⚠️ Bu portal eğitim amaçlıdır. İçerikler ticari amaçla kullanılamaz. Detaylı bilgi
8. Dönem FEL406U

Türkiye'de Felsefenin Gelişimi II

Toplam 448 soru bulundu.

Ders Materyalleri

Türkiye'de Felsefenin Gelişimi II - Tüm Sorular

Ünite 1

Soru 1

Varlık felsefesinin uğraştığı temel problemlerden hangisi doğru verilmemiştir?

Seçenekler

A
Evrenin nasıl oluştuğu
B
Evrendeki unsurların ortaya çıkış ilkeleri
C
Varlık tabakaları
D
Canlılığın oluşum süreci
E
Metafizik
Açıklama:
Varlık felsefesi, evrenin nasıl oluştuğu, evrendeki unsurların ortaya çıkış ilkeleri,
varlık tabakaları, canlılığın oluşum süreci türünden temel problemlerle uğraşan
felsefenin temel disiplinlerinden biridir.

Soru 2

Takiyettin Mengüşoğlu'na göre ontoloji neleri araştırır?

Seçenekler

A
Varolanının üst yapısını
B
Özne ve varlığı
C
Varlık prensibini
D
Varolanın nevilerini
E
Geçmişini
Açıklama:
Mengüşoğlu, varlığın prensiplerini ontolojinin konularına bağlı olarak ele almıştır.
Ona göre ontoloji, varolanının temel yapısını, onun belirleyici ilkelerini, varolanın
nevilerini ve tarzlarını araştırır.

Soru 3

Hilmi Ziya Ülken'in Parmenides, Platon ve Aristoteles’ten hareketle değerlendirdiği şey nedir?

Seçenekler

A
Öz ve varlık kavramları
B
Sonsuz ve sınırsız kavramlar
C
Varlığın sınırlılık ve sınırsızlık özellikleri
D
Karşıtlıklar
E
Varlık ve yokluk
Açıklama:
Ülken, varlığın sınırlılık ve sınırsızlık özelliklerini Parmenides, Platon ve Aristoteles’ten hareketle değerlendirmiştir.

Soru 4

Hilmi Ziya Ülken'e göre varlıkta hangi unsurlar bulunmalıdır?

Seçenekler

A
Başlangıç ve son
B
Kriz ve ritm
C
Yöntem ve bilim
D
Varlık ve ideal
E
Gerçek ve görünüş
Açıklama:
Ülken’e göre varlıkta kriz ve ritim unsurları bulunmaktadır. Ona göre kriz, varlığın
bünyesinde sürekli değil, bazı durumlarda kendinden sonra gelen düzenle ilgilidir.

Soru 5

Aşağıdakilerden hangisi Nermi Uygur'a göre metafizikteki dört sorudan biridir?

Seçenekler

A
Bir şey (dolayısıyla her şey) derinliğinde nasıldır?
B
Fizik ötesinin başlangıcı nasıldır?
C
Varlığın ne gibi bir gücü vardır?
D
Evren başlangıçta nasıl kurulmuştur?
E
Varlığın ne gibi bir sonu vardır?
Açıklama:
Metafiziklerde dört tipik soru vardır: 1- Evren tümüyle nasıl kurulmuştur?
2- Varlığın ne gibi bir özü vardır? 3- Fizik ötesinin yapısı nasıldır? 4-Bir şey
(dolayısıyla her şey) derinliğinde nasıldır? Metafiziğin tipik soruları, evreni tümüyle,
kökten ve kesin bir bilgiyle kucaklamaya yöneliktir (Uygur 1971, 91)

Soru 6

Teoman Duralı’ya göre, "metafiziğin temel sorunlardan biri olan........., kapsamlı, kuşatıcı bir sentetik birliktir." cümlesindeki boşluğa aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?

Seçenekler

A
Hakikat
B
Geçmiş
C
Felsefe
D
Deney
E
Varlık
Açıklama:
Duralı’ya göre, metafiziğin temel sorunlardan biri olan hakikat, kapsamlı, kuşatıcı
bir sentetik birliktir.

Soru 7

Takiyettin Mengüşoğlu özne - nesne ilişkisinden hareketle, bilgi sorununu açıklayan çeşitli bilgi anlayışlarını sıralarken birinci sıraya hangisini yerleştirir?

Seçenekler

A
Öznenin herhangi bir bilinç içeriğinden hareket eden teorilere ise duyumcu deneycilik
(sensualist-empirist) teoriler adı verilmektedir. Bu teoriler nesneyi, duyu ya da impression (izlenim) olarak görürler. Nesnenin kendi başına bir varlığı olduğunu kabul etmezler.
B
Realizm, nesneyi kendi başına bir şey olarak kabul eder. Nesne alanı, özne alanını içine alır. Yani özneye, nesneden hareket edilerek varılır.
C
Bazı bilgi anlayışları, özneyi tam bağımsız kabul ederken, nesneyi özneye bağlarlar. Nesne, öznenin herhangi bir kabiliyetinin ürünüdür. Bu yaklaşım tarzına idealizm denir.
D
Bilmenin hangi türünden sayılırsa sayılsın bilgiyi bilgi yapan nitelikler; bilgideki güvenilirliği sağlayan öğeler, neyin neden bilgi olmadığını belirleyen tutamaklar, bilginin doğrusunu yanlışından ayıran ölçekler, eskiden beri, bilginin ayracı denen sorunun değişik anlatımlarıdır.
E
Monist teori, özne nesne ayrımını kaldırarak her iki unsuru da üst bir alanın özellikleri olarak kabul eder.
Açıklama:
Özne - nesne ilişkisinden hareketle, bilgi sorununu açıklayan çeşitli bilgi anlayışlarını,
Mengüşoğlu şöyle sıralamıştır:
1- Bazı bilgi anlayışları, özneyi tam bağımsız kabul ederken, nesneyi özneye bağlarlar. Nesne, öznenin herhangi bir kabiliyetinin ürünüdür. Bu yaklaşım tarzına idealizm denir.
2-Öznenin herhangi bir bilinç içeriğinden hareket eden teorilere ise duyumcu deneycilik
(sensualist-empirist) teoriler adı verilmektedir. Bu teoriler nesneyi, duyu ya da impression (izlenim) olarak görürler. Nesnenin kendi başına bir varlığı olduğunu kabul etmezler.
3- Realizm, nesneyi kendi başına bir şey olarak kabul eder. Nesne alanı, özne alanını içine alır. Yani özneye, nesneden hareket edilerek varılır.
4- Monist teori, özne nesne ayrımını kaldırarak her iki unsuru da üst bir alanın özellikleri olarak kabul eder.

Soru 8

Teo Grünberg'in söz ettiği epistemik mantığın aydınlatılması için hangi terime ihtiyaç yoktur?

Seçenekler

A
Bilgi
B
Belgeleme
C
İnanma
D
Anlayış
E
Doğruluk
Açıklama:
Klasik bilgi öğretisindeki tartışmalar, bilgi, doğruluk, inanma ve belgeleme gibi terimlerin yeterince aydınlatılmadan kullanılmalarından kaynaklanmaktadır. Başlıca amacı bu gibi terimlerin anlamını aydınlatmak olan epistemik mantığın, bilgi teorisi alanında karşılanan güçlükleri geniş ölçüde yeneceği umulabilir. (Grünberg 1971, V)

Soru 9

Aşağıdakilerden hangisi Denkel'e göre fiziksel nesnelerin gerçekçi anlamda, yani bağımsız olarak var oldukları savını temellendirmenin aşamalarından biridir?

Seçenekler

A
Bazı bilgi anlayışları, özneyi tam bağımsız kabul ederken, nesneyi özneye bağlarlar. Nesne, öznenin herhangi bir kabiliyetinin ürünüdür. Bu yaklaşım tarzına idealizm denir.
B
Realizm, nesneyi kendi başına bir şey olarak kabul eder. Nesne alanı, özne alanını içine alır.
C
Monist teori aşaması
D
İnsanın içinde yaşadığı, kendisiyle sıkı münasebetler kurduğu varlık-alemi, yani insan ilişkileri, insan eserleri ve diğer varolanlardır.
E
Olayların gelişimi, birbirlerini izleyişleri ve gelecekte meydana gelecek deneylerimize ilişkin genellemeler ve bu yolla tahminler yapmak için, algılanan olayların yanı sıra algılanmayan ve bizden bağımsız olaylar da bulunduğunu varsaymak zorundayız.
Açıklama:
Denkel’e göre, fiziksel nesnelerin gerçekçi anlamda, yani bağımsız olarak var oldukları savını temellendirmenin yolu şu aşamalardan oluşmaktadır: 1- Olayların gelişimi, birbirlerini izleyişleri ve gelecekte meydana gelecek deneylerimize ilişkin genellemeler ve bu yolla tahminler yapmak için, algılanan olayların yanı sıra algılanmayan ve bizden bağımsız olaylar da bulunduğunu varsaymak zorundayız. 2- Yapılan bu tahminler hem başarılı olmakta hem de deneyin tutarlılığını açıklamaktadır. 3- Tahmin başarılı olduğuna göre, ona olanak veren genelleme de doğrudur. 4- Doğru bir genelleme için zorunlu olan varsayım da doğrudur. 5- Olaylar fiziksel nesnelerin geçirdikleri değişimler olduklarına göre, bizden bağımsız olaylar varsa, bizden bağımsız fiziksel nesneler de vardır.

Soru 10

Ömer Naci Soykan, öznenin tüm edim ve etkilenimlerinde bulunabilen .........................., bu niteliğinden ötürü, herhangi bir bilgi tarzı olarak değil, tersine tüm bilgi türlerinden önce gelen, insan türünün bir koşulu olarak görmektedir. Bu cümledeki boşluğa hangi şık getirilmelidir?

Seçenekler

A
Ayırdında olma
B
Tüm duygu ve duyumlarda
C
Tüm zihinsel etkinliklerde
D
Beden ruh birliği
E
Zihnin etkilenim ve edinimleri
Açıklama:
Ömer Naci Soykan, öznenin tüm edim ve etkilenimlerinde bulunabilen 'ayırdında olma'yı bu niteliğinden ötürü, herhangi bir bilgi tarzı olarak değil, tersine tüm bilgi türlerinden önce gelen, insan türünün bir koşulu olarak görmektedir. Bu cümledeki boşluğa hangi şık getirilmelidir?

Soru 11

  1. Evrenin nasıl oluştuğu
  2. Evrendeki unsurların ortaya çıkışı ilkeleri
  3. Varlık tabakaları
  4. Canlılığın oluşum süreci
Yukarıdakilerden hangisi yada hangileri varlık felsefesinin temel disiplinleri arasındadır?

Seçenekler

A
Yanlızca I
B
I ve II
C
I,II ve III
D
II, III ve IV
E
I,II,III ve IV
Açıklama:
Varlık felsefesi, evrenin nasıl oluştuğu, evrendeki unsurların ortaya çıkış ilkeleri, varlık tabakaları, canlılığın oluşum süreci türünden temel problemlerle uğraşan felsefenin temel disiplinlerinden biridir.Buna göre doğru cevap E'dir.

Soru 12

Aşağıdakilerden hangisi Mengüşoğlunun varlık ile ilgili düşüncesi arasında yer alır. ?

Seçenekler

A
Bir özü (essence), bazı yüklemleri ve sıfatları ve tavırları gerektiren herşeydir.
B
Varlığı, varolanın kendisini, en son şey olarak görmektedir.
C
Varolanların varolmasını var kılan temel olup, varolan şeylerinkinden ayrılan bir öğrenmeyle bilinebilir.
D
Varlığın özü, fizik ötesidir; bunu bilen evreni tümüyle bilir.
E
Alemin, yani hakikatin ve onun türevi olan gerçekliğin pınarıdır.
Açıklama:
Mengüşoğlu’na göre günün ontolojisi, kendinde şey, mutlak geist, saf ben gibi metafizik yükü taşımaktan kurtulmuş, onu sırtından atmıştır. Mengüşoğlu, varlığı, varolanın kendisini, en son şey olarak görmektedir. Çünkü varlık fenomenleri, varlığın, varolanın gerisinde bulunan, görünüş sahasına çıkmayan herhangi bir metafizik temelden haber vermiyorlardır. Buna göre doğru yanıt B'dir.

Soru 13

Mengüşoğlu'na göre var olanı tayin eden temel ilke aşağıdakilerden hangisidir ?

Seçenekler

A
Varolanı tayin eden ilkeler, kategorilerdir.
B
Varolanı tayin eden ilkeler, düşüncelerdir.
C
Varolanı tayin eden ilkeler, gerçeklerdir.
D
Varolanı tayin eden ilkeler, hakikatlerdir.
E
Varolanı tayin eden ilkeler,görünüşlerdir.
Açıklama:
Mengüşoğlu’na göre, varolanı tayin eden ilkeler, kategorilerdir. Ontolojide kategori tabiriyle, öznenin veya varlığın formları kastedilmez; aksine, varlığı, varolanı tayin eden ve varolanın kendisinde mevcut olan varlık prensipleri kastedilir. Bu prensipler, varlığı belirleyen genel ilkelerdir. Bu ilkelerin bilimdeki karşılığı kanunlardır. Buna göre doğru cevap A'dır.

Soru 14

Hilmi Ziya Ülken'e göre felsefenin temel konusu aşağıdakilerden hangisidir ?

Seçenekler

A
Düşünce
B
Varlık
C
Gerçeklik
D
Düşünce
E
Yokluk
Açıklama:
Ülken’e göre, felsefenin temel konusu varlıktır. Hakikat, gerçek, düş ünce gibi
problemler varlık sorunundan çıkar. Hatta yanılma, gerçek-değil gibi olumsuz fikirlerde olduğu gibi, varlığın olumsuzluğu, varlık olmayan veya yokluk problemi
de yine varlıktan çıkar. Ona göre varlığa yüklemle ve yüklemsiz işaret edilmektedir. Buna göre doğru cevap B'dir.

Soru 15

  1. İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümü’nde yetişmiş, hocalık yapıp aynı yerden emekli olmuştur.
  2. Felsefe sorunu olarak varlık hakkında düşüncelerini ortaya koymuştur.
  3. Metafizik tanımlarını ele alıp tartışarak, metafiziğin ne olduğunu belirlemeye
    çalışmıştır.
Yukarıda özellikleri belirtilmiş olan felsefe dalındaki bilim adamı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Hilmi Ziya ÜLKEN
B
Takiyyettin MENGÜŞOĞLU
C
Teoman DURALI
D
Nermi UYGUR
E
Francis BACON
Açıklama:
İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümü’nde yetişmiş, hocalık yapıp aynı yerden emekli olmuştur.Felsefe sorunu olarak varlık hakkında düşüncelerini ortaya koymuştur.Metafizik tanımlarını ele alıp tartışarak, metafiziğin ne olduğunu belirlemeye çalışmıştır. Bu özelliklere sahip olan felsefe bilim adamı Nermi UYGUR'dur. Doğru cevap D'dir.

Soru 16

  1. Evren tümüyle nasıl kurulmştur?
  2. Evrenin oluşum nedeni nedir?
  3. Varlığın ne gibi bir özü vardır?
  4. Varlığın gelişim özellikleri nasıldır?
  5. Fizik ötesinin yapısı nasıldır?
  6. Birşey (dolayısıyla herşey) derinliğinde nasıldır?
Yukarıdakilerden hangileri Metafizikçilerin soruları arasında yer alır?

Seçenekler

A
I,II ve III
B
II,III ve IV
C
I,II,IV ve V,
D
III,IV, V ve IV
E
I,III,V ve VI
Açıklama:
Metafizikçilerde 4 tipik soru vardır. Bunlar
  • Evren tümüyle nasıl kurulmştur?
  • Varlığın ne gibi bir özü vardır?
  • Fizik ötesinin yapısı nasıldır?
  • Birşey (dolayısıyla herşey) derinliğinde nasıldır? Buna göre doğru cevap E'dir.

Soru 17

  1. Akıl varlığı olarak öznedır.
  2. Ahlakla olan ilişkisidir.
  3. Metafiziğin bakışı varlığa çevrılmiştir ve varlığı çepeçevre bir bilgide kavramaya çalışır
  4. Hem varlık aleminin hem de aşkın varlığın alanını tanımada kullanılan bır düşünme biçimidir.
  5. Tek bir metafizik olsaydı sorunları kavramak kolaylaşırdı.
  6. Öznenın varlık şartları ile onun iki ana vasfı olan akıl ile ahlakın sınırları ile temel belirlenimlerini tespit edip ortaya çıkarmaktır.
Yukarıda yazılan düşüncelerin hangisi DURALI'nın Metafızığe olan bakış açısını yansıtmaktadır?

Seçenekler

A
I,II,III ve V
B
I,II,IV,VI
C
II,III,V ve VI
D
I,III,IV ve V
E
III,IV,V ve VI
Açıklama:
Metafiziğin esas sorunu ve görevi, akıl varlığı olarak öznedir. Daha açık bir anlamda, metafiziğin görevi, öznenin varlık şartları ile onun iki ana vasfı olan akıl ile ahlakın sınırları ile temel belirlenimlerini tespit edip ortaya çıkarmaktır. Öznenin varlık şartlarının ele alındığı saha varlık öğretisiyken, transsendental aklın inceleme alanı transsendental mantık olup, nihayet temel değerlerin mıntıkası da ahlak-estetiktir. Bu üç metafizik araştırma alanını, numenoloji çatısı altında derleyip toparlamak mümkündür (Duralı 2006, 91-92). Fenomenoloji çerçevesinde mütalea olan bilimlerin ele alıp inceledikleri varolanlar, başka bir deyişle olaylar, onların nesnesidirler. Buna karşılık transsendental akıl araştırma ile inceleme sahası anlamındaki numenoloji, tasavvursuz sezgi demek olan salt sezgiden hareket eder. Salt sezgiyle edinilen de, fikirdir (Duralı 2006, 92). Ortaya konulan bu düşüncelerle, hakikat, fenomenoloji, numenoloji, bilim, felsefe ve metafizik arasındaki ilişkiler de farklı bir bağlamda açıklanmıştır. Duralı açısından metafiziğin en önemli görevlerinden biri, ahlakla olan ilişkisidir. Ona göre, metafizik ile ahlak, Platon’da, ilahiyatla iç içedir. Onun ilahiyatıysa, Tektanrılı vahiy dinininkini şaşırtacak raddede andırmaktadır (Duralı 2006, 92). Tektanrılı vahiy dininin ilahiyatı ile ahlakça özü, aklıaşkındır; yani transsendenttir (aşkındır). fiu durumda da ilahiyat, felsefi metafiziğin görev alanının dışındadır (Duralı 2006, 92). Duralı için metafizik, hem varlık aleminin hem de aşkın varlığın alanını tanımada kullanılan bir düşünme biçimidir. Buna göre doğru cevap B'dir.

Soru 18

  1. Farketme
  2. İdrak
  3. Algılama
  4. Düşünme
  5. Anlama
  6. İzah Etme
Mengüşoğlu’na göre, özne ile nesne arasındaki ilişkiden doğan bilgi, çeşitli edimlerden (aktlar) oluşur. Bu edimler aşağıdaki hangi maddede doğru olarak verilmiştir?

Seçenekler

A
I,II,III ve IV
B
II,III,IV ve V
C
II,IV,V ve VI
D
III,IV,V ve VI
E
I,III,V ve VI
Açıklama:
Mengüşoğlu’na göre, özne ile nesne arasındaki ilişkiden doğan bilgi, çeşitli edimlerden (aktlar) oluşur. Bu edimlere, bilgi edimleri denmektedir (Mengüşoğlu 1968, 40). Dört tür olan söz konusu bağlar şöyle açıklanmıştır: idrak edimi (aktı), insanı, dünyayla, varlık-alemiyle temasa, münasebete götüren önemli bir bilgi aktıdır. idrak aktı, çevreyi tanıtır ve çevredeki unsurlara yönelme imkanı verir, eşyanın mekandaki tertip, sıra ve düzenini, çevredeki şeylerin şekillerini, renklerini, kokusunu, sertliğini, yumuşaklığını, uzaklık, yakınlık, küçüklük ve büyüklüklerini tanıtır (Mengüşoğlu 1968, 40-41). Düşünme aktı, bütün varlık sahalarını, hatta irreel olan şeyleri, varolan şeylerle ilgisi olmayan hayal alanını da içine alır. Bunun nedeni, hem reel olan hem de ideal ve mental olan bir şeyin, hatta saf bir hayalden ibaret olan bir şeyin düşünülebilmesidir. Ayrıca zamana ve mekana bağlı değildir (Mengüşoğlu 1968, 46). Anlama aktı, düşünmenin idrak sahasına ait olan olayları herhangi bir refleksiyon sarf etmeden, doğrudan doğruya kavranmasıdır. Böyle olduğuna göre, bu aktın reel sahaya veya bu sahaya geçebilen şeylere ait olması gerekir. Bununla beraber anlama, idrak atkının sona erdiği yerde de devam eder. Çünkü fenomenin değer yapısını, fenomenle birlikte kavramaktadır. Anlama, düşünmenin bir özelliği olarak biopsişik temelde anlama kabiliyeti olarak öne çıkmaktadır(Mengüşoğlu 1968, 52). Anlamak, hiçbir refleksiyona dayanmadan doğrudan doğruya yönelinen şeyin manasını kavramaktır. (Mengüşoğlu 1968, 53). izah etme aktı, ya matematik-mantık, ya da fizik-nedensel bir temele dayanır. Çünkü izah etme, belli bir ilkeden hareket ederek bir şeyi, bir olayı kavramak, açıklamak demektir. Dolayısıyla, dolaylı bilgi sağlamaktadır (Mengüşoğlu 1968, 56). Mengüşoğlu, bilgi edimlerinden (aktlar) hareketle, bilginin özellikleri, bilgi türleri,apriorilik ve aposteriorilik, hakikat sorununu gibi konuları farklı anlayışları eleştirel bir tavırla değerlendirmiş, bu konuları kendi bakış açısı olan ontolojik anlayışla temellendirmeye çalışmıştır.

Soru 19

Teo GRÜNBER 'in felsefe anlayışını hangi alanda gelişmiştir?

Seçenekler

A
Varlık Felsefesi
B
Bilgi Felsefesi
C
Ahlaki Felsefe
D
Analitik Felsefe
E
Estetik(Sanat) Felsefe
Açıklama:
Teo Grünberg’in felsefe anlayışı, genel olarak analitik felsefe akımı çerçevesinde gelişmiştir. Bilgi anlayışı da analitik bir çerçevede temellendirilmiştir. Buna döre doğru cevap D'dir.

Soru 20

Bilgi sorununu en geniş çapta inceleyen düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Ömer Naci SOYKAN
B
Arda DENKEL
C
Teo GRÜNBERG
D
Takiyyettin MENGÜŞOĞLU
E
Teoman DURALI
Açıklama:
Bilgi sorununu en geniş çapta inceleyen düşünür Arda DENKEL'dir. Buna göre doğru cevap B'dir.

Soru 21

Hangi Türk düşünür metafizik bağlamında varlık sorunu üstünde durmuştur?

Seçenekler

A
Takiyettin Mengüşoğlu
B
H. Ziya Ülken
C
İsmail Tunalı
D
Nermi Uygur
E
Teoman Duralı
Açıklama:
Nermi Uygur metafizik bağlamında varlık sorunu üstünde durmuştur.

Soru 22

Mengüşoğlu hangisini temel bilim olarak görmüştür?

Seçenekler

A
Matematik
B
Felsefe
C
Biyoloji
D
Ontoloji
E
Fizik
Açıklama:
Mengüşoğlu'na göre ontoloji varolanı bir bütün olarak ele alırken, bilim ve felsefe varlığı çeşitli sahalara bölerek inceler.

Soru 23

Mengüşoğlu'na göre aşağıdakilerden hangisi 'kozmolojik kategoriler'e dahildir?

Seçenekler

A
Ayıklanma
B
Önceden tayin etme
C
Nedensellik
D
Aktiflik pasiflik
E
Canlının kaynağı
Açıklama:
Kozmolojik kategoriler: Zaman, mekan, substans (öz ya da dayanak), kausalite (nedensellik), tabiattaki kanunluluk, karşılıklı tesir.

Soru 24

Türkiye'de varlık sorunu ile ilgili ilk kitap olarak kabul edilen 'Varlık ve Oluş' adlı çalışma hangi Türk düşünüre aittir?

Seçenekler

A
T. Mengüşoğlu
B
H. Ziya Ülken
C
İ. Tunalı
D
T. Duralı
E
N. Uygur
Açıklama:
H. Ziya Ülken varlık sorunuyla yakından ilgilenmiştir. Kitap onun konuyla ilgisini açıkça ortaya koymaktadır.

Soru 25

Varlık sorununu karşıtlıklar çerçevesinde ele almış olan Türk düşünür hangisidir?

Seçenekler

A
H. Ziya Ülken
B
Takiyyettin Mengüşoğlu
C
Teoman Duralı
D
Nermi Uygur
E
İsmail Tunalı
Açıklama:
Ülken, Aristoteles temelli varlık ve oluş anlayışını, 19. ve 20 yüzyılların yeni açıklama modelleri çerçevesinde, dikotomi (karşıtlık), kriz ve ritim bağlamlarında açıklayarak insan varlık dünyasında nasıl bir yapıya sahip olduğunu ortaya koymaya çalışmıştır.

Soru 26

Varolanın temel yapısını, belirleyici ilkelerini, varolanın türlerini, varolanın tarzlarını araştıran bilim dalı aşağıdakilerin hangisidir?

Seçenekler

A
Epistemoloji
B
Aksiyoloji
C
Ontoloji
D
Etik
E
Estetik
Açıklama:
Bilimin ve felsefenin ortak kaynağı olan, onları birbirleriyle birleştiren bu varolan da yine hususi bir bilginin araştırma sahasıdır. İşte böyle bir bilgiye ontoloji adı verilmektedir. Bu nedenle, ontoloji temel bilim olarak görülmüştür. Ontoloji varolanı bir bütün olarak ele alırken, bilim ve felsefe varlığı çeşitli sahalara bölerek inceler. Felsefe, ontoloji adı altında varolanın temel yapısını, belirleyici ilkelerini, varolanın türlerini, varolanın tarzlarını araştırır. Ontoloji, bilgi esaslı temel bilim olarak, varlığı bütünlüklü bir biçimde kucaklamayı amaçlar. Bu doğrultuda doğru cevap "C" şıkkıdır.

Soru 27

Aşağıdakilerin hangisi Mengüşoğlu'nun varlık anlayışları arasında değerlendirilemez?

Seçenekler

A
Mengüşoğlu varlık türlerini, reel varlık ve ideal varlık olmak üzere iki çeşit şeklinde kabul etmiştir.
B
Mengüşoğlu’na göre, ontolojide, varlık tarzlarından imkan, gerçeklik, zarurilik, tesadüfilik, imkansızlık ve gerçek olmama anlaşılır.
C
Mengüşoğlu, ontoloji anlayışını ve tarihi varlık sahası hakkındaki düşüncelerini, felsefi antropolojinin kuruluşunda kullanmıştır.
D
Mengüşoğlu'na göre varlık-yokluk dikotomisi konulamayınca, varlık-oluş, varlık-görünüş, olmak-mecbur olmak, gerçek-ideal, varlık-düşünce, varlık-imkan gibi, zıt ve tamamlayıcı başka kavramlar kendilerini gösterirler.
E
Mengüşoğlu, varlık sorununu düşüncelerinin tamamını kuşatacak bir şekilde ele almıştır.
Açıklama:
Ülken, varlığı dikotomiler (karşıtlıklar) çerçevesinde de ele almıştır. Ona göre varlık-yokluk dikotomisi ilk konulan problemdir. Konuyla ilgili Parmanides ve Platon’un görüşlerini kısaca veren Ülken, Aristoteles’in “yokluk düşünülemez” düşüncesinin tarihsel olarak benimsendiğini belirtmektedir (Ülken 1968, 134). Varlıkyokluk dikotomisi konulamayınca, onun yerine varlıkların tamamlayıcı vasıfları olan başka kavramlar kendilerini gösterirler. Bu karşılıklı kavramlar varlık-oluş, varlık-görünüş, olmak-mecbur olmak, gerçek- ideal, varlık-düşünce, varlık-imkan gibi, zıt ve tamamlayıcı kavramlardır. Bunlar, varlık - yokluk dikotomisinde olduğu gibi, çelişik değildirler. Burada da görüldüğü gibi “D” şıkkında ortaya çıkan anlayış Mengüşoğlu’nun değil, Ülken’in anlayışıdır. Bu sebeple doğru cevap “D” şıkkıdır.

Soru 28

Aşağıdakilerin hangisi Ülken’in varlık anlayışları arasında değerlendirilemez?

Seçenekler

A
Ülken’e göre, hakikat, gerçek, düşünce gibi problemler varlık sorunundan çıkar
B
Ülken varlık türlerini, reel varlık ve ideal varlık olmak üzere iki çeşit şeklinde kabul etmiştir.
C
Ülken’e göre varlık-yokluk dikotomisi konulamayınca, varlık-oluş, varlık-görünüş, olmak-mecbur olmak, gerçek-ideal, varlık-düşünce, varlık-imkan gibi, zıt ve tamamlayıcı başka kavramlar kendilerini gösterirler.
D
Ülken’e göre varlıkta kriz ve ritim unsurları bulunmaktadır.
E
Ülken’e göre varlık, oluştan ayrılamaz. Oluş, varlığın gerçekleşmesidir; olacak olan varlıktır.
Açıklama:
Mengüşoğlu, varlık türlerini iki çeşit olarak kabul etmiştir: 1- Reel varlık 2- İdeal varlık. Reel varlık, zaman mekan içinde bulunan, oluş halinde olan, değişme halinde olandır. Oluş, hem meydana gelme, değişme, hem de başka şekillere girme demektir. Organik sahalarda değişmenin boyutları kolay gözlemlenir. Ancak inorganik alanda da sürekli bir değişimin olduğu bilinmektedir. Bu görüşler Ülken’in değil, Mengüşoğlu’nun varlık anlayışına dairdir. Bu açıdan sorunun doğru cevabı “B” şıkkıdır.

Soru 29

Aşağıdakilerin hangisi Uygur’un metafiziğe ilişkin fikirlerinden birisidir?

Seçenekler

A
Uygur’a göre, ilk felsefe ile ilahiyat arasındaki ayırım çok önemlidir ve metafizik, ilahiyat değildir
B
Uygur’a göre, metafiziğin temel sorunlardan biri olan hakikat, kapsamlı, kuşatıcı bir sentetik birliktir.
C
Uygur’a göre, metafiziğin programı ile bilgi başarısı arasında bir gedik olduğu öne çıkmaktadır.
D
Uygur açısından metafiziğin en önemli görevlerinden biri, ahlakla olan ilişkisidir.
E
Uygur için metafizik, hem varlık aleminin hem de aşkın varlığın alanını tanımada kullanılan bir düşünme biçimidir.
Açıklama:
Uygur’a göre, metafiziğin programı ile bilgi başarısı arasında bir gedik olduğu öne çıkmaktadır. Evreni bilmekle kendini görevlendirmiş metafiziklerin, evren hakkında ortaya koydukları bilgilerin güvenilirlikleri sorunludur. Bu bilgilerin durumu bilimlerdeki gibi denetlenememektedir (Uygur 1971, 96-98). Metafiziğin programını gerçekleştiremediğini söylemek, metafizikteki cevaplara, metafizik savaşlara “yanlış” denmesini gerektirmez. Bu savlar bilgi değildirler ki yanlış ya da doğru olsunlar. Söylenenler denetlenemediklerinden, evren üzerinde bilgi vermez; bunun için de, metafizik söylemler, doğru olmadığı gibi yanlış da sayılmazlar. Bu bilgiler ışığında Uygur’un düşüncelerini barındıran şık “C” şıkkıdır.

Soru 30

Aşağıdakilerin hangisi Duralı’nın metafiziğe ilişkin fikirlerinden birisidir?

Seçenekler

A
Duralı’ya göre, metafiziğin temel sorunlardan biri olan hakikat, kapsamlı, kuşatıcı bir sentetik birliktir.
B
Duralı’ya göre, metafiziğin programı ile bilgi başarısı arasında bir gedik olduğu öne çıkmaktadır.
C
Duralı’ya göre, tek bir metafizik olsaydı sorunları kavramak kolaylaşırdı.
D
Duralı’ya göre, ne metafizik felsefedir, ne de felsefe metafiziktir.
E
Duralı’ya göre metafiziğin baş sorusu olan, “özüyle evren nasıl kurulmuştur?” sorusu felsefenin alanına girmez
Açıklama:
Duralı’ya göre, metafiziğin temel sorunlardan biri olan hakikat, kapsamlı, kuşatıcı bir sentetik birliktir. Özelde metafizik, geneldeyse felsefe, hakikate ilişkin gerçeklik yörelerini, kesitlerini öğrenip açıklamak maksadıyla çözümlerler. Felsefenin yüreği konumundaki metafizik, başka birçok konusunun arasında, öznel gerçekli ği ele alırken, duyargalar durumundaki bilimler de nesnel gerçekliklere eğilirler. Bu açıdan yaklaşıldığında doğru cevap Duralı’nın görüşlerini yansıtan “A” şıkkıdır.

Soru 31

Aşağıda, bilgi felsefesine katkı sunmuş yazarlarla, eserleri arasındaki eşlemelerden hangisi doğrudur?

Seçenekler

A
Ersnt von Aster - Bilgi ve Değer
B
Hilmi Ziya Ülken - Bilgi Teorisi ve Mantık
C
Bertrand Russel - Doğruluk Arayışı
D
Teo Grünberg - Kuram Eylem Bağlamı
E
Mermi Uygur - Epistemik Mantık
Açıklama:
Bilgi ve Değer isimli kitap Hilmi Ziya Ülken tarafından yazılmıştır. Anlam Üstüne Bir Deneme ve Epistemik Mantık isimli eserler Teo Grünberg tarafından verilmiştir. Bilgi Teorisi ve Mantık Ersnt von Aster’in eseridir. Doğruluk Arayışı ve Kuram Eylem Bağlamı isimli eserler ise Bertrand Russel tarafından verilmiştir. Bu bilgiler ışığında doğru eşleştirmeni “C” şıkkında sunulduğu görülmektedir.

Soru 32

  • Naif bilgi
  • Bilimsel bilgi
  • Sanatsal bilgi
  • Felsefi bilgi
  • Dini bilgi
Yukarıdakilerden hangileri Mengüşoğlu’nun Felsefi Antropoloji isimli çalışmasında üzerinde durduğu bilgi türlerindendir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
I ve II
C
I, II ve IV
D
II, IV ve V
E
I, II, III, IV ve V
Açıklama:
Mengüşoğlu, Felsefi Antropoloji adlı çalışmasında, naif, bilimsel, felsefi, sanat ve dini bilgi türleri üzerinde durmuştur. Bu bilgi ışında doğru cevap “E” şıkkıdır.

Soru 33

  • İnanma şartı
  • Doğruluk şartı
  • Belgeleme şartı
  • Deneme şartı
Yukarıdakilerin hangileri Teo Grünberg’in çerçevesini çizdiği yapıda bilginin şartları arasında sayılmaktadır?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
I, II ve III
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
Teo Grünberg’e göre bilginin üç şartı vardır. Bunlar inanma şartı, doğruluk şartı ve belgeleme şartından oluşmaktadır. Bu bilgi ışığında doğru cevap “D” şıkkıdır.

Soru 34

  • Tüm duygu ve duyumlarımda beden-ruh birliği olarak ruhum (bilincim, kendi benim vb.) duygu ve duyumlara sahip olduğunun ayırdında olmak.
  • Tüm zihinsel etkinliklerimde zihnim, kendisinin etkinlikte olduğunun ayırdında olmak.
  • Beden ruh birliği olarak ruh ve zilin bütünlüğüne sahip olan ben, ruhumun ve zihnimin etkilenim ve edimlerinin ayırdında olmak.
Soykan’ın öznenin tüm edim ve etkilenimlerinde bulunduğunu öne sürdüğü ayırdında olmanın tarzlarına ilişkin yukarıda sunulan bilgilerin hangileri doğrudur?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
I ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Ayırdında olmanın üç tarzı vardır: 1- Tüm duygu ve duyumlarımda beden -ruh birliği olarak ruhum (bilincim, kendi benim vb.) duygu ve duyumlara sahip olduğunun ayırdında olmak. 2- Tüm zihinsel etkinliklerimde zihnim, kendisinin etkinlikte olduğunun ayırdında olmak. 3- Beden ruh birliği olarak ruh ve zilin bütünlüğüne sahip olan ben, ruhumun ve zihnimin etkilenim ve edimlerinin ayırdında olmak. Bu bilgi ışığında doğru cevap “E” şıkkıdır.

Soru 35

Aşağıdakilerden hangisi Mengüşoğlu’na göre özne ile nesne arasındaki ilişkiden doğan bilgiyi oluşturan edimlerden birisi değildir?

Seçenekler

A
İdrak edimi
B
Düşünme edimi
C
Denetleme edimi
D
Anlama edimi
E
İzah edimi
Açıklama:
Mengüşoğlu’na göre, özne ile nesne arasındaki ilişkiden doğan bilgi, çeşitli edimlerden (aktlar) oluşur. Bu edimlere, bilgi edimleri denmektedir. Bilgi edimleri arasında idrak edimi, düşünme edimi, anlama edimi ve izah edimi sayılmaktadır. Bu bilgiler ışığında doğru cevap “C” şıkkıdır.

Soru 36

Hangi şıkta metafizik alanında sorulabilecek bir soruya yer verilmiştir?

Seçenekler

A
Varlığın özü nasıldır?
B
Evrenin başlangıcı nasıldır?
C
Fizik ötesi nasıldır?
D
Bir şey derinliğinde nasıldır?
E
Hepsinde
Açıklama:
Uygur'a göre (1971, 91), metafiziğin tipik soruları evreni tümüyle, kökten ve kesin bir bilgiyle kucaklamaya yöneliktir. A, B, C ve D şıklarındaki sorular metafiziğin tipik sorularıdır.

Soru 37

Hangisi Nermi Uygur için söylenemez?

Seçenekler

A
Metafizik ve felsefeyi bir tutmuştur.
B
Tarih ontolojisi ile ilgilenmiştir.
C
Metafizikçi kadar metafizik olduğunu savunmuştur.
D
Metafiziği varlık sorunuyla ilişkilendirmiştir.
E
Metafiziğin ne olduğunu belirlemeye çalışmıştır.
Açıklama:
Uygur'un felsefe ve metafizik arasında yaptığı ayrım, analitik felsefe çerçevesinde gerçekleşmiştir.

Soru 38

Hangisi Duralı'ya göre ilk felsefe içinde yer alır?

Seçenekler

A
Matematik
B
Biyoloji
C
Kimya
D
Fizik
E
Metafizik
Açıklama:
Bilimlerde ve onları sistemli bir bütünlüğe ulaştıran ikinci felsefede varlığın parçaları şeklinde düşünüp kabul ettiğimiz varolanlar araştırılırken, ilk felsefe yani metafizik, varlığı varlık olarak ele alır (Duralı 2006, 86).

Soru 39

Mengüşoğlu'na göre bilgi çeşitli edimlerden oluşur. Hangisi bu edimlerden birisi değildir?

Seçenekler

A
İzah edimi
B
Düşünme edimi
C
İdrak edimi
D
İspat edimi
E
Anlama edimi
Açıklama:
Mengüşoğlu edimleri idrak edimi, düşünme edimi, anlama edimi ve izah edimi olarak adlandırmıştır.

Soru 40

Epistemik mantık üzerine çalışmış olan düşünür hangisidir?

Seçenekler

A
Mengüşoğlu
B
Duralı
C
Grünberg
D
Uygur
E
Ülken
Açıklama:
Grünberg bilgi anlayışının temellerini Epistemik Mantık adlı eserinde sergilemiştir.

Soru 41

I. Evrenin oluşumu
II. Canlılığın oluşum süreci
III. Varlık tabakaları
Yukarıda verilenlerden hangisi ya da hangileri varlık felsefesinin uğraştığı alanlardandır?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II, III
Açıklama:
Varlık felsefesi, evrenin nasıl oluştuğu, evrendeki unsurların ortaya çıkış ilkeleri,
varlık tabakaları, canlılığın oluşum süreci türünden temel problemlerle uğraşan
felsefenin temel disiplinlerinden biridir.

Soru 42

Aşağıdakilerden hangisi Takiyettin Mengüşoğlu'na ait bir çalışmadır?

Seçenekler

A
Bilgi ve Değer
B
Düşünceler ve Gerçekler
C
Felsefenin Çağırısı
D
Felsefi Antropoloji
E
Varlık ve Oluş
Açıklama:
Felsefi Antropoloji, Takiyettin Mengüşoğlu'na ait bir çalışmadır.

Soru 43

Bütün insan bilgisinin varolan bir şeyin bilgisi olması, felsefi bilgi ile bilimsel bilgiyi birbirine bağlamakta, hatta onları birleştirmektedir. Bilimin ve felsefenin ortak kaynağı olan, onları birbirleriyle birleştiren bu varolan da yine hususi bir bilginin araştırma sahasıdır. İşte böyle bir bilgiye ________ adı verilmektedir.
Yukarıdaki boşluğa gelebilecek en uygun ifade aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Ampirik
B
Epistemoloji
C
Ontoloji
D
Sosyoloji
E
Teoloji
Açıklama:
Bütün insan bilgisinin varolan bir şeyin bilgisi olması, felsefi bilgi ile bilimsel bilgiyi birbirine bağlamakta, hatta onları birleştirmektedir. Bilimin ve felsefenin ortak kaynağı olan, onları birbirleriyle birleştiren bu varolan da yine hususi bir bilginin araştırma sahasıdır. İşte böyle bir bilgiye ontoloji adı verilmektedir.

Soru 44

I. Berkeley - Zihin
II. Hegel - Saf ben
III. Husserl - Mutlak geist
Varlığı tanımlamak için varlığın arkasında olması gereken şey ile düşünürler arasında yapılan eşleştirmelerden hangisi doğrudur?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II, III
Açıklama:
Varlığı tanımlamak için varlığın arkasında bir başka şeyin olması gerektiği çeşitli düşünürlerce araştırılmıştır Kant’ta kendinde şey, Berkeley’de zihin, Hegel’de mutlak geist, Husserl’de saf bendir.

Soru 45

Mengüşoğlu’na göre, ontolojide, varlık tarzları denildiğinde aşağıdakilerden hangisi sayılamaz?

Seçenekler

A
Gerçeklik
B
Hissizlik
C
İmkansızlık
D
Tesadüfilik
E
Zarurilik
Açıklama:
Mengüşoğlu’na göre, ontolojide, varlık tarzlarından imkan, gerçeklik, zarurilik, tesadüfilik, imkansızlık, gerçek olmama anlaşılır.

Soru 46

Türkiye’de varlık sorunuyla ilgili ilk kitap aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Bilgi Teorisi ve Mantık
B
Felsefenin Çağırısı
C
Epistemik Mantık
D
Varlık Olgusu
E
Varlık ve Oluş
Açıklama:
Türkiye’de varlık sorunuyla ilgili ilk kitap olduğunu söyleyebileceğimiz Varlık ve Oluş (1968) adlı çalışmadır.

Soru 47

Metafiziği de konu edinen Felsefenin Çağırısı (1971) adlı kitap aşağıdakilerden hangisine aittir?

Seçenekler

A
Hilmi Ziya Ülken
B
İsmail Tunalı
C
Nermi Uygur
D
Takiyettin Mengüşoğlu
E
Teoman Duralı
Açıklama:
Nermi Uygur, Felsefenin Çağırısı (1971) adlı kitabında metafiziği de konu edinmiş ve bu bağlamda da varlık konusuna nasıl baktığını sergilemiştir.

Soru 48

Duralı açısından metafiziğin en önemli görevlerinden biri, _____ ile olan ilişkisidir. Ona göre, metafizik ile ____, Platon’da, ilahiyatla iç içedir.
Yukarıdaki boşluklara gelebilecek en uygun ifade aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Ahlak
B
Bilgi
C
Bilim
D
Mantık
E
Varlık
Açıklama:
Duralı açısından metafiziğin en önemli görevlerinden biri, ahlakla olan ilişkisidir. Ona göre, metafizik ile ahlak, Platon’da, ilahiyatla iç içedir.

Soru 49

Aşağıdakilerden hangisi Grünberg’e göre, bilmek fiilinin bilgi teorisi bakımından dört anlamı içerisinde yer almaz?

Seçenekler

A
İş bilme
B
Konuyu bilme
C
Varlık karşılığı
D
Olduğunu bilme
E
Soru karşılığı
Açıklama:
Grünberg’e göre, bilmek fiilinin bilgi teorisi bakımından dört anlamı vardır:
1- “Olduğunu bilme” manasındaki kullanılışı. X, p olduğunu biliyor. 2- “İş-bilme”
manasında kullanılış. Ahmet bisiklete binmesini biliyor. 3- Bir “konuyu bilme”
manasında kullanılışı. Ahmet erguvan rengini bilir. 4- “Soru karşılığı” olarak kullanış. Ahmet bu kitabı kimin yazdığını biliyor.

Soru 50

Aşağıdakilerden hangisi Mengüşoğlu’na göre, özne ile nesne arasındaki ilişkiden doğan bilginin oluştuğu edim (akt) çeşitlerinden değildir?

Seçenekler

A
Anlama aktı
B
Benimseme aktı
C
Düşünme Aktı
D
İdrak aktı
E
İzah etme aktı
Açıklama:
Mengüşoğlu’na göre, özne ile nesne arasındaki ilişkiden doğan bilgi, çeşitli
edimlerden (aktlar) oluşur. Dört türdür: anlama aktı, düşünme aktı, izah etme aktı, idrak aktı.

Soru 51

Soykan’a göre nesnel bilgi hangi bilme yetisinin ürünüdür?

Seçenekler

A
Anlama yetisi
B
Ruh
C
Sezgi
D
Hayalgücü
E
Görü
Açıklama:
Nesnelerin bizdeki düpedüz etkilerinin bilgisi, yani doğrudan doğruya duyarlığın sağladığı bilgi ile bu etkilerden oluşturduğumuz tasarım, görü ve
kavramlar, nesnelere ilişkin tüm deneylerimiz yoluyla onlar hakkında edindiğimiz
bilgi, yani anlama yetisinin bilgisi, birbirinden ayrı iki tarz oluşturur.

Soru 52

Denkel’e göre algılar ne tür bir içeriğe sahiptirler?

Seçenekler

A
Teorik
B
Bilimsel
C
Duygusal
D
Ruhsa
E
Özdeksel
Açıklama:
Özdeksel bir dış dünyanın var olduğunu deneycilikle tutarlı olarak öne sürmekten
öte, aynı zamanda kapsamlı ve tutarlı bir özdekçilik elde etmeyi amaçlıyoruz. Var
olduğu söylenen her şeye özdeksel bir açıklama getirmeye çalışacağız. Bu doğrultuda anlığı bir özdeksel varlık olarak açıklayacağız. Kişi kavramını ele alarak aynı doğrultuda değerlendireceğiz”

Soru 53

Grünberg’e göre inanma nasıl bir terimdir?

Seçenekler

A
İçeriksel
B
Ampirik-psikolojik
C
Rasyonel
D
İrrasyonel
E
Sosyolojik
Açıklama:
Doğruluğun nasıl mümkün olduğu ve doğruluk değerleri sorunları bu bağlamda incelenmektedir. Grünberg’e göre İnanma, bilgisel değil, ampirik-psikolojik bir terimdir

Soru 54

Grünberg’e göre aşağıdakilerden hangileri bilginin şartlarıdır?

Seçenekler

A
Çıkarım, yanlışlama
B
Değerlendirme, analiz
C
İnanma, doğruluk, belgeleme
D
Duyulmama, özümleme, düşünme
E
Gözlem, deney
Açıklama:
Bilginin temel şartları olarak tanımlanan doğruluk, inanma ve belgeleme yeterince açıklığa kavuşturulduğunda, bilgi teorisinde çeşitli sorunlar ortadan kalkmaktadır

Soru 55

Mengüşoğlu bilgiyi hangi temelde ele almıştır?

Seçenekler

A
Tarihsel
B
Analitik
C
İdealist
D
Ontolojik
E
Duyumcu
Açıklama:
Sıralanan bilgiyle ilgili yaklaşımlar, bilgi felsefesinin genel sorunlarını anlayış farklarıyla ortaya koymaktadırlar. Mengüşoğlu, daha geleneksel bir çizgide, ontolojik temelli bir bilgi anlayışını öne çıkarmaktadır.

Soru 56

Duralı’ya göre metafizik hangi gerçeklik alanını ele alır?

Seçenekler

A
Tarihsel gerçeklik
B
Öznel gerçeklik
C
Ruhsal gerçeklik
D
Nesnel gerçeklik
E
Tanrısal gerçeklik
Açıklama:
Duralı’ya göre, metafiziğin temel sorunlardan biri olan hakikat, kapsamlı, ku-
şatıcı bir sentetik birliktir. Özelde metafizik, geneldeyse felsefe, hakikate ilişkin
gerçeklik yörelerini, kesitlerini öğrenip açıklamak maksadıyla çözümlerler. Felsefenin yüreği konumundaki metafizik, başka birçok konusunun arasında, öznel gerçekliği ele alırken, duyargalar durumundaki bilimler de nesnel gerçekliklere
eğilirler

Soru 57

Uygur’a göre metafiziğin en eski tanımı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
İdeal varlıkları tanımak
B
Canlılığın yapısını tanımak
C
Evrenin tümünü bilmek
D
İnsanı tanımak
E
Tarihi bilmek
Açıklama:
Uygur, metafizik tanımlarını ele alıp tartışarak, metafiziğin ne olduğunu belirlemeye
çalışmıştır. Metafiziğin en belli başlı tanımlarından biri, en eskisi olması
nedeniyle de kaynak olan tanımı, evrenin tümünü bilmektir; şeklindedir.

Soru 58

Ülken’in varlık sorununu açıklamak için öne çıkardığı kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Dikotomi
B
Mantık
C
Diyalektik
D
Bilinç
E
Varlık
Açıklama:
Ülken, varlığı dikotomiler (karşıtlıklar) çerçevesinde de ele almıştır. Ona göre
varlık-yokluk dikotomisi ilk konulan problemdir.

Soru 59

Mengüşoğlu’na göre insanı özel bir varlık alanı olarak inceleyen disiplin hangisidir?

Seçenekler

A
Biyoloji
B
Psikoloji
C
Felsefe
D
Ontoloji
E
Felsefi antropoloji
Açıklama:
Felsefeye ilişkin düşüncelerini topluca verdiği Felsefeye Giriş (1968) kitabında, Harmann’ın yaklaşımını genel olarak yansıtırken, Ontoloji başlığı altında varlık sorununa da yer vermiştir. Felsefi Antropoloji’de (1971), söz konusu varlık anlayışını temele alarak sorunları açıklamıştır.

Soru 60

Varlık felsefesinde temel sorun nedir?

Seçenekler

A
Dünya
B
Arkhe
C
Evren
D
İnsan
E
Ruh
Açıklama:
Varlık felsefesi, evrenin nasıl oluştuğu, evrendeki unsurların ortaya çıkış ilkeleri,
varlık tabakaları, canlılığın oluşum süreci türünden temel problemlerle uğraşan
felsefenin temel disiplinlerinden biridir. İlk filozofların arkhe olarak adlandırdıkları
sorunu temellendirme çabalarıyla başlanmış, Aristoteles’in “varlık olmak
bakından varlık” ifadesi bağlamında büyük ölçüde teorik yapısını gerçekleştiren
varlık sorunu, uzun süre metafizik bağlamında ele almış ve 18.yy dan itibaren
ontoloji deyimiyle ifade edilmiştir.

Soru 61

Mengüşoğlu'nun ontoloji görüşüne ilişkin hangi ifade doğrudur?

Seçenekler

A
bütün insan bilgisinin varolan bir şeyin bilgisi olması, felsefi bilgi ile bilimsel bilgiyi birbirine bağlamakta, hatta onları birleştirmektedir.
B
Felsefe, ontoloji adı altında sadecevarolanın temel yapısını araştırır.
C
Felsefe disiplinleri, bilimlerin varlık sahalarına ayrıldığının aksine sahalara ayrılmazlar.
D
Günün ontolojisi hala kendinde şey, mutlak geist, saf ben gibi metafizik yükü taşımaktadır.
E
varolanı tayin eden ilkeler, etiğe aittir.
Açıklama:
Felsefe, ontoloji adı altında varolanın temel yapısını, belirleyici ilkelerini, varolanın türlerini, varolanın tarzlarını araştırır. Ontoloji, bilgi esaslı temel bilim olarak, varlığı bütünlüklü bir biçimde kucaklamayı amaçlar. Ona göre, felsefe disiplinleri, bilimlerin varlık sahalarına ayrıldığı gibi sahalara ayrılırlar.

Soru 62

aşağıdakilerden hangisi Türkiye'de ontoloji alanında çalışmalar yapan felsefecilerden değildir?

Seçenekler

A
Nermi Uygur
B
Teoman Duralı
C
Takiyettin MEngüşoğlu
D
Hilmi Ziya ÜLgen
E
Bedia Akarsu
Açıklama:
VARLIK FELSEFESİ • TAKİYETTİN MENGÜŞOĞLU • HİLMİ ZİYA ÜLKEN • NERMİ UYGUR • TEOMAN DURALI

Soru 63

Hilmi Ziya Ülken'in varlık anlayışına ilişkin hangi ifade doğrudur?

Seçenekler

A
Hakikat, gerçek, düşünce gibi problemler varlık sorunuyla ilgili değildir.
B
Varlığa yüklemle ve yüklemsiz işaret edilmektedir.
C
Varlığın sınırlılık ve sınırsızlık özelliklerini Parmenides, Platon ve Aristoteles’ten hareketle değerlendirmiştir.
D
varlık kavramı, sadece bir özü (essence) gerektirir.
E
varlıkta kriz ve ritim unsurları bulunmaktadır.
Açıklama:
Ülken’e göre, varlık kavramı, bir özü (essence), bazı yüklemleri ve sıfatları ve tavırları gerektirir. Bu münasebet Aristoteles’in varlığı cevher, ona bağlı olan kavramları ilinekler (arazlar) gibi görmesine sebep olmuştur. Fakat Aristoteles’te henüz öz ve varlık kavramları ayrılmış değildir. Çünkü ousia hem cevher hem de öz anlamına geliyordu.

Soru 64

Nermi Uygur'un varlık felsefesine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Uygur metafizik tanımlarını ele alıp tartışarak, metafiziğin ne olduğunu belirlemeye çalışmıştır.
B
Uygur'a göre felsefe metafizik, metafizik de felsefedir.
C
Uygur, metafizikle ilgi sorunları tartışırken, varlıkla ilgili görüşlerinin de ip uçlarını vermektedir.
D
Uygur’a göre, tek bir metafizik olsaydı sorunları kavramak kolaylaşırdı.
E
Uygur’a göre, metafiziğin programı ile bilgi başarısı arasında bir gedik olduğu öne çıkmaktadır.
Açıklama:
Uygur’a göre, ne metafizik felsefedir, ne de felsefe metafiziktir. Birbirlerinin yerlerini tutamayacakları kesindir. Dolayısıyla yanyana olmaları gerekmektedir.

Soru 65

Teoman Duralı'nın ontoloji ile görüşlerine ilişkin ifadelerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
metafiziğin temel sorunlardan biri olan hakikat, kapsamlı, kuşatıcı bir sentetik birliktir.
B
metafiziğin en önemli görevlerinden biri, epistemolojiyle olan ilişkisidir.
C
ilk felsefe ile ilahiyat arasındaki ayırım çok önemlidir ve metafizik, ilahiyat değildir.
D
Her şeyin ilk çıkışı ve son dayanağı olan varlık, kendinden menkuldür
E
metafizik, hem varlık aleminin hem de aşkın varlığın alanını tanımada kullanılan bir düşünme biçimidir.
Açıklama:
Duralı'ye göre metafiziğin en önemli görevlerinden biri, ahlakla olan ilişkisidir. Ona göre, metafizik ile ahlak, Platon’da, ilahiyatla iç içedir.

Soru 66

Bilgi felsefesine ilişkin hangi ifade doğrudur?

Seçenekler

A
Felsefenin temel sorunu olan bilgi, modern felsefe anlayışının temelini oluşturmaktadır.
B
Augustinus tarafından kurulduğu kabul edilmektedir.
C
Temel çerçevesini olguların kategorileri oluşturmaktadır.
D
Mengüşoğlu'na göre epistemologlar öteden beri, apaçıklık, sezgi, kendinden açıklık gibi ayraçlara büyük bir saygıyla yönelmişlerdir.
E
Teo Grünberg çizgisinde giden Bedia Akarsu, bütün çalışmalarını bilgi felsefesi üzerinde yapmıştır.
Açıklama:
Felsefenin temel sorunu olan bilgi, modern felsefe anlayışının temelini oluşturmaktadır.

Soru 67

Mengüşoğlu'nun bilgi felsefesiyle ilgili hangi ifade yanlıştır?

Seçenekler

A
Bilgi konusundaki temel tutumu, özne ile nesnenin kendilerine özel yapıları ile özne nesne arasında oluşan bağların yapıları üzerinden ortaya çıkmaktadır.
B
Bilgi felsefesi, özne ile nesnenin özelliklerini, varlık karakterlerini tanımlamanın yanında, özne ile nesne arasındaki bağlarla ve bağların nasıl kurulduğuyla uğraşır.
C
Özne ve nesne, biri diğeri tarafından meydana getirilmediği anlamında, kendi başlarına varolan unsurlardır.
D
Özne ile nesne arasındaki ilişkiden doğan bilgi, çeşitli edimlerden (aktlar) oluşur. Bu edimlere, bilgi edimleri denmektedir.
E
felsefe soyut olanla münasebete gelmek, kendisini spekülasyonların dizginsizliğine kaptırmamak için, sanatın, kültürel bilgisinin yardımına muhtaçtır.
Açıklama:
Fakat, felsefe somut olanla münasebete gelmek, kendisini spekülasyonların dizginsizliğine kaptırmamak için, bilimin, tabii hayat bilgisinin yardımına muhtaçtır. Çünkü bütün insan bilgileri, bir ve aynı oluşun birer yanıdır

Soru 68

Teo Grünberg'in felsefesi ile ilgili verilen hangi ifade yanlıştır?

Seçenekler

A
felsefe anlayışı, genel olarak analitik felsefe akımı çerçevesinde gelişmiştir.
B
geleneksel felsefe, ortak duyu veya bilim yolundan elde edilemeyen bazı bilgiler sağlamak amacını gütmüştür.
C
Grünberg’e göre, bilmek fiilinin bilgi teorisi bakımından dört anlamı vardır.
D
Bilginin tek şartı 'inanma'dır.
E
Bilgi öğretisi bakımından en önemlisi “olduğunu bilme”dir.
Açıklama:
1- İnanma şartı: X, p’ye inanmıyorsa, tam tersi p olmayana inanıyorsa, hiç olmazsa p ile p olmayan şıkları arasında bir seçim yapamıyorsa, (şüphe hali), x’in p’yi bildiğini söyleyemeyiz. 2- w, X, p’yi bildiğini kabul etsin. Eğer daha sonra X'nin yanlışlığını kabul etmek zorunda kalırsa, o zaman p’yi bilmesinin bir sanıdan ibaret olduğunu, gerçekte p’yi bilmediğini kabul edecektir. 3- Belgeleme şartı: meteorolog Ahmet’in yanlış bir hesap sonucunda önermesini (yani yarın yağmur yağacak önermesini) kabul ettiğini ve bir tesadüf olarak ‘p’nin doğru olduğunu (yarın yağmur yağacağını) düşünelim. Böyle bir durumda bir yandan Ahmet p’ye inanıyor, öbür yandan da ‘p’ doğru oluyor. Yani gerek inanma şartı, gerekse doğruluk şartı yerine geliyor.

Soru 69

Arda Denkel'in felsefesi ile ilgili hangi ifade yanlıştır?

Seçenekler

A
Denkel bilgi sorununu tinsel bir temelden kalkarak ele almaktadır.
B
Denkel, fizik olaylarla birlikte, bilginin diğer ayağı olan anlıkla (zihin) ilgili açıklamaları da yukarıda belirtilen sorularını cevaplamaya yöneliktir
C
Ona göre anlık (zihin) denilence, gerçekte, anlıksal olaylar ve durumlar düşünülür.
D
Denkel’e göre, hangi olay ve durumların anlıksal olarak sınıflandığı dil ve kavramsal yapımız içinde köklü ve kesindir.
E
Düşünmekten söz edildiğinde, içeriği inanç ve isteklerden oluşan bilinçli bir anlıksal olaylar dizisi anlaşılır
Açıklama:
Denkel, bilgi sorununu, maddeci bir temelden ele alarak, konuyla ilgili geleneksel akımlar olan Descartes ve Locke çizgilerini eleştirerek, analitik felsefe bağlamında kendi kaygıları doğrultusunda temellendirmeye çalışmıştır.

Soru 70

Ömer Naci Soykan ile ilgili hangi ifade yanlıştır?

Seçenekler

A
Soykan’a göre betimleyici bir bilgi tanımı, tüm bilgi tarzlarını içinde barındırmıyorsa, demek ki burada birden çok tanıma ihtiyaç vardır.
B
Soykan, bilgi sorununda ileri adımlar atabilmek için varlıksal (ontik) ve varlıkbilimsel (ontolojik) ayrımının açıklık kazanması gerektiğini belirtmiştir
C
Soykan, öznenin tüm edim ve etkilenimlerinde bulunabilen ayırdında olmayı, bu niteliğinden ötürü, herhangi bir bilgi tarzı olarak görmektedir.
D
Soykan’a göre bilincimizin etkin olduğu, tasarımlama, anlama-kavrama, düşünme gibi edimlerimizle, daima bir şeyi kavrar ve düşünürüz.
E
Soykan, nesne özne ilişkisinden hareketle, nesnelerin nasıl bir yapıya sahip olduğunu, konu türlerinden hareketle nesne türlerini, bilme biçimleri ile onların dayandıkları yetilerin özelliklerini ve birbirleriyle ilişkilerini temellendirmiştir.
Açıklama:
Soykan, öznenin tüm edim ve etkilenimlerinde bulunabilen ayırdında olmayı, bu niteliğinden ötürü, herhangi bir bilgi tarzı olarak değil, tersine tüm bilgi türlerinden önce gelen, insan türünün bir koşulu olarak görmektedir.

Soru 71

Düşüncelerini yeni ontoloji açısından geliştirerek varlık sorununun temel özelliklerini öne çıkaran felsefeci aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
H. Zİya Ülken
B
İsmail Tunalı
C
Takiyettin Mengüşoğlu
D
Nermi Uygur
E
Teoman Duralı
Açıklama:
Düşüncelerini yeni ontoloji açısından geliştirerek varlık sorununun temel özelliklerini öne çıkaran felsefeci Takiyettin Mengüşoğlu'dur.

Soru 72

Varlığı "saf ben" olarak tanımlayan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Hegel
B
Kant
C
Aristoteles
D
Husserl
E
Berkeley
Açıklama:
Varlığı "saf ben" olarak tanımlayan düşünür Husserl'dir.

Soru 73

Varlık türlerini 1- Reel varlık 2- İdeal varlık olarak ikiye ayıran düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
H. Ziya Ülken
B
Nermi Uygur
C
İsmail Tunalı
D
Takiyettin Mengüşoğlu
E
Hegel
Açıklama:
Takiyettin Mengüşoğlu, varlık türlerini iki çeşit olarak kabul etmiştir: 1- Reel varlık 2- İdeal varlık.

Soru 74

Varlık ve Oluş adlı çalışma aşağıdakilerden hangisine aittir?

Seçenekler

A
H. Zİya Ülken
B
İsmail Tunalı
C
Takiyettin Mengüşoğlu
D
Nermi Uygur
E
Ömer Naci Soykan
Açıklama:
Varlık ve Oluş adlı çalışma H. Zİya Ülken'e aittir.

Soru 75

İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümü’nde yetişmiş, hocalık yapıp aynı yerden emekli olan ve kendi alanına girmemekle birlikte, bir felsefe sorunu olarak varlık hakkında düşüncelerini ortaya koyan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
H. Zİya Ülken
B
Ziya Gökalp
C
Nermi Uygur
D
İsmail Tunalı
E
Takiyettin Mengüşoğlu
Açıklama:
İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümü’nde yetişmiş, hocalık yapıp aynı yerden emekli olan Nermi Uygur, kendi alanına girmemekle birlikte, bir felsefe sorunu olarak
varlık hakkında düşüncelerini ortaya koymuştur.

Soru 76

Ona göre, "Tanrı’nın dışında tüm varlığın, cevher ile araz tarzında vasıflandırılışını ve varolanların kuvve-fiil-gaye üçlemesi şeklinde tezahür edişini, felsefenin yüreği olan metafiziğin varlık öğretisi ele alır. Deneylenemediğinden akılla incelenir. Deneylenebilinen, düşünülebilinen ve hayal edilebilen her şey demek olan varlık alemi, hakikatle örtüşür". Bu fikirler aşağıdakilerden hangisine aittir?

Seçenekler

A
H. Ziya Ülken
B
Teoman Duralı
C
İsmail Tunalı
D
Nermi Uygur
E
Takiyettin Mengüşoğlu
Açıklama:
Ona göre, "Tanrı’nın dışında tüm varlığın, cevher ile
araz tarzında vasıflandırılışını ve varolanların kuvve-fiil-gaye üçlemesi şeklinde
tezahür edişini, felsefenin yüreği olan metafiziğin varlık öğretisi ele alır. Deneylenemediğinden akılla incelenir. Deneylenebilinen, düşünülebilinen ve hayal edilebilen her şey demek olan varlık alemi, hakikatle örtüşür". Bu fikirler Teoman Duralı'ya aittir.

Soru 77

Bilgi Felsefesi kim tarafından kurulmuştur?

Seçenekler

A
Aristoteles
B
Hegel
C
Kant
D
John Locke
E
Fichte
Açıklama:
Bilgi Felsefesi John Locke tarafından kurulmuştur.

Soru 78

I. Takiyettin Mengüşoğlu
II. Teo Grünberg
III. Arda Denkel
IV. Ömer Naci Soykan
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Bilgi Felsefesi'ne dair görüş belirtmiş düşünürlerdendir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
I ve II
C
I ve III
D
Yalnız II
E
Hepsi
Açıklama:
Bütün seçeneklerde yer alan düşünürler Bilgi Felsefesi'ne dair görüş belirtmişlerdir.

Soru 79

1972 yılında yayımlanan Epistemik Mantık isimli çalışma kime aittir?

Seçenekler

A
Takiyettin Mengüşoğlu
B
Teo Grünberg
C
Arda Denkel
D
Ömer Naci Soykan
E
İsmail Tunalı
Açıklama:
Epistemik Mantık isimli çalışma Teo Grünberg'e aittir.

Soru 80

Bilginin Temelleri isimli kitabın yazarı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Teo Grünberg
B
İsmail Tunalı
C
Arda Denkel
D
Bedrettin Cömert
E
Ömer Naci Soykan
Açıklama:
Bilginin Temelleri isimli kitap Arda Denkel'e aittir.

Soru 81

Aşağıdaki seçeneklerden hanisi varlık felsefesinin uğraş alanları arasında yer almamaktadır?

Seçenekler

A
Evrenin nasıl oluştuğu
B
Evrendeki unsurların ortaya çıkış ilkeleri
C
Bilim
D
Varlık tabakaları
E
Canlılığın oluşum süreci
Açıklama:
Varlık felsefesi, evrenin nasıl oluştuğu, evrendeki unsurların ortaya çıkış ilkeleri, varlık tabakaları, canlılığın oluşum süreci türünden temel problemlerle uğraşan felsefenin temel disiplinlerinden biridir. Bu kapsamda doğru seçenek C’dir.

Soru 82

“Bütün insan bilgisinin varolan bir şeyin bilgisi olması, felsefi bilgi ile bilimsel bilgiyi birbirine bağlamakta, hatta onları birleştirmektedir” görüşü aşağıdaki isimlerden hangisine aittir?

Seçenekler

A
Takiyettin Mengüşoğlu
B
İsmail Tunalı
C
Bedrettin Cömert
D
Ömer Naci soykan
E
Nermi Uygur
Açıklama:
Mengüşoğlu’na göre, bütün insan bilgisinin varolan bir şeyin bilgisi olması, felsefi bilgi ile bilimsel bilgiyi birbirine bağlamakta, hatta onları birleştirmektedir. Bu doğrultuda doğru seçenek A seçeneğidir.

Soru 83

Aşağıda yer alan seçeneklerden hangisi ontolojinin katkı sağladığı yapılardan biri değildir?

Seçenekler

A
Ontoloji, bilgi esaslı temel bilim olarak, varlığı bütünlüklü bir biçimde kucaklamayı amaçlar.
B
Ontoloji varolanı bir bütün olarak ele alırken, bilim ve felsefe varlığı çeşitli sahalara bölerek inceler.
C
Ontoloji, bilimlerin parçaladığı varlık sahalarının farklı bilimsel bilgilerini tek bir bilgi durumuna getirmektedir.
D
Ontoloji, hem bilimlerin naif, tabii tavırdan öznel bir tavra düşmelerine engel olur; hem de felsefe ile bilim, bilimle bilim arasındaki içten olan münasebetin devam etmesini, kaybolmamasını sağlar
E
Ontoloji, bilimin merkezinde yer alır. Varlığı bilimsel bulgular ile tanımlamakta, bilimsel verileri olmayan savları ise yok saymaktadır.
Açıklama:
E seçeneği dışında yer alan tüm şıklar, ontolojinin temel aldığı cümlelerdir. Doğru seçenek E’dir.

Soru 84

Aşağıdaki seçeneklerden hangisi Mengüşoğlu’nun önermekte olduğu varlık modeliteleri arasında yer almamaktadır?

Seçenekler

A
Zarurilik
B
Gerçeklik
C
İmkan
D
Maddiyat
E
Gerçek olmama
Açıklama:
Mengüşoğlu’na göre, ontolojide, varlık tarzlarından imkan, gerçeklik, zarurilik, tesadüfilik, imkansızlık, gerçek olmama anlaşılır (Mengüşoğlu 1968, 125). Bunlar da varlık modeliteleri adı altında alt birimlere ayrılırlar: 1- Zarurilik, başka türlü olmamak. 2- Gerçeklik, böyle olmak, başka türlü olmamak. 3- İmkan, böyle olabilmek veya böyle olamamak. 4- Tesadüfilik, zaruri olmak, başka türlü de olabilmektir. 5- Gerçek olmama, böyle olmamak. 6- İmkansızlık, böyle olamamak. Bu kapsamda doğru seçenek D seçeneğidir.

Soru 85

Hilmi Ziya Ülken’e ait aşağıdaki seçeneklerde yer alan kitaplardan hangisi Türkiye’de varlık sorunuyla ilgili yazılan ilk kitap olduğu söylenmektedir?

Seçenekler

A
Türkiye’de Çağdaş Düşünce Tarihi
B
Varlık ve Oluş
C
Türk Tefekkürü Tarihi
D
Hakimiyet
E
İnsani Vatanseverlik
Açıklama:
Hilmi Ziya Ülken varlık sorunuyla yakından ilgilenmiştir. Türkiye’de varlık sorunuyla ilgili ilk kitap olduğunu söyleyebileceğimiz Varlık ve Oluş (1968) adlı çalışma, onun konuyla ilgisini açıkça ortaya koymaktadır. Ayrıca da Felsefenin Genel İlkeleri başlıklı çalışmada da varlık sorunuyla ilgilenmiştir. Bu kapsamda doğru seçenek B seçeneğidir.

Soru 86

Aşağıda yer alan seçeneklerden hangisi Mermi Uygur’un belirttiği Metafiziğin en belli başlı tanımlarından biridir?

Seçenekler

A
Dünyayı sevmektir.
B
İnsanlık için çalışmaktır.
C
Evrenin tümünü bilmektir.
D
Ruhu anlamlandırmaktır.
E
İnsanı ele almaktadır.
Açıklama:
Uygur, metafizik tanımlarını ele alıp tartışarak, metafiziğin ne olduğunu belirlemeye çalışmıştır. Metafiziğin en belli başlı tanımlarından biri, en eskisi olması nedeniyle de kaynak olan tanımı, evrenin tümünü bilmektir; şeklindedir. Bu kapsamda doğru seçenek C seçeneğidir.

Soru 87

“Varlık, alemin, yani hakikatin ve onun türevi olan gerçekliğin pınarıdır. Varlığın dışında ve/ya ötesinde bir şey düşünülemez. Olan yalnızca varlıktır.” İfadesi aşağıdaki seçeneklerde yer alan isimlerden hangisine aittir?

Seçenekler

A
Teoman Duralı
B
İsmail Tunalı
C
Ömer Naci soykan
D
Nermi Uygur
E
Bedrettin Cömert
Açıklama:
Mantığın biçimsel ifade tarzları çerçevesinde varolanların nasıl ve neden sorularını cevaplandıran sistemli ele alınışları, doğa araştırmalarının işidir. Duyulara açık yahut yakın olmayanlara, doğa araştırmaları dışında olanlara ilk felsefe denmiştir. Aristoteles’e göre, ikinci felsefenin konusu varolanlardır. Varlık, alemin, yani hakikatin ve onun türevi olan gerçekliğin pınarıdır. Varlığın dışında ve/ya ötesinde bir şey düşünülemez. Olan yalnızca varlıktır (Duralı 2006, 85). Duralı’nın vurgulamış olduğu düşünce atıf yapılarak belirtilmiştir. Bu kapsamda doğru seçenek A seçeneğidir.

Soru 88

Bilgi felsefesinin temel çerçevesi aşağıda yer alan isimlerden hangisi tarafından kurulmuştur?

Seçenekler

A
Friedrich Nietzsche
B
Sigmund Freud
C
Karl Robert Eduard Von Hartmann
D
John Locke
E
Karl Marx
Açıklama:
Felsefenin temel sorunu olan bilgi, modern felsefe anlayışının temelini oluşturmaktadır. John Locke tarafından kurulduğu kabul edilen bilgi felsefesinin temel çerçevesini, zihinde bilginin meydana gelme sürecini açıklayarak, bilginin kökenini doğru olarak keşfetmek ve doğru bilginin özellikleri ile bilginin doğruluk şartlarının araştırılması çizmektedir. Bu kapsamda doğru seçenek D seçeneğidir.

Soru 89

Mengüşoğlu’na göre bilginin ortaya çıkışı aşağıdaki seçeneklerden hangisinde yer almaktadır?

Seçenekler

A
Bilgi dünyanın varoluşundan itibaren varlığını korumaktadır.
B
Bilgi insanın doğumundan itibaren zihninde var olduğu kabul edilen soyut bir yapıdır.
C
Bilgi, sadece insanın hayatta kalma çabası sonucu edindiği bir yapıdır.
D
Bilgi, yazalılı kaynak ile değil sadece deneyimler sonucu insanın anlayabileceği bir yapıdır.
E
Her bilginin, bilen ve bilinen olmak üzere iki unsuru vardır.Bilgi de bu iki unsur arasındaki bağdan çıkar.
Açıklama:
Mengüşoğlu’na göre, her bilginin, bilen ve bilinen olmak üzere iki unsuru vardır. Bilgi de bu iki unsur arasındaki bağdan çıkar. Bilen, özne olarak, bilinen de nesne olarak kabul edilir. Bu doğrultuda doğru seçenek E seçeneğidir.

Soru 90

Aşağıdaki seçeneklerde hangisi Ömer Naci Soykan’ın bilme tarzları olarak tanımladığı unsurlar arasında yer almamaktadır?

Seçenekler

A
Nesne yalnızca bir özne için
B
Belli tarzda deney bilgisi
C
Doğruluğu kanıtlanabilir
D
Niteliksel deyimleme
E
Doğruluğu denetlenir
Açıklama:
Soykan bilme tarzları olarak tanımladığı unsurları, içeriksel olarak bir şemada özetlemiştir. Özellikler başlığı altında şu unsurlar sıralanmıştır: a- Bilinen şey ile onun bilgisi ayrımsızlığı ve şeyin kendisi ile onun görünüşü ayrımsızlığı; b- Bilinen şey ile onun bilgisi ayrımı ve şeyin kendisi ile onun görünüşü ayrımı; c- Bilinen şey ile onun bilgisi ayrımı özel bir tarzda; d- Nesne yalnızca bir özne için; e- Nesne her özne için; f- Deney bilgisi; g- Belli tarzda deney bilgisi; h- Niteliksel deyimleme; i- Niceliksel deyimleme; j- Niceliksel deyimlenebilir; k- İletilebilir; l- Dil kullanımına katılma yoluyla bir ölçüde iletilebilir; m- Uzlaşma yoluyla iletilebilir; n- Dil kullanımı, literatür, gelenek yoluyla iletilebilir; o- Aklın doğru kullanımı yoluyla iletilebilir ve doğruluğu görülebilir; p- Doğruluğu kanıtlanabilir; r- Doğruluğu denetlenemez; s- Genel geçer; t- Özneler arası geçerli (Soykan 2003-1, 26). Bu kapsamda doğru seçenek E seçeneğidir.

Ünite 2

Soru 1

Türkiye’de yöntem açısından öne çıkan felsefe kitaplarının başında gelen aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Felsefe'nin Çağrısı
B
Epistemik Mantık
C
Anlam Üzerine Bir Deneme
D
Bilgi Teorisi ve Mantık
E
Modern Mantık
Açıklama:
Türkiye’de yöntem açısından öne çıkan felsefe kitaplarının başında, Nermi Uygur’un
Felsefe’nin Çağrısı gelmektedir.

Soru 2

Aşağıdakilerden hangisi felsefe yöntemini oluşturan köşe taşlarından biri değildir?

Seçenekler

A
Doğruluk
B
Şüphe
C
Eleştiri
D
Tanım
E
Sınıflandırma
Açıklama:
Felsefe yöntemi, felsefecinin ya da filozofun düflüncelerini temellendirirken takip
etmesi gereken yoldur. Söz konusu yolun köşe taşlarını şüphe, eleştiri, tanım,
sınıflandırma, ilke, tutarlılık, felsefe bilinci oluşturmaktadır.

Soru 3

Mahiyet ve Aksam-ı Ulum adlı yazısında, ilmin Mezopotamya’da Süryani ve Kaldani gibi kavimlerle başlandığını ve onlardan Mısır’a geçtiğini, Mısırdan, Yunanlılara, onlardan da Romalılara intikal ettiğini kabul eden düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Münif Paşa
B
Abdullah Cevdet
C
Ziya Gökalp
D
Ahmet Mithat Efendi
E
Abdullah Cevdet
Açıklama:
Mahiyet ve Aksam-ı Ulum adlı yazısında, ilmin Mezopotamya’da Süryani ve Kaldani gibi kavimlerle başlandığını ve onlardan Mısır’a geçtiğini, Mısırdan, Yunanlılara, onlardan da Romalılara intikal ettiğini kabul eden düşünür, Münif Paşadır.

Soru 4

Ziya Gökalp'in "İlme Doğru" adlı yazısında belirttiği şartlardan en önemlisi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
İlme doğru gitmek
B
Halka verilen sözü tutmak
C
İdeolojik yaklaşım tarzını benimsemek
D
Toplumsal sorunlara çözüm sunmak
E
İlimleri parçalara ayırmak
Açıklama:
Ziya Gökalp'in "İlme Doğru" adlı yazısında belirttiği şartlardan en önemlisi ilme doğru gitmektir.

Soru 5

Aşağıdakilerden hangisi ahlak felsefesiyle ilgili olarak Türkiye'de çalışma yapan kişilerden biri değildir?

Seçenekler

A
Hilmi Ziya Ülken
B
Bedia Akarsu
C
Doğan Özlem
D
Mehmet Ali Ayni
E
Ziya Gökalp
Açıklama:
Ahlak Felsefesiyle ilgili olarak Türkiye’de çeşitli çalışmalar yapılmıştır. Mehmet Ali Ayni, Hilmi Ziya Ülken, Bedia Akarsu, İoanna Kuçuradi, Doğan Özlem ahlak felsefesi alanında çalışma yapanlardan ilk akla gelen kişilerdir.

Soru 6

Aşağıdakilerden hangisi felsefenin temel sorularından biridir?

Seçenekler

A
Ne biliriz?
B
Kader var mı?
C
Geçmiş hayatımızda neler yaptık?
D
Neyi değiştirebiliriz?
E
Çevremizi tanıyor muyuz?
Açıklama:
Felsefenin temel soruları:
1- Ne biliriz?
2- Ne yapmamız lazım?
3- Şimdiki hayatımızda
sonraki hayatımız için ne
umut edebiliriz?
4- Kant’ın eklediği insan nedir? Mengüşoğlu’na göre insanın ne yapması gerektiği sorusu, ahlak metafiziğiyle ilgilidir.

Soru 7

Aşağıdakilerden hangisi ahlak felsefesi hakkında kitap yayını yapan önde gelen az sayıda kişiden biridir?

Seçenekler

A
Bedia Akarsu
B
Cemal Yıldırım
C
Münif Paşa
D
Teoman Duralı
E
Halil Nimetullah
Açıklama:
Ahlak felsefesi hakkında kitap yayını yapan önde gelen az sayıda kişiden biri Bedia Akarsu'dur.

Soru 8

Etik - Ahlak Felsefesi adlı kitabının ders notlarından oluştuğunu kitabın
önsözünde bildiren kişi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Doğan Özlem
B
Teoman Duralı
C
Bedia Akarsu
D
Cemal Yıldırım
E
Takiyettin Mengüşoğlu
Açıklama:
Etik - Ahlak Felsefesi adlı kitabının ders notlarından oluştuğunu kitabın
önsözünde bildiren kişi Doğan Özlemdir.

Soru 9

"Hayatta En Hakiki Mürşit İlimdir" başlıklı çalışmada, bilimin yapısını, dayandığı ilkeleri, yöntemi ve toplum için önemi üzerinde duran kişi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Aydın Sayılı
B
Doğan Özlem
C
Bedia Akarsu
D
Adnan Adıvar
E
Ziya Gökalp
Açıklama:
"Hayatta En Hakiki Mürşit İlimdir" başlıklı çalışmada, bilimin yapısını, dayandığı ilkeleri, yöntemi ve toplum için önemi üzerinde duran kişi Aydın Sayılı'dır.

Soru 10

Deduktif çıkarımlar, dilsel deyimlerin mantıksal analizleri, önerme biçimleri ve doğruluk çizelgeleri, doğruluk değeri analizi, normal şemalar ve ikililik başlıkları incelenmiş böylelikle sembolik mantığın temel yapısının bütünlüklü bir şekilde ilk kez ortaya konulduğu kitap aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Önermeler Mantığı
B
Felsefe'nin Çağrısı
C
İlme Doğru
D
İlim Felsefesi
E
Felsefeye Giriş
Açıklama:
Deduktif çıkarımlar, dilsel deyimlerin mantıksal analizleri, önerme biçimleri ve doğruluk çizelgeleri, doğruluk değeri analizi, normal şemalar ve ikililik başlıkları incelenmiş böylelikle sembolik mantığın temel yapısının bütünlüklü bir şekilde ilk kez ortaya konulduğu kitap Önermeler Mantığı'dır.

Soru 11

1942 yılında H. Ziya Ülken' in yayınladığı kaynağının adı nedir?

Seçenekler

A
Felsefe Dersleri
B
Mantık Tarihi
C
Sembolik Mantık
D
Bilgi Teorisi ve Mantık
E
Klasik Mantık
Açıklama:
1942 yılında H. Ziya Ülken' in yayınladığı kaynağının adı "Mantık Tarihi"dir.

Soru 12

Sembolik mantığın temel yapısını bütünlüklü bir şekilde ortaya koyan, "Sembolik Mantık" kitabını da hazırlayan mantıkçımız kimdir?

Seçenekler

A
Necati Öner
B
H. Ziya Ülken
C
Teo Gürünberg
D
Hamdi Ragıp Atademir
E
Halil Nimetullah
Açıklama:
Türkiye'nin önde gelen Mantıkçılarından biri olan Teo Gürünberg, 1968 yılında Sembolik Mantık kitabını yayınlamıştır.

Soru 13

Aşağıdakilerin hangisi felsefeyi başlatan temel unsurlardan biri degildir?

Seçenekler

A
Eleştiri
B
Tanım
C
Sınıflandırma ilke
D
Teori
E
Şüphe
Açıklama:
Felsefe yöntemi, felsefecinin yada filozofun düşüncelerini temellendirirken takip etmesi gereken yoldur. Söz konusu yapı taşlarını, şüphe, eleştiri, tanım, sınıflandırma ilke, tutarlılık, felsefe bilinci oluşturmaktadır.

Soru 14

"İlim tabiri, suistimal olunarak astroloji (ilmi nucum) ve kum falı (ilm-i reml) gibi bir takım batıl itikatlar için için de kullanılmıştır.Bunlar aklı selime ve şer'i anlayışa ters olduklarından, ilim tabirinin, bu gurup için kullanılması uygun değildir." diyen felsefecimiz kimdir?

Seçenekler

A
Ahmet Mithat Efendi
B
Münif Paşa
C
Halil Nimetullah
D
Abdullah Cevdet
E
Ziya Gökalp
Açıklama:
Münif Paşaya göre ilim, mutlaka Birşeyi bilmek olup, bir kaide çerçevesinde bir araya toplanan malumata denir. İlim tabiri, suistimal olunarak astroloji (ilmi nucum) ve kum falı (ilm-i reml) gibi bir takım batıl itikatlar için için de kullanılmıştır.Bunlar aklı selime ve şer'i anlayışa ters olduklarından, ilim tabirinin, bu gurup için kullanılması uygun değildir.

Soru 15

"Bilimi bir bilgi yığını olarak değil,bir düşünme yöntemi olarak açıklayan, bu çerçevede öne çıkarılan bilim felsefesi, konu ve amacına uygun olarak eleştirel ve analitik bir düşünme çabasına dayanır." diyen felsefecimiz kimdir?

Seçenekler

A
Cemal Yıldırım
B
Teoman Duralı
C
Takiyettin Mengüşoğlu
D
Aydın Sayılı
E
Nusret Hızır
Açıklama:
Cemal Yıldırım Bilim Felsefesi (1974) adlı kitabında, Bilimi bir bilgi yığını olarak değil, bir düşünme yöntemi olarak açıklamaktadır. bu çerçevede öne çıkarılan bilim felsefesi, konu ve amacına uygun olarak eleştirel ve analitik bir düşünme çabasına dayanır.

Soru 16

İnsanların birbirleriyle ilişkilerinde eylemlerini dayandırdıkları değerler ile ilkeleri konu eden felsefi disiplin nedir?

Seçenekler

A
İlke
B
Tutarlılık
C
Eleştiri
D
Etik
E
Yöntem
Açıklama:
Ahlak felsefesi (etik), İnsanların birbirleriyle ilişkilerinde eylemlerini dayandırdıkları değerler ile ilkeleri konu eden felsefe disiplinidir.

Soru 17

aşağıdakilerden hangisi Aristoteles'ten beri sorulan felsefenin temel sorularından biri değildir?

Seçenekler

A
Ne biliriz?
B
Ne yapmanız lazım?
C
Şimdiki hayatımızda sonraki hayatımız için ne umut edebiliriz?
D
İnsan nedir?
E
Sorun nedir?
Açıklama:
Felsefenin başlangıcından bilhassa Aristoteles'ten beri felsefenin uğraştığı ve uğraşması gerektiği söylenen sahalar şu sorularla sınırlandırılmıştır. 1-Ne biliriz? 2-Ne yapmamız lazım? 3-Şimdiki hayatımızdan sonraki hayatımız için ne umut edebiliriz? 4- ilk üç soruta Kant'ın eklediği, İnsan nedir? sorusu felsefenin temel çerçevesini çizmektedir.

Soru 18

Ahlakı filozoflar bulmuş değildir. En ilkel topluluklar da dahil her yerde ve her zaman ahlak vardı. diyen felsefecimiz kimdir?

Seçenekler

A
Takiyettin Mengüşoğlu
B
Bedia Akaru
C
Doğan Özlem
D
Teoman Duralı
E
Cemal Yıldırım
Açıklama:
Akarsu'ya göre, ahlakı filozoflar bulmuş değildir. En ilkel topluluklar da dahil her yerde ve her zaman ahlak vardı.

Soru 19

Doğan Özlem "Antropolojik Temellendirme"sinde etik (ahlak felsefesi) olarak hangi ilkeyi esas alır?

Seçenekler

A
İnsandan hareketle temellendirme
B
Toplumdan hareketle temellendirme
C
Evrenden hareketle temellendirme
D
İnançtan hareketle temellendirme
E
Düşünceden hareketle temellendirme
Açıklama:
Doğan Özlem Antropolojik Temellendirme'de, ahlak hayatını insandan hareketle temellendirir.

Soru 20

Aşağıdaki ahlak felsefesi üzerin bakış açılarından hangisi Teoman Duralı'ya aittir?

Seçenekler

A
Ahlakı felsefenin merkezine koymuş ve ahlakı dine bağlamıştır.
B
Ahlak bir kişinin, bir grubun, halkın, sınıfın, ulusun kültür çevresinin vb. belli bir tarihsel döneme yaşamına giren ve eylemleri yönlendiren inanç,değer, norm, buyruk, yasak ve tasarımlar topluluğu ve ağıdır.
C
Ahlakı filozoflar bulmuş değildir. en ilkel topluluklarda dahil her yerde ve her zaman ahlak vardı.
D
Ahlak felsefesinde, insan, akıl geist, istekler, psikovital ve diğer bir ad altında pisişik-metafizik veya biyolojik birer kavram olarak ele alınmalıdır.
E
Ahlak felsefesi, insanların birbirleriyle ilişkilerinde eylemlerini dayandırdıkları değerler ile ilkeleri konu eder.
Açıklama:
Teoman Duralı ahlakı felsefenin merkezine koymuş ve ahlakı dine bağlamıştır.

Soru 21

  1. Şüphe
  2. Eleştiri
  3. Tanım
  4. Sınıflandırma
  5. İlke
  6. Tutarlılık
  7. Felsefe bilinci
''Felsefe yöntemi, felsefecinin ya da filozofun düşüncelerini temellendirirken takip etmesi gereken yoldur. ''Söz konusu yolun köşe taşlarını yukarıdakilerden hangisi oluşturmaktadır?

Seçenekler

A
I,II ve III
B
II,III,IV,V
C
I,II,III,IV,V
D
I,II,III,IV,V ve VI
E
I,II,III,IV,V,VI ve VI
Açıklama:
Felsefe yöntemi, felsefecinin ya da filozofun düşüncelerini temellendirirken takip etmesi gereken yoldur. Söz konusu yolun köşe taşlarını şüphe, eleştiri, tanım, sınıflandırma ilke, tutarlılık, felsefe bilinci oluşturmaktadır. Buna göre doğru cevap E'dir.

Soru 22

Herhangi bir konunun içeriğini nelerin oluşturduğunu, konuların hangi noktalarda birbirleriyle ilişkili olduklarını, hangi noktalarda olmadıklarını sergilemesi ..................... aracılığıyla oluşturulur.
Yukarıda boşluk bırakılan alana aşağıdakilerden hangisinin getirilmesi cümle bütünlüğünü sağlar?

Seçenekler

A
İlke
B
Tutarlılık
C
Sınıflandırma
D
Felsefe Bilinci
E
Tanım
Açıklama:
Herhangi bir konunun içeriğini nelerin oluşturduğunu, konuların hangi noktalarda birbirleriyle ilişkili olduklarını, hangi noktalarda olmadıklarını sergilemesi SINIFLANDIRMA aracılığıyla oluşturulur.Buna göre doğru cevap C'dir.

Soru 23

''İlim, mutlaka bir fleyi bilmek demek olup, bir kaide çerçevesinde bir araya toplanan malumata denir''
Yukarıda yazılmış olan İlim tanımını aşağıdaki bilim adamlarından hangisine aittir?

Seçenekler

A
Ahmet Mithat Efendi
B
Münif Paşa
C
Abdullah Cevdet
D
Ziya Gökalp
E
Rahmi Karakuş
Açıklama:
İlim, mutlaka bir fleyi bilmek demek olup, bir kaide çerçevesinde bir araya toplanan malumata denir. Münih Paşa ya ait bir tanımdır. Bu nedenden dolayı doğru cevap B'dir.

Soru 24

Reform sonrası felsefe eğitimi aşağıdaki bilim adamlarından hangisi tarafından başlatılmıştır?

Seçenekler

A
Reichenbach
B
Nusret Hızır
C
Ziya Gökalp
D
Rahmi Karakuş
E
Takiyettin Mengüşoğlu
Açıklama:
Reform sonrası felsefe eğitimi Reichenbach tarafından başlatılmıştır. Doğru cevap A'dır

Soru 25

''Hayatta En Hakiki Mürşit İlimdir'' isimli bilim felsefesi kitabı kime aittir?

Seçenekler

A
Rahmi Karakuş
B
Ziya Gökalp
C
Reichenbach
D
Aydın Sayılı
E
Nusret Hızır
Açıklama:
''Hayatta En Hakiki Mürşit İlimdir'' isimli bilim felsefesi kitabı Aydın Sayılı' ya aittir.

Soru 26

''Bilim teorisinin görevi, sadece bilimleri sınıflandırmak olarak kalmıştır''
Aşağıdaki bilim insanlarından hangisi bilim teorisinin görevini yukarıda yazıldığı şekilde tanımlamıştır?

Seçenekler

A
Yalçın Koç
B
Takiyettin Mengüşoğlu
C
Cemal Yıldırım
D
Teoman Duralı
E
Bedia Akarsu
Açıklama:
Bilim teorisinin görevi, sadece bilimleri sınıflandırmak olarak kalmıştır. Bu tanım Takiyyettin Mengüşoğlu tarafından yapılmıştır. Doğru cevap B'dir.

Soru 27

Ahlak anlayışlarının oturduğu kavramsal temelin önde gelen unsurları aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?

Seçenekler

A
Güzel- Çirkin
B
Yokluk- Varlık
C
İyi- Kötü
D
Sınırlar- İstekler
E
Hayal- Gerçek
Açıklama:
Ahlak anlayışlarının oturduğu kavramsal temelin önde gelen unsurlarıiyi ve kötü dür. Doğru cevap C'dir.

Soru 28

Doğan Özlem'e göre ................................., ahlak hayatını insandan hareketle temellendirmedir .
Yukarıda boşluk bırakılan alana aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Seçenekler

A
Dinsel Temellendirme
B
Kozmolojik değerlendirme
C
Sistematik Temellendirme
D
Antropolojik Temellendirme
E
Yaşamsal Temellendirme
Açıklama:
Doğan Özlem'e göre Antropolojik Temellendirme , ahlak hayatını insandan hareketle temellendirmedir . Doğru cevap D'dir.

Soru 29

Teoman Duralı'ya göre ahlakın temeline konması gereken aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Adalet
B
Gerçeklik
C
Sınırlılık
D
Değerler
E
Bilim
Açıklama:
Teoman Duralı'ya göre ahlakın temeline adalet konmuştur.Doğru cevap A'dır.

Soru 30

Doğan Özlem'e göre tüm felsefe disiplinlerinin en önünde yer alan felselsefe disiplini aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Ahlak
B
Etik
C
Din
D
İnanç
E
Bilim
Açıklama:
Doğan Özlem'e göre Etik tüm felsefe disiplinlerinin en önünde yer alan felselsefe disiplinidir. Doğru cevap B'dir.

Soru 31

Doğru düşünme sanatı veya doğru düşünme kurallarının bilgisi olarak tanımlanan kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Bilim
B
Mantık
C
Felsefe
D
Önerme
E
Teori
Açıklama:
Mantık, kelime anlamı ile hem düşünme, hem de ifadesi olan konuşma ile ilgilidir. Doğru düşünme sanatı veya doğru düşünme kurallarının bilgisi olarak diye tanımlanmıştır.

Soru 32

Osmanlı medreselerinde mantık dersleri okutulurken baş eser olarak kabul edilen eser aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Ebheri-İsagoji
B
Reichenbach-Lojistik
C
Ernst von Aster-Bilgi Teorisi ve Mantık
D
Ziya Ülken-Mantık Tarihi
E
Aristo-Organon
Açıklama:
İslam felsefesi anlayışıyla Osmanlı medreselerinde mantık dersleri okutulurken baş eser olarak kabul edilen eser Ebheri'nin İsagoji adlı eseridir.

Soru 33

Herhangi bir alanda başarılı çalışmalar yapmış olan kişiler, bir alandaki çalışma başarıya ulaşmadığında sorunu aşağıdakilerden hangisi olarak belirlemelidirler?

Seçenekler

A
Ahlak
B
Bilim
C
Mantık
D
Yöntem
E
Reform
Açıklama:
Yöntem, alana ilişkin araştırmalar yaparken takip edilen yol olarak kabul edildiğinden, herhangi bir alanda başarılı çalışmalar yapmış kişiler, o alanda baskın yöntemi kullandıkları gibi yöntemi de dönüştürürler. Yapılan çalışma başarısızsa, genellikle yöntemin kurallarına yeterince uyulmadğı sonucuna varılmaktadır.

Soru 34

Felsefi bir çalışmanın çelişkilerden arınmış ve iyi bir çalışma olması için yöntemin hangi özelliğinin yerine getirilmesi gerekir?

Seçenekler

A
Şüphe
B
Tanım
C
İlke
D
Tutarlılık
E
Felsefi Bilinç
Açıklama:
Tutarlılık: Ortaya çıkan düşüncelerde çelişkilerin olmamasıdır. Düşüncelerde çelişkiler varsa, ortaya çıkan
düşünceler tutarlı olmadığı, dolayısıyla değersiz olduklar› sonucuna varılır. Eğer çalışma, iç yapısı açısından tutarlıysa, o çalışma iyi kabul edilir.

Soru 35

Aşağıdakilerden hangisinde Münif Paşa'nın ilim anlayışına ilişkin verilen bilgi doğrudur?

Seçenekler

A
İlmi nücum ve ilm-i reml önemli ve çalışma yapılması gereken ilim alanlarındandır.
B
Diğer ilimlerle uğraşanların her birinin biraz matematik bilmeleri gereklidir.
C
Nakli ilimler, insanın kendi yetenekleriyle gerçekleştirdikleridir.
D
Bilimde tümevarımsal yöntem çalışmaların temelini oluşturmaktadır.
E
İlimler ulüm ve fünun olarak ikiye ayrılmaktadır.
Açıklama:
Münif Paşa'ya göre her ilim, müstakil ve mümtaz olsa da bazıları diğerleriyle yakın ilişki içinde bulunurlar. Fiziğin hendeseye, kimyanın matematiğe (hesaba), tarihin coğrafyaya balılığı gibi. Hesap ilmi (matematik) hiçbir ilme ihtiyaç duymazken, diğer ilimlerle uğraşanların her birinin biraz matematik
bilmeleri gereklidir.

Soru 36

Takiyettin Mengüşoğlu'nun Bilim teorisi anlayışına göre aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Seçenekler

A
Bilimin en önemli özelliği bilgi üretme yöntemidir.
B
Bilimlerin sınıflandırılması bilim teorisine aykırıdır.
C
Bilim teorisi bilgi teorisi ile aynı anlama gelmektedir.
D
Bilim yapılabilmesi için belirlenen yöntem dışına çıkılmamalıdır.
E
Her bilim kendi yöntemini iş başında geliştirebilir.
Açıklama:
Takiyettin Megüşoğlu, bilimlere yöntem dikte etmenin saçma olduğu ve her bilimin kendi yöntemini iş başında geliştirebileceği düşüncesini belirtmiştir.

Soru 37

Mengüşoğlu’na göre felsefede insanın ne yapması gerektiği sorusu aşağıdakilerden hangisi ile ilgilidir?

Seçenekler

A
Ahlak metafiziği
B
İnanç sistemleri
C
Toplumsal kurallar
D
Eğitim hayatı
E
Gelenek ve görenekler
Açıklama:
Mengüşoğlu’na göre insanın ne yapması gerektiği sorusu, ahlak metafiziğiyle ilgilidir. Bu alanda felsefe, insanın günlük hayatındaki fenomenleri, insanın günlük hareket ve faaliyetlerini, insanların birbirlerine karşı takındıkları tavırları, beğendikleri veya yerdikleri, sevdikleri veya sevmediklerinin temelini, insanların konuşmalarında ve birbirleriyle tartışmalarındaki temeli, savundukları veya nefret ettikleri
şeylerin temelini tasvir ve tahlil etmelidir.

Soru 38

Ahlakı filozofların bulmadığını ve ilkel toplumlarda da ahlakın var olduğunu savunan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Kant
B
Akarsu
C
Köprülü
D
Mengüşoğlu
E
Duralı
Açıklama:
Akarsu’ya göre, ahlakı filozoflar bulmuş değildir. En ilkel topluluklar da dahil her yerde ve her zaman ahlak vardı. Sorun, hangi davranışımız ahlaka uygun; daha doğrusu nasıl hareket edersek ahlaka uygun davranılmış olunur, soruları çerçevesinde ortaya çıkmaktadır.

Soru 39

Doğan Özlem'in ahlak felsefesi üzerine çalışmalarına ilişkin verilen bilgilerden hangisi doğrudur?

Seçenekler

A
İnsan nedir? sorusunu temel alan ahlak felsefesi çalışmaları yürütmüştür.
B
Ahlakın hep var olduğunu ve ilkel toplumlarda dahi yer aldığını savunmuştur.
C
Ahlak felsefelerini, kozmolojik, dinsel ve antropolojik olarak sınıflamıştır.
D
Ahlakı felsefenin en önemli unsuru olarak ele almıştır.
E
İnsanın ne yapması gerektiği sorusunu ahlak metafiziği ile ilişkilendirmiştir.
Açıklama:
Doğan Özlem, ahlak felsefelerini, kozmolojik, dinsel ve antropolojik olarak sınıflayarak ele almıştır.

Soru 40

Ahlakın dine bağlı olduğunu savunan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Mengüşoğlu
B
Duralı
C
Özlem
D
Köprülü
E
Akarsu
Açıklama:
Teoman Duralı ahlak din arasındaki ilişkinin çok sıkı olduğu, hatta ahlakın dine bağlı olduğunu kabul etmektedir.

Soru 41

Aşağıda mantık ile ilgili olarak sunulan yazar ve kitap eşleştirmelerinden hangisi doğrudur?

Seçenekler

A
İ. H. İzmirli - Lojistik Prensipler ve Muasır Teknikler
B
H. Ziya Ülken - Mantık Tarihi
C
A. Reymond - Felsefe Dersleri
D
A. Ragıp Atademir - Sembolik Mantık I
E
Teo Grunberg - Organon
Açıklama:
Necati Öner’in bildirdiğine göre İ. H. İzmirli’nin Felsefe Dersleri, H. Ziya Ülken’in Mantık Tarihi (1942) ile A. Reymond’dan tercüme ettiği Lojik Prensipler ve Muasır Tenkitler (1942), Hamdi Ragıp Atademir’in Arsitoteles’in Organon çevirileri (1947-1952) ile Porphyrios’un İsagoji’si (1948), Teo Grunberg’in Sembolik Mantık I (Önermeler Mantığı) (1968), önde gelen yayınlar olmuştur. İlk baskısı 1970 yılında yapılan Necati Öner’in Klasik Mantık kitabı ile Hüseyin Batuhan ve Teo Grünberg tarafından hazırlanan Modern Mantık (1970), kitapları alandaki önemli yayınlar arasındadırlar. Şafak Ural’ın ders kitabı amaçlı hazırlanan Temel Mantık (1985) çalışması da 1990 öncesi mantık yayınları arasında yer almıştır. Bu bilgilerin ışında doğru cevap “B” şıkkıdır.

Soru 42

  1. Şüphe
  2. Eleştiri
  3. İlke
  4. Kabul
Yukarıda verilenlerin hangileri felsefi yöntemin temel taşlarındandır?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
I ve II
C
I, II ve III
D
II, III ve IV
E
I, III ve IV
Açıklama:
Felsefi yöntemin temel taşları, şüphe, eleştiri, ilke, tutarlılık, tanım, sınıflandırma ve felsefe bilincinden oluşmaktadır. Bu bilgiler ışığında doğru cevap “C” şıkkıdır.

Soru 43

  1. Tutarlılık
  2. Tanım
  3. Sınıflandırma
  4. Biat
Yukarıda verilenlerin hangileri felsefi yöntemin temel taşlarındandır?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
I ve II
C
II ve III
D
I, II ve III
E
II, III ve IV
Açıklama:
Felsefi yöntemin temel taşları, şüphe, eleştiri, ilke, tutarlılık, tanım, sınıflandırma ve felsefe bilincinden oluşmaktadır. Bu bilgiler ışığında doğru cevap “D” şıkkıdır.

Soru 44

  1. Lisan ve Edebiyat
  2. Riyaziye (Matematik) ve Tabiye (Fizik)
  3. Ulum-ı Tabiiye (Genel Fizik İlimleri) ve Tıbbiye
  4. Beşeriyye (Beşeri İlimler)
Yukarıda verilenlerden hangileri Münif Paşa’nın yaptığı ilim sınıflandırmasının içerisinde yer almaktadır?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
I ve II
C
I, II ve III
D
I, II ve IV
E
II, III ve IV
Açıklama:
Münif Paşa, adı geçen yazının başında, ilimleri ikiye ayırmıştır:1- Akli ilimler, insanın kendi yetenekleriyle gerçekleştirdikleridir. 2- Nakli İlimler, vasıtasız telakki ve öğrenmedir (Münif Paşa 2003/2, 169). İslam ilim anlayışında akli ilimleri oluşturan mantık, tabiat, ilahiyat, matematik dörtlü ilim sınıflamasını verdikten sonra, yeni dönemde, önce zikredilen ilimlerin hayli çoğalıp geliştikleri ve yeni bilimlerin de ortaya çıktıklarını belirtmiştir. Döneminde bilinen ilimleri yedi başlık altında toplamıştır: 1- Lisan ve Edebiyat: sarf, nahiv, şiir, inşa, bedî, beyan. 2- Riyaziye (matematik) ve Tabiye (fizik): Hesap, cebir, hendese, Cerr-i eskal (mekaniğin ağırlık kaldırmayla ilgili kısmı), hikmet-i tabiye (fizik hakkında), kimya, astronomi. 3- Ulum-ı Tabiiye (Genel Fizik İlimleri) ve Tıbbiye: Dünyanın tabakaları ilmi, maden ilmi, botanik, zooloji, anatomi, hıfz-ı sıhhat (koruyucu tıp), tıp ve cerrahi. 4- Ulum- ı tarihiye (genel tarih) ve coğrafya: Coğrafya, tarih, arkeoloji (asar-ı kadîme), sikkeler ilmi. 5- Edyan (dinler ) ve Ulum-ı Felsefiye (Felsefe ilimleri): Dinler ilmi, felsefe, mitoloji (esatir, ilm-i hurafat), gariplikler ilmi. 6- Ulum-ı Siyasiye (siyaset ilimleri): Kanunlar ilmi, siyaset ilmi, iktisat, ziraat ilmi, askerlik ilmi. 7- Ulum-ı Nefise (Güzel Sanatlar): Fenn-i musiki, fenn-i mimari, fenn-i resim (Münif Paşa 2003/2, 170-171). Bu ilim sınıflaması, İslam ilim anlayışı ile modern bilimleri aynı çatı altında toplamaktadır. Bu kapsamda doğru cevap “C” şıkkıdır.

Soru 45

  1. Beşeriyye (Beşeri İlimler)
  2. Ulum-ı Siyasiye (Siyaset İlimleri)
  3. Edyan (Dinler) ve Ulum-ı Felsefiye (Felsefe İlimleri)
  4. Ulum-ı Nefise (Güzel Sanatlar)
Yukarıda verilenlerden hangileri Münif Paşa’nın yaptığı ilim sınıflandırmasının içerisinde yer almaktadır?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
I ve II
C
I, II ve III
D
I, II ve IV
E
II, III ve IV
Açıklama:
Münif Paşa, adı geçen yazının başında, ilimleri ikiye ayırmıştır:1- Akli ilimler, insanın kendi yetenekleriyle gerçekleştirdikleridir. 2- Nakli İlimler, vasıtasız telakki ve öğrenmedir (Münif Paşa 2003/2, 169). İslam ilim anlayışında akli ilimleri oluşturan mantık, tabiat, ilahiyat, matematik dörtlü ilim sınıflamasını verdikten sonra, yeni dönemde, önce zikredilen ilimlerin hayli çoğalıp geliştikleri ve yeni bilimlerin de ortaya çıktıklarını belirtmiştir. Döneminde bilinen ilimleri yedi başlık altında toplamıştır: 1- Lisan ve Edebiyat: sarf, nahiv, şiir, inşa, bedî, beyan. 2- Riyaziye (matematik) ve Tabiye (fizik): Hesap, cebir, hendese, Cerr-i eskal (mekaniğin ağırlık kaldırmayla ilgili kısmı), hikmet-i tabiye (fizik hakkında), kimya, astronomi. 3- Ulum-ı Tabiiye (Genel Fizik İlimleri) ve Tıbbiye: Dünyanın tabakaları ilmi, maden ilmi, botanik, zooloji, anatomi, hıfz-ı sıhhat (koruyucu tıp), tıp ve cerrahi. 4- Ulum- ı tarihiye (genel tarih) ve coğrafya: Coğrafya, tarih, arkeoloji (asar-ı kadîme), sikkeler ilmi. 5- Edyan (dinler ) ve Ulum-ı Felsefiye (Felsefe ilimleri): Dinler ilmi, felsefe, mitoloji (esatir, ilm-i hurafat), gariplikler ilmi. 6- Ulum-ı Siyasiye (siyaset ilimleri): Kanunlar ilmi, siyaset ilmi, iktisat, ziraat ilmi, askerlik ilmi. 7- Ulum-ı Nefise (Güzel Sanatlar): Fenn-i musiki, fenn-i mimari, fenn-i resim (Münif Paşa 2003/2, 170-171). Bu ilim sınıflaması, İslam ilim anlayışı ile modern bilimleri aynı çatı altında toplamaktadır. Bu kapsamda doğru cevap “E” şıkkıdır.

Soru 46

Aşağıdakilerin hangisi üniversite reformu öncesindeki bilim anlayışlarından birisi değildir?

Seçenekler

A
Münif Paşa’ya göre ilim, mutlaka bir şeyi bilmek demek olup, bir kaide çerçevesinde bir araya toplanan malumata denir.
B
Ali Suavi, insan olmayı ilimle tanımlamış ve ilimleri, ulum ve fünun olarak ikiye ayırmıştır.
C
Şerafettin Magmumi, şairleri ve şiiri, fen açısından eleştirmiş, gereksiz bir uğraşı olarak görmüştür.
D
Jön Türkler’in toplum sorunlarıyla bilim arasında, siyasi kaygılarla ilişki kurmaları, ideolojik bir yaklaşımın ortaya çıkmasına neden olmaktadır.
E
Cemal Yıldırım, bilimi bir bilgi yığını olarak değil, bir düşünme yöntemi olarak açıklamaktır.
Açıklama:
Yıldırım, Bilim Felsefesi (1973) adlı kitabında, bilimi bir bilgi yığını olarak değil, bir düşünme yöntemi olarak açıklamaktır (Yıldırım 1979, 5). Bu çerçevede öne çıkarılan bilim felsefesi, konu ve amacına uygun olarak, eleştirel ve analitik bir düşünme çabasına dayandırılır (Yıldırım 1979, 5). Yıldırım’a göre bilim felsefesinin amacı, bilimi anlatmaktır. Bilimin çeşitli açıklamaları olmakla birlikte, bilimi hem bir düzen hem de bir sonuç olarak görmek gerekir. Cemal Yıldırım, üniversite reformu sonrasında bilgiye hizmet etmiş düşünürlerden birisidir. Bu bilgiler ışığında doğru cevap “E” şıkkıdır.

Soru 47

Aşağıdakilerin hangisi üniversite reformu sonrasındaki bilim anlayışlarından birisi değildir?

Seçenekler

A
Takiyettin Mengüşoğlu’na göre Bilim Teorisi, felsefenin bilimlere metot dikte edebileceği sanısıyla geliştirilmiştir.
B
Ali Suavi, insan olmayı ilimle tanımlamış ve ilimleri, ulum ve fünun olarak ikiye ayırmıştır.
C
Cemal Yıldırım, bilimi bir bilgi yığını olarak değil, bir düşünme yöntemi olarak açıklamaktır.
D
Teoman Duralı’nın felsefe anlayışının temelini, kendi adlandırmasıyla felsefe-bilim anlayışı oluşturmaktadır.
E
Aydın Sayılı, Hayatta En Hakiki Mürşit ilimdir başlıklı çalışmada, bilimin yapısını, dayandığı ilkeleri, yöntemi ve toplum için önemi üzerinde durmuştur.
Açıklama:
Ali Suavi, insan olmayı ilimle ilişkilendirerek, ilmi kültür anlamında kullandığı izlenimi vermektedir. Ulum ve fünun ayrımı çerçevesinde yer alan çalışma disiplinlerini sıralarken, ilimlerden söz ettiğini ortaya koymaktadır. Herkesin bilmesi gereken ilimlerden söz etmesi, ilim ile insan olma arasındaki bağlantıyı güçlendirmektedir. Ali Suavi, üniversite reformu öncesinde bilgiye hizmet etmiş düşünürlerden birisidir. Bu bilgiler ışığında doğru cevap “B” şıkkıdır.

Soru 48

  1. İyi ve en yüksek iyi sorunu
  2. Doğru eylem sorunu
  3. İrade özgürlüğü sorunu
  4. Arzulananın sorunu
Yukarıda verilenlerin hangileri, Doğan Özlem’e göre ahlak felsefesi alanındaki üç temel sorundan biridir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
I ve II
C
I, II ve III
D
II, III ve IV
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
Doğan Özlem’e göre, (1) iyi ve en yüksek iyi sorunu, (2) doğru eylem sorunu ve (3) İrade özgürlüğü sorunu, ahlak felsefesi alanındaki üç temel sorunu oluşturmaktadır. Bu bilgiler ışığında doğru cevap “C” şıkkıdır.

Soru 49

İnsanın hareket ve faaliyetlerini, hususi bir problem sahası olarak araştıran, bu sahanın varlık karakteriyle onun temelini teşkil eden kıymetlerin varlık karakterini, insanın hareket ve faaliyetlerinin bağlı veya müstakil olduklarını tetkik eden bilgiye ....... adı verilmektedir.
Yukarıda Mengüşoğlu tarafından tanımı yapılan felsefe dalı aşağıdakilerin hangisidir?

Seçenekler

A
Varlık Felsefesi (Ontoloji)
B
Ahlak felsefesi (Etik)
C
Sanat Felsefesi (Estetik)
D
Bilgi Felsefesi (Epistemoloji)
E
Din Felsefesi
Açıklama:
Mengüşoğlu'na göre insanın hareket ve faaliyetlerini, hususi bir problem sahası olarak araştıran, bu sahanın varlık karakteriyle onun temelini teşkil eden kıymetlerin varlık karakterini, insanın hareket ve faaliyetlerinin bağlı veya müstakil olduklarını tetkik eden bilgiye ahlak felsefesi (etik) adı verilmektedir. Bu bilgiler ışığında doğru cevap "B" şıkkıdır.

Soru 50

Doğru düşünme yöntemi ya da düşünceleri doğru olarak ifade etmenin yoluna ne denir?

Seçenekler

A
Ahlak
B
İrade
C
Felsefe
D
Mantık
E
Dürüstlük
Açıklama:
Felsefenin ayrılmaz bir parçası olarak mantık, doğru düşünme yöntemi ya da dü- şünceleri doğru olarak ifade etmenin yolu şeklinde görülür.

Soru 51

İlkel toplulukların düşünce biçimlerinin medeni toplumlardan çok farklı olduğunu temellendirmeğe çalıştığı düşünceye ne denir?

Seçenekler

A
İsagoji
B
Formel mantık
C
Prelogic
D
Sentetik önermeler
E
Dolaylı çıkarım
Açıklama:
Batı düşünce dünyasında çok büyük tartışmalara neden olan L. Levy-Bruhl’ün ilkel toplulukların düşünce biçimlerinin medeni toplumlardan çok farklı olduğunu temellendirmeğe çalıştığı Prelogic düşüncesini okutmasıdır.

Soru 52

Hangi çalışmada, öncelikle, mantık terimine, hem bilim, hem de düşünce tarzı anlamları yüklenmiştir?

Seçenekler

A
Tanzimat’tan Sonra Türkiye’de İlim ve Mantık Anlayışı
B
Mantık İlkelerinin Varlıkla İlişkisi
C
Sembolik Mantık
D
Fransız Sosyoloji Okuluna Göre Mantığın Menşei Problemi
E
Lojik Prensipler ve Muasır Tenkitler
Açıklama:
Fransız Sosyoloji Okuluna Göre Mantığın Menşei Problemi adlı çalışmada, öncelikle, mantık terimine, hem bilim, hem de düşünce tarzı anlamları yüklenmiştir.

Soru 53

Türkiye’de ilim ve mantık anlayışıyla çalışmalarına başlamış, mantığın menşei konusuyla devam etmiş ve Türkiye’de temel ders kitaplarından biri haline gelen Klasik Mantık kitabıyla, mantık konusuna ilgisini kitap yayını bağlamında kesen kişi kimdir?

Seçenekler

A
İ. H. İzmirli
B
H. Ziya Ülken
C
Macit Gökberk
D
Halil Nimetullah
E
Necati Öner
Açıklama:
Necati Öner, Türkiye’de ilim ve mantık anlayışıyla çalışmalarına başlamış, mantığın menşei konusuyla devam etmiş ve Türkiye’de temel ders kitaplarından biri haline gelen Klasik Mantık kitabıyla, mantık konusuna ilgisini kitap yayını bağlamında kesmiştir.

Soru 54

Türkiye’nin önde gelen mantıkçılardan biri olan Teo Grünberg,hangi yılda Sembolik Mantık başlıklı kitabını yayınlamıştır?

Seçenekler

A
1968
B
1965
C
1967
D
1969
E
1964
Açıklama:
Türkiye’nin önde gelen mantıkçılardan biri olan Teo Grünberg, 1968 yılında Sembolik Mantık başlıklı kitabını yayınlamıştır.

Soru 55

Esas olarak mantık temeline oturması , mantıksal kuralların araştırma alanının kurallarıyla birleşmesiyle ortaya çıkmasına ne denir?

Seçenekler

A
Tanım
B
Sınıflandırma
C
İlke
D
Yöntem
E
Tutarlılık
Açıklama:
Esas olarak mantık temeline oturan yöntem, mantıksal kuralların araştırma alanı- nın kurallarıyla birleşmesiyle ortaya çıkmaktadır.

Soru 56

Felsefeyi başlatan temel unsur nedir?

Seçenekler

A
Eleştiri
B
Şüphe
C
İlke
D
Felsefe bilinci
E
Sınıflandırma
Açıklama:
Şüphe, felsefeyi başlatan temel unsurdur.

Soru 57

Felsefe yönteminin üzerinde konuşulan konuların doğru anlaşılmasını sağlamasına ne denir?

Seçenekler

A
İlke
B
Tutarlılık
C
Tanım
D
Felsefe bilinci
E
Sınıflandırma
Açıklama:
Tanım: Felsefe yönteminin başlıca unsuru olan tanım, üzerinde konuşulan ko- nuların doğru anlaşılmasını sağlar.

Soru 58

İnsanların birbirleriyle ilişkilerinde eylemlerini dayandırdıkları değerler ile ilkeleri konu eden felsefe disiplini nedir?

Seçenekler

A
Batı Felsefesi
B
Davranış Felsefesi
C
Ahlak Felsefesi
D
Yaşam Felsefesi
E
Anlayış Felsefesi
Açıklama:
Ahlak felsefesi (etik), insanların birbirleriyle ilişkilerinde eylemlerini dayan- dırdıkları değerler ile ilkeleri konu eden felsefe disiplinidir.

Soru 59

Değişmez Değerler Değişen Davranışlar adlı çalışmayı kim yapmıştır?

Seçenekler

A
Mehmet Ali Ayni
B
Takiyettin Mengüşoğlu
C
Bedia Akarsu
D
Doğan Özlem
E
Teoman Duralı
Açıklama:
Mengüşoğlu, Değişmez Değerler Değişen Davranışlar adlı çalışmasını, felsefi etik için kritik bir hazırlık olarak tanıtmıştır.

Soru 60

İslam felsefesi anlayışı çerçevesinde mantık dersleri medreselerde okutulmuştur. Özellikle Ebheri’nin İsagoji kitabı Osmanlı medreselerinin baş eserleri arasındadır. Söz konusu eser aşağıda verilen düşünürlerden hangisinin mantık anlayışını yorumla temeline oturtulmuştur?

Seçenekler

A
Farabi
B
Aristoteles
C
İbni Sina
D
Platon
E
Sokrates
Açıklama:
Farabi ve İbni Sina’nın Aristoteles mantığını yorumlama temeline oturtulan İsagoji, Tanzimat sonrası mantık çalışmalarında da etkili bir model olarak görülmektedir.

Soru 61

Türkiye’deki modern mantık çalışmalarının temelini oluşturmuş iki eserden birisi olan Sembolik Mantık kim tarafından yazılmıştır?

Seçenekler

A
Nermi Uygur
B
Teo Grunberg
C
Ziya Ülken
D
Necati Öner
E
Hüseyin Batuhan
Açıklama:
Türkiye’nin önde gelen mantıkçılardan biri olan Teo Grünberg, 1968 yılında Sembolik Mantık başlıklı kitabını yayınlamıştır.

Soru 62

Aşağıdakilerden hangisi felsefeyi başlatan temel unsurdur?

Seçenekler

A
Şüphe
B
Eleştiri
C
Tanım
D
Sınıflandırma
E
İlke
Açıklama:
Şüphe, felsefeyi başlatan temel unsurdur. İçine doğup büyüdüğümüz bilgiler sorgulandığında, doğrulukları dolayısıyla da güvenilirlikleri tartışmalı hale gelmektedir. Böyle bir durumda felsefecilerin şüpheyi yöntemdeki ilk ilke olarak kabul etmeleri gerekmektedir.

Soru 63

Asri milletlere katılmak için zorunlu bazı şatların olduğunu belirtmiş, bunlardan en önemlisinin ilme doğru gitmek olduğunu öne sürmüş olan düşünür kimdir?

Seçenekler

A
Ali Süavi
B
Münif Paşa
C
Abdulah Cevdet
D
Ziya Gökalp
E
Ahmet Mithat Efendi
Açıklama:
Ziya Gökalp, İlme Doğru (1922) adlı yazısında, asri milletlere katılmak için zorunlu bazı şatların olduğunu belirtmiştir. Bunlardan en önemlisi, ilme doğru gitmektir. Ferdin kendisine mahsus düşünüşü, duyuşu, iradesi olduğu gibi, milletlerin de bu kabilden ruhi melekeleri vardır. Milletlerin düşünüşü, ilim ile felsefe; duyuşu, din ile sanat; iradesi, ahlak, siyaset ve iktisattır.

Soru 64

Cemal Yıldırım'a göre aşağıdakilerden hangisi bilimin özelliklerinden birisi değildir?

Seçenekler

A
Bilim bir bilgi üretme yöntemidir.
B
Bilim olgusal dünyayı araştırmaktadır.
C
Bilimin amacı doğayı anlamaktır.
D
Bilim birikimseldir.
E
Bilim yanılmaz dogmalar içeren bir öğreti değildir.
Açıklama:
Cemal Yıldırım'a göre bilimin amacı evreni anlamaktır. Bilim insanı, araştırma alanında, bu amaca, olgusal dünyanın yapı ve işleyişine ilişkin oluşturulmuş ya da doğrudan kendisini oluşturduğu, doğruluğu gözlem veya deney sonuçlarıyla yoklanabilir kuram ve hipotezlerle ulaşmaya çalışır. Bu anlamda bilim, olgu-kuram ilişkisi çerçevesinde bir problem çözme yöntemi olarak nitelendirilir (Yıldırım 2010/1, 25).

Soru 65

C. Yıldırım'a göre, bilim felsefesi, bilimin dilsel yapısını çözümleme, eleştirme ve aydınlatma çabasından başka bir şey değildir. Bu sürecin içinde gözlem, deney, ölçme gibi olgu saptama amacı güden işlemler birinci grupta yer alırlar. Aşağıda verilen işlemlerden hangisi ikinci grupta yer alan bir işlem değildir?

Seçenekler

A
Tümevarım
B
Tümdengelim
C
Spekülasyon yapma
D
Kavram kurma
E
Hipotez kurma
Açıklama:
Tümevarım ve tümdengelim çıkarım, kavram ve hipotez kurma gibi işlemler ikinci gurupta yer alırlar (Yıldırım 1979, 9).

Soru 66

Ahlak Felsefesiyle ilgili olarak Türkiye’de çeşitli çalışmalar yapılmıştır. Aşağıda verilen isimlerden hangisi bu alanda çalışma yapmış olan düşünürlerden birisi değildir?

Seçenekler

A
Mehmet Ali Ayni
B
Hilmi Ziya Ülken
C
Bedia Akarsu
D
İoanna Kuçuradi
E
Teo Grunberg
Açıklama:
Mehmet Ali Ayni, Hilmi Ziya Ülken, Bedia Akarsu, İoanna Kuçuradi, Doğan Özlem ahlak felsefesi alanında çalışma yapanlardan ilk akla gelen kişilerdir. Teo Grunberg modern mantık sorunlarıyla uğraşmıştır.

Soru 67

Değişmez Değerler Değişen Davranışlar adlı çalışma aşağıdaki düşünürlerden hangisine aittir?

Seçenekler

A
Bedia Akarsu
B
Doğan Özlem
C
Hilmi Ziya Ülken
D
Takiyettin Mengüşoğlu
E
Teoman Duralı
Açıklama:
Mengüşoğlu, Değişmez Değerler Değişen Davranışlar adlı çalışmasını, felsefi etik için kritik bir hazırlık olarak tanıtmıştır. Felsefede ve ilimde böyle bir hazırlık yapmanın, literatürde d.nüp dolaşan düşüncelerle hesaplaşmanın şart olduğu (Mengüşoğlu 1965, 3) düşüncesinden hareket etmiştir.

Soru 68

Aşağıdakilerden hangisi Takiyettin Mengüşoğlu için söylenemez?

Seçenekler

A
Yunanlılarda ortaya çıkan ahlak felsefesi anlayışını benimsemiştir.
B
İnsanın somut varlığı ve onun somut varlığında temelini bulan fenomenlere yönelmiştir.
C
Ontolojik temellere dayalı felsefi antropoloji çerçevesinde bir ahlak felsefesi tasviri yapmıştır.
D
Yeni ahlak felsefesi anlayışının insanın bütün hareket ve faaliyetlerini göz önünde bulundurması gerektiğini ileri sürmüştür.
E
Max Scheler ve Hartmann tarafından yeniden biçimlendirilen değerler ahlakı doğrultusunda görüşlerini oluşturmuştur.
Açıklama:
Mengüşoğlu, ahlak felsefesi tarihinde ortaya çıkan g.rüşleri şöyle sıralamıştır:
1- Yunanlılarda ortaya çıkan ahlak felsefesi anlayışı. Bu anlayış Kant’a kadar sürmüştür.
2- Kant tarafından ahlak felsefesinin yeniden kuruluşu.
3- Max Scheler ve Hartmann tarafından yeniden biçimlendirilen değerler ahlakı (Mengüşoğlu 1968, 263-264). Son aşama, Mengüşoğlu’nun görüşlerini oluşturduğu anlayışı temsil etmektedir.

Soru 69

Aşağıdakilerden hangisi Bedia Akarsu ile ilgili olarak söylenemez?

Seçenekler

A
Akarsu’ya göre, ahlakı filozoflar bulmuş değildir.
B
Ahlak alanında her şeyi ölçüp biçecek, neyin ahlaklı neyin ahlak dışı olacağını bildirecek bir ölçü yoktur.
C
Yürürlükte olan ahlakın, mutlak ahlak olduğu inancı devam ettiği sürece bir geçerliği vardır.
D
Ahlaktaki her doğrultu, yüksek bir yaşama amacını dile getirir.
E
Bir insanın ahlak görüşü, düşünüşü, iyi anlayışı, içinde bulunduğu çevreyle, toplumla ve kültür dünyası ile ilgili değildir.
Açıklama:
Akarsu’ya göre bir filozof, iki ulus arasındaki savaşı, tıpkı bir ulus içindeki iki kişinin birbirini .ldürmesi gibi, ahlaka aykırı buluyorsa, bu, onun ahlak kanunlarını bütün yeryüzüne genişletmesiyle gerçekleşmektedir. Öyleyse bir insanın ahlak görüşü, düşünüşü, iyi anlayışı, içinde bulunduğu çevreyle, toplumla ve kültür dünyası ile ilgilidir (Akarsu 1970, 3-4).

Soru 70

Aşağıdakilerden hangisi Necati Öner'in Klasik Mantık adlı kitabının bölümlerinden değildir?

Seçenekler

A
Kavram ve Terim
B
Tanım ve Bölme
C
Hüküm ve Önerme
D
Akıl Yürütme
E
Söz Sanatları
Açıklama:
Klasik Mantık kitabı Kavram ve Terim, Tanım ve Bölme, Hüküm ve Önerme, Akıl Yürütme, Tasdik Türleri ve Beş Sanat bölümlerinden oluşmuştur.

Soru 71

1968 tarihli Sembolik Mantık kitabının yazarı kimdir?

Seçenekler

A
Teo Grünberg
B
Nusret Hızır
C
Hilmi Ziya Ülken
D
Macit Gökberk
E
Halil Nimetullah
Açıklama:
Türkiye'nin önde gelen mantıkçılarından Teo Grünberg, 1968 yılında Sembolik Mantık başlıklı kitabını yayınlamıştır.

Soru 72

Yöntem ile ilgili aşağıda verilen hangi bilgi yanlıştır?

Seçenekler

A
Mantıksal kuralların araştırma alanının kurallarıyla birleşmesiyle ortaya çıkmıştır.
B
Yöntemin oluştuğu teorik alan felsefedir.
C
Felsefenin oluşma sürecinden itibaren özellikle Sofistik eleştirileri aşmak için geliştirilen mantık, diyalektik, retorik yöntem unsurlarındandır.
D
yöntem alana ilişkin araştırmalar yaparken izlenecek yoldur.
E
Epistemik Mantık kitabının yazarı İoanna Kuçuradi'dir.
Açıklama:
Epistemik MAntık kitabının yazarı Teo Grünberg'dir.

Soru 73

Aşağıdakilerden hangisi felsefe yönteminin köşe taşlarından değildir?

Seçenekler

A
ŞÜphe
B
MErak
C
eleştiri
D
Tanım
E
sınıflandırma
Açıklama:
ŞÜphe, eleştiri, tanım, sınıflandırma, tutarlılık, felsefe bilinci felsefecinin düşüncelerini temellendirirken takip edeceği yoldur.

Soru 74

Ahlak felsefesi ile ilgili hangi ifade yanlıştır?

Seçenekler

A
İnsanların birbiriyle ilişkilerindeki eylemlerinin dayandığı değerleri ve ilkelerini konu edinen felsefe disiplinidir.
B
Mehmet Ali Ayni, Hilmi Ziya Ülken, Bedia Akarsu, İoanna Kuçuradi, Doğan Özlem ahlak felsefesi alanında çalışma yapanlardan ilk akla gelen kişilerdir.
C
Kuruluşundan bu yana, iyilik, erdem, sorumluluk, irade, özgürlük, niyet, ödev, eşitlik, haklar gibi insanın hayatında önemli yer tutan değerlerin bir yandan kendi iç yapılarını, diğer yandan birbirleriyle ilişkilerini temel olarak sorgulamaktadır.
D
Ahlak felsefesinin, Sofistlerin yarattığı sorunları gidermek çabasında olan Sokrates ve Platon tarafından kurulduğu kabul edilmektedir.
E
Ahlak felsefesi insanın neler bilebileceğinin de içeriğini ortaya koymaktadır.
Açıklama:
Ahlak felsefesi (etik), insanların birbirleriyle ilişkilerinde eylemlerini dayandırdıkları değerler ile ilkeleri konu eden felsefe disiplinidir. Ahlak, esas olarak insanlık tarihiyle örtüşmekle birlikte, ahlak felsefesinin, Sofistlerin yarattığı sorunları gidermek çabasında olan Sokrates ve Platon tarafından kurulduğu kabul edilmektedir. Kuruluşundan bu yana, iyilik, erdem, sorumluluk, irade, özgürlük, niyet, ödev, eşitlik, haklar gibi insanın hayatında önemli yer tutan değerlerin bir yandan kendi iç yapılarını, diğer yandan birbirleriyle ilişkilerini temel olarak sorgulamaktadır. Ahlak Felsefesiyle ilgili olarak Türkiye’de çeşitli çalışmalar yapılmıştır. Mehmet Ali Ayni, Hilmi Ziya Ülken, Bedia Akarsu, İoanna Kuçuradi, Doğan Özlem ahlak felsefesi alanında çalışma yapanlardan ilk akla gelen kişilerdir. Burada Takiyettin Mengüşoğlu, Bedia Akarsu, Doğan Özlem ve Teoman Duralı’nın ahlakla ilgili düşünceleri tanıtılmaktadır.

Soru 75

Türkiye’de bilim felsefesi alanında yoğun çalışan ve bu alanda kaynak ürünler üreten Cemal Yıldırım'a ilişkin hangi ifade yanlıştır?

Seçenekler

A
Cemal Yıldırım’a göre bilim, düzenli bir bilgi gibi görülebilir. Ancak onun en önemli özelliği, ürettiği bilgiden çok, bilgi üretme yöntemidir.
B
Özünde bir arayış olan bilim, olgusal dünyayı araştırmaktadır.
C
Bilim, teoloji ya da herhangi bir ideoloji türünden yanılmaz dogmalar içeren öğreti değildir.
D
Bilim insanı, araştırma alanında, bu amaca, olgusal dünyanın yapı ve işleyişine ilişkin oluşturulmuş ya da doğrudan kendisini oluşturduğu, doğruluğu gözlem veya deney sonuçlarıyla yoklanabilir kuram ve hipotezlerle ulaşmaya çalışır.
E
bilim felsefesinin amacı, bilimi anlatmak değil onu yeniden yapılandırmaktır.
Açıklama:
Yıldırım’a göre bilim felsefesinin amacı, bilimi anlatmaktır. Bilimin çeşitli açıklamaları olmakla birlikte, bilimi hem bir düzen hem de bir sonuç olarak görmek gerekir. Sonuç olarak bilim, düzenli ya da organize bir bilgi bütünüdür.

Soru 76

Aşağıdakilerden hangisi Takiyettin Mengüşoğlu'nun ahlak felsefesine ilişkin yanlış bir ifadedir?

Seçenekler

A
Etiğin (ahlak felsefesi) fenomen ve problemlerini antropolojik -ontolojik bir esastan hareket edilerek ele alınacağını bildirmiştir.
B
Ahlak felsefesi (etik) üzerinde yazılan yazılar, insanın somut yapısına değinmemekte, insanı, akıl, geist, istekler, psikovital ve diğer bir ad altında psişik-metafizik veya biyolojik birer kavram olarak ele almaktadırlar.
C
Felsefenin her dalında olduğu gibi ahlak alanında da epistemolojik temellere dayalı bir sistem çerçevesinde bir ahlak felsefesi tasviri yapmıştır.
D
Felsefi antropoloji, insanı somut bütünlüğü içinde ele alıyorsa, yeni ahlak felsefesi anlayışı da insanın bütün hareket ve faaliyetlerini göz önünde bulundurmak zorundadır
E
ahlak felsefesi (etik), fenomenlerin, antropolojik -ontolojik temellere dayanması demek, onların, varolan fenomenler olarak, kökünü insanın somut varlık bütününde bulması demektir.
Açıklama:
Mengüşoğlu felsefenin her dalında olduğu gibi ahlak alanında da ontolojik temellere dayalı felsefe antropoloji çerçevesinde bir ahlak felsefesi tasviri yapmıştır.

Soru 77

BEdia Akarsu'nun ahlak felsefesine ilişkin hangi ifade doğrudur?

Seçenekler

A
Ahlakı filozoflar bulmuştur.
B
Ahlak alanında her şeyi ölçüp biçecek, neyin ahlaklı neyin ahlak dışı olacağını bildirecek bir ölçü vardır.
C
Yürürlükteki ahlak kanunları bir buyruk karakterindedir.
D
Ahlak anlayışlarının oturduğu kavramsal temelin önde gelen unsurları mutlak ve nisbidir.
E
Ahlak üzerinde görüşler farklı olmakla birlikte, hepsinde ortak olan, ahlaklılık
diye bir şeyin kabul edilmemesidir.
Açıklama:
Akarsu, yürürlükteki ahlak kanunlarının bir buyruk karakterinde olduğu düşüncesindedir. Her ahlak da bu buyrukların gerçekleştirilmesini, yerine getirilmesini ister, onlara itaat edilmesini ister. İtaat ise özgürlüğü ortadan kaldırmaktadır.

Soru 78

Doğan Özlem’e göre ahlak felsefesinin temel malzemesi nedir?

Seçenekler

A
İnsanın düşünceleri
B
İnsanların eylemleri
C
İnsanların yaratıları
D
İnsanların inançları
E
İnsanların kültürleri
Açıklama:
Ahlak felsefesinin temel malzemesi, insan eylemlerinden türetilmektedir. Eylemler de akıl tarafından belirlenirler. Özlem’in belirttiği gibi, insan, akıllı varlık olması nedeniyle, eylem yapan bir varlıktır. Eylem, bir ilke, norm, inanç, değere vb. bağlı, istençli davranıştır.

Soru 79

Teoman Duralı'ya ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Seçenekler

A
Ahlaklılık, doğada hüküm sürdüğünü düşündüğümüz gerekirciliğin dışında değildir.
B
Gerekirciliği kendisine dayandırdığımız neden-etki bağıntısı, ahlakta da geçerlidir.
C
İçsel etkiler üstüne girişilmiş gözlem - deney işlemleri bütününe bilim denir.
D
Duralı, ahlakın dinle ilişkisini İslam bağlamında da ele almıştır.
E
her halis felsefe çalışması, haddizatında bir epistemoloji irdelemesidir.
Açıklama:
Duralı, ahlakın dinle ilişkisini İslam bağlamında da ele almıştır. Ona göre, İslam, Allah’a teslim olmak anlamındadır. Ona teslim olup olmamak, kişinin kendi kararına kalmış bir husustur.

Ünite 3

Soru 1

Sanat Eserlerini Varoluşları yönünden inceleyen Sanat Ontolojisi Kitabı Aşağıdaki yazarlardan hangisine aittir?

Seçenekler

A
İsmail Tunalı
B
Oktay Aslanapa
C
Zeki Faik İzer
D
Orhan Veli
E
Adnan Turani
Açıklama:
Sanat Eserlerini Varoluşları yönünden inceleyen Sanat Ontolojisi Kitabı i yazarı İsmail Tunalı'dır.

Soru 2

İsmail Tunalı, estetik fenomeni ontik bütünlüğünde dört temel yapı elemanı üzerine kurmuştur.Bunlar aşağıdaki şıklardan hangisinde sıralanmıştır?

Seçenekler

A
1-Süren süje, 2-estetik obje, 3- değerli ve 4-estetik yargıdır.
B
1- süjenin kendisi, 2-yapay obje, 3-estetik değer(güzel) ve 4-şüpheli yargıdır.
C
1-Sanat, 2-estetik obje, 3-estetik güzel ve 4-estetik davadır.
D
1-estetik süje, 2-estetik obje, 3-estetik değer(güzel) ve 4-estetik yargıdır.
E
1-estetik form 2-estetik obje, 3-estetik heykel(güzel) ve 4-estetik yargıdır.
Açıklama:
İsmail Tunalı, estetik fenomeni ontik bütünlüğünde dört temel yapı elemanı üzerine kurmuştur. Bunlar sırasıyla estetik süje, estetik obje, estetik değer ya da güzel ve estetik yargıdır. Estetik fenomen ya da estetik varlık, bu dört öğenin bir ontik bütünlüğü olarak meydana gelir. işte felsefi estetiğin konusunu bu ontik bütünlük oluşturur. Buradan felsefi estetik ile psikolojik estetik ve sanat felsefesi, güzel felsefesi ve estetik değer mantığı arasındaki ilişkiyi ve ayrılığı yakından görmek mümkün olur. Ancak felsefi estetik bunlardan hiçbirine geri götürülemez (Tunalı 1979, 24).

Soru 3

Macit Gökberk'e göre Felsefe tarihinde nelerin aranması gerektiği aşağıdaki hangi seçenekte verilmemiştir?

Seçenekler

A
Felsefede iyi,doğru ve güzeli araştırma
B
Felsefede konunun temeline kadar gitmek
C
Felsefede konunun tarihi
D
Felsefenin Özellikleri
E
Felsefe ile uğraşan kişilerin okudukları okullar
Açıklama:
Felsefenin tarih boyunca evrimi, gerçekte, bu kaynakların kendisinden, öğrenilebilir. Bunlar bize felsefenin, büyük ustalarının eliyle nasıl işlendiğini, nasıl yapıldığını, doğrudan doğruya gösterirler; dolayısıyla bize felsefede yaratıcılığın yollarını açarlar (Gökberk 1979, 1). iyi, doğru, güzel gibi araştırma alanları, özel tutum, temele kadar gitmek, felsefe tarihi, felsefenin özellikleri olarak öne çıkarılmıştır. Böylelikle felsefe tarihinde nelerin aranması gerektiğini açıklamaktadır.

Soru 4

Felsefede philosophia perennis ne anlama gelmektedir?

Seçenekler

A
felsefenin sürekliliği ve doğallığı
B
felsefenin güzelliği ve doğallığı
C
felsefenin karamsarlığı ve doğallığı
D
felsefenin sıkıntısı ve doğallığı
E
felsefenin durağanlığı ve doğallığı
Açıklama:
Birinci önyargının aşıması için yapılması gerekenler:
Yanılmalar yumağından doğrunun ipliklerini birer birer ayırıp çözmek;
doğruyu eklentisinden, takıntısından ayıklamak; bilgi alanında elde edilmiş kazançların zincirini belirlemektir. Bu da bir philosophia perennistir (felsefenin sürekliliği ve doğallığı), felsefe yapmanın zamanlar ve mekanlar üstünde kalan birliği ile sürekliliğidir (Gökberk 1963, 134).

Soru 5

Takiyettin Mengüçoğlu Felsefede Tasnif, sistemlerini, belli isim’lere ayırmak suretiyle yapar. Bunlar aşağıdakilerden hangileridir?

Seçenekler

A
farkındalık, idealizm, hayaller
B
realizm, idealizm, pozitivizm
C
realizm, olaylar, pozitivizm
D
teknik, idealizm, pozitivizm
E
tarih, edebiyat, pozitivizm
Açıklama:
Filozofun fikirleri ya bu çerçevenin içine sığabilir veyahut da onu aşar. Sığdığı zaman filozof, tutarlıdır; yani fikirleri arasında bir tutarlılık vardır. Sığmadığı zaman filozof söylediklerini çürüten, tutarsız, fikirleri birbirini tutmayan bir filozoftur. Böyle bir felsefe tarihi görüşünün tam olabilmesi için, bu sistemlerin de tasnif edilmesi gerekmektedir. Tasnif, bu sistemleri, realizm, idealizm, pozitivizm gibi belli isim’lere ayırmak suretiyle yapılır (Mengüçoğlu 1968, 307-308).

Soru 6

Nermi Uygur'a göre Felsefenin geçmişini anlamak için ne yapmak gerekir?

Seçenekler

A
geçmişteki felsefeyi bulup ortaya çıkarmak, onu temizlemektir.
B
geçmişteki felsefeyi bulup ortaya çıkarmak, ona sadık kalmaktır.
C
geçmişteki felsefeyi bulup ortaya çıkarmak, bu felsefenin kuruluşunu açık kılmak, zamandaki gidişini belirtmektir
D
geçmişteki felsefeyi bulup ortaya çıkarmak, ona yardım etmektir.
E
geçmişteki felsefeyi bulup ortaya çıkarmak, yaptıklarını anlamaktır.
Açıklama:
Felsefenin geçmişini anlamak için ne yapmak gerekir? Uygur’a göre yapılacak şey, geçmişteki felsefeyi bulup ortaya çıkarmak, bu felsefenin kuruluşunu açık kılmak, zamandaki gidişini belirtmektir (Uygur 1971, 158).

Soru 7

Nermi Uygur'a göre Felsefe anlayışına .........sahip olduğundan, felsefe tarihçiliğini kimin yapması gerekmektedir?

Seçenekler

A
Edebiyatçı
B
Matematikçi
C
filozof
D
resimci
E
sosyolog
Açıklama:
Felsefe anlayışına filozof sahip olduğundan, felsefe tarihçiliğini de filozofun yapması gerekmektedir. Uygur’a göre filozofluk ile felsefe tarihçiliği iki ayrı uğraşı değildir. Bunlar birbirlerini gerektirmektedirler (Uygur 1971, 163). Filozofun felsefe tarihiyle uğraflmas›, mesleğin geçmişine yönelen düpedüz bir tarih merakıyla açıklanmaz. Böylesine bir merak filozofun felsefe tarihçisi olmasını gerektirmez. Söz konusu olan filozofun felsefe tarihindeki etkisidir (Uygur 1971, 163-164). Filozofun filozofluğu, felsefede gerçeklefltirdikleriyle ölçülür (Uygur 1971, 164).

Soru 8

Felsefenin bugününde ne yapmak gerektiğini bilmek isteyen, felsefenin.......‘bilmek’ zorundadır (Uygur 1971, 165).Cümlesinde boşluk hangi kelimeyle doldurulmalıdır?

Seçenekler

A
dününü(tarihini)
B
Yarınını
C
geleceğini
D
boş zamanlarını
E
zamansızlığını
Açıklama:
Felsefenin bugününde ne yapmak gerektiğini bilmek isteyen, felsefenin dününü ‘bilmek’ zorundadır (Uygur 1971, 165). Dolayısıyla felsefe tarihçiliği, felsefenin olmazsa olmazı haline gelmektedir.

Soru 9

Felsefe, kavramlarla ilgili bir uğraşdır. Felsefe, dallı budaklı yönelmelerimizde, günlük yaşamda,...............ve ......,........... ve.............. başvurduğumuz belli başlı sözleri(dolayısıyla bu sözlerle yöneldiğimiz dünyayı anlamları bakamından elden geldiğince açıklayıp eleştirme denemesidir. Boşluğa aşağıdaki kavramlardan hangileri gelmelidir?

Seçenekler

A
sanatta
B
bilim ve sanatta, din ve teknikte
C
sosyolojide
D
psikolojide
E
Endüstüride
Açıklama:
Felsefe, kavramlarla ilgili bir uğraşdır. Felsefe, dallı budaklı yönelmelerimizde, günlük yaşamda, bilim ve sanatta, din ve teknikte başvurduğumuz belli başlı sözleri(dolayısıyla bu sözlerle yöneldiğimiz dünyayı anlamları bakamından elden geldiğince açıklayıp eleştirme denemesidir.

Soru 10

Başarılı filozoflar her zaman...........filozofları olmuşlardır. Aralardaki yüzyıllara rağmen, sözgelişi, Aristoteles, Descartes, Kant, Hume bir bakıma çağdaşımız değil midir? (Uygur 1971, 184). Öte yandan Geleceği önceden bilmek, yarının tarihini yazmaktır. Cümlesinde boşluğa hangi kelime gelmelidir?

Seçenekler

A
yarınların
B
dünün
C
geçmişin
D
bu günün
E
özel zamanların
Açıklama:
Başarılı filozoflar her zaman yarınların filozofları olmuşlardır. Aralardaki yüzyıllara rağmen, sözgelişi, Aristoteles, Descartes, Kant, Hume bir bakıma çağdaşımız değil midir? (Uygur 1971, 184). Öte yandan Geleceği önceden bilmek, yarının tarihini yazmaktır.

Soru 11

Temel konusu sanat eserinin nasıl bir yapıya sahip olduğu olan disipline ne denir?

Seçenekler

A
Sanat Ontolojisi
B
Felsefe
C
Fenomenoloji
D
Tarih Ontolojisi
E
Estetik
Açıklama:
Estetik, diğer adıyla sanat felsefesi, Platon ve Aristoteles’ten bu yana felsefenin temel disiplinleri arasında yer almaktadır. Temel konusu sanat eserinin nasıl bir yapıya sahip olduğunu açıklamaktır.

Soru 12

Sanat eserlerini varoluşları yönünden inceleyen felsefeye ne denir?

Seçenekler

A
Tarih Ontolojisi
B
Felsefe Anlayışı
C
Fenomenoloji
D
Sanat Ontolojisi
E
Estetik Süje
Açıklama:
Sanat ontolojisi, sanat eserlerini varoluşları yönünden inceleyen felsefedir.

Soru 13

Sanat Ontolojisi adlı kitabın yazarı kimdir?

Seçenekler

A
Macit Gökberk
B
Taylan Altuğ
C
Takiyettin Mengüşoğlu
D
İsmail Tunalı
E
Nermi Uygur
Açıklama:
İsmail Tunalı, felsefenin estetik disiplinini, bütün yönleriyle incelemiş ve bütün eserlerini estetik konusunda vermiştir. Tunalı’nın estetik sorununu nasıl anladığı ve ne türden özelliklerini öne çıkardığı, Sanat Ontolojisi ile Estetik adlı kitapların- dan hareketle aşağıda ele alınmaktadır.

Soru 14

Varlıkta bir genel kanun varsa, o da çoklukta birlik kanunudur fikri kime aittir?

Seçenekler

A
Naci Soykan
B
Mazhar Şevket İpşiroğlu
C
Bedrettin Cömert
D
Ömer Naci Soykan
E
İsmail Tunalı
Açıklama:
Tunalı, sanat ontolojisi anlayışını, önceki paragraflarda kısaca belirtilen yeni ontoloji çerçevesinde temellendirmektedir. Tunalı, ontoloji ile sanat ontolojisi arasındaki bağları şöyle dile getirmektedir: Bundan önceki kısımda, ontoloji adını alan bu felsefe anlayışının, varlığı nasıl varlık tarzları ve varlık tabakaları halinde çözümlediğini gördük. Böyle bir çözüm içinde varlık kanunlarının etkisiyle bu tabakalı yapı, yine bir birlik ve bütünlük elde ediyor. Buradan şu çıkıyor ki, varlıkta bir genel kanun varsa, o da çoklukta birlik kanunudur.

Soru 15

Tunalı, Estetik kitabında hangi ilkeleri temellendirmiştir?

Seçenekler

A
Estetik değerleri
B
Sanatın ana ilkelerini
C
Sanat eserinin ontik yapısını
D
Sanat ontolojisi anlayışını
E
Modern ontolojinin
Açıklama:
Tunalı,Estetik kitabında sanatın ana ilkelerini temellendirmiştir.

Soru 16

Bir estetik süjenin kendisiyle estetik bir ilgi içinde girdiği bir varlık anlamına gelmesine ne denir?

Seçenekler

A
Estetik süje
B
Estetik obje
C
Fenomenolojik estetik
D
Estetik Değer
E
Estetik Yargı
Açıklama:
Estetik obje, genel olarak bir estetik süjenin kendisiyle estetik bir ilgi içinde girdiği bir varlık anlamına gelir.

Soru 17

Şeylere dönelim formülüyle, şeyleri, fenomenleri bir idealite, realiteden sıyrılmış bir öz, eidos olarak anlamakta, nesnelerin real varlığını görmemezlikten gelmesine ne denir?

Seçenekler

A
Estetik Yargı
B
Estetik Değer
C
Estetik obje
D
Fenomenolojik estetik
E
Estetik süje
Açıklama:
Fenomenolojik estetik, şeylere dönelim formülüyle, şeyleri, fenomenleri bir idealite, realiteden sıyrılmış bir öz, eidos olarak anlamakta, nesnelerin real varlığını görmemezlikten gelmektedir.

Soru 18

Felsefenin Evrimi adlı kitabı kim yazmıştır?

Seçenekler

A
İsmail Tunalı
B
Mazhar Şevket İpşiroğlu
C
Bedrettin Cömert
D
Ömer Naci Soykan
E
Macit Gökberk
Açıklama:
Macit Gökberk , Felsefenin Evrimi (1979) adlı kitabının Önsöz’ünde felsefe anlayışına ilişkin ipuları vermiştir.

Soru 19

Felsefe tarihinde sistemden çok, problemlerin ele alınmasını kim önermiştir?

Seçenekler

A
Hegel
B
Freud
C
Hartmann
D
Kant
E
Descartes
Açıklama:
Hartmann, felsefe tarihinde sistemden çok, problemlerin ele alınmasını öner- miştir.

Soru 20

Felsefenin Çağrısı adlı kitabı kim yazmıştır?

Seçenekler

A
İsmail Tunalı
B
Takiyettin Mengüşoğlu
C
Macit Gökberk
D
Nermi Uygur
E
Bedrettin Cömert
Açıklama:
Nermi Uygur, felsefe tarihi hakkındaki düşüncelerini ilkin Felsefe ve Tarihi (Fel- sefe Arkivi 13, 1962) adlı yazısında ele almıştır. Sonra bu yazı Felsefenin Çağrısı (1971) adlı kitabında, değiştirilerek yeniden kullanılmıştır. Aşağıda Felsefenin Çağrısı adlı kitapta, Felsefe-Dünü ve Yarını başlıklı bölümde felsefe tarihi hakkın- daki düşünceleri ele alınmaktadır.

Soru 21

Estetiğin temel konusu aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Sanatın toplumdaki yeri
B
Sanatın insan üstündeki etkisi
C
Sanat eserinin yaratım süreci
D
Sanat eserinin önemi
E
Sanat eserinin yapısı
Açıklama:
Estetik, diğer adıyla sanat felsefesi, Platon ve Aristoteles’ten bu yana felsefenin temel disiplinleri arasında yer almaktadır. Temel konusu sanat eserinin nasıl bir yapıya sahip olduğunu açıklamaktır. Estetik, bunu gerçekleştirmek için, sanatçının kaygıları, duygu durumları, yaratıcılığının şartları, sanat eserinin hangi anlamlara sahip olduğu, ona ne türden değerler yüklendiği, toplumda sanatın yeri ve algılanışı türünden sorunlara açıklamalar getirmektedir.

Soru 22

Sanat Ontolojisi adlı eser aşağıda verilen düşünürlerden hangisine aittir?

Seçenekler

A
İsmail Tunalı
B
Bedrettin Cömert
C
Taylan Altuğ
D
Ömer Naci Soykan
E
Mazhar Şevket İpşiroğlu
Açıklama:
Tunalı, Sanat Ontolojisi adlı kitabında, sanatın ontolojisi hakkında şunları bildirmektedir: Çağdaş sanat felsefelerinden biri olan sanat ontolojisi, sanat eseri denilen varolanı somut bir varlık olarak ele alıp çözümlemek ister. Nasıl maddi, organik ve ruhi varolanlar varsa, aynı şekilde bir şiir, bir resim, bir heykel, bir yapı ve bir müzik parçası gibi sanat eseri dediğimiz varolanlar da vardır. İşte bu sanat eserini, varolan bir şey olarak inceleyecek felsefe, sanat ontolojisi olacaktır. Sanat ontolojisi, sanat eserlerini varoluşları y.nünden inceleyen felsefedir (Tunalı 1971, VII). Tunalı, sanat eserinin varoluşunu yani onun ontik yapısını temellendirmek için, öncelikle, ontolojinin ne türden özelliklere sahip olduğu üzerinde durmuştur.

Soru 23

I. Sanat eserinin varlığı nasıl bir varlıktır? II. Sanat eserinin varlığı ile öbür varlıklar arasında nasıl bir ilgi ve ayrılık vardır? III. Sanat eserinin ontik yapısı nedir? IV. Bu yapı ile sanat eserine yüklediğimiz değer arasında nasıl bir ilgi vardır? Bu sorulardan hangisi veya hangileri İsmail Tunalı açısından ontoloji için ele alınması ve çözümlenmesi gereken ontolojik sorulardır?

Seçenekler

A
I ve II
B
II ve III
C
Yalnız III
D
III ve IV
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
Yukarıda verilen soruların hepsi Tunalı'ya göre ontoloji için ele alınması ve çözümlenmesi gereken ontolojik sorulardır. Sanat eserinin ontik yapısını araştıran bir ontoloji gereklidir. Bu ontoloji artık yeni bir ad alır, sanat ontolojisi adını alır. Buna göre, sanat ontolojisi, genel ontolojinin sanat eserini, onun ontik yapı ve tabakalarını, estetik değerini araştıran bir kolu olacaktır (Tunalı 1971, 44).

Soru 24

I. Estetik süje II. Estetik obje III. Estetik değer IV. Estetik yargı. Tunalı, estetik fenomeni ontik bütünlüğünde hangi temel yapı eleamanı veya elemanları üzerine kurmuştur?

Seçenekler

A
I
B
I ve II
C
I, II, III
D
I ve III
E
I, II, III, IV
Açıklama:
Tunalı, estetik fenomeni ontik bütünlüğünde dört temel yapı elemanı üzerine kurmuştur. Bunlar sırasıyla estetik süje, estetik obje, estetik değer ya da güzel ve estetik yargıdır.

Soru 25

İsmail Tunalı'ya göre, hangisi estetik tavrın gerçekleşmesi için bulunması gereken unsurlardan birisi değildir?

Seçenekler

A
Heyecan
B
Seyir
C
Duyum
D
Algı
E
Duygu
Açıklama:
Estetik tavrın gerçekleşmesi için, seyir, duyum, algı, duygu, özdeşleyim unsurlarının bulunması gerekmektedir (Tunalı 1979, 30-55). Sıralanan bu unsurlarla elde edilen estetik tavır alma ve estetik algının sonunda bir estetik hoşlanma, ya da estetik haz ile son bulduğu sonucu ortaya çıkar.

Soru 26

"______, duyum ve algılar aracılığıyla gelen verilerin bilme süreci içinde dönüştürülerek bilgi haline getirilmesidir". Tanımda boşluğa aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?

Seçenekler

A
Estetik değer
B
Estetik yargı
C
Estetik obje
D
Estetik süje
E
Estetik tavır
Açıklama:
Estetik yargı, duyum ve algılar aracılığıyla gelen verilerin bilme süreci içinde dönüştürülerek bilgi haline getirilmesidir. Estetik yargı, bir bilgi sorunu olarak değerlendirilmiştir. Estetik yargılar ayrıca, psikolojik ve Marksist açıdan da ele alınmışlardır. (Tunalı 1979, 271-306).

Soru 27

'Felsefe, felsefeye özgü olan, iyi, doğru, güzel nedir gibi bir takım soruları, özel bir tutumla ele alır. Felsefede görülen tutum da, hep temele kadar gitmek, sonuna kadar gitmek çabasıdır' düşüncesi aşağıdaki düşünürlerden hangisinin görüşünü yansıtmaktadır?

Seçenekler

A
Nermi Uygur
B
Takiyettin Mengüşoğlu
C
Macit Gökberk
D
Ernst von Aster
E
İsmail Tunalı
Açıklama:
Macit Gökberk, felsefe tarihi neden gerekli? sorusunu cevaplamak için, felsefe nedir? sorusunu öne çıkarmış ve bu sorunun yanıtının kolay olmadığını belirtmiştir. Ona göre felsefe, felsefeye özgü olan, iyi, doğru, güzel nedir gibi bir takım soruları, özel bir tutumla ele alır. Felsefede görülen tutum da, hep temele kadar gitmek, sonuna kadar gitmek çabasıdır (Gökberk 1979, 1).

Soru 28

Aşağıdaki ifadelerden hangisi Macit Gökberk ile ilgili değildir?

Seçenekler

A
Türkiye’de, 1961 yılından bu yana, en çok okunan Felsefe Tarihi yazarıdır.
B
Düşüncesinde, iyi, doğru, güzel gibi araştırma alanları, özel tutum, temele kadar gitmek, felsefe tarihi, felsefenin özellikleri olarak öne çıkar.
C
Bir de Felsefeye Giriş kitabı yazmıştır.
D
Ona göre felsefe tarihi, felsefeyi oluşturan belli başlı filozofların sürüp giden bir tartışması şeklinde de görülebilir.
E
Felsefenin tarih boyunca evrimi belli başlı filozofların yapıtlarından öğrenilebilir.
Açıklama:
Felsefeye Giriş Takiyettin Mengüşoğlu'na ait bir kitaptır.

Soru 29

Felsefe tarihini insanın felsefe sahasındaki faaliyetlerinin, başarılarının tarihi olarak gören düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Bedia Akarsu
B
Macit Gökberk
C
Takiyettin Mengüşoğlu
D
Nermi Uygur
E
Teo Grunberg
Açıklama:
Mengüşoğlu, Felsefeye Giriş kitabında, Problem Olarak Felsefe Tarihi adlı bölümünde, felsefe tarihini çeşitli yönleriyle tartışmıştır. Tarihi, insan faaliyetleriyle başlatan Mengüşoğlu’na göre tarih, insan başarılarının ve olayların bilgisidir (Mengüşoğlu 1968, 301). Başarıların alanları farklı olduklarından, her farklı alanın da bir tarihinin olduğu kabul edilmektedir. Dolayısıyla felsefe tarihi de insanın felsefe sahasındaki faaliyetlerinin, başarılarının tarihidir (Mengüşoğlu 1968, 301).

Soru 30

Aşağıdaki hangi düşünüre göre felsefenin baş konusu kavram ve kavram düzenlemeleridir?

Seçenekler

A
Nermi Uygur
B
İsmail Tunalı
C
Macit Gökberk
D
Takiyettin Mengüşoğlu
E
Ernst von Aster
Açıklama:
Uygur’a göre her araştırma, ne çeşitten olursa olsun, belli bir “olay”ı kuruluşu bakımından bilmeye yönelir. Araştırmada amaç, salt bilgileri, yanlışlardan arınmış belirlenimleri, en çok sayıda elde etmektir (Uygur 1971, 155). Felsefede de durum aynıdır. Filozof, bilmelerimiz ile yapıp etmelerimizde evreni işlediğimiz konuşmaları kendi açısından gözden geçirmekle görevlidir. Bütün donatımıyla her filozof önce bu konuşmalara dönüktür (Uygur 1971, 155). Felsefenin baş konusu kavram ve kavram düzenlemeleridir (Uygur 1971, 155).

Soru 31

I. Mazhar Şevket İpşiroğlu
II. İsmail Tunalı
III. Bedrettin Cömert
IV. Taylan Altuğ
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri estetik konusunda çalışma yapan kişilerdendir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve III
D
II ve III
E
Hepsi
Açıklama:
Verilen bütün isimler estetik konusunda çalışmna yapmıştır.

Soru 32

Sanat Ontolojisi ile Estetik isimli kitapları bulunan felsefeci aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
İsmail Tunalı
B
Taylan Altuğ
C
Ömer Naci Soykan
D
Bedrettin Cömert
E
Mazhar Şevket İpşiroğlu
Açıklama:
Sanat Ontolojisi ile Estetik isimli kitaplar İsmail Tunalı'ya aittir.

Soru 33

"Felsefe problemlerinin anlamını kavrayabilmek, bu problemlerin tarihini izlemeyi gerektirir. Bunun içindir ki, felsefe tarihi bir felsefe disiplinidir, hem de felsefenin çok önemli
bir disiplini. Felsefe problemleri tarihi akışları içinde dikkate alınır. Böylece onların
birbirlerine ne kadar bağlı olduklarını, birinin ötekilerinden nasıl çıktığını görmek mümkündür. Felsefe tarihi, bize bağımsız bilimlerin felsefe çerçevesinde nasıl
oluştuğunu ve sonradan felsefe ananın kucağından ayrılarak nasıl bir bağımsızlık
kazandıklarını gösterir. Bu nedenledir ki felsefe tarihi, felsefeye girişi kolaylaştırır.
Felsefe tarihinin özünü, daima felsefe problemlerinin kendisi oluşturmaktadır" ifadeleri aşağıdaki düşünürlerden hangisine aittir?

Seçenekler

A
Aristoteles
B
İsmail Tunalı
C
Ömer Naci Soykan
D
Ernst von Aster
E
Taylan Altuğ
Açıklama:
Bu ifadeler Ernst von Aster'e aittir.

Soru 34

"Felsefenin Evrimi (1979) adlı kitabının Önsöz’ünde felsefe anlayışına ilişkin ipuçları vermiştir. Felsefe tarihi neden gerekli? sorusunu cevaplamak için, felsefe
nedir? sorusunu öne çıkarmış ve bu sorunun yanıtının kolay olmadığını belirtmiştir. Ona göre felsefe, felsefeye özgü olan, iyi, doğru, güzel nedir gibi bir takım soruları, özel bir tutumla ele alır". Burada ifade edilen felsefeci aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
İsmail Tunalı
B
Ömer Naci Soykan
C
Bedrettin Cömert
D
Taylan Altuğ
E
Macit Gökberk
Açıklama:
Bahsedilen felsefecimiz Macit Gökberk'tir.

Soru 35

"Felsefeye Giriş kitabında, Problem Olarak Felsefe Tarihi adlı bölümünde, felsefe tarihini çeşitli yönleriyle tartışmıştır. Tarihi, insan faaliyetleriyle başlatmıştır. O'na göre tarih, insan başarılarının ve olayların bilgisidir. Başarıların alanları farklı olduklarından, her farklı alanın da bir tarihinin olduğu kabul edilmektedir. Dolayısıyla felsefe tarihi de insanın felsefe sahasındaki faaliyetlerinin, başarılarının tarihidir". Bahsedilen yazar aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Bedrettin Cömert
B
Takiyettin Mengüşoğlu
C
Ömer Naci Soykan
D
Mazhar Şevket İpşiroğlu
E
İsmail Tunalı
Açıklama:
Bahsedilen yazar Takiyettin Mengüşoğlu'dur.

Soru 36

"Yazar'a göre her araştırma, ne çeşitten olursa olsun, belli bir “olay”ı kuruluşu
bakımından bilmeye yönelir. Araştırmada amaç, salt bilgileri, yanlışlardan arınmış belirlenimleri, en çok sayıda elde etmektir. Felsefede de durum aynıdır. Filozof, bilmelerimiz ile yapıp etmelerimizde evreni işlediğimiz konuşmaları kendi açısından gözden geçirmekle görevlidir. Bütün donatımıyla
her filozof önce bu konuşmalara dönüktür. Felsefenin baş konusu kavram ve kavram düzenlemeleridir" Bahsedilen yazar aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Takiyettin Mengüşoğlu
B
Bedrettin Cömert
C
Nermi Uygur
D
Taylan Altuğ
E
İsmail Tunalı
Açıklama:
Bahsedilen yazar Nermi Uygur'dur.

Soru 37

Türkiye’de, 1961 yılından bu yana, en çok okunan Felsefe Tarihi yazarı kimdir?

Seçenekler

A
Nermi Uygur
B
Macit Gökberk
C
Ömer Naci Soykan
D
Bedrettin Cömert
E
Taylan Altuğ
Açıklama:
Türkiye’de, 1961 yılından bu yana, en çok okunan Felsefe Tarihi yazarı Macit Gökberk'tir.

Soru 38

Dönemin felsefe tarihlerinden şüphe edilmesi gerektiğini düşünmüştür. O'na göre Hegel’i takiben yazılan felsefe tarihleri, istenilen başarılara ulaşamamışlardır. Yine O'na göre başarısızlık nedeni, sistem ve öğretilerin sonsuz bir çokluğu olarak okuyucu karşısına çıkmalarıdır. Doğruları bulmak bir yana umutsuzluğa düşülmektedir. Bu fikirler aşağıdakilerden hangisine aittir?

Seçenekler

A
Hegel
B
Aristoteles
C
Nicolai Hartmann
D
Nermi Uygur
E
Ernst von Aster
Açıklama:
Bahsedilen fikirler Nicolai Hartmann'a aittir.

Soru 39

“Ne türlü bir felsefe seçeceğimiz, ne türlü bir insan olduğumuza bağlıdır” sözü kime aittir?

Seçenekler

A
Nicolai Hartmann
B
Fichte
C
Ernst von Aster
D
Artistoteles
E
Hegel
Açıklama:
Bu söz Fichte'ye aittir.

Soru 40

"Estetik haz, estetik tavrın parçasıdır" fikri aşağıdakilerden hangisine aittir?

Seçenekler

A
Taylan Altuğ
B
Bedrettin Cömert
C
Macit Gökberk
D
İsmail Tunalı
E
Nermi Uygur
Açıklama:
"Estetik haz, estetik tavrın parçasıdır" fikri İsmail Tunalı'ya aittir.

Soru 41

Aşağıdaki düşünürlerden hangisi estetik konusunda çalışmamıştır?

Seçenekler

A
Arda Denkel
B
Mazhar Şevket İpşiroğlu
C
İsmail Tunalı
D
Bedrettin Cömert
E
Ömer Naci Soykan
Açıklama:
Türkiye’de akademik çevrelerde estetik çalışmaları Darülfünun’un kuruluşuna kadar gider. 1900 yılında Darülfünun’la birlikte kurulan İ.Ü. Felsefe Bölümü dersleri içinde estetik dersleri de yer almaktadır. Mazhar Şevket İpşiroğlu, İsmail Tunalı, Bedrettin Cömert, Taylan Altuğ, Ömer Naci Soykan estetik konusunda çalışma yapan kişilerdir.

Soru 42

Nicolai Hartmann’ın kurduğu ve geliştirdiği felsefe anlayışı hangisidir?

Seçenekler

A
Epistemoloji
B
Ontoloji
C
Estetik
D
Etik
E
Mantık
Açıklama:
Tunalı’ya göre çağdaş felsefe görüşleri arasında en temelli ve en önemlilerinden biri, hiç şüphesiz, ontolojidir. Nicolai Hartmann’ın kurduğu ve geliştirdiği felsefe anlayışı, varolanı ve varlığın bütününü kendine konu olarak alır.

Soru 43

Seyir, duyum, algı, duygu, özdeşleyim unsurlarının bulunması ile ne gerçekleşmektedir?

Seçenekler

A
Estetik süje
B
Estetik obje
C
Estetik tavır
D
Estetik fenomen
E
Estetik değer
Açıklama:
Estetik tavrın gerçekleşmesi için, seyir, duyum, algı, duygu, özdeşleyim unsurlarının bulunması gerekmektedir. Sıralanan bu unsurlarla elde edilen estetik tavır alma ve estetik algının sonunda bir estetik hoşlanma, ya da estetik haz ile son bulduğu sonucu ortaya çıkar.

Soru 44

Marksist estetik açısından, estetik objede olması gereken nedir?

Seçenekler

A
Doğal bir varlık olması
B
Oran, orantı ve uyum bulunması
C
Simetrik ve matematik bir düzene sahip olması
D
İnsan emeğinin katılımı
E
İnanç açısından değer taşıması
Açıklama:
Marksist estetik, estetik obje nedir sorusuna Marx’ın obje belirlenimlerinden hareketle cevap verebilmektedir. Marx için, varolanın yani objenin önemi, onun doğal bir varlık olmasında değil, insan emeğinin ve insan etkinliğinin ona katılmasıyla, varolmanın insanlaştırılmış bir obje olmasıyla ortaya çıkar.

Soru 45

Felsefe tarihçiliği, felsefenin bir dalı olarak hangi filozofla başlar?

Seçenekler

A
Anaksimandros
B
Thales
C
Sokrates
D
Platon
E
Aristoteles
Açıklama:
Felsefe tarihçiliği, felsefenin bir dalı olarak Aristoteles’le başlamaktadır. Aristoteles ele aldığı her sorunda, ilkin o sorun hakkında bildirilen görüşleri sıralamış sonra da kendi görüşlerin temellendirmeye geçmiştir. Bu tutumu ve Metafizik kitabının ilk bölümünün felsefe tarihi niteliklerine sahip olması, Aristoteles’i ilk felsefe tarihçisi yapmaktadır.

Soru 46

Hartmann, felsefe tarihi yazımının, hangi alanın tarihinin yazımı ile benzerlik göstermesi gerektiğini söylüyor?

Seçenekler

A
Bilim tarihi
B
Sanat tarihi
C
Dinler tarihi
D
Edebiyat tarihi
E
Müzik tarihi
Açıklama:
Felsefenin tarihini bir bilgi dalının, bir bilimin tarihini yazar gibi yazmak gerekirdi; oysa felsefe tarihi, din tarihi ya da sanat tarihi gibi yazılmıştır. Onun için bilginin kendisindeki ilerlemeyi araştırma pek cılız kalmıştır.

Soru 47

Mengüşoğlu'na göre tarihin problem olarak karşımıza çıktığı alan hangisidir?

Seçenekler

A
Bilim
B
Felsefe
C
Sanat
D
Teknik
E
Doğa
Açıklama:
Tarihin problem olarak karşımıza çıktığı yer, felsefe sahasıdır. Çünkü bu sahada tarihin fonksiyonunun ne olduğu henüz kesin bir karakter kazanmamıştır. Bilimlerdeki gibi bilgilerin sürekliliği felsefe de bulunmaz. Felsefe her olayda, o sürekliliği yeniden belirlemek durumundadır.

Soru 48

Aşağıdakilerden hangisi felsefenin estetik disiplinini incelemiş olan İsmail Tunalı'nın özelliklerinden biri değildir?

Seçenekler

A
İsmail Tunalı'nın Sanat Ontolojisi adlı kitabı vardır.
B
İsmail Tunalı eserinde estetik sorununu nasıl anladığını ve özelliklerini ele almıştır.
C
İsmail Tunalı'ya göre çağdaş ontoloji bir metafizik değildir.
D
İsmail Tunalıya göre en önemli çağdaş felsefe görüşü materyalizmdir.
E
İsmail Tunalı'ya göre mantık ve varlık arasında çıkmaza düşülmez.
Açıklama:
Diğer seçenekler İsmail Tunalının düşüncelerini yansıtmaktadır.
Tunalı’ya göre çağdaş felsefe görüşleri arasında en temelli ve en önemlilerinden biri, hiç şüphesiz, ontolojidir.

Soru 49

Mengüşoğlu'na göre filozofun düşüncelerini tutalı kılan esas nedir?

Seçenekler

A
Tarih
B
Eylem
C
Sistem
D
Hayatı
E
Konu
Açıklama:
Felsefede esas olan sistem kurmaktır. Ve her sistemin belli bir çerçevesi vardır. Filozofun fikirleri ya bu çerçevenin içine sığabilir veyahut da onu aşar. Sığdığı zaman filozof, tutarlıdır; yani fikirleri arasında bir tutarlılık vardır. Sığmadığı zaman filozof söylediklerini çürüten, tutarsız, fikirleri birbirini tutmayan bir filozoftur.

Soru 50

Aşağıdakilerden hangisi İsmail Tunalı'nın Estetik adlı kitabında temellendirdiği sanatın ana ilkelerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Estetik, duyular algının duyusallığın sağladığı bilgi ile ilgili bir bilimdir.
B
Bu bilimin temel amacı, sanat alanını ilkeleri çerçevesinde bütünlüklü bir yapı olarak açıklamaktır.
C
İsmail Tunalı estetik fenomeni ontik bütünlüğünde dört temel yapı üzerine kurmuştur.
D
Dört temel yapı elamanı; estetik suje, estetik obje, estetik değer, güzel ve estetik yargıdır.
E
İsmail Tunalı'nın eserlerinden birinin ismi Görme Biçimleri'dir.
Açıklama:
İsmail Tunalı'nın eserlerinden birinin ismi Görme Biçimleri değildir.

Soru 51

Aşağıdakilerden hangisi Uygur’a göre, felsefenin geçmişini anlamak için yapılması gerekenlerden biri değildir?

Seçenekler

A
Geçmişteki felsefeyi bulup ortaya çıkarmak
B
Felsefenin kuruluşunu açık kılmak
C
Zamandaki gidişini belirtmek
D
Filozofun hayatını bilmek
E
Yazılardaki felsefe dilini anlamak
Açıklama:
Felsefenin geçmişini anlamak için ne yapmak gerekir? Uygur’a göre yapılacak şey, geçmişteki felsefeyi bulup ortaya çıkarmak, bu felsefenin kuruluşunu açık kılmak, zamandaki gidişini belirtmektir. Asıl erişilmek istenen, yazılarda dile gelen, bu yazılarda dışlaşan felsefedir.

Soru 52

Aşağıdakilerden hnagisi İsmail Tunalı'nın estetik fenomeni kurduğu dört temel yapı elemanından biri değildir?

Seçenekler

A
Estetik sağlık
B
Estetik süje
C
Estetik obje
D
Estetik değer
E
Estetik yargı
Açıklama:
Tunalı, estetik fenomeni ontik bütünlüğünde dört temel yapı elemanı üzerine kurmuştur. Bunlar sırasıyla estetik süje, estetik obje, estetik değer ya da güzel ve estetik yargıdır.

Soru 53

Uygur'a göre, felsefe tarihçisinin en önemli özelliği nedir?

Seçenekler

A
Tarih metodolojisini bilmesi
B
Tarih ve sanatla uğraşması
C
Filozofları bilmesi
D
Tarih anlayışı
E
Felsefe anlayışı
Açıklama:
Felsefe tarihçisinin en önemli özelliği, felsefe anlayışıdır. Bu anlayışın gerekliliğini ortaya koymak, felsefe tarihçiliğinde yapılıp edilene ışık tutar. Karanlıkta kalan, felsefe anlayışının nasıl bir yapıya sahip olduğudur. Uygur’a göre felsefe tarihçisinin felsefe anlayışı, felsefenin işleyişi hakkındaki bilinçtir. İşte bu bilinçle tarihçi filozof geçmiş felsefeleri tanıtır.

Soru 54

Aşağıdakilerden hangisi Macit Gökberk'in felsefenin özellikleri olarak öne çıkardığı kavramlardan biri değildir?

Seçenekler

A
İyi, doğru, güzel gibi araştırma alanları
B
Özel tutum
C
Temele kadar gitmek
D
Felsefe tarihi
E
Felsefenin geleceği
Açıklama:
İyi, doğru, güzel gibi araştırma alanları, özel tutum, temele kadar gitmek, felsefe tarihi, felsefenin özellikleri olarak öne çıkarılmıştır.

Soru 55

Aşağıdakilerden hangisi Macit Gökberk'in felsefe tarihi yazımı ile ilgili belirttiği sorundur?

Seçenekler

A
Klasik felsefe yazarlığı gelişmemiştir.
B
Felsefe tarihi bilginin kendisindeki ilerlemeyi araştırmada yetersizdir.
C
Felsefe için önyargılardan kurtulmak gereklidir.
D
Felsefenin gerçek tarihi sanat tarihi gibidir.
E
Sistemlerdeki önemli olan özellikler felsefe dışı kaynaktan gelmektedir.
Açıklama:
Felsefenin tarihini bir bilgi dalının, bir bilimin tarihini yazar gibi yazmak gerekirdi; oysa felsefe tarihi, din tarihi ya da sanat tarihi gibi yazılmıştır. Onun için bilginin kendisindeki ilerlemeyi araştırma pek cılız kalmıştır.

Soru 56

Aşağıdakilerden hangisi Takiyettin Mengüşoğlu'nun Felsefe tarihi ile ilgili görüşüdür?

Seçenekler

A
Felsefe tarihi insanın felsefe sahasındaki faaliyetlerinin ve başarılarının tarihidir.
B
Felsefe tarihi problemler tarihidir.
C
felsefe tarihi din tarihi ya da sanat tarihi gibi yazmak gerekir.
D
Felsefe tarihi bilginin ilerlemesini yazmalıdır.
E
Felsefe tarihi olarak yazılanlar düşüncelerin, kanıların tasarım ve biçimleridir.
Açıklama:
Dolayısıyla felsefe tarihi de insanın felsefe sahasındaki faaliyetlerinin, başarılarının tarihidir.

Soru 57

Aşağıdakilerden hangisi Takiyettin Mengüçoğlu'nun felsefi bilgiye ilişkin görüşüdür?

Seçenekler

A
Felsefi bilgide bilgiler süreklidir.
B
Felsefi bilgi tarihsel süreç içinde birbirini tamamlar.
C
Felsefi bilgide bilgilerin sürekliliği yoktur.
D
Felsefi bilgi kesintisiz ilerler.
E
Felsefi bilgi sanatsal bilgi ve tarih bilgisinden oluşmaktadır.
Açıklama:
Bilimlerdeki gibi bilgilerin sürekliliği felsefe de bulunmaz.
Felsefe her olayda, o sürekliliği yeniden belirlemek durumundadır.
Bilimlerdeki gibi bilgilerin sürekliliği felsefe de bulunmaz. Felsefe her olayda, o sürekliliği yeniden belirlemek durumundadır.

Soru 58

Aşağıdakilerden hangi durumda Takiyettin Mengüşoğlu'na göre filozofun fikirleri tutarlıdır?

Seçenekler

A
Filozof kurduğu sistem çerçevesine sığabilirse tutarlıdır.
B
Filozof kuruduğu sistemin dışına çıkarsa tutarlıdır.
C
Filozof sistem kurarsa kendini sınırlandırmış olur.
D
Filozof sistem çerçevesi içinde kalırsa tutarsız fikirler oluşabilir.
E
Filozof kendi ile çelişien fikirler üreterek gelişebilir.
Açıklama:
Felsefede esas olan sistem kurmaktır. Ve her sistemin belli bir çerçevesi vardır.
Filozofun fikirleri ya bu çerçevenin içine sığabilir veyahut da onu aşar. Sığdığı zaman filozof, tutarlıdır.
Felsefede esas olan sistem kurmaktır. Ve her sistemin belli bir çerçevesi vardır. Filozofun fikirleri ya bu çerçevenin içine sığabilir veyahut da onu aşar. Sığdığı zaman filozof, tutarlıdır.

Soru 59

Aşağıdakilerden hangisi Nermi Uygur'a göre felsefe tarihine ilgi ile tarih bilinci arasında kurulan bağdır?

Seçenekler

A
Geçmişe ilgi duymak zaman kaybıdır.
B
Geçmişe ilgi tarih bilincinin dayanağıdır.
C
Geçmişe duyulan ilgi ile tarih bilinci arasında bir bağ yoktur.
D
Geçmiş duyulan ilgi ve tarih bilinci arasında neden sonuç ilişkisi yoktur.
E
Geçmişe ilgi duymak geleceğe yön veren bilgi birikiminin oluşmasını sağlar.
Açıklama:
Geçmişe böylesine bir ilgi, tarih bilincinin dayanağıdır.

Soru 60

Aşağıdakilerden hangisi Nermi Uygur'un Felsefe tarihçisi ile ilgili görüşünü ifade eder?

Seçenekler

A
Felsefe tarihçiliğini tarih ile ilgili çalışanların yapması gerekir.
B
Felsefe tarihçiliğini sosyal bilimlerde tarih çalışanlar yapmalıdır.
C
Felsefe tarihçiliğini akedemisyenler yapmaldır.
D
Felsefe tarihçiliğini filozofun yapması gerekir.
E
Felsefe tarihçiliğini herkes yapmalıdır.
Açıklama:
Felsefe anlayışına filozof sahip olduğundan, felsefe tarihçiliğini de filozofun yapması gerekmektedir.

Soru 61

Aşağıdaki isimlerden hangisi estetik konusunda çalışma yapan düşünürlerdendir?

Seçenekler

A
Macit Gökberk
B
Mazhar Şevket İpşiroğlu
C
İsmail Tunalı
D
Bedrettin Cömert
E
Taylan Altuğ
Açıklama:
İsmail Tunalı; estetik konusunda çalışma yapan isimlerdendir. Doğru cevap C'dir.

Soru 62

Sanat eserlerini varoluşları yönünden inceleyen felsefeye ne ad verilir?

Seçenekler

A
Estetik süje
B
Estetik obje
C
Sanat ontolojisi
D
Fenomenolojik estetik
E
Estetik değer
Açıklama:
Sanat ontolojisi; sanat eserlerini varoluşları yönünden inceleyen felsefedir. Doğru cevap C'dir.

Soru 63

Bir estetik süjenin kendisiyle estetik bir ilgi içinde girdiği bir varlık anlamına gelen kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Estetik süje
B
Estetik obje
C
Fenomenolojik estetik
D
Estetik değer
E
Estetik yargı
Açıklama:
Estetik obje; bir estetik süjenin kendisiyle estetik bir ilgi içinde girdiği bir varlık anlamına gelir. Doğru cevap B'dir.

Soru 64

Felsefe tarihçiliği, felsefenin bir dalı olarak hangi düşünür ile başlamaktadır?

Seçenekler

A
Aristoteles
B
Platon
C
Descartes
D
Tales
E
Pisagor
Açıklama:
Felsefe tarihçiliği, felsefenin bir dalı olarak Aristoteles’le başlamaktadır. Doğru cevap A'dır.

Soru 65

Felsefenin Evrimi adlı eser aşağıdaki yazarlardan hangisine aittir?

Seçenekler

A
İsmail Tunalı
B
Mazhar Şevket İpşiroğlu
C
Bedrettin Cömert
D
Taylan Altuğ
E
Macit Gökberk
Açıklama:
Felsefenin Evrimi adlı eser Macit Gökberk’e aittir. Doğru cevap E'dir.

Soru 66

Aşağıdaki yazarlardan hangisine göre tarih insan başarılarının ve olayların bilgisidir?

Seçenekler

A
Bedrettin Cömert
B
İsmail Tunalı
C
Macit Gökberk
D
Takiyettin Mengüşoğlu
E
Nermi Uygur
Açıklama:
Takiyettin Mengüşoğlu’na gore tarih insan başarılarının ve olayların bilgisidir. Doğru cevap D'dir.

Soru 67

Felsefenin Çağrısı adlı eser aşağıdaki yazarlardan hangisine aittir?

Seçenekler

A
Nermi Uygur
B
Macit Gökberk
C
İsmail Tunalı
D
Bedrettin Cömert
E
Takiyettin Mengüşoğlu
Açıklama:
Felsefenin Çağrısı adlı eser Nermi Uygur’a aittir. Doğru cevap A'dır.

Soru 68

Felsefe tarihini, felsefe nedir sorusundan hareketle ele almak düşüncesinde olan yazar aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Takiyettin Mengüşoğlu
B
Nermi Uygur
C
Macit Gökberk
D
İsmail Tunalı
E
Bedrettin Cömert
Açıklama:
Macit Gökberk, Felsefe tarihini, felsefe nedir sorusundan hareketle ele almak düşüncesindedir. Doğru cevap C'dir.

Soru 69

Sanat eserinin nasıl bir yapıya sahip olduğunu, sanat ontolojisiyle açıklayan, sanat eserinin katmanlarını ontolojik bir sorun olarak değerlendiren düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Takiyettin Mengüşoğlu
B
Nermi Uygur
C
Macit Gökberk
D
İsmail Tunalı
E
Bedrettin Cömert
Açıklama:
İsmail Tunalı, Sanat eserinin nasıl bir yapıya sahip olduğunu, sanat ontolojisiyle açıklamış ve sanat eserinin katmanlarını ontolojik bir sorun olarak değerlendirmiştir. Doğru cevap D'dir.

Soru 70

Estetik fenomenin ontik bütünlüğünü dört temel öğeyle açıklayan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Macit Gökberk
B
İsmail Tunalı
C
Mazhar Şevket İpşiroğlu
D
Bedrettin Cömert
E
Taylan Altuğ
Açıklama:
İsmail Tunalı, estetik fenomenin ontik bütünlüğünü dört temel öğeyle açıklamıştır. Doğru cevap B'dir.

Soru 71

Türkiye’de Felsefe ismi ile kurulan ilk bölüm olan İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümü kaç yılında kurulmuştur?

Seçenekler

A
1856
B
1869
C
1900
D
1930
E
1933
Açıklama:
İ.Ü. Felsefe Bölümü 1900 yılında Darülfünun’la birlikte kurulmuştur. Doğru cevap C’dir.

Soru 72

Aşağıda yer alan seçeneklerden hangisi İsmail Tunalı’nın çağdaş felsefe görüşleri arasında yer almaktadır?

Seçenekler

A
Ontoloji
B
Nihilizm
C
Taoizm
D
Realizim
E
İdealizim
Açıklama:
Tunalı’ya göre çağdaş felsefe görüşleri arasında en temelli ve en önemlilerinden biri, hiç şüphesiz, ontolojidir. Nicolai Hartmann’ın kurduğu ve geliştirdiği felsefe anlayışı, varolanı ve varlığın bütününü kendine konu olarak alır.

Soru 73

Tunalı, estetik fenomeni ontik bütünlüğünde dört temel yapı üzerine kurmuştur. Aşağıdaki seçeneklerden hangisi bu dört temel yapı elemanı arasında yer almamaktadır?

Seçenekler

A
Estetik süje
B
Estetik obje
C
Estetik değer
D
Bed
E
Güzel
Açıklama:
Tunalı, estetik fenomeni ontik bütünlüğünde dört temel yapı elemanı üzerine kurmuştur. Bunlar sırasıyla estetik süje, estetik obje, estetik değer ya da güzel ve estetik yargıdır. Estetik fenomen ya da estetik varlık, bu dört öğenin bir ontik bütünlüğü olarak meydana gelir. Bu dört temel öğe dışında kalan D seçeneği ise çirki anlamına gelen bir kavramdır. Bu kapsamda doğru seçenek D seçeneğidir.

Soru 74

Genel olarak bir estetik süjenin kendisiyle estetik bir ilgi içinde girdiği bir varlık anlamına gelir.” Bir önceki cümlede yer alan tanım aşağıdaki seçeneklerden hangisini tanımlamaktadır?

Seçenekler

A
Estetik obje
B
Estetik değer
C
Güzel
D
Estetik değer
E
Estetik süje
Açıklama:
Estetik obje: Estetik obje, genel olarak bir estetik süjenin kendisiyle estetik bir ilgi içinde girdiği bir varlık anlamına gelir. Estetik süje, geniş anlamda doğa varlığı ile, bu varlığı oluşturan insan, canlı, inorganik doğa gibi doğa kesimleriyle estetik ilgi kurduğu gibi, sanat yapıtlarıyla, resim, heykel, yapı, şiir, roman gibi unsularla ilgi kurar. Bu kapsamda doğru seçenek A seçeneğidir.

Soru 75

İsmail Tunalı'ya göre estetik varlığın bütünlüğü hangisiyle açıklanamaz?

Seçenekler

A
Estetik suje
B
Estetik obje
C
Estetik güzel
D
Estetik yargı
E
Estetik tavır
Açıklama:
İsmail Tunalı, Estetik kitabında sanatın ana ilkelerini temellendirmiştir. Ona göre estetik, duyulur algının, duyusallığın sağladığı bilgi ile ilgili bir bilimdir. Bu bilimin temel amacı, sanat alanını ilkeleri çerçevesinde bütünlüklü bir yapı olarak açıklamaktır. Tunalı, estetik fenomeni ontik bütünlüğünde dört temel yapı elemanı üzerine kurmuştur. Bunlar sırasıyla estetik süje, estetik obje, estetik değer ya da güzel ve estetik yargıdır.

Soru 76

“Varolanın yani objenin önemi, onun doğal bir varlık olmasında değil, insan emeğinin ve insan etkinliğinin ona katılmasıyla, varolmanın insanlaştırılmış bir obje olmasıyla ortaya çıkar.” Bir önceki cümlede var alan yargı aşağıdaki seçeneklerde yer alan kuramcılardan hangisine aittir?

Seçenekler

A
İsmail Tunalı
B
Mazhar Şevket İpşiroğlu
C
Bedrettin Cömert
D
Aristoteles
E
Karl Marx
Açıklama:
Marksist estetik, estetik obje nedir sorusuna Marx’ın obje belirlenimlerinden hareketle cevap verebilmektedir. Marx için, varolanın yani objenin önemi, onun doğal bir varlık olmasında değil, insan emeğinin ve insan etkinliğinin ona katılmasıyla, varolmanın insanlaştırılmış bir obje olmasıyla ortaya çıkar. Bu yargı neticesinde doğru seçenek E seçeneğidir.

Soru 77

Felsefe tarihçiliği felsefenin bir dalı olarak aşağıdaki seçeneklerde yer alan düşünürlerden hangisi ile başlamaktadır?

Seçenekler

A
Aristoteles
B
Platon
C
Karl Marx
D
Friedrich Nietzsche
E
Sigmund Freud
Açıklama:
Felsefe tarihçiliği, felsefenin bir dalı olarak Aristoteles’le başlamaktadır. Aristoteles ele aldığı her sorunda, ilkin o sorun hakkında bildirilen görüşleri sıralamış sonra da kendi görüşlerin temellendirmeye geçmiştir. Bu kapsamda doğru seçenek A’dır.

Soru 78

Problemleri esas alan, onları çözümleyen, araştıran, içlerine nüfuz eden, her şeyi kanıtlama çabasında, ikinci bir yaklaşıma sahip olan filozof aşağıdaki seçeneklerden hangisinde yer almaktadır?

Seçenekler

A
Friedrich Nietzsche
B
Sigmund Freud
C
Karl Robert Eduard Von Hartmann
D
Aristoteles
E
Karl Marx
Açıklama:
Hartmann’a göre felsefe tarihçiliği konusunda ikinci bir yaklaşım daha vardır. Problemleri esas alan, onları çözümleyen, araştıran, içlerine nüfuz eden, her şeyi kanıtlama çabasında olan bir anlayıştır. Bu kapsamda doğru seçenek C seçeneğidir.

Soru 79

Aşağıdakilerden Macit Gökberk'e göre hangisi felsefe tarihinin konusunu oluşturmaz?

Seçenekler

A
Temele kadar gitme çabası
B
İyi nedir?
C
Doğru nedir?
D
Filozofların sürüp giden tartışmaları
E
Evrimi açıklayabilmek
Açıklama:
Felsefenin Evrimi adlı kitabının Önsöz’ünde felsefe anlayışına ilişkin ipuçları vermiştir. Felsefe tarihi neden gerekli? sorusunu cevaplamak için, felsefe nedir? sorusunu öne çıkarmış ve bu sorunun yanıtının kolay olmadığını belirt- miştir. Ona göre felsefe, felsefeye özgü olan, iyi, doğru, güzel nedir gibi bir takım soruları, özel bir tutumla ele alır. Felsefede görülen tutum da, hep temele kadar gitmek, sonuna kadar gitmek çabasıdır. Felsefenin bütün tarihi boyunca uzayıp giden bu çabalar, felsefe tarihinin konusunu oluşturur. Felsefenin ne olduğu da, ancak bu sürüp giden çalışmaların sorunlarla uğraşıp didinmelerin tümünü kavramakla, bunları toplu bir bakışta düzenlemekle anlaşılabilmektedir. Ona göre felsefe tarihi, felsefeyi oluşturan belli başlı filozo arın sürüp giden bir tartışması şeklinde de görülebilir. Sorunların ortaya konuluşu ile bunların çözüm denemeleri, bu filozo arın yapıtlarında gerçekleşmiştir. Felsefenin tarih boyunca evrimi, gerçekte, bu kaynakların kendisinden, öğrenilebilir. Bunlar bize felsefenin, büyük ustalarının eliyle nasıl işlen- diğini, nasıl yapıldığını, doğrudan doğruya gösterirler; dolayısıyla bize felsefede yaratıcılığın yollarını açarlar. İyi, doğru, güzel gibi araştırma alanları, özel tutum, temele kadar gitmek, felsefe tarihi, felsefenin özellikleri olarak öne çıkarılmıştır. Böylelikle felsefe tarihinde nelerin aranması gerektiğini açıklamaktadır.

Soru 80

İsmail Tunalı estetik yargı konusundaki görüşlerini hangi düşünürden analiz etmiştir?

Seçenekler

A
Marks
B
Ernst Von Aster
C
Aristotales
D
Kant
E
Hartmann
Açıklama:
Tunalı, estetik gerçekliğin son unsuru olan estetik yargı sorununu, esas olarak Kant’ın estetik yargılar hakkındaki düşünceleri bağlamında analiz etmiştir. Estetik yargı, duyum ve algılar aracılığıyla gelen verilerin bilme süreci içinde dönüştürülerek bilgi haline getirilmesidir. Estetik yargı, bir bilgi sorunu olarak değerlendirilmiştir.

Soru 81

Estetik suje neyle ilgi kurar?

Seçenekler

A
Estetik haz
B
Sanat yapıtları
C
Estetik tavır
D
Estetik kaygı
E
Bilme etkinliği
Açıklama:
Estetik obje, genel olarak bir estetik süjenin kendisiyle estetik bir ilgi içinde girdiği bir varlık anlamına gelir. Estetik süje, geniş anlamda doğa varlığı ile, bu varlığı oluşturan insan, canlı, inorganik doğa gibi doğa kesimleriyle estetik ilgi kurduğu gibi, sanat yapıtlarıyla, resim, heykel, yapı, şiir, roman gibi unsularla ilgi kurar.

Soru 82

  1. Bir düşünürün öğrettiği her şey eşit değildir.
  2. Fichte’nin şu sözüyle ilişkilendirilmiştir: “Ne türlü bir felsefe seçeceğimiz, ne türlü bir insan olduğumuza bağlıdır”. Ayrıca “Felsefe çağının çocuğudur” düşüncesi de felsefeyi çağına bağlayarak öznel bir uğraş haline getirir.
  3. Sistemlerdeki önemli olan her özelliğin felsefe dışı bir kaynaktan geldiği anlayışı
  4. Doğru ve genel geçer bilgi elde edilebilir. Böyle bir bilginin kaynağı akıldır, düşünmedir.
  5. Kendi cinsimizden olanlara karşı ilişkilerimize ait eylemler yani hak.
Yukarıdaki maddelerden hangisi ya da hangileri Hartmann’ın belirttiği tarihi düşüncenin önünde yatan yargılar arasında yer almaktadır?

Seçenekler

A
I
B
I ve IV
C
I, II ve III
D
I ve III
E
V
Açıklama:
Hartmann, tarihi düşüncenin önünde üç ön yargının bulunduğunu belirtmiştir: 1. Bir düşünürün öğrettiği her şey eşit değildir. 2. Fichte’nin şu sözüyle ilişkilendirilmiştir: “Ne türlü bir felsefe seçeceğimiz, ne türlü bir insan olduğumuza bağlıdır”. Ayrıca “Felsefe çağının çocuğudur” düşüncesi de felsefeyi çağına bağlayarak öznel bir uğraş haline getirir 3. Sistemlerdeki önemli olan her özelliğin felsefe dışı bir kaynaktan geldiği anlayışı (Gökberk 1963, 130-131). Bu önyargılardan kurtulmak gerekmektedir ve bunun için de problemlerle uğraşılmalıdır. Bu kapsamda doğru seçenek C seçeneğidir.

Soru 83

Aşağıdaki seçeneklerden hangisi Tarihçi Filozof’un sahip olması gerek özelliklerden biri olarak yer almaktadır?

Seçenekler

A
Öznel olmak.
B
Hiçbir filozofu, hiçbir felsefi fikri herhangi bir tasnif kategorisine sıkıştırmamak.
C
Tarihi kayıtları salt doğru olarak kabul etmemek.
D
Araştırmamak.
E
Doğru ve yanlış ayrımına öznel görüşler ile varan.
Açıklama:
Tarihçi filozofun dayanağı şu olmalıdır: Hiçbir filozofu, hiçbir felsefi fikri herhangi bir tasnif kategorisine sıkıştırmamak. Ancak bu ilkeye pek uyulmaz. Bu kapsamda doğru seçenek B seçeneğidir.

Soru 84

Felsefe özü gereği neye yönelir?

Seçenekler

A
Bütüne
B
Kesin bilgiye
C
Geleceğe
D
Geçmişe
E
Adalete
Açıklama:
Felsefe tarihi boyunca sistem düşüncesi yanında bir de problem düşünceleri göze çarpar. Bu iki ayrı düşünce iki ayrı tutuma dayanır ve tutumlar doğruluk kavramı çerçevesinde değerlendirilir. Felsefede durum daha da zordur. Çünkü felsefe, özü gereği, bütüne, son olana, ilkeye, demek ki, sınırlı bilgi ile en az kavranılabilene yönelir.

Soru 85

Macit Gökberk'e göre Hartmann'ın tarihi görüşünden hareketle felsefe tarihi ne tarihi kabul edilmelidir?

Seçenekler

A
Çözümler tarihi
B
Filozoflar tarihi
C
Problemler tarihi
D
Kuramlar tarihi
E
Dogmalar tarihi
Açıklama:
Gökberk, Hartmann’nın felsefe tarihi görüşünden hareketle, felsefe tarihini problemler tarihi olarak kabul etmek gerektiğini düşünmektedir. Problemler tarihi açısından önemli olan, filozo arın bildikleridir, düşündükleri değildir.

Soru 86

“Her araştırma, ne çeşitten olursa olsun, belli bir “olay”ı kuruluşu bakımından bilmeye yönelir. Araştırmada amaç, salt bilgileri, yanlışlardan arınmış belirlenimleri, en çok sayıda elde etmektir.” Bir önceki cümlede yer alan yargı aşağıda yer alan felsefecilerden hangisine aittir?

Seçenekler

A
İsmail Tunalı
B
Mazhar Şevket İpşiroğlu
C
Bedrettin Cömert
D
Ömer Naci soykan
E
Nermi Uygur
Açıklama:
Uygur’a göre her araştırma, ne çeşitten olursa olsun, belli bir “olay”ı kuruluşu bakımından bilmeye yönelir. Araştırmada amaç, salt bilgileri, yanlışlardan arınmış belirlenimleri, en çok sayıda elde etmektir (Uygur 1971, 155). Felsefede de durum aynıdır. Filozof, bilmelerimiz ile yapıp etmelerimizde evreni işlediğimiz konuşmaları kendi açısından gözden geçirmekle görevlidir. Bütün donatımıyla her filozof önce bu konuşmalara dönüktür. Bu doğrultuda doğru seçenek E’dir.

Soru 87

Nermi Uygur'a göre bütün araştırmalarda amaç nedir?

Seçenekler

A
Doğru bilgiye ulaşmak
B
Kesin bilginin varlığını kanıtlamak
C
Kesin bilgiye ulaşmak
D
Kavramları gözden geçirmek
E
Dogmaları yıkmak
Açıklama:
Uygur’a göre her araştırma, ne çeşitten olursa olsun, belli bir “olay”ı kuruluşu bakımından bilmeye yönelir. Araştırmada amaç, salt bilgileri, yanlışlardan arınmış belirlenimleri, en çok sayıda elde etmektir. Uygur’a göre, bütün araştırmalarda amaç doğru bilgiye ulaşmaktır. Felsefede de durum budur. Felsefe tarihine ilişkin yönelim felsefe nedir sorusuna verilen cevapla belirlenir.

Soru 88

Nermi Uygur'a göre felsefe tarihini kim yazmalıdır?

Seçenekler

A
Filozof
B
Felsefe tarihçisi
C
Yazar
D
Bilim adamı
E
Halk
Açıklama:
Uygur’a göre felsefe, kendi kendini belirler. Bu, felsefe tarihi sözünün her iki anlamı içinde doğrudur. Felsefe tarihi sözünde, ağırlıklı olan felsefedir. Asıl işi felsefede toplanan felsefe tarihçisinin, tarihçilik ödevini yerine getirebilmesi için, nasıl bir felsefe anlayışı olmalıdır? Başka türlü söylendikte, felsefe tarihçisi, felsefeden ne anlamalıdır ki felsefenin tarihini doğru olarak yazabil- sin? Bu sorunun cevabı ilk bakışta kolaymış gibi gözükse de gerçekte öyle değildir. Felsefe tarihi, felsefenin ne ise o şekilde ortaya koyması gerektiğinin bilincinde olmakla birlikte, felsefenin ne olduğu tartışmalı olduğundan, felsefe tarihçisi- nin durumu kolay değildir. Dolayısıyla tarihçi felsefeden ne anlıyorsa, felsefenin geçmişinde de ona yönelecektir. Bu tavırda çok çeşitli ve birbirleriyle uyuşmayan felsefe tarihlerinin ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Öyleyse hangi felsefe anlayışı felsefenin yapısına uygundur? Ya da hangi anlayış en doğru felsefe anlayışıdır?Uygur’a göre felsefeden ancak filozof anlar; çünkü o felsefeyi yapar; en doğru felsefe anlayışı filozofun felsefeyle uğraşmada sağladığı anlayıştır.

Soru 89

Takiyettin Mengüşoğlu'na göre, tarihin problem olarak çıktığı yer aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Yaşam için coğrafya sahasıdır.
B
Felsefe sahasıdır.
C
Araştırma sahasıdır.
D
Savaş sahasıdır.
E
Bilim sahasıdır.
Açıklama:
Tarihin problem olarak karşımıza çıktığı yer, felsefe sahasıdır. Çünkü bu sahada tarihin fonksiyonunun ne olduğu henüz kesin bir karakter kazanmamıştır.

Soru 90

Aşağıdakilerden hangisi İsmail Tunalı'ya göre Çağdaş Ontoloji'nin ana özelliğidir?

Seçenekler

A
Anti-Metafizik oluşu
B
Spekülatif oluşu
C
Metafizik oluşu
D
Dedüktif oluşu
E
Dogmatik oluşu
Açıklama:
İsmail Tunalı'ya göre, Wolff ontolojisi, eski, klasik ontoloji bir spekülatif bilim, yani metafizikti. Çağdaş ontoloji, bir metafizik olmadığı gibi, onun ana özelliği anti-metafizik oluşudur.

Ünite 4

Soru 1

Ahmet Mithat Efendi, anayasa süreçlerini doğal hukuk anlayışından hareketle açıklamıştır.
Ona göre bazı toplumsal kurallar ilk olarak nasıl ortaya çıkmıştır?

Seçenekler

A
Bazı toplumsal kurallar, insanlığın başlangıç aşamasında aileyle birlikte ortaya çıkmıştır.
B
Bazı toplumsal kurallar, insanlığın başlangıç aşamasında sözleşmeyle birlikte ortaya çıkmıştır.
C
Bazı toplumsal kurallar, insanlığın başlangıç aşamasında doğal yollarla ortaya çıkmıştır.
D
Bazı toplumsal kurallar, insanlığın başlangıç aşamasında tartışmayla birlikte ortaya çıkmıştır.
E
Bazı toplumsal kurallar, insanlığın başlangıç aşamasında yönetimle birlikte ortaya çıkmıştır.
Açıklama:
Ahmet Mithat Efendi, anayasa süreçlerini doğal hukuk anlaylayışından hareketle açıklamı
ştır. Ona göre bazı toplumsal kurallar, insanlığın başlangıç aşamasında aileyle
birlikte ortaya çıkmıştır. (Ahmet Mithat Efendi 2004/2, 106).

Soru 2

Ahmet Mithat Efendi, şer’i hukukla doğal hukuku birlikte kullanarak, medeni hukuk anlayışının neyle çatışmadışmadığı sonucuna varır?

Seçenekler

A
Akılla çatışmadığı sonucuna varmaktadır.
B
İslam’la çatışmadığı sonucuna varmaktadır
C
Hükümdarla çatışmadığı sonucuna varmaktadır
D
Kralla çatışmadığı sonucuna varmaktadır
E
İnsanlarla çatışmadığı sonucuna varmaktadır
Açıklama:
Ahmet Mithat Efendi, şer’i hukukla doğal hukuku birlikte kullanarak, medeni
hukuk anlayışının islam’la çatışmadığı sonucuna varmaktadır. Birbirleriyle çatışmad›
klarına göre, onları birleştirerek yapılan anayasanın meşruluğu da tartşılmaz. Bu
sonuç, anayasaya karşı çıkanları etkisizleştirmeye yöneliktir

Soru 3

Ağaoğlu’na göre devlete değil hükümdarın şahsına......., Doğu kavimleri
arasında daima bir fazilet olarak kabul edilmişltir (A. Ağaoğlu 1972, 129).Cümlesinde noktalı yere aşağıdaki kelimelerden hangisi gelmelidir?

Seçenekler

A
Kanun
B
İddia
C
Bağlılık
D
Hükümdar
E
Hile
Açıklama:
Ağaoğlu’na göre devlete değil hükümdarın şahsına......., Doğu kavimleri
arasında daima bir fazilet olarak kabul edilmişltir (A. Ağaoğlu 1972, 129).Cümlesinde noktalı yere Bağlılık kelimesi gelmelidir.

Soru 4

Ahmet Ağaoğlu'nun Eleştirdiği Konulardan biri, Mecelle'dir. Mecellenin kelime anlamı aşağıdaki şıklardan hangisinde verilmiştir?

Seçenekler

A
Mecelle:Anayasaların Değişmesidir.
B
Mecelle:İslam Hukukunun Bir Sonucudur.
C
Mecelle:Yenilikçiler İçin Bir Sorunun Adıdır.
D
Mecelle:Eski Medeni Hukukun Kaidelerinin bir araya Toplandığı Kitaptır.
E
Mecelle:Toplumun Sıklıkla karşı karşıya kaldığı bir sorundur.
Açıklama:
Ahmet Ağaoğlu'nun Eleştirdiği Konulardan biri, Mecelle'dir. Mecellenin kelime anlamı:Eski Medeni Hukukun Kaidelerinin bir araya Toplandığı Kitaptır.

Soru 5

Aşağıdaki Şıklardan Hangisinde Teokrasi Kelimesi Doğru tanımlanmıştır?

Seçenekler

A
Kanunların Allah'ın yeryüzündeki gölgesi sayılan Halife ve sultanlar tarafından yapılmasıdır.
B
Kanunların Allah'ın yeryüzündeki gölgesi sayılan Millet tarafından yapılmasıdır.
C
Kanunların Allah'ın yeryüzündeki gölgesi sayılan okullar tarafından yapılmasıdır.
D
Kanunların Allah'ın yeryüzündeki gölgesi sayılan Hastaneler tarafından yapılmasıdır.
E
Kanunların Allah'ın yeryüzündeki gölgesi sayılan Halk tarafından yapılmasıdır.
Açıklama:
Teokrasi: Kanunların Allah'ın yeryüzündeki gölgesi sayılan Halifeler ve sultanlar tarafından yapılmasıdır.

Soru 6

Macit Gökberk'e göre; dil, kültür, soy -bu soy ister gerçek, ister hayal edilmiş olsun-, siyasi ve tarihi kader bakımından birliği ve ortaklığı olan ve bunun böyle olduğuna inanan, böylece bunun bilincini taşıyan bir insan topluluğu anlaşılmaktadır. (Gökberk 1997/8, 105). Tanımıyla hangi kelime tanımlanmıştır?

Seçenekler

A
Din
B
Devlet
C
Millet
D
Taslak
E
Yapı
Açıklama:
Macit Gökberk'e göre Millet; dil, kültür, soy -bu soy ister gerçek, ister hayal edilmiş olsun-, siyasi ve tarihi kader bakımından birliği ve ortaklığı olan ve bunun böyle olduğuna inanan, böylece bunun bilincini taşıyan bir insan topluluğu anlaşılmaktadır.

Soru 7

Nermi Uygur'a göre; tarih bilimini bir bilim yapan, aşağıdaki tanımlardan hangisidir?

Seçenekler

A
kesin-şüpheli-objektif bir yapısı olmasından ileri gelmektedir.
B
kesin-zor-objektif bir yapısı olmasından ileri gelmektedir.
C
kesin-roman-objektif bir yapısı olmasından ileri gelmektedir.
D
kesin-kritik-objektif bir yapısı olmasından ileri gelmektedir.
E
kesin-faydasız-objektif bir yapısı olmasından ileri gelmektedir.
Açıklama:
Nermi Uygur'a göre; tarih bilimini bir bilim yapan, dolayısıyla çeşitli tarih yazarlıklarından ayırt eden şey, bu bilimin her bilim gibi, kendine özgü kesin-kritik-objektif bir yapısı olmasından ileri gelmektedir. Aslında tarih bilimi genel bir addır. Çünkü tarih bilimi, politika tarihi, sanat tarihi, din tarihi gibi tek tek bir takım tarih disiplinleri halinde kurulmuştur. Bütün “manevi bilimler” bir bakıma tarih bilimidirler (Uygur1957, 135).

Soru 8

Alanının sorunlarını ve tarihsel gelişimini büyük ölçüde içeren tarih felsefesi yazan, felsefe kökenli ilk kişidir. Cümlesindeki Felsefeci Aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Nermi Uygur
B
Doğan Özlem
C
Sait Faik
D
Ali Fuat Başgil
E
Macit Gökberk
Açıklama:
Doğan Özlem, bütünlüklü yani alanının sorunlarını ve tarihsel gelişimini büyük ölçüde
içeren tarih felsefesi yazan, felsefe kökenli ilk kişidir. Tarih Felsefesi başlığıyla
1984 yılında çıkan kitap, alandaki önemli bir boşluğu doldurmuştur.

Soru 9

........ olmadığı yerde tarihten bahsolunamaz (Duralı 2006, 56).
Teoman Duralının bu sözünde boşluğa aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?

Seçenekler

A
İnsanın
B
Eşyaların
C
Havanın
D
Suyun
E
Bilgisayarın
Açıklama:
İnsanın olmadığı yerde tarihten bahsolunamaz (Duralı 2006, 56).Teoman Duralının sözüdür.

Soru 10

Teoman Duralıya göre Her canlının iki çeşit tarihliliği vardır. Birey oluş ve genetik yapının sürekliliğini sağlayan...Bunlar aşağıdakilerden hangisinde vardır?

Seçenekler

A
Doğum-Soyoluş
B
Ölüm-Yaşam
C
Doğum-hayat
D
Ölüm-Savaş
E
Tarih _Ölüm
Açıklama:
Teoman Duralının temel konularından biri olan canlılığı açıklamak için dünyanın nasıl bir süreçten geçtğini (Dural› 2006, 46-47), söz konusu sürecin sonunda, canlıların evriminin nasıl seyrettiğini eylemini ele almaktadır (Duralı 2006, 48). Canlı ‘yaşanandan önceki zaman’a bağlı olduğundan tarihlidir. Her canlının iki çeşit tarihliliği vardır. Bunlardan biri, doğum dediğimiz, kuvvenin fiile dönüşmesi evresiyle başlayan birey oluş sürecidir. Diğeri genetik yapının sürekliliğini sağlayan soyoluştur (Dural› 2006,44-45).

Soru 11

Ahmet Mithat Efendi’ye göre, Osmanlı Devleti’nin kuruluş ve genişleme dönemine ilişkin olumlu resim hangi yüzyılın başlarından itibaren bozulmuştur?

Seçenekler

A
16.
B
17.
C
18.
D
19.
E
20.
Açıklama:
Ahmet Mithat Efendi’ye göre, Osmanlı Devleti’nin kuruluş ve genişleme dönemine ilişkin olumlu resim, 19. yüzyıl başlarından itibaren bozulmuştur. Doğru cevap D'dir.

Soru 12

Üç Medeniyet adlı kitabı kim yazmıştır?

Seçenekler

A
Ahmet Ağaoğlu
B
Ahmet Mithat Efendi
C
Ziya Gökalp
D
Ali Fuat Başgil
E
Macit Gökberk
Açıklama:
Üç Medeniyet adlı kitabı Ahmet Ağaoğlu yazmıştır. Doğru cevap A'dır.

Soru 13

Hukuki Türkçülüğün gayesini Türkiye’de modern bir hukuk vücuda getirmek, çağdaş ülkeler arasına girebilmek için milli hukukun bütün dallarını, teokrasi ve klerikalizm kalıntılarından kurtarmak olarak tanımlayan düşünür hangisidir?

Seçenekler

A
Ahmet Mithat Efendi
B
Macit Gökberk
C
Ali Fuat Başgil
D
Teoman Duralı
E
Ziya Gökalp
Açıklama:
Ziya Gökalp’a göre hukuki Türkçülüğün gayesi, Türkiye’de modern bir hukuk vücuda getirmek, çağdaş ülkeler arasına girebilmek için milli hukukun bütün dallarını, teokrasi ve klerikalizm kalıntılarından kurtarmaktır. Doğru cevap E'dir.

Soru 14

1954 yılında yayınladığı Din ve Laiklik adlı kitabında laiklik sorununu çeşitli yönleriyle inceleyen düşünür hangisidir?

Seçenekler

A
Ziya Gökalp
B
Macit Gökberk
C
Takiyettin Mengüşoğlu
D
Ali Fuad Başgil
E
Doğan Özlem
Açıklama:
Ali Fuad Başgil, 1954 yılında yayınladığı Din ve Laiklik adlı kitabında laiklik sorununu çeşitli yönleriyle incelemiştir. Doğru cevap D'dir.

Soru 15

Kant ve Herder’in Tarih Anlayışları adlı kitap kimin eseridir?

Seçenekler

A
Ahmet Ağaoğlu
B
Ali Fuat Başgil
C
Macit Gökberk
D
Takiyettin Mengüşoğlu
E
Teoman Duralı
Açıklama:
Kant ve Herder’in Tarih Anlayışları adlı kitap Macit Gökberk'in eseridir. Doğru cevap C'dir.

Soru 16

Tarihi varlık sahasını, ontolojinin bir tetkik sahası olarak gören ilk filozof hangisidir?

Seçenekler

A
N. Hartmann
B
Vico
C
Rickert G. Simmel
D
Takiyettin Mengüşoğlu
E
Nermi Uygur
Açıklama:
Tarihi varlık sahasını, ontolojinin bir tetkik sahası olarak gören ilk filozof N. Hartmann olmuştur. Doğru cevap A'dır.

Soru 17

Alanının sorunlarını ve tarihsel gelişimini büyük ölçüde içeren tarih felsefesi yazan, felsefe kökenli ilk kişi hangisidir?

Seçenekler

A
Teoman Duralı
B
Nermi Uygur
C
Macit Gökberk
D
Doğan Özlem
E
Ziya Gökalp
Açıklama:
Doğan Özlem, alanının sorunlarını ve tarihsel gelişimini büyük ölçüde içeren tarih felsefesi yazan, felsefe kökenli ilk kişidir. Doğru cevap D'dir.

Soru 18

Çağdaş Küresel Medeniyet adlı çalışmasını, medeniyeti ele alıp işleyen bir tarih metafiziği olarak tanımlayan yazar hangisidir?

Seçenekler

A
Doğan Özlem
B
Nermi Uygur
C
Ahmet Ağaoğlu
D
Ali Fuat Başgil
E
Teoman Duralı
Açıklama:
Teoman Duralı, Çağdaş Küresel Medeniyet adlı çalışmasını, medeniyeti ele alıp işleyen bir tarih metafiziği olarak tanımlamıştır. Doğru cevap E'dir.

Soru 19

Devletin kökeni, yapısı, hukuk, haklar, yönetim tarzları, kurumlar, toplum ve toplumsal yapı gibi konuları felsefi bir tarzda işleyen disiplin hangisidir?

Seçenekler

A
Siyaset felsefesi
B
Hukuk felsefesi
C
Metafizik felsefesi
D
Din felsefesi
E
Devlet felsefesi
Açıklama:
Devlet felsefesi, devletin kökeni, yapısı, hukuk, haklar, yönetim tarzları, kurumlar, toplum ve toplumsal yapı gibi konuları felsefi bir tarzda işleyen felsefi bir disiplindir. Doğru cevap E'dir.

Soru 20

Nermi Uygur’un, tarih felsefesini felsefenin bir disiplini olarak analitik bir yaklaşımla incelediği ve 1957 yılında yayınladığı yazısı hangisidir?

Seçenekler

A
Yüce Mahkeme
B
Tarih Bilinci
C
Tarih Felsefesinin Yolu
D
Din ve Laiklik
E
Kant ve Herder’in Tarih Anlayışları
Açıklama:
Nermi Uygur’un, tarih felsefesini felsefenin bir disiplini olarak analitik bir yaklaşımla incelediği ve 1957 yılında yayınladığı yazısı Tarih Felsefesinin Yolu'dur. Doğru cevap C'dir.

Soru 21

Ali Fuad Başgil’e göre dini hürriyetin düşmanı nedir?

Seçenekler

A
Zenginlik
B
İşsizlik
C
Başkaldırı
D
Eğitim
E
Taassup
Açıklama:
Din hürriyetinin tek düşmanı vardır, taassup. Taassup, bir kimsenin kendi
inancından ve kendince hakikat kabul ettiği görüş ve kanaatten başka olan inanç,
görüş ve kanaatlere ve bunları taşıyanlara karşı düşmanlık beslemesi ve onları bo-
ğup susturmaya kalkışmasıdır

Soru 22

Z. Gökalp’a göre milletin resmi ahlakını ne temsil eder?

Seçenekler

A
Kanunlar
B
İktisadi yapı
C
Siyasi yapı
D
İnançları
E
Hükümdar
Açıklama:
Gökalp, Yüce Mahkeme (1922) adlı yazısında, halk hükümetlerinin birinci şartının,
milli kanunları mukaddes tanımak olduğunu belirtmiştir. Çünkü kanunlar,
milletin resmi bir mahiyet almış olan mefkurelerinden ve iradelerinden başka bir
şey değildir. Her milletin resmi ahlakı, kanunlarıdır.

Soru 23

Z. Gökalp’a göre çağdaş devletin özelliği nedir?

Seçenekler

A
Halkın eğitimli olması
B
Kanunların millet tarafından yapılması
C
Eğitim kurumlarının yeniliği
D
Kanunların gelenekten gelmesi
E
Kanunların bilimsel olması
Açıklama:
Çağdaş devletlerde, kanun yapma ve yönetme hakkı doğrudan millete aittir ve milletin bu salahiyetini kısıtlayacak hiç bir mercii yoktur. Ayrıca milletin bütün fertleri birbirlerine eşittir.

Soru 24

A. Ağaoğlu’na göre devlet adını neden almalıdır?

Seçenekler

A
Halkın inancından
B
İktisadi yapıdan
C
Devleti doğuran milletten
D
Devletin kurucusundan
E
Devletin hukukundan
Açıklama:
Devlet adını, devleti doğuran milletten alır (A. Ağaoğlu 1972, 120). Devlet,
bağımsız bir milletin işgal ettiği saha ile o milletin siyasi, içtimai, iktisadi teşkilatı-
nın hepsine verilen addır. Hükümet, o teşkilatın bir kısmını, sülale pek sınırlı bir
parçasını ifade eder. Devlet, bağımsızlığını kaybetmedikçe vardır. Halbuki devlet,
sülalesiz yaşayabilir

Soru 25

A. M. Efendi Osmanlı devletinin çöküşünü hangi nedenlere bağlamıştır?

Seçenekler

A
Yabancıların saldırganlığı
B
Savaşların çokluğu
C
İktisadi nedenler
D
İstibdat sevdası ve kayıtsızlık
E
İşsizlik ve borç
Açıklama:
Her nasılsa, istibdat sevdası ve kayıtsızlık bu iki esasın ikisine de üstün gelmiş
ve bundan dolayı, Osmanlı Devleti iki bakımdan da despot bir hükümet şeklini
almıştır. Bu gidişe, II.Abdülhamit son vermiştir

Soru 26

Duralı’ya göre canlılar neden tarihlidir?

Seçenekler

A
İnsanlar onları böyle gördüklerinden
B
İnançlar bunu gerektirdiğinden
C
Metafizik anlayışlar gerektirdiği için
D
Ruhlu oldukları için
E
Yaşanılan önceki zamana bağlılıklarından
Açıklama:
Canlı, ‘yaşanandan önceki zaman’a bağlı olduğundan tarihlidir. Her canlının iki çeşit tarihliliği vardır. Bunlardan biri, doğum dediğimiz, kuvvenin fiile dönüşmesi evresiyle baş- layan bireyoluş sürecidir. Diğeri genetik yapının sürekliliğini sağlayan soyoluştur

Soru 27

Doğan Özlem tarih terimine verdiği çift anmalılık aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Gayelilik ve İlerleme
B
Tarih metafiziği ve din metafiziği
C
Yaşanmış geçmişin felsefesi olarak tarih felsefesi ve bilim felsefesi olarak tarih felsefesi
D
Tarih olarak geçmiş ve tarih olarak gelecek
E
Tarihsel araştırmalar ve milletlerin süreçleri
Açıklama:
Özlem, tarih sözcüğünün eski Yunan medeniyetindeki çift anlamlığından hareket
etmektedir. Ona göre, tarih sözcüğünün çift anlamlılığı: insani ve toplumsal
olaylar topluluğunu, yani yaşanmış geçmişi adlandırılmak için kullanılır; hem de
yaşanmış geçmişi konu edinen bilim, tarih bilimi kastedilir (Özlem 2010, 15). O,
sözcükteki çift anlamlılıktan hareketle tarih felsefesinin de iki anlama geldiğini belirtmiştir:
1- Yaşanmış geçmişin felsefesi olarak tarih felsefesi. 2- Tarih biliminin
felsefesi

Soru 28

Uygur tarih felsefesini aşağıdakilerden hangisiyle temellendirmek istemektedir?

Seçenekler

A
Fenomenoloji
B
Rasyonalizm
C
Ampirizm
D
Materyalizm
E
Yeni ontoloji
Açıklama:
Nermi Uygur’un, doktora tezi tarih felsefesi sorunlarından biri hakkında olmakla
birlikte, sonraki çalışmalarında tarih felsefesine fazla bir yer ayırmamıştır. Sadece
1957 yılında yayınladığı Tarih Felsefesinin Yolu adlı bir yazı yayınlamıştır. Söz konusu yazıda, tarih felsefesini, felsefenin bir disiplini olarak analitik bir yaklaşımla
incelemiş ve tarih sorunlarını fenomenolojik açıdan temellendirmeye çalışmıştır.

Soru 29

Mengüşoğlu’na göre tarih ontolojisi neyi açıklar?

Seçenekler

A
Siyasi yapıları
B
Varlık alanının kategorilerini
C
Toplumsal yapıları
D
Dinsel yapıları
E
Tarihin zamansal uzunluğunu
Açıklama:
Çeşitli tarih ilimleri tarihi varlık sahasını, determination prensiplerine (kategorilerine) dokunmadan parçalayarak, incelemektedirler (Mengüşoğlu 1968,
150). Tarih varlık sahasını inceleyen tarih ontolojisi, bu varlık alanının kategorilerini
araştıracaktır

Soru 30

Gökberk’e göre tarih bilgisi insana ne kazandırır?

Seçenekler

A
Özgürlük
B
Eşitlik
C
Para
D
Şan şöhret
E
Unvan
Açıklama:
Gökberk’e göre, tarih bilincinin göreli de olsa, bir değeri ve yararı vardır. İlkin,
tarih bilgisi bize tüm insanlığın ya da bir toplumun yaşamöyküsünü anlatır ve insanlığın olanakların öğretir. Bir ulusun olumlu olumsuz yanlarını, zaman içindeki
serüvenini tanıtır. Bu bilgiler de bizi özgür yapar.

Soru 31

Devlet felsefesi ile ilgili hangi ifade yanlıştır?

Seçenekler

A
Devlet felsefesi, devletin kökeni, yapısı, hukuk, haklar, yönetim tarzları, kurumlar, toplum ve toplumsal yapı gibi konuları felsefi bir tarzda işleyen felsefe disiplinidir.
B
Devlet felsefesinin içinde hukuk ve siyaset felsefeleri de yer almaktadır.
C
Devlet felsefesi anlayışı Platon’un Devlet ile Aristoteles’in Politika adlı kitaplarıyla başlamış Batı düşüncesinde konu güncelliğini her zaman korumuştur.
D
Devlet her ne kadar felsefenin baş konuları arasında sayılsa da, Türkiye’de felsefeciler devlet konusunda zayıf kalmışlardır.
E
Ahmet Mithat Efendi, Ziya Gökalp, Mehmet İzzet, Halil Nimetullah, Hilmi Ziya Ülken devletle ilgili konularda yayın yapmamışlardır.
Açıklama:
Devlet her ne kadar felsefenin baş konuları arasında sayılsa da, Türkiye’de felsefeciler devlet konusunda zayıf kalmışlardır. Felsefe eğitimi alıp ve felsefe bölümlerinde ders veren felsefe hocalarının tamamı siyaset, devlet ya da hukuk felsefesi konusunda kitap yazmamışlardı. Sadece bir kaç makale vardır. Macit Gökberk’in “Hegel’in Devlet Felsefesi” ile Bedia Akarsu’nun “John Locke’un Devlet Felsefesi” adlı makaleleri dışında bir çalışma yoktur. Bununla birlikte, Reform öncesi hocaların tamamına yakını siyaset, hukuk ya da devletle ilgili görüş bildirdikleri metinler yayınlamışlardır. Ahmet Mithat Efendi, Ziya Gökalp, Mehmet İzzet, Halil Nimetullah, Hilmi Ziya Ülken devletle ilgili konularda yayın yapmışlardır. Sadri Maksudi Arsal, Yavuz Abadan, Recai Okandan, Ali Fuad Başgil gibi hukukçular, kamu hukuku, hukuk felsefesi ve devlet felsefi adları altında devlet felsefesi konularını incelemişlerdir

Soru 32

Ahmet Mithat Efendi'ye göre bazı toplumsal kurallar hangi yapı ile birlikte ortaya çıkmıştır?

Seçenekler

A
Devlet
B
Aile
C
Toplum
D
Birey
E
Anayasa
Açıklama:
Ahmet Mithat Efendi, anayasa süreçlerini doğal hukuk anlayışından hareketle açıklamıştır. Ona göre bazı toplumsal kurallar, insanlığın başlangıç aşamasında aileyle birlikte ortaya çıkmıştır.

Soru 33

Ahmet Mithat Efendi'nin devlet felsefesi ile ilgili hangi ifade yanlıştır?

Seçenekler

A
Ahmet Mithat Efendi, anayasa süreçlerini pozitif hukuk anlayışından hareketle açıklamıştır.
B
Ona göre bazı toplumsal kurallar, insanlığın başlangıç aşamasında aileyle birlikte ortaya çıkmıştır
C
Doğal durum düşüncesi, Avrupa toplumlarındaki istibdatçı iradelere son vermek için yapılan tartışmalar sonucunda ortaya atılmıştır.
D
istibdat düşüncesi ile doğa durumu arasında bağlantı kurarak, kendi dönemindeki istibdat nedeniyle doğa durumunu öne çıkarmıştır.
E
Osmanlı Devleti’nin kuruluş ve genişleme dönemine ilişkin olumlu resim, 19. yüzyıl başlarından itibaren bozulmuştur.
Açıklama:
Ahmet Mithat Efendi, anayasa süreçlerini doğal hukuk anlayışından hareketle açıklamıştır. Ona göre bazı toplumsal kurallar, insanlığın başlangıç aşamasında aileyle birlikte ortaya çıkmıştır

Soru 34

I. Ahmet Mithat Efendi
II. Ziya Gökalp
III. Mehmet İzzet
IV. Halil Nimetullah
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri devlet ile ilgili konularda yayın yapmışlardır?

Seçenekler

A
YAlnız I
B
Yalnız II
C
II ve III
D
I ve II
E
Hepsi
Açıklama:
Bütün seçeneklerdeki düşünürler devlet ile ilgili konularda yayın yapmışlardır.

Soru 35

Aşağıdaki görüşlerden hangisi Ahmet Mithat Efendi'nin görüşleri ile çelişmektedir?

Seçenekler

A
Hürriyet eksikliği, Osmanlı Devleti' nin medeniyetin en üst seviyesine ulaşamamasında bir etkendir.
B
Medeni toplumlar hür insanlardan oluşmaktadır.
C
İslam devletlerinde istibdat, zorbalık, tahakküm, yine şeriat açısından kötülenmiş ve yasaklanmıştır.
D
Doğal hukuk şer-i hukuktan önde gelmektedir.
E
Devletin yapısı anayasa ve meclis temelleri üzerine oturtulmalıdır.
Açıklama:
Ahmet Mithat Efendi, şer’i hukukla doğal hukuku birlikte kullanarak, medeni
hukuk anlayışının İslam’la çatışmadığı sonucuna varmaktadır.

Soru 36

Aşağıdaki ifadelerden hangisi Ahmet Ağaoğlu'nun devlet felsefesine ilişkin yanlış bir ifadedir?

Seçenekler

A
Doğu’da hükümet, hükümdardan ibarettir ve bu anlayışın kökleri, eski İran devlet anlayışına dayanmaktadır.
B
devlete değil hükümdarın şahsına bağlılık, Doğu kavimleri arasında daima bir fazilet olarak kabul edilmiştir.
C
Mecelle çok büyük bir ustalık işi olmakla birlikte, Mecelle’nin esası, dayandığı gelenek ve Mecelle’nin temsil ettiği zihniyetin, modern zihniyetle uyuşup uyuşmaması sorgulanmamıştır.
D
Devletle sülalenin bir kabul edilmesi, sülalenin yıkılması ya da çökmesi durumunda devletin de yıkıldığını kabul etmek modern siyaset felsefesinin önemli bir unsurudur.
E
Avrupa’dan almak zorunda kaldığımız meşrutiyete onların yüklediği anlamla, bizim yüklediğimiz anlam siyah beyaz kadar farklıdır.
Açıklama:
Devletle sülalenin bir kabul edilmesi, sülalenin yıkılması ya da çökmesi durumunda devletin de yıkıldığını kabul etmek sonucunu doğurur. Bu da çok tehlikeli bir düşüncedir. Devletin esas kurucusu olan millet, sülalenin çökmesinden çok fazla etkilenmez, yeni önderlerle devletin temelini tazeler.

Soru 37

Anayasa süreçlerini doğal hukuk anlayışından hareketle açıklamıştır. O'na göre bazı toplumsal kurallar, insanlığın başlangıç aşamasında aileyle birlikte ortaya çıkmıştır. Bahsedilen düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Ziya Gökalp
B
H. Zİya Ülken
C
Ahmet Mithat Efendi
D
Ali Fuad Başgil
E
Mehmet İzzet
Açıklama:
Bahsedilen düşünür Ahmet Mithat Efendi'dir.

Soru 38

Üç Medeniyet adlı kitap kime aittir?

Seçenekler

A
Ahmet Mithat Efendi
B
Ahmet Ağaoğlu
C
Recai Okandan
D
Ali Fuad Başgil
E
Hilmi Ziya Ülken
Açıklama:
Üç Medeniyet adlı kitap Ahmet Ağaoğlu'na aittir.

Soru 39

"Osmanlı yöneticileri, cemaatler meselesinde iki önemli hata yapmışlardır: 1-Bir devletin yalnız kılıçla kurulamayacağını ve devam ettirilemeyeceğini vaktinde anlamamalarıdır. Kılıçla fethedilmiş yerler, dimağla elde edilirler. Fetihle devletin sınırları içine katılan cemaatleri, kurucu unsurla birleştirmenin yollarını bulmaları gerekirdi. Cemaatlere verilen imtiyazlar, onların kendi kimliklerinin korumalarını sağlamış, devletin zayıfladığı dönemde sorunlar çıkararak devletin çöküşüne yardımcı olmuşlardır. 2- Daha büyük hata, devletin kurucu unsuruna, devlette özel bir yer vermemeleridir" Bu fikirler aşağıdakilerden hangisine aittir?

Seçenekler

A
Hilmi Ziya Ülken
B
Yavuz Abadan
C
Ali Fuad Başgil
D
Ahmet Ağaoğlu
E
Ziya Gökalp
Açıklama:
Bu fikirler Ahmet Ağaoğlu'na aittir.

Soru 40

Ziya Gökalp'in felsefesi ile ilgili hangi ifade doğrudur?

Seçenekler

A
Ziya Gökalp’a göre milli hakimiyet, milletteki iradenin hakimiyeti demektir.
B
Gökalp’e göre, kamu siyaseti düşüncesiyle birleşerek siyasi velayete tabi olan heyete, devlet denir.
C
Ona göre, hakiki hükümet telakkisin esas alan hükümetler, tahakküme dayanırlar.
D
Eski Osmanlı DEvleti meclisini göz önünde bulundurarak yönetim tarzları hakkındaki görüşlerini ortaya koymuştur.
E
Gökalp’e göre Hukuki Türkçülüğün gayesi, Türkiye’de geleneksel bir hukuk vücuda getirmektir
Açıklama:
Gökalp’e göre, kamu siyaseti düşüncesiyle birleşerek siyasi velayete tabi olan heyete, devlet denir.

Soru 41

Ahmet Ağaoğlu devleti ne ile ilişkilendirmektedir?

Seçenekler

A
Bir sülale geleneği
B
Millet hakimiyeti
C
Bir üst zümre
D
Hükümet
E
Hükümdar
Açıklama:
Devlet adını, devleti doğuran milletten alır (A. Ağaoğlu 1972, 120). Devlet,
bağımsız bir milletin işgal ettiği saha ile o milletin siyasi, içtimai, iktisadi teşkilatının hepsine verilen addır. Hükümet, o teşkilatın bir kısmını, sülale pek sınırlı bir
parçasını ifade eder. Devlet, bağımsızlığını kaybetmedikçe vardır. Halbuki devlet,
sülalesiz yaşayabilir.

Soru 42

"Kamu siyaseti düşüncesiyle birleşerek siyasi velayete tabi olan heyete, devlet denir" Bu tanım aşağıdaki düşünürlerden hangisine aittir?

Seçenekler

A
Ziya Gökalp
B
Ahmet Ağaoğlu
C
Ali Fuad Başgil
D
Hilmi Ziya Ülken
E
Mehmet İzzet
Açıklama:
Tanım Ziya Gökalp'e aittir.

Soru 43

Macit Gökberk'in tarih felsefesine ilişkin hangi ifade yanlıştır?

Seçenekler

A
Gökberk’e göre, 19. yüzyılda Avrupa tarihinin taşıyıcıları, bu tarihin yapısına şekil veren ilkeler milletlerdi.
B
‘Tarih Bilinci’ deyiminden, kısaca, tarihi bilmeyi, tarih denilen konunun ne olduğunu iyice kavramış olmayı anladığını bildirmiştir.
C
Tarih bilgisinin nesnelliği, düşman ulus ve sınıfların tarihçiliğinde çok açık görülür.
D
Gökberk’e göre, tarih bilincinin göreli de olsa, bir değeri ve yararı vardır.
E
Gökberk’e göre, Batı kültürünün birbirinden “maddi” ve “manevi” diye ayrılabilecek iki yönü yoktu; bunlar birliği olan bir bütünün birer yönüydüler.
Açıklama:
Tarih bilgisinin öznelliği, düşman ulus ve sınıfların tarihçiliğinde çok açık görülür.

Soru 44

"Hanedanla örtüşen Osmanlı Devleti, kendini, bir topluluk olarak değil bütünlüklü bir varlık olarak görmüştür." Aşağıdakilerden hangisi bu düşünce ile çelişmektedir?

Seçenekler

A
Fethettiği ülkelerin halklarını aralarında bir anlaşma yapmadan, kendi ilkeleri doğrultusunda yönetmiştir.
B
Müslüman olanlar, kurucu toplumun sahip olduğu bütün haklara sahip olmuştur.
C
Cemaatlere verilen imtiyazlar, onların kendi kimliklerinin korumalarını sağlamıştır.
D
Fetihle devletin sınırları içine katılan cemaatler kurucu unsurla tam bir bütünlük sergilemektedir.
E
Her cemaat kendini devlet içinde şahsi bir varlık saymaya başlamıştır.
Açıklama:
Ahmet Ağaoğlu'na göre Osmanlı yöneticileri, cemaatler meselesinde iki önemli hata
yapmışlardır: 1-Bir devletin yalnız kılıçla kurulamayacağını ve devam ettirilemeyeceğini vaktinde anlamamalarıdır. 2- Daha büyük hata, devletin kurucu unsuruna,
devlette özel bir yer vermemeleridir. Ahmet Ağaoğlu Fetihle devletin sınırları içine katılan cemaatleri, kurucu unsurla birleştirmenin yollarını bulamadıklaırnı belirtmektedir.

Soru 45

Aşağıdakilerden hangisi ya da hangileri Ziya Gökalp'in devlet ile ilişkili görüşleri arasındadır?
I. Türkçülük, klerikalizm, teokrasi ve istibdatla bağdaşamaz.
II. Devlet, kendine mahsus bir hükümetle, bir araziye ve bir ahaliye malik olan zümre demektir.
III. Çağdaş devletlerde, kanun yapma ve yönetme hakkı
doğrudan millete aittir ve milletin bu salahiyetini kısıtlayacak hiç bir mercii yoktur.
IV. Milletin bütün fertleri birbirlerine eşit olduğu yönetim şekli demokrasidir.

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I-III
D
II-IV
E
I-II-III-IV
Açıklama:
Verilen ifadelerin tamamı Ziya Gökalp'in devlet ve hukuk ile ilgili söylemleri arasındadır.

Soru 46

Takiyettin Mengüşoğlu'nun tarih felsefesine ilişkin hangi ifade yanlıştır?

Seçenekler

A
Tarihi varlık sahası, insan grupları, sosyal birlikler arasında olup biten olayların sahası olduğu gibi, bütün insan faaliyetlerinin neticesinde meydana çıkan başarılar da bu saha içinde yer alır.
B
Tarihi varlık sahasını bir bütün olarak ele alınabilmesi için, bir defa bu varlığın da ontolojik olarak görülmesi, yani müstakil bir varlık sahası olarak görülmesi gerekir.
C
Mengüşoğlu, tarih felsefesi konusunda, tarihi varlık sahasını temellendirme çabasıyla, Türkiye’de yeni bir anlayışı sergilemiştir.
D
Tarihi varlık sahasında, tabi varlık sahasının kategorileri de rol oynar. Ancak anlam açısından da aynıdırlar.
E
İnsan faaliyetlerinden oluşan tarihi varlık sahası, tabii varlık sahası gibi, müstakil bir varlık sahasıdır ve tabii varlık sahasının bir mahsulü değildir.
Açıklama:
Tarihi varlık sahasında, tabi varlık sahasının kategorileri de rol oynar. Ancak anlam açısından değişmişlerdir. Ayrıca tarihi varlık sahasının kendine has kategori ve ilkeleri vardır; bunlar kıymetler, hürriyet, görüş tarzı, eğitim, tradition (gelenek) gibi determination prensipleridir.

Soru 47

Ziya Gökalp'in Yüce Mahkeme adlı eseri genel itibari ile neyi konu almaktadır?

Seçenekler

A
Anayasa
B
Vicdan
C
Irk ve Halkçılık
D
Eşitsizlik
E
Hükümet
Açıklama:
Ziya Gökalp' gör her milletin resmi ahlakı, kanunlarıdır. Vatanperverliğin esası milli kanunlara taalluk etmektedir. Bir millet kanunlarını mefkurelerine mugayir (karşıt) görüyorsa derhal değiştirmelidir. Bu tür kanunlar cemiyetin ahlakını bozarlar. Kanunların en mukaddesi de anayasadır (Kanun-i Esasi),
zira, en büyük mefkureler bu kanunda tecelli etmiştir. Türkiye anayasası, Türk
demokrasisinin bütün mefkurelerinin tecelligahı (gerçekleşen yer) olduğundan,
mukaddes kabul edilmelidir.

Soru 48

"Hakiki hükümet telakkisini esas alan hükümetler, tahakküme değil, doğal bir üstünlük ve fikri bir hakimiyete dayanırlar. Hükümetin esası, içtimai vicdanın ferdi vicdanlara karşı bir feyiz menbaı (kaynağı), bir deha kaynağı, bir mefkure çeşmesi olmasıdır. Türk inkılapçılarına göre hukuk, içtimai vicdanın hak tanıdığı kaidelerdir. Bu kaideler maddi bir müeyyideye malik oldukları için değil, manevi bir velayete ve nüfuza malik oldukları için muhterem ve mutadırlar. Türkiye’deki yeni hükümet, Avrupa’da gerçekleşenlerin hepsine muhalif olarak içtimai hükümet tarzıdır" Bu fikirler aşağıdaki düşünürlerden hangisine aittir?

Seçenekler

A
Mehmet İzzet
B
Hilmi Ziya Ülken
C
Recai Okandan
D
Ziya Gökalp
E
Ahmet Ağaoğlu
Açıklama:
Bu fikirler Ziya Gökalp'e aittir.

Soru 49

1954 yılında yayınladığı Din ve Laiklik adlı kitabında laiklik sorununu çeşitli yönleriyle incelemiştir. Adı geçen kitapta yazarın belirttiğine göre, "aydınların bir çoğu kendilerini din konusunda Katolik misyonerleri kadar mütehassıs sanıyor, dinden Müslümanlıktan bahsediyor, birer ihtisas adamı gibi konuşup yazıyorlar. Ayrıca dindar vatandaşlara da hakaret savuruyorlar". Bahsedilen yazar aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Ziya Gökalp
B
Ahmet Ağaoğlu
C
Ali Fuad Başgil
D
Ahmet Mithat Efendi
E
Recai Okandan
Açıklama:
Bahsedilen yazar Ali Fuad Başgil'dir.

Soru 50

"..........bir kimsenin kendi inancından ve kendince hakikat kabul ettiği görüş ve kanaatten başka olan inanç, görüş ve kanaatlere ve bunları taşıyanlara karşı düşmanlık beslemesi ve onları boğup susturmaya kalkışmasıdır." Boşluğa gelmesi gereken kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Teokrasi
B
Taassup
C
Laiklik
D
Klerikalizm
E
Mecelle
Açıklama:
Ali Fuad Başgil taassubu şu şekilde ele almaktadır. "Taassup, bir kimsenin kendi inancından ve kendince hakikat kabul ettiği görüş ve kanaatten başka olan inanç, görüş ve kanaatlere ve bunları taşıyanlara karşı düşmanlık beslemesi ve onları boğup susturmaya kalkışmasıdır. Taassubun kaynağı kara cahilliktir. Okuma yazma bilmeyen anlamında değil, az okuyup yarı cahil ve sığ bilgin olan, çok kere öyle bir ahmak cahilidir ki, bilmediğini de bilmez, ne dediğinin ve ne yaptığının farkında olmaz, çiğnediği hakikatleri ve tekmelediği hayratı görmez."

Soru 51

I. Ziya Gökalp
II. Fuat Köprülü
III. Zeki Velidi Togan
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri tarih felsefesiyle ilgili yayın yapan ya da düşüncelerini başka adlar altında dile getirenler arasında yer almaktadır?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
I ve II
C
II ve III
D
Yalnız III
E
Hepsi
Açıklama:
Bütün seçeneklerde yer alan düşünürler tarih felsefesiyle ilgili yayın yapan ya da düşüncelerini başka adlar altında dile getirenler arasında yer almaktadırlar.

Soru 52

Kant ve Herder’in Tarih Anlayışları isimli kitap aşağıdaki yazarlardan hangisine aittir?

Seçenekler

A
İsmail Tunalı
B
Ziya Gökalp
C
H. Ziya Ülken
D
Macit Gökberk
E
Teoman Duralı
Açıklama:
Kant ve Herder’in Tarih Anlayışları isimli kitap Macit Gökberk'e aittir.

Soru 53

"Tarihi varlık sahası, insan grupları, sosyal birlikler arasında olup biten olayların sahası olduğu gibi, bütün insan faaliyetlerinin neticesinde meydana çıkan başarılar da bu saha içinde yer alır" düşüncesi aşağıdakillerden hangisine aittir?

Seçenekler

A
Ahmet Ağaoğlu
B
Ali Fuad Başgil
C
Ziya Gökalp
D
İsmail Tunalı
E
Takiyettin Mengüşoğlu
Açıklama:
Bu düşünce Takiyettin Mengüşoğlu'na aittir.

Soru 54

Tarih tekerrürden ibarettir varsayımı Macit Gökberk'in "tarih bilinci" ölçülerinden aldığı hangi anlayışı belirtmektedir?

Seçenekler

A
Süreç,sürüp giden demektir.
B
Tarih gerçeğini doğru anlamının ne faydası var?
C
Belli bir anlayışın ya da kurumun kökü dışarıdadır.
D
Tarih bir yinelemedir.
E
Günün birinde tarih bunu yazar
Açıklama:
Macit Gökberk'e göre; “Tarih bir yinelenmedir” yargısı, tarihi olayların tekrar ettiğine iddiasına dayanır. Bu yargı yanlıştır, tarihi olaylar biriciktir.

Soru 55

Tarihi, insan grupları arasındaki olayların gerçekleştiği bir saha olarak ele alan tarih felsefecisi kimdir?

Seçenekler

A
Macit Gökberk
B
Takiyettin Mengüşoğlu
C
Nermi Uygur
D
Doğan Özlem
E
Teoman Duralı
Açıklama:
Mengüşoğlu’na göre Tarihi varlık sahası, insan grupları, sosyal birlikler arasında olup biten olayların sahası olduğu gibi, bütün insan faaliyetlerinin neticesinde meydana çıkan başarılar da bu saha içinde yer alır. Bu sahaya manevi varlık sahası denmektedir.

Soru 56

Aşağıdaki verilen isim ve görüş eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Nermi Uygur- Tarih Bilimi kendine özgü kesin-kritik-objektif bir yapıdır.
B
Doğan Özlem- Tarih felsefesinin tarihi, yaklaşık 250 yıllık geçmişe sahiptir.
C
Teoman Duralı- Tarih evrenin ve dünyanın oluşumu, insanın ortaya çıkışı, kültürlerin oluşumu, devletleşme, medeniyetleşme süreçlerini içeren bir bütünlüktür.
D
Nermi Uygur- Tarih felsefesini ontolojik olarak ele alınmalıdır.
E
Doğan Özlem- Tarih felsefesi; yaşanmış geçmişin felsefesi olarak tarih felsefesi, tarih biliminin felsefesi.
Açıklama:
Tarih felsefesini bilgi sorunu olarak temellendirmek isteyen Uygur’a göre, bu
anlamdaki tarih felsefesi, bir bilgi fenomenolojisi olmalıdır. Başka bir deyişle, tarih
bilimleri, tarih bilimlerindeki bilginin, tarihi bilginin bir fenomenolojisini yapmaya
çalışmalıdırlar.

Soru 57

Nermi Uygur'un tarih felsefesine ilişkin hangi ifade yanlıştır?

Seçenekler

A
Nermi Uygur’un, doktora tezi tarih felsefesi sorunlarından biri hakkında olmakla birlikte, sonraki çalışmalarında tarih felsefesine fazla bir yer ayırmamıştır.
B
Tarih biliminin kendine özgü, kesin, kritik ve objektif olarak tanımlaması, tarihi doğa bilimine yaklaştırmaktadır.
C
Tarih felsefesi, tarih sözünün iki anlamından (tarih bilimi ve real tarih) ayrıca gelişmiştir.
D
tarih üzerinde nasıl olursa olsun düşünmek, felsefe yürütmek başka şey, felsefenin bir disiplini olarak tarih felsefesi yapmak başka bir şeydir.
E
Tarih felsefesi, bir bilgi fenomenolojisi olmalıdır.
Açıklama:
Tarih felsefesi, tarih sözünün iki anlamına paralel olarak gelişmiştir.

Soru 58

tarih felsefesi içinden, ikinci anlamıyla tarih biliminin felsefesine nasıl geçildiğini betimleme amacında olan düşünür kimdir?

Seçenekler

A
Nermi Uygur
B
Doğan Özlem
C
Teoman Duralı
D
Ali Fuat Başgil
E
TAkiyettin Mengüşoğlu
Açıklama:
Doğan Özlem çalışmanın amaçlarını şöyle belirtmiştir: Çalışmanın ilk amacı, birinci anlamıyla tarih felsefesi içinden, ikinci anlamıyla tarih biliminin felsefesine nasıl geçildiğini betimlemektir. Geçmişteki tarih filozoflarına başvurarak bu iş gerçekleştirilmeye çalışılmıştır.

Soru 59

insanın tarihliliğini, ruh, beşer ve insanlaşmak bağlamlarında temellendiren düşünürün adı nedir?

Seçenekler

A
Teo GRünberg
B
TAkiyettin MEngüşoğlu
C
nermi Uygur
D
Teoman Duralı
E
Bedia Akarsu
Açıklama:
Duralı insanın tarihliliğini, ruh, beşer ve insanlaşmak bağlamlarında temellendirmiştir. Ona göre, etten kemikten olmayana, maddeleşip bedenleşmemiş olana ruh denir.

Soru 60

devlet ile dinin birbirlerini rakip gördükleri yolundaki açıklamalar doğru bulmayan düşünürün adı nedir?

Seçenekler

A
Ali Fuad BAşgil
B
Takiyettin MEngüşoğlu
C
Doğan Özlem
D
Ahmet Mithat Efendi
E
Ziya GÖkalp
Açıklama:
devlet ile dinin birbirlerini rakip gördükleri yolundaki açıklamalar doğru değildir.

Ünite 5

Soru 1

Filibeli Ahmet Hilmi’ye göre "din" nasıl tanımlanır?

Seçenekler

A
İki ucun birleşmesinden meydana gelen düşünce
B
Öncelikle akımların tanınması gerektiği
C
Tarih kavramının tanımı
D
İslam düşünce ve ilkeleri ile felsefesine ilgi
E
İslam felsefesini salt felsefe sorunu olarak ele alınması
Açıklama:
F. Ahmet Hilmi'ye göre din, iki ucun birleşmesinden meydana gelen düşüncedir. Bu iki ucun biri, içtimai topluluk veya fert, diğeri insanlıkla ilişkide olan ve ona adeta zorunlu olarak ilham veren tabiatüstü bir gerçektir.

Soru 2

Filibeli Ahmet Hilmi, Osmanlıları da içeren İslam’ın çöküşünü hangi iki açıdan ele almıştır?

Seçenekler

A
Dini düşüncenin, “inkar ve red” şeklinde kabulü
B
Dinsizliğin doğal ürünleri ve anti-sosyallik
C
Tarihte din adına işlenen cinayetlerin çokluğunun yanında, din adına yapılan iyilik ve faziletlerin azlığı
D
Hayatı hor ve hakir görmek ve anarşizm
E
İslam’ı yanlış anlama ve yıkıcı dış unsurlar
Açıklama:
İslam’ı anlayış tarzında ortaya çıkan yanlışlıklar. 2- Diğer medeniyetlerden
gelen yıkıcı unsurlar.

Soru 3

Filibeli Ahmet Hilmi'nin İslamiyet ile ilgili ortaya koyduğu iki önemli sorudan ikincisinin konusu nedir?

Seçenekler

A
Düşünce sistemi
B
İdeal
C
Kültür ve eğitim
D
İslamiyet'in Hristiyanlığın geçirdiği evreleri geçirip geçirmeyeceği
E
Tanrısal ilkelerle uyuşmayan toplum hareketleri
Açıklama:
Filibeli iki önemli soru ortaya koymuştur: Toplumu selamete götürecek bir düşünce sistemi meydana getirilmiş midir? Düzenli, kesin ve doğru bir idealimiz var
mı?

Soru 4

Filibeli eski içtihatlar hakkında ne düşünmektedir?

Seçenekler

A
Yapılacak şey, din duygusu ile bilimsel düsturları bağdaştırmak ve her ikisini birbirine yardımcı etmektir.
B
Avrupalılarla rekabet edebilmek için, yalnız siyasi sahada değil, iktisadi alanda da Avrupa zihniyetine ve marifetine sahip olunması gerekir
C
Ortaçağ zihninin mahsulü olan bir içtihadı yaşatmaya çalışmak, bir fosili canlandırmak kadar zor bir şeydir.
D
Alimlerin tutumu, önerilerinin günün şartlarına uymaması, Müslümanların acı bir çaresizlik içine düşmesine neden olmuştur.
E
Ya cahil, sefil ve mahkum bir toplum, yahut da bir aralık ismen Müslüman kaldıktan sonra fırsat bulur bulmaz dine düşmanlık gösterecek bir aydın toplumu oluşacaktır
Açıklama:
Filibeli’ye göre Ortaçağ zihninin mahsulü olan bir içtihadı yaşatmaya çalışmak, bir fosili canlandırmak kadar zor bir şeydir. Öküz arabasıyla trene karşı mücadele etmek gibidir.

Soru 5

Filibeli İslam Tarihi adlı kitabında, felsefenin alanını, ilimle karşılaştırmalı olarak ele alırken ilimi nasıl tanımlamıştır?

Seçenekler

A
İlim, ahlak ve din konularında yoğunlaşır
B
İlim, tarihi kanunlara, ruhi hallere ve beşeri ihtiyaçlara dayanarak söylenir
C
İlim, kutsiyet ve nübüvvet, vahiy ve ilham fikirlerinden soyutlanmış düşüncelerdir
D
İlim, bir şeyin nasıl olduğunu inceler
E
İlim, bir olayın şekilleridir
Açıklama:
Filibeli’ye göre ilim, bir şeyin nasıl olduğunu incelerken, niçin öyle olduğunu inceleme görevi de felsefeye aittir. İlim olayı bilmektedir ve ikinci derecedeki sebepleri de görebilir, ancak en büyük sebebi, gayeyi, hikmeti göremez ve “niçin” sorusuna cevap veremez.

Soru 6

Şekip Tunç’a göre din felsefesi kimlere hitap eder?

Seçenekler

A
Toplumun her kesimi
B
Çocuklar
C
Aydınlar
D
Okur yazarlar
E
Cahiller
Açıklama:
Hitap ettiği kesim aydınlardır.

Soru 7

Aşağıdakilerden hangisi Şekip Tunç’a göre din felsefesi konularından biri değildir?

Seçenekler

A
Bilgi teorisi
B
Psikoloji
C
Sosyoloji
D
Din
E
Ahlak
Açıklama:
Din felsefesinin konuları, bilgi teorisi, psikoloji, sosyoloji ve ahlak olmak üzere dört bölümden ibarettir.(Tunç 1959, 14)

Soru 8

Mehmet Aydın’a göre din felsefesi nasıl tanımlanır?

Seçenekler

A
Din hakkında düşünme ve tartışma
B
İbadetler ve ahlak
C
Ferdi ve içtimai yanı bulunan fikir
D
Bütün fiil ve münasebetler
E
Değerler üretmekle ilgili olan ahlak
Açıklama:
Mehmet Aydın’a göre din felsefesi, dinin felsefe açısından ele alınması, başka
bir deyişle din hakkında düşünme ve tartışmadır.

Soru 9

Mehmet Aydın'ın din felsefesi ile ilgili ortaya koyduğu problemlerden hangisi aşağıdaki bir şıkta doğru verilmemiştir?

Seçenekler

A
Metafizik ve kozmolojik problemler
B
Epistemolojik Problemler
C
Dinin ahlak, sanat, ilimle münasebeti
D
Dini sembolizmin anlam ve önemi
E
Akli ve nakli delillere başvurarak temel alınan din
Açıklama:
1- Metafizik ve kozmolojik problemler
2- Epistemolojik Problemler
3- Dini hükümlerin dil ve mantık açısından tenkid ve tahlili. Din dilinin
mantık statüsünün belirlenmesi.
4- Dinin ahlak, sanat, ilimle münasebeti
5- Dini sembolizmin anlam ve önemi

Soru 10

İslam felsefesine ait ilk kürsü kaç yılında kurulmuştur?

Seçenekler

A
1970 yılında
B
1971 yılında
C
1973 yılında
D
1975 yılında
E
1979 yılında
Açıklama:
İslam felsefesine ait ilk kürsü 1973 yılında kurulmuştur. Doğru cevap C'dir.

Soru 11

  1. İslam dininin temelleri
  2. Kelam
  3. Allah
  4. Fıkıh
  5. Rafizi doktrinler
  6. Tasavvuf
  7. felsefe
  8. Endülüs mektebi
  9. İşraki mektebi
  10. Müstakil filozoflar
  11. Matematik ilimler
  12. Fizik ilimler
Yukarıdakilerden hangileri Hilmi Ziya Ülkenin, İslam Düşüncesi başlıklı kitabında yer alan başlıklar arasında yer almaktadır?

Seçenekler

A
I,II,III,IV,V ve VI
B
II,III,IV,V,VI,VII ve VIII
C
I,II,III,IV,V,VI,VII,VIII,IX ve X
D
III,IV,V,VI,VII,VIII,IX,X ve XI
E
I,II,III,IV,V,VI,VII,VIII,IX,X,XI ve XII
Açıklama:
Hilmi Ziya Ülkenin, İslam Düşüncesi başlıklı kitabında
  • İslam dininin temelleri
  • Kelam
  • Allah
  • Fıkıh
  • Rafizi doktrinler
  • Tasavvuf
  • felsefe
  • Endülüs mektebi
  • İşraki mektebi
  • Müstakil filozoflar
  • Matematik ilimler
  • Fizik ilimler gibi başlıklar yer almıştır. Doğru cevap E'dir.

Soru 12

  1. Bizim üstümüzde olan ve bize uyması gerekmeyen bir gücün varlığını itiraf.
  2. Bu gücün kontrolü altında ve ona bağımlı olduğunu hissetme.
  3. Bu güçle insan arasındaki ilişki
  4. Bizim üstümüzdeki gücün insanla ilişkisini görebilme
  5. Bu gücün varlığını hissettiğin anda kendini ona bağımlı hissetme
Yukarıdakilerden hangisi yada hangileri Filibeli Ahmet Hilmi'ye göre dinin temel yepısını ortaya çıkamaktadır?

Seçenekler

A
Yalnızca I
B
II ve III
C
I,II ve III
D
I,II,III ve IV
E
Hepsi
Açıklama:
Dinin dayandığı üç esası şöyle sıralamıştır: 1- Bizim üstümüzde olan ve bize uyması gerekmeyen bir gücün varlığını itiraf. 2- Bu gücün kontrolü altında ve ona bağımlı olduğunu hissetme. 3- Bu güçle insan arasındaki ilişki (kulluk, mabutluk veya vahdet) (F. Ahmet Hilmi 2005, 44). Bu esaslar dinin temel yapısını ortaya çıkarmaktadır. Filibeli böylelikle dini, mabudu hissetmek, anlamak ve bilmekten ibarettir.Doğru cevap C' dir.

Soru 13

Filibeli'ye göre islam dininin kendi içerisinde dinlere musallat olan belalar vardır. Aşağıdakilerden hangisi bu belalar arasında yer almaktadır?

Seçenekler

A
Cehalet
B
Kavimlerin İstidatları
C
Ruhbanlık
D
Tekamül
E
Kadercilik
Açıklama:
Filibeli’ye göre dinlere musallat olan iki bela, zühd (çile, inziva) ve ruhbanlıktır. Peygamber zühdü yasaklamıştır. Fakat kısa süre sonra bu ortaya çıkmıştır. İslamiyet’te ruhban yoktur ve hiçbir zaman da görülmemiştir. Fakat alimler, şeyhler ve din görevlilerinin seçkin bir sosyal sınıf halini alması ve sonra da bu sınıfın mensuplarının pek çok imtiyazlara sahip olması, ruhbanların bazı olumsuz özelliklerini görülmesine neden olmuştur.Doğru cevap C'dir.

Soru 14

Filibeli Ahmet Hilmi'ye göre dinin dayandığı kaç temel esas vardır?

Seçenekler

A
İki
B
Üç
C
Dört
D
Beş
E
Altı
Açıklama:
F. Ahmet Hilmi, dinin dayandığı üç esası şöyle sıralamıştır: 1- Bizim üstümüzde olan ve
bize uyması gerekmeyen bir gücün varlığını itiraf. 2- Bu gücün kontrolü altında ve
ona bağımlı olduğunu hissetme. 3- Bu güçle insan arasındaki ilişki (kulluk, mabutluk
veya vahdet) (F. Ahmet Hilmi 2005, 44). Bu esaslar dinin temel yapısını ortaya
çıkarmaktadır. Bu nedenle doğru cevap B seçeneğidir.

Soru 15

Filibeli'ye göre bir toplumun dini açıdan çöküntü içerisine girmiş olmasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Aşırı iyimserlik ile bakmak
B
Tarihsel şartları kavramamak
C
Kişilerin dinden uzaklaşmaları
D
Nesillerin dini doğru olarak aktaramaması
E
İnançlardaki fark
Açıklama:
Filibeli’ye göre, islam’ın bugünkü haline, hoşgörü ve aşırı iyimserlik ile bakmak, sevgi eseri ve fazilet alameti olamaz. Bir toplum, çöküntü ve gerileme sebeplerini bilmedikçe, ilerleme ve yükselme sebeplerini hazırlayamaz (F. Ahmet Hilmi 2005, 519). Filibeli’ye göre asıl sorun, tarihsel şartları kavramamaktır. Hayat, yenilik ve yenileşme olduğuna göre, bazı durumları muhafaza etmek çabası cahillik ve gaflet belirtisidir. Çünkü tekamül yasası, zaman ve çevre değişmeleri, kişiler gibi toplumları da arınmaya ve elenmeye mecbur kılar. Bu mecburiyetten kaçınmaya kalkışmak, duraklama fikridir ki, önce hastalığa ve sonra ölüme yol açar (F. Ahmet Hilmi 2005, 539). islam’ın yaşadığı sorun da budur. Asırlardan beri dinle uğraşanlar, yalnız bu hakikatlerden habersiz olmadılar, aynı zamanda bütün gayretlerini, islam toplumunu, bir tarih yanılgısıyla, zaman dışında yaşatmağa çalıştılar. Tanrısal ilkelerle uyuşmayan bu tutum, Müslümanların çökmesinin başlıca nedenidir. Buna ek olarak, harici saldırılar, toplumun cehalet karanlıklarına gömülmesine neden olmuştur (F. Ahmet Hilmi 2005, 539-540).Doğru cevap B'dir.

Soru 16

Filibeli 'ye göre İslamiyet'in mücadele ettiği alanlar aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?

Seçenekler

A
Fen - Matematik
B
Astroloji- Tarih
C
Fen- Geometri
D
Fen- Felsefe
E
Astroloji- Felsefe
Açıklama:
Eğer islam dininin mücadele alanında rakibi başka bir din olsaydı, başarılı bir mücadele vereceği kesindir. Rakibi, hiçbir ilkeye bağlı olmaksızın gönlünün dileğince düşünmek ve hükmetmek ile fen ve felsefedir (F. Ahmet Hilmi 2005, 547). Avrupalılarla rekabet edebilmek için, yalnız siyasi sahada değil, iktisadi alanda da Avrupa zihniyetine ve marifetine sahip olunması gerekir. Bugünkü mevcut şartlarda böyle bir inkılabın meydana gelmesi imkansız olduğu gibi, gerçekleştiğinde de islam’ı mahveder. inkılap yapmak da yapmamak da islam’ı mahkum eder ve sefalete sürükler (F. Ahmet Hilmi 2005, 547). Filibeli’ye göre Ortaçağ zihninin mahsulü olan bir içtihadı yaşatmaya çalışmak, bir fosili canlandırmak kadar zor bir şeydir. Öküz arabasıyla trene karşı mücadele etmek gibidir. Eğer tarih ve soydan gelen hallerimizi, çevremizi ve milli fikirlerimizi hiç dikkate almadan Avrupa’yı körü körüne taklit etmeye çalışırsak, sosyolojinin kesin yasalarıyla çatışmış olacağımız için, başarılı olmamız şüphelidir. fiayet başarılı olursak, milli ve manevi simamızı kaybetmemiz, başka bir şekle dönüştürmemiz gerekecek. Bu tutum, islam’ın temel kaidelerinden uzaklaşmak anlamına gelir (F. Ahmet Hilmi 2005, 547). Yapılacak şey, din duygusu ile bilimsel düsturları bağdaştırmak ve her ikisini birbirine yardımcı etmektir. Bağdaştırma işi, çok zor bir mücadeleyle gerçekleşebilir (F. Ahmet Hilmi 2005, 547-548).Doğru cevap C'dir.

Soru 17

Aşağıdakilerden hangisi Filibeli Ahmet Hilmi'ye göre İslamın çöküşüne sebep olan İslam'ı anlayış tarzında ortaya çıkan yanlışlar arasında değildir?

Seçenekler

A
Ruhbanlık
B
Zühd
C
Kader anlayışı
D
Kavimlerin karışması
E
Şerre karşı mücadele hissini zayıflaması
Açıklama:
Filibeli Ahmet Hilmi, Osmanlıları da içeren İslam’ın çöküşünü iki açıdan ele almıştır:
1- İslam’ı anlayış tarzında ortaya çıkan yanlışlıklar. 2- Diğer medeniyetlerden
gelen yıkıcı unsurlar. Filibeli’ye göre dinlere musallat olan iki bela, zühd (çile, inziva) ve ruhbanlıktır. İslam’da en büyük tahribatı yapan unsurlardan
bir diğeri de kader anlayışıdır. Tembellik, cinayetler, sefalet, kabullenme, yanlış bir
kanaat anlayışı, zillet gibi acınacak durumlar, kader anlayışın yanlış yorumundan
doğmuşlardır.Hayır ve şerrin haktan olması akidesi de en fazla suistimale, yanlış anlayışa uğrayanlardandır. Şerrin Haktan bilinmesi,şerre karşı mücadele hissini zayıflatmıştır. Ancak kavimlerin karışması diğer medeniyetlerle ilgili bir unsur olduğundan cevap D seçeneğidir.

Soru 18

Şekip Tunç'a göre dinin esasını aşağıdakilerden hangisi oluşturmaktadır?

Seçenekler

A
Değerler
B
Görüşler
C
Bilim
D
Fikirler
E
Tercihler
Açıklama:
Tunç, dinin esasını, kıymetlerin (değerler) oluşturduğu düşüncesindedir. Dolayısıyla din, kıymetler aleminin üzerine titrer. Her varlığın Tanrı tecellisi olduğuna inandıktan sonra, dinin, dünyanın tamamını değerler temelinde kurması doğal bir sonuçtur. Doğru cevap A'dır.

Soru 19

  1. Bilgi teorisi
  2. Fen bilimleri
  3. Psikoloji
  4. Astronomi
  5. Sosyoloji
  6. Ahlak
Şekip Tunç' a göre din felsefesinin konusunu yukarıdakilerden hangisi oluşturmaktadır?

Seçenekler

A
II,II ve III
B
III,IV ve V
C
I,III,V ve VI
D
II,III,IV,V ve VI
E
I,II,III,IV ve V
Açıklama:
Din felsefesi, emsalleri gibi, felsefenin genel yöntemine uygun çalışmaktadır. Söz konusu yöntemler bilgi teorisi, psikoloji, ahlak ve sosyoloji üzerinde yapılan incelemelere bağlıdır. Dolayısıyla, din felsefesinin konuları, bilgi teorisi, psikoloji, sosyoloji ve ahlak olmak üzere dört bölümden ibarettir (Tunç 1959, 14).Doğru cevap C'dir.

Soru 20

Aydın’a göre dinin mahiyeti şu unsurları içermektedir: Sami dinleri göz önüne alındığında, .........., ............. ve ............ olmak üzere üç husus öne çıkmaktadır. İyi bir din tanımı bu üç unsuru içinde barındırmak durumundadır.
Yukarıda boş bırakılan alanlara aşağıdakilerden hangileri getirilmelidir?

Seçenekler

A
Düşünce, akıl, inançlar
B
İbadet, hoşgörü, değerler
C
ibadetler, ahlak, değerler
D
İnançlar, ibadetler, ahlak
E
değerler, ahlak , akıl
Açıklama:
Aydın’a göre dinin mahiyeti şu unsurları içermektedir: Sami dinleri göz önüne alındığında,inançlar, ibadetler ve ahlak olmak üzere üç husus öne çıkmaktadır. İyi bir din tanımı bu üç unsuru içinde barındırmak durumundadır.Doğru cevap D'dir

Soru 21

Konusu itibariyle din felsefesine en yakın .............dır. İslam medeniyetinde ......., akli ve nakli delillere başvurarak temel dini hükümleri açıklayan, sistemleştiren ve savunan bir disiplin şeklinde görülmüştür.
Yukarıda cümle bütünlüğünü sağlayabilmek için boşluklara aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Seçenekler

A
İnanç
B
Değer
C
Fıkıh
D
Mantık
E
Kelam
Açıklama:
Konusu itibariyle din felsefesine en yakın Kelam dır. İslam medeniyetinde Kelam, akli ve nakli delillere başvurarak temel dini hükümleri açıklayan, sistemleştiren ve savunan bir disiplin şeklinde görülmüştür.Doğru cevap E'dir.

Soru 22

Filibeli'ye göre İslamın yaşadığı asıl sorun hangisidir?

Seçenekler

A
Cahillik
B
Kavimlerin karışması
C
Tarihsel şartları kavramamak
D
Hıristiyanlığın ezici gücü
E
Müslümanların yeniliklere karşı olması
Açıklama:
Filibeli’ye göre asıl sorun, tarihsel şartları kavramamaktır. Hayat, yenilik
ve yenileşme olduğuna göre, bazı durumları muhafaza etmek çabası cahillik ve
gaflet belirtisidir. Çünkü tekamül yasası, zaman ve çevre değişmeleri, kişiler gibi
toplumları da arınmaya ve elenmeye mecbur kılar. Bu mecburiyetten kaçınmaya
kalkışmak, duraklama fikridir ki, önce hastalığa ve sonra ölüme yol açar (F. Ahmet
Hilmi 2005, 539). İslam’ın yaşadığı sorun da budur. Doğru cevap C seçeneğidir.

Soru 23

Filibeli'ye göre İslamı tehlikelerden korumak için yapılması gereken en önemli şey nedir?

Seçenekler

A
İslam toplumunu islah etmek
B
Alimler yetiştirmek
C
Avrupa'yı taklit etmeye çalışmak
D
Bilime daha fazla önem vermek
E
Din ve bilimi bağdaştırmak
Açıklama:
Eğer tarih ve soydan gelen hallerimizi, çevremizi ve milli fikirlerimizi hiç dikkate
almadan Avrupa’yı körü körüne taklit etmeye çalışırsak, sosyolojinin kesin yasalarıyla
çatışmış olacağımız için, başarılı olmamız şüphelidir. şayet başarılı olursak,
milli ve manevi simamızı kaybetmemiz, başka bir şekle dönüştürmemiz gerekecek.
Bu tutum, İslam’ın temel kaidelerinden uzaklaşmak anlam›na gelir (F. Ahmet Hilmi
2005, 547). Yapılacak şey, din duygusu ile bilimsel düsturları bağdaştırmak ve
her ikisini birbirine yardımcı etmektir. Bağdaştırma işi, çok zor bir mücadeleyle
gerçekleşebilir.

Soru 24

Aşağıdakilerden hangisi Filibeli'nin İslam Tarihi adlı kitabında yer alan düşünceleri arasında yer almaz?

Seçenekler

A
Felsefenin görevi birşeyin niçin olduğunu incelemektir.
B
Bilim bir olayın içine ve sebeplerine iner.
C
Niçin sorusu gayeyi içermektedir.
D
Felsefe dinin yardımcısı ve tamamlayıcısıdır.
E
Felsefe insanı dinden uzaklaştırmaz.
Açıklama:
İslam Tarihi adlı kitabında, felsefenin alanını, ilimle
karşılaştırmalı olarak ele almıştır. Filibeli’ye göre ilim, bir şeyin nasıl olduğunu incelerken,
niçin öyle olduğunu inceleme görevi de felsefeye aittir.Bilim, bir olayın şekilleri ve görüntülerinde kalır. Felsefe ise, içine ve sebeplerine iner. Niçin sorusu gayeyi içerdiğinden,
felsefenin temeline gaye sorunu yerleştirilmiştir. Fakat, hiçbir zaman felsefe “din duygusunu” tatmin edemediği gibi, insanı da dinden uzaklaştıramaz .B seçeneğinde bilim bir olayın içine ve sebeplerine iner dendiği için cevap B'dir.

Soru 25

Filibeli'ye göre, insanlık aşağıdakilerden hangisi ile diğer varlıklardan ayrılmış ve seçkinleşmiştir?

Seçenekler

A
Akıl
B
Din
C
Ahlak
D
Bilim
E
Fazilet
Açıklama:
Ahmet Hilmi’ye göre ahlak da insanlık için en önemli unsurlar
arasındır. “Ahlak, yani ahlaki faziletler insanlık için çok gereklidir” önermesine dayalı
olarak, ahlakın insanlık için öneminin açıklanması yapılmıştır. Ona göre, insanlık
ahlak ile diğer varlıklardan ayrılmış ve seçkinleşmiştir. İnsanlık olarak tarif
edilen sistem, ancak ahlak ile ayakta kalabilmektedir. Eğer ahlak olmazsa, görevler
de olmaz, görevler olmazsa, insanlığın hayvandan farkı kalmaz.Bu nedenle doğru cevap C seçeneğidir.

Soru 26

Filibeli'ye göre en büyük düşünürler kurtuluşu hangisinde bulmuşlardır?

Seçenekler

A
Tevhid esası
B
Tenzih esası
C
İdealizm
D
Teşbih esası
E
Madde ve kudretin birliği
Açıklama:
Teşbih fikrinde “tabii ve mantıkî sınır, materyalizm
ve sensüalizm” ekolleridir. Tenzih fikrinde ise “tabii ve mantıkî sınır, aşırı
idealizm yahut nihilizm” ekolüdür. (F. Ahmet Hilmi 2005, 268). Yalnız tevhit fikri,
vicdani bilgilerin olduğu gibi, bilimsel bilgilerin de gerçekliği bakımından gelişimine
engel olmaz. Bu nedenden dolayı en büyük düşünürler, kurtuluşu tevhit dininde
bulmuşlardır. Tevhit fikrine dayalı yegane din, İslam’dır.Doğru cevap A seçeneğidir.

Soru 27

Şekip Tunç'a göre dinin esasını aşağıdakilerden hangisi oluşturur?

Seçenekler

A
Bilim
B
Kıymetler
C
Metodlar
D
Felsefe
E
Erdemler
Açıklama:
Tunç, dinin esasını, kıymetlerin (değerler)
oluşturduğu düşüncesindedir. Dolayısıyla din, kıymetler aleminin üzerine titrer.
Her varlığın Tanrı tecellisi oldu¤una inandıktan sonra, dinin, dünyanın tamamını
de¤erler temelinde kurması doğal bir sonuçtur. Doğru cevap B seçeneğidir.

Soru 28

Şekip Tunç'a göre din felsefesinin konuları kaç bölümdür?

Seçenekler

A
İki
B
Üç
C
Dört
D
Beş
E
Altı
Açıklama:
Din felsefesi, emsalleri gibi, felsefenin genel yöntemine
uygun çalışmaktadır. Söz konusu yöntemler bilgi teorisi, psikoloji, ahlak ve
sosyoloji üzerinde yapılan incelemelere bağlıdır. Dolayısıyla, din felsefesinin konuları,
bilgi teorisi, psikoloji, sosyoloji ve ahlak olmak üzere dört bölümden ibarettir. Doğru cevap C seçeneğidir.

Soru 29

Aydın'a göre aşağıdakilerden hangisi din felsefesinde ele alınan konu başlıklarından değildir?

Seçenekler

A
Tanrının varlığıyla ilgili deliller
B
Tanrının sıfatları
C
Tanrı-Alem ilişkisi
D
Dinin ahlak, sanat, ilimle münasebeti
E
Sanat ve ahlak
Açıklama:
Aydın, din felsefesinin teorik çerçevesini çizdikten sonra, alanın temel konularını
açıklamaya geçmiştir. Din Felsefesi’nde ele al›nan konu başlıkları şöyledir:
Tanrının varlığı ile ilgili deliller; Tanrı’nın sıfatları; sıfatlar, kötülük problemi ve insan
hürriyeti, sıfatlar ve Tanrı-Alem ilişkisi; ateizm; ölüm ve sonrası; din ve bilim;
din, sanat ve ahlak. Sıralanan bu başlıklar çeşlitli alt başlıklarla birlikte alanın genel
bir çerçevesini çizmiştir.Dinin ahlak, sanat, ilimle münasebeti Aydın'n sıraladığı din felsefesinin problemleri arasında yer aldığından cevap D seçeneğidir.

Soru 30

Aşağıdaki kitaplardan hangisi Nihat Keklik'e aittir?

Seçenekler

A
İslam'da Felsefe Akımları
B
İslam Düşüncesi
C
Türk-İslam Felsefesi Açısından Felesefenin İlkeleri
D
İslam Tarihi
E
Din Felsefesi
Açıklama:
"Türk-İslam Felsefesi Açısından Felesefenin İlkeleri" adlı kitap Nihat Keklik'e aittir.

Soru 31

Aşağıdakilerden hangisi Filibeli Ahmet Hilmi'nin "İslam Tarihi" başlıklı kitabında değinmediği düşünürlerden biridir?

Seçenekler

A
Hegel
B
Aristoteles
C
Hartmann
D
Tiele
E
Seibeck
Açıklama:
Filbeli kitabında konu başlıkları olarak: tarih kavramının tanımı, tarihin dönemleri; din, felsefe, bilim başlığı altında felsefe akımları, bilim yetkisi, felsefenin konusu; Dinin tarihi,din duygusu,dinin gerekliliği ve faydaları; dinsizlik ve sonuçları; dinlerin tasnifiadını taşımakta ve hegel, Hartmann, Tiele, Seibeck. gibi düşünürlerin dinler sınıflandırmasını tartışmaktadır.

Soru 32

Filibeli'ye göre Aşağıdakilerden hangisi dinsizliğin doğal ürünlerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Anti-sosyallik
B
Ümitsizlik
C
Hayatı hor ve hakir görmek
D
Anarşizm
E
Tefekkür
Açıklama:
Fibeli'ye göre dinsizliğin doğal ürünleri, anti-sosyallik, ümitsizlik, hayatı hor ve hakir görmek ve anarşizmdir.

Soru 33

Filbeli'ye göre dinlere musallat olan iki beladan birisi zühd (çile, inziva) dür. Diğeri nedir?

Seçenekler

A
Tembellik
B
sefalet
C
zillet
D
Ruhbanlık
E
Mücadele
Açıklama:
Filbeli'ye göre dinlere musallat olan iki beladan birisi zühd (çile, inziva) ve ruhbanlıktır.

Soru 34

Filbeli'ye göre, eğer bir felsefe ekolü, bilimsel kaide ve düsturlara düşmemek amacındaysa aşağıdakilerin hangi fikirler olayların ardışık lığından ortaya çıkar?

Seçenekler

A
Zaruret ve kanun düşünceleri
B
Genel irtibat ve denge fikirleri
C
Maddenin birliği ve kuvvetin birliği fikirleri
D
Maddenin ve kudretin birliği fikirlreri
E
Varlık fikri
Açıklama:
Filbeli'ye göre, eğer bir felsefe ekolü, bilimsel kaide ve düsturlara düşmemek amacındaysa, bilime ait şu genel ilkelere uyması gerekir: 1- Olayların ardışıklığından çıkarılan "zaruret kanunu" düşünceleri, 2- olayların analiz neticesinde ortaya çıkan "genel irtibat ve denge" fikirleri, 3- varlıkların incelenmesinden elde edilmiş olan "maddenin birliği ve kuvvetin birliği" fikirleri 4- Madde ve kuvvetin incelenmesinden anlaşılan "maddenin ve kudretin birliği" fikirleri, 5- bilimsel incelemeler sonucunda zaruri olarak meydana gelen "varlık" fikri.

Soru 35

Bir Din Felsefesine Doğru adlı çalışma kime aittir?

Seçenekler

A
Şekip Tunç
B
Mehmet Aydın
C
Nihat Keklik
D
İsmail Hakkı İzmirli
E
Hilmi Ziya Ülken
Açıklama:
İlki, Şekip Tunç'un Bir Din Felsefesine Doğru adlı çalışması diğeri de Mehmet Aydın'ın Din Felsefesi başlıklı kitabıdır.

Soru 36

Din Felsefesi adlı kitabın yazarı kimdir?

Seçenekler

A
Filibeli Ahmet Hilmi
B
Şekip Tunç
C
Mehmet Aydın
D
Farabi
E
İbni Sina
Açıklama:
İlki, Şekip Tunç'un Bir Din Felsefesine Doğru adlı çalışması diğeri de Mehmet Aydın'ın Din Felsefesi başlıklı kitabıdır.

Soru 37

Şekip Tunç'a göre aşağıdakilerden hangisi dinin esasını oluşturur?

Seçenekler

A
Düşünceler
B
İnançlar
C
Duyular
D
Kıymetler
E
Nimetler
Açıklama:
Tunç, dinin esasını, kıymetlerin (değerler) oluşturduğu düşüncesindedir.

Soru 38

Şekip Tunç'a göre din felsefesinin konuları kaç bölümden oluşmaktadır?

Seçenekler

A
2
B
3
C
4
D
5
E
6
Açıklama:
Dolayısıyla, din felsefesinin konuları, bilgi teorisi, psikoloji, sosyoloji ve ahlak olmak üzere dört bölümden ibarettir.

Soru 39

Din Felsefesi adlı kitap hangi yıl yayınlanmıştır?

Seçenekler

A
1987
B
1988
C
1989
D
1990
E
1991
Açıklama:
Söz konusu kitap, yayınlandığı tarihte (1987) konuyla ilgili ilk kitaplar arasında yer almaktadır.

Soru 40

Filibeli Ahmet Hilmi’nin İslam Tarihi başlıklı kitabında aşağıdaki hangi düşünürün dinler sınıflaması tartışması yer almamaktadır?

Seçenekler

A
Bacon
B
Hegel
C
Tiele
D
Hartmann
E
Seibeck
Açıklama:
Filibeli Ahmet Hilmi’nin İslam Tarihi başlıklı kitabı esas alınarak onun İslam ve İslam düşüncesi hakkında görüşleri verilmektedir. Adı geçen kitabın içeriğine bakıldığında tarih kavramının tanımı, tarihin dönemleri; din, felsefe, bilim başlığı altında felsefe akımları, bilimin yetkisi, felsefenin konusu; dinin tarihi, din duygusu, dinin gerekliliği ve faydaları; dinsizlik ve sonuçları; dinlerin tasnifi adını taşımakta ve Hegel, Hartmann, Tiele ve Seibeck gibi düşünürlerin dinler sınıflamasını tartışmaktadır; manevi değerler açısından dinlerin sınıflandırılması; Hıristiyanlık ve dinlerin eleştirisi;

Soru 41

Ahmet Hilmi’ye göre dinin tarih sahnesindeki yeri nedir?

Seçenekler

A
Önemli oluşu
B
Gerekli oluşu
C
Gereksiz oluşu
D
Çarpıtılıyor oluşu
E
Doğru anlaşılmıyor oluşu
Açıklama:
Ahmet Hilmi’ye göre, her dönemde dine karşı çıkanlar olmuş ve kendi döneminde de çeşitli gerekçelerle karşı çıkanların sayısı çok artmıştır. Ancak, insanlık tarihinde dinin sürekli oluşu, onun gerekliliğinin bir kanıtıdır.

Soru 42

Ahmet Filibeli’ye göre dinlere musallat olan iki bela hangileridir?

Seçenekler

A
Peygamber ve kitap
B
Toplum ve ahlaksızlık
C
Zühd ve ruhbanlık
D
Mealler ve yanlılık
E
İlgisizlik ve cehalet
Açıklama:
Filibeli’ye göre dinlere musallat olan iki bela, zühd (çile, inziva) ve ruhbanlıktır.

Soru 43

Ahmet Hilmi Filibeli'ye göre İslam Medeniyeti’nin çöküş nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Peygambere ve kitaba uygun davranmamak
B
Yeterince din bilgisine sahip olmamak
C
Dinin gereklerini doğru şekilde yerine getirmemek
D
Tarihsel şartları kavramamak
E
Cehalet
Açıklama:
Filibeli’ye göre, İslam’ın bugünkü haline, hoşgörü ve aşırı iyimserlik ile bakmak, sevgi eseri ve fazilet alameti olamaz. Bir toplum, çöküntü ve gerileme sebeplerini bilmedikçe, ilerleme ve yükselme sebeplerini hazırlayamaz (F. Ahmet Hilmi 2005, 519). Filibeli’ye göre asıl sorun, tarihsel şartları kavramamaktır.

Soru 44

Ahmet Hilmi Filibeli'ye göre dinde reformun önündeki en büyük engel nedir?

Seçenekler

A
Toplumun doğru bilgilendirilmiyor oluşu
B
Okuma yazma oranı
C
Cehalet
D
Avrupa
E
İlmiye
Açıklama:
Dinde reformun önündeki en büyük engel ilmiyedir. Alimler, insanlığın bugünkü bilgilerinin vardığı noktayı kavrayamadıklarından, günün sorunlarını tahlil ve muhakeme etmekten aciz kalmışlardır.

Soru 45

Filibeli, acaba, din ve ahlak ayrı şeyler midir? Din olmadan Ahlak olabilir mi? sorularını ........ üzerinden cevaplamıştır.Cümledeki boşluğa gelmesi gereken filozof kimdir

Seçenekler

A
Sokrates
B
Platon
C
Anaksimenes
D
Pindaros
E
Parmenides
Açıklama:
Filibeli, acaba, din ve ahlak ayrı şeyler midir? Din olmadan Ahlak olabilir mi? sorularını Sokrates üzerinden cevaplamıştır.

Soru 46

Filibeli Ahmet Hilmi felsefenin hangi sorusuyu cevaplamayı hedeflediğini belirtir?

Seçenekler

A
Nasıl
B
Niçin
C
Ne kadar
D
Hangi
E
Teoloji
Açıklama:
Felsefenin niçin sorusunu cevaplamayı hedeflediğini belirterek, köken sorunlarıyla ilişkili olduğunu, bazı açılardan dinlerin verdiği cevaplara yaklaştığını kabul etmiş gözükmektedir.

Soru 47

Tunç’a göre din felsefesinin diğer felsefe disiplinleri gibi hangi çerçeveye ihtiyacı vardır?

Seçenekler

A
Ruh ve mana
B
Temel unsurlar
C
Tarih
D
İlahiyat
E
Dinin esasları
Açıklama:
Tunç’a göre din felsefesi, hukuk, sanat bilim felsefeleri gibi bir varlığa sahiptir. Din felsefesinin varolması da, diğer felsefe disiplinleri gibi din tarihi çerçevesinde oluşur.

Soru 48

Şekip Tunç hangi alanda evrenin esasının enerji olduğu ve evrendeki enerji miktarını ne artırmak ne de eksiltmenin mümkün olmadığı görüşüne işaret etmiştir?

Seçenekler

A
Din
B
Doğa
C
Matematik
D
Fizik
E
Kimya
Açıklama:
Şekip Tunç, doğa dünyası ile değerler dünyası arasında da bir ilişki kurmuştur. Fizik biliminde ortaya çıkan, evrenin esasının enerji olduğu ve evrendeki enerji miktarını ne artırmak ne de eksiltmenin mümkün olmadığı görüşüne işaret etmiştir.

Soru 49

Mehmet Aydın'a göre konusu itibariyle din felsefesine en yakın alan hangisidir?

Seçenekler

A
Epistemoloji
B
Din bilgisi
C
Ahlak felsefesi
D
Tanrı-Alem ilişkisi
E
Kelam
Açıklama:
Konusu itibariyle din felsefesine en yakın kelamdır. İslam medeniyetinde kelam, akli ve nakli delillere başvurarak temel dini hükümleri açıklayan, sistemleştiren ve savunan bir disiplin şeklinde görülmüştür (Aydın 1992, 13-14). Din felsefesi, sistematik kelamla daima dirsek teması halindedir.

Soru 50

Filibeli Ahmet Hilmi dininin oluşumunu aşağıdaki hangi iki unsurla açıklamıştır?

Seçenekler

A
Kitap- peygamber
B
Tanrı- insan
C
Siyaset- hukuk
D
Gaza- ceza
E
İbadet- mabet
Açıklama:
Başka bir deyişle din, bir insanın kendinden üstün ve muhtaç olduğu bir kudreti anlaması ve itiraf etmesidir.

Soru 51

Dinin gerekliliğini göstermek için Filibeli Ahmet Hilmi'nin kullandığı
unsur aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
İktisadi yapıyı etkilemesi
B
Mutluluk vermesi
C
Yaygınlığı
D
Dinin siyasi yapısı
E
Dinin tarihteki sürekliliği
Açıklama:
Tarih kavramının tanımı, tarihin dönemleri; din, felsefe, bilim
başlığı altında felsefe akımları, bilimin yetkisi, felsefenin konusu; dinin tarihi, din duygusu, dinin gerekliliği ve faydaları; dinsizlik ve sonuçları; dinlerin tasnifi adını taşımakta.

Soru 52

Aşağıdakilerden hangisi Filibeli’ye göre dinin temel unsurları arasında yer almıştır?

Seçenekler

A
Siyasi yapı
B
İktisadi yapı
C
Din duygusu
D
Halifelik
E
Yardım severlik
Açıklama:
Din duygusunun önemi ve özellikleri vurgulanmıştır.

Soru 53

Aşağıdakilerden hangisi Filibeli’ye göre, dinde reformun önündeki en büyük engeldir?

Seçenekler

A
İlmiye sınıfı
B
Yabancılar
C
Siyasiler
D
Kadınların geri planda oluşu
E
İktisadi gerilik
Açıklama:
Dinde reformun önündeki en büyük engel ilmiyedir.

Soru 54

Filibeli Ahmet Hilmi'ye göre, İslam’daki genel reform için gerekli olan aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
İlimin ilerlemesi
B
İçtihat kapısının açılması
C
İslam alimlerinin diğer ilimlerdeki bilgi birikimi
D
İslamda islahatın benimsenmesi
E
Dinler arası geçişler
Açıklama:
İslam’daki genel reform için içtihat kapısının açılması gerekir.

Soru 55

Filibeli Ahmet Hilmi eski içtihatları açıklarken, yeni içtihatları tren yapımına benzetmektedir. Bu örneğinde eski içtihatları aşağıdakilerden hangisine benzetmektedir?

Seçenekler

A
AT arabasına
B
Bisiklete
C
Motorsiklete
D
Öküz arabasına
E
Uçağa
Açıklama:
Eski içtihatlar, öküz arabasına benzetilirse, öküz arabasıyla ilgili bilgilerle tren yapılamaz.

Soru 56

Filibeli Ahmet Hilmi yeni içtihatlara ulaşabilmek için aşağıdakilerden hangisini önermektedir?

Seçenekler

A
Yüksek İçtihat Meclisi
B
Uluslararası bir meclis
C
Mezhepler meclisi
D
Yeni islam yasaları
E
Alimler meclisi
Açıklama:
En iyi yol, kırk ya da elli alimden oluşan Yüksek İçtihat Meclisi meydana getirmektir.

Soru 57

Şekip Tunç’a göre din felsefesi, konusunda hitap ettiği kesim aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Din adamları
B
Aydınlar
C
Mezhep liderleri
D
Politikacılar
E
Dini kurum yöneticileri
Açıklama:
Şekip Tunç’a göre din felsefesi, din meselesini metotlu bir düşünce ve muhakeme ile aydınlığa çıkarmağa, anlaşılmasını kolaylaştırmağa çalışır. Hitap ettiği kesim aydınlardır (Tunç 1959, 3).

Soru 58

Şekip Tunç’a göre dinin temel unsurları aşağıdakilerden hangileridir?

Seçenekler

A
Peygamber ve insan
B
Mezhep ilkeleri
C
İlim irfan
D
Ruh ve mana
E
Bilim
Açıklama:
Ona göre, dinin temel unsurları olan ruh ve mananın kavranılmaları, ancak dinin bütünlüklü bir açıklamasını yapmakla mümkün olur.

Soru 59

Şekip Tunç'a göre, din felsefesinin var olması aşağıdakilerden hangi çerçevede oluşur?

Seçenekler

A
Din tarihi
B
Hukuk tarihi
C
İnsanlık Tarihi
D
Medeniyetler Tarihi
E
Dünya Tarihi
Açıklama:
Tunç’a göre din felsefesi, hukuk, sanat bilim felsefeleri gibi bir varlığa sahiptir. Din felsefesinin varolması da, diğer felsefe disiplinleri gibi din tarihi çerçevesinde oluşur. (Tunç 1959, 7).

Ünite 6

Soru 1

Hangi eserinde Köprülü, Anadolu’da gelişen İslam anlayışının Orta Asya kökenli olduğu üzerinde durmaktadır?

Seçenekler

A
Türk Edebiyatında İlk Mutasavvıflar
B
Türk Edebiyatı Tarihinde Usûl
C
Türk Edebiyatı Tarihi
D
Osmanlı Devleti’nin Kuruluşu
E
Türk Hukuki Müesseseleri
Açıklama:
Türk Hukuki Müesseseleri: İslam Hukukundan Ayrı Bir Türk Amme Hukuk Yok mudur? Köprülü'nün 1938 tarihli yazısıdır.Türklerin kendilerine özgü
bir amme hukuklarının olmadığını iddia eden şarkiyatçıların iddialarını (Köprülü
2005/1a, 11-12) düşürmek için yaptığı çalışmada, Türk amme hukukunun nelere
sahip oldu¤unu ortaya koymuştur.Türk Edebiyatı Tarihinde Usûl adlı yazısında
ileri sürdüğü Türk edebiyatı tarihi taslağını (Köprülü 1986/1,19-20), 1926
yazdığı Türk Edebiyatı Tarihi adlı çalışmasında gerçekleştirmiştir. Köprülü, Türk
Edebiyatı Tarihi adlı çalışmasında, Türk tarihini, edebiyat üzerinden bütünlüklü
bir şekilde kurmaya çalışmıştır. Osmanlı Devleti’nin Kuruluşlu adlı çalışmada,
iktisadın nasıl bir öneme sahip olduğu görülmektedir Türk Edebiyatında İlk Mutasavvıflar adlı eserinde Köprülü, Anadolu’da
gelişen İslam anlayışının Orta Asya kökenli olduğunu ve Türklerin bu çerçevede İslamiyet’i benimsedikleri üzerinde durmaktadır. Doğru cevap A seçeneğidir.

Soru 2

Fuad Köprülü'ye göre; bir milletin düşünce yapısını ortaya koyması bakımından aşağıda verilen bilgilerden hangisi doğrudur?

Seçenekler

A
Bir milletin düşünce yapısını, farklı milletlerin düşünce yapısı ortaya koyar.
B
Bir milletin düşünce yapısını, genel tarihi ve edebiyat tarihi ortaya koyar.
C
Bir milletin düşünce yapısını, o milletin farklı milletlere yaklaşımı ortaya koyar.
D
Bir milletin düşünce yapısını, iktisadi ve bilimsel gelişimlere yaklaşımı ortaya koyar.
E
Bir milletin düşünce yapısını, o milletin toplumsal yaşam kuralları ortaya koyar.
Açıklama:
Köprülü, genelde tarih, özelde edebiyat tarihinin, bir milletin bütün düşünsel
yapısını ortaya koyduğu düşüncesindedir. Bu çerçevede milli tarihe bakıldığında onu, umumi tarihin (dünya tarihi) içinde ele alınması gerektği, umumi tarih çerçevesi
içindeki tabii mevkiine sokulmadan tetkikine imkan olmadığını belirtmiştir.

Soru 3

Aşağıdakilerden hangisi Fuad Köprülü'nün tarih konusundaki düşünceleri arasında yer almaz?

Seçenekler

A
Tarihin bir milletin bütün düşünsel yapısını ortaya koyduğu düşüncesindedir.
B
Umumi tarih dünya tarihi içinde yer almalıdır.
C
Edebiyat tarihi, medeniyet tarihinin, yani bir milletin umumi tarihinin parçalarındandır.
D
Tarihçi, nadiren ortaya çıkan rastlantısal özellikler taşıyan olaylarla tayin
ve izah etmelidir.
E
Tarih, geniş manasıyla, mazide cereyan eden bütün işlerin ve vakaların heyeti mecmuasıdır.
Açıklama:
Köprülü, genelde tarih, özelde edebiyat tarihinin, bir milletin bütün düşünsel
yapısını ortaya koyduğu düşüncesindedir. Bu çerçevede milli tarihe bakıldığında,
onu, umumi tarihin (dünya tarihi) içinde ele alınması gerektiği, umumi tarih çerçevesi
içindeki tabii mevkiine sokulmadan tetkikine imkan olmadığını belirtmiştir.Ona göre, bir milletin
geçmişteki fikri ve hissi hayatını göstermek itibarıyla, edebiyat tarihi, medeniyet tarihinin,
yani bir milletin umumi tarihinin parçalarındandır.Tarihçi, toplumların ilerleyip gelişmesi, nadiren ortaya çıkan rastlantısal özellikler taşıyan olaylarla değil, sürekli ve muntazam vakalarla tayin
ve izah etmelidir.Köprülü'ye göre tarih, geniş manasıyla, mazide cereyan eden bütün işlerin ve vakaların heyeti mecmuasıdır.Köprülü'nün düşünceleri arasında yer almayan D seçeneğidir.

Soru 4

Türk tarihçiliği ve düşüncesi açısından Köprülü’nün ortaya koyduğu en önemli şeylerden biri hangisidir?

Seçenekler

A
Tarihin temel kurumlarını eleştirel bir tarzda sergilemesi
B
Tarihi süreçte, siyasi gelişmelerden daha fazla kültürel unsurlara yer vermesi
C
Türk tarihinin sürekliliğinin dayandığı verileri ortaya koyarak, onun bütünlüğünü göstermesi
D
İslam öncesinde yer alan eski Türk devletinin özelliklerine değinmesi
E
Türk ırkının en eski kaynaklarını açıklaması
Açıklama:
Köprülü’nün kaygıları ve tarih anlayışı çerçevesinde çalışmalarına bakıldığında,
tutarlı bir seyir izlediği kolaylıkla görülür. Türk tarihçiliği ve düşüncesi açısından
Köprülü’nün ortaya koyduğu en önemli şeylerden biri, Türk tarihinin sürekliliğinin
dayandığı verileri ortaya koyarak, onun bütünlüğünü göstermesidir.Diğer seçeneklerde verilen bilgiler de Köprülü için doğru olsa da en önemli şey sorulduğundan cevap C seçeneğidir.

Soru 5

Aşağıdakilerden hangisi Ümit Hassan'ın Eski Türk Toplumu Üzerine İncelemeler kitabıyla ilgili olarak söylenemez?

Seçenekler

A
Eski Türk kültürünü farklı bir yaklaşımla ele almıştır.
B
Ona göre tarihsel açıklamalar geçicidir.
C
Ona göre asıl olan, gelişim-değişmedir
D
İlk toplum örgütlenişiyle ilgili iki ölçüt kullanılmıştır.
E
Dar anlamda dar anlamda bir iktisadi ve sosyal araştırmadır.
Açıklama:
Eski Türk Toplumu Üzerine İncelemeler adlı kitabında (ilk baskı 1985) Ümit Hassan
( 1943- ), eski Türk kültürünü (İslam öncesine) farklı bir yaklaşımla ele almıştır.Ümit Hassan’a göre, asıl olan, gelişim-değişmedir, teori bu değişimin incelenmesinin
sürekliliğiyle oluşur.Teorinin olgulara bağlı olduğunu ve olguların
her zaman yönlendirici olduğunu kabul etmektedir. Başka bir deyişle tarihsel
açıklamalar geçicidir; her kuşak yeni açıklamalar getirmek durumundadır.İlk toplum örgütlenişiyle ilgili iki ölçüt kullanılmıştır.İlki, eşitlik/ eşitsizlik ikincisi, babahanlık / anahanlık (babaerkil, anaerkil) Kitap, dar anlamda bir iktisadi ve sosyal araştırma değil, bir siyaset
teorisi denemesi (Hassan 2000, 19) olarak tanıtılmıştır. Bu nedenle cevap E seçeneğidir.

Soru 6

Hangisi Nermi Uygur'un Türkler Nasıl Düşünür sorusuna getirdiği açıklamalar arasında yer almaz?

Seçenekler

A
Sözcüklerin somutluğu baskındır.
B
Akrabalık terimleri zengindir.
C
Türkçede tanımlıklar yer almaz.
D
Türkçede etkin ifade tarzı baskındır.
E
Türkçede bağlaçlı yan tümce yer almaz
Açıklama:
Uygur, Türkler Nasıl Düşünür? sorusuna on altı maddelik açıklama dizisi getirmiştir:
1.Sözcüklerin somutluğu baskındır.
3.Akrabalık terimleri zengindir.
6.Türkçede tanımlıklar (sözcüklerin eril dişil olarak ayrılması) yoktur. Türkçe
konuşnlara dünya, bir bakıma daha yalın, daha bağımsız, daha tıkız, daha
yöresiz görünür. Dünyayı tanımak için nesneleri tanımlıklara ayırıp bağlamaya
gerek duymaz.
9.Türkçede edilgin biçimde düşünmeye izin verilmez. Etkin ifade tarzı baskındır.
12.Türkçede bağlaçlı yan tümce yok gibidir; daha doğrusu işlek bir anlatım tarzı
değildir.
E seçeneğinde bağlaçlı yan tümce yer almaz dendiği için cevap E seçeneğidir.

Soru 7

Aşağıdakilerden hangisi Ömer Naci Soykan'ın Türkçe'nin söz dizimine yönelik tespitleri arasında değildir?

Seçenekler

A
Biricik bir felsefe yoktur.
B
Her dile özgü bir felsefe vardır.
C
Her doğal dil kendine özgüdür.
D
Türkçe'nin en az bir felsefe yolu vardır.
E
Her felsefe kendine özgüdür.
Açıklama:
Soykan'a göre;
1. Biricik bir felsefe yok, felsefeler vardır.
2.Her dile özgü bir felsefe yok, tersine her dilde çeşitli felsefe yer alırlar.
3.Her doğal dilin diğerinden farklı oluşu, kendine özgülük alanı açar.
4.Böyle bir dilde her felsefe kendine özgülükten pay alır.
5.Türkçe’nin kendine özgülükten pay alabilen en az bir felsefe yolu vardır. B seçeneğinde her dile özgü bir felsefe yok dendiği için cevap B seçeneğidir.

Soru 8

Türkçe’nin saydam bir dil olduğu sonucuna hangisine göre varılabilir?

Seçenekler

A
Cümlenin unsurları yer değiştirdikleri halde cümlenin anlamının değişmemesi
B
Yapım ve çekim eklerinin sözcüğe eklenişlerinin kurallarının olması
C
Her adın çoğul eki alabilmesi
D
Düz cümlede yüklemsel öğenin sonda olması
E
Türkçe’de her sözcüğün kendi ayrı kökü ya da gövdesi olması
Açıklama:
Cümlenin unsurları yer değiştirdikleri halde cümlenin anlamının
değişmemesi, Türkçe’nin matematiksel bir yapıya sahip olduğu düşüncesini
doğurmuştur. Buradan da Türkçe’nin saydam bir dil olduğu sonucuna varılmıştır.
(Soykan 1998/13, 132). Diğer seçenekler de Türkçe'nin yapısına göre söylenebilir ancak A seçeneği Türkçe'nin saydam ve matematiksel olduğunu gösterir.

Soru 9

Aşağıdakilerden hangisi Türkçe'nin Batı dillerinde olmayan bir özelliğidir?

Seçenekler

A
Türkçe'nin somut bir dil oluşu
B
Türkçe'nin sözlüksel olarak çokanlamlılığı
C
Türkçe’nin, ön eksiz, son ekli ve eklemeli bir dil olması
D
Türkçe'nin sentaktik esnekliği
E
Düz cümlede yüklemsel öğenin sonda olması
Açıklama:
Türkçe sentaktik
esnekliğinden dolayı, herhangi bir olay ya da nesne -durumu karşısında, o olay ve
durumun oluş ve yapı tarzına kendini rahatça uydurur. Bu özellik Batı dillerinin
hiçbirinde yoktur. Doğru cevap D seçeneğidir.

Soru 10

Nermi Uygur felsefeyle ilgilenenleri kaç gruba ayırmıştır?

Seçenekler

A
İki
B
Üç
C
Dört
D
Beş
E
Altı
Açıklama:
Nermi Uygur, Türkiye’de asıl iş olarak felsefeyle uğraşanların nasıl bir felsefe
anlayışı var? Felsefenin varlığı, gidişli, olanakları üzerinde ne düşünüyorlar? Ne tür
duygularla felsefeye bağlı bulunuyorlar? Felsefe karşısında nasıl bir değersel davranış
içindedirler? (Uygur 1974, 66) sorularını öne çıkarmıştır. Konuyu, son elli yıl
üzerinden ele almış (Uygur 1974, 67) ve felsefecileri, ilgisizler, kötümserler ve
iyimserler olmak üzere üç öbekte toplamıştır. Doğru cevap B seçeneğidir.

Soru 11

Gökberk ve Mengüşoğlu'na göre felsefenin en önemli iki unsuru aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Eleştiri ve özgünlük
B
Bilgi ve güvenilirlik
C
Dil ve kültür
D
Özgürlük ve irade
E
Akıl ve özgürlük
Açıklama:
Gökberk ve Mengüşoğlu’nda çok açık bir şekilde görülen, sonraki felsefe kuşlaklarının
da büyük ölçüde benimsediği, toplumu Batılılaştırmak için bütün değerler
ve kurumlarının değiştirilmesi düşüncesi nasıl yorumlanmalıdır? (Gökberk
1997/1, 29-30; 1997/4, 54; 1997/6, 75; Mengüşoğlu 1968, 171; 1968/1, 116-117).
Felsefenin en önemli iki unsuru olan akıl ve özgürlük esas alındığında, bir toplumu
diğer toplumların yörüngesine sokma çabası, felsefi tutuma uygun mudur?
Böyle bir tutumda, akıl yeterince kullanılmıştır denebilir mi? İnsanın özgürlüğü anlayışına
ne kadar uygundur? Bu soruların cevabı iki açıdan verilir. Akıl ve özgürlük E seçeneğinde verildiğinden cevap E'dir.

Soru 12

18. Yüzyılın başlarında Türk tarihçiliğinin doruk noktasına ulaşmış olan tarihçimiz kimdir?

Seçenekler

A
Ziya Gökalp
B
Hilmi Ziya Ülken
C
Fuad Köprülü
D
Mehmet Ali Ayni
E
Bahattin Ögel
Açıklama:
Türk tarihçiliğinin doruk noktasında olan Köprülü, Bu özelliğine 1913 ile 1934 yılları arasındaki çalışmalarıyla ulaşmıştı.

Soru 13

Köprülü'nün Türk tarihinin "sürekliliğini" dayandığı verileri ortaya koyarak aşağıdakilerden hangisini sağlamıştır?

Seçenekler

A
Bütünlük
B
Devamlılık
C
Detaycılık
D
Doğruluk
E
Faydacılık
Açıklama:
Türk tarihçiliği ve düşüncesi açısından Köprülü'nün ortaya koyduğu en önemli şeylerden biri, Türk tarihinin sürekliliğinin dayandığı verileri ortaya koyarak, onun bütünlüğünü göstermesidir.

Soru 14

Köprülü'ye göre Osmanlı devletinin temel kaynağını oluşturan devlet aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Hunlar
B
Oğuzlar
C
Gazneliler
D
Karahanlar
E
Selçuklular
Açıklama:
Köprülü'nün "Osmanlı Devleti'nin Kuruluşu " adlı çalışmasında, 13. Yüzyılda oluşan şartların 14.Yüzyılda da büyük ölçüde devam ettiğini belirterek,devletin temel kaynağının Selçuklular olduğunu söylemiştir.

Soru 15

Ümit Hassan, Türklerin örgütlenmesinin kökenlerini, dayandırdığı makalelerden biri Abdulkadir İnan'a aittir. Diğer makale kime aittir?

Seçenekler

A
Ümit Hassan
B
Sadri Maksudi Arslan
C
Fuad Köprülü
D
Nermi Uygur
E
Ömer Naci Soykan
Açıklama:
Hassan, Türklerin örgütlenmesinin kökenlerini, Abdulkadir İnan ve Sadri Maksudi Arslan'ın makaleleri çerçevesinde ele almış, kandaşlık temelli örgütlenmeyi adları belirtilen kişilerin nasıl ele aldıklarını tartışmıştır.

Soru 16

Uygur'a göre Türkçe'de "sesleniş biçimleri" kaç tarzdır?

Seçenekler

A
2
B
3
C
4
D
5
E
6
Açıklama:
Uygur seslenişleri üç açıdan ele almıştır: İlk sesleniş tarzı özaddır (ad). Türkçede, özadla (adıyla) seslenir. İkinci sesleniş tarzı, başkalarına hitaplar büyük ölçüde akrabalık terimiyle yapılır. Üçüncü sesleniş tarzı, kişilere hitap ederken Siz yerine Sen'i tercih etmektir.

Soru 17

Dili incelerken "Her doğal dil, doğaya farklı bir şekilde bakıyorsa, bu farklılıkları ortaya çıkaran doğal dillerdeki yapı farklılıkları nelerdir?" sorusunu soran dil bilimcimiz kidir?

Seçenekler

A
Nermi Uygur
B
Ümit Hassan
C
Ömer Naci Soykan
D
Fuad Köprülü
E
Abdulkadir İnan
Açıklama:
Soykan, her dilin kendine özgü düşünce yapıları ürettiğini bildirmektedir. Soykan, onu yönlendiren soruyu şöyle dile getirmiştir: Her doğal dil, doğaya farklı bir şekilde bakıyorsa, bu farklılıkları ortaya çıkaran doğal dillerdeki yapı farklılıkları nelerdir?

Soru 18

Söz dizimi, sözcüklerin cümledeki sıralanış kurallılığına ne denir?

Seçenekler

A
Sentaks
B
Konstürksiyon
C
Cebirsel
D
Modülsel
E
Matematiksel
Açıklama:
Bir cümlenin sektansı, yani söz dizimi, sözcüklerin cümledeki sıralanış kurallılığı demektir.

Soru 19

Darülfunun'da Felsefe Bölümü hangi yıl kurulmuştur?

Seçenekler

A
1900
B
1903
C
1905
D
1907
E
1910
Açıklama:
Darülfunun'da Felsefe Bölümü 1900'de olmuştur.

Soru 20

Aşağıdakilerden hangisi Türkiye'de felsefeci yetişmesi konusunda felsefeciler tarafından yapılan olumsuz eleştirilerin somut sebeplerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Felsefenin temel soruları ve tarihi hakkında kaynak eserlerin oluşturulmaması
B
Felsefecilerin kitap ihtiyaçlarının karşılanmaması
C
Kaynak kitaplar üretilmediğinden gelenek oluşturacak alt yapının ortaya çıkmaması
D
Toplumsal ve dünya sorunları hakkında felsefi tartışmaların yapılmaması
E
Felsefi bir tutumla, sorunların temellendirilmesi
Açıklama:
Türkiye'de felsefeci yetişmesi konusunda felsefeciler tarafından yapılan olumsuz eleştirilerin somut sebepleri: Felsefenin temel soruları ve tarihi hakkında kaynak eserlerin oluşturulmaması, Felsefecilerin kitap ihtiyaçlarının karşılanmaması, Kaynak kitaplar üretilmediğinden gelenek oluşturacak alt yapının ortaya çıkmaması, Toplumsal ve dünya sorunları hakkında felsefi tartışmaların yapılmamasıdır.

Soru 21

Aşağıdakilerden hangisi felsefe yapmanın ya da düşünce üretmenin ilk şartıdır?

Seçenekler

A
Tanımlama
B
Felsefe sorusu
C
Sınıflama
D
İlke
E
Eleştiri
Açıklama:
Felsefe Sorusu, felsefe yapmanın ya da düşünce üretmenin ilk şartıdır

Soru 22

Fuad Köprülü'nün toplum ile ilgili memnun olmadığı durumların başında aşağıdakilerden hangisi yer almaktadır?

Seçenekler

A
Edebiyat tarihinin geleceğinden
B
Türk tarihçilerinin içinde bulunduğu durum
C
Bilim adamlarının birbirine olan tutumlarından
D
Türk toplumunun düşünce yapısının karmaşıklığından
E
Sanat ve din konusunda yeteri kadar araştırma yapılmamasından
Açıklama:
Köprülü, toplumla ilgili düşüncelerinin başında, Türk tarihçiliğinin bulunduğu durumdan hiç memnun olmaması gelmektedir. Ona göre memleketimizde tarih, hâlâ muharebe ve zafer hikayeleri, hükümdar ve vezir menkıbeleri, müsaleha-nameler akdi, isyan ve ihtilal vakaları, ricalin katli ve idamı gibi telakki olunuyor (Köprülü 1986/1, 7). Eski tarihçilerimiz, içtimai bir topluluğun asıl hakiki ve tabii hayatını teşkil eden unsurları hiç fark etmemişlerdir. Maatteessüf bir cemiyetin, onu terkip eden unsurlarını, mihaniki hayatını görüp anlamakta zamanımız tarihçileri de onlardan farklı değillerdir. Doğru cevap B'dir.

Soru 23

Fuad Köprülü çalışmalarında aşağıdakilerden hangisine yoğunluk vererek üstün başarı sağlamıştır?

Seçenekler

A
Fen
B
Felsefe
C
Tarih
D
Geometri
E
Din
Açıklama:
Fuad Köprülü (1890-1966), tartışmasız olarak Türk tarihçiliğinin en tepesinde yer alan çok az kişiden biridir. Köprülü’nün yetiştiği dönemde, devlet, toplum, kurumlar ve aydınlar olabilecek en kötü şartlar altındadır. Böyle bir ortamda 23 yaşında Darülfünun’a müderris olmuştur. Türk tarihi hakkında çalışmaları, çalışmalarının kalitesi, sorunlara nüfus edebilme gücü, yeni bir yaklaşımla sorunları kucaklama, içerden bir okumayla bu topluma ait düşünceleri sergileme becerileriyle, en iyi tarihçilerden biri olma niteliğini hak etmiştir. Türk tarihçiliğinin doruk noktasında olan Köprülü, bu özelliğine 1913 ile 1934 yılları arasındaki çalışmalarıyla ulaşmıştır. Köprülü, kaygılarına da yansıtacak şekilde kendini şöyle anlatmıştır: Daima tekrar ettiğim gibi, Türk milletinin cihan tarihindeki büyük rolünü bugünkü ilim zihniyetiyle nesnel olarak ortaya koyabildiğimiz zaman, dünya ilim aleminin bunu kolaylıkla kabul edeceği ne kadar muhakkak ise, bunun Türk milletine en büyük bir hizmet olacağı da o derce katidir (Köprülü 1977/1, XXIII- XXIV). Köprülü bu kaygılarını çalışmalarına yansıtmıştır.

Soru 24

''Köprülü, genelde ............, özelde ........................, bir milletin bütün düşünsel yapısını ortaya koyduğu düşüncesindedir.''
Cümlenin anlam bütünlüğünün sağlanabilmesi için noktalı alanlara aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Seçenekler

A
Tarih / Bilim
B
Fen / Felsefe
C
Matematik/ Fen
D
Tarih / Edebiyat tarihi
E
Tarih / Dünya tarihi
Açıklama:
Köprülü, genelde tarih, özelde edebiyat tarihinin, bir milletin bütün düşünsel yapısını ortaya koyduğu düşüncesindedir. Bu çerçevede milli tarihe bakıldığında, onu, umumi tarihin (dünya tarihi) içinde ele alınması gerektiği, umumi tarih çerçevesi içindeki tabii mevkiine sokulmadan tetkikine imkan olmadığını belirtmiştir (Köprülü 1977/1, XIII). Köprülü’ye göre, milli terbiye bakımından haiz olduğu ve daima olacağı büyük ehemmiyet bir tarafa bırakılırsa, ilmi bakımdan, her milli tarihin kıymeti, yalnız umumi tarih içindeki maddi ve manevi tesirlerinin büyüklüğü ve devamlılığı ile ölçülmektedir (Köprülü 1977/1, XIII). Böylelikle, milli tarihin anlaşılması için dünya tarihi içinde yorumlanması gerektiğini öne çıkarmaktadır.Doğru cevap D'dir.

Soru 25

...........................................(1918) adlı eserinde Köprülü, Anadolu’da gelişen İslam anlayışının Orta Asya kökenli olduğunu ve Türklerin bu çerçevede İslamiyet’i benimsedikleri üzerinde durmaktadır.
Yukarıda Fuad Köprülü'nün bir eserinin içeriği açıklanmıştır. Yapılan açıklamaya göre aşağıdaki eserlerden hangisi boşluk bırakılan yere getirilmelidir?

Seçenekler

A
Anadolu'da İslamiyet
B
İslam ve Türk Hukuk Tarihi
C
Türk Edebiyat Tarihi
D
Türkiye Tarihi Anadolu’nun İstilasına Kadar Türkler
E
Türk Edebiyatında İlk Mutasavvıflar
Açıklama:
Türk Edebiyatında ilk Mutasavvıflar (1918) adlı eserinde Köprülü, Anadolu’da gelişen islam anlayışının Orta Asya kökenli olduğunu ve Türklerin bu çerçevede islamiyet’i benimsedikleri üzerinde durmaktadır. Bu bağlamda, tasavvufun Türkistan’da nasıl geliştiği, Horasan’ın Eski iran ananelerini göğsünde sakladığını aynı zamanda islamiyet’ten sonra tasavvuf merkezlerinden biri, belki de birincisi, olduğunun altını çizmiştir (Köprülü 1976, 17-18). Böylelikle, tasavvuf anlayışında islam dışı unsurların bir kısmının iran kökenli olma nedenini de açıklamıştır. Köprülü adı geçen çalışmasında, Hoca Ahmet Yesevi ve Yunus Emre üzerinde durmuştur.Doğru cevap E'dir.

Soru 26

Gelişim ve değişmenin bir toplumun aslını oluşturduğuna inanan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Fuad Köprülü
B
Nermi Uygur
C
Ömer Naci Soykan
D
Ümit Hassan
E
Takiyyettin Mengüşoğlu
Açıklama:
Ümit Hassan’a göre, asıl olan, gelişim-değişmedir, teori bu değişimin incelenmesinin sürekliliğiyle oluşur. Herhangi bir olayı tanımlamak için geliştirilmiş olan ölçütler, önermelerin sınanmasıyla varılmış olan sonuçlardır; bu bakımdan teorikmetodolojik bir kapsam içinde yer alırlar. Ne var ki, ölçütler belirli bir anda sabittirler; bu kesitsel özellikleriyle teorinin ancak bir ifadesi olurlar. Bütün zaman mekanlar için geçerli olan, teorik olan, hareketin, değişkenliğinin bütünselliğidir (Hassan 2000, 11). Bu teorik açıklamada, teorinin olgulara bağlı olduğunu ve olguların her zaman yönlendirici olduğunu kabul etmektedir. Başka bir deyişle tarihsel açıklamalar geçicidir; her kuşak yeni açıklamalar getirmek durumundadır. Hassan bu anlayış çerçevesinde eski Türk toplumu hakkındaki düşüncelerini oluşturmuştur.Doğru cevap D'dir.

Soru 27

Aşağıdakilerden hangisinde Ömer Naci Soykan'ın araştırmalarında kullandığı ön dayanaklardan biri doğru olarak verilmiştir?

Seçenekler

A
Bir tek felsefe vardır.
B
Her dile özgü bir felsefe vardır.
C
Türkçe kendi özgülükten pay alabilen bir yapıya sahip değildir.
D
Her doğal dilin diğerinden farklı oluşu , kendine özgülük alanı açar.
E
Türkçe'nin kendine özgülükten pay alamayan bazı felsefe yolları vardır.
Açıklama:
  1. Soykan şu ön dayanaklardan hareket etmektedir:
  2. Biricik bir felsefe yok, felsefeler vardır.
  3. Her dile özgü bir felsefe yok, tersine her dilde çeşitli felsefe yer alırlar.
  4. Her doğal dilin diğerinden farklı oluşu, kendine özgülük alanı açar.
  5. Böyle bir dilde her felsefe kendine özgülükten pay alır.
  6. Türkçe böyle bir dildir.
  7. Türkçe’nin kendine özgülükten pay alabilen en az bir felsefe yolu vardır.
  8. Eğer Türkçeye ilişkin bu çalışma başarılıysa, Türkçe’de bir felsefe yolu daha açılmıştır (Soykan 1998/11, 99).Doğru cevap D'dir.

Soru 28

''Eleştiriler bağlamında gerçekleşen felsefe sorularının ve bu soruların temellendirildiği ilk ve temel çalışmadırlar.''
Yukarıdaki tanım aşağıdaki şıklardan hangisine aittir?

Seçenekler

A
Düşünce Özgürlüğü
B
Tezler
C
Meydan Okumak
D
Ergin Olmama
E
Doktrin
Açıklama:
Eleştiriler bağlamında gerçekleşen felsefe sorularının ve bu soruların temellendirildiği ilk ve temel çalışmadırlar.Doğru cevap B'dir.

Soru 29

Varlıkla ilgili sorunları cevaplanmasını güçlendiren neden aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?

Seçenekler

A
Sorunun konunun kendisine sorulmaması.
B
Geçmişten gelen malzemelerin kullanılmaması
C
Tarih denemelerinin az oluşu
D
Sorunların temellendirilmemesi
E
Cevapların sorgulanmaması
Açıklama:
Felsefedeki varlık sorunu, Aristoteles ya da herhangi bir filozofun varlık anlayışından ayrılmadığı sürece, varlıkla ilgili soruları cevaplamak güçleşir. Felsefe yapmanın şartı, soruyu başka bir kişiye değil, konunun kendisine sormaktır. Varlık nedir? sorusuna cevap verilirken, konuya ilişkin daha önce verilen cevapları malzeme olarak kullanılmalıdır.Doğru cevap A'dır.

Soru 30

Aşağıdakilerden hangisi felsefe sorusunun oluşumunda belirleyici bir bir rol oynar?

Seçenekler

A
Düşünce özgürlüğü
B
Meydan okumak
C
Düşünce tarihinin yazılmaması
D
Eleştirel tutum
E
Felsefi düşüncelerin üretilmemesi
Açıklama:
felsefe sorusunun oluşumunda Eleştirel Tutum belirleyici bir bir rol oynar.

Soru 31

Felsefe'nin asıl yaratıcıları kimlerdir?

Seçenekler

A
Bilim İnsanları
B
Tarihçiler
C
Türk Filozofları
D
Fizik Öğretmenleri
E
Dehalar
Açıklama:
Felsefe düşünmek demektir, yeti, yaratıcılık, demektir. Felsefenin asıl yaratıcıları dehalardır. Felsefe dehalarıysa en üstün kişilerdir. Sayıca az mı azdır deha (Uygur 1974, 70-72). Türk felsefesine iyimser bakanlar çok küçük bir öbek oluştururlar, ‹slam medeniyeti çerçevesinde ortaya çıkanları Türk filozofları olarak tanırlar (Uygur 1974, 72-74). Tanıtılan sınıflardan felsefe için iyi şeylerin çıkmayacağı izlenimi doğmaktadır.Doğru cevap E'dir.

Soru 32

Fuad Köprülü'nün eserlerinde Türk devletlerine ait inanç sistemlerinin, devlet kurma geleneklerinin ve toplumsal geleneklerinin birbirleri ile etkileşimini ele almasının nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Eserlerinde bütünlüğü ve sürekliliği ortaya koymak istemesi
B
Diğer eserlerden farklı eserler ortaya koymak istemesi
C
Batıdaki eserlere benzer nitelikte eserler ortaya koymak istemesi
D
Eserlerinde Orta Asya devletlerini merkeze almak istemesi
E
Eserlerinde İslamiyet'in kabulü ile ilgili değişiklikleri vurgulamak istemesi
Açıklama:
Köprülü’nün ortaya koyduğu en önemli şeylerden biri, Türk tarihinin sürekliliğinin
dayandığı verileri ortaya koyarak, onun bütünlüğünü göstermesidir. Ayrıca bu
uzun tarihin temel kurumlarını eleştirel bir tarzda sergileyerek, Türk tarihinin yol haritasını çıkarmıştır. Türk tarihinin sürekliliği ve bütünlüğü, tarih tanımlarında sıkça
yer alan, içtimai, iktisadi, hukuk, din ve edebiyat üzerinden kurmaya çalışmış,
kaygılarını eserlerinde büyük ölçüde gerçekleştirmiştir.

Soru 33

Türk toplumunun anaerkil karakteristikten babaerkiliğe doğru olduğunu bir önerme olarak kabul eden düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Fuad Köprülü
B
Nermi Uygur
C
Ümit Hassan
D
Bahattin Ögel
E
Ömer Naci Soykan
Açıklama:
Ümit Hassan, ilk toplum örgütlenişiyle ilgili iki ölçüt kullanılmıştır. İlki, eşitlik/ eşitsizlik ikincisi, babahanlık / anahanlık (babaerkil, anaerkil). İlk toplumsal örgütlenmenin, birinci ölçüt açısından, eşitlikçi-sınıfsızlıktan başlayarak çözüldüğünü; ikinci ölçüt açısından da anaerkil karakteristikten babaerkiliğe doğru olduğunu önerme olarak kabul etmiştir.

Soru 34

"Türkçe’yi, bir dil olarak alınyazısı diye yaşayıp anlayan, bu dile bir yazgı olarak içten bağlanmış bulunan bir insan açısından görmektir" ifadelerinin sahibi ve Türkçe'ye verdiği önemi eserlerinde vurgulaya yazar aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Fuad Köprülü
B
Ümit Hassan
C
Sadri Maksudi
D
Nermi Uygur
E
Abdulkadir İnan
Açıklama:
Nermi Uygur, her fırsatta Türkçe’ye olan tutkusunu dile getirmekten hoşlanmaktadır. Bu tutku, hem felsefe yazılarında hem de edebi denemelerinde açıkça görülmektedir. Uygur aynı zamanda "Türkçe’yi, bir dil olarak alınyazısı diye yaşayıp anlayan, bu dile bir yazgı olarak içten bağlanmış bulunan bir insan açısından görmektir. Kendime verdiğimi ödev, Türkçe’yi gözlemlemektir." ifadelerinin de sahibidir.

Soru 35

Ömer Naci Soykan'ın eserlerinde dile ilişkin ele aldığı bilgilere ilişkin verilenlerden hangisi doğrudur?

Seçenekler

A
Türkçe'yi dilin yapısı bakımından bir bütün olarak ele almıştır.
B
Türkçe'nin sesbilgisel yapısı (fonoloji) üzerinde durmuştur.
C
Türkçe'nin kullanımına ilişkin yapısı (pragmatik) üzerinde durmuştur.
D
Türkçe'nin anlambilimsel yapısı (semantik) üzerinde durmuştur.
E
Türkçe'nin sözdizimsel yapısı (sentaks) üzerinde durmuştur.
Açıklama:
Ömer Naci Soykan eserlerinde Türkçe'nin sözdizimsel yapısı (sentaks) üzerinde durmuştur.

Soru 36

Türkiye'de 1960'lar ve 1980'ler arasında felsefenin durumuna ilişkin temel eleştiri aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Türkiye'de felsefe okulunun açılmamış olması
B
Türkiye'de çağdaş felsefe bakımından özgünlüğün olmaması
C
Türkiye'de feslefe öğretiminin sürekliliğinin olmaması
D
Türkiye'de toplumsal ve iktisadi karışıklıkların olması
E
Türkiye'de Türkçe'nin öneminin yeteri kadar anlaşılamaması
Açıklama:
Türkiye'de 1960'lar ve 1980'ler arasındaki felsefe gelişimi ele alındığında, düşünürler yaratıcı ulusal felsefenin sınırlarını çizmenin zor olduğunu ve Türkiye’de çağdaş felsefe bakımından özgünlük olmadığını belirtmişlerdir. Türkiye’de özgün felsefe olmamasının nedenleri olarak, büyük bir felsefe geleneğinin olmaması, Cumhuriyet döneminde felsefeci sayısının azlığı ve yeterli düşünce özgürlüğünün bulunmamasını saymışlardır.

Soru 37

Türkiye'deki felsefecileri ilgisizler, kötümserler ve iyimserler olarak üç sınıfta inceleyen düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Macit Gökberk
B
Nermi Uygur
C
Fuad Köprülü
D
Ümit Hassan
E
Takiyettin Mengüşoğlu
Açıklama:
Nermi Uygur Türkiye'deki felsefecileri ilgisizler, kötümserler ve iyimserler olmak üzere üç öbekte toplamıştır.

Soru 38

Aşağıdakilerden hangisi felsefi tutumun en önemli özelliğidir?

Seçenekler

A
Öne sürülmüş düşüncelerin, ilkece yetersiz, eksik, çelişik ya da yanlış olduklarının kabulüdür.
B
Felsefenin ilkelerine tam anlamıyla bağlı olmak ve bağımsız hareket etmektir.
C
Daha önce ifade edilen düşüncelerin netliğini kabul etmek ve öğrenmektir.
D
Felsefe ile ilgili soruları belirlemek, filozoflara sormak ve yanıtları kayıt altına almaktır.
E
Felsefenin başlangıcı önceki düşüncelere ilişkin verilen cevapları ele almaktır.
Açıklama:
Felsefi tutumun en önemli özelliklerinden biri, ya da özü, felsefe konularıyla ilgili olarak öne sürülmüş düşüncelerin, ilkece yetersiz, eksik, çelişik ya da yanlış olduklarının kabulüdür.

Soru 39

Türkiye'de felsefe sorusu ile ilgili yaşanan en önemli sorun aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Kişinin soruları kendisine sorması
B
Kişinin soruları filozoflara sorması
C
Kişinin felsefi ilkelere uymaması
D
Kişinin çelişik düşünceleri kabul etmemesi
E
Kişinin cevaplardan yola çıkıp sorular sormaması
Açıklama:
Türkiye’de görülen genel tutum, sorunun kişinin kendine sorması değil, soruların filozoflara sorulmasıdır. Soru, varlık nedir? şeklinde dile getirildiğinde, sorunun muhatabı soruyu soran kişidir. Ancak soru Hartmann’a göre varlık nedir? şeklinde sorulduğunda muhatap öncelikle Hartmann’dır. Varlığa ilişkin sorunların neler olduğu, bu soruların hangi şartlarda ortaya çıktıkları, ne türden sorunlara neden
oldukları, diğer felsefe sorunlarıyla ilişkileri sergilenmedikçe, felsefede varlık sorununun ne olduğunu ve filozofların bu soruna nasıl baktıklarını anlamak çok zordur.

Soru 40

Felsefede alana yönelik kaynak eser oluşturulması ve eleştirel değerlendirmeler yapılması aşağıdakilerden hanngisi için önemlidir?

Seçenekler

A
Felsefe eğitiminin sürekliliği için
B
Yeni felsefi akımların oluşması için
C
Düşünce geleneklerinin oluşması için
D
Filozof sayısının artması için
E
Felsefenin halka ulaşması için
Açıklama:
Düşünce geleneklerinin oluşması, alanın temel sorunları hakkında kaynak eserlerin üretilmesine ve bu eserlerdeki düşüncelerin eleştirel değerlendirilmesini yapan diğer çalışmalara bağlıdır. Başka bir deyişle felsefe geleneği, felsefenin yapısı ve sorunları hakkında kaynak eserlerin üretilmesi ve söz konusu eserlerdeki düşüncelerin çeşitli bağlamlarda tartışma süreçleriyle gerçekleşir.

Soru 41

Aşağıda verilmiş olan yazar - eser eşleştirmelerinden hangisi doğrudur?

Seçenekler

A
Fuad Köprülü - Türkiye Tarihi Anadolu’nun İstilasına Kadar Türkler
B
Ümit Hassan - Türk Edebiyatında İlk Mutasavvıflar
C
Nermi Uygur - Türkiye’de Felsefenin Gelişimi
D
Ömer Naci Soykan - Türk Dilinin Felsefesi Kültüraşırı Düşünceler
E
Takiyittin Mengüşoğlu - Türk Edebiyatında İlk Mutasavvıflar
Açıklama:
Tüm metne dağılmış cevap.
Türkiye Tarihi: Anadolu’nun İstilasına Kadar Türkler isimli eser Fuad Köprülü tarafından kaleme alınmıştır. Bu bilgi ışığında doğru cevap “A” şıkkıdır.

Soru 42

Aşağıda verilen yargılardan hangisi Fuad Köprülü’nün Türk düşüncesine yaptığı katkılardan birisidir?

Seçenekler

A
Bütün çalışmalarda Türk düşüncesinin, tarihsel temellerini, sergilemiştir.
B
Türkçe sevdalısı biri olarak Türkçe’nin kullanım özelliklerini ele almıştır.
C
İslam öncesi değer ve kurumların yapısını, Türkçe’nin etimolojisi üzerinden giderek temellendirme denemesinde bulunmuştur.
D
Türkçe hakkında düşünce üretmenin yollarını sergilemiştir.
E
Türkçenin söz dizimsel yapısını irdelemiştir.
Açıklama:
Fuad Köprülü, bir tarihçi olarak Türk düşüncesine çok önemli katkılar sağlamıştır. Onlarca kitabın tamamının Türk tarihiyle ilgili olması, ister istemez, Türk düşüncesi de bu bağlamda ortaya çıkmıştır. Ancak, Türk Edebiyatında Usul, Türk Edebiyatında İlk Mutasavvıflar ve Osmanlı Devleti’nin Kuruluşu başta olmak üzere bütün çalışmalarda Türk düşüncesinin, tarihsel temellerini, sergilemiştir. Türkçe yazılı metinleri esas alarak, edebiyat, siyaset, hukuk, din, devlet alanlarında ortaya konulan düşünceleri eleştirel bir gözle değerlendirmiş, Türk düşüncesinin genel bir haritasını çizmiştir. Bu bilgiler ışığında doğru cevap (A) şıkkıdır.

Soru 43

Aşağıda verilen yargılardan hangisi Ümit Hassan’ın Türk düşüncesine yaptığı katkılardan birisidir?

Seçenekler

A
Türkçe hakkında düşünce üretmenin yollarını sergilemiştir.
B
Bütün çalışmalarda Türk düşüncesinin, tarihsel temellerini, sergilemiştir.
C
Türkçe sevdalısı biri olarak Türkçe’nin kullanım özelliklerini ele almıştır.
D
Türkçenin söz dizimsel yapısını irdelemiştir.
E
İslam öncesi değer ve kurumların yapısını, Türkçe’nin etimolojisi üzerinden giderek temellendirme denemesinde bulunmuştur.
Açıklama:
Ümit Hassan, İslam öncesi değer ve kurumların yapısını, Türkçe’nin etimolojisi üzerinden giderek temellendirme denemesinde bulunmuştur. Böylelikle, Türkçe düşünmenin nasıl bir yapıya sahip olduğundan hareketle Türk düşüncesinin gerçek anlamda temelini sergilemeye çalışmıştır. Bu temel görevi yaparken, İslam öncesi dönemin toplumlarının değer dizileri, siyasi, iktisadi, sosyal ve dini yapılarını, sıkı dokunan bir yaklaşımlar ortaya koymuştur. Böylelikle, sonraki dönemlerde de etkili olacak, değer ve kurumların yapıları hakkındaki denemelerin sayısını çoğaltmıştır. Bu bilgiler ışığında doğru cevap (E) şıkkıdır.

Soru 44

Aşağıda verilen yargılardan hangisi Nermi Uygur’un Türk düşüncesine yaptığı katkılardan birisidir?

Seçenekler

A
Türkçenin söz dizimsel yapısını irdelemiştir.
B
Türkçe hakkında düşünce üretmenin yollarını sergilemiştir.
C
Bütün çalışmalarda Türk düşüncesinin, tarihsel temellerini, sergilemiştir.
D
Türkçe sevdalısı biri olarak Türkçe’nin kullanım özelliklerini ele almıştır.
E
İslam öncesi değer ve kurumların yapısını, Türkçe’nin etimolojisi üzerinden giderek temellendirme denemesinde bulunmuştur.
Açıklama:
Nermi Uygur, Türkçe sevdalısı biri olarak Türkçe’nin kullanım özelliklerini ele almıştır. Almanca’yla karşılaştırmalı yaptığı bu çalışmasında, diller arasındaki farkı da sergilemiştir. Konuşma ve sesleniş biçimleri üzerinden geliştirdiği düşünceleri, Türkçe’nin bu alanlara ilişkin özelliklerini sergilemektedir. Akrabalık terimlerinin zenginliğini öne çıkarmıştır. Bu bilgiler ışığında doğru cevap (D) şıkkıdır.

Soru 45

Aşağıda verilen yargılardan hangisi Ömer Naci Soykan’ın Türk düşüncesine yaptığı katkılardan birisidir?

Seçenekler

A
Bütün çalışmalarda Türk düşüncesinin, tarihsel temellerini, sergilemiştir.
B
Türkçe sevdalısı biri olarak Türkçe’nin kullanım özelliklerini ele almıştır.
C
İslam öncesi değer ve kurumların yapısını, Türkçe’nin etimolojisi üzerinden giderek temellendirme denemesinde bulunmuştur.
D
Türkçe hakkında düşünce üretmenin yollarını sergilemiştir.
E
Türkçe düşünmenin nasıl bir yapıya sahip olduğundan hareketle Türk düşüncesinin gerçek anlamda temelini sergilemeye çalışmıştır.
Açıklama:
Ömer Naci Soykan Türkçe hakkında düşünce üretmenin yollarını sergilemiştir. Türkçenin söz dizimsel yapısını irdelemiştir. Ona göre, önekin olmaması, tek hecelik köklerin olması, Türkçe’yi modüler bir dil yapmaktadır. Adlandırmada sayılabilir olan ve olmayan ayrımı yapılması da Türkçenin ayrıcalıkları arasındadır. Türkçe hakkında ilki düşünürün ortaya koydukları veriler, Türkçe’nin yapısına ilişkin önemli açıklamalar getirmektedir. Bu bilgiler ışığında doğru cevap (D) şıkkıdır.

Soru 46

  1. Biricik bir felsefe yok, felsefeler vardır.
  2. Her dile özgü bir felsefe yok, tersine her dilde çeşitli felsefe yer alırlar.
  3. Her doğal dilin diğerinden farklı oluşu, kendine özgülük alanı açar.
  4. Böyle bir dilde her felsefe kendine özgülükten pay alır.
Yukarıdakilerden hangileri Ömer Naci Soykan’ın Türkçenin yapısı hakkındaki düşüncelerindendir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
I ve II
C
I, II ve III
D
II, III ve IV
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
Ö. Naci Soykan şu ön dayanaklardan hareket ederek Türkçenin yapısı hakkında düşüncelerini belirlemiştir: 1. Biricik bir felsefe yok, felsefeler vardır, 2. Her dile özgü bir felsefe yok, tersine her dilde çeşitli felsefe yer alırlar. 3. Her doğal dilin diğerinden farklı oluşu, kendine özgülük alanı açar. 4. Böyle bir dilde her felsefe kendine özgülükten pay alır. 5. Türkçe böyle bir dildir. 6. Türkçe’nin kendine özgülükten pay alabilen en az bir felsefe yolu vardır. 7. Eğer Türkçeye ilişkin bu çalışma başarılıysa, Türkçede bir felsefe yolu daha açılmıştır. Bu bilgiler ışığında doğru cevap “E” şıkkıdır.

Soru 47


  • I.Her doğal dilin diğerinden farklı oluşu, kendine özgülük alanı açar.

  • II.Türkçe’nin kendine özgülükten pay alabilen en az bir felsefe yolu vardır.

  • III.Böyle bir dilde her felsefe kendine özgülükten pay alır.

  • IV.Türk diline özgü güç, bu dilin iç gerçeklik karşısındaki davranışında kaynaklanır.


Yukarıdakilerden hangileri Ömer Naci Soykan’ın Türkçenin yapısı hakkındaki düşüncelerindendir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
I ve II
C
I, II ve III
D
II, III ve IV
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
Ö. Naci Soykan flu ön dayanaklardan hareket ederek Türkçenin yapısı hakkında düşüncelerini belirlemiştir: 1. Biricik bir felsefe yok, felsefeler vardır, 2. Her dile özgü bir felsefe yok, tersine her dilde çeşitli felsefe yer alırlar. 3. Her doğal dilin diğerinden farklı oluşu, kendine özgülük alanı açar. 4. Böyle bir dilde her felsefe kendine özgülükten pay alır. 5. Türkçe böyle bir dildir. 6. Türkçe’nin kendine özgülükten pay alabilen en az bir felsefe yolu vardır. 7. Eğer Türkçeye ilişkin bu çalışma başarılıysa, Türkçede bir felsefe yolu daha açılmıştır. Bu bilgiler ışığında doğru cevap “C” şıkkıdır.

Soru 48

Aşağıdakilerin hangisi Türkiye’de yüz yıllı aşan tarihinde ortaya konulan felsefe çalışmalarının çok büyük bir bölümünün kaynak eser niteliğinde olamamalarının nedenlerinden birisi değildir?

Seçenekler

A
Üretilen eserlerin sayıca yetersiz olmaları.
B
Türkçede üretilmiş felsefe yayınlarının güvenilir olmadıklarına ilişkin inanç.
C
Bir başka sorun olan dil, kurum olarak üniversitenin yanlış kabulleri.
D
Felsefenin temel sorunlarıyla uğraşmak yerine, tali sorunlar üzerine çalışmak, derleme, aktarma, tasvir temelli çalışmalar, kaynak eserlerin oluşması.
E
Türkçenin felsefe yapmaya elverişsiz bir dil olması.
Açıklama:
Türkiye’de yüz yıllı aşan tarihinde ortaya konulan felsefe çalışmalarının çok büyük bir bölümünün kaynak eser niteliğinde olamamalarının nedenleri arasında; (1) Üretilen eserlerin sayıca yetersiz olmaları, (2) Türkçede üretilmiş felsefe yayınlarının güvenilir olmadıklarına ilişkin inanç, (3) bir başka sorun olan dil, kurum olarak üniversitenin yanlış kabulleri ve (4) felsefenin temel sorunlarıyla uğraşmak yerine, tali sorunlar üzerine çalışmak, derleme, aktarma, tasvir temelli çalışmalar, kaynak eserlerin oluşması sayılabilir. Bu kapsamda doğru cevap “E” şıkkıdır.

Soru 49

“…., kuruluşu gereği, cevabı sorulana bağlı olan bir soru değildir.”
Yukarıda Nermin Uygur’dan alıntılanmış cümlede boşlukla gösterilen yere aşağıdakilerin hangisi gelebilir?

Seçenekler

A
Hayatın anlamı
B
Felsefe sorusu
C
Ahlak nedir
D
Ben kimim
E
Benlik sorunu
Açıklama:
Felsefe Sorusu, felsefe yapmanın ya da düşünce üretmenin ilk şartıdır. Felsefeci, ilgi duyduğu alanda, önceki paragrafta dile getirilen eksiklik, yetersizlik ve çelişkiler çerçevesinde kendi sorularını oluşturur. Felsefe sorusu, Nermi Uygur’un belirttiğine gibi, filozofun kendi kendine sorduğu sorudur. Bu bilgiler ışığında doğru cevap “B” şıkkıdır.

Soru 50

“Hayatta en hakiki mürşit ….”
Mustafa Kemal Atatürk’e ait olan sözde boşluğa gelmesi gereken kelime aşağıdakilerin hangisidir?

Seçenekler

A
Bilimdir
B
Felsefedir
C
İlimdir
D
Dogmadır
E
Maddiyattır
Açıklama:
Atatürk devrimleri, bu görüşü daha tutarlı, daha kestirmeden, daha hızlı bir benimseme denemesidir. Atatürk’ün “hayatta en hakiki mürşit ilimdir” sözü, bundan 2500 yıl önce bizim topraklarımızda tarih sahnesine çıkmış olan bu tutumun bir dile gelmesidir. Doğru cevap tabii ki “C” şıkkıdır.

Soru 51

Aşağıdaki araştırmacılardan hangisi Türk sanatı üzerine çalışmalar yapmıştır?

Seçenekler

A
Oktay Aslanapa
B
Ahmet Yaşar Ocak
C
Bahattin Ögel
D
Mustafa Akdağ
E
Ömer Lütfi Barkan
Açıklama:
Bahattin Ögel’in Türk Mitolojisi ve İslam öncesini esas alan Türk Kültür Tarihi ile Türk Kültür Tarihine Giriş kitapları önemli bir yere sahiptirler. Osman Turan’ın Selçuklu Medeniyeti ve diğer çalışmaları; Ömer Lütfi Barkan ve Mustafa Akdağ’ın Osmanlı iktisat tarihi çalışmaları; Ahmet Yaşar Ocak’ın Beylikler dönemine ilişkin araştırmaları; Oktay Aslanapa’nın Türk sanatıyla ilgili çalışmaları.

Soru 52

Fuad Köprülü, II. Meşrutiyet sonrası tarih yazımı gelişmelerinden hangi açıdan hoşnut olmadığını belirtir?

Seçenekler

A
Eski tarihçiler, toplumun hayatını teşkil eden unsurları anlamamış
B
Kendi tarihi hakkındaki bilgilerin yabancılardan öğrenilmesi
C
Tarihi hâlâ muharebe ve zafer hikayeleri oluşuyor sanmak
D
Tarihin hükümdar ve vezir menkıbelerinden oluşmakta olduğunu düşünmek
E
Tarihin isyan ve ihtilal vakaları, ricalin katli ve idamı konularından oluşması
Açıklama:
II. Meşrutiyet sonrası gelişmelerden de hiç memnun değildir. Kendi tarihi hakkındaki bilgilerin yabancılardan öğrenilmesini, en utanç verici şeylerden biri olarak görmüştür.

Soru 53

Fuad Köprülü, Osmanlı Devleti’nin Kuruluşu adlı çalışmasında, tartışılması gerekenin soruna aşağıdaki hangi açıdan bakılması gerektiğini belirtir?

Seçenekler

A
Siyasi
B
Askeri
C
Kültürel
D
İçtimai
E
İktisadi
Açıklama:
Osmanlı Devleti’nin Kuruluşu adlı çalışmasında, sorunu, siyasi, iktisadi, içtimai
özelliklerinin yanında kültürel özelliklerinin belirlenmesinin gerekliliğini vurgulamış,
toplumu oluşturan bu temel değerlerin kaynaklarını ortaya koymuştur.

Soru 54

Ümit Hassan, konfederatif devlet yapısı ile hangi teriminin yorumlarını tartışmıştır?

Seçenekler

A
Eşitlikçi
B
Sınıfsızlık
C
Şaman
D
Han
E
Kandaşlık
Açıklama:
Konfederatif devlet yapısı ile Han teriminin yorumlarını tartışmıştır.

Soru 55

Türkçe’ye olan tutkusunu her fırsatta dile getirmekten hoşlanan düşünür kimdir?

Seçenekler

A
Takiyettin Mengüşoğlu
B
Fuad Köprülü
C
Ümit Hassan
D
Ömer Naci Soykan
E
Nermi Uygur
Açıklama:
Nermi Uygur, her fırsatta Türkçe’ye olan tutkusunu dile getirmekten hoşlanmaktadır. Bu tutku, hem felsefe yazılarında hem de edebi denemelerinde açıkça görülmektedir

Soru 56

Türkçe’yi modülsel bir dil olarak betimleyen felsefeci kimdir?

Seçenekler

A
Ömer Naci Soykan
B
Mubahat Türker Küyel
C
Ümit Hassan
D
Macit Gökberk
E
Fuad Köprülü
Açıklama:
Türkçe’de kelimelerin bölünemeyen tek heceli kök yapıları, atom olarak adlandırılmış ve cümle yapısında atomların bileşiminden oluşan moleküler yapılar yani sözcük birimlerin meydana geldiğini belirtmiştir. Bu tespitlerden hareketle Türkçe’yi modülsel bir dil olarak betimlemiştir.

Soru 57

Darülfünun’da Felsefe Bölümü kaç yılında kurulmuştur?

Seçenekler

A
1896
B
1900
C
1903
D
1905
E
1908
Açıklama:
Darülfünun’da Felsefe Bölümü’nün kurulmasından (1900) bu yana felsefe öğretiminin kesintisiz devam etmesi, bugün felsefe bölümü sayısının elliye ulaşması, bu bölümlerdeki felsefeci sayılarının yüzlerle ifade edilmesi, felsefenin her disiplininde çok çeşitli çalışmaların yapılıp yayınlanması, on civarında felsefe dergisinin bulunması, söz konusu haritadaki göze çarpan olumlu unsurlardır.

Soru 58

Macit Gökberk, gerçek anlamda özgürlük olmazsa felsefe olmaz der. Gökberk'e göre biz de gerçek özgürlük ne zaman gelmiştir?

Seçenekler

A
I. Meşrutiyet
B
II. Meşrutiyet
C
Cumhuriyet
D
Tanzimat
E
Ortaçağ
Açıklama:
Gerçek anlamda özgürlük olmadığı için gerçek felsefe de hiçbir zaman olmamıştır. Özgürlük, Cumhuriyetle gelmiştir.

Soru 59

Düşüncelerdeki, eksiklikleri, yetersizlikleri, yanlışları ortaya koymak ve tespite dilen sorunları giderme süreci felsefede ne olarak ifade edilir?

Seçenekler

A
Kuram
B
Pratik
C
Doktrin
D
Eleştiri
E
Anlatı
Açıklama:
Felsefe sorusunun oluşumunda, eleştirel tutum belirleyici bir rol oynar. Eleştiri,
düşüncelerdeki, eksiklikleri, yetersizlikleri, yanlışları ortaya koymak ve tespit
edilen sorunları giderme sürecedir.

Soru 60

Toplumu Batılılaştırmak için bütün değerler ve kurumlarının değiştirilmesi düşüncesi hangi iki düşünürde açıkca görülmektedir?

Seçenekler

A
Duralı-Mengüşoğlu
B
Uygur-Gökberk
C
Küyel-Gökberk
D
Soykan-Mengüşoğlu
E
Gökberk-Mengüşoğlu
Açıklama:
Gökberk ve Mengüşoğlu’nda çok açık bir şekilde görülen, sonraki felsefe kuşaklarının da büyük ölçüde benimsediği, toplumu Batılılaştırmak için bütün değerler ve kurumlarının değiştirilmesi düşüncesi nasıl yorumlanmalıdır?

Soru 61

Aşağıdakilerden hangisi Türk düşüncesi denildiğinde öne çıkan isimlerdendir?

Seçenekler

A
Ümit Saygı
B
Yıldırım Gökay
C
Binali Oktay
D
Mehmet Ali Talat
E
Ziya Gökalp
Açıklama:
Ziya Gökalp, Türk düşüncesi denildiğinde öne çıkan isimlerdendir. Doğru cevap E'dir.

Soru 62

Türk Ahlakçıları adlı eser aşağıdaki düşünürlenden hangisine aittir?

Seçenekler

A
Mehmet Ali Ayni
B
Bahattin Ögel
C
Osman Turan
D
Hilmi Ziya Ülken
E
Oktay Aslanapa
Açıklama:
Türk Ahlakçıları adlı eser Mehmet Ali Ayni’ye aittir. Doğru cevap A'dır.

Soru 63

Felsefe Bilime Ramak Kalmışken adlı makale aşağıdaki yazarlardan hangisine aittir?

Seçenekler

A
Fuad Köprülü
B
Teoman Duralı
C
Hayri Bolay
D
Hilmi Ziya Ülken
E
Oktay Aslanapa
Açıklama:
Felsefe Bilime Ramak Kalmışken adlı makale Teoman Duralı’ya aittir. Doğru cevap B'dir.

Soru 64

Aşağıdaki yazarlardan hangisine göre tarih, geniş manasıyla, mazide cereyan eden bütün işlerin ve vakaların heyeti mecmuasıdır?

Seçenekler

A
Teoman Duralı
B
Hayri Bolay
C
Fuad Köprülü
D
Hilmi Ziya Ülken
E
Oktay Aslanapa
Açıklama:
Fuad Köprülü’ye göre tarih, geniş manasıyla, mazide cereyan eden bütün işlerin ve vakaların heyeti mecmuasıdır. Doğru cevap C'dir.

Soru 65

Eski Türk Toplumu Üzerine İncelemeler adlı kitap aşağıdaki yazarlardan hangisine aittir?

Seçenekler

A
Teoman Duralı
B
Hayri Bolay
C
Fuad Köprülü
D
Ümit Hassan
E
Oktay Aslanapa
Açıklama:
Eski Türk Toplumu Üzerine İncelemeler adlı kitap Ümit Hassan’a aittir. Doğru cevap

Soru 66

Aşağıdaki yazarlardan hangisine göre asıl olan, gelişim-değişmedir, teori bu değişimin incelenmesinin sürekliliğiyle oluşur?

Seçenekler

A
Teoman Duralı
B
Ümit Hassan
C
Hayri Bolay
D
Fuad Köprülü
E
Oktay Aslanapa
Açıklama:
Ümit Hassan’a göre asıl olan, gelişim-değişmedir, teori bu değişimin incelenmesinin sürekliliğiyle oluşur. Doğru cevap B'dir.

Soru 67

Türkler Nasıl Düşünür? sorusuna on altı maddelik açıklama dizisi getiren yazar aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Mehmet Ali Ayni
B
Hayri Bolay
C
Fuad Köprülü
D
Bahattin Ögel
E
Nermi Uygur
Açıklama:
Nermi Uygur, Türkler Nasıl Düşünür? sorusuna on altı maddelik açıklama dizisi getirmiştir. Doğru cevap E'dir.

Soru 68

Aşağıdaki düşünürlerden hangisine göre Türkçe cümle, tıpkı cebirsel cümlede olduğu gibi, hiçbir sözdizimi kuralı olmadığını ya da aynı anlama gelmek üzere, yetkin bir söz dizimine, bir sentaksa sahip olduğunu gösterir?

Seçenekler

A
Ümit Hassan
B
Ömer Naci Soykan
C
Oktay Aslanapa
D
Nermi Uygur
E
Teoman Duralı
Açıklama:
Ömer Naci Soykan’a gore Türkçe cümle, tıpkı cebirsel cümlede olduğu gibi, hiçbir sözdizimi kuralı olmadığını ya da aynı anlama gelmek üzere, yetkin bir söz dizimine, bir sentaksa sahip olduğunu gösterir. Doğru cevap B'dir.

Soru 69

Türkçe kaç öğeden oluşur?

Seçenekler

A
1
B
2
C
3
D
4
E
5
Açıklama:
Türkçede kurallı basit cümle, özne, zarf, tümleç (yer tamlayıcısı), nesne, yüklem olmak üzere, beş öğeden oluşur. Doğru cevap E'dir.

Soru 70

Felsefe yapmanın ya da düşünce üretmenin ilk şartı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Tez
B
Anti-tez
C
Sentez
D
Felsefe sorusu
E
Eleştiri
Açıklama:
Felsefe Sorusu, felsefe yapmanın ya da düşünce üretmenin ilk şartıdır. Doğru cevap D'dir.

⚠️ Telif Hakkı Bildirimi: Bu portaldaki sorular telif hakkı içerebilir. İçerik yalnızca ders çalışma amaçlı hazırlanmış olup, ticari amaçlı kopyalanması veya çoğaltılması hak sahibi tarafından yasal yükümlülükler getirebilir.

Telif hakkı bildirimleri için GitHub Issues bölümünü kullanabilirsiniz. Bildirim üzerine ilgili içerik 7 iş günü içerisinde kaldırılacaktır.