Modern Felsefe I - Tüm Sorular
Ünite 1
Soru 1
I. Yaygın bir anlayışla, 17. Ve 18. Yüzyıl felsefelerin betimler.
II. Bu dönem, yalnızca Bacon ile başlatılabilir.
III. Spesifik kullanılışıyla, bazen Yeniçağ Felsefesi adını da alır.
IV. Kökeninde bulunan terim Eski Yunanca’dır.
“Modern Felsefe” için yukarıdakilerden hangisi/hangileri söylenebilir?
II. Bu dönem, yalnızca Bacon ile başlatılabilir.
III. Spesifik kullanılışıyla, bazen Yeniçağ Felsefesi adını da alır.
IV. Kökeninde bulunan terim Eski Yunanca’dır.
“Modern Felsefe” için yukarıdakilerden hangisi/hangileri söylenebilir?
Seçenekler
A
Yalnız II
B
II ve III
C
I ve III
D
I ve IV
E
Yalnız IV
Açıklama:
“Modern Felsefe”, spesifik kullanımıyla, 17. Ve 18. Yüzyıllardaki felsefeyi betimleyen bir dönem adıdır ve bu dönemi Bacon ile olduğu kadar Descartes ile başlatanlar da vardır. Modern’in kökünde Latince bir terim olan “modus” bulunur. Yani, I ve III söylenebilir, fakat II ve IV söylenmez.
Doğru yanıt C'dir.
Doğru yanıt C'dir.
Soru 2
Rönesans’ta,
I. Tanrı ve din otoritelerine bağlılık zayıflamış,
II. İnsan, inançtan çok gözlem, deney ve kendi adına düşünme üzerinden bilime yönelmeye çalışmıştır.
Verilenlerden yola çıkılarak, Rönesans Dönemi’nde aşağıdakilerden hangisinin ortaya çıkması ve gelişmesi beklenebilir?
I. Tanrı ve din otoritelerine bağlılık zayıflamış,
II. İnsan, inançtan çok gözlem, deney ve kendi adına düşünme üzerinden bilime yönelmeye çalışmıştır.
Verilenlerden yola çıkılarak, Rönesans Dönemi’nde aşağıdakilerden hangisinin ortaya çıkması ve gelişmesi beklenebilir?
Seçenekler
A
Hümanizmin
B
Gnostisizmin
C
Mistisizmin
D
Pananteizmin
E
Skolastisizmin
Açıklama:
Soruda verilen bilgiler, insanın kendisini yeinden bir merkez, özne olarak konumladığı hümanizm düşüncesine işaret etmektedir. Diğer seçeneklerde verilen düşünce akımları, soruda verilen bilgiler eşliğinde yönelinecek türden değildir.
Doğru yanıt A'dır.
Doğru yanıt A'dır.
Soru 3
“_____, Latince yerine kendi dilinde yapıt üreterek, Modern dönemin bir özelliği olan kendi dilinde yapıt üretme etkniliğinin öncüsü olmuştur.”
Yukarıdaki metinde boş bırakılan yere, aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Yukarıdaki metinde boş bırakılan yere, aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Seçenekler
A
Boccacio
B
Petrarca
C
Mirandola
D
Dante
E
Montaigne
Açıklama:
Rönesans’ın tipik özelliklerinden birisi de, düşünürlerin Latince boyunduruğundan kurtularak kendi ulusal dillerinde yapıt yazmaya başlamalarıdır. Edebiyatta bu etkinliğin öncüsü olarak da Divina Commedia’nın yazarı Dante gösterilebilir.
Doğru yanıt D'dir
Doğru yanıt D'dir
Soru 4
I. Decameron, baş yapıtıdır.
II. Grekçeyi öğrenerek, Homeros, Euripides’ten çeviriler yapmıştır.
III. Genealogia Deorum Gentilium Libri adlı yapıtı, klasik mitolojide uzun süre temel kaynak işlevi görmüştür.
Boccacio ile ilgili yukarıdakilerden hangisi/hangileri doğrudur?
II. Grekçeyi öğrenerek, Homeros, Euripides’ten çeviriler yapmıştır.
III. Genealogia Deorum Gentilium Libri adlı yapıtı, klasik mitolojide uzun süre temel kaynak işlevi görmüştür.
Boccacio ile ilgili yukarıdakilerden hangisi/hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Boccacio ile ilgili, madde I-III arasında verilen tüm bilgiler doğrudur.
Doğru yanıt E'dir.
Doğru yanıt E'dir.
Soru 5
Aşağıdakilerden hangisi Erasmus’un yapıtı DEĞİLDİR?
Seçenekler
A
Hıristiyan Şövalyenin El Kitabı
B
Yalnız Yaşam Üzerine
C
Deliliğe Övgü
D
Julius Exclusus
E
Özgür İstenç Üzerine Deneme
Açıklama:
A, C, D ve E seçeneklerinde verilenler Erasmus’un yapıtlarıdır. Oysa B’de verilen Yalnız Yaşam Üzerine, Petrarca’nın yapıtıdır.
Doğru yanıt B'dir.
Doğru yanıt B'dir.
Soru 6
Platon’dan farklı olarak, eşitliği toplumun tüm katmanlarına yaygınlaştırmasıyla sınıfsız bir toplumsal yaşam modeli öngören Rönesans düşünürü aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
More
B
Campanella
C
Bacon
D
Erasmus
E
Montaigne
Açıklama:
Soruda, ütopyacı toplum modellemelerinin ilkini temsil eden Thomas More’un bulunması amaçlanmıştır.
Doğru yanıt A'dır.
Doğru yanıt A'dır.
Soru 7
I. Bilginin temeli akıldır.
II. Doğa Tanrı’nın bir görünümüdür.
III. İnanç bir bilgi biçimi olamaz.
IV. İdeal toplum düzeni doğayla uyumlu olmalıdır.
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri Campanella’nın düşüncelerini yansıtır?
II. Doğa Tanrı’nın bir görünümüdür.
III. İnanç bir bilgi biçimi olamaz.
IV. İdeal toplum düzeni doğayla uyumlu olmalıdır.
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri Campanella’nın düşüncelerini yansıtır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
II ve III
C
II ve IV
D
I ve III
E
Yalnız IV
Açıklama:
Campanella’ya göre bilginin temeli duyumdur. Doğa Tanrı’nın bir görünümüyken, inanç da bir bilgi biçimidir. İdeal bir toplum düzeniyse, doğayla uyumlu olmalıdır. Bu bilgiler ışığında, Campanella düşüncesiyle uygun düşen ifadeler, II ve IV’dekilerdir.
Doğru yanıt C'dir.
Doğru yanıt C'dir.
Soru 8
Bilimsel ve teknik gelişmelerin toplum ve devlet yapısını belirlediği bir ütopya kaleme alan düşünür, aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
More
B
Bacon
C
Montaigne
D
Erasmus
E
Campanella
Açıklama:
Nova Atlantis (Yeni Atlantis) adlı yapıtıyla, bilimsel ve teknik gelişmelerin toplumdaki dönüşümler üzerinde belirleyici olacağı kestirimini ortaya koyan Rönesans düşünürü, Francis Bacon’dır.
Doğru yanıt B'dir.
Doğru yanıt B'dir.
Soru 9
Macchiavelli hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Seçenekler
A
Siyasal liberalizme öncülük etmiştir.
B
Ortaçağ’ın siyaset kuramcısıdır.
C
Amacı kötü politika yöntemlerini olumlamaktır.
D
Anlatımında tarihselliğe hiç yer vermemiştir.
E
Politik realizm-politik idealizm ayrımına katkısı büyüktür.
Açıklama:
Niccolo Macchiavelli, modern siyaset biliminin ve felsefesinin önde gelen isimlerindendir. Prens adlı yapıtında mutlak monarşiyi savunurken, deneyime ve tarihe dayalı verdiği örneklerle, politikanın kötü ve çirkin yollara da sapabileceği tehlikesinin olgusallığını göstermiştir. Bu yapıt, aynı zamanda politik realizm-politik idealizm ayrımına büyük bir katkı olarak da görülmüştür.
Doğru yanıt E'dir.
Doğru yanıt E'dir.
Soru 10
“Savaş ve Barış Hukuku Üzerine adlı baş yapıtında, uluslararası hukuku doğal yasa kavramı temelinde kuran öncü bir düşünür olan_______ düşüncelerinin etkisinin günümüze de ulaştığı söylenebilir”
Verilen metinde boş bırakılan yere gelmesi gereken, aşağıdakilerden hangisidir?
Verilen metinde boş bırakılan yere gelmesi gereken, aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Niccolo Macchiavelli’nin
B
John Locke’un
C
Jean Bodin’in
D
Hugo Grotius’un
E
Johannes Althusius’un
Açıklama:
Metinde verilen bilgiler, Hollandalı hukuk felsefecisi ve tarihçi Hugo Grotius’a işsaret etmektedir.
Doğru yanıt D'dir.
Doğru yanıt D'dir.
Soru 11
"Modern" terimi yaklaşık olarak hangi zaman dilimini kapsamaktadır?
Seçenekler
A
21. yüzyıl
B
20. yüzyıl
C
20. yüzyılın ilk yarısından itibaren
D
19 ve 20 yüzyıl
E
17. yüzyıldan başlayıp 20 yüzyıl ilk yarısında kadar
Açıklama:
‘Modern’ terimiyse sanıldığından daha esnek bir kullanıma sahiptir ve 17. yüzyıldan başlayıp 20. yüzyılın ilk yarısına dek uzanan geniş zaman dilimini ifade eder. Doğru yanıt E seçeneğidir.
Soru 12
Modern felsefe için kullanılan ve özellikle 17. ve 18. yüzyılları kapsayan bir diğer adlandırma aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Rönesans Felsefesi
B
Yeniçağ felsefesi
C
Anglo-Sakson felsefesi
D
Rasyonalist felsefe
E
Empirik felsefe
Açıklama:
Modernliğin başlangıçlarını Ortaçağ sonlarına ya da Rönesansın başlarına dek geri götürenler de vardır. O halde Ortaçağ sonlarından günümüze dek uzanan felsefi sürecin genel anlamda modern felsefe olarak adlandırılması uygundur. Yine de terimin spesifik anlamda 17.-18. yüzyıl felsefeleri için kullandığı ve bu iki yüzyılın felsefesine bazen Yeniçağ Felsefesi de dendiği unutulmamalıdır.
Soru 13
Aşağıdakilerden hangisi "modern" teriminin kullanım alanları içinde yer almaz?
Seçenekler
A
Sanat, edebiyat, müzik, dans gibi alanlardaki çağdaş uygulamalar
B
Ortaçağdan günümüze kadar gelen zaman dilimi
C
Bir dilin gelişim aşamasının son dönemi
D
Lüks ve şaşalı yaşantıları tanımlama
E
Modern zamanda yaşayan kişileri tanımlama
Açıklama:
‘Modern’ terimi en son tarzlar, yöntemler ya da fikirlerle yapmak, yapmayı sürdürmek anlamındadır ve sanat, müzik, edebiyat ve
dansta belirli çağdaş eğilimlere ve okullara işaret eder.
Ikinci anlamı, Ortaçağın bitiminden günümüze dek gelen zaman aralığına ilişkin olan ya da bu zaman aralığında yer alan şeylere işaret eder.
Üçüncü olarak, bir dilin gelişim sürecinin en son aşamasına göndermede bulunur. Dördüncü olarak kelimesi kelimesine alındığında da, modern zamanda yaşayan bir kişiyi niteleyebilir.
Fakat "modern", lüks ve şaşaalı yaşam biçimini tanımlamak üzere kullanılan bir terim değildir. Doğru yanıt D'dir.
dansta belirli çağdaş eğilimlere ve okullara işaret eder.
Ikinci anlamı, Ortaçağın bitiminden günümüze dek gelen zaman aralığına ilişkin olan ya da bu zaman aralığında yer alan şeylere işaret eder.
Üçüncü olarak, bir dilin gelişim sürecinin en son aşamasına göndermede bulunur. Dördüncü olarak kelimesi kelimesine alındığında da, modern zamanda yaşayan bir kişiyi niteleyebilir.
Fakat "modern", lüks ve şaşaalı yaşam biçimini tanımlamak üzere kullanılan bir terim değildir. Doğru yanıt D'dir.
Soru 14
Aşağıdakilerden hangisi Rönesans teriminin sözlük anlamıdır?
Seçenekler
A
Çağdaşlık
B
Yeniden doğuş
C
Resimcilik
D
Bilimsellik
E
Aydınlanma
Açıklama:
Rönesans terimi yeniden doğuş anlamına gelmektedir.
Soru 15
Aşağıdakilerden hangisi Rönesans dönemi bilim adamlarından birisi değildir?
Seçenekler
A
Kepler
B
Galilei
C
Copernicus
D
Darwin
E
Harvey
Açıklama:
Charles Darwin 19. yy bilim adamıdır.
Soru 16
Genel kabüle göre modern felsefe hangi düşünür ile başlamaktadır?
Seçenekler
A
Descartes
B
Kant
C
Hume
D
Bacon
E
Spinoza
Açıklama:
‘Modern Felsefe’ yaygın anlayışa göre 17. ve 18. yüzyıl felsefelerini betimleyen bir terimdir ve modern felsefenin Descartes ile başladığı kabul edilir.
Soru 17
Aşağıdaki yargılardan hangisi Rönesans düşüncesine uygundur?
Seçenekler
A
İnsan bir birey değildir; tanrının kuludur.
B
Hakikati bilim adamları ya da sanatçılar değil, din adamları belirler.
C
Bireyin yaşamı tanrısal düzen ile karşılaştırdığında değersizdir.
D
İnsanın kendi adına düşünecek aşkın bir varlığa ihtiyacı yoktur.
E
Bireyin yaşamının özünü belirleyen eylemleri değil kaderidir.
Açıklama:
Modern felsefe yeni tarzda yapılan felsefe olduğuna göre, bu yeni tarzın ne olduğu üzerinde durulmalıdır. Burada felsefeyi kotaranlar Tanrı adına konuşan din adamları değil, özgürce düşünüp eyleyen bireylerdir: Birey kendi eleştirel aklına güvenerek dünyayı, toplumu, bilimi kurma eylemine girişmiştir; düşünen ve eyleyen özne artık kendisidir; Tanrı ya da Tanrı’nın temsilcileri değil. Birey artık özgüvenine kavuşmuştur. Kendisi adına düşünüp eyleyecek aşkın bir varlığa ya da kaynağa gereksinimi yoktur. Rönesans döneminin düşünsel ve eylemsel girişimleri tümüyle bu ruhu yansıtır.
Soru 18
"İnsan artık kendi aklına ve duygularına güvenerek doğruluğu kendisi arama yoluna girmiş oldu. Bundan böyle düşünebilen ve eyleyen varlık, yani insanın kendisinden başkası değildi." İnsanın her konuda kendisine duyduğu bu güveni savunan düşünce sistemi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Varoluşçuluk
B
Hümanizm
C
Romantizm
D
Realizm
E
Nihilizm
Açıklama:
İnsanın her konuda kendisine duyduğu bu güveni savunan düşünce sistemi hümanizmdir. Rönesans döneminde bireyin merkezde konumlanmasıyla birlikte ortaya çıkmıştır.
Soru 19
Aşağıdakilerden hangisi erken dönem İtalyan hümanistlerinden biridir?
Seçenekler
A
Anselmus
B
Alberti
C
Dante
D
Telesio
E
Descartes
Açıklama:
Erken dönem İtalyan hümanistlerinin başlıcaları Dante, Petrarca ve Boccacio’dur. Bunlardan Dante (1265-1321), Rönesansın başlarında yaşamış büyük bir şairdir
Soru 20
Devletin başındaki kişinin halkın efendisi değil, sadece halkın seçtiği bir görevli olduğunu savunan ve "halk egemenliği" düşüncesine kesin formunu kazandıran ilk kişi olarak bilinen düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Niccolo Macchiavelli
B
Francis Bacon
C
Johannes Althusius
D
Hugo Grotius
E
Jean Bodin
Açıklama:
Althusius, insanların bağımsızlığının yöneticilere devredilemeyeceği görüşündeydi. Çünkü ona göre devletin başındaki kişi halkın efendisi değil, sadece halkın seçtiği bir görevliydi. Biricik egemen güç halkın kendisiydi. Althusius bu görüşleriyle “halk egemenliği” düşüncesine kesin formunu
kazandıran ilk düşünür oldu.
kazandıran ilk düşünür oldu.
Soru 21
Decameron'un yazarı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Dante
B
Anselmus
C
Homeros
D
Boccaccio
E
Petrarca
Açıklama:
Rönesans dönemi hümanistlerinin bir diğeri olan İtalyan şair ve yazar Boccaccio'dur (1313-1371). Dante ve Petrarca’dan etkilenmiş, özellikle Petrarca ile sıkça buluşarak onun telkinleriyle Latince ve Grekçeye yönelmiştir. Başlıca yapıtı dönemin günlük yaşamından çeşitli kesitleri öyküleştirdiği Decameron’dur.
Soru 22
En önemli Rönesans hümanistlerinden biri olan, "Deliliğe Övgü" adlı eserin yazarı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Dante
B
Petrarca
C
Boccaccio
D
Mirandola
E
Erasmus
Açıklama:
Desiderius Erasmus (1466-1536), Rönesansın en ünlü hümanistlerinden birisidir. “Hümanistlerin Prensi” unvanına sahiptir. Aynı zamanda bir Katolik rahibi ve teologdur. Yapıtları arasında, “Deliliğe Övgü,” bugün de okumaya devam edilen en ünlü yapıtıdır.
Soru 23
Eşitlik ilkesi üzerine kurulu, sınıfsız bir toplum fikrinden çıkarak "Ütopia" adlı eseri yazan düşünür, aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Thomas More
B
Platon
C
Tommaso Campanella
D
Francis Bacon
E
Niccolo Macchiavelli
Açıklama:
Thomas More tümüyle sınıfsız bir toplum düşünerek sosyalist yapıyı toplumun tüm katmanlarına yaymıştır. Toplumda eşitlik ilkesi egemendir. Çünkü toplumun mutluluğunu gerçekleştirmenin tek yolu eşitlik ilkesinin uygulanmasıdır. Ütopia’daki toplum betimlemesi bu esasa dayanır. Bu devlette sosyal adalet ve eşitlik ilkesi adına özel mülkiyet yasaklanır.
Soru 24
Tümüyle kamumalcı ve sosyalizm benzeri bir toplum yapısının betimlendiği Ütopia adlı yapıtıyla kalıcı bir ün sağlamış düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Francis Bacon
B
Thomas More
C
Nicolos Machiavelli
D
Jean Bodin
E
Hugo Grotius
Açıklama:
1516 yılında yayınladığı Ütopia adlı yapıtıyla kalıcı bir ün sağlamış, adı bu yapıtla adeta özdeşleşmiştir. Ütopya teriminin etimolojik anlamı; Grekçe ‘ou,’ yani ‘olmayan,’ ve ‘topos’ yani ‘yer’ sözcüklerinden gelir. Bu ikisi birleşince ‘olmayan yer’ anlamı çıkar. More’un yapıtına göre bu isimde bir imgesel ülke olsa da bu ülkenin toplum ve devlet modeli gerçekten olamayan, yani ütopik bir modeldir. Yapıtta tümüyle kamumalcı, sosyalizm benzeri bir toplum yapısı betimlenmeye çalışılmıştır.
Soru 25
Aşağıdakilerden hangisi makyavelizme uygun bir yönetim biçimidir?
Seçenekler
A
Mutlak monarşi
B
Halkçılık
C
Sosyal demokrasi
D
Sosyalizm
E
Anarşizm
Açıklama:
Floransa kentinde doğan Machiavelli, Rönesans hümanizminin önemli isimlerindendir. Ününü Prens adlı başyapıtına borçludur. 1513 tarihli bu yapıt nedeniyle adı politikada aldatıcı taktiklerin kullanımını içeren bir siyaset yapma biçimi olan makyavelizm terimiyle özdeşleşmiştir. Mutlak monarşiyi savunur.
Soru 26
Doğal yasaların insanın ussal doğasından gelen doğal haklar olduğunu savunan fikir insanı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Francis Bacon
B
Tommaso Campanella
C
Niccolo Machiavelli
D
Jean Bodin
E
Hugo Grotius
Açıklama:
Grotius’a göre doğal yasalar (ius naturale) kaynağını tıpkı Stoanın belirttiği gibi insanın ussal doğasında bulmaktadır. Bu doğayı hiç kimse, hatta Tanrı bile değiştiremez. Doğal yasalar insanın ussal doğasından gelen doğal haklardır.
Soru 27
Aşağıdaki düşünürlerden hangisi bilimsel ve teknik gelişmelerin toplum ve devlet yapısını belirlediği bir ütopya kaleme almıştır?
Seçenekler
A
Platon
B
Thomas More
C
Francis Bacon
D
Aldous Huxley
E
Tommaso Campanella
Açıklama:
Francis Bacon (1561-1626) Yeni Atlantis (Nova Atlantis) adlı yapıtında bilimsel ve teknik gelişmelerin toplum ve devlet yapısını belirlediği bir ütopya kaleme almıştır. Güney Yarım Kürede Büyük Okyanusun ortalarında yer alan Ben Salem isimli bir adada kurulmuş olan bu devlet dış dünyadan kopuk bir yaşam sürdürmektedir.
Soru 28
"...Tanrısal özne bir tarafa bırakıldı ve bireysel insan, düşünen ve eyleyen özne olarak tarih sahnesinde yerini aldı."
Yukarıdaki ifade hangi düşüncenin/görüşün başlamasında temel etken olmuştur?
Yukarıdaki ifade hangi düşüncenin/görüşün başlamasında temel etken olmuştur?
Seçenekler
A
Modernizm
B
Rönesans
C
Rasyonalizm
D
Skolastik felsefe
E
Sofizm
Açıklama:
Doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 29
Rönesans teriminin anlamı hangi şıkta doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
yeniden doğuş
B
insancıllık
C
doğacılık
D
din felsefesi
E
kadercilik
Açıklama:
Doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 30
Erken dönem İtalyan hümanistlerinden olan, Kutsal Komedi ve Monarchia adlı eserleriyle bilinen şair aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Petrarca
B
Boccacio
C
Hugo Grotius
D
Dante
E
Jean Bodin
Açıklama:
Kutsal komedi ve Monarchia adlı eserleriyle bilinen ve erken dönem italyan hümanistlerinin başlıcalarından olan şair Dante'dir
Soru 31
Rönesans ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Eski Grek ve Roma kültürünün yeniden somutlaştırılmasına yöneliktir.
B
Dönemin kültürel çalışmaları hümanizm adı altında dile getirilmiştir.
C
Tam bir keşif ve özgürleşme dönemi olmuştur.
D
İtalya ve Fransa bu keşiflerin öncülleri olmuşlardır.
E
Bilimsel gelişmelerin en az yaşandığı dönemlerden biridir.
Açıklama:
Rönesans, bilimsel gelişmelerin en az değil, en çok yaşandığı dönemlerden biridir. Doğru yanıt E seçeneğidir.
Soru 32
I.Dante
II.Petrarca
III.Boccacio
IV.Decameron
V.Euripides
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri Erken dönem İtalyan hümanistlerindendir?
II.Petrarca
III.Boccacio
IV.Decameron
V.Euripides
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri Erken dönem İtalyan hümanistlerindendir?
Seçenekler
A
I, II ve III
B
II, III ve IV
C
III, IV ve V
D
Yalnız I
E
Yalnız II
Açıklama:
Doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 33
Aşağıdaki eser-yazar eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Thomas More - Ütopya
B
Dante - Divina Commedia
C
Dante - Monarchia
D
Boccaccio - Decameron
E
Petrarca - De Architectura
Açıklama:
Doğru yanıt E seçeneğidir.
Soru 34
İlk turist unvanını alan İtalyan hümanist aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Dante
B
Erasmus
C
Petrarca
D
Dionigi
E
Boccacio
Açıklama:
Doğru yanıt C seçeneğidir.
Soru 35
I. Dante
II. Petrarca
III. Mirandola
IV. Erasmus
V. Luther
Yukarıdakilerden hangileri "ileri/geç dönem hümanist düşünürler" olarak anılmaktadır?
II. Petrarca
III. Mirandola
IV. Erasmus
V. Luther
Yukarıdakilerden hangileri "ileri/geç dönem hümanist düşünürler" olarak anılmaktadır?
Seçenekler
A
I, II ve III
B
II, III ve IV
C
III, IV ve V
D
I, IV ve V
E
I, II ve V
Açıklama:
Doğru yanıt C seçeneğidir.
Soru 36
“Hümanistlerin Prensi” unvanına sahip düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Erasmus
B
Dante
C
Mirandola
D
Da Vinci
E
Boccaccio
Açıklama:
Doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 37
I. Deliliğe Övgü,
II. Hristiyan şövalyenin El Kitabı,
III. Çocukların Terbiye Edilmesi Üzerine,
IV. Julius Exclusus,
V. Özgür istenç Üzerine Deneme
Yukarıdakilerden hangileri Erasmus'un eserlerindendir?
II. Hristiyan şövalyenin El Kitabı,
III. Çocukların Terbiye Edilmesi Üzerine,
IV. Julius Exclusus,
V. Özgür istenç Üzerine Deneme
Yukarıdakilerden hangileri Erasmus'un eserlerindendir?
Seçenekler
A
I ve II
B
I, II ve III
C
III, IV ve V
D
II, IV ve V
E
I, II, III, IV ve V
Açıklama:
Belirtilen yapıtların hepsi Erasmus'a aittir. Doğru yanıt E seçeneğidir.
Soru 38
"Hıristiyan Şövalyenin El Kitabı", "Çocukların Terbiye Edilmesi Üzerine" gibi eserleriyle bilinen, "Hümanistlerin Prensi" unvanıyla anılan geç dönem hümanist düşünürü aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Desiderius Erasmus
B
Francis Bacon
C
Thomas More
D
Tommaso Campanella
E
Niccolo Machiavelli
Açıklama:
Hümanistlerin Prensi ünvanına sahip geç dönem hümanistlerinden olan düşünür, Desiderius Erasmus'tur. Doğru yanıt A'dır.
Soru 39
Yeni Atlantis adlı yapıt aşağıdaki düşünürlerden hangisine aittir?
Seçenekler
A
Campanella'ya
B
More'a
C
Erasmus'a
D
Petrarca'ya
E
Bacon'a
Açıklama:
Francis Bacon (1561-1626) Yeni Atlantis (Nova Atlantis) adlı yapıtında bilimsel ve
teknik gelişmelerin toplum ve devlet yapısını belirlediği bir ütopya kaleme almıştır. Doğru yanıt E'dir.
teknik gelişmelerin toplum ve devlet yapısını belirlediği bir ütopya kaleme almıştır. Doğru yanıt E'dir.
Soru 40
Bir prensliğin nasıl kurulacağının, nasıl yönetileceğinin tarihsel ve deneyimsel yollarla anlatıldığı Prens adlı eserin yazarı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Niccolo Machiavelli
B
Francis Bacon
C
Desiderius Erasmus
D
Jean Bodin
E
Hugo Grotius
Açıklama:
Niccolo Machiavelli Prens adlı eserinde bir prensliğin nasıl kurulacağını, nasıl yönetileceğini, nasıl yitirileceğini, tarihsel ve deneyimsel yollarla anlatır. Doğru yanıt A'dır.
Soru 41
"Modern Felsefe" ile ilgili olarak aşağıda verilenlerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Rönesanstan yirminci yüzyılın ortalarına kadarki süreyi, spesifik anlamda ise 17.-18. yüzyıl felsefesini ifade etmektedir.
B
Felsefe yapıtları bireyin kendi özel düşüncelerini, inanç ve yaklaşımlarını içeren ve hatta birinci şahıs anlatımla kaleme alınan yapıtlar olma özelliğini taşımaktadır.
C
Modern felsefenin Dante ile başladığı kabul edilmektedir.
D
‘Modern felsefe’ deyimi her şeyden önce Ortaçağ felsefesinden bir kopuşu anlatmaktadır.
E
Modern felsefede Tanrı adına konuşan din adamları değil, özgürce düşünüp eyleyen bireyler yer almaktadır.
Açıklama:
Erken dönem İtalyan hümanistlerinin başlıcaları Dante, Petrarca ve Boccacio’dur. Bunlardan Dante (1265-1321), Rönesansın başlarında yaşamış büyük bir şairdir. Modern felsefenin Descartes ile başladığı kabul edilir.
Soru 42
İnsan aklını, etik ve adalet kavramlarını temel alan, teorik ve pratik alanda insansal değer ve ilgilere odaklanan, tüm insanların değerli ve onurlu olduklarını öngören ahlak felsefelerinin genel bir kategorisini anlatan terime ne ad verilir?
Seçenekler
A
Pragmatizm
B
İdealizm
C
Rasyonalizm
D
Hümanizm
E
Empirizm
Açıklama:
Hümanizm, insan aklını, etik ve adalet kavramlarını temel alan, teorik ve pratik alanda insansal değer ve ilgilere odaklanan, tüm insanların değerli ve onurlu olduklarını öngören ahlak felsefelerinin genel bir kategorisini anlatan bir terimdir.
Soru 43
Dante’nin Cehennemden başlayıp Cennette son bulan yolculuğunu betimleyen ve dönemin ortak yazın ve bilim dili olan Latincede değil, kendi dili olan İtalyancada yapıtlar üreterek Modern çağın bir özelliği olan “ulusal dillerde yapıt üretme” etkinliğine öncülük eden yapıtı hangisidir?
Seçenekler
A
Yalnız Yaşam Üzerine
B
Kutsal Komedi
C
İnsanın Değeri Üzerine Kehanet
D
Hıristiyan Şövalyenin El Kitabı
E
Monarchia
Açıklama:
Dante'nin en önemli yapıtı Divina Commedia (Kutsal Komedi) İtalyancanın en önemli eseri ve dünya yazınının başyapıtlarındandır. Dante bu yapıtla İtalya’da “en büyük şair” olarak bilinir ve “İtalyan dilinin babası” olarak anılır. Kutsal Komedi üç bölümden oluşur: Cehennem (Inferno), Araf (Purgatorio) ve Cennet (Paradiso). Yapıt, Dante’nin Cehennemden başlayıp Cennette son bulan yolculuğunu betimlemektedir.
Soru 44
Ortaçağ için “Karanlık Çağlar” deyimini ilk kullanan ve Avrupa’yı dolaşıp ilk "turist" unvanını alan kişi hangisidir?
Seçenekler
A
Petrarca
B
Boccaccio
C
Mirandola
D
Erasmus
E
Luther
Açıklama:
Bir diğer öncü İtalyan hümanisti ise hümanizmin babası olarak anılan Petrarca’dır (1304-1374). Dönemin büyük şairlerinden biri olarak Dante ve Boccaccio gibi modern İtalyan dilinin oluşumuna katkıda bulunmuştur. Ortaçağ için “Karanlık Çağlar” deyimini ilk kullanan kişi olduğu söylenir. Dış dünyaya ve doğaya büyük hayranlık duyan Petrarca, Avrupa’yı dolaşmış ve ilk turist unvanını almıştır.
Soru 45
Hangisi geç dönem hümanistlerden biri olan Mirandola'nın görüşlerini yansıtmaktadır?
Seçenekler
A
Ortaçağın içe dönüklük tutumu ile Rönesansın dışa dönüklüğünü harmanlamış, dış dünyanın ve insan ruhunun aynı anda keşfedilmesi amacına yönelmiştir.
B
Papanın kutsal egemenliği yerine imparatorun dünyevi egemenliğini yücelterek Ortaçağ’ın geleneksel siyaset anlayışından kopmuştur.
C
İnsanı Tanrı’nın bu dünyadaki benzeri olan onurlu bir varlık olarak görmüş ve bilgiye ulaşmada sürekli araştırmanın önemini vurgulamıştır.
D
Hıristiyanlığı Hümanizm ile uzlaştırmaya çalışmış, dinin asıl doğasından uzaklaşıldığını, gerçek dinin kafa değil, yürek sorunu olduğunu öne sürmüştür.
E
Aklı sınırlı insanın sınırlı bir yetisi olarak görmüş, Tanrı’yı akılla kavramaya çalışmanın onu sınırlandıracağını, bu yüzden imanın akıldan önce geldiğini düşünmüştür.
Açıklama:
Petrarca Ortaçağın içe dönüklük tutumu ile Rönesansın dışa dönüklüğünü harmanlamış, dış dünyanın ve insan ruhunun ayna anda keşfedilmesi amacına yönelmiştir. Dante, papanın kutsal egemenliği yerine imparatorun dünyevi egemenliğini yücelterek Ortaçağ’ın geleneksel siyaset anlayışından kopmuştur. Erasmus Hıristiyanlığı Hümanizm ile uzlaştırmaya çalışıyor, dinin asıl doğasından uzaklaşıldığını, gerçek dinin kafa değil, yürek sorunu olduğunu düşünüyordu. Luther, aklı sınırlı insanın sınırlı bir yetisi olarak görmekte, Tanrı’yı akılla kavramaya çalışmanın onu sınırlandıracağını, bu yüzden imanın akıldan önce geldiğini düşünmekteydi. Mirandola, insanı Tanrı’nın bu dünyadaki benzeri olan onurlu bir varlık olarak görmüş ve bilgiye ulaşmada sürekli araştırmanın önemini vurgulamıştır.
Soru 46
Erasmus'un Hümanizmin ahlaksal ilerleme için büyük bir kapasiteye sahip olduğu şeklindeki Rönesans düşüncesine bağlılığını dile getirdiği, eğitimin aptallığı ve cehaleti önünde sonunda ortadan kaldıracağına olan inancını vurguladığı eseri hangisidir?
Seçenekler
A
Julius Exclusus
B
Çocukların Terbiye Edilmesi Üzerine
C
Hıristiyan Şövalyenin El Kitabı
D
Deliliğe Övgü
E
Özgür İstenç Üzerine Deneme
Açıklama:
Erasmus, Hümanizmin ahlaksal ilerleme için büyük bir kapasiteye sahip olduğu şeklindeki Rönesans düşüncesine bağlılığını "Özgür İstenç Üzerine Deneme" başlıklı kitabında dile getirmiştir. Burada eğitimin aptallığı ve cehaleti önünde sonunda ortadan kaldıracağına olan inancını vurguluyordu. Erasmus dar anlamda dini hümanist olarak nitelense de Rönesans hümanizminin tüm değerlerini savunan biri olarak katıksız bir hümanist olduğu söylenebilir.
Soru 47
Aşağıdakilerden hangisi Luther'in görüşlerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Aklı sınırlı insanın sınırlı bir yetisi olarak görmekte, Tanrı’yı akılla kavramaya çalışmanın onu sınırlandıracağını, bu yüzden imanın akıldan önce geldiğini düşünmekteydi.
B
Luther'e göre, özgürce Tanrıya yönelmek ve Tanrı’ya iman ederek yaşamak yeterlidir. Bunun için kilise kurumlarına ve kilisenin zorladığı kalıplaşmış uygulamalara gerek yoktur.
C
Devlet yönetimi, Tanrı’nın takdiridir; bu nedenle devletin işlevleri barışın korunması amacına yönelik olarak düşünülebilir.
D
“Ne biliyorum?” sorusu ile yola çıkar ve bu soru ışığında kendi yargılama gücü aracılığıyla dünyayı sorgulamaya girişir.
E
Aslında bu dünyadaki yaşam en önemli olan şey değildir. Önemli olan, ruhun kurtuluşudur.
Açıklama:
“Ne biliyorum?” sorusu ile yola çıkan ve bu soru ışığında kendi yargılama gücü aracılığıyla dünyayı sorgulamaya girişen ve “modern kuşkuculuğun babası” olarak anılan Montaigne'dir.
Soru 48
Thomas More'un "Ütopia" adlı yapıtıyla ilgili olarak verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Sosyal adalet ve eşitlik ilkesi adına özel mülkiyet yasaklanır.
B
Lüks üretim yasaktır.
C
Farklı dinlere inanan kişilere hoşgörüyle yaklaşılır.
D
Kölelik yasaktır ve köle çalıştırmak ağır bir suçtur.
E
Para ve altın kullanımı yasaktır.
Açıklama:
Ütopia’da tarım birincil ekonomik etkinliktir. Her aile iki yıl boyunca kırsal kesimde kalarak yoğun bir biçimde çiftçilik yapar. Kırsal kesimde aileler sayıları kırk kişiyi bulan çiftlik evlerine dönüşürler, bu ailelerde iki köle bulunur. Ağır ve pis işleri köleler yapar. Köleler ya savaş esirleri ya da ağır suç işleyip cezasını çeken kişilerdir. Ütopya’da kölelerin bulunması mutlak eşitlik ilkesini zedeler gibi görünmektedir. Thomas More bile, bu insanlık ayıbını zihinsel düzeyde bile olsa aşmayı başaramamıştır.
Soru 49
Campanella'nın yazdığı "Güneş Ülkesi" adlı yapıt ile ilgili olarak verilen ifadelerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Güneş Devletinde rahip kimliği olan bir hükümdar bulunmaktadır.
B
Tüm yapılanlar Tanrı adına yapılır.
C
İnsanlar arasında ayrım yoktur.
D
Aile ve evlilik kurumları yoktur.
E
Lüks tüketim yoktur.
Açıklama:
Güneş Devletinin başında hem filozof hem de rahip kimliği olan bir hükümdar bulunmaktadır. Tüm yapılanlar devlet ve toplum adına yapılır. İnsanlar arasındaki biricik ayrım bilgi bakımındandır; bilgi üstünlüğüne göre çeşitli görevlere getirilirler. Görevlerini en iyi yapanlar toplum katında daha itibarlı duruma gelirler. Devleti yönetenler kuramsal bilgileri bakımından da pratik bakımdan da iyi yetişmiş kimselerdir. Lüks tüketim de dâhil her şey devlet tarafından karşılanır ve kişilere doğal bir hak olarak dağıtılır. Bu ülkede More’un yaklaşımına karşıt olarak aile ve evlilik kurumları yoktur. Sağlıklı ve birbirine uygun bireyler devlet izniyle birlikte olup sağlıklı çocuklar dünyaya getirirler.
Soru 50
Halk egemenliği düşüncesine kesin formunu kazandıran ilk düşünür hangisidir?
Seçenekler
A
Grotius
B
Althusius
C
Bacon
D
Machiavelli
E
Bodin
Açıklama:
Althusius’a göre biricik egemen güç halktır ve yönetici halkın seçtiği bir görevlidir. Böylece Althusius, halk egemenliği düşüncesine kesin formunu kazandıran ilk düşünür olmuştur.
Soru 51
Rönesans terimi ne anlama gelmektedir?
Seçenekler
A
Yeniden doğuş
B
Diriliş
C
İnsancılık
D
Yeniden diriliş
E
Modernleşme
Açıklama:
‘Rönesans’ terimi genel anlamıyla yeniden doğuş demektir ama bu yeniden doğuş ifadesi özellikle Grek ve Roma kültürünün yeniden doğuşunu ifade eder.
Soru 52
Rönesans dönemi ile ilgili aşağıda verilen bilgilerden hangisi doğru değildir?
Seçenekler
A
Özgür düşüncenin yeniden doğmasının amaçlandığı dönemdir.
B
Özgür düşünceyi ve ürünlerini eski Grek ve Roma kültürü ifade eder.
C
Her alanda yeni keşiflerin ve buluşların yapıldığı bir dönemdir.
D
Amerika bu dönemde keşfedilmiştir.
E
Batıl inançların akılcılığa karşı yükselişe geçtiği bir dönemdir.
Açıklama:
Rönesans Hümanizmin yükselişe geçtiği dönemdir. Hümanizm en genel anlamıyla insan aklını, etik ve adalet kavramlarını temele alan, batıl inanışları ve doğaüstü olan her şeyi yadsıyan bir dünya görüşüdür.
Batıl inançların akılcılığa karşı yükselişe geçtiği bir dönemdir.
Batıl inançların akılcılığa karşı yükselişe geçtiği bir dönemdir.
Soru 53
1603’te yayımlanan kitabında federalizm kavramının gelişimine büyük katkıda bulunan ve ilk federalistler arasında gösterilen siyaset felsefecisi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Niccolo Machiavelli
B
Hugo Grotius
C
Johannes Althusius
D
Karl Marx
E
Jean Bodin
Açıklama:
Hukukçu ve Kalvenist bir siyaset felsefecisi olan Johannes Althusius (1563-1638) 1603 de yayınlanan Politica Methodice Digesta, Atque Exemplis Sacrir et Profanis Illustrata adlı ünlü yapıtında federalizm kavramının gelişimine büyük katkı yapmış ve ilk federalistlerden biri olarak nitelenmiştir.
Soru 54
Kaleme aldığı Söyleşiler adlı yapıtında cumhuriyet rejiminin erdemlerini savunan Rönesans düşünürü aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Thomas Hobbes
B
Jean Bodin
C
Johannes Althusius
D
Hugo Grotius
E
Niccolo Machiavelli
Açıklama:
Machiavelli Söyleşiler isimli yapıtında Sparta, Roma, Venedik gibi geçmiş kent devletlerinin deneyimlerinden hareketle cumhuriyet yönetiminin üstünlüklerini savunmaktaydı.
Niccolo Machiavelli
Niccolo Machiavelli
Soru 55
Üç sınıflı bir toplum yapısı içerisinde yönetici ve asker sınıfları sosyalizm benzeri bir düzenleme ile ele alarak ütopik devlet modelinin ilk örneklerinden birini veren düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Platon
B
Descartes
C
Thomas Hobbes
D
Jean Jacques Rousseau
E
Frederic Engels
Açıklama:
Ütopik devlet modelinin ilk örneklerinden biri, hatırlanacağı üzere, Platon’un Devlet adlı yapıtında verilmektedir. Bu yapıtta üç sınıflı bir toplum yapısı önerilmekte, bunlardan yönetici ve asker sınıf için sosyalizm benzeri bir düzenleme düşünülmektedir. Halk tabakası ise kendi haline bırakılmaktadır. Yönetici ve koruyucu sınıfların mülk edinmeleri yasaklanmakla birlikte emekçi sınıfı mülk edinebilmektedir.
Soru 56
Aşağıda verilen yazar ve yapıtı eşleşmelerinden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Francis Bacon- Devlet
B
Dante- Ütopya
C
Erasmus- Deliliğe övgü
D
Erasmus- Kutsal komedya
E
Thomas More- Devlet
Açıklama:
Erasmus (1466-1536) Hollanda’nın Rotterdam kentinde doğmuş, İsviçre’nin Basel kentinde ölmüştür. Rönesansın en ünlü hümanistlerinden birisidir. “Hümanistlerin Prensi” unvanına sahiptir. Aynı zamanda bir Katolik rahibi ve teologdur. Tam bir akademisyen olarak yetişmiş, Grekçe ve Latinceyi küçük yaşlarda öğrenmiş, 1499’da İngiltere’de hümanist John Colet ve Thomas More ile tanışması entelektüel yaşamında dönüm noktası olmuştur. Yapıtları arasında, “Deliliğe Övgü,” bugün de okumaya devam edilen en ünlü yapıtıdır.
Erasmus- Deliliğe övgü
Erasmus- Deliliğe övgü
Soru 57
Aşağıdakilerden hangisi Alman rahip ve Teolog Luther ile ilgili söylenemez?
Seçenekler
A
Geç dönem hümanistidir.
B
Hristiyancı hümanizmin temsilcisidir.
C
Aklı sınırlı insanın sınırlı yetisi olarak görür.
D
Aklın imandan önce gelmesi gerektiğini düşünmektedir.
E
Tanrı’yı akılla kavramaya çalışmanın onu sınırlandıracağını savunur.
Açıklama:
Luther, aklı sınırlı insanın sınırlı bir yetisi olarak görmekte, Tanrı’yı akılla kavramaya çalışmanın onu sınırlandıracağını, bu yüzden imanın akıldan önce geldiğini düşünmekteydi.
Aklın imandan önce gelmesi gerektiğini düşünmektedir.
Aklın imandan önce gelmesi gerektiğini düşünmektedir.
Soru 58
Düşüncelerinin niteliği bakımından “modern kuşkuculuğun babası” olarak anılan ve Descartes, Pascal, Rousseau, Nietzsche, Stefan Zweig, Asimov ve Shakespeare gibi birçok ismi etkilemiş Rönesans düşünürü aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Dante
B
Platon
C
Montaigne
D
Luther
E
Thomas More
Açıklama:
Rönesans hümanizmi dendiğinde akla gelen ilk isimlerden biri de kuşkucu hümanizmin temsilcisi olarak kabul edilen Montaigne’dir. Asıl kalıcılığını başyapıtı kabul edilen Denemeler isimli eserde ortaya koyduğu hümanist düşüncelere borçludur. Bu yapıtla deneme türünü popüler hale getirmiş ve dünya edebiyatında saygın bir yer edinmiştir. Düşüncelerinin niteliği bakımından “modern kuşkuculuğun babası” olarak anılır. Descartes, Pascal, Rousseau, Nietzsche, Stefan Zweig, Asimov ve Shakespeare gibi birçok ismi etkilemiştir.
Soru 59
Fransız siyaset felsefecisi Jean Bodin’e göre yasa çıkarma hakkının tek bir kralın elinde olduğu rejim aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Aristokrasi
B
Teokratik Monarşi
C
Mutlak Monarşi
D
Demokrasi
E
Oligarşi
Açıklama:
Bodin’e göre yasa çıkarma hakkının aristokrat bir meclisin elinde olduğu rejime aristokrasi, halkı temsil eden bir meclisin elinde olduğu rejime demokrasi, tek kralın elinde olduğu rejime mutlak monarşi denir. Karma rejimler olamaz çünkü egemenlik bölünemez.
Soru 60
Aşağıdakilerden hangisi uluslararası hukuku doğal yasa kavramı temelinde kuran ve bu alan üzerine Savaş ve Barış Hukuku Üzerine: Üç Kitap adlı yapıtı vermiş olan öncü düşünürlerdendir?
Seçenekler
A
Montaigne
B
Niccolo Machiavelli
C
Niccolo Machiavelli
D
Hugo Grotius
E
Jean Bodin
Açıklama:
Hollandalı bir hukukçu ve filozof olan Hugo Grotius, küçük yaşta hümanist ve Aristotelesçi bir eğitim almış, Hollanda Devletinin resmi tarih yazıcısı olarak çalışmış ve ilk görevi de uluslararası hukuk üzerine uzmanlaşmak olmuştur. Uluslararası hukuku doğal yasa kavramı temelinde kuran öncü düşünürlerdendir. Bu alanda yarattığı etki günümüzde de geçerliliğini korumaktadır. Bu alandaki en önemli yapıtı Savaş ve Barış Hukuku Üzerine: Üç Kitap (De jure belli ac Pacis: Libri Tres) adını taşır. Aynı alanda Serbest Deniz (Mare Liberum) adlı yapıtı da ünlüdür.
Soru 61
Rönesansın "Manifesto"su olarak anılan ve Mirandola'nın yazdığı eserin adı nedir?
Seçenekler
A
Divina Commedia
B
Canzoniere
C
De Vita Solitaria
D
De Hominis Dignitate
E
Genealogia Deorum Gentilium
Açıklama:
Mirandola (1463-1494) ,900 civarında tez hazırlamıştır, bu tezlere önsöz olarak kaleme aldığı ve rönesansın manifestosu olarak kabul edilen eserinin adını "De Hominis Dignitate"die. Doğru yanıt D'dir.
Soru 62
Köylü bir Alman ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiş, hukuk okumuş ama bazı olaylar nedeniyle rahip olmayı seçmiş geç dönem hümanist kimdir?
Seçenekler
A
Dante
B
Baccacio
C
Luther
D
Mirandola
E
Erasmus
Açıklama:
Köylü bir Alman ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiş, hukuk okumuş ama bazı olaylar nedeniyle rahip olmayı seçmiş geç dönem hümanist rahip ve teolog Luther'dir. Doğru yanıt C'dir.
Soru 63
Tüm rönesans hümanistelirinin ortak özelliği aşağıdaki şıklardan hangisinde doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
Tümü Latince ve Grekçe eğitimi almıştır.
B
Hukuk okumuşlardır.
C
Kiliseye bağlılık yeminleri vardır.
D
Otoriteye isyan etmişlerdir.
E
Skolastik düşünceyi savunmuşlardır.
Açıklama:
Tüm rönesans hümanistleri küçük yaşlarda Latince ve Grekçe öğrenmiştir. Doğru yanıt A'dır.
Soru 64
“Dururum, gözden geçiririm ve sonra duyularımın sağladığı deneyimi ve toplumsal uygulamaları kendim için kılavuz edinirim" ifadesinin sahibi, rönesans hümanizminin onunla doruk noktasına ulaştığı söylenen filozof hangisidir?
Seçenekler
A
Thomas Moore
B
Michael de Montaigne
C
Martin Luther King
D
Dante Alighieri
E
Jhon Colet
Açıklama:
“Dururum, gözden geçiririm ve sonra duyularımın sağladığı deneyimi ve toplumsal uygulamaları kendim için kılavuz edinirim" ifadesi modern kuşkuculuğun da temellerini atan geç dönem hümanistelerinden Michael de Montaigne'ye aittir. Doğru yanıt B'dir.
Soru 65
Tommaso Campanella'nın eseri olan Güneş Ülkesi'ni Platon'un Devlet'i ve Moore'un Ütopya'sından ayıran en temel veri aşağıdakilerden hangisinde ifade edilmiştir?
Seçenekler
A
Güneş Ülkesi'nde barışçıl bir toplum kurgusu vardır.
B
Güneş Ülkesi, bir bilgi toplumu ütopyasıdır.
C
Güneş Ülkesinde sınıfsız bir toplum kurgulanmamıştır.
D
Güneş Ülkesinde askerlik kutsal bir görev addedilir.
E
Güneş Ülkesi aile kavramına karşı çıkar ve bu kuruma yer vermez.
Açıklama:
More, Ütopya’sında daha çok toplumsal koşullaron iyileştirilmesiyle ilgilenmekteydi. Campanella
ise adı gibi aydınlık olan ülkeyi bilgi ve bilimin aydınlatmasını istemiştir. Doğru yanıt B'dir.
ise adı gibi aydınlık olan ülkeyi bilgi ve bilimin aydınlatmasını istemiştir. Doğru yanıt B'dir.
Soru 66
Federal düzenin öncüsü, egemenliğin halka ait ve devredilemez olduğunu öne süren siyaset bilimci kimdir?
Seçenekler
A
Jean Bodin
B
Francis Bacon
C
Machiavelli
D
Johannes Althusius
E
Hugo Grotius
Açıklama:
Althusius, insanların bağımsızlığının yöneticilere devredilemeyeceği görüşündeydi. Çünkü ona göre devletin başındaki kişi halkın efendisi değil, sadece halkın seçtiği bir görevliydi. Biricik egemen güç halkın kendisiydi. Althusius bu görüşleriyle “halk egemenliği” düşüncesine kesin formunu kazandıran ilk düşünür oldu. Doğru yanıt D'dir.
Soru 67
Egemenliğin halka ait olduğunu ancak bir yönetici sınıfına da devredilebileceğini öne sürerek parlamenter demokrasiyi bir siyasal sistem olarak öneren siyaset bilimci aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Hugo Chavez
B
Hugo Grotius
C
Thomas Moore
D
Jean Bodin
E
Tommaso Campanella
Açıklama:
Hugo Grotius ise doğal yasa kavramını ilk kullanan isimlerdendir. Sofistlerin physei-nomoi ayrımından ve Stoacı evrensel yasa fikrinden etkilenerek insan aklına ve doğasına dayalı doğal yasa ile sonradan konan hukuk yasaları arasında ayrım yapmış, ilkini ikincisine üstün kılmıştır. Ona göre doğal bir yapı olan devletin görevi insanların doğuştan getirdikleri doğal hakları korumaktır. Egemenlik halka aittir ama bir yönetici sınıfa devredilebilir. Bu görüşleriyle demokrasi fikrine kapı aralamıştır. Doğru yanıt B'dir.
Ünite 2
Soru 1
Aşağıdakilerden hangisi rönesans döneminde Yeni Platonculuk düşüncesini benimseyen düşünürlerden biridir?
Seçenekler
A
Nicolaus Cusanus
B
Pietro Pomponazzi
C
Petrarca
D
Montaigne
E
Seneca
Açıklama:
Rönesans döneminde Yeni Platonculuk etkisindeki en özgün düşünür Nicolaus Cusanus’tur (1401-1464). Diğer şıklardaki düşünürler Aristotelesçi veya Stoacı akım etkisindedirler. Doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 2
Büyüler Üzerine adlı yapıtında, eşyanın doğal bir düzeni olması nedeniyle her türlü mucizeyi yadsıma yoluna giden düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Cusanus
B
Seneca
C
Bacon
D
Pomponatius
E
Descartes
Açıklama:
Pomponatius, Büyüler Üzerine adlı yapıtında eşyanın doğal bir düzeni olması nedeniyle her türlü mucizeyi yadsıma yoluna gitmiştir. Doğru yanıt D seçeneğidir.
Soru 3
............'a göre her varlık türünün kendine özgü bir ruhu olsa da evrenin bir bütün olarak da ruhu vardır ve bu ruha vulcanus denir.
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Seçenekler
A
Bacon
B
Paracelsus
C
Descartes
D
Petrus Ramus
E
Thomas Hobbes
Açıklama:
Paracelsus'a göre her varlık türünün kendine özgü bir ruhu olsa da evrenin bir bütün olarak da ruhu vardır ve bu ruha vulcanus denir. Doğru yanıt B seçeneğidir.
Soru 4
Bernardinus Telesius için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Seçenekler
A
Ona göre doğru bilginin tümü gerçek anlamda duyu algısı üzerinde kurulur.
B
Tüm varoluşun madde ve güç ilkeleri üzerinde temellendiğini savunur.
C
Ay üstü ve ay altı dünyaları arasındaki sınırı kaldırmıştır.
D
Ruhun maddesel koşullardan etkilenen bir yapıya sahip olduğunu savunur.
E
Ona göre gözlem içinde analojik düşünceye yer yoktur.
Açıklama:
Bernardinus Telesius'a göre gözlem, verilerin kaydedilmesinden çok daha geniş kapsamlı bir zihinsel süreçtir ve ayrıca analojik düşünceyi de içine almaktadır. Doğru yanıt E seçeneğidir.
Soru 5
Yer-merkezci Aristoteles-Ptolemaios kuramının yadsınıp yerini güneş-merkezci bir anlayışa bırakması olayına verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Paracelsus Devrimi
B
Copernicus Devrimi
C
Giordano Bruno Devrimi
D
Galileo Devrimi
E
Bacon Devrimi
Açıklama:
Copernicus, temel yapıtı olan De Revolutionibus Orbium Coelestium (Gök Cisimlerinin Devinimleri Üzerine) ile Hıristiyanlığın ve Aristoteles’in evren anlayışını tepe taklak etmiş, Hıristiyanlığın yer-merkezci (geosentrik) evren anlayışı yerine güneş-merkezci (heliosentrik) bir evren anlayışı ortaya koyarak doğa bilimi alanında “Copernicus Devrimi”olarak anılan büyük başarıyı gerçekleştirmiştir. Doğru yanıt B seçeneğidir.
Soru 6
I. Gezegenlerin yörüngeleri eliptiktir.
II. Her gezegen güneş çevresinde çizdiği yörüngede eş zamanda eş uzunluğu geride bırakır.
III. Gezegenlerin dönüş zamanının karesi, gezegenin güneşten ortalama uzaklığının küpüyle orantılıdır.
Yukarıdaki cümlelerin hangileri Kepler Yasaları arasında yer alır?
II. Her gezegen güneş çevresinde çizdiği yörüngede eş zamanda eş uzunluğu geride bırakır.
III. Gezegenlerin dönüş zamanının karesi, gezegenin güneşten ortalama uzaklığının küpüyle orantılıdır.
Yukarıdaki cümlelerin hangileri Kepler Yasaları arasında yer alır?
Seçenekler
A
Yalnız II
B
I ve II
C
II ve III
D
I ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Bahsi geçen üç yasa da Kepler Yasaları arasındadır. Doğru yanıt E seçeneğidir.
Soru 7
Francis Bacon'a göre bilimsel çalışmalarda rastgele ve bireysel yöntem anlayışlarıyla değil, ussal yapılı bir bilimsel yöntemle çalışılması gereklidir.
Bacon’a göre bu ussal yapılı bilimsel yöntem aşağıdakilerden hangisidir?
Bacon’a göre bu ussal yapılı bilimsel yöntem aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Tümevarım
B
Tümdengelim
C
Hermeneutik
D
Semiyotik
E
Diyalektik
Açıklama:
Bacon, bahsedilen kriterler ışığında tümevarım yöntemini önermiştir. Doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 8
Bacon’a göre bazı insanlar nesneler arasındaki farklılıkları ayrımlaştırırken çok başarılıdırlar ve bu açıdan aşırılığa giderler, bazıları da şeyler arasındaki benzerlikleri bulma yolunda istekli ve gayretlidirler ve bu yönden aşırılığa gidebilirler. Bazıları İlkçğa hayranlık gösterir, bazıları modernlikten ve yenilikten yanadır. Kişilik özelliklerinden kaynaklanan bu özel durumlar, olguların doğru betimlenmesi bakımından zararlı olabilir.
Bacon, usa dayalı bilimsel yönteme tehdit oluşturan bu durumu hangi başlık altında ele almıştır?
Bacon, usa dayalı bilimsel yönteme tehdit oluşturan bu durumu hangi başlık altında ele almıştır?
Seçenekler
A
Soy Putları
B
Çarşı-Pazar Putları
C
Mağara Putları
D
Tiyatro Putları
E
Tür Putları
Açıklama:
Bacon'a göre her insan kendi mizaç özelliklerinin, aldığı eğitimin ve toplumsal etkilerin sonucu olarak, Platon’un benzetmesinden yola çıkarsak, kendi mağarasını oluşturur. Oysa bu mağaranın dışına çıkmadıkça nesnel dünyayı kendi yapısı içinde kavrayamayacak, sınırlı bir bakış açısı içinde kalarak gerçekçi bir dünya ya da doğa algısına ulaşamayacaktır. Soruda belirtilen cinsten önyargılar mizaç ve eğitim kaynaklı önyargılardır ve Bacon bunları Mağara Putları kapsamında ele almıştır. Doğru yanıt C seçeneğidir.
Soru 9
Descartes'a göre bir fikrin seçik olması ne anlama gelir?
Seçenekler
A
O fikrin bilincinde olmamız.
B
O fikrin zihnimize doğrudan verili bir ide olması.
C
O fikri zihnimizeki diğer idelerden ayırt edebilmemiz.
D
O fikrin kesinlikle doğru olduğuna emin olmamız.
E
O fikrin diğer tüm idelerimizle tutarlılık göstermsi.
Açıklama:
Descartes'a göre bir fikrin doğruluğu için bu fikrin açık olmasının yanında seçik olması da gerekmektedir. Bir fikrin seçik olması için onu zihnimizdeki öteki idelerden ayırt edebilmemiz, yani sınırını çizebilmemiz gerekir. Doğru yanıt C seçeneğidir.
Soru 10
I. Düşünen varlık olarak varoluş
II. Bedensel varlık olarak varoluş
III. Politik varlık olarak varoluş
Descartes'a göre cogito bilgisi yukarıdakilerden hangileriyle ilgilidir?
II. Bedensel varlık olarak varoluş
III. Politik varlık olarak varoluş
Descartes'a göre cogito bilgisi yukarıdakilerden hangileriyle ilgilidir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I ve III
Açıklama:
Descartes için bir kimsenin cogito bilgisi aracılığıyla kendi varlığının var oluşuna dair bilgisi açık ve seçik bir bilgidir, çünkü zihnine doğruya verilmektedir ve ayrıca sınırı da bellidir; bu varoluş, onun düşünen varlığının, düşünen beninin varoluşudur; bedenselliği ile ve daha başka şeylerle hiçbir ilişkisi yoktur. Doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 11
Tanrı bilgisine akılla ulaşamayacağımızı düşünen Cusanus’un, bunu fark etmemiz için kullandığı terim, aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Öğrenilmiş bilgisizlik
B
Öğrenilmiş çaresizlik
C
Öğrenilen bilgelik
D
Öğretilen mistisizm
E
Öğrenilen dinginlik
Açıklama:
Cusanus’a göre insan akıl yoluyla Tanrı’nın mutlak birliğini kavrayamaz; o her zaman çokluklara ve farklılıklara gereksinir. Cusanus, insanın bu durumu fark etmesi için docta ignorantia-yani öğrenilmiş bilgisizlik terimini kullanır.
Cusanus, mutlak birliği temsil eden Tanrı bilgisine bu yolla, yani düşünme yetisi ile ulaşamayacağını anlar. Bu duruma Cusanus öğrenilmiş bilgisizlik (docta ignorantia) adını vermektedir. Bunun anlamı düşünüm yetisinin sınırlarını bilmesidir ve Tanrı bu sınırın ötesinde kalmaktadır. O halde Tanrıya ulaşmanın başka bir yolu olmalıdır. Cusanus’a göre bu yol bir tür sezgi yolu, başka deyişle mistik bir aydınlanma yoludur. Bu şekilde kavrayış ya da kavramsal bilgi olmadan bir görünüm elde edilebilir. Bir başka deyişle Tanrı gönül gözüyle görülebilir. Mistik kişi bir esrime (coşku içinde kendinden geçme) yaşantısı içinde Tanrının kavramsal bilgisine değil belki ama görünümüne ulaşabilir.
Cusanus, mutlak birliği temsil eden Tanrı bilgisine bu yolla, yani düşünme yetisi ile ulaşamayacağını anlar. Bu duruma Cusanus öğrenilmiş bilgisizlik (docta ignorantia) adını vermektedir. Bunun anlamı düşünüm yetisinin sınırlarını bilmesidir ve Tanrı bu sınırın ötesinde kalmaktadır. O halde Tanrıya ulaşmanın başka bir yolu olmalıdır. Cusanus’a göre bu yol bir tür sezgi yolu, başka deyişle mistik bir aydınlanma yoludur. Bu şekilde kavrayış ya da kavramsal bilgi olmadan bir görünüm elde edilebilir. Bir başka deyişle Tanrı gönül gözüyle görülebilir. Mistik kişi bir esrime (coşku içinde kendinden geçme) yaşantısı içinde Tanrının kavramsal bilgisine değil belki ama görünümüne ulaşabilir.
Soru 12
Skolastiğin mantık dışı dogmalarından Aristoteles’in özgün felsefesini arındırmaya çabalayan Rönesans Aristotelesçisi düşünür, aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Paracelsus
B
Telesius
C
Pomponatius
D
Bruno
E
Cusanus
Açıklama:
Rönesans’ın hümanist görüşlerine uygun biçimde, Aristoteles’in özgün felsefesini Skolastiğin mantık dışı dogmalardan temizlemeye çalışan Aristotelesçi düşünür Petrus Pomponatius’tur. Doğru yanıt C’dir.
Pomponatius tüm insanların zihinsel yetkinliğe yetenekli oldukları düşüncesini reddetmekle birlikte ahlaksal yetkinliğin yeryüzünde gerçekleştirilemeyecek bir ideal olduğu görüşüne karşı çıkar. Herkesin kendi işinin gerektirdiği ödevleri yapması, bu konuda yetkinlik olarak anlaşılabilir. “Vicdanlı ve namuslu bir yargıç, kendi alanında muktedirdir ve kendine özgü mükemmelliğe varmıştır.” Bu alanda ‘mutlak’ terimini kullanmak gereksiz olacaktır; mutlak yetkinlik salt mutlak varlığa özgüdür. Erdemin karşılığının sonsuz bir ödül olması, yani cennete gidilecek olması ve yapılan kötülükleri bir cezanın beklemesi fikirlerine dayanarak ruhun ölümsüzlüğünün öne sürülmesini yanlış bulmaktadır. Çünkü erdemlilik çıkar ya da karşılık beklenerek gerçekleştirilemez. Erdemlilik gerçek anlamda bir değer olduğu için gerçekleştirilmelidir. Kötülük de zaten kendi öz cezasını kendi içinde saklamaktadır. Böylece bunlara dışsal bir koşula bağlı olarak varlık kazandırılması tam bir yanılgıdır. Aristoteles’in kesin bir dille ifade ettiği gibi ruh bedenin bir fonksiyonu ise, beden
Pomponatius tüm insanların zihinsel yetkinliğe yetenekli oldukları düşüncesini reddetmekle birlikte ahlaksal yetkinliğin yeryüzünde gerçekleştirilemeyecek bir ideal olduğu görüşüne karşı çıkar. Herkesin kendi işinin gerektirdiği ödevleri yapması, bu konuda yetkinlik olarak anlaşılabilir. “Vicdanlı ve namuslu bir yargıç, kendi alanında muktedirdir ve kendine özgü mükemmelliğe varmıştır.” Bu alanda ‘mutlak’ terimini kullanmak gereksiz olacaktır; mutlak yetkinlik salt mutlak varlığa özgüdür. Erdemin karşılığının sonsuz bir ödül olması, yani cennete gidilecek olması ve yapılan kötülükleri bir cezanın beklemesi fikirlerine dayanarak ruhun ölümsüzlüğünün öne sürülmesini yanlış bulmaktadır. Çünkü erdemlilik çıkar ya da karşılık beklenerek gerçekleştirilemez. Erdemlilik gerçek anlamda bir değer olduğu için gerçekleştirilmelidir. Kötülük de zaten kendi öz cezasını kendi içinde saklamaktadır. Böylece bunlara dışsal bir koşula bağlı olarak varlık kazandırılması tam bir yanılgıdır. Aristoteles’in kesin bir dille ifade ettiği gibi ruh bedenin bir fonksiyonu ise, beden
Soru 13
Tek tek varlıkların ötesinde evrenin bir bütün olarak sahip olduğunu öne sürdüğü ruha “vulcanus” adını veren düşünür, aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Telesius
B
Bruno
C
Galilei
D
Paracelsus
E
Kepler
Açıklama:
Rönesans’ta düşünceleri yer yerm bilimi aşarak metafizik boyut kazanan bazı düşünürler bulunur. Bunlardan birisi de, tüm varlıklarda ruh bulunduğunu, evrenin de bir bütün olarak ayrı bir ruha sahip olduğunu ileri süren İsviçreli hekim Paracelsus’tur. Doğru yanıt D’dir.
Paracelsus’a göre her varlık türünün kendine özgü bir ruhu olsa da evrenin bir bütün olarak da ruhu vardır ve bu ruha vulcanus denir.
Paracelsus’a göre her varlık türünün kendine özgü bir ruhu olsa da evrenin bir bütün olarak da ruhu vardır ve bu ruha vulcanus denir.
Soru 14
Ay üstü-ay altı dünya arasındaki sınırları kaldırma konusunda bir ilk olan düşünür, aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Bruno
B
Kepler
C
Copernicus
D
Paracelsus
E
Telesius
Açıklama:
Bernardinus Telesius, kendi zamanına kadar kimsenin öngörmediği-ya da yapmaya cesaret edemediği bir ayrımı açıkça ortaya koymuştur. Bu da, Ortaçağ’daki evren kavrayışında yapılmış olan ay üstü-ay altı dünya ayrımıdır. Doğru yanıt E’dir.
Telesius un ay üstü ve ay altı dünyaları arasındaki sınırı kaldırması doğru bir öngörüdür ve kendinden öncekilerin hiçbiri tarafından düşünülmemiş bir noktadır. Madde ile zihin arasındaki ilişkiye değgin açıklamaları da geleneksel açıklamalara karşı çıkmaktadır:
Telesius un ay üstü ve ay altı dünyaları arasındaki sınırı kaldırması doğru bir öngörüdür ve kendinden öncekilerin hiçbiri tarafından düşünülmemiş bir noktadır. Madde ile zihin arasındaki ilişkiye değgin açıklamaları da geleneksel açıklamalara karşı çıkmaktadır:
Soru 15
İnsanın insan türünün bir üyesi olarak doğuştan getirdiği önyargılar için Bacon’ın kullandığı terim, aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kilise putları
B
Soy putları
C
Tiyatro putları
D
Mağara putları
E
Çarşı putları
Açıklama:
İnsan soyunun ortak özelliklerinden kaynaklı önyargıları ifade etmek için, Bacon, soy putları terimini kullanır. Doğru yanıt B’dir.
Oysa doğa insansal bir varlık değildir; o kendi yasalarına göre işler. İnsanların bu önyargılarının arkasında duygu ve heyecansal yapıları, duyusal, zihinsel güçlerinin sınırlılığı, algının yapısı gibi ortak doğalarından gelen etkenler bulunmaktadır. Bacon’un şu eğretilemesi bu olguyu çok güzel açıklamaktadır: “İnsan zihni ışınları yayması, çarpıtması ve şeklini bozması bakımından kendi özelliklerini farklı nesne - lere veren içbükey ve dışbükey aynalara benzer” (Bacon, 1999: 16). Şu hal - de, doğayı olağan boyutları içinde yansıtan normal aynalar gibi olmalıyız. Özellikle bilim insanı bu için çok daha büyük bir zorunluluk taşımaktadır.
Oysa doğa insansal bir varlık değildir; o kendi yasalarına göre işler. İnsanların bu önyargılarının arkasında duygu ve heyecansal yapıları, duyusal, zihinsel güçlerinin sınırlılığı, algının yapısı gibi ortak doğalarından gelen etkenler bulunmaktadır. Bacon’un şu eğretilemesi bu olguyu çok güzel açıklamaktadır: “İnsan zihni ışınları yayması, çarpıtması ve şeklini bozması bakımından kendi özelliklerini farklı nesne - lere veren içbükey ve dışbükey aynalara benzer” (Bacon, 1999: 16). Şu hal - de, doğayı olağan boyutları içinde yansıtan normal aynalar gibi olmalıyız. Özellikle bilim insanı bu için çok daha büyük bir zorunluluk taşımaktadır.
Soru 16
Bazı düşünce tarzlarının zihne yerleşerek tüm değerlendirme yetimizi köreltmesini anlatmak üzere Bacon’ın kullandığı terim, aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Çarşı putları
B
Ortaçağ putları
C
Soy putları
D
Tiyatro putları
E
Mağara putları
Açıklama:
Bacon, belli felsefi sistemlere ya da düşünce kalıplarına körü körüne bağlanılması durumunda oluşan önyargıların, doğayı anlamada güçlükler çıkaracağını öne sürer. Zihnin arındırılması gereken bu tür önyargılara, “tiyatro putları” adını vermiştir. Doğru yanıt D’dir.
Francis Bacon’ın Yöntem ve Bilgi Anlayışı
Francis Bacon’ın Yöntem ve Bilgi Anlayışı
Soru 17
Aşağıdakilerden hangisi, Descartes’ın felsefede kesin bilgi arayışında yol gösterici olma özelliğine sahiptir?
Seçenekler
A
Fizik
B
Matematik
C
Edebiyat
D
Tarih
E
Teoloji
Açıklama:
Descartes için matematikteki apaçıklık ve kesinlik, bilgi araştımasında diğer bilgi alanları için de yol göstericidir. Felsefede de kesin bilgi isteniyorsa, matematiğin izlediği yöntemler buraya uyarlanmalıdır. Doğru yanıt B’dir.
Rene Descartes’ın Yöntem ve Bilgi Anlayışı
Rene Descartes’ın Yöntem ve Bilgi Anlayışı
Soru 18
“Descartes’a göre ________bir kavramın zihnimize doğrudan verilmesi,_________ ise kavramı zihnimizdeki diğer idelerden ayırt edebilmemiz, sınırını çizebilmemizdir.”
Yukarıdaki metinde boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangileri gelmelidir?
Yukarıdaki metinde boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangileri gelmelidir?
Seçenekler
A
Doğruluk; gerçeklik
B
Kesinlik; farkındalık
C
Açıklık; seçiklik
D
A Priori; a posteriori
E
Doğrudanlık; dolaylılık
Açıklama:
Descartes, bir şeyin doğru olarak bilinebilmesi yahut sezilebilmesi için iki temel ölçüt önerir: Ona göre bir şeyi ancak açık ve seçik olarak biliyorsak, yani, o şeye ait kavram zihnimize doğrudan veriliyse ve o kavramı zihnimizdeki diğer idelerden ayırt edebiliyorsak, onun doğruluğundan emin olabiliriz. Doğru yanıt C’dir.
Rene Descartes’ın Yöntem ve Bilgi Anlayışı
Rene Descartes’ın Yöntem ve Bilgi Anlayışı
Soru 19
Aşağıdakilerden hangisi, Descartes felsefesiyle BAĞDAŞMAZ?
Seçenekler
A
Tanrı
B
Ruh
C
Töz
D
Madde
E
Boşluk
Açıklama:
Descartes’a göre madde alanında boşluk yoktur; bizim boşluk gördüğümüz alan dahi homojen görünümlü uzay maddesiyle kaplıdır. Diğer seçeneklerde yer alan kavramlarsa, Descartes’ın ayrı ayrı uğraştığı konulara işaret eder. Doğru yanıt E’dir.
Descartes’ın Töz, Ruh ve Ahlak Anlayışı
Descartes’ın Töz, Ruh ve Ahlak Anlayışı
Soru 20
Descartes’ın ahlak anlayışıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Seçenekler
A
Aristotelesçiliğin ve Stoacılığın etkisinde kalmıştır.
B
Sistematik bir ahlak öğretisi geliştirmiştir.
C
İstemeyi/iradeyi her durumda iyi olarak görmüştür.
D
Ahlak görüşünün bilgi görüşüyle ilişkisi yoktur.
E
Özgürce davranma edimi maddesel bir kiptir.
Açıklama:
B-E seçeneklerinde ifade edilen görüşlerin hemen hiçbiri Descartes düşüncesine ilişkin öne sürülebilecek türden değildir; oysa soruda Descartes’ın ahlak görüşüyle örtüşen ifade istenmektedir. Doğru yanıt A’dır.
Descartes’ın Töz, Ruh ve Ahlak Anlayışı
Descartes’ın Töz, Ruh ve Ahlak Anlayışı
Soru 21
Rönesansta öne çıkan felsefi akımlardan biridir, örneğin Petrarca, onlardan etkilenerek söylemlerinde bu akımın görüşlerini dillendirmişti. Genelde etik bir dünya görüşü olan bu akım, bir yaşama biçimi önerisiyle dönemin üst düzey aileleri ve eğitimli sınıfları üzerinde etkili olmuştur.
Paragrafta sözü edilen akım aşağıdakilerden hangisidir?
Paragrafta sözü edilen akım aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Stoacılık
B
Hümanizm
C
Aristotelesçilik
D
Yeni-Platonculuk
E
Doğa Felsefesi
Açıklama:
Rönesansta öne çıkan felsefi akımlardan biri de Stoacılıktır. Örneğin Petrarca, Stoacılardan etkilenerek söylemlerinde bu akımın görüşlerini dillendirmişti. Genelde etik bir dünya görüşü olan bu akım, bir yaşama biçimi önerisiyle dönemin üst düzey aileleri ve eğitimli sınıfları üzerinde etkili olmuştur.
Soru 22
Ortaçağda çok yanlış yorumlanmış bir akım olan Epikürosçulukta hazlar açısından hangisi önce gelmektedir?
Seçenekler
A
Bedensel hazlar
B
Tinsel hazlar
C
Dünyevi hazlar
D
Maddi hazlar
E
Duyusal hazlar
Açıklama:
Ortaçağda çok yanlış yorumlanmış bir akımdı. O dönemde Epikürosçu demek putperest, pagan, doğru yoldan sapmış gibi anlamlara geliyordu ve ayrıca yüksek tinsel değerlere sırtını çevirmiş sadece basit dünyasal hazlar peşinde koşan kişileri niteleyen bir sıfat durumundaydı. Oysa gerçek Epikürosçulukta bedensel hazlar değil, tinsel hazlar ön planda gelir.
Detaylı Açıklama: Ders kitabında da söylenildiği üzere, Epikürosçulukta hazlar söz konusu olduğunda, tinsel hazlar önde gelmektedir. Dolayısıyla sorunun doğru cevabı B şıkkı olmaktadır. Diğer şıklarda yer alan haz çeşitleri bizleri elbette ki tine/ruha dolaylı olarak olsa da etki eden hazlara götürebilir. Fakat bu dolaylı etkide bulunan hazların tümü maddi, dünyevi bir temeldedir. Dolayısıyla en azından ikincil hazlar olarak görülmelidirler, birincil hazlar olarak değil.
Detaylı Açıklama: Ders kitabında da söylenildiği üzere, Epikürosçulukta hazlar söz konusu olduğunda, tinsel hazlar önde gelmektedir. Dolayısıyla sorunun doğru cevabı B şıkkı olmaktadır. Diğer şıklarda yer alan haz çeşitleri bizleri elbette ki tine/ruha dolaylı olarak olsa da etki eden hazlara götürebilir. Fakat bu dolaylı etkide bulunan hazların tümü maddi, dünyevi bir temeldedir. Dolayısıyla en azından ikincil hazlar olarak görülmelidirler, birincil hazlar olarak değil.
Soru 23
Giordano Bruno, evreni tanımlarken, onun hangi özelliği ile Tanrı’ya atıfta bulunur?
Seçenekler
A
Varoluşu
B
Tekrarlı oluşu
C
Sonsuz oluşu
D
Katmanlı oluşu
E
Eşsiz oluşu
Açıklama:
Bruno Copernicusçu evren açıklamasından evrenin süreklilik gösteren bir varlık olduğu sonucunu çıkarmıştır. Evren her noktasından dışa doğru yayılan bir sürekliliktir (continuum). Evren aynı zamanda sonsuzdur; sonsuz olan Tanrının sonsuzluğunu sınırsız büyüklüğü içinde yansıtır. Böylece o da sonsuz olur.
Soru 24
1. Gezegenlerin yörüngeleri
eliptiktir.
2. Her gezegen güneş
çevresinde çizdiği yörüngede eş zamanda eş uzunluğu geride bırakır.
3. Gezegenlerin dönüş zamanının karesi, gezegenin güneşten ortalama uzaklığının küpüyle orantılıdır.
Yukarıda belirtilen bilimsel yasaları ortaya koyan düşünür, aşağıdakilerden hangisidir?
eliptiktir.
2. Her gezegen güneş
çevresinde çizdiği yörüngede eş zamanda eş uzunluğu geride bırakır.
3. Gezegenlerin dönüş zamanının karesi, gezegenin güneşten ortalama uzaklığının küpüyle orantılıdır.
Yukarıda belirtilen bilimsel yasaları ortaya koyan düşünür, aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Paracelsus
B
Telesius
C
Bruno
D
Kepler
E
Copernicus
Açıklama:
Kepler Yasaları:
1. Gezegenlerin yörüngeleri
eliptiktir.
2. Her gezegen güneş
çevresinde çizdiği yörüngede eş zamanda eş uzunluğu geride bırakır.
3. Gezegenlerin dönüş zamanının karesi, gezegenin güneşten ortalama uzaklığının küpüyle orantılıdır.
Doğru yanıt D'dir.
1. Gezegenlerin yörüngeleri
eliptiktir.
2. Her gezegen güneş
çevresinde çizdiği yörüngede eş zamanda eş uzunluğu geride bırakır.
3. Gezegenlerin dönüş zamanının karesi, gezegenin güneşten ortalama uzaklığının küpüyle orantılıdır.
Doğru yanıt D'dir.
Soru 25
Francis Bacon’un Novum Organum isimli kitabının konusu nedir?
Seçenekler
A
Bilimsel bilginin toplum yaşamındaki yararlı sonuçları
B
Fizik alanındaki gelişmeler
C
Cisimlerin serbest düşme ve serbest salınım yasaları
D
Kilisenin yer merkezli anlayışı
E
Doğa bilimlerinde tümevarım
Açıklama:
Novum Organum, doğa bilimlerinde tümevarım yönteminin nasıl uygulanması gerektiğini gösteren ve Bacon’un kendi tümevarım anlayışını gözler önüne seren bir yapıttır.
Soru 26
Francis Bacon’ın zihnin asılsız önyargıları olarak kabul ettiği dört zihin putundan hangisi doğru verilmemiştir?
Seçenekler
A
Kader
B
Tiyatro
C
Mağara
D
Soy
E
Çarşı-Pazar
Açıklama:
Bacon’un zihnin asılsız önyargıları olarak kabul ettiği dört zihin putunun 4’ü:
1)Soy Putları
2)Mağara Putları
3)Çarşı-Pazar Putları
4)Tiyatro Putları
Bacon, "kader" diye bir idol/put tanımlamamıştır; doğru yanıt A'dır.
1)Soy Putları
2)Mağara Putları
3)Çarşı-Pazar Putları
4)Tiyatro Putları
Bacon, "kader" diye bir idol/put tanımlamamıştır; doğru yanıt A'dır.
Soru 27
Descartes, felsefede kesin ve sağlam bilgiye ulaşabilmek için hangi alana kesinliğini veren yöntem ya da yöntemleri izlemek gerektiğine ikna olur?
Seçenekler
A
Fiziğe
B
Matematiğe
C
Kimyaya
D
Optiğe
E
Hristiyanlığa
Açıklama:
Descartes, matematikteki kesinlikten yola çıkarak bilginin tüm öteki alanlarını temelden kavrayacak kesin evrensel bir ilke bulunup bulunmadığı konusuyla yakından ilgilendi.Felsefede kesin ve sağlam bilgiye ulaşabilmek için matematiğe kesinliğini veren yöntem ya da yöntemleri izlemek gerektiğine ikna olur.
Soru 28
Kuşkuyu ya da birtakım yanlışlıkları, hataları tümüyle önlememizi sağlayacak kuralları belirlemeye çalışan Descartes, aşağıdakilerden hangisini bu kurallar içine almaz?
Seçenekler
A
Araştırdığımız sorunların her birini mümkün olduğunca küçük parçalara bölmeyi.
B
Sorunları basitten karmaşığa doğru bir sırayla incelemeyi.
C
Verilen tümel ve genel karakterli öncüllerden çıkarılabilecek zorunlu sonucu çıkarmayı
D
Sık sık geriye dönüp elde edilen verileri sınamayı.
E
Doğruluğunu açık ve seçik bilmediğimiz hiçbir şeyi doğru kabul etmemeyi.
Açıklama:
Kuşkuyu ya da birtakım yanlışlıkları, hataları tümüyle önlememizi sağlayacak kurallar ne olabilir? Descartes Yöntem Üzerine Konuşma’da bu kuralları dört tane olarak belirledi:”
1. Öncelikle, doğruluğunu gerçekten açık ve seçik olarak bilmediğin hiçbir şeyi doğru olarak kabul etme.
2. Araştırdığın sorunların her birini mümkün olduğunca küçük parçalara böl; çünkü bu onların uygun çözümü için zorunludur.
3. Basit olduğundan dolayı kolayca bilinebilen şeylerle işe başla ki az az ve adım adım daha karmaşık ve anlaşılması zor olan şeylerin bilgisine doğru ilerlemek olanaklı olabilsin.
4. Her durumda hiçbir şeyin dışta bırakılmadığından emin olmak için, sık sık geriye dönüşler yaparak eldeki verilerin sayımını yapmaktan geri durma.”
1. Öncelikle, doğruluğunu gerçekten açık ve seçik olarak bilmediğin hiçbir şeyi doğru olarak kabul etme.
2. Araştırdığın sorunların her birini mümkün olduğunca küçük parçalara böl; çünkü bu onların uygun çözümü için zorunludur.
3. Basit olduğundan dolayı kolayca bilinebilen şeylerle işe başla ki az az ve adım adım daha karmaşık ve anlaşılması zor olan şeylerin bilgisine doğru ilerlemek olanaklı olabilsin.
4. Her durumda hiçbir şeyin dışta bırakılmadığından emin olmak için, sık sık geriye dönüşler yaparak eldeki verilerin sayımını yapmaktan geri durma.”
Soru 29
Descartes’e göre madde-cisim tözünün özsel niteliği nedir?
Seçenekler
A
Doğa
B
Fizik
C
Madde
D
Uzam
E
Biçim
Açıklama:
Madde-cisim tözünün özsel niteliğinin uzamlılık olduğu belirtilmiştir: Buna göre maddesel tözler uzamsız kesinlikle var olamazlar; uzam, maddesel tözlerin özsel niteliğidir, olmazsa olmazıdır.
Soru 30
Descartes’in törebilimi dört pratik ilkeye dayanır, aşağıdakilerden hangisi bu ilkelerden biridir?
Seçenekler
A
Mutlu olabilmek için sadece erdem yeterli olacaktır.
B
Denetimimizin dışında kalan olaylar tanrı tarafından saptanmıştır.
C
Bizi hoşnut olmaktan alıkoyabilecek tek şey istek ve pişmanlıktır
D
Cisimsel hiçbir şey insanın özüne ait değildir ve insan bu yüzden bütünüyle tindir.
E
Senin için en iyi olacak yaşam uğraşını dikkatle seç
Açıklama:
Descartes’in törebilimi dört pratik ilkeye dayanır:
1. Ulusun yasalarına,
törelerine, dinsel
inançlarına boyun eğ.
2. Kanılarına bağlı kal ve
seçtiğin eylem yolunda
kararlı ol.
3. Kendini ve tutkularını
çevrene ve talihine uyarla.
4.Senin için en iyi olacak
yaşam uğraşını dikkatle seç
1. Ulusun yasalarına,
törelerine, dinsel
inançlarına boyun eğ.
2. Kanılarına bağlı kal ve
seçtiğin eylem yolunda
kararlı ol.
3. Kendini ve tutkularını
çevrene ve talihine uyarla.
4.Senin için en iyi olacak
yaşam uğraşını dikkatle seç
Soru 31
Rönesans'ta aşağıdaki kentlerden hangisinde temel amacı Platon'un eserlerini çevirmek olan Platon Akademisi kurulmuştur?
Seçenekler
A
Milano
B
Roma
C
Atina
D
Floransa
E
Venedik
Açıklama:
Yunan ve Latin düşüncesine ait eserlere yönelik çeviri etkinlikleriyle başlayan
Hümanizm hareketi İlkçağ düşünürlerinin eserlerini çevirme işine özellikle 15. Yüzyılda yoğunlaştı. İlk dikkat çeken eserler de Platon’unkilerdi. Öncü Platonculardan biri olan Plethon, Cosimo de Medici’nin desteği ile Floransa’da bir Platon Akademisi kurdu (1440). Bu akademi Platon’un yapıtlarının ilk elden çevirisini yapma amacını gütmekteydi. Platonculuğu Aristotelesçiliğe karşı savunmak temel görevlerindendi.
Hümanizm hareketi İlkçağ düşünürlerinin eserlerini çevirme işine özellikle 15. Yüzyılda yoğunlaştı. İlk dikkat çeken eserler de Platon’unkilerdi. Öncü Platonculardan biri olan Plethon, Cosimo de Medici’nin desteği ile Floransa’da bir Platon Akademisi kurdu (1440). Bu akademi Platon’un yapıtlarının ilk elden çevirisini yapma amacını gütmekteydi. Platonculuğu Aristotelesçiliğe karşı savunmak temel görevlerindendi.
Soru 32
Aşağıdaki Rönesans felsefe ekollerinden hangisi Aristoteles'i Ortaçağ'da yapılan yorumlar üzerinden tanıtmaya çalışan iki gruptan İbn Rüşd'ü takip edenlerdir?
Seçenekler
A
Averroistler
B
Aleksandristler
C
Hümanistler
D
İdealistler
E
Platoncular
Açıklama:
Aristoteles’i, Ortaçağda yapılan yorumlar üzerinden tanıtmaya çalışan iki grubun çalışmaları da oldukça etkili olmuştur. Bunlardan ilki İbni Rüşd’ü izleyen Averroistler, ötekiyse Afrodisias’lı Aleksandros’un yorumlarını izleyen Aleksandristler’dir. Bu iki grup birbirlerine rakip olsalar da bazı konularda uyuşmaktaydılar.
Soru 33
İsviçreli bir Alman olan ve doğanın "vulcanus" adında kapsayıcı bir ruhu olduğunu ileri süren hekim ve kimyacı düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Pomponatius
B
Seneca
C
Paracelsus
D
Cusanus
E
Ficinus
Açıklama:
Paracelsus (1493-1541) Rönesans’ın başlarında yaşamış İsviçreli Alman bir düşünür, hekim ve kimyacıdır. Doğa felsefesi alanında Yeni-Platoncu temelden yola çıkmış ve görüşleri bilimsel temelden uzaklaşarak gizemci boyutlar kazanmıştır. Her varlık türünün kendine özgü bir ruhu olsa da doğanın da bir bütün olarak genel ve kapsayıcı bir ruhu ya da güç odağı vardır. Paracelsus buna “vulcanus” adını vermektedir
Soru 34
Gök Cisimlerinin Devinimi Üzerine isimli kitabın yazarı ve güneş merkezli evren modelinin yaratıcısı olan Rönesans öncüsü aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kepler
B
Copernicus
C
Mendell
D
Galileo
E
Newton
Açıklama:
Rönesans döneminde bilim düşüncesinde gerçek anlamdaki gelişimin öncüsü
Copernicus’dur (1473-1543). Doğa bilimi alanında “Copernicus Devrimi”olarak
anılan büyük başarıyı gerçekleştirmiştir. Bu alandaki temel yapıtı olan De Revolutionibus Orbium Coelestium (Gök Cisimlerinin Devinimleri Üzerine) ile Hıristiyanlığın ve Aristoteles’in evren anlayışını tepe taklak etmiş, Hıristiyanlığın yer-merkezci (geosentrik) evren anlayışı yerine güneş-merkezci (heliosentrik) bir evren anlayışı önermiştir.
Copernicus’dur (1473-1543). Doğa bilimi alanında “Copernicus Devrimi”olarak
anılan büyük başarıyı gerçekleştirmiştir. Bu alandaki temel yapıtı olan De Revolutionibus Orbium Coelestium (Gök Cisimlerinin Devinimleri Üzerine) ile Hıristiyanlığın ve Aristoteles’in evren anlayışını tepe taklak etmiş, Hıristiyanlığın yer-merkezci (geosentrik) evren anlayışı yerine güneş-merkezci (heliosentrik) bir evren anlayışı önermiştir.
Soru 35
Ünlü gökbilimci Tycho Brahe'nin de asistanlığını yapmış, gezegen yörüngelerinin biçim ve hızlarına ilişkin çalışmalarıyla ünlü bilim adamı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kepler
B
Copernicus
C
Mendell
D
Galileo
E
Newton
Açıklama:
Copernicus’un açtığı yoldan ilerleyen Johannes Kepler (1571-1630) gezegen yörüngelerinin biçimi ve hızlarına ilişkin keşfettiği yasalarla bilim tarihinde kendine önemli bir yer sağlamıştır. Yine önemli bir gökbilimci olan Tycho Brahe’nin asistanlığını yapmış, onun yıllarca süren gökbilimsel gözlemlerinin sistematik biçimde dökümü yapılmış verilerinden çok yararlanmıştır.
Soru 36
Başlıca İki Evren Sistemi Üzerine Konuşma adlı yapıtında dünya merkezli ve güneş merkezli evren modellerini ele alan bilim adamı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kepler
B
Galileo
C
Kopernikus
D
Mendell
E
Newton
Açıklama:
Başlıca İki Evren Sistemi Üzerine Konuşma adlı yapıtında Aristoteles’in ve kilisenin yer merkezci evren anlayışı ile Copernicus’un güneş-merkezci sistemi karşılaştırmış Copernicusçu sistemden yana tavır almıştır. Bu yüzden kilisenin kovuşturmasına uğramış ve göz hapsinde yaşamıştır. Galileo aynı zamanda teleskopla yaptığı keşiflerle de ünlenmiş, Teleskopuyla Güneşin lekelerini, Venüs gezegeninin evrelerini, ay yüzeyinde dağlar, vadiler gibi birtakım engebeler bulunduğunu ve Jüpiter’in dört
uydusunu saptamıştır.
uydusunu saptamıştır.
Soru 37
Yeni Organon ve Yeni Atlantis gibi eserleriyle tanınan ve bilginin güç olduğunu savunan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Bacon
B
Descartes
C
Augustinus
D
Thomas Aquinas
E
Newton
Açıklama:
Bacon, Yöntem ve bilgi üzerine ana kitabı Novum Organum (Yeni Organon) adını taşır. Bilimsel bilginin toplum yaşamındaki yararlı sonuçlarına yer veren Nova Atlantis (Yeni Atlantis) isimli bir başka önemli yapıta imza atmıştır. Bacon geleceğin insan dünyasının bilim yoluyla aydınlanacağını sezmişti. Ona göre yaşamda bilgi önemliydi. Onun ünlü deyişiyle “bilgi güçtü.” Buradaki bilgi, bilimsel bilgiden başkası değildir.
Soru 38
Bacon'ın tümevarım yapacak kişinin önyargılarını (putlarını) dört başlıkta toplar, aşağıdakilerden hangisi bu önyargılardan birisi değildir?
Seçenekler
A
Soy Putları
B
Çarşı-Pazar Putları
C
Mağara Putları
D
Tiyatro Putları
E
İktidar Putları
Açıklama:
Bacon öncelikle tümevarım yapacak bilim kişisinin özellikleri üzerinde durur:
Çünkü tüm insanların olduğu gibi, bilim insanının zihninde de çeşitli etkiler sonucu oluşmuş bir takım önyargılar vardır. Bu önyargılar kişinin dünyaya, doğaya
bakışını olumsuz yönde etkileme gücüne sahiptir. Bilim insanı doğa üzerine inceleme ve araştırmalara girişmeden önce tabiri caizse bir zihinsel temizlik yapmak
durumundadır. Bacon temizlenmesi gereken bu önyargılara putlar (idoller) adını
verir ve bunları dört grupta toplar. Bunlar; Soy (Tribus) Putları, Mağara (Species) Putları, Çarşı-Pazar (Fori) Putları ve Tiyatro (Theatre) Putları'dır.
Çünkü tüm insanların olduğu gibi, bilim insanının zihninde de çeşitli etkiler sonucu oluşmuş bir takım önyargılar vardır. Bu önyargılar kişinin dünyaya, doğaya
bakışını olumsuz yönde etkileme gücüne sahiptir. Bilim insanı doğa üzerine inceleme ve araştırmalara girişmeden önce tabiri caizse bir zihinsel temizlik yapmak
durumundadır. Bacon temizlenmesi gereken bu önyargılara putlar (idoller) adını
verir ve bunları dört grupta toplar. Bunlar; Soy (Tribus) Putları, Mağara (Species) Putları, Çarşı-Pazar (Fori) Putları ve Tiyatro (Theatre) Putları'dır.
Soru 39
Modern felsefenin babası olarak anılan, Felsefenin İlkeleri ve İlk Felsefe Üzerine Düşünceler gibi eserleriyle bilinen düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Bacon
B
Newton
C
Descartes
D
Augustinus
E
İbn Rüşd
Açıklama:
Modern felsefenin babası, Yeniçağ felsefesinin kurucusu gibi nitelemelerle anılan
René Descartes (1596-1650) Ortaçağ etkilerinden kurtulma yolunda tümüyle olgunlaşmış felsefi tutumun ilk büyük örneğini ortaya koyarak özgür düşünen özne
felsefesinin kurucusu olma onurunu elde etti. Yöntem Üzerine Konuşma (1637), İlk Felsefe Üzerine Düşünceler (1641), Felsefenin İlkeleri (1644) ve Ruhun Tutkuları
(1649). 1649’da kraliçe Christina tarafından felsefe dersleri vermek üzere İsveç’e
davet edildi, 1650 Şubatında ülkenin sert iklimine dayanamadığı için pnömoniye
yakalanarak öldü.
René Descartes (1596-1650) Ortaçağ etkilerinden kurtulma yolunda tümüyle olgunlaşmış felsefi tutumun ilk büyük örneğini ortaya koyarak özgür düşünen özne
felsefesinin kurucusu olma onurunu elde etti. Yöntem Üzerine Konuşma (1637), İlk Felsefe Üzerine Düşünceler (1641), Felsefenin İlkeleri (1644) ve Ruhun Tutkuları
(1649). 1649’da kraliçe Christina tarafından felsefe dersleri vermek üzere İsveç’e
davet edildi, 1650 Şubatında ülkenin sert iklimine dayanamadığı için pnömoniye
yakalanarak öldü.
Soru 40
Klasik kültür, felsefe ve bilim alanlarında çalışmalar yapan, Kendi İlkelerine Göre Şeylerin Doğası Üzerine isimli eseriyle tanınan Rönesans bilimcisi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Telesius
B
Kepler
C
Kopernikus
D
Paracelsus
E
Pomponatius
Açıklama:
Rönesans bilimcisi olan Bernardinus Telesius (1509-1588) İtalya’nın güneyinde bulunan Cosenza’da doğdu. Milano, Roma ve Padua’da eğitim aldı. Klasik kültür, felsefe ve bilim alanlarında çalıştı. Başyapıtı: De Rerum Natura Iuxta Propria Principia (Kendi İlkelerine Göre Şeylerin Doğası Üzerine) adını taşır. Paracelsus’a göre her insanda archaeus denen bir yaşam gücü bulunur. Sağlık archaeusun engelsiz işlemesi, hastalıksa yabancı bir güce bağlanmasıdır.
Soru 41
Hangi düşünüre göre evrende yetkin bir daire bulunamaz, bu nedenle gezegenlerin yörüngelerinin düzgün bir daire olması düşünülemez?
Seçenekler
A
Kepler
B
Aristoteles
C
Platon
D
Cusanus
E
Kant
Açıklama:
Cusanus bilim konusunda Aristotelesçi evren anlayışını yadsıyan bir tutum takınmıştır: Ona göre evrende yetkin bir daire bulunamaz, bu nedenle gezegenlerin yörüngelerinin düzgün bir daire olması düşünülemez. Doğru cevap D'dir.
Soru 42
Rönesans dönemi Aristotelesçilerinden Petrus Pomponatius olarak da bilinen Pietro Pomponazzi (1462-1525)'nin, 1516 tarihli Ruhun Ölmezliği Üzerine (Tractatus de immortalitate animae) adlı yapıtında savunduğu şey nedir?
Seçenekler
A
Bireysel ruhların ölmezliği inancının Aristoteles’in ilkeleri ile bağdaşmadığını savunur.
B
Skolastik dünyanın Aristoteles yorumu ile gerçek Aristoteles arasında ciddi ayrılıklar olduğunu savunur.
C
Tüm insanların zihinsel yetkinliğe yetenekli olduklarını savunur.
D
Yetkinlik salt mutlak varlığa özgü olduğunu savunur.
E
Ruh bedenin bir fonksiyonu ise, beden olmadan ruhun olamayacağını savunur.
Açıklama:
Rönesans dönemi Aristotelesçilerinin en ünlüsü kuşkusuz, Petrus Pomponatius olarak da bilinen Pietro Pomponazzi’dir (1462-1525). 1516 tarihli Ruhun Ölmezliği Üzerine (Tractatus de immortalitate animae) adlı yapıtında bireysel ruhların ölmezliği inancının Aristoteles’in ilkeleri ile bağdaşmadığını savunur. Doğru cevap A'dır.
Soru 43
Helenistik dönemin bir felsefesi olan ve Rönesans döneminde felsefe çalışmaları arasında kendine bir yer bulabilen felsefe hangisidir?
Seçenekler
A
Stoacılık
B
Epikürosçuluk
C
Platonculuk
D
Aristotelesçilik
E
Yeni Platonculuk
Açıklama:
Epikürosçuluğun gerçek değeri ve anlamı Rönesans döneminde anlaşılmaya başlanmıştır. Helenistik dönemin bir felsefesi olan Epikürosçuluk, Rönesans döneminde felsefe çalışmaları arasında kendine bir yer bulabilmiştir. Doğru cevap B'dir.
Soru 44
Aşağıdakilerden hangisi Rönesans dönemindeki başlıca bilim adamlarından değildir?
Seçenekler
A
Paracelsus
B
Copernicus
C
Galilei
D
Kepler
E
Aquinas
Açıklama:
Rönesans dönemindeki başlıca bilim adamları: Paracelcus, Bernardinus Telesius, Giordano Bruno, Nicolaus Copernicus, Johannes Kepler, Galileo Galilei'dir. Doğru cevap E'dir.
Soru 45
Aşağıdakilerden hangisi Bernardinus Telesius ile ilgili değildir?
Seçenekler
A
Klasik kültür, felsefe ve bilim alanlarında çaıştı. Başyapıtı: De Rerum Natura Iuxta Propria Principia (Kendi İlkelerine Göre Şeylerin Doğası Üzerine) adını taşır.
B
Soyut aklın yetkesini kabul edenleri protesto etmek için oluşturulan büyük Güney İtalyan Deviniminin başkanlığını üstlenmiştir.
C
İtalya'nın güneyinde bulunan Cosenza’da doğmuştur. Milano, Roma ve Padua’da eğitim almıştır.
D
Gezegen yörüngelerinin biçimi ve hızlarına ilişkin keşfettiği yasalarla bilim tarihinde kendine önemli bir yer sağlamıştır.
E
Otoriteden ve soyut akıl yöntemlerinden deney yöntemine geçişte ısrar ederek felsefi empirizmin öncülerinden olmuştur.
Açıklama:
Gezegen yörüngelerinin biçimi ve hızlarına ilişkin keşfettiği yasalarla bilim tarihinde kendine önemli bir yer sağlayan kişi Johannes Kepler (1571-1630)'dir. Doğru cevap D'dir.
Soru 46
Aşağıdakilerden hangisi Giordano Bruno ile ilgili bir bilgi değildir?
Seçenekler
A
Bir rahiptir.
B
Kozmolojik yazılar yazmıştır.
C
Evrenin her noktasından içe doğru daralan bir süreklilik olduğunu savunur.
D
Copernicus’un güneş-merkezci astronomi görüşünü benimsemiştir.
E
Panteist görüşleri vardır.
Açıklama:
Bruno Copernicusçu evren açıklamasından evrenin süreklilik gösteren bir varlık olduğu sonucunu çıkarmıştır. Evren her noktasından dışa doğru yayılan bir sürekliliktir der (continuum). Doğru cevap C'dir.
Soru 47
Bilginin güç ve bilmenin doğaya egemen olmak olduğunu savunan düşünür kimdir?
Seçenekler
A
Platon
B
Aristoteles
C
Bacon
D
Descartes
E
Spinoza
Açıklama:
Bacon’a göre bilgi güçtür ve bilmek doğaya egemen olmaktır. Doğru cevap B'dir.
Soru 48
"Descartes'a göre ruhun işlevleri beyinde, sayıca tek ve çok küçük olan bir bezde gerçekleştirilmektedir"
Descartes bu beze ne ad vermiştir?
Descartes bu beze ne ad vermiştir?
Seçenekler
A
Vulcanus
B
Cogito
C
Pineal glans
D
Tasım
E
Tribus
Açıklama:
Descartes, ruhun, işlevlerini belli bir organda ötekilerde olduğundan çok daha belirgin olarak gerçekleştirdiğini, bu organın da beyin olduğunu ifade eder. Yine beynin bütününde değil, pineal glans adı verilen çok küçük ve sayıca bir tek olan bir bezde ruhun beden üzerindeki işlevlerini yerine getirdiğini, bedenden gelen etkileri de bu noktadan aldığını dile getirir. Bu bez beynin ortasında yerleşmiştir, sayıca tekdir ve yine sayıca tek olan ve bölünmeyen ruhun bir tek buradan bedenle etkileşmesi olanaklı olur. Bu bez aracılığıyla, ruhun beze ilettiği etkiler sinirler içinde yer alan canlılık özsularını devindirir ve bu devinim ilgili dokulara ya da organlara taşınır; aynı şekilde bedenden gelen etkileri taşıyan canlılık özsuları bu beze ulaştığında bez etkilenir ve bu etkiyi ruha aktarır. Bu şekilde karşılıklı etkileşim gerçekleşmiş olur.
Soru 49
Bruno'naya göre hangisi doğalaştırılmış doğadır?
Seçenekler
A
Sonsuzluk
B
Varlık
C
Süreklilik
D
Tanrı
E
Evren
Açıklama:
Bruno Copernicusçu evren açıklamasından evrenin süreklilik gösteren bir varlık olduğu sonucunu çıkarmıştır. Evren her noktasından dışa doğru yayılan bir sürekliliktir (continuum). Evren aynı zamanda sonsuzdur; sonsuz olan Tanrının sonsuzluğunu sınırsız büyüklüğü içinde yansıtır. Böylece o da sonsuz olur. Tanrı doğalaştıran doğadır (natura naturans), evren ise doğalaştırılmış doğadır (natura naturata).
Soru 50
Telesius'a göre doğru bilgi aşağıdakilerden hangisi üzerine kuruludur?
Seçenekler
A
Akıl
B
Mantık
C
Sezgi
D
Duyu algısı
E
Deney
Açıklama:
Telesius’a göre doğruya ulaşmak için duyulara başvurmak kaçınılmazdır ve doğru bilgi duyu algısı üzerine kurulur.
Soru 51
Paracelsus evrenin ruhuna ne ad vermiştir?
Seçenekler
A
Archeus
B
Vulcanus
C
Töz
D
Natura
E
Anima
Açıklama:
Paracelsus’a göre her varlık türünün kendine özgü bir ruhu olsa da evrenin bir bütün olarak da ruhu vardır ve bu ruha vulcanus denir.
Soru 52
Senaca'ya göre ahlaklılığın temeli aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Doğaya uygun yaşamak
B
Dürüst olmak
C
Namuslu olmak
D
İşinin gereğini yapmak
E
Her durumda iyilik yapmak
Açıklama:
Seneca klasik Stoacı ilkeyi kabul etmiştir. Ona göre doğaya uygun yaşamak ahlaklılığın temeliydi ve Doğa ile akıl özdeşti. Doğaya uygunluk akla uygunluk demekti. Duygular ve tutkulardan uzaklaşarak akla uygun yaşamak bilgece yaşamak demekti. Şu halde ahlaklı yaşamın amacı bilgece bir yaşam sürdürmekti.
Soru 53
Pomponetius "İyilik de kötülük de Tanrıdandır" diyerek aşağıdakilerden hangisine karşı çıkmıştır?
Seçenekler
A
Skolastik nominalizm
B
Pozitivizm
C
Naturalizm
D
Hümanizm
E
Septisizm
Açıklama:
Pomponatius, Tanrı’nın önceden her şeyi bilmesiyle, ahlaksal özgürlük öğretilerinin birbirleriyle çelişik olduğunu göstermeye çalışmıştır. Çünkü eğer Tanrı her şeyi önceden görerek belirlemişse, o zaman insanların özgür istence sahip olduklarından söz edilemeyecektir; ama eğer insanlar özgür istence sahip iseler o zaman da Tanrı insanların hareketlerini arkadan izleyecek ve bir bakıma yaratılmış olana tabi olacaktır. Bu durum Tanrının sonsuz gücü ve bilgeliği ile bağdaşır görünmemektedir. Gerçekte tüm bunları üstü kapalı olarak belirtme yoluna gider ve kilise ile bozuşmamak adına, “mantık Tanrının önceden belirleyiciliğinden yanadır” demek zorunda kalır. Böylece kendisi de bir çelişkiye sürüklenmeyi göze almış görünür. Bu bağlamda, iyilik de kötülük de Tanrıdandır diyerek skolastik nominalizme karşı çıkmıştır.
Soru 54
Aşağıdakilerden hangisi Pomponatius'a göre ahlaksal yetkinliğe erişmek için yeterlidir?
Seçenekler
A
İşinin gereğini yapmak
B
Dürüst olmak
C
Namuslu olmak
D
Erdemli olmak
E
Kötülükten uzak durmak
Açıklama:
Pomponatius’a göre mutlak yetkinlik mutlak varlığa has olsa da işinin gerektirdiği ödevleri yapan her insan ahlaksal yetkinliğe erişebilir.
Soru 55
Aşağıdakilerden hangisi Cucanus'un evrene ilişkin görüşlerinden biridir?
Seçenekler
A
Evrenin bir sınırı yoktur
B
Evrende yetkin bir daire vardır
C
Evrenin merkezi vardır
D
Gezegenlerin yörüngeleri düzgün bir dairedir
E
Evrenin belirli bir çevresi vardır
Açıklama:
Cusanus bilim konusundaysa Aristotelesçi evren anlayışını yadsıyan bir tutum takınmıştır: Ona göre evrende yetkin bir daire bulunamaz, bu nedenle gezegenlerin yörüngelerinin düzgün bir daire olması düşünülemez. Bu görüş Kepler’e giden yolu açmıştır. Ona göre evrenin bir sınırı olduıu görüşü de kabul edilemez. Evrenin ne bir merkezi, ne de çevresi vardır. Öznenin durduğu yer merkez görevi görür. Bu gezegende bulunduğumuz için burasını merkez kabul etmişizdir. Cusanus’un tüm bu görüşleri bilim adına ilerici görüşlerdir ama evrenin bilimsel bir kuramını sistematik olarak ve haklı çıkarılabilir nitelikte ortaya koyamamıştır.
Soru 56
Aşağıdakilerden hangisi Cucanus'a göre Tanrı'ya ulaşmada kullanılan yoldur?
Seçenekler
A
Akıl
B
Sezgi
C
Gözlem
D
Deney
E
Mantık
Açıklama:
Cusanus, mutlak birliği temsil eden Tanrı bilgisine bu yolla, yani düşünme yetisi ile ulaşamayacağını anlar. Bu duruma Cusanus öğrenilmiş bilgisizlik (docta ignorantia) adını vermektedir. Bunun anlamı düşünüm yetisinin sınırlarını bilmesidir ve Tanrı bu sınırın ötesinde kalmaktadır. O halde Tanrı ya ulaşmanın başka bir yolu olmalıdır. Cusanus’a göre bu yol bir tür sezgi yolu, başka deyişle mistik bir aydınlanma yoludur. Bu şekilde kavrayış ya da kavramsal bilgi olmadan bir görünüm elde edilebilir. Bir başka deyişle Tanrı gönül gözüyle görülebilir.
Soru 57
Aşağıdakilerden hangisi Ficinus'un Hıristiyanlığı felsefe ile uzlaştırma çabasına ilişkin görüşlerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Evren Tanrı'nın bulunduğu düzenli basamaklar sistemidir
B
İnsan ruhu tanrıdan türemiştir
C
Ruh ölünce Tanrı'ya dönecektir
D
Evrenin bütün bağlantıları insan ruhunda bulunur
E
İnsan tüm evreni bilemez
Açıklama:
Ficinus Hıristiyanlığı Tanrının kendisini açmasının bir biçimi olarak görmüş ve bu dini felsefe ile uzlaştırmaya çalışmıştır. Evren en başında Tanrı’nın bulunduğu düzenli bir basamaklar sistemidir. İnsan ruhu da Tanrıdan türemiştir ve ölümden sonra yine Tanrı ya dönecektir. Evrenin bütün bağlantıları insan ruhunda bulunur. Bu yüzden insanda tüm evreni bilme gücü vardır. Bu fikirler Platoncu olmaktan çok yeni- Platoncu görüşlerdir.
Soru 58
Descartes'e göre açıklık bir kavramın zihnimizde doğrudan verilmesi, yani onun farkında, bilincinde olmamızdır. Bu düşünceden yola çıkarak Descartes'in 'açıklık' kavramı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Seçenekler
A
Muğlak
B
Dolaylı
C
Belirgin
D
Karşıt
E
Sezgisel
Açıklama:
soru kökünde açıklık kavramında geçen 'zihinimize doğrudan verilmesi ve farkında, bilincinde olmamız gibi ifadeler durumun açık, net ve belirgin olması ile özdeşleştirilebilir.
Soru 59
Descartes, 'varolmak için kendisinden başka hiçbir şeye gereksinim duymayan bir şey' olarak tanımladığı tözü aşağıdaki kavramlardan hangisi ile ilişkilendirmiş olabilir?
Seçenekler
A
İnsan
B
Hayvan
C
Eşya
D
Tanrı
E
Doğa
Açıklama:
Descartes'ın 'varolmak için kendisinden başka hiçbir şeye gereksinim duymayan bir şey' olarak tanımladığı tözü sonsuz olarak nitelendirdiği Tanrı tözüne uymaktadır. çünkü Tanrı tözü varlığını salt kendisine borçludur, başka hiçbir şeyin yardım ve katkısına gereksinimi yoktur. Tanrının dışında kalan her şey, onun istenciyle ve onun tarafından yaratılmıştır.
Soru 60
Aristoteles'e göre fiziksel olgular genelde nesnelerdeki nitelik değişiminden başka bir şey değildir.
Galileo doğadaki olgular arası ilişkileri açıklamada aşağıdaki alanlardan hangisini savunarak Aristoteles'in yukarıdaki görüşüne karşıt bir görüş geliştirir?
Galileo doğadaki olgular arası ilişkileri açıklamada aşağıdaki alanlardan hangisini savunarak Aristoteles'in yukarıdaki görüşüne karşıt bir görüş geliştirir?
Seçenekler
A
Sanat
B
Matematik
C
Tarih
D
Coğrafya
E
Biyoloji
Açıklama:
"Doğa matematik dille yazılmış bir kitaptır." bu nedenle doğanın şifrelerini ancak matematik dili kullanan bir yöntemsel yaklaşımla çözümlemek gerekir görüşünü savunan Galileo'ya göre Aristoteles'in nitelik fiziği, doğadaki olguların ilişkisel açıklanışlarında ister istemez yetersiz kalmıştır.
Ünite 3
Soru 1
Kartezyen düşüncenin önemli bir temsilcisi olan Geulincx'e göre ruh-beden ilişkisinin gerçekleşmesini sağlayan asıl neden aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Tanrı
B
Dıştan gelen uyarım
C
İçten gelen istek
D
Ruh ve beden arasındaki karşılıklı etkileşim
E
Bilinç
Açıklama:
Geulincx'e göre ruhtaki isteme ile bedendeki devinim arasındaki ilişki Tanrı tarafından kurulur ve Tanrı tek gerçek nedendir. Tanrı bedendeki uyarılma vesilesiyle ruhta bir tasarım meydana getirir; isteme vesilesiyle de bedende bir devinim yaratır.
Soru 2
Aşağıdakilerden hangisi vesileciliğin (ara nedencilik) öne sürdüğü düşüncelerden birisi değildir?
Seçenekler
A
Cisimler etkin varlıklardır, birbirlerini etkileyebilirler.
B
İnsan kendiliğinden birşey yaratamaz.
C
Tanrı ve akıl sevgisi en değerli erdemdir.
D
Bir nesnenin başka bir nesneyi değiştirebilmesinin nedeni Tanrı'dır.
E
Evrendeki değişimin biricik nedeni Tanrıdır.
Açıklama:
Geulincx ara-nedenciliği madde dünyasına da genişletmiş, bir cismin başka bir cisme etki etmesinin anlaşılamaz olduğunu öne sürmüştür. Bir nesnenin başka bir nesnede değişiklik oluşturması nesne kavramında içerilmeyen bir şeydir. Bu nedenle cisimlerin birbirlerini etkilemelerinin gerçek nedeni de Tanrı’dır. Nesnelerin birbirlerine etki etmeleri ise salt birer vesile oluşturur. Sonuç olarak cisimler etkin değil, edilgin varlıklardır.
Cisimler etkin varlıklardır, birbirlerini etkileyebilirler.
Cisimler etkin varlıklardır, birbirlerini etkileyebilirler.
Soru 3
Malebranche'a göre gerçekliğe ulaşma yolunda insanı yanıltan, aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Akıl
B
Duyular
C
İrade
D
Ruh
E
İnanç
Açıklama:
Malebranche da, Descartes gibi, bizi yanıltan şeyin duyular değil, istencimiz (irademiz) olduğunu söyler. İstencimizle acele karar vermek bizi yanlış yargılara sürükler.
İrade
İrade
Soru 4
Spinoza'ya göre töz ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Seçenekler
A
Kendiliğinden var olur.
B
Tanrı sonsuz, ruh ve madde ise iki yönlü tözlerdir.
C
Tanrı evrenin biricik tözüdür.
D
Töz, yani tanrı kendini sonsuz sayıdaki sıfatlarıyla belli eder.
E
Töz sistemin en başındaki birincil aksiyomdur.
Açıklama:
Descartes, evrende ruh ve madde olmak üzere iki sonlu töz, bir de bunları meydana getiren sonsuz bir töz (Tanrı) olduğunu savunmuştu. Tanrı tözü, bu evrenin dışındaydı ve işlevi evrende hüküm süren ruh ve madde tözlerini yaratmaktı. Spinoza, bu düalist anlayışı bırakarak sonsuz Tanrı’nın evrenin biricik tözü olduğunu savundu. Ona göre töz, sistemin en başındaki birincil aksiyomdur.
"Tanrı sonsuz, ruh ve madde ise iki yönlü tözlerdir." ifadesi, daha çok Descartes düşüncesine uygundur; oysa Spinoza tek tözü Tanrı olarak görmüştür.
"Tanrı sonsuz, ruh ve madde ise iki yönlü tözlerdir." ifadesi, daha çok Descartes düşüncesine uygundur; oysa Spinoza tek tözü Tanrı olarak görmüştür.
Soru 5
Spinoza'nın "conatus" terimi ile işaret ettiği, aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Öğrenme arzusu
B
İstenç özgürlüğü
C
Tanrı sevgisi
D
Zevk alma arzusu
E
Hayatta kalma çabası
Açıklama:
Spinoza, naturalistik bir etik anlayışı ortaya koymuştur: Tüm insanlar doğalarının bir parçası olarak yaşamda kalmaya ya da varlıklarını sürdürmeye çaba gösterirler. Spinoza bu çaba göstermeye ‘conatus’ adını vermektedir.
Hayatta kalma çabası
Hayatta kalma çabası
Soru 6
Spinoza "en ussal devlet en özgür olanıdır" yargısından hareket ederek, en doğal ve bireysel özgürlükle en uyumlu hükümet biçiminin aşağıdakilerden hangisi olduğunu savunmaktadır?
Seçenekler
A
Otoriter rejim
B
Oligarşi
C
Teokrasi
D
Demokrasi
E
Monarşi
Açıklama:
Özgürce yaşamak aklın kılavuzluğu altında yaşamanın en yetkin düzeyini gösterir ve bu tür bir yaşam biçimi en iyi güvencesini demokraside bulur. Ona göre demokrasi tüm hükümet biçimleri içinde en doğal olanı ve bireysel özgürlükle en uyumlu olanıdır. Bu yönetimde hiç kimse doğal haklarını mutlak olarak devretmez. Yalnızca bunların bir bölümünü kendisinin bir birimi olduğu toplumun çoğunluğuna terk eder. Böylece tüm insanlar, doğa durumu içindeymiş gibi birbirlerine eşit olarak kalırlar. Ona göre demokrasinin temeli ve amacı, akıldışı olan isteklerden kaçınmak ve insanları olanaklı olduğu ölçüde aklın denetimi altına getirmektir; insanlar ancak bu şekilde barış ve uyum içinde yaşayabilirler.
Soru 7
Leibniz'in metafizik sisteminin temeli olan önceden kurulmuş uyum ilkesi' negöre aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Seçenekler
A
Tüm evren uyum içinde işleyen bir sistemdir.
B
Tek bir evren vardır ve insan bu evrenin en uyumsuz parçasıdır.
C
İçinde bulunduğumuz evren sonsuz sayıdaki evren arasından seçilmiştir.
D
Tanrı öncesiz ve sonrasız bir varlıktır.
E
Tanrı tüm evrenden sorumlu olan en yüksek monaddır.
Açıklama:
Tanrı bu evreni sonsuz sayıdaki evren olanakları içinde en uygun olanı olarak seçmiştir. Bu evrende her şey yerli yerindedir ve birbirleriyle uyumlu bir birlik oluştururlar. Tanrı başlangıçta bunlar arasındaki uyumu oluşturmuştur. Her şey önceden kurulmuş bu uyumluluk gereği kendisine düşen devinimi gerçekleştirir; bu şekilde tözler arasındaki uyumlu işleyiş bozulmaz.
Tek bir evren vardır ve insan bu evrenin en uyumsuz parçasıdır.
Tek bir evren vardır ve insan bu evrenin en uyumsuz parçasıdır.
Soru 8
Algıyı "dışsal şeyleri temsil eden monadın içsel durumu" olarak tanımlayan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Leibniz
B
Descartes
C
Spinoza
D
Malebranche
E
Geulincx
Açıklama:
Leibniz algıyı “dışsal şeyleri temsil eden monadın içsel durumu” olarak tanımlar. Ayrıca her monadın, üyesi olduğu cisimdeki değişimlere karşılık düşen izleyen algıları vardır. Ama monadlar birbirlerine kapalı olduğu için, bu değişimleri içsel bir ilke ile gerçekleştirirler.
Soru 9
I. Monadlar doğanın gerçek atomlarıdır.
II. Monadlar duyulur şeyleri oluştururlar.
III. Monadların biçimleri yoktur.
IV. Her bir monad farklı bir biçime sahiptir.
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Leibniz'e göre monadların özelliklerindendir?
II. Monadlar duyulur şeyleri oluştururlar.
III. Monadların biçimleri yoktur.
IV. Her bir monad farklı bir biçime sahiptir.
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Leibniz'e göre monadların özelliklerindendir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız IV
C
I ve IV
D
I ve II
E
I, II ve III
Açıklama:
Leibniz duyulur şeyleri oluşturan yalın tözlere monadlar der. Doğanın gerçek atomları ya da şeylerin kurucu öğeleridirler. Monadların Demokritos ve Epikuros’un atomları ile tam bir benzerliği yoktur. Çünkü bu eski atomculara göre atomların şekilleri vardır oysa Leibniz’in monadlarının biçimi ve uzamı yoktur.
I, II ve III
I, II ve III
Soru 10
Paralelizm kuramı aşağıdaki düşünürlerden hangisine aittir?
Seçenekler
A
Descartes'a
B
Leibniz'e
C
Spinoza'ya
D
Malebranche'a
E
Geulincx'e
Açıklama:
Spinoza, zihin-beden ilişkisi sorununu çözmek için paralelizm olarak adlandırılan bir görüş ileri sürdü. Ona göre ruh ve madde ayrı tözler değil, tek tözün sıfatları, yani tözün özünü oluşturan temel nitelikleridir. Bu biricik töz de Tanrı ya da Doğadır: Doğanın bir tek düzeni vardır ve ruh ile madde bu tek düzene dâhildir. Ama insan türü sayıca bir tek modusu anlatır. Biz bu modusu bir uzam modusu olarak da, zihin modusu olarak da düşünebiliriz. Onlar aynı şeyin sadece görünümleridir. Bu yaklaşım çifte görünüm kuramı olarak da adlandırılır; bir paranın iki yüzü gibi.
Paralelizm düşüncesi Spinoza'ya aittir.
Paralelizm düşüncesi Spinoza'ya aittir.
Soru 11
Ruhtaki isteme ile bedendeki devinim arasındaki ilişkiyi aslında Tanrı’nın kurduğunu savunan görüş, aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Ara-nedencilik
B
Akılcılık
C
İdeacılık
D
Tanrıcılık
E
Gerçekçilik
Açıklama:
Ruhtaki isteme ile bedendeki devinim arasındaki ilişkiyi aslında Tanrı’nın kurduğunu savunan görüş, felsefede occasionalism-yani ara nedencilik olarak adlandırılır. Doğru yanıt A’dır.
Kartezyen Düşünürler
Kartezyen Düşünürler
Soru 12
I. Tek gerçek neden Tanrı’dır.
II. Beden ve ruh arasındaki etkileşim kendiliğindendir.
III. Tanrı evrendeki tek etkiyen nedendir.
IV. Her şeyin tek nedeni olan Tanrı bir sonsuz tözdür.
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri ara nedenci ifade(ler) olarak değerlendirilmeye uygun DEĞİLDİR?
II. Beden ve ruh arasındaki etkileşim kendiliğindendir.
III. Tanrı evrendeki tek etkiyen nedendir.
IV. Her şeyin tek nedeni olan Tanrı bir sonsuz tözdür.
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri ara nedenci ifade(ler) olarak değerlendirilmeye uygun DEĞİLDİR?
Seçenekler
A
I ve III
B
I ve II
C
Yalnız II
D
III ve IV
E
Yalnız IV
Açıklama:
Madde I, III ve IV’de yer alan ifadeler, ara nedenciliğin temel görüşlerini farklı biçimlerde dile getirirken; madde II’de yer alan ifadede Tanrı, açıklamanın dışında bırakılmıştır. Doğru yanıt C’dir.
Kartezyen Düşünürler
Kartezyen Düşünürler
Soru 13
Malebranche’a göre insan yanılgısının temeli, aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Duygular
B
İdeler
C
Akıl
D
İstenç
E
Duyular
Açıklama:
Malebranche’a göre insan yanılgısının temelinde, istenciyle acele karar vermesi yatmaktadır. Doğru yanıt D’dir.
Kartezyen Düşünürler
Kartezyen Düşünürler
Soru 14
Ethica’da Spinoza’nın uyguladığı yöntemle ilgili, aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Seçenekler
A
Kategorik ve mutlak yapıdadır.
B
Tümevarımsal bir niteliği vardır.
C
Descartes’ın yönteminin birebir kopyasıdır.
D
Yepyeni bir mantıksal çıkarım modeli içerir.
E
Geometrik tanıtlamaları model alır.
Açıklama:
Spinoza’nın Ethica yapıtında uyguladığı yöntem, geometrideki tanıtlamaların sağlamlığını felsefe sorunlarına uygulama mantığı üzerine kuruludur; bu yöntemi Descartes da önermiş fakat kullanmamıştır. Doğru yanıt E’dir.
Baruch De Spinoza
Baruch De Spinoza
Soru 15
Spinoza’nın Ethica’da uyguladığı yönteme: “Birtakım aksiyomlardan tutarlı sonuçlar çıkarmak elbette olanaklıdır; ama bu aksiyomlar keyfi olarak seçildiklerinden, gerçekliğe ilişkin bir şey söyleyemezler”, sözleriyle karşı çıkan düşünür, aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Locke
B
Hobbes
C
Malebranche
D
Leibniz
E
Geulincx
Açıklama:
Soruda alıntılanan metin, Thomas Hobbes’un sözlerini yansıtmaktadır. Doğru yanıt B’dir.
Baruch De Spinoza
Baruch De Spinoza
Soru 16
Aşağıdakilerden hangisi, Spinoza’nın töz anlayışıyla BAĞDAŞMAZ?
Seçenekler
A
Töz, dolaysız ve kendiliğinden vardır.
B
Töz, yalnız kendisi aracılığıyla kavranır.
C
Tanrı evrendeki biricik tözdür.
D
Tözün kavramı başka kavrama bağlıdır.
E
Tanrı dışında hiçbir varolan töz olamaz.
Açıklama:
A, B, C ve E seçeneklerindeki ifadeler, Spinoza’nın tözden ne anladığını ve biricik töz olarak Tanrı’ya işaret ettiğini dile getirirken, D seçeneğindeki ifade tözün kavramının başka bir şeyin kavramına bağlı olduğunu imler-ki bu da Spinoza düşüncesine aykırıdır. Doğru yanıt D’dir.
Baruch De Spinoza
Baruch De Spinoza
Soru 17
“Düşüncenin, tözün özünü kuruyormuş gibi kavradığı şey, ______” ifadesinde, Spinoza düşüncesi çerçevesinde, boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Seçenekler
A
Ruhtur.
B
Sıfattır.
C
Uzamdır.
D
Düşünmedir.
E
Maddedir.
Açıklama:
“” imlerinde verilen ifade, Spinoza’nın sıfat (attributum) tanımıdır; diğer seçeneklerdeyse sıfatın kendisini gösterme biçimleri, yahut, ona bağlı oluşan etkilenimler yer almaktadır. Doğru yanıt B’dir.
Baruch De Spinoza
Baruch De Spinoza
Soru 18
Oluşturduğu yöntemle 20. Yüzyılda Russell gibi düşünürleri matematiksel mantık bakımından önceleyen filozof aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Descartes
B
Spinoza
C
Leibniz
D
Bacon
E
Locke
Açıklama:
Leibniz’in yöntemi, tümdengelimci-formel ve matematiksel bir mantık oluşturma çabasını sergilemektedir; bu açıdan da 20. Yüzyıl çalışmalarını önceleyen yöntemsel bir çıkıştır. Doğru yanıt C’dir.
Gottfried Wilhelm Von Leibniz
Gottfried Wilhelm Von Leibniz
Soru 19
“Leibniz’in bilgi görüşü de, geniş ölçüde ________ üzerine kuruludur” ifadesinde boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Seçenekler
A
Teolojik argümanlar
B
Metafizik kanıtlamalar
C
Problem çözümleri
D
Matematiksel formüller
E
Önerme çözümlemeleri
Açıklama:
Leibniz’in önerdiği matematiksel, tümdengelimsel ve mantıksal yöntem, insanın bilgi dağarına sığabilecek her şeyin en ince ayrıntısına dek çözümlenmesini, önermeler kalıbında doğruluk/yanlışlık temelinde değerlendirilmesini de kapsar-keza onun bilgi görüşü de önerme çözümlemeleri çerçevesinde ifade edilmiş gibidir. Doğru yanıt E’dir.
Gottfried Wilhelm Von Leibniz
Gottfried Wilhelm Von Leibniz
Soru 20
Duyulur ve bileşik şeyleri yapılandıran yalın/basit tözler için Leibniz’in kullandığı terim, aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Monad
B
Substantia
C
Modus
D
Apperzeption
E
Attributum
Açıklama:
Duyulur ve bileşik şeyleri yapılandıran yalın/basit tözler için Leibniz’in kullandığı terim, Yunanca’dan da ilhamla (birlik/teklik anlamına gelen), monad’dır. Doğru yanıt A’dır.
Gottfried Wilhelm Von Leibniz
Gottfried Wilhelm Von Leibniz
Soru 21
Aşağıdakilerden hangisi Arnold Geulincx'in eserleri arasında yer almamaktadır?
Seçenekler
A
Quaestiones Quodlibeticae
B
Disputatio medica inauguralis de febribus
C
Logica fundamentis suis restituta
D
De virtute
E
Ethika
Açıklama:
Geulincx'in eserlerinin başlıcaları şunlardır: Quaestiones Quodlibeticae (1653); Disputatio medica inauguralis de febribus (1658); Logica fundamentis suis restituta (1662), Methodus inveniendi argumenta (1663), De virtute (1665). Ethika ise Baruch de Spinoza'nın eseridir.
Soru 22
Ruhtaki isteme ile bedendeki devinim arasındaki ilişkinin Tanrı tarafından kurulduğu ve Tanrı’nın tek gerçek neden olduğu görüşüne dayanan felsefi yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Vesilecilik
B
Gerçekçilik
C
Salt bilinçlilik
D
Yetkincilik
E
Stoacılık
Açıklama:
Vesilecilik ruhtaki isteme ile bedendeki devinim arasındaki ilişkinin Tanrı tarafından kurulduğu ve Tanrı’nın tek gerçek neden olduğu görüşüne dayanan bir felsefi yaklaşımdır.
Soru 23
Ruh ile beden arasında bir etkileşim değil de bir paralellik bulunduğunu savunan ve bunu ruhsal-fiziksel paralellik olarak kavramsallaştıran düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Malebranche
B
Geulincx
C
Spinoza
D
Russell
E
Leibniz
Açıklama:
Malebranche’a göre ruh ile beden arasında bir etkileşim değil, bir paralellik bulunur. Buna ruhsal-fiziksel paralellik denir.
Soru 24
Spinoza'ya göre Tanrı kendisini sonsuz sayıdaki sıfatları (attributa) aracılığıyla belli eder ve insanlar bu sonsuz sayıdaki sıfatlardan sadece ikisini algılayıp bilebilir. Bu iki sıfat aşağıdakilerden hangileridir?
Seçenekler
A
Ruh ve beden
B
Beden ve duygu
C
Madde ve ruh
D
Madde ve duygu
E
Ruh ve duygu
Açıklama:
Spinoza'ya göre Tanrı kendisini sonsuz sayıdaki sıfatları (attributa) aracılığıyla belli eder. Biz insanlar bu sonsuz sayıdaki sıfatlardan sadece ikisini algılayıp bilebiliriz; bunlar da madde ve ruhtur.
Soru 25
Spinoza'ya göre en düşük derecedeki bilgi türü aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Duyusal bilgi
B
Bilimsel bilgi
C
Tanrı bilgisi
D
Ruhsal bilgi
E
Deneysel bilgi
Açıklama:
Duyusal Bilgi (İmgelem Bilgisi); en düşük derecedeki bilgi türü olup kabaca duyu deneyimine karşılık gelir; bulanık deneyimden türeyen kanı ve sanıları ifade eder.
Soru 26
Anlığın Düzeltilmesi Üzerine Deneme adlı eserinde ortaya koyduğu üzere, felsefede doğru yöntemin, zihni bulanık ve uygunsuz kavramlardan kurtarmak ve onu upuygun kavramlara ulaştırmak olduğunu savunan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Descartes
B
Sokrates
C
Spinoza
D
Leibniz
E
Aristotales
Açıklama:
Spinoza; Anlığın Düzeltilmesi Üzerine Deneme’de ortaya koyduğu üzere, felsefede doğru yöntem, zihni bulanık ve uygunsuz kavramlardan kurtarmak ve onu upuygun kavramlara ulaştırmak olduğunu savunmaktadır.
Soru 27
Spinoza insanın hayatta kalma çabasını ne şekilde adlandırmıştır?
Seçenekler
A
Etika
B
Haz
C
Arzu
D
Sevgi
E
Conatus
Açıklama:
Spinoza’ya göre her insan hayatta kalmak ister. Bu çabaya conatus denir.
Soru 28
İnsan zihninde doğuştan bulunan zorunlu doğrulukları Leibniz ne şekilde adlandırmaktadır?
Seçenekler
A
Us doğrulukları
B
Olgu doğrulukları
C
Töz doğrulukları
D
Bilge doğrulukları
E
Nesnel doğruluklar
Açıklama:
Leibniz’e göre us doğrulukları insan zihninde doğuştan bulunan zorunlu doğruluklardır ve bunların aksinin düşünülmesi zihni çelişkiye sürükler.
Soru 29
Leibniz'e göre algının yani içsel durumun bilincinde olma ya da onu düşünme anlamına gelen kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Yetkin algı
B
Yarım algı
C
Tam algı
D
Ruhi algı
E
Öz algı
Açıklama:
Tamalgı, algının yani içsel durumun bilincinde olma ya da onu düşünme demektir.
Soru 30
Leibniz'in metafizik sisteminin temeli hangi ilkeyi kabul etmesine bağlıdır?
Seçenekler
A
Algı düzeyleri ilkesi
B
Monad uyum ilkesi
C
Çelişmezlik ilkesi
D
Önceden kurulmuş uyum ilkesi
E
Etik eylemler ilkesi
Açıklama:
Leibniz’in tüm metafizik siteminin temeli, onun önceden kurulmuş uyum ilkesi adı verilen bir ilkeyi kabul etmesine bağlıdır. Leibniz’e göre tüm evren uyum içinde ve yetkin olarak işleyen bir sistemdir. Tanrı bu evreni sonsuz sayıdaki evren olanakları içinde en uygun olanı olarak seçmiştir. Bu evrende her şey yerli yerindedir ve birbirleriyle uyumlu bir birlik oluştururlar. Tanrı başlangıçta bunlar arasındaki uyumu oluşturmuştur. Her şey önceden kurulmuş bu uyumluluk gereği kendisine düşen devinimi gerçekleştirir; bu şekilde tözler arasındaki uyumlu işleyiş bozulmaz. Tanrı bu evreni, iyi niyetiyle en iyi evren olarak seçmiştir, bu yüzden evrenin iyiliği tartışılmazdır.
Soru 31
Geulincx, Descartes'in zihin-beden düalizmini hangi temelde çözmeye çalışmıştır?
Seçenekler
A
Mantıksal
B
Duygusal
C
Sezgisel
D
Tinsel
E
Rasyonel
Açıklama:
Geulincx, Descartes’in zihin-beden düalizmini mantıksal temelde çözmeye çalıştı. Öncelikle Descartes’in cogitosunu kabul etti ve evreni anlayabilmek için cogitodan hareket etmek gerektiğini savundu.
Soru 32
Geulincx’e göre ruh nasıl yaşamalıdır?
Seçenekler
A
Dışsal ihtiyaçlarına göre
B
Kendi mutluluğu için çalışarak
C
Toplumun isteklerine göre
D
Kendini Tanrı'ya ve akla adayarak
E
Kendini topluma adayarak
Açıklama:
Geulincx, vesileciliğini ahlak alanına da uyarladı. Ona göre insan kendiliğinden bir şey yaratamaz. İnsan, Tanrı’nın onda oluşturduklarının seyircisidir ve Tanrı’nın kurduğu düzene boyun eğmelidir. En yüksek erdem Tanrı ve akıl sevgisidir. Ruh kendi özünden fışkıranlar dışında, dışsal hiçbir şey istememelidir. Çalışkanlık, itaat, adalet, alçakgönüllülük başlıca etik değerlerdir. Alçakgönüllülük iki açıdan ele alınabilir: dünyayla olan ilişkimizi anlamak ve Tanrıyla olan ilişkimizi anlamak. Yani alçakgönüllülük kendimizi bilmeyi ve kendimizden vazgeçmeyi içerir. Ruh kendisiyle hiçbir gerçek ilişkisi olmayan madde dünyasından bir şey istememelidir. Çünkü insan dış dünyadaki nesnelerin nedeni değildir. Nedeni olmadığı bir şeyi bilemez. Bilemediği konuda bir şey istememeli, kendisinden ve dış dünyadan vazgeçerek kendisini bütünüyle Tanrı’ya ve akla adayarak yaşamalı, mutlu olmaya değil ödevlerimizi yerine getirmeye çalışmalıdır. Zira ancak kendisini Tanrı’ya ve akla vererek ruh dinginliğine ve en yüksek iyiye ulaşabilir.
Soru 33
Malebranche'ın ruh beden ilişkisinde Descartes'tan ayrılan düşüncesi hangisidir?
Seçenekler
A
Beden ruhun yönlendirmesiyle hareket eder
B
Ruh ve beden arasında paralellik vardır
C
Ruh ve beden arasında etkileşim vardır
D
Beden uzamlıdır
E
Ruh bilinçlidir
Açıklama:
Felsefesi dinsel bir renkte olsa da metafizik konuların yanı sıra zihnin edimleri, işleyişi, evrensel doğrulukları nasıl bilebileceğimiz gibi epistemolojik konularla da ilgilendi. Kartezyen olarak anılmasının sebebi Descartes’ın töz anlayışını benimseyip zihin-beden sorununa Geulincx’inkine benzer bir çözüm önermiş olmasıdır. Malebranche, doğanın tözü bakımından, ruh-madde, zihin-beden ikiliğini kabul etti. Fakat uzamlı ama bilinçsiz olan beden, bilinçli ama uzamsız olan zihni nasıl etkileyebilirdi? Malebranche bu sorunu vesileci bir tutumla aşmayı denedi. Ona göre zihinle beden arasında bir uygunluk vardır ama bu, Descartes’in sözünü ettiği gibi bir etkileşim değil, ruhsal-fiziksel bir paralelliktir.
Soru 34
i.Nesnenin eylemi ii.Bedendeki duyusal düzenek iii.Ruhsal duygusal paralellik iv.Ruhtaki algı v.Ruhun ortaya koyduğu yargı
Üsttekilerden hangileri Malebranche'a göre duyumda bulunan ögelerdir?
Üsttekilerden hangileri Malebranche'a göre duyumda bulunan ögelerdir?
Seçenekler
A
i, ii, iii, iv
B
ii, iii, iv, v
C
i, iii, iv, v
D
i, ii, iii, v
E
i, ii, iv, v
Açıklama:
Malebranche duyum üzerinde ayrıntılı biçimde durmuştur. Ona göre bir duyumda dört öge bulunur. Bunlar nesnenin eylemi (örneğin parçacıkların devinimi), bedendeki duyusal düzenek (duyu organları, sinirler ve beyin), ruhtaki duyum ya da algı ve buna ilişkin ruhun ortaya koyduğu yargıdır.
Soru 35
Aşağıdakilerden hangisi Spinoza'nın Tanrı tanımının Descartes'ın Tanrı tanımından farkını ortaya koymaktadır?
Seçenekler
A
Tanrı tözü evrenin dışındadır
B
Tanrı tözü ruh ve madde tözlerini yaratır
C
Tanrı biricik tözdür ruh ve madde onun özellikleridir
D
Ruh ve madde sonlu tözlerdir
E
Ruh sonsuz madde sonlu tözdür
Açıklama:
Descartes, evrende ruh ve madde olmak üzere iki sonlu töz, bir de bunları meydana getiren sonsuz bir töz (Tanrı) olduğunu savunmuştur. Tanrı tözü, bu evrenin dışındadır ve işlevi evrende hüküm süren ruh ve madde tözlerini yaratmaktır. Spinoza, bu düalist anlayışı bırakarak sonsuz Tanrı’nın evrenin biricik tözü olduğunu savunmuştur. Ona göre töz, sistemin en başındaki birincil aksiyomdur. Ruh ve madde Tanrı'nın özellikleridir.
Soru 36
Spinoza'ya göre ruh sıfatının modusu aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Cogitatio
B
Extensio
C
Attributum
D
Töz
E
Uzam
Açıklama:
Spinoza’ya göre Tanrı biricik töz, ruh ve madde onun sıfatları (attributum), düşünme ruh sıfatının bir modusu, uzam ise madde sıfatının bir modusudur.
Soru 37
"Doğadaki her şey Tanrı’nın bir görünümüdür. Her şey Tanrı’dadır ve Tanrı her şeydedir. Tanrı ile Doğa özünde bir tek varlıktır." Bu görüş aşağıdaki filozoflardan hangisine aittir?
Seçenekler
A
Descartes
B
Spinoza
C
Malebranche
D
Leibniz
E
Geulincx
Açıklama:
Spinoza’ya göre doğadaki her şey Tanrı’nın bir görünümüdür. Her şey Tanrı’dadır ve Tanrı her şeydedir. Tanrı ile Doğa özünde bir tek varlıktır. Bu görüfller Spinoza’yı bir panteist yapar.
Soru 38
Aşağıdakilerden hangisi Spinoza'nın bilgi derecelendirmelerinden imgelem bilgisinin özelliklerinden biridir?
Seçenekler
A
Ortak kavramlarına sahip olduğumuz sıfatların özsel niteliklerini ortaya koyar
B
Dili matematikseldir
C
Bulanık deneyimlerden türeyen kanı ve sanılardır
D
Intuition ya da sezgi bilgisi olarak nitelenir
E
Nesneldir
Açıklama:
Bu en düşük derecedeki bilgi türü kabaca duyu deneyimine karşılık gelir; bulanık deneyimden türeyen kanı ve sanıları ifade eder. Bu bilginin oluşumunda imgelem gücü ağır basar. Duyu dıneyiminden, nesnelerin genel düzendeki yerlerini tam ayırt etmeksizin, açık ve net olmayan bulanık kavramlarını elde ederiz. Ayrıca dilsel işaretlerden de benzer bir bilgi kazanabiliriz. Çünkü burada da sözcükleri okumakla ya da duymakla imgelemden gelenlere benzer kavramlar oluşturabiliyoruz. Bu kaynakların her ikisi de insandan insana değişen ve gerçek bilgiyi anlatmayan tümel kavramların (tümellerin) oluşturulmasına yol açabilirler. Spinoza çelişik gibi görünmesine karşın tümeller konusunda nominalisttir. Bu konuda Hobbes’dan etkilendiği söylenebilir. Bu tümellerin zihnimizde ortak bir kavramı olamaz. Herkes bunları farklı farklı düşünebilir. Spinoza bunlara kendi terimiyle genel kavramlar demektedir. Tümel olan bunların salt sözcükleridir; bunlar kullanım sırasında tümel hale gelmiş olurlar. Çünkü pek çok şeyin işareti olarak kullanılmaktadırlar.
Soru 39
"Conatus zihin ve bedene göndermede bulunduğu zaman ______ adını almaktadır." Spinoza'nın görüşlerine göre boş bırakılan yere aşağıdaki ifadelerden hangisi uygundur?
Seçenekler
A
töz
B
etik
C
desire
D
appetite
E
tin
Açıklama:
Tüm insanlar doğalarının bir parçası olarak yaşamda kalmaya ya da varlıklarını sürdürmeye çaba gösterirler. Spinoza bu çaba göstermeye ‘conatus’ adını vermektedir. Conatus zihin ve bedene göndermede bulunduğu zaman "appetite" adını almakta, bu appetite bilinçli hale geldiğinde arzu (desire) denen durum doğmaktadır. Kendini koruma ve yetkinleştirme bakımından daha yüksek derecede bilinçli hale geldiğimizde haz, bu yetkinleşmede bir düşüş olduğunda acı yaşarız.
Soru 40
"Leibniz'e göre karmaşık yapılı terimler yalın terimlere doğru çözümlenmeliydi. Ele alınan terim şekilsel olarak onu oluşturan parçalarına geri götürülecek ve böylece terim tanımlanmış olacak, ardından eldeki parçalar da kendi parçalarına ayrılarak onlar da tanımlanmış olacaklardır. Bu süreç daha fazla tanımlanamaz terimlere doğru devam edecektir ve insan düşüncesinin temelini oluşturacaktır. Bu tanımlanamaz terimler matematiksel simgelerle gösterilecektir." Bu tür bir yöntem anlayışı aşağıdakilerden hangisi ile tanımlanabilir?
Seçenekler
A
Tümevarımcı-informel ve sezgisel mantık
B
Tümevarımcı-formel ve sezgisel mantık
C
Tümevarımcı-formel ve matematiksel mantık
D
Tümdengelimci-informel ve matematiksel mantık
E
Tümdengelimci-formel ve matematiksel mantık
Açıklama:
Karmaşık yapılı terimler yalın terimlere doğru çözümlenmeliydi: Ele alınan terim şekilsel olarak onu oluşturan parçalarına geri götürülecek ve böylece terim tanımlanmış olacak, ardından eldeki parçalar da kendi parçalarına ayrılarak onlar da tanımlanmış olacaklardı. Bu tarz bir çözümleme ile ilk tanımın terimlerinin tanımları verilecek, süreç daha fazla tanımlanamaz olan öğelere dek devam edecektir. Bu tanımlanamaz öğeler ya da terimler insan düşüncesinin abecesini oluşturacaktır; tıpkı tüm sözcüklerin Abecenin tanımlanamayan harflerinin şu ya da bu şekilde birleşimleri olmaları gibi. İkinci adımda ise bu tanımlanamaz terimler matematiksel simgelerle gösterilecektir. Bu simgeleri bileşik haline getirebilmenin doğru yolu bulunabilirse, yeni sonuçlar çıkarmaya yarayan bir buluş mantığı oluşturulmuş olacaktır. Ayrıca bu yöntem zaten bilinenleri de tanıtlamaya- doğruluklarını göstermeye yarayacaktır. Leibniz bu tanımlanamayan terimlere ilk olanaklar (Primae possibilitates) adını verir çünkü bunlar kendilerinden türetilecek olan bütün önermelerin temelini oluşturmaktadır. Bu yöntem yeni önermelerin ve bunları da birleştirerek yeni önermelere ulaşmanın bir sanatını -birleştirme sanatını (ars combinatoria) ortaya koymaktadır. Görüldüğü gibi bu yöntem tümdengelimci-formel ve matematiksel bir mantık oluşturma çabasını sergilemektedir. Bunun 20. yüzyılda Bertrand Russell’ın oluşturduğu matematiksel mantığı önceleyen bir çalışma olduğu söylenebilir.
Soru 41
Aşağıda verilenlerden hangisi Arnold Geulincx ile ilgili doğru bir bilgi değildir?
Seçenekler
A
Antwerp’te doğmuştur.
B
Leuven ve Leyden’de rahiplik yapmıştır.
C
Yapıtlarını Latince kaleme almıştır.
D
Quaestiones Quodlibeticae (1653); Disputatio medica inauguralis
de febribus (1658); Logica fundamentis suis restituta (1662), Methodus inveniendi
argumenta (1663), De virtute (1665) gibi eserler vermiştir.
de febribus (1658); Logica fundamentis suis restituta (1662), Methodus inveniendi
argumenta (1663), De virtute (1665) gibi eserler vermiştir.
E
Descartes’ın zihin-beden düalizmini mantıksal temelde çözmeye çalışmıştır.
Açıklama:
Descartesçi (Kartezyen) felsefenin önemli temsilcilerinden olan Geulincx, Antwerp’te doğdu. Leuven ve Leyden’de hocalık yaptı. 1669 yılında Leyden’de öldü. Yapıtlarını Latince kaleme almış, bu yapıtlar ölümünden sonra basılmıştır. Başlıcaları şunlardır: Quaestiones Quodlibeticae (1653); Disputatio medica inauguralis de febribus (1658); Logica fundamentis suis restituta (1662), Methodus inveniendi argumenta (1663), De virtute (1665). Geulincx, Descartes’›n zihin-beden düalizmini mantıksal temelde çözmeye çalıştı. Doğru cevap B'dir.
Soru 42
Tanrı’yı sonsuz, ruh ve maddeyi iki ayrı sonlu töz olarak gören düşünür kimdir?
Seçenekler
A
Descartes
B
Spinoza
C
Malebranche
D
Geulincx
E
Kant
Açıklama:
Descartes, Tanrı’yı sonsuz, ruh ve maddeyi iki ayrı sonlu töz olarak görmekteydi. Spinoza bu düalist anlayışı bırakarak Tanrı’nın biricik töz olduğunu, ruh ve maddenin onun özellikleri olduğunu savundu. Doğru cevap A'dır.
Soru 43
Aşağıdakilerden hangisi Spinoza'nın yöntem ve bilgi anlayışı ile ilgili değildir?
Seçenekler
A
Bilgi ve yöntem anlayışı bakımından Descartes’tan etkilenmiştir.
B
Öklid geometrisinde kullanılan çıkarım yolunu benimsemiştir.
C
Ona göre us doğrulukları insan zihninde doğuştan bulunan zorunlu doğruluklardır ve bunların aksinin düşünülmesi zihni çelişkiye sürükler.
D
Tanrı’nın biricik töz olduğunu, ruh ve maddenin onun özellikleri olduğunu savunmuştur.
E
Ona göre evren gerçekliği her şeyin birbirine bağlı olduğu çok sıkı bir sistemdir.
Açıklama:
Leibniz'e göre us doğrulukları insan zihninde doğuştan bulunan zorunlu doğruluklardır ve bunların aksinin düşünülmesi zihni çelişkiye sürükler. Buna karşılık deneyim yoluyla elde edilen olgu doğrulukları olumsal bir görünüm sergilerler.
Soru 44
Aşağıda verilen düşünürlerden hangisi Hıristiyan teolojisinin güdümü altında olmaksızın da Tanrı-tanır felsefe sistemleri oluşturulabileceğini kanıtlama yolunu tutmamıştır?
Seçenekler
A
Hegel
B
Descartes
C
Leibniz
D
Spinoza
E
Malebranche
Açıklama:
Yeniçağda Descartes, Malebranche, Spinoza ve Leibniz gibi ussalcı düşünürlerin Tanrı odaklı felsefe sistemleri oluşturmaları rastlantısal değildir. Bu kişiler Hıristiyan teolojisinin güdümü altında olmaksızın da Tanrı-tanır felsefe sistemleri oluşturulabileceğini kanıtlama yolunu tutmuşlardır. Doğru cevap A'dır.
Soru 45
"Uzam indirgenebilir ve göreli bir kavramdır; çokluğa, sürekliliğe ve bir
arada varoluş ya da parçaların bir ve aynı zamanda varoluşuna indirgenebilir." diyen düşünür kimdir?
arada varoluş ya da parçaların bir ve aynı zamanda varoluşuna indirgenebilir." diyen düşünür kimdir?
Seçenekler
A
Leibniz
B
Descardes
C
Spinoza
D
Malebranche
E
Geulincx
Açıklama:
Leibniz'e göre uzam indirgenebilir ve göreli bir kavramdır; çokluğa, sürekliliğe ve bir
arada varoluş ya da parçaların bir ve aynı zamanda varoluşuna indirgenebilir. Doğru cevap A'dır.
arada varoluş ya da parçaların bir ve aynı zamanda varoluşuna indirgenebilir. Doğru cevap A'dır.
Soru 46
Ruh ile beden arasında bir etkileşimin değil paralelliğin bulunduğunu söyleyen ve buna "ruhsal-fiziksel paralellik" diyen düşünür kimdir?
Seçenekler
A
Berkeley
B
Descartes
C
Malebranche
D
Locke
E
Leibniz
Açıklama:
Malebranche'e göre ruh ile beden arasında bir etkileşim değil, paralellik bulunur. Buna ruhsal-fiziksel paralellik denir. Doğru cevap C'dir.
Soru 47
Başlıca yapıtları Doğa ve İnayet üzerine İnceleme (1660), Doğrunun Aranması (1675), Hıristiyanca Düşünceler
(1683), Metafizik ve Din Üzerine Görüşler (1688) olan; Paris doğumlu Kartezyen kimdir?
(1683), Metafizik ve Din Üzerine Görüşler (1688) olan; Paris doğumlu Kartezyen kimdir?
Seçenekler
A
Spinoza
B
Malebranche
C
Geulincx
D
Leibniz
E
Descardes
Açıklama:
Başlıca Kartezyenlerden biri olan Malebranche Paris’te doğmuş, La Marche kolejinde felsefe, Sorbonda teoloji okumuş, 1660’da Oratory of Jesus tarikatına katılıp 1664’te rahip olarak atanmştır. Oratoryenler Augustinusçuluğu benimsemişlerdi. Malebranche, felsefesinde önemli etkisi olan Augustinusçulukla burada tanıştı. Descartes’ın İnsan İncelemesi adlı yapıtını okuduktan sonra Augustinusçuluğu Descartesçilikle özgün biçimde birleştirme yoluna gitti. Başlıca yapıtları: Doğa ve İnayet üzerine İnceleme (1660), Doğrunun Aranması (1675), Hıristiyanca Düşünceler (1683), Metafizik ve Din Üzerine Görüşler (1688). Doğru cevap B'dir.
Soru 48
Kartezyen felsefenin hangi önemli düşünürüne göre ruh, hiçbir gerçek ilişki içinde olmadığı madde dünyasından bir şey
ummamalı, kendisini bütünüyle Tanrı’ya ve akla adayarak yaşamalıdır?
ummamalı, kendisini bütünüyle Tanrı’ya ve akla adayarak yaşamalıdır?
Seçenekler
A
Malebranche
B
Descartes
C
Leibniz
D
Spinoza
E
Geulincx
Açıklama:
Geulincx’e göre ruh, hiçbir gerçek ilişki içinde olmadığı madde dünyasından bir şey ummamalı, kendisini bütünüyle Tanrı’ya ve akla adayarak yaşamalıdır. Doğru cevap E'dir.
Soru 49
Malebranche’a göre gerçekliğe ulaşma yolunda bizi yanıltan temel sebep nedir?
Seçenekler
A
Açgözlülük
B
Bencillik
C
Düşüncesizlik
D
İradesizlik
E
Acele karar verme
Açıklama:
Malebranche’a göre gerçekliğe ulaşma yolunda bizi yanıltan temel sebep istencimizle acele karar
vermemizdir. Doğru cevap E'dir.
vermemizdir. Doğru cevap E'dir.
Soru 50
Spinoza'nın sezgi ya da intuition bilgisi olarak nitelediği nedir?
Seçenekler
A
Duyusal Bilgi (İmgelem Bilgisi)
B
Bilimsel Bilgi (Us Bilgisi)
C
Zihin-Beden Paralelizmi
D
Tanrı Bilgisi (Tam Bilgi)
E
Conatus
Açıklama:
Spinoza "Tanrı Bilgisi (Tam Bilgi)" kavramını sezgi ya da intuition bilgisi olarak da niteler. Doğru cevap D'dir.
Soru 51
"De Virtute" adlı eseri kaleme alan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Spinoza
B
Leibniz
C
Geulincx
D
Descartes
E
Malebranche
Açıklama:
Descartesçi (Kartezyen) felsefenin önemli temsilcilerinden olan Geulincx, Antwerp’te doğdu. Leuven ve Leyden’de hocalık yaptı. 1669 yılında Leyden’de öldü. Yapıtlarını Latince kaleme almış, bu yapıtlar ölümünden sonra basılmıştır. Başlıcaları şunlardır: Quaestiones Quodlibeticae (1653); Disputatio medica inauguralis de febribus (1658); Logica fundamentis suis restituta (1662), Methodus inveniendi argumenta (1663) ve De virtute (1665).
Soru 52
Ruhtaki isteme ile bedendeki devinim arasındaki ilişkinin Tanrı tarafından kurulduğu ve Tanrı'nın tek gerçek neden olduğu görüşüne dayanan felsefi yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Monad
B
Vesilecilik
C
Natura naturans
D
Modus
E
Paralelizm
Açıklama:
Vesilecilik, ruhtaki isteme ile bedendeki devinim arasındaki ilişkinin Tanrı tarafından kurulduğu ve Tanrı'nın tek gerçek neden olduğu görüşüne dayanan bir felsefi yaklaşımdır.
Soru 53
Ruh ile beden arasında bir etkileşimin değil paralelliğin bulunduğunu savunan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Malebranche
B
Geulincx
C
Spinoza
D
Leibniz
E
Descartes
Açıklama:
Malebranche'a göre ruh ile beden arasında bir etkileşim değil, paralellik bulunur. Buna ruhsal-fiziksel paralellik denir.
Soru 54
"Ethika" adlı eserin yazarı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kant
B
Descartes
C
Spinoza
D
Malebranche
E
Smith
Açıklama:
Baruch de Spinoza, Bruno ve Descartes'tan etkilenerek özgün bir sentez yaptı. Ethika isimli eserinde bütünlüklü bir evren sistemi inşa etmeye girişmiştir.
Soru 55
Aşağıdakilerden hangisi Spinoza'nın bilgi derecelenmeleri arasında yer alır?
Seçenekler
A
Natüralizm
B
Bütüncülük
C
İdealizm
D
Kültürel
E
İmgelem
Açıklama:
Spinoza'nın doğruluk kuramı onun bilgi anlayışını da belirler. Spinoza gerçeklik derecelerine karşılık gelen bir bilgi derecelenmeleri kuramı ortaya koymuştur. Bu derecelenmeler; duyusal bilgi, bilimsel bilgi ve Tanrı bilgisidir.
Soru 56
Spinoza'ya göre her insanın hayatta kalma çabasına verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Monad
B
Natura naturans
C
Conatus
D
Modus
E
Töz
Açıklama:
Spinoza'ya göre her insan hayatta kalmak ister. Bu çabaya conatus denir.
Soru 57
Duyu deneyimine karşılık gelen bilgi türü aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Duyusal bilgi
B
Bilimsel bilgi
C
Kurumsal bilgi
D
Eleştirel bilgi
E
Tanrı bilgisi
Açıklama:
Duyusal bilgi (imgelem bilgisi): Bu en düşük derecedeki bilgi türü kabaca duyu deneyimine karşılık gelir; bulanık deneyimden türeyen kanı ve sanıları ifade eder.
Soru 58
"Monadoloji" adlı eserin sahibi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Spinoza
B
Kant
C
Descartes
D
Leibniz
E
Smith
Açıklama:
Gottfried Wilheim Von Leibniz, düşünce ve eylem yönünden etkin bir yaşam sürdü ve üst düzey görevlerde bulundu. Yapıtları; Matematik üzerine söylem, insan anlığı üzerine yeni denemeler, theodicee, monadoloji, doğa ve tözlerin etkileşimi üzerine yeni sistem, bilgi, doğruluk ve ideler üzerine inceleme.
Soru 59
Doğrulukları "a posteriori" olarak bilinen kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Olgu doğrulukları
B
Us doğrulukları
C
Kavram doğrulukları
D
Düşünsel doğruluklar
E
Deneme doğrulukları
Açıklama:
Leibniz'in olgu doğrulukları dediği şey olgu dünyasında deneyime dayalı olarak keşfedilen doğruluklardır. Bunların doğrulukları a posteriori olarak bilinir.
Soru 60
Duyulur şeyleri oluşturan yalın tözlere verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Monad
B
Töz
C
Natura
D
Modus
E
Conatus
Açıklama:
Leibniz’e göre duyulur nesne ya da cisimler bölünebilirdir. Yani cisimler birtakım bileşikler durumundadır. Bu durumda cisimlerin bölünemeyen, parçasız, yalın tözlerden oluştukları açıktır. Böylece bileşik tözler olduğu gibi yalın tözler de vardır; bileşik tözler bunların bir birleşiğidir. Leibniz duyulur şeyleri oluşturan bu yalın tözlere monadlar der.
Ünite 4
Soru 1
"Felsefe nedensel açıklamayla ilgilenir. Konusu, oluşumunu tasarlayabileceğimiz birleşme ve çözülme özelliği taşıyan her türlü cisimsel şeydir. "
Yukarıdaki açıklamayı yapan düşünür, aşağıdakilerden hangisi olabilir?
Yukarıdaki açıklamayı yapan düşünür, aşağıdakilerden hangisi olabilir?
Seçenekler
A
Hobbes
B
Euclides
C
Pythagoras
D
İbn Sina
E
Platon
Açıklama:
Hobbes
Soru 2
I. Melek
II. İnsan
III. Bitki
IV. Zihin
Yukarıdakilerden hangileri birincil yönelimsel tümel adlar arasındadır?
II. İnsan
III. Bitki
IV. Zihin
Yukarıdakilerden hangileri birincil yönelimsel tümel adlar arasındadır?
Seçenekler
A
II ve IV
B
I ve III
C
I ve II
D
III ve IV
E
II ve III
Açıklama:
Birincil yönelimsel tümel adlar somut adlardır. Madde II ve III'deki somut adlar buna örnektir.
Soru 3
"Hobbes'a göre ------ tür cisim vardır" ifadesinde boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Seçenekler
A
yalnızca bir
B
iki
C
üç
D
dört
E
beş
Açıklama:
Hobbes'a göre üç tür cisim vardır.
Soru 4
Hobbes’a göre aşağıdakilerden hangisi yalın tutkulara örnek verilemez?
Seçenekler
A
Aşk
B
Nefret
C
Sevgi
D
Zenginlik
E
Korku
Açıklama:
Zenginlik
Soru 5
Toplumsal ve politik görüşleriyle Avrupa’daki aydınlanmanın öncüsü olmuş, temel hak ve özgürlükleri, akla dayalı yaşam biçimini savunarak kendi çağı için eğitici bir rol oynamıştır. Aynı zamanda, empirizmin modern çağdaki gerçek kurucusu olan bu düşünür, aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Hobbes
B
Spinoza
C
Freud
D
Locke
E
Descartes
Açıklama:
Locke
Soru 6
“Verilen söz neden tutulmalı?” sorusuna bir Hristiyan “Tanrı böyle buyurmuş” diyecek, Hobbesçular “toplumun böyle istediğini” söyleyecektir. Buna göre Hobbesçuların durumu aşağıdakilerden hangisiyle örtüşebilir?
Seçenekler
A
Kadercilikle
B
Dincilikle
C
Otoriterlikle
D
Doğacılıkla
E
Toplumsalcılıkla
Açıklama:
Toplumsalcılıkla
Soru 7
"John Locke'a göre ideler ____ ayrılır" ifadesinde boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Seçenekler
A
beşe
B
ikiye
C
üçe
D
dörde
E
altıya
Açıklama:
John Locke'a göre ideler ikiye ayrılır; basit ideler ve karmaşık ideler.
Soru 8
John Locke'a göre, zihin, kendi içinde akıp giden eylemlerini gözlemlediğinde ilk ortaya çıkan şey, aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Haz
B
Acı
C
Zevk
D
Keyif
E
Düşünme
Açıklama:
Düşünme
Soru 9
I. Sezgisel bilgi
II. Tarihsel bilgi
III. Bilimsel bilgi
IV. Duyusal bilgi
Yukarıdakilerden hangileri, Locke'un bilgi derecelendirişini yansıtır?
II. Tarihsel bilgi
III. Bilimsel bilgi
IV. Duyusal bilgi
Yukarıdakilerden hangileri, Locke'un bilgi derecelendirişini yansıtır?
Seçenekler
A
I ve IV
B
I ve III
C
II ve III
D
III ve IV
E
II ve IV
Açıklama:
Locke, üç bilgi derecelendirmesi yapar: sezgisel, tanıtlamalı ve duyusal bilgi.
Soru 10
I. Hobbes cismi olmayanların varlığını kabul eder.
II. Locke yasanın önemine vurgu yapar.
III. Hobbes mutlak monarşiyi benimsemiştir.
Yukarıdaki önermelerden hangisi veya hangileri doğrudur?
II. Locke yasanın önemine vurgu yapar.
III. Hobbes mutlak monarşiyi benimsemiştir.
Yukarıdaki önermelerden hangisi veya hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve III
E
II ve III
Açıklama:
Hobbes cismi olmayanların varlığını kabul etmez (I yanlıştır). Locke yasanın önemine vurgu yapar. Hobbes mutlak monarşiyi benimsemiştir. II ve III doğrudur.
Soru 11
Aşağıdakilerden hangisi Hobbes’a göre felsefeden dışlanmalıdır?
Seçenekler
A
Birleşime giren nesneler
B
Tanrı ve tinsel varlıklar
C
Devinim halindeki nesneler
D
Çözülebilen nesneler
E
Oluşum sürecine dahil olan nesneler
Açıklama:
Hobbes’un felsefe anlayışında birleşime ve çözülmeye, çözümlenmeye uygun olmayan tüm varlıklar/nesneler, felsefenin ilgi alanı dışında kabul edilir. Doğru yanıt B’dir.
Thomas Hobbes’un Yöntem ve Bilgi Anlayışı
Thomas Hobbes’un Yöntem ve Bilgi Anlayışı
Soru 12
Hobbes’a göre evrendeki İLK tümel neden aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Varlık
B
Tanrı
C
Tin
D
Cisim
E
Devinim
Açıklama:
Hobbes’a göre tümellerin ve nedenlerin bilgisine tek tekleri çözümleyerek ulaşabiliriz. Hobbes, bu bağlamda evrendeki ilk tümel nedenin de devinim olduğunu ileri sürer. Doğru yanıt E’dir.
Thomas Hobbes’un Yöntem ve Bilgi Anlayışı
Thomas Hobbes’un Yöntem ve Bilgi Anlayışı
Soru 13
Hobbes, düşünüp taşınmadaki son istek/kaçınma için aşağıdaki adlandırmalardan hangisini kullanır ?
Seçenekler
A
Conatus
B
Zihin
C
İştah
D
İstenç
E
Haz
Açıklama:
Hobbes’a göre düşünüp taşınmadaki son edim “istenç”tir; istençte insanlar hayvanlarla aynı özgürlüğe sahiptir. Doğru yanıt D’dir.
Hobbes’un Ahlak ve Siyaset Anlayışı
Hobbes’un Ahlak ve Siyaset Anlayışı
Soru 14
“İnsan toplu halde yaşasa da neyin iyi neyin kötü olduğunu bireysel istenciyle belirler” düşüncesi, Hobbes’ta, aşağıdakilerden hangisi için bir dayanak noktasıdır?
Seçenekler
A
Atomsal bireycilik
B
Negatif özgürlük
C
Maddecilik
D
Pragmatik bireycilik
E
Toplumsal özgürlük
Açıklama:
Hobbes’a göre insan toplu halde yaşasa da neyin iyi neyin kötü odluğunu bireysel istenciyle belirler. Buna atomsal bireycilik de denir. Doğru yanıt A’dır.
Hobbes’un Ahlak ve Siyaset Anlayışı
Hobbes’un Ahlak ve Siyaset Anlayışı
Soru 15
I. Bilim önermeleri II. Ahlak yargıları III. Tanrı
Locke, doğuştan idelerle ilgili yukarıdakilerden hangisini/hangilerini örnek vermiştir?
Locke, doğuştan idelerle ilgili yukarıdakilerden hangisini/hangilerini örnek vermiştir?
Seçenekler
A
I ve III
B
Yalnız I
C
II ve III
D
Yalnız II
E
Yalnız III
Açıklama:
Locke, doğuştan idelere örnek olarak temel mantık kurallarını, ahlak yargılarını ve Tanrı’yı örnek vermiştir. Doğru yanıt C’dir.
John Locke’un Yöntem ve Bilgi Anlayışı
John Locke’un Yöntem ve Bilgi Anlayışı
Soru 16
Locke, algılama, düşünme, inanma, bilme gibi, nesnelerden edinilmeyen; ancak bilincine varıldığında seçik hale gelen ideler kategorisi için aşağıdaki adlandırmalardan hangisini kullanır?
Seçenekler
A
Duyum
B
Deneyim
C
İde
D
Düşünüm
E
İstenç
Açıklama:
Locke, algılama, düşünme, inanma, bilme gibi nesnelerden edinilmeyen fakat bilincine varıldığında seçik hale gelen ideler için, bunların duyumdan farkına da işaret edecek biçimde, düşünüm adlandırmasını kullanır. Doğru yanıt D’dir.
John Locke’un Yöntem ve Bilgi Anlayışı
John Locke’un Yöntem ve Bilgi Anlayışı
Soru 17
I. İdeler basit ve karmaşık ideler olmak üzere ikiye ayrılır.
II.Basit ideler dış duyum ve iç duyum ideleri olarak ayrılır.
III. Karmaşık idelerle basit ideler birbiriyle ilişkilendirilemez.
Locke’un ideleri sınıflandırmasıyla ilgili yukarıdakilerden hangisi/hangileri doğrudur?
II.Basit ideler dış duyum ve iç duyum ideleri olarak ayrılır.
III. Karmaşık idelerle basit ideler birbiriyle ilişkilendirilemez.
Locke’un ideleri sınıflandırmasıyla ilgili yukarıdakilerden hangisi/hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
I ve II
B
Yalnız I
C
Yalnız II
D
Yalnız III
E
I ve III
Açıklama:
Locke’un ideleri sınıflaması temel alındığında I ve II söylenebilir; öte yandan, karmaşık ideler, zihnin basit idelerden yapılandırdığı idelerdir-dolayısıyla aralarında bir ilişki vardır. Yani madde III yanlıştır ve Locke'un bilgi görüşleri çerçevesinde söylenemez. Doğru yanıt A’dır.
John Locke’un Yöntem ve Bilgi Anlayışı
John Locke’un Yöntem ve Bilgi Anlayışı
Soru 18
I. Tanrı yasası-belirleyici kavramlar: günah ve sevap
II.Yurttaşlık yasası- belirleyici kavramlar: erdem ve kötülük
III. Ahlak yasası-belirleyici kavramlar: ödül ve ceza
Locke’un görüşleri çerçevesinde, yukarıdaki eşleştirmelerden hangisi/hangileri doğrudur?
II.Yurttaşlık yasası- belirleyici kavramlar: erdem ve kötülük
III. Ahlak yasası-belirleyici kavramlar: ödül ve ceza
Locke’un görüşleri çerçevesinde, yukarıdaki eşleştirmelerden hangisi/hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
I ve II
B
Yalnız I
C
Yalnız II
D
I ve III
E
Yalnız III
Açıklama:
Locke’a göre üç tip yasa bulunur ve bunların belirleyici kavramları; Tanrı yasası söz konusuysa günah ve sevap, yurttaşlık yasası söz konusuysa ödül ve ceza, ahlak yasası söz konusuysa da erdem ve kötülüktür. Soruda yalnız I’de yer alan eşleştirme doğru, II ve III’dekiler yanlıştır. Doğru yanıt B’dir.
Locke’un Ahlaksal ve Siyasal Görüşleri
Locke’un Ahlaksal ve Siyasal Görüşleri
Soru 19
Locke’a göre aşağıdakilerden hangisi/hangileri insanın doğuştan sahip olduğu haklar arasında YER ALMAZ?
Seçenekler
A
Kendini koruma
B
Yaşamını sürdürme
C
Sağlık ve eğitim
D
Özgürlük
E
Mülkiyet
Açıklama:
Locke’a göre insanın doğuştan sahip olduğu haklar kendini koruma, yaşamını savunma, mülkiyet ve özgürlüktür. Sağlık ve eğitim hakkı Locke’un doğuştan kabul ettiği haklar arasında yer almaz. Doğru yanıt C’dir.
Locke’un Ahlaksal ve Siyasal Görüşleri
Locke’un Ahlaksal ve Siyasal Görüşleri
Soru 20
Locke’a göre aşağıdakilerden hangisi özel mülkiyet hakkının temel koşuludur?
Seçenekler
A
Ahlak yasası
B
Yurttaşlık
C
Tanrı buyruğu
D
Doğa yasası
E
Emek
Açıklama:
Locke’a göre özel mülkiyet, doğadaki ortak mülkiyetin emek yoluyla özelleşmesinden geçmektedir. Yani, bir ağaçtaki meyve herkesin kabul edilse de, toplanmış ve yenilmeye hazır olan meyve, onu toplayanın hakkı olarak görülür. Doğru yanıt E’dir.
Locke’un Ahlaksal ve Siyasal Görüşleri
Locke’un Ahlaksal ve Siyasal Görüşleri
Soru 21
Locke’a göre aşağıdakilerden hangisi doğal bir hak değildir?
Seçenekler
A
Mülkiyet
B
Seçme-Seçilme
C
Yaşamı Koruma
D
Kendini Savunma
E
Özgürlük
Açıklama:
Locke’a göre insanların doğuştan sahip oldukları doğal haklar, kendini koruma ve yaşamını savunma hakkı, özgür olma hakkı ve mülkiyet hakkıdır; seçme ve seçilme, bu haklar arasında yer almaz.
Soru 22
Aşağıdakilerden hangisi duyumun ve düşünümün birlikte oluşturdukları idelerden birisidir?
Seçenekler
A
İstek
B
Devinim
C
Algı
D
Haz
E
Uzam
Açıklama:
Duyum ve düşünümün birlikte elde ettiği idelerin en başında haz ve acı gelir. Bedendeki duyumların ya kendi başına ya da acı ya da hazla birlikte oluşu gibi zihnin düşünce ya da algısı da ya kendi başınadır ya da haz ya da acıyla birliktedir.
Soru 23
Locke’a göre aşağıdakilerden hangisi cismin birincil niteliklerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Biçim
B
Boyut
C
Renk
D
Katılık
E
Uzam
Açıklama:
Locke cisim idesinin oluşmasına yol açan bu nitelikleri birincil ve ikincil diye ikiye ayırır. Birincil nitelikler, cismin uğradığı bütün başkalaşımlara rağmen onda daima varlıklarını sürdüren niteliklerdir. Örneğin bir buğday tanesi kaç parçaya bölünürse bölünsün bir katılığı, uzamı, biçimi, boyutu, devingenliği olacaktır. Bunlar birincil niteliklerdir. İkincil niteliklerse cisimlerin kendilerinde bulunmazlar. Cisimlerin birincil niteliklerinin devinimleri sonucu bizde oluşan renk, ses, tat gibi duyumlar ikincil niteliklerdir.
Soru 24
Zihin, “nedensellik” denen bileşik ideyi aşağıdaki etkinliklerden hangisi aracılığıyla meydana getirir?
Seçenekler
A
Yan yana getirme
B
Birleştirme
C
Kaynaştırma
D
Uslamlama
E
Soyutlama
Açıklama:
Bu ideler zihin tarafından edilgin biçimde alınmazlar. Zihin bunları basit idelerden, kendi etkinliğiyle oluşturur ve bu etkinlik üç türlüdür: İdeleri birleştirmek, birbiriyle kaynaştırmadan yan yana getirmek ve soyutlamak
Soru 25
Locke insan zihninin deneyim öncesi ilk durumunu ifade etmek için aşağıdaki kavramlardan hangisine başvurmaktadır?
Seçenekler
A
Refleksiyon
B
Düşünüm
C
İde
D
Conatus
E
Tabula Rasa
Açıklama:
Locke insan zihnini öncelikle üzerine hiçbir şey yazılmamış beyaz kağıt (tabula rasa) kabul eder. Bu kağıt deneyim yoluyla dolmaya başlar
Soru 26
Thomas Hobbes’in toplum sözleşmesi kavramı hakkında aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Doğal durumdan sivil yasa durumuna geçişi sağlar
B
Yurttaşla egemen güç arasında yapılan bir sözleşmedir
C
Doğal yasanın buyruklarının izlenmesi sonucu ortaya çıkmıştır
D
Devlet denen yapay unsurun ortaya çıkmasıyla sonuçlanır
E
Bireylerin haklarının bir kısmının yöneticiye mutlak ve geri dönüşsüz biçimde devredilmesi esasına dayanır
Açıklama:
Bu sözleşme egemen güçle yurttaşlar arasında değil, yurttaşların kendi aralarındadır.
Soru 27
Hobbes’a göre yüklemi, öznesini çözümlemekte olan önermelere verilen ad, aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Felsefe
B
Ussal bilgi
C
Tanım
D
Çıkarım
E
Olgu önermeleri
Açıklama:
Çıkarımın başlangıç noktası tanım önermeleridir. Tanımlar sözcüklerin açıklanmasıdır. Yüklemi öznesini çözümleyen önermeye tanım denir.
Soru 28
Hobbes’a göre “A doğru ise B de doğrudur” türünden bir bilgi için aşağıdaki nitelemelerden hangisi kullanılır?
Seçenekler
A
Sonuç bilgisi
B
Vahiy bilgisi
C
Duyu bilgisi
D
Tecrübe
E
Olgu bilgisi
Açıklama:
Sonuç bilgisi, örneğin "A doğru ise B de doğrudur" türünden bir bilgidir, yani koşullu ya da varsayımlıdır.
Soru 29
Hobbes’un felsefi yöntem anlayışı hakkında aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Felsefe yöntem olarak hem tümdengelimi hem tümevarımı kullanır.
B
Felsefede, birleştirme yöntemine analitik, çözümleme yöntemine ise sentetik denir.
C
Başlangıç ilkelerinden hareketle çıkarımda bulunma anlayışına dayanır.
D
Felsefi yöntemin ana ekseni tümdengelimsel hipotetik yöntemdir.
E
Felsefi yöntem birleştirme ve çözümleme denen iki faaliyetten oluşur.
Açıklama:
Analitik ve sentetik terimlerini birleştirme ve çözümleme anlamında kullandığı anlaşılmaktadır. Çözümleyici yöntem analitik, birleştirici yöntemse sentetiktir
Soru 30
Hobbes’a göre aşağıdakilerden hangisi felsefenin konularından biridir?
Seçenekler
A
Matematik
B
Tinsel Varoluş
C
Tanrı
D
Tarih
E
Devlet
Açıklama:
Hobbes’a göre felsefe genel anlamda cisimlerin nedenleri ve nitelikleriyle ilgilidir. Üç cisim türü olduğu belirtilmişti; fiziksel cisimler, insan cismi ve politik cisim, yani devlet. Üçünü de ilgilendiren tek temel ilke devinimdir çünkü tümü de devinim içindedirler.
Soru 31
Aşağıdakilerden hangisi Thomas Hobbes'un siyaset felsefesinin temel yapıtlarından biri olarak kabul edilen kitabıdır?
Seçenekler
A
İnsanlar Arasındaki Eşitsizliğin Kaynağı ve Temelleri Üzerine
B
Yöntem/Metod Üzerine Konuşma
C
Hükümet Üzerine İki Deneme
D
Dinin Doğal Tarihi
E
Leviathan
Açıklama:
Hobbes'un 1651’de yazdığı Leviathan adlı kitabı siyaset felsefesinin temel yapıtlarından biri olmuştur.
Soru 32
Hobbes'a göre felsefenin konusu "oluşumunu tasarlayabileceğimiz birleşme ve çözülme özelliği taşıyan her türlü cisimsel şeydir ve bu yüzden oluşturucu süreçlerde var olmamış olan Tanrı ve tinsel varlıklar felsefeden dışlanmalıdır". Buradan yola çıkarak, Hobbes'un, felsefenin ilgi alanı olarak aşağıdakilerden hangisine işaret ettiği ileri sürülebilir?
Seçenekler
A
Nedensel açıklamaya
B
Metafizik açıklamaya
C
Tarihsel gelişime
D
Yapısalcılığa
E
Akılcılığa
Açıklama:
Hobbes'a göre felsefe nedensel açıklama ile ilgilenir. Felsefenin konusu "oluşumunu tasarlayabileceğimiz birleşme ve çözülme özelliği taşıyan her türlü cisimsel şeydir ve bu yüzden oluşturucu süreçlerde var olmamış olan Tanrı ve tinsel varlıklar felsefeden dışlanmalıdır"
Soru 33
Hobbes’a göre felsefe doğal felsefe ve yurttaş felsefesi olmak üzere ikiye ayrılır. Çünkü felsefe yalnızca cisimler ve onların özellikleriyle ilgilenir. Hobbes, cisimden sadece maddesel cisimleri anlamaz. Ona göre iki tür cisim vardır: Doğa tarafından yapılan doğal cisim ve insanların istenç ve anlaşmalarıyla oluşan cisim. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Hobbes’un insanlar tarafından oluşturulan cisme verdiği ad olabilir?
Seçenekler
A
Temel cisim
B
Devlet
C
Toplum
D
Kültür
E
Ahlak
Açıklama:
Hobbes’a göre cisimler doğal cisim ve devlet olmak üzere ikiye ayrılır. Doğal felsefe doğal cisimleri, Yurttaşlık felsefesi devleti ele alır.
Soru 34
Hobbes'a göre evrendeki ilk tümel neden aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Oluşum
B
Devinim
C
Başkalaşım
D
Dönüşüm
E
Karışım
Açıklama:
Hobbes’a göre tikel şeyler çözümlenerek en tümel ilkelere ulaşılabilir. Bu esas üzere evrendeki ilk tümel neden devinimdir.
Soru 35
- Beslenme
- Konuşma
- Yürüme
- Nefes alma
- Savaşma
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Hobbes'un canlılık devinimlerine örnek olarak verilebilir?
Seçenekler
A
I ve IV
B
II ve III
C
III ve IV
D
Yalnız IV
E
IV ve V
Açıklama:
Hobbes’a göre canlılık devinimleri beslenme, nefes alma gibi doğumla başlayıp yaşam boyu devam eden devinimlerken; istençli devinimler konuşmak, yürümek gibi devinimlerdir.
Soru 36
İnsan toplu halde yaşasa da neyin iyi neyin kötü olduğunu kendi istenciyle belirler. Buna göre Hobbes'un psikoloji ve ahlak görüşleri hangi kavrama/görüşe dayanmaktadır?
Seçenekler
A
Toplumculuğa
B
Gerçekçiliğe
C
Atomsal Bireyciliğe
D
Akılcılığa
E
Metafiziğe
Açıklama:
Atomsal bireycilik insanın toplu halde yaşasa da neyin iyi neyin kötü olduğunu kendi istenciyle belirlemesi esasına dayanır.
Soru 37
- Deneysel
- Sezgisel
- Tepkisel
- Tanıtlamalı
- Duyusal
Seçenekler
A
I, II ve III
B
II, III ve IV
C
II, IV ve V
D
III ve IV
E
Yalnız V
Açıklama:
Bilgi ideler arasındaki uyuşma ya da uyuşmamanın algılanma yoluna göre üçe ayrılır: Sezgisel, Tanıtlamalı ve Duyusal.
Soru 38
Locke'a göre bilgi, iki ide arasındaki bağlantı ve uyuşmanın ya da çatışmanın algılanmasıdır. Buna göre aşağıdaki başlıklardan hangisi Locke'un söz konusu uyuşma/çatışma durumunu açıklamak için kullanılmaz?
Seçenekler
A
Özdeşlik ya da başkalık
B
Bağıntı
C
Birlikte varoluş ya da zorunlu bağlantı
D
Gerçek varoluş
E
Yabancılaşma
Açıklama:
Locke, söz konusu uyuşma/çatışma durumunu şu başlıklar altında incelemiştir:
- Özdeşlik ya da başkalık
- Bağıntı
- Birlikte varoluş ya da zorunlu bağlantı
- Gerçek varoluş
Soru 39
- Evrensel yasa
- Kültürel yasa
- Kutsal yasa
- Yurttaşlık yasası
- Ahlak yasası
Locke'a göre ahlaksal iyi ve kötü, istençli eylemlerimizin etik yasalarla uyuşup uyuşmamasından başka bir şey değildir. Buna göre, yukarıdakilerden hangileri Locke'un bahsettiği yasalardandır?
Seçenekler
A
I, II ve III
B
I, IV ve V
C
II, III ve IV
D
II ve V
E
III, IV ve V
Açıklama:
Locke'un konuyla ilgili olarak ortaya koyduğu üç yasa vardır. Bunlar, Kutsal Yasa, Yurttaşlık Yasası ve Ahlak Yasasıdır.
Soru 40
- Özgürlük
- Serbest dolaşabilme
- Aile kurma
- Yaşamını savunma
- Mülkiyet
Seçenekler
A
I, II ve III
B
I, IV ve V
C
II, III ve IV
D
III, IV ve V
E
Yalnız V
Açıklama:
Locke'a göre insanın doğuştan sahip olduğu haklar: Kendini koruma, yaşamını savunma, özgürlük ve mülkiyet haklarıdır.
Soru 41
Üç bölümden oluşan Felsefenin İlkeleri ve Leviathan isimli siyaset felsefesi kitabının yazarı olan İngiliz düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
John Locke
B
Thomas Hobbes
C
Descartes
D
John Stuart Mill
E
Isaac Newton
Açıklama:
Thomas Hobbes (1588-1679), Yeniçağda deneyciliğe giden yolu açan önemli bir
İngiliz düşünürüdür. Oxford’da Skolastisizm ve Aristoteles dersleri almış, 20 yıl
yaşadığı Paris’te Descartes, Gassendi ve Mersenne’le tanışmış, Francis Bacon ve
Herbert of Cherbury ile ilişkileri ve Öklid’in Elementler’i üzerine okumaları felsefeye yönelmesini sağlamıştır. De cive (Yurttaş Üzerine-1642), De corpore, (Cisim
Üzerine-1655), De homine (İnsan Üzerine-1658) adlı üç bölümden oluşan Felsefenin İlkeleri isimli bir eser yazmış, 1651’de yazdığı Leviathan ise siyaset felsefesinin temel yapıtlarından olmuştur.
İngiliz düşünürüdür. Oxford’da Skolastisizm ve Aristoteles dersleri almış, 20 yıl
yaşadığı Paris’te Descartes, Gassendi ve Mersenne’le tanışmış, Francis Bacon ve
Herbert of Cherbury ile ilişkileri ve Öklid’in Elementler’i üzerine okumaları felsefeye yönelmesini sağlamıştır. De cive (Yurttaş Üzerine-1642), De corpore, (Cisim
Üzerine-1655), De homine (İnsan Üzerine-1658) adlı üç bölümden oluşan Felsefenin İlkeleri isimli bir eser yazmış, 1651’de yazdığı Leviathan ise siyaset felsefesinin temel yapıtlarından olmuştur.
Soru 42
Aşağıdaki ikililerden hangisi Thomas Hobbes'un felsefeyi ayırdığı dallardır?
Seçenekler
A
İnsan felsefesi -Devlet felsefesi
B
Cisim felsefesi - Psikoloji felsefesi
C
Siyaset felsefesi - Cisim felsefesi
D
Doğal felsefe- Yurttaş felsefesi
E
Psikoloji felsefesi - Siyaset felsefesi
Açıklama:
Felsefe yalnızca cisimler ve onların özellikleriyle ilgilenir. Hobbes, cisimden sadece maddesel cisimleri anlamaz. Ona göre iki tür cisim vardır. Doğa tarafından
yapılan doğal cisim ve insanların istenç ve anlaşmalarıyla oluşan devlet commonwealth). Böylece felsefe de doğal felsefe ve yurttaş felsefesi olmak üzere ikiye ayrılır.
yapılan doğal cisim ve insanların istenç ve anlaşmalarıyla oluşan devlet commonwealth). Böylece felsefe de doğal felsefe ve yurttaş felsefesi olmak üzere ikiye ayrılır.
Soru 43
Thomas Hobbes'un Yurttaş Felsefesini ayırdığı iki bölüm aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
Sosyoloji - Devlet
B
Psikoloji - Yurttaş
C
Metafizik - Fizik
D
Psikoloji - Siyaset
E
İnsan - Yurttaş
Açıklama:
Felsefe yalnızca cisimler ve onların özellikleriyle ilgilenir. Hobbes, cisimden sadece maddesel cisimleri anlamaz. Ona göre iki tür cisim vardır. Doğa tarafından
yapılan doğal cisim ve insanların istenç ve anlaşmalarıyla oluşan devlet (commonwealth). Böylece felsefe de doğal felsefe ve yurttaş felsefesi olmak üzere ikiye ayrılır. Yurttaş felsefesi de iki alt bölüme ayrılır: psikoloji ve siyaset.
yapılan doğal cisim ve insanların istenç ve anlaşmalarıyla oluşan devlet (commonwealth). Böylece felsefe de doğal felsefe ve yurttaş felsefesi olmak üzere ikiye ayrılır. Yurttaş felsefesi de iki alt bölüme ayrılır: psikoloji ve siyaset.
Soru 44
Thomas Hobbes'un bilgiyi ayırdığı iki tür aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
Olgu bilgisi - Sonuç bilgisi
B
Doğru bilgi - Yanlış bilgi
C
Empirik bilgi - Rasyonel bilgi
D
Tümdengelen bilgi - Tümevaran bilgi
E
Özsel bilgi - Tüzel bilgi
Açıklama:
Hobbes, bilgiyi olgu bilgisi ve sonuç bilgisi olarak ikiye ayırır. “Bir şeyin yapıldığını gördüğüm ya da yapıldığını anımsadığım zaman bilgim olgu bilgisidir.” Bu, mahkemede bir tanıktan istenen türde bir bilgidir. Olgu bilgisinin örneği tarihtir; doğal tarih ya da yurttaşlık tarihi biçimini alabilir. Sonuç bilgisi ise, örneğin A doğru ise B de doğrudur türünden bir bilgidir, yani koşullu ya da varsayımlıdır
Soru 45
Aşağıdakilerden hangisi Thomas Hobbes'a göre ikincil yönelimsel tümel adlardan birisi değildir?
Seçenekler
A
Cins
B
Tür
C
İnsan
D
Ayrım
E
Tümel
Açıklama:
Ockham ve Ortaçağdaki başka öncelleri gibi Hobbes da, birincil yönelimsel tümel adlar ve ikincil yönelimsel tümel adlar arasında bir ayrım yapar; birincil yönelimsel tümel adlar insan, bitki, taş gibi somut varlıklara uygulanan tümel adlardır. İkincil yönelimsel tümel adlar ise bu birincil olanları niteleyen cins, tür, ayrım, tümel, tikel gibi mantıksal terimlerdir.
Soru 46
Sözcüklerin anlamlarını açıklayan ve yüklemi öznesini çözümleyen önerme aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İfade
B
Yorum
C
Doğru önerme
D
İsim
E
Tanım
Açıklama:
İlkelerin bilgisine varmada tümevarımı kabul etse de, bilimsel işlemin göstergesi olarak vurguladığı şey, tanıtlama yoluyla sonuçların geçerli kılınmasıdır. Çıkarımın başlangıç noktası olan ilkeler tanım önermeleridir. Tanımlar sözcüklerin anlamlarının açıklanışından başka bir şey değildir. Tanım, yüklemi öznesini çözümleyen bir önermedir.
Soru 47
Thomas Hobbes'a göre fiziksel cisimlerin, insan cisminin ve politik cisim olan devletin üçünü birden kapsayan tek temel ilke aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Devinim
B
Etik
C
Öz
D
İnsan
E
Tanrı
Açıklama:
Hobbes’a göre felsefe genel anlamda cisimlerin nedenleri ve nitelikleriyle ilgilidir.
Üç cisim türü olduğu belirtilmişti; fiziksel cisimler, insan cismi ve politik cisim,
yani devlet. Üçünü de ilgilendiren tek temel ilke devinimdir çünkü tümü de devinim içindedirler. Devinim bir yerin süreli olarak terk edilişi, başka bir yerin kazanılışıdır.
Üç cisim türü olduğu belirtilmişti; fiziksel cisimler, insan cismi ve politik cisim,
yani devlet. Üçünü de ilgilendiren tek temel ilke devinimdir çünkü tümü de devinim içindedirler. Devinim bir yerin süreli olarak terk edilişi, başka bir yerin kazanılışıdır.
Soru 48
Emprizmin gerçek kurucusu ve İnsan Anlığı Üzerine Bir Deneme kitabının yazarı olan Aydınlanma'nın öncüsü İngiliz düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Thomas Hobbes
B
John Locke
C
Thomas More
D
Isaac Newton
E
John Stuart Mill
Açıklama:
Modern çağda empirizmin gerçek kurucusu John Locke’tur (1632-1704). Toplumsal ve politik görüşleriyle Avrupa’daki aydınlanmanın öncüsü olmuş, temel hak ve
özgürlükleri, akla dayalı yaşam biçimini savunarak kendi çağı için eğitici bir rol
oynamıştır. Başyapıtı İnsan Anlığı Üzerine Bir Deneme 1790 yılında yayımlanmıştır. Öteki önemli yapıtları: Sivil Hükumet Üzerine İki İnceleme, Eğitim Üzerine Düşünceler, Hıristiyanlığın Usa Uygunluğu ve Hoşgörü Üzerine Mektup’tur.
özgürlükleri, akla dayalı yaşam biçimini savunarak kendi çağı için eğitici bir rol
oynamıştır. Başyapıtı İnsan Anlığı Üzerine Bir Deneme 1790 yılında yayımlanmıştır. Öteki önemli yapıtları: Sivil Hükumet Üzerine İki İnceleme, Eğitim Üzerine Düşünceler, Hıristiyanlığın Usa Uygunluğu ve Hoşgörü Üzerine Mektup’tur.
Soru 49
Aşağıdakilerden hangisi John Locke'un kendi başlarına var olmaları olası olmayan, cisimlere bağımlı olan veya onların etkileri olarak düşünülen ideleri altında topladığı başlıktır?
Seçenekler
A
Basit ideler
B
Cisim ve Töz ideleri
C
Kipler
D
Bağlantı ideleri
E
Düşünüm Kipleri
Açıklama:
Locke, nasıl birleştirilirlerse birleştirilsinler kendi başlarına var olmaları olası olmayan, cisimlere bağımlı olan veya onların etkileri olarak düşünülen ideleri kip başlığı altında toplar. Bunların özelliği kendi başlarına varoluşları olmaması, salt cisimlerin ya da tözlerin varlığına bağımlı olarak varlık kazanan ideler olmalarıdır.
Soru 50
John Locke bilgiyi iki ide arasındaki bağlantı ve uyuşma ya da çatışma ve uyuşmanın algılanması olarak kabul eder ve bu durumu dört başlık altında inceler, aşağıdakilerden hangisi bu başlıklardan birisi değildir?
Seçenekler
A
Özdeşlik
B
Bağıntı
C
Birlikte varoluş
D
Devinim
E
Gerçek varoluş
Açıklama:
Denemeler’in 4. kitabında bilgi ve kanı konusu ele alınır. Bilgi genel hatlarıyla irdelenip tanımlanır ve bilgi türleri verilir. Locke’a göre bilgi de ideler-arası ilişkilerden doğar: “Bilgi iki ide arasındaki bağlantı ve uyuşmanın ya da uyuşmama ve karşıtlığın algılanmasıdır. Bu türden bir algının bulunduğu yerde bilgi vardır, bulunmadığı yerde
imgeleyecek, varsayacak inanacak bir şeyler bulsak da bilgi bulamayız”. Bu uyuşma ya da uyuşmama konusunu dört başlıkta incelenir: 1. Özdeşlik ya da başkalık, 2. Bağıntı, 3. Birlikte varoluş ya da zorunlu bağlantı, 4. Gerçek varoluş.
imgeleyecek, varsayacak inanacak bir şeyler bulsak da bilgi bulamayız”. Bu uyuşma ya da uyuşmama konusunu dört başlıkta incelenir: 1. Özdeşlik ya da başkalık, 2. Bağıntı, 3. Birlikte varoluş ya da zorunlu bağlantı, 4. Gerçek varoluş.
Soru 51
Thomas Hobbes hangi filozof gibi bilim ve felsefenin pratik yararcılığını savunur?
Seçenekler
A
Descartes
B
Gassendi
C
Mersenne
D
Leibniz
E
Bacon
Açıklama:
Hobbes da tıpkı Bacon gibi bilim ve felsefenin pratik yararcılığını savunur. Felsefenin görevi insanı dogmatik düşüncelerden kurtarıp yeni düşüncelerin kapılarını açmak ve teoloji karşısında bir duruş kazandırmaktır. Doğru cevap E'dir.
Soru 52
Aşağıdakilerden hangisi Hobbes'un savunduğu düşüncelerden değildir?
Seçenekler
A
Bilgiyi olgu bilgisi ve sonuç bilgisi olmak üzere ikiye ayırmaktadır.
B
Felsefi yöntem bir ölçüde tümevarımlı, bir ölçüde tümdengelimlidir.
C
Bilgi, iki ide arasındaki bağlantı ve uyuşmanın ya da çatışma ve uyuşmamanın algılanmasıdır.
D
Cisimleri doğal cisim ve devlet olmak üzere ikiye ayırır.
E
İmgelenebilir olan ile tasarımlanabilir olan özdeştir.
Açıklama:
Locke'a göre bilgi, iki ide arasındaki bağlantı ve uyuşmanın ya da çatışma ve uyuşmamanın algılanmasıdır der. Bu uyuşma ya da uyuşmama dört başlıkta incelenir: 1. Özdeşlik ya da başkalık, 2. Bağıntı, 3. Birlikte varoluş ya da zorunlu bağlantı, 4. Gerçek varoluş. Doğru cevap C'dir.
Soru 53
“Bilgi iki ide arasındaki bağlantı ve uyuşmanın ya da uyuşmama ve karşıtlığın algılanmasıdır. Bu türden bir algının bulunduğu yerde bilgi vardır, bulunmadığı yerde imgeleyecek, varsayacak inanacak bir şeyler bulsak da bilgi bulamayız” diyen filozof kimdir?
Seçenekler
A
Locke
B
Hobbes
C
Leibniz
D
Kant
E
Voltaire
Açıklama:
Locke’a göre bilgi de ideler-arası ilişkilerden doğar: “Bilgi iki ide arasındaki bağlantı ve uyuşmanın ya da uyuşmama ve karşıtlığın algılanmasıdır. Bu türden bir algının bulunduğu yerde bilgi vardır, bulunmadığı yerde imgeleyecek, varsayacak inanacak bir şeyler bulsak da bilgi bulamayız” Doğru cevap A'dır.
Soru 54
Hangi filozofa göre bilgi, ideler arasındaki uyuşma ya da uyuşmamanın algılanma yoluna göre üçe (Sezgisel, Tanıtlamalı ve Duyusal) ayrılır?
Seçenekler
A
Hobbes
B
Platon
C
Descartes
D
Locke
E
Kant
Açıklama:
Bilgi tanımları ışığında Locke, bilgilerimizi apaçıklık derecesi bakımından derecelendirir. Bu derecelendirme ideler arasındaki uyuşma ve uyuşmamayı algılayışımızın değişik yollarından kaynaklanır. Bu açıdan Locke, üç bilgi derecelendirmesi belirler: sezgisel, tanıtlamalı ve duyusal bilgi. Doğru cevap D'dir.
Soru 55
Locke üç çeşit yasadan söz eder:
- Kutsal yasa
- Yurttaşlık yasası
- Ahlak yasası
Seçenekler
A
Kutsal Yasa - İnsanlar günah ve sevap olarak Tanrı’dan mutluluk mu mutsuzluk mu geleceğine eylemlerini bu yasayla ölçüştürerek karar verirler.
B
Ahlak Yasası - Yasayı belirleyen ‘erdem’ ve ‘kötülük’ terimleridir.
C
Yurttaşlık Yasası - Toplum içindeki öteki insanlarla ilişkiler açısından suçluluk ve suçsuzluğun ölçüsüdür.
D
Kutsal Yasa - Tanrı’nın yasa koyma hakkı olduğunu savunur.
E
Yurttaşlık Yasası - Yaptırım gücü övme ve yermedir.
Açıklama:
Ahlak Yasası: Buna düşünce ve saygınlık yasası da denebilir. Burada yasayı belirleyen ‘erdem’ ve ‘kötülük’ terimleridir. Tüm toplumlarda erdem ve kötülük adlarının beğenilen ve beğenilmeyen eylemlere verildiğini görebilmekteyiz. İnsanlar beğenilen ve övülen erdemlere erdem, beğenilmeyen ve yerilen eylemlere de kötülük gözüyle bakarlar. Erdem ya da kötülük olduğu söylenen şeylerin ölçütü açık ya da örtük bir uzlaşmayla yerleşmiş olan onaylama ya da beğenmeme, övme ya da yermedir. Erdem her yerde övülmeye değer görülen şeydir. Kötülük de her yerde yerilmeyle birlikte giden şeydir. Şu halde ahlak yasasının yaptırım gücü övme ve yermedir. Gerçekte ötekilere göre en etkili olan bu yasadır. İnsanlar yerilmek yerine kendilerine iyi ün sağlayacak işler yapmak, bir başka deyişle beğenilmek ve övülmek isterler. Ahlak, eylemlerimizin bu etik kurallarla bağlantısını dile getiren bir terimdir. Doğru cevap E'dir.
Soru 56
Bilginin duyu deneyimiyle başlaştığını savunan, aklın doğuştan idelerle donatılı olduğu fikrine karşı çıkan ve bu idelerin başında “a, a’dır” ve “hem a, hem -a olamaz” diyen filozof kimdir?
Seçenekler
A
Hobbes
B
Descartes
C
Leibniz
D
Spinoza
E
Locke
Açıklama:
Locke, bilginin duyu deneyimiyle başladığını savunan biri olarak aklın doğuştan idelerle donatılı olduğu fikrine karşı çıkmıştır. Locke’a göre bu idelerin başında, “a, a’dır” ve “hem a, hem -a olamaz” gibi temel mantık ilkeleri gelir. Doğru cevap E'dir.
Soru 57
- İdeler basit ve karmaşık olmak üzere ikiye ayrılır.
- Basit ideler de kendi içlerinde dış duyumun ve iç duyumun ideleri olmak üzere ikiye ayrılırlar.
- Dış duyumun basit ideleri gözle algılanan aydınlık, dokunmayla algılanan sertlik gibi basit idelerdir.
- Zihnin, algı ve istek türünden edimleri ise, iç duyum, yani düşünüm yoluyla elde edilen karmaşık idelerdir.
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
I, II ve III
E
Yalnız IV
Açıklama:
Zihnin, algı ve istek türünden edimleri ise, iç duyum, yani düşünüm yoluyla elde edilen basit idelerdir. Doğru cevap E'dir.
Soru 58
Locke’a göre bilgi, iki ide arasındaki bağlantı ve uyuşmanın ya da çatışma ve uyuşmamanın algılanmasıdır. Bu uyuşma ya da uyuşmama dört başlıkta incelenir. Hangisi bu başlıklardan biri değildir?
Seçenekler
A
Özdeşlik ya da başkalık
B
Gerçek varoluş
C
Kuramsal varoluş
D
Birlikte varoluş ya da zorunlu bağlantı
E
Bağıntı
Açıklama:
Locke’a göre bilgi, iki ide arasındaki bağlantıve uyuşmanın ya da çatışma ve uyuşmamanın algılanmasıdır. Bu uyuşma ya da uyuşmama dört başlıkta incelenir: 1. Özdeşlik ya da başkalık, 2. Bağıntı, 3. Birlikte varoluş ya da zorunlu bağlantı, 4. Gerçek varoluş. doğru cevap C'dir.
Soru 59
Seçeneklerden hangisi John Locke'un toplumsal sözleşmesiyle alakalı bir bilgi değildir?
Seçenekler
A
İnsanlar doğa durumunda da aile ve topluluklar halinde yaşarlar.
B
İnsanın yeryüzünde eşit ve bağımsız olduğunu, kimsenin bir başkasının yaşamına, sağlığına, özgürlük ve kazanımlarına zarar vermemesi gerektiğini öğretir.
C
Hak ve özgürlüklerin etkili bir biçimde korunabilmesi için örgütlü bir toplum oluşturmak gerekir.
D
Doğal yasayı tanımlayacak ve çekişmeleri bir karara bağlayacak yazılı bir yasanın olması şarttır.
E
İnsanların devlet kurmalarının ve kendilerini hükümet altına koymalarının temel amacı mülkiyetlerinin korunmasıdır.
Açıklama:
B şıkkı Locke'un Doğa Durumu ile ilgili bir şıktır. Doğru cevap B'dir.
Soru 60
Hobbes’a göre Tanrı ve tinsel varlıklar neden felsefeden dışlanmalıdır?
Seçenekler
A
Bu kavramlar rasyonel sistemlerde çelişkiler ortaya çıkarmaktadır.
B
Oluşturucu süreçlerle var olmamışlardır.
C
Tanrı’nın varlığını veya yokluğu ispatlanamaz.
D
Tinsel varlıkların evrenden ayrı ve bağımsız bir varlığı yoktur.
E
Öz, zorunlu olarak ancak bir beden içerisinde varolabilir.
Açıklama:
Hobbes’a göre felsefe nedensel açıklamayla ilgilenir. Konusu, oluşumunu tasarlayabileceğimiz birleşme ve çözülme özelliği taşıyan her türlü cisimsel şeydir. Bu yüzden oluşturucu süreçlerle var olmamış olan Tanrı ve tinsel varlıklar felsefeden dışlanmalıdır.
Soru 61
Hobbes'a göre felsefedeki uslamlamaların ana eksenini oluşturan yöntem hangisidir?
Seçenekler
A
Analitik yöntem
B
Fenomenolojik yöntem
C
Tarihsel diyalektik yöntem
D
Hipotetik indüksiyon
E
Tümdengelimsel hipotetik yöntem
Açıklama:
Hobbes'a göre tümdengelimsel hipotetik yöntem felsefedeki uslamlamaların ana eksenini oluşturur.
Soru 62
Hobbes’a evrendeki ilk tümel neden nedir?
Seçenekler
A
Devinim
B
Tanrı
C
Töz
D
Sayı
E
Zaman
Açıklama:
Hobbes’a göre tikel şeylerin çözümlemelerini yaparak en tümel ilkelere ulaşabilir, böylece onların nedenlerini bilebiliriz. Evrendeki ilk tümel neden devinimdir. Felsefe doğal ve politik cisimlerin devini ve eylem biçimlerini açıklamak durumunda olduğu için, insan doğası, zihinsel dünya ve Devlet, tıpkı fiziksel cisimler ve doğa oluşumları gibi düzeneksel olarak, yani etki tepki terimleri içinde açıklanabilir.
Soru 63
Şıklardan hangisi, bedensel organların devinimleri, uslamlama, adlar ve imgelem arasındaki ilişkiyi Hobbes'a göre doğru olarak ifade etmektedir?
Seçenekler
A
Uslamlama adlara, adlar imgeleme, imgelem ise bedensel organların devinimlerine bağımlıdır.
B
İmgelem adlara, adlar uslamlamaya, uslamlama ise bedensel organların devinimlerine bağımlıdır.
C
Uslamlama adlara, adlar bedensel organların devinimlerine, bedensel organların devinimleri ise imgeleme bağımlıdır.
D
İmgelem adlara, adlar bedensel organların devinimlerine, bedensel organların devinimleri ise uslamlamaya bağımlıdır.
E
bedensel organların devinimleri Uslamlamaya, uslamlama adlara, adlar ise imgeleme bağımlıdır.
Açıklama:
Hobbes’a göre; “uslamlama adlara, adlar imgeleme, imgelem ise bedensel organların devinimlerine bağımlıdır.” Yani uslamlama yalnızca sözcükler arasındaki bağıntıları dile getirir
Soru 64
Hangi şıktaki düşünce Hobbes'un görüşlerini doğru olarak ifade etmektedir?
Seçenekler
A
İnsanda aç gözlülüğe ya da kibre yol açan şey kötü, alçak gönüllülüğe ya da fedakarlığa yol açan şey iyidir.
B
İnsanların kazanılmış kavrayış alandaki ayrımlarında en fazla rol oynayan tutkular hizmet, takdir edilme, himaye edilme, güven ve inanç isteğidir.
C
Her insan öz güvenliğini sağlamak eğilimindedir ve bunun için daha güçlü bir varlığın himayesine girer.
D
Bireyler, bir uzlaşma olan sosyal sözleşme ile haklarının bir bölümünü kendilerini yönetmesi için bir yöneticiye devrettikleri hususunda sözleşirler.
E
İyi ve kötü arasında ayrım yapmak için nesnelerin kendilerinden alınan ortak ölçütler kullanılmalıdır.
Açıklama:
Hobbes’a göre insanda hoşlanmaya ya da mutluluğa yol açan şey iyi, hoşnutsuzluğa ya da mutsuzluğa yol açan şey kötüdür. A şıkkı yanlıştır. Hobbes’a göre insanların kazanılmış kavrayış alandaki ayrımlarında en fazla rol oynayan tutkular güç, zenginlik, bilgi ve onur isteğidir. B şıkkı yanlıştır. Hobbes’a göre her insan öz güvenliğini sağlamak eğilimindedir ve bunun için başkalarıyla rekabete girer. C şıkkı yanlıştır. Hobbes'a göre, bireyler, bir uzlaşma olan sosyal sözleşme ile haklarının bir bölümünü kendilerini yönetmesi için bir yöneticiye devrettikleri hususunda sözleşirler. D şıkkı doğrudur. Hobbes'a göre, iyi ve kötü arasında ayrım yapmak için nesnelerin kendilerinden alınan ortak bir ölçüt de bulunmaz. E şıkkı yanlıştır.
Soru 65
I. Yöneticiye yurttaşları yönetmesi için mutlak güç verilmelidir.
II. İdeal düzen demokrasi ile de gerçekleşebilir.
III. Egemenlik kişiler ya da kurumlar arasında paylaştırılmalıdır.
IV. Halkın egemenlikte payı olmalıdır.
Üsttekilerden hangileri Hobbes'un savunduğu fikirlerdir.
II. İdeal düzen demokrasi ile de gerçekleşebilir.
III. Egemenlik kişiler ya da kurumlar arasında paylaştırılmalıdır.
IV. Halkın egemenlikte payı olmalıdır.
Üsttekilerden hangileri Hobbes'un savunduğu fikirlerdir.
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
II ve III
D
III ve IV
E
II, III ve IV
Açıklama:
Doğa durumundan çıkarak sivil toplum düzenine geçmeyi sağlayan toplum sözleşmesi, bireyler arasında gerçekleşen bir uzlaşmadır. Bireyler, bu uzlaşmayla haklarının bir bölümünü kendilerini yönetmesi için bir yöneticiye devrettikleri hususunda sözleşirler. Bu sözleşme egemen güçle yurttaşlar arasında değil, yurttaşların kendi aralarındadır. Bu esas üzere yöneticiye yurttaşları yönetmesi için mutlak güç verilir. Yönetici tek kişi de olabilir, bir topluluk da. Hobbes, egemenliği herhangi bir özel hükümet formu ile özdeşleştirmez. Mutlak güce sahip tek bir yöneticiyi yeğlese de ideal düzenin demokrasi ile de gerçekleşebileceğini savunur. Yöneticiye aktarılan yönetme hakkı mutlaktır ve geri alınamaz. Egemenlik asla kişiler ya da kurumlar arasında bölünemez. Mesela bir meclisin, eğer yönetim tekerklik ise, tekerkten bağımsız bir hakkı olamaz. Aynı şekilde, egemenlik bir meclise verilmişse halkın egemenlikte payı olamaz çünkü egemenlik meclise devredilmiştir ve geri alınamaz. Devlet, bireylerin istençlerini tek bir istence dönüştürür. Böylece yurttaşın yöneticiye karşı gelmesi iki kez mantıksızdır. Birincisi kendisine karşı gelmiş olur, ikincisi bağımsız yargıya karşı gelmiş olur. Bu şekilde anarşiye ya da doğa durumuna dönülmüş olacaktır. Yasal durumu korumak için yöneticinin gücünü mutlak kabul etmek şarttır.
Soru 66
Hangisi John Locke hakkında doğrudur?
Seçenekler
A
Bilginin duyu algılarına dayandığını kabul eden köktenci bir deneyimci-empiristtir.
B
Tanrısal vahyi yadsıyarak dindarlığı yermiştir.
C
Mantık ilkelerinin doğuştan herkeste bulunamayacağını iddia etmiştir.
D
Locke’a göre erdemin genel onaylanışı, yararlılığından değil doğuştanlığındandır.
E
Locke insan zihnini öncelikle üzerine hiçbir şey yazılmamış beyaz kâğıt (tabula rasa) olduğunu reddeder.
Açıklama:
Bilginin duyu algılarına dayandığını kabul etmekle birlikte köktenci bir deneyimci-empirist olmamıştır. A şıkkı yanlıştır. Tanrısal vahyi yadsımasa da eylem bakımından ılımlı bir dindarlığı yeğlemiştir. B şıkkı yanlıştır. Locke, bilginin duyu deneyimiyle başladığını savunan biri olarak aklın doğuştan idelerle donatılı olduğu fikrine karşı çıkmıştır. C şıkkı doğrudur. . Locke, bilginin duyu deneyimiyle başladığını savunan biri olarak aklın doğuştan idelerle donatılı olduğu fikrine karşı çıkmıştır. Locke’a göre bu idelerin başında, “a, a’dır” ve “hem a, hem -a olamaz” gibi temel mantık ilkeleri gelir. Locke bu ilkeleri tüm insanların aynı şekilde bilmediğini, örneğin çocukların ve budalaların bunlardan habersiz olduklarını söyler. Demek ki bunlar doğuştan herkeste bulunamazlar. C şıkkı doğrudur. Locke’a göre erdemin genel onaylanışı, doğuştanlığından değil yararlılığındandır. D şıkkı yanlıştır. Locke insan zihnini öncelikle üzerine hiçbir şey yazılmamış beyaz kâğıt (tabula rasa) kabul eder. E şıkkı yanlıştır.
Soru 67
Locke, zihnin, basit idelerden birleştirme, birbiriyle kaynaştırma, yan yana getirme ve soyutlama yoluyla oluşturduğu kompleks ideleri nasıl gruplar?
Seçenekler
A
Cisimler-tözler, Özellikler, Bağıntılar
B
Kipler, Özellikler, Bağıntılar
C
Kipler, Cisimler-tözler, Bağıntılar
D
Kipler, Cisimler-tözler, Özellikler
E
Kipler, Cisimler-tözler, Özellikler, Bağıntılar
Açıklama:
Zihin karmaşık ideleri, basit idelerden, kendi etkinliğiyle oluşturur ve bu etkinlik üç türlüdür: İdeleri birleştirmek, birbiriyle kaynaştırmadan yan yana getirmek ve soyutlamak. Zihnin bu yollarla basit ideler üzerinde yaptığı işlemler farklı ide grupları oluşturur. Locke bunları kipler, cisimler-tözler ve bağıntılar olarak gruplar.
Soru 68
Locke hangi yasa türünde, iyi ve kötüyü yasaya uyup uymadığımıza göre yargıç kararıyla gelen iyi ya da kötü, haz ya da acıyı da ödül ve ceza olarak değerlendirmektedir?
Seçenekler
A
Doğa yasası
B
Kutsal yasa
C
Yurttaşlık yasası
D
Ahlak yasası
E
Hepsi
Açıklama:
Locke'a göre yurttaşlık yasası, toplum içinde yaşadığımıza göre öteki insanlarla ilişkiler açısından suçluluk ve suçsuzluğun ölçüsü yurttaşlık yasasıdır. İnsanların eylemlerinin suç olup olmadığını saptamak üzere bunların karşılaştırıldığı bir başka yasa türüdür. Buradaki iyi ve kötü, yasaya uyup uymadığımıza göre yargıç kararıyla gelen iyi ya da kötüye haz ya da acıya ödül ve ceza denir.
Soru 69
I. Zihin denen şey de beyindeki bir devinimdir.
II. Yalın tutkular duygular, arzu, sevgi, korku, tiksinme, nefret sevinç ve üzüntüdür.
III. İstençli edimler hayvanlarda bulunmaz.
IV. İyi ve kötü arasında ayrım yapmak için nesnelerin kendilerinden alınan ortak bir ölçüt bulunmaz.
Hobbes’a göre yukarıdaki öncüllerden hangileri doğrudur?
II. Yalın tutkular duygular, arzu, sevgi, korku, tiksinme, nefret sevinç ve üzüntüdür.
III. İstençli edimler hayvanlarda bulunmaz.
IV. İyi ve kötü arasında ayrım yapmak için nesnelerin kendilerinden alınan ortak bir ölçüt bulunmaz.
Hobbes’a göre yukarıdaki öncüllerden hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
I ve II
B
I ve III
C
I, II ve III
D
I, II ve IV
E
Hepsi
Açıklama:
Hobbes’a göre zihin denen şey de beyindeki bir devinimdir; imge ve idealar bu devinim sonucu doğarlar. Beyin ve kalpteki devinimler maddesel bir tözün devinimleridir. Bu açıdan Hobbes bir maddeci olsa da, zihinsel oluşumlar konusunda farklı bir maddecilik sergiler; burada bilinçlilik durumları artık devinim değil, devinimin etkileridir.
Yalın tutkular duygular, arzu, sevgi, korku, tiksinme, nefret sevinç ve üzüntüdür ve bunlar değişik biçimlere bürünürler.
Hobbes, istenç konusunda ise insanların belli eylemleri düşünüp taşınarak gerçekleştirdiklerinin farkındadır ama bu düşünüp-taşınmayı duyguların terimleri içinde ele alır: “Şeyin ya yapılmasına ya da olanaksız olduğunun düşünülmesine dek sürdürülen istekler, tiksinmeler, umutlar ve korkuların toplamı düşünüp taşınma dediğimiz şeydir. Hobbes’a göre istençli edimler hayvanlarda da vardır.
Hobbes’a göre insanda hoşlanmaya ya da mutluluğa yol açan şey iyi, hoşnutsuzluğa ya da mutsuzluğa yol açan şey kötüdür. Bir insanın isteğinin ya da arzusunun nesnesi ne olursa olsun onun tarafından iyi olarak adlandırılacak, nefretinin ya da tiksinmesinin nesnesi kötü ve değersiz olacaktır. Yani iyi ve kötü göreli kavramlardır; mutlak iyi ve kötü yoktur. İyi ve kötü arasında ayrım yapmak için nesnelerin kendilerinden alınan ortak bir ölçüt de bulunmaz. Bu konuda ölçüt bireyin kendisidir. İyi ve kötü bireyin istençli edimlerine bağlıdır.
Yalın tutkular duygular, arzu, sevgi, korku, tiksinme, nefret sevinç ve üzüntüdür ve bunlar değişik biçimlere bürünürler.
Hobbes, istenç konusunda ise insanların belli eylemleri düşünüp taşınarak gerçekleştirdiklerinin farkındadır ama bu düşünüp-taşınmayı duyguların terimleri içinde ele alır: “Şeyin ya yapılmasına ya da olanaksız olduğunun düşünülmesine dek sürdürülen istekler, tiksinmeler, umutlar ve korkuların toplamı düşünüp taşınma dediğimiz şeydir. Hobbes’a göre istençli edimler hayvanlarda da vardır.
Hobbes’a göre insanda hoşlanmaya ya da mutluluğa yol açan şey iyi, hoşnutsuzluğa ya da mutsuzluğa yol açan şey kötüdür. Bir insanın isteğinin ya da arzusunun nesnesi ne olursa olsun onun tarafından iyi olarak adlandırılacak, nefretinin ya da tiksinmesinin nesnesi kötü ve değersiz olacaktır. Yani iyi ve kötü göreli kavramlardır; mutlak iyi ve kötü yoktur. İyi ve kötü arasında ayrım yapmak için nesnelerin kendilerinden alınan ortak bir ölçüt de bulunmaz. Bu konuda ölçüt bireyin kendisidir. İyi ve kötü bireyin istençli edimlerine bağlıdır.
Ünite 5
Soru 1
Aşağıdakilerden hangisi Berkeley’in felsefesi için bir başlangıç noktası oluşturur?
Seçenekler
A
Duyum-düşünüm ayrımını reddetme
B
Maddeyi varlıktan dışlama
C
Bilincin rolünü görmezden gelme
D
Bilinç ve maddeyi ilişkilendirme
E
Maddi tözün varlığını kabul etme
Açıklama:
Berkeley, kendisini öznel idealizme ve immateryalizme sürükleyecek olan düşünsel yolculuğuna, duyum ve düşünüm arasındaki ayrımı ortadan kaldırma, ikisini aynı bütünün parçaları olarak gösterme çabasıyla başlamıştır. Doğru yanıt A’dır.
Önemli bir İngiliz empiristi olan Berkeley, Locke’un düşüncesindeki tutarsızlıkları eleştirerek yola çıkmış ama empirizmini bir öznel idealizme ve immateryalizme sürüklemiştir. Her şeyden önce duyum ve düşünüm ayrımını eleştirerek bunlar arasında köklü bir farklılık olmadığını savunmuştur.
Önemli bir İngiliz empiristi olan Berkeley, Locke’un düşüncesindeki tutarsızlıkları eleştirerek yola çıkmış ama empirizmini bir öznel idealizme ve immateryalizme sürüklemiştir. Her şeyden önce duyum ve düşünüm ayrımını eleştirerek bunlar arasında köklü bir farklılık olmadığını savunmuştur.
Soru 2
Berkeley’in “uzam” algısının görme ve dokunma duyularına dayalı olduğunu ilk kez göstermeye çalıştığı yapıtı, aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Alcipron
B
Hylas İle Philonous Arasında Üç Diyalog
C
Yeni Bir Görme Kuramına Doğru
D
İnsan Bilgisinin İlkeleri Üzerine Bir Deneme
E
İnsanın Anlama Yetisi Üzerine Bir Deneme
Açıklama:
Berkeley’in “uzam” algısının görme ve dokunma duyularına dayalı olduğunu göstermeye çalıştığı yapıtı, Yeni Bir Görme Kuramına Doğru adını taşımaktadır. Diğer yapıtları da bu varsayımı sürdürerek Berkley’in deneyimciliğini netleştirir. Doğru yanıt C’dir.
Berkeley, henüz Trinity Kolejdeyken Locke ve Malebranche’ı incelemiş ve madde tözünün varlığından kuşkulanmaya başlamıştı. Yeni Bir Görme Kuramına Doğru adlı yapıtında maddesel tözün temel niteliği olan uzamlılık üzerine eğildi ve uzam
algısının görme ve dokunma duyumlarında nasıl oluştuğunu deneysel olarak göstermeye girişti.
Berkeley, henüz Trinity Kolejdeyken Locke ve Malebranche’ı incelemiş ve madde tözünün varlığından kuşkulanmaya başlamıştı. Yeni Bir Görme Kuramına Doğru adlı yapıtında maddesel tözün temel niteliği olan uzamlılık üzerine eğildi ve uzam
algısının görme ve dokunma duyumlarında nasıl oluştuğunu deneysel olarak göstermeye girişti.
Soru 3
“Nesnelerin bağımsız varoluşuna ilişkin Berkeley’in zihninde kuşkuya yol açan, ______ olmuştur” ifadesinde boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Seçenekler
A
Hobbes’un deneyimciliği
B
Spinoza’nın bilgi kuramı
C
Descartes’ın metafiziği
D
Locke’un felsefesi
E
Leibniz’in Monadolojisi
Açıklama:
Berkeley felsefesine bir Locke eleştirisiyle başlamış, onun birincil-ikincil nitelikler ayrımını ve maddi töz konusunda kafa karıştırıcı bulduğu yorumlarını reddetmiştir. Onun, tutarlı bir deneyimcilik için algılanmayan hiçbir şeyin varolmadığını kabul etme eğilimi, Locke felsefesini eleştirirken gelişmiştir. Doğru yanıt D’dir.
George Berkeley
George Berkeley
Soru 4
Berkeley felsefesi çerçevesinde “nesne/obje” için verilebilecek en uygun tanım aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Bilinçten bağımsız gerçeklik
B
Üç boyutlu uzamı olan bilinç dışındaki şey
C
Algımızı belirleyen ve biçimlendiren şey
D
Uzay-zamanda karşımıza çıkan şey
E
Algılanmış niteliklerin toplamı
Açıklama:
Berkeley varolmanın algılanmak koşuluyla mümkün olduğunu ileri sürer; buna dayanak olarak da duyum ve algıdan öte bir yetiyle olan biteni algılayamayacağımızı öne sürer. Bu durumda seçenekler arasında “algılanmış nitelikler toplamı” onun felsefesine en uygun düşen tanımı vermektedir.
Doğru yanıt E’dir.
Bir obje, algılanmış niteliklerin bir toplamıdır ve var olmak algılanmış olmaktır.
Doğru yanıt E’dir.
Bir obje, algılanmış niteliklerin bir toplamıdır ve var olmak algılanmış olmaktır.
Soru 5
I. Düşünce II. Kavram III. Uzam IV. İzlenim
Hume’a göre yukarıdakilerden hangisi/hangileri “ide” kavramına karşılık gelir?
Hume’a göre yukarıdakilerden hangisi/hangileri “ide” kavramına karşılık gelir?
Seçenekler
A
I ve III
B
I ve II
C
II ve IV
D
Yalnız III
E
Yalnız IV
Açıklama:
Hume, “ide” terimini “düşünce”, “kavram”, “imge” gibi anlamlarda kullanmıştır. İzlenim, idelerin nedeni ve başka bir algı formu, uzam ise algılarımız sonucu oluşturduğumuz dış dünyaya ilişkin bir kategoridir. Doğru yanıt B’dir.
Hume’un ide deyince düşünce, kavram, imge gibi zihinsel içerikleri anladığı vurgulanmalıdır.
Hume’un ide deyince düşünce, kavram, imge gibi zihinsel içerikleri anladığı vurgulanmalıdır.
Soru 6
Hume’un izlenim ve ideler arasındaki derece farkını ortaya koyarken temel aldığı ölçüt, aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Zamansallık
B
Gerçeklik
C
Mutlaklık
D
Canlılık
E
Mantıksallık
Açıklama:
Hume’a göre algının ilk formu izlenimdir; bir şeyin izlenimine sahip olurken o şey zihnimize büyük bir canlılıkla girer, oysa onun üzerine düşünmeye başladığımızda ideler-yani ilk izlenimden kalan daha az canlı/soluk kopyalar- söz konusu olur. Doğru yanıt D’dir.
Hume’un ide deyince düşünce, kavram, imge gibi zihinsel içerikleri anladığı vurgulanmalıdır. Ona göre zihnin içeriğini bu izlenimler ve ideler oluşturur. Düşüncenin orijinal ham maddesi bir izlenimdir ve bir ide, bir izlenimin salt bir kopyasıdır.
Bir izlenim ve bir ide arasındaki ayrım sadece onların canlılık derecesindeki bir ayrımdır.
Hume’un ide deyince düşünce, kavram, imge gibi zihinsel içerikleri anladığı vurgulanmalıdır. Ona göre zihnin içeriğini bu izlenimler ve ideler oluşturur. Düşüncenin orijinal ham maddesi bir izlenimdir ve bir ide, bir izlenimin salt bir kopyasıdır.
Bir izlenim ve bir ide arasındaki ayrım sadece onların canlılık derecesindeki bir ayrımdır.
Soru 7
I. Benzerlik
II. Uzay-zamanda bitişiklik
III. Doğa yasalar
IV.Ahlak çıkarımları
Hume’a göre yukarıdakilerden hangisi/hangileri insan zihninin çağrışım mekanizmalarının çalışma biçimleri arasında yer alır?
II. Uzay-zamanda bitişiklik
III. Doğa yasalar
IV.Ahlak çıkarımları
Hume’a göre yukarıdakilerden hangisi/hangileri insan zihninin çağrışım mekanizmalarının çalışma biçimleri arasında yer alır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
II ve III
D
III ve IV
E
Yalnız IV
Açıklama:
Hume’a göre insan zihninin çağrışım mekanizmaları üç biçimde çalışır: bu biçimler, benzerlik, zamanda ve uzayda bitişiklik ve neden-etkidir. Öyleyse, doğru yanıt B’dir.
Çağrışım mekanizması genel olarak üç biçimde çalışır; benzerlik, zamanda ve uzayda bitişiklik ve neden-etki bağı.
Çağrışım mekanizması genel olarak üç biçimde çalışır; benzerlik, zamanda ve uzayda bitişiklik ve neden-etki bağı.
Soru 8
Hume’un doğa bilimlerinin kesin bilgi vermediği yönlü görüşü, aşağıdakilerden hangisine dayanır?
Seçenekler
A
Sintetik a priori bilginin deneyimle elde edilememesine
B
Deneyimin, açık ve kesin bilgi elde etmedeki yol göstericiliğine
C
Deneyimin, nesneler arasında zorunlu bağlantılar olduğunu kanıtlayamamasına
D
İdeler arası ilişkilere dayalı bilimlerin kesinlik sunmamasına
E
Varlık hakkında bilginin olgu sorunlarına ilişkin bilimlere yaslanılmaması gerektiği düşüncesine
Açıklama:
Hume’a göre doğa bilimlerinin kesin bilgi vermeyişi, en çok, nesneler arasındaki bağlantının zorunlu olduğunu kanıtlamakta deneyimin yetersiz kalmasına dayanmaktadır. Doğru yanıt C’dir.
Hume’a göre deneyim, nesneler arasında zorunlu bağlantılar olduğunu kanıtlayamadığı için doğa bilimleri kesin bilgi sağlayamaz.
Hume’a göre deneyim, nesneler arasında zorunlu bağlantılar olduğunu kanıtlayamadığı için doğa bilimleri kesin bilgi sağlayamaz.
Soru 9
İnsandaki tüm zihinsel işlemlerin, aslında dönüşmüş duyumlar olduğunu savunan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Reid
B
Locke
C
Hume
D
Kant
E
Condillac
Açıklama:
İnsandaki tüm zihinsel işlemlerin, aslında dönüşmüş duyumlar olduğunu savunan düşünür, özellikle John Locke’un etkisinde kalarak deneyimciliğe yönelen Condillac olmuştur. Doğru yanıt E’dir.
Diğer Başka Empiristler
Condillac’ın Duyumlar Üzerine İnceleme’ nin ulaştığı genel sonuç; “doğal düzende tüm bilginin duyumlardan doğduğu” sonucudur. İnsanın tüm zihinsel işlemleri “dönüşmüş duyumlar” olarak açıklanabilir
Diğer Başka Empiristler
Condillac’ın Duyumlar Üzerine İnceleme’ nin ulaştığı genel sonuç; “doğal düzende tüm bilginin duyumlardan doğduğu” sonucudur. İnsanın tüm zihinsel işlemleri “dönüşmüş duyumlar” olarak açıklanabilir
Soru 10
Thomas Reid’e göre “sağduyu ilkeleri”nde aşağıdaki niteliklerden hangisi bulunmaz?
Seçenekler
A
Tanıtlanmaya gereksinme
B
Kendiliğinden açık olma
C
Kökensel ve doğal olma
D
Uslamlamanın temeli olma
E
Bilimlerin temeli olma
Açıklama:
Thomas Reid’e göre “sağduyu ilkeleri”, kendiliğinden açık, tanıtlanmalarına gerek olmayan, uslamlamanın ve bilimin temelini oluşturan kökensel ve doğal yargılardır. B-E seçeneklerinde bu nitelikler belirtilirken, A’da belirtilen, sağduyu niteliklerinden beklenene aykırıdır. Doğru yanıt A’dır.
Diğer Başka Empiristler
Reid’e göre sağduyu ilkeleri kendiliğinden açık, tanıtlanmalarına gerek olmayan, uslamlamanın ve bilimin temelini oluşturan kökensel ve doğal yargılardır.
Diğer Başka Empiristler
Reid’e göre sağduyu ilkeleri kendiliğinden açık, tanıtlanmalarına gerek olmayan, uslamlamanın ve bilimin temelini oluşturan kökensel ve doğal yargılardır.
Soru 11
Yeni Bir Görme Kuramına Doğru ve İnsan Bilgisinin İlkeleri Üzerine Bir Deneme gibi önemli eserlerin yazarı olan ünlü İngiliz empristi düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
John Locke
B
Thomas Hobbes
C
John Stuart Mill
D
Isaac Newton
E
George Berkeley
Açıklama:
Deneyci bir düşünür olan Berkeley (1685-1753), İrlanda’da doğmuş, Dublin’deki Trinity Kolejde matematik, mantık, dil ve felsefe eğitimi almıştır. 1704’de aynı okulda eğitmen olmuştur. Başlıca yapıtları: Yeni Bir Görme Kuramına Doğru (An Essay toward a New Theory of Vision 1709), İnsan Bilgisinin İlkeleri Üzerine Bir Deneme (A Treatise Concerning the Principles of Human Knowledge 1710), Hylas ile Philonous Arasında Üç Diyalog (Three Dialogues between Hylas and Philonous 1713), Alcipron or the Minute Philosopher (1732). Önemli bir İngiliz empiristi olan Berkeley, Locke’un düşüncesindeki tutarsızlıkları eleştirerek yola çıkmış ama empirizmini bir öznel idealizme ve immateryalizme sürüklemiştir.
Soru 12
İnsan Doğası Üzerine Bir İnceleme, İnsan Anlığı Üzerine Bir Araştırma ve Ahlak İlkeleri Üzerine Bir Araştırma isimli eserlerin yazarı İskoçya doğumlu emprist düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
David Hume
B
John Locke
C
Thomas Hobbes
D
George Berkeley
E
Etienne Bonnot De Condillac
Açıklama:
Hume (1711-1776) İskoçya’da, Edinburg’da doğdu. Edinburgh Üniversitesinde klasik diller ve felsefe okudu. 1734-37 yılları arasında Fransa’da ilk ve temel felsefi yapıtı olan İnsan Doğası Üzerine Bir İnceleme’yi (A Treatise of Human Nature) kaleme aldı. Yapıtı İngiltere’de ilgi görmeyince Etik ve Politik Denemeler’i (Essays
Moral and Political) yayımladı ve bu yapıtla ses getirdi. Birinci yapıtıyla dinsizlik suçlamasına uğradığı için, hiçbir üniversiteye kabul edilmeyince bir generalin sekreteri olarak 1745-49 yılları arasına Avrupa’yı dolaşmış, bu arada ilk eserini İnsan Anlığı Üzerine Bir Araştırma (An Enquiry concerning Human Understanding) adı altında düzenleyip bastırmıştır (1748). Aynı yıl İnceleme’nin üçüncü ve son bölümünü hiç değiştirmeden Ahlak İlkeleri Üzerine Bir Araştırma (An Enquiry
Concerning the Principles of Morals) adıyla yayımladı. Hume, İngiliz empirizmini en uç noktalara dek taşımış, gerek Locke’ta gerek
Berkeley’de gördüğü ve can çekişmekte olduğuna inandığı bazı metafizik kavramları sistemden tümüyle dışlamayı başarmıştır.
Moral and Political) yayımladı ve bu yapıtla ses getirdi. Birinci yapıtıyla dinsizlik suçlamasına uğradığı için, hiçbir üniversiteye kabul edilmeyince bir generalin sekreteri olarak 1745-49 yılları arasına Avrupa’yı dolaşmış, bu arada ilk eserini İnsan Anlığı Üzerine Bir Araştırma (An Enquiry concerning Human Understanding) adı altında düzenleyip bastırmıştır (1748). Aynı yıl İnceleme’nin üçüncü ve son bölümünü hiç değiştirmeden Ahlak İlkeleri Üzerine Bir Araştırma (An Enquiry
Concerning the Principles of Morals) adıyla yayımladı. Hume, İngiliz empirizmini en uç noktalara dek taşımış, gerek Locke’ta gerek
Berkeley’de gördüğü ve can çekişmekte olduğuna inandığı bazı metafizik kavramları sistemden tümüyle dışlamayı başarmıştır.
Soru 13
İnsan Bilgisinin Kökeni Üzerine ve Sistemler Üzerine Deneme isimli eserlerinde Locke emprizmini tanıtıp savunmayı amaçlayan Fransız düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Rene Descartes
B
Etienne Bonnot De Condillac
C
Henri Bergson
D
Voltaire
E
Jacques Derida
Açıklama:
Condillac (1715-1780) Fransız aydınlanma düşünürlerinden biri olmasına karşın, Locke’un empirist savlarından çok etkilenmiş ve empirizmin sadık bir izleyicisi olmuştur. Bu nedenle Condillac’ı empirizmin izleyicileri bağlamında bu ünite içinde ele almak uygundur. Fransa’da, Grenoble’da doğdu. Önce rahip olmak için ilahiyat okudu. 1740’da bu okuldan ayrılarak felsefeye yöneldi. İlk yapıtı İnsan Bilgisinin Kökeni Üzerine Deneme başlığını taşımaktadır. Bununla Locke’un empirizmini Fransa’da tanıtma işine girişmiştir. İkinci yapıtı, Sistemler Üzerine Deneme’de Locke’un empirizmini Malebranche, Spinoza ve Leibniz’e karşı savunmuştur. Duyumlar Üzerine İnceleme’de (1754) kendi empirist felsefesini açımlamış ve bu yapıtla büyük ilgi çekmiştir. Zihin felsefesi, bilgibilim, dil ve politika üzerine de çalışmıştır
Soru 14
Sağduyu İlkeleri Üzerinde İnsan Zihni Üzerine Araştırma, İnsanın Ussal Güçleri Üzerine Denemeler gibi eserlerin yazarı emprizmi sağduyu yaklaşıma taşlımış İskoç düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Thomas Reid
B
David Hume
C
Adam Ferguson
D
Adam Smith
E
David Brewster
Açıklama:
Thomas Reid (1710-1796) İskoçya, Strachan’da doğdu. Çocukluğundan başlayarak yaşamının büyük bölümünü Aberdeen’de geçirdi. Aberdeen Üniversitesini bitirdikten sonra King’s Collegeda bir göreve getirilmiş, burada 1751-1764 yılları arasında dersler vermiş, daha sonra Glasgow Üniversitesinde Adam Smith’in ardından ahlak profesörü olarak atanmıştır. Başlıca yapıtları; Sağduyu İlkeleri Üzerinde İnsan Zihni Üzerine Araştırma (1764), İnsanın Ussal Güçleri Üzerine Denemeler (1785), İnsanın Etkin Güçleri Üzerine Denemeler (1788). İskoç felsefesinde sağduyu okulunun kurucusudur. Hume nasıl empirizmi bir kuşkuculuğa taşımış ise o da empirizmi bir sağduyu yaklaşımına taşımıştır
Soru 15
Berkeley'e göre algılanmış niteliklerin toplamı olan ve duyum ile aynı olan şey aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Suje
B
Obje
C
Töz
D
Öz
E
Biçim
Açıklama:
Duyularla algılanan renk, tat koku gibi niteliklerin dışında biçim, büyüklük gibi daha başka birincil nitelikler denen şeyler yoktur.
Zihinde bile, nitelikleri birincil ve ikincil olarak ayırmak olanaksızdır. Gerçekte obje ve duyum aynı şeydir, bunları birbirinde soyutlayamayız. Bundan dolayı bir obje algılanmış niteliklerin bir toplamıdır. Sonuç olarak var olmak algılanmış olmaktır (esse est percipi). Şu halde töz ya da madde asla algılanmamakta ya da duyulanamamaktadır.
Zihinde bile, nitelikleri birincil ve ikincil olarak ayırmak olanaksızdır. Gerçekte obje ve duyum aynı şeydir, bunları birbirinde soyutlayamayız. Bundan dolayı bir obje algılanmış niteliklerin bir toplamıdır. Sonuç olarak var olmak algılanmış olmaktır (esse est percipi). Şu halde töz ya da madde asla algılanmamakta ya da duyulanamamaktadır.
Soru 16
Berkeley'e göre biz maddeleri algılamazken dahi her zaman algılamak için hazır olan ve Tanrının varoluşuna bağımlı olan kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Töz
B
Obje
C
Meta
D
Dışsal Zihin
E
Öz
Açıklama:
Onların kendisinde varolduğu bir başka zihin daha var ki benim algılamadığım zamanlarda onları algılamaya devam etmektedir. Bütün
insan zihinleri zaman zaman durarak ilgisini nesnelerden başka tarafa çektiği için “her zaman algılamak için hazır olan” bir Dışsal Zihin vardır. Bu zihin tüm şeyleri bilir ve kavrar ve onları bizim görüşümüze kendisinin takdir ettiği kurallara göre o tarzda gösterir ki, bu durum bizim tarafımızdan doğa yasaları terimiyle ifade edilir. Şeylerin varoluşu bundan dolayı Tanrı’nın varoluşuna bağımlıdır ve Tanrı doğadaki şeylerin düzenliliğinin nedenidir.
insan zihinleri zaman zaman durarak ilgisini nesnelerden başka tarafa çektiği için “her zaman algılamak için hazır olan” bir Dışsal Zihin vardır. Bu zihin tüm şeyleri bilir ve kavrar ve onları bizim görüşümüze kendisinin takdir ettiği kurallara göre o tarzda gösterir ki, bu durum bizim tarafımızdan doğa yasaları terimiyle ifade edilir. Şeylerin varoluşu bundan dolayı Tanrı’nın varoluşuna bağımlıdır ve Tanrı doğadaki şeylerin düzenliliğinin nedenidir.
Soru 17
Aşağıdakilerden hangisi George Berkeley'in eserlerinden birisi değildir?
Seçenekler
A
Yeni Bir Görme Kuramına Doğru
B
İnsan Bilgisinin İlkeleri Üzerine Bir Deneme
C
İnsan Bilgisinin Kökeni Üzerine Deneme
D
Hylas ile Philonous Arasında Üç Diyalog
E
Alcipron ya da Dakikalık Filozof
Açıklama:
George Berkeley'in başlıca yapıtları: Yeni Bir Görme Kuramına Doğru (An Essay toward a New Theory of Vision 1709), İnsan Bilgisinin İlkeleri Üzerine Bir Deneme (A Treatise Concerning the Principles of Human Knowledge 1710), Hylas ile Philonous Arasında Üç Diyalog (Three Dialogues between Hylas and Philonous 1713), Alcipron ya da Dakikalık Filozof (Alcipron or the Minute Philosopher, 1732). İnsan Bilgisinin Kökeni Üzerine Deneme David Hume'un bir eseridir.
Soru 18
Aşağıdakilerden hangisi David Hume'un eserlerinden birisi değildir?
Seçenekler
A
İnsan Doğası Üzerine Bir İnceleme
B
Etik ve Politik Denemeler
C
Ahlak İlkeleri Üzerine Bir Araştırma
D
İngiltere Tarihi
E
Yeni Bir Görme Kuramına Doğru
Açıklama:
Hume (1711-1776) İskoçya’da, Edinburg’da doğdu. Edinburgh Üniversitesinde
klasik diller ve felsefe okudu. 1734-37 yılları arasında Fransa’da ilk ve temel felsefi yapıtı olan İnsan Doğası Üzerine Bir İnceleme’yi (A Treatise of Human Nature) kaleme aldı. Yapıtı İngiltere’de ilgi görmeyince Etik ve Politik Denemeler’i (Essays Moral and Political) yayımladı ve bu yapıtla ses getirdi. Birinci yapıtıyla dinsizlik suçlamasına uğradığı için, hiçbir üniversiteye kabul edilmeyince bir generalin sekreteri olarak 1745-49 yılları arasına Avrupa’yı dolaşmış, bu arada ilk eserini İnsan Anlığı Üzerine Bir Araştırma (An Enquiry concerning Human Understanding) adı altında düzenleyip bastırmıştır (1748). Aynı yıl İnceleme’nin üçüncü ve son bölümünü hiç değiştirmeden Ahlak İlkeleri Üzerine Bir Araştırma (An Enquiry Concerning the Principles of Morals) adıyla yayımladı. 1752 yılında Politik Söylemler (Political Discourses), 1759’da İngiltere Tarihi (History of England) yayımlandı.
Bunu Dört İnceleme Savı (Four Dissertations) ve Doğal Din Üzerine Diyaloglar
(Dialogues Concerning Natural Religion) adlı yapıtları izledi. İnsan Bilgisinin Kökeni Üzerine Deneme ise Etienne Bonnot De Condillac'ın bir kitabıdır.
klasik diller ve felsefe okudu. 1734-37 yılları arasında Fransa’da ilk ve temel felsefi yapıtı olan İnsan Doğası Üzerine Bir İnceleme’yi (A Treatise of Human Nature) kaleme aldı. Yapıtı İngiltere’de ilgi görmeyince Etik ve Politik Denemeler’i (Essays Moral and Political) yayımladı ve bu yapıtla ses getirdi. Birinci yapıtıyla dinsizlik suçlamasına uğradığı için, hiçbir üniversiteye kabul edilmeyince bir generalin sekreteri olarak 1745-49 yılları arasına Avrupa’yı dolaşmış, bu arada ilk eserini İnsan Anlığı Üzerine Bir Araştırma (An Enquiry concerning Human Understanding) adı altında düzenleyip bastırmıştır (1748). Aynı yıl İnceleme’nin üçüncü ve son bölümünü hiç değiştirmeden Ahlak İlkeleri Üzerine Bir Araştırma (An Enquiry Concerning the Principles of Morals) adıyla yayımladı. 1752 yılında Politik Söylemler (Political Discourses), 1759’da İngiltere Tarihi (History of England) yayımlandı.
Bunu Dört İnceleme Savı (Four Dissertations) ve Doğal Din Üzerine Diyaloglar
(Dialogues Concerning Natural Religion) adlı yapıtları izledi. İnsan Bilgisinin Kökeni Üzerine Deneme ise Etienne Bonnot De Condillac'ın bir kitabıdır.
Soru 19
Etienne Bonnot De Condillac'a göre tüm bilginin kaynağı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Zihin
B
Töz
C
Duyumlar
D
Tanrı
E
Deneyler
Açıklama:
Condillac, doğal düzende tüm bilginin duyumlardan doğduğunu düşünmekteydi.
İnsanın tüm zihinsel işlemleri dönüşmüş duyumlardır.Duyumlar Üzerine İnceleme’ nin ulaştığı genel sonuç; “doğal düzende tüm bilginin duyumlardan doğduğu” sonucudur. İnsanın tüm zihinsel işlemleri “dönüşmüş duyumlar” olarak açıklanabilir. Oysa Locke’un temel tezi zihinsel işlemlerin zihnin doğasında bulunmasıydı. Bu açıdan kendi konumunun bir ilerleme olduğunu öne sürer.
İnsanın tüm zihinsel işlemleri dönüşmüş duyumlardır.Duyumlar Üzerine İnceleme’ nin ulaştığı genel sonuç; “doğal düzende tüm bilginin duyumlardan doğduğu” sonucudur. İnsanın tüm zihinsel işlemleri “dönüşmüş duyumlar” olarak açıklanabilir. Oysa Locke’un temel tezi zihinsel işlemlerin zihnin doğasında bulunmasıydı. Bu açıdan kendi konumunun bir ilerleme olduğunu öne sürer.
Soru 20
Thomas Reid'e göre aşağıdakilerden hangisi uslamlamanın ve bilimin temelini oluşturan kökensel ve doğal yargılardır?
Seçenekler
A
Zihinsel ilkeler
B
Töz ilkeleri
C
Doğa yasaları
D
Sağduyu ilkeleri
E
Fizik kuralları
Açıklama:
Reid’e göre sağduyu ilkeleri kendiliğinden açık, tanıtlanmalarına gerek
olmayan, uslamlamanın ve bilimin temelini oluşturan kökensel ve doğal yargılardır.
olmayan, uslamlamanın ve bilimin temelini oluşturan kökensel ve doğal yargılardır.
Soru 21
Aşağıdakilerden hangisi deneyci bir düşünür olan Berkeley'in yapıtlarından biri değildir?
Seçenekler
A
Yeni bir görme kuramına doğru
B
İnsan bilgisinin ilkeleri
C
Hylas ile Philonous Arasında Üç Diyalog
D
Alcipron or the Minute Philosopher
E
İlkelerin temeli
Açıklama:
İlkelerin temeli, deneyci bir düşünür olan Berkeley'in yapıtlarından biri değildir.
Soru 22
Aşağıdakilerden hangisi David Hume'a ait eserlerden biri değildir?
Seçenekler
A
İyi üzerine bir araştırma
B
İnsanın doğası üzerine bir inceleme
C
Etik ve politik denemeler
D
İnsan anlığı üzerine bir araştırma
E
Ahlak ilkeleri üzerine bir araştırma
Açıklama:
iyi üzerine bir araştırma David Hume'a ait eserlerden biri değildir.
Soru 23
David Hume'e göre tüm zihin içeriği insana aşağıdakilerden hangisi aracılığı ile verilmektedir?
Seçenekler
A
Duyular ve öngörüler
B
Duyular ve seziler
C
Seziler ve deneyimler
D
Duyular ve deneyimler
E
Deneyimler ve önseziler
Açıklama:
Tüm zihin içeriği insana duyular ve deneyimler aracılığı ile verilmektedir.
Soru 24
Aşağıdakilerden hangisi tüm bilgilerimizin geçerliliğinin kendisine dayandırıldığını savunan temel bir ilke olarak kabul edilir?
Seçenekler
A
Dış dünya gerçekliği
B
Nedensizlik ilkesi
C
Nedensellik ilkesi
D
İç dünya yanılsaması
E
Sezgi üstünlüğü
Açıklama:
Nedensellik ilkesi tüm bilgilerimizin geçerliliğinin kendisine dayandırıldığını savunan temel bir ilke olarak kabul edilir.
Soru 25
Aşağıdakilerden hangisi "Ahlak tüm ötekilerden çok bizi ilgilendiren konudur" sözünün sahibi olabilir?
Seçenekler
A
Berkeley
B
Newton
C
Socrates
D
Hume
E
Galileo
Açıklama:
"Ahlak tüm ötekilerden çok bizi ilgilendiren konudur" sözünün sahibi Hume'dır.
Soru 26
Aşağıdakilerden hangisi başlıca empiristlerden olan Etienne Bonnot De Condillac'ın çalışma yaptığı 4 alandan biri değildir?
Seçenekler
A
Zihin felsefesi
B
Bilgibilim
C
Dil
D
Din
E
Politika
Açıklama:
Din, başlıca empiristlerden olan Etienne Bonnot De Condillac'ın çalışma yaptığı 4 alandan biri değildir.
Soru 27
Aşağıdakilerden hangisi, Thomas Reid'in eserlerinden biridir?
Seçenekler
A
Sağduyu ilkeleri üzerine insan zihni üzerine araştırma
B
Sağduyu ilkeleri üzerine insan güdüleri üzerine araştırma
C
Sağduyu ilkeleri üzerine insan bilişi üzerine araştırma
D
Sağduyu ilkeleri üzerine insan edinci üzerine araştırma
E
Sağduyu ilkeleri üzerine insan ahlakı üzerine araştırma
Açıklama:
Sağduyu ilkeleri üzerine insan zihni üzerine araştırma, Thomas Reid'in eserlerinden biridir.
Soru 28
Aşağıdakilerden hangisi Hume’a göre zihnin çağrışım mekanizmasının çalışma biçimlerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Yerini değiştirme
B
Benzerlik
C
Neden-etki bağı
D
Zamanda bitişiklik
E
Evrende bitişiklik
Açıklama:
Evrende bitişiklik Hume’a göre zihnin çağrışım mekanizmasının çalışma biçimlerinden biri değildir.
Soru 29
"Seçik olarak anımsadığım şeyler gerçekten olmuşlardır." ilkesi aşağıdakilerden hangisine aittir?
Seçenekler
A
Berkeley
B
Hume
C
Reid
D
Locke
E
Etienne Bonnot De Condillac
Açıklama:
"Seçik olarak anımsadığım şeyler gerçekten olmuşlardır." ilkesi Reid'e aittir.
Soru 30
Aşağıdakilerden hangisi George Berkeley'in duyum ve düşünüm arasındaki farkı reddetme nedeni olarak gösterilebilir?
Seçenekler
A
Sadece ikincil nitelikleri benimsemesi
B
Ne olduğunu bilmediği şeyin varlığını kabul etmemesi
C
Madde tözünün varlığını kabul etmesi
D
Duyum ve düşünümün birbirini tamamlayan deneyimler olarak görmesi
E
Bilgisine sahip olamadığı şeyi yok sayması
Açıklama:
Berkeley her şeyden önce duyum ve düşünüm ayrımını eleştirerek bunlar arasında köklü bir farklılık olmadığını savunmuştur. Bunlar birbirlerini bütünle yen edimlerdir; duyuların sağladığı verileri zihnin düşünme yetisi kuşkusuz işlemek zorundadır. Aksi takdirde zihnimizde hiçbir ide kavram ve düşünce oluşa mazdı
Soru 31
Aşağıdakilerden hangisi Berkeley'in Locke'un ileri sürdüğü birincil nitelikler ve ikincil niteliklerin ayrımını reddetme sebebi olarak gösterilebilir?
Seçenekler
A
Birincil niteliklerin gerçekte nesnede bulunuyor olması.
B
Birincil niteliklerin insan zihninden bağımsız olduğunu düşünmesi.
C
Tözü zihinden bağımsız devinimsiz bir madde olarak kabul etmesi.
D
Nesnel oldukları düşünülen birincil niteliklerin de ikincil nitelikler gibi öznel olduğunu düşünmesi.
E
Sahip olduğumuz tüm bilgilerin sadece algılarımızla açıklanamayacak olması.
Açıklama:
Berkeley'e göre görme ve dokunma duyumlarının bağlantıları mantıksal bir zorunluluk olmayıp sadece alışkanlıktan ileri gelir. Buradan çıkan sonuç Locke’ta nesnel oldukları kabul edilen birincil niteliklerin de ikincil nitelikler gibi öznel olduklarıdır ve Berkeley birincil nitelilerinde ikincil nitelikler gibi olduğunu düşünerek aradaki ayrımı reddeder.
Soru 32
Berkeley'in görüşüne göre aşağıdakilerden hangisinde bir cisimde olmayan bir şeydir?
Seçenekler
A
Renk
B
Tat
C
Koku
D
Doku
E
Büyüklük
Açıklama:
Berkeley, tüm öteki niteliklerden soyutlanan büyüklük, biçim ve devinimin kavranılamaz olduğunu öne sürer. Böylece duyularla algılanan renk, tat koku gibi niteliklerin dışında biçim, büyüklük gibi daha başka birincil nitelikler denen şeyler yoktur.
Soru 33
Berkeley'in metafizik görüşleriyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğru değildir?
Seçenekler
A
Şeylerin varoluşu Tanrı'nın varoluşuna bağlıdır.
B
Tanrı doğadaki şeylerin düzenliliğin nedenidir.
C
Her zaman algılanmak için hazır olan dışsal bir zihin vardır.
D
Zihnimizde bulunan ideler Tanrı'dan bağımsız elde ettiğimiz idelerdir.
E
Spirütüalizm ve idealizm terimleriyle nitelenebilir.
Açıklama:
Bizim zihnimizde bulunan ideler, Tanrı’nın bize bildir mifl olduğu idelerdir. Böylece bizim günlük deneyim içinde algıladığımız nesnele rin nedeni madde ya da töz değil, Tanrı’dır. Sınırlı zihinlerin tüm deneyimlerini, dü zenliliği ve deneyime bağımlılığı garanti ederek, koordine eden de yine Tanrı’dır; bir baflka deyiflle O, bizim doğa yasalarının terimleri içinde düflünmemizi sağlar.
Soru 34
David Hume'a göre zihnin içerikleriyle ilgili düşüncelerden hangisi doğru değildir?
Seçenekler
A
Zihin içeriği duyular ve deneyimeler aracılığıyla oluşmaktadır.
B
Zihnimizde bulunanların tümü algılardır.
C
Algılar, izlenimler ve ideler olmak üzere iki formda bulunur.
D
Düşüncenin orijinal ham maddesi izlenim ve idedir.
E
İdeler izlenimlerden oluşmaktadır.
Açıklama:
Hume’a göre zihinde bulunan tüm algılar iki form içinde bulunurlar: izlenimler ve ideler. Hume’un idelerden kastı; düflünce, kavram, imge gibi zihin içerikleridir.
Soru 35
Hume'a göre zihinde bir imgelemin bir ideden ona benzeyen başka bir ideye geçmesi durumu hangi çağrışım mekanizması altında değerlendirilir?
Seçenekler
A
Benzerlik
B
Bitişikilik
C
Neden-etki bağı
D
Tümellik
E
Tikellik
Açıklama:
Çağrışım mekanizması genel olarak üç biçimde çalışır; benzerlik, zamanda ve uzayda bitişiklik ve neden-etki bağı. İmgelem kolaylıkla bir ideden ona benzeyen bir başkasına geçer. Bir resim bizi onun orijinalini düşünmeye sürükler. Buna benzerlik denir.
Soru 36
"Eğer bir yarayı düşünürsek onun çok acıyıp acımayacağını da düşünürüz." Hume'a göre bu durum hangi çağrışım mekanizması altında değerlendirilir?
Seçenekler
A
Neden-etki bağı
B
Bitişiklik
C
Benzerlik
D
İzlenim
E
Düşünce
Açıklama:
İzlenim ve düşünce bir çağrışım mekanizması değildir ama ilgili kavramlar oldukları için yazılmışlardır.
Zihin sürekli olarak birbirini izleyen izlenimler arasında alışkanlık olarak neden-etki bağı kurar. Örneğin eğer bir yarayı düşünürsek ister istemez çok fazla acıyıp acımayacağını da düşünürüz; yani acımanın nedeni yaradır.
Zihin sürekli olarak birbirini izleyen izlenimler arasında alışkanlık olarak neden-etki bağı kurar. Örneğin eğer bir yarayı düşünürsek ister istemez çok fazla acıyıp acımayacağını da düşünürüz; yani acımanın nedeni yaradır.
Soru 37
Condillac'ın empirist felsefesine göre aşağıdakilerden hangisi doğru değildir?
Seçenekler
A
Duyum ve düşünüm arasında bir fark yoktur.
B
Tüm ide ve kavramlarımızın tek kaynağı duyumlarımızdır.
C
Duyumlar ve imgeler bizim dışımızda oluşturulmuş maddesel imgelerdir.
D
Duyumların, anıların, yargıların ve usavurmaların toplamı anlama yetisini ortaya koyar.
E
İnsanın tüm duyumsal işlemleri dönüşmüş duyumlar olarak tanımlanabilir.
Açıklama:
Condillac duyumların ya da izlenimlerin bizim dışımızdaki maddesel şeyler tarafından oluşturulan imgeler oldukları iddiasını yadsımış oluyordu. Onun amacı, salt zihinsel yapılı olan duyumlar aracı lı¤ıyla zihnimizin dışında maddi bir dünyanın varoluşunu kanıtlamaya çalışmaktı.
Soru 38
Reid'e göre aşağıdakilerden hangisi sağduyu ilkelerinin özelliklerinden değildir?
Seçenekler
A
Kendiliğinde açık olması
B
Tanıtlanmalarına gerek olmaması
C
Kökensel yargılar olması.
D
Doğal yargılar olması.
E
Uslanma ve bilimi açıklamada yetersiz kalması.
Açıklama:
Reid’e göre sağduyu ilkeleri kendiliğinden açık, tanıtlanmalarına gerek olmayan, uslamlamanın ve bilimin temelini oluşturan kökensel ve doğal yargılardır.
Soru 39
Tüm zihin içeriğinin duyular ve deneyimle elde edilen algılardan oluştuğunu ve bunların da izlenim ve ide olmak üzere iki biçimde var olduğunu ortaya atan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
George Berkeley
B
David Hume
C
Condillac
D
Thomas Reid
E
John Locke
Açıklama:
Hume’a göre tüm zihin içeriğimiz duyular ve deneyimle elde edilen algılardan oluflur ve bunlar da izlenim ve ide olmak üzere iki biçimdedir.
Soru 40
Duyum ve düşünüm arasındaki ayrımı reddetmiş, bunların birbirlerini bütünleyen edimler olduğunu savunan İngiliz empiristi hangisidir ?
Seçenekler
A
Locke
B
Berkeley
C
Hume
D
Condillac
E
Reid
Açıklama:
Önemli bir İngiliz empiristi olan Berkeley, Locke’un düşüncesindeki tutarsızlık- ları eleştirerek yola çıkmış ama empirizmini bir öznel idealizme ve immateryalizme sürüklemiştir. Her şeyden önce duyum ve düşünüm ayrımını eleştirerek bunlar arasında köklü bir farklılık olmadığını savunmuştur. Bunlar birbirlerini bütünleyen edimlerdir; duyuların sağladığı verileri zihnin düşünme yetisi kuşkusuz işlemek zorundadır. Aksi takdirde zihnimizde hiçbir ide kavram ve düşünce oluşamazdı. Doğru yanıt B'dir.
Soru 41
'Esse est percipi' nedir ?
Seçenekler
A
Biçim ve büyüklüğün bir nesnenin tözüyle ilişkisi.
B
İkincil niteliklerin arkasında varolan ve bundan dolayı zihinden bağımsız olan devinimsiz maddedir.
C
Var olmak algılanmış olmak demek değildir.
D
Bir obje, algılanmış niteliklerin bir toplamıdır ve var olmak algılanmış olmaktır.
E
Hiçbiri.
Açıklama:
Berkley'e göre, gerçekte obje ve duyum aynı şeydir, bunları birbirinden soyutlayamayız. Bundan dolayı bir obje algılanmış niteliklerin bir toplamıdır. Sonuç olarak var olmak algılanmış olması 'esse est percipi' olarak tanımlanmıştır. Doğru yanıt D'dir.
Soru 42
'Zihin, duyular ve deneyim tarafından verilen materyali yerini değiştirme, eksiltme, birleştirme gibi edimlerle birleşik ya da karmaşık idelere dönüştürür.' Hangi empirik düşünür tarafından öne sürülmüştür ?
Seçenekler
A
Berkley
B
Locke
C
Condillac
D
Reid
E
Hume
Açıklama:
Hume'e göre her ide için ilksel bir izlenim bulunmalıdır. Bununla birlikte her idenin bir izlenimi olmayabilir. Sözgelimi biz hiçbir uçan at ya da denizkızı görmedik ama bu ideler-fikirler bizim zihnimizde var: Hume bunun duyular ve deneyim tarafından verilen materyalin zihin tarafından yerini değiştirme, eksiltme, birleştirme gibi edimlerinin bir ürünü olarak gerçekleştiğini açıklar. Bu şekilde biz birleşik ya da karmaşık idelerimizi oluştururuz. Doğru yanıt E'dir.
Soru 43
Hangisi töz idesini tamamen reddetmiştir ?
Seçenekler
A
Locke
B
Berkley
C
Hume
D
Berkley ve Locke
E
Hiçbiri
Açıklama:
Locke maddi ve ruhsal tözleri kabul etmiş ama bilinemeyeceklerini savunmuştu. Berkeley maddi tözü reddetmiş ruhsal tözü benimsemişti. Hume ise tözü tamamen reddetti. Doğru yanıt C'dir.
Soru 44
Hangi düşünüre göre insanların her birinin kendi kişisel çıkarı adaletin tesis edilmesinin kökensel güdüsüdür, ama kamusal çıkar demek olan duygudaşlık, ahlaksal onaylamanın kaynağıdır ?
Seçenekler
A
Locke
B
Berkley
C
Hume
D
Condillac
E
Reid
Açıklama:
Adaleti bir etik erdem niteliği yapan şey ve tersine adaletsizliği yapan şey, kişisel çıkar değil, daha çok bir sempati duygusudur. Biz, sadece kendi kişisel çıkarımızı ilgilendirdiği için değil, ama öteki insanlarda bizim sempati-duygudaşlık aracılıyla paylaştığımız bir acı ve hoşnutsuzluk duyguları ürettiği zaman adaletsizliği kınarız ve mahkûm ederiz. Bu nedenle Hume’a göre insanların her birinin kendi kişisel çıkarı adaletin tesis edilmesinin kökensel güdüsüdür, ama kamusal çıkar demek olan duygudaşlık, ahlaksal onaylamanın kaynağıdır. Doğru yanıt C'dir.
Soru 45
Hangi düşünür, toplumsal sözleşme görüşünü eleştirir ve öncelikle toplumsal sözleşmenin tarihsel olgu olduğunu gösterir hiçbir kanıtın bulunmadığını dile getirir ?
Seçenekler
A
Hume
B
Reid
C
Berkley
D
Locke
E
Condillac
Açıklama:
Hume tüm politik problemlerin çözümünde yarar ilkesini öngörür. Öncelikle toplumsal sözleşme görüşünü eleştirir ve toplumsal sözleşmenin tarihsel olgu olduğunu gösterir hiçbir kanıtın bulunmadığını dile getirir. Eğer durum böyle ise varolan tüm yönetimler yasadışı bir duruma düşeceklerdir. Ayrıca bu kuram aslında hiçbir şeyi açıklamamaktadır, bu nedenle gereksizdir. Doğru yanıt A'dır.
Soru 46
Hangi düşünüre göre, doğal düzende tüm bilginin duyumlardan doğar ve insanın tüm zihinsel işlemleri dönüşmüş duyumlardır?
Seçenekler
A
Berkley
B
Locke
C
Reid
D
Hume
E
Condillac
Açıklama:
Duyumlar Üzerine İnceleme’ nin ulaştığı genel sonuç; “doğal düzende tüm bilginin duyumlardan doğduğu” sonucudur. İnsanın tüm zihinsel işlemleri “dönüşmüş duyumlar” olarak açıklanabilir. Doğru yanıt E'dir.
Soru 47
Hangi düşünüre göre sağduyu ilkeleri kendiliğinden açık, tanıtlanmalarına gerek olmayan, uslamlamanın ve bilimin temelini oluşturan kökensel ve doğal yargılardır ?
Seçenekler
A
Condillac
B
Berkley
C
Locke
D
Reid
E
Hume
Açıklama:
Reid göre sağduyu ilkeleri kendiliğinden açık, tanıtlanmalarına gerek olmayan, uslamlamanın ve bilimin temelini oluşturan kökensel ve doğal yargılardır. Doğru yanıt D'dir.
Soru 48
Hangi düşünür empirizmi sağduyu yaklaşımına taşımıştır ?
Seçenekler
A
Condillac
B
Locke
C
Berkley
D
Hume
E
Reid
Açıklama:
Reid’e göre olumsal gerçekliklerin ilk ilkeleri arasında söz edilen fikirler, “Seçik olarak anımsadığım şeyler gerçekten olmuşlardır,” “duyularımız aracılığıyla seçik olarak algıladığımız şeyler gerçekten vardır ve onları algıladığımız gibidirler,” “gerçeği yanlıştan ayırmamızı sağlayan doğal yetiler yanıltıcı değildir,” gibi. Reid 'in oldukça ayrıntılı bir sağduyusal ilkeler dökümü yapmış olduğunu gösterir. Doğru yanıt E'dir.
Soru 49
Salt realizm yaklaşımına hangisi daha yakındır ?
Seçenekler
A
Reid
B
Condillac
C
Berkley
D
Locke
E
Hume
Açıklama:
Reid'e göre, ayrıntılı bir şekilde dökümünü yaptığı sağduyusal ilkeler, temelinde, dışımızda yer alan varlıkları algıladığımız biçimiyle bildiğimiz ya da kavradığımız ana sav olarak karşımıza çıkarlar ve salt realizm denebilen bu yaklaşım onları algılamadığımız zamanlarda da onlar var olduğunu savlar. Doğru yanıt A'dır.
Soru 50
Duyum ve düşünüm arasındaki ayrımı reddedip bunların birbirini bütünleyen edimler olduğunu savunan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
John Locke
B
George Berkeley
C
David Hume
D
Thomas Hobbes
E
Condillac
Açıklama:
Berkeley duyum ve düşünüm arasındaki farkı reddetmiş, bunların birbirlerini bütünleyen edimler olduğunu savunmuştur.
Soru 51
Aşağıdakilerden hangisi Berkeley'in görüşleri ile bağdaşmaz?
Seçenekler
A
Var olmak algılanmış olmaktır.
B
Obje, bir duyumlar kompleksinden başka bir şey değildir.
C
Bir objeye dair birincil ve ikincil nitelikler bulunmaktadır.
D
Bilgisine sahip olmadığımız şey bizim için yoktur.
E
Maddeye dair bir töz bulunmamaktadır.
Açıklama:
Berkeley, var olmak algılanmış olmaktır diyerek algıların ve duyumun önemine vurgu yapmıştır. Bir obje onun için duyumlar kompleksinden başka bir şey değildir. Dolayısıyla bilgisine sahip olmadığımız şeyin var olmadığını savunur. Tinsel tözü kabul ederken maddesel tözü reddeder. Locke'un bahsettiği birincil ve ikincil nitelikleri reddederek sadece ikincil nitelikler olduğunu savunur.
Soru 52
Aşağıdakilerden hangisi Berkeley ile ilgili doğru bir bilgidir?
Seçenekler
A
Metafiziği tamamen reddetmiştir.
B
Görünüm ve gerçekliğin ayrılması gerektiğini savunmuştur.
C
Bir objenin insan algılayışından ayrı bir yapısı olduğunu söylemiştir.
D
Bilmek için deneyime gerek olmadığını savunmuştur.
E
Maddenin algılanışını tümellere dayandırmıştır.
Açıklama:
Berkeley metafiziği tamamen reddetmez, aksine Tanrı ve dışsal zihin kavramlarını açıklığa kavuşturarak materyalizmi bertaraf eder.Bir obje algılanmış niteliklerin toplamıdır diyerek algılamanın nesneden bağımsız olmadığını vurgular. Bilmek için duyumsal deneyimlerin gerekliliğini savunmuş ve Locke'u tümeller düşüncesinden dolayı eleştirmiştir. Ancak görünüm ve gerçekliğin birbirinden ayrılması gerektiğini savunur.
Soru 53
- İnsan Doğası Üzerine Bir İnceleme
- Etik ve Politik Denemeler
- İnsan Anlığı Üzerine Bir Araştırma
- Ahlâk İlkeleri Üzerine Bir Araştırma
- Politik Söylemler
Seçenekler
A
George Berkeley
B
John Locke
C
Thomas Reid
D
David Hume
E
Condillac
Açıklama:
Sözü edilen yapıtlar David Hume'a aittir.
Soru 54
Hume'a göre zihin içeriğinin iki formu aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Akıl - Sağduyu
B
Düşünce - Duyum
C
İzlenim - İde
D
Deneyim - Algı
E
Kavram - Çağrışım
Açıklama:
Hume'a göre zihnimizde bulunanların tümü algılardır ve algılar zihinde iki form içinde bulunur; bunlar izlenimler ve idelerdir.
Soru 55
- Benzerlik
- Zamanda ve uzayda bitişiklik
- Yerini değiştirme
- Neden etki bağı
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve III
C
II ve III
D
I, II, IV
E
I, II, III
Açıklama:
Hume'a göre zihnimizin çağrışım mekanizması benzerlik, zamanda ve uzayda bitişiklik ve neden etki bağı olmak üzere üç biçimde çalışır. Değiştirme ise izlenimi olmayan idelerin oluşturulmasında kullanılır.
Soru 56
Maddesel ya da tinsel bir tözün varlığından söz edilemeyeceğini savunan empirist felsefeci aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Locke
B
Hume
C
Berkeley
D
Condillac
E
Reid
Açıklama:
David Hume, hem maddesel hem de tinsel tözü reddeder.
Soru 57
Aşağıdakilerden hangisi Hume'un etik görüşleriyle ilgili yanlış bir ifadedir?
Seçenekler
A
İyi ya da kötü yargısı eylemle ilgili tüm olgular bilindikten sonra verilir.
B
Ahlâk yargıları, sempati - duygudaşlık duygusu tarafından düzenlenir.
C
Bir eylem, beğenme duygusu veriyorsa erdem olarak betimlenebilir.
D
Adaletin biricik kökenini kişisel çıkarlar oluşturur.
E
Yararlılık doğal bir sonuca yönelimdir.
Açıklama:
Hume'a göre iyi ya da kötü yargısı eylemle ilgili tüm olgular bilindikten sonra verilir. Ahlâk yargıları, sempati - duygudaşlık duygusu tarafından düzenlenir. Bir eylem, beğenme duygusu veriyorsa erdem olarak betimlenebilir. Yararlılık doğal bir sonuca yönelimdir. Ancak adaletin biricik kökeni kişisel çıkarlar değil kamusal yarardır.
Soru 58
Condillac aşağıdakilerden hangisinin empirist savlarından etkilenmiştir?
Seçenekler
A
David Hume'un
B
George Berkeley'in
C
John Locke'un
D
Benedictus Spinoza'nın
E
Thomas Reid'in
Açıklama:
Condillac, John Locke'un emprist görüşlerinden etkilenmiştir.
Soru 59
- Uslamlamanın ve bilimin temelini oluşturma
- Kendiliğinden açık olma
- Kökensel ve doğal yargılar olma
- Tanıyarak öğrenilme
- Doğanın insana verdiği donanımın parçası olma
Yukarıdakilerden hangisi Thomas Reid'in sağduyu ilkelerinin özellikleri arasında yer almaz?
Seçenekler
A
I
B
II
C
III
D
IV
E
V
Açıklama:
Thomas Reid'in sağduyu ilkeleri kendiliğinden açık olma, kökensel ve doğal olma, uslamlamanın ve bilimin temelini oluşturma, doğanın insana verdiği donanımın bir parçası olma özelliklerine sahiptir. Ancak bu yargılar tanıyarak öğrenilmez, tanıtılmaya ihtiyacı yoktur.
Soru 60
“Bilgisine sahip olamadığımız şey bizim için yok demektir” diyen Berkeley, Locke’un hangi anlayışından etkilenmiştir?
Seçenekler
A
Birincil-ikincil nitelikler ayrımından
B
Madde tözünün varlığından
C
Kavramlar-tümeller kuramından
D
Duyum ve düşünüm ayrımından
E
Uzamlılık kuramından
Açıklama:
George Berkeley
Locke, “Varlığını kabul ediyorum ama ne olduğunu bilmiyorum” söylemiyle, töz anlayışını betimler. Berkeley, bundan etkilenerek, madde tözünün varlığını yadsımıştır.
Locke, “Varlığını kabul ediyorum ama ne olduğunu bilmiyorum” söylemiyle, töz anlayışını betimler. Berkeley, bundan etkilenerek, madde tözünün varlığını yadsımıştır.
Soru 61
Aşağıdaki bilgilerden hangisi, Berkeley’nin bilgi kuramına ters düşer?
Seçenekler
A
Var olmak, algılanmış olmaktır.
B
Cisim, duyumlar kompleksidir.
C
Töz ya da madde algılanabilir.
D
Sadece duyulanan nitelikler gerçektir.
E
Sadece tinsel şeyler var olur.
Açıklama:
George Berkeley
Gerçekte obje ve duyum aynı şeydir, bunları birbirinde soyutlayamayız. Bundan dolayı bir obje algılanmış niteliklerin bir toplamıdır. Sonuç olarak var olmak algılanmış olmaktır (esse est percipi). Şu halde töz ya da madde asla algılanmamakta ya da duyulanamamaktadır. Bu durumda var olduğu söylenemez.
Gerçekte obje ve duyum aynı şeydir, bunları birbirinde soyutlayamayız. Bundan dolayı bir obje algılanmış niteliklerin bir toplamıdır. Sonuç olarak var olmak algılanmış olmaktır (esse est percipi). Şu halde töz ya da madde asla algılanmamakta ya da duyulanamamaktadır. Bu durumda var olduğu söylenemez.
Soru 62
I. Her zaman algılayan bir Dışsal Zihin vardır.
II. Tanrı doğadaki şeylerin düzeninin nedenidir.
III. Zihin ve ruhlar Tanrı’ya bağımlıdır.
IV. Sonul gerçeklik ruhsaldır.
Berkeley’in metafiziği ile ilgili bilgiler, yukarıdakilerden hangilerinde doğru olarak verilmiştir?
II. Tanrı doğadaki şeylerin düzeninin nedenidir.
III. Zihin ve ruhlar Tanrı’ya bağımlıdır.
IV. Sonul gerçeklik ruhsaldır.
Berkeley’in metafiziği ile ilgili bilgiler, yukarıdakilerden hangilerinde doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
I ve II
B
III ve IV
C
II, III, IV
D
I, III, IV
E
I, II, IV
Açıklama:
George Berkeley
İdeler, onları üreten zihinlere bağımlı olarak varolurken zihin ya da ruhların her biri Tanrı’nın yaratımı olarak bağımsız bir biçimde vardırlar.
İdeler, onları üreten zihinlere bağımlı olarak varolurken zihin ya da ruhların her biri Tanrı’nın yaratımı olarak bağımsız bir biçimde vardırlar.
Soru 63
Aşağıdakilerden hangisi, Hume’un epistemolojisiyle örtüşmez?
Seçenekler
A
Zihnin içeriği izlenim ve idelerden oluşur.
B
Çağrışım mekanizması insan doğasında verilidir.
C
Her idenin bir izlenimi olmayabilir.
D
İnsanın zihninin işleyişi, bilimsel yöntemle anlaşılabilir.
E
İdeler, izlenimlerin soluk versiyonlarıdır.
Açıklama:
David Hume
Hume, insan zihninin mekanizmini tasvir etmek için bilimsel yöntem kullanma düşüncesini doğrulama olanağı olmadığını keşfetti. Böylece, akla gösterdiği güveni terk edip sağduyu yöntemine bel bağladı.
Hume, insan zihninin mekanizmini tasvir etmek için bilimsel yöntem kullanma düşüncesini doğrulama olanağı olmadığını keşfetti. Böylece, akla gösterdiği güveni terk edip sağduyu yöntemine bel bağladı.
Soru 64
“Fizik, kimya, biyoloji gibi doğa bilimlerinin sağladığı bilginin kesinliği kuşkuludur” ifadesi, Hume’un bilgibiliminin hangi özelliği ile ilgilidir?
Seçenekler
A
Nedensellik
B
Zihnin içerikleri
C
İdelerin çağrışımı
D
Dış dünya gerçekliği
E
Birleştirici ilke
Açıklama:
David Hume
Olgu konularına gelince; doğadaki olgular arasında zorunlu bir neden etki olduğunu gösterir bir kanıt bulunamadığına göre bu alanda kesin bilgiden söz edilemeyeceği sonucuna vardı. “Var olmaya başlayan her ne varsa bir nedeni olmalıdır” inancını kabul etmek için ortada hiçbir neden kalmamıştır. Çünkü bu alandaki tüm bilgilerimiz deneyime ya da algıya dayanmaktadır. Deneyim bize nesneler arasında zorunlu bağlantılar bulunduğunu kanıtlamamaktadır.
Olgu konularına gelince; doğadaki olgular arasında zorunlu bir neden etki olduğunu gösterir bir kanıt bulunamadığına göre bu alanda kesin bilgiden söz edilemeyeceği sonucuna vardı. “Var olmaya başlayan her ne varsa bir nedeni olmalıdır” inancını kabul etmek için ortada hiçbir neden kalmamıştır. Çünkü bu alandaki tüm bilgilerimiz deneyime ya da algıya dayanmaktadır. Deneyim bize nesneler arasında zorunlu bağlantılar bulunduğunu kanıtlamamaktadır.
Soru 65
Aşağıdakilerden hangisi Hume’un dış dünya gerçekliğine olan yaklaşımını gösterir?
Seçenekler
A
Maddi ve ruhsal tözler vardır ama bilinemezler.
B
Herhangi bir “ben” kavramına sahip değiliz.
C
Maddi değil ruhsal tözler vardır.
D
Tanrı doğadaki şeylerin düzenliliğinin nedenidir.
E
Tanrının varlığı kanıtlanamaz.
Açıklama:
David Hume
A ve C şıkkı Locke ve Berkeley’in görüşlerini yansıtır. D ve E şıkları ise Berkeley ve Hume’un tanrı kavramıyla ilgili olan görüşleridir.
A ve C şıkkı Locke ve Berkeley’in görüşlerini yansıtır. D ve E şıkları ise Berkeley ve Hume’un tanrı kavramıyla ilgili olan görüşleridir.
Soru 66
Hume’a göre adalet ilkesinin yararı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İyi ve kötüyü ayırması
B
Sempati duyarlılığı
C
Duygudaşlık
D
Kişisel kazancı koruması
E
Yararlılık
Açıklama:
David Hume
A, B, C ve E şıkları, Hume’un etiğe ilişkin düşünceleriyle ilgilidir.
A, B, C ve E şıkları, Hume’un etiğe ilişkin düşünceleriyle ilgilidir.
Soru 67
I. Mülkiyet hakkı emek üzerine temellendirilir.
II. Halkın mutluluğu en yüksek yasadır.
III. Tutkularımız emek harcamanın nedenidir.
IV. Zayıflığın birinci nedeni, zenginliğin dağılımındaki farklardır.
Yukarıdakilerden hangileri Hume’un politik ve ekonomik görüşlerini tam olarak yansıtır?
II. Halkın mutluluğu en yüksek yasadır.
III. Tutkularımız emek harcamanın nedenidir.
IV. Zayıflığın birinci nedeni, zenginliğin dağılımındaki farklardır.
Yukarıdakilerden hangileri Hume’un politik ve ekonomik görüşlerini tam olarak yansıtır?
Seçenekler
A
I, II, III
B
I, II, IV
C
I, IV
D
III, IV
E
II, III, IV
Açıklama:
David Hume
Özel mülkiyet konusunda Hume’, Locke’un mülkiyet hakkını emek üzerine temellendirmesini doğru bulmamıştır.
Özel mülkiyet konusunda Hume’, Locke’un mülkiyet hakkını emek üzerine temellendirmesini doğru bulmamıştır.
Soru 68
Amacı salt zihinsel yapılı olan duyumlar aracılığıyla zihnimizin dışında maddi bir dünyanın varoluşunu kanıtlamak olan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Condillac
B
Adam
C
Paley
D
Smith
E
Bentham
Açıklama:
Diğer Başlıca Empiristler
Condillac, yazdığı Duyumlar Üzerine İnceleme’de, bilgimizin tüm ide ve kavramlarımızın tek kaynağı olduğunu ilan etmiştir.
Condillac, yazdığı Duyumlar Üzerine İnceleme’de, bilgimizin tüm ide ve kavramlarımızın tek kaynağı olduğunu ilan etmiştir.
Soru 69
“Dışımızda yer alan varlıkları algılamadığımız zamanlarda da onlar vardır" yaklaşımını da içeren salt realizm kavramı, aşağıdaki düşünürlerden hangisiyle ilişkilendirilir?
Seçenekler
A
Hume
B
Locke
C
Reid
D
Berkeley
E
Condillac
Açıklama:
Diğer Başlıca Empiristler
Locke’un algı kavramından hareketle, Berkeley’in spiritüalist idealizmi ve Hume’un idealist kuşkuculuğu Reid tarafından bir sağduyu realizmine dönüştürülmeye çalışılmıştır.
Locke’un algı kavramından hareketle, Berkeley’in spiritüalist idealizmi ve Hume’un idealist kuşkuculuğu Reid tarafından bir sağduyu realizmine dönüştürülmeye çalışılmıştır.
Ünite 6
Soru 1
Aşağıdakilerden hangisi, Voltaire’in Tanrı hakkındaki görüşlerinden birisi DEĞİLDİR?
Seçenekler
A
Evren bilinçli bir planlamanın, bu plan da Tanrı’nın sonucudur.
B
Ya Tanrı dünyadaki kötülüğün başlıca sorumlusudur, ya da Tanrı diye bir varlık yoktur.
C
Doğadaki herhangi bir şeyin şöyle ya da böyle olmasının ardındaki seçim Tanrı’ya aittir.
D
Tanrı’nın kötülükten sorumlu tutulması için, O’nun kötülüğü özgür seçimiyle yaratması gerekir.
E
Kötülük de bu dünyaya ait olduğundan, zorunludur ve Tanrı ile ilişkilidir.
Açıklama:
A, C, D ve E seçeneklerinde dile getirilen yargılar, Voltaire’in Deist Tanrı anlayışını yansıtır; oysa B’de dile getirilen ifade-özellikle de ikinci kısmı, ateistlerce de savunabilir. Doğru yanıt B’dir.
Aydınlanma Çağı ve Öncü Aydınlanma Düşünürleri
Aydınlanma Çağı ve Öncü Aydınlanma Düşünürleri
Soru 2
Yönetim biçimlerini monarşik, despotik ve cumhuriyetçi olmak üzere üçe ayıran Aydınlanma düşünürü aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Voltaire
B
Locke
C
Montesqieu
D
D’Alembert
E
Hume
Açıklama:
Yönetim biçimlerini monarşik, despotik ve cumhuriyetçi olmak üzere üçe ayıran Aydınlanma düşünürü Montesqieu’dür. Doğru yanıt C’dir.
Aydınlanma Çağı ve Öncü Aydınlanma Düşünürleri
Aydınlanma Çağı ve Öncü Aydınlanma Düşünürleri
Soru 3
“İnsan zihninin tüm yetilerini duyum ve duyu algısına indirgemeye çalışmış; insanın duyu düzeyini aşan bağımsız yetileri olduğu inancına karşı çıkmıştır. Söz gelimi, yargılama gücünün aklın işi olduğuna inanılırken, o, yargıda bulunmanın, bireysel düşünceler arasındaki benzerlikleri ve benzemezlikleri algılamaktan başka bir şey olmadığını savunmuştur.”
Yukarıda düşünceleri tanıtılan Aydınlanma düşünürü aşağıdakilerden hangisidir?
Yukarıda düşünceleri tanıtılan Aydınlanma düşünürü aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Rousseau
B
Kant
C
Voltaire
D
Helvetius
E
Diderot
Açıklama:
Paragrafta düşünceleri aktarılan Aydınlanma düşünürü Claude Adrien Helvetius’tur. Ona en yakın düşünceleri savunan düşünürse Condillac’tır; hatta paragrafta iletilen düşünce dizisi, Condillac’ın görüşlerinin ileri taşınma denemesi olarak da yorumlanabilir. Doğru yanıt D’dir.
Aydınlanma Çağı ve Öncü Aydınlanma Düşünürleri
Aydınlanma Çağı ve Öncü Aydınlanma Düşünürleri
Soru 4
I. 1751-1780 arasında yayınlanmıştır.
II. Toplam 35 (otuz beş) cilttir.
III. Başlıca editörleri Diderot ve D’Alembert’tir.
Ansiklopedi hakkında yukarıdakilerden hangisi/hangileri doğrudur?
II. Toplam 35 (otuz beş) cilttir.
III. Başlıca editörleri Diderot ve D’Alembert’tir.
Ansiklopedi hakkında yukarıdakilerden hangisi/hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Aydınlanma’nın başlıca yayın organı olan Ansiklopedi hakkında numaralandırılmış tüm ifadelerdeki bilgiler doğrudur. Doğru yanıt E’dir.
Ansiklopedistler
Ansiklopedistler
Soru 5
“Diderot, metafizik açıdan_____, etik açısındansa _____ idi.” İfadesinde boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangileri gelmelidir?
Seçenekler
A
Materyalist- İdealist
B
İdealist- Materyalist
C
Pluralist-Hedonist
D
Dualist-Faydacı
E
Mekanist-Naturalist
Açıklama:
Diderot’nun metafizik görüşü materyalizmle, etik açısından da görüşü idealizmle örtüşür bir karakter sergilemiştir. Doğru yanıt A’dır.
Ansiklopedistler
Ansiklopedistler
Soru 6
“Bilimsel felsefenin görevi fenomenleri metafizik anlamda değil, sistematik anlamda betimlemek ve ilişkilendirmektir; çünkü metafizik anlamda şeylerin nedenlerini bilmek, insan yeterliliklerine kapalıdır.” Görüşüyle, pozitivizmin öncülerinden kabul edilmiştir.
Yukarıda düşünceleri tanıtılan Aydınlanma düşünürü aşağıdakilerden hangisidir?
Yukarıda düşünceleri tanıtılan Aydınlanma düşünürü aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Diderot
B
Montesqieu
C
Locke
D
D’Alembert
E
Rousseau
Açıklama:
Paragrafta düşünceleri aktarılan Aydınlanma düşünürü, matematikçi yönü ön plana çıkan Jean le Rond-D’Alembert’tir. D’Alembert’in düşünceleri, sonraki yüzyılda bilimsel düşünüşte de önemli bir aşama olarak görülen pozitivizmin öncüsü gibi yorumlanabilir. Doğru yanıt D’dir.
Ansiklopedistler
Ansiklopedistler
Soru 7
I. İnsan doğa durumunda iyidir.
II.Uygarlık insanı daha da iyileştirir ve yetkin kılar.
III. Ahlak ve iyilik yalnızca uygarlıkta olanaklıdır.
Rousseau’ya göre yukarıdakilerden hangisi/hangileri doğrudur?
II.Uygarlık insanı daha da iyileştirir ve yetkin kılar.
III. Ahlak ve iyilik yalnızca uygarlıkta olanaklıdır.
Rousseau’ya göre yukarıdakilerden hangisi/hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
I ve II
B
Yalnız I
C
II ve III
D
Yalnız II
E
Yalnız III
Açıklama:
Rousseau’nun uygarlığa ve onun insan doğasına etkileri konularındaki çözümleme ve eleştirilerinde, Hobbes’un aksine, insanın doğa durumu “iyi” olarak betimlenir. II ve III’de dile getirilenler ise, Rousseau’nun eleştirdiği uygarlığa övgü anlamı taşımaktadır. Doğru yanıt B’dir.
Jean Jacques Rousseau
Jean Jacques Rousseau
Soru 8
“Bilimler ve Sanatlar Üzerine Söylev adlı yapıtında, Rousseau, ….” ifadesi aşağıdakilerden hangisi ile TAMAMLANAMAZ?
Seçenekler
A
Bilimlerdeki ilerlemenin ahlakı bozduğunu savunmuştur.
B
Sanatlardaki ilerlemenin insana köleliğini sevdirdiğini söyler.
C
Bilim ve sanatlardaki gelişmeye olumlu yaklaşmıştır.
D
Zihnin gereksinimlerini salt süslemeler olarak görmüştür.
E
Bedensel gereksinimleri toplumun temeline koymuştur.
Açıklama:
Bilimler ve Sanatlar Üzerine Söylev adlı yapıtında, Rousseau, bilim ve sanatlarda ilerledikçe doğamızdan, özgürlüğümüzden, hatta doğa durumunda varolan bazı iyiliklerimizden-toplumsal yaşamda da ahlaktan gitgide uzaklaştığımızı savunmuştur. A, B, D ve E seçeneklerindeki ifadeler bunu yansıtırken, C’de dile getirilen ifade, Rousseau’nun düşüncesine karşıttır. Doğru yanıt C’dir.
Jean Jacques Rousseau
Jean Jacques Rousseau
Soru 9
“Rousseau’ya göre hayvan ve insan arasındaki türsel ayrımı oluşturan şey, _____ olmaktan çok _____” ifadesinde boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangileri getirilmelidir?
Seçenekler
A
akıl; özgürlüktür.
B
içgüdü; akıldır.
C
vicdan; hukuktur.
D
özgürlük; toplumsallıktır.
E
akıl; erdemdir.
Açıklama:
Rousseau’ya göre hayvan ve insan arasındaki türsel ayrımı oluşturan şey, akıldan çok özgürlüktür. Doğru yanıt A’dır.
Jean Jacques Rousseau
Jean Jacques Rousseau
Soru 10
“Rousseau’ya göre, bu, insanlardan oluşan bir topluluğun ortak istemesinin bir yansıması olarak her zaman bütünün ve onun her bir parçasının korunmasına ve iyiliğine yöneliktir.”
Yukarıdaki parçada işaret edilmek istenen kavram, aşağıdakilerden hangisidir?
Yukarıdaki parçada işaret edilmek istenen kavram, aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Herkesin istenci
B
Nesnel istenç
C
Tikel istenç
D
Özel istenç
E
Genel istenç
Açıklama:
Rousseau’nun, insanlardan oluşan bir topluluğun ortak istemesinin bir yansıması olarak her zaman bütünün ve onun her bir parçasının korunmasına ve iyiliğine yöneliktir-bu açıdan da yasanın temelini oluşturur, sözleriyle işaret ettiği kavram genel istençtir. Doğru yanıt E’dir.
Jean Jacques Rousseau
Jean Jacques Rousseau
Soru 11
Aydınlanma çağı olarak da adlandırılan yüzyıl hangisidir?
Seçenekler
A
15. yüzyıl
B
16. yüzyıl
C
17. yüzyıl
D
18. yüzyıl
E
19. yüzyıl
Açıklama:
18. yüzyıl, dar anlamda aydınlanma çağı olarak da adlandırılır. Doğru cevap D'dir.
Soru 12
Ahlakın en temel ilkesini “Kamu iyiliği en yüksek yasadır” biçiminde dile getiren düşünür hangisidir?
Seçenekler
A
Helvetius
B
Diderot
C
Bayle
D
Lametrie
E
Voltaire
Açıklama:
Helvetius'a göre ahlakın en temel ilkesi “Kamu iyiliği en yüksek yasadır” biçiminde dile getirilebilir. Doğru cevap A'dır.
Soru 13
Doğal dinlerin belli bir tarihte ortaya çıkıp belli bir zamanda yok olacağını, oysa bunların tümünün temeli olan doğal dinin her zaman varlığını sürdüreceğini savunan düşünür hangisidir?
Seçenekler
A
Turgot
B
Diderot
C
d'Alembert
D
d'Holbach Cabanis
E
Lametrie
Açıklama:
Diderot, doğal dinlerin belli bir tarihte ortaya çıkıp belli bir zamanda yok olacağını, oysa bunların tümünün temeli olan doğal dinin her zaman varlığını sürdüreceğini savunuyordu. Doğru cevap B'dir.
Soru 14
Metafizik anlamda şeylerin nedenlerini bilemeyeceğimizi, bilimsel felsefenin görevinin fenomenleri metafizik anlamda değil, sistematik anlamda betimlemek ve ilişkilendirmek olduğunu ileri süren düşünür hangisidir?
Seçenekler
A
Condillac
B
Helvetius
C
Rousseau
D
d'Holbach Cabanis
E
d'Alembert
Açıklama:
Metafizik anlamda şeylerin nedenlerini bilemeyeceğimizi, bilimsel felsefenin görevinin fenomenleri metafizik anlamda değil sistematik anlamda betimlemek ve ilişkilendirmek olduğunu ileri süren d'Alembert'dir. Doğru cevap E'dir.
Soru 15
Aşağıdakilerden hangisi Rousseau’nun eserlerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Toplum Sözleşmesi
B
Emile
C
Yasaların Ruhu
D
Yeni Heloise
E
İtiraflar
Açıklama:
Toplum Sözleşmesi, Emile, Yeni Heloise ve İtiraflar Rousseau’nun eserleri; Yasaların Ruhu ise Montesquieu’nin eseridir. Doğru cevap C’dir.
Soru 16
Rousseau’ya göre insan ve hayvan arasındaki türsel ayırımı oluşturan şey hangisidir?
Seçenekler
A
Akıl
B
Özgürlük
C
Vicdan
D
Şefkat Duygusu
E
Düşünme Becerisi
Açıklama:
Rousseau’ya göre insan ve hayvan arasındaki türsel ayırımı oluşturan şey özgürlüktür. Doğru cevap B'dir.
Soru 17
Rousseau’ya göre doğa durumundaki insan hangi düşünürün insanı ile tam bir zıtlık içerisindedir?
Seçenekler
A
Bayle
B
Kant
C
Herder
D
Hobbes
E
Schiller
Açıklama:
Rousseau’ya göre doğa durumundaki insan Hobbes’un doğal insanıyla tam bir zıtlık içindedir. Hobbes’un ilkel insanı toplum koşuluna geçerek etik değerleri kazanırken Rousseau’nun doğal insanı toplumsallaştığı ölçüde kötüleşme yoluna girmiştir. Doğru cevap D'dir.
Soru 18
"Doğanın Yorumu Üzerine" adlı çalışmasında matematik biliminin somut olgusallık ile bir tanışıklık vermeye yeterli olmayacağını, bunun için deneyimsel-deneysel yönteme başvurulmasının gerekli olduğunu vurgulayan düşünür hangisidir?
Seçenekler
A
Helvetius
B
Rousseau
C
Montesquieu
D
Voltaire
E
Diderot
Açıklama:
Doğanın Yorumu Üzerine adlı çalışmasında matematik biliminin somut olgusallık ile bir tanışıklık vermeye yeterli olmayacağını, bunun için deneyimsel-deneysel yönteme başvurulmasının gerekli olduğunu vurgulayan düşünür Diderot'dur. Doğru cevap E'dir.
Soru 19
Aşağıdakilerden hangisi Voltaire için öne çıkan kimliklerden birisi değildir?
Seçenekler
A
Filozof
B
Tarihçi
C
Oyun Yazarı
D
Şair
E
Ressam
Açıklama:
Voltaire çok yönlü bir kalem insanıydı; filozof, tarihçi, oyun yazarı, roman yazarı ve şair kimliğiyle bilindi.
Doğru cevap E seçeneğidir.
Doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 20
"Voltaire de Newton gibi evrendeki düzenden yola çıkarak Tanrı inancına ulaşmaktaydı"
Bu durum Voltaire'in kiliseye karşı verdiği mücadeleyi nasıl etkilemiştir?
Bu durum Voltaire'in kiliseye karşı verdiği mücadeleyi nasıl etkilemiştir?
Seçenekler
A
Kilisenin buyruklarına teslim olmuştur
B
Kilisenin görüşlerini savunmaya başlamıştır
C
Din adamlarının görüşlerini önemsemiştir
D
Kiliseye karşı mücadelesi daha kolay ve inandırıcı olmuştur
E
Kilisenin etkisi altına girmiştir
Açıklama:
Voltaire gerçekte bir tanrıtanır idi. O da Newton gibi evrendeki düzenin Tanrı inancını haklı kıldığını düşünmekteydi. Bu durum Kilise'ye karşı savaşını daha kolay ve inandırıcı biçimde sürdürmesini sağlamıştır.
Soru 21
Montesquieu'nun karşılaştırmalı toplum, hukuk ve yönetim tarzlarını incelediği eserinin adı nedir?
Seçenekler
A
Kanunların Korunması
B
Yasaların Ruhu
C
Özgürlük Arayışı
D
Toplumsal Kurallar
E
Sosyal Yasalar
Açıklama:
Montesquieu, Yasaların Ruhu’nda karşılaştırmalı toplum, hukuk ve yönetim tarzları incelemesine girişir. Bu açıdan çalışmanın karşılaştırmalı toplumbilimsel gözlem olarak da özel bir yeri vardır.
Doğru cevap B seçeneğidir.
Doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 22
"Eğer sarının maviden ayrı olduğu yargısında bulunuyorsak bunun nedeni ‘sarı’ dediğimiz rengin gözlerimizi ‘mavi’ dediğimiz rengin etkileyişinden daha farklı bir yolda etkilediğini algılamaktır"
Helvetius bu durumu nasıl açıklamaktadır?
Helvetius bu durumu nasıl açıklamaktadır?
Seçenekler
A
Yargıda bulunmak salt bir algılamadır
B
Renkler farklı algılanabilmektedir
C
İnsan beyni algılama işlevine sahiptir
D
Bir nesnede ilk algılanan renklerdir
E
Algılama iki seçenek arasında gerçekleşmektedir
Açıklama:
Helvetius’a göre yargıda bulunmak, bireysel düşünceler arasındaki benzerlikleri ve benzemezlikleri algılamaktan başka bir şey değildir. Söz gelimi, eğer sarının maviden ayrı olduğu yargısında bulunuyorsak bunun nedeni ‘sarı’ dediğimiz rengin gözlerimizi ‘mavi’ dediğimiz rengin etkileyişinden daha farklı bir yolda etkilediğini algılamaktır. Yargıda bulunmak şu halde salt bir algılamadır.
Doğru cevap A seçeneğidir.
Doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 23
Diderot Ansiklopedisi'nin ortaya çıkış amacı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Çok satılması
B
Karşıt fikirler sunması
C
Yeni felsefi ve bilimsel düşüncelerin ve bilgilerin yayılması
D
Kendisinden önceki bütün ansiklopedilerin bir arada derlenmesi
E
İnsanların bütün sorularına cevap bulması
Açıklama:
Ansiklopedi yeni felsefi ve bilimsel düşünceleri ve bilgileri Avrupa ölçeğinde yayma amacı güden etkili bir eğitim aracı olma iddiasıyla yola koyulmuş ve bunu fazlasıyla başarmıştır.
Doğru cevap C seçeneğidir.
Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 24
"d’Alambert’a göre metafizik anlamda şeylerin nedenlerini bilemeyiz. Bilimsel felsefenin görevi fenomenleri metafizik anlamda değil, sistematik anlamda betimlemek ve ilişkilendirmektir."
Bu doğrultuda d'Alambert hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Bu doğrultuda d'Alambert hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Seçenekler
A
Yorum yapmayı sever
B
Pozitivizmin öncülerindendir
C
Fikirleri benimsenmemiştir
D
Metafizikde öncüdür
E
Fizikle ilgilenmiştir
Açıklama:
d’Alambert’a göre metafizik anlamda şeylerin nedenlerini bilemeyiz. Bilimsel felsefenin görevi fenomenleri metafizik anlamda değil, sistematik anlamda betimlemek ve ilişkilendirmektir. Bu görüşleriyle d’Alembert, pozitivizmin öncülerinden biridir.
Doğru cevap B seçeneğidir.
Doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 25
d'Alembert ahlakı nasıl tanımlamaktadır?
Seçenekler
A
Ahlak en doğru bildiğimizi yapmaktır
B
Ahlak herkese en fayda sağlayanı yapmaktır
C
Ahlak öteki insanlara karşı ödevimizin bilincinde olmaktır
D
Ahlak yalan konuşmamaktır
E
Ahlak diğer insanlara karşı dürüst olmaktır
Açıklama:
Ahlak görüşü bakımından o da öteki çağdaşları gibi ahlakı, teoloji ve metafizikten ayırmaya çalışmıştır: Ona göre ahlak öteki insanlara karşı ödevimizin bilincinde olmaktır.
Doğru cevap C seçeneğidir.
Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 26
Jean Jacques Rousseau'ya ait olan ve henüz uygarlaşmamış doğa durumunda yaşayan insanın bir portresinin çizildiği eser aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Doğa Üzerine Bir Deneme
B
Duygular ve Düşünceler Üzerine Değerlendirme
C
İnsanlar Arasındaki Eşitsizliğin Kökeni ve Temeli Üzerine Söylev
D
Sınıflar Arası Ekonomik Dengesizliklerin Çözümü
E
Toplumsal Normlar Üzerine Bir Tartışma
Açıklama:
Rousseau karşı çıkışlardan yılmayarak, bu kez de Dijon Akademisinin insanlar arasındaki eşitsizliğin kökeni nedir ve doğal yasa tarafından haklı gösterilebilir mi? biçimindeki sorusuyla açtığı yarışmaya katıldı: İnsanlar Arasındaki Eşitsizliğin Kökeni ve Temeli Üzerine Söylev başlıklı çalışması ödül kazanamadı ama 1758’te yayımlandı. Bu yazıda henüz uygarlarmamış doğa durumunda yaşayan insanın bir portresi çizilir; insan do¤al olarak iyidir, ama uygarlaşma, eşitsizliği ve buna bağlı olarak bir dizi kötülükleri de beraberinde getirmiştir.
Doğru cevap C seçeneğidir.
Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 27
Aşağıdakilerden hangisi Rousseau'nun bilime bakış açısını yansıtmaktadır?
Seçenekler
A
Bilim toplumu birarada tutar
B
Bilim geniş kitlelere yayılmalıdır
C
Bilim öğrenmek zorunlu olmalıdır
D
Bilim ruhu yurtseverliğin aleyhindedir
E
Bilim kişinin inancını güçlendirir
Açıklama:
Rousseau’ya göre, topluluğu bir arada tutan bilgi değil, inançtır. Oysa bilginin peşinde olan bilim insanı da filozof da inançtan kaçınır. İnançtan uzun süreli kaçınmanın belirli sayıda kişi ile sınırlı kaldığı sürece çok fazla bir zararı yoktur ama kuşkuculuk akımında doruğuna ulaşan kuşkucu ruhun halk arasındaki yayılımı tarafından verilen zararı gidermek hiç de kolay olmaz; kuşkuculuk böylece kamusal erdemin zayıflamasına neden olacaktır. Rousseau, kamusal erdem derken başlıca yurtseverlik erdemini düşünmektedir. Ona göre bilimin ruhu yurtseverliğin de aleyhinedir, çünkü bilim kişisi genelde bir dünya yurttaşı olmaya doğru yönelir, oysa ki yurtsever kendi toplumu ile çok güçlü bir ilişki içindedir. Toplum içinde böyle parçalayıcı yönelimleri azaltabilmek için güçlü yönetimler zorunlu olur ve bu da Rousseau’ya göre despotizme giden yolu açar.
Doğru cevap D seçeneğidir.
Doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 28
Rousseau'ya göre bir parça toprağı çitle çevirdikten sonra "Burası benimdir" diyen ilk insan aşağıdakilerden hangisinin ortaya çıkmasına neden olmuştur?
Seçenekler
A
Mülkiyet
B
Özgürlük
C
Toplumsal Refah
D
Eşitlik
E
İlkel Toplum
Açıklama:
Rousseau, Eşitsizlik Üzerine Söylev’in ikinci bölümünde doğa durumundan örgütlü topluma geçişi ele alır, kuşkusuz bu olgu önce toprağa yerleşme biçiminde olmuştur: Ona göre, bir parça toprağı çitle çevirdikten sonra “Burası benimdir” diyen ve kendisine kolayca inanan bireyleri bulan ilk insan uygar toplumun gerçek kurucusu olmuştur. Bu gelişmenin sonucunda mülkiyet ortaya çıkmış, eşitlik yok olmuş, ormanlar tarlalara dönüşmüş, tahıl üretimine koşut olarak kölelik ve sefalet ortaya çıkmıştır.
Doğru cevap A seçeneğidir.
Doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 29
Aydınlanma düşünürlerine göre aklın kullanımı nasıl tanımlanmaz ?
Seçenekler
A
Aklın kullanımı, doğuştan, düşüncelerden ya da kendiliğinden açık ilk ilkelerden türeyen büyük felsefi sistemlerin kurulması anlamına gelmez.
B
Aklın kullanımı, fizikten psikolojiye, ahlaka ve toplumsal yaşamın tüm alanlarında, bilimsel gelişmenin güçlü bir şekilde yayılması ile olur.
C
Fenomenlerin kendilerine gitmek, gözlem yoluyla onların yasa ve nedenlerini öğrenmektir.
D
Aklın kullanımı kurgusal metafizikle elele verilerek sağlanır.
E
Özgür aklın kullanımı ancak dinsel dogmaların engellerinden kurtularak sağlanır.
Açıklama:
Felsefede aklın kullanımı, doğuştan düşüncelerden ya da kendiliğinden açık ilk ilkelerden türeyen büyük felsefi sistemlerin kurulması anlamına gelmiyordu. Bu anlamda bir önceki yüzyılın kurgul metafiziğine sırt çevirmişlerdi. Doğru yanıt D'dir.
Soru 30
Aşağıdaki düşünürlerden hangisi deist bir tanrıtanırdı ve kötülüğünde bir bakıma Tanrı'dan çıktığını savlıyordu ?
Seçenekler
A
Montesquieu
B
Rousseau
C
Diderot
D
Voltaire
E
d'Alembert
Açıklama:
Deneyci bir düşünür olan Volter, bir deist ve tanrıtanırdı ve kötülüğün de bir bakıma Tanrı'dan çıktığını savlıyordu. Doğru yanıt D'dir.
Soru 31
İngiltere’deki reformcu anlayıştan etkilenerek Fransa’nın devlet düzenine karşı eleştirel yazılar yazan ve söz konusu etkiler altında ilk yapıtı, 1721 tarihli iran Mektupları'nı kaleme alan düşünür hangisidir ?
Seçenekler
A
Volter
B
Locke
C
Claude Adrien Helvetius
D
Montesquieu
E
Denis Diderot
Açıklama:
İngiltere’deki reformcu anlayıştan etkilenerek Fransa’nın devlet düzenine karşı eleştirel yazılar yazan ve söz konusu etkiler altında ilk yapıtı, 1721 tarihli iran Mektupları'nı kaleme alan düşünür Montesquieu'dur. Doğru yanıt D'dir.
Soru 32
Hangi düşünüre göre her politik toplum belli bir idealin tam olmayan bir somutlaşmasıdır ve bu ideal toplumu biçimlendirmede örtük biçimde işleyen bir etmendir ?
Seçenekler
A
Condillac
B
Helvetius
C
Diderot
D
Lametrie
E
Montesquieu
Açıklama:
Montesquieu göre her politik toplum belli bir idealin tam olmayan bir somutlaşmasıdır ve bu ideal toplumu biçimlendirmede örtük biçimde işleyen bir etmendir. Doğru yanıt E'dir.
Soru 33
Hangi düşünüre göre politik özgürlük, güçlerin ayrılığı ilkesini gerektirir başka deyişle, yasama, yürütme ve yargı güçleri kesinlikle birbirlerinden ayrılmalıdır ?
Seçenekler
A
Montesquieu
B
Cabanis
C
d’Holbach
D
Bayle
E
Diderot
Açıklama:
Montesquieu göre politik özgürlük, güçlerin ayrılığı ilkesini gerektirir başka deyişle, yasama, yürütme ve yargı güçleri kesinlikle birbirlerinden ayrılmalıdır . Doğru yanıt A'dır.
Soru 34
Hangi düşünüre göre insanların duyu düzeyini aşan bağımsız bir yetileri yoktur. Herhangi bir yargıda bulunmak bireysel düşünceler arasındaki benzerlikleri ya da benzemezlikleri algılamaktan ibarettir. Yargıda bulunmak, salt bir algılamaktır ?
Seçenekler
A
Montesquieu
B
Condillac
C
d’Alambert
D
Lametrie
E
Helvetius
Açıklama:
Helvetius'a göre insanların duyu düzeyini aşan bağımsız bir yetileri yoktur. Herhangi bir yargıda bulunmak bireysel düşünceler arasındaki benzerlikleri ya da benzemezlikleri algılamaktan ibarettir. Yargıda bulunmak, salt bir algılamaktır. Doğru yanıt E'dir.
Soru 35
Hangi aydınlanma çağı düşünürü, doğal dinlerin belli bir tarihte ortaya çıkıp belli bir zamanda yok olacaklarını, oysa bunların tümünün temeli olan doğal dinin her zaman varlığını sürdüreceğini savunmaktaydı ?
Seçenekler
A
Bayle
B
Voltaire
C
Diderot
D
Cabanis
E
d’Alambert
Açıklama:
Diderot, doğal dinlerin belli bir tarihte ortaya çıkıp belli bir zamanda yok olacaklarını, oysa bunların tümünün temeli olan doğal dinin her zaman varlığını sürdüreceğini savunmaktaydı. Doğru yanıt C'dir.
Soru 36
Metafizik anlamda şeylerin nedenlerini bilemeyiz. Bilimsel felsefenin görevi fenomenleri metafizik anlamda değil, sistematik anlamda betimlemek ve ilişkilendirmektir. Bu görüşleriyle, hangi aydınlanma çağı düşünürü pozitivizmin öncülerinden biridir?
Seçenekler
A
Cabanis
B
d’Holbach
C
Lametrie
D
Voltaire
E
d’Alembert
Açıklama:
Metafizik anlamda şeylerin nedenlerini bilemeyiz. Bilimsel felsefenin görevi fenomenleri metafizik anlamda değil, sistematik anlamda betimlemek ve ilişkilendirmektir. Bu görüşleriyle,d’Alembert pozitivizmin öncülerinden biridir. Doğru yanıt E'dir.
Soru 37
Hangi aydınlanma çağı düşünürü, istikrarlı bir toplum, çoğunluğun kendi düşünce ve davranışları için kural olarak kabul ettikleri bir fikirler ya da değerleri dizisi üstünde yükselir düşüncesini savunmuştur ?
Seçenekler
A
Rousseau
B
Montesquieu
C
Voltaire
D
Condillac
E
Helvetius
Açıklama:
Kısmen aydınlanmaya karşı, kısmen aydınlanmadan yana, kendine özgü bir düşünür olan Rousseau, bir toplum, çoğunluğun kendi düşünce ve davranışları için kural olarak kabul ettikleri bir fikirler ya da değerleri dizisi üstünde yükselir düşüncesini savunmuştur. Doğru yanıt A'dır.
Soru 38
"Devlet, yurttaşların özgürlük ve eşitlik için doğuştan, vazgeçilmez hakları ve kendi yazgılarını belirleme güçleri yoluyla katıldıkları bir toplumsal sözleşme üzerine dayalı politik bir örgüttür." Hangi aydınlanma çağı düşünürü tarafından savunulmuştur ?
Seçenekler
A
Cabanis
B
Rousseau
C
Bayle
D
Montesquieu
E
Voltaire
Açıklama:
Rousseau'ya göre devlet, yurttaşların özgürlük ve eşitlik için doğuştan, vazgeçilmez hakları ve kendi yazgılarını belirleme güçleri yoluyla katıldıkları bir toplumsal sözleşme üzerine dayalı politik bir örgüttür. Doğru yanıt B'dir.
Soru 39
Aydınlanma filozoflarının ustaları olarak gördükleri ve kuramsal felsefelerini dayandırdıkları düşünür kimdir?
Seçenekler
A
Descartes
B
Platon
C
Locke
D
Voltaire
E
Frege
Açıklama:
18. yüzyıl dar anlamda aydınlanma çağı olarak adlandırılır ve bu dönem felsefesine de aydınlanma felsefesi denir. Bu devinimin ana yurdu Fransa idi. Bu kültür aydInlanmasının öncüleri, aktivist yanları da ağır basan filozoflar grubudur. Bu kişilere Fransızca yazılışıyla "le phlilosophe" deniyordu; bunun nedeni kendilerini her bakımdan ustaları olarak gördükleri, İngilizce yazılışıyla "philosopher" John Locke’dan ayırmak içindir.Bu filozoflar grubu, kuramsal felsefelerini genelde Locke’un deneyimciliği üzerine kurmuşlardır. Locke, onlar için hem kuramsal, hem pratik alanda gerçek bir filozoftur; öne sürdüğü epistemolojik ve politik görüşleriyle aydınlanmacı filozoflara aydınlanmanın temel gramerini sağlamştır.
Soru 40
I. Aydınlanmacı düşünceler sadece filozoflar tarafından benimsenmemiş, aydınlar ve gazeteciler aracılığıyla kamuya açık merkezlerde üretilerek, tartışılarak halka ulaştırılmaya başlanmıştır.
II. Aydınlanma filozoflarının dine karşı olan tutumları, daha çok dinsel kurumların yozlaşmış ve çağdışı kalmış uygulamalarından kaynaklanmaktadır.
III. Kurgul metafiziği merkeze oturtan bir düşünce sistemi geliştirmişlerdir.
IV. Dinsel dogmaların, batıl inanışların insan yaşamından uzaklaştırılması, insana onurlu bir yaşamın kapılarını açan temel hak ve özgürlükler için mücadele sürecine girilmesi bu dönemin en temel yönelimidir.
Aydınlanma çağının genel özellikleri ile ilgili olarak verilen ifadelerden hangisi ya da hangileri doğrudur?
II. Aydınlanma filozoflarının dine karşı olan tutumları, daha çok dinsel kurumların yozlaşmış ve çağdışı kalmış uygulamalarından kaynaklanmaktadır.
III. Kurgul metafiziği merkeze oturtan bir düşünce sistemi geliştirmişlerdir.
IV. Dinsel dogmaların, batıl inanışların insan yaşamından uzaklaştırılması, insana onurlu bir yaşamın kapılarını açan temel hak ve özgürlükler için mücadele sürecine girilmesi bu dönemin en temel yönelimidir.
Aydınlanma çağının genel özellikleri ile ilgili olarak verilen ifadelerden hangisi ya da hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
I, II ve III
D
I, II ve IV
E
Yalnız IV
Açıklama:
Bu filozoflar grubu için felsefede aklın kullanımı, doğuştan düşüncelerden ya da kendiliğinden açık ilk ilkelerden türeyen büyük felsefi sistemlerin kurulması anlamına gelmiyordu. Bu anlamda bir önceki yüzyılın kurgul metafiziğine sırt çevirdiler. Onlara göre aklın kullanımı görüngülerin (fenomenlerin) kendilerine gitmek, gözlem yoluyla bunların yasalarını ve nedenlerini öğrenmekti. Bu nedenle, bilimsel düşünceye ve gelişmeye büyük katkı yapması bakımından Newton’un yapıtından da etkilenmişlerdir. Buna dayanarak, III numaralı ifadede yer alan bilgi yanlıştır ve doğru seçenekte yer almaması gerekir.
Soru 41
Aşağıdakilerden hangisi aydınlanma çağı düşünürlerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Diderot
B
Rousseau
C
Montesquieu
D
Bayle
E
Kant
Açıklama:
Başlıca aydınlanma düşünürleri Bayle, Montesquieu, Voltaire, Condillac, Helvetius, Diderot, d’Alembert, Lametrie, d’Holbach Cabanis ve Rousseau’dur. Bunlar arasında Kant yer almaz.
Soru 42
Gerçekte bir tanrıtanır olmasına rağmen, kiliseyi bilginin, aklın, zihinsel aydınlanmanın önünde engel olarak gören ve bireysel özgürlük kazanımı için kilise ve devlet kurumuna karşı savaşan düşünür hangisidir?
Seçenekler
A
Diderot
B
Voltaire
C
Helvetius
D
Montesquieu
E
Condillac
Açıklama:
Voltaire, oldukça etkilendiği Locke’un deneyci görüşlerinin Fransa’da yayılmasına yardımcı olmuş, onun toplumsal ve politik görüşlerinin çoğunu benimseyerek bireysel özgürlük kazanımı için Kilise ve devlet kurumuna karşı savaşmıştır. Kiliseyi bilginin, aklın, zihinsel aydınlanmanın önünde engel olarak görüyordu. Voltaire gerçekte bir tanrıtanır idi. O da Newton gibi evrendeki düzenin Tanrı inancını haklı kıldığını düşünmekteydi. Bu durum Kilise’ye karşı savaşını daha kolay ve inandırıcı biçimde sürdürmesini sağlamıştır.
Soru 43
Montesquieu'ya göre din hükümlerinin yasaların yerini almış olarak göründüğü, dine daha yakın olarak, gelenek ve göreneklerin de yasa ayarında etkili olduğu yönetim biçimi hangisidir?
Seçenekler
A
Despotik
B
Cumhuriyetçi
C
Monarşik
D
Empirik
E
Parlamenter Rejim
Açıklama:
Montesquieu ilk olarak yasaların hükümetle ilişkilerinden söz eder. Ona göre cumhuriyetçi, monarşik ve despotik olmak üzere üç yönetim biçimi vardır. Bir cumhuriyet yönetimi demokratik bir nitelikte olabilir: Bu durumda halkın istenci yönetim erkini, bir başka deyişle en üstün gücü elinde tutuyor demektir. Cumhuriyet yönetimi bir aristokrasi biçiminde de olabilir. Bu durumda halkın sadece bir bölümü yönetim erkini elinde bulundurabilir. Monarşi yönetim biçiminde prens, devleti belli temel yasalarla uyum içinde yönetir. Kuşkusuz kendisine yardımcı ara güçler de vardır. Despotik bir devlette ise böyle temel yasalar yoktur. Bu şekilde yönetilen ülkelerde dinin etkisi fazladır. Din hükümleri yasaların yerini almış olarak görünür; dine daha yakın olarak, gelenek ve göreneklerin de yasa ayarında etkili olması çok rastlanan bir durumdur. Cumhuriyetçi hükümetin etik ilkesi yurttaşlık erdemidir. Monarşik hükümetinki onur, despotizminki ise korkudur.
Soru 44
Helvetius'a göre tüm ahlaksal eylemler kişinin hangi olgusuna indirgenir?
Seçenekler
A
Güç istemi
B
Tanrı sevgisi
C
Ben-sevgisi
D
Güdü
E
Özgürlük
Açıklama:
Helvetius’a göre insanın fiziksel ve zihinsel tüm edimleri doğa yasaları tarafından yönetilmektedir. Bu çerçeve içinde ahlaksal eylemlerimiz de yer alır; ahlaksal eylemlerimiz de doğal yasaların zorunlu bir ürünü olarak gerçekleşir. Helvetius etik alanda da indirgemeci bir yol tutarak tüm ahlaksal eylemlerimizi, kişinin ben-sevgisine indirger. Tüm insanların kendilerini sevdiklerini ve mutlu olmayı istediklerini ve eğer kendileri için her türlü hazzı üretmek için yeteri kadar güç sahibi olsalardı, hazlarını ya da mutluluklarını sonul noktaya dek gerçekleştirmekten geri durmayacaklarını belirtir. Bu durumda güç istemi gibi olgular ikincil düzeyde kalmaktadır. Sadece temel haz sevgisinin dönüşüme uğramış biçimleridir. Doğru yanıt C'dir.
Soru 45
Aşağıdakilerden hangisi Fransız aydınlanmasının yazınsal simgesi durumunda olan Ansiklopediye katkıda bulunan düşünürler arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Diderot
B
D'Alembert
C
Holbach
D
Bayle
E
Turgot
Açıklama:
Fransız aydınlanmasının yazınsal simgesi durumunda olan ve aydınlanma sürecinin temel düşünce ve ideallerini yansıtan büyük kültür hazinesi Ansiklopedinin değişmez editörü olarak kendisine özgün bir yer yapan Diderot (1713-1784), felsefi görüşleriyle de aydınlanmanın önde gelen düşünürlerinden biri olmuştur. Birinci cildi düşün ve ülkü arkadaşı D’Alambert yayımlamıştır. Ansiklopediye katkı verenler içinde, Voltaire, Holbach, Helvetius, Montesquieu ve ekonomist Turgot da bulunuyordu. Ancak Bayle Ansiklopediye katkıda bulunmamıştır. Doğru yanıt D'dir.
Soru 46
Diderot'nun matematik biliminin somut olgusallık ile bir tanışıklık vermeye yeterli olmayacağını, bunun için deneyimsel-deneysel yönteme başvurulmasının gerekli olduğunu vurguladığı çalışması hangisidir?
Seçenekler
A
Doğanın Yorumu Üzerine
B
Felsefi Düşünceler
C
Değer ve Erdem Üzerine Deneme
D
İnsan Üzerine
E
Yasaların Ruhu
Açıklama:
Diderot, Doğanın Yorumu Üzerine adlı çalışmasında matematik biliminin somut olgusallık ile bir tanışıklık vermeye yeterli olmayacağını, bunun için deneyimsel-deneysel yönteme başvurulmasının gerekli olduğunu vurgulamaktadır. Bu şekilde doğanın kendisi incelenirse değişebilir ve esnek bir yapıda olduğu ve yeni olanakların zenginliği içinde bir çeşitlilik ve türdeşsizlik özelliği taşıdığı görülebilecektir. D seçeneğinde yer alan İnsan Üzerine Helvetius'un, E seçeneğindeki Yasaların Ruhu ise Montesquieu'nun eserleridir. Doğru yanıt A'dır.
Soru 47
D'Alambert'in neden pozitivizmin öncüsü olarak görüldüğünü aşağıdakilerden hangisi en iyi şekilde açıklamaktadır?
Seçenekler
A
Olgucu açıklamalarına bakarak bir maddeci olarak nitelendirilmiştir.
B
Newton'un deneysel yönteminden fazlasıyla etkilenmiştir.
C
Diderot gibi ilerlemenin doğal olduğunu ve zihinsel aydınlanmanın ahlaksal ilerlemeyi de beraberinde getireceğine inanmıştır.
D
Bilimsel felsefenin görevinin fenomenleri metafizik anlamda değil, sistematik anlamda betimlemek ve ilişkilendirmek olduğunu savunmuştur.
E
Metafizik kuramların felsefenin kaçınılmaz unsurlarından olduğunu savunmuştur.
Açıklama:
A, B ve C seçeneklerinde D'Alambert'le ilgili olarak doğru bilgiler verilmesine rağmen, bu ifadeler pozitivizmin öncüsü olarak görülmesinin nedenini açıklamamaktadır. D'Alambert'e göre bilimsel felsefenin görevi fenomenleri metafizik bir anlamda değil, daha sistematik bir anlamda betimlemek ve ilişkilendirmektir. Eğer metafizik yola, yani bir öz araştırılmasına sapılırsa, sözcüğün gerçek anlamında bilgi olarak adlandırılabilecek şeyin çok ötesine geçilmiş olur. Bu açıklamalarıyla d’Alambert, pozitivizmin öncüsü olark görünmektedir. Bilimin metafiziksel anlamda gizemli ve anlaşılmaz nitelikler ya da tözler ile hiçbir işi olamaz. Bilim salt fenomenlerle ilgilidir ve kaldı ki felsefe de böyledir. Bu bilgiye dayanarak E seçeneği düşünürün görüşleriyle örtüşmeyen bir ifadedir. Doğru yanıt D'dir.
Soru 48
Rousseau'nun bilim ve sanat alanındaki ilerlemenin ahlak üzerindeki bozucu ve yozlaştırıcı etkilerini savunduğu için aydınlanma çağı düşünürlerinin tepkisiyle karşılanan eseri hangisidir?
Seçenekler
A
İtiraflar
B
Yeni Heloise
C
Toplum Sözleşmesi
D
Emile
E
Sanatlar ve Bilimler Üzerine Söylev
Açıklama:
Tüm seçeneklerde Rousseau'nun eserleri yer almasına rağmen, bilim ve sanatlara acımasız eleştiriler getirdiği yapıtı aynı zamanda Dijon Akademisi tarafından ödüllendirilen "Sanatlar ve Bilimler Üzerine Söylev"dir. Ama bilimler ve sanatlar alanındaki ilerlemenin ahlak üzerindeki bozucu ve yozlaştırıcı etkilerini savunduğu için ‘le philosophe’ların güçlü bir muhalefeti ile karşılaşmıştır. d’ Holbach’ın çevresinden de kopuş noktasına gelmiştir.
Soru 49
Aydınlanma düşünürlerinden hangisi, “Doğanın gözleminden onun zihin sahibi bir yaratıcı tarafından yapılmış olduğu sonucu çıkarılmalıdır.” ifadesini öne sürmüştür?
Seçenekler
A
Voltaire
B
Locke
C
Condillac
D
Bayle
E
Helvetius
Açıklama:
Aydınlanma Çağı ve Öncü Aydınlanma Düşünürleri
Voltaire, Metafizik Üzerine İnceleme’sinde, tanrının varoluşu üzerine iki uslamlama öne sürer. Birincisi nedensellikten yola çıkar ve evrenin bilinçli bir planlama sonucu oluşturulduğunu önerir.
Voltaire, Metafizik Üzerine İnceleme’sinde, tanrının varoluşu üzerine iki uslamlama öne sürer. Birincisi nedensellikten yola çıkar ve evrenin bilinçli bir planlama sonucu oluşturulduğunu önerir.
Soru 50
Montesqieu'nün cumhuriyetçi, monarşik ve despotik olmak üzere üç yönetim biçimi olduğunu ileri sürdüğü yapıtı, aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İran Mektupları
B
Bilgisiz Filozof
C
Yasaların Ruhu
D
Felsefi Mektuplar
E
Felsefe Sözlüğü
Açıklama:
Aydınlanma Çağı ve Öncü Aydınlanma Düşünürleri
Montesquieu, Yasaların Ruhu kitabında, toplum, hukuk ve yönetim tarzlarını incelemiştir.
Montesquieu, Yasaların Ruhu kitabında, toplum, hukuk ve yönetim tarzlarını incelemiştir.
Soru 51
Politik özgürlükle ilgili görüşleri, 1791 Fransız İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirgesi’nde önemli ölçüde belirleyici olan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Voltaire
B
Montesquieu
C
Condillac
D
Locke
E
Rousseau
Açıklama:
Aydınlanma Çağı ve Öncü Aydınlanma Düşünürleri
Montesquieu’nün güçlerin ayrılığı ve güçleri dengeleme konusundaki görüşleri hem Amerika hem de Fransa’da önemli bir etki yaratmıştır.
Montesquieu’nün güçlerin ayrılığı ve güçleri dengeleme konusundaki görüşleri hem Amerika hem de Fransa’da önemli bir etki yaratmıştır.
Soru 52
Aşağıdaki düşünürlerden hangisi din adamları ve yetersiz hükümetlerin eğitimin önünde birer engel olduğunu savunmuştur?
Seçenekler
A
Rousseau
B
Diderot
C
Condillac
D
Voltaire
E
Helvetius
Açıklama:
Aydınlanma Çağı ve Öncü Aydınlanma Düşünürleri
Adrién Hlevetius, Olumlu davranışların oluşmasında eğitimin önemini vurgularken, din adamları sınıfının gücü kırılıncaya ve iyi bir hükümet ve hukuk sistemi kuruluncaya dek eğitim sisteminin istenilen düzeye gelemeyeceğini savunur. Doğru yanıt E'dir.
Adrién Hlevetius, Olumlu davranışların oluşmasında eğitimin önemini vurgularken, din adamları sınıfının gücü kırılıncaya ve iyi bir hükümet ve hukuk sistemi kuruluncaya dek eğitim sisteminin istenilen düzeye gelemeyeceğini savunur. Doğru yanıt E'dir.
Soru 53
Düşünceleri bakımından dinamik bir görünüm sergileyen, deist, ateist ya da panteist mi olduğu bilinemeyen düşünür, aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Helvetius
B
D’Alembert
C
Diderot
D
Lamarck
E
Montesquieu
Açıklama:
Aydınlanma Çağı ve Öncü Aydınlanma Düşünürleri
Diderot’nun, kararlı bir felsefi görüşe sahip olduğunu söylemek kolay değildi. Doğal dinlerin belli bir zaman sonra yok olacağını, ama bunların temeli olan doğal dinin her zaman varlığını sürdüreceğini savunurdu. Bunları söyleyen Diderot, bir zaman sonra bu görüşü terk ederek, insanlara her türlü dinin boyunduruğundan kurtulmaları gerektiğini söylüyordu. Doğru yanıt C'dir.
Diderot’nun, kararlı bir felsefi görüşe sahip olduğunu söylemek kolay değildi. Doğal dinlerin belli bir zaman sonra yok olacağını, ama bunların temeli olan doğal dinin her zaman varlığını sürdüreceğini savunurdu. Bunları söyleyen Diderot, bir zaman sonra bu görüşü terk ederek, insanlara her türlü dinin boyunduruğundan kurtulmaları gerektiğini söylüyordu. Doğru yanıt C'dir.
Soru 54
D’Alembert’in görüşleriyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Ahlak, teoloji ve metafizikten ayrı tutulmalıdır.
B
Bilimsel felsefenin görevi, fenomenleri metafizik anlamda betimlemektir.
C
Ahlak, öteki insanlara karşı ödevimizin bilincinde olmaktır.
D
Zihinsel aydınlanma, toplumsal ve ahlaksal ilerlemeyi de beraberinde getirir.
E
Metafizik anlamda, şeylerin nedenlerini bilemeyiz.
Açıklama:
Aydınlanma Çağı ve Öncü Aydınlanma Düşünürleri
D’Alembert’in metafizik konularla, sanılanın aksine, hiç ilgisi yoktur. Ona göre, fenomenler, metafizik anlamda değil sistematik anlamda ilişkilendirilmelidir. Doğru yanıt B'dir.
D’Alembert’in metafizik konularla, sanılanın aksine, hiç ilgisi yoktur. Ona göre, fenomenler, metafizik anlamda değil sistematik anlamda ilişkilendirilmelidir. Doğru yanıt B'dir.
Soru 55
18. yüzyıl için sıklıkla kullanılan adlandırma, aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Karanlık çağ
B
Aydınlanma çağı
C
Devrim çağı
D
Evrim çağı
E
Yeniden yapılandırmacılık çağı
Açıklama:
18. yüzyıl dar anlamda aydınlanma çağı olarak adlandırılır ve bu dönem felsefesine de aydınlanma felsefesi denir. Doğru cevap B'dir.
Soru 56
Aşağıdakilerden hangisi başlıca aydınlanma düşünürlerinden birisi değildir?
Seçenekler
A
Diderot
B
Bayle
C
Voltaire
D
Condillac
E
Piaget
Açıklama:
Başlıca aydınlanma düşünürleri Bayle, Montesquieu, Voltaire, Condillac, Helvetius, Diderot, d’Alembert, Lametrie, d’Holbach Cabanis ve Rousseau’dur. Doğru cevap E'dir
Soru 57
Maddi olmayan tözsel bir varlık olarak ruh kavramını gereksiz bir kavram olarak gören aydınlanma çağı düşünürü aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Piaget
B
Montesquieu
C
Voltaire
D
Vygotsky
E
Helvetius
Açıklama:
Voltaire, maddi olmayan tözsel bir varlık olarak ruh kavramını gereksiz bir kavram olarak görmekteydi. Doğru cevap C'dir.
Soru 58
Aşağıdakilerden hangisi aydınlanma çağı düşünürlerinden olan Jean Jacques Rousseau'nun eserlerinden birisi değildir?
Seçenekler
A
İnsan Arasındaki Eşitsizliğin Kökeni ve Temeli Üzerine Söylev
B
Politik Ekonomi Üzerine Söylev
C
Gelişim Psikolojisi Üzerine Söylev
D
Toplum sözleşmesi
E
Emile
Açıklama:
Gelişim Psikolojisi Üzerine Söylev adlı eser Jean Jacques Rousseau'nun eserlerinden birisi değildir. Doğru cevap C'dir.
Soru 59
Bilimsel felsefenin görevi fenomenleri metafizik anlamda değil, sistematik
anlamda betimlemek ve ilişkilendirmektedir. Bu görüşleriyle d’Alembert aşağıda yer alan hangi akımın öncülerinden birisidir?
anlamda betimlemek ve ilişkilendirmektedir. Bu görüşleriyle d’Alembert aşağıda yer alan hangi akımın öncülerinden birisidir?
Seçenekler
A
Yeniden yapılandırmacılık
B
Davranışçılık
C
Varoluşçuluk
D
İdealizm
E
Pozitivizm
Açıklama:
Bilimsel felsefenin görevi fenomenleri metafizik anlamda değil, sistematik
anlamda betimlemek ve ilişkilendirmektedir. Bu görüşleriyle d’Alembert pozitivizm öncülerinden birisidir. Doğru cevap E'dir.
anlamda betimlemek ve ilişkilendirmektedir. Bu görüşleriyle d’Alembert pozitivizm öncülerinden birisidir. Doğru cevap E'dir.
Soru 60
...... insanın doğal durumunun bir savaş ortamı olduğunu savunurken, ...... insanın özündeki iyiliğe dikkat çekerek doğal durumu bir özgürlük ve iyilik durumu olarak betimlemiştir.
Yukarıdaki boşluklara aşağıdaki düşünürlerden hangileri gelmelidir?
Yukarıdaki boşluklara aşağıdaki düşünürlerden hangileri gelmelidir?
Seçenekler
A
Voltaire-Diderot
B
Hobbes-Rousseau
C
Rousseau-d'Alembert
D
Voltaire-Hobbes
E
Diderot-Hobbes
Açıklama:
Hobbes insanın doğal durumunun bir savaş ortamı olduğunu savunurken, Rousseau insanın özündeki iyiliğe dikkat çekerek doğal durumu bir özgürlük ve iyilik durumu olarak betimlemiştir.
Soru 61
Rousseau, genel istenç düşüncesini ilk kez hangi yapıtında dile getirmiştir?
Seçenekler
A
Emile
B
Yeni Heloise
C
Toplum Sözleşmesi
D
Politik Ekonomi Üzerine Söylev
E
İnsanlar Arasındaki Eşitsizliğin Kökeni ve Temeli Üzerine Söylev
Açıklama:
Aydınlanma Çağı ve Öncü Aydınlanma Düşünürleri
1755’de, Rousseau’nun politik ekonomi üzerine makalesi Ansiklopedi’de yayımlanır. 1758’de Politik Ekonomi Üzerine Söylev başlığı altında ayrı olarak yayımlanan bu makalede “genel istenç” düşüncesini ilk kez dile getirmiştir.
1755’de, Rousseau’nun politik ekonomi üzerine makalesi Ansiklopedi’de yayımlanır. 1758’de Politik Ekonomi Üzerine Söylev başlığı altında ayrı olarak yayımlanan bu makalede “genel istenç” düşüncesini ilk kez dile getirmiştir.
Soru 62
I. Sanat ve bilimde ilerleme, ahlakta çöküşe sebep olur.
II. Topluluğu bir arada tutan bilgi değil inançtır.
III. İstikrarlı bir toplum, çoğunluğun kabul ettiği değerler üzerinde yükselir.
IV.Sanat ve yazın, duygu ve davranışlarımızdaki doğallığı yansıtır.
Yukarıdakilerden hangileri, Rousseau’nun kültür eleştirisi ile ilgili bilgileri doğru bir şekilde verir?
II. Topluluğu bir arada tutan bilgi değil inançtır.
III. İstikrarlı bir toplum, çoğunluğun kabul ettiği değerler üzerinde yükselir.
IV.Sanat ve yazın, duygu ve davranışlarımızdaki doğallığı yansıtır.
Yukarıdakilerden hangileri, Rousseau’nun kültür eleştirisi ile ilgili bilgileri doğru bir şekilde verir?
Seçenekler
A
I, II, III
B
I, III, IV
C
II, III
D
I, IV
E
II, III, IV
Açıklama:
Aydınlanma Çağı ve Öncü Aydınlanma Düşünürleri
IV. İfade Rousseau’nun, sanat ve bilim hakkındaki düşüncelerinin tersini göstermektedir. Çünkü o “Sanat ve yazın davranışımızı biçimlendirmeden, duygularımızdan yapay bir dille söz etmeyi bize öğretmenden önce, ahlaklarımız belki kaba saba, inceliksiz ama doğaldı” demiştir.
IV. İfade Rousseau’nun, sanat ve bilim hakkındaki düşüncelerinin tersini göstermektedir. Çünkü o “Sanat ve yazın davranışımızı biçimlendirmeden, duygularımızdan yapay bir dille söz etmeyi bize öğretmenden önce, ahlaklarımız belki kaba saba, inceliksiz ama doğaldı” demiştir.
Soru 63
Doğal ahlak yasalarına inanmakla birlikte, onların temelini aklın a priori buyruklarında değil, insan doğasında bulan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Diderot
B
Rousseau
C
d'Alembert
D
Piaget
E
Helvetius
Açıklama:
Diderot doğal ahlak yasalarına inanmakla birlikte, onların temelini aklın a priori buyruklarında değil, insan doğasında bulmuştur. Doğru cevap A'dır.
Soru 64
Rousseau’nun demokrasi düşüncesinin temeli aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Genel istenç
B
Duyunç
C
Ussalcılık
D
Ben-sevgisi
E
Duyusallık
Açıklama:
Aydınlanma Çağı ve Öncü Aydınlanma Düşünürleri
Genel istenç insanların ortak çıkarını ya da yararını temsil etmektedir. Bireylerin özgür olma hakkı sadece toplumun ahlak istenci ile sınırlanabilir. Genel istenç yasalarda temsil bulunca, insanların bu yasalara uyması, aynı zamanda özgür olmaları demektir. Kişinin istenci toplum çıkarları ile uyumlu olduğu sürece birey gerçek özgürlüğü de yakalamış olur. Rousseau’nun genel istenç kuramı, demokrasi düşüncesinin temelidir.
Genel istenç insanların ortak çıkarını ya da yararını temsil etmektedir. Bireylerin özgür olma hakkı sadece toplumun ahlak istenci ile sınırlanabilir. Genel istenç yasalarda temsil bulunca, insanların bu yasalara uyması, aynı zamanda özgür olmaları demektir. Kişinin istenci toplum çıkarları ile uyumlu olduğu sürece birey gerçek özgürlüğü de yakalamış olur. Rousseau’nun genel istenç kuramı, demokrasi düşüncesinin temelidir.
Soru 65
Rousseau’ya göre, aşağıdakilerden hangisi, özel mülkiyet kurumunun yerleşmesiyle ortaya çıkan kavramlardan değildir?
Seçenekler
A
Sözleşme yapma
B
Güvensizlik
C
Uygar toplum
D
Eşitsizlik
E
Hukuk sistemi
Açıklama:
Aydınlanma Çağı ve Öncü Aydınlanma Düşünürleri
C şıkkı harici tüm şıklar, özel mülkiyetin yerleşmesiyle ortaya çıkan durumlardır. Özel mülkiyet, insanın toprağa yerleşmesi ve uygar toplumun kurulmasıyla ortaya çıkmıştır.
C şıkkı harici tüm şıklar, özel mülkiyetin yerleşmesiyle ortaya çıkan durumlardır. Özel mülkiyet, insanın toprağa yerleşmesi ve uygar toplumun kurulmasıyla ortaya çıkmıştır.
Soru 66
Ahlakın en temel ilkesinin "kamu iyiliği en yüksek yasadır" olarak dile getirilebileceğini savunan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Montesquieu
B
Rousseau
C
Voltaire
D
Helvetius
E
Diderot
Açıklama:
Atanan bu ünite de oldukça bilgi ağırlıklı bir ünite olup, bu üniteden üst düzey (analiz, sentez, uygulama vb.) sorular yazılamamaktadır.
Helvetius’a göre ahlakın en temel ilkesi “Kamu iyiliği en yüksek yasadır.” biçiminde dile getirilebilir. Doğru cevap D'dir.
Helvetius’a göre ahlakın en temel ilkesi “Kamu iyiliği en yüksek yasadır.” biçiminde dile getirilebilir. Doğru cevap D'dir.
Soru 67
Yasama, yürütme ve yargı güçlerinin kesinlikle birbirlerinden ayrılması gerektiğini savunan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Montesquieu
B
Piaget
C
Voltaire
D
Rousseau
E
Diderot
Açıklama:
Montesquieu'ya göre politik özgürlük, güçlerin ayrılığı ilkesini gerektirir. Buna göre yasama, yürütme ve yargı güçleri kesinlikle birbirlerinden ayrılmalıdır. Doğru cevap A'dır.
Soru 68
Aydınlanma çağı deviniminin ana yurdu aşağıdaki ülkelerden hangisidir?
Seçenekler
A
İngiltere
B
Almanya
C
Amerika
D
Fransa
E
Rusya
Açıklama:
Aydınlanma çağının ana yurdu Fransa'dır. Doğru cevap D'dir.
Soru 69
Aşağıdakilerden hangisi John Locke'un Aydınlanma tarihindeki yeri ve önemini destekler niteliktedir?
Seçenekler
A
Locke, Fransız filozofları hem kuramsal hem de pratik olarak örnek almıştır
B
Bu filozoflar grubu, kuramsal felsefelerini genelde Locke'nin idealizmi üzerine kurmuşlardır.
C
Bu filozoflara göre felsefede aklın kullanımı, doğuştan düşüncelerden ya da kendiliğinden açık ilk ilkelerden türeyen büyük felsefi sistemlerin kurulması anlamına geliyordu
D
Bu filozoflara göre aklın kullanımı, kurgul metafizik ile öğrenilebilirdi
E
Locke öne sürdüğü epistemolojik ve politik görüşleriyle, aydınlanmacı filozoflara
aydınlanmanın temel gramerini sağlamıştır
aydınlanmanın temel gramerini sağlamıştır
Açıklama:
Locke, Aydınlanma filozofları için hem kuramsal, hem pratik alanda gerçek bir filozoftur; öne sürdüğü epistemolojik ve politik görüşleriyle aydınlanmacı filozoflara aydınlanmanın temel gramerini sağlamıştır. Doğru cevap E'dir.
Soru 70
Aşağıdakilerden hangisi Aydınlanma düşünürleri arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Montesquieu
B
Voltaire
C
Helvetius
D
Hegel
E
Diderot
Açıklama:
Georg Wilhelm Friedrich Hegel idealist felsefeyi temsil eden Alman filozofudur. Doğru cevap D'dir.
Soru 71
Aşağıdakilerden hangisi Aydınlanma Çağı'nın özellikleri arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Çağ dışı kalmış dinsel uygulamalara ve yozlaşmış dini kurumlara karşı bir tavır mevcuttur.
B
Bu dönem düşünürlerinin çoğu John Locke'un düşüncelerinden etkilenmişlerdir.
C
Aydınlanma düşünürlerine göre aklın kullanımı fenomenlerin özüne inmektir.
D
Geleneksel olanı sahiplenme ve yüceltme söz konusudur.
E
Temel hak ve özgürlükler için mücadele, bu dönemin önemli yönelimlerindendir.
Açıklama:
Aydınlanma Çağı, çağ dışı kalmış dinsel uygulamalara ve yozlaşmış dini kurumlara karşı bir tavrın sergilendiği; temel hak ve özgürlükler için mücadele etmeye önem verilen bir dönemdir. Bu dönemde çoğu düşünür John Locke'un düşüncelerinden etkilenmiş ve aklın kullanımını fenomenlerin özüne inmek olarak belirtmişlerdir. Ancak geleneği yüceltme ve koruma bu dönemin özelliklerinden değildir.
Soru 72
- Bir yaratıcı mevcuttur.
- İnsanda bir ruh bulunur.
- İnsan seçimlerinde hiç bir şekilde özgür değildir.
- Aydınlanmış tek bir erkin yönetimi gereklidir.
Seçenekler
A
I ve II
B
II ve III
C
I ve IV
D
I, II ve IV
E
I, III ve IV
Açıklama:
Voltaire, bir yaratıcı olduğunu kabul eder ancak maddi olmayan tözsel bir varlık olarak ruh kavramını gereksiz bulur. İlk zamanlarda insanın seçimlerinde tamamen özgür olduğu düşüncesine sahiptir ancak ilerleyen zamanlarda daha belirlenimci bir noktaya gelmiştir. Bu nedenle seçim özgürlüğünü tamamen reddettiği söylenemez. Aydınlanmış tek bir erkin yönetiminin gerekliliğini savunur. Dolayısıyla II ve III numaralı öncüller Voltaire'nin düşüncelerini tam olarak yansıtmaz diyebiliriz.
Soru 73
Aşağıdakilerden hangisi Montesquieu'nun görüşleriyle bağdaşmaz?
Seçenekler
A
Her politik toplum belli bir idealin tam olmayan bir somutlaşmasıdır ve bu ideal toplumu biçimlendirmede örtük bir biçimde işleyen bir etmendir.
B
Toplumsal olguları yöneten bazı evrensel ilke ya da yasalar vardır ve tekil durumlar genelde bu ilke ve yasalara uygun gelişir.
C
Cumhuriyetçi, monarşik ve despotik olmak üzere üç yönetim biçimi vardır.
D
İnsanın fiziksel varlığına dayanan doğal yasalar, her türlü pozitif yasayı önceler.
E
Politik özgürlük yasama, yürütme ve yargı güçlerinin birlikte çalıştıkları güçler birliği ile oluşur.
Açıklama:
Montesquieu'ya göre politik özgürlük güçler birliği değil güçler ayrılığı ilkesiyle mümkündür.
Soru 74
Ahlâkın en temel ilkesini "Kamu iyiliği en yüksek yasadır." diyerek dile getiren Fransız Aydınlanma düşünürü aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Montesquieu
B
Helvetius
C
Voltaire
D
Diderot
E
D'Alembert
Açıklama:
Helvetius'a göre ahlâkın en temel ilkesi kamu iyiliğinin en yüksek yasa oluşudur.
Soru 75
Aşağıdakilerden hangisi yeni felsefi ve bilimsel düşünceleri Avrupa'ya yaymayı amaçlayan Ansiklopedi'ye katkı sağlayanlar arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Helvetius
B
Montesquieu
C
Holbach
D
Turgot
E
J.J. Rousseau
Açıklama:
Ansiklopedi'ye katkı sağlayanlar arasında Voltaire, Holbach, Helvetius, Montesquieu ve ekonomist Turgot bulunmaktadır.
Soru 76
D'Alembert ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
18. yüzyılın özel bir anlamda felsefe yüzyılı olduğunu ilan etmiştir.
B
Metafizik anlamda şeylerin özü ile ilgilenmiştir.
C
Ahlâkın öteki insanlara karşı ödevimizin bilincinde olmak olduğunu söylemiştir.
D
İlerlemenin doğal olduğunu ve zihinsel aydınlanmanın toplumsal ilerlemeyi getireceğine inanmıştır.
E
Bilimsel felsefenin görevinin fenomenleri sistematik şekilde betimlemek olduğunu ileri sürmüştür.
Açıklama:
D'Alembert'in metafizik konulara hiç bir şekilde ilgisi yoktur. Dolayısıyla metafizik anlamda şeylerin özü ile ilgilenmemiş hatta bunun hiç bir yararı olmadığını vurgulamıştır.
Soru 77
I. Halk'ı ayaktakımı olarak adlandırıyordu
II. Despotik, baskıcı otokrasiden nefret ediyordu
III. Ona göre, özgürlük ve hoşgörü için daha iyi koşullar ve her alandaki sorunları çözecek araçlar tek erkin yönetimi altında da sağlanabilirdi
IV. Onun ideali filozofların etkileriyle aydınlanmış iyiliksever bir tek erk idi.
Yukarıda düşünceleri belirtilen Fransız Aydınlanma filozofu aşağıdaki seçeneklerin hangisinde doğru olarak verilmiştir?
II. Despotik, baskıcı otokrasiden nefret ediyordu
III. Ona göre, özgürlük ve hoşgörü için daha iyi koşullar ve her alandaki sorunları çözecek araçlar tek erkin yönetimi altında da sağlanabilirdi
IV. Onun ideali filozofların etkileriyle aydınlanmış iyiliksever bir tek erk idi.
Yukarıda düşünceleri belirtilen Fransız Aydınlanma filozofu aşağıdaki seçeneklerin hangisinde doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
Montesquieu
B
Voltaire
C
Diderot
D
Condillac
E
d'Alambert
Açıklama:
Voltaire, despotik, baskıcı otokrasiden nefret ediyordu. Onun ideali filozofların etkileriyle aydınlanmış iyiliksever bir tek erk idi. Halkı ‘ayaktakımı’ olarak adlandırıyordu, ona göre ayaktakımı her zaman ayaktakımı olarak kalacaktı. Özgürlük ve hoşgörü için daha iyi koşullar ve her alandaki sorunları çözecek araçlar tek erkin yönetimi altında da sağlanabilirdi. Doğru cevap B'dir.
Soru 78
J.J. Rousseau'ya göre hayvan ve insan arasındaki ayrımı oluşturan şey nedir?
Seçenekler
A
Akıl
B
Özgürlük
C
Şefkat
D
Dil
E
Ahlâk
Açıklama:
J.J. Rousseau'ya göre insan ve hayvan arasındaki türsel ayrımı oluşturan şey özgürlüktür.
Soru 79
Bir parça toprağı çitle çevirip "Burası benimdir." diyen ve insanları buna ikna edebilen ilk insanın uygar toplumun kurucusu olduğunu söyleyen düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Diderot
B
D'Alembert
C
Helvetius
D
J.J. Rousseau
E
Montesquieu
Açıklama:
J.J. Rousseau'ya göre bir parça toprağı çitle çevirip "Burası benimdir." diyen ve insanları buna ikna edebilen ilk insan uygar toplumun kurucusudur.
Soru 80
J.J. Rousseau'ya göre en temel duygu aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İnsan sevgisi
B
Ben sevgisi
C
Tanrı sevgisi
D
Yaşama sevgisi
E
Doğa sevgisi
Açıklama:
J.J. Rousseau'ya göre en temel duygu ben sevgisidir.
Soru 81
- Kant
- Goethe
- Schiller
- Condillac
Seçenekler
A
I ve III
B
II ve III
C
I ve IV
D
I, II , III
E
I, III, IV
Açıklama:
J.J. Rousseau, düşünceleriyle Kant, Schiller, Herder ve Goethe'yi etkilemiştir.
Soru 82
Voltaire göre, "Anayasanın gerçek düşmanı kral değil din adamları sınıfı idi". Buna göre düşünür, Anayasanın özgürleştirilmesinden daha çok din adamlarının etkisinden kurtarılması anlamında kralın gücünün artırılmasından yana idi.
Bu söylenenlerden hareketle aşağıdaki çıkarımlardan hangisi yapılabilir?
Bu söylenenlerden hareketle aşağıdaki çıkarımlardan hangisi yapılabilir?
Seçenekler
A
Voltaire'nin muhafazakar bir ilerleme karşıtı olduğu
B
Voltaire'nin ussal ve bilimsel bir ilerleme yanlısı olduğu
C
Despotik bir yönetim yanlısı olduğu
D
Voltaire'nin ateist olduğu
E
Parlamenter Monarşiyi savunuyor olduğu
Açıklama:
Voltaire’in gerçek düşmanı kral değil din adamları sınıfı idi. Anayasanın özgürleştirilmesinden daha çok din adamlarının etkisinden kurtarılması anlamında kralın gücünün artırılmasından yana idi. Bu son söylenenler Voltaire’in bir ilerleme karşıtı olduğunu düşündürmemelidir. Tersine ilerleme düşüncesinin en etkili yayıcılarından birisi idi. Ama onun ilerlemeden anladığı, ussal, bilimsel ve ekonomik ilerleme idi.Doğru cevap B'dir.
Soru 83
Montesquieu'nun "yönetim biçimleri ve onların etik ilkeleri" sınıflandırması aşağıdaki seçeneklerin hangisinde doğru verilmiştir?
Seçenekler
A
Cumhuriyetçi Yönetim-Yurttaşlık erdemi
B
Monarşik Yönetim-Korku
C
Despotik Yönetim-Onur
D
Cumhuriyetçi Yönetim-Onur
E
Monarşik Yönetim-Yurttaşlık Erdemi
Açıklama:
Cumhuriyetçi hükümetin etik ilkesi yurttaşlık erdemidir. Monarşik hükümetin ki onur, despotizmin ki ise korkudur. Montesquieu’ya göre, bu hükümet biçimleri ve bunların ilkeleri verildiğinde belli yasal sistem tarzları yürürlükte olacaktır. Doğru cevap A'dır.
Soru 84
Ansiklopedinin birinci cildi hangi Aydınlanma çağı düşünürü tarafından yayımlanmıştır?
Seçenekler
A
Denis Diderot
B
Claude Adrian Helvetius
C
Montesquieu
D
Jean le Rond d’Alambert
E
Jean Jacques Rousseau
Açıklama:
Ansiklopedinin birinci cildi, düşün ve ülkü arkadaşı D’Alambert yayımlamıştır.
Soru 85
Diderot, metafizik açıdan (I).............. savunmakla birlikte etik görüşleri bakımından(II)........... bir çizgideydi.
Yukarıdaki boşluklara sırası ile hangi ifadeler getirilmelidir?
Yukarıdaki boşluklara sırası ile hangi ifadeler getirilmelidir?
Seçenekler
A
I. İdealizm-II. Maddecilik
B
I. Rasyonalizm-II.Metaetik
C
I. Maddecilik-II.İdealizm
D
I. Bilinmezcilik -II. Metaetik
E
I. Empirizm-II.İdealizm
Açıklama:
Diderot, metafizik açıdan maddeciliği savunmakla birlikte etik görüşleri bakımından idealist bir çizgideydi. Doğru cevap C'dir.
Soru 86
d'Alambert pozitivizmin öncülerinden biridir. Aşağıdaki seçeneklerden hangisi bu savı doğrular niteliktedir?
Seçenekler
A
Bilimsel felsefenin görevi fenomenleri metafizik anlamda betimlemektir
B
Şeylerin niçinlerini ve nedenlerini tözler vasıtasıyla bilebiliriz
C
Bilimsel felsefenin görevi fenomenleri sistematik bir anlamda betimlemek ve ilişkilendirmektir
D
İlk ilkelerden fenomenlere gitmek, şeylerin özünden empirik verileri çıkarsamaktır
E
Sözcüğün gerçek anlamında bilgi olarak adlandırılabilmesi için metafizik bir yola başvurulması gerekmektedir
Açıklama:
Bilimsel felsefenin görevi fenomenleri metafizik bir anlamda değil, daha sistematik bir anlamda betimlemek ve ilişkilendirmektir. Eğer metafizik yola, yani bir öz araştırılmasına sapılırsa, sözcüğün gerçek anlamında bilgi olarak adlandırılabilecek şeyin çok ötesine geçilmiş olur. Bu açıklamalarıyla d’Alambert, pozitivizmin öncülerinden biri olarak kabul edilmektedir. Doğru cevap C'dir.
Soru 87
Duyusallığın isteği bedenin iyiliğine eğilimli iken, düşünme yetisinin isteği, düzen sevgisi ya da isteği tarzında ruhun iyiliğine ve gelişimine eğilimlidir. Bu yönden olan gelişime Rousseau,............. adını vermektedir
Yukarıdaki boşluğa aşağıdaki ifadelerden hangisi getirilmelidir?
Yukarıdaki boşluğa aşağıdaki ifadelerden hangisi getirilmelidir?
Seçenekler
A
İrade
B
Entite
C
Duyunç
D
Ben sevgisi
E
Genel istenç
Açıklama:
Duyusallığın isteği bedenin iyiliğine eğilimli iken, düşünme yetisinin isteği, düzen sevgisi ya da isteği tarzında ruhun iyiliğine ve gelişimine eğilimlidir. Bu yönden olan gelişime Rousseau, duyunç adını vermektedir. Doğru cevap C'dir.
Soru 88
Aşağıdakilerden hangisi Rousseau'nun demokrasi düşüncesinin temelidir?
Seçenekler
A
Toplum sözleşmesi
B
Genel istenç
C
Duyunç
D
Benlik sevgisi
E
Doğal insanlık durumu
Açıklama:
Rousseau’nun genel istenç kuramı, demokrasi düşüncesinin temelidir. Bu şekilde insanlar toplum tarafından geri plana atılmaktan kurtularak yönetimde söz sahibi olmuştur. Doğru cevap B'dir.