Siyaset Felsefesi II - Tüm Sorular
Ünite 1
Soru 1
Tüm dünyanın artık liberalizmin yörüngesine girdiğini ifade eden “tarihin sonu” tezi kime aittir?
Seçenekler
A
Thomas Hobbes
B
John Rawls
C
Francis Fukuyama
D
John Locke
E
Karl Marx
Açıklama:
Tüm dünyanın artık liberalizmin yörüngesine girdiğini ifade eden Francis Fukuyama’nın “tarihin sonu” tezi (Fukuyama 1992), liberalizme yönelen eleştirel hiçbir görüşün artık olanaklı olmadığının haberciliğini üstlenir.
Soru 2
- 14. Yüzyıldan itibaren kullanılmaya başlanmıştır
- Latince liber sözcüğü özgür insanları ifade eder
- 19. yüzyılda siyasal içerik kazanmıştır
- Zaman zaman cömertlik anlamını da içermiştir
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
I, II ve III
D
II, III ve IV
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
Liberal sözcüğü, pek çok farklı anlamı içerecek biçimde 14. yüzyıldan itibaren kullanılmaya başlanmıştır. Latince liber, köle ya da serf olmayan özgür insanları işaret etmek üzere kullanılır. Ayrıca sözcük, zaman zaman açık görüşlülük zaman zaman da cömertlik anlamlarını içeren kullanımlara sahiptir. Sözcüğün siyasal bir içerik kazanması ise 19. yüzyıl sonrasındadır. İlk kez 1812’de İspanya’da kullanılan siyasal içerikli liberal sözcüğü, 1840’lardan sonra ise Avrupa’da geniş ölçüde belli bir tür siyasal eğilimi imlemeye başlar.
Soru 3
Devletin ekonomik alana müdahalesinin engellenmesini talep eden ve devlet müdahalesi olmadığı takdirde oluşacak olan serbest piyasa ekonomisinin kendi iç dengesini sağlayacağına dair aşırı güven besleyen ekonomi öğretisi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Liberalizm
B
Laissez faire
C
Bireycilik
D
Nominalizm
E
Toplulukçuluk
Açıklama:
Laissez faire- “Bırakınız yapsınlar!”: Devletin ekonomik alana müdahalesinin engellenmesini talep eden ve devlet müdahalesi olmadığı takdirde oluşacak olan serbest piyasa ekonomisinin kendi iç dengesini sağlayacağına dair aşırı güven besleyen ekonomi öğretisidir.
Soru 4
Aşağıdakilerden hangisi liberal ideolojinin siyasal temellerini ortaya koymuştur?
Seçenekler
A
Karl Marx
B
John Rawls
C
Francis Fukuyama
D
John Locke
E
Thomas Hobbes
Açıklama:
Liberal ideolojinin siyasi temellerini ortaya koyan John Locke’u “burjuvazinin sözcüsü” haline getiren de mülkiyeti de tıpkı özgürlükler gibi doğal bir hak olarak değerlendirerek (bkz. Locke 2004, s. 25-44), siyasal özgürlükler ve ekonomik özgürlükler arasındaki değer farkını ortadan kaldırmış olmasıdır.
Soru 5
- Ahlak, akıllı bireylerin ideal koşullar altında kabul ettiği kurallardan oluşur
- Özel hiçbir çıkarın ifadesi olmayan bu ahlak kuralları tarafsızdır ve baskıcı bir şekilde rakiplere dayatılır
- Bu kurallar, en iyi insanca yaşama biçiminin ne olduğu konusunda yarışan inançların tümünden bağımsızdır
- Dördüncüsü, ahlaklı ajanlar gibi ahlaka ilişkin birimler bireysel in- sanlardır ve ahlaki değerlendirmeler içinde bu bireylerden her biri bir kişidir
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
II ve IV
D
I, III ve IV
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
Toplulukçu düşünce geleneğinin önde gelen isimlerinden Alasdair MacIntyre, tüm bu ahlak görüşlerinin, ahlaki açıdan aralarındaki uyuşmazlıklara rağmen ortak kabullerini şöyle sıralar:
“İlki; ahlak, akıllı bireylerin ideal koşullar altında kabul ettiği kurallardan oluşur. İkincisi, özel hiçbir çıkarın ifadesi olmayan bu ahlak kuralları tarafsızdır ve baskıcı bir şekilde rakiplere dayatılır. Buna karşın üçüncüsü; bu kurallar, en iyi insanca yaşama biçiminin ne olduğu konusunda yarışan inançların tümünden bağımsızdır. Dördüncüsü, ahlaklı ajanlar gibi ahlaka ilişkin birimler bireysel insanlardır ve ahlaki değerlendirmeler içinde bu bireylerden her biri bir kişidir ve hiç kimse birden fazla değerlendirilmez. Beşincisi, kuralları belirleyen bağlılıktan yola çıkarak ahlaklı varlığı biçimlendiren yargı, istisnasız tüm ahlaki varlıklarda benzerdir ve neticede toplumsal tüm özelliklerden kurtulmuş durumdadır. Ahlakın beslediği şey, tüm somut toplumsal yapıların onlardan bağımsız bir şekilde yargılanabileceğini savunan eleştirilerdir” (MacIntyre 2006, s. 240).
“İlki; ahlak, akıllı bireylerin ideal koşullar altında kabul ettiği kurallardan oluşur. İkincisi, özel hiçbir çıkarın ifadesi olmayan bu ahlak kuralları tarafsızdır ve baskıcı bir şekilde rakiplere dayatılır. Buna karşın üçüncüsü; bu kurallar, en iyi insanca yaşama biçiminin ne olduğu konusunda yarışan inançların tümünden bağımsızdır. Dördüncüsü, ahlaklı ajanlar gibi ahlaka ilişkin birimler bireysel insanlardır ve ahlaki değerlendirmeler içinde bu bireylerden her biri bir kişidir ve hiç kimse birden fazla değerlendirilmez. Beşincisi, kuralları belirleyen bağlılıktan yola çıkarak ahlaklı varlığı biçimlendiren yargı, istisnasız tüm ahlaki varlıklarda benzerdir ve neticede toplumsal tüm özelliklerden kurtulmuş durumdadır. Ahlakın beslediği şey, tüm somut toplumsal yapıların onlardan bağımsız bir şekilde yargılanabileceğini savunan eleştirilerdir” (MacIntyre 2006, s. 240).
Soru 6
Leviathan isimli eserde liberal özgürlüğün ilk açık tanımını yapan aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
John Stuart Mill
B
Thomas Hobbes
C
Isaiah Berlin
D
John Locke
E
Benjamin Constant
Açıklama:
Her ne kadar ünlü eseri Leviathan’da mutlak devlete giden yolları göstermiş olsa da, Thomas Hobbes, liberal özgürlüğün ilk açık tanımını yapar. Hobbes’un, özgürlük üzerine yapmış olduğu saptamalar, liberal kuramcılara ilham kaynağı oluşturur. Hobbes, Leviathan’da özgürlüğün tanımını şöyle yapar:
“Özgürlük nedir. ÖZGÜRLÜK veya HÜRRİYET tam olarak, engelleme olmaması demektir; engelleme ile, hareketin önündeki dışsal engelleri kastediyorum; (...).
Özgür olmak nedir. Kelimenin bu doğru ve tam olarak kabul edilen anlamına göre, ÖZGÜR bir insan, gücü ve zekâsıyla yapmaya muktedir olduğu şeylerde, istediği şeyi yapması engellenmemiş olan birisidir” (Hobbes 2004, s. 155)
“Özgürlük nedir. ÖZGÜRLÜK veya HÜRRİYET tam olarak, engelleme olmaması demektir; engelleme ile, hareketin önündeki dışsal engelleri kastediyorum; (...).
Özgür olmak nedir. Kelimenin bu doğru ve tam olarak kabul edilen anlamına göre, ÖZGÜR bir insan, gücü ve zekâsıyla yapmaya muktedir olduğu şeylerde, istediği şeyi yapması engellenmemiş olan birisidir” (Hobbes 2004, s. 155)
Soru 7
- Doğal hak ve özgürlük anlayışı
- Anayasal yönetim
- Kuvvetler ayrılığı
- Hoşgörü
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
II ve IV
D
I, II ve III
E
I, II ve IV
Açıklama:
Liberal devlet, doğal hak ve özgürlük anlayışı ile devletin sınırlarını da çizmiş olur. Doğal hak ve özgürlüklerin korunmasının bir diğer yolu ise, devletin keyfi yönetimini engellemek üzere, yöneten ve yönetilenlerin aynı yasaya tabi olmalarını gerektiren anayasal yönetimlerin benimsenmesidir. Anayasal yönetimlerin korunmasının ikinci aracı ise, modern biçimini Montesquieu’dan alan yasama-yürütme ve yargı arasındaki ayrımların korunmasıdır. Kuvvetler ayrılığı ilkesi, yasama ve yürütme güçlerinin tek elde toplanmasını engelleyen kurumsallaşmanın kuramsal ifadesidir.
Soru 8
- Tüm bireyler eşittir
- Fırsat eşitliğine herkes ulaşabilir
- Her birey hukuk önünde eşittir
- Her birey seçme ve seçilme hakkına sahiptir
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
I ve III
E
I, III ve IV
Açıklama:
Her ne kadar fırsat eşitliğinin kabulü konusunda, liberal düşünürler büyük ölçüde bir uyuşma gösterseler de, bu türden adalet ilkelerinin uygulamaya nasıl geçirileceği konusu bazı düşünce ayrılıklarını beraberinde getirir. Klasik liberallerin hem iktisadi hem de ahlaki olarak katı bir liyakat yönetimi benimsemelerine karşın, John Rawls gibi eşitlikçi liberaller, toplumsal alandaki eşitsizliklerin ancak ve ancak ekonomik açıdan dezavantajlı gruplar lehine işlediği sürece kabul edilebilir olduğunu ileri sürer.
Görüldüğü üzere sosyal adalet, liberal kuram içerisinde büyük ölçüde bir sorun olarak varlığını sürdürürken, kuramcılar arasında da görüş ayrılıklarına yol açar. Sosyal adalet eksikliği liberal kuramcıların büyük ölçüde eleştirilmesinin de temel argümanlarını verir.
Görüldüğü üzere sosyal adalet, liberal kuram içerisinde büyük ölçüde bir sorun olarak varlığını sürdürürken, kuramcılar arasında da görüş ayrılıklarına yol açar. Sosyal adalet eksikliği liberal kuramcıların büyük ölçüde eleştirilmesinin de temel argümanlarını verir.
Soru 9
Aşağıdakilerden hangisi evrensel ahlak temelinde düşünülen bireyci liberal anlayışın, bireyleri doğrulama olanaklarından da yoksun bıraktığını ileri sürer?
Seçenekler
A
Alasdair MacIntyre
B
John Rawls
C
Aristoteles
D
Charles Taylor
E
John Gray
Açıklama:
Toplulukçuluğun en tutucu isimlerinden biri olan Alasdair MacIntyre, evrensel ahlak temelinde düşünülen bireyci liberal anlayışın, bireyleri doğrulama olanaklarından da yoksun bıraktığını ileri sürer. Liberal bireyci anlayış, bireyleri kendisinden önce gelen toplumsal normlardan bağımsız olarak kurgularken, bireylerin her türden eylemlerini de kendi kendilerine belirledikleri iddiasındadır. Ancak böylesi bir durumda liberaller, kendisinden başka bir şey düşünmeyen ve eylemlerini yargılayacak bir otorite de bulunmayan bencil bireyler toplumuna davetiye çıkartmış olurlar.
Soru 10
Yaygın ideolojik güdümleme ve terör üzerine kurulu geniş kapsamlı bir siyasal kurallar bütününe ne denir?
Seçenekler
A
Toplulukçuluk
B
Liberalizm
C
Nominalizm
D
Totalitarizm
E
Çokkültürlülük
Açıklama:
Totalitarizm, yaygın ideolojik güdümleme ve terör üzerine kurulu geniş kapsamlı bir siyasal kurallar bütünüdür. Totalitarizm, toplumsal ve bireysel varlığın üzerinde bir iktidar kurarak, iktidar, toplum ve birey arasındaki mesafeleri bütünüyle yok eder.
Soru 11
Liberal sözcüğü ile ilgili aşğıdakilerin hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Zaman zaman açık görüşlülük zaman zaman da cömertlik anlamlarını içeren kullanımlara
B
Sözcüğün siyasal bir içerik kazanması 19. yüzyıl sonrasındadır.
C
1840’lardan sonra Avrupa’da siyasal anlamını yitirmeye başlamıştır.
D
Latince liber, köle ya da serf olmayan özgür insanları işaret etmek üzere kullanılır.
E
Pek çok farklı anlamı içerecek biçimde 14. yüzyıldan itibaren kullanılmaya başlanmıştır.
Açıklama:
Liberal sözcüğü, pek çok farklı anlamı içerecek biçimde 14. yüzyıldan itibaren kullanılmaya başlanmıştır. Latince liber, köle ya da serf olmayan özgür insanları işaret etmek üzere kullanılır. Ayrıca sözcük, zaman zaman açık görüşlülük zaman zaman da cömertlik anlamlarını içeren kullanımlara sahiptir. Sözcüğün siyasal bir içerik kazanması ise 19. yüzyıl sonrasındadır. İlk kez 1812’de İspanya’da kullanılan siyasal içerikli liberal sözcüğü, 1840’lardan sonra ise Avrupa’da geniş ölçüde belli bir tür siyasal eğilimi imlemeye başlar.
Soru 12
Liberalizmin içkin eleştirisinin en sarsıcı olanı olarak görülen ve 1970 yılında ortaya konan Bir Adalet Kuramı eseri kime aittir?
Seçenekler
A
John Rawls
B
Francis Fukuyama
C
John Locke
D
John Stuart Mill
E
John Milton
Açıklama:
Liberalizmin içkin eleştirisinin en sarsıcı olanı, özellikle 1970 yılında Bir Ada-let Kuramı eseriyle John Rawls’tan gelir. Rawls, ideolojik kamplaşmalarla geçen yaklaşık yüzyıl boyunca bilinçli olarak bazı sorunları görmezden gelme eğilimin-de olan liberalizmi, özellikle adalet kavramı konusundaki eksiklikleri nedeniyle eleştirir.
Soru 13
İngiliz siyaset adamı ve filozofu John Locke ile ilgili hangisi söylenebilir?
Seçenekler
A
“Tarihin sonu” tezi ile liberalizme yönelen eleştirel hiçbir görüşün artık olanaklı olmadığının haberciliğini üstlenir.
B
Erken dönem liberalizminin babası sayılır.
C
Klasik liberalizmin temelini oluşturan faydacı bakış açısının eksikliklerini dile getirir.
D
Bir yandan yaşadığı 19. yüzyılın hâkim ilkelerine karşı muhalif bir duruşu temsil ederken, diğer yandan bireysellik, kadınlara oy hakkı,
E
1806-1873 yılları arasında yaşamıştır.
Açıklama:
John Locke (1632-1704): İngiliz siyaset adamı ve filozofu. Locke erken dönem liberalizminin babası sayılır. Locke’a böylesi bir unvanı kazandıran görüşleri “doğal haklar” öğretisinde yatar. Locke’a göre yaşam ve mülkiyet hakları doğal haklardır ve bu açıdan devletin sınırını oluştururlar. Temsili hükümet ve hoşgörü üzerine yapmış olduğu vurgu, özellikle Amerikan Devriminde son derece etkili olmuştur. En önemli eserleri, Hoşgörü Üzerine Mektup (1689) ve Hükümet Üzerine İkinci İnceleme’dir (1690).
Soru 14
Aşağıdakilerden hangisi liberalizmin temel ilkeleri ve liberal devletin dayanakları arasında gösterilemez?
Seçenekler
A
Bireycilik
B
Sınırlı devlet anlayışı
C
Akılcılık
D
Milliyetçilik
E
Adalet
Açıklama:
Diğer şıklarda yer alan seçenekler liberalizmin temel ilkeleri ve liberal devletin dayanakları arasında kabul edilirken "milliyetçilik" bunların dışında kalmaktadır.
Soru 15
Liberalizmde siyasal açıdan devlet iktidarını sınırlandırma amacının ardında temel olarak hangi gerekçe yatmaktadır?
Seçenekler
A
Avrupa’da feodalizmin çöküşünün ve feodal düzenin aristokratik değerlerine muhalefet eden burjuvazinin ekonomik çıkar arayışı
B
Sömürgelerde yaşayan insanların özgürlük taleplerini bastırabilmek
C
Tüm dünyanın artık liberalizmin yörüngesine girdiği düşüncesi
D
Bburjuvanın sahip olduğu sermayenin önünü açma isteği
E
Bireysel özgürlüklerin ve hakların korunmasını garanti altına alma isteği
Açıklama:
Siyasal açıdan devlet iktidarını sınırlandırma amacının ardında, bireysel öz-gürlüklerin ve hakların korunmasını garanti altına alma isteği yatar. Bireysel öz-gürlüklerin ve hakların doğal olduğunu ileri süren liberaller, devleti de bu hak ve özgürlüklerin koruyucusu olarak görevlendirirlerken, aynı zamanda devletin, söz konusu hak ve özgürlüklere keyfi müdahalesini de anayasa ve seçilmiş iktidar aracılığıyla engellemiş olurlar.
Soru 16
Liberal ideolojinin siyasi temellerini ortaya koyan John Locke’u “burjuvazinin sözcüsü” haline getiren sebep nedir?
Seçenekler
A
Mülkiyeti de tıpkı özgürlükler gibi doğal bir hak olarak değerlendirmesi.
B
"Tarihin sonu" tezini ortaya koyması.
C
liberalizmin temelini oluşturan faydacı bakış açısının eksikliklerini dile getirmesi.
D
Birey özgürlüğünü öne çıkartarak devletle bireyin karşılıklı ilişkisini asgari düzeye indirmesi.
E
Bireysellik, kadınlara oy hakkı, işçi kooperatiflerinin kurulması gibi konularda yapmış olduğu çalışmalar.
Açıklama:
Nitekim liberal ideolojinin siyasi temellerini ortaya koyan John Locke’u “burjuvazinin sözcüsü” haline getiren de mülkiyeti de tıpkı özgürlükler gibi doğal bir hak olarak değerlendirerek (bkz. Locke 2004, s. 25-44), siyasal özgürlükler ve ekonomik özgürlükler arasındaki değer farkını ortadan kaldırmış olmasıdır.
Soru 17
"Doğal haklar" öğretisinde yatan görüşleri ile erken dönem liberalizminin babası kabul edilen İngiliz siyaset adamı ve filozofu hangisidir?
Seçenekler
A
John Rawls
B
Francis Fukuyama
C
John Locke
D
John Stuart Mill
E
John Milton
Açıklama:
John Locke (1632-1704): İngiliz siyaset adamı ve filozofu. Locke erken dönem liberalizminin babası sayılır. Locke’a böylesi bir unvanı kazandıran görüşleri “doğal haklar” öğretisinde yatar.
Soru 18
Liberalizmin, geleneksel düşünme biçimlerinden ve hiyerarşilerden kurtulma ideali ile bağdaştırılabilecek kavram hangisidir?
Seçenekler
A
Bireycilik
B
Özgürlük
C
Sınırlı Devlet Anlayışı
D
Akılcılık
E
Hoşgörü
Açıklama:
Akılcılık
Liberalizmin, geleneksel düşünme biçimlerinden ve hiyerarşilerden kurtulma ideali, bireysel seçim ve kararlara duyduğu güven, aslen ardında yatan Aydın-lanma projesinin bir parçası olmasıyla ilişkilidir. Liberalizmin de görünür hale geldiği 18. yüzyıl, Aydınlanma Çağı olarak da anılır. Aydınlanmanın ana teması, Immanuel Kant’ın ünlü “Aydınlanma Nedir? Sorusuna Yanıt” makalesinin hemen başında yer alan mottonun dile getirdiği gibi “bilme yürekliliği göstermekle” iliş-kilidir (Kant 1984, s. 213). Bu açıdan Aydınlanma, insanın batıl inançlardan, ön-yargılardan ve cehaletten kurtularak, tüm değerlendirmelerini aklın ışığında yap-ması isteğinin ifadesidir.
Liberalizmin, geleneksel düşünme biçimlerinden ve hiyerarşilerden kurtulma ideali, bireysel seçim ve kararlara duyduğu güven, aslen ardında yatan Aydın-lanma projesinin bir parçası olmasıyla ilişkilidir. Liberalizmin de görünür hale geldiği 18. yüzyıl, Aydınlanma Çağı olarak da anılır. Aydınlanmanın ana teması, Immanuel Kant’ın ünlü “Aydınlanma Nedir? Sorusuna Yanıt” makalesinin hemen başında yer alan mottonun dile getirdiği gibi “bilme yürekliliği göstermekle” iliş-kilidir (Kant 1984, s. 213). Bu açıdan Aydınlanma, insanın batıl inançlardan, ön-yargılardan ve cehaletten kurtularak, tüm değerlendirmelerini aklın ışığında yap-ması isteğinin ifadesidir.
Soru 19
Toplulukçular ve liberaller arasında görülen "adil ve iyi tartışması" ile ilgili hangisi söylenemez?
Seçenekler
A
Toplulukçular “iyi”, liberaller ise “adalet” kavramını kuramlarının merkezine alırlar.
B
Toplulukçuların iyinin önceliğine dair görüşlerinin temelinde Aristoteles’in düşünceleri bulunur.
C
Liberallerin adalete merkezi önem atfeden bakış açıları, toplulukçular tarafından gevşek bağlarla birbirlerine bağlanmış bir topluma neden olduğu gerekçesiyle eleştirilir.
D
Liberallere göre bireylerin topluluğu koruma ve sürdürme amaçları, aslında kendi varoluşlarını koruma ve sürdürme amacında olmalarından kaynaklanır.
E
Bugün liberal demokrasilerin çoğulcu bir yapıya kavuşması gerekliliğine dair yapılan eleştirilerin altında, kimliklerin temsilinin gerçek anlamda eşitlik ve özgürlük getireceğine dair duyulan inanç yatar.
Açıklama:
Liberallerin adalete merkezi önem atfeden bu bakış açıları, toplulukçular tarafından gevşek bağlarla birbirlerine bağlanmış bir topluma neden olduğu gerekçe-siyle eleştirilir. Bireylere ortak iyi bağlamında hiçbir içerik sunmayan adalet ilkesi, topluluğun sürekliliğini sağlamada yetersiz bir gerekçe sunar. Dahası “(...) adalet merkezi kavram olarak değerlendirildiğinde, topluluğun kendinde değeri araçsal bir birlikteliğe indirgenmiş olur. Oysa topluluk, bireyin bireyselliğinin varoluşu-na araçsal olmayan bir yoldan katılır” (Tunçel 2010, s. 69). Nitekim bireylerin topluluğu koruma ve sürdürme amaçları, aslında kendi varoluşlarını koruma ve sürdürme amacında olmalarından kaynaklanır. Bu gerekçe, bireylerin ortak iyiye katılımlarının motivasyonunu da sağlar.
Yani "bireylerin topluluğu koruma ve sürdürme amaçları, aslında kendi varoluşlarını koruma ve sürdürme amacında olmalarından kaynaklanır" düşüncesi liberallere değil, toplulukçulara aittir.
Yani "bireylerin topluluğu koruma ve sürdürme amaçları, aslında kendi varoluşlarını koruma ve sürdürme amacında olmalarından kaynaklanır" düşüncesi liberallere değil, toplulukçulara aittir.
Soru 20
19. yüzyılın hâkim ilkelerine karşı muhalif bir duruşu temsil eden ve Hürriyet Üzerine (1859), Temsili Yönetim Üzerine Düşünceler (1861) Kadınların Boyun Eğdirilmişliği (1869) gibi eserler ortaya koyan İngiliz filozof, siyasetçi ve iktisatçı hangisidir?
Seçenekler
A
Charles Taylor
B
John Milton
C
Francis Fukuyama
D
John Rawls
E
John Stuart Mill
Açıklama:
John Stuart Mill (1806-1873). İngiliz filozof, siyasetçi ve iktisatçı. Mill’in farklı alanlarda yazmış olduğu eserleri, liberalizme yol gösterirken; Mill’in kuramına yol gösterici ilkeler de özellikle faydacılığın önde gelen isimlerinden olan babası James Mill ile Jeremy Bentham’ın etkilerini taşır. Mill’in önemi klasik ve modern kuramlar arasında bir bağ kurmasından ileri gelir. Mill bir yandan yaşadığı 19. yüzyılın hâkim ilkelerine karşı muhalif bir duruşu temsil ederken, diğer yandan bireysellik, kadınlara oy hakkı, işçi kooperatiflerinin kurulması gibi konularda yapmış olduğu çalışmalarla 20. yüzyılın önemli tartışmalarına yol gösterir. En önemli eserleri, Hürriyet Üzerine (1859), Temsili Yönetim Üzerine Düşünceler (1861) ve Kadınların Boyun Eğdirilmişliği’dir (1869)
Soru 21
Aşağıdakilerden eşleştirmelerden hangisi liberalizme yönelen eleştirel hiçbir görüşün artık olanaklı olmadığının haberciliğini üstlenir?
Seçenekler
A
Kamusallığın Yapısal Dönüşümü - J. Habermas
B
Tarihin Sonu- F. Fukuyama
C
Bir Adalet Kuramı - J. Rawls
D
Hoşgörü Üstene Bir Mektup - J. Locke
E
Hürriyet Üzerine - S. Mill
Açıklama:
Çeldirilerde verilen 1970 yılında Bir Adalet Kuramı eseriyle John Rawls’tan gelen görüş liberlizme yönelik eleştiridir. Rawls, ideolojik kamplaşmalarla geçen yaklaşık yüzyıl boyunca bilinçli olarak bazı sorunları görmezden gelme eğiliminde olan liberalizmi, özellikle adalet kavramı konusundaki eksiklikleri nedeniyle eleştirir. John Locke İngiliz siyaset adamı ve filozofu. Locke erken dönem liberalizminin babası sayılır. Locke’a böylesi bir unvanı kazandıran görüşleri “doğal haklar” öğretisinde yatar. Habermas daha çok ticaret burjuvazi üzerine yazmış daha önceki teorisyenlerdendir. J. S Mill’in önemi klasik ve modern kuramlar arasında bir bağ kurmasından ileri gelmekte ve. Mill bir yandan yaşadığı 19. Yüzyılın hâkim ilkelerine karşı muhalif bir duruşu temsil etmektedir. Diğer yandan bireysellik, kadınlara oy hakkı, işçi kooperatiflerinin kurulması gibi konularda yapmış olduğu çalışmalarla 20. Yüzyılın önemli tartışmalarına yol göstermiştir. Soruda verilen eşleştirmeli şıklar gözd
Tarihin Sonu- F. Fukuyama
Tarihin Sonu- F. Fukuyama
Soru 22
I. Liberal sözcüğü 14. yüzyıldan itibaren kullanılmaya başlanmıştır
II. Liberalizm sosyal katman ve sınıflararası çatışma değişimin temel dinamiğidir
III. Liberal sözcüğünün siyasal içerik taşıması 19. yüzyıl sonrasındadır
IV. Liberalizmin temelinde insana bir birey olarak bakma ve tanıma yatar
V. Liberalizm özünde serbest piyasa ekonomisini temel alır
VI. Liberalizm günümüzde reel siyasetten çok hala ideolojik tercihlerinde ısrarlıdır
Yukarıda verilenlere göre aşağıdakilerden hangisinde liberalizme ilişkin tarihsel olaya ya da nitelikler en doğru ve kapsamlı biçimde ifade edilmektedir?
II. Liberalizm sosyal katman ve sınıflararası çatışma değişimin temel dinamiğidir
III. Liberal sözcüğünün siyasal içerik taşıması 19. yüzyıl sonrasındadır
IV. Liberalizmin temelinde insana bir birey olarak bakma ve tanıma yatar
V. Liberalizm özünde serbest piyasa ekonomisini temel alır
VI. Liberalizm günümüzde reel siyasetten çok hala ideolojik tercihlerinde ısrarlıdır
Yukarıda verilenlere göre aşağıdakilerden hangisinde liberalizme ilişkin tarihsel olaya ya da nitelikler en doğru ve kapsamlı biçimde ifade edilmektedir?
Seçenekler
A
I, II, III ve IV
B
I, II, IV ve V
C
I, III, IV ve V
D
I, II, III ve V
E
II, III, IV ve VI
Açıklama:
Sorunun cevabını verilmesi için çeldiricilerinden hareket ederek çözümlemek daha akılcı görülmekte, bu cümleden olarak liberal sözcüğü 14. yüzyıldan itibaren kullanılmaya başlandığı, liberal sözcüğünün siyasal içerik taşıması 19. yüzyıl sonrasında başladığı, Liberalizmin temelinde insana bir birey olarak bakma ve tanıma yattığı ve Liberalizm özünde serbest piyasa ekonomisini temel aldığı doğru tanımlama ve özelliklerdir. Buna karşılık liberalizm sosyal katman ve sınıflararası çatışma değişimin temel dinamiği olarak benimsememiştir ve çatışmaya karşıtlık gösterir. Diğer yandan liberalizm günümüzde ideolojik tercihlerden çok reel siyaseti önemsemektedir. Bu bilgilere dayalı olarak liberalizme ilişkin doğru tarihsel bilgi ve tanımlamaların “C” şıkkında toplandığı görülmektedir.
I, III, IV ve V
I, III, IV ve V
Soru 23
Aşağıdakilerden hangisi liberal ideolojinin merkezi temasını oluşturur?
Seçenekler
A
Toplumculuk
B
Bireycilik
C
Aristokratlık
D
Sosyal sınıf
E
Muhafazakarlık
Açıklama:
Liberalizm özünde serbest piyasa ekonomisini amaçlayan bir sosyal, ekonomik ve politik bütünleşik yaklaşımdır. Liberal ideolojinin merkezî teması bireyciliktir. Liberalizmin doğuşu sırasında sergilediği devrimci tavır, aristokrasinin ayrıcalıklarını yok ederek bireyi geleneksel hiyerarşilerden kurtarmasında yatar. Aristokrasinin soya dayalı sınıfsallaşma anlayışının aksine, eşit bireylerden oluşan bir toplum kurma arzusundaki liberal düşünce geleneği, bireyleri akıl paydasında eşitleyerek toplumsal sınıfların oluşumunda liyakati başlıca değer kılar. Bu ifadelerden de anlaşılacağı üzere liberalizm sınıf, sosyal katman ve aristokratik anlayış, tavır ve çözümlemeleri karşıtlık gösterir. Bu yaklaşım ve anlayışlardan liberal ideolojinin merkezî teması bireycilik olduğu ve doğru cevabın “B” şıkkında verildiği görülmektedir.
Soru 24
Aşağıdakilerden hangisi liberalizmin devlet anlayışını ya da işlevini doğru biçimde açıklamaktadır?
Seçenekler
A
Liberalizme göre devlet liberal görüşten yana tavır alan bir aygıttır
B
Liberalizmin devleti göçer toplumdan sonra oluştuğunu ileri sürer
C
Liberalizme göre devlet farklı sosyal katman ya da sınıfsal öz taşır
D
Liberalizm devlet yasama yürütme ve yargı erklerinin birlikteliği esastır
E
Devlet bireylerin hak ve özgürleri için kurulmuş araçsal bir değerdir
Açıklama:
Sosyoloji veya siyaset biliminde devlet ve devlet anlayışına ilişkin farklı yaklaşımlar bulunmaktadır. Genel olarak bu yaklaşımlar Marksist, Realist ve Liberal devlet anlayışları biçiminde sınıflanır. Liberal kuramın devlet tanımı ve devlete yüklediği işlev, nominalist bakış açısı üzerinde yükselir. Gerçek, tek tek bireylerin dışında varolamayacağına göre, bireylere üstün ve bireylerin amaçlarına aşkın biçimde hareket kabiliyetine sahip bir devlet tanımlamak olanaklı değildir. Bu nedenle liberal görüşün ortaya koyduğu tanımıyla devlet, bireylerin kendi hak ve özgürlüklerini kullanabilmeleri amacıyla, yine bireyler tarafından kurulmuş araçsal bir değerdir. Bir bakıma devlet tüm kurum, kişi ve oluşumlara “eşit” uzaklıkta bir oluşumdur. Liberalizme göre devlet sosyal katman ve sınıfsal bir değer taşımaz taşımamalıdır. Ayrıca devletin sadece göçer toplumlar sonrası oluştuğuna ilişkin görüş realist felsefeye ait salt tespit içerikli bir anlayıştır. Bu bilgiler ışığında “E” şıkkının doğru cevap olduğu görülmekte
Devlet bireylerin hak ve özgürleri için kurulmuş araçsal bir değerdir
Devlet bireylerin hak ve özgürleri için kurulmuş araçsal bir değerdir
Soru 25
I.Kapalı ekonomik pazar
II.Özgürlük
III. Sınırlı devlet anlayışı
IV.Müdahaleci devlet
V.Akılcılık
VI.Bireycilik
VII. Adalet
Yukarıda verilenlere göre aşağıdakilerden hangisinde liberalizmin temel nitelikleri en doğru ve kapsamlı biçimde ifade edilmektedir?
II.Özgürlük
III. Sınırlı devlet anlayışı
IV.Müdahaleci devlet
V.Akılcılık
VI.Bireycilik
VII. Adalet
Yukarıda verilenlere göre aşağıdakilerden hangisinde liberalizmin temel nitelikleri en doğru ve kapsamlı biçimde ifade edilmektedir?
Seçenekler
A
I, II, III, IV ve IV
B
I, II, III, IV ve V
C
I, III, IV, V ve VI
D
II, III, IV, V ve VI
E
II, III, V, VI ve VII
Açıklama:
Soruya cevap vermek için liberalizmin genel nitelikleri gözden geçirildiğinde niteliklerin özgürlük, sınırlı devlet anlayışı akılcılık, bireycilik ve adalet olduğu görülmektedir. Buna karşılık soru kökünde verilen kapalı ekonomik pazar müdahaleci devlet anlayışının liberalizmle çelişen nitelikler olduğu açıktır. Bu bilgilere bağlı olarak ışığında “E” şıkkının doğru cevap olduğu görülmektedir.
II, III, V, VI ve VII
II, III, V, VI ve VII
Soru 26
Aşağıdakilerden hangisinde anayasal sistemlerin korunmasında araçları tam ve doğru olarak verilmektedir?
Seçenekler
A
Hukukun üstünlüğü - güçler ayrılığı
B
Yasamanın güçlendirilmesi - başkanlık sistemine geçiş
C
Hukukun üstünlüğü - güçler birlikteliği
D
Güçler birlikteliği - serbest seçimler
E
Sivil toplum - yürütmenin güçlendirilmesi
Açıklama:
Genel olarak anayasal yönetimlerin korunmasında iki türlü araç benimsendiği görülmektedir. Bu araçlardan birincisi, “hukukun üstünlüğü” ilkesinin anayasal düzenin temel dayanağı haline getirilmesidir. Böylece iktidarın eylemlerini ve etkinliklerini ortaya koydukları yasaların, bir üst yasa ile bağlanmış olması, anayasal yönetimlerin tipik özelliği olarak belirir. Anayasal yönetimlerin korunmasının ikinci aracı ise, modern biçimini Montesquieu’dan alan yasama-yürütme ve yargı arasındaki ayrımların korunması; yani güçler ayrılığı ilkesinin güçlendirilmesidir. Kuvvetler ayrılığı ilkesi, yasama ve yürütme güçlerinin tek elde toplanmasını engelleyen kurumsallaşmanın kuramsal ifadesidir. Bu bilgilere dayalı olarak doğru cevabı “A” şıkkı olduğu görülür.
Hukukun üstünlüğü - güçler ayrılığı
Hukukun üstünlüğü - güçler ayrılığı
Soru 27
I.Formatif eleştiriler
II.Normatif eleştiriler
III. Adil ve iyi olma tartışması
IV.Antropolojik eleştiriler
V.İyi ve doğru olma tartışması
VI.Ontolojik eleştiriler
Yukarıda verilenlere göre aşağıdakilerden hangisinde toplulukçu düşünürlerin liberalizme yönelik eleştiri başlıklarını en doğru ve kapsamlı biçimde ifade edilmektedir?
II.Normatif eleştiriler
III. Adil ve iyi olma tartışması
IV.Antropolojik eleştiriler
V.İyi ve doğru olma tartışması
VI.Ontolojik eleştiriler
Yukarıda verilenlere göre aşağıdakilerden hangisinde toplulukçu düşünürlerin liberalizme yönelik eleştiri başlıklarını en doğru ve kapsamlı biçimde ifade edilmektedir?
Seçenekler
A
I, II ve III
B
I, II ve IV
C
II, III ve IV
D
II, III ve V
E
II, IV ve VI
Açıklama:
Toplulukçu düşünürlerin liberalizme yönelik eleştirileri, üç başlık altında toplanmaktadır. Bunlar antropolojik eleştiri, normatif eleştiri ve adalet-iyi tartışmasıdır. Bu görüşe göre doğru cevap “C” şıkkıdır.
II, III ve IV
II, III ve IV
Soru 28
I.Toplulukla özdeşleşme demokratik toplum yaratılmasına olanak verir
II.Yansızlık idealinin oluşturulması olanaksızdır
III. Liberallerin birey tasarımı ontolojik açıdan bölünmüştür
IV.Evrensel ahlak anlayışı bireylerin doğrulanmasını zorlaştırır
V.Adaletin merkeze alınması gevşek bağlar oluşturur
VI.Herkesin kendi iyisi olma anlayışı bireyciliktir
Yukarıda verilenlere göre aşağıdakilerden hangisinde liberalizme yönelik genel eleştirileri en doğru ve kapsamlı biçimde ifade edilmektedir?
II.Yansızlık idealinin oluşturulması olanaksızdır
III. Liberallerin birey tasarımı ontolojik açıdan bölünmüştür
IV.Evrensel ahlak anlayışı bireylerin doğrulanmasını zorlaştırır
V.Adaletin merkeze alınması gevşek bağlar oluşturur
VI.Herkesin kendi iyisi olma anlayışı bireyciliktir
Yukarıda verilenlere göre aşağıdakilerden hangisinde liberalizme yönelik genel eleştirileri en doğru ve kapsamlı biçimde ifade edilmektedir?
Seçenekler
A
Sadece I ve II
B
I, II ve III
C
I, II, III ve IV
D
I, II, III, IV ve V
E
I, II, III, IV, V ve VI
Açıklama:
Liberalizmin genel nitelikleri ile kuram ve uygulama bağlamlarında liberalizme yönelik yapılan eleştiri ile olumlu ve olumsuz görüşler çerçevesinde şu görüşlere yer verilebilir. Öncelikle liberalizm devleti nötr hakem niteliğinde tanımlayan bir anlayışa sahiptir. Bir bakıma yansızlık idealinin oluşmasından yanadır. Liberallerin bireycilik anlayışı farklı anlayışlar özellikle toplulukçular tarafından bir bölünmüşlüğe neden olacağı savı ile eleştirilir. Ayrıca liberallerin evrensel ahlak anlayışı nedeniyle neye göre bireylerin doğrulanacağı savıyla da bir grup eleştiri alırlar. Adaletin merkeze alınması liberallerin bir başka ideallerindendir. Ancak bu anlayış toplumda birleştiricilik açısından “gevşek” bağlar oluşturacağı teziyle eleştirilmektedir. Herkesin kendi iyisi olması tezi bireyciliği körükler ki bu durum toplumsal ortak payda ve iyinin belirlenmesi zorlaştırıp toplumsal kurumların bütünleştiricilik rolünün zayıflamasına neden olur. Bu görüşler dikkate alındığında sorunun doğru cevabının “E” şıkkı o
I, II, III, IV, V ve VI
I, II, III, IV, V ve VI
Soru 29
I.Devletin hakem rolü ve yansız olma ideali yanlış bir anlayıştır.
II.Piyasacı anlayışla ticaret, siyaset ve idarede adil ve iyi olmak olanaksızdır.
III. Görüşlerin dünyayı ve evreni tümüyle doğru açıklaması felsefi olarak güçtür.
IV.Liberalizmin serbest piyasa anlayışı pragmatist ve akılcıdır.
V.Belirli görüşleri mutlaklaştırmak epistemolojik olarak yanlışa neden olmaktadır.
Yukarıda verilenlere göre aşağıdakilerden hangisinde liberalizme yönelik genel geçer eleştiriler en doğru ve kapsamlı biçimde ifade edilmektedir?
II.Piyasacı anlayışla ticaret, siyaset ve idarede adil ve iyi olmak olanaksızdır.
III. Görüşlerin dünyayı ve evreni tümüyle doğru açıklaması felsefi olarak güçtür.
IV.Liberalizmin serbest piyasa anlayışı pragmatist ve akılcıdır.
V.Belirli görüşleri mutlaklaştırmak epistemolojik olarak yanlışa neden olmaktadır.
Yukarıda verilenlere göre aşağıdakilerden hangisinde liberalizme yönelik genel geçer eleştiriler en doğru ve kapsamlı biçimde ifade edilmektedir?
Seçenekler
A
Sadece I
B
Sadece I ve II
C
I, II ve III
D
I, II, III ve IV
E
I, II, III, IV ve V
Açıklama:
Sor kökünde verilen nitelikler gözden geçirildiğinde şu değerlendirmeler yapılabilir. Öncelikle liberalizmimin “devletin hakem rolü ve yansız olma ideali” çokça eleştiri almaktadır. Nitekim bunun pratikte değer bulmasının oldukça güç olduğuna ilişkin görüşler yaygındır ve dünya pratiği bu bağlamda birçok örnekleri bulunmaktadır. Liberalizme yönelik bir başka eleştiri ise serbest piyasa ekonomisinin pratikte etkililik ve verimlilik sağlamakla birlikte eşitlik, adalet, fırsat ve olanak eşitliği noktalarında yetersizliklerinin olduğu belirtilmektedir. (III) numaralı soru kökünde ifade edilen genel bir bakıştır ki gerçekten ideolojilerin ya da yaklaşımların evreni bütüncül ve tek doğru olarak yorumlayabilmeleri olanaksızdır. Bu nedenle bu eleştiri de “doğru” var sayılmalıdır. “Liberalizmin serbest piyasa anlayışı pragmatist, doğru ve akılcıdır” görüşü ise pratik te kimi zaman “yararcı” olmadığına ilişkin eleştiriler bulunmaktadır. Sosyal katman veya sınıflar arasındaki farklılıkların açılması gibi sonuçlar pra
I, II, III, IV ve V
I, II, III, IV ve V
Soru 30
Aşağıdakilerden hangisi toplulukçuların “normatif eleştiriler” bağlamında liberalizme yönelik yaptığı eleştirilerden biridir?
Seçenekler
A
Ahlak mutlaklaştırılamaz ahlak mahalli nitelik gösterir
B
Evrensel etik olanaklı değildir etik “etno” nitelik gösterir
C
Her devlet “iyi” amaçla kurulması olanaklı değildir
D
Bireyler bir aidiyet gösterirler aidiyetsiz birey yoktur
E
Devletin yansızlığı olanaksızdır; devlet taraflı olmaktadır
Açıklama:
Toplulukçular ahlakı mutlaklaştırıp; kesin çizgilerle ortaya koyarken liberallerde ahlak genel de evrensel ve bireysel algılarla ilgili olduğu ifade edilir. Liberaller evrensel etik anlayış ve ilkelerinin olabileceğini savunurken; toplulukçular bunun olanaklı olmadığını ve etiğin “etno” nitelik gösterdiğini ifade etmektedirler. (C) şıkkında ifade edilen “her devlet ‘iyi’ amaçla kurulması olanaklı değildir” ifadesi zaten “normatif” değil “adil ve iyi olma” boyutuyla ilgili bir ifadedir. Liberalizm aidiyetin özgürlüğü engellediğini ifade ederken toplulukçular aidiyetsiz bireyin olamayacağını savındadırlar. “Devletin yansızlığı olanaksızdır; devlet taraflı olmaktadır” ifadesi normatif olmaması nedeniyle soruya cevap oluşturmamaktadır. Sorunun cevap şıklarında verilenler bütünüyle dikkate alındığında, “B” şıkkında verilen “Evrensel etik olanaklı değildir etik “etno” nitelik gösterir” ifadesinin hem “normatif eleştiriler” boyutlu olması hem de liberallere yönelik yapılan bir eleştiri olması nedeniyle sorunun do
Soru 31
John Locke’nin mülkiyeti de tıpkı özgürlükler gibi doğal bir hak olarak değerlendirmesinin liberalizm açısından önemi nedir?
Seçenekler
A
Antik Yunan’a değin uzanan köklü cumhuriyetçi geleneği yeniden canlandırması
B
Statü gereği doğan sınıfsal farkları ve aristokrasiyi koruması
C
Yönetimdekilerin iktidarının ilahi bir hakka dayanması gerekliliğini savunması
D
Siyasal özgürlükler ve ekonomik özgürlükler arasındaki değer farkını ortadan kaldırması
E
Ekonomik alanda devlet müdahalesini savunması
Açıklama:
Liberal ideolojinin siyasi temellerini ortaya koyan John Locke’nin mülkiyeti de tıpkı özgürlükler gibi doğal bir hak olarak değerlendirmesi siyasal özgürlükler ve ekonomik özgürlükler arasındaki değer farkını ortadan kaldırmıştır. Bu görüşü ile John Locke “burjuvazinin sözcüsü” haline gelmiştir. Doğru cevap D'dir.
Soru 32
Cumhuriyetçi düşünürlere göre cumhuriyetçi argümanların yoksullaştırılmasıyla elde edilmiş olan ve temel yapı taşlarını oluşturan anayasallık, sınırlı yönetim, özgürlük gibi kavramları cumhuriyetçi geleneğin Antik Yunan’a değin uzanan köklü geçmişinden alan siyasi görüş aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Muhafazakarlık
B
Liberalizm
C
Sosyalizm
D
Anarşizm
E
Faşizm
Açıklama:
Liberalizmin, cumhuriyetçi argümanların yoksullaştırılmasıyla elde edildiğini ileri süren cumhuriyetçi yazarlara göre, liberal geleneğin temel yapı taşlarını oluşturan anayasallık, sınırlı yönetim, özgürlük gibi kavramlar, cumhuriyetçi geleneğin Antik Yunan’a değin uzanan köklü geçmişinde bulunmaktadır. Doğru cevap B'dir.
Soru 33
Aşağıdakilerden hangisi liberalizmin temel ilkelerinden değildir?
Seçenekler
A
Toplumculuk
B
Özgürlük
C
Sınırlı devlet
D
Akılcılık
E
Adalet
Açıklama:
Her siyasal kuram ve ideoloji gibi liberalizm de farklı zamanlarda farklı düşünürler tarafından farklı biçimlerde yorumlanmış olmakla birlikte, genel olarak tüm liberal kuramlarda ortaklık sağlayan bazı ilkelerden ve dayanaklardan söz etmek olanaklıdır. Bu ilke ve dayanakların başlıcaları; bireycilik, özgürlük, sınırlı devlet, akılcılık, hoşgörü ve adalettir. Doğru cevap A'dır.
Soru 34
Kavramların gerçek varlıklar olduğunu kabul eden kavram gerçekçiliğine karşıt olarak, tümel kavramların yalnızca nesnelerin adları olduğunu ileri süren görüşe ne ad verilir?
Seçenekler
A
Nominalizm
B
Yapısalcılık
C
Fenomenoloji
D
Materyalizm
E
İdealizm
Açıklama:
Kavramların gerçek varlıklar olduğunu kabul eden kavram gerçekçiliğine karşıt olarak, tümel kavramların yalnızca nesnelerin adları olduğunu ileri süren görüşe nominalizm (adcılık) adı verilir. Doğru cevap A'dır.
Soru 35
Liberal söylemde sınırlı devlet anlayışıyla ilgili aşağıdaki önermelerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Bireyler çeşitli kamusal yükümlülüklere katılmalıdır.
B
Hukuk yeri geldiğinde devlet lehine esnetilebilmelidir.
C
İstikrarlı bir yönetim için yasama, yürütme ve yargı erkleri tek elde toplanmalıdır.
D
Basın özgürlüğü mümkün olduğunca sınırlanmalıdır.
E
Farklı fikir ve çatışan çıkarlara sahip bireylerin bir araya toplanması, demokrasiyi, çoğunluğun çıkarlarının uygulamasına dönüştürür.
Açıklama:
Liberal demokrasiler, iktidar yarışına katılan tüm tarafların üzerlerinde rekabetçi bir denetleme mekanizması oluşturur. Ancak rekabetçi ve çatışmacı bir demokrasi anlayışının sorunu, Aristoteles’ten bu yana siyaset adına en büyük tehlike olarak görülen “çoğunluğun tiranlığı” tehdidini barındırmasıdır. Farklı fikir ve çatışan çıkarlara sahip bireylerin bir araya toplanması, demokrasiyi, çoğunluğun çıkarlarının uygulamasına dönüştürür. Bu açıdan liberal demokrasilerin yön verici ilkesi, Antik Yunan’ın erdemli yurttaşların katılımlarıyla tanımlanan katılımcı demokrasi anlayışından uzaklaştırarak, niceliksel bir çoğunluk arayışına dönüştürür. Doğru cevap E'dir.
Soru 36
“Bir kişi haricinde tüm insanlık bir görüşü benimserse ve sadece bir kişi karşıt görüşe sahipse; insanlığın bu kişiyi susturmasının haklılığı, bu kişinin iktidar sahibi olduğunda tüm insanlığı susturmasından daha fazla değildir”
Yukarıdaki alıntı hangi liberal düşünüre aittir?
Yukarıdaki alıntı hangi liberal düşünüre aittir?
Seçenekler
A
John Stuart Mill
B
Jeremy Bentham
C
John Locke
D
Thomas Hobbes
E
Immanuel Kant
Açıklama:
John Stuart Mill, hoşgörü kavramını bireylerin olduğu kadar toplumların da gelişmesinin dayanağı olarak görür. Mill’in ilerlemeye duyduğu inanç, insanlığın giderek cehaletten kurtularak hakikati, rekabetçi ve çekişmeci bir serbest piyasada ortaya koyabileceğine dair umutlarını besler. Başka bir deyişle, farklılıkları içeren çatışmacı bir kamusal alan sosyal ilerlemeyi de beraberinde getirir. Mill’e göre bireyin düşüncesini ifade hak- kı, tüm insanlığın karşısındaki bir görüşü savunuyor olsa bile kutsaldır. Doğru cevap A'dır.
Soru 37
Klasik liberal kuramın adalet anlayışına göre aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Her birey hukuk önünde eşittir ve yasal çerçeveyle ilgili olmayan etkenler, yasal karar alma süreci üzerinde hiçbir etkiye sahip olamazlar.
B
Tek kişi, tek oy ilkesi benimsenmelidir.
C
Hiçbir statü, belirli bir niteliğinden dolayı bir bireyin ya da bir grubun erişimine yasaklanamaz.
D
Temel haklar açısından tüm bireyler eşittir ve aynı biçimsel statüden faydalanabilirler.
E
Toplumsal alandaki ekonomik adaletsizlik devlet müdahelesi ile giderilmelidir.
Açıklama:
Liberal eşitlik söylemi medeni ve siyasal haklara ilişkindir. Dolayısıyla sosyal eşitliği sağlamaya yönelik girişimler (klasik liberal düşünürlerin çoğunca) hoş karşılanmaz. Hatta özgürlüğe ve eşitliğe aykırı görülür. Doğru cevap E'dir.
Soru 38
"Birey sosyal kurumlardan ve değerlerden önce gelmez; aksine bireyleri yaratan içinde bulundukları sosyal kurumlar ve değerlerdir" diyen biri liberalizme hangi bağlamda bir eleştiri sunuyordur?
Seçenekler
A
Antropolojik
B
Metodolojik
C
Normatif
D
Etik
E
Diyalektik
Açıklama:
Liberal kuram bireyleri tüm toplumsal ilişkiler bağlamlarından kopartarak etnik, cinsiyet, kültür, siyaset ya da din gibi aidiyetlerini görmezden gelir. Böylece liberalizmin birey tanımının içeriğini dolduran bireyler, bir anlamda ontolojik olarak yok olan bireylerdir. Bu yaklaşım bireyin antropolojik niteliğini tamamen görmezden gelir.
Toplulukçu kuramcılara göre birey sosyal kurumlardan ve değerlerden önce gelmez; aksine bireyleri yaratan içinde bulundukları sosyal kurumlar ve değerlerdir. Bireyin kimliği, içinde toplumsallaştığı ve değerlerini öğrendiği toplum tarafından yaratılan bir kimliktir. Liberalizmin bireyinin hiçbir yerde olmayışına karşın, toplulukçuların tanımındaki birey, bir toplumda varolan bireydir ve bu birey kendisinden önce topluma karakterini veren değerlerin taşıyıcısı olan gerçek bir bireydir. Doğru cevap A'dır.
Toplulukçu kuramcılara göre birey sosyal kurumlardan ve değerlerden önce gelmez; aksine bireyleri yaratan içinde bulundukları sosyal kurumlar ve değerlerdir. Bireyin kimliği, içinde toplumsallaştığı ve değerlerini öğrendiği toplum tarafından yaratılan bir kimliktir. Liberalizmin bireyinin hiçbir yerde olmayışına karşın, toplulukçuların tanımındaki birey, bir toplumda varolan bireydir ve bu birey kendisinden önce topluma karakterini veren değerlerin taşıyıcısı olan gerçek bir bireydir. Doğru cevap A'dır.
Soru 39
Hukuk da dâhil olmak üzere toplumdaki tüm ahlaki ve siyasi kurumlar, evrensel etiğin değil, ... bir yansımasıdır.
Toplulukçu yaklaşımına göre yukarıdaki boşluğa ne gelmelidir?
Toplulukçu yaklaşımına göre yukarıdaki boşluğa ne gelmelidir?
Seçenekler
A
Topluluğun değerlerinin
B
İnsan doğasının
C
Üretim ilişkilerinin
D
İktidar ilişkilerinin
E
Devlet iradesinin
Açıklama:
Liberaller doğrunun iyiye üstün olduğu iddiasını taşırlar. Buna göre evrensel doğrular, toplumun iyilerine üstünlük taşır. Ancak bu iddia, toplulukçular tarafından büyük ölçüde eleştirilir. Toplulukçulara göre kişilik, topluluğun içindeki değerlerin paylaşımı yoluyla geliştiğinden, bu değerler ister istemez her türden doğruluk iddiasının da belirleyicisidir. Başka bir deyişle hukuk da dâhil olmak üzere toplumdaki tüm ahlaki ve siyasi kurumlar, evrensel etiğin değil, topluluğun değerlerinin bir yansımasıdır. Doğru cevap A'dır.
Soru 40
Politika adlı eserinin hemen ilk cümlesinde her devletin iyi bir amaçla kurulduğunu ifade eden düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sokrates
B
Platon
C
Aristoteles
D
Hegel
E
Marks
Açıklama:
Aristoteles Politika adlı eserinin hemen ilk cümlesinde her devletin iyi bir amaçla kurulduğunu ifade eder. Doğru cevap C'dir.
Soru 41
Yaygın ideolojik güdümleme ve terör üzerine kurulu geniş kapsamlı bir siyasal kurallar bütününe ne ad verilir?
Seçenekler
A
Totalitarizm
B
Liberalizm
C
Marksizm
D
Klientalizm
E
Nepotizm
Açıklama:
Totalitarizm, yaygın ideolojik güdümleme ve terör üzerine kurulu geniş kapsamlı bir siyasal kurallar bütünüdür. Totalitarizm, toplumsal ve bireysel varlığın üzerinde bir iktidar kurarak, iktidar, toplum ve birey arasındaki mesafeleri bütünüyle yok eder. Doğru cevap A'dır.
Soru 42
I. Liberalizm = adalet, Toplulukçuluk = İyi
II. Liberalizm = Ahlaksal, Toplulukçuluk = Erekbilimsel
III. Liberalizm = Usuli, Toplulukçuluk = Tözsel
Yukarıdaki kavram eşleşmelerinden hangisi ya da hangileri doğrudur?
II. Liberalizm = Ahlaksal, Toplulukçuluk = Erekbilimsel
III. Liberalizm = Usuli, Toplulukçuluk = Tözsel
Yukarıdaki kavram eşleşmelerinden hangisi ya da hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
I ve III
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
İstisnalar olmakla birlikte, kabaca yapılan bir ayrımla, toplulukçular “iyi”, liberaller ise “adalet” kavramını kuramlarının merkezine alırlar. Bu ayrıma koşut olarak liberal tutumlar ahlaksal iken, cemaatçiler erekbilimseldir (teleolojik) ya da liberaller usuli bir bakış açısına sahipken cemaatçiler daha tözsel bakış açısına sahiptir. Doğru cevap E'dir.
Soru 43
Toplumsal yapının temeline, feodal düzen yerine akılcı kararlar verebilecek doğal haklara sahip bireyleri koyma fikri liberalizmin hangi ilkesi ile açıklanabilir?
Seçenekler
A
Bireycilik
B
Özgürlük
C
Sınırlı Devlet Anlayışı
D
Hoşgörü
E
Adalet
Açıklama:
Liberal ideolojinin merkezî teması bireyciliktir ve bu ideoloji aristokrasinin ayrıcalıklarını yok ederek bireyi geleneksel hiyerarşilerden kurtarmıştır. Aristokrasinin soya dayalı sınıfsallaşma anlayışının aksine, eşit bireylerden oluşan bir toplum kurma arzusundaki liberal düşünce geleneği, bireyleri akıl paydasında eşitleyerek toplumsal sınıfların oluşumunda liyakati başlıca değer kılar. Doğru cevap A'dır.
Soru 44
Isaiah Berlin'e göre bireyin başkalarının müdahalesine uğramaksızın yapmakta serbest olduğu şeyleri sorgulayan özgürlük kavramı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Doğal özgürlük
B
Pozitif özgürlük
C
Negatif özgürlük
D
Temel özgürlük
E
Ekonomik özgürlük
Açıklama:
Isaiah Berlin'e göre özgürlüğün iki olanaklı biçimi bulunur: negatif özgürlük ve pozitif özgürlük. Pozitif özgürlük, “seçtiğim şeyleri seçmeye beni yönelten müdahale ya da denetimin kaynağı”nın ne olduğu sorusuna yanıt ararken; negatif özgürlük tanımını veren soru “başkalarının müdahalesine uğramaksızın yapmakta serbest olduğum şeyler”in alanını sorgular. Başka bir deyişle, negatif özgürlük, pozitif özgürlükten farklı olarak iktidarın niteliğiyle ilgilenmez; bireyin dıştan bir müdahale görmeden yapabileceği eylemlerin niceliksel toplamı ile ilgilenir. Doğru cevap C'dir.
Soru 45
I. Hukukun üstünlüğü ilkesi
II. Demokrasi anlayışı
III. Totalitarizm anlayışı
IV. Düşünce ifade özgürlüğü
V. Devletin piyasalara müdahalesi
Yukarıdakilerden hangileri liberalizmin sınırlı devlet anlayışını uygulamak için kullanılan araçlar arasında yer alır?
II. Demokrasi anlayışı
III. Totalitarizm anlayışı
IV. Düşünce ifade özgürlüğü
V. Devletin piyasalara müdahalesi
Yukarıdakilerden hangileri liberalizmin sınırlı devlet anlayışını uygulamak için kullanılan araçlar arasında yer alır?
Seçenekler
A
I, II, V
B
I, II, IV
C
II, III, IV
D
II, IV, V
E
III, IV, V
Açıklama:
Sınırlı devlet anlayışına göre devletin müdahaleleri, ancak söz konusu hak ve özgürlükleri korumakla ilişkili olduğu ölçüde meşru sayılır. Bu nedenle devletin keyfi yönetimini engellemek üzere bazı önlemler alınmalıdır. Bu amaçla yöneten ve yönetilenlerin aynı yasaya tabi olmalarını gerektiren anayasal yönetimlerin benimsenmesi (bu yönetimler hukukun üstünlüğü ve kuvvetler ayrılığı ile korunur), demokrasi anlayışının benimsenmesi ve düşünce ifade özgürlüğünün olması gereklidir. Bireysel özgürlüklerin tamamen kısıtlandığı bir yönetim şekli olan totalitarizm anlayışı ve devletin piyasalara müdahalesi ise sınırlı devlet anlayışına uygun olmayan kavramlardır. Doğru cevap B'dir.
Soru 46
Aşağıdaki ifadelerden hangisi akılcılık ile ters düşmektedir?
Seçenekler
A
Bireyler rasyonel kararlar alabilirler.
B
Birey kendisi için en iyi olanı tanımlama ve seçme yeteneğine sahiptir.
C
Devlet çoğunluğun iyiliğini gözeten ahlaki değerlere sahip çıkmalıdır.
D
Devlet bireylerin seçimleri karşısında yansızlık taşımalıdır.
E
Bilimsel bilgi artışı ile ilerleme sağlanarak yeni bir toplum modeli oluşturulacaktır.
Açıklama:
Akılcılığı savunan düşünürler bireylerin rasyonel kararlar alabildiklerini ve kendisi için en iyi olanı tanımlama ve seçme yeteneğine sahip olduklarına inanır. Buna göre devlet de rasyonel bir şekilde kurulmalı ve bireylerin seçimleri karşısında yansızlık taşımalıdır. Akılcılığın savunduğu bir diğer değer de ilerleme düşüncesine duyulan inançtır. Akılcılığı savunanlar bilimsel bilgi artışı ile ilerleme sağlanarak yeni bir toplum modeli oluşturulacağına inanırlar. Doğru cevap C'dir.
Soru 47
John Locke’ye göre, özel alandaki özgürlüğün teminatını sağlayan ilke hangisidir?
Seçenekler
A
Hoşgörü
B
Yasalar
C
Adalet
D
Devlet
E
Gelenekler
Açıklama:
John Locke, kamunun bireyleri yasalara uymaya mecbur bıraktığı devlet alanı dışında kalan özel alandaki özgürlüğün teminatını hoşgörü kavramında bulur. Dopru cevap A'dır.
Soru 48
Tek kişi, tek oy uygulaması liberal kuramın hangi anlayışıyla açıklanabilir?
Seçenekler
A
Doğal eşitlik
B
Siyasi eşitlik
C
Yasal eşitlik
D
Fırsat eşitliği
E
Liberal eşitlik
Açıklama:
Liberal kuramın eşitlik kavrayışı üç başlık altında incelenebilir. Bunlardan birincisi tüm bireylerin eşit ve özgür doğduğu için eşit ahlaki değerlere sahip olması, ikincisi biçimsel eşitlik ve üçüncüsü fırsat eşitliğidir. Biçimsel eşitlik anlayışının uygulamada kendisini gösterdiği iki alan söz konusudur: siyasi eşitlikler ve yasal eşitlikler. Yasal eşitlik her bireyin hukuk önünde eşit olduğunu ve yasal çerçeveyle ilgili olmayan etkenlerin, yasal karar alma süreci üzerinde hiçbir etkisi olmayacağını ifade eder. Siyasi eşitliklerse, seçme ve seçilme haklarının her bireye aynı ölçüde eşit olmasıyla ilişkilidir. Doğru cevap B’dir.
Soru 49
Aşağıdaki liberalizm eleştirilerinin hangisi toplumsalcılık savunucularının yaptığı antropolojik eleştiriler arasında yer alır?
Seçenekler
A
Liberalizmin bireyleri ontolojik açıdan yersiz-yurtsuz olarak tanımlar.
B
Liberalizmle evrensel etik olanaksızdır.
C
Liberal anlayış bireyleri doğrulama olanaklarından yoksun bırakır.
D
Liberalizm, kendisinden başka bir şey düşünmeyen bencil bireyler toplumuna davetiye çıkartır.
E
Liberalizm gevşek bağlarla birbirlerine bağlanmış bir topluma neden olur.
Açıklama:
Toplulukçu düşünürlerin liberalizme yönelik eleştirileri, üç başlık altında toplanabilir: antropolojik eleştiri, normatif eleştiri ve adalet-iyi tartışması. liberalizmde evrensel etiğin olanaksızlığı, bu görüşün bireyleri doğrulama olanaklarından yoksun bırakması ve bencil bireyler oluşturması normatif eleştiriler arasında yer alır. Liberalizmin ortak iyi kavramından yoksun olması nedeniyle gevşek bağlarla birbirlerine bağlanmış bir topluma neden olması adalet-iyi tartışmaları kapsamındadır. Liberalizmin bireyleri ontolojik açıdan yersiz-yurtsuz olarak tanımlaması ise antropolojik eleştiriler arasında yer alır. Doğur cevap A'dır.
Soru 50
Aşağıdakilerden hangisi toplulukçu düşünürler tarafından savunulur?
Seçenekler
A
Her bireyin kendine özgül iyilerine ulaşması gerekir.
B
Toplumun merkezinde adalet olmalıdır.
C
Tek gerçeklik bireydir.
D
Devlet yansız olmalıdır.
E
Devletin ve bireylerin iyisi aynı olmalıdır.
Açıklama:
İstisnalar olmakla birlikte, kabaca yapılan bir ayrımla, toplulukçular “iyi”, liberaller ise “adalet” kavramını kuramlarının merkezine alırlar. Toplulukçulara göre bireylerin ayrı ayrı iyileri değil ortak bir iyi kavramı olmalıdır. Doğru cevap E’dir.
Soru 51
John Rawls'ın liberalizme ilişkin eleştirileri özellikle hangi konuda toplanmaktadır?
Seçenekler
A
Adalet
B
Laiklik
C
Cinsiyetçilik
D
Etnik kimlik
E
Hukuk
Açıklama:
Rawls, ideolojik kamplaşmalarla geçen yaklaşık yüzyıl boyunca bilinçli olarak bazı sorunları görmezden gelme eğiliminde olan liberalizmi, özellikle adalet kavramı konusundaki eksiklikleri nedeniyle eleştirir. Klasik liberalizmin temelini oluşturan faydacı bakış açısının eksikliklerini dile getiren Rawls, liberalizmin yenilenmesine yol açmakla kalmaz, aynı zamanda liberalizmin ihmal ettiği temaları ortaya koyan alternatif düşüncelerin olanaklılığını gözler önüne sererek siyaset felsefesinin geri dönüş yolunu açar. Doğru cevap A'dır.
Soru 52
Aşağıdakilerden hangisi liberalizmin temel ilkelerinden değildir?
Seçenekler
A
Toplumculuk
B
Özgürlük
C
Akılcılık
D
Hoşgörü
E
Adalet
Açıklama:
Her siyasal kuram ve ideoloji gibi liberalizm de farklı zamanlarda farklı düşünürler tarafından farklı biçimlerde yorumlanmış olmakla birlikte, genel olarak tüm liberal kuramlarda ortaklık sağlayan bazı ilkelerden ve dayanaklardan söz etmek olanaklıdır. Bu ilke ve dayanakların başlıcaları; bireycilik, özgürlük, sınırlı devlet, akılcılık, hoşgörü ve adalettir. Doğru cevap A'dır.
Soru 53
- Düşünce özgürlüğü
- Yaşam hakkı
- Mülkiyet hakkı
Seçenekler
A
Yalnız II
B
I ve II
C
I ve III
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
John Locke’un yaşam ve düşünce özgürlüğüyle mülkiyet özgürlüğünü içererek devletin bu alanlardaki müdahalesinin sınırlandırılması gerekliliğini ortaya koyan doğal haklar öğretisi, liberalizmin siyasi ve ekonomik ilkelerinin dayandığı düşünsel alt yapıyı oluşturur. Doğru cevap E'dir.
Soru 54
Liberal öğretiye göre aşağıdaki önermelerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Devlet tek tek bireylerden oluşmuş bir mekanizmadan daha fazlasıdır.
B
Toplum bireylerin varolabilmeleri için zorunlu bir koşuldur.
C
Bireylerin toplumsal konumları ait oldukları soya göre belirlenmelidir.
D
Devletin belirli bir ahlak anlayışı olmalıdır.
E
Devlet, bireylerin kendi hak ve özgürlüklerini kullanabilmeleri amacıyla, yine bireyler tarafından kurulmuş araçsal bir değerdir.
Açıklama:
Siyasal açıdan liberal kuram dâhilinde ne toplum ne de devlet, tek tek bireylerden oluşmuş mekanizmalardan öte bir gerçekliğe sahip değildir.
Liberalizmde, toplum bireylerin varolabilmeleri için zorunlu bir koşul oluşturmaz.
Aristokrasinin soya dayalı sınıfsallaşma anlayışının aksine, eşit bireylerden oluşan bir toplum kurma arzusundaki liberal düşünce geleneği, bireyleri akıl paydasında eşitleyerek toplumsal sınıfların oluşumunda liyakati başlıca değer kılar.
Liberal ahlak kuralları, bireylerin birbirlerinden farklı olan kişisel ihtiyaç, istek ve arzularını yerine getirebilecekleri biçimde yansız ve tarafsız olmalıdır.
Doğru cevap E'dir.
Liberalizmde, toplum bireylerin varolabilmeleri için zorunlu bir koşul oluşturmaz.
Aristokrasinin soya dayalı sınıfsallaşma anlayışının aksine, eşit bireylerden oluşan bir toplum kurma arzusundaki liberal düşünce geleneği, bireyleri akıl paydasında eşitleyerek toplumsal sınıfların oluşumunda liyakati başlıca değer kılar.
Liberal ahlak kuralları, bireylerin birbirlerinden farklı olan kişisel ihtiyaç, istek ve arzularını yerine getirebilecekleri biçimde yansız ve tarafsız olmalıdır.
Doğru cevap E'dir.
Soru 55
- Kadınlara oy hakkı verilmesi
- Yasalar önünde eşitlik
- Ekonomik eşitlik
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve II
E
II ve III
Açıklama:
Liberalizmin eşitlik anlayışı siyasal ve hukuksal bir anlama sahiptir. Sosyal adalet ya da ekonomik eşitlik bu noktada liberalizmde kendisine yer bulamaz. Doğru cevap D'dir.
Soru 56
- Antropolojik eleştiri
- Normatif eleştiri
- Adalet - iyi tatışması
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
I ve III
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Toplulukçu düşünürlerin liberalizme yönelik eleştirileri, üç başlık altında toplanabilir: antropolojik eleştiri, normatif eleştiri ve adalet-iyi tartışması.
Soru 57
Bireyin tanımlanmasında kültürel kimliklerin ön plana çıkarılması hangi düşüncenin ürünüdür?
Seçenekler
A
Liberalizm
B
Marksizm
C
Toplulukçuluk
D
Varoluşçuluk
E
Hedonizm
Açıklama:
Toplulukçular, farklı kültürel kimliklerin farklı değerler ve amaçlara sahip olabileceği inancına sahiptirler. Doğru cevap C'dir.
Soru 58
"Hukuk da dâhil olmak üzere toplumdaki tüm ahlaki ve siyasi kurumlar, ... bir yansımasıdır." Toplulukçu öğretiye göre yukarıdaki boşluğa ne gelmelidir?
Seçenekler
A
Evrensel etiğin
B
Ekonomik altyapının
C
Topluluğun değerlerinin
D
İktidarın iradesinin
E
Dinin
Açıklama:
Toplulukçulara göre kişilik, topluluğun içindeki değerlerin paylaşımı yoluyla geliştiğinden, bu değerler ister istemez her türden doğruluk iddiasının da belirleyicisidir. Başka bir deyişle hukuk da dâhil olmak üzere toplumdaki tüm ahlaki ve siyasi kurumlar, evrensel etiğin değil, topluluğun değerlerinin bir yansımasıdır. Doğru cevap C'dir.
Soru 59
Toplulukçulara göre devletin amacı nedir?
Seçenekler
A
İyi olan
B
Adil olan
C
Faydalı olan
D
Ekonomik olan
E
Dini olan
Açıklama:
İyi, insanların elde etmek istediği ve bu isteklerine ulaşmak için de eylemlerine yol gösterici olarak aldığı ilkedir. Bu nedenle tüm topluluklar ve bu toplulukları kapsayan devlet, iyiyi amaç edinir. O hâlde devletin iyisiyle toplulukların iyisi iç içe geçmedikçe ulaşılması istenen hedeflerin gerçekleştirilemeyeceği de açıktır. Bu nedenle devlet asla yansız olamaz. Aksine her devlet, kendisini oluşturan toplulukların iyisini taşır. Doğru cevap A'dır.
Soru 60
Çağdaş dünyada Will Kymlicka, Isaiah Berlin, Michael Oakeshott gibi düşünürlerin esinlendiği hoşgörü anlayışı aşağıdaki ikililerden hangisinden etkilenmiştir?
Seçenekler
A
Hume - Hobbes
B
Locke - Mill
C
Kant - Spinoza
D
Marks - Engels
E
Hegel - Feuerbach
Açıklama:
Liberal bazı savunucuları, hoşgörü kavramını farklı iyi kavrayışlarının bir arada yaşayabilme projesi olarak değerlendirirler. Çağdaş dünyada Will Kymlicka, Isaiah Berlin, Michael Oakeshott gibi düşünürlerin esinlendiği Thomas Hobbes ve David Hume’un felsefelerinde içerilen bu türden bir hoşgörü anlayışı, farklı olanların ortak bir zemin arayışında bulunmaksızın barış içinde yaşayabilecekleri bir liberal perspektifin ürünüdür. Başka bir deyişle, bu türden bir bakış açısından iyi yaşam, etik ilkeler yerine değerler çoğulluğuyla ifade edilebilir. Locke’un hoşgörüyü tek bir inanca götüren yol olarak değerlendirmesi karşısında, Hobbes ve Hume’a göre hoşgörü, bir uzlaşım aracı değil, barış için bir önkoşuldur. Doğru cevap A'dır.
Ünite 2
Soru 1
“Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme ve herkese kendine uygun düşeni verme” neyin tanımıdır?
Seçenekler
A
Demokrasi
B
Komünizm
C
Adalet
D
Örf ve Anane
E
Liberalizm
Açıklama:
Her ne kadar adaleti tanımlamak çok zor olsa da elbette ki adaletin bir tanımı vardır. Türk Dil Kurumu sözlügünde adalet “hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme ve herkese kendine uygun düşeni verme”(TDK 1988, s.13) olarak tanımlanmaktadır. Doğru cevap C'dir.
Soru 2
Platon'a göre adalet nedir?
Seçenekler
A
Pratik
B
Fikir
C
Kurum
D
Hak arayışı
E
Tez
Açıklama:
“Nedir adalet? Bu konuda Platon’dan öğrenebileceğimiz bir şey vardır: adaletin bir fikir olduğu (yani gerçek bir şey olmadığı, bir fikir olduğu). Doğru cevap B'dir.
Soru 3
Bir toplumda para ve bu şekilde bölüştürülebilir nitelikteki şeylerin toplum üyeleri arasında, herkesin yeteneği ve toplum içerisindeki statüsüne uygun olarak dağıtılmasını öngören adalet türüne ne ad verilir?
Seçenekler
A
Denkleştirici Adalet
B
Dağıtıcı Adalet
C
Kural Adaleti
D
Hakkaniyet Olarak Adalet
E
Prosedürel Adalet
Açıklama:
Dağıtıcı adalet, “Bir toplumda para ve bu şekilde bölüştürülebilir nitelikteki şeylerin (şan, şeref, ünvan, servet ve ekonomik değeri haiz diğer şeyler) toplum üyeleri arasında, herkesin yeteneği ve toplum içerisindeki statüsüne uygun olarak dağıtılmasını öngören adalet türüdür” (Balı 2001: 85). Doğru cevap B'dir.
Soru 4
Liberalizmin öncüsü olarak kabul edilen isim aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Karl Marx
B
David Hume
C
Sokrates
D
John Locke
E
Machiavelli
Açıklama:
Özellikle Locke liberalizmin öncüsü olarak kabul edilmiştir. Aydınlanma çağının büyük düşünürü I.Kant’ta bilgi ve ahlak anlayışında olduğu gibi siyaset ve hukuk alanında
da bir aydınlanma devrimi yaparak kendisinden sonra gelen iki farklı gelenek olan analitik ve Kıta Avrupası felsefe gelenekleri için de, siyaset ve hukuk felsefesi için de önemli bir figür olmuştur. Doğru cevap D'dir.
da bir aydınlanma devrimi yaparak kendisinden sonra gelen iki farklı gelenek olan analitik ve Kıta Avrupası felsefe gelenekleri için de, siyaset ve hukuk felsefesi için de önemli bir figür olmuştur. Doğru cevap D'dir.
Soru 5
Ulusların Zenginliği adlı yapıtta adı geçen görünmez el benzetmesi aşağıdaki isimlerden hangisine aittir?
Seçenekler
A
J. M. Keynes
B
Paul Krugman
C
Adam Smith
D
Gary Becker
E
J. S. Mill
Açıklama:
Görünmez el benzetmesi Adam Smith’in Ulusların Zenginligi adlı yapıtında geçmektedir. “Her birey kendi çıkarı peşinde koşarken, sıklıkla, katkıda bulunmaya niyetleneceğinden çok daha etkin olarak topluma katkıda bulunur” (Smith A, Ulusların Zenginliği). Doğru cevap C'dir.
Soru 6
Paris’te 18 Mart’tan 28 Mayıs 1871’e uzanan kısa sürede iktidarda olan sosyalist hükümetin adı nedir?
Seçenekler
A
Temmuz Monarşisi
B
İkinci Cumhuriyet
C
İkinci İmparatorluk
D
Üçüncü Cumhuriyet
E
Paris Komünü
Açıklama:
Paris Komünü (La Commune de Paris) Paris’te 18 Mart’tan 28 Mayıs 1871’e uzanan kısa sürede iktidarda olan sosyalist hükümettir. Doğru cevap E'dir.
Soru 7
I. Herkese kendi fiziksel ve insani sermayesinin katkı değerine göre vermek
II. Herkese sadece kendi insani sermayesinin katkı değerine göre vermek
III. Herkese çabasına ya da kişisel fedakârlığına göre vermek
IV. Herkese ihtiyacına göre vermek
Yukarıdakilerden hangisi Hahnel İktisadi Adalet ve Demokrasi adlı yapıtında ekonomik zenginlik ve sorumlulukların nasıl paylaşılması gerektiğine dair söz ettiği dört dağıtım kuralı arasındadır?
II. Herkese sadece kendi insani sermayesinin katkı değerine göre vermek
III. Herkese çabasına ya da kişisel fedakârlığına göre vermek
IV. Herkese ihtiyacına göre vermek
Yukarıdakilerden hangisi Hahnel İktisadi Adalet ve Demokrasi adlı yapıtında ekonomik zenginlik ve sorumlulukların nasıl paylaşılması gerektiğine dair söz ettiği dört dağıtım kuralı arasındadır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
II ve III
D
III ve IV
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
Hahnel İktisadi Adalet ve Demokrasi adlı yapıtında ekonomik zenginlik ve sorumlulukların nasıl paylaşılması gerektiğine dair dört dağıtım kuralından söz eder.
I. Kural. Herkese kendi fiziksel ve insani sermayesinin katkı değerine göre vermek
II. Kural. Herkese sadece kendi insani sermayesinin katkı değerine göre vermek
III. Kural. Herkese çabasına ya da kişisel fedakârlığına göre vermek
IV. Kural. Herkese ihtiyacına göre vermek
Doğru cevap E'dir.
I. Kural. Herkese kendi fiziksel ve insani sermayesinin katkı değerine göre vermek
II. Kural. Herkese sadece kendi insani sermayesinin katkı değerine göre vermek
III. Kural. Herkese çabasına ya da kişisel fedakârlığına göre vermek
IV. Kural. Herkese ihtiyacına göre vermek
Doğru cevap E'dir.
Soru 8
Bir toplumda maddesel yönden güçlü ve güçsüz halk grupları arasında ekonomik eşitliğin temini yoluyla bir sosyal/siyasal denge sağlanmasına ne denir?
Seçenekler
A
Sosyal Adalet
B
Ekonomik Adalet
C
Hukukun üstünlüğü
D
Sosyal ve Ekonomik Adalet
E
Düzeltici Adalet
Açıklama:
Öyleyse sosyal ve ekonomik adalet şu şekilde tanımlanabilir: “Bir toplumda maddesel (ekonomik) yönden güçlü ve güçsüz halk grupları (veya sosyal sınıflar) arasında ekonomik eşitliğin temini yoluyla bir sosyal/siyasal denge sağlanmasıdır” (İzveren 1991, s. 100). Doğru cevap D'dir.
Soru 9
Belirli halk gruplarının sosyo-ekonomik durumların ıslahı yoluyla sosyal düzenin sağlanması amacı ve bu temel ilkenin gerçekleştirilmesi için toplumsal yaşantıya çeşitli kamusal tedbirlerle müdahale eden demokratik devlet tipine ne denir?
Seçenekler
A
Monarşi
B
Laik Devlet
C
Sosyal Devlet
D
Üniter Devlet
E
Ekonomik Devlet
Açıklama:
Öyleyse “sosyal devlet” şöyle tanımlanabilir:
“Belirli halk gruplarının sosyo-ekonomik durumların ıslahı yoluyla sosyal düzenin sağlanması amacı ve bu temel ilkenin gerçekleştirilmesi için toplumsal yaşantıya çeşitli kamusal tedbirlerle müdahale eden demokratik devlet tipi” (İzveren 1991, s. 102). Doğru cevap C'dir.
“Belirli halk gruplarının sosyo-ekonomik durumların ıslahı yoluyla sosyal düzenin sağlanması amacı ve bu temel ilkenin gerçekleştirilmesi için toplumsal yaşantıya çeşitli kamusal tedbirlerle müdahale eden demokratik devlet tipi” (İzveren 1991, s. 102). Doğru cevap C'dir.
Soru 10
“Sosyal adalet ne sadece bireyin faaliyetlerine özgü, ne de sadece devletin kamusal faaliyetlerinin bir niteliğidir, o aynı zamanda toplumun kültürel kurumları, adetleri ve gelenekleri ile ahlaki kural ve mukaddes saydığı değerler gibi kamusal olmayan vechesi ile de ilgilidir.” sözü kime aittir?
Seçenekler
A
Bertrand Russell
B
W. K. Frankena
C
Francis Bradley
D
John Rawls
E
Ronald Dworkin
Açıklama:
Böylece hem çağın gerisinde kalmamak hem de vatandaşlarının herbirinin yararı için çağdaş devletin temel amacı sosyal ve ekonomik adaleti sağlamak olmalıdır. Ancak W. K. Frankena’nın vurguladığı gibi, “sosyal adalet ne sadece bireyin faaliyetlerine özgü, ne de sadece devletin kamusal faaliyetlerinin bir niteliğidir, o aynı zamanda toplumun kültürel kurumları, adetleri ve gelenekleri ile ahlaki kural ve mukaddes saydığı değerler gibi kamusal olmayan vechesi ile de ilgilidir.” (Frankena, The Concept of Social Justice, aktaran Balı 2001, s. 203) Dolayısıyla sosyal devlet bütün bu alanları hesaplamalı ve ona göre hukuksal ve siyasal bir yol izlemelidir. Doğru cevap B'dir.
Soru 11
Tüm insanların üzerinde fikir edinebileceği bir adalet tanımı elde etmenin olanaksız olduğunu belirten düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kant
B
Mill
C
Kelsen
D
Dewey
E
Sartre
Açıklama:
Hans Kelsen’e göre de, tüm insanların üzerinde fikir edinebileceği bir adalet tanımı elde etmek olanaksızdır. Doğru yanıt C seçeneğidir.
Soru 12
Dağıtıcı adaletin başlıca uygulayıcısı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Devlet
B
Hükümdar
C
Bürokratik işleyiş
D
Aile
E
İşveren
Açıklama:
Öncelikle dağıtıcı adaletin uygulama alanının kamusal alan olduğunu, devletin bu adaletin uygulayıcısı olarak
karşımıza çıktığını vurgulamak gerekir. Dağıtıcı adaleti benimseyen bir devletin yapması gereken, “Herkese toplum içerisindeki durumu ve yeteneklerine göre, nimet ve külfetlerden kendisine düşeni paylaştırmaktır”. Doğru yanıt A seçeneğidir.
karşımıza çıktığını vurgulamak gerekir. Dağıtıcı adaleti benimseyen bir devletin yapması gereken, “Herkese toplum içerisindeki durumu ve yeteneklerine göre, nimet ve külfetlerden kendisine düşeni paylaştırmaktır”. Doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 13
Kişilerin özel durumlarını, yeteneklerini göz önünde bulundurmadan davranmayı gerektiren adalet aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Denkleştirici adalet
B
Siyasal adalet
C
Dağıtıcı adalet
D
Sosyal adalet
E
Ekonomik adalet
Açıklama:
Denkleştirici veya düzeltici adalet, dağıtıcı adaletin aksine, kişilerin özel durumlarını, yeteneklerini göz önünde bulundurmadan davranmayı gerektirir. Doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 14
“Bireylerin eylemleri, klasik liberalizmin öngördüğü negatif statü haklarını koruyan, genel, olumlu veya olumsuz anlamda belirli bir özneye yönelik olmayan kurallarla tutarlı ise adildir” görüşünü savunan adalet aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Düzeltici adalet
B
Denkleştirici adalet
C
Dağıtıcı adalet
D
Sosyal adalet
E
Prosedürel adalet
Açıklama:
“Bireylerin eylemleri, klasik liberalizmin öngördüğü negatif statü haklarını koruyan, genel, olumlu veya olumsuz anlamda belirli bir özneye yönelik olmayan kurallarla tutarlı ise adildir” görüşü kural adaleti ya da prosedürel adalete aittir. Doğru yanıt E seçeneğidir.
Soru 15
Sosyal adaletin unsurlarından, sosyal ve ekonomik haklardan ilk söz eden kişi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Rawls
B
Walzer
C
Nozick
D
Smith
E
Robespierre
Açıklama:
Sosyal adaletin unsurlarından sosyal ve ekonomik haklardan ilk söz eden 1793 yılında Robespierre (1758-1794) olmuştur. Doğru yanıt E seçeneğidir.
Soru 16
Marksist doktrine ve Fransız sosyalizmine bağlı ihtilalci işçiler Paris komününü kaç yılında kurmuşlardır?
Seçenekler
A
1896
B
1871
C
1901
D
1880
E
1786
Açıklama:
Marksist doktrinine ve Fransız sosyalizmine bağlı ihtilalci işçiler komünist toplum ve sosyal adalet ideali ile 1871’de Paris komününü kurmuşlardır. Doğru yanıt B seçeneğidir.
Soru 17
I. Herkese sadece kendi insani sermayesinin katkı değerine göre vermek
II. Herkese çabasına ya da kişisel fedakarlığına göre vermek
III. Herkese kendi fiziksel ve insani sermayesinin katkı değerine göre vermek
IV. Herkese ihtiyacına göre vermek
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Hahnel'in zenginlik ve sorumlulukların nasıl paylaşılması gerektiğine ilişkin öngördüğü kurallar arasında yer almaktadır?
II. Herkese çabasına ya da kişisel fedakarlığına göre vermek
III. Herkese kendi fiziksel ve insani sermayesinin katkı değerine göre vermek
IV. Herkese ihtiyacına göre vermek
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Hahnel'in zenginlik ve sorumlulukların nasıl paylaşılması gerektiğine ilişkin öngördüğü kurallar arasında yer almaktadır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
I, II ve III
D
II, III ve IV
E
Hepsi
Açıklama:
Herkese sadece kendi insani sermayesinin katkı değerine göre vermek, herkese çabasına ya da kişisel fedakarlığına göre vermek, herkese kendi fiziksel ve insani sermayesinin katkı değerine göre vermek ve herkese ihtiyacına göre vermek Hahnel'in öngördüğü kurallardır. Doğru yanıt E seçeneğidir.
Soru 18
İnsanlığı daha fazla ön plana çıkarmasıyla eleştirilen dağıtım kuramı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Herkese kendi fiziksel ve insani sermayesinin katkı değerine göre vermek
B
Herkese sadece kendi insani sermayesinin katkı değerine göre vermek
C
Herkese çabasına göre vermek
D
Herkese kişisel fedakarlığına göre vermek
E
Herkese ihtiyacına göre vermek
Açıklama:
Herkese ihtiyacına göre vermek kuralına itiraz, onun insaniliği daha fazla ön plana çıkartması ile ilgili olabilir. Ancak şu da bir gerçektir ki, burada söz konusu olan hayırseverlik değil, haktır. Doğru yanıt E seçeneğidir.
Soru 19
Sosyal adaletten söz edebilmek için hangi adaletin sağlanması ön koşuldur?
Seçenekler
A
Ekonomik adalet
B
Dağıtımcı adalet
C
Denkleştirici adalet
D
Kural adaleti
E
Siyasi adalet
Açıklama:
Paylaşımın adil olduğu bir ekonomik sistemde ekonomik adaletten söz edebileceğimizi vurguladık. Aslında açık bir şekilde görülmektedir ki, gerek geçmişte gerekse günümüzde ekonomik adalet olmaksızın sosyal adaletten söz etmek mümkün değildir. Doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 20
Özel mülkiyet ve piyasa ekonomisi ilkelerini ihlal etmeden, devlet eliyle bazı zorunlu gelir ve servet transferlerine başvurulan ekonomik sisteme dayalı devlet tipi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Teokratik devlet
B
Laik devlet
C
Sosyal devlet
D
Federatif devlet
E
Üniter devlet
Açıklama:
Özel mülkiyet ve piyasa ekonomisi ilkelerini ihlal etmeden, devlet eliyle bazı zorunlu gelir ve servet transferlerine başvurulan ekonomik sisteme dayalı devlet tipi sosyal devlettir. Doğru yanıt C seçeneğidir.
Soru 21
I.Eşit olanlara eşit davranılmalıdır.
II. Uygulama alanı her alandır.
III. Eşit olmayanlara farklı davranılması bir gerekliliktir.
IV. Herkese duruma ve yeteneklerine göre nimetler verilmeli.
V. Uygulama alanını kamusal alandır.
VI. Uygulama alanı özel alandır.
Yukarıda verilenlere göre aşağıdakilerden hangisinde dağıtıcı adaletin temel nitelikleri en doğru ve kapsamlı biçimde ifade edilmektedir?
II. Uygulama alanı her alandır.
III. Eşit olmayanlara farklı davranılması bir gerekliliktir.
IV. Herkese duruma ve yeteneklerine göre nimetler verilmeli.
V. Uygulama alanını kamusal alandır.
VI. Uygulama alanı özel alandır.
Yukarıda verilenlere göre aşağıdakilerden hangisinde dağıtıcı adaletin temel nitelikleri en doğru ve kapsamlı biçimde ifade edilmektedir?
Seçenekler
A
I, II, III ve IV
B
I, II, IV ve V
C
I, III, IV ve V
D
I, II, III ve V
E
II, III, IV ve VI
Açıklama:
Sorunun cevabını verilmesi için çeldiricilerinden hareket ederek çözümlemek daha akılcı görülmektedir. Bu amaçla soru girişinde verilen temel nitelikler gözden geçirildiğinde, verilen niteliklerden, “Eşit olanlara eşit davranılmalıdır, Eşit olmayanlara farklı davranılması bir gerekliliktir, Herkese duruma ve yeteneklerine göre nimetler verilmeli ve Uygulama alanını kamusal alandır” niteliklerinin dağıtıcı adaletin temel nitelikleri yansıttığı görülmektedir. Buna karşılık “Uygulama alanı özel alandır” ve “Uygulama alanı her alandır” niteliklerinin dağıtıcı adalet niteliklerini karşılamadığı görülmektedir. Bu bilgilere dayalı olarak dağıtıcı adalete ilişkin doğru bilgi ve niteliklerin “C” şıkkında toplandığı görülmektedir.
I, III, IV ve V
I, III, IV ve V
Soru 22
I. Tüm alanlara ait kullanımı söz konusudur
II. Uygulama alanı sadece hukuksal alandır
III. Cezanın çekilmesini amaçlayan adalet türdür
IV. Sadece özel alanda kullanıldığı görülmektedir
V. Hukuki ilişkide taraf olanların eşit muamele görmesidir
VI. Kısasa kısas ilkesini içeren adalet türüdür
Yukarıda verilenlere göre aşağıdakilerden hangisinde denkleştirici ve düzeltici adaletin nitelikleri en doğru ve kapsamlı biçimde ifade edilmektedir?
II. Uygulama alanı sadece hukuksal alandır
III. Cezanın çekilmesini amaçlayan adalet türdür
IV. Sadece özel alanda kullanıldığı görülmektedir
V. Hukuki ilişkide taraf olanların eşit muamele görmesidir
VI. Kısasa kısas ilkesini içeren adalet türüdür
Yukarıda verilenlere göre aşağıdakilerden hangisinde denkleştirici ve düzeltici adaletin nitelikleri en doğru ve kapsamlı biçimde ifade edilmektedir?
Seçenekler
A
I, II ve III
B
I, II ve IV
C
II, III ve IV
D
II, III ve V
E
II, IV ve VI
Açıklama:
Sorunun cevabını verilmesi için çeldiricilerinden hareket ederek çözümlemek daha akılcı görülmektedir. Bu amaçla soru girişinde verilen temel niteliklerden üçünün denkleştirici ve düzeltici adaletin nitelikleri karşıladığı görülmektedir. Bun nitelikler, uygulama alanı sadece hukuksal alandır, cezanın çekilmesini amaçlayan adalet türdür ve hukuki ilişkide taraf olanların eşit muamele görmesi biçiminde verilen niteliklerdir. Buna karşılık denkleştirici ve düzeltici adaletin tüm alanlara ait kullanımı söz konusu değildir. Ayrıca sadece özel alanda kullanılmadığı hukuksal alanda kullanıldığı görülmektedir. Denklşetirici ve düzeltici adalet kısasa kısas ilkesini içeren adalet türü de değildir. Bu bilgilere dayalı olarak doğru cevabın “D” şıkkında verildiği görülmektedir.
II, III ve V
II, III ve V
Soru 23
“Bir dava düşünün. Herhangi bir nedenle tazminat ödenecek. Zarar bundan beş sene, 10 sene önce doğmuş. O tarihlerde belli bir rakam kadar zarara uğramışsınız. Beş sene öncenin veya 10 sene öncenin parasını size geri verseler bu sizi tatmin eder mi? Etmez elbette. Beş sene öncenin veya 10 sene öncenin para değeri aynı değil. Bu süreç içinde para değer kaybetmiştir. Zararın doğduğu tarihteki parayı aynen alacak olursanız alacaklı zararlı, borçlu kârlı çıkar.”
Tamer Heper (2017) https://www.posta.com.tr/yazarlar/tamer-heper/denklestirici-adalet-kurali-1314015 adresinden 3 Aralık 2019 tarihinde alınmıştır.
Yukarıdaki örnek olayda olası oluşacak olası olumsuzlukları ortadan kaldırmak için paranın değere kaybı veya kazanışına göre tazminatın belirlenmesi uygulaması hangi tür adalet örneğidir?
Tamer Heper (2017) https://www.posta.com.tr/yazarlar/tamer-heper/denklestirici-adalet-kurali-1314015 adresinden 3 Aralık 2019 tarihinde alınmıştır.
Yukarıdaki örnek olayda olası oluşacak olası olumsuzlukları ortadan kaldırmak için paranın değere kaybı veya kazanışına göre tazminatın belirlenmesi uygulaması hangi tür adalet örneğidir?
Seçenekler
A
Dağıtıcı adalet
B
Kural adaleti
C
Prosedürel adalet
D
Hakkaniyetçi adalet
E
Denkleştirici adalet
Açıklama:
Örnek olayda belli bir borç alan kişi zamanında ödeme yapılmadığından alacaklı eğer enflasyon yüksek ise mağdur durumdadır. Bu durumda olan kişinin mağduriyetinin önlenmesi için borçlunun karlı çıkmaması bir başka ifadeyle alacaklının da mağdur olmaması için borcun paranın değer yitirmesi hesaba katılarak hesaplanması amaçlanır. Verilen örnek olayda da yapılan budur. Bu nedenle örnek olayda uygulanan adalet denkleştirci adalet türünde bir adalet dağıtımıdır ve doğru cevap “E” şıkkıdır.
Denkleştirici adalet
Denkleştirici adalet
Soru 24
“Her birey kendi çıkarı peşinde koşarken, sıklıkla, katkıda bulunmaya niyetleneceğinden çok daha etkin olarak topluma katkıda bulunur” sözü klasik olarak liberalizmi ve “görünmez el” ilkesini anlatmaktadır. Bu bağlamda aşağıdaki eşleştirmelerden hangisinde prosedürel adaletin tanımlanmasında kullanılan “görünmez el” yaklaşımının söz konusu edildiği eser ve teorisyeni doğru eşleştirilmiştir?
Seçenekler
A
Kamusallığın Yapısal Dönüşümü - J. Habermas
B
Ulusların Zenginliği - A. Smith
C
- Bir Adalet Kuramı - J. Rawls
D
Hoşgörü Üstene Bir Mektup - J. Locke
E
Hürriyet Üzerine - S. Mill
Açıklama:
Çeldirilerde verilen 1970 yılında Bir Adalet Kuramı eseriyle John Rawls’tan gelen görüş liberlizme yönelik eleştiridir. Rawls, ideolojik kamplaşmalarla geçen yaklaşık yüzyıl boyunca bilinçli olarak bazı sorunları görmezden gelme eğiliminde olan liberalizmi, özellikle adalet kavramı konusundaki eksiklikleri nedeniyle eleştirir. John Locke İngiliz siyaset adamı ve filozofu. Locke erken dönem liberalizminin babası sayılır. Locke’a böylesi bir unvanı kazandıran görüşleri “doğal haklar” öğretisinde yatar. Habermas daha çok ticaret burjuvazi üzerine yazmış daha önceki teorisyenlerdendir. J. S Mill’in önemi klasik ve modern kuramlar arasında bir bağ kurmasından ileri gelmekte ve. Mill bir yandan yaşadığı 19. Yüzyılın hâkim ilkelerine karşı muhalif bir duruşu temsil etmektedir. Diğer yandan bireysellik, kadınlara oy hakkı, işçi kooperatiflerinin kurulması gibi konularda yapmış olduğu çalışmalarla 20. Yüzyılın önemli tartışmalarına yol göstermiştir. Soruda verilen eşleştirmeli şıklar gözd
Ulusların Zenginliği - A. Smith
Ulusların Zenginliği - A. Smith
Soru 25
Aşağıdakilerden hangisinde daha yaygın sosyal adaletin gerçekleştirilmesi için parasız eğitim, işçi hakları ve sosyal yardım haklarının kazanıldığı tarihsel dönem anlatılmaktadır?
Seçenekler
A
Paris Komünü 1871
B
1848 devrimleri
C
1917 Bolşevik İhtilali
D
Radikal Marsist Hareketler
E
1793 Robespierre’in Söylevi
Açıklama:
Tarihsel olarak bakıldığında sosyal adalet tarihine ilişkin şunlar belirlenebilir.
Her ne kadar sosyal adalet kavramı 20. yüzyıl çoğulcu demokratik toplumların dayanağı olarak karşımıza çıksa da onun kökenlerini Fransız devrimine kadar geri götürebiliriz. Zira sosyal adaletin unsurlarından sosyal ve ekonomik haklardan ilk söz eden 1793 yılında Robespierre (1758-1794) olmuştur. Bolşevik İhtilali ve Radikal Marksist hareketler adları üstünde genel olarak sosyal adalet süreçlerini Radikal Eleştirel Teori bağlamında değerlendirilen konulardır. Daha yaygın sosyal adaletin gerçekleştirilmesi için parasız eğitim, işçi hakları ve sosyal yardım haklarının kazanıldığı tarihsel dönem 1848 devrimlerine tekabül eder. Bu nedenle doğru cevap “B” şıkkıdır.
Her ne kadar sosyal adalet kavramı 20. yüzyıl çoğulcu demokratik toplumların dayanağı olarak karşımıza çıksa da onun kökenlerini Fransız devrimine kadar geri götürebiliriz. Zira sosyal adaletin unsurlarından sosyal ve ekonomik haklardan ilk söz eden 1793 yılında Robespierre (1758-1794) olmuştur. Bolşevik İhtilali ve Radikal Marksist hareketler adları üstünde genel olarak sosyal adalet süreçlerini Radikal Eleştirel Teori bağlamında değerlendirilen konulardır. Daha yaygın sosyal adaletin gerçekleştirilmesi için parasız eğitim, işçi hakları ve sosyal yardım haklarının kazanıldığı tarihsel dönem 1848 devrimlerine tekabül eder. Bu nedenle doğru cevap “B” şıkkıdır.
Soru 26
Aşağıdakilerden hangisinde 19. yüzyılda sosyal adalet kavramının durumunu en doğru biçimde açıklanmaktadır?
Seçenekler
A
Sosyal adalet sadece dağıtıcı adalet olarak öne çıkmıştır.
B
Sosyal adalet sadece sosyal yönü olan bir anlayışla ele alınmıştır.
C
Sosyal ve ekonomik hakların eklenmesi ve sosyal eşitlik ilkesinin benimsenmesi.
D
Rawls’ın yeniden dağıtıcı adalet anlayışı egemen olmuştur.
E
Serbest piyasacı anlayışla üretici yerine ticaret burjuvazisi desteklenmiştir.
Açıklama:
Soruda 19. yüzyılda sosyal adalet kavramının durumunu sorgulanmaktadır. Bu açıdan 19. yüzyılda sosyal adalet ile ilgili gelişmeler şu biçimde özetlenebilir. Öncelikle 19. yüzyılın gerek düşünsel, gerek siyasal ve hukuksal gerekse ekonomik yapısının bireyciliği ve kişi özgürlüğünü ön plana çıkarmasıyla bu düşünceler çok fazla etkin olamamış, sosyal adalet kavramı da liberalizm ve sosyalizm arasındaki tartışmanın içerisinde kendisine kimi zaman en yüksekte kimi zaman en aşağıda yer bulmuştur. Ancak 1918’lere gelindiğinde, 1789 anayasasının temel hak ve hürriyetlerine sosyal ve ekonomik haklar kategorisi eklenmiştir. Ancak bu kez de totalitarizm yükselmiş, bu haklar hukuk güvencesinden yoksun kalmıştır. Böylelikle İkinci Dünya Savaşı’na kadar sosyal ve ekonomik haklar tam anlamıyla yerleşememiş, sosyal adalet sağlanamamıştır. İkinci Dünya Savaşı sonrasında genel kanı, kurulacak yeni toplumsal düzenlerin geçmişin hatalarını taşımaması, demokratik, sosyal ve hukuk devleti anlayışına sahip olması gerektiğidir. “
Sosyal ve ekonomik hakların eklenmesi ve sosyal eşitlik ilkesinin benimsenmesi.
Sosyal ve ekonomik hakların eklenmesi ve sosyal eşitlik ilkesinin benimsenmesi.
Soru 27
I. Pazar ekonomisi anlayışı çerçevesinde herkese dağıtım yapmak veya vermek
II. Herkese kendi fiziksel ve insani sermayesinin katkı değerine göre vermek
III. Herkese ihtiyacına göre vermek
IV. Herkese sadece kendi insani sermayesinin katkı değerine göre vermek
V. Herkese çabasına ya da kişisel fedakârlığına göre vermek
VI.Herkese emek ve değerine vermek yerine sosyal adaletçi dağıtmak vermek
VII. Herkese kapalı bir ekonomik sistem anlayışına göre vermek
Yukarıda verilenlere göre aşağıdakilerden hangisinde Hahnel İktisadi Adalet ve Demokrasi adlı yapıtında ekonomik zenginlik ve sorumlulukların nasıl paylaşılması gerektiğine dair dört dağıtım kuralı en doğru ve kapsamlı biçimde ifade edilmektedir?
II. Herkese kendi fiziksel ve insani sermayesinin katkı değerine göre vermek
III. Herkese ihtiyacına göre vermek
IV. Herkese sadece kendi insani sermayesinin katkı değerine göre vermek
V. Herkese çabasına ya da kişisel fedakârlığına göre vermek
VI.Herkese emek ve değerine vermek yerine sosyal adaletçi dağıtmak vermek
VII. Herkese kapalı bir ekonomik sistem anlayışına göre vermek
Yukarıda verilenlere göre aşağıdakilerden hangisinde Hahnel İktisadi Adalet ve Demokrasi adlı yapıtında ekonomik zenginlik ve sorumlulukların nasıl paylaşılması gerektiğine dair dört dağıtım kuralı en doğru ve kapsamlı biçimde ifade edilmektedir?
Seçenekler
A
I, II, III ve IV
B
I, II, III ve V
C
II, III, IV ve V
D
II, III, IV ve VI
E
II, III, VI ve VII
Açıklama:
Soruya cevap vermek için Hahnel İktisadi Adalet ve Demokrasi adlı yapıtında ekonomik zenginlik ve sorumlulukların nasıl paylaşılması gerektiğine dair dört dağıtım kuralının sıralanması gerekir. Kurallar şu biçimde sıralanmaktadır. (1) Herkese kendi fiziksel ve insani sermayesinin katkı değerine göre vermek, (2) Herkese ihtiyacına göre vermek, (3) Herkese sadece kendi insani sermayesinin katkı değerine göre vermek, (4) Herkese çabasına ya da kişisel fedakârlığına göre vermek… Kurallar ve soru kökü gözden geçirildiğinde, doğru cevabın “C” şıkkında toplandığı görülmektedir.
II, III, IV ve V
II, III, IV ve V
Soru 28
Aşağıdakilerden hangisi, Hahnel'in ekonomik zenginlik ve sorumlulukların nasıl paylaşılması gerektiğine dair dağıtım kuralları içinde, diğerlerinden farklı olanını işaret etmektedir?
Seçenekler
A
Herkese sadece kendi insani sermayesinin katkı değerine göre vermek.
B
Herkese kendi fiziksel ve insani sermayesinin katkı değerine göre vermek.
C
Herkese çabasına ya da kişisel fedakârlığına göre vermek.
D
Herkese ihtiyacına göre vermek.
E
Herkese dağıtıcı ve eşitlikçi bir anlayışla vermek.
Açıklama:
Soruya cevap vermek için Hahnel İktisadi Adalet ve Demokrasi adlı yapıtında ekonomik zenginlik ve sorumlulukların nasıl paylaşılması gerektiğine dair dört dağıtım kuralının sıralanması gerekir. Kurallar şu biçimde sıralanmaktadır. (1) Herkese kendi fiziksel ve insani sermayesinin katkı değerine göre vermek, (2) Herkese ihtiyacına göre vermek, (3) Herkese sadece kendi insani sermayesinin katkı değerine göre vermek, (4) Herkese çabasına ya da kişisel fedakârlığına göre vermek… Bu kurallardan “herkese ihtiyacına göre vermek” Bu kural diğer üç kuraldan farklı bir kategoriye girer. Artık kişinin sahip olduğu bir şey yerine, sahip olmadığı bir şeye göre dağıtımı gerektirir. Daha fazla ihtiyaç, daha fazla ekonomik dağıtımı gerektirir. Örneğin bir iş kazasında elini kaybetmiş olan bir işçinin daha fazla kazanması bu kurala göre adildir. Bu kurala itiraz, onun insaniliği daha fazla ön plana çıkartması ile ilgili olabilir. Ancak şu da bir gerçektir ki, burada söz konusu olan hayırseverlik d
Herkese ihtiyacına göre vermek.
Herkese ihtiyacına göre vermek.
Soru 29
Dağıtan ve toparlayan merkezi yönetime dayalı ekonomik bir yapı
Refah devleti niteliklerini sağlama
Özel mülkiyet ve piyasa ekonomisi ilkelerine uygunluk
Ekonomik üretim ilişkilerine müdahale yani devletçi ekonomi
Devlet eliyle zorunlu gelir ve servet transferinin yapılması
Toplumsal yaşama kamusal önlemlerle müdahale edilebilmesi
Yukarıda verilenlere göre aşağıdakilerden hangisinde sosyal devletin nitelikleri en doğru ve kapsamlı biçimde ifade edilmektedir?
Refah devleti niteliklerini sağlama
Özel mülkiyet ve piyasa ekonomisi ilkelerine uygunluk
Ekonomik üretim ilişkilerine müdahale yani devletçi ekonomi
Devlet eliyle zorunlu gelir ve servet transferinin yapılması
Toplumsal yaşama kamusal önlemlerle müdahale edilebilmesi
Yukarıda verilenlere göre aşağıdakilerden hangisinde sosyal devletin nitelikleri en doğru ve kapsamlı biçimde ifade edilmektedir?
Seçenekler
A
I, II, III ve IV
B
I, III, IV ve V
C
I, III, V ve VI
D
II, III, IV ve VI
E
II, III, V ve VI
Açıklama:
Sorunun cevabını verilmesi için çeldiricilerinden hareket ederek çözümlemek daha akılcı görülmektedir. Soru kökünde verilenlerden, refah devleti niteliklerini sağlama, özel mülkiyet ve piyasa ekonomisi ilkelerine uygunluk, devlet eliyle zorunlu gelir ve servet transferinin yapılması ve toplumsal yaşama kamusal önlemlerle müdahale edilebilmesi maddelerinde sosyal devletin niteliklerin kapsayıcı bir biçimde toplandığı tespit edilmektedir. Buna karşılık dağıtan ve toparlayan merkezi yönetime dayalı ekonomik bir yapı ile ekonomik üretim ilişkilerine müdahale yani devletçi ekonomi ilke veya anlayışlarının sosyal devletle ilişkili betimlemeler olmadığı açıktır. Bu tespit ve yorumlar ışığında doğru cevabı “E” şıkkı olduğu belirlenmektedir.
II, III, V ve VI
II, III, V ve VI
Soru 30
Aşağıdakilerden hangisi W. K. Frankena’nın vurguladığı adalet anlayışını en doğru biçimde açıklamaktadır?
Seçenekler
A
Sosyal adalet birey, kamu ve kültürel bütünlükçü bir anlayışa sahiplik
B
Sosyal adalet liberal politikaların bir ürünüdür
C
Sosyal adalet sadece dağıtıcı nitelik göstermelidir.
D
Sosyal adalet kamusal bir görev olarak gelişir
E
Sosyal adalet bireysel boyutlu bir sorundur
Açıklama:
K. Frankena’nın görüşlerini şu biçimde özetlenebilir. Frankena’ya göre “sosyal adalet ne sadece bireyin faaliyetlerine özgü, ne de sadece devletin kamusal faaliyetlerinin bir niteliğidir, o aynı zamanda toplumun kültürel kurumları, adetleri ve gelenekleri ile ahlaki kural ve mukaddes saydığı değerler gibi kamusal olmayan vechesi ile de ilgilidir.” Dolayısıyla sosyal devlet bütün bu alanları hesaplamalı ve ona göre hukuksal ve siyasal bir yol izlemelidir. Bu görüşlerden hareketle W. K. Frankena’nın vurguladığı adalet anlayışını en doğru biçimde “A” şıkkında verildiği görülmektedir.
Sosyal adalet birey, kamu ve kültürel bütünlükçü bir anlayışa sahiplik
Sosyal adalet birey, kamu ve kültürel bütünlükçü bir anlayışa sahiplik
Soru 31
I. Adalet, felsefenin tanımlanması en zor kavramlarından birisidir.
II. Adaletin öznesini değişmez.
III. Hangi alanda olursa olsun adalet isteyenler, hak ettikleri, kendilerine verilmeyen şeyin verilmesini, iadesini istemektedir.
Adalet kavramı ile ilgili yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri söylenebilir?
II. Adaletin öznesini değişmez.
III. Hangi alanda olursa olsun adalet isteyenler, hak ettikleri, kendilerine verilmeyen şeyin verilmesini, iadesini istemektedir.
Adalet kavramı ile ilgili yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri söylenebilir?
Seçenekler
A
Yalnızca I
B
Yalnızca II
C
I ve II
D
I ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Doğru cevap D'dir. Adalet kavramı B.Cullen’in belirttiği gibi felsefenin en cazip ama tanımlanması en zor kavramlarından birisidir. (Cullen, “Philosophical Theories of Justice”dan aktaran: Balı 2001, s. 37) Zira tarih boyunca çok çeşitli anlam ve görünümlere bürünmüştür. Bazen salt bir ide, bazen tanrısal bir erdem, bazen aklın bir emri olarak karşımıza çıkmıştır. Bazen de eşitlik, özgürlük, fayda gibi ahlaki, siyasi ya da ideolojik kavramlar ve değerlerle aynı anlamda kullanılmıştır. Ayrıca adaletin öznesini de belirlemek güçtür. Kimi zaman bu özne tek tek bireylerin tutum ve eylemleri iken, kimi zaman da kamusal kişi ve kurumların faaliyetleri olabilmektedir. Adil bir kişiden, adil bir eylemden söz edebildiğimiz gibi, adil ya da adil olmayan yasalardan, devletten ya da ekonomik bir sistemden de söz edebiliriz. Hangi alanda olursa olsun adalet isteyenler, hak ettikleri, kendilerine verilmeyen şeyin verilmesini, iadesini istemektedir. Bu, hepsinde ortaktır. İster ekonomide, ister siyasette, ister sporda olsun bu talebin değişmediğini görürüz. Buna rağmen, adalet üzerinde tartışmanın devam edeceğini, adaletin “ne olduğu”nu, adalet isteyenleri neyi istediklerini belirlemenin tartışmaları bitirmeye yetmediği görülecektir.
Soru 32
Aşağıdakilerden hangisi bir adalet türü sayılamaz?
Seçenekler
A
Dağıtıcı Adalet
B
Denkleştirici Adalet
C
Hukuki Adalet
D
Hakkaniyet olarak Adalet
E
Kural Adaleti
Açıklama:
Doğru cevap C'dir. Adaletin türleri denilince akla siyasi adalet, ekonomik adalet, hukuki adalet gibi ayrımlar gelebilir. Ancak bu ayrımlar adaletin türleri değil, sadece farklı adaletin talep edildiği, arandığı farklı alanlardır. Adaletin türleri derken adaletin farklı görünümlerinden, farklı kavranışlarından söz edilmektedir.
Soru 33
I. Dağıtıcı adalet, eşitlik ilkesini kendisine ölçüt alır, ancak bu koşulsuz bir eşitlik değildir.
II. Dağıtıcı adaletin uygulama alanını kamusal alandır.
III.Devlet bu adaletin uygulayıcısı olarak karşımıza çıkar.
IV. Kişilerin devlete karşı ödevlerinin yetenekleri ve toplumsal konumlarına göre belirlenmesi dağıtıcı adaletin bir gereğidir.
Dağıtıcı adalet ile ilgili yukarıdakilerden hangileri söylenebilir?
II. Dağıtıcı adaletin uygulama alanını kamusal alandır.
III.Devlet bu adaletin uygulayıcısı olarak karşımıza çıkar.
IV. Kişilerin devlete karşı ödevlerinin yetenekleri ve toplumsal konumlarına göre belirlenmesi dağıtıcı adaletin bir gereğidir.
Dağıtıcı adalet ile ilgili yukarıdakilerden hangileri söylenebilir?
Seçenekler
A
I ve II
B
II ve III
C
I ve III
D
I, II ve III
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
Doğru cevap E'dir. Dağıtıcı adalet, “Bir toplumda para ve bu şekilde bölüştürülebilir nitelikteki şeylerin (şan, şeref, ünvan, servet ve ekonomik değeri haiz diğer şeyler) toplum üyeleri arasında, herkesin yeteneği ve toplum içerisindeki statüsüne uygun olarak dağıtılmasını öngören adalet türüdür” (Balı 2001: 85). Dağıtıcı adalet, eşitlik ilkesini kendisine ölçüt alır, ancak bu koşulsuz bir eşitlik değildir. Koşulsuzlukla anlatılmak istenen, her koşulda, herkese eşit davranmaktır. Aristoteles’e göre bu durum adaletsizliği doğurur. Eşit olmayanlara eşit muamele yapmak yerine, eşit olanlara eşit, eşit olmayanlara ise farklı muamele yapmak adaletli davranmak olur. Peki ama kim kime, neye göre farklı davranacaktır? Öncelikle dağıtıcı adaletin uygulama alanının kamusal alan olduğunu, devletin bu adaletin uygulayıcısı olarak karşımıza çıktığını vurgulamak gerekir. Dağıtıcı adaleti benimseyen bir devletin yapması gereken, “Herkese toplum içerisindeki durumu ve yeteneklerine göre, nimet ve külfetlerden kendisine düşeni paylaştırmaktır” (Balı 2001, s. 86). Aynı şekilde kişilerin devlete karşı ödevlerinin de yetenekleri ve toplumsal konumlarına göre belirlenmesi de Aristotelesci dağıtıcı adaletin bir gereğidir (Güriz 2001, s. 8).
Soru 34
I. Kişilerin özel durumlarını, yeteneklerini göz önünde bulundurularak davranmayı gerektirir.
II. Aristoteles’e göre, hukuki ilişkide taraf olanların eşit muamele görmesini gerektirir .
III. Uygulama alanı kamusal ve hukuksal alandır.
IV. Cezanın ya da ödeyeceği tazminatın işlediği suça ya da yaptığı hataya denk gelmesi gerekir.
Denkleştirici ve ya düzeltici adalet ile ilgili yukarıdakilerden hangileri söylenebilir?
II. Aristoteles’e göre, hukuki ilişkide taraf olanların eşit muamele görmesini gerektirir .
III. Uygulama alanı kamusal ve hukuksal alandır.
IV. Cezanın ya da ödeyeceği tazminatın işlediği suça ya da yaptığı hataya denk gelmesi gerekir.
Denkleştirici ve ya düzeltici adalet ile ilgili yukarıdakilerden hangileri söylenebilir?
Seçenekler
A
I ve II
B
II ve IV
C
III ve IV
D
I ve III
E
I ve IV
Açıklama:
Doğru cevap B'dir. Denkleştirici veya düzeltici adalet ise, dağıtıcı adaletin aksine, kişilerin özel durumlarını, yeteneklerini göz önünde bulundurmadan davranmayı gerektirir. Ancak burada uygulama alanı sadece hukuksal alandır. Bir başka deyişle, denkleştirici veya düzeltici adalet Aristoteles’e göre, hukuki ilişkide taraf olanların eşit muamele görmesini gerektirir (Güriz 2001, s. 8). Örneğin adam öldüren birinin bu suçunun cezasını çekmesi, sözleşme yapanın sözleşmesini ihlal etmesi durumunda karşı tarafa verdiği zararı ödemesi, düzeltici veya denkleştirici adaletin gereğidir. Başka bir deyişle, işlediği suçu, çekeceği ceza ile düzelterek adaletin tekrar sağlanması söz konusudur. Bir yandan da cezanın ya da ödeyeceği tazminatın işlediği suça ya da yaptığı hataya denk gelmesi gerekir. Bu yüzden denkleştirici ya da düzeltici adalet olarak tanımlanmaktadır. Ancak burada ödetilecek karşılığın aynı ile iadesi değil, orantıya göre iadesinin yapılması olduğunu vurgulamak gerekir. “Aynı karşılığı alma ne paylaştırıcı ne de düzeltici adalete uygun düşer” (Aristoteles’ten aktaran Balı 2001, s. 87). Burada denkleştirici adalet derken Aristoteles’in “kısasa kısas” ilkesinden söz etmediği ortaya çıkmaktadır; yani dayak atan birinin, aynı şekilde cezalandırılması adaleti sağlamaz, adil olan, bu davranışın yanlışlığını ona göstermek ve onu eğitmektir.
Soru 35
“Rize’nin Fındıklı ilçesinde, ‘salata yaparken söylendiği’ gerekçesiyle eşinin yaralanmasına neden olan kocaya mahkeme, bir yıl boyunca “evlilik hayatında mutlu olmanın yolları” konulu kitap okuma cezası verdi.”
Yukarıda verilen mahkeme kararı hangi tür adalete örnektir?
Yukarıda verilen mahkeme kararı hangi tür adalete örnektir?
Seçenekler
A
Denkleştirici Adalet
B
Kural Adaleti
C
Hakkaniyet olaralak Adalet
D
Prosedürel Adalet
E
Dağıtıcı adalet
Açıklama:
Doğru cevap A'dır. Aşağıda verilen mahkeme kararı denkleştirici adalete çok iyi bir örnektir. “Rize’nin Fındıklı ilçesinde, ‘salata yaparken söylendiği’ gerekçesiyle eşinin yaralanmasına neden olan kocaya mahkeme, bir yıl boyunca “evlilik hayatında mutlu olmanın yolları” konulu kitap okuma cezası verdi.”
Soru 36
John Locke ve David Hume'un temellerini attığı adalet anlayışı hangi tür adalettir?
Seçenekler
A
Dağıtıcı Adalet
B
Düzenleyici Adalet
C
Denkleştirici Adalet
D
Kural Adaleti
E
Hakkaniyet olarak Adalet
Açıklama:
Doğru cevap D'dir. Adalet söz konusu eylemin içeriğiyle değil, biçimiyle ilgilidir. Kural adaleti türünde temel değer özgürlüktür. “İki kişinin bir işleminde, bu işlemin adaletle ilgili niteliğini işlemin maddi içeriğinden çok, iki tarafın özgür iradesinin karşılıklı bağlantısıyla belirli bir noktada kesişmesiyle yapılıp yapılmadığı belirler” (Denis, Ekonomik Doktrinler Tarihi’nden aktaran Atilla Yayla 2000, s. 74). Bu adalet anlayışının temellerini atanlar ise John Locke (1632-1704) ve David Hume’dur (1711- 1776). I. Kant’ın (1724-1804) da adalet anlayışı yine bu kural adaleti içerisinde ele alınmaktadır.
Soru 37
Sosyal adaletin tarihsel kökenleri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Seçenekler
A
Sosyal adaletin kökeni Fransız ihtilaline dayanır.
B
sosyal adaletin unsurlarından sosyal ve ekonomik haklardan ilk söz eden 1793 yılında Robespierre (1758-1794) olmuştur.
C
1848 Devrimleri o dönem Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde ağır çalışma koşulları, yoksulluk, işsizlik gibi nedenlerle ortaya çıkan ayaklanma, devrim ve özgürlük hareketleridir.
D
1848 devrimleri sonrası yapılan anayasada daha fazla yer verilmiş olup parasız eğitimi, işçi haklarını ve sosyal yardımı içeren maddeler konulmuştur.
E
Marksist doktrinine ve Fransız sosyalizmine bağlı ihtilalci işçilerin komünist toplum ve sosyal adalet ideali ile 1871’de kurdurkları Paris komününü 2 yıl iktidarda kalmıştır.
Açıklama:
Doğru cevap E'dir. Paris Komünü (La Commune de Paris) Paris’te 18 Mart’tan 28 Mayıs 1871’e uzanan kısa sürede iktidarda olan sosyalist hükümettir.
Soru 38
I. Sosyal adalet, düzenleyici adalet türüne çağdaş kamu yönetiminde uygulama olanağı sağlanmaktadır.
II. Sosyal adalet bir toplumun millî zenginliğinin hakkaniyetli dağıtımını esas alarak yeniden dağıtılmasını sağlar.
III.Tek tek kişilerin değil, halkın tümünün mutluluğunu sağlar
IV. Sosyal adalet ekonomik adaletten ayrı olarak ele alınamaz.
Sosyal adalet ile ilgili yukarıdakilerden hangisi söylenebilir?
II. Sosyal adalet bir toplumun millî zenginliğinin hakkaniyetli dağıtımını esas alarak yeniden dağıtılmasını sağlar.
III.Tek tek kişilerin değil, halkın tümünün mutluluğunu sağlar
IV. Sosyal adalet ekonomik adaletten ayrı olarak ele alınamaz.
Sosyal adalet ile ilgili yukarıdakilerden hangisi söylenebilir?
Seçenekler
A
I ve III
B
I, III ve IV
C
Yalnızca III
D
I,II ve III
E
II, III ve IV
Açıklama:
Doğru cevap E'dir. Sosyal adalet, “insanlığın bugünkü kültürel aşamasında, her şeyden önce kişinin ve özellikle emeğin değerini yücelten bir hümanizm ürünü” (İzveren 1991, s. 103) olarak sosyal hukuk düzenin özünü oluşturmaktadır. Sosyal adalet bir toplumun millî zenginliğinin hakkaniyetli dağıtımını esas alarak yeniden dağıtılmasını sağlarken yalnızca tek tek kişilerin değil, halkın tümünün mutluluğunu sağlar. Sosyal adaletin ahlaki özü de burdan ileri gelmektedir. Çağdaş bir hukuk devleti olabilmek için artık sadece kişisel özgürlükler yeterli değildir. Toplumun istisnasız bütün üyelerini kapsayan, asgari bir gelir ve yaşam düzeyinin sağlandığı, uygun çalışma saatleri, ücretsiz izin, sağlık ve eğitim hakkının olduğu; milli gelir ve zenginliklerin adaletli bir biçimde dağıtıldığı; sosyal güvenliğin sağlandığı, kısacası sosyal ve ekonomik adaletin hâkim olduğu bir toplumun çağdaşlığından ve hukuk devleti olabilmesinden söz edilebilir ancak. İşte sosyal adaletin bugünkü anlamı bunları içermektedir. Sosyal adalet günümüz toplumlarının, sosyal devletin ve sosyal hukuksal düzeninin en temel ve ahlaki ögesini oluşturur. Sosyal adaletin ahlaki anlamı dışında ele alınması gereken önemli bir konu da onun ekonomiyle ilişkisidir. Dikkat edilirse buraya kadar sosyal adaletten söz ederken onu ekonomik ögelerden ayırmayı başaramadık. Zira sosyal adaletin bugünkü anlamı onu ekonomik adaletten ayırmamaktadır.
Soru 39
İktisadi Adalet ve Demokrasi adlı yapıtında ekonomik zenginlik ve sorumlulukların nasıl paylaşılması gerektiğine dair dört dağıtım kuralından söz eden iktisatçı kimdir?
Seçenekler
A
Marx
B
Proudhon
C
Hahnel
D
Lock
E
Hume
Açıklama:
Hahnel İktisadi Adalet ve Demokrasi adlı yapıtında ekonomik zenginlik ve sorumlulukların nasıl paylaşılması gerektiğine dair dört dağıtım kuralından söz eder.
Doğru cevap C'dir.
Doğru cevap C'dir.
Soru 40
I. Temel amacı özgürlük ve mutlak eşitliği sağlayarak sosyal düzeni kurmaktır.
II. Sosyal ve ekonomik adalet gereği uygulanması gereken amaçlar hukuksal olarak da garanti altına alınır.
III. Toplumun bütün bireylerini kapsayan, asgari bir gelir ve yaşam düzeyi sağlanır.
IV. Ulusal gelir adaletli bir biçimde dağıtılır.
Yukarıdakilerden hangisi çağdaş devlet anlayışının özelliklerindendir?
II. Sosyal ve ekonomik adalet gereği uygulanması gereken amaçlar hukuksal olarak da garanti altına alınır.
III. Toplumun bütün bireylerini kapsayan, asgari bir gelir ve yaşam düzeyi sağlanır.
IV. Ulusal gelir adaletli bir biçimde dağıtılır.
Yukarıdakilerden hangisi çağdaş devlet anlayışının özelliklerindendir?
Seçenekler
A
I ve III
B
I ve II
C
III ve IV
D
II, III ve IV
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
Doğru cevap D'dir. Buraya kadar sosyal adaleti, o toplumdaki tüm sosyal değerlerin, aynı toplumda yaşayan fakat farklı dünya görüşlerine sahip insan gruplarına adil bir şekilde paylaşımı olarak tanımladık. Ama bunun ekonomik adaletten de ayrılamayacağını, o toplumdaki ekonomik zenginliğin de yine toplumdaki en az avantajlının yararına olacak şekilde dağıtılması gerektiğinden söz ettik. Peki, bu dağıtım nasıl olacak,kim yapacaktır? Elbette ki bu dağıtım hukuki alanla başlayıp siyasi alanda gerçekleşecektir. Bir başka deyişle, devlet ve hukuk sosyal ve ekonomik adaletin uygulayıcısı ve garantörü olmalıdır. Ancak Hobbes ile başlayan toplumsal sözleşme düşüncesinin temel ilkeleriyle beslenen klasik devlet anlayışı bu amacı gerçekleştiremezdi. Zira o dönemde devletin temel amacı özgürlük ve mutlak eşitliği sağlayarak sosyal düzeni kurmaktı. Her ne kadar Fransız Devrimi ve sonrasında yapılan anayasada, yukarıda belirttiğimiz gibi, sosyal ve ekonomik haklardan bahsedilmiş olsa da, devletin temel amacı öncelikle hâlâ temel kişi haklarını korumaktı. Bu klasik devlet anlayışının değişmesi için sosyal ve ekonomik adalet anlayışının da iyice yerleşmesi gerekiyordu. Bu durum, sosyal ve ekonomik adalet anlayışı ile çağdaş devlet anlayışının gelişimi arasında parallelik olduğunu göstermektedir.
Soru 41
“Kural adaleti” ile “hakkaniyet olarak adalet” teorisi arasındaki ayrım temelde hangi filozofa ve eserine dayanmaktadır?
Seçenekler
A
Aristoteles’in Nikomakhos’a Etik
B
Adam Smith'in Ulusların Zenginligi
C
Henri Denis'in Ekonomik Doktrinler Tarihi
D
John Rawls'un Bir Adalet Kuramı
E
Michael Walzer'ın Adalet Alanları
Açıklama:
Klasik liberalizmin “kural adaleti” ile “hakkaniyet olarak adalet” teorisi arasındaki ayrım temelde
Aristoteles’in Nikomakhos’a Etik adlı eserinde yaptığı bu ayrıma dayanır.
Aristoteles’in Nikomakhos’a Etik adlı eserinde yaptığı bu ayrıma dayanır.
Soru 42
Yaptığı trafik kazası sonucunda şehir meydanında bulunan birkaç ağacın devrilmesine yol açan bireye verilen ceza 1 yıl boyunca şehrin park ve bahçelerinde kamu hizmeti yapması olarak belirlenmiştir. Verilen örnek hangi adalet türüne örnek olarak gösterilebilir?
Seçenekler
A
Dağıtıcı adelet
B
Denkleştirici adelet
C
Hakkaniyet olarak adalet
D
Kural adeleti
E
Prosedürel adalet
Açıklama:
Denkleştirici veya düzeltici adalet ise, dağıtıcı adaletin aksine, kişilerin özel durumlarını, yeteneklerini göz önünde bulundurmadan davranmayı gerektirir. Ancak burada uygulama alanı sadece hukuksal alandır. Bir başka deyişle, denkleştirici
veya düzeltici adalet Aristoteles’e göre, hukuki ilişkide taraf olanların eşit muamele görmesini gerektirir.
veya düzeltici adalet Aristoteles’e göre, hukuki ilişkide taraf olanların eşit muamele görmesini gerektirir.
Soru 43
Adam Smith "görünmez el" benzetmesi ile neyi anlatmayı hedeflemektedir?
Seçenekler
A
Piyasa ilişkileri
B
Sosyal adalet
C
İnsan ilişkileri
D
Siyasal adalet
E
Ekonomik adalet
Açıklama:
Adam Smith aslında görünmez el olarak tanımladığı piyasa ilişkilerini kastetmektedir.
Soru 44
"Herkesin başkalarının aynı hürriyeti ile bağdaşan en geniş temel hürriyete sahip olmak konusunda eşit hakkı vardır.” Aşağıdakilerden hangisi Rawls'un ifade ettiği ilkenin bir sonucu olarak karşımıza çıkmaktadır?
Seçenekler
A
İfade edilen ilke bilinmezlik perdesi ile ilgilidir.
B
Herkese sağlanan eşitlik bir eşitsizliğe dönüşebilir.
C
Özgürlük bireyler için en önemli haktır.
D
Ahlaki yargılar ile uyum içinde olmak faydacı adaletin bir ürünüdür.
E
Amaçsal olmayan adalet için ilk durumun varlığına işaret etmektedir.
Açıklama:
Rawls eserinde şöyle demektedir: “Özgürlük en önemli değerdir ve özgürlükten ancak daha çok özgürlük için vazgeçilebilir”
Ancak Rawls’u özel kılan ikinci ilkede gizlenmektedir. Zira bu ilkeyle Rawls hakkaniyete uygun eşitlik ile farklılık ilkesinden aynı anda söz etmektedir. Başka bir deyişle, bir yandan özgürlük, fırsatlar, gelir ve zenginlik gibi tüm sosyal değerlerin eşit olarak dağıtılmasından söz eder; diğer yandan bu eşitliğin herkesin yararına olacaksa, eşitsizliğe dönüşebileceğinin meşruluğunu vurgular.
Ancak Rawls’u özel kılan ikinci ilkede gizlenmektedir. Zira bu ilkeyle Rawls hakkaniyete uygun eşitlik ile farklılık ilkesinden aynı anda söz etmektedir. Başka bir deyişle, bir yandan özgürlük, fırsatlar, gelir ve zenginlik gibi tüm sosyal değerlerin eşit olarak dağıtılmasından söz eder; diğer yandan bu eşitliğin herkesin yararına olacaksa, eşitsizliğe dönüşebileceğinin meşruluğunu vurgular.
Soru 45
Marksist Teori neyi amaçlamaktadır?
Seçenekler
A
Devlet eliyle piyasanın kaldırılması
B
Ekonomide liberal politikalar
C
Bir sınıfın mutlak egemenliği
D
Aşırı bireycilik
E
Kompleks eşitçilik
Açıklama:
Teori, devletin sosyal adaleti sağlamak için piyasaya müdahale ederek sosyal adaletin sağlanması için piyasayı tamamen ortadan kaldırmak istemesinden ileri gelir. Marx’a göre sosyalist ve komünist toplum evrelerine paralel olarak iki sosyal adalet tipi vardır.
Soru 46
Aşağıdakilerden hangisi sosyal adalet kavramının karşılaştığı sorun ya da sorunlardan sayılabilir?
I. Birinci Dünya Savaşı sırasında totalitarizmin yükselmesi
II. Liberalizm ve sosyalizm düşünceleri arasında kendine yer bulma
III. 19.yy.'daki siyasi, ekonomik, toplumsal dalgalanmalar.
I. Birinci Dünya Savaşı sırasında totalitarizmin yükselmesi
II. Liberalizm ve sosyalizm düşünceleri arasında kendine yer bulma
III. 19.yy.'daki siyasi, ekonomik, toplumsal dalgalanmalar.
Seçenekler
A
Yalnız II
B
I-II
C
II-III
D
I-II-III
E
I-III
Açıklama:
19. yüzyılın gerek düşünsel, gerek siyasal ve hukuksal gerekse ekonomik yapısının bireyciliği ve kişi özgürlüğünü ön plana çıkarmasıyla bu düşünceler çok fazla etkin olamamış, sosyal adalet kavramı da liberalizm ve sosyalizm arasındaki tartışmanın içerisinde kendisine kimi zaman en yüksekte kimi zaman en aşağıda yer bulmuştur. Ancak 1918’ lere gelindiğinde, 1789 anayasasının temel hak ve hürriyetlerine sosyal ve ekonomik haklar kategorisi eklenmiştir. Ancak bu kez de totalitarizm yükselmiş, bu haklar hukuk güvencesinden yoksun kalmıştır.
Soru 47
Aşağıdakilerden hangisi Hahnel'in zenginlik ve sorumluluğun dağıtım kuralları arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Herkese kendi fiziksel ve insani sermayesinin katkı değerine göre vermek
B
Herkese sadece kendi insani sermayesinin katkı değerine göre vermek
C
Herkese çabasına göre vermek ya da kişisel fedakârlığına göre vermek
D
Herkese ihtiyacına göre vermek
E
Ahlaki yargılarla adalet ilkelerinin birbirini dışlamadığı bir adalet teorisi kurmak
Açıklama:
E şıkkı Rawls'un hakkaniyet olarak adalet teorisi ile ilişkilidir.
Soru 48
Aşağıdakilerden hangisi ya da hangileri sosyal devletin özellikleri arasında sayılabilir?
I. Refah devlet
II. Demokratik devlet
III. Hukuk devleti
I. Refah devlet
II. Demokratik devlet
III. Hukuk devleti
Seçenekler
A
II-III
B
I-III
C
I-II-III
D
Yalnız III
E
Yalnız II
Açıklama:
Sosyal devlet: Belirli halk gruplarının sosyo-ekonomik durumların ıslahı yoluyla sosyal düzenin sağlanması amacı ve bu temel ilkenin gerçekleştirilmesi için toplumsal yaşantıya çeşitli kamusal tedbirlerle müdahale eden demokratik devlet tipidir.
Soru 49
Aşağıdakilerden hangisi bir sosyal devlet kavramının kapsamı dışında kalmaktadır?
Seçenekler
A
Toplumun bütün bireylerini kapsayan, asgari bir gelir ve yaşam düzeyinin sağlanması
B
Toplumun bütün bireylerinin çalışma koşullarının iyileştirilmesi yoluyla işgücünün korunması
C
Ulusal gelirin adaletli bir biçimde dağıtılması
D
Toplumun bütün bireylerini kapsayan sosyal güvenliğin sağlanması
E
Sosyal devlet anlayışı katı sınıfsal farklılıkları görmezden gelir.
Açıklama:
Sosyal ve ekonomik adaletin egemen olduğu sosyal devlet anlayışı katı sınıfsal farklılıkları ortadan kaldırmaya çalışır. Siyaset felsefesi terimleri ile konuşursak, sosyal devletin amacı burjuvazi ve işçi sınıfı arasındaki farklılıkları azaltarak orta sınıfları güçlendirmektir.
Soru 50
Sosyal adalet ve ekonomik haklardan ilk söz eden kişi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Maximilien de Robespierre
B
Robert Nozick
C
John Rawls
D
Robin Hahnel
E
Karl Marx
Açıklama:
sosyal adaletin unsurlarından sosyal ve ekonomik haklardan ilk söz eden 1793 yılında Robespierre (1758-1794) olmuştur.
Aynı yıl kabul edilen Fransız Anayasası da bu haklara dair iki önemli madde
barındırır:
“-Kamu yardımları kutsal bir borçtur. (...) Toplum yoksul vatandaşların geçimlerini sağlamak zorundadır.
"-Öğrenim herkesin ihtiyacıdır. Toplum öğrenim imkânlarını bütün vatandaşlara sağlamak zorundadır”
Aynı yıl kabul edilen Fransız Anayasası da bu haklara dair iki önemli madde
barındırır:
“-Kamu yardımları kutsal bir borçtur. (...) Toplum yoksul vatandaşların geçimlerini sağlamak zorundadır.
"-Öğrenim herkesin ihtiyacıdır. Toplum öğrenim imkânlarını bütün vatandaşlara sağlamak zorundadır”
Soru 51
........... hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme ve herkese kendine uygun düşeni verme olarak tanımlanabilir.
Yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Seçenekler
A
Özgürlük
B
Ekonomik adalet
C
Eşitlik
D
Adalet
E
Vicdan
Açıklama:
Türk Dil Kurumu sözlüğünde adalet “hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme ve herkese kendine uygun düşeni verme”(TDK 1988, s.13) olarak tanımlanmaktadır. Adalet Bazen salt bir ide, bazen tanrısal bir erdem, bazen aklın bir emri olarak karşımıza çıkmıştır. Bazen de eşitlik, özgürlük, fayda gibi ahlaki, siyasi ya da ideolojik kavramlar ve değerlerle aynı anlamda kullanılmıştır. Doğru cevap D'dir.
Soru 52
............ bir toplumda para ve bu şekilde bölüştürülebilir nitelikteli şeylerin (şan, şeref, ünvan, servet ve ekonomik değeri haiz diğer şeyler) toplum üyeleri arasında, herkesin yeteneği ve toplum içerisindeki statüsüne uygun olarak dağıtılmasını öngören adalet türüdür.
Yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Seçenekler
A
Dağıtıcı adalet
B
Denkleştirici adalet
C
Ekonomik adalet
D
Düzeltici adalet
E
Sosyal adalet
Açıklama:
Bir toplumda para ve bu şekilde bölüştürülebilir nitelikteli şeylerin (şan, şeref, ünvan, servet ve ekonomik değeri haiz diğer şeyler) toplum üyeleri arasında, herkesin yeteneği ve toplum içerisindeki statüsüne uygun olarak dağıtılmasını öngören adalet dağıtıcı adalet olarak tanımlanmaktadır. Dağıtıcı adalet, eşitlik ilkesini kendisine ölçüt almaktadır ancak bu koşulsuz bir eşitlik değildir. Koşulsuzlukla anlatılmak istenen her koşulda, herkese eşit davranmaktır. Doğru cevap A'dır.
Soru 53
A Theory of Justice (Bir Adalet Kuramı) adlı eseri ile İkinci Dünya Savaşından sonra siyaset felsefesine büyük katkılar sunan ve kendisinden sonraki adalet tartışmalarının çizgisini belirleyen düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Robert Nozick
B
John Rawls
C
F.A. Hayek
D
John Locke
E
Michale Walzer
Açıklama:
A Theory of Justice (Bir Adalet Kuramı) adlı eseri ile İkinci Dünya Savaşından sonra siyaset felsefesine büyük katkılar sunan ve kendisinden sonraki adalet tartışmalarının çizgisini belirleyen düşünür John Rawl'dır. Doğru cevap B'dir.
Soru 54
I. Ekonomik adalet
II.Dağıtıcı Adalet
III.Sosyal adalet
IV. Denkleştirici adalet
V. Prosedürel adalet
Aristoteles ''Nikomakhos'a Etik'' adlı eserinde yaptığı adalet ayrımı aşağıdakilerden hangisinde doğru bir şekilde verilmiştir?
II.Dağıtıcı Adalet
III.Sosyal adalet
IV. Denkleştirici adalet
V. Prosedürel adalet
Aristoteles ''Nikomakhos'a Etik'' adlı eserinde yaptığı adalet ayrımı aşağıdakilerden hangisinde doğru bir şekilde verilmiştir?
Seçenekler
A
II ve III
B
I ve III
C
IV ve V
D
III ve V
E
II ve IV
Açıklama:
Adaletin türleri derken adaletin farklı görünümlerinden, farklı kavranışlarından söz edilmektedir. Bu bağlamda ilk ayrım Aristoteles’in yaptığıdır. Onun eşitlik kavramı ile ilişkilendirdiği dağıtıcı adalet ile hak kavramı ile ilişkilendirdiği denkleştirici adalet ayrımı kendisinden sonra gelen teorik tartışmaların temelinde bulunmaktadır. Zira klasik liberalizmin “kural adaleti” ile “hakkaniyet olarak adalet” teorisi arasındaki ayrım temelde Aristoteles’in Nikomakhos’a Etik adlı eserinde yaptığı bu ayrıma dayanır. Doğru cevap E'dir.
Soru 55
........... bir toplumdaki tüm sosyal değerlerin, o toplumun tarihsel ve sosyolojik şartları, kültürel öğeleri ve yine toplumun farklı kültürel gruplara mensup üyelerinin benimsemiş olduğu ahlaki değerler gözardı edilmeksizin, adil olarak dağıtımını öngören bir ilke veya ideal olarak tanımlanabilir.
Yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Seçenekler
A
Ekonomik adalet
B
Adalet
C
Hakkaniyet olarak adalet
D
Sosyal adalet
E
Dağıtıcı adalet
Açıklama:
Çağdaş sosyal hukuk devletinin kamusal temel ilkesi olarak gösterilen sosyal adalet artık şu şekilde tanımlanmaktadır: “Bir toplumdaki tüm sosyal değerlerin, o toplumun tarihsel ve sosyolojik şartları, kültürel ögeleri ve yine toplumun farklı kültürel gruplara mensup üyelerinin benimsemiş olduğu ahlaki değerler gözardı edilmeksizin, adil olarak dağıtımını öngören bir ilke veya ideal”. Doğru cevap D'dir.
Soru 56
Aşağıdakilerden hangisi Hahnel'ğin ''İktisadi Adalet ve Demokrasi'' adlı yapıtında ekonomik zenginlik ve sorumlulukların nasıl paylaşılması gerektiğine dair ortaya koyduğu dört dağıtım kuralından birisi değildir?
Seçenekler
A
Herkese sadece kendi insani sermayesinin katkı değerine göre vermek
B
Herkese kendi çabasına ya da kişisel fedakarlığına göre vermek
C
Herkese toplumsal statüsüne göre vermek
D
Herkese ihtiyacına göre vermek
E
Herkese kendi fiziksel ve insani sermayesinin katkı değerine göre vermek
Açıklama:
Hahnel dört dağıtım kuralından söz etmektedir. Bunlar; herkese kendi fiziksel ve insani sermayesinin katkı değerine göre vermek, herkese sadece kendi insani sermayesinin katkı değerine göre vermek, herkese çabasına ya da kişisel fedakarlığına göre vermek ve herkese ihtiyacına göre vermektir. Herkese sosyal statüsüne göre vermek bu dağıtım kurallarından birisi değildir. Doğru cevap C'dir.
Soru 57
Bireylerin kendi sahip oldukları üretim araç ve gereçleri ile ekonomiye katkıda bulunduğu kadar ekonomiden pay alması Hahnel'in hangi dağıtım kuralına dayanmaktadır?
Seçenekler
A
Herkese sosyal statüsüne göre vermek
B
Herkese kendi fiziksel ve insani sermayesinin katkı değerine göre vermek
C
Herkese ihtiyacına göre vermek
D
Herkese çabasına ya da kişisel fedakarlığına göre vermek
E
Herkese sadece kendi insani sermayesinin katkı değerine göre vermek
Açıklama:
Herkese kendi fiziksel ve insani sermayesinin katkı değerine göre vermek: Bu kurala göre, bireyler kendi sahip oldukları üretim araç ve gereçleri ile ekonomiye katkıda bulunduğu kadarını ekonomiden pay alabilmektedir. Doğru cevap B'dir.
Soru 58
''Maddesel (ekonomik değerlerin) çeşitli halk grupları arasında adaletli biçimde dağıtılması, işin teşkilatlandırılması ve emeğin karşılığı adaletli bir ücretin sağlanması'' ibaresi aşağıdaki anayasalardan hangisinde yer almaktadır?
Seçenekler
A
1924 Anayasası
B
1982 Anayasası
C
Kanun-i Esasi
D
1961 Anayasası
E
1921 Anayasası
Açıklama:
“Maddesel (ekonomik değerlerin) çeşitli halk gruplarının arasında adaletli bir biçimde dağıtılması, işin teşkilatlandırılması ve emeğin karşılığı adaletli bir ücretin sağlanması..” (Aktaran İzveren 1991, s. 102). 1961 anayasasında yer alan bu ileri kazanımlar, sosyal devlet olma yolunda atılan adımlar, ne yazık ki 1982 anayasasıyla sekteye uğramış, liberal politikaların öne çıkmasıyla da son yıllarda sosyal devlet daha çok yaralar almıştır. Doğru cevap D'dir.
Soru 59
“Sosyal adalet ne sadece bireyin faaliyetlerine özgü, ne de sadece devletin kamusal faaliyetlerinin bir niteliğidir, o aynı zamanda toplumun kültürel kurumları, adetleri ve gelenekleri ile ahlaki kural ve mukaddes saydığı değerler gibi kamusal olmayan vechesi ile de ilgilidir'' sözü aşağıdaki düşünürlerden hangisine aittir?
Seçenekler
A
W.K. Frankena
B
R. Hahnel
C
Michael Walzer
D
John Rawls
E
John Locke
Açıklama:
W. K. Frankena’nın vurguladığı gibi, “sosyal adalet ne sadece bireyin faaliyetlerine özgü, ne de sadece devletin kamusal faaliyetlerinin bir niteliğidir, o aynı zamanda toplumun kültürel kurumları, adetleri ve gelenekleri ile ahlaki kural ve mukaddes saydığı değerler gibi kamusal olmayan vechesi ile de ilgilidir.”
Doğru cevap A'dır.
Doğru cevap A'dır.
Soru 60
''Sphères de justice'' (Adalet Alanları) adlı eserinde Rawls’un evrensel adalet fikrine karşı çıkan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
R. Nozick
B
M. Sandel
C
Michael Walzer
D
R. Hahnel
E
W.K. Frankena
Açıklama:
Klasik liberalizmin aşırı bireyciliğine bir tepki olarak ortaya çıkan cemaatçiliğin aslında Rawls’un düşüncesini desteklemesi beklenir. Ancak komüniteryanizm, onun adalet anlayışını oldukça soyut ve gerçeklikten uzak bulur. Örneğin Walzer Sphères de justice (Adalet Alanları) adlı eserinde Rawls’un evrensel adalet fikrine karşı çıkmaktadır. Zira ona göre “adalet belli bir zamanda, belli bir topluluğun eseri olarak ortaya çıkar” (Walzer, Sphères de justice’den aktaran Balı 2001, s. 173)Walzer, adil bir toplum teorisi için çeşitli sosyal adalet alanlarından söz etmektedir: Toplum üyeliği, güvenlik, refah, kamu makam ve mevkileri, eğitim gibi. Doğru cevap C'dir.
Ünite 3
Soru 1
İdeoloji kavramını ilk olarak İdeolojinin Unsurları adlı yapıtında kullanan isim aşağıdaki isimlerden hangisidir?
Seçenekler
A
Karl Mannheim
B
Antoine D. De Tracy
C
Andrew Heywood
D
Terry Eagleton
E
Seyyid Ahmet Arvâsî
Açıklama:
İdeoloji kavramının kullanımına ilk olarak Antoine D. De Tracy’nin İdeolojinin Unsurları adlı yapıtında rastlanır. Doğru cevap B'dir.
Soru 2
Tracy’ye göre ideoloji, tüm bilimlerin temelinde yer alması gereken ne tür bir disiplindir?
Seçenekler
A
Felsefi
B
Sosyal
C
Bilimsel
D
Psikolojik
E
Felsefi-bilimsel
Açıklama:
Tracy’ye göre ideoloji, tüm bilimlerin temelinde yer alması gereken felsefî-bilimsel bir disiplindir ve bu bilimin amacı düşüncenin doğal kökenlerini araştırmaktır. Doğru cevap E'dir.
Soru 3
Aristoteles’in mantığını sistemleştirdiği, bilimsel, felsefî yöntemleri irdelediği eserlerinin toplamına verilen ad nedir?
Seçenekler
A
Poetika
B
Organon
C
Retorik
D
Kriton
E
Gorgias
Açıklama:
Aristoteles’in doğrudan Organon adlı bir yapıtı yoktur. Rodoslu Andronikos’un Aristoteles’in ilk felsefe üzerine yazdıklarına Metafizik adını vermesinde olduğu gibi, Organon, Aristoteles’in mantığını sistemleştirdiği, bilimsel, felsefî yöntemleri irdelediği eserlerinin toplamına verilen bir ad olmuştur. Organon’un Eski Yunancadaki anlamı ‘alet’, ‘araç’tır. Doğru cevap B'dir.
Soru 4
I. İnsan ne yaparsa yapsın doğayı tam olarak deneyimleyemez.
II. Doğaya egemen olmak için onu tüm gizemleriyle ve olduğu gibi bilmek/tanımak gerekir.
III. İnsan, doğayı bilecek ve ona egemen olacak olanaklara ve güce sahiptir.
IV. Doğayı olduğu gibi tanımak için, usu olabildiğince saflaştırmak gerekir.
Yukarıdakilerden hangisi Bacon’ın idoller öğretisinin dayandığı temel önkabuller arasında sayılabilir?
II. Doğaya egemen olmak için onu tüm gizemleriyle ve olduğu gibi bilmek/tanımak gerekir.
III. İnsan, doğayı bilecek ve ona egemen olacak olanaklara ve güce sahiptir.
IV. Doğayı olduğu gibi tanımak için, usu olabildiğince saflaştırmak gerekir.
Yukarıdakilerden hangisi Bacon’ın idoller öğretisinin dayandığı temel önkabuller arasında sayılabilir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
II ve III
D
I, II, III ve IV
E
II, III ve IV
Açıklama:
Bacon’ın idoller öğretisinin dayandığı temel önkabuller şöyle sıralanabilir: 1. İnsan, doğayı bilecek ve ona egemen olacak olanaklara ve güce sahiptir. 2. Doğaya egemen olmak için onu tüm gizemleriyle ve olduğu gibi bilmek/tanımak gerekir. 3. Doğayı olduğu gibi tanımak için, usu olabildiğince saflaştırmak, yani onu duyum ve algının çarpıtmalarından ve kendisinde yerleşip kökleşerek doğayı olduğu gibi tanımamıza engel olan önyargı kalıplarından -kısacası idollerden- arındırmak gerekir. Doğru cevap E'dir.
Soru 5
I. Tarihi toplumların sosyoekonomik yapıları, yani maddi ilişkiler ağı belirler.
II. Tarihte, sınıf çatışmalarının devrimle toplum yapısının değişmesine neden olduğu aşamalar belirleyicidir.
III. Tarih süreci bilinçsiz bir şekilde akıp gitmektedir.
IV. Tarihte bir nesnellikten söz edilemeyecek olsa da belirli bir anlamda öznel olarak tarihten söz edilebilir.
Yukarıdakilerden hangisi Marx ve Engels’in materyalist, ilerlemeci ve belirlenimci (determinist) bir tarih ve toplum anlayışı oluştururken dayandıkları temel ilke ve varsayımlar arasında sayılabilir?
II. Tarihte, sınıf çatışmalarının devrimle toplum yapısının değişmesine neden olduğu aşamalar belirleyicidir.
III. Tarih süreci bilinçsiz bir şekilde akıp gitmektedir.
IV. Tarihte bir nesnellikten söz edilemeyecek olsa da belirli bir anlamda öznel olarak tarihten söz edilebilir.
Yukarıdakilerden hangisi Marx ve Engels’in materyalist, ilerlemeci ve belirlenimci (determinist) bir tarih ve toplum anlayışı oluştururken dayandıkları temel ilke ve varsayımlar arasında sayılabilir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
II ve III
D
III ve IV
E
Yalnız IV
Açıklama:
Marx ve Engels’in materyalist, ilerlemeci ve belirlenimci (determinist) bir tarih ve toplum anlayışı oluştururken dayandıkları temel ilke ve varsayımlar şöyle sıralanabilir:
• Tarihi toplumların sosyoekonomik yapıları, yani maddi ilişkiler ağı belirler.
• Maddi ilişkiler ağının en temel iki unsuru, üretim güçleri-yani makineler, teknolojik altyapı, insan becerileri vb. ve üretim ilişkileri- yani üretenle tüketenler arasındaki toplumsal ilişkilerdir.
• Özel mülkiyet ortadan kaldırılmadıkça, sınıflı toplumlar son bulmaz, başka bir ifadeyle, sınıflar ekonomik temellidir ve özel mülkiyetin adaletsiz dağılımına bağlı olarak doğar.
• Tarihte, sınıf çatışmalarının devrimle toplum yapısının değişmesine neden olduğu aşamalar belirleyicidir.
• Proleteryanın (yani geçim kaynağı emeği olan işçi sınıfının) gerçekleştireceği devrimle birlikte, sınıflar ortadan kalkacak ve gerçek özgürlük gelecektir, bu da gerçek insanlık tarihinin başlangıcı olacaktır (Marx-Engels 1999, s. 111). Doğru cevap B'dir.
• Tarihi toplumların sosyoekonomik yapıları, yani maddi ilişkiler ağı belirler.
• Maddi ilişkiler ağının en temel iki unsuru, üretim güçleri-yani makineler, teknolojik altyapı, insan becerileri vb. ve üretim ilişkileri- yani üretenle tüketenler arasındaki toplumsal ilişkilerdir.
• Özel mülkiyet ortadan kaldırılmadıkça, sınıflı toplumlar son bulmaz, başka bir ifadeyle, sınıflar ekonomik temellidir ve özel mülkiyetin adaletsiz dağılımına bağlı olarak doğar.
• Tarihte, sınıf çatışmalarının devrimle toplum yapısının değişmesine neden olduğu aşamalar belirleyicidir.
• Proleteryanın (yani geçim kaynağı emeği olan işçi sınıfının) gerçekleştireceği devrimle birlikte, sınıflar ortadan kalkacak ve gerçek özgürlük gelecektir, bu da gerçek insanlık tarihinin başlangıcı olacaktır (Marx-Engels 1999, s. 111). Doğru cevap B'dir.
Soru 6
Üretim araçlarına devletin sahip olduğu ve üretimde emeği geçenler tarafından devletin denetlendiği ekonomi yönetim modeline ne ad verilir?
Seçenekler
A
Komünizm
B
Sosyalizm
C
Liberalizm
D
Anarşizm
E
Merkeziyetçilik
Açıklama:
Sosyalizmin sözcük olarak ilk kullanımı, 1800’lerin ilk yarısında olmuştur. Sosyalizm, üretim araçlarına devletin sahip olduğu ve üretimde emeği geçenler tarafından devletin denetlendiği bir ekonomi yönetimi modelidir. Doğru cevap B'dir.
Soru 7
Bireysel bilincin ve bireysel çıkarın, herhangi bir kollektif organ ya da kamu otoritesi tarafından engellenmemesi gerektiğine inanan anarşizm türüne ne ad verilir?
Seçenekler
A
Çevreci anarşizm
B
Dini anarşizm
C
Sosyal anarşizm
D
Bireyci anarşizm
E
Anarşist komünizm
Açıklama:
Farklı geleneklerden oluşan bireyci anarşizm, bireysel bilincin ve bireysel çıkarın, herhangi bir kollektif organ ya da kamu otoritesi tarafından engellenmemesi gerektiğine inanır (Ward 2004, s. 2). Doğru cevap D'dir.
Soru 8
Doğada yalnızca güçlü ve dayanıklı olan canlılar hayatta kalacağını belirten ve çıkış noktasını ünlü biyolog Charles Darwin’in Türlerin Kökeni adlı yapıtında savunduğu doğal seçilim görüşüne dayandırdığı kuramın adı nedir?
Seçenekler
A
Sosyal Darwinizm
B
Kolektivizm
C
Marksizm
D
Anti militarizm
E
Faşizm
Açıklama:
Sosyal Darwinizm, çıkış noktasını ünlü biyolog Charles Darwin’in Türlerin Kökeni adlı yapıtında savunduğu doğal seçilim görüşüne dayandırır. Bu görüşe göre doğada yalnızca güçlü ve dayanıklı olan canlılar hayatta kalacaktır. Bu görüş toplum yaşamına uygulandığında, en üstün ırkın kendisinden aşağı olanları yönetmesi, bu yönetime direnenleri de yok etmesi biçiminde bir anlayışa dönüşür. Doğru cevap A'dır.
Soru 9
Doğruluğu ve onun ölçütünü eylemlerin kendileri yerine, uygulamada bir şeyi değiştirip değiştirmemesinde bulan bir felsefi görüşün adı nedir?
Seçenekler
A
İdealizm
B
Realizm
C
Ampirizm
D
Kritisizm
E
Pragmatizm
Açıklama:
Pragmatizm, Eski Yunanca’da “eylemek”, “yapmak”, “kılmak” anlamlarına gelen pragma sözcüğünden türemiştir. Pragmatizm, doğruluğu ve onun ölçütünü eylemlerin kendileri
yerine, yol açtıklarında, etkilerinde - faydalı ya da zararlı sonuçlarında-, yani uygulamada bir şeyi değiştirip değiştirmemesinde bulan bir felsefe görüşüdür. William James ve Charles Sanders Peirce bu akımın başlıca temsilcileri olarak sayılabilir. Doğru cevap E'dir.
yerine, yol açtıklarında, etkilerinde - faydalı ya da zararlı sonuçlarında-, yani uygulamada bir şeyi değiştirip değiştirmemesinde bulan bir felsefe görüşüdür. William James ve Charles Sanders Peirce bu akımın başlıca temsilcileri olarak sayılabilir. Doğru cevap E'dir.
Soru 10
Aşağıdaki isimlerden hangisi faşizmin 20. yüzyıldaki başlıca uygulayıcıları arasında değildir?
Seçenekler
A
Hitler
B
Mussolini
C
Salazar
D
Churchill
E
Pinochet
Açıklama:
Faşizmin 20. yüzyıldaki başlıca uygulayıcıları, Mussolini, Hitler, Franco, Salazar, Pinochet olmuştur. Doğru cevap D'dir.
Soru 11
Aşağıdakilerden hangisi, İdeolojinin Unsurları adlı eserinde ilk kez belirten Antoine Destutt de Tracy’inin ideoloji tanımı doğru verilmektedir?
Seçenekler
A
Bilimsel bir kavramdır ve düşüncelerin doğal kökenini oluşturur
B
Felsefî-bilimsel bir disiplinin adıdır ve bu disiplin diğer bilimler için bir temel oluşturur
C
Siyaset felsefesinin bir kavramıdır ve bir fikri temsil etme ve yanlı olma anlamı taşır
D
Araştırmaya dayalı doğru, yanlış yanılgı ve bulguları içeren düşünce bütünüdür
E
Egemen grupların haklı olduğunu göstermeyi sağlayan düşünce ya da inançlar bütünüdür
Açıklama:
Sorunun cevabını verilmesi için çeldiricilerinden hareket ederek çözümlemek daha akılcı görülmektedir. Öncelikle çeldiricilerde genel olarak ideoloji kavramı ya eksik ya yanlış ya da bir döneme özgü içeriği tanımlanmıştır. Ayrıca kimi tanımlar da doğru olsa da tanımlanma Antoine Destutt de Tracy’ye ait değildir. Şöyle ki “Bilimsel bir kavramdır ve düşüncelerin doğal kökenini oluşturur” çeldircisi ideoloji tanımlanmış ancak bu tanım Antoine Destutt de Tracy’ye ait değildir. Diğer yandan “Siyaset felsefesinin bir kavramıdır ve bir fikri temsil etme ve yanlı olma anlamı taşır” tanımlamasındaki ideolojinin salt siyaset felsefesine ait olduğu gibi bir görüş vardır ki bu yanlıştır. İdeoloji kavramı siyasetten ekonomiye oradan eğitime kadar çok geniş alanda kullanılmaktadır. İdeolojinin “Araştırmaya dayalı doğru, yanlış yanılgı ve bulguları içeren düşünce bütünüdür” biçiminde tanımlanması da yanlış bir ifadedir. İdeoloji bir fikir düşünce bütünü olmakla birlikte araştırmaya dayanması gerekmemektedir. İdeoljinin “
Felsefî-bilimsel bir disiplinin adıdır ve bu disiplin diğer bilimler için bir temel oluşturur
Felsefî-bilimsel bir disiplinin adıdır ve bu disiplin diğer bilimler için bir temel oluşturur
Soru 12
Aşağıdakilerden hangisi, siyaset ve felsefede “köleleşen milyonlarca insanın tek bir kişiye saldırmamasının nasıl olanaklı olduğu sorusunu gündeme getirerek ve amacı bu olmasa da ideoloji kavramının hazırlayıcılarından biri” olduğu ifade edilen kişidir?
Seçenekler
A
Adrien Helvétius
B
Dietrich Holbach
C
Francis Bacon
D
Antoine Destutt de Tracy
E
De la Boétie
Açıklama:
Sorunun çeldiricilerinde verilen düşünürlerin görüş ve yaklaşımlarından hareketle şu görüşler öne sürülebilir. Helvétius’a göre insanların düşünce biçimlerinin kaynağı çıkarlardır. Fakat bu çıkarlar da insanın yaşadığı toplumdaki konumuyla doğrudan ilişkilidir, hatta Fikirlerimiz, içinde yaşadığımız toplumların zorunlu sonuçlarıdır. Holbach, egemenlerin yönlendirme araçlarına karşı daha köktenci bir tutuma sahiptir ve egemenlerin yönlendirme araçlarını parçalayıp ortadan kaldırmayı amaçlamıştır. Bacon’a göre usu saflaştırmak için soy, mağara, çarşı ve tiyatro idolleri gibi kalıplaşmış önyargılarımızdan kurtulmamız gereklidir. Usumuzu saflaştırmak, duyum ve algılarımızın çarpıtmalarından otoritelerin dayatmacı ve çoğu kez yanlış düşüncelerinden arınmamız ve böylelikle doğayı olduğu gibi kavramamız sonucunu doğuracaktır. Antoine Destutt de Tracy ise ideolojiyi felsefî-bilimsel bir disiplinin adıdır ve bu disiplin diğer bilimler için bir temel oluşturan düşünce bütünü tanımıyla öne çıkmaktadır. Bu saptamalard
De la Boétie
De la Boétie
Soru 13
I. Gerçekten uzaklaşma
II. İdealize edilmiş bilgiye inanç
III. Gerçeklikten kopma
IV. Gerçekliği ıskalama
V. Yanlış bilinç
VI. Otoriteye yönelme
Yukarıda verilenlere göre aşağıdakilerden hangisinde Antoine Destutt de Tracy’inin genel ideoloji tanımı ve yüklediği anlamdan farklı olarak günümüzde ideolojiye yüklenen anlamlar en doğru ve kapsamlı biçimde ifade edilmektedir?
II. İdealize edilmiş bilgiye inanç
III. Gerçeklikten kopma
IV. Gerçekliği ıskalama
V. Yanlış bilinç
VI. Otoriteye yönelme
Yukarıda verilenlere göre aşağıdakilerden hangisinde Antoine Destutt de Tracy’inin genel ideoloji tanımı ve yüklediği anlamdan farklı olarak günümüzde ideolojiye yüklenen anlamlar en doğru ve kapsamlı biçimde ifade edilmektedir?
Seçenekler
A
I, II, III ve IV
B
I, II, IV ve V
C
I, III, IV ve V
D
I, II, III ve V
E
II, III, IV ve VI
Açıklama:
Sorunun cevabını verilmesi için çeldiricilerinden hareket ederek çözümlemek daha akılcı görülmektedir. Bu amaçla soru girişinde verilen anlamlar gözden geçirildiğinde, verilen anlamlardan, “gerçekten uzaklaşma, gerçeklikten kopma, gerçekliği ıskalama ve yanlış bilinç” nitelemelerinin güncel kullanımı ile ideolojiye günümüzde yüklenen anlamlar olduğu görülmektedir. Buna karşılık “idealize edilmiş bilgiye inanç” ve “otoriteye yönelme” hem ideolojiyi karşılamadığı hem de ideolojiye ilişkin güncel karşılık olmadığı görülmektedir. Bu bilgilere dayalı olarak doğru cevabın “C” şıkkında toplandığı görülmektedir.
- I, III, IV ve V
Soru 14
I. Olayların irdelenmesinde volantirist anlayış egemendir
II. Tarihi maddi ilişkiler belirler
III. Sınıfların nedeni özel mülkiyettir
IV. Burjuvazi kapitalist toplumda ilerici bir sınıftır
V. Maddi ilişkilerin temel unsurları üretim güçleri ve ilişkileridir
VI. Eğitim ve siyaset alt yapı kurumlarıdır
Yukarıda verilenlere göre aşağıdakilerden hangisinde Marx ve Engels’in materyalist tarih ve toplum anlayışının nitelikleri en doğru ve kapsamlı biçimde ifade edilmektedir?
II. Tarihi maddi ilişkiler belirler
III. Sınıfların nedeni özel mülkiyettir
IV. Burjuvazi kapitalist toplumda ilerici bir sınıftır
V. Maddi ilişkilerin temel unsurları üretim güçleri ve ilişkileridir
VI. Eğitim ve siyaset alt yapı kurumlarıdır
Yukarıda verilenlere göre aşağıdakilerden hangisinde Marx ve Engels’in materyalist tarih ve toplum anlayışının nitelikleri en doğru ve kapsamlı biçimde ifade edilmektedir?
Seçenekler
A
I, II ve III
B
I, II ve IV
C
II, III ve IV
D
II, III ve V
E
II, IV ve VI
Açıklama:
Sorunun cevabını verilmesi için çeldiricilerinden hareket ederek çözümlemek daha akılcı görülmektedir. Bu amaçla soru girişinde verilen temel niteliklerden üçünün Marx ve Engels’in materyalist tarih ve toplum anlayışının nitelikleri karşıladığı görülmektedir. Bu nitelikler, “Tarihi maddi ilişkiler belirler Sınıfların nedeni özel mülkiyettir Maddi ilişkilerin temel unsurları üretim güçleri ve ilişkileridir” görüşleridir. Yani soru kökünün II, III ve V numaralı niteliklerdir. Buna karşılık, Marx ve Engels’e göre, olayların irdelenmesinde volantirist değil determinist anlayış egemendir. Ayrıca burjuvazi kapitalist toplumda ilerici bir değil “tutucu ve hatta gerici” bir sınıftır.Yine Marx ve Engels ekonomiyi alt yapı olarak tanımlamış aksine eğitim ve siyaset üst yapı kurumları olarak belirtmişlerdir. Bu bilgiler ışığında doğru cevap “D” şıkkıdır.
- II, III ve V
Soru 15
I. Üretim araçları özel sektöre de verilebilir
II. Özel mülkiyet kaldırılmalı
III. Üretim araçları tamamen devlete devredilmelidir
IV. Gelirin adaletli dağıtım tali bir ilkedir
V. Devlet, yatırımların belirleyicisi ve planlayıcısıdır
VI. Ekonomiyi yönetecekler demokratik seçimle belirlenebilir
VII. Toplumun ürettiği gelir adaletli bir biçimde yeniden dağıtılmalı
Yukarıda verilenlere göre aşağıdakilerden hangisinde Robert Owen, Saint-Simon ve Proudhon gibi eleştiri düşünürlerinin sosyalist ideolojiye ilişkin görüşleri en doğru ve kapsamlı biçimde ifade edilmektedir?
II. Özel mülkiyet kaldırılmalı
III. Üretim araçları tamamen devlete devredilmelidir
IV. Gelirin adaletli dağıtım tali bir ilkedir
V. Devlet, yatırımların belirleyicisi ve planlayıcısıdır
VI. Ekonomiyi yönetecekler demokratik seçimle belirlenebilir
VII. Toplumun ürettiği gelir adaletli bir biçimde yeniden dağıtılmalı
Yukarıda verilenlere göre aşağıdakilerden hangisinde Robert Owen, Saint-Simon ve Proudhon gibi eleştiri düşünürlerinin sosyalist ideolojiye ilişkin görüşleri en doğru ve kapsamlı biçimde ifade edilmektedir?
Seçenekler
A
I, II, III, IV ve V
B
I, II, III, IV ve V
C
I, II, III, IV ve VI
D
II, III, IV, V ve VII
E
II, III, V, VI ve VII
Açıklama:
Soruya cevap vermek soru köküne dikkatlice bakıldığında, özel mülkiyet kaldırılmalı (II), üretim araçları tamamen devlete devredilmelidir (III), devlet, yatırımların belirleyicisi ve planlayıcısıdır (V), ve ekonomiyi yönetecekler demokratik seçimle belirlenebilir ve toplumun ürettiği gelir adaletli bir biçimde yeniden dağıtılmalı (VII)görüşlerinin Robert Owen, Saint-Simon ve Proudhon gibi eleştiri düşünürlerinin sosyalist ideolojiye ilişkin görüşlerini yansıttığı görülmektedir. Bu bağlamda verilenler gözden geçirildiğinde, doğru cevabın “E” şıkkında toplandığı görülmektedir.
II, III, V, VI ve VII
II, III, V, VI ve VII
Soru 16
I. Gücün varlığının savunulması
II. Hiyerarşik esaslara dayalı devlet ve otoriteye karşıtlık
III. Her türlü düzene baş kaldıran
IV. Ekonomik devletçilik savunması
V. Güç yokluğu
VI. Yönetimin olmaması
Yukarıda verilenlere göre aşağıdakilerden hangisinde anarşizmin kimi nitelik ya da tanımları en doğru ve kapsamlı biçimde ifade edilmektedir?
II. Hiyerarşik esaslara dayalı devlet ve otoriteye karşıtlık
III. Her türlü düzene baş kaldıran
IV. Ekonomik devletçilik savunması
V. Güç yokluğu
VI. Yönetimin olmaması
Yukarıda verilenlere göre aşağıdakilerden hangisinde anarşizmin kimi nitelik ya da tanımları en doğru ve kapsamlı biçimde ifade edilmektedir?
Seçenekler
A
I, II, III ve IV
B
I, III, IV ve V
C
I, III, V ve VI
D
II, III, IV ve VI
E
II, III, V ve VI
Açıklama:
Sorunun cevabını verilmesi için kökünden hareket ederek çözümlemek daha akılcı görülmektedir. Hiyerarşik esaslara dayalı devlet ve otoriteye karşıtlık her türlü düzene baş kaldıran, güç yokluğu, yönetimin olmaması nitelikleri veya betimlemeleri değişik dönem ve anlayışlara göre anarşizmin kimi nitelikleri olarak kullanılmıştır veya kullanılmaktadır. Buna karşılık gücün varlığının savunulması ile ekonomik devletçilik savunması tespitleri anarşizme ait değildir. Aksine anarşizm gücü ve güce itaati savunmamaktadır. Ayrıca anarşizmin ekonomik devletçilik gibi bağlamından soyutlanmış bir tanımlaması yoktur. Bu tespit ve yorumlar ışığında doğru cevabı “E” şıkkı olduğu belirlenmektedir.
II, III, V ve VI
II, III, V ve VI
Soru 17
Aşağıdakilerden hangisi anarşizmin temsilcilerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Kropotkin
B
Bakunin
C
Proudhon
D
Marx
E
Godwin,
Açıklama:
Sorunun cevabını vermek için çeldiricilerden hareket edebiliriz. Çeldiricilerde verilen öncüllerden Kropotkin, Bakunin, Proudhon ve Godwin anarşizm değişik bağlamlarda öncüllerindendir. Buna karşılık Marx sosyalist ideolojinin öncüllerinden biridir. Bu bilgilere bağlı olarak doğru cevabın “D” şıkkı olduğu belirlenmektedir
Soru 18
Aşağıdakilerden hangisi, faşizmin tanımlanması veya niteliklerine ilişkin yanlış bir ifadedir?
Seçenekler
A
Sembolü yani devlet gücü, halk mülkiyeti ve birliktelik anlamı taşır
B
Etnisiteyi ve ırkı temel alan şoven bir milliyetçilik savunmasına sahiptir.
C
Lidere değil, bir ideale adanmış kitlelerin ideolojik örgütlenmesine dayanır
D
Faşizm, geniş hükümet yetkisini simgeleyen ‘fasces’ sözcüğünden gelir
E
- Duyguya, nefrete ve millete dayalı; aklın ve bilimin yol göstericiliğine karşıt bir anlayışa sahiptir.
Açıklama:
Kitabımızdan (sayfa 55 ve 56) faşist ideolojinin temel niteliklerini şu biçimde özetlenebilir. Toplumsal yaşamın bütünü, devletin iktidarı elinde tutanın dünya görüşüne göre, yani lider ilkesine göre örgütlenir ve belirlenir. Basın ve yayın kuruluşları mevcut ideoloji paralelinde yayın yapmaya zorlanarak, egemen görüşe zıt düşünceler ve eleştirel seslerin çıkması çeşitli baskı unsurlarıyla önlenir. Etnisiteyi ve ırkı temel alan bir milliyetçilik övgüsü yaygındır. Toplumun üyesi kabul edildiği ırk ya da milletin diğer ırk ve milletlere üstünlüğü savları öne sürülür ve kanıt gösterilir, bu bağlamda tarihe ve tarih yazıcılığına büyük önem verilir. Komünizme, liberalizme, demokrasiye, hatta bazen kapitalizme bile kesin bir karşı çıkış söz konusudur. Toplum sorunlarının çözümünde akıl ve bilim yerine, duygu nefret ve mitlere dayanma eğilimi gösterir ve akıl dışı bir felsefe anlayışından beslenilir. Bu nitelikler göz önüne alındığında lider egemenliğine dayalı baskıcı bir yönetim anlayışı faşizmin temel özelliği
Lidere değil bir ideale adanmış kitlelerin ideolojik örgütlenmesine dayanır
Lidere değil bir ideale adanmış kitlelerin ideolojik örgütlenmesine dayanır
Soru 19
Bir eylemin ya da işin doğruluğu ve onun ölçütünü eylemlerin kendileri yerine, yol açtıklarında, etkilerinde -faydalı ya da zararlı sonuçlarında- yani uygulamada bir şeyi değiştirip değiştirmemesinde bulan felsefe görüşü aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Pragmatizm
B
İdealizm
C
Rasyonalizm
D
Realizm
E
Diyalektik materyalizm
Açıklama:
İdealizm genel olarak bir amaç, erek veya ülküyü ya da idealleri amaçlayan gerçeği insan zihninde arayan düşünce akımı olarak bilinir. Rasyonalizm akılcılıktır. Realizm gerçeği realitede arayan bilgiyi deneye gözleme ve ispata dayandıran felsefi akımdır. Diyalektik materyalizm üretim araçlarına sahipliğe göre sosyal sınıf ve katman kavramlarını öne çıkaran ve toplumları sınıflara dayalı irdeleyen sosyal ekonomik bağlamlı felsefi yaklaşımdır. Buna karşılık bir eylemin ya da işin doğruluğu ve onun ölçütünü eylemlerin kendileri yerine, yol açtıklarında, etkilerinde -faydalı ya da zararlı sonuçlarında- yani uygulamada bir şeyi değiştirip değiştirmemesinde bulan felsefe görüşü pragmatizmdir. Bu nedenle doğru cevap “A” şıkkıdır.
Soru 20
“Yalnız bizim ideoloji doğrudur, bizim dışımızdaki görüşler genelde yanlıştır. Bizim lider ne diyorsa o” gibi bakışların oluşturduğu genellikle kendi yorumunu ya da çözümlemesini nihai ve bağlayıcı kabul ederek farklı görüşleri ‘ideolojik’ diye niteleyen anlayışı tanımlayan kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Rasyonalizm
B
Anarşizm
C
Pragmatik bakış
D
İdeolojik bakış
E
Faşizm
Açıklama:
Celdiricilerde verilenlerden yola çıkarsak, şu görüşlere yer verebiliriz. Öncelikle rasyonalizm akılcılık anlamında kullanılmaktadır. Anarşizm ise güç, otorite kabul etmeyen ve hiyerarşik esaslara dayalı devlet ve onun temsil ettiği otoriteye karşıtlığı savunan bir öğretidir. Pragmatizm bir eylemin ya da işin doğruluğu ve ondan edinilecek yarar dayandıran felsefi bakıştır. Faşizm ise kapitalist toplumlarda egemen sınıfların en totaliter ve baskıcı rejimleri için kullanılan bir siyasi kavramdır. Tüm bunlara karşılık kendi yorumunu ya da çözümlemesini nihai ve bağlayıcı kabul ederek farklı görüşleri ‘ideolojik’ diye niteleyen anlayışı tanımlayan kavram ise “ideolojik bakış” kavramıdır. Bu nedenle doğru cevap “D” şıkkıdır.
İdeolojik bakış
İdeolojik bakış
Soru 21
İdeoloji kavramına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi söylenemez?
Seçenekler
A
İdeolojiyi ilk kez kullanan Antoine Destutt de Tracy’dir.
B
Kökleri Eski Yunancadaki eidos ve logos sözcüklerine uzanır.
C
Geçmişi Aydınlanma ve Fransız Devrimi’ne dayanır.
D
Günümüzde siyaset alanındaki pek çok tartışmanın odağında da yer alır.
E
Kavramda anlamsal değişkenliğin yerine bir sabitlik vardır.
Açıklama:
Kökleri Eski Yunancadaki eidos ve logos sözcüklerine uzanan fakat geçmişi Aydınlanma ve Fransız Devrimi’ne dayanan ideoloji, gerek sosyal bilimlerin gerekse felsefenin en ele avuca gelmez kavramlarından biridir denilse herhâlde bu bir abartı olmaz. Günümüzde siyaset alanındaki pek çok tartışmanın odağında da yer alan bu kavramdan neyin anlaşılması gerektiği üzerinde belirgin bir uzlaşmanın sağlandığından söz etmek güçtür, zaten ideoloji kavramındaki değişkenliğin başlıca nedenlerinden biri de budur.
Soru 22
İdeolojiyi ilk kez kullanan ………............…’e göre, bu kavram felsefî-bilimsel bir disiplinin adıdır.
Boş bırakılan yere aşağıdaki isimlerden hangisi getirilirse cümle doğru tamamlanmış olur?
Boş bırakılan yere aşağıdaki isimlerden hangisi getirilirse cümle doğru tamamlanmış olur?
Seçenekler
A
De la Boétie
B
Bacon
C
Helvétius
D
Antoine Destutt de Tracy
E
Holbach
Açıklama:
İdeolojiyi ilk kez kullanan Antoine Destutt de Tracy’ye göre (1754-1836), bu kavram felsefî-bilimsel bir disiplinin adıdır ve bu disiplin diğer bilimler için bir temel oluşturur. İdeolojinin amacı, düşüncelerin doğal kökenlerini araştırmak, düşünceye ilişkin yanılgıları ve yanlışlıkları ortaya çıkararak toplumsal reformların hizmetine sunmaktır.
Soru 23
Aşağıdakilerden hangisi Bacon’ın idoller öğretisinin dayandığı temel ön kabullerden biridir?
Seçenekler
A
İnsan, doğayı bilecek ve ona egemen olacak güce sahiptir.
B
Doğayı olduğu gibi tanımak için hem ön yargılı hem ön yargısız bakabilmek gerekir.
C
Doğayı olduğu gibi tanımak için, bazı gizemlerini saklı tutmak gerekir.
D
İnsanların düşünce biçimlerinin kaynağı olarak bu idolleri görmüştür.
E
Egemenlerin güçlerini ve iktidarlarını pekiştirmek üzere başvurduğu tedbirler idollere dayanır.
Açıklama:
Rönesans ve Reform hareketlerinin sonrasında bilimsel ve felsefi bir aydınlanma yaşayan Avrupa toplumlarında, akıl ve bilim aracılığıyla doğanın gizemlerinin çözülebileceği, doğaya insan istenci doğrultusunda egemen olunabileceği görüşleri ağırlık kazanmaya başlar. Bu yöndeki inancın en açık dile getirilişlerinden biri, Bacon’ın Aristoteles’in Organon adlı yapıtına gönderme yaparak Aristoteles ve skolastik felsefe ile hesaplaşmaya giriştiği Novum Organum’unda karşımıza çıkar. Bacon, bu yapıtında “İdoller Öğretisi” olarak da adlandırılabilecek bir düşünce geliştirmiştir. Bacon’ın idoller öğretisinin dayandığı temel ön kabuller şöyle sıralanabilir:
- İnsan, doğayı bilecek ve ona egemen olacak olanaklara ve güce sahiptir.
- Doğaya egemen olmak için onu tüm gizemleriyle ve olduğu gibi bilmek/tanımak gerekir.
- Doğayı olduğu gibi tanımak için, usu olabildiğince saflaştırmak, yani onu duyum ve algının çarpıtmalarından ve kendisinde yerleşip kökleşerek doğayı olduğu gibi tanımamıza engel olan ön yargı kalıplarından -kısacası idollerden- arındırmak gerekir. Bu idolleri Bacon; soy, mağara, çarşı ve tiyatro idolleri olmak üzere dört başlık altında ele almış ve açıklamıştır.
Soru 24
Aşağıdakilerden hangisi Marx ve Engels’in materyalist, ilerlemeci ve belirlenimci bir tarih ve toplum anlayışı oluştururken dayandıkları temel ilke ve varsayımlardan biri değildir?
Seçenekler
A
Tarihi toplumların sosyoekonomik yapıları, yani maddi ilişkiler ağı belirler.
B
Maddi ilişkiler ağının en temel iki unsuru, üretim güçleri -yani makineler, üretim ilişkileri- yani üretenle tüketenler arasındaki toplumsal ilişkilerdir.
C
Özel mülkiyet ortadan kaldırılırsa, sınıflı toplumlar son bulmaz.
D
Tarihte, sınıf çatışmalarının devrimle toplum yapısının değişmesine neden olduğu aşamalar belirleyicidir.
E
Proleteryanın gerçekleştireceği devrimle birlikte, sınıflar ortadan kalkacak ve gerçek özgürlük gelecektir.
Açıklama:
Marx ve Engels’in materyalist, ilerlemeci ve belirlenimci (determinist) bir tarih ve toplum anlayışı oluştururken dayandıkları temel ilke ve varsayımlar şöyle sıralanabilir:
- Tarihi toplumların sosyoekonomik yapıları, yani maddi ilişkiler ağı belirler.
- Maddi ilişkiler ağının en temel iki unsuru, üretim güçleri-yani makineler, teknolojik altyapı, insan becerileri vb. ve üretim ilişkileri- yani üretenle tüketenler arasındaki toplumsal ilişkilerdir.
- Özel mülkiyet ortadan kaldırılmadıkça, sınıflı toplumlar son bulmaz, başka bir ifadeyle, sınıflar ekonomik temellidir ve özel mülkiyetin adaletsiz dağılımına bağlı olarak doğar.
- Tarihte, sınıf çatışmalarının devrimle toplum yapısının değişmesine neden olduğu aşamalar belirleyicidir.
- Proleteryanın (yani geçim kaynağı emeği olan işçi sınıfının) gerçekleştireceği devrimle birlikte, sınıflar ortadan kalkacak ve gerçek özgürlük gelecektir, bu da gerçek insanlık tarihinin başlangıcı olacaktır.
Soru 25
“……………………, üretim araçlarına devletin sahip olduğu ve üretimde emeği geçenler tarafından devletin denetlendiği bir ekonomi yönetimi modelidir.”
Boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilirse tanım doğru tamamlanmış olur?
Boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilirse tanım doğru tamamlanmış olur?
Seçenekler
A
Komünizm
B
Sosyalizm
C
Anarşizm
D
Materyalizm
E
Marksizm
Açıklama:
Sosyalizmin sözcük olarak ilk kullanımı, 1800’lerin ilk yarısında olmuştur. Sosyalizm, üretim araçlarına devletin sahip olduğu ve üretimde emeği geçenler tarafından devletin denetlendiği bir ekonomi yönetimi modelidir.
Soru 26
Anarşizm ile ilgili aşağıdaki bilgilerden hangisine ulaşılabilir?
Seçenekler
A
Sözcüğün kökeni Farsçaya dayanmaktadır.
B
Düzen sağlayıcı anlamındadır.
C
Komünizmden önemli ölçüde beslenmektedir.
D
Hiyerarşik esaslara dayalı devlet ve onun temsil ettiği otoritelere bağlıdırlar.
E
“Güç yokluğu”, “yönetimin/devletin yokluğu” anlamına gelmektedir.
Açıklama:
Anarşist denilince, tüm düzenleri reddeden, toplumda karmaşa ve düzensizlik yaratmak isteyen kişiler anlaşılır. Oysa anarşistlerin karşı olduğu, bir toplum düzeni değil, hiyerarşik esaslara dayalı devlet ve onun temsil ettiği otoritedir. Kökeni Eski Yunancaya dayanan anarşizm, “güç yokluğu”, “yönetimin/devletin yokluğu” anlamına gelir.
Soru 27
Aşağıdakilerden hangisi faşist ideolojinin temel nitelikleri arasında sayılamaz?
Seçenekler
A
Toplum sorunlarının çözümünde akıl ve bilim yerine, duyguya, nefrete, söylencelere dayanma eğilimi gösterir.
B
Komünizmi, liberalizmi, demokrasiyi, hatta bazen kapitalizmi bile kesin bir kabulleniş söz konusudur.
C
Toplumsal yaşamın bütünü, devletin iktidarı elinde tutanın dünya görüşüne göre, yani lider ilkesine göre örgütlenir ve belirlenir.
D
Toplumun üyesi kabul edildiği ırk ya da milletin diğer ırk ve milletlere üstünlüğü savları öne sürülür ve kanıt gösterilir.
E
Etnisiteyi ve ırkı temel alan bir milliyetçilik ve vatanseverlik övgüsü yaygındır.
Açıklama:
Faşist ideolojinin temel niteliklerini şöyle sıralayabiliriz:
- Toplumsal yaşamın bütünü, devletin iktidarı elinde tutanın dünya görüşüne göre, yani lider ilkesine göre örgütlenir ve belirlenir.
- Basın ve yayın kuruluşları mevcut ideoloji paralelinde yayın yapmaya zorlanarak, egemen görüşe zıt düşünceler ve eleştirel seslerin çıkması çeşitli baskı unsurlarıyla önlenir. Aykırı yayın yapanlar sansürlenir, kapatılır veya başka türlü yollarla engellenmeye çalışılır. Böylece egemen düşüncenin karşısına farklı düşüncelerin çıkmasının önüne geçilmiş olunur ve tek tip düşünce, toplumda baskın hâle getirilir.
- Etnisiteyi ve ırkı temel alan bir milliyetçilik ve vatanseverlik övgüsü yaygındır, vatanı-milleti-devleti uğruna ölümü göze almak yüceltilir, belli kişiler bu özellikleriyle kahramanlaştırılır.
- Toplumun üyesi kabul edildiği ırk ya da milletin diğer ırk ve milletlere üstünlüğü savları öne sürülür ve kanıt gösterilir, bu bağlamda tarihe ve tarih yazıcılığına büyük önem verilir.
- Komünizme, liberalizme, demokrasiye, hatta bazen kapitalizme bile kesin bir karşı çıkış söz konusudur.
- Toplum sorunlarının çözümünde akıl ve bilim yerine, duyguya, nefrete, söylencelere (mitlere) dayanma eğilimi gösterir ve usdışıcı (irrationalist) bir felsefe anlayışından beslenilir.
Soru 28
“Uygulandığı toplumlarda yol açtığı sonuçlar açısından değerlendirilmiş ve 20. yüzyılın lanetli ideolojisi olmuştur.”
Bilgisi verilen ideoloji aşağıdakilerden hangisidir?
Bilgisi verilen ideoloji aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Faşizm
B
Komünizm
C
Anarşizm
D
Sosyalizm
E
Determinizm
Açıklama:
Faşizm, uygulandığı toplumlarda yol açtığı sonuçlar açısından değerlendirilmiş ve 20. yüzyılın lanetli ideolojisi olmuştur. Faşizm, sahip olduğu temel özellikler ve dayandığı ilkelerden daha çok, İtalya ve Almanya’daki uygulamalarından ve milyonlarca insana verdiği büyük ve etkisi uzun sürmüş zarardan dolayı, lanetlenmiş bir ideolojidir.
Soru 29
Pragmatizm ile ilgili aşağıda verilen bilgilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Kökleri İtalya’ya dayanmaktadır.
B
İtalya ve Almanya’daki uygulamalarından ve milyonlarca insana verdiği büyük zararlar söz konusudur.
C
Salazar ve Pinochet bu akımın başlıca temsilcileri olmuştur.
D
Eski Yunancada “eylemek”, “yapmak”, “kılmak” anlamlarına gelen pragma sözcüğünden türemiştir.
E
Pragmatizmin tek bir uygulama biçimi yoktur.
Açıklama:
Pragmatizm, Eski Yunancada “eylemek”, “yapmak”, “kılmak” anlamlarına gelen pragma sözcüğünden türemiştir. Pragmatizm, doğruluğu ve onun ölçütünü eylemlerin kendileri yerine, yol açtıklarında, etkilerinde - faydalı ya da zararlı sonuçlarında-, yani uygulamada bir şeyi değiştirip değiştirmemesinde bulan bir felsefe görüşüdür. William James ve Charles Sanders Peirce bu akımın başlıca temsilcileri olarak sayılabilir.
Soru 30
Pragmatizmin ana gündemi Endüstri Devrimi’nden bu yana kâr payını artırmaktan başka hiçbir şeyi doğrudan fayda olarak görmeyen Avrupa burjuvazisinin, Aydınlanma döneminde ürettiği değerleri Avrupa Medeniyeti’nin dışında kalan ve günümüzde “az gelişmiş”, “gelişmekte olan” nitelemeleriyle andıkları toplumlara yaygınlaştırmaktan öte bir şey değildir.
Aşağıdakilerden hangisi bu yaygınlaştırmanın bir diğer adıdır?
Aşağıdakilerden hangisi bu yaygınlaştırmanın bir diğer adıdır?
Seçenekler
A
Empirizm
B
Sosyalizm
C
Anarşizm
D
Emperyalizm
E
Faşizm
Açıklama:
Kuçuradi’nin ideolojileştiğini öne sürdüğü pragmatizmin ana gündemi, Pragmatizmin ana gündemi Endüstri Devrimi’nden bu yana kâr payını artırmaktan başka hiçbir şeyi doğrudan fayda olarak görmeyen Avrupa burjuvazisinin, Aydınlanma döneminde ürettiği değerleri Avrupa Medeniyeti’nin dışında kalan ve günümüzde “az gelişmiş”, “gelişmekte olan” nitelemeleriyle andıkları toplumlara yaygınlaştırmaktan öte bir şey değildir.
Soru 31
Kavram olarak Antoine D. De Tracy tarafından ortaya atılan ve düşüncelerin doğal kökenlerini araştırmak, düşünceye ilişkin yanılgıları ve yanlışlıkları ortaya çıkararak toplumsal reformların hizmetine sunmak amacını güden disipline ne ad verilir?
Seçenekler
A
Felsefe
B
Sosyoloji
C
İnanç
D
İdeoloji
E
Bilim
Açıklama:
İdeoloji kavramı felsefî-bilimsel bir disiplinin adıdır ve bu disiplin diğer bilimler için bir temel oluşturur. İdeolojinin amacı, düşüncelerin doğal kökenlerini araştırmak, düşünceye ilişkin yanılgıları ve yanlışlıkları ortaya çıkararak toplumsal reformların hizmetine sunmaktır.
Soru 32
İnsanların toplumsal yaşam içerisinde birbirleriyle dilsel-kültürel alışverişlerinden doğan, dilde yerleşmiş kalıpların taşıdığı önyargılar Bacon’un önerdiği önyargı kalıplarından hangisidir?
Seçenekler
A
Soy idolleri
B
Mağara idolleri
C
Çarşı idolleri
D
Tiyatro idolleri
E
Modern idoller
Açıklama:
Bacon önyargı kalıplarını (idolleri); soy, mağara, çarşı ve tiyatro idolleri olmak üzere dört başlık altında ele almıştır. İnsanların toplumsal yaşam içerisinde birbirleriyle dilsel-kültürel alışverişlerinden doğan, dilde yerleşmiş kalıpların taşıdığı önyargılar çarşı idolleri olarak ifade edilir.
Soru 33
Marksizm, sosyalizm ve komünizm ideolojilerinin temelleri hangi düşünürlerin fikirlerine dayanır?
Seçenekler
A
Adrien Helvétius ve Dietrich Holbach
B
Friedrich Engels ve Karl Marx
C
Karl Marx ve John Locke
D
John Locke ve Thomas Hobbes
E
Adrien Helvétius ve Thomas Hobbes
Açıklama:
Marksizm ve ona dayanarak ortaya çıkan sosyalizm ve komünizm ideolojileri, temellerini Karl Marx’ın ve yakın dostu Friedrich Engels’in felsefî görüşlerinden alır.
Soru 34
Toplumdaki herkesin ekonomideki toplam gelirden eşit pay aldığı bir toplum düzenini vaat eden ideoloji hangisidir?
Seçenekler
A
Marksizm
B
Sosyalizm
C
Komünizm
D
Anarşizm
E
Faşizm
Açıklama:
Komünizm Latincede “herkese ait olan” anlamındaki communis sözcüğünden gelir. Komünistler, devrim yoluyla herkesin ekonomideki toplam gelirden eşit pay aldığı bir toplum düzenini gerçekleştireceklerini vaat eder.
Soru 35
Maddi dünyanın ve ekonomik-toplumsal koşulların bireysel bilinçten bağımsız var olduklarını ve tek tek bireylerin bilinçlerini bu koşulların belirlediğini savunan anlayış aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Materyalizm
B
İdealizm
C
Determinizm
D
Pragmatizm
E
Emperyalizm
Açıklama:
Materyalistler, maddi dünyanın ve ekonomik-toplumsal koşulların bireysel bilinçten bağımsız varolduklarını ve tek tek bireylerin bilinçlerini bu koşulların belirlediğini savunurlar.
Soru 36
Aşağıdaki görüşlerden hangisi anarşizm anlayışına uygundur?
Seçenekler
A
Üretim araçlarının sahibi devlet olmalıdır.
B
Devlet ekonomideki üretim ve yatırımların planlayıcıdır.
C
Ekonomiyi yönetecek kimseler demokratik seçimle belirlenmelidir.
D
Her türlü düzene karşı çıkılmalıdır.
E
Devletsiz bir toplum düzenini mümkündür.
Açıklama:
Anarşist denilince, tüm düzenleri reddeden, toplumda karmaşa ve düzensizlik yaratmak isteyen kişiler anlaşılır. Oysa anarşistlerin karşı olduğu, bir toplum düzeni değil, hiyerarşik esaslara dayalı devlet ve onun temsil ettiği otoritedir. Anarşizm, devletsiz bir toplum düzeninin varolabileceğini savunan, devleti özü bakımından kötü olarak niteleyen bir ideolojidir.
Soru 37
Bireysel bilincin ve bireysel çıkarın, herhangi bir kollektif organ ya da kamu otoritesi tarafından engellenmemesi gerektiğine inanan ideoloji aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Yeşil anarşizm
B
Bireyci anarşizm
C
Toplumcu anarşizm
D
Kültürel anarşizm
E
Kollektivist anarşizm
Açıklama:
Farklı geleneklerden oluşan bireyci anarşizm, bireysel bilincin ve bireysel çıkarın, herhangi bir kollektif organ ya da kamu otoritesi tarafından engellenmemesi gerektiğine inanır.
Soru 38
Aşağıdakilerden hangisi faşist ideoloji tarafından yönetilen ülkelerde gözlenen durumlar arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Vatan ve millet uğruna ölenler kahramanlaştırılır.
B
Toplumun üyesi olduğu ırk veya millet yüceltilir.
C
Toplum sorunlarının çözümünde akıl ve bilime danışılır.
D
Basın ve yayın kuruluşları mevcut ideoloji paralelinde yayın yapmaya zorlanır.
E
Toplumsal yaşamın bütünü, devlet liderine göre örgütlenir ve belirlenir.
Açıklama:
Faşizm ile yönetilen toplumlarda, toplum sorunlarının çözümünde akıl ve bilim yerine, duyguya, nefrete, söylencelere (mitlere) dayanma eğilimi gösterir ve usdışıcı (irrationalist) bir felsefe anlayışından beslenilir.
Soru 39
Farklı ideolojileri benimsemiş kişiler ya da gruplar arasında beliren iletişimsizlik ve çatışmaya ne ad verilir?
Seçenekler
A
İdeolojik kamplaşma
B
İdeolojik bakış
C
Siyaset
D
Pragmatizm
E
Emperyalizm
Açıklama:
Farklı ideolojileri benimsemiş kişiler ya da gruplar arasında beliren iletişimsizlik ve çatışma ideolojik kamplaşmayı doğurur.
Soru 40
Bir ideolojinin iyi olarak değerlendirilebilmesi için hangi özelliğe sahip olması önemlidir?
Seçenekler
A
İdeolojinin çok sayıda insan tarafından benimsenmiş olması
B
İdeolojinin sorgulama ve özeleştiri yapma esnekliğinin olması
C
İdeolojiyi ortaya atan düşünürün otoritesinin güçlü olması
D
İdeoloji başkalarına zarar verse de bizim işimize yaraması
E
İdeolojinin bizim doğrularımızı desteklemesi
Açıklama:
İdeolojileri değerlendirirken, herhangi bir ideolojik görüş yerine, felsefî bilgiden hareket etmeli ve öncelikle ideolojinin sorgulanma esnekliği ile insan hakları ve değerlerine katkısı göz önünde bulundurulmalıdır.
Soru 41
İdeoloji kavramını ilk kez kim kullanmıştır?
Seçenekler
A
Antoine Destutt de Tracy
B
Francis Bacon
C
Adrien Helvétius
D
Dietrich Holbach
E
Étienne de la Boétie
Açıklama:
İdeolojiyi ilk kez kullanan Antoine Destutt de Tracy’ye göre, bu kavram felsefî-bilimsel bir disiplinin adıdır ve bu disiplin diğer bilimler için bir temel oluşturur. İdeolojinin amacı, düşüncelerin doğal köken- lerini araştırmak, düşünceye ilişkin yanılgıları ve yanlışlıkları ortaya çıkararak toplumsal reformların hizmetine sunmaktır.
Soru 42
Aşağıdakilerden hangisi ideoloji kavramının ortaya çıkmasına katkısı olan düşünürlerden birisidir?
Seçenekler
A
Wilhelm Reich
B
Étienne de la Boétie
C
Antoine Destutt de Tracy
D
Candillac
E
Locke
Açıklama:
Sinan Özbek, İdeoloji Kuramları adlı yapıtında, Tracy’den önce bu kavramın hazırlayıcıları olarak Francis Bacon, Adrien Helvétius ve Dietrich Holbach gibi düşünürleri anar. İdeoloji kavramının kullanılışına giden yolun, 16. yüzyılda Étienne de la Boétie’nin Gönüllü Kulluk Üzerine Söylev adlı yapıtında dile getirdiği bir soruya yanıt arayışı ile birlikte açıldığı söylenebilir.
Soru 43
İdeolojiye "gerçekten uzaklaşma, gerçeklikten kopma, gerçekliği ıskalama, yanlış bilinç" anlamlarının yüklenmesine ve sonrasında kavramın bu anlamlara gelecek biçimde kullanılmasına yol açan kimdir?
Seçenekler
A
Karl Marx
B
Friedrich Engels
C
Napoléon Bonaparte
D
Adolf Hitler
E
Benito Mussolini
Açıklama:
İdeolojiye “gerçekten uzaklaşma”, “gerçeklikten kopma”, “gerçekliği ıskalama”, nihayet “yanlış bilinç” anlamlarının yüklenmesine ve sonrasında kavramın bu anlamlara gelecek biçimde kullanılmasına yol açan, General Napoléon Bonaparte ve onun yönetim anlayışı olmuştur.
Soru 44
Aşağıdakilerden hangisi Marx ve Engels’in materyalist, ilerlemeci ve belirlenimci bir tarih ve toplum anlayışı oluştururken dayandıkları temel ilke ve varsayımlardan biridir?
Seçenekler
A
Toplumusal yaşamın bütününün lider ilkesine göre örgütlenmesi.
B
Tarihte, sınıf çatışmalarının devrimle toplum yapısının değişmesine neden olduğu aşamalar belirleyicidir.
C
Komünizme, liberalizme, demokrasiye ve faşizme düşman olması.
D
Toplum sorunlarının çözümünde akla ve bilimin yol göstericiliğine güvenmesi.
E
Toplum sorunlarının çözümünde duyguya, nefrete ve mitlere dayanması.
Açıklama:
Marx ve Engels’in materyalist, ilerlemeci ve belirlenimci (determinist) bir tarih ve toplum anlayışı oluştururken dayandıkları temel ilke ve varsayımlar şöyle sıralanabilir:
• Tarihi toplumların sosyoekonomik yapıları, yani maddi ilişkiler ağı belirler.
• Maddi ilişkiler ağının en temel iki unsuru, üretim güçleri-yani makineler, teknolojik altyapı, insan becerileri vb. ve üretim ilişkileri- yani üretenle tüketenler arasındaki toplumsal ilişkilerdir.
• Özel mülkiyet ortadan kaldırılmadıkça, sını ı toplumlar son bulmaz, başka bir ifadeyle, sını ar ekonomik temellidir ve özel mülkiyetin adaletsiz dağılımına bağlı olarak doğar.
• Tarihte, sınıf çatışmalarının devrimle toplum yapısının değişmesine neden olduğu aşamalar belirleyicidir.
• Proleteryanın (yani geçim kaynağı emeği olan işçi sınıfının) gerçekleştireceği devrimle birlikte, sını ar ortadan kalkacak ve gerçek özgürlük gelecek- tir, bu da gerçek insanlık tarihinin başlangıcı olacaktır
• Tarihi toplumların sosyoekonomik yapıları, yani maddi ilişkiler ağı belirler.
• Maddi ilişkiler ağının en temel iki unsuru, üretim güçleri-yani makineler, teknolojik altyapı, insan becerileri vb. ve üretim ilişkileri- yani üretenle tüketenler arasındaki toplumsal ilişkilerdir.
• Özel mülkiyet ortadan kaldırılmadıkça, sını ı toplumlar son bulmaz, başka bir ifadeyle, sını ar ekonomik temellidir ve özel mülkiyetin adaletsiz dağılımına bağlı olarak doğar.
• Tarihte, sınıf çatışmalarının devrimle toplum yapısının değişmesine neden olduğu aşamalar belirleyicidir.
• Proleteryanın (yani geçim kaynağı emeği olan işçi sınıfının) gerçekleştireceği devrimle birlikte, sını ar ortadan kalkacak ve gerçek özgürlük gelecek- tir, bu da gerçek insanlık tarihinin başlangıcı olacaktır
Soru 45
Aşağıdakilerden hangisi bireci anarşizmi savunan temsilcilerden biridir?
Seçenekler
A
Jean-Jacques Rousseau
B
Gary Snyder
C
Lewis Mumfort
D
Richard Lee
E
Max Stirner
Açıklama:
Bireyci anarşizmin Henry David oreau, Josiah Warren, Murray Rothbard ve William Godwin gibi temsilcileri de bulunur. Fakat tüm bu isimlerden önce Max Stirner’i anmak uygundur. Stirner’ın felsefesi bireyci anarşizmin egoist biçimidir.
Soru 46
Faşizmin sembolü olan balta bulunan çubuk demeti daha sonra hangi devletin resmi sembolü olmuştur?
Seçenekler
A
Fransa
B
İspanya
C
İtalya
D
Endonezya
E
Almanya
Açıklama:
Faşizmin sözcük kökeni, Antik Roma yöneticilerinin geniş hükümet yetkisini simgeleyen ve ucunda balta bulunan bir çubuk demetinin adı olan Latince fasces sözcüğünden gelir. Aynı simge daha sonraları Fransız Devrimi sırasında Aydınlanma anlamında, halkın elindeki devlet gücünü temsil etmek üzere de kullanılmıştır. Söz konusu sembol, bir takım değişikliklerle 1926 yılından itibaren İtalya’nın resmi devlet sembolü olmuştur.
Soru 47
Uygulandığı toplumlarda yol açtığı sonuçlar açısından değerlendirilen ve 20. y.y'ın lanetli ideolojisi olan ideoloji aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Faşizm
B
Liberalizm
C
Anarşizm
D
Komünizm
E
Sosyalizm
Açıklama:
Faşizm, sahip olduğu temel özellikler ve dayandığı ilkelerden daha çok, İtalya ve Almanya’daki uygulamalarından ve milyonlarca insana verdiği büyük ve etkisi uzun sürmüş zarardan dolayı, lanetlenmiş bir ideolojidir.
Soru 48
Aşağıdakilerden hangisi, çağdaş kültürün en belirgin özelliği olarak “insanın yüzünün unutulması”nın, yani “insanın değerinin sıfıra inmesi”nin göze çarptığını söyleyen filozof kimdir?
Seçenekler
A
Immanuel Kant
B
İoanna Kuçuradi
C
Nicolai Hartmann
D
Judith Butler
E
Mihail Bahtin
Açıklama:
İoanna Kuçuradi, Gelenek ve Devrim Ya da Felsefe ve Dünya Politikası adlı yazısında, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana dikkate değer siyasi eylem ve kararlara, yaygınlık kazanmış düşünsel, sanatsal, ahlâkî ve toplumsal akımlara bakıldığında, çağdaş kültürün en belirgin özelliği olarak “insanın yüzünün unutulması”nın, yani “insanın değerinin sıfıra inmesi”nin göze çarptığını söyler.
Soru 49
Aşağıdakilerden hangisi "sosyalizm”i sözcük olarak ilk kez kullanan Robert Owen, Saint-Simon ve Proudhon'un sosyalizm anlayışına göre yanlıştır?
Seçenekler
A
Özel mülkiyet kaldırılmalıdır.
B
Toplumun ürettiği gelir adaletli bir biçimde yeniden dağıtılmalıdır.
C
Üretim araçları tamamen devlete devredilmelidir
D
Devlet üretim araçlarının sahibi ve ekonomideki üretim ve yatırımların planlayıcısıdır.
E
Ekonomiyi yönetecek kimseler, Devlet kararı ile göreve gelmelidir.
Açıklama:
“Sosyalizm”i sözcük olarak ilk kez Robert Owen, Saint-Simon ve Proudhon gibi eleştiri düşünürlerinin yapıtlarında kullanılmıştır. Bu düşünürlerin sosyalizm anlayışlarına göre, özel mülkiyet kaldırılmalı, toplumun ürettiği gelir adaletli bir biçimde yeniden dağıtılmalı ve üretim araçları tamamen devlete devredilmelidir. Sosyalizmde devlet, üretim araçlarının sahibi ve ekonomideki üretim ve yatırımların planlayıcısıdır. Ayrıca sosyalizmde, ekonomiyi yönetecek kimselerin demokratik seçimle, halktan yetki alarak göreve gelmesi gibi kısmen kapitalizmle de örtüşen görüşler de yer alır; zaten sosyalizmin komünizm gibi tek bir uygulama modeli yoktur, aksine her toplumun kendi koşullarına uygun farklı sosyalizmlerden söz edilebilir.
Soru 50
Bacon’ın idoller öğretisini kullanan, ama sonrasında bunu hem idoller eleştirisine, hem de kapsamlı bir toplum eleştirisine dönüştüren düşünürler kimlerdir?
Seçenekler
A
Thomas Aquinas - Hegel
B
Spinoza - Hegel
C
John Locke - Dietrich Holbach
D
Adrien Helvétius - Dietrich Holbach
E
David Hume - Edmund Husserl
Açıklama:
Bacon’ın idoller öğretisini kullanan, ama sonrasında bunu hem idoller eleşti- risine, hem de kapsamlı bir toplum eleştirisine dönüştüren Aydınlanma düşünürlerinden Adrien Helvétius’a ve Dietrich Holbach’tır.
Soru 51
İdeoloji kavramını ilk kez kullanan düşünür kimdir?
Seçenekler
A
Dietrich Holbach
B
Antoine Destutt de Tracy
C
Adrien Helvétius
D
Étienne de la Boétie
E
Francis Bacon
Açıklama:
İdeolojiyi ilk kez kullanan Antoine Destutt de Tracy’ye göre (1754-1836), bu
kavram felsefî-bilimsel bir disiplinin adıdır ve bu disiplin diğer bilimler için bir
temel oluşturur
kavram felsefî-bilimsel bir disiplinin adıdır ve bu disiplin diğer bilimler için bir
temel oluşturur
Soru 52
Wilhelm Reich'ın "aç olan çoğunluğun neden çalmaya çalışmadığı, sömürülen çoğunluğun neden ayaklanma girişiminde bile bulunmadığı", Étienne de la Boétie’nin "yüzlerce, binlerce kişinin de ötesinde, yüz ülke, bin şehir ve içlerinde en iyi durumdaki insanların bile köle ve serf hâline getirilmiş bir milyon insanın tek bir kişiye saldırmamasının nasıl açıklanacağı" soruları en genel anlamda hangi kavramın temellerinin atılmaya çalışıldığını göstermektedir?
Seçenekler
A
Faşizm
B
Komünizm
C
Demokrasi
D
İdeoloji
E
Anarşizm
Açıklama:
Tracy’den önce ideoloji kavramının ortaya çıkmasına katkısı olan başlıca düşünürler, De la Boétie, Bacon, Helvétius ve Holbach olarak sayılabilir. Bu anlamda sorulan sorular ideoloji kavramının temellerinin atıldığını gösterebilir.
Soru 53
Sosyalizmin ve bir üst yapı olan Komünizmin altında yatan temel görüş Marx ve Engels'in ortaya koyduğu materyalist felsefe bağlamında aşağıdaki ilkelerden hangisi ile açıklandığı söylenebilir?
Seçenekler
A
Tarihi toplumların sosyoekonomik yapıları, yani maddi ilişkiler ağı belirler.
B
Maddi ilişkiler ağının en temel iki unsuru, üretim güçleri ve üretim ilişkileri arasındaki toplumsal ilişkilerdir.
C
Özel mülkiyet ortadan kaldırılmadıkça, sınıflı toplumlar son bulmaz, başka
bir ifadeyle, sınıflar ekonomik temellidir ve özel mülkiyetin adaletsiz dağılımına bağlı olarak doğar.
bir ifadeyle, sınıflar ekonomik temellidir ve özel mülkiyetin adaletsiz dağılımına bağlı olarak doğar.
D
Tarihte, sınıf çatışmalarının devrimle toplum yapısının değişmesine neden
olduğu aşamalar belirleyicidir.
olduğu aşamalar belirleyicidir.
E
Proleteryanın gerçekleştireceği devrimle birlikte, sınıflar ortadan kalkacak ve gerçek özgürlük gelecektir, bu da gerçek insanlık tarihinin başlangıcı olacaktır.
Açıklama:
Sosyalizm ve komünizm ile ilişkilendirilen teml ilke özel mülkiyetin kaldırıması ve sınıflı toplumun son bulmasıdır. Bu bağlamda her ilke sosyalizm ve komünizm ile ilişkili olsa da bu ilkenin en genel unsur olduğu söylenebilir.
Soru 54
Sosyalizm sözcüğü ilk olarak hangi düşünürlerin eserlerinde rastlanmaktadır?
Seçenekler
A
Marx-Engels-Proudhon
B
Proudhon-Moore-Owen
C
Owen-Simon-Proudhon
D
Marx-Moore-Bacon
E
Engels-Bonoporte-Simon
Açıklama:
Sosyalizmin temelini, yalnızca Marx’ın ve Engels’in felsefesinde bulan bir ideoloji olduğunu ileri sürmek doğru değildir. Platon’un Devlet ve Thomas More’un Ütopya adlı yapıtlarında sosyalizmi çağrıştıran pek çok unsur bulunmakla birlikte, “sosyalizm” sözcük olarak ilk kez Robert Owen, Saint-Simon ve Proudhon gibi eleştiri düşünürlerinin yapıtlarında kullanılmıştır.
Soru 55
Aşağıdakilerden hangisi sosyalizm ile anarşizm arasındaki temel farka işaret etmektedir?
Seçenekler
A
Anarşistler farklı bir toplumsal düzenin inşasını isterler.
B
Özel mülkiyetin ortadan kaldırılması gerekmektedir.
C
Her iki görüş de mevcut sisteme mualefeti barındırmaktadır.
D
Anarşizm, devleti, özgürlükleri kısıtlayan, insanlar için gereksiz masraflar çıkaran, insanları hem sömüren hem de özgürlüklerini kIsıtılayan bir sitem olarak nitelendirmektedir.
E
Sosyalizm sınıfsız bir toplumun öngördüğü bir devleti nitelendirirken, anarşizm devletin ortadan kalması gerektiğini belirtir.
Açıklama:
Anarşizm anlayışında devletin dışlandığı fakat toplumsal düzen düşüncesine yer verildiğini görüyoruz. Sosyalizm sınıfsız bir toplumun öngördüğü bir devleti nitelendirirken, anarşizm devletin ortadan kalması gerektiğini belirtir.
Soru 56
Aşağıdakilerden hangisi ya da hangileri faşist ideolojinin temel nitelikleri arasında sayılabilir?
I. Toplumsal yaşamın bütünü lider ilkesine göre örgütlenir ve belirlenir.
II. Basın ve yayın kuruluşları mevcut ideoloji paralelinde yayın yapmaya zorlanarak, egemen görüşe zıt düşünceler ve eleştirel seslerin çıkması çeşitli
baskı unsurlarıyla önlenir.
III. Toplum sorunlarının çözümünde akıl ve bilim yerine, duyguya, nefrete,
söylencelere (mitlere) dayanma eğilimi gösterir ve usdışıcı (irrationalist)
bir felsefe anlayışından beslenilir.
I. Toplumsal yaşamın bütünü lider ilkesine göre örgütlenir ve belirlenir.
II. Basın ve yayın kuruluşları mevcut ideoloji paralelinde yayın yapmaya zorlanarak, egemen görüşe zıt düşünceler ve eleştirel seslerin çıkması çeşitli
baskı unsurlarıyla önlenir.
III. Toplum sorunlarının çözümünde akıl ve bilim yerine, duyguya, nefrete,
söylencelere (mitlere) dayanma eğilimi gösterir ve usdışıcı (irrationalist)
bir felsefe anlayışından beslenilir.
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I-II
D
I-III
E
I-II-III
Açıklama:
İfade edilen ilkelerin tamamı faşist ideolojinin temel nitelikleri arasında sayılmaktadır.
Soru 57
Aşağıdakilerden hangisi sosyalizm ile faşizm arasındaki benzerlik olarak kabul edilebilir?
Seçenekler
A
Sınıfsız bir toplum arayışı
B
Sosyal Darwinciliğin etkileri
C
Bir ırkın diğer ırklardan daha üstün olduğu
D
İki ideolojide de farklı kültür ve ülkelerde farklı uygulanış biçimleri
E
Devletin proleterya tarafından yönetilmesi
Açıklama:
Faşizmin de, aynen sosyalizmin olduğu gibi, tek bir uygulama biçimi yoktur. Sözgelimi, İtalyan faşizminde ırkçılık fazla öne çıkmamışken Alman faşizmi doğrudan doğruya üstün ya da ârî ırk görüşüne ve bir tür Sosyal Darwinciliğe dayanır. Yine İtalyan ve Alman faşizmlerinde ön planda olan totaliter yönetim modeli, Avusturya ve İspanya faşizmlerinde aynı ölçüde belirgin değildir.
Soru 58
I. İdeoloji içerisinde kendini sorgulama ve özeleştiri yapma eğilimi ve esnekliğinin bulunup bulunmadığı belirlenmelidir.
II. İdeolojinin insan haklarına ve insanın değerine katkısı ya da bu değerlere verdiği zarar asla görmezden gelinemez.
III. Bir ideolojiyi iyi ya da kötü diye nitelendirelecekse evrensel insan haklarının korunmasına ve bu hakların tüm insanlar için yararlanılabilir olmasına
yönelik katkısını göz önüne alarak değerlendirme yapılmalıdır.
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri ideolojiler değerlendirilirken göz önünde bulundurulması gereken ölçütlerdendir?
II. İdeolojinin insan haklarına ve insanın değerine katkısı ya da bu değerlere verdiği zarar asla görmezden gelinemez.
III. Bir ideolojiyi iyi ya da kötü diye nitelendirelecekse evrensel insan haklarının korunmasına ve bu hakların tüm insanlar için yararlanılabilir olmasına
yönelik katkısını göz önüne alarak değerlendirme yapılmalıdır.
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri ideolojiler değerlendirilirken göz önünde bulundurulması gereken ölçütlerdendir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I-II
D
I-II-III
E
Yalnız III
Açıklama:
Etkilerini eylemlerde ve eylemlerin doğurduğu sonuçlarda gördüğümüz ideolojileri değerlendirirken, herhangi bir ideolojik görüş yerine, felsefî bilgiden hareket etmek ve şu ölçütleri gözetmek yararlı olur:
1- Değerlendirme konusu olan ideoloji içerisinde kendini sorgulama ve özeleştiri yapma eğilimi ve esnekliğinin bulunup bulunmadığı belirlenmelidir.
Esneklikten yoksun, kendisini mutlaklaştırarak zaman-ötesi bir doğruluğu
içinde barındırdığını savlayan ideolojik görüşler, Napoléon’un yüklediği
anlamın işaret ettiği üzere, gerçeklikten kopabilir, yani toplumun yaşam
koşullarını göz önüne almamaya başlar ve çağının gerisinde kalır.
2- Değerlendirme konusu olan ideolojinin insan haklarına ve insanın değerine katkısı ya da bu değerlere verdiği zarar asla görmezden gelinemez. İnsanın ve insanlığın değerini bir bütün olarak en yetkin ifade eden ya da
ifade ettiği kabul edilen belge, çağın gerçeklerine göre sürekli güncellenme
özelliğini kaybetmeyen İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi ’dir. Öyleyse, bir
ideolojiyi ille de iyi ya da kötü diye niteleyeceksek, evrensel insan haklarının korunmasına ve bu hakların tüm insanlar için yararlanılabilir olmasına
yönelik katkısını göz önüne alarak değerlendirme yapmalıyız
1- Değerlendirme konusu olan ideoloji içerisinde kendini sorgulama ve özeleştiri yapma eğilimi ve esnekliğinin bulunup bulunmadığı belirlenmelidir.
Esneklikten yoksun, kendisini mutlaklaştırarak zaman-ötesi bir doğruluğu
içinde barındırdığını savlayan ideolojik görüşler, Napoléon’un yüklediği
anlamın işaret ettiği üzere, gerçeklikten kopabilir, yani toplumun yaşam
koşullarını göz önüne almamaya başlar ve çağının gerisinde kalır.
2- Değerlendirme konusu olan ideolojinin insan haklarına ve insanın değerine katkısı ya da bu değerlere verdiği zarar asla görmezden gelinemez. İnsanın ve insanlığın değerini bir bütün olarak en yetkin ifade eden ya da
ifade ettiği kabul edilen belge, çağın gerçeklerine göre sürekli güncellenme
özelliğini kaybetmeyen İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi ’dir. Öyleyse, bir
ideolojiyi ille de iyi ya da kötü diye niteleyeceksek, evrensel insan haklarının korunmasına ve bu hakların tüm insanlar için yararlanılabilir olmasına
yönelik katkısını göz önüne alarak değerlendirme yapmalıyız
Soru 59
Bireyin sınırsız özgürlüğünü savunan, bireyin topluma ve devlete karşı hiçbir sorumluluğunun olmadığını benimseyen görüş nedir?
Seçenekler
A
Yeşil Anarşistler
B
Sosyalistler
C
Bireyci Anarşistler
D
Faşistler
E
Komünistler
Açıklama:
Farklı geleneklerden oluşan bireyci anarşizm, bireysel bilincin ve bireysel çıkarın, herhangi bir kollektif organ ya da kamu otoritesi tarafından engellenmemesi gerektiğine inanır.
Soru 60
Aşağodaki ideolojilere ilişikin verilen bilgilerden hangisi doğru değilir?
Seçenekler
A
Marksizmin temel amacı komünist topluma ulaşmaktır.
B
Endüstri toplumunun ortadan kaldırılmasını savunanlar yeşil anarşistlerdir.
C
Göçebe avcı-toplayıcı hayat tarzını savunanlar bireyci anarşist gruplardır.
D
Mussolini ve Hitler 20.yy' da faşizmin ideolojisinin öncüleri arasında sayılmaktadır.
E
Kuçuradi ideoloji sorununu pragmatizm ile açıklamaya çalışmaktadır.
Açıklama:
Yeşil anarşistlerin bir kısmı,doğal yaşama tam bir dönüşü ve göçebe avcı-toplayıcı hayat tarzını savunurlar. Bazı yeşil anarşistlerse, yalnızca endüstri toplumunun ortadan kaldırılmasını savunurken, evcilleştirmeye veya tarım etkinliğine karşı açık bir karşı
duruş sergilemezler.
duruş sergilemezler.
Ünite 4
Soru 1
Modern devleti kendinden önceki sosyal örgütlenmelerden ayıran temel özellik aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Merkezi ve kapsayıcı bir iktidar yapısına sahip olması.
B
Yerel yönetimlerin güçlü olduğu bir iktidar olması.
C
Tarihüstü olması.
D
Derebeyliğe dayanması.
E
Çokkültürlülüğe dayanan kültürel bir iktidar ağı olması.
Açıklama:
Modern devlet, kendisinden önce gelen siyasal örgütlenme biçimlerinden farklı olarak “(...) çok merkezli ve çoğulcu iktidar yapısından, bölünmemiş (...) tek (mutlakçı) bir iktidar merkezine” yönelir (Pierson 2000, s. 28). Doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 2
Devlet kavramı ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Devlet kavramının oluşumu ve biçimi mantıksal bir zorunluluktur.
B
Devletin yapısı devlet ortaya çıktığından beri hiç değişmemiştir.
C
Devletin tek işlevi belirli bir toprak parçasının elde tutulmasıdır.
D
Devlet kavramı tarihsel tesadüflerin bir ürünüdür
E
Devlet, merkezi olmayan bir iktidar ağına sahiptir.
Açıklama:
Devlet kavramı bir zorunluluk değil, tarihsel tesadüflerin bir ürünüdür. Doğru yanıt D seçeneğidir.
Soru 3
Jürgen Habermas, 17. ve 18. yüzyıllar içerisinde ..........., sermaye dolaşımını kolaylaştırmak ve pazarı genişletmek amacıyla, çıkarlarını daraltan aristokrasiden kurtulmak için merkezî krallıkları destekleyerek, modern devletin temellerini attıklarını ileri sürer.
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Seçenekler
A
proleterlerin
B
askerlerin
C
burjuvaların
D
bürokratların
E
derebeylerinin
Açıklama:
Jürgen Habermas, bu yüzyıllar içerisinde ticaret yoluyla giderek zenginleşen burjuvaların, sermaye dolaşımını kolaylaştırmak ve pazarı genişletmek amacıyla, çıkarlarını daraltan aristokrasiden kurtulmak için merkezî krallıkları destekleyerek, modern devletin temellerini attıklarını ileri sürer. Doğru yanıt C seçeneğidir.
Soru 4
Mutlak iktidarın kuramsal temellerini attığı söylenen "Prens" adlı eserin yazarı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Thomas Hobbes
B
Niccolò Machiavelli
C
John Locke
D
Jürgen Habermas
E
Rene Descartes
Açıklama:
Machiavelli, "Prens" adlı eseriyle kilise, aristokrasi ve krallık arasında süregiden iktidar
mücadelesinde, “güçler arasında en üstün güç/iktidar” (superanus) olarak “egemenlik” kavramını siyaset biliminin merkezi haline getirirken, modern devletin kuramsal temellerini de atar. Doğru yanıt B seçeneğidir.
mücadelesinde, “güçler arasında en üstün güç/iktidar” (superanus) olarak “egemenlik” kavramını siyaset biliminin merkezi haline getirirken, modern devletin kuramsal temellerini de atar. Doğru yanıt B seçeneğidir.
Soru 5
Doğa durumunu "insan insanın kurdudur" şeklinde betimleyip, böyle bir durumun insanların güvenliğini sağlayamayacağı için, insanların güvenlik kaygısı taşıyan rasyonel temellere dayanan bir toplumsal sözleşmeyle doğal haklarını bir monarka devretmesini savunan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
John Locke
B
Jean Jacques Rousseau
C
Niccolò Machiavelli
D
Aristoteles
E
Thomas Hobbes
Açıklama:
Hobbes’a göre devletin varoluş nedeni güvenliktir. “İnsanın insan için kurt”
olduğu doğa durumunda doğa yasalarının güvenliği sağlayamaması, bireylerin
aralarında imzaladıkları bir sözleşmeyle doğa durumuna son verip devleti kurmalarına neden olur. Doğru yanıt E seçeneğidir.
olduğu doğa durumunda doğa yasalarının güvenliği sağlayamaması, bireylerin
aralarında imzaladıkları bir sözleşmeyle doğa durumuna son verip devleti kurmalarına neden olur. Doğru yanıt E seçeneğidir.
Soru 6
Adam Smith’in ............ olarak adlandırdığı piyasanın müdahale görmediğinde kendiliğinden bir iç dengeye ulaşacağı görüşü, toplumda çıkarları doğrultusunda çatışan bireylerin bu çatışmalarının sonucunda piyasanın doğal bir uyuma ulaşacağını varsayar.
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yere aşağıdakilerden hanigsi getirilmelidir?
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yere aşağıdakilerden hanigsi getirilmelidir?
Seçenekler
A
görünmez el
B
Leviathan
C
anayasalcılık
D
cumhuriyetçilik
E
neoliberalizm
Açıklama:
Adam Smith’in görünmez el olarak adlandırdığı piyasanın müdahale görmediğinde kendiliğinden bir iç dengeye ulaşacağı görüşü, toplumda çıkarları doğrultusunda çatışan bireylerin bu çatışmalarının sonucunda piyasanın doğal bir uyuma ulaşacağını varsayar Doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 7
"Anarşi, Devlet ve Ütopya" adlı eserinde 19. yüzyılın liberal ilkelerine geri dönmeyi önererek, devletin minimal ölçüde küçülmesi gerektiğini savunan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Thomas Hobbes
B
Karl Marx
C
Friedrich Engels
D
Robert Nozick
E
Adam Smith
Açıklama:
Robert Nozick Anarşi, Devlet ve Ütopya adlı eserinde 19. yüzyılın liberal ilkelerine
geri dönmeyi önererek, devletin minimal ölçüde küçülmesi gerektiğini savunur. Doğru yanıt D seçeneğidir.
geri dönmeyi önererek, devletin minimal ölçüde küçülmesi gerektiğini savunur. Doğru yanıt D seçeneğidir.
Soru 8
Komünist topluma ulaşmanın yolunun, geçiş sürecinde topluma kanaat önderliği yapacak olan proletarya diktatörlüğünden geçtiğini ileri sürerek, Öncü Parti kuramını ortaya koyan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Friedrich Engels
B
Karl Marx
C
Vladimir İlyiç Lenin
D
Félix Guattari
E
Slovaj Žižek
Açıklama:
Devlet ve Devrim eserinde Lenin, komünist topluma ulaşmanın yolunun, geçiş sürecinde topluma kanaat önderliği yapacak olan proletarya diktatörlüğünden geçtiğini ileri sürerek, Öncü Parti kuramını ortaya koyar. Doğru yanıt C seçeneğidir.
Soru 9
Aydınlanma Çağının mirası olan eşitlik, akılcılık, ilerleme gibi değerlerin yerine birlik, farklılıkla mücadele, liderlik, güç gibi olguları çıkartan ve Devlet-Toplum-Birey denkliği anlamına gelen siyasi görüş aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Komünizm
B
Faşizm
C
Kapitalizm
D
Liberalizm
E
Sosyalizm
Açıklama:
Faşizm, etnik milliyetçiliğin dışlayıcı tutumunun en uç ifadesidir. Faşizm 20. yüzyılda doğan ve Aydınlanma Çağının mirası olan eşitlik, akılcılık, ilerleme gibi değerlerin yerine birlik, farklılıkla mücadele, liderlik, güç gibi olguları çıkartan bir ideolojidir. Doğru yanıt B seçeneğidir.
Soru 10
I. Siyaset felsefesi özü itibariyle ideoloji yüklüdür.
II. Siyaset felsefesi ideolojilerin devlet, birey ve toplum kavramlarına nasıl içerikler yüklediklerine bakarak onları sınıflandırır.
III. Kavramların tarihsel ve ideolojik olarak içerdikleri farklı anlamları, bize, güncel sorunları tartışmada farklı perspektiflerden değerlendirilebilecek yeni olanakları sunmaktan uzaktır.
Yukarıdaki ifadelerden hangisi veya hangileri doğrudur?
II. Siyaset felsefesi ideolojilerin devlet, birey ve toplum kavramlarına nasıl içerikler yüklediklerine bakarak onları sınıflandırır.
III. Kavramların tarihsel ve ideolojik olarak içerdikleri farklı anlamları, bize, güncel sorunları tartışmada farklı perspektiflerden değerlendirilebilecek yeni olanakları sunmaktan uzaktır.
Yukarıdaki ifadelerden hangisi veya hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
I ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
İdeolojileri ideolojilerden bağımsız, tarafsız bir gözle inceleme hedefinde olan siyeset felsefesinin ödevi şu ya da bu ideolojik bakış açısını meşrulaştırmak değil, bu ideolojilerin devlet, birey ve toplum kavramlarına nasıl içerikler yüklediklerine bakarak onları sınıflamak ve böylece kavramların sunduğu olanakları keşfedebilmektir. Kavramların tarihsel ve ideolojik olarak içerdikleri farklı anlamları ise bize güncel sorunları tartışmada farklı perspektiflerden değerlendirilebilecek yeni olanakları sunar. Doğru yanıt B seçeneğidir.
Soru 11
Sermaye dolaşımını kolaylaştırmak ve pazarı genişletmek amacıyla modern devletin temellerini atan sınıf hangisidir?
Seçenekler
A
Burjuvalar
B
Köylüler
C
Aristoktratlar
D
Krallar
E
Yöneticiler
Açıklama:
Habermas, ticaret yoluyla giderek zenginleşen burjuvaların, sermaye dolaşımını kolaylaştırmak ve pazarı genişletmek amacıyla, çıkarlarını daraltan aristokrasiden kurtulmak için merkezî krallıkları destekleyerek, modern devletin temellerini attıklarını ileri sürer.
Soru 12
Kötülüğün filozofu olarak tanınan düşünür kimdir?
Seçenekler
A
Charles Taylor
B
Niccolò Machiavelli
C
Michael Walzer
D
Thomas Hobbes
E
John Stuart Mill
Açıklama:
Prens adlı eserinde katıksız bir mutlak yönetim tablosu çizen Machiavelli bu nedenle sonraki yüzyıllar boyunca “kötülüğün filozofu” olarak anılır.
Soru 13
Mutlak iktidarın temelleri 16. yüzyılda hangi isim tarafından ortaya atılmıştır?
Seçenekler
A
Jean Bodin
B
Niccolò Machiavelli
C
Montaigne
D
Erasmus
E
Guicciardini
Açıklama:
Mutlak iktidarın temelleri, daha 16. yüzyılda Niccolò Machiavelli tarafından atılır. Machiavelli, Prens adlı ünlü eserinde, iktidarı tekleştirmekle kalmaz, aynı zamanda iktidarı monarkın
şahsıyla özdeşleştirir. Doğru cevap B'dir.
şahsıyla özdeşleştirir. Doğru cevap B'dir.
Soru 14
I. Machiavelli
II. Leviathan
III. Bodin
IV. Hobbes
Yukarıdaki isimlerin hangisi egemenlik kavramını monarkın şahsiyetiyle özdeş kılmıştır?
II. Leviathan
III. Bodin
IV. Hobbes
Yukarıdaki isimlerin hangisi egemenlik kavramını monarkın şahsiyetiyle özdeş kılmıştır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
I ve III
D
II, III ve IV
E
Yalnız IV
Açıklama:
hem Machiavelli hem de Bodin egemenlik kavramını monarkın şahsiyetiyle özdeş kılar. Doğru cevap C'dir.
Soru 15
Devletin varoluş nedeninin güvenlik olduğunu belirten isim aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Hobbes
B
Leviathan
C
Locke
D
Guicciardini
E
Erasmus
Açıklama:
Hobbes’a göre devletin varoluş nedeni güvenliktir. Doğru cevap A'dır.
Soru 16
Thomas Hobbes tarafından yazılan Leviathan eserinde, mutlak güç ve yetkilere sahip devleti ifade etmek üzere kullanılan yaratık/canlı sembolizmi Latince hangi anlama gelmektedir?
Seçenekler
A
Baykuş
B
Yılan
C
Ejderha
D
Aslan
E
Timsah
Açıklama:
1651’de Thomas Hobbes tarafından yazılan Leviathan, toplum sözleşmesi kuramının en ünlü örneklerinden biridir. Latince dev, ejderha anlamına gelen Leviathan sözcüğü, bu eserde mutlak güç ve yetkilere sahip devleti ifade etmek üzere kullanılır.
Soru 17
Devletin kendinde bir amaç olduğunu belirten isim aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Rousseau
B
Hegel
C
Platon
D
Keynes
E
Kant
Açıklama:
Hegel, bireylerin devlet dışında etik bir yaşam şansını bütünüyle yok etmekle kalmamış, devleti yurttaşlardan bağımsız kendinde bir iyi yaşam olarak değerlendirmiştir. Bu açıdan devlet-birey ilişkisinde Hegel, kuşkusuz devlete öncelik tanır. Başka bir deyişle devlet, kendinde bir amaçtır (Hegel 1991, s. 199). Doğru cevap B'dir.
Soru 18
Aşağıdaki eserlerden hangisi Rousseau'ya ait değildir?
Seçenekler
A
Ekonomi Politik
B
İnsanlar Arasındaki Eşitsizliğin Kaynağı ve Temelleri Üzerine Söylev
C
Yeni Güneş
D
Kanunların Ruhu Üzerine
E
Yalnız Gezenin Düşleri
Açıklama:
Ekonomi Politik, İnsanlar Arasındaki Eşitsizliğin Kaynağı ve Temelleri Üzerine Söylev, Yeni Güneş, İtiraflar, Yalnız Gezenin Düşleri gibi pek çok kitaba imza atan Rousseau’ya
siyaset felsefesindeki yerini kazandıran başyapıtı Toplum Sözleşmesi’dir. Kanunların Ruhu Üzerine adlı eser Montesquieu'ya aittir. Doğru cevap D'dir.
siyaset felsefesindeki yerini kazandıran başyapıtı Toplum Sözleşmesi’dir. Kanunların Ruhu Üzerine adlı eser Montesquieu'ya aittir. Doğru cevap D'dir.
Soru 19
Ahlak bakımından doğru eylem ya da siyasetin toplumun üyelerine en büyük mutluluğu getiren eylem ya da siyaset olduğunu savunan görüşe ne ad verilir?
Seçenekler
A
Popülizm
B
Milliyetçilik
C
Faydacılık
D
Demokrasi
E
Marksizm
Açıklama:
Faydacılık: Ahlak bakımından doğru eylem ya da siyasetin toplumun üyelerine en büyük mutluluğu getiren eylem ya da siyaset olduğunu savunan görüş (W. Kymlicka 2004,
s. 13). Doğru cevap C'dir.
s. 13). Doğru cevap C'dir.
Soru 20
Toplum Sözleşmesi eserinin yazarı kimdir?
Seçenekler
A
G.W. Hegel
B
Aristoteles
C
Jean Bodin
D
Jean Jacques Rousseau
E
John Rawls
Açıklama:
Jean Jacques Rousseau’ya siyaset felsefesindeki yerini kazandıran başyapıtı
Toplum Sözleşmesi’dir.
Toplum Sözleşmesi’dir.
Soru 21
"Ulusların Zenginliği" isimli eseriyle bilinen ve kendisine iktisadın kurucusu unvanını kazandıran isim kimdir?
Seçenekler
A
J. Keynes
B
A. Smith
C
D. Hume
D
A. Comte
E
K. Marx
Açıklama:
Smith’e iktisadın kurucusu unvanını kazandıran en önemli eseriyse 1776’da yazdığı Ulusların Zenginliği’dir. Eserin önemi ilk kez sistemli bir şekilde ekonominin işleyişini piyasa terimleriyle açıklama girişimi olmasından kaynaklanır. Doğru cevap B'dir.
Soru 22
I. Eşitlik
II. Bencillik
III. Özgürlük
IV. İşbirliği
Yukarıdakilerden hangisi sosyalizm eksenli kavramlar arasında sayılabilir?
II. Bencillik
III. Özgürlük
IV. İşbirliği
Yukarıdakilerden hangisi sosyalizm eksenli kavramlar arasında sayılabilir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
I, II ve III
D
I ve IV
E
Yalnız IV
Açıklama:
Liberalizmin birey, bencillik, özgürlük, kişisel mülkiyet gibi dayanaklarına karşın, sosyalizmin eksen kavramları toplum, eşitlik, işbirliği ve ortak mülkiyet olarak belirir. Doğru cevap D'dir.
Soru 23
İnsanı “toplumsal/siyasal hayvan” olarak tanımlayan isim hangisidir?
Seçenekler
A
Platon
B
Descartes
C
Hume
D
Aristoteles
E
Rousseau
Açıklama:
Aristoteles, insanı “toplumsal/siyasal hayvan” olarak tanımlarken siyaseti de insanın varoluşsal koşulu olarak belirler. Doğru cevap D'dir.
Soru 24
20. yüzyılda doğan ve Aydınlanma Çağının mirası olan eşitlik, akılcılık, ilerleme gibi değerlerin yerine birlik, farklılıkla mücadele, liderlik, güç gibi olguları çıkartan bir
ideolojinin adı nedir?
ideolojinin adı nedir?
Seçenekler
A
Anarşizm
B
Komünizm
C
Liberalizm
D
Sosyalizm
E
Faşizm
Açıklama:
Faşizm, etnik milliyetçiliğin dışlayıcı tutumunun en uç ifadesidir. Faşizm 20. yüzyılda doğan ve Aydınlanma Çağının mirası olan eşitlik, akılcılık, ilerleme gibi değerlerin yerine birlik, farklılıkla mücadele, liderlik, güç gibi olguları çıkartan bir ideolojidir. Doğru cevap E'dir.
Soru 25
Bireyler lehine devletin etkinlik alanını sınırlamak ve böylece bireylerin özgürlüklerini korumayı amaçlayan siyasal sistemi savunan düşünürler kimlerdir?
Seçenekler
A
Platon ve Aristoteles
B
Hegel ve Marx
C
Diderot ve d'Alembert
D
Adorno ve Lukacs
E
Locke ve Montesquieu
Açıklama:
Gerek Locke’un gerekse Montesquieu’nun çabaları, bireyler lehine devletin etkinlik alanını sınırlamak ve böylece bireylerin özgürlüklerini korumaktır. Her iki düşünür de devlet-birey arasındaki gerilimli ilişkiyi bireyler lehine çözme denemesinde bulunarak özellikle liberal kuramın temellerini ortaya koyar.
Soru 26
Klasik liberalizmin iktisat anlayışı üzerindeki en etkili isim aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Adam Smith
B
John Stuart Mill
C
John Locke
D
Isaiah Berlin
E
Jeremy Bentham
Açıklama:
Klasik liberalizmin iktisat anlayışı üzerindeki en etkili isim hiç kuşkusuz
Adam Smith’tir.
Adam Smith’tir.
Soru 27
Devletin müdahale etmediği serbest piyasanın kendi iç dengesini bulacağı inancına dayanan kuramda, devlete biçilen rol için Locke’un kullandığı mecazi ifade nedir?
Seçenekler
A
Güneşin doğuşu
B
Gece bekçiliği
C
Akşam yıldızı
D
Piyasa şartları
E
Serbest dolaşım
Açıklama:
Devletin müdahale etmediği serbest piyasanın kendi iç dengesini bulacağı inancına
dayanan bu kuramda, devlete biçilen rol, Locke’un kullandığı mecazi ifadeyle “gece bekçiliği” dir.
dayanan bu kuramda, devlete biçilen rol, Locke’un kullandığı mecazi ifadeyle “gece bekçiliği” dir.
Soru 28
Adam Smith’in iktisadi liberalizme ilişkin saptamalarını en uç noktasına ulaştıran özgürlükçü görüş nedir?
Seçenekler
A
Sosyalizm
B
İdealizm
C
Liberterlik
D
Anarşizm
E
Usçuluk
Açıklama:
Liberterlik: Liberterlik ya da liberteryanizm, en genel anlamda, Adam Smith’in iktisadi liberalizme ilişkin saptamalarını en uç noktasına ulaştıran özgürlükçü görüş olarak tanımlanabilir. Devletin olabildiğince küçülmesi ve insanların ahlaki kısıtlamalardan bütünüyle serbest kalması gerektiğini ileri süren liberterler, bireyci anarşizm ve aşırı kapitalizm arasında bir tavır sergilerler.
Soru 29
Aşağıdakilerden hangisi sosyalizmin eksen kavramlarından birisi değildir?
Seçenekler
A
Toplum
B
Eşitlik
C
İşbirliği
D
Bireycilik
E
Ortak mülkiyet
Açıklama:
Liberalizmin birey, bencillik, özgürlük, kişisel mülkiyet gibi dayanaklarına karşın,
sosyalizmin eksen kavramları toplum, eşitlik, işbirliği ve ortak mülkiyet olarak
belirir.
sosyalizmin eksen kavramları toplum, eşitlik, işbirliği ve ortak mülkiyet olarak
belirir.
Soru 30
Aydınlanma döneminde, ancak Aydınlanma değerlerine bir tepki olarak doğan anlayış hangisidir?
Seçenekler
A
Faydacılık
B
Liberalizm
C
Parlamento
D
Meşruluk
E
Muhafazakârlık
Açıklama:
Bir siyasal ideoloji olmamakla birlikte özellikle siyasi öğreti olarak milliyetçiliğin doğuşuna büyük ölçüde kaynaklık eden muhafazakârlık, tam da Aydınlanma döneminde, ancak Aydınlanma değerlerine bir tepki olarak doğar.
Soru 31
I. Merkezileşmiş bir yapıya sahip olması
II. Politik olarak eski sosyolojik olarak görece yeni bir olgudur
III. Kapsayıcı iktidar yapısına sahip olması
IV. Çoğulcu iktidar yapısına sahip oluşu
V. Sosyolojik olarak iktidar birlikteliğinden yoksun oluşu
VI. Bölünmemiş tek iktidar yapısına yönelmiş olması
Yukarıda verilenlere göre aşağıdakilerden hangisinde modern devletin niteliklerini en doğru ve kapsamlı biçimde ifade edilmektedir?
II. Politik olarak eski sosyolojik olarak görece yeni bir olgudur
III. Kapsayıcı iktidar yapısına sahip olması
IV. Çoğulcu iktidar yapısına sahip oluşu
V. Sosyolojik olarak iktidar birlikteliğinden yoksun oluşu
VI. Bölünmemiş tek iktidar yapısına yönelmiş olması
Yukarıda verilenlere göre aşağıdakilerden hangisinde modern devletin niteliklerini en doğru ve kapsamlı biçimde ifade edilmektedir?
Seçenekler
A
I, II, III ve IV
B
I, II, IV ve V
C
I, II, III ve VI
D
I, II, III ve V
E
I, III, IV ve VI
Açıklama:
Kitabımızın da Modern Devlet başlıklı bölümünde (sayfa 68) modern devlet nitelikleri şu biçimde verilmektedir. Modern devleti kendisinden önceki sosyal örgütlenmelerden ayırt eden en temel özelliği, merkezileşmiş ve kapsayıcı bir iktidar yapısına sahip oluşudur. Başka bir deyişle, modern devlet, kendisinden önce gelen siyasal örgütlenme biçimlerinden farklı olarak çok merkezli ve çoğulcu iktidar yapısından, bölünmemiş tek (mutlakçı) bir iktidar merkezine” yönelir. Eski Yunan polisleri, Roma İmparatorluğunun federe bölgeleri, Ortaçağın feodal krallıkları, modern devlete içkin olan siyasi iktidar birliğinden yoksundur. Oysa modern devlet, belirli bir toprak parçası üzerinde egemen gücün tekliğini gösterir. Ayrıca bu bilgiler ışığında sorunun kökünde verilen bilgilerde gözden geçirilirse merkezileşmiş bir yapıya sahip olması, kapsayıcı iktidar yapısına sahip olması, çoğulcu iktidar yapısına sahip oluşu, bölünmemiş tek iktidar yapısına yönelmiş olması nitelikleri modern devlette bulunan nitelikler olarak görü
I, III, IV ve VI
I, III, IV ve VI
Soru 32
I. J. Bodin - egemenlik kavramını kazandırması
II. N. Machiavelli - iktidarın monarkla özleştirilmesi
III. J. Bodin - hakların sınırlandılmaması
IV. N. Machiavelli - devlet ya mutlak egemenlik ya anarşi egemenlik taşır
V. T. Hobbes - devlet mutlak güç sahibi Leviathan olarak tanımlanması
VI. T. Hobbes - devletin egemenliği halkın egemenliğinden üstündür
Yukarıda verilenlere göre aşağıdakilerden hangisinde devlet veya egemenlik kavramları teorisyen veya öncüllerle eşleştirmeleri en doğru ve kapsamlı biçimde ifade edilmektedir?
II. N. Machiavelli - iktidarın monarkla özleştirilmesi
III. J. Bodin - hakların sınırlandılmaması
IV. N. Machiavelli - devlet ya mutlak egemenlik ya anarşi egemenlik taşır
V. T. Hobbes - devlet mutlak güç sahibi Leviathan olarak tanımlanması
VI. T. Hobbes - devletin egemenliği halkın egemenliğinden üstündür
Yukarıda verilenlere göre aşağıdakilerden hangisinde devlet veya egemenlik kavramları teorisyen veya öncüllerle eşleştirmeleri en doğru ve kapsamlı biçimde ifade edilmektedir?
Seçenekler
A
I, II, III ve IV
B
I, II, IV ve VI
C
I, II, V ve VI
D
II, IV, V ve VI
E
III, IV, V ve VI
Açıklama:
Eşleştirmelere dikkatle irdelediğinde, J. Bodin’in egemenlik kavramını kazandırması, N. Machiavelli’ın iktidarın monarkla özleştirilmesi, T. Hobbes - devlet mutlak güç sahibi Leviathan olarak tanımlanması ile T. Hobbes’un devletin egemenliği halkın egemenliğinden üstündür görüşleri - eşleştirmeleri doğru eşleştirmelerdir. Buna karşılık J. Bodin’ın hakların sınırlandılmaması ile N. Machiavelli’in devlet ya mutlak egemenlik ya anarşi egemenlik taşır eşleştirilmeleri yanlıştır. Bu nedenle bu bilgiler ışığında “C” şıkkı doğru cevaptır.
I, II, V ve VI
I, II, V ve VI
Soru 33
Aşağıdakilerden hangisinde egemenlik kavramını monarkın şahsiyetiyle özdeş gören teorisyenler doğru verilmektedir?
Seçenekler
A
Marks ve F. Engels
B
Machiavelli ve J. Bodin
C
Hobbes ve J. Bodin
D
Hobbes ve N. Machiavelli
E
Hobbes ve K. Marks
Açıklama:
Sorunun cevaplanmasında çeldiricilerden hareket edilebilir. Tarihsel olarak bakıldığında K. Marks ve F. Engels’in devlete ilişkin görüşleri egemenliğe sınıflarn egemenliği genel bağlamıyla yaklaşmışlardır. Hobbes’a göre devletin varoluş nedeni güvenliktir. “İnsanın insan için kurt” olduğu doğa durumunda doğa yasalarının güvenliği sağlayamaması, bireylerin aralarında imzaladıkları bir sözleşmeyle doğa durumuna son verip devleti kurmalarına neden olur. Görüldüğü gibi hem Machiavelli hem de Bodin egemenlik kavramını monarkın şahsiyetiyle özdeş kılar. Nitekim bu anlayış en somut biçimde Fransa Kralı XIV. Louis’in 1655’teki parlamentoda yaptığı konuşmadaki “Devlet Ben’im” sözüyle ifade edilir. Dikkat edilirse XIV. Louis, devletin kendi mülkiyeti olduğundan değil, kendisinin varlığının bizzat Fransa olduğunu iddia etmektedir. Machiavelli ve Bodin’in görüşlerinde teorik altyapısı hazırlanmış olan devletle egemeni özdeşleştiren bu görüşe göre, bir devlette tek bir birey olduğunu ileri s
Machiavelli ve J. Bodin
Machiavelli ve J. Bodin
Soru 34
Püriten ahlak görüşü onun düşüncelerini iki yönlü etkiler. O, bir yandan tıpkı Püritenliğin önerdiği gibi ilkellikten, eşitlikten yana düşünceler geliştirirken, diğer yandan Püritenliğin katı ve baskıcı tutumu karşısında özgürlüğü savunmuştur.
Yukarıda ifade edilen nitelikler hangi teorisyene aittir?
Yukarıda ifade edilen nitelikler hangi teorisyene aittir?
Seçenekler
A
Niccolò Machiavelli
B
Jean Bodin
C
Thomas Hobbes
D
Jean Jacques Rousseau
E
Karl Marks
Açıklama:
Püriten ahlak görüşü onun düşüncelerini iki yönlü etkiler. Rousseau, bir yandan tıpkı Püritenliğin önerdiği gibi ilkellikten, eşitlikten yana düşünceler geliştirirken, diğer yandan Püritenliğin katı ve baskıcı tutumu karşısında özgürlüğü savunan teorisyen Jean Jacques Rousseau’dur. Bu nedenle doğru cevap “D” şıkkıdır.
Soru 35
Devletin yeniden dağıtımını reddeden faydacılar, adaletsizliğe de fırsat vermiş olurlar. Faydacılığı eleştirerek, adaleti toplumsal yapının temeline yerleştirmeye çalışırken, aynı zamanda siyasete ahlaki bir içerik de yükler. Liberal kuramın adaletli bir uygulaması, kuramın ancak haklar temelinde değerlendirilmesiyle olanaklı bir hal alır. Hakların uygulamada kullanılabilirliği ise, devletin yeniden dağıtımcı rolü üstlenmesini gerektirir.
Aşağıdakilerden hangisinde yukarıda verilen görüşlere siyaset felsefesinin hangi öncülü tarafından hangi eserde yer verilmiştir?
Aşağıdakilerden hangisinde yukarıda verilen görüşlere siyaset felsefesinin hangi öncülü tarafından hangi eserde yer verilmiştir?
Seçenekler
A
John Rawls - Adaletin Teorisi
B
Adam Smith - Ulusların Zenginliği
C
Isaiah Berlin - İki Özgürlük Kavramı
D
Adam Smith - Ulusların Zenginliği
E
James Mill - Faydacılık
Açıklama:
Liberalizmin görünmez el ve serbest piyasacı anlayışlarının toplumlarda özellikle farklı toplumsal katmanlar içinde hoşnutsuzları ile önemli eleştirler aldığı bir gerçekliktir. Bu işleyişten bir faydacılığın elde edilmesi gerçekliğiJohn Rawls tarafından eleştirilmiş ve sonuçlar doğmuştur. Rawls faydacılığı eleştirerek, adaleti toplumsal yapının temeline yerleştirmeye çalışırken, aynı zamanda siyasete ahlaki bir içerik de yükler. Rawls’a göre liberal kuramın adaletli bir uygulaması, kuramın ancak haklar temelinde değerlendirilmesiyle olanaklı bir hal alır. Hakların uygulamada kullanılabilirliği ise, devletin yeniden dağıtımcı rolü üstlenmesini gerektirir. Dikkat edilirse John Rawls’un görüşleri, klasik liberalizmin ihmal ettiği sosyal eşitliğin toplumsal bir değer olarak tanınmasına dayanır (sayfa 77- 78). Buradan sorunun doğru cevabı “A” şıkkı olduğu çıkarılır.
John Rawls - Adaletin Teorisi
John Rawls - Adaletin Teorisi
Soru 36
Herkesin bencil olduğu bir toplumda, bilinçli bir dış müdahaleye maruz kalmayan piyasa ilişkilerinin kendiliğinden oluşacağına dair inancın ifadesidir. Kurama göre bireylerin çatışan çıkarları, bütünüyle serbest piyasada kendilerini ifade olanağı bulduğunda, piyasadaki fiyatlar ve kaynakların verimli kullanımı azami düzeyde gerçekleşme olanağı bulur.
Aşağıdakilerden hangisi, yukarıda ifade edilen kuramı ifade etmektedir
Aşağıdakilerden hangisi, yukarıda ifade edilen kuramı ifade etmektedir
Seçenekler
A
Libertiyen
B
Mutlak Piyasa
C
Leviathan
D
Görünmez El
E
Opurtünizm
Açıklama:
Adam Smith’in 1776’da yazmış olduğu Ulusların Zenginliği eserinde ortaya koyduğu “görünmez el kuramı”, herkesin bencil olduğu bir toplumda, bilinçli bir dış müdahaleye maruz kalmayan piyasa ilişkilerinin kendiliğinden oluşacağına dair inancın ifadesidir. Kurama göre bireylerin çatışan çıkarları, bütünüyle serbest piyasada kendilerini ifade olanağı bulduğunda, piyasadaki fiyatlar ve kaynakların verimli kullanımı azami düzeyde gerçekleşme olanağı bulur. Buradan sorunun doğru cevabı “D” şıkkı olduğu çıkarılır.
Soru 37
I. Devletin yüceliği
II. Birey ve bireyciliğin önceliği
III. Bencillik
IV. Kamusal değerlerin önceliği
V. Özgürlük
VI. Kişisel mülkiyet
Yukarıda verilenlere göre aşağıdakilerden hangisinde liberalizmin temel nitelikleri en doğru ve kapsamlı biçimde ifade edilmektedir?
II. Birey ve bireyciliğin önceliği
III. Bencillik
IV. Kamusal değerlerin önceliği
V. Özgürlük
VI. Kişisel mülkiyet
Yukarıda verilenlere göre aşağıdakilerden hangisinde liberalizmin temel nitelikleri en doğru ve kapsamlı biçimde ifade edilmektedir?
Seçenekler
A
I, II. III ve IV
B
I, II, IV ve V
C
I, III, IV ve V
D
II, III, IV ve VI
E
II, III, V, VI
Açıklama:
Liberalizmin birey, bencillik, özgürlük, kişisel mülkiyet gibi dayanaklarına karşın, sosyalizmin eksen kavramları toplum, eşitlik, işbirliği ve ortak mülkiyet olarak belirir (sayfa 80). Bu noktadan bakıldığında sorunun cevabı “E” şıkkıdır.
II, III, V, VI
II, III, V, VI
Soru 38
I. Devlet alabildiğince küçültülmelidir
II. Ahlaki kısıtlamalara bütünüyle serbest kalmalıdır
III. Bireyci anarşizm ile aşırı kapitalizm arasında bir tavır sergilerler
IV. Salt piyasacılık salt özgürlük değildir ahlak dikkate alınmalıdır
V. Devlet kamu ve özel sektör arasında eşitlikçi olmalıdır
VI. Devletin dağıtıcılığı toplumu tembelliğe sürükler
Yukarıda verilenlere göre aşağıdakilerden hangisinde liberteryanizmin özellikleri en doğru ve kapsamlı biçimde ifade edilmektedir?
II. Ahlaki kısıtlamalara bütünüyle serbest kalmalıdır
III. Bireyci anarşizm ile aşırı kapitalizm arasında bir tavır sergilerler
IV. Salt piyasacılık salt özgürlük değildir ahlak dikkate alınmalıdır
V. Devlet kamu ve özel sektör arasında eşitlikçi olmalıdır
VI. Devletin dağıtıcılığı toplumu tembelliğe sürükler
Yukarıda verilenlere göre aşağıdakilerden hangisinde liberteryanizmin özellikleri en doğru ve kapsamlı biçimde ifade edilmektedir?
Seçenekler
A
I, II, III ve IV
B
I, II, IV ve V
C
I, II, III ve VI
D
I, II, III ve V
E
I, III, IV ve V
Açıklama:
Doğru cevabı vermek için öncelikle liberyantanizmin temel niteliklerini anımsayalım. Liberterlik ya da liberteryanizm, en genel anlamda, Adam Smith’in iktisadi liberalizme ilişkin saptamalarını en uç noktasına ulaştıran özgürlükçü görüş olarak tanımlanabilir. Devletin olabildiğince küçülmesi ve insanların ahlaki kısıtlamalardan bütünüyle serbest kalması gerektiğini ileri süren liberterler, bireyci anarşizm ve aşırı kapitalizm arasında bir tavır sergilerler. Bu niteliklerden hareketle soru kökü ve çeldiricilere bakıldığında, şu dört ilkenin liberteryanizmde yer aldığı görülmektedir. Bunlar, devlet alabildiğince küçültülmelidir, ahlaki kısıtlamalara bütünüyle serbest kalmalıdırbireyci anarşizm ile aşırı kapitalizm arasında bir tavır sergilerler devletin dağıtıcılığı toplumu tembelliğe sürükler. Buna karşılık salt piyasacılık salt özgürlük değildir ahlak dikkate alınmalıdır ile devlet kamu ve özel sektör arasında eşitlikçi olmalıdır görüşleri liberteryan yaklaşımla çelişen özelliklerdir. Bu bilgilere bağlı o
I, II, III ve VI
I, II, III ve VI
Soru 39
I. Komünizm - proleterya diktatörlüğü
II. Liberterlik - küçük devlet ve sınırsız özgürlük
III. Milliyetçilik - güçlü devlet ve aynı coğrafyada ortak kimlik
IV. Liberalizm - sınırlı devlet piyasa ekonomisi
V. Faşizm - mutlak devlet ve otoriter yapı
VI. Muhafazakarlık - zayıf devlet ve geleneksel kurumların korunması
Siyaset felsefesi kuramları bağlamında yukarıda verilenler eşleştirmelerden hangileri doğrudur?
II. Liberterlik - küçük devlet ve sınırsız özgürlük
III. Milliyetçilik - güçlü devlet ve aynı coğrafyada ortak kimlik
IV. Liberalizm - sınırlı devlet piyasa ekonomisi
V. Faşizm - mutlak devlet ve otoriter yapı
VI. Muhafazakarlık - zayıf devlet ve geleneksel kurumların korunması
Siyaset felsefesi kuramları bağlamında yukarıda verilenler eşleştirmelerden hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
I, II, IV ve V
B
I, III, IV ve V
C
II, III, IV ve V
D
II, IV, V ve VI
E
III, IV, V ve VI
Açıklama:
Soruda söz konusu edilen değişik kuram veya devlet yönetim modelleri genel olarak gözden geçirildiğinde, Komünizm - proleterya diktatörlüğü biçiminde eşleştirilmiştir. Halbuki teorik olarak komünizm kitapta “Devletsiz Toplum: Komünizm-Anarşizm” bölümünü gözden geçirildiğinde Proleterya diktatörlüğünün komünizmin değil, sosyalizmin hedefleri arasında olduğu görülür. Komünizmin nihai hedefi devletin bütünüyle yok olduğu bir yapıyı savunmaktadır (sayfa 81-82). Muhafazakarlık ise zayıf devlet ve geleneksel kurumların korunması biçiminde eşleştirilmiş. Bu eşleştirmede yanlış olan ise Muhafazakarlık zayıf devlet değil genelde güçlü devlet anlayışı hakimdir. Bu iki eşleştirme dışındaki eşleştirmeler “doğru” eşleştirmelerdir. Nitekim liberterlik ile küçük devlet ve sınırsız özgürlük; milliyetçilik ile güçlü devlet ve aynı coğrafyada ortak kimlik bu iki anlayışın kimi özelliklerini taşımaktadırlar. Yine liberalizm, sınırlı devlet ve piyasa ekonomisini savunur. Ayrıca faşizm, mutlak devlet ve otoriter yapıyı temel
II, III, IV ve V
II, III, IV ve V
Soru 40
I. Faşizm - mutlak devlet ve özgürlükçü yapı
II. Liberalizm - nötr devlet ve yatırım özgürlüğü
III. Komünizm - sınıfsız toplum
IV. Liberalizm - sınırlı devlet piyasa ekonomisi
V. Sosyalizm - işçi sınıfına ve burjuvaziye özgürlük
VI. Muhafazakarlık - güçlü devlet ve geleneksel kurumların korunması
Siyaset felsefesi kuramları bağlamında yukarıda verilenler eşleştirmelerden hangileri doğrudur?
II. Liberalizm - nötr devlet ve yatırım özgürlüğü
III. Komünizm - sınıfsız toplum
IV. Liberalizm - sınırlı devlet piyasa ekonomisi
V. Sosyalizm - işçi sınıfına ve burjuvaziye özgürlük
VI. Muhafazakarlık - güçlü devlet ve geleneksel kurumların korunması
Siyaset felsefesi kuramları bağlamında yukarıda verilenler eşleştirmelerden hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
I, II, IV ve V
B
I, III, IV ve V
C
II, III, IV ve V
D
II, III, IV ve VI
E
III, IV, V ve VI
Açıklama:
Soruda söz konusu edilen değişik kuram veya devlet yönetim modelleri genel olarak gözden geçirildiğinde, Faşizm ve mutlak devlet ve özgürlükçü yapı eşleştirmesi yanlıştır. Çünkü faşizm özünde özgürlükçü değildir. Ayrıca sosyalizm ve işçi sınıfına ve burjuvaziye özgürlük eşleştirmesi de yanlış bir eşleştirmedir. Çünkü sosyalizm proleterya egemenliğine dayalı bir yönetimi hedeflediği teorik olarak savunulur. Burjuvaziye özgürlüğü değil; yasaklamaları hedefler. Bunun yanı sıra liberalizm, yurttaşları ırk dil din ve inanç açısından ayırt etmeyen bir nötr devlet ve olanaklılar için sınırsız yatırım özgürlüğünü savunur. Liberalizm ayrıca sınırlı devlet piyasa ekonomisini savunur. Diğer yandan komünizm teorik olarak sınıfsız toplumu amaçlar. Bu nedenle sorunun doğru cevabı “D” şıkkıdır.
II, III, IV ve VI
II, III, IV ve VI
Soru 41
“Modern devleti kendisinden önceki sosyal örgütlenmelerden ayırt eden en temel özelliği, _____________ ve _____________ bir iktidar yapısına sahip oluşudur.”
Yukarıda boş bırakılan yerlere aşağıdaki seçeneklerde yer alan sözcüklerden hangileri getirilmelidir?
Yukarıda boş bırakılan yerlere aşağıdaki seçeneklerde yer alan sözcüklerden hangileri getirilmelidir?
Seçenekler
A
Karmaşık - zor
B
Merkezileşmiş - kapsayıcı
C
Merkezileşmiş - basit
D
Merkezileşmemiş - kapsayıcı
E
Karmaşık olmayan - basit
Açıklama:
“Modern devleti kendisinden önceki sosyal örgütlenmelerden ayırt eden en temel özelliği, merkezileşmiş ve kapsayıcı bir iktidar yapısına sahip oluşudur.”
Soru 42
Prens adlı ünlü eserinde, iktidarı tekleştirmekle kalmaz, aynı zamanda iktidarı monarkın şahsıyla özdeşleştirir. Prens adlı eserinde katıksız bir mutlak yönetim tablosu çizer.
‘’Kötülüğün filozofu’’ olarak da anılan ve yukarıda kendisine ait bilgilerin verildiği bilim insanı aşağıdakilerden hangisidir?
‘’Kötülüğün filozofu’’ olarak da anılan ve yukarıda kendisine ait bilgilerin verildiği bilim insanı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Niccolò Machiavelli
B
Jean Bodin
C
Leviathan
D
James Mill
E
Jean Jacques Rousseau
Açıklama:
Mutlak iktidarın temelleri, daha 16. yüzyılda Niccolò Machiavelli tarafından atılır. Machiavelli, Prens adlı ünlü eserinde, iktidarı tekleştirmekle kalmaz, aynı zamanda iktidarı monarkın şahsıyla özdeşleşti rir. Prens adlı eserinde katıksız bir mutlak yönetim tablosu çizen Machiavelli bu nedenle sonra ki yüzyıllar boyunca “kötülüğün filozofu” olarak anılır.
Soru 43
Anayasal ya da modern devlet ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Seçenekler
A
Mutlak devlet kuramcıları devletin iktidarını sınırlamıştır.
B
Otorite ve iktidar arasındaki ayrımlar göz ardı edilebilir.
C
İlişkisellik, mutlak egemenlik kuramcılarının eserlerinde bulunur.
D
Anayasallık ilkesi cumhuriyetçi düşünme geleneğinin bir parçasıdır.
E
Otorite ve iktidar arasında, egemenlik ortak yolla kazanılmıştır.
Açıklama:
Mutlak devletin iktidarın yürütme gücüne odaklanan yapısına karşın, anayasal devlet ister bir kişinin monarşik yönetimi, ister azınlığın aristokratik ya da seçkinci yönetimi isterse çoğunluğun demokratik yönetimi adına olsun, her türden iktidarın sınırlanmasını bir ilke olarak benimseyen devlettir. Bu açıdan anayasallık ilkesi, Eski Yunan’dan bu yana var olan cumhuriyetçi düşünme geleneğinin bir parçasıdır.
Soru 44
Klasik liberalizmde devlet-birey-toplum ilişkileri düşünüldüğünde aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Liberalizmin iktisat anlayışı üzerine etkisi alanında en öne çıkan isim hiç kuşkusuz John Rawls’dır.
B
Tüm klasik liberal düşünürler, belirli bir insan doğası anlayışına sahiptir.
C
Faydacılara göre doğru eylem, insanın refahını arttıran eylemdir.
D
Klasik liberalizmin bireye ilişkin ayırt edici algısı, insanın bencil bir varlık olduğuna ilişkin Hobbesçu saptamaya dayanır.
E
Bireyin kendi bireysel çıkarlarının peşinden koşan bir varlık olduğuna ilişkin saptama, klasik liberal kuramın iktisat anlayışını da biçimlendirir.
Açıklama:
Klasik liberal kuramın iktisat anlayışını biçimlendirir. Klasik liberalizmin iktisat anlayışı üzerindeki en etkili isim hiç kuşkusuz Adam Smith’tir. Adam Smith, insan doğasına ilişkin rasyonalist ve liberal varsayımları kullanarak, liberal kuramın temel argümanlarından biri olan sınırlı devlet anlayışına, devletin sivil toplum üzerindeki rolü tartışması yoluyla katkıda bulunmuştur.
Soru 45
Robert Nozick ile ilgili aşağıdaki bilgilerden hangisinin doğru olduğu söylenebilir?
Seçenekler
A
Pozitif özgürlük anlayışının en önemli savunucularındandır.
B
Serbest piyasa ekonomisinin toplumsal yaratıcılığı ve kârı arttırdığı görüşündedir.
C
Karşı devrim niteliği taşıyan liberter siyaset anlayışı her zaman uygulanmıştır.
D
Üstlendiği görevler nedeniyle genişleyen devlet, giderek hantal bir bürokrasiyle boğulmaktadır.
E
Devlet yeniden dağıtımcılık rolünden istemediği sürece etkilenmeyecektir.
Açıklama:
Nozick’e göre üstlendiği görevler nedeniyle genişleyen devlet, giderek hantal bir bürokrasi ye boğulduğu gibi, siyasetinde arpalık haline gelmesine yol açar. Liberterlik bir tür piyasa funda mentalizmi olarak da değerlendirilebilir.
Soru 46
Sosyalizm ekseninde devlet, birey ve toplum ilişkilerine göre aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Tek bir sosyalist hareketten söz edilebilir.
B
Sosyalizmin eksen kavramları birey, bencillik, özgürlük olarak belirir.
C
Sosyalizm özünde toplumcu bir ideolojidir.
D
Sosyalizme göre birey, toplum karşısında bir önceliğe sahiptir.
E
Sosyal ve ekonomik sorunların çözümü basit bireysel çabalarla olur.
Açıklama:
Sosyalizm her şeyden önce toplumcu bir ideolojidir ve birey ile devlet kavramlarını toplum ekseninde çözümler. Sosyalizme göre toplum, birey karşısında bir önceliğe sahiptir. Bu öncelik ahlaki bir öncelik olduğu kadar varoluşsal bir durumu da gösterir.
Soru 47
Sosyalistler için devletin anlamı özellikle Komünist Manifesto’da ortaya çıkar. Aşağıdaki isimlerden hangileri bu manifestoyu yazan filozoflar olarak tarihe geçmişlerdir?
Seçenekler
A
Karl Marx - Friedrich Engels
B
Karl Marx - Lenin
C
Friedrich Engels - Lenin
D
Lenin - Nozick
E
Nozick - Karl Marx
Açıklama:
Sınıf ayrımlarının nedeni kapitalist devlettir. Friedrich Engels’e göre sosyalizmin son aşaması olarak komünizme ulaşıldığında, devletin neden olduğu sınıf ayrımları ve çatışmaları ortadan kaldırılacağından, bu aşamada artık devlete ihtiyaç kalmayacaktır. Sosyalistler için devletin anlamı, özellikle Karl Marx ve Friedrich Engels’in yazdıkları Komünist Manifesto’da ortaya çıkar. Marx ve Engels’e göre devlet, egemen sınıfların çıkarlarının temsilidir. Tarih boyunca egemen sınıflar değiştikçe, devlet de egemen sınıfın çıkarlarına göre yeniden düzenlenir.
Soru 48
Devlet, birey, toplum gibi kavramlarını öğrenmek isteyen bir öğrenci, konuyu çalıştıktan sonra aşağıdaki çıkarımlardan hangisini yapmalıdır?
Seçenekler
A
Aralarında sabit bir ilişki vardır.
B
Tarihsellik bağlamında değerlendirilemezler.
C
İdeolojilerden bağımsız düşünülmelidirler.
D
En doğru devlet, birey ya da toplum tanımı verme iddiası olanaksızdır.
E
Güncel sorunları tartışmada kullanılamazlar.
Açıklama:
Devlet, birey ve toplum kavramları arasında sabit bir ilişki durumundan söz edilemeyeceği açıktır. Kavramların tarihsel ve ideolojik olarak içerdikleri farklı anlamları, bize, güncel sorunları tartışmada farklı perspektiflerden değerlendirilebilecek yeni olanakları sunar. Devlet, birey, toplum gibi kavramları, tarihselliklerini dışlayarak tanımlama çabası, sonuçta bizi ancak bir ütopyaya götürecektir ki, ütopyalar tarihi ve ilişkiselliği dışlayarak siyasetin de sonunu gösterir. Bu açıdan en doğru devlet, birey ya da toplum tanımı verme iddiası olanaksız olduğu kadar tehlike de arz eder.
Soru 49
- Devletin varlık sorunsalı
- Devletin yetki ve sınırları
- Bireylerin hakları ve etkinlik alanları
- Toplumların/toplulukların birey ve siyaset üzerindeki etki bölgeleri
Seçenekler
A
I ve II
B
II ve III
C
I, II ve III
D
I, II ve IV
E
II, III ve IV
Açıklama:
Devletin var olup olmadığı sorunsalı, varlık felsefesinin araştırdığı konular arasındadır. Güncel siyasal sorunlara ilişkin çözüm önerisi geliştirmek isteyen bir kişi ise devletin yetki ve sınırları, bireylerin hakları ve etkinlik alanları, toplumların/toplulukların birey ve siyaset üzerindeki etki bölgeleri gibi konuları tartışmalıdır.
Soru 50
Faşizm ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi söylenemez?
Seçenekler
A
Etnik milliyetçiliğin dışlayıcı tutumunun en uç ifadesidir.
B
20. yüzyılda doğmuştur.
C
Birlik, liderlik, güç gibi olguları öne çıkartan bir ideolojidir.
D
Odağında devlete sadakat ve devleti koruma arzusu yer alır.
E
Devlet başlı başına bir araçtır.
Açıklama:
Siyaset olgusunun temeline birey yerine organik bağların oluşturduğu milli birlik duygusunu koyan faşizm, milli birliğin nesnesini, devletin temsil ettiği bütünlükte bulur. Faşizme göre devlet başlı başına bir amaçtır. Başka bir deyişle, faşizmin odağında devlete sadakat ve devleti koruma arzusu yer alır. Devletin bir üst amaç olarak ortaya koyulması, elbette ki bir sonuç olarak toplumun top yekûn denetim altına alınmasını beraberinde getirir.
Soru 51
Belirli bir toprak parçası üzerinde egemen gücün tekliğini gösteren devlet modeli hangisidir?
Seçenekler
A
Modern devlet
B
Mutlak devlet
C
Anarşik devlet
D
Komünist devlet
E
Sosyalist devlet
Açıklama:
Modern devlet, belirli bir toprak parçası üzerinde egemen gücün tekliğini gösterir.
Soru 52
Mutlak iktidarın temellerini, 16. yüzyılda Prens adlı ünlü eserinde atan düşünür kimdir?
Seçenekler
A
Bodin
B
Machiavelli
C
Rousseau
D
Locke
E
Hobbes
Açıklama:
Mutlak iktidarın temelleri, daha 16. yüzyılda Niccolò Machiavelli tarafından atılır. Machiavelli, Prens adlı ünlü eserinde, iktidarı tekleştirmekle kalmaz, aynı zamanda iktidarı monarkın şahsıyla özdeşleştirir.
Soru 53
Egemenlik kavramını monarkın şahsiyetiyle özdeş kılan düşünür kimdir?
Seçenekler
A
Marx
B
Hobbes
C
Bodin
D
Adam Smith
E
Locke
Açıklama:
Hem Machiavelli hem de Bodin egemenlik kavramını monarkın şahsiyetiyle özdeş kılar.
Soru 54
Ünlü eseri Toplum Sözleşmesi’nde “güçlü olan, gücünü bir hak haline, boyun eğmeyi ise bir görev haline getirmedikçe, asla sürekli efendi olarak kalacak kadar güçlü değildir” diyerek, siyasal iktidarın varlığını, ancak yönetilenlerin rızasına dayalı olarak sürekli kılabileceğine dikkat çeken düşünür kimdir?
Seçenekler
A
Locke
B
Adam Smith
C
Machiavelli
D
Jean Jacques Rousseau
E
Karl Marx
Açıklama:
Jean Jacques Rousseau, ünlü eseri Toplum Sözleşmesi’nde “güçlü olan, gücünü bir hak haline, boyun eğmeyi ise bir görev haline getirmedikçe, asla sürekli efendi olarak kalacak kadar güçlü değildir” diyerek (Rousseau, 2004: 18); siyasal iktidarın varlığını, ancak yönetilenlerin rızasına dayalı olarak sürekli kılabileceğine dikkat çeker.
Soru 55
Ahlak bakımından doğru eylem ya da siyasetin toplumun üyelerine en büyük mutluluğu getiren eylem ya da siyaset olduğunu savunan görüşe ne ad verilir?
Seçenekler
A
Bireycilik
B
Toplumculuk
C
Eşitlik
D
Devletçilik
E
Faydacılık
Açıklama:
Faydacılık, Ahlak bakımından doğru eylem ya da siyasetin toplumun üyelerine en büyük mutluluğu getiren eylem ya da siyaset olduğunu savunan görüştür.
Soru 56
Klasik liberalizmin iktisat anlayışı üzerindeki en etkili isim kimdir?
Seçenekler
A
Adam Smith
B
Karl Marx
C
John Stewart Mill
D
John Keynes
E
Irving Fisher
Açıklama:
Klasik liberalizmin iktisat anlayışı üzerindeki en etkili isim hiç kuşkusuz Adam Smith’tir.
Soru 57
Adam Smith’in, piyasanın müdahale görmediğinde kendiliğinden bir iç dengeye ulaşacağı ve toplumda çıkarları doğrultusunda çatışan bireylerin bu çatışmalarının sonucunda piyasanın doğal bir uyuma ulaşacağını varsayan görüşünün adı nedir?
Seçenekler
A
Gizli müdahele
B
Görünmez el
C
Bilinmeyen güç
D
Gizli etki
E
Artı değer
Açıklama:
Adam Smith’in görünmez el olarak adlandırdığı piyasanın müdahale görmediğinde kendiliğinden bir iç dengeye ulaşacağı görüşü, toplumda çıkarları doğrultusunda çatışan bireylerin bu çatışmalarının sonucunda piyasanın doğal bir uyuma ulaşacağını varsayar.
Soru 58
Devletin olabildiğince küçülmesi ve insanların ahlaki kısıtlamalardan bütünüyle serbest kalması gerektiğini ileri süren anlayış hangisidir?
Seçenekler
A
Sosyalist anlayış
B
Liberal anlayış
C
Liberter anlayış
D
Devletçi anlayış
E
Modern anlayış
Açıklama:
Devletin olabildiğince küçülmesi ve insanların ahlaki kısıtlamalardan bütünüyle serbest kalması gerektiğini ileri süren liberterler, bireyci anarşizm ve aşırı kapitalizm arasında bir tavır sergilerler.
Soru 59
Hangisi sosyalizmin eksen kavramları arasında değildir?
Seçenekler
A
Eşitlik
B
Toplum
C
İşbirliği
D
Özgürlük
E
Ortak mülkiyet
Açıklama:
Liberalizmin birey, bencillik,m özgürlük, kişisel mülkiyet gibi dayanaklarına karşın, sosyalizmin eksen kavramları toplum, eşitlik, işbirliği ve ortak mülkiyet olarak belirir.
Soru 60
Komünist topluma ulaşmanın yolunun, geçiş sürecinde topluma kanaat önderliği yapacak olan proletarya diktatörlüğünden geçtiğini ileri süren kişi kimdir?
Seçenekler
A
Hegel
B
Bakunin
C
Marx
D
Engels
E
Lenin
Açıklama:
Komünist topluma ulaşmanın yolunun, geçiş sürecinde topluma kanaat önderliği yapacak olan proletarya diktatörlüğünden geçtiğini ileri süren Lenin'dir.
Soru 61
Aşağıdakilerden hangisi modern devletin kendisinden önceki sosyal örgütlenmelerden ayıran en temel özelliktir?
Seçenekler
A
Tek merkezli ve tekil iktidar yapısından çoklu bir iktidar merkezine yönelmesi
B
Çok merkezli bir iktidar yapısına sahip olması
C
Merkezileşmiş ve kapsayıcı bir iktidar yapısına sahip olması
D
Belirli bir toprak yapısında egemen gücün çokluğunu göstermesi
E
Modern devletin kurallarının bireyleri birbirine bağlayan sosyal ağların değil, coğrafi alanın bir fonksiyonu olması
Açıklama:
Modern devleti kendisinden önceki sosyal örgütlenmelerden ayırt eden en temel özelliği, merkezileşmiş ve kapsayıcı bir iktidar yapısına sahip oluşudur. Başka bir deyişle, modern devlet, kendisinden önce gelen siyasal örgütlenme biçimlerinden farklı olarak “(...) çok merkezli ve çoğulcu iktidar yapısından, bölünmemiş (...) tek (mutlakçı) bir iktidar merkezine” yönelir (Pierson 2000, s. 28). Eski Yunan polisleri, Roma İmparatorluğunun federe bölgeleri, Ortaçağın feodal krallıkları, “(...) modern devlete içkin olan siyasi iktidar ‘bir’liğinden yoksundur” (Ağaoğulları ve Köker 1991, s. viii). Oysa modern devlet, belirli bir toprak parçası üzerinde egemen gücün tekliğini gösterir. Doğru cevap C'dir.
Soru 62
''Kamusallığın Yapısal Dönüşümü'' adlı eser aşağıdaki düşünürlerden hangisine aittir?
Seçenekler
A
Jean Bodin
B
Jürgen Habermas
C
Niccolò Machiavelli
D
Jean Jacques Rousseau
E
Adam Smith
Açıklama:
Modern devlete ilişkin niteliklerin izleri her ne kadar daha eski tarihlere geri götürülebilse de, bu izlerin belirginleşmesi 17. ve 18. yüzyıllar içerisindedir. Ünlü eseri Kamusallığın Yapısal Dönüşümü’nde Jürgen Habermas, bu yüzyıllar içerisinde ticaret yoluyla giderek zenginleşen burjuvaların, sermaye dolaşımını kolaylaştırmak ve pazarı genişletmek amacıyla, çıkarlarını daraltan aristokrasiden kurtulmak için merkezî krallıkları destekleyerek, modern devletin temellerini attıklarını ileri sürer. Doğru cevap B'dir.
Soru 63
''Prens'' adlı eserinde mutlak devleti, ''Söylevler''de ise idealindeki cumhuriyet yönetimini anlatan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Adam Smith
B
Jeremy Bentham
C
Thomas Hobbes
D
Niccolò Machiavelli
E
John Locke
Açıklama:
İtalya’nın Floransa kentinde dünyaya gelen Machiavelli, kentin hem cumhuriyet hem de tiranlık dönemini yaşamıştır. Cumhuriyet döneminde yazmanlık görevi alarak devlet memurluğu yapan Machiavelli, tiran ailesi olan Medicilerin yönetimi ele geçirmesi üzerine sürgüne gönderilmiştir. Ünlü eserleri Prens ve Titus Livius’un İlk On Kitabı Üzerine Söylevler’i bu dönemde yazan Machiavelli, etkili görüşleriyle siyasal iktidarın laikleşmesine katkıda bulunur. Siyaset felsefesi tarihinde özel bir öneme sahip Machiavelli, Prens adlı eserinde mutlak devleti, Söylevlerde ise idealindeki cumhuriyet yönetimini anlatır. Prensin siyasal erkini kendi fiziksel gücü temelinde meşrulaştıran Machiavelli, siyasal iktidarın meşruluğunu din dışında bir kaynağa dayandırarak, siyaset biliminin de kurucusu unvanını kazanır. Doğru cevap D'dir.
Soru 64
Devletin kaynağı olarak aileyi gösteren, egemenin otoritesini de aile içerisindeki babanın sınırsız otoritesine benzeten, bu çerçevede bir ülkede tek bir egemenin bulunduğunu ve egemenin buyurma gücünün hiçbir koşulda sınırlanamayacağını savunan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
John Locke
B
Jean Bodin
C
Thomas Hobbes
D
Niccolò Machiavelli
E
Jean Jacques Rousseau
Açıklama:
“Devlet, birçok ailenin ve onlarla birlikte malik oldukları şeylerin egemen kudret tarafından hukuka uygun olarak adaletle yönetilmesidir” (Bodin 1955; I.I, s. 1) diyerek devletin kaynağı olarak aileyi gösteren Bodin, egemenin otoritesini de hane içerisindeki babanın sınırsız otoritesine benzetir. Bodin’e göre bir ülkede tek bir egemen bulunur ve egemenin buyurma gücü hiçbir koşulda sınırlanamaz. Bu açıdan “Bir devlette egemenlik, yurttaşlar ve uyruklar üzerinde en yüksek, en mutlak, en sürekli güçtür” (Bodin 1955, I.VIII, s. 24). Diğer tüm güçler, ülkenin buyurma gücü sınırsız olan tek egemenin izniyle varolabilirler ve varlıklarını egemen izin verdiği sürece devam ettirebilirler. Doğru cevap B'dir.
Soru 65
“Güçlü olan, gücünü bir hak haline, boyun eğmeyi ise bir görev haline getirmedikçe, asla sürekli efendi olarak kalacak kadar güçlü değildir” diyerek siyasal iktidarın varlığını, ancak yönetilenlerin rızasına dayalı olarak sürekli kılabileceğine dikkat çeken düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Jean Jacques Rousseau
B
Thomas Hobbes
C
John Locke
D
Jean Bodin
E
Niccolò Machiavelli
Açıklama:
Nitekim Jean Jacques Rousseau, ünlü eseri Toplum Sözleşmesi’nde “güçlü olan, gücünü bir hak haline, boyun eğmeyi ise bir görev haline getirmedikçe, asla sürekli efendi olarak kalacak kadar güçlü değildir” diyerek (Rousseau, 2004: 18); siyasal iktidarın varlığını, ancak yönetilenlerin rızasına dayalı olarak sürekli kılabileceğine dikkat çeker. Rousseau, öncüllerinden farklı olarak iktidarın kötüye kullanılmasının engellenmesi için iktidarın yetki ve etkinlik alanının sınırlandırılması gerektiğini ileri sürmektedir. Doğru cevap A'dır.
Soru 66
Liberal kuramcıların, devlete her ne kadar bireylerin toplamından fazla bir değer biçmemiş olsalar da, yine de devletten vazgeçememeleri durumunu ''zorunlu kötülük'' olarak tanımlayan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Friedrich Hegel
B
Adam Smith
C
Jeremy Bentham
D
Jean Jacques Rousseau
E
John Locke
Açıklama:
Liberal kuramcılar, devlete her ne kadar bireylerin toplamından fazla bir değer biçmemiş olsalar da, yine de devletten vazgeçemezler. Onların gözünde devlet, Locke’un deyişiyle “zorunlu kötülük”tür. Devletin kötülüğü bireysel özgürlükleri sınırlamasından, zorunluluğuysa sınırlanmış olan özgürlüğü doğada bulunan halinden daha güvenli kılmasından ileri gelir. Bu açıdan liberal kuramcılar için temel sorun devleti yok etmek değil, sınırlamaktır. Doğru cevap E'dir.
Soru 67
Faydacılığın siyasal savunusunu yapan, faydacılığın çoğunlukçu anlayışla bozduğu birey ve toplum arasındaki dengeyi yeniden kurma girişiminde bulunarak, ''Hürriyet Üzerine'' adlı eserinde bireyler arasındaki eğitim farklarının gözetilmeksizin herkese tanınan eşit oy hakkının sakıncalarını tartışan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
John Locke
B
Jeremy Bentham
C
John Stuart Mill
D
James Mill
E
Adam Smith
Açıklama:
Faydacı bir siyaset anlayışının, çoğunluğun mutluluğunu sağlamaya yönelik bir siyaset algısı yaratması kaçınılmazdır. Ancak faydacı argümanların yarattığı bu çoğunlukçu demokrasi anlayışı, liberal kuramı, içkin ve aşkın eleştirilerin hedefi haline getirir. Nitekim faydacılığın siyasal savunusunu yapan John Stuart Mill, faydacılığın çoğunlukçu anlayışla bozduğu birey ve toplum arasındaki dengeyi yeniden kurma girişiminde bulunarak Hürriyet Üzerine adlı eserinde bireyler arasındaki eğitim farklarının gözetilmeksizin herkese tanınan eşit oy hakkının sakıncalarını tartışır. Doğru cevap C'dir.
Soru 68
A theory of Justice (Bir Adalet Kuramı) adlı kitabında klasik liberalizmin ihmal ettiği eşitliği güçlendirme arzusu taşıyan ve Mill'de liberal kuramın temeli olarak konumlandıran faydacılığa karşı adaleti savunan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
John Stuart Mill
B
Adam Smith
C
Jeremy Bentham
D
John Rawls
E
Robert Nozick
Açıklama:
Liberalizmin özgürlük adına devletin her türden yeniden dağıtımını müdahale olarak değerlendiren bakış açısının adalet adına yarattığı sorunlar, 1970’te yazdığı A Theory of Justice adlı eserinde John Rawls tarafından giderilmeye çalışılır. Rawls, özellikle Mill’de liberal kuramın temeli olarak konumlandırılan faydacılığa karşı adaleti savunurken, klasik liberalizmin ihmal ettiği eşitliği güçlendirme arzusunu taşır. Doğru cevap D'dir.
Soru 69
Aşağıdakilerden hangisi sosyalizmin eksen kavramlarından birisidir?
Seçenekler
A
Birey
B
Kişisel mülkiyet
C
İşbirliği
D
Özgürlük
E
Bencillik
Açıklama:
Her şeyden önce tıpkı liberalizmde olduğu gibi sosyalizmin de farklı değişkenleri olduğunu kabul etmek gerekir. Tek bir sosyalist hareketten söz edilemeyeceği gibi, devlet ve birey ya da artık sosyalizmin bağlamında işçi-yurttaş arasındaki gerilimli ilişkinin çözümüne dair tek bir öneri de söz konusu edilemez. Ancak yine de tüm sosyalizme ait değer, düşünce ve inanç kümesinin ortak bazı kavramlar ekseninde yükseldiği ileri sürülebilir. Liberalizmin birey, bencillik, özgürlük, kişisel mülkiyet gibi dayanaklarına karşın, sosyalizmin eksen kavramları toplum, eşitlik, işbirliği ve ortak mülkiyet olarak belirir. Cevap C'dir.
Soru 70
Devleti, sivil toplumu oluşturan tek tek bireylerin üzerinde bulunan ve bireylerin arasındaki ilişkileri düzenleyen objektif bir hukuk düzeni olarak tanımlayan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Aristoteles
B
F.Hegel
C
J.J.Rousseau
D
J. Locke
E
T. Hobbes
Açıklama:
Hegel devleti, sivil toplumu oluşturan tek tek bireylerin üzerinde bulunan ve bireylerin arasındaki ilişkileri düzenleyen objektif bir hukuk düzeni olarak tanımlar (Hegel 1991, s. 173-195). Bütün sosyal düzen de, bu egemen gücün eseridir ve devletin yokluğunda sosyal düzen bozularak kaotik bir ortam baş gösterir. Bunun nedeni bireylerin, liberal kuramların ileri sürdüğü gibi yalnızca bireysel çıkarlarının peşinden koştukları bir durumda, bireysel çıkarlarından bağımsız olarak objektif kurumları yaratmalarının olanaklı olmayışıdır. Bu nedenle Hegel ve objektif devletin tüm savunucuları, devletin tarihte ve gelenekte evrimsel olarak oluştuğunu ileri sürerek onu, çıkarlar ya da doğal haklar gibi bireysellik kazandıran ilkelerden bağımsız olarak ele alırlar. Doğru cevap B'dir.
Ünite 5
Soru 1
Bir topluluğun zaman içinde kendi kültürel değerlerini unutarak çoğunluğu oluşturan grubun dilini ve kültürel değerlerini benimseyerek dönüşmesi durumuna ne ad verilir?
Seçenekler
A
Monografi
B
Asimilasyon
C
Dönüşüm
D
Annihilasyon
E
Değişim
Açıklama:
Asimilasyon, bir topluluğun zaman içinde kendi kültürel değerlerini unutarak çoğunluğu oluşturan grubun dilini ve kültürel değerlerini benimseyerek dönüşmesi durumunun adıdır. Doğru cevap B'dir.
Soru 2
Farklı ülkelerden göçen etnik azınlıkların yeni devletlerine uyum sağlamak üzere dillerini, kültürel değerlerini, yaşam tarzlarını terk etmelerine ve bunun karşılığında yeni bir ulusal kimlik kazanmalarına işaret eden terime ne ad verilir?
Seçenekler
A
Patrimonyalizm
B
Kolektivite
C
Eritme potası
D
Kolonyalizm
E
Çoğulcu demokrasi
Açıklama:
Amerika Birleşik Devletleri’nde kullanılan eritme potası (melting pot), farklı ülkelerden göçen etnik azınlıkların yeni devletlerine uyum sağlamak üzere dillerini, kültürel değerlerini, yaşam tarzlarını terk etmelerine ve bunun karşılığında yeni bir ulusal kimlik kazanmalarına işaret eden, tekkültürcü siyaset anlayışından kaynaklanan bir terimdir. Doğru cevap C'dir.
Soru 3
Latincede aklın hesap yapan, çıkarımlarda bulunan ve ilişkiler kuran çözümleyici yönüne işaret eden terime ne ad verilir?
Seçenekler
A
A priori
B
Ecce Homo
C
Ratio
D
Non Sequitur
E
Ergo
Açıklama:
Ratio, Latincede aklın hesap yapan, çıkarımlarda bulunan ve ilişkiler kuran çözümleyici yönüne işaret eden bir terimdir ve modern felsefede bilginin en temel kaynağının akıl olduğunu savunan akılcılık (rationalism) yaklaşımının kökenini oluşturur. Doğru cevap C'dir.
Soru 4
Mukaddime isimli eser aşağıdaki isimlerden hangisine aittir?
Seçenekler
A
İbn-i Sina
B
Farabi
C
Gazzâlî
D
Yunus Emre
E
İbn Haldun
Açıklama:
Mukaddime’de dünya çapında yankı uyandıran bir tarih felsefesinin temellerini atan İbn Haldun da (1332-1406), toplum yaşamının ve siyasetin temelini dayandırdığı asabiyet kavramının soy ve neden asabiyeti olarak iki farklı biçimde anlaşılabileceğini, toplumların uygarlık düzeyinin bu asabiyet türlerinden hangisine daha fazla önem verdikleriyle ilişkili olarak belirlenebileceğini savunur (İbn Haldun 2005, s. 335, 378-379). Doğru cevap E'dir.
Soru 5
Türkçedeki geçmişi “uruk” sözcüğüne kadar uzan kelime aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Soy
B
Irk
C
Akraba
D
Aile
E
Dost
Açıklama:
Irk sözcüğünün Türkçedeki geçmişi “uruk” sözcüğüne kadar uzanır. Günümüzde hâlâ kullanılan “uyruk” sözcüğünün de kökeninin “uruk” olduğunu öne süren dilbilimciler vardır. Doğru cevap B'dir.
Soru 6
İnsan topluluklarını birbirinden ayırırken ırk ölçütüne dil, kültür, din gibi diğer unsurların yanında yer veren ve yalnızca üstün olarak nitelediği topluluğa değerlendirme hakkı tanıyan tutuma ne ad verilir?
Seçenekler
A
Milliyetçilik
B
Etnosentrizm
C
Muhafazakarlık
D
Anarşizm
E
Otonomizm
Açıklama:
Etnosentrizm, ırkçılık gibi belirgin olarak biyolojik-genetik özellikleri vurgulamasa da, insan topluluklarını birbirinden ayırırken ırk ölçütüne dil, kültür, din gibi diğer unsurların yanında yer vermekte ve yalnızca üstün olarak nitelediği topluluğa değerlendirme, değer ölçütü getirme hakkı tanımaktadır; bu da özünde ırkçılıktan farklı bir tutum değildir. Doğru cevap B'dir.
Soru 7
I. Yüksek/ırklar aşağı ırklarla asla karışmamalıdır, yoksa üstün ırk bozulur.
II. Aşağı ırktan olanlar, doğaları gereği, üstün ırktaki halklardan zekâ, fiziksel özellik ve ahlâk bakımından geri kalmıştır.
III. Aşağı ırktaki halk toplulukları, ekonomik, toplumsal, hukuki haklardan, üstün ırka ait halklarla aynı düzeyde yararlanamaz, hatta yararlanamamalıdırlar.
IV. Yüksek ırklar kendi aralarında en iyileri seçerek soylarını sürdürmeli ve geri kalanları geride bırakmalıdır.
Yukarıdakilerden hangisi daha yüksek ırkların/halkların daha aşağı olanları egemenliği altına almasını, hatta köleleştirmesini normal karşılamasını izleyen kabuller arasındadır?
II. Aşağı ırktan olanlar, doğaları gereği, üstün ırktaki halklardan zekâ, fiziksel özellik ve ahlâk bakımından geri kalmıştır.
III. Aşağı ırktaki halk toplulukları, ekonomik, toplumsal, hukuki haklardan, üstün ırka ait halklarla aynı düzeyde yararlanamaz, hatta yararlanamamalıdırlar.
IV. Yüksek ırklar kendi aralarında en iyileri seçerek soylarını sürdürmeli ve geri kalanları geride bırakmalıdır.
Yukarıdakilerden hangisi daha yüksek ırkların/halkların daha aşağı olanları egemenliği altına almasını, hatta köleleştirmesini normal karşılamasını izleyen kabuller arasındadır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
II ve III
D
III ve IV
E
I, II ve III
Açıklama:
19. yüzyılda İngiliz biyolog Charles Darwin’in Türlerin Kökeni adlı yapıtında ileri sürdüğü doğal seçilimi temel alan ve toplumsal alana uyarlayan Sosyal Darwinizm’den de yararlanan ırkçı yaklaşım, daha önce İdeolojiler başlıklı ünitenin Faşizm altbaşlığında da kısaca değindiğimiz üzere, daha yüksek ırkların/halkların daha aşağı olanları egemenliği altına almasını, hatta köleleştirmesini normal karşılar. Böyle bir normalleştirmeyi şu kabuller izler:
1. Yüksek/ırklar aşağı ırklarla asla karışmamalıdır, yoksa üstün ırk bozulur.
2. Aşağı ırktan olanlar, doğaları gereği, üstün ırktaki halklardan zekâ, fiziksel özellik ve ahlâk bakımından geri kalmıştır.
3. Aşağı ırktaki halk toplulukları, ekonomik, toplumsal, hukuki haklardan, üstün ırka ait halklarla aynı düzeyde yararlanamaz, hatta yararlanamamalıdırlar.
Doğru cevap E'dir.
1. Yüksek/ırklar aşağı ırklarla asla karışmamalıdır, yoksa üstün ırk bozulur.
2. Aşağı ırktan olanlar, doğaları gereği, üstün ırktaki halklardan zekâ, fiziksel özellik ve ahlâk bakımından geri kalmıştır.
3. Aşağı ırktaki halk toplulukları, ekonomik, toplumsal, hukuki haklardan, üstün ırka ait halklarla aynı düzeyde yararlanamaz, hatta yararlanamamalıdırlar.
Doğru cevap E'dir.
Soru 8
Aşağıdakilerden hangisi liberalizme ait unsurlar arasında değildir?
Seçenekler
A
Demokrasi ile yönetilen toplumlarda, seçilmiş yöneticilerin, toplumun bütünü için refah seviyesini, bireysel hak ve özgürlüklerinin tümünü korumak, güçlendirmek ve geliştirmek gibi temel yükümlülükleri söz konusudur.
B
Günümüzde çoğu Batı ülkesi liberal demokrasi anlayışından doğan çeşitli sistemlerle yönetilir, hatta Avrupa Birliği’nin siyasi temelini de bu demokrasi anlayışının temsil ettiği değerler oluşturur.
C
Liberal demokrasi, çoğulculuğu, serbest piyasa ekonomisini, sivil toplumu, özel yaşamın dokunulmazlığını ya da bireyin özerkliğini ve karşılıklı hoşgörüyü de savunur ve vazgeçilmez görür.
D
Liberal demokrasi, bireyi temel alan, hak ve özgürlüklerin en geniş biçimde yaşanmasını savunan bir görüştür.
E
Liberalizm'de, tek partili siyaset tercih edilir, çünkü sınıflı toplumlarda olan burjuva siyasetinde olan siyasal yapının işçileri böldüğü görüşü savunulur.
Açıklama:
A,B,C ve D seçeneklerindeki unsurlar liberalizmi temsil ederler. E seçeneği ise Sosyalizm'e aittir. Doğru cevap E'dir.
Soru 9
Çokkültürcü siyaset anlayışının ortaya çıkmasına zemin hazırlayan talepler, temelde ne ile ilişkili taleplerdir?
Seçenekler
A
Çoğunlukçuluk
B
Azınlık
C
Çoğulculuk
D
Temsiliyet
E
İktidar
Açıklama:
Çokkültürcü siyaset anlayışının ortaya çıkmasına zemin hazırlayan talepler, temelde çoğulculukla (pluralism) ilişkili taleplerdir. Doğru cevap C'dir.
Soru 10
Tekkültürcülüğü toplumun tüm üyelerine dayatır ve politikalarını benimsemeye direnen azınlık unsurları üzerinde ya temel yaşam haklarını çeşitli biçimlerde tehdit ve gasp
eden siyaset anlayışı hangisidir?
eden siyaset anlayışı hangisidir?
Seçenekler
A
Liberalizm
B
Sosyal Demokrasi
C
Sosyalizm
D
Faşizm
E
Feminizm
Açıklama:
Irkçılığı ve etnosentrizmi temel alan faşist siyaset anlayışı, tekkültürcülüğü toplumun tüm üyelerine dayatır ve politikalarını benimsemeye direnen azınlık unsurları üzerinde ya temel yaşam haklarını çeşitli biçimlerde tehdit ve gasp ederek, ya da ötekileştirip toplumsal yaşamdan koparmaya çalışarak baskı oluşturur. Doğru cevap D'dir.
Soru 11
Aşağıdakilerden hangisi gelişmiş toplumlar olan Batı ülkelerinde çokkültürlülük, yabancı düşmanlığı ve ötekileştirme gibi kavramların ortaya çıkmasında daha etkili olmuştur?
Seçenekler
A
Batı ülkelerinin eğitimdeki başarısı
B
Batı ülkelerinin pozitif bilimlere verdiği önem
C
Batı ülkelerine göç oranının artması
D
Batı ülkelerindeki genç nüfus oranı
E
Batı ülkelerinin iklim koşulları
Açıklama:
Özellikle 1945’ten sonra, Batı’nın gelişim ve dönüşüm süreçlerinden geçmemiş farklı kültür ve ulusal kimliklerden insanlar, daha insanca bir yaşam umuduyla Batı ülkelerine artan bir yoğunlukla göç etme eğilimi göstermiştir. Bu göçler, önemli sorunları da beraberinde getirmiş ve 20. yüzyılda özellikle yoğun
göç alan ABD, Kanada, Avustralya, Fransa gibi ülkelerde siyaset felsefesi açısından da önem taşıyan çokkültürlülük, çokkültürcülük, ötekileştirme, yabancı düşmanlığı gibi pek çok yeni konu tartışmaya açılmıştır. Doğru yanıt C şıkkıdır.
göç alan ABD, Kanada, Avustralya, Fransa gibi ülkelerde siyaset felsefesi açısından da önem taşıyan çokkültürlülük, çokkültürcülük, ötekileştirme, yabancı düşmanlığı gibi pek çok yeni konu tartışmaya açılmıştır. Doğru yanıt C şıkkıdır.
Soru 12
Aşağıdaki ülkelerden hangisi çokkültürlülüğe sahiplik yönünden ele alındığında diğerlerinden daha önde gelir?
Seçenekler
A
Avustralya
B
Kanada
C
İran
D
Amerika Birleşik Devletleri
E
Finlandiya
Açıklama:
Çokkültürlülük adından da anlaşılacağı üzere farklı etnik ve kültürlerin bir arada olması durumudur, yukarıda verilen ülkeler arasında da ABD çok farklı kültürlerin bir araya geldiği ve farklı eyaletleri içinde barındırdığı için diğerlerinden öne çıkmaktadır. Doğru yanıt D şıkkıdır.
Soru 13
Çokkültürlülük kavramının zıttı olarak gösterilebilecek ve bu kavramın karşısına ilk kez Avupa'da çıkan kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Ulus-devlet
B
Monarşi
C
Tiranlık
D
Cumhuriyet
E
Demokrasi
Açıklama:
İlk kez Avrupa’da ortaya çıkan ve amacı etnik, kültürel, dinsel ve dilsel farklılıkları bir potada eriterek ortak bir tarih, dil ve kültüre dayalı bir ulus
yaratmak olan ulus-devlet düşüncesi için bugün ciddi bir meydan okuma olarak
görülmektedir. Bazen “çokkültürlülük” bazen de “çokkültürcülük” olarak adlandırılan bu meydan okuma, özü itibariyle toplumda her türlü tekdüzelik, birlik ve ortaklığı bozan “çeşitlilik” olgusuna vurgu yapmaktadır. Doğru yanıt A şıkkıdır.
yaratmak olan ulus-devlet düşüncesi için bugün ciddi bir meydan okuma olarak
görülmektedir. Bazen “çokkültürlülük” bazen de “çokkültürcülük” olarak adlandırılan bu meydan okuma, özü itibariyle toplumda her türlü tekdüzelik, birlik ve ortaklığı bozan “çeşitlilik” olgusuna vurgu yapmaktadır. Doğru yanıt A şıkkıdır.
Soru 14
'':................bir topluluğun zaman içinde kendi kültürel değerlerini unutarak çoğunluğu oluşturan grubun dilini ve kültürel değerlerini benimseyerek dönüşmesi durumunun adıdır.'' boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Seçenekler
A
Çokkültürcülük
B
Asimilasyon
C
halkçılık
D
Milliyetçilik
E
Ulus-devlet
Açıklama:
Asimilasyon, bir topluluğun zaman içinde kendi kültürel değerlerini unutarak çoğunluğu oluşturan grubun dilini ve kültürel değerlerini benimseyerek dönüşmesi durumunun adıdır. Asimilasyon genellikle egemen toplumun birlikte yaşadıkları diğer topluluklara devlet eliyle bir dayatması ve zorlaması olurken, bazı durumlarda topluluklar herhangi bir dış baskı olmadan da asimile olabilmektedir.
Soru 15
Çokkültürcülük kavramı ilk olarak nerede ortaya çıkmıştır?
Seçenekler
A
Türkiye
B
Fransa
C
İtalya
D
Amerika Birleşik Devletleri
E
Kanada
Açıklama:
Çokkültürlülüğün de çokkültürcülüğün de Batı toplumlarında ortaya çıktığını dile getirmiştik. Bir olgu olan çokkültürlülük kendi “ideolojisi” çokkültürcülüğü doğurmuştur. Durum, somut durumundan kaynaklanan sorunlar, bir teorik temeli gerekli kılmıştır. Kullanım geçmişi postmodern olarak nitelenen 1950 sonrasına kadar geri götürülebilecek olan çokkültürcülük, 1960’larda Amerika Birleşik Devletleri’nde yaygınlaşmaya başlayan bir söylem olmuş, sonrasında Batı Avrupa’ya yayılmış olup günümüzde göçmen grupların kültürel farklarını korumada uygulanan politikaları da kapsayacak biçimde kullanılmaktadır. Doğru yanıt D şıkkıdır.
Soru 16
''Potada eritmek/eritme potası'' anlayışı hangi düşünceye zemin hazırlamak için ortaya atılmıştır?
Seçenekler
A
Çokkültürlülük
B
Çokkültürcülük
C
Marksizm
D
Liberalizm
E
Tekkültürcülük
Açıklama:
Tekkültürcülükle varılmak istenen hedef, etnik kökeni farklı olan göçmenleri asimile ederek bir potada eritmek olmuştur; bu da kademeli olarak “öteki”nin yok edilmesine kadar uzaması öngörülen bir süreçtir. Bu asimilasyoncu bakış açısı, liberal demokrasinin idealleriyle yaşanan toplum gerçekliği arasındaki farkı kapatamadığı gibi, belli etnik grupları, fiziksel-kültürel özelliklerinden dolayı, toplumun temel görüşlerinde asimile etmeyi de başaramamış, yani en temel hedefine ulaşmakta yetersiz kalmıştır. Doğru yanıt E şıkkıdır.
Soru 17
''........bünyesinde iki veya daha fazla kültürel topluluğu barındıran bir toplumdur.'' verilen tanım aşağıdakilerden hangisine aittir?
Seçenekler
A
Ulus-devlet
B
Çokkültürlü toplum
C
Mutlak monarşi
D
Çokkulütrcülük
E
Etnisite
Açıklama:
“Çokkültürlü toplum (multicultural society) bünyesinde iki veya daha fazla
kültürel topluluğu barındıran bir toplumdur. Çokkültürlü toplum, her biri farklı
biçimler göstermekle birlikte kültürel çeşitliliğe iki şekilde tepki verebilir: Ya kültürel çeşitliliği olumlu karşılar, onu anlamak için merkeze koyar ve onun kendi
varlığını sürdürmek üzere öne sürdüğü kültürel taleplere saygı duyar ya da bu
toplulukları çoğunluk kültürü içinde eriterek asimile edebilir. Doğru yanıt B şıkkıdır.
kültürel topluluğu barındıran bir toplumdur. Çokkültürlü toplum, her biri farklı
biçimler göstermekle birlikte kültürel çeşitliliğe iki şekilde tepki verebilir: Ya kültürel çeşitliliği olumlu karşılar, onu anlamak için merkeze koyar ve onun kendi
varlığını sürdürmek üzere öne sürdüğü kültürel taleplere saygı duyar ya da bu
toplulukları çoğunluk kültürü içinde eriterek asimile edebilir. Doğru yanıt B şıkkıdır.
Soru 18
'' bir grup insanın ya da halkın kendi ırk, din, dil, değer dizileri ve kültürlerinin diğer halklarınkinden üstün olmasının doğal olduğunu ve değerlendirme ölçütlerini koyması gerekenin üstün olan halk olması gerektiğini savunan yaklaşımdır.'' verilen tanım aşağıdakilerden hangisine aittir?
Seçenekler
A
Çokkültürcülük
B
Etnosentrizm
C
Irkçılık
D
Faşizm
E
Milliyetçilik
Açıklama:
Irkçılıkla bağlantılı olarak görülen ve biyolojik-genetik temellerin ötesine geçerek halkları dil, din, kültür alanlarında da üstün-aşağı ayrımı eksenine oturtmaya çalışan etnosentrizm, bir grup insanın ya da halkın kendi ırk, din, dil, değer
dizileri ve kültürlerinin diğer halklarınkinden üstün olmasının doğal olduğunu ve
değerlendirme ölçütlerini koyması gerekenin üstün olan halk olması gerektiğini
savunan yaklaşımdır. Doğru yanıt B şıkkıdır.
dizileri ve kültürlerinin diğer halklarınkinden üstün olmasının doğal olduğunu ve
değerlendirme ölçütlerini koyması gerekenin üstün olan halk olması gerektiğini
savunan yaklaşımdır. Doğru yanıt B şıkkıdır.
Soru 19
ABD'de Afrika kökenli vatandaşlara ''zenci'' denmesinin yasaklanması aşağıdakilerden hangisinin önüne geçmek için atılmış bir adımdır?
Seçenekler
A
Irkçılık
B
Faşizm
C
Çokkültürlülük
D
Çokkültürcülük
E
Çoğulculuk
Açıklama:
Afrika kökenli Amerikan vatandaşları için siyah ya da zenci ifadesinin kullanımı,
Amerika Birleşik Devletleri’nde kanunen yasaklanmıştır. Bu da ırkçılıkla savaşmak için atılan en önemli adımlardan biridir. Doğru yanıt A şıkkıdır.
Amerika Birleşik Devletleri’nde kanunen yasaklanmıştır. Bu da ırkçılıkla savaşmak için atılan en önemli adımlardan biridir. Doğru yanıt A şıkkıdır.
Soru 20
Çoğulculuğu, serbest piyasa ekonomisini, sivil toplumu, özel yaşamın dokunulmazlığını ya da bireyin özerkliğini ve karşılıklı hoşgörüyü de savunur ve vazgeçilmez gören kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Marksizm
B
Demokrasi
C
Liberal demokrasi
D
Etnosentrizm
E
Milliyetçilik
Açıklama:
Liberal demokrasi, çoğulculuğu, serbest piyasa ekonomisini, sivil toplumu, özel yaşamın dokunulmazlığını ya da bireyin özerkliğini ve karşılıklı hoşgörüyü de savunur ve vazgeçilmez görür. Doğru yanıt C şıkkıdır.
Soru 21
I. Amerika Birleşik Devletleri
II. Suriye
III. Avustralya
IV. Kanada
V. Fransa
Yukarıda verilenlere göre aşağıdakilerden hangisinde çokkültürlülüğün bir siyaset sorunu olarak çıktığı ülkeler en doğru ve kapsamlı biçimde ifade edilmektedir?
II. Suriye
III. Avustralya
IV. Kanada
V. Fransa
Yukarıda verilenlere göre aşağıdakilerden hangisinde çokkültürlülüğün bir siyaset sorunu olarak çıktığı ülkeler en doğru ve kapsamlı biçimde ifade edilmektedir?
Seçenekler
A
I, II ve III
B
I, III ve IV
C
I, II, III ve IV
D
I, III, IV ve V
E
II, III, IV ve V
Açıklama:
Soruya doğru cevabı vermek için Aydınlanma ve Endüstri Devrimi gibi önemli toplumsal dönüşüm süreçlerinin iyi kavranması gerekir. Bu süreçlerin sonrasında dünya çapında bir ekonomik ve siyasi üstünlük kuran “Batı”, “modern” ve hatta “postmodern” diye adlandırılan düşünme biçimlerinin ve değer anlayışlarının mimarı olmuştur. Özellikle 1945’ten sonra, Batı’nın gelişim ve dönüşüm süreçlerinden geçmemiş farklı kültür ve ulusal kimliklerden insanlar, daha insanca bir yaşam umuduyla Batı ülkelerine artan bir yoğunlukla göç etme eğilimi göstermiştir. Bu göçler, önemli sorunları da beraberinde getirmiş ve 20. yüzyılda özellikle yoğun göç alan ABD, Kanada, Avustralya, Fransa gibi ülkelerde siyaset felsefesi açısından da önem taşıyan çokkültürlülük, çokkültürcülük, ötekileştirme, yabancı düşmanlığı gibi pek çok yeni konu tartışmaya açılmıştır (sayfa 95). Bu görüşten hareketle çokkültürlülüğün siyaset sorunu olması meselesinde fikriyata uynayan örneğin Suriye olduğu belirmektedir. Bu nedenl
II, III, IV ve V
II, III, IV ve V
Soru 22
Aşağıdakilerden hangisi çokkültürlülülük çokluk anlayışını toplum ve devlet olgularına uyarladığında hemen hemen bir ve aynı şeyi vurgulayan şu kabullerden bir değildir?
Seçenekler
A
Toplumsal bütünlük için işlevsel birimlerin çokluğuna zemin hazırlamak
B
Bütünlüğün sürekliliğinin sağlanması işinin güçlü olan çoğunluğun sağlaması
C
Yönetilebilirse farklılıklar bütünlüğü zayıflatması güçtür aksine güçlü toplum yaratır
D
Kültürel çoğulculuk insan haklarının korunup güçlenmesi ile toplum oluşturur
E
Kültürel çoğulculuk materyalist bir bakıştır ve indirgemeci bir yaklaşımdır
Açıklama:
Sorunun çözümü için çeldiricilerden hareket edilirse şu noktaların çokkültürlülülük çokluk anlayışını toplum ve devlet olgularına uyarladığında şu kabullerden olduğu görülmektedir. Öncelikle çokkültürlülülük çokluk anlayışının toplumsal bütünlük için işlevsel birimlerin çokluğuna zemin hazırladığı genel kabuldür. Bütünlüğün sürekliliğinin sağlanması işinin güçlü olan çoğunluk tarafından sağlaması bir başka kabuldür. Yine yönetilebilirse farklılıklar bütünlüğü zayıflatması güçtür aksine güçlü toplum yaratıcığına inanç yüksektir. Ayrıca kültürel çoğulculuk insan haklarının korunup güçlenmesi ile daha güçlü toplum oluşturduğu bir kabul gören hipotezdir. Ancak kültürel çoğulculuk materyalist bir bakış olmaktan çok metafiziksel (sayfa 95) bir anlayış gördüğü genel bir kabuldür. Ayrıca kültürel çoğulculuğu indirgemeci bir yaklaşım olarak görülmesi olanaksızdır. Bu nedenle yukarıdaki çıkarımlara bağlı olarak doğru cevabın “E” şıkkı olduğu görülür.
Kültürel çoğulculuk materyalist bir bakıştır ve indirgemeci bir yaklaşımdır
Kültürel çoğulculuk materyalist bir bakıştır ve indirgemeci bir yaklaşımdır
Soru 23
I. Yerli ulusal azınlıklar kendilerini ayrı topluluklar olarak sürdürmek istemektedirler
II. Çokkültürlülük salt siyaset felsefesinin bir sorunu olarak incelenmeyecek kadar geniştir
III. Yerli ulusal azınlıklar ortak etnik özelliklerine dayalı olarak ayrı olmak istemektedirler
IV. Çokkültürlülüğün temelinde genelde yerli ulusal azınlıklar sorunu bulunmaktadır
V. Çokkültürlülük farklılıkların aynı devlet parçasına sokulma isteminden kaynaklanmaktadır
VI. Çokkültürlülük kesinlikle ayrışmayı hedefleyen bir anlayış olup bölünmeyi getirir
Yukarıda verilenlere göre aşağıdakilerden hangisinde Kanadalı siyaset felsefecisi Will Kymlicka’ya göre çokkültürlülüğün nitelikleri en doğru ve kapsamlı biçimde ifade edilmektedir?
II. Çokkültürlülük salt siyaset felsefesinin bir sorunu olarak incelenmeyecek kadar geniştir
III. Yerli ulusal azınlıklar ortak etnik özelliklerine dayalı olarak ayrı olmak istemektedirler
IV. Çokkültürlülüğün temelinde genelde yerli ulusal azınlıklar sorunu bulunmaktadır
V. Çokkültürlülük farklılıkların aynı devlet parçasına sokulma isteminden kaynaklanmaktadır
VI. Çokkültürlülük kesinlikle ayrışmayı hedefleyen bir anlayış olup bölünmeyi getirir
Yukarıda verilenlere göre aşağıdakilerden hangisinde Kanadalı siyaset felsefecisi Will Kymlicka’ya göre çokkültürlülüğün nitelikleri en doğru ve kapsamlı biçimde ifade edilmektedir?
Seçenekler
A
I, II, III ve IV
B
I, II, IV ve V
C
I, III, IV ve V
D
I, II, III ve V
E
II, III, IV ve VI
Açıklama:
Sorunun cevabını verilmesi için çeldiricilerinden hareket ederek çözümlemek daha akılcı görülmekte, bu cümleden olarak Kanadalı siyaset felsefecisi Will Kymlicka’ya göre çokkültürlülüğün nitelikleri gözden geçirildiğinde şu nitelikler öne çıkmaktadır. Kanadalı siyaset felsefecisi Will Kymlicka’ya göre nitelikleri farklı olmakla birlikte, Avrupa’da çeşitlilik olgusu en az üç kaynaktan beslenmektedir. İlk ve belki de çokkültürlülük olgusunun ve sorununun çıkış noktasını oluşturan kaynak, geçmişi Avrupa’daki toplumların tarihi kadar eski olan ve hâlen de önemli oranda varlığını devam ettiren yerli azınlıklardır. Çoğunlukla “ulusal azınlıklar” olarak adlandırılan bu grupların yansıttığı kültürel çeşitlilik, daha önce özyönetimli ve belli bir toprak parçası üzerinde yoğunlaşmış kültürlerin geniş bir devlet çatısı altına sokulmasından doğmaktadır (sayfa 96). Bu kültürler genel olarak kendilerini çoğunluk kültürü yanında ayrı toplumlar olarak korumayı ve ayrı toplumlar olarak varlıklarını sürdürmelerini sağlamak
I, III, IV ve V
I, III, IV ve V
Soru 24
Aşağıdakilerden hangisi, Cemal Yalçın’a göre Amerika Birleşik Devletleri, Kanada, Avustralya gibi yoğun ve artan göçmen nüfusuna sahip ülkelerde bir siyaset modeli olarak başlayıp sonra Batı Avrupa ülkelerine yayılan çokkültürcülüğün söylemlerindeki temel hedeflerinden biridir?
Seçenekler
A
Liberalizme göre çokkültürlülük için devlet liberal görüşten yana tavır alır
B
Çokkültürcülük ulus devlet için bir kriz oluşturması olanaklı değildir
C
Farklılıkların tanınıp hoşgörülmesi ile daha uyumlu bir toplumun oluşturulması
D
Temel amaç farklılıklar asimile ederek tek bir devlet oluşturulması
E
Devlet hak ve özgürler için kurulmuş araçtır ve kısmi bütünleşme sağlar
Açıklama:
Öncelikle çokkültürcülük üzerine çok farklı görüşlerin ileri sürülebileceğini ifade edelim. Çokkültürlülük çok değişik politik ya da aktif siyaset dışı felsefeler tarafından farklı amaç ve işlev yüklenebilmektedir. Ancak soru köküne dikkat edildiğinde sorunun özgül bir daralmaya tabi tutulduğu ve sorunun hazırlandığı kılavuz kitaba paralel hazırlandığını özellikle vurgulamalıyız. Bu noktada kılavuz kitabımızdaki bilgilere dayalı olarak Amerika Birleşik Devletleri, Kanada, Avustralya gibi yoğun ve artan göçmen nüfusuna sahip ülkelerde bir siyaset modeli olarak başlayıp sonra Batı Avrupa ülkelerine yayılan çokkültürcülüğün söylemlerindeki temel hedef, Cemal Yalçın’a göre, farklılıkların tanınıp hoşgörülmesi sayesinde daha uyumlu bir toplumun oluşturulmasıdır (s. 97). Çeldiricilerde bulunan görüşlerin bir kısmının genel geçer olarak çokkültürcülük adına ifade edilen akımlar açısından kimileri “doğru” olsa da soru kökünde sınırlılık esas alındığında, bu bilgiler ışığında “C” şıkkının doğru cevap olduğu görülme
Farklılıkların tanınıp hoşgörülmesi ile daha uyumlu bir toplumun oluşturulması
Farklılıkların tanınıp hoşgörülmesi ile daha uyumlu bir toplumun oluşturulması
Soru 25
___________ kullanılan ______ , farklı ülkelerden göçen etnik azınlıkların yeni devletlerine uyum sağlamak üzere dillerini, kültürel değerlerini, yaşam tarzlarını terk etmelerine ve bunun karşılığında yeni bir ulusal kimlik kazanmalarına işaret eden, tekkültürcü siyaset anlayışından kaynaklanan bir terimdir.
Yukarıda verilen paragrafta boşluklar aşağıdakilerden hangisinde en doğru biçimde doldurulmaktadır?
Yukarıda verilen paragrafta boşluklar aşağıdakilerden hangisinde en doğru biçimde doldurulmaktadır?
Seçenekler
A
Fransa’da / asimilasyon
B
Avustralya’da / eritme potası
C
Amerika Birleşik Devletleri’nde / çokkültürcülük
D
Amerika Birleşik Devletleri’nde / eritme potası
E
İngiltere’de / çokkültürcülük
Açıklama:
Soruya cevap vermek için çokkültürlülükle ilgili şu boyuta dikakt kesilmek gerekir. Kaynağımıza göre (s.97) çokkültürcülüğün ortaya çıkmasında en göze çarpan neden olarak, David Goldberg, tekkültürcülüğe (monoculturalism) işaret etmiştir. Goldberg’e göre, çokkültürcülüğün ortaya çıkışına zemin hazırlayan, Batı Avrupa ve Kuzey Amerika’daki tekkültürcülük politikalarıdır. Tekkültürcülükle varılmak istenen hedef, etnik kökeni farklı olan göçmenleri asimile ederek bir potada eritmek olmuştur; bu da kademeli olarak “öteki”nin yok edilmesine kadar uzaması öngörülen bir süreçtir. Bu bilgilere bağlı olarak ışığında “D” şıkkının doğru cevap olduğu görülmektedir.
Amerika Birleşik Devletleri’nde / eritme potası
Amerika Birleşik Devletleri’nde / eritme potası
Soru 26
Aşağıdakilerden hangisinde çokkültürlülük ile çokkültürcülük konusundaki tartışmalara neden olan sorunlardan biri ve kuramcısı verilmiştir?
Seçenekler
A
Çokkültürlük üzerine tartışma - Weber
B
Olan/olması gereken tartışması - D. Huma
C
Tek kültürcülük - D. Goldberg
D
Egemenlik kimin tartışması - F. Wilson
E
Etnik çözümleme - I. Geiss
Açıklama:
Genelde siyaset felsefesinde özelde çokkültürlülük ve çokkültürcülük konularında en tartışmalı lanalardan biri olanla ne olması gerektiği konusudur. Bir bakıma öznelcilikle (volantirizm) gerekircilik (determinizm) tartışması da denilebilir. Bu bağlamda alanyazında kaynak kitaba göre de olan ile olması gereken tartışması en önemli tartışmalardan biri olup tartışmanın öncülü David Huma’dır. Bu bilgilere dayalı olarak doğru cevabı “B” şıkkı olduğu görülür.
Olan/olması gereken tartışması - D. Huma
Olan/olması gereken tartışması - D. Huma
Soru 27
Irkçılık konusunda aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Irkçılık bir bakıma Sosyal Darvinizm’den etkilenmiştir
B
Aşağı ırktan olanlar üstün ırk halklarından zekâ ve ahlak bakımından geridirler
C
Üsteki halklar aşağıdaki halklardan daha çok haklara sahiptirler
D
Aşağıdaki halklar üstün halklara ait haklardan yararlanabilirler
E
Kimi dilbilimciler ırkçılığın “uruk” sözcüğünden türetildiğini ifade ederler
Açıklama:
Irkçılık konusunda şu görüşler ön plana çıkmaktadır. Irkçılık, İngiliz biyolog Charles Darwin’in Türlerin Kökeni adlı yapıtında ileri sürdüğü doğal seçilimi temel alan ve toplumsal alana uyarlayan Sosyal Darwinizm’den de yararlanmıştır. Normal olarak ırkçılık, şu kabuller izler: 1. Yüksek/ırklar aşağı ırklarla asla karışmamalıdır, yoksa üstün ırk bozulur. 2. Aşağı ırktan olanlar, doğaları gereği, üstün ırktaki halklardan zekâ, fiziksel özellik ve ahlâk bakımından geri kalmıştır. 3. Aşağı ırktaki halk toplulukları, ekonomik, toplumsal, hukuki haklardan, üstün ırka ait halklarla aynı düzeyde yararlanamaz, hatta yararlanamamalıdırlar. Irk sözcüğünün Türkçedeki geçmişi “uruk” sözcüğüne kadar uzanır. Günümüzde hâlâ kullanılan “uyruk” sözcüğünün de kökeninin “uruk” olduğunu öne süren dilbilimciler vardır. Bu görüşlere bakıldığında doğru cevabın “D” şıkkı olduğu görülmektedir.
Aşağıdaki halklar üstün halklarla her açıdan karışabilirler
Aşağıdaki halklar üstün halklarla her açıdan karışabilirler
Soru 28
Irkçılıkla bağlantılı olarak görülen ve biyolojik-genetik temellerin ötesine geçerek halkları dil, din, kültür alanlarında da üstün-aşağı ayrımı eksenine oturtmaya çalışan _________ bir grup insanın ya da halkın kendi ırk, din, dil, değer dizileri ve kültürlerinin diğer halklarınkinden üstün olmasının doğal olduğunu ve değerlendirme ölçütlerini koyması gerekenin üstün olan halk olması gerektiğini savunan yaklaşımdır.
Seçenekler
A
etnosentrizm
B
liberalizm
C
çokkültürlülük
D
asimilasyon
E
çoğulculuk
Açıklama:
Sorunun cevaplanması için çeldiricilerden başlamak akılcı bir yol olacak. Kaynak kitabımıza göre Kısaca ve en genel anlamıyla çoğulculuk, tek cinsten olma yerine çeşitliliğin, aynılık yerine farklılığın ve tek bir şey yerine çok sayıda şeyin önemini vurgulayan, metafizik bakımındansa, evrenin birden hatta ikiden fazla indirgenemeyen varlıktan meydana geldiğini savunan bir görüştür (s. 95). Asimilasyon genellikle egemen toplumun birlikte yaşadıkları diğer topluluklara devlet eliyle bir dayatması ve zorlaması olurken, bazı durumlarda topluluklar herhangi bir dış baskı olmadan da asimile olabilmektedir (s. 97). Çokkültürlülük, kökeni ne olursa olsun, farklı kültürel geleneklerin eşitlik temelinde aynı toplumun üyeleri olarak yaşayabileceğini ve böyle bir durumda sorun bulunmasının zorunlu olmadığını savunan bir siyasi-toplumsal sistemin adı olarak anlaşılabilir (s. 96). Liberalizm ise piyasa ekonomisi ve temel hak ve özgürlükleri temel alan bir sosyal, ekonomik ve politik modeldir. Bunlarla birlik “A” şıkkınd
etnosentrizm
etnosentrizm
Soru 29
I. Devlet nedir?
II. Devlet ne içindir?
III. Egemenlik kimde olmalıdır?
IV. Demokrasi neden en erdemli yönetim biçimidir?
V. Kim hangi haklara sahip olmalıdır?
VI. Demokrasi nedir ne değildir?
Yukarıda verilenlere göre aşağıdakilerden hangisinde siyaset felsefesinin en temel soruları arasında yer alan soruları en doğru ve kapsamlı biçimde ifade edilmektedir?
II. Devlet ne içindir?
III. Egemenlik kimde olmalıdır?
IV. Demokrasi neden en erdemli yönetim biçimidir?
V. Kim hangi haklara sahip olmalıdır?
VI. Demokrasi nedir ne değildir?
Yukarıda verilenlere göre aşağıdakilerden hangisinde siyaset felsefesinin en temel soruları arasında yer alan soruları en doğru ve kapsamlı biçimde ifade edilmektedir?
Seçenekler
A
I, II, III ve IV
B
I, II, III ve V
C
I, III, IV ve V
D
II, III, IV ve VI
E
III, IV, V ve VI
Açıklama:
Sorunun kökünde verilenlerden hareket ederek şu görüşlere yer verebiliriz. Öncelikle “Devlet nedir, Devlet ne içindir, Egemenlik kimde olmalıdır ve Kim hangi haklara sahip olmalıdır” sorularına cevap aradığı buna karşılık “Demokrasi neden en erdemli yönetim biçimidir ile demokrasi nedir ne değildir” sorularının siyaset felsefesine ait sorular değillerdir. Bu saptamaya bağlı olarak doğru cevabın “B” şıkkı olduğu görülür.
- I, II, III ve V
Soru 30
I. Olması gereken açısından
II. Genel-geçer ilkeleri temel alarak
III. Egemenlik kimde olmalıdır?
IV. Demokrasi neden en erdemli yönetim biçimidir?
V. “Nedir?”, “Ne içindir?” gibi öze ilişkin sorular sorarak
VI. Temel haklar nedir ne değildir?
Yukarıda verilenlere göre aşağıdakilerden hangisinde siyaset felsefesinin çokkültürlülük, çokkültürücülük ve ırkçılığı değerlendirme anlayışı en doğru ve kapsamlı biçimde ifade edilmektedir?
II. Genel-geçer ilkeleri temel alarak
III. Egemenlik kimde olmalıdır?
IV. Demokrasi neden en erdemli yönetim biçimidir?
V. “Nedir?”, “Ne içindir?” gibi öze ilişkin sorular sorarak
VI. Temel haklar nedir ne değildir?
Yukarıda verilenlere göre aşağıdakilerden hangisinde siyaset felsefesinin çokkültürlülük, çokkültürücülük ve ırkçılığı değerlendirme anlayışı en doğru ve kapsamlı biçimde ifade edilmektedir?
Seçenekler
A
I, II ve V
B
I, III ve IV
C
I, III ve V
D
II, IV ve V
E
III, V ve VI
Açıklama:
: Sorunun kökünde verilenlerden hareket ederek şu görüşlere yer verebiliriz. Öncelikle yaygın akademik literatüre de kaynak kitabımıza göre de çokkültürlülük, çokkültürücülük ve ırkçılığı, olması gereken açısından, yani genel-geçer ilkeleri temel alarak ya da “Nedir?”, “Ne içindir?” gibi öze ilişkin sorular sorarak değerlendirdiğini belirtelim. Her iki tür değerlendirme de bir bilgi ortaya koymayı amaçlar (s. 103). “Devlet nedir, Devlet ne içindir, Egemenlik kimde olmalıdır ve Kim hangi haklara sahip olmalıdır” sorularına cevap aradığı buna karşılık “Demokrasi neden en erdemli yönetim biçimidir ile demokrasi nedir ne değildir” sorularının siyaset felsefesine ait sorular değillerdir. Bu saptamaya bağlı olarak doğru cevabın “A” şıkkı olduğu görülür.
I, II ve V
I, II ve V
Soru 31
Aşağıdakilerden hangisi liberal demokrasinin ilkelerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Bireyi temel alır hak ve özgürlüklerin yaşanması savunulur
B
Avrupa Birliği’nin siyasi temelini liberal demokrasine ilişkin değerler oluşturur
C
Demokrasilerde hak ve özgürlüklerinin tümünü korumak, güçlendirmek temel alınır
D
Sivil toplumu, özel yaşamın dokunulmazlığını ya da bireyin özerkliği savunulur
E
Sosyal piyasa ekonomisini temel alır
Açıklama:
Sorunu cevabı için öncelikle liberal demokrasi ilkelerine genel olarak göz atalım. 1) Liberal demokrasi, bireyi temel alan, hak ve özgürlüklerin en geniş biçimde yaşanmasını savunan bir görüştür. 2. Bunun yanında, liberal demokrasi, çoğulculuğu, serbest piyasa ekonomisini, sivil toplumu, özel yaşamın dokunulmazlığını ya da bireyin özerkliğini ve karşılıklı hoşgörüyü de savunur ve vazgeçilmez görür. 3. Günümüzde çoğu Batı ülkesi liberal demokrasi anlayışından doğan çeşitli sistemlerle yönetilir, hatta Avrupa Birliği’nin siyasi temelini de bu demokrasi anlayışının temsil ettiği değerler oluşturur. 4. Demokrasi ile yönetilen toplumlarda, seçilmiş yöneticilerin, toplumun bütünü için refah seviyesini, bireysel hak ve özgürlüklerinin tümünü korumak, güçlendirmek ve geliştirmek gibi temel yükümlülükleri söz konusudur. Bu ilkelere bakıldığında, liberal demokrasinin çeldiricilerde verilen sosyal piyasa ekonomisini savunmadığı görülür bu nedenle doğru cevap ‘E’ şıkkıdır.
Sosyal piyasa ekonomisini temel alır
Sosyal piyasa ekonomisini temel alır
Soru 32
Amerika Birleşik Devletleri’nde kullanılan farklı ülkelerden göçen etnik azınlıkların yeni devletlerine uyum sağlamak üzere dillerini, kültürel değerlerini, yaşam tarzlarını terk etmelerine ve bunun karşılığında yeni bir ulusal kimlik kazanmalarına işaret eden tekkültürcü siyaset anlayışından kaynaklanan bir terim aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Eritme potası
B
Homojenleşme
C
Kültürleşme
D
Asimilasyon
E
Kültürel ayrımcılık
Açıklama:
Sorunun cevabı için çeldiricilerden hareket edilirse, ayrımcılığın bir ülke içinde farklı sosyal katman veya kültürler arasında ayrım yapılması karşılığında kullanıldığı görülür. Asimilasyon, bir topluluğun zaman içinde kendi kültürel değerlerini unutarak çoğunluğu oluşturan grubun dilini ve kültürel değerlerini benimseyerek dönüşmesi durumunun adıdır. Asimilasyon genellikle egemen toplumun birlikte yaşadıkları diğer topluluklara devlet eliyle bir dayatması ve zorlaması olurken, bazı durumlarda topluluklar herhangi bir dış baskı olmadan da asimile olabilmektedir. Hererojenleşme homojenleşme zıddı olup çok farklı değerleri ihtiva etmek anlamı taşır. Amerika Birleşik Devletleri’nde kullanılan farklı ülkelerden göçen etnik azınlıkların yeni devletlerine uyum sağlamak üzere dillerini, kültürel değerlerini, yaşam tarzlarını terk etmelerine ve bunun karşılığında yeni bir ulusal kimlik kazanmalarına işaret eden tekkültürcü siyaset anlayışından kaynaklanan bir terim ise eritme potasıdır. Buradan cevabın ‘A’ şıkkı
Soru 33
"Tek cinsten olma yerine çeşitliliğin, aynılık yerine farklılığın ve tek bir şey yerine çok sayıda şeyin önemini vurgulayan, metafizik bakımındansa, evrenin birden hatta ikiden fazla indirgenemeyen varlıktan meydana geldiğini savunan" görüş aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Çokkültürlülük
B
Çokkültürcülük
C
Çoğulculuk
D
Çokluk
E
Postmodernizm
Açıklama:
Bu ünitede ele alınan çokkültürlülük ve çokkültürcülük kavramlarının temelinde çoğulculuk (pluralism) görüşü yatmaktadır. Çoğulculuk, en genel tanımıyla, tek cinsten olma yerine çeşitliliğin, aynılık yerine farklılığın ve tek bir şey yerine çok sayıda şeyin önemini vurgulayan, metafizik bakımındansa, evrenin birden hatta ikiden fazla indirgenemeyen varlıktan meydana geldiğini savunan görüştür. Doğru cevap C'dir.
Soru 34
Aşağıdakilerden hangisi çokkültürlülüğün özelliklerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Tek bir devlet çatısı altında farklı dinlere, etnik gruplara, dillere ve kültürlere zemin hazırlamak toplumsal bütünlüğü zayıflatmaz, güçlendirir.
B
Çokkültürlülük olgusunun ve sorununun çıkış noktasını oluşturan kaynak, geçmişi Avrupa’daki toplumların tarihi kadar eski olan ve hâlen de önemli oranda varlığını devam ettiren yerli azınlıklardır.
C
İçinde birden fazla din, etnik grup gibi unsurlar bulunan tüm devlet ve toplumların kültürel çoğulculuğu benimsemeleri, siyaset ve insan hakları açısından da en iyi seçenektir.
D
Çokkültürlülük, kökeni ne olursa olsun, farklı kültürel geleneklerin eşitlik temelinde aynı toplumun üyeleri olarak yaşayabileceğini savunur.
E
Çokkültürlülük çeşitlilik olgusundan ziyade, birlik, tekdüzelik ve ortaklık vurgusu yapmaktadır.
Açıklama:
Çokkültürlülük, kökeni ne olursa olsun, farklı kültürel geleneklerin eşitlik temelinde aynı toplumun üyeleri olarak yaşayabileceğini savunur. Çokkültürlülük olgusunun ve sorununun çıkış noktasını oluşturan kaynak, geçmişi Avrupa’daki toplumların tarihi kadar eski olan ve hâlen de önemli oranda varlığını devam ettiren yerli azınlıklardır. Çokkültürlülük, yerli azınlıkların farklı kültürel geleneklerini koruyarak eşitlik temelinde aynı toplumun üyeleri olarak yaşayabileceğini savunur. Dolayısıyla çeşitlilik çokkültürlülüğün temellerinden biridir. Çokkültürlülük özü itibariyle toplumda her türlü tekdüzelik, birlik ve ortaklığı bozan “çeşitlilik” olgusuna vurgu yapmaktadır. Doğru cevap E'dir.
Soru 35
"Bir topluluğun zaman içinde kendi kültürel değerlerini unutarak çoğunluğu oluşturan grubun dilini ve kültürel değerlerini benimseyerek dönüşmesi durumunun adıdır. Genellikle egemen toplumun birlikte yaşadıkları diğer topluluklara devlet eliyle bir dayatması ve zorlaması olurken, bazı durumlarda topluluklar herhangi bir dış baskı olmadan çoğunluğun dilini ve kültürünü benimseyebilmektedir."
Yukarıda tanımlanan kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Yukarıda tanımlanan kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Çokkültürlülük
B
Asimilasyon
C
Çokkültürcülük
D
Radikal demokrasi
E
Etnik milliyetçilik
Açıklama:
Bir topluluğun zaman içinde kendi kültürel değerlerini unutarak çoğunluğu oluşturan grubun dilini ve kültürel değerlerini benimseyerek dönüşmesi asimilasyondur. Asimilasyonda genellikle egemen toplumun birlikte yaşadıkları diğer topluluklara devlet eliyle bir dayatması ve zorlaması olurken, bazı durumlarda topluluklar herhangi bir dış baskı olmadan çoğunluğun dilini ve kültürünü benimseyebilmektedir. Doğru cevap B'dir.
Soru 36
David Goldberg'e göre çokkültürcülüğün ortaya çıkmasında aşağıdakilerden hangisi en belirgin rolü oynamıştır?
Seçenekler
A
Tekkültürcülük
B
Kültürel ayrımcılık
C
Uluslararası pazar stratejileri
D
Ulus-devlet modeli
E
Azınlık rekabeti
Açıklama:
Çokkültürcülüğün ortaya çıkmasında en göze çarpan neden olarak, David Goldberg, tekkültürcülüğe (monoculturalism) işaret etmiştir. Goldberg’e göre, çokkültürcülüğün ortaya çıkmasına zemin hazırlayan, Batı Avrupa ve Kuzey Amerika’daki tekkültürcülük politikalarıdır. Doğru cevap A'dır.
Soru 37
Bünyesinde iki veya daha fazla kültürel topluluğu barındıran bir toplum kültürel çeşitliliğe iki şekilde tepki verebilir: Kültürel çeşitliliği olumlu karşılar, onu anlamak için merkeze koyar ve onun kendi varlığını sürdürmek üzere öne sürdüğü kültürel taleplere saygı duyar ya da bu toplulukları çoğunluk kültürü içinde eriterek asimile edebilir. Bu iki tepkiye verilen ad aşağıdaki seçeneklerin hangisinde sırasıyla verilmiştir?
Seçenekler
A
Ötekileştirme-asimilasyon
B
Radikal demokrasi-eritme potası
C
Liberal çokkültürcülük-radikal çokkültürcülük
D
Liberalizm-ırkçılık
E
Çokkültürcülük-monokültürcülük
Açıklama:
Çokkültürlü toplum bünyesinde iki veya daha fazla kültürel topluluğu barındıran bir toplumdur. Çokkültürlü toplum kültürel çeşitliliğe iki şekilde tepki verebilir: Kültürel çeşitliliği olumlu karşılar, onu anlamak için merkeze koyar ve onun kendi varlığını sürdürmek üzere öne sürdüğü kültürel taleplere saygı duyar ya da bu toplulukları çoğunluk kültürü içinde eriterek asimile edebilir.
Birinci durumda, yönelim ve etik olarak çokkültürcü, ikinci durumda ise mono-kültürcü olursunuz. Her iki durumda da çokkültürlü bir toplumda yaşıyorsunuz, ama bunlardan sadece biri çokkültürcüdür.
Doğru cevap E'dir.
Birinci durumda, yönelim ve etik olarak çokkültürcü, ikinci durumda ise mono-kültürcü olursunuz. Her iki durumda da çokkültürlü bir toplumda yaşıyorsunuz, ama bunlardan sadece biri çokkültürcüdür.
Doğru cevap E'dir.
Soru 38
"Bir grup insanın diğer insanlardan biyolojik, zihinsel ve/veya ahlâkî bakımlardan yalnızca farklı değil, daha iyi, daha üstün, daha yaratıcı, vb. olduğunu savunan ve bu savunmayı genetik köklere dayandıran siyasi anlayış" aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Asimilasyon
B
Tekkültürcülük
C
Eritme potası
D
Irkçılık
E
Ötekileştirme
Açıklama:
Toplumsal yaşamı biçimlendirmek için ırk kavramını temel alan ırkçılık, bir grup insanın diğer insanlardan biyolojik, zihinsel ve/veya ahlâkî bakımlardan yalnızca farklı değil, daha iyi, daha üstün, daha yaratıcı, vb. olduğunu savunan ve bu savunmayı genetik köklere dayandıran siyasi anlayıştır. Diğer seçeneklerde verilen kavramlar ırkçılık kapsamında yer alsalar da soruda verilen tanımı en geniş şekilde ele alan kavram ırkçılıktır. Doğru cevap D'dir.
Soru 39
Aşağıdakilerden hangisi etnosentrizmin sonuçlarından biri değildir?
Seçenekler
A
Farklı kültürleri değersizleştirmek
B
Kendi oluşturduğu kültür ve uygarlık çevresinin dışında kalan uygarlıkları küçümsemek
C
Kendi üstünlüğünü bilimsel açıdan temellendirecek malzeme bulma arayışına girmek
D
Asimilasyon eğilimi göstermek
E
Çokkültürcülük politikaları benimsemek
Açıklama:
Etnosentrizm, biyolojik-genetik temellerin ötesine geçerek halkları dil, din, kültür alanlarında da üstün-aşağı ayrımı eksenine oturtmaya çalışır. Bir grup insanın ya da halkın kendi ırk, din, dil, değer dizileri ve kültürlerinin diğer halklarınkinden üstün olmasının doğal olduğunu ve değerlendirme ölçütlerini koyması gerekenin üstün olan halk olması gerektiğini savunan yaklaşımdır. Dolayısıyla, etnosentrizmi benimseyen bir halkın çokkültürcülük politikalarını kabul etmesi beklenemez. Doğru cevap E'dir.
Soru 40
Aşağıdakilerden hangisi demokrasiyle uyuşmaz?
Seçenekler
A
Tekkültürcü anlayışı benimseyerek toplumda birliği güçlendirmek
B
Bireyin hak ve özgürlüklerini en geniş biçimde yaşamasını sağlamak
C
Serbest piyasa ekonomisini, sivil toplumu ve özel yaşamın dokunulmazlığını savunmak
D
Toplumun bütünü için refah seviyesini yükseltmek
E
Kültürel çeşitliliği korumak
Açıklama:
Demokrasi ve insan hakları küreselleşen bir talep ve aynı zamanda yerel kültürleri aşan bir olgudur. Liberal demokrasi bireysel hak ve özgürlükleri savunan, çoğulculuğu ve serbest piyasa ekonomisini destekleyen, toplumun bütünü için refah seviyesini yükseltmeyi amaçlayan bir anlayıştır. Demokrasiyle yönetilen günümüz toplumlarında çokkültürcülük de "olmazsa olmaz" bir siyaset anlayışı olarak demokrasiye eşlik eder. Dolayısıyla doğru cevap A'dır.
Soru 41
Demokrasi uygulamalarında temel alınan İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi hangi yıl kabul edilmiştir?
Seçenekler
A
1928
B
1938
C
1948
D
1958
E
1968
Açıklama:
Demokrasi uygulamalarında, 10 Aralık 1948 tarihinde Birleşmiş Milletler tarafından da kabul edilen ve tüm dünyaya duyurulan, hatta çağın gereksinimleri çerçevesinde sürekli yeni bildirgelerle desteklenen İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi temel alınır. Doğru cevap C'dir.
Soru 42
Çokkültürlülük, çokkültürücülük ve ırkçılığı, olması gereken açısından, yani genel-geçer ilkeleri temel alarak ya da “Nedir?”, “Ne içindir?” gibi öze ilişkin sorular sorarak değerlendiren anlayış aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Liberal demokrasi
B
Siyaset felsefesi
C
Çoğulculuk
D
Etnosentrizm
E
Antropoloji
Açıklama:
Siyaset felsefesi çokkültürlülük, çokkültürücülük ve ırkçılığı, olması gereken açısından, yani genel-geçer ilkeleri temel alarak ya da “Nedir?”, “Ne içindir?” gibi öze ilişkin sorular sorarak değerlendirir. Ne kadar yeni ya da çağdaş olursa olsun, çokkültürlülük, çokkültürcülük ve ırkçılıkla ilgili siyaset gündemini meşgul eden tüm soru ve sorunlar, siyaset felsefesi söz konusu olduğunda, “Nedir?” ya da “Ne içindir?” gibi yapısal sorulara indirgenerek veya insanın değerine ilişkin olması gerekenlere -yani genel geçer/evrensel ahlâk ilkelerine- indirgenerek, kısacası, olması gereken hakkında sağlam temelli bir bilgi ortaya konarak yanıtlanabilir. Doğru cevap B'dir.
Soru 43
............ tek cinsten olma yerine çeşitliliğin, aynılık yerine farklılığın ve tek bir şey yerine çok sayıda şetin önemini vurgulayan, metafizik bakımındansa, evrenin birden hatta ikiden fazla indirgemeyen varlıktan meydana geldiğini savunan görüştür.
Yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Seçenekler
A
Etnosentrizm
B
Çok kültürlülük
C
Çoğulculuk
D
Çeşitlilik
E
Çokkültürcülük
Açıklama:
Kısaca ve en genel anlamıyla çoğulculuk, tek cinsten olma yerine çeşitliliğin, aynılık yerine farklılığın ve tek bir şey yerine çok sayıda şeyin önemini vurgulayan, metafizik bakımındansa, evrenin birden hatta ikiden fazla indirgenemeyen varlıktan meydana geldiğini savunan bir görüştür. Doğru cevap C'dir.
Soru 44
Çok kültürcülüğün günümüzde en çok rastlanan iki uygulamam biçimi aşağıdakilerden hangisinde doğru bir şekilde verilmiştir?
Seçenekler
A
Sosyalist çokkültürcülük-Liberal çokkültürcülük
B
Radikal çokkültürcülük-Muhafazakar çokkültürcülük
C
Liberal çokkütürcülük-Muhafazakar çokkültürcülük
D
Liberal çokkültürcülük-Radikal çokkültürcülük
E
Sosyalist çokkültürcülük - Milliyetçi çokkültürcülük
Açıklama:
Çokkültürlülük ve çokkültürcülük terimlerinin her ikisinin de, İngilizcedeki karşılığı multiculturalism terimidir. Fakat Türk.ede bu iki farklı durumu ifade etmek üzere iki farklı terim kullanma ve iki farklı durumu ifade etme olanağı vardır. Çokkültürcülüğün günümüzde en çok rastlanan iki uygulama biçimi, liberal çokkültürcülük ve radikal çokkültürcülüktür. Doğru cevap D'dir.
Soru 45
Devletin kendisine bağlı topluluklar üzerinde ortak bir kültür politikasından söz etmenin mümkün olmadığı, her bir kültürün kendi siyasal haklarını ve kendi geleceğini belirleme ehliyetine sahip kılındığı, etnik-kültürel grupların topluma aidiyetlerini kolektif haklarını kullanmaktan vazgeçmeden tanımladığı çokkültürcülük türü aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Radikal çokkültürcülük
B
Muhafazakar çokkültürcülük
C
Milliyetçi çokkültürcülük
D
Sosyalist çokkültürcülük
E
Liberal çokkültürcülük
Açıklama:
Liberal çokkültürcülükte hukuksal, toplumsal ve siyasi ayrımcılığa yer yoktur ve insan haklarının doğru bir biçimde uygulanması, bunun sonucu olarak da kimliklerin korunması sağlanır. Radikal çokkültürcülükteyse, devletin kendisine bağlı topluluklar üzerinde ortak bir kültür politikasından söz etmek olanaksızdır. Bu modelde, her bir kültür kendi siyasal haklarına ve kendi geleceğini belirleme ehliyetine sahip kılınmıştır ve etnik-kültürel gruplar, topluma aidiyetlerini kolektif haklarını kullanmaktan vazgeçmeden tanımlarlar. Doğru cevap A'dır.
Soru 46
............ bir topluluğun zaman içinde kendi kültürel değerlerini unutarak çoğunluğu oluşturan grubun dilini ve kültürel değerlerini benimseyerek dönüşmesi durumunun adıdır.
Yukarıki boşluğa aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Yukarıki boşluğa aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Seçenekler
A
Eritme potası
B
Etnosentrizm
C
Tek kültürcülük
D
Asimilasyon
E
Çokkültürcülük
Açıklama:
Asimilasyon, bir topluluğun zaman içinde kendi kültürel değerlerini unutarak çoğunluğu oluşturan grubun dilini ve kültürel değerlerini benimseyerek dönüşmesi durumunun adıdır. Asimilasyon genellikle egemen toplumun birlikte yaşadıkları diğer topluluklara devlet eliyle bir dayatması ve zorlaması olurken, bazı durumlarda topluluklar herhangi bir dış baskı olmadan da asimile olabilmektedir. Doğru cevap D'dir.
Soru 47
Olan-olması gereken tartışması deneyci filozof ........... tarafından Is-ought question ifadesiyle dile getirilmiştir ve yüzyılımız etiğinin de hâlâ tartışma konularından birisidir.
Yukarıdaki boşluğa hangi ismin getirilmesi doğrudur?
Yukarıdaki boşluğa hangi ismin getirilmesi doğrudur?
Seçenekler
A
Jean Jacques Rousseau
B
David Hume
C
John Locke
D
John Stuart Mill
E
John Rawls
Açıklama:
Olan-olması gereken tartışması, İskoç deneyci filozof David Hume (1711- 1776) tarafından, Is-Ought Question ifadesiyle dile getirilmiştir, yüzyılımız etiğinin de hâlâ tartışma konularından biridir. Doğru cevap B'dir.
Soru 48
Bir grup insanın ya da halkın kendi ırk, dil, din, değer dizileri ve kültürlerinin diğer halklarınkinden üstün olmasının doğru olduğunu ve değerlendirme ölçütleri koyası gerekenin üstün olan halk olması gerektiğini öne süren yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Etnosentrizm
B
Faşizm
C
Tek kültürcülük
D
Irkçılık
E
Kültürcülük
Açıklama:
Irkçılıkla bağlantılı olarak g.rülen ve biyolojik-genetik temellerin ötesine geçerek halkları dil, din, kültür alanlarında da üstün-aşağı ayrımı eksenine oturtmaya çalışan etnosentrizm, bir grup insanın ya da halkın kendi ırk, din, dil, değer dizileri ve kültürlerinin diğer halklarınkinden üstün olmasının doğal olduğunu ve değerlendirme ölçütlerini koyması gerekenin üstün olan halk olması gerektiğini savunan yaklaşımdır. Doğru cevap A'dır.
Soru 49
Siyaset felsefesinin en temel sorunu aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Yönetim biçimleri
B
İnsan-toplum ilişkisi
C
Devletin varlığı ve varoluş amacı
D
Demokrasi ve insan hakları
E
Siyasal ideolojiler
Açıklama:
Siyaset felsefesinin iki temel sorusu olduğu kabul edilen “Kim hangi haklara sahip olacak?” ve “Egemenlik kimde olacak?” soruları, siyaset felsefesi için uygun bir başlangıç noktası oluşturur (Wolff 1996, s. 1). İlk soru toplumu meydana getiren yurttaşların birbirlerine karşı hak ve ödevlerinin dağılımı ve bu dağılımın dayandığı temellerle ilgiliyken, ikinci soru siyasal egemenliğin nasıl düzenlenmesi gerektiğiyle ilgilidir. Bu iki soru, aslında devletin varlığıyla ilgili temel sorundan doğan, yani “Devlet nedir?” ya da “Devlet ne içindir?” sorusuna indirgenebilecek sorulardır. Bu durumda siyaset felsefesinin en temel sorununun, devletin varlığı ve varoluş amacı sorunu olduğunu söyleyebiliriz. Doğru cevap C'dir.
Soru 50
Aşağıdaki kavramlardan hangisi ana hatlarıyla diğer kavramlardan farklılaşmaktadır?
Seçenekler
A
Asimilasyon
B
Çokkültürlülük
C
Etnosentrizm
D
Ötekileştirme
E
Irkçılık
Açıklama:
Çokkültürlülük dışında kalan kavramlar, özellikle ötekiyi, azınlıkta olanı ve farklı olanı ötekileştirmeye, aşağılamaya ve hor görmeye, çoğunlukta olanı veya baskın olanı ise yüceltmeye, ön plana çıkarmaya dayalı uygulamaları işaret etmektedir. Çokkültürlülük ise tek cinsten olma yerine çeşitliliği, aynılık yerine farklılığı ve tek bir şey yerine çok sayıda şeyin önemini vurgulamaktadır. Doğru cevap B'dir.
Soru 51
David Goldberg'e göre çokkültürcülüğün öne çıkmasında en göze çarpan neden aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Irkçılık
B
Asimilasyon
C
Faşizm
D
Eritme potası
E
Tekkültürcülük
Açıklama:
Çokkültürcülüğün ortaya çıkmasında en göze çarpan neden olarak, David Goldberg, tekkültürcülüğe (monoculturalism) işaret etmiştir. Goldberg’e göre, çokkültürcülüğün ortaya çıkışına zemin hazırlayan, Batı Avrupa ve Kuzey Amerika’daki tekkültürcülük politikalarıdır (a.y.). Tekkültürcülükle varılmak istenen hedef, etnik kökeni farklı olan göçmenleri asimile ederek bir potada eritmek olmuştur; bu da kademeli olarak “öteki”nin yok edilmesine kadar uzaması öngörülen bir süreçtir (a.y., s. 8-10). Bu asimilasyoncu bakış açısı, liberal demokrasinin idealleriyle yaşanan toplum gerçekliği arasındaki farkı kapatamadığı gibi, belli etnik grupları, fiziksel-kültürel özelliklerinden dolayı, toplumun temel görüşlerinde asimile etmeyi de başaramamış, yani en temel hedefine ulaşmakta yetersiz kalmıştır. Doğru cevap E'dir.
Soru 52
Latincede aklın hesap yapan, çıkarımlarda bulunan ve ilişkiler kuran çözümleyici yönüne işaret eden bir terim olan ve modern felsefede bilginin en temel kaynağının akıl olduğunu savunan akılcılık yaklaşımının kökenini oluşturan kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Ras
B
Ratio
C
Uruk
D
Sensum
E
Notitia
Açıklama:
Ratio, Latincede aklın hesap yapan, çıkarımlarda bulunan ve ilişkiler kuran çözümleyici yönüne işaret eden bir terimdir ve modern felsefede bilginin en temel kaynağının akıl olduğunu savunan akılcılık (rationalism) yaklaşımının kökenini oluşturur. Doğru cevap B'dir.
Soru 53
Her bir kültürün kendi siyasal haklarına ve kendi geleceğini belirleme ehliyetine sahip kılındığı ve etnik-kültürel grupların, topluma aidiyetlerini kolektif haklarını kullanmaktan vazgeçmeden tanımladığı akım aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Çokkültürlülük
B
Liberal çokkültürcülük
C
Radikal çokkültürcülük
D
Irkçılık
E
Tekkültürcülük
Açıklama:
Radikal çokkültürcülüktey, devletin kendisine bağlı topluluklar üzerinde ortak bir kültür politikasından söz etmek olanaksızdır. Bu modelde, her bir kültür kendi siyasal haklarına ve kendi geleceğini belirleme ehliyetine sahip kılınmıştır ve etnik-kültürel gruplar, topluma aidiyetlerini kolektif haklarını kullanmaktan vazgeçmeden tanımlarlar. Doğru cevap C'dir.
Soru 54
Samuel Huntington'a göre medeniyetler çatışması hangi temelde gerçekleşecektir?
Seçenekler
A
Din
B
Etnik köken
C
Ekonomik sınıf
D
Cinsiyet
E
Doğu - Batı
Açıklama:
Bölücülüğe varan etnik ve toplumsal çatışmalardaki artış ve Samuel Huntington’ın din eksenli olacağı kehânetinde bulunduğu Medeniyetler Çatışması tezi, çokkültürcülüğe karşı eleştirel ve şüpheci bir tavır alanların sıklıkla başvurdukları gerekçelendirme araçlarıdır. Doğru cevap A'dır.
Soru 55
I. Toplumda azınlık kabul edilen grupları toplum içinde özgün kılan çeşitli karakteristikleri, toplumsal bütünlüğün sürekliliği adına korumak ve geliştirilmelerini teşvik etmek gerekir.
II. Tek bir devlet çatısı altında farklı dinlere, etnik gruplara, dillere, kültürlere, hatta özerk yönetim bölgelerine ve işlevsel birimlerin çokluğuna zemin hazırlamak toplumsal bütünlüğü zayıflatır.
III. İçinde birden fazla din, etnik grup gibi unsurlar bulunan tüm devlet ve toplumların kültürel çoğulculuğu benimsemeleri, insan hakları açısından olumsuz sonuçlar doğurur.
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri kültürel çoğulculuğun savlarındandır?
II. Tek bir devlet çatısı altında farklı dinlere, etnik gruplara, dillere, kültürlere, hatta özerk yönetim bölgelerine ve işlevsel birimlerin çokluğuna zemin hazırlamak toplumsal bütünlüğü zayıflatır.
III. İçinde birden fazla din, etnik grup gibi unsurlar bulunan tüm devlet ve toplumların kültürel çoğulculuğu benimsemeleri, insan hakları açısından olumsuz sonuçlar doğurur.
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri kültürel çoğulculuğun savlarındandır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve II
E
II ve III
Açıklama:
Kültürel çoğulculuğa göre;
Toplumda azınlık kabul edilen grupları toplum içinde özgün kılan çeşitli karakteristikleri, toplumsal bütünlüğün sürekliliği adına korumak ve geliştirilmelerini teşvik etmek gerekir. Bunu da toplumda daha güçlü konumda olan çoğunluğun üstlenmesi önemlidir.
Tek bir devlet çatısı altında farklı dinlere, etnik gruplara, dillere, kültürlere, hatta özerk yönetim bölgelerine ve işlevsel birimlerin çokluğuna zemin hazırlamak toplumsal bütünlüğü zayıflatmaz, güçlendirir. Böylelikle bu ilkeyi benimseyen ve uygulayan devletlerde çokkültürlülük ya da kültürel çoğulculuk, bir durum betimlemesi olur.
İçinde birden fazla din, etnik grup gibi unsurlar bulunan tüm devlet ve toplumların kültürel çoğulculuğu benimsemeleri, siyaset açısından da insan haklarının korunup güçlendirilmesi açısından da en iyi seçenektir.
Doğru cevap A'dır.
Toplumda azınlık kabul edilen grupları toplum içinde özgün kılan çeşitli karakteristikleri, toplumsal bütünlüğün sürekliliği adına korumak ve geliştirilmelerini teşvik etmek gerekir. Bunu da toplumda daha güçlü konumda olan çoğunluğun üstlenmesi önemlidir.
Tek bir devlet çatısı altında farklı dinlere, etnik gruplara, dillere, kültürlere, hatta özerk yönetim bölgelerine ve işlevsel birimlerin çokluğuna zemin hazırlamak toplumsal bütünlüğü zayıflatmaz, güçlendirir. Böylelikle bu ilkeyi benimseyen ve uygulayan devletlerde çokkültürlülük ya da kültürel çoğulculuk, bir durum betimlemesi olur.
İçinde birden fazla din, etnik grup gibi unsurlar bulunan tüm devlet ve toplumların kültürel çoğulculuğu benimsemeleri, siyaset açısından da insan haklarının korunup güçlendirilmesi açısından da en iyi seçenektir.
Doğru cevap A'dır.
Soru 56
Olan - olması gereken tartışmasını dile getiren İskoç düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
David Hume
B
Immanuel Kant
C
Karl Popper
D
Thomas Kuhn
E
John Locke
Açıklama:
Olan-olması gereken tartışması, İskoç deneyci filozof David Hume (1711- 1776) tarafından, Is-Ought Question ifadesiyle dile getirilmiştir, yüzyılımız etiğinin de hâlâ tartışma konularından biridir. Doğru cevap A'dır.
Soru 57
Irk sözcüğünün kökeni olduğu da ileri sürülen, Arapça "ras" sözcüğü ne anlama gelmektedir?
Seçenekler
A
Kabile şefi
B
Üstün
C
İnsan
D
Millet
E
Soy
Açıklama:
Arapçada ras, “kafa”, “kabile şefi” anlamlarında kullanılır ve Geiss’a göre Batı dillerinde ırk anlamına gelen raza, raca, rasse, race gibi sözcükler de bu temele dayanır. Doğru cevap A'dır.
Soru 58
Türlerin Kökeni adlı eserin sahibi İngiliz biyolog aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Charles Darwin
B
Karl Marx
C
Thomas Hobbes
D
John Locke
E
Niklas Luhmann
Açıklama:
19. yüzyılda İngiliz biyolog Charles Darwin’in Türlerin Kökeni adlı yapıtında doğal seçilim ileri sürülmüştür. Doğru cevap A'dır.
Soru 59
Anadilde eğitim talebi aşağıdaki düşüncelerden hangisinde ön plana çıkar?
Seçenekler
A
Çokkültürcülük
B
Tekkültürcülük
C
Irkçılık
D
Sosyalizm
E
Faşizm
Açıklama:
Anadilde eğitim talebi farklı dillerin devlet tarafından tanınmasını öngörür. Bu açıdan çoğulcu bir söyleme tekabül eder. Dolayısıyla ilgili talebin çokkültürcülük kapsamına girdiği söylenebilir. Doğru cevap A'dır.
Soru 60
- Devletin piyasaya yoğun müdahalesi
- Sivil toplumun önemsenmesi
- Üretim araçları üzerinde özel mülkiyetin reddi
Seçenekler
A
Yalnız II
B
I ve II
C
I ve III
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Liberal demokrasi, çoğulculuğu, serbest piyasa ekonomisini, sivil toplumu, özel yaşamın dokunulmazlığını ya da bireyin özerkliğini ve karşılıklı hoşgörüyü de savunur ve vazgeçilmez görür. Bu doğrultuda devletin piyasaya müdahalesini olumlamaz ve üretim araçları üzerinde özel mülkiyeti kabul eder. Doğru cevap A'dır.
Soru 61
Aşağıdaki kavramlardan hangisi diğerlerine zıt bir görüşe gönderme yapar?
Seçenekler
A
Etnosentrizm
B
Çoğulculuk
C
Çokkültürlülük
D
Demokrasi
E
İnsan hakları
Açıklama:
Irkçılıkla bağlantılı olarak görülen ve biyolojik-genetik temellerin ötesine geçerek halkları dil, din, kültür alanlarında da üstün-aşağı ayrımı eksenine oturtmaya çalışan etnosentrizm, bir grup insanın ya da halkın kendi ırk, din, dil, değer dizileri ve kültürlerinin diğer halklarınkinden üstün olmasının doğal olduğunu ve değerlendirme ölçütlerini koyması gerekenin üstün olan halk olması gerektiğini savunan yaklaşımdır. Bu anlamıyla diğer şıklarla ters bir düşünceye atıf yapar. Doğru cevap A'dır.
Soru 62
Toplum yaşamının ve siyasetin temelini dayandırdığı asabiyet kavramının soy ve neden asabiyeti olarak iki farklı biçimde anlaşılabileceğini ileri süren, Mukaddime adlı eserin sahibi aşağıdaki düşünürlerden hangisidir?
Seçenekler
A
İbn Haldun
B
İbn Sina
C
Nizamülmülk
D
Farabi
E
Biruni
Açıklama:
Mukaddime’de dünya çapında yankı uyandıran bir tarih felsefesinin temellerini atan İbn Haldun (1332-1406), toplum yaşamının ve siyasetin temelini dayandırdığı asabiyet kavramının soy ve neden asabiyeti olarak iki farklı biçimde anlaşılabileceğini, toplumların uygarlık düzeyinin bu asabiyet türlerinden hangisine daha fazla önem verdikleriyle ilişkili olarak belirlenebileceğini savunur. Doğru cevap A'dır.
Ünite 6
Soru 1
I. Dil birliği
II. Tarih birliği
III. Ortak kültür
IV. Ortak özgün yaşam
V. Toplumsal yaşam deneyimi
Yukarıda verilenlere göre aşağıdakilerden hangisinde Giambattista Vico’dan beri genelde ulus tanımı ve bir topluluğun ulus olabilmesi için aranan nitelikleri en doğru ve kapsamlı biçimde ifade edilmektedir?
II. Tarih birliği
III. Ortak kültür
IV. Ortak özgün yaşam
V. Toplumsal yaşam deneyimi
Yukarıda verilenlere göre aşağıdakilerden hangisinde Giambattista Vico’dan beri genelde ulus tanımı ve bir topluluğun ulus olabilmesi için aranan nitelikleri en doğru ve kapsamlı biçimde ifade edilmektedir?
Seçenekler
A
I, II ve III
B
I, III ve IV
C
I, II, III ve IV
D
I, III, IV ve V
E
I, II, III, IV ve V
Açıklama:
Soruya doğru cevabı vermek için ulus-devlet nedir sorusuna bakmak gerekir. Bu noktada yüzyıllardır kabul gören ulus millet tanımı ya da betimlemesi bulunmaktadır. Genellikle tüm öğretim kademelerinde sosyolojiden felsefeye sosyal bilgilerden hayat bilgisi derslerine kadar tekrar edilen bir tanımlama Giambattista Vico’dan kalan hala önemli ölçüde kabul gören betimlemeye göre bir topluluğun ulus olabilmesi için şu koşullara ihtiyaç bulunmaktadır. Kılavuz kitabımızın ‘Giriş - Ulus-devlet Nedir, küreselleşme nedir?’ başlıklı bölümünde 111. sayfasında bu durum şu biçimde ifade edilmektedir. Ulus-devletin ortaya çıkması için öncelikle ortak kökenden gelen ve aynı dili konuşan, aynı tarihe ve kültüre, ortak bir özgün yaşam biçimine sahip bir halkın/insan topluluğunun, yani ulusun varlığından söz edebilmemiz gerekir. Giambattista Vico’dan bu yana, bir halkın diline, kültürüne ve toplu yaşam deneyimine özgün kimlik kazandıran unsurların toplamına işaret eden “ulusal karakter” terimi, ulus olman
- I, II, III, IV ve V
Soru 2
I. Küreselleşme modernleşmenin bir parçasıdır
II. Küreselleşme sadece ekonomik tek pazar meselesidir
III. Yirminci yüzyılın son çeyreğinde kendini göstermiştir
IV. Sosyalist devletlerin yıkılmasıyla ortaya daha belirgin biçimde çıkmıştır
V. İki kutuplu dünyadan sonra tek kutuplu kültür dünyasıdır
VI. Küreselleşme sadece siyasal kültür meselesidir
Yukarıda verilenlere göre aşağıdakilerden hangisinde küreselleşmenin nitelikleri en doğru ve kapsamlı biçimde ifade edilmektedir?
II. Küreselleşme sadece ekonomik tek pazar meselesidir
III. Yirminci yüzyılın son çeyreğinde kendini göstermiştir
IV. Sosyalist devletlerin yıkılmasıyla ortaya daha belirgin biçimde çıkmıştır
V. İki kutuplu dünyadan sonra tek kutuplu kültür dünyasıdır
VI. Küreselleşme sadece siyasal kültür meselesidir
Yukarıda verilenlere göre aşağıdakilerden hangisinde küreselleşmenin nitelikleri en doğru ve kapsamlı biçimde ifade edilmektedir?
Seçenekler
A
I, II, III ve IV
B
I, II, IV ve V
C
I, III, IV ve V
D
I, II, III ve V
E
II, III, IV ve VI
Açıklama:
Küreselleşmenin değişik tanımları yapılabilir. Yine küreselleşmenin nitelikleri çok boyutlu sıralanabilir. Kaynak kılavuz kitabımıza dönersek şu bilgileri özetleyebiliriz. Küreselleşme, geride bıraktığımız yüzyılın son çeyreğinde ortaya çıkan ve bu çağ dönümünün büyük ölçekli değişmelerini nitelemekte sıklıkla başvurulan kavramların başında gelir. Günümüzde küreselleşmenin, yaşadığımız çağın düşünsel iklimine âdeta damgasını vurduğu ve onunla ilişki kurulmadan yapılan açıklama tarzlarını kusurlu, hatta geçersiz bırakacak bir söylem gücüne eriştiği söylenebilir. Genelde değişik felsefe, ekonomi ve siyaset bilimi eserlerinde de verilen tanımların ortak noktaları şu biçimdedir. Küreselleşme, modernleşme sürecinin bir parçası ve uzantısı olarak, özellikle yirminci yüzyılın son çeyreğinde ve Avrupa’daki sosyalist-komünist rejimlerin birer birer ortadan kalkmasından sonra tek kutuplu bir dünyada ortaya çıkan kültürel sistemin, dünyanın tek bir bütün halinde yeniden yapılandırılması sürecinin adıdır. Bu noktal
- I, III, IV ve V
Soru 3
Aşağıdakilerden hangisi çağdaş anlamda ulus-devlet için yanlıştır?
Seçenekler
A
Ulus-devlet, sadece aynı ırka dahil insanlarca oluşan bir birlikteliktir
B
Ulus-devletin oluşumu Fransız Devrimin bir ürünüdür
C
Ulus-devletin oluşumu Endüstri Devrimin bir ürünüdür
D
Ulus-devletin ilk doğduğu coğrafya Fransa, İtalya Almanya’dır.
E
Ulus-devlet Aydınlanma’nın bir ürünüdür
Açıklama:
Ulus-devlet oluşumunu kavramak için şu saptamalara dikkat çekmek gerekir. Bugün ulus-devlet kavramının ve günümüzdeki ulus-devletlerin, on sekizinci yüzyılda Avrupa toplumlarında gerçekleşen Aydınlanma, Fransız Devrimi ve Endüstri Devrimi’nin sonucu olduğu, ortalama bir ilk ve orta öğrenim görmüş hemen herkesin bildiği tarihsel bir gerçekliktir. İlk olarak doğduğu coğrafyada Fransa, İtalya, Almanya ile başlayıp daha sonra diğer orta ve doğu Avrupa ülkelerine yayılan ulus-devletler, İkinci Dünya Savaşı’nın sona erdiği 1945 ve sonrasında Asya’da ve Afrika’da da ortaya çıkmıştır. Aydınlanma sırasında olgunlaşan ve Fransız Devrimi sonrasında Avrupa toplumlarında yaygınlaşarak benimsenen laik, demokratik ve nisbeten eşitlikçi bir anlayış temeli üzerinde yükselen ulus-devlet, Ortaçağ’daki derebeyliklerden ve Yeniçağ’da tekrar güçlenmeye başlayarak merkezî otoriteler kurmayı başaran krallıklardan farklı olarak, aynı dinden, aynı kavimden ya da aynı krallığın tebâsı olmaktan farklı bir bilincin
Ulus-devlet, sadece aynı ırka dahil insanlarca oluşan bir birlikteliktir
Ulus-devlet, sadece aynı ırka dahil insanlarca oluşan bir birlikteliktir
Soru 4
I. Ayrı yaşayan etnik grupların komşu bölgelere, soylara yayılarak
II. Ayrı yaşayan etnik grupların komşu alt-kültürlere, dil ve din topluluklarına yayılarak
III. Ayrı yaşayan etnik grupların komşu dil ve din topluluklarına yayılarak;
IV. Alt-halkların devlet politikalarının da kısmen yardımıyla asimile edilmeleri
V. Göçe zorlama kanlı saflaştırma yeni azınlıkların baskı altına alınmasıyla
Yukarıda verilenlere göre aşağıdakilerden hangisinde Jürgen Habermas’ın ulus-devletin oluşumuyla ilgili görüşleri en doğru ve kapsamlı biçimde ifade edilmektedir?
II. Ayrı yaşayan etnik grupların komşu alt-kültürlere, dil ve din topluluklarına yayılarak
III. Ayrı yaşayan etnik grupların komşu dil ve din topluluklarına yayılarak;
IV. Alt-halkların devlet politikalarının da kısmen yardımıyla asimile edilmeleri
V. Göçe zorlama kanlı saflaştırma yeni azınlıkların baskı altına alınmasıyla
Yukarıda verilenlere göre aşağıdakilerden hangisinde Jürgen Habermas’ın ulus-devletin oluşumuyla ilgili görüşleri en doğru ve kapsamlı biçimde ifade edilmektedir?
Seçenekler
A
I, II ve III
B
I, III ve IV
C
I, II, III ve IV
D
I, III, IV ve V
E
I, II, III, IV ve V
Açıklama:
Sorunun çözümü için önce Jürgen Habermas’ın ulus-devletin oluşumuyla ilgili görüşlerine bir bakalım. Kaynak kitabımızın 113’üncü sayfasından konuyla ilgili olarak öne çıkanları şu biçimde özetlemek mümkündür. Jürgen Habermas’a göre ulus-devletler şu üç biçimde gerçekleşmiştir. Birinci olarak birbirinden ayrı yaşayan etnik grupların komşu bölgelere, soylara, alt-kültürlere, dil ve din topluluklarına yayılarak; İkincisi halkların ya da bir toplumun ayrılmaz parçası kabul edilebilecek alt-halkların devlet politikalarının da kısmen yardımıyla asimile edilmeleri, baskı altına alınmaları ya da marjinalleştirilmeleri pahasına; Üçüncüsü kanlı saflaştırma töreleriyle ve yeni azınlıkların sürekli baskı altına alınması yoluyla 2. biçimde ortaya çıkan ulus-devlet modelinin, homojen bir halka dayanmamasına karşın, böyle bir homojen toplumu yapay olarak meydana getirmeyi hedeflediğini savunur ve böyle bir ulus-devlet modeli için demokrasiden uzaklaşma olasılığına dikkat çeker. Habermas’ın 3. model olarak dile geti
- I, II, III, IV ve V
Soru 5
Jürgen Habermas’a göre ulus-devlet kavramının içinde bulundurduğu ikilem aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Bir tarafta dil birliği diğer tarafta etnik birlikteliği
B
Bir tarafta dil birliği diğer tarafta din birlikteliği
C
Bir tarafta hukuk diğer tarafta yerellik ve biriciklik
D
Bir tarafta din birliği diğer tarafta mezhep farklılıkları
E
Bir tarafta laik birliktelik diğer tarafta demokrasinin zorlukları
Açıklama:
Sorunun çözümü için önce Jürgen Habermas’ın bu konuda kaynak kitabımızda sayfa 113’te verilen görüşlerine bir göz atalım. Habermas’a göre ulus-devlet kavramının içinde barındırdığı ikilemle açıklanabilir. İkilemin bir yanında eşitlikçi bir hukuk toplumunun evrenselciliği, diğer yanındaysa tarihteki yazgıları ortak olan bir toplumun yerelliği ve biricikliği bulunmaktadır. Bu noktada çeldiricilere dönersek, cevabın “C” şıkkında olduğu görülür.
Bir tarafta hukuk diğer tarafta yerellik ve biriciklik
Bir tarafta hukuk diğer tarafta yerellik ve biriciklik
Soru 6
Küreselleşme ex nihilo -yani hiçten- ortaya çıkmıştır ve aslında Batı medeniyetinin dünyayı yeniden biçimlendirme istencinin ve bu doğrultudaki girişimlerinin tarihsel bir sonucudur’ biçiminde betimleyen aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Karl Marks
B
Roland Robertson
C
Jürgen Habermas
D
Anthony Giddens
E
Immanuel Kant
Açıklama:
Sorunun çözümü için kaynak kitaptan önce şu noktalara dikkat çekmeliyiz. Sorunun cevabının Karl Marks olmadığı sınıfçı bir yaklaşım olmaması nedeniyle doğrudan devre dışı bırakılmalıdır. Habermas bu konu ile ilgilenmediğini Habermas genelde etnik boyut, kültür ve politik noktalara ele aldığını bilmekteyiz. Bu noktada Immanuel Kant ise bilgi edinimiyle ilgili çalışmaları ile dikkat çektiğini vurgulayalım. Giddens ise yakın dönem sosyologlarından olup kapitalizm ve küreselleşme boyutlarına ilişkin çalışmalarıyla bilinmektedir. O zaman ‘Küreselleşme ‘ex nihilo’ -yani hiçten- ortaya çıkmıştır ve aslında Batı medeniyetinin dünyayı yeniden biçimlendirme istencinin ve bu doğrultudaki girişimlerinin tarihsel bir sonucudur’ sözü Roland Robertson’a ait olduğu görülmektedir. Bu nedenle doğru cevap “B” şıkkı olarak belirlenmektedir.
Soru 7
I. Küreselcilere göre küreselleşme hiçbir olumsuzluğu olmayan kurtuluş çaresidir
II. Marksist ideologlara göre küreselleşme bir tür yeni sömürgeleştirmedir
III. Dönüşümcü söylem küreselleşmeye değiştiremiyorsan ayak uydurmalıyız
IV. Sosyalist devletlerin yıkılmasının küreselleşmeyle ilişkisi yoktur
V. Sosyalist gruplara göre küreselleşme politik ideolojik bir projedir
VI. Dönüşümcülere göre küreselleşmeye müdahale etmek mümkün değildir
Yukarıda verilenlere göre aşağıdakilerden hangisinde küreselleştirme konusunda farklı yaklaşımların küreselleşmenin genel niteliklerine ilişkin görüşleri en doğru ve kapsamlı biçimde ifade edilmektedir?
II. Marksist ideologlara göre küreselleşme bir tür yeni sömürgeleştirmedir
III. Dönüşümcü söylem küreselleşmeye değiştiremiyorsan ayak uydurmalıyız
IV. Sosyalist devletlerin yıkılmasının küreselleşmeyle ilişkisi yoktur
V. Sosyalist gruplara göre küreselleşme politik ideolojik bir projedir
VI. Dönüşümcülere göre küreselleşmeye müdahale etmek mümkün değildir
Yukarıda verilenlere göre aşağıdakilerden hangisinde küreselleştirme konusunda farklı yaklaşımların küreselleşmenin genel niteliklerine ilişkin görüşleri en doğru ve kapsamlı biçimde ifade edilmektedir?
Seçenekler
A
I, II, III ve IV
B
I, II, IV ve V
C
I, III, IV ve V
D
I, II, III ve V
E
II, III, IV ve VI
Açıklama:
Soruda kaynak kitabımıza bağlı kalınarak küreselleşmeye ilişkin üç değişik yaklaşımın görüşlerine yer verilmiştir. Bunlardan birincisi, Küreselciler ya da küreselleşmeciler, küreselleşmenin getirdikleri hakkında deyim yerindeyse bir “toz pembe tablo” çizerler. Bu yaklaşıma göre, küreselleşme, dünya insanlığının belki de tek kurtuluş aracıdır ve insanlık için gelecek güzel günlerin habercisidir. Marksist eğilimli sol-sosyalist akademik ve siyasî çevrelere göre, küreselleşme şüpheyle yaklaşılması gereken bir tür sömürgeleştirme aracıdır. Bu yaklaşıma göre küreselleşmenin amacı, önce ekonomik sonra da toplumsal ve siyasi alanda küresel sermayenin çıkarları doğrultusunda dünyayı tek tipleştirmektir. Dönüşümcü söylemin karşıt görüşler arasında uzlaşma arayışı kılıfı altında açıkça dillendirmediği fakat insanlardan kabul etmesini beklediği yaklaşım, “Dünyayı değiştirecek gücün yoksa, değişime ayak uydurmaktan başka çaren de yok demektir” biçiminde dile getirilebilir. Buradan hareketle (I) Küreselcilere göre kü
- I, II, III ve V
Soru 8
I. Devletin küçültülmesi
II. Serbest ticaretin teşvik edilmesi
III. Kamusallaştırmalara ivedilikle yer verilmesi
IV. Bürokratik engellerin azaltılması
V. Devletin ekonominin lokomotifi olması
VI. Şirket yapılanmalarının artması
Yukarıda verilenlere göre aşağıdakilerden hangisinde küreselleşmenin ulus-devletlere ve milliyetçiliğe karşı savunduğu argümanları en doğru ve kapsamlı biçimde ifade edilmektedir?
II. Serbest ticaretin teşvik edilmesi
III. Kamusallaştırmalara ivedilikle yer verilmesi
IV. Bürokratik engellerin azaltılması
V. Devletin ekonominin lokomotifi olması
VI. Şirket yapılanmalarının artması
Yukarıda verilenlere göre aşağıdakilerden hangisinde küreselleşmenin ulus-devletlere ve milliyetçiliğe karşı savunduğu argümanları en doğru ve kapsamlı biçimde ifade edilmektedir?
Seçenekler
A
I, II, III ve IV
B
I, II, IV ve V
C
I, II, IV ve VI
D
II, III, IV ve V
E
III, IV, V ve VI
Açıklama:
Sorunun çözümü için soru kökünde verilenlerden hareket edelim. Verilenlerden (I) Devletin küçültülmesi, (II) Serbest ticaretin teşvik edilmesi, (IV) Bürokratik engellerin azaltılması ve (VI) Şirket yapılanmalarının artması küreselleşmenin ulus-devletlere ve milliyetçiliğe karşı savunduğu argümanlardır. Buna karşılık (V) Devletin ekonominin lokomotifi olması ile (III) Kamusallaştırmalara ivedilikle yer verilmesi küreselleşmenin ulus-devletlerden istemedikleridir. Bu nedenle doğru cevabın “C” şıkkı olduğu çıkarılır.
I, II, IV ve VI
I, II, IV ve VI
Soru 9
Küreselleşme insanı olumsuzluklara sürüklediği hep savunulmuştur. Bu konuda sıklıkla ifade edilen bir görüşte şu biçimde özetlenir. Yirminci yüzyılın ikinci yarısından itibaren adım adım küreselleşmeyi hazırlayan ve bunu bir siyasi model olarak ön plana çıkaran Batı, insanın araç gibi kullandığı, nesneleştirildiği, insan ve kişi değersizleştirmektedir. Daha çok İoanna Kuçuradi tarafından dile getirilen kimi siyaset ve genel felsefi çalışmalarında da ifade edilen bu görüşe literatürde kullanılan kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Olması gereken
B
Sıfırlar toplamı
C
Global sonuç
D
Kültürel gelişim
E
Küresel paradigma
Açıklama:
Sorunun çözümü için konuyla ilgili bilgileri önce bir gözden geçirelim. Genel olarak gerek siyaset felsefesi gerek genel felsefi bağlamda tartışılan konu küreselleşmeye olumlu ve olumsuzluk yükleyen iki temel görüş ile bunları dengeleyen üçüncü bir yaklaşım bulunmaktadır. Olumsuz görüşe göre küreselleşme ve Batı, insanın araçlaştırıldığı, nesneleştirildiği, insan ve kişi değerinin bir sıfırlar toplamı’na indirgendiği, kısacası insanın kendi içinde bir amaç olmaktan tamamen çıkarıldığı bir dünyanın da hazırlayıcısı olmuştur denilmektedir. Küreselleşme karşıtı bu görüş İoanna Kuçuradi tarafından bu sıfırlar toplamı kavramı ile açıklanmaktadır. Bu nedenle sorunun doğru cevabı “B” şıkkıdır.
Soru 10
I. Ülkelerin tümüyle küresel ekonomiye açılması gerekliliktir
II. Ortaya konulan değerler insanın mutluluğunu amaçlamalıdır
III. Kimi dini değerler reforma edilerek insanlığa barışçıl yaklaşılmalıdır
IV. Ulusal çıkar vb adına yapılan ayrımcılıklar kaldırılmalıdır
V. Bencillik değil; insan hakları, eşitlikçi ve insancıl değerler önemsenmelidir
VI. İnsanlara Kant’ın pratik buyruk anlayışa göre değil amaçlı yaklaşılmalıdır
Yukarıda verilenlere göre aşağıdakilerden hangisinde küresel etik anlayışının egemen olması için olması gerekenler en doğru ve kapsamlı biçimde ifade edilmektedir?
II. Ortaya konulan değerler insanın mutluluğunu amaçlamalıdır
III. Kimi dini değerler reforma edilerek insanlığa barışçıl yaklaşılmalıdır
IV. Ulusal çıkar vb adına yapılan ayrımcılıklar kaldırılmalıdır
V. Bencillik değil; insan hakları, eşitlikçi ve insancıl değerler önemsenmelidir
VI. İnsanlara Kant’ın pratik buyruk anlayışa göre değil amaçlı yaklaşılmalıdır
Yukarıda verilenlere göre aşağıdakilerden hangisinde küresel etik anlayışının egemen olması için olması gerekenler en doğru ve kapsamlı biçimde ifade edilmektedir?
Seçenekler
A
I, II, III ve IV
B
I, II, IV ve V
C
I, II, IV ve VI
D
II, III, IV ve V
E
III, IV, V ve VI
Açıklama:
Sorunun çözümü için konuyla ilgili bilgileri önce bir gözden geçirelim. Küresel etik savunucuları küreselleşmenin olumsuzluklarının ötelenmesi için yeni bir anlayışa ihtiyaç duyulduğunu ifade ederler. Buna kısaca küresel etiği olanaklı kılacak olması gerekenler de dinilebilir. Bu amaçla kaynak kitabımızın 118. Sayfasında konu genişçe tartışılmaktadır. Oradan aktararak önerilen yol anlayış ve görüşler şu biçimde ifade edilebilir. (1) İnsan aklının bağımsız biçimde ortaya koyduğu değerler, dünya insanlarının tümünün mutluluğu adına sorgulamadan geçmelidir. Buna ortak değer demokrasi ve insan hakları hukukun üstünlüğü diyebiliriz. (2) Dinlerin -özellikle de Hıristiyanlık ve Müslümanlık gibi dünya geneline yayılmış dinlerin dogmalarına bağlanmış insanların, dogmalara bağlı olarak dışlayıp ötekileştirdikleri -hatta “tehlikeli” ve “düşman” diye niteledikleri insanlara kapı açmaları ve kendi dogmalarıyla şüpheci bir hesaplaşmaya girişerek “mutlak” gördüğü doğruların çözülmesinin koşullarını hazırlamal
II, III, IV ve V
II, III, IV ve V
Soru 11
Ulus olmanın vazgeçilmez koşullarından biri olarak görülen, bir halkın diline, kültürüne ve toplu yaşam deneyimine özgün kimlik kazandıran unsurların toplamını ifade eden terim aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Ulus devlet
B
Ulusal karakter
C
Küreselleşme
D
Devlet kimlik
E
Toplumsallaşma
Açıklama:
Ulus-devletin ortaya çıkması için öncelikle ortak kökenden gelen ve aynı dili konuşan, aynı tarihe ve kültüre, ortak bir özgün yaşam biçimine sahip bir halkın/insan topluluğunun, yani ulusun varlığından söz edebilmemiz gerekir. Giambattista Vico’dan bu yana, bir halkın diline, kültürüne ve toplu yaşam de neyimine özgün kimlik kazandıran unsurların toplamına işaret eden “ulusal karakter” terimi, ulus olmanın vazgeçilmez koşullarından biri olarak görülmüştür.
Soru 12
En güçlü görünen ve günümüzün egemen paradigması olduğu söylenebilecek küreselleşmenin bile etik bir temele dayanmadan uzun süre varlığını sürdüremeyeceğinin açık olduğunu savunan yazar aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Anthony Giddens
B
Ali Osman Gündoğan
C
Joanna Kuçuradi
D
Betül Çotuksöken
E
Yasin Ceylan
Açıklama:
Yasin Ceylan “Global Etik” başlıklı çalışmasında, en güçlü görünen ve günümüzün egemen paradigması olduğu söylenebilecek küreselleşmenin bile etik bir temele dayanmadan uzun süre varlığını sürdüremeyeceğinin açık olduğunu savunur ve küresel etikten ne anlaşılacağı, küresel bir etiğin olanaklı olup olmadığı, ya da nasıl olanaklı olduğu sorularının önemini vurgular.
Soru 13
Günümüz dünya siyasî toplumunu meydana getiren ulus-devletler, hangi düşünüre göre, “...kendini aşma(lı) ve kahramanca, uluslar-üstü düzeyde (bireylerinin) medenî haklarını kullanma kapasitesini yapılandırmak için girişimlerde bulunmalıdır”?
Seçenekler
A
Jürgen Habermas
B
Aristoteles
C
Max Horkheimer
D
Joanna Kuçuradi
E
Betül Çotuksöken
Açıklama:
Günümüz dünya siyasî toplumunu meydana getiren ulus-devletler, Habermas’a göre, “...kendini aşma(lı) ve kahramanca, uluslar-üstü düzeyde (bireylerinin) medenî haklarını kullanma kapasitesini yapılandırmak için girişimlerde bulunmalıdır”.
Soru 14
Ekonomik bloklara, askerî kamplara, rakip ideolojilere bölünmüş geçmişin silikleşmesi neticesinde tek ideoloji olarak liberalizmin (yeni ya da neo-liberalizm), tek siyasal görüş olarak demokrasinin, tek iletişim aracı olarak İngilizce’nin, tek ekonomik sistem olarak kapitalizmin ve piyasa ekonomisinin egemenliği ve alternatifsizliği vurgulayan bakış açısı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Küreselci bakış açısı
B
Eleştirel bakış açısı
C
Tek siyasal görüş
D
Liberal bakış açısı
E
Sol-sosyalist bakış açısı
Açıklama:
Küreselci bakış açısını benimseyenler, çağdaş dünyayı şekillendiren ana dinamik olarak küreselleşmeye “yadsınamaz, kimsenin kaçmayacağı, karşısında durulamaz ve geri döndürülemez bir olgu ve hakikat” anlamlarını yükler. Bu anlam yüklemesine bağlı olarak, küreselleşmenin kurallarına ve sonuçlarına uyum sağlamanın zorunluluğuna gönderme yapılır. Ekonomik bloklara, askerî kamplara, rakip ideolojilere bölünmüş geçmişin silikleşmesi neticesinde tek ideoloji olarak liberalizmin (yeni ya da neo-liberalizm), tek siyasal görüş olarak demokrasinin, tek iletişim aracı olarak İngilizce’nin, tek ekonomik sistem olarak kapitalizmin ve piyasa ekonomisinin egemenliği ve alternatifsizliği vurgulanır. Bu yaklaşıma göre, ekonomik gelişmeler ve dinamikler yalnızca ekonomiyle sınırlı kalmazlar; siyasal, ideolojik, toplumsal, kültürel sonuçlar üzerinde de belirgin etkide bulunurlar
Soru 15
Aşağıdakilerden hangisi ulus-devlet kavramı ve ulus-devletler için söylenemez?
Seçenekler
A
Fransa, İtalya ve Almanya da doğmuştur.
B
1945 yılından sonra Asya ve Afrika'da ortaya çıkmıştır.
C
Ulus-devletlerin monarşist ve adaletsiz bir anlayış temeli vardır.
D
Yurttaşlık bilincinin ortaya çıkmasına hizmet etmiştir.
E
Ulus-devlet kavramı ve günümüzdeki ulus-devletler Aydınlanma, Fransız Devrimi ve Endüstri Devrimi’nin sonucudur.
Açıklama:
Bugün ulus-devlet kavramının ve günümüzdeki ulus-devletlerin, on sekizinci yüzyılda Avrupa toplumlarında gerçekleşen Aydınlanma, Fransız Devrimi ve Endüstri Devrimi’nin sonucu olduğu, ortalama bir ilk ve orta öğrenim görmüş hemen herkesin bildiği tarihsel bir gerçekliktir. İlk olarak doğduğu coğrafyada Fransa, İtalya, Almanya ile başlayıp daha sonra diğer orta ve doğu Avrupa ülkelerine yayılan ulus-devletler, İkinci Dünya Savaşı’nın sona erdiği 1945 ve sonrasında Asya’da ve Afrika’da da ortaya çıkmıştır. Aydınlanma sırasında olgunlaşan ve Fransız Devrimi sonrasında Avrupa toplumlarında yaygınlaşarak benimsenen laik, demokratik ve nisbeten eşitlikçi bir anlayış temeli üzerinde yükselen ulus-devlet, Ortaçağ’daki derebeyliklerden ve Yeniçağ’da tekrar güçlenmeye başlayarak merkezî otoriteler kurmayı başaran krallıklardan farklı olarak, aynı dinden, aynı kavimden ya da aynı krallığın tebâsı olmaktan farklı bir bilincin, yurttaşlık bilincinin ortaya çıkmasına hizmet etmiştir.
Soru 16
Küreselleşme çözümlemesinde kapitalist ekonomiye ağırlık veren düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Martin Heidegger
B
Aristoteles
C
Jürgen Habermas
D
Roland Robertson
E
Anthony Giddens
Açıklama:
Giddens küreselleşme çözümlemesinde kapitalist ekonomiye ağırlık verirken, Robertson, Küreselleşme: Tarih Kuramı ve Küresel Kültür adlı yapıtında, küreselleşmenin açıklayıcı nedenleri arasında sosyo-kültürel süreçleri temel almış, bu süreçleri devletlerarası etkileşimin yerine koymuştur
Soru 17
Homojen toplum saplantısından vazgeçmeyen -ya da vazgeçemeyen- ulus-devletler için, ciddi birer tehdit oluşturan tanımlar aşağıdakilerden hangidir?
Seçenekler
A
Devletcilik - Kapitalizm
B
Devlet - Millet
C
Ulus-devlet - liberalizm
D
Çokkültürcülük - küreselleşme
E
Kapitalizm - küreselleşme
Açıklama:
Ulus-devletler için toplumdaki farklılıkları tehdit yerine zenginlik olarak yorumlamak ve homojen toplum saplantısından vazgeçmek bir zorunluluk halini almıştır. Homojen toplum saplantısından vazgeçmeyen -ya da vazgeçemeyen- ulus-devletler için, çokkültürcülük ve küreselleşme ciddi birer tehdit oluşturacaktır.
Soru 18
Uluslar işin en başından, yani Fransız Devrimi’nden ve Endüstri Devrimi’nden yüzyıllar öncesinden beri, coğrafi bakımdan yerleşim ve komşuluklar, kültürel açıdansa ortak dil, töre ve geleneklerle devlet benzeri, fakat siyasi olmayan bir örgütlenme biçimi içerisinde kaynaşmış ...................
Aşağıdakilerden hangisi boşluk bırakılan yere gelecek uygun terimdir?
Aşağıdakilerden hangisi boşluk bırakılan yere gelecek uygun terimdir?
Seçenekler
A
Soy topluluklarıdır.
B
Vatan severlerdir.
C
Millet topluluklarıdır.
D
Yerli topluluklardır.
E
Ulus-devletçilerdir.
Açıklama:
Uluslar işin en başından, yani Fransız Devrimi’nden ve Endüstri Devrimi’nden yüzyıllar öncesinden beri, coğrafi bakımdan yerleşim ve komşuluklar, kültürel açıdansa ortak dil, töre ve geleneklerle devlet benzeri, fakat siyasi olmayan bir örgütlenme biçimi içerisinde kaynaşmış soy topluluklarıdır.
Soru 19
Aşağıdakilerden hangisi Yasin Ceylan’a göre, küresel etiği olanaklı kılacak olması gerekenlerden biridir?
Seçenekler
A
İnsanların birbirine bakış açısı değişmemelidir.
B
İnsan savunduğu şeyden vazgeçmemelidir.
C
Ulusal çıkar, dindaşını ya da soydaşını koruma, medeni-medeni olmayan gibi terimler devletler ve insanlar için olması gereken sınıflandırmalardır ve böyle kalmalıdır.
D
İnsan aklının bağımsız biçimde ortaya koyduğu değerler, dünya insanlarının tümünün mutluluğu adına sorgulamadan geçmelidir.
E
İnsan diğer diye nitelendirilenlerden uzak durmalı, korkmalıdır.
Açıklama:
Ceylan'a göre, insan aklının bağımsız biçimde ortaya koyduğu değerler, dünya insanlarının tümünün mutluluğu adına sorgulamadan geçmelidir.
Soru 20
küreselleşmenin tek başına ekonomik ya da sosyolojik özelliğe sahip olmadığını, bu olgunun ardında gerçekleştirici bir özne ya da özneler bulunduğunu ve bu öznenin tarihsel, ekonomik ve düşünsel açılardan bakıldığında Batı’dan başkası olmadığını savunan yazar aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Anthony Giddens
B
Hatice Nur Erkızan
C
Ali Osman Gündoğan
D
Roland Robertson
E
Jürgen Habermas
Açıklama:
Hatice Nur Erkızan, “Küreselleşmenin Tarihsel ve Düşünsel Temelleri Üzerine” başlıklı çalışmasında, küreselleşmenin tek başına ekonomik ya da sosyolojik özelliğe sahip olmadığını, bu olgunun ardında gerçekleştirici bir özne ya da özneler bulunduğunu ve bu öznenin tarihsel, ekonomik ve düşünsel açılardan bakıldığında Batı’dan başkası olmadığını savunur.
Soru 21
I. Kültür
II. Ekonomi
III. Siyaset
Küreselleşme olgusu yukarıdakilerden hangisini veya hangilerini kapsar?
II. Ekonomi
III. Siyaset
Küreselleşme olgusu yukarıdakilerden hangisini veya hangilerini kapsar?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
I ve III
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
"Küreselleşme ekonomiyi, çokkültürlü toplumsal yaşam tarzlarını, iklim değişikliklerinin dünyaya ve insanlığın geleceğine etkisini, siyaseti, ideolojileri, insan haklarını
ve bunun gibi etkileri dünya çapında hissedilen tüm gelişmeleri kapsar." Bu nedenle doğru yanıt E şıkkıdır.
ve bunun gibi etkileri dünya çapında hissedilen tüm gelişmeleri kapsar." Bu nedenle doğru yanıt E şıkkıdır.
Soru 22
I. Üniter olmaları
II. Homojen bir etnik yapıya sahip olmaları
III. Vatandaşlarının aynı dine mensup olmaları
IV. Çoğulculuğu benimsemeleri
Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri Ulus-Devletlerin ortak özellikleri arasında yer alır?
II. Homojen bir etnik yapıya sahip olmaları
III. Vatandaşlarının aynı dine mensup olmaları
IV. Çoğulculuğu benimsemeleri
Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri Ulus-Devletlerin ortak özellikleri arasında yer alır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
I, II ve IV
E
II, III ve IV
Açıklama:
"Ulus-devletler, hangi koşullarda ve hangi modeller altında ortaya çıkmış olurlarsa olsunlar, ortak yönleri, üniter ve kolay kolay çoğulculuğu benimseyemeyen
bir yapıya sahip olmalarıdır (Gündoğan 2002, s. 198)." Soru metninde yer alan diğer özellikler ulus devletlerin ortak özellikleri arasında yer almaz. Bu nedenle, Doğru cevap A seçeneğidir.
bir yapıya sahip olmalarıdır (Gündoğan 2002, s. 198)." Soru metninde yer alan diğer özellikler ulus devletlerin ortak özellikleri arasında yer almaz. Bu nedenle, Doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 23
Jürgen Habermas (1929-)'a göre Avrupa ulus-devletleri hangi tarihsel olay sonucu soy ve dil birliği temelinden çok, yurttaşlık bilinci temeline dayalı bir sosyal devlet olma ve yurttaşlarının tümünün taleplerine kulak verme yolunu seçmiştir?
Seçenekler
A
Endüstri Devrimi
B
I. Dünya Savaşı
C
Aydınlanma Çağı
D
Hitler Deneyimi
E
Küreselleşme
Açıklama:
Habermas'a göre Hitler'in yol açtığı ağır toplumsal bunalımlar, ulus-devletler için toplumdaki farklılıkları tehdit yerine zenginlik olarak yorumlamayı ve homojen toplum saplantısından vazgeçmeyi zorunluluk haline getirmiştir ve bu zorunluluklar gerçekleşmiştir. Bu nedenle doğru yanıt D seçeneğidir.
Soru 24
Aydınlanma, Fransız Devrimi ve Endüstri Devrimi’nin bir sonucu olarak ortaya çıkmış devlet şekli aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Monarşi
B
Oligarşi
C
Ulus-devlet
D
Teokratik Devlet
E
Aristokrasi
Açıklama:
Ulus-devlet, Aydınlanma, Fransız Devrimi ve Endüstri Devrimi’nin bir sonucu olarak
ortaya çıkmıştır ve dünyada bugün 222 bağımsız ulusdevlet vardır. Bunların 171’i de
Birleşmiş Milletler üyesidir. Doğru cevap C'dir.
ortaya çıkmıştır ve dünyada bugün 222 bağımsız ulusdevlet vardır. Bunların 171’i de
Birleşmiş Milletler üyesidir. Doğru cevap C'dir.
Soru 25
Birleştirici, bütünleştirici, tekleştirici gibi anlamlarda kullanılan, kökeni Latincedeki uno (bir) sözcüğüne dayana terim aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Konfederasyon
B
Cumhuriyet
C
Demokrasi
D
Federasyon
E
Üniter
Açıklama:
Üniter, birleştirici, bütünleştirici, tekleştirici gibi anlamlarda kullanılan, kökeni Latincedeki uno (bir) sözcüğüne dayanan bir terimdir. Örneğin Türkiye Cumhuriyeti, üniter bir devlet
yapısına sahiptir. Doğru cevap E'dir.
yapısına sahiptir. Doğru cevap E'dir.
Soru 26
Fransızcada “yeniden doğuş” anlamına gelen ve Avrupa’nın Ortaçağ’dan sonra Antik
Yunan bilgeliğini ve düşünce ürünlerini yeniden keşfederek kültürel bir yenilenmeye veirlen geçiş sürecinin adı nedir?
Yunan bilgeliğini ve düşünce ürünlerini yeniden keşfederek kültürel bir yenilenmeye veirlen geçiş sürecinin adı nedir?
Seçenekler
A
Reform
B
Aydınlanma
C
Barok
D
Rönesans
E
Klasisizm
Açıklama:
Rönesans, Fransızcada “yeniden doğuş” anlamına gelir ve Avrupa’nın Ortaçağ’dan sonra Antik Yunan bilgeliğini ve düşünce ürünlerini yeniden keşfederek kültürel bir yenilenmeye geçiş sürecinin adıdır. Doğru cevap D'dir.
Soru 27
“Gerçek ben akıldır ve gerçek ben etkin olandır” sözü hangi düşünüre aittir?
Seçenekler
A
Descartes
B
Kant
C
Platon
D
Sokrates
E
Aristoteles
Açıklama:
Batı medeniyetinin yeniden keşfederek yükselişe geçtiği Antik Yunan kültürünün en
önemli sistem filozoflarından biri olan Aristoteles (M.Ö. 384-322), insanın özünü, benliğini, kimliğini ören en önemli yetisi olarak aklı gördüğünü Metafizik’te şu sözlerle dile getirmiştir: “Gerçek ben akıldır ve gerçek ben etkin olandır”. Doğru cevap E'dir.
önemli sistem filozoflarından biri olan Aristoteles (M.Ö. 384-322), insanın özünü, benliğini, kimliğini ören en önemli yetisi olarak aklı gördüğünü Metafizik’te şu sözlerle dile getirmiştir: “Gerçek ben akıldır ve gerçek ben etkin olandır”. Doğru cevap E'dir.
Soru 28
“Cogito ergo sum” (“Düşünüyorum o hâlde varım”) sözüyle modern düşüncenin öncüsü kabul edilen düşünür kimdir?
Seçenekler
A
Platon
B
Immanuel Kant
C
Descartes
D
Thomas Hobbes
E
Machiavelli
Açıklama:
Descartes, “Cogito ergo sum” (“Düşünüyorum o hâlde varım”) sözüyle modern düşüncenin öncüsü kabul edilmiştir. Doğru cevap C'dir.
Soru 29
Bilimcilerin bilim yapma etkinliği sırasında yolunu çizen bir rehber, ya da belirli bir dönemde bilimcilerin benimsedikleri “zihniyet” anlamlarına gelen sözcüğün karşılığı hangisidir?
Seçenekler
A
Pragmatizm
B
Ampirizm
C
Determinizm
D
Paradigma
E
Varoluşçuluk
Açıklama:
Paradigma, 20. yüzyılda daha çok Amerikalı bilim felsefecisi Thomas Kuhn’un
(1922-1996) kullandığı bir terim olarak “model/ kavramsal çerçeve”, bilimcilerin bilim yapma etkinliği sırasında yolunu çizen bir rehber, ya da belirli bir dönemde bilimcilerin benimsedikleri “zihniyet” anlamlarına gelir. Doğru cevap D'dir.
(1922-1996) kullandığı bir terim olarak “model/ kavramsal çerçeve”, bilimcilerin bilim yapma etkinliği sırasında yolunu çizen bir rehber, ya da belirli bir dönemde bilimcilerin benimsedikleri “zihniyet” anlamlarına gelir. Doğru cevap D'dir.
Soru 30
Günümüz dünya siyasî toplumunu meydana getiren ulus-devletler, “...kendini aşma(lı) ve kahramanca, uluslar-üstü düzeyde (bireylerinin) medenî haklarını kullanma kapasitesini yapılandırmak için girişimlerde bulunmalıdır” sözü kime aittir?
Seçenekler
A
Karl Popper
B
Jürgen Habermas
C
J.P. Sartre
D
Karl Marx
E
John Rawls
Açıklama:
Günümüz dünya siyasî toplumunu meydana getiren ulus-devletler, Habermas’a göre, “...kendini aşma(lı) ve kahramanca, uluslar-üstü düzeyde (bireylerinin) medenî haklarını kullanma kapasitesini yapılandırmak için girişimlerde bulunmalıdır”. Doğru cevap B'dir.
Soru 31
Dünyadaki tüm bireylerin eylemlerinde kendilerini tüm dünyadaki insanlığa karşı görevli ve sorumlu görmesini, insan eylemlerinin ulus, kavim ve aile sınırlarını aşmasını ilke edinen etik anlayışa ne denir?
Seçenekler
A
Uluslararası Etik
B
Çağdaş Etik
C
Modern Etik
D
Küresel Etik
E
Post-Modern Etik
Açıklama:
Küresel etik, Ceylan’a göre, dünyadaki tüm bireylerin eylemlerinde kendilerini tüm dünyadaki insanlığa karşı görevli ve sorumlu görmesini, insan eylemlerinin ulus, kavim ve aile sınırlarını aşmasını ilke edinen bir etik anlayıştır (a.y.).
Soru 32
Ulus-devleti ve küreselleşmeyi günümüzde felsefî açıdan değerlendirmenin yolu hangisini temel almaktan geçmektedir?
Seçenekler
A
Sosyalizm
B
Liberalizm
C
Kapitalizm
D
İnsan Hakları
E
Fundamentalizm
Açıklama:
Kısacası ulus-devleti ve küreselleşmeyi günümüzde felsefî açıdan değerlendirmenin yolu, insan haklarını ve insanın değerini temel almaktan geçmektedir. Doğru cevap D'dir.
Soru 33
Marksist eğilimli sol-sosyalist akademik ve siyasî çevrelere göre, küreselleşme ne tür bir araç olarak tanımlanmıştır?
Seçenekler
A
Demokratikleşme
B
Özgürleştirme
C
Sömürgeleştirme
D
Farklılaştırma
E
Dönüştürme
Açıklama:
Marksist eğilimli sol-sosyalist akademik ve siyasî çevrelere göre, küreselleşme şüpheyle
yaklaşılması gereken bir tür sömürgeleştirme aracıdır. Bu yaklaşıma göre küreselleşmenin amacı, önce ekonomik sonra da toplumsal ve siyasi alanda küresel sermayenin çıkarları
doğrultusunda dünyayı tektipleştirmektir. Doğru cevap C'dir.
yaklaşılması gereken bir tür sömürgeleştirme aracıdır. Bu yaklaşıma göre küreselleşmenin amacı, önce ekonomik sonra da toplumsal ve siyasi alanda küresel sermayenin çıkarları
doğrultusunda dünyayı tektipleştirmektir. Doğru cevap C'dir.
Soru 34
“İnsan türü için en büyük sorun, evrensel adalet yaptırımını uygulayacak bir
yurttaşlar toplumuna ulaşmaktır; doğa insan türünü bu sorunun çözümüne doğru
zorlamaktadır... Bu sorun, insan türünün çözeceği hem en güç hem de en son sorundur.”
Immanuel Kant'ın yukarıdaki sözlerle dile getirmiş olduğu sorunun çözümünu sağlayacak koşulları küreselleşme koşullarında aşağıdakilerden hangisi ortaya çıkarabilir?
yurttaşlar toplumuna ulaşmaktır; doğa insan türünü bu sorunun çözümüne doğru
zorlamaktadır... Bu sorun, insan türünün çözeceği hem en güç hem de en son sorundur.”
Immanuel Kant'ın yukarıdaki sözlerle dile getirmiş olduğu sorunun çözümünu sağlayacak koşulları küreselleşme koşullarında aşağıdakilerden hangisi ortaya çıkarabilir?
Seçenekler
A
Küreselleşmiş bir yargı
B
Küreselleşmiş bir etik anlayışı
C
Küresel güvenlik tedbirleri
D
Küresel ekonomi
E
Küresellik kültürü
Açıklama:
Kant'a göre etiğin buyrukları gözetilmeden evrensel adalet yaptırımını uygulayacak bir
yurttaşlar toplumuna ulaşmak mümkün değildir. Bu nedenle doğru yanıt B seçeneğidir.
yurttaşlar toplumuna ulaşmak mümkün değildir. Bu nedenle doğru yanıt B seçeneğidir.
Soru 35
Küreselliğin olumsuzluklarını, aşırılıklarını ve ideolojik yüklerini bertaraf etme girişimi olarak betimlenebilecek görüş aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Küreselcilik
B
Neo-liberalizm
C
Şüpheci bakış
D
Ulusçuluk
E
Dönüşümcü söylem
Açıklama:
A ve B şıklarında geçenler küreselliği olduğu gibi kabul eden görüşlerdir. C ve D şıklarındakiler ise küreselliğe olumsuz bakan görüşler olarak karşımıza çıkmaktadır. Dönüşümcü söylem ise, küreselleşmenin problemlerini kabul etmekle birlikte, “dünyayı değiştirecek gücün yoksa, değişime ayak uydurmaktan başka çaren de yok demektir” savını benimser ve bu problemlerden arınmış bir küreselleşmeyi oluşturma arzusunu taşır. Bu nedenle doğru yanıt E seçeneğidir.
Soru 36
I. İkinci Dünya Savaşı
II. Aydınlanma
III. Fransız Devrimi
Avrupa kıtasında ortaya çıkan ilk ulus-devletlerin yukarıdakilerden hangisi veya hangileri sonucu ortaya çıktığı söylenmektedir?
II. Aydınlanma
III. Fransız Devrimi
Avrupa kıtasında ortaya çıkan ilk ulus-devletlerin yukarıdakilerden hangisi veya hangileri sonucu ortaya çıktığı söylenmektedir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
II ve III
D
Yalnız III
E
I, II ve III
Açıklama:
İlk ulus devletler Aydınlanma, Fransız Devrimi ve Endüstri Devrimi’nin sonucu olarak ortaya çıkmışlardır. Bu nedenle doğru yanıt C seçeneğidir.
Soru 37
I. Birbirinden ayrı yaşayan etnik grupların komşu bölgelere, soylara, alt-kültürlere, dil ve din topluluklarına yayılarak
II. Halkların ya da bir toplumun ayrılmaz parçası kabul edilebilecek alt-halkların devlet politikalarının da kısmen yardımıyla asimile edilmeleri, baskı altına alınmaları ya da marjinalleştirilmeleri pahasına
III. Kanlı saflaştırma töreleriyle ve yeni azınlıkların sürekli baskı altına alınması yoluyla
Alman düşünür Jürgen Habermas’a (1929-) göre ulus-devletlerin ortaya çıkışı yukarıda belirtilen biçimlerden hangisi veya hangilerine göre gerçekleşmiştir?
II. Halkların ya da bir toplumun ayrılmaz parçası kabul edilebilecek alt-halkların devlet politikalarının da kısmen yardımıyla asimile edilmeleri, baskı altına alınmaları ya da marjinalleştirilmeleri pahasına
III. Kanlı saflaştırma töreleriyle ve yeni azınlıkların sürekli baskı altına alınması yoluyla
Alman düşünür Jürgen Habermas’a (1929-) göre ulus-devletlerin ortaya çıkışı yukarıda belirtilen biçimlerden hangisi veya hangilerine göre gerçekleşmiştir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve III
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Habermas, soru metninde verilen tüm biçimlerden bahsetmektedir. Bu nedenle doğru yanıt E seçeneğidir.
Soru 38
Hatice Nur Erkızan, “Küreselleşmenin Tarihsel ve Düşünsel Temelleri Üzerine” başlıklı çalışmasında küreselleşmenin tek başına ekonomik ya da sosyolojik özelliğe sahip olmadığını iddia ederek aşağıdakilerden hangisine vurgu yapmıştır?
Seçenekler
A
Küreselliğin dünya kültüründeki kapsayıcılığına
B
Küreselliğin ulus-devlet anlayışının zayıflamasının doğal sonucu olduğuna
C
Küreselleşmenin artık geri dönülemez bir durum olduğuna
D
Küreselliğin bir özne veya özneler tarafından ortaya çıkarılan bir durum olduğuna
E
Küreselliğin çok katmanlılığına
Açıklama:
Hatice Nur Erkızan bahsedilen eserde küreselleşmenin tek başına ekonomik ya da sosyolojik özelliğe sahip olmadığını, bu olgunun ardında gerçekleştirici bir özne ya da özneler bulunduğunu ve bu öznenin Batı olduğunu öne sürmüştür. Bu nedenle, doğru yanıt D seçeneğidir.
Soru 39
Jürgen Habermas (1929-), ulus-devletlerin kendilerini aşmalarının elzem olduğunu ve bireylerinin medenî haklarını uluslar-üstü düzeyde kullanma kapasitesini yapılandırmak için girişimlerde bulunması gerektiğini savunmktadır.
Yukarıda bahsedilen düşünce, Jürgen Habermas'ın ulus-devletlere hangi siyaset anlayışını benimsemelerini önerdiğine işaret eder?
Yukarıda bahsedilen düşünce, Jürgen Habermas'ın ulus-devletlere hangi siyaset anlayışını benimsemelerini önerdiğine işaret eder?
Seçenekler
A
Emperyalizm
B
Çokkültürcülük
C
Anlıkçılık
D
Irkçılık
E
Merkantilizm
Açıklama:
Belirtilen görüşte bireylerini uluslar-üstü bir medeniyet kültüründen bahsedilmektedir. Bu da çokkültürcülüğe işaret etmektedir. Bu durumda doğru yanıt B seçeneğidir.
Soru 40
"Bir birey, tinsel olarak, ancak ulusal bir topluluk içinde gelişebilir" düşüncesini ortaya atan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Johann Gottfried von Herder
B
Roland Robertson
C
Anthony Giddens
D
Jürgen Habermas
E
Immanuel Kant
Açıklama:
Bahsedilen görüş Johann Gottfried von Herder tarafındn ortaya konulmuştur. Doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 41
Giambattista Vico’dan (1668-1744) bu yana, bir halkın diline, kültürüne ve toplu yaşam deneyimine özgün kimlik kazandıran unsurların toplamına işaret eden terim aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Ulusal karakter
B
Ulusal kimlik
C
Milletler birliği
D
Ulusal farklılık
E
Ulusal eşitlik
Açıklama:
Giambattista Vico’dan (1668-1744) bu yana, bir halkın diline, kültürüne ve toplu yaşam deneyimine özgün kimlik kazandıran unsurların toplamına işaret eden “ulusal karakter” terimi, ulus olmanın vazgeçilmez koşullarından biri olarak görülmüştür.Doğru cevap A'dır.
Soru 42
- Şövalye tarikatı
- Üniversite
- Manastır
- Ticaret yerleşimi
- Kilise
- İbadethane
- Yerleşim bölgeleri
Seçenekler
A
I,II,III
B
I,II,III ve IV
C
I,II,III,IV ve V
D
I,II,III,IV,V ve VI
E
I,II,III,IV,V,VI ve VII
Açıklama:
Avrupa topluluklarındaki coğrafî hareketliliğin artmasıyla “nationes” kavramı, daha çok şövalye tarikatı, üniversite, manastır, ticaret yerleşimi gibi ülke ya da coğrafî bölge içinde yapılan ayrımlara karşılık gelecek biçimde kullanılmaya başlanmıştır Doğru cevap B'dir.
Soru 43
Ulus-devlet kavrayışı ve ilk ulus-devletler, aşağıdakilerin hangisinden sonra ortaya çıkmıştır?
Seçenekler
A
2. Dünya Savaşı'ndan
B
Küreselleşmenin başlamasından
C
İletişim teknolojisinin ilerlemesinden
D
Fransız Devrimi'nden
E
Derebeyliklerin sona ermesinden
Açıklama:
Bugün ulus-devlet kavramının ve günümüzdeki ulus-devletlerin, on sekizinci yüzyılda Avrupa toplumlarında gerçekleşen Aydınlanma, Fransız Devrimi ve Endüstri Devrimi’nin sonucu olduğu, ortalama bir ilk ve orta öğrenim görmüş hemen herkesin bildiği tarihsel bir gerçekliktir. İlk olarak doğduğu coğrafyada Fransa, İtalya, Almanya ile başlayıp daha sonra diğer orta ve doğu Avrupa ülkelerine yayılan ulus-devletler, İkinci Dünya Savaşı’nın sona erdiği 1945 ve sonrasında Asya’da ve Afrika’da da ortaya çıkmıştır. Doğru cevap D'dir.
Soru 44
''Devlet ve Milliyetçilik'' çalışması kime aittir?
Seçenekler
A
Thomas KUHN
B
Gottfried von HERDER'E
C
Ali Osman GÜNDOĞAN
D
Giambatista VİCO
E
Betül ÇOTUKSÖKEN
Açıklama:
Ali Osman Gündoğan, “Devlet ve Milliyetçilik” başlıklı çalışmasında, ulus-devletin gerçekleşmesi için, 1. kültürel, 2. siyasi bir birlik ve bütünleşmenin olması gerektiğini ifade eder. Doğru cevap C'dir.
Soru 45
Ulus-devletler, hangi koşullarda ve hangi modeller altında ortaya çıkmış olurlarsa olsunlar, ortak yönleri aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Toplumsal olması
B
Global olması
C
Üniter olması
D
Tehdit'e dayalı olması
E
Sürdürülebilir olması
Açıklama:
Ulus-devletler, hangi koşullarda ve hangi modeller altında ortaya çıkmış olurlarsa olsunlar, ortak yönleri, üniter ve kolay kolay çoğulculuğu benimseyemeyen bir yapıya sahip olmalarıdır. Doğru cevap C'dir.
Soru 46
Robertson’ın yaklaşımına göre, küreselleşme ex nihilo -.............- ortaya çıkmıştır ve aslında Batı medeniyetinin dünyayı yeniden biçimlendirme istencinin ve bu doğrultudaki girişimlerinin tarihsel bir sonucudur.
Yukarıda boş bırakılan alana aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Yukarıda boş bırakılan alana aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Seçenekler
A
taklitten
B
hiçten
C
güçten
D
reformdan
E
küreselleşmeden
Açıklama:
Robertson’ın yaklaşımına göre, küreselleşme ex nihilo -yani hiçten- ortaya çıkmıştır ve aslında Batı medeniyetinin dünyayı yeniden biçimlendirme istencinin ve bu doğrultudaki girişimlerinin tarihsel bir sonucudur. Doğru cevap B'dir.
Soru 47
Gelişmiş-zengin ülkelerin, çok-uluslu şirketlerin, büyük sermayenin dünyayı kendileri için sınırsız pazar ve kârlarını artırmak için propagandasını yaptıkları yeni bir sömürü yöntemi, siyasal proje ya da ideolojik tahakküm aracı olduğunu ileri sürerler. Bu bakış açısını benimseyenlere küreselleşme aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kapitalizmin ve liberalizmin genişlemesi
B
Liberalizmin belirli toplumlarda daralması
C
Kapitalizmin yeni arayışlarda bulunması
D
Meşruiyet krizi oluşturma çabaları
E
Zengin toplumu aciz bırakma çabaları
Açıklama:
Gelişmiş-zengin ülkelerin, çok-uluslu şirketlerin, büyük sermayenin dünyayı kendileri için sınırsız pazar ve kârlarını artırmak için propagandasını yaptıkları yeni bir sömürü yöntemi, siyasal proje ya da ideolojik tahakküm aracı olduğunu ileri sürerler. Bu bakış açısını benimseyenlere göre küreselleşme, kapitalizmin/ liberalizmin genişlemesi, derinleşmesi ve kılık değiştirerek maskelenmesini içerir.Doğru cevap A dır.
Soru 48
Küreselleşme ve küreselleşmenin beraberinde getirdiği değerler, “.............” kavramını küreselleştirerek yabancılaştırmış ve düşman haline getirmiştir.
Yukarıdaki cümlede boşluk bırakılan alana aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Yukarıdaki cümlede boşluk bırakılan alana aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Seçenekler
A
yeniden doğuşu
B
reformu
C
fakiri
D
zengini
E
öteki
Açıklama:
Küreselleşme ve küreselleşmenin beraberinde getirdiği değerler, “öteki” kavramını küreselleştirerek yabancılaştırmış ve düşman haline getirmiştir.Doğru cevap E'dir.
Soru 49
Ahlak kurallarını evrensel değerler biçimine sokmanın temel koşulu nedir ?
Seçenekler
A
Avrupa da yaşayan halka uygun yapılması
B
Çoğunluğa göre hareket edilmesi
C
Zorbalıkla seçim hakkı verilmemesi
D
Din ve inançlardan bağımsız olarak sergilenmesidir.
E
Bir çok değerin bir çatı altında toplanması
Açıklama:
Ahlak kurallarını evrensel değerler biçimine sokmanın temel koşulu, böyle bir çabanın din ve inançlardan bağımsız olarak sergilenmesidir.Doğru cevap D'dir.
Soru 50
Dünya Yurttaşlığı Amacına Yönelik Genel Bir Tarih Düşüncesi ve Ebedî Barışa Doğru: Felsefî Bir Taslak başlıklı yazılar kime aittir?
Seçenekler
A
Descartes
B
Aristoteles
C
Platon
D
Kant
E
Farabi
Açıklama:
Küresel etik, Kant’ın 1780’li yıllarda kaleme aldığı Dünya Yurttaşlığı Amacına Yönelik Genel Bir Tarih Düşüncesi ve Ebedî Barışa Doğru: Felsefî Bir Taslak başlıklı yazılarında dile getirdiği ve 19. yüzyılı bir “tarih yüzyılı” haline getiren Kantsonrası Alman İdealistleri’nin insanlara lâyık gördükleri tabloyla da uyumludur.Doğru cevap D'dir.
Soru 51
Bir olgu olarak küreselleşmeye ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi söylenebilir?
Seçenekler
A
Tek başına günümüzün en önemli olgusudur.
B
Etkileri dünya çapında hissedilen tüm gelişmeleri kapsar.
C
Kültürün sınırları içerisinde yer alır.
D
Tek bir coğrafyaya yayılır.
E
İklim değişiklikleriyle ilgilenmez.
Açıklama:
Küreselleşme, geride bıraktığımız yüzyılın son çeyreğinde ortaya çıkan ve bu çağ dönümünün büyük ölçekli değişmelerini nitelemekte sıklıkla başvurulan kavramların başında gelir. Küreselleşmeyi yalnızca kültürle, daha çok da ulusal bir kültürle sınırlamak, eksik kalacaktır. Küreselleşme ekonomiyi, çokkültürlü toplumsal yaşam tarzlarını, iklim değişikliklerinin dünyaya ve insanlığın geleceğine etkisini, siyaseti, ideolojileri, insan haklarını ve bunun gibi etkileri dünya çapında hissedilen tüm gelişmeleri kapsar.
Soru 52
Ulus-devlet ilişkisi ile ilgili aşağıda verilen bilgilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Ulus-devletin ortaya çıkması için farklı dilleri konuşan uluslardan söz edilmelidir.
B
Ulus-devlet, günümüzün tek olgusudur.
C
Ulus ile devlet aynı kapsamda ve aynı şeye işaret eden kavramlardır.
D
Ulus-devletin ortaya çıkması için öncelikle din ve dil ön planda olur.
E
Ulus-devlet modernleşme sürecinin bir parçası ve uzantısı kabul edilir.
Açıklama:
Günümüz siyaset terminolojisinde ulus ile devlet aynı kapsamda ve aynı şeye işaret eden kavramlar olarak anlaşılır.
Soru 53
“……………. geride bıraktığımız yüzyılın son çeyreğinde ortaya çıkan ve bu çağ dönümünün büyük ölçekli değişmelerini nitelemekte sıklıkla başvurulan kavramların başında gelir.”
Boş bırakılan yere aşağıdaki kavramlardan hangisi getirilmelidir?
Boş bırakılan yere aşağıdaki kavramlardan hangisi getirilmelidir?
Seçenekler
A
Kültürlenme
B
Küreselleşme
C
Ulus
D
Devlet
E
İdeoloji
Açıklama:
Küreselleşme, geride bıraktığımız yüzyılın son çeyreğinde ortaya çıkan ve bu çağ dönümünün büyük ölçekli değişmelerini nitelemekte sıklıkla başvurulan kavramların başında gelir. Günümüzde küreselleşmenin, yaşadığımız çağın düşünsel iklimine âdeta damgasını vurduğu ve onunla ilişki kurulmadan yapılan açıklama tarzlarını kusurlu, hatta geçersiz bırakacak bir söylem gücüne eriştiği söylenebilir. Felsefe Sözlüğü’ndeki tanıma göre, küreselleşme, modernleşme sürecinin bir parçası ve uzantısı olarak, özellikle yirminci yüzyılın son çeyreğinde ve Avrupa’daki sosyalist-komünist rejimlerin birer birer ortadan kalkmasından sonra tek kutuplu bir dünyada ortaya çıkan kültürel sistemin, dünyanın tek bir bütün halinde yeniden yapılandırılması sürecinin adıdır.
Soru 54
Ulus-devletin ortaya çıkışı ve dönüşümü ile ilgili aşağıdakilerden hangisinin doğru olduğu söylenebilir?
Seçenekler
A
Irkçı siyaset anlayışı, ulusun soyla ilişkilendirilen tanımından beslenmiştir.
B
Ulus-devlet kavramının ve günümüzdeki ulus-devletleri, on altıncı yüzyılda ortaya çıkmıştır.
C
Ulus-devlet ilişkisi Rönesans döneminden etkilenmiştir.
D
Ulus-devlet sadece Fransız Devrimi’nin sonucu olarak ortaya çıkmıştır.
E
Dünyada bugün 102 bağımsız ulus-devlet vardır.
Açıklama:
19. yüzyılda ve 20. yüzyılın ilk yarısında etkisini hissettiren ırkçı siyaset anlayışı, ulusun soyla ilişkilendirilen tanımından beslenmiştir.
Soru 55
Homojen toplum saplantısından vazgeçmeyen ya da vazgeçemeyen ulus-devletler için, ciddi tehdit oluşturacak unsurlar aşağıdakilerden hangileridir?
Seçenekler
A
Küreselleşme - Irkçılık
B
Irkçılık - Çokkültürcülük
C
Tekkültürcülük - Ulusçuluk
D
Çokkültürcülük - Küreselleşme
E
Evrenselcilik - Tekkültürcülük
Açıklama:
Homojen toplum saplantısından vazgeçmeyen -ya da vazgeçemeyen- ulus-devletler için, çokkültürcülük ve küreselleşme ciddi birer tehdit oluşturacaktır.
Soru 56
Küreselleşme ve bu görüşü savunanlar ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi söylenemez?
Seçenekler
A
Küreselleşmeciler, küreselleşmenin getirdikleri hakkında deyim yerindeyse bir “toz pembe tablo” çizerler.
B
Küreselleşmecilerin küreselleşme yorumlarına itirazları şüpheci bakış açısı olarak nitelendirmek mümkündür.
C
Küreselleşme, kendisine yönelik yaklaşımlara göre farklılaşan pek çok açıklama biçimine sahiptir.
D
Küreselleşmenin amacı, önce din sonra da siyasi alanda küresel sermayenin çıkarları doğrultusunda dünyayı tektipleştirmektir.
E
Küreselleşme, kapitalizmin/liberalizmin genişlemesi, derinleşmesi ve kılık değiştirerek maskelenmesini içerir.
Açıklama:
Marksist eğilimli sol-sosyalist akademik ve siyasî çevrelere göre, küreselleşme şüpheyle yaklaşılması gereken bir tür sömürgeleştirme aracıdır. Bu yaklaşıma göre küreselleşmenin amacı, önce ekonomik sonra da toplumsal ve siyasi alanda küresel sermayenin çıkarları doğrultusunda dünyayı tektipleştirmektir.
Soru 57
Günümüz dünya siyasî toplumunu meydana getiren ulus-devletler, …………..’a göre, “...kendini aşmalı ve kahramanca, uluslar-üstü düzeyde (bireylerinin) medenî haklarını kullanma kapasitesini yapılandırmak için girişimlerde bulunmalıdır”.
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yere aşağıdaki düşünürlerden hangisi getirilmelidir?
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yere aşağıdaki düşünürlerden hangisi getirilmelidir?
Seçenekler
A
Habermas
B
Platon
C
Aristoteles
D
Immanuel Kant
E
Descartes
Açıklama:
Günümüz dünya siyasî toplumunu meydana getiren ulus-devletler, Habermas’a göre, “...kendini aşma(lı) ve kahramanca, uluslar-üstü düzeyde (bireylerinin) medenî haklarını kullanma kapasitesini yapılandırmak için girişimlerde bulunmalıdır”.
Soru 58
“Ulus-devletler günümüzde ……… talepleri ve küreselleşmenin getirdiği sorunlara bağlı bir meydan okumayla yüzleşmek durumundadır.”
Boş bırakılan yere aşağıdaki kavramlardan hangisi getirilmelidir?
Boş bırakılan yere aşağıdaki kavramlardan hangisi getirilmelidir?
Seçenekler
A
Tekkültürcülük
B
Çokkültürcülük
C
Kültürlenme
D
Modernleşme
E
Ulusçuluk
Açıklama:
Ulus-devletler günümüzde çokkültürcülük talepleri ve küreselleşmenin getirdiği sorunlara bağlı bir meydan okumayla yüzleşmek durumundadır.
Soru 59
"Thomas Kuhn’un kullandığı bir terim olarak “model/kavramsal çerçeve”, bilimcilerin bilim yapma etkinliği sırasında yolunu çizen bir rehber, ya da belirli bir dönemde bilimcilerin benimsedikleri “zihniyet” anlamlarına gelir."
Yukarıda tanımı verilen kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Yukarıda tanımı verilen kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Global etik
B
İdeoloji
C
Paradigma
D
Küreselleşme
E
Kültürleşme
Açıklama:
Paradigma, 20. yüzyılda daha çok Amerikalı bilim felsefecisi Thomas Kuhn’un (1922-1996) kullandığı bir terim olarak “model/kavramsal çerçeve”, bilimcilerin bilim yapma etkinliği sırasında yolunu çizen bir rehber, ya da belirli bir dönemde bilimcilerin benimsedikleri “zihniyet” anlamlarına gelir.
Soru 60
“...Eylemlerimizin etkileri, yakın çevre ve ulus sınırlarını aşıp başka ülkelerdeki insanları ilgilendiriyorsa, bu durum, yakın çevre ve ülke sınırlarının ötesinde tüm insanlığın mutluluğunu hesaba katan evrensel bir etik anlayışını gerektirir.”
Felsefeci Yasin Ceylan’ın bir makalesinde yukarıdaki bölümü okuyan öğrenci, yalnızca bu cümleden yola çıkarak makalenin hangi konu hakkında olduğunu düşünür?
Felsefeci Yasin Ceylan’ın bir makalesinde yukarıdaki bölümü okuyan öğrenci, yalnızca bu cümleden yola çıkarak makalenin hangi konu hakkında olduğunu düşünür?
Seçenekler
A
Paradigma
B
Psikoloji
C
Siyaset
D
Tarih
E
Global etik
Açıklama:
Felsefeci Yasin Ceylan’ın makalesinden verilen bölüm global etik ile ilgilidir.
Soru 61
Modernleşme sürecinin bir parçası ve uzantısı olarak dünyanın tek bir bütün halinde yeniden yapılandırılma sürecine ........... denmektedir. Boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Seçenekler
A
Ulus-devlet
B
Kürselleşme
C
Milliyetçilik
D
Dönüşümcülük
E
Küresel özne
Açıklama:
Felsefe Sözlüğü’ ndeki tanıma göre, küreselleşme, modernleşme sürecinin bir parçası ve uzantısı olarak, özellikle yirminci yüzyılın son çeyreğinde ve Avrupa’daki sosyalist-komünist rejimlerin birer birer ortadan kalkmasından sonra tek kutuplu bir dünyada ortaya çıkan kültürel sistemin, dünyanın tek bir bütün halinde yeniden yapılandırılması sürecinin adıdır. Doğru yanıt B şıkkıdır.
Soru 62
Ulus-devlet aşağıdakilerden hangisinin ardından ortaya çıkmıştır?
Seçenekler
A
1. Dünya Savaşı
B
Fransız İhtilali
C
2.Dünya Savaşı
D
Yüzyıl Savaşları
E
Coğrafi Keşifler
Açıklama:
Ulus-devlet, Aydınlanma,Fransız Devrimi ve Endüstri Devrimi’nin bir sonucu olarakortaya çıkmıştır ve dünyada bugün 222 bağımsız ulusdevlet vardır. Bunların 171’i de Birleşmiş Milletler üyesidir. Doğru yanıt B şıkkıdır.
Soru 63
Sırp milliyetçiliği aşağıdakilerden hangisine örnek durum olarak gösterilebilir?
Seçenekler
A
Üniter devlet
B
Birleşmiş devleter
C
Küreselleşmiş devlet
D
Irkçı ulus-devlet
E
Sınıfsız ulus-devlet
Açıklama:
Irkçı ulus-devlet modelini, ırkçılığa ve etnosentrizme vurgu yapan milliyetçi
ideolojiler oluşturur. Böyle bir anlayış için, 1990’ların başındaki Sırp milliyetçiliği
uygun bir örnek oluşturur.Doğru yanıt D şıkkıdır.
ideolojiler oluşturur. Böyle bir anlayış için, 1990’ların başındaki Sırp milliyetçiliği
uygun bir örnek oluşturur.Doğru yanıt D şıkkıdır.
Soru 64
11 Eylül 2001'deki terör saldırısından sonra ABD küreselleşme kavramlarından hangisini kullanarak İslami ülkelere savaş açmıştır?
Seçenekler
A
Müttefik
B
Küresel Özne
C
Öteki
D
Terörizm
E
Paydaşçılık
Açıklama:
Küreselleşme ve küreselleşmenin beraberinde getirdiği değerler, “öteki” kavramını küreselleştirerek yabancılaştırmış ve düşman haline getirmiştir.Amerika Birleşik Devletleri’nin 11 Eylül 2001’de İkiz Kuleleri’ne gerçekleşen saldırıları bahane ederek, “İslâmî terörizme karşı topyekûn savaş” gerekçesini öne sürerek önce Afganistan’ı sonra da Irak’ı işgal etme girişimlerinin altındaki zihniyet tam da budur. Doğru yanıt C şıkkıdır.
Soru 65
Aşağıdakilerden hangisi günümüzde ulus-devletleri en çok zorlayan problemler arasında gösterilebilir?
Seçenekler
A
Dini farklılıklar
B
Dilsel farklılıklar
C
Sınıfsal farklılıklar
D
Çokkültürcülük talepleri
E
Ekonomik durum
Açıklama:
Ulus-devletin ve küreselleşmenin kökenlerini ve günümüzdeki durumu anlamayı hedeflediğimiz bu kısımda, daha çok olanı merkeze alan bir anlayış sergiledik. Oysa Siyaset Felsefesi I kitabınızdaki ilk üniteyle bu kitapta daha önce okuduğunuz “İdeolojiler” ve “Çokkültürlülük, Çokkültürcülük ve Irkçılık” ünitelerinindeğerlendirme kısımlarında dile getirilenlerden de hatırlayacağınız üzere, siyaset felsefesi, olgu betimlemesi yapmaktan çok, olan-bitenin ardındaki genel-geçer ilkeleri, yani olması gerekeni soruşturan bir disiplindir.Doğru yanıt D şıkkıdır.
Soru 66
Aşağıdakilerden hangisinin yokluğu durumunda da ulus-devletin varlığından söz edilebilir?
Seçenekler
A
Ortak tarih
B
Ortak din
C
Ortak dil
D
Ortak etnik köken
E
Ortak kültür
Açıklama:
Özellikle modern düşüncenin gelişiminden bu yana oluşan
ulus-devletlerde laik ve demokratik, eşitlikçi bir yapının esas alındığını ve din ya da mezhebin bir ulusa ait olmada belirleyici olmak zorunda olmadığını hatırlayacaksınız.Doğru yanıt B şıkkıdır.
ulus-devletlerde laik ve demokratik, eşitlikçi bir yapının esas alındığını ve din ya da mezhebin bir ulusa ait olmada belirleyici olmak zorunda olmadığını hatırlayacaksınız.Doğru yanıt B şıkkıdır.
Soru 67
Yasin Ceylan'a göre hangisinin yokluğunda küreselleşme dahil her şey çökmeye mahkumdur?
Seçenekler
A
Etik
B
Standart
C
Norm
D
Paradigma
E
İdeoloji
Açıklama:
Yasin Ceylan “Global Etik” başlıklı çalışmasında, en güçlü görünen ve günümüzün
egemen paradigması olduğu söylenebilecek küreselleşmenin bile etik bir temele
dayanmadan uzun süre varlığını sürdüremeyeceğinin açık olduğunu savunur ve küresel etikten ne anlaşılacağı, küresel bir etiğin olanaklı olup olmadığı, ya da nasıl olanaklı olduğu sorularının önemini vurgular. Doğru yanıt A şıkkıdır.
egemen paradigması olduğu söylenebilecek küreselleşmenin bile etik bir temele
dayanmadan uzun süre varlığını sürdüremeyeceğinin açık olduğunu savunur ve küresel etikten ne anlaşılacağı, küresel bir etiğin olanaklı olup olmadığı, ya da nasıl olanaklı olduğu sorularının önemini vurgular. Doğru yanıt A şıkkıdır.
Soru 68
Sol-sosyalist çevreler hangi kaygıyla küreselleşmeden uzak durulması gerektiğini savunurlar?
Seçenekler
A
Bir tür sömürgeleştirme aracı olduğu için
B
Aşırılıklar içerdiği için
C
Sınıfları yok saydığı için
D
Yeni sınıflar yarattığı için
E
İnsan haklarını yeterince gözetmediği için
Açıklama:
Marksist eğilimli sol-sosyalistakademik ve siyasî çevrelere göre, küreselleşme şüpheyle yaklaşılması gereken bir tür sömürgeleştirme aracıdır. Bu yaklaşıma göre küreselleşmenin amacı, önce ekonomik sonra da toplumsal ve siyasi alanda
küresel sermayenin çıkarları doğrultusunda dünyayı tektipleştirmektir.Doğru yanıt A şıkkıdır.
küresel sermayenin çıkarları doğrultusunda dünyayı tektipleştirmektir.Doğru yanıt A şıkkıdır.
Soru 69
Aşağıdakilerden hangisi küreselleşmenin beraberinde getirdiği sonuçlardan biridir?
Seçenekler
A
Üreten devletlerin yoksullaşması
B
İnsani değerlerin yozlaşması
C
Eşit gelir dağılımı
D
Toplumsal sınıfların ortadan tamamen kalkması
E
Üniter ve ulu-devletlerin refahının artması
Açıklama:
Küreselleşmenin yirminci yüzyılda en çok insan değerinin sıfırlanmasına, insanın yüzünün unutulmasına yol açan koşulları yarattığını hatırlayacaksınız.Doğru yanıt B şıkkıdır.
Soru 70
''Fransızcada“yeniden doğuş” anlamına gelir ve Avrupa’nın Ortaçağ’dan sonra Antik Yunan bilgeliğini ve düşünce ürünlerini yeniden keşfederek kültürel bir yenilenmeye geçiş sürecinin adıdır.'' verilen tanım aşağıdakilerden hangisine aittir?
Seçenekler
A
Küreselleşme
B
Homojen
C
Hetorojen
D
Diyagonal
E
Rönesans
Açıklama:
Rönesans, Fransızcada “yeniden doğuş” anlamına gelir ve Avrupa’nın Ortaçağ’dan sonra Antik Yunan bilgeliğini ve düşünce ürünlerini yeniden keşfederek kültürel bir yenilenmeye geçiş sürecinin adıdır.Doğru yanıt E şıkkıdır.