Zihin Felsefesi - Tüm Sorular
Ünite 1
Soru 1
Aşağıdakilerden hangisi özellikle bilincin doğası, ne tür şeylerin bilinçli olduğu ve yalnızca bilinç sahibi varlıkların sahip olabileceği her tür zihinsel olguyla ilgilenen bir felsefe dalıdır?
Seçenekler
A
Epistemoloji
B
Zihin Felsefesi
C
Akıl bilimi
D
Ontoloji
E
Metafizik
Açıklama:
Özellikle bilincin doğası, ne tür şeylerin bilinçli olduğu ve yalnızca bilinç sahibi varlıkların sahip olabileceği her tür zihinsel olguyla ilgilenen bir felsefe dalı zihin felsefesidir.
Soru 2
Aşağıdakilerden hangisi insan varlığının özüne salt fiziksel bir varlık mı, yoksa özünde düşünen bir varlık mı olduğu sorunudur?
Seçenekler
A
Akıl-mantık
B
Akıl-fikir
C
Zihin-beden
D
Ruh- mantık
E
Düşünce-fikir
Açıklama:
Zihin-beden, insan varlığının özüne salt fiziksel bir varlık mı, yoksa özünde düşünen bir varlık mı olduğu sorunudur.
Soru 3
Zihin felsefesinin en çok örtüştüğü alan aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Metafizik
B
Psikoloji
C
Sosyoloji
D
Psikanaliz
E
Fizyoloji
Açıklama:
Zihin felsefesinin en çok örtüştüğü alan metafiziktir.
Soru 4
Aşağıdaki terimlerden hangisi Yunanca ''olmak'' fiiline eş değer olup varlık kuramı demektir?
Seçenekler
A
Biyoloji
B
Fizyoloji
C
Psikoloji
D
Ontoloji
E
Epistemoloji
Açıklama:
Yunanca ''olmak'' fiiline eş değer olup varlık kuramı Ontoloji bilimi dir.
Soru 5
Aşağıdaki zihin kapasitesinin hangisinin altında duyum algısı, bellek, iç gözlem, sezgi, çıkarım ve diğer bilgi kaynakları bulunur?
Seçenekler
A
İstenç
B
Duygulanım
C
Biliş
D
Davranış
E
Görüş
Açıklama:
Biliş kapasitesinin hangisinin altında duyum algısı, bellek, iç gözlem, sezgi, çıkarım ve diğer bilgi kaynakları bulunur.
Soru 6
Aşağıdakilerden hangisi bedenden bağımsız ve ayrı bir zihin olamayacağını ve zihinsel kapasiteleri bilmenin ancak bedensel ipuçları yoluyla mümkün olacağını savunan çözümleyici felsefe geleneğine mensup bir filozoftur?
Seçenekler
A
Ryle
B
Aristotales
C
Neurath
D
Carnap
E
Descartes
Açıklama:
Ryle bedenden bağımsız ve ayrı bir zihin olamayacağını ve zihinsel kapasiteleri bilmenin ancak bedensel ipuçları yoluyla mümkün olacağını savunan çözümleyici felsefe geleneğine mensup bir filozoftur.
Soru 7
Buz dağının su yüzeyinden görünen kısmı olarak ifade edilen hangi kavram, farkındalık eşiğinin üstünde kalan her türlü düşünce ve algılar olarak tanımlanır?
Seçenekler
A
Sezgi
B
Bilinç
C
Bilinç altı
D
Bilinç dışı
E
Algı
Açıklama:
Bilinç kavramı, buz dağının su yüzeyinden görünen kısmı olarak ifade edilen farkındalık eşiğinin üstünde kalan her türlü düşünce ve algılar olarak tanımlanır.
Soru 8
Zihin felsefesi bağlamında aşağıdakilerden hangisi, kabaca zihnin maddeden bağımsız var olamayacağını ve her tözün tamamen fiziksel olduğunu iddia eden bir görüştür?
Seçenekler
A
Ontoloji
B
Metafizik
C
Kartezyen
D
Pozitivizm
E
Fizikalizm
Açıklama:
Zihin felsefesi bağlamında, kabaca zihnin maddeden bağımsız var olamayacağını ve her tözün tamamen fiziksel olduğunu iddia eden bir görüş fizikalizm dir.
Soru 9
Zihinsel ve fiziksel olanın ya da zihin ve bedenin birbirine indirgenemez iki ayrı töz olduğunu savunan, ontolojik bir görüş olarak tanımlanan kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Fizikalizm
B
Modernizm
C
Düalizm
D
Psikanalizm
E
Metafizik
Açıklama:
Zihinsel ve fiziksel olanın ya da zihin ve bedenin birbirine indirgenemez iki ayrı töz olduğunu savunan, ontolojik bir görüş düalizm dir.
Soru 10
Aşağıdakilerden hangisi zihin felsefesinin kapsamında bellek ile ilgili olarak ele alınan bir sorudur?
Seçenekler
A
Hatırlama kavramı ile unutma kavramı birbiriyle nasıl ilişkilidir?
B
Bir şey hangi koşullarda en iyi bir biçimde hatırlanır?
C
Bellek üzerinde yaşın etkisi nedir?
D
Ödül ve ceza belleği etkiler mi?
E
Pratik uygulamaların belleğe ne gibi pozitif etkileri vardır?
Açıklama:
Zihin felsefesi "birinin bir şeyi hatırladığını ya da bir şeyi unuttuğunu söylemek ne demektir," "hatırlama kavramı ile unutma kavramı birbiriyle nasıl ilişkilidir," "bu ikisi öğrenme, bilme, geçmişle ve böylesi kavramlarla nasıl ilişkilidir" gibi sorular sorar. Öte
yandan, psikoloji bellek olgusunu, hangi koşullarda bir şeyin en iyi hatırlandığını veya en kolay unutulduğunu, bellek üzerinde yaşın, uygulamanın ve ödülün etkisini vb. şeyleri inceler. Doğru yanıt A seçeneğidir.
yandan, psikoloji bellek olgusunu, hangi koşullarda bir şeyin en iyi hatırlandığını veya en kolay unutulduğunu, bellek üzerinde yaşın, uygulamanın ve ödülün etkisini vb. şeyleri inceler. Doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 11
Düşünme kapasitesine sahip olmak, bir zihin sahibi olmak için ................... .
Yukarıdaki cümle aşağıdakilerden hangisi ile tamamlanmalıdır?
Yukarıdaki cümle aşağıdakilerden hangisi ile tamamlanmalıdır?
Seçenekler
A
yeterli bir koşul olup, gerekli bir koşul olup olmadığı belirsizdir.
B
hem gerekli, hem de yeterli koşuldur.
C
gerekli, ama yeterli olmayan bir koşuldur.
D
yeterli, ama gerekli olmayan bir koşuldur.
E
gerekli bir koşul olup, yeterli bir koşul olup olmadığı belirsizdir.
Açıklama:
Düşünme kapasitesine sahip olmak, bir zihin sahibi olmak için hem gerekli, hem de yeterli koşuldur, çünkü eğer bir şey varsa bu şey, düşünme kapasitesine sahipse ya da bilinçli olma kapasitesine sahipse bunun mantıksal sonucu, hiç değilse bir zihnin var olduğudur. Eğer bir şey varsa bu şeyin, düşünme ya da bilinçli olma kapasitesi yoksa o zaman, bu şey bir zihin değildir. Doğru yanıt B seçeneğidir.
Soru 12
Aşağıdakilerden hangisi zihin felsefesinin temel kavramlarından biri değildir?
Seçenekler
A
Bilinç
B
Düşünme
C
Öznellik
D
Töz
E
Kendilik
Açıklama:
Bilinç, düşünme, öznellik, bireysellik ve kendilik kavramları zihin felsfesinin temel kavramları arasında yer alır. Töz kavramı ise daha ziyade metafiziğin ilgi alanına girer. Doğru yanıt D seçeneğidir.
Soru 13
Aklın "bir şey ne ise odur" cümlesiyle ifade edilen ilkesine ne ad verilir?
Seçenekler
A
Bireysellik ilkesi
B
Yeter sebep ilkesi
C
Üçüncü halin imkansızlığı ilkesi
D
Çelişmezlik ilkesi
E
Özdeşlik ilkesi
Açıklama:
İnsan zihninin işleyişinde bulunan ve düşünceler arasında bağ ve düzen kurarak akıl yürütmeyi yöneten belli ilkelere aklın ilkeleri adı verilir. Bunlar özdeşlik, çelişmezlik ve üçüncü halin imkânsızlığı ilkeleridir. Özdeşlik ilkesine göre bir şey ne ise odur. Özdeşlik bir şeyin kendisiyle aynı olmasıdır. Doğru yanıt E seçeneğidir.
Soru 14
Bir bireyin bir birey olduğunun bilincinde olması, onun bir "kendilik" olması için ........... .
Yukarıdaki ifadede boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Yukarıdaki ifadede boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Seçenekler
A
gerekli bir koşuldur, ama yeterli bir koşul değildir.
B
hem gerekli hem de yeterli koşuldur.
C
yeterli bir koşuldur, ama gerekli bir koşul değildir.
D
yeterli bir koşuldur, ama gerekli bir koşul olup olmadığı belirsizdir.
E
gerekli bir koşuldur, ama yeterli bir koşul olup olmadığı belirsizdir.
Açıklama:
Kendilik kendi kendisinin bilincinde olan bir bireyin durumunu ifade eder. Yani, bir kendilik, bir birey olduğunun bilincinde olan bir bireydir. Bu kendilik olmak için gerekli olmasına rağmen yeterli koşul değildir. Çünkü; bir birey, ilkece kendisinin bilincinde olabilir ama, bunun bilincinde olduğu şey olduğunun farkında olmayabilir. Ancak, kendisinin bilincinde olmayan birey, hala kendisi olmasına rağmen, bir kendilik değildir. Kendilik olmanın yeterli koşulu, bir bireyin kendi olduğu birey olduğunun bilincinde olması ve bunun bilincinde olan birey olduğunun bilincinde olmasıdır. Doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 15
Zihin felsefesinde belli bir zihinsel duruma, onu deneyimleyen öznenin kendisi tarafından erişilebileceğini (ya da, zihinsel deneyimin kişiye özel olmasını) ifade eden kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Yönelimsellik
B
Üçüncü halin imkansızlığı
C
Birinci şahıs önceliği
D
Yeter neden ilkesi
E
Özdeşlik
Açıklama:
Zihinsel ve fiziksel olan arasında önemli epistemolojik farklılıklar mevcuttur. Bu epistemolojik farklılıklar arasında en önemlisi, birinci şahıs önceliğidir.
Kendi zihinsel durumlarımıza, en azından önemli bir bölümüne özel bir şekilde,
dolaysız olarak erişebiliyoruz gibi görünmektedir. Örneğin diş ağrısı durumunda, böylesi
bir öncelikli durumda olan kişi dişçiniz değil, sadece sizsiniz. Bu duruma da zihin felsefesinde verilen ad "birinci şahıs önceliği"dir. Doğru yanıt C seçeneğidir.
Kendi zihinsel durumlarımıza, en azından önemli bir bölümüne özel bir şekilde,
dolaysız olarak erişebiliyoruz gibi görünmektedir. Örneğin diş ağrısı durumunda, böylesi
bir öncelikli durumda olan kişi dişçiniz değil, sadece sizsiniz. Bu duruma da zihin felsefesinde verilen ad "birinci şahıs önceliği"dir. Doğru yanıt C seçeneğidir.
Soru 16
Zihinsel olaylar veya en azından acı, ağrı ya da diğer duyumlar söz konusu olduğunda kişi:
-onları deneyimleyenin kendisi mi yoksa başkası mı olduğu konusunda hata yapmaz.
-bu deneyim ve duyumları yaşayıp yaşamadığı konusunda yanlış bir inanca sahip olamaz.
Yukarıda iki boyutuyla ifade edilen zihin felsefesi kavramı aşağıdakilerden hangisidir?
-onları deneyimleyenin kendisi mi yoksa başkası mı olduğu konusunda hata yapmaz.
-bu deneyim ve duyumları yaşayıp yaşamadığı konusunda yanlış bir inanca sahip olamaz.
Yukarıda iki boyutuyla ifade edilen zihin felsefesi kavramı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Üçüncü halin imkansızlığı
B
Birinci şahıs önceliği
C
Yanılmazlık
D
Çelişmezlik
E
Metafizik ölçüt
Açıklama:
Zihinsellikle bağlantılı bir başka bilgisel özellik kişinin sahip olduğu mevcut zihinsel durumların “yanılmaz” ve “kişinin kendisi için özel” olduğudur. Zihinsel olaylar veya en azından acı, ağrı ya da diğer duyumlar söz konusu olduğunda, kişi onları deneyimleyenin kendisi mi yoksa başkası mı olduğu konusunda hata yapmaz. Zihinsel olayların, kişinin kendisi için, özel olmasının temelinde bu fikir vardır. Yani, eğer kişi bir yerinin ağrıdığına inanıyorsa o zaman bir yeri ağrıyordur ve eğer inanmıyorsa o zaman bir yeri ağrımıyordur; dolayısıyla kişi bir yerinin ağrıyıp ağrımadığına ilişkin yanlış bir inanca sahip olamaz. Doğru yanıt C seçeneğidir.
Soru 17
17. yüzyılda zihinsel olanı uzamsal olandan özsel olarak ayırmasıyla ikicilik (düalizm) akımının öncüsü olan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Baruch Spinoza
B
René Descartes
C
İmmanuel Kant
D
Jean Paul Sartre
E
Henri Bergson
Açıklama:
René Descartes 17. yüzyılda zihinsel olanı özsel olarak düşünürken maddesel olanı da özsel olarak, uzamsal bir şey olarak ayırmıştır. René Descartes zihinsel ve fiziksel olan arasında yapmış olduğu bu ayrımla modern felsefede ikicilik (düalizm) akımının öncüsü olmuştur. Doğru yanıt B seçeneğidir.
Soru 18
Zihinsel olanın yöneldiği gerçek ya da hayali bir nesnesinin ve içeriğinin olması durumuna verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İçlem
B
Öznellik
C
Kendilik
D
Bireysellik
E
Yönelimsellik
Açıklama:
Zihinsel olanın varlık sahibi olan ya da olmayabilen bir nesnesinin ve içeriğinin olması ya da bir nesneye yönelmiş olması özelliğine “yönelimsellik” adı verilir. Doğru yanıt E seçeneğidir.
Soru 19
Zihin felsefesinde zihnin maddeden bağımsız olarak var olamayacağını savunan ve Descartes'ın ortya koyduğu zihinsel olanın uzamsal olandan tamamen ayrı bir töz olduğu anlayışını reddeden görüş aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Düalizm
B
İdealizm
C
Realizm
D
Fizikalizm
E
Yönelimsellik
Açıklama:
Fizikalizm gerçek dünyada fiziksel olgu ve olayların dışında bir şeyin var olduğunu reddeder. Fizikalizm Neurath, Carnap, Ayer gibi filozoflar tarafından ortaya konan mantıksal pozitivizm görüşü ile büyük oranda örtüşür. Zihin felsefesi bağlamında fizikalizm, kabaca zihnin maddeden bağımsız var olamayacağını ve her tözün tamamen fiziksel olduğunu iddia eden bir görüştür. Doğru yanıt D seçeneğidir.
Soru 20
Zihin kavramı ile ilgili aşağıda yer alan ifadelerden hangisi (hangileri) doğrudur?
I. Zihin kavramı felsefeye modern çağla giren bir kavramdır.
II. İlk ve Ortaçağlarda ruh kavramı yerine zihin kavramı kullanılırdı.
III. Bugün zihin beden sorunu olarak tanımladığımız sorun klasik felsefe literatüründe ruh beden sorunu olarak geçer.
I. Zihin kavramı felsefeye modern çağla giren bir kavramdır.
II. İlk ve Ortaçağlarda ruh kavramı yerine zihin kavramı kullanılırdı.
III. Bugün zihin beden sorunu olarak tanımladığımız sorun klasik felsefe literatüründe ruh beden sorunu olarak geçer.
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve III
E
II ve III
Açıklama:
II. Seçenekte yer alan ifade ''İlk ve Ortaçağlarda zihin kavramı yerine ruh kavramı kullanılırdı.'' olacağından yanlıştır. Bu durumda I ve III seçenekler doğrudur ve cevap D’dir
Soru 21
Zihin felsefesi ile ilgili aşağıda verilen kavramlardan hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Zihin felsefesi genel olarak felsefe içinde merkezi bir yere sahiptir.
B
Zihin kavramı zihin felsefesinin temel kavramıdır.
C
Zihin felsefesi felsefenin diğer disiplinleriyle birçok noktada ayrışır.
D
Zihin felsefesinin büyük oranda örtüştüğü alanlardan birisi dil felsefesidir.
E
Zihin felsefesinin en çok örtüştüğü alan metafiziktir.
Açıklama:
''Zihin felsefesi felsefenin diğer disiplinleriyle birçok noktada ayrışır.’’ ifadesi yanlıştır. Bu ifade ''Zihin felsefesi felsefenin diğer disiplinleriyle birçok noktada kesişir.’’ Olmalıdır. Buna göre doğru cevap C’dir.
Soru 22
Varlık kuramı olarak adlandırılan ontoloji terimi ile ilgili aşağıda verilen ifadelerden hangisi (hangileri) doğrudur?
I. Ontoloji, Yunanca on sözcüğünden, yani “olmak” fiiline eşdeğer olan einai fiilinin çekiminden türetilmiştir.
II. Var olanın bilimi olarak tanımlanan ontoloji Aristoteles’in ilk felsefenin görevi olarak belirlediği varlık nedir, varlığın özü nedir gibi sorular üzerinde yoğunlaşır.
III. “Ontoloji” terimi çoğu zaman “metafizik” terimiyle zıt anlamlı olarak kullanılır.
I. Ontoloji, Yunanca on sözcüğünden, yani “olmak” fiiline eşdeğer olan einai fiilinin çekiminden türetilmiştir.
II. Var olanın bilimi olarak tanımlanan ontoloji Aristoteles’in ilk felsefenin görevi olarak belirlediği varlık nedir, varlığın özü nedir gibi sorular üzerinde yoğunlaşır.
III. “Ontoloji” terimi çoğu zaman “metafizik” terimiyle zıt anlamlı olarak kullanılır.
Seçenekler
A
Yalnız II
B
I ve II
C
I ve III
D
II ve III
E
I,II ve III
Açıklama:
III. Seçenekte yer alan “Ontoloji” terimi çoğu zaman “metafizik” terimiyle eş anlamlı olarak kullanılır.’’ olacağından, verilen ifadede yer alan zıt anlamlı olarak kullanılır ifadesi yanlıştır. Bu durumda I ve II seçenekler doğru olduğundan cevap B’dir.
Soru 23
Zihnin kaç temel kapasiteye sahip olduğu söylenebilir?
Seçenekler
A
2
B
3
C
4
D
5
E
6
Açıklama:
Zihnin üç temel kapasiteye sahip olduğunu söyleyebiliriz; bunlar “biliş” (bilme), “duygulanım” (duygular) ve “istenç” (isteme) olarak sıralanabilir. Buna göre doğru cevap B’dir.
Soru 24
Düşünme kavramı ile ilgili aşağıda verilen ifadelerden hangileri doğrudur?
I. Düşünme tamamen zihin dışı bir eylemdir.
II. Düşünme kavramı altında yer alan eylemler oldukça sınırlıdır.
III. Düşünmenin büyük oranda dilde, bir dil aracılığıyla gerçekleştiği düşünülür.
IV. Düşünmenin zihinsel imgeler yoluyla da olduğu bilinmektedir.
V. Düşünme “neyin düşünüldüğü” ve “ne düşündüğünü düşünme” olarak iki farklı anlamda ele alınabilir.
I. Düşünme tamamen zihin dışı bir eylemdir.
II. Düşünme kavramı altında yer alan eylemler oldukça sınırlıdır.
III. Düşünmenin büyük oranda dilde, bir dil aracılığıyla gerçekleştiği düşünülür.
IV. Düşünmenin zihinsel imgeler yoluyla da olduğu bilinmektedir.
V. Düşünme “neyin düşünüldüğü” ve “ne düşündüğünü düşünme” olarak iki farklı anlamda ele alınabilir.
Seçenekler
A
I.II.V
B
II.IV.V
C
III.IV.V
D
I.III.IV
E
II.III.V
Açıklama:
I. Seçenek ‘’Düşünme tamamen zihinsel bir eylemdir.’’ ve II. Seçenek ‘’Düşünme kavramı altında yer alan eylemler oldukça geniştir.’’ Olması gerektiğinden yanlıştır. Bu durumda III, IV ve V seçeneklerin yer aldığı C doğru cevaptır.
Soru 25
Aşağıdakilerden hangisi zihin felsefesinin temel kavramları arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Nesnellik
B
Bilinç
C
Bireysellik
D
Öznellik
E
Kendilik
Açıklama:
Zihin felsefesinin temel kavramları zihin, düşünme, bilinç, bireysellik, öznellik ve kendilik kavramlarıdır. Buna göre A seçeneğinde yer alan nesnellik bu kavramlar arasında yer almadığından yanlıştır. Doğru cevap A’dır.
Soru 26
Aşağıdaki tanım zihin felsefesinin hangi temel kavramı ile doğru şekilde tamamlanır?
…………………. en genel anlamda “bir birey olmak”, yani kişinin olduğu kişi olmasıdır.
…………………. en genel anlamda “bir birey olmak”, yani kişinin olduğu kişi olmasıdır.
Seçenekler
A
Zihin
B
Bilinç
C
Bireysellik
D
Öznellik
E
Kendilik
Açıklama:
Tanımın doğru şekli ‘’Bireysellik en genel anlamda “bir birey olmak”, yani kişinin olduğu kişi olmasıdır.’’ olacağından boşluğa gelmesi gerekli olan zihin felsefesinin temel kavramı bireyselliktir. Bu durumda doğru cevap C’dir.
Soru 27
Aşağıdaki düşünürlerden hangisi, bilinci buzdağına benzeterek bilinç, bilinçaltı ve bilinçdışı olarak üç katmandan oluşan bir zihin modeli ortaya koymuştur?
Seçenekler
A
Gilber Ryle
B
Sigmund Freud
C
Rene Descartes
D
Franz Brentano
E
Ludwig Wittgenstein
Açıklama:
Sigmund Freud, bilinci buzdağına benzeterek bilinç, bilinçaltı ve bilinçdışı olarak üç katmandan oluşan bir zihin modeli ortaya koymuştur. Buna göre doğru cevap B’dir.
Soru 28
Aşağıdakilerden hangisi (hangileri), Epistemolojik ölçüte göre, bir durumun zihinsel bir durum olabilmesi için, duruma ilişkin bilginin özelliklerindendir?
I. Bilginin dolaylı olarak elde edilmesi.
II. Bilginin kişiye özel olması.
III. Bilginin birinci şahıs önceliğine sahip olması.
I. Bilginin dolaylı olarak elde edilmesi.
II. Bilginin kişiye özel olması.
III. Bilginin birinci şahıs önceliğine sahip olması.
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve II
E
II ve III
Açıklama:
Epistemolojik ölçüte göre, bir durumun zihinsel bir durum olabilmesi için, o duruma ilişkin bilginin doğrudan (ya da dolaysız) elde edilmesi, kişiye özel olması, birinci şahıs önceliğine sahip olması ve kişinin kendisi için yanılmaz olması gerekir. I. Seçenekte yer alan bilgi yanlış olduğundan II ve III ifadelerin yer aldığı seçenek E doğru cevaptır.
Soru 29
Zihinsel olanın, var olmayabilen bir nesnesinin ve içeriğinin olması ya da bir nesneye yönelmiş olması özelliğine ne ad verilir?
Seçenekler
A
Kendilik
B
Epistemoloji
C
Kartezyen
D
Yanılmazlık
E
Yönelimsellik
Açıklama:
Zihinsel olanın var olmayabilen bir nesnesinin ve içeriğinin olması ya da bir nesneye yönelmiş olması özelliğine “yönelimsellik” adı verilir. Buna göre doğru cevap E’dir.
Soru 30
Salt bir uyanık olma durumunun yanı sıra kendi kendinin farkında olmayı, kendilik bilincine kadar giden farklı zihinsel durumları ifade etmekte kullanılan kavram hangisidir?
Seçenekler
A
Bilinç
B
Zihin
C
İnanç
D
Kendilik
E
Bireysellik
Açıklama:
Salt bir uyanık olma durumunun yanı sıra kendi kendinin farkında olmayı, kendilik bilincine kadar giden farklı zihinsel durumları ifade etmekte kullanılan kavram 'Bilinç'tir.
Soru 31
Zihin felsefesinde bilgi ile ilişkisi bağlamında ele alınan ve insanın duyumlar, sezgiler ya da hisler yoluyla algıladığı ve kavramlaştırdığı bir olgu olarak tanımlanan kavram hangisidir?
Seçenekler
A
Bilinç
B
Zihin
C
İnanç
D
Düşünme
E
Bireysellik
Açıklama:
Zihin felsefesinde bilgi ile ilişkisi bağlamında ele alınan ve insanın duyumlar, sezgiler ya da hisler yoluyla algıladığı ve kavramlaştırdığı bir olgu olarak tanımlanan kavram 'İnanç'tır.
Soru 32
Var olanın bilimi olarak tanımlanan bilim dalı hangisidir?
Seçenekler
A
Yönelimsellik
B
Epistemoloji
C
Bireysellik
D
Ontoloji
E
Kendilik
Açıklama:
Var olanın bilimi olarak tanımlanan ontoloji Aristoteles’in ilk felsefenin görevi olarak belirlediği varlık nedir, varlığın özü nedir gibi sorular üzerinde yoğunlaşır.
Soru 33
I. Zihin Kavramı
II. Düşünme Kavramı
III. Bilinç Kavramı
IV. Bireysellik Kavramı
Yukarıdakilerin hangileri zihin felsefesinin temel kavramlarındandır?
II. Düşünme Kavramı
III. Bilinç Kavramı
IV. Bireysellik Kavramı
Yukarıdakilerin hangileri zihin felsefesinin temel kavramlarındandır?
Seçenekler
A
I ve II
B
III ve IV
C
I, II ve III
D
II, III ve IV
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
Seçeneklerin tamamı zihin felsefesinin temel kavramlarındandır.
Soru 34
Bedenden bağımsız ve ayrı bir zihin olamayacağını ve zihinsel kapasiteleri bilmenin ancak bedensel ipuçları yoluyla mümkün olacağını savunan çözümleyici felsefe geleneğine mensup filozof kimdir?
Seçenekler
A
Sigmund Freud
B
Franz Brentano
C
René Descartes
D
Gilber Ryle
E
Ludwig Wittgenstein
Açıklama:
Gilber Ryle 19. yüzyılda Descartes’ın zihin-beden ayrımını eleştirerek bedenden bağımsız ve ayrı bir zihin olamayacağını ve zihinsel kapasiteleri bilmenin ancak bedensel ipuçları yoluyla mümkün olacağını savunan çözümleyici felsefe geleneğine mensup bir filozoftur.
Soru 35
Birey olduğunun bilincinde olan bir bireyi hangi kavram açıklar?
Seçenekler
A
Bireysellik
B
Kendilik
C
Öznellik
D
Bilinç
E
Düşünme
Açıklama:
Kendilik kendi kendisinin bilincinde olan bir bireyin durumunu ifade eder. Yani, bir kendilik, bir birey olduğunun bilincinde olan bir bireydir.
Soru 36
Zihinsel ve fiziksel olan arasında yapmış olduğu bu ayrımla modern felsefede ikicilik (düalizm) akımının öncüsü olan filozof kimdir?
Seçenekler
A
René Descartes
B
Sigmund Freud
C
Franz Brentano
D
Ludwig Wittgenstein
E
Gilber Ryle
Açıklama:
René Descartes zihinsel ve fiziksel olan arasında yapmış olduğu bu ayrımla modern felsefede ikicilik (düalizm) akımının öncüsü olmuştur.
Soru 37
Zihinsel ve fiziksel olanın ya da zihin ve bedenin birbirine indirgenemez iki ayrı töz olduğunu savunan, ontolojik görüş hangisidir?
Seçenekler
A
Bireysellik
B
Kendilik
C
İkicilik
D
Öznellik
E
Fizikalizm
Açıklama:
İkicilik zihinsel ve fiziksel olanın ya da zihin ve bedenin birbirine indirgenemez iki ayrı töz olduğunu savunan, ontolojik bir görüştür.
Soru 38
Fizik biliminin dilini bütün öteki bilimlere uygun evrensel bir dil haline getirmek isteyen öğretiye ne ad verilir?
Seçenekler
A
Kartezyen Felsefe
B
Epistemolojik Ölçüt
C
Yanılmazlık
D
Birinci şahıs önceliği
E
Fizikalizm
Açıklama:
Fizik biliminin dilini bütün öteki bilimlere uygun evrensel bir dil haline getirmek isteyen öğretiye fizikalizm adı verilir.
Soru 39
Psikolojik olguların “yönelimsel olarak varoluştan yoksun olması” olarak betimleyen filozof kimdir?
Seçenekler
A
Franz Brentano
B
Ludwig Wittgenstein
C
Sigmund Freud
D
René Descartes
E
Gilber Ryle
Açıklama:
Psikolojik olguların “yönelimsel olarak varoluştan yoksun olması” olarak betimleyen filozof, Franz Brentano'dur.
Soru 40
Aşağıdakilerden hangisi “zihin” kavramını açıklamaktadır?
Seçenekler
A
Felsefeye modern çağla giren bir kavramdır. İlk ve Ortaçağlarda zihin kavramı yerine ruh kavramı kullanılırdı. Dolayısıyla bugün zihin beden sorunu olarak tanımladığımız sorun klasik felsefe literatüründe ruh beden sorunu olarak geçer.
B
Salt bir uyanık olma durumunun yanı sıra kendi kendinin farkında olmayı, kendilik bilincine kadar giden farklı zihinsel durumları ifade etmekte kullanılır.
C
Sözcüğünden dini inanç anlaşılmamalıdır. İnanç zihin felsefesinde bilgi ile ilişkisi bağlamında ele alınır ve insanın duyumlar, sezgiler ya da hisler yoluyla algıladığı ve kavramlaştırdığı bir olgu olarak tanımlanabilir.
D
İnsan zihninin işleyişinde bulunan ve düşünceler arasında bağ ve düzen kurarak akıl yürütmeyi yöneten belli ilkelere aklın ilkeleri adı verilir. Bunlar özdeşlik, çelişmezlik ve üçüncü halin imkânsızlığı ilkeleridir.
E
Fizik biliminin dilini bütün öteki bilimlere uygun evrensel bir dil haline getirmek isteyen öğretiye denir.
Açıklama:
Zihin kavramı felsefeye modern çağla giren bir kavramdır. İlk ve Ortaçağlarda zihin kavramı yerine ruh kavramı kullanılırdı. Dolayısıyla bugün zihin beden sorunu olarak tanımladığımız sorun klasik felsefe literatüründe ruh beden sorunu olarak geçer.
Soru 41
Aşağıdakilerden hangisi bir zihne sahip olan bir varlık ya da yapının sorunsalları arasında yer almaz?
Seçenekler
A
“Zihinsellik” kavramının açıklığa kavuşturulması sorunu.
B
Belli zihinsel niteliklere, zihinsel olaylara ve durumlara, durumların birbirleriyle ilişkilerine ilişkindir.
C
Bireysellik Sorunu
D
Zihinsel ve fiziksel niteliklere ilişkindir.
E
Zihin-beden sorunu
Açıklama:
Bireysellik sorunu bir zihne sahip olan bir varlık ya da yapının sorunsalları arasında yer almaz.
Soru 42
Aşağıdakilerden hangisinde zihin felsefesiyle ilgili verilen bilgi yanlıştır?
Seçenekler
A
Zihin felsefesi felsefenin diğer disiplinleriyle birçok noktada kesişmez.
B
Bedenimizde meydana gelen değişikliklerin de ruhsal durumumuzu etkilediği hepimizin bildiği bir şeydir.
C
Zihin felsefesi genel olarak zihinsel ve fiziksel durumlar ve süreçler arasındaki karmaşık ilişkinin açıklanması üzerinde yoğunlaşmıştır.
D
Zihin-beden sorunu, insan varlığının özünde, salt fiziksel bir varlık mı, yoksa özünde düşünen bir varlık mı olduğu sorunudur.
E
Zihin felsefesinin temel sorunsallarından birisi olan “zihin-beden" sorunudur.
Açıklama:
Zihin felsefesi felsefenin diğer disiplinleriyle birçok noktada kesişir.
Soru 43
Aşağıdakilerden hangisi zihin felsefesinin temel kavramları arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Zihin kavramı
B
Düşünme kavramı
C
Bilinç kavramı
D
Beden kavramı
E
Öznellik kavramı
Açıklama:
Beden kavramı zihin felsefesinin temel kavramları arasında yer almaz.
Soru 44
Aşağıdakilerden hangisi “metafizik” terimiyle eş anlamı olarak kullanılır?
Seçenekler
A
Fizikalizm
B
Ontoloji
C
Bilinç
D
Kartezyen
E
Epistemolojik
Açıklama:
Ontoloji “metafizik” terimiyle eş anlamı olarak kullanılır.
Soru 45
“ Aristoteles’in ilk felsefenin görevi olarak belirlediği varlık nedir, varlığın özü nedir gibi sorular üzerinde yoğunlaşır.”
Yukarıdaki tanıma göre aşağıdakilerden hangisine uygundur?
Yukarıdaki tanıma göre aşağıdakilerden hangisine uygundur?
Seçenekler
A
Zihin felsefesi
B
Fizikalizm
C
Epistemolojik
D
Kartezyen
E
Ontoloji
Açıklama:
Ontoloji; Aristoteles’in ilk felsefenin görevi olarak belirlediği varlık nedir, varlığın özü nedir gibi sorular üzerinde yoğunlaşır.
Soru 46
“19. yüzyılda Descartes’ın zihin-beden ayrımını eleştirerek bedenden bağımsız ve ayrı bir zihin olamayacağını ve zihinsel kapasiteleri bilmenin ancak bedensel ipuçları yoluyla mümkün olacağını savunan çözümleyici felsefe geleneğine mensup bir filozoftur.”
Yukarıdaki açıklamaya göre aşağıdaki hangi filozoftan bahsetmektedir?
Yukarıdaki açıklamaya göre aşağıdaki hangi filozoftan bahsetmektedir?
Seçenekler
A
René Descartes
B
Freud
C
Franz Brentano
D
Gilber Ryle
E
Aristoteles
Açıklama:
Gilber Ryle 19. yüzyılda Descartes’ın zihin-beden ayrımını eleştirerek bedenden bağımsız ve ayrı bir zihin olamayacağını ve zihinsel kapasiteleri bilmenin ancak bedensel ipuçları yoluyla mümkün olacağını savunan çözümleyici felsefe geleneğine mensup bir filozoftur.
Soru 47
Aşağıdaki flozoflardan hangisi modern felsefede ikicilik (düalizm) akımının öncüsü olmuştur?
Seçenekler
A
Rene Descartes
B
Freud
C
Franz Brentano
D
Gilber Ryle
E
Aristoteles
Açıklama:
Rene Descartes modern felsefede ikicilik (düalizm) akımının öncüsü olmuştur.
Soru 48
“ Öyle görünüyor ki uzamsal olmama ölçütü, ancak ………...zihin beden ayrımı kabul edilirse işe yaramaktadır. “
Yukarıda boşluk bırakılan kısma aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Yukarıda boşluk bırakılan kısma aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Seçenekler
A
Fizikalizm
B
Epistemolojik
C
Bilinç
D
Kartezyen
E
Ontoloji
Açıklama:
“ Öyle görünüyor ki uzamsal olmama ölçütü, ancak Kartezyen zihin beden ayrımı kabul edilirse işe yaramaktadır. “
Soru 49
- Zihin beden sorunu
- Kendiliğin doğası
- Zihin ve gerçeklik ilişkisi
- Bilinç
- İnanç
Seçenekler
A
I, II, III
B
II, III, IV, V
C
III, IV, V
D
I, II ,IV
E
I, II, III, IV, V
Açıklama:
Verilen kavramların hepsi zihin felsefesi kapsamına girer ve bu disiplin içerisinde araştırılır.
Soru 50
Zihnin nasıl oluştuğu ile zihin ve gerçeklik arasındaki ilişkinin araştırılması gibi konulardaki araştırmaları nedeniyle zihin felsefesi ile örtüşen disiplin aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Dil felsefesi
B
Din felsefesi
C
Etik
D
Metafizik
E
Hukuk felsefesi
Açıklama:
Metafizikle zihin felsefesi, özellikle zihin ve gerçekliğin doğası hususunda kesişir. Zihnin nasıl oluştuğu, zihin ve gerçeklik arasındaki ilişkinin doğası hakkındaki sorularla bağlantılıdır.
Soru 51
Zihnin üç temel kapasitesi hangi seçenekte doğru verilmiştir?
Seçenekler
A
Biliş, duylanım ve istenç
B
Zihin, inanç ve bilinç
C
Beden, zihin ve psikoloji
D
Dil, din ve etik
E
Varoluş, acı ve haz
Açıklama:
Zihnin üç temel kapasiteye sahip olduğunu söyleyebiliriz; bunlar “biliş” (bilme), “duygulanım” (duygular) ve “istenç” (isteme) olarak sıralanabilir. Her bir zihinsel kapasite farklı zihinsel olguları barındırır. Biliş içsel ve dışsal bilgi kaynaklarını, her türlü bilme edimini içerir. Duygulanım bedensel duyumlar, duygu ve hisler kadar kişilik özelliklerini de barındırır. İstenç alanı, bir eyleyici olarak, öznenin sahip olduğu arzular, güdüler, kararlar, niyetler, çabalamalar, eylemeler, yapar gibi görünmeler gibi, edimler ve davranış özellikleridir.
Soru 52
Salt bir uyanık olma durumu anlamına gelen ve kendi kendinin farkında olmayı, kendilik bilincine kadar giden farklı zihinsel durumları ifade etmekte kullanılan terim nedir?
Seçenekler
A
Zihin
B
Bilinç
C
İnanç
D
Bireysellik
E
Öznellik
Açıklama:
Bilinç kavramı salt bir uyanık olma durumunun yanı sıra kendi kendinin farkında olmayı, kendilik bilincin kadar giden farklı zihinsel durumları ifade etmekte kullanılır.
Soru 53
Zihin felsefesi açısından öznellik nasıl tanımlanır?
Seçenekler
A
Var olma durumu
B
Bilginin her birey için farklı olması
C
Bir birey olmak
D
Deneyim yaşayabilme kapasitesi
E
Kendinin bilincinde olma durumu
Açıklama:
Zihin felsefesi açısından öznellik yani özne olmak, deneyim yaşayabilme kapasitesine sahip olmak demektir.
Soru 54
Kendi kendisinin bilincinde olan bir bireyin durumu nasıl adlandırılır?
Seçenekler
A
Kendilik
B
Öznellik
C
Bireysellik
D
Özdeşlik
E
Çelişmezlik
Açıklama:
Kendilik kendi kendisinin bilincinde olan bir bireyin durumunu ifade eder. Yani bir kendilik, bir birey olduğunun bilincinde olan bir bireydir.
Soru 55
Fizik biliminin dilini bütün öteki bilimlere uygun evrensel bir dil haline getirmek isteyen öğretiye ne ad verilir?
Seçenekler
A
Vitalizm
B
Rölativizm
C
Fizikalizm
D
Realizm
E
Hümanizm
Açıklama:
Fizik biliminin dilini bütün öteki bilimlere uygun evrensel bir dil haline getirmek isteyen öğretiye fizikalizm adı verilir. Fizikalizm gerçek dünyada fiziksel olgu ve olayların dışında bir şeyin var olduğunu reddeder.
Soru 56
Aşağıdaki durumlardan hangisi zihinsel bilginin yanılmazlık ve kişiye özel olma özelliği ile açıklanabilir?
Seçenekler
A
Bir kişinin, kaşınanın başkası değil kendisi olduğunu anlayabilmesi
B
Aynı odada duran iki farklı kişinin aynı sesi duyabilmesi
C
Bir kişinin dışarıda yağan yağmurun sesini duyması
D
Doktorun ağrısı olan bir kişinin hastalığını tespit etmesi
E
Hastasının dişindeki çürüğü gören doktorun hastanın dişinin ağrıdığını düşünmesi
Açıklama:
Zihinsellikle bağlantılı bilgisel özelliklerden birisi kişinin sahip olduğu mevcut zihinsel durumların “yanılmaz” ve “kişinin kendisi için özel” olduğudur. Zihinsel olaylar veya en azından acı, ağrı ya da diğer duyumlar söz konusu olduğunda, kişi onları deneyimleyenin kendisi mi yoksa başkası mı olduğu konusunda hata yapmaz. Zihinsel olayların, kişinin kendisi için, özel olmasının temelinde bu fikir vardır. Bir kişinin, kaşınanın başkası değil kendisi olduğunu anlayabilmesi bilginin yanılmaz ve kişinin kendisine özel olma özelliği ile açıklanabilir.
Soru 57
Zihinsel olanın var olmayabilen bir nesnesinin ve içeriğinin olması ya da bir nesneye yönelmiş olması özelliğine ne ad verilir?
Seçenekler
A
Uzlamsallık
B
Yönelimsellik
C
Öznellik
D
Kendilik
E
Bireysellik
Açıklama:
Zihinsel olanın var olmayabilen bir nesnesinin ve içeriğinin olması ya da bir nesneye yönelmiş olması özelliğine “yönelimsellik” adı verilir.
Soru 58
17. yüzyılda yaşamış olan, modern felsefede düalizm akımının öncüsü sayılan ve zihinsel olanı özsel olarak düşünürken maddesel olanı da özsel olarak, uzamsal bir şey olarak ayıran düşünür kimdir?
Seçenekler
A
Plato
B
René Descartes
C
Immanuel Kant
D
John Locke
E
Baruch Spinoza
Açıklama:
17. yüzyılda yaşayan René Descartes zihinsel olanı özsel olarak düşünürken maddesel olanı da özsel olarak, uzamsal bir şey olarak ayırmıştır. René Descartes zihinsel ve fiziksel olan arasında yapmış olduğu bu ayrımla modern felsefede ikicilik (düalizm) akımının öncüsü olmuştur.
Ünite 2
Soru 1
Aşağıdakilerden hangisi Sokrates öncesi Antik Yunan düşüncesinde var olan birbirine paralel iki düşünme biçiminden biridir?
Seçenekler
A
Mistik
B
Antik
C
Egzotik
D
Otantik
E
Gotik
Açıklama:
Sokrates öncesi Antik Yunan düşüncesine baktığımızda, birbirine paralel iki düşünme biçimiyle karşılaşırız. Bunlardan birincisi ilk örneklerini doğa filozoflarında gördüğümüz, doğalcı bilimsel yaklaşımdır. İkincisi, Antik Çağın genel düşünme sistemine egemen olan mistik yaklaşımdır.
Soru 2
Antik Yunan'da, şair Homeros'un yazdığı varsayılan, Truva Savaşı'nı anlatan büyük destan aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Odyssesus
B
İlyada
C
Thales
D
Troya
E
Sofiste
Açıklama:
Antik Yunan'da, şair Homeros'un yazdığı varsayılan, Truva Savaşı'nı anlatan büyük destan İlyada dır.
Soru 3
Miletli düşünürlerin maddeci felsefesini sürdürerek her şeyin değiştiği evrende değişmeyen bir düzen olduğunu savunan, değişmeyen düzenin ve varlığın temelini ateşte bulan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sokrates
B
Descartes
C
Herakleitos
D
Aristoteles
E
Platon
Açıklama:
Miletli düşünürlerin maddeci felsefesini sürdürerek her şeyin değiştiği evrende değişmeyen bir düzen olduğunu savunan, değişmeyen düzenin ve varlığın temelini ateşte bulan düşünür Herakleitos dur.
Soru 4
Aşağıdakilerden hangisi Miletli düşünürlerle aynı düşünürlerle aynı doğrultuda, varlığın özünün tek bir cevherde bulunduğunu savunmuştur?
Seçenekler
A
Elealılar
B
Sofistler
C
Kartezyen
D
Yapısalcılar
E
İşlevselciler
Açıklama:
Miletli düşünürlerle aynı düşünürlerle aynı doğrultuda, varlığın özünün tek bir cevherde bulunduğunu savunmuştur düşünür Elealılar dır.
Soru 5
Aşağıdaki düşünürlerden hangisi nesneler dünyasındaki tüm değişimleri, duyusal izlenimlerimizin hakikatini, bir değil, birçok var olanın oluşu düşüncesinden hareketle devinim ve çokluk varsayımını devam ettirmiştir?
Seçenekler
A
Anaksagoras
B
Empedokles
C
Descartes
D
Aristoteles
E
Sokrates
Açıklama:
Nesneler dünyasındaki tüm değişimleri, duyusal izlenimlerimizin hakikatini, bir değil, birçok var olanın oluşu düşüncesinden hareketle devinim ve çokluk varsayımını devam ettiren düşünür Anaksagoras dır.
Soru 6
Aşağıdaki terimlerden hangisi Yunanca tin, zekâ, akıl, us, zihin anlamlarına gelir?
Seçenekler
A
İdea
B
Nous
C
Töz
D
Priori
E
Kuram
Açıklama:
Nous, Yunanca tin, zekâ, akıl, us, zihin anlamlarına gelir.
Soru 7
Aşağıdakilerden hangisi evrenin tamamen boşluktan ve nesneleri şekillendirmek üzere bir araya gelmiş atom adı verilen özlerden oluştuğunu ileri süren maddeci bir görüştür?
Seçenekler
A
Usçuluk
B
Varoluşçuluk
C
Atomculuk
D
Yapısalcılık
E
İşlevselcilik
Açıklama:
Atoculuk, evrenin tamamen boşluktan ve nesneleri şekillendirmek üzere bir araya gelmiş atom adı verilen özlerden oluştuğunu ileri süren maddeci bir görüştür.
Soru 8
Nesnelerin bizim içimizde belli idealar üretme güçleri aşağıdakilerden hangisi ile adlandırılır?
Seçenekler
A
Nesnelik
B
Öznelik
C
Nicelik
D
Nitelik
E
Önemlilik
Açıklama:
Nesnelerin bizim içimizde belli idealar üretme güçleri nitelik olarak adlandırılır.
Soru 9
Bir bütün olarak bakıldığında aşağıdakilerden hangisinin felsefesi, akıl ve madde, Tanrı ve dünya ile ruh ve beden arasında kesin bir şekilde tanımlanmış bir düalizme dayanan akılcı bir felsefedir?
Seçenekler
A
Aristoteles
B
Thales
C
Sokrates
D
Platon
E
Descartes
Açıklama:
Bir bütün olarak bakıldığında Platon'un felsefesi, akıl ve madde, Tanrı ve dünya ile ruh ve beden arasında kesin bir şekilde tanımlanmış bir düalizme dayanan akılcı bir felsefedir.
Soru 10
Aşağıdakilerden hangisi bilgiyi ve kanıyı sürekli olarak birbirinden ayırır ve bunu ruhun birbirinden farklı üç işlevine bağlar?
Seçenekler
A
Parmenides
B
Platon
C
Aristoteles
D
Demokritos
E
Pythagoras
Açıklama:
Platon bilgiyi ve kanıyı sürekli olarak birbirinden ayırır ve bunu ruhun birbirinden farklı üç işlevine bağlar.
Soru 11
I. Psyche II. Thumos III. Phren IV. Arkhe
Yukarıda verilen terimlerden hangisi/hangileri Antikçağ'da 'yürek' anlamında kullanılmıştır?
Yukarıda verilen terimlerden hangisi/hangileri Antikçağ'da 'yürek' anlamında kullanılmıştır?
Seçenekler
A
I ve II
B
II ve III
C
III ve IV
D
Yalnız II
E
Yalnız III
Açıklama:
Çağdaş zihin kuramlarını anlayabilmek ve değerlendirebilmek için bu görüşlerin Antik kökenlerine bakmak gereklidir.
Thumos kelimesi İlyada’da sadece hareket ya da uyarılma anlamındadır. Ama aynı zamanda thumos sanki kişinin kalbi ya da yüreği gibidir. Benzer anlamda kullanılan bir başka kelime de hemen her zaman anatomik olarak diyaframda konumlandırılan phren kelimesidir.
Thumos kelimesi İlyada’da sadece hareket ya da uyarılma anlamındadır. Ama aynı zamanda thumos sanki kişinin kalbi ya da yüreği gibidir. Benzer anlamda kullanılan bir başka kelime de hemen her zaman anatomik olarak diyaframda konumlandırılan phren kelimesidir.
Soru 12
Aşağıdaki ifadelerden hangisi doğa filozoflarının zihinle ilgili düşüncelerinden birisi olarak kabul edilemez?
Seçenekler
A
Varlığın özünün ne olduğuna açıklık getirmeye çalışmışlardır.
B
Aklı evrenin yapısında bulunan bir durumsallık olarak kabul etmişlerdir.
C
İnsanı kendine özgü akıl sahibi bir varlık olarak görmemişlerdir.
D
İnsanın bilme yetisini doğaya müdahale olanağı sağlayan bir araç olarak düşünmemişlerdir.
E
Aklın sadece insan zihninin özel bir yetisi olmadığı düşüncesini savunmuşlardır.
Açıklama:
Doğa filozofları, insanın antropolojisini, doğanın yapısında var olan logos’a ait niteliklerle açıklamışlardır. Bu nedenle doğa filozofları, doğa felsefesinden bağımsız bir insan felsefesi geliştirmemişlerdir.
Varlığın özünün sorgulanması zihin felsefesi ile ilgili değildir. Varlık felsefesi ile ilgilidir.
Varlığın özünün sorgulanması zihin felsefesi ile ilgili değildir. Varlık felsefesi ile ilgilidir.
Soru 13
Doğa filozofları içinde, insana akılcı bir varlık olarak akışın içinde anlam yükleyen ilk düşünür kimdir?
Seçenekler
A
Thales
B
Anaksimenes
C
Herakleitos
D
Anaximandros
E
Parmenides
Açıklama:
İnsanı evrensel ilke (logos) ile akılcı bir ilişki içinde düşünen, insan aklını araştırma nesnesi yapan düşünür de Herakleitos'dur.
Herakleitos, doğa filozofları içinde, insana akılcı bir varlık olarak akışın içinde anlam yükleyen ilk düşünürdür.
Herakleitos, doğa filozofları içinde, insana akılcı bir varlık olarak akışın içinde anlam yükleyen ilk düşünürdür.
Soru 14
Sadece mantıkla varlığın bir ve tek olduğunun anlaşılabileceğini vurgulamış olan doğa filozofu kimdir?
Seçenekler
A
Parmenides
B
Anaksimenes
C
Anaksimandros
D
Herakleitos
E
Thales
Açıklama:
Parmenides’in varlığın mükemmel bir bütün, yani bir ve tek olarak salt düşünmeyle kavranılabileceği görüşü, ilerde Platon’un idealar kuramını geliştirmesinde rol oynayacaktır.
Parmenides’in şiirlerinde tanrıça Parmenides’e duyularından çok mantığı izlemesini çünkü, sadece mantıkla varlığın bir ve tek olduğunun anlaşılabileceğini vurgular.
Parmenides’in şiirlerinde tanrıça Parmenides’e duyularından çok mantığı izlemesini çünkü, sadece mantıkla varlığın bir ve tek olduğunun anlaşılabileceğini vurgular.
Soru 15
I. Tin II. Zeka III. Akıl IV. Us V. Zihin
Yukarıda verilen anlamlardan hangileri 'nous' kavramına ilişkindir?
Yukarıda verilen anlamlardan hangileri 'nous' kavramına ilişkindir?
Seçenekler
A
II, III, V
B
III, IV, V
C
II, V
D
I, II, III, IV
E
I, II, III, IV, V
Açıklama:
Anaksagoras, evrendeki uyumu ve düzeni sağlamak üzere, Herakleitosçu her yere sinen ve her yere yayılan evrensel akıl ve ateş yerine, yalnız geçmişi ve şimdiyi bilmekle kalmayıp, aynı zamanda, gelecekte olup bitecekleri de kuşatan zihinsel bir gücü geçirmiştir.
Nous Yunanca tin, zeka, akıl, us, zihin anlamlarına gelir. Başlangıçlarından itibaren hem Yunan mitolojisinde hem de felsefesinde evrende düzenleyici bir ilke arayışının ürünü olarak Anaksagoras tarafından ortaya atılmıştır.
Nous Yunanca tin, zeka, akıl, us, zihin anlamlarına gelir. Başlangıçlarından itibaren hem Yunan mitolojisinde hem de felsefesinde evrende düzenleyici bir ilke arayışının ürünü olarak Anaksagoras tarafından ortaya atılmıştır.
Soru 16
Aşağıda isimleri verilen doğa filozoflarından hangisi bilgiyi öznel bir şey olarak kabul etmiştir?
Seçenekler
A
Herakleitos
B
Demokritos
C
Protagoras
D
Empedokles
E
Anaksagoras
Açıklama:
Protagoras'a göre sadece duyular tarafından algılanan şeyler vardır; duyularla algılanmayan şeylerse töz biçiminde var olamazlar.
Protagoras’a göre bilgi, bilen kişinin algısına dayanır ve özneldir. Şeylerin bilgisini edinebilmek için elimizdeki tek araç duyularımızdır.
Protagoras’a göre bilgi, bilen kişinin algısına dayanır ve özneldir. Şeylerin bilgisini edinebilmek için elimizdeki tek araç duyularımızdır.
Soru 17
Doğa filozofları ve bu filozofların zihin konusuna yaklaşımları göz önüne alındığında aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Pythagorasçı görüş madde dışı zihinsel bir ilkeyi evrenin temelini açıklamakta kullanmıştır.
B
Protagoras bilginin herkesin zihninde farklı şekilde ortaya çıktığını savlamıştır.
C
Demokritos evrendeki düzenleyici ilkeyi "nous" (zihin) kavramıyla açıklamaya çalışmıştır.
D
Parmenides, varolanın niteliklerinin salt düşünme yoluyla irdelenmesi fikrini ortaya atmıştır.
E
İnsanı evrensel ilke (logos) ile akılcı bir ilişki içinde düşünen ilk filozof Herakleitos'dur.
Açıklama:
Doğa filozofları, “aklın sadece insan zihninin özel bir yetisi olduğunu” (Horkheimer; 1994) düşünen günümüz akılcılığından farklı bir akıl anlayışına sahiptiler. Onlarda akıl, gerçekliğin (evrenin) yapısında bulunan bir ilke sorunu, ya da durumsallıktı.
Demokritos'a göre evrenin ilk ilkeleri atomlar ve boşluktur. "Nous" kavramı Anaksogaras ile birlikte ortaya çıkmıştır.
Demokritos'a göre evrenin ilk ilkeleri atomlar ve boşluktur. "Nous" kavramı Anaksogaras ile birlikte ortaya çıkmıştır.
Soru 18
Aşağıda isimleri verilen filozoflardan hangisinin felsefesi, akıl ve madde, Tanrı ve dünya ile ruh ve beden arasında kesin bir şekilde tanımlanmış bir düalizme dayanan akılcı bir felsefedir?
Seçenekler
A
Sokrates
B
Pythagoras
C
Platon
D
Anaksogaras
E
Herakleitos
Açıklama:
Kesin olan, hataya açık olmayan bilgi, Platon’a göre, kalıcı ve mükemmel bir şeyin bilgisi olmalıdır.
Bir bütün olarak bakıldığında Platon’un felsefesi, akıl ve madde, Tanrı ve dünya ile ruh ve beden arasında kesin bir şekilde tanımlanmış bir düalizme dayanan akılcı bir felsefedir.
Bir bütün olarak bakıldığında Platon’un felsefesi, akıl ve madde, Tanrı ve dünya ile ruh ve beden arasında kesin bir şekilde tanımlanmış bir düalizme dayanan akılcı bir felsefedir.
Soru 19
Doğa filozofları insanı ele almaktan çok hangi sorunla ilgilenmişlerdir?
Seçenekler
A
Varlık
B
Ruh
C
Ruh beden ikiliği
D
Tanrı
E
Evren
Açıklama:
Doğa filozofları insanı ele almaktan çok varlık sorunuyla ilgilenmişler
Soru 20
........göre, eğer su evrenin özü olsaydı o zaman maddenin diğer bir unsuru olan ateşi yok etmez, toprağı da ayrıştırmazdı. Su, ateş, hava ve topraktan ibaret olan dört unsur sürekli olarak birbirleriyle çakıştıkları için, ne bu dört unsurdan birinin ne de bunların arasında kalan bir tözün, evrenin temeli olduğunu düşünmemiştir. Yukarıdaki düşünce hangi Milet okulu düşünürüne aittir?
Seçenekler
A
Anaksimandros
B
Thales
C
Anaksimenes
D
Sokrates
E
Empedokles
Açıklama:
Anaksimandros’a göre, eğer su evrenin özü olsaydı o zaman maddenin diğer bir unsuru olan ateşi yok etmez, toprağı da ayrıştırmazdı. Su, ateş, hava ve topraktan ibaret olan dört unsur sürekli olarak birbirleriyle çakıştıkları için, ne bu dört unsurdan birinin ne de bunların arasında kalan bir tözün, evrenin temeli olduğunu düşünmemiştir.
Soru 21
Herakleitos, lego (söylemek, anlatmak, konuşmak) fiilinden türetilen logos terimini fragmanlarda üç temel anlamda kullanır. Aşağıdakilerden hangisi bu 3 anlamın da dışındadır?
Seçenekler
A
Söz
B
Bilgi
C
Yasa
D
İlke
E
Saygınlık
Açıklama:
Herakleitos, lego (söylemek, anlatmak, konuşmak) fiilinden türetilen logos terimini fragmanlarda üç temel anlamda kullanır: (1) söz, söyleme, anlatma ve söylem; (2) yasa, kural ölçü, ilke ve miktar; (3) saygınlık
Soru 22
“Aynı ırmaklara girenlerin üzerinden farklı sular akar; ruhlar nemli olandan buharlaşır” sözü (ırmak argümanı) kime aittir?
Seçenekler
A
Thales
B
Herakleitos
C
Parmenides
D
Anaksimenes
E
Sokrates
Açıklama:
Buharlaşarak bedenden ayrılan ruh (akıl), yeniden bir başka bedende var olarak diyalektik anlamda niteliksel bir değişim geçirir. Herakleitos’un ırmak argümanının anlamı budur: “Aynı ırmaklara girenlerin üzerinden farklı sular akar; ruhlar nemli olandan buharlaşır” (Herakleitos, Fr. 12).
Soru 23
Parmenides’te duyular neye ilişkin bilgi verir?
Seçenekler
A
Duyulara
B
Ruhlara
C
Sayılara
D
Varlığa
E
Var olana
Açıklama:
Parmenides’in şiirlerinde tanrıça Parmenides’e duyularından çok mantığı izlemesini çünkü, sadece mantıkla varlığın bir ve tek olduğunun anlaşılabileceğini vurgular. Duyularsa sadece, şeylerin birbirinden nasıl ayrıldığına ve sayılarına ilişkin bilgi verir.
Soru 24
Anaksagoras’a göre nous aşağıdakilerden hangisi olabilir?
Seçenekler
A
Ruhsal varlık
B
Hem sonlu hem sonsuzdur
C
Yaygın akıl
D
Karmaşık düzen
E
Kaos
Açıklama:
Anaksagoras’a göre, “nous”, “başka türlü anlaşılmayan bir evren için anlaşılır bir taslağı uygulamaya koyan, tümüyle yaygın akıl’dır; bütün şeyleri, onlar olmadan etkileyen maddesel varlıktır”Bu ilkenin işleyişi “düzenleme”, “düzene sokma”, “çekidüzen verme”,”tanzim etme”, “nizam kurma” olarak betimlenir ve “nous” her şeyi, geçmişi, şimdiyi, geleceği bilir “”Nous” sonsuz ve başına buyruktur, hiçbir şeyle karışmamıştır... o her şeyin en incesi ve en arısıdır, şeyler hakkında her çeşit bilgiye sahiptir, en büyük güç ondadır, ruhun sahip olduğu büyük küçük her şeye nous hükmeder”
Soru 25
Demokritos’a göre evrenin ilk ilkeleri aşağıdakilerden hangileridir?
Seçenekler
A
Doğum ve ölüm
B
Kopuş ve devam
C
Oluş ve süreklilik
D
Atomlar ve boşluk
E
Boşluk ve hava
Açıklama:
Demokritos’a göre gerçeklik, büyük oranda boşluktur ve bu boşluğu atom adı verilen ve küçüklükleri nedeniyle tek başlarına algılanamayan, içlerinde boşluk barındırmayan sayısız parçacıklar doldurur. Dolayısıyla evrenin ilk ilkeleri atomlar ve boşluktur.
Soru 26
Platon neyi keşfetmek amacındadır?
Seçenekler
A
Dünya ötesini
B
Tanrı’yı
C
Havanın ruhlarla dolu olduğunu
D
Değişmeyen ve mükemmel nesneler dünyasını
E
Ruhun özüne uygun bir yaşam
Açıklama:
Platon’a göre, kalıcı ve mükemmel bir şeyin bilgisi olmalıdır. Dolayısıyla, sofist Gorgias’ın iddia ettiği gibi, şeylerin bilgisine sahip olmak imkansız değilse duyumun geçici, değişen nesnelerinin ötesinde, değişmeyen ve mükemmel nesneler dünyası olmalıdır; filozofun amacı da bu dünyayı keşfetmektir.
Soru 27
Platon’a göre, ezeli ebedi, zorunlu ve akıl yoluyla bilinebilir varlıklara dayanan gerçek bilgi nedir?
Seçenekler
A
Nous
B
Doksa
C
Gerçeklik
D
Episode
E
Episteme
Açıklama:
Platon’a göre, ezeli ebedi, zorunlu ve akıl yoluyla bilinebilir varlıklara dayanan gerçek bilgi epistemedir.
Soru 28
Sokrates’in ruhun ölümsüzlüğü üzerine ve Cebes ve Simmias adlı iki Atina’lı dostunun karşıt görüşlerini çürütmek üzere sunduğu kanıtlamalardan oluşur. Platon bu diyaloğunda, düalist felsefesini esas olarak üç ana argüman çerçevesinde serimler. Yukarıda hangi eserden bahsedilmektedir?
Seçenekler
A
Menon
B
Sokrates’in Savunması
C
Phaidros
D
Platon Söyleşi
E
Phaidon diyaloğu
Açıklama:
Phaidon diyaloğu, Sokrates’in ruhun ölümsüzlüğü üzerine ve Cebes ve Simmias adlı iki Atina’lı dostunun karşıt görüşlerini çürütmek üzere sunduğu kanıtlamalardan oluşur. Platon bu diyaloğunda, düalist felsefesini esas olarak üç ana argüman çerçevesinde serimler.
Soru 29
Aşağıda verilen kavramlardan hangisi Platon'un felsefesinde bilimsel düşünce ya da gerçek bilgi anlamına gelir?
Seçenekler
A
Nous
B
Episteme
C
Doxa
D
Aistesis
E
İdea
Açıklama:
Platon ideaların ya da formların bilgisini (episteme) elde etmekte duyuların rolünü tamamen yadsımıştır. Çünkü; ona göre, kişi duyular yoluyla algıladığı şeyleri gerçek sanmaktadır.
Platon Devlet’in V. Kitabında bilgiyi (episteme) ve kanıyı (doksa) sürekli olarak birbirinden ayırır ve bunu ruhun birbirinden farklı üç işlevine bağlar. Ruhun aşağı bölümü duyumla ilgilidir (aistesis) ve duyum dünya zevklerine açılma eğilimindedir. Ruhun orta katı kanı (doksa) katıdır, bu düzeyde ruh yanılmaya eğilimlidir. En üst bölüm ruhun ölümsüz yanı olan nous’tur ve bilimsel düşüncenin ya da gerçek bilginin (episteme) ortamıdır.
Platon Devlet’in V. Kitabında bilgiyi (episteme) ve kanıyı (doksa) sürekli olarak birbirinden ayırır ve bunu ruhun birbirinden farklı üç işlevine bağlar. Ruhun aşağı bölümü duyumla ilgilidir (aistesis) ve duyum dünya zevklerine açılma eğilimindedir. Ruhun orta katı kanı (doksa) katıdır, bu düzeyde ruh yanılmaya eğilimlidir. En üst bölüm ruhun ölümsüz yanı olan nous’tur ve bilimsel düşüncenin ya da gerçek bilginin (episteme) ortamıdır.
Soru 30
I. Herakleitos II. Parmenides III. Pythagoras
Yukarıda isimleri verilen doğa filozoflarından hangisi/hangileri Platon'un felsefesini etkilemiştir?
Yukarıda isimleri verilen doğa filozoflarından hangisi/hangileri Platon'un felsefesini etkilemiştir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
Yalnız III
D
I, II ve III
E
II ve III
Açıklama:
Antik Yunanda, sistematik felsefe anlayışının ilk temsilcisi olarak kabul edilen Platon’un felsefesinin temelinde, duyularımızla bildiğimiz dünyanın, tam olarak gerçekliğinin olmadığı inancı yatar.
Platon’un felsefi görüşlerinin şekillenmesinde evrende, süre giden değişime rağmen değişmeyen bir töz olduğu görüşünü ileri süren Herakleitos‘un ve duyum dünyasının görünüşten ibaret olduğunu ileri süren Elealı Parmenides’in etkisi büyüktür.
Pythagorasçıların ruhun tanrısallığını, ölümsüzlüğünü, bedenin de kirliliğini vurgulaması, dolayısıyla da ölümü ruhun kurtuluşu olarak yorumlaması, Platon’un etiğini ve psikolojik görüşlerini belirleyen bilgi kuramının temellendiği kaynaktır.
Platon’un felsefi görüşlerinin şekillenmesinde evrende, süre giden değişime rağmen değişmeyen bir töz olduğu görüşünü ileri süren Herakleitos‘un ve duyum dünyasının görünüşten ibaret olduğunu ileri süren Elealı Parmenides’in etkisi büyüktür.
Pythagorasçıların ruhun tanrısallığını, ölümsüzlüğünü, bedenin de kirliliğini vurgulaması, dolayısıyla da ölümü ruhun kurtuluşu olarak yorumlaması, Platon’un etiğini ve psikolojik görüşlerini belirleyen bilgi kuramının temellendiği kaynaktır.
Soru 31
I. Thales’den başlayarak Miletli düşünürler zihin ve bedenin birbirinden ayrı olduğu düşüncesini savunmuşlardır.
II. Pythagorascılar doğu mistisizmini Yunan dünya görüşünü oluşturan, bugün “bilimsel” diye adlandırılabilecek anlayışla birleştirmişlerdir.
III. Özellikle Antikçağa ait ilk yazılı eserlerden biri olan İlyada’yı incelediğimizde, İlyada’da bugün anladığımız anlamda bir zihin tasarımının olduğunu görmekteyiz.
Yukarıdaki ifadelerden hanigisi veya hangileri doğrudur?
II. Pythagorascılar doğu mistisizmini Yunan dünya görüşünü oluşturan, bugün “bilimsel” diye adlandırılabilecek anlayışla birleştirmişlerdir.
III. Özellikle Antikçağa ait ilk yazılı eserlerden biri olan İlyada’yı incelediğimizde, İlyada’da bugün anladığımız anlamda bir zihin tasarımının olduğunu görmekteyiz.
Yukarıdaki ifadelerden hanigisi veya hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız II
B
I ve II
C
I ve III
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Thales’den başlayarak Miletli düşünürler zihin ve bedenin birbirinden ayrı olmadığı düşüncesini savunmuşlardır. Pythagorascılar ise, doğu mistisizmini Yunan dünya görüşünü oluşturan, bugün “bilimsel” diye adlandırılabilecek anlayışla birleştirmişlerdir. Özellikle Antikçağa ait ilk yazılı eserlerden biri olan İlyada’yı incelediğimizde, İlyada’da bugün anladığımız anlamda bir zihin tasarımının olmadığını görürüz. Doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 32
I. İlyada’da zihin kavramı doğrudan değil, ama bilinç sahibi bir insanın Tanrı’larla ilişkisi çerçevesinde ele alınır.
II. Homeros’un diğer destanı Odysseia ise İlyada’nın aksine Odysseus’un dillere
destan “tanrılara denk” aklı, yani bilinçli bir zihin tasarımı üzerine kurulmuştur.
III. Odysseus’un metis ya da phren ile nitelenen düşün yetisinde, bugün akıl ve zeka dediğimizden başka, bir de bilinç kavramı vardır.
Yukarıdaki ifadelerin hangisi ya da hangileri doğrudur?
II. Homeros’un diğer destanı Odysseia ise İlyada’nın aksine Odysseus’un dillere
destan “tanrılara denk” aklı, yani bilinçli bir zihin tasarımı üzerine kurulmuştur.
III. Odysseus’un metis ya da phren ile nitelenen düşün yetisinde, bugün akıl ve zeka dediğimizden başka, bir de bilinç kavramı vardır.
Yukarıdaki ifadelerin hangisi ya da hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız III
B
I ve II
C
I ve III
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Homeros'un bu iki eseri ile ilgili bu ifadelerin hepsi doğrudur. Doğru yanıt E seçeneğidir.
Soru 33
Anaximandros'a göre varolan her şeyin ilkesi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
hava
B
su
C
apeiron
D
ateş
E
dört element
Açıklama:
Anaximandros'un eserlerinden günümüze tek bir cümle kalmıştır: “Varolanın temeli, ilkesi apeirondur (sınırsız) fakat meydana gelen değil mi ki ortaya çıkmıştır, zorunlu olarak oluştuğu unsurlara geri dönecektir, zira şeyler birbirlerine, zamanın düzenine göre kararlaştırıldığı şekilde haksızlıkların tazminini ve kefaretini öderler.” Doğru yanıt C seçeneğidir.
Soru 34
Şeylerin arasında hüküm süren karşıtlığın, evrendeki büyük uyumun da ilkesi olduğunu savunarak; bu değişmeyen uyumlu düzenin ve varlığın temelini ateş olarak gösteren pre-Sokratik düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Thales
B
Anaximandros
C
Anaximenes
D
Herakleitos
E
Parmenides
Açıklama:
Bahsedilen iddiaları ortaya atan pre-Sokratik düşünür Herakleitos'tur. Doğru yanıt D seçeneğidir.
Soru 35
Varlık değişmeyen, ebedi, zaman dışı olandır. Bir olan (varlık), doğmamıştır, yok olmayacaktır, değişmez, sonu yoktur, sarsılmazdır. Var olan meydana gelmiş bir şey olsaydı var olmayan, bir şeyden meydana gelmiş olacaktır. Yok olsaydı yerine, bir var olmayanın geçmesi gerekecektir. Dolayısıyla değişmeden söz edilmez. Çünkü; değişme de kısmen yok olmadır. Bir, bölünebilir de değildir, çünkü eğer bölünebilirse parçaları arasına, bir olmayanın girmesi gerekir.
Yukarıda ifade edilen görüşler aşağıdakilerden hangisine ait olabilir?
Yukarıda ifade edilen görüşler aşağıdakilerden hangisine ait olabilir?
Seçenekler
A
Herakleitos
B
Parmenides
C
Anaximenes
D
Anaximandros
E
Thales
Açıklama:
Görüşleri özetlenenmonist (tekçi) düşünür Parmenides'tir. Doğru yanıt B seçeneğidir.
Soru 36
........ Yunanca tin, zeka, akıl, us, zihin anlamlarına gelir. Başlangıçlarından itibaren hem Yunan mitolojisinde hem de felsefesinde evrende düzenleyici bir ilke arayışının ürünü olarak Anaksagoras tarafından ortaya atılmıştır.,
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Seçenekler
A
Aletheia
B
Arkhe
C
Nous
D
Logos
E
Ousia
Açıklama:
Bahsi geçen kavram nous kavramıdır. Doğru yanıt C seçeneğidir.
Soru 37
“İnsan her şeyin ölçüsüdür; var olan şeylerin varlıklarının ve olmayan şeylerin varolmadıklarının” cümlesiyle bilginin öznelliğini savunan ünlü sofist aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Protagoras
B
Sokrates
C
Thales
D
Demokritos
E
Herakleitos
Açıklama:
Protagoras’a göre, herkesin deneyimi kişisel, kendine özgü olduğu, kişi yaşlandıkça değiştiği için, ne kadar insan varsa en az o kadar da dünya vardır. Hakikat başlıklı kitabının ilk cümlesinde söylediği ünlü ifadesiyle: “İnsan her şeyin ölçüsüdür; var olan şeylerin varlıklarının ve olmayan şeylerin varolmadıklarının”. Doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 38
Bu görüşe göre ruh ölümsüzdür. Ölümsüz ruhun sürekli hareket halinde olması yaşamın temel ilkesidir. Ruhun bedenle ilişkisine bağlı olarak bir sonraki
hayatta, içine gireceği bedenler değişecektir. Hayatı boyunca yaptığı iyi ve kötü
eylemle göre, bir adam tekrar bir adam, bir kadın, bir at, bir böcek veya herhangi
bir başka hayvan olarak dünyaya gelebilir. Ruhun özüne uygun bir yaşam, daha
üst düzeyde, yeniden dünyaya gelmeyle ödüllendirilir.
Yukarıda bahsedilen görüş aşağıdakilerden hangisi olabilir?
hayatta, içine gireceği bedenler değişecektir. Hayatı boyunca yaptığı iyi ve kötü
eylemle göre, bir adam tekrar bir adam, bir kadın, bir at, bir böcek veya herhangi
bir başka hayvan olarak dünyaya gelebilir. Ruhun özüne uygun bir yaşam, daha
üst düzeyde, yeniden dünyaya gelmeyle ödüllendirilir.
Yukarıda bahsedilen görüş aşağıdakilerden hangisi olabilir?
Seçenekler
A
Aristotelesçilik
B
Adcılık
C
Atomculuk
D
Tekçilik
E
Pythagorasçılık
Açıklama:
Anlatılan görüş Pythagorasçılara aittir. Doğru yanıt E seçeneğidir.
Soru 39
Platon’un Menon diyaloğu erdemin öğretilip öğretilemeyeceği üzerinedir. Sokrates Menon’un daha önce geometrinin adını bile duymamış kölesine sorular sorup sadece verdiği cevaplardaki yanlış yerleri söyleyerek geometri problemleri çözdürür. Köle bu problemleri küçük yönlendirmelerle kolaylıkla çözer.
Yukarıdaki ifade dikkate alındığında, Platon, Menon adlı eserde aşağıdakilerden hangisini savunmuştur?
Yukarıdaki ifade dikkate alındığında, Platon, Menon adlı eserde aşağıdakilerden hangisini savunmuştur?
Seçenekler
A
Bilginin mümkün olmadığını
B
Bilginin doğuştan geldiğini
C
Bilginin temelinde deneyimin olduğunu
D
Bilginin ancak nesnelerin bilgisi olduğunu
E
Geometrinin tek geçerli bilgi olduğunu
Açıklama:
Platon’un Menon diyaloğu erdemin öğretilip öğretilemeyeceği üzerinedir. Sokrates Menon’un daha önce geometrinin adını bile duymamış kölesine sorular sorup sadece verdiği cevaplardaki yanlış yerleri söyleyerek bir geometri problemi çözdürür. Böylece bilginin doğuştan geldiğini ispatlamış olur. Sokrates’in köleye geometri problemi çözdürmesi bir anlamda ruhun ölümsüzlüğünün ve bedene girmeden önce idealar aleminde bütün bilgileri edindiğinin kanıtlanmasıdır. Doğru yanıt B seçeneğidir.
Soru 40
Platon'un ruhun ölümsüzlüğü iddiasını ortaya koyduğu Menon diyaloğunda öğrenme ile aşağıdakilerden hangisi ilişkilendirilmiştir?
Seçenekler
A
keşif
B
deneyim
C
pratik yapma
D
anımsama
E
pekiştirme
Açıklama:
Sokrates Kebes’in ağzından “öğrenme anımsamadan başka bir şey değildir” (Menon, 73a) şeklinde Menon diyaloğunun sonucunu verir. Platon, ölü ruhlarının bir başka bedene girmeden önce, bir yerde bulunmaları gerektiği sonucunu, tüm bilgimizin, ruhumuzun bedensel varoluş öncesi tanıdığı ideaları hatırlamasından ibaret olduğu görüşüyle besleyerek, ruhun ölümsüzlüğüne ilişkin argümanı şu şekilde ortaya koyar: “Şimdi hatırladığımız şeyleri başka bir zamanda öğrenmiş olmamıza bu yeni bir delildir. Hem ruhumuz, bir insan bedeniyle birleşmeden önce, bir yerde var olmamış olsaydı bu olamazdı. Bundan ruhun ölümsüz olduğu sonucu çıkar” (Menon, 73a). Doğru yanıt D seçeneğidir.
Soru 41
Aşağıdakilerden hangisi doksa kavramı ile ilgili doğru bir bilgidir?
Seçenekler
A
Ezeli ve ebedi kaynaklardan elde edilir.
B
Duyumlar yolu ile elde edilir.
C
Akla dayalı felsefi bilgidir.
D
Episteme olarak bilinir.
E
Gerçekte var olan idealardan oluşur.
Açıklama:
Platon’a göre, ezeli ebedi, zorunlu ve akıl yoluyla bilinebilir varlıklara dayanan gerçek bilgi epistemedir. Buna karşın kanılar (doksa) duyumlardan geldiği için yanıltıcıdırlar. Kanılara konu olan şeyler değişen, görünüşteki şeyler olduğu için gerçekten bilinemezler. Dolayısıyla kanılar, akla dayalı felsefi bilgiye nazaran daha aşağı konumdadırlar. Platon’a göre, sadece gerçekten var olan, hakiki olan, yani idealar bilinebilir. Platon bilginin düzeylerini zihinsel eylemlerle eşleştirir. Buna göre hayal kurma ve inanç doksa veya kanıya (doksa) aitken ya da düşünme, zihnin hakikatle ilgili bir edimi olarak gerçek bilgiye (episteme) aittir.
Soru 42
İlyada destanı ile ilgili aşağıda yer alan ifadelerden hangileri doğrudur?
I. İlyada Antik Yunan’da, şair Prometheus’un yazdığı varsayılan Truva savaşını anlatan büyük bir destandır.
II. Özellikle Antikçağa ait ilk yazılı eserlerden biri olan İlyada’da bugün anladığımız anlamda bir zihin tasarımının olmadığını görmekteyiz.
III. İlyada’da Sonraları ruh ya da bilinçli zihin anlamına gelen psyche kelimesi çoğu kere kan, can veya nefes gibi yaşamın özüne ilişkin bir anlam taşır.
IV. İlyada’da zihin kavramı doğrudan değil, ama bilinç sahibi bir insanın Tanrı’larla ilişkisi çerçevesinde ele alınır.
V. İlyada’nın kahramanlarının, bugün anladığımız anlamda, özerk bir bilince sahip bireyler olarak davranmak yerine, tanrılara ve kahinlere danışmadan davrandığı görülür.
I. İlyada Antik Yunan’da, şair Prometheus’un yazdığı varsayılan Truva savaşını anlatan büyük bir destandır.
II. Özellikle Antikçağa ait ilk yazılı eserlerden biri olan İlyada’da bugün anladığımız anlamda bir zihin tasarımının olmadığını görmekteyiz.
III. İlyada’da Sonraları ruh ya da bilinçli zihin anlamına gelen psyche kelimesi çoğu kere kan, can veya nefes gibi yaşamın özüne ilişkin bir anlam taşır.
IV. İlyada’da zihin kavramı doğrudan değil, ama bilinç sahibi bir insanın Tanrı’larla ilişkisi çerçevesinde ele alınır.
V. İlyada’nın kahramanlarının, bugün anladığımız anlamda, özerk bir bilince sahip bireyler olarak davranmak yerine, tanrılara ve kahinlere danışmadan davrandığı görülür.
Seçenekler
A
I.II.III
B
II.III.IV
C
III.IV.V
D
I.III.V
E
II.IV.V
Açıklama:
I. Seçenekte yer alan ifade ‘’İlyada Antik Yunan’da, şair Homeros’un yazdığı varsayılan Truva savaşını anlatan büyük bir destandır.’’ ve V. seçenekte yer alan ifade ‘’İlyada’nın kahramanlarının, bugün anladığımız anlamda, özerk bir bilince sahip bireyler olarak davranmak yerine, tanrılara ve kahinlere danışarak davrandığı görülür.’’ olması gerektiğinden yanlıştır. Bu durumda II.III ve IV. Seçeneklerin yer aldığı B doğru cevaptır.
Soru 43
Aşağıdaki kişilerden hangisi ateşi Tanrılardan çalarak insanlara verir ve iktidar gücünün temsilcisi Zeus tarafından cezalandırılarak Kafkas dağının zirvesinde ölüme terk edilir?
Seçenekler
A
Diomedes
B
Akhilleus
C
Homeros
D
Prometheus
E
Herakles
Açıklama:
Prometheus, ateşi Tanrılardan çalarak insanlara verir ve iktidar gücünün temsilcisi Zeus tarafından cezalandırılarak Kafkas dağının zirvesinde ölüme terk edilir. Bir kartal sürekli Prometheus’un ciğerini yer, ciğer yendikçe kendini yeniler. Prometheus’un acısı uzayıp gider. En sonunda Herakles gelip Prometheus’un acılarına son verir. Doğru cevap D’dir.
Soru 44
Doğa filozofları ile ilgili aşağıda yer alan ifadelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Doğa filozofları daha çok insanı ele almış, varlıktan çok insanın sorunuyla ilgilenmişler ve gerçekliğin doğası üzerinde düşünmüşlerdir.
B
Doğa filozofları bilginin kökeni ve doğasına ilişkin sorular sormuştur. “Ne bilebiliriz ve nasıl biliriz?” soruları epistemolojinin yani, bilgi kuramının sorularıdır.
C
Doğa filozofları için, her şeyin çeşitlilik gösterdiği, değiştiği bu evrende oluşun nedenini ve ilkesini bulmak, insan nasıl bilebilir ya da erdem nedir gibi sorulardan çok daha önemli olmuştur.
D
Doğa filozoflarına göre akıl, gerçekliğin (evrenin) yapısında bulunan bir ilke sorunu, ya da durumsallıktı.
E
Doğa filozofları, insanın antropolojisini, doğanın yapısında var olan logos’a ait niteliklerle açıklamışlardır. Bu nedenle, doğa felsefesinden bağımsız bir insan fel- sefesi geliştirmemişlerdir.
Açıklama:
A seçeneği ‘’Doğa filozofları insanı ele almaktan çok varlık sorunuyla ilgilenmişler ve gerçekliğin doğası üzerinde düşünmüşlerdir.’’ Olması gerektiğinden yanlıştır. Bu durumda doğru cevap A’dır.
Soru 45
Aşağıdaki düşünürlerden hangisi, her şeyin akış içinde olduğu” savıyla tanınmış, aynı zamanda Miletli düşünürlerin maddeci (tekçi) felsefesini sürdürerek, her şeyin değiştiği evrende değişmeyen bir düzen olduğunu da savunmuştur?
Seçenekler
A
Thales
B
Herakleitos
C
Empedokles
D
Anaksimenes
E
Sokrates
Açıklama:
Herakleitos her ne kadar Elea okulunu takip etmişse de görüşleri bakımından Miletli düşünürlerle benzerlik gösterir. Her şeyin akış içinde olduğu” savıyla tanınan Herakleitos, aynı zamanda Miletli düşünürlerin maddeci (tekçi) felsefesini sürdüre- rek, her şeyin değiştiği evrende değişmeyen bir düzen olduğunu da savunmuş, bu değişmeyen düzenin ve varlığın temelini de ateşte bulmuştur. Doğru cevap B’dir.
Soru 46
Aşağıdaki düşünürlerden hangisi, Miletli düşünürlerin ilki olarak tanınır?
Seçenekler
A
Anaksimandros
B
Herakleitos
C
Thales
D
Sokrates
E
Parmenides
Açıklama:
Miletli düşünürlerin ilki Thales’tir. Thales, suyu varlığın temeli olarak kabul eder. Suyun gaz, katı madde, sıvı hallerinin hepsini alabildiği düşünüldüğünde bu düşünce akla yakındır. Doğru cevap C’dir.
Soru 47
Aşağıdaki düşünürlerden hangisi Antik Yunan’da ilk kez, duyu organlarıyla algıladığımız görünüşler alemi ve esas gerçeklik alemi arasında bir ayrım yapmıştır?
Seçenekler
A
Thales
B
Sokrates
C
Anaksimandros
D
Anaksimenes
E
Herakleitos
Açıklama:
Herakleitos, Antik Yunan’da ilk kez, duyu organlarıyla algıladığımız görünüşler alemi ve esas gerçeklik alemi arasında bir ayrım yapmıştır. Herakleitos’a göre doğadaki ve görünüşler alemindeki durağanlık, denk ve zıt güçler arasındaki çatışmanın bir sonucudur. Esas gerçeklik aleminin uyumlu niteliği duyularla değil, sadece “logos” aracılığıyla anlaşılabilir. Doğru cevap E’dir.
Soru 48
Nous ile ilgili aşağıda verilen ifadelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Nous, Yunanca tin, zeka, akıl, us, zihin anlamlarına gelir.
B
Hem Yunan mitolojisinde hem de felsefesinde evrende düzenleyici bir ilke arayışının ürünü olarak Anaksagoras tarafından ortaya atılmıştır.
C
Nous her şeyi, geçmişi, şimdiyi, geleceği bilir.
D
Nous sessiz, sakin ve uyumlu olup, hiçbir şeye karışmaz.
E
En büyük güç ondadır, ruhun sahip olduğu büyük küçük her şeye nous hükmeder.
Açıklama:
D seçeneğinde yer alan ifade ‘’Nous sonsuz ve başına buyruktur, hiçbir şeye karışmamıştır.’’ olması gerektiğinden yanlıştır. Buna göre doğru cevap D’dir.
Soru 49
Demokritos’un Atomculuğu ile ilgili aşağıda yer alan ifadelerden hangileri doğrudur?
I. Atomculuk maddeci bir görüştür ve evrenin tamamen boşluktan ve nesneleri şekillendirmek üzere bir araya gelmiş atom adı verilen özlerden oluştuğunu ileri sürer.
II. MÖ. 5. yüzyılda Leukippos tarafından ortaya atılmış ve Demokritos tarafından geliştirilmiştir.
III. Şeylerin nitelikleri ve değişimleri ancak onları meydana getiren atomların biraya gelmeleri yani pıhtılaşmaları ya da birbirinden ayrılıp dağılmaları ile açıklanabilir.
IV. Ruh atomlardan yapılmıştır, ancak ruhu oluşturan atomlar beden atomlarından daha stabil ve hareketsizdirler. Eğer ruh atomları kaçar ve dağılırsa, o zaman yaşlanırız.
I. Atomculuk maddeci bir görüştür ve evrenin tamamen boşluktan ve nesneleri şekillendirmek üzere bir araya gelmiş atom adı verilen özlerden oluştuğunu ileri sürer.
II. MÖ. 5. yüzyılda Leukippos tarafından ortaya atılmış ve Demokritos tarafından geliştirilmiştir.
III. Şeylerin nitelikleri ve değişimleri ancak onları meydana getiren atomların biraya gelmeleri yani pıhtılaşmaları ya da birbirinden ayrılıp dağılmaları ile açıklanabilir.
IV. Ruh atomlardan yapılmıştır, ancak ruhu oluşturan atomlar beden atomlarından daha stabil ve hareketsizdirler. Eğer ruh atomları kaçar ve dağılırsa, o zaman yaşlanırız.
Seçenekler
A
Yalnız I ve II
B
Yalnız III ve IV
C
I.II.III
D
I.III.IV
E
I.II.IV
Açıklama:
IV. Seçenekte yer alan ifade ‘’Ruh atomlardan yapılmıştır, ancak ruhu oluşturan atomlar beden atomlarından daha uçucu ve hareketlidirler. Eğer ruh atomları kaçar ve dağılırsa, o zaman ölürüz.’’ olmalıdır. Bu duruma göre seçenek yanlıştır ve doğru cevap I.II.III. seçeneğin yer aldığı C’dir.
Soru 50
Aşağıdakilerden hangisi Platon'u veya felsefesini tanımlamaz?
Seçenekler
A
Antik Yunanda, sistematik felsefe anlayışının ilk temsilcisi olarak kabul edilen Pla- ton’un felsefesinin temelinde, duyularımızla bildiğimiz dünyanın, tam olarak ger- çekliğinin olmadığı inancı yatar.
B
Bir bütün olarak bakıldığında Platon’un felsefesi, akıl ve madde, Tanrı ve dünya ile ruh ve beden arasında kesin bir şekilde tanımlanmış bir düalizme dayanan hayalci bir felsefedir.
C
Platon’a göre, ezeli ebedi, zorunlu ve akıl yoluyla bilinebilir varlıklara dayanan gerçek bilgi epistemedir.
D
Platon’a göre Sofistler, sadece Herakleitos’un sürekli değişen duyular dünyasıyla ilgili oldukları için hakikati keşfedemezler. Oysa bilginin özü değişmezliktir.
E
Platon’a göre öncesiz olan gerçektir, değişen şeyler de görünüştür. Gerçek gerçekliklerin, yani ideaların (formların) dünyası düşünülür ve ancak akılla, yani zihinle kavranabilir.
Açıklama:
B seçeneğindeki ifade içerisinde yer alan hayalci sözcüğü Platon’un felsefesini yansıtmaz çünkü Platon’un felsefesi hayalci değil akılcıdır. İfade doğru olarak şu şekilde yazılmalıydı, ‘’Bir bütün olarak bakıldığında Platon’un felsefesi, akıl ve madde, Tanrı ve dünya ile ruh ve beden arasında kesin bir şekilde tanımlanmış bir düalizme dayanan akılcı bir felsefedir. ‘’ Doğru cevap B’dir.
Soru 51
Karşıtların birbirinden doğduğu genel prensibinden hareketle, hayatın ölümden, ölümün hayattan doğduğu sonucuna varan ve bu sonucun yeniden doğuş (reincarnation) için delil olarak alan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sokrates
B
Phaidon
C
Kebes
D
Simmias
E
Platon
Açıklama:
Zıtlıklardan gelme ve zıtlıklara gitme üzerinde yoğunlaşan, bu nedenle de döngüsel argüman olarak bilinen ilk argümanda, Pythagorasçı ruh göçü öğretisine dayanır. Karşıtların birbirinden doğduğu genel prensibinden hareketle Sokrates, hayatın ölümden, ölümün hayattan doğduğu sonucuna varır. Bu sonucu yeniden doğuş (reincarnation) için delil olarak alır. Buna göre doğru cevap A’dır.
Soru 52
Sokrates öncesi Antik Yunan düşüncesine bakıldığında, birbirine paralel iki düşünme biçimiyle karşılaşırız. Bu düşünce biçimleriyle ilgili aşağıdakilerden hangi ifade doğrudur?
Seçenekler
A
Bu görüşlerden birincisi ilk örneklerini doğa filozoflarında gördüğümüz, doğalcı bilimsel yaklaşımdır. İkincisi, Antik Çağın genel düşünme sistemine egemen olan mistik yaklaşımdır.
B
Thales’den başlayarak Miletli düşünürler, bir ölçüde Elealılar, doğrudan sorun edinmeseler de zihin ve bedenin birbirinden ayrı olduğunu düşünürler.
C
Thales’den başlayarak Miletli düşünürler, bir ölçüde Elealılar, bütün gerçekliği tek bir tözden ibaret olarak görmenin mümkün olmadığını göstermişlerdir.
D
Pythagorascılar doğu mistisizmini Yunan dünya görüşünü oluşturan, bugün “mantıksal” diye adlandırılabilecek anlayışla birleştirmişlerdir.
E
Bu görüşlerden birincisi ilk örneklerini doğa filozoflarında gördüğümüz, doğalcı mantıksal yaklaşımdır. İkincisi, Antik Çağın genel düşünme sistemine egemen olan gerçeksel yaklaşımdır.
Açıklama:
Sokrates öncesi Antik Yunan düşüncesine baktığımızda, birbirine paralel iki düşünme biçimiyle karşılaşırız. Bunlardan birincisi ilk örneklerini doğa filozoflarında gördüğümüz, doğalcı bilimsel yaklaşımdır. İkincisi, Antik Çağın genel düşünme sistemine egemen olan mistik yaklaşımdır. Thales’den başlayarak Miletli düşünürler, bir ölçüde Elealılar, doğrudan sorun edinmeseler de zihin ve bedenin birbirinden ayrı olmadığını, bir bütün olduğunu, bütün gerçekliği tek bir tözden ibaret olarak görmenin mümkün olduğunu göstermişlerdir. Buna karşın Pythagorascılar doğu mistisizmini Yunan dünya görüşünü oluşturan, bugün “bilimsel” diye adlandırılabilecek anlayışla birleştirmişlerdir.
Bu görüşlerden birincisi ilk örneklerini doğa filozoflarında gördüğümüz, doğalcı bilimsel yaklaşımdır. İkincisi, Antik Çağın genel düşünme sistemine egemen olan mistik yaklaşımdır.
Bu görüşlerden birincisi ilk örneklerini doğa filozoflarında gördüğümüz, doğalcı bilimsel yaklaşımdır. İkincisi, Antik Çağın genel düşünme sistemine egemen olan mistik yaklaşımdır.
Soru 53
Antikçağ Yunan düşüncesinde, zihin hakkındaki ilk tasarımları bulabileceğimiz bir kaynak olan, Homeros’un İlyada isimli destanıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
İlyada’da zihin kavramı doğrudan ele alınır.
B
İlyada’nın kahramanlarının, bugün anladığımız anlamda, özerk bir bilince sahip bireyler olarak davranmak yerine, tanrılara ve kahinlere danışarak davrandığı görülür.
C
Destanın konusu bireyin nerede kendi istenci, özerk bilinciyle hareket ettiği, nerede Tanrıların yönlendirmesiyle hareket ettiğinin net olmasıdır.
D
İlyada’nın karakterlerini eyleme geçiren şey, bilinçli planlama, akıl yürütme ve güdülenmedir.
E
İlyada’nın diline baktığımız zaman bugün kavrama, algılama, hissetme, bilinçli olma gibi zihinsel kavramlarla ilgili ifadeler yoktur.
Açıklama:
İlyada’da zihin kavramı doğrudan değil, ama bilinç sahibi bir insanın Tanrı’larla ilişkisi çerçevesinde ele alınır. İlyada’nın kahramanlarının, bugün anladığımız anlamda, özerk bir bilince sahip bireyler olarak davranmak yerine, tanrılara ve kahinlere danışarak davrandığı görülür. Tanrılar kahramanları bir takım eylemler yapmaya kışkırtırlar ya da engellerler. Dolayısıyla bireyin nerede kendi istenci, özerk bilinciyle hareket ettiği, nerede Tanrıların yönlendirmesiyle hareket ettiği belli değildir. İlyada’nın karakterlerini eyleme geçiren şey, bilinçli planlama, akıl yürütme ve güdülenmeden ziyade, tanrıların onlara bildikleri dilde, bazen yakın bir arkadaş, bir otorite figürü, bazen de tanrının kendisi şeklinde görünerek konuşmaları ve eylemleri gibi görünmektedir.
"İlyada’nın kahramanlarının, bugün anladığımız anlamda, özerk bir bilince sahip bireyler olarak davranmak yerine, tanrılara ve kahinlere danışarak davrandığı görülür." ifadesi İlyada ile ilgili doğru bir ifadedir.
"İlyada’nın kahramanlarının, bugün anladığımız anlamda, özerk bir bilince sahip bireyler olarak davranmak yerine, tanrılara ve kahinlere danışarak davrandığı görülür." ifadesi İlyada ile ilgili doğru bir ifadedir.
Soru 54
Millet okulu düşünürleriyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Miletli düşünürlerin ilki olan Thales, havayı varlığın temeli olarak kabul eder.
B
Anaksimenes, hem kendisini sınırsızca yayıp açtığı, hem de aynı zamanda sürekli bir hareket ve değişim durumunda bulunduğu için, suyu varlığın temeli olan cevher ve evrendeki bütün hareketin sebebi olarak kabul etmiştir.
C
Anaximandros, su, ateş, hava ve topraktan ibaret olan dört unsur sürekli olarak birbirleriyle çakıştıkları için, ne bu dört unsurdan birinin ne de bunların arasında kalan bir tözün, evrenin temeli olduğunu düşünmemiştir.
D
Anaksimenes, su, hava, ateş ve topraktan farklı, sürekli değişen bir şeyin varlığın temeli olan cevher olduğunu ileri sürmüştür.
E
Thales’den sonra gelen Anaksimenes bilinen ilk ve en eski Yunan yazardır.
Açıklama:
Miletli düşünürlerin ilki olan Thales, suyu varlığın temeli olarak kabul eder. Suyun gaz, katı madde, sıvı hallerinin hepsini alabildiği düşünüldüğünde bu düşünce akla yakındır. Thales’den sonra gelen Anaximandros bilinen ilk ve en eski Yunan yazardır. Eserlerinden günümüze tek bir cümle kalmıştır: “Varolanın temeli, ilkesi apeirondur (sınırsız) fakat meydana gelen değil mi ki ortaya çıkmıştır, zorunlu olarak oluştuğu unsurlara geri dönecektir, zira şeyler birbirlerine, zamanın düzenine göre kararlaştırıldığı şekilde haksızlıkların tazminini ve kefaretini öderler” (Zeller, 2008: 57). Bu cümlenin anlamı nedir? En akla yakın açıklama, Anaksimandros’un gerçekliğe ilişkin düşüncelerini yansıttığı şeklindedir. Anaksimandros’a göre, eğer su evrenin özü olsaydı o zaman maddenin diğer bir unsuru olan ateşi yok etmez, toprağı da ayrıştırmazdı. Su, ateş, hava ve topraktan ibaret olan dört unsur sürekli olarak birbirleriyle çakıştıkları için, ne bu dört unsurdan birinin ne de bunların arasında kalan bir tözün, evreni
Anaximandros, su, ateş, hava ve topraktan ibaret olan dört unsur sürekli olarak birbirleriyle çakıştıkları için, ne bu dört unsurdan birinin ne de bunların arasında kalan bir tözün, evrenin temeli olduğunu düşünmemiştir.
Anaximandros, su, ateş, hava ve topraktan ibaret olan dört unsur sürekli olarak birbirleriyle çakıştıkları için, ne bu dört unsurdan birinin ne de bunların arasında kalan bir tözün, evrenin temeli olduğunu düşünmemiştir.
Soru 55
Aşağıdaki ifadelerden hangisi Herakleitos'un özelliklerinden biridir?
Seçenekler
A
Antik Yunan’da ilk kez, duyu organlarıyla algıladığımız görünüşler alemi ve esas gerçeklik alemi arasında bir benzerlik ortaya çıkarmıştır.
B
Hem doğada, hem de insan yaşantılarında, karşıtlıkların bir mücadelesi yoktur.
C
Şeylerin arasında hüküm süren uyum, evrendeki büyük uyumun da ilkesidir.
D
Kozmosta hüküm süren bu karşıtlıkların çatışması, kaos anlamında bir karşıtlıklar çatışması değildir, aksine şeylerin özünde ve kendi aralarında gözlenen bu çatışma, evrendeki oluşun ilkesidir.
E
Herakleitos, herşey her zaman kendisi gibi kalır.
Açıklama:
Herakleitos, hiç bir şeyin kendisi gibi kalmadığını, şeylerin sonsuzluk içinde akıp gittiğini ve sürekli birbirleriyle yer değiştirdiklerini öne sürmüştür. Hem doğada, hem de insan yaşantılarında, karşıtlıkların bitip tükenmeyen bir mücadelesi vardır. Zıtların çatışması, kozmostaki oluşun nedenidir. Evrensel ilke karşıtlıktır. Kozmosta hüküm süren bu karşıtlıkların çatışması, kaos anlamında bir karşıtlıklar çatışması değildir, aksine şeylerin özünde ve kendi aralarında gözlenen bu çatışma, evrendeki oluşun ilkesidir. Şeylerin arasında hüküm süren karşıtlık, evrendeki büyük uyumun da ilkesidir. Herakleitos’a göre, gündelik yaşantımızda deneyimlerimizin süreklilik ve durağanlık göstermesi, şeylerin sürekli değiştiğinin farkına varamayışımızın nedeni, değişimin sürekli olarak aynı düzeyde olmasıdır. Dolayısıyla Herakleitos, Antik Yunan’da ilk kez, duyu organlarıyla algıladığımız görünüşler alemi ve esas gerçeklik alemi arasında bir ayrım yapmıştır (Jones, 1970: 16).
Soru 56
Elea okuluyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Parmenides var olana karşıt olarak var olan varlık fikriyle yola çıkmıştır.
B
Parmenides var olan varlığın bir başlangıcı olduğunu, onun şimdi var olduğunu, sürekli ve bölünemez olduğunu öne sürmüştür.
C
Elealı Parmenides Bir ve Tek olanın mutlak birliğini ve gerçekliğini öne sürdüğü şiirinde Herakleitos’un görüşlerine destek olmuştur.
D
Tüm varlıkların çokluğu ve çeşitliliğinin, her şeyin temeli olan Bir’den nasıl ve ne şekilde meydana geleceği sorunsalıyla uğraşmışlardır.
E
Varlığın özünün tek bir cevherde bulunduğunu savunmuşlardır.
Açıklama:
Elea Okulu da Miletli düşünürlerle aynı doğrultuda, varlığın özünün tek bir cevherde bulunduğunu savunmuşlardır. Ancak Elealılar, Miletli düşünürlerin ortaya attığı varlığın temeli olan cevherin ne olduğu sorunsalını, bir adım daha ileri götürerek tekil varlıkların çokluğu ve çeşitliliğinin, her şeyin temeli olan Bir’den nasıl ve ne şekilde meydana geleceği sorunsalıyla uğraşmışlardır. Birlik ve çokluk, varlık ve oluş, hareket ve durgunluk sorunu Herakleitos’un olduğu gibi, Elealıların da başlıca tartışma konusu olmuştur. Ancak Elealı Parmenides Bir ve Tek olanın mutlak birliğini ve gerçekliğini öne sürdüğü şiirinde Herakleitos’un görüşlerine karşı çıkmıştır. Parmenides var olmayana karşıt olarak var olan varlık fikriyle yola çıkmış, var olan varlığın bir başlangıcı olamayacağı gibi bir sonu da olamayacağını, onun şimdi var olduğunu, sürekli ve bölünemez olduğunu öne sürmüştür.
"Varlığın özünün tek bir cevherde bulunduğunu savunmuşlardır."ifadesi Elea okuluyla ilgili doğru bir ifadedir.
"Varlığın özünün tek bir cevherde bulunduğunu savunmuşlardır."ifadesi Elea okuluyla ilgili doğru bir ifadedir.
Soru 57
Aşağıdaki ifadelerden hangisi Protagoras'ın Deneyciliğiyle ilgili doğru bir ifadedir?
Seçenekler
A
Protagoras’a göre, herkesin deneyimi nesneldir.
B
“Gerçeklik”sadece bir tanedir, nettir.
C
Protagoras’ın realistliği onu, nesnel bir yaklaşıma götürmüştür.
D
Protagoras, bütün bilgimizin, yalnızca deneyimimizden geldiğini savunan en ünlü sofistlerden biridir.
E
Protagoras da diğer sofistler gibi, hakikatin göreceli olmadığını ve sadece tek bir doğru olduğunu savunur.
Açıklama:
Protagoras, bütün bilgimizin, yalnızca deneyimden geldiğini savunan en ünlü sofistlerden biridir. Protagoras da diğer sofistler gibi, hakikatin göreceli olduğunu, yani bilginin ancak onu gözlemleyen kişinin, kendine özgü nitelikleri aracılığıyla elde edilebileceğini savunur. Protagoras’ın göreciliği onu, öznelci bir yaklaşıma götürmüştür. Protagoras’a göre, herkesin deneyimi kişisel, kendine özgü olduğu, kişi yaşlandıkça değiştiği için, ne kadar insan varsa en az o kadar da dünya vardır. Hakikat başlıklı kitabının ilk cümlesinde söylediği ünlü ifadesiyle: “İnsan her şeyin ölçüsüdür; var olan şeylerin varlıklarının ve olmayan şeylerin varolmadıklarının” (akt. Malone, 2009: 45). William James’in daha sonra yazdığı gibi, biz gittiğimizde “dünya” da bizimle gider. Dünya açılır, uzay düşer, dağlar dağılır ve her şeyin varlığı sona erer. Bunun sebebi “gerçekliği”in bizim kendi kişisel deneyimimizin ürünü olmasıdır. Gerçekliğin ne olduğunun belirlenmesinde insanın payı vardır.
"Protagoras, bütün bilgimizin, yalnızca deneyimimizden geldiğini savunan en ünlü sofistlerden biridir." ifadesi doğrudur.
"Protagoras, bütün bilgimizin, yalnızca deneyimimizden geldiğini savunan en ünlü sofistlerden biridir." ifadesi doğrudur.
Soru 58
Aşağıdakilerden hangisi Platon'un ve Antik Bilişsel psikolojiyle ilgili ifadelerdendir?
Seçenekler
A
Platon’a göre Sofistler, sadece Herakleitos’un değişmeyen duyular dünyasıyla ilgili oldukları için hakikati keşfedemezler.
B
Adaletin güçlü olanın yararına olduğu fikri, Platon’u, sofistik kuşkuculuğu, ahlaki göreceliği çürütecek ve etik, sosyal ve politik konularda tatmin edici yanıtlar verebilecek, bir bilgi kuramı geliştirmeye götürmüştür.
C
Oysa bilginin özü değişebilirliktir. Hakikat ve bilgi (episteme) Parmenides’in ortaya koyduğu fiziksel olmayan, zaman ve uzam üstü olan, değişmeyen, bir ve tek varlık alanına aittir.
D
Platon’a göre öncesiz olan gerçektir, değişen şeyler de duygu dünyasıdır.
E
Gerçek gerçekliklerin, yani ideaların (formların) dünyası düşünülür ve ancak duygularla kavranabilir.
Açıklama:
Sokrates’in ölümü ve özellikle de Sofistlerin, adaletin güçlü olanın yararına olduğu fikri, Platon’u, sofistik kuşkuculuğu, ahlaki göreceliği çürütecek ve etik, sosyal ve politik konularda tatmin edici yanıtlar verebilecek, bir bilgi kuramı geliştirmeye götürmüştür. Platon’a göre Sofistler, sadece Herakleitos’un sürekli değişen duyular dünyasıyla ilgili oldukları için hakikati keşfedemezler. Oysa bilginin özü değişmezliktir. Hakikat ve bilgi (episteme) Parmenides’in ortaya koyduğu fiziksel olmayan, zaman ve uzam üstü olan, değişmeyen, bir ve tek varlık alanına aittir. Platon’a göre öncesiz olan gerçektir, değişen şeyler de görünüştür. Gerçek gerçekliklerin, yani ideaların (formların) dünyası düşünülür ve ancak akılla, yani zihinle kavranabilir. Buna karşın, görünüşler dünyası duyular yoluyla algılanır, onların sadece kanaatlerine sahip olabiliriz. Platon, duyu organlarımızla algıladığımız dış dünyanın esas gerçek olan idealar ya da formlar dünyasının kusurlu kopyaları olduğunu, gerçeğe ancak düşünce ve akı
Soru 59
Platon'la ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Platon Devlet’in V. Kitabında bilgiyi (episteme) ve kanıyı (doksa) sürekli olarak bieraber inceler ve bunu ruhun birbirinden farklı üç işlevine bağlar.
B
Ruhun aşağı bölümü duyumla ilgilidir (aistesis) ve duyum dünya zevklerine açılma eğilimindedir.
C
Ruhun orta katı kanı (doksa) katıdır, bu düzeyde ruh yanılmaya eğilimlidir.
D
En üst bölüm ruhun ölümsüz yanı olan nous’tur ve bilimsel düşüncenin ya da gerçek bilginin (episteme) ortamıdır.
E
Platon ideaların ya da formların bilgisini (episteme) elde etmekte duyuların rolünü tamamen yadsımıştır.
Açıklama:
Platon Devlet’in V. Kitabında bilgiyi (episteme) ve kanıyı (doksa) sürekli olarak birbirinden ayırır ve bunu ruhun birbirinden farklı üç işlevine bağlar. Ruhun aşağı bölümü duyumla ilgilidir (aistesis) ve duyum dünya zevklerine açılma eğilimindedir. Ruhun orta katı kanı (doksa) katıdır, bu düzeyde ruh yanılmaya eğilimlidir. En üst bölüm ruhun ölümsüz yanı olan nous’tur ve bilimsel düşüncenin ya da gerçek bilginin (episteme) ortamıdır. Platon ideaların ya da formların bilgisini (episteme) elde etmekte duyuların rolünü tamamen yadsımıştır. Çünkü; ona göre, kişi duyular yoluyla algıladığı şeyleri gerçek sanmaktadır. Zaten hayal kurmayı, kanıyı en aşağı bilgi türü haline getiren şey de görünüşleri, hayalleri algılayan zihnin, onların gölge ya da hayal olduğunu anlamamasıdır. Kişi algıladığı şeylerin bir gölge olduğunu, bir hayal aleminde yaşadığını bilmediği, derin bir bilgisizlik içindedir. Gerçek bilgi, Theaitetos’un da keşfettiği gibi kendi içimizdedir, bedenimize girmeden önce idealar aleminde yaşayan ruhl
Soru 60
Antik Yunan’da, şair Homeros’un yazdığı varsayılan Truva savaşını anlatan büyük destan aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Odysseus
B
İlyada
C
Gılgamış
D
Prometheus
E
Tunga Destanı
Açıklama:
Antik Yunan’da, şair Homeros’un yazdığı varsayılan Truva savaşını anlatan büyük destan İlyada'dır.
Soru 61
Aşağıdakilerden hangisi İyon düşünce geleneğini yansıtmamaktadır?
Seçenekler
A
Varlık olarak insan, doğanın bir parçasıdır.
B
Yapı bakımından insan, doğasıyla evren birbirlerine simetriktir.
C
Onlarda akıl, gerçekliğin (evrenin) yapısında bulunan bir ilke sorunu, ya da durumsallıktı.
D
Suyu varlığın temeli olarak kabul eder.
E
Onlar, “aklın sadece insan zihninin özel bir yetisi olduğunu” düşünen günümüz akılcılığından farklı bir akıl anlayışına sahiptiler.
Açıklama:
İyon düşünce geleneğinde, varlık olarak insan, doğanın bir parçasıdır. Yapı bakımından insan, doğasıyla evren birbirlerine simetriktir İnsanı anlamak ve açıklamak, evreni anlamak ve açıklamak demektir. Onlar, “aklın sadece insan zihninin özel bir yetisi olduğunu” (Horkheimer; 1994) düşünen günümüz akılcılığından farklı bir akıl anlayışına sahiptiler. Onlarda akıl, gerçekliğin (evrenin) yapısında bulunan bir ilke sorunu, ya da durumsallıktı. İnsanı doğadan bağımsız, evrenin logosunun dışında, kendine özgü akıl sahibi varlık olarak görmemişler ve insanın bilme yetisini de insanı, doğa karşısında bağımsızlaştırıp, doğayı ele geçirerek, onun yapısına müdahale olanağı sağlayan bir yeti olarak düşünmemişledir.
Miletli düşünürlerin ilki olan Thales ise suyu varlığın temeli olarak kabul eder.
Miletli düşünürlerin ilki olan Thales ise suyu varlığın temeli olarak kabul eder.
Soru 62
suyu varlığın temeli olarak kabul eden Miletli düşünür kimdir?
Seçenekler
A
Anaximandros
B
Thales
C
Anaksimenes
D
Herakleitos
E
Parmenides
Açıklama:
Miletli düşünürlerin ilki olan Thales, suyu varlığın temeli olarak kabul eder. Suyun gaz, katı madde, sıvı hallerinin hepsini alabildiği düşünüldüğünde bu düşünce akla yakındır.
Soru 63
Her şeyin değiştiği evrende değişmeyen bir düzen olduğunu da savunmuş, bu değişmeyen düzenin ve varlığın temelini de ateşte bulmuş olan filozof aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Herakleitos
B
Thales
C
Anaksimandros
D
Anaksimenes
E
Parmenides
Açıklama:
Her şeyin akış içinde olduğu” savıyla tanınan Herakleitos, aynı zamanda Miletli düşünürlerin maddeci (tekçi) felsefesini sürdürerek, her şeyin değiştiği evrende değişmeyen bir düzen olduğunu da savunmuş, bu değişmeyen düzenin ve varlığın temelini de ateşte bulmuştur.
Soru 64
Düşün tarihinde ilk defa, varolmanın niteliklerinin salt düşünme yoluyla irdelenmesi fikrini ortaya atan düşünür kimdir?
Seçenekler
A
Herakleitos
B
Aristo
C
Pluto
D
Parmenides
E
Anaksagoras
Açıklama:
Parmenides’ten önceki düşünürler, deneyimlerin düşünme yoluyla işlenmesi üzerinde dururken Parmenides, düşün tarihinde ilk defa, varolanın niteliklerinin salt düşünme yoluyla irdelenmesi fikrini ortaya atmıştır. “Düşünce de varlık’tan farklı değildir, çünkü varlık’tan başka bir şeyin değil, bizzat onun düşüncesidir.
Soru 65
Hareketsiz bir’e karşın gerçekliğin öncesiz, yaratılmamış, yıkılamaz ve değiştirilemez özellikte olan hava, toprak, su ve ateş olmak üzere dört temel kökten ibaret olduğunu, şeyler arasındaki birleşme ve ayrılmanın da sevgi ve nefret kuvvetlerine bağlı olduğunu öne sürmüş olan filozof aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Protagoras
B
Parmenides
C
Empedokles
D
Anaksagoras
E
Herakleitos
Açıklama:
Parmenides’in bir ve tek olan ve hiç değişmeyen varlığına karşı, evrendeki değişimi ve dönüşümü, çoğulcu bir anlayışla açıklamak isteyen Empedokles, ahlak alanına girerek, insani güdüleyiciler olan “sevgi” ve “nefret” kuvvetlerini tözleştirmiştir. Hareketsiz bir’e karşın gerçekliğin öncesiz, yaratılmamış, yıkılamaz ve değiştirilemez özellikte olan hava, toprak, su ve ateş olmak üzere dört temel kökten ibaret olduğunu, şeyler arasındaki birleşme ve ayrılmanın da sevgi ve nefret kuvvetlerine bağlı olduğunu öne sürmüştür.
Soru 66
Yunanca tin, zeka, akıl, us, zihin anlamlarına gelen, başlangıçlarından itibaren hem Yunan mitolojisinde
hem de felsefesinde evrende düzenleyici bir ilke arayışının ürünü olarak Anaksagoras tarafından ortaya atılan kavram aşağıdakilerden hangisidir?
hem de felsefesinde evrende düzenleyici bir ilke arayışının ürünü olarak Anaksagoras tarafından ortaya atılan kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Nous
B
Atomculuk
C
İkili yönelim
D
Elea
E
Orphik mistisizmi
Açıklama:
Anaksagoras’a göre, “nous”, “başka türlü anlaşılmayan bir evren için anlaşılır bir taslağı uygulamaya koyan, tümüyle yaygın akıl’dır; bütün şeyleri, onlar olmadan etkileyen maddesel varlıktır”. Yunanca tin, zeka, akıl, us, zihin anlamlarına gelen, başlangıçlarından itibaren hem Yunan mitolojisinde hem de felsefesinde evrende düzenleyici bir ilke arayışının ürünü olarak Anaksagoras tarafından ortaya atılan bir kavramdır.
Soru 67
Gerçeklik, büyük oranda boşluktur ve bu boşluğu atom adı verilen ve küçüklükleri nedeniyle tek başlarına algılanamayan, içlerinde boşluk barındırmayan sayısız parçacıklar doldurur görüşüne sahip olan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Demokritos
B
Herakleitos
C
Thales
D
Protagoras
E
Pythagoras
Açıklama:
Tıpkı Parmenides gibi Demokritos da mutlak bir oluşa gelme ya da yok olmanın imkânsızlığından emin olmakla birlikte, varlığın
çok yönlülüğünü, çeşitliliğini, hareketi, bileşik nesnelerin bir araya gelmesini ve yok olmasını da göz önüne almıştır. Demokritos’a göre gerçeklik, büyük oranda boşluktur ve bu boşluğu atom adı verilen ve küçüklükleri nedeniyle tek başlarına algılanamayan, içlerinde boşluk barındırmayan sayısız parçacıklar doldurur.
çok yönlülüğünü, çeşitliliğini, hareketi, bileşik nesnelerin bir araya gelmesini ve yok olmasını da göz önüne almıştır. Demokritos’a göre gerçeklik, büyük oranda boşluktur ve bu boşluğu atom adı verilen ve küçüklükleri nedeniyle tek başlarına algılanamayan, içlerinde boşluk barındırmayan sayısız parçacıklar doldurur.
Soru 68
Bütün bilgimizin, yalnızca deneyimden geldiğini savunan en ünlü sofistlerden biri aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Platon
B
Empedokles
C
Demokritos
D
Protagoras
E
Anaksagoras
Açıklama:
Protagoras, bütün bilgimizin, yalnızca deneyimden geldiğini savunan en ünlü sofistlerden biridir. Protagoras da diğer sofistler gibi, hakikatin göreceli olduğunu, yani bilginin ancak onu gözlemleyen kişinin, kendine özgü nitelikleri aracılığıyla elde edilebileceğini savunur.
Soru 69
Duyularımızla bildiğimiz dünyanın, tam olarak gerçekliğinin olmadığı inancı yatan; Antik Yunanda, sistematik felsefe anlayışının ilk temsilcisi olarak kabul edilen ünlü düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Aristotales
B
Platon
C
Gorgias
D
Herakleitos
E
Socrates
Açıklama:
Antik Yunanda, sistematik felsefe anlayışının ilk temsilcisi olarak kabul edilen Platon’un felsefesinin temelinde, duyularımızla bildiğimiz dünyanın, tam olarak gerçekliğinin olmadığı inancı yatar. Platon, Herakleitos’un ve Parmenides’in birbirinden farklı yollardan gösterdiği gibi, duyularla algılanan dünyanın değişebilir olduğunu, mükemmel olmadığını, değişmeye ve yok olmaya mahkûm olduğuna inanır.
Soru 70
Antik Yunan’da, şair Homeros’un yazdığı varsayılan Truva savaşını anlatan büyük destanın adı nedir?
Seçenekler
A
İlyada
B
Odysseia
C
Apollon ve Dafni
D
Titanomahia
E
Prometheus
Açıklama:
İlyada Antik Yunan’da, şair Homeros’un yazdığı varsayılan Truva savaşını anlatan büyük bir destandır.
Soru 71
Ateşi Tanrılardan çalarak insanlara veren ve iktidar gücünün temsilcisi Zeus
tarafından cezalandırılarak Kafkas dağının zirvesinde ölüme terk edilen kimdir?
tarafından cezalandırılarak Kafkas dağının zirvesinde ölüme terk edilen kimdir?
Seçenekler
A
Akhilleus
B
Herkül
C
Prometheus
D
Thesus
E
Odisseas
Açıklama:
Prometheus ateşi Tanrılardan çalarak insanlara verir ve iktidar gücünün temsilcisi Zeus tarafından cezalandırılarak Kafkas dağının zirvesinde ölüme terk edilir. Bir kartal sürekli Prometheus’un ciğerini yer, ciğer yendikçe kendini yeniler. Prometheus’un acısı uzayıp gider. En sonunda Herakles gelip Prometheus’un acılarına son verir.
Soru 72
Hangisi/leri millet okulu düşünürlerinden biridir?
I- Anaximandros
II- Herakleitos
III- Thales
I- Anaximandros
II- Herakleitos
III- Thales
Seçenekler
A
Yalnız II
B
Yalnız III
C
I ve II
D
I ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Miletli düşünürlerin ilki olan Thales, suyu varlığın temeli olarak kabul eder. Suyun gaz, katı madde, sıvı hallerinin hepsini alabildiği düşünüldüğünde bu düşünce akla yakındır.
Thales’den sonra gelen Anaximandros bilinen ilk ve en eski Yunan yazardır.
Herakleitos her ne kadar Elea okulunu takip etmişse de görüşleri bakımından Miletli düşünürlerle benzerlik gösterir.
Thales’den sonra gelen Anaximandros bilinen ilk ve en eski Yunan yazardır.
Herakleitos her ne kadar Elea okulunu takip etmişse de görüşleri bakımından Miletli düşünürlerle benzerlik gösterir.
Soru 73
Parmenides’in bir ve tek olan ve hiç değişmeyen varlığına karşı, evrendeki değişimi ve dönüşümü, çoğulcu bir anlayışla açıklamak isteyen kimdir?
Seçenekler
A
Anaksagoras
B
Herakleitos
C
Anaksimenes
D
Anaximandros
E
Empedokles
Açıklama:
Parmenides’in bir ve tek olan ve hiç değişmeyen varlığına karşı, evrendeki değişimi ve dönüşümü, çoğulcu bir anlayışla açıklamak isteyen Empedokles, ahlak alanına girerek, insani güdüleyiciler olan “sevgi” ve “nefret” kuvvetlerini tözleştirmiştir. Hareketsiz bir’e karşın gerçekliğin öncesiz, yaratılmamış, yıkılamaz ve değiştirilemez özellikte olan hava, toprak, su ve ateş olmak üzere dört temel kökten ibaret olduğunu, şeyler rasındaki birleşme ve ayrılmanın da sevgi ve nefret kuvvetlerine bağlı olduğunu öne sürmüştür.
Soru 74
Demokritos ve Protagoras: İki Yönelim M.Ö. dördüncü ve beşinci yüzyıllarda, zihin felsefesinin ana konularından birisi olan zihin ve bedenin ilişkisine, iki temel yorumlama olan ............ ve.........., Demokritos’un ve Protagoras’ın öğretilerinde açık bir şekilde ortaya konmuştur.
Seçenekler
A
deneycilik - usçuluk
B
duyumculuk - oluş
C
akıl - logos
D
akıl - tin
E
deneycilik - anlayış
Açıklama:
M.Ö. dördüncü ve beşinci yüzyıllarda, zihin felsefesinin ana konularından birisi
olan zihin ve bedenin ilişkisine, iki temel yorumlama olan deneycilik ve usçuluk,
Demokritos’un ve Protagoras’ın öğretilerinde açık bir şekilde ortaya konmuştur.
olan zihin ve bedenin ilişkisine, iki temel yorumlama olan deneycilik ve usçuluk,
Demokritos’un ve Protagoras’ın öğretilerinde açık bir şekilde ortaya konmuştur.
Soru 75
"Protagoras, bütün bilgimizin, yalnızca deneyimden geldiğini savunan en ünlü sofistlerden biridir." cümlesinde geçen sofist ne demektir?
Seçenekler
A
Atina’da din eğitimi veren din adamlarıdır
B
Atina’da para karşılığı hasta bakan şifacılardır
C
Atina’da para karşılığı eğitim veren gezgin öğretmenlerdir
D
Atina’da zengin kesimi savunan hukukçulardır
E
Atina’da en çok bilinen düşünürlerdir
Açıklama:
Sofistler MÖ. 5. yüzyılda Atina’da para karşılığı eğitim veren gezgin öğretmenlerdir. İlgilerini doğada olup bitenlerin gerçek nedensel bağlamlarını araştırmaya yönelten doğa filozoflarının aksine sofistler ilgilerini düşünen ve toplumsal bir varlık olarak insana ve onun eğitimine yöneltmişlerdir.
Soru 76
"Platon'a göre ruhun aşağı bölümü ..........., orta katı .......... en üst bölümü ............ ortamıdır." Cümlesinde boş bırakılan yere sırasıyla hangileri gelmelidir?
Seçenekler
A
kanının - gerçek bilginin - duyumun
B
duyumun - kanının - gerçek bilginin
C
kanının - duyumun - gerçek bilginin
D
gerçek bilginin - kanının - duyumun
E
duyumun - gerçek bilginin - kanının
Açıklama:
Platon Devlet’in V. Kitabında bilgiyi (episteme) ve kanıyı (doksa) sürekli olarak birbirinden ayırır ve bunu ruhun birbirinden farklı üç işlevine bağlar. Ruhun aşağı bölümü duyumla ilgilidir (aistesis) ve duyum dünya zevklerine açılma eğilimindedir. Ruhun orta katı kanı (doksa) katıdır, bu düzeyde ruh yanılmaya eğilimlidir. En üst bölüm ruhun ölümsüz yanı olan nous’tur ve bilimsel düşüncenin ya da gerçek bilginin (episteme) ortamıdır.
Soru 77
Bir şeyin bir başka şeyle eşdeğer mi yoksa ona taban tabana zıt mı olduğunu anlamak için uygulanan yasa hangisidir?
Seçenekler
A
Ritim yasası
B
Kapsama yasası
C
Eşitlik yasası
D
Leibniz yasası
E
Tedriç yasası
Açıklama:
Leibniz Yasası olarak bilinen bu prensip bir şeyin bir başka şeyle eşdeğer mi yoksa ona taban tabana zıt mı olduğunu anlamak için uygulanır: diyelim x A, B ve C niteliklerini taşıyor ama D, E ve F niteliklerine sahip değil, buna karşın y ise D, E ve F niteliklerine sahip ama A, B ve C niteliklerini taşımıyor. Bu durumda x, y değildir. Eğer x ve y’nin birbirinin tıpatıp aynısı olduğu ortaya çıkarsa, yani birbiriyle eşdeğer iseler, o zaman tıpatıp aynı nitelikleri taşıyorlar demektir.
Soru 78
Hangisi/leri Herakleitos’un logos’a yüklediği anlamlardandır?
I-İlke veya miktar
II-Yasa veya kural
III-Söz ve söylem
I-İlke veya miktar
II-Yasa veya kural
III-Söz ve söylem
Seçenekler
A
I ve II
B
II ve III
C
I, II ve III
D
I ve III
E
Yalnız III
Açıklama:
Herakleitos, sadece duyularına güvenen ve görünüşe aldanan insanlar için,
“uzlaşmaz şeylerin kendi aralarında nasıl uzlaştığını anlamazlar. Karşıt dönüşlerin uyumu; yay ve lirdeki gibi” der (Herakleitos, Fr. 51). Kiriş ve ok tam olarak
birbirlerine karşıttır ve ok bakan kişiye hareketsizmiş gibi görünür. Dolayısıyla
Herakleitos’a göre doğadaki ve görünüşler alemindeki durağanlık, denk ve zıt güçler arasındaki çatışmanın bir sonucudur. Esas gerçeklik aleminin uyumlu niteliği
duyularla değil, sadece “logos” aracılığıyla anlaşılabilir. Herakleitos’un “logos”u
duyular üstüdür, her şeye yön veren, her şeyi kuşatan evrensel akıldır. Bu evrensel
akıl, evrensel yasanın, insanın kaderinin, doğanın ve tanrı kavramının kendisidir.
Her şeyin kuralı ve yasası olarak düşünülen “logos” her şeyde bulunan, her şeye
ortak olan bir şey olarak değerlendirilir. Hakikatin bilgisi bu nesnel ve her şeye ortak olan “logos”a dayanmakla elde edilir. Düşünmenin (phrónêsis) herkese ortak
olduğunu söyleyen Herakleitos (Herakleitos, Fr. 113), bundan her insanın doğru düşüneceği ve hakikate uygun davranacağı sonucunun çıkarılamayacağını da
belirtir: “Logos her şeye ortak olmasına karşın, çoğunluk sanki kendilerine özel
düşünceleri varmış gibi yaşarlar” (Herakleitos, Fr. 2).
Herakleitos, doğa filozofları içinde, insana akılcı bir varlık olarak akışın içinde anlam yükleyen ilk düşünürdür. İnsanı evrensel ilke (logos) ile akılcı bir ilişki
içinde düşünen, insan aklını araştırma nesnesi yapan düşünür de O’dur. Bu nedenle insanı, evrene organik olarak katmaya çalışır. İnsan ve logos hakkındaki
düşüncelerini temellendirirken etikle ilgili görüşlerini de bu merkeze oturtmuştur. O, ahlaklı olmayı ya da olmamayı, insanın kendi mikrokozmosunda var olan
karşıtlıkların sürekli çatışması içinde, kendi “ben”ini işlemesi ve karşıtların mücadelesi içinde tutumunu belirlemesi (seçimi) olarak görmüştür. Fizik, metafizik ve
etikle ilgili felsefi düşüncelerinin hepsi, temel bir kaynaktan doğ
“uzlaşmaz şeylerin kendi aralarında nasıl uzlaştığını anlamazlar. Karşıt dönüşlerin uyumu; yay ve lirdeki gibi” der (Herakleitos, Fr. 51). Kiriş ve ok tam olarak
birbirlerine karşıttır ve ok bakan kişiye hareketsizmiş gibi görünür. Dolayısıyla
Herakleitos’a göre doğadaki ve görünüşler alemindeki durağanlık, denk ve zıt güçler arasındaki çatışmanın bir sonucudur. Esas gerçeklik aleminin uyumlu niteliği
duyularla değil, sadece “logos” aracılığıyla anlaşılabilir. Herakleitos’un “logos”u
duyular üstüdür, her şeye yön veren, her şeyi kuşatan evrensel akıldır. Bu evrensel
akıl, evrensel yasanın, insanın kaderinin, doğanın ve tanrı kavramının kendisidir.
Her şeyin kuralı ve yasası olarak düşünülen “logos” her şeyde bulunan, her şeye
ortak olan bir şey olarak değerlendirilir. Hakikatin bilgisi bu nesnel ve her şeye ortak olan “logos”a dayanmakla elde edilir. Düşünmenin (phrónêsis) herkese ortak
olduğunu söyleyen Herakleitos (Herakleitos, Fr. 113), bundan her insanın doğru düşüneceği ve hakikate uygun davranacağı sonucunun çıkarılamayacağını da
belirtir: “Logos her şeye ortak olmasına karşın, çoğunluk sanki kendilerine özel
düşünceleri varmış gibi yaşarlar” (Herakleitos, Fr. 2).
Herakleitos, doğa filozofları içinde, insana akılcı bir varlık olarak akışın içinde anlam yükleyen ilk düşünürdür. İnsanı evrensel ilke (logos) ile akılcı bir ilişki
içinde düşünen, insan aklını araştırma nesnesi yapan düşünür de O’dur. Bu nedenle insanı, evrene organik olarak katmaya çalışır. İnsan ve logos hakkındaki
düşüncelerini temellendirirken etikle ilgili görüşlerini de bu merkeze oturtmuştur. O, ahlaklı olmayı ya da olmamayı, insanın kendi mikrokozmosunda var olan
karşıtlıkların sürekli çatışması içinde, kendi “ben”ini işlemesi ve karşıtların mücadelesi içinde tutumunu belirlemesi (seçimi) olarak görmüştür. Fizik, metafizik ve
etikle ilgili felsefi düşüncelerinin hepsi, temel bir kaynaktan doğ
Soru 79
Anaksagoras’a göre evrendeki uyumu ve düzeni sağlayan ilke aşağıdakilerden hangisidir
Seçenekler
A
Nous
B
Atomculuk
C
Thumos
D
Orphik mistisizm
E
Logos
Açıklama:
Anaksagoras’a göre, “nous”, “başka türlü anlaşılmayan bir evren için anlaşılır bir taslağı uygulamaya koyan, tümüyle yaygın akıl’dır; bütün şeyleri, onlar olmadan etkileyen maddesel varlıktır” (akt. Soccio, 2010: 140). Bu ilkenin işleyişi “düzenleme”, “düzene sokma”, “çekidüzen verme”,”tanzim etme”, “nizam kurma” olarak betimlenir ve “nous” her şeyi, geçmişi, şimdiyi, geleceği bilir (akt. Peters, 2004: 247). “”Nous” sonsuz ve başına buyruktur, hiçbir şeyle karışmamıştır... o her şeyin en incesi ve en arısıdır, şeyler hakkında her çeşit bilgiye sahiptir, en büyük güç ondadır, ruhun sahip olduğu büyük küçük her şeye nous hükmeder” (Anaksagoras, Fr. 12; Capelle, 2006: 200).
Ünite 3
Soru 1
Ruhun ve bedenin esas olarak birbirinden farklı olduğunu, insanın aslında ölümlü bir bedende geçici bir süre için hapsolmuş, ölümsüz bir ruhla özdeş olduğunu öne süren filozof kimdir?
Seçenekler
A
Platon
B
Aristoteles
C
Nikomakhos
D
Elealı Zenon
E
Marcus Aurelius
Açıklama:
Platon, ruhun ve bedenin esas olarak birbirinden farklı olduğunu, insanın aslında ölümlü bir bedende geçici bir süre için hapsolmuş, ölümsüz bir ruhla özdeş olduğunu öne sürmüştür.
Soru 2
Aristoteles’in psikolojik konularla ve genel olarak Psyche ile ilgili görüşlerini ortaya koyduğu kitabın adı nedir?
Seçenekler
A
Entelekheia
B
De Anima
C
Soliliquies
D
Nikomakhos’a Etik
E
Summa Theologica
Açıklama:
De Anima, Aristoteles’in psikolojik konularla ve genel olarak Psyche ile ilgili görüşlerini ortaya koyduğu kitaptır.
Soru 3
Aşağıdakilerden hangisi "anima"nın niteliklerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Anima bedenden ayrı ve durağandır.
B
Anima biçimlendirici bir güce sahiptir.
C
Anima yaşamsal işlevlerin tümünü içerir.
D
Anima bedene canlılık veren ilkedir.
E
Anima bedendeki organların işlevlerini yerine getirmesini sağlar
Açıklama:
Anima’nın Aristoteles için dinamizmi, eylemi ve süreci ifade eden çok yönlü bir kavram olduğunu ve aşağıdaki niteliklere sahip olduğunu belirtir:
• Anima bedenden ayrılamaz; salt bedenin içinde bulunan bir şey değildir; [bedene içkindir].
• Durağan bir şey değildir; biçimlendirici bir güce sahiptir.
• Yaşamsal işlevlerin tümünü içerir.
• Bedene canlılık veren ilkedir.
• Bedendeki organların işlevlerini yerine getirmesini sağlar.
Buna göre "bedenden ayrı olma ve durağanlık" animanın nitelikleri arasında değildir. Dolayısıyla doğru cevap A'dır.
• Anima bedenden ayrılamaz; salt bedenin içinde bulunan bir şey değildir; [bedene içkindir].
• Durağan bir şey değildir; biçimlendirici bir güce sahiptir.
• Yaşamsal işlevlerin tümünü içerir.
• Bedene canlılık veren ilkedir.
• Bedendeki organların işlevlerini yerine getirmesini sağlar.
Buna göre "bedenden ayrı olma ve durağanlık" animanın nitelikleri arasında değildir. Dolayısıyla doğru cevap A'dır.
Soru 4
Aristoteles hangi terimi, ruhun gizil güç halinde varlığı kendini gerçekleştirmek üzere düzene sokması ve yönlendirmesi anlamında kullanmıştır?
Seçenekler
A
Tabula Rasa
B
De Anima
C
Entelekheia
D
Logos
E
Nous
Açıklama:
Aristoteles "entelekheia" terimini, ruhun gizil güç halinde varlığı kendini gerçekleştirmek üzere düzene sokması ve yönlendirmesi anlamında kullanmıştır.
Soru 5
Aristoteles’ e göre ağaçlardaki ruh hangi tip ruhtur?
Seçenekler
A
Duyusal
B
Besleyici
C
Algılayıcı
D
Akıllı
E
Ussal
Açıklama:
Aristoteles’e göre ruh yaşamı açıklamak için gereklidir, ama ruhlar arasında hiyerarşik bir sınıflandırma vardır. Aristoteles farklı yeteneklerine ya da kapasitelerine göre ruhun üç türü olduğunu söyler. Aristoteles’in insan felsefesi ve etiği, ruhlar hiyerarşisine ait bu genel fikir üzerine kurulmuştur. En alt düzeyde ruh, en düşük gizil güce sahiptir. En ilkel ruh, bitkisel ya da besleyici ruhtur. Bitkisel veya besleyici ruh bütün hayat formları için geçerli olan büyüme, beslenme, üreme gibi hayatın devam ettirilmesine ilişkin işlevleri içeren ruhtur. Bitkiler, hayvanlar ve insanlar doğar, büyür, yemek yer, ürer, vs., yani bazı ortak özellikleri taşırlar. Aristoteles’ e göre ağaçlar ve diğer bütün bitkiler yalnız beslenme yetisine ya da bitkisel ruha sahiptir (De Anima, 414a-30).
Soru 6
Aristoteles’e göre ruhun bilmesini ve anlamasını sağlayan yeti nedir?
Seçenekler
A
Düşünme
B
His
C
Duyum
D
Logos
E
Nous
Açıklama:
Aristoteles’e göre us (nous), ruhun bilmesini ve anlamasını sağlayan yetidir (De Anima, 429a-10).
Soru 7
Aristoteles yalın bir bilme ve düşünme yetisi anlamındaki usa ne ad verir?
Seçenekler
A
Edilgin us
B
Etkin us
C
Logos
D
Yargılayıcı us
E
Mantıkçı us
Açıklama:
Aristoteles yalın bir bilme ve düşünme yetisi anlamındaki usa “edilgin us” adını verir (pathetikos nous).
Soru 8
Stoacılık kim tarafından kurulmuş bir felsefe okuludur?
Seçenekler
A
Marcus Aurelius
B
Herakleitos
C
Elealı Zenon
D
Phalaris
E
Augustinus
Açıklama:
Stoacılık Roma İmparatorluğu döneminde Elealı Zenon tarafından kurulmuş bir felsefe okuludur.
Soru 9
Dünyayı, her bir varlığın bir diğeriyle bağlantılı olduğu, canlılar âlemi içindeki işbirliği ve bütünlüğün, bütün evrende işlemekte olan akıl ilkesinden kaynaklandığı bir yer olarak gören hangi filozoftur?
Seçenekler
A
Platon
B
Aristoteles
C
Herakleitos
D
Augustinus
E
Marcus Aurelius
Açıklama:
Marcus Aurelius, her bir varlığın bir diğeriyle bağlantılı olduğu, canlılar âlemi içindeki işbirliği ve bütünlüğün, bütün evrende işlemekte olan akıl ilkesinden kaynaklandığı bir yer olarak görür.
Soru 10
Orta Çağda Skolastik felsefenin en büyük temsilcisi kimdir?
Seçenekler
A
Descartes
B
Plotinus
C
Marcus Aurelius
D
Thomas Aquinas
E
Augustinus
Açıklama:
Thomas Aquinas Orta Çağda, Skolastik felsefenin en büyük temsilcisi olarak bilinir.
Soru 11
Yunanca bir terim olan Psyche, literatürde Aristoteles’in kullandığı anlamda, kimi zaman ruh, kimi zaman da ....ilkesi olarak çevrilmiştir. Cümlede boş kalan kısma en uygun kelime aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Beden
B
Akıl
C
Duyu
D
Ölümsüzlük
E
Canlılık
Açıklama:
Yunanca bir terim olan Psyche, literatürde Aristoteles’in kullandığı anlamda, kimi zaman ruh, kimi zaman da canlılık ilkesi olarak çevrilmiştir.
Soru 12
Aristoteles farklı yeteneklerine ya da kapasitelerine göre ruhun kaç türü olduğunu söyler?
Seçenekler
A
İki
B
Beş
C
Dört
D
Üç
E
Altı
Açıklama:
Aristoteles farklı yeteneklerine ya da kapasitelerine göre ruhun üç türü olduğunu söyler.
Soru 13
İnsanı diğer canlılardan ayıran, insan yapan özelliği, ruhunun bir yanının, aklın (logos) taşıyıcısı olmasıdır. Çünkü ruh, canlı varlıkların “hayatlarının nedeni ve ilkesi” olarak insanda olduğu gibi, bitkilerde ve hayvanlarda da vardır ve onlara canlılık verir. Aristoteles’in bu cümlesi hangi kitabında geçmektedir?
Seçenekler
A
Hayvanların Hareketi Üzerine
B
Ruh Üzerine
C
De Anima
D
Eudemos’a Etik
E
Organon
Açıklama:
İnsanı diğer canlılardan ayıran, insan yapan özelliği, ruhunun bir yanının, aklın (logos) taşıyıcısı olmasıdır. Çünkü ruh, canlı varlıkların “hayatlarının nedeni ve ilkesi” (De Anima, 415b-10) olarak insanda olduğu gibi, bitkilerde ve hayvanlarda da vardır ve onlara canlılık verir.
Soru 14
Aristoteles’e göre ruh “akıl” (logos) anlamında nasıldır?
Seçenekler
A
Duyumsal
B
Ölümsüz
C
Görüsel
D
Biçimsel
E
Ezeli-Ebedi
Açıklama:
Aristoteles’e göre ruh “akıl” (logos) anlamında ölümsüzdür.
Soru 15
Aristoteles’in, 17. yüzyılda John Locke tarafından yeniden canlandırılmış ve deneyselci felsefenin diktumu haline gelmiş görüşü “tabula rasa” ne demektir?
Seçenekler
A
Boş levha
B
Açık akıl
C
Yeniden doğuş
D
Düşünen ruh
E
Akıl yürütme
Açıklama:
Aristoteles’in insan zihninin doğuştan boş ama her şeyi almaya hazır bir olanağa sahip olduğu görüşünü Aristotelesçiler tabula rasa in qua nihil est scriptum yani üstünde hiçbir şey yazılı olmayan boş bir levha olarak belirlemişlerdir. 17. yüzyılda zihnin doğuştan boş bir levha (tabula rasa) olduğu görüşü John Locke tarafından yeniden canlandırılmış ve tabula rasa deneyselci felsefenin diktumu haline gelmiştir.
Soru 16
Stoacılar, kimin öğretisini kabul etmişlerdir?
Seçenekler
A
Seneca
B
Thales
C
Sokrates
D
Marcus Aurelius
E
Herakleitos
Açıklama:
Herakleitos’un logos öğretisini kabul eden Stoacılara göre evren, Evrensel akıl olan logos’un rehberliğinde düzenli bir şekilde işler; insanın aklı da evrensel akıl olan logos’tan fışkıran kıvılcımlardır ve ancak, evrensel akıl olan lo- gos ile uyumlu bireyler, bu dünyada huzurlu olabilir.
Soru 17
Marcus Aurelius’a göre huzurlu kişi nasıl olmalıdır?
Seçenekler
A
Doğa felsefesine bağlı
B
Bedeni mutlu eden
C
Ruha dönük
D
Aklı kendine rehber eden
E
Duyularına göre davranan
Açıklama:
Aklın rehberliğinde davranan kişiyse sorumluluk duygusuyla cesurca yaşayan, huzurlu bir kişidir” (Aurelius, 2008: 46).
Soru 18
Augustinus‘un Orta Çağ’a en önemli katkısı nedir?
Seçenekler
A
Evrensel Akıl
B
Duyusal ruhun formu olduğunu bulması
C
Modern çağın öznelci felsefesinin temellerini atmak
D
Deneyci yaklaşım
E
Ahlak felsefesinin temellerini dile getirme
Açıklama:
Augustinus hiçbir kuşkuya kapılmaksızın zihnimizin ya da ruhumuzun doğru, kesin bilgiyi elde etmesinin mümkün olduğunu öne sürmekle Descartes’ın öznelci felsefesini öncelemiş, dolayısıyla modern çağın öznelci felsefesinin temellerini Orta Çağda atmıştır.
Soru 19
Aquinas algıyla ya da duyusal deneyimle ilgili görüşlerinde kimi takip etmiştir?
Seçenekler
A
Parmanides
B
Aristoteles
C
Sokrates
D
Platon
E
Marcus Aurelius
Açıklama:
Aquinas algıyla ya da duyusal deneyimle ilgili görüşlerinde de Aristoteles’i takip etmiştir.
Soru 20
Aynen Aristoteles gibi, metafiziğin konusunun, “var olan olarak, var olan” olduğuna inanan Aquinas’a göre belirsiz maddeyle formun birleşerek oluşturdukları bileşik varlığın ne olduğu savunulur?
Seçenekler
A
Gerçek töz
B
Akıl
C
Metafizik
D
Etkin akıl, soyutlama ve imgeleme
E
Duyusal imge ya da suretler
Açıklama:
Aynen Aristoteles gibi, metafiziğin konusunun, “var olan olarak, var olan” olduğuna inanan Aquinas Summa Theologica’da belirsiz maddeyle formun birleşerek oluşturdukları bileşik varlığın, gerçek töz olduğunu savunur.
Soru 21
Aşağıdakilerden hangisi,ruhun ve bedenin esas olarak birbirinden farklı olduğunu, insanın aslında ölümlü bir bedende geçici bir süre için hapsolmuş, ölümsü bir ruhla özdeş olduğunu öne sürmüştür?
Seçenekler
A
Platon
B
Aristoteles
C
Demokritos
D
Descartes
E
Sokrates
Açıklama:
Platon, ruhun ve bedenin esas olarak birbirinden farklı olduğunu, insanın aslında ölümlü bir bedende geçici bir süre için hapsolmuş, ölümsüz bir ruhla özdeş olduğunu öne sürmüştür.
Soru 22
Aristoteles'in psikolojik konularla ve genel olarak psyche ile ilgili görüşlerini ortaya koyduğu kitap aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
De Anima
B
A Priori
C
A Posteriori
D
Devlet
E
Animos
Açıklama:
Aristoteles'in psikolojik konularla ve genel olarak psyche ile ilgili görüşlerini ortaya koyduğu kitap De Animo 'dur.
Soru 23
Aşağıdakilerden hangisi tamamlanma ya da mükemmellik durumu, edimsellik, kendini gerçekleştirme anlamına gelen Yunanca bir terimdir?
Seçenekler
A
Doksa
B
İde
C
Noun
D
De Anima
E
Entelekheia
Açıklama:
Entelekheia, tamamlanma ya da mükemmellik durumu, edimsellik, kendini gerçekleştirme anlamına gelen Yunanca bir terimdir.
Soru 24
Aristotelese göre en ilkel ruh aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Fiziksel ruh
B
Bitkisel ruh
C
Kimtasal ruh
D
Etkili ruh
E
Etkin ruh
Açıklama:
Aristotelese göre en ilkel ruh bitkisel ruh dur.
Soru 25
Aristoteles'in söz ettiği dokunma, tatma, görme, koklama ve işitme gibi özel duyulardan türemiş olan ve onlarla birlikte bulunan altıncı duyu aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Özel duyu
B
Etkili duyu
C
Ortak duyu
D
Derin duyu
E
Esas duyu
Açıklama:
Aristoteles'in söz ettiği dokunma, tatma, görme, koklamave işitme gibi özel duyulardan türemiş olan ve onlarla birlikte bulunan altıncı duyu Ortak duyu dur.
Soru 26
Aristoteles yalın bir bilme ve düşünme yetisi anlamındaki usa ne ad verir?
Seçenekler
A
Etkin us
B
Edilgin us
C
Öznel us
D
Nesnel us
E
Subjektif us
Açıklama:
Aristoteles yalın bir bilme ve düşünme yetisi anlamındaki usa Edilgen us denir.
Soru 27
Augustinus'a göre yalnızca insana ait olan ruh aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Noun
B
Anima
C
Mens
D
Animustus
E
Sipirutus
Açıklama:
Augustinus'a göre yalnızca insana ait olan ruh Animustus dur
Soru 28
Aşağıdakilerden hangisi insan aklının evrensel akıldan pay aldığını savunur?
Seçenekler
A
Aristoteles
B
Aquinas
C
Augustinus
D
Aurelius
E
Sokrates
Açıklama:
Aurelius insan aklının evrensel akıldan pay aldığını savunur.
Soru 29
Sezgi yoluyla elde ettiğimiz, kesin olarak bildiğimiz üç şeyin ''var olduğumuz, var olduğumuzu bildiğimiz ve varlığımızı sevdiğimiz'' olduğunu söyleyen düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Aristoteles
B
Aquinas
C
Augustinus
D
Descartes
E
Empedokles
Açıklama:
Sezgi yoluyla elde ettiğimiz, kesin olarak bildiğimiz üç şeyin ''var olduğumuz, var olduğumuzu bildiğimiz ve varlığımızı sevdiğimiz'' olduğunu söyleyen düşünür Augustinus tur.
Soru 30
1000-1300 yılları arasında Orta Çağ Avrupa'sına hakim olan Hıristiyanlık inancının Aristotelesçi öğretiyle birleştirilmesi ve sistematik argumanlarla desteklenmesini vurgulayan dönem aşağıdakilerden hangisi ile ifade edilir?
Seçenekler
A
Skolastik felsefe
B
Kartezyen felsefesi
C
Descartes felsefesi
D
Sofist felsefe
E
Manici felsefe
Açıklama:
1000-1300 yılları arasında Orta Çağ Avrupa'sına hakim olan Hıristiyanlık inancının Aristotelesçi öğretiyle birleştirilmesi ve sistematik argumanlarla desteklenmesini vurgulayan skolastik felsefe ile ifade edilir.
Soru 31
Aristoteles'e göre ruhun bilmesini ve anlamasını sağlayan yetiye ne isim verir?
Seçenekler
A
Nous
B
Logos
C
Enthelekheia
D
Anima
E
Tabula
Açıklama:
Düşünme etkinliğini gerçekleştirme yetisi olarak usun, düşünme nesneleri karşısındaki konumu, algılama yetisinin, algı nesneleri karşısındaki durumu gibidir.
Aristoteles’e göre us (nous), ruhun “bilmesini ve anlamasını sağlayan yeti”dir (De Anima, 429a-10).
Aristoteles’e göre us (nous), ruhun “bilmesini ve anlamasını sağlayan yeti”dir (De Anima, 429a-10).
Soru 32
I. Soyutlama yapmak II. Düşünmek III. Kavramlar arasında bağ kurmak IV. Duyu verilerini edinmek V. Bilgi oluşturmak
Yukarıda verilen işlevlerden hangileri Aristoteles'e göre etkin usun işlevleridir?
Yukarıda verilen işlevlerden hangileri Aristoteles'e göre etkin usun işlevleridir?
Seçenekler
A
II, III, IV
B
I, III, V
C
III, IV, V
D
I, IV, V
E
II, IV, V
Açıklama:
Düşüncemiz, bireysel bir şey olarak, her iki yetinin (edilgin ve etkin us) birlikte etkinliğinin sonucudur.
Aristoteles'e göre etkin usun işlevleri soyutlama yapmak, kavramlar arasında bağ kurmak ve bilgi oluşturmaktır.
Aristoteles'e göre etkin usun işlevleri soyutlama yapmak, kavramlar arasında bağ kurmak ve bilgi oluşturmaktır.
Soru 33
Aşağıda verilen ifadelerden hangisi Aristoteles'in zihin kavramı bağlamında doğru değildir?
Seçenekler
A
İnsan ruhunun bir yanı logosun taşıyıcısıdır.
B
İnsanda düşünme ve yargıda bulunma nous sayesinde gerçekleşir.
C
Logos bedenle birlikte ölür.
D
İnsan zihni doğum anında boş bir levha gibidir.
E
Usun edilgin ve etkin olmak üzere iki yanı vardır.
Açıklama:
Her ne kadar kesin bir şekilde iddia etmese de Aristoteles, duyusal ruhun formu olduğu bedene bağlı olduğu için, zorunlu bir şekilde bedeniyle beraber öldüğünü, ancak akıllı ruhun bedenden ayrı ve bağımsız bir varlığının olmasının olası olduğunu, dolayısıyla bedenin ölümünden etkilenmeden varlığını sürdürmeye devam ettiğini düşünmektedir (De Anima, 430a-25).
Aristoteles’e göre ruh “akıl” (logos) anlamında ölümsüzdür.
Aristoteles’e göre ruh “akıl” (logos) anlamında ölümsüzdür.
Soru 34
I. Var olan herşey logos ile etkileşim halindedir.
II. Doğal olan evrensel doğanın düzen ve aklıyla uyumlu olandır.
III. İnsan aklını kullanarak kesintisiz bir uyum içinde bir yaşam sürebilir.
IV. Aklın rehberliğinde davranan kişi huzurlu bir kişidir.
Hangileri Marcus Aurelius'un zihin kavramına yaklaşımı ile ilgili olarak söylenebilir?
II. Doğal olan evrensel doğanın düzen ve aklıyla uyumlu olandır.
III. İnsan aklını kullanarak kesintisiz bir uyum içinde bir yaşam sürebilir.
IV. Aklın rehberliğinde davranan kişi huzurlu bir kişidir.
Hangileri Marcus Aurelius'un zihin kavramına yaklaşımı ile ilgili olarak söylenebilir?
Seçenekler
A
I, II, IV
B
I, II, III
C
I, III, IV
D
I, II, III, IV
E
II, III, IV
Açıklama:
Marcus Aurelius bir Roma imparatoru ve Stoacı bir filozoftur. Stoacılar felsefeyi mantık, doğa bilimleri ve etik olmak üzere üçe ayırırlar ve akılcı bir felsefe anlayışıyla insanın evrendeki yerini ve yazgısını, bu üç yönelim bağlamında ortaya koymayı hedeflerler.
Verilen ifadelerin hepsi Aurelius'un zihin kavramına yaklaşımı açısından doğrudur.
Verilen ifadelerin hepsi Aurelius'un zihin kavramına yaklaşımı açısından doğrudur.
Soru 35
Aurelius'a göre hangisi akıllı ruhun niteliklerinden birisi değildir?
Seçenekler
A
Etrafımızdaki herkesi sevmek
B
Hakikata değer vermek
C
Alçak gönüllü olmak
D
Hiçbir şeye olduğundan fazla değer vermemek
E
Duyular ve isteklerle uyumlu bir hayat sürmek
Açıklama:
Bu nitelikler aynı zamanda evrensel yasanın özellikleridir. Dolayısıyla Aurelius doğru akıl yürütmeyle yargıda bulunma arasında bir farklılık olmadığı sonucuna varır (Aurelius, 2008: 133-134).
Aristoteles’in akıl (logos) anlamında ruh kavramıyla örtüşen akıllı ruhun nitelikleri “etrafımızdaki herkesi sevmek; hakikat ve alçakgönüllülük ve hiçbir şeye olduğundan fazla değer vermemek” olarak tanımlanır.
Aristoteles’in akıl (logos) anlamında ruh kavramıyla örtüşen akıllı ruhun nitelikleri “etrafımızdaki herkesi sevmek; hakikat ve alçakgönüllülük ve hiçbir şeye olduğundan fazla değer vermemek” olarak tanımlanır.
Soru 36
Augustinus'a göre hangisi ruhun bilgelik, düşünsel bilgi ve bilimi içeren tarafıdır?
Seçenekler
A
Anima
B
Mens
C
Animus
D
Nous
E
Spiritus
Açıklama:
Platoncu bir etkiyle ruhun ve bedenin birbirinden bağımsız birer töz olduğunu savunan Augustinus, bir yandan da Hristiyan dininin etkisiyle ruhun bedenden bağımsız bir yerde, İdealar âleminde gerçek varlığını sürdürüp bedende hapsolduğu fikrini reddeder.
Augustinus'a göre Mens insana ait olan ruhun en yüce tarafıdır. Bilgelik, düşünsel bilgiyi ve bilimi içerir.
Augustinus'a göre Mens insana ait olan ruhun en yüce tarafıdır. Bilgelik, düşünsel bilgiyi ve bilimi içerir.
Soru 37
I. Ahlak II. Matematik III. Duyular IV. Doğa
Augustinus'a göre idealar yukarıda verilenlerin hangilerinin bilgilerinde bulunur?
Augustinus'a göre idealar yukarıda verilenlerin hangilerinin bilgilerinde bulunur?
Seçenekler
A
I veII
B
II ve III
C
III ve IV
D
I ve III
E
II ve IV
Açıklama:
Augustinus hiçbir kuşkuya kapılmaksızın zihnimizin ya da ruhumuzun doğru, kesin bilgiyi elde etmesinin mümkün olduğunu öne sürmekle Descartes’ın öznelci felsefesini öncelemiş, dolayısıyla modern çağın öznelci felsefesinin temellerini Orta Çağda atmıştır.
Augustinus, Platon gibi, ideaların insan zihninden bağımsız olarak var olamayacaklarını düşünür. Onları, zihinsel değişmeyenler olan, ahlak ve matematik bilgilerinde bulur.
Augustinus, Platon gibi, ideaların insan zihninden bağımsız olarak var olamayacaklarını düşünür. Onları, zihinsel değişmeyenler olan, ahlak ve matematik bilgilerinde bulur.
Soru 38
Augustinus'a göre gerçek bilgiye nasıl ulaşılabilir?
Seçenekler
A
Duyum yoluyla
B
Düşünce yoluyla
C
Sezgi yoluyla
D
Deneyim yoluyla
E
Gözlem yoluyla
Açıklama:
Augustinusçu düşüncenin temelinde, düşünülür dünyanın ya da tanrısallığın sezgisi vardır.
Augustinus’a göre, gerçek bilgi değişmeyen bir nesneyi düşünme aracılığıyla, sezgiyle kavramaktır.
Augustinus’a göre, gerçek bilgi değişmeyen bir nesneyi düşünme aracılığıyla, sezgiyle kavramaktır.
Soru 39
I. Duyusal bilgi kuramsal bilgiden önce gelir.
II. Kuramsal bilgi doğal ışık yoluyla kavranır.
III. İnsan aklı logostan fırlayan kıvılcımlardan pay almıştır.
IV. Gerçekliğin bilgisine sezgi yoluyla varılabilir.
Yukarıda verilen ifadelerden hangisi / hangileri Aquinas'ın zihin kavramına yaklaşımı ile ilişkilidir?
II. Kuramsal bilgi doğal ışık yoluyla kavranır.
III. İnsan aklı logostan fırlayan kıvılcımlardan pay almıştır.
IV. Gerçekliğin bilgisine sezgi yoluyla varılabilir.
Yukarıda verilen ifadelerden hangisi / hangileri Aquinas'ın zihin kavramına yaklaşımı ile ilişkilidir?
Seçenekler
A
I ve II
B
II ve III
C
Yalnız IV
D
Yalnız I
E
II ve IV
Açıklama:
Dolayısıyla, Aquinas için duyusal deneyim, din bilimdeki Tanrı bilgisini edinmek için gerekli ön koşuldur.
Aquinas, mantıksal olarak ve oluş bakımından, dışsal nesnelere ilişkin duyusal bilginin, kuramsal bilgiye önsel olduğuna inanır.
Aquinas, mantıksal olarak ve oluş bakımından, dışsal nesnelere ilişkin duyusal bilginin, kuramsal bilgiye önsel olduğuna inanır.
Soru 40
"İstediğimiz şey bildiğimiz şeyi, bildiğimiz şey de istediğimiz şeyi belirler”. Aquinas'ın bu ifadesi aşağıda verilen ifadelerden hangisine anlamca en yakındır?
Seçenekler
A
Hiç bir şey bilinemez.
B
Bilgi zihinde hep vardır.
C
Duyular olmadan bilgi oluşamaz.
D
İstekler ve arzular doğru bilgiye götürür.
E
Herşeyi bilmek olanaklı değildir.
Açıklama:
Dolayısıyla Aquinas için, kendileri aracılığıyla duyumlanabilir şeyleri, bildiğimiz duyularımız örtülüyken zihnimizin yetkin bir şekilde yargıda bulunması mümkün değildir.
Aquinas'ın zihin kavramına yaklaşımı incelendiğinde, kendisinin duyuları bilgiye öncül olarak kabul ettiği görülebilir.Her ne kadar, zihin duyulardan üstün de olsa, içeriğini duyulardan aldığı için, onun birincil ve asıl nesnesi duyumlanabilir şeylerde bulunur. Cevap C'dir.
Aquinas'ın zihin kavramına yaklaşımı incelendiğinde, kendisinin duyuları bilgiye öncül olarak kabul ettiği görülebilir.Her ne kadar, zihin duyulardan üstün de olsa, içeriğini duyulardan aldığı için, onun birincil ve asıl nesnesi duyumlanabilir şeylerde bulunur. Cevap C'dir.
Soru 41
I. Yaşamsal işlevlerin tümünü içerir.
II. Bedene canlılık veren ilkedir.
III. Bedendeki organların işlevlerini yerine getirmesini sağlar.
Anima kavramının Aristoteles'teki yorumu için yukarıdakilerden hangisi veya hangileri doğrudur?
II. Bedene canlılık veren ilkedir.
III. Bedendeki organların işlevlerini yerine getirmesini sağlar.
Anima kavramının Aristoteles'teki yorumu için yukarıdakilerden hangisi veya hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız III
B
I ve II
C
I ve III
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Aristoteles'e göre anima:
• Bedenden ayrılamaz; salt bedenin içinde bulunan bir şey değildir;
[bedene içkindir].
• Durağan bir şey değildir; biçimlendirici bir güce sahiptir.
• Yaşamsal işlevlerin tümünü içerir.
• Bedene canlılık veren ilkedir.
• Bedendeki organların işlevlerini yerine getirmesini sağlar.
Doğru yanıt E seçeneğidir.
• Bedenden ayrılamaz; salt bedenin içinde bulunan bir şey değildir;
[bedene içkindir].
• Durağan bir şey değildir; biçimlendirici bir güce sahiptir.
• Yaşamsal işlevlerin tümünü içerir.
• Bedene canlılık veren ilkedir.
• Bedendeki organların işlevlerini yerine getirmesini sağlar.
Doğru yanıt E seçeneğidir.
Soru 42
............. tamamlanma ya da mükemmellik durumu, edimsellik, kendini gerçekleştirme anlamına gelen Yunanca bir terimdir. Aristoteles bu terimi, ruhun gizil güç halinde varlığı kendini gerçekleştirmek üzere düzene sokması ve yönlendirmesi anlamında kullanmıştır.
Yukarıdaki ifadede boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Yukarıdaki ifadede boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Seçenekler
A
Psyche
B
Entelekheia
C
Anima
D
Arete
E
Logos
Açıklama:
Bu anlama gelen Yunanca terim Entelekheia'dır. Doğru yanıt B seçeneğidir.
Soru 43
Aristoteles'e göre ağağıdakilerden hangisi insanı hayvanlardan ayıran bir özelliktir?
Seçenekler
A
logos
B
anima
C
ousia
D
ketegoria
E
energeia
Açıklama:
İnsanı diğer canlılardan ayıran, insan yapan özelliği, ruhunun bir yanının, aklın (logos) taşıyıcısı olmasıdır. Çünkü ruh, canlı varlıkların “hayatlarının nedeni ve ilkesi” (De Anima, 415b-10) olarak insanda olduğu gibi, bitkilerde ve hayvanlarda da vardır ve onlara canlılık verir. Doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 44
Aristoteles'e göre ruh ile beden arasındaki ilişki aşağıdakilerden hangisine benzemektedir?
Seçenekler
A
birey-toplum ilişkisi
B
ebeveyn-çocuk ilişkisi
C
madde-form ilişkisi
D
bütün-parça ilşkisi
E
töz-ilinek ilişisi
Açıklama:
Aristoteles’e göre, ruh ile beden arasındaki ilişki daha ziyade bir heykel onun formu arasındaki ilişki gibidir. Nasıl bir heykelin şekli ya da formu heykelin kendisinden ayrı ve bağımsız olarak düşünülemezse ruh da aynı şekilde bedenden ayrı ve bağımsız bir varlığa sahip değildir. Aristoteles’e göre ruh ile beden arasındaki ilişki maddeyle form arasındaki ilişki gibidir, yani saklı olanağın (potansiyel) olanın gerçekleşmesi, varlığa gelmesidir. Doğru yanıt C seçeneğidir.
Soru 45
I. Bütün bilgi türleri onun alanındadır.
II. Bedeni yöneten tözdür.
III. Tecrübelerle değişip şekillenir.
Augustinus'a göre ruh ile ilgili olarak yukarıdakilerden hangisi veya hangileri doğrudur?
II. Bedeni yöneten tözdür.
III. Tecrübelerle değişip şekillenir.
Augustinus'a göre ruh ile ilgili olarak yukarıdakilerden hangisi veya hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız II
B
I ve II
C
I ve III
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Augustinus’a göre bütün bilgi ruhun işidir. Ruh akılla donatılmıştır, bedeni yöneten tözdür. Platon’un Phaidon diyaloğundaki görüşlerine benzer şekilde Augustinus da ruhun değişmeden kaldığını, kendi kendine hareket ettiğini, etkin olduğunu, bedeninse edilgin olduğunu, değişebildiğini ve ruhun sayesinde hareket ettiğini söyler. Doğru yanıt B seçeneğidir.
Soru 46
Kendime Düşünceler isimli eserinde insanın bir beden, bir soluk ve bedeni yöneten kısım olan zihinden oluştunu öne süren düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Augustinus
B
Anselmus
C
Aristoteles
D
Marcus Aurelius
E
Thomas Aquinas
Açıklama:
Marcus Aurelius Kendime Düşünceler isimli eserinde, kendi kendisini sorguya çekerek, vicdan muhasebesi yapar, ruhunun yetkinliğe ulaşmak için gösterdiği çabayı anlatır. Eserinin kişiliği geliştirmek üzerine olan ikinci bölümde, kendisinin bir beden, bir soluk ve bedenimizi yöneten kısım olan zihinden oluştuğumuzu söyleyen Aurelius, bedeni hiçbir şeyin ilgilendirmediğini çünkü, şeyleri birbirinden ayırt edemediğini, soluğun da hava olduğunu, her an bir alınıp, bir verildiğini söyler. Doğru yanıt D seçeneğidir.
Soru 47
Augustinus'un ruh anlayışına göre akıl ve zihin anlamında ruh anlamına gelen ve diğerler şıklardaki kavramların hepsini içeren kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Res
B
Animus
C
Anima
D
Mens
E
Spiritus
Açıklama:
Augustinus işlevlerine göre dört farklı ruh olduğunu söyler. Bunlardan ilki insanlarda ve hayvanlarda ortak olarak bulunan anima’dır. İkincisi yalnızca insana ait olan animus’tur. Mens insana ait olan ruhun en yüce tarafıdır. Bilgelik, düşünsel bilgiyi ve bilimi içerir. Augustinus, bunların hepsinin üstünde olan ve diğerlerini içeren spiritus adını verdiği dördüncü bir ruh olduğunu söyler. Spiritus akıl ya da zihin anlamında ruh kavramıdır. Doğru yanıt E seçeneğidir.
Soru 48
-Ruhun ve bedenin bağımsız birer töz olduğunu iddia eder.
-Duyum bilgisinin yanıltıcı olduğundan dolayı en alt düzey bilgi olduğunu öne sürer.
Augustinus'un yukarıdaki düşünceleri aşağıdaki antik Yunan düşünürlerin hangisinden etkilendiği gösterir?
-Duyum bilgisinin yanıltıcı olduğundan dolayı en alt düzey bilgi olduğunu öne sürer.
Augustinus'un yukarıdaki düşünceleri aşağıdaki antik Yunan düşünürlerin hangisinden etkilendiği gösterir?
Seçenekler
A
Anaximenes
B
Aristoteles
C
Herakleitos
D
Platon
E
Thales
Açıklama:
Platoncu bir etkiyle ruhun ve bedenin birbirinden bağımsız birer töz olduğunu savunan Augustinus, bir yandan da Hristiyan dininin etkisiyle ruhun bedenden bağımsız bir yerde, İdealar âleminde gerçek varlığını sürdürüp bedende hapsolduğu fikrini reddeder. Augustinus’a göre duyum bilgisi, en alt düzeydeki bilgi
kaynağıdır ve yanıltıcıdır. Çünkü; bu bilginin konusu olan varlıklar zamansaldır,
yani süre giden zaman içinde ortaya çıkar ve sonra yok olup giderler. Bu da Platoncu etkinin bir başka göstergesidir.
kaynağıdır ve yanıltıcıdır. Çünkü; bu bilginin konusu olan varlıklar zamansaldır,
yani süre giden zaman içinde ortaya çıkar ve sonra yok olup giderler. Bu da Platoncu etkinin bir başka göstergesidir.
Soru 49
Aquinas, yeni doğan bir çocuğun zihninin doğuştan üzerine hiçbir şey yazılmamış boş bir levha olduğuna ilişkin görüşü (tabula rasa in qua nihil est scriptium) tekrarlar.
Buna göre Aquinas'ın, duyusal deneyim ile ilgili görüşlerinde hangi Antik çağ düşünürünü takip ettiği söylenebilir?
Buna göre Aquinas'ın, duyusal deneyim ile ilgili görüşlerinde hangi Antik çağ düşünürünü takip ettiği söylenebilir?
Seçenekler
A
Platon
B
Aristoteles
C
Parmenides
D
Zenon
E
Plotinus
Açıklama:
Aquinas “zihinde daha önce duyularda olmamış olan hiçbir şey bulunmadığını” (nihil est in intellectu quod non prius in sensu) söyler (akt. O’Connor, 1964: 105). Bunun zorunlu sonucu, zihinde doğuştan hiçbir bilgi, hatta Tanrının bilgisinin bile olmadığıdır. Buradan hareketle Aristoteles’in ‘yeni doğan bir çocuğun zihninin doğuştan üzerine hiçbir şey yazılmamış boş bir levha olduğu’na ilişkin görüşünü tekrarlar: “tabula rasa in qua nihil est scriptium”. Doğru yanıt B seçeneğidir.
Soru 50
Summa Theologica adlı eserinde belirsiz maddeyle formun birleşerek oluşturdukları bileşik varlığın gerçek töz olduğunu savunarak, Platon’un ruhun bir bedende hapsolmuş bağımsız bir töz olduğu görüşüne karşı çıkan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Plotinus
B
Platon
C
Aristoteles
D
Thomas Aquinas
E
Anselmus
Açıklama:
Aynen Aristoteles gibi, metafiziğin konusunun, “var olan olarak, var olan” olduğuna inanan Aquinas Summa Theologica’da belirsiz maddeyle formun birleşerek oluşturdukları bileşik varlığın, gerçek töz olduğunu savunur. Dolayısıyla Aquinas’a göre, Platon’un ruhun bir bedende hapsolmuş bağımsız bir töz olduğu görüşünün aksine, bir beden ve ruhun birlikteliğinden oluşmuş bireysel insan tözdür. Doğru yanıt D seçeneğidir.
Soru 51
Aşağıdaki hangisi (hangileri) Aristoteles ve düşünceleri ile ilgili doğru bilgidir?
I. Aristoteles Platon’un öğrencisidir.
II. Aristoteles, insana has özellikleri, diğer canlı türlerinden ayırt edebilmek için, son derece kapsamlı bir teori geliştirmiştir.
III. Aristoteles’e göre ruh ve bedenin bir bileşkesi olan insan, aynen diğer bireysel tözler gibi var olan birincil tözdür.
IV. Aristoteles’e göre ruh ve beden aynı olmalarına rağmen bireyin ayrılabilir parçasıdırlar.
I. Aristoteles Platon’un öğrencisidir.
II. Aristoteles, insana has özellikleri, diğer canlı türlerinden ayırt edebilmek için, son derece kapsamlı bir teori geliştirmiştir.
III. Aristoteles’e göre ruh ve bedenin bir bileşkesi olan insan, aynen diğer bireysel tözler gibi var olan birincil tözdür.
IV. Aristoteles’e göre ruh ve beden aynı olmalarına rağmen bireyin ayrılabilir parçasıdırlar.
Seçenekler
A
Yalnız I ve III
B
Yalnız II ve IV
C
I,II,III
D
I,II,IV
E
II,III,IV
Açıklama:
IV. Seçenekte yer alan bilgi, ‘’Aristoteles’e göre ruh ve beden farklı olmalarına rağmen bireyin ayrılamaz parçasıdırlar.’’ olması gerektiğinden yanlıştır. Buna göre I.II ve III. ifadelerin yer aldığı C doğru cevaptır.
Soru 52
Aristoteles Anima’nın dinamizmi, eylemi ve süreci ifade eden çok yönlü bir kavram olduğunu ve farklı niteliklere sahip olduğunu belirtir. Aşağıdakilerden hangisi Anima’nın niteliklerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Salt bedenin içinde bulunan bir şey değildir; bedene içkindir.
B
Durağan bir şey olup, biçimlendirici bir güce sahiptir.
C
Yaşamsal işlevlerin tümünü içerir.
D
Bedene canlılık veren ilkedir.
E
Bedendeki organların işlevlerini yerine getirmesini sağlar.
Açıklama:
B seçeneğinde yer alan ifade, ‘’ Durağan bir şey olup biçimlendirici bir güce sahiptir.’’ ifadesi ‘’Durağan bir şey değildir; biçimlendirici bir güce sahiptir.’’ Olması gerektiğinden yanlıştır. Buna göre doğru cevap B’dir.
Soru 53
Aşağıdaki terimi verilen sözcüklerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
…………………….. tamamlanma ya da mükemmellik durumu, edimsellik, kendini gerçekleştirme anlamına gelen Yunanca bir terimdir.
…………………….. tamamlanma ya da mükemmellik durumu, edimsellik, kendini gerçekleştirme anlamına gelen Yunanca bir terimdir.
Seçenekler
A
Nous
B
Logos
C
Entelekheia
D
Dictum
E
Psyche
Açıklama:
Entelekheia, tamamlanma ya da mükemmellik durumu, edimsellik, kendini gerçekleştirme anlamına gelen Yunanca bir terimdir. Buna göre doğru cevap C’dir.
Soru 54
Aşağıdakilerden hangileri Aristoteles’in ruh ile ilgili düşünceleri arasında yer alır?
I. Aristoteles’e göre ruh yaşamı açıklamak için gereklidir.
II. Aristoteles’e göre ruhlar arasında hiyerarşik olmayan bir sınıflandırma vardır.
III. Aristoteles, farklı yeteneklerine ya da kapasitelerine göre ruhun üç türü olduğunu söyler.
IV. Aristoteles’e göre en alt düzeyde ruh, en yüksek gizil güce sahiptir.
V. Aristoteles’e göre en ilkel ruh, bitkisel ya da besleyici ruhtur.
I. Aristoteles’e göre ruh yaşamı açıklamak için gereklidir.
II. Aristoteles’e göre ruhlar arasında hiyerarşik olmayan bir sınıflandırma vardır.
III. Aristoteles, farklı yeteneklerine ya da kapasitelerine göre ruhun üç türü olduğunu söyler.
IV. Aristoteles’e göre en alt düzeyde ruh, en yüksek gizil güce sahiptir.
V. Aristoteles’e göre en ilkel ruh, bitkisel ya da besleyici ruhtur.
Seçenekler
A
I.II.III
B
II.III.IV
C
III.IV.V
D
I.III.V
E
II.IV.V
Açıklama:
II. Seçenekte yer alan ifade, ‘’Aristoteles’e göre ruhlar arasında hiyerarşik bir sınıflandırma vardır.’’ ve IV. Seçenekteki ifade ‘’Aristoteles’e göre en alt düzeyde ruh, en düşük gizil güce sahiptir.’’ şeklinde olması gerektiğinden yanlıştır. Diğer I.III ve V. ifadeler doğru olduğundan, bu ifadelerin yer aldığı D doğru cevaptır.
Soru 55
Aristoteles’e göre hayvanlar ve insanlar aynı yaşam fonksiyonlarına sahiptir. Aşağıdakilerden hangileri hem insanın hem de hayvanların yapabildikleri ortak özellikler arasında yer alır?
I. Göreceliğin ne anlama geldiğini bilirler.
II. Çevrelerini algılarlar.
III. Duyu organları yardımıyla aldıkları uyaranlara cevap verirler.
IV. Hareket edebilirler.
V. Karmaşık felsefi problemler üzerine düşünüp tartışabilirler.
I. Göreceliğin ne anlama geldiğini bilirler.
II. Çevrelerini algılarlar.
III. Duyu organları yardımıyla aldıkları uyaranlara cevap verirler.
IV. Hareket edebilirler.
V. Karmaşık felsefi problemler üzerine düşünüp tartışabilirler.
Seçenekler
A
I.II.III
B
II.III.V
C
I.IV.V
D
I.III.V
E
II.III.IV
Açıklama:
Hayvanlar ve insanlar aynı yaşam fonksiyonlarına sahiptir. Hepsi de çevrelerini algılarlar, duyu organları yardımıyla aldıkları uyaranlara cevap verirler, hareket edebilirler, ancak diğer hayvanlardan farklı olarak insanlar akıllarını kullanırlar. İn- sanlar, örneğin Pythagoras teoremini anlarlar, göreceliğin ne anlama geldiğini bi- lirler, bilimsel cümleler kurabilirler, karmaşık felsefi problemler üzerine düşünüp tartışabilirler, tanrının varlığını tartışabilirler, insanın evrendeki yeri üzerine ya da kendilerinin bir ruha sahip olup olmadığı üzerine düşünebilirler. Köpekler, kediler diğer hayvanlar, bu tür işlevlerde bulunmazlar. Buna göre I ve V. ifadeler ortak özellik olmadıklarından II,III ve IV ifadelerin yer aldığı E doğru cevaptır.
Soru 56
Aşağıdakilerden hangisi Aristoteles’in insan zihninin doğuştan boş ama her şeyi almaya hazır bir olanağa sahip olduğu görüşünün karşılığı olan sözcüktür?
Seçenekler
A
Nous
B
Logos
C
Entelekheia
D
Tabula rasa
E
Psyche
Açıklama:
Aristoteles’in insan zihninin doğuştan boş ama her şeyi almaya hazır bir olanağa sahip olduğu görüşünü Aristotelesçiler tabula rasa in qua nihil est scriptum yani üstünde hiçbir şey yazılı olmayan boş bir levha olarak belirlemişlerdir. 17. yüzyılda zihnin doğuştan boş bir levha (tabula rasa) olduğu görüşü John Locke tarafından yeniden canlandırılmış ve tabula rasa deneyselci felsefenin diktumu haline gelmiştir. Doğru cevap D’dir.
Soru 57
Roma İmparatorluğu döneminde Elealı Zenon tarafından kurulmuş bir felsefe okulu olan Stoacılık’a göre felsefe kaça ayırırlar?
Seçenekler
A
3
B
4
C
5
D
6
E
7
Açıklama:
Stoacılar felsefeyi mantık, doğa bilimleri ve etik olmak üzere üçe ayırırlar ve akılcı bir felsefe anlayışıyla insanın evrendeki yerini ve yazgısını, bu üç yönelim bağlamında ortaya koymayı hedeflerler. Buna göre doğru cevap A’dır.
Soru 58
Aşağıdakilerden hangisi ‘’Kendime Düşünceler’’ isimli eserinde, kendi kendisini sorguya çekerek, vicdan muhasebesi yapan, ve ruhunun yetkinliğe ulaşmak için gösterdiği çabayı anlatan düşünürdür?
Seçenekler
A
Elealı Zenon
B
Marcus Aurelius
C
Augustinus
D
Aristoteles
E
Thomas Aquinas
Açıklama:
Marcus Aurelius Kendime Düşünceler isimli eserinde, kendi kendisini sorguya çekerek, vicdan muhasebesi yapar, ruhunun yetkinliğe ulaşmak için gösterdiği ça- bayı anlatır. Buna gore doğru cevap B’dir.
Soru 59
Aşağıdakilerden hangisi, Orta Çağda Patristik felsefenin en önemli temsilcisi olan ve gençliğinde bir süre Mani’ci düşünceyi kabul eden, bir yandan Platoncu ve Yeni Platoncu görüşleri, bir yandan da Hristiyanlık inancını bir araya getirmiş olan düşünürdür?
Seçenekler
A
Plotinus
B
Marcus Aurelius
C
Aristoteles
D
Thomas Aquinas
E
Augustinus
Açıklama:
Augustinus Orta Çağda Patristik felsefenin en önemli temsilcisidir. Gençliğinde bir süre Mani’ci düşünceyi kabul eden ve Hristiyanlığa düşman olan Augustinus, Plo- tinus’un Ennead’ını okuduktan sonra Hristiyanlığa dönmüş ve felsefesinde, bir yandan Platoncu ve Yeni Platoncu görüşleri, bir yandan da Hristiyanlık inancını bir araya getirmiştir. Buna göre doğru cevap E’dir.
Soru 60
Felsefeyi teolojiden ayırma çabasıyla insan bilgisini deneyci bir temelde açıklamaya çabalayan; felsefe tarihinde ve dolayısıyla zihin felsefesi açısından önemli bir yere sahip olan felsefeci aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Thomas Aquinas
B
Marcus Aurelius
C
Aziz Augustinus
D
Aristoteles
E
Platon
Açıklama:
Thomas Aquinas’ın felsefe tarihinde ve dolayısıyla zihin felsefesi açısından önemi felsefeyi teolojiden ayırma çabasıyla insan bilgisini deneyci bir temelde açıklama çabasıdır. Buna göre doğru cevap A’dır.
Soru 61
Aşağıdakilerden hangisi Aristoteles'e göre Anima'nın sahip olduğu niteliklerden biri değildir?
Seçenekler
A
Anima bedenden ayrılır; salt bedenin içinde bulunan bir şeydir.
B
Durağan bir şey değildir; biçimlendirici bir güce sahiptir.
C
Yaşamsal işlevlerin tümünü içerir.
D
Bedene canlılık veren ilkedir.
E
Bedendeki organların işlevlerini yerine getirmesini sağlar.
Açıklama:
Anima’nın Aristoteles için dinamizmi, eylemi ve süreci ifade eden çok yönlü bir kavram olduğunu ve aşağıdaki niteliklere sahip olduğunu belirtir: • Anima bedenden ayrılamaz; salt bedenin içinde bulunan bir şey değildir; [bedene içkindir]. • Durağan bir şey değildir; biçimlendirici bir güce sahiptir. • Yaşamsal işlevlerin tümünü içerir. • Bedene canlılık veren ilkedir. • Bedendeki organların işlevlerini yerine getirmesini sağlar.
Soru 62
Aşağıdakilerden hangisi Aristoteles’e göre ruhun gizil güç halinde varlığı, kendini gerçekleştirmek üzere düzene sokması ve yönlendirmesi anlamına gelir?
Seçenekler
A
Entelekheia
B
Nous
C
Anima
D
Logos
E
Spiritus
Açıklama:
Entelekheia tamamlanma ya da mükemmellik durumu, edimsellik, kendini gerçekleştirme anlamına gelen Yunanca bir terimdir. Aristoteles bu terimi, ruhun gizil güç halinde varlığı kendini gerçekleştirmek üzere düzene sokması ve yönlendirmesi anlamında kullanmıştır.
Soru 63
Hayvanlar ve insanlar aynı yaşam fonksiyonlarına sahiptir. Hepsi de çevrelerini algılarlar, duyu organları yardımıyla aldıkları uyaranlara cevap verirler, hareket edebilirler. Aristoteles’e göre, aşağıdakilerden hangisi hayvanlarla insanlar arasındaki farklılıkları açıklar?
Seçenekler
A
Duyusal ruh
B
Hayvani ruh
C
Akıllı ruh
D
Bitkisel ruh
E
Animus
Açıklama:
Aristoteles’e göre, farklılığın sebebi insanlarda akıllı ruh olmasıdır. Ruh “bitkilerde ve hayvanlarda onlara canlılık sağlayan işlevlerin ilkesidir”. İnsanda bulunduğu biçimiyle ruh ise “hareketin, düşüncenin, yargının ve algılamanın ilkesidir”. İnsanı diğer canlılardan ayıran, insan yapan özelliği, ruhunun bir yanının, aklın(logos) taşıyıcısı olmasıdır. Çünkü ruh, canlı varlıkların “hayatlarının nedeni ve ilkesi” olarak insanda olduğu gibi, bitkilerde ve hayvanlarda da vardır ve onlara canlılık verir.
Soru 64
Aşağıdakilerden hangisi Aristoteles'e göre Us'a ilişkin gösterilen yetilerden biri değildir?
Seçenekler
A
Bilme ve düşünme yetisi
B
Soyutlama yapan yeti
C
Kavramlar arasında bir bağ kurma, birleştirme yetisi
D
Algılama yetisi
E
Duyusal yeti
Açıklama:
Aristoteles’in De Anima’da yaptığı bölümlemeye göre ruhun, akılla hiçbir ilintisi olmayan besleyici yanı, akılla dolaylı bir şekilde bağlantılı olan duyusal yanı, ruhun akıllı yanına uyduğund, bu yolla kişi, “kendine egemen olduğunda” bir şekilde akla (logos) katılır.
Soru 65
Aşağıdakilerden hangisi stoacı bir filozoftur?
Seçenekler
A
Aristoteles
B
Aziz Augustinus
C
Marcus Aurelius
D
Platon
E
Thomas Aquinas
Açıklama:
Marcus Aurelius bir Roma imparatoru ve Stoacı bir filozoftur. S
Soru 66
Aşağıdakilerden hangisi Aurelius'un 11. kitabı sonunda ortaya çıkan felsefi çıkarımı anlatmaktadır?
Seçenekler
A
Beden ve soluğun aksine, yalnızca aklın ya da zihnin tam anlamıyla insana ait olduğu
B
Akıl yürütmeyle yargıda bulunma arasında bir farklılık olmadığı
C
Herkesin öleceğine ve Tanrıların yanına gideceğine
D
Kendisinin bir beden, bir soluk ve bedenimizi yöneten kısım olan zihinden oluştuğumuzu
E
Doğal olan, evrensel doğanın düzen ve aklıyla uyumlu olan
Açıklama:
On birinci kitapta, akıllı ruhun avantajlarını kendi kendini görme, kendi kendini devindirme, kendini kendi istemine göre biçimlendirme, ölüm onu hangi anda yakalarsa yakalasın, önüne koyduğu hedefi tam anlamıyla gerçekleştirme olarak tanımlayan Aurelius, doğru akıl yürütmeyle yargıda bulunma arasında bir farklılık olmadığı sonucuna varır.
Soru 67
Augustinus da Aristoteles gibi, ruhun bedenin yaşatıcısı olduğunu düşünür ve işlevlerine göre dört farklı ruh olduğunu söyler. Aşağıdakilerden hangisi augustinusun öne sürdüğü 4 ruhtan biri değildir?
Seçenekler
A
Spiritus
B
Animus
C
Anima
D
Pathetikos
E
Mens
Açıklama:
Augustinus da Aristoteles gibi, ruhun bedenin yaşatıcısı olduğunu düşünür ve işlevlerine göre dört farklı ruh olduğunu söyler. Bunlardan Patristik felsefe genel olarak Kilise babalarının (Patres) felsefesi olarak bilinir. Ortaçağ Felsefesinin MS 2. Ve 3. yüzyıldan 8. yüzyıla kadar olan ilk dönemi olan Patristik Felsefe, Orta Çağı’n esas dönemi olarak kabul edilen Skolastik felsefeyi önemli ölçüde şekillendiren, onun felsefeyle ilişkisini belirleyen bir dönemdir. Mani’cilik eski Mezopotamya dinleriyle Zerdüşt dininin bir bileşimidir ve evreni iyilikle kötülüğün savaş alanı olarak görür. İnsan da iyiliği temsil eden ruhun ve kötülüğü temsil eden bedenin karşıtlaştığı bir varlıktır. 3. Ünite - Aristoteles’den Thomas Aquinas’a Zihin Kavramı 51 ilki insanlarda ve hayvanlarda ortak olarak bulunan anima’dır. İkincisi yalnızca insana ait olan animus’tur. Mens insana ait olan ruhun en yüce tarafıdır. Bilgelik, düşünsel bilgiyi ve bilimi içerir. Augustinus, bunların hepsinin üstünde olan ve diğerlerini içeren spiritus adını verdiği dördüncü bir ruh olduğunu söyler.
Soru 68
Aristoteles'e göre nous'un insan ruhuna sağladığı farklılık aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Düşünme ve yargıda bulunma
B
Çeşitli bilinç hallerini gerçekleştirme
C
Çevrenin algılama yetisine sahip olma
D
Duyu organları yoluyla aldığı uyarılara tepki verebilme
E
İsteme yetisine sahip olma
Açıklama:
Aristoteles’e göre us (nous), ruhun “bilmesini ve anlamasını sağlayan yeti”dir (De Anima, 429a-10). Düşünme etkinliğini gerçekleştirme yetisi olarak usun, düşünme nesneleri karşısındaki konumu, algılama yetisinin, algı nesneleri karşısındaki durumu gibidir. Duyuların, algı sırasında, duyu nesneleri tarafından biçimlendirilememeleri gibi, us da düşünme nesneleri tarafından belirlenemez. Yani us, nesnelerden etkilenmeksizin, farklı türden nesnelerin bilgisini üretebilecek, onları düşünebilecek yapıda bir bilme olanağı olarak ruhta mevcuttur. Böylece “ruhun düşünmesini ve kavramasını” sağlayan yeti olarak us, olanak halinde bir bilme yetisidir ve ancak düşünme etkinliğinde bulunulduğunda gerçeklik kazanır.
Soru 69
Aşağıdakilerden hangisi kilise babalarının felsefesi olarak nitelendirilmektedir?
Seçenekler
A
Stoacılık
B
Manicilik
C
Entelekheistik
D
Skolastik
E
Patristik
Açıklama:
Patristik felsefe genel olarak Kilise babalarının (Patres) felsefesi olarak bilinir. Ortaçağ Felsefesinin MS 2. Ve 3. yüzyıldan 8. yüzyıla kadar olan ilk dönemi olan Patristik Felsefe, Orta Çağı’n esas dönemi olarak kabul edilen Skolastik felsefeyi önemli ölçüde şekillendiren, onun felsefeyle ilişkisini belirleyen bir dönemdir.
Soru 70
Aşağıdakilerden hangisi Aristoteles'e göre "anima" nın özelliklerinden biri DEĞİLDİR?
Seçenekler
A
Anima bedenden ayrılabilir.
B
Durağan bir şey değildir; biçimlendirici bir güce sahiptir.
C
Yaşamsal işlevlerin tümünü içerir.
D
Bedene canlılık veren ilkedir.
E
Bedendeki organların işlevlerini yerine getirmesini sağlar.
Açıklama:
De Anima’da Aristoteles, Platon’un ruh anlayışından iyice uzaklaşarak, duyumsal etkinliğe dayanan bir ruh anlayışı geliştirmiştir (Malone, 2009: 73). Anima’nın Aristoteles için dinamizmi, eylemi ve süreci ifade eden çok yönlü bir kavram olduğunu ve aşağıdaki niteliklere sahip olduğunu belirtir:
• Anima bedenden ayrılamaz; salt bedenin içinde bulunan bir şey değildir; [bedene içkindir].
• Durağan bir şey değildir; biçimlendirici bir güce sahiptir.
• Yaşamsal işlevlerin tümünü içerir.
• Bedene canlılık veren ilkedir.
• Bedendeki organların işlevlerini yerine getirmesini sağlar.
Aristoteles, De Anima’da ortaya koyduğu bu görüşünü, canlı ve cansız varlıklar arasındaki farklara dayanarak geliştirmiştir.
"Anima bedenden ayrılabilir" ifadesi yanlıştır. Doğru cevap A' dır.
• Anima bedenden ayrılamaz; salt bedenin içinde bulunan bir şey değildir; [bedene içkindir].
• Durağan bir şey değildir; biçimlendirici bir güce sahiptir.
• Yaşamsal işlevlerin tümünü içerir.
• Bedene canlılık veren ilkedir.
• Bedendeki organların işlevlerini yerine getirmesini sağlar.
Aristoteles, De Anima’da ortaya koyduğu bu görüşünü, canlı ve cansız varlıklar arasındaki farklara dayanarak geliştirmiştir.
"Anima bedenden ayrılabilir" ifadesi yanlıştır. Doğru cevap A' dır.
Soru 71
Aşağıdakilerden hangisi "tamamlanma ya da mükemmellik durumu, edimsellik, kendini gerçekleştirme" anlamına gelen Yunanca bir terimdir?
Seçenekler
A
Anima
B
Entelekheia
C
Logos
D
Nous
E
Nikomakhos
Açıklama:
Entelekheia tamamlanma ya da mükemmellik durumu, edimsellik, kendini gerçekleştirme anlamına gelen Yunanca bir terimdir. Aristoteles bu terimi, ruhun gizil güç halinde varlığı kendini gerçekleştirmek üzere düzene sokması ve yönlendirmesi anlamında kullanmıştır.
Soru 72
Aristoteles’e göre duyum adı verilen bilgi edinme yetisinin iki aşaması sırasıyla nelerdir?
Seçenekler
A
Öznel-Nesnel
B
Nesnel-Öznel
C
Edilgin-Etkin
D
Etkin-Edilgin
E
Niceliksel-Niteliksel
Açıklama:
Aristoteles’e göre duyum adı verilen bilgi edinme yetisi iki aşamalıdır; duyum önce edilgin, sonra etkindir. Duyu organı nesnenin etkisiyle karşılaştığında edilgin bir şekilde nesnesinin biçimini edinir. Bunu takip eden etkinlik evresindeyse duyum nesnesiyle özdeşleşerek onu özümser, yani etkin bir şekilde nesnenin bilgisini edinir.
Soru 73
Aristoteles yalın bir bilme ve düşünme yetisi anlamındaki usa hangi adı verir?
Seçenekler
A
Logos
B
Nous
C
Mitos
D
Edilgin us
E
Etkin us
Açıklama:
Aristoteles yalın bir bilme ve düşünme yetisi anlamındaki usa “edilgin us” adını verir (pathetikos nous).
Soru 74
Aristoteles soyutlama yetisi anlamındaki ebedi ve tanrısal usa hangi adı verir?
Seçenekler
A
Logos
B
Nous
C
Mitos
D
Edilgin us
E
Etkin us
Açıklama:
Aristoteles'e göre, soyutlama yapan yeti olarak us “etkin us”tur. Soyutlama yapmak usun gerçek özüdür. Ona göre yalnız bu anlamdaki us ölümsüz ve ebedidir, tanrısaldır (De Anima, 430a-20).
Soru 75
Stoacılar felsefeyi hangi üç yönelime ayırırlar?
Seçenekler
A
mantık-doğa bilimleri-etik
B
mantık-matematik-etik
C
sosyal bilimler-doğa bilimleri-etik
D
fizik-biyoloji-mantık
E
fizik-matematik-etik
Açıklama:
Stoacılar felsefeyi mantık, doğa bilimleri ve etik olmak üzere üçe ayırırlar ve akılcı bir felsefe anlayışıyla insanın evrendeki yerini ve yazgısını, bu üç yönelim bağlamında ortaya koymayı hedeflerler.
Soru 76
Stoacılık hangi filozof tarafından kurulmuş bir felsefe okuludur?
Seçenekler
A
Aristoteles
B
Elealı Zenon
C
Platon
D
Marcus Aurelius
E
Augustinus
Açıklama:
Stoacılık Roma İmparatorluğu döneminde Elealı Zenon tarafından kurulmuş bir felsefe okuludur. Zenon Stoa Poikile yani resimli veranda adı verilen bir
mekânda derslerini verdiği için kendisinden sonra öğretisini devam ettirenler de stoacılar olarak tanınmıştır.
mekânda derslerini verdiği için kendisinden sonra öğretisini devam ettirenler de stoacılar olarak tanınmıştır.
Soru 77
Aşağıdakilerden hangisi Orta Çağda Patristik felsefenin en önemli temsilcisidir?
Seçenekler
A
Marcus Aurelius
B
Thomas Aquinas
C
Augustinus
D
Platon
E
Aristoteles
Açıklama:
Augustinus Orta Çağda Patristik felsefenin en önemli temsilcisidir.
Soru 78
Augustinus felsefesinde işlevlerine göre dört farklı ruh nelerdir?
Seçenekler
A
anima-animus-mens-spiritus
B
anima-animus-mens-logos
C
anima-animus-mens-nous
D
anima-animus-mens-soliliquies
E
anima-animus-mens-sensibilis
Açıklama:
Augustinus da Aristoteles gibi, ruhun bedenin yaşatıcısı olduğunu düşünür ve işlevlerine göre dört farklı ruh olduğunu söyler. Bunlardan ilki insanlarda ve hayvanlarda ortak olarak bulunan anima’dır. İkincisi yalnızca insana ait olan animus’tur. Mens insana ait olan ruhun en yüce tarafıdır. Bilgelik, düşünsel bilgiyi ve bilimi içerir. Augustinus, bunların hepsinin üstünde olan ve diğerlerini içeren spiritus adını verdiği dördüncü bir ruh olduğunu söyler. Spiritus akıl ya da zihin anlamında ruh kavramıdır.
Soru 79
Aquinas’a göre doğal bilgi hangi iki bilgi türünden oluşur?
Seçenekler
A
Duyum bilgisi ve Uzamsal bilgi
B
Duyum bilgisi ve Kuramsal bilgi
C
Nesnel bilgi ve Öznel bilgi
D
Ruhsal bilgi ve Akılsal bilgi
E
Dışsal bilgi ve İçsel bilgi
Açıklama:
Aquinas’a göre doğal bilgi, duyum bilgisi (cognitio sensibilis) ve kuramsal bilgi (cognitio intellectualis) olarak ikiye ayrılır.
Ünite 4
Soru 1
Aşağıdaki düşünürlerden hangisi modern felsefenin kurucusu olarak tanınır?
Seçenekler
A
Descartes
B
Demokritos
C
Sokrates
D
Aristoteles
E
Platon
Açıklama:
Descartes modern felsefenin kurucusu olarak tanınır.
Soru 2
Varlığın maddesel ve ruhsal olarak birbirine indirgenemeyen iki tözden oluştuğunu savunan görüş aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Modernizm
B
İdealim
C
Düalizm
D
Sosyalizm
E
Anarşizm
Açıklama:
Düalizm, varlığın maddesel ve ruhsal olarak birbirine indirgenemeyen iki tözden oluştuğunu savunan görüştür.
Soru 3
Descartes'e göre hangi nitelikler, nesneye özgü matematiksel niteliklerdir?
Seçenekler
A
Birincil nitelikler
B
İkincil nitelikler
C
Özel nitelikler
D
Genel nitelikler
E
Öznel nitelikler
Açıklama:
Birincil nitelikler Descartes'e göre nesneye özgü matematiksel niteliklerdir?
Soru 4
Descartes'in hangi meditasyonu insan zihninin özünü anlamaya ve zihni tanımanın bedeni tanımaktan daha kolay olduğuna ilişkindir?
Seçenekler
A
1. Meditasyon
B
2. Meditasyon
C
3. Meditasyon
D
4. Meditasyon
E
5. Meditasyon
Açıklama:
Descartes'in II. meditasyonu insan zihninin özünü anlamaya ve zihni tanımanın bedeni tanımaktan daha kolay olduğuna ilişkindir.
Soru 5
Descartes'ın kaçını Meditasyon'u Tanrı'ya ve Tanrı'nın varlığına ilişkindir?
Seçenekler
A
1. Meditasyon
B
2. Meditasyon
C
3. Meditasyon
D
4. Meditasyon
E
5. Meditasyon
Açıklama:
Descartes'ın 3. Meditasyon'u Tanrı'ya ve Tanrı'nın varlığına ilişkindir.
Soru 6
Descartes'ın kaçıncı Meditasyon'u, maddesel şeylerin varlığına ve insanın ruhuyla bedeni arasındaki gerçek ayrılığa ilişkindir?
Seçenekler
A
2. Meditasyon
B
3. Meditasyon
C
4. Meditasyon
D
5. Meditasyon
E
6. Meditasyon
Açıklama:
Descartes'ın kaçıncı Meditasyon'u, maddesel şeylerin varlığına ve insanın ruhuyla bedeni arasındaki gerçek ayrılığa ilişkindir?
Soru 7
Descartes'a göre aşağıdakilerden hangisi bir nesnenin kendisini aracısız olarak kavramaktır?
Seçenekler
A
Öznelik
B
Nesnellik
C
Açıklık
D
Seçiklik
E
Görecelik
Açıklama:
Açıklık Descartes'a göre bir nesnenin kendisini aracısız olarak kavramaktır.
Soru 8
Aşağıdakilerden hangisi Antik Çağ'da doğa filazoflarının tekçi evren anlayışlarından sonra modern çağda monist bir felsefe sistemini ilk defa ortaya koyan düşünürdür?
Seçenekler
A
Sokrates
B
Aquinas
C
Spinoza
D
Platon
E
Aristoteles
Açıklama:
Spinoza Antik Çağ'da doğa filazoflarının tekçi evren anlayışlarından sonra modern çağda monist bir felsefe sistemini ilk defa ortaya koyan düşünürdür.
Soru 9
Var olan tek töz olan Tanrı; iki ana nitelikle, yani uzam ve düşünme nitelikleriyle, yer kaplayan töz ve düşünen töz olarak ifade edilir. Düşünen töz ve yer kaplayan töz; şimdi bu ana nitelik altında, başka bir zaman şu ana nitelik altında kavranan bir ve aynı tözdür.
Yukarıda ifade edilen görüş aşağıdakilerden hangisidir?
Yukarıda ifade edilen görüş aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Çifte ruh kuramı
B
Çifte yön kuramı
C
Çifte zihin kuramı
D
Çifte beden kuramı
E
Çifte bilinç kuramı
Açıklama:
Verilen görüş Spinoza'nın çitfe yön kuramıdır. Bu nedenle doğru yanıt B'dir. Not: Ders kitabında kuram yerine öğreti ifadesi geçmesine rağmen, doğru ifade kuram şeklindedir. Bu durum sorunun çözümünü olumsuz etkilememektedir.
Soru 10
Spinoza'nın felsefesinde duyguların kölesi olmak, ne olmak demektir?
Seçenekler
A
Etken
B
Etkili
C
Etkin
D
Edilgin
E
İçkin
Açıklama:
Spinoza'nın felsefesinde duyguların kölesi olmak, edilgin anlamına gelmektedir.
Soru 11
Descartes Meditasyonlar’da şüphe yöntemini kullanarak, kendi varlığını, yani "ben varım" inancının doğru olduğunu kanıtladıktan sonra yeni bir soru sorar. Bu soru da "ben neyim" sorusudur.
Buna göre Descartes, Meditasyonlar adlı eserinde aşağıdaki geçişlerden hanigisini yapmıştır?
Buna göre Descartes, Meditasyonlar adlı eserinde aşağıdaki geçişlerden hanigisini yapmıştır?
Seçenekler
A
varlığa ilişkin sorudan öze ilişkin soruya
B
öze ilişkin sorudan varlığa ilişkin soruya
C
varlığa ilişkin sorudan niceliğe ilişkin soruya
D
niteliğe ilişkin sorudan niceliğe ilişkin soruya
E
niceliğe ilişkin sorudan varlığailişkin soruya
Açıklama:
Descartes Meditasyonlar’da şüphe yöntemini kullanarak, kendi varlığını, yani “ben varım” inancının doğru olduğunu kanıtladıktan sonra yeni bir soru sorar; ben neyim? Descartes burada, varlığa ilişkin sorudan, öze ilişkin soruya geçiş yapmıştır. Varlık soruları “o var mıdır?” “ben var mıyım?” ve benzeri formdadır. Öz sorularıysa bir şeyin ne olduğunu soran sorulardır, örneğin “ben nedir?”, “bilgi nedir?” gibi. Doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 12
Varlığın maddesel ve ruhsal olarak birbirine indirgenemeyen iki tözden oluştuğunu savunan görüşe verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
monizm
B
düalizm
C
realizm
D
idealizm
E
emprisizm
Açıklama:
Düalizm (ikicilik) varlığın maddesel ve ruhsal olarak birbirine indirgenemeyen iki tözden oluştuğunu savunan görüştür. Kartezyen, yani Descartesçı düalizmde bu ikilik madde ve zihin arasındadır. Doğru yanıt B seçeneğidir.
Soru 13
Descartes'a göre düşünen töz (res cogitans) ve uzamlı töz (res extensa) arasındaki ilişki aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
aynı tözün başka isimlerle ifadeleridir
B
birbirleriyle kesişirler
C
birbirlerini dışlarlar
D
res cogitans, res extensa'yı kapsar
E
res extensa, res cogitans'ı kapsar
Açıklama:
Descartes'a göre bu iki töz, karşılıklı olarak birbirini dışlar. Düşünen töz fiziksel değildir ve özü gereği ruhsaldır, buna karşın uzamlı töz fizikseldir, ama düşünemez. Doğru yanıt C seçeneğidir.
Soru 14
Descartes III. Meditasyon'da aşağıdaki amaçlardan hangisini gerçekleştirme yoluna başvurmuştur?
Seçenekler
A
"Kesin olarak bildiğim, doğruluğundan şüphe edemeyeceğim bir şey var mıdır?" sorusunu yanıtlamayı
B
Açıklık ve seçiklik kavramlarını açıklamayı
C
Kendi zihninin varlığını ve kesinliğini, Tanrı'nın kesinliğinden hareketle kanıtlamayı
D
Tanrının varlığını ve kesinliğini, kendi zihninin kesinliğinden hareketle kanıtlamayı
E
Düşünen töz (res cogitans) ve uzamlı töz (res extensa) arasında radikal bir ayrım yapmayı
Açıklama:
III. Meditasyon Tanrı’ya ve Tanrının varlığına ilişkindir. Descartes’ın zihin üzerine düşünmesi onu, III. Meditasyon’da Tanrı üzerine düşünmeye sevk etmiştir. II. Meditasyon’da kendi varlığı üzerine düşündüğünde varlığını, kesin ve açık seçik bildiğini ortaya koyan Descartes’ın bu meditasyonda stratejisi, Tanrının varlığını ve kesinliğini, kendi zihninin kesinliğinden hareketle kanıtlamaktır. Doğru yanıt D seçeneğidir.
Soru 15
Descartes'a göre zihindeki Tanrı idesinin kaynağı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
duyular
B
geçmiş deneyimler
C
akıl
D
kendi zihnimiz
E
Tanrı'nın kendisi
Açıklama:
Zihnindeki Tanrı fikrini gözden geçiren Descartes, zihnindeki tanrı idesine nasıl sahip olduğunu araştırmaya koyulur. Tanrı idesini duyular yoluyla elde etmiş olamayacağı için, Tanrı idesinin kaynağının kendisi olup olmadığını inceler. Ancak, kendisi sonlu bir varlık olduğu için, kendisine ilişkin idesi sonlu ve mükemmel olmayan bir töz idesidir. Dolayısıyla tanrı idesini zihin de üretmiş olamaz. Bu noktada “yeterli neden ilkesi”ne yani bir fikrin nedeni de en az kendisi kadar gerçeklik taşımalıdır ilkesine dayanarak bizdeki sonsuz mükemmellik idesinin, kendisi sonsuz ve mükemmel olan bir varlık, yani Tanrı tarafından verilmiş olması gerektiği sonucuna varır. Doğru yanıt E seçeneğidir.
Soru 16
Evren ile Tanrı'yı bir, aynı ve özdeş olarak gören, "tüm tanrıcılık" olarak da ifade edilen görüş aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
panteizm
B
teizm
C
deizm
D
ateizm
E
düalizm
Açıklama:
Bahsedilen görüşün adı Panteizm'dir. Doğrı yanıt A seçeneğidir.
Soru 17
Antik Çağda doğa filozoflarının tekçi evren anlayışlarından sonra modern çağda monist bir felsefe sistemini ilk defa ortaya koyan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Descartes
B
Spinoza
C
Leibniz
D
Kant
E
Fichte
Açıklama:
Antik Çağda doğa filozoflarının tekçi evren anlayışlarından sonra modern çağda monist bir felsefe sistemini ilk defa ortaya koyan düşünür Spinoza’dır. Doğru yanıt B seçeneğidir.
Soru 18
Spinoza'nın zihin felsefesine göre aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Zihin ve beden birbirlerinden farklı, ama ilişki belirli bir içerisinde olan tözlerdir
B
Zihin ve beden birbirinden tamamen ayrı tözlerdir
C
Zihin ve beden, aynı tözün iki farklı görünüşüdür.
D
Töz olan yalnızca zihindir, beden töz değildir.
E
Töz olan yalnızca bedendir; zihin töz değildir.
Açıklama:
Spinoza’nın görüşüne göre, zihin ve beden tek bir tözün, yani Tanrı’nın iki ayrı yönü ya da görünüşüdür. Doğru yanıt C seçeneğidir.
Soru 19
Tek töz olan Tanrının iki ana nitelikte, yani yer kaplama ve düşünce sıfatlarıyla, yer kaplayan töz ve düşünen töz olarak iki farklı dünya meydana getirdiğini savunan görüşe verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Deizm
B
Perspektivizm
C
Realizm
D
Çifte Yön Teorisi
E
İkici Töz Anlayışı
Açıklama:
Tek töz olan Tanrının iki ana nitelikte, yani yer kaplama ve düşünce sıfatlarıyla, yer kaplayan töz ve düşünen töz olarak iki farklı dünya meydana getirdiğini savunan görüşe çifte yön öğretisi (double aspect theory) adı verilir. Doğru yanıt D seçeneğidir.
Soru 20
Spinoza'ya göre aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
İnsan tamamen özgür iradeye sahiptir.
B
İnsan kısmen özgür iradeye sahiptir.
C
İnsan bazı konularda tamamen özgür iradeye sahipken, bazı konularda belirlenmiştir.
D
Yalnızca kendini yetiştirmiş bazı insanlar özgür iradeye sahip olabilir.
E
İnsanın iradesi özgür değildir, başka nedenler tarafından belirlenmiştir.
Açıklama:
Spinoza'ya gçre ruh düşünmenin gerektirilmiş tavrı olduğu için (II: Önerme 11), onun, şunu bunu istemek ya da istememek gibi özgür iradesi olamaz, aksine şunu bunu istemesi de yine başka bir sebeple ve o da başka bir sebeple gerektirilmiştir. O halde “ruhta mutlak ya da hür hiçbir irade yoktur, fakat ruhun şu ya da bu şeyi istemesi nedenle gerektirilmiş olup da yine bir başka nedenle gerektirilmiştir ve bu sonsuzca böylece gider”. Doğru yanıt E seçeneğidir.
Soru 21
Descartes ile ilgili aşağıda verilen ifadelerden hangileri doğrudur?
I. Descartes, Antik Yunan felsefesinin kurucusu olarak tanınır.
II. Descartes, Rönesans felsefesinin hayata yeni bir bakış açısı getirdiği ve reformasyon hareketinin de kilisenin egemenliğini hasara uğrattığı bir dönemde yaşamıştır.
III. Descartes, her ne kadar inanmış bir Katolikse de reformasyon hareketinin kiliseye, özellikle de Aristoteles’in Ortaçağdaki yorumuna karşı getirdiği eleştirilerden etkilenmiştir.
IV. Descartes’in felsefesi, bir yandan Hristiyan inancıyla yeni gelişen bilimlerin açıklayıcı gücünü birleştirme ve diğer yandan da 16. yüzyıl sonlarıyla 17. yüzyılın başlarında yeniden güç kazanan, Tanrının varlığına ilişkin şüpheciliği reddetme çabası olarak görülebilir.
I. Descartes, Antik Yunan felsefesinin kurucusu olarak tanınır.
II. Descartes, Rönesans felsefesinin hayata yeni bir bakış açısı getirdiği ve reformasyon hareketinin de kilisenin egemenliğini hasara uğrattığı bir dönemde yaşamıştır.
III. Descartes, her ne kadar inanmış bir Katolikse de reformasyon hareketinin kiliseye, özellikle de Aristoteles’in Ortaçağdaki yorumuna karşı getirdiği eleştirilerden etkilenmiştir.
IV. Descartes’in felsefesi, bir yandan Hristiyan inancıyla yeni gelişen bilimlerin açıklayıcı gücünü birleştirme ve diğer yandan da 16. yüzyıl sonlarıyla 17. yüzyılın başlarında yeniden güç kazanan, Tanrının varlığına ilişkin şüpheciliği reddetme çabası olarak görülebilir.
Seçenekler
A
Yalnız I ve II
B
Yalnız II ve IV
C
I.II.III
D
II.III.IV
E
I.III.IV
Açıklama:
I. Seçenekte yer alan ‘’Descartes, Antik Yunan felsefesinin kurucusu olarak tanınır.’’ ifadesi, ‘’Descartes, modern felsefenin kurucusu olarak tanınır.’’ olması gerektiğinden yanlıştır. Bu durumda II.III. ve IV seçeneklerin yer aldığı D doğru cevaptır.
Soru 22
Aşağıdaki sorulardan hangisi Descartes’in Varlığa ilişkin sorularına örnek oluşturur?
Seçenekler
A
Yaşam nedir?
B
Ben nedir?
C
Ben var mıyım?
D
Ölüm nedir?
E
Gerçek nedir?
Açıklama:
Descartes Meditasyonlar’da şüphe yöntemini kullanarak, kendi varlığını, yani “ben varım” inancının doğru olduğunu kanıtladıktan sonra yeni bir soru sorar; ben neyim? Descartes burada, varlığa ilişkin sorudan, öze ilişkin soruya geçiş yapmıştır. Varlık soruları “o var mıdır?” “ben var mıyım?” ve benzeri formdadır. Öz sorularıysa bir şeyin ne olduğunu soran sorulardır, örneğin “ben nedir?”, “bilgi nedir?” gibi. Buna göre doğru cevap C’dir.
Soru 23
Descartes, VI. Meditasyon’da kendisinin gerçekten bir ruh ya da zihin olduğunu ve bedeni varlıktan ayrıldıktan sonra da var olmaya devam edeceğini savunur. Descartes’in bu görüşü aşağıdakilerden hangisine örnektir?
Seçenekler
A
Monizm
B
İdealizm
C
Düalizm
D
Panteizm
E
Materyalizm
Açıklama:
Descartes, VI. Meditasyon’da kendisinin gerçekten bir ruh ya da zihin olduğunu ve bedeni varlıktan ayrıldıktan sonra da var olmaya devam edeceğini savunur. Bu görüş ve söylem, kesinlikle düalist bir iddiadır. Buna göre doğru cevap C’dir.
Soru 24
Descartes’e göre, ikincil nitelikler nesneye ilişkin duyumlardan kaynaklanırken birincil nitelikler, nesneye özgü matematiksel niteliklerdir. Bu açıklamaya göre aşağıdaki ifadelerden hangileri ikincil niteliktir?
I. Portakalın rengi.
II. Portakalın kokusu
III. Portakalın tadı.
IV. portakalın yuvarlaklığı.
V. Portakalın tekliği.
I. Portakalın rengi.
II. Portakalın kokusu
III. Portakalın tadı.
IV. portakalın yuvarlaklığı.
V. Portakalın tekliği.
Seçenekler
A
I.II.III
B
II.III.IV
C
III.IV.V
D
I.III.V
E
I.IV.V
Açıklama:
Portakala baktığımızda, onun lezzetini ve kokusunu, yuvarlaklığını, rengini, tekliğini algılarız. Descartes portakalın rengi, kokusu, tadı gibi niteliklerinin gerçekten kendisinde olmadığını, aksine gözleyenin zihninde yer aldığını ve nesneye atfedildiğini düşünmektedir. Bu tür nitelikler geleneksel olarak ikincil nitelikler olarak bilinirler. Buna karşın, portakalın yuvarlaklığı ve tekliği gibi nitelikler gözleyenin zihninin ürünleri değil, aksine portakalın kendine özgü özellikleridir. Bunlar birincil nitelikler olarak bilinir. Buna göre I.II. ve III. seçeneklerin yer aldığı A doğru cevaptır.
Soru 25
‘’Yöntem Üzerine Konuşma’’ ‘da, akıl yürütme zincirini meşhur “düşünüyorum, o halde varım” (cogito ergo sum) ifadesiyle özetlemiş olan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Spinoza
B
Aristoteles
C
Platon
D
Descartes
E
Sokrates
Açıklama:
Descartes II. Meditasyon’a, şüphesinin sınırlarını sorgulayarak başlar. Nasıl Arşimet yer yuvarlağını bulunduğu yerden oynatmak için sabit ve sağlam bir nokta istiyorsa Descartes da doğru, şaşmaz bir felsefi sistemin temelini atabilmek için, kesin ve kendisinden şüphe edilemez bir şey aramaktadır. Bu şey de kendi varlığıdır; “benim, ben varım önermesini her dile getirişimde ya da her tasarlayışımda bunun zorunlu olarak doğru olduğu sonucuna varmak gerekiyor.” Descartes Yöntem Üzerine Konuşma’da bu akıl yürütme zincirini meşhur “düşünüyorum, o halde varım” (cogito ergo sum) ifadesiyle özetlemiştir. Buna göre doğru cevap D’dir.
Soru 26
Descartes akılcı bir düşünür olarak, idenin zihnimizde meydana geliş nedenlerine bağlı olarak kaç türde bulunduğunu söyler?
Seçenekler
A
2
B
3
C
4
D
5
E
6
Açıklama:
Descartes akılcı bir düşünür olarak ideyi kavram anlamında kullanır ve zihnimizde meydana geliş nedenlerine bağlı olarak üç türlü ide bulunduğunu söyler; “Bu idelerden bazıları benimle doğmuş, diğer bazıları yabancı olup dışarıdan gelmiş, bazıları da bizzat benim tarafımdan yaratılıp uydurulmuş gibi görünüyor.” der. Buna göre doğru cevap B’dir.
Soru 27
Aşağıdaki tanımda boşluğa gelmesi gereken en uygun sözcük hangi seçenekte verilmiştir?
…………….......... tüm tanrıcılık demektir. Bu görüşe göre, Tanrı her şeyde, doğada, nesnelerde, insan dünyasındadır. Tanrının evrenden bağımsız ve ayrı bir varlığı yoktur; evren Tanrı ile doludur; evren Tanrının kendisidir.
…………….......... tüm tanrıcılık demektir. Bu görüşe göre, Tanrı her şeyde, doğada, nesnelerde, insan dünyasındadır. Tanrının evrenden bağımsız ve ayrı bir varlığı yoktur; evren Tanrı ile doludur; evren Tanrının kendisidir.
Seçenekler
A
Materyalizm
B
Düalizm
C
Panteizm
D
İdealizm
E
Monizm
Açıklama:
Panteizm tüm tanrıcılık demektir. Panteizme göre, Tanrı her şeyde, doğada, nesnelerde, insan dünyasındadır. Tanrının evrenden bağımsız ve ayrı bir varlığı yoktur; evren Tanrı ile doludur; evren Tanrının kendisidir. Buna göre doğru cevap C’dir.
Soru 28
Antik Çağda doğa filozoflarının tekçi evren anlayışlarından sonra modern çağda monist bir felsefe sistemini ilk defa ortaya koyan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Herakles
B
Spinoza
C
Homeros
D
Descartes
E
Sokrates
Açıklama:
Antik Çağda doğa filozoflarının tekçi evren anlayışlarından sonra modern çağda monist bir felsefe sistemini ilk defa ortaya koyan düşünür Spinoza’dır. Buna göre doğru cevap B’dir.
Soru 29
Spinoza ile ilgili aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Spinoza panteist bir düşünürdür.
B
Spinoza yalnızca tek bir töz olduğunu, onun da Tanrı olduğunu savunmuştur.
C
Madde ve zihin Spinoza’ya göre ayrı birer töz değil, tek töz olan Tanrının nitelikleridir.
D
Spinoza’nın zihin anlayışı dualisttir.
E
Spinoza’ya göre zihin bedenden ayrı değildir, aksine bedenin bir idesidir.
Açıklama:
D seçeneğinde yer alan ‘’Spinoza’nın zihin anlayışı dualisttir.’’ bilgisi yanlıştır çünkü Spinoza’nın zihin anlayışı monisttir. Buna göre doğru cevap D’dir.
Soru 30
Spinoza, duygulanış deyince, bedenin etkileme gücünün artmasına, eksilmesine, tamamlanmasına ya da indirilmesine sebep olan değişiklikleri ve o değişikliklerin idelerini anlar. Spinoza’ya göre duygulanışlar kaça ayrılır?
Seçenekler
A
2
B
3
C
4
D
5
E
6
Açıklama:
Spinoza, duygulanış deyince, bedenin etkileme gücünün artmasına, eksilmesine, tamamlanmasına ya da indirilmesine sebep olan değişiklikleri ve o değişikliklerin idelerini anlar. Duygulanışlar, etkiler ya da eylemler (actions) ve edilgiler ya da tutkular (passions) olmak üzere ikiye ayrılır. Buna göre doğru cevap A’dır.
Soru 31
Aşağıda verilen I. Meditasyon ile ilgili ifadelerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Sistematik şüphe yöntemi bizi, her türlü peşin hükümden kurtarmaya, şeyler hakkında açık seçik bilgiye ulaşmamıza yarar.
B
İnsan zihninin özünü anlamaya ve zihni tanımanın bedeni tanımaktan daha kolay olduğuna ilişkindir.
C
Şüphesinin sınırlarını sorgulanmasıyla başlar.
D
Descartes Yöntem Üzerine Konuşma’da bu akıl yürütme zincirini meşhur “düşünüyorum, o halde varım” (cogito ergo sum) ifadesiyle özetlemiştir.
E
Descartes bir kere var olduğundan kesin olarak emin olduktan sonra ne tür bir varlık olduğunu sorgular. Descartes, kendi özünü anlamaya ilişkin sorgulamasını “var olduğumdan kesinlikle emin olan ben, ne olduğumu yeter açıklıkla bilmiyorum” ifadesiyle başlatır.
Açıklama:
I. Meditasyon
I. Meditasyon kendilerinden şüphe edilen şeyler hakkındadır ve Descartes’ın şüphe yönteminin temel sorusuyla başlar: Kesin olarak bildiğim, doğruluğundan şüphe edemeyeceğim bir şey var mıdır? Descartes’ın Meditasyonlar için yazdığı özette belirttiğine göre, I. Meditasyon’daki sistematik şüphe yöntemi bizi, her türlü peşin hükümden kurtarmaya, şeyler hakkında açık seçik bilgiye ulaşmamıza yarar. Kesinlik arayışında Descartes, o güne kadar sahip olduğu inançlarının, gerçekten hakikati yansıtıp yansıtmadığını sorgulamaya başlar. I. Meditasyon’daki argümanların temelinde, felsefe tarihinde birincil ve ikincil nitelikler olarak bilinen ayrım yatmaktadır. Bir nesneye, diyelim ki bir portakala baktığımızda, onun lezzetini ve kokusunu, yuvarlaklığını, rengini, tekliğini algılarız. Descartes portakalın rengi, kokusu, tadı gibi niteliklerinin gerçekten kendisinde olmadığını, aksine gözleyenin zihninde yer aldığını ve nesneye atfedildiğini düşünmektedir. Bu tür nitelikler geleneksel olarak ikinci
I. Meditasyon kendilerinden şüphe edilen şeyler hakkındadır ve Descartes’ın şüphe yönteminin temel sorusuyla başlar: Kesin olarak bildiğim, doğruluğundan şüphe edemeyeceğim bir şey var mıdır? Descartes’ın Meditasyonlar için yazdığı özette belirttiğine göre, I. Meditasyon’daki sistematik şüphe yöntemi bizi, her türlü peşin hükümden kurtarmaya, şeyler hakkında açık seçik bilgiye ulaşmamıza yarar. Kesinlik arayışında Descartes, o güne kadar sahip olduğu inançlarının, gerçekten hakikati yansıtıp yansıtmadığını sorgulamaya başlar. I. Meditasyon’daki argümanların temelinde, felsefe tarihinde birincil ve ikincil nitelikler olarak bilinen ayrım yatmaktadır. Bir nesneye, diyelim ki bir portakala baktığımızda, onun lezzetini ve kokusunu, yuvarlaklığını, rengini, tekliğini algılarız. Descartes portakalın rengi, kokusu, tadı gibi niteliklerinin gerçekten kendisinde olmadığını, aksine gözleyenin zihninde yer aldığını ve nesneye atfedildiğini düşünmektedir. Bu tür nitelikler geleneksel olarak ikinci
Soru 32
Aşağıda verilen II. Meditasyonla ilgili ifadelerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Kendilerinden şüphe edilen şeyler hakkındadır.
B
II. Meditasyon insan zihninin özünü anlamaya ve zihni tanımanın bedeni tanımaktan daha kolay olduğuna ilişkindir.
C
Descartes’ın şüphe yönteminin temel sorusuyla başlar: Kesin olarak bildiğim, doğruluğundan şüphe edemeyeceğim bir şey var mıdır?
D
Descartes’ın Meditasyonlar için yazdığı özette belirttiğine göre, II. Meditasyon’daki sistematik şüphe yöntemi bizi, her türlü peşin hükümden kurtarmaya, şeyler hakkında açık seçik bilgiye ulaşmamıza yarar.
E
Kesinlik arayışında Descartes, o güne kadar sahip olduğu inançlarının, gerçekten hakikati yansıtıp yansıtmadığını sorgulamaya başlar.
Açıklama:
II. Meditasyon insan zihninin özünü anlamaya ve zihni tanımanın bedeni tanımaktan daha kolay olduğuna ilişkindir. Descartes II. Meditasyon’a, şüphesinin sınırlarını sorgulayarak başlar. Nasıl Arşimet yer yuvarlağını bulunduğu yerden oynatmak için sabit ve sağlam bir nokta istiyorsa Descartes da doğru, şaşmaz bir felsefi sistemin temelini atabilmek için, kesin ve kendisinden şüphe edilemez bir şey aramaktadır. Bu şey de kendi varlığıdır; “benim, ben varım önermesini her dile getirişimde ya da her tasarlayışımda bunun zorunlu olarak doğru olduğu sonucuna varmak gerekiyor” (Descartes, 2007: 22). Descartes Yöntem Üzerine Konuşma’da bu akıl yürütme zincirini meşhur “düşünüyorum, o halde varım” (cogito ergo sum) ifadesiyle özetlemiştir. Descartes bir kere var olduğundan kesin olarak emin olduktan sonra ne tür bir varlık olduğunu sorgular. Descartes, kendi özünü anlamaya ilişkin sorgulamasını “var olduğumdan kesinlikle emin olan ben, ne olduğumu yeter açıklıkla bilmiyorum” ifadesiyle başlatır (Descartes, 2007: 22
Soru 33
Aşağıdaki ifadelerden hangisi III. Meditasyonla ilgili doğru bir ifadedir?
Seçenekler
A
Doğruya ve yanlışa ilişkindir.
B
İnsanların yaptıkları hataların kökenini araştırmaya ve bu yanlışlıklardan ve hatalardan Tanrının sorumlu olmadığını göstermeye yöneliktir.
C
III. Meditasyon Tanrı’ya ve Tanrının varlığına ilişkindir.
D
Varlığını bir önceki meditasyonda kanıtladığı Tanrı, onu yanıltıyor olamaz, Tanrının bize verdiği aklı iyi kullanacak olursak hiçbir zaman yanılmamıza olanak yoktur.
E
Ancak, yanılmanın bir eksiklikten başka bir şey olmadığını, yanılabilmek için sınırlı ve sonlu olmanın yeterli olduğunu belirten Descartes, daha sonra, yanılmanın kendi yargılama yetisinden kaynaklanıp kaynaklanmadığını araştırmaya koyulur
Açıklama:
III. Meditasyon Tanrı’ya ve Tanrının varlığına ilişkindir. Descartes’ın zihin üzerine düşünmesi onu, III. Meditasyon’da Tanrı üzerine düşünmeye sevk etmiştir. II. Meditasyon’da kendi varlığı üzerine düşündüğünde varlığını, kesin ve açık seçik bildiğini ortaya koyan Descartes’ın bu meditasyonda stratejisi, Tanrının varlığını ve kesinliğini, kendi zihninin kesinliğinden hareketle kanıtlamaktır. Bu yeni bir fikirdir. Descartes’a göre, insan düşünceler, ideler, istemler, duygulanımlar ve yargılar gibi, farklı düşünme biçimlerine sahiptir. Bunların arasında sadece yargıların doğruluk değeri vardır. Yanılgılarımızın çoğu da idelerimiz hakkındaki yargılarımızdır. İdeler de doğuştan gelen ideler (ideae innatae), zihnin kendi ürettiği ideler (ideae factitiae) ve dışarıdan gelen ideler (ideae adventitiae) olmak üzere üç türlüdür. Dışarıdan gelen ideler duyu verilerine dayanır. Zihnin kendi ürettiği idelerdeyse imgelem devrededir, bunlar gerçek ve saf olmayan idelerdir. Doğuştan gelen idelerse kesin ve apaçıktır, bun
Soru 34
Aşağıdaki ifadelerden hangisi IV. Meditasyonla ilgili doğru bir ifadedir?
Seçenekler
A
Tanrı’ya ve Tanrının varlığına ilişkindir.
B
Descartes’ın zihin üzerine düşünmesi onu, bu aşamada Tanrı üzerine düşünmeye sevk etmiştir.
C
Kendi varlığı üzerine düşündüğünde varlığını, kesin ve açık seçik bildiğini ortaya koyan Descartes’ın bu meditasyonda stratejisi, Tanrının varlığını ve kesinliğini, kendi zihninin kesinliğinden hareketle kanıtlamaktır.
D
IV. Meditasyon doğruya ve yanlışa ilişkindir.
E
Descartes’a göre, insan düşünceler, ideler, istemler, duygulanımlar ve yargılar gibi, farklı düşünme biçimlerine sahiptir.
Açıklama:
IV. Meditasyon doğruya ve yanlışa ilişkindir. IV. Meditasyon insanların yaptıkları hataların kökenini araştırmaya ve bu yanlışlıklardan ve hatalardan Tanrının sorumlu olmadığını göstermeye yöneliktir. Varlığını bir önceki meditasyonda kanıtladığı Tanrı, onu yanıltıyor olamaz, Tanrının bize verdiği aklı iyi kullanacak olursak hiçbir zaman yanılmamıza olanak yoktur. Ancak, yanılmanın bir eksiklikten başka bir şey olmadığını, yanılabilmek için sınırlı ve sonlu olmanın yeterli olduğunu belirten Descartes, daha sonra, yanılmanın kendi yargılama yetisinden kaynaklanıp kaynaklanmadığını araştırmaya koyulur (Descartes, 2007: 50-51). Bu olasılığı reddettikten sonra Descartes, hata yapmasının kendindeki bilme yetisi, seçme yetisi, başka deyişle anlığı ve onunla birlikte iradesinin birlikte iş görmesinin sonucu olup olmadığını inceler (Descartes, 2007: 52). Bu yetilerden hiçbirini yaptığı hatalardan sorumlu tutamayacağına karar verir. Meditasyonun son kısmında Descartes, Tanrının bizi yaratmış olmasına rağmen bizim y
Soru 35
Aşağıdaki ifadelerden hangisi V. Meditasyonla ilgili doğru bir ifadedir?
Seçenekler
A
Descartes, daha önce algının birincil nesneleri (matematiğin nesneleri) ve algının ikincil nesneleri (duyum nesneleri) arasında yapılmış ayrıma atıfta bulunarak, maddesel nesnelerin var olup olmadığını incelerken iki soru sorar: (1) Birincil nesneler var mıdır? (2) İkincil nesneler var mıdır?
B
İki amacı vardır; ilki, maddesel şeylerin var olduğunu göstermek, ikincisi zihnin bedenden ayrı olduğunu göstermek.
C
Descartes buraya kadar, birçok konuda kesinliğe sahip olduğunu göstermiştir; var olduğu, varlığının özü, nedensel ilke, Tanrının varlığı, Tanrının onu yaratmış olduğu, Tanrının onu aldatmayacağı, açık ve seçikliğin hakikatin belirleyicileri olduğu, özgür iradeye sahip olduğu, hataların kaynağı ve Tanrının zorlu bilimsel kanıtların doğruluğunun kaynağı olduğudur.
D
Maddesel şeylerin varlığına ve insanın ruhuyla bedeni arasındaki gerçek ayrılığa ilişkindir.
E
Maddesel şeylerin özünün, bir kere daha Tanrı ve Tanrının varlığına ilişkinliğidir.
Açıklama:
V. Meditasyonda, maddesel şeylerin özünün, bir kere daha Tanrı ve Tanrının varlığına ilişkinliğidir. İlk önce kendi ben’inin, oradan da Tanrı’nın bilgisine ulaşan Descartes, yanılgının kaynağı sorunu çerçevesinde, dış dünyanın bilgisini nasıl edinebileceğini araştırır. Descartes, ben’in tanrıya ilişkin bilgisinden hareketle dış dünyaya yönelir. Dolayısıyla dış dünyanın bilgisine, “düşünüyorum o hâlde varım” önermesine ulaştığı gibi sezgiyle değil, tümdengelim yöntemi ve duyumlarına dayanarak ulaşır. Descartes, meditasyonun başında, maddesel şeyler üzerine kesin ve şüphe götürmez hiçbir şeyin bilinip bilinmediğini araştırmaya koyulmadan önce, bu şeylerin kendi zihnindeki idelerinin, sırf yalnızca düşüncesinde var olan ideler olarak ne kadar açık ve seçik olduklarını görmek gerektiğini söyler (Descartes, 2007: 59). Böylelikle Descartes’ın dış dünyada bilgisine ulaşacak olduğu şey, onda bulunan nesnelerin özlerinin bilgisidir. Çünkü; şeyleri bilmek, onların özlerini bilmek demektir (16. Önerme). Öte yandan, g
Soru 36
Aşağıdaki ifadelerden hangisi VI. Meditasyonla ilgili doğru bir ifadedir?
Seçenekler
A
VI. Meditasyon, maddesel şeylerin varlığına ve insanın ruhuyla bedeni arasındaki gerçek ayrılığa ilişkindir.
B
Descartes, meditasyonun başında, maddesel şeyler üzerine kesin ve şüphe götürmez hiçbir şeyin bilinip bilinmediğini araştırmaya koyulmadan önce, bu şeylerin kendi zihnindeki idelerinin, sırf yalnızca düşüncesinde var olan ideler olarak ne kadar açık ve seçik olduklarını görmek gerektiğini söyler.
C
Descartes, ben’in tanrıya ilişkin bilgisinden hareketle dış dünyaya yönelir. Dolayısıyla dış dünyanın bilgisine, “düşünüyorum o hâlde varım” önermesine ulaştığı gibi sezgiyle değil, tümdengelim yöntemi ve duyumlarına dayanarak ulaşır.
D
İlk önce kendi ben’inin, oradan da Tanrı’nın bilgisine ulaşan Descartes, yanılgının kaynağı sorunu çerçevesinde, dış dünyanın bilgisini nasıl edinebileceğini araştırır.
E
Maddesel şeylerin özünün, bir kere daha Tanrı ve Tanrının varlığına ilişkinliğidir.
Açıklama:
VI. Meditasyon, maddesel şeylerin varlığına ve insanın ruhuyla bedeni arasındaki gerçek ayrılığa ilişkindir. Descartes buraya kadar, birçok konuda kesinliğe sahip olduğunu göstermiştir; var olduğu, varlığının özü, nedensel ilke, Tanrının varlığı, Tanrının onu yaratmış olduğu, Tanrının onu aldatmayacağı, açık ve seçikliğin hakikatin belirleyicileri olduğu, özgür iradeye sahip olduğu, hataların kaynağı ve Tanrının zorlu bilimsel kanıtların doğruluğunun kaynağı olduğudur. VI. Meditasyon’da iki amacı vardır; ilki, maddesel şeylerin var olduğunu göstermek, ikincisi zihnin bedenden ayrı olduğunu göstermek. Descartes, daha önce algının birincil nesneleri (matematiğin nesneleri) ve algının ikincil nesneleri (duyum nesneleri) arasında yapılmış ayrıma atıfta bulunarak, maddesel nesnelerin var olup olmadığını incelerken iki soru sorar: (1) Birincil nesneler var mıdır? (2) İkincil nesneler var mıdır? İlk soruyu cevaplarken Descartes, imgelem ile salt anlama ya da kavrama (anlık) arasında ayrım yapar. Anlık zorunlu ola
Soru 37
Aşağıdaki ifadelerden hangisi Descartes'in açık seçik ideler kavramlarıyla ilgili doğru bir ifadedir?
Seçenekler
A
Bir karenin ne olduğunu anlamak için, bir kare gördüğümüzde onun kare olduğunu bilebilmemiz, kareler hakkında fikir yürütebilmek için de zihnimizde bir kare idesine sahip olmamıza gerek yoktur.
B
Descartes akılcı bir düşünür olarak ideyi kavram anlamında kullanır ve zihnimizde meydana geliş nedenlerine bağlı olarak üç türlü ide bulunduğunu söyler.
C
“Bu idelerden bazıları benimle doğmuş, diğer bazıları yabancı olup dışarıdan gelmiş, bazıları da bizzat benim tarafımdan yaratılıp uydurulmuş gibi görünüyor.” diyerek kendisine dışardan, duyular aracılığıyla gelen ideler hakkında asla yanılmayacağını iddia etmektedir.
D
Descartes’a göre açıklık ve seçiklik, zihnin kavrayışında en yüksek nokta ve bir şeyin doğruluğunun yanılabileceğinin bir kanıtıdır.
E
Descartes, açık seçik ayrımını iyi ya da kötü yargılarda bulunmamanın yollarını araştırmak amacıyla yapmaktadır.
Açıklama:
Descartes’ın açık seçik ideler kavramı, onun zihin kuramında çok önemli bir yere sahiptir. Descartes’ın zihin kuramına göre ideler zihnin nesneleridir. Örneğin; bir karenin ne olduğunu anlamak için, bir kare gördüğümüzde onun kare olduğunu bilebilmemiz, kareler hakkında fikir yürütebilmek için de zihnimizde bir kare idesine sahip olmamız gerekir. Nasıl fiziksel nesneleri gözümüzle görebiliyorsak, zihnimizin nesneleri olan ideleri de zihnimizin gözüyle görürüz. Her ne kadar Descartes’a göre ideler zihnin nesneleriyseler ve aynen fiziksel nesnelerin göze görünmesi gibi zihne görünüyorlarsa da bu, asla zihnimizde bir fiziksel nesneyi canlandırmak anlamında değildir. Descartes akılcı bir düşünür olarak ideyi kavram anlamında kullanır ve zihnimizde meydana geliş nedenlerine bağlı olarak üç türlü ide bulunduğunu söyler; “Bu idelerden bazıları benimle doğmuş, diğer bazıları yabancı olup dışarıdan gelmiş, bazıları da bizzat benim tarafımdan yaratılıp uydurulmuş gibi görünüyor.” diyerek kendisine dışardan, duyular
Descartes’ın açık seçik ideler kavramı, onun zihin kuramında çok önemli bir yere sahiptir. Descartes’ın zihin kuramına göre ideler zihnin nesneleridir. Örneğin; bir karenin ne olduğunu anlamak için, bir kare gördüğümüzde onun kare olduğunu bilebilmemiz, kareler hakkında fikir yürütebilmek için de zihnimizde bir kare idesine sahip olmamız gerekir. Nasıl fiziksel nesneleri gözümüzle görebiliyorsak, zihnimizin nesneleri olan ideleri de zihnimizin gözüyle görürüz. Her ne kadar Descartes’a göre ideler zihnin nesneleriyseler ve aynen fiziksel nesnelerin göze görünmesi gibi zihne görünüyorlarsa da bu, asla zihnimizde bir fiziksel nesneyi canlandırmak anlamında değildir. Descartes akılcı bir düşünür olarak ideyi kavram anlamında kullanır ve zihnimizde meydana geliş nedenlerine bağlı olarak üç türlü ide bulunduğunu söyler.
Descartes’ın açık seçik ideler kavramı, onun zihin kuramında çok önemli bir yere sahiptir. Descartes’ın zihin kuramına göre ideler zihnin nesneleridir. Örneğin; bir karenin ne olduğunu anlamak için, bir kare gördüğümüzde onun kare olduğunu bilebilmemiz, kareler hakkında fikir yürütebilmek için de zihnimizde bir kare idesine sahip olmamız gerekir. Nasıl fiziksel nesneleri gözümüzle görebiliyorsak, zihnimizin nesneleri olan ideleri de zihnimizin gözüyle görürüz. Her ne kadar Descartes’a göre ideler zihnin nesneleriyseler ve aynen fiziksel nesnelerin göze görünmesi gibi zihne görünüyorlarsa da bu, asla zihnimizde bir fiziksel nesneyi canlandırmak anlamında değildir. Descartes akılcı bir düşünür olarak ideyi kavram anlamında kullanır ve zihnimizde meydana geliş nedenlerine bağlı olarak üç türlü ide bulunduğunu söyler.
Soru 38
Aşağıdakilerden hangisi Spinoza'nın zihin anlayışı ile ilgili doğru bir ifadedir?
Seçenekler
A
Spinoza’nın görüşüne göre, zihin ve beden bir çok tözün karışımının görünüşüdür.
B
"Özü varlığı kuşatan, başka deyişle tabiatı ancak varolarak tasarlanabilecek olan şeye, doğal nedenler diyorum." ifadesi Spinoza'ya aiittir.
C
Spinoza’nın felsefesi Tanrı ile evreni bir, aynı ve özdeş gören panteist bir felsefedir.
D
Spinoza, Skolastik felsefenin Aristoteles felsefesini Hristiyanlıkla birleştirme geleneğine ters düşmektedir.
E
Spinoza Descartes’ın düşünen ve uzamlı töz olmak üzere dünyayı iki tür tözden ibaret olarak görmesine ve daha sonra düşünen tözü de sonsuz düşünen töz (Tanrı) ve sonlu düşünen töz (her bir tikel zihin veya ruh) olarak ayırmasına tamamen katılmaktadır.
Açıklama:
Eğer Descartes modern felsefenin kurucusuysa Spinoza da onun anlayışını sürdüren bir düşünürdür. Spinoza’nın felsefesi Tanrı ile evreni bir, aynı ve özdeş gören panteist bir felsefedir. Spinoza, Skolastik felsefenin Aristoteles felsefesini Hristiyanlıkla birleştirme geleneğine sıkı sıkıya bağlıdır. Spinoza’nın evren kuramı da bu gelenek çerçevesinde şekillenmiştir. Ne Spinoza’nın ne de Descartes’ın felsefesini, Skolastik felsefenin Aristoteles’ten devşirdiği töz kavramına dayanmadan anlamak mümkün değildir. Aristoteles’in mantığında her basit önermenin bir özne ve bir yüklem içermesi, gerçeklikte de tözler ve onların yüklemleri arasında temel bir ayrıma işaret eder. Bu mantıksal ayrım yüklemlerin değişmesine rağmen tözlerin değişmeden kalmasını gerektirir. Spinoza Descartes’ın düşünen ve uzamlı töz olmak üzere dünyayı iki tür tözden ibaret olarak görmesine ve daha sonra düşünen tözü de sonsuz düşünen töz (Tanrı) ve sonlu düşünen töz (her bir tikel zihin veya ruh) olarak ayırmasına karşın yalnızca tek bir t
Soru 39
Spinoza'nın bedenin bir idesi olarak zihin ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Zihin, her zaman özel olarak düşünür.
B
Zihin her zaman genel kavramlar oluşturur
C
Zihin yalnızca bedeni algılayamaz.
D
Zihin diğer bütün bedenlerin doğasını da algılar ve hatırlar.
E
Zihin bir şekilde her zaman kendisini ve bedeni bilir.
Açıklama:
Spinoza’nın zihin görüşüne geçmeden önce, zihin teriminin, onun felsefesinde taşıdığı anlamlara bakmakta fayda vardır. Etika’yı gözden geçirdiğimizde, zihin konusunda çeşitli saptamalar bulmaktayız. Zihin, genel olarak düşünür (II: tanım III), daha özel olarak kavramlar oluşturur (II: III açıklama); algılar (II: XI önerme sonucu); bedeni (II: önerme 12 ve 13) olduğu kadar, diğer bütün bedenlerin doğasını da (II: önerme 16 kanıtlama) algılar, hatırlar (II: önerme 17 kanıtlama). Bir şekilde kendisini (II: önerme 23) ve bedeni (II: önerme 19) bilir, ama bir yandan da bilmez (II: önerme 23 ve 24). Tanrıya ilişkin upuygun bilgisi vardır (II: önerme 47), imgelem kurar (II: 17 scolie). Olumlar, olumsuzlar (II: 49 scolie) ve duygulanışları sınırlar (III: önerme 56 açıklama). Spinoza’ya göre “fikirlerin düzen ve bağlantısı, şeylerin düzen ve bağlantısının aynıdır” (II: Önerme VII, s. 82). Bu önermeden hareketle her bir tek cisme karşılık gelen, ondan gerçekte ayrı olmayan bir ide olduğu ve bir adım daha ileri gider
Soru 40
Spinoza'nın felsefesinde duyguların rolü ile ilgili aşağıdakilerden hangi ifade doğrudur?
Seçenekler
A
Ruhta istemek istememek gibi yetiler vardır.
B
Ruh düşünmenin gerektirilmiş tavrı olduğu için onun, şunu bunu istemek ya da istememek gibi özgür iradesi vardır.
C
Eylemlerimiz ve isteklerimiz de zorunlu olarak diğer doğal olaylar gibi anda ortaya çıkar.
D
Zihnimiz ve zihnimizdeki olaylar, Tanrının sıfatlarından birisi olan düşünmeye bağlı idelerin nedensel bağlantıları içinde değildir.
E
Spinoza’nın zihin anlayışının temelinde insanın, doğanın bir parçası olduğu, diğer uzamlı ve zihinsel şeylerle aynı nedensel bağlar içinde varolduğu fikri yatar.
Açıklama:
Spinoza’nın zihin anlayışının temelinde insanın, doğanın bir parçası olduğu, diğer uzamlı ve zihinsel şeylerle aynı nedensel bağlar içinde varolduğu fikri yatar. Zihnimiz ve zihnimizdeki olaylar, Tanrının sıfatlarından birisi olan düşünmeye bağlı idelerin nedensel bağlantıları içinde varolduğu için, eylemlerimiz ve isteklerimiz de zorunlu olarak diğer doğal olaylar gibi belirlenmiştir. Ruh düşünmenin gerektirilmiş tavrı olduğu için (II: Önerme 11), onun, şunu bunu istemek ya da istememek gibi özgür iradesi olamaz, aksine şunu bunu istemesi de yine başka bir sebeple ve o da başka bir sebeple gerektirilmiştir. O halde “ruhta mutlak ya da hür hiçbir irade yoktur, fakat ruhun şu ya da bu şeyi istemesi nedenle gerektirilmiş olup da yine bir başka nedenle gerektirilmiştir ve bu sonsuzca böylece gider” (II: Önerme XLVIII). Ruhta istemek istememek gibi hiçbir mutlak yeti olmamasından hareketle Spinoza, “irade ve zihnin tek ve aynı şey olduğu” (II: Önerme sonucu XLIX, s. 122) sonucuna varır.
İrademiz için (v
İrademiz için (v
Soru 41
“Bundan birkaç yıl önce, çocukluğumdan beri çok sayıda yanlışlığı doğru diye kabul ettiğimin ve yine o yaştan beri hiç de sağlam olmayan ilkeler üzerine kurduğum şeylerin doğasının büyük ölçüde şüpheli olduğunun ve kesin olmadığının farkına varmış bulunmaktayım. Böylece, hayatımda bir defa, eğer bilimlerde sağlam, değişmez ve sürekli bir şey kurmak istiyorsam, bu zamana kadar edindiğim bütün her şeyi bir yana bırakarak, her şeye yeni baştan temelden başlamak gerektiğini anladım.”
Yukarıdaki paragrafı Descartes, aşağıdaki hangi yazısının başında söylemiştir?
Yukarıdaki paragrafı Descartes, aşağıdaki hangi yazısının başında söylemiştir?
Seçenekler
A
I. Meditasyon
B
II. Meditasyon
C
III. Meditasyon
D
IV. Meditasyon
E
V. Meditasyon
Açıklama:
Descartes’ın Meditasyonlar’ın birincisinin başında söylediği şu sözler on yedinci yüzyıl düşüncesinde temelden devrimci bir dönüşümün habercisidir. Bundan birkaç yıl önce, çocukluğumdan beri çok sayıda yanlışlığı doğru diye kabul ettiğimin ve yine o yaştan beri hiç de sağlam olmayan ilkeler üzerine kurduğum şeylerin doğasının büyük ölçüde şüpheli olduğunun ve kesin olmadığının farkına varmış bulunmaktayım. Böylece, hayatımda bir defa, eğer bilimlerde sağlam, değişmez ve sürekli bir şey kurmak istiyorsam, bu zamana kadar edindiğim bütün her şeyi bir yana bırakarak, her şeye yeni baştan temelden başlamak gerektiğini anladım. (Descartes, 1998: 142).
Soru 42
“Descartes, evrensel olarak geçerli olabilecek kısa bir yöntemsel kurallar listesinin, doğru ve kesin bilgiye ulaşmada en iyi yol olacağını düşünmüş ve yönteminin ünlü dört kuralını sıralamış.”
Aşağıdaki dört kuralın hangisi yanlış verilmiştir?
Aşağıdaki dört kuralın hangisi yanlış verilmiştir?
Seçenekler
A
Birincisi, doğruluğunu apaçık olarak bilmediğim hiçbir şeyi doğru olarak kabul etmemek; yani aceleyle yargıya varmaktan ve önyargılara saplanmaktan dikkatle kaçınmak ve vardığım yargılarda, ancak kendilerinden şüphe edilemeyecek derecede açık ve seçik olarak kavradığım şeylere yer vermekti.
B
İkincisi, inceleyeceğim güçlükleri daha iyi çözümlemek için her birini, mümkün olduğu ve gerektiği kadar bölümlere ayırmaktı.
C
İkincisi, hiçbir şeyi atlamadığımdan emin olmak için, her yanda eksiksiz sayımlar ve genel kontroller yapmaktı.
D
Üçüncüsü, en basit ve anlaşılması en kolay şeylerden başlayarak, tıpkı bir merdivenden basamak basamak çıkar gibi, en bileşik şeylerin bilgisine yavaş yavaş yükselmek için; hatta doğal olarak birbiri ardınca sıralanmayan şeyler arasında bile bir sıra bulunduğunu varsayarak; düşüncelerimi bir sıraya göre yürütmekti.
E
Dördüncüsü, hiçbir şeyi atlamadığımdan emin olmak için, her yanda eksiksiz sayımlar ve genel kontroller yapmaktı.
Açıklama:
Descartes, evrensel olarak geçerli olabilecek kısa bir yöntemsel kurallar listesinin, doğru ve kesin bilgiye ulaşmada en iyi yol olacağını düşünmüş ve yönteminin ünlü dört kuralını aşağıdaki gibi sıralamıştır:
Birincisi, doğruluğunu apaçık olarak bilmediğim hiçbir şeyi doğru olarak kabul etmemek; yani aceleyle yargıya varmaktan ve önyargılara saplanmaktan dikkatle kaçınmak ve vardığım yargılarda, ancak kendilerinden şüphe edilemeyecek derecede açık ve seçik olarak kavradığım şeylere yer vermekti.
İkincisi, inceleyeceğim güçlükleri daha iyi çözümlemek için her birini, mümkün olduğu ve gerektiği kadar bölümlere ayırmaktı.
Üçüncüsü, en basit ve anlaşılması en kolay şeylerden başlayarak, tıpkı bir merdivenden basamak basamak çıkar gibi, en bileşik şeylerin bilgisine yavaş yavaş yükselmek için; hatta doğal olarak birbiri ardınca sıralanmayan şeyler arasında bile bir sıra bulunduğunu varsayarak; düşüncelerimi bir sıraya göre yürütmekti.
Dördüncüsü, hiçbir şeyi atlamadığımdan emin olmak için, her yanda eksiksiz sayımlar ve genel kontroller yapmaktı (Descartes, 1994: 21-22).
Birincisi, doğruluğunu apaçık olarak bilmediğim hiçbir şeyi doğru olarak kabul etmemek; yani aceleyle yargıya varmaktan ve önyargılara saplanmaktan dikkatle kaçınmak ve vardığım yargılarda, ancak kendilerinden şüphe edilemeyecek derecede açık ve seçik olarak kavradığım şeylere yer vermekti.
İkincisi, inceleyeceğim güçlükleri daha iyi çözümlemek için her birini, mümkün olduğu ve gerektiği kadar bölümlere ayırmaktı.
Üçüncüsü, en basit ve anlaşılması en kolay şeylerden başlayarak, tıpkı bir merdivenden basamak basamak çıkar gibi, en bileşik şeylerin bilgisine yavaş yavaş yükselmek için; hatta doğal olarak birbiri ardınca sıralanmayan şeyler arasında bile bir sıra bulunduğunu varsayarak; düşüncelerimi bir sıraya göre yürütmekti.
Dördüncüsü, hiçbir şeyi atlamadığımdan emin olmak için, her yanda eksiksiz sayımlar ve genel kontroller yapmaktı (Descartes, 1994: 21-22).
Soru 43
“Düalizm (ikicilik) varlığın maddesel ve ruhsal olarak birbirine indirgenemeyen iki tözden oluştuğunu savunan görüştür. Kartezyen, yani Descartesçı düalizmde bu ikilik ……… ve ……… arasındadır.”
Yukarıda boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Yukarıda boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Seçenekler
A
Dünya ve hayat
B
Zihin ve evren
C
Tanrı ve zihin
D
Madde ve zihin
E
Madde ve Evren
Açıklama:
Düalizm (ikicilik) varlığın maddesel ve ruhsal olarak birbirine indirgenemeyen iki tözden oluştuğunu savunan görüştür. Kartezyen, yani Descartesçı düalizmde bu ikilik madde ve zihin arasındadır.
Soru 44
Aşağıdakilerden hangisi I. Meditasyon’u açıklamaktadır?
Seçenekler
A
İnsan zihninin özünü anlamaya ve zihni tanımanın bedeni tanımaktan daha kolay olduğuna ilişkindir.
B
Kendilerinden şüphe edilen şeyler hakkındadır ve Descartes’ın şüphe yönteminin temel sorusuyla başlar: Kesin olarak bildiğim, doğruluğundan şüphe edemeyeceğim bir şey var mıdır?
C
Tanrı’ya ve Tanrının varlığına ilişkindir. Descartes’ın zihin üzerine düşünmesi onu, Meditasyon’da Tanrı üzerine düşünmeye sevk etmiştir.
D
Maddesel şeylerin özünün, bir kere daha Tanrı ve Tanrının varlığına ilişkinliğidir.
E
Maddesel şeylerin varlığına ve insanın ruhuyla bedeni arasındaki gerçek ayrılığa ilişkindir.
Açıklama:
I. Meditasyon kendilerinden şüphe edilen şeyler hakkındadır ve Descartes’ın şüphe yönteminin temel sorusuyla başlar: Kesin olarak bildiğim, doğruluğundan şüphe edemeyeceğim bir şey var mıdır?
Soru 45
“İnsan zihninin özünü anlamaya ve zihni tanımanın bedeni tanımaktan daha kolay olduğuna ilişkindir.”
Yukarıda aşağıdaki hangi Meditasyondan bahsetmektedir?
Yukarıda aşağıdaki hangi Meditasyondan bahsetmektedir?
Seçenekler
A
I. Meditasyon
B
II. Meditasyon
C
III. Meditasyon
D
IV. Meditasyon
E
V. Meditasyon
Açıklama:
II. Meditasyon insan zihninin özünü anlamaya ve zihni tanımanın bedeni tanımaktan daha kolay olduğuna ilişkindir.
Soru 46
Aşağıdakilerden hangisi III. Meditasyon’u açıklamaktadır?
Seçenekler
A
İnsan zihninin özünü anlamaya ve zihni tanımanın bedeni tanımaktan daha kolay olduğuna ilişkindir.
B
Kendilerinden şüphe edilen şeyler hakkındadır ve Descartes’ın şüphe yönteminin temel sorusuyla başlar: Kesin olarak bildiğim, doğruluğundan şüphe edemeyeceğim bir şey var mıdır?
C
Tanrı’ya ve Tanrının varlığına ilişkindir. Descartes’ın zihin üzerine düşünmesi onu, Meditasyon’da Tanrı üzerine düşünmeye sevk etmiştir.
D
Maddesel şeylerin özünün, bir kere daha Tanrı ve Tanrının varlığına ilişkinliğidir.
E
Maddesel şeylerin varlığına ve insanın ruhuyla bedeni arasındaki gerçek ayrılığa ilişkindir.
Açıklama:
III. Meditasyon Tanrı’ya ve Tanrının varlığına ilişkindir. Descartes’ın zihin üzerine düşünmesi onu, III. Meditasyon’da Tanrı üzerine düşünmeye sevk etmiştir.
Soru 47
Aşağıdakilerden hangisi IV. Meditasyon’u açıklamaktadır?
Seçenekler
A
İnsan zihninin özünü anlamaya ve zihni tanımanın bedeni tanımaktan daha kolay olduğuna ilişkindir.
B
Maddesel şeylerin özünün, bir kere daha Tanrı ve Tanrının varlığına ilişkinliğidir.
C
Tanrı’ya ve Tanrının varlığına ilişkindir. Descartes’ın zihin üzerine düşünmesi onu, Meditasyon’da Tanrı üzerine düşünmeye sevk etmiştir.
D
Maddesel şeylerin varlığına ve insanın ruhuyla bedeni arasındaki gerçek ayrılığa ilişkindir.
E
Doğruya ve yanlışa ilişkindir. İnsanların yaptıkları hataların kökenini araştırmaya ve bu yanlışlıklardan ve hatalardan Tanrının sorumlu olmadığını göstermeye yöneliktir.
Açıklama:
IV. Meditasyon doğruya ve yanlışa ilişkindir. IV. Meditasyon insanların yaptıkları hataların kökenini araştırmaya ve bu yanlışlıklardan ve hatalardan Tanrının sorumlu olmadığını göstermeye yöneliktir.
Soru 48
“Maddesel şeylerin özünün, bir kere daha Tanrı ve Tanrının varlığına ilişkinliğidir. İlk önce kendi ben’inin, oradan da Tanrı’nın bilgisine ulaşan Descartes, yanılgının kaynağı sorunu çerçevesinde, dış dünyanın bilgisini nasıl edinebileceğini araştırır.”
Yukarıda aşağıdaki hangi Meditasyondan bahsetmektedir?
Yukarıda aşağıdaki hangi Meditasyondan bahsetmektedir?
Seçenekler
A
V. Meditasyon
B
IV. Meditasyon
C
III. Meditasyon
D
II. Meditasyon
E
I. Meditasyon
Açıklama:
V. Meditasyonda, maddesel şeylerin özünün, bir kere daha Tanrı ve Tanrının varlığına ilişkinliğidir. İlk önce kendi ben’inin, oradan da Tanrı’nın bilgisine ulaşan Descartes, yanılgının kaynağı sorunu çerçevesinde, dış dünyanın bilgisini nasıl edinebileceğini araştırır.
Soru 49
Aşağıdakilerden hangisi VI. Meditasyon’u açıklamaktadır?
Seçenekler
A
İnsan zihninin özünü anlamaya ve zihni tanımanın bedeni tanımaktan daha kolay olduğuna ilişkindir.
B
Maddesel şeylerin özünün, bir kere daha Tanrı ve Tanrının varlığına ilişkinliğidir.
C
Doğruya ve yanlışa ilişkindir. İnsanların yaptıkları hataların kökenini araştırmaya ve bu yanlışlıklardan ve hatalardan Tanrının sorumlu olmadığını göstermeye yöneliktir.
D
Maddesel şeylerin varlığına ve insanın ruhuyla bedeni arasındaki gerçek ayrılığa ilişkindir.
E
Tanrı’ya ve Tanrının varlığına ilişkindir. Descartes’ın zihin üzerine düşünmesi onu, Meditasyon’da Tanrı üzerine düşünmeye sevk etmiştir.
Açıklama:
VI. Meditasyon, maddesel şeylerin varlığına ve insanın ruhuyla bedeni arasındaki gerçek ayrılığa ilişkindir.
Soru 50
“Descartes’a göre bir nesnenin kendisini aracısız olarak kavramaktır. ise nesnenin bilgisinin diğerlerinden ayrılmış ve kesin olmasıdır.”
Yukarıda boş bırakılan yere sırası ile aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Yukarıda boş bırakılan yere sırası ile aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Seçenekler
A
Seçiklik - Açıklık
B
Açıklık - Seçiklik
C
Somut - Soyut
D
Gerçeklik - Görelilik
E
Zihin- Tanrı
Açıklama:
Descartes’a göre açıklık bir nesnenin kendisini aracısız olarak kavramaktır. Seçiklik ise nesnenin bilgisinin diğerlerinden ayrılmış ve kesin olmasıdır.
Soru 51
Modern felsefenin kurucusu olarak tanınan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Descartes
B
Aristoteles
C
Spinoza
D
Platon
E
Sokrates
Açıklama:
Descartes, modern felsefenin kurucusu olarak tanınır. Gerçekten de Orta Çağlardaki Aristotelesçi ve Tanrı merkezci dünya görüşünün 17. yüzyılda ortaya çıkan bilimsel ve akılcı görüşlere yerini bırakmasında çok önemli bir rol oynamıştır.
Soru 52
Descartes’in şüphe yöntemini kullanarak, kendi varlığını, yani “ben varım” inancının doğru olduğunu kanıtladıktan sonra “ben neyim?” sorusunu sorarak varlığa ilişkin sorudan, öze ilişkin soruya geçiş yaptığı eseri aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Yöntem Üzerine Konuşma
B
Felsefenin İlkeleri
C
Meditasyonlar
D
Ruhun İhtirasları
E
Aklın Yönetimi için Kurallar
Açıklama:
Descartes Meditasyonlar’da şüphe yöntemini kullanarak, kendi varlığını, yani “ben varım” inancının doğru olduğunu kanıtladıktan sonra yeni bir soru sorar; ben neyim? Descartes burada, varlığa ilişkin sorudan, öze ilişkin soruya geçiş yapmıştır. Varlık soruları “o var mıdır?” “ben var mıyım?” ve benzeri formdadır. Öz sorularıysa bir şeyin ne olduğunu soran sorulardır, örneğin “ben nedir?”, “bilgi nedir?” gibi.
Soru 53
Bütün gerçekliğin esas anlamıyla tek bir tözden ibaret olduğunu öne süren görüş aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Panteizm
B
Monoizm
C
Düalizm
D
Plüralizm
E
Pragmatizm
Açıklama:
Tekçilik (monism) bütün gerçekliğin esas anlamıyla tek bir tözden ibaret olduğunu öne süren görüştür.
Soru 54
- Madde
- Duygu
- Zihin
Seçenekler
A
Yalnız II
B
Yalnız III
C
I ve II
D
I ve III
E
II ve III
Açıklama:
Düalizm (ikicilik) varlığın maddesel ve ruhsal olarak birbirine indirgenemeyen iki tözden oluştuğunu savunan görüştür. Kartezyen, yani Descartesçı düalizmde bu ikilik madde ve zihin arasındadır.
Soru 55
Descartes’ın Meditasyonlar adlı eseri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Felsefenin tamamen, mutlak bir temele dayanan bir bilim haline dönüştürülmesi amacıyla yazılmıştır.
B
Bu eser,Descartes’ın zihin beden problemine odaklandığı eseridir.
C
Descartes bu eserinde, bilimsel bilginin dayanacağı sağlam bir temel arayışı içindedir.
D
I. Meditasyon Tanrı’ya ve Tanrının varlığına ilişkindir.
E
II. Meditasyon insan zihninin özünü anlamaya ilişkindir.
Açıklama:
Descartes’ın Meditasyonlar’ı yazmaktaki amacı, felsefenin tamamen, mutlak bir temele dayanan bir bilim haline dönüştürülmesidir. Descartes bu eserinde, aynen bir binanın temeli gibi, bilimsel bilginin dayanacağı sağlam bir temel arayışı içindedir. Descartes’ın amacı, sağlam bir binanın sağlam bir temel üzerine kurulması gibi, bilimsel bilginin de sağlam temeller üzerine kurulmasıdır. Descartes Meditasyonlar’da şüphe yöntemini kullanarak, kendi varlığını, yani “ben varım” inancının doğru olduğunu kanıtladıktan sonra yeni bir soru sorar; ben neyim? Descartes burada, varlığa ilişkin sorudan, öze ilişkin soruya geçiş yapmıştır. Varlık soruları “o var mıdır?” “ben var mıyım?” ve benzeri formdadır. Öz sorularıyla bir şeyin ne olduğunu soran sorulardır, örneğin “ben nedir?”, “bilgi nedir?” gibi. I. Meditasyon kendilerinden şüphe edilen şeyler hakkındadır ve Descartes’ın şüphe yönteminin temel sorusuyla başlar: Kesin olarak bildiğim, doğruluğundan şüphe edemeyeceğim bir şey var mıdır? Descartes’ın Meditasyonlar için yazdığı özette belirttiğine göre, I. Meditasyon’daki sistematik şüphe yöntemi bizi, her türlü peşin hükümden kurtarmaya, şeyler hakkında açık seçik bilgiye ulaşmamıza yarar. II. Meditasyon insan zihninin özünü anlamaya ve zihni tanımanın bedeni tanımaktan daha kolay olduğuna ilişkindir. III. Meditasyon Tanrı’ya ve Tanrının varlığına ilişkindir. Descartes’ın zihin üzerine düşünmesi onu, III. Meditasyon’da Tanrı üzerine düşünmeye sevk etmiştir. II. Meditasyon’da kendi varlığı üzerine düşündüğünde varlığını, kesin ve açık seçik bildiğini ortaya koyan Descartes’ın bu meditasyonda stratejisi, Tanrının varlığını ve kesinliğini, kendi zihninin kesinliğinden hareketle kanıtlamaktır.
Soru 56
Tanrının evrenden bağımsız ve ayrı bir varlığının olmadığını, Tanrının her şeyde, doğada, nesnelerde, insan dünyasında olduğunu savunan ve tüm tanrıcılık anlamına gelen felsefi görüş aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Panpsişizm
B
Düalizm
C
Plüralizm
D
Monoizm
E
Panteizm
Açıklama:
Panteizm tüm tanrıcılık demektir. Panteizme göre, Tanrı her şeyde, doğada, nesnelerde, insan dünyasındadır. Tanrının evrenden bağımsız ve ayrı bir varlığı yoktur; evren Tanrı ile doludur; evren Tanrının kendisidir.
Soru 57
Antik Çağda doğa filozoflarının tekçi evren anlayışlarından sonra modern çağda monist bir felsefe sistemini ilk defa ortaya koyan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Descartes
B
Aristoteles
C
Spinoza
D
Platon
E
Sokrates
Açıklama:
Antik Çağda doğa filozoflarının tekçi evren anlayışlarından sonra modern çağda monist bir felsefe sistemini ilk defa ortaya koyan düşünür Spinoza’dır.
Soru 58
Tek töz olan Tanrının iki ana nitelikte, yani yer kaplama ve düşünce sıfatlarıyla, yer kaplayan töz ve düşünen töz olarak iki farklı dünya meydana getirdiğini savunan görüş aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
dualist görüş
B
çifte yön öğretisi
C
pozitivist görüş
D
heterofenomenoloji
E
klasik görüş
Açıklama:
Spinoza’nın panteist sistem anlayışını temel alarak tek bir tözün, düşünen töz ve uzamsal töz olarak iki farklı dünya anlayışını ortaya koyması çifte yön öğretisi olarak da bilinir. Buna göre, fiziksel dünyayla zihinsel dünya, ruhla beden tek bir tözün sıfatı ya da ana niteliğidir.
Soru 59
Spinozanın zihin anlayışı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Panteist bir felsefeye sahiptir.
B
Dünyanın iki tür tözden ibaret olduğunu savunmuştur.
C
Monist bir zihin anlayışına sahiptir.
D
Zihini bedenin bir idesi olarak ele almıştır.
E
Zihni ve bedeni, sonsuz töz olan Tanrı’nın birer sıfatı olarak ele almıştır.
Açıklama:
Spinoza panteist bir düşünür olarak Descartes’ın düşünen ve uzamlı öz olmak üzere dünyayı iki töze ayırmasına karşın yalnızca tek bir töz olduğunu, onun da Tanrı olduğunu savunmuştur. Madde ve zihin Spinoza’ya göre ayrı birer töz değil, tek töz olan Tanrının nitelikleridir. Bu yüzden Spinoza’nın zihin anlayışı monisttir. Spinoza’da zihin bedenden ayrı değildir, aksine bedenin bir idesidir. Spinoza’ya göre, zihin ve beden zaman zaman düşünce ana niteliği, zaman zaman da yer kaplama ana niteliğiyle değerlendirilen bir ve aynı bireydir.
Soru 60
Descartes’ın Ruhun İhtirasları adlı eseri ile ilgili olarak aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Prenses Elizabeth’in zihin beden ilişkisine dair kuramına getirdiği eleştirilere bir cevap olarak yazılmıştır.
B
Bu eserde duygularla ilgili görüşlerine yer vermiştir.
C
Duyguları, bedenin eylemleri yoluyla ruhun hissettiği ihtiraslar olarak tanımlamıştır.
D
İnsanların yaptıkları hataların kökenini araştırmış, doğruya ve yanlışa ilişkin fikirlerine yer vermiştir.
E
Eser ana hatlarıyla üç kısımdan oluşmaktadır.
Açıklama:
Descartes’ın duygularla ilgili görüşlerini ele aldığı Ruhun İhtirasları, Önsöz’ünde de belirttiği gibi, Prenses Elizabeth’in Descartes’ın zihin beden ilişkisine dair kuramına getirdiği eleştirilere bir cevap olarak yazılmış ve ona atfedilmiştir. Ancak eser, Prenses Elizabeth’in sorularını cevaplamanın ötesinde Descartes’ın genel olarak insan zihnine ve duygulara ilişkin görüşlerinin bir serimlemesi niteliğindedir. Eser ana hatlarıyla üç kısımdan oluşur. Genel olarak ihtiras lar başlığını taşıyan ilk bölümde Descartes ihtirasların genel olarak özelliklerini ve zihin beden ilişkisini nasıl aydınlattığını ele alır. İhtirasların sayısı ve sırası adını taşıyan ikinci bölümde ihtirasların genel bir sınıflamasını verir. Özel ihtiraslar başlığını taşıyan üçüncü bölümdeyse belli ihtiraslar ve onların ahlaki yaptırımları üzerinde durur. Descartes’ın duygularla ilgili çözümlemesi, VI. Meditasyon’da yaptığı zihin beden ayrımıyla bedenle ruhun karşılıklı etkileşimini anlamamızı kolaylaştırır. Duyguları, bedenin eylemleri yoluyla ruhun hissettiği ihtiraslar olarak tanımlaması, soyut akıl yürütme ve irade gibi zihinsel etkinliklerde bedenden gelen etkilerin de katkısının olması Descartes’ın felsefesinin açık göstergesidir. Descartes, IV. Meditasyonda insanların yaptıkları hataların kökenini araştırmış, doğruya ve yanlışa ilişkin fikirlerine yer vermiştir. Doğru cevap D şıkkıdır.
Soru 61
Orta Çağlardaki Aristotelesçi ve Tanrı merkezci dünya görüşünün 17. yüzyılda ortaya çıkan bilimsel ve akılcı görüşlere yerini bırakmasında hangi filozof etkili olmuştur?
Seçenekler
A
Spinoza
B
Aziz Agustinus
C
Descartes
D
Platon
E
Derrida
Açıklama:
Descartes, modern felsefenin kurucusu olarak tanınır. Gerçekten de Orta Çağlardaki Aristotelesçi ve Tanrı merkezci dünya görüşünün 17. yüzyılda ortaya çıkan
bilimsel ve akılcı görüşlere yerini bırakmasında çok önemli bir rol oynamıştır.
Descartes, Rönesans felsefesinin hayata yeni bir bakış açısı getirdiği ve reformasyon hareketinin de kilisenin egemenliğini hasara uğrattığı bir dönemde yaşamıştı
bilimsel ve akılcı görüşlere yerini bırakmasında çok önemli bir rol oynamıştır.
Descartes, Rönesans felsefesinin hayata yeni bir bakış açısı getirdiği ve reformasyon hareketinin de kilisenin egemenliğini hasara uğrattığı bir dönemde yaşamıştı
Soru 62
"Yöntemsel Şüphe" yaklaşımı hangi filozofun düşüncesidir?
Seçenekler
A
Spinoza
B
Derrida
C
Kant
D
Descartes
E
Marks
Açıklama:
Descartes’ın felsefesi, bir yandan Hristiyan inancıyla yeni gelişen
bilimlerin açıklayıcı gücünü birleştirme ve diğer yandan da 16. yüzyıl sonlarıyla
17. yüzyılın başlarında yeniden güç kazanan, Tanrının varlığına ilişkin şüpheciliği
reddetme çabası olarak görülebilir. Descartes, şüphecilerin Tanrının varlığı bilgisine karşı geliştirdikleri iddiaları çürütmek amacıyla şüpheciliği, bir yöntem olarak en son sınırına kadar götürerek, insan bilgisine şaşmaz, çürütülemez bir temel
bulmayı hedeflemiştir. Descartes için yöntemsel şüphenin tamamlanması bilimsel
bilginin önceden verili yapılarının yeniden yapılandırılmasını sağlayacaktır
bilimlerin açıklayıcı gücünü birleştirme ve diğer yandan da 16. yüzyıl sonlarıyla
17. yüzyılın başlarında yeniden güç kazanan, Tanrının varlığına ilişkin şüpheciliği
reddetme çabası olarak görülebilir. Descartes, şüphecilerin Tanrının varlığı bilgisine karşı geliştirdikleri iddiaları çürütmek amacıyla şüpheciliği, bir yöntem olarak en son sınırına kadar götürerek, insan bilgisine şaşmaz, çürütülemez bir temel
bulmayı hedeflemiştir. Descartes için yöntemsel şüphenin tamamlanması bilimsel
bilginin önceden verili yapılarının yeniden yapılandırılmasını sağlayacaktır
Soru 63
Descartes'in felsefenin mutlak bir bilime dönüşmesi amacıyla yazdığı eseri hangisidir?
Seçenekler
A
Meditasyonlar
B
İnançlar
C
İbadetler
D
Yöntemler
E
Düşünceler
Açıklama:
Descartes’ın Meditasyonlar’ı yazmaktaki amacı, felsefenin tamamen, mutlak
bir temele dayanan bir bilim haline dönüştürülmesidir. Descartes’ın Yöntem Üzerine Konuşma adlı eseri daha sonra yazacağı diğer üç çalışmasındaki konular için
bir zemin hazırlama ve onların her birinde ele aldığı konuyu incelemek üzere bir
yöntem geliştirme amacını güder. Descartes bu eserinde, aynen bir binanın temeli
gibi, bilimsel bilginin dayanacağı sağlam bir temel arayışı içindedir. Descartes’ın
amacı, sağlam bir binanın sağlam bir temel üzerine kurulması gibi, bilimsel bilginin de sağlam temeller üzerine kurulmasıdır.
bir temele dayanan bir bilim haline dönüştürülmesidir. Descartes’ın Yöntem Üzerine Konuşma adlı eseri daha sonra yazacağı diğer üç çalışmasındaki konular için
bir zemin hazırlama ve onların her birinde ele aldığı konuyu incelemek üzere bir
yöntem geliştirme amacını güder. Descartes bu eserinde, aynen bir binanın temeli
gibi, bilimsel bilginin dayanacağı sağlam bir temel arayışı içindedir. Descartes’ın
amacı, sağlam bir binanın sağlam bir temel üzerine kurulması gibi, bilimsel bilginin de sağlam temeller üzerine kurulmasıdır.
Soru 64
"Düşünüyorum öyleyse varım" önermesini aşağıdakilerden hangisi karşılar?
Seçenekler
A
Ad astra per aspera
B
Lucifer İlluminatio mea
C
Cogito ergo sum
D
In vino veritas
E
In nomino dei noistri
Açıklama:
Descartes Yöntem Üzerine Konuşma’da bu akıl yürütme zincirini meşhur “düşünüyorum, o halde varım” (cogito ergo sum) ifadesiyle özetlemiştir.
Descartes bir kere var olduğundan kesin olarak emin olduktan sonra ne tür
bir varlık olduğunu sorgular. Descartes, kendi özünü anlamaya ilişkin sorgulamasını “var olduğumdan kesinlikle emin olan ben, ne olduğumu yeter açıklıkla
bilmiyorum” ifadesiyle başlatır
Descartes bir kere var olduğundan kesin olarak emin olduktan sonra ne tür
bir varlık olduğunu sorgular. Descartes, kendi özünü anlamaya ilişkin sorgulamasını “var olduğumdan kesinlikle emin olan ben, ne olduğumu yeter açıklıkla
bilmiyorum” ifadesiyle başlatır
Soru 65
İnsanların yaptıkları hataların kökenini araştırmaya ve bu yanlışlıklardan ve hatalardan Tanrının sorumlu olmadığını göstermeye yönelik meditasyon hangisidir?
Seçenekler
A
I.
B
IV.
C
III.
D
V.
E
II.
Açıklama:
IV. Meditasyon doğruya ve yanlışa ilişkindir. IV. Meditasyon insanların yaptıkları hataların kökenini araştırmaya ve bu yanlışlıklardan ve hatalardan Tanrının
sorumlu olmadığını göstermeye yöneliktir. Varlığını bir önceki meditasyonda kanıtladığı Tanrı, onu yanıltıyor olamaz, Tanrının bize verdiği aklı iyi kullanacak
olursak hiçbir zaman yanılmamıza olanak yoktur. Ancak, yanılmanın bir eksiklikten başka bir şey olmadığını, yanılabilmek için sınırlı ve sonlu olmanın yeterli
olduğunu belirten Descartes, daha sonra, yanılmanın kendi yargılama yetisinden
kaynaklanıp kaynaklanmadığını araştırmaya koyulur
sorumlu olmadığını göstermeye yöneliktir. Varlığını bir önceki meditasyonda kanıtladığı Tanrı, onu yanıltıyor olamaz, Tanrının bize verdiği aklı iyi kullanacak
olursak hiçbir zaman yanılmamıza olanak yoktur. Ancak, yanılmanın bir eksiklikten başka bir şey olmadığını, yanılabilmek için sınırlı ve sonlu olmanın yeterli
olduğunu belirten Descartes, daha sonra, yanılmanın kendi yargılama yetisinden
kaynaklanıp kaynaklanmadığını araştırmaya koyulur
Soru 66
Zihnin kavrayışında en yüksek nokta ve bir şeyin doğruluğunun şaşmaz bir kanıtı Descartes'e göre nasıl adlandırılır?
Seçenekler
A
Belirlilik-Belirsizlik
B
Açıklık-Kapalılık
C
Doğruluk-Yanlışlık
D
Açıklık-Belirsizlik
E
Açıklık-Seçiklik
Açıklama:
Descartes’a göre açıklık ve seçiklik, zihnin kavrayışında en yüksek nokta ve
bir şeyin doğruluğunun şaşmaz bir kanıtıdır. Descartes, açık seçik ayrımını hatalı ya da yanlış yargılarda bulunmamanın yollarını araştırmak amacıyla yapmaktadır. Çünkü; ona göre “ancak açık ve seçik olarak kavradığımız şeyler üzerine
yargıda bulunduğumuzda hiç bir zaman aldanmamıza olanak yoktur. Ancak açık
ve seçik olarak kavradığımız şeyler üzerine bir yargıda bulunduğumuz sürece,
hiçbir zaman yanlışı doğru yerine koymayacağımız kesindir”
bir şeyin doğruluğunun şaşmaz bir kanıtıdır. Descartes, açık seçik ayrımını hatalı ya da yanlış yargılarda bulunmamanın yollarını araştırmak amacıyla yapmaktadır. Çünkü; ona göre “ancak açık ve seçik olarak kavradığımız şeyler üzerine
yargıda bulunduğumuzda hiç bir zaman aldanmamıza olanak yoktur. Ancak açık
ve seçik olarak kavradığımız şeyler üzerine bir yargıda bulunduğumuz sürece,
hiçbir zaman yanlışı doğru yerine koymayacağımız kesindir”
Soru 67
Spinoza'nın evren kuramını hangi filozof şekillendirmiştir?
Seçenekler
A
Aristo
B
Platon
C
Descartes
D
Augustinus
E
Hegel
Açıklama:
Spinoza, Skolastik felsefenin Aristoteles felsefesini Hristiyanlıkla birleştirme geleneğine sıkı sıkıya bağlıdır. Spinoza’nın evren kuramı da bu gelenek çerçevesinde şekillenmiştir. Ne Spinoza’nın ne de Descartes’ın felsefesini, Skolastik felsefenin Aristoteles’ten devşirdiği töz kavramına dayanmadan anlamak mümkün değildir. Aristoteles’in mantığında her basit önermenin bir özne ve bir yüklem içermesi, gerçeklikte de tözler ve onların yüklemleri arasında temel bir ayrıma işaret eder.
Soru 68
Spinoza’nın "geometrik düzene göre kanıtlanmış" eseri hangisidir?
Seçenekler
A
Epikür
B
Elips
C
Eleştiri
D
Etika
E
Eliza
Açıklama:
Spinoza’nın “geometrik düzene göre kanıtlanmış” Etika’sı şu “tanım”la başlar:
“Özü varlığı kuşatan, başka deyişle tabiatı ancak varolarak tasarlanabilecek olan
şeye, kendi kendisinin nedeni (causam sui) diyorum” (I: Tanım I, s.31). İkinci
tanımda da tözü “kendi başına var olan ve kendisiyle tasarlanan, yani kendisini
teşkil edecek başka hiçbir fikrin yardımı olmaksızın hakkında fikir edindiğimiz
şey” (I: Tanım III, s.31) olarak tanımlar. Etika’da ortaya koyduğu metafizik sistemin belki de en kayda değer yanı tekçi (monist) bir sistem olmasıdır.
“Özü varlığı kuşatan, başka deyişle tabiatı ancak varolarak tasarlanabilecek olan
şeye, kendi kendisinin nedeni (causam sui) diyorum” (I: Tanım I, s.31). İkinci
tanımda da tözü “kendi başına var olan ve kendisiyle tasarlanan, yani kendisini
teşkil edecek başka hiçbir fikrin yardımı olmaksızın hakkında fikir edindiğimiz
şey” (I: Tanım III, s.31) olarak tanımlar. Etika’da ortaya koyduğu metafizik sistemin belki de en kayda değer yanı tekçi (monist) bir sistem olmasıdır.
Soru 69
Spinoza'ya göre tek töz nedir?
Seçenekler
A
Varlık
B
İnsan
C
Bilinç
D
Düşünce
E
Tanrı
Açıklama:
Tek töz olan Tanrının iki ana nitelikte, yani yer kaplama ve düşünce sıfatlarıyla, yer kaplayan töz ve düşünen töz olarak iki farklı dünya meydana getirdiğini savunan
görüşe çifte yön öğretisi (double aspect theory) adı verilir.
görüşe çifte yön öğretisi (double aspect theory) adı verilir.
Soru 70
Spinoza'ya göre bedenin idesi nedir?
Seçenekler
A
Bilgi
B
Tanrı
C
Varoluş
D
Öz
E
Zihin
Açıklama:
Spinoza’nın zihin görüşüne geçmeden önce, zihin teriminin, onun felsefesinde taşıdığı anlamlara bakmakta fayda vardır. Etika’yı gözden geçirdiğimizde,
zihin konusunda çeşitli saptamalar bulmaktayız. Zihin, genel olarak düşünür
(II: tanım III), daha özel olarak kavramlar oluşturur (II: III açıklama); algılar
(II: XI önerme sonucu); bedeni (II: önerme 12 ve 13) olduğu kadar, diğer bütün
bedenlerin doğasını da (II: önerme 16 kanıtlama) algılar, hatırlar (II: önerme
17 kanıtlama). Bir şekilde kendisini (II: önerme 23) ve bedeni (II: önerme 19)
bilir, ama bir yandan da bilmez (II: önerme 23 ve 24). Tanrıya ilişkin upuygun
bilgisi vardır (II: önerme 47), imgelem kurar (II: 17 scolie). Olumlar, olumsuzlar
(II: 49 scolie) ve duygulanışları sınırlar (III: önerme 56 açıklama).
zihin konusunda çeşitli saptamalar bulmaktayız. Zihin, genel olarak düşünür
(II: tanım III), daha özel olarak kavramlar oluşturur (II: III açıklama); algılar
(II: XI önerme sonucu); bedeni (II: önerme 12 ve 13) olduğu kadar, diğer bütün
bedenlerin doğasını da (II: önerme 16 kanıtlama) algılar, hatırlar (II: önerme
17 kanıtlama). Bir şekilde kendisini (II: önerme 23) ve bedeni (II: önerme 19)
bilir, ama bir yandan da bilmez (II: önerme 23 ve 24). Tanrıya ilişkin upuygun
bilgisi vardır (II: önerme 47), imgelem kurar (II: 17 scolie). Olumlar, olumsuzlar
(II: 49 scolie) ve duygulanışları sınırlar (III: önerme 56 açıklama).
Ünite 5
Soru 1
Zihindeki tüm bilginin tek kaynaktan deneyimden geldiğini söyleyen düşünür kimdir?
Seçenekler
A
Descartes
B
Hume
C
Kant
D
Locke
E
Berkeley
Açıklama:
Bu noktada Descartes’tan taban tabana zıt bir anlayışla bütün bilginin tek bir kaynaktan, deneyimden geldiğini söyler: “Tüm bu bilgi ve akıl malzemelerini zihin nereden edinmektedir? Bunlara tek yanıtım var: Deneyim” (II, 1, 3: 134).
Soru 2
"İnsanın Anlama Yetisi üzerine Bir Deneme (An Essay Concerning Human Understanding)" ile "insanın Anlama Yetisi üzerine Bir Soruşturma (An Inquiry Concerning Human Understanding)" adlı eserlerin yazarları sırasıyla aşağıdakilerden hangileridir?
Seçenekler
A
Hume ve Locke
B
Locke ve Hume
C
Hume ve Berkeley
D
Berkeley ve Locke
E
Locke ve Kant
Açıklama:
İlk eser Locke tarafından, ikinci eser ise Hume tarafından kaleme alınmıştır. Bu yüzden doğru cevap B'dir.
Soru 3
"Gerçekten var olduğundan ve bilgisinden emin olabileceğimiz tek şey izlenimlerdir."
Bu görüş kime aittir?
Bu görüş kime aittir?
Seçenekler
A
Hume
B
Locke
C
Berkeley
D
Descartes
E
Kant
Açıklama:
Hume’un benlik ya da kendilik idesinin de aynen, nedensellik idesi gibi, duyumsal bir karşılığı olmadığını, dolayısıyla anlamsız olduğunu savunur. Hume için gerçekten var olduğundan ve bilgisinden emin olabileceğimiz tek şey izlenimlerdir.
Soru 4
Algılayan bir zihnin tasarımlarının dışında, hiçbir maddi gerçeklik olmadığını ileri süren düşünür kimdir?
Seçenekler
A
Locke
B
Descartes
C
Berkeley
D
Hume
E
Kant
Açıklama:
Berkeley, deneyciliği en üst noktaya taşıyarak, algılayan bir zihnin
tasarımlarının dışında, hiçbir maddi gerçeklik olmadığını ileri sürmüştür.
tasarımlarının dışında, hiçbir maddi gerçeklik olmadığını ileri sürmüştür.
Soru 5
"Bilginin bütün etkin ilkeleri önsel olarak zihinde bulunmakla birlikte bilginin içeriği deneyim aracılığıyla edinilir."
Yukarıda verilen düşünce sistemi hangisidir?
Yukarıda verilen düşünce sistemi hangisidir?
Seçenekler
A
Transendental idealizm
B
Materyalizm
C
İdealizm
D
Deneycilik
E
Sosyalizm
Açıklama:
Kantçı idealizm olarak da bilinen transendental idealizme göre, bilginin bütün
etkin ilkeleri önsel olarak zihinde bulunmakla birlikte bilginin içeriği deneyim
aracılığıyla edinilir.
etkin ilkeleri önsel olarak zihinde bulunmakla birlikte bilginin içeriği deneyim
aracılığıyla edinilir.
Soru 6
Kant'ın metafiziğin bir bilim olarak olanaklı olup olmadığını araştırdığı kitabı hangisidir?
Seçenekler
A
İnsan Anlığı Üzerine Bir Deneme
B
Saf Aklın Eleştirisi
C
Hylas ve Philonous Arasında Üç Konuşma’
D
Meditasyonlar
E
Prolegomena
Açıklama:
Kant’ın zihin felsefesi açısından önemiyse, onun, metafiziğin bir bilim olarak olanaklı olup olmadığını araştırdığı, Saf Aklın Eleştirisi (Kritik derreinen Vernunft) adlı kitabından kaynaklanır.
Soru 7
Transendental felsefe hangi düşünüre aittir?
Seçenekler
A
Locke
B
Descartes
C
Kant
D
Hume
E
Berkeley
Açıklama:
Ama Kant, zihin hakkındaki bu araştırmasında, kendine
yeni bir yol inşa eder: Bu transendental felsefedir
yeni bir yol inşa eder: Bu transendental felsefedir
Soru 8
Aşağıdakilerden hangisi Sentetik (a priori) yargılara ilişkin sorulardan değildir?
Seçenekler
A
Saf matematik nasıl olanaklıdır?
B
Saf doğa bilimi nasıl olanaklıdır?
C
Genellikle metafizik nasıl olanaklıdır?
D
Bilim olarak metafizik nasıl olanaklıdır?
E
Genellikle fizik nasıl olanaklıdır?
Açıklama:
Sentetik (a priori) yargılara ilişkin soru dört alt soruya ayrılır (Kant 1995: 29):
1. Saf matematik nasıl olanaklıdır?
2. Saf doğa bilimi nasıl olanaklıdır?
3. Genellikle metafizik nasıl olanaklıdır?
4. Bilim olarak metafizik nasıl olanaklıdır?
1. Saf matematik nasıl olanaklıdır?
2. Saf doğa bilimi nasıl olanaklıdır?
3. Genellikle metafizik nasıl olanaklıdır?
4. Bilim olarak metafizik nasıl olanaklıdır?
Soru 9
“Duyusallık olmadan bize hiçbir nesne verilemez ve anlama yetisi olmadan hiçbir şey düşünülemez."
Bu deyiş hangi düşünüre aittir?
Bu deyiş hangi düşünüre aittir?
Seçenekler
A
Locke
B
Hume
C
Descartes
D
Kant
E
Berkeley
Açıklama:
Kant’ın çok alıntılanan deyişiyle söylenecekse “Duyusallık olmadan bize hiçbir
nesne verilemez ve anlama yetisi olmadan hiçbir şey düşünülemez. İçeriksiz düşünceler boş, kavramsız görüler kördür” (Kant, 1960: B75).
nesne verilemez ve anlama yetisi olmadan hiçbir şey düşünülemez. İçeriksiz düşünceler boş, kavramsız görüler kördür” (Kant, 1960: B75).
Soru 10
“cogito” alanını kim keşfetmiştir?
Seçenekler
A
Locke
B
Kant
C
Hume
D
Descartes
E
Berkeley
Açıklama:
Descartes felsefe tarihinin en önemli kırılma noktalarından birini oluşturmasına rağmen keşfettiği “cogito” alanının boyutlarını kavrayamamıştır.
Soru 11
Tüm bilginin kaynağının izlenimler ya da deneyim olduğunu ve insan zihninin dolaysız olarak sadece kendi zihninin içeriklerini, idelerini bilebileceğini ileri süren görüş hangisidir?
Seçenekler
A
Epistomoloji
B
Deneycilik
C
İzlenimcilik
D
Dışavurumculuk
E
Algı kuramı
Açıklama:
Deneycilik epistemolojik bir görüştür. Eski Yunanda “deney” “deneyim” ve “duyu verisi” anlamlarına gelen emperiadan türetilmiştir. Tüm bilginin kaynağının izlenimler ya da deneyim olduğunu ve insan zihninin dolaysız olarak sadece kendi zihninin içeriklerini, idelerini bilebileceğini ileri sürer.
Soru 12
John Locke’un doğuştan fikirlerin varlığını reddetmek üzere zihni doğuştan boş, tertemiz bir kağıt gibi tasvir etmesini ifade etmek için kullandığı terim nedir?
Seçenekler
A
Tabula rasa
B
Levha
C
Boşluk
D
David Hume
E
Etik
Açıklama:
Tabula rasa Latince boş levha demektir. John Locke’un doğuştan fikirlerin varlığını reddetmek üzere zihni doğuştan boş, tertemiz bir kağıt gibi tasvir etmesini ifade eder.
Soru 13
Hume’un bilginin bütün içeriğini ya da bütün anlamlı önermeleri ya ide ilişkileriyle ya da olgu ilişkileriyle ilgili iki sınıftan birine girecek şekilde ayırması ne olarak adlandırılır?
Seçenekler
A
İdealizm
B
Hume bıçağı
C
Algı kuramı
D
Hume çatalı
E
Sentetik
Açıklama:
Hume’un bilginin bütün içeriğini ya da bütün anlamlı önermeleri ya ide ilişkileriyle ya da olgu ilişkileriyle ilgili iki sınıftan birine girecek şekilde ayırması Hume Çatalı olarak bilinir. Hume’un bilgiye ilişkin bu ayrımı, Aydınlanmanın bilim anlayışının temellerini sarsmış ve 20. yüzyılda mantıksal pozitivizmin doğrulanabilirlik ilkesinin temelini oluşturmuştur.
Soru 14
Dünyanın ve varoluşun düşünmeye ve bilince bağlı olduğunu, tinsel, ruhsal veya zihinsel süreçlerin fiziksel gerçekliği belirlediğini savunan öğreti hangisidir?
Seçenekler
A
Transendental
B
İdealizm
C
Deneycilik
D
İdeler
E
Deneme
Açıklama:
Locke’un ardılı ve Hume’un önceli olan Berkeley, her ne kadar onlarla birlikte İngiliz deneycileri arasında sayılsa da deneyciliği, en üst noktaya kadar ilerleterek idealizm noktasına varmıştır. İdealizm dünyanın ve varoluşun düşünmeye ve bilince bağlı olduğunu, tinsel, ruhsal veya zihinsel süreçlerin fiziksel gerçekliği belirlediğini savunan bir öğretidir.
Soru 15
Transendental idealizm hangi düşünürle özdeşleştirilir?
Seçenekler
A
John Locke
B
David Hume
C
Immanuel Kant
D
George Berkeley
E
Sokrates
Açıklama:
Kantçı idealizm olarak da bilinen transendental idealizme göre, bilginin bütün etkin ilkeleri önsel olarak zihinde bulunmakla birlikte bilginin içeriği deneyim aracılığıyla edinilir.
Soru 16
“Nesneler bize verildiği sürece nesnenin varlığına sanki doğrudan doğruya bağlı, onlarla dolaysız bir ilişki içinde olan tasarım" ifadesi Kant'ın kavram dilinde neyi açıklar
Seçenekler
A
Saf doğa
B
Etik
C
Görü
D
Metafizik
E
Sentetik a priori
Açıklama:
Kant’ın kavram dilinde görü, “nesneler bize verildiği sürece nesnenin varlığına sanki doğrudan doğruya bağlı, onlarla dolaysız bir ilişki içinde olan tasarım” anlamına gelir (Kant 1995: 30). Böylece “görü” “bir bilgi, hangi türde ve hangi araçla olursa olsun nesnelerle ilişkiye girebildiğinde, bilginin nesnelerle doğrudan doğruya ilişkisini sağlayan ve tüm düşünmede araç olarak göz önünde bulundurulan (şeydir)"
Soru 17
Kant felsefesi içinde, bilme yetimiz hakkındaki bilgiyi anlatan kelime hangisidir?
Seçenekler
A
Saf matematik
B
Metafizik
C
A priori
D
Transendent
E
Transendental
Açıklama:
Transendental sözcüğü yalnızca Kant felsefesi içinde anlamı olan, uydurma bir sözcüktür. Transendent sözcüğü aşkın anlamına gelir, ama transendent al sözcüğü, bir terim olarak, bilgimizin herhangi bir şeyi aşmasını değil, bilme yetimiz hakkındaki bilgiyi anlatır.
Soru 18
Hangi düşünür zihinden bağımsız bir dış dünya gerçekliği olamayacağını savunur?
Seçenekler
A
Berkeley
B
Hume
C
Descartes
D
Locke
E
Kant
Açıklama:
Algı kuramı çerçevesinde Berkeley dış dünyanın zihinden bağımsız var olamayacağını savunur.
Soru 19
Hume'un zihin anlayışına göre aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
İdeler izlenimlerin soluk, daha az canlı ve daha az güçlü kopyalarıdır.
B
İdeler düşüncelerdir ve bir kelime ancak bir ide ile bağlantılıysa anlam kazanır
C
Duyu deneyimine, yani izlenime geri götürülemeyen inançlar düşünme olamaz.
D
Zihnimizdeki ideler doğuştandır.
E
Düşünmenin bütün malzemesi iç veya dış duyumdan gelir.
Açıklama:
Hume deneyimci bir düşünür olduğu için ona göre zihnimizdeki idelerin doğuştan geliyor olması mümkün değildir. Çünkü böyle bir iddia daha çok deneyimciliğin tam karşısında bulunan rasyonalizme ilintilendirilebilir.
Soru 20
Olgu sorunları ile ilgili akıl yürütme Hume'a göre hangi ilişkiye dayanır?
Seçenekler
A
Neden-etki
B
Çağrışım
C
Deney
D
Deneyim
E
Alışkanlık
Açıklama:
Hume, bir adım ileri giderek, nedensellik ve zorunluluk gibi deneyden gelmeyen bir takım kavramlar olduğunu ileri sürmüştür. Ama, her kavramın bir izlenimi olması gerektiğini söyleyen Hume, nedensellik kavramının da aynen kendilik idesi gibi, zihnin iki olayı birbirine bağlama alışkanlığının sahte bir izlenim yarattığını söyler.
Soru 21
Aşağıdakilerden hangisi John Locke'un felsefesinde karşı çıktığı görüşlerdendir?
Seçenekler
A
Deneycilik
B
Tabula rasa
C
Doğuştan gelen fikirler
D
Yalın ideler
E
Bileşik ideler
Açıklama:
Locke İngiliz deneyciliğinin en önemli temsilcilerinden biridir ve modern deneysel psikolojinin öncülerinden kabul edilir. Deneyci tutumuyla Descartes’ın akılcılığına ve insan zihninde doğuştan fikirler olduğuna karşı çıkmıştır. İnsan Anlığı Üzerine Bir Deneme adlı eserinin ilk kitabını, Descartes’ın doğuştan fikirler görüşünü çürütmeye ayırmıştır. Doğru cevap C'dir.
Soru 22
- Nesne
- Zihin
- Nesnenin zihinde oluşturulmuş idesi
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
I ve III
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Locke’nın algı kuramını; nesne, zihin, nesnenin zihinde oluşturulmuş idesinden oluşmuş üçlü bir algı kuramı şeklinde düşünebiliriz. Locke’a göre, ideler zihinsel olmayan maddi dünyayla algılayan bilinçli zihin arasındaki aracılar gibidir. Doğru cevap E'dir.
Soru 23
Hume’un bilginin bütün içeriğini ya da bütün anlamlı önermeleri ya ide ilişkileriyle ya da olgu ilişkileriyle ilgili iki sınıftan birine girecek şekilde ayırmasına ne ad verilir?
Seçenekler
A
Hume çatalı
B
Hume'un usturası
C
Hume sarkacı
D
Transendental bilinç
E
Tabula rasa
Açıklama:
Hume’un bilginin bütün içeriğini ya da bütün anlamlı önermeleri ya ide ilişkileriyle ya da olgu ilişkileriyle ilgili iki sınıftan birine girecek şekilde ayırması Hume Çatalı olarak bilinir.
Soru 24
Hume'a göre gerçekten var olduğundan ve bilgisinden emin olabileceğimiz tek şey nedir?
Seçenekler
A
İzlenimler
B
Nesneler
C
Zihin
D
Benlik algısı
E
Tin
Açıklama:
Hume’un benlik ya da kendilik idesinin de aynen, nedensellik idesi gibi, duyumsal bir karşılığı olmadığını, dolayısıyla anlamsız olduğunu savunur. Hume için gerçekten var olduğundan ve bilgisinden emin olabileceğimiz tek şey izlenimlerdir. Doğru cevap A'dır.
Soru 25
Dünyanın ve varoluşun düşünmeye ve bilince bağlı olduğunu, tinsel, ruhsal veya zihinsel süreçlerin fiziksel gerçekliği belirlediğini savunan öğretiye ne ad verilir?
Seçenekler
A
İdealizm
B
Materyalizm
C
Nihilizm
D
Pozitivizm
E
Rölativizm
Açıklama:
İdealizm dünyanın ve varoluşun düşünmeye ve bilince bağlı olduğunu, tinsel, ruhsal veya zihinsel süreçlerin fiziksel gerçekliği belirlediğini savunan bir öğretidir. Doğru cevap A'dır.
Soru 26
Var olmak, algılanmış olmaktır cümlesi aşağıdaki düşünürlerden hangisinin felsefesini özetlemektedir?
Seçenekler
A
Hume
B
Locke
C
Berkeley
D
Kant
E
Descartes
Açıklama:
Berkeley, dış dünyanın, zihinden bağımsız bir gerçekliği olamayacağı sonucuna varmıştır. Berkeley’in fiziksel dünyaya ilişkin idealist kuramı “var olmak, algılanmış olmaktır” (esse est percipi) diktumu ile ifade edilir.
Soru 27
Saf Aklın Eleştirisi adlı eser aşağıdaki düşünürlerden hangisine aittir?
Seçenekler
A
Kant
B
Spinoza
C
Descartes
D
Locke
E
Hume
Açıklama:
Kant’ın zihin felsefesi açısından önemi, onun, metafiziğin bir bilim olarak olanaklı olup olmadığını araştırdığı, Saf Aklın Eleştirisi (Kritik der reinen Vernunft) adlı kitabından kaynaklanır. Kant bu kitabında (ve daha sonra bu kitabın kısa bir özeti olarak hazırladığı Prolegomena’da), metafiziğin, çağındaki durumundan hareket ederek, metafizik profesörü olarak, bilim olma iddiasındaki metafiziğin, bilim olma koşullarını ortaya koymaya çalışır. Doğru cevap A'dır.
Soru 28
Kant sentetik yargılara ilişkin araştırmasında aşağıdaki sorulardan hangisini sormaz?
Seçenekler
A
Saf matematik nasıl olanaklıdır?
B
Saf doğa bilimi nasıl olanaklıdır?
C
Genellikle metafizik nasıl olanaklıdır?
D
Bilim olarak metafizik nasıl olanaklıdır?
E
Saf ahlak nasıl olanaklıdır?
Açıklama:
“Saf aklın ödevi” olarak ortaya konan sorun, sentetik (a priori) yargıları kullanarak iş gören bilimlerin kendilerinin nasıl olanaklı oldukları sorusunu da doğurur. Sentetik (a priori) yargılara ilişkin soru dört alt soruya ayrılır:
1. Saf matematik nasıl olanaklıdır?
2. Saf doğa bilimi nasıl olanaklıdır?
3. Genellikle metafizik nasıl olanaklıdır?
4. Bilim olarak metafizik nasıl olanaklıdır?
Doğru cevap E'dir.
1. Saf matematik nasıl olanaklıdır?
2. Saf doğa bilimi nasıl olanaklıdır?
3. Genellikle metafizik nasıl olanaklıdır?
4. Bilim olarak metafizik nasıl olanaklıdır?
Doğru cevap E'dir.
Soru 29
Kant'ın felsefesi ile ilgili aşağıdaki önermelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Kant’ta "Ben" bütün kavramlara eşlik eden yalın bir bilinçten ibarettir.
B
Kant için “Ben” gerçeklikten yoksun, yalnızca bilgi için gerekli (a priori) bir durumdur.
C
Kant’a göre “düşünmek yargı vermekle aynı şeydir".
D
Kant’a göre, düşünmenin kalıcı öznesi yalnızca mantıksal bir öznedir.
E
Kant'a göre özne deneyimlenebilir.
Açıklama:
Kant’a göre, düşünmenin kalıcı öznesi yalnızca mantıksal bir öznedir, ama biz bu özneyi gerçek özne olarak düşünme eğilimindeyizdir. Bizim bu özneyi görü yoluyla kavramamız imkansızdır, çünkü her görüleme gerçekte duyum yaşantısına karşılık gelir. Dolayısıyla onu bilemeyiz, çünkü bir şeyi bilmek her zaman için kesinlikle olanaklı görülere sahip olmaktır. Dolayısıyla özne deneyimlenmez, yalnızca kabul edilir. Doğru cevap E'dir.
Soru 30
“Duyusallık olmadan bize hiçbir nesne verilemez ve anlama yetisi olmadan hiçbir şey düşünülemez. İçeriksiz düşünceler boş, kavramsız görüler kördür” alıntısı hangi düşünürün fikirlerini özetlemektedir?
Seçenekler
A
Kant
B
Descartes
C
Hegel
D
Marx
E
Locke
Açıklama:
Kant’ın çok alıntılanan deyişiyle söylenecekse “Duyusallık olmadan bize hiçbir nesne verilemez ve anlama yetisi olmadan hiçbir şey düşünülemez. İçeriksiz düşünceler boş, kavramsız görüler kördür”. Anlama yetisinin içini dolduran bu kavramlar, deneyimden gelmemelerine rağmen yalnızca deneyime ilişkin olarak kullanılabilir. Doğanın genel yasaları olarak kategoriler, deney aracılığıyla doğadan edinilen yasalar değildirler, tersine, doğanın kendisi, genel olarak deneyi olanaklı kılan yasalardan çıkarılır. Doğru cevap A'dır.
Soru 31
Aşağıdakilerden hangisi İngiliz deneyciliğinin en önemli temsilcilerinden biridir ve modern deneysel psikolojinin öncülerinden kabul edilir?
Seçenekler
A
Berkeley
B
Locke
C
Hume
D
Descartes
E
Weber
Açıklama:
Locke İngiliz deneyciliğinin en önemli temsilcilerinden biridir ve modern deneysel psikolojinin öncülerinden kabul edilir.
Soru 32
Locke'a göre deneyim aracılığı ile oluşan ideler aşağıdakilerden hangisi yoluyla aktarılır?
Seçenekler
A
İç uyum
B
Dış duyum
C
Özel duyum
D
Genel duyum
E
Ortak duyum
Açıklama:
Locke'a göre deneyim aracılığı ile oluşan ideler dış duyum yoluyla aktarılır. Bu yüzden doğru cevap B'dir.
Soru 33
Locke'a göre maddesel töz dışında, ikinci töz aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İkincil töz
B
Birincil töz
C
Yalın töz
D
Tinsel töz
E
Görsel töz
Açıklama:
Locke'a göre maddesel töz dışında, ikinci töz tinsel töz dür.
Soru 34
Locke'a göre cisimlerin hangi niteliklerine ilişkin ideler, onların benzerleridir ve modelleri cisimlerin kendilerinde vardır ve nesnenin kendisine ait nesnel niteliklerdir?
Seçenekler
A
Özel nitelikler
B
Genel nitelikler
C
Birincil nitelikler
D
Yardımcı itelikler
E
İkincil nitelikler
Açıklama:
Locke'a göre birincil nitelikler, cisimlerin hangi niteliklerine ilişkin ideler, onların benzerleridir ve modelleri cisimlerin kendilerinde vardır ve nesnenin kendisine ait nesnel niteliklerdir.
Soru 35
Locke'un algı kuramı, aşağıdakilerden hangisi olarak da bilinir?
Seçenekler
A
Deneyci kuram
B
Yapısalcı kuram
C
Usçu kuram
D
Zihin kuramı
E
Temsil kuramı
Açıklama:
Locke'un algı kuramı, temsil kuramı olarak da bilinir.
Soru 36
Hume'un bilginin bütün içeriğini ya da bütün anlamlı önermeleri ya ide ilişkileriyle ya da olgu ilişkileriyle ilgili iki sınıftan birine girecek şekilde ayırması aşağıdakilerden hangisi ile adlandırılır?
Seçenekler
A
Hume Paradoksu
B
Hume Çatalı
C
Hume ayrımı
D
Hume İlişkisi
E
Hume Çıkmazı
Açıklama:
Hume'un bilginin bütün içeriğini ya da bütün anlamlı önermeleri ya ide ilişkileriyle ya da olgu ilişkileriyle ilgili iki sınıftan birine girecek şekilde ayırması Hume çatalı olarak bilinir.
Soru 37
Aşağıdaki düşünürlerden hangisi aşırı deneyci bir tavırla sadece duyumlar aracılığıyla edindiğimiz deneyimlerimizi öne sürmüştür?
Seçenekler
A
Sokrates
B
Platon
C
Aristoteles
D
Descartes
E
Berkeley
Açıklama:
Berkeley aşırı deneyci bir tavırla sadece duyumlar aracılığıyla edindiğimiz deneyimlerimizi öne sürmüştür.
Soru 38
Kant, eserlerinde zihin kavramını değil, hangi kavramı kullanır?
Seçenekler
A
Us
B
İde
C
Akıl
D
Apriori
E
Kuram
Açıklama:
Kant, eserlerinde zihin kavramını değil, akıl kavramını kullanır.
Soru 39
Aşağıdakilerden hangisine göre, transendental ideler, üç sınıf oluşturur ve bunların birincisi düşünen öznenin mutlak birliği, ikincisi görünüş koşulları dizisinin mutlak birliği, üçüncüsüde düşüncenin bütün nesneleri koşulunun mutlak birliğini içerir?
Seçenekler
A
Sokrates
B
Hume
C
Berkeley
D
Kant
E
Descartes
Açıklama:
Kant'a göre, transendental ideler, üç sınıf oluşturur ve bunların birincisi düşünen öznenin mutlak birliği, ikincisi görünüş koşulları dizisinin mutlak birliği, üçüncüsüde düşüncenin bütün nesneleri koşulunun mutlak birliğini içerir.
Soru 40
Kant, anlama yetisi kavramlarının idelerin kendi bilgisinin elde edilmesi amacıyla kullanılmasına ne ad verir?
Seçenekler
A
Aşırı kullanıliş
B
Aşkın kullanılış
C
Fazla kullanılış
D
Gereksiz kullanılış
E
Özel kullanılış
Açıklama:
Kant, anlama yetisi kavramlarının idelerin kendi bilgisinin elde edilmesi amacıyla kullanılmasına aşkın kullanılış denir.
Soru 41
I. İnsan zihninde doğuştan fikirler olduğu fikrini savunur.
II. İngiliz Akılcılığı kuramının önde gelen temsilcilerindendir.
III. Deneyim aracılığıyla zihinde çeşitli ideler, kavramlar ve imgelerin oluştuğu düşüncesini benimsemiştir.
John Locke için yukarıdakilerin hangileri doğrudur?
II. İngiliz Akılcılığı kuramının önde gelen temsilcilerindendir.
III. Deneyim aracılığıyla zihinde çeşitli ideler, kavramlar ve imgelerin oluştuğu düşüncesini benimsemiştir.
John Locke için yukarıdakilerin hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız III
B
I ve II
C
I ve III
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
John Locke, insan zihninde doğuştan fikirler olduğu fikrine karşı çıkmış ve "tabula rasa" (boş levha) kavramını ortaya atmıştır. İngiliz Deneyciliği kuramının önde gelen temsilcilerinden olan Locke, deneyim aracılığıyla zihinde çeşitli ideler, kavramlar ve imgelerin oluştuğu düşüncesini benimsemiştir. Doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 42
"Boş levha" anlamına gelen ve Locke'un insan zihninin insanın doğumu itibariyle herhangi bir ide içermediğini anlatmak için kullandığı Latince terim aşağdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
bellum omnium contra omnes
B
tabula rasa
C
deus ex machina
D
ad hominem
E
ceteris paribus
Açıklama:
İlgili terim "tabula rasa"dır. Doğru yanıt B seçeneğidir.
Soru 43
I. Doğuştan idelerin varlığını reddeder.
II. Ona göre, ideler ile izlenimler arasındaki fark nitelikseldir.
III. Deneyimin, bütün öğelerinin duyularla edindiğimiz bilinç içerikleriyle sınırlı olduğunu savunur.
David Hume için yukarıdakilerden hangileri doğrudur?
II. Ona göre, ideler ile izlenimler arasındaki fark nitelikseldir.
III. Deneyimin, bütün öğelerinin duyularla edindiğimiz bilinç içerikleriyle sınırlı olduğunu savunur.
David Hume için yukarıdakilerden hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız III
B
I ve II
C
I ve III
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Hume, doğuştan gelen idelerin varlığını reddeder. Ona göre, ideler ile izlenimler arasındaki fark niteliksel değil, derece farkıdır. Hume, deneyimin, bütün öğelerinin duyularla edindiğimiz bilinç içerikleriyle sınırlı olduğunu savunur. Doğru yanıt C seçeneğidir.
Soru 44
David Hume'a göre neden, etki idesine (a priori) akıl yürütmelerle ulaşılamaz, aksine
insanlar “belirli nesnelerin, sürekli bir arada olduklarını görerek” neden, etki idesini türetir. Ama insan, etkiyi, deneyim olmaksızın, sadece aklın işlemesiyle hayal etmeye yatkın bir varlıktır. Bu yatkınlık da, etki ile bu etkinin gözlemlediğimiz nedenini birçok kereler art arda göre göre oluşur.
Yukarıdaki bilgiler de göz önüne alındığında Hume, zihminizdeki neden-etki ilişkisinin kökenini aşağıdakilerden hangisinde görmüştür?
insanlar “belirli nesnelerin, sürekli bir arada olduklarını görerek” neden, etki idesini türetir. Ama insan, etkiyi, deneyim olmaksızın, sadece aklın işlemesiyle hayal etmeye yatkın bir varlıktır. Bu yatkınlık da, etki ile bu etkinin gözlemlediğimiz nedenini birçok kereler art arda göre göre oluşur.
Yukarıdaki bilgiler de göz önüne alındığında Hume, zihminizdeki neden-etki ilişkisinin kökenini aşağıdakilerden hangisinde görmüştür?
Seçenekler
A
doğuştan gelen idelerde
B
bilimde
C
akılda
D
alışkanlıkta
E
neden ve etki kavramlarınn yapısında
Açıklama:
Ona göre neden, etki idesine (a priori) akıl yürütmelerle ulaşılamaz, aksine
insanlar “belirli nesnelerin, sürekli bir arada olduklarını görerek” (Hume, 1976:
24) neden, etki idesini türetir. Ama insan, etkiyi, deneyim olmaksızın, sadece aklın işlemesiyle hayal etmeye yatkın bir varlıktır. Bu yatkınlık da bazı nesneleri (ve
olayları) hep bir arada göre göre edindiğimiz “alışkanlığın” ürünüdür. Doğru yanıt D seçeneğidir.
insanlar “belirli nesnelerin, sürekli bir arada olduklarını görerek” (Hume, 1976:
24) neden, etki idesini türetir. Ama insan, etkiyi, deneyim olmaksızın, sadece aklın işlemesiyle hayal etmeye yatkın bir varlıktır. Bu yatkınlık da bazı nesneleri (ve
olayları) hep bir arada göre göre edindiğimiz “alışkanlığın” ürünüdür. Doğru yanıt D seçeneğidir.
Soru 45
İde ilişkileriyle ilgili olan bilgi türü, hiç deneye ve gözleme dayanmayan (a priori) önermelerden meydana gelir ve dünyaya ait bilgimizi arttırmayan analitik bilgi türüdür. Olgu ilişkileriyle ilgili olan bilgi türüyse tamamen deneye ve gözleme dayanan (a posteriori) önermelerden meydana gelir ve dünyaya dair bilgimizi arttıran olası bilgi türüdür. Yani, yalnızca yukarıda ifade edilen türlerden ibaret olmak üzere iki tür bilgi vardır.
Yukarıda ifade edilen görüşe ne ad verilir?
Yukarıda ifade edilen görüşe ne ad verilir?
Seçenekler
A
Berkeley'in Sapanı
B
Kant'ın Usturası
C
Ockham'ın Usturası
D
Locke Çatalı
E
Hume Çatalı
Açıklama:
Hume’un bilginin bütün içeriğini ya da bütün anlamlı önermeleri ya ide ilişkileriyle ya da olgu ilişkileriyle ilgili iki sınıftan birine girecek şekilde ayırması Hume Çatalı olarak bilinir. Doğru yanıt E seçeneğidir.
Soru 46
Maddenin var olmadığını, gerçekten var olan tek tözün ide olduğunu ortaya atan maddetanımazcılık görüşünü savunan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Berkeley
B
Hume
C
Locke
D
Descartes
E
Kant
Açıklama:
Berkeley fiziksel dünyanın zihnin dışında bir gerçekliği olmadığını, maddesel gerçekliğin zihne bağlı olduğunu ileri sürmüştür. Bu söylemiyle Locke’un deneyciliğini en üst noktaya kadar taşımış ve idealist bir düşünür olarak bilinegelmiştir. Berkeley maddenin var olmadığını, gerçekten var olan tek tözün ide olduğunu ortaya attığı için Berkeley’in idealizmi, maddetanımazcılık (immaterialism) olarak bilinir. Doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 47
I. Bilincimizin nesneleri dış dünyanın nesneleridir.
II. Birincil nitelikler algılanmak için ikincil niteliklere bağlıdır.
III. Var olmak, algılanmış olmaktır.
Berkeley'e göre yukarıdakilerden hangileri doğrudur?
II. Birincil nitelikler algılanmak için ikincil niteliklere bağlıdır.
III. Var olmak, algılanmış olmaktır.
Berkeley'e göre yukarıdakilerden hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız III
B
I ve II
C
I ve III
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Berkeley'e göre bilincimizin nesneleri, dış dünyanın nesneleri değildir. Çünkü; dış dünyadaki nesneler, ikincil nitelikleri, algılandıkları şekliyle kendilerinde barındırmazlar. Dış dünya renksiz, kokusuz ve sessizdir. Bizim algıladığımız ikincil nitelikler, zihnimizdeki idelerdir. Ayrıca Berkeley’e göre, birincil nitelikler algılanmak için ikincil niteliklere bağlıdır. Örneğin; bir şeyin şeklini ya da hareketini, onun rengini hesaba katmadan algılayamayız (age.: 68). Birincil nitelikler ikincil niteliklere bağlı olarak algılanabiliyorlarsa o zaman, onlar da zihnimizdeki idelerden başka bir şey değildir. Bütün bunlara paralel olarak Berkeley, var olmanın algılanmış olmak ile eşdeğer olduğunu savunur. Doğru yanıt D seçeneğidir.
Soru 48
Bilginin bütün etkin ilkeleri önsel olarak zihinde bulunmakla birlikte bilginin içeriği deneyim aracılığıyla edinilir.
Kant'ın yukarıda bahsedilen görüşüne ne ad verilir?
Kant'ın yukarıda bahsedilen görüşüne ne ad verilir?
Seçenekler
A
Transendental Realizm
B
Transendantal İdealizm
C
Ampirik Realizm
D
Ampirik İdealizm
E
Diyalektik İdealizm
Açıklama:
Kantçı idealizm olarak da bilinen transendental idealizme göre, bilginin bütün etkin ilkeleri önsel olarak zihinde bulunmakla birlikte bilginin içeriği deneyim aracılığıyla edinilir. Doğru yanıt B seçeneğidir.
Soru 49
Bilginin bütün etkin ilkelerinin önsel olarak zihinde bulunduğunu savunmakla birlikte bilginin içeriğinin ancak deneyim aracılığıyla edinilebileceğini öne süren düşnür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Descartes
B
Hume
C
Locke
D
Berkeley
E
Kant
Açıklama:
Bahsedilen düşünce Transendenal İdealizm'dir ve sabunan düşünür Kant'tır. Doğru yanıt E seçeneğidir.
Soru 50
Kant'a göre aklın ve anlama yetisinin, deneyimden bağımsız olarak, neyi ne ölçüde bilebileceklerine ilişkin soru, aşağıdaki yargı türlerinden hangisinin olanağını araştırır?
Seçenekler
A
analitik a priori
B
analitik a posteriori
C
sentetik a priori
D
sentetik a posteriori
E
analitik a fortiori
Açıklama:
Eğer metafizik, bir bilim olacaksa bu türden “sentetik a priori” yargılar üretebilen bilimleri örnek almalıdır. Saf doğa bilimi ve saf matematik, bu tür yargılar kullanır. Böylece, aklın ve anlama yetisinin, deneyimden bağımsız olarak, neyi ne ölçüde bilebileceklerine ilişkin soru “saf aklın ödevi” olarak şu biçimi alır: “sentetik (a priori) yargılar nasıl olanaklıdır?” Doğru yanıt C seçeneğidir.
Soru 51
John Locke’un doğuştan fikirlerin varlığını reddetmek üzere zihni doğuştan boş, tertemiz bir kağıt gibi tasvir etmesi hangi kavramla ifade edilir?
Seçenekler
A
Analoji
B
Tabula rasa
C
Algı kuramı
D
İdealizm
E
Bilinç
Açıklama:
Tabula rasa Latince boş levha demektir. John Locke’un doğuştan fikirlerin varlığını reddetmek üzere zihni doğuştan boş, tertemiz bir kağıt gibi tasvir etmesini ifade eder.
Soru 52
Locke zihin felsefesi kuramında cisimler ya da duyumsal niteliklerle bilinen şeyler dışında kalanları hangi kavramla ifade eder?
Seçenekler
A
Tinsel töz
B
Nitelikli töz
C
Bağıntılı töz
D
Ahlaki töz
E
Yer kaplayan töz
Açıklama:
Locke, iki tür tözden söz eder. Bunlardan ilki at, taş ve benzerine ilişkin maddesel duyulur tözlerdir ki bu tözlere ilişkin idelerimiz “tek bir şeyde birleşmiş düşünülen [ve o şeyin bütün niteliklerine tek tek karşılık gelen], belli sayıda yalın idelerin bir öbeğidir. Locke, cisimlere ya da duyumsal nitelikleriyle bilinen şeylere ilişkin maddesel tözün dışında, bir de tinsel töz olduğunu söyler. Locke’un Descartes’ın doğuştan ideler fikrini reddetmesine rağmen, zihni ve maddeyi iki ayrı töz olarak belirlemesi, Kartezyen düalizmin bir devamı olarak değerlendirilebilir.
Soru 53
Hume’un bilginin bütün içeriğini ya da bütün anlamlı önermeleri ya ide ilişkileriyle ya da olgu ilişkileriyle ilgili iki sınıftan birine girecek şekilde
ayırması aşağıdakilerden hangisi ile ifade edilmektedir?
ayırması aşağıdakilerden hangisi ile ifade edilmektedir?
Seçenekler
A
Birincil nitelikler
B
İkincil nitelikler
C
Hume çatalı
D
Transendental ideler
E
Maddetanımazcılık
Açıklama:
Hume’un bilginin bütün içeri¤ini ya da bütün anlamlı önermeleri ya ide ilişkileriyle ya da olgu ilişkileriyle ilgili iki sınıftan birine girecek şekilde ayırması Hume Çatalı olarak bilinir. Hume’un bilgiye ilişkin bu ayrımı, Aydınlanmanın bilim anlayışının temellerini sarsması ve 20. yüzyılda mantıksal pozitivizmin doğrulanabilirlik ilkesinin temelini oluşturmuştur.
Soru 54
Aşağıdaki zihin felsefesi hakkında görüşleri verilen düşünür hangisidir?
- Sadece duyumlar aracılığıyla edindiğimiz deneyimlerimizi, bilebileceğimizi öne sürmüştür.
- Onun idealizmi, maddetanımazcılık (immaterialism) olarak bilinir.
- Fiziksel dünyanın zihnin dışında bir gerçekliği olmadığını, maddesel gerçekliğin zihne bağlı olduğunu ileri sürmüştür.
- Sadece duyumlar aracılığıyla edindiğimiz deneyimlerimizi, bilebileceğimizi öne sürmüştür.
- Onun idealizmi, maddetanımazcılık (immaterialism) olarak bilinir.
- Fiziksel dünyanın zihnin dışında bir gerçekliği olmadığını, maddesel gerçekliğin zihne bağlı olduğunu ileri sürmüştür.
Seçenekler
A
John Locke
B
Kant
C
Descartes
D
David Hume
E
George Berkeley
Açıklama:
Locke’un ardılı ve Hume’un önceli olan Berkeley, her ne kadar onlarla birlikte İngiliz deneycileri arasında sayılsa da deneyciliği, en üst noktaya kadar ilerleterek idealizm noktasına varmıştır. Locke’un “bir insanın, algıladığını algılamaksızın, algılaması imkansızdır,” yani insan ancak bilincinin içinde olup biteni bilebilir, düşüncesini kendisine çıkış noktası yapan Berkeley, buradan hareketle fiziksel dünyanın zihnin dışında bir gerçekliği olmadığını, maddesel gerçekliğin zihne bağlı olduğunu ileri sürmüştür.
Soru 55
Kant'ın metafiziğin bir bilim olarak olanaklı olup olmadığını araştırdığı kitabı hangisidir?
Seçenekler
A
Saf Aklın Eleştirisi
B
İnsan Anlığı Üzerine Bir Soruşturma
C
Deneme
D
Hylas ve Philonous Arasında Üç Konuşma
E
Cogito
Açıklama:
Kant, felsefe tarihinde, gerek bilgi, gerekse de etik alandaki düşünceleriyle haklı bir üne sahiptir. Kant’ın zihin felsefesi açısından önemiyse, onun, metafiziğin bir bilim olarak olanaklı olup olmadığını araştırdığı, Saf Aklın Eleştirisi adlı kitabından kaynaklanır. Kant bu kitabında (ve daha sonra bu kitabın kısa bir özeti olarak hazırladığı Prolegomena’da), metafiziğin, çağındaki durumundan hareket ederek, metafizik profesörü olarak, bilim olma iddiasındaki metafiziğin, bilim olma koşullarını ortaya koymaya çalışır.
Soru 56
Hume zihin algılarını güçlülük ve canlılık özelliklerine göre nasıl sınıflandırır?
Seçenekler
A
Deneyim ve çağrışım
B
Düşünceler ve idealar
C
Düşünceler ve izlenimler
D
Analoji ve deneyim
E
Neden ve etki
Açıklama:
Hume, zihin algılarının güçlülük ya da canlılıklarına göre iki sınıf ya da iki türe ayrılabileceğini söyler. “Daha az güçlü ve canlı olanlar, genellikle düşünceler ya da idealar (ideler) diye adlandırılır. İzlenimler daha canlı algılarımızın hepsidir; yani işittiğimiz, gördüğümüz, hissettiğimiz, sevdiğimiz, nefret ettiğimiz, arzuladığımız ya da istediğimiz andaki algılardır.
Soru 57
Transendental terimi hangi düşünürün felsefesinde anlamı olan bir sözcüktür?
Seçenekler
A
John Locke
B
David Hume
C
Berkeley
D
Kant
E
Descartes
Açıklama:
Transendental sözcüğü yalnızca Kant felsefesi içinde anlamı olan, uydurma bir sözcüktür. Transendent sözcüğü akşın anlamına gelir, ama transendental sözcüğü, bir terim olarak, bilgimizin herhangi bir şeyi aşmasını değil, bilme yetimiz hakkındaki bilgiyi anlatır.
Soru 58
Kant felsefesi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Seçenekler
A
Kant, eserlerinde zihin kavramını değil, akıl kavramını kullanır.
B
Kant dünyayı tasarım olarak görür ve kaynağı konusundan İngiliz düşünürlerle aynı fikirdedir.
C
Kant için “Ben” gerçeklikten yoksun, yalnızca bilgi için gerekli bir durumdur.
D
Kant’a göre insan zihni, deneye hiç başvurmadan yeni bilgiler ortaya koyar.
E
Kant’a göre düşünmek yargı vermekle aynı şeydir.
Açıklama:
Kantçı anlayış dünyayı bir tasarım olarak görür. Ancak Kantçı zihin anlayışının İngiliz deneycilerinden önemli bir farklılığı da vardır. İngiliz deneycilerinin vahye dayandırdıkları tanrı ve ölümsüz ruh kavramlarını insan zihninin tasarımı olduğu görüşünü savunur.
Soru 59
Deneycilik felsefesi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Seçenekler
A
John Locke İngiliz deneyciliğinin en önemli temsilcilerinden biridir.
B
Deneycilik epistemolojik bir görüştür.
C
Eski Yunanda “deney” “deneyim” ve “duyu verisi” anlamlarına gelen emperiadan türetilmiştir.
D
Dünyanın ve varoluşun düşünmeye ve bilince bağlı olduğunu savunur.
E
Tüm bilginin kaynağınn izlenimler ya da deneyim olduğu görüşünü savunur.
Açıklama:
Dünyanın ve varoluşun düşünmeye ve bilince bağlı olduğunu, tinsel, ruhsal veya zihinsel süreçlerin fiziksel gerçekliği belirlediğini savunan görüş idealizmdir.
Soru 60
Kant felsefesinde "nesneler bize verildiği sürece nesnenin varlığına sanki doğrudan doğruya bağlı, onlarla dolaysız bir ilişki içinde olan tasarım" olarak ifade edilen kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Görü
B
Bilinç
C
Algı
D
İde
E
İzlenim
Açıklama:
Kant’ın kavram dilinde görü, “nesneler bize verildiği sürece nesnenin varlığına sanki doğrudan doğruya bağlı, onlarla dolaysız bir ilişki içinde olan tasarım” anlamına gelir. Böylece “görü” “bir bilgi, hangi türde ve hangi araçla olursa olsun nesnelerle ilişkiye girebildiğinde, bilginin nesnelerle doğrudan doğruya ilişkisini sağlayan ve tüm düşünmede araç olarak göz önünde bulundurulan [şeydir].”
Soru 61
Zihni başlangıçta üzerine hiçbir şey yazılmamış düz beyaz bir kağıt (tabula rasa)ya benzeten filozof kimdir?
Seçenekler
A
Descartes
B
Locke
C
Hume
D
Berkeley
E
Kant
Açıklama:
Doğuştan fikirleri reddederek, bütün felsefi sistemini basit fikirlerin çağrışımı üzerine kuran Locke, zihni başlangıçta üzerine hiçbir şey yazılmamış düz beyaz bir kağıt (tabula rasa) gibi tasarlar.
Soru 62
"İnsan aslında eylem için doğmuştur." fikrini savunan filozof kimdir?
Seçenekler
A
Hume
B
Kant
C
Locke
D
Descartes
E
Berkeley
Açıklama:
Hume, Deneme’nin başlangıcında, moral felsefe ya da insanın doğal yapısı bilimini iki ayrı tarzda ele alındığını belirtir. “Bunlardan birincisine göre, insan aslında eylem için doğmuştur, ölçüleride beğenilerle duygular tarafından belirlenir... öbür tür filozoflar ise (Descartes ve diğer usçular) insanı akıl sahibi bir varlık olarak görürler, davranışlarını işlemekten çok, anlama yetisini biçimlendirmeye çalışırlar” (Hume, 1976: 3).
Soru 63
20. yüzyılda mantıksal pozitivizmin doğrulanabilirlik ilkesinin temelini oluşturan kavram hangisidir?
Seçenekler
A
Tabula Rasa
B
İdealizm
C
Transendental İdealizm
D
Hume Çatalı
E
Saf doğa bilimi
Açıklama:
Hume’un bilginin bütün içeriğini ya da bütün anlamlı önermeleri ya ide ilişkileriyle ya da olgu ilişkileriyle ilgili iki sınıftan birine girecek şekilde ayırması Hume Çatalı olarak bilinir. Hume’un bilgiye ilişkin bu ayrımı, Aydınlanmanın bilim anlayışının temellerini sarsmış ve 20. yüzyılda mantıksal pozitivizmin doğrulanabilirlik ilkesinin temelini oluşturmuştur.
Soru 64
Dünyanın ve varoluşun düşünmeye ve bilince bağlı olduğunu, tinsel, ruhsal veya zihinsel süreçlerin fiziksel gerçekliği belirlediğini savunan öğreti hangisidir?
Seçenekler
A
İdealizm
B
Transendental İdealizm
C
Tabula rasa
D
Hume Çatalı
E
Saf insan bilimi
Açıklama:
İdealizm dünyanın ve varoluşun düşünmeye ve bilince bağlı olduğunu, tinsel, ruhsal veya zihinsel süreçlerin fiziksel gerçekliği belirlediğini savunan bir öğretidir.
Soru 65
“Var olmak, algılanmış olmaktır” sözünü hangi filozof söylemiştir?
Seçenekler
A
Locke
B
Hume
C
Kant
D
Berkeley
E
Descartes
Açıklama:
Berkeley’in fiziksel dünyaya ilişkin idealist kuramı “var olmak, algılanmış olmaktır” (esse est percipi) diktumu ile ifade edilir.
Soru 66
Kant’ın metafiziğin bir bilim olarak olanaklı olup olmadığını araştırdığı kitabı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Saf Aklın Eleştirisi
B
Deneme
C
Meditasyonlar
D
Hylas ve Philonous Arasında Üç Konuşma
E
Prolegomena
Açıklama:
Kant’ın zihin felsefesi açısından önemiyse, onun, metafiziğin bir bilim olarak olanaklı olup olmadığını araştırdığı, Saf Aklın Eleştirisi (Kritik der reinen Vernunft) adlı kitabından kaynaklanır.
Soru 67
"Bilginin bütün etkin ilkeleri önsel olarak zihinde bulunmakla birlikte bilginin içeriği deneyim aracılığıyla edinilir." fikrini savunan öğreti hangisidir?
Seçenekler
A
İdealizm
B
Saf aklın bilimi
C
Transendental İdealizm
D
Tabula rasa
E
Hume çatalı
Açıklama:
Kantçı idealizm olarak da bilinen transendental idealizme göre, bilginin bütün etkin ilkeleri önsel olarak zihinde bulunmakla birlikte bilginin içeriği deneyim aracılığıyla edinilir.
Soru 68
Aşağıdakilerden hangisi sentetik (a priori) yargılara ilişkin sorulardan değildir?
Seçenekler
A
Saf matematik nasıl olanaklıdır?
B
Saf doğa bilimi nasıl olanaklıdır?
C
Genellikle metafizik nasıl olanaklıdır?
D
Bilim olarak metafizik nasıl olanaklıdır?
E
Saf deneyim nasıl olanaklıdır?
Açıklama:
Sentetik (a priori) yargılara ilişkin soru dört alt soruya ayrılır (Kant 1995: 29): 1. Saf matematik nasıl olanaklıdır? 2. Saf doğa bilimi nasıl olanaklıdır? 3. Genellikle metafizik nasıl olanaklıdır? 4. Bilim olarak metafizik nasıl olanaklıdır?
Soru 69
Hangi filozofa göre “düşünmek yargı vermekle aynı şeydir”?
Seçenekler
A
Hume
B
Kant
C
Locke
D
Berkeley
E
Descartes
Açıklama:
Kant’a göre “düşünmek yargı vermekle aynı şeydir,” yani sentetik bir edim yoluyla birleşmekle aynı şeydir
Soru 70
Aşağıdakilerden hangisi Locke’un iç duyum adını verdiği çeşitli zihinsel edimlerden biri değildir?
Seçenekler
A
Düşünme
B
İnanma
C
Uslamlama
D
Bilme
E
Görme
Açıklama:
Locke’a göre, deneyim aracılığıyla zihinde çeşitli ideler, kavramlar ve imgeler oluşur. Bu ideler ya Locke’un dış duyum adını verdiği duyularımız yoluyla aktarılır ya da Locke’un iç duyum adını verdiği algılama, düşünme, kuşku duyma, inanma, uslamlama, bilme, isteme gibi çeşitli zihinsel edimlerle edinilir. buna göre, E şıkkında verilen "görme" bir dış duyumdur, iç duyum değildir. Doğru cevap E'dir.
Soru 71
Aşağıdakilerden hangisi Locke’un felsefesinin merkezi kavramıdır?
Seçenekler
A
İde
B
Deneyim
C
Duyum
D
Nesne
E
Zihin
Açıklama:
Locke’un felsefesinin merkezi kavramı ide’dir. İde terimini, aynen Descartes
gibi, duyumlar ya da duyu verileri, hatıralarla kavramları da kapsamak üzere
çeşitli şeyleri ifade etmek üzere kullanır.
gibi, duyumlar ya da duyu verileri, hatıralarla kavramları da kapsamak üzere
çeşitli şeyleri ifade etmek üzere kullanır.
Soru 72
Locke, deneyimden elde edilen idelere hangi adı verir?
Seçenekler
A
Tabula rasa
B
Dış duyum
C
Yalın ide
D
İç duyum
E
Bileşik ide
Açıklama:
Locke, deneyimden elde edilen idelere, yalın ideler adını verir. Locke’a göre zihin, duyular aracılığıyla kendisine sunulan yalın ideleri dışlayamaz, işlendiklerinde değiştiremez, bozamaz, kendisi yenilerini yapamaz, sadece edilgin bir şekilde alır. Locke’a göre iç ve dış duyum yoluyla elde edilen yalın ideler, dış dünyaya ait temsiller ve tasarımlar olarak daha karmaşık idelerin temelini oluştururlar.
Soru 73
Locke'a göre "töz"ün hangi iki türü vardır?
Seçenekler
A
Maddesel ve Tinsel
B
Bireysel ve Toplumsal
C
Öznel ve Nesnel
D
Fiziksel ve Ruhsal
E
İçsel ve Dışsal
Açıklama:
Locke, iki tür tözden söz eder. Bunlardan ilki at, taş ve benzerine ilişkin maddesel duyulur tözlerdir ki bu tözlere ilişkin idelerimiz “tek bir şeyde birleşmiş düşünülen [ve o şeyin bütün niteliklerine tek tek karşılık gelen], belli sayıda yalın idelerin bir öbeğidir” (II, 23, 14: 402). Locke, cisimlere ya da duyumsal nitelikleriyle bilinen şeylere ilişkin maddesel tözün dışında, bir de tinsel töz olduğunu söyler. Locke’un Descartes’ın doğuştan ideler fikrini reddetmesine rağmen, zihni ve maddeyi iki ayrı töz olarak belirlemesi, Kartezyen düalizmin bir devamı olarak değerlendirilebilir (Soccio, 2010: 484).
Soru 74
Locke'a göre, cismin bizde katılık, uzam, şekil, hareket, hareketsizlik ve sayının yalın idelerini üreten, her ne durumda olursa olsun asla cisimden ayrılmaz olan niteliklerine ne ad verilir?
Seçenekler
A
Yalın ideler
B
Doğuştan ideler
C
Bileşik ideler
D
İkincil nitelikler
E
Birincil nitelikler
Açıklama:
Locke'a göre, cismin bizde katılık, uzam, şekil, hareket, hareketsizlik ve sayının yalın idelerini üreten, her ne durumda olursa olsun asla cisimden ayrılmaz olan nitelikler kökensel ya da birincil nitelikler’dir (II, 8, 9:180).
Soru 75
Locke'a göre, nesnelerin bizde, birincil nitelikleri yardımıyla çeşitli dış duyumlar üretmesini sağlayan güçlerine ne ad verilir?
Seçenekler
A
Yalın ideler
B
Bileşik ideler
C
Soyut ideler
D
Nesnel nitelikler
E
İkincil nitelikler
Açıklama:
Locke, nesnelerin bizde, birincil nitelikleri yardımıyla çeşitli dış duyumlar üretmesini sağlayan güçlerine de ikincil nitelikler adını verir (II, 8, 10: 180). Locke’a göre, “cisimlerin birincil niteliklerine ilişkin ideler onların benzerleridir ve modelleri cisimlerin kendilerinde vardır” (II, 8, 15: 183), yani birincil nitelikler, nesnenin kendisine ait nesnel niteliklerdir. Buna karşın, ikincil nitelikler sadece cisimlerde “bizde dış duyumları üreten birer güç” (II, 8, 10: 183) oldukları için, onlar aracılığıyla üretilen ideler, kendileriyle hiçbir benzerlik taşımazlar. Bu yüzden ikincil nitelikler, algılayan kişiye dayanırlar, yani özneldirler.
Soru 76
Aşağıdakilerden hangisi deneyci zihin anlayışının en önemli ve tutarlı temsilcisidir?
Seçenekler
A
David Hume
B
Rene Descartes
C
John Locke
D
Immanuel Kant
E
George Berkeley
Açıklama:
David Hume deneyci zihin anlayışının en önemli ve tutarlı temsilcisidir. Kendinden önce gelen Locke’un görüşlerini daha öteye taşımış, kendinden önceki bütün metafizik kurguları hedef alan eleştirel deneyci bir felsefe geliştirmiştir.
Soru 77
Hume'a göre, güçlülük ya da canlılıklarına bağlı olarak zihin algıları hangi iki sınıfa ayrılabilir?
Seçenekler
A
Görüşler ve İzlenimler
B
Düşünceler ve İzlenimler
C
Hisler ve Duygular
D
Duyumlar ve Düşünceler
E
Duyular ve Algılar
Açıklama:
Bir insanın “aşırı sıcaklığın acısını ya da ılıklığın hazzını duyduğunda ve bu duyumu sonradan belleğine getirdiğinde, bu zihin algıları arasında önemli bir fark” (Hume, 1976: 13) olduğunu belirten Hume, zihin algılarının güçlülük ya da canlılıklarına göre iki sınıf ya da iki türe ayrılabileceğini söyler. “Daha az güçlü ve canlı olanlar, genellikle düşünceler ya da idealar (ideler) diye adlandırılır... İzlenimler daha canlı algılarımızın hepsidir; yani işittiğimiz, gördüğümüz, hissettiğimiz, sevdiğimiz, nefret ettiğimiz, arzuladığımız ya da istediğimiz andaki algılardır” (Hume, 1976: 13-14).
Soru 78
Hume’un bilginin bütün içeriğini ya da bütün anlamlı önermeleri ya ide ilişkileriyle ya da olgu ilişkileriyle ilgili iki sınıftan birine girecek şekilde ayırmasına ne denir?
Seçenekler
A
Hume İlkesi
B
Hume Paradoksu
C
Hume Sınıflandırması
D
Hume Ayrımı
E
Hume Çatalı
Açıklama:
Hume’un bilginin bütün içeriğini ya da bütün anlamlı önermeleri ya ide ilişkileriyle ya da olgu ilişkileriyle ilgili iki sınıftan birine girecek şekilde ayırması Hume Çatalı olarak bilinir. Hume’un bilgiye ilişkin bu ayrımı, Aydınlanmanın bilim anlayışının temellerini sarsmış ve 20. yüzyılda mantıksal pozitivizmin
doğrulanabilirlik ilkesinin temelini oluşturmuştur.
doğrulanabilirlik ilkesinin temelini oluşturmuştur.
Soru 79
Kant, anlama yetisi kavramlarının, idelerin kendi bilgisinin elde edilmesi amacıyla kullanılmasına hangi adı verir?
Seçenekler
A
Sentetik (a priori) yargı
B
Transendental ide
C
Aşkın kullanılış
D
Duyusallık
E
Tasarımlama yetisi
Açıklama:
Kant, anlama yetisi kavramlarının, idelerin kendi bilgisinin elde edilmesi amacıyla kullanılmasına “aşkın kullanılış” adını verir.
Ünite 6
Soru 1
Aşağıdaki yüklemlerden hangisi, karşıtı zihinsel birer nitelik olan fiziksel nitelikler arasında yer alır?
Seçenekler
A
zamansal
B
içsel
C
şekle sahip
D
kutsal
E
ben
Açıklama:
Zamansal'ın karşıtı uzamsal-zamansal'dır ve zamansal bu ayrımda zihinsel tarafa denk düşer. İçsel'in karşıtı dışsaldır ve bu ayrımda içsel zihinsel tarafa denk düşer. Şekle sahip'in karşıtı ise şekilsiz olup, şekle sahip yüklemi bu ayrımda fiziksel bir niteliktir. Doğru yanıt C seçeneğidir.
Soru 2
Yeşil bir lekeye baktığınızda, leke size ayırt edici bir şekilde yeşil görünür, sizin görsel deneyiminiz bu yeşil görünümü içerir. Ve elbette kaşıntı ve gıdıklanma gıdıklandırır. Böyle duyumlar kendine özgü ayırt edici bir hisse ve bizim tarafımızdan dolaysız bir şekilde, doğrudan tanımlanabilen duyusal bir niteliğe sahiptir.
Yukarıda bahsedilen zihinsel durumları belirten ve “yalın his” veya “algılanmış nitelikler” olarak ifade edilebilecek Latince kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Yukarıda bahsedilen zihinsel durumları belirten ve “yalın his” veya “algılanmış nitelikler” olarak ifade edilebilecek Latince kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
qualia
B
quiddity
C
quantum
D
quark
E
quid
Açıklama:
Böyle duyumlar kendine özgü ayırt edici bir hisse ve bizim tarafımızdan dolaysız bir şekilde, doğrudan tanımlanabilen duyusal bir niteliğe sahiptir. “Yalın his” ve “algılanmış nitelikler” (qualia) ifadeleri de bu niteliksel zihinsel durumları ifade etmekte kullanılır. Doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 3
Bir kişiye ya da organizmaya ummak, inanmak, korkmak gibi psikolojik filler yardımıyla atfedilen zihinsel durumlara ne ad verilir?
Seçenekler
A
fiziksel nitelikler
B
zihinsel nitelikler
C
tümel tutumlar
D
ifadesel tutumlar
E
zihinsel ifadeler
Açıklama:
Bu tür zihinsel durumlara ifadesel tutumlar (propositional attitues) adı verilir. Bu tür durumlar öznenin ifadeye (örneğin, “referandum onaylanacak” veya “tavuk eti kırmızı etten daha sağlıklıdır” gibi) karşı sahip olduğu bir tutum (örneğin, inanma, korkma, umma, düşünme gibi) hakkındadırlar. Doğru yanıt D seçeneğidir.
Soru 4
Descartes'a göre iki tözden zihnin belirleyici niteliği ...(I)...., maddenin belirleyici niteliği ise ....(II)..... .
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Seçenekler
A
(I) yer kaplama, (II) düşünmedir.
B
(I) düşünme, (II) ağırlığıdır.
C
(I) hissetme, (II) eylemdir.
D
(I) eylem, (II) hissetmedir.
E
(I) düşünme, (II) yer kaplamadır.
Açıklama:
Descartes’a göre iki töz vardır, zihin ve madde. Her tözün de belirleyici bir niteliği vardır. Zihnin belirleyici niteliği düşünme, maddenin belirleyici niteliği yer kaplamadır. Doğru yanıt E seçeneğidir.
Soru 5
Descartes’ın, zihni ve maddeyi birbirine indirgenemeyen, ama aralarında nedensellik ilişkisi olan iki töz olarak kabul eden görüşüne ne ad verilir?
Seçenekler
A
İlinek Monizmi
B
Töz Düalizmi
C
İlinek Düalizmi
D
Zihin Düalizmi
E
Töz Monizmi
Açıklama:
Töz Düalizmi, Descartes’ın, zihni ve maddeyi birbirine indirgenemeyen, ama aralarında nedensellik ilişkisi olan iki töz olarak kabul eden görüşüdür. Doğru yanıt B seçeneğidir.
Soru 6
Psikofiziksel paralelizm görüşünün en önemli temsilcisi aşağıdakilerden hangiidir?
Seçenekler
A
Leibniz
B
Spinoza
C
Sartre
D
Frege
E
Descartes
Açıklama:
Psikofiziksel paralelizm zihinlerin ve bedenlerin nedensel olarak etkileşmediklerini ama zihinsel ve fiziksel olayların bir insan varlığında ilişki içinde olduğunu iddia eden düalist görüştür. Paralelizm görüşünü savunanlar Descartes’ın yaptığı yer kaplayan maddesel töz ve düşünen zihinsel töz olarak ayrımını kabul ederler, ancak bu iki tözün nedensel olarak etkileştiğini reddederler. Paralelizm görüşünün en önde gelen temsilcisi bir 17. yüzyıl düşünürü olan Leibniz’ dir. Doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 7
Zihin Felsefesinde yalnızca zihinsel olayların ya da zihinlerin var olduğunu ileri süren görüşe ne ad verilir?
Seçenekler
A
aranedencilik
B
paralelizm
C
düalizm
D
empirizm
E
idealizm
Açıklama:
İdealizm yalnızca zihinsel olayların ya da zihinlerin var olduğunu ileri süren görüştür. Doğru yanıt E seçeneğidir.
Soru 8
Etkileşimcilikle bağlantılı ama, onunla mantıksal olarak uyuşmayan bir düalizm çeşidi olan ..........., maddesel olayların nedensel olarak bağımsız olduklarını, ancak, zihinsel sonuçlara yol açabileceklerini kabul eder.
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Seçenekler
A
idealizm
B
monizm
C
epifenomenalizm
D
etkileşimcilik
E
monizm
Açıklama:
Etkileşimcilikle bağlantılı ama, onunla mantıksal olarak uyuşmayan bir düalizm çeşidi olan epifenomenalizm (epiphenomenalism), maddesel olayların nedensel olarak bağımsız olduklarını, ancak, zihinsel sonuçlara yol açabileceklerini kabul eder. Doğru yanıt C seçeneğidir.
Soru 9
Felsefi Davranışçılığın en önemli temsilcisi ve "Zihin Kavramı" adlı eserin yazarı olan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Rene Descartes
B
G. W. Leibniz
C
Gilbert Ryle
D
Baruch Spinoza
E
T. H. Huxley
Açıklama:
Felsefi davranışçılığın en önemli temsilcisi Gilbert Ryle, Zihin Kavramı (The Concept of Mind) adlı eserinde zihin beden sorununun, “klasik görüş” olarak adlandırdığı, Descartes’ın düalist anlayışından kaynaklandığını iddia eder. Doğru yanıt C seçeneğidir.
Soru 10
Materyalistler için en önemli sorun, zihinsel olayları tamamen fiziksel terimlerle açıklayabilme çabasıdır. Dolayısıyla materyalistler, çoğu kere zihnin, .......... bir çözümlemesini vererek zihinsel durumları tamamen fiziksel süreçlerle açıklamak zorunda kalırlar.
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Seçenekler
A
uzlaşımcı
B
indirgemeci
C
yadsımacı
D
düalist
E
ayrıştırıcı
Açıklama:
Materyalistler için en önemli sorun, zihinsel olayları tamamen fiziksel terimlerle açıklayabilme çabasıdır. Dolayısıyla materyalistler, çoğu kere zihnin, indirgemeci bir çözümlemesini vererek zihinsel durumları tamamen fiziksel süreçlerle açıklamak zorunda kalırlar. Doğru yanıt B seçeneğidir.
Soru 11
"Bir olgunun zihinsel mi, yoksa fiziksel mi olduğunu, örtük bir şekilde belirleyen belli yüklemler vardır.Bunlar zihinsel ve fiziksel olarak ikiye ayrılmaktadır." Aşağıdakilerden hangisi zihinsel niteliklerden değildir?
Seçenekler
A
düzeltilebilir
B
şekilsiz
C
görülemez
D
bağımsız
E
etkin
Açıklama:
günlük kullanımda, bunlara atfettikleri anlamları belirtmektedirler:
ZİHİNSEL NİTELİKLER FİZİKSEL NİTELİKLER
zamansal uzamsal-zamansal
özel genel
düzeltilemez düzeltilebilir
içsel dışsal
tek çok
bağımsız belirlenmiş
etkin edilgin
ben öteki
kutsal kutsal olmayan
bölünemez bölünebilir
uzamı olmayan uzamlı
şekilsiz şekle sahip
görülemez görülebilir
yönelimsel yönelimsel olmayan
öznel nesnel
ZİHİNSEL NİTELİKLER FİZİKSEL NİTELİKLER
zamansal uzamsal-zamansal
özel genel
düzeltilemez düzeltilebilir
içsel dışsal
tek çok
bağımsız belirlenmiş
etkin edilgin
ben öteki
kutsal kutsal olmayan
bölünemez bölünebilir
uzamı olmayan uzamlı
şekilsiz şekle sahip
görülemez görülebilir
yönelimsel yönelimsel olmayan
öznel nesnel
Soru 12
Aşağıdakilerden hangileri duyumlarla ilgili zihinsel olgulara örnektir?
I.ağrı
II.kaşınma
III. inanma
IV. umma
V. ardışık görüntü
I.ağrı
II.kaşınma
III. inanma
IV. umma
V. ardışık görüntü
Seçenekler
A
Yalnızca V
B
Yalnızca IV
C
II-III-IV
D
I-III-IV
E
I-II-V
Açıklama:
İlk olarak, duyumlarla ilgili zihinsel olguları ayrı bir sınıfa koymak mümkündür. Ağrı, acı, kaşınma, gıdıklanma, ardışık görüntü (afterimage), yuvarlak yeşil
bir leke görmek, arabanın lastiklerinin asfaltta ötüşünü duymak, başı dönmek vb.gibi durumlar bu sınıfa girecektir.
bir leke görmek, arabanın lastiklerinin asfaltta ötüşünü duymak, başı dönmek vb.gibi durumlar bu sınıfa girecektir.
Soru 13
Aşağıdakilerden hangisi ifadesel tutumlardan değildir?
Seçenekler
A
inanma
B
başı dönme
C
korkma
D
düşünme
E
inanma
Açıklama:
Bu tür zihinsel durumlara ifadesel tutumlar (propositional attitues) adı verilir. Bu tür durumlar öznenin ifadeye (örneğin, “referandum onaylanacak” veya “tavuk eti kırmızı etten daha sağlıklıdır” gibi) karşı sahip olduğu bir tutum (örneğin, inanma, korkma,umma, düşünme gibi) hakkındadırlar.
Soru 14
Aşağıdakilerden hangisi zihnin kendine özgü niteliklerini Descartes’ın töz düalizmini kabul etmek zorunda kalmadan açıklayan kuramlardan değildir?
Seçenekler
A
epifenomenalizm
B
realizm
C
işlevselcilik
D
paralelizm
E
nitelik düalizmi
Açıklama:
Descartes’ın töz düalizmini kabul etmek zorunda kalmadan
açıklayan kuramlar ortaya atılmıştır. Bu kuramlar epifenomenalizm, işlevselcilik, indirgemeci olmayan fizikalizm ile nitelik düalizmi ve paralelizm gibi çeşitli düalist kuramlardır.
açıklayan kuramlar ortaya atılmıştır. Bu kuramlar epifenomenalizm, işlevselcilik, indirgemeci olmayan fizikalizm ile nitelik düalizmi ve paralelizm gibi çeşitli düalist kuramlardır.
Soru 15
Descartes tarafından ortaya atılan psikofiziksel etkileşimcilik olarak da bilinen kavram hangisidir?
Seçenekler
A
Paralelizm
B
Aranedencilik
C
Töz düalizm
D
Epifenomenalizm
E
Nitelik düalizmi
Açıklama:
Descartes varlığı zihin ve
madde olarak birbirine
indirgenemeyen iki töze
ayırması, töz düalizmi olarak
adlandırılır. Descartes,
zihin ve beden arasında,
karşılıklı olarak nedensellik
ilişkisi olduğunu var saydığı
için, bu görüş psikofiziksel
etkileşimcilik olarak da bilinir
madde olarak birbirine
indirgenemeyen iki töze
ayırması, töz düalizmi olarak
adlandırılır. Descartes,
zihin ve beden arasında,
karşılıklı olarak nedensellik
ilişkisi olduğunu var saydığı
için, bu görüş psikofiziksel
etkileşimcilik olarak da bilinir
Soru 16
Yanlışlıkla bir çivinin üstüne oturduğunuzda, bu olay sizde bir acı duyumu yaratacaktır.
Bu durum hangisine örnektir?
Bu durum hangisine örnektir?
Seçenekler
A
İdealizm
B
Psiko Fiziksel Paralelizm
C
Töz düalizm
D
Aranedencilik
E
Epifenomenalizm
Açıklama:
Töz düalizmine göre zihinsel ve fiziksel olayların nasıl etkileştiğini bir örnekle
açıklayalım: Yanlışlıkla bir çivinin üstüne oturduğunuzda ((fiziksel olay), bu olay sizde bir acı duyumu yaratacaktır (zihinsel olay).
açıklayalım: Yanlışlıkla bir çivinin üstüne oturduğunuzda ((fiziksel olay), bu olay sizde bir acı duyumu yaratacaktır (zihinsel olay).
Soru 17
Aranedenciliğin paralelizmden farkı nedir?
Seçenekler
A
zihinsel olayların, fiziksel olayların özel niteliklere sahip parçaları olduğuna inanması
B
maddesel olayların nedensel olarak bağımsız olduklarına inanması
C
bütün fiziksel dünyanın aslında bir yanılsama olduğuna inanması
D
zihin ve bedenin, nedensel olarak birbirine bağlı olduğuna inanması
E
Tanrı’ya daha etkin bir rol vermesi
Açıklama:
Aranedencilik de bir paralelizm çeşididir. Paralelizmden farkı, Tanrı’ya daha etkin bir rol vermesidir.
Soru 18
Özellikle sinir bilimciler tarafından kabul gören bir görüş hangisidir?
Seçenekler
A
Töz düalizm
B
Epifenomenalizm
C
İdealizm
D
Paralelizm
E
Nitelik düalizmi
Açıklama:
Epifenomenalizm, özellikle sinir bilimciler tarafından kabul gören bir görüştür.
Soru 19
Yalnızca tek bir tözün, fiziksel tözün var olduğunu savunan görüş hangisidir?
Seçenekler
A
İdealizm
B
Töz düalizm
C
Materyalizm
D
Epifenomenalizm
E
Paralelizm
Açıklama:
Materyalizm ya da fizikalizm yalnızca tek bir tözün, fiziksel tözün var olduğunu
savunan görüştür.
savunan görüştür.
Soru 20
"Dışarıda yağmur yağdığına inanmak, dışarı çıkıyorsak yanımıza şemsiye almamıza, asılı çamaşırımız varsa onları toplamamıza sebep olur."
Bu durum hangi görüşe bir örnektir?
Bu durum hangi görüşe bir örnektir?
Seçenekler
A
Davranışçılık
B
İşlevselcilik
C
İdealizm
D
Paralelizm
E
Töz düalizm
Açıklama:
Davranışçılık görüşüne nazaran daha gelişmiş bir materyalizm görüşü işlevselciliktir. İşlevselciler belli bir zihinsel durumu, belli bir işlevsel rolle tanımlarlar. Örneğin; dışarıda yağmur yağdığına inanmak, dışarı çıkıyorsak yanımıza şemsiye almamıza, asılı çamaşırımız varsa onları toplamamıza sebep olan bir durum
olarak tanımlanır. Bu işlevsel rolü yerine getiren her durum, yağmur yağdığına
inanmak olarak kabul edilir.
olarak tanımlanır. Bu işlevsel rolü yerine getiren her durum, yağmur yağdığına
inanmak olarak kabul edilir.
Soru 21
Aşağıdakilerden hangisi niteliksel zihinsel durumları ifade etmekte kullanılır?
Seçenekler
A
Yalın his
B
Görünen nitelikler
C
Dünyevi his
D
Zihinsel algı
E
Fiziksel algı
Açıklama:
“Yalın his” ve “algılanmış nitelikler” (qualia) ifadeleri niteliksel zihinsel durumları ifade etmekte kullanılır.
Soru 22
Descartes’a göre iki töz vardır, zihin ve madde. Her tözün de belirleyici bir niteliği vardır. Zihnin belirleyici niteliği düşünme, maddenin belirleyici niteliği.......dır/dir.Cümlede boş bırakılan bölümü en uygun hangisi ile tamamlamak mümkündür?
Seçenekler
A
Olması
B
Yer kaplama
C
Oluşma
D
Görünmesi
E
Hissedilmesi
Açıklama:
Descartes, zihin beden sorunu tartışılırken belki de en çok referans gösterilen filozoftur. Descartes’a göre iki töz vardır, zihin ve madde. Her tözün de belirleyici bir niteliği vardır. Zihnin belirleyici niteliği düşünme, maddenin belirleyici niteliği yer kaplamadır.
Soru 23
Töz düalizminin en temel özelliği nedir?
Seçenekler
A
Zihin beden sorusunun neyi içerdiğini anlatması
B
Fiziksel olguların, zihinsel olgulardan farklı olarak sahip oldukları şeyleri incelemesi
C
zihinsel olanın fiziksel olana indirgenememesi
D
Fiziksel ve zihinsel olana ilişkin genel bir kuram ortaya atması
E
Bir olgunun zihinsel mi, yoksa fiziksel mi olduğunu araştırması
Açıklama:
Töz düalizminin en temel özelliği, zihinsel olanın fiziksel olana indirgenememesidir. Yani zihinsel olan, hiçbir şekilde, tamamen fiziksel bir terminolojiye indirgenemez.
Soru 24
Zihin ve beden arasında bir nedensellik ilişkisini savunan düalist görüşün adı nedir?
Seçenekler
A
Parelelizmcilik
B
İşlevselcilik
C
Birleştiricilik
D
Etkileşimcilik
E
Bilişselcilik
Açıklama:
Descartes’ın, zihni ve maddeyi birbirine indirgenemeyen, ama aralarında neden sellik ilişkisi olan iki töz olarak kabul eden görüşüdür. Zihin ve beden arasında böyle bir nedensellik ilişkisini savunan bu düalist görüş psiko-fiziksel etkileşimcilik ya da kısaca etkileşimcilik (interactionaism) olarak bilinir.
Soru 25
Paralelizm görüşünü savunanlar Descartes’ın yaptığı yer kaplayan maddesel töz ve düşünen zihinsel töz olarak ayrımını kabul ederler fakat neyi reddederler?
Seçenekler
A
Kişiye özel oluşunu
B
duygularımız ile edindiğimiz bileğilerin yanıltıcı olduğunu
C
zihinsel olanın beyin süreçleri, davranış gibi fiziksel dünyanın belli özellikleriyle özdeş olduğu fikrini
D
zihinsel ve fiziksel olayların nasıl etkileştiğini
E
iki tözün nedensel olarak etkileştiğini
Açıklama:
Psikofiziksel paralelizm zihinlerin ve bedenlerin nedensel olarak etkileşmediklerini ama zihinsel ve fiziksel olayların bir insan varlığında ilişki içinde olduğunu iddia eden düalist görüştür. Paralelizm görüşünü savunanlar Descartes’ın yaptığı yer kaplayan maddesel töz ve düşünen zihinsel töz olarak ayrımını kabul ederler, ancak bu iki tözün nedensel olarak etkileştiğini reddederler.
Soru 26
Bir paralelizm çeşididir. Paralelizmden farkı, Tanrı’ya daha etkin bir rol vermesidir.Bütün olayların tek gerçek nedeninin Tanrı olduğunu öne süren, insana neden gibi görünen bütün öbür şeylerin, Tanrı’nın istencini yansıtığını savunan, bir düalizm çeşididir. Paragrafta bahsedilen görüş nedir?
Seçenekler
A
Aranedencilik
B
İdealizm
C
Nedenselcilik
D
Tanrıcılık
E
Zihinselcilik
Açıklama:
bir paralelizm çeşididir. Paralelizmden farkı, Tanrı’ya daha etkin bir rol vermesidir. Aranedencilik bütün olayların tek gerçek nedeninin Tanrı olduğunu öne süren, insana neden gibi görünen bütün öbür şeylerin, Tanrı’nın istencini yansıtan birer araneden olduğunu savunan, bir düalizm çeşididir.
Soru 27
Yanlzca zihinsel olayların ya da zihinlerin var olduğunu ileri süren görüş hangisidir?
Seçenekler
A
Aranedencilik
B
Paralelizm
C
İdealizm
D
Psikofiziksel
E
Düalizm
Açıklama:
İdealizm yalnızca zihinsel olayların ya da zihinlerin var olduğunu ileri süren görüştür.
Soru 28
Epifenomenalizm, özellikle kimler tarafından kabul gören bir görüştür?
Seçenekler
A
Fizik bilimciler
B
Sinir bilimciler
C
Dil bilimciler
D
Psikoloji bilimciler
E
Yaşam bilimciler
Açıklama:
Epifenomenalizm, özellikle sinir bilimciler tarafından kabul gören bir görüştür.
Soru 29
Felsefi davranışçılığın en önemli temsilcisi Gilbert Ryle, Kartezyen düalizmini ne ile suçlar?
Seçenekler
A
Nitelik farklılıklardan dolayı
B
Ekol farkı dolayısıyla
C
Davranışçılık fazlası ile
D
Kategori hatası yapmakla
E
Zihnin nasıl tanımlandığı ile
Açıklama:
Felsefi davranışçılığın en önemli temsilcisi Gilbert Ryle, Zihin Kavramı (The Concept of Mind) adlı eserinde zihin beden sorununun, “klasik görüş” olarak adlandırdığı, Descartes’ın düalist anlayışından kaynaklandığını iddia eder. Ryle, zihnin bedenin içinde, bedenden ayrı ontolojik varlığa sahip olan bir şey olarak tasarlanmasını “makinanın içindeki ruh” kavramıyla eleştirir. Kartezyen düalizmini kategori hatası yapmakla suçlar.
Soru 30
İşlevselciler aynı zamanda hangi görüşe mensupturlar?
Seçenekler
A
Düalist
B
Psikanalist
C
Bilişsel
D
Davranışçılık
E
Materyalist
Açıklama:
İşlevselcilik, zihinsel durumları, bilimsel psikolojik bir dille ortaya koyabilecek felsefi bir çerçeve sağlar. Ancak, işlevselcilerin çoğunun, aynı zamanda materyalist oldukları kesindir.
Soru 31
Aşağıdakilerden hangisi bir insanla bir ifade arasındaki bilişsel ilişkilere işaret eden bir zihinsel durumdur?
Seçenekler
A
ifadesel tutum
B
Düşünsel tutum
C
Zihinsel yönelim
D
Nitelikli düşünme
E
Maddesel tutum
Açıklama:
İfadesel tutum, bir insanla bir ifade arasındaki bilişsel ilişkilere işaret eden bir zihinsel durumdur.
Soru 32
Aşağıdaki düşünürlerden hangisine göre zihin ve madde olarak iki töz vardır,her tözün de belirleyici bir niteliği vardır?
Seçenekler
A
Aristoteles
B
Sokrates
C
Demokritos
D
Platon
E
Descartes
Açıklama:
Descartes, zihin ve madde olarak iki töz vardır,her tözün de belirleyici bir niteliği vardır.
Soru 33
Descartes'e göre zihnin belirleyici niteliği aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Düşünme
B
Sezgi
C
Algı
D
Görme
E
Davranış
Açıklama:
Descartes'e göre zihnin belirleyici niteliği düşünme'dir.
Soru 34
Descartes'ın varlığı zihin ve madde olarak birbirine indirgenemeyen iki töze ayırması, aşağıdakilerden hangisi olarak adlandırılır?
Seçenekler
A
Fizikalizm
B
Töz düalizmi
C
Materyalizm
D
Fenomenalizm
E
Nitelik düalizmi
Açıklama:
Descartes'ın varlığı zihin ve madde olarak birbirine indirgenemeyen iki töze ayırması, töz düalizmi hangisi olarak adlandırılır.
Soru 35
Paralelizm görüşünün en önde gelen temsilcisi olan 17.yüzyıl düşünürü aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Berkeley
B
Hume
C
Kant
D
Leibniz
E
Descartes
Açıklama:
Paralelizm görüşünün en önde gelen temsilcisi olan 17.yüzyıl düşünürü Leibniz'dir.
Soru 36
Descartes'ın zihin ve beden düalizmini çıkış noktası olarak alan aşağıdaki görüşlerden hangisi bu iki töz arasında bir nedensellik ilişkisi olmadığını, zihinsel ve fiziksel olaylar arasında ancak Tanrı'nın aracılığıyla bağ kurulabldiğini söyler?
Seçenekler
A
Paralelizm
B
Ara nedencilik
C
İşlevselcilik
D
Yapısalcılık
E
Psikofiziksel paralelizm
Açıklama:
Ara nedencilik, Descartes'ın zihin ve beden düalizmini çıkış noktası olarak alan aşağıdaki görüşlerden hangisi bu iki töz arasında bir nedensellik ilişkisi olmadığını, zihinsel ve fiziksel olaylar arasında ancak Tanrı'nın aracılığıyla bağ kurulabldiğini söyler.
Soru 37
Aşağıdakilerden hangisi zihinsel olayların mekanik beyin süreçlerinin yan ürünü olduğunu ileri süren düalist bir kuramdır?
Seçenekler
A
Epifenomenalizm
B
Paralelizm
C
Materyalizm
D
Fizikalizm
E
Töz düalizmi
Açıklama:
Epifenomenalizm, zihinsel olayların mekanik beyin süreçlerinin yan ürünü olduğunu ileri süren düalist bir kuramdır.
Soru 38
Yalnızca fizikse tözün var olduğunu kabul eden ve zihinsel olayların fiziksel beynin özel nitelikleri olduğunu öne süren düalist görüşe ne ad verilir?
Seçenekler
A
Paralelizm
B
Töz düalizmi
C
Nitelik düalizmi
D
Materyalizm
E
Fizikalizm
Açıklama:
Yalnızca fizikse tözün var olduğunu kabul eden ve zihinsel olayların fiziksel beynin özel nitelikleri olduğunu öne süren düalist görüşe nitelik düalizmi adı verilir.
Soru 39
Felsefi davranışçılığın en önemli temsilcisi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Hume
B
Ryle
C
Locke
D
Berkeley
E
Leibniz
Açıklama:
Felsefi davranışçılığın en önemli temsilcisi Ryle'dir.
Soru 40
Aşağıdaki görüşlerden hangisine göre zihinsel bir durum, işleviyle tanımlanır ve her bir zihinsel durum için onu tanımlayan işlevsel bir rol vardır?
Seçenekler
A
Yapısalcılık
B
İdealizm
C
İşlevselcilik
D
Paralelizm
E
Materyalizm
Açıklama:
İşlevselcilik, zihinsel bir durum, işleviyle tanımlanır ve her bir zihinsel durum için onu tanımlayan işlevsel bir rol vardır.
Soru 41
Yeşil bir lekeye baktığınızda, leke size ayırt edici bir şekilde yeşil görünür, sizin görsel deneyiminiz bu yeşil görünümü içerir. Ve elbette kaşıntı ve gıdıklanma gıdıklandırır. Böyle duyumlar kendine özgü ayırt edici bir hisse ve bizim tarafımızdan dolaysız bir şekilde, doğrudan tanımlanabilen duyusal bir niteliğe sahiptir.
Yukarıda bahsedilen ve adı "yalın his" olarak da geçen zihinsel durumları ifade etmekte kullanılan ifade aşağıdakilerden hangisidir?
Yukarıda bahsedilen ve adı "yalın his" olarak da geçen zihinsel durumları ifade etmekte kullanılan ifade aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Algılanmış Nitelikler (qualia)
B
İfadesel Tutum (propositional attitude)
C
Töz (substance)
D
Monadlar
E
Aranedenler (occasions)
Açıklama:
“Yalın his” ve “algılanmış nitelikler” (qualia) ifadeleri, bahsedilen niteliksel zihinsel durumları ifade etmekte kullanılır. Doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 42
İnanma, korkma, umma, düşünme gibi zihinsel durumlar en çok aşağıdaki kavramlardan hangisi ile ilgilidir?
Seçenekler
A
Töz
B
İfadesel Tutum
C
Dualizm
D
Araneden
E
Monizm
Açıklama:
İfadesel tutum bir insanla bir ifade arasındaki bilişsel ilişkilere işaret eden bir zihinsel durumdur. İfadesel tutumlar genellikle doğru veya yanlış olabilen düşünme içeriklerini ifade ederler. Bir tutum olarak, insanın her hangi bir ifadeye karşı inanma, isteme, korkma veya umma gibi farklı zihinsel yönelimlere sahip olabileceğine, dolayısıyla yönelimselliğe işaret ederler. Doğru yanıt B seçeneğidir.
Soru 43
Zihin beden sorunu tartışılırken belki de en çok referans gösterilen filozoftur. Ona göre iki töz vardır, zihin ve madde. Her tözün de belirleyici bir niteliği vardır. Zihnin belirleyici niteliği düşünme, maddenin belirleyici niteliği yer kaplamadır.
Yukarıda bahsi geçen düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Yukarıda bahsi geçen düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kant
B
Spinoza
C
Descartes
D
Berkeley
E
Hume
Açıklama:
Bahsi geçen düalist düşünür Descartes'tır. Doğru yanıt C seçeneğidir.
Soru 44
Zihin ile beden arasında gerçekte bir nedensellik ilişkisi olmadığı halde sanki nedensel olarak birbiriyle etkileşimleri varmış gibi görünür. Aslında, zihinle ilgili olaylar kendi nedensellik zinciri içersinde ve bedenle ilgili olaylar da kendi nedensellik zinciri içersinde birbirine paralel bir şekilde gerçekleşmektedir.
Yukarıdaki görüşe verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?
Yukarıdaki görüşe verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Epifenomenalizm
B
Aranedencilik
C
İdealizm
D
Psikofizikel Paralelizm
E
Nitelik Düalizmi
Açıklama:
Psikofiziksel Paralelizm görüşünü savunanlara göre, zihin ile beden arasında gerçekte bir nedensellik ilişkisi olmadığı halde sanki nedensel olarak birbiriyle etkileşimleri varmış gibi görünür. Aslında, zihinle ilgili olaylar kendi nedensellik zinciri içersinde ve bedenle ilgili olaylar da kendi nedensellik zinciri içersinde birbirine paralel bir şekilde gerçekleşmektedir. Tekrar çivinin üstüne oturma örneğine dönecek olursak, paralelizme göre çivinin üstüne oturmanız (fiziksel olay) yerinizden sıçramanıza (fiziksel olay) sebep olacaktır. Çivinin üstüne oturduğunuz anda duyduğunuz acı hissi (zihinsel olay) yerinizden sıçrama arzusu (zihinsel olay) yaratacaktır. Çivinin üstüne oturmanız sadece zamansal olarak acı hissinden öncedir, ancak onun nedeni değildir. Zihinle ilgili olayların bedenle ilgi olaylarla düzenli bir şekilde birbirine paralel olarak gerçekleşmesi aralarında bir nedensellik bağı olduğu anlamına gelmez. Doğru yanıt D seçeneğidir.
Soru 45
Yalnızca zihinsel olayların ya da zihinlerin var olduğunu, madde dediğimiz şeylerin ise zihinden bağımsız olamayacağını ileri süren görüş aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Epifenomenalizm
B
Aranedencilik
C
Materyalizm
D
Düalizm
E
İdealizm
Açıklama:
İdealizm yalnızca zihinsel olayların ya da zihinlerin var olduğunu ileri süren görüştür. İdealizm hem zihinsel, hem de fiziksel olayların ve şeylerin, birbirinden bağımsız var olduğunu ileri süren düalizm görüşüne taban tabana zıttır. Ancak, idealizme göre fiziksel olayların ve şeylerin var olmadığını söylemek, yanlış ve yanıltıcıdır. İdealizm zihinsel olmayan hiçbir fiziksel olay ve şeyin olmadığını savunur. İdealistler fiziksel dünyadaki nesnelerin var olduğunu reddetmezler, yalnızca onların kendilerini algılayacak, düşünecek bir zihnin dışında, var olduklarını reddederler. Doğru yanıt E seçeneğidir.
Soru 46
Fiziksel ve zihinsel olgularla ilgili aşağıdakilerden hangileri söylenebilir?
I. Zihinsel olan bir şey fiziksel olamaz.
II. Fiziksel olan bir şey zihinsel olamaz.
III. Yönelimsel, zamansal, kutsal, etkin gibi nitelikler zihinsel niteliklerdir.
IV. Fiziksel olgular şekilsiz, etkin, öznel gibi niteliklere sahip olmalıdır.
I. Zihinsel olan bir şey fiziksel olamaz.
II. Fiziksel olan bir şey zihinsel olamaz.
III. Yönelimsel, zamansal, kutsal, etkin gibi nitelikler zihinsel niteliklerdir.
IV. Fiziksel olgular şekilsiz, etkin, öznel gibi niteliklere sahip olmalıdır.
Seçenekler
A
I ve II
B
I, II ve III
C
II ve IV
D
II, III ve IV
E
III ve IV
Açıklama:
Şekilsiz, etkin, öznel, kutsal, uzamı olmayan, görülemez gibi nitelikler fiziksel değil, zihinsel olgu nitelikleri arasındadır.
Soru 47
Kişilik özellikleri (dürüst, takıntılı, şakacı vb.) ve eğilimler (çalışkan, dakik olmak) hangi tür nitelikler arasındadır?
Seçenekler
A
Psikolojik nitelikler
B
Fiziksel nitelikler
C
İfadesel nitelikler
D
Algılanmış nitelikler
E
Eylemsel nitelikler
Açıklama:
Kişilik özellikleri (dürüst, takıntılı, şakacı, içe dönük olmak), alışkanlıklar ve eğilimler (çalışlkan, dakik olmak), zihni yetenekler, artistik beceriler vb. gibi şeyler, genelde “psikolojik nitelikler” başlığı altında yer alırlar. Ama bunlar aynı zamanda dolaylı olarak ya da çıkarım yoluyla zihinsel olarak da kabul edilebilirler.
Soru 48
Descartes'e göre maddenin belirleyici niteliği aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Üç boyutlu olma
B
Uzamsal olma
C
Genel olma
D
Edilgen olma
E
Yer kaplama
Açıklama:
Descartes’a göre iki töz vardır, zihin ve madde. Her tözün de belirleyici bir niteliği vardır. Zihnin belirleyici niteliği düşünme, maddenin belirleyici niteliği ise yer kaplamadır.
Soru 49
Descartes varlığı zihin ve madde olarak birbirine indirgenemeyen iki töze ayırması aşağıdakilerden hangisi ile ifade edilir?
Seçenekler
A
Nitelik düalizmi
B
Töz düalizmi
C
Ara nedencilik
D
Epifenomenalizm
E
Emprizm
Açıklama:
Descartes varlığı zihin ve madde olarak birbirine indirgenemeyen iki töze ayırması, töz düalizmi olarak adlandırılır. Descartes, zihin ve beden arasında, karşılıklı olarak nedensellik ilişkisi olduğunu var saydığı için, bu görüş psikofiziksel etkileşimcilik olarak da bilinir.
Soru 50
Psikofiziksel paralelizm ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Seçenekler
A
En önemli temsilcisi Leibniz'dir.
B
Düalist bir görüştür.
C
Zihinlerin ve bedenlerin nedensel olarak etkileşmediklerini savunur.
D
Bütün olayların tek gerçek nedeninin Tanrı olduğunu savunur.
E
Zihinsel olayların zihinsel etkileri ve fiziksel olayların fiziksel etkileri olduğu savunur.
Açıklama:
Bütün olayların tek gerçek nedeninin Tanrı olduğunu savunan görüş psikofiziksel paralelizm değil aranedenciliktir. Paralelizm'den farkı, Tanrı’ya daha etkin bir rol vermesidir. Aranedencilik bütün olayların tek gerçek nedeninin Tanrı olduğunu öne süren, insana neden gibi görünen bütün öbür şeylerin, Tanrının istencini yansıtan birer ara neden olduğunu savunan, bir düalizm çeşididir.
Soru 51
Zihinsel olayların mekanik beyin süreçlerinin yan ürünü olduğunu ileri süren düalist görüş aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Nitelik düalizmi
B
Psiko-fiziksel paralelizm
C
Aranedencilik
D
Epifenomenalizm
E
İşlevselcilik
Açıklama:
Epifenomenalizm zihinsel olayların mekanik beyin süreçlerinin yan ürünü olduğunu ileri süren düalist bir kuramdır. Epifenomenalizmde nedensellik tek yönlüdür, yalnızca fiziksel olaylar zihinsel olayların nedeni olabilir.
Soru 52
Aşağıda özellikleri verilen kuramsal görüş hangisidir?
- Davranışçılık görüşüne nazaran daha gelişmiş bir materyalizm görüşüdür.
- Her bir zihinsel durum için, onu tanımlayan işlevsel bir rol vardır.
- Zihinsel durumları, bilimsel psikolojik bir dille ortaya koyabilecek felsefi bir çerçeve sağlar.
- Davranışçılık görüşüne nazaran daha gelişmiş bir materyalizm görüşüdür.
- Her bir zihinsel durum için, onu tanımlayan işlevsel bir rol vardır.
- Zihinsel durumları, bilimsel psikolojik bir dille ortaya koyabilecek felsefi bir çerçeve sağlar.
Seçenekler
A
Epifenomenalizm
B
Nitelik düalizmi
C
Felsefi Davranışçılık
D
Aranedencilik
E
İşlevselcilik
Açıklama:
Davranışçılık görüşüne nazaran daha gelişmiş bir materyalizm görüşü işlevselciliktir. İşlevselcilik görüşüne göre zihinsel bir durum, işleviyle
tanımlanır. Her bir zihinsel durum için, onu tanımlayan işlevsel bir rol vardır. İşlevselcilik, zihinsel durumları, bilimsel psikolojik bir dille ortaya koyabilecek felsefi bir çerçeve sağlar. Ancak, İşlevselcilerin çoğunun, aynı zamanda materyalist oldukları kesindir.
tanımlanır. Her bir zihinsel durum için, onu tanımlayan işlevsel bir rol vardır. İşlevselcilik, zihinsel durumları, bilimsel psikolojik bir dille ortaya koyabilecek felsefi bir çerçeve sağlar. Ancak, İşlevselcilerin çoğunun, aynı zamanda materyalist oldukları kesindir.
Soru 53
Ummak, inanmak, korkmak gibi psikolojik filleri ifade eden kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Algılanmış nitelikler
B
ifadesel tutumlar
C
Psiko-fiziksel etkileşimler
D
Aranedenler
E
Davranışlar
Açıklama:
Bir kişiye ya da organizmaya psikolojik filler yardımıyla atfedilen zihinsel durumlar vardır. Örneğin; başbakan seçimi kazanacağını umuyor, ana
muhalefet partisi başkanı onun kazanma şansının olmadığına inanıyor ve birçok köşe yazarı başbakanın istediğini elde edeceğinden korkuyor. Bu tür zihinsel durumlara ifadesel tutumlar (propositional attitues) adı verilir.
muhalefet partisi başkanı onun kazanma şansının olmadığına inanıyor ve birçok köşe yazarı başbakanın istediğini elde edeceğinden korkuyor. Bu tür zihinsel durumlara ifadesel tutumlar (propositional attitues) adı verilir.
Soru 54
Zihinlerin ve bedenlerin, nedensel olarak birbirine bağlı olduğunun bir yanılsama olduğu konusunda hemfikir olan iki görüş aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Epifenomenalizm ve Aranedencilik
B
Paralelizm ve Epifenomenalizm
C
Paralelizm ve Aranedencilik
D
İşlevselcilik ve Paralelizm
E
Epifenomenalizm ve Etkileşimcilik
Açıklama:
Paralelizm ve aranedencilik, zihinlerin ve bedenlerin, nedensel olarak birbirine bağlı olduğunun bir yanılsama olduğu konusunda hemfikirdir.
Soru 55
Nitelik düalizmi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Seçenekler
A
Töz düalizmi ve materyalizm arasında yer alan, bir düalizm çeşididir.
B
Yalnızca fiziksel tözün var olduğunu savunur.
C
Zihinsel durumların fiziksel durumlara indirgendiğini kabul etmez.
D
Bu görüşe göre fiziksel beynin dışında bir töz yoktur.
E
Fiziksel bedeni harekete geçiren ölümsüz zihinlerin var olduğu görüşünü savunur.
Açıklama:
Nitelik düalizmi, töz düalizminin aksine, fiziksel dünyasıyla etkileşim içinde olan, fiziksel bedeni harekete geçiren ölümsüz zihinlerin var olduğu görüşüne karşıdır.
Soru 56
Bir olgunun zihinsel mi, yoksa fiziksel mi olduğunu, örtük bir şekilde belirleyen belli yüklemler vardır. Aşağıda bu yüklemlerin hangisi yanlış verilmiştir?
Seçenekler
A
Zamansal Zihinsel Niteliklerdir.
B
Kutsal Olmayan Fiziksel Niteliklerdir.
C
Bağımsız Zihinsel Niteliklerdir.
D
Şekle Sahip Fiziksel Niteliklerdir.
E
Yönelimsel Olmayan Zihinsel Niteliklerdir.
Açıklama:
Yönelimsel Olmayan Fiziksel Niteliklerdir.
Soru 57
I. Bölünemez
II. Uzamı olmayan
III. Kutsal olmayan
IV. Şekle sahip
Yukarıdakilerin hangisi veya hangileri bir olgunun zihinsel olduğunu, örtük bir şekilde belirleyen belli yüklemdir?
II. Uzamı olmayan
III. Kutsal olmayan
IV. Şekle sahip
Yukarıdakilerin hangisi veya hangileri bir olgunun zihinsel olduğunu, örtük bir şekilde belirleyen belli yüklemdir?
Seçenekler
A
Yalnız I.
B
Yalnız II.
C
I. ve II.
D
I., III. ve IV
E
II., III. ve IV.
Açıklama:
Bölünemez ve Uzamı olmayan Zihinsel niteliklerdir.
Soru 58
“Yanlışlıkla bir çivinin üstüne oturduğunuzda (fiziksel olay), bu olay sizde bir acı duyumu yaratacaktır (zihinsel olay). Bu acı duyumu da bir başka zihinsel duruma, yerinizden derhal kalkma arzusuna yol açacaktır ve bu arzu da bedeninizde bu arzuya uygun olarak bir sıçrama hareketine yol açacaktır.”
Yukarıdaki örnekte zihinsel ve fiziksel olayların nasıl etkileştiğini anlatan kuram aşağıdakilerden hangisidir?
Yukarıdaki örnekte zihinsel ve fiziksel olayların nasıl etkileştiğini anlatan kuram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Töz düalizmi
B
Epifenomenalizm
C
İşlevselcilik
D
İndirgemeci olmayan fizikalizm
E
Paralelizm
Açıklama:
Töz düalizmine göre zihinsel ve fiziksel olayların nasıl etkileştiğini bir örnekle açıklayalım: Yanlışlıkla bir çivinin üstüne oturduğunuzda (fiziksel olay), bu olay sizde bir acı duyumu yaratacaktır (zihinsel olay). Bu acı duyumu da bir başka zihinsel duruma, yerinizden derhal kalkma arzusuna yol açacaktır ve bu arzu da bedeninizde bu arzuya uygun olarak bir sıçrama hareketine yol açacaktır.
Soru 59
Aşağıdakilerden hangisi Psiko Fiziksel Paralelizm tanımlar?
Seçenekler
A
Zihni ve maddeyi birbirine indirgenemeyen, ama aralarında nedensellik ilişkisi olan iki töz olarak kabul eden görüştür.
B
Yalnızca zihinsel olayların ya da zihinlerin var olduğunu ileri süren görüştür.
C
Zihinlerin ve bedenlerin nedensel olarak etkileşmediklerini ama zihinsel ve fiziksel olayların bir insan varlığında ilişki içinde olduğunu iddia eden düalist görüştür.
D
Etkileşimcilikle bağlantılı ama onunla mantıksal olarak uyuşmayan bir düalizm çeşididir
E
Fiziksel tözün var olduğunu savunan görüştür.
Açıklama:
Psikofiziksel paralelizm zihinlerin ve bedenlerin nedensel olarak etkileşmediklerini ama zihinsel ve fiziksel olayların bir insan varlığında ilişki içinde olduğunu iddia eden düalist görüştür.
Soru 60
Bütün olayların tek gerçek nedeninin Tanrı olduğunu öne süren, insana neden gibi görünen bütün öbür şeylerin, Tanrı’nın istencini yansıtan birer ……………. olduğunu savunan, bir düalizm çeşididir.”
Yukarıdaki tanıma göre aşağıdaki hangi düalizm çeşidinden bahsetmektedir?
Yukarıdaki tanıma göre aşağıdaki hangi düalizm çeşidinden bahsetmektedir?
Seçenekler
A
Epifenomenalizm
B
Aranedencilik
C
İşlevselcilik
D
İdealizm
E
Nitelik Düalizmi
Açıklama:
Aranedencilik bütün olayların tek gerçek nedeninin Tanrı olduğunu öne süren, insana neden gibi görünen bütün öbür şeylerin, Tanrı’nın istencini yansıtan birer araneden olduğunu savunan, bir düalizm çeşididir.
Soru 61
Malebranche ile Leibniz’ in paralelizm görüşleri arasındaki fark aşağıdakilerden hangisinde doğrudur?
Seçenekler
A
Leibniz’ e göre Tanrı, bir nedensel zincirin hareketini başlatır ama, sonradan onların hareketine karışmaz. Buna karşın Malebranche Tanrı’nın, üç nedensel zincirin hareketini başlattığını, her etkinin esas nedeni olarak, bu üç zincirin hareketini sürekli olarak kontrol ettiğini kabul eder.
B
Leibniz’ e göre Tanrı, iki nedensel zincirin hareketini başlatır ama, sonradan onların hareketine karışmaz. Buna karşın Descartes Tanrı’nın, nedensel zincirin hareketini başlattığını, her etkinin esas nedeni olarak, bu iki zincirin hareketini sürekli olarak kontrol ettiğini kabul eder.
C
Leibniz’ e göre Tanrı, iki nedensel zincirin hareketini başlatır ama, sonradan onların hareketine karışmaz. Malebranche Tanrı’nın, iki nedensel zincirin hareketini başlattığını, her etkinin esas nedeni olarak, bu iki zincirin hareketini sürekli olarak kontrol ettiğini kabul eder.
D
Leibniz’ e göre Tanrı, iki nedensel zincirin hareketini başlatır sonradan onların hareketine karışır. Malebranche Tanrı’nın, iki nedensel zincirin hareketini başlatmadığı, her etkinin esas nedeni olarak, bu iki zincirin hareketini sürekli olarak kontrol etmediğini kabul eder.
E
Malebranche Tanrı’nın, iki nedensel zincirin hareketini olduğuna inanır. Leibniz Tanrı’nın, beş nedensel zincirin hareketini olduğuna inanır
Açıklama:
Malebranche ile Leibniz’ in paralelizm görüşleri arasındaki fark şu şekilde ifade edilebilir: Leibniz’ e göre Tanrı, iki nedensel zincirin hareketini başlatır ama, sonradan onların hareketine karışmaz. Buna karşın Malebranche Tanrı’nın, iki nedensel zincirin hareketini başlattığını, her etkinin esas nedeni olarak, bu iki zincirin hareketini sürekli olarak kontrol ettiğini kabul eder.
Soru 62
“Epifenomenalizme benzer ama, onunla bağdaşmayan bir başka düalist görüş de zihinsel olayların, fiziksel olayların özel niteliklere sahip parçaları olduğudur. …………………………. olarak bilinen bu görüşe göre fiziksel beynin dışında bir töz yoktur.”
Yukarıda boş bırakılan yere aşağıdaki hangi kuram tamamlar?
Yukarıda boş bırakılan yere aşağıdaki hangi kuram tamamlar?
Seçenekler
A
Aranedencilik
B
İşlevselcilik
C
İdealizm
D
Epifenomenalizm
E
Nitelik düalizmi
Açıklama:
Epifenomenalizme benzer ama, onunla bağdaşmayan bir başka düalist görüş de zihinsel olayların, fiziksel olayların özel niteliklere sahip parçaları olduğudur. Nitelik düalizmi olarak bilinen bu görüşe göre fiziksel beynin dışında bir töz yoktur.
Soru 63
Nitelik düalizmine göre aşağıdaki açıklamalardan hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Nitelik düalizmi, töz düalizmi ve materyalizm arasında yer alan, bir düalizm çeşididir.
B
Materyalizm gibi, nitelik düalizmi de yalnızca fiziksel tözün var olduğunu savunur.
C
Materyalizmin aksine, zihinsel durumların fiziksel durumlara indirgendiğini kabul etmez.
D
Nitelik düalizmine göre zihinsel durumlar indirgenemezler.
E
Nitelik düalizmi, töz düalizminin aksine, fiziksel dünyasıyla etkileşim içinde olan, fiziksel bedeni harekete geçiren ölümsüz zihinlerin var olduğu görüşünü savunur.
Açıklama:
Nitelik düalizmi, töz düalizmi ve materyalizm arasında yer alan, bir düalizm çeşididir. Materyalizm gibi, nitelik düalizmi de yalnızca fiziksel tözün var olduğunu savunur. Ama materyalizmin aksine, zihinsel durumların fiziksel durumlara indirgendiğini kabul etmez. Nitelik düalizmine göre zihinsel durumlar indirgenemezler; zihnin tamamen fiziksel bir çözümlemesi yapılamaz. Öte yandan, nitelik düalizmi, töz düalizminin aksine, fiziksel dünyasıyla etkileşim içinde olan, fiziksel bedeni harekete geçiren ölümsüz zihinlerin var olduğu görüşüne de karşıdır.
Soru 64
Zihinsel durum ve olayları, belli bir davranışı eğilimli olma haline indirgemeye çalışan görüş aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Davranışçılık
B
Materyalizm
C
Nitelik Düalizmi
D
Epifenomenalizm
E
İdealizm
Açıklama:
Davranışçılık zihinsel durum ve olayları, belli bir davranışı eğilimli olma haline indirgemeye çalışan görüştür.
Soru 65
Felsefi davranışçılığın en önemli temsilcisi kimdir?
Seçenekler
A
Leibniz
B
Gilbert Ryle
C
Descartes
D
T. H. Huxley
E
Nicholas Malebranche
Açıklama:
Felsefi davranışçılığın en önemli temsilcisi Gilbert Ryle’dir.
Soru 66
Doğal, fiziksel dünyada düşünme ve duygunun, nasıl yer aldığını anlamak aşağıdakilerden hangisinin temel görevidir?
Seçenekler
A
Politika
B
Coğrafya
C
Fizik
D
Felsefe
E
Antropoloji
Açıklama:
Doğal, fiziksel dünyada, düşünce ve duygunun yerini anlamak hem doğanın genel
olarak anlaşılmasında, hem de kişinin kendini anlamasında merkezi bir öneme sahiptir. Bilim ve felsefenin de ana hedefi, tamamen doğal, fiziksel dünyada düşünme
ve duygunun, nasıl yer aldığını anlamaktır.
olarak anlaşılmasında, hem de kişinin kendini anlamasında merkezi bir öneme sahiptir. Bilim ve felsefenin de ana hedefi, tamamen doğal, fiziksel dünyada düşünme
ve duygunun, nasıl yer aldığını anlamaktır.
Soru 67
"Atomaltı düzeyde madde belirli yerlerde kesin bir biçimde var olmaz, var olma eğilimi
gösterir." önermesi hangi alana aittir?
gösterir." önermesi hangi alana aittir?
Seçenekler
A
Mekanik Fizik
B
Kuantum Fiziği
C
Siber Fizik
D
Geleneksel Fizik
E
Akışkanlar Mekaniği
Açıklama:
Kuantum fiziğine göre atomaltı düzeyde madde belirli yerlerde kesin bir biçimde var olmaz, var olma eğilimi gösterir. Atomik olaylar da belirli zamanlarda ve belirli şekillerde kesin bir biçimde oluşmaz, oluşma eğilimi gösterirler.
Soru 68
Aşağıdakilerden hangisi zihinsel niteliklere has bir özelliktir?
Seçenekler
A
Düzeltilemez
B
Düzeltilebilir
C
Dışsal
D
Bölünebilir
E
Uzamlı
Açıklama:
Bir insan bedeninin belli bir kütlesi, ağırlığı, üç boyutlu bir yapısı, şekli, dokusu ve rengi vardır. Bu özellikleri olduğu için insanlar, bedenleri görebilir ve hissedebilirler. Buna
karşın, fiziksel olmayan zihin ve ruh yukarıda sözü edilen özelliklerin hiç birine
sahip olmayan, bu nedenle de hissedilemeyen, görülemeyen, bağımsız olarak var
olan (var olma kapasitesine sahip) bir nesne olarak düşünülür. Zihinsel nitelikler düzeltilemez.
karşın, fiziksel olmayan zihin ve ruh yukarıda sözü edilen özelliklerin hiç birine
sahip olmayan, bu nedenle de hissedilemeyen, görülemeyen, bağımsız olarak var
olan (var olma kapasitesine sahip) bir nesne olarak düşünülür. Zihinsel nitelikler düzeltilemez.
Soru 69
"Gıdıklanma gıdıklandırır. Böyle duyumlara ne ad verilir?
Seçenekler
A
Huylanma
B
Algılanmış nitelikler
C
İfadesel tutum
D
Durumsal Tutum
E
Durumsal Algı
Açıklama:
Yeşil bir lekeye baktığınızda, leke size ayırt edici bir şekilde yeşil görünür, sizin görsel deneyiminiz bu yeşil görünümü içerir. Ve elbette kaşıntı ve gıdıklanma gıdıklandırır. Böyle duyumlar kendine özgü ayırt edici bir hisse ve bizim tarafımızdan dolaysız bir şekilde, doğrudan tanımlanabilen duyusal bir niteliğe sahiptir. “Yalın his” ve “algılanmış nitelikler” (qualia) ifadeleri de bu niteliksel zihinsel durumları ifade etmekte kullanılır.
Soru 70
Ummak, inanmak gibi zihinsel durumlara ne ad verilir?
Seçenekler
A
İfadesel Tutumlar
B
Algılanmış Nitelikler
C
Yanlış Bilinç
D
İdeoloji
E
Özdeksel Maddecilik
Açıklama:
Bir kişiye ya da organizmaya psikolojik filler yardımıyla atfedilen zihinsel durumlar vardır. Örneğin; başbakan seçimi kazanacağını umuyor, ana muhalefet partisi başkanı onun kazanma şansının olmadığına inanıyor ve birçok köşe yazarı başbakanın istediğini elde edeceğinden korkuyor. Bu tür zihinsel durumlara ifadesel tutumlar (propositional attitues) adı verilir. Bu tür durumlar öznenin ifadeye (örneğin, “referandum onaylanacak” veya “tavuk eti kırmızı etten daha sağlıklıdır” gibi) karşı sahip olduğu bir tutum (örneğin, inanma, korkma, umma, düşünme gibi) hakkındadırlar.
Soru 71
Kişilik özellikleri (dürüst, takıntılı, şakacı, içe dönük olmak), alışkanlıklar ve eğilimler (çalışkan, dakik olmak), zihni yetenekler, artistik beceriler vb. gibi şeyler hangi kategoride değerlendirilir?
Seçenekler
A
Psikolojik Nitelikler
B
Fizyolojik Nitelikler
C
Genetik Nitelikler
D
Rassal Nitelikler
E
İnançsal Nitelikler
Açıklama:
Kişilik özellikleri (dürüst, takıntılı, şakacı, içe dönük olmak), alışkanlıklar ve
eğilimler (çalışkan, dakik olmak), zihni yetenekler, artistik beceriler vb. gibi şeyler,
genelde “psikolojik nitelikler” başlığı altında yer alırlar. Ama bunlar aynı zamanda
dolaylı olarak ya da çıkarım yoluyla zihinsel olarak da kabul edilebilirler. Dürüstlük
zihinsel bir özelliktir; Çünkü; belli türden arzuların oluşmasına (örneğin, doğruyu
söyleme arzusu, diğerlerini kandırmama arzusu gibi) ve buna uygun şekilde davranılmasına (özellikle, insanın inandığı şeyi söylemesi) sebep olan bir eğilimdir.
eğilimler (çalışkan, dakik olmak), zihni yetenekler, artistik beceriler vb. gibi şeyler,
genelde “psikolojik nitelikler” başlığı altında yer alırlar. Ama bunlar aynı zamanda
dolaylı olarak ya da çıkarım yoluyla zihinsel olarak da kabul edilebilirler. Dürüstlük
zihinsel bir özelliktir; Çünkü; belli türden arzuların oluşmasına (örneğin, doğruyu
söyleme arzusu, diğerlerini kandırmama arzusu gibi) ve buna uygun şekilde davranılmasına (özellikle, insanın inandığı şeyi söylemesi) sebep olan bir eğilimdir.
Soru 72
"Zihin ve Madde" iki töz vardır, düşüncesi hangi filozofa aittir?
Seçenekler
A
Adorno
B
Hegel
C
Descartes
D
Kant
E
Aristoteles
Açıklama:
Descartes, zihin beden sorunu tartışılırken belki de en çok referans gösterilen filozoftur. Descartes’a göre iki töz vardır, zihin ve madde. Her tözün de belirleyici bir niteliği vardır. Zihnin belirleyici niteliği düşünme, maddenin belirleyici niteliği yer kaplamadır. Descartes’ın görüşüne ilişkin özellikle vurgulanması gereken husus, ona göre, bu iki tözün hiçbir şekilde ortak bir nitelik içermemesidir. Çünkü; eğer içerirlerse birbirlerinden esas itibarıyla ayrı olamazlar
Soru 73
Zihni ve maddeyi birbirine indirgenemeyen, ama aralarında nedensellik ilişkisi olan iki töz olarak kabul eden görüşe ne ad verilir?
Seçenekler
A
Yabancılaşma
B
Dasien
C
Töz Dualizmi
D
Tinsel Gerçeklik
E
Özsel Varoluş
Açıklama:
Descartes’ın, zihni ve maddeyi birbirine indirgenemeyen, ama aralarında nedensellik ilişkisi olan iki töz olarak kabul eden görüşüdür. Zihin ve beden arasında
böyle bir nedensellik ilişkisini savunan bu düalist görüş psiko-fiziksel etkileşimcilik ya da kısaca etkileşimcilik (interactionaism) olarak bilinir. Descartes’ın adından
hareketle Kartezyen düalizm adını da alır.
böyle bir nedensellik ilişkisini savunan bu düalist görüş psiko-fiziksel etkileşimcilik ya da kısaca etkileşimcilik (interactionaism) olarak bilinir. Descartes’ın adından
hareketle Kartezyen düalizm adını da alır.
Soru 74
Zihinlerin ve bedenlerin nedensel olarak etkileşmediklerini ama zihinsel ve fiziksel olayların bir insan varlığında ilişki içinde olduğunu iddia eden görüşe ne ad verilir?
Seçenekler
A
Psikofiziksel Paralelizm
B
Psikoseksüel Gelişim
C
Fizyolojik Varoluş
D
Psikoentelektüel Varoluş
E
Psüdoentegre Varoluş
Açıklama:
Psikofiziksel paralelizm zihinlerin ve bedenlerin nedensel olarak etkileşmediklerini ama zihinsel ve fiziksel olayların bir insan varlığında ilişki içinde olduğunu
iddia eden düalist görüştür. Paralelizm görüşünü savunanlar Descartes’ın yaptığı
yer kaplayan maddesel töz ve düşünen zihinsel töz olarak ayrımını kabul ederler,
ancak bu iki tözün nedensel olarak etkileştiğini reddederler.
iddia eden düalist görüştür. Paralelizm görüşünü savunanlar Descartes’ın yaptığı
yer kaplayan maddesel töz ve düşünen zihinsel töz olarak ayrımını kabul ederler,
ancak bu iki tözün nedensel olarak etkileştiğini reddederler.
Soru 75
Yalnızca zihinsel olayların ya da zihinlerin var olduğunu ileri süren görüş hangisidir?
Seçenekler
A
Materyalizm
B
Maddecilik
C
Görüngücülük
D
Pragmatizm
E
İdealizm
Açıklama:
İdealizm yalnızca zihinsel olayların ya da zihinlerin var olduğunu ileri süren görüştür. İdealizm hem zihinsel, hem de fiziksel olayların ve şeylerin, birbirinden
bağımsız var olduğunu ileri süren düalizm görüşüne taban tabana zıttır. Ancak,
idealizme göre fiziksel olayların ve şeylerin var olmadığını söylemek, yanlış ve yanıltıcıdır. İdealizm zihinsel olmayan hiçbir fiziksel olay ve şeyin olmadığını savunur.
bağımsız var olduğunu ileri süren düalizm görüşüne taban tabana zıttır. Ancak,
idealizme göre fiziksel olayların ve şeylerin var olmadığını söylemek, yanlış ve yanıltıcıdır. İdealizm zihinsel olmayan hiçbir fiziksel olay ve şeyin olmadığını savunur.
Ünite 7
Soru 1
Yapay zeka terimi ilk kez kim tarafından ortaya atılmıştır?
Seçenekler
A
John McCarthy
B
Alan Turing
C
John Searle
D
Lady Lovelace
E
Colin MCGinn
Açıklama:
Yapay zeka terimi, ilk defa 1956 yılında John McCarthy tarafından insanlar tarafından yapıldığında zeka gerektiriyor denilen işlerin bilgisayar tarafından yapılmasını sağlamaya çalışan bir bilgisayar dalını isimlendirmek üzere ortaya atılmıştır.
Soru 2
Turing Testi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenmez?
Seçenekler
A
1950 yılında Alan Turing tarafından geliştirilmiştir.
B
Bir bilgisayar ekranı ve bir klavyeyle bağlı üç odadan oluşur.
C
Bir sorgucunun, başka odalarda yer alan insan ve bilgisayarı ayırt etmesi üzerine kuruludur.
D
Bilgisayar her zaman doğru cevabı vermek zorundadır.
E
Yalnızca biyolojik varlıkların düşünebileceği söylenerek test bazı matematikçiler tarafından eleştirilmiştir.
Açıklama:
Bilgisayarın görevi, sorgucuyu kendisinin insan olduğuna inandırmaktır. Örneğin; sorgucu odadakilere “sen bilgisayar mısın?” sorusunu yönelttiğinde insan “Hayır, ben Fatma” diyerek cevap vermektedir. Bilgisayarsa “şaka mı yapıyorsun? Ben iki haneli sayıları bile toplayamam” diye cevap vermektedir. Hatta sorgucu, her hangi iki sayının birbiriyle çarpıldığında kaç ettiğini sorduğunda, bilgisayar uzun bir bekleyişten sonra yanlış cevap verebilmektedir. İnsan, sorgucuyu insan olduğuna inandırmak için, bilgisayar ekranı aracılığıyla verebildiği bütün ipuçlarını vermeye çalışmaktadır.
Soru 3
Gerekli teknolojik ilerleme sağlandıktan sonra dijital bir bilgisayarın insan zekasına ve duygularına sahip olacağını savunan yaklaşım hangisidir?
Seçenekler
A
Zayıf yapay zeka yaklaşımı
B
Kuvvetli yapay zeka yaklaşımı
C
Bilgisayar işlevselciliği
D
Düalizm
E
Epifenomenalizm
Açıklama:
Kuvvetli yapay zeka gerekli teknolojik ilerleme sağlandıktan sonra dijital bir bilgisayarın insan zekasına ve duygularına sahip olacağını ileri sürmektedir.
Soru 4
Aşağıdakilerden hangisi Çince Odası Deneyi'ne göre bilgisayarın anladığı iddia edilen cevaplardan biri değildir?
Seçenekler
A
Sistem cevabı
B
Robot cevabı
C
Bileşim cevabı
D
Beyin taklitçisi cevabı
E
İşlevsellik cevabı
Açıklama:
Çince Odası Deneyi'nde bilgisayardan beklenen olası cevaplar sistem cevabı, robot cevabı, bileşim cevabı, beyin taklitçisi cevabı, diğer zihinler cevaı ve birçok bina cevabıdır.
Soru 5
Aşağıdakilerden hangisi Searle’in zihin, beden ve bilgisayar etkileşiminin doğasına ilişkin argümanının dayandığı öncüllerden biri değildir?
Seçenekler
A
Zihni oluşturan tüm zihinsel süreçlerin temeli beyindeki süreçlerdir.
B
Sözdizimini anlamdizimi için yeterli değildir.
C
Hiçbir bilgisayar programı tek başına bir sisteme zihin vermeye yetmez.
D
Zihin ve beden birbirinden bağımsızdır.
E
Zihnin zihinsel, ve anlamsal bir içeriği vardır.
Açıklama:
Searle’in kuvvetli yapay zekaya karşı çıkışı, makinelerin düşünemeyeceğini savunması onun, zihin ve bedenin ilişkisine ilişkin görüşleriyle bağlantılıdır. Searle’e göre, zihin ve beden etkileşim içindedir, ama töz düalizminin aksine zihin ve beden birbirinden ayrı ve farklı şeyler değildir.
Soru 6
- Kullanılan en yaygın anlayış üretim sistemi anlayışıdır.
- Deep Blue bu zeka tür anlayışının ürünüdür.
- Yukarıdan aşağıya bir düzenle akıl yürütmeyi, bilmeyi ya da her ikisini birden taklit edecek şekilde programlanmışlardır.
Yukarıdan özellikleri verilen yapay zeka türü aşağıdakilerden hangisidir?
- Deep Blue bu zeka tür anlayışının ürünüdür.
- Yukarıdan aşağıya bir düzenle akıl yürütmeyi, bilmeyi ya da her ikisini birden taklit edecek şekilde programlanmışlardır.
Yukarıdan özellikleri verilen yapay zeka türü aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sembolik yapay zeka sistemi
B
Yapay sinirsel sistemler sistemi
C
Düşünebilir makineler sistemi
D
Beyni taklit eden bağlantılı yapay zeka sistemi
E
Hücresel yapay zeka sistemi
Açıklama:
Yapay zeka alanındaki çalışmalar iki temel kategoriye ayrılabilir. Bunlardan ilki sembolik yapay zeka olarak nitelendirilebilecek zihni taklit etme anlayışıdır. Sembolik yapay zeka sistemleri yukarıdan aşağıya bir düzenle akıl yürütmeyi, bilmeyi ya da her ikisini birden taklit edecek şekilde programlanmışlardır.Sembolik yapay zekada kullanılan en yaygın anlayış üretim sistemi anlayışıdır.
Soru 7
Bilgisayarların ve robotların, bilinçli bir zekaya sahip olmasını, insanlara has olarak düşünülen zihinsel faaliyetlerde bulunmasını sağlayan bilim dalı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Düalizm
B
Yapay zeka
C
Fizikalizm
D
Epifenomenalizm
E
Bilgisayar işlevselciliği
Açıklama:
Yapay zeka makinelerin yanı bilgisayarların ve robotların, bilinçli bir zekaya sahip olmasını, insanlara has olarak düşünülen zihinsel faaliyetlerde bulunmasını sağlayan bilim dalıdır.
Soru 8
Zayıf zeka anlayışına göre aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Seçenekler
A
Makinelerin insan gibi akıl yürütmesi, karar vermesi, duygulara sahip olması beklenemez.
B
Dijital bir bilgisayara düşünmeyi öğretmek mümkün değildir.
C
Bilişsel bir süreçtir.
D
Dijital bir bilgisayarın anlamlı şeyler söyleyecek şekilde programlanması onun akıl yürütebildiği anlamına gelmez.
E
Dijital bir bilgisayar, zekayı incelemek ve bunun için gereken teknolojiyi üretmek için bir araçtır.
Açıklama:
Zayıf yapay zeka diye adlandırılan görüş, dijital bir bilgisayarın anlamlı şeyler söyleyecek şekilde programlanmasının onun akıl yürütme, düşünme, anlama yetilerine sahip olduğu anlamına gelmediğini ileri sürer. Zayıf yapay zekaya göre, dijital bir bilgisayar, zekayı incelemek ve bunun için gereken teknolojiyi üreten bir araçtır. Rüzgarın oluşturduğu hortumu taklit etmek üzere geliştirilmiş bir meteorolojik bilgisayar programının kendisi bir hortum değilse çalışan bir yapay zeka programı bilişsel süreçlerin bir taklididir, ama kendisi bilişsel bir süreç değildir.
Soru 9
Bir robotun içine yerleştirilmiş insan beynini taklit eden programı çalıştıran bilgisayarın bütünleşmiş bir ünite olarak kabul edilmesi Çince Odası Deneyi'ne verilmiş hangi cevabı temsil eder?
Seçenekler
A
Sistem cevabı
B
Robot cevabı
C
Beyin taklitçisi
D
Bileşim cevabı
E
Diğer zihinler cevabı
Açıklama:
Bileşim cevabı yukarıda verilen cevapların ünü kapsar. Bir robotun içine yerleştirilmiş insan beynini taklit eden programı çalıştıran bilgisayar bütünleşmiş bir ünite olarak kabul edilebilir. Dolayısıyla bu sistemin yönelimselliğe ya da anlayışa sahip olduğu söylenebilir.
Soru 10
Sembolik yapay zekada kullanılan üretim anlayışı hangi kısımlardan oluşur?
Seçenekler
A
Üretim kuralları - Kontrol mekanizması - Bellek
B
Yapay zeka - Kontrol mekanizması - Bellek
C
Zihin - Beyin - Bilgisayar
D
Bellek - Zihin- Üretim kuralları
E
Yapay sinirsel sistem - Bellek - Yapay zeka
Açıklama:
Sembolik yapay zekada kullanılan en yaygın anlayış üretim sistemi anlayışıdır. Bir üretim sistemi genellikle üç kısımdan oluşur. Üretim kuralları adı verilen eğer ise-o zaman formunda bir kurallar listesi; belli kuralların ne zaman, nasıl uygulanacağına karar vermekte kullanılan bir kontrol mekanizması; ve çalışan bir bellek, kullanılan ateşlenen kuralların sonuçlarının yazıldığı bir “karatahta”.
Soru 11
Yapay zeka terimi, ilk defa hangi yılda ortaya çıkmıştır?
Seçenekler
A
1953
B
1954
C
1955
D
1956
E
1957
Açıklama:
Yapay zeka terimi, ilk defa 1956 yılında John McCarthy tarafından, insanlar tarafından yapıldığında zeka gerektiriyor dedirten işlerin, bilgisayarlar tarafından yapılmasını sağlamaya çalışan bir bilgisayar dalını isimlendirmek üzere ortaya atılmıştır.
Soru 12
“Makineler düşünebilir mi?”sorusunu ilk defa cevaplamaya çalışan bilim adamı kimdir?
Seçenekler
A
Alan Turing
B
John McCarthy
C
Herbert Simon
D
John Searle
E
Colin McGinn
Açıklama:
“Makineler düşünebilir mi?”sorusunu ilk defa cevaplamaya çalışan ve makine zekası kavramını ortaya atarak, insan zekasını taklit eden makinelerin yapılabileceği fikrini geliştiren kişi Alan Turing’dir.
Soru 13
Bir sorgucunun, başka odalarda yer alan insan ve bilgisayarı ayırt etmesi üzerine kurulu olan terim aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Yapay zeka
B
Kuvvetli yapay zeka yaklaşımı
C
Turing testi
D
Zayıf yapay zeka anlayışı
E
Çince odası deneyi
Açıklama:
Turing Testi bir sorgucunun, başka odalarda yer alan insan ve bilgisayarı ayırt etmesi üzerine kuruludur. Eğer sorgucu bilgisayarı insandan ayırt edemezse o zaman bilgisayarın düşündüğü söylenebilir.
Soru 14
Aşağıdakilerden hangisi yapay zeka konusunda en sık söz edilen eleştirilerden biridir?
Seçenekler
A
İnanç
B
Duygular
C
Fiziksel yetiler
D
Biyolojik ihtiyaçlar
E
Manevi değerler
Açıklama:
Turing testine getirilen, yapay zeka konusunda en sık söz edilen eleştirilerden biri, duygularla ilgilidir. Buna göre, yalnızca biyolojik organizmalar duygu ve düşünme yetisine sahiptir. Biyolojik olmayan makinelerin düşünmeye duyguya sahip olduğu söylenemez.
Soru 15
Dijital bir bilgisayarın normal olarak insanlara özgü olduğu düşünülen bilişsel yetilere sahip olacak şekilde programlanabileceğini öne süren anlayış hangisidir?
Seçenekler
A
Tureng testi
B
Kuvvetli yapay zeka yaklaşımı
C
Zayıf yapay zeka anlayışına
D
Çince odası deneyi
E
Yapay zeka
Açıklama:
Kuvvetli yapay zeka yaklaşımı dijital bir bilgisayarın normal olarak insanlara özgü olduğu düşünülen akıl yürütme, anlama, düşünme, inanma gibi bilişsel yetilere sahip olacak şekilde programlanabileceğini öne sürer.
Soru 16
Gari Kasparov'un bir bilgisayar programına yenildiği yıl hangisidir?
Seçenekler
A
1994
B
1995
C
1997
D
1998
E
1999
Açıklama:
Gerçekten de Herbert Simon’un 1958 yılında yaptığı konuşmasında öngördüğü Deep Blue adlı bir bilgisayar programı, 1997 yılında dünya satranç şampiyonluğunu, Garri Kasparov’un elinden almıştır.
Soru 17
“Beyin için zihin neyse bilgisayar donanımı için program odur.” görüşünü savunan bilimadamı kimdir?
Seçenekler
A
Alan Turing
B
Colin McGinn
C
John McCarthy
D
Herbert Simon
E
John Searle
Açıklama:
Searle’e göre kuvvetli yapay zekanın temelini oluşturan ilke “beyin için zihin neyse bilgisayar donanımı için program odur” (Searle, 1998: 57)
Soru 18
Çince odası deneyi hangi bilim adamına aittir?
Seçenekler
A
Turing
B
Searle
C
Simon
D
McCarthy
E
Lovelace
Açıklama:
Çince odası deneyi Searle’ün bilgisayarların düşünemediğini göstermek amacıyla tasarladığı bir düşünce deneyidir.
Soru 19
"Sözdizimi anlam için yeterli değildir, bilgisayarlar sadece sözdizimine sahiptirler” tezini öne süren çalışma hangi bilimadamına aittir?
Seçenekler
A
Searle
B
Turing
C
Lovelace
D
Simon
E
McCarthy
Açıklama:
Çince odasının tezi “basit bir mantıksal gerçeğe dayanır; sözdizimi anlam için yeterli değildir, bilgisayarlar sadece sözdizimine sahiptirler” (Searle, 1998: 61).
Soru 20
Zihnin fiziksel bir temele sahip olduğunu savunan bilimadamı kimdir?
Seçenekler
A
McCarthy
B
Searle
C
Turing
D
McGinn
E
Simon
Açıklama:
Colin McGinn, Searle gibi materyalist bir bakış açısından, zihnin fiziksel bir temele sahip olduğunu savunur.
Soru 21
Bir sorgucunun, başka odalarda yer alan insan ve bilgisayarı ayırt etmesi üzerine kuruludur. Eğer sorgucu bilgisayarı insandan ayırt edemezse o zaman bilgisayarın düşündüğü söylenebilir.
Yukarıda verilen örnek olay bilgisayarların düşünebildiğine ilişkin ortaya konmuş olan hangi testi yansıtmaktadır?
Yukarıda verilen örnek olay bilgisayarların düşünebildiğine ilişkin ortaya konmuş olan hangi testi yansıtmaktadır?
Seçenekler
A
Kuvvetli yapay zeka testi
B
Zayıf yapay zeka testi
C
Turing testi
D
Çince odası deneyi
E
Robot deneyi
Açıklama:
Alan Turing 1950 yılında yayınladığı “Bilgisayar makineleri ve Zeka” (Com- puting Machinery and Intelligence) başlıklı meşhur makalesinde “makineler dü- şünebilir mi?” sorusuna cevap aramıştır. Turing, makine ve düşünmek kelimele- rini tanımlamak ve cevap aramak yerine, aynı soruyu ustaca makinelerin insan zihnini taklit edip edemeyeceği şeklinde düzenlemiştir. Turing tarafından ortaya atılan makine tasarımı, günümüzde pek çok kuram ve standardın belirlenmesin- de önemli rol oynamıştır. Turing insanların, bir makinenin zekice davrandığını, düşünebildiğini gördüklerinde, nasıl tepki vereceklerini merak etmiş ve bunu öl- çebilecek bir test geliştirmiştir. Turing’in geliştirdiği test “düşünen makineler için Turing Testi” olarak tanınır.
Soru 22
Aşağıdakilerden hangisi Turing testine getirilen, yapay zeka konusunda en sık söz edilen eleştiri noktalardan biridir?
Seçenekler
A
Duygular
B
Düşünceler
C
Deneyimler
D
Fiziksel aktiviteler
E
Yaşantılar
Açıklama:
Turing testine getirilen, yapay zeka konusunda en sık söz edilen eleştirilerden biri, duygularla ilgilidir. Buna göre, yalnızca biyolojik organizmalar duygu ve düşünme yetisine sahiptir. Biyolojik olmayan makinelerin düşünmeye duyguya sahip olduğu söylenemez. Buna karşın yapay zeka savunu- cuları, düşünme ve duyguya sahip olmanın yalnızca biyolojik organizmalara has olmadığını, silikon temelli yapıların düşünme ve duyguyu taklit etmesinin yeterli olduğunu öne sürmektedir
Soru 23
Zihnimizdeki papatya kopartmak arzusunun, nasıl olup da elimizi, papatyayı koparmaya yönlendirdiği örneğini aşağıda verilen düşünce sistemlerinden hangisi açıklamaktadır?
Seçenekler
A
İşlevselci kuram
B
Yapısalcı kuram
C
Düalist görüş
D
İndirgemeci görüş
E
Pragmatist görüş
Açıklama:
İnsanların çoğu düalist görüşü savunan düşü- nürler, bedene gerek olmaksızın yalnızca bir zihni olan, varlığın düşünebileceğini, kendisine hedefler koyabileceğini, bu hedefleri gerçekleştirmeye çalışabileceğini düşünür. Ama, böyle bir zihinsel varlığın ya da bir zihnin nasıl olup da bedene bir şeyler yaptırabildiğini; örneğin, zihnimizdeki papatya kopartmak arzusunun, nasıl olup da elimizi, papatyayı koparmaya yönlendirdiğini açıklamak, hiç de ko- lay değildir. Aynı şekilde, bir programın, nasıl olup da bir makineye bir niyetle hareket ediyormuş özelliğini verdiğini, sormak da mümkündür.
Soru 24
"Amacım sizleri şaşırtmak ya da şoka uğratmak değil... Ama anlatacaklarımı en basit şekilde özetlemenin tek yolu, şu anda dünyada düşünen, öğrenebilen ve yaratabilen makinelerin var olduğunu söylemek olacak. Üstüne üstlük, bu makinelerin öğrenme yetileri gelecekte daha da hızla gelişecek, öyle ki, yakın bir gelecekte, çözebilecekleri problemler kümesi, insan zihninin uğraşmakta olduğu problemler kümesiyle özdeş hale gelecek.
Yukarıda Herbert Simon'ın 1958 yılında yapay zeka konusuyla ilgili öngörüde bulunduğu kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Yukarıda Herbert Simon'ın 1958 yılında yapay zeka konusuyla ilgili öngörüde bulunduğu kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Zayıf yapay zeka yaklaşımı
B
Kuvvetli yapay zeka yaklaşımı
C
Deep Blue yapay zeka yaklaşımı
D
Düşünsel yapay zeka yaklaşımı
E
Hibrit zeka yaklaşımı
Açıklama:
Kuvvetli yapay zeka yaklaşımı dijital bir bilgisayarın normal olarak insanlara özgü olduğu düşünülen akıl yürütme, anlama, düşünme, inanma gibi bilişsel yeti- lere sahip olacak şekilde programlanabileceğini öne sürer. Buna göre, eğer insanın düşünme mekanizması keşfedilirse bu işlem, makinelere de uyarlanarak, maki- nelerin insanlar gibi düşünmesi sağlanabilir. Kuvvetli yapay zeka yaklaşımının temsilcilerinden biri olan Herbert Simon 1958 yılında şu öngörüde bulunmuştur:
Amacım sizleri şaşırtmak ya da şoka uğratmak değil... Ama anlatacaklarımı en basit şekilde özetlemenin tek yolu, şu anda dünyada düşünen, öğrenebilen ve yaratabilen makinelerin var olduğunu söylemek olacak. Üstüne üstlük, bu makinelerin öğrenme yetileri gelecekte daha da hızla gelişecek, öyle ki, yakın bir gelecekte, çözebilecekleri problemler kümesi, insan zihninin uğraşmakta olduğu problemler kümesiyle özdeş hale gelecek (Güzeldere, 1998: 34 içinde).
Amacım sizleri şaşırtmak ya da şoka uğratmak değil... Ama anlatacaklarımı en basit şekilde özetlemenin tek yolu, şu anda dünyada düşünen, öğrenebilen ve yaratabilen makinelerin var olduğunu söylemek olacak. Üstüne üstlük, bu makinelerin öğrenme yetileri gelecekte daha da hızla gelişecek, öyle ki, yakın bir gelecekte, çözebilecekleri problemler kümesi, insan zihninin uğraşmakta olduğu problemler kümesiyle özdeş hale gelecek (Güzeldere, 1998: 34 içinde).
Soru 25
Aşağıdakilerden hangisi "Rüzgarın oluşturduğu hortumu taklit etmek üzere gelişti- rilmiş bir meteorolojik bilgisayar programının kendisi bir hortum değilse çalışan bir yapay zeka programıdır." ifadesindeki yapay zeka programını tanımlar?
Seçenekler
A
Kuvvetli yapay zeka
B
Bilgisayar taklidi
C
Anlambilim
D
Zayıf yapay zeka
E
Biçimsel ve sözdizimsel sıralama
Açıklama:
Zayıf yapay zeka diye adlandırılan görüş, dijital bir bilgisayarın anlamlı şeyler söyleyecek şekilde programlanmasının onun akıl yürütme, düşün- me, anlama yetilerine sahip olduğu anlamına gelmediğini ileri sürer. Zayıf yapay zekaya göre, dijital bir bilgisayar, zekayı incelemek ve bunun için gereken teknolojiyi üreten bir araçtır. Rüzgarın oluşturduğu hortumu taklit etmek üzere geliştiilmiş bir meteorolojik bilgisayar programının kendisi bir hortum değilse çalışan bir yapay zeka programı bilişsel süreçlerin bir taklididir, ama kendisi bilişsel bir süreç değildir.
Soru 26
Searle’e göre kuvvetli yapay zeka görüşünden çıkarılacak sonuç aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Bilgisayarlar düşünmeyi yalnızca taklit ederler.
B
Zihinsel durumlar salt biçimsel ve sözdizimsel sıralamanın ötesinde anımları gereği belli bir içeriğe sahiptir.
C
Zihin, sözdizimin ötesinde anlambilimi de barındırır.
D
Zihinlerin biçimsel yapılarının ötesinde içerikleri vardır.
E
İnsan zihninde biyolojik hiçbir öğe yoktur.
Açıklama:
John Searle, çığır açan Zihinler, Beyinler ve Bilim adlı kitabında, zihin beden so- rununa çözüm olarak önerilen, işlevselci ve indirgemeci materyalist kuramlara karşı, indirgemeci olmayan bir materyalizm öne sürer. Searle’e göre kuvvetli yapay zeka görüşünden çıkarılacak sonuç, insan zihninde biyolojik hiçbir öğenin bulunmadığıdır.
Soru 27
I. Çince odası deneyinde, odada kilitli kişi bir bilgisayar gibi, davranarak programı çalıştırmıştır.
II. Bilgisayarın tek sahip olduğu şey, bu deneydeki gibi Çince sembolleri işletebilecek biçimsel bir programdır.
III. Bilgisayarın Çince anladığı söylenebilir.
IV. Turing testinin geçersizliğini göstermeyi hedefler.
V. Searle’ün Çince odasına, karşı kuvvetli yapay zeka tarafından çeşitli cevaplar ve karşı argümanlar geliştirilmiştir.
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri Searle’ün Çince odası deneyiyle ilgili doğru ifadelerdir?
II. Bilgisayarın tek sahip olduğu şey, bu deneydeki gibi Çince sembolleri işletebilecek biçimsel bir programdır.
III. Bilgisayarın Çince anladığı söylenebilir.
IV. Turing testinin geçersizliğini göstermeyi hedefler.
V. Searle’ün Çince odasına, karşı kuvvetli yapay zeka tarafından çeşitli cevaplar ve karşı argümanlar geliştirilmiştir.
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri Searle’ün Çince odası deneyiyle ilgili doğru ifadelerdir?
Seçenekler
A
I, II, III, IV
B
II, III, IV, V
C
I, III, IV, V
D
I, II, IV, V
E
I, II, III, IV, V
Açıklama:
Searle’ün Çince odası deneyiyle kanıtlamak istediği şey, doğru bir bilgisayar yazılımın insanın Çince anlamasını sağlayamadığı gibi, bilgisayarın da Çince an- lamasını sağlayamayacağıdır. Çünkü; Çince odası deneyinde, odada kilitli kişi bir bilgisayar gibi, davranarak programı çalıştırmıştır. Bilgisayarın tek sahip olduğu şey, bu deneydeki gibi Çince sembolleri işletebilecek biçimsel bir programdır. Bilgisayarın Çince anladığı söylenemez.
Searle, Çince odası deneyinde anlamadan, zekice ve anlamlı çıktılar veren bir sistem betimler. Searle bu karşı örneğiyle Turing testinin geçersizliğini göstermeyi hedefler. Çünkü; Çince odası, gerçek anlamda hiçbir şey anlamadığı halde, Turing testini kolaylıkla geçebilir. Ama Searle’ün Çince odasına, karşı kuvvetli yapay zeka tarafından çeşitli cevaplar ve karşı argümanlar geliştirilmiştir. Searle, bu cevap- ların hepsinin yetersizlikleri olduğunu söyler. Çünkü; Çince odasının tezi “basit bir mantıksal gerçeğe dayanır; sözdizimi anlam için yeterli değildir, bilgisayarlar sadece sözdizimine sahiptirler”
Searle, Çince odası deneyinde anlamadan, zekice ve anlamlı çıktılar veren bir sistem betimler. Searle bu karşı örneğiyle Turing testinin geçersizliğini göstermeyi hedefler. Çünkü; Çince odası, gerçek anlamda hiçbir şey anlamadığı halde, Turing testini kolaylıkla geçebilir. Ama Searle’ün Çince odasına, karşı kuvvetli yapay zeka tarafından çeşitli cevaplar ve karşı argümanlar geliştirilmiştir. Searle, bu cevap- ların hepsinin yetersizlikleri olduğunu söyler. Çünkü; Çince odasının tezi “basit bir mantıksal gerçeğe dayanır; sözdizimi anlam için yeterli değildir, bilgisayarlar sadece sözdizimine sahiptirler”
Soru 28
Eğer bir bilgisayar bir robotun içine yerleştirilirse ve etrafını algılayabilmesi ve çevresi ile bağlantı kurabilmesi için duyu organları verilirse o zaman insanlar gibi anlayabilir. Bu cevaba karşılık Searle'ın “programı yeni bir örnekle de desteklesem yine de uygun, yani anlamlı veya yönelimsel türden bir zihinsel duruma sahip olamam. Bütün yaptığım, formel sembolleri eşleştirmeye ilişkin formel kuralları uygulamaktır” diyerek yanıtlamıştır. Aşağıdakilerden hangisi örnekle ilişkili Çin odası deneyi cevabıdır?
Seçenekler
A
Sistem cevabı
B
Robot cevabı
C
Beyin taklitçisi cevabı
D
Bilişim cevabı
E
Diğer zihinler cevabı
Açıklama:
Eğer bir bilgisayar bir robotun içine yerleştirilirse ve etrafını algılayabilmesi ve çevresi ile bağlantı kurabilmesi için duyu organları verilirse o zaman insanlar gibi anlayabilir. Bu cevaba karşılık olarak Searle ufak bir değişiklikle aynı deneyin robot için de geçerli olduğunu ileri sürer.
Searle’e göre, Çince odasını ve Searle’in kendi- sini bir robotun içine koysak ve Çince odasına gelen sembollerin bir televizyon kamerasından geldiğini varsaysak ve Searle’ün diğer Çince sembolleri dışarı verirken robotun içinde bir motoru çalıştırarak robotun el ve ayaklarını hareket ettirdiğini
de varsaysak yine de sonuç değişmez. “Robotun içinde de olduğumda sembol eş- leştirmeye ilişkin kuralların dışında hiçbir şey anlamam” (Searle, 1980: 420) der Searle. “programı yeni bir örnekle de desteklesem yine de uygun, yani anlamlı veya yönelimsel türden bir zihinsel duruma sahip olamam. Bütün yaptığım, formel sembolleri eşleştirmeye ilişkin formel kuralları uygulamaktır” (Searle, 1980: 420).
Günümüzde hala bir “anlam”a sahip olabilmesi için sembollerin fiziksel dünya ile gerçek deneyim içinde temellenmeleri gerektiğine inanan bazı yapay zeka araş- tırmacıları vardır. Ama ne olursa olsun, fiziksel dünyayla gerçekten ilişki kurarak öğrenilmeden Turing testini geçmek için zorunlu olan fiziksel dünyaya ait bütün bilgiyi içeren bir program yazmak herhalde nerdeyse olanaksızdır.
Searle’e göre, Çince odasını ve Searle’in kendi- sini bir robotun içine koysak ve Çince odasına gelen sembollerin bir televizyon kamerasından geldiğini varsaysak ve Searle’ün diğer Çince sembolleri dışarı verirken robotun içinde bir motoru çalıştırarak robotun el ve ayaklarını hareket ettirdiğini
de varsaysak yine de sonuç değişmez. “Robotun içinde de olduğumda sembol eş- leştirmeye ilişkin kuralların dışında hiçbir şey anlamam” (Searle, 1980: 420) der Searle. “programı yeni bir örnekle de desteklesem yine de uygun, yani anlamlı veya yönelimsel türden bir zihinsel duruma sahip olamam. Bütün yaptığım, formel sembolleri eşleştirmeye ilişkin formel kuralları uygulamaktır” (Searle, 1980: 420).
Günümüzde hala bir “anlam”a sahip olabilmesi için sembollerin fiziksel dünya ile gerçek deneyim içinde temellenmeleri gerektiğine inanan bazı yapay zeka araş- tırmacıları vardır. Ama ne olursa olsun, fiziksel dünyayla gerçekten ilişki kurarak öğrenilmeden Turing testini geçmek için zorunlu olan fiziksel dünyaya ait bütün bilgiyi içeren bir program yazmak herhalde nerdeyse olanaksızdır.
Soru 29
Aşağıdakilerden hangisi Searle’ün zihin, beden ve bilgisayar etkileşiminin doğasına ilişkin argümanının dayandığı birkaç temel öncülden biri değildir?
Seçenekler
A
Beyin zihnin nedeni
B
Sembolik yapay zekada kullanılan en yaygın anlayış üretim sis- temi anlayışıdır.
C
Zihni oluşturan tüm zihinsel süreçlerin temeli beyindeki süreçlerdir.
D
Hiçbir bilgisayar programı tek başına bir sisteme zihin vermeye yetmez.
E
Sözdizimi anlam dizimi için yeterli değildir.
Açıklama:
Searle’ün zihin, beden ve bilgisayar etkileşiminin doğasına ilişkin argümanı birkaç temel öncüle dayanır. Bunlardan ilki, beynin zihnin nedeni olduğudur. Buna göre, zihni oluşturan tüm zihinsel süreçlerin temeli beyindeki süreçlerdir. İkinci temel önermesi sözdiziminin anlam dizimi için yeterli olmamasıdır. Bunu tamamlayan üçüncü önermeye göre, bilgisayar programları sadece biçimsel ve söz dizimsel yapılarıyla tanımlanır. Son önerme de zihnin zihinsel, ve anlamsal bir içeriği olduğudur. Bu son sav zihnimizin nasıl çalıştığını açıklayan bir gerçektir. Düşüncelerimiz ve isteklerimiz ya bir şeyle ilgilidir, ya bir şeye gönderme yapar ya da dünyanın haline yöneliktir; bunun nedeni de içerikleridir.
Son üç öncül zorunlu olarak “hiçbir bilgisayar programı tek başına bir sisteme zihin vermeye yetmez. Programlar zihin değildirler ve tek başlarına zihin olamazlar” sonucuna götürür.
Son üç öncül zorunlu olarak “hiçbir bilgisayar programı tek başına bir sisteme zihin vermeye yetmez. Programlar zihin değildirler ve tek başlarına zihin olamazlar” sonucuna götürür.
Soru 30
İnsan zihninin ve zihinsel süreçlerin bir makine tarafından taklit edilmesini, bir başka deyişle insan gibi düşünen, zeki makineler yaratmayı amaçlayan bir bilim dalı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Psikoloji
B
Biyoloji
C
Fizik
D
Felsefe
E
Yapay zeka
Açıklama:
Yapay zeka insan zihninin ve zihinsel süreçlerin bir makine tarafından taklit edilmesini, bir başka deyişle insan gibi düşünen, zeki makineler yaratmayı amaçlayan bir bilim dalıdır.
Soru 31
İnsanlar tarafından yapıldığında zeka gerektiriyor dedirten işlerin, bilgisayarlar tarafından yapılmasını sağlamaya çalışan bir bilgisayar dalını isimlendirmek üzere ortaya atılan yapay zeka terimi, ilk defa hangi bilim adamı tarafından kullanılmıştır?
Seçenekler
A
Colin McGinn
B
John McCarthy
C
John Searle
D
Herbert Simon
E
Alan Turing
Açıklama:
Yapay zeka terimi, ilk defa 1956 yılında John McCarthy tarafından, insanlar tarafından yapıldığında zeka gerektiriyor dedirten işlerin, bilgisayarlar tarafından yapılmasını sağlamaya çalışan bir bilgisayar dalını isimlendirmek üzere ortaya atılmıştır.
Soru 32
1950 yılında yayınladığı “Bilgisayar makineleri ve Zeka” (Computing Machinery and Intelligence) başlıklı meşhur makalesinde “makineler düşünebilir mi?” sorusuna cevap arayan ve makine zekâsı kavramını ortaya atarak, insan zekâsını taklit eden makinelerin yapılabileceği fikrini geliştiren kişi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Alan Turing
B
Lady Lovelace
C
Colin McGinn
D
John Searle
E
Herbert Simon
Açıklama:
“Makineler düşünebilir mi?” sorusunu ilk defa cevaplamaya çalışan ve makine zekası kavramını ortaya atarak, insan zekasını taklit eden makinelerin yapılabileceği fikrini geliştiren kişi Alan Turing’dir. Turing’in makinelerin düşünüp düşünemeyeceği sorusunu bir oyun şeklinde test etmesi, yapay zeka alanında çığır açmış, kendinden sonra birçok araştırmacıya ilham vermiştir.
Soru 33
Yapay zekanın çıkış noktası aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Düalist bir dünya görüşünün kabul edilmesi
B
Bilgisayarların bilgiyi hızlı bir şekilde işlemesi
C
Duyguların ve düşüncelerin fiziksel dünyaya ait olması
D
Bilgisayarların önceden programlandıkları takdirde cevaplar verebilmesi
E
Yalnızca biyolojik organizmaların duygu ve düşünme yetisine sahip olması
Açıklama:
Yapay zekanın çıkış noktası, düalist bir dünya görüşünün aksine, duyguların ve düşüncelerin fiziksel dünyaya ait olduğu, makineler tarafından taklit edilebileceği fikridir. Örneğin; insanların çoğu düalist görüşü savunan düşünürler, bedene gerek olmaksızın yalnızca bir zihni olan, varlığın düşünebileceğini, kendisine hedefler koyabileceğini, bu hedefleri gerçekleştirmeye çalışabileceğini düşünür. Ama, böyle bir zihinsel varlığın ya da bir zihnin nasıl olup da bedene bir şeyler yaptırabildiğini; örneğin, zihnimizdeki papatya kopartmak arzusunun, nasıl olup da elimizi, papatyayı koparmaya yönlendirdiğini açıklamak, hiç de kolay değildir.
Soru 34
Yapay zeka anlayışını, kuvvetli yapay zeka ve zayıf yapay zeka olarak ikiye ayıran ve kuvvetli zeka anlayışını eleştirerek, yapay zeka anlayışının savunuculuğunu yapan bilim adamı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
John Searle
B
Herbert Simon
C
Alan Turing
D
Colin McGinn
E
John McCarthy
Açıklama:
Akıllar, Beyinler ve Bilim adlı meşhur kitabında düalist görüşlerin, zihnin ve beynin nasıl etkileştiği sorununu çözmekten uzak olduğunu söyleyen Searle, indirgemeci materyalist görüşlerin de sinirsel fizyolojik süreçlerle zihinsel durumlar arasındaki bağlantıyı sağlamaktan uzak olduklarını öne sürer. Turing makinesinin ortaya atılmasıyla gelişen yapay zeka alanındaki çalışmalarda insan beyniyle dijital bilgisayarların çalışması arasında benzerlik kurarak, insan beyninin dijital bir bilgisayar, zihnin de sadece bir bilgisayar programı olduğunu savunmaktadır. Bu bağlamda yapay zeka anlayışını, kuvvetli yapay zeka ve zayıf yapay zeka olarak ikiye ayıran Searle, kuvvetli zeka anlayışını eleştirerek, yapay zeka anlayışının savunuculuğunu yapmıştır.
Soru 35
Aşağıdakilerden hangisi kuvvetli yapay zekaya karşı çıkan Searle’nin görüşlerinden birisi olamaz?
Seçenekler
A
Dijital bir bilgisayara, düşünmeyi öğretmek mümkün değildir.
B
Makinelerin insan gibi akıl yürütmesi, karar vermesi, duygulara sahip olması beklenemez.
C
Bilgisayar programları hem sözdizimsel, hem de anlamdizimseldir.
D
Bilgisayarlar düşünmeyi yalnızca taklit ederler.
E
Hiçbir bilgisayar programı tek başına bir sisteme zihin vermeye yetmez.
Açıklama:
Searle, bilgisayar programlarının, salt biçimsel ve sözdizimsel özelliği olduğunu bu özelliklerinden dolayı da zihinsel süreçlerden farklı olduğunu savunur. Çünkü; Searle’e göre zihinsel durumlarımız, salt biçimsel ve sözdizimsel sıralamanın ötesinde, tanımları gereği belli bir içeriğe sahiptir. Çünkü; bu sıraların kendi içlerinde bir anlamı olamaz. Searle, “düşüncelerim herhangi bir şey ile ilgiliyse bu sıralamaların, bir düşüncemi o düşünceyle ilgili kılan bir anlamı olması gerekirder.” Kısaca zihin, sözdizimin ötesinde anlambilimi de barındırır. Hiçbir bilgisayar programının zihne sahip olmamasının nedeni, bilgisayar programlarının sözdizimsel, zihinlerinse hem söz, hem de anlamdizimsel olmalarıdır. Zihinlerin biçimsel yapılarının ötesinde içerikleri vardır” (Searle, 1998: 59).
Soru 36
Searle’ün “sözdiziminin anlam için yeterli olmadığını ve bilgisayarların sadece sözdizimine sahip oldukları” gerçeğini ortaya koymak, dolayısıyla bilgisayarların düşünemediğini göstermek amacıyla tasarladığı düşünce deneyi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Turing testi
B
Klasik koşullanma deneyi
C
Bilişsel uyumsuzluk deneyi
D
Çince odası deneyi
E
EPR deneyi
Açıklama:
Çince odası deneyi Searle’ün bilgisayarların düşünemediğini göstermek amacıyla tasarladığı bir düşünce deneyidir. Çince odası deneyi, bir odaya yerleştirilmiş anadili İngilizce olan bir kişinin, hiç anlamadığı Çince sembollerle çalışan bir bilgisayar programını taklit etmesine dayanır. Deneyde, odadaki kişi, kendisine Çince sorulan sorulara uygun Çince cevaplar veren bir yapay zeka programını yerine getirmektedir. Kişinin elinde İngilizce yazılmış Çince sembolleri biçimsel olarak açıklayan bir kurallar dizisi vardır. Kişi kendisine kapıdan verilen Çince sembolleri, bu kurallar kitabına göre odadaki bir sepetteki Çince sembollerle eşleştirerek dışarı verir. Bu işlem sırasında, aslında hiç Çince bilmeden kendisine Çince sorulan soruları, Çince cevaplamıştır. Searle’ün Çince odası deneyi ile kanıtlamak istediği şey doğru bir bilgisayar programının insanın Çince bilmesini sağlayamayacağını,aynı şekilde bir bilgisayarın da anlamasını sağlayamayacağıdır, çünkü sözdizimi tek başına anlam için yeterli değildir.
Soru 37
Çince odası deneyine karşılık, odadaki kişinin Çince anlamadığını fakat program, oda, sembollerle dolu sepetler, programları bulunduran defterler ve kişiden oluşan bütünün Çince anladığını savunan görüş aşağıdakilerden hangisiyle ifade edilmektedir?
Seçenekler
A
Birçok Bina Cevabı
B
Bileşim (Combination) Cevabı
C
Beyin Taklitçisi (Brain Simulator) Cevabı
D
Diğer Zihinler Cevabı
E
Sistem Cevabı
Açıklama:
Sistem cevabına göre odadaki kişi Çince anlamaz ama program, oda, sembollerle dolu sepetler, programları bulunduran defterler ve kişiden oluşan bütün sistem Çince anlar. Bu cevaba karşı Searle, kişinin programı ve bütün aradaki sonuçları ezberleyerek bütün sistemi içselleştirmesini sağlamayı önerir ve bunun gerçekleşebileceğini varsayalım der. Ama bu durumda bile onun Çince anladığından söz edemeyiz; aynı şekilde sistemin de Çince anladığından söz edemeyiz, çünkü zaten sistemdeki her şey onun kafasındadır. “Eğer kişi Çince anlamıyorsa, sistemin anlamasına hiç olanak yoktur, çünkü zaten sistem onun bir parçasıdır.” Ayrıca, Searle’e göre, odadaki kişinin kendisi Çince anlamazken, o kişinin birkaç kağıt parçası ile birleşiminin Çince anladığını iddia etmek son derece komiktir (Searle, 1980: 420).
Soru 38
- Üretim kuralları
- Yeni durumlara uyum
- Kontrol mekanizması
- Çalışan bir bellek
- Öğrenme
Seçenekler
A
I ve II
B
II ve IV
C
III ve V
D
I, II ve V
E
I, III ve IV
Açıklama:
Sembolik yapay zekada kullanılan en yaygın anlayış üretim sistemi anlayışıdır. Bir üretim sistemi genellikle üç kısımdan oluşur. Üretim kuralları adı verilen eğer ise-o zaman formunda bir kurallar listesi; belli kuralın ne zaman, nasıl uygulanacağına karar vermekte kullanılan bir kontrol mekanizması; ve çalışan bir bellek, kullanılan ateşlenen kuralların sonuçlarının yazıldığı bir “karatahta”.
Soru 39
Sinir hücrelerini temsil eden birçok basit işlemci yoğun bir şekilde birbirine bağlanırsa milyonlarca satırlık kodlar yazmak zorunda kalmadan beyin benzeri davranış elde edilebileceğini savunan yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sembolik yapay zeka yaklaşımı
B
Kuvvetli yapay zeka yaklaşımı
C
Zayıf yapay zeka yaklaşımı
D
Yapay sinirsel sistemler yaklaşımı
E
Biyolojik yaklaşım
Açıklama:
Beyni taklit eden bağlantılı ya da yapay sinirsel sistemler yaklaşımının çıkış noktası, beynin yapısı üzerine yapılan çalışmalardır. Beynin en göze çarpan özelliği, sinir hücreleri arasındaki yoğun bağlantıdır. Bu yaklaşımı savunanlara göre, eğer sinir hücrelerini temsil eden birçok basit işlemci yoğun bir şekilde birbirine bağlanırsa milyonlarca satırlık kodlar yazmak zorunda kalmadan beyin benzeri davranış elde edilebilir. Zeka ya da düşünme, birçok işlemcinin birbirine bağlanmasıyla kendiliğinden ortaya çıkabilir. Yapay sinirsel sistemlerin dikkate değer özelliği, sembolik yapay zeka gibi programlanmış değil, aksine eğitilmiş olmalarıdır.
Soru 40
Aşağıdakilerden hangisi silikon devreler yerine sinir hücrelerine benzeyen farklı araçlar kullanarak, anlayışa ve düşünmeye sahip bir yapay zeka üretmenin olanaklı olduğuna dayanan Çince odası deneyine verilen cevaptır?
Seçenekler
A
Birçok bina cevabı
B
Bilişim cevabı
C
Diğer zihinler cevabı
D
Sistem cevabı
E
Robot taklitçisi cevabı
Açıklama:
Searle, bilgisayarların anlayışa ve düşünmeye sahip olamayacağını ileri sürmek- te haklı da olsa, yine de silikon devreler yerine sinir hücrelerine benzeyen farklı araçlar kullanarak, anlayışa ve düşünmeye sahip bir yapay zeka üretmek olanaklı- dır. Searle bu cevabın da esas noktayı gözden kaçırdığını, kuvvetli yapay zekanın orijinal savını değiştirmeye kalktığını söyler. Kuvvetli yapay zeka savı, bilgisayar- ların düşünme üretebileceği üzerine kurulmuştur ve Searle’ün de karşı çıktığı bu savdır. Searle, geleneksel anlamda bir düalist değildir ve zihnin, fiziksel süreçlere dayandığını savunur. Searle’nin iddiası bilgisayarların bu tür bir fiziksel sürece sa- hip olmadığıdır. Eğer, “yapay zeka zihinsel süreçlerin kesin, sınırları belli, formel olarak tanımlanmış sayısal süreçlere dayandığı savından vazgeçerse benim yapay zekaya karşı yönelttiğim eleştirilerimin de artık gereği kalmaz.”
Ünite 8
Soru 1
Kişi olmanın kendilik bilinciyle bağlantısını ortaya çıkaran kimdir?
Seçenekler
A
Locke
B
White
C
Wiggins
D
Descartes
E
Hume
Açıklama:
Kendilik bilinci, bizi kediler, maymunlar, atlar gibi diğer zihinsel
varlıklardan ayıran özelliktir. Kişi olmanın kendilik bilinciyle bağlantısını Locke,
açık bir şekilde, kişisel özdeşliğin dayanağı olarak ortaya koymuştur: “Bence kişi,akıl ve iç duyuma sahip, kendini farklı yer ve zamanlarda da aynı düşünen şey diye tanımlayan zihinli bir varlıktır. Kişi bunu, düşünmenin ayrılmaz parçası ve bana göre özsel olan bilinçle gerçekleştirir” (Locke, 1999: II, 27,
11).
varlıklardan ayıran özelliktir. Kişi olmanın kendilik bilinciyle bağlantısını Locke,
açık bir şekilde, kişisel özdeşliğin dayanağı olarak ortaya koymuştur: “Bence kişi,akıl ve iç duyuma sahip, kendini farklı yer ve zamanlarda da aynı düşünen şey diye tanımlayan zihinli bir varlıktır. Kişi bunu, düşünmenin ayrılmaz parçası ve bana göre özsel olan bilinçle gerçekleştirir” (Locke, 1999: II, 27,
11).
Soru 2
Bundle(yığın) kuramını ortaya atan düşünür kimdir?
Seçenekler
A
Descartes
B
Locke
C
White
D
Hume
E
Platon
Açıklama:
Kişişel özdeşliği ve kendiliği, ölümsüz bir ruhla tanımlayan Kartezyen düalizm
görüşüne karşı, 17. yüzyıl düşünürü olan Hume, deneyci bir yaklaşımla bundle
(yığın) kuramı olarak bilinen görüşü ortaya atmıştır.
görüşüne karşı, 17. yüzyıl düşünürü olan Hume, deneyci bir yaklaşımla bundle
(yığın) kuramı olarak bilinen görüşü ortaya atmıştır.
Soru 3
"Bir elmayı aynı elma yapan şey, başlangıçta ona elma olma özelliklerini kazandıran özsel niteliklerini korumasıdır. Yani elma, ağacından kopartılmış bir meyva olma özelliğini koruduğu müddetçe önümüzdeki meyva bir elmadır."
Yukarıdaki durum hangisiyle açıklanabilir?
Yukarıdaki durum hangisiyle açıklanabilir?
Seçenekler
A
Kimlik sorunu
B
Bütünlük sorunu
C
Psikolojik süreklilik
D
Bedensel süreklilik
E
Bellek ölçütü
Açıklama:
bir elmayı aynı elma yapan şey, başlangıçta ona
elma olma özelliklerini kazandıran özsel niteliklerini korumasıdır. Yani elma,
ağacından kopartılmış bir meyva olma özelliğini koruduğu müddetçe önümüzdeki meyva bir elmadır
elma olma özelliklerini kazandıran özsel niteliklerini korumasıdır. Yani elma,
ağacından kopartılmış bir meyva olma özelliğini koruduğu müddetçe önümüzdeki meyva bir elmadır
Soru 4
Aşağıdakilerden hangileri bedensel süreklilik ya da beynin sürekliliği ölçütünün tek başına, kişisel özdeşlik için, bir ölçüt oluşturamayacağını ortaya koyan deneyler yapmıştır?
Seçenekler
A
John Perry- David Wiggins
B
David Wiggins - Godfrey Vesey
C
Sydney Shoemaker - John Perry
D
Godfrey Vesey - Hume
E
Sydney Shoemaker - Hume
Açıklama:
Ancak David Wiggins (1980), Godfrey Vesey (1974), Sydney Shoemaker (1984) gibi araştırmacılar beynin sürekliliğinin kişisel özdeşliği sağlamada ne derece etkili olabileceğini test etmek amacıyla beyin nakli düşünce deneyini değiştirip beyni ikiye ayıraraak, her bir bölümü, farklı iki insana nakledersek sonuç ne olur diye sormuşlardır
Soru 5
Aşağıdakilerden hangisi psikolojik süreklilik ölçütünün en önemli ve ilk temsilcilerinden birisidir?
Seçenekler
A
Hume
B
Vesey
C
Locke
D
Shoemaker
E
Perry
Açıklama:
Psikolojik süreklilik ölçütünün en önemli ve ilk temsilcilerinden birisi John Locke’dur.
Soru 6
Locke'a göre kişisel özdeşlik için gerekli koşul nedir?
Seçenekler
A
Aynı zihine sahip olmak
B
Aynı bedene sahip olmak
C
Aynı deneyime sahip olmak
D
Aynı bilince sahip olmak
E
Aynı bilgiye sahip olmak
Açıklama:
Locke’un kişisel özdeşlik kuramına göre, zaman içinde aynı bedene sahip olmak, kişisel özdeşlik için ne yeterli, ne de gerekli koşuldur. Önemli olan, aynı bilince sahip olmaktır.
Soru 7
Hangi düşünüre göre kişisel özdeşlik teke tek bir ilişkidir?
Seçenekler
A
Locke
B
Shoemaker
C
Hume
D
Vesey
E
Parfit
Açıklama:
Parfit’e göre, kişisel özdeşlik teke tek bir
ilişkidir.
ilişkidir.
Soru 8
"Kişisel özdeşlik, aynı bedende yaşanan düşünceler, duyumlar gibi, zihinsel olayların ve durumların, zincirleme şekilde birbirine nedensellik bağıyla bağlanmasına dayanır."
Bu tanım kime aittir?
Bu tanım kime aittir?
Seçenekler
A
Parfit
B
Locke
C
Shoemaker
D
Hume
E
Wiggins
Açıklama:
Parfit’e göre, bu bölünme esnasında iki yeni insanın varlığa geldiğini söylemek tamamen saçmadır. Burada söylenebilecek şey, kişinin geçici olarak birbiriyle ilişkisi olamayan iki farklı bilinç alanına sahip olduğudur. Buradan çıkarılacak
sonuç, kişinin sadece deneyimlerin öznesi olmadığı, bilincin bütünlüğünü, kişisözdeşliği açıklamakta yetersiz kaldığıdır. Kişisel özdeşlik, aynı bedende yaşanan düşünceler, duyumlar gibi, zihinsel olayların ve durumların, zincirleme şekilde birbirine nedensellik bağıyla bağlanmasına dayanır.
sonuç, kişinin sadece deneyimlerin öznesi olmadığı, bilincin bütünlüğünü, kişisözdeşliği açıklamakta yetersiz kaldığıdır. Kişisel özdeşlik, aynı bedende yaşanan düşünceler, duyumlar gibi, zihinsel olayların ve durumların, zincirleme şekilde birbirine nedensellik bağıyla bağlanmasına dayanır.
Soru 9
Bizi kediler, maymunlar, atlar gibi diğer zihinsel varlıklardan ayıran özellik hangisidir?
Seçenekler
A
Zihin
B
Kendilik bilinci
C
Bellek
D
Beden
E
Akıl
Açıklama:
Kendilik bilinci, bizi kediler, maymunlar, atlar gibi diğer zihinsel
varlıklardan ayıran özelliktir.
varlıklardan ayıran özelliktir.
Soru 10
Kendiliği “Ben düşünce değilim, ben eylem değilim, ben his değilim. Ben düşünen, davranan ve hisseden bir şeyim” şeklinde tanımlayan düşünür kimdir?
Seçenekler
A
Reid
B
Hume
C
Locke
D
Shoemaker
E
Vesey
Açıklama:
Reid kendiliği düşünen, tasarımlayan, sorun çözen, eyleyen, acı çeken bir şey olarak tanımlar ve “ben düşünce değilim, ben eylem değilim, ben his değilim. Ben düşünen, davranan ve hisseden bir şeyim” (Reid, 1975: 109) der.
Soru 11
Kişisel özdeşlik sorununun tanımı nedir?
Seçenekler
A
“Ben kimim?” sorusunun felsefede ele alınış şeklidir.
B
Bir kişinin zaman içinde aynı kişi olarak kalmasının koşullarıdır.
C
Önceki ben ile şimdi, şu anda var olan benin farklı olmasıdır.
D
Kişi ve kendilik kavramlarının birbiriyle yakından ilişkisidir.
E
Bütün içsel yaşantıların ilk elden, aracısız olarak değerlendirilmesidir.
Açıklama:
Kişisel özdeşlik sorunu “ben kimim?” sorusunun felsefede ele alınış şeklidir. Kişisel özdeşlik kuramları bir kişinin zaman içinde aynı kişi olarak kalmasının koşullarını açıklamaya çalışır. Yıllar önceki ben ile şimdi, şu anda var olan benin, aynı ben olmasını sağlayan şey nedir?
Soru 12
Kendilik ve kişi kavramları arasındaki ilişki düşünüldüğünde aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?
Seçenekler
A
Kavramlar, tüm araştırmacılar tarafından aynı anlamda kullanılmaktadır.
B
Her ikisi de dıştan gözlemlenebilir.
C
Kendilik ve kişi, dıştan gözlenen ve bilinen bireyi temsil eden kavramlardır.
D
Birbiriyle yakından ilişkili ancak, birbirinden farklı kavramlardır.
E
Kendilik ve kişi; bütün kişisel yaşantıların, aracısız olarak içsel bir bütünlük içerisinde ele alınmasıdır.
Açıklama:
Psikoloji literatüründe, kendilik (self) ve kişi (person) kavramları, kimi düşünür ve araştırmacılar tarafından birbirinin yerine kullanılabilecek eş anlamlı kavramlar olarak ele alınmaktadır. Ancak felsefi bakış açısından kendilik ve kişi kavramları birbirinden farklıdır. White’ın (1991) tanımına dayanarak kişi (person), bedensel olarak ayırt ettiğimiz sosyal kişiyi tanımlar. Aynı zamanda; inançlar, arzular gibi yönelimseldir, ağrı hissetmek gibi nitelikseldir. Burada zihinsel durumların tamamının öznesi durumunda olan bireydir. Kendilikse (self) bütün kişisel yaşantıların, ilk elden, aracısız olarak içsel bir bütünlük içererek öznenin kendisine ait yaşantılar olarak, yansıtıldığı şekliyle bireyi temsil eder. Kendilik, dıştan gözlenen ve bilinen bireyi değil, içsel olarak bütün yaşantıların bir bütünlük ve birlik içinde bir araya geldiği, kendisine atfedildiği şekliyle kişiyi temsil eder.
Soru 13
“………………, bütün içsel yaşantıların ilk elden, aracısız olarak, aynı özne kavramı altında bir bütünlük ve birlik içinde bir araya geldiği, kendisine atfedildiği şekliyle bireyi temsil eder.”
Verilen boşluğa aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Verilen boşluğa aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Seçenekler
A
Kişisel özdeşlik
B
Kişilik
C
Karakter
D
Kişi
E
Kendilik
Açıklama:
Kendilik, bütün içsel yaşantıların ilk elden, aracısız olarak, aynı özne kavramı altında bir bütünlük ve birlik içinde bir araya geldiği, kendisine atfedildiği şekliyle bireyi temsil eder.
Soru 14
Kişisel özdeşlik sorunu aşağıdaki sorulardan hangilerinin sırasıyla sorulmasıyla oluşmuştur?
Seçenekler
A
“Bütünlük sorusu” ve “kimlik sorusu”
B
“Kimlik sorusu” ve “kimlik sorunu”
C
“Bütünlük ilkesi” ve “bütünlük sorusu”
D
“Kimlik sorusu” ve “bütünlük sorusu”
E
“Kimlik sorunu” ve “bütünlük sorusu”
Açıklama:
Kişisel özdeşlik sorusu, bir yandan Hume’un bir takım filozoflar için söz konusu ettiği kişisel özdeşliğin, kişinin kendi bilincinde olmasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı sorusunu, diğer yandan da kimin kim olduğu sorusunu, genel olarak nasıl cevapladığımız sorusunu içermektedir. Bu sorular sırasıyla “bütünlük sorusu” ve “kimlik sorusu” olarak sıralanabilir.
Soru 15
“…………. için kişisel özdeşlik sorusu, birbirini takip eden ardışık algıların nasıl bir araya getirildiği sorusudur.”
Yukarıda boş bırakılan yere aşağıdaki filozoflardan hangisi getirilmelidir?
Yukarıda boş bırakılan yere aşağıdaki filozoflardan hangisi getirilmelidir?
Seçenekler
A
Kant
B
Hume
C
Platon
D
Sokrates
E
Comte
Açıklama:
Hume için kişisel özdeşlik sorusu, birbirini takip eden ardışık algıların nasıl bir araya getirildiği sorusudur. Ancak; kendimize ilişkin ardışık algıların nasıl bir araya geldiği sorusunun arkasında, kişisel özdeşliğin bilinçten doğduğu varsayımı yatar. Kişisel özdeşliğin bilinçten doğması demek, kendiliğimizin bilincinde olmamız demektir. Bu da hayatımızda süre giden değişiklikler boyunca, yani hayatımızı oluşturan ardışık deneyimler boyunca kendimizi aynı kişi olarak hissetmemiz demektir.
Soru 16
Bedensel süreklilik ölçütü ile ilgili aşağıdaki bilgilerden hangisinin söylenmesi doğru olur?
Seçenekler
A
Bedensel süreklilik ölçütüne göre, kişinin zaman içinde aynı kişi olarak kalması mümkün değildir.
B
Fiziksel şeyler, büyük oranda olmak üzere zaman içinde sabit kalırlar.
C
Fiziksel süreklilik, tek bir açıdan ele alınabilir.
D
Kişisel özdeşliğin bedensel ölçütü, fiziksel nesnelerin, zaman içindeki sürekliliğine ilişkin ölçütlerin, kişilere uyarlanmasıdır.
E
Kişinin zaman içinde aynı kişi olarak kalması, aynı bedende yaşayan insan varlığı olarak kalmasıyla da mümkün değildir.
Açıklama:
Kişisel özdeşliğin bedensel ölçütü, fiziksel nesnelerin, zaman içindeki sürekliliğine ilişkin ölçütlerin, kişilere uyarlanmasıdır. Buna göre, bir kişinin, zaman içinde aynı kişi olarak kalması, aynı bedende yaşayan insan varlığı olarak kalmasıyla mümkündür. Kişinin bedeni, yıllar içinde, ne kadar değişikliğe uğrarsa uğrasın, eğer şimdiden geçmişe doğru, o kişinin, yaşayan bedeninin uzamsal varlığı, kesintisiz bir şekilde takip edilebildiği sürece o kişi, aynı kişi olmayı sürdürür.
Soru 17
Bedensel süreklilik ölçütüne göre aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Kişinin, zaman içinde aynı kişi olarak kalması, aynı bedende yaşayan insan varlığı olarak kalmasıyla mümkündür.
B
Bir şeyin, kendine özgü niteliklerini koruyabilmesini tek parça halinde, varlığını sürdürmesiyle mümkün olduğunu düşünürüz.
C
Kişisel özdeşliğin bedensel ölçütü, fiziksel nesnelerin, zaman içindeki sürekliliğine ilişkin ölçütlerin, kişilere uyarlanmasıdır.
D
Bedensel süreklilik ölçütüne göre, zaman içinde, aynı yaşayan bedene sahip olmak, kişisel özdeşliği sağlamak için yeterli koşuldur.
E
Kişinin bedeni, yıllar içinde değişikliğe uğradığında, yaşayan bedeninin uzamsal varlığı, kesintisiz bir şekilde takip edilemez.
Açıklama:
Kişinin bedeni, yıllar içinde, ne kadar değişikliğe uğrarsa uğrasın, eğer şimdiden geçmişe doğru, o kişinin, yaşayan bedeninin uzamsal varlığı, kesintisiz bir şekilde takip edilebildiği sürece o kişi, aynı kişi olmayı sürdürür.
Soru 18
Kişisel özdeşlik için, psikolojik bir ölçüt olarak bellek ölçütünü ileri sürmüş olan filozof aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Locke
B
Comte
C
Hume
D
Kant
E
Dewey
Açıklama:
John Locke, ilk defa kişisel özdeşlik için, psikolojik bir ölçüt olarak bellek ölçütünü ileri sürmüştür. Locke’un bellek ölçütünden kastettiği şey, kişinin şimdiki ve geçmişteki eylemlerinin bilincinde olmasıdır. Kişinin bilinci, geçmişteki herhangi bir düşünceye erişebildiği ölçüde, kişi hatırlayabildiği ölçüde, eski kendisi neyse şimdiki de odur.
Soru 19
Döngüsellik eleştirisini bertaraf etmek üzere, Locke’un bellek ölçütünü düzeltme girişimi ilk kimden gelmiştir?
Seçenekler
A
Derek Parfit
B
Sydney Shoemaker
C
Guy Fawkes
D
Hume
E
Comte
Açıklama:
Döngüsellik eleştirisini bertaraf etmek üzere, Locke’un bellek ölçütünü ilk düzeltme girişimi Sydney Shoemaker’dan (1975) gelmiştir. Shoemaker, kişisel özdeşliği, iki soruyu birbiriyle bağlantılı bir şekilde cevaplamayı amaçlayan işlevselci bir yaklaşımla ele almıştır. Bu sorular “çeşitli zihinsel durumların doğası nedir?” ve “farklı zihinsel durumlar birlikte var olmak, yani aynı ve tek kişiye ait olmak için birbirine nedensel olarak nasıl bağlanmalıdır?” sorularıdır.
Soru 20
Bellek ölçütüne getirilen farklı yaklaşımlar ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Seçenekler
A
Shoemaker’a göre, geçmiş ve şimdiki kendilik arasındaki belleğin sürekliliği, bir bellek zinciriyle birbirine bağlanmış kişi durumlarının, birbirine geçişli bir şekilde var olmasıyla sağlanır.
B
Shoemaker, kişisel özdeşliği, iki soruyu birbiriyle bağlantılı bir şekilde cevaplamayı amaçlayan işlevselci bir yaklaşımla ele almıştır.
C
Locke, birbiriyle geçişli ilişkiler içinde bulunan farklı zihinsel durumların, nedensel olaylar zinciri içinde var olmasını, kişisel özdeşlik ölçütü olarak öne sürmüştür.
D
Shoemaker, kendi ortaya attığı farklı zamanlardaki kişi ve durumlarının nedensel bir şekilde, psikolojik özellikler bağlamında, birbirine geçişli olmasına dayanan kişisel özdeşlik görüşünü desteklemek üzere, bir düşünce deneyi ortaya atmıştır.
E
Hem psikolojik, hem de bedensel ölçütlerin, kişisel özdeşlik sorununu açıklamakta yetersiz kaldığını gören Parfit, Hume’un yığın (bundle) kuramına dönüş yapmıştır.
Açıklama:
Shoemaker ve Parfit gibi düşünürler, birbiriyle geçişli ilişkiler içinde bulunan farklı zihinsel durumların, nedensel olaylar zinciri içinde var olmasını, kişisel özdeşlik ölçütü olarak öne sürmüştür.
Soru 21
Bütün kişisel yaşantıların, ilk elden, aracısız olarak içsel bir bütünlük içererek öznenin kendisine ait yaşantılar olarak yansıtıldığı şekliyle bireyi temsil eden kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kişisel özdeşlik
B
Kendilik (self)
C
Ego
D
Kimlik
E
Bütünlük
Açıklama:
Kendilik (self) bütün kişisel yaşantıların, ilk elden, aracısız olarak içsel bir bütünlük içererek öznenin kendisine ait yaşantılar olarak yansıtıldığı şekliyle bireyi temsil eder. Kendilik, dıştan gözlenen ve bilinen bireyi değil, içsel olarak bütün yaşantıların bir bütünlük ve birlik içinde bir araya geldiği, kendisine atfedildiği şekliyle kişiyi temsil eder. Doğru cevap B'dir.
Soru 22
Aşağıdakilerden hangisi kişi olmayı belirleyen zihinsel özellik ve kapasitelerden biri değildir?
Seçenekler
A
Duygu ve hislere sahip olma kapasitesi
B
Soyut düşünme yeteneği
C
Dil kullanabilme yeteneği
D
Kişilerarası iletişim kurabilme yeteneği
E
Çözüm üretebilme kapasitesi
Açıklama:
Kişi olmayı belirleyen zihinsel özellik ve kapasiteleri genel olarak şöyle sıralayabiliriz:
• Duygu ve hislere sahip olma kapasitesi
• Geçmişi hatırlama, geleceği öngörme ve plan yapma yeteneği
• Ahlaksal, estetik ve dinsel yargılarda bulunma yeteneği
• Soyut düşünme yeteneği
• Dil kullanabilme yeteneği
• Özsel bilince ve öznelliğe sahip olma yeteneği
• Kişilerarası ilişkiler kurabilme ve yürütebilme yeteneği
Çözüm üretebilme kapasitesi bu özellikler arasında yer almamaktadır.
• Duygu ve hislere sahip olma kapasitesi
• Geçmişi hatırlama, geleceği öngörme ve plan yapma yeteneği
• Ahlaksal, estetik ve dinsel yargılarda bulunma yeteneği
• Soyut düşünme yeteneği
• Dil kullanabilme yeteneği
• Özsel bilince ve öznelliğe sahip olma yeteneği
• Kişilerarası ilişkiler kurabilme ve yürütebilme yeteneği
Çözüm üretebilme kapasitesi bu özellikler arasında yer almamaktadır.
Soru 23
Kişi olmak için yeterli ve gerekli koşulların belirlenmesinde ortaya çıkan düalist ve materyalist görüşlere dayanan kuramlar aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?
Seçenekler
A
Ego Kuramı - Bundle (yığın) Kuramı
B
Bundle (yığın) Kuramı - Özdeşlik Kuramı
C
Ego Kuramı - Kartezyen Ego Kuramı
D
Kişisel Özdeşlik Kuramı - Bundle (yığın) Kuramı
E
Kartezyen Ego Kuramı - Kişisel Özdeşlik Kuramı
Açıklama:
Kişi olmak için, yeterli ve gerekli koşulların belirlenmesinde, iki farklı görüş karşımıza çıkmaktadır. Bunlar düalist görüşleri temele alan ego kuramı, materyalist görüşleri temel alan bundle (yığın) kuramıdır.
Soru 24
Bundle (Yığın) Kuramı'nı ortaya atan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Descartes
B
David Hume
C
John Perry
D
Godfrey Vesey
E
John Locke
Açıklama:
Kişisel özdeşliği ve kendiliği ölümsüz bir ruhla tanımlayan Kartezyen düalizm görüşüne karşı 17. yüzyıl düşünürü David Hume deneyci bir yaklaşımla Bundle (Yığın) Kuramı olarak bilinen görüşü ortaya atmıştır.
Soru 25
Aşağıdakilerden hangisinde kişisel özdeşlik sorununda kişinin, zaman içinde aynı kişi olarak sürekliliğini sağlayan şeyin ne olduğuna bağlı olarak değişen özdeşlik ölçütleri doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
Zaman sürekliliği - Varlık sürekliliği
B
Varoluş sürekliliği - Zihinsel süreklilik
C
Psikolojik süreklilik - Zihinsel süreklilik
D
Bedensel süreklilik - Zihinsel süreklilik
E
Bedensel süreklilik - Varlık sürekliliği
Açıklama:
Kişisel özdeşlik sorununa iki temel yaklaşım söz konusudur. Bir kişinin, zaman içinde aynı kişi olarak sürekliliğini sağlayan şeyin ne olduğuna bağlı olarak, iki temel kişisel özdeşlik ölçütü vardır. Bunlar bedensel süreklilik ve zihinsel süreklilik ölçütleridir.
Soru 26
Kişisel özdeşlik için psikolojik bir ölçüt olarak bellek ölçütünü ilk kez öne süren düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
John Locke
B
Platon
C
Descartes
D
Godfrey Vesey
E
David Hume
Açıklama:
John Locke, ilk defa kişisel özdeşlik için, psikolojik bir ölçüt olarak bellek ölçütünü ileri sürmüştür. Locke’un bellek ölçütünden kastettiği şey, kişinin şimdiki ve geçmişteki eylemlerinin bilincinde olmasıdır. Kişinin bilinci, geçmişteki herhangi bir düşünceye erişebildiği ölçüde, kişi hatırlayabildiği ölçüde, eski kendisi neyse şimdiki de odur.
Soru 27
Düşünceler, inançlar, arzular gibi yönelimsel ve ağrı hissetmek gibi niteliksel zihinsel durumların tamamının öznesi durumunda olan dışarıdan bedensel olarak gözlenebilen sosyal birey aşağıdakilerden hangisi ile ifade edilir?
Seçenekler
A
Kendilik
B
Benlik
C
Kişi
D
Özdeşlik
E
Bütünlük
Açıklama:
Kişi düşünceler, inançlar, arzular gibi yönelimsel ve ağrı hissetmek gibi niteliksel zihinsel durumların tamamının öznesi durumunda olan dışarıdan bedensel olarak gözlenebilen sosyal birey olarak ifade edilmektedir.
Soru 28
Bundle (Yığın) Kuramı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Seçenekler
A
Sürekli, değişmeyen bir kendilik fikrinin bir yanılsama olduğunu savunur.
B
Kişinin eylemlerinin öznesi olarak kendiliğin varlığını reddeden ve kişisel özdeşlik tasarımının bir yanılsama olduğunu savunur.
C
Kartezyen düalizm görüşüne karşıt olarak ortaya çıkmıştır.
D
17. Yüzyılda ortaya atılmıştır.
E
Bedenden bağımsız ölümsüz bir zihin fikrini savunmaktadır.
Açıklama:
Kişisel özdeşliği ve kendiliği, ölümsüz bir ruhla tanımlayan Kartezyen düalizm görüşüne karşı, 17. yüzyıl düşünürü olan Hume, deneyci bir yaklaşımla Bundle (Yığın) Kuramı olarak bilinen görüşü ortaya atmıştır. Materyalist bir düşünür olan Hume, bedenden bağımsız ölümsüz bir zihin fikrini reddetmiştir.
Soru 29
Kişinin geçmişteki ve şimdiki eylemlerinin bilincinde olması hangi ölçütü ifade etmektedir?
Seçenekler
A
Kişisel özdeşliğin bellek ölçütü
B
Kişisel özdeşliğin psikolojik süreklilik ölçütü
C
Kişisel özdeşliğin bedensel süreklilik ölçütü
D
Bütünlük sorunu
E
Kimlik sorunu
Açıklama:
Kişinin geçmişteki ve şimdiki eylemlerini sadece hatırlamakla kalmayıp bunun bilincinde olması kişisel özdeşliğin bellek ölçütünü ifade etmektedir.
Soru 30
"Çeşitli zihinsel durumların doğası nedir?" ve "farklı zihinsel durumlar birlikte var olmak, yani aynı ve tek kişiye ait olmak için birbirine nedensel olarak nasıl bağlanmalıdır?” sorularını sorarak bellek ölçütüne farklı bir yaklaşım getiren düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
John Perry
B
Guy Fawkes
C
Derek Parfit
D
Sydney Shoemaker
E
David Wiggins
Açıklama:
Döngüsellik eleştirisini bertaraf etmek üzere, Locke’un bellek ölçütünü ilk düzeltme girişimi Sydney Shoemaker’dan (1975) gelmiştir. Shoemaker, kişisel özdeşliği, iki soruyu birbiriyle bağlantılı bir şekilde cevaplamayı amaçlayan işlevselci bir yaklaşımla ele almıştır. Bu sorular “çeşitli zihinsel durumların doğası nedir?” ve “farklı zihinsel durumlar birlikte var olmak, yani aynı ve tek kişiye ait olmak için birbirine nedensel olarak nasıl bağlanmalıdır?” sorularıdır.
Soru 31
Aşağıdakilerden hangisi kişi olmayı belirleyen zihinsel özellik ve kapasitelerden birisi değildir?
Seçenekler
A
Duygu ve hislere sahip olma
B
Zihinsel bir varlık olma
C
Dil kullanabilme
D
Soyut düşünme
E
Özsel bilince ve öznelliğe sahip olma
Açıklama:
Kişi olmayı belirleyen zihinsel özellik ve kapasiteleri genel olarak şöyle sıralayabiliriz:
- Duygu ve hislere sahip olma kapasitesi
- Geçmişi hatırlama, geleceği öngörme ve plan yapma yeteneği
- Ahlaksal, estetik ve dinsel yargılarda bulunma yeteneği
- Soyut düşünme yeteneği
- Dil kullanabilme yeteneği
- Özsel bilince ve öznelliğe sahip olma yeteneği
- Kişilerarası ilişkiler kurabilme ve yürütebilme yeteneği
Soru 32
Bundle (yığın) kuramı olarak bilinen görüşü ortaya atan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Butler
B
Reid
C
Locke
D
Hume
E
Descartes
Açıklama:
17. yüzyıl düşünürü olan Hume, deneyci bir yaklaşımla bundle (yığın) kuramı olarak bilinen görüşü ortaya atmıştır.
Soru 33
- Akıl
- Sezgi
- Duyu
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Kartezyen düalizm duyum bilgisinin kesinliğinden şüphe ederek, kesin bilginin kaynağı olarak aklı ve sezgiyi görür. Doğru cevap C şıkkıdır.
Soru 34
Bütün deneyimlerin aynı kişi tarafından yaşanmasını, kişisel özdeşliğin ölçütü olarak öne süren kuramcılar aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Algı kuramcıları
B
Bundle kuramcıları
C
Kartezyen ego kuramcıları
D
Özdeşlik kuramcıları
E
Yığın kuramcıları
Açıklama:
Kartezyen ego kuramcıları, bütün deneyimlerin aynı kişi tarafından yaşanmasını, kişisel özdeşliğin ölçütü olarak öne sürerler. Doğru cevap C şıkkıdır.
Soru 35
İlk defa kişisel özdeşlik için, psikolojik bir ölçüt olarak bellek ölçütünü ileri süren düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Descartes
B
Locke
C
Shoemaker
D
Parfit
E
Reid
Açıklama:
John Locke, ilk defa kişisel özdeşlik için, psikolojik bir ölçüt olarak bellek ölçütünü ileri sürmüştür. Locke’un kişisel özdeşlik sorununu, bellek ölçütü altında tanımlama çabası, bu konuda, daha sonra yapılan çalışmalara büyük ölçüde esin kaynağı olmuştur.
Soru 36
- Bütünlük sorunu
- Döngüsellik sorunu
- Kimlik sorunu
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve III
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Kişisel özdeşlik sorusu, bir yandan Hume’un bir takım filozoflar için söz konusu ettiği kişisel özdeşliğin, kişinin kendi bilincinde olmasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı sorusunu, diğer yandan da kimin kim olduğu sorusunu, genel olarak nasıl cevapladığımız sorusunu içermektedir. Bu sorular sırasıyla “bütünlük sorusu” ve “kimlik sorusu” olarak sıralanabilir.
Soru 37
Kişinin şimdiki ve geçmişteki eylemlerinin bilincinde olması kişisel özdeşliğin hangi ölçütü ile ilişkilidir?
Seçenekler
A
Bellek ölçütü
B
Bedensel süreklilik ölçütü
C
Psikolojik süreklilik ölçütü
D
Epistemolojik ölçüt
E
Doğruluk ölçütü
Açıklama:
İlk defa bellek ölçütünü ileri süren Locke’un bellek ölçütünden kastettiği şey, kişinin şimdiki ve geçmişteki eylemlerinin bilincinde olmasıdır. Kişinin bilinci, geçmişteki herhangi bir düşünceye erişebildiği ölçüde, kişi hatırlayabildiği ölçüde, eski kendisi neyse şimdiki de odur.
Soru 38
Düşünceler, inançlar, arzular gibi yönelimsel ve ağrı hissetmek gibi niteliksel zihinsel durumların tamamının öznesi durumunda olan dışarıdan bedensel olarak gözlenebilen sosyal bireyi temsil eden kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kişi
B
Kimlik
C
Kendilik
D
Bireysellik
E
Öznellik
Açıklama:
Psikoloji literatüründe, kendilik (self) ve kişi (person) kavramları, kimi düşünür ve araştırmacılar tarafından birbirinin yerine kullanılabilecek eş anlamlı kavramlar olarak ele alınmaktadır. Ancak felsefi bakış açısından kendilik ve kişi kavramları birbirinden farklıdır. White’ın (1991) tanımına dayanarak kişi (person), bedensel olarak ayırt ettiğimiz sosyal kişiyi tanımlar. Aynı zamanda; inançlar, arzular gibi yönelimseldir, ağrı hissetmek gibi nitelikseldir. Burada zihinsel durumların tamamının öznesi durumunda olan bireydir. Kendilikse (self) bütün kişisel yaşantıların, ilk elden, aracısız olarak içsel bir bütünlük içererek öznenin kendisine ait yaşantılar olarak, yansıtıldığı şekliyle bireyi temsil eder. Kendilik, dıştan gözlenen ve bilinen bireyi değil, içsel olarak bütün yaşantıların bir bütünlük ve birlik içinde bir araya geldiği, kendisine atfedildiği şekliyle kişiyi temsil eder.
Soru 39
Ego kuramı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Kişisel özdeşlik, ölümsüz ruha dayanmaktadır.
B
Zihnin ve bedenin birliğini varsayar.
C
Kesin bilginin kaynağı akıl ve sezgilerdir.
D
Kendiliğin varlığını reddetmişlerdir.
E
Bütün deneyimlerin aynı kişi tarafından yaşanmasını, kişisel özdeşliğin ölçütüdür.
Açıklama:
Platon ve özellikle Descartes’ın düalist görüşlerinden kaynaklanan ego kuramına göre kişisel özdeşlik, maddi olmayan, uzamsal olmayan, ölümsüz ruha dayanmaktadır. Kartezyen düalizm anlayışı, zihnin ve bedenin birliğini varsayar. Bu görüşe göre zihin, kişinin zihinsel yaşamının gerçekleştiği yerdir ve bedenin içinde yer alan zihnin etkinlikleri, kendini bedenin eylemlerinde gösterir. Ancak töz düalizmi, zihnin, bedenin yokluğunda da var olacağını varsayar. Descartes zihni ve bedeni birbirine indirgenemez iki töz olarak tanımlarken birbirlerinden bağımsız var olabileceklerini öne sürmüştür. Kartezyen düalizm duyum bilgisinin kesinliğinden şüphe ederek, kesin bilginin kaynağı olarak aklı ve sezgiyi görür. Özellikle Kartezyen düalizme dayanan ego kuramı, kişinin varlığının sürekliliğini, belirli bir egonun ya da kişinin sahip olduğu deneyimlerin öznesinin varlığını yadsıyarak açıklayamayacağımızı öngörür. Kişinin yaşantılarının bütünlüğü, bu yaşantıların aynı kişi tarafından yaşanmış olmasına, yaşantıların öznesine bağlıdır. Kendiliğin varlığına karşı çıkmamışlardır. Dolayısıyla doğru cevap D şıkkıdır.
Soru 40
Aşağıdakilerden hangisi 17. yüzyıl düşünürü olan ve deneyci bir yaklaşımla bundle (yığın) kuramını ortaya atan Hume’un görüşlerini yansıtmamaktadır?
Seçenekler
A
Gerçek bilgiye ulaşmanın yolu duyu organlarından geçmektedir.
B
Sürekli, değişmeyen bir kendilik fikri bir yanılsamadır.
C
Gerçek bilgiye ulaşmada esas olan izlenimlerdir.
D
Kendilik tasarımı, kendilik izleniminden elde edilmektedir.
E
Birbirinden ayrı algılarımız arasında gerçek bir bağlantı yoktur.
Açıklama:
17. yüzyıl düşünürü olan Hume, deneyci bir yaklaşımla bundle (yığın) kuramı olarak bilinen görüşü ortaya atmıştır. Materyalist bir düşünür olan Hume, bedenden bağımsız ölümsüz bir zihin fikrini reddetmiştir. Gerçek bilgiye ulaşmanın yolunun duyu organlarından geçtiğini söyleyen Hume’a göre, esas olan izlenimlerdir. İzlenimlerin bir araya gelmesiyle basit fikirler ve bunların çağrışımlar yoluyla bir araya gelmesiyle de karmaşık fikirler oluşur. Kendilik böyle fikirler ve izlenimlerden oluşmuş bir yapı olduğu için, kendiliğin özdeşliği diye bir şey de olamaz. Çünkü; kendilik söz konusu olduğunda, ne beyinde kendiliğe karşılık gelen anatomik bir yapı, ne de tek ve birleşik bir kendilik deneyimine karşılık gelen bir izlenim, bir zihinsel durum yoktur. Kendiliğin varlıksal bir karşılığı olmaması, İngiliz deneyci düşünür Hume’u, kendiliğin varlığını reddetmeye yöneltmiştir.
Kendiliğin tanımı gereğince, kendilik tasarımı, kendilik izleniminden elde edilemez. Aynı zamanda hiçbir izlenim, hayat boyu sürekli aynı kalamayacağı için, herhangi bir başka izlenimden de elde edilemez. Dolayısıyla gerçek bir kendilik tasarımına sahip olamayız. Hume’a göre “tüm ayrı algılarımız ayrı varoluşlardır ve zihin, hiçbir zaman ayrı varoluşlar arasında gerçek bir bağlantı algılamaz” (Hume, 2009: 420-21). Yani birbirinden ayrı algılarımız arasında gerçek bir bağlantı yoktur, ama biz, yine de onların birbirine bağlı olduğunu düşünürüz. Hume benzerlik, bitişiklik ve nedensellik ilişkilerine dayanarak, bu farklı algılar arasında onları birleştiren bir bağlantı olduğunu hissettiğimizi, kişisel özdeşlik fikrinin de “tümüyle düşünce yetisinin bağlantılı bir tasarımlar zinciri boyunca, yukarıda açıklanan ilkelere göre pürüzsüz ve kesintisiz bir şekilde ilerlemesinden kaynaklanan” (Hume, 2009: 179) hayali, uydurma bir tasarım olduğunu söyler.
Kendiliğin tanımı gereğince, kendilik tasarımı, kendilik izleniminden elde edilemez. Aynı zamanda hiçbir izlenim, hayat boyu sürekli aynı kalamayacağı için, herhangi bir başka izlenimden de elde edilemez. Dolayısıyla gerçek bir kendilik tasarımına sahip olamayız. Hume’a göre “tüm ayrı algılarımız ayrı varoluşlardır ve zihin, hiçbir zaman ayrı varoluşlar arasında gerçek bir bağlantı algılamaz” (Hume, 2009: 420-21). Yani birbirinden ayrı algılarımız arasında gerçek bir bağlantı yoktur, ama biz, yine de onların birbirine bağlı olduğunu düşünürüz. Hume benzerlik, bitişiklik ve nedensellik ilişkilerine dayanarak, bu farklı algılar arasında onları birleştiren bir bağlantı olduğunu hissettiğimizi, kişisel özdeşlik fikrinin de “tümüyle düşünce yetisinin bağlantılı bir tasarımlar zinciri boyunca, yukarıda açıklanan ilkelere göre pürüzsüz ve kesintisiz bir şekilde ilerlemesinden kaynaklanan” (Hume, 2009: 179) hayali, uydurma bir tasarım olduğunu söyler.
Soru 41
Aşağıdakilerden hangisi kişinin kendiliğinin (self), zaman içinde aynı kalıp kalmadığı ve kendimize özgü duygu, inanç, imge vb. düşünsel ve ruhsal durumlarımızda meydana gelen, çoğu kere kalıcı, ani değişimlere rağmen kendiliğimizin bütünlüğünü, aynı ben olarak sürekliliğini sağlayan bir kriterin olup olmadığını değerlendiren sorudur?
Seçenekler
A
Ben neredeyim?
B
Ben kimim?
C
Ben ne zaman dünyaya geldim?
D
Ben ne yapıyordum?
E
Ben neyim?
Açıklama:
"Ben kimim?" sorusu kişinin kendiliğinin (self), zaman içinde aynı kalıp kalmadığı ve kendimize özgü duygu, inanç, imge vb. düşünsel ve ruhsal durumlarımızda meydana gelen, çoğu kere kalıcı, ani değişimlere rağmen kendiliğimizin bütünlüğünü, aynı ben olarak sürekliliğini sağlayan bir kriterin olup olmadığını değerlendiren sorudur
Soru 42
I. Duygu ve hislere sahip olma kapasitesi
II. Geçmişi hatırlama, geleceği öngörme ve plan yapma yeteneği
III. Ahlaksal, estetik ve dinsel yargılarda bulunma yeteneği
IV. Soyut düşünme yeteneği
V. Dil kullanabilme yeteneği
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri kişi olmayı belirleyen zihinsel özellik ve kapasiteleri işaret eder?
II. Geçmişi hatırlama, geleceği öngörme ve plan yapma yeteneği
III. Ahlaksal, estetik ve dinsel yargılarda bulunma yeteneği
IV. Soyut düşünme yeteneği
V. Dil kullanabilme yeteneği
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri kişi olmayı belirleyen zihinsel özellik ve kapasiteleri işaret eder?
Seçenekler
A
I,II, III, IV
B
II,III, IV, V
C
I, III, IV, V
D
I, II, IV, V
E
I, II, III, IV, V
Açıklama:
“çünkü; bir insanın, algıladığını algılamaksızın algılaması imkansızdır. Bir şeyi gördüğümüz, işittiğimiz, kokladığımız, tattığımız, hissettiğimiz, derinsel düşün- düğümüz ya da istediğimiz zaman, tüm bu yaptıklarımızın ayırdındayızdır” (Loc- ke, 1999: II, 27, 11). Locke için bu özellikler, sadece kişi olmanın belirleyicileri ol- manın ötesinde, kişi olmanın temel dayanağını oluştururlar. Dolayısıyla kişiliğin özü, özsel bilinçtir.
Kişi olmayı belirleyen zihinsel özellik ve kapasiteleri genel olarak şöyle sırala- yabiliriz:
• Duygu ve hislere sahip olma kapasitesi
• Geçmişi hatırlama, geleceği öngörme ve plan yapma yeteneği
• Ahlaksal, estetik ve dinsel yargılarda bulunma yeteneği
• Soyut düşünme yeteneği
• Dil kullanabilme yeteneği
• Özsel bilince ve öznelliğe sahip olma yeteneği
• Kişilerarası ilişkiler kurabilme ve yürütebilme yeteneğidir.
Kişi olmayı belirleyen zihinsel özellik ve kapasiteleri genel olarak şöyle sırala- yabiliriz:
• Duygu ve hislere sahip olma kapasitesi
• Geçmişi hatırlama, geleceği öngörme ve plan yapma yeteneği
• Ahlaksal, estetik ve dinsel yargılarda bulunma yeteneği
• Soyut düşünme yeteneği
• Dil kullanabilme yeteneği
• Özsel bilince ve öznelliğe sahip olma yeteneği
• Kişilerarası ilişkiler kurabilme ve yürütebilme yeteneğidir.
Soru 43
Aşağıdakilerden hangisi Platon ve özellikle Descartes’ın düalist görüşlerinden kaynaklanan ego kuramına göre maddi olmayan, uzamsal olmayan, ölümsüz ruha dayananan kuramdır?
Seçenekler
A
Bundle kuramı
B
Yığın kuramı
C
Ego kuramı
D
Zihin ve bellek kuramı
E
Kimlik kuramı
Açıklama:
Platon ve özellikle Descartes’ın düalist görüşlerinden kaynaklanan ego kuramına göre kişisel özdeşlik, maddi olmayan, uzamsal olmayan, ölümsüz ruha dayanmaktadır. Kartezyen düalizm anlayışı, zihnin ve bedenin birliğini varsayar. Bu görüşe göre zihin, kişinin zihinsel yaşamının gerçekleştiği yerdir ve bedenin içinde yer alan zihnin etkinlikleri, kendini bedenin eylemlerinde gösterir. Ancak töz düalizmi, zihnin, bedenin yokluğunda da var olacağını varsayar. Descartes zihni ve bedeni birbirine indirgenemez iki töz olarak tanımlarken birbirlerinden bağımsız var olabileceklerini öne sürmüştür.
Soru 44
Aşağıdaki kuramcılardan hangisi kişinin eylemlerinin öznesi olarak kendiliğin varlığını reddeden ve kişisel öz- deşlik tasarımının bir yanılsama olduğunu öne süren bundle kuramına karşı kişinin yalnızca izlenim ve tasarımların bir araya gelmesinden ibaret bir şey olduğu fikrini şiddetle eleştirmiştir?
Seçenekler
A
Thomas Reid
B
Hume
C
Descartes
D
Platon
E
Locke
Açıklama:
Kişinin eylemlerinin öznesi olarak kendiliğin varlığını reddeden ve kişisel özdeşlik tasarımının bir yanılsama olduğunu öne süren bundle kuramına karşı Thomas Reid, kişinin yalnızca izlenim ve tasarımların bir araya gelmesinden ibaret bir şey olduğu fikrini şiddetle eleştirmiştir. Reid’e göre, kişisel özdeşlik, kişinin kendim dediği bölünmez şeyin sürekliliğini zorunlu kılar.
Soru 45
Aşağıdakilerden hangisi kişinin yaşadığı farklı deneyimlerin, aynı kişinin deneyimleri olarak, aynı çatı altında toplanmasını eleştiren kişilik ödeşlik sorunlarındandır?
Seçenekler
A
Kimlik sorunu
B
Psikolojik süreklilik sorunu
C
Bellek sorunu
D
Bütünlük sorunu
E
Bedensel süreklilik ölçütü
Açıklama:
Bütünlük sorunu kısaca şöyle düzenlenebilir: İnsan yaşamı boyunca birçok du- yumlara, duygulara, düşüncelere, hatıralara vb. sahiptir. Bütün bu deneyimlerin ortak olarak paylaştıkları tek husus, hepsinin o kişinin deneyimleri olması, hepsi- nin o kişinin zihninde olmalarıdır. Ama, bu farklı deneyimlerin, aynı kişinin dene- yimleri olarak, aynı çatı altında toplanması nasıl mümkündür? Bir kişinin şimdiki deneyimleriyle geçmiş deneyimlerini birbirine bağlayan şey nedir? Bu bütünlük, bütün bu deneyimlerin bir ve aynı bilinçli kendiliğe bağlı olmasından mı kaynak- lanır, yoksa bunların hepsinin kendileri için bir nevi zemin oluşturan, kesintisiz bir şekilde süre giden, bir ve aynı deneyimle ilişkili olmalarından mı kaynaklanır? Farklı deneyimleri, bir ve aynı bende bir araya getiren bütünlük ilkesi nedir?
Soru 46
Ali’nin beynini Veli’nin bedenine aktardığımızda, Ali’nin beynini Veli’nin bedeninde taşıyan kişi kimdir? Geneleksel ola- rak söyleyecek olursak, esas olarak kişisel özdeşliği sağlayan şey nedir?
Yukarıda verilen örnek durumda aşağıda verilen özdeşlik durumlarından hangisi vurgulanmış olabilir?
Yukarıda verilen örnek durumda aşağıda verilen özdeşlik durumlarından hangisi vurgulanmış olabilir?
Seçenekler
A
Kimlik sorunu
B
Bütünlük sorunu
C
Kişisel özdeşlik ve bellek ölçütü
D
Bedensel süreklilik ölçütü
E
Psikolojik süreklilik ölçütü
Açıklama:
Biz karşımızdaki insanı çeşitli şekillerde tanırız, ama en yaygın olarak karşımızdaki insanı fiziksel görünüşünden hareketle tanırız. Telefonda çoğunlukla karşımızdaki kişiyi sadece bir “alo” dediğinde sesinden tanırız. Polis teşkilatı, parmak izi ya da DNA testleri gibi, daha da gelişmiş özel tekniklere sahiptir. Ancak; bedensel özellikleri karşımızdaki kişinin kim olduğu konusunda bize yeterince doğru sonuçlar verse de bir takım sorunsal durumları tasarımlayabiliriz. Örneğin; Ali’nin beynini Veli’nin bedenine aktardığımızda, Ali’nin beynini Veli’nin bedeninde taşıyan kişi kimdir? Geneleksel olarak söyleyecek olursak, esas olarak kişisel özdeşliği sağlayan şey nedir?
Soru 47
Aşağıdakilerden hangisi kişisel özdeşliğin bedensel ölçütüne ilişkin doğru bir ifade değildir?
Seçenekler
A
Fiziksel nesnelerin, zaman içindeki süreklili- ğine ilişkin ölçütlerin, kişilere uyarlanmasıdır.
B
Bir kişinin, zaman içinde aynı kişi olarak kalması, aynı bedende yaşayan insan varlığı olarak kalmasıyla mümkündür.
C
Kişinin bedeni, yıllar içinde ne kadar değişikliğe uğrarsa uğrasın aynı kişi olmayı sürdürür.
D
Zaman içinde, aynı yaşayan bedene sahip olmak, kişisel özdeşliği sağlamak için yeterli koşuldur.
E
İleri teknoloji ürünü bir makinenin, beynin ya da bütün bedenin yerini almasıyla kişilerin varlıklarını sürdürmesi mümkün olabilir.
Açıklama:
Kişisel özdeşliğin bedensel ölçütü, fiziksel nesnelerin, zaman içindeki sürekliliğine ilişkin ölçütlerin, kişilere uyarlanmasıdır. Buna göre, bir kişinin, zaman için- de aynı kişi olarak kalması, aynı bedende yaşayan insan varlığı olarak kalmasıyla mümkündür. Kişinin bedeni, yıllar içinde, ne kadar değişikliğe uğrarsa uğrasın, eğer şimdiden geçmişe doğru, o kişinin, yaşayan bedeninin uzamsal varlığı, kesintisiz bir şekilde takip edilebildiği sürece o kişi, aynı kişi olmayı sürdürür. Ama doğduğu andan beri, aynı bedende yaşayan aynı insan varlığı olmayı sürdürdüğü müddetçe aynı kişidir. Dolayısıyla kişisel özdeşlik dışsal bir kavramdır. Yani kişinin dışsal özelliklerinin tanınmasına ve fiziksel özelliklerine ilişkin ölçütler, aynı zamanda, zihinsel bir varlık olarak da kişiyle ilgilidir. Bedensel süreklilik ölçütüne göre, zaman içinde, aynı yaşayan bedene sahip olmak, kişisel özdeşliği sağlamak için yeterli koşuldur. Buna göre, kişinin şimdiki zamanından doğduğu zamana kadar, bütün değişimlere rağmen, aynı bedene sahip olması o kişinin, bütün o farklı zamanlarda aynı kişi olması için yeterlidir.
Soru 48
I.Geçmiş yaşantılara uzatılabilirliği
II.Geçmişin hatırlanabilirliği
III.Kişinin eylemlerini, aynı kendilik altında bir araya getirebilirliği
IV.Geçmiş ve şimdiki kendilik arasındaki belleğin sürekliliği
V.Birbirine bağlanmış kişi durumlarının, birbirine geçişli bir şekilde var olabilirliği
Yukarıdaki maddelerden hangisi Locke’a göre, kişisel özdeşliğin asıl ölçütlerini yansıtmaktadır?
II.Geçmişin hatırlanabilirliği
III.Kişinin eylemlerini, aynı kendilik altında bir araya getirebilirliği
IV.Geçmiş ve şimdiki kendilik arasındaki belleğin sürekliliği
V.Birbirine bağlanmış kişi durumlarının, birbirine geçişli bir şekilde var olabilirliği
Yukarıdaki maddelerden hangisi Locke’a göre, kişisel özdeşliğin asıl ölçütlerini yansıtmaktadır?
Seçenekler
A
I, II, III
B
I, II, IV
C
II, III, IV
D
I, II, III, IV
E
II, III, IV, V
Açıklama:
Locke’a göre, kişisel özdeşliğin asıl ölçütü olan bilinç, geçmiş yaşantılara uzatılabildiği ölçüde, kişi geçmişini hatırlayabildiği ölçüde, kişinin eylemlerini, aynı kendilik altında bir araya getirebilir. Böylece, şimdiki ve geçmişteki eylemlerinin bilincine sahip olan kişinin, özdeşliğinden bahsedilebilir.“Öyle ki şimdi ve geçmiş eylemlere ilişkin bilince sahip olan her neyse her ikisininde ait olduğu aynı kişidir”. Locke, kişinin eylemleri- nin bilincinde olmasının koşulunu, o eylemleri kendine ait eylemler olarak hatırlayabilmesi olarak tanımladığı için, Locke’un kişisel özdeşlik ölçütü bellek ölçütü olarak bilinir.
Soru 49
Mr. Brown adı verilen bir kişinin beyninin, Mr. Robinsonadı verilen bir kişinin kafasına nakledildiğini varsayalım. Ameliyatın sonun-da Mr. Brown hemen ölür, Robinson’nun bedenini ve Brown’un beynini taşıyan “Brownson” adını vereceğimiz kişi yaşamayı sürdürür. Ameliyattan sonra, bilinci yerine gelir gelmez, Brownson Brown olduğunu iddia eder, Brown’un geçmişini kendi geçmişi olarak hatırlamakta ve Brown’a ait her şeyi birinci tekil şahıs kipinde anlatmaktadır.
Yukarıda verilen örnek olay aşağıdaki kavramlardan hangisini vurgulamaktadır?
Yukarıda verilen örnek olay aşağıdaki kavramlardan hangisini vurgulamaktadır?
Seçenekler
A
İstek, niyet, inanç ve belleğin çeşitli durumlarıyla psikolojik bağlantılar kurma
B
Bilincin bütünlüğü
C
Psikolojik süreklilik
D
Fiziksel süreklilik
E
Bilincin bölünmesi
Açıklama:
Shoemaker, kendi ortaya attığı farklı zamanlardaki kişi ve durumlarının nedensel bir şekilde, psikolojik özellikler bağlamında, birbirine geçişli olmasına dayanan kişisel özdeşlik görüşünü desteklemek üzere, bir düşünce deneyi ortayaatmıştır. Buna göre, Mr. Brown adı verilen bir kişinin beyninin, Mr. Robinsonadı verilen bir kişinin kafasına nakledildiğini varsayalım. Ameliyatın sonunda Mr. Brown hemen ölür, Robinson’nun bedenini ve Brown’un beynini taşıyan “Brownson” adını vereceğimiz kişi yaşamayı sürdürür. Ameliyattan sonra, bilinci yerine gelir gelmez, Brownson Brown olduğunu iddia eder, Brown’un geçmişini kendi geçmişi olarak hatırlamakta ve Brown’a ait her şeyi birinci tekil şahıs ki-pinde anlatmaktadır. Shoemaker, “Brownson’un Brown’un beynine sahip olması, Brownson’un ameliyattan sonra sahip olduğu psikolojik özelliklerle ameliyat öncesi Brown’un sahip olduğu psikolojik özelliklerin birbirine nedensel bir şekilde bağlı olduğunu varsaymamız için yeterlidir”. Shoemaker,psikolojik sürekliliği, hem psikolojik özelliklerin benzerliği, hem de bellek izlenimlerinin geçişliliği bağlamında, kişinin sahip olduğu zihinsel durumların işlevsel olarak birbirine bağlanması olarak ele alır.
Soru 50
Aşağıdakilerden hangisi Parfit’in kişisel özdeşliğe ilişkin görüşünü yansıtmaktadır?
Seçenekler
A
Birbirine bağlı zihinsel olaylar ve durumların temel tek bir sebebi vardır.
B
Kişisel özdeşlik tasarımı kişilere dayanır.
C
Psikolojik sürekliliğin de bölündüğü durumlarda, kişisel özdeşliğin korunması söz konusu olamaz.
D
Kişisel özdeşlik tasarımı izlenimler arasında oluşturulan bir tasarımdır.
E
kişiden bağımsız bir kendilik mevcuttur.
Açıklama:
Parfit’e göre, kişisel özdeşlik teke tek bir ilişkidir. Yukarıdaki düşünce deneyinde olduğu gibi, beynin bölünerek, psikolojik sürekliliğin de bölündüğü durumlarda, kişisel özdeşliğin korunması söz konusu olamaz.
Ünite 9
Soru 1
Nelerin bilincinde olup nelerin olamayacağımız sorunu hangi kavramı ifade eder?
Seçenekler
A
Bilinç
B
Zihin
C
Özne
D
Farkındalık
E
Kendilik
Açıklama:
Farkındalık bilinçle en bağlantılı kavramdır. Farkındalık nelerin bilincinde olup nelerin olamayacağımız sorunudur.
Soru 2
İnsanın kendi zihninin içeriklerini algılamasını bilinç olarak tanımlayan düşünür kimdir?
Seçenekler
A
Kant
B
Berkeley
C
Locke
D
Descartes
E
Hume
Açıklama:
Locke’a göre, bilinç insanın kendi zihninin içeriklerini algılamasıdır.
Soru 3
Zihin felsefesi literatürde zombi olarak da adlanan terim aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Yoksun nite
B
Öznellik
C
Kendilik
D
Öz
E
Apperception
Açıklama:
Yoksun nite (absent qualia) kavramı, kişinin hiç bir nitel zihin halinin, yani algılanmış niteliğin bilincinde olmadığının varsayıldığı bir düşünce deneyidir. Bunlara zombi adı verilir.
2
2
Soru 4
Bilincin, her zaman bir şeyin bilincinde olması ancak bilincin nesnesinin, her zaman, gerçekten orada var olan bir şey olmak zorunda olmadığını ifade eden kavram hangisidir?
Seçenekler
A
Tüm Ruhçuluk
B
Yönelimsellik
C
Kör bilgi
D
Yeni gizemcilik
E
Supervenience
Açıklama:
Felsefe literatüründe yönelimsellik kavramı, deneyimin yönelimsel içeriğini, kişinin öznel deneyiminin orada gerçekten var olan şeyi yansıtmadığını, ifade etmek üzere kullanılır. Yönelimsellik, bilincin, her zaman bir şeyin bilincinde olması demektir. Ancak bilincin nesnesi, her zaman, gerçekten orada var olan bir şey olmak zorunda değildir.
Soru 5
Beynin bilincin nedensel temeli olduğunu kabul eden, ama bu bağlantının doğasının, bizler için bir giz olduğunu iddia eden araştırmacılara ne denir?
Seçenekler
A
İdealistler
B
Kantçılar
C
Yeni gizemciler
D
Tüm ruhçular
E
Yönelimciler
Açıklama:
Bir bilinç kuramının, hangi tür olgular üzerinde yoğunlaşması gerektiği konusunda tam bir uzlaşım olmaması, Colin McGinn (1991) gibi bazı düşünürleri de Nagel gibi, bilincin, henüz çözmekten uzak olduğumuz bir mit olduğu düşüncesine itmiştir. Beynin bilincin nedensel temeli olduğunu kabul eden, ama bu bağlantının doğasının, bizler için bir giz olduğunu iddia eden araştırmacılara yeni gizemciler adı verilir.
Soru 6
Bilincin tamamen beynin durumlarını izleyerek, onlara bağlı olarak, ortaya çıktığını varsayan anlayış hangisidir?
Seçenekler
A
İndirgemeci olmayan fizikalizm
B
Panpsişizm
C
Heterofenomenoloji
D
Kendilik bilinci
E
Tam algı
Açıklama:
İndirgemeci olmayan fizikalizm bilincin, beyin süreçlerini izleyerek, onlara bağlı olarak, ortaya çıktığını varsayar. Bu görüşün temelindeki fikir, beyin süreçlerinde bir değişiklik meydana gelmeden zihinsel durumarda bir değişiklik olmayacağıdır.
Soru 7
Kör görü hastaları ile yapılan deneyler ile ne sonuca varılmıştır?
Seçenekler
A
Bilinçli olmayan zihinsel durumlar vardır.
B
Bilinç her zaman bir şeyin bilincidir
C
Algılanmış niteliklerin deneyimi bilinçli deneyimdir.
D
Bilinç beyindeki sinirsel ve fizyolojik süreçlerin yan ürünüdür.
E
Bilincin içerikleri dolaysız olarak bilinir.
Açıklama:
Weiskrantz’ın “kör görü” hastalarıyla yaptığı deneylerdeki bütün nitel zihin halleri, yani algılanmış niteliklerin tamamı, hastanın bilincinin dışında olursa ne olur, sorusunu akla getirmiştir. Bu konuda geliştirilen düşünce deneyi, zihin felsefesi literatüründe yoksun nite (absent qualia) olarak geçer. Bu düşünce deneyinde, hastanın bütün duyularının mükemmel işlediği, ama görme, işitme, koklama, tat alma gibi duyularının hiçbirinin nitel bir algısı olmadığı varsayılır. Literatürde zombi adı verilen böyle bir hasta, koklar ama kokladığını bilmez, görür ama gördüğünü bilmez, tat alır ama tat aldığını bilmez, yani dışarıdan bakılınca normal bir insandan ayırt edilemeyecak şekilde çok çeşitli zihin hallerine sahipmiş gibi görünür, ama bilinçten yoksundur.
Bir
Bir
Soru 8
Bilinç terimi bugünkü anlamını kime borçludur?
Seçenekler
A
Weiskrantz
B
Berkeley
C
Descartes
D
Hume
E
Locke
Açıklama:
Descartes ve Locke gibi düşünürler için bilinçli olmak tam da bu anlamda, zihnimizin içinde olup bitenlerin farkında olmaktır. Bu anlamda bilinç, kişinin kafasından geçenlerin ya da zihninde neler olup bittiğinin farkında olmasıdır. Böylece bilinç, kişinin sahip olduğu bütün düşüncelerin, duyguların ve isteklerin, o kişiye ait zihinsel durumlar olarak bir araya gelmesini sağlayan koşuldur. Hatta Locke, bunları iç duyum olarak nitelendirir, iç duyumu da bilinçli zihnin temel bilgi edinme yollarından biri olarak ortaya koyar. Bilinç, Locke’a göre, insanın kendi zihninin içeriklerini algılamasıdır. Locke’a göre, “bilinç, her zaman duygu ve algılarımızla birliktedir, herkes, kendisi için, kendim dediği şeydir”
Soru 9
Bilincin, her zaman bir şeyin bilincinde olması aşağıdaki kavramlardan hangisi ile ifade edilmektedir?
Seçenekler
A
Farkındalık
B
Yönelimsellik
C
Öznellik
D
Kendilik Bilinci
E
Ayrıcalıklı Erişim
Açıklama:
Yönelimsellik, bilincin, her zaman bir şeyin bilincinde olması demektir. Ancak bilincin nesnesi, her zaman, gerçekten orada var olan bir şey olmak zorunda değildir.
Soru 10
Aşağıdakilerden hangisi David Chalmers'a göre bilinçle ilgili kolay problemlerden olmayıp bilincin esas sorunudur?
Seçenekler
A
Kişinin çevresel uyaranları birbirinden ayırt etmesi
B
Kişinin öznel deneyimler yaşaması
C
Kişinin kendi içsel durumlarına erişebilmesi
D
Kişinin davranışlarını istemli bir şekilde kontrol etmesi
E
Kişinin dikkatini belli bir noktaya odaklayabilmesi
Açıklama:
Chalmers'a göre A, C, D ve E seçeneklerinde verilen problemler bilincin kolay problemleri iken B seçeneğinde verilen öznel deneyim problemi bilincin zor problemidir ve asıl sorun olma niteliği taşır.
Soru 11
Beynin bilincin nedensel temeli olduğunu kabul eden, ama bu bağlantının doğasının, bizler için bir giz olduğunu savunan görüş aşağıdakilerden hangisine aittir?
Seçenekler
A
Panpsişizm
B
Fenomenoloji
C
Yeni gizemciler
D
Heterofenomenoloji
E
İndirgemeci olmayan fizikalizm
Açıklama:
Beynin bilincin nedensel temeli olduğunu kabul eden, ama bu bağlantının doğasının, bizler için bir giz olduğunu iddia eden araştırmacılara yeni gizemciler adı verilir.
Soru 12
Bilincin tamamen beynin durumlarını izleyerek, onlara bağlı olarak, ortaya çıktığını varsayan görüş aşağıdakilerden hangisine aittir?
Seçenekler
A
Panpsişizm
B
Yeni gizemciler
C
Fenomenoloji
D
Heterofenomenoloji
E
İndirgemeci Olmayan Fizikalizm
Açıklama:
İndirgemeci Olmayan Fizikalizm (Supervenience) bilincin tamamen beynin durumlarını izleyerek, onlara bağlı olarak, ortaya çıktığını varsayar.
Soru 13
Bilincin evrende her yerde, her şeyde olduğunu savunan görüş aşağıdakilerden hangisine aittir?
Seçenekler
A
Panpsişizm
B
Yeni gizemciler
C
Fenomenoloji
D
Heterofenomenoloji
E
İndirgemeci Olmayan Fizikalizm
Açıklama:
Panpsişizm (Tüm Ruhçuluk) bilincin evrende her yerde, her şeyde olduğunu savunan görüştür.
Soru 14
Bilinci, ayrıcalıklı erişim, yani birinci şahıs bilgisiyle değil, aksine üçüncü şahıs bilgisiyle erişilen bir şey olarak açıklamaya çalışan yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Panpsişizm
B
Yeni gizemciler
C
Fenomenoloji
D
Heterofenomenoloji
E
İndirgemeci Olmayan Fizikalizm
Açıklama:
Heterofenomenoloji, Daniel C. Dennett’in bilincin öznel bir deneyim olduğunu ve bir başkası tarafından nesnel bir olguymuş gibi tanımlanamayacağını öne süren Kartezyen teze karşı geliştirdiği bir yöntemdir. Heterofenomenolojiye göre, içsel yaşantıları doğabilimi çerçevesinde incelemenin tek yolu, bu iç yaşantıları kişinin davranışına, konuşmasına yansıyan yönüyle ele almaktır. Heterofenomenoloji kendi bilincini değil, başkasının iç yaşantısıyla ilgili olarak söylediklerini, tanımlarını ciddiye alıp, bunlar hakkında bilgi sahibi olmaya çalışma esasına dayanır. Dennett, Descartes’ın kişinin kendi zihninin içeriklerini şüpheye düşmeyecek bir şekilde ve dolaysız olarak bildiğini, beyinle süngersi bez (pineal gland) adını verdiği bir yerde etkileştiği fikrini, Kartezyen Tiyatro olarak isimlendirir ve reddeder (Dennett, 1991: 107). Buna karşın, Dennett, insan bilincini, beynin değişik bölgelerinin aynı anda değişik işler yaptığı, olayları kendine göre yorumladığı, bir çeşit yaratıcı kargaşa olarak görür.
Soru 15
Heterofenomenoloji yaklaşımını ortaya atan kişi kimdir?
Seçenekler
A
Thomas Nagel
B
John Searle
C
Colin McGinn
D
Larry Weiskrantz
E
Daniel C. Dennett
Açıklama:
Dennett, heterofenomenoloji adını verdiği bir yaklaşımla bilinci, ayrıcalıklı erişim, yani birinci şahıs bilgisiyle değil, aksine üçüncü şahıs bilgisiyle erişilen bir şey olarak açıklamaya çalışır. Heterofenomenoloji kendi bilincini değil, başkasının iç yaşantısıyla ilgili olarak söylediklerini, tanımlarını ciddiye alıp, bunlar hakkında bilgi sahibi olmaya çalışma esasına dayanır.
Soru 16
Bilinçle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Seçenekler
A
Tanımlanması ve anlaşılması güç bir kavramdır.
B
Bilinç, zihinsel eylemlerden bağımsızdır.
C
Bilinç az ya da çok olmaz; bir varlık ya bilinçlidir ya da değildir.
D
Algılama, hissetme, niyet etme, düşünme gibi zihinsel eylemler, bilincin tipik örnekleridir.
E
Bilinci bugünkü anlamıyla ilk kez kullanan düşünür John Locke’dır.
Açıklama:
Bilinç kavramı zihin beden sorununun merkezinde yer alır. Çünkü; zihin beden sorunu esas itibarıyla bedenden bağımsız bir bilinçliliğin olup olamayacağıdır. Bilinç çok karmaşık ve anlaşılması güç bir kavramdır. Ama bir o kadar da hem günlük dilde hem de bilim dilinde kullanılan bir kavramdır. Bazı felsefeciler, bilinçli olmanın, duyarlı olmak; etrafındaki dünyanın farkında olmak, duyabilmek, hissedebilmek ve duyumlara uygun tepkiler verebilmek demek olduğunu düşünmüşlerdir. Ancak; duyarlı olmak, son derece dikkatle kullanılması gereken bir kavramdır. Karıncalar, balıklar, hatta ağaçlar duyarlı değil mi? Ayrıca duyarlılık, kimisinde daha az, kimisinde daha çok olabilen bir kavramdır, örneğin; ağaçlar insanlara göre daha az duyarlıdır. Ama bilinç, bu şekilde, belli derecelerde sahip olunan bir özellik gibi değildir. Bir varlık ya bilinçlidir ya da değildir. Bilinci tam anlamıyla açıklamak yüzyıllardır filozofları uğraştıran en çetrefilli konulardan birisidir. Bilincin ne olduğunun açıklanması, bizzat zihnin ne olduğunu açıklamayı gerektirir. Bilinç terimine bugünkü anlamını kazandıran 17. yüzyılda yazdığı İnsan Anlığı Üzerine Bir Deneme’ sinde terimi ilk kez kişinin içsel, zihinsel durumlarıyla ve öznellikle bağlantılı bir şekilde kullanan John Locke’dır. Locke bilinci, kişinin kendi zihinsel durumlarının, içe bakış yöntemiyle dolaysız olarak farkında olması, olarak tanımlamıştır.
Soru 17
- Locke
- Freud
- Descartes
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve III
E
II ve III
Açıklama:
Descartes, Locke gibi düşünürler, bilinçli olmanın zihnin içeriklerini bilmek olduğunu savunurken Freud gibi düşünürler, özellikle materyalist yönelimli araştırmacılar, bilincinde olmadığımız zihinsel durumların olduğunu savunur.
Soru 18
Öz bilince sahip bir kendilik anlayışı geliştirmiş, kişinin sahip olduğu çeşitli, farklı deneyimlerin bir ve aynı kendilik altında toplanmasının mümkün olduğunu gösteren düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kant
B
McGinn
C
Chalmers
D
Searle
E
Weiskrantz
Açıklama:
Kant, öz bilince sahip bir kendilik anlayışı geliştirmiş, kişinin sahip olduğu çeşitli, farklı deneyimlerin, bir ve aynı kendilik altında toplanmasının mümkün olduğunu göstermiştir. Kant, kendiliğin sürekliliğinin bilinçte bulunamayacağı, farklı deneyimler boyunca bir ve aynı kalan kendiliğin, bir deneyim nesnesi olamayacağı konusunda Hume ile aynı fikirdedir. Hume “bana kalırsa ben, kendilik dediğim şeyin en yakınına girecek olursam, her zaman sıcaklık ya da soğukluğun, ışık ya da gölgenin, sevgi ya da nefretin, acı ya da hazzın şu ya da bunun tikel algısına çarparım. Hiçbir zaman kendiliğimi bir algı olmaksızın yakalayamam, hiçbir zaman da algıdan başka bir şey gözleyemem” (Hume, 2009: 174) derken iç duyumun kendisine, bir ve aynı kalan bir kendilik algısı vermediğini ifade etmektedir. Kant da ünlü yapıtı Saf Aklın Eleştirisi’ nin Aşkınsal (ya da Transendental) Analitik bölümünde, Hume’a benzer bir yargıda bulunur:
“Durumumuzun belirlenimine göre özbilinç iç algıda, yalnızca deneysel ve her zaman değişkendir; iç görünüşlerin bu akışında sağlam ya da kalıcı hiçbir “kendilik” olamaz; ve bu özbilinç genellikle iç duyu ya da deneysel tam algı olarak adlandırılır. Sayıca özdeş olarak tasarımlanması zorunlu olan şey, deneysel veriler yoluyla böyle bir şey olarak düşünülemez. Böyle bir aşkınsal varsayımı geçerli kılmak için, tüm deneyimi önceleyen ve onun kendisini olanaklı kılan bir koşul olmalıdır” (Kant, 1965: A 107).”
“Durumumuzun belirlenimine göre özbilinç iç algıda, yalnızca deneysel ve her zaman değişkendir; iç görünüşlerin bu akışında sağlam ya da kalıcı hiçbir “kendilik” olamaz; ve bu özbilinç genellikle iç duyu ya da deneysel tam algı olarak adlandırılır. Sayıca özdeş olarak tasarımlanması zorunlu olan şey, deneysel veriler yoluyla böyle bir şey olarak düşünülemez. Böyle bir aşkınsal varsayımı geçerli kılmak için, tüm deneyimi önceleyen ve onun kendisini olanaklı kılan bir koşul olmalıdır” (Kant, 1965: A 107).”
Soru 19
- Thomas Nagel
- Jaegwon Kim
- Colin McGinn
- David Chalmers
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve III
D
II ve IV
E
III ve IV
Açıklama:
Bir bilinç kuramının, hangi tür olgular üzerinde yoğunlaşması gerektiği konusunda tam bir uzlaşım olmaması, Colin McGinn (1991) gibi bazı düşünürleri de Nagel gibi, bilincin, henüz çözmekten uzak olduğumuz bir mit olduğu düşüncesine itmiştir. McGinn gibi beynin, bilincin nedensel temeli olduğunu kabul eden, ama bu bağlantının doğasının, bizler için bir giz olduğunu iddia eden araştırmacılar yeni gizemciler olarak bilinir.
Soru 20
- Nesnel bir deneyim olması
- Yönelimsellik içermesi
- Farkındalıkla bağlantılı olması
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
I ve III
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Her hangi bir olgunun bilinç olgusu olarak nitelendirilmesinde üç temel öğenin öne çıktığı görülmektedir. Bunlar, bilincin öznel bir deneyim olduğu, yönelimsellik içerdiği ve farkındalıkla son derece bağlantılı olduğudur. Doğru cevap D'dir.
Soru 21
Kişinin hiç bir nitel zihin halinin, yani algılanmış niteliğin bilincinde olmadığının varsayıldığı düşünce deneyine ne ad verilir?
Seçenekler
A
Yoksun nite
B
Milgram deneyi
C
Benlik algısı
D
Psikanaliz
E
Amnezi
Açıklama:
Yoksun nite (absent qualia) kavramı, kişinin hiç bir nitel zihin halinin, yani algılanmış niteliğin bilincinde olmadığının varsayıldığı bir düşünce deneyidir. Bunlara zombi adı verilir. Doğru cevap A'dır.
Soru 22
“What Is It Like To Be A Bat?” (“Yarasa Olmak Nasıl Bir Şeydir?”) isimli klasik araştırmasında bilinci, dünyanın öznel deneyimine sahip olma yetisi olarak tanımlayan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Immanuel Kant
B
David Hume
C
Thomas Nagel
D
Larry Weiskrantz
E
Sigmund Freud
Açıklama:
Thomas Nagel (2004) “What Is It Like To Be A Bat?” (“Yarasa Olmak Nasıl Bir Şeydir?”) isimli klasik araştırmasında bilinci, dünyanın öznel deneyimine sahip olma yetisi olarak tanımlamıştır. Doğru cevap C'dir.
Soru 23
Kant’a göre bütün bir insan bilgisindeki en yüksek ilke aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Tam algı
B
Öznellik
C
Farkındalık
D
Yönelimsellik
E
Duyumsallık
Açıklama:
Tam algı algılayanın kendini idrak etmesi, kendini algılamasıdır. Bir başka deyişle tam algı, algılanan nesne karşısında bu algılamayı yapan özne olduğunun bilincine varmaktır. Bu nedenle Kant’a göre: “Bu tam algı ilkesi, bütün bir insan bilgisindeki en yüksek ilkedir”
Doğru cevap A'dır.
Doğru cevap A'dır.
Soru 24
Fenomenolojinin temellerini aşağıdaki düşünürlerden hangisi atmıştır?
Seçenekler
A
Kant
B
Husserl
C
Foucault
D
Freud
E
Descartes
Açıklama:
Husserl’in temellerini attığı fenomenolojinin ana konusunu “yönelmişlik” sorunu oluşturmaktadır. Bu anlamda Husserl’in hemen bütün fenomenoloji çabaları yönelmişlik düşüncesinin açıklığa kavuşturulması olarak değerlendirilebilir. Doğru cevap B'dir.
Soru 25
Husserl'e göre bilincin özü nedir?
Seçenekler
A
Yönelmişlik
B
Farkındalık
C
Kendilik bilinci
D
Öznellik
E
Transendetal olma
Açıklama:
Husserl için yönelmişlik bilincin özüdür. O yüzden bilinç, Husserl’e göre her zaman bir şeyin bilincidir. “Ama her bilincin “bilinci” olduğuna göre, bilincin neliğinin incelenmesi, aslında bilincin anlamının ve bilincin nesnelliğinin kendisinin incelenmesini de kapsar”.
Soru 26
Colin McGinn aşağıdaki düşünce akımlarından hangisine dahildir?
Seçenekler
A
Yeni gizemciler
B
İndirgemeci olmayan fizikalizm
C
Panpsişizm
D
Evrimsel psikoloji
E
Heterofenomenoloji
Açıklama:
McGinn gibi beynin, bilincin nedensel temeli olduğunu kabul eden, ama bu bağlantının doğasının, bizler için bir giz olduğunu iddia eden araştırmacılar yeni gizemciler olarak bilinir. Doğru cevap A'dır.
Soru 27
Beyin süreçlerinde bir değişiklik meydana gelmeden zihinsel durumlarda bir değişiklik olmayacağını savunan düşünce aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İndirgemeci olmayan fizikalizm
B
Panpsişizm
C
Yeni gizemciler
D
Fenomenoloji
E
Evrimsel psikoloji
Açıklama:
İndirgemeci olmayan fizikalizm bilincin, beyin süreçlerini izleyerek, onlara bağlı olarak, ortaya çıktığını varsayar. Bu görüşün temelindeki fikir, beyin süreçlerinde bir değişiklik meydana gelmeden zihinsel durumlarda bir değişiklik olmayacağıdır. Doğru cevap A'dır.
Soru 28
Bilincin, akıllarımızı diğer insanların akılları için birer model olarak kullanabilmemizi, onların davranışlarını önceden tahmin etmeyi sağlamak amacıyla ortaya çıktığını öne süren akım aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Evrimsel psikoloji
B
Kartezyen tez
C
Panpsişizm
D
Fizikalizm
E
İdealizm
Açıklama:
Evrimsel psikoloji; bilincin, akıllarımızı diğer insanların akılları için birer model olarak kullanabilmemizi, onların davranışlarını önceden tahmin etmeyi sağlamak amacıyla ortaya çıktığını öne sürer. Doğru cevap A'dır.
Soru 29
Heterofenomenoloji ile ilgili aşağıdaki önermelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Dennett, heterofenomenoloji adını verdiği bir yaklaşımla bilinci, ayrıcalıklı erişim, yani birinci şahıs bilgisiyle değil, aksine üçüncü şahıs bilgisiyle erişilen bir şey olarak açıklamaya çalışır.
B
Heterofenomenoloji kendi bilincini değil, başkasının iç yaşantısıyla ilgili olarak söylediklerini, tanımlarını ciddiye alıp, bunlar hakkında bilgi sahibi olmaya çalışma esasına dayanır.
C
İnsan bilincini, beynin değişik bölgelerinin aynı anda değişik işler yaptığı, olayları kendine göre yorumladığı, bir çeşit yaratıcı kargaşa olarak görür.
D
Heterofenomenoloji, bilincin davranışçılık ekolü gibi yok saymadan ya da elemeci materyalizm gibi tamamen sinirsel ve fizyolojik süreçlere indirgemeden, doğabiliminin yöntemleriyle incelenebilmesini olanaklı kılar.
E
Merkezi ve bütünlüklü bir kendilik bilinci fikrini savunur.
Açıklama:
Merkezi ve bütünlüklü bir kendilik bilinci fikrini reddeden Dennett, bunun bir yanılsama olduğunu söyler. Bütünlüklü ve ayrıcalıklı erişimle kişinin bilgi sahibi olduğu bir kendilik bilinci yoktur. Doğru cevap E'dir.
Soru 30
Bilinç terimine bugünkü anlamını kazandıran 17. yüzyılda yazdığı İnsan Anlığı Üzerine Bir Deneme’ sinde terimi ilk kez kişinin içsel, zihinsel durumlarıyla ve öznellikle bağlantılı bir şekilde kullanan kişi kimdir?
Seçenekler
A
John Locke
B
David Chalmers
C
Descartes
D
Larry Weiskrantz
E
Kant
Açıklama:
Bilinç terimine bugünkü anlamını kazandıran 17. yüzyılda yazdığı İnsan Anlığı Üzerine Bir Deneme’ sinde terimi ilk kez kişinin içsel, zihinsel durumlarıyla ve öznellikle bağlantılı bir şekilde kullanan John Locke’dır.
Soru 31
Chalmers’a göre, bilinçle ilgili sorunların çoğu, bilincin açıklamaya çalıştığı olgularla ilgili sorunlardır. Chalmers’in sıralamasına göre aşağıdakilerin hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Bilişsel bir sistem yoluyla bilginin birleştirilmesi.
B
Zihinsel durumların dışa vurulabilirliği.
C
Bir sistemin kendi içsel durumlarına erişebilme becerisi
D
Dikkatin belli bir noktada odaklanamaması.
E
Davranışın istemli bir şekilde kontrol edilmesi.
Açıklama:
Chalmers’a göre, bilinçle ilgili sorunların çoğu, bilincin açıklamaya çalıştığı olgularla ilgili sorunlardır. Chalmers bunları şöyle sıralar:
-Çevresel uyaranları birbirinden ayırt etme, sınıflandırma ve tepki verme becerisi.
-Bilişsel bir sistem yoluyla bilginin birleştirilmesi.
-Zihinsel durumların dışa vurulabilirliği.
-Bir sistemin kendi içsel durumlarına erişebilme becerisi.
-Dikkatin belli bir noktada odaklanabilmesi.
-Davranışın istemli bir şekilde kontrol edilmesi.
-Çevresel uyaranları birbirinden ayırt etme, sınıflandırma ve tepki verme becerisi.
-Bilişsel bir sistem yoluyla bilginin birleştirilmesi.
-Zihinsel durumların dışa vurulabilirliği.
-Bir sistemin kendi içsel durumlarına erişebilme becerisi.
-Dikkatin belli bir noktada odaklanabilmesi.
-Davranışın istemli bir şekilde kontrol edilmesi.
Soru 32
“ ……………….. sorunu bilinçle ilgili en temel sorundur. Farkındalık sorunu, bir kişinin nelerin farkında olup, nelerin farkında olamayacağı arasındaki farkın ortaya konulmasıdır.”
Yukarıdaki tanıma göre boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi tamamlar?
Yukarıdaki tanıma göre boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi tamamlar?
Seçenekler
A
Zihin
B
Farkındalık
C
Bilgi
D
Hayat
E
Felsefe
Açıklama:
Farkındalık sorunu bilinçle ilgili en temel sorundur. Farkındalık sorunu, bir kişinin nelerin farkında olup, nelerin farkında olamayacağı arasındaki farkın ortaya konulmasıdır.
Soru 33
“Dolaysız farkındalık” ya da “ayrıcalıklı erişim” terimleriyle ifade edilen farkındalık aşağıdaki hangi anlamda kullanılır?
Seçenekler
A
“Dolaysız farkındalık” ya da “ayrıcalıklı erişim” terimleriyle ifade edilen farkındalık, yalnızca dışarıdaki herhangi bir nesnenin farkına varmamız anlamında değil, ama zihnimizde ve genel olarak bedenimizde olup biten şeylerin farkına varmamız anlamında kullanılır.
B
“Dolaysız farkındalık” ya da “ayrıcalıklı erişim” terimleriyle ifade edilen farkındalık, yalnızca dışarıdaki herhangi bir düşüncenin farkına varmamız anlamında değil, ama hayatta ve genel olarak çevremizde olup biten şeylerin farkına varmamız anlamında kullanılır.
C
“Dolaysız farkındalık” ya da “ayrıcalıklı erişim” terimleriyle ifade edilen farkındalık, yalnızca dışarıdaki herhangi bir nesnenin farkına varmamız anlamında kullanılır.
D
“Dolaysız farkındalık” ya da “ayrıcalıklı erişim” terimleriyle ifade edilen farkındalık, yalnızca dışarıdaki dünyada olan olayların farkına varmamız anlamında kullanılır.
E
“Dolaysız farkındalık” ya da “ayrıcalıklı erişim” terimleriyle ifade edilen farkındalık, yalnızca tanrı olgusunun farkına varmamız anlamında kullanılır.
Açıklama:
“Dolaysız farkındalık” ya da “ayrıcalıklı erişim” terimleriyle ifade edilen farkındalık, yalnızca dışarıdaki herhangi bir nesnenin farkına varmamız anlamında değil, ama zihnimizde ve genel olarak bedenimizde olup biten şeylerin farkına varmamız anlamında kullanılır.
Soru 34
“Bilinç, her zaman duygu ve algılarımızla birliktedir, herkes, kendisi için, kendim dediği şeydir”
Yukarıda verilen bilinç hakkındaki söylem hangi düşünüre aittir?
Yukarıda verilen bilinç hakkındaki söylem hangi düşünüre aittir?
Seçenekler
A
David Chalmers
B
Descartes
C
John Locke
D
Larry Weiskrantz
E
Kant
Açıklama:
Locke’a göre, insanın kendi zihninin içeriklerini algılamasıdır. Locke’a göre, “bilinç, her zaman duygu ve algılarımızla birliktedir, herkes, kendisi için, kendim dediği şeydir”
Soru 35
“1989 yapılan deneylerde hastaya, “kör görü”sü olan bölgeye renkli bir ışık yansıtılarak ne gördüğü sorulur, hasta samimi bir şekilde, bir şey görmediğini söyler. Ama görmemesine rağmen bir tahmin yapması istenirse “kare gibi bir şey olabilir”, “kırmızı bir ışık olabilir” gibi, gerçeğe gelişigüzel tahminin ötesinde uygun tahminlerde bulunabilir.”
Yukarıda bahsedilen deney kim tarafından yapılmıştır?
Yukarıda bahsedilen deney kim tarafından yapılmıştır?
Seçenekler
A
David Chalmers
B
Descartes
C
Kant
D
John Locke
E
Larry Weiskrantz
Açıklama:
Larry Weiskrantz (1989) tarafından yapılan deneylerde hastaya, “kör görü”sü olan bölgeye renkli bir ışık yansıtılarak ne gördüğü sorulur, hasta samimi bir şekilde, bir şey görmediğini söyler. Ama görmemesine rağmen bir tahmin yapması istenirse “kare gibi bir şey olabilir”, “kırmızı bir ışık olabilir” gibi, gerçeğe gelişigüzel tahminin ötesinde uygun tahminlerde bulunabilir.
Soru 36
“Weiskrantz’ın “kör görü” hastalarıyla yaptığı deneylerdeki bütün nitel zihin halleri, yani algılanmış niteliklerin tamamı; hastanın bilincinin dışında meydana gelirse ne olur, sorusunu akla getirmiştir. Bu konuda geliştirilen düşünce deneyi, zihin felsefesi literatüründe …………………… olarak geçer.”
Yukarıdaki boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Yukarıdaki boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Seçenekler
A
kişi özdeşliği
B
yoksun nite
C
başka zihinler
D
çince odası
E
kör görü
Açıklama:
Weiskrantz’ın “kör görü” hastalarıyla yaptığı deneylerdeki bütün nitel zihin halleri, yani algılanmış niteliklerin tamamı, hastanın bilincinin dışında meydana gelirse ne olur, sorusunu akla getirmiştir. Bu konuda geliştirilen düşünce deneyi, zihin felsefesi literatüründe yoksun nite (absent qualia) olarak geçer
Soru 37
“Bana kalırsa ben, kendilik dediğim şeyin en yakınına girecek olursam, her zaman sıcaklık ya da soğukluğun, ışık ya da gölgenin, sevgi ya da nefretin, acı ya da hazzın şu ya da bunun tikel algısına çarparım. Hiçbir zaman kendiliğimi bir algı olmaksızın yakalayamam, hiçbir zaman da algıdan başka bir şey gözleyemem”
Yukarıdaki paragraf aşağıdaki hangi düşünüre aittir?
Yukarıdaki paragraf aşağıdaki hangi düşünüre aittir?
Seçenekler
A
David Hume
B
Thomas Nagel
C
David Chalmers
D
John Locke
E
Larry Weiskrantz
Açıklama:
Hume “bana kalırsa ben, kendilik dediğim şeyin en yakınına girecek olursam, her zaman sıcaklık ya da soğukluğun, ışık ya da gölgenin, sevgi ya da nefretin, acı ya da hazzın şu ya da bunun tikel algısına çarparım. Hiçbir zaman kendiliğimi bir algı olmaksızın yakalayamam, hiçbir zaman da algıdan başka bir şey gözleyemem”
Soru 38
“Bu tam algı ilkesi, bütün bir insan bilgisindeki en yüksek ilkedir” diyen düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
David Hume
B
Thomas Nagel
C
David Chalmers
D
John Locke
E
Immanuel Kant
Açıklama:
Kant’a göre: “Bu tam algı ilkesi, bütün bir insan bilgisindeki en yüksek ilkedir” (Kant, 1995:B 135)
Soru 39
Aşağıdakilerden hangisi (2004) “What Is It Like To Be A Bat?” (“Yarasa Olmak Nasıl Bir Şeydir?”) isimli klasik araştırmasında bilinci, dünyanın öznel deneyimine sahip olma yetisi olarak tanımlayan kişidir?
Seçenekler
A
David Chalmers
B
John Locke
C
Descartes
D
Thomas Nagel
E
Larry Weiskrantz
Açıklama:
Thomas Nagel (2004) “What Is It Like To Be A Bat?” (“Yarasa Olmak Nasıl Bir Şeydir?”) isimli klasik araştırmasında bilinci, dünyanın öznel deneyimine sahip olma yetisi olarak tanımlamıştır.
Soru 40
Aşağıdakilerden hangisi Chalmers’a göre bilincin açıklamaya çalıştığı olgularla ilgili sorunlardandır?
Seçenekler
A
Bilişsel bir sistem yoluyla bilginin birleştirilmesi.
B
Zihinsel durumların içe atılması.
C
Dikkatin dağınık olması.
D
Davranışın istemsiz bir şekilde kontrol edilmesi.
E
Uyanıklık ve uyku halinin bütün olması.
Açıklama:
Chalmers bunları şöyle sıralar:
• Çevresel uyaranları birbirinden ayırt etme, sınıflandırma ve tepki verme
becerisi.
• Bilişsel bir sistem yoluyla bilginin birleştirilmesi.
• Zihinsel durumların dışa vurulabilirliği.
• Bir sistemin kendi içsel durumlarına erişebilme becerisi.
• Dikkatin belli bir noktada odaklanabilmesi.
• Davranışın istemli bir şekilde kontrol edilmesi.
• Uyanıklık ve uyku hali arasındaki ayrım (Chalmers, 2004: 618).
Doğru cevap A seçeneğidir.
• Çevresel uyaranları birbirinden ayırt etme, sınıflandırma ve tepki verme
becerisi.
• Bilişsel bir sistem yoluyla bilginin birleştirilmesi.
• Zihinsel durumların dışa vurulabilirliği.
• Bir sistemin kendi içsel durumlarına erişebilme becerisi.
• Dikkatin belli bir noktada odaklanabilmesi.
• Davranışın istemli bir şekilde kontrol edilmesi.
• Uyanıklık ve uyku hali arasındaki ayrım (Chalmers, 2004: 618).
Doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 41
Aşağıdaki sorunlardan hangisi bilinçle ilgili en temel sorundur?
Seçenekler
A
Yönelimsellik
B
Farkındalık
C
Öznellik
D
Nesnellik
E
Kendilik
Açıklama:
Farkındalık sorunu bilinçle ilgili en temel sorundur. Doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 42
Aşağıdaki düşünürlerden hangisine göre zihnin, zihinsel içeriklerinin bilincinde olması demek, onları zihnin gözüyle görmesi demektir?
Seçenekler
A
Chalmers
B
Weiskrantz
C
Descartes
D
Nagel
E
Kant
Açıklama:
Descartes için de zihnin, zihinsel içeriklerinin bilincinde olması demek, onları zihnin gözüyle görmesi demektir. Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 43
Aşağıdakilerden hangisinin “kör görü” hastalarıyla yaptığı deneylerdeki bütün nitel zihin halleri hastanın bilincinin dışında olursa ne olur, sorusunu akla getirmiştir?
Seçenekler
A
Descartes
B
Locke
C
Chalmers
D
Weiskrantz
E
Nagel
Açıklama:
Weiskrantz’ın “kör görü” hastalarıyla yaptığı deneylerdeki bütün nitel zihin
halleri, yani algılanmış niteliklerin tamamı, hastanın bilincinin dışında olursa ne
olur, sorusunu akla getirmiştir. Doğru cevap D seçeneğidir.
halleri, yani algılanmış niteliklerin tamamı, hastanın bilincinin dışında olursa ne
olur, sorusunu akla getirmiştir. Doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 44
Aşağıdaki ögelerden hangisi kişinin,
kendi zihinsel durumlarının bilgisine nasıl eriştiği ile bağlantılıdır?
kendi zihinsel durumlarının bilgisine nasıl eriştiği ile bağlantılıdır?
Seçenekler
A
Ayrıcalıklı erişim
B
Öznellik
C
Nesnellik
D
Yönelimsellik
E
Dolaysız farkındalık
Açıklama:
Öznellik, bir anlamıyla kişinin,
kendi zihinsel durumlarının bilgisine nasıl eriştiği ile bağlantılıdır. Doğru cevap B seçeneğidir.
kendi zihinsel durumlarının bilgisine nasıl eriştiği ile bağlantılıdır. Doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 45
Aşağıdakilerden hangisi bilinci, dünyanın öznel deneyimine sahip olma yetisi olarak tanımlamıştır?
Seçenekler
A
Nagel
B
Locke
C
Kant
D
Husserl
E
Weiskrantz
Açıklama:
Thomas Nagel (2004)“What Is It Like To Be A Bat?” (“Yarasa Olmak Nasıl
Bir Şeydir?”) isimli klasik araştırmasında bilinci, dünyanın öznel deneyimine sahip olma yetisi olarak tanımlamıştır. Doğru cevap A seçeneğidir.
Bir Şeydir?”) isimli klasik araştırmasında bilinci, dünyanın öznel deneyimine sahip olma yetisi olarak tanımlamıştır. Doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 46
Aşağıdakilerden hangisi öz bilince sahip bir kendilik anlayışı geliştirmiş, kişinin sahip olduğu çeşitli, farklı deneyimlerin, bir ve aynı kendilik altında toplanmasının mümkün olduğunu göstermiştir?
Seçenekler
A
Locke
B
Nagel
C
Kant
D
Husserl
E
Weiskrantz
Açıklama:
Kant, öz bilince sahip bir kendilik anlayışı geliştirmiş, kişinin sahip olduğu
çeşitli, farklı deneyimlerin, bir ve aynı kendilik altında toplanmasının mümkün
olduğunu göstermiştir. Doğru cevap C seçeneğidir.
çeşitli, farklı deneyimlerin, bir ve aynı kendilik altında toplanmasının mümkün
olduğunu göstermiştir. Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 47
Aşağıdaki ögelerden hangisi bilincin, her zaman bir şeyin bilincinde olması demektir?
Seçenekler
A
Öznellik
B
Nesnellik
C
Kendilik
D
Yönelimsellik
E
Farkındalık
Açıklama:
Yönelimsellik, bilincin, her
zaman bir şeyin bilincinde
olması demektir. Doğru cevap D seçeneğidir.
zaman bir şeyin bilincinde
olması demektir. Doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 48
Aşağıdakilerden hangisinin temellerini attığı fenomenolojinin ana konusunu “yönelmişlik” sorunu oluşturmaktadır?
Seçenekler
A
Weiskrantz
B
Locke
C
Nagel
D
Kant
E
Husserl
Açıklama:
Husserl’in temellerini attığı fenomenolojinin ana konusunu “yönelmişlik” sorunu oluşturmaktadır. Doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 49
Aşağıdakilerden hangisi heterofenomenoloji adını verdiği bir yaklaşımla bilinci, ayrıcalıklı erişim, yani birinci şahıs bilgisiyle değil, aksine üçüncü şahıs bilgisiyle erişilen bir şey olarak açıklamaya çalışır?
Seçenekler
A
Dennett
B
Nagel
C
Chalmers
D
Locke
E
McGinn
Açıklama:
Dennett, heterofenomenoloji adını verdiği bir yaklaşımla bilinci, ayrıcalıklı
erişim, yani birinci şahıs bilgisiyle değil, aksine üçüncü şahıs bilgisiyle erişilen
bir şey olarak açıklamaya çalışır. Doğru cevap A seçeneğidir.
erişim, yani birinci şahıs bilgisiyle değil, aksine üçüncü şahıs bilgisiyle erişilen
bir şey olarak açıklamaya çalışır. Doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 50
Bilinci bugünkü anlamıyla ilk kez kullanan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Descartes
B
John Locke
C
Larry Weiskrantz
D
Sigmung Freud
E
Thomas Nagel
Açıklama:
Bilinci bugünkü anlamıyla ilk kez kullanan düşünür John Locke’dır. Locke bilinci, kişinin kendisinin, kendi olarak farkında olmasının koşulu olarak tanımlar.
Soru 51
- Zihinsel durumların dışa vurulabilirliği.
- Bir sistemin kendi içsel durumlarına erişebilme becerisi.
- Dikkatin belli bir noktada odaklanabilmesi.
- Davranışın istemli bir şekilde kontrol edilmesi.
- Davranışsal bir sistem yoluyla bilginin birleştirilmesi.
Seçenekler
A
I, II, III, IV
B
I, II, III, V
C
II, III, IV, V
D
I, III, IV, V
E
I, II, III, IV, V
Açıklama:
David Chalmers, bilinçle ilgili sorunların çeşitliliğini belirtirken bilincin, tek bir olguyla ilişkili olmamasından ve anlamının bulanık olmasından kaynak- landığını söyler. Chalmers’a göre, bilinçle ilgili sorunların çoğu, bilincin açıklama- ya çalıştığı olgularla ilgili sorunlardır. Chalmers bunları şöyle sıralar:
- Çevresel uyaranları birbirinden ayırt etme, sınıflandırma ve tepki vermebecerisi.
- Bilişsel bir sistem yoluyla bilginin birleştirilmesi.
- Zihinsel durumların dışa vurulabilirliği.
- Bir sistemin kendi içsel durumlarına erişebilme becerisi.
- Dikkatin belli bir noktada odaklanabilmesi.
- Davranışın istemli bir şekilde kontrol edilmesi.
- Uyanıklık ve uyku hali arasındaki ayrım
Soru 52
"Bir kaplan gördüğünüzü varsayın, yapılacak en akıllıca şey, algılama süreci üzerinde düşünmeden hemen kaçmaktır. Ama kaplanı görme sürecimizin farkında olsaydık o zaman, gördüğümüzün gerçekten bir kaplan mı, yoksa zihnimizdeki bir kaplan imgesi mi olduğunu anlamaya çalışmak bize vakit kaybettirirdi."
Yukarıda verilen örnek olayda farkındalığa ilişkin hangi kavram vurgulanmaktadır?
Yukarıda verilen örnek olayda farkındalığa ilişkin hangi kavram vurgulanmaktadır?
Seçenekler
A
Öz bilinç
B
İç görü
C
Dolaysız farkındalık
D
Kör görü
E
Yoksun nite
Açıklama:
“Dolaysız farkındalık” ya da “ayrıcalıklı erişim” terimleriyle ifade edilen farkındalık, yalnızca dışarıdaki herhangi bir nesnenin farkına varmamız anlamın- da değil, ama zihnimizde ve genel olarak bedenimizde olup biten şeylerin farkına varmamız anlamında kullanılır. Bazı şeyler, bilincimize he- men girdiği halde, bazı şeylerinse bilincinde olamayız. Örneğin; bu sayfadaki ke- limeleri okuduğunuzun bilincindesiniz, ama algı sürecinin, gözün retinasını be- yindeki görme merkezine bağlayan sürecin farkında olamazsınız. Belki de bunun evrimsel bir sebebi vardır; bir kaplan gördüğünüzü varsayın, yapılacak en akıllıca şey, algılama süreci üzerinde düşünmeden hemen kaçmaktır. Ama kaplanı görme sürecimizin farkında olsaydık o zaman, gördüğümüzün gerçekten bir kaplan mı, yoksa zihnimizdeki bir kaplan imgesi mi olduğunu anlamaya çalışmak bize vakit kaybettirirdi.
Soru 53
Nörolojiden edinilen kimi bulgular ve psikopatolojik bozukluklar yöne- limsel zihin halleri gibi gülün kırmızılığını görmek, buzun soğukluğunu hissetmek ve bunları sözel olarak ifade etmek gibi bazı nitel zihin hallerinin de her zaman bi- linçli olmadığını göstermektedir. Aşağıdakilerden hangisi bu konudaki en önemli bulgu kaynağıdır?
Seçenekler
A
Geçmiş deneyimler
B
Farkındalık
C
Öznellik
D
Nörolojik hastalıklar
E
Yönelimsellik
Açıklama:
Nörolojiden edinilen kimi bulgular ve psikopatolojik bozukluklar yöne- limsel zihin halleri gibi gülün kırmızılığını görmek, buzun soğukluğunu hissetmek ve bunları sözel olarak ifade etmek gibi bazı nitel zihin hallerinin de her zaman bilinçli olmadığını göstermektedir. Bu konudaki en önemli kanıtlar beyin hasarından kaynaklanan amnezi (unutkanlık) sendromu ve “kör görü” (blindsight) adı verilen bir nörolojik hastalıkla ilgili bulgulardan gelmektedir. Her iki grup hasta öğrenme ve öğrendiğini uygulama yönünden yeteneklerini kaybetmemiş olsalar da, bunu yapabildiklerinin farkına varamamaktadırlar. Amnezi hastaları, bütün algısal ve bi- lişsel becerilerini, normal olarak korumalarına rağmen, bir dakika önce ne yaptık- larını ya da kim olduklarını hatırlayamamaktadırlar. Ancak; her zihinsel durumun, mutlaka kişinin bilincinde olmadığının en çarpıcı örneğini, “kör görü” hastaları oluşturmaktadır.
Soru 54
Aşağıdakilerden hangisi kişinin hiç bir nitel zihin halinin, yani algılanmış niteliğin bilincinde olmadığının varsayıldığı bir düşünce deneyidir?
Seçenekler
A
Dolaysız farkındalık
B
Ayrıcalıklı erişim
C
Yoksun nite
D
Amnezi
E
Kör görü
Açıklama:
Weiskrantz’ın “kör görü” hastalarıyla yaptığı deneylerdeki bütün nitel zihin halleri, yani algılanmış niteliklerin tamamı, hastanın bilincinin dışında olursa ne olur, sorusunu akla getirmiştir. Bu konuda geliştirilen düşünce deneyi, zihin felse- fesi literatüründe yoksun nite (absent qualia) olarak geçer. Bu düşünce deneyinde, hastanın bütün duyularının mükemmel işlediği, ama görme, işitme, koklama, tat alma gibi duyularının hiçbirinin nitel bir algısı olmadığı varsayılır. Literatürdezombi adı verilen böyle bir hasta, koklar ama kokladığını bilmez, görür ama gör- düğünü bilmez, tat alır ama tat aldığını bilmez, yani dışarıdan bakılınca normal bir insandan ayırt edilemeyecak şekilde çok çeşitli zihin hallerine sahipmiş gibi görünür, ama bilinçten yoksundur.
Soru 55
I. Bilincin özüdür. II. Bir anlamıyla kişinin, kendi zihinsel durumlarının bilgisine nasıl eriştiğiyle bağlantılıdır. III. Öz bilinç veya kendilik bilinci olarak da tanımlanır. IV. Genellikle “doğrudan ya da dolaysız farkındalık” ya da “ayrıcalıklı erişim” diye adlandırılan bilinç durumudur. V. Bilinçle ilgili yapılan çeşitli tanımların ortak özelliği, bilinci fenomenolojik ve davranışsal yönden öznel deneyimin nasıl ifade edildiği bakımından ele almalarıdır. Yukarıda öznellikle ilgili verilen ifadelerden hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
I, II, III, IV
B
I, II, IV, V
C
I, III, IV, V
D
II, III, IV, V
E
I, II, III, IV, V
Açıklama:
Öznellik sıklıkla bilincin özü olarak düşünülür. Öznellik, bir anlamıyla kişinin, kendi zihinsel durumlarının bilgisine nasıl eriştiğiyle bağlantılıdır. Bilinçle ilgili yapılan çeşitli tanımların ortak özelliği, bilinci fenomenolojik ve davranışsal yönden öznel deneyimin nasıl ifade edildiği bakımından ele almalarıdır. Bu genellikle “doğrudan ya da dolaysız farkındalık” ya da “ayrıcalıklı erişim” diye adlandırılan bilinç durumudur. Örneğin; karnımıza şiddetli bir ağrı saplandığında bu ağrıyı doğrudan birinci şahıs formunda hissederek biliriz. Ya da bir seyahate gitmek istediğimizi doğrudan kendi arzularımızı çözümleyerek biliriz. Kendi algılarımızı, duygula- rımızı, isteklerimizi, düşüncelerimizi, niyetlerimizi, anılarımızı bilmek için, bir takım davranışsal, sözel ipuçlarına dayanmak ya da çıkarsama yapmak zorunda değilizdir. Bunlar bizim ilk elden, aracısız edindiğimiz deneyimlerdir. Biz bunları kendimiz deneyimlediğimiz için, dolaysız olarak ayrıcalıklı bir erişimle biliriz.
Soru 56
Aşağıdakilerden hangisi bilinçle ilgili en temel sorunsal olarak alanyazına yansımaktadır?
Seçenekler
A
Kendinin farkında olma, yani öz bilince sahip olma
B
Belirli bir bilinç tarafından, bilinçli algılama
C
Bir kişiyi algıladığımızda, sanıldığının tersine, fiziksel bir nesne ya da cisim algılamamıza bağlı olarak, orada bir kişi olduğu çıkarımını yapma
D
Fiziksel nesne görüldüğünde burada görülenin duyu verileri olmaması
E
Uygun bir alan olarak öznelliğin seçilmesi, böylesi bir çaba için, daha önceki anlayışların, uygun olmadıkları gerekçesiyle terk edilmesi
Açıklama:
Bilinçle ilgili en temel sorunsal, kendinin farkında olma, yani öz bilince sahip olmadır. Bir yandan, dünyada neler olup bittiğinin farkında olabiliriz, diğer yandan kendimizin dünyada bir şeyler yaptığının ya da kendimizin farkında olduğumuzun farkında olabiliriz. Öz bilinç, kişinin kendisinin bilincinde olmasını ifade eder. Kendilik bilinci, aynı zamanda kişinin kendi zihinsel durumu ve davranışlarında yansıyan zihinsel süreçleri hakkında bilgi sahibi olması, kendilik bilgisiyle de bağlantılıdır.
Soru 57
Aşağıdakilerden hangisi bilincin, her zaman bir şeyin bilincinde olması anlamını taşıyan kavramdır?
Seçenekler
A
Cogito
B
Fizikalizm
C
Panpsişizm
D
Yönelimsellik
E
Noema
Açıklama:
Yönelimsellik kavramı, deneyimin yönelimsel içeriğini, kişi- nin öznel deneyiminin orada gerçekten var olan şeyi yansıtmadığını, ifade etmek üzere kullanılır. Belki de ben, yanımda masa ve sandalyeler olmadığı halde, onları varmış gibi görüyorum, çünkü; içtiğim kahvede algıyı bozucu bir ilaç vardı. Ponce de León’un gençlik çeşmesini bulmak istemesi, hiçbir zaman bulamaması, yönelimsellik konusunda verilen klasik örneklerden biridir.
Soru 58
Aşağıdakilerden hangisi beynin bilincin nedensel temeli olduğunu kabul eden, ama bu bağlantının doğasının, bizler için bir giz olduğunu iddia eden araştırmacılara verilen isimdir?
Seçenekler
A
Tüm ruhçular
B
Yeni gizemciler
C
Evrimselciler
D
Davranışçılar
E
Fzikalizmciler
Açıklama:
Bir bilinç kuramının, hangi tür olgular üzerinde yoğunlaşması gerektiği konusun-da tam bir uzlaşım olmaması, Colin McGinn (1991) gibi bazı düşünürleri de Nagel gibi, bilincin, henüz çözmekten uzak olduğumuz bir mit olduğu düşüncesine itmiştir. McGinn gibi beynin, bilincin nedensel temeli olduğunu kabul eden, ama bu bağlantının doğasının, bizler için bir giz olduğunu iddia eden araştırmacılar yeni gizemciler olarak bilinir.
Soru 59
Aşağıdakilerden hangisi Dennett'in, Descartes’ın kişinin kendi zihninin içeriklerini şüpheye düşmeyecek bir şekilde ve dolaysız olarak bildiğini, beyinle süngersi bez (pineal gland) adını verdiği bir yerde etkileştiği fikrini ifade etmektedir?
Seçenekler
A
Kartezyen tiyatro
B
Zihinsel içerik
C
Heterofenomenoloji
D
Kendilik bilinci
E
Evrimsel değişim
Açıklama:
Dennett, Descartes’ın kişinin kendi zihninin içeriklerini şüpheye düşmeyecek bir şekilde ve dolaysızolarak bildiğini, beyinle süngersi bez (pineal gland) adını verdiği bir yerde etkileştiği fikrini, Kartezyen Tiyatro olarak isimlendirir ve reddeder.
Ünite 10
Soru 1
Kendilikle ilgili felsefe literatüründe yapılan tanımlamalar ve kullanımlara bakacak olursak, kendilik hakkında birkaç temel özelliğinin öne çıktığını görürüz. Aşağıdakilerden hangisi bu özelliklerden biridir?
Seçenekler
A
Benzerlik Argümanı
B
Kendiliğin Bir Karaktere ya da Kişiliğe Sahip Olması
C
Kendiliğin Bir Eyleyici Olmayışı
D
Kendiliğin Varlıksal Olarak Birlik Oluşu
E
Kendiliğin Fiziksel Oluşu
Açıklama:
Kendilikle ilgili felsefe literatüründe yapılan tanımlamalar ve kullanımlara bakacak olursak, kendilik hakkında birkaç temel özelliğinin öne çıktığını görürüz. Bunlar kendiliğin bir şey olduğu, zihinsel olduğu, belli bir zamanda ve zaman içinde tek olduğu, hem diğer şeylerden, hem de kendi düşüncelerinden, deneyimlerinden varlıksal olarak farklı olduğu, bireyin deneyimlerinin öznesi olduğu, bir eyleyici olduğu ve belli bir kişiliğe sahip olduğudur.
Soru 2
Yetişkin ve ebeveyn olmak üzere, üç içsel varlık kavramına incelemiş, transactional analizde çocuk, kim tarafından geliştirilmiştir?
Seçenekler
A
Freud
B
Dennett
C
Eric Berne
D
William James
E
Kihlstrom
Açıklama:
Örneğin; nesne ilişkileri kuramında dışsal nesnelerin içselleştirilerek bir nevi kişiliğe bürünebileceğini savunur. Eric Berne tarafından geliştirilen transactional analizde çocuk,
yetişkin ve ebeveyn olmak üzere, üç içsel varlık kavramına incelemiş.
yetişkin ve ebeveyn olmak üzere, üç içsel varlık kavramına incelemiş.
Soru 3
“Yığın” (bundle) kuramına göre, kendilik, zihnin içinde bilinçli olarak olan bitenlerden varlıksal olarak ayrı değildir, aksine eğer var olduğu söylenebilirse zihindeolup bitenler serisinden başka bir şey değildir. Varsayımı kim tarafından dile getirilmiştir?
Seçenekler
A
Susan Greenfield
B
Dennett
C
Eric Berne
D
David Hume
E
William James
Açıklama:
David Hume’un bu görüşlerden ilkine getirdiği eleştiri meşhurdur. Hume’un
“yığın” (bundle) kuramına göre, kendilik, zihnin içinde bilinçli olarak olan bitenlerden varlıksal olarak ayrı değildir, aksine eğer var olduğu söylenebilirse zihinde olup bitenler serisinden başka bir şey değildir.
“yığın” (bundle) kuramına göre, kendilik, zihnin içinde bilinçli olarak olan bitenlerden varlıksal olarak ayrı değildir, aksine eğer var olduğu söylenebilirse zihinde olup bitenler serisinden başka bir şey değildir.
Soru 4
Zihnin sahip olduğu dünyaya ilişkin bütün tasarımlarını önceleyen ve onların aynı “kendilik bilinci” altında sentezlenmesini, bir araya gelmesini sağlayan aşkın bir idedir kendilik. Görüşü kim tarafından dile getirilmiştir?
Seçenekler
A
Kant
B
Cantor
C
D. Hume
D
Locke
E
Dennett
Açıklama:
Kant’da kendilik, zihnin sahip olduğu dünyaya ilişkin bütün tasarımlarını önceleyen ve onların aynı “kendilik bilinci” altında sentezlenmesini, bir araya gelmesini sağlayan aşkın bir idedir.
Soru 5
Karşımızdaki bir başka kişinin, hatta üst düzey bir memelinin ya da bir makinenin, kendimiz gibi bir zihne sahip olduğundan nasıl emin olabiliriz sorunu, hangi zihinler sorunudur?
Seçenekler
A
Doğa zihinleri sorunudur
B
Başlıca zihinler sorunu
C
Tekli zihinler sorunu
D
Çoklu zihinler sorunu
E
Başka zihinler sorunu
Açıklama:
Karşımızdaki bir başka kişinin, hatta üst düzey bir memelinin ya da bir makinenin, kendimiz gibi bir zihne sahip olduğundan nasıl emin olabiliriz sorunu, başka zihinler sorunudur.
Soru 6
Kişinin zihinsel süreçleriyle davranışları ve bedensel durumları arasında bağlantı olduğu görüşüne dayanan, başka zihinler sorununu çözmek üzere önerilen en klasik yaklaşım hangisidir?
Seçenekler
A
Davranışçılık
B
Kutudaki böcek
C
Benzerlik Argümanı
D
Halk Psikolojisi Kuramı
E
Kendilik
Açıklama:
Başka zihinler sorununu çözmek üzere önerilen en klasik yaklaşım benzerlik argümanıdır. Bu argüman, kişinin zihinsel süreçleriyle davranışları ve bedensel durumları arasında bağlantı olduğu görüşüne dayanır.
Soru 7
Benzerlik argümanın diğer adı nedir?
Seçenekler
A
Davranşçılık
B
Kutudaki böcek
C
Kendilik
D
Analoji
E
Halk psikolojisi
Açıklama:
Başka zihinler sorununa geleneksel olarak bulunan çözüm, benzerlik ya da
analoji argümanı olarak bilinir.
analoji argümanı olarak bilinir.
Soru 8
Hangi düşünür benzerlik argümanını, bu yaklaşımın doğru olan ve doğru olmayan tanımlamayı birbirinden ayırt edecek bir ölçüt olmaması temelinde eleştirir.
Seçenekler
A
J. Locke
B
Strawson
C
Hume
D
Descartes
E
Ludwig Wittgenstein
Açıklama:
Wittgenstein’ın benzerlik argümanına eleştirisi, bu yaklaşımda, doğru olan ve
doğru olmayan tanımlamayı, birbirinden ayırt etmeye yarayan bir ölçütün olmamasıdır. Oysa doğru ve yanlış, tanımlamanın birbirinden ayrılması ve bu ayrımın
belli ilkelere bağlanması, sağlıklı bir tanımlama yapmak için son derece gereklidir.
doğru olmayan tanımlamayı, birbirinden ayırt etmeye yarayan bir ölçütün olmamasıdır. Oysa doğru ve yanlış, tanımlamanın birbirinden ayrılması ve bu ayrımın
belli ilkelere bağlanması, sağlıklı bir tanımlama yapmak için son derece gereklidir.
Soru 9
Kişinin kendi zihinsel durumlarını isimlendirmek için kullandığı terimler ile bir başkasının aynı zihinsel durumları isimlendirmekte kullandığı terimlerin farklı anlamlar taşıyabileceğini gösteren kavramsalaştırmaya ne denmektedir?
Seçenekler
A
Kutudaki böcek
B
Halk psikolojisi kuramı
C
Davranışçılık
D
Benzerlik argümanı
E
Anoloji
Açıklama:
Kutudaki böcek benzetmesi bir kişinin kendi zihinsel durumlarını isimlendirmek
için kullandığı terimler ile bir başkasının aynı zihinsel durumları isimlendirmekte
kullandığı terimlerin farklı anlamlar taşıyabileceğini gösterir. Çünkü herkesin dili
kendine özeldir.
için kullandığı terimler ile bir başkasının aynı zihinsel durumları isimlendirmekte
kullandığı terimlerin farklı anlamlar taşıyabileceğini gösterir. Çünkü herkesin dili
kendine özeldir.
Soru 10
Başka kişilerin davranışlarını, arzular, niyetler, duyular bağlamında açıklayabiliyorsak o zaman onların da kendimiz gibi birer zihne sahip olduğunu kabul etmemiz gerektiğini varsayan kuramın adı nedir?
Seçenekler
A
Davranışçılık
B
Halk psikolojisi kuramı
C
Kutudaki böcek
D
Benzerlik argümanı
E
Kendilik bilgisi
Açıklama:
Halk psikolojisi kuramı başka kişilerin davranışlarını, arzular, niyetler, duyular
bağlamında açıklayabiliyorsak o zaman onların da kendimiz gibi birer zihne sahip
olduğunu kabul etmeliyiz.
bağlamında açıklayabiliyorsak o zaman onların da kendimiz gibi birer zihne sahip
olduğunu kabul etmeliyiz.
Soru 11
Kendinin ayrı bir kişi olduğunun bilincinde olan bir kişi aşağıdaki kavramlardan hangisi ile ifade edilir?
Seçenekler
A
İçebakış
B
Zihin
C
Kendilik
D
Benzerlik
E
Davranışçılık
Açıklama:
Kendilik kendinin ayrı bir kişi olduğunun bilincinde olan bir kişidir. Ancak kendilik bilincine sahip bir kişi bir kendilik olabilir. Bir organizmanın kendilik olduğunu söylemek, aslında o organizmanın, kendisi ve diğerleri arasında ayrım yapabilme kabiliyeti olduğunu söylemektir. Hepimiz genel olarak insanın bir kendilik olduğuna inanırız. Her insan hayata zigot adı verilen tek bir hücreden tamamen fiziksel bir organizma olarak başlayıp, kendi kendisinin farkında olan ve kendine ilişkin bir kendilik kavramına sahip kişi haline gelir. Ancak her ne kadar bir makinenin bilinçli olabileceğini kabul etsek de Turing testini geçen bir bilgisayara bir robota kendilik atfetmeyiz. Bilinç sahibi olduğunu bildiğimiz hayvanlara, üst düzey memelilere de kendilik atfetmeyiz. Bir insanı diğer bilinçli varlıklardan ayıran bir kendilik olabilmesini sağlayan koşulların ne olduğunun anlaşılması, kendilik kavramımızın nelerden ve nasıl oluştuğunu anlamamız için gereklidir. Kendilik olmanın koşullarını araştırmak, ne tür bir bilinçliliğin bir kendilik olmak için özsel bir şekilde gerekli olduğunu araştırmak demektir. Bir kendilik olma kapasitemiz, kendilik bilincine sahip varlıklar olmamızdan kaynaklanmaktadır.
Soru 12
İd, ego, superego modeliyle bilinçli zihinle bilinçdışı zihni, yatay olarak ikiye ayıran düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Freud
B
Jung
C
Platon
D
Kant
E
Hume
Açıklama:
20. yüzyılda Freud’un id, ego, superego modeli, bilinçli zihinle bilinçdışı zihni, yatay olarak ikiye ayırmış ve onu takiben Jung da arketipler kuramıyla bilinçdışında birbirinden ayrı güçlü bazı varlıklar olduğunu iddia etmiştir.
Soru 13
Doğru olan ve doğru olmayan tanımlamayı birbirinden ayırt edecek bir ölçüt olmamasından dolayı benzerlik argümanını eleştiren düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Augustine
B
Wittgenstein
C
Kant
D
Frege
E
Cantor
Açıklama:
Benzerlik argümanını, kişinin ağrı ya da kızgınlık gibi zihinsel bir durumu öncelikle belirleyebilmesini, daha sonra ortaya çıktığında da tanımlayabilmesini gerektirir. Wittgenstein’ın benzerlik argümanına eleştirisi, bu yaklaşımda, doğru olan ve doğru olmayan tanımlamayı, birbirinden ayırt etmeye yarayan bir ölçütün olmamasıdır. Oysa doğru ve yanlış, tanımlamanın birbirinden ayrılması ve bu ayrımın belli ilkelere bağlanması, sağlıklı bir tanımlama yapmak için son derece gereklidir.
Soru 14
Phaidros diyaloğunda, psişe’yi akıllı kısım, irade ya da tinli kısım, arzulayan kısım olarak ayırıp, beyaz at ile temsil edilen irade ve siyah at ile temsil edilen arzulayan kısmın, akıllı kısmı temsil eden sürücü tarafından sürüldüğünü söylerken insan zihninin çoğulluğuna işaret eden düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Augustine
B
Platon
C
Kant
D
Hume
E
Freud
Açıklama:
Felsefe ve psikoloji tarihinde, insan zihninin esas olarak çoğul olduğu,Antik Yunandan beri çeşitli filozoflar ve psikologlar tarafından dile getirilmiştir. Platon, Phaidros diyaloğunda, psişe’yi akıllı kısım, irade ya da tinli kısım, arzulayan kısım olarak ayırıp, beyaz at ile temsil edilen irade ve siyah at ile temsil edilen arzulayan kısmın, akıllı kısmı temsil eden sürücü tarafından sürüldüğünü söylerken insan zihninin çoğulluğuna işaret etmekteydi.
Soru 15
William James’a göre zihinsel kendilik, “bütün bilinçteki etkin öğedir... dikkat ve çabanın kaynağıdır, irademizin, kararlarının kaynaklandığı yerdir; bu ‘bütün zihinsel etkinliğin merkezindeki etkin kendilik’tir”. James bu ifadesinde kendiliğin hangi özelliğine vurgu yapmaktadır?
Seçenekler
A
Kendiliğin belli bir zamanda tek oluşu
B
Kendiliğin bir eyleyici oluşu
C
Kendiliğin deneyimin öznesi oluşu
D
Kendiliğin bir kişiliğe sahip olması
E
Kendiliğin varlıksal olarak ayrı oluşu
Açıklama:
William James, özelikle kendiliğin, eyleyicilik niteliğini vurgular. James Zihinsel kendilik, “bütün bilinçteki etkin öğedir... dikkat ve çabanın kaynağıdır, irademizin, kararlarının kaynaklandığı yerdir; bu ‘bütün zihinsel etkinliğin merkezindeki etkin kendilik’tir” (James, 1950: 297-98). James’e göre, “kendiliğimizin çekirdeği ve merkezi, bizim bildiğimiz şekliyle yaşamımızın mabedidir, belli içsel durumların yaptıkları eylemlerin anlamıdır. Bu içsel eylemlerin anlamı, Ruh’umuzun yaşayan tözünün doğrudan doğruya kendini göstermesidir” (James, 1984: 163). Kendiliğin bir eyleyici olması, kesinlikle günlük hayatta kendimizi kendi eylemlerimiz, düşüncelerimiz ve duygularımız üzerinde yönlendirici ve düzenleyici bir aktör olarak hissetmemize koşuttur. Bu anlamda kendilik, çevreden sürekli etkin bir şekilde çevreden bilgiler alan, düzenleyen, bununla bağlantılı olarak da deneyimlerimizi yapılandıran bir şeydir.
Soru 16
Kendiliğin, “her düşünme, algı, duygulanım deneyiminin zorunlu mantıksal öznesi” olduğunu savunan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kant
B
Hume
C
Platon
D
Frege
E
Cantor
Açıklama:
Kant ise Hume’un aksine deneysel olmayan, ama her deneyimin olanağının zorunlu koşulu olması anlamında, aşkın olan bir kendilik öne sürer. Kant’a göre, kendilik, her düşünme, algı, duygulanım deneyimin zorunlu mantıksal öznesidir. Kendilik deneyimin bir nesnesi değildir. Aksine bütün deneyime aşkındır ve deneyim tarafından varsayılır. Kant’da kendilik, zihnin sahip olduğu dünyaya ilişkin bütün tasarımlarını önceleyen ve onların aynı “kendilik bilinci” altında sentezlenmesini, bir araya gelmesini sağlayan aşkın bir idedir.
Soru 17
- Kihlstrom
- Ryle
- Cantor
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
I ve III
E
II ve III
Açıklama:
Kihlstrom ve Cantor’un (1984) geliştirdikleri kendilik anlayışı, bilişsel ve sosyal psikolojik bir perspektiften, kendilik tasarımının kendilik bilgisiyle bağlantısını gösterir. Onların yaklaşımına göre, nasıl kişi fikirler, nesneler, olaylar, durumlar ve onların özelliklerine ilişkin bir takım zihinsel tasarımlara sahipse aynı şekilde kendi zihinsel tasarımına da sahiptir. Kişinin kendine ilişkin zihinsel tasarımı hem kişinin kendine ait olan özelliklerin soyut bir bilgisini, yani kendilik kavramını, hem de kişinin yaşamış olduğu deneyimlerinin, eylemlerinin ve düşüncelerinin kesin bilgisini içerir. Buna göre kendilik, kişinin, kendine ilişkin zihinsel tasarımı olarak tanımlanabilir. Kendilik bir zihinsel tasarımdır ve kişinin diğer zihinsel tasarımlarından da ilkece bir farklılığı yoktur.
Soru 18
Zihin Kavramı (The Concept of Mind) adlı ünlü eserinde, Descartes’ın insanın ruhunu bedenin içinde, bedenden ayrı ve bağımsız bir töz olduğunu iddia etmekle bir kategori hatası yaptığını belirten düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Frege
B
Kant
C
Jung
D
Platon
E
Ryle
Açıklama:
Ryle, Zihin Kavramı (The Concept of Mind) adlı ünlü eserinde, Descartes’ın insanın ruhunu bedenin içinde, bedenden ayrı ve bağımsız bir töz olduğunu iddia etmekle bir kategori hatası yaptığını söyler.
Soru 19
Başka kişilerin davranışlarını; arzular, niyetler, duyular bağlamında açıklayabiliyorsak o zaman onların da kendimiz gibi birer zihne sahip olduğunu kabul etmemiz gerektiğini savunan görüş aşağıdakilerden hangisine aittir?
Seçenekler
A
Benzerlik argümanı
B
Başka zihinler sorunu
C
Halk psikolojisi kuramı
D
Kendilik bilgisi sorunu
E
Bilinç sorunu
Açıklama:
Davranışçı çözüme alternatif bir çözüm önerisi halk psikolojisi kuramından getirilebilir. Buna göre, kişilerin davranışları, en iyi biçimde arzular, inançlar, algılar, duyular ve benzeri durumlar bağlamında açıklanabilir ve yordanabilir. Bu, günlük hayatta herkes tarafından insanların davranışlarını anlamada kullanılan en iyi yol olduğuna göre, diğerlerinin de “başka zihinler” olduğunu kabul etmek gerekmektedir. Dolayısıyla diğer varlıkların, hatta makinelerin bile, eğer onlara atfettiğimiz zihinsel ve psikolojik süreçler, onların genel olarak davranışlarını açıklamakta ve yordamakta başarılı oluyorsa o zaman, içsel zihinsel süreçlere sahip olduklarını kabul etmek gerekir.
Soru 20
Kendilik, bir şey olarak ortaya konduğunda, akla ilk gelen “nasıl bir şeydir?” sorusu, kendiliğin hangi özelliğine işaret etmektedir?
Seçenekler
A
Kendiliğin belli bir zamanda tek oluşu
B
Kendiliğin bir eyleyici oluşu
C
Kendiliğin deneyimin öznesi oluşu
D
Kendiliğin bir kişiliğe sahip olması
E
Kendiliğin varlıksal olarak ayrı oluşu
Açıklama:
Kendilik, bir şey olarak ortaya konduğunda, akla ilk gelen soru “nasıl bir şeydir?” sorusudur ve bu sorunun da ilk akla gelen yanıtı “deneyimin öznesi”dir. Deneyimin öznesi nedir diye sorulacak olursa bu sorunun cevabı, her birimiz için çok açık ve yalın görünür. Susan Greenfield’in (2000) işaret ettiği gibi, her birimiz, kendimizin tek olduğundan ve öznel bilince sahip olduğumuzdan hareketle bir deneyim öznesi olmanın nasıl bir şey olduğunu biliriz.
Soru 21
Kendiliği “düşünen aktif bir ilke” olarak tanımlayan kimdir?
Seçenekler
A
Aziz Augustine
B
Platon
C
Rahip Berkeley
D
Eric Berne
E
Dennett
Açıklama:
Kendilik, belli şeyler yapabilen belli şeylere maruz kalabilen özel bir tür şey olarak düşünülür. Rahip Berkeley’in “düşünen aktif bir ilke” tanımı, kendilik hakkında, bu anlamda yapılan en iyi tanımlardan biridir.
Soru 22
Aşağıdakilerden hangisi İnsan zihninin esas olarak çoğul olduğunu ileri süren filozoflardan değildir?
Seçenekler
A
Dennett
B
Platon
C
Freud
D
Aziz Augustine
E
Eric Berne
Açıklama:
Aslında felsefe ve psikoloji tarihinde, insan zihninin esas olarak çoğul
olduğu,Antik Yunandan beri çeşitli filozoflar ve psikologlar tarafından dile getirilmiştir. Platon, Phaidros diyaloğunda, psişe’yi akıllı kısım, irade ya da tinli kısım,
arzulayan kısım olarak ayırıp, beyaz at ile temsil edilen irade ve siyah at ile temsil
edilen arzulayan kısmın, akıllı kısmı temsil eden sürücü tarafından sürüldüğünü
söylerken insan zihninin çoğulluğuna işaret etmekteydi. Aziz Augustine de İtiraflar’ında, eski Pagan kendiliğinin, geceleri ortaya çıkıp, kendisine işkence yaptığından yakınır. 20. yüzyılda Freud’un id, ego, superego modeli, bilinçli zihinle
bilinçdışı zihni, yatay olarak ikiye ayırmış ve onu takiben Jung da arketipler kuramıyla bilinçdışında birbirinden ayrı güçlü bazı varlıklar olduğunu iddia etmiştir.
Çağdaş psikiyatri kuramları da aynı geleneği devam ettirmiştir. Örneğin; nesne
ilişkileri kuramında dışsal nesnelerin içselleştirilerek bir nevi kişiliğe bürünebileceğini savunur. Eric Berne tarafından geliştirilen transactional analizde çocuk,
yetişkin ve ebeveyn olmak üzere, üç içsel varlık kavramına incelemiş.
olduğu,Antik Yunandan beri çeşitli filozoflar ve psikologlar tarafından dile getirilmiştir. Platon, Phaidros diyaloğunda, psişe’yi akıllı kısım, irade ya da tinli kısım,
arzulayan kısım olarak ayırıp, beyaz at ile temsil edilen irade ve siyah at ile temsil
edilen arzulayan kısmın, akıllı kısmı temsil eden sürücü tarafından sürüldüğünü
söylerken insan zihninin çoğulluğuna işaret etmekteydi. Aziz Augustine de İtiraflar’ında, eski Pagan kendiliğinin, geceleri ortaya çıkıp, kendisine işkence yaptığından yakınır. 20. yüzyılda Freud’un id, ego, superego modeli, bilinçli zihinle
bilinçdışı zihni, yatay olarak ikiye ayırmış ve onu takiben Jung da arketipler kuramıyla bilinçdışında birbirinden ayrı güçlü bazı varlıklar olduğunu iddia etmiştir.
Çağdaş psikiyatri kuramları da aynı geleneği devam ettirmiştir. Örneğin; nesne
ilişkileri kuramında dışsal nesnelerin içselleştirilerek bir nevi kişiliğe bürünebileceğini savunur. Eric Berne tarafından geliştirilen transactional analizde çocuk,
yetişkin ve ebeveyn olmak üzere, üç içsel varlık kavramına incelemiş.
Soru 23
Doğaya baktığımızda bütün olarak ele alındığında, sanki belli bir amaç doğrultusunda ve merkezi bir kontrol mekanizması tarafından yönlendiriliyormuş gibi davranan sistemler mevcuttur. Aşağıdakilerden hangisi bu sisteme örnektir?
Seçenekler
A
Arı
B
Çekirge
C
Termit karınca
D
Sinek
E
Tırtıl
Açıklama:
Doğaya baktığımızda, her biri genler aracılığıyla kendine çizilen görevi yerine getiren bağımsız alt sistemlerden oluştuğu halde, bütün olarak ele alındığında, sanki belli bir amaç doğrultusunda ve merkezi bir kontrol mekanizması tarafından yönlendiriliyormuş gibi davranan sistemler mevcuttur. Bunlara en güzel örnek, termit karıncalarıdır.
Soru 24
İçebakışla kişinin kendi öznel bilincine ilişkin bir bilgi edinemeyeceğini savunan filozof kimdir?
Seçenekler
A
Hume
B
Platon
C
Aziz Augustine
D
Eric Berne
E
Locke
Açıklama:
Hume, içebakışla kişinin kendi öznel bilincine ilişkin bir bilgi
edinemeyeceğini savunur. Hume’a göre bütün o bilinçli durumların ve süreçlerin
ötesinde, o bilinçli durumlara sahip bir varlık olarak, bir kendilik yoktur.
edinemeyeceğini savunur. Hume’a göre bütün o bilinçli durumların ve süreçlerin
ötesinde, o bilinçli durumlara sahip bir varlık olarak, bir kendilik yoktur.
Soru 25
Hangi filozofa göre kendi zihnimizin içinden geçenlere dolaysız bir şekilde, doğrudan doğruya birinci şahıs bilgisiyle ulaşırız?
Seçenekler
A
Locke
B
Descartes
C
Hume
D
Platon
E
Berne
Açıklama:
Descartes’a göre, kendi zihnimizin içinden geçenlere dolaysız bir şekilde, doğrudan doğruya birinci şahıs bilgisiyle ulaşırız.
Soru 26
Bir kişinin “ağrı” terimiyle isimlendirilmiş içsel zihinsel durumuyla bir başka kişinin “ağrı” adı verilen içsel zihinsel durumunun, birbirinden son derece farklı olabileceğini gösteren duruma ne ad verilir?
Seçenekler
A
Kutudaki böcek benzetmesi
B
Halk psikolojisi kuramı
C
Benzerlik argümanı
D
Başka zihinler sorunu
E
Kendilik bilgisi
Açıklama:
Wittgenstein’ın, kutudaki böcek benzerliği düşünce deneyi, bir kişinin “ağrı” terimiyle isimlendirilmiş içsel zihinsel durumuyla bir başka kişinin “ağrı” adı verilen içsel zihinsel durumunun, birbirinden son derece farklı olabileceğini gösterir.
Soru 27
Hangi filozofa göre zihinler hakkında, hatta kişinin kendi zihni hakkında, sadece birinci şahıs perspektifinden hareketle söz etmek olanaksızdır?
Seçenekler
A
Locke
B
Strawson
C
Wittgenstein
D
Hume
E
Kant
Açıklama:
Wittgenstein’e göre, zihinler hakkında, hatta kişinin kendi zihni hakkında, sadece birinci şahıs perspektifinden hareketle söz etmek olanaksızdır.
Soru 28
Davranışçı olmakla itham edilen filozoflar aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Locke-Hume
B
Wittgenstein- Strawson
C
Kant-Locke
D
Wittgenstein-Hume
E
Hume-Kant
Açıklama:
Hem Wittgenstein hem de Strawson, kişinin kendinin veya başkalarının zihinsel süreçleri hakkında edindiği bilginin birinci şahıs perspektifinden değil üçüncü şahıs perspektifinden kazanması gerektiğini savunur. Bu yüzden her ikisi de davranışçı olmakla itham edilmiştir.
Soru 29
Wittgenstein'in eleştirdiği kavram aşağıdakilerden hagisidir?
Seçenekler
A
Başka zihinler sorunu
B
Kendilik bilgisi
C
Kendiliğin Deneyimin Öznesi Oluşu
D
Kutudaki böcek benzetmesi
E
Benzerlik argümanı
Açıklama:
Benzerlik argümanını, kişinin ağrı ya da kızgınlık gibi zihinsel bir durumu öncelikle belirleyebilmesini, daha sonra ortaya çıktığında da tanımlayabilmesini gerektirir. Wittgenstein’ın benzerlik argümanına eleştirisi, bu yaklaşımda, doğru olan ve doğru olmayan tanımlamayı, birbirinden ayırt etmeye yarayan bir ölçütün olmamasıdır.
Soru 30
Kişinin zihinsel durumları ile davranışları arasında bağlantı olduğu ve kişinin kendi zihinsel durumlarıyla ilgili birinci şahıs bilgisinin kişiye özel ve yanılmaz olduğu görüşüne dayanan kavram hangisidir?
Seçenekler
A
Kutudaki böcek benzetmesi
B
Kendilik bilgisi
C
Benzerlik argümanı
D
Halk psikolojisi kuramı
E
Başka zihinler sorunu
Açıklama:
Benzerlik argümanı kişinin zihinsel durumları ile davranışları arasında bağlantı olduğu ve kişinin kendi zihinsel durumlarıyla ilgili birinci şahıs bilgisinin kişiye özel ve yanılmaz olduğu görüşüne dayanır.
Soru 31
Kendilikle ilgili felsefe literatüründe yapılan tanımlamalar ve kullanımlara bakacak olursak, kendilik hakkında birkaç temel özelliğinin öne çıktığını görürüz. Aşağıdakilerden hangisi bahsedilen kendiliğe ilişkin temel özelliklerden biri değildir?
Seçenekler
A
Zihinsel olduğu
B
Hem diğer şeylerden, hem de kendi düşüncelerinden, deneyim- lerinden varlıksal olarak farklı olduğu
C
Bireyin eyleyici olduğu
D
Bireyin belli bir kişiliğe sahip olduğu
E
Varlıksal olarak bütüncül oluşu
Açıklama:
Kendilikle ilgili felsefe literatüründe yapılan tanımlamalar ve kullanımlara ba- kacak olursak, kendilik hakkında birkaç temel özelliğinin öne çıktığını görürüz. Bunlar kendiliğin bir şey olduğu, zihinsel olduğu, belli bir zamanda ve zaman içinde tek olduğu, hem diğer şeylerden, hem de kendi düşüncelerinden, deneyimlerinden varlıksal olarak farklı olduğu, bireyin deneyimlerinin öznesi olduğu, bir eyleyici olduğu ve belli bir kişiliğe sahip olduğudur.
Soru 32
Rahip Berkeley’in “düşünen aktif bir ilke” tanımı, kendiliğin hangi özelliğine ilişkin ortaya atılmıştır?
Seçenekler
A
Kendiliğin bir şey oluşu
B
Kendiliğin zihinsel oluşu
C
Kendiliğin zaman içinde ve belli bir zamanda tek oluşu
D
Kendiliğin varlıksal olarak ayrı oluşu
E
Kendiliğin deneyimin öznesi oluşu
Açıklama:
Kendilik, belli şeyler yapabilen belli şeylere maruz kalabilen özel bir tür şey olarak düşünülür. Rahip Berkeley’in “düşünen aktif bir ilke” tanımı, kendilik hakkında, bu anlamda yapılan en iyi tanımlardan biridir.
Soru 33
Aşağıdakilerden hangisi merkezi ve bütünlüklü bir kendilik fikrini reddeden, buna karşın görüş geliştiren Dennett'in kendiliği açıklamak üzere ortaya koymuş olduğu kuramdır?
Seçenekler
A
Hikaye kuramı
B
Bilinç kuramı
C
Bellek kuramı
D
Zihin kuramı
E
Sosyal yapı kuramı
Açıklama:
Kendiliğimizi bir bütün olarak algılamamız, aynı anda var olan, her biri kendiliğin farklı bir temsilini taşıyan çeşitli bilinç durumlarının, tutarlı bir hayat hikayesi oluşturacak şekilde te- mel bir kendilik kavramı etrafında birleşmesinden dolayıdır.Merkezi ve bütünlüklü bir kendilik fikrini reddeden, buna karşın hikaye kuramı adı verilen bir görüş geliştiren Dennett, tam da bu anlamda kendiliği, kendimize ilişkin hikayelerimizin odaklandığı merkez (center of gravity) olarak tanımlamaktadır.
Soru 34
Aşağıdakilerden hangisi “bütün bilinçteki etkin öğe" olarak William James tarafından tanımlanan kendilik özelliğidir?
Seçenekler
A
Kendiliğin deneyimin öznesi oluşu
B
Kendiliğin bir eyleyici oluşu
C
Kendiliğin varlıksal olarak ayrı Oouşu
D
Belli bir zamanda tek oluşu
E
Kendiliğin zaman içinde geliştirmesi
Açıklama:
William James, özelikle kendiliğin, bu eyleyicilik niteliğini vurgular. James Zihinsel kendilik, “bütün bilinçteki etkin öğedir... dikkat ve çabanın kaynağıdır, irademizin, kararlarının kaynaklandığı yerdir; bu ‘bütün zihinsel etkinliğin merkezindeki etkin kendilik’tir.”
Soru 35
“Yeşil duyumu” öznenin yeşil olarak gördüğü, nesnenin kendisinde uyandır- dığı deneyimi tanımlar. Bunun dışında ne tür bir deneyin, tam olarak, bunun gibi bir deneyim olduğuna dair bir şey söylemez.
Yukarda verilen örnek olay kendilik bilgisine ilişkin hangi kavrama vurgu yapmaktadır?
Yukarda verilen örnek olay kendilik bilgisine ilişkin hangi kavrama vurgu yapmaktadır?
Seçenekler
A
Öznel bilinç
B
İçe bakış
C
Kendilik tasarımı
D
Düzenleyici ide
E
Kategori hatası
Açıklama:
İngiliz deneycilerine göre, bizim yanılmaz bir şekilde bildiğimiz içsel ya da zihinsel durumlarımız psikolojik kelimelerin anlamları olarak vardır. Ancak; daha sonra davranışçıların gösterdiği gibi, zihinsel durumlarımız daha ziyade davranışlarımızla ve özellikle de sözel davranışlarımızla tanımlanırlar. Örneğin; “yeşil duyumu” öznenin yeşil olarak gördüğü, nesnenin kendisinde uyandır- dığı deneyimi tanımlar. Bunun dışında ne tür bir deneyin, tam olarak, bunun gibi bir deneyim olduğuna dair bir şey söylemez. Dolayısıyla biz, içebakışla zihinsel terimlerin anlamını bilemeyiz.
Soru 36
Aşağıdakilerden hangisi başka zihinler sorununa geleneksel olarak bulunan çözümdür?
Seçenekler
A
bilinç durumu
B
zihinsel niteliklerin öznesi
C
analoji argümanı
D
içsel zihinsel süreç
E
davranışçılık
Açıklama:
Başka zihinler sorununa geleneksel olarak bulunan çözüm, benzerlik ya da analoji argümanı olarak bilinir. Diğer insanların ve hatta üst düzey hayvanların davranışları, kendi davranışlarımıza benzer olduğunda, onların davranışlarının da aynen bizimki gibi benzer zihinsel durumlarla ilişkili olduğunu, kendi duygu ve davranışlarımızdan hareketle çıkarsama eğilimindeyizdir. Genellikle karşımız- daki bir varlığın davranışlarını, özellikle de sözel davranışlarını gözleyerek, onun düşünen, bilinçli bir varlık, yani bizimkisi gibi bir başka zihin olduğuna karar veririz. Bedendeki hasar ve inlemeden ağrıyı, gülümsemeden ve kahkahadan mutluluğu çıkarsarız.
Soru 37
“Phaidros diyaloğunda, psişe’yi akıllı kısım, irade ya da tinli kısım, arzulayan kısım olarak ayırıp, beyaz at ile temsil edilen irade ve siyah at ile temsil edilen arzulayan kısmın, akıllı kısmı temsil eden sürücü tarafından sürüldüğünü söylerken insan zihninin çoğulluğuna işaret etmekteydi.”
Yukarıdaki paragrafta hangi düşünürden bahsetmektedir?
Yukarıdaki paragrafta hangi düşünürden bahsetmektedir?
Seçenekler
A
Augustine
B
Freud
C
Eric Berne
D
Platon
E
Kant
Açıklama:
Platon, Phaidros diyaloğunda, psişe’yi akıllı kısım, irade ya da tinli kısım, arzulayan kısım olarak ayırıp, beyaz at ile temsil edilen irade ve siyah at ile temsil edilen arzulayan kısmın, akıllı kısmı temsil eden sürücü tarafından sürüldüğünü söylerken insan zihninin çoğulluğuna işaret etmekteydi.
Soru 38
Transactional analizde çocuk, yetişkin ve ebeveyn olmak üzere, üç içsel varlık kavramına inceleyen kişi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Eric Berne
B
Peter Berne
C
Ricky Berne
D
Terence Berne
E
Elinor McRae
Açıklama:
Eric Berne tarafından geliştirilen transactional analizde çocuk, yetişkin ve ebeveyn olmak üzere, üç içsel varlık kavramına incelemiş.
Soru 39
“Merkezi ve bütünlüklü bir kendilik fikrini reddeden, buna karşın hikaye kuramı adı verilen bir görüş geliştiren ………………., tam da bu anlamda kendiliği, kendimize ilişkin hikayelerimizin odaklandığı merkez (center of gravity) olarak tanımlamaktadır.”
Yukarıda boş bırakılan yerde hangi felsefeciden bahsetmektedir?
Yukarıda boş bırakılan yerde hangi felsefeciden bahsetmektedir?
Seçenekler
A
Larry Weiskrantz
B
David Hume
C
John Locke
D
David Chalmers
E
Daniel Clement Dennett
Açıklama:
Merkezi ve bütünlüklü bir kendilik fikrini reddeden, buna karşın hikaye kuramı adı verilen bir görüş geliştiren Dennett, tam da bu anlamda kendiliği, kendimize ilişkin hikayelerimizin odaklandığı merkez (center of gravity) olarak tanımlamaktadır.
Soru 40
“Hume’un …………….. kuramına göre, kendilik, zihnin içinde bilinçli olarak olan bitenlerden varlıksal olarak ayrı değildir, aksine eğer var olduğu söylenebilirse zihinde olup bitenler serisinden başka bir şey değildir.”
Yukarıda Hume’un hangi kuramından bahsetmektedir?
Yukarıda Hume’un hangi kuramından bahsetmektedir?
Seçenekler
A
Bilinç
B
Yığın (bundle)
C
Hukuk
D
Kör görü
E
Bilgi
Açıklama:
Hume’un “yığın” (bundle) kuramına göre, kendilik, zihnin içinde bilinçli olarak olan bitenlerden varlıksal olarak ayrı değildir, aksine eğer var olduğu söylenebilirse zihinde olup bitenler serisinden başka bir şey değildir.
Soru 41
William James Zihinsel kendilik, “bütün bilinçteki etkin öğedir... dikkat ve çabanın kaynağıdır, irademizin, kararlarının kaynaklandığı yerdir; bu ‘bütün zihinsel etkinliğin merkezindeki etkin kendilik’tir” söylemiyle neyi nitelemektedir?
Seçenekler
A
Kendiliğin Bir Karaktere ya da Kişiliğe Sahip Olması.
B
Kendiliğin Deneyimin Öznesi Oluşu.
C
Kendiliğin Bir Eyleyici Oluşu.
D
Kendiliğin Varlıksal Olarak Ayrı Oluşu.
E
Kendiliğin Zihinsel Oluşu
Açıklama:
William James, özelikle kendiliğin, bu eyleyicilik niteliğini vurgular. James Zihinsel kendilik, “bütün bilinçteki etkin öğedir... dikkat ve çabanın kaynağıdır, irademizin, kararlarının kaynaklandığı yerdir; bu ‘bütün zihinsel etkinliğin merkezindeki etkin kendilik’tir”.
Soru 42
“Kendiliğimizin çekirdeği ve merkezi, bizim bildiğimiz şekliyle yaşamımızın mabedidir, belli içsel durumların yaptıkları eylemlerin anlamıdır. Bu içsel eylemlerin anlamı, Ruh’umuzun yaşayan tözünün doğrudan doğruya kendini göstermesidir”.
Yukarıdaki paragraf kime aittir?
Yukarıdaki paragraf kime aittir?
Seçenekler
A
John Locke
B
David Chalmers
C
William James
D
Daniel Clement Dennett
E
Susan Greenfield
Açıklama:
James’e göre, “kendiliğimizin çekirdeği ve merkezi, bizim bildiğimiz şekliyle yaşamımızın mabedidir, belli içsel durumların yaptıkları eylemlerin anlamıdır. Bu içsel eylemlerin anlamı, Ruh’umuzun yaşayan tözünün doğrudan doğruya kendini göstermesidir.”
Soru 43
“Bana kalırsa ben, kendilik dediğim şeyin en yakınına girecek olursam, her zaman sıcaklık ya da soğukluğun, ışık ya da gölgenin, sevgi ya da nefretin, acı ya da hazzın şu ya da bunun tikel algısına çarparım. Hiçbir zaman benliğimi bir algı olmaksızın yakalayamam ve hiçbir zaman algıdan başka bir şey gözleyemem” Hume bu söylemine göre aşağıdakilerden hangi çıkarımı yapabiliriz?
Seçenekler
A
İçebakışla kişinin kendi öznel bilincine ilişkin bir bilgi edinemeyeceğini savunur.
B
İçebakışla öznel bilinçli durumların dışında, o durumları deneyimleyen, özne olarak, bilinçli kendiliğimizi de bilebiliriz.
C
İçebakışla, her düşünme, algı, duygulanım deneyimin zorunlu mantıksal öznesidir.
D
İçebakışla kişinin kendi öznel bilincine ilişkin bir bilgi edinebileceğini savunur.
E
İçebakışla kişinin kendi öznel bilincine ilişkin mantıksal ve duygusal bilgi edilebildiğini savunur.
Açıklama:
“bana kalırsa ben, kendilik dediğim şeyin en yakınına girecek olursam, her zaman sıcaklık ya da soğukluğun, ışık ya da gölgenin, sevgi ya da nefretin, acı ya da hazzın şu ya da bunun tikel algısına çarparım. Hiçbir zaman benliğimi bir algı olmaksızın yakalayamam ve hiçbir zaman algıdan başka bir şey gözleyemem” (Hume, 2009: 174). Hume, içebakışla kişinin kendi öznel bilincine ilişkin bir bilgi edinemeyeceğini savunur.
Soru 44
Aşağıdakilerden hangisi Kişinin zihinsel durumları ile davranışları arasında bağlantı olduğu ve kişinin kendi zihinsel durumlarıyla ilgili birinci şahıs bilgisinin kişiye özel ve yanılmaz olduğu görüşüne dayanır ve başka zihinler sorununu çözmek üzere önerilen en klasik yaklaşımdır?
Seçenekler
A
Zihin Kavramı
B
Kendilik Bilgisi
C
Zihinsel Argümanı
D
Benzerlik argümanı
E
Bilinç Argümanı
Açıklama:
Aşağıdakilerden hangisi Kişinin zihinsel durumları ile davranışları arasında bağlantı olduğu ve kişinin kendi zihinsel durumlarıyla ilgili birinci şahıs bilgisinin kişiye özel ve yanılmaz olduğu görüşüne dayanır ve başka zihinler sorununu çözmek üzere önerilen en klasik yaklaşım benzerlik argümanıdır.
Soru 45
“Felsefi Soruşturmalar’da, herkesin kendine özel bir kutusunun olduğu ve kutunun içindeki şey yalnızca kişinin kendisinin görebildiği, kimsenin bir başkasının kutusunun içindekileri görme şansının olmadığı, bir düşünce deneyi geliştirir. Herkesin kendi kutusunda bir böcek olduğunu söylemektedir.”
Yukarıdaki paragrafta hangi düşünürden bahsetmektedir?
Yukarıdaki paragrafta hangi düşünürden bahsetmektedir?
Seçenekler
A
Peter Frederick Strawson
B
David Chalmers
C
Daniel Clement Dennett
D
William James
E
Ludwig Wittgenstein
Açıklama:
Wittgenstein, Felsefi Soruşturmalar’da, herkesin kendine özel bir kutusunun olduğu ve kutunun içindeki şey yalnızca kişinin kendisinin görebildiği, kimsenin bir başkasının kutusunun içindekileri görme şansının olmadığı, bir düşünce deneyi geliştirir. Herkesin kendi kutusunda bir böcekolduğunu söylemektedir.
Soru 46
Individuals (Bireyler) isimli eserinde “kişinin kendisine bilinç durumları, deneyimler atfetmesinin zorunlu koşulu, kişinin, aynı durumları kendisinden başka bir kişiye atfederken de aynı şekilde davranmasıdır”
Yukarıda bahsedilen eser kime aittir?
Yukarıda bahsedilen eser kime aittir?
Seçenekler
A
David Chalmers
B
Peter Frederick Strawson
C
Daniel Clement Dennett
D
William James
E
Ludwig Wittgenstein
Açıklama:
P. F. Strawson’un Individuals (Bireyler) isimli eserinde “kişinin kendisine bilinç durumları, deneyimler atfetmesinin zorunlu koşulu, kişinin, aynı durumları kendisinden başka bir kişiye atfederken de aynı şekilde davranmasıdır”
Soru 47
Aşağıdakilerden hangisi kartezyen zihin anlayışının, zihnin ve anlamın ne olduğuna ilişkin kavrayışı üzerine olan benzerlik argümanına eleştiri getiren düşünürdür?
Seçenekler
A
Cantor
B
Descartes
C
Freud
D
Hume
E
Wittgenstein
Açıklama:
Benzerlik argümanını, kişinin ağrı ya da kızgınlık gibi zihinsel bir durumu öncelikle belirleyebilmesini, daha sonra ortaya çıktığında da tanımlayabilmesini gerek- tirir. Wittgenstein’ın benzerlik argümanına eleştirisi, bu yaklaşımda, doğru olan ve doğru olmayan tanımlamayı, birbirinden ayırt etmeye yarayan bir ölçütün olmamasıdır. Oysa doğru ve yanlış, tanımlamanın birbirinden ayrılması ve bu ayrımın belli ilkelere bağlanması, sağlıklı bir tanımlama yapmak için son derece gereklidir. Wittgenstein’in eleştirisi, Kartezyen zihin anlayışının, zihnin ve anlamın ne oldu- ğuna ilişkin kavrayışı üzerindedir.
Soru 48
Aşağıdakilerden hangisi benzerlik argümanına getirilen eleştirilerden sonra, başka zihinler sorununa karşı üretilen çözümlerden en bilineni ve üzerinde en çok tartışılanıdır?
Seçenekler
A
Yapılandırmacı yaklaşım
B
Pragmatizm
C
Yapısalcı yaklaşım
D
Davranışçı yaklaşım
E
Analitik psikoloji
Açıklama:
Hem Wittgenstein, hem de Strawson benzerlik argümanına yönelttikleri eleşti- rilerinde, başkalarının zihnini göz önüne almadan, kişinin kendi zihnini bilmesinin olanaklı olmadığından hareket ettikleri için, her iki görüş de davranışçılıkla damgalanmıştır. Çünkü; başkalarına zihinsel durumlar atfetmek, esasta onların davranışlarının gözlenmesine dayanır. Gerçekten de benzerlik argümanına getirilen eleştirilerden sonra, başka zihinler sorununa karşı üretilen çözümlerden en bilineni ve üzerinde en çok tartışılanı, davranışçılık ekolü içinde önerilen çözümdür.
Soru 49
Aşağıdakilerden hangisi "Başka kişilerin davranışlarını, arzular, niyetler, duyular bağlamında açıklayabiliyorsak o zaman onların da kendimiz gibi birer zihne sahip olduğunu kabul etmeliyiz." görüşünü benimseyip, davranışçı çözüme alternatif bir çözüm önerisi olarak kullanılabilir?
Seçenekler
A
Kartezyen zihin anlayışı
B
Benzerlik argümanı
C
Halk psikolojisi kuramı
D
Kendilik bilinci
E
Bellek kuramı
Açıklama:
Davranışçı çözüme alternatif bir çözüm önerisi halk psikolojisi kuramından getirilebilir. Buna göre, kişilerin davranışları, en iyi biçimde arzular, inançlar, algılar, duyular ve benzeri durumlar bağlamında açıklanabilir ve yordanabilir. Bu, günlük hayatta herkes tarafından insanların davranışlarını anlamada kullanılan en iyi yol olduğuna göre, diğerlerinin de “başka zihinler” olduğunu kabul etmek gerekmektedir.
Soru 50
"Bir menekşe dokusunda olan şeyler her zaman o kişinin mavi dediği ideyi, bir kadife çiçeği kokusundaki şeyler de her zaman sarı dediği ideyi üreteceğine göre, o bu görüntüler nasıl olursa olsun şeyleri düzenli biçimde seçebilmek için bu görüntülerden yararlanabilecek, sanki zihnindeki, bu iki çiçekten alınmış görüntüler ve ideler başka kimselerin zihnindeki idelerle tam olarak aynıymış gibi, ‘mavi’ ve ‘sarı’ adlarının imlediği bu seçiklikleri anlayıp inceleyebilecektir."
Yukarıda Locke'un benzerlik argümanına yönelttiği eleştiriden bir alıntı bulunmaktadır. Aşağıdakilerden hangisi Locke'un bu alıntıda eleştirdiği benzerlik argümanı bileşenidir?
Yukarıda Locke'un benzerlik argümanına yönelttiği eleştiriden bir alıntı bulunmaktadır. Aşağıdakilerden hangisi Locke'un bu alıntıda eleştirdiği benzerlik argümanı bileşenidir?
Seçenekler
A
Bir menekşe dokusunda olan şeylerin her zaman o kişinin mavi dediği ideyi oluşturduğu
B
Bu iki çiçekten alınmış görüntüler ve idelerin başka kimselerin zihnindeki idelerle tam olarak aynıymış gibi durması
C
Bireylerin aynı ideleri seçebilmek amacıyla görüntüler nasıl olursa olsun şeyleri düzenli biçimde seçebilmek için bu görüntülerden yararlanabilecekleri
D
Bireylerin ‘mavi’ ve ‘sarı’ adlarının imlediği bu seçiklikleri anlayıp inceleyebilecekleri
E
İnsanın zihnindeki mavi idesinin, bir başka insanın mavi idesinden farklı olabileceği
Açıklama:
John Locke on sekizinci yüzyılda, Wittgenstein’e benzer bir şekilde, insanın zihnindeki mavi idesinin, bir başka insanın mavi idesinden farklı olabileceğini tartışarak, Kartezyen zihin anlayışının bu sonucunu eleştirir. Locke, menekşenin görsel duyular aracılığıyla bir kimsenin zihninde, başka bir kişinin zihninde kadife çiçeğinin ürettiğiyle aynı nitel zihinsel duyumu uyandırdığı ya da tam tersi olduğu bir durumu değerlendirir. Locke’a göre, bu durumda, her iki kişi, menekşenin mor, kadife çiçeğinin de sarı olduğunu kabul edecektir; ama biri “mor” dediğinde diğerinin “sarı” dediğini kastediyor ya da tam tersi olabilir. Bir başka deyişle bu kişilerin, menekşeye ve kadife çiçeğine baktıklarında, deneyimledikleri renk duyumları, tersine dönmüş olacaktır. Aynı şekilde, her birinin ‘mavi’ ve ‘sarı’ dediğinde kastettikleri anlamlar da tersine dönmüş olacaktır. Çünkü; ‘mavi’ ve ‘sarı’ renk deneyimlerini, her biri, kendi özel yaşantısına dayanarak elde etmiş- tir. Ancak Locke, bunun böyle olup olmadığının hiçbir şekilde bilinemeyeceğini, çünkü; bu kişilerden hiç birinin diğerine, o renk isimlerine karşılık gelen kendi zihinlerindeki özel deneyimlerini aktaramayacağını söyler.