Çünkü eser, Doğu Karahanlı Hükümdarı Tabgaç Buğra Han (Ebu Hasan bin Süleyman Arslan) için kaleme alındığından dolayı bir Siyâsetname sayılır. Tamamen rumuzlar ve sembollerle yapılan bir anlatım tarzı benimsendiği için alegoriktir. Öğretmeyi hedef aldığı için de didaktiktir. En önemli yönü ise muhtevasıdır. O da genelde, İslâmî unsurlardan ibarettir.
Soru 78
I. Nereden geldim?
II. Nereye gidiyorum?
III.Neye inanmalıyım?
IV. Sonum ne olacak?
V. Görevim nedir?
Doğrudan doğruya insanın varoluşu ile ilgili yukarıdaki sorulara cevap arayan disiplin aşağıdakilerden hangisidir?
II. Nereye gidiyorum?
III.Neye inanmalıyım?
IV. Sonum ne olacak?
V. Görevim nedir?
Doğrudan doğruya insanın varoluşu ile ilgili yukarıdaki sorulara cevap arayan disiplin aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Felsefe
B
Psikoloji
C
Din
D
Sanat
E
Kültür
Açıklama:
Varlığın ilk sebebinin ne olduğu konusunda felsefe tarafından verilen belli başlı cevaplar arasında, “ruh, madde, yetkin varlık, idea, su, ateş, sayı, atom, doğa, Tanrı, değişme” vardır. Bu konuda oluşan sorular ise şöyle sıralanabilir:
- Nereden geldim?"
- Nereye gidiyorum?"
- Görevim nedir?"
- Hayatın anlamı nedir?"
- Neye inanmalıyım?"
- Sonum ne olacak?"
- Bu dünyadan sonra yeni bir dünya daha var mı?
Soru 79
Aşağıdaki yazar-eser eşleşmelerinden hangisi doğru değildir?
Seçenekler
A
Yusuf Has Hacip- Kutadgu Bilig
B
Edip Ahmet Yükneki- Divan-ı Hikmet
C
Kaşgarlı Mahmud- Divan-ı Lügati’t-Türk
D
Mevlana- Mesnevi
E
Yunus Emre- Divan
Açıklama:
Edib Ahmed Yüknekî ise, Karahanlı beylerinden Muhammed Dâd Sipehsalar’a hediye ettiği Atabetü’l-Hakâyık (Hakikatler Eşiği) isimli eserinde, Müslümanca nasıl ahlâklı olunacağını, hadisler ışığında, didaktik bir üslupla kaleme almıştır.
Soru 80
I. Ruh
II. Kıyametin kopuş vakti
III. Öldükten sonra dirilme meselesi Yukarıdakilerden hangileri Peygamberlere sorulan sorulardandır?
II. Kıyametin kopuş vakti
III. Öldükten sonra dirilme meselesi Yukarıdakilerden hangileri Peygamberlere sorulan sorulardandır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Varoluşla ilgili sorulara en tatmin edici cevabı din vermiştir. Birkaç örnekverecek olursak, bütün peygamberlere sorulan sorular,
- Ruh
- Kıyametin kopuş vakti
- Öldükten sonra dirilme meselesi olmuştur.
Soru 81
Tarihe bakıldığında aşağıdakilerden hangisi bütün din ve kültürlerde yasaklanmamıştır?
Seçenekler
A
Cinayet işlemek
B
Yol kesmek
C
Aklı, canı,malı korumak
D
Irza tecavüz etmek
E
İçki içmek
Açıklama:
Tarihe bakıldığında görülecektir ki, bütün dinler ve kültürlerde, canı, aklı, dini, malı ve nesli korumak esastır. Cinayet, yol kesme, hırsızlık, haksız yere adam öldürme, ırza tecavüz, gasb, içki, zina ve rüşvet her devirde yasak kapsamındadır.
Soru 82
“Benim bir karıncaya ulu nazarım vardır!” sözünü aşağıdakilerden hangisi söylemiştir?
Seçenekler
A
Mevlana
B
Yunus Emre
C
Süleyman Çelebi
D
Nasreddin Hoca
E
Kaşgarlı Mahmut
Açıklama:
İslâm dini özellikle kişilik haklarına dikkat etme konusunda çok titizdir. Hem de meseleye sadece insan hakkı olarak bakmaz. İslâm tefekkürü ile yetişen Yunus Emre, şöyle demektedir: “Benim bir karıncaya ulu nazarım vardır!”
Soru 83
‘İnsan davranışlarının temelinde dinî bir güdü (motive) var mı, yok mu?’ sorusuna cevap arayan alan hangisidir?
Seçenekler
A
Felsefe
B
Sosyoloji
C
Psikoloji
D
Eğitim
E
Hukuk
Açıklama:
Bilindiği gibi psikoloji, insan ve hayvan davranışlarının sebeplerini inceleyen bir bilimdir. İnsan davranışlarının temelinde dinî bir güdü (motive) var mı,
yok mu? sorusuna cevap bulmak adına, tarih boyunca yaşanan olay ve olgularla ilgilenir.
yok mu? sorusuna cevap bulmak adına, tarih boyunca yaşanan olay ve olgularla ilgilenir.
Soru 84
Elest meclisi neyi ifade eder?
Seçenekler
A
İnsanın din arayışı
B
Ruhlar yaratılırken yapılan anlaşma
C
İnsanın dine ihtiyaç duyması
D
İnsanın yaratıcıyla olan bitmeyen ilişkisi
E
İnsanın tanrıya kavuşması
Açıklama:
Kur’an-ı Kerim’de, “Elest Meclisi” diye bir antlaşmadan (ahitten) bahsedilmektedir. Buradan anlaşılıyor ki, tüm ruhları yarattığı esnada, Allah Teâlâ, insanın fıtratına varlığını sezme ve algılama yeteneği yerleştirmiştir. Ardından, “Sizin rabbiniz Ben değil miyim?” diye sormuş; onlar da hep birden, “Evet, bizim rabbimiz Sensin” diye cevap vermişlerdir. Sonra da onları bu hadise konusunda birbirine şahit tutmuştur. Bunun da sebebi, kıyâmet gününde, yaptıkları bu sadakat yeminini hatırlamaları içindir.
Soru 85
- Ümitsizliğe kapılmamalıdır.
- Yaptıklarının karşılığını Allah’tan beklemelidir.
- Hidayeti Allah’tan beklemelidir.
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri din eğitimcisi için doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
I ve III
D
II ve III
E
I,II ve III
Açıklama:
Din eğitimcileri ve din hizmeti sunanlar için şu ilkeleri belirlemek mümkündür:
· Hiçbir zaman ümitsizliğe kapılmamalı,
· Hidâyetin, Allah’ın elinde olduğunu bilmeli,
· Karamsar olmadan, iyi niyet, hoşgörü ve sabırla görevlerine odaklanmalı,
· Yaptıklarının karşılığını, sadece Allah Teâlâ’dan beklemelidirler.
· Hiçbir zaman ümitsizliğe kapılmamalı,
· Hidâyetin, Allah’ın elinde olduğunu bilmeli,
· Karamsar olmadan, iyi niyet, hoşgörü ve sabırla görevlerine odaklanmalı,
· Yaptıklarının karşılığını, sadece Allah Teâlâ’dan beklemelidirler.
Soru 86
Aşağıdakilerden hangisi İslama göre iyi insanın özelliklerindendir?
Seçenekler
A
Kötü olanın da yanındadır.
B
Kuldan utanır.
C
Sadece kendi ibadetlerine odaklanır.
D
Başkalarını kendine tercih etmez.
E
Hak olan üzerinden vicdan hesabı yapmaz.
Açıklama:
İslama göre iyi insanın bazı özellikleri şöyledir:
· Elinden ve dilinden kimseye zarar gelmez.
· Düşenin dostudur.
· Gerektiğinde başkalarını kendisine tercih eder.
· Küçüklerin de büyüklerin de hakkını korur.
· İyi ve güzel olanın yanında, kötü olanın da karşısındadır.
· Sadece iyilik ve güzellikte yardımlaşır.
· Başkaları tarafından kendisine hak olarak bir şey verilse bile, vicdanındabunun tekrar hesabını yapar..
· Kendisi için istediğini başkaları için de ister.
· Allah’tan korkar, kuldan utanır.
· Elinden ve dilinden kimseye zarar gelmez.
· Düşenin dostudur.
· Gerektiğinde başkalarını kendisine tercih eder.
· Küçüklerin de büyüklerin de hakkını korur.
· İyi ve güzel olanın yanında, kötü olanın da karşısındadır.
· Sadece iyilik ve güzellikte yardımlaşır.
· Başkaları tarafından kendisine hak olarak bir şey verilse bile, vicdanındabunun tekrar hesabını yapar..
· Kendisi için istediğini başkaları için de ister.
· Allah’tan korkar, kuldan utanır.
Soru 87
Bir dinin ya da fikrin, maddî ve manevi boyutlarda, hayata yansıtılmasına ne ad verilir?
Seçenekler
A
Kültür
B
Tarikat
C
Medeniyet
D
Devlet
E
Sanat
Açıklama:
Bir dinin ya da fikrin, maddî ve manevi boyutlarda, hayata yansıtılmasına medeniyet denir. Bunun oluşmasında başka toplum ve kültürlerin de katkısı
vardır. Medeniyetin belirli bir toplumda aldığı şekle ise kültür denir.
vardır. Medeniyetin belirli bir toplumda aldığı şekle ise kültür denir.
Soru 88
Aşağıdakilerden hangisi felsefenin insanı dine yakınlaştıran sorularından değildir?
Seçenekler
A
Görevim nedir?
B
Neye inanmalıyım?
C
Nereden geldim?
D
Neden geldim?
E
Sonum neden olacak?
Açıklama:
Bu konuda oluşan sorular ise şöyle sıralanabilir:
· Nereden geldim?
· Nereye gidiyorum?
· Görevim nedir?
· Hayatın anlamı nedir?
· Neye inanmalıyım?
· Sonum neden olacak?
· Bu dünyadan sonra yeni bir dünya daha var mı?
· Nereden geldim?
· Nereye gidiyorum?
· Görevim nedir?
· Hayatın anlamı nedir?
· Neye inanmalıyım?
· Sonum neden olacak?
· Bu dünyadan sonra yeni bir dünya daha var mı?
Soru 89
- Ruh
- Kıyametin kopuş vakti,
- Öldükten sonra dirilme
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri bütün peygamberlere sorulan sorulardandır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
II ve III
D
I, II ve III
E
I ve III
Açıklama:
Varoluşla ilgili sorulara en tatmin edici cevabı din vermiştir. Birkaç örnek verecek olursak, bütün peygamberlere sorulan sorular,
· Ruh
· Kıyametin kopuş vakti
· Öldükten sonra dirilme meselesi olmuştur.
· Ruh
· Kıyametin kopuş vakti
· Öldükten sonra dirilme meselesi olmuştur.
Soru 90
Aşağıdakilerden hangisi toplumsal düzenlemede dinin referans alınmaması anlamına gelir?
Seçenekler
A
Adalet
B
İktidar
C
Hukuk
D
Laiklik
E
Müsamaha
Açıklama:
Laiklik, -kelime ve terim anlamı ile tarihi süreci bir tarafa bırakılırsa- toplumsal düzenlemede dinin referans alınmaması anlamına gelmektedir.
Soru 91
Aşağıdakilerden hangisi gerçek, uygunluk, doğruluk, münasip durum anlamına gelir?
Seçenekler
A
Din
B
Hak
C
Adalet
D
Kanun
E
Yetki
Açıklama:
Kelime manası itibariyle hak, “gerçek, uygunluk, doğruluk, münasip durum, aslına uygun, makul, sahih” demektir.
Soru 92
Aşağıdakilerden hangisi din ve ekonomi ilişki ile ilgili doğrudur?
Seçenekler
A
Din eğitiminin amacı maliyeti düşürmektir.
B
Allah korkusu olmayanlar ekonomide daha çok maliyet anlamına gelir.
C
Din ekonomide adeleti sağlamaya yardımcıdır.
D
Din olmadan iş ahlakı edinilemez.
E
Rüşvet ancak din eğitimiyle engellenir.
Açıklama:
Ekonominin, “kıt kaynakların sınırsız ihtiyaçlar karşısında adâletli bir şekilde dağıtımıdır” anlamına geldiğini hatırlayalım. Dolayısıyla burada işin içine öncelikle “adâlet” girmektedir. Adaletin de her şeyden önce bir ahlâkî kavram olduğu unutulmamalıdır. Tüm dinlerde ahlâkın mutlaka dinin kurallarına dayandığı
düşünülürse, ekonominin gündeme geldiği yerde, din eğitiminin de rahatlıkla geleceği aşikârdır.
düşünülürse, ekonominin gündeme geldiği yerde, din eğitiminin de rahatlıkla geleceği aşikârdır.
Soru 93
Comte'un Üç Hal Kanunu'nda yer alan evrim safhaları arasında; Rönesans’la birlikte başlatılan, olay ve olguların bir sebep-sonuç ilişkisine dayandığı, bunların yasal açıklamalarının yapıldığı ve sonuç olarak bir daha dine de Tanrı’ya ihtiyaç duyulmayacağı fikrinin ortaya çıktığı safha aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Fetişizm
B
Pozitivizm
C
Politeizm
D
Monoteizm
E
Hümanizm
Açıklama:
Comte pozitivist safhayı Rönesans’la birlikte başlatır. Buna göre olay ve olgular, bir sebep-sonuç ilişkisine dayanır. Ayrıca bunların yasal açıklamaları da yapılır. Bu bakış açısı, bir daha dine de Tanrı’ya da ihtiyaç duyulmayacağı fikrinin oluşmasına yol açmıştır.
Ünite 3
Soru 1
“Delâlet” kavramının anlamı aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
Kılavuzluk etmek
B
Arkasından konuşmak
C
Görüş alışverişinde bulunma
D
Hak yemek
E
Hatalı davranışta bulunma
Açıklama:
Sözlüklerde bu kavramın karşılığı, yol bilmeyenlere yol göstermek, tarif etmek, kişiye seyahatinde veya işinde kılavuzluk etmek ve rehberlikte bulunmaktır.
Soru 2
“bir konu üzerinde karşılıklı görüş bildirme, doğru bir karar oluşturmak için görüş alış-verişinde bulunmak” hangi anlama gelmektedir?
Seçenekler
A
Tebliğ
B
Ta’lim
C
İrşad
D
Müşavere
E
Delâlet
Açıklama:
Müşavere :bir konu üzerinde karşılıklı görüş bildirme, doğru bir karar oluşturmak için görüş alış-verişinde bulunmaktır
Soru 3
I. İnanç ve İbadetler
II. Sosyal Yaşantılar
III. Toplumsal dini sorunlar
Yukarıdakilerden hangisi Cebeci’nin dinî rehberlik gerektiren görüşlerindendir?
II. Sosyal Yaşantılar
III. Toplumsal dini sorunlar
Yukarıdakilerden hangisi Cebeci’nin dinî rehberlik gerektiren görüşlerindendir?
Seçenekler
A
Yanlız I
B
I ve II
C
I, II, III
D
II ve III
E
I ve III
Açıklama:
İnanç ve İbadetler , Sosyal Yaşantılar Cebeci’nin dinî rehberlik gerektiren görüşlerindendir
Soru 4
Aşağıdakilerden hangisi din hizmetlerinde rehberlikte bulunacak kimselerin sahip olması gereken özelliklerden birisi değildir?
Seçenekler
A
Cömertlik
B
Hasbîlik
C
Diğergamlık
D
Hasetlik
E
Takdir etmek
Açıklama:
Hasetlik, din hizmetlerinde rehberlikte bulunacak kimselerin sahip olması gereken özelliklerden birisi değildir.
Soru 5
Aşağıdakilerden hangisi“İbadetlerin ve davranışların sadece Allah Teâlâ’nın hoşnutluğunu isteyerek yapmak” anlamına gelmektedir?
Seçenekler
A
İhlas
B
Sadakat
C
İstikamet
D
Hoşgörü
E
Sabır
Açıklama:
İhlas. İbadetlerin ve davranışların sadece Allah Teâlâ’nın hoşnutluğunu isteyerek yapmak anlamına gelmektedir.
Soru 6
Aşağıdakilerden hangisi sözlü irşad araçlarından biridir?
Seçenekler
A
Çalıştay
B
Vaaz
C
Sempozyum
D
Makale
E
Poster sunum
Açıklama:
Vaaz sözlü irşad araçlarından bir tanesidir.
Soru 7
Aşağıdakilerden hangisi yazılı irşad araçlarından biri değildir?
Seçenekler
A
Mecmua
B
Broşür
C
Makale
D
Müzik
E
Karikatür
Açıklama:
Müzik yazılı irşad araçlarından biri değildir.
Soru 8
Aşağıdaki irşad araçlarından hangisi “perilerin meleklerin dili” anlamına gelmektedir?
Seçenekler
A
Karikatür
B
Müzik
C
Mecmua
D
Dergi
E
Kitap
Açıklama:
Müzik “perilerin meleklerin dili” anlamına gelmektedir.
Soru 9
Peygamberimizin“Doğruluktan ayrılmayın. Çünkü doğruluk insanı hayra, hayır ise cennete götürür. Bir kimse sürekli olarak doğru olmaya çalışır ve doğruluğu araştırırsa, Allah katında sıddık olarak yazılır.” (Müslim, Birr ve’s-Sıla, 29) hadisi aşağıdakilerden hangisi ile açıklanabilir?
Seçenekler
A
Sadakat
B
Cömertlik
C
İstikamet
D
İhlas
E
Diğergamlık
Açıklama:
Peygamberimizin“Doğruluktan ayrılmayın. Çünkü doğruluk insanı hayra, hayır ise cennete götürür. Bir kimse sürekli olarak doğru olmaya çalışır ve doğruluğu araştırırsa, Allah katında sıddık olarak yazılır.” (Müslim, Birr ve’s-Sıla, 29) hadisi sadakat ile açıklanabilir.
Soru 10
Müsamaha ve tolerans kelimesiyle de ifade edilen özellik aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Diğergamlık
B
Sadakat
C
İhlas
D
Hoşgörü
E
Cömertlik
Açıklama:
Müsamaha ve tolerans Hoşgörü anlamına gelmektedir
Soru 11
I. İnsan dünyaya geldiğinde bilgiye sahip değildir
II. İnsanın eğitilmesi ve bilgi sahibi olması kendisi açısından hak, ebeveynleri tarafından görevdir.
III. Bilgi sahibi olmak, bir üstünlük nedeni olarak kabul edilmektedir
Kur’an’a göre yukarıdakilerden hangileri doğrudur?
II. İnsanın eğitilmesi ve bilgi sahibi olması kendisi açısından hak, ebeveynleri tarafından görevdir.
III. Bilgi sahibi olmak, bir üstünlük nedeni olarak kabul edilmektedir
Kur’an’a göre yukarıdakilerden hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve III
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
"Kur’an’a göre insan dünyaya geldiğinde bilgiye sahip değildir; ancak eğitilebilecek özelliklerle donatılmıştır. Bu nedenle, insanın bilgi sahibi olması ve eğitilmesi, kendisi açısından bir hak, anne-babası açısından ise ihmal edilmemesi gereken bir görevdir. Çünkü bilgi sahibi olmak, bir üstünlük nedeni olarak kabul edilmiştir.
Soru 12
Medine’ye hicretten sonra inşa edilen mescidin kuzey tarafında bulunan ve bazı sahabilerin barındığı, mescidin bir parçası olarak, Hz. Peygamber’in etrafında ilim öğrenen grubun eğitim merkezi olduğu kadar, aynı zamanda bir barınma mekânı olan yer aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Erkam’ın evi
B
Küttab
C
Mektep
D
Suffa
E
Darülfünun
Açıklama:
Medine’ye hicretten sonra inşa edilen mescidin kuzey tarafında bulunan ve bazı sahabilerin barındığı Suffa da, eğitim-öğretim yapılan bir başka önemli mekândır. Burası, mescidin bir parçası olarak, Hz. Peygamber’in etrafında ilim öğrenen grubun eğitim merkezi olduğu kadar, aynı zamanda bir barınma mekânıdır.
Soru 13
Çocukların eğitimi amacıyla genellikle mescitlerin yanında, mütevazı biçimde inşa edilen küttaplar daha sonraki dönemlerde başka adlarla varlıklarını sürdürmüşlerdir. Aşağıdakilerden hangisi bu adlardan biri değildir?
Seçenekler
A
Suffa
B
Mektep
C
Sıbyan mektebi
D
Taş mektep
E
Mahalle mektebi
Açıklama:
Çocukların eğitimi amacıyla genellikle mescitlerin yanında, mütevazı biçimde inşa edilen küttaplar, daha sonraki dönemlerde mektep, sıbyan mektebi, taş mektep veya mahalle mektebi gibi adlarla varlıklarını sürdürmüşlerdir. Zaman içerisinde yaygınlaşan bu kurumların, mescitlerin dışında bulunmasının en önemli sebebi, çocukların cami temizliğine gereken özeni gösteremeyeceği endişesidir.
Soru 14
Emeviler döneminden itibaren Şam, Bağdat ve Kahire gibi merkezlerde hastane ve rasathaneler kurulmuştur. Tıp, Astronomi, Matematik, Kimya ve Felsefe alanlarında yetişen bilginler bu alanların gelişmesine önemli katkılarda bulunmuşlardır. Aşağıdakilerden hangisi bu bilginlerden biri değildir?
Seçenekler
A
Harezmî
B
Yunus Emre
C
İbn-I Sina
D
Kindi
E
Farabi
Açıklama:
Emeviler döneminden itibaren Şam, Bağdat ve Kahire gibi merkezlerde hastane ve rasathaneler kurulmuştur. Tıp, Astronomi, Matematik, Kimya ve Felsefe alanlarında yetişen bilginler bu alanların gelişmesine önemli katkılarda bulunmuşlardır. Harezmî, Cabir b. Hayyan, Bîrûnî, İbn-i Sina, Kindî, Abdülhamid b. Türk ve Farabî bu bilginlerden birkaçıdır.
Soru 15
I. Mescit ya da camilerde ders yapmanın doğurduğu sakıncalar ki, bunların başında ibadet eden insanların rahatsız olmaları
II. İtikadî görüşlerin savunulması, yanlış düşünce akımlarının ilim yolu ile engellenmeye çalışılması
III. Yönetim ve adalet işlerinde görev alacak eğitimli personele duyulan ihtiyacın artması
Yukarıdakilerden hangileri medreselerin kurulmasına zemin hazırlayan sebeplerdendir?
II. İtikadî görüşlerin savunulması, yanlış düşünce akımlarının ilim yolu ile engellenmeye çalışılması
III. Yönetim ve adalet işlerinde görev alacak eğitimli personele duyulan ihtiyacın artması
Yukarıdakilerden hangileri medreselerin kurulmasına zemin hazırlayan sebeplerdendir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
Yalnız III
D
I, II ve III
E
I ve III
Açıklama:
"Medreselerin kurulmasına zemin hazırlayan sebepler birkaç maddede toplanabilir
• Mescit ya da camilerde ders yapmanın doğurduğu sakıncalar ki, bunların başında ibadet eden insanların rahatsız olmaları • Eğitim faaliyetlerinin giderek yoğunlaşması sonucu öğrenci sayısının artması. • İtikadî görüşlerin savunulması, yanlış düşünce akımlarının ilim yolu ile engellenmeye çalışılması • Yönetim ve adalet işlerinde görev alacak eğitimli personele duyulan ihtiyacın artması.
• Mescit ya da camilerde ders yapmanın doğurduğu sakıncalar ki, bunların başında ibadet eden insanların rahatsız olmaları • Eğitim faaliyetlerinin giderek yoğunlaşması sonucu öğrenci sayısının artması. • İtikadî görüşlerin savunulması, yanlış düşünce akımlarının ilim yolu ile engellenmeye çalışılması • Yönetim ve adalet işlerinde görev alacak eğitimli personele duyulan ihtiyacın artması.
Soru 16
Aşağıdakilerden hangisi ilk Osmanlı medresesinin kurulduğu yerdir?
Seçenekler
A
Konya
B
Kayseri
C
İznik
D
Hatay
E
İstanbul
Açıklama:
İlk Osmanlı medresesi İznik’te kurulmuştur. Fatih dönemine (1451-1481) kadar kurulan ilk dönem Osmanlı medreseleri, daha önce Anadolu’da kurulan medreselerin devamı olarak kabul edilebilir.
Soru 17
“Medreseden mezun olan talebeler “Matlab” adı verilen deftere isimlerini kaydettirir ve atanma için sıra beklerlerdi." Bu usule verilen isim aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Mülazemet
B
Müderris
C
Muid
D
Danişmend
E
Dersiam
Açıklama:
Medreseden mezun olan talebeler “Matlab” adı verilen deftere isimlerini kaydettirir ve atanma için sıra beklerlerdi. Mülâzemet adı verilen bu usule göre, bekledikleri süre boyunca görevleri ile ilgili staj yaparlardı. Daha sonra sırası gelenler önce aşağı dereceli medreselere atanır, zamanla terfileri yapılırdı.
Soru 18
Osmanlılarda geniş çaplı bir medrese kurma faaliyeti de Kanuni devrinde gerçekleşmiştir. Bu faaliyet hangi medresenin kurulması ile gerçekleşmiştir?
Seçenekler
A
Karatay Medresesi
B
Süleymaniye Medreseleri
C
Dârü’l-Hilâfeti’l-Aliyye
D
Sultaniye Medresesi
E
Hâşiye-i Tecrid Medresesi
Açıklama:
Osmanlılarda Kânûnî devrind e (1520-1566) geniş çaplı diğer bir medrese kurma faaliyeti Süleymaniye Medreseleri’nin kurulması ile gerçekleşmiştir. Medreselerin kurulması sonraki yıllarda da devam etmiştir.
Soru 19
İslâm dünyasında IX. asırdan beri var olan ve öğretme ruhsatının verildiğini ifade eden belgeye ne ad verilmektedir?
Seçenekler
A
Muid
B
Fıkıh
C
Kelam
D
Matlab
E
İcazet
Açıklama:
Medrese tahsilini tamamlayan talebeye, icazet verilmektedir. İcazet, İslâm dünyasında IX. asırdan beri var olan ve öğretme ruhsatının verildiğini ifade eden bir belgedir.
Soru 20
Osmanlı Devleti’nde belli-başlı eğitim-öğretim kurumları olan medreselerdeki ilmî faaliyetlerin zayıflaması ve gerilemesinin sebeplerinden biri olan ‘Medreselerdeki eğitim ve ilim anlayışının gelişmeye ve üretken olmaya kapalı hale gelerek hedefin, mevcut bilgilerin belirli kaynaklardan öğrenilip aktarılmaya dönüşmesi.’ aşağıdakilerden hangisi ile ilgilidir?
Seçenekler
A
Medreselerin teşkilatı
B
Eğitim ve ilim anlayışı
C
Osmanlının batı karşısında geri kalması
D
Askerliğin öne çıkması
E
İdare ve ekonominin öne çıkması
Açıklama:
Medreselerdeki eğitim ve ilim anlayışının gelişmeye ve üretken olmaya kapalı hale gelerek hedefin, mevcut bilgilerin belirli kaynaklardan öğrenilip aktarılmaya dönüşmesi eğitim ve ilim anlayışı ile ilgilidir. Yukarıda da belirttiğimiz gibi, İslâm dünyasında tecrübe ve düşünceye dayalı bilimlere olan ilgi azalmış, eğitim ve ilim alanlarında belirli esasların dışına çıkılmaması gerektiği biçiminde bir anlayış yaygınlaşmıştır.
Soru 21
- Kendi evi
- Ticaret yapılan panayırlar
- Erkam’ın Evi
Yukarıdakilerden hangisi Hz. Peygamber’in eğitim faaliyetlerini devam ettirdiği yerlerdendir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
I ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Mekke döneminde eğitim faaliyetleri içerisinde sahabeden Erkam’ın Evi (Dârü’l-Erkam) önemli bir merkez olmuştur. Peygamber’in eğitim faaliyetleri bununla sınırlı kalmamış, kendi evi yanında, ticaret yapılan panayırlar gibi, insanlarla temas kurmaya uygun olan yerlerde de bu faaliyetler devam etmiştir.
Soru 22
Suffa ile ilgili olarak aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Mescidin kuzey tarafında bulunur.
B
Bazı sahabeler barınmaktadır.
C
Eğitim-öğretim yapılmaktadır.
D
İçerisinde 1000’den fazla sahabe eğitim alır.
E
Okuma-yazma öğretilmektedir.
Açıklama:
Medine’ye hicretten sonra inşa edilen mescidin kuzey tarafında bulunan ve bazı sahabelerin barındığı Suffa’da, eğitim-öğretim yapılan bir başka önemli mekândır. Buradan 70 ila 400 arasında sahabe eğitim almıştır.
Soru 23
Aşağıdakilerden hangisi Hz. Ömer’in küttaplarda çocuklara öğretilmesini istediği konulardan biridir?
Seçenekler
A
Kur’an
B
Şiir
C
Yüzme
D
Matematik
E
Dinî bilgiler
Açıklama:
Çocukların eğitimine ayrılan küttaplarda okuma yazma, Kur’an, şiir ve dinî bilgiler öğretilmekteydi. Hz. Ömer döneminde valilere gönderilen genelgede çocuklara yazı, binicilik, yüzme ve atasözlerinin (darb-ı mesel) öğretilmesinin istendiği belirtilmektedir.
Soru 24
- Taş mektep
- Mahalle mektebi
- Sıbyan mektebi
Yukarıdakilerden hangileri Küttapların daha sonraki dönemlerde varlığını sürdürdüğü adlardandır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
I ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Küttaplar, daha sonraki dönemlerde mektep, sıbyan mektebi, taş mektep veya mahalle mektebi gibi adlarla varlıklarını sürdürmüşlerdir.
Soru 25
Emeviler döneminde Tıp, Astronomi, Matematik, Kimya ve Felsefe alanlarında yetişen bilginler bu alanların gelişmesine önemli katkılarda bulunmuşlardır.
Aşağıdakilerden hangisi bu bilginlerden değildir?
Aşağıdakilerden hangisi bu bilginlerden değildir?
Seçenekler
A
Harezmî
B
Ali Kuşçu
C
İbn-i Sina
D
Kindî
E
Farabî
Açıklama:
Emeviler döneminde Tıp, Astronomi, Matematik, Kimya ve Felsefe alanlarında yetişen bilginler bu alanların gelişmesine önemli katkılarda bulunmuşlardır. Harezmî, Cabir b. Hayyan, Bîrûnî, İbn-i Sina, Kindî, Abdülhamid b. Türk ve Farabî bu bilginlerden birkaçıdır. Ali Kuşçu Osmanlı ve Timur İmparatorlukları zamanında yaşamıştır.
Soru 26
Aşağıdakilerden hangisi medreselerin kurulmasına zemin hazırlayan sebepler arasında değildir?
Seçenekler
A
İleri düzeyde bilimsel çalışmaların yapılmaması nedeniyle böyle eğitim kurumlarına ihtiyaç duyulmaması
B
Eğitim faaliyetlerinin giderek yoğunlaşması sonucu öğrenci sayısının artması.
C
Camilerin dersler için yetersiz kalması yanında öğrencilerin barınma, beslenme ve temizlik ihtiyaçlarının düzenli olarak karşılanması ihtiyacının doğması.
D
İtikadî görüşlerin savunulması, yanlış düşünce akımlarının ilim yolu ile engellenmeye çalışılması.
E
Yönetim ve adalet işlerinde görev alacak eğitimli personele duyulan ihtiyacın artması.
Açıklama:
Medreselerin kurulmasına zemin hazırlayan sebepler birkaç maddede toplanabilir: Mescit ya da camilerde ders yapmanın doğurduğu sakıncalar ki, bunların başında ibadet eden insanların rahatsız olmaları sayılabilir. Eğitim faaliyetlerinin giderek yoğunlaşması sonucu öğrenci sayısının artması. Camilerin dersler için yetersiz kalması yanında öğrencilerin barınma, beslenme ve temizlik ihtiyaçlarının düzenli olarak karşılanması ihtiyacının doğması. İtikadî görüşlerin savunulması, yanlış düşünce akımlarının ilim yolu ile engellenmeye çalışılması. Yönetim ve adalet işlerinde görev alacak eğitimli personele duyulan ihtiyacın artması. Öte yandan, geniş bir coğrafyaya yayılan ve ileri düzeyde bilimsel çalışmaların yapıldığı ortamda, örgün eğitim kurumlarının ortaya çıkmasını doğal bir sonuç olarak görmek gerekir.
Soru 27
Aşağıdakilerden hangisi naklî ilimler arasında yer alır?
Seçenekler
A
Arapça
B
Mantık
C
Matematik
D
Fıkıh
E
Fen ilimleri
Açıklama:
Âlet ya da aklî ilimler mekâsıd ilimlerinin öğrenilebilmesi ve anlaşılabilmesi için gerekli olan Arapça, Mantık gibi ilimlerdir. Matematik ve Fen ilimleri de bu gruba girmektedir. Mekâsıd ya da naklî ilimler, öğretimi asıl hedef olan ve kaynağı vahye dayalı Tefsir, Hadis, Fıkıh gibi ilimlerdir.
Soru 28
Medreselerden mezun olanlar hangi alanda görev almamışlardır?
Seçenekler
A
Kadılık
B
Müftü
C
Hekimlik
D
Vâiz
E
Müderrislik
Açıklama:
Medreselerden mezun olanlar müderrislik ve sıbyan mektebi muallimliği gibi eğitim alanlarında, ya da imam-hatip, vâiz ve müftü olarak din hizmetlerinde görev almışlardır. Medrese mezunlarının en önemli görev alanlarından bir diğeri de kadılıktır.
Soru 29
Aşağıdakilerden hangisi medresede ders okutmakla görevli olan kişilerden değildir?
Seçenekler
A
Müderris
B
Talebe-i ulûm
C
Dânişmend
D
Suhte
E
Muid
Açıklama:
Medresede ders okutmakla görevli olan hocaya Müderris denir. Muid, müderrisin okuttuğu dersi tekrarlayan görevlidir. Dânişmend veya Suhte, medrese talebeleri arasında belirli öğrenim basamaklarını geçmiş, yetişmiş talebe anlamında kullanılan bir ifadedir. Medresede öğrenim gören öğrencilere talebe-i ulûm da denilmektedir.
Soru 30
Tanzimat’tan itibaren çeşitli seviyelerdeki mekteplerde okutulan bazı derslerin de programa alındıkları bilinmektedir. Aşağıdakilerden hangisi programa alınan derslerden değildir?
Seçenekler
A
Almanca
B
Türkçe
C
Farsça
D
Beden Eğitimi
E
Resim
Açıklama:
Tanzimat’tan itibaren çeşitli seviyelerdeki mekteplerde okutulan bazı derslerin de programa alındıkları görülmektedir. Bunlar; Türkçe, Farsça, Beden Eğitimi, Resim dersleridir.
Soru 31
İslam dininin geldiği dönemde eğitim düzeyi olarak en gelişmiş bölge aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Asya
B
Mezopotamya
C
Güney Amerika
D
Kuzey Amerika
E
Avrupa
Soru 32
İslâm öncesi Arap toplumunda özellikle şiir ve hitabet gelişmiştir. Aşağıdakilerden hangisi bu alanda en önde gelen eserlerdendir?
Seçenekler
A
Muallakât-ı Seb’a
B
Atabetü’l-Hakâyık
C
Nurül Beyan
D
Hadaikuş Şakaik
E
Uşuh Müsellatı
Açıklama:
İslâm öncesi Arap toplumunda özellikle şiir ve hitabet gelişmiştir. Bunlar arasında en önde gelen örnekler Muallakât-ı Seb’a adıyla bilinir. Şiirlerde mertlik, cesaret, cömertlik ve şeref temalarına yer verilmesi, tıpkı Allah inancında olduğu gibi, birtakım inanç esasları ile erdemlerin de cahiliye toplumunda tamamen yok olmadığını gösterir.
Soru 33
İslam öncesi Arap Yarımadası’nda çocuklara okuma-yazma öğretimi için bulunan kurumlara ne ad verilirdi ?
Seçenekler
A
Suffa
B
Mektep
C
Darü-l Erkam
D
Riyaziye-ül Mekan
E
Küttab
Açıklama:
Bu dönemde Arap toplumunda çocuklara okuma-yazma öğretilen ve “Küttâb” adı verilen kurumların varlığından söz edilebilir. Ancak bu kurumlar sayı ve nitelik olarak gelişmiş değildir. Daha ileri düzeyde eğitimin yapıldığı kurumlar ise yoktur.
Soru 34
“Allah’ın rahmeti sayesinde sen onlara karşı yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın, onlar senin etrafından dağılıp giderlerdi.” (Âl-iİmran 3/159). Verilen ayetle din eğitiminde neye vurgu yapılmıştır?
Seçenekler
A
Allah’ın rahmetine
B
Hz. Muhammed’in insanlara yaklaşımına
C
Din eğitiminde izlenmesi gereken tutuma
D
Kötü davranışın nasıl cezalandırılacağına
E
Eğitimin önemine
Açıklama:
Hz. Peygamber, Allah Teâlâ’dan aldığı vahyi insanlara bildirmiş, anlaşılması ve uygulanması konusunda da bizzat örnek olmuştur. O, tebliğ görevini yerine getirirken daima açıklama, ikna etme ve sevdirme yolunu tercih etmiş, böylece eğitimde izlenmesi gereken yol konusunda da örnek olmuştur.
Soru 35
Mekke döneminde eğitim-öğretim merkezlerinin başında gelen yer aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Darü-l Erkam
B
Mescid-I Nebevi
C
Suffa
D
Mektep
E
Taş Mektep
Açıklama:
Hz. Peygamber dönemindeki eğitim faaliyetlerini, hicretten önce ve sonra olarak iki kısımda incelemek gerekir. Mekke döneminde eğitim faaliyetleri içerisinde sahabeden Erkam’ın Evi (Dârü’l-Erkam) önemli bir merkez olmuştur. Hz. Peygamber burada toplanan Müslümanlara, almış olduğu vahyi tebliğ ederek eğitimlerini gerçekleştirmiştir. Nitekim Medine’ye muallim olarak gönderilen Mus’ab b. Umeyr böyle bir ortamda yetişmiştir.
Soru 36
Medine dönemin eğitim hayatı üzerine aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Kadınlar da eğitimlere katılmışlardır
B
Eğitim sadece çocuklara verilmiştir
C
Eğitim çoğunlukla mescid yakınlarında verilmiştir
D
Kuran eğitimi dışında okuma yazma eğitimi de verilmiştir
E
Çocukların eğitimi adına sibyan mektebi benzeri kurumlar oluşturulmuştur
Açıklama:
O dönemde eğitim çocuk-yaşlı, kadın-erkek olarak ayrılmamış ve her yaştan, her kesimden insanlara eğitim hakkı sağlanmıştır, dolayısı ile sadece çocuklara eğitim verilememiştir.
Soru 37
Ebu’l-Esved ed-Düelî ve Sibeveyh hangi alanda eserler vermiş ve Kuran eğitimine dolaylı da olsa katkıda bulunmuştur?
Seçenekler
A
Tefsir
B
Meal
C
Belagat
D
Dilbilim
E
Eğitim-Öğretim
Açıklama:
Arapçanın dilbilgisi (gramer) kurallarının henüz belirlenmemiş olması, bu dilin İslâm’a yeni giren toplumlara öğretilmesinde zorluklarla karşılaşılmasına neden olmuştur. Nitekim yazının geliştirilmesi ve Arapça gramerinin belirlenmesi, ancak Emeviler döneminde Ebu’l-Esved ed-Düelî ve daha sonraları dilbilimci Sîbeveyh tarafından gerçekleştirilmiştir.
Soru 38
Döneminin en önemli bilim merkezlerinden olan Beytü-l Hikme hangi dönemde yapılmıştır?
Seçenekler
A
Emeviler
B
Mekke
C
Medine
D
Abbasiler
E
Cahiliye
Açıklama:
Yabancı kültürlere ait eserlerin toplanması Emevîler devrinden itibaren başlamıştır. Abbasîler devrinde Bağdat’ta kurulan Beytü’l-Hikme’de ise toplanan bu eserlerin tercümesi yapılmıştır. Kütüphane ve rasathaneden oluşan Beytü’l-Hikme, bir araştırma ve tercüme merkezi kimliği taşımaktadır.
Soru 39
İslâm dünyasında uzun yıllar eğitim ve öğretim faaliyetlerinin yapıldığı kurumlara ne ad verilirdi?
Seçenekler
A
Divân
B
Mektep
C
Medrese
D
Tersane
E
Rasathane
Açıklama:
Kelime olarak “ders okutulan yer” anlamına gelen Medrese, İslâm dünyasında uzun yıllar eğitim ve öğretim faaliyetlerinin yapıldığı kurumlara ad olmuştur. Medreselerin ilk defa ortaya çıkış sebepleri, zamanı ve yeri hakkında farklı görüşler vardır. Genel kanaate göre, medreseler XI. asırdan itibaren kurulmaya ve gelişmeye başlamışlardır. Bunlar arasında en ünlü olanı 1067 yılında Bağdat’ta, Büyük Selçuklu veziri Nizamü’l-Mülk tarafından kurulan Nizamiye Medresesi’dir.
Soru 40
‘İlk Osmanlı medresesi nerede kurulmuştur?
Seçenekler
A
Edirne
B
Bursa
C
Konya
D
Bilecik
E
İznik
Açıklama:
İlk Osmanlı medresesi İznik’te kurulmuştur. Fatih dönemine (1451-1481)kadar kurulan ilk dönem Osmanlı medreseleri, daha önce Anadolu’da kurulan medreselerin devamı olarak kabul edilebilir.
Soru 41
Cahiliye dönemi olarak adlandırılan dönemde Arap toplumunda çocuklara okuma-yazma öğretilen kurumlara ne ad verilirdi?
Seçenekler
A
Medrese
B
Küttâb
C
Külliye
D
Lise
E
Muallakât-ı Seb
Açıklama:
İslâm öncesi Arap toplumunda özellikle şiir ve hitabet gelişmiştir. Bunlar arasında en önde gelen örnekler Muallakât-ı Seb’a adıyla bilinir. Şiirlerde mertlik, cesaret, cömertlik ve şeref temalarına yer verilmesi, tıpkı Allah inancında olduğu gibi, birtakım inanç esasları ile erdemlerin de cahiliye toplumunda tamamen yok olmadığını gösterir. Kaynaklarda “Cahiliye” adı verilen bu dönem, bilgi ve inanç yoksunluğundan çok, bu konulardaki ölçüsüzlük, davranış ve ilişkilerdeki yanlışlıkların yaygınlığından dolayı bu adla anılmıştır. Buna göre “cahiliye” ifadesi daha çok bir zihniyet yapısını tanımlamaktadır. Bu dönemde Arap toplumunda çocuklara okuma-yazma öğretilen ve “Küttâb” adı verilen kurumların varlığından söz edilebilir. Ancak bu kurumlar sayı ve nitelik olarak gelişmiş değildir. Daha ileri düzeyde eğitimin yapıldığı kurumlar ise yoktur.
Soru 42
Mekke döneminde eğitim faaliyetleri içerisinde hangi sahabenin evi önemli bir merkez olmuştur.
Seçenekler
A
Carud
B
Hasan
C
Erkam
D
Hüseyin
E
Muaz bin cebel
Açıklama:
Hz. Peygamber dönemindeki eğitim faaliyetlerini, hicretten önce ve sonra olarak iki kısımda incelemek gerekir. Mekke döneminde eğitim faaliyetleri içerisinde sahabeden Erkam’ın Evi (Dârü’l-Erkam) önemli bir merkez olmuştur. Hz. Peygamber burada toplanan Müslümanlara, almış olduğu vahyi tebliğ ederek eğitimlerini gerçekleştirmiştir. Nitekim Medine’ye muallim olarak gönderilen Mus’ab b. Umeyr böyle bir ortamda yetişmiştir.
Soru 43
Medine’ye hicretten sonra eğitimin yapıldığı başlıca merkez neresi olmuştur.
Seçenekler
A
Erkam
B
Suffa
C
Küttâb
D
Medreseler
E
Mescid-i Nebevî
Açıklama:
Medine’ye hicretten sonra eğitimin yapıldığı başlıca merkez Peygamber Mescidi (Mescid-i Nebevî) olmuştur. Mescid, öncelikle bir ibadet mekânı olması yanında, başta eğitim olmak üzere diğer birçok faaliyetin de yapıldığı bir yerdir. Hz. Peygamber’in mescidde gerçekleştirdiği eğitim, özellikle dinî bilgi ve uygulamaların yapıldığı, ashabın şahitliğinde nâzil olan vahyin bilfiil ve canlı biçimde aktarılıp yaşandığı bir eğitimdir.
Soru 44
Medine’ye hicretten sonra inşa edilen mescidin kuzey tarafında bulunan ve bazı sahabilerin barındığı eğitim-öğretim yapılan mekâna ne ad verilir?
Seçenekler
A
Medrese
B
Külliye
C
Suffa
D
Küttâb
E
Muallakât-ı Seb
Açıklama:
Medine’ye hicretten sonra inşa edilen mescidin kuzey tarafında bulunan ve bazı sahabilerin barındığı Suffa da, eğitim-öğretim yapılan bir başka önemli mekândır. Burası, mescidin bir parçası olarak, Hz. Peygamber’in etrafında ilim öğrenen grubun eğitim merkezi olduğu kadar, aynı zamanda bir barınma mekânıdır. Sayıları 70 ila 400 arasında değişen ve tayin edilen muallimlerin nezaretinde eğitim gören bu insanlar, İslâm’ı diğer insanlara öğretmek üzere ihtiyaç duyulan yetişkin âlim zümrenin temelini de teşkil etmişlerdir.
Soru 45
Arapça yazının geliştirilmesi ve Arapça gramerinin belirlenmesi için çalışmalar yapan bilim adamlarından birisi kimdir?
Seçenekler
A
Sufi
B
İbn-i Sina
C
Sîbeveyh
D
Hulefâ-i Râşidîn
E
Mus’ab b. Umeyr
Açıklama:
Arapça’nın dilbilgisi (gramer) kurallarının henüz belirlenmemiş olması, bu dilin İslâm’ a yeni giren toplumlara öğretilmesinde zorluklarla karşılaşılmasına neden olmuştur. Nitekim yazının geliştirilmesi ve Arapça gramerinin belirlenmesi, ancak Emeviler döneminde Ebu’l-Esved ed-Düelî ve daha sonraları dilbilimci Sîbeveyh tarafından gerçekleştirilmiştir.
Soru 46
Nizamiye Medresesi kim tarafından kurulmuştur?
Seçenekler
A
Nizamü’l-Mülk
B
Harezmî
C
Cabir b. Hayyan
D
Kindî
E
İbn-i Sina
Açıklama:
Genel kanaate göre, medreseler XI. asırdan itibaren kurulmaya ve gelişmeye başlamışlardır. Bunlar arasında en ünlü olanı 1067 yılında Bağdat’ta, Büyük Selçuklu veziri Nizamü’l-Mülk tarafından kurulan Nizamiye Medresesi’dir. Nizamü’l-Mülk, Bağdat dışındaki birçok şehirde de yine aynı adı taşıyan medreseler kurmuştur. Ayrıca Karahanlılar ve Gaznelilerin hâkimiyeti altındaki yerlerde de kurulan medreseler vardır. Bu medreselerde, öğrenci ve müderrislerin giderlerinin yanı sıra diğer ihtiyaçlarının, tahsis edilen vakıfların gelirleri ile karşılanması, verimli bir eğitimin yapılabilmesi için önemli bir imkân sunmuştur.
Soru 47
İlk Osmanlı medresesi nerede kurulmuştur?
Seçenekler
A
Söğüt
B
Bursa
C
İznik
D
Edirne
E
Balıkesir
Açıklama:
İlk Osmanlı medresesi İznik’te kurulmuştur. Fatih dönemine (1451-1481) kadar kurulan ilk dönem Osmanlı medreseleri, daha önce Anadolu’da kurulan medreselerin devamı olarak kabul edilebilir.
Soru 48
Fatih döneminden itibaren inşa edilen en büyük medrese nedir?
Seçenekler
A
Sahn-ı Semân
B
Atlı köşk
C
Mûsıla-i Sahn
D
Tetimme
E
Süleymaniye Medresesi
Açıklama:
Fatih döneminden itibaren, Osmanlılarda medrese tesis faaliyeti yeni bir hız kazanmış ve Sahn-ı Semân adı ile dönemin en büyük medreseleri inşâ edilmiştir. Yüksek tahsil için kurulan sekiz medresenin yanı sıra, bunlara talebe yetiştirecek ayrıca sekiz medrese (Mûsıla-i Sahn veya Tetimme) daha kurulmuştur. Osmanlılarda geniş çaplı diğer bir medrese kurma faaliyeti Kânûnî devrinde (1520-1566) Süleymaniye Medreseleri’nin kurulması ile gerçekleşmiştir.
Soru 49
Medreseden mezun olan talebeler isimlerini hangi deftere yazdırırlardı?
Seçenekler
A
Mülâzemet
B
Matlab
C
Müderris
D
Suhte
E
Dânişmend
Açıklama:
Medreseden mezun olan talebeler “Matlab” adı verilen deftere isimlerini kaydettirir ve atanma için sıra beklerlerdi. Mülâzemet adı verilen bu usûle göre, bekledikleri süre boyunca görevleri ile ilgili staj yaparlardı. Daha sonra sırası gelenler önce aşağı dereceli medreselere atanır, zamanla terfîleri yapılırdı. Doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 50
“Allah’ın rahmeti sayesinde sen onlara karşı yumuşak davrandın. Eğer kaba,
katı yürekli olsaydın, onlar senin etrafından dağılıp giderlerdi.” Cümlesi aşağıdakilerden hangisine örnek olabilir?
katı yürekli olsaydın, onlar senin etrafından dağılıp giderlerdi.” Cümlesi aşağıdakilerden hangisine örnek olabilir?
Seçenekler
A
Eğitim faaliyetlerinde öncelikle yetişkinlerin hedef
alındığı.
alındığı.
B
Kur’an’ın nâzil olmaya başlaması
C
Allah’ın insanlar tarafından yerine getirilmesini istediği
buyruklar
buyruklar
D
Tebliğ olarak da ifade edilebilecek bu faaliyet
E
Eğitimde izlenmesi gereken yol
Açıklama:
Hz. Peygamber, Allah Teâlâ’dan aldığı vahyi insanlara bildirmiş, anlaşılması
ve uygulanması konusunda da bizzat örnek olmuştur. O, tebliğ görevini yerine
getirirken daima açıklama, ikna etme ve sevdirme yolunu tercih etmiş, böylece
eğitimde izlenmesi gereken yol konusunda da örnek olmuştur. Aşağıdaki ayetler,
onun bu örnekliği konusuna işaret etmektedir: “Allah’ın rahmeti sayesinde sen onlara karşı yumuşak davrandın. Eğer kaba,
katı yürekli olsaydın, onlar senin etrafından dağılıp giderlerdi.” (Âl-i İmran
3/159) Doğru cevap E seçeneğidir
ve uygulanması konusunda da bizzat örnek olmuştur. O, tebliğ görevini yerine
getirirken daima açıklama, ikna etme ve sevdirme yolunu tercih etmiş, böylece
eğitimde izlenmesi gereken yol konusunda da örnek olmuştur. Aşağıdaki ayetler,
onun bu örnekliği konusuna işaret etmektedir: “Allah’ın rahmeti sayesinde sen onlara karşı yumuşak davrandın. Eğer kaba,
katı yürekli olsaydın, onlar senin etrafından dağılıp giderlerdi.” (Âl-i İmran
3/159) Doğru cevap E seçeneğidir
Soru 51
Bedir savaşında alınan müşrik esirlerin, çocuklara okuma-yazma öğretmeleri karşılığında serbest bırakılmaları örneği aşağıdaki cümlelerden hangisini desteklemektedir?
Seçenekler
A
Hz. Peygamber dönemindeki eğitim faaliyetlerini, hicretten önce ve sonra
olarak iki kısımda incelemek gerekir.
olarak iki kısımda incelemek gerekir.
B
Hz. Peygamber, Allah Teâlâ’dan aldığı vahyi insanlara bildirmiş, anlaşılması
ve uygulanması konusunda da bizzat örnek olmuştur
ve uygulanması konusunda da bizzat örnek olmuştur
C
Hicretin yapılmasındaki temel amaç tebliğ faaliyetinin daha uygun şartlarda, verimli biçimde yapılması arzusu olmuştur.
D
Hem bilgiye hem de bilginin elde edilmesi ve yaygınlaşmasında önemli bir araç olan yazıya verilen önem
E
Hz. Peygamber’in arkadaşları (Ashâb-ı Kirâm), büyük oranda mescid çerçevesinde gerçekleşen bu eğitim faaliyetine azamî ölçüde katılmaya çalışmışlardır.
Açıklama:
Bedir savaşında alınan müşrik esirlerin, çocuklara okuma-yazma öğretmeleri karşılığında serbest bırakılmaları, hem bilgiye hem de bilginin elde edilmesi ve yaygınlaşmasında önemli bir araç olan yazıya verilen önemi gösterir. Bu uygulama aynı zamanda, bilginin başlıbaşına bir değer olarak kabul edildiğini ve bu değerin, inancı ne olursa olsun, sahip olan kişiyle paylaşılabileceğini göstermesi açısından da önemlidir. Doğru cevap D seçeneğidir
Soru 52
Aşağıdakilerden hangisi Küttâb adı verilen eğitim kurumlarının daha sonraki dönemlerde varlıklarını sürdürdükleri isimlerden birisi değildir?
Seçenekler
A
Sıbyan mektebi
B
Mektep
C
Suffa
D
Taş mektep
E
Mahalle mektebi
Açıklama:
Çocukların eğitimi amacıyla genellikle mescitlerin yanında, mütevazı biçimde inşa edilen küttaplar, daha sonraki dönemlerde mektep, sıbyan mektebi, taş
mektep veya mahalle mektebi gibi adlarla varlıklarını sürdürmüşlerdir. Doğru cevap C seçeneğidir
mektep veya mahalle mektebi gibi adlarla varlıklarını sürdürmüşlerdir. Doğru cevap C seçeneğidir
Soru 53
Beytü’l-Hikme hangi alanda hizmet veren bir merkezdir?
Seçenekler
A
Din bilgisi
B
Tıp
C
Tarih
D
Dil bilgisi
E
Araştırma ve tercüme
Açıklama:
Kütüphane ve rasathaneden oluşan Beytü’l-Hikme, bir araştırma ve tercüme
merkezi kimliği taşımaktadır. Doğru cevap E seçeneğidir
merkezi kimliği taşımaktadır. Doğru cevap E seçeneğidir
Soru 54
Aşağıdakilerden hangisi medreselerin kurulmasına zemin hazırlayan sebeplerden biri değildir?
Seçenekler
A
Eğitimin örgün nitelikte kurumsallaşması ya da örgün ve yaygın eğitimin birbirinden daha da ayrışması
B
Mescit ya da camilerde ders yapmanın doğurduğu sakıncalar
C
Eğitim faaliyetlerinin giderek yoğunlaşması sonucu öğrenci sayısının artması
D
İtikadî görüşlerin savunulması, yanlış düşünce akımlarının ilim yolu ile engellenmeye çalışılması.
E
Yönetim ve adalet işlerinde görev alacak eğitimli personele duyulan ihtiyacın artması.
Açıklama:
Medreselerin kurulmasına zemin hazırlayan sebepler birkaç maddede toplanabilir:
• Mescit ya da camilerde ders yapmanın doğurduğu sakıncalar ki, bunların
başında ibadet eden insanların rahatsız olmaları sayılabilir.
• Eğitim faaliyetlerinin giderek yoğunlaşması sonucu öğrenci sayısının artması. Camilerin dersler için yetersiz kalması yanında öğrencilerin barınma,
beslenme ve temizlik ihtiyaçlarının düzenli olarak karşılanması ihtiyacının
doğması.
• İtikadî görüşlerin savunulması, yanlış düşünce akımlarının ilim yolu ile engellenmeye çalışılması.
• Yönetim ve adalet işlerinde görev alacak eğitimli personele duyulan ihtiyacın artması
Doğru cevap A seçeneğidir
• Mescit ya da camilerde ders yapmanın doğurduğu sakıncalar ki, bunların
başında ibadet eden insanların rahatsız olmaları sayılabilir.
• Eğitim faaliyetlerinin giderek yoğunlaşması sonucu öğrenci sayısının artması. Camilerin dersler için yetersiz kalması yanında öğrencilerin barınma,
beslenme ve temizlik ihtiyaçlarının düzenli olarak karşılanması ihtiyacının
doğması.
• İtikadî görüşlerin savunulması, yanlış düşünce akımlarının ilim yolu ile engellenmeye çalışılması.
• Yönetim ve adalet işlerinde görev alacak eğitimli personele duyulan ihtiyacın artması
Doğru cevap A seçeneğidir
Soru 55
Medrese tahsilini tamamlayan talebeye verilen öğretme ruhsatı anlamına gelen belge aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Matlab
B
Sahn-ı Semân
C
İcazet
D
Beytü’l-Hikme
E
Fıkıh
Açıklama:
Medrese tahsilini tamamlayan talebeye, icâzet verilmektedir. İcâzet, İslâm
dünyasında IX. asırdan beri var olan ve “öğretme ruhsatı”nın verildiğini ifade
eden bir belgedir. Doğru cevap C seçeneğidir
dünyasında IX. asırdan beri var olan ve “öğretme ruhsatı”nın verildiğini ifade
eden bir belgedir. Doğru cevap C seçeneğidir
Soru 56
Medresede ders okutmakla görevli olan hocaya ne ad verilir?
Seçenekler
A
Muid
B
Müderris
C
Dânişmend
D
Suhte
E
Dersiâm
Açıklama:
Medresede ders okutmakla görevli olan hocaya Müderris denir. Doğru cevap B seçeneğidir
Soru 57
Medreselerin 12 yıllık öğretim süresini kapsamasını planlayan düzenleme aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Medâris-i İlmiye Nizamnamesi
B
Islâh-ı Medâris Nizamnamesi
C
Dârü’lHilafeti’l-Aliyye Medresesi
D
Medresetü’l-Mütehassısîn
E
Medresetü’l-Vâizîn,
Açıklama:
27 Şubat 1910 tarihinde hazırlanan Medâris-i İlmiye Nizamnamesidir. Bu düzenleme ile medreselerin 12 yıllık öğretim süresini kapsaması
planlanmıştır. Doğru cevap A seçeneğidir
planlanmıştır. Doğru cevap A seçeneğidir
Soru 58
Aşağıdakilerden hangisi Tevhid-i Tedrisat Kanunu hakkında yapılabilecek açıklamalardan birisi değildir?
Seçenekler
A
İdeal ve ülkü birliğini sağlamayı hedeflemiştir.
B
Din hizmetlerini yerine getirecek görevlilerin yetiştirileceği okulları açılacaktır
C
Yeni kurumların açılmasıyla birlikte, medreselerin varlık nedenleri de ortadan kalkmış olmaktadır.
D
Vilayetlere gönderilen genelge ile bütün medreseler kapatılmıştır
E
Programlarda din eğitimi ile ilgili olarak, bu derslerin dışında ayrıca Kur’an okuma, Tecvid ve Ahlâk dersleri de yer alacaktır
Açıklama:
3 Mart 1924 tarihinde kabul edilen Tevhid-i Tedrisat Kanunu eğitimle ilgili alınan en önemli kararlar arasındadır. Kanun, genel eğitimde “ideal ve ülkü” birliğini sağlamayı hedeflemiştir. Kanun’da getirilen hükme göre Bakanlık, din ilimleri alanında uzmanlar yetiştirilmek üzere Üniversitede İlahiyat Fakültesi, ayrıca imam ve hatiplik gibi din hizmetlerini yerine getirecek görevlilerin yetiştirileceği okulları açacaktır. Daha önce medreselerden mezun kimselerin yerine getirdiği bu görevler için yeni kurumların açılmasıyla birlikte, medreselerin varlık nedenleri de ortadan kalkmış olmaktadır. Bu nedenle Kanun’un yürürlüğe girmesinin ardından Maarif Vekâletitarafından vilayetlere gönderilen genelge ile bütün medreseler kapatılmıştır. Doğru cevap E seçeneğidir
Soru 59
Aşağıdakilerden hangisi yaygın din eğitimi faaliyetleri gerçekleştirmektedir?
Seçenekler
A
İslâmî İlimler Fakültesi
B
İlâhiyat Meslek Yüksek Okulu
C
İmam-Hatip Okulu
D
Kur’an Kursları
E
İlahiyat Fakültesi
Açıklama:
Yaygın din eğitimi, örgün eğitim ortamları dışında başta cami ve Kur’an kursları
olmak üzere, farklı gelişim ve bilgi seviyesindeki kimselerin katıldığı ortamlarda
yapılan din eğitimidir. Doğru cevap D seçeneğidir
olmak üzere, farklı gelişim ve bilgi seviyesindeki kimselerin katıldığı ortamlarda
yapılan din eğitimidir. Doğru cevap D seçeneğidir
Ünite 4
Soru 1
Her alanda olduğu gibi din eğitimi alanında da eğitim sürecine ve niteliğine etki eden, din eğitimi ve öğretiminde kullanılacak yöntem ve tekniklere esas teşkil eden birtakım ilkeler bulunmaktadır.
Aşağıdakilerden hangisi bu ilkeler arasında değildir?
Aşağıdakilerden hangisi bu ilkeler arasında değildir?
Seçenekler
A
Bireysellik
B
Bütünlük
C
Açıklık
D
Amaca dönüklük
E
Mantıklılık
Açıklama:
Her alanda olduğu gibi din eğitimi alanında da eğitim sürecine ve niteliğine etki eden, din eğitimi ve öğretiminde kullanılacak yöntem ve tekniklere esas teşkil eden birtakım ilkeler bulunmaktadır. Bunlardan en önemlileri; bireysellik, bütünlük, açıklık ve amaca dönüklük ilkeleridir.
Soru 2
Aşağıdakilerden hangisi Sunuş yoluyla öğretim stratejisinin özelliklerinden değildir?
Seçenekler
A
Açıklayıcı, yorumlayıcı bir yaklaşımla kavram ve genellemeler öğretilmektedir.
B
Konu öğretmen tarafından öğrenmeye en uygun şekilde organize edilerek sunulmaktadır.
C
Öğretmen-öğrenci arasında yoğun bir etkileşimin yaşanmaktadır.
D
Öğretmenin rehberliğinde kavramlara ve genellemelere kendisi ulaşır.
E
Öğretmen öğrencilerin derse aktif bir şekilde katılımını sağlamaya çalışır.
Açıklama:
Sunuş yoluyla öğretim stratejisi, açıklayıcı, yorumlayıcı bir yaklaşımla kavram ve genellemelerin öğretildiği, konunun öğretmen tarafından öğrenmeye en uygun şekilde organize edilerek sunulduğu, öğretmen-öğrenci arasında yoğun bir etkileşimin yaşandığı bir öğretim stratejisidir. Sunuş yoluyla öğretme yaklaşımında, öğretmen öğrencilerin derse aktif bir şekilde katılımını sağlamaya çalışır. Öğretmenin rehberliğinde kavramlara ve genellemelere kendisi ulaşır ilkesi ise buluş yoluyla öğretim stratejisinin bir özelliğidir.
Soru 3
Aşağıdakilerden hangisi öğretim yöntem seçimini etkileyen faktörlerden değildir?
Seçenekler
A
Dersin muhtevası
B
Öğrencilerin özellikleri
C
Din eğitiminin önemi
D
Öğretmenin özellikleri
E
Zaman, maliyet ve fiziksel imkanlar
Açıklama:
Öğretim yöntem seçimini etkileyen faktörler şunlardır:
Dersin muhtevası
Öğrencilerin özellikleri
Öğretmenin özellikleri
Zaman, maliyet ve fiziksel imkanlar.
Dersin muhtevası
Öğrencilerin özellikleri
Öğretmenin özellikleri
Zaman, maliyet ve fiziksel imkanlar.
Soru 4
Aşağıdakilerden hangisi anlatım yönteminin olumsuz özelliklerinden birisidir?
Seçenekler
A
Sosyal derslerin öğretiminde sıkça kullanılır.
B
Öğrenciyi pasifleştirdiği, insanı adeta bilgileri emen bir sünger konumunda görülmektedir.
C
Genel olarak, konuları bir sıraya ve düzene göre anlatma ve açıklama metodu olarak bilinir.
D
Takrir ve düz anlatım adlarıyla da anılır.
E
Toplumsal etkinliklerin büyük bir bölümünde vazgeçilmez konuşma ve öğretim yolu olarak kabul görmüştür.
Açıklama:
Sözlü anlatıma dayalı birçok dersin, özellikle sosyal derslerin öğretiminde sıkça kullanılan ve neredeyse insanlık tarihi kadar eski bir yöntemdir. Genel olarak, konuları bir sıraya ve düzene göre anlatma ve açıklama metodu olarak bilinir. Takrir ve düz anlatım adlarıyla da anılan bu yöntem, sadece okullarda değil, toplumsal etkinliklerin büyük bir bölümünde vazgeçilmez konuşma ve öğretim yolu olarak kabul görmüş, geçmişte yüksek bir mevkie sahip olmuştur. Eğitimcilerin çoğu, bu metodun olabildiğince az kullanılmasından yanadırlar. Hatta, öğrenciyi pasifleştirdiği, insanı adeta bilgileri emen bir sünger konumunda gördüğü, çoğu zaman öğrencilere soru sorma ve düşüncelerini açıklama fırsatı vermediği için, anlatım yönteminin en etkisiz yöntemlerden biri olduğunu ifade edenler de olmuştur.
Soru 5
Anlatım yöntemi kullanılırken dikkat edilmesi gereken hususlar arasında aşağıdakilerin hangisi yer almaz?
Seçenekler
A
Öğretmen, anlatımı araç ve gereçlerle zenginleştirmemeli; anlatım sırasında diğer öğretim materyallerinden yararlanmamalıdır.
B
Anlatım yöntemini kullanırken öğretmen, mesajların öğrenciye ulaşıp ulaşmadığını, anlattıklarının doğru anlaşılıp anlaşılmadığını sürekli kontrol etmelidir.
C
Öğretmenin konuşma tarzı, ses tonu, hareketleri, jest ve mimikleri, görünümü, giyim kuşamı, anlatımındaki açıklığı ve öğrencilerle göz teması, bu yöntemi başarılı bir şekilde uygulamada etkili olan hususlardır.
D
Anlatım süresi, dinleyicileri sıkmayacak, dikkatlerinin dağılmasına meydan vermeyecek uzunlukta olmalı, konunun içeriğine, dinleyici kitlesinin yaş ve ilgi düzeylerine de bağlı olmakla birlikte, 15-20 dakikayı aşmayacak uzunlukta olmasına dikkat edilmelidir.
E
Öğretim yapacak kişi konuya çok iyi hazırlık yapmalıdır.
Açıklama:
Anlatım yöntemi kullanılırken dikkat edilmesi gereken hususlar:
Öğretmen, anlatımı araç ve gereçlerle zenginleştirmeli; anlatım sırasında diğer öğretim materyallerinden yararlanmalıdır.
Anlatım yöntemini kullanırken öğretmen, mesajların öğrenciye ulaşıp ulaşmadığını, anlattıklarının doğru anlaşılıp anlaşılmadığını sürekli kontrol etmelidir.
Öğretmenin konuşma tarzı, ses tonu, hareketleri, jest ve mimikleri, görünümü, giyim kuşamı, anlatımındaki açıklığı ve öğrencilerle göz teması, bu yöntemi başarılı bir şekilde uygulamada etkili olan hususlardır.
Anlatım süresi, dinleyicileri sıkmayacak, dikkatlerinin dağılmasına meydan vermeyecek uzunlukta olmalı, konunun içeriğine, dinleyici kitlesinin yaş ve ilgi düzeylerine de bağlı olmakla birlikte, 15-20 dakikayı aşmayacak uzunlukta olmasına dikkat edilmelidir.
Öğretim yapacak kişi konuya çok iyi hazırlık yapmalıdır.
Doğru cevap
Öğretmen, anlatımı araç ve gereçlerle zenginleştirmeli; anlatım sırasında diğer öğretim materyallerinden yararlanmalıdır.
Anlatım yöntemini kullanırken öğretmen, mesajların öğrenciye ulaşıp ulaşmadığını, anlattıklarının doğru anlaşılıp anlaşılmadığını sürekli kontrol etmelidir.
Öğretmenin konuşma tarzı, ses tonu, hareketleri, jest ve mimikleri, görünümü, giyim kuşamı, anlatımındaki açıklığı ve öğrencilerle göz teması, bu yöntemi başarılı bir şekilde uygulamada etkili olan hususlardır.
Anlatım süresi, dinleyicileri sıkmayacak, dikkatlerinin dağılmasına meydan vermeyecek uzunlukta olmalı, konunun içeriğine, dinleyici kitlesinin yaş ve ilgi düzeylerine de bağlı olmakla birlikte, 15-20 dakikayı aşmayacak uzunlukta olmasına dikkat edilmelidir.
Öğretim yapacak kişi konuya çok iyi hazırlık yapmalıdır.
Doğru cevap
Soru 6
Öğretim metodu Sokrates yöntemi ve bulduru yöntemi olarak da bilinir.
Yukarıda adı geçen öğretim yöntemi aşağıdakilerden hangisidir?
Yukarıda adı geçen öğretim yöntemi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Anlatım yöntemi
B
Grup tartışması yöntemi
C
Soru - cevap yöntemi
D
Problem çözme yöntemi
E
Gösterip yaptırma yöntemi
Açıklama:
Sokrates tarafından bir öğretim metodu olarak kullanıldığı için Sokrates yöntemi ve bulduru yöntemi olarak da bilinir.
Soru 7
Aşağıdakilerden hangisi soru cevap yöntemi kullanılırken dikkat edilmesi gereken hususlardan değildir?
Seçenekler
A
Soru sorduktan sonra düşünmesi için öğrenciye yeterli zaman tanınmalıdır.
B
Sorular, mümkün oldukça açık uçlu olmamalı, “evet” ya da “hayır” denilerek cevaplanacak türde olmalıdır.
C
Öğretmenin soracağı sorular basit, kolay takip edilir ve anlaşılır olmalı, herhangi bir belirsizlik taşımamalı ve öğrencinin gelişim düzeyine uygun olmalıdır.
D
Öğrencilere sorulan soruların cevaplarını bulmakta zorlandıkları hissedildiğinde ipuçları verilerek cevabı bulmalarına yardımcı olunmalıdır.
E
Sorular, genellikle tüm sınıfa sorulmalıdır.
Açıklama:
Soru cevap yöntemi kullanılırken dikkat edilmesi gereken hususlar:
Sorular, mümkün oldukça açık uçlu olmalı, “evet” ya da “hayır” denilerek cevaplanacak türde olmamalıdır.
Öğrencilere sorulan soruların cevaplarını bulmakta zorlandıkları hissedildiğinde ipuçları verilerek cevabı bulmalarına yardımcı olunmalıdır.
Öğretmenin soracağı sorular basit, kolay takip edilir ve anlaşılır olmalı, herhangi bir belirsizlik taşımamalı ve öğrencinin gelişim düzeyine uygun olmalıdır.
Soru sorduktan sonra düşünmesi için öğrenciye yeterli zaman tanınmalıdır.
Sorular, genellikle tüm sınıfa sorulmalıdır.
Sorular, mümkün oldukça açık uçlu olmalı, “evet” ya da “hayır” denilerek cevaplanacak türde olmamalıdır.
Öğrencilere sorulan soruların cevaplarını bulmakta zorlandıkları hissedildiğinde ipuçları verilerek cevabı bulmalarına yardımcı olunmalıdır.
Öğretmenin soracağı sorular basit, kolay takip edilir ve anlaşılır olmalı, herhangi bir belirsizlik taşımamalı ve öğrencinin gelişim düzeyine uygun olmalıdır.
Soru sorduktan sonra düşünmesi için öğrenciye yeterli zaman tanınmalıdır.
Sorular, genellikle tüm sınıfa sorulmalıdır.
Soru 8
- Öğretmen, karmaşık bir problem durumunu tasarlar.
- Öğrenciler bu problem durumuna dahil olur ve onu kendilerine mal etmeleri için çözüm sürecinde aktif rol alır ve sorumluluk yüklenirler.
- Bulunan çözümü problem durumuna uygulayarak test ederler.
- Toplanan verileri değerlendirir, ortaya çıkan muhtemel çözümleri gözden geçirirler ve en uygun olanını seçerler.
- Öğrenciler mevcut durumu gözden geçirerek, problemin çözümü ile ilgili tahminlerde bulunurlar, muhtemel çözüm yollarını araştırırlar.
Problem çözme yöntemi sürecinde yukarıdakilerden hangilerinin yerleri değiştirilirse süreç doğru şekilde sıralanmış olur?
Seçenekler
A
I ve II
B
I, ve III
C
II ve III
D
III ve IV
E
III, ve V
Açıklama:
Bu yöntemin uygulanma süreci şöyle açıklanabilir:
- Önce öğretmen, karmaşık bir problem durumunu tasarlar. Bu daha önce yaşanmış gerçek bir problem de olabilir, yaşanması muhtemel hayalî bir problem de olabilir.
- Öğrenciler bu problem durumuna dahil olur ve onu kendilerine mal etmeleri için çözüm sürecinde aktif rol alır ve sorumluluk yüklenirler.
- Öğrenciler mevcut durumu gözden geçirerek, problemin çözümü ile ilgili tahminlerde bulunurlar, muhtemel çözüm yollarını araştırırlar.
- Toplanan verileri değerlendirir, ortaya çıkan muhtemel çözümleri gözden geçirirler ve en uygun olanını seçerler.
- Bulunan çözümü problem durumuna uygulayarak test ederler.
Soru 9
Aşağıdakilerden hangisi din eğitimi yöntemlerinde önemli ilkeler arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Bireysellik
B
Bütünlük
C
Açıklık
D
Tümevarımcılık
E
Amaca dönüklük
Açıklama:
Her alanda olduğu gibi din eğitimi alanında da eğitim sürecine ve niteliğine etki eden, din eğitimi ve öğretiminde kullanılacak yöntem ve tekniklere esas teşkil eden birtakım ilkeler bulunmaktadır. Bunlardan en önemlileri; bireysellik, bütünlük, açıklık ve amaca dönüklük ilkeleridir. Tümevarımcılık bu ilkeler arasında yer almaz.
Soru 10
Aşağıdakilerden hangisi bireysel farklılıkları oluşturan çevresel faktörlere örnek teşkil etmektedir?
Seçenekler
A
Sözel-dilsel zeka sahibi olmak
B
İklim koşulları
C
Görsel-uzamsal zekaya sahip olmak
D
Soyut işlemler becerine sahip olmak
E
Diğer bireylerden daha kilolu olmak
Açıklama:
Bireysel farklılıkların başka bir kısmı da çevresel etkilerle oluşur. Aynı yaşlarda ve birbirine yakın gelişimsel özelliklere sahip oldukları halde birbirinden farklı çevrelerde yaşayan insanlar, bulundukları yerin şartlarından etkilenirler. Dinî ve kültürel farklılıklar, iklim koşulları, toplumsal yapı ve sosyal hayat, gelenek ve görenekler ve daha pek çok şey, çevresel etkiler kapsamında sayılabilecek hususlardır.
Soru 11
‘‘Din, ne mahza tefekkür, ne sırf histir, ne de ancak amel.” sözü hangi ünlü mütfekkire aittir?
Seçenekler
A
Seyyid Kutub
B
Seyyid Muhammed Nakip el Attas
C
Seyyid Hüseyin Nasr
D
Muhammed İkbal
E
Cevdet Said
Açıklama:
Din eğitimi açısından bütünlük, insanı sadece bir kaç yönü ile değil, bütün fıtrî kabiliyetlerini geliştirmeyi ifade eden bir kavramdır. Büyük mütefekkir Muhammed İkbal’in ifadesiyle, “din, ne mahza tefekkür, ne sırf histir, ne de ancak amel.” Din eğitimi ve öğretimi de ne sadece zihinsel bir çaba, ne sırf duygusal bir ifade ve ne de bedensel bir hareket ile gerçekleşebilecek bir faaliyet olacaktır.
Soru 12
Aşağıdakilerden hangisi eğitimde açıklık ilkesine örnek olarak verilebilir?
Seçenekler
A
Soyut kavramları soyut örneklerle açıklamak
B
Üstü kapalı ifadeler kullanmak
C
Dinleyicinin seviyesine uygun bir dil kullanmak
D
Bireysel farklılıkları gözetmeden herkese eşit yaklaşmak
E
Her zaman eğlenceli bir dil kullanmak
Açıklama:
Soyut konular, mümkünse somut örneklerle açıklanmalıdır. Eğitimci, zihnindeki bilgiyi ve gönlündeki duyguyu muhatabı ile paylaşırken üstü kapalı ifadelerden, anlaşılmaz terkiplerden, soyut ifadelerden mümkün oldukça kaçınmalıdır. Yine o, ders konusunu işlerken ve düşüncelerini ifade ederken, öğrencinin seviyesine dikkat etmeli, onun bildiği kelimelerle ve onun kavrayabileceği cümlelerle anlatmayı tercih etmeli, onun yakın çevresinden ve yaşantılarından örnekler vererek anlatılanları anlaşılır kılmayı bilmelidir. Konuları anlatırken, somuttan soyuta, bilinenden bilinmeyene, yakından uzağa doğru bir yaklaşım sergilemeli ve tedrici bir yol izlemelidir.
Soru 13
“Sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için kuluna açık açık ayetler indiren O’dur. Şüphesiz Allah size karşı çok şefkatli, çok merhametlidir.”(Hadid 57/9) verilen ayet hangi eğitimde hangi ilkenin gerekliliğini destekler niteliktedir?
Seçenekler
A
Amaca dönüklük
B
Bireysellik
C
Bütünlük
D
Açıklık
E
Uyumluluk
Açıklama:
Allah Teâlâ, ilahî kitapları insanlar düşünüp öğüt alsınlar diye göndermiştir. Kur’an’ın gönderiliş sebebi olarak da, insanları karanlıklardan aydınlığa çıkarmak, dalaletten hidayete ulaştırmak ve doğru yola iletmek olduğu belirtilir. Peygamberlerin gönderilişlerinin de aynı amaca yönelik olduğu görülür.
Soru 14
Aşağıdakilerden hangisi öğretim yöntemlerinin tanımıdır?
Seçenekler
A
Hedefe ulaşmada izlenen en kısa yol
B
İstendik davranışları kazandırmak
C
Öğrenme olayını gerçekleştirmek amacıyla başvurulan tüm yollar
D
Kalıcı davranış değişikliği sağlamak
E
Öğretimi hayatın her alanına yaymak
Açıklama:
Eğitim öğretim sürecinde, öğrenme olayını gerçekleştirmek amacıyla başvurulan tüm yollara da öğretim yöntemleri denir. Öğretim yöntemleri, eğitim hedeflerinin gerçekleştirilmesinde ve eğitim durumlarının düzenlenmesinde çok önemli bir yere sahiptir. Uygun öğretim yöntemleri kullanılması durumunda, öğrenmeler daha kısa sürede ve daha kolay bir şekilde gerçekleşir, daha kalıcı olurlar.
Soru 15
Aşağıdakilerden hangisi öğretim stratejilerinden sunuş yoluyla öğretime örnektir?
Seçenekler
A
Bireye açıklayıcı ve yorumlayıcı bir tutum sergilenir
B
Öğrenciden bir problemi çözmesi istenir
C
Bireyin kendi deneyimleri yoluyla öğrenmesi beklenir
D
Öğrenciden soru üretmesi ve çözmesi istenir
E
Bireye gerekli kaynaklar verilip bilgiye kendisinin ulaşması beklenir
Açıklama:
Sunuş yoluyla öğretim stratejisi, açıklayıcı, yorumlayıcı bir yaklaşımla kavram ve genellemelerin öğretildiği, konunun öğretmen tarafından öğrenmeye en uygun şekilde organize edilerek sunulduğu, öğretmen-öğrenci arasında yoğun bir etkileşimin yaşandığı bir öğretim stratejisidir. Sunuş yoluyla öğretme yaklaşımında, öğretmen öğrencilerin derse aktif bir şekilde katılımını sağlamaya çalışır.
Soru 16
Aşağıdakilerden hangisi yöntem seçimini etkileyen faktörlerden biri değildir?
Seçenekler
A
Dersin muhtevası
B
Öğrencinin özellikleri
C
Öğreticinin özellikleri
D
Zaman, maliyet ve fiziksel imkanlar
E
Yöntemin öğrenciler tarafından beğenilmesi
Açıklama:
Eğitim-öğretim faaliyetlerinde kullanılabilecek yöntemlerin seçiminde bazı faktörlerin rol oynadığı bilinen bir gerçektir. Bu aynı zamanda eğitim öğretimin başarıya ulaşması için eğitimci tarafından gözetilmesi gereken bir husustur. Bu hususta 4 faktör etkilidir ve bunlar ; A,B,C ve D şıklarında verilmiştir. E şıkkındaki faktör doğru değildir.
Soru 17
Daha çok psiko-motor davranışların öğretiminde kullanılmakla birlikte, görgü kurallarının ve pek çok dinî pratiğin öğretiminde etkilidir. Namazın nasıl kılınacağı, haccın nasıl yapılacağı, Kuran’ın en güzel şekilde nasıl okunacağı vs. gibi pek çok konunun öğretiminde başvurulabilecek bir yöntemdir. Bu öğretim yöntemi nedir?
Seçenekler
A
Problem çözme
B
Gösterip yaptırma
C
Grup tartışması
D
Soru-cevap yöntemi
E
Anlatım
Açıklama:
Gösterip yaptırma, bilgi kazandırmak, ilgi uyandırmak, göze ve kulağa aynı anda hitap etmek suretiyle işin nasıl yapıldığını göstermek için başvurulan bir öğretim yöntemidir. Bir işin, hareketin veya davranışın en uygun biçimde ve ustaca nasıl yapılabileceğini göstermesi bakımından önemli bir öğretim yöntemidir. Gösteri veya demonstrasyon yöntemi olarak da anılan bu yöntem, bir yeteneği, ortaya koymaktan veya bir şeyin nasıl yapılacağının süreçlerini göstermekten öte, onun ilkelerini de ortaya koyar.
Soru 18
“(İnsanlar) devenin nasıl yaratıldığına, bakmazlar mı? Göğe bakmıyorlar mı nasıl yükseltilmiş? Dağların nasıl dikildiğine, bakmazlar mı? Yeryüzünün nasıl yayıldığına bir bakmazlar mı?” (Ğâşiye 88/17-20) Verilen ayet hangi öğretim yöntemine örnek olarak gösterilebilir?
Seçenekler
A
Gösterip yaptırma
B
Soru-cevap
C
Sunuş
D
Gözlem gezisi
E
Grup çalışması
Açıklama:
Gözlem gezisi yöntemi, bir dersin özel veya genel amaçlarını gerçekleştirmek üzere, önceden hazırlanan bir plan çerçevesinde belli olayların, nesnelerin ve durumların, gerçek mahallinde izlenmesi, gözlenmesi ve incelenmesine yönelik öğretim amaçlı faaliyetlerdir. Gözlem yoluyla öğrenciler, olayları, nesneleri gerçek biçimiyle görmeyi öğrenir, doğrudan tecrübe edinir ve içinde yaşadıkları çevreyi daha iyi öğrenirler. Gözlem gezisi yoluyla elde edilen bilgiler daha anlamlı ve kalıcı olur. Öğrenilen bilgiler gerçek hayatla ilişkilendirilir.
Soru 19
Başka şeylerin kendisinden türediği ilk madde, öğe, unsur; temel düşünce, temel inanç; temel bilgi; her türlü tartışmanın dışında sayılan öncül, mebde, prensip ve doğru davranış kuralı nedir?
Seçenekler
A
Bireysellik
B
İlke
C
Sözlük
D
Zeka
E
Mantık
Açıklama:
İlke; sözlükte, “başka şeylerin kendisinden türediği ilk madde, öğe, unsur; temel düşünce, temel inanç; temel bilgi; her türlü tartışmanın dışında sayılan öncül, mebde, prensip ve doğru davranış kuralı” olarak tarif edilir. Felsefi bir terim olarak ilke,“zamansal, mantıksal, epistemolojik ya da ontolojik düzende ilk olana verilen addır.”
Soru 20
Güçlü muhakemeleri var olan, soyut ve kavramsal düşünebilen ve sebep sonuç ilişkilerini kolayca anlayabilen kişiler hani zekaya sahiptir.
Seçenekler
A
Dilsel
B
Sözsel
C
Genel
D
Mantıksal
E
Ritmik
Açıklama:
Yani zekâ düzeyleri, duygu durumları ve yetenek alanları gibi doğuştan getirilen farklılıkları görmek mümkündür. Aynı yaş düzeyinde olup ve aynı koşullarda yetiştiği halde bu özellikleri itibariyle birbirinden farklılaşan bireyler de bulunmaktadır. Örneğin; zihinsel özellikleri bakımından ele alacak olursak, bazı insanlar sözel-dilsel zekâya sahiptirler; dinleme becerileri yüksektir, kelime oyunlarını severler, sözel olarak iyi iletişim kurarlar ve hafızaları güçlüdür. Bazıları ise, mantıksal-matematiksel zekâ sahibidirler; güçlü muhakemeleri vardır, soyut ve kavramsal düşünebilir ve sebep sonuç ilişkilerini kolayca anlarlar. Aynı şekilde, görsel-uzamsal, müziksel-ritmik, bedensel-kinestetik gibi diğer zekâ alanlarında farklılaşan bireylerin olduğunu da bilmek gerekir.
Soru 21
Bir kısım Filozoflara göre insan neyin ürünüdür?
Seçenekler
A
Toprak
B
Çevre
C
Gelişme
D
Hayat
E
Zeka
Açıklama:
Bireysel farklılıkların başka bir kısmı da çevresel etkilerle oluşur. Aynı yaşlarda ve birbirine yakın gelişimsel özelliklere sahip oldukları halde birbirinden farklı çevrelerde yaşayan insanlar, bulundukları yerin şartlarından etkilenirler. Dinî ve kültürel farklılıklar, iklim koşulları, toplumsal yapı ve sosyal hayat, gelenek ve görenekler ve daha pek çok şey, çevresel etkiler kapsamında sayılabilecek hususlardır. Birey, içinde yaşadığı çevrenin bu şartlarından zamanla etkilenir. Bir kısım filozofların, “insan çevrenin ürünüdür” şeklindeki tanımlamaları, çevrenin birey üzerindeki etkisini ortaya koyan güzel bir ifade biçimidir. Çevresel faktörlerin birey üzerindeki etkisi, bizi, farklı çevrelerin farklı özelliklere sahip bireyler ortaya çıkaracağı sonucuna götürür.
Soru 22
Her şeyin, bir başka şeyle ilişkili ve bağlantılı olduğu düşüncesi hangi kavram içinde ortaya çıkar?
Seçenekler
A
Açıklık
B
Hoşgörü
C
İyiniyet
D
Tevazu
E
Bütünlük
Açıklama:
Bütünlük, genel anlamda, “her şeyin, bir başka şeyle ilişkili ve bağlantılı olduğu” düşüncesinden kaynaklanır. Eğitimde bütünlük, öğrencinin beden- sel, zihinsel, duygusal, ahlâkî ve toplumsal yönleriyle bir bütün olarak ele alınması, birine önem verilirken diğerinin ihmal edilmemesi gerektiğini ifade eder.
Soru 23
“Din, ne mahza tefekkür, ne sırf histir, ne de ancak amel.” ifadesi kime aittir?
Seçenekler
A
Mevlana
B
İbn-i Sina
C
Howard Gardner
D
Muhammed İkbal
E
Sufi
Açıklama:
Din eğitimi açısından bütünlük, insanı sadece bir kaç yönü ile değil, bütün fıtrî kabiliyetlerini geliştirmeyi ifade eden bir kavramdır. Büyük mütefekkir Muhammed İkbal’in ifadesiyle, “din, ne mahza tefekkür, ne sırf histir, ne de ancak amel.” Din eğitimi ve öğretimi de ne sadece zihinsel bir çaba, ne sırf duygusal bir ifade ve ne de bedensel bir hareket ile gerçekleşebilecek bir faaliyet olacaktır.
Soru 24
Allah Teâlâ, insanlara rehber olarak gönderdiği Kur’an-ı Kerim’i, büyük bir kısmı anlaşılması oldukça kolay olduğu için nasıl tanımlamıştır?
Seçenekler
A
Bütün
B
Mübîn
C
Amel
D
Mu’cemu’l-Müfehres
E
Muhteva
Açıklama:
Kerim’i, büyük bir kısmı anlaşılması oldukça kolay olduğu için, “mübîn”, yani “apaçık” olarak tanımlamıştır (Neml 27/1; Yâsin 36/69). Peygamberler de, gönderildikleri topluma kendilerini takdim ederlerken, “Ben apaçık bir uyarıcıyım” (Hud 11/25) diyerek kendilerine verilen görevin apaçık tebliğ olduğunu ifade etmişler (Mâide 5/92; Yasin 36/17) ve anlaşılır bir dil kullanmalarının, görevlerinin önemli bir parçası olduğunu belirtmişlerdir.
Soru 25
“Hedefe ulaşmada izlenen en kısa yol” nedir?
Seçenekler
A
Amaç
B
Ana fikir
C
Yöntem
D
Teşhis
E
Bilgi
Açıklama:
Genel anlamda yöntem, “hedefe ulaşmada izlenen en kısa yol” olarak tanımlanır. Eğitim öğretim sürecinde, öğrenme olayını gerçekleştirmek amacıyla başvurulan tüm yollara da öğretim yöntemleri denir. Öğretim yöntemleri, eğitim hedeflerinin gerçekleştirilmesinde ve eğitim durumlarının düzenlenmesinde çok önemli bir yere sahiptir.
Soru 26
Soru-Cevap yöntemi kimin adı ile de anılmaktadır?
Seçenekler
A
İbn-i Sina
B
Mevlana
C
Socrates
D
Aristo
E
Epikür
Açıklama:
Anlatım yöntemi gibi, soru-cevap yöntemi de eğitim tarihi kadar eski bir öğretim yöntemidir. Sokrates tarafından bir öğretim metodu olarak kul lanıldığı için Sokrates yöntemi ve bulduru yöntemi olarak da bilinir. Ayrıca, eski kaynaklarımızda isticvab adıyla anılır. Öğretmenin, öğrencilere bir konu ile ilgili sorular sorması ve bu sorulara aldığı cevaplardan yeni sorular üreterek soru-cevap süreci içinde öğrencinin konuyu kavramasını sağlamaya dayalı bir yöntemdir. Öğretime, öğrencilerin merakını uyandıran bir soru ya da problem ile başlanır. Öğrenciler bazı tahminlerde bulunmaya veya çözüm önerileri sunmaya teşvik edilirler.
Soru 27
Her alanda olduğu gibi din eğitimi alanında da eğitim sürecine ve niteliğine etki eden, din eğitimi ve öğretiminde kullanılacak yöntem ve tekniklere esas teşkil eden birtakım ilkeler bulunmaktadır.
Aşağıdakilerden hangisi bu ilkeler arasında değildir?
Aşağıdakilerden hangisi bu ilkeler arasında değildir?
Seçenekler
A
Bireysellik
B
Bütünlük
C
Açıklık
D
Amaca dönüklük
E
Buluş
Açıklama:
Her alanda olduğu gibi din eğitimi alanında da eğitim sürecine ve niteliğine etki eden, din eğitimi ve öğretiminde kullanılacak yöntem ve tekniklere esas teşkil eden birtakım ilkeler bulunmaktadır. Bunlardan en önemlileri; bireysellik, bütünlük, açıklık ve amaca dönüklük ilkeleridir. Buluş ise bir öğretim stratejisidir.
Soru 28
Aşağıdakilerden hangisi Sunuş yoluyla öğretim stratejisinin özelliklerinden değildir?
Seçenekler
A
Açıklayıcı, yorumlayıcı bir yaklaşımla kavram ve genellemeler öğretilmektedir.
B
Konu öğretmen tarafından öğrenmeye en uygun şekilde organize edilerek sunulmaktadır.
C
Öğretmen-öğrenci arasında yoğun bir etkileşimin yaşanmaktadır.
D
Öğretmenin rehberliğinde kavramlara ve genellemelere kendisi ulaşır.
E
Öğretmen öğrencilerin derse aktif bir şekilde katılımını sağlamaya çalışır.
Açıklama:
Sunuş yoluyla öğretim stratejisi, açıklayıcı, yorumlayıcı bir yaklaşımla kavram ve genellemelerin öğretildiği, konunun öğretmen tarafından öğrenmeye en uygun şekilde organize edilerek sunulduğu, öğretmen-öğrenci arasında yoğun bir etkileşimin yaşandığı bir öğretim stratejisidir. Sunuş yoluyla öğretme yaklaşımında, öğretmen öğrencilerin derse aktif bir şekilde katılımını sağlamaya çalışır. Öğretmenin rehberliğinde kavramlara ve genellemelere kendisi ulaşır ilkesi ise buluş yoluyla öğretim stratejisinin bir özelliğidir.
Soru 29
Aşağıdakilerden hangisi öğretim yöntem seçimini etkileyen faktörlerden değildir?
Seçenekler
A
Dersin muhtevası
B
Öğrencilerin özellikleri
C
Din eğitiminin önemi
D
Öğretmenin özellikleri
E
Zaman, maliyet ve fiziksel imkanlar
Açıklama:
Öğretim yöntem seçimini etkileyen faktörler şunlardır:
Dersin muhtevası
Öğrencilerin özellikleri
Öğretmenin özellikleri
Zaman, maliyet ve fiziksel imkanlar.
Dersin muhtevası
Öğrencilerin özellikleri
Öğretmenin özellikleri
Zaman, maliyet ve fiziksel imkanlar.
Soru 30
- Soru-Cevap
- Örnek Olay İncelemesi
- Grup Çalışması ve Tartışma
- Problem çözme
- Gösterip Yaptırma
Yukarıdakilerden hangileri Buluş yoluyla öğretim stratejisinin öğretim yöntemleri arasında yer alır?
Seçenekler
A
I ve II
B
I, II ve III
C
II ve III
D
I, II, III ve IV
E
I, II, III, IV ve V
Açıklama:
Buluş yoluyla öğretim stratejisinin öğretim yöntemleri:
Soru-Cevap
Örnek Olay İncelemesi
Problem çözme
Grup Çalışması ve Tartışmadır.
Gösterip Yaptırma ise Sunuş yoluyla öğretim stratejisinin öğretim yöntemleriarasında yer almaktadır.
Soru-Cevap
Örnek Olay İncelemesi
Problem çözme
Grup Çalışması ve Tartışmadır.
Gösterip Yaptırma ise Sunuş yoluyla öğretim stratejisinin öğretim yöntemleriarasında yer almaktadır.
Soru 31
Aşağıdakilerden hangisi anlatım yönteminin olumsuz özelliklerinden birisidir?
Seçenekler
A
Sosyal derslerin öğretiminde sıkça kullanılır.
B
Öğrenciyi pasifleştirdiği, insanı adeta bilgileri emen bir sünger konumunda görülmektedir.
C
Genel olarak, konuları bir sıraya ve düzene göre anlatma ve açıklama metodu olarak bilinir.
D
Takrir ve düz anlatım adlarıyla da anılır.
E
Toplumsal etkinliklerin büyük bir bölümünde vazgeçilmez konuşma ve öğretim yolu olarak kabul görmüştür.
Açıklama:
Sözlü anlatıma dayalı birçok dersin, özellikle sosyal derslerin öğretiminde sıkça kullanılan ve neredeyse insanlık tarihi kadar eski bir yöntemdir. Genel olarak, konuları bir sıraya ve düzene göre anlatma ve açıklama metodu olarak bilinir. Takrir ve düz anlatım adlarıyla da anılan bu yöntem, sadece okullarda değil, toplumsal etkinliklerin büyük bir bölümünde vazgeçilmez konuşma ve öğretim yolu olarak kabul görmüş, geçmişte yüksek bir mevkie sahip olmuştur. Eğitimcilerin çoğu, bu metodun olabildiğince az kullanılmasından yanadırlar. Hatta, öğrenciyi pasifleştirdiği, insanı adeta bilgileri emen bir sünger konumunda gördüğü, çoğu zaman öğrencilere soru sorma ve düşüncelerini açıklama fırsatı vermediği için, anlatım yönteminin en etkisiz yöntemlerden biri olduğunu ifade edenler de olmuştur.
Soru 32
Anlatım yöntemi kullanılırken dikkat edilmesi gereken hususlar arasında aşağıdakilerin hangisi yer almaz?
Seçenekler
A
Öğretmen, anlatımı araç ve gereçlerle zenginleştirmemeli; anlatım sırasında diğer öğretim materyallerinden yararlanmamalıdır.
B
Anlatım yöntemini kullanırken öğretmen, mesajların öğrenciye ulaşıp ulaşmadığını, anlattıklarının doğru anlaşılıp anlaşılmadığını sürekli kontrol etmelidir.
C
Öğretmenin konuşma tarzı, ses tonu, hareketleri, jest ve mimikleri, görünümü, giyim kuşamı, anlatımındaki açıklığı ve öğrencilerle göz teması, bu yöntemi başarılı bir şekilde uygulamada etkili olan hususlardır.
D
Anlatım süresi, dinleyicileri sıkmayacak, dikkatlerinin dağılmasına meydan vermeyecek uzunlukta olmalı, konunun içeriğine, dinleyici kitlesinin yaş ve ilgi düzeylerine de bağlı olmakla birlikte, 15-20 dakikayı aşmayacak uzunlukta olmasına dikkat edilmelidir.
E
Öğretim yapacak kişi konuya çok iyi hazırlık yapmalıdır.
Açıklama:
Anlatım yöntemi kullanılırken dikkat edilmesi gereken hususlar:
Öğretmen, anlatımı araç ve gereçlerle zenginleştirmeli; anlatım sırasında diğer öğretim materyallerinden yararlanmalıdır.
Anlatım yöntemini kullanırken öğretmen, mesajların öğrenciye ulaşıp ulaşmadığını, anlattıklarının doğru anlaşılıp anlaşılmadığını sürekli kontrol etmelidir.
Öğretmenin konuşma tarzı, ses tonu, hareketleri, jest ve mimikleri, görünümü, giyim kuşamı, anlatımındaki açıklığı ve öğrencilerle göz teması, bu yöntemi başarılı bir şekilde uygulamada etkili olan hususlardır.
Anlatım süresi, dinleyicileri sıkmayacak, dikkatlerinin dağılmasına meydan vermeyecek uzunlukta olmalı, konunun içeriğine, dinleyici kitlesinin yaş ve ilgi düzeylerine de bağlı olmakla birlikte, 15-20 dakikayı aşmayacak uzunlukta olmasına dikkat edilmelidir.
Öğretim yapacak kişi konuya çok iyi hazırlık yapmalıdır.
Öğretmen, anlatımı araç ve gereçlerle zenginleştirmeli; anlatım sırasında diğer öğretim materyallerinden yararlanmalıdır.
Anlatım yöntemini kullanırken öğretmen, mesajların öğrenciye ulaşıp ulaşmadığını, anlattıklarının doğru anlaşılıp anlaşılmadığını sürekli kontrol etmelidir.
Öğretmenin konuşma tarzı, ses tonu, hareketleri, jest ve mimikleri, görünümü, giyim kuşamı, anlatımındaki açıklığı ve öğrencilerle göz teması, bu yöntemi başarılı bir şekilde uygulamada etkili olan hususlardır.
Anlatım süresi, dinleyicileri sıkmayacak, dikkatlerinin dağılmasına meydan vermeyecek uzunlukta olmalı, konunun içeriğine, dinleyici kitlesinin yaş ve ilgi düzeylerine de bağlı olmakla birlikte, 15-20 dakikayı aşmayacak uzunlukta olmasına dikkat edilmelidir.
Öğretim yapacak kişi konuya çok iyi hazırlık yapmalıdır.
Soru 33
Öğretim metodu Sokrates yöntemi ve bulduru yöntemi olarak da bilinir.
Yukarıda adı geçen öğretim yöntemi aşağıdakilerden hangisidir?
Yukarıda adı geçen öğretim yöntemi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Anlatım yöntemi
B
Grup tartışması yöntemi
C
Soru-cevap yöntemi
D
Problem çözme yöntemi
E
Gösterip yaptırma yöntemi
Açıklama:
Sokrates tarafından bir öğretim metodu olarak kullanıldığı için Sokrates yöntemi ve bulduru yöntemi olarak da bilinir.
Soru 34
Aşağıdakilerden hangisi soru cevap yöntemi kullanılırken dikkat edilmesi gereken hususlardan değildir?
Seçenekler
A
Soru sorduktan sonra düşünmesi için öğrenciye yeterli zaman tanınmalıdır.
B
Sorular, mümkün oldukça açık uçlu olmamalı, “evet” ya da “hayır” denilerek cevaplanacak türde olmalıdır.
C
Öğretmenin soracağı sorular basit, kolay takip edilir ve anlaşılır olmalı, herhangi bir belirsizlik taşımamalı ve öğrencinin gelişim düzeyine uygun olmalıdır.
D
Öğrencilere sorulan soruların cevaplarını bulmakta zorlandıkları hissedildiğinde ipuçları verilerek cevabı bulmalarına yardımcı olunmalıdır.
E
Sorular, genellikle tüm sınıfa sorulmalıdır.
Açıklama:
Sorular, mümkün oldukça açık uçlu olmalı, “evet” ya da “hayır” denilerek cevaplanacak türde olmamalıdır.
Öğrencilere sorulan soruların cevaplarını bulmakta zorlandıkları hissedildiğinde ipuçları verilerek cevabı bulmalarına yardımcı olunmalıdır.
Öğretmenin soracağı sorular basit, kolay takip edilir ve anlaşılır olmalı, herhangi bir belirsizlik taşımamalı ve öğrencinin gelişim düzeyine uygun olmalıdır.
Soru sorduktan sonra düşünmesi için öğrenciye yeterli zaman tanınmalıdır.
Sorular, genellikle tüm sınıfa sorulmalıdır.
Öğrencilere sorulan soruların cevaplarını bulmakta zorlandıkları hissedildiğinde ipuçları verilerek cevabı bulmalarına yardımcı olunmalıdır.
Öğretmenin soracağı sorular basit, kolay takip edilir ve anlaşılır olmalı, herhangi bir belirsizlik taşımamalı ve öğrencinin gelişim düzeyine uygun olmalıdır.
Soru sorduktan sonra düşünmesi için öğrenciye yeterli zaman tanınmalıdır.
Sorular, genellikle tüm sınıfa sorulmalıdır.
Soru 35
- Öğretmen, karmaşık bir problem durumunu tasarlar.
- Öğrenciler bu problem durumuna dahil olur ve onu kendilerine mal etmeleri için çözüm sürecinde aktif rol alır ve sorumluluk yüklenirler.
- Bulunan çözümü problem durumuna uygulayarak test ederler.
- Toplanan verileri değerlendirir, ortaya çıkan muhtemel çözümleri gözden geçirirler ve en uygun olanını seçerler.
- Öğrenciler mevcut durumu gözden geçirerek, problemin çözümü ile ilgili tahminlerde bulunurlar, muhtemel çözüm yollarını araştırırlar.
Problem çözme yöntemi sürecinde yukarıdakilerden hangilerinin yerleri değiştirilirse süreç baştan sona doğru şekilde sıralanmış olur?
Seçenekler
A
I ve II
B
I ve III
C
II ve III
D
III ve IV
E
III ve V
Açıklama:
Bu yöntemin uygulanma süreci şöyle açıklanabilir:
- Önce öğretmen, karmaşık bir problem durumunu tasarlar. Bu daha önce yaşanmış gerçek bir problem de olabilir, yaşanması muhtemel hayalî bir problem de olabilir.
- Öğrenciler bu problem durumuna dahil olur ve onu kendilerine mal etmeleri için çözüm sürecinde aktif rol alır ve sorumluluk yüklenirler.
- Öğrenciler mevcut durumu gözden geçirerek, problemin çözümü ile ilgili tahminlerde bulunurlar, muhtemel çözüm yollarını araştırırlar.
- Toplanan verileri değerlendirir, ortaya çıkan muhtemel çözümleri gözden geçirirler ve en uygun olanını seçerler.
- Bulunan çözümü problem durumuna uygulayarak test ederler.
Soru 36
Aşağıdakilerden hangisi din eğitimi yöntemlerinde önemli ilkeler arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Bireysellik
B
Bütünlük
C
Açıklık
D
Akılcılık
E
Amaca dönüklük
Açıklama:
Her alanda olduğu gibi din eğitimi alanında da eğitim sürecine ve niteliğine etki eden, din eğitimi ve öğretiminde kullanılacak yöntem ve tekniklere esas teşkil eden birtakım ilkeler bulunmaktadır. Bunlardan en önemlileri; bireysellik, bütünlük, açıklık ve amaca dönüklük ilkeleridir. Akılcılık bu ilkeler arasında yer almaz.
Soru 37
Aşağıdakilerden hangisi bireysel farklılıkları oluşturan çevresel faktörlere örnek teşkil etmektedir?
Seçenekler
A
Sözel-dilsel zekâ sahibi olmak
B
İklim koşulları
C
Görsel-uzamsal zekâya sahip olmak
D
Soyut işlemler becerine sahip olmak
E
Diğer bireylerden daha kilolu olmak
Açıklama:
Bireysel farklılıkların başka bir kısmı da çevresel etkilerle oluşur. Aynı yaşlarda ve birbirine yakın gelişimsel özelliklere sahip oldukları halde birbirinden farklı çevrelerde yaşayan insanlar, bulundukları yerin şartlarından etkilenirler. Dinî ve kültürel farklılıklar, iklim koşulları, toplumsal yapı ve sosyal hayat, gelenek ve görenekler ve daha pek çok şey, çevresel etkiler kapsamında sayılabilecek hususlardır.
Soru 38
“Din, ne mahza tefekkür, ne sırf histir, ne de ancak amel.” sözü hangi ünlü mütfekkire aittir?
Seçenekler
A
Seyyid Kutub
B
Seyyid Muhammed Nakip el Attas
C
Seyyid Hüseyin Nasr
D
Muhammed İkbal
E
Cevdet Said
Açıklama:
Din eğitimi açısından bütünlük, insanı sadece bir kaç yönü ile değil, bütün fıtrî kabiliyetlerini geliştirmeyi ifade eden bir kavramdır. Büyük mütefekkir Muhammed İkbal’in ifadesiyle, “din, ne mahza tefekkür, ne sırf histir, ne de ancak amel.” Din eğitimi ve öğretimi de ne sadece zihinsel bir çaba, ne sırf duygusal bir ifade ve ne de bedensel bir hareket ile gerçekleşebilecek bir faaliyet olacaktır.
Soru 39
Aşağıdakilerden hangisi eğitimde açıklık ilkesine örnek olarak verilebilir?
Seçenekler
A
Soyut kavramları soyut örneklerle açıklamak
B
Üstü kapalı ifadeler kullanmak
C
Dinleyicinin seviyesine uygun bir dil kullanmak
D
Bireysel farklılıkları gözetmeden herkese eşit yaklaşmak
E
Her zaman eğlenceli bir dil kullanmak
Açıklama:
Soyut konular, mümkünse somut örneklerle açıklanmalıdır. Eğitimci, zihnindeki bilgiyi ve gönlündeki duyguyu muhatabı ile paylaşırken üstü kapalı ifadelerden, anlaşılmaz terkiplerden, soyut ifadelerden mümkün oldukça kaçınmalıdır. Yine o, ders konusunu işlerken ve düşüncelerini ifade ederken, öğrencinin seviyesine dikkat etmeli, onun bildiği kelimelerle ve onun kavrayabileceği cümlelerle anlatmayı tercih etmeli, onun yakın çevresinden ve yaşantılarından örnekler vererek anlatılanları anlaşılır kılmayı bilmelidir. Konuları anlatırken, somuttan soyuta, bilinenden bilinmeyene, yakından uzağa doğru bir yaklaşım sergilemeli ve tedrici bir yol izlemelidir.
Soru 40
“Sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için kuluna açık açık ayetler indiren O’dur. Şüphesiz Allah size karşı çok şefkatli, çok merhametlidir.”(Hadid 57/9) verilen ayet hangi eğitimde hangi ilkenin gerekliliğini destekler niteliktedir?
Seçenekler
A
Amaca dönüklük
B
Bireysellik
C
Bütünlük
D
Açıklık
E
Uyumluluk
Açıklama:
Allah Teâlâ, ilahî kitapları insanlar düşünüp öğüt alsınlar diye göndermiştir. Kur’an’ın gönderiliş sebebi olarak da, insanları karanlıklardan aydınlığa çıkarmak, dalaletten hidayete ulaştırmak ve doğru yola iletmek olduğu belirtilir. Peygamberlerin gönderilişlerinin de aynı amaca yönelik olduğu görülür.
Soru 41
Aşağıdakilerden hangisi öğretim yöntemlerinin tanımıdır?
Seçenekler
A
Hedefe ulaşmada izlenen en kısa yol
B
İstendik davranışları kazandırmak
C
Öğrenme olayını gerçekleştirmek amacıyla başvurulan tüm yollar
D
Kalıcı davranış değişikliği sağlamak
E
Öğretimi hayatın her alanına yaymak
Açıklama:
Eğitim öğretim sürecinde, öğrenme olayını gerçekleştirmek amacıyla başvurulan tüm yollara da öğretim yöntemleri denir. Öğretim yöntemleri, eğitim hedeflerinin gerçekleştirilmesinde ve eğitim durumlarının düzenlenmesinde çok önemli bir yere sahiptir. Uygun öğretim yöntemleri kullanılması durumunda, öğrenmeler daha kısa sürede ve daha kolay bir şekilde gerçekleşir, daha kalıcı olurlar.
Soru 42
Aşağıdakilerden hangisi öğretim stratejilerinden sunuş yoluyla öğretime örnektir?
Seçenekler
A
Bireye açıklayıcı ve yorumlayıcı bir tutum sergilenir
B
Öğrenciden bir problemi çözmesi istenir
C
Bireyin kendi deneyimleri yoluyla öğrenmesi beklenir
D
Öğrenciden soru üretmesi ve çözmesi istenir
E
Bireye gerekli kaynaklar verilip bilgiye kendisinin ulaşması beklenir
Açıklama:
Sunuş yoluyla öğretim stratejisi, açıklayıcı, yorumlayıcı bir yaklaşımla kavram ve genellemelerin öğretildiği, konunun öğretmen tarafından öğrenmeye en uygun şekilde organize edilerek sunulduğu, öğretmen-öğrenci arasında yoğun bir etkileşimin yaşandığı bir öğretim stratejisidir. Sunuş yoluyla öğretme yaklaşımında, öğretmen öğrencilerin derse aktif bir şekilde katılımını sağlamaya çalışır.
Soru 43
Aşağıdakilerden hangisi yöntem seçimini etkileyen faktörlerden biri değildir?
Seçenekler
A
Dersin muhtevası
B
Öğrencinin özellikleri
C
Öğreticinin özellikleri
D
Zaman, maliyet ve fiziksel imkânlar
E
Yöntemin öğrenciler tarafından beğenilmesi
Açıklama:
Eğitim-öğretim faaliyetlerinde kullanılabilecek yöntemlerin seçiminde bazı faktörlerin rol oynadığı bilinen bir gerçektir. Bu aynı zamanda eğitim öğretimin başarıya ulaşması için eğitimci tarafından gözetilmesi gereken bir husustur. Bu hususta 4 faktör etkilidir ve bunlar; A,B,C ve D şıklarında verilmiştir. E şıkkındaki faktör doğru değildir.
Soru 44
Daha çok psiko-motor davranışların öğretiminde kullanılmakla birlikte, görgü kurallarının ve pek çok dinî pratiğin öğretiminde etkilidir. Namazın nasıl kılınacağı, haccın nasıl yapılacağı, Kuran’ın en güzel şekilde nasıl okunacağı vs. gibi pek çok konunun öğretiminde başvurulabilecek bir yöntemdir. Bu öğretim yöntemi nedir?
Seçenekler
A
Problem çözme
B
Gösterip yaptırma
C
Grup tartışması
D
Soru-cevap yöntemi
E
Anlatım
Açıklama:
Gösterip yaptırma, bilgi kazandırmak, ilgi uyandırmak, göze ve kulağa aynı anda hitap etmek suretiyle işin nasıl yapıldığını göstermek için başvurulan bir öğretim yöntemidir. Bir işin, hareketin veya davranışın en uygun biçimde ve ustaca nasıl yapılabileceğini göstermesi bakımından önemli bir öğretim yöntemidir. Gösteri veya demonstrasyon yöntemi olarak da anılan bu yöntem, bir yeteneği, ortaya koymaktan veya bir şeyin nasıl yapılacağının süreçlerini göstermekten öte, onun ilkelerini de ortaya koyar.
Soru 45
“(İnsanlar) devenin nasıl yaratıldığına, bakmazlar mı? Göğe bakmıyorlar mı nasıl yükseltilmiş? Dağların nasıl dikildiğine, bakmazlar mı? Yeryüzünün nasıl yayıldığına bir bakmazlar mı?” (Ğâşiye 88/17-20) Verilen ayet hangi öğretim yöntemine örnek olarak gösterilebilir?
Seçenekler
A
Gösterip yaptırma
B
Soru-cevap
C
Sunuş
D
Gözlem gezisi
E
Grup çalışması
Açıklama:
Gözlem gezisi yöntemi, bir dersin özel veya genel amaçlarını gerçekleştirmek üzere, önceden hazırlanan bir plan çerçevesinde belli olayların, nesnelerin ve durumların, gerçek mahallinde izlenmesi, gözlenmesi ve incelenmesine yönelik öğretim amaçlı faaliyetlerdir. Gözlem yoluyla öğrenciler, olayları, nesneleri gerçek biçimiyle görmeyi öğrenir, doğrudan tecrübe edinir ve içinde yaşadıkları çevreyi daha iyi öğrenirler. Gözlem gezisi yoluyla elde edilen bilgiler daha anlamlı ve kalıcı olur. Öğrenilen bilgiler gerçek hayatla ilişkilendirilir.
Soru 46
Aşağıdakilerden hangisi din eğitimi ve öğretiminde kullanılacak yöntem ve tekniklere esas teşkil eden ilkelerden biri değildir?
Seçenekler
A
Bireysellik
B
Deneysellik
C
Amaca Dönüklük
D
Açıklık
E
Bütünlük
Açıklama:
Her alanda olduğu gibi din eğitimi alanında da eğitim sürecine ve niteliğine etki eden, din eğitimi ve öğretiminde kullanılacak yöntem ve tekniklere esas teşkil eden birtakım ilkeler bulunmaktadır. Bunlardan en önemlileri; bireysellik, bütünlük, açıklık ve amaca dönüklük ilkeleridir. Bu durumda deneysellik ilkesi bu ilkelerden biri değildir.
Soru 47
Aşağıdakilerden hangisi eğitimde bireysellik ilkesi açısından değerlendirilebilir?
Seçenekler
A
Zihindeki bilgiyi anlatırken soyut ifadelerden uzak durmak
B
Anlatılan bilginin toplumsal, zihinsel, bedensel ahlaki ve duygusal yönleriyle ele alınması
C
Bilgi anlatılırken kişilerin özellikleri göz önünde bulundurularak değerlendirilmesi
D
Nasıl bir insan yetiştireceğiz? Hangi dinî ve ahlâkî özellikleri kazandıracağız? Gibi sorulara cevap bulunarak eğitimin planlanması.
E
Eğitim planlamasının ezbere dayalı olarak yapılması.
Açıklama:
İnsan kişiliği, doğuştan getirdiği özelliklerin çevre ile girilen etkileşim sonucu geliştirilir ve yenilerinin eklenmesiyle şekillenir. Herkesin boyu, ağırlığı, saç ve göz rengi, zekâsı ve toplumsal özellikleri farklıdır; biri diğeri ile aynı değildir. Bu farklılaşma, kişinin bedensel, zihinsel, duygusal, toplumsal, ahlâkî ve dinî özelliklerinde de görülür Bu sebeple Bilgi anlatılırken kişilerin özellikleri göz önünde bulundurularak değerlendirilmesi bireysellik ilkesi açısından değerlendirilebilir.
Soru 48
Aşağıdakilerden hangisi insanlık tarihi boyunca başvurulan belli başlı öğretim stratejilerinden birisidir?
Seçenekler
A
Geliş yoluyla öğretim teknolojisi
B
Kalıplama yoluyla öğretim teknolojisi
C
Geleneksel yolla öğretim teknolojisi
D
Buluş yoluyla öğretim teknolojisi
E
Bütünlük açısından öğretim teknolojisi
Açıklama:
Öğretim stratejileri, “nasıl öğretelim?” sorusuna cevap vermek için uygun yöntem ve tekniklerin seçilmesine öncülük eder. Bu bağlamda, diyebiliriz ki, sunuş yoluyla öğretim stratejisi, buluş yoluyla öğretim stratejisi ve araştırma yoluyla öğretim stratejisi insanlık tarihi boyunca başvurulan belli başlı öğretim stratejilerindendir.
Soru 49
Açıklayıcı, yorumlayıcı bir yaklaşımla kavram ve genellemelerin öğretildiği, konunun öğretmen tarafından öğrenmeye en uygun şekilde organize edilerek verildiği, öğretmen-öğrenci arasında yoğun bir etkileşimin yaşandığı öğretim stratejisi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Bahsetme yoluyla öğretim stratejisi
B
Örneklem yoluyla öğretim stratejisi
C
Buluş yoluyla öğretim stratejisi
D
Araştırma yoluyla öğretim stratejisi
E
Sunuş yoluyla öğretim stratejisi
Açıklama:
Sunuş yoluyla öğretim stratejisi, açıklayıcı, yorumlayıcı bir yaklaşımla kavram ve genellemelerin öğretildiği, konunun öğretmen tarafından öğrenmeye en uygun şekilde organize edilerek sunulduğu, öğretmen-öğrenci arasında yoğun bir etkileşimin yaşandığı bir öğretim stratejisine Sunuş yoluyla öğretim stratejisi denir.
Soru 50
”Her öğretim metodu her derse ve her konuya uygun olmayabilir“ bilgisi çerçevesinde değerlendirildiğinde ”inanç esaslarının öğretimi“ için en uygun öğretim yöntemi hangisidir?
Seçenekler
A
Anlatım ve Soru-Cevap Yöntemi
B
Grup Tartışması Yöntemi
C
Problem Çözme Yöntemi
D
Gösterip Yaptırma Yöntemi
E
Gözlem Gezisi Yöntemi
Açıklama:
”Her öğretim metodu her derse ve her konuya uygun olmayabilir“ bilgisi çerçevesinde değerlendirildiğinde ”inanç esaslarının öğretimi“ için en uygun öğretim yöntemi Anlatım ve Soru-Cevap Yöntemidir.
Soru 51
“Namaz nasıl kılınır“ konusunu anlatırken öğrencilere kazandırmak istediğimiz davranışlar psiko-motor davranışlardır bu bilgi ışığında anlatımda en uygun yöntem hangisidir?
Seçenekler
A
Gözlem Gezisi Yöntemi
B
Problem Çözme Yöntemi
C
Gösterip Yaptırma Yöntemi
D
Grup Tartışması Yöntemi
E
Anlatım ve Soru-Cevap Yöntemi
Açıklama:
“Namaz nasıl kılınır” konusunu anlatırken öğrencilere kazandırmak istediğimiz davranışlar psiko-motor davranışlardır. Dolayısıyla, ilk akla geleceklerin başında, gösterip yaptırma yöntemi gelir.
Soru 52
“bir olayı ya da sorunu yazılı veya sözlü, görsel veya işitsel araçlarla öğrencilerin dikkatine sunarak, söz konusu olay hakkında değerlendirme yapma, neden-sonuç ilişkisi kurma ve çözüm önerileri sunmaya dayalı öğretim yöntemi“ aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Grup Tartışması Yöntemi
B
Örnek Olay İncelemesi Yöntemi
C
Gözlem Gezisi Yöntemi
D
Gösterip Yaptırma Yöntemi
E
Anlatım ve Soru-Cevap Yöntemi
Açıklama:
Örnek olay incelemesi yöntemi, bir olayı ya da sorunu yazılı veya sözlü, görsel veya işitsel araçlarla öğrencilerin dikkatine sunarak, söz konusu olay hakkında değerlendirme yapma, neden-sonuç ilişkisi kurma ve çözüm önerileri sunmaya dayalı bir öğretim yöntemidir.
Soru 53
Aşağıdakilerden hangisi “gösterip yaptırma“ yönteminde dikkat edilmesi gereken hususlar bir tanesi değildir?
Seçenekler
A
Gösteri için önceden hazırlık yapılmalı, gerekli donanım ve materyaller kullanıma uygun hale getirilmelidir
B
Gösterinin yapılacağı mekâna öğrencilerin yaklaşık 2 saat önceden gelmesi sağlanmalıdır.
C
Gösteri, herkesin rahatlıkla görebileceği ve duyabileceği bir ortamda yapılmalıdır.
D
Öğretmen, uygulamanın tüm süreçleri hakkında tereddüde meydan vermeyecek şekilde bilgi sahibi olmalıdır.
E
Gösterinin ardından öğrencilerin uygulama aşamasında ortaya çıkan eksiklikler uygun bir şekilde anında düzeltilmelidir.
Açıklama:
Gösterinin yapılacağı mekâna öğrencilerin yaklaşık 2 saat önceden gelmesi sağlanması gerekli olmayan bir durumdur.
Soru 54
“Bu yöntemin uygulanmasında, örnek uygulama öğretmen tarafından gösterilerek yapılır, gerekli yerlerde durularak bazı hususlar açıklanır, dikkat edilmesi gereken noktalar hatırlatılır. Uygulamaya geçmeden önce gerekirse öğretmen tarafından bir kaç tekrar yapılır ve daha sonra öğrencilerden benzer şekilde yapmaları istenir.” Bahsedilen yöntem hangisidir?
Seçenekler
A
Problem Çözme Yöntemi
B
Grup Tartışması Yöntemi
C
Soru-Cevap Yöntemi
D
Anlatım Yöntemi
E
Gösterip Yaptırma Yöntemi
Açıklama:
Paragrafta bahsedilen yöntem Gösterip Yaptırma yöntemidir. Gösterip yaptırma, bilgi kazandırmak, ilgi uyandırmak, göze ve kulağa aynı anda hitap etmek suretiyle işin nasıl yapıldığını göstermek için başvurulan bir öğretim yöntemidir.
Soru 55
Şıklardan hangisi örnek olay incelemesi yöntemini kullanırken dikkat edilmesi gereken hususlardan birisi değildir?
Seçenekler
A
Örnek olayın seçiminde; öğretim konusunun hedeflerine uygunluğuna, öğrencilerin ilgi, ihtiyaç ve yaşantılarıyla ilişkili olmasına, açık, sade ve anlaşılır olmasına dikkat edilmelidir.
B
Öğrencilerin, dersin amaçlarına uygun bir şekilde düşünmeleri ve çözüm üretebilmeleri için, örnek olayda yer alan karakterler hakkında sorulacak sorular önceden düşünülmelidir.
C
Örnek olaydaki sorunları farklı açılardan görebilmeleri için olayın her bir kahramanı ile empati yapmalarına imkan verecek sorular sorulmalı, sorunu daha derinden fark etmelerine yardım edilmelidir.
D
Öğrencilerin yanlış çözümlemelere gittiği durumlarda müdahale edilmemeli, yanlışlığı kendilerinin keşfetmesi beklenmelidir.
E
Örnek olayda elde edilen sonuçlardan ve deneyimlerden kurumlardaki çalışmalarda ne şekilde yararlanılacağı değerlendirilmelidir.
Açıklama:
Öğrencilerin yanlış çözümlemelere gitmeleri önlenmelidir.
Soru 56
Başka şeylerin kendisinden türediği ilk madde, öğe, unsur; temel düşünce, temel inanç; temel bilgi; her türlü tartışmanın dışında sayılan öncül, mebde, prensip ve doğru davranış kuralı nedir?
Seçenekler
A
Bireysellik
B
İlke
C
Sözlük
D
Zeka
E
Mantık
Açıklama:
İlke; sözlükte, “başka şeylerin kendisinden türediği ilk madde, öğe, unsur; temel düşünce, temel inanç; temel bilgi; her türlü tartışmanın dışında sayılan öncül, mebde, prensip ve doğru davranış kuralı” olarak tarif edilir. Felsefi bir terim olarak ilke,“zamansal, mantıksal, epistemolojik ya da ontolojik düzende ilk olana verilen addır.”
Soru 57
Güçlü muhakemeleri var olan, soyut ve kavramsal düşünebilen ve sebep sonuç ilişkilerini kolayca anlayabilen kişiler hani zekaya sahiptir.
Seçenekler
A
Dilsel
B
Sözsel
C
Genel
D
Mantıksal
E
Ritmik
Açıklama:
Yani zekâ düzeyleri, duygu durumları ve yetenek alanları gibi doğuştan getirilen farklılıkları görmek mümkündür. Aynı yaş düzeyinde olup ve aynı koşullarda yetiştiği halde bu özellikleri itibariyle birbirinden farklılaşan bireyler de bulunmaktadır. Örneğin; zihinsel özellikleri bakımından ele alacak olursak, bazı insanlar sözel-dilsel zekâya sahiptirler; dinleme becerileri yüksektir, kelime oyunlarını severler, sözel olarak iyi iletişim kurarlar ve hafızaları güçlüdür. Bazıları ise, mantıksal-matematiksel zekâ sahibidirler; güçlü muhakemeleri vardır, soyut ve kavramsal düşünebilir ve sebep sonuç ilişkilerini kolayca anlarlar. Aynı şekilde, görsel-uzamsal, müziksel-ritmik, bedensel-kinestetik gibi diğer zekâ alanlarında farklılaşan bireylerin olduğunu da bilmek gerekir.
Soru 58
Bir kısım Filozoflara göre insan neyin ürünüdür?
Seçenekler
A
Toprak
B
Çevre
C
Gelişme
D
Hayat
E
Zeka
Açıklama:
Bireysel farklılıkların başka bir kısmı da çevresel etkilerle oluşur. Aynı yaşlarda ve birbirine yakın gelişimsel özelliklere sahip oldukları halde birbirinden farklı çevrelerde yaşayan insanlar, bulundukları yerin şartlarından etkilenirler. Dinî ve kültürel farklılıklar, iklim koşulları, toplumsal yapı ve sosyal hayat, gelenek ve görenekler ve daha pek çok şey, çevresel etkiler kapsamında sayılabilecek hususlardır. Birey, içinde yaşadığı çevrenin bu şartlarından zamanla etkilenir. Bir kısım filozofların, “insan çevrenin ürünüdür” şeklindeki tanımlamaları, çevrenin birey üzerindeki etkisini ortaya koyan güzel bir ifade biçimidir. Çevresel faktörlerin birey üzerindeki etkisi, bizi, farklı çevrelerin farklı özelliklere sahip bireyler ortaya çıkaracağı sonucuna götürür.
Soru 59
Her şeyin, bir başka şeyle ilişkili ve bağlantılı olduğu düşüncesi hangi kavram içinde ortaya çıkar?
Seçenekler
A
Açıklık
B
Hoşgörü
C
İyiniyet
D
Tevazu
E
Bütünlük
Açıklama:
Bütünlük, genel anlamda, “her şeyin, bir başka şeyle ilişkili ve bağlantılı olduğu” düşüncesinden kaynaklanır. Eğitimde bütünlük, öğrencinin beden- sel, zihinsel, duygusal, ahlâkî ve toplumsal yönleriyle bir bütün olarak ele alınması, birine önem verilirken diğerinin ihmal edilmemesi gerektiğini ifade eder.
Soru 60
“Din, ne mahza tefekkür, ne sırf histir, ne de ancak amel.” ifadesi kime aittir?
Seçenekler
A
Mevlana
B
İbn-i Sina
C
Howard Gardner
D
Muhammed İkbal
E
Sufi
Açıklama:
Din eğitimi açısından bütünlük, insanı sadece bir kaç yönü ile değil, bütün fıtrî kabiliyetlerini geliştirmeyi ifade eden bir kavramdır. Büyük mütefekkir Muhammed İkbal’in ifadesiyle, “din, ne mahza tefekkür, ne sırf histir, ne de ancak amel.” Din eğitimi ve öğretimi de ne sadece zihinsel bir çaba, ne sırf duygusal bir ifade ve ne de bedensel bir hareket ile gerçekleşebilecek bir faaliyet olacaktır.
Soru 61
Allah Teâlâ, insanlara rehber olarak gönderdiği Kur’an-ı Kerim’i, büyük bir kısmı anlaşılması oldukça kolay olduğu için nasıl tanımlamıştır?
Seçenekler
A
Bütün
B
Mübîn
C
Amel
D
Mu’cemu’l-Müfehres
E
Muhteva
Açıklama:
Allah Teâlâ, insanlara rehber olarak gönderdiği Kur’an-ı Kerim’i, büyük bir kısmı anlaşılması oldukça kolay olduğu için, “mübîn”, yani “apaçık” olarak tanımlamıştır (Neml 27/1; Yâsin 36/69). Peygamberler de, gönderildikleri topluma kendilerini takdim ederlerken, “Ben apaçık bir uyarıcıyım” (Hud 11/25) diyerek kendilerine verilen görevin apaçık tebliğ olduğunu ifade etmişler (Mâide 5/92; Yasin 36/17) ve anlaşılır bir dil kullanmalarının, görevlerinin önemli bir parçası olduğunu belirtmişlerdir.
Soru 62
“hedefe ulaşmada izlenen en kısa yol” nedir?
Seçenekler
A
Amaç
B
Ana fikir
C
Yöntem
D
Teşhis
E
Bilgi
Açıklama:
Genel anlamda yöntem, “hedefe ulaşmada izlenen en kısa yol” olarak tanımlanır. Eğitim öğretim sürecinde, öğrenme olayını gerçekleştirmek amacıyla başvurulan tüm yollara da öğretim yöntemleri denir. Öğretim yöntemleri, eğitim hedeflerinin gerçekleştirilmesinde ve eğitim durumlarının düzenlenmesinde çok önemli bir yere sahiptir.
Soru 63
Açıklayıcı, yorumlayıcı bir yaklaşımla kavram ve genellemelerin öğretildiği, konunun öğretmen tarafından öğrenmeye en uygun şekilde organize edilerek sunulduğu, öğretmen-öğrenci arasında yoğun bir etkileşimin yaşandığı bir öğretim stratejisi nedir?
Seçenekler
A
Sunuş yoluyla öğretim stratejisi
B
Buluş yoluyla öğretim stratejisi
C
Deney yoluyla öğretim stratejisi
D
Araştırma yoluyla öğretim stratejisi
E
Teori yoluyla öğretim stratejisi
Açıklama:
Sunuş yoluyla öğretim stratejisi, açıklayıcı, yorumlayıcı bir yaklaşımla kavram ve genellemelerin öğretildiği, konunun öğretmen tarafından öğrenmeye en uygun şekilde organize edilerek sunulduğu, öğretmen-öğrenci arasında yoğun bir etkileşimin yaşandığı bir öğretim stratejisidir. Sunuş yoluyla öğretme yaklaşımında, öğretmen öğrencilerin derse aktif bir şekilde katılımını sağlamaya çalışır. Konunun takdiminde ağırlık sözel ifadelerde olmakla birlikte çeşitli örnekler, resimler ve şemalarla farklı duyu organlarına da hitap etmeye önem verilir.
Soru 64
Seçeneklerden hangisi Buluş Yoluyla öğretim stratejisi içerisinde yer almayan bir öğretim yöntemidir?
Seçenekler
A
Anlatım
B
Soru-cevap
C
Örnek Olay İncelemesi
D
Problem Çözme
E
Grup Çalışması ve Tartışma
Açıklama:

Soru 65
Soru-Cevap yöntemi kimin adı ile de anılmaktadır?
Seçenekler
A
İbn-i Sina
B
Mevlana
C
Socrates
D
Aristo
E
Epikür
Açıklama:
Anlatım yöntemi gibi, soru-cevap yöntemi de eğitim tarihi kadar eski bir öğretim yöntemidir. Sokrates tarafından bir öğretim metodu olarak kul lanıldığı için Sokrates yöntemi ve bulduru yöntemi olarak da bilinir. Ayrıca, eski kaynaklarımızda isticvab adıyla anılır. Öğretmenin, öğrencilere bir konu ile ilgili sorular sorması ve bu sorulara aldığı cevaplardan yeni sorular üreterek soru-cevap süreci içinde öğrencinin konuyu kavramasını sağlamaya dayalı bir yöntemdir. Öğretime, öğrencilerin merakını uyandıran bir soru ya da problem ile başlanır. Öğrenciler bazı tahminlerde bulunmaya veya çözüm önerileri sunmaya teşvik edilirler.
Ünite 5
Soru 1
- İlk çocukluk dönemi - 2-6 yaşları arası
- Son Çocukluk Dönemi - 6 ile 11-12 yaşları arası
- İlk çocukluk dönemi - 2-5 yaşları arası
Yukarıdaki eşleştirmelerden hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
I ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Genellikle 2-6 yaşları arası ilk çocukluk dönemi olarak kabul edilir. Ortalama olarak 6 ile 11-12 yaşları arası Son Çocukluk Dönemi olarak tanımlanır.
Soru 2
Aşağıdakilerden hangisi çocukların sorularına verilecek cevaplarla ilgili doğru değildir?
Seçenekler
A
Çocuk neyi sormuşsa ona cevap verilmeli, soru cevaplandırılmadan önce soruyu sordurtan sebepler öğrenilmeye çalışılmalıdır.
B
Çocuk, ilk elden değil de, evrendeki her şeye ibret gözüyle bakmasını öğrenerek, sebep sonuç ilişkisi kurmaya çalışarak, sebepler zincirinin nihaî bir halkası olarak Allah’ı tanıması ve bilmesi doğru değildir.
C
Anne babanın cevaplamakta zorlandığı sorularla karşılaştığı durumlarda, soruyu cevaplamadan geçiştirmek, çocuğu susturmak, konuyu değiştirmek, asıl ifade etmesi gerektiğini bilmediği halde cevaplamaya çalışmak gibi tavır takınmaları doğru değildir.
D
Çocuğun sorduğu her soruyu, din öğretimi için bir fırsat bilerek, doğrudan Allah ile ilişkili olarak cevaplamak da doğru değildir.
E
Ne herhangi bir suçun faili, ne de herhangi bir cezanın muhatabı olacak kadar yetkin ve sorumlu olmayan çocuğa, Allah’ı bir korku objesi olarak tanıtmanın hiç bir anlamı ve gereği yoktur.
Açıklama:
Çocukların sorularına verilecek cevaplarda şu hususlara dikkat edilmelidir:
Çocuk neyi sormuşsa ona cevap verilmeli, soru cevaplandırılmadan önce soruyu sordurtan sebepler öğrenilmeye çalışılmalıdır.
Anne babanın cevaplamakta zorlandığı sorularla karşılaştığı durumlarda, soruyu cevaplamadan geçiştirmek, çocuğu susturmak, konuyu değiştirmek, asıl ifade etmesi gerektiğini bilmediği halde cevaplamaya çalışmak gibi tavır takınmaları doğru değildir.
Çocuğun sorduğu her soruyu, din öğretimi için bir fırsat bilerek, doğrudan Allah ile ilişkili olarak cevaplamak da doğru değildir.
Ne herhangi bir suçun faili, ne de herhangi bir cezanın muhatabı olacak kadar yetkin ve sorumlu olmayan çocuğa, Allah’ı bir korku objesi olarak tanıtmanın hiç bir anlamı ve gereği yoktur.
Çocuk, ilk elden değil de, evrendeki her şeye ibret gözüyle bakmasını öğrenerek, sebep sonuç ilişkisi kurmaya çalışarak, sebepler zincirinin nihaî bir halkası olarak Allah’ı tanıması ve bilmesi daha doğru olacaktır.
Çocuk neyi sormuşsa ona cevap verilmeli, soru cevaplandırılmadan önce soruyu sordurtan sebepler öğrenilmeye çalışılmalıdır.
Anne babanın cevaplamakta zorlandığı sorularla karşılaştığı durumlarda, soruyu cevaplamadan geçiştirmek, çocuğu susturmak, konuyu değiştirmek, asıl ifade etmesi gerektiğini bilmediği halde cevaplamaya çalışmak gibi tavır takınmaları doğru değildir.
Çocuğun sorduğu her soruyu, din öğretimi için bir fırsat bilerek, doğrudan Allah ile ilişkili olarak cevaplamak da doğru değildir.
Ne herhangi bir suçun faili, ne de herhangi bir cezanın muhatabı olacak kadar yetkin ve sorumlu olmayan çocuğa, Allah’ı bir korku objesi olarak tanıtmanın hiç bir anlamı ve gereği yoktur.
Çocuk, ilk elden değil de, evrendeki her şeye ibret gözüyle bakmasını öğrenerek, sebep sonuç ilişkisi kurmaya çalışarak, sebepler zincirinin nihaî bir halkası olarak Allah’ı tanıması ve bilmesi daha doğru olacaktır.
Soru 3
Okul öncesi dönem daha sonraki yıllarda Dinî kavramların anlaşılabilmesi ve içtenlikle yaşanan dinî bir hayat için temel olabilecektir.
Aşağıdakilerden hangisi bu temelin oluşmasını sağlayan koşullardan değildir?
Aşağıdakilerden hangisi bu temelin oluşmasını sağlayan koşullardan değildir?
Seçenekler
A
Çocuklar güven içinde büyür ve hayata olumlu gözlerle bakabilirlerse
B
Çocukların hayal gücü beslenir ve zenginleştirilirse
C
Çocukların zihinsel gelişimi desteklenir ve öğrenme istekleri canlı tutulursa
D
Çocuklar güven içinde büyür ve hayata olumlu gözlerle bakabilirlerse
E
Çocuklar tabiat sevgisi ile büyümez, tabiatta olanla ilgilenmezse
Açıklama:
Bu temelin oluşmasını sağlayan koşullar:
Çocuklar ailede sevgi ile ve güven içinde büyütülürse,
Çocukların zihinsel gelişimi desteklenir ve öğrenme istekleri canlı tutulursa,
Çocuklar güven içinde büyür ve hayata olumlu gözlerle bakabilirlerse,
Çocukların hayal gücü beslenir ve zenginleştirilirse,
Çocuklar tabiat sevgisi ile büyür, tabiatta olanla ilgilenirse vb.
Çocuklar ailede sevgi ile ve güven içinde büyütülürse,
Çocukların zihinsel gelişimi desteklenir ve öğrenme istekleri canlı tutulursa,
Çocuklar güven içinde büyür ve hayata olumlu gözlerle bakabilirlerse,
Çocukların hayal gücü beslenir ve zenginleştirilirse,
Çocuklar tabiat sevgisi ile büyür, tabiatta olanla ilgilenirse vb.
Soru 4
Aşağıdakilerden hangisi çocuğun ailede sevgi ve güvene dayalı bir atmosfer içinde büyümesinin sonuçları arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Onu bütün kötülüklerden korur.
B
Gençlik ve yetişkinlik çağlarında inanan bir insan olması.
C
Dinini sevmesi.
D
Allah’ı sevmesi.
E
Allah’a güven duyması.
Açıklama:
Ailede din eğitiminin dayandığı temel, sevgi ve güven duygularıdır. Çocuğun ailede sevgi ve güvene dayalı bir atmosfer içinde büyümesi onun gençlik ve yetişkinlik çağlarında inanan bir insan olması, dinini sevmesi, Allah’ı sevmesi ve O’na güven duymasının ön şartıdır.
Soru 5
Çocuklar dini anlamaya ve ona yakın ilgi göstermeye yaklaşık kaç yaşlarında başlar?
Seçenekler
A
9
B
10
C
11
D
12
E
13
Açıklama:
Özellikle din ve ahlâk gelişimi itibariyle çocuk, yaklaşık on iki yaşlarında dini anlamaya ve ona yakın ilgi göstermeye başlar.
Soru 6
İmanla ilgili şüphe, kararsızlık ve çatışmaların ortaya çıkabileceği yaş aralığı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
14-16 yaşları arası
B
16-18 yaşları arası
C
14-18 yaşları arası
D
16-19 yaşları arası
E
13-17 yaşları arası
Açıklama:
Dinle ilgili sorular ve şüpheler ergenlik döneminde yaygın olarak görülür. 14-18 yaşları arasında imanla ilgili şüphe, kararsızlık ve çatışmalar ortaya çıkabilir.
Soru 7
Aşağıdakilerden hangisi gençlik dönemi din eğitimi ilkeleri arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Çocukluk dönemi yaşantıları ve eğitimi, gençlik dönemi için bir temel oluşturmalıdır.
B
Gençlerin din eğitiminde sosyal ortamların ve dinî kurumların önemi unutulmamalıdır.
C
Gençlerle arkadaş olabilmeli ve onlara arkadaşça davranılmalıdır.
D
Gencin bağımsızlık duyguları desteklenmeli, sağlıklı bir özgürleşme süreci yaşamasına yardımcı olunmalıdır.
E
Gençlik döneminde din eğitimi, dinin ruhunu ve gencin gelişim özelliklerini bilen kişiler tarafından verilmemelidir.
Açıklama:
Gençlik dönemi din eğitimi ilkeleri :
Çocukluk dönemi yaşantıları ve eğitimi, gençlik dönemi için bir temel oluşturmalıdır.
Gençlerin din eğitiminde sosyal ortamların ve dinî kurumların önemi unutulmamalıdır.
Gençlerle arkadaş olabilmeli ve onlara arkadaşça davranılmalıdır.
Gencin bağımsızlık duyguları desteklenmeli, sağlıklı bir özgürleşme süreci yaşamasına yardımcı olunmalıdır.
Gençlik döneminde din eğitimi, dinin ruhunu ve gencin gelişim özelliklerini bilen kişiler tarafından verilmelidir.
Çocukluk dönemi yaşantıları ve eğitimi, gençlik dönemi için bir temel oluşturmalıdır.
Gençlerin din eğitiminde sosyal ortamların ve dinî kurumların önemi unutulmamalıdır.
Gençlerle arkadaş olabilmeli ve onlara arkadaşça davranılmalıdır.
Gencin bağımsızlık duyguları desteklenmeli, sağlıklı bir özgürleşme süreci yaşamasına yardımcı olunmalıdır.
Gençlik döneminde din eğitimi, dinin ruhunu ve gencin gelişim özelliklerini bilen kişiler tarafından verilmelidir.
Soru 8
Kişi artık önündeki zamanın kısaldığını fark eder ve hayatın kaçınılmaz olarak ölümle son bulacağı duygusu kendini hissettirir. Çocukların evden ayrılması, aile bireylerinin ve dostların kaybı, yakınların ölümü, vb. olaylar kişiyi hayatın anlamı üzerinde düşünmeye zorlar. Buna paralel olarak, o güne kadar ki başarılarını, hedeflerini, isteklerini gözden geçirir.
Yukarıda bahsedilen dönem hangi yaşı kapsamaktadır?
Yukarıda bahsedilen dönem hangi yaşı kapsamaktadır?
Seçenekler
A
35
B
40
C
45
D
50
E
55
Açıklama:
İnsan hayatında 40 yaşın bir dönüm noktası olduğu kabul edilir. Bu yaşla birlikte, kişi artık ömrünün önemli bir kısmını geride bıraktığını ve yaşamın sınırlı olduğunu algılamaya başlar. Kişi artık önündeki zamanın kısaldığını fark eder ve hayatın kaçınılmaz olarak ölümle son bulacağı duygusu kendini hissettirir. Çocukların evden ayrılması, aile bireylerinin ve dostların kaybı, yakınların ölümü, vb. olaylar kişiyi hayatın anlamı üzerinde düşünmeye zorlar. Buna paralel olarak, o güne kadar ki başarılarını, hedeflerini, isteklerini gözden geçirir.
Soru 9
Aşağıdakilerden hangisi yetişkinlik dönemi din eğitiminin ilkeri arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Yetişkinlerin değer ve anlam duyguları beslenmemelidir.
B
Problem merkezli bir öğretim tarzı benimsenmelidir.
C
Dini konular, soyut bir anlatım tarzında sunulmak yerine örnekler, hikayelerle daha somut bir hale getirilmelidir.
D
Öğretim zamanı ve süresi konusunda esnek davranılmalıdır.
E
Yetişkinlerin dinî etkinliklere katılımları teşvik edilerek, özellikle ileri yaşlarda toplumsal ilişkileri canlı tutulmaya çalışılmalıdır.
Açıklama:
Yetişkinlik dönemi din eğitiminin ilkeri:
Yetişkinlerin değer ve anlam duyguları beslenmelidir.
Problem merkezli bir öğretim tarzı benimsenmelidir
Dini konular, soyut bir anlatım tarzında sunulmak yerine örnekler, hikayelerle daha somut bir hale getirilmelidir.
Öğretim zamanı ve süresi konusunda esnek davranılmalıdır.
Yetişkinlerin dinî etkinliklere katılımları teşvik edilerek, özellikle ileri yaşlarda toplumsal ilişkileri canlı tutulmaya çalışılmalıdır.
Yetişkinlerin değer ve anlam duyguları beslenmelidir.
Problem merkezli bir öğretim tarzı benimsenmelidir
Dini konular, soyut bir anlatım tarzında sunulmak yerine örnekler, hikayelerle daha somut bir hale getirilmelidir.
Öğretim zamanı ve süresi konusunda esnek davranılmalıdır.
Yetişkinlerin dinî etkinliklere katılımları teşvik edilerek, özellikle ileri yaşlarda toplumsal ilişkileri canlı tutulmaya çalışılmalıdır.
Soru 10
“İnsanın dinî gelişimi için gerekli öz” anlamındaki fıtrat hali, çocuk konuşmaya başlayıncaya kadar devam eder. Çocuk için bu yaş yaklaşık olarak nedir?
Seçenekler
A
1 yaş
B
2 yaş
C
5 yaş
D
7 yaş
E
11 yaş
Açıklama:
Hz. Peygamber, “Her çocuk fıtrat üzere doğar. Sonra anne babası onu ya Yahudi, ya Hıristiyan, ya da Mecusi yapar. Eğer anne babası Müslüman iseler, çocuk da Müslüman olur.” (Müslim, Kader, 22, 25) buyurarak insanın belli bir dinî gelişim potansiyeli ile dünyaya geldiğini, daha sonradan çevrenin etkisiyle farklı dinî inançlara yöneldiğini ifade etmiştir. Söz konusu hadisin çeşitli varyantlarından ve devamında verilen örnekten de anlaşılacağı gibi, “insanın dinî gelişimi için gerekli öz” anlamındaki fıtrat hali, çocuk konuşmaya başlayıncaya kadar devam eder. Bu da yaklaşık 2 yaş civarıdır.
Soru 11
İlk çocukluk dönemi ne zamandır?
Seçenekler
A
0 - 6 ay
B
0 - 2 yaş
C
2 - 6 yaş
D
8 - 11 yaş
E
12 - 18 yaş
Açıklama:
Genellikle 2-6 yaşları arası ilk çocukluk dönemi olarak kabul edilir. Yürüme ve konuşma gibi özgürlük ve güç duygusu veren başarıların yaşandığı 2. yaş, çocuk için âdeta bir mutluluk çağıdır. Çevresindeki her şey, artık onun ilgisini çeker, merakını uyandırır. Bu çağda en çok kullanılan sözlerden biri “görmek istemek” olur. Yaklaşık 2,5-3 yaşlarında çocuklar dinî sorularla ilgilenmeye başlar. 4-5 yaşlarına doğru bu ilgi doruğa ulaşır. Bazen, yetişkinlerin cevap vermekte zorlandıkları sorular sorarlar.
Soru 12
Yaşanılan dünyaya olan ilgi ve bu dünyanın sırlarını merak duygusu oldukça güçlü olan çocukluk dönemi nedir?
Seçenekler
A
0 - 6 ay
B
0 - 2 yaş
C
2 - 6 yaş
D
8 - 11 yaş
E
12 - 18 yaş
Açıklama:
İlk çocuklukta, yaşanılan dünyaya olan ilgi ve bu dünyanın sırlarını merak duygusu oldukça güçlüdür. Çocuk, nereden ve nasıl geldiğini düşünür ve sorar. Kendi varoluşuna dair bilgi sahibi olmak çocukta adeta vazgeçilmez bir duygudur. Bu dönemde Allah, melek, peygamber, cennet, cehennem, şeytan kavramları henüz sırlarla örtülüdür; fakat çocuk bunlar üzerindeki sır perdesinin kalkmasını içten içe ister ve tatmin edici bir cevap bulamamanın rahatsızlığını hisseder.
Soru 13
Çocukta ahlâk ve adalet duygularının gelişmesinde kimin büyük etkisi vardır?
Seçenekler
A
Öğretmen
B
Okul
C
Dede
D
Anne
E
Arkadaş
Açıklama:
Çocukta ahlâk ve adalet duygularının gelişmesinde de anne baba tutumlarının büyük etkisi vardır. Bedensel ihtiyaçları yanında çocuğun sevgi, şefkat ve ilgi gibi ruhsal ihtiyaçlarının karşılanmasında en etkin rolü üstlenmiş olan annenin disiplin anlayışı, çocuğun vicdanının şekillenmesinde derin izler bırakır. Bunun yanında babanın disiplin ve otoritesinin, güç ve aktivitesinin de çocuğun vicdan gelişiminde, annenin rolünü bütünleyici bir etkisi bulunmaktadır. Ailede ana-baba tutumları, çocuğun kişilik ve benlik gelişimini etkileyen önemli çevre faktörlerindendir.
Soru 14
Gelişim psikolojisi açısından insan, akıl ve kavrama gücü bakımından, sorumluluğu kabul edebilecek asgari olgunluğa hangi dönemde ulaşır?
Seçenekler
A
İlk çocukluk
B
Orta çocukluk
C
Ergenlik
D
Orta yaş
E
İleri yaş
Açıklama:
Gelişim psikolojisi açısından insan, bülûğ ile başlayan ergenlik döneminde, akıl ve kavrama gücü bakımından, sorumluluğu kabul edebilecek asgari olgunluğa ulaşır. Özellikle din ve ahlâk gelişimi itibariyle çocuk, yaklaşık on iki yaşlarında dini anlamaya ve ona yakın ilgi göstermeye başlar. Onun için bu yaşlar, psikolojide “dinî uyanış” veya “dinî gelişim çağı” gibi ifadelerle tanımlanmaktadır. Çocukta soyut kavramları anlama kapasitesi de bu yaşlarda gelişip olgunlaşmaya başlar. Bunun yanında olayları birleştirme ve onlar hakkında bir sonuca ulaşma kabiliyeti ancak, ortalama olarak çocuk 15 zekâ yaşını tamamladığında açıkça görülür.
Soru 15
“Künhüne vâkıf olma” duygusunun güçlü bir şekilde hissedildiği dönem hangisidir?
Seçenekler
A
İlk çocukluk
B
Orta Çocukluk
C
Ergenlik
D
Gençlik
E
Yaşlılık
Açıklama:
Gençlik, kendisinden başlayarak var olan her şeyin sorgulandığı, eski bir deyimle “künhüne vâkıf olma” duygusunun güçlü bir şekilde hissedildiği bir dönemdir.
Soru 16
Yetişkinlik dönemi, gelişim özellikleri bakımından kaç safhada ele alınabilir?
Seçenekler
A
Tek safha
B
Üç safha
C
Beş safha
D
Yedi safha
E
10 safha
Açıklama:
Yetişkinlik dönemi, gelişim özellikleri bakımından ilk yetişkinlik, orta yetişkinlik ve son yetişkinlik (yaşlılık) olmak üzere üç safhada incelenir. Bunların her birinin kendine has birtakım hususiyetleri vardır.
Soru 17
18-22 ile 35-40 yaşları arasını kapsayan dönem ne olarak adlandırılır?
Seçenekler
A
Genç yetişkinlik
B
Orta yetişkinlik
C
Son yetişkinlik
D
Ergenlik
E
Olgunluk
Açıklama:
Genç yetişkinlik olarak da isimlendirilen bu dönem 18-22 ile 35-40 yaşları arasını kapsar. İnsan hayatının pek çok açıdan en yoğun olduğu bir dönemdir. Birey, evlenme, iş sahibi olma, yuva kurma vb. geleceğini etkileyen ve belirleyen önemli kararları bu dönemde alır.
Soru 18
Seçeneklerden hangisi yetişkinlik dönemi din eğitimi ilkeleri arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Problem merkezli bir öğretim tarzı benimsenmelidir.
B
Dini konular, soyut bir anlatım tarzında sunulmak yerine örnekler, hikayelerle daha somut bir hale getirilmelidir.
C
Yetişkinlerin değer ve anlam duyguları beslenmelidir.
D
İbadetin mutlaka ibadet mekanlarında yapılması gerekliliği açıklanmalıdır.
E
Yetişkinlerin ölüm bilinci kazanmalarına yardımcı olunmalıdır.
Açıklama:
Dini konular, soyut bir anlatım tarzında sunulmak yerine örnekler, hikayelerle daha somut bir hale getirilmelidir. Benimsenmelidir. Yetişkinlerin değer ve anlam duyguları beslenmelidir. Öğretim zamanı ve süresi konusunda esnek davranılmalıdır. Yetişkinlerin dinî etkinliklere katılımları teşvik edilerek, özellikle ileri yaşlarda toplumsal ilişkileri canlı tutulmaya çalışılmalıdır. Özellikle yaşlı bireylerin, değişime ayak uydurmada zorlandıkları gerekçesiyle eğitim etkinliklerine katılma fırsatları engellenmemeli, aksine motive edilmelidir. Yetişkinlerin ölüm bilinci kazanmalarına yardımcı olunmalıdır. İbadet her dönemde çeşitli mekanlarda yapılabilir.
Soru 19
Çocukta ahlâk ve adalet duygularının gelişmesindeki en büyük etken nedir?
Seçenekler
A
Anne-Baba
B
Dede
C
Abi-Abla
D
Kardeş
E
Anneanne-Babaanne
Açıklama:
Çocukta ahlâk ve adalet duygularının gelişmesinde de anne baba tutumlarının büyük etkisi vardır.
Soru 20
“insanın dinî gelişimi için gerekli öz” anlamındaki fıtrat hali çocuğun kaç yaş dönemidir?
Seçenekler
A
4
B
5
C
2
D
1
E
3
Açıklama:
“insanın dinî gelişimi için gerekli öz” anlamındaki fıtrat hali, çocuk konuşmaya başlayıncaya kadar devam eder. Bu da yaklaşık 2 yaş civarıdır.
Soru 21
Çocuklarda hangi yaşlar arası “ilk çocukluk dönemi” olarak adlandırılmaktadır?
Seçenekler
A
2-5yaş
B
1-5 yaş
C
1-3 yaş
D
2-4 yaş
E
2-6 yaş
Açıklama:
Genellikle 2-6 yaşları arası ilk çocukluk dönemi olarak kabul edilir
Soru 22
Yapılan araştırmalara göre Türkiye’de çocuklar kaç yaşından itibaren dini konularla yakından ilgilenmeye başlarlar?
Seçenekler
A
5
B
3
C
10
D
9
E
7
Açıklama:
Dinî gelişimle ilgili yapılan araştırmalara göre, Türkiye’de çocuklar 7 yaşından itibaren inançla ilgili konularla yakından ilgilenmekte ve 10-12 yaşlarından itibaren de metafizik alana ilişkin sorular sormaktadırlar.
Soru 23
İlahi dinlerdeki, Tanrı’ya ait “mekândan münezzeh oluş” ifadesi ne anlama gelmektedir?
Seçenekler
A
Allah’ın bir olması
B
Allah’ın sonradan vücut bulan varlıklara benzememesi
C
Allah’ın her yerde olması
D
Allah’ın her şeyi bilmesi
E
Allah’ın yaratıcı olması
Açıklama:
İlahi dinlerdeki, Tanrı’ya ait “mekândan münezzeh oluş”, Allah’ın her yerde oluşunu ifade etmektedir.
Soru 24
Psikolojide “dinî uyanış” veya “dinî gelişim çağı” olarak tanımlanan çağ hangi çağdır?
Seçenekler
A
Son Çocukluk
B
Buluğ
C
İlk Yetişkinlik
D
Çocukluk
E
Son Yetişkinlik
Açıklama:
Psikolojide “dinî uyanış” veya “dinî gelişim çağı” olarak tanımlanan çağ Buluğ çağıdır.
Soru 25
“Gençlerle etkili bir dinî iletişimin kurulabilmesi için iletişim ağını altüst eden davranışlardan ve ifadelerden kesinlikle kaçınılmalıdır” aşağıdakilerden hangisi bu bilgideki iletişim ağını altüst eden davranışlardan ve ifadelerden biri değildir?
Seçenekler
A
Mahkûm etmek
B
Nutuk çekmek
C
Duyarsız davranmak
D
Muhatap almak
E
Emir vermek
Açıklama:
Muhatap almak gençlerle etkili bir dinî iletişimin kurulabilmesi için iletişim ağını altüst eden davranışlardan ve ifadelerden birisi değildir.
Soru 26
Aşağıdakilerden hangisi “Birçok kişi, sıradan dinî hayattan, dinî arzunun üstün olduğu davranışa doğru gelişim göstermekte veya geleneksel dinî hayattan, daha içten tasavvufî bir hayata geçiş yaptığı” dönemdir?
Seçenekler
A
Ergenlik Dönemi
B
Orta Yetişkinlik Dönemi
C
Son Yetişkinlik Dönemi
D
Çocukluk Dönemi
E
İlk Yetişkinlik Dönemi
Açıklama:
Birçok kişi, sıradan dinî hayattan, dinî arzunun üstün olduğu davranışa doğru gelişim göstermekte veya geleneksel dinî hayattan, daha içten tasavvufî bir hayata geçiş yaptığı dönem Orta Yetişkinlik Dönemidir.
Soru 27
Dinle ilgili sorular ve şüphelerin yaygın olarak görüldüğü dönem aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Çocukluk Dönemi
B
İlk Yetişkinlik Dönemi
C
Ergenlik Dönemi
D
Son Yetişkinlik Dönemi
E
Orta Yetişkinlik Dönemi
Açıklama:
Dinle ilgili sorular ve şüphelerin yaygın olarak görüldüğü dönem Ergenlik Dönemidir.
Soru 28
Din eğitiminde iyi bir öğütçü yerine iyi bir dinleyici olunması gereken dönem aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Son Yetişkinlik Dönemi
B
İlk Yetişkinlik Dönemi
C
Çocukluk Dönemi
D
Orta Yetişkinlik Dönemi
E
Ergenlik Dönemi
Açıklama:
Din eğitiminde iyi bir öğütçü yerine iyi bir dinleyici olunması gereken dönem Ergenlik Dönemidir.
Soru 29
Ailede ana-baba tutumları, çocuğun kişilik ve benlik gelişimini etkileyen önemli çevre faktörlerindendir. Bu konuda yapılan bilimsel araştırmalara göre aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Ana-babası demokratik tutuma sahip olan çocuklar daha olumlu ve sağlıklı bir benlik kavramı geliştirebilmektedirler.
B
Anne baba tutumlarının, demokratik, ilgili veya otoriter olması çocukların benlik kavramları üzerinde önemli bir fark yaratmamaktadır.
C
İlgili aile tutumu en kabul edilebilir tutumdur.
D
Otoriter tutum kişilik ve benlik gelişimini diğerlerine göre daha çok etkilemektedir.
E
Sağlıklı bir benlik gelişimi için aileler çocuklarını etkileyici rolde bulunmamalıdırlar.
Açıklama:
Yapılan araştırmalarda ana-babalarının tutumlarını “demokratik” olarak algılayan çocukların benlik kavramları ile “otoriter” ve “ilgisiz” olarak algılayan çocukların benlik kavramları arasındaki fark, demokratik ana-babaların çocuklarının lehine, değiştiği görülmektedir. Yani ana-babası demokratik tutuma sahip olan çocuklar daha olumlu ve sağlıklı bir benlik kavramı geliştirebilmektedirler.
Soru 30
Çocukların sorularına verilecek cevaplarda şu hususlara dikkat edilmelidir:
Çocuk neyi sormuşsa ona cevap verilmeli, soru cevaplandırılmadan önce soruyu sordurtan sebepler öğrenilmeye çalışılmalıdır.
Anne babanın cevaplamakta zorlandığı sorularla karşılaştığı durumlarda, soruyu cevaplamadan geçiştirmek, çocuğu susturmak, konuyu değiştirmek, nasıl ifade etmesi gerektiğini bilmediği halde cevaplamaya çalışmak gibi tavır takınmaları doğru değildir
Çocuğun sorduğu her soruyu, din öğretimi için bir fırsat bilerek, doğrudan Allah ile ilişkili olarak cevaplamak da doğru değildir.
Yukarıda belirtilen hususlara göre aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Çocuk neyi sormuşsa ona cevap verilmeli, soru cevaplandırılmadan önce soruyu sordurtan sebepler öğrenilmeye çalışılmalıdır.
Anne babanın cevaplamakta zorlandığı sorularla karşılaştığı durumlarda, soruyu cevaplamadan geçiştirmek, çocuğu susturmak, konuyu değiştirmek, nasıl ifade etmesi gerektiğini bilmediği halde cevaplamaya çalışmak gibi tavır takınmaları doğru değildir
Çocuğun sorduğu her soruyu, din öğretimi için bir fırsat bilerek, doğrudan Allah ile ilişkili olarak cevaplamak da doğru değildir.
Yukarıda belirtilen hususlara göre aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Kardeşi olan biri “bu bebek nereden geldi?” diye sorduğunda, “bunu bize Allah verdi” şeklinde cevap verilmelidir.
B
Anne ve babanın cevabını bilemediği soruları Allah ile açıklamaya çalışmaktansa çocuğu doğru kaynak ve araştırmaya yönlendirmesi daha uygundur.
C
Çocuklar ne sorarsa tüm sorularına yanıt verilmelidir.
D
Çocuğun Allah kavramını korkularla ilişkilendirmesine dikkat edilmelidir.
E
Çocuğun sorduğu tüm soruların cevaplarını Allah ile ilişkilendirmek gereklidir.
Açıklama:
4-6 yaş dönemi, korkuların kaygıların ve endişelerin yoğun olduğu bir dönemdir. Çocuğun Allah kavramını bu korkularla ilişkilendirmemesine dikkat edilmelidir. Henüz, ne herhangi bir suçun faili, ne de herhangi bir cezanın muhatabı olacak kadar yetkin ve sorumlu olmayan çocuğa, Allah’ı bir korku objesi olarak tanıtmanın hiç bir anlamı ve gereği yoktur.
Soru 31
Aşağıdakilerden hangisi okul öncesi dönemde daha sonraki yıllarda dinî kavramların anlaşılabilmesi ve içtenlikle yaşanan dinî bir hayat için temel olabilmesi için gösterilebilecek koşullardan biri değildir?
Seçenekler
A
Çocukların zihinsel gelişimi desteklenir ve öğrenme istekleri canlı tutulması.
B
Çocuklar güven içinde büyür ve hayata olumlu gözlerle bakabilmesi.
C
Çocukların duygularını şiir, müzik, oyun gibi çeşitli faaliyetler yoluyla ifade edebileceğini öğrenmesi ve bu etkinlikleri kavrama yeteneğini gelişmesi.
D
Çocukların hayal kurmasının engellenmesi ve gerçeklerin olduğu gibi aktarılması.
E
Çocukların tabiat sevgisi ile büyümesi, tabiatta olanla ilgilenmesi.
Açıklama:
Okul öncesi dönemde daha sonraki yıllarda dinî kavramların anlaşılabilmesi ve içtenlikle yaşanan dinî bir hayat için temel olabilmesi için gösterilebilecek koşullardan biri de çocukların hayal gücünü beslemek ve zenginleştirmektir.
Soru 32
Okulöncesi dönemin, ileriki yıllarda yaşanacak olan dinî hayata bir hazırlık dönemi olduğu unutulmamalıdır. Aşağıdakilerden hangisi okul öncesi dönemde kazandırılması gereken alışkanlıklar arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Gözlem yapmak
B
Dinlemek
C
Olaylar arasında bağ kurmak
D
İyi görebilmek
E
Büyüklerin deneyimlerini sormak
Açıklama:
Gözlem yapmak, yaşanılan dünyayı gerektiği kadar doğru, açık bir şekilde tanımak, iyi görebilmek, dokunmak, duymak, dinlemek, olaylar arasında bağ kurmak okul öncesi dönemde kazandırılması gereken alışkanlıklar olmalıdır.
Soru 33
Yapılan duaların, sırf şahsî istekleri dile getirmenin ötesinde Allah ile kendisi arasında bir bağ kurmak gibi önemli bir işlevinin olduğu fark edilmeye başlandığı dönem hangi dönemdir?
Seçenekler
A
Okulöncesi dönem
B
İlk çocukluk dönemi
C
Orta çocukluk dönemi
D
Son çocukluk dönemi
E
Gençlik dönemi
Açıklama:
Son çocukluk çağında, hastalıklardan ve felaketlerden korunma, anne-babasının ve sevdiklerinin sağlığı ve iyiliği isteklerini dile getiren dualar alır. Artık, yapılan duaların, sırf şahsî istekleri dile getirmenin ötesinde Allah ile kendisi arasında bir bağ kurmak gibi önemli bir işlevinin olduğu fark edilmeye başlanır.
Soru 34
Aşağıdakilerden hangisi kendini ifade etme aşamasındaki gencin yaşayabileceği tecrübeler olarak gruplandırıldığında dışarıda kalmaktadır?
Seçenekler
A
Dinî şüphe
B
Benliğin gelişimi
C
Bağımsızlık duygusu ve ihtiyacı
D
Tenkitçi düşünme
E
Somut düşünme
Açıklama:
Dinî şüphe, benliğin gelişimi, bağımsızlık duygusu ve ihtiyacı, tenkitçi düşünme, kendini ifade etme aşamasındaki gencin geçici bir süre yaşayabileceği bir tecrübedir.
Soru 35
‘’Değişik sebeplerle motive olan dinî duygu ve düşüncelerin davranışlara dönüşme aşamasında benzer davranış kalıplarını içeren rol modelleri, kişiye büyük davranış kolaylığı sağlar ve dolaylı olarak eğitici bir fonksiyon görür.’’ görüşü gençlik dönemi din eğitimi ilkelerinden hangisine aittir?
Seçenekler
A
Çocukluk dönemi yaşantıları ve eğitimi, gençlik dönemi için bir temel oluşturmalıdır.
B
Gençlerin din eğitiminde sosyal ortamların ve dinî kurumların önemi unutulmamalıdır.
C
Gençlerle arkadaş olabilmeli ve onlara arkadaşça davranılmalıdır.
D
Gencin bağımsızlık duyguları desteklenmeli, sağlıklı bir özgürleşme süreci yaşamasına yardımcı olunmalıdır.
E
Gençlik döneminde din eğitimi, dinin ruhunu ve gencin gelişim özelliklerini bilen kişiler tarafından verilmelidir.
Açıklama:
Bülûğ dönemiyle birlikte gençte ortaya çıkan kendini tanıma ve bütünleme ihtiyacı, beraberinde başkalarıyla diyalog şeklinde kurulan iletişim ortamında giderilmeye çalışılır. Çünkü diyalog, iletişimin en yüksek düzeyidir ve ancak tarafların birbirine karşılıklı değer verdiği, saygı duyduğu bir iletişim ortamı içinde gerçekleşir. Değişik sebeplerle motive olan dinî duygu ve düşüncelerin davranışlara dönüşme aşamasında benzer davranış kalıplarını içeren rol modelleri, kişiye büyük davranış kolaylığı sağlar ve dolaylı olarak eğitici bir fonksiyon görür.
Soru 36
Yetişkinlik dönemi gelişim özellikleri sebebiyle üç gruba ayrılmaktadır. Hangi seçenekte sırası ile doğru şekilde ifade edilmiştir?
Seçenekler
A
Ön yetişkinlik, orta yetişkinlik, son yetişkinlik
B
İlk yetişkinlik, ortanca yetişkinlik, son yetişkinlik
C
İlk yetişkinlik, orta yetişkinlik, son yetişkinlik
D
Baş yetişkinlik, son yetişkinlik, yetişkinlik
E
Baş yetişkinlik, ortanca yetişkinlik, son yetişkinlik
Açıklama:
Yetişkinlik dönemi, gelişim özellikleri bakımından ilk yetişkinlik, orta yetişkinlik ve son yetişkinlik (yaşlılık) olmak üzere üç safhada incelenir.
Soru 37
Yaşlanma döneminde gerçekleştirilen din eğitimi ilkelerinden hangisi yaşlıların hayatın son safhasına daha sakin, daha serinkanlı ve daha teslimiyetle girmelerine imkân verir?
Seçenekler
A
Yetişkinlerin ölüm bilinci kazanmalarına yardımcı olunmalıdır.
B
Öğretim zamanı ve süresi konusunda esnek davranılmalıdır.
C
Yetişkinlerin değer ve anlam duyguları beslenmelidir.
D
Problem merkezli bir öğretim tarzı benimsenmelidir.
E
Yetişkinlerin dinî etkinliklere katılımları teşvik edilerek, özellikle ileri yaşlarda toplumsal ilişkileri canlı tutulmaya çalışılmalıdır.
Açıklama:
Yaşlanma döneminin en belirleyici özelliklerinden biri de, ölüm gerçeğinin pek çok vesile ile ve her an kendini gösterdiği, ölüme yaklaşmış olma korkusunun derinden yaşandığı bir dönem olmasıdır. Kontrolsüz seyrettiği zamanlarda kaygı ve depresyona neden olabilecek bu durum, ancak ölüm bilincinin kazanılması ile ortadan kaldırılabilir; ya da en azından hafifletilebilir. Bu açıdan yaşlanma döneminde gerçekleştirilen din eğitimi ve kazandırılan ölüm bilinci, yaşlıların hayatın son safhasına daha sakin ve daha serinkanlı ve daha teslimiyetle girmelerine imkân verir.
Soru 38
Ailede ana-baba tutumları, çocuğun kişilik ve benlik gelişimini etkileyen önemli çevre faktörlerindendir. Yapılan araştırmalara göre aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Ana-babası demokratik tutuma sahip olan çocuklar daha olumlu ve sağlıklı bir benlik kavramı geliştirebilmektedirler.
B
Anne baba tutumları, demokratik, ilgili ve otariter olmak üzere üç türdür.
C
İlgili aile tututmu en kabul edilebilir tutumdur.
D
Otoriter tutum kişilik ve benlik gelişimini diğerlerine göre daha çok etkilemektedir.
E
Sağlıklı bir benlik gelişimi için aileler çocuklarını etkileyici rolde bulunmamalıdırlar.
Açıklama:
Yapılan araştırmalarda ana-babalarının tutumlarını “demokratik” olarak algılayan çocukların benlik kavramları ile “otoriter” ve “ilgisiz” olarak algılayan çocukların benlik kavramları arasındaki fark, demokratik ana-babaların çocuklarının lehine, değiştiği görülmektedir. Yani ana-babası demokratik tutuma sahip olan çocuklar daha olumlu ve sağlıklı bir benlik kavramı geliştirebilmektedirler.
Soru 39
Çocukların sorularına verilecek cevaplarda şu hususlara dikkat edilmelidir:
Çocuk neyi sormuşsa ona cevap verilmeli, soru cevaplandırılmadan önce soruyu sordurtan sebepler öğrenilmeye çalışılmalıdır.
Anne babanın cevaplamakta zorlandığı sorularla karşılaştığı durumlarda, soruyu cevaplamadan geçiştirmek, çocuğu susturmak, konuyu değiştirmek, nasıl ifade etmesi gerektiğini bilmediği halde cevaplamaya çalışmak gibi tavır takınmaları doğru değildir.
Çocuğun sorduğu her soruyu, din öğretimi için bir fırsat bilerek, doğrudan Allah ile ilişkili olarak cevaplamak da doğru değildir.
Yukarıda belirtilen hususlara göre aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Çocuk neyi sormuşsa ona cevap verilmeli, soru cevaplandırılmadan önce soruyu sordurtan sebepler öğrenilmeye çalışılmalıdır.
Anne babanın cevaplamakta zorlandığı sorularla karşılaştığı durumlarda, soruyu cevaplamadan geçiştirmek, çocuğu susturmak, konuyu değiştirmek, nasıl ifade etmesi gerektiğini bilmediği halde cevaplamaya çalışmak gibi tavır takınmaları doğru değildir.
Çocuğun sorduğu her soruyu, din öğretimi için bir fırsat bilerek, doğrudan Allah ile ilişkili olarak cevaplamak da doğru değildir.
Yukarıda belirtilen hususlara göre aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Kardeşi olan biri “bu bebek nereden geldi?” diye sorduğunda, “bunu bize Allah verdi” şeklinde cevap verilmelidir.
B
Allah’ı bir korku objesi olarak tanıtmanın hiç bir anlamı ve gereği yoktur.
C
Çocuklar ne sorarsa tüm sorularına ebeveyn yanıtını bilmese de yanıt vermelidir.
D
Çocuğun Allah kavramını korkularla ilişkilendirmesi sağlanmalıdır.
E
Çocuğun sorduğu tüm soruların cevaplarını Allah ile ilişkilendirmek gereklidir.
Açıklama:
4-6 yaş dönemi, korkuların kaygıların ve endişelerin yoğun olduğu bir dönemdir. Çocuğun Allah kavramını bu korkularla ilişkilendirmemesine dikkat edilmelidir. Henüz, ne herhangi bir suçun faili, ne de herhangi bir cezanın muhatabı olacak kadar yetkin ve sorumlu olmayan çocuğa, Allah’ı bir korku objesi olarak tanıtmanın hiç bir anlamı ve gereği yoktur.
Soru 40
Aşağıdakilerden hangisi okul öncesi dönemde daha sonraki yıllarda dinî kavramların anlaşılabilmesi ve içtenlikle yaşanan dinî bir hayat için temel olabilmesi için gösterilebilecek koşullardan biri değildir?
Seçenekler
A
Çocukların zihinsel gelişimi desteklenir ve öğrenme istekleri canlı tutulursa
B
Çocuklar güven içinde büyür ve hayata olumlu gözlerle bakabilirlerse,
C
Çocuklar duygularını şiir, müzik, oyun gibi çeşitli faaliyetler yoluyla ifade edebileceğini öğrenir ve bu etkinlikleri kavrama yeteneğini geliştirirlerse,
D
Çocukların hayal kurması engellenir ve gerçekler olduğu gibi aktarılırsa,
E
Çocuklar tabiat sevgisi ile büyür, tabiatta olanla ilgilenirse,
Açıklama:
Okul öncesi dönemde daha sonraki yıllarda dinî kavramların anlaşılabilmesi ve içtenlikle yaşanan dinî bir hayat için temel olabilmesi için gösterilebilecek koşullardan biri de çocukların hayal gücünü beslemek ve zenginleştirmektir.
Soru 41
Okulöncesi dönemin, ileriki yıllarda yaşanacak olan dinî hayata bir hazırlık dönemi olduğu unutulmamalıdır. Aşağıdakilerden hangisi okul öncesi dönemde kazandırılması gereken alışkanlıklar arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Gözlem yapmak
B
Dinlemek
C
Olaylar arasında bağ kurmak
D
İyi görebilmek
E
Büyüklerin deneyimlerini sormak
Açıklama:
Okulöncesi dönemin, ileriki yıllarda yaşanacak olan dinî hayata bir hazırlık dönemi olduğu unutulmamalıdır. Gözlem yapmak, yaşanılan dünyayı gerektiği kadar doğru, açık bir şekilde tanımak, iyi görebilmek, dokunmak, duymak, dinlemek, olaylar arasında bağ kurmak okul öncesi dönemde kazandırılması gereken alışkanlıklar olmalıdır.
Soru 42
Yapılan duaların, sırf şahsî istekleri dile getirmenin ötesinde Allah ile kendisi arasında bir bağ kurmak gibi önemli bir işlevinin olduğu fark edilmeye başlandığı dönem hangi dönemdir?
Seçenekler
A
Okulöncesi dönem
B
İlk çocukluk dönemi
C
Orta çocukluk dönemi
D
Son çocukluk dönemi
E
Gençlik dönemi
Açıklama:
Son çocukluk çağında, hastalıklardan ve felaketlerden korunma, anne-babasının ve sevdiklerinin sağlığı ve iyiliği isteklerini dile getiren dualar alır. Artık, yapılan duaların, sırf şahsî istekleri dile getirmenin ötesinde Allah ile kendisi arasında bir bağ kurmak gibi önemli bir işlevinin olduğu fark edilmeye başlanır.
Soru 43
Aşağıdakilerden hangisi kendini ifade etme aşamasındaki gencin yaşayabileceği tecrübeler olarak gruplandırıldığında dışarıda kalmaktadır?
Seçenekler
A
Dinî şüphe
B
Benliğin gelişimi
C
Bağımsızlık duygusu ve ihtiyacı
D
Tenkitçi düşünme
E
Somut düşünme
Açıklama:
Dinî şüphe, benliğin gelişimi, bağımsızlık duygusu ve ihtiyacı, tenkitçi düşünme, kendini ifade etme aşamasındaki gencin geçici bir süre yaşayabileceği bir tecrübedir
Soru 44
Dinî duygu ve düşüncelerin davranışlara dönüşme aşamasında benzer davranış kalıplarını içeren modeller, kişiye büyük davranış kolaylığı sağlar ve dolaylı olarak eğitici bir fonksiyon görür.
Bahsedilen husus aşağıdaki din eğitimi ilkelerinden hangisi ile ilişkilidir?
Bahsedilen husus aşağıdaki din eğitimi ilkelerinden hangisi ile ilişkilidir?
Seçenekler
A
Çocukluk dönemi yaşantıları din eğitimi için bir temel oluşturmalıdır.
B
Din eğitiminde sosyal ortamların ve örnek şahsiyetlerden yararlanılmalıdır.
C
Muhataba karşı samimi olunmalı ve arkadaşça davranılmalıdır.
D
Muhatabın sağlıklı bir özgürleşme süreci yaşamasına yardımcı olunmalıdır.
E
Muhatabın dini konulara olan ilgi ve ihtiyaçları dikkate alınmalıdır.
Açıklama:
Din eğitiminde hemen her dönemde bireyin kendini tanıma ve bütünleme ihtiyacı, beraberinde başkalarıyla diyalog şeklinde kurulan iletişim ortamında giderilmeye çalışılır. Çünkü diyalog, iletişimin en yüksek düzeyidir ve ancak tarafların birbirine karşılıklı değer verdiği, saygı duyduğu bir iletişim ortamı içinde gerçekleşir. Değişik sebeplerle motive olan dinî duygu ve düşüncelerin davranışlara dönüşme aşamasında benzer davranış kalıplarını içeren rol modelleri, kişiye büyük davranış kolaylığı sağlar ve dolaylı olarak eğitici bir fonksiyon görür. Dolayısıyla din eğitiminde sosyal ortamlardan ve örnek şahsiyetlerden yararlanılması büyük öneme sahiptir.
Soru 45
Yetişkinlik dönemi gelişim özellikleri sebebiyle üç gruba ayrılmaktadır. Hangi seçenekte sırası ile doğru şekilde ifade edilmiştir?
Seçenekler
A
Ön yetişkinlik, orta yetişkinlik, son yetişkinlik
B
İlk yetişkinlik, ortanca yetişkinlik, son yetişkinlik
C
İlk yetişkinlik, orta yetişkinlik, son yetişkinlik
D
Baş yetişkinlik, son yetişkinlik, yetişkinlik
E
Baş yetişkinlik, son yetişkinlik, yetişkinlik
Açıklama:
Yetişkinlik dönemi, gelişim özellikleri bakımından ilk yetişkinlik, orta yetişkinlik ve son yetişkinlik (yaşlılık) olmak üzere üç safhada incelenir.
Soru 46
İlk yetişkinlik, ergenlikte yaşanan dinî şüphe, kararsızlık ve çalkantıların görece durulmaya başladığı bir dönemdir. Aşağıdakilerden hangisi bu süreçte yaşanan gelişmelerden biridir?
Seçenekler
A
Dini hayatta dengesizleşme
B
Yeni dinleri araştırma
C
Eski inanç ve alışkanlıkları gözden geçirip düzenleme
D
Şüphelenme
E
Özgürleşme sürecinin başlaması
Açıklama:
İlk yetişkinlik, ergenlikte yaşanan dinî şüphe, kararsızlık ve çalkantıların görece durulmaya başladığı; dinî hayatta bir dengelenme, yeniden yapılanma, eski inanç ve alışkanlıkları gözden geçirip düzenleme yönünde gelişmeler yaşandığı bir dönemdir.
Soru 47
Yaşlanma döneminde gerçekleştirilen din eğitimi ilkelerinden hangisi yaşlıların hayatın son safhasına daha sakin, daha serinkanlı ve daha teslimiyetle girmelerine imkân verir?
Seçenekler
A
Yetişkinlerin ölüm bilinci kazanmalarına yardımcı olunmalıdır.
B
Öğretim zamanı ve süresi konusunda esnek davranılmalıdır.
C
Yetişkinlerin değer ve anlam duyguları beslenmelidir.
D
Problem merkezli bir öğretim tarzı benimsenmelidir.
E
Yetişkinlerin dinî etkinliklere katılımları teşvik edilerek, özellikle ileri yaşlarda toplumsal ilişkileri canlı tutulmaya çalışılmalıdır.
Açıklama:
Yaşlanma döneminin en belirleyici özelliklerinden biri de, ölüm gerçeğinin pek çok vesile ile ve her an kendini gösterdiği, ölüme yaklaşmış olma korkusunun derinden yaşandığı bir dönem olmasıdır. Kontrolsüz seyrettiği zamanlarda kaygı ve depresyona neden olabilecek bu durum, ancak ölüm bilincinin kazanılması ile ortadan kaldırılabilir; ya da en azından hafifletilebilir. Bu açıdan yaşlanma döneminde gerçekleştirilen din eğitimi ve kazandırılan ölüm bilinci, yaşlıların hayatın son safhasına daha sakin ve daha serinkanlı ve daha teslimiyetle girmelerine imkân verir.
Soru 48
Çocukta ahlâk ve adalet duygularının gelişmesindeki en büyük etken nedir?
Seçenekler
A
Anne-Baba
B
Dede
C
Abi-Abla
D
Kardeş
E
Anneanne-Babaanne
Açıklama:
Çocukta ahlâk ve adalet duygularının gelişmesinde de anne baba tutumlarının büyük etkisi vardır.
Soru 49
“insanın dinî gelişimi için gerekli öz” anlamındaki fıtrat hali çocuğun kaç yaş dönemidir?
Seçenekler
A
4
B
5
C
2
D
1
E
3
Açıklama:
“insanın dinî gelişimi için gerekli öz” anlamındaki fıtrat hali, çocuk konuşmaya başlayıncaya kadar devam eder. Bu da yaklaşık 2 yaş civarıdır.
Soru 50
Çocuklarda hangi yaşlar arası“ilk çocukluk dönemi” olarak adlandırılmaktadır?
Seçenekler
A
2-5yaş
B
1-5 yaş
C
1-3 yaş
D
2-4 yaş
E
2-6 yaş
Açıklama:
Genellikle 2-6 yaşları arası ilk çocukluk dönemi olarak kabul edilir.
Soru 51
Yapılan araştırmalara göre Türkiye’de çocuklar kaç yaşından itibaren dini konularla yakından ilgilenmeye başlarlar?
Seçenekler
A
5
B
3
C
10
D
9
E
7
Açıklama:
Dinî gelişimle ilgili yapılan araştırmalara göre, Türkiye’de çocuklar 7 yaşından itibaren inançla ilgili konularla yakından ilgilenmekte ve 10-12 yaşlarından itibaren de metafizik alana ilişkin sorular sormaktadırlar. (Yavuz, 1987; Yıldız, 2007).
Soru 52
Psikolojide “dinî uyanış” veya “dinî gelişim çağı” olarak tanımlanan çağ hangi çağdır?
Seçenekler
A
Son Çocukluk
B
Bülûğ
C
İlk Yetişkinlik
D
Çocukluk
E
Son Yetişkinlik
Açıklama:
Psikolojide “dinî uyanış” veya “dinî gelişim çağı” olarak tanımlanan çağ Bülûğ çağıdır.
Soru 53
“Gençlerle etkili bir dinî iletişimin kurulabilmesi için iletişim ağını altüst eden davranışlardan ve ifadelerden kesinlikle kaçınılmalıdır” aşağıdakileren hangisi bu bilgideki iletişim ağını altüst eden davranışlardan ve ifadelerden biri değildir?
Seçenekler
A
Mahkum etmek
B
Nutuk çekmek
C
Duyarsız davranmak
D
Muhatap almak
E
Emir vermek
Açıklama:
Muhatap almak gençlerle etkili bir dinî iletişimin kurulabilmesi için iletişim ağını altüst eden davranışlardan ve ifadelerden birisi değildir.
Soru 54
Aşağıdakilerden hangisi“Birçok kişi, sıradan dinî hayattan, dinî arzunun üstün olduğu davranışa doğru gelişim göstermekte veya geleneksel dinî hayattan, daha içten tasavvufî bir hayata geçiş yaptığı” dönemdir?
Seçenekler
A
Ergenlik Dönemi
B
Orta Yetişkinlik Dönemi
C
Son Yetişkinlik Dönemi
D
Çocukluk Dönemi
E
İlk Yetişkinlik Dönemi
Açıklama:
Birçok kişi, sıradan dinî hayattan, dinî arzunun üstün olduğu davranışa doğru gelişim göstermekte veya geleneksel dinî hayattan, daha içten tasavvufî bir hayata geçiş yaptığı dönem Orta Yetişkinlik Dönemidir.
Soru 55
Dinle ilgili sorular ve şüphelerin yaygın olarak görüldüğü dönem aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Çocukluk Dönemi
B
İlk Yetişkinlik Dönemi
C
Ergenlik Dönemi
D
Son Yetişkinlik Dönemi
E
Orta Yetişkinlik Dönemi
Açıklama:
Dinle ilgili sorular ve şüphelerin yaygın olarak görüldüğü dönem Ergenlik Dönemidir.
Soru 56
Din eğitiminde İyi bir öğütçü yerine iyi bir dinleyici olunması gereken dönem aşağıdakilerden hangisidir.
Seçenekler
A
Son Yetişkinlik Dönemi
B
İlk Yetişkinlik Dönemi
C
Çocukluk Dönemi
D
Orta Yetişkinlik Dönemi
E
Ergenlik Dönemi
Açıklama:
Din eğitiminde İyi bir öğütçü yerine iyi bir dinleyici olunması gereken dönem Ergenlik Dönemidir
Ünite 6
Soru 1
‘Böyle bir dünyada, aynı nesneye pek çok kişi talip olacağından, ortaya yığılma, yarış, hasımlaşma, haset, kin ve kavga çıkmaktadır. Daha da ileri gidilip iş kan davasına kadar varmaktadır. İnsanlar bu kargaşa ve vehametin bitmesi için bir üst hakem arayışı içerisine girmiştir. Bu hakemin mecazî adı devlettir’ görüşünü aşağıdakilerden alanlardan hangisi savunmaktadır?
Seçenekler
A
Din
B
Hukuk
C
Psikoloji
D
Eğitim
E
Felsefe
Açıklama:
Hukuk ise şunu savunur: Böyle bir dünyada, aynı nesneye pek çok kişi talip olacağından, ortaya yığılma, yarış, hasımlaşma, haset, kin ve kavga çıkmaktadır. Daha da ileri gidilip iş kan davasına kadar varmaktadır. İnsanlar bu kargaşa ve vehametin bitmesi için bir üst hakem arayışı içerisine girmiştir. Bu hakemin mecazî adı devlettir. Öyle görünüyor ki devlet, “adâlet” demektir.
Soru 2
İslâm, iyi insan yetiştirmeyi hedefler. Bu aynı zamanda iyi vatandaş da demektir. Aşağıdakilerden hangisi bu tip bir insanın özelliklerinden biri olamaz?
Seçenekler
A
Küçüklerin de büyüklerin de hakkını korur.
B
Sadece iyilik ve güzellikte yardımlaşır.
C
İyi ve güzel olanın karşısındadır.
D
Alış-veriş yaptığında aldatmaz.
E
Kendisi için istediğini başkaları için de ister.
Açıklama:
İyi bir insanın ve aynı zamanda iyi bir vatandaşın bir özelliği de iyi ve güzel olanın yanında, kötünün ise daima karşısında durmasıdır.
Soru 3
Aşağıdakilerden hangisi ‘Bir dinin ya da fikrin, maddi ve manevi boyutlarda, hayata yansıtılması’ manasına gelmektedir?
Seçenekler
A
Kültür
B
Adet
C
İnanç
D
Medeniyet
E
Felsefe
Açıklama:
Bir dinin ya da fikrin, maddî ve manevi boyutlarda, hayata yansıtılmasına medeniyet denir. Bunun oluşmasında başka toplum ve kültürlerin de katkısı vardır. Medeniyetin belirli bir toplumda aldığı şekle ise kültür denir. Buna göre, medeniyet genel, kültür ise özel olmaktadır.
Soru 4
Türklerin İslamiyeti kabul ettikten sonra, ilk yazılı eser olma özelliğini taşıyan ‘Kutadgu Bilig’ kim tarafından yazılmıştır?
Seçenekler
A
Kaşgarlı Mahmut
B
Edip Ahmed Yükneki
C
Hoca Ahmet Yesevi
D
Süleyman Çelebi
E
Yusuf Has Hacip
Açıklama:
Türklerin İslâmiyeti kabul ettikten sonra, ilk yazılı eser olma özelliğini taşıyan Yusuf Has Hacib’in, Kutadgu Bilig isimli kitabı, önemli bir örnektir. Çünkü eser, Doğu Karahanlı Hükümdarı Tabgaç Buğra Han (Ebu Hasan bin Süleyman Arslan) için kaleme alındığından dolayı bir Siyâsetname sayılır. Tamamen rumuzlar ve sembollerle yapılan bir anlatım tarzı benimsendiği için alegoriktir. Öğretmeyi hedef aldığı için de didaktiktir. En önemli yönü ise muhtevasıdır. O da genelde, İslâmî unsurlardan ibarettir.
Soru 5
I. Nereden geldim?
II. Nereye gidiyorum?
III.Neye inanmalıyım?
IV. Sonum ne olacak?
V. Görevim nedir?
Doğrudan doğruya insanın varoluşu ile ilgili yukarıdaki sorulara cevap arayan disiplin aşağıdakilerden hangisidir?
II. Nereye gidiyorum?
III.Neye inanmalıyım?
IV. Sonum ne olacak?
V. Görevim nedir?
Doğrudan doğruya insanın varoluşu ile ilgili yukarıdaki sorulara cevap arayan disiplin aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Felsefe
B
Psikoloji
C
Din
D
Sanat
E
Kültür
Açıklama:
Varlığın ilk sebebinin ne olduğu konusunda felsefe tarafından verilen belli başlı cevaplar arasında, “ruh, madde, yetkin varlık, idea, su, ateş, sayı, atom, doğa, Tanrı, değişme” vardır. Bu konuda oluşan sorular ise şöyle sıralanabilir: • Nereden geldim?" • Nereye gidiyorum?" • Görevim nedir?" • Hayatın anlamı nedir?" • Neye inanmalıyım?" • Sonum ne olacak?" • Bu dünyadan sonra yeni bir dünya daha var mı?
Soru 6
Aşağıdaki yazar-eser eşleşmelerinden hangisi doğru değildir?
Seçenekler
A
Yusuf Has Hacip- Kutadgu Bilig
B
Edip Ahmet Yükneki- Divan-ı Hikmet
C
Kaşgarlı Mahmud- Divan-ı Lügati’t-Türk
D
Mevlana- Mesnevi
E
Yunus Emre- Divan
Açıklama:
Edib Ahmed Yüknekî ise, Karahanlı beylerinden Muhammed Dâd Sipehsalar’a hediye ettiği Atabetü’l-Hakâyık (Hakikatler Eşiği) isimli eserinde, Müslümanca nasıl ahlâklı olunacağını, hadisler ışığında, didaktik bir üslupla kaleme almıştır.
Soru 7
Tarihe bakıldığında aşağıdakilerden hangisi bütün din ve kültürlerde yasaklanmamıştır?
Seçenekler
A
Cinayet işlemek
B
Yol kesmek
C
Aklı, canı,malı korumak
D
Irza tecavüz etmek
E
İçki içmek
Açıklama:
Tarihe bakıldığında görülecektir ki, bütün dinler ve kültürlerde, canı, aklı, dini, malı ve nesli korumak esastır. Cinayet, yol kesme, hırsızlık, haksız yere adam öldürme, ırza tecavüz, gasb, içki, zina ve rüşvet her devirde yasak kapsamındadır.
Soru 8
“Benim bir karıncaya ulu nazarım vardır!” sözünü aşağıdakilerden hangisi söylemiştir?
Seçenekler
A
Mevlana
B
Yunus Emre
C
Süleyman Çelebi
D
Nasreddin Hoca
E
Kaşgarlı Mahmut
Açıklama:
İslâm dini özellikle kişilik haklarına dikkat etme konusunda çok titizdir. Hem de meseleye sadece insan hakkı olarak bakmaz. İslâm tefekkürü ile yetişen Yunus Emre, şöyle demektedir: “Benim bir karıncaya ulu nazarım vardır!”
Soru 9
“Bütün dinler aynı hakikate farklı biçimlerde işaret eder” ifadesi hangi dini yaklaşım içerisinde değerlendirilebilir?
Seçenekler
A
Genişlilik
B
Dışlayıcılık
C
Milliyetçilik
D
Çoğulculuk
E
Kapsayıcılık
Açıklama:
“Bütün dinler aynı hakikate farklı biçimlerde işaret eder” ifadesi çoğulculuk dini yaklaşımı içerisinde değerlendirilebilir.
Soru 10
Tek bir dinin hak olduğu ve bu dinin diğer dinleri kapsadığı görüşünü savunan, “hazırlayıcı” ve “sadece” anahtar kelimelerinin özgü olduğu dini yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Dışlayıcılık
B
Kapsayıcılık
C
Çoğulculuk
D
Milliyetçilik
E
Genişlilik
Açıklama:
Tek bir dinin hak olduğu ve bu dinin diğer dinleri kapsadığı görüşünü savunan, “hazırlayıcı” ve “sadece”anahtar kelimelerin yer aldığı dini yaklaşım, kapsayıcılık yaklaşımıdır.
Soru 11
Aşağıdakilerden hangisi küreselleşmenin sebeplerinden biridir?
Seçenekler
A
Ulaşım teknolojilerinin yaygınlaşması
B
Bir ülkede üreticilerden çok aracıların para kazanması
C
Bir kişinin dünyanın her yerinde aynı damak tadına ulaşabilmesi
D
Bir şirketin başka bir ülkede şube açabilmesi
E
Geleneksel yapının bozulması
Açıklama:
A şıkkındaki ulaşım teknolojilerinin yaygınlaşması ifadesi küreselleşmenin sebeplerindendir. Diğer şıklar ise küreselleşmenin sonuçlarıdır.
Soru 12
Aşağıdakilerden hangisi küreselleşmenin beklenen sonuçlarından birisi olarak düşünülemez?
Seçenekler
A
Eğitim ve kültürel alanda özgünlüğün ve çeşitliliğin yaygınlaşması
B
Dinin geleneksel ve özgün yapısını kaybetmesi
C
Yerel kültüre ait gelenek ve uygulamaların etkisini artırması
D
Milliyetçilik ve gelenekselciliğin önem kazanması
E
Kültürel yapının değişime karşı korunaklı hale gelmesi
Açıklama:
Dinin geleneksel ve özgün yapısının kaybedilmesi küreselleşmenin sonuçlarından biridir.
Soru 13
Aşağıdakilerden hangisi Kur’an’ın başka dinlere bakışını açıklamaktadır?
Seçenekler
A
Farklı inançları eşit olarak görmektedir.
B
Başka dinleri bir din olarak kabul etmemektedir.
C
Herkesi kendi inancı ile baş başa bırakmaktadır.
D
Çoğulculuk yaklaşımını benimsemektedir.
E
Kapsayıcılık yaklaşımını benimsememektedir.
Açıklama:
Kur’an’a göre, müslümanların kendi inançlarından farklı inanaçlara sahip insanları İslam inanacına zorlaması söz konusu değildir. Kur’an’a göre, müslümanların yapmaları gereken şey, kendi inançlarını tanıtmak ve herkesi kendi inancı ile baş başa bırakmaktadır.
Soru 14
Aşağıdakilerden hangisi küreselleşen dünya gerçekleri çerçevesinde yapılacak kültürlerarası din eğitiminin başlıca amaçları arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Farklı inançlar karşısında doğru bakış açısı geliştirebilmek
B
Farklı din ve inançların birbirlerinden tamamen kopuk olarak ele alınmasının önünün açılması
C
Farklı din ve inançların din eğitimindeki yerini, değerini ve önemini fark edebilmek
D
Kişinin kendi kimliğini tanımasında “öteki”nin değerinin olduğunu fark edebilmesi
E
Farklılıkların hayatın dinamik bir gerçekliği olduğunun ve birlikte yaşamanın vazgeçilemez bir zorunluluk olduğunun fark edebilmesine yardımda blunmak.
Açıklama:
B şıkkında yer alan “Farklı din ve inançların birbirlerinden tamamen kopuk olarak ele alınmasının önünün açılması” ifadesi, küreselleşen dünya gerçekleri çerçevesinde yapılacak kültürlerarası din eğitiminin başlıca amaçları arasında yer almaz.
Soru 15
Avrupa’da devlet okullarında din eğitiminde uygulamalarda farklılıklar görülmektedir. Aşağıdakilerden hangisi, bu farklılığın nedenleri arasında yer almaz?
Seçenekler
A
İhtiyaçlar
B
Hukuki Düzen
C
Sosyal Yapı
D
Gelenek
E
Mimari Düzen
Açıklama:
Mimari Düzen, Avrupa’da devlet okullarında din eğitiminde farklı uygulamaların nedeleri arasında yer almaz.
Soru 16
Devlet okullarında sadece Ortodoks mezhebine yönelik eğitim verilen ülke aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İtalya
B
Almanya
C
Avusturya
D
Yunanistan
E
Belçika
Açıklama:
Yunanistan’da devlet okullarında sadece Ortodoks mezhebine yönelik eğitim verilmektedir.
Soru 17
Devlet okullarında din dersleri, din/mezhep merkezli olmakla birlikte, diğer dinlere kısaca da olsa yer verilen ülke aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Almanya
B
Yunanistan
C
Avusturya
D
Belçika
E
İtalya
Açıklama:
Devlet okullarında din dersleri, din/mezhep merkezli olmakla birlikte, diğer dinlere kısaca da olsa yer verilen ülke Almanya’dır.
Soru 18
Kültür ya da uygarlık, bilgi, inanç, sanat, ahlâk, gelenek olarak öğrenilmiş yapıyı ifade eder tanımı kime aittir?
Seçenekler
A
Ziya Gökalp
B
Thurnwald
C
Edward Taylor
D
İbn-i Sina
E
Şinasi
Açıklama:
Edward Tylor’a göre kültür ya da uygarlık, bilgi, inanç, sanat, ahlâk, gelenek olarak öğrenilmiş yapıyı ifade eder. Thurnwald, kültürü bir toplulukta örf ve âdetlerden, davranış tarzlarından, teşkilat ve tesislerden kurulu âhenkli bir bütün olarak tanımlamaktadır. Wiesler’in tanımı ise kısa ancak kapsamlıdır: “Kültür bir toplumun hayat tarzıdır”.
Soru 19
Kültür için “bir milletin dînî, ahlâkî, hukûkî, aklî, estetik, lîsânî, iktisâdî ve fennî hayatlarının âhenkli bir bütünü” tanımı kime aittir?
Seçenekler
A
Ziya Gökalp
B
Thurwald
C
Wiesler
D
İbn-i Sina
E
Şinasi
Açıklama:
Ziya Gökalp ise kültürü, “bir kavmin vicdanında yaşayan kıymet hükümlerinin toplamı” ya da biraz daha açık biçimi ile “bir milletin dînî, ahlâkî, hukûkî, aklî, estetik, lîsânî, iktisâdî ve fennî hayatlarının âhenkli bir bütünü” olarak tanımlamaktadır.
Soru 20
Çokkültürlülüğü Yeniden Düşünmek, Kültürel Çeşitlilik ve Siyasi Teori adlı kitap kime aittir?
Seçenekler
A
Wiesler
B
Kahneman
C
Parekth
D
Thurwald
E
Oscar
Açıklama:
Çokkültürlülük kavramına yaklaşım ve Batı dünyasındaki gelişimi ile ilgili ayrıntılı bilginin yer aldığı Çokkültürlülüğü Yeniden Düşünmek Kültürel Çeşitlilik ve Siyasi Teori adlı kitabın yazarı Bhikhu Parekh’tir.
Soru 21
“Gerçekte dinin kültür unsurları yelpazesinin bir yaprağı veya kültür ağacının bir dalı değil, fakat ağacın bizzat gövdesini oluşturduğunu” kim ifade etmiştir?
Seçenekler
A
Kahneman
B
Thurwald
C
Edwars
D
Parekth
E
Wiesler
Açıklama:
Din, kültürün unsurlarından birisi midir; yoksa kültür içerisinde yer alan ve diğer unsurları da bir şekilde etkileyen ve bunlardan etkilenen bir temel değer midir? Bu konuda, D. M. Edwars’ın şunu ifade etmiştir: Gerçekte dinin kültür unsurları yelpazesinin bir yaprağı veya kültür ağacının bir dalı değil, fakat ağacın bizzat gövdesini oluşturduğunu belirtmek gerekir (Günay, 1992, 63).
Soru 22
Değerler, kurallar, dünya görüşü ve inançlardaki çokluğun ve çeşitliliğin saygı ile karşılanması ve tanınması aşağıdaki kavramlardan hangisinin tanımıdır?
Seçenekler
A
Küresellik
B
Bolluk
C
İçsellik
D
Çoğulculuk
E
Ataerkillik
Açıklama:
Toplum içindeki farklılıklar, günümüzde çoğulluk-çoğulculuk kavramları ile ifade edilmektedir. “Çoğulluk” kavramı, değerler, kurallar, dünya görüşü ve inançlardaki çokluk ve çeşitlilik olarak tanımlanırken, “Çoğulculuk” (Pluralism), bütün bu çeşitlilik ve farklılıkların saygı ile karşılanması ve tanınması olarak kabul edilmektedir.
Soru 23
İnsanları iyi, doğru, güzel işlere yönlendirme ve ahlâkî erdemlere ulaştırma amacını taşıyan unsur nedir?
Seçenekler
A
Toplum
B
Devlet
C
Din
D
Ahlak
E
Çalışma
Açıklama:
Dinler, insanları iyi, doğru, güzel işlere yönlendirme ve ahlâkî erdemlere ulaştırma amacını taşırlar.
Soru 24
Hakikat değeri açısından bütün dinler eşittir yaklaşımına ne ad verilir?
Seçenekler
A
Çoğulculuk
B
Evrensellik
C
Dışlayıcılık
D
İnançlılık
E
Deneysellik
Açıklama:
Çoğulculuk: Bu yaklaşıma göre hakikat değeri açısından bütün dinler eşittir. Hiçbir din, diğerini dışlayacak ya da kapsayacak şekilde doğruluk iddiasında bulunamaz. Bütün dinler aynı hakikate farklı biçimlerde işaret eder. Dinî çoğulculuk, özellikle yaşayan bütün dinleri, Tanrı’ya eşit seviyede ulaştıran yollar olarak kabul ederek, hakikat değeri açısından dinler arasında ayırım yapmayı reddeder (Yaran, 2001).
Soru 25
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi, ilköğretimde 4-8. sınıflar arasında haftada 2, ortaöğretimin bütün sınıflarında ise haftada 1 saat süreyle zorunlu olarak hangi tarihten bu yana okutulmaktadır?
Seçenekler
A
1960
B
1980
C
1982
D
1986
E
1992
Açıklama:
Türkiye’de Cumhuriyet’in kurulmasından bugüne kadar okullarda din eğitimine yer verilmesi konusu çok tartışılmıştır. Süreç içerisinde programlarda din eğitimine yer verilmediği dönemler olduğu gibi, seçmeli ve zorunlu statüde yer verilmesi biçiminde uygulamalar da olmuştur. 1982 yılından itibaren Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi adıyla, ilköğretimde 4-8. sınıflar arasında haftada 2, ortaöğretimin bütün sınıflarında ise haftada 1 saat süreyle zorunlu olarak okutulmaktadır.
Soru 26
İtalya’ da devlet okullarında din eğitiminde yalnızca hangi mezhebe yer verilir?
Seçenekler
A
Katolik
B
Ortodoks
C
Protestan
D
Bahayi
E
Budism
Açıklama:
Avrupa’daki ülkelerin tamamına yakın kısmında devlet okullarında din eğitimine yer verilmekte; ancak anlayış ve uygulamalarda farklılıklar görülmektedir. Farklılığın temel nedenleri arasında ihtiyaçlar, hukuki düzen, gelenek ve sosyal yapı gibi nedenler sayılabilir. Bazı ülkelerde programlarda sadece bir mezhep/dinin öğretimine yer verilirken, bazılarında belirli bir temsil oranına ulaşan dinlerin her biri için ayrı programlar hazırlanmaktadır. Tek bir program içerisinde bütün dinlere eşit olarak yer verilerek hazırlananan programlar da diğer bir türü oluşturmaktadır. Mesela İtalya’ da devlet okullarında yalnızca Katolik mezhebine, Yunanistan’da ise Ortodoks mezhebine yer verilmekte, öteki dinlerin yanı sıra diğer Hıristiyan mezhepleri de öğretim konusu yapılmamaktadır.
Soru 27
Kültürü; bir toplulukta örf ve âdetlerden, davranış tarzlarından, teşkilat ve tesislerden kurulu âhenkli bir bütün olarak tanımlayan kişi kimdir?
Seçenekler
A
Thurnwald
B
Edward Tylor
C
Wiesler
D
Ziya Gökalp
E
Nohl
Açıklama:
Thurnwald, kültürü bir toplulukta örf ve âdetlerden, davranış tarzlarından, teşkilat ve tesislerden kurulu âhenkli bir bütün olarak tanımlamaktadır.
Soru 28
Kültür ve dinin öngördüğü esaslar ve davranış biçimlerinin öğretilmesi, yaşatılabilmesi ve nesilden nesile aktarılarak devamının sağlanması nasıl gerçekleşebilir?
Seçenekler
A
Nasihat
B
Eğitim
C
Öğretim
D
Deneyim
E
Kurallar
Açıklama:
Kültür ve dinin öngördüğü esaslar ve davranış biçimlerinin öğretilmesi, yaşatılabilmesi ve nesilden nesile aktarılarak devamının sağlanması eğitim yoluyla gerçekleştirilebilir. Bu nedenle kültür aktarımı veya kültürleme, eğitimin başlıca görevleri arasındadır. Bu süreç içerisinde insanın, içinde yaşadığı topluma uyumlu olarak katılması anlamına gelen sosyalleşmesi gerçekleşir.
Soru 29
“I” kavramı, değerler, kurallar, dünya görüşü ve inançlardaki çokluk ve çeşitlilik olarak tanımlanırken, “II” kavramı, diğer bir ifadeyle Pluralism, bütün bu çeşitlilik ve farklılıkların saygı ile karşılanması ve tanınması olarak kabul edilmektedir.
Yukarıdaki ifadelerde yer alan I ve II kavramları, aşağıdakilerden hangileridir?
Yukarıdaki ifadelerde yer alan I ve II kavramları, aşağıdakilerden hangileridir?
Seçenekler
A
Çokçuluk- Çoğulluk
B
Çokluk- Çoğulluk
C
Çoğulluk- Çoğulculuk
D
Çokluk- Çoğulculuk
E
Çokluluk- Çoğulluk
Açıklama:
Toplum içindeki farklılıklar, günümüzde çoğulluk-çoğulculuk kavramları ile ifade edilmektedir. “Çoğulluk” kavramı, değerler, kurallar, dünya görüşü ve inançlardaki çokluk ve çeşitlilik olarak tanımlanırken, “Çoğulculuk” (Pluralism), bütün bu çeşitlilik ve farklılıkların saygı ile karşılanması ve tanınması olarak kabul edilmektedir.
Soru 30
Avrupa’daki okullarda din eğitimine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğru değildir?
Seçenekler
A
Almanya’da devlet okullarında birden çok dinin öğretimine yer verilmektedir.
B
Avusturya’da yasaların kabul ettiği dini topluluklara mensup öğrenciler kendi din derslerine katılabilir.
C
Belçika’da okullarda din derslerine yer verilir.
D
İngiltere’de devlet okullarında derslerde din öğretimi yapılmaktadır.
E
Fransa’da devlet okullarında din derslerine yer verilmemektedir.
Açıklama:
A, B, C, ve E şıklarında yer alan ifadeler Avrupa okullarında din eğitimine ilişkin doğru ifadelerdir. Ancak, D’de belirtilenin aksine, İngiltere’de devlet okullarında derslerde belirli bir dinin öğretimi yapılmaz.
Soru 31
Hakikat, sadece kendi sahip oldukları dine aittir ve kurtuluşa erecek olanlar da sadece bu dinin mensuplarıdır. Diğer din mensupları ile olan ilişkide temel hedef, onların da bu dine katılmalarını sağlamaya çalışmaktır.
Yukarıda belirtilen görüş aşağıdaki dini yaklaşımlardan hangisine aittir?
Yukarıda belirtilen görüş aşağıdaki dini yaklaşımlardan hangisine aittir?
Seçenekler
A
Kapsayıcılık
B
Kapsamlılık
C
Dışlayıcılık
D
Çokluluk
E
Çoğulculuk
Açıklama:
Dışlayıcılık yaklaşımına göre, hakikat sadece kendi sahip oldukları dine aittir ve kurtuluşa erecek olanlar da sadece bu dinin mensuplarıdır. Diğer din mensupları ile olan ilişkide temel hedef, onların da bu dine katılmalarını sağlamaya çalışmaktır.
Soru 32
Çokkültürlülük kavramına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Bir toplum içinde birden fazla kültürel yapının yaşaması olgusudur.
B
İlk defa çağdaş dünyada ortaya çıkmıştır.
C
Birbirinden kültürel açıdan farklılaşmayan toplumlarda bulunur.
D
Globalleşme anlamına gelir.
E
Din ile ilişkisi bulunmamaktadır.
Açıklama:
Çokkültürlülük, A şıkkında belirtildiği gibi, bir toplum içinde birden fazla kültürel yapının yaşaması olgusudur. Diğer şıklarda yer alan ifadeler çokkültürlülük kavramına ilişkin doğru ifadeler değildir.
Soru 33
Okullarda din eğitimi yapılırken hazırlanan öğrenci ve sorun merkezli programda, sadece bilgi aktarma ve açıklama ile yetinmek yerine dersin öncelikli amacı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Öğrencilerin yaşadıkları hayatın içinde karşılaştıkları problemlere çözüm bulmaları için yol gösterilmelidir.
B
Öğrenciler öğretmenlerinin yaptıklarını tekrar ederek öğrenmelidirler.
C
Öğrencilere var olan bilgiler eksiksiz şekilde ezberletilmelidir.
D
Öğretmenler ile öğrenciler arasındaki saygı sağlanmalı, öğrenci her istediğinde soru sormamalıdır.
E
Öğrencilerin müfredat dışına çıkmasına pek müsaade edilmemelidir.
Açıklama:
Öğrenci ve sorun merkezli programda ise, sadece bilgi aktarma ve açıklama ile yetinmek yerine, öğrencilerin yaşadıkları hayatın içinde karşılaştıkları problemlere çözüm bulmaları için yol göstermesi, sorularına tatmin edici cevaplar bulabilmelerini sağlamak, dersin öncelikli amacı olarak kabul edilmektedir.
Soru 34
Çokkültürlü toplumlarda eğitime ilişkin aşağıdakilerden hangisi doğru bir ifade değildir?
Seçenekler
A
Eğitim ile kültürlerearası farklılıkların doğal oluşu kavratılmalıdır.
B
Bireysel ve kültürel açıdan farklılıkların yok edilmesi değil geliştirilmesi hedeflenir.
C
Farklılıkların insanın öğrenme ve üretme kapasitesinin zenginliği olduğu bilinci verilmelidir.
D
Kültürlerearası farklılıkların yok sayılması esasına dayanır.
E
Kültürel farklılıklara saygı gösterilmesi öğretilmelidir.
Açıklama:
D şıkkında belirtilenin aksine, çokkültürlü toplumlarda eğitimde, kültürlerearası farklılıkların yok sayılmaması esas alınır.
Soru 35
Her din içerisinde olduğu gibi İslâm dini içerisinde de birtakım anlayış ve yorum farklılıkları bulunmaktadır. Türk Milli Eğitim programları doğrultusunda din eğitimi gerçekleştirilirken nasıl bir tutum izlenmektedir?
Seçenekler
A
Kur’an temel kaynak alınmaktadır.
B
Her mezhep ayrı ayrı esas alınmaktadır.
C
Herkes mensup olduğu mezhep derslerini almaktadır.
D
Din dersi yerine ahlak dersleri verilmektedir.
E
Genel olarak din derslerine yer verilmemektedir.
Açıklama:
İlköğretim okulları için hazırlanan 2006 programında herhangi bir mezhebin esas alınması söz konusu olmayıp, yer verilen konular ve bunların açıklanmasında Kur’an esas alınmıştır. Kur’an bütün Müslümanlar için temel kaynak olduğuna göre, Kur’an merkezli bir programın da ortak paydayı oluşturacağı düşünülmektedir.
Soru 36
“Bütün dinler aynı hakikate farklı biçimlerde işaret eder” ifadesi hangi dini yaklaşım içerisinde değerlendirilebilir.?
Seçenekler
A
Genişlilik
B
Dışlayıcılık
C
Milliyetçilik
D
Çoğulculuk
E
Kapsayıcılık
Açıklama:
“Bütün dinler aynı hakikate farklı biçimlerde işaret eder” ifadesi çoğulculuk dini yaklaşımı içerisinde değerlendirilebilir.
Soru 37
“Hazırlayıcı” ve “sadece”hangi dini yaklaşımda yer almaktadır?
Seçenekler
A
Dışlayıcılık
B
Kapsayıcılık
C
Çoğulculuk
D
Milliyetçilik
E
Genişlilik
Açıklama:
“Hazırlayıcı” ve “sadece” kapsayıcılık yaklaşımı içerisinde değerlendirilir.
Soru 38
Aşağıdakilerden hangisi küreselleşmenin sebeplerinden biridir?
Seçenekler
A
Ulaşım teknolojilerinin yaygınlaşması
B
Bir ülkede üreticilerden çok aracıların para kazanması
C
Bir kişinin dünyanın her yerinde aynı damak tadına ulaşabilmesi
D
Bir şirketin başka bir ülkede şube açabilmesi.
E
Geleneksel yapının bozulması
Açıklama:
A şıkkındaki ) Ulaşım teknolojilerinin yaygınlaşması küreselleşmenin sebeplerindendir. Diğer şıklar ise küreselleşmenin sonuçlarıdır.
Soru 39
Aşağıdakilerden hangisi bir toplumda kültürün dini etkilemesinin sonucu olarak gösterilebilir?
Seçenekler
A
Bir toplumda geleneksel sanat anlayışının benimsenmesi
B
Teknolojinin gelişimi ile tüm dini kitaplara kolay ulaşım
C
Bir ülkede hem caminin hem de klisenin olması
D
Mezhep farklılıklarının ortaya çıkması
E
Bir toplumdaki inanç farklılıklarına saygı duyulmaması.
Açıklama:
Mezhep farklılıklarının ortaya çıkması bir toplumda kültürün dini etkilemesinin sonucudur.
Soru 40
Aşağıdakilerden hangisi küreselleşmenin sonuçlarından biridir?
Seçenekler
A
Eğitim ve kültürün diğer kültürlerden etkilenmeden özgünlüğünün korunması
B
Dinin geleneksel ve özgün yapısının kaybedilmesi
C
Ulaşım ve iletişim teknolojilerinin gelişmesi
D
Milliyetçilik ve gelenekselciliğin önem kazanması
E
Kültürel yapının hiçbir yapıdan etkilenmemesi.
Açıklama:
Dinin geleneksel ve özgün yapısının kaybedilmesi küreselleşmenin sonuçlarından biridir.
Soru 41
Aşağıdakilerden hangisi Kur’an’ın başka dinlere bakışını açıklamaktadır?
Seçenekler
A
Farklı inançları eşit olarak görmektedir.
B
Başka dinleri bir din olarak kabul etmemektedir.
C
Herkesi kendi inancı ile baş başa bırakmaktadır.
D
Çoğulculuk yaklaşımını benimsemektedir.
E
Kapsayıcılık yaklaşımını benimsememektedir.
Açıklama:
İslâm, farklı inançları eşit görmediği gibi, çatışma nedeni olarak da görmemekte, herkesi kendi inancı ile baş başa bırakmaktadır.
Soru 42
Aşağıdakilerden hangisi küreselleşen dünya gerçekleri çerçevesinde yapılacak kültürlerarası din eğitiminin başlıca amaçları arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Farklı inançlar karşısında doğru bakış açısı geliştirebilmek.
B
Farklı din ve inançların birbirlerinden tamamen kopuk olarak ele alınmasının önünün açılması
C
Farklı din ve inançların din eğitimindeki yerini, değerini ve önemini fark edebilmek.
D
Kişinin kendi kimliğini tanımasında “öteki”nin değerinin olduğunu fark edebilmesi
E
Farklılıkların hayatın dinamik bir gerçekliği olduğunun ve birlikte yaşamanın vazgeçilemez bir zorunluluk olduğunun fark edebilmesine yardımda bulunmak.
Açıklama:
“Farklı din ve inançların birbirlerinden tamamen kopuk olarak ele alınmasının önünün açılması “küreselleşen dünya gerçekleri çerçevesinde yapılacak kültürlerarası din eğitiminin başlıca amaçları arasında yer almaz
Soru 43
Aşağıdakilerden hangisi Avrupa’da devlet okullarında din eğitiminde farklı uygulamaların nedenleri arasında yer almaz?
Seçenekler
A
İhtiyaçlar
B
Hukuki Düzen
C
Sosyal Yapı
D
Gelenek
E
Mimari Düzen
Açıklama:
Mimari Düzen Avrupa’da devlet okullarında din eğitiminde farklı uygulamaların nedeleri arasında yer almaz.
Soru 44
Devlet okullarında sadece Ortodoks mezhebine yönelik eğitim verilen ülke aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İtalya
B
Almanya
C
Avusturya
D
Yunanistan
E
Belçika
Açıklama:
Yunanistan’da devlet okullarında sadece Ortodoks mezhebine yönelik eğitim verilmektedir.
Soru 45
“devlet okullarında din dersleri, din/mezhep merkezli olmakla birlikte, diğer dinlere kısaca da olsa yer verilmektedir”. Bu ülke aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
AlmanyaAlmanya
B
Yunanistan
C
Avusturya
D
Belçika
E
İtalya
Açıklama:
Devlet okullarında din dersleri, din/mezhep merkezli olmakla birlikte, diğer dinlere kısaca da olsa yer verilen ülke Almanya’dır.
Soru 46
Aşağıdakilerden hangisi Edward Tylor’ a göre kültür anlamında kullanılmaz?
Seçenekler
A
Bilgi
B
Ahlâk
C
Sanat
D
İnanç
E
İktisâdî
Açıklama:
Edward Tylor’a göre kültür ya da uygarlık, bilgi, inanç, sanat, ahlâk, gelenek olarak öğrenilmiş yapıyı ifade eder.
Soru 47
- İhtiyaçlar
- Doğal nedenler
- Coğrafi şartlar
- Zorlamalar
- Dil
Aşağıdakilerden hangisi kültürün zaman içerisinde değişme sebeplerindendir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I, II ve III
C
I, ve III
D
I, II, III ve IV
E
I, II, III, IV ve V
Açıklama:
İnsan topluluklarına ait bir kavram olan kültür, zaman içerisinde ihtiyaçlar, doğal nedenler, coğrafi şartlar ya da zorlamalar sonucunda değişir ve gelişir.
Soru 48
- İnsan kaynaklıdır
- Yaptırım gücüne sahiptir
- Kutsal değildir
- İlahi kaynaklıdır
- Yaptırım gücüne sahip değildir
Yukarıdakilerden hangisi kültürü dinden ayıran özellikler arasındadır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I, II
C
I, II ve III
D
I, II, III ve IV
E
I, II, III, IV ve V
Açıklama:
Din ve kültür arasında böyle bir ilişki bulunmakla beraber her ikisi de farklı özellikler taşır. Din, ilahî kaynaklı ve kutsal olma özelliği taşırken, buna karşılık kültür insan kaynaklıdır. Kültür, yaptırım gücüne sahip olmakla birlikte kutsal değildir.
Soru 49
Dinlerin, kendileri dışındaki diğer dinlerin bakışları konusunda farklı yaklaşımdan söz edilmektedir.
Aşağıdakilerden hangisi bu yaklaşımlardandır?
- Dışlayıcılık
- Kapsayıcılık
- Çoğulculuk
Aşağıdakilerden hangisi bu yaklaşımlardandır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
I ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Dinlerin, kendileri dışındaki diğer dinlerin bakışları konusunda üç farklı yaklaşımdan söz edilebilir:
Dışlayıcılık
Kapsayıcılık
Çoğulculuktur.
Dışlayıcılık
Kapsayıcılık
Çoğulculuktur.
Soru 50
Aşağıdakilerden hangisi küreselleşen dünya gerçekleri çerçevesinde yapılacak kültürlerarası din eğitiminin başlıca amaçları arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Farklı inançlar karşısında doğru bakış açısı geliştirebilmek.
B
Farklı din ve inançların din eğitimindeki yerini, değerini ve önemini fark edebilmek.
C
Kişinin kendi kimliğini tanımasında “öteki” nin değerinin olduğunu fark edilmemesi.
D
Farklı din ve inançların karşılaştırılması sonucunda kendi inancının değeri ve anlamı hakkında değerlendirme yapmasına katkıda bulunabilmek.
E
Farklılıkların hayatın dinamik bir gerçekliği olduğunun ve birlikte yaşamanın vazgeçilemez bir zorunluluk olduğunun fark edebilmesine yardımda bulunmak.
Açıklama:
Bütün bunlardan sonra, küreselleşen dünya gerçekleri çerçevesinde yapılacak kültürlerarası din eğitiminin başlıca amaçları şöyle belirlenebilir:
Farklı inançlar karşısında doğru bakış açısı geliştirebilmek.
Farklı din ve inançların din eğitimindeki yerini, değerini ve önemini fark edebilmek.
Farklı din ve inançların karşılaştırılması sonucunda kendi inancının değeri ve anlamı hakkında değerlendirme yapmasına katkıda bulunabilmek. Farklılıkların hayatın dinamik bir gerçekliği olduğunun ve birlikte yaşamanın vazgeçilemez bir zorunluluk olduğunun fark edebilmesine yardımda bulunmak. .
Farklı inançlar karşısında doğru bakış açısı geliştirebilmek.
Farklı din ve inançların din eğitimindeki yerini, değerini ve önemini fark edebilmek.
Farklı din ve inançların karşılaştırılması sonucunda kendi inancının değeri ve anlamı hakkında değerlendirme yapmasına katkıda bulunabilmek. Farklılıkların hayatın dinamik bir gerçekliği olduğunun ve birlikte yaşamanın vazgeçilemez bir zorunluluk olduğunun fark edebilmesine yardımda bulunmak. .
Soru 51
Avrupa ülkelerinden hangisinde, devlet okullarında genel olarak din derslerine yer verilmemektedir?
Seçenekler
A
Fransa
B
İtalya
C
Yunanistan
D
İngiltere
E
İsveç
Açıklama:
Fransa’da devlet okullarında genel olarak din derslerine yer verilmemektedir.
Ünite 7
Soru 1
Fiske’ ye göre olayı doğru kavrayabilmek için iletişim alanında bazı temel yaklaşımlara bakılması gerekiyor.
Aşağıdakilerden hangisi bu yaklaşımlar arasındadır?
- Süreç Ekolü
- Etkinlik Ekolü
- Göstergebilim Ekolü
Aşağıdakilerden hangisi bu yaklaşımlar arasındadır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
I ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Ona göre olayı doğru kavrayabilmek için iletişim alanında iki temel yaklaşıma bakılması gerekiyor. Bunlar, Süreç Ekolü ve Göstergebilim Ekolü’ dür.
Soru 2
Aşağıdakilerden hangisi doğrusal modelin unsurları arasında bulunmamaktadır?
Seçenekler
A
Kaynak
B
Mesaj
C
İleti
D
Alıcı
E
Deşifre
Açıklama:
Bu modelde kaynak, mesaj, kanal ve alıcı olmak üzere dört unsur bulunmaktadır.
Soru 3
İletişimi dairesel bir işlem olarak benimseyen, ancak geribildirimi yeni bir mesaj kabul eden bir görüş aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İşlemsel model
B
Karesel model
C
Dairesel Model
D
Dikdörtgensel Model
E
Doğrusal model
Açıklama:
İletişimi dairesel bir işlem olarak benimseyen, ancak geribildirimi yeni bir mesaj kabul eden bir görüş daha vardır. İşlemsel modeldir.
Soru 4
Araçların nitelikleri, kullanım farklılıkları ve bıraktıkları etki dikkate alındığında iletişimler arasında aşağıdakilerden hangisi yoktur?
Seçenekler
A
Sözlü
B
Nesnel
C
Destansı
D
Duygusal
E
Yazılı
Açıklama:
Araçların nitelikleri, kullanım farklılıkları ve bıraktıkları etki dikkate alındığında iletişimleri sözlü, yazılı, nesnel ve duygusal diye dört gruba ayırmak daha açıklayıcı olmaktadır.
Soru 5
İletişimler farklı araçlarla farklı şekillerde gerçekleşse de bütün iletişimler belli görevleri yerine getiren etkinliklerdir: Her iletişim etkinliğinin yerine getirdiği bazı görevler vardır.
Aşağıdakilerden hangisi bu görevlerden değildir?
Aşağıdakilerden hangisi bu görevlerden değildir?
Seçenekler
A
Bilgi ve malumat sağlama
B
Fikir ve düşünce kazandırmama
C
İkna etme ve kanaat oluşturma
D
Duygu ve duyarlık oluşturma
E
Görüş ve anlayış kazandırma
Açıklama:
İletişimler farklı araçlarla farklı şekillerde gerçekleşse de bütün iletişimler belli görevleri yerine getiren etkinliklerdir: Her iletişimin etkinliği şu görevlerden en az birini yerine getirir:
Bilgi ve malumat sağlama
İkna etme ve kanaat oluşturma
Duygu ve duyarlık oluşturma
Görüş ve anlayış kazandırma
Fikir ve düşünce kazandırma
Bilgi ve malumat sağlama
İkna etme ve kanaat oluşturma
Duygu ve duyarlık oluşturma
Görüş ve anlayış kazandırma
Fikir ve düşünce kazandırma
Soru 6
- Duruş şekli
- Duruş mesafesi
- Dokunuşlar
Yukarıdakilerden hangisi duygusal mesaj ileten göstergeler arasındadır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
I ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Duygusal mesaj ileten göstergeler ise, “duruş şekli”, “duruş mesafesi” ve “dokunuşlar” dır.
Soru 7
Arkadaşlarla olan samimiyet mesafesi aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
40 - 70 cm
B
45 - 75 cm
C
50 - 80 cm
D
55 - 85 cm
E
60 - 90 cm
Açıklama:
Arkadaşlarımızla olan samimiyet mesafesi: 45 - 75 cm’dir.
Soru 8
Bir kimseye veya gruba bilgi vermek, bir şeyler öğretmek amacıyla kurulan ve yürütülen düzenli iletişimlere ne ad verilir?
Seçenekler
A
Yaşantısal iletişimler
B
İlişkisel iletişimler
C
Akademik iletişimler
D
Duygusal İletişim
E
Nesnel (Görsel) İletişim
Açıklama:
Bir kimseye veya gruba bilgi vermek, bir şeyler öğretmek amacıyla kurulan ve yürütülen düzenli iletişimlere akademik iletişim denir.
Soru 9
İnsan konuştuğu dili, yazının dışında el, yüz, vücut hareketleri ile de dışa yansıtabilmektedir.
Yukarıda tanımlanan kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Yukarıda tanımlanan kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Beden dili
B
Yazı dili
C
Konuşma dili
D
Yazılı İletişim
E
Sözlü İletişim
Açıklama:
İnsan konuştuğu dili, yazının dışında el, yüz, vücut hareketleri ile de dışa yansıtabilmektedir ki, buna da beden dili denilmektedir.
Soru 10
Bilgi
Mesaj
Kodlama
Kod açma
Yanılsama
Yukarıdakilerden hangisi dairesel modelin unsurları arasında bulunmaktadır?
Mesaj
Kodlama
Kod açma
Yanılsama
Yukarıdakilerden hangisi dairesel modelin unsurları arasında bulunmaktadır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I, II ve III
C
I, II ve III
D
I, II ve IV
E
I, II, III, IV ve V
Açıklama:
“Bilgi”, “mesaj”, “kodlama”, “kod açma”, “yanılsama” dairesel modelin unsurlarıdır.
Soru 11
İletişimi, herkesin bildiği ancak çok az kimsenin doyurucu bir şekilde tarif edebildiği, araştırmaya elverişli ancak çok sayıda disipliner yaklaşıma ihtiyaç duyulan bir insan etkinliği olarak gören bilim insanı kimdir?
Seçenekler
A
İbn-i Sina
B
Mevlana
C
Fiske
D
Kahneman
E
David
Açıklama:
Fiske, iletişimi, herkesin bildiği ancak çok az kimsenin doyurucu bir şekilde tarif edebildiği, araştırmaya elverişli ancak çok sayıda disipliner yaklaşıma ihtiyaç duyulan bir insan etkinliği olarak görür. Ona göre olayı doğru kavrayabilmek için iletişim alanında iki temel yaklaşıma bakılması gerekiyor. Bunlar, Süreç Ekolü ve Göstergebilim Ekolü’dür.
Soru 12
İletiyi taşıyan araçların seçimi ve kullanılması üzerinde durarak iletişim sürecinin doğru işletilmesi ve unsurlarının etkinliği konuları ile ilgilenen ekol hangisidir?
Seçenekler
A
Modern
B
Klasik
C
Yenilikçi
D
Süreç
E
Gösterge
Açıklama:
Süreç Ekolü, iletiyi taşıyan araçların seçimi ve kullanılması üzerinde durarak iletişim sürecinin doğru işletilmesi ve unsurlarının etkinliği konuları ile ilgilenir. Bu ekole göre mesajın kendisinden çok iletilme şekli iletişimin başarısını belirlemektedir.
Soru 13
İletilen mesajların mahiyeti ile ilgilenerek bunların insanları nasıl etkilediği üzerinde duran ekol hangisidir?
Seçenekler
A
Klasik
B
Göstergebilim
C
Yenilikçi
D
Modern
E
Süreç
Açıklama:
Göstergebilim Ekolü ise, iletilen mesajların mahiyeti ile ilgilenerek bunların insanları nasıl etkilediği üzerinde durur. Bu ekole göre mesaj hem kolay iletilebilir hem de kolay anlaşılabilir olmalıdır. İletişimin başarısızlığı, iletişime giren verici ile alıcı arasındaki bilgi, kültür ve anlayış farkından kaynaklanır (Fiske, 1996).
Soru 14
Doğrusal iletişim modelinde kaynak ile kanal arasındaki olgu nedir?
Seçenekler
A
Alıcı
B
Mesaj
C
Ürün
D
Model
E
Tartışma
Açıklama:
İletişimin, kaynaktan çıkan mesajın uygun araçlarla alıcıya ulaştırılmasıyla sonuçlanan tek yönlü bir işlem olarak açıklanmasına doğrusal model denilmektedir. Buna göre iletişim bilgi, haber, fikir ve kanaatlerin, istenilen kişi veya kişilere aktarılmasından ibarettir. Aktarılan iletinin doğru olarak alıcıya ulaştığı varsayımına dayanan bu modelde kaynak, mesaj, kanal ve alıcı olmak üzere dört unsur bulunmaktadır. İletişimin başarısı için mesajın üretilmesi ve iletilmesi hususunda bu dört unsurun birbirleri ile uyumlu çalışması gerekir.
Soru 15
Seçeneklerden hangisi iletişim için dairesel model bileşenlerinden değildir?
Seçenekler
A
Bilgi
B
Mesaj
C
Deşifre
D
Algı
E
Geribildirim
Açıklama:
Doğrusal modelinin en önemli açmazı olan mesajın doğrulanamaması sorunu geribildirim unsuru ile çözüme kavuşturulunca iletişimin tek yönlü doğrusal bir süreç olmadığı anlaşıldı. Geribildirimle süreç başa döndüğünden iletişimin dairesel bir döngü olduğu gerçeği ile karşılaşıldı. Buna göre iletişim sürecinin dört temel unsuru değişmemekle birlikte bunlara, mesajın alıcıya doğru ulaşmasını güvenceye alan beşinci bir unsur olarak geribildirim eklenmiş olmaktadır. Yansıma da denilen bu beşinci unsur mesaja muhatap olan alıcının cevabı olarak devreye girdiğinde süreç alıcıda sonlanmayıp devam etmiş olmakta, mesajı almış olan kişi kaynak durumuna, iletmiş olan kişi de alıcı durumuna gelmiş olmaktadır. Alınan geribildirim üzerine düzeltme veya onaylama yapıldığında süreç tekrar ilk halini almaktadır. Böylece iletişim süreci dairesel bir döngü halinde sürüp gitmektedir.
Soru 16
Bilgi konusu içinden muhataba iletilmek üzere kaynak tarafından belirlenen ve alıcının ihtiyacına uygun olacak şekilde düzenlenen kısıma ne ad verilir?
Seçenekler
A
Sesleniş
B
Mesaj
C
Geribildirim
D
Etkileşim
E
Sunuş
Açıklama:
Mesaj; bilgi konusu içinden muhataba iletilmek üzere kaynak tarafından belirlenen ve alıcının ihtiyacına uygun olacak şekilde düzenlenen kısmıdır. Örneğin zihnimizde komşuluk konusunda komşuluğun önemine, komşuluk ilişkilerine, komşuluk haklarına, kötü komşunun zararlarına dair birçok bilgi vardır. Komşuluğun önemine dikkat çeken bir mesajı muhatabımıza iletmek istediğimizde önce bunlardan maksadımıza uygun bir seçim yaparız. Buna mesaj düzenleme denir. Sonra da bunu en güzel ifade edecek kelimeler ve cümleler bularak onlarla dile getiririz. Buna da kodlama denir.
Soru 17
İletişimde kaynak ve alıcı diye tanımlayacağımız tarafların olmadığı modele ne ad verilir?
Seçenekler
A
Dairesel Model
B
Etkileşim modeli
C
Doğrusal model
D
Dolaylı model
E
İşlemsel model
Açıklama:
İletişimi dairesel bir işlem olarak benimseyen, ancak geribildirimi yeni bir mesaj kabul eden bir görüş daha vardır. İşlemsel model denilen bu görüşe göre, iletişimde kaynak ve alıcı diye tanımlayacağımız taraflar yoktur; her iki taraf aynı zamanda hem kaynak hem de alıcıdır. Çünkü kaynağın alıcıdan geribildirim alması, aynı anlam konusunda olsa bile ayrı bir ileti olarak kabul edilir. Bu modele göre iletişim, tek bir kişinin (kaynağın) becerisine ve yeteneklerine bağlı olarak yürütülen bir süreç değil, iki tarafın birlikte yapabildiği ve birlikte başarabildiği bir etkinliktir.
Soru 18
Araçların nitelikleri, kullanım farklılıkları ve bıraktıkları etki dikkate alındığında iletişimler kaç gruba ayrılabilir?
Seçenekler
A
İki grup
B
Üç grup
C
Dört grup
D
Beş grup
E
Altı grup
Açıklama:
Kullanılan araçların çeşidi kadar iletişim şeklinden bahsetmek mümkün ise de araçların ortak özellikleri ve yöneldikleri duyu organları bakımından iletişim şekillerini gruplara ayırmak daha uygun ve pratiktir. Sınıflandırmayı sadece sözlü iletişim ve sözsüz iletişim diye iki maddede yapanlar olduğu gibi buna bir de görsel iletişimi ekleyerek üçe çıkaranlar da vardır. Araçların nitelikleri, kullanım farklılıkları ve bıraktıkları etki dikkate alındığında iletişimleri sözlü, yazılı, nesnel ve duygusal diye dört gruba ayırmak daha açıklayıcı olmaktadır.
Soru 19
İletişimde kaynak kişi iletmek üzere zihninde biçimlendirip hazırladığı mesajı, kullandığı dilin sözleri ile ifade eder, yani anlamları seçtiği kelimelere yükler. Bu duruma iletişimde ne ad verilir?
Seçenekler
A
Söyleşi
B
Kodlama
C
Açıklama
D
Sesleniş
E
Hitap
Açıklama:
Sözlü iletişim, mesajın sözlerle iletildiği iletişim şeklidir. Sözler ilk insanla birlikte var olan, bir insan grubu (toplum) içinde belirlenmiş ortak anlamları taşıyan sembollerdir. Belli kurallarla ilişkilendirilen sözlerin toplamı, insanlar arasında temel iletişim aracı olan dili meydana getirir. İletişimde kaynak kişi iletmek üzere zihninde biçimlendirip hazırladığı mesajı, kullandığı dilin sözleri ile ifade eder, yani anlamları seçtiği kelimelere yükler. Buna iletişim dilinde mesajın kodlanması denildiği daha önce açıklanmıştı.
Soru 20
Konuşmada kullanılan sembollerin ses kanalı ile değil de yazı kanalı ile kurulan iletişim şekli nedir?
Seçenekler
A
Sözlü
B
Yazılı
C
Nesnel
D
Duygusal
E
Psikolojik
Açıklama:
Yazılı iletişim, konuşmada kullanılan sembollerin ses kanalı ile değil de yazı kanalı ile kurulan iletişim şeklidir. Aslında yazı, konuşulan dilin kâğıt üzerindeki çizimlerinden, söz de ağızdan çıkan seslerinden ibarettir. Her ikisi de insan hafızasında kelimeleri, cümle yapısı, tamlamaları ve kuralları ile var olan dilin iki farklı şekilde tezahürüdür. Yazı dili ve konuşma dili diye ayırdığımız şey dilin kendisi değil, onun dışa yansıtılış biçimidir. İnsan konuştuğu dili, yazının dışında el, yüz, vücut hareketleri ile de dışa yansıtabilmektedir ki, buna da beden dili denilmektedir.
Soru 21
“İletilen mesajların mahiyeti ile ilgilenerek bunların insanları nasıl etkilediği” üzerinde duran iletişim alanındaki temel yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İşlemsel model
B
Göstergebilim Ekolü
C
Süreç Ekolü
D
Doğrusal model
E
Matematiksel model
Açıklama:
Göstergebilim Ekolü, iletilen mesajların mahiyeti ile ilgilenerek bunların insanları nasıl etkilediği üzerinde durur.
Soru 22
Aşağıdakilerden hangisi Süreç Ekolünün özelliklerinden biri değildir?
Seçenekler
A
İletiyi taşıyan araçların seçimi ve kullanılması üzerinde durur.
B
İletişim sürecinin doğru işletilmesi ve unsurların etkinliği konuları ile ilgilenir.
C
Mesajın kendisinden çok iletilme şekli iletişimin başarısını etkiler.
D
İletilen mesajın mahiyeti ile ilgilenir ve insanları nasıl etkileyeceği üzerinde durur.
E
Fiske’nin öne sürdüğü iletişimdeki iki temel yaklaşımdan biridir.
Açıklama:
Süreç ekolü, iletiyi taşıyan araçların seçimi ve kullanılması üzerinde durur. İletişim sürecinin doğru işletilmesi ve unsurların etkinliği konuları ile ilgilenir. Mesajın kendisinden çok iletilme şekli iletişimin başarısını etkiler. Fiske’nin öne sürdüğü iletişimdeki iki temel yaklaşımdan biri Süreç ekolü, diğeri Göstergebilim ekolüdür. D şıkkında yer alan “İletilen mesajın mahiyeti ile ilgilenir ve insanları nasıl etkileyeceği üzerinde durur.” ifadesi ise Göstergebilim Ekolünün özelliğidir.
Soru 23
Aşağıdakilerden hangisi Göstergebilim Ekolünün özelliklerindendir?
Seçenekler
A
İletiyi taşıyan araçların seçimi ve kullanılması üzerinde durur.
B
İletişim sürecinin doğru işletilmesi ve unsurların etkinliği konuları ile ilgilenir.
C
Mesajın kendisinden çok iletilme şekli iletişimin başarısını etkiler.
D
İletilen mesajın mahiyeti ile ilgilenir ve insanları nasıl etkileyeceği üzerinde durur.
E
İletişimin başarısı verici ve alıcı arasındaki bilgi benzerliğine dayanır.
Açıklama:
A, B, ve C şıkları Süreç ekolünün özelliklerini ifade eder. E seçeneğinde ise İletişimin başarısı verici ve alıcı arasındaki bilgi benzerliğine dayanır ifadesi Süreç ya da Göstergebilim ekolüne ilişkin doğru bir ifade değildir. D şıkkında yer verilen ifade ise Göstergebilim Ekolünün özelliğidir.
Soru 24
Aşağıdakilerden hangisi ilişkisel iletişimin özelliklerinden biridir?
Seçenekler
A
Önceden tasarlanan planlı ve düzenli etkinliktir.
B
Kaynak, belirlenmiş amaçlar doğrultusunda iletişimin bütün unsurlarını düzenlemekle yükümlüdür.
C
Doğru ve olumlu sonuçlara ulaşmanın yolu çevre ile uyumlu ve uzlaşmacı ilişkiler kurabilmek ve geliştirebilmektir.
D
Çocuğun özgürleşme tutkusu ve ebeveynin korumacılık tutkusu zıt yönlü çekimler oluşturmaktadır.
E
Otoritenin düzenleniş biçimi iletişimi etkileyen en önemli hususlardan biridir.
Açıklama:
A ve B seçeneklerinde yer alan ifadeler, akademik iletişimin özelliklerini belirtir. D ve E seçenekleri ise yaşantısal iletişimin özellikleridir. C şıkkında yer verilen ifade ise İlişkisel iletişimin özelliğidir.
Soru 25
Duygusal iletişimin özelliklerine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğru değildir?
Seçenekler
A
Duruş mesafesi, duygusal mesaj ileten göstergelerden biridir.
B
İletişim sırasındaki duruş şekli, bireyin heyecan, korku, öfke gibi duygularının açığa vurulmasını sağlar.
C
Sözel olarak ifade edilmeyen duyguların iletilmesinde dokunuş, duygusal iletişimin bir göstergesidir.
D
Nesnel bir iletişim şeklidir.
E
Sosyal hayatta ve sosyal ilişkilerde önemli bir rolü vardır.
Açıklama:
A, B, C, ve E şıklarında yer verilen ifadeler duygusal iletişimin özelliklerini belirtir. Ancak, D’de belirtilen nesnel bir iletişim şeklidir ifadesi doğru bir ifade değildir.Nesnel iletişim, diğer adıyla görsel iletişim, başlı başına bir iletişim şeklidir.
Soru 26
I. Tamamen öğretim ve bilgilendirme amçlıdır.
II. Önceden tasarlanan planlı ve düzenli bir etkinliktir.
III. Kaynak kişi, sistemin en temel ögesidir.
Yukarıda bahsedilen özellikler, aşağıdaki hangi iletişim türünü ifade eder?
II. Önceden tasarlanan planlı ve düzenli bir etkinliktir.
III. Kaynak kişi, sistemin en temel ögesidir.
Yukarıda bahsedilen özellikler, aşağıdaki hangi iletişim türünü ifade eder?
Seçenekler
A
Akademik iletişim
B
İşlemsel iletişim
C
Duygusal iletişim
D
Doğrusal iletişim
E
Dairesel iletişim
Açıklama:
I, II, ve III maddelerinde yer verilen ifadeler Akademik iletişimin özellikleridir. İşlemsel, Doğrusal ve Dairesel iletişim modelleridir ve birbirinden farklı iletişim şemalarını ifade eder. Duygusal iletişim, araçların kullanımlarına göre oluşturulan iletişim şekilleriden biridir. Akademik iletişim ise alanlara göre iletişim türlerinden biridir ve diğer iletişimlerden ayıran üç temel özelliği sadece öğretim ve bilgilendirme amaçlı olması, öğretici konumdaki kaynak kişinin sistemin en temel ögesi ve sürecin başarısından sorumlu olması ve tesadüfi değil planlı olarak yürütülen bir süreç olmasıdır.
Soru 27
Hangi araçla olursa olsun bütün iletişimlerin belirli bir görevi yerine getirmesi gerekir. Aşağıdakilerden hangisi iletişimin yerine getirmesi gereken görevlerden biri değildir?
Seçenekler
A
Bilgi ve malumat sağlama
B
Fikir ve düşünce kazandırma
C
Duygu ve duyarlık oluşturma
D
Yeni kalıplarla anlatım özgünlüğü oluşturma
E
İkna etmek ve kanaat oluşturma
Açıklama:
A, B, C, ve E şıklarında yer verilen ifadeler iletişimin yerine getirmesi gereken görevlerdendir. Ancak D’ de yer verilen ifade bu görevlerden biri değildir.
Soru 28
Aşağıdaki ifadelerden hangisi işlemsel iletişim modelinin bir özelliğidir?
Seçenekler
A
İletişimde her iki taraf hem kaynak hem alıcıdır ve iletişim paylaşıldıkça var olan şeydir.
B
İletişimde yansıma unsuru bulunur ve mesaja muhatap olan alıcının cevabını ifade eder.
C
Bilgi, mesaj, kodlama ve kod alma kavramları sistem içerisinde yer alır.
D
Kaynak, mesaj, alıcı ve deşifre unsurlarının birbirleriyle uyumlu çalışmasını gerektirir.
E
Geribildirim ile süreç başa döner.
Açıklama:
B, C ve E şıklarında yer verilen bilgiler dairesel iletişim modelinin özellikleridir. D’de belirtilen ifadede, Deşifre unsuru dairesel modelde mevcuttur. Ancak, A şıkkında belirtildiği gibi, işlemsel iletişim modelinde, kaynak ve alıcı diye tanımlanan taraflar yoktur; her iki taraf hem kaynak hem alıcıdır. Her iki taraf da birbirine mesaj alıp veriyorsa iletişim aynı zamanda bir paylaşım ve alışveriştir. Dolayısıyla, iletişim paylaşıldıkça var olan şeydir.
Soru 29
İletişim kavramı birçok yaklaşımda farklı şekillerde ifade edilmektedir. Yapılan tanımlamalarda ortak husus aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Bireyler arasında bilgi, duygu, değer ve düşünce paylaşımı vardır.
B
Sadece tek yönlü işler.
C
Mesaj gönderen ve alan arasında bir değişim veya eylem transferinin olması gerekmemektedir.
D
Kavramın kullanım alanı hitabet ve beşeri münasebetlerle sınırlıdır.
E
İletişim sübjektif değildir.
Açıklama:
İletişim olgusu çerçevesinde insan insana iletişim ve kitle iletişimi olmak üzere iki kavram mevcuttur. Birinde iletişim tek yönlü iken diğerinde çift yönlüdür. Kavramın kullanım alanı hitabet ve beşeri münasebetlerle sınırlı değildir; eğitim, propaganda, haberleşme, halkla ilişkiler alanlarında, din eğitimi ve din hizmetleri faaliyetlerinde, dil, kültür, diploması gibi alanlarda, psikoloji, sosyoloji, yönetim bilimi gibi bir çok bilim alanında iletişim kavramı bir ilgi alanıdır. A’da belirtildiği gibi, birçok yaklaşımın kavram açıklamasında ortak nokta iletişimin bireyler arasında bilgi, duygu, değer ve düşünce paylaşımı olmasıdır.
Soru 30
İletişim alanında Süreç Ekolü ve Göstergebilim Ekolü olmak üzere iki tür yaklaşım olduğunu ifade eden kişi kimdir?
Seçenekler
A
Sillars
B
Mc Quail
C
Fiske
D
James
E
Windahl
Açıklama:
Fiske, iletişimi, herkesin bildiği ancak çok az kimsenin doyurucu bir şekilde tarif edebildiği,araştırmaya elverişli ancak çok sayıda disipliner yaklaşıma ihtiyaç duyulan bir insan etkinliği olarak görür. Ona göre olayı doğru kavrayabilmek için iletişim alanında iki temel yaklaşıma bakılması gerekiyor. Bunlar, Süreç Ekolü ve Göstergebilim Ekolü’dür.
Soru 31
İletişimin kaynaktan çıkan mesajın uygun araçlarla alıcıya ulaştırılmasıyla sonuçlanan tek yönlü bir süreç olduğu düşüncesine dayanan ve reklam, tanıtım ve propaganda gibi pratik amaçlara yönelik oluşturulan iletişim modeline ne ad verilir?
Seçenekler
A
Döngü model
B
Matematiksel model
C
Dolaylı model
D
Dairesel model
E
İşlemsel model
Açıklama:
Matematiksel diğer adıyla doğrusal model, iletişimin kaynaktan çıkan mesajın uygun araçlarla alıcıya ulaştırılmasıyla sonuçlanan tek yönlü bir süreç olduğu düşüncesine dayanan ve reklam, tanıtım ve propraganda gibi pratik amaçlara yönelik oluşan iletişim modelidir.
Soru 32
Dairesel modelde yer alan, mesajın alıcıya doğru ulaşmasını güvenceye alan unsur aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Geribildirim
B
Bilgi
C
Kodlama
D
Deşifre
E
Kaynak
Açıklama:
Dairesel modelde yer alan, mesajın alıcıya doğru ulaşmasını güvenceye alan unsur geribildirimdir.
Soru 33
Aşağıdakilerden hangisi araçların nitelikleri, kullanım farklılıkları ve bıraktıkları etki açısından iletişimin çeşitlerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Sözlü
B
Yazılı
C
Nesnel
D
Öznel
E
Duygusal
Açıklama:
Araçların nitelikleri, kullanım farklılıkları ve bıraktıkları etki açısından dört tür iletişim bulunmaktadır. Bunlar: sözlü, yazılı, nesnel ve duygusal iletişimdir. Öznel bir iletişim türü bulunmamaktadır.
Soru 34
Aşağıdakilerden hangisi yazılı iletişimin dezavantajlarından biridir?
Seçenekler
A
Telaffuzdan kaynaklı yanılsama söz konusu değildir.
B
Yazılı iletişim alıcının algı tekrarına izin verir.
C
Yazılı iletişimde sesler yazı ortaya çıktığında var olur.
D
Mesajın saklanmasını, kalıcılığını ve asırlar sonra intikalini sağlar.
E
Sözler yazı dilinde belli işaret ve sembollerden ibarettir ve sözlerin taşıdığı duyguları ve soyut düşünceleri aktaramaz.
Açıklama:
A, B, C, ve D şıklarında yer alan bilgiler yazılı iletişimin avantajlarını ifade eder. E şıkkındaki ifade ise yazılı iletişimin dezavantajlarından biridir.
Soru 35
Görsel malzemelerin sözlerin yanlış anlamalara sebep olması durumunda düzeltici etki yaptığı duruma ne ad verilir?
Seçenekler
A
Nesnelerin çatışma ilişkisi
B
Nesnelerin tamamlama ilişkisi
C
Nesnelerin çakışma ilişkisi
D
Nesnelerin yanılsama ilişkisi
E
Nesnelerin kodlayıcı ilişkisi
Açıklama:
Görsel malzemelerin sözlerin yanlış anlamalara sebep olması durumunda düzeltici etki yaptığı duruma nesnelerin çatışma ilişkisi adı verilir.
Soru 36
Ülkemizde tanıdıklarla resmiyet ölçüsündeki sosyal ilişki mesafesi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
2 m
B
3 m
C
0-25 cm
D
1-1,5 m
E
45-75 cm
Açıklama:
Ülkemizde tanıdıklarla resmiyet ölçüsündeki sosyal ilişki mesafesi 1-1,5 m dir.
Soru 37
Duruş mesafesi göz önüne alındığında, her insanın özenle koruduğu ve ihlal edilmesinden hoşlanmadığı kişisel alan çemberleri vardır. İkinci çemberin sınırladığı sosyal alanda kimler bulunmaktadır?
Seçenekler
A
Yabancılar
B
Çok iyi tanımadığımız insanlar
C
En yakınlarımız
D
Samimi ilişkiler içinde bulunduğumuz arkadaşlar
E
Bildiğimiz ve samimiyet kurmadığımız insanlar
Açıklama:
Samimi ilişkiler içinde bulunduğumuz arkadaşlar ikinci çemberin sınırladığı sosyal alan içerisinde bulunur.
Soru 38
I. İmamın camide hutbe okuması
II. İki arkadaşın sohbet etmesi
III. Öğretmenin sınıfta ders anlatması
Yukarıdaki olaylar örneklendiren iletişim modelleri aşağıdakilerden hangisinde sırasıyla doğru olarak verilmiştir?
I - II - III
II. İki arkadaşın sohbet etmesi
III. Öğretmenin sınıfta ders anlatması
Yukarıdaki olaylar örneklendiren iletişim modelleri aşağıdakilerden hangisinde sırasıyla doğru olarak verilmiştir?
I - II - III
Seçenekler
A
Doğrusal-Dairesel-İşlemsel
B
İşlemsel-Doğrusal-Dairesel
C
Dairesel-İşlemsel-Doğrusal
D
Doğrusal-İşlemsel-Dairesel
E
Dairesel-Doğrusal-İşlemsel
Açıklama:
Olaylar sırasıyla doğrusal-işlemsel-dairesel iletişim modelini örneklemektedir. İlkinde alıcı durumundaki cemaatin geribildirimde bulunmaları söz konusu olmadığından iletişim tekyönlü yani doğrusal devam etmektedir. İkincisinde bir tek kaynak yoktur. Taraflardan her ikisi de hem kaynak hem de alıcı durumundadırlar. Dolayısı ile süreç, işlemseldir. Üçüncüsünde ise öğretmen, iletişimin kaynağıdır. Öğrencilerin geribildirimleri ile süreci devam ettirdiği için işlem çift yönlü ve daireseldir.
Soru 39
Aşağıdaki ifadelerden hangisi ilişkisel iletişimin özelliklerinden biri değildir?
Seçenekler
A
İnsanın doğal davranışları ve ilişki kurma figürlerine dair tarzı ve alışkanlıkları onun iletişim şeklini belirler.
B
Çevre ile uyumlu ve uzlaşmacı ilişkiler kurmak ve geliştirmek esastır.
C
İnsan ilişkilerine dair göstergelerin iletişim sonucu vermesi kaçınılmazdır.
D
İnsanların birbirleriyle olan her tür teması ve ilişkileri birer iletişim eylemidir.
E
İletişim sürecinde yer alan amacın belirlenmesinden geribildirim alınıp doğrulanmasına kadar hiçbir süreç tesadüfe bırakılmaz.
Açıklama:
A, B, C ve D şıklarında yer verilen bilgiler ilişkisel iletişimin özelliklerini ifade eder. Ancak, E şıkkında yer alan ifade ise Akademik iletişimin bir özelliğidir.
Soru 40
Kültürü; ‘’Bir toplulukta örf ve âdetlerden, davranış tarzlarından, teşkilat ve tesislerden kurulu âhenkli bir bütün,’’ olarak tanımlayan kişi kimdir?
Seçenekler
A
Thurnwald
B
Edward Tylor
C
Wiesler
D
Ziya Gökalp
E
Nohl
Açıklama:
Thurnwald, kültürü bir toplulukta örf ve âdetlerden, davranış tarzlarından, teşkilat ve tesislerden kurulu âhenkli bir bütün olarak tanımlamaktadır.
Soru 41
Kültür ve dinin öngördüğü esaslar ve davranış biçimlerinin öğretilmesi, yaşatılabilmesi ve nesilden nesile aktarılarak devamının sağlanması nasıl gerçekleşebilir?
Seçenekler
A
Nasihat
B
Eğitim
C
Öğretim
D
Deneyim
E
Kurallar
Açıklama:
Kültür ve dinin öngördüğü esaslar ve davranış biçimlerinin öğretilmesi, yaşatılabilmesi ve nesilden nesile aktarılarak devamının sağlanması eğitim yoluyla gerçekleştirilebilir. Bu nedenle kültür aktarımı veya kültürleme, eğitimin başlıca görevleri arasındadır. Bu süreç içerisinde insanın, içinde yaşadığı topluma uyumlu olarak katılması anlamına gelen sosyalleşmesi gerçekleşir.
Soru 42
“I” kavramı, değerler, kurallar, dünya görüşü ve inançlardaki çokluk ve çeşitlilik olarak tanımlanırken, “II” (Pluralism), bütün bu çeşitlilik ve farklılıkların saygı ile karşılanması ve tanınması olarak kabul edilmektedir. Tanimlarinda I ve II hangi kavramlardır?
Seçenekler
A
Çokçuluk- Çoğulluk
B
Çokluk- Çoğulluk
C
Çoğulluk- Çoğulculuk
D
Çokluk- Çoğulculuk
E
Çokluluk- Çoğulluk
Açıklama:
Toplum içindeki farklılıklar, günümüzde çoğulluk-çoğulculuk kavramları ile ifade edilmektedir. “Çoğulluk” kavramı, değerler, kurallar, dünya görüşü ve inançlardaki çokluk ve çeşitlilik olarak tanımlanırken, “Çoğulculuk” (Pluralism), bütün bu çeşitlilik ve farklılıkların saygı ile karşılanması ve tanınması olarak kabul edilmektedir.
Soru 43
“Son zamanlarda görüldüğü üzere din ve dünya görüşünün işe karışmadığı hiçbir anlaşmazlık bulunmadığından, karşılıklı anlayışı sağlayacak yeni tarz bir din eğitimi ihtiyacı da çıkıyor ortaya. Birbirine yaklaşan fakat henüz birbirini yeterince tanımayan insanların birbirleri hakkındaki peşin hükümleri, kesin kabulleri ve karşılıklı savunma tutumları, daha iyi bir karşılıklı anlayışı gerçekleştirme hatırına aşılmak zorunda. Bu yeni tarz eğitim konusunda ailelerin ve cemaatlerin yanı sıra okullara özel görevler düşüyor” görüşü kime aittir?
Seçenekler
A
Mâverdî
B
Cebeci
C
Elmalı
D
Beyza Bilgin
E
Yıldız Kuzgun
Açıklama:
Beyza Bilgin bu konuya dikkat çekerek şöyle demektedir: “Son zamanlarda görüldüğü üzere din ve dünya görüşünün işe karışmadığı hiçbir anlaşmazlık bulunmadığından, karşılıklı anlayışı sağlayacak yeni tarz bir din eğitimi ihtiyacı da çıkıyor ortaya. Birbirine yaklaşan fakat henüz birbirini yeterince tanımayan insanların birbirleri hakkındaki peşin hükümleri, kesin kabulleri ve karşılıklı savunma tutumları, daha iyi bir karşılıklı anlayışı gerçekleştirme hatırına aşılmak zorunda. Bu yeni tarz eğitim konusunda ailelerin ve cemaatlerin yanı sıra okullara özel görevler düşüyor”(Bilgin, 2002, 20).
Soru 44
‘’Bu yaklaşıma göre hakikat sadece kendi sahip oldukları dine aittir ve kurtuluşa erecek olanlar da sadece bu dinin mensuplarıdır. Diğer din mensupları ile olan ilişkide temel hedef, onların da bu dine katılmalarını sağlamaya çalışmaktır.’’ Bu görüş dinlerin kendileri haricindeki dinlere bakış açılarından hangi tutuma aittir?
Seçenekler
A
Kapsayıcılık
B
Kapsamlılık
C
Dışlayıcılık
D
Çokluluk
E
Çoğulculuk
Açıklama:
Dışlayıcılık görüşüne göre hakikat sadece kendi sahip oldukları dine aittir ve kurtuluşa erecek olanlar da sadece bu dinin mensuplarıdır. Diğer din mensupları ile olan ilişkide temel hedef, onların da bu dine katılmalarını sağlamaya çalışmaktır.
Soru 45
Dinlerin, kendileri dışındaki diğer dinlerin bakışları konusunda üç farklı yaklaşımdan söz edilmektedir. Bu üçlü aşağıdaki seçeneklerden hangisinde doğru şekilde ifade edilmiştir?
Seçenekler
A
Dışlayıcılık- Kapsamlılık- Çoğulculuk
B
Dışlayıcılık- Kapsamlılık- Çokluluk
C
Dışlayıcılık- Kapsayıcılık- Çoğulculuk
D
Dışlayıcılık- Kapsamlık- Çokluluk
E
Dışlayıcılık- Kapsamlılık- Çoğulculuk
Açıklama:
Dinlerin, kendileri dışındaki diğer dinlerin bakışları konusunda üç farklı yaklaşımdan söz edilmektedir. Dışlayıcılık- Kapsayıcılık- Çoğulculuk bu farklı bakış açılarıdır.
Soru 46
Farklı din mensupları arasında hoşgörü ve anlayış esasına dayalı ilişkiyi ifade eden kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Dinleriçi diyalog
B
Dinlerarası diyalog
C
Din diyaloğu
D
Dinler diyaloğu
E
İnanç diyaloğu
Açıklama:
Bu noktada, “dinlerarası diyalog” kavramından da bahsetmemiz gerekecektir. Farklı din mensupları arasında hoşgörü ve anlayış esasına dayalı ilişkiyi ifade eden bu kavram, geniş anlamı ile din eğitiminin de amaçları arasındadır.
Soru 47
Öğrenci ve sorun merkezli programda, sadece bilgi aktarma ve açıklama ile yetinmek yerine aşağıdakilerden hangisi yapılmalıdır?
Seçenekler
A
Öğrencilerin yaşadıkları hayatın içinde karşılaştıkları problemlere çözüm bulmaları için yol gösterilmelidir
B
Öğrenciler öğretmenlerinin yaptıklarını tekrar ederek öğrenmelidirler
C
Öğrencilere var olan bilgiler eksiksiz şekilde ezberletilmelidir
D
Öğretmenler ile öğrenciler arasındaki saygı sağlanmalı, öğrenci her istediğinde soru sormamalıdır
E
Öğrencilerin müfredat dışına çıkmasına pek müsaade edilmemelidir
Açıklama:
Öğrenci ve sorun merkezli programda ise, sadece bilgi aktarma ve açıklama ile yetinmek yerine, öğrencilerin yaşadıkları hayatın içinde karşılaştıkları problemlere çözüm bulmaları için yol göstermesi, sorularına tatmin edici cevaplar bulabilmelerini sağlamak, dersin öncelikli amacı olarak kabul edilmektedir.
Soru 48
Küreselleşen dünya gerçekleri çerçevesinde yapılacak kültürlerarası din eğitiminin başlıca amaçları gruplandırıldığında aşağıdakilerden hangisi grubun dışında kalmaktadır?
Seçenekler
A
Farklı inançlar karşısında doğru bakış açısı geliştirebilmek.
B
Farklı din ve inançların din eğitimindeki yerini, değerini ve önemini fark edebilmek.
C
Farklı din ve inançların karşılaştırılması sonucunda kendi inancının değeri ve anlamı hakkında değerlendirme yapmasına katkıda bulunabilmek.
D
Farklılıkların hayatın dinamik bir gerçekliği olduğunun ve birlikte yaşamanın vazgeçilemez bir zorunluluk olduğunun fark edebilmesine yardımda bulunmak.
E
Kendi inandıklarının farklı inançlardan daha üstün olduğunun farkına varmasını sağlamak
Açıklama:
Küreselleşen dünya gerçekleri çerçevesinde yapılacak kültürlerarası din eğitiminin başlıca amaçları şöyle belirlenebilir:
· Farklılıkların hayatın dinamik bir gerçekliği olduğunun ve birlikte yaşamanın vazgeçilemez bir zorunluluk olduğunun fark edebilmesine yardımda bulunmak. AMAÇLAR ARASINDA SAYILABİLİR.
- Farklı inançlar karşısında doğru bakış açısı geliştirebilmek.
- Farklı din ve inançların din eğitimindeki yerini, değerini ve önemini fark edebilmek.
- Farklı din ve inançların karşılaştırılması sonucunda kendi inancının değeri ve anlamı hakkında değerlendirme yapmasına katkıda bulunabilmek. Kişinin kendi kimliğini tanımasında “öteki”nin değerinin olduğunu fark edebilmesi. İnsanlar gerçekte kim olduklarını ya da neye inandıklarını öğrenmek için “öteki”nin bakış açısına ihtiyaç duyarlar. Öteki tarafından sorgulanmak, kişinin neye, niçin inandığını anlama ve kavramasına yardım eder. Bu kapsamda “öteki”nin her zaman yok farz edilen, dışlanan, reddedilen ve küçük görülen olmadığının farkına varabilmesine katkıda bulunmak.
· Farklılıkların hayatın dinamik bir gerçekliği olduğunun ve birlikte yaşamanın vazgeçilemez bir zorunluluk olduğunun fark edebilmesine yardımda bulunmak. AMAÇLAR ARASINDA SAYILABİLİR.
Soru 49
Her din içerisinde olduğu gibi İslâm dini içerisinde de birtakım anlayış ve yorum farklılıkları bulunmaktadır. Türk Milli Eğitim programları doğrultusunda din eğitimi gerçekleştirilirken nasıl bir tutum izlenmektedir?
Seçenekler
A
Kur’an temel kaynak alınmaktadır
B
Her mezheb ayrı ayrı esas alınmaktadır
C
Herkes mensup olduğu mezheb derslerini almaktadır
D
Din dersi yerine ahlak dersleri verilmektedir
E
Genel olarak din derslerine yer verilmemektedir
Açıklama:
İlköğretim okulları için hazırlanan 2006 programında herhangi bir mezhebin esas alınması söz konusu olmayıp, yer verilen konular ve bunların açıklanmasında Kur’an esas alınmıştır. Kur’an bütün Müslümanlar için temel kaynak olduğuna göre, Kur’an merkezli bir programın da ortak paydayı oluşturacağı düşünülmektedir.
Soru 50
Aşağıdakilerden hangisi Süreç Ekolü nü açıklayan cümlelerden birisidir?
Seçenekler
A
Anlamlar, değerler, bilgiler, duygular ve fikirler üzerinde bir paylaşım
B
İletiyi taşıyan araçların seçimi ve kullanılması üzerinde durarak iletişim sürecinin doğru işletilmesi ve unsurlarının etkinliği
C
İletilen mesajların mahiyeti ile ilgilenerek bunların
insanları nasıl etkilediği
insanları nasıl etkilediği
D
Din eğitimi ve din hizmetleri faaliyetlerinin verimli bir şekilde yürütülmesinde de dikkate alınması gereken bir konudur.
E
Psikoloji, sosyoloji, dilbilimi, yönetim bilimi, eğitim bilimi gibi çok sayıda bilimin
ilgi alanına girmektedir.
ilgi alanına girmektedir.
Açıklama:
Süreç Ekolü, iletiyi taşıyan araçların seçimi ve kullanılması üzerinde durarak iletişim sürecinin doğru işletilmesi ve unsurlarının etkinliği konuları ile ilgilenir. Bu ekole göre mesajın kendisinden çok iletilme şekli iletişimin başarısını belirlemektedir. Doğru cevap B seçeneğidir
Soru 51
İnsanlar arasında yanlış da olsa bir alış-veriş gerçekleşmişse bu durumda aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Başarılı iletişim
B
İletişim
C
İletişimsizlik
D
Bozuk iletişim
E
Etkili iletişim
Açıklama:
İnsanlar arasında yanlış da olsa bir alış-veriş gerçekleşmişse bu durumda bir iletişimsizlikten söz edilemeyeceğinden buna iletişimsizlik değil de bozuk iletişim demek daha doğrudur. Doğru cevap D seçeneğidir
Soru 52
Aşağıdakilerden hangisi İletişimin başarısı için mesajın üretilmesi ve iletilmesi hususunda birbirleri ile uyumlu çalışması gereken unsurlardan birisi değildir?
Seçenekler
A
Alıcı
B
Verici
C
Kaynak
D
Mesaj
E
Kanal
Açıklama:
Aktarılan iletinin doğru olarak alıcıya ulaştığı varsayımına dayanan bu modelde kaynak, mesaj, kanal ve alıcı olmak üzere dört unsur bulunmaktadır. İletişimin başarısı için mesajın üretilmesi ve iletilmesi hususunda bu dört unsurun birbirleri ile uyumlu çalışması gerekir. Doğru cevap B seçeneğidir
Soru 53
Komşuluğun önemine dikkat çeken bir mesajı muhatabımıza iletmek istediğimizde önce bunlardan maksadımıza uygun bir seçim yaparız. Buna göe aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Kodlama
B
Yanılsama
C
Mesaj düzenleme
D
Kod açma
E
Bilgi
Açıklama:
Komşuluğun önemine dikkat çeken bir mesajı muhatabımıza iletmek istediğimizde önce bunlardan maksadımıza uygun bir seçim yaparız. Buna mesaj düzenleme denir. Doğru cevap C seçeneğidir
Soru 54
İletişimde kaynak ve alıcı diye tanımlayacağımız taraflar yoktur; her iki taraf aynı zamanda hem kaynak hem de alıcıdır. Yukarıdaki cümlede hangi iletişim modelinden bahsedilmektedir?
Seçenekler
A
Doğrusal
B
Dairesel
C
Matematiksel
D
Eylemsel
E
İşlemsel model
Açıklama:
İşlemsel model denilen bu görüşe göre, iletişimde kaynak ve alıcı diye tanımlayacağımız taraflar yoktur; her iki taraf aynı zamanda hem kaynak hem de alıcıdır. Çünkü kaynağın alıcıdan geri bildirim alması, aynı anlam konusunda olsa bile ayrı bir ileti olarak kabul edilir. Doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 55
Her iletişimin etkinliği birtakım görevlerden en az
birini yerine getirir. Aşağıdakilerden hangisi bunlardan birisi değildir?
birini yerine getirir. Aşağıdakilerden hangisi bunlardan birisi değildir?
Seçenekler
A
Bilgi ve malumat sağlama
B
İkna etme ve kanaat oluşturma
C
Duygu ve duyarlık oluşturma
D
Birden çok farklı sözlerle kodlayıp iletme
E
Fikir ve düşünce kazandırma
Açıklama:
İletişimler farklı araçlarla farklı şekillerde gerçekleşse de bütün iletişimler belli görevleri yerine getiren etkinliklerdir: Her iletişimin etkinliği şu görevlerden en az
birini yerine getirir:
· Bilgi ve malumat sağlama
· İkna etme ve kanaat oluşturma
· Duygu ve duyarlık oluşturma
· Görüş ve anlayış kazandırma
· Fikir ve düşünce kazandırma
Doğru cevap D seçeneğidir
birini yerine getirir:
· Bilgi ve malumat sağlama
· İkna etme ve kanaat oluşturma
· Duygu ve duyarlık oluşturma
· Görüş ve anlayış kazandırma
· Fikir ve düşünce kazandırma
Doğru cevap D seçeneğidir
Soru 56
Duruş şekli, duruş mesafesi ve dokunuşlar hangi iletişim şeklini ifade eden kavramlardır?
Seçenekler
A
Sözlü
B
Nesnel
C
Duygusal
D
Yazılı
E
İlişkisel
Açıklama:
Duygusal mesaj ileten göstergeler ise, “duruş şekli”, “duruş mesafesi”
ve “dokunuşlar”dır. Doğru cevap C seçeneğidir
ve “dokunuşlar”dır. Doğru cevap C seçeneğidir
Soru 57
- Öğretim ve bilgilendirme amaçlıdır.
- Sürecin başarısı öğrencinin sorumluluğundadır.
- Önceden tasarlanan planlı ve düzenli bir etkinliktir.
Verilenlerden hangisi akademik iletişimi diğer iletişimlerden ayıran temel özellikler arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve II
E
II ve III
Açıklama:
Akademik iletişimi diğer iletişimlerden ayıran üç temel özellik vardır:
1- Akademik iletişim, tamamen öğretim ve bilgilendirme amaçlıdır.
2- Akademik iletişim, önceden tasarlanan planlı ve düzenli bir etkinliktir.
3- Akademik iletişimde kaynak kişi, sürecin başarısından sorumludur.
1- Akademik iletişim, tamamen öğretim ve bilgilendirme amaçlıdır.
2- Akademik iletişim, önceden tasarlanan planlı ve düzenli bir etkinliktir.
3- Akademik iletişimde kaynak kişi, sürecin başarısından sorumludur.
Soru 58
Moda, gelenek, adet, alışkanlık ve bunlara dair ilişki biçimlerini gösteren kılık-kıyafetler, hal ve tavırlar, dil ve üslup, İnsan davranışları ve ilişkilerine
dair göstergelerin hangi rolünün açıklamasıdır?
dair göstergelerin hangi rolünün açıklamasıdır?
Seçenekler
A
Etkileşimi yönlendirme
B
İletişimsizliği imkânsızlaştırma
C
Akademik iletişim
D
İlişkisel iletişim
E
Duyguları açığa vurma
Açıklama:
Moda, gelenek, adet, alışkanlık ve bunlara dair ilişki biçimlerini gösteren kılık-kıyafetler, hal ve tavırlar, dil ve üslup, iç dünyamızı açığa vuran göstergelerdir. Toplumda bütün bunlarla örgülenen insan ilişkileri, insanlar arasındaki duygusal paylaşımı sağlayarak bir duygusal iletişim rolü yapar. Doğru cevap E seçeneğidir
Ünite 8
Soru 1
Planlı olması
Bilgilendirmeyi amaçlaması
İlişki ve işbirliğine dayanması
Tutum ve davranış kazandırmayı amaçlaması
Yukardakilerden hangileri Din eğitim ve öğretim hizmetlerinin akademik iletişim kapsamında değerlendirilmesinin nedenleri arasında gösterilebilir?
Bilgilendirmeyi amaçlaması
İlişki ve işbirliğine dayanması
Tutum ve davranış kazandırmayı amaçlaması
Yukardakilerden hangileri Din eğitim ve öğretim hizmetlerinin akademik iletişim kapsamında değerlendirilmesinin nedenleri arasında gösterilebilir?
Seçenekler
A
I-II
B
I-II-III
C
I-II-IV
D
II-III-IV
E
III-IV
Açıklama:
Din eğitimi ve din hizmetleri alanlarındaki dinî iletişimler, amaç ve şekil yönünden farklılık göstermektedir. Din eğitimi faaliyetleri, planlı ve amaçlı bir şekilde bilgilendirmeye, tutum, anlayış ve davranış kazandırmaya yönelik çalışmalar olduğundan bu faaliyetlerdeki iletişimler akademik iletişim kapsamına girmektedir. Dolayısı ile bu çalışmalarda akademik iletişim süreci, onun ilke ve kuralları esas alınacaktır. İlişki ve işbirliğine dayanması ilişkisel dini iletişimlerle alakalıdır.
Soru 2
Din görevlilerinin kendi kişiliğinin, tutum ve davranışlarının etkileyici ve yönlendirici özelliği olması aşağıdaki kavramlardan hangisi ile açıklanmaktadır?
Seçenekler
A
Akademik iletişim
B
İlişkisel iletişim
C
Diğerkâmlık
D
Rol model
E
İnsani rol
Açıklama:
Sevilen ve beğenilen bir kişinin modellenmesi, örnek alınması, taklit edilmesi sosyal hayatın değişmez kurallarındandır. Bu bakımdan din görevlisi öncelikle kendi kişiliğinin, tutum ve davranışlarının, iletişim tarzının insanlarla ilişkilerde davranış kazandırıcı rolünün bilincinde olmalı, din hizmetlerinde kendi sosyal tutumunun etkileyici ve yönlendirici yönünü ihmal etmemelidir.
Soru 3
Dinî iletişimde kaynağın bilgi zenginliğinin yanı sıra bu bilgilerin kime, ne ölçüde ve nasıl anlatılacağı hususunda belli teknik birikime de sahip olması ile açıklanabilir?
Seçenekler
A
Sevilen biri olması
B
Güvenilirlik
C
İnandırıcılık
D
Çekicilik
E
Uzmanlık
Açıklama:
Uzmanlık, kişinin bir konu üzerinde derinlemesine bilgi, beceri ve deneyim sahibi olması demektir. Günümüzde en ayrıntı konular bile bir uzmanlık meselesi haline gelmiş ve her iş uzmanlarınca yürütülür olmuştur. Dinî konularda halkı aydınlatma, sorunlarını çözme, onları dinî bilgi, tutum ve davranış yönünden geliştirme görevi yürütenlerin de bu konularda belli donanımlara sahip olmaları gerekir. Bilgi zenginliğinin yanında bu bilgilerin kime, ne ölçüde ve nasıl anlatılacağı hususunda belli teknik birikime de ihtiyaç vardır.
Soru 4
Aşağıdakilerden hangisi dinî iletişimde kaynağın kişisel özellikleri arasında yer almaz?
Seçenekler
A
İletişim tarzı
B
Güvenilirlik
C
İnandırıcılık
D
Çekicilik
E
Uzmanlık
Açıklama:
Dinî değerleri insanlara aktarma ve onlarda olumlu dinî tutum ve davranışlar geliştirme amacıyla iletişime giren bir kişinin başarı olabilmesi için bazı özelliklere sahip olması gerekir. Bunlar da kaynağın kişisel özellikleri ve kaynağın iletişim becerisi diye ikiye ayrılır. Süreç yönetimi ve iletişim tarzı kaynağın iletişim becerileri arasında yer almaktadır.
Soru 5
Aşağıdakilerden hangisi akademik dini iletişim ile ilgili yanlış bir ifadedir?
Seçenekler
A
Öğretim amacı güden planlı ve düzenli iletişimlere denir.
B
Tek düze iletişim eylemi ile karşılanır.
C
İletişim becerilerinin birlikte kullanılmasına ihtiyaç duyulur.
D
Yanlış bilgi telafisi olmayan sonuçlar doğurabilir.
E
Mesaj ses tonu, vurgu vb. faktörlerle biçimlenebilir.
Açıklama:
Öğretim amacı güden planlı ve düzenli iletişimlere akademik iletişim denildiğini hatırlayalım. Şüphesiz öğretim amaçlı iletişimlerde belletme, kavratma, ikna etme, özümsetme şeklinde çabalar öne çıkmakta, bunlar da farklı iletişim becerilerini gerektirmektedir. Dinin öğretimi, inanç, bilgi, duygu ve davranıs yönleri ile bir bütünlük oluşturduğundan tek düze bir iletişim eylemi ile karşılanamaz. Akademik dinî iletişimde olabildiğince çok iletişim becerilerinin birlikte, iç içe ve art arda kullanılmasına ihtiyaç duyulur. Yazısal, sözel, nesnel ve duygusal iletişim becerileri yerine göre ve etkin bir şekilde kullanılacaktır. Akademik dinî iletişimlerde iletilmek istenen mesaj, kullanılan araçların oluşturduğu şematik çerçevede biçim alır. İletişimin alıcı tarafındaki kişi daima bir şekilde biçimlenmiş dinî mesaja muhatap olur ve tepkisi buna göre oluşur. Biçimlenmeyi sağlayan sözdür, ses tonudur, vurgudur, jest ve mimiklerdir, takınılan hal ve tavırlardır, kılık kıyafettir. İnsanların manevi dünyalarını ve onunla bağlantılı ilişkilerini düzenleyen din konusunda, yanlış bilgi, duygu ve kanaatlerin iletilmiş olması telafisi olmayan olumsuz sonuçlar doğurabilir.
Soru 6
Yaşantıları değiştirmeye, şekillendirmeye yönelik mesaj türü aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Zihinsel mesaj
B
Güvenilir mesaj
C
Duygusal mesaj
D
Çekici mesaj
E
Edimsel mesaj
Açıklama:
Edimsel mesaj, yaşantıları değiştirmeye, şekillendirmeye yöneliktir. Bu tür mesajların iletilmesinde de en etkin yol ilişkisel iletişimler kurmaktır.
Soru 7
Aşağıdakilerden hangisi dinî mesajın temel özellikleri arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Mesaj dinî açıdan doğru ve anlamlı olmalıdır
B
Kolay anlaşılır olmalıdır
C
Birden çok amaca yönelik olmalıdır
D
Muhatabın ihtiyaçlarına uygun olmalıdır
E
Dinî amaca uygun olmalıdır
Açıklama:
Din eğitimi ve din hizmetlerine dair iletişimlere konu olan dinî mesajın temel özellikleri şöyle sıralanabilir:
1- Mesaj dinî açıdan doğru ve anlamlı olmalıdır.
2- Kolay anlaşılır olmalıdır.
3- Muhatabın ihtiyaçlarına uygun olmalıdır.
4- Dinî amaca uygun olmalıdır.
5- Düzenli, sistemli ve hiyerarşik olmalıdır.
1- Mesaj dinî açıdan doğru ve anlamlı olmalıdır.
2- Kolay anlaşılır olmalıdır.
3- Muhatabın ihtiyaçlarına uygun olmalıdır.
4- Dinî amaca uygun olmalıdır.
5- Düzenli, sistemli ve hiyerarşik olmalıdır.
Soru 8
- Konuşmada dil kurallarına riayet edilmeli
- Konuşmacı konuya mutlaka iyi bir ön hazırlık yapmalı
- Her cümle tek başına anlamlı bir bütün oluşturmalı
- Çok uzun, karmaşık ve birleşik cümlelerden kaçınılmalı
- Jest ve mimiklere yer verilmemeli
Yukarıdakilerden hangileri sözel dinî iletişimde konuşmacının dikkat etmesi gereken hususlar arasında yer alır?
Seçenekler
A
III-II-IV
B
IV-V-III
C
I-III-IV
D
III-V-II
E
III-V-I
Açıklama:
Sözel dinî iletişimde söz söyleme ve dili etkin kullanma becerisi iletişimin başarısını tayin eden bir faktördür. Bu konudaki güçlükleri aşabilmek için konuşmacının şu hususlara dikkat etmesi gerekir:
- Konuşmada dil kurallarına riayet edilmeli,
- Seçilen kelimeler kast edilenin dışında başka anlamlara gelmemeli,
- Kelimeler düzgün telaffuz edilmeli, birbirine karıştırılmamalı,
- Önemli cümleler vurgulu söylenmeli ve gerektiğinde tekrar edilmeli,
- Her cümle tek başına anlamlı bir bütün oluşturmalı,
- Çok uzun, karmaşık ve birleşik cümlelerden kaçınılmalı,
- Sözler, ses tonlamaları ile jestler ve mimiklerle desteklenmelidir.
- Konuşmada dil kurallarına riayet edilmeli,
- Seçilen kelimeler kast edilenin dışında başka anlamlara gelmemeli,
- Kelimeler düzgün telaffuz edilmeli, birbirine karıştırılmamalı,
- Önemli cümleler vurgulu söylenmeli ve gerektiğinde tekrar edilmeli,
- Her cümle tek başına anlamlı bir bütün oluşturmalı,
- Çok uzun, karmaşık ve birleşik cümlelerden kaçınılmalı,
- Sözler, ses tonlamaları ile jestler ve mimiklerle desteklenmelidir.
Soru 9
Yüzün asıklığı, kaşların çatıklığı, düşük omuzlar, titrek ses, soluk beniz gibi belirtiler aşağıdaki kavramların hangisi ile ifade edilmektedir?
Seçenekler
A
Fizyolojik olmayan dil
B
Sinir dili
C
Dini iletişim
D
İlişkisel iletişim
E
Çekicilik
Açıklama:
İnsanın beden dili olarak nitelendirilen vücut hareketleri, beyinden gelen sinirlerle yönetilir. Zihindeki duygular, düşünceler, anlayışlar sinirler yoluyla vücut organlarının hareketlerine yansır. Bu yansımanın oluşturduğu vücut organlarının hareketlerinin anlamlı bütününe sinir dili denilmektedir. Yüzün asıklığı, kaşların çatıklığı, düşük omuzlar, titrek ses, soluk beniz vb. fizyolojik şekil almalar sinir dili olarak ifade edilir.
Soru 10
Aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Bir kimsenin düzenli giyimi ile düzensiz giyimi onun kişiliği ve dünya görüşü hakkında önemli ipuçları verir.
B
Dinî temsil konumundaki bir kişinin kılık kıyafeti onun hakkında olumlu kanaatler oluşturuyorsa bu kişi hiçbir şey söylemeden de insanlara önemli dinî mesajlar verebilir.
C
Dağınık, ciddiyetsiz, umursamaz görüntü veren bir öğretmenin veya din görevlisinin söylediklerinin insanlar üzerinde olumlu etkiler yapması güçtür.
D
Din hizmeti ve din eğitimi görevi yürütenlerin temiz, düzgün, sade giyinmesi, gösterişe kaçmaksızın el, yüz ve saç bakımına özen göstermesi gerekir.
E
Bedenin dilinin fizyolojik yönü saç ve bıyık düzeni, takılar, giysiler gibi giyim-kuşam unsurlarını içerir.
Açıklama:
Beden dili, fonksiyonu ve kontrol edilebilirliği açısından fizyolojik olan ve olmayan diye ikiye ayrılır. Bedenin dilinin fizyolojik yönü insan metabolizmasının ortaya koyduğu davranışları kapsamaktadır. Metabolizmanın bütün davranışları beyin tarafından sinirler aracılığı ile yönetildiğinden beden dilinin fizyolojik yönü sinir dili olarak nitelendirilir. Bunun dışındaki fizyolojik olmayan saç ve bıyık düzeni, takılar, giysiler de giyim-kuşam olarak ele alınır.
Soru 11
Akademik dinî iletişimlerde iletilmek istenen mesaj nasıl biçim alır?
Seçenekler
A
İçerik olarak
B
Doğası gereği
C
Şematik çerçevede
D
Kurallar boyutunda
E
Ahlak ekseninde
Açıklama:
Akademik dinî iletişimlerde iletilmek istenen mesaj, kullanılan araçların oluşturduğu şematik çerçevede biçim alır. İletişimin alıcı tarafındaki kişi daima bir şekilde biçimlenmiş dinî mesaja muhatap olur ve tepkisi buna göre oluşur.
Soru 12
Seçeneklerden hangisi akademik dinî iletişimlerde din, ahlak ve maneviyat konuşan öğretici konumundaki kişilerin iletişim tarzına yansıyan en önemli sorunlardan birisidir?
Seçenekler
A
Bilinç dışı tepki
B
Geç kalma
C
Sözcükleri bağlayamama
D
Kılık kıyafet
E
Vurgu
Açıklama:
Akademik dinî iletişimlerde din, ahlak ve maneviyat konuşan öğretici konumundaki kişilerin iletişim tarzına yansıyan en önemli sorun, kullandıkları araçlar bütününde görülen onların duygusal güdüleri ve bilinç dışı tepkileridir. Kişiliğimizin bir parçası haline gelmiş duygusal güdülerimiz ile kültür ve birikimlerimizin yönlendirdiği bilinç dışı tepkilerimiz farkında olmadan iletişimlerimizi etkilemektedir.
Soru 13
Cami içi ve cami dışı bireysel ve sosyal nitelikli din hizmetlerinde ideal iletişimler kurabilmek için davranış ve ilişkilerde nasıl olmak gerekir?
Seçenekler
A
Düzensiz olmak
B
Vurdumduymaz olmak
C
Adamsendeci olmak
D
Model bir kişilik olmak
E
Ters olmak
Açıklama:
Sevilen ve beğenilen bir kişinin modellenmesi, örnek alınması, taklit edilmesi sosyal hayatın değişmez kurallarındandır. Bu bakımdan din görevlisi öncelikle kendi kişiliğinin, tutum ve davranışlarının, iletişim tarzının insanlarla ilişkilerde davranış kazandırıcı rolünün bilincinde olmalı, din hizmetlerinde kendi sosyal tutumunun etkileyici ve yönlendirici yönünü ihmal etmemelidir. Cami içi ve cami dışı bireysel ve sosyal nitelikli din hizmetlerinde ideal iletişimler kurabilmek için davranış ve ilişkilerde model bir kişilik ortaya koymak, ustaca söylenen sözlerden çok daha etkilidir.
Soru 14
Seçeneklerden hangisi din hizmetlerindeki ilişki ve iletişimlerin esasları arasında olmayabilir?
Seçenekler
A
Usandırıcı ve bıktırıcı olmamak
B
Dostça, samimi ve hasbi davranmak
C
Eleştirici, sorgulayıcı ve yadırgayıcı davranmamak
D
Otoriter ve buyurgan davranmak
E
Gereksiz ve ilgisiz söz ve davranışlardan kaçınmak
Açıklama:
1- Otoriter ve buyurgan davranmamak.
2- Usandırıcı ve bıktırıcı olmamak.
3- Dostça, samimi ve hasbi davranmak.
4- Esnek olmak, takıntı ve sabit fikirlilikten uzak durmak. 5- Gereksiz ve ilgisiz söz ve davranışlardan kaçınmak.
6- Dinî grup normları ile çatışma veya uyuşma çabası içine girmemek.
7- Eleştirici, sorgulayıcı ve yadırgayıcı davranmamak.
2- Usandırıcı ve bıktırıcı olmamak.
3- Dostça, samimi ve hasbi davranmak.
4- Esnek olmak, takıntı ve sabit fikirlilikten uzak durmak. 5- Gereksiz ve ilgisiz söz ve davranışlardan kaçınmak.
6- Dinî grup normları ile çatışma veya uyuşma çabası içine girmemek.
7- Eleştirici, sorgulayıcı ve yadırgayıcı davranmamak.
Soru 15
Dinî değerleri insanlara aktarma ve onlarda olumlu dinî tutum ve davranışlar geliştirme amacıyla iletişime giren bir kişinin başarı olabilmesi için bazı özelliklere sahip olması gerekir. Bu özellikler kaç ana başlık altında incelenebilir?
Seçenekler
A
İki ana başlık
B
Üç ana başlık
C
Dört ana başlık
D
Beş ana başlık
E
Altı ana başlık
Açıklama:
Dinî iletişimde hedef (alıcı) durumundaki insanların olumlu dinî tutum geliştirmedeki başarıları, önemli ölçüde kaynağın iletişim becerisine bağlıdır. Dinî değerleri insanlara aktarma ve onlarda olumlu dinî tutum ve davranışlar geliştirme amacıyla iletişime giren bir kişinin başarı olabilmesi için bazı özelliklere sahip olması gerekir. Bunlar da kaynağın kişisel özellikleri ve kaynağın iletişim becerisi diye ikiye ayrılır.
Soru 16
Kişinin dürüstlüğü, samimiyeti, bilgi birikimi, konusuna hâkimiyeti, yetenek ve yeterlikleri ne ile ilişkilendirilebilir?
Seçenekler
A
İnanırlık
B
Söylemlilik
C
Güvenilirlik
D
Uzmanlık
E
Çekicilik
Açıklama:
Güvenilirlik kişinin dürüstlüğü, samimiyeti, bilgi birikimi, konusuna hâkimiyeti, yetenek ve yeterlikleri ile ilgilidir. Eksik ve yanlış bilgiye sahip olan, bir konuyu derli toplu bütünlük içinde net ve anlaşılır biçimde sunamayan bir konuşmacı güvenilirliğini kaybeder. Güvenilirlik kişinin kendine güvenmesi, iç istikrarı, yetenek ve yeterliklerinin farkında olması ile de yakından ilgilidir.
Soru 17
Dinleyenler tarafından sempatik, cana yakın, anlayışlı ve kendilerinden biri gibi görülen konuşmacıların hangi özelliği yüksek olarak adlandırılabilir?
Seçenekler
A
İnanırlık
B
Güvenilirlik
C
Uzmanlık
D
Çekicilik
E
İletişim
Açıklama:
Dinî konularda bilgi veren kişinin güvenilir, inanılır ve alanında uzman biri olması kadar dinleyenler tarafından sevilen biri olması da ikna edicilik bakımından önem taşır. Dinleyenler tarafından sempatik, cana yakın, anlayışlı ve kendilerinden biri gibi görülen konuşmacıların çekiciliği yüksektir. Bencil, kibirli, sosyal ve kültürel aykırılıklar taşıyan, dinleyenlerin ruh dünyasından uzak kimseler iticidirler.
Soru 18
Kaynağın iletişim becerisini orataya çıkarmak için ele alınan iki konu nedir?
Seçenekler
A
Çekicilik ve güvenilirlik
B
Süreç yönetimi ve iletişim tarzı
C
İletişim tarzı ve uzmanlık
D
Uzmanlık ve çekicilik
E
İnanırlık ve uzmanlık
Açıklama:
Öğretim ve etkileme amaçlı iletişimlerde iletişim sürecinin bir düzen içinde yürütülmesi gerekir. Dinî iletişimlerde kaynak, sürecin en önemli unsuru olduğuna ve süreci yönetme sorumluluğu bulunduğuna göre kaynağın iletişim becerisi önem kazanmaktadır. Okulda, camide ve toplumda sağlıklı dinî iletişimler kurup insanlara olumlu dinî tutum, anlayış ve davranışlar kazandırabilmek, kaynağın iletişim becerisine bağlıdır. Kaynağın iletişim becerisini iki konuda ortaya çıkmaktadır. Bunlardan biri, kaynağın süreç yönetimi, diğeri de kaynağın iletişim tarzıdır.
Soru 19
Dini iletişimde anlama ve kavramaya yönelik bilgileri ve anlamları hangi mesaj içerir?
Seçenekler
A
Duygusal mesaj
B
Kitabi mesaj
C
Zihinsel mesaj
D
Edimsel mesaj
E
Doğrudan mesaj
Açıklama:
Zihinsel mesaj, anlama ve kavramaya yönelik bilgileri ve anlamları içerir. Bu tür mesajlar deliller getirilerek, ilişkiler kurularak, örnekler verilerek ikna edici tarzda iletilir.
Duygusal mesaj, duyguların yönlendirilmesine, iletişim amacı doğrultusunda sevgi, bağlılık, güven, ümit, endişe vb. tutumlar geliştirmeye yöneliktir. Bu tür mesajlar duygusal iletişim yöntemleri ile iletilir.
Edimsel mesaj, yaşantıları değiştirmeye, şekillendirmeye yöneliktir. Bu tür mesajların iletilmesinde de en etkin yol ilişkisel iletişimler kurmaktır.
Duygusal mesaj, duyguların yönlendirilmesine, iletişim amacı doğrultusunda sevgi, bağlılık, güven, ümit, endişe vb. tutumlar geliştirmeye yöneliktir. Bu tür mesajlar duygusal iletişim yöntemleri ile iletilir.
Edimsel mesaj, yaşantıları değiştirmeye, şekillendirmeye yöneliktir. Bu tür mesajların iletilmesinde de en etkin yol ilişkisel iletişimler kurmaktır.
Soru 20
Aşağıdakilerden hangisi din hizmetlerindeki ilişki ve iletişimin esaslarından biridir?
Seçenekler
A
Eleştirici ve sorgulayıcı davranmak.
B
Dini grup normları ile uyuşmak.
C
Otoriter davranmamak.
D
Belirli fikirlere bağlı kalmak.
E
Hasbi şekilde davranmamak.
Açıklama:
Din hizmetlerindeki ilişki ve iletişimlerin şu esaslara uygun olması gerekir:
1- Otoriter ve buyurgan davranmamak.
2- Usandırıcı ve bıktırıcı olmamak.
3- Dostça, samimi ve hasbi davranmak.
4- Esnek olmak, takıntı ve sabit fikirlilikten uzak durmak.
5- Gereksiz ve ilgisiz söz ve davranışlardan kaçınmak.
6- Dinî grup normları ile çatışma veya uyuşma çabası içine girmemek.
7- Eleştirici, sorgulayıcı ve yadırgayıcı davranmamak.
1- Otoriter ve buyurgan davranmamak.
2- Usandırıcı ve bıktırıcı olmamak.
3- Dostça, samimi ve hasbi davranmak.
4- Esnek olmak, takıntı ve sabit fikirlilikten uzak durmak.
5- Gereksiz ve ilgisiz söz ve davranışlardan kaçınmak.
6- Dinî grup normları ile çatışma veya uyuşma çabası içine girmemek.
7- Eleştirici, sorgulayıcı ve yadırgayıcı davranmamak.
Soru 21
Aşağıdakilerden hangisi dini iletişimde kaynağın kişisel özelliklerindendir?
Seçenekler
A
Yeterlilik
B
Çekicilik
C
Evrensellik
D
Geleneksellik
E
Özgünlük
Açıklama:
Dini iletişimde kaynağın kişisel özellikleri güvenilirlik, inanılırlık, çekicilik ve uzmanlıktır.
Soru 22
- Muhatabın mesaja tepkisi gözlenerek geribildirimin alınması
- Mesajın muhataba uygun şekilde düzenlenmesi
- Geribildirimin değerlendirilerek düzeltme veya doğrulama yapılması
- İletişim amacının belirlenmesi
- Mesajların algılanabilir ve anlaşılabilir araçlarla iletilmesi
Aşağıdakilerden hangisi numaralanmış olarak verilen iletişim sürecinin aşamalarının doğru olarak sıralamasıdır?
Seçenekler
A
IV-III-V-II-I
B
II-III-IV-V-I
C
IV-II-V-I-III
D
IV-V-II-III-I
E
II-IV-V-III-I
Açıklama:
İletişim, birbirini takip eden bir dizi işlemler bütünü olduğundan, kişinin iletişim becerisi, bu işlemlerin bir düzen içinde ve birbirleri ile uyumlu bir şekilde yürütülüp iletişim döngüsünün sağlanması anlamına gelir. İletişim süreci, sırasıyla şu işlerin yerli yerinde yapılması ile gerçekleşir:
İletişim amacının belirlenmesi.
Mesajın muhataba uygun şekilde düzenlenmesi.
Mesajların algılanabilir ve anlaşılabilir araçlarla iletilmesi.
Muhatabın mesaja tepkisi gözlenerek geribildirimin alınması.
Geribildirimin değerlendirilerek düzeltme veya doğrulama yapılması.
İletişim amacının belirlenmesi.
Mesajın muhataba uygun şekilde düzenlenmesi.
Mesajların algılanabilir ve anlaşılabilir araçlarla iletilmesi.
Muhatabın mesaja tepkisi gözlenerek geribildirimin alınması.
Geribildirimin değerlendirilerek düzeltme veya doğrulama yapılması.
Soru 23
Aşağıdakilerden hangisi edimsel mesajın özelliklerindendir?
Seçenekler
A
Anlama ve kavramaya yönelik bilgileri içerir.
B
Örnekler verilerek ikna edici tarzda iletilir.
C
Güven, endişe gibi tutumlar geliştirmeye yöneliktir.
D
Duygusal iletişim yöntemleri ile iletilir.
E
Yaşantıları değiştirmeye, şekillendirmeye yöneliktir.
Açıklama:
Dini iletişimde edimsel mesaj, yaşantıları değiştirmeye, şekillendirmeye yöneliktir. A ve B seçenekleri zihinsel mesaj C ve D seçenekleri ise duygusal mesaj özellikleridir.
Soru 24
Aşağıdakilerden hangisi sözel dini iletişimde konuşmacının dikkat etmesi gereken hususlardan değildir?
Seçenekler
A
Seçilen kelimeler kast edilen dışında anlamlara gelmemeli
B
Uzun ve birleşik cümleler kurulmalı
C
Önemli cümleler vurgulu söylenmeli
D
Sözler jest ve mimiklerle desteklenmeli
E
Her cümle tek başına anlamlı bir bütün oluşturmalı
Açıklama:
Sözel dini iletişimde konuşmacı uzun ve birleşik cümleler değil kısa ve net cümleler kurmalıdır.
Soru 25
Toplumumuzda farklı şekillerde din eğitimi ve öğretimi etkinlikleri yaygın olarak yürütülmektedir. Aşağıdakilerden hangisi dini eğitim ve öğretim etkinliklerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Kuran kursları, yaz kursları, irşat faaliyetleri
B
Din adamlarının toplumla kurdukları iletişim
C
Din kültürü ve ahlak bilgisi dersleri
D
Camilerde verilen vaazlar ve hutbeler
E
Toplumun ihtiyaçlarını gidermek için yapılan çalışmalar
Açıklama:
Milli Eğitim Bakanlığı ilk ve orta öğretim kurumlarında din kültürü ve ahlak bilgisi dersleriyle, orta öğretim düzeyinde de İmam-Hatip Liseleri kanalı ile yürütürken yükseköğretim düzeyinde de üniversiteler, İlahiyat Fakülteleri kanalı ile bu çalışmalara katılmaktadır. Bir anayasal kurum olan ve “din konusunda toplumu aydınlatmak ve ibadet yerlerini yönetmek” görevi verilmiş bulunan Diyanet İşleri Başkanlığı da bu görevi kapsamında yaygın eğitim faaliyetleri yürütmektedir. Kur’an kursları, yaz kursları, irşat faaliyetleri, seminerler, konferanslar vb. şekillerde yürütülen çalışmalar bu kabildendir. Ayrıca camilerde verilen vaazlar, ibadetin bir parçası olarak okunan hutbeler de yine din eğitim ve öğretimi kapsamında sayılabilecek etkinliklerdir. Bunların dışında dinî alanda yükseköğrenim görmüş, çeşitli din eğitimi ve din hizmeti görevlerinde çalışan temsil konumundaki kişilerin toplumda ilişki ve yaşantılarla kurdukları iletişimler yoluyla çevrelerine dinî bilgi, duygu ve anlayış kazandırma rolü üstlenmektedirler. Dilimizde insana yönelik, onun sorunlarını çözme, ihtiyaçlarını giderme, işini ve yaşantısını kolaylaştırma adına yapılan çalışmalar “hizmet” kavramı ile ifade edilmektedir.
Soru 26
Aşağıdakilerden hangisi din görevlisinden beklenen dini hizmetlerden değildir?
Seçenekler
A
Toplumsal ahlakı sağlamak
B
Kişileri uzlaştırmak
C
Vaaz ve hutbe vermek
D
Rehberlik ve irşat faaliyetleri
E
Cenaze ve defin işlemleri
Açıklama:
Din hizmetlerine gelince, bu konuda da aynı şekilde geniş bir alandan söz edilebilir. İmamlık, vaaz, hutbe, cenaze ve defin, toplu dua, rehberlik, irşat, uzlaştırma gibi din görevlisinden beklenen bütün işler birer din hizmetidir. Ülkemizde bütün din hizmetleri yukarıda da işaret edildiği üzere birer kamu görevi olarak kabul edilmekte ve Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı resmi görevlilerce yürütülmektedir.
Soru 27
Deliller getirilerek, ilişkiler kurularak, örnekler verilerek, ikna edici tarzda iletilen mesaj aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Duygusal
B
Bedensel
C
Zihinsel
D
Edimsel
E
Sosyal
Açıklama:
Zihinsel mesaj, anlamaya ve kavramaya yönelik bilgileri ve anlamları içerir. Bu tür mesajlar deliller getirilerek, ilişkiler kurularak, örnekler verilerek, ikna edici tarzda iletilir.
Soru 28
Aşağıdakilerden hangisi dini iletişimin özellikleri arasında yer alır?
Seçenekler
A
Dini iletişim unsurları, işleyişi ve düzeni bakımından genel iletişimden farklıdır.
B
Din eğitimi ve din hizmetleri alanlarındaki dini iletişim amaç-şekil yönünden aynıdır.
C
Dini iletişimde sadece dini araçlar kullanılır.
D
Dini iletişimde kaynak, din öğretimi görevi ve din hizmetleri yürüten kişidir.
E
Dini iletişimde kaynağın tek amacı mesajları muhataplara iletmektir.
Açıklama:
Dini iletişimde kaynak, din öğretimi görevi ve din hizmetleri yürüten kişidir.
Soru 29
- İnanılırlık
- Uzmanlık
- Dini grup normlarına uygunluk
- Otorite
- İkna kabiliyeti
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri dini iletişim kaynağının sahip olması gereken kişisel özellikler arasında yer alır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
Yalnız III
D
III ve IV
E
IV ve V
Açıklama:
Dini iletişim kaynağının sahip olması gereken kişisel özellikler arasında ‘İnanılırlık’ ve ‘Uzmanlık’ yer almaktadır.
Soru 30
Din hizmetlerindeki ilişki ve iletişimlerin aşağıdaki esaslardan hangisine uygun olması gerekir?
Seçenekler
A
Otoriter ve buyurgan davranmak
B
Eleştirici ve sorgulayıcı yaklaşmak
C
Muhatabın ihtiyaçlarını göz ardı etmek
D
Dini grup normlarını esas almak
E
Dostça, samimi ve hasbi davranmak
Açıklama:
Din hizmetlerindeki ilişki ve iletişimlerin ‘Dostça, samimi ve hasbi davranmak’ esasına uygun olması gerekmektedir.
Soru 31
Akademik dini iletişim ile ilgili aşağıda belirtilen ifadelerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Din hizmetleri alanındaki dini iletişimler akademik dini iletişim kapsamındadır.
B
Din eğitimi konusundaki dini iletişimler, akademik dini iletişim kapsamındadır.
C
Akademik dini iletişimde farklı iletişim becerilerinin kullanımına ihtiyaç yoktur.
D
Öğretici konumundaki kişiler, akademik dini iletişimde duygusal güdülerini kullanabilir.
E
) Akademik dini iletişimdeki yanılsamalar başka alanlardaki iletişim yanılsamaları ile aynıdır.
Açıklama:
Din eğitimi konusundaki dini iletişimler, akademik dini iletişim kapsamındadır.
Soru 32
- Sosyolojik
- İnanç
- Antropolojik
- Maneviyat
Yukarıdaki ifadelerden hangileri din dilini tanımlarken kullanılabilecek alanlardandır?
Seçenekler
A
I ve II
B
II ve IV
C
I ve III
D
II ve III
E
III ve IV
Açıklama:
Din dili sosyal dilin ir özgünlük alanı olmakla birlikte sosyolojik ve antropolojik alanda değil, inanç ve maneviyat alanında rol oynayan bir kanaat dilidir.
Soru 33
- Dini açıdan doğru ve anlamlı olmalıdır.
- Muhatabın ihtiyacından ziyade dini iletişim kaynağının ihtiyacına yönelik olmalıdır.
- Düzenli, sistemli ve hiyerarşik olmalıdır
- İkna edici olmalıdır.
- Eleştirel ve sorgulayıcı olmalıdır.
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri dini mesajın temel özellikleri arasında yer alır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
I ve III
D
Yalnız IV
E
IV ve V
Açıklama:
Dini mesaj, dini açıdan doğru ve anlamlı olmalıdır. Bunun yanında düzenli, sistemli ve hiyerarşik olarak aktarılmalıdır.
Soru 34
Aşağıdakilerden hangisi dini iletişimlerde din dilinin özelliklerinden biridir?
Seçenekler
A
Din dili sosyolojik ve antropolojik alanda rol oynayan bir dildir.
B
Din dili akıl yürütme, determinist çıkarmalar gibi zihinsel ikna yöntemlerine dayanır.
C
Din dili kanaate dayalı olduğu için mantıki doğrulama ölçüsünden uzaktır.
D
Sosyal dilin ölçüleri, din dilinin anlam derinliğine daima uygundur.
E
Din dili bilimsel dilin deneysel doğrulama ölçülerine ihtiyaç duyar.
Açıklama:
Din dili bilimsel dilin deneysel doğrulama ölçülerine ihtiyaç duymaksızın akıl yürütme, analoji, determinist çıkarmalar gibi zihinsel ikna yöntemlerine dayanır.
Soru 35
Dini iletişimlerde dini bir ifadenin tutarlı olmasını sağlayan özellik aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Dini ifadenin ve onun tamamlayıcılarının kastedilen anlama uygun olması
B
Dini ifadenin ikna edici bir mantıki temele sahip olması
C
Dini ifadenin bilimsel yöntem teorileri ile açıklanabilmesi
D
Dini ifadenin sosyal dilin kültürel seyri içinde gelişen ölçülerine uyması
E
Dini ifadenin inanç ve maneviyat alanında rol oynaması
Açıklama:
Dini bir ifadenin tutarlı olmasını sağlayan şey, o ifadenin kendisi ile birlikte tamamlayıcılarının kast edileni tam olarak anlamamıza imkân vermesidir. Bir ifadenin tek başına kast edilen anlama uygun olması yeterli değildir ve onun tamamlayıcıları başka anlamları içeriyorsa tutarsızlık ortaya çıkar.
Soru 36
- Bilgi
- Yetenek
- Tecrübe
İletişimde süreç yönetimi yukarıdakilerden hangisi veya hangileri ile başarılabilir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
I ve III
D
II ve III
E
I, II, III
Açıklama:
İletişimde süreç yönetimi ancak bilgi, yetenek ve tecrübe üçlüsüyle başarılabilir.
Soru 37
Din görevlilerinin kendi kişiliğinin, tutum ve davranışlarının etkileyici ve yönlendirici özelliği olması aşağıdaki kavramlardan hangisi ile açıklanmaktadır?
Seçenekler
A
Akademik iletişim
B
İlişkisel iletişim
C
Diğergamlık
D
Rol model
E
İnsani rol
Açıklama:
Sevilen ve beğenilen bir kişinin modellenmesi, örnek alınması, taklit edilmesi sosyal hayatın değişmez kurallarındandır. Bu bakımdan din görevlisi öncelikle kendi kişiliğinin, tutum ve davranışlarının, iletişim tarzının insanlarla ilişkilerde davranış kazandırıcı rolünün bilincinde olmalı, din hizmetlerinde kendi sosyal tutumunun etkileyici ve yönlendirici yönünü ihmal etmemelidir.
Soru 38
- Geribildirimin değerlendirilerek düzeltme veya doğrulama yapılması.
- Mesajların algılanabilir ve anlaşılabilir araçlarla iletilmesi.
- İletişim amacının belirlenmesi.
- Muhatabın mesaja tepkisi gözlenerek geri bildirimin alınması.
- Mesajın muhataba uygun şekilde düzenlenmesi.
Yukarıda verilen iletişim süreci basamaklarının sıralaması aşağıdaki seçeneklerin hangisinde doğru şekilde verilmiştir?
Seçenekler
A
III-II-IV-V-I
B
IV-V-III-I-II
C
I-III-II-V-IV
D
III-V-II-IV-I
E
III-V-II-I-IV
Açıklama:
İletişim, birbirini takip eden bir dizi işlemler bütünü olduğundan, kişinin iletişim becerisi, bu işlemlerin bir düzen içinde ve birbirleri ile uyumlu bir şekilde yürütülüp iletişim döngüsünün sağlanması anlamına gelir. İletişim süreci, sırasıyla şu işlerin yerli yerinde yapılması ile gerçekleşir:
İletişim amacının belirlenmesi.
Mesajın muhataba uygun şekilde düzenlenmesi.
Mesajların algılanabilir ve anlaşılabilir araçlarla iletilmesi.
Muhatabın mesaja tepkisi gözlenerek geribildirimin alınması.
Geribildirimin değerlendirilerek düzeltme veya doğrulama yapılması.
İletişim amacının belirlenmesi.
Mesajın muhataba uygun şekilde düzenlenmesi.
Mesajların algılanabilir ve anlaşılabilir araçlarla iletilmesi.
Muhatabın mesaja tepkisi gözlenerek geribildirimin alınması.
Geribildirimin değerlendirilerek düzeltme veya doğrulama yapılması.
Soru 39
Yaşantıları değiştirmeye, şekillendirmeye yönelik mesaj türü aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Zihinsel mesaj
B
Güvenilir mesaj
C
Duygusal mesaj
D
Çekici mesaj
E
Edimsel mesaj
Açıklama:
Edimsel mesaj, yaşantıları değiştirmeye, şekillendirmeye yöneliktir. Bu tür mesajların iletilmesinde de en etkin yol ilişkisel iletişimler kurmaktır.
Soru 40
Aşağıdakilerden hangileri sözel dinî iletişimde konuşmacının dikkat etmesi gereken hususlar arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Konuşmada dil kurallarına riayet edilmeli
B
Konuşmacı konuya mutlaka iyi bir ön hazırlık yapmalı
C
Çok uzun, karmaşık ve birleşik cümlelerden kaçınılmalı
D
Jest ve mimiklerden kaçınılmalı
E
Her cümle tek başına anlamlı bir bütün oluşturmalı
Açıklama:
Sözel dinî iletişimde söz söyleme ve dili etkin kullanma becerisi iletişimin başarısını tayin eden bir faktördür. Bu konudaki güçlükleri aşabilmek için konuşmacının şu hususlara dikkat etmesi gerekir:
- Konuşmada dil kurallarına riayet edilmeli,
- Seçilen kelimeler kast edilenin dışında başka anlamlara gelmemeli,
- Kelimeler düzgün telaffuz edilmeli, birbirine karıştırılmamalı,
- Önemli cümleler vurgulu söylenmeli ve gerektiğinde tekrar edilmeli,
- Her cümle tek başına anlamlı bir bütün oluşturmalı,
- Çok uzun, karmaşık ve birleşik cümlelerden kaçınılmalı,
- Sözler, ses tonlamaları ile jestler ve mimiklerle desteklenmelidir.
- Konuşmada dil kurallarına riayet edilmeli,
- Seçilen kelimeler kast edilenin dışında başka anlamlara gelmemeli,
- Kelimeler düzgün telaffuz edilmeli, birbirine karıştırılmamalı,
- Önemli cümleler vurgulu söylenmeli ve gerektiğinde tekrar edilmeli,
- Her cümle tek başına anlamlı bir bütün oluşturmalı,
- Çok uzun, karmaşık ve birleşik cümlelerden kaçınılmalı,
- Sözler, ses tonlamaları ile jestler ve mimiklerle desteklenmelidir.
Soru 41
Yüzün asıklığı, kaşların çatıklığı, düşük omuzlar, titrek ses, soluk beniz gibi belirtiler aşağıdaki kavramların hangisi ile ifade edilmektedir.
Seçenekler
A
Fizyolojik olmayan dil
B
Sinir dili
C
Dini iletişim
D
İlişkisel iletişim
E
Çekicilik
Açıklama:
İnsanın beden dili olarak nitelendirilen vücut hareketleri, beyinden gelen sinirlerle yönetilir. Zihindeki duygular, düşünceler, anlayışlar sinirler yoluyla vücut organlarının hareketlerine yansır. Bu yansımanın oluşturduğu vücut organlarının hareketlerinin anlamlı bütününe sinir dili denilmektedir. Yüzün asıklığı, kaşların çatıklığı, düşük omuzlar, titrek ses, soluk beniz vb. fizyolojik şekil almalar sinir dili olarak ifade edilir.
Soru 42
Aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Bir kimsenin düzenli giyimi ile düzensiz giyimi onun kişiliği ve dünya görüşü hakkında önemli ipuçları verir.
B
Dinî temsil konumundaki bir kişinin kılık kıyafeti onun hakkında olumlu kanaatler oluşturuyorsa bu kişi hiçbir şey söylemeden de insanlara önemli dinî mesajlar verebilir
C
Dağınık, ciddiyetsiz, umursamaz görüntü veren bir öğretmenin veya din görevlisinin söylediklerinin insanlar üzerinde olumlu etkiler yapması güçtür.
D
Din hizmeti ve din eğitimi görevi yürütenlerin temiz, düzgün, sade giyinmesi, gösterişe kaçmaksızın el, yüz ve saç bakımına özen göstermesi gerekir.
E
Bedenin dilinin fizyolojik yönü saç ve bıyık düzeni, takılar, giysiler gibi giyim-kuşam unsurlarını içerir.
Açıklama:
Beden dili, fonksiyonu ve kontrol edilebilirliği açısından fizyolojik olan ve olmayan diye ikiye ayrılır. Bedenin dilinin fizyolojik yönü insan metabolizmasının ortaya koyduğu davranışları kapsamaktadır. Metabolizmanın bütün davranışları beyin tarafından sinirler aracılığı ile yönetildiğinden beden dilinin fizyolojik yönü sinir dili olarak nitelendirilir. Bunun dışındaki fizyolojik olmayan saç ve bıyık düzeni, takılar, giysiler de giyim-kuşam olarak ele alınır.
Soru 43
Dini iletişimde bulunan bir kaynağı başarıya götüren özellikleri vardır. Bunun dışında kaynağın bulunduğu ortamda giyim-kuşam ve davranışsal özellikleriyle de kabul görmesi ve saygı uyandırması mümkündür. Aşağıdaki seçeneklerden hangisi bu durumu açıklar?
Seçenekler
A
Kaynak süreç yönetiminde başarılıdır
B
Kaynak özellikleriyle bertaraf edemediğini süreç yönetimi ile bertaraf eder
C
Kaynağın iletişim becerilerinden olan iletişim tarzı başarılı olmuştur
D
Kaynak süreci yönetemediğinden taktiksel davranmıştır
E
Kaynak süreç yönetiminde başarısızlığını kabul etmiştir
Açıklama:
Kaynağın bulunduğu ortamda giyim-kuşam ve davranışsal özellikleriyle de kabul görmesi ve saygı uyandırması mümkündür. Bu iletişim becerilerinden olan iletişim tarzı kavramıyla açıklanır. Başka gerekçelerden veya başarısızlıklardan kaynaklanması da gerekmez.
Soru 44
Dinî bilgi, duygu, tutum ve davranış kazandırma amacıyla girişilen iletişimlere ne denir?
Seçenekler
A
İlişkisel dinî iletişim
B
Akademik dinî iletişim
C
Davranışçı dinî iletişim
D
Sözlü dinî iletişim
E
Bilişsel dinî iletişim
Açıklama:
Öğretim amacı güden planlı ve düzenli iletişimlere akademik iletişim denildiğini hatırlayalım. Dinin öğretilmesi amacı güdülen iletişimlere diğer bir ifadeyle dinî bilgi, duygu, tutum ve davranış kazandırma amacıyla girişilen iletişimlere de akademik dinî iletişim diyoruz.
Ünite 9
Soru 1
Aşağıdakilerden hangisi rehberlik kavramı tanımlarında işaret edilen temel hususlardandır?
Seçenekler
A
Çevre
B
Bilgi
C
Yardım
D
Sistem
E
Kaynak
Açıklama:
Rehberlik kavramına ait farklı tanımlarda dört ortak unsur göze çarpmaktadır. Bunlar, insan, yardım, süreç ve uzman rehber’dir.
Soru 2
Aşağıdakilerden hangisi fonksiyona gore rehberlik türlerimden biridir?
Seçenekler
A
Önleyici Fonksiyon
B
Yönetici Fonksiyon
C
Yardım Edici Fonksiyon
D
Bilgi Verici Fonksiyon
E
Düzenleyici Fonksiyon
Açıklama:
Rehberlik,uyum sağlayıcı fonksiyon,yöneltici fonksiyon,ayarlayıcı fonksiyon,önleyici fonksiyon,düzeltici-iyileştirici fonksiyon,ferdi anlama fonksiyonu,ferdi geliştirici fonksiyonu,bilgi toplama fonksiyonu gibi fonksiyonlar icra eder.
Soru 3
Aşağıdakilerden hangisi edimsel mesajın özelliklerindendir?
Seçenekler
A
Anlama ve kavramaya yönelik bilgileri içerir.
B
Örnekler verilerek ikna edici tarzda iletilir.
C
Güven,endişe gibi tutumlar geliştirmeye yöneliktir.
D
Duygusal iletişim yöntemleri ile iletilir.
E
Yaşantıları değiştirmeye,şekillendirmeye yöneliktir.
Açıklama:
A ,B seçenekleri zihinsel mesaj C,D seçenekleri ise duygusal mesaj özellikleridir.
Soru 4
Aşağıdakilerden hangisi sözel dini iletişimde konuşmacının dikkat etmesi gereken hususlardan değildir ?
Seçenekler
A
Seçilen kelimeler kast edilen dışında anlamlara gelmemeli
B
Uzun ve birleşik cümleler kurulmalı
C
Önemli cümleler vurgulu söylenmeli
D
Sözler jest ve mimiklerle desteklenmeli
E
Her cümle tek başına anlamlı bir bütün oluşturmalı
Açıklama:
Sözel dini iletişimde konuşmacı uzun ve birleşik cümleler değil kısa ve net cümleler kurmalıdır.
Soru 5
Aşağıdakilerden hangisi din dili ile ilgili yanlış bir yargıdır?
Seçenekler
A
Din dilinin kanaate dayalı olması onun mantıki doğrulama ölçülerinden uzak olduğu anlamına gelmez.
B
Dini kanaatler zihinsel muhakeme yetenekleri ile oluşmuştur.
C
Din dili sosyal dilin özgün bir alanıdır.
D
Din dili bilimsel dilin doğrulama ölçütlerine ihtiyaç duymadan belirli zihinsel ikna yöntemleri ile yetinir.
E
Doğruluk niteliği kanaat oluşturmakta din dilinin tutarlılık niteliğinden daha etkilidir.
Açıklama:
Din dilinin tutarlılık niteliği kanaat oluşturmakta doğruluk niteliğinden daha etkilidir.
Soru 6
I-Beden dilinin fizyolojik yönü sinir dili olarak nitelendirilir.
II-Duyarak öğrenilen bilgi görerek öğrenilen bilgiden daha kalıcıdır.
III-Dini iletişimlerde beden dilinin destekleyici ve düzeltici rolünün yanılsamaları önleyici etkisi vardır.
IV-İletişimde mesajın muhtevası ,yoğunluğu,duygu yönü gibi hususlar muhataplarda sinir dili beklentisi ortaya çıkarabilir.
V-Beden dili ,fonksiyonu ve kontrol edilebilirliği açısından 3 e ayrılır.
Dini iletişimde beden dili ile ilgili hangisi-hangileri yanlıştır?
II-Duyarak öğrenilen bilgi görerek öğrenilen bilgiden daha kalıcıdır.
III-Dini iletişimlerde beden dilinin destekleyici ve düzeltici rolünün yanılsamaları önleyici etkisi vardır.
IV-İletişimde mesajın muhtevası ,yoğunluğu,duygu yönü gibi hususlar muhataplarda sinir dili beklentisi ortaya çıkarabilir.
V-Beden dili ,fonksiyonu ve kontrol edilebilirliği açısından 3 e ayrılır.
Dini iletişimde beden dili ile ilgili hangisi-hangileri yanlıştır?
Seçenekler
A
Yalnız II
B
I-II-III
C
II-V
D
I-II-V
E
II-IV
Açıklama:
II-Görerek öğrenilen bilgi duyarak öğrenilen bilgiden daha kalıcıdır
V-Beden dili ve kontrol edilebilirliği açısından fizyolojik olan ve olmayan olarak 2 ye ayrılır.
V-Beden dili ve kontrol edilebilirliği açısından fizyolojik olan ve olmayan olarak 2 ye ayrılır.
Soru 7
“Rehberlik” kavramı hangi dilden türemiştir
Seçenekler
A
İbranice
B
Farsça
C
Arapça
D
İngilizce
E
Flemenkçe
Açıklama:
Rehberlik kavramı Farsçadan türemiştir.
Soru 8
Aşağıdakilerden hangisi “rehberlik” teriminden farklı bir anlama gelmektedir?
Seçenekler
A
gelişmek
B
tavsiye etmek
C
yürütmek
D
yol göstermek
E
bakıcılık yapmak,
Açıklama:
Gelişmek “rehberlik” teriminden farklı bir anlama gelmektedir.
Soru 9
Hz.Peygamberin “bizden değildir”, “mümin olamaz” diye başlayıp Müslümanların birbirlerinin sorunlarını kendi sorunları gibi kabul etmelerini ısrarla öğütlemesi neye önem verdiğini göstermektedir.
Seçenekler
A
Aile içi düzensizlik
B
Bireyselleşme
C
Toplumsal birliktelik
D
Sosyolojik yaklaşım
E
Ekonomik gelişim
Açıklama:
Hz.Peygamberin “bizden değildir”, “mümin olamaz” diye başlayıp Müslümanların birbirlerinin sorunlarını kendi sorunları gibi kabul etmelerini ısrarla öğütlemesi Toplumsal birlikteliğe verdiği önemi vurgulamaktadır.
Soru 10
Aşağıdakilerden hangisi rehberliğin yöneltici fonksiyonuna ait bir özelliktir?
Seçenekler
A
Ferdin kabiliyet, imkan ve arzuları tanınıp, kendisine uygun alanı bulması gereklidir
B
Ferdin ortama uyum sağlaması için bazı tedbirlerin alınması ve bazı tekniklerin kullanılması gereklidir.
C
Ferdin kişiliğinin gelişme yollarını ve imkanlarını görmek, onu tanımak gereklidir.
D
Ferdin uyumsuzluk ve davranış bozukluğu geliştirmelerini önleme çabaları gereklidir.
E
Ferdin değişik hayat durumlarına intibak için çeşitli bilgilere sahip olması gereklidir.
Açıklama:
Rehberliğin kelime olarak bir anlamı da ‘yöneltmek’ olduğuna göre, rehberlikte bireysel ayrılıklara önem verildiği gibi, bu ayrılıkların ve darklılıkların da yönlendirilmesi önemsenir. Böylece her öğrencinin kabiliyet, ilgi, ihtiyaç, imkan ve arzuları tanınmaya çalışılır ve kendisine en uygun ve tatmin edici bir alana yönlenmesi sağlanır.Bu da rehberliğin yöneltici fonksiyonudur.
Soru 11
I. Cinsiyete göre rehberlik
II. Sürece göre rehberlik
III. Fert sayısına göre rehberlik
IV.Fonksiyonlarına göre rehberlik
V. Yapıldığı alana göre rehberlik
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri rehberliğin çeşitleri arasında yer alır?
II. Sürece göre rehberlik
III. Fert sayısına göre rehberlik
IV.Fonksiyonlarına göre rehberlik
V. Yapıldığı alana göre rehberlik
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri rehberliğin çeşitleri arasında yer alır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
II ve III
C
III ve IV
D
III, IV ve V
E
IV ve V
Açıklama:
Rehberlik çeşitleri üç ana başlık altında toplanmaktadır. Bunlar, fert sayısına göre rehberlik, fonksiyonlarına göre rehberlik ve yapıldığı alana göre rehberliktir.
Soru 12
Aşağıdaki ifadelerden hangisi ‘Eğitimle İlgili Rehberlik’ alanına girmektedir?
Seçenekler
A
Üstün kabiliyetli olan kişileri tespit edip onlarla özel olarak ilgilenir.
B
Kişinin kendini psiko-sosyal bir realite olarak anlamasına yardım eder.
C
Kişinin fiziki ve sosyal çevresini gerçek boyutlarıyla görmesini sağlar.
D
Sosyal ilişkilerde daha etkili davranım için kişiyi bilinçlendirir.
E
Doğrudan ferdin kişisel problemleri ile ilgilenir.
Açıklama:
‘Eğitimle İlgili Rehberlik’ kapsamına giren hususlardan biri, üstün kabiliyetli olan kişileri tespit edip onlarla özel olarak ilgilenmektir.
Soru 13
Psikolojik danışma’yı ‘kişide değişme olmaksızın onun hayatla baş etmede, kaynaklarını daha iyi kullanmasını sağlayan yardım süreci’ olarak gören kişi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Gibsen
B
Mitchel
C
Nelson
D
Weiner
E
Maslow
Açıklama:
Psikolojik danışma’yı ‘kişide değişme olmaksızın onun hayatla baş etmede, kaynaklarını daha iyi kullanmasını sağlayan yardım süreci’ olarak gören kişi, Nelson’dur.
Soru 14
Weiner’e göre aşağıdakilerden hangisi psikolojik danışmanın (kişiler arası iletişimin) amaçlarından biridir?
Seçenekler
A
Olgunlaşma
B
Kişiliğini yeniden organize etme
C
İyi seçme ve karar verme yeteneğini geliştirme
D
Semptomlardan kurtulma
E
Gittikçe artan kendini kontrol
Açıklama:
Psikolojik danışma konusunda Weiner dört amaçtan söz eder: Olumlu davranış değişikliği, gittikçe artan kendini anlama, gittikçe artan kendini kontrol, danışmandaki anlayış, saygı ve yardım arzusunun danışana iletimi.
Soru 15
I. Rehberlik bilgi verme ve öğretme hizmetidir
II. Psikolojik danışma rehberliğin özüdür
III. Rehberliğin kendine has kuralları vardır
IV. Rehberlikte gönüllülük ve içtenlik esastır
V. İnsan saygıya değer bir varlıktır
Yukarıdaki ifadelerden hangisi/hangileri rehberlik ilkeleri arasında yer alır?
II. Psikolojik danışma rehberliğin özüdür
III. Rehberliğin kendine has kuralları vardır
IV. Rehberlikte gönüllülük ve içtenlik esastır
V. İnsan saygıya değer bir varlıktır
Yukarıdaki ifadelerden hangisi/hangileri rehberlik ilkeleri arasında yer alır?
Seçenekler
A
Yalnız II
B
I ve II
C
II, III ve IV
D
III, IV ve V
E
IV ve V
Açıklama:
Rehberliğin kendine has kuralları vardır ve rehberlikte gönüllülük ve içtenlik esastır. Bunun yanında insan, saygıya değer bir varlıktır.
Soru 16
Günümüzde dini danışma ve rehberlik çalışmalarının, geçmişin aksine büyük bir hız kazanmasının sebebi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
- yüzyıldan itibaren yapılan çalışmaların maneviyata yönelmesi
B
Rehberlik çalışmalarının koruyucu ve geliştirici özelliğinin vurgulanması
C
Bireysel ilgi ve psikolojik etkileşimin öneminin kavranması
D
Danışma ve rehberliğin tek yönlü bilgi verme hizmeti olmadığının anlaşılması
E
Danışma ve rehberliğin temel ilkelerinin benimsenmesi
Açıklama:
Günümüzde dini danışma ve rehberlik çalışmalarının, geçmişin aksine büyük bir hız kazandığı söylenebilir. Bunda, yirminci yüzyıldan itibaren maneviyat konusuna eğilmeye başlayan birtakım araştırmaların büyük rolü olmuştur.
Soru 17
‘Pastoral care’ kavramı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
'Yol göstermek’ anlamında kullanılır.
B
Clebsch-Jaeckle tarafından bulunmuştur.
C
Hristiyan din adamlarının yürüttükleri dini danışmanlık ve rehberlik hizmetidir.
D
Kişisel problemlere yönelik rehberliktir.
E
Din dilinin deneysel doğrulama ölçülerine ihtiyaç duyduğunu savunur.
Açıklama:
‘Pastoral care’ kavramı, Hristiyan din adamlarının yürüttükleri dini danışmanlık ve rehberlik hizmetidir.
Soru 18
Aşağıdakilerden hangisi dini danışma ve rehberlik hizmetinin üç fonksiyonu olarak bilinir?
Seçenekler
A
İyileştirme-Destekleme-Yönlendirme
B
Yol gösterme-Geliştirme-Sorgulama
C
Uyum sağlama-Fobilerden kurtulma- Kendini kontrol etme
D
Yeniliklere açık olma-Kendini anlama- Karar verme
E
Yöneltme-Ayarlama-Olgunlaşma
Açıklama:
: İyileştirme, destekleme ve yönlendirme fonksiyonları dini danışma ve rehberlik hizmetinin üç temel fonksiyonu olarak bilinir.
Soru 19
Aşağıdakilerden hangisi rehberlik faaliyetlerinde ilk olarak hümanist psikoloji ekolünün ortaya koyduğu bir kavramdır?
Seçenekler
A
Uyum sağlama
B
Yardım etme
C
Öğüt verme
D
Bilgi toplama
E
Kendini gerçekleştirme
Açıklama:
Kendini geliştirme, ilk olarak hümanist psikoloji ekolünün ortaya koyduğu bir kavramdır.
Soru 20
Aşağıdakilerden hangisi rehberlik kavramının tanımlarındaki ortak ögelerdendir?
Seçenekler
A
Çevre
B
Bilgi
C
Yardım
D
Sistem
E
Kaynak
Açıklama:
Rehberlik kavramına ait farklı tanımlarda dört ortak unsur göze çarpmaktadır. Bunlar, insan, yardım, süreç ve uzman rehber’dir.
Soru 21
Aşağıdakilerden hangisi fonksiyona göre rehberlik türlerinden biridir?
Seçenekler
A
Önleyici Fonksiyon
B
Yönetici Fonksiyon
C
Yardım Edici Fonksiyon
D
Bilgi Verici Fonksiyon
E
Düzenleyici Fonksiyon
Açıklama:
Rehberlik, uyum sağlayıcı fonksiyon, yöneltici fonksiyon, ayarlayıcı fonksiyon, önleyici fonksiyon, düzeltici-iyileştirici fonksiyon, ferdi anlama fonksiyonu, ferdi geliştirici fonksiyonu, bilgi toplama fonksiyonu gibi fonksiyonlar icra eder.
Soru 22
Aşağıdakilerden hangisi eğitimle ilgili rehberlik çalışmalarında öğrenciye yapılan yardımlardan değildir?
Seçenekler
A
Okula yeni başlayanlar için uyum sağlamalarında yardımcı olur
B
Derslerde karşılaşılan güçlükler üzerinde durur.
C
Üstün kabiliyetli olan öğrencileri tespit edip onlarla özel olarak ilgilenir.
D
Öğrencinin okuyacağı seçmeli derslerin seçiminde ona yardımcı olur
E
Öğrenciye maddi yardım yapılmasını sağlayarak destek olur.
Açıklama:
Rehberlik çalışmalarında öğrencilere maddi yardım yapılması görülmez.
Soru 23
Aşağıdakilerden hangisi edimsel mesajın özelliklerindendir?
Seçenekler
A
Anlama ve kavramaya yönelik bilgileri içerir.
B
Örnekler verilerek ikna edici tarzda iletilir.
C
Güven,endişe gibi tutumlar geliştirmeye yöneliktir.
D
Duygusal iletişim yöntemleri ile iletilir.
E
Yaşantıları değiştirmeye,şekillendirmeye yöneliktir.
Açıklama:
A, B seçenekleri zihinsel mesaj; C, D seçenekleri ise duygusal mesaj özellikleridir. Edimsel mesaj, yaşantıları değiştirmeye, şekillendirmeye yöneliktir. Bu tür mesajların iletilmesinde de en etkin yol ilişkisel iletişimler kurmaktır.
Soru 24
Aşağıdakilerden hangisi sözel dini iletişimde konuşmacının dikkat etmesi gereken hususlardan değildir?
Seçenekler
A
Seçilen kelimeler kast edilen dışında anlamlara gelmemeli
B
Uzun ve birleşik cümleler kurulmalı
C
Önemli cümleler vurgulu söylenmeli
D
Sözler jest ve mimiklerle desteklenmeli
E
Her cümle tek başına anlamlı bir bütün oluşturmalı
Açıklama:
Sözel dini iletişimde konuşmacı uzun ve birleşik cümleler değil kısa ve net cümleler kurmalı, çok uzun, karmaşık ve birleşik cümlelerden kaçınmalıdır.
Soru 25
Aşağıdakilerden hangisi din dili ile ilgili yanlış bir yargıdır?
Seçenekler
A
Din dilinin kanaate dayalı olması onun mantıki doğrulama ölçülerinden uzak olduğu anlamına gelmez.
B
Dini kanaatler zihinsel muhakeme yetenekleri ile oluşmuştur.
C
Din dili sosyal dilin özgün bir alanıdır.
D
Din dili bilimsel dilin doğrulama ölçütlerine ihtiyaç duymadan belirli zihinsel ikna yöntemleri ile yetinir.
E
Doğruluk niteliği kanaat oluşturmakta din dilinin tutarlılık niteliğinden daha etkilidir.
Açıklama:
Din dilinin kanaat oluşturma niteliği, dinî söylemin doğruluğuna olan inanç ile ilgili görünse de doğruluğun göreceli oluşu sebebiyle doğru önerme, iletişimde tutarlı önerme kadar ikna edici olmamaktadır. Bu sebeple de dinî iletişimlerde kullanılan din dilinin tutarlılık niteliği, kanaat oluşturmada doğruluk niteliğinden daha etkili olmaktadır.
Soru 26
I-Beden dilinin fizyolojik yönü sinir dili olarak nitelendirilir.
II-Duyarak öğrenilen bilgi görerek öğrenilen bilgiden daha kalıcıdır.
III-Dini iletişimlerde beden dilinin destekleyici ve düzeltici rolünün yanılsamaları önleyici etkisi vardır.
IV-İletişimde mesajın muhtevası,yoğunluğu,duygu yönü gibi hususlar muhataplarda sinir dili beklentisi ortaya çıkarabilir.
V-Beden dili ,fonksiyonu ve kontrol edilebilirliği açısından 3 e ayrılır.
Dini iletişimde beden dili ile ilgili hangisi-hangileri yanlıştır?
II-Duyarak öğrenilen bilgi görerek öğrenilen bilgiden daha kalıcıdır.
III-Dini iletişimlerde beden dilinin destekleyici ve düzeltici rolünün yanılsamaları önleyici etkisi vardır.
IV-İletişimde mesajın muhtevası,yoğunluğu,duygu yönü gibi hususlar muhataplarda sinir dili beklentisi ortaya çıkarabilir.
V-Beden dili ,fonksiyonu ve kontrol edilebilirliği açısından 3 e ayrılır.
Dini iletişimde beden dili ile ilgili hangisi-hangileri yanlıştır?
Seçenekler
A
Yalnız II
B
I-II-III
C
II-V
D
I-II-V
E
II-IV
Açıklama:
II ve V seçenekleri yanlıştır. II-Görerek öğrenilen bilgi duyarak öğrenilen bilgiden daha kalıcıdır.
V-Beden dili fonksiyonu ve kontrol edilebilirliği açısından fizyolojik olan ve olmayan olarak 2’ye ayrılır.
V-Beden dili fonksiyonu ve kontrol edilebilirliği açısından fizyolojik olan ve olmayan olarak 2’ye ayrılır.
Soru 27
“Rehberlik” kavramı hangi dilden türemiştir?
Seçenekler
A
İbranice
B
Farsça
C
Arapça
D
İngilizce
E
Flemenkçe
Açıklama:
Rehberlik kavramı, farsça “yol gösteren, kılavuz” anlamındaki “rehber” kelimesinden türetilmiştir. Buna göre rehberlik, “yol göstermek ve kılavuzluk etmek” demektir.
Soru 28
Aşağıdakilerden hangisi “rehberlik” teriminden farklı bir anlama gelmektedir?
Seçenekler
A
Gelişmek
B
Tavsiye etmek
C
Yürütmek
D
Yol göstermek
E
Bakıcılık yapmak
Açıklama:
Gelişmek “rehberlik” teriminden farklı bir anlama gelmektedir.
Soru 29
Hz.Peygamberin “bizden değildir”, “mümin olamaz” diye başlayıp Müslümanların birbirlerinin sorunlarını kendi sorunları gibi kabul etmelerini ısrarla öğütlemesi neye önem verdiğini göstermektedir?
Seçenekler
A
Aile içi düzensizlik
B
Bireyselleşme
C
Toplumsal birliktelik
D
Sosyolojik yaklaşım
E
Ekonomik gelişim
Açıklama:
Hz.Peygamberin “bizden değildir”, “mümin olamaz” diye başlayıp Müslümanların birbirlerinin sorunlarını kendi sorunları gibi kabul etmelerini ısrarla öğütlemesi toplumsal birlikteliğe verdiği önemi vurgulamaktadır.
Soru 30
“İnsanoğlu, fıtratı itibariyle rehberliğe muhtaç bir yapıda yaratılmıştır.”
Yukarıdaki ifadeye gore insanoğluna ilk rehberlik edenin kim olduğu söylenebilir?
Yukarıdaki ifadeye gore insanoğluna ilk rehberlik edenin kim olduğu söylenebilir?
Seçenekler
A
Allah Teâlâ
B
Hz. Âdem
C
Hz. Muhammed
D
İlahiyatçılar
E
Eğitimciler
Açıklama:
İnsanoğlu, fıtratı itibariyle rehberliğe muhtaç bir yapıda yaratılmıştır. Bu özelliği sebebiyledir ki, ilk insan olarak yaratılan Hz.Adem, Allah Teâlâ’nın kendisine tüm isimleri öğretmesi, bilgiyle donatması, kısacası rehberliği ve yönlendirmesiyle meleklere karşı üstünlük sağlamıştır. İşlediği ilk hatadan sonra, yine Allah Teâlâ’nın, kendisine devam ettirdiği ilgisi, yol göstermesi ve rehberliği sayesinde hatasının farkına varmayı başarmıştır. Bizzat Allah’ın kendisine öğrettiği kelimelerle af dileyerek O’nun hoşnutluğunu tekrar kazanmaya muvaffak olması da dikkat çekicidir. Bu nedenle, rehberlik faaliyetini ilk defa icra eden bizzat Allah Teâlâ’dır denilebilir.
Soru 31
“Rehberlik” kelimesinin batı dillerindeki anlam zenginliğini hesaba katacak olursak, aşağıdaki ifadelerden hangisi bu kelimenin bir karşılığı olamaz?
Seçenekler
A
Erdirmek
B
Oyalamak
C
Liderlik etmek
D
Akıl öğretmek
E
Refakat etmek
Açıklama:
Rehberlik kavramı, farsça “yol gösteren, kılavuz” anlamındaki “rehber” kelimesinden türetilmiştir. Buna göre rehberlik, “yol göstermek ve kılavuzluk etmek” demektir. Burada, rehber ve rehberlik kavramlarının batı dillerindeki karşılıkları üzerinde de durmak istiyoruz. Bu kavramların sözlüklerde, isim ve fiil olarak İngilizce karşılığı “guide” ve “guidance”; Almanca karşılığı “führer” ve “führung”; Fransızca karşılığı ise “guide” ve “conducteur”dur. Buna göre, Rehberlik aynı zamanda, “tavsiye etmek, öğüt vermek, akıl öğretmek, haber veya bilgi vermek, sevk ve idare etmek, işaret etmek, yetiştirmek, önderlik, liderlik etmek, irşad etmek, yol göstermek, yönetmek, gütmek, yürütmek, ulaştırmak, erdirmek, çobanlık, bakıcılık, kılavuzluk etmek, doğru yolu göstermek, çalıştırmak, başarıya ulaştırmak, bildirmek, göstermek, örnek teşkil etmek, refakat etmek.” anlamlarına da gelmektedir.
Soru 32
Aşağıdakilerden hangisi rehberlik kavramına ilişkin dört unsurdan biri değildir?
Seçenekler
A
İnsan
B
Yardım
C
Kitap
D
Süreç
E
Uzman rehber
Açıklama:
Rehberlik kavramına ait farklı tanımlarda dört ortak unsur göze çarpmaktadır. Bunlar, insan, yardım, süreç ve uzman rehber’dir. Kitap bu unsurlardan biri değildir.
Soru 33
. “Uyumsuzluk ve davranış bozukluğunu önleyici çalışmalara rağmen, bazen problemli ve rahatsızlığı olan kişiler olabilir. Rehberlik, gerek psikoterapi gerekse diğer ihtisas servislerini devreye sokarak insanların sağlıklı bir ruhsal hayata sahip olmasında, ________________bir fonksiyon icra eder. Belki en önemli fonksiyonlarından biri de budur.”
Yukarıdaki açıklamada yer alan boşluğa en uygun rehberlik fonksiyonu aşağıdakilerden hangisidir?
Yukarıdaki açıklamada yer alan boşluğa en uygun rehberlik fonksiyonu aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Önleyici fonksiyon
B
Uyum sağlayıcı fonksiyon
C
Ferdi anlama (teşhis) fonksiyonu
D
Düzeltici-iyileştirici fonksiyon
E
Yöneltici fonksiyon
Açıklama:
Özellikle okullarda genel ruh sağlığı şartlarını sağlama yoluyla öğrencilerin uyumsuzluk ve davranış bozukluğu geliştirmelerini önleme çabalarının, kişi ve toplum için daha olumlu ve verimli bir tutum olduğu anlaşılmıştır. Okullarda danışmanların bu konuda göstereceği özen, ilgi ve verilen hizmetler, rehberliğin önleyici fonksiyonunu teşkil etmektedir. Rehberliğin kelime olarak bir anlamı da “yöneltmek” olduğuna göre, rehberlikte bireysel ayrılıklara önem verildiği gibi, bu ayrılıkların ve farklılıkların yönlendirilmesi de önemsenir. Böylece, her öğrencinin kabiliyet, ilgi, ihtiyaç, imkân ve arzuları tanınmaya çalışılır ve kendisine en uygun ve tatmin edici bir alana yönelmesi sağlanır. Bu da rehberliğin yöneltici fonksiyonudur. Eğitim-öğretim sürecinin her kademesinde, ya da hayatımızın her safhasında başvursun ya da başvurmasın, rehber veya danışman sıfatı taşıyan herkesin, öğrencilerinin ya da kendisine danışan kişilerin yeni ortama uyum sağlayabilmesi için bazı tedbirler alması ve bazı teknikler kullanmasıdır. Bu, rehberliğin “uyum sağlayıcı” fonksiyonudur. Ferdin kişiliğinin gelişme yollarını ve imkânlarını görmek için onu etraflıca tanımak, toplanan bilgileri tahlil etmek ve değerlendirmek gerekir. Bu da rehberliğin, ferdi anlama (teşhis etme-tanıma) fonksiyonudur. Uyumsuzluk ve davranış bozukluğunu önleyici çalışmalara rağmen, bazen problemli ve rahatsızlığı olan kişiler olabilir. Rehberlik, gerek psikoterapi gerekse diğer ihtisas servislerini devreye sokarak insanların sağlıklı bir ruhsal hayata sahip olmasında, düzeltici, tedavi edici ve iyileştirici bir fonksiyon icra eder. Belki en önemli fonksiyonlarından biri de budur.
Soru 34
Okula yeni başlayanlar için uyum sağlamalarında yardımcı olur.
- Öğrenciye okul seçiminde yardımcı olur. Girilen okulda, kabiliyet ve ilgiye uygun branş veya sınıf seçilebilmesinin yollarını açıklar.
- Öğrencinin okuyacağı seçmeli derslerin seçiminde ona yardımcı olur.
Yukarıda bahsedilen ifadelere göre, yapıldığı alana göre rehberlik kategorilerinden hangisi söz konusudur?
- Öğrenciye okul seçiminde yardımcı olur. Girilen okulda, kabiliyet ve ilgiye uygun branş veya sınıf seçilebilmesinin yollarını açıklar.
- Öğrencinin okuyacağı seçmeli derslerin seçiminde ona yardımcı olur.
Yukarıda bahsedilen ifadelere göre, yapıldığı alana göre rehberlik kategorilerinden hangisi söz konusudur?
Seçenekler
A
Kişisel problemlerle ilgili rehberlik
B
Psikolojik problemlerle ilgili rehberlik
C
Eğitimle ilgili rehberlik
D
Psikolojik danışma
E
Hiçbiri
Açıklama:
Bazı uzmanlar rehberliğin, yapıldığı alanlara göre tasnifinin pek mümkün olmayacağını, bunları birbirinden kesin sınırlarla ayırmanın doğru olmadığını ifade etmekte, ancak anlaşılır bir nitelik arz etmesi için basit bir tasnife ihtiyaç duyulduğunu da eklemektedirler. Genel hatlarıyla yapılan kategoriye göre; okul ile ilgili olan bu ifadeler “eğitimle ilgili rehberlik” olarak geçen söz konusu kavramın kapsamına giren bu hususlar, orta öğretim kurumlarında rehber öğretmenlerin görevleri arasında kabul edilmektedir. Biz, bu tür rehberliği yükseköğretim kurumlarında mesleki rehberlik ile birleştirerek “Bilimsel Rehberlik” kavramıyla ifade etmemizin daha uygun olacağına inanmaktayız. Bir anlamda “Akademik Rehberlik” olarak da kabul edeceğimiz bu tür faaliyetlerin, yükseköğretim kurumlarında danışmanlar ve öğretim elemanlarınca gerçekleştirildiğini düşünmekteyiz. Kurumların farklı özelliklerine göre bu tür rehberlikte birtakım farklılıklar da olacaktır. Sözgelimi, mühendislik fakültelerinde fabrika stajları yapılırken, öğretmen yetiştiren fakültelerde bu stajlar okullarda gerçekleştirilecektir.
Soru 35
“İnsan biyolojik, psikolojik ve sosyal olarak gelişimini sağlayabilmesi için başkalarının yardımına ihtiyaç duyar. Rehberlik hizmetlerini sadece normalden sapanlara, özürlü ya da uyumsuz kişilere verilen bir yardım hizmeti olarak da görmemek gerekir. Rehberlik hizmetleri, koruyucu bir hizmet olduğundan sıkıntıya düşen herkes bu hizmetlerden yararlanabilir.”
Yukarıdaki ifadede, rehberlik ilkelerinin hangisinden bahsedilmektedir?
Yukarıdaki ifadede, rehberlik ilkelerinin hangisinden bahsedilmektedir?
Seçenekler
A
Rehberliğin kendine has kuralları vardır
B
Rehberlikte gönüllülük ve içtenlik esastır
C
Rehberlik hizmetleri insana ve topluma karşı sorumludur
D
Rehberlik yaşam boyu süren bir yardım sürecidir
E
Her insan yardıma ihtiyaç duyar ve yardım almalıdır
Açıklama:
İnsan biyolojik, psikolojik ve sosyal olarak gelişimini sağlayabilmesi için başkalarının yardımına ihtiyaç duyar. Rehberliğin amacı da kişinin kendisini gerçekleştirmesine yardımcı olmaktır. Bu nedenle her insan için rehberlik hizmetleri açık olmalıdır. Rehberlik hizmetlerini sadece normalden sapanlara, özürlü ya da uyumsuz kişilere verilen bir yardım hizmeti olarak da görmemek gerekir. Rehberlik hizmetleri, koruyucu bir hizmet olduğundan sıkıntıya düşen herkes bu hizmetlerden yararlanabilir. Ancak her rehberlik faaliyeti uyum sağlama, yöneltme ve ayarlama diye sıralanan üç temel fonksiyondan birini yerine getirmelidir. Her biri bir ihtiyaca işaret eden bu fonksiyonlardan herhangi birini yerine getirmeyecek olan bir rehberlik hizmetinden söz edilemez. Bu ihtiyaç rehberlik eden kişi tarafından hissedilmelidir. Aksi takdirde rehberlik girişimi lüzumsuzluk, ukalâlık ve haddini bilmezlik şeklinde yorumlanabilir.
Soru 36
Dinî danışma ve rehberlik kavramı bize batı dünyasından geçmiştir. Bu kavram, Pastoral Care olarak ifade edilmektedir. Aşağıdakilerden hangisi “pastoral care” kelimesinin karşılığıdır?
Seçenekler
A
Maneviyat olgusu
B
Adalete sahip olma olgusu
C
İç huzura kavuşma arzusu
D
İnanma yönelimi
E
Din adamlarının verdiği manevî destek
Açıklama:
Dinî danışma ve rehberlik kavramı bize batı dünyasından geçmiştir. Bu kavram, Pastoral Care denilen ve genellikle rahiplerin ve papazların özellikle kilise dışında yürüttükleri dinî danışmanlık ve rehberlik hizmetlerini ifade etmektedir. Pastor kelimesinin “papaz” anlamından yola çıkarak “din adamlarının verdiği manevî destek, tavsiye ve öğüt” anlamında kullanılan Pastoral Care, günümüzdeki dinî danışma ve rehberliğin temelini oluşturmuştur.
Soru 37
Aşağıdakilerden hangisi ilk olarak hümanist psikoloji ekolünün ortaya koyduğu ve genel anlamda rehberlik faaliyetlerindeki nihâi amaç olan kavramdır?
Seçenekler
A
Davranış bozukluğunu önleme
B
Problem çözme
C
Tedavi etme
D
Kendini gerçekleştirme
E
Hiçbiri
Açıklama:
Eğitim-öğretim süreci içinde, rehberlik hizmetlerinin genel olarak öğrenciye çeşitli yönlerden yardımcı olmayı amaçladığını söyleyebiliriz Ancak genel anlamda rehberlik faaliyetlerinde nihâi amaç, ferdin kendini gerçekleştirmesidir. Kendini gerçekleştirme, ilk olarak hümanist psikoloji ekolünün ortaya koyduğu bir kavramdır. Bu kavramla, kişide varolan tüm kabiliyetlerin, yeteneklerin, kapasitelerin ortaya konulması, uygulama alanına sokulması, kullanılması ve geliştirilmesi kast edilmektedir.
Soru 38
Aşağıdakilerden hangisi “Kişisel Problemlerle İlgili
Rehberlik” alanına dâhil değildir?
Rehberlik” alanına dâhil değildir?
Seçenekler
A
Ahlâk kuralları, din ve ideallerle ilgili problemler
B
Beden sağlığı ile ilgili problemler
C
Meslekî yeterlikle ilgili problemler
D
Cinsiyet, aşk ve evlilikle ilgili problemler
E
Yerleşmiş korkular ve endişeler
Açıklama:
Eğitimle ilgili rehberlik ve meslekî rehberlik alanlarına girmeyen, doğrudan ferdin kişisel problemlerine yönelik rehberliğe, “kişisel problemlerle ilgili rehberlik” denilmektedir. Ancak, bu alanları birbirinden kesin sınırlarla ayırmak pek mümkün değildir. Çünkü maddî sıkıntı içinde olduğu için öğrenimine devam etme imkânı bulamayan ya da kaldığı evde yeterli düzeyde çalışma ortamına sahip olmayan ve bu sebeple bunalıma giren kişilerin problemlerinin, sadece bir tek alana indirgenerek çözülemeyeceği açıktır.
Soru 39
Rehberlik, Danışman Rehber ile danışan arasında olursa buna ne ad verilir?
Seçenekler
A
Grup rehberliği
B
Kişisel problemlerle ilgili rehberlik
C
Ferdi rehberlik
D
Psikolojik problemlerle ilgili rehberlik
E
Ayarlayıcı fonksiyon
Açıklama:
Rehberlik bir kişiye yapıldığı gibi, birden fazla kişiye, yani gruba da yapılabilir. Rehberlik, Danışman Rehber ile danışan arasında olursa buna “Ferdî Rehberlik” adı verilir. Daha önce rehberliğin tanımında da görüldüğü üzere, rehberlik, danışman ile danışan arasında meydana gelen tesadüfi görüşmeler değildir. Burada, organize edilmiş ve planlanmış “profesyonel” bir yönlendirme söz konusudur. Danışman, birden fazla ferde, yani bir gruba aynı anda rehberlik etmekte ise bu çeşit rehberliğe de “Grup Rehberliği” adı verilmektedir. Rehberlik, ferdî yardımı esas aldığına ve ferdi hedeflediğine göre, grup rehberliğinin de son amacı ferdî rehberliğe ulaşmaktır denilebilir.
Soru 40
Aşağıdakilerden hangisi rehberlik kavramına ait farklı tanımlarda karşılaşılan dört ortak unsurdan biri değildir?
Seçenekler
A
Süreç
B
Uzman rehber
C
Sağduyu
D
Yardım
E
İnsan
Açıklama:
Rehberlik kavramına ait farklı tanımlarda dört ortak unsur göze çarpmaktadır. Bunlar, insan, yardım, süreç ve uzman rehber’dir.
Soru 41
Aşağıdakilerden hangisi rehberlik faaliyetleri ile ilgili yanlış bir ifadedir?
Seçenekler
A
Kişisel yetenekleri geliştiren imkanları hazırlaması
B
Sistemli ve profesyonel bir yardım olması
C
Kişi adına karar vermesi
D
Karşılıklı bir etkileşim olması
E
Kişinin kendini tanımasını sağlaması
Açıklama:
Genel bir tanıma göre rehberlik, bir insana ya da insan grubuna, kendini anlaması, problemlerini çözmesi, gerçekçi kararlar alması, kapasitelerini geliştirmesi, çevresine dengeli ve sağlıklı bir biçimde uyum sağlaması ve böylece kendini gerçekleştirmesi için uzman kişilerce belli bir süreç içinde yapılan yardımlardır. Bu açıdan rehberin kişi adına karar vermesi söz konusu değildir.
Soru 42
Aşağıdakilerden hangisi rehberlik çeşitlerinden biridir?
Seçenekler
A
Fert sayısında göre rehberlik
B
Mesleki rehberlik
C
Somut rehberlik
D
Kısa dönemli rehberlik
E
Dönüşümlü rehberlik
Açıklama:
Rehberlik çeşitleri aynı zamanda rehberlik yapılan alanlar demektir. Buna göre rehberlik çeşitleri, fert sayısına göre, fonksiyonlarına göre ve yapıldığı alana göre rehberlik olmak üzere üç ana başlık altında toplanabilir.
Soru 43
Aşağıdakilerden hangisi rehberliğin sahip olduğu fonksiyonların dışında bir fonksiyondur?
Seçenekler
A
Ayarlayıcı fonksiyon
B
Uyum sağlayıcı fonksiyon
C
Önleyici fonksiyon
D
Müdahale edici fonksiyon
E
Bilgi toplama fonksiyonu
Açıklama:
Fonksiyonlarına göre rehberlik, uyum sağlayıcı fonksiyon, yöneltici fonksiyon, ayarlayıcı fonksiyon, önleyici fonksiyon, düzeltici-iyileştirici fonksiyon, ferdi anlama fonksiyonu, ferdi geliştirici fonksiyon ve bilgi sağlama fonksiyonlarından oluşmaktadır.
Soru 44
Batı menşeili bir kavram olan “Psikolojik Danışma” kavramının batıdaki karşılığı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Physical Managing
B
Pyschological Counseling
C
Pyschological Education
D
Pyschological Managing
E
Pyschological Advising
Açıklama:
“Psikolojik Danışma” batı menşeli bir kavram olup “Pyschological Counseling” teriminin karşılığı olarak kullanılmaktadır.
Soru 45
Aşağıdakilerden hangisi Rehberlik ve Psikolojik Danışma hizmetlerini yürütürken göz önünde tutulması gereken genel ilkelerden değildir?
Seçenekler
A
Rehberlik hizmetlerinin yürütülmesinde gizlilik esastır
B
Rehberlik hizmetleri insana ve topluma karşı sorumludur
C
Her insan yardıma ihtiyaç duyar ve yardım almalıdır
D
Rehberlikte gönüllülük ve içtenlik esastır
E
Rehberlik sadece belirli dönemlerde gerçekleştirilebilen bir yardım sürecidir
Açıklama:
Gelişim insan hayatına paralel olarak doğumdan ölüme kadar devam eden bir süreçtir. Bu süreçte, her gelişim döneminin kendine özgü görevlerinin yerine getirilmesinde insan zaman içinde yardıma ihtiyaç duyabilir. Dolayısıyla bireyin yaşamı boyunca atacağı adımlarda sağlıklı kararlar alabilmesi için bu hizmetlerden her zaman yararlanmaya ihtiyacı vardır ve insan hayatı devam ettiği sürece rehberliğe muhtaçtır.
Soru 46
Psikolojik araştırmalar ve klinik deneyler dışında tutulması gerektiğine inanılan maneviyat konusu, hangi araştırmacı sayesinde uzun bir süre sonrasında “kişilere özgü bilim dışı bilinmez bir özel alan” olmaktan çıkmıştır?
Seçenekler
A
Henry Fayol
B
Richard Musgrave
C
Elton Mayo
D
Abraham Maslow
E
John M. Keynes
Açıklama:
Geleneksel psikolojinin, insan ruhunun derinliklerinden gelen maneviyat olgusunu uzun süre görmezden geldiği söylenebilir. Psikolojik araştırmalar ve klinik deneyler dışında tutulması gerektiğine inanılan maneviyat konusu, uzun bir süre “kişilere özgü bilim dışı bilinmez bir özel alan” olarak görüldü. Abraham Maslow’un “kendini gerçekleştiren kişiler” hakkındaki araştırmasına kadar ilgiye layık bir konu olarak kabul görmeyen maneviyat,bu araştırma sonucunda, karşılanması gereken nihai bir ihtiyaç ve önemli bir motivasyon alanı olarak fark edilmiştir.
Soru 47
Aşağıdakilerden hangisi rehberlik ile psikolojik danışma arasındaki ilişkiye dair doğru bir bilgidir?
Seçenekler
A
Rehberlik adına yapılan yardımların etkili olması için psikolojik etkileşimin olması gerekli değildir
B
Rehberlik kişiyi sadece içsel olarak bilgilendirme sürecidir
C
Psikolojik danışmada dış unsurlar ön plana çıkar
D
Rehberlik sürecinde tavsiyenin bir rolü bulunmamaktadır
E
Rehberlik, kişiyi bilgilendirirken, psikolojik danışma, ona sorunlarını aşma konusunda yardımcı olmaya çalışma sürecidir
Açıklama:
Rehberlik bir dıştan yöneltme, öğüt verme ve tavsiyede bulunma anlamına gelirken, psikolojik danışma kişinin kendi içsel güçlerini kullanarak çaresine ve kültürüne karşı uyum sağlamak, karar verme yeteneğini geliştirmek ve varlığının bilincinde olmayı amaçlar.
Soru 48
Genellikle rahiplerin ve papazların özellikle kilise dışında yürüttükleri dinî danışmanlık ve rehberlik hizmetlerini ifade eden ve dinî danışma ve rehberlik kavramının temelini oluşturan batı dünyası kaynaklı kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Pastoral care
B
Counseling
C
Psychological advising
D
Religious counsel
E
Advising
Açıklama:
Dinî danışma ve rehberlik kavramı bize batı dünyasından geçmiştir. Bu kavram, Pastoral Care denilen ve genellikle rahiplerin ve papazların özellikle kilise dışında yürüttükleri dinî danışmanlık ve rehberlik hizmetlerini ifade etmektedir. Pastor kelimesinin “papaz” anlamından yola çıkarak “din adamlarının verdiği manevî destek, tavsiye ve öğüt” anlamında kullanılan Pastoral Care, günümüzdeki dinî danışma ve rehberliğin temelini oluşturmuştur.
Soru 49
Dinî danışma ve rehberlik kavramına dair aşağıda yer alan ifadelerden hangisi en doğru tanımdır?
Seçenekler
A
İnsanlara dinî öğütler vermektir
B
İnsanların problemlerine, inandığı dinin değerleriyle ilişki kurarak çözüm getirmektir
C
İnanç ve ibadetlerle ilgili sorulara cevap bulmaktır.
D
Aile içi çatışmalarda kişilere dinî bilgiler veren danışmanlık yapmaktır
E
İnsanlara manevi destek sağlamaktır
Açıklama:
Dinî danışma ve rehberlik kavramı, dini öğütler,manevi destek, aile içi çatışmaların çözümü ve ferdi problemlerin çözümü uygulamalarının tümünü kapsamaktadır. Genel ve doğru bir tanım yapıldığında, insanların problemlerine, inandığı dinin değerleriyle ilişki kurarak çözüm getirmek olduğu söylenebilir.
Soru 50
Aşağıdakilerden hangisi rehberliğin yöneltici fonksiyonuna ait bir özelliktir?
Seçenekler
A
Ferdin kabiliyet, imkan ve arzuları tanınıp kendisine uygun alanı bulması gereklidir
B
Ferdin ortama uyum sağlaması için bazı tedbirlerin alınması ve bazı tekniklerin kullanılması gereklidir
C
Ferdin kişiliğinin gelişme yollarını ve imkanlarını görmek, onu tanımak gereklidir
D
Ferdin uyumsuzluk ve davranış bozukluğu geliştirmelerini önleme çabaları gereklidir
E
Ferdin değişik hayat durumlarına intibak için çeşitli bilgilere sahip olması gereklidir
Açıklama:
Rehberliğin kelime olarak bir anlamı da ‘yöneltmek’ olduğuna göre, rehberlikte bireysel ayrılıklara önem verildiği gibi, bu ayrılıkların ve farklılıkların da yönlendirilmesi önemsenir. Böylece her öğrencinin kabiliyet, ilgi, ihtiyaç, imkan ve arzuları tanınmaya çalışılır ve kendisine en uygun ve tatmin edici bir alana yönlenmesi sağlanır. Bu da rehberliğin yöneltici fonksiyonudur.
Soru 51
I.Cinsiyete göre rehberlik
II. Sürece göre rehberlik
III. Fert sayısına göre rehberlik
IV. Fonksiyonlarına göre rehberlik
V. Yapıldığı alana göre rehberlik
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri rehberliğin çeşitleri arasında yer alır?
II. Sürece göre rehberlik
III. Fert sayısına göre rehberlik
IV. Fonksiyonlarına göre rehberlik
V. Yapıldığı alana göre rehberlik
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri rehberliğin çeşitleri arasında yer alır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
II ve III
C
III ve IV
D
III, IV ve V
E
IV ve V
Açıklama:
Rehberlik çeşitleri üç ana başlık altında toplanmaktadır. Bunlar, fert sayısına göre rehberlik, fonksiyonlarına göre rehberlik ve yapıldığı alana göre rehberliktir.
Soru 52
Aşağıdaki ifadelerden hangisi ‘Eğitimle İlgili Rehberlik’ alanına girmektedir?
Seçenekler
A
Üstün kabiliyetli olan kişileri tespit edip onlarla özel olarak ilgilenir
B
Kişinin kendini psiko-sosyal bir realite olarak anlamasına yardım eder
C
Kişinin fiziki ve sosyal çevresini gerçek boyutlarıyla görmesini sağlar
D
Sosyal ilişkilerde daha etkili davranım için kişiyi bilinçlendirir
E
Doğrudan ferdin kişisel problemleri ile ilgilenir
Açıklama:
‘Eğitimle İlgili Rehberlik’ kapsamına giren hususlardan biri, üstün kabiliyetli olan kişileri tespit edip onlarla özel olarak ilgilenmektir.
Soru 53
Psikolojik danışma’yı ‘kişide değişme olmaksızın onun hayatla baş etmede, kaynaklarını daha iyi kullanmasını sağlayan yardım süreci’ olarak gören kişi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Gibsen
B
Mitchel
C
Nelson
D
Weiner
E
Maslow
Açıklama:
Psikolojik danışma’yı ‘kişide değişme olmaksızın onun hayatla baş etmede, kaynaklarını daha iyi kullanmasını sağlayan yardım süreci’ olarak gören kişi, Nelson’dur.
Soru 54
Weiner’e göre aşağıdakilerden hangisi psikolojik danışmanın (kişiler arası iletişimin) amaçlarından biridir?
Seçenekler
A
Olgunlaşma
B
Kişiliğini yeniden organize etme
C
İyi seçme ve karar verme yeteneğini geliştirme
D
Semptomlardan kurtulma
E
Gittikçe artan kendini kontrol
Açıklama:
Psikolojik danışma konusunda Weiner dört amaçtan söz eder: Olumlu davranış değişikliği, gittikçe artan kendini anlama, gittikçe artan kendini kontrol, danışmandaki anlayış, saygı ve yardım arzusunun danışana iletimi.
Soru 55
I. Rehberlik bilgi verme ve öğretme hizmetidir
II. Psikolojik danışma rehberliğin özüdür
III. Rehberliğin kendine has kuralları vardır
IV. Rehberlikte gönüllülük ve içtenlik esastır
V. İnsan saygıya değer bir varlıktır
Yukarıdaki ifadelerden hangisi/hangileri rehberlik ilkeleri arasında yer alır?
II. Psikolojik danışma rehberliğin özüdür
III. Rehberliğin kendine has kuralları vardır
IV. Rehberlikte gönüllülük ve içtenlik esastır
V. İnsan saygıya değer bir varlıktır
Yukarıdaki ifadelerden hangisi/hangileri rehberlik ilkeleri arasında yer alır?
Seçenekler
A
Yalnız II
B
I ve II
C
II, III ve IV
D
III, IV ve V
E
IV ve V
Açıklama:
Rehberliğin kendine has kuralları vardır ve rehberlikte gönüllülük ve içtenlik esastır. Bunun yanında insan, saygıya değer bir varlıktır.
Soru 56
Günümüzde dini danışma ve rehberlik çalışmalarının, geçmişin aksine büyük bir hız kazanmasının sebebi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
- yüzyıldan itibaren yapılan çalışmaların maneviyata yönelmesi
B
Rehberlik çalışmalarının koruyucu ve geliştirici özelliğinin vurgulanması
C
Bireysel ilgi ve psikolojik etkileşimin öneminin kavranması
D
Danışma ve rehberliğin tek yönlü bilgi verme hizmeti olmadığının anlaşılması
E
Danışma ve rehberliğin temel ilkelerinin benimsenmesi
Açıklama:
Günümüzde dini danışma ve rehberlik çalışmalarının, geçmişin aksine büyük bir hız kazandığı söylenebilir. Bunda, yirminci yüzyıldan itibaren maneviyat konusuna eğilmeye başlayan birtakım araştırmaların büyük rolü olmuştur.
Soru 57
‘Pastoral care’ kavramı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
'Yol göstermek’ anlamında kullanılır
B
Clebsch-Jaeckle tarafından bulunmuştur
C
Hristiyan din adamlarının yürüttükleri dini danışmanlık ve rehberlik hizmetidir
D
Kişisel problemlere yönelik rehberliktir
E
Din dilinin deneysel doğrulama ölçülerine ihtiyaç duyduğunu savunur
Açıklama:
‘Pastoral care’ kavramı, Hristiyan din adamlarının yürüttükleri dini danışmanlık ve rehberlik hizmetidir.
Soru 58
Aşağıdakilerden hangisi dini danışma ve rehberlik hizmetinin üç fonksiyonu olarak bilinir?
Seçenekler
A
İyileştirme-Destekleme-Yönlendirme
B
Yol gösterme-Geliştirme-Sorgulama
C
Uyum sağlama-Fobilerden kurtulma- Kendini kontrol etme
D
Yeniliklere açık olma-Kendini anlama- Karar verme
E
Yöneltme-Ayarlama-Olgunlaşma
Açıklama:
İyileştirme, destekleme ve yönlendirme fonksiyonları dini danışma ve rehberlik hizmetinin üç temel fonksiyonu olarak bilinir.
Soru 59
Aşağıdakilerden hangisi rehberlik faaliyetlerinde ilk olarak hümanist psikoloji ekolünün ortaya koyduğu bir kavramdır?
Seçenekler
A
Uyum sağlama
B
Yardım etme
C
Öğüt verme
D
Bilgi toplama
E
Kendini gerçekleştirme
Açıklama:
Kendini geliştirme, ilk olarak hümanist psikoloji ekolünün ortaya koyduğu bir kavramdır.
Soru 60
- Aşağıdakilerden hangisi rehberlik kavramına ait farklı tanımlarda karşılaşılan dört ortak unsurdan biri değildir?
Seçenekler
A
Süreç
B
Uzman rehber
C
Sağduyu
D
Yardım
E
İnsan
Açıklama:
Rehberlik kavramına ait farklı tanımlarda dört ortak unsur göze çarpmaktadır. Bunlar, insan, yardım, süreç ve uzman rehber’dir.
Soru 61
Aşağıdakilerden hangisi rehberliğin sahip olduğu fonksiyonların dışında bir fonksiyondur?
Seçenekler
A
Ayarlayıcı fonksiyon
B
Uyum sağlayıcı fonksiyon
C
Önleyici fonksiyon
D
Müdahale edici fonksiyon
E
Bilgi toplama fonksiyonu
Açıklama:
Fonksiyonlarına göre rehberlik, uyum sağlayıcı fonksiyon, yöneltici fonksiyon, ayarlayıcı fonksiyon, önleyici fonksiyon, düzeltici-iyileştirici fonksiyon, ferdi anlama fonksiyonu, ferdi geliştirici fonksiyon ve bilgi sağlama fonksiyonlarından oluşmaktadır.
Soru 62
Batı menşeili bir kavram olan “Psikolojik Danışma” kavramının batıdaki karşılığı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Physical Managing
B
Pyschological Counseling
C
Pyschological Education
D
Pyschological Managing
E
Pyschological Advising
Açıklama:
“Psikolojik Danışma” batı menşeli bir kavram olup “Pyschological Counseling” teriminin karşılığı olarak kullanılmaktadır.
Soru 63
Aşağıdakilerden hangisi Rehberlik ve Psikolojik Danışma hizmetlerini yürütürken göz önünde tutulması gereken genel ilkelerden değildir?
Seçenekler
A
Rehberlik hizmetlerinin yürütülmesinde gizlilik esastır
B
Rehberlik hizmetleri insana ve topluma karşı sorumludur
C
Her insan yardıma ihtiyaç duyar ve yardım almalıdır
D
Rehberlikte gönüllülük ve içtenlik esastır
E
Rehberlik sadece belirli dönemlerde gerçekleştirilebilen bir yardım sürecidir
Açıklama:
Gelişim insan hayatına paralel olarak doğumdan ölüme kadar devam eden bir süreçtir. Bu süreçte, her gelişim döneminin kendine özgü görevlerinin yerine getirilmesinde insan zaman içinde yardıma ihtiyaç duyabilir. Dolayısıyla bireyin yaşamı boyunca atacağı adımlarda sağlıklı kararlar alabilmesi için bu hizmetlerden her zaman yararlanmaya ihtiyacı vardır ve insan hayatı devam ettiği sürece rehberliğe muhtaçtır.
Soru 64
Psikolojik araştırmalar ve klinik deneyler dışında tutulması gerektiğine inanılan maneviyat konusu, hangi araştırmacı sayesinde uzun bir süre sonrasında “kişilere özgü bilim dışı bilinmez bir özel alan” olmaktan çıkmıştır?
Seçenekler
A
Henry Fayol
B
Richard Musgrave
C
Elton Mayo
D
Abraham Maslow
E
John M. Keynes
Açıklama:
Geleneksel psikolojinin, insan ruhunun derinliklerinden gelen maneviyat olgusunu uzun süre görmezden geldiği söylenebilir. Psikolojik araştırmalar ve klinik deneyler dışında tutulması gerektiğine inanılan maneviyat konusu, uzun bir süre “kişilere özgü bilim dışı bilinmez bir özel alan” olarak görüldü. Abraham Maslow’un “kendini gerçekleştiren kişiler” hakkındaki araştırmasına kadar ilgiye layık bir konu olarak kabul görmeyen maneviyat,bu araştırma sonucunda, karşılanması gereken nihai bir ihtiyaç ve önemli bir motivasyon alanı olarak fark edilmiştir.
Soru 65
Aşağıdakilerden hangisi rehberlik ile psikolojik danışma arasındaki ilişkiye dair doğru bir bilgidir?
Seçenekler
A
Rehberlik adına yapılan yardımların etkili olması için psikolojik etkileşimin olması gerekli değildir.
B
Rehberlik kişiyi sadece içsel olarak bilgilendirme sürecidir
C
Psikolojik danışmada dış unsurlar ön plana çıkar
D
Rehberlik sürecinde tavsiyenin bir rolü bulunmamaktadır
E
Rehberlik, kişiyi bilgilendirirken, psikolojik danışma, ona sorunlarını aşma konusunda yardımcı olmaya çalışma sürecidir
Açıklama:
Rehberlik bir dıştan yöneltme, öğüt verme ve tavsiyede bulunma anlamına gelirken, psikolojik danışma kişinin kendi içsel güçlerini kullanarak çaresine ve kültürüne karşı uyum sağlamak, karar verme yeteneğini geliştirmek ve varlığının bilincinde olmayı amaçlar.
Soru 66
Genellikle rahiplerin ve papazların özellikle kilise dışında yürüttükleri dinî danışmanlık ve rehberlik hizmetlerini ifade eden ve dinî danışma ve rehberlik kavramının temelini oluşturan batı dünyası kaynaklı kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Pastoral care
B
Counseling
C
Psychological advising
D
Religious counsel
E
Advising
Açıklama:
Dinî danışma ve rehberlik kavramı bize batı dünyasından geçmiştir. Bu kavram, Pastoral Care denilen ve genellikle rahiplerin ve papazların özellikle kilise dışında yürüttükleri dinî danışmanlık ve rehberlik hizmetlerini ifade etmektedir. Pastor kelimesinin “papaz” anlamından yola çıkarak “din adamlarının verdiği manevî destek, tavsiye ve öğüt” anlamında kullanılan Pastoral Care, günümüzdeki dinî danışma ve rehberliğin temelini oluşturmuştur.
Soru 67
Dinî danışma ve rehberlik kavramına dair aşağıda yer alan ifadelerden hangisi en doğru tanımdır?
Seçenekler
A
İnsanlara dinî öğütler vermektir
B
İnsanların problemlerine, inandığı dinin değerleriyle ilişki kurarak çözüm getirmektir
C
İnanç ve ibadetlerle ilgili sorulara cevap bulmaktır.
D
Aile içi çatışmalarda kişilere dinî bilgiler veren danışmanlık yapmaktır
E
İnsanlara manevi destek sağlamaktır
Açıklama:
Dinî danışma ve rehberlik kavramı, dini öğütler,manevi destek, aile içi çatışmaların çözümü ve ferdi problemlerin çözümü uygulamalarının tümünü kapsamaktadır. Genel ve doğru bir tanım yapıldığında, insanların problemlerine, inandığı dinin değerleriyle ilişki kurarak çözüm getirmek olduğu söylenebilir.
Ünite 10
Soru 1
“Delâlet” kavramının anlamı aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
Kılavuzluk etmek
B
Arkasından konuşmak
C
Görüş alışverişinde bulunma
D
Hak yemek
E
Hatalı davranışta bulunma
Açıklama:
Sözlüklerde bu kavramın karşılığı, “yol bilmeyenlere yol göstermek, tarif etmek, kişiye seyahatinde veya işinde kılavuzluk etmek ve rehberlikte bulunmak”tır.
Soru 2
“bir konu üzerinde karşılıklı görüş bildirme, doğru bir karar oluşturmak için görüş alış-verişinde bulunmak” hangi anlama gelmektedir?
Seçenekler
A
Tebliğ
B
Ta’lim
C
İrşad
D
Müşavere
E
Delâlet
Açıklama:
Müşavere :bir konu üzerinde karşılıklı görüş bildirme, doğru bir karar oluşturmak için görüş alış-verişinde bulunmaktır.
Soru 3
I. İnanç ve İbadetler
II. Sosyal Yaşantılar
III. Toplumsal dini sorunlar
Yukarıdakilerden hangisi Cebeci’nin dinî rehberlik gerektiren görüşlerindendir?
II. Sosyal Yaşantılar
III. Toplumsal dini sorunlar
Yukarıdakilerden hangisi Cebeci’nin dinî rehberlik gerektiren görüşlerindendir?
Seçenekler
A
Yanlız I
B
I ve II
C
I, II, III
D
II ve III
E
I ve III
Açıklama:
İnanç ve İbadetler , Sosyal Yaşantılar Cebeci’nin dinî rehberlik gerektiren görüşlerindendir
Soru 4
Aşağıdakilerden hangisi din hizmetlerinde rehberlikte bulunacak kimselerin sahip olması gereken özelliklerden birisi değildir?
Seçenekler
A
Cömertlik
B
Hasbîlik
C
Diğergamlık
D
Hasetlik
E
Takdir etmek
Açıklama:
Hasetlik, din hizmetlerinde rehberlikte bulunacak kimselerin sahip olması gereken özelliklerden birsi değildir
Soru 5
Aşağıdakilerden hangisi“İbadetlerin ve davranışların sadece Allah Teâlâ’nın hoşnutluğunu isteyerek yapmak” anlamına gelmektedir?
Seçenekler
A
İhlas
B
Sadakat
C
İstikamet
D
Hoşgörü
E
Sabır
Açıklama:
İhlas. İbadetlerin ve davranışların sadece Allah Teâlâ’nın hoşnutluğunu isteyerek yapmak anlamına gelmektedir
Soru 6
Aşağıdakilerden hangisi sözlü irşad araçlarından biridir?
Seçenekler
A
Çalıştay
B
Vaaz
C
Sempozyum
D
Makale
E
Poster sunum
Açıklama:
Vaaz sözlü irşad araçlarından bir tanesidir.
Soru 7
Aşağıdakilerden hangisi yazılı irşad araçlarından biri değildir?
Seçenekler
A
Mecmua
B
Broşür
C
Makale
D
Müzik
E
Karikatür
Açıklama:
Müzik yazılı irşad araçlarından biri değildir.
Soru 8
Aşağıdaki irşad araçlarından hangisi “perilerin meleklerin dili” anlamına gelmektedir?
Seçenekler
A
Karikatür
B
Müzik
C
Mecmua
D
Dergi
E
Kitap
Açıklama:
Müzik “perilerin meleklerin dili” anlamına gelmektedir.
Soru 9
Peygamberimizin“Doğruluktan ayrılmayın. Çünkü doğruluk insanı hayra, hayır ise cennete götürür. Bir kimse sürekli olarak doğru olmaya çalışır ve doğruluğu araştırırsa, Allah katında sıddık olarak yazılır.” (Müslim, Birr ve’s-Sıla, 29) hadisi aşağıdakilerden hangisi ile açıklanabilir?
Seçenekler
A
Sadakat
B
Cömertlik
C
İstikamet
D
İhlas
E
Diğergamlık
Açıklama:
Peygamberimizin“Doğruluktan ayrılmayın. Çünkü doğruluk insanı hayra, hayır ise cennete götürür. Bir kimse sürekli olarak doğru olmaya çalışır ve doğruluğu araştırırsa, Allah katında sıddık olarak yazılır.” (Müslim, Birr ve’s-Sıla, 29) hadisi sadakat ile açıklanabilir.
Soru 10
Müsamaha ve tolerans kelimesiyle de ifade edilen özellik aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Diğergamlık
B
Sadakat
C
İhlas
D
Hoşgörü
E
Cömertlik
Açıklama:
Müsamaha ve tolerans Hoşgörü anlamına gelmektedir.
Soru 11
Propaganda anlamı taşıyan, davet kelimesiyle aynı kökten gelen ve bilinmesi, kabul edilmesi istenen her hangi bir düşüncenin, fikrin ya da kanaatin, muhatabın dikkati çekilerek en güzel şekilde tanıtılması anlamına gelen kelime aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Tefekkür
B
Diâye
C
Hutbe
D
İrşat
E
Davet
Açıklama:
Propaganda anlamı taşıyan “Diâye” de davet kelimesiyle aynı köktendir. Diâye, bilinmesi, kabul edilmesi istenen her hangi bir düşüncenin, fikrin ya da kanaatin, muhatabın dikkati çekilerek en güzel şekilde tanıtılması demektir.
Soru 12
Hac görevi esnasında, hacılara ilgili yerler ve konular hakkında Müslümanlara bilgiler veren ve rehberlik yapanlara hangi isim verilmektedir?
Seçenekler
A
Hidayet
B
Hüda
C
Mürşid
D
Delil
E
Müşavir
Açıklama:
Sözlüklerde Delâlet kavramının karşılığı, “yol bilmeyenlere yol göstermek, tarif etmek, kişiye seyahatinde veya işinde kılavuzluk etmek ve rehberlikte bulunmak”tır. Bu kavramla aynı kökten gelen “Dâll” ve “Delil”, bir işe öncülük eden, işi nasıl yapacağını bilemeyenlerin önüne düşerek rehberlik edenlere verilen isimlerdir. Hac görevi esnasında, hacılara ilgili yerler ve konular hakkında bilgiler veren ve rehberlik yapanlara “Delil” isminin verilmesi bu sebepledir.
Soru 13
Sözlüklerdeki karşılığına bakıldığında “öğretmek” anlamına gelen kelime aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Tebliğ
B
Müşavere
C
Ta’lim
D
Delâlet
E
Hidayet
Açıklama:
Sözlüklerdeki karşılığına bakıldığında ta’lim “öğretmek” demektir. Kur’an-ı Kerim’de peygamberlerin görevlerinin birinin de öğretmek olduğu belirtilmektedir.
Soru 14
Aşağıdakilerden hangisi sosyal yaşantı konusunda dinî rehberlik gerektiren durumlardan biri değildir?
Seçenekler
A
Kötü alışkanlıklar
B
Kan davaları
C
Töre cinayetleri
D
Zorla evlendirmeler
E
İnançsızlık
Açıklama:
Dinî niteliğe bürünmüş yanlış gelenekler, kötü alışkanlıklar (içki, kumar vs.), zorla evlendirmeler, töre cinayetleri, kan davaları, kazalar ve felaketler (sel, deprem, yangın) sosyal yaşantı konusunda dinî rehberlik gerektiren durumları oluştururken inançsızlık olgusu inanç ve ibadetler konusuna girmektedir.
Soru 15
Peygamberlerin hepsinin, “Bu hizmetime karşılık sizden hiçbir ücret beklemiyorum. Benim ücretimi verecek olan Âlemlerin Rabbi’dir.” (Hûd 11/29, 51) ifadeleri din hizmetlerinde rehberlikte bulunacak kimselerin sahip olması gereken hangi özelliğe işaret etmektedir?
Seçenekler
A
Feragat
B
Diğergamlık
C
Hasbîlik
D
İyimserlik
E
Samimiyet
Açıklama:
Hasbîlik, din hizmetlerinin karşılık ve menfaat beklenmeden yapılması demektir. Peygamberlerin hepsinin, “Bu hizmetime karşılık sizden hiçbir ücret beklemiyorum. Benim ücretimi verecek olan Âlemlerin Rabbi’dir.” (Hûd 11/29, 51) ifadeleri hasbîliğe örnektir.
Soru 16
Aşağıdakilerden hangisi Hz. Peygamber’in onun hem Allah’ın en çok sevdiği kişi oluşuna hem de Allah’ı en çok seven kulu olduğuna işaret eden ayırıcı vasfıdır?
Seçenekler
A
Hatemü’l- embiya
B
Habîbullah
C
Fadlullah
D
Nesîb
E
Vâfi
Açıklama:
Hz. Peygamber’in ayırıcı vasfı olan “Habîbullah”, onun hem Allah’ın en çok sevdiği kişi oluşuna hem de Allah’ı en çok seven kulu olduğuna işaret etmektedir. İşte bu karşılıklı sevgiyle, en çok sevilen ve seven durumundaki Hz. Peygamber’in şefkati ve sevgisi, Allah Teâlâ tarafından kendisine bahşedilen ayrı bir özelliktir.
Soru 17
Aşağıdakilerden hangisi din hizmetlerinde rehberlik faaliyetlerinin icra edildiği yerlerden biri değildir?
Seçenekler
A
Kumarhaneler
B
Çocuk yetiştirme yurtları
C
Hastaneler
D
Huzurevleri
E
Mescitler
Açıklama:
Din görevlisinin hizmette bulunduğu yerler öncelikle camiler ve mescitlerdir. Ancak din, kişinin dünya ve mutluluğunu hedeflediği için sadece cami ve mescitler gibi manevi hayatımıza yönelik mekanlar değil, günlük yaşantımızın geçtiği yerler de din görevlilerinin rehberlik alanlarıdır. Bu mekanlar arasında hastaneler, huzurevleri, çocuk yetiştirme yurtları, hapishaneler, fabrikalar ve iş dünyasına ait mekanlar sayılabilir.
Soru 18
Aşağıdakilerden hangisi din görevlisinin herhangi bir şekilde hastalıkla muhatap olan kimselere rehberlik yaptığı uygulamalardan biri değildir?
Seçenekler
A
Hastalanan herkesi -ayrım yapmaksızın- ilk fırsatta ziyarete gider ve hastaya acil şifalar diler.
B
Doktor tedavisi ve müdahalesi gereken durumlarda hastanın doktora gitmesini sağlar
C
Zaman zaman vaazlarında koruyucu hekimlikten ve çevre sağlığına önem vermekten bahseder.
D
Doktor tedavisi gerektiren durumlarda hasta yakınlarını doktora yönlendirmek yerine onlara alternatif çözümler sunar.
E
İslâm’ın temizliğe ve sağlığa verdiği önemi anlatarak hastalığa yakalanmadan önlem almayı sağlar.
Açıklama:
Din görevlileri doktor tedavisi gerektirmeyen veya tedavinin cevap vermediği durumlarda, Kur’an ayetleri ve Hz. Peygamberin tavsiye ettiği duaları okuyarak hastaya manevi destek sağlar.
Soru 19
Aşağıdakilerden hangisi dini rehberlik araçlarından olan müzik alanı ile ilgilidir?
Seçenekler
A
Vaaz
B
Mektubat
C
Hutbe
D
Hitabet
E
Mevlid
Açıklama:
Geleneğimizde önemli bir yeri olan Mevlid, sözleri ve kendine has musikîsiyle insanları yüzyıllardır etkilemektedir. Arasında okunan salâvatlar, ilahiler ve ardından yapılan dualar, dinî duygulanma açısından önemlidir (Buyrukçu, 1995; Hökelekli, 2009). Din görevlisi, Mevlid merasimlerini fırsat bilerek insanlara bu esnada ölçülü bir rehberlik faaliyetinde bulunabilmenin yollarını aramalıdır.
Soru 20
Aşağıdakilerden hangisi Kur’an-ı Kerim’de “î’sâr” olarak geçmekte olan ve “başkalarını da düşünmek, onların haklarını ve menfaatlerini kendinden önce tutmak” anlamına gelen kavramdır?
Seçenekler
A
Diğergamlık
B
İrşat
C
Hutbe
D
Vâfi
E
Davet
Açıklama:
Kur’an-ı Kerim’de “î’sâr” olarak geçen diğergamlık kavramı, “başkalarını da düşünmek, onların haklarını ve menfaatlerini kendinden önce tutmak” demektir. Diğergamlık, din hizmetlerinde rehberlik yapanların önemli bir vasfıdır.
Soru 21
I. Sehâ
II.İhlas
III.İ’sâr
IV.Hidayet
V. İrşad
Yukarıdaki ifadelerden hangisi/hangileri din hizmetlerinde rehberlik ile ilgili kavramlar arasında yer alır?
II.İhlas
III.İ’sâr
IV.Hidayet
V. İrşad
Yukarıdaki ifadelerden hangisi/hangileri din hizmetlerinde rehberlik ile ilgili kavramlar arasında yer alır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
II ve III
D
Yalnız V
E
V ve IV
Açıklama:
Hidayet ve İrşad, dinin öğrenilmesi ve öğretilmesi, yaşantımıza anlam ve mutluluk katan kurallarının hayatımıza aktarılması için din hizmetlerinde rehberlik alanında kullanılan ifadeler arasında yer almaktadır.
Soru 22
Din hizmetlerinde rehberlik ile ilgili kavramlar arasında yer alan ‘Müşavere’ deyişinin anlamı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Bir konu üzerinde karşılıklı görüş bildirme
B
Öğretme
C
Allah’ın emirlerini bildirme
D
Nasihat etme
E
Doğruyu ve gerçeği telkin etme
Açıklama:
Müşavere ya da diğer bir deyişle danışma, ‘bir konu üzerinde karşılıklı görüş bildirme, doğru bir karar oluşturmak için görüş alış-verişinde bulunmak’ demektir.
Soru 23
Din hizmetlerinde rehberlik alanında ‘İnsanlara hak yolu göstermek, eksiklerini gidermelerine yardım etmek, hatalarını düzeltmek suretiyle olgunlaştırmak ve doğru yola sevk etmek’ anlamında kullanılan kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Vaaz-Mev’iza
B
İrşad
C
Tebliğ
D
Ta’lim
E
Hidayet
Açıklama:
‘İnsanlara hak yolu göstermek, eksiklerini gidermelerine yardım etmek, hatalarını düzeltmek suretiyle olgunlaştırmak ve doğru yola sevk etmek’ anlamında kullanılan kavram İrşad’dır.
Soru 24
Mâverdi’ye göre aşağıdakilerden hangisi günümüzün kolluk-güvenlik güçlerine eşdeğer nitelikteki ihtisab teşkilatına mensup muhtesibin özellikleri arasında yer alır?
Seçenekler
A
Kendisinden yardım istenirse gitmeye mecbur değildir.
B
Devlet tarafından resmen tayin edilir.
C
Görevi dışında başka işlerle meşgul olabilir.
D
Görevini yerine getirirken yardımcı eleman kullanamaz.
E
Yaptığı hizmete karşılık maaş almaz.
Açıklama:
Muhtesib devlet tarafından resmen tayin edilir.
Soru 25
Mâverdi’ye göre aşağıdakilerden hangisi insanlara dini anlamda rehberlik ve danışmanlık yapan mürşidin görevleri arasında yer alır?
Seçenekler
A
Kötülüğü men etmek mürşid için farz-ı ayn’dır.
B
Cezalandırma yetkisi vardır.
C
İrşad ve rehberlik dışında başka işlerle uğraşabilir.
D
Yaptığı hizmete karşılık maaş alır.
E
İçtihat hakkına sahiptir.
Açıklama:
Muhtesib görevini bir kenara bırakarak başka işlerle meşgul olamaz. Ancak mürşid isterse irşad ve rehberlik dışında başka işlerle de uğraşabilir.
Soru 26
I. Zaman faktörünü dikkate almamak
II. Konuyla ve sorunla sınırlı kalmak
III. Baskı ve zorlama yapmamak
IV. Eleştirel ve sorgulayıcı yaklaşmak
V. Muhatabın anlayışına uygun üslup kullanmak
Yukarıdaki ifadelerden hangisi/hangileri dini konularda rehberlik ederken dikkat edilmesi gereken ilkeler arasında yer alır?
II. Konuyla ve sorunla sınırlı kalmak
III. Baskı ve zorlama yapmamak
IV. Eleştirel ve sorgulayıcı yaklaşmak
V. Muhatabın anlayışına uygun üslup kullanmak
Yukarıdaki ifadelerden hangisi/hangileri dini konularda rehberlik ederken dikkat edilmesi gereken ilkeler arasında yer alır?
Seçenekler
A
Yalnız II
B
I ve II
C
II, III ve V
D
III, IV ve V
E
IV ve V
Açıklama:
Dini konularda rehberliğin kendine has ilkeleri vardır. Bunlardan bazıları; konuyla ve sorunla sınırla kalmak, baskı ve zorlama yapmamak ve muhatabın anlayışına uygun üslup kullanmaktır.
Soru 27
Dini rehberlik gerektiren konular aşağıdakilerden hangisinde tam ve doğru olarak belirtilmiştir?
Seçenekler
A
İnanç ve ibadetler-Sosyal yaşantılar-Bireysel dini sorunlar
B
Sosyal yaşantılar-Kişisel problemler-Eğitim düzeyi
C
Duygusal problemler-Sosyo/ekonomik sıkıntılar-Sosyal yaşantılar
D
Batıl inançlar-Eğitim düzeyi-Kötü alışkanlıklar
E
Psikolojik problemler-Sosyal yaşantılar-Eğitim düzeyi
Açıklama:
Dini rehberlik gerektiren konuların üç grup halinde ele alınması mümkündür. Bunlar; inanç ve ibadetler, sosyal yaşantılar ve bireysel dini sorunlardır.
Soru 28
Aşağıdakilerden hangisi dini rehberlikte bulunanların sahip olması gereken özellikler arasındadır?
Seçenekler
A
Ümitsizlik
B
Israrcılık
C
Sorgulayıcılık
D
Hasbîlik
E
Baskıcılık
Açıklama:
Hasbîlik dini rehberlikte bulunanların sahip olması gereken özellikler arasındadır.
Soru 29
‘Diğergamlık’ kavramı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Başkalarının hakkını ve menfaatini kendinden önce tutmak
B
Din hizmetlerini karşılık beklemeden yapmak
C
Her şeyini Allah yolunda feda etmek
D
İbadeti sadece Allah Teâlâ’nın hoşnutluğunu isteyerek yapmak
E
Başkalarının inancına saygılı olmak
Açıklama:
Kur’an-ı Kerim’de ‘i’sâr olarak geçen bu kavram, ‘başkalarını da düşünmek, onların haklarını ve menfaatlerini kendinden önce tutmak’ demektır.
Soru 30
I. Musikî
II. Anekdot
III. Vaaz
IV.Hutbe
V. Vecize
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri din görevlisinin en önemli sözlü irşad ve rehberlik araçları arasında yer alır?
II. Anekdot
III. Vaaz
IV.Hutbe
V. Vecize
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri din görevlisinin en önemli sözlü irşad ve rehberlik araçları arasında yer alır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
II ve III
C
Yalnız III
D
III ve IV
E
IV ve V
Açıklama:
Din görevlisinin en önemli irşad ve rehberlik aracı olarak görmesi gereken sözlü irşad araçları vaaz ve hutbelerdir.
Soru 31
Aşağıdakilerden hangisi din hizmetlerinden biri değildir?
Seçenekler
A
İmamlık
B
Rehberlik
C
Kitap satma
D
Uzlaştırma
E
İrşat
Açıklama:
Din hizmetleri, imamlık, vaaz, hutbe, cenaze ve defin, toplu dua, rehberlik, irşat, uzlaştırma gibi din görevlisinden beklenen bütün işler anlamına gelmektedir. Kitap satma din hizmetlerinden biri değildir.
Soru 32
Aşağıdaki kavramlardan hangisi “bir konu üzerinde karşılıklı görüş bildirme, doğru bir karar oluşturmak için görüş alış-verişinde bulunmak” anlamına gelmektedir?
Seçenekler
A
İrşat
B
Delalet
C
Ta’lim
D
Müşavere
E
Vaaz-Mev’iza
Açıklama:
Müşavere ya da diğer bir deyişle danışma, “bir konu üzerinde karşılıklı görüş bildirme, doğru bir karar oluşturmak için görüş alış-verişinde bulunmak” demektir. Benzer anlamlar taşıyan “şûra” ve “istişare” kelimeleri de müşavere kelimesi ile aynı kökten gelmektedir. Yine aynı kökten gelen “Müşavir” kelimesi danışman, “Müsteşar” kelimesi de danışılan kişi demektir. Müşavere, bir sorunu tek başına çözememe, doğru bir sonuca varabilmek için başka birisinin veya birilerinin görüş ve düşüncelerine başvurma ihtiyacının sonucu olan bir yardım ilişkisidir. Müşavere, Kur’an’da Müslümanların nitelik ve hareket tarzlarından biri olarak sunulmaktadır: “Onların (iman edip de Rabbine güvenenlerin) işleri, aralarında müşavere (danışma) iledir.” (Şûrâ 42/38). Allah Teâlâ, insanların doğru kararlar vererek, doğru işler yapmalarını istediği için ve danışılarak alınan kararlar sonucu yapılan işlerin doğruluk şansının daha fazla olması hasebiyle Hz. Peygamberin şahsında bütün müminlere, işlerinde birbirlerine danışmalarını emretmektedir: “(Ey Peygamber!) İş hakkında onlara danış.” (Al-i İmran 3/159). Bu ayetler, Müslümanların bir ortak akıl oluşturmak ve birlikte karar vermek suretiyle hayatta daha güvenli yol tutmalarını sağlamak bakımından müşavere ilişkisinin çok önemli olduğunu göstermektedir. Ancak bu ilişkinin doğru ve sistematik bir şekilde yürütülebilmesi ve başarılı sonuçlar elde edilebilmesi için bunun dinî danışma ve rehberlik anlayışı çerçevesinde ele alınması gerekmektedir.
Soru 33
Aşağıdaki kavramlardan hangisi kelime olarak “Allah’ın emirlerini, kullarına duyurmak, bildirmek” anlamına gelir?
Seçenekler
A
Ta’lim
B
Tebliğ
C
Nasihat
D
Hidayet
E
Delalet
Açıklama:
Tebliğ, kelime olarak “Allah’ın emirlerini, kullarına duyurmak, bildirmek” anlamına gelir. Kur’an-ı Kerim’de peygamberlerin bir görevi de tebliğ’dir ve bu kavram farklı ifadelerle birçok ayette geçer. “De ki, Allah’a ve peygamberine itaat edin. Eğer yüz çevirirseniz, artık onun üzerine düşen, sadece kendisine yüklenen vahyi duyurma ve açıklama görevidir. Sizin üzerinize düşen de, size yüklenen itaat görevidir. Eğer ona itaat ederseniz, doğru yolu bulursunuz. Peygamberin üzerine düşen, apaçık bir tebliğden başkası değildir.” (Nûr 24/54).
Soru 34
Aşağıdakilerden hangisi; toplumsal hukuk alanında önemli görüşleri bulunan İslâm bilgini Mâverdî tarafından, el-Ahkâmu’s-Sultâniyye adlı eserde, “devlet tarafından asayiş ve düzeni sağlamak amacıyla görevlendirilen kişi” için kullanılan terimdir?
Seçenekler
A
Mürşid
B
Muhtesib
C
İhtisab
D
Muhatap
E
Müşavir
Açıklama:
Toplumsal hukuk alanında önemli görüşleri bulunan İslâm bilgini Mâverdî tarafından, el-Ahkâmu’s-Sultâniyye adlı eserde ortaya konulan hususlardır. Mâverdî, adı geçen eserinde irşad ve rehberlik göreviyle görevlendirilmiş mürşid-rehber ile devlet tarafından asayiş ve düzeni sağlamak amacıyla görevlendirilen muhtesib arasındaki farkları ortaya koyar. Söz konusu bu farklar aynı zamanda irşad ve rehberlik hizmetiyle ihtisab faaliyeti arasındaki önemli ayrımı tespit etmemize imkan sağlar. Yine bu bilgiler, irşad ve rehberlik hizmetleriyle ilgilenen kişilerin yetki ve sorumluluklarını da belirler.
Soru 35
Aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Mürşid yaptığı hizmete karşılık maaş alır. Muhtesibin böyle bir karşılık beklentisi olamaz.
B
Muhtesib, kendisinden yardım istenirse gitmeye mecburdur. Ancak mürşid için böyle bir mecburiyet söz konusu değildir.
.
.
C
Muhtesib görevini yerine getirirken yardımcı elemanlar kullanabilir. Mürşidin ise böyle bir hakkı yoktur.
D
Muhtesib devlet tarafından resmen tayin edilir. İrşad ve rehberlik faaliyeti yürüten mürşid için böyle bir tayin söz konusu değildir.
E
Her hangi bir kötülüğü men etmek, muhtesib için farz-ı ayn’dır. Ancak mürşid için böyle bir şart söz konusu değildir
Açıklama:
Muhtesib yaptığı hizmete karşılık maaş alır. Mürşidin böyle bir karşılık beklentisi olamaz.
Soru 36
Aşağıdakilerden hangisi dini rehberlik gerektiren konular arasında yer alan sosyal yaşantılardan biri değildir?
Seçenekler
A
Zorla evlendirmeler
B
Kazalar ve felaketler
C
Töre cinayetleri
D
Dinî niteliğe bürünmüş yanlış gelenekler
E
İnançsızlık
Açıklama:
Dinî rehberlik gerektiren konuların üç grup halinde ele alınması mümkündür:
İnançsızlık.
Batıl inançlar.
Bid’atler.
Dinî niteliğe bürünmüş yanlış gelenekler.
Kötü alışkanlıklar (içki, kumar vs.)
Zorla evlendirmeler.
Töre cinayetleri.
Kan davaları.
Kazalar ve felaketler (sel, deprem, yangın)
Derin duygusal etkilere sahip olaylar (doğum, ölüm, evlenme, iflas, terfi)
Hastalık ve manevi huzursuzluklar.
Fakirlik, düşkünlük, çaresizlikler
İnançsızlık, sosyal yaşantılar başlığı altında yer almamaktadır.
- İnanç ve İbadetler
İnançsızlık.
Batıl inançlar.
Bid’atler.
- Sosyal Yaşantılar
Dinî niteliğe bürünmüş yanlış gelenekler.
Kötü alışkanlıklar (içki, kumar vs.)
Zorla evlendirmeler.
Töre cinayetleri.
Kan davaları.
Kazalar ve felaketler (sel, deprem, yangın)
- Bireysel Dinî Sorunlar
Derin duygusal etkilere sahip olaylar (doğum, ölüm, evlenme, iflas, terfi)
Hastalık ve manevi huzursuzluklar.
Fakirlik, düşkünlük, çaresizlikler
İnançsızlık, sosyal yaşantılar başlığı altında yer almamaktadır.
Soru 37
Aşağıdakilerden hangisi Kur’an-ı Kerim’de “î’sâr” olarak geçen bu kavram, “başkalarını da düşünmek, onların haklarını ve menfaatlerini kendinden önce tutmak” demektir?
Seçenekler
A
Hasbîlik
B
Cömertlik
C
Ferâgat ve Fedakârlık
D
Diğergamlık
E
Sabır
Açıklama:
Kur’an-ı Kerim’de “î’sâr” olarak geçen bu kavram, “başkalarını da düşünmek, onların haklarını ve menfaatlerini kendinden önce tutmak” demektir. Diğergamlık, din hizmetlerinde rehberlik yapanların önemli bir vasfıdır. Kur’an-ı Kerim’de, “kendileri ihtiyaç içinde oldukları halde başkalarını kendilerine tercih ederler.” (Haşr 59/9) ayeti, evindeki tek kişilik yemeği misafirine ikram ederek geceyi aç geçiren bir Ensar ailesi (Medine’nin yerli halkı) hakkında nazil olmuştur. Diğergamlığın en büyük örneği Hz. Peygamber’dir. Çünkü o, en büyük şefaat hakkını ümmeti için kullanmak üzere Allah Teâlâ’ya niyazda bulunmuştur.
Soru 38
Aşağıdakilerden hangisi “Din hizmetlerinin karşılık ve menfaat beklenmeden yapılması” anlamına gelmektedir?
Seçenekler
A
Cömertlik
B
Ferâgat ve Fedakârlık
C
İyimserlik
D
Hoşgörü
E
Hasbîlik
Açıklama:
Din hizmetlerinin karşılık ve menfaat beklenmeden yapılmasına hasbilik denmektedir. Peygamberlerin hepsinin, “Bu hizmetime karşılık sizden hiçbir ücret beklemiyorum. Benim ücretimi verecek olan Âlemlerin Rabbi’dir.” (Hûd 11/29, 51) ifadeleri hasbîliğe örnektir. İrşad ve rehberlik faaliyetlerinin karşılık beklenmeden yapılması anlamında, “hasbeten lillah”, “rızâen lillah” gibi deyimler kullanılır. Sadece Allah için ve Allah’ın hoşnutluğunu kazanmak için yapılan hizmetlere karşılık herhangi bir maddi menfaat beklemek, böylesine ulvî hizmetin bayağı karşılıklarla bir tutulması anlamına gelir.
Soru 39
Aşağıdakilerden hangisi din hizmetlerinde rehberlik alanlarından biri değildir?
Seçenekler
A
Hastaneler
B
Cami ve Mescitler
C
Hapishaneler
D
Fabrikalar
E
Spor salonları
Açıklama:
Spor salonları dini hizmetlerde rehberlik alanlarından biri değildir.
Soru 40
Aşağıdakilerden hangisi din hizmetlerinde rehberlik alanında kullanılabilecek bir araç değildir?
Seçenekler
A
Müzik
B
Tiyatro
C
Sinema
D
Broşür
E
Müsabakalar
Açıklama:
Müsabakalar din hizmetlerinde rehberlik alanında kullanılabilecek araçlardan biri değildir. Diğer tüm seçenekler dini hizmetlerde ve dini rehberlik alanında kullanılan birer araçtır.
Soru 41
Propaganda anlamı taşıyan, davet kelimesiyle aynı kökten gelen ve bilinmesi, kabul edilmesi istenen her hangi bir düşüncenin, fikrin ya da kanaatin, muhatabın dikkati çekilerek en güzel şekilde tanıtılması anlamına gelen kelime aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Tefekkür
B
Diâye
C
Hutbe
D
Hutbe
E
Davet
Açıklama:
Propaganda anlamı taşıyan “Diâye” de davet kelimesiyle aynı köktendir. Diâye, bilinmesi, kabul edilmesi istenen her hangi bir düşüncenin, fikrin ya da kanaatin, muhatabın dikkati çekilerek en güzel şekilde tanıtılması demektir.
Soru 42
Hac görevi esnasında, hacılara ilgili yerler ve konular hakkında Müslümanlara bilgiler veren ve rehberlik yapanlara hangi isim verilmektedir?
Seçenekler
A
Hidayet
B
Hüda
C
Mürşid
D
Delil
E
Müşavir
Açıklama:
Sözlüklerde Delâlet kavramının karşılığı, “yol bilmeyenlere yol göstermek, tarif etmek, kişiye seyahatinde veya işinde kılavuzluk etmek ve rehberlikte bulunmak”tır. Bu kavramla aynı kökten gelen “Dâll” ve “Delil”, bir işe öncülük eden, işi nasıl yapacağını bilemeyenlerin önüne düşerek rehberlik edenlere verilen isimlerdir. Hac görevi esnasında, hacılara ilgili yerler ve konular hakkında bilgiler veren ve rehberlik yapanlara “Delil” isminin verilmesi bu sebepledir.
Soru 43
Sözlüklerdeki karşılığına bakıldığında “öğretmek” anlamına gelen kelime aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Tebliğ
B
Müşavere
C
Ta’lim
D
Delâlet
E
Hidayet
Açıklama:
Sözlüklerdeki karşılığına bakıldığında ta’lim “öğretmek” demektir. Kur’an-ı Kerim’de peygamberlerin görevlerinin birinin de öğretmek olduğu belirtilmektedir.
Soru 44
Aşağıdakilerden hangisi sosyal yaşantı konusunda dinî rehberlik gerektiren durumlardan biri değildir?
Seçenekler
A
Kötü alışkanlıklar
B
Kan davaları
C
Töre cinayetleri
D
Zorla evlendirmeler
E
İnançsızlık
Açıklama:
Dinî niteliğe bürünmüş yanlış gelenekler, kötü alışkanlıklar (içki, kumar vs.), zorla evlendirmeler, töre cinayetleri, kan davaları, kazalar ve felaketler (sel, deprem, yangın) sosyal yaşantı konusunda dinî rehberlik gerektiren durumları oluştururken inançsızlık olgusu inanç ve ibadetler konusuna girmektedir.
Soru 45
Peygamberlerin hepsinin, “Bu hizmetime karşılık sizden hiçbir ücret beklemiyorum. Benim ücretimi verecek olan Âlemlerin Rabbi’dir.” (Hûd 11/29, 51) ifadeleri din hizmetlerinde rehberlikte bulunacak kimselerin sahip olması gereken hangi özelliğe işaret etmektedir?
Seçenekler
A
Feragat
B
Diğergamlık
C
Hasbîlik
D
İyimserlik
E
Samimiyet
Açıklama:
Hasbîlik, din hizmetlerinin karşılık ve menfaat beklenmeden yapılması demektir. Peygamberlerin hepsinin, “Bu hizmetime karşılık sizden hiçbir ücret beklemiyorum. Benim ücretimi verecek olan Âlemlerin Rabbi’dir.” (Hûd 11/29, 51) ifadeleri hasbîliğe örnektir.
Soru 46
Aşağıdakilerden hangisi Hz. Peygamber’in onun hem Allah’ın en çok sevdiği kişi oluşuna hem de Allah’ı en çok seven kulu olduğuna işaret eden ayırıcı vasfıdır?
Seçenekler
A
Hatemü’l- embiya
B
Habîbullah
C
Fadlullah
D
Nesîb
E
Vâfi
Açıklama:
Hz. Peygamber’in ayırıcı vasfı olan “Habîbullah”, onun hem Allah’ın en çok sevdiği kişi oluşuna hem de Allah’ı en çok seven kulu olduğuna işaret etmektedir. İşte bu karşılıklı sevgiyle, en çok sevilen ve seven durumundaki Hz. Peygamber’in şefkati ve sevgisi, Allah Teâlâ tarafından kendisine bahşedilen ayrı bir özelliktir.
Soru 47
Aşağıdakilerden hangisi din hizmetlerinde rehberlik faaliyetlerinin icra edildiği yerlerden biri değildir?
Seçenekler
A
Kumarhaneler
B
Çocuk yetiştirme yurtları
C
Hastaneler
D
Huzurevleri
E
Mescitler
Açıklama:
Din görevlisinin hizmette bulunduğu yerler öncelikle camiler ve mescitlerdir. Ancak din, kişinin dünya ve mutluluğunu hedeflediği için sadece cami ve mescitler gibi manevi hayatımıza yönelik mekanlar değil, günlük yaşantımızın geçtiği yerler de din görevlilerinin rehberlik alanlarıdır. Bu mekanlar arasında hastaneler, huzurevleri, çocuk yetiştirme yurtları, hapishaneler, fabrikalar ve iş dünyasına ait mekanlar sayılabilir.
Soru 48
Aşağıdakilerden hangisi din görevlisinin herhangi bir şekilde hastalıkla muhatap olan kimselere rehberlik yaptığı uygulamalardan biri değildir?
Seçenekler
A
Hastalanan herkesi -ayrım yapmaksızın- ilk fırsatta ziyarete gider ve hastaya acil şifalar diler.
B
Doktor tedavisi ve müdahalesi gereken durumlarda hastanın doktora gitmesini sağlar
C
Zaman zaman vaazlarında koruyucu hekimlikten ve çevre sağlığına önem vermekten bahseder.
D
Doktor tedavisi gerektiren durumlarda hasta yakınlarını doktora yönlendirmek yerine onlara alternatif çözümler sunar.
E
İslâm’ın temizliğe ve sağlığa verdiği önemi anlatarak hastalığa yakalanmadan önlem almayı sağlar.
Açıklama:
Din görevlileri doktor tedavisi gerektirmeyen veya tedavinin cevap vermediği durumlarda, Kur’an ayetleri ve Hz. Peygamberin tavsiye ettiği duaları okuyarak hastaya manevi destek sağlar.
Soru 49
Aşağıdakilerden hangisi dini rehberlik araçlarından olan müzik alanı ile ilgilidir?
Seçenekler
A
Vaaz
B
Mektubat
C
Hutbe
D
Hitabet
E
Mevlid
Açıklama:
Geleneğimizde önemli bir yeri olan Mevlid, sözleri ve kendine has musikîsiyle insanları yüzyıllardır etkilemektedir. Arasında okunan salâvatlar, ilahiler ve ardından yapılan dualar, dinî duygulanma açısından önemlidir (Buyrukçu, 1995; Hökelekli, 2009). Din görevlisi, Mevlid merasimlerini fırsat bilerek insanlara bu esnada ölçülü bir rehberlik faaliyetinde bulunabilmenin yollarını aramalıdır.
Soru 50
Aşağıdakilerden hangisi Kur’an-ı Kerim’de “î’sâr” olarak geçmekte olan ve “başkalarını da düşünmek, onların haklarını ve menfaatlerini kendinden önce tutmak” anlamına gelen kavramdır?
Seçenekler
A
Diğergamlık
B
İrşat
C
Hutbe
D
Vâfi
E
Davet
Açıklama:
Kur’an-ı Kerim’de “î’sâr” olarak geçen diğergamlık kavramı, “başkalarını da düşünmek, onların haklarını ve menfaatlerini kendinden önce tutmak” demektir. Diğergamlık, din hizmetlerinde rehberlik yapanların önemli bir vasfıdır.
Soru 51
I. Sehâ
II.İhlas
III.İ’sâr
IV.Hidayet
V. İrşad
Yukarıdaki ifadelerden hangisi/hangileri din hizmetlerinde rehberlik ile ilgili kavramlar arasında yer alır?
II.İhlas
III.İ’sâr
IV.Hidayet
V. İrşad
Yukarıdaki ifadelerden hangisi/hangileri din hizmetlerinde rehberlik ile ilgili kavramlar arasında yer alır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
II ve III
D
Yalnız V
E
V ve IV
Açıklama:
Hidayet ve İrşad, dinin öğrenilmesi ve öğretilmesi, yaşantımıza anlam ve mutluluk katan kurallarının hayatımıza aktarılması için din hizmetlerinde rehberlik alanında kullanılan ifadeler arasında yer almaktadır.
Soru 52
Din hizmetlerinde rehberlik ile ilgili kavramlar arasında yer alan ‘Müşavere’ deyişinin anlamı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Bir konu üzerinde karşılıklı görüş bildirme
B
Öğretme
C
Allah’ın emirlerini bildirme
D
Nasihat etme
E
Doğruyu ve gerçeği telkin etme
Açıklama:
Müşavere ya da diğer bir deyişle danışma, ‘bir konu üzerinde karşılıklı görüş bildirme, doğru bir karar oluşturmak için görüş alış-verişinde bulunmak’ demektir.
Soru 53
Din hizmetlerinde rehberlik alanında ‘İnsanlara hak yolu göstermek, eksiklerini gidermelerine yardım etmek, hatalarını düzeltmek suretiyle olgunlaştırmak ve doğru yola sevk etmek’ anlamında kullanılan kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Vaaz-Mev’iza
B
İrşad
C
Tebliğ
D
Ta’lim
E
Hidayet
Açıklama:
‘İnsanlara hak yolu göstermek, eksiklerini gidermelerine yardım etmek, hatalarını düzeltmek suretiyle olgunlaştırmak ve doğru yola sevk etmek’ anlamında kullanılan kavram İrşad’dır.
Soru 54
Mâverdi’ye göre aşağıdakilerden hangisi günümüzün kolluk-güvenlik güçlerine eşdeğer nitelikteki ihtisab teşkilatına mensup muhtesibin görevleri arasında yer alır?
Seçenekler
A
Kendisinden yardım istenirse gitmeye mecbur değildir
B
Devlet tarafından resmen tayin edilir
C
Görevi dışında başka işlerle meşgul olabilir
D
Görevini yerine getirirken yardımcı eleman kullanamaz
E
Yaptığı hizmete karşılık maaş almaz
Açıklama:
Muhtesib devlet tarafından resmen tayin edilir.
Soru 55
Mâverdi’ye göre aşağıdakilerden hangisi insanlara dini anlamda rehberlik ve danışmanlık yapan mürşidin görevleri arasında yer alır?
Seçenekler
A
Kötülüğü men etmek mürşid için farz-ı ayn’dır.
B
Cezalandırma yetkisi vardır
C
İrşad ve rehberlik dışında başka işlerle uğraşabilir
D
Yaptığı hizmete karşılık maaş alır
E
İçtihat hakkına sahiptir
Açıklama:
Muhtesib görevini bir kenara bırakarak başka işlerle meşgul olamaz. Ancak mürşid isterse irşad ve rehberlik dışında başka işlerle de uğraşabilir.
Soru 56
I. Zaman faktörünü dikkate almamak II. Konuyla ve sorunla sınırlı kalmak III. Baskı ve zorlama yapmamak IV. Eleştirel ve sorgulayıcı yaklaşmak V. Muhatabın anlayışına uygun üslup kullanmak Yukarıdaki ifadelerden hangisi/hangileri dini konularda rehberlik ederken dikkat edilmesi gereken ilkeler arasında yer alır?
Seçenekler
A
Yalnız II
B
I ve II
C
II, III ve V
D
III, IV ve V
E
IV ve V
Açıklama:
Dini konularda rehberliğin kendine has ilkeleri vardır. Bunlardan bazıları; konuyla ve sorunla sınırla kalmak, baskı ve zorlama yapmamak ve muhatabın anlayışına uygun üslup kullanmaktır.
Soru 57
Dini rehberlik gerektiren konular aşağıdakilerden hangisinde tam ve doğru olarak belirtilmiştir?
Seçenekler
A
İnanç ve ibadetler-Sosyal yaşantılar-Bireysel dini sorunlar
B
Sosyal yaşantılar-Kişisel problemler-Eğitim düzeyi
C
Duygusal problemler-Sosyo/ekonomik sıkıntılar-Sosyal yaşantılar
D
Batıl inançlar-Eğitim düzeyi-Kötü alışkanlıklar
E
Psikolojik problemler-Sosyal yaşantılar-Eğitim düzeyi
Açıklama:
Dini rehberlik gerektiren konuların üç grup halinde ele alınması mümkündür. Bunlar; inanç ve ibadetler, sosyal yaşantılar ve bireysel dini sorunlardır.
Soru 58
Aşağıdakilerden hangisi dini rehberlikte bulunanların sahip olması gereken özellikler arasındadır?
Seçenekler
A
Ümitsizlik
B
Israrcılık
C
Sorgulayıcılık
D
Hasbîlik
E
Baskıcılık
Açıklama:
Hasbîlik dini rehberlikte bulunanların sahip olması gereken özellikler arasındadır.
Soru 59
‘Diğergamlık’ kavramı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Başkalarının hakkını ve menfaatini kendinden önce tutmak
B
Din hizmetlerini karşılık beklemeden yapmak
C
Her şeyini Allah yolunda feda etmek
D
İbadeti sadece Allah Teâlâ’nın hoşnutluğunu isteyerek yapmak
E
Başkalarının inancına saygılı olmak
Açıklama:
Kur’an-ı Kerim’de ‘i’sâr olarak geçen bu kavram, ‘başkalarını da düşünmek, onların haklarını ve menfaatlerini kendinden önce tutmak’ demektır.
Soru 60
I. Musikî
II. Anekdot
III. Vaaz
IV.Hutbe
V. Vecize
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri din görevlisinin en önemli sözlü irşad ve rehberlik araçları arasında yer alır?
II. Anekdot
III. Vaaz
IV.Hutbe
V. Vecize
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri din görevlisinin en önemli sözlü irşad ve rehberlik araçları arasında yer alır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
II ve III
C
Yalnız III
D
III ve IV
E
IV ve V
Açıklama:
Din görevlisinin en önemli irşad ve rehberlik aracı olarak görmesi gereken sözlü irşad araçları vaaz ve hutbelerdir.
Soru 61
“Delâlet” kavramının anlamı aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
Kılavuzluk etmek
B
Arkasından konuşmak
C
Görüş alışverişinde bulunma
D
Hak yemek
E
Hatalı davranışta bulunma
Açıklama:
Sözlüklerde bu kavramın karşılığı, “yol bilmeyenlere yol göstermek, tarif etmek, kişiye seyahatinde veya işinde kılavuzluk etmek ve rehberlikte bulunmak”tır.
Soru 62
“Bir konu üzerinde karşılıklı görüş bildirme, doğru bir karar oluşturmak için görüş alış-verişinde bulunmak” hangi anlama gelmektedir?
Seçenekler
A
Tebliğ
B
Ta’lim
C
İrşad
D
Müşavere
E
Delâlet
Açıklama:
Müşavere :bir konu üzerinde karşılıklı görüş bildirme, doğru bir karar oluşturmak için görüş alış-verişinde bulunmaktır.
Soru 63
I. İnanç ve İbadetler
II. Sosyal Yaşantılar
III. Toplumsal dini sorunlar
Yukarıdakilerden hangisi Cebeci’nin dinî rehberlik gerektiren görüşlerindendir?
II. Sosyal Yaşantılar
III. Toplumsal dini sorunlar
Yukarıdakilerden hangisi Cebeci’nin dinî rehberlik gerektiren görüşlerindendir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
I, II, III
D
II ve III
E
I ve III
Açıklama:
İnanç ve İbadetler ve Sosyal Yaşantılar Cebeci’nin dinî rehberlik gerektiren görüşlerindendir.
Soru 64
Aşağıdakilerden hangisi din hizmetlerinde rehberlikte bulunacak kimselerin sahip olması gereken özelliklerden birisi değildir?
Seçenekler
A
Cömertlik
B
Hasbîlik
C
Diğergamlık
D
Hasetlik
E
Takdir etmek
Açıklama:
Hasetlik, din hizmetlerinde rehberlikte bulunacak kimselerin sahip olması gereken özelliklerden birsi değildir.
Soru 65
Aşağıdakilerden hangisi“İbadetlerin ve davranışların sadece Allah Teâlâ’nın hoşnutluğunu isteyerek yapmak” anlamına gelmektedir?
Seçenekler
A
İhlas
B
Sadakat
C
İstikamet
D
Hoşgörü
E
Sabır
Açıklama:
İhlas. İbadetlerin ve davranışların sadece Allah Teâlâ’nın hoşnutluğunu isteyerek yapmak anlamına gelmektedir.
Soru 66
Aşağıdakilerden hangisi sözlü irşad araçlarından biridir?
Seçenekler
A
Çalıştay
B
Vaaz
C
Sempozyum
D
Makale
E
Poster sunum
Açıklama:
Vaaz sözlü irşad araçlarından bir tanesidir.
Soru 67
Aşağıdakilerden hangisi yazılı irşad araçlarından biri değildir?
Seçenekler
A
Mecmua
B
Broşür
C
Makale
D
Müzik
E
Karikatür
Açıklama:
Müzik yazılı irşad araçlarından biri değildir.
Soru 68
Aşağıdaki irşad araçlarından hangisi “perilerin meleklerin dili” anlamına gelmektedir?
Seçenekler
A
Karikatür
B
Müzik
C
Mecmua
D
Dergi
E
Kitap
Açıklama:
Günümüzde insanları en çok etkileyen araçlardan biri de müziktir. Müzik aynı zamanda irşad ve rehberlik hizmetleri adına kendisinden faydalanılabilecek bir araçtır. Aslı itibariyle Yunanca olan ve “perilerin-meleklerin dili” anlamına gelen “musaika” kelimesinden Latinceye ve oradan da Arapçaya intikal eden müzik/musikî, İslâm medeniyetinde önemsenen bir sanat dalıdır.
Soru 69
Birr ve’s-Sıla, 29) hadisi aşağıdakilerden hangisi ile açıklanabilir?
Seçenekler
A
Sadakat
B
Cömertlik
C
İstikamet
D
İhlas
E
Diğergamlık
Açıklama:
Peygamberimizin“Doğruluktan ayrılmayın. Çünkü doğruluk insanı hayra, hayır ise cennete götürür. Bir kimse sürekli olarak doğru olmaya çalışır ve doğruluğu araştırırsa, Allah katında sıddık olarak yazılır.” (Müslim, Birr ve’s-Sıla, 29) hadisi sadakat ile açıklanabilir
Soru 70
Müsamaha ve tolerans kelimesiyle de ifade edilen özellik aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Diğergamlık
B
Sadakat
C
İhlas
D
Hoşgörü
E
Cömertlik
Açıklama:
Müsamaha ve tolerans Hoşgörü anlamına gelmektedir.
Soru 71
- Baskı ve zorlama yapmamak
- Muhatabın anlayışına uygun üslup kullanmak
- Konuyla ve sorunla sınırlı kalmak
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
Yalnız II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Psikolojik Danışma ve Rehberlik konusundaki evrensel ilkeler bağlamında, insanlara dinî konularda rehberlik yaparken ayrıca dikkate alınması gereken birtakım hususlar vardır. Baskı ve zorlama yapmamak, muhatabın anlayışına uygun üslup kullanmak, konuyla ve sorunla sınırlı kalmak bu hususlar arasında yer almaktadır. Doğru cevap E'dir.