⚠️ Bu portal eğitim amaçlıdır. İçerikler ticari amaçla kullanılamaz. Detaylı bilgi
3. Dönem FEL201U

Epistemoloji

Toplam 818 soru bulundu.

Ders Materyalleri

Epistemoloji - Tüm Sorular

Ünite 1

Soru 1

Aşağıdakilerden hangisi logos kelimesinin anlamlarından birisi değildir?

Seçenekler

A
Açıklama
B
Mantık
C
Gerekçe
D
Bilim
E
İlim
Açıklama:
İnsanı diğer canlılardan ayıran temel özelliklerden bazılarını açıklayabileceksiniz.
Logos kelimesi bilim, mantık, gerekçe, sebep, açıklama gibi anlamlara gelmektedir. İlim anlamında kullanılmaz. Doğru cevap E'dir.

Soru 2

Aşağıdakilerden hangisi iç durumlara yönelik farkındalık örneği olarak açıklanabilir?

Seçenekler

A
Bir insanın güzel kokan bir çiçeğin kokusunu alması
B
Bir insanın araba kullanmayı deneyerek öğrenmesi
C
İnsanın rüzgar türü ile ilgili bilgisinin olması
D
İnsanın nasıl mutlu olacağını bilmesi
E
İnsanın yaşadığı gezegenin özelliklerini bilmesi
Açıklama:
Üç basit farkındalık çeşidini betimleyip, bunları insana özgü bilgiden ayırıp, insan bilgisi ile logos’un bağlantısını anlayabileceksiniz.
İnsanın nasıl mutlu olacağını bilmesi, iç durumlara yönelik farkındalık örneği olarak açıklanabilir. Çünkü burada tamamen insanın kendisi ile ilgili bir farkındalığı söz konusudur. Doğru cevap D'dir.

Soru 3

Aşağıdakilerden hangisi Aristoteles tarafından savunulan bir görüştür?

Seçenekler

A
Canlı varlıklar yerçekimi kanununa aykırı hareket edemezler.
B
Cansız varlıklar hareket etme ve değişme potansiyeline sahiptirler.
C
Canlı varlıklar hareket etme ve değişme potansiyeline sahiptirler.
D
Cansız varlıklar yerçekimi kanununa aykırı hareket edemezler.
E
Cansız varlıklar hareket edemezler.
Açıklama:
Üç basit farkındalık çeşidini betimleyip, bunları insana özgü bilgiden ayırıp, insan bilgisi ile logos’un bağlantısını anlayabileceksiniz.
Aristoteles, doğada canlılar ile cansızların temel bir anlamda birbirinden ayrıldığı görüşündedir. Aristoteles'e göre canlılar (bitkiler, hayvanlar ve insanlar) kendiliklerinden devinim ve değişim yaratabilme potansiyeline sahiptir. Doğru cevap C'dir.

Soru 4

Aşağıdakilerden hangisi bilginin pratik değerine bir örnektir?

Seçenekler

A
Yaşamı tehdit eden hastalıklara çare bulunması
B
Doğa kirliliğini azaltmaya yönelik buluşlar yapılması
C
Dışarı çıkmadan önce hava durumunu dinleyerek şemsiye alınması
D
Tıp biliminde basit bir pusula ile ileri tedavi yönteminin keşfedilmesi
E
Çamaşır makinesinin bulunması
Açıklama:
Üç basit farkındalık çeşidini betimleyip, bunları insana özgü bilgiden ayırıp, insan bilgisi ile logos’un bağlantısını anlayabileceksiniz.
Bilginin değeri olarak yaşamsal, pratik ve öz değeri olmak üzere üç değerinden söz edilebilir. Bunlardan pratik değer, insanın yaşamda daha kolay ve günlük olarak bilgiye gereksinim duymasıdır. Somutlaştıracak olursak, "X konusunda bilgi edinme iyidir, çünkü Y" biçiminde kurulan cümlelerde 'Y'nin içinin nasıl doldurulduğuna dikkat etmek yardımcı olabilir. Örneğin, kış aylarında meteorolojinin hava raporunu dinleriz çünkü şemsiyesiz yakalanmak ve hastalanmak istemeyiz. Doğru cevap C'dir.

Soru 5

Aşağıdaki kavramlardan hangisi epistemoloji kavramı ile aynı anlama sahiptir?

Seçenekler

A
Bilgi
B
Bilimsel
C
Bilgibilim
D
Bilim
E
Felsefe
Açıklama:
İnsanı diğer canlılardan ayıran temel özelliklerden bazılarını açıklayabileceksiniz.
Epistemoloji felsefe dışında uğraş alanlarını içeren bir yapıya sahiptir. Bu bakımdan özellikle bilgi ile ilgili tüm bilim alanlarını kapsar ve bilgibilim kelimesine karşılık gelir.

Soru 6

Epistemoloji alanının geleneksel yapısından çıkıp bilgi konusundaki kuramsal tartışmaların üzerinde durulduğu ve daha etkili duruma geldiği dönem aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
16. yy
B
17.yy
C
18.yy
D
19.yy
E
20.yy
Açıklama:
İnsanı diğer canlılardan ayıran temel özelliklerden bazılarını açıklayabileceksiniz.
Epistemoloji insanın felsefeye bakışı ile birlikte ilk çağlardan itibaren üzerinde durulmasına karşılık, 17. ve 18. yy' da bilgi sorunu üzerine yaklaşılmış ancak asıl gelişme 20.yy'da olmuştur.

Soru 7

Enformasyon ve bilgi ile ilgili verilen aşağıdaki cümlelerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Enformasyon, toplumsal olarak dolaşımda bulunan ve farklı iletişim birimleri arasında aktarılabilen unsurlardır.
B
Bilgi; düşünmek, inanmak gibi zihinsel durumları içermektedir.
C
Enformasyon zihnimizin içinde oluşan bilgi ile benzerlik gösteren zihinsel özellikleri içerir.
D
Enformasyon insan bilgisine temel oluşturmaktır.
E
Sahip olma kavramı bilgi ve enformasyon için kullanılabilir.
Açıklama:
Bilginin öznellik ve nesnellik arasında nasıl bir dengede durduğuna ilişkin bir ön fikir sahibi olabileceksiniz.
Enformasyon, her ne kadar zihnimizin içinde işleyebileceğimiz bir unsur olsa da, insan bilgisi kavramına genelde atfedildiği bir zihin durumu değildir. Bu açıdan bilgi ile benzerlik gösteren zihinsel durumları kapsamamaktadır. Doğru cevap C'dir.

Soru 8

Bilginin öz değeri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğru değildir?

Seçenekler

A
İnsanlar sadece bilgiye felsefi bir merak yüzünden ilgi duyabilirler.
B
Bilgi zaman zaman rahatsız edici sonuçlar doğurabilir.
C
Bilgi yalnızca “doğal” ve “araçsal” gerekçelerle değil, kendi içinde ve kendinden dolayı da değerli bir kavramdır.
D
Bilgi yararlarına dayalı olarak değer kazanır.
E
Çoğu insan cahil veya kandırılmış bir konumda bulunmaktansa bir olayın doğrusunu veya aslını bilme yönünde tercih kullanır.
Açıklama:
Bilginin değerinin farklı boyutlarını ayırıp bunlara ilişkin açıklama getirebileceksiniz.
Bilgi, yararlarından bağımsız olarak, kendi içinde değerlidir. Doğru cevap D'dir.

Soru 9

Aşağıdakilerden hangisi öğrenilmiş bedensel bilmeye örnek olarak verilebilir?

Seçenekler

A
Dağa tırmanmayı öğrenme
B
Şarkı söylemeyi öğrenme
C
Doğada yönünü bulabilme
D
Arkadaşının bir olay karşısında üzüldüğünü farketme
E
Dört işlemi öğrenme
Açıklama:
İnsanı diğer canlılardan ayıran temel özelliklerden bazılarını açıklayabileceksiniz.
Öğrenilmiş bedensel bilmede bedeni kullanarak yapılan etkinlikler vardır. Dolayısıyla dağa tırmanmayı öğrenme beden kullanmayı gerektirir. Doğru cevap A'dır.

Soru 10

Bilgi ve nesnellik arasındaki ilişkiyi en belirgin yansıtan cümle aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Bilgi ve inanç birbirine çok yakın anlam içerir.
B
Bilginin içeriği öznel tercihlerden bağımsız bir yön taşımaktadır.
C
Bilgi insanların kişisel olarak tercih ettiği bir durumdur.
D
Bilgi arzu etmek ile yakından ilişkilidir.
E
Rüyada görülenler insanların bilgi elde etmesini kolaylaştırır.
Açıklama:
Bilginin öznellik ve nesnellik arasında nasıl bir dengede durduğuna ilişkin bir ön fikir sahibi olabileceksiniz.
Öznelerin zihinsel bir durumu olan “bilgi”, içeriği nedeniyle nesnel bir yön taşımaktadır. Doğru cevap B'dir.

Soru 11

Aşağıdakilerden hangisi "logos" ile ilişkilendirilen kavramlardan biri değildir?

Seçenekler

A
Akıl
B
Gerekçe
C
Söz
D
Mantık
E
Duyum
Açıklama:
Üç basit farkındalık çeşidini betimleyip, bunları insana özgü bilgiden ayırıp, insan bilgisi ile logos’un bağlantısını anlayabileceksiniz.
"Yunanca bir deyim olan logos, biyo-loji, psiko-loji, epistemo-loji gibi disiplin adlarında son ek olarak da yer alır ve “açıklama”, “gerekçe”, “sebep”, “mantık”, “bilim”, “kelam” gibi değişik anlamlara gelir. Logos, en genel anlamıyla, “akla ve akılcılığa ait olan” ile ilintilendirilmiştir."

Soru 12

İnsanların sahip olduğu bilgiyi hayvanların sahip olduğu bilgiden ayıran en önemli nitelik, aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Basit olması
B
Duygusal olması
C
Bedensel olması
D
İçgüdüsel olması
E
Dilsel ve kavramsal olması
Açıklama:
İnsanı diğer canlılardan ayıran temel özelliklerden bazılarını açıklayabileceksiniz.
"Eğer biz insanlar karmaşık ve gelişmiş memeliler olarak diğer tüm canlı türlerinden bir şekilde ayrılıyorsak, bu farklılığın en önemli açıklaması bizim dilsel, kavramsal ve akıl yürütmeye ilişkin yeteneklerle donatılmış varlıklar olmamızdan geçmektedir."

Soru 13

Bilginin 'öz değeri' ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Seçenekler

A
Bilgi sahibi olmak, sonuçlarına dayanan bir değer taşır.
B
Bilgiye ulaşmanın değerli sayılabilmesi için her şeyden önce insanın bir doğa varlığı olması gerekir.
C
Bilgi sahibi olan insanlar her yerde kabul görürler.
D
Bilgi, öz değeri itibariyle toplumsaldır.
E
Bilgi sahibi olmak, avantajlarından bağımsız bir değer taşır.
Açıklama:
Bilginin değerinin farklı boyutlarını ayırıp bunlara ilişkin açıklama getirebileceksiniz.
'Şimdi bilgiyi değerli veya arzu edilir kılan üçüncü tür nedene gelelim. Bilgi yalnızca “doğal” ve “araçsal” gerekçelerle değil, kendi içinde ve kendinden dolayı da değerli bir kavramdır. Başka bir deyişle, belli açılardan bakıldığında, bilgi sonuçlarından ve bize sağladığı yararlardan değil, daha dolaysız ve doğrudan bir tarzda değer kazanır ve bizim için önemli konuma gelir.'

Soru 14

Bilginin nesnellik kavramı ile ilişkisi açısından aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Seçenekler

A
Bilginin nesnellik kavramıyla bir ilişkisi olamaz; çünkü bilgi yalnızca insanları ilgilendirir
B
Bilgi, arzulama, inanma ve hissetme gibi zihinsel durumların nesneler tarafından nasıl temsil edildiğini anlama sürecidir
C
Nesnellik, "nesne olma durumu"nu sorgulama anlamına geldiği için bilgilenme üstü bir arayıştır
D
Bilgi, nesnelerle özneleri karşı karşıya getirir
E
Bilginin içeriğinin belirlenmesi kişilerin öznel tercihlerinden bağımsız olarak gerçekleşmektedir
Açıklama:
Bilginin öznellik ve nesnellik arasında nasıl bir dengede durduğuna ilişkin bir ön fikir sahibi olabileceksiniz.
"biz bilgi kavramının öznelliğe ya da keyfiliğe yakın olmadığını düşünürüz. Örneğin, ben Dünya ile Ay arasındaki ortalama uzaklığın yaklaşık 384400 kilometre olduğunu biliyorum. Bu bilgiyi tuttuğum yer, doğal olarak, belleğim veya zihnimdir. Ancak bu bilginin “benim zihnimde” barınması, onun mutlaka öznel olduğunu göstermez. Bilgi zihnimde tutulsa da, içeriğinin veya doğruluğunun belirlenmesi benim öznelliğimden ve keyfi tercihlerimden bağımsız gerçekleşir. Eğer Dünya ile Ay arasındaki ortalama uzaklık gerçekten 384400 kilometre civarındaysa, bunun nedeni kendim veya zihinsellik sahibi olan diğer insanlar değil, evrendeki nesnelerin konumlarıdır diye düşünürüz."

Soru 15

Aşağıdakilerden hangisi "öğrenilmiş bedensel bilme" durumuna bir örnektir?

Seçenekler

A
Bir insanın bankadaki birikmiş parasıyla ne yapacağını düşünmesi
B
Bir insanın kaşık, bıçak kullanarak yemek yemesi
C
Bir köpeğin deniz suyuna atlar atlamaz yüzmeye başlaması
D
Bir insanın susadığını hissetmesi
E
Bir maymunun bir matematik problemi çözmeye çalışması
Açıklama:
Üç basit farkındalık çeşidini betimleyip, bunları insana özgü bilgiden ayırıp, insan bilgisi ile logos’un bağlantısını anlayabileceksiniz.
'Doğuştan gelen farkındalıklara ek olarak, vücudun sahip olduğunu varsaydığımız başka ilginç “bilgi” çeşitleri de bulunabilir. Bisiklet binmeyi öğrenen bir insanın veya bir sirk hayvanının bilgisi sözel değil, bedensel bir bilmedir. Benzer bir şekilde yüzmeyi öğrenmenin yolu kitap okumaktan değil, bedeni kullanarak denemeler yapmaktan geçer. Bu bilme türüne de öğrenilmiş bedensel bilme adını verelim.'

Soru 16

'Bilgi' ve 'enformasyon' kavramlarıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Enformasyon kavramı, bilgi açısından, hammadde olma anlamını taşır.
B
Bilgi ve enformasyon kavramlarının dilsel kullanımları birbiriyle tam olarak örtüşür.
C
Bilgi ve enformasyon kavramları birbirine çok benzeyen bağlamlarda ve benzer gramer yapıları içinde kullanılır.
D
Bilgi, zihinsel bir durum olarak ifade edilebilirken; enformasyon, bilgi kavramına atfedildiği şekliyle bir zihin durumu değildir.
E
Bilgi ve enformasyon kavramları genellikle eş anlamlı olarak kullanılsa da bu kullanım yanıltıcıdır.
Açıklama:
Üç basit farkındalık çeşidini betimleyip, bunları insana özgü bilgiden ayırıp, insan bilgisi ile logos’un bağlantısını anlayabileceksiniz.
'İlk olarak, bilgi ve enformasyon kavramlarının dilsel kullanımlarının birbiriyle tam örtüşmediğini belirtebiliriz. Her ne kadar “sahip olma” kavramı hem “bilgi” hem de “enformasyon” için kullanılabilir görünse de, bu iki kullanım arasında önemli farklar da vardır. Enformasyon toplumsal olarak dolaşımda bulunan ve farklı iletişim birimleri arasında aktarılabilen unsurlardır. Bilgi ise, enformasyonla ortak özellikler taşımasının yanı sıra, “bilmek” kelimesinin gösterdiği gibi en temelinde fiil veya eylem kipinde ifade edilebilecek bir zihinsel durumdur. İnsanlar çok sayıda zihinsel faaliyet içinde bulunabilirler: Düşünmek, inanmak, istemek, niyet etmek, özlemek, bilmek, vb. Enformasyon, her ne kadar zihnimizin içinde işleyebileceğimiz bir unsur olsa da, insan bilgisi kavramına genelde atfedildiği şekliyle bir zihin durumu değildir.'

Soru 17

'Kış aylarında sokağa çıkmadan önce hava raporunun dinlenmesi' durumunda, buradan alınan bilgiyi değerli kılan neden aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Gündelik ve pratik gerekçeler
B
Türsel nedenler
C
Biyolojik nedenler
D
Bilginin öz değerine dayanan gerekçeler
E
Bilgiye duyulan saf arzu
Açıklama:
Bilginin değerinin farklı boyutlarını ayırıp bunlara ilişkin açıklama getirebileceksiniz.
'İnsanın sahip olduğu bilgilerin büyük bir kısmı, eylemsel boyutta yarattıkları sonuçlar ve nedensel ilişkileri nedeniyle değerlidir. Başka bir deyişle, bilgi değerlidir çünkü hem gündelik hem de bilimsel bağlamlarda işe yarar.'

Soru 18

Aşağıdakilerden hangisi insanı diğer canlılardan ayıran niteliklerden biridir?

Seçenekler

A
İnsan bedenindeki hücrelerin yok olma ve bozulma süreçlerine girebilmesi
B
İnsanın bilinçli bir şekilde bilgi edinmeye açık olması
C
İnsanın algısal kapasitelerinin olması
D
İnsan bedeninin dışarıdan gelen etkilere maruz kalabilmesi
E
İnsanın fiziksel bir varlık olarak doğanın bir parçası olması
Açıklama:
İnsanı diğer canlılardan ayıran temel özelliklerden bazılarını açıklayabileceksiniz.
'Biz insanların dünyanın etkilerine bilinçli bir şekilde açık canlılar olmamızın sonuçlarından biri, bilgi edinebilen, bilgi yoluyla karmaşık işler başarabilen varlıklar olmamızdır.'

Soru 19

Aristoteles felsefesine göre, dünyanın varlıksal düzeninin kabaca ikiye ayrlabileceği söylenmiştir. Bu temel iki ayrım nedir?

Seçenekler

A
İyi-kötü
B
Güzel-çirkin
C
Doğru-yanlış
D
Canlı-cansız
E
Bilimsel-deneysel
Açıklama:
Taşlar ve kayalar, dışarıdan kaynaklanan nedenlerle yıpranıp dağılsalar da, “büyüme” ve “ölme” gibi süreçler veya durumlar yaşamazlar. Bu durum, eğer Aristoteles haklıysa, dünyanın varlıksal düzeninin kabaca ikiye ayrılabileceğini ve canlı-cansız ayrımının önemli bir niteliksel bölünmeye karşılık geldiğini gösterir. Doğru cevap D'dir.

Soru 20

Epistemolojinin ana temasına göre, insan denen canlıyı, insan yapan nedir?

Seçenekler

A
Biyolojisinin diğer canlılara göre farklı olması
B
İnsanın manevi yönünün ayırıcı olması
C
Bilgi kavramı ve bilgiyi gerçekleştirebilmesi
D
İş yapan, iş üreten canlı olması
E
Üretim ekonomisine sahip tek canlı olması
Açıklama:
Biz insanların dünyanın etkilerine bilinçli bir şekilde açık canlılar olmamızın sonuçlarından biri, bilgi edinebilen, bilgi yoluyla karmaşık işler başarabilen varlıklar olmamızdır. Bu da bizi bu ünitenin (epistemoloji) ana teması olan bir noktaya getirir: Genel olarak ifade edildiğinde, insan denen canlıyı insan yapan (ve kayda değer bir düzeyde diğerlerinden farklı kılan) en önemli özelliklerden birinin bilgi kavramı veya bilginin gerçekleşmesinde yattığını düşünürüz.

Soru 21

İnsanların sahip olduğu dünya bilgisi, hayvanlarınkinden farklı olarak nasıl bir yapıya sahiptir?

Seçenekler

A
Dilsel-kavramsaldır
B
İçgüdüseldir
C
Öğrenilmiş bedensel bilgidir
D
İç hallere yöneliktir
E
Çevreye yöneliktir
Açıklama:
İnsanların sahip olduğu dünya bilgisi, hayvanlarınkinden farklı olarak dilsel ve
kavramsaldır. Doğru cevap A'dır.

Soru 22

Aşağıdakilerden hangisi logos kavramını açıklayan kavramlardan biri olamaz?

Seçenekler

A
Mantık
B
Bilim
C
Sebep
D
Kelam
E
İnanç
Açıklama:
Yunanca bir deyim olan logos, biyo-loji, psiko-loji, epistemo-loji gibi disiplin adlarında son ek olarak da yer alır ve “açıklama”, “gerekçe”, “sebep”, “mantık”, “bilim”, “kelam” gibi değişik anlamlara gelir. Logos, en genel anlamıyla, “akla ve akılcılığa ait olan” ile ilintilendirilmiştir.

Soru 23

Batı dillerinden Türkçeye geçen enformasyon deyiminin Arapçası aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Belagat
B
Malumat
C
Muhasamat
D
Mühimmat
E
Tahkimat
Açıklama:
‘Enformasyon’ deyimi Türkçeye Batı dillerinden geçmiş olup, Arapçası ‘malumat’tır (malum olan, yani bilinen şeyler anlamında). Bu deyimin tartışmalarımız ve çözümlemelerimiz açısından önemi, onun sık sık “bilgi” ile karıştırılması veya “bilgi” ile eşlenik tutulmasından kaynaklanmaktadır. Doğru cevap B'dir.

Soru 24

Enformasyon kavramı, bilgi açısından ne olma anlamı taşır?

Seçenekler

A
Hammadde
B
Üst bilgi
C
Teori
D
Deneyim
E
Kuram
Açıklama:
“Enformasyon” kavramı, bilgi açısından, “hammadde” olma anlamı taşır. Doğru cevap A'dır.

Soru 25

Öznelerin zihinsel bir durumu olan “bilgi”, içeriği nedeniyle ............ bir yön taşır. Cümlesinde noktalı boşluğa aşağıdaki kavramlardan hangisi gelmelidir?

Seçenekler

A
İnançlı
B
Arzulu
C
Nesnel
D
İstekli
E
Keyfi
Açıklama:
Öznelerin zihinsel bir durumu olan “bilgi”, içeriği nedeniyle nesnel bir yön taşır. Doğru cevap C'dir.

Soru 26

İlkel bir farkındalık türüne örnek, bir ceylan yakınındaki otların kımıldadığını fark ettiğinde kaçma refleksi göstermeseydi diye başlayan bir cümledeki bilgi türü nasıl bir bilgi olarak ifade edilir?

Seçenekler

A
Analitik sorgulamaya açık bilgi
B
Deney ve gözleme dayalı bilgi
C
Sorgulanmaya açık, eleştirel bilgi
D
Teorik bilgi
E
Yaşamı olanaklı kılan bilgi
Açıklama:
Yırtıcı etobur memelilerle dolu bir ormanda, eğer bir ceylan yakınındaki otların kımıldadığını fark ettiğinde kaçma refleksi göstermeseydi, yaşamda kalma olasılığı son derece düşük olurdu. İlkel bir farkındalık örneği olan “çevredeki sıra dışı devinimleri tehdit olarak algılayabilme”, ceylan türünün yok olmadan devam edebilmesi anlamında kritik öneme sahiptir. Bu temel anlamıyla bakıldığında, bilgi yaşamı olanaklı kılar. Belli bir organik gelişmişlik düzeyinin üstüne çıkan her canlı için bilgi yaşamsaldır.

Soru 27

Bilgi, kendi içinde ve kendinden dolayı da değerli bir kavramdır. Cümlesinde bilginin kazanımının hangi yönü vurgulanmaktadır?

Seçenekler

A
Dolaysız, doğrudan olması
B
Araçsal olaması
C
Doğal olması
D
Bilimsel olması
E
Yararlı olması
Açıklama:
Bilgi yalnızca “doğal” ve “araçsal” gerekçelerle değil, kendi içinde ve kendinden dolayı da değerli bir kavramdır. Başka bir deyişle, belli açılardan bakıldığında, bilgi sonuçlarından ve bize sağladığı yararlardan değil, daha dolaysız ve doğrudan bir tarzda değer kazanır ve bizim için önemli konuma gelir. Açıkça görüleceği gibi, bu fikir veya yaklaşım önemli bir ölçüde felsefi bir temele dayanır.

Soru 28

İnsanların bilgiye düşünsel veya felsefi bir merak yüzünden ilgi duyması, insanın hangi özelliği ile açıklanabilir?

Seçenekler

A
Bilimsel merakının olması
B
Logos sahibi olması
C
Sanatsal yaratıcılık isteği
D
Gündelik yaşamda faydası
E
Farklı görünme isteği
Açıklama:
İnsanlar bilgi gibi kritik bir kavrama -her türlü yarar ve sonucundan bağımsız
olarak- sadece düşünsel veya felsefi bir merak yüzünden ilgi duyabilirler. Bu durumu, bir anlamda, insanın logos sahibi veya logos içinde yer alan bir varlık olmasıyla açıklayabiliriz.

Soru 29

Epistemoloji, hangi adla da anılmaktadır?

Seçenekler

A
İnsanbilim
B
Dinbilim
C
Bilgibilim
D
Eğitimbilim
E
Siyasetbilim
Açıklama:
Epistemoloji bilgibilim adıyla da bilinir. Doğru cevap, C'dir.

Soru 30

Hayvan ve insanların sahip olduğu, bitki gibi diğer canlı türlerinde olmayan ayırıcı özellik aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Algı yetisi
B
Çoğalma
C
Solunum yapma
D
Beslenme
E
Büyüme
Açıklama:
Canı olan yani, dar bir anlamda bakıldığında, kendiliğinden değişim yaratabilen varlıklar arasında hayvanlara ve insanlara özgü özelliklerden biri, algısal olarak dünyaya açık olabilmektir. Bir taş parçası veya demir kütlesi dünyadan fiziksel olarak etkilenebilir; ancak “almaya” açık değildir. O halde, algı yetisine sahip olma tüm hayvan türlerinde ortak olarak bulunan bir özellik olarak kaydedilebilir. Doğru cevap, A'dır.

Soru 31

Kaç çeşit "temel" veya "basit" farkındalık olduğu söylenebilir?

Seçenekler

A
2
B
3
C
4
D
5
E
6
Açıklama:
Üç çeşit "temel" veya "basit" farkındalık olduğu söylenebilir. Bunlardan ilki iç hâllere yönelik farkındalıklar, ikincisi çevreye yönelik içgüdüsel farkındalık ve üçüncüsü de deneyimleyerek ve bedenin pratik yapması sonucu ortaya çıkan bilme durumlarıdır.

Soru 32

"Doğuştan gelen farkındalıklara" ek olarak vücudun sahip olduğunu varsaydığımız başka ilginç bilgi çeşitleri de bulunabilir. Aşağıdaki öğrenme örneklerinden hangisi "öğrenilmiş bedensel bilme" örneğidir?

Seçenekler

A
Okuma
B
Sayı sayma
C
Şiir ezberleme
D
Bisiklet binme
E
Konuşma yapma
Açıklama:
Bisiklete binmeyi öğrenen bir insanın veya bir sirk hayvanının bilgisi sözel değil, bedensel bir bilmedir. Öğrenilmiş bedensel bilme örneğidir. Diğer seçeneklerdeki örneklerin tümü sözel bilme örneğidir. Doğru cevap D'dir.

Soru 33

"Doğuştan gelen farkındalıklara" ek olarak vücudun sahip olduğunu varsaydığımız başka ilginç bilgi çeşitleri de bulunabilir. Aşağıdaki öğrenme örneklerinden hangisi sözel bilme örneğidir?

Seçenekler

A
Yüzme
B
Bisiklet binme
C
Okuma
D
Dengede durma
E
Yürüme
Açıklama:
Bisiklete binmeyi, yüzmeyi, dengede durmayı ve yürümeyi öğrenen bir insanın veya bir sirk hayvanının bilgisi sözel değil, bedensel bir bilmedir. Okuma sözel bilme örneğidir. Doğru cevap C'dir.

Soru 34

"İnsanların sahip olduğu dünya bilgisi, hayvanlarınkinden farklı olarak ...... ve kavramsaldır." Boşluğa uygun sözcük aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Dilsel
B
İşitsel
C
Duyusal
D
Algısal
E
Hissel
Açıklama:
İnsanların sahip olduğu dünya bilgisi, hayvanlarınkinden farklı olarak dilsel ve kavramsaldır. Doğru cevap A'dır.

Soru 35

"Eğer biz insanlar karmaşık ve gelişmiş memeliler olarak diğer tüm canlı türlerinden bir şekilde ayrılıyorsak, bu farklılığın en önemli açıklaması bizim dilsel, kavramsal ve akıl yürütmeye ilişkin yeteneklerle donatılmış varlıklar olmamızdan geçmektedir. Bu yeteneklerin veya kapasitelerin tümünü kısaca “......” ifadesiyle betimleyebiliriz." Bu ifadede boşluk bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?

Seçenekler

A
Akıl sahibi olma
B
Logos sahibi olma
C
Ruh sahibi olma
D
Dil yeteneği sahibi olma
E
Zihin sahibi olma
Açıklama:
Eğer biz insanlar karmaşık ve gelişmiş memeliler olarak diğer tüm canlı türlerinden bir şekilde ayrılıyorsak, bu farklılığın en önemli açıklaması bizim dilsel, kavramsal ve akıl yürütmeye ilişkin yeteneklerle donatılmış varlıklar olmamızdan geçmektedir. Bu yeteneklerin veya kapasitelerin tümünü kısaca “logos sahibi olma” ifadesiyle betimleyebiliriz. Doğru cevap B'dir.

Soru 36

Aşağıdakilerden hangisi Yunanca bir deyim olan "logos"un anlam karşılıklarından biri değildir?

Seçenekler

A
Açıklama
B
Sebep
C
Mantık
D
Bilim
E
Söylem
Açıklama:
Yunanca bir deyim olan "logos", biyo-loji, psiko-loji, epistemoloji gibi disiplin adlarında son ek olarak da yer alır ve “açıklama”, “gerekçe”, “sebep”, “mantık”, “bilim”, “kelam” gibi değişik anlamlara gelir.

Soru 37

I. yaşamsal veya türsel değerII. pratik veya araçsal değerIII. öz değerYukarıdakilerden hangileri bilginin farklı anlamdaki değerleridir?

Seçenekler

A
Yalnız II
B
I ve II
C
II ve III
D
I ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Bilginin üç farklı anlamda değeri olduğu söylenebilir: Bilginin yaşamsal veya türsel değeri, bilginin pratik veya araçsal değeri ve bilginin öz değeri. Doğru cevap tümünü içeren E seçeneğidir.

Soru 38

Türkçe'ye Batı dillerinden geçmiş olan "enformasyon" sözcüğünün karşılığı olan, dilimizde de kullanılan "malumat" sözcüğünün kökeni hangi dildir?

Seçenekler

A
Fransızca
B
Farsça
C
Arapça
D
Süryanice
E
Yunanca
Açıklama:
"Enformasyon" deyimi Türkçeye Batı dillerinden geçmiş olup, Arapçası "malumat"tır (malum olan, yani bilinen şeyler anlamında). Doğru cevap C'dir.

Soru 39

Aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
İnsanlar ve diğer memeliler arasında önemli bazı benzerlikler olsa da, hayvanların da “bilgi sahibi olduklarını” söylemek tartışmaya açık bir iddiadır.
B
İnsanların sahip olduğu dünya bilgisi, hayvanlarınkinden farklı olarak dilsel ve kavramsaldır.
C
Günümüz insanının dünyası büyük oranda kavramlar ve dilsellik aracılığıyla şekillenmiştir.
D
İnsanın sahip olduğu bilginin en önemli niteliği logos içermesidir.
E
İnsanın en ayırıcı özelliklerinden biri bilinçsiz bir şekilde bilgi edinmeye açık olmaktır.
Açıklama:
Biz insanların dünyanın etkilerine bilinçli bir şekilde açık canlılar olmamızın sonuçlarından biri, bilgi edinebilen, bilgi yoluyla karmaşık işler başarabilen varlıklar olmamızdır. Bu da bizi bu ünitenin ana teması olan bir noktaya getirir: Genel olarak ifade edildiğinde, insan denen canlıyı insan yapan (ve kayda değer bir düzeyde diğerlerinden farklı kılan) en önemli özelliklerden birinin bilgi kavramı veya bilginin gerçekleşmesinde yattığını düşünürüz.

Soru 40

Aşağıdakilerden hangisi “logos”un anlamlarından biridir?

Seçenekler

A
Akıl
B
Hayal
C
Deneyim
D
Kuram
E
Kavram
Açıklama:
Yunanca bir deyim olan logos, biyoloji, psikoloji, epistemoloji gibi disiplin adlarında son ek olarak da yer alır ve “açıklama”, “gerekçe”, “sebep”, “mantık”, “bilim”, “kelam” gibi değişik anlamlara gelir. Logos, en genel anlamıyla, “akla ve akılcılığa ait olan” ile ilintilendirilmiştir.

Soru 41

Aşağıdakilerden hangisi bilgi ve enformasyon kavramlarına ilişkin yanlış bir bilgi içerir?

Seçenekler

A
Enformasyon toplumsal olarak dolaşımda bulunan ve farklı iletişim birimleri arasında aktarılabilen unsurlardır.
B
“Sahip olma” kavramı hem “bilgi” hem de “enformasyon” için kullanılabilir.
C
Bilgi, temelde fiil veya eylem kipinde ifade edilebilecek bir zihinsel durumdur.
D
Enformasyon bilişsel hammaddedir.
E
Enformasyon, her ne kadar zihnimizin içinde işleyebileceğimiz bir unsur olsa da, bir zihin durumu değildir.
Açıklama:
Bilgi ve enformasyon kavramlarının dilsel kullanımlarının birbiriyle tam örtüşmediğini belirtebiliriz. Her ne kadar “sahip olma” kavramı hem “bilgi” hem de “enformasyon” için kullanılabilir görünse de, bu iki kullanım arasında önemli farklar da vardır. enformasyon sahip olunabilir bir nesne gibi bahsedilebilir ancak, bilgi daha çok bir fiil ve eylem haline tekabül eder.

Soru 42

“Enformasyon” kavramına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğru ve kapsamlı bir açıklamadır?

Seçenekler

A
Enformasyon ve bilgi eş anlamlı deyimlerdir.
B
Enformasyonun miktarının artması ve birikmesi sonucu bilgi oluşur.
C
Enformasyon sahibi olmak doğada yaşam şansımızı artırır.
D
Enformasyon toplumsal olarak dolaşımda bulunan ve farklı iletişim birimleri arasında aktarılabilen unsurlardır.
E
Enformasyon sahibi olan insanlar toplumsal alanda daha fazla kabul görürler.
Açıklama:
Enformasyon toplumsal olarak dolaşımda bulunan ve farklı iletişim birimleri arasında aktarılabilen unsurlardır.

Soru 43

Bilginin öz değerini ortaya koyması açısından aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Seçenekler

A
İnsan, diğer hayvanlar gibi, algısal yetenekleri olan ve dünyadan “almaya” açık olan bir varlık değildir.
B
Bilgi, yararlarından bağımsız olarak, kendi içinde değerlidir.
C
Bilgi sahibi olan insanlar doğada hedeflerine daha kolay ulaşır.
D
Enformasyon sahibi olan insanlar toplumsal alanda daha fazla kabul görürler.
E
Bilgi sahibi olmak doğal bir türün devamı için yüksek değer taşır.
Açıklama:
İnsanlar olumsuz sonuçlara veya sıkıntıya neden olsa bile, cahil veya kandırılmış bir konumda bulunmaktansa bir olayın doğrusunu veya aslını bilme yönünde tercih kullanırlar.

Soru 44

“Canlı varlıklar hareket etme ve değişme potansiyeline sahiptir” görüşünü hangi düşünür savunmuştur?

Seçenekler

A
Platon
B
Descartes
C
Hume
D
Spinoza
E
Aristotales
Açıklama:
Aristoteles (M.Ö. 384-322), bitkilerin, hayvanların ve insanların kendiliklerinden hareket veya değişim yaratabilme yetisine sahipken (örneğin, bir bitkinin boyunun uzaması, bir hayvanın yerini değiştirmesi, vb.), taşların ve kayaların kendiliklerinden devinim veya değişim yaratabilme kapasitesinden yoksun olduklarını gözlemlemişti. Taşlar ve kayalar, dışarıdan kaynaklanan nedenlerle yıpranıp dağılsalar da, “büyüme” ve “ölme” gibi süreçler veya durumlar yaşamazlar. Bu durum, eğer Aristoteles haklıysa, dünyanın varlıksal düzeninin kabaca ikiye ayrılabileceğini ve canlı-cansız ayrımının önemli bir niteliksel bölünmeye karşılık geldiğini gösterir. Aristotelesçi bir tarzda düşünürsek, bitkilerin, hayvanların ve insanların (yani canlıların) kendiliklerinden devinime yol açma ya da kendiliklerinden değişimden geçme potansiyelinin olduğunu belirtebiliriz.

Soru 45

Aşağıdakilerden hangisi insanın ayırt edici bir özelliğidir?

Seçenekler

A
İnsanın beş duyuya sahip olması.
B
İnsan bedeninin yerçekimi gibi doğa kanunlarına uyması.
C
İnsanın algısal kapasitelerinin olması.
D
İnsanın karmaşık zihinsel niteliklere sahip olması.
E
İnsan bedeninin doğanın bir parçası olması.
Açıklama:
Hayvanlardan farklı olarak, insan, şaşırtıcı zihinsel yetenekler barındırır ve bu yetenekleri kullanarak hem kendini hem içine doğduğu dünyayı önemli oranda değiştirebilir.

Soru 46

Aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
İnsan, bir kayadan farklı olarak organik değişim süreçlerine girme kapasitesine sahiptir.
B
İnsan hayvanlarla aynı derecede, şaşırtıcı zihinsel yetenekler barındırır.
C
Bir kayadan farklı olarak insan, gelişim süreçleri yaşar.
D
İnsan beş duyusu aracılığıyla bir bitkiden farklı olarak kendini dışarıya açar.
E
İnsan zihinsel yeteneklerini kullanarak kendini ve içine doğduğu dünyayı önemli oranda değiştirebilir.
Açıklama:
Bir kayadan farklı olarak insan organik değişim ve gelişim süreçlerine girme kapasitesine sahiptir. Bir bitkiden farklı olarak insan beş duyusu aracılığıyla kendini dışarıya açar. Ve diğer hayvanlardan farklı olarak, insan, şaşırtıcı zihinsel yetenekler barındırır ve bu yetenekleri kullanarak hem kendini hem içine doğduğu dünyayı önemli oranda değiştirebilir.

Soru 47

Aşağıdakilerden hangisi bilgi ve nesnellik hakkında söylenmiş yanlış bir ifadedir?

Seçenekler

A
Zihinsel durumlar bizim öznelliklerimiz içinde yer alan unsurlardır.
B
Dünyada zihinler olmasaydı, inançlar, istekler ve bilgiler de olmazdı.
C
Bilginin içeriği öznel tercihlerden bağımsız bir yön taşımaz.
D
Bilgi kavramının incelikler içeren ve karmaşık bir yapısı vardır.
E
Bilgi iddiasında bulunan bir insan, dünyada gerçekten ne olup bittiğini doğru aktarma yükümlülüğüne girer.
Açıklama:
Dünya ile Ay arasındaki ortalama uzaklığın yaklaşık 384400 kilometre olduğunu biliyorum. Bu bilgiyi tuttuğum yer, doğal olarak, belleğim veya zihnimdir. Ancak bu bilginin “benim zihnimde” barınması, onun mutlaka öznel olduğunu göstermez. Bilgi zihnimde tutulsa da, içeriğinin veya doğruluğunun belirlenmesi benim öznelliğimden ve keyfi tercihlerimden bağımsız gerçekleşir. Eğer Dünya ile Ay arasındaki ortalama uzaklık gerçekten 384400 kilometre civarındaysa, bunun nedeni kendim veya zihinsellik sahibi olan diğer insanlar değil, evrendeki nesnelerin konumlarıdır diye düşünürüz.

Soru 48

Aristoteles’in canlı ve cansız varlıklar arasında gözlemlediği temel farklılık aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Öğrenilmiş bedensel bilmeye sahip olma
B
Kendiliğinden değişim ve devinim yaratabilme
C
Algısal olarak dünyaya açık olma
D
Bilinçli bir şekilde bilgi edinmeye açık olma
E
Çevresel koşullardan etkilenme
Açıklama:
Aristoteles (M.Ö. 384-322), bitkilerin, hayvanların ve insanların kendiliklerinden hareket veya değişim yaratabilme yetisine sahipken (örneğin, bir bitkinin boyunun uzaması, bir hayvanın yerini değiştirmesi, vb.), taşların ve kayaların kendiliklerinden devinim veya değişim yaratabilme kapasitesinden yoksun olduklarını gözlemlemiştir. A, C ve D seçenekleri insana özgü özelliklerken, çevresel koşullardan etkilenme ise canlı ve cansız tüm varlıklarda gözlenebilir bir özelliktir.

Soru 49

Aşağıdakilerden hangisi, “logos” kelimesinin anlamlarından biri değildir?

Seçenekler

A
Sebep
B
Mantık
C
Bilim
D
Farkındalık
E
Kelam
Açıklama:
Yunanca bir deyim olan logos, biyoloji, psikoloji, epistemoloji gibi disiplin adlarında son ek olarak da yer alır ve “açıklama”, “gerekçe”, “sebep”, “mantık”, “bilim”, “kelam” gibi değişik anlamlara gelir. Logos, en genel anlamıyla, “akla ve akılcılığa ait olan” ile ilintilendirilmiştir. Buradaki “akılcılığın” mutlaka insan aklına dair olması gerekmez.

Soru 50

Aşağıdakilerden hangisi, üç basit farkındalık çeşidinden biri olan, “deneyimleyerek ve bedenin pratik yapması sonucu ortaya çıkan bilme”ye örnektir?

Seçenekler

A
Gezegenler hakkında fikir sahibi olma
B
Gelecekle ilgili tahminlerde bulunma
C
Bisiklet sürmeyi öğrenme
D
Yabancı dil öğrenme
E
Hava durumuna ilişkin akıl yürütme
Açıklama:
Vücudun sahip olduğunu varsaydığımız “bilgi” çeşitleri bulunmaktadır. Bisiklet binmeyi öğrenen bir insanın veya bir sirk hayvanının bilgisi sözel değil, bedensel bir bilmedir. Benzer bir şekilde yüzmeyi öğrenmenin yolu kitap okumaktan değil, bedeni kullanarak denemeler yapmaktan geçer. Bu bilme türüne de öğrenilmiş bedensel bilme adı verilir.

Soru 51

Toplumsal olarak dolaşımda bulunan ve farklı iletişim birimleri arasında aktarılabilen unsurlar tanımı hangi kavrama aittir?

Seçenekler

A
Bilgi
B
Nesnellik
C
Simgesellik
D
Nedensellik
E
Enformasyon
Açıklama:
Soruda açıklaması verilen kavram enformasyon kavramıdır. Bu kavram, bilgi açısından “hammadde” olma anlamı taşımaktadır.

Soru 52

I. Zihinde tutulan bilgiler özneldir.
II. Bilginin nesnelliğini tespit etmenin yolu keyfi tercihlerle gerçekleştirilir.
III. Bilgi, içeriği nedeniyle nesnel bir yön taşır.
Yukarıda sıralanan bilgilerden hangileri doğrudur?

Seçenekler

A
I
B
II
C
III
D
I ve II
E
I, II ve III
Açıklama:
Zihnimizde bulunan bilgiler nesnel de olabilir. Bilginin nesnelliğini tespit etmenin yolu keyfi tercihlerle gerçekleştirilemez. Bu nedenle I ve II yanlıştır. III ise doğrudur.

Soru 53

“Çevredeki sıra dışı devinimleri tehdit olarak algılayabilme” becerisi bilginin hangi niteliği ile ilişkilidir?

Seçenekler

A
Nesnel olma
B
Öznel olma
C
Yaşamsal olma
D
Türsel olma
E
Pratik olma
Açıklama:
İlkel bir farkındalık örneği olan “çevredeki sıra dışı devinimleri tehdit olarak algılayabilme”, ceylan türünün yok olmadan devam edebilmesi anlamında kritik öneme sahiptir. Bu temel anlamıyla bakıldığında, bilgi yaşamı olanaklı kılar. Belli bir organik gelişmişlik düzeyinin üstüne çakan her canlı için bilgi yaşamsaldır.

Soru 54

Belli açılardan bakıldığında, bilgi sonuçlarından ve bize sağladığı yararlardan değil, daha dolaysız ve doğrudan bir tarzda değer kazanır ve bizim için önemli konuma gelir. Bilginin bu özelliğini ifade eden kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Öz değer
B
Nesnellik
C
Biyolojik değer
D
Pratik değer
E
Enformasyon
Açıklama:
Soruda sunulan açıklama, bilginin öz değerine işaret etmektedir. Bilgi yalnızca “doğal” ve “araçsal” gerekçelerle değil, kendi içinde ve kendinden dolayı da değerli bir kavramdır.

Soru 55

Enformasyon hakkında aşağıda sunulan seçeneklerden hangisi doğrudur?

Seçenekler

A
Enformasyon yoluyla edinilen bilgi doğrudur.
B
Enformasyon öznel bilgiler sunar.
C
Enformasyon kişisel deneyimler yoluyla edinilir.
D
Enformasyon işlenmiş bilgidir.
E
Enformasyon bilgi sahibi olmayı sağlar.
Açıklama:
Enformasyon yoluyla edinilen bilgiler işlenmiş değil, ham madde olma özelliği taşırlar ve her zaman doğru oldukları iddia edilemez. Bununla birlikte, kişisel deneyimler yoluyla değil, internet, kitaplar vb gibi kaynaklardan edinilen, bu nedenle de nesnel olan bilgiler içerirler.

Soru 56

Aşağıdakilerden hangisi, “simgeleştirme”nin işlevlerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Bilginin bellek dışında depolanmasını sağlaması
B
Kişilerarası iletişimi kolaylaştırması
C
Doğada hayatta kalmak için birincil bilgi sağlaması
D
Fiziksel dünyayla baş etmeyi kolaylaştırması
E
Bilginin kişilerarası aktarımını sağlaması
Açıklama:
İnsan doğal yetilerine ek olarak dilsel ve kavramsal bir varlık olması› sayesinde bilgiyi simgeleştirerek türdeşleriyle paylaşabilmekte ve karşılıklı olarak aktarabilmektedir. İnsan türünün ilk ortaya çıktığı çağlardan farklı olarak, harfler, kelimeler, işaretler ve diğer kavramsal simgeler insanın bilgiye ulaşmasının ve bilgiyi işlemesinin artık temel yolu olmuşlardır. Bu nedenle simgeleştirme yetisi, doğada hayatta kalmak için insanlara yarar sunmakta ve birincil bilgi sağlamamaktadır.

Soru 57

Aristoteles'e göre aşağıdakilerden hangisi kendiliklerinden devinim olarak sayılamaz?

Seçenekler

A
Bitkilerin, hayvanların ve insanların hareket veya değişim yaratabilme yetisi
B
Bir bitkinin büyümesi
C
Bir hayvanın göç etmesi
D
Bir kayanın zamanla aşınması
E
Bir canlının çoğalması
Açıklama:
Aristoteles (M.Ö. 384-322), bitkilerin, hayvanların ve insanların kendiliklerinden hareket veya değişim yaratabilme yetisine sahipken (örneğin, bir bitkinin boyunun uzaması, bir hayvanın yerini değiştirmesi, vb.), taşların ve kayaların kendiliklerinden devinim veya değişim yaratabilme kapasitesinden yoksun olduklarını gözlemlemişti. Doğru yanıt D'dir.

Soru 58

Genel olarak ifade edildiğinde, insan denen canlıyı insan yapan (ve kayda değer bir düzeyde diğerlerinden farklı kılan) en önemli özelliklerden biri aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Bilgi kavramı.
B
Yön bulma yetisi.
C
Bisiklet vb. araç kullanma yetisi.
D
Bir potansiyele sahip olması.
E
Bulunduğu ortamı şekillendirmesi.
Açıklama:
Genel olarak ifade edildiğinde, insan denen canlıyı insan yapan (ve kayda değer bir düzeyde diğerlerinden farklı kılan) en önemli özelliklerden biri bilgi kavramı veya bilginin gerçekleştirilmesinde yattığını düşünürüz. Doğru yanıt A'dır.

Soru 59

Aşağıdakilerden hangisi öğrenilmiş bedensel bilme örneğidir?

Seçenekler

A
Bir insanın bilgisayar programı kodlaya bilmesi.
B
Bir insanın yıldızlar arası mesafeleri hesaplamayı bilmesi.
C
Kuşların iklim değişimlerinde göç etmeleri.
D
Bir insanın çevresindeki insanların doğum günlerini hatırlaması.
E
Bir sirk hayvanının bisiklete binebilmesi.
Açıklama:
Bisiklet binmeyi öğrenen bir insanın veya bir sirk hayvanının bilgisi sözel değil, bedensel bir bilmedir. Benzer bir şekilde yüzmeyi öğrenmenin yolu kitap okumaktan değil, bedeni kullanarak denemeler yapmaktan geçer. Bu bilme türüne de öğrenilmiş bedensel bilme adı verilir. Doğru yanıt E'dir.

Soru 60

Aşağıdakilerden hangisi iç durumlara ya da hâllere ilişkin farkındalık örneğidir?

Seçenekler

A
Bir insanın ocaktaki yemeğinin kokusundan pişip pişmediğini anlaması.
B
Karnı acıkan bir bebeğin ağlaması.
C
Bir insanın içinde yaşadığı toplumun kurallarına uyması.
D
Ormanda vb alanda kalmış bir insanın yönünü bulabilmesi.
E
Başı ağrıyan bir insanın doktora gitmesi.
Açıklama:
İnsan ve hayvanların karınlarının acıktığının veya canlarının yandığının kolayca farkında olurlar. Bu tip vb bedensel ihtiyaçların farkındalığa iç durumlara ya da hâllere ilişkin farkındalık denmektedir. Doğru yanıt B'dir.

Soru 61

Kaç çeşit farkındalık tipinden söz edilebilir?

Seçenekler

A
3
B
2
C
4
D
5
E
6
Açıklama:
1. İç hâllere dair farkındalık
2. İçgüdüsel farkındalık
3.Öğrenilmiş bedensel bilme
Doğru yanıt A'dır.

Soru 62

Aşağıdakilerden hangisi logos sahibi olmakla betimlenebilir?

Seçenekler

A
İnsanların; dilsel, kavramsal ve akıl yürütmeye ilişkin yeteneklerle donatılmış varlıklar olması.
B
Üç basit farkındalığa da sahip olması.
C
İç güdüsel farkındalıklarının da olması.
D
Hayvan ve bitki gibi diğer canlıların da su vb sıvılara ihtiyaç duyması ancak sıvı içme kavramanın yalnızca insanda bulunması.
E
Öğrenilmiş bedensel bilme yetisine sahip olması.
Açıklama:
Biz insanlar karmaşık ve gelişmiş memeliler olarak diğer tüm canlı türlerinden bir şekilde ayrılıyorsak, bu farklılığın en önemli açıklaması bizim dilsel, kavramsal ve akıl yürütmeye ilişkin yeteneklerle donatılmış varlıklar olmamızdan geçmektedir. Bu yeteneklerin veya kapasitelerin tümünü kısaca “logos sahibi olma” ifadesiyle betimleyebiliriz. Doğru yanıt A'dır.

Soru 63

“Enformasyon” kavramına ilişkin aşağıdaki verilerden hangisi doğrudur?

Seçenekler

A
Enformasyon ve bilgi aynı anlama gelen kavramlardır.
B
Bilgi, enformasyonun kümilatif halidir.
C
Enformasyon, hazır bilgi demektir.
D
Enformasyon sahibi olmak ile bilgi sahibi olmak aynı şey değildir.
E
Bilgi, malumat demektir.
Açıklama:
Her ne kadar “sahip olma” kavram› hem “bilgi” hem de “enformasyon” için kullanılabilir görünse de, bu iki kullanım arasında önemli farklar da vardır. Enformasyon toplumsal olarak dolaşımda bulunan ve farklı iletişim birimleri arasında aktarılabilen unsurlardır. Bilgi ise, enformasyonla ortak özellikler taşımasının yanı sıra, “bilmek” kelimesinin gösterdiği gibi en temelinde fiil veya eylem kipinde ifade edilebilecek bir zihinsel durumdur. İnsanlar çok sayıda zihinsel faaliyet içinde bulunabilirler: Düşünmek, inanmak, istemek, niyet etmek, özlemek, bilmek, vb. Enformasyon, her ne kadar zihnimizin içinde işleyebileceğimiz bir unsur olsa da, insan bilgisi kavramına genelde atfedildiği şekliyle bir zihin durumu değildir.
Doğru yanıt D'dir.

Soru 64

Bir bilginin veya bilmenin öznel olmaması aşağıdakilerden hangisi ile açıklanabilir?

Seçenekler

A
Söz konusu bilginin toplum gibi geniş kitlelerce kabul görüyor olması ile.
B
Söz konusu bilginin arzu veya inanç dışında açıklanamaz olması ile.
C
Söz konusu bilginin salt arzu veya inanç ile açıklanabilir olması ile.
D
Söz konusu bilginin insan, hayvan veya geriye kalan her şeyden bağımsız olarak var olması ile.
E
Söz konusu bilginin enformasyonunun düzeyi ile.
Açıklama:
Bir bilginin içeriğinin ve doğruluğunun belirlenmesinde insanın öznelliğinden ve keyfi tercihlerinden bağımsız olarak var olması durumunda öznel değil, yani nesneldir. Doğru yanıt D'dir.

Soru 65

Bilginin öz değerini ortaya koyması açısından aşağıda verilenlerden hangisi doğrudur?

Seçenekler

A
Bilgi sahibi olmak saygınlığı artırır.
B
Bilgi sahibi olmak türün devamlılığı için vazgeçilmezdir.
C
Bilgi sahibi olmak modern toplumlarda yer edinmenin temel şartıdır.
D
Bilgi, sonuçlarından ve sağladığı kazançlardan bağımsız olarak değer taşır.
E
Tarım, hayvancılık gibi alanlarda bilgi yaşamsal önem taşımaktadır.
Açıklama:
Bilgi yalnızca “doğal” ve “araçsal” gerekçelerle değil, kendi içinde ve kendinden dolayı da değerli bir kavramdır. Bilgi sonuçlarından ve bize sağladığı yararlardan değil, daha dolaysız ve doğrudan bir tarzda değer kazanır ve bizim için önemli konuma gelir. Doğru yanıt D'dir.

Soru 66

"İnandığımız ve arzu ettiğimiz şeyler konusunda dünyanın fiziksel bir bağlayıcılığı yoktur." ifadesi bilgiye dair aşağıdakilerden hangi özelliği belirtiyor olabilir?

Seçenekler

A
Bilginin nesnelliği
B
Bilginin öznelliği
C
Bilginin genel geçerliliği
D
İnancın bilgiden üstünden olduğunu
E
Arzuların bilginin önüne geçtiği
Açıklama:
Bir şeyi bilmek, bir şeye inanmak veya bir şeye niyet etmek öznenin zihinselliği kapsamında gerçekleşen olgulardır ancak inandığımız ve arzu ettiğimiz şeyler konusunda dünyanın fiziksel bir bağlayıcılığı yoktur. Doğru yanıt A'dır.

Ünite 2

Soru 1

Düzenleyici ilke veya kural aşağıdaki kavramlardan hangisi ile açıklanır?

Seçenekler

A
Normatif
B
Norm
C
Betimleyici
D
Anlatıcı
E
Tasvir edici
Açıklama:
Kuramsal bir çalışma alanı olan epistemolojinin ne tür bir işlevi yerine getirdiğini açıklayabileceksiniz.
Düzenleyici ilke ya da kural norm olarak açıklanır.

Soru 2

felsefi sorgulamalarına “hiçbir şeyi peşinen bilgi olarak kabul etmeden” başlamaya karar veren düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Aristo
B
Sokrates
C
Descartes
D
Hegel
E
Platon
Açıklama:
Epistemolojinin Batı Felsefesi’nde iki bin yılı aşkın süredir uğraştığı temel konuları kendi cümlelerinizle ifade edebileceksiniz.
Descartes sadece düşünce yoluyla doğruları bulma sürecine girişmiştir. Düşünme bu süreçte oldukça önemlidir.

Soru 3

Aşağıdakilerden hangisinde varsayımsal sempati kavramı en doğru biçimde tanımlanmıştır?

Seçenekler

A
Eserini okumakta olduğumuz büyük bir düşünürün söylediklerinin tahminen önemli bazı noktalar içerdiği ve yazarın önemli bir fikri aktarma çabasında olduğu konusunda bir tavır geliştirip ona bir “şans vermek”tir.
B
Bilginin olanaklı olup olmadığının incelenmesidir.
C
Düzenleyici ilke ve kurala denir.
D
Felsefe tarihi boyunca üretilen fikirlerin yeni nesillerin görüşlerine ışık tutulmasıdır.
E
Düşünce üretme sürecidir.
Açıklama:
Epistemoloji alanında sıkça kullanılan bazı temel kavramları açıklayabileceksiniz.
Felsefi düşünce üreten düşünürlere şans verme sürecidir.

Soru 4

Batı Felsefesinin Platon'un dipnotları üzerinde geliştiğini vurgulayan felsefeci kimdir?

Seçenekler

A
Descartes
B
Hegel
C
Aristo
D
Whitehead
E
İbni Sina
Açıklama:
Epistemolojinin Batı Felsefesi’nde iki bin yılı aşkın süredir uğraştığı temel konuları kendi cümlelerinizle ifade edebileceksiniz.
İngiliz felsefeci Alfred Whitehead Platon'un tüm Batı Felsefesini etkilediğini iddia etmiştir.

Soru 5

Aşağıdakilerden hangisi önermesel doğru kavramına örnektir?

Seçenekler

A
Pi sayısı 3,14 olarak kabul edilir.
B
Yalan söyleme erdemli bir davranıştır.
C
Doğru ve yanlış eş anlamlı kavramlardır.
D
Su 10 derecede donar.
E
Roma Fransa'nın başkentidir.
Açıklama:
Epistemoloji alanında sıkça kullanılan bazı temel kavramları açıklayabileceksiniz.
Bir önerme için “doğru” nitelemesini kullanmak, onun dünyada olan olgularla uyum içinde olduğunu belirtme anlamını taşımaktadır. Bu nedenle pi sayısı 3,14 olarak kabul edilmektedir.

Soru 6

Kanıt ve gerekçe ile ilgili aşağıda verilen cümlelerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Kanıt ve gerekçe birbirleri ile bağlantılıdır.
B
Sahip olduğumuz bilgilerin çoğu kanıtlar ile ilgilidir.
C
Bilgi sahibi olmak ve gerekçe sunmak birbiri ile ilişkilidir.
D
Kanıtın epistemolojik çalışmalarda önemli bir işlevi vardır.
E
Gerekçe kavramı ile logos arasında bir ilişkiden sözedilemez.
Açıklama:
Epistemoloji alanında sıkça kullanılan bazı temel kavramları açıklayabileceksiniz.
Gerekçe aslında logosun esas anlamlarından birisidir.

Soru 7

Aşağıdakilerden hangisi bilişselliğin işlevleri arasında yer almaz?

Seçenekler

A
Duyular aracılığı ile algılama
B
Bellek işlevleri
C
Önermesel doğru
D
Akıl yürütme
E
Bilgilenme
Açıklama:
Epistemoloji alanında sıkça kullanılan bazı temel kavramları açıklayabileceksiniz.
Bilşselliğin dört tane üst düzey işlevi vardır. Önermesel doğru bu işlevler arasında yer almaz.

Soru 8

Aşağıdakilerden hangisi bir önerme değildir?

Seçenekler

A
İzmir Türkiye'nin başkentidir.
B
Portakal turuncudur.
C
Bu doğru mu?
D
Bugün çok yoğun geçti.
E
Türkiye'nin en yüksek dağı Ağrı'dır.
Açıklama:
Epistemoloji alanında sıkça kullanılan bazı temel kavramları açıklayabileceksiniz.
Önerme içinde düşünce barındırmalıdır. Ancak bu doğru mu bir düşünce barındırmamaktadır.

Soru 9

Bilginin olanaklı olup olmadığı konusu hangi kapsamda incelenir?

Seçenekler

A
Mantık
B
Felsefe
C
Fizik
D
Epistemoloji
E
Matematik
Açıklama:
Epistemoloji alanında sıkça kullanılan bazı temel kavramları açıklayabileceksiniz.
Bilginin olanaklılığı konusunda epistemoloji alanında frenlemesine incelemeler yapılmaktadır.

Soru 10

'İnanç' kavramı aşağıdaki cümlelerden hangisinde epistemolojik bir anlam ifade edecek biçimde kullanılmıştır?

Seçenekler

A
Dünyanın uydusunun ay olduğuna inanıyorum
B
Tanrı'ya inanıyorum
C
Bu işte kendime inancım tam
D
Maratonda bu kez rekor kıracağıma inanıyorum
E
Senin sevgine inanmıyorum
Açıklama:
İnanç kavramı gündelik yaşamda ya da genel kullanımda genellikle Tanrı, din, güven, kararlılık gibi bağlamlarda kullanılır. Oysa inanç kavramı, epistemolojik anlamda ele alındığında bilgiyi hedeflemenin ve ona yönelmenin bir parçasıdır. Bu yüzden inanç sözcüğü, yalnızca bilgisel anlamda değer taşıyan yani doğrulanabilir ya da yanlışlanabilir olan yargılarda geçtiğinde epistemolojik bir anlam taşır. Dünyanın uydusunun ay olduğuna inanıyorum cümlesindeki inanç kavramı bu bağlamda epistemolojik bir kavramdır.

Soru 11

Aşağıdakilerden hangisi bilişsel bir durum değildir?

Seçenekler

A
Çocukluğunda oynadığı oyunları anımsamak
B
Evrende yaşayan başka canlıların olup olmadığı konusunda akıl yürütmek
C
Ağaçlardan düşen yaprakların kurumuş olduğunu algılamak
D
Bir önermenin geçerlilik denetlemesini yapmak
E
Yüzüne çarpan soğuğu hissetmek
Açıklama:
Kuramsal bir çalışma alanı olan epistemolojinin ne tür bir işlevi yerine getirdiğini açıklayabileceksiniz.
"Bilişsel sıfatı, genelde, bir “üst düzey zihinsel işlevler yelpazesi” için kullanılır. Bu yelpazenin kapsamındaki işlevlerin en önde gelenleri duyular aracılığıyla algılama, bellek işlevleri, akıl yürütme ve bilgilenmedir. Bu işlevlerin tümü, üst düzey zihinselliği gerektiren süreçler içerir."

Soru 12

Aşağıdakilerden hangisi epistemolojik çözümlemenin temel kavramlarından biri değildir?

Seçenekler

A
Önermesel bilgi
B
Epistemolojik aşkınlık
C
Norm
D
İnanç
E
Epistemolojik gerekçelendirme
Açıklama:
Epistemoloji alanında sıkça kullanılan bazı temel kavramları açıklayabileceksiniz.
Epistemolojik çözümlemenin bazı temel kavramları: norm ve normatiflik, önermesel bilgi, önermesel doğru, bilişsellik, inanç, kanıt, epistemolojik gerekçelendirmedir.

Soru 13

Aşağıdakilerden hangisi epistemolojinin temel konularından biri değildir?

Seçenekler

A
Bilginin kavramsal unsurları
B
Bilginin olanaklılığı
C
Bilginin önermeselliği
D
Bilginin toplumsal boyutu
E
Bilginin kaynağı
Açıklama:
Epistemolojinin Batı Felsefesi’nde iki bin yılı aşkın süredir uğraştığı temel konuları kendi cümlelerinizle ifade edebileceksiniz.
Epistemolojinin temel konuları arasında; insan bilgisinin kaynakları, bilginin tanımı ve kavramsal unsurlar, bilginin olanaklılığı, bilginin toplumsal boyutu sayılabilir.

Soru 14

Aşağıdakilerden hangisi inanç kavramının epistemolojik bağlamındaki kullanımlarından biri değildir?

Seçenekler

A
Dinozorların bu gezegende yaşadığına inanıyorum.
B
Tanrıya inanıyorum.
C
Çimenlerin yeşil olduğuna inanıyorum.
D
İzmir’in Türkiye’nin başkenti olduğuna inanıyorum.
E
Güneşin dünyanın etrafında döndüğüne inanıyorum.
Açıklama:
Epistemoloji alanında sıkça kullanılan bazı temel kavramları açıklayabileceksiniz.
"İnanç deyimini biz genellikle manevi bağlamlarda kullansak da, epistemolojik bağlamlarda bu deyim deneyimsel durumlara yönelik olarak ve genel bir şekilde kullanılmaktadır. Örneğin, epistemoloji kuramcıları açısından, “Türkiye’de doğmuş olduğuma inanıyorum” veya “Çimenlerin yeşil olduğuna inanıyorum” gibi tümceler deneyimsel bilginin irdelenmesi açısından önemli bir şllev barındırmaktadır. Öncelikle, bir inanç, “inanç” etiketini hak edebilmek için, doğru olmak zorunda değildir. İnançlarımızın bir kısmı doğru, bir kısmı ise yanlıştır."

Soru 15

Aşağıdakilerden hangisi bilişsellik kavramının ilişkilendirildiği zihinsel işlevlerden biri değildir?

Seçenekler

A
Duyular aracılığıyla algılama
B
Bellek işlevleri
C
Akıl yürütme
D
İnanma
E
Bilgilenme
Açıklama:
Epistemoloji alanında sıkça kullanılan bazı temel kavramları açıklayabileceksiniz.
"Bilişsel sıfatı, genelde, bir üst düzey zihinsel işlevler yelpazesi için kullanılır. Bu yelpazenin kapsamındaki işlevlerin en önde gelenleri duyular aracılığıyla algılama, bellek işlevleri, akıl yürütme ve bilgilenmedir. Bu işlevlerin tümü, üst düzey zihinselliği gerektiren süreçler içerir."

Soru 16

"Algı bilginin tek kaynağıdır" iddiasına karşı aşağıdakilerden hangisi ileri sürülebilir?

Seçenekler

A
İnsanın bir doğa varlığı olmasından ileri gelen bilgisinin geçerli olamayacağı
B
Rasyonel bilginin olanaklı hale geleceği
C
Matematiksel bilgiyi açıklamanın kolaylaşacağı
D
Adalet, güzellik, iyilik gibi kavramların bilgisini açıklamanın zorlaşacağı
E
Duyusal bilginin temelinin sarsılmış olacağı
Açıklama:
Epistemolojinin Batı Felsefesi’nde iki bin yılı aşkın süredir uğraştığı temel konuları kendi cümlelerinizle ifade edebileceksiniz.
"Algısallığımız, bize bilgi sağlayan tek kaynak türü müdür? Gördüklerimiz, duyduklarımız, dokunduklarımız, kokladıklarımız ve tattıklarımız dışında bilgilenmenin başka bir yolu var mıdır? Eğer ben yalnızca görme veya duyma gibi algılar aracılığıyla bilgilenen bir varlıksam, örneğin, “erdem” kavramının bilgisini nasıl edinebiliyorum? Bu, üzerinde düşünmeye değer bir sorudur çünkü biz davranışları gözleyebilsek de, etik (yani, ahlaka ilişkin) nitelikleri duyular aracılığıyla algıladığımızı söylemek garip bir iddia olur."

Soru 17

Aşağıdakilerden hangisi normatif bir cümledir?

Seçenekler

A
İnsanlar gerekmedikçe başkalarına kötü davranmamalıdır.
B
Gelişmiş kentlerde şiddet uygulamak yaygınlaşmıştır.
C
İki artı iki dört eder.
D
Her insan hayatında bir kere yalan söylemiştir.
E
Pek çok insan, insan öldürmenin ahlaki olarak yanlış olduğunu düşünür.
Açıklama:
Epistemoloji alanında sıkça kullanılan bazı temel kavramları açıklayabileceksiniz.
"“Norm”, en genel hâliyle, “düzenleyici ilke veya kural” kavramına işaret eder. Etik kurallar normatif önermelerin en bilinen örnekleridir. “Hırsızlık yapmak yanlıştır” cümlesi normatif ağırlığı olan bir ifadeye karşılık gelir. Normatif önermelerin işlevlerini ve önemini iyi anlamanın bir yolu, bu tür önermeleri normatif olmayan ifadelerle karşılaştırmaktır. Betimleyici, tasvir edici veya anlatıcı nitelikte olan yani yalnızca bir durumu veya olguyu ileten cümleler, normatif olmayan ifadeler arasında sayılabilir. “Hırsızlık yapmak yanlıştır” cümlesi normatif bir ifade iken, “Büyük şehirlerde hırsızlık oldukça yaygındır” cümlesi ise betimleyici veya sergileyici bir yapıdadır."

Soru 18

Aşağıdakilerden hangisi önermesel bilgilerden biri değildir?

Seçenekler

A
Limon sarıdır.
B
Geçen hafta çok yoruldum.
C
Yaşasın!
D
Ankara, Türkiye’nin başkentidir.
E
Bir sene on iki aydır.
Açıklama:
Epistemoloji alanında sıkça kullanılan bazı temel kavramları açıklayabileceksiniz.
"“Önerme” deyimi, kısaca ve kabaca “bir iddiada bulunan bir cümlenin içeriğinde barınan düşünce veya fikir” olarak tanımlanabilir. O hâlde, her cümle bir önerme değildir. “Yaşasın!” veya “Nasıl yani?” ifadeleri gramer açısından birer cümledir ancak bu cümleler birer önerme değildirler. Buna karşın, “Limon sarıdır”, “Geçen hafta çok yoruldum” ve “İzmir Türkiye’nin başkentidir” cümleleri birer önermedir çünkü -doğru ya da yanlış olsunlar- belli bir iddia içermektedirler."

Soru 19

Aşağıdaki seçeneklerden hangisi "epistemoloji"yi tanımlamaktadır?

Seçenekler

A
Felsefenin bilgi kavramıyla uğraşan dalı
B
Varlığı açıklamaya çalışan felsefe alanı
C
Etik konularla ilgilenen alan
D
Davranışı açıklamaya çalışan alan
E
Evreni sorgulayan felsefe alanı
Açıklama:
Epistemoloji, felsefenin bilgi kavramıyla uğraşan dalı olarak tanımlanabilir.

Soru 20

Aşağıdakilerden hangisi epistemolojinin özelliklerindendir?

Seçenekler

A
Deneysel bir yöntemi vardır.
B
Bilgi edinme amacı gütmektedir.
C
Bilginin bilimsel niteliğini yükseltme amacındadır.
D
Kuramsal bir çalışma alanıdır.
E
Bilgi dağarcığımıza yeni bilgiler ekler.
Açıklama:
Epistemoloji farklı bilim dalları gibi bilgi edinme, bilgi dağarcığını genişletme ve bilimsel bilginin niteliğini yükseltme gibi amaçlar gütmez. Epistemoloji kuramsal bir çalışma türüdür.

Soru 21

Bilgi kavramı konusunda kuramsal bir ilgi beslemek neden önemlidir?

Seçenekler

A
İnsanın bilincini daha üst düzeye çıkarır.
B
İnsan meraklı bir canlıdır ve bu merakı bu yolla gidermeye çalışır.
C
Bilimsel çalışmaların artmasını sağlar.
D
Varlıkları ve olguları somut olarak anlamayı sağlar.
E
Kuram ve teori oluşturmaya yarımcı olur.
Açıklama:
İnsan bilişsel gelişmişlik açısından diğer canlılardan farklıdır. Bilgi kavramı konusunda kuramsal bir ilgi beslemek de insanın bilincini daha üst düzeye çıkarır.

Soru 22

"Teori" kavramının anlamı hangisinde doğru olarak verilmiştir?

Seçenekler

A
Soyut
B
Zor
C
Anlaşılmaz
D
İzlemek
E
Araştırmak
Açıklama:
"teori" sözcüğü Yunanca kökenlidir ve "bakmak, izlemek" anlamına gelmektedir.

Soru 23

Aşağıdakilerden hangisi epistemolojinin temel soru ve konuları arasında yer almaz?

Seçenekler

A
Bilginin hangi kapasitelerden kaynaklandığı
B
Bilginin tanımı ve kavramsal unsurları
C
Bilginin olanaklı olup olmadığı
D
Bilginin toplumsal boyutu
E
Bilginin genellenip genellenemeyeceği
Açıklama:
E seçeneği hariç diğer seçenekler epistemolojinin konu ve sorunları arasında yer alırken, bilginin genellenip genellenmeyeceği yer almaz.

Soru 24

Çevresel unsurların bizim saf bilgeye ulaşmamızın önünde ciddi bir engel oluşturduğunu savunan, gerçek bilgiye ancak düşünce yoluyla ulaşılabileceğini iddia eden Yeni Çağ filozofu kimdir?

Seçenekler

A
Sokrates
B
Descartes
C
Aristo
D
Rousseau
E
Thales
Açıklama:
Çevresel unsurların bizim saf bilgeye ulaşmamızın önünde ciddi bir engel oluşturduğunu savunan, gerçek bilgiye ancak düşünce yoluyla ulaşılabileceğini iddia eden Yeni Çağ filozofu Descartes'dir.

Soru 25

"Normatif" kavramının zıt anlamlısı hangisidir?

Seçenekler

A
Kuralcı
B
Betimleyici
C
Uygulayıcı
D
Cezalandırıcı
E
Sınırlayıcı
Açıklama:
Normatif kavramı "kuralcı" anlamına gelmekte; zıt anlamı ise betimleyici olmaktadır.

Soru 26

Aşağıdakilerden hangisi bir önerme değildir?

Seçenekler

A
Deniz mavidir.
B
Ağaç yeşildir.
C
Kardeşim çok akıllıdır.
D
Nasılsın?
E
Bugün güzel bir gün, değil mi?
Açıklama:
Nasılsın? sorusu bir önerme değildir ancak diğer seçeneklerdekiler birer önermedir.

Soru 27

Aşağıdaki önermelerden hangisi doğrudur?

Seçenekler

A
Su 85 derecede kaynar.
B
Güneş doğudan doğar.
C
Gökyüzü yeşildir.
D
Tavuklar uçar.
E
Yumurtalar sararır.
Açıklama:
B seçeneğindeki "Güneş doğudan doğar" önermesi doğrudur, diğerleri yanlıştır.

Soru 28

Aşağıdakilerden hangisi üst düzey zihinsel işlevler arasında yer almamaktadır?

Seçenekler

A
Duyular aracılığıyla algılama
B
Bellek işlevleri
C
Akıl yürütme
D
Bilgilenme
E
İnce kas kullanımı
Açıklama:
Duyular aracılığıyla algılama, bellek işlevleri, akıl yürütme ve bilgilenme üst düzey zihinsel işlevler yelpazesi kapsamında ele alınabilirken, ince kas kullanımı motor becerilerdendir.

Soru 29

Felsefenin "bilgi" kavramıyla uğraşan, bilginin olanaklılığını, yapısını, kaynaklarını, sınırlarını ve kavramsal bileşenlerini irdeleyen dalı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Psikoloji
B
Epistemoloji
C
Ornitoloji
D
Sosyoloji
E
Felinoloji
Açıklama:
Felsefenin "bilgi" kavramıyla uğraşan dalına "epistemoloji" adı verilir. Epistemoloji, bilginin olanaklılığını, yapısını, kaynaklarını, sınırlarını ve kavramsal bileşenlerini irdeler. Doğru cevap B'dir.

Soru 30

"Epistemoloji" sözcüğünün Yunanca hangi sözcüklerin birleşiminden oluşmuştur?

Seçenekler

A
episteme - logi
B
episte - logos
C
episteme - logos
D
epis - logos
E
epistheme - logos
Açıklama:
"Epistemoloji" Yunanca "episteme" ve "logos’ kelimelerinin birleşiminden oluşmuştur.

Soru 31

"Teori" sözcüğünün kökeni hangi dile aittir?

Seçenekler

A
Yunanca
B
Fransızca
C
İngilizce
D
Almanca
E
İtalyanca
Açıklama:
"Teori" sözcüğünün kökeni Yunanca'dır. Doğru cevap, A'dır.

Soru 32

I. İnsan bilgisinin kaynakları
II. Bilginin tanımı
III. Bilginin olanaklılığı
IV. Bilginin toplumsal boyutu
Yukarıdakilerden hangisi epistemolojinin sorun olarak aldığı temel konulardandır?

Seçenekler

A
I ve II
B
II ve III
C
I, II ve III
D
I, III ve IV
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
Epistemolojinin sorun olarak aldığı temel konular: İnsan bilgisinin kaynakları, Bilginin tanımı ve kavramsal unsurları, Bilginin olanaklılığı, Bilginin toplumsal boyutu ve epistemolojinin yeni kimliğidir. Doğru cevap, tümünü içeren E seçeneğidir.

Soru 33

I. Betimleyici
II. Tasvir edici
III. Anlatıcı
Normatif kavramının anlamsal olarak tersi yukarıdakilerden hangisi ya da hangileridir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Normatif kavramının anlamsal olarak tersi, "betimleyici", "tasvir edici", "anlatıcı"dir.

Soru 34

"Teori" sözcüğünün Türkçe karşılığı ........ 'dır.

Seçenekler

A
Kuramsal
B
Kurum
C
Kural
D
Kuram
E
Teorik
Açıklama:
Teori sözcüğünün Türkçe karşılığı "kuram"dır. Doğru cevap, D'dir.

Soru 35

Epistemolojinin “......” kavramı üzerine geliştirilen kuramsal bir çalışma türüdür.

Seçenekler

A
Toplum
B
Bilgi
C
Ahlak
D
Ruh
E
Din
Açıklama:
Epistemolojinin “bilgi” kavramı üzerine geliştirilen kuramsal bir çalışma türüdür. Doğru cevap, B'dir.

Soru 36

Kuram (teori) kelimesinin Yunanca kökü ve anlamı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Theorein (görmek, tesadüf etmek)
B
Theorein (bakmak, izlemek)
C
Theroein (bakmak, görmek)
D
Theoria (bakmak, izlemek)
E
Theoria (gözlemlemek)
Açıklama:
Öncelikle, theoria Yunancada ‘theorein’ (bakmak, izlemek) kökünden gelir. Doğru cevap, B'dir.

Soru 37

İnsanlara bir kavramın tanımı sorulduğunda genelde ilk tepki şaşkınlıktır, ardından gelen tepki ise somut bir örnek vermektir. Buna göre "İyilik nedir?" sorusu için aşağıdakilerden hangisi şaşkınlık sonrası verilen bir cevap olamaz?

Seçenekler

A
Fakir birine yardım etmek.
B
Zor durumda olan birine yardım etmek.
C
İnsanlara iyi davranmak.
D
Etik ve ahlak değerlerine uygun olma hali
E
Yalan söylememek
Açıklama:
İnsanlara bir kavramın tanımı sorulduğunda genelde ilk tepki şaşkınlıktır, ardından gelen tepki ise somut bir örnek vermektir. "Adalet nedir?" sorusuna verilen tipik bir yanıt "suçluları cezalandırmak" şeklindedir. "İyilik nedir?" sorusu pek çok kez "muhtaç olana yardım etmek" gibi bir ifade kullanılarak yanıtlanır. Ancak, "suçluları cezalandırmak" ve "muhtaç olanlara yardım etmek" ifadeleri, ele alınan kavramların tanımı değil, yalnızca somut sonuçları ya da örnekleridir.
Tüm seçenekler somut örnekleri içerirken, "Etik ve ahlak değerlerine uygun olma hali" soyut öğelerden oluşan bir tanım içerir. Doğru cevap, D'dir.

Soru 38

Aşağıdakilerden hangisi epistemolojinin temel konu ve sorunlarındandır?

Seçenekler

A
İnsan aklının sınırları
B
Toplumsal ilişkilerin incelenmesi
C
İnsan bilgisinin kaynakları
D
Dini bilginin kaynakları
E
Estetik bilginin kaynakları
Açıklama:
İnsan bilgisinin kaynakları, epistemolojinin temel konu ve sorunlarındandır. Diğer seçeneklerde verilenler epistemoloji alanına girmez. Doğru cevap, C'dir.

Soru 39

Bilginin olanaklılığını, yapısını, kaynaklarını, sınırlarını ve kavramsal bileşenlerini irdeleyen bilim dalı hangisidir?

Seçenekler

A
Psikoloji
B
Felsefe
C
Sosyoloji
D
Epistemoloji
E
İdeoloji
Açıklama:
Bilginin olanaklılığını, yapısını, kaynaklarını, sınırlarını ve kavramsal bileşenlerini irdeleyen bilim dalı epistemoloji'dir.

Soru 40

Felsefenin bilgi kavramı ile uğraşan dalına ne ad verilir?

Seçenekler

A
Sosyoloji
B
Epistemoloji
C
Ornitoloji
D
Astroloji
E
Psikoloji
Açıklama:
Felsefenin “bilgi” kavramı ile uğraşan dalına epistemoloji adı verilir. Epistemoloji dilimize bilgibilim, bilgi kuramı veya bilgi felsefesi olarak da çevrilmektedir.

Soru 41

Aşağıdakilerden hangisi Yunanca logos kelimesinin anlamlarından biri değildir?

Seçenekler

A
Açıklama
B
Gerekçe
C
Söz
D
Mantık
E
Deneysel
Açıklama:
Yunanca ‘episteme’ ve ‘logos’ kelimelerinin birleşiminden oluşan ‘epistemoloji’ deyiminde yer alan logos “açıklama”, “gerekçe”, “mantık”, “söz” ve “bilim” gibi anlamlara gelmektedir.

Soru 42

Epistemoloji için aşağıdaki kelimelerden hangisini kullanabiliriz?

Seçenekler

A
Deneyimsel
B
Gözlemsel
C
Deneysel
D
Kavramsal
E
Niceliksel
Açıklama:
Epistemoloji genelde kavramsal irdelemelerin egemen olduğu bir alan olarak ortaya çıkmış ve kavramsal kimliğiyle günümüze taşınmıştır. O yüzden, ağırlıklı olarak deneyimsel, gözlemsel ve deneysel boyutta iş gören “bilimlerden” oldukça farklı bir yapıdadır.

Soru 43

Aşağıdakilerden hangisi epistemolojinin amaçlarından biridir?

Seçenekler

A
Bilgiyi kuramsal olarak kullanma.
B
Bilgi edinme.
C
Bilgi dağarcığını genişletme.
D
Bilginin bilimsel niteliğini yükseltme.
E
Bilgiyi deneysel olarak kullanma.
Açıklama:
Epistemolojinin “bilgi” kavramı üzerine geliştirilen kuramsal bir çalışma türü olduğunu belirtmiştik. Farklı bilim dalları, bilgi edinme, bilgi dağarcığını genişletme ve bilginin bilimsel niteliğini yükseltme gibi amaçlar güderken, epistemoloji “bilgi” kavramının kendisine kuramsal bir bakış getirmeyi hedefler. Başka bir deyişle, epistemoloji bilgi dağarcığımıza yeni bilgiler eklemektense, bilgiyi felsefi açıdan mercek altına alır.

Soru 44

Epistemoloji alanında çalışan bir felsefeci aşağıdaki konulardan hangisini irdelemelidir?

Seçenekler

A
Bilimsel kuramların hangilerinin doğru olduğunu saptamak.
B
Bilginin gündelik yaşamdaki örneklerinin listesini çıkarmak.
C
Bilginin başarı ile ilişkisini gösteren istatistiksel çalışmalar yapmak.
D
Bilgi kavramının bir tanımını vermek.
E
Bilginin hangi psikolojik süreçler sonucu oluştuğunu keşfetmek.
Açıklama:
Kuramsal düşünmenin veya logos’un üst düzey uygulanmasının felsefede karşımıza çıkan çarpıcı bir örneği tanımsal işlevlerdir.

Soru 45

Aşağıdakilerden hangisi epistemoloji için kullanılan anahtar kavramlardan biri değildir?

Seçenekler

A
Normatiflik
B
Önermesel bilgi
C
Önermesel doğru
D
Bilişsellik
E
Deneysellik
Açıklama:
Üst düzey kavramsal bir etkinlik olan epistemoloji kapsamında kullanılan merkezcil ve kritik kavramların önemli bir kısmı günlük dilden devralınan bildik kavramlar olsa da, zaman zaman felsefeciler bu kavramları daha açık hale getirerek ve bazen de belli bir oranda dönüştürerek kullanırlar. Ancak deneysellik kavramı, epistemoloji içerisinde kullanılan kavramlara ters düşen bir terimdir.

Soru 46

Aşağıdakilerden hangisi “önermesel doğru” kavramına bir örnek olarak verilebilir?

Seçenekler

A
Suyun normal şartlar altında 100°C’de kaynadığı doğrudur.
B
“Doğru” ve “yanlış” birbirine yakın kavramlardır.
C
Doğruluktan ayrılmak toplumda kabul gören bir erdemdir.
D
Koşullar ne olursa olsun doğruluktan ayrılmamaya çalış.
E
Öklid geometrisinde doğru, iki nokta arasındaki en uzun mesafedir.
Açıklama:
“Doğru” kavramı, bilgi üzerine düşünen felsefeciler için çok büyük bir öneme sahiptir. Bu konuda ilk olarak belirtmemiz gereken nokta şudur: Pek çok Batı dilinde ‘doğru’ ve ‘yanlış’ deyimlerinin normatif ve betimleyici kullanımları için birbirinden ayrı kelimeler kullanılırken, Türkçede farklı bir durum gözlenir. Dilimizde “doğru” ve “yanlış” hem normatif hem de tasvire yönelik anlamlar barındırmaktadır. Betimleyici bağlamlarda ortaya çıkan bu kullanım kapsamında, bir önerme için “doğru” nitelemesini kullanmak, onun dünyada olan olgularla uyum içinde olduğunu belirtme anlamını taşır. Örneğin, “Tavuklar uçabilir” ve “New York İtalya’nın başkentidir” önermelerinin “doğru” olmadığını söylediğimiz zaman söz konusu olan durum budur.

Soru 47

Aşağıdakilerden hangisi “bilişsel” kavramının zihinsel işlevler yelpazesinin içerisinde yer almaz?

Seçenekler

A
Hayal kurma
B
Bellek işlevleri
C
Akıl yürütme
D
Duyular aracılığıyla algılama
E
Bilgilenme
Açıklama:
‘Bilişsel’ sıfatı, genelde, bir “üst düzey zihinsel işlevler yelpazesi” için kullanılır. Bu yelpazenin kapsamındaki işlevlerin en önde gelenleri duyular aracılığıyla algılama, bellek işlevleri, akıl yürütme ve bilgilenmedir. Bu işlevlerin tümü, üst düzey zihinselliği gerektiren süreçler içerir.

Soru 48

Aşağıdakilerden hangisi bilişsel bir durumdur?

Seçenekler

A
Annenizin yaş gününü anımsamamak
B
Mantıksal yöntemler kullanarak bir kişinin iddiaları arasında tutarlılık kontrolü yapmak
C
Bir iddianın deneysel sonuçlarının bilincine varmak
D
Odadaki ısı değişimini hissetmek
E
Uzaktan komşunuzun geldiğini algılamamak
Açıklama:
‘Bilişsel’ sıfatı, genelde, bir “üst düzey zihinsel işlevler yelpazesi” için kullanılır. Bu yelpazenin kapsamındaki işlevlerin en önde gelenleri duyular aracılığıyla algılama, bellek işlevleri, akıl yürütme ve bilgilenmedir. Bu işlevlerin tümü, üst düzey zihinselliği gerektiren süreçler içerir. Bilişsellik, bilgi kavramını da içine alan daha geniş bir kümedir. ‘Bilişsel’ sıfatı da, buna uygun olarak, ‘bilgisel’ sıfatına göre daha geniş bir anlama karşılık gelmektedir.

Soru 49

Batı Felsefesinin hangi eski Yunan felsefecisinin düşünceleri üzerine kurulduğu düşünülmektedir?

Seçenekler

A
Aristotales
B
Marks
C
Platon
D
Nietzche
E
Locke
Açıklama:
Platon’un kullandığı kavramların ve benzetmelerin son derece garip bir metafizik tablo oluşturduğu düşüncesi, Platon’un diyaloglarıyla ilk karşılaşanların sıklıkla edindiği bir izlenimdir. Ancak Platon’un kuramının neye işaret ettiğini ve neden önemli olduğunu anlama yönünde samimi bir çabaya girenler genellikle bu yazıların günümüz için de geçerli olan kritik felsefi ve özelde epistemolojik mesajlar içerdiğini fark etmeye başlarlar. Benzer düşünceleri Descartes ve onu izleyen Yeni Çağ felsefecileri için de söyleyebiliriz. İngiliz felsefeci Alfred Whitehead tüm Batı Felsefesi’nin Platon üzerine yapılmış dipnotlar olduğunu ileri sürmüştür.

Soru 50

Aşağıdakilerden hangisi, epistemolojinin temel konularından biri değildir?

Seçenekler

A
Bilginin kaynağı
B
Bilginin tanımı
C
Bilginin kavramsal çözümlemesi
D
Bilginin değeri
E
Bilginin olanaklılığı
Açıklama:
Epistemolojinin temel konuları ve sorunları kapsamında bilginin kaynağı, tanımı, kavramsal çözümlemesi ve olanaklılığı konuları ele alınmaktadır. Bilginin değeri ise epistemolojinin temel konularından biri değildir.

Soru 51

Aşağıdakilerden hangisi, Descartes’in felsefi perspektifine uygun bir bilgiye ulaşma davranışıdır?

Seçenekler

A
Sosyal normları benimsemek
B
Büyüklerin fikirlerini olduğu gibi kabul etmek
C
Sorgulama yoluyla kendi fikrine ulaşmak
D
Alışkanlıklardan elde edinen bilgiye uygun davranmak
E
Otoritenin sunduğu bilgileri benimsemek
Açıklama:
Descartes, dogmatizmden, otoritenin etkisinden, yanlı bakış açılarından, eski alışkanlıklardan, irdelenmeden benimsenen fikirlerden etkilenmeyen bir sorgulama yürütme hedefi taşımaktadır. Bu nedenle de sosyal normlardan, büyüklerinden fikirlerinden, alışkanlıklardan ve otoritenin sunduğu bilgilerden uzak bir şekilde; kişinin sorgulama yoluyla kendi fikirlerine ulaşması davranışı Descartes’in felsefi perspektifine uygun bir bilgiye ulaşma davranışıdır.

Soru 52

Aşağıdakilerden hangisi normatif bir önermedir?

Seçenekler

A
Büyüklere saygılı davranılmalıdır
B
Dizel araçlar motorinle çalışır
C
Su 100 0C’de kaynar
D
Bir gün 24 saattir
E
Güneş doğudan doğar
Açıklama:
“Norm”, en genel hâliyle, “düzenleyici ilke veya kural” kavramına işaret eder. Etik kurallar normatif önermelerin en bilinen örnekleridir. Seçeneklerde sunulan “büyüklere saygılı davranılmalıdır” ifadesi bu kapsamda normatif bir önerme olarak kabul edilebilir. “Normatif” kavramının tersi “betimleyici”, “anlatıcı” veya “tasvir edici”dir. Diğer seçeneklerde sunulan bilgilerin de bu tanımlamaya örnek oluşturduğu görülmektedir.

Soru 53

“Bir iddiada bulunan bir cümlenin içeriğinde barınan düşünce veya fikir” açıklaması hangi kavrama aittir?

Seçenekler

A
İnanç
B
Gerekçe
C
Norm
D
Kanıt
E
Önerme
Açıklama:
Soruda açıklaması verilen kavram “önerme”dir. Önermeler, doğru ya da yanlış olsunlar, birer iddia içermektedirler.

Soru 54

Aşağıdakilerden hangisi, “bilişsel” sıfatının kapsadığı kabul edilen işlevlerden biri değildir?

Seçenekler

A
Algılama
B
Bellek işlevleri
C
Akıl yürütme
D
Duygulanım
E
Bilgilenme
Açıklama:
‘Bilişsel’ sıfatı, genelde, bir “üst düzey zihinsel işlevler yelpazesi” için kullanılır. Bu yelpazenin kapsamındaki işlevlerin en önde gelenleri duyular aracılığıyla algılama, bellek işlevleri, akıl yürütme ve bilgilenmedir. Bu işlevlerin tümü, üst düzey zihinselliği gerektiren süreçler içerir. Duygulanım ise duygularla ilgili bir süreçtir.

Soru 55

Aşağıdakilerden hangisi, “inanç” kavramına ilişkin yanlış bir bilgidir?

Seçenekler

A
Güven kavramı ile ilintilidir
B
Bilgiye yönelmenin bir parçasıdır
C
Dinsel bağlamları çağrıştırır
D
Bilgiyi hedeflemenin bir yoludur
E
İnsanların sahip olduğu inançlar doğrudur
Açıklama:
İnsanlar genelde dünyaya ve evrene dair inançlarının doğru olmasını arzu ederler fakat bir inanç, inanç etiketini hak etmek için doğru olmak zorunda değildir. Bu nedenle insanların sahip olduğu inançlar doğru olabileceği gibi, yanlış da olabilir.

Soru 56

Aşağıdakilerden hangisi bilişsel bir duruma örnektir?

Seçenekler

A
Bir sorunu çözmek için alternatif yollar düşünmek
B
Sıcaklık değişimini fark etmek
C
Odadaki eşyaların yerini değiştirmek
D
Işığın çok olduğu yerlerde gözleri kısmak
E
Sevilen kişilerin yanında olmak istemek
Açıklama:
‘Bilişsel’ sıfatı, genelde, bir “üst düzey zihinsel işlevler yelpazesi” için kullanılır. Bir sorunun çözümünde alternatif yollar üzerinde düşünmek de bu tür bir işlevi gerektirmektedir.

Soru 57

“İnsanlar haksızlık yapmamalıdır” ifadesi hangi kavram için bir örnektir?

Seçenekler

A
Kanıt
B
Normatif cümle
C
Önerme cümlesi
D
İnanç
E
Gerekçe
Açıklama:
Etik kurallar, normatif önermelerin en bilinen örnekleridir. Bu nedenle soruda geçen ifade etik bir kuralı vurguladığından, normatif cümle örneğidir.

Soru 58

Aşağıdakilerden hangisi, “kanıt” kavramına ilişkin yanlış bir bilgidir?

Seçenekler

A
Kanıtlar insanların inançlarını doğrularlar
B
Kanıtlar bilimsel araştırma sonuçlarına dayanır
C
Kanıtlar insanların inançlarında değişiklik yaratmaz
D
Kanıtlar sadece bireysel deneyimlerle elde edilmez
E
Kanıtlar yeni inançların oluşumuna zemin hazırlayabilirler
Açıklama:
Kanıtların yalnızca olumlu oldukları ve insanların inançlarını her zaman doğrulayacakları iddia edilemez. Bir inanç, elde edilen bir kanıtla doğrulanabileceği gibi yanlışlanabilir de.

Soru 59

Aşağıdakilerden hangisi bir “önermesel doğru” örneğidir?

Seçenekler

A
İnsanlar her durumda doğruyu söylemelidir
B
Hayvanların evde beslenmemesi gerektiğine inanıyorum
C
Yaşlılar uçağa binmemelidir
D
Türkiye’nin başkenti Ankara’dır
E
Türkiye’nin başkenti İstanbul olmalıdır
Açıklama:
Bir önerme için “doğru” nitelemesini kullanmak, onun dünyada olan olgularla uyum içinde olduğunu belirtme anlamını taşır. Bu nedenle, A, B, C ve E seçenekleri doğru ya da yanlışlığı tartışmaya açık olan inanç kavramına örnek olabilecekken; “Türkiye’nin başkenti Ankara’dır” seçeneği ise bir önermesel doğru örneğidir.

Soru 60

Descartes’ın bilginin olanaklılığı konusuna “hiçbir şeyi peşinen bilgi olarak kabul etmeden” başlamasının nedeni nedir?

Seçenekler

A
bilginin olanaklı olmadığını baştan bilmesi
B
daha önce bilgi olarak kabul ettiği düşüncelerin yanlış olduğunu fark etmesi
C
bilginin bilinebilirliği ile olanaklılığı arasındaki keskin farkı fark etmiş olması
D
her düşünce parçasının doğrulanabilir bir tarafının olduğuna inanmayışı
E
bilginin deneysel bir sorgudan geçirilmekdikçe doğru olmayacağına kanaat getirmiş olması
Açıklama:
Fransız düşünür Descartes’ın felsefi sorgulamalarına “hiçbir şeyi peşinen bilgi olarak kabul etmeden” başlamaya karar vermesidir. Bunun nedeni, Descartes’ın, daha önce “bilgi” olarak kabul etmiş olduğu düşünce parçalarının önemli bir kısmının yanlış olduğunun farkına varmasıdır.

Soru 61

Hangisi Descartes'ın "düşüncenin üzerindeki olumsuz etkiler" olarak gördüğü unsurlardan biri değildir?

Seçenekler

A
dogmatizm
B
eski alışkanlıklar
C
otorite etkisi
D
yanlı bakış açıları
E
irdelenen fikirler
Açıklama:
Descartes, dogmatizmden, otoritenin etkisinden, yanlı bakış açılarından, eski alışkanlıklardan ve irdelenmeden benimsenen fikirlerden etkilenmeyen bir sorgulama yürütmeyi hedeflemiştir. Elbette, Descartes’ın “düşüncenin üzerindeki olumsuz etkiler” olarak gördüğü bu unsurların çoğu toplumsal örgütlenmelerden veya toplumdaki diğer bireylerin fikir ve yönelimlerinden kaynaklanmaktadır.

Soru 62

Okumakta olduğumuz büyük bir düşünürün söylediklerinin tahminen önemli bazı noktalar içerdiği ve yazarın önemli bir fikri aktarma çabasında olduğunu varsayan tavır hangi kavramla anılır?

Seçenekler

A
varsayım
B
ön kabul
C
varsayımsal sempati
D
koşulsuz bağlılık
E
sempati
Açıklama:
Eserini okumakta olduğumuz büyük bir düşünürün söylediklerinin tahminen önemli bazı noktalar içerdiği ve yazarın önemli bir fikri aktarma çabasında olduğunu varsayan tavra varsayımsal sempati denir.

Soru 63

Felsefede "düzenleyici ilke veya kural" hangi kavrama işaret eder?

Seçenekler

A
kanun
B
yasa
C
kuram
D
kavram
E
norm
Açıklama:
Felsefede "düzenleyici ilke veya kural" norm kavramının en genel tanımıdır.

Soru 64

Hangi ifade normatiftir?

Seçenekler

A
Kamu malını çalmak yaygındır
B
Büyük bankaları soymak zordur
C
Hakkın olmayan bir şeyi almak utanç vericidir
D
Hırsızlık yapmak yanlıştır
E
Zenginden çalmak olağandır
Açıklama:
Betimleyici, tasvir edici veya anlatıcı nitelikte olan yani yalnızca bir durumu veya olguyu ileten cümleler, normatif olmayan ifadeler arasında sayılabilir. “Hırsızlık yapmak yanlıştır” cümlesi normatif bir ifade iken, “Büyük şehirlerde hırsızlık oldukça yaygındır” cümlesi ise betimleyici veya sergileyici bir yapıdadır. Bu tanım ve örneklere göre D şıkkı normatif, diğerleriyse betimleyicidir.

Soru 65

Hangisi bir önerme cümlesidir?

Seçenekler

A
Hafta yedi gündür
B
Yaşasın!
C
Nasıl yani?
D
Olmaz öyle şey!
E
Neden olmasın
Açıklama:
“Önerme” deyimi, kısaca ve kabaca “bir iddiada bulunan bir cümlenin içeriğinde barınan düşünce veya fikir” olarak tanımlanabilir. O hâlde, her cümle bir önerme değildir. “Yaşasın!” veya “Nasıl yani?” ifadeleri gramer açısından birer cümledir ancak bu cümleler birer önerme değildirler.

Soru 66

Hangisi "bilişsel" sıfatının işaret ettiği üst düzey zihinsel işlevlerden biridir?

Seçenekler

A
varsayımsal sempati
B
bilgiyi onaylama
C
duyular aracılığıyla algılama
D
doğruyu sezme
E
duyu ötesi algılama
Açıklama:
‘Bilişsel’ sıfatı, genelde, bir “üst düzey zihinsel işlevler yelpazesi” için kullanılır. Bu yelpazenin kapsamındaki işlevlerin en önde gelenleri duyular aracılığıyla algılama, bellek işlevleri, akıl yürütme ve bilgilenmedir. Bu işlevlerin tümü, üst düzey zihinselliği gerektiren süreçler içerir.

Soru 67

"Dünyanın düz olduğuna inanıyorum" ifadesi epistemolojik açıdan inancın hangi özelliğine vurgu yapar?

Seçenekler

A
doğru olma zorunluluğuna
B
doğru olmak zorunda olmayışına
C
evrensel olması gerekliliğine
D
kabul görmesi gerekliliğine
E
onaylanmadıkça doğru sayılamayacağına
Açıklama:
Epistemolojik açıdan bir inancın, inanç etiketi alabilmesi için doğru olma zorunluluğu yoktur.

Soru 68

Dünya dışında canlıların olduğuna inana birinin ciddiye alınabilmesi sunduğu hangi iki kavrama bağlıdır?

Seçenekler

A
hipotez-sav
B
argüman-varsayım
C
inanç-teori
D
kanıt-gerekçe
E
bilgi-düşünce
Açıklama:
Dünya dışında canlıların olduğuna inana birinin ciddiye alınabilmesi epistemolojik açıdan sunduğu kanıt ve gerekçelere bağlıdır.

Ünite 3

Soru 1

Kavramların varlıksal ve bilgisel önemini ortaya koyan Tümeller kuramı kim tarafından ortaya konulmuştur?

Seçenekler

A
Aristetoles
B
Sokrates
C
Platon
D
Hegel
E
Descartes
Açıklama:
Platon ve Aristoteles’in felsefelerinde varlık sorunsalının (ve özellikle tümeller konusunun) neden önem taşıdığını açıklayabileceksiniz.
Platon sadece düşünsel olarak değil bir kuram ile de evrensel ilkelerin varlığını ortaya koymak amacıyla bu kuramı oluşturmuştur.

Soru 2

Görünür nesnelerin yapıtaşlarının gözle görünmeyen atomlar olduğunu ve dünyamızdaki her oluşum ve değişimin atomların birleşip ayrılmalarının bir sonucu olduğunu öne süren düşünür kimdir?

Seçenekler

A
Thales
B
Demokritus
C
Empodekles
D
Anaksinemes
E
Sokrates
Açıklama:
Sokrates öncesi dönemde varlık sorunsalının ortaya çıkışını açıklayabileceksiniz.
Demokritus’un başını çektiği “atomcular” görünür nesnelerin yapıtaşlarının gözle görünmeyen atomlar olduğunu ve dünyamızdaki her oluşum ve değişimin atomların birleşip ayrılmalarının bir sonucu olduğunu öne süren düşünürdür.

Soru 3

Herşeyin kaynağının su olduğunu savunan Eski Yunan düşünürü aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Demokritus
B
Anaksinemes
C
Thales
D
Sokrates
E
Empodekles
Açıklama:
Sokrates öncesi dönemde varlık sorunsalının ortaya çıkışını açıklayabileceksiniz.
Herşeyin varlığının temelinde su olduğunu savunan ünlü Yunan düşünürü Thales'tir.

Soru 4

Eski Yunan’da hangileri birbirine paralel olarak ortaya çıkmıştır?

Seçenekler

A
Varlık ve değişim
B
Varlık ve yokluk
C
Varlık ve hiçlik
D
Varlık ve zaman sorunsalı
E
Varlık ve kaygı
Açıklama:
Eski Yunan’da “varlık” ve “değişim” sorunları birbirine paralel olarak ortaya çıkmıştır. O hâlde, Batı Felsefesi’nin başlangıç noktasında sorulan temel soru, doğadaki değişimlerin ardında yatan ve değişimlere temel teşkil eden “değişmeyen unsurların” veya “açıklayıcı ilkelerin” ne olduğuyla ilgilidir.

Soru 5

Yunan felsefesinin ilk düşünsel tohumlarının atıldığı dönem hangi adla bilinir?

Seçenekler

A
Sokrates öncesi
B
Epikür öncesi
C
Aristo öncesi
D
Platon öncesi
E
Hegel öncesi
Açıklama:
“Sokrates öncesi” olarak da bilinen dönemde, Yunan felsefesinin ilk düşünsel tohumları atılmıştır. Eski Yunan’ın ilk düşünürlerinin işlevlerini farklı kılan çok önemli bir özellik, onların gözlemleyebildiğimiz değişimleri ve olayları açıklarken, efsanelerden ve mitolojiden farklı olarak, tek tek olgulara veya durumlara değil genellemelere başvurmalarıdır. O yüzden, bu düşünürler -daha genel bir perspektiften bakarsak- Batı dünyasında hem felsefenin hem de bilimin başlangıç noktasını temsil ederler.

Soru 6

Atom’ teriminin Yunanca orjinali olan ‘atomos’, ne anlama gelir?

Seçenekler

A
Kavranamaz
B
Düşünülemez
C
Ulaşılamaz
D
Açıklanamaz
E
Bölünemez
Açıklama:
Atom’ teriminin Yunanca orjinali olan ‘atomos’, “bölünemez” anlamına gelir. Demokritus’un başını çektiği “atomcular” görünür nesnelerin yapıtaşlarının gözle görünmeyen atomlar olduğunu ve dünyamızdaki her oluşum ve değişimin atomların birleşip ayrılmalarının bir sonucu olduğunu öne sürmüştü.

Soru 7

Sokrates’le gelen önemli bir değişim hangi iki konuyu felsefede öne çıkarmıştır?

Seçenekler

A
İnsanın sonu ve değişimi
B
İnsanın etik varlığı ve yaşama biçimi
C
İnsanın başlangıcı ve yaşama biçimi
D
İnsanın etik varlığı ve dünyadan koparılışı
E
İnsanın ruhu ve zihni
Açıklama:
Sokrates’le gelen önemli bir değişim ise, insanın etik varlığı ve yaşama biçimi konularının felsefede ön plana çıkmaya başlamasıdır. Etik ve politik konular, Sokrates’i izleyen Platon ve onun öğrencisi olan Aristoteles için de çok büyük önem taşırlar.

Soru 8

Platonun devleti yönetenlerin “evrensel ilkelerin bilgisine” yönelmiş kişiler olması gerektiğini ortaya koyan kuram hangisidir?

Seçenekler

A
Üst kuram
B
Tekil kuram
C
Tümeller kuramı
D
Tikeller kuramı
E
Evrensel kuram
Açıklama:
Atinalıların son derece haksız bir yargılama sonucu hocasını ölüme mahkûm etmelerinden çok etkilenen Platon, bu gibi olayların yaşanmaması için, devleti yönetenlerin “evrensel ilkelerin bilgisine” yönelmiş kişiler -kısaca, “filosofoi”- olması gerektiğini savlamıştır. Bu amaca yönelik olarak Platon’un savunduğu kuram, tümeller kuramı olarak bilinir.

Soru 9

Platon varlıksal hiyerarşiyi kurgularken, irdelemeyi hangi iki kavram üzerinden yürütür?

Seçenekler

A
Tek-çift
B
Tekil-çoğul
C
Tikel-tümel
D
Asıl-kopya
E
Güzel -çirkin
Açıklama:
Platon’un varlık tasarımında çarpıcı olan bir nokta, onun varlıksal hiyerarşiyi kurgularken, irdelemeyi “asıl ” ve “kopya” kavramları üzerinden yürütmesidir.

Soru 10

Aristoteles, hangi kavram ile, Platon’un tümeller kuramını bir açıdan devam ettirmekle birlikte, o kuramı önemli anlamlarda değiştirmeye de yönelir?

Seçenekler

A
Töz
B
Tikel
C
Biçim
D
Evrensel
E
Tikel
Açıklama:
Aristoteles, töz kavramı ile, Platon’un tümeller kuramını bir açıdan devam ettirmekle birlikte, o kuramı önemli anlamlarda değiştirmeye de yönelir.

Soru 11

Platon hangi kavramı bilgi kavramından özellikle ayırmıştır?

Seçenekler

A
Düşünce
B
Kanı
C
İfade
D
Biçim
E
Öz
Açıklama:
Platon, bizim gündelik kullanımımızdan oldukça farklı bir şekilde, ‘bilgi’ (epis- teme) sözcüğünü “ideaların bilgisi” olarak ayrı bir statüde tutmuş ve normal al- gısal yollardan edinilen bilgi için ‘kanı’ (doksa) deyimini kullanmıştır. Bu açıdan bakıldığında ‘epistemoloji’ deyimini “bilgibilim” anlamında kullanmak anlaşılır olsa da, Platon’un bu kelimeye felsefi olarak nasıl bir anlam yüklediğini kaydetme- miz gerekmektedir. Her insan bakma ve görme yoluyla kanı sahibi olabilir. Ancak Platon’a göre yalnızca bilgelik arzusu olanlar, yani felsefeciler, episteme’ye ulaşma- ya çalışırlar. Tümellerin veya ideaların bilgisi gerçek bilgidir.

Soru 12

Platon’un varlıksal ve bilgisel kuramı hangi felsefenin devamıdır?

Seçenekler

A
Thales felsefesi
B
Kant felsefesi
C
Aristo felsefesi
D
Hegel felsefesi
E
Marx felsefesi
Açıklama:
Platon’un varlıksal ve bilgisel kuramı, Thales gibi Eski Yunan’ın ilk felsefeci- lerinin el yordamıyla başlattıkları felsefe serüveninin olgunlaştığı çok temel bir noktayı temsil eder.

Soru 13

Aristotelesin başka herhangi bir varlığa bağlı olmaksızın var olabilen şeylere verdiği isim nedir?

Seçenekler

A
Töz
B
Hakikat
C
Gerçeklik
D
Tikel
E
Tümel
Açıklama:
Aristoteles, Platon’dan farklı olarak, kendi başına var olabilme olgusunu dünyanın içinde arar. Başka herhangi bir varlığa bağlı olmaksızın var olabilen şeylere verdiği isim “töz” veya “cevher”dir. Aristoteles her tözün iki temel özelliği olduğunu söyler. İlk olarak, tözler bir “bu” olarak gösterilebilir. İkincisi, tözler “ayrı durabilme” özelliğine sahip- tirler.

Soru 14

Tikel nesnelerle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Seçenekler

A
"Odamdaki kırmızı masa" ifadesinde yer alan "kırmızı" bir tikeldir.
B
Odamdaki kırmızı masa bir tikel nesnedir.
C
"Odamdaki kırmızı masa" ifadesinde yer alan "oda" bir tikel nesnedir.
D
Tikel nesneler değişime tabi olmayan nesnelerdir.
E
"Odamdaki kırmızı masa" ifadesinde yer alan "masa" bir tikeldir.
Açıklama:
Platon ve Aristoteles’in felsefelerinde varlık sorunsalının (ve özellikle tümeller konusunun) neden önem taşıdığını açıklayabileceksiniz.
"“Tikel”, nesnelerin tekliğini ve kendileri olma durumunu ifade etmek için kullanılır. “Tümel” kavramı ise, tikelleri tanımlayan tür adları ve tikellerin edindiği nitelikler için kullanılmaktadır. Örneğin, bu satırlar okuyan insanların her biri, bahçemdeki ceviz ağacı, vazomdaki kırmızı karanfil ve Mars gezegeni tikel birer nesnedir. “insan”, “ağaç”, “karanfil”, "kırmızı” ve “gezegen” ise tümellerdir."

Soru 15

Aşağıdakilerden hangisi bir tümel nesne örneğidir?

Seçenekler

A
Üzerimdeki palto
B
Merkür
C
Gezegen
D
Mehmet
E
Odamdaki vazo
Açıklama:
Platon ve Aristoteles’in felsefelerinde varlık sorunsalının (ve özellikle tümeller konusunun) neden önem taşıdığını açıklayabileceksiniz.
Sorunun Çözümü: "“Tikel”, nesnelerin tekliğini ve kendileri olma durumunu ifade etmek için kullanılır. “Tümel” kavramı ise, tikelleri tanımlayan tür adları ve tikellerin edindiği nitelikler için kullanılmaktadır. Örneğin, bu satırlar okuyan insanların her biri, bahçemdeki ceviz ağacı, vazomdaki kırmızı karanfil ve Mars gezegeni tikel birer nesnedir. “insan”, “ağaç”, “karanfil”, "kırmızı” ve “gezegen” ise tümellerdir."

Soru 16

Aşağıdakilerden hangisi tikel nesnelerden biridir?

Seçenekler

A
Gözlük
B
Kalem
C
Bilgisayar
D
Masadaki yeşil şişe
E
Ayakkabı
Açıklama:
Platon ve Aristoteles’in felsefelerinde varlık sorunsalının (ve özellikle tümeller konusunun) neden önem taşıdığını açıklayabileceksiniz.
Sorunun Çözümü: Sorunun Çözümü: "“Tikel”, nesnelerin tekliğini ve kendileri olma durumunu ifade etmek için kullanılır. “Tümel” kavramı ise, tikelleri tanımlayan tür adları ve tikellerin edindiği nitelikler için kullanılmaktadır. Örneğin, bu satırlar okuyan insanların her biri, bahçemdeki ceviz ağacı, vazomdaki kırmızı karanfil ve Mars gezegeni tikel birer nesnedir. “insan”, “ağaç”, “karanfil”, "kırmızı” ve “gezegen” ise tümellerdir."

Soru 17

Aşağıdakilerden hangisi felsefenin bir alt alanı olan metafiziğin araştırdığı temel konularından biridir?

Seçenekler

A
Gizil güçler
B
Toplum
C
Gerçeklik
D
Doğaüstü olaylar
E
Ruh
Açıklama:
Metafizik, ontoloji ve epistemoloji kavramları arasındaki ilişkileri belirtebileceksiniz.
"Felsefecilerin uğraştığı metafizik, esas olarak, gerçekliğin yapısının akılcı yöntemlerle ortaya konulması, “varlık” kavramının aydınlatılması ve varlık alanında egemen olan temel ilkelerin açığa çıkarılması gibi düşünsel işlevleri kapsar. Kısacası, fiziksel bilimlerden farklı olarak metafizik, varlığın kendisiyle ilgilenir."

Soru 18

Platon’a göre idealar ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
İdealar fiziksel dünyanın unsurlarıdırlar.
B
İdealar doğanın içinde yer almazlar.
C
İdealar tikel nesnelerin belli türden şeyler olmalarının varlıksal koşullarını sunarlar.
D
İdealar varlık hiyerarşisinin en tepesinde yer alırlar.
E
İdeaların bilgisi gerçek bilgidir.
Açıklama:
Platon ve Aristoteles’in felsefelerinde varlık sorunsalının (ve özellikle tümeller konusunun) neden önem taşıdığını açıklayabileceksiniz.
"Bilgisine ulaşılacak tümellerin (ki bunların değişmeyen şeyler olduğunu söyledik), gözlemlenen dünyanın içinde olamayacağı açıktır. Dünyada domateslerin, insanların, masaların, erdemin, iyiliğin, güzelliğin yalnızca mükemmellikten uzak örnekleri vardır. Dünyamız üzerinde, daha önce de üzerinde durduğumuz gibi, değişim ve bitimlilik esastır. Fakat bir “kavram” bozulup yaşamını sonlandırabilecek bir şey değildir. İnsan bilgisine ve anlayışına temel teşkil eden bu değişmezler için Platon ‘idea’ ve ‘form’ (biçim) deyimlerini kullanmıştır. Örneğin, dünyamızda insanların, atların, ve erdemin örnekleri bulunabilir. Ancak “insan ideası”, “at ideası” ve “iyilik ideası” değişmeyen şeyler olarak doğanın dışında olmalıdır. Değişken dünyamızda bir nesnenin “at” olması, onun “at ideası”nı barIndIrmasI yüzünden mümkündür."

Soru 19

Aristoteles’e göre "töz" kavramıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Tikel her nesne bir tözdür.
B
Tözler ayrı durabilme özelliğine sahiptirler.
C
Tözler başka bir varlığa bağlı olmaksızın var olamazlar.
D
Tikel fiziksel varlıklar tözdür.
E
Töz bir ‘’bu’’ olarak gösterilebilir.
Açıklama:
Platon ve Aristoteles’in felsefelerinde varlık sorunsalının (ve özellikle tümeller konusunun) neden önem taşıdığını açıklayabileceksiniz.
"Aristoteles, Platon’dan farklı olarak, kendi başına var olabilme olgusunu dünyan›n içinde arar. Başka herhangi bir varlığa bağlı olmaksızın var olabilen şeylere verdiği isim “töz” veya “cevher”dir. Aristoteles her tözün iki temel özelliği olduğunu söyler. İlk olarak, tözler bir “bu” olarak gösterilebilir. İkincisi, tözler “ayrı durabilme” özelliğine sahiptirler. Bu ifadeleri örneklerle açıklamaya çalışalım. Belli bir ağaç veya belli bir kaplan gösterilebilir bir “bu”dur. Ancak, şekilsiz çamur veya bir avuç toprak (sınırları belirli bir nesne olma anlamında) bir “bu” değildir. Diğer ölçüte dönersek, örneğin bir insanın bedeni başka hiç bir şeye bağlı olmaksızın evrende var olabilir ancak, örneğin “tendeki yanık” kendi başına var olamaz; ancak bir beden üzerinde varlık kazanabilir."

Soru 20

Aristoteles'e göre başka herhangi bir varlığa bağlı olmaksızın var olabilen şeye ne ad verilir?

Seçenekler

A
Tikel
B
Cevher
C
Ruh
D
Doğa
E
Madde
Açıklama:
Platon ve Aristoteles’in felsefelerinde varlık sorunsalının (ve özellikle tümeller konusunun) neden önem taşıdığını açıklayabileceksiniz.
"Aristoteles, Platon’dan farklı olarak, kendi başına var olabilme olgusunu dünyanın içinde arar. Başka herhangi bir varlığa bağlı olmaksızın var olabilen şeylere verdiği isim “töz” veya “cevher”dir."

Soru 21

Aşağıdakilerden hangisi Antik dönemin ilk düşünürlerinin ortak bir özelliğidir?

Seçenekler

A
Doğanın düzeninin anlaşılması sorunsalına gösterdikleri özel ilgi
B
Uzayın ve gök cisimlerinin anlaşılmasına gösterdikleri ilgi
C
İnsanını etik varlığına yönelik özel ilgi
D
Hastalıklar ve şifalı bitkiler üzerine yoğunlaşmaları
E
Varlık- yokluk konularına sıklıkla değinmeleri
Açıklama:
Antik dönemin ilk düşünürlerinin ortak özelliği doğanın düzeninin anlaşılması sorunsalına gösterdikleri özel ilgidir. Sokrates'ten sonra ise insannın etik varlığı ve yaşama biçimi konuları ön plana çıkmıştır.

Soru 22

Tümeller, idealar, episteme gibi kavramları ileri süren antik dönem düşünürü hangisidir?

Seçenekler

A
Sokrates
B
Platon
C
Aristoteles
D
Thales
E
Empedokles
Açıklama:
Platon Tümeller kuramını oluşturmaya çalışan, aynı zamanda gerçeğin idealar evreninde olduğun savunan ve episteme kavramını kullanan düşünürdür.

Soru 23

Aristoteles'e göre aşağıdakilerden hangisi bir töz değildir?

Seçenekler

A
Bir papatya
B
Bir tabak
C
Bir insan
D
Bir yara izi
E
Bir kedi
Açıklama:
Bir papatya, bir tabak, bir insan ve bir kedi kendi başlarına var olabilen bir varlık yani töz iken, bir yara izi kendi başına var olamaz, bir deriye ihtiyaç duymaktadır.

Soru 24

Aristoteles'in Platon'dan farklı olarak savunduğu düşünce hangisidir?

Seçenekler

A
Tümeller kuramını tamamıyla reddetmesi
B
İnsan bilgisini anlamada tikellerin yardımcı olamayacağını düşünmesi
C
Nesnelere kimliklerini veren özsel unsurların değişen dünyanın içinde olamayacağı fikrine karşı çıkması
D
Bilginin olanaklılığının tümellerden ve genel karakterlerden geçtiğini savunması
E
Gerçek bilginin idealar dünyasında olduğunu düşünmesi
Açıklama:
Aristoteles Platon'dan farklı olarak nesnelere kimliklerini veren özsel unsurların değişen dünyanın içinde olamayacağı fikrine karşı çıkmıştır. Platon'un Tümeller kuramını reddetmemiş, tıpkı Platon gibi insan bilgisini anlamada tikellerin yardımcı olamayacağını düşünmüş ve bilginin olanaklılığının tümellerden ve genel karakterlerden geçtiğini savunmuştur. Ayrıca E seçeneğindeki "gerçek bilginin idealar dünyasında olduğunu düşünmesi" fikri Aristoteles'in değil Platon'un savunduğun bir görüştür.

Soru 25

................. kavramı, gerçekliğin yapısının akılcı yöntemlerle ortaya konulması, “varlık” kavramının aydınlatılması ve varlık alanında egemen olan temel ilkelerin açıkça çıkarılması gibi düşünsel işlevleri kapsar."Yukarıdaki cümledeki boşluğu tamamlayacak en uygun kavram hangisidir?

Seçenekler

A
Felsefe
B
Ontoloji
C
Epistemoloji
D
Metafizik
E
Episteme
Açıklama:
Metafizik kavramı, gerçekliğin yapısının akılcı yöntemlerle ortaya konulması, “varlık” kavramının aydınlatılması ve varlık alanında egemen olan temel ilkelerin açıkça çıkarılması gibi düşünsel işlevleri kapsar.

Soru 26

Eski Yunan felsefesini mitolojiden ayıran en önemli unsur nedir?

Seçenekler

A
Sadece yöneticilerin felsefeyle ilgilenmeleri
B
Değişimleri genellemelere başvurarak açıklaması
C
Ruhsal varlıklarla ilgilenmemesi
D
Aklın kullanımının ön planda olması
E
Doğayı elementlerle açıklama isteği
Açıklama:
Eski Yunan felsefesi mitolojiden farklı olarak, değişimleri ve olayları açıklarken tek tek olgulara ve durumlara değil genellemelere başvurmaktadır.

Soru 27

Nesnelerin ve değişimin temelinde dört elementin (toprak, su, hava ve ateş) yattığını iddia eden filozof kimdir?

Seçenekler

A
Platon
B
Aristoteles
C
Descartes
D
Sokrates
E
Empedokles
Açıklama:
Nesnelerin ve değişimin temelinde dört elementin (toprak, su, hava ve ateş) yattığını iddia eden filozof Empedokles'tir.

Soru 28

"Atom" teriminin kökensel anlamı hangisidir?

Seçenekler

A
Küçük
B
Parçacık
C
Bölünemez
D
Görünmez
E
Değişmez
Açıklama:
Atom sözcüğü Yunanca kökenli "atomos" sözcüğünden türemiştir ve bölünemez anlamına gelmektedir.

Soru 29

Aşağıdakilerden hangisi Platon'un Tümeller Kuramı'ndaki tümel sözcüğünün anlamıdır?

Seçenekler

A
Tek, bir tane
B
Tüm, genel
C
Ayrı ayrı
D
İdeal olan
E
Algılanabilir olan
Açıklama:
Tikel kavramı tek, bir tane olanı ifade ederken; tümel kavramı tüm, genel olanı ifade etmektedir.

Soru 30

Genel kanıya göre metafiziğin “varlık” kavramı ile doğrudan ilgilenen dalı hangisidir?

Seçenekler

A
Ontoloji
B
Epistemoloji
C
Mitoloji
D
Hakikat
E
Fizik
Açıklama:
Genel kanıya göre ontoloji, metafiziğin “varlık” kavramı ile doğrudan ilgilenen dalı olarak kabul edilmektedir.

Soru 31

Empedokles nesnelerin ve değişimin temelinde yattığını öne sürdüğü elementler aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?

Seçenekler

A
Toprak ve su
B
Hava ve su
C
Güneş
D
Toprak, hava, su ve metal
E
Toprak, hava, su ve ateş
Açıklama:
Empedokles nesnelerin ve değişimin temelinde dört elementin yattığını iddia etmişti: Toprak, su, hava ve ateş.

Soru 32

Yunanca 'atomos' sözcüğü ne anlama gelmektedir?

Seçenekler

A
Parça
B
Bölünemez
C
Tane
D
Temel
E
En temel
Açıklama:
‘Atom’ teriminin Yunanca orjinali olan ‘atomos’, “bölünemez” anlamına gelir.

Soru 33

Platon'un kavramların varlıksal ve bilgisel önemini ortaya koyan kuramı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Tümdengelim kuramı
B
Tümeller kuramı
C
Biliş kuramı
D
Gelişim kuramı
E
Atom kuramı
Açıklama:
Atinalıların son derece haksız bir yargılama sonucu hocasını ölüme mahkûm etmelerinden çok etkilenen Platon, bu gibi olayların yaşanmaması için, devleti yönetenlerin “evrensel ilkelerin bilgisine” yönelmiş kişiler kısaca, “filosofoi”
olması gerektiğini savlamıştır. Bu amaca yönelik olarak Platon’un savunduğu kuram, tümeller kuramı olarak bilinir. Platon’un kuramı kavramların varlıksal ve bilgisel önemini ortaya koyar.

Soru 34

Nesnelerin tekliğni ve kendileri olma durumunu ifade etmek için kullanılan sözcük aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Tekel
B
Tekil
C
Tikel
D
Tümel
E
Tümsel
Açıklama:
“Tikel”, nesnelerin tekliğini ve kendileri olma durumunu ifade etmek
için kullanılır

Soru 35

İdeaların veya tümellerin doğanın içinde yer alamayacağını savlayan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Sokrates
B
Aristo
C
Descartes
D
Moore
E
Platon
Açıklama:
Platon, ideaların veya tümellerin doğanın içinde yer alamayacağını savlar.

Soru 36

Bir elmanın elma olarak varlıksal alanda belirmesi elmanın hangi boyutuyla ilişkilidir?

Seçenekler

A
Bilgisel
B
Epistemolojik
C
Ontolojik
D
Soyut
E
Pragmatik
Açıklama:
Doğadaki bir domates, “domates” olarak varlık alanında belirebiliyorsa,
bunun nedeni değişmeyen ve yok olmayan domates ideası yüzündendir.
Bu, işin ontolojik (yani varlıksal) tarafıdır.

Soru 37

Doksa sözcüğü ne anlama gelmektedir?

Seçenekler

A
Düşünce
B
Bilgi
C
Bilim
D
Kanı
E
Yargı
Açıklama:
Platon, bizim gündelik kullanımımızdan oldukça farklı bir şekilde, ‘bilgi’
(episteme) sözcüğünü “ideaların bilgisi” olarak ayrı bir statüde tutmuş ve normal
algısal yollardan edinilen bilgi için ‘kanı (doksa) deyimini kullanmıştır.

Soru 38

Aristoteles, tikel her nesneyi hangi sözcükle adlandırmaktadır?

Seçenekler

A
Tike
B
Tekel
C
Tüm
D
Doksa
E
Töz
Açıklama:
Aristoteles’e göre, tikel her nesne bir tözdür

Soru 39

Felsefecilerin uğraştığı metafizik aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak açıklanmıştır?

Seçenekler

A
Varlığın kendisi
B
Ruhsallık
C
Dünya dışı varlıklar
D
Tanrı ve sonsuz güç
E
Etik
Açıklama:
Felsefecilerin uğraştığı metafizik, esas olarak, gerçekliğin yapısının akılcı yöntemlerle ortaya konulması, “varlık” kavramının
aydınlatılması ve varlık alanında egemen olan temel ilkelerin açıkça çıkarılması
gibi düşünsel işlevleri kapsar. Kısacası, fiziksel bilimlerden farklı olarak metafizik,
varlığın kendisiyle ilgilenir.

Soru 40

Görüntü veya görünen aşağıda verilmiş olan kavramlardan hangisinin tersidir?

Seçenekler

A
Şüphe
B
Varlık
C
Töz
D
Gerçeklik
E
Yokluk
Açıklama:
Buna karşın “gerçeklik nedir?” sorusu, çoğunlukla, ontolojik ağırlığı olan bir
soru olarak görülebilir. Gerçekliğin tersi, bu anlamda, görüntü veya görünendir.

Soru 41


  • Aşağıdakilerden hangisi eski Yunanlı ilk düşünürlerinin, işlevlerini farklı kılan gözlemleyebildiğimiz değişimleri ve olayları açıklarken göz önünde bulundurduğu ögelerdendir?

Seçenekler

A
Efsaneler
B
Mitoloji
C
Tek tek olgulara
D
Durumlara
E
Genellemelere
Açıklama:
Eski Yunan’ın ilk düşünürlerinin işlevlerini farklı kılan çok önemli bir özellik, onların gözlemleyebildiğimiz değişimleri ve olayları açıklarken, efsanelerden ve mitolojiden farklı olarak, tek tek olgulara veya durumlara değil genellemelere başvurmalarıdır.

Soru 42

Demokritus’un başını çektiği grup her oluşumun ve değişimin ........’ın birleşip ayrılmalarının bir sonucu olduğunu öne sürdükleri kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Toprak
B
Hava
C
Su
D
Ateş
E
Atom
Açıklama:
Demokritus’un başını çektiği “atomcular” ise görünür nesnelerin yapıtaşlarının gözle görünmeyen atomlar olduğunu ve dünyamızdaki her oluşum ve değişimin atomların birleşip ayrılmalarının bir sonucu olduğunu öne sürmüştü.

Soru 43

Nesnelerin tekliğini ve kendileri olma durumunu ifade etmek için kullanılan ifade aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Özel isim
B
Cins isim
C
Tikel isim
D
Tümel isim
E
Kavramsal isim
Açıklama:
Bunu daha iyi anlayabilmek için, tikel ve tümel kavramlarını net bir şekilde tanımlayalım. “Tikel”, nesnelerin tekliğini ve kendileri olma durumunu ifade etmek için kullanılır.

Soru 44

Genel kavramlar için kullanılan kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Özel İsim
B
Cins İsim
C
Tikel İsim
D
Tümel İsim
E
Kavramsal İsim
Açıklama:
“Tümel” kavramı ise, tikelleri tanımlayan tür adlar› ve tikellerin edindiği nitelikler için kullanılmaktadır. ‘Tikel’ deyimi tek tek nesneler, ‘tümel’ ise genel kavramlar için kullanılır.

Soru 45

Epistemolojiyi sistematik bir şekilde uygulayan ve bir alan olarak kimliklendiren ilk düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Platon
B
Sokrates
C
Thales
D
Aristoteles
E
Hegel
Açıklama:
Epistemolojiyi sistematik bir şekilde uygulayan ve bir alan olarak kimliklendiren ilk düşünür olan Platon’dur.

Soru 46

Platon’a göre normal algısal yollardan elde edilen bilgiyi anlatan kavram aşağıdakilerden hangisiyle belirtilmektedir?

Seçenekler

A
Bilgi (Episteme)
B
Kanı (Doksa)
C
Tümel
D
Tikel
E
İdea
Açıklama:
Plato bizim gündelik kullanımımızdan oldukça farklı bir şekilde, ‘bilgi’ (episteme) sözcüğünü “ideaların bilgisi” olarak ayrı bir statüde tutmuş ve normal algısal yollardan edinilen bilgi için ‘kanı’ (doksa) deyimini kullanmıştır.

Soru 47

Aristotales’in Platon’dan farklı olarak herhangi bir varlığa bağlı olmaksızın var olabilen şeylere verdiği isim aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Tikel
B
Tümel
C
İdea
D
Töz
E
Kanı
Açıklama:
Aristoteles, Platon’dan farklı olarak, kendi başına var olabilme olgusunu dünyanın içinde arar. Başka herhangi bir varlığa bağlı olmaksızın var olabilen şeylere verdiği isim “töz” veya “cevher” dir.

Soru 48

Felsefede “varlıkbilim” ve “varlık kuramı” olarak aşağıdaki kavramlardan hangisi kullanılmaktadır?

Seçenekler

A
Metafizik
B
Ontoloji
C
Töz
D
Epistemoloji
E
İdea
Açıklama:
Metafizik ile ilgili bir diğer deyim “ontoloji”dir. Ontoloji felsefede “varlıkbilim” ve “varlık kuramı” anlamlarında kullanılmaktadır.

Soru 49

Felsefede gerçeklik kavramının tersi olarak kullanılan kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Metafizik
B
Töz
C
Görünüş
D
Hakikat
E
İdea
Açıklama:
“Gerçeklik” kavram› ontolojik bağlamlarda karşımıza çıkar. Felsefede bu kavramın tersi “görünüş” veya “görüntü” dür.

Soru 50

Aşağıdaki seçeneklerden hangisi, günümüz insanının doğaya olan merakının eski çağlarda yaşayan bir insandan daha az olmasının nedenini en iyi şekilde açıklamaktadır?

Seçenekler

A
Daha fazla besine daha kısa zamanda ve daha az emekle sahip olabilmesi
B
Teknolojik gelişmeler nedeniyle evren hakkında daha fazla bilgi sahibi olması
C
Daha korunaklı yaşam alanlarında yaşayabiliyor olması
D
Kişilerarası ilişkilerin teknoloji üzerinden sürdürülebilir olması
E
Bilgiye eski zamanlardan daha az önem veriliyor olması
Açıklama:
Evrene dair inceleme ve araştırmalar hâlen kesintisiz bir şekilde devam ediyor olsa da, kozmos artık bizim için “eski çağlardaki bilgi düzeyiyle karşılaştırıldığında” görece olarak epeyce bilindik ve anlaşılır bir durumdadır. Bu nedenle de doğaya ilişkin pek çok bilgiye hali hazırda sahip olan günümüz insanının eski çağlarda yaşayan insanlarla kıyaslandığında daha az meraklı olduğu söylenebilir.

Soru 51

İnsanın etik varlığı ve yaşama biçimi konularının felsefede ön plana çıkmaya başlaması hangi düşünür zamanında gerçekleşen önemli bir değişimdir?

Seçenekler

A
Kant
B
Spinoza
C
Aristoteles
D
Platon
E
Sokrates
Açıklama:
Antik dönemin ilk düşünürlerinin başka bir deyişle, Sokrates öncesi dönemde fikir üreten felsefecilerin ortak bir özelliği, doğanın düzeninin anlaşılması sorunsalına gösterdikleri özel ilgidir. Sokrates’le gelen önemli bir değişim ise, insanın etik varlığı ve yaşama biçimi konularının felsefede ön plana çıkmaya başlamasıdır. Etik ve politik konular, Sokrates’i izleyen Platon ve onun öğrencisi olan Aristoteles için de çok büyük önem taşırlar.

Soru 52

Platon’un varlıksal değer sıralaması aşağıdaki seçeneklerden hangisinde en alttan en üste doğru biçimde sıralanmaktadır?

Seçenekler

A
Kopya- nesne- idea
B
Asıl- idea- nesne
C
Nesne- idea- anlam
D
İdea- kopya- nesne
E
Kavram- örnek- idea
Açıklama:
Platon varlık hiyerarşisinde en alta kelimenin tam anlamıyla “kopyaları” (yani, sudaki yansımaları, fiziksel nesneleri tasvir eden sanatsal çalışmaları, vb.) koymuştur. Varlıksal değer sıralamasında bunların bir üstünde, fiziksel dünyanın algılar aracılığıyla kavranabilecek nesneleri (yani doğadaki nesneler) gelmektedir. En tepede ise akıl yoluyla kavranabilecek “ideal” ve “değişmeyen” varlıklar, yani matematiksel nesneler ve idealar bulunmaktadır.

Soru 53

Aşağıdakilerden hangisi, “tikel” kavramı için verilebilecek bir örnektir?

Seçenekler

A
Hayvan
B
Kutu
C
Dünya
D
Ev
E
Araba
Açıklama:
“Tikel” kavramı, nesnelerin tekliğini ve kendileri olma durumunu ifade etmek için kullanılmaktadır. Bu kapsamda, hayvan, kutu, ev ve araba denildiğinde aklımıza bu kavramların içinde yer türlü örnekler gelebilir. Örneğin hayvan kavramı için kedi, köpek, kuş örneklerinin gelmesi gibi. Oysa dünya denildiğinde aklımıza yalnızca tek bir nesne gelmektedir.

Soru 54

Aşağıdakilerden hangisi, “tümel” kavramı için verilebilecek bir örnektir?

Seçenekler

A
Rusya
B
Madonna
C
Neptün
D
Mevsim
E
Platon
Açıklama:
“Tümel” kavramı, tikelleri tanımlayan tür adları ve tikellerin edindiği nitelikler için kullanılmaktadır. Bu kapsamda, Rusya, Madonna, Neptün ve Platon kavramı tek bir nesneye işaret ederken, mevsim kavramı ise bir niteliğe işaret etmektedir.

Soru 55

Platon’un, normal algısal yollardan edinilen bilgi olarak tanımladığı kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
İdea
B
Tikel
C
Tümel
D
Kanı
E
Episteme
Açıklama:
Platon, bizim gündelik kullanımımızdan oldukça farklı bir şekilde, ‘bilgi’ (episteme) sözcüğünü “ideaların bilgisi” olarak ayrı bir statüde tutmuş ve normal algısal yollardan edinilen bilgi için ‘kanı’ (doksa) deyimini kullanmıştır.

Soru 56

Aristoteles’in, başka herhangi bir varlığa bağlı olmaksızın var olabilen şeylere verdiği isim nedir?

Seçenekler

A
Tikel
B
Tümel
C
Töz
D
Şekil
E
İdea
Açıklama:
Aristoteles, kendi başına var olabilme olgusunu dünyanın içinde aramaktadır ve başka herhangi bir varlığa bağlı olmaksızın var olabilen şeylere töz veya cevher ismini vermektedir. Aristoteles’e göre tikel her nesne bir töz’dür.

Soru 57

Metafiziğin “varlık” kavramıyla doğrudan ilgilenen dalı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Ontoloji
B
Epistemoloji
C
Fenomenoloji
D
Etnoloji
E
Sosyoloji
Açıklama:
“Ontoloji” felsefede “varlıkbilim” veya “varlık kuramı” anlamlarında kullanılmaktadır. Genel kabul gören bir yorum, ontolojinin, metafiziğin “varlık” kavramı ile doğrudan ilgilenen dalı olduğudur.

Soru 58

Aşağıdaki seçeneklerden hangisi, töz hakkında yanlış bir bilgi içermektedir?

Seçenekler

A
Biçim tözün unsurlarından biridir
B
Tözler dünyanın içindedirler
C
Diğer ismi “cevher”dir
D
Ayrı durabilme özellikleri vardır
E
Tek başına var olamazlar
Açıklama:
Aristoteles’in tanımladığı “töz” kavramı, Platon’dan farklı olarak dünyanın içindedirler, cevher olarak da adlandırılırlar, biçim ve form tözün unsurlarıdır ve ayrı ve tek başına durabilme özelliklerine sahiptirler.

Soru 59

Felsefede, “gerçekliğin yapısının akılcı yöntemlerle ortaya konulması, “varlık” kavramının aydınlatılması ve varlık alanında egemen olan temel ilkelerin açığa çıkarılması gibi düşünsel işlevleri kapsayan” kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Epistemoloji
B
Töz
C
Tikel
D
Tümel
E
Metafizik
Açıklama:
Günlük yaşamda çoğunlukla ruhsallık, uzaydan gelen canlılar, gizemli doğaüstü güçler gibi konularla ilintilendirilse de, felsefecilerin uğraştığı metafizik, esas olarak, gerçekliğin yapısının akılcı yöntemlerle ortaya konulması, “varlık” kavramının aydınlatılması ve varlık alanında egemen olan temel ilkelerin açığa çıkarılması gibi düşünsel işlevleri kapsar. Kısacası, fiziksel bilimlerden farklı olarak metafizik, varlığın kendisiyle ilgilenir.

Soru 60

Platonun kuramı açısından aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Seçenekler

A
Tek bir tümel her zaman tek bir fiziksel nesneye uygulanabilir.
B
Tümellerin tikellere epistemolojik önceliği vardır.
C
Bir kavram ile o kavramın örnekleri arasında ontolojik bir fark vardır.
D
Tümellerin tikellere ontolojik önceliği yoktur.
E
Tümeller değişmeye yatkındır.
Açıklama:
Platon’a göre, insan aklının “bilgi” ve “kavrama” adına gerçekleştirebileceği esas başarı, dünyada domateslerin ve diğer nesnelerin hangi durumda ve ne özelliklerde olduğunu gözlemlemek değil, tümellerin veya kavramların bilgisine ulaşmaktır.

Soru 61

Tümeller kuramı hangi düşünüre ait bir kuramdır?

Seçenekler

A
Platon
B
Sokrates
C
Kant
D
Searle
E
Aristotales
Açıklama:
Platon’un temel amacı yalnızca düşünsel sorgulamayı sürdürmek ve kavramlar konusunda insanların cahilliklerini sergilemek değil, onun da ötesinde, büyük çapta bir felsefi kuram veya model sunmaktır. Atinalıların son derece haksız bir yargılama sonucu hocasını ölüme mahkûm etmelerinden çok etkilenen Platon, bu gibi olayların yaşanmaması için, devleti yönetenlerin “evrensel ilkelerin bilgisine” yönelmiş kişiler kısaca, “filosofoi”olması gerektiğini savlamıştır. Bu amaca yönelik olarak Platon’un savunduğu kuram, tümeller kuramı olarak bilinir.

Soru 62

Platon hangi kavramları birbirinden ayırmıştır?

Seçenekler

A
Madde ve zihin
B
Bilgi ve kanı
C
Kanı ve zihin
D
Madde ve kanı
E
Ruh ve zihin
Açıklama:
Platon, bizim gündelik kullanımımızdan oldukça farklı bir şekilde, ‘bilgi’ (episteme) sözcüğünü “ideaların bilgisi” olarak ayrı bir statüde tutmuş ve normal algısal yollardan edinilen bilgi için ‘kanı’ (doksa) deyimini kullanmıştır. Bu açıdan bakıldığında ‘epistemoloji’ deyimini “bilgibilim” anlamında kullanmak anlaşılır olsa da, Platon’un bu kelimeye felsefi olarak nasıl bir anlam yüklediğini kaydetmemiz gerekmektedir. Her insan bakma ve görme yoluyla kanı sahibi olabilir. Ancak Platon’a göre yalnızca bilgelik arzusu olanlar, yani felsefeciler, episteme’ye ulaşmaya çalışırlar. Tümellerin veya ideaların bilgisi gerçek bilgidir.

Soru 63

Aşağıdakilerden hangisi tikel kavramlara uygun bir örnektir?

Seçenekler

A
İnsan
B
Mars gezegeni
C
Karanfil
D
Ağaç
E
Gezegen
Açıklama:
“Tikel”, nesnelerin tekliğini ve kendileri olma durumunu ifade etmek için kullanılır.

Soru 64

Aşağıdakilerden hangisi tümel kavramlara uygun bir örnektir?

Seçenekler

A
Mavi bardak
B
Balık
C
Ceviz ağacı
D
Kırmızı karanfil
E
Mars gezegeni
Açıklama:
“Tümel” kavramı ise, tikelleri tanımlayan tür adları ve tikellerin edindiği nitelikler için kullanılmaktadır.

Soru 65

Tümellerin veya ideaların bilgisi gerçek bilgidir savı kime aittir?

Seçenekler

A
Sokrates
B
Hume
C
Kant
D
Platon
E
Spinoza
Açıklama:
Her insan bakma ve görme yoluyla kanı sahibi olabilir. Ancak Platon’a göre yalnızca bilgelik arzusu olanlar, yani felsefeciler, episteme’ye ulaşmaya çalışırlar. Tümellerin veya ideaların bilgisi gerçek bilgidir.

Soru 66

Töz kavramı aşağıdakilerden hangisine aittir?

Seçenekler

A
Platon
B
Hume
C
Descartes
D
Aristotales
E
Kant
Açıklama:
Aristoteles, töz kavramı ile, Platon’un tümeller kuramını bir açıdan devam ettirmekle birlikte, o kuramı önemli anlamlarda değiştirmeye de yönelir.

Soru 67

Aristoteles’in töz kavramı için aşağıdakilerden hangisi geçerlidir?

Seçenekler

A
“Biçim” tözün unsurlarından biri değildir.
B
Bir heykelin mermer maddesi onun tözüdür.
C
Her tikel nesne bir tözdür.
D
Töz bir “bu” olarak gösterilemeyendir.
E
Töz evrende ayrı durabilir ancak tek başına var olamaz.
Açıklama:
Aristoteles’e göre, tikel her nesne bir tözdür. Bir insan, bir papatya, bir tencere töz statüsünde olan şeylerdir. Buna ek olarak insan, kurbağa, martı gibi doğal türlerin de bir anlamda töz olduğunu söyler.

Soru 68

Tikeller yalnızca tikel olmaları dolayısıyla epistemolojinin hedefi değildir savı hangi iki düşünürün ortak felsefi noktasıdır?

Seçenekler

A
Sokrates-Platon
B
Platon-Aristotales
C
Spinoza-Hume
D
Marks-Kant
E
Hume-Berkeley
Açıklama:
Aristoteles hocası Platon’u yakından izlemiş ve onun tümellerin önemi konusunda savladığı fikirleri özünde benimsemiştir. Aristoteles’e göre, insan bilgisi söz konusu olduğunda “tikelliğin” çok yardımcı olmayacağı kesindir ve bu konuda Platon temelde haklıdır.

Soru 69

Platon’dan farklı olarak bilginin nesnesi olan unsurların gözlemlenen dünyanın içinde olduğunu savunan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Descartes
B
Sokrates
C
Russell
D
Aristotales
E
Spinoza
Açıklama:
Aristoteles de bilginin tümeller aracılığıyla olanaklı olduğuna ancak, bununla birlikte, tümellerin fiziksel nesnelerin kavramsal parçalarından biri yani onları tanımlayan kısım, onların özleri olduğuna inanır.

Soru 70

Bir nesnenin ne olduğunu ve hangi yönünün bilinebileceğini ifade eden kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Bilgi (episteme)
B
Kanı (doksa)
C
Töz
D
Tikel
E
İdea
Açıklama:
İdealar veya tümeller bir nesnenin ne olduğunu ve hangi yönünün bilinebileceğini ifade ederler.

Ünite 4

Soru 1

Descartes'in epistemolojik görüşleri ile ilgili olarak aşağıdaki cümlelerden hangisi doğru değildir?

Seçenekler

A
Descartes, inanç sisteminin çok sayıda yanlış önerme içerdiğini fark ederek, inandığı fikirlerin tümünü kökten bir şekilde sorgular.
B
Descartes bilgi konusunda şüpheciliği belli bir amaca yönelik olarak yürütür.
C
Descartes, algısal ve matematiksel bilginin güvenilirliğine ilişkin kökten sorular sorar.
D
Tanrı'nın varlığına ilişkin bilgi sorgulanamaz.
E
2+3=5 gibi doğruluğundan kesinlikle şüphelenmeyeceğimiz bir bilgi türünde şüphelenmek olanaklıdır.
Açıklama:
Descartes’ın epistemolojik görüşlerini ve bu görüşlerin neden önem taşıdığını açıklayabileceksiniz.
Descartes dindar biri olmasına karşılık Tanrı'nın varlığına ilişkin bilgiden şüphe duyulacağını söyler.

Soru 2

Genelde günlük yaşamın durumları karşısında pratik, ayakları yere basan ve işe yarar sonuçlar verebilen kararlar alma ya da yargılarda bulunma eğilimi aşağıdaki kavramlardan hangisine karşılık gelir?

Seçenekler

A
Mantık
B
Akıl
C
Düşünce
D
Sağduyusal tavır
E
Düşünsel sorumluluk
Açıklama:
Moore’un şüpheciliğe karşı öne sürdüğü sağduyusal argümanın özelliklerini açıklayabileceksiniz.
Genelde günlük yaşamın durumları karşısında pratik, ayakları yere basan ve işe yarar sonuçlar verebilen kararlar alma ya da yargılarda bulunma eğilimi sağduyusal tavır olarak tanımlanır. Bu felsefe tarihinde önemli bir argüman olarak görülür.

Soru 3

Şüpheci eğilimleri belirgin olan Descartes'den sonra şüpheciliği derinlemesine irdeleyen düşünür aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?

Seçenekler

A
Kant
B
Sokrates
C
Moore
D
Quine
E
David Hume
Açıklama:
Olgusal düzenlilik konusunda Hume tarafından öne sürülen şüpheci görüşleri açıklayabileceksiniz.
David Hume şüphecilik tarihinde Descartes'ten sonra derin izler bırakmıştır.

Soru 4

"Dün öğle saatlerinde tavuklar gökyüzünde uçarken görüldüler" bu durum için aşağıdaki felsefi nitelemelerden hangisi kullanılabilir?

Seçenekler

A
Fiziksel olarak olanaksız mantıksal olarak olanaklı
B
Mantıksal olarak olanaksız felsefi olarak olanaklı
C
Fiziksel olarak olanaksız eylemsel olarak olanaklı
D
Eylemsel olarak olanaksız mantıksal olarak olanaklı
E
Fiziksel olarak olanaklı eylemsel olarak olanaksız
Açıklama:
Olgusal düzenlilik konusunda Hume tarafından öne sürülen şüpheci görüşleri açıklayabileceksiniz.
Bu durum fiziksel olarak olanaksız olmakla birlikte mantıksal olarak olanaklıdır.

Soru 5

Aşağıdakilerden hangisi Moore'un şüpheciliğe karşı ortaya koyduğu sağduyusal argümanın özelliklerinden değildir?

Seçenekler

A
İnsanların dünyaya ve kendilerine ilişkin pek çok temel ve basit olguyu bildiğini ifade eder.
B
Mantıksal gerçekliğe ilişkin nasıl sorusunu ortaya koyar.
C
Zihnin dışındaki bir gerçekliğe ilişkin bir sonuca ulaşır.
D
Zaman ve mekan içinde bulunan ve zihnin yaratmadığı nesnelerin varlığının göstergesidir.
E
Öncüller ile sonuç önermesi birbirinin aynısı değildir.
Açıklama:
Moore’un şüpheciliğe karşı öne sürdüğü sağduyusal argümanın özelliklerini açıklayabileceksiniz.
Moore mantıksal gerçeklikten çok fiziksel gerçekliğe ilişkin nasıl sorusunu ortaya koymaktadır.

Soru 6

Şüpheciliğin tersi olan en önemli kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Fikir
B
Kanı
C
Dogmatizm
D
Tutucu
E
İnanç
Açıklama:
Şüpheciliği ilgilendiren bazı önemli kavramları birbirinden ayırabilecek ve şüpheci tavrın felsefi değerinin ne olduğunu anlatabilecek bilgiye sahip olabileceksiniz.
Şüpheciliğin karşısında bulunan en önemli kavram dogmatizmdir.

Soru 7

Aşağıdakilerden hangisinde Descartes'in kitabının adı doğru olarak verilmiştir?

Seçenekler

A
Felsefe
B
Epistemoloji
C
İlk Felsefe Üzerine Düşünceler
D
Mantık
E
Dogma
Açıklama:
Şüpheciliği ilgilendiren bazı önemli kavramları birbirinden ayırabilecek ve şüpheci tavrın felsefi değerinin ne olduğunu anlatabilecek bilgiye sahip olabileceksiniz.
Descartes'in kitabının ismi İlk Felsefe Üzerine Düşünceler ya da Düşünceler kitabıdır.

Soru 8

Şüpheci düşüncenin adım adım nasıl ilerleyebileceğini en iyi gösteren felsefecinin ise .............. olduğu genel olarak kabul edilir.
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Seçenekler

A
Platon
B
Descartes
C
Herakleitos
D
Kant
E
Aristoteles
Açıklama:
Şüpheci düşüncenin adım adım nasıl ilerleyebileceğini en iyi gösteren felsefecinin ise René Descartes olduğu genel olarak kabul edilir.

Soru 9

Descartes’ı da kapsayan tarihsel dönem, Orta Çağ’dan çıkışı ve kilise örgütlenmesinin düşünce üzerine koyduğu kısıtlamaların çözülmeye başlamasını temsil eden Modern Dönem’dir (yaklaşık olarak ....... yüzyıllar arası). Özellikle, Aristoteles’in Hristiyan yorumlarının, bilim de dâhil olmak üzere, düşüncenin türlü alanlarını kontrol altında tuttuğu Orta Çağ’da, nesnel ve bağımsız bir tarzda araştırma yürütmek son derece zordu.

Seçenekler

A
16-19
B
13-14
C
12-16
D
18-20
E
10-14
Açıklama:
Descartes’ı da kapsayan tarihsel dönem, Orta Çağ’dan
çıkışı ve kilise örgütlenmesinin düşünce üzerine koyduğu kısıtlamaların çözülmeye başlamasını temsil eden Modern Dönem’dir (yaklaşık olarak 16-19. yüzyıllar
arası). Özellikle, Aristoteles’in Hristiyan yorumlarının, bilim de dâhil olmak üzere,
düşüncenin türlü alanlarını kontrol altında tuttuğu Orta Çağ’da, nesnel ve bağımsız bir tarzda araştırma yürütmek son derece zordu.

Soru 10

Descartes’a göre, ...... yanılabilir olduğundan bilgisel kesinliği başka bir yerde aramak gerekir.
Yukarıda boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Seçenekler

A
Zihin
B
Duygu
C
Algı
D
Tutum
E
Düşünce
Açıklama:
Descartes’a göre, algı
yanılabilir olduğundan bilgisel
kesinliği başka bir yerde
aramak gerekir

Soru 11

Aşağıdakilerden hangisi Descartes’tan sonra gelen felsefeciler arasında şüpheci eğilimleri en belirgin olandır?

Seçenekler

A
Aristoteles
B
Hume
C
Kant
D
Adorno
E
Bauman
Açıklama:
Descartes’tan sonra gelen felsefeciler arasında şüpheci eğilimleri en belirgin olanı İskoç düşünür David Hume’dur (1711-1776).

Soru 12

"En az bir öncülden hareket edilen ve bir sonuca varılan düşünce zincirine verilen addır."
Yukarıdaki tanım aşağıdakilerden hangisine aittir?

Seçenekler

A
Çıkarım
B
Mantık
C
Tümevarım
D
Tümdengelim
E
Olgu
Açıklama:
Çıkarım, en az bir öncülden
hareket edilen ve bir sonuca varılan düşünce zincirine verilen addır.

Soru 13

Genel olarak dersek, ............... bizim gündelik eylemler bağlamında çok sık başvurduğumuz bir yeti veya özelliktir.
Yukarıda boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Seçenekler

A
Çıkarım
B
Tümevarım
C
Tümdengelim
D
Sağduyu
E
Mantık
Açıklama:
Genel olarak dersek, sağduyu bizim gündelik eylemler bağlamında çok sık başvurduğumuz bir yeti veya özelliktir.

Soru 14

Şüpheciliğin tersi olan kavramlar içinde en önemlisi hangisidir?

Seçenekler

A
Varoluşçuluk
B
Determinizm
C
Fenomenoloji
D
İdealizm
E
Dogmatizm
Açıklama:
Şüpheciliğin tersi olan kavramlar içinde en önemlisi dogmatizmdir.

Soru 15

“Belli bir kişi veya topluluk tarafından benimsenen, tartışmadan ve sorgulamadan kabul edilmesi beklenen inanç ya da inanç kümesi.”
Yukarıdaki tanım aşağıdakilerden hangisine aittir?

Seçenekler

A
İdea
B
Şüphe
C
Ego
D
Dogma
E
mantık
Açıklama:
‘Dogma’ deyiminin anlamı “belli bir kişi veya topluluk tarafından benimsenen,
tartışmadan ve sorgulamadan kabul edilmesi beklenen inanç ya da inanç kümesi” şeklinde verilebilir.

Soru 16

Descartes’ın sorgulamaları açısından aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Seçenekler

A
Çok canlı rüyalar, görünür bilginin kesinliğinden şüphe duyulabileceğini gösteren örneklerdir.
B
Algılar yoluyla kavranan nesneler, rüyalarda karşımıza çıkan nesneler gibi, var olmayan şeylerdir.
C
Basit algılar kesin bilginin oluşma süreçlerinde temel oluştururlar.
D
Algı en temel ve en şüphe duyulmayacak bilgi türüdür.
E
Çok canlı rüyalar, algılar yoluyla gelen bilginin doğru olması gerektiğini gösteren örneklerdir.
Açıklama:
Denebilir ki, “Ama gerçeklik rüyadan farklıdır çünkü her rüyanın bir sonu olur
ve rüya bitince uyanırız.” Bu belki doğrudur; ama biz yine de çok acele etmeyelim
ve yukarıdaki paragrafta verilen argümanın felsefi özünü iyi anladığımızdan emin
olalım. Yukarıda aktarılmaya çalışılan argümanın işaret ettiği çarpıcı gerçek şudur:
“Gerçeğe yakın rüya” türünden deneyimler yaşarken o deneyimin içinden baktığımızda yaşananların rüya mı yoksa gerçek mi olduğunu saptayacak bir ölçütümüz
yoktur. Bu tür canlı rüyalar tahminen çoğumuzun başına gelmiştir: İnsanı derinlemesine saran bir rüyanın içinde, o sırada yaşadıklarımızın “gerçek” olduğundan
çok emin olduğumuz anlar yaşamışızdır. Hatta uyanınca “Rüya sırasında olanları
gerçekten yaşadığımdan o kadar emindim ki ...” gibi sözler söylemişizdir.

Soru 17

Şüpheci bir tavır taşımanın genel felsefi değeri aşağıdakilerden hangisi olabilir?

Seçenekler

A
Şüpheci tavırları olan insanların inanç sistemleri zaman içinde değişikliğe uğramaz.
B
Şüpheci tavırları olan insanların kapalı inanç sistemleri vardır.
C
Şüpheci tavırları olan insanların inanç sistemleri mantıksal olarak daha yüksek düzeyde tutarlılık gösterirler.
D
Şüpheci tavırları olan insanların düşünceleri daha esnek, inanç sistemleri de eleştiriyle baş etmeye daha hazır durumdadır.
E
Şüpheci tavırları olan insanların kesin bilgiye ulaşma olasılıkları daha yüksektir
Açıklama:
Felsefe tarihindeki şüpheci düşünürleri veya şüpheci argümanları incelemenin ve ciddiyetle anlamaya çalışmanın daha genel bir anlamda felsefi yararı
olacağı düşünülebilir. Söz konusu yarar, bu tür irdelemeleri yapmanın bir insanın
zihinsel dünyasında süreç içinde yaratacağı olumlu etkiyle ilgilidir. Yerleşmiş kanılar veya tartışılmadan kabul gören açıklamalar karşısında şüphe duyabilme yetisi olan insanların bu tür işlevlere girmeyenlere göre daha esnek ve açık görüşlü olacakları tahmin edilebilir. Dahası, şüpheci yönleri olan kişilerin, kendilerini karşı
görüşlere ve akıl yürütmelere çekinmeden açmalarından ve radikal sorgulama
alışkanlığı edinmelerinden dolayı, inanç sistemlerinin darbelere daha dayanıklı
ve daha iyi gerekçelendirilmiş bir konuma geleceği de açıktır. Bu durum şüpheciliğin bir epistemolojik görüş olarak doğru olup olmamasından bir parça bağımsız
olup, felsefe alanına ilgi duyanların üzerinde düşünmeleri gereken bir konudur.

Soru 18

Descartes'ın düşüncelerinin ve şüpheciliğinin biçimlenmesinde en çok aşağıdakilerden hangisinin etkisi söz konusudur?

Seçenekler

A
Sanayi devrimi
B
Ortaçağ'dan çıkış
C
Fransız İhtilali
D
Antik metinlerin yeniden keşfi
E
Feodalitenin kuvvetlenmesi
Açıklama:
Descartes gibi felsefecilerin gerçekleştirdiği hâliyle, şüpheciliğin soyut akıl oyunlarından daha büyük ve daha önemli bir kuramsal projeye veya amaca hizmet edebileceğini de rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu noktayı daha iyi değerlendirmek için Descartes’ın içinde bulunduğu toplumsal ve tarihsel konumu anımsamakta yarar görüyoruz. Descartes’ı da kapsayan tarihsel dönem, Orta Çağ’dan çıkışı ve kilise örgütlenmesinin düşünce üzerine koyduğu kısıtlamaların çözülmeye başlamasını temsil eden Modern Dönem’dir (yaklaşık olarak 16-19. yüzyıllar arası).

Soru 19

Aşağıdakilderden hangisi dolayımıyla elde edilen bilgi kesin bilgi niteliğine en yakın olandır?

Seçenekler

A
Aritmetik
B
Duyular
C
Sezgiler
D
Rüyalar
E
Düşler
Açıklama:
“Kesin bilgi” için iyi bir aday aritmetik ve geometrik bilgidir. “2+3=5” eşitliğinin (veya önermesinin) doğruluğu ile gözlemsel bir önermenin doğruluğu oldukça farklıdır. Gözemlenebilir olgular rüyalarımızda çeşitli biçimlere ve bileşimlere girebilir. Rüyalarda insanlar uçar, gökyüzü yeşildir, evimize yeni odalar eklenmiş gibidir. Yani rüyalar, fiziksel gerçekliği aynen yansıtmak zorunda değildir. Oysa “2+3” rüyalarımızda bile “9” veya “144” etmez. Rüyalarımızda bile bir karenin üç veya beş kenarı olamaz. O hâlde, güvenilirliği algısal bilgiden çok daha fazla olan matematiksel bilginin, bilgimize temel teşkil edecek kesinliğe sahip olduğu savlanabilir.

Soru 20

Descartes şüpheciliğinin ayırt edici yönü aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Kesin bilgi iddialarına güvensizlikle yaklaşması.
B
Duyular aracılığıyla elde edilen bilgiye karşı şüphe duyulması.
C
Bilginin manipulasyona açık niteliğinin ortaya konması.
D
Şüphenin bir metodolojik aygıt olarak kullanılması.
E
Bilgi iddialarının arkasındaki tutarsızlıkların araştırılması.
Açıklama:
Descartes’ın şüphesi yöntemsel şüphe olarak bilinir. Başka bir deyişle, Descartes kendi felsefi kuramını savlayabilmek için şüpheyi bir yöntem olarak kullanmakta ve böylece şüphelenilmeyecek sağlamlıkta bazı fikirlere ulaşmaya çalışmaktadır. Onun vardığı sonuçların ayrıntılarına daha sonraki ünitelerde değineceğiz. Ancak, bu aşamada vurgulamamız gereken ve felsefi önemi büyük olan konu, Descartes’ın şüpheci akıl yürütmeleri belli bir amaca yönelik olarak yapıyor olması ve aslında kendisi bir şüpheci olmamasına karşın, şüpheci argümanları ciddi, nesnel ve tarafsız bir şekilde başarıyla sergiliyor olmasıdır. Bu niteliğin “iyi bir düşünür” olmanın en temel özelliklerinden biri olduğunun altını çizmemiz gerekiyor

Soru 21

David Hume'un şüpheciliğinin ayırt edici özelliği aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Olgusal düzenlilikleri açıklamaya yönelen tümevarım pratiklerine karşı çıkılmaktadır.
B
İnsan aklına mündemiç kalıtsal ve somut bilgi reddedilmektedir.
C
Duyularımızla elde ettiğimiz bilginin tutarlılığı sorgulanmaktadır.
D
Sezgi yoluyla bilgi edinilebileceği fikrine karşı çıkılmaktadır.
E
Doğru bilgi kategorik olarak reddedilmektedir.
Açıklama:
David Hume olgusal düzenliliklere ilişkin çıkarımlarımızın gerçekleşmiş olanın zaman kipliğinin sınırlarını aşamayacağını, olgusal düzenliliklere dayanarak tümevarımsal çıkarımlar ve hareket yasaları oluşturulamayacağını savunmaktadır.
Örneğin, “Yarın güneşin doğmaması fiziksel açıdan olanaklı bir durum değildir” diyebiliriz. Buna karşın, kafamızda canlandırabileceğimiz bir durum olan “güneşin doğmamasının” mantıksal anlamda olanaksız veya çelişik olmadığı açıktır. Eğer biz “güneş yarın doğacak” önermesini bildiğimizi iddia ediyorsak, bundan kastettiğimiz “güneşin yarın doğmaması mantıksal olarak olanaksızdır” gibi bir düşünce olamaz. Kastedilen yalnızca “fiziksel dünyanın yapısı, güneşin doğmasını gerektirir” türünden bir önerme olabilir. Ancak, Hume’a göre bu inanca temel teşkil eden olgu, yukarıda da belirttiğimiz gibi, geçmişte yaptığımız gözlemler ve bu gözlemlerin belli bir tutarlılık göstermesidir. Eldeki kısıtlı tümevarımsal zeminin ötesine geçerek, “Yarın Güneş’in doğacağını biliyorum” iddiasında bulunmamızın çok sağlam bir gerekçesi olabileceğini söylemek zordur. Özetle, aslında hiçbirimiz yarın güneşin doğup doğmayacağını bilmiyoruz.

Soru 22

Aşağıdaki düşünürlerden hangisi “nesnelerin varlığı” kavramından “zihnin dışında, zaman-mekân içinde var olmayı” anladığını söylemektedir?

Seçenekler

A
Descartes
B
Hume
C
Locke
D
Whitehead
E
Moore
Açıklama:
Sağduyusal argüman yaklaşımının sahibi olan Moore’un tartışmasının başında gündeme getirdiği önemli bir konu “nesnelerin varlığı” kavramının açıklanması ile ilgilidir. Bu konudaki soru işaretlerini ortadan kaldırmak için, Moore “nesnelerin varlığı” kavramından “zihnin dışında, zaman-mekân içinde var olmayı” anladığını söyler. Bu önemli bir açıklamadır, çünkü bazı düşünürler nesnenin öznel -veya zihinselliğe ait- nitelikler barındırdığını, yani tamamen özneden bağımsız olmadığını düşünmeye eğilimlidirler. Moore’un sözünü ettiği “nesne” ise, sağduyumuza da uygun bir şekilde, fiziksel özelliklere sahip ve zihinden bağımsız niteliğinde bulunmaktadır. Moore’a göre ben “Şu bir kartaldır” önermesini dile getirdiğimde kastettiğim __-mekânın içinde olmak, bizim “var olan nesne” kavramımızın en özsel parçasıdır. Elbette eğer ben, örneğin, şu an bir halüsinasyon yaşıyor ve mavi bir filin havada uçuştuğunu görüyorsam, o zaman -söz konusu “fil” bana ne kadar gerçek görünürse görünsün- öyle bir nesne için “var” nitelemesini kullanamam. Kısacası, Moore’a göre, biz “varlık” kavramını zihinden ve özneden bağımsız şeyler için kullanırız.

Soru 23

Moore'un sağduyusal argüman yaklaşımının şüpheci bir perspektiften bakıldığında en önemli sorunu aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Sağduyusal argümanın inşası sürecinde kullanılan öncüllerin bilinmesi sorunu
B
Sağduyusal argümanın ulaştığı sonucun bilinebilirliği sorunu
C
Öncüller ve sonuç önermesi arasındaki mantıksal tutarlılık sorunu
D
Yaklaşımın merkezine nesnenin bilgisinin olanağını almış olması
E
Mantıksal çıkarımlar yoluyla nesnelerle ilişki kurulup kurulamayacağı sorunu
Açıklama:
Moore’a göre, benim şu anda ellerimin var olduğuna ilişkin sunabileceğim sağduyusal argüman şu şekildedir:
BİRİNCİ ÖNCÜL: Bir elimi havaya kaldırıp sallayarak şu sözleri söylüyorum: “İşte bir el”;
İKİNCİ ÖNCÜL: Diğer elimi havaya kaldırıp sallayarak şu sözleri söylüyorum: “İşte başka bir el”;
ÖYLEYSE (“SONUÇ”), Zaman-mekânsal (yani, “fiziksel”) gerçeklik içinde şu anda iki adet el vardır.
Sağduyusal argüman tezleri karşılaşan pek çok insan Moore’un tezlerine sempatiyle bakacaktır. Ancak yukarıda özetlenen argümanın felsefi açıdan kabul edilebilir olup olmadığının akılcı ve nesnel olarak irdelenmesi gerekiyor. Öncelikle, öncül (1)’in gerçekten sağlanıp sağlanmadığı önemli bir soru olarak karşımıza çıkmaktadır. Moore öncüllerde ifade edilen savları bildiğini gerçekten söyleyebilir mi? Şüphecinin bakış açısından ele alındığında, bu bağlamda felsefi sorun yaratan ve çözüm getirmeye çalıştığımız konu, baştan itibaren, zaten nesnelerin varlıklarının bilinmesidir. O yüzden, Moore’un “gösterilmeye çalışılan noktayı” baştan varsaydığı, kısacası döngüsel bir açıklama yaptığı söylenebilir. Döngüsel açıklamalar veya akıl yürütmeler de, doğal olarak, felsefi açıdan çok değerli olmayan argümanlardır. Elbette Moore kendi argümanının veya çıkarımının döngüsel olmadığını iddia edecektir; fakat bu nokta oldukça tartışmaya açık görünmektedir

Soru 24

Dünyayı anlama çabalarımıza ve dünyaya yönelik yargılarımıza aşağıdakilerden hangisi egemendir?

Seçenekler

A
Bilim
B
Şüphe
C
Akıl
D
Sağduyu
E
Sezgi
Açıklama:
Günlük yaşamda genel olarak sağduyunun yolunu izlediğimiz söylenebilir. Doğal olarak, sağduyudan saptığımız anlar da olmaktadır; ancak biz insanlar için somut şartların gereklerine uygun hareket etmenin olağan ve normal bir hâl olduğu açıktır. Bu bağlamda ilginç bir nokta, felsefe ve bilimin genelde sağduyuyla, somutlukla veya pratiklikle tam örtüşmeyen alanlar olduğuna dair yaygın bir kanı olmasıdır. Bu konuya “kuram” ve “kuramsal” kavramlarını tartışırken de biraz değinmiştik. Dünyayı anlama çabalarımıza ve dünyaya yönelik yargılarımıza genelde sağduyu egemendir.

Soru 25

Şüpheci tavrın felsefe pratiğine en temel katkısı aşağıdakilerdne hangisidir?

Seçenekler

A
Mutlak bilginin olanaklılığının reddedilmesi
B
Duyular yoluyla edinilen verilerin tutarlılığının sorgulanması
C
Eleştirel bir düşünce pratiğinin geliştirilebilmesi
D
Herhangi bir sabit felsefi konum benimsenmemesi
E
Dünya ile girilen ilişkide dogmatik unsurlara yer verilmemesi
Açıklama:
Kesintisiz şüphe hâlinde olmak ve sürekli olarak sağlam düşünsel zeminlerini kaybetmek insanların kolayca yapabileceği eylemler değillerdir. Dahası, aşırı şüpheci bir tavrın insana yaşamı içinde çok fazla yararının olmayacağı da bellidir. Öte yandan, dogmatik olmaktan ziyade, zaman zaman da olsa, sahip olduğu fikirlere ve inançlara eleştirel bir tavırla yaklaşan insanların hem bireysel gelişimlerinin daha güçlü olacağı hem de -inanç sistemlerinin genelde yanlışlamaya açık olmasından dolayı- bizi saran dünyanın olgularını bilebilme anlamında da daha avantajlı bir duruma geleceği söylenebilir. Bu elbette epistemolojik boyutta değerlendirilecek bir yarardır. Ancak konuya daha geniş bir açıdan bakmamız da olanaklıdır: Felsefe tarihindeki şüpheci düşünürleri veya şüpheci argümanları incelemenin ve ciddiyetle anlamaya çalışmanın daha genel bir anlamda felsefi yararı olacağı düşünülebilir. Söz konusu yarar, bu tür irdelemeleri yapmanın bir insanın zihinsel dünyasında süreç içinde yaratacağı olumlu etkiyle ilgilidir

Soru 26

Descartes'in de içinde bulunduğu erken modern dönem düşünürlerinin düşünme pratiklerinin ortak noktası aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
İnsan aklına duyulan güven
B
Sezginin belirleyiciliğinin kabulü
C
Mutlak bir bilginin olanaklılığına karşı şüphe
D
Dünyayı anlamanın olanaklı olmadığı inancı
E
Büyük felsefi önermelerden kaçınma temayülü
Açıklama:
Descartes’ı da kapsayan tarihsel dönem, Orta Çağ’dan çıkışı ve kilise örgütlenmesinin düşünce üzerine koyduğu kısıtlamaların çözülmeye başlamasını temsil eden Modern Dönem’dir (yaklaşık olarak 16-19. yüzyıllar arası). Özellikle, Aristoteles’in Hristiyan yorumlarının, bilim de dâhil olmak üzere, düşüncenin türlü alanlarını kontrol altında tuttuğu Orta Çağ’da, nesnel ve bağımsız bir tarzda araştırma yürütmek son derece zordu. Dinsel inançlarla çatışan araştırma sonuçları fazlaca sorgulanmadan devre dışı bırakılıyordu. Bu durumla karşılaştırıldığında, Modern Dönem’in genel toplumsal-psikolojik havasının önemli bir değişime işaret etmekte olduğunu tahmin etmek zor değildir. Modern Dönem düşünürlerinin çoğu, kendileri oldukça dindar kişiler olmakla birlikte, insan aklının kavrama ve keşfetme yeteneğine büyük bir güven duyuyorlardı.

Soru 27

Rüyalarımızda içine girdiğimiz durum ve ilişkilerin çoğu zaman gerçeklikten ayırt edilemeyecek denli yoğun bir duyusal deneyim içermesi Descartes'çı bir yerden bakıldığında aşağıdakilerden hangisinin göstergesidir?

Seçenekler

A
Rüyalarımızın gerçek olduğunun
B
Gerçeklik diye bir şey olmadığının
C
Duyusal deneyimin sorgulamaya açık olduğunun
D
Rüya diye bir şey olmadığının
E
Duyularımızın gerçeğin tek kaynağı olduğunun
Açıklama:
Rüyalarımızda tecrübe ettiğimiz duyusal deneyimlerin yoğun bir gerçeklik etkisi ihtiva etmeleri Descartes'çı bir yerden bakıldığında doğru bilginin en önemli kayağı olarak gösterilebilecek olan duyusal verilerin tutarlılığının sorgulanmasının bir imkanıdır. Şayet gerçek olmadığını bildiğimiz rüyada kurulan duyusal denyim somut dünyadakinden ayırt edilemiyorsa o zmaan somut dünyada kurulan duyusal deneyimin tutarlılığı mutlak değildir.

Soru 28

Descartes’a göre bilgi kaynaklarımızın tümüne hangi duyguyla yaklaşmak gerekmektedir?

Seçenekler

A
Tecrübe
B
Bilgisel
C
Olasılık
D
Şüphe
E
Merak
Açıklama:
Descartes’a göre bilgi kaynaklarımızın tümüne şüpheyle yaklaşmak olanaklıdır.

Soru 29

Descartes’ın “yöntemsel şüphe” yolunu seçmesi ne anlama gelmektedir?

Seçenekler

A
Descartes sıradan bilgilenme yollarını temel alarak şüpheciliğin doğruluğunu göstermeyi hedeflemektedir.
B
Descartes sıradan bilgilenme yollarını eleştirel bir test ile sınamakta ancak nihayetinde şüphelenilemeyecek bilgilere ulaşmayı hedeflemektedir.
C
Descartes sıradan bilgilenme yollarını eleştirel bir test ile sınamak için öncelikle şüpheciliğin yanlış olduğunu varsayarak irdelemeye başlamaktadır.
D
Descartes sıradan bilgilenme yollarını eleştirel bir test ile sınamakla birlikte, irdelemelerinin sonunda şüpheciliğin kuramsal üstünlüğünü açıkça ifade etmektedir.
E
Descartes sıradan bilgilenme yollarını eleştirel bir test ile sınamakla birlikte, irdelemelerinin başında kesin bilginin olanaklı olduğunu açıkça ifade etmektedir.
Açıklama:
Descartes’ın “yöntemsel şüphe” yolunu seçmesi sıradan bilgilenme yollarını eleştirel bir test ile sınamakta ancak nihayetinde şüphelenilemeyecek bilgilere ulaşmayı hedeflemektedir

Soru 30

Descartes’e göre nesnel bilginin en önemli kaynağı (ve hatta modeli) nedir?

Seçenekler

A
Matematik ve bilim
B
Doğa
C
Şüphe
D
Felsefi tartışma
E
İnsan
Açıklama:
Descartes matematik ve bilim alanlarının nesnel bilginin en önemli kaynağı (ve hatta modeli) olduğunu düşünüyor olsa da, şüpheci sorgulamayı ciddiyetle ve sonuna kadar devam ettirmektedir.

Soru 31

En az bir öncülden hareket edilen ve bir sonuca varılan düşünce zincirine verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Tümdengelim
B
Olgusal düzenlilik
C
Çıkarım
D
Tümevarım
E
Zorunluluk
Açıklama:
Çıkarım, en az bir öncülden hareket edilen ve bir sonuca varılan düşünce zincirine verilen addır.

Soru 32

“Tüm insanlar ölümlüdür; Sokrates bir insandır; O hâlde, Sokrates ölümlüdür.” önermesi hangisine örnektir?

Seçenekler

A
Genel Çıkarım
B
Doğrucu Çıkarım
C
Şüpheci Yaklaşım
D
Tümdengelimsel Çıkarım
E
Tümevarımsal Çıkarım
Açıklama:
Tüm insanlar ölümlüdür; Sokrates bir insandır; O hâlde, Sokrates ölümlüdür.” önermesi Tümeden gelimsel bir çıkarımdır.

Soru 33

Nesnelerin “var olmaları” onların zihnin dışında, zaman ve mekân içinde var olmaları anlamına geldiğini savunan felsefeci aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Moore
B
Descartes
C
Sokrates
D
David Hume
E
Platon
Açıklama:
Moore’a göre, nesnelerin “var olmaları” onların zihnin dışında, zaman ve mekân içinde var olmaları anlamına gelir.

Soru 34

  1. Öncüller iyi bilinen önermeler olmalı
  2. Sonuç önermesi öncülleri bilgisel olarak aynen tekrarlamamalı
  3. Öncüller sonucu yeterince güçlü bir düzeyde desteklemelidir
Bir çıkarım bir fikri veya tezi savunacaksa yukarıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
I, II ve III
B
II ve III
C
Yalnız I
D
Yalnız III
E
I ve III
Açıklama:
Bu çıkarım bir fikri veya tezi başarıyla savunacaksa; (1) öncüller iyi bilinen önermeler olmalı, (2) sonuç önermesi öncülleri bilgisel olarak aynen tekrarlamamalı ve (3) öncüller sonucu yeterince güçlü bir düzeyde desteklemelidir.

Soru 35

Bilimin aslında sağduyudan türediği ve ikisi arasında bir uçurumun değil sürekliliğin olduğunu savunan felsefi yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Eleştiriciler
B
Şüpheciler
C
Doğrucular
D
Sağduyucular
E
Eylemciler
Açıklama:
Pragmacılarının (“eylemciler” olarak da anılırlar) vurguladığı önemli bir nokta, bilimin aslında sağduyudan türediği ve ikisi arasında bir uçurumun değil sürekliliğin olduğudur.

Soru 36

Belli bir kişi veya topluluk tarafından benimsenen, tartışmadan ve sorgulamadan kabul edilmesi beklenen inanç ya da inanç kümesi olarak tanımlanan kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
İddia
B
Pragma
C
Dogma
D
Yeti
E
Olgu
Açıklama:
‘Dogma’ deyiminin anlamı “belli bir kişi veya topluluk tarafından benimsenen, tartışmadan ve sorgulamadan kabul edilmesi beklenen inanç ya da inanç kümesi” şeklinde verilebilir.

Soru 37

Descartes’in sorgulamaları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Algı yanılabilir olduğundan bilgisel kesinliği başka yerde aramak gerekir.
B
Algının sonucunda oluşan bilgilerin inanç sistemine temel oluşturma anlamında kesin ve mutlak anlamda güvenilir olduğunu söylemek zordur.
C
Algılar, içsel veya dışsal şartlar uygun olmadığı zamanlarda insanı yanıltırlar.
D
Algı en temel ve en şüphe duyulmayacak bilgi türüdür.
E
Algıların gerçekliğinin rüyaların içinde test edilmesi olanaklı değildir.
Açıklama:
Descartes’ın epistemolojik görüşlerini ve bu görüşlerin neden önem taşıdığını açıklayabileceksiniz.
"Benim şu ana kadar doğru kabul ettiğim inançların veya önermelerin çok büyük bir bölümü algı yoluyla edindiğim bilişsel unsurlardır. Algı yoluyla gelen bilginin kesinlik içerdiği ve güvenilir olduğu yolunda bir kanımız vardır. Ancak, algının sonucunda oluşan bilgilerin inanç sistemimize temel oluşturma anlamında kesin ve mutlak anlamda güvenilir olduğunu söyleyebilir miyiz? Bu soruya olumlu yanıt vermemiz zordur. Algılarımız bizi, içsel veya dışsal şartlar uygun olmadığı zamanlarda, ciddi oranlarda yanıltabilirler. Uykudan yeni uyandığımızda veya ağır bir ilacın etkisindeyken algıladıklarımız büyük oranda yanlış olabilir. Benzer şekilde, karanlık basmak üzereyken bir nesneye baktığımızda aslında lacivert olan bir nesneyi siyah algılayabiliriz."

Soru 38

G. E. Moore'un sağduyusal argümanına göre aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Seçenekler

A
Argümanın öncülleri iyi bilinen önermelerden oluşmalıdır
B
"Ben nefes alan bir varlığım" cümlesi bu cümleyi söyleyen özne için şüphe içeren bir cümledir
C
"Var olma" kavramı zaman ve mekân dışında olmayı ifade eder
D
Sonuç önermesi öncülleri tekrar etmelidir
E
Argüman mantıksal bilgiden yola çıkarak oluşturulmalıdır
Açıklama:
Moore’un şüpheciliğe karşı öne sürdüğü sağduyusal argümanın özelliklerini açıklayabileceksiniz.
"Ben tam şu anda iki elim olduğunu nasıl kanıtlayabilirim? Moore’a göre, benim şu anda ellerimin var olduğuna ilişkin sunabileceğim sağduyusal argüman şu şekildedir: BİRİNCİ ÖNCÜL: Bir elimi havaya kaldırıp sallayarak şu sözleri söylüyorum: “İşte bir el”; İKİNCİ ÖNCÜL: Diğer elimi havaya kaldırıp sallayarak şu sözleri söylüyorum: "İşte başka bir el”; ÖYLEYSE (“SONUÇ”), Zaman-mekânsal (yani, “fiziksel”) gerçeklik içinde şu anda iki adet el vardır. Argümanda, çıkarımsal biçime uygun olarak, bazı “öncüller” ve bir “sonuçtan” oluşan bir iddia sunulmuştur. Eğer bu çıkarım bir fikri veya tezi başarıyla savunacaksa; (1) öncüller iyi bilinen önermeler olmalı, (2) sonuç önermesi öncülleri bilgisel olarak aynen tekrarlamamalı ve (3) öncüller sonucu yeterince güçlü bir düzeyde desteklemelidir. Bu koşulların sağlanıp sağlanmadığını irdeleyelim. Moore’a göre, öncüllerin doğru olmasında bir sorun yoktur çünkü orada belirtilen düşünceler, (1)’de belirtildiği gibi, “kesinlikle bilinen şeylerdir”. (2)’de belirtilen noktanın da sağlandığı kabul edilebilir. Bir insanın elini sallayarak “işte bir el” kelimelerini söylemesi ile bir “nesnel varlık” iddiasında bulunmak tam olarak aynı şeyler değillerdir. Ve son olarak da, (3)’te sözü edilen şart, yani öncüllerin sonucu desteklemesi de sağlanmaktadır. Moore’un deyimlemesi ile, sonuç, öncüllerden kesin bir şekilde çıkmaktadır."

Soru 39

Descartes'ın güvenilir bilgiye ulaşma çabasının ilk adımı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Daha önceden kabul edilen matematiksel bilgiyi mutlak doğru olarak kabul etmek
B
Tanrının varoluşunu felsefi sorgulamaların temeli olarak almak
C
Daha önceden mutlak doğru olarak kabul edilen şeyleri doğru kabul etmekten vazgeçmek
D
Güvenilir bilginin ancak kişilerin gençken aldıkları okul ve aile eğitimiyle ortaya çıkabileceğini göstermek
E
Daha önceden alınan eğitimin sağladığı bilgiyi güvenilir kabul etmek
Açıklama:
Descartes’ın epistemolojik görüşlerini ve bu görüşlerin neden önem taşıdığını açıklayabileceksiniz.
"Descartes, aldığı eğitimin ve eleştirmeden benimsediği fikirlerin sonucu olarak, kişisel bilgi dünyasının güvenilirlikten oldukça uzak bir yapıda oluştuğuna ilişkin inancını açık yüreklilikle ifade eder. Ayrıca, inandığı önermeler arasında ne kadar çok yanlışın bulunduğunu görmenin kendisini düşünmeye sevk ettiğini belirtir. Bu sakıncalı ve rahatsız edici durum karşısında bulduğu çözüm, daha önceden mutlak doğru veya güvenilir bilgi olarak aldığı şeyleri doğru olarak kabul etmeden ve sistematik bir tarzda ilerleyerek, sağlam epistemolojik temellere ulaşmak ve inanç/bilgi sistemini bu sağlam temeller üzerinde yapılandırmaktır."

Soru 40

‘’Balıkların karada yaşaması’’ durumu için aşağıdaki felsefi nitelemelerden hangisi doğrudur?

Seçenekler

A
Fiziksel olarak olanaksız ancak eylemsel olarak olanaklı
B
Mantıksal olarak olanaksız ancak fiziksel olarak olanaklı
C
Mantıksal olarak olanaksız ancak eylemsel olarak olanaklı
D
Fiziksel olarak olanaksız ancak mantıksal olarak olanaklı
E
Eylemsel olarak olanaksız ancak fiziksel olarak olanaklı
Açıklama:
Olgusal düzenlilik konusunda Hume tarafından öne sürülen şüpheci görüşleri açıklayabileceksiniz.
"“fiziksel olanaksızlık” ile “mantıksal olanaksızlık” kavramlarını karşılaştıralım. Bir olgunun veya durumun fiziksel olarak olanaksız olması, o olgunun bizim içinde yaşadığımız ve anladığımız fiziksel dünyanın görünen yapısıyla çelişmesi anlamına gelir. Örneğin, bir insanın pencereden atladığında düşmeyip uçmaya başlaması fiziksel açıdan olanaksızdır. Ancak, pencereden atlayıp uçmak gibi fiziksel anlamda olanaksız olan durumların gerçekleştiğini ben kafamda canlandırabilirim. “Mantıksal olanaksızlık” kavramı ise, içinde yaşadığımız evrenin mantıksal yapısıyla çatışan durumlar için kullanılır. Bizim evrenimizde bir üçgenin dört kenarlı olması olanaksızdır. Bu olanaksızlık, fiziksel bir olanaksızlıktan çok daha büyük bir olanaksızlık türüdür çünkü, fiziksel olanaksızlıklardan farklı olarak, mantıksal açıdan olanaksız bir durumu kafamızda bile canlandıramayız."

Soru 41

Dünyanın herhangi bir yerinde "üç kenarlı bir kare" bulunma ihtimali felsefi olarak nasıl değerlendirilir?

Seçenekler

A
Fiziksel olarak olanaksız ancak mantıksal olarak olanaklı
B
Hem fiziksel olarak hem de mantıksal olarak olanaksız
C
Mantıksal olarak olanaksız ancak fiziksel olarak olanaklı
D
Hem eylemsel olarak hem de mantıksal olarak olanaklı
E
Eylemsel olarak olanaksız ancak fiziksel olarak olanaklı
Açıklama:
Olgusal düzenlilik konusunda Hume tarafından öne sürülen şüpheci görüşleri açıklayabileceksiniz.
"“Mantıksal olanaksızlık” kavramı ise, içinde yaşadığımız evrenin mantıksal yapısıyla çatışan durumlar için kullanılır. Bizim evrenimizde bir üçgenin dört kenarlı olması olanaksızdır. Bu olanaksızlık, fiziksel bir olanaksızlıktan çok daha büyük bir olanaksızlık türüdür çünkü, fiziksel olanaksızlıklardan farklı olarak, mantıksal açıdan olanaksız bir durumu kafamızda bile canlandıramayız."

Soru 42

Moore’un nesnelerin varlığı kavramı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Nesnelerin varlığı öznel ve zihinselliğe ait nitelikler barındırmasına bağlıdır
B
Nesnelerin varlığı zihnin dışında, zaman ve mekân içinde var olmaları anlamına gelir
C
Nesneler, sağduyuya uygun bir şekilde fiziksel özelliklere sahiptirler
D
Zihinden bağımsız bir tarzda fiziksel zaman ve mekânın içinde olmak, var olan nesne kavramının en özsel parçasıdır
E
Bir nesne zihinden ve özneden bağımsız ise vardır
Açıklama:
Moore’un şüpheciliğe karşı öne sürdüğü sağduyusal argümanın özelliklerini açıklayabileceksiniz.
"Moore’un tartışmasının başında gündeme getirdiği önemli bir konu “nesnelerin varlığı” kavramının açıklanması ile ilgilidir. Bu konudaki soru işaretlerini ortadan kaldırmak için, Moore “nesnelerin varlığı” kavramından “zihnin dışında, zamanmekân içinde var olmayı” anladığını söyler. Bu önemli bir açıklamadır, çünkü bazı düşünürler nesnenin öznel veya zihinselliğe ait nitelikler barındırdığını, yani tamamen özneden bağımsız olmadığını düşünmeye eğilimlidirler. Moore’un sözünü ettiği “nesne” ise, sağduyumuza da uygun bir şekilde, fiziksel özelliklere sahip ve zihinden bağımsız niteliğinde bulunmaktadır."

Soru 43

Descartes'ın felsefi sorgulamasında kullandığı şüphe türü aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Yöntemsel şüphe
B
Kategorik şüphe
C
Algının olmazlığı şüphesi
D
Yanılsama şüphesi
E
Bilimsel şüphe
Açıklama:
Descartes’ın epistemolojik görüşlerini ve bu görüşlerin neden önem taşıdığını açıklayabileceksiniz.
"Descartes’ta gördü¤ümüz şüpheci akıl yürütmelerinin onun felsefi yönteminin bir parçası olduğudur. Descartes’ın şüphesi yöntemsel şüphe olarak bilinir. Başka bir deyişle, Descartes kendi felsefi kuramını savlayabilmek için şüpheyi bir yöntem olarak kullanmakta ve böylece şüphelenilmeyecek sağlamlıkta bazı fikirlere ulaşmaya çalışmaktadır."

Soru 44

“Tüm insanlar ölümlüdür; Sokrates bir insandır; O hâlde, Sokrates ölümlüdür.” Bu ifade aşağıdakilerden hangisine bir örnek oluşturmaktadır?

Seçenekler

A
Tümsel çıkarım
B
Çıkarım
C
Tümevarımsal çıkarım
D
Tümdengelimsel çıkarım
E
Mantık
Açıklama:
Tümdengelimsel çıkarım veya kısaca tümdengelim, öncüllerden sonucun %100 kesinlikle çıktığı durumlar için kullanılır. Örnek: “Tüm insanlar ölümlüdür; Sokrates bir insandır; O hâlde, Sokrates ölümlüdür.”

Soru 45

“Basketbolcuların çoğu uzun boyludur; Melis de bir basketbolcudur; O hâlde, büyük olasılıkla Melis uzun boyludur.” ifadesi aşağıdakilerden hangisine örnek oluşturmaktadır?

Seçenekler

A
Çıkarım
B
Tümdengelim
C
Tümdengelimsel çıkarım
D
Tümsel çıkarım
E
Tümevarımsal çıkarım
Açıklama:
Tümevarımsal çıkarım, veya kısaca tümevarım, öncüllerden sonucun kesin bir şekilde çıkmadığı durumlar için kullanılır. Örnek: “Basketbolcuların çoğu uzun boyludur; Melis de bir basketbolcudur; O hâlde, büyük olasılıkla Melis uzun boyludur.” Tümevarımlarda öncüllerin doğru olması sonucun doğru olmasını garanti etmez. Eğer öncüller doğruysa, bu yalnızca sonuç önermesinin doğru olma olasılığını yükseltir.

Soru 46

I. Öncüller iyi bilinen önermeler olmalı
II. Sonuç önermesi öncülleri bilgisel olarak aynen tekrarlamamalı
III. Öncüller sonucu yeterince güçlü bir düzeyde desteklemeli
Eğer bir çıkarım bir fikri veya tezi başarıyla savunacaksa yukarıdaki koşullardan hangisini veya hangilerini sağlamalıdır?

Seçenekler

A
I ve III
B
I ve II
C
I, II ve III
D
Yalnız III
E
Yalnız I
Açıklama:
Eğer bir çıkarım bir fikri veya tezi başarıyla savunacaksa,
I. Öncüller iyi bilinen önermeler olmalı
II. Sonuç önermesi öncülleri bilgisel olarak aynen tekrarlamamalı
III. Öncüller sonucu yeterince güçlü bir düzeyde desteklemelidir.

Soru 47

"Önümüzdeki ay balıklar karaya çıkacak ve yürümeye başlayacaklar." ifadesi için hangi felsefi niteleme kullanılabilir?

Seçenekler

A
Mantıksal olanaksızlık
B
Fiziksel olanaklılık
C
Fiziksel olarak olanaksız ancak mantıksal olarak olanaklı
D
Fiziksel olarak olanaklı ancak eylemsel olarak olanaklı
E
Fiziksel olarak olanaklı ancak mantıksal olarak olanaksız
Açıklama:
“Yarın güneşin doğmaması fiziksel açıdan olanaklı bir durum değildir” diyebiliriz. Buna karşın, kafamızda canlandırabileceğimiz bir durum olan “güneşin doğmamasının mantıksal anlamda olanaksız veya çelişik olmadığı açıktır.

Soru 48

W. V. O. Quine gibi 20. yüzyıl Amerikan pragmacıları aşağıdakilerden hangisini vurgulamışlardır?

Seçenekler

A
Bilim, dogmatizm ürünüdür.
B
Felsefe bizi Tanrı'ya götüren tek yoldur.
C
Felsefe bilim olmadan bir hiçtir.
D
Bilim sağduyudan türemiştir.
E
Felsefe ve bilim arasında bir uçurum vardır.
Açıklama:
W. V. O. Quine gibi 20. yüzyıl Amerikan pragmacılarının (“eylemciler” olarak da anılırlar) vurguladığı önemli bir nokta, bilimin aslında sağduyudan türediği ve ikisi
arasında bir uçurumun değil sürekliliğin olduğudur

Soru 49

Dogmatizm kavramına ilişkin aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Seçenekler

A
Dogmatik insanlar genelde ılımlı ve esnektir.
B
Dogmatizm şüphecilikle birlikte gelir.
C
Esnek inançlara sahip insanlar için dogmatik sıfatı kullanılabilir.
D
Dogmatik insanlar yeni fikirlere oldukça açıktır.
E
Dogmatizm ve şüphecilik zıt kavramlardır.
Açıklama:
“Şüpheci tavır” olarak betimlediğimiz tavrın veya yaklaşımın içeriği nedir? Ve bu tavrı felsefi anlamda özel kılan şey nedir? Bunun yanıtını, şüpheciliğin tersi olan kavramların içerisinde ve o kavramların barındırdığı sakıncalarda aramak gerekir. Şüpheciliğin tersi olan kavramlar içinde en önemlisi dogmatizmdir.

Soru 50

“Belli bir kişi veya topluluk tarafından benimsenen, tartışmadan ve sorgulamadan kabul edilmesi beklenen inanç ya da inanç kümesi” olarak açıklanan felsefi terim aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Dogma
B
Şüphe
C
Logos
D
Kanı
E
İdea
Açıklama:
‘ ‘Dogma’ deyiminin anlamı “belli bir kifli veya topluluk tarafından benimsenen, tartışmadan ve sorgulamadan kabul edilmesi beklenen inanç ya da inanç kümesi” şeklinde verilebilir. Kelimenin Yunanca kökeni “fikir”, “kanı” gibi anlamlara gelmektedir. ‘Dogmatik’ kelimesi ise, zaman zaman, bir fikri veya inancı hiç sorgulamadan ve üzerinde ciddi bir irdeleme yürütmeden kabul eden insanlar için kullanılır.

Soru 51

Şüpheci düşüncelere karşı aldığı sağduyusal tavırla tanınan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Moore
B
Platon
C
Aristo
D
Sokrates
E
David Hume
Açıklama:
İngiliz felsefesinin önemli düşünürlerinden olan G.E. Moore (‘Muur’ okunur) özellikle şüpheci düşüncelere karşı aldığı sağduyusal tavırla tanınır.

Soru 52

Şüpheci düşüncenin adım adım nasıl ilerleyebileceğini en iyi gösteren felsefecinin kim olduğu kabul edilmektedir?

Seçenekler

A
G. E. Moore
B
David Hume
C
Descartes
D
Sokrates
E
Platon
Açıklama:
Şüpheci düşüncenin adım adım nasıl ilerleyebileceğini en iyi gösteren felsefecinin René Descartes olduğu genel olarak kabul edilir.

Soru 53

“kötü niyetli ve üstün güçleri olan varlık” örneği ile Descartes neyi göstermeyi hedeflemektedir?

Seçenekler

A
Dogmatizmin sınırlarını
B
Sağduyunun önemini
C
Şüpheciliğin ulaşabileceği düzeyi
D
Dogmatizmin gerekliliğini
E
Şüpheciliğin yanlışlığını
Açıklama:
Descartes’ın “kötü niyetli ve üstün güçleri olan varlık" örneği bilgiye dair şüphelerin ne düzeye ulaşabileceğini gösterir

Soru 54

Şüpheci düşüncenin adım adım nasıl ilerleyebileceğini en iyi gösteren felsefeci aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Descartes
B
Platon
C
Aristotales
D
Hegel
E
Sokrates
Açıklama:
Şüpheci düşüncenin adım adım nasıl ilerleyebileceğini en iyi gösteren felsefecinin ise René Descartes olduğu genel olarak kabul edilir.

Soru 55

Orta Çağ’ın insanları düşünsel olarak yavaşlatan ve dogmatikleştiren yüklerinin akıl üzerindeki etkilerini ortadan kaldırma arzusuna sahip felsefeci kimdir?

Seçenekler

A
Sokrates
B
Platon
C
Aristotales
D
Hegel
E
Descartes
Açıklama:
Modern Çağın başlangıç noktasında duran Descartes’ın son derece kökten olan yönteminin arkasında yatan asıl neden, bilgilenme serüveni konusunda taze bir başlangıç yapıp, Orta Çağ’ın insanları düşünsel olarak yavaşlatan ve dogmatikleştiren yüklerinin akıl üzerindeki etkilerini ortadan kaldırma arzusudur.

Soru 56

Meditationes de Prima Philosophia (Latinceden Türkçeye çevirisiyle ilk Felsefe Üzerine Düşünceler veya kısaca Düşünceler) adlı eser hangi felsefeciye aittir?

Seçenekler

A
Sokrates
B
Platon
C
Aristotales
D
Hegel
E
Descartes
Açıklama:
Descartes’ın Meditationes de Prima Philosophia (Latinceden Türkçeye çevirisiyle ilk Felsefe Üzerine Düşünceler veya kısaca Düşünceler) başlığı altında sunduğu irdelemeler, okuyanı şaşırtan ve felsefi merakları olanların da oldukça ilgisini toplayacak bazı ifadelerle başlar.

Soru 57

Şüpheciliği samimiyetle ve sonuna kadar kadar savunan felsefecilerden tek bilebileceğimizin “bilgi sahibi olmadığımız” olduğunu savunan felsefeci aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Sokrates
B
Platon
C
Aristotales
D
Hegel
E
Descartes
Açıklama:
Elbette şüphecilik her zaman yöntemsel olmak zorunda değildir. Felsefe tarihinde, Descartes’tan farklı olarak, şüpheciliği samimiyetle ve sonuna kadar savunan düşünürler çıkmıştır. Bu düşünürlerin bazıları Sokrates gibi tek bilebileceğimizin “bilgi sahibi olmadığımız” olduğunu savlarken, bazı daha radikal olan felsefeciler ise, bu kadarını bile bilemeyeceğimizi öne sürmüşlerdir.

Soru 58

Descartes’tan sonra gelen felsefeciler arasında şüpheci eğilimleri en belirgin olan İskoç düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
David Hume
B
Descartes
C
Hegel
D
Sokrates
E
Aristotales
Açıklama:
Descartes şüpheci akıl yürütmenin en güzel örneklerini sergilemiş olsa da, kendisi şüpheci fikirlere sahip bir düşünür değildi. Descartes’tan sonra gelen felsefeciler arasında şüpheci eğilimleri en belirgin olan›, İskoç düşünür David Hume’dur (1711-1776).

Soru 59

“En az bir öncülden hareket edilen ve bir sonuca varılan düşünce zincirine verilen ad” aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Tümdengelim
B
Tümevarım
C
Çıkarım
D
Şüphecilik
E
Olgusallık
Açıklama:
Çıkarım, en az bir öncülden hareket edilen ve bir sonuca varılan düşünce zincirine verilen addır.

Soru 60

“Öncüllerden sonucun %100 kesinlikle çıktığı durumlar için kullanılan” kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Tümdengelim
B
Tümevarım
C
Çıkarım
D
Şüphecilik
E
Olgusallık
Açıklama:
Tümdengelimsel çıkarım, veya kısaca tümdengelim, öncüllerden sonucun %100 kesinlikle çıktığı durumlar için kullanılır.

Soru 61

“Doğadaki olgusal düzenliliklerin her zaman tekrarlanacağını nereden biliyoruz?” sorusunun cevabı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Tümdengelim
B
Tümevarım
C
Çıkarım
D
Şüphecilik
E
Deneyim
Açıklama:
Deneyimin bize söylediği nedir? “Güneşin yarın doğacağını bilme” çıkarımını destekleyen deneyim duruma Hume’cu bir açıdan bakarsak geçmişte her sabah güneşin ufuk noktasında belirmiş olmasıdır.

Soru 62

Özellikle şüpheci düşüncelere karşı sağduyusal argüman’ıyla tanınan düşünür aşıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
David Hume
B
Descartes
C
Moore
D
Sokrates
E
Aristotales
Açıklama:
İngiliz felsefesinin önemli düşünürlerinden olan G.E. Moore (‘Muur’ okunur) özellikle şüpheci düşüncelere karşı aldığı sağduyusal tavırla tanınır.

Soru 63

Nesnelerin “var olmaları”nın onların zihnin dışında, zaman ve mekân içinde var olmaları anlamına geldiğini savunan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
David Hume
B
Descartes
C
Hegel
D
Sokrates
E
Moore
Açıklama:
Moore’a göre, nesnelerin “var olmaları” onların zihnin dışınnda, zaman ve mekân içinde var olmaları anlamına gelir.

Soru 64

Aşağıdaki seçeneklerden sunulan bilgilerden hangisi, Descartes’in algı ile ilgili görüşlerini yansıtmaktadır?

Seçenekler

A
Gerçek bilgiye ulaşmada en önemli araçlardır
B
Her türlü sorunun çözümünde algılara güvenilmelidir
C
Rüyada algılananlar gerçek olarak kabul edilmelidir
D
Algılar insanlara yanıltıcı bilgiler verebilir
E
Bilim insan algıları ile ilerlemelidir
Açıklama:
Descartes, gerçek bilgiye ulaşmada algıların önemini inkâr etmemekle birlikte, algı yanılabilir olduğundan bilgisel kesinliği başka yerde aramak gerektiğini vurgulamaktadır. Bu nedenle, rüyada algılananlar da gerçek olarak kabul edilmemelidir.

Soru 65

Aşağıdakilerden hangisi Descartes’in “iyi bir düşünür” şeklinde tanımladığı kişilerin sahip olduğu özelliklerden biri değildir?

Seçenekler

A
Nesnel
B
Tarafsız
C
Algısal
D
Şüpheci
E
Ciddi
Açıklama:
Descartes’in şüpheci akıl yürütmeleri belli bir amaca yönelik olarak yapıyor olması ve aslında kendisi bir şüpheci olmamasına karşın, şüpheci kanıtları ciddi, nesnel ve tarafsız bir şekilde başarıyla sergiliyor olmasıdır. Bu niteliğin “iyi bir düşünür” olmanın en temel özelliklerinden biri olduğu kabul edilebilir. Algısal olmak ise algılara güvenmek anlamına gelmektedir ve Descartes’e göre gerçek bilgiye ulaşmak için algılara şüpheyle yaklaşılmalıdır.

Soru 66

En az bir öncülden hareket edilen ve bir sonuca varılan düşünce zincirine verilen isim nedir?

Seçenekler

A
Şüphecilik
B
Sağduyu
C
Dogmatizm
D
Çıkarım
E
Mantık
Açıklama:
Soruda tanımı verilen kavram “çıkarım” kavramıdır. Tümdengelimsel ve tümevarımsal çıkarımlar şeklinde gruplandırılabilir.

Soru 67

David Hume’ye göre, doğadaki olgusal düzenliliklerin her zaman tekrarlanacağını bilmemizin temelinde ne yatmaktadır?

Seçenekler

A
Geçmişte yaptığımız gözlemlerin tutarlılık sergilemesi
B
Tanrı inancına sahip olunması
C
Doğada düzensizliğe rastlanılmaması
D
Dünya bilgimizin kesin unsurlara dayanması
E
İnsanın akıl yürütme becerisine sahip olması
Açıklama:
Hume’a göre bunun nedeni, geçmişte yaptığımız gözlemler ve bu gözlemlerin belli bir tutarlılık göstermesidir. Tanrı inancına sahip olup olmamak bu durumu değiştirmeyeceği gibi, doğada düzensizliklere rastlanılabilir, dünya bilgimizin kesinliklere dayandığını söylemek güçtür ve akıl yürütme becerisine sahip olmamız yarın sabah güneşin doğacağını garanti altına almaz.

Soru 68

Aşağıdakilerden hangisi, mantıksal olarak olanaksız bir durumdur?

Seçenekler

A
Balıkların yürümesi
B
Dünyanın düz olması
C
Nehirlerin yukarıya doğru akması
D
Dairenin altı kenarının olması
E
Ağaç köklerinin havada olması
Açıklama:
Mantıksal olanaksızlık kavramı, içinde yaşadığımız evrenin mantıksal yapısıyla çatışan durumlar için kullanılmaktadır. Daire, kenarlara sahip olmayan bir şekli ifade ettiğinden, altı kenarının olması olanaksızdır. Diğer seçeneklerdeki durumlar ise fiziksel anlamda olanaksız olsalar bile bu durumların gerçekleştiklerini kafamızda canlandırabiliriz.

Soru 69

Günlük yaşamın durumları karşısında pratik, ayakları yere basan ve işe yarar sonuçlar verebilen kararlar alma ya da yargılarda bulunma eğilimi olarak tanımlanan kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Şüphecilik
B
Dogmatizm
C
Sağduyusal tavır
D
Mantıksal olanaksızlık
E
Yöntemsel şüphe
Açıklama:
Soruda açıklaması verilen kavram, sağduyusal tavır’dır.

Soru 70

Sağduyu hakkında aşağıda sunulan seçeneklerden hangisi doğrudur?

Seçenekler

A
Her zaman aynı sonucu verir
B
Sağduyu, eleştirel düşünceden kıymetlidir
C
Sağduyuda bağlam dikkate alınmalıdır
D
Her zaman doğru sonuçlar verir
E
Bilimsel araştırmalar sadece sağduyuya dayalı olmalıdır
Açıklama:
Sağduyunun her durumda ve her bağlamda aynı sonucu vermesi beklenmez ve sağduyunun bir sorun karşısında nasıl bir tepki veya sonuç vereceği bağlamsal ve görece yönler içeren bir konudur. Bu nedenle de sağduyu yerine eleştirel düşünce ortaya çıkmış ve bilimsel araştırmalarda önemli bir yer tutmuştur.

Soru 71

Belli bir kişi veya topluluk tarafından benimsenen, tartışmadan ve sorgulamadan kabul edilmesi beklenen inanç ya da inanç kümesi şeklinde tanımlanan kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Sağduyu
B
Şüphe
C
Mantıksal olanaksızlık
D
Dogmatizm
E
Olgusal düzenlilik
Açıklama:
Soruda açıklaması verilen kavram dogmatizmdir. Kelimenin Yunanca kökeni fikir ya da kanı gibi anlamlara gelmektedir.

Soru 72

Aşağıdakilerden hangisi, şüpheci tavra sahip bir bireyden beklenen özelliklerden birisi değildir?

Seçenekler

A
Yeni fikirlere açık olmak
B
Bireysel gelişime açık olmak
C
Yeni deneyimler konusunda esnek olmak
D
Kendi fikirlerini başkalarına dayatmak
E
Sürekli yeni kanıtlar aramak
Açıklama:
Şüpheci tavra sahip bir birey, yeni deneyimlere veya kendisine sunulan bir fikre açık olup, bu fikre yönelik kanıtlar arar. Bu beceriler de, dogmatik bireylerle kıyaslandığında bireysel gelişime daha açık olmalarını sağlar. Fakat bu bireylerin kendi fikirlerini başkalarına dayatmak gibi bir amaçları bulunmamaktadır.

Soru 73

“Kafalarını gökyüzüne çevirdiklerinde bütün gezegenlerin dünyaya doğru yaklaştığını gördüler” ifadesi için aşağıdaki felsefi nitelemelerden hangisi kullanılabilir?

Seçenekler

A
Fiziksel olarak olanaksız fakat mantıksal olarak olanaklı
B
Fiziksel olarak olanaksız fakat eylemsel olarak olanaklı
C
Mantıksal olarak olanaksız fakat fiziksel olarak olanaklı
D
Mantıksal olarak olanaksız fakat eylemsel olarak olanaklı
E
Eylemsel olarak olanaksız fakat fiziksel olarak olanaklı
Açıklama:
Bir olgunun veya durumun fiziksel olarak olanaksız olması, o olgunun bizim içinde yaşadığımız ve anladığımız fiziksel dünyanın görünen yapısıyla çelişmesi anlamına gelir. Soruda ifade edilen durum bunun bir örneğidir. “Mantıksal olanaksızlık” kavramı ise, içinde yaşadığımız evrenin mantıksal yapısıyla çatışan durumları ifade etmektedir. Fiziksel olanaksızlıklardan farklı olarak, mantıksal açıdan olanaksız bir durumu kafamızda bile canlandıramayız. Soruda verilen ifade ise kafada canlandırılabilir bir nitelik taşımaktadır.

Soru 74

Aşağıdakilerden hangisi Decartes’ın felsefi yönteminin bir parçası ve aynı zamanda da iyi bir düşünür olmanın en temel özelliklerinden biridir?

Seçenekler

A
Şüpheci akıl yürütme
B
Hayalperestlik
C
Deneyselcilik
D
Kuramsalcılık
E
Öznellik
Açıklama:
Descartes’ta gördüğümüz şüpheci akıl yürütmelerinin onun felsefi yönteminin bir parçası olduğudur. Descartes’ın şüphesi yöntemsel şüphe olarak bilinir. Baflka bir deyiflle, Descartes kendi felsefi kuramını savlayabilmek için şüpheyi bir yöntem olarak kullanmakta ve böylece şüphelenilmeyecek sağlamlıkta bazı fikirlere ulaşmaya çalışmaktadır. Descartes’ın şüpheci akıl yürütmeleri belli bir amaca yönelik olarak yapıyor olması ve aslında kendisi bir şüpheci olmamasına karşın, şüpheci argümanları ciddi, nesnel ve tarafsız bir şekilde başarıyla sergiliyor olmasıdır. Bu niteliğin “iyi bir düşünür” olmanın en temel özelliklerinden biri olduğunun altını çizmemiz gerekiyor.

Soru 75

Descartes’ın sorgulamaları açısından aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Bilgi kaynaklarımızın tümüne şüpheyle yaklaşmak olanaklıdır.
B
Çok canlı rüyalar, algılar yoluyla gelen bilginin doğru olması gerektiğini gösteren örneklerdir.
C
Çok canlı rüyalar, görünür bilginin kesinliğinden şüphe duyulabileceğini gösteren örneklerdir.
D
Algılarımız bizi, içsel veya dışsal şartlar uygun olmadığı zamanlarda, ciddi oranlarda yanıltabilirler.
E
Basit algılar kesin bilginin oluşma süreçlerinde temel oluşturamazlar.
Açıklama:
“Algıların” ve “gözlemlerin” dünya bilgimizin yanılmaz temelini oluşturduğunu rahatça iddia etmemiz zordur. Çok canlı bir rüya görürken onun bir rüya olduğunu bilebilseydik, bize gerçek gibi görünen o görüntüleri bilgisel açıdan ciddiye almadan sabırla rüyanın sona ermesini beklerdik. Ancak bu fazlaca karşılaşılan bir durum değildir. Algıların gerçekliğini rüyaların içinde test etmemiz olanaklı değildir. Genel olarak ifade edersek, belli deneyim tiplerinde, deneyimin kendisini biz son derece gerçek zannetsek de, aslında o deneyim bütünüyle bir yanılgı veya yanılsama olabilir. Bu irdelemelerden çıkarılabilecek doğal bir sonuç, algı yoluyla edindiğimizi düşündüğümüz bilgi parçalarının mutlaka güvenilir olmayabileceğidir. Bilgisel kesinliği başka bir yerde aramamız gerekmektedir.

Soru 76

Descartes’in “yöntemsel şüphe”si ne anlama gelmektedir?

Seçenekler

A
Sıradan bilgilenme yolları eleştirel bir test ile sınanır ve bu irdelemelerinin sonunda şüpheciliğin kuramsal üstünlüğü açıkça ifade edilir.
B
Sıradan bilgilenme yollarını temel alıp, şüpheciliğin doğruluğunu göstermeyi hedefler.
C
Sıradan bilgilenme yolları eleştirel bir test ile sınanır ve bu irdelemelerin başında kesin bilginin olanaklı olduğu açıkça ifade edilir.
D
Sıradan bilgilenme yolları eleştirel bir test ile sınanır, ancak nihayetinde şüphelenilemeyecek bilgilere ulaşma hedeflenir.
E
Sıradan bilgilenme yolları eleştirel bir test ile sınanmak için öncelikle şüpheciliğin yanlış olduğunu varsayarak irdelemeye başlamaktadır.
Açıklama:
Descartes’ta gördüğümüz şüpheci akıl yürütmeleri onun felsefi yönteminin bir parçasıdır. Descartes’ın şüphesi yöntemsel şüphe olarak bilinir. Başka bir deyişle, Descartes kendi felsefi kuramını savlayabilmek için şüpheyi bir yöntem olarak kullanmakta ve böylece şüphelenilmeyecek sağlamlıkta bazı fikirlere ulaşmaya çalışmaktadır.

Soru 77

Descartes’ten sonra şüphecilik bağlamında felsefe tarihinde derin izler bırakmış düşünür kimdir?

Seçenekler

A
Kant
B
Marks
C
Hume
D
Aristotales
E
Locke
Açıklama:
Descartes’tan sonra gelen felsefeciler arasında şüpheci eğilimleri en belirgin olanı, İskoç düşünür David Hume’dur (1711-1776).

Soru 78

Aşağıdakilerden hangisi şüpheciliğin içerisinde yer alan mantıksal kavramlar arasında değildir?

Seçenekler

A
Çıkarım
B
Tümdengelim
C
Tümevarım
D
Olgusal düzenlilikler
E
Deneysellik
Açıklama:
Olgusal düzenliliklerin gözlemlenmesine dayanan tümevarımsal çıkarımlar bağlamında sahip olduğumuzu düşündüğümüz bilgiye ilişkindir. Çıkarım, en az bir öncülden hareket edilen ve bir sonuca varılan düşünce zincirine verilen addır. Tümdengelimsel çıkarım, veya kısaca tümdengelim, öncüllerden sonucun %100 kesinlikle çıktığı durumlar için kullanılır. Tümevarımsal çıkarım, veya kısaca tümevarım, öncüllerden sonucun kesin bir şekilde çıkmadığı durumlar için kullanılır.

Soru 79

Moore’un sağduyusal argümanı için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Seçenekler

A
Moore’a göre, sunduğu argümanda sonuç cümlesi öncülleri aynen tekrarlamaktadır.
B
Moore varlık kavramını içeren öncüllerden hareketle, içinde “var olma” kavramının geçmediği bir sonuca çıkarım yapmıştır.
C
Moore sağduyusal bilgi içeren öncüllerden hareketle, zaman-mekan içinde var olmaya ilişkin bir çıkarım yapmamıştır.
D
Moore için, “var olma” kavramı “zaman-mekan içinde var olma” anlamına gelmemektedir.
E
Moore için, “Ben yaşayan bir insanım” söyleyen özne için bilinen bir cümledir.
Açıklama:
Sağduyusal tavır, genelde, günlük yaşamın durumları karşısında pratik, ayakları yere basan ve işe yarar sonuçlar verebilen kararlar alma ya da yargılarda bulunma eğilimi ile ilintilendirilir. Moore’un konuyu irdelerken yaptığı ilk şey, kesinlikle bildiğine inandığı bazı önermeleri sıralamaktır.

Soru 80

Şüpheci düşüncelere karşı aldığı sağduyusal tavırla tanınan düşünür kimdir?

Seçenekler

A
Moore
B
Descartes
C
Hume
D
Aristotales
E
Locke
Açıklama:
Şüpheciliğin sonuçları pek çok düşünüre oldukça rahatsız edici geldiğinden dolayı, felsefe tarihinin önde gelen isimlerinden bazıları bu konuyla derinlemesine ilgilenmiş ve çözüm üretmeye çalışmışlardır. Bu çabalar içinde en bilinenlerden biri, İngiliz düşünür George Edward Moore’un (1873-1958) sağduyusal argümanıdır. İngiliz felsefesinin önemli düşünürlerinden olan G.E.
Moore özellikle şüpheci düşüncelere karşı aldığı sağduyusal tavırla tanınır.

Soru 81

Aşağıdakilerden hangisi şüphecilik kavramı hakkında doğru bilgi vermektedir?

Seçenekler

A
Şüphecilik insanın kendi değerlerini kendinin oluşturabileceğini; geleceğini yine kendisinin kurabileceğini savunan bir felsefe akımıdır.
B
Şüphecilikte doğru bilgiye sadece duyularla ulaşılabilinir.
C
Şüphecilik felsefede bilginin olanaklılığı konusunda sunulan çok kökten ve sıra dışı bir görüş veya akımdır.
D
Şüphecilik bilgimizin kaynağında, yalnızca deneyin bulunduğunu söyleyen akımdır.
E
Şüphecilikte insan yapmış olduğu davranışlarda kendi özgür iradesini kullanamaz ve davranışlarının sorumluluğunu taşımaz.
Açıklama:
Şüphecilik felsefede bilginin olanaklılığı konusunda sunulan çok kökten ve sıra dışı bir görüş veya akımdır.

Soru 82

“Dogmatizm” kavramına ilişkin aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Seçenekler

A
Dogmatik insanların genel tavrı ılımlı ve esnek olarak nitelendirilir.
B
Dogmatizm ve şüphecilik önemli bir oranda zıt kavramlar olarak alınabilir.
C
Dogmatizmden farklı olarak “ılımlı tutuculuk” olağan ve kabul edilebilir bir tavır değildir.
D
Belli bir inanç sistemine sıkı sıkıya bağlı olan insanlar için “dogmatik” ifadesi kullanılamaz.
E
Dogmatik insanlar yeni bilgiler ışığında inanç sistemlerini gözden geçirmeye eğilimlidirler.
Açıklama:
Şüpheciliğin tersi olan kavramların içeriğinde ve o kavramların barındırdığı sakıncalarda aramak gerekir. Şüpheciliğin tersi olan kavramlar içinde en önemlisi dogmatizmdir.

Ünite 5

Soru 1

Bilgimizin tek kaynağının duyu verileri ve algılar olduğunu savlayan epistemolojik görüşe ………………….. adı verilir.
Boş bırakılan yere aşağıdaki akımlardan hangisi getirilmelidir?

Seçenekler

A
Akılcılık
B
Deneyimcilik
C
Bilimcilik
D
Sezgicilik
E
Yararcılık
Açıklama:
Bir cümleyle ifade etmek gerekirse, bilgimizin tek kaynağının duyu verileri ve algılar olduğunu savlayan epistemolojik görüşe deneyimcilik adı verilir. “Duyu verisi” ve “algı” arasındaki fark, bu bilişsel durumların karmaşıklık düzeyi ile ilgilidir. Örneğin, bitkiler dâhil çoğu canlı ısı ve ışığa duyarlıdır. Başka bir deyişle, dünyaya duyusal olarak açıktırlar. Ancak “algı” (örneğin, görmek veya işitmek) bitkilerin değil hayvanların gerçekleştirebileceği işlevlerdir.

Soru 2

Aşağıdakilerden hangisi İngiliz deneyimciliği olarak bilinen akımın ortaya çıkmasını sağlayan felsefecilerden biridir?

Seçenekler

A
David Hume
B
Friedrich Hegel
C
Immanuel Kant
D
Karl Marks
E
Friedrich Nietzsche
Açıklama:
Deneyimciliği günümüzde anladığımız hâliyle ifade eden ve ayrıntılarıyla savunan üç büyük felsefeci John Locke, David Hume ve George Berkeley’dir. Bu üç felsefecinin ürettiği fikirler literatürde İngiliz deneyimciliği olarak bilinen akımın ortaya çıkmasını sağlamıştır.

Soru 3

“……………..” zihinsel bir işlev, “……………..” ise temsil süreci sırasında oluşan zihinsel durum veya soyut nesnedir.
Yukarıda boş bırakılan yerlere sırasıyla hangi sözcüklerin getirilmesi doğru olur?

Seçenekler

A
Töz - idea
B
Temsil - idea
C
İdea - temsil
D
Temsil - töz
E
Temsil - epistemoloji
Açıklama:
“Temsil” zihinsel bir işlev, “idea” ise temsil süreci sırasında oluşan zihinsel durum veya soyut nesnedir.

Soru 4

İnsan zihni doğum anında “boş bir levha” (Latincesiyle, “tabula rasa”) gibidir.
Yukarıda verilen söz aşağıdaki filozoflardan hangisine aittir?

Seçenekler

A
John Locke
B
Immanuel Kant
C
Auguste Comte
D
David Hume
E
Friedrich Hegel
Açıklama:
Duyu verilerinin dünya bilgimizin tümünün temelinde yattığı ve bizim “bilgi” adını verdiğimiz her bilişsel durumun o temele yaslanması gerektiği fikri, Locke’ın felsefesinin ana düşüncelerinden biridir. Öte yandan, bizim beş duyumuzun doğumla birlikte işlevsel duruma geldiği de açıktır. Bu iki düşünce bir araya geldiğinde, Locke’ın insan zihnine ilişkin nasıl bir resim sunduğu ortaya çıkar. Locke’a göre insan zihni doğum anında “boş bir levha” (Latincesiyle, “tabula rasa”) gibidir. Yaşadığımız deneyimler bu boş levhanın üzerine zaman içinde “yazarlar” ve böylece dünya bilgimiz birikimsel bir şekilde oluşur. Dünya bilgimizin en temelinde duyu algılarından gelen idealar olsa da, insanlar basit ideaları birleştirerek soyutluk derecesi çok yüksek olan idealar edinme kapasitesine de sahiptir. Fakat zihnimizde var olan her idea, ne kadar soyut olursa olsun, nihayetinde temel duyu algılarından türemiş olma durumundadır.

Soru 5

Varlık felsefesi üzerine görüşleri düşünüldüğünde John Locke, hangi tip nitelikleri birbirinden ayırmaktadır?

Seçenekler

A
Nesnede olan
B
Zihinde olan
C
Nesnede olmayan
D
Zihinde olmayan
E
Zihinde olan ancak nesnede olmayan nitelikler
Açıklama:
Locke iki tip niteliği birbirinden ayırır: (1) Hem nesnede hem de zihinde olan nitelikler, (2) Zihinde olan ancak nesnede olmayan nitelikler.

Soru 6

Hume’a göre nesnelerin bağımsız varlığı sorunsalı ile ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

Seçenekler

A
Bir nesnenin bağımsız ve sürekli olarak var olduğu konusundaki ideamızın kaynağı algının kendisidir.
B
Nesneleri algılamamız her zaman sürekli bir tarzda gerçekleşir.
C
Algılar tek başına bütünlük içeren bir süreçtir.
D
Nesneler algısal boyutta hiçbir zaman sürekliliğini yitirmezler.
E
Algısal yollardan bir nesnenin bizden ayrı varlığının bilgisini de alabiliriz.
Açıklama:
Bizim nesneleri algılamamız hiçbir zaman sürekli bir tarzda gerçekleşmez. Benim bahçemdeki erik ağacını algılamamı düşünelim. Erik ağacının, bir fidan olmaktan meyve verir duruma gelmesi süreci boyunca, ben ağacı bol miktarda gözlemlemişimdir. Her ne kadar ağacı günde 24 saat gözlemliyor olmasam da, ağacın bahçemdeki varlığının benim gözlemlerimden bağımsız ve sürekli bir tarzda devam ettiğine ilişkin son derece sağlam bir inanç taşırım.

Soru 7

"Zihnimizde 'nesnelerin algıdan bağımsız ve sürekli var olma' ideasını oluşturan yetimiz imgelemdir" ifadesi aşağıdaki felsefecilerden hangisine ait olabilir?

Seçenekler

A
Hume
B
Descartes
C
Kant
D
Locke
E
Berkeley
Açıklama:
Hume’a göre, zihnimizde “nesnelerin algıdan bağımsız ve sürekli var olma”ideasını oluşturan yetimiz imgelemdir (hayal gücü).

Soru 8

Bir ………… yalnızca bir ideaya benzeyebilir; ………… zihinsellikten arınmış maddeyi temsil edemez.
Berkeley’in felsefe anlayışına göre yukarıdaki boşluklar, aşağıdaki kavramlardan hangisiyle tamamlanabilir?

Seçenekler

A
Zihin
B
Madde
C
İdea
D
Us
E
Algı
Açıklama:
Berkeley’in görüşü ilginç bazı noktalara işaret eder. Ona göre, bir idea, yalnızca bir ideaya benzeyebilir; idea zihinsellikten arınmış maddeyi temsil edemez. Düşünce, içinde düşünsel unsurlar olmayan varlığı (maddeyi) kavrayamaz. Bizim nesne olarak tanımladığımız ve kavradığımız bir şeyin, hiç kimse onu algılamasa da “algılandığı hâliyle var olacağını” düşünmek gerekçelendirilmesi olanaksız bir fikirdir. Berkeley’in meşhur ifadesiyle söylersek, “Var olmak, algılanmaktır” (Latince ifade edersek, esse est percipi).

Soru 9

Berkeley’in felsefe tarihinde farklı bir yere sahip olmasının nedeni nedir?

Seçenekler

A
Var olanların temelde sadece düşünsel olduğunu savlaması
B
Var olanların temelde sadece zihinsel olduğunu savlaması
C
Metafizik unsurlarını felsefe kurgusundan dışlaması
D
Hem bir deneyimci olup hem de açıkça ideacılığı savunması
E
Nesnelerin zihinden bağımsız varlığına ilişkin bilgi sahibi olabileceğini savunması
Açıklama:
Berkeley hem bir deneyimci olup hem de açıkça ideacılığı savunması yüzünden felsefe tarihinde farklı bir yere sahiptir.

Soru 10

Deneyimciliğin genel bir felsefi değerlendirmesi istenirse aşağıdaki çıkarımlardan hangisi yapılamaz?

Seçenekler

A
Deneyimciler, büyük oranda, Descartes ile başlayan bilgi sorunsalı üzerine eğilmişlerdir.
B
Özellikle Locke ve Hume, Descartes’ın sahip olduğu iyimser epistemolojik sonuçların uzağında bulunmuşlardır.
C
Deneyimciler, bizim sınırlı bir duyuşsal varlık olduğumuz gerçeği üzerine yoğunlaşmışlardır.
D
Hume’un ve Berkeley’in görüşleri birbirine yakındır.
E
Deneyimciler, bilgimizin kaynağının ne olduğunun bulunması üzerine kafa yormuşlardır.
Açıklama:
Deneyimciler bizim sınırlı bir duyuşsal değil bilişsel varlık olduğumuz gerçeği üzerine yoğunlaşmışlardır.

Soru 11

Berkeley ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Berkeley ontolojik anlamda ideacılığı savunmuştur
B
Berkeley epistemolojik açıdan deneyimciliği savunmuştur
C
Berkeley'e göre var olmak algılanmaktır
D
Berkeley'e göre zihinden tamamen bağımsız maddesel nesneler yoktur
E
Berkeley'e göre idea zihinsellikten arınmış olan maddeyi temsil etmektedir
Açıklama:
George Berkeley’in felsefesinin ideacı ve deneyimci yönlerini açıklayabileceksiniz.
"Maddeci düşünürler nesnelerin algılardan bağımsız bir şekilde var olduğunu savlar; ancak biz bir nesneyi kavradığımızda, o nesne ister istemez bizim “zihinselliğimizde canlanan” bir nesne olmaktadır. Maddeciler, zihnin işlevlerinin hiç etkilemediği bir “madde” kavramından söz ederler. Berkeley’e göre bu olanaksızdır. Zihinselliğin hiç girmediği bir varlığı zihnimiz bilemez, kurgulayamaz. Bizim “maddesel” olarak nitelediğimiz her şey, bu anlamda, zihinselliği ve algılanmayı gerekli kılar. Onun deyimiyle: “Var olmak algılanmaktır”."

Soru 12

Deneyimcilerin öne sürdüğü sav aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Bilginin kaynağı akıldır
B
Bilginin kaynağı mantıktır
C
Bilginin kaynağı matematiktir
D
Bilginin kaynağı fizik kuramlarıdır
E
Bilginin kaynağı duyu verileri ve algılardır
Açıklama:
Deneyimcilik akımını ana hatlarıyla açıklayabileceksiniz.
"Bir cümleyle ifade etmek gerekirse, bilgimizin tek kaynağının duyu verileri ve algılar olduğunu savlayan epistemolojik görüşe deneyimcilik adı verilir."

Soru 13

Nesnelerin bağımsız varlığı sorunsalında Hume’a göre aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Duyular aracılığı ile dışımızdaki dünyaya dair uyarımlar alma ile diş ağrısı arasında özsel bir fark yoktur
B
Zihnimizde nesnelerin algıdan bağımsız ve sürekli var olma ideasını oluşturan yeti, hayal gücüdür
C
Belli tür algıların tekrarlandığı gerçeğinden nesnelerin zihnin dışındaki gerçek varlıksal durumlarına dair çıkarım yapmak olanaksızdır
D
Algı sırasında karşımıza bir nesnenin çıktığı açıktır
E
Bir nesnenin bağımsız ve sürekli olarak var olduğu konusundaki ideanın kaynağı algının kendisidir
Açıklama:
David Hume’un bir deneyimci olarak felsefe tarihinde neden çok önemli bir yer tuttuğunu açıklayabileceksiniz.
"Hume’a göre bir nesnenin bağımsız ve sürekli olarak var olduğu konusundaki ideamızın kaynağı algının kendisi olamaz. Tek başına alındığında algı, kesintiler içeren bir süreçtir. Gözlerini kapayan veya kulaklarını tıkayan bir insan için, nesne algısal boyutta devamlılığını yitirir. O hâlde nesnenin sürekli varlığının bilgisini algılar veremez."

Soru 14

"Duyu verileri" ile "algı" arasındaki farkla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Seçenekler

A
Hayvanlar duyu verilerine; insanlar ise algılara sahiptir
B
Algı bitkilere özgüdür; duyu verileri ise tüm canlıların sahip olduğu bir yetidir
C
Duyu verilerinden farklı olarak algı yalnızca hayvanların ve insanların sahip olduğu bir işlevdir
D
Duyu verileri farklı derecelerde olsa da tüm canlılarda bulunur; ancak algı yalnızca insana özgüdür
E
Duyu verileri ile algı yalnızca insanların gerçekleştirebileceği işlevler olarak sadece derece farkıyla birbirinden ayrılırlar
Açıklama:
Deneyimcilik akımını ana hatlarıyla açıklayabileceksiniz.
"“Duyu verisi” ve “algı” arasındaki fark, bu bilişsel durumların karmaşıklık düzeyi ile ilgilidir. Örneğin, bitkiler dâhil çoğu canlı ısı ve ışığa duyarlıdır. Başka bir deyişle, dünyaya duyusal olarak açıktırlar. Ancak “algı” (örneğin, görmek veya işitmek) bitkilerin değil hayvanların gerçekleştirebileceği işlevlerdir."

Soru 15

Aşağıdakilerden hangisi Locke’un epistemolojik görüşlerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Hem ahlaki boyutta hem de kuramsal düzeyde doğuştan gelen idealar vardır
B
Algılar olmaksızın ideaların oluşması olanaksızdır
C
Duyu verilerinden yoksun insan, basit veya karmaşık hiçbir idea oluşturamaz
D
İnsan, basit idealarını birleştirerek soyutluk derecesi çok yüksek idealar edinme kapasitesine sahiptir
E
Bilgi tümüyle deneyim alanına aittir
Açıklama:
Modern Dönem’de deneyimciliği net bir şekilde ifade eden ilk düşünür olan John Locke’ın felsefesini açıklayabileceksiniz.
"Locke’a göre insan zihni doğum anında “boş bir levha” (Latincesiyle, “tabula rasa”) gibidir. Yaşadığımız deneyimler bu boş levhanın üzerine zaman içinde “yazarlar” ve böylece dünya bilgimiz birikimsel bir şekilde oluşur. Dünya bilgimizin en temelinde duyu algılarından gelen idealar olsa da, insanlar basit ideaları birleştirerek soyutluk derecesi çok yüksek olan idealar edinme kapasitesine de sahiptir. Fakat zihnimizde var olan her idea, ne kadar soyut olursa olsun, nihayetinde temel duyu algılarından türemiş olma durumundadır. Locke hem ahlaki boyutta hem de kuramsal düzeyde doğuştan ideaların olamayacağını savlar."

Soru 16

İngiliz deneyimcilerinden John Locke'a göre, aşağıdaki iddialardan hangisi doğrudur?

Seçenekler

A
Karmaşık idealar basit idealardan bağımsız olarak bir öznenin zihninde oluşabilirler
B
Yalnızca basit ideaların varlığından söz edilebilir
C
İnsan zihni doğuştan getirdiği pek çok deneyim sayesinde karmaşık idealardan oluşmaktadır
D
Algılar olmadan idealar oluşamaz
E
İnsan zihni doğum anında basit idealardan oluşmakta, yaşam içerisinde deneyim kazandıkça da karmaşık idealara ulaşmaktadır
Açıklama:
Modern Dönem’de deneyimciliği net bir şekilde ifade eden ilk düşünür olan John Locke’ın felsefesini açıklayabileceksiniz.
"Bir bebeğin görme ve işitme yeteneklerinden tamamen yoksun olarak doğduğunu varsayalım. Renklerin ve seslerin olmadığı bir dünyada büyüyen bu çocuğun bilişsel dünyası nasıl oluşurdu? Doğal olarak, bu tür engellerle doğan bir çocuğun zihninde “sarı” veya “hışırtı” gibi idealar olmayacaktı. Örneğimizi daha çarpıcı hâle getirmek için, o çocuğun kapalı bir ortamda, dokunma, koku ve tat duyularının da en az düzeyde uyarıldığı bir ortamda büyütüldüğünü varsayalım ve şu soruyu soralım: Basit (yani, “duyusal”) verilere sahip olmayan bir insan karmaşık bir ideaya sahip olabilir mi?... bebek, basit duyu verilerinden yoksun olmanın bir sonucu olarak, dünyaya ilişkin karmaşık şeyleri de bilemeyecekti. Bu fikri genelleştirerek söylersek, duyu verilerinden yoksun olan bir insan, basit veya karmaşık hiçbir idea oluşturamayacaktır."

Soru 17

Aşağıdakilerden hangisi Berkeley’in ‘’var olmak algılamaktır.’’ savını destekleyen görüşlerden biri değildir?

Seçenekler

A
Nesne olarak tanımladığımız bir şeyi, hiç kimse onu algılamasa da algılandığı haliyle var olacağını düşünmek gerekçelendirmesi olanaksız bir fikirdir
B
İdea zihinsellikten arınmış maddeyi temsil eder
C
Algılarımıza sunulan ve zihnimizde temsil ettiğimiz her nesne algısal olarak duyumsanabilir bir nesnedir
D
İdea veya zihin tarafından kirletilmemiş, kendi nesnelliği içinde var olan madde bizim için anlaşılır bir varlık parçası değildir
E
Bir idea, yalnızca bir ideaya benzeyebilir
Açıklama:
George Berkeley’in felsefesinin ideacı ve deneyimci yönlerini açıklayabileceksiniz.
"Maddeci düşünürler nesnelerin algılardan bağımsız bir şekilde var olduğunu savlar; ancak biz bir nesneyi kavradığımızda, o nesne ister istemez bizim “zihinselliğimizde canlanan” bir nesne olmaktadır. Maddeciler, zihnin işlevlerinin hiç etkilemediği bir “madde” kavramından söz ederler. Berkeley’e göre bu olanaksızdır. Zihinselliğin hiç girmediği bir varlığı zihnimiz bilemez, kurgulayamaz. Bizim “maddesel” olarak nitelediğimiz her şey, bu anlamda, zihinselliği ve algılanmayı gerekli kılar. Onun deyimiyle: “Var olmak algılanmaktır”.

Soru 18

Berkeley'in zihinden tamamen bağımsız maddesel nesnelerin var olmadığını savunmasının nedeni, aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Yalnızca Tanrı tüm nesneleri sürekli algıladığından, insan zihni nesneleri algılamak yerine hayal edebilmektedir
B
İdea ideaya benzediği için zihnin duyumsanabilir olan nesnelerin özelliklerini algılaması olanaksızdır
C
Maddesel tözlere dokunulması olanaksızdır
D
Duyumsanabilir olan nesneleri algısal unsurlarından ayıkladıktan sonra tasarlayabilmek olanaksızdır
E
Var olabilmek için maddesel olmak gerektiğinden, nesnelerin birincil niteliklerini tasarlayabilmek olanaksız hale gelir
Açıklama:
George Berkeley’in felsefesinin ideacı ve deneyimci yönlerini açıklayabileceksiniz.
"Maddeci düşünürler nesnelerin algılardan bağımsız bir şekilde var olduğunu savlar; ancak biz bir nesneyi kavradığımızda, o nesne ister istemez bizim “zihinselliğimizde canlanan” bir nesne olmaktadır. Maddeciler, zihnin işlevlerinin hiç etkilemediği bir “madde” kavramından söz ederler. Berkeley’e göre bu olanaksızdır. Zihinselliğin hiç girmediği bir varlığı zihnimiz bilemez, kurgulayamaz. Bizim “maddesel” olarak nitelediğimiz her şey, bu anlamda, zihinselliği ve algılanmayı gerekli kılar. Onun deyimiyle: “Var olmak algılanmaktır”."

Soru 19

Bilgimizin tek kaynağının duyu verileri ve algılar olduğunu savlayan epistemolojik görüşe ne ad verilir?

Seçenekler

A
Usçuluk
B
Deneyimcilik
C
Deneycilik
D
Realizm
E
Varoluşçuluk
Açıklama:
Bilgimizin tek kaynağının duyu verileri ve algılar olduğunu savlayan epistemolojik görüşe deneyimcilik adı verilir.

Soru 20

İçeriği genelde bir nesne veya bir özellik olan düşünsel ya da zihinsel durum olarak tanımlanan kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Töz
B
Varlık
C
Düşünce
D
İdea
E
Ruh
Açıklama:
İdea, temel anlamı itibariyla içeriği genelde bir nesne veya bir özellik olan düşünsel ya da zihinsel durum olarak tanımlanabilir.

Soru 21

Locke'ın öne sürdüğü "Tabula Rasa" kavramı ne anlama gelmektedir?

Seçenekler

A
Tanrı sevgisi
B
Deneyim
C
Boş levha
D
Boş zihin
E
İdea
Açıklama:
Locke’a göre insan zihni doğum anında "boş bir levha" (Latincesiyle, "tabula rasa") gibidir.

Soru 22

Locke'ın savunduğu iki nitelikten biri olan birincil nitelikler aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak açıklanmıştır?

Seçenekler

A
Maddesel gerçeklik içinde yer alan ve bizim zihnimizde de temsil edilebilen özellikler
B
Nesnelerin birincil nitelikleri nedeniyle bizim zihnimizde oluşan etkiler
C
Nesnelerin ikincil nitelikleri nedeniyle bizim zihnimizde oluşan etkiler
D
Fiziksel gerçeklik içinde temsil edilemeyen ancak zihnimizde oluşan özellikler
E
Maddesel gerçeklik içinde yer alan ancak zihnimizde temsil edilemeyen özellikler
Açıklama:
Birincil nitelikler, maddesel gerçeklik içinde yer alan ve bizim zihnimizde de temsil edilebilen özelliklerdir.

Soru 23

Aşağıdakilerden hangisi Locke'ın öne sürdüğü ikincil niteliklere örnek oluşturmaktadır?

Seçenekler

A
Topun şekli
B
Domatesin ağırlığı
C
Karpuzun biçimi
D
Papatya kokusu
E
Ağacın uzunluğu
Açıklama:
İkincil nitelikler nesnelerin birincil nitelikleri nedeniyle bizim zihnimizde oluşan etkilerdir. Örnek vermek gerekirse, renkler ve kokular bu sınıfa giren özelliklerdir

Soru 24

Tözsel taban (substratum) ne anlama gelmektedir?

Seçenekler

A
Şeffaf perde
B
Nitelikleri barındıran zemin
C
Her şeyin üzerinde bulunduğu düzlem
D
Nitelikleri ayırt etmeye yarayan büyüteç
E
Varlığın özü
Açıklama:
Locke, nitelikleri barındıran zemine “tözsel taban” (substratum) adını verir.

Soru 25

Hume’a göre, zihnimizde "nesnelerin algıdan bağımsız ve sürekli var olma ideasını" oluşturan yetimiz aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Sembolizasyon
B
Temsil etme
C
Şüphe etme
D
İmgelem
E
Düşünme
Açıklama:
Hume’a göre, zihnimizde "nesnelerin algıdan bağımsız ve sürekli var olma ideasını" oluşturan yetimiz imgelemdir.

Soru 26

Aşağıdakilerden hangisi Hume'a göre olanaklı olan bilgi türlerinden biridir?

Seçenekler

A
Tözsel bilgi
B
Metafiziksel bilgi
C
Varoluşsal bilgi
D
Biçimsel bilgi
E
İmgesel bilgi
Açıklama:
Hume’a göre yalnızca iki tür bilgi olanaklıdır: Olgusal bilgi ve biçimsel bilgi.

Soru 27

Berkeley'i felsefe tarihinde ilginç bir yere koyan düşüncesi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Maddesel bilgiyi reddetmesi
B
Yalnızca materyalizmi savunması
C
Hem bir deneyimci olup hem de ideacılığı savunması
D
Deneyimciliğe karşı çıkmaması
E
Yalnızca ideacılığı kabul etmesi
Açıklama:
Berkeley hem bir deneyimci olup hem de açıkça ideacılığı savunması yüzünden felsefe tarihinde ilginç bir yere sahiptir.

Soru 28

Hume'a göre metafizik bilginin olanaksızlığı nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Nedensellik
B
İmgelem
C
Şüphecilik
D
Töz
E
Tözsel taban
Açıklama:
Eğer Hume’un tezleri doğruysa, metafizik bilgi olanaksızdır. Yani biz zihnimizin içeriksel sınırlarından sıyrılıp, onlardan bağımsız bir tarzda gerçekliğe ilişkin bilgi iddialarında bulunamayız. Bu tür iddialarda bulunan metafizik kitapları, onun
çarpıcı sözleriyle, “ateşe atılmamalıdır”. Bu bağlamda, nedensellik bağıntısı da geleneksel olarak işlendiği haliyle metafizik bir düşüncedir ve böylesi fikirler akılcı olarak gerekçelendirilebilecek düşünceler değildir. Biz ne kadar tersini düşünmeye alışmış olsak da, “nesnel sebep-sonuç bağıntıları›” bilgisine ulaşabileceğimiz olgular olamazlar.

Soru 29

Deneyimciliğe göre bilginin kaynağı nedir?

Seçenekler

A
Duygu ve düşünceler
B
Duyu verileri ve algılar
C
İnanç ve duygular
D
Deneyim ve mantık
E
Duygu ve mantık
Açıklama:
Deneyimcilik bilginin kaynağının duyu verileri ve algılar olduğunu öne sürer.

Soru 30

Aşağıdaki akımlardan hangisi bilginin kaynağı konusunda deneyimciliğe benzer bir tutum sergiler?

Seçenekler

A
Şüphecilik
B
Bağdaşımcılık
C
Olguculuk
D
İdeacılık
E
Usçuluk
Açıklama:
Deneyimciliğin bir diğer önemli felsefi görüş olan olguculuk veya daha yaygın olarak bilinen adıyla, pozitivizm ile önemli bir benzerlik taşıdığı görülür. Pozitivizm, genelde, bilginin gözlemsel temelini vurgulayan ve spekülasyondan ziyade bilimsel yöntemlerin ön plana çıkarılmasına ağırlık veren bir düşünce akımı olarak bilinir.
Pozitivistler de bilgisel bağlamlarda olgusal deneyime büyük önem vermişler ve gerçeküstücü, spekülatif, gizemci yaklaşımları şiddetle reddetmişlerdir. Özetle, bu
iki akımın birbirine yakınlaşma nedeni, karşılarına aldıkları fikirlerde veya akımlarda yatmaktadır.

Soru 31

İçeriği genelde bir nesne veya bir özellik olan düşünsel ya da zihinsel durum nedir?

Seçenekler

A
İdea
B
Töz
C
Gerçeklik
D
Bilgi
E
Nesne
Açıklama:
“İdea”, temel anlamı itibarıyla, “içeriği genelde bir nesne veya bir özellik olan düşünsel ya da zihinsel durum” olarak tanımlanabilir. Örneğin, benim zihnimde, armut, kirpi, adalet, altıgen, Tanrı, Noel Baba gibi çok farklı türde idealar bulunmaktadır.

Soru 32

I. İdealar, hem gerçeklik içinde olan hem de gerçekte olmayan şeyleri temsil edebilir. II. Temsil etme zihinsel bir işlevdir. III. Temsiller ve idealar gerçeklikle örtüşmelidir. IV. İdea temsil süreci sırasında oluşan zihinsel durum veya soyut nesnedir. Temsil ve idealarla ilgili yukarıdaki ifadelerden hangisi veya hangileri doğrudur?

Seçenekler

A
Yalnızca I
B
I-II
C
II-III-IV
D
I-II-IV
E
III-IV
Açıklama:
Temsiller veya idealar her zaman gerçeklikle örtüşmek zorunda değildir. Şu an gözlerimi kapatıyorum ve kafamda “kanatları olan bir inek” görüntüsü oluşturuyorum. Her ne kadar böylece kafamda kanatlı bir ine¤in ideası oluşmuş olsa da, bu ideanın maddesel gerçeklikte bir nesneye karşılık geldiğini öne süremem. Başka bir deyişle, kafamda bir kanatlı inek ideası gerçekten oluşuyor olsa da, o idea fiziksel gerçeklik içinde bir nesneye karşılık gelmiyor demek olası görünmektedir. Doğru yanıt D'dir.

Soru 33

Aşağıdaki düşünürlerden hangisi algılar olmaksızın ideaların olamayacağını savunup insanın doğum anındaki zihnini "tabula rasa" olarak niteler?

Seçenekler

A
David Hume
B
Descartes
C
George Berkeley
D
Ariistoteles
E
John Locke
Açıklama:
Duyu verilerinin dünya bilgimizin tümünün temelinde yattığı ve bizim “bilgi” adını verdi¤imiz her bilişsel durumun o temele yaslanması gerektiği fikri, Locke’ın felsefesinin ana düşüncelerinden biridir. Öte yandan, bizim beş duyumuzun doğumla birlikte işlevsel duruma geldi¤i de açıktır. Bu iki düşünce bir araya geldiğinde, Locke’ın insan zihnine ilişkin nasıl bir resim sunduğu ortaya çıkar. Locke’a göre insan zihni doğum anında “boş bir levha” (Latincesiyle, “tabula rasa”) gibidir. Yaşadığımız deneyimler bu boş levhanın üzerine zaman içinde “yazarlar” ve böylece dünya bilgimiz birikimsel bir şekilde oluşur.

Soru 34

I. Locke’ın deneyimciliği ile epistemolojinin daha iddialı bir kimlik kazandığı söylenebilir. II. Bilgi, duyu verilerine göre daha üst düzey bir bilişsellik gerektirir. III. İnsanlar kesin bilgi ve ahlaki doğruya erişebilir. IV. Hem nesnede hem de zihinde olan nitelikler ile zihinde olan ancak nesnede olmayan nitelikler birbirinden ayrıdır. Yukarıdaki ifadelerden hangileri John Locke'un felsefesini yansıtır?

Seçenekler

A
I-III
B
I-II-III
C
I-IV
D
II-IV
E
II-III
Açıklama:
Locke kesinlik veya kesin bilgi gibi konularda Descartes’in iyimserliğine sahip değildir. Zihnin gerçekliği bilme süreçleri her zaman kesinlikten uzak olmak zorundadır. Locke, Tanrı’nın insanları bilme yeteneği ve ahlaki doğruları bulma kapasitesiyle yarattığı düşüncesindedir. Buna karşın bu bilginin kayda değer epistemolojik sınırlarının olduğu da açıktır. Örneğin, Locke’a göre, eğer bir norm veya buyruk Tanrı’dan geliyorsa, o tartışmasız bir şekilde doğrudur. Ancak sorun, bizim böyle bir buyruğun gerçekten Tanrı’dan geldiğini sıınırlı bilişsel olanaklar dâhilinde nasıl bilebileceğimizdir. Benzer bir durum bizim idealara sahip olma yoluyla maddesel gerçekliği bilmemizle ilgilidir. Eğer bilginin temelinde duyusal veriler varsa, bunlardan hareketle gerçekli¤in esas yapısını bilme işlevi kesinlikten oldukça uzak bir şekilde gerçekleşmek zorundadır. Kesinlik tavrından uzak bu tutumla Locke’ın deneyimciliği ile epistemolojinin daha "az iddialı" bir kimlik edindiği söylenebilir.

Soru 35

Hume’a göre bir nesnenin bağımsız ve sürekli olarak var olduğu konusundaki ideamızın kaynağı nedir?

Seçenekler

A
Algının kendisi
B
İnsan aklının felsefi bir tarzda çalışması
C
Soyut akıl yürütme
D
İmge oluşturma yetisi
E
Algının kesintisizliği
Açıklama:
Hume’a göre, zihnimizde “nesnelerin algıdan bağımsız ve sürekli var olma”ideasını oluşturan yetimiz imgelemdir (hayal gücü).

Soru 36

David Hume'a göre bizim evrensel nedensellik düşüncesine sahip olmamızın nedeni nedir?

Seçenekler

A
Nedenselliğin zorunlu olması
B
Düzenli tekrarlar
C
Evrensel fizik kanunları
D
Metafizik bilgi
E
Fiziksel olanaksızlık
Açıklama:
Biz dünyadaki etki-tepki çiftlerini izlediğimiz zaman, evrenin yapısına ilişkin metafizik kimlikte ve kesinlik içeren bir bilgi edinmiş olur muyuz? Örneğin, “eli ateşe uzatma”nın bir neden ve “elin yanması”nın sonuç olduğu nedensel bir zincir düşünelim. Benim öznel algılarım açısından bakıldığında, bu örnekteki nedenselliğin zorunlu olduğunu düşünmemizin kökeninde ne yatmaktadır? Bunun, Hume’a göre tek bir yanıtı olabilir: Benzer etki-tepki örneklerinde aynı sonucun tekrarlandığını gözlemlemek. Gözlemlenen olgu aslında yalnızca “düzenli bir şekilde tekrarlanma”dır. Biz hiç bir zaman “zorunluluğu” gözlemlemeyiz. Ancak bu tür düzenli tekrarlar oldukça, insan zihni bu izlenimlerden hareketle bir zorunluluk ideası türetir. Bu da, bir sonraki “etki” gerçekleştiğinde, daha önceden pek çok kez algılanan “sonuç”un zorunlu olarak ortaya çıkacağına dair bir beklentiye girmemize yol açar. Bizim dünyada var olduğunu sandığımız “zorunluluk”, aslında, zihnin alışkanlık sonucu belli bir “etki” ile belli bir “tepki”yi (veya sonucu) bağdaştırarak bir beklenti üretmesinden başka bir şey değildir. Buna karşın, elimi ateşe bir sonraki uzatışımda yanma hissi duymamam mantıksal olarak tamamen olanaksız bir durum değildir. O hâlde, benim zihinden bağımsız varlık alanında gerçekleşen zorunlu (metafizik) bir bağıntıyı biliyor olmam olanaksızdır. Örneğin, benim bir sonraki ateşe elimi uzatma hareketinde elimin yanacağını şu an bilemem. Bu konudaki aşırı güvenimiz, eğer Hume haklıysa, yanlış temellendirilmiş bir güvendir. Ortada bir “zorunluluk” varsa, bu gerçekliğe ait bir zorunluluk değildir. “Zorunluluk”, tekrarlamalar sonucu zihnimizde türeyen bir ideadır. Kısacası, dürüst olursak, bizim bildiğimiz zorunluluk “dışarıda” değil, “içeridedir”.

Soru 37

Aşağıdakilerden hangisi George Berkeley'in savunduğu akımlardır?

Seçenekler

A
Pragmatizm-Pozitivizm
B
İdeacılık-Deneyimcilik
C
Materyalizm-İdealizm
D
İdeacılık-Olguculuk
E
Rasyonalizm-Pozitivizm
Açıklama:
Berkeley’in görüşünü ilginç kılan bir nokta, ontolojik anlamda ideacılığı ve epistemolojik açıdan da deneyimciliği açıkça savunmuş olmasıdır.

Soru 38

Aşağıdakilerden hangisi Berkeley'in ideacılığına göre doğrudur?

Seçenekler

A
Bir idea, yalnızca bir ideaya benzeyebilir.
B
İdea zihinsellikten arınmış maddeyi temsil eder.
C
Düşünce, içinde düşünsel unsurlar olmayan varlığı (maddeyi) kavrayabilir.
D
Bizim nesne olarak tanımladığımız ve kavradığımız bir şey hiç kimse onu algılamasa da algılandığı haliyle var olabilir.
E
Var olmak düşünmektir.
Açıklama:
Berkeley’e göre, bir idea, yalnızca bir ideaya benzeyebilir; idea zihinsellikten arınmış maddeyi temsil edemez. Düşünce, içinde düşünsel unsurlar olmayan varlığı (maddeyi) kavrayamaz. Bizim nesne olarak tanımladığımız ve kavradığımız bir şeyin, hiç kimse onu algılamasa da “algılandığı hâliyle var olacağını” düşünmek gerekçelendirilmesi olanaksız bir fikirdir. Berkeley’in meşhur ifadesiyle söylersek, “Var olmak, algılanmaktır”.

Soru 39

Aşağıdaki ifadelerden hangisinin deneyimcilik bağlamında dışarıda kaldığı görülür?

Seçenekler

A
Bilginin kaynağını duyu verileri ve algılara indirgeyen epistemolojik görüş deneyimciliktir
B
Deneyimcilik mistik ve sezgisel bir kavramlar bütünüdür
C
Algı, bitkilerin değil ama hayvanların gerçekleştirebileceği bir işlevdir
D
Deneyimcilik kavramı Türkçe dilinde kullanılan deneycilik kavramı ile farklılık gösterir
E
Deneycilik kavramı kök itibari ile deney ve deneye dayanan anlamlarına gelir
Açıklama:
Deneyimcilik mistik ve sezgisel bir kavramlar bütünü değildir. Aksine bu kavram deneyime, algılara ve duyusal verilere dayandırılan, bilginin temeline ise ancak bu yollarla varılabileceğine inanılan bir bütüne işaret etmektedir.

Soru 40

Aşağıdaki ifadelerden hangisi deneyimciliğin arka planı ele alındığında doğru değildir?

Seçenekler

A
Descartes deneyimci değil, usçu bir düşünürdür
B
Descartes’ın metafizik görüşüne göre, zihin (veya ruh) ile maddenin alanları birbirinden bağımsız olarak vardır
C
Descartes ve onu izleyenlerin insan bilgisi konusunda yaptığı araştırmalar, temsil epistemolojisi olarak da bilinen bir düşünme ve sorgulama alanının açılmasına neden olmuştur
D
İdealar zihinsel değil maddeseldir
E
Temsiller veya idealar her zaman gerçeklikle örtüşmek zorunda değildir
Açıklama:
İdealar zihinsel değil maddeseldir önermesi yanlıştır. Çünkü idealar gerçek dünyanın bilişsel anlamda, zihinsel olarak kavranmasına denk düşer. Bu durumda gerçek dünyanın zihinsel görüntüsü idea olarak tanımlanabilir. İdealar bu anlamda zihinsel ve soyut kavramlar olarak belirir.

Soru 41

Tabula rasa kavramsallaştırması aşağıdaki felsefecilerden hangisine aittir?

Seçenekler

A
John Locke
B
David Hume
C
George Berkeley
D
Descartes
E
Hegel
Açıklama:
Zihnin boş bir levha olduğunu imleyen tabular asa kavramı ünlü düşünür John Locke’a aittir. Ve Locke literatürde bu kavramla bilinmektedir.

Soru 42

Locke ile ilgili aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Locke’a göre bilgi tümüyle deneyim alanına aittir
B
Locke’a göre insan bilgisi duyu algılarına dayanmakta ise de, beş duyudan doğrudan gelen veriler tam anlamıyla bilgi değildir
C
Locke’a göre algı düşünsel kapasiteler kapsamında işlenmelidir
D
Locke hem ahlaki boyutta hem de kuramsal düzeyde doğuştan ideaların kesinliğini savlamaz
E
Locke göre bilgilerimizin kaynağı sezgilerimizdir
Açıklama:
Locke hem ahlaki boyutta hem de kuramsal düzeyde doğuştan ideaların kesinliğini savlamaz. Ona göre bilgi tümüyle deneyim alanına ait olduğu için, doğuştan gelen sezgisel bilgi yerine birikimsel bilginin deneyimciliği ön plandadır.

Soru 43

Aşağıdakilerden hangisi Locke’un ontolojisi ve epistemolojisi bağlamında dışarıda kalır?

Seçenekler

A
Biz dünyayı nitelikler yoluyla biliriz. Ancak, doğal olarak, niteliklerin hiç bir şeye tutunmadan evrende var olduklarını iddia etmek saçma olur
B
Nitelikler tanrısal ve değişmez gerçeklikler arz eder
C
Locke temel olarak iki tip “nitelik” olduğunu savunur
D
İkincil nitelikler nesnelerin birincil nitelikleri nedeniyle bizim zihnimizde oluşan etkilerdir
E
Locke kesinlik veya kesin bilgi gibi konularda Descartes’ın iyimserliğine sahip değildir
Açıklama:
Niteliklerin tanrısal bir kesinlik arz etmezler. Aksine Locke’un görüşleriyle beraber bilgiye dair daha mütevazı ve esnek bir yaklaşım baş göstermiştir. Niteliklerin deneyimcilik ile aldığı yönler tanrısal değil, insan deneyimi ile belirlenen deneyimsellikler gerektirir.

Soru 44

Felsefe tarihinde insan bilgisinin “nesnel” temellerine duyulan sağlam inanç konusunda en keskin eleştirel görüşü geliştiren ve sonuçta da en büyük epistemolojik yıkıma neden olan düşünür kimdir?

Seçenekler

A
J. Locke
B
G. Berkeley
C
D. Hume
D
Spinoza
E
Leibniz
Açıklama:
D. Hume’un gözlemlenen düzenlilikler ve tümevarımsal çıkarımlar konusunda ortaya koyduğu düşünceler bahsi edilen büyük düşünce kopuşlarına neden olmuştur.

Soru 45

Aşağıdakilerden hangisi Hume’un felsefesi bağlamında dışarıda kaldığı görülür?

Seçenekler

A
Hume’a göre, algı sırasında karşımıza bir “nesnenin” çıktığı açıktır.
B
Nesnelerin zihnimizin dışında ve sürekli olarak var olduğu bilgisine, duyusal ve algısal boyutta ulaşamayız
C
Belli tür algıların tekrarlandığı gerçeğinden nesnelerin zihnin dışındaki gerçek varlıksal durumlarına dair bir çıkarım yapmamız olanaksızdır
D
Hume’un deneyimciliğinin ontolojik anlamda oldukça şüpheci bir sonuç doğurduğu açıktır
E
Hume metafizik bilginin olanaklı olduğunu öne sürer
Açıklama:
Hume’un deneyimciliğinin ontolojik anlamda oldukça şüpheci bir sonuç doğurduğu açıktır. Bu anlamda metafizik bilginin olanaklılığı değil, aksine olanaksızlığı öne sürülmektedir.

Soru 46

‘Var olmak algılanmaktır’ ifadesiyle meşhur düşünür ve felsefeci kimdir?

Seçenekler

A
Berkeley
B
Hume
C
Locke
D
Hegel
E
Kant
Açıklama:
“Var olmak, algılanmaktır”. (Latince İiade edersek, esse est percipi.), Berkeley’in sözüdür.

Soru 47

Maddeciliğin tersi, “içine ideanın veya düşünsel unsurların girmediği bir varlıksal kesitin olamayacağı” tezine karşılık gelen ve bazen de, evrenin yapımsal temelinde maddeden ziyade madde dışı düşünsel veya ruhsal unsurların bulunması görüşüne ne ad verilir?

Seçenekler

A
Materyalizm
B
Mistisizm
C
İdeacılık
D
Deneyimcilik
E
Sürrealizm
Açıklama:
İçine ideanın ve düşünsel unsurların girmediği teze dayanan bu görüşe ideacılık denilir. Ve Berkeley tarafından savlanmıştır.

Soru 48

Aşağıda deneyimcilerle ilgili ifadelerden hangisi doğru değildir?

Seçenekler

A
Deneyimcilik tamamen maddenin ve varlığın kendisini sorgulamış bir metafizik alandır
B
Deneyimcilerin, büyük oranda, Descartes ile başlayan bilgi sorunsalı üzerine eğildikleri ve o çerçevede fikir ürettikleri gözlemlenebilir
C
Özellikle Locke ve Hume, kendilerini Descartes’ın sahip olduğu iyimser epistemolojik sonuçların veya noktanın çok uzağında bir konumda bulunurlar
D
Hume’un ve Berkeley’in görüşlerine yaklaşırken, bu felsefecilerin sağduyudan uzak bir tavırla “çevremizdeki sıradan nesnelerin var olmadığı” gibi garip iddialarda bulunmadıklarını aklımızda tutmalıyız
E
Berkeley, maddeciliğin yerine, deneyimci ve ideacı bir görüş savunmuş olsa da, hiçbir zaman çevremizdeki masaların veya çiçeklerin varlığını sorgulamamıştır
Açıklama:
Deneyimcilik tamamen maddenin ve varlığın kendisini sorgulamış bir metafizik alan değil, maddenin ve deneyimin bilgisine odaklanan ve o bilgiye ulaşma yollarını arayan bir alan olarak değerlendirilmelidir.

Soru 49

Aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Descartes gibi usçular, insan bilgisinin güvenilirliğine ilişkin fazlaca bir endişe duymazlar.
B
Deneyimciler, insanın sınırlı bir bilişsel varlık olduğu gerçeği üzerine yoğunlaşmışlardır.
C
Hume, tüm insan etkinliğinin doğanın içinde gerçekleşen olgular olduğunu düşünmüştür.
D
Deneyimci düşünürler, bilginin tek kaynağının duyu verileri ve algılar olduğu tezini savunurlar.
E
Modern Dönem’de deneyimciliği net bir şekilde ifade eden ilk düşünür olan Baruch de Spinoza’dır.
Açıklama:
Modern Dönem’de deneyimciliği net bir şekilde ifade eden ilk düşünür olan John Locke’tur.

Soru 50

‘Tabula rasa’’ deyimi Latince’ de ne anlama gelmektedir?

Seçenekler

A
Boş levha
B
Boş beyin
C
Dolu zihin
D
Idrak
E
Dimağ
Açıklama:
‘‘Tabula rasa’’ deyimi Latince “boş levha” anlamına gelir ve bu kavram John Locke’dan bulunmuştur.

Soru 51

Aşağıdakilerden hangisi ‘’deneyimclik’’in tanımıyla ilgili doğru bilgi değildir?

Seçenekler

A
Ayakları yere basan
B
Desteksiz iddialara kulak asmayan
C
Yalnızca gördüğüne inanan
D
Soyutlamalara prim vermeyen
E
Bilgilere sezgileriyle ulaşan
Açıklama:
Deneyimcilere göre bilginin tek kaynağı duyu verileri ve algılarlardır. Sezgiler soyuttur. O yüzden beş duyu organıyla algılanamazdar.

Soru 52

Locke’ye göre insan beyni, doğduğu anda, boş bir levha gibidir.Bu levha, yaşlandıkça, duyular yoluyla elde edilen algılarla dolacaktır.Bu yüzdendir ki yeni doğan çocuk hiçbir şey bilmez ve aptalların levhaları ömür boyu boş kalır.Çünkü doğuştan bilgi yoktur.
Buna göre, Locke’nin bilgi görüşü aşağıdakilerden hangisi olabilir?

Seçenekler

A
Akıl bilgiyi elde etmesi için deneye ihtiyaç duymaz.
B
Bilgi sadece sezgiyle elde edilir.
C
Bilginin kaynağı duygulardır.
D
İnsan zihninde doğuştan olan bilgiler değil, bilgi edinme gücüdür.
E
Günlük hayatta insana yararlı olan şey doğrudur.
Açıklama:
İnsan zihni mantıksal doğruları öğrenme yeteneğine sahiptir.

Soru 53

Locke’a göre temel olarak iki tip “nitelik” olduğunu savunur: birincil ve ikincil nitelikler. Birincil nitelikler, maddesel gerçeklik içinde yer alan ve bizim zihnimizde de temsil edilebilen özelliklerdir.
Yukarıda verilen bilgiye göre aşağıdakilerden hangisi birincil nitelik olamaz?

Seçenekler

A
Bir nesnenin kapladığı uzam
B
Nesnenin fiziksel biçimi
C
Bir nesnenin kütlesi
D
Bir nesnenin hareketi
E
Renkler ve kokular
Açıklama:
İkincil nitelikler ise nesnelerin birincil nitelikleri nedeniyle bizim zihnimizde oluşan etkilerdir.

Soru 54

Bir kırmızı gülü görsel olarak deneyimlediğimizde algıladığımız kırmızı renk bir niteliktir. Locke’a göre, bu nitelik için aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Seçenekler

A
Kırmızı renk “ikincil nitelik” sınıfına girdiği için gülün kendisinde bulunmaz.
B
Kırmızı renk “ikincil nitelik” sınıfına girdiği için gülün kendisinde bulunan bir özelliktir.
C
Kırmızı renk “birincil nitelik” sınıfına girdiği için gülün kendisinde bulunmaz.
D
Kırmızı renk “birincil nitelik” sınıfına girdiği için gülün kendisinde bulunan bir özelliktir.
E
Kırmızı renk “nesnel nitelik” sınıfına girdiği için gülün kendisinde bulunan bir özelliktir.
Açıklama:
Birincil nitelikler, maddesel gerçeklik içinde yer alan ve bizim zihnimizde de temsil edilebilen özelliklerdir. İkincil nitelikler ise nesnelerin birincil nitelikleri nedeniyle bizim zihnimizde oluşan etkilerdir. Örnek vermek gerekirse, renkler ve kokular bu sınıfa giren özelliklerdir. Renk ve koku gibi ikincil nitelikler, varlıklarını “nesnel” olan birincil niteliklere borçlu olsalar da, kendileri aslında o nesnelerin içinde değillerdir.

Soru 55

“Metafizik bilgi olanaksızdır. Yani biz zihnimizin içeriksel sınırlarından sıyrılıp, onlardan bağımsız bir tarzda gerçekliğe ilişkin bilgi iddialarında bulunamayız. Bu tür iddialarda bulunan metafizik kitapları, “ateşe atılmalıdır”
Yukarıda yer alan ifadeler, aşağıdaki düşünürlerden hangisine aittir?

Seçenekler

A
Freud
B
John Locke
C
Lacan
D
David Hume
E
George Berkeley
Açıklama:
Yukarıda yer alan ifade Davis Huma’a aitir.

Soru 56

“Bir idea, yalnızca bir ideaya benzeyebilir; idea zihinsellikten arınmış maddeyi temsil edemez. Düşünce, içinde düşünsel unsurlar olmayan varlığı (maddeyi) kavrayamaz.”
Yukarıda yer alan ifadeler, aşağıdaki düşünürlerden hangisine aittir?

Seçenekler

A
Freud
B
John Locke
C
Descartes
D
David Hume
E
George Berkeley
Açıklama:
Berkeley’in görüşü ilginç bazı noktalara işaret eder. Ona göre, bir idea, yalnızca bir ideaya benzeyebilir; idea zihinsellikten arınmış maddeyi temsil edemez. Düşünce, içinde düşünsel unsurlar olmayan varlığı (maddeyi) kavrayamaz. Bizim nesne olarak tanımladığımız ve kavradığımız bir şeyin, hiç kimse onu algılamasa da “algılandığı hâliyle var olacağını” düşünmek gerekçelendirilmesi olanaksız bir fikirdir. Berkeley’in meşhur ifadesiyle söylersek, “Var olmak, algılanmaktır”. (Latince ifade edersek, esse est percipi.).

Soru 57

Aşağıdakilerden hangisi olgusal bilgiye örnek olamaz?

Seçenekler

A
Biyoloji
B
Alfabe
C
Harita sembolleri
D
Fizik formülleri
E
Estetik yargılar
Açıklama:
İnsanın bilgisel dünyası iki tür bilgiyle sınırlanmak durumundadır. İlk olarak, olgusal bilgiler bizim algı ve gözlem yoluyla edinebileceğimiz bilgisel durumlardır. Dünya bilgimizin çoğu bu tür bilgilerden oluşur. İkinci olarak ise, bu bilgi parçaları veya idealar arasındaki ilişkilerin sonucunda ortaya çıkan biçimsel bilgiler vardır. Mantık ve geometrinin sunduğu bilgiler bu türe girerler. Ancak bu türlerin dışına çıkan, yani deneyim boyutunu aşan bilgi iddiaları tamamen boş ve anlamsızdır. Dahası, felsefecilerin tarih boyunca gerçekliğe ilişkin sunduğu çeşitli görüşler de, bu anlamda, bütünüyle değersiz tasarımlardır.

Soru 58

‘‘Tabula rasa’’ kavramı kime aittir?

Seçenekler

A
Descartes
B
John Locke
C
Baruch de Spinoza
D
David Hume
E
George Berkeley
Açıklama:
‘‘Tabula rasa’’ deyimi Latince “boş levha” anlamına gelir ve bu kavram John Locke’dan bulunmuştur.

Soru 59

Aşağıdakilerden hangisi deneyimciliği ifade etmektedir?

Seçenekler

A
Bilgimizin tek kaynağının duyu verileri ve algılar olduğunu savlayan görüştür.
B
Bilginin oluşumunda en temel ve belirleyici unsur mantıktır.
C
Algılarımız bize sürekli değişimin gerçekleştiği bilgilerini taşısa da, tek ve aynı nesneyi algılamaya devam etmekte olduğumuz bilgisini algılar değil akıl verir.
D
İnsanlar dünyayı algılama ve anlama süreçlerinde etken değil edilgen bir yapı sergiler.
E
Nesnel nitelikler hem nesnelerdedir hem de zihnimizde temsil edilirler.
Açıklama:
Bir cümleyle ifade etmek gerekirse, bilgimizin tek kaynağının duyu verileri ve algılar olduğunu savlayan epistemolojik görüşe deneyimcilik adı verilir. “Duyu verisi” ve “algı” arasındaki fark, bu bilişsel durumların karmaşıklık düzeyi ile ilgilidir.

Soru 60

Deneyimciliğin diğer bir ismi nedir?

Seçenekler

A
Empiricism
B
Septicism
C
Pozivitism
D
Realism
E
Pragmatism
Açıklama:
İngilizcede günlük dilde de kullanılan ve ‘empiricism’ ile aynı kökten gelen bir diğer kelime de ‘empirical’dır. “Deneyimsel” gibi bir anlama gelebilecek bu kelime İngilizcede insanlar için bir sıfat olarak kullanıldığı zaman “ayakları yere basan”, “desteksiz iddialara kulak asmayan”, “yalnızca gördüğüne inanan”, “gereksiz spekülasyonlara veya soyutlamalara prim vermeyen” gibi anlamlara gelmektedir.

Soru 61

Deneyimciliği temsil eden önemli düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Aristotales
B
Hume
C
Nietzche
D
Russell
E
Platon
Açıklama:
Deneyimciliği günümüzde anladığımız hâliyle ifade eden ve ayrıntılarıyla savunan üç büyük felsefeci John Locke, David Hume ve George Berkeley’dir. Bu üç felsefecinin ürettiği fikirler literatürde İngiliz deneyimciliği olarak bilinen akımın ortaya çıkmasını sağlamıştır.

Soru 62

Aşağıdakilerden hangisi deneyimciliği günümüzde anladığımız hâliyle ifade eden ve ayrıntılarıyla savunan düşünürdür?

Seçenekler

A
Berkeley
B
Russell
C
Descartes
D
Kant
E
Marks
Açıklama:
Deneyimciliği günümüzde anladığımız hâliyle ifade eden ve ayrıntılarıyla savunan üç büyük felsefeci John Locke, David Hume ve George Berkeley’dir. Bu üç felsefecinin ürettiği fikirler literatürde İngiliz deneyimciliği olarak bilinen akımın ortaya çıkmasını sağlamıştır.

Soru 63

Aşağıdakilerden hangisi deneyimciliği günümüzde anladığımız hâliyle ifade eden ve ayrıntılarıyla savunan düşünürlerden biridir?

Seçenekler

A
Platon
B
Kant
C
Searle
D
Locke
E
Mark
Açıklama:
Deneyimciliği günümüzde anladığımız hâliyle ifade eden ve ayrıntılarıyla savunan üç büyük felsefeci John Locke, David Hume ve George Berkeley’dir. Bu üç felsefecinin ürettiği fikirler literatürde İngiliz deneyimciliği olarak bilinen akımın ortaya çıkmasını sağlamıştır.

Soru 64

Aşağıdakilerden hangisi “tabula rasa” kavramının doğru açıklamasıdır?

Seçenekler

A
İnsan zihni mantıksal doğruları öğrenme yeteneğine sahiptir.
B
İnsan zihninin emin olabileceği tek bilgi algıların yanıltıcı olduğudur.
C
Doğduğumuz zaman zihnimiz yalnızca Tanrı ideasını içerir.
D
Doğduğumuz zaman zihnimiz boş bir levha gibidir.
E
Doğduğumuz zaman zihnimiz yalnızca Tanrı ideasını içermez.
Açıklama:
Locke’a göre insan zihni doğum anında “boş bir levha” (Latincesiyle,“tabula rasa”) gibidir.

Soru 65

Felsefe tarihinde en büyük epistemolojik yıkıma neden olan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Hume
B
Locke
C
Russell
D
Platon
E
Searle
Açıklama:
Felsefe tarihinde insan bilgisinin “nesnel” temellerine duyulan sağlam inanç konusunda en keskin eleştirel görüşü geliştiren ve sonuçta da en büyük epistemolojik yıkıma neden olan düşünür Hume olmuştur.

Soru 66

Hume’un düşüncelerinin etkisinin en çarpıcı olarak görüldüğü felsefi olgu aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Deneysellik
B
Kavramsallık
C
Nedensellik
D
Kuramsallık
E
Olgusallık
Açıklama:
Hume’un deneyimciliğinin ontolojik anlamda oldukça şüpheci bir sonuç doğurduğu açıktır. Onun düşüncelerinin etkisinin en çarpıcı olarak görüldüğü felsefi konulardan biri de nedensellik olgusudur. “Nedensellik” (veya “neden-sonuç”, “etki-tepki”) başlığı altında ifade edilen sorunsal, yaşamın içinde yer alan önemli bir olgu olsa da, felsefecilerin ve bilim insanlarının dışında kalanlar için üzerinde sıkça düşünülen bir sorun değildir.

Soru 67

Aşağıdakilerden hangisi maddeciliğin doğru tanımıdır?

Seçenekler

A
Evrenin yapısal temelinde maddeden ziyade madde-dışı, düşünsel veya ruhsal unsurların bulunduğu savıdır.
B
Var olanların yalnızca maddesel nesneler (veya maddesel töz) olduğunu, zihinsel veya ruhsal tözün olmadığını savlayan felsefi görüştür.
C
Bilgimizin tek kaynağının duyu verileri ve algılar olduğunu savlayan görüştür.
D
İnsanlar dünyayı algılama ve anlama süreçlerinde etken değil edilgen bir yapı sergilediğini gösteren görüştür.
E
Nesnel nitelikler hem nesnelerdedir hem de zihnimizde temsil eden görüştür.
Açıklama:
Maddecilik, genel olarak, var olanların yalnızca maddesel nesneler (veya maddesel töz) olduğunu, zihinsel veya ruhsal tözün olmadığını savlayan felsefi görüştür.

Soru 68

Hume’a göre aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Seçenekler

A
Algı, kesintiler içeren bir süreç değildir.
B
Locke “doğuştan ideaların olamayacağı” konusunda haklı değildir.
C
İnsan zihni idealardan hareketle zihinden bağımsız nesnelerin gerçek niteliklerini kavrayabilir.
D
Nesnelerin bizden bağımsız bir şekilde var oldukları yönündeki inancımızın nedeni insan aklının bazı soyut felsefi irdelemeler yapabilir.
E
Nesnelerin bizden bağımsız bir şekilde var oldukları yönündeki inancımızın nedeni algılar olamaz.
Açıklama:
Hume’a göre bir nesnenin bağımsız ve sürekli olarak var olduğu konusundaki ideamızın kaynağı algının kendisi olamaz. Tek başına alındığında algı, kesintiler içeren bir süreçtir.

Ünite 6

Soru 1

I. Usçuluk, deneyimciliğin felsefi rakibidir.
II. Usçuluk epistemolojik tablonun merkezine “deneyim parçalarını” değil, aklı yerleştirir.
III. Deneyimciler ise bilgi edinirken insanların akla gereksinim duymadıklarını iddia ederler.
Yukarıdaki cümlelerden hangisi veya hangileri doğrudur?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
I ve II
C
I ve III
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Deneyimciliğin felsefi rakibi oln usçuluk, epistemolojik tablonun merkezine “deneyim parçalarını” değil, aklı yerleştirir. Deneyimciler böyle yapmasalar da, bilgi edinirken insanların akla gereksinim duymadıklarını idia etmezler. Doğru yanıt B seçeneğidir.

Soru 2

Anaksagoras'ın evrenin başlangıcındaki kaosu düzenleyen
ve evrenin düzen içinde bir başlangıç yapmasını sağlayan bir tür güç olduğunu
düşündüğü şey oln, “zihin” “kavrama”, “sezgi” ve “akıl” anlamlarına geldiği söylenen Eski Yunanca terim aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
nous
B
nomos
C
veritas
D
arete
E
eidos
Açıklama:
‘Nous’, çağdaş dillere çevrilmesi oldukça zor bir deyimdir. Önerilen bazı çeviriler, “zihin” “kavrama”, “sezgi” ve “akıl” olmuştur. Bu çevirilere bakınca nous’un oldukça “öznel” bir yön içerdiği sanılabilir. Oysa Sokrates öncesi felsefede “nous” kavramının kullanımı pek çok kez “öznel bir zihinsellik” düşüncesinden uzak bir tarzda gerçekleşmiştir. Yaklaşık 2500 yıl önce yaşamış olan Anaksagoras, nous’un, evrenin başlangıcındaki kaosu düzenleyen ve evrenin düzen içinde bir başlangıç yapmasını sağlayan bir tür güç olduğunu düşünmüştü. Doğru yanıt A seçeneğidir.

Soru 3

I. Hume
II. Spinoza
III. Leibniz
IV. Berkeley
Yukarıdaki düşünürlerden hangisi veya hangileri usçular arasında değerlendirilmektedir?

Seçenekler

A
I, II ve IV
B
I ve III
C
I ve IV
D
II ve III
E
II, III ve IV
Açıklama:
Hume ve Berkeley deneyimci filozoflar arasında gösterilirken, Spinoza ve Leibniz usçular kategorisinde değerlendirilir. Doğru yanıt D seçeneğidir.

Soru 4

Kant, etik ile fiziği aşağıdakilerden hangisine yer açabilmek için ayırmıştır?

Seçenekler

A
Estetik
B
Bilim
C
Epistemoloji
D
Determinizm
E
Özgür irade
Açıklama:
Yalnızca fizik kanunlarının egemen olduğu bir evrende doğa, her tür devinimi ve eylemi fiziksel zorunluluk çerçevesinde belirler. Elimizden bıraktığımız bir elmanın zorunlu olarak yere düşmesi, kalbimizin düzenli bir şekilde kan pompalaması zorunlu devinimlerdir ve istemden bağımsızdır. Fizikselliğin içinde özgür irade olamaz. Ancak eğer varlık alanında fiziksellik dışında hiçbir kanun veya kural yoksa, insanlar da fiziksel veya mekanik nesnelere dönerler. Böyle bir durumda örneğin, dünyadaki adaletsizlikleri veya zalim insanların eylemlerini yalnızca fizik ya da fizyoloji ile açıklamak durumunda kalırız. Kant da bundan dolayı etik ile fizik dünyaları ayırmıştır. Doğru yanıt E seçeneğidir.

Soru 5

I. İnsan aklının deneyime hiç başvurmaksızın bazı metafizik doğruları keşfedebileceğini savunur.
II. Hume’un deneyimciliğinden oldukça etkilenmiştir.
III. Usçu bir düşünürdür.
Kant için yukarıdakilerden hangisi veya hangileri doğrudur?

Seçenekler

A
Yalnız III
B
I ve II
C
I ve III
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Kant usçu bir düşünür olsa da, özelikle Hume’un deneyimciliğinden oldukça etkilenmiştir. Kant’ın Hume’a katıldığı en önemli nokta, “insan aklının deneyime hiç başvurmaksızın bazı evrensel veya metafizik doğruları keşfedebileceği” tezinin kabul edilemez bir düşünce olduğudur. Doğru yanıt D seçeneğidir.

Soru 6

Kant'ın nesne merkezli metafizik projeler yerine, öznenin bilişsel rolünü merkeze alan bir kuram öne sürmesi, Kant felsefesinin epistemolojide yaptığı şeyin aşağıdakilerden hangisi ile adlandırılmasına sebep olmuştur?

Seçenekler

A
Kopernik devrimi
B
Hume Deneyimciliği
C
Einstein Göreliliği
D
Aristoteles Metafiziği
E
Descartes Geometrisi
Açıklama:
Kant’ın önerisi, daha önce denenmemiş bir “düşünsel deney” yapmaktır. Bu deney, aynı Kopernik’in dünya merkezli astronomik sistem yerine güneş merkezli sistemi önermesi gibi, nesne merkezli metafizik projeler yerine, öznenin bilişsel rolünü merkeze alan bir kuramı öne sürmektir. Doğru yanıt A seçeneğidir.

Soru 7

I. Locke'un dediği gibi, zihnimiz doğum anında boş bir levha gibidir.
II. Yalnızca sentetik a priori bilgi mümkündür.
III. Bize görünen nesneler insan bilişselliğince şekillendirilmiştir.
Kant'a göre, yukarıdakilerden hangisi veya hangileri doğrudur?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I ve II
D
I ve III
E
II ve III
Açıklama:
Kant'a göre Locke’ın benzetmesi hatalıdır: Zihnimiz doğum anında bir “boş levha” olamaz. Başka bir deyişle, zihnimiz organize edeceği ham maddeyi dışarıdan alabilir ancak organize eden zihinsel sistemin işleyiş ilkeleri deneyimsel yollardan öğrenilemez. Kant, bilgi çeşitlerine gelindiğinde, analitik a priori, sentetik a posteriori bilgilerin yanında sentetik a priori'nin olanağını sorgular. Kant’a göre, bize görünen dünya ve onun nesneleri bizim bilişsel sınırlarımız tarafından şekillenmiş ve sınırlanmış olarak karşımıza çıkmak durumundadır. Doğru yanıt B seçeneğidir.

Soru 8

.......I....... ayrımı, cümle yapısı ile ilgilidir. .......II....... ayrımı ise, bilginin nasıl edinildiği
ile ilgilidir.
Yukarıdaki cümlede numaralandırılmış boşluklara aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Seçenekler

A
I. Analitik - A posteriori
II. Sentetik - A priori
B
I. A priori - A posteriori
II. Analitik - Sentetik
C
I. Analitik - A priori
II. Sentetik - A posteriori
D
I. Analitik - Sentetik
II. Sentaktik - Semantik
E
I. Analitik-sentetik
II. A priori-a posteriori
Açıklama:
Analitik-sentetik ayrımı, cümle yapısı ile ilgilidir. Analitik cümleler dünyaya ilişkin yeni
gözlemsel bilgi içermezken, sentetik cümleler yüklemleri öznede içerilen bilgilerin ötesine geçen cümlelerdir. A priori - a posteriori ayrımı bilginin nasıl edinildiği ile ilgilidir. Bu iki deyim Latince olup, a priori “deneyimi önceleyen”, a posteriori “deneyimle gelen” anlamlarında kullanılır. Doğru yanıt E seçeneğidir.

Soru 9

Kant'a göre aşağıdaki bilgi tiplerinden hangisinin varlığı metfizik bilgiyi mümkün kılar?

Seçenekler

A
Analitik - a priori
B
Analitik - a posteriori
C
Sentetik - a priori
D
Sentetik - a posteriori
E
Semantik - a posteriori
Açıklama:
Kant’ın kritik epistemolojik sorusu şudur: Deneyimcilerin kabul ettiği iki bilgi türüne ek olarak sentetik a priori de olanaklı mıdır? Başka bir deyişle, hem doğruluğu kesin ve evrensel olan hem de bilgi içeriği boş olmayan bir önerme tipi var mıdır? Kant’a göre, metafizik bilginin olanaklılığı bu tip önermelerin varlığına bağlıdır. Doğru yanıt C seçeneğidir.

Soru 10

Usçuluk, aşağıdakilerden hangisinin bilginin temel bir kaynağı olduğunu veya bilginin ortaya çıkmasında özsel ve şekillendirici rol oynadığını savunur?

Seçenekler

A
Duyu verilerinin
B
Algıların
C
Sezgilerin
D
İnsan aklının
E
Deneyimlerin
Açıklama:
Usçuluk, insan aklının (veya usunun) kendisinin bilginin temel bir kaynağı olduğunu veya bilginin ortaya çıkmasında insan aklının yapısının özsel ve şekillendirici rol oynadığını savunur. Doğru cevap D'dir.

Soru 11

Aşağıdaki düşünürlerden hangisi nous’u, ruhsal veya zihinsel olmaktan ziyade, algılanamayan maddesel bir güç veya ilke olarak tasarlamıştı?

Seçenekler

A
Sokrates
B
Platon
C
Anaxagoras
D
Gorigas
E
Aristoteles
Açıklama:
Anaxagoras nous’u, ruhsal veya zihinsel olmaktan ziyade, algılanamayan maddesel bir güç veya ilke olarak tasarlamıştı. Doğru cevap C'dir.

Soru 12

Descartes için aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Seçenekler

A
Modern Felsefe'nin kurucusu olması
B
Modernizmin kurucusu olması
C
Moderniteyi başlatması
D
Rasyonalizm Akımı'nın kurucusu olması
E
Usçuluk Akımı'nın kurucusu olması
Açıklama:
Modern Felsefe’nin kurucusu olan Descartes aynı zamanda önde gelen usçulardan biridir. Doğru cevap A'dır.

Soru 13

"Düşünüyorum o halde varım" önermesindeki "var olan şey" Descartes Felsefesi bağlamında tam olarak neye denk gelmektedir?

Seçenekler

A
İnsan
B
Öz
C
Beden
D
Düşünce
E
Zihinsel Töz
Açıklama:
"Düşünüyorum o halde varım" daha açık ifade edilecek olursa; "ben düşündüğüm, şüphelendiğim her an zorunlu olarak var olmak durumundayım." Burada kastedilen “ben”, tahmin edileceği gibi, etten kemikten bir varlık değil, zihinsel boyutta bir var olma durumudur. Başka bir deyişle, kastedilen, zihinsel tözdür. Doğru cevap E'dir.

Soru 14

Descartes felsefesi ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Seçenekler

A
İnsanın sahip olduğu ve anlamaya temel teşkil eden bazı kavramların deneyim yoluyla kazanılabileceğini savlar.
B
İnsanın sahip olduğu ve anlamaya temel teşkil eden bazı kavramların düşünce yoluyla kazanılamayacağını savlar.
C
İnsanın sahip olduğu ve anlamaya temel teşkil eden bazı kavramların algı yoluyla kazanılabileceğini savlar.
D
İnsanın sahip olduğu ve anlamaya temel teşkil eden bazı kavramların sezgi yoluyla kazanılamayacağını savlar.
E
İnsanın sahip olduğu ve anlamaya temel teşkil eden bazı kavramların deneyim yoluyla kazanılamayacağını savlar.
Açıklama:
Descartes insanın sahip olduğu ve anlamaya temel teşkil eden bazı kavramların deneyim yoluyla kazanılamayacağını savlar. Doğru cevap E'dir.

Soru 15

Nesnedeki değişimleri duyular aracılığı ile biliyor olduğumuz doğrudur. Ancak tüm değişimlerin ardında, varlığını kesintisiz olarak sürdüren, belli bir nesnenin yatmakta olduğu bilgisini ..... yoluyla ediniriz.
Yukarıda boş olarak bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilirse ifade Descartes felsefesi bağlamında doğru olacaktır?

Seçenekler

A
Akıl
B
Sezgi
C
Algı
D
Duygu
E
Duyum
Açıklama:
Nesnedeki değişimleri duyular aracılığı ile biliyor olduğumuz doğrudur. Ancak tüm değişimlerin ardında, varlığını kesintisiz olarak sürdüren, belli bir nesnenin yatmakta olduğu bilgisini akıl yoluyla ediniriz. Doğru cevap A'dır.

Soru 16

Kant hangi düşünürün deneyimciliğinden oldukça etkilenmiştir?

Seçenekler

A
John Locke
B
David Hume
C
Rene Descartes
D
Aristoteles
E
Sokrates
Açıklama:
Kant usçu bir düşünür olsa da, özelikle Hume’un deneyimciliğinden oldukça etkilenmiştir. Doğru cevap B'dir.

Soru 17

Kant’ı epistemolojik açıdan deneyimcilerden ayıran en önemli nokta aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Kant'ın metafiziğin olanaklı olmadığını savlaması
B
Kant'ın metafiziğin olanaklı olduğunu savlaması
C
Kant'ın hem deneyimin hem de usun bilgi için araç olduğunu savlaması
D
Kant'ın felsefenin olanaklı olmadığını savlaması
E
Kant'ın felsefedeki önermelerin mantıksal bağıntılara karşılık geldiğini savlması
Açıklama:
Hume’a göre biz temel olarak iki tür bilgi sahibi olabiliriz: Duyu verilerine dayanan deneyimsel bilgi ve mantıksal (veya “biçimsel”) bilgi. Eğer bu doğruysa, metafiziğin veya genel olarak felsefenin herhangi bir bilgi verme olasılığının olmadığı ortaya çıkar. Bunun nedeni, felsefe yaparken kullanılan önermelerin ne dünyada gözlemlenebilen olgulara ne de mantıksal bağıntılara karşılık gelmesidir. Kant, deneyimciliğin bu yönüne karşı çıkar ve felsefenin (veya metafiziğin) olanaklı olduğunu savlar. Bu tavır Kant’ı epistemolojik açıdan deneyimcilerden ayıran en önemli noktadır. Doğru cevap B'dir.

Soru 18

Kant, Kopernik’in astronomi alanında gerçekleştirdiği devrimi felsefede hangi alanda gerçekleştirmiştir?

Seçenekler

A
Metafizik
B
Etik
C
Bilgi ve Varlık
D
Varlık
E
Etik ve Varlık
Açıklama:
Kant, Kopernik’in astronomi alanında gerçekleştirdiği devrimi, bilgi ve varlık konularında gerçekleştirdiğini iddia eder. Doğru cevap C'dir.

Soru 19

Aşağıdakilerden kavramlardan hangisi hem yüklemleri öznede içerilen bilgilerin ötesine geçen cümleleri hem de evrensel doğruları eş zamanlı olarak ifade etmektedir?

Seçenekler

A
A priori
B
Sentetik a posteriori
C
Analitik a priori
D
Sentetik a priori
E
A posteriori
Açıklama:
Analitik cümleler dünyaya ilişkin yeni gözlemsel bilgi içermezken, sentetik cümleler yüklemleri öznede içerilen bilgilerin ötesine geçen cümlelerdir. A priori - a posteriori ayrımı bilginin nasıl edinildiği ile ilgilidir. Bu iki deyim Latince olup, a priori “deneyimi önceleyen”, a posteriori “deneyimle gelen” anlamlarında kullanılır. A priori bilgi evrensel olarak doğrudur
ancak tek tek deneyimler yoluyla kazanılamaz. Buna karşın, a posteriori bilginin kazanılması için somut deneyim parçaları gerekir. Doğru cevap D'dir.

Soru 20

Aşağıdakilerden hangisi Descartes’in ‘’mum örneği’’ ile varılan sonuçlardan biri değildir?

Seçenekler

A
Algılarımız aracılığı ile nesneden aldığımız bilgi, sürekli bir değişimin olduğu yönündedir
B
Nesnenin, değişimler geçirmesine rağmen aynı nesne olduğu bilgisi gözlemsel deneyimlerimiz aracılığıyla öğrendiğimiz bir şey olamaz
C
Değişimden geçerken kendisi olarak kalan nesnenin kavranması için duyu algıları yeterlidir
D
İnsanın sahip olduğu ve anlamaya temel teşkil eden bazı kavramlar deneyim yoluyla kazanılamaz
E
Tüm değişimlerin ardında, varlığını kesintisiz olarak sürdüren, belirli bir nesnenin yatmakta olduğu bilgisini akıl yoluyla ediniriz
Açıklama:
Descartes’ın fikirlerinin usçuluk açısından neden önemli olduğunu açıklayabileceksiniz.
"Nesneye ilişkin algılayabildiğimiz her özellik sürekli değişim hâlindeyken, biz yine de belli bir nesneye bakmaya devam ettiğimizi düşünürüz. Bu noktada sorulması gereken soru şudur: “Tüm değişimlere karşın aynı nesneyi algılamakta olduğumuz” bilgisini bize sağlayan kaynağın algılar olması olanaklı mıdır? Descartes’ın buna yanıtı olumsuzdur. Nesnedeki değişimleri duyular aracılığı ile biliyor olduğumuz doğrudur. Ancak tüm değişimlerin ardında, varlığını kesintisiz olarak sürdüren, belli bir nesnenin yatmakta olduğu bilgisini akıl yoluyla ediniriz. Deneyimci bir düşünürün iddiasının aksine, bu bilgiyi algılar veremez. Başka bir şekilde ifade edersek, “nesnenin, algılanabilir bazı nitelikleri kendi üzerinde barındırdığı” bilgisi (veya tözün var olduğuna ilişkin ideamız) doğuştan sahip olduğumuz bir bilişsel durumdur. Nesnenin, değişimler geçirmesine rağmen aynı nesne olduğu bilgisi gözlemsel deneyimlerimiz aracılığıyla öğrendiğimiz bir şey olamaz. Bu temel metafiziksel bilgi, aklımızın olanakları aracılığıyla ortaya çıkabilecek bir bilgidir."

Soru 21

Aşağıdakilerden hangisi sentetik a priori bir önermedir?

Seçenekler

A
Bahçemdeki güller pembedir
B
Çimenler yeşildir
C
Üçgenin iç açılarının toplamı 180 derecedir
D
Bütün ıslak nesneler ıslaktır
E
Dünya, güneş etrafında dönen bir gezegendir
Açıklama:
En büyük usçu düşünürlerden Kant’ın ontoloji ve epistemoloji alanlarında gerçekleştirdiği kuramsal devrimin ayrıntılarını açıklayabileceksiniz.
"Deneyimcilerin kabul ettiği iki bilgi türüne ek olarak sentetik a priori de olanaklı mıdır? Başka bir deyişle, hem doğruluğu kesin ve evrensel olan hem de bilgi içeriği boş olmayan bir önerme tipi var mıdır? Kant’a göre, metafizik bilginin olanaklılığı bu tip önermelerin varlığına bağlıdır. Hangi önermeler sentetik a priori türü içinde yer alır? Kant’ın şaşırtıcı iddiası aritmetik ve geometrinin sentetik a priori olduğudur. Bu şaşırtıcıdır çünkü pek çok kişi normalde aritmetik ve geometrinin analitik a priori olacağını düşünmeye eğilimlidir. Örneğin, “2+3=5” önermesinin analitik olduğuna inanmamızın esas bir nedeni “5” kavramının “2+3” kavramı tarafından içerildiğini düşünmemizdir. Ayrıca eğer “2+3=5” sentetik ise, bu durum “2+3”ün “5” kavramını içermediğini gösterir. Ancak bu nasıl olanaklıdır? Kant’a göre “2”, “+” ve “3” kavramlarının bir araya getirilmesi ile “5” kavramı eşlenik değildir. Bu fikri daha iyi anlayabilmek için başka bir aritmetik eşitliği göz önüne alalım: 2+3=4+1. Bu eşitlikte “2+3” kavramı “4+1” kavramını içerir mi? Bu sorunun yanıtı “hayır” gibi görünmektedir. “iki artı üç” kavramsal olarak “Dört artı bir”den oldukça farklı bir düşünceyi dile getirir. O hâlde, eğer Kant haklıysa, aritmetik (ve geometrik) önermeler sentetik a prioridir."

Soru 22

Aşağıdakilerden hangisi analitik bir cümle değildir?

Seçenekler

A
Bekârlar evli olmayan insanlardır
B
Dünyanın tek uydusu vardır
C
Yeşil kurbağalar yeşildir
D
Dörtgen dört kenarlıdır
E
Kırmızı kalem kırmızıdır
Açıklama:
En büyük usçu düşünürlerden Kant’ın ontoloji ve epistemoloji alanlarında gerçekleştirdiği kuramsal devrimin ayrıntılarını açıklayabileceksiniz.
"Analitik-sentetik ayıımı cümle yapısı ile ilişkilidir. Analitik cümleler dünyaya ilişkin yeni gözlemsel bilgi içermezken, sentetik cümleler yüklemleri öznede içerilen bilgilerin ötesine geçen cümlelerdir."

Soru 23

Aşağıdakilerden hangisi Kant'ın analitik cümle tanımına uygundur?

Seçenekler

A
Bir cümlenin yükleminin o cümlenin öznesinde zaten var olan bilgilere yeni bilgi katmadığı cümle
B
Doğruluğu mantık ilkelerinden elde edilemeyecek olan cümle
C
Deneyimsel olarak yeni bilgi taşıyan cümle
D
Yüklemde içerilen bilginin öznede içerilen bilginin ötesine geçtiği cümle
E
Dünyaya ilişkin yeni gözlemsel bilgi içeren cümle
Açıklama:
En büyük usçu düşünürlerden Kant’ın ontoloji ve epistemoloji alanlarında gerçekleştirdiği kuramsal devrimin ayrıntılarını açıklayabileceksiniz.
"Analitik-sentetik ayıımı cümle yapısı ile ilişkilidir. Analitik cümleler dünyaya ilişkin yeni gözlemsel bilgi içermezken, sentetik cümleler yüklemleri öznede içerilen bilgilerin ötesine geçen cümlelerdir."

Soru 24

Aşağıdakilerden hangisi sentetik a priori bir cümle örneğidir?

Seçenekler

A
Dünyamızda gerçekleşen her doğal olgunun bir nedeni vardır
B
Dört kenarlı dörtgenlerin dört kenarı vardır
C
Su iki hidrojen ve bir oksijen atomunun bir araya gelmesiyle oluşan bir sıvıdır
D
4+5=4+5
E
Çimen yeşildir
Açıklama:
En büyük usçu düşünürlerden Kant’ın ontoloji ve epistemoloji alanlarında gerçekleştirdiği kuramsal devrimin ayrıntılarını açıklayabileceksiniz.
"Sentetik a priori cümlelerinin olanaklı olması şu anlama gelir: Bazı önermeler (ve bilgi türleri) hem evrensel olarak doğrudur hem de bu evrenselliğin nedeni mantıksal ilişkiler (yani, boş içerikler) değildir. Başka bir deyişle, “Her olayın bir nedeni vardır” türü genel ilkeler insanların bilişsel kapasitelerinin uygun olması nedeniyle bilebileceği önermelerdir."

Soru 25

Aşağıdakilerden hangisi usçuluk görüşünün tezlerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Gerçekliğin kavranması ancak akıl yoluyla olabilir
B
İnsan aklı bilginin temel kaynağıdır
C
Bilginin ortaya çıkmasında insan aklının yapısı özsel ve şekillendirici rol oynar
D
Güvenilir veya kesin bilginin temelinde insan aklı yatar
E
Bilginin oluşumunda en temel kaynak algıdır
Açıklama:
Usçu görüşün genel bir felsefi değerlendirmesini yapabileceksiniz.
"Usçuluğun en temel tezini özsel olarak inceledik. Usçular bilgimizin biricik kaynağının algılar olamayacağını savlarlar. Daha açık olarak, bilginin olanaklı olabilmesinin temel koşulunun aklın doğuştan getirdiği belli kapasiteler veya kavramların varlığı olduğunu öne sürerler."

Soru 26

Hume'a göre sahip olduğumuz bilgi türleri aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?

Seçenekler

A
Ussal bilgi ve deneysel bilgi
B
Biçimsel bilgi ve mantıksal bilgi
C
Deneysel bilgi ve deneyimsel bilgi
D
Deneyimsel bilgi ve mantıksal bilgi
E
Ussal bilgi ve duyusal bilgi
Açıklama:
Hume’a göre biz temel olarak iki tür bilgi sahibi olabiliriz: Duyu verilerine dayanan deneyimsel bilgi ve mantıksal (veya “biçimsel”) bilgi.

Soru 27

Aşağıdakilerden hangisi sentetik cümlelere bir örnek oluşturmaktadır?

Seçenekler

A
Gideceğimiz yol uzun bir yoldur.
B
Tembel insanlar çalışkan olmayan insanlardır.
C
Beyaz ev beyazdır.
D
Tabağımda duran yeşil elma yeşildir.
E
Saydam cam opak olmayan camdır.
Açıklama:
Kant öncelikle analitik ve sentetik cümleler arasında bir ayrım olduğunu söyler. Analitik cümlelerde, cümlenin yüklemi öznede zaten var olan bilgilere yeni bilgi katmaz. “Siyah kediler siyahtır” ve “Bekârlar evli olmayan insanlardır” analitik
cümlelerdir çünkü bu cümlelerin özneleri (“siyah kediler” ve “bekârlar”) o cümlelerin yüklem bölümünde içerilen tüm bilgileri zaten içerirler. Analitik cümlelerden farklı olarak sentetik cümlelerin yüklemleri öznede içerilen bilginin ötesine geçer. Tahmin edileceği gibi, günlük dilde kullandığımız cümlelerin çoğu analitik değil sentetiktir. “Önümde duran kedi siyah renklidir” önermesi sentetiktir çünkü “siyah” özelliği-genel olarak düşünürsek- “önümde duran kedi” kavramının içinde bulunmaz.

Soru 28

A priori - a posteriori ayrımı aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak açıklanmıştır?

Seçenekler

A
Aralarında bir ayrım söz konusu değildir.
B
A priori metafiziksel bir kavramken, a posteriori metafiziksel bir kavram değildir.
C
A priori ile a posteriori arasındaki ayrım bilginin nasıl edinildiğiyle ilişkilidir.
D
A priori ile a posteriori arasındaki ayrım maddenin varlığı ile ilişkilidir.
E
A priori deneyimlerle ilişkili bir kavramken, a posteriori usla ilişkilidir.
Açıklama:
A priori - a posteriori ayrımı bilginin nasıl edinildiği ile ilgilidir. Bu iki deyim Latince olup, a priori "deneyimi önceleyen", a posteriori "deneyimle gelen" anlamlarında kullanılır.

Soru 29

Aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Seçenekler

A
Bilgimizin tek kaynağı algılardır.
B
Bilgimiz tek kaynağı duyu verileridir.
C
Usçuluk deneyimcilikle paraleldir.
D
Usçuluk deneyimciliğin karşıtıdır.
E
Usçu ve akılcı kavramları birbirinin yerine kullanılabilir.
Açıklama:
Deneyimciliğin karşıtı olan usçuluğa göre, bilgimizin tek kaynağı duyu verileri veya algılar değildir. Usçu ve akılcı kavramları karıştırılmamalıdır.

Soru 30

Descartes'a göre insan bilgisinin en sağlam unsuru aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Tanrı ideası
B
Düşünme
C
Hissetme
D
Deneyim
E
İnanç
Açıklama:
Düşünme işlevi -ki şüphe duyma da buna dahildir- düşünen bir şeyin olmasını gerektirir. Ve bu şekilde Descartes o bilinen sloganına ulaşır: "düşünüyorum o halde varım". Descartes'a göre, insan bilgisinin en sağlam unsuru budur.

Soru 31

Bedenimiz yer çekimi kanunlarına uymama gibi özgürlüğe sahip olamaz fakat ahlaki yönümüzün açıklaması fiziksel kanunlar yoluyla değil evrensel ahlaki kanunlar aracılığıyla yapılabilir. Kant bunu hangi akımla ilişkilendirmiştir?

Seçenekler

A
Realizm
B
Rasyonalizm
C
İkicilik
D
Varoluşçuluk
E
Deneyimcilik
Açıklama:
Bedenimiz yer çekimi kanunlarına uymama gibi özgürlüpe sahip olamaz fakat ahlaki yönümüzün açıklaması fiziksel kanunlar yoluyla değil evrensel ahlaki kanunlar aracılığıyla yapılabilir. Bu yüzden Kant, aynı Descartes gibi, ikicilik (dualizm) olarak da bilinen akımla ilişkilendirmiştir.

Soru 32

Kant'ın devrimsel görüşüne göre bizim neyi nesne olarak aldığımız ve bildiğimiz konusunda belirleyici rol oynayan unsur aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Öznenin zihinselliği
B
Öznenin edilgenliği
C
Varlığın soyutluğu
D
Nesnenin etkenliği
E
Varlığın somutluğu
Açıklama:
Kant’ın devrimsel görüşüne göre, bilen özne edilgen değil etkendir. Başka bir deyişle, öznenin zihinselliği bizim neyi nesne olarak aldığımız ve bildiğimiz konusunda belirleyici rol oynar.

Soru 33

Us sözcüğünün Türkçe karşılığı nedir?

Seçenekler

A
Duyu
B
Deneyim
C
Kavram
D
Akıl
E
Düşünce
Açıklama:
Us’ kelimesi, Arapça kökenli bir kelime olan akılın Türkçesidir.

Soru 34

Aşağıdakilerden hangisi eski Yunan felsefecilerin sıkça kullandığı "nous" sözcüğünün çevirilerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Kavrama
B
Zihin
C
Sezgi
D
Akıl
E
His
Açıklama:
Eski Yunan felsefecilerinin sıkça kullandığı nous kavramına kısaca değineceğiz. Nous çağdaş dillere çevrilmesi oldukça zor bir deyimdir. Önerilen bazı çeviriler zihin, kavrama, sezgi ve akıl olmuştur.

Soru 35

Kant'a ilişkin bilgilerden aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Kant’ın usçu görüşüne göre, bilginin oluşması için dışarıdan duyusal malzeme alınması yetmez.
B
Kant’ın görüşüne göre, bizim sınırlanmış varlıklar olmamız yalnızca bilgi konusunda değil varlık konusunda da önemli sonuçları olan bir olgudur.
C
Kant’a göre bize görünen dünya ve onun nesneleri bizim bilişsel sınırlarımız tarafından şekillenmiş ve sınırlanmış olarak karşımıza çıkmak durumundadır.
D
Kant deneyimciliğin eleştirel bir tarzda gündeme getirdiği bazı önemli konuları ve sonuçları kullanır.
E
Kant "Düşünüyorum, o halde varım" sözüyle tanınmaktadır.
Açıklama:
"Düşünüyorum, o halde varım" sözüyle tanınan düşünür Descartes'tir.

Soru 36

Usçuluğun arka planı hangi döneme kadar uzanır?

Seçenekler

A
Modern dönem
B
Eski yunan dönemi
C
Eski mısır dönemi
D
Roma dönemi
E
Pers dönemi
Açıklama:
Usçuluğun arka planı eski yunan dönemine kadar uzanır.

Soru 37

Modern felsefenin kurucusu ve aynı zamanda usçu olan felsefeci kimdir?

Seçenekler

A
Descartes
B
Hume
C
John Locke
D
Kant
E
George Berkeley
Açıklama:
Modern felsefenin kurucusu ve aynı zamanda usçu olan felsefeci Descartes'tır.

Soru 38

İnsanlar çevreye hangi merkezle bakar ?

Seçenekler

A
Tanrı merkezli
B
Evren merkezli
C
Çevre merkezli
D
Hayvan merkezli
E
İnsan merkezli
Açıklama:
Biz evcil hayvanlarımızın bizim gibi sevindiklerini ve bizim gibi üzüldüklerini düşünürüz.

Soru 39

Aşağıdakilerden hangisi “sentetik a priori” önermedir?

Seçenekler

A
Dünya, güneşin etrafında dönen bir gezegendir.
B
Fiziksel evrende gerçekleşen her olayın bir sebebi vardır.
C
Bütün ıslak nesneler ıslaktır.
D
Su molekülü hidrojen ve oksijen atomlarını içerir.
E
Matematik fizikten daha önemli bir araştırma alanıdır.
Açıklama:
Fiziksel evrende gerçekleşen her olayın bir sebebi vardır cümlesi önerme olduğu için sentetik bir cümledir.

Soru 40

Tanrı ideası hangi düşünüre aittir?

Seçenekler

A
Descartes
B
Hume
C
John Locke
D
Kant
E
George Berkeley
Açıklama:
Descartes’a göre, zihnimizde Tanrı idea’sının oluşmasının sebebi sonlu deneyimler olamaz. Sonsuz nitelikleri içeren bu ideanın kaynağı, sonsuz bir varlıktır yani Tanrının kendisidir.

Soru 41

Kant usçu bir düşünür olsa da en çok etkilendiği deneyimci düşünür kimdir ?

Seçenekler

A
Descartes
B
George Berkeley
C
John Locke
D
Gottfried Wilhelm Leibniz
E
Hume
Açıklama:
Kant’ın Hume’a katıldığı en önemli nokta, “insan aklının deneyime hiç başvurmaksızın bazı evrensel veya metafizik doğruları keşfedebileceği” tezinin kabul edilemez bir düşünce olduğudur.

Soru 42

Aşağıdakilerden hangisi usçuluk kavramının tam karşıtı olan bir kavramdır?

Seçenekler

A
Görüngücülük
B
Deneyimcilik
C
Temsilcilik
D
Gerçekçilik
E
Dışsalcılık
Açıklama:
Usçuluğun esas olarak deneyimciliğin karşıtı olduğunu söylemek aslında önemli bir ipucu vermektedir. O yüzden, deneyimcilikten hareketle tanımlarsak, “usçu” olarak bilinen felsefeciler bilgimizin tek kaynağının duyu verileri ve algılar olmadığını düşünürler.

Soru 43

“Düşünüyorum o halde varım” cümlesiyle tanınan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Marks
B
Kant
C
Hume
D
Descartes
E
Searle
Açıklama:
Düşünme işlevi ki şüphe duyma da buna dâhildir, düşünen bir şeyin olmasını gerektirir. Ve bu şekilde Descartes o bilinen sloganına ulaşır: “Düşünüyorum, o hâlde varım”.

Soru 44

Kant hangi iki kavramı birbirinden ayırmayı tercih etmiştir?

Seçenekler

A
Madde ve zihin
B
Kavram ve madde
C
Fizik ve etik
D
Zihin ve ruh
E
Madde ve ruh
Açıklama:
Descartes’ın “maddesel” ve “zihinsel” olmak üzere iki farklı tip töz tanımladığını ve böylece fiziksel nesnelerle zihinsel/ruhsal varlıkların alanının birbirinden ayırdığını belirtmiştik. Benzer bir şekilde, Kant’ın da fiziğin ve etiğin alanlarını ayırdığı söylenmektedir.

Soru 45

Aşağıdakilerden hangisi usçuluk kavramının tam karşıtı olan bir kavramdır?

Seçenekler

A
Görüngücülük
B
Deneyimcilik
C
Temsilcilik
D
Gerçekçilik
E
Dışsalcılık
Açıklama:
Usçuluğun esas olarak deneyimciliğin karşıtı olduğunu söylemek aslında önemli bir ipucu vermektedir. O yüzden, deneyimcilikten hareketle tanımlarsak, “usçu” olarak bilinen felsefeciler bilgimizin tek kaynağının duyu verileri ve algılar olmadığını düşünürler. Daha açık olarak ifade edildiğinde, güvenilir veya kesin bilginin temelinde insan aklının yattığı veya gerçekliğin kavranmasının ancak akıl yoluyla olabileceği tezini ileri süren akıma usçuluk denir.

Soru 46

Usçuluğun doğru ifadesi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Bilgimizin tek kaynağının duyu verileri ve algılar olduğunu savlayan görüştür.
B
Doğduğumuz zaman zihnimizin boş bir levha gibi olduğunu savunan düşünce.
C
Var olanların yalnızca maddesel nesneler olduğunu, zihinsel veya ruhsal tözün olmadığını savlayan felsefi görüştür.
D
Algılarımızın kaynağının veya hedefinin algılardan ve bilgiden bağımsız bir şekilde var olan gerçeklik olduğunu savunan düşünce.
E
Güvenilir veya kesin bilginin temelinde insan aklının yattığı veya gerçekliğin kavranmasının ancak akıl yoluyla olabileceği tezini ileri süren görüştür.
Açıklama:
Güvenilir veya kesin bilginin temelinde insan aklının yattığı veya gerçekliğin kavranmasının ancak akıl yoluyla olabileceği tezini ileri süren akıma usçuluk denir.

Soru 47

Aşağıdakilerden hangisi “nous”kelimesinin tanımlarından biri değildir?

Seçenekler

A
Hayal
B
Sezgi
C
Zihin
D
Akıl
E
Kavrama
Açıklama:
Nous’, çağdaş dillere çevrilmesi oldukça zor bir deyimdir. Önerilen bazı çeviriler, “zihin” “kavrama”, “sezgi” ve “akıl” olmuştur.

Soru 48

Hem modern felsefenin kurucusu olan hem de önde gelen usçulardan biri olan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Russell
B
Descartes
C
Berkeley
D
Platon
E
Aristotales
Açıklama:
Modern Felsefe’nin kurucusu olan Descartes aynı zamanda önde gelen usçulardan biridir. Pek çok usçu gibi Descartes da insan zihninin doğum anında belli “içeriğe” sahip olduğunu düşünür.

Soru 49

“Düşünüyorum o halde varım” cümlesiyle tanınan düşünür kimdir?

Seçenekler

A
Marks
B
Kant
C
Hume
D
Descartes
E
Searle
Açıklama:
Düşünme işlevi ki şüphe duyma da buna dâhildir, düşünen bir şeyin olmasını gerektirir. Ve bu şekilde Descartes o bilinen sloganına ulaşır: “Düşünüyorum, o hâlde varım” (Latincesiyle Cogito ergo sum). Descartes’a göre, insan bilgisinin en sağlam unsuru budur. Bu bilgi bizim fiziksel nesnelere ilişkin bilgimizden de, Tanrı’yı bilmemizden de daha önce gelen (yani, epistemolojik temellendirmesi daha sağlam olan) bir bilme türüdür.

Soru 50

Usçuluk akımının önde gelen düşünürlerinden biri aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Spinoza
B
Hume
C
Russell
D
Searle
E
Nietzsche
Açıklama:
Baruch de Spinoza (1632-1677) ve Gottfried Wilhelm Leibniz (1646-1716) gibi “usçu kategorisinde” değerlendirilen ve kuramlarıyla felsefe tarihinde çok derin izler bırakmış olan düşünürleridir.

Soru 51

Usçu kategorisinde değerlendirilen ve kuramlarıyla felsefe tarihinde derin izler bırakan diğer düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Searle
B
Leibniz
C
Locke
D
Aristotales
E
Hume
Açıklama:
Baruch de Spinoza (1632-1677) ve Gottfried Wilhelm Leibniz (1646-1716) gibi “usçu kategorisinde” değerlendirilen ve kuramlarıyla felsefe tarihinde çok derin izler bırakmış olan düşünürleridir.

Soru 52

Kant hangi iki kavramı birbirinden ayırmayı tercih etmiştir?

Seçenekler

A
Madde ve zihin
B
Kavram ve madde
C
Fizik ve etik
D
Zihin ve ruh
E
Madde ve ruh
Açıklama:
Descartes’ın “maddesel” ve “zihinsel” olmak üzere iki farklı tip töz tanımladığını ve böylece fiziksel nesnelerle zihinsel/ruhsal varlıkların alanının birbirinden ayırdığını belirtmiştik. Benzer bir şekilde, Kant’ın da fiziğin ve etiğin alanlarını ayırdığı söylenmektedir.

Soru 53

Aşağıdakilerden hangisi Kant’ın savunduğu bir görüştür?

Seçenekler

A
Bize görünen dünya, bizim kendi bilişsel sınırlarımız tarafından belirlenmiş ve kısıtlanmış bir dünyadır.
B
İnsanlar dünyayı algılama ve anlama süreçlerinde etken değil edilgen bir yapı sergiler.
C
Deneyimcilerin bilgi kavramını incelerken, esas olarak deneyim yoluyla gelen algısal verilere odaklanmaları doğru bir düşüncedir.
D
Hume, “Deneyime başvurmaksızın metafizik bilgi edinilemez” şeklinde ifade edilebilecek olan görüşe karşı çıkmakta haklıdır.
E
Algılarımız bize sürekli değişimin gerçekleştiği bilgilerini taşısa da, tek ve aynı nesneyi algılamaya devam etmekte olduğumuz bilgisini algılar değil akıl verir.
Açıklama:
Bilişsel açıdan sınırlı varlıklarız. O anlamda, hem duyu organlarımızın hem de aklımızın işlevlerine, türsel kısıtlamalarımız ve sınırlarımız çerçevesinde yaklaşmamız daha doğru olur.

Soru 54

Aşağıdakilerden hangisi “sentetik a priori” bir önermedir?

Seçenekler

A
Evliler bekar olmayan insanlardır.
B
Su molekülü hidrojen ve oksijen atomlarını içerir.
C
Fiziksel evrende gerçekleşen her olayın bir sebebi vardır.
D
Dünya, güneş etrafında dönen bir gezegendir.
E
Beyaz kediler beyazdır.
Açıklama:
Analitik cümlelerden farklı olarak sentetik cümlelerin yüklemleri öznede içerilen bilginin ötesine geçer. Tahmin edileceği gibi, günlük dilde kullandığımız cümlelerin çoğu analitik değil sentetiktir.

Soru 55

Güvenilir veya kesin bilginin temelinde insan aklının yattığı veya gerçekliğin kavranmasının ancak akıl yoluyla olabileceği tezini ileri süren akıma ne denir?

Seçenekler

A
Deneyimcilik
B
Deneycilik
C
Usçuluk
D
Ampirizm
E
Şüphecilik
Açıklama:
İnsan aklını merkeze alan ve bilgiye akıl yoluyla ulaşılabileceğini savlayan, aynı zamanda akıl kavramıyla eşgüdümlü olarak da anılan us kavramından türeyen usçuluk güvenilir ve kesin bilginin kavranmasında aranan yol ve akımdır.

Soru 56

Descartes ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Algı ve matematik de dahi en güvenilir bilgiden dahi şüphe edilebilir
B
Evren daimi bir düzen içinde ve yanıltmadan var olur
C
Ben düşündüğüm ve şüphelendiğim her an var olmak durumundayımdır
D
Şüphe duyma düşünme işlevine dâhildir
E
Ben, zihinsel olarak bir var olma durumudur
Açıklama:
Evren daimi bir düzen içinde ve yanıltmadan var olur, savı Descartes’ın savunduğu şüpheci usçulukla ile çelişir. Ona göre benin zihinsel konumu daimi bir şüphe ve arama süreci ile var olmaktadır. Keskin bir kesinlik ile değil.

Soru 57

Bir yandan deneyimciliğin eleştirel bir tarzda gündeme getirildiği konuları ve sonuçları kullanan, diğer yandan ise deneyimciliğin eksik bıraktığı ve tam olarak açıklayamadığı felsefi noktaları gerekçelendiren ve düalizmi kullanan önemli düşünür kimdir?

Seçenekler

A
Spinoza
B
Hegel
C
Hume
D
Kant
E
Harvey
Açıklama:
Deneyimciliğin eleştirel bir tarzda gündeme getirildiği konuları ve sonuçları kullanan, diğer yandan ise deneyimciliğin eksik bıraktığı ve tam olarak açıklayamadığı felsefi noktaları gerekçelendiren ve düalizmi kullanan önemli düşünür Kant’tır.

Soru 58

Aşağıdaki ifade ve düşüncelerden hangisi Kant’ın epistemolojik ve insan zihnini merkeze alan düşüncesiyle çelişir?

Seçenekler

A
Bilen özne edilgen değil etkendir
B
Öznenin zihinselliği bilmede önemli bir rol oynar
C
Kant’a göre zihnimiz boş bir levha olamaz
D
Bilme ya deneyimsel ya da ussaldır. İkisi birlikte olamaz
E
Zihnin işleyiş sistemi sadece deneyimsel olamaz
Açıklama:
Kant bir sentezci düşünür olarak deneyimselliği eleştirir ama dışarda bırakmaz. Beni ve düşünen özneyi bilgiye varılan yola katarak usçuluğu deneyimsllikle sentezler. Bu bağlamda bilmenin ya deneyimsel ya da ussal olma zorunluluğu yanlıştır.

Soru 59

‘Sınırlanmış olan yalnızca bilgimiz değil, aynı zamanda bize nesne olarak görünen şeylerdir’ Bu ifade kapsamında Kant’ın düşüncesi hangi başlıkla ilişkilendirilebilir?

Seçenekler

A
Ontoloji: Bilişsel Sınırların Varlıksal Sonuçları
B
Epistemoloji: Metafizik Bilgi
C
Ontoloji: Metafizik
D
Episteme
E
Doksa
Açıklama:
Kant’a göre bize görünen dünya ve onun nesneleri bizim bilişsel sınırlarımız olarak karşımıza çıkmak durumundadır.

Soru 60

Analitik-Sentetik cümleler ayrımından hareketle a priori ve a posteriori bilgilerin kazanılmasına giden yöntemleri irdeleyen düşünür kimdir?

Seçenekler

A
Kant
B
Hegel
C
Hume
D
Locke
E
Leibniz
Açıklama:
Bahsi geçen kavramlar Kant’a aittir.

Soru 61

Siyah kediler siyahtır, cümlesi Kant’ın düşüncesi ekseninde ne tip bir cümle olarak değerlendirilir?

Seçenekler

A
Sentetik cümle
B
Analitik cümle
C
A priori cümle
D
A posteriori cümle
E
Tanımlama cümlesi
Açıklama:
Siyah kediler siyahtır, cümlesi yükleminin özneye yaptığı etkileşim ve anlamlar itibarı ile anlamı genişlemeyen ve yüklemle öznenin birbirini açıkladığı, yeni bilgi katılmayan analitik bir cümledir.

Soru 62

Kant’ın usçuluk düşüncesine göre aşağıdakilerden hangisi dışarda kalır?

Seçenekler

A
Dışarıdan alınan duyumsal malzeme bilgi için yeterlidir
B
Neden, sentetik a priori bir kavramdır
C
İnsanlar dünyayı nedensel bir düzende algılamak zorundadır
D
Algılanan dünya insana nedensel bir yapıda görünür
E
Nedensellik insan aklının evrensel kategorisidir
Açıklama:
Nedenselliği aklın ve usçuluğun merkezine dış dünyanın özneyi sınırladığı ontolojik koşullar itibariyle sokan Kant’a göre dışarıdan alınan duyumsal malzeme kendi başına bilgiye giden yolu anlamakta yeterli olamaz.

Soru 63

Aşağıdaki ifadelerden hangisi usçuluk bağlamında dışarıda kalır?

Seçenekler

A
Usçular bilginin tek kaynağının duyular olmadığını savuınur
B
Aklın doğuştan getirdiği kapasiteler önemlidir
C
Her kavram düzenleyici ve şekillendirici işlevler görür
D
Usçuluk ve deneyimselcilik arasındaki tartışma tarihin tozlu raflarına kalkmıştır
E
Usçuluk ve deneyimselcilik arasındaki tartışmalar güncelliğini korumaktadır
Açıklama:
Bilginin kaynaklarına ve yapısına ilişkin bu tartışma günümüzde de türlü biçimlerde sürmektedir. Deneyimci düşünürler sürekli olarak bilginin temeline alg› verilerini veya deneyimi yerleştirirken, usçular bu felsefi tablonun yetersizliklerine işaret etmektedirler. O yüzden, bu epistemolojik tartışmanın felsefe tarihinin tozlu arşivinde kaldığını düşünmek hata olur.

Soru 64

Felsefi bir görüş olan………………. insan aklının kendisinin bilginin temel bir kaynağı olduğunu veya bilginin ortaya çıkmasında insan aklının yapısının özsel ve şekillendirici rol oynadığını savunur.
Aşağıdakilerden hangisi yukarıda boş bırakılan kısma uygun olan ifadedir?

Seçenekler

A
Deneyimcilik
B
Şüphecilik
C
İkicilik
D
Usçuluk
E
Rasyonelcilik
Açıklama:
Felsefi bir görüş olan usçuluk, deneyimcilikten farklı olarak, insan aklının (veya usunun) kendisinin bilginin temel bir kaynağı olduğunu veya bilginin ortaya çıkmasında insan aklının yapısının özsel ve şekillendirici rol oynadığını savunur.

Soru 65

Platon’un "ruhun ölümsüz ve akıl içeren kısmı" olarak tanımladığı kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Nous
B
Doksa
C
Episteme
D
A priori
E
A posteriori
Açıklama:
Platon nous’u “ruhun ölümsüz ve akıl içeren kısmı” olarak tanımlar ve bizim gibi sonlu varlıkların işlevleri arasında “tanrısallığa yakın olan işlev” olarak niteler.

Soru 66

Aşağıdakilerden hangisi” evrene ilişkin bilgileri yalnızca kendi tecrübeleri sonucunda edindiğini savlayan” birine ait bir tanımlamadır?

Seçenekler

A
Akılcı
B
Rasyonelci
C
Deneyimci
D
Şüpheci
E
İkici
Açıklama:
Usçuluğun esas olarak deneyimciliğin karşıtı olduğunu söylemek aslında önemli bir ipucu vermektedir. O yüzden, deneyimcilikten hareketle tanımlarsak, “usçu” olarak bilinen felsefeciler bilgimizin tek kaynağının duyu verileri ve algılar olmadığını düşünürler. Daha açık olarak ifade edildiğinde, güvenilir veya kesin bilginin temelinde insan aklının yattığı veya gerçekliğin kavranmasının ancak akıl yoluyla olabileceği tezini ileri süren akıma usçuluk denir.

Soru 67

Güvenilir veya kesin bilginin temelinde insan aklının yattığı veya gerçekliğin kavranmasının ancak akıl yoluyla olabileceği tezini ileri süren biri hangi felsefi akımı savunduğu söylenir?

Seçenekler

A
Akılcı
B
Rasyonelci
C
Deneyimci
D
İkici
E
Usçu
Açıklama:
Usçuluğun esas olarak deneyimciliğin karşıtı olduğunu söylemek aslında önemli bir ipucu vermektedir. O yüzden, deneyimcilikten hareketle tanımlarsak, “usçu” olarak bilinen felsefeciler bilgimizin tek kaynağının duyu verileri ve algılar olmadığını düşünürler. Daha açık olarak ifade edildiğinde, güvenilir veya kesin bilginin temelinde insan aklının yattığı veya gerçekliğin kavranmasının ancak akıl yoluyla olabileceği tezini ileri süren akıma usçuluk denir.

Soru 68

Descartes’in “düşünüyorum öyleyse varım” cümlesindeki “ben” kavramı neyi temsil etmektedir?

Seçenekler

A
Kendi vücudu
B
Zihinsel töz
C
Kişisel deneyim
D
Çıkarcı benlik
E
Boş levha
Açıklama:
Burada kastedilen “ben”, tahmin edileceği gibi, etten kemikten bir varlık değil, zihinsel boyutta bir var olma durumudur. Başka bir deyişle, kastedilen, zihinsel tözdür. Düşünme işlevi -ki şüphe duyma da buna dâhildir- düşünen bir şeyin olmasını gerektirir. Ve bu şekilde Descartes o bilinen sloganına ulaşır: “Düşünüyorum, o hâlde varım” (Latincesiyle Cogito ergo sum.). Descartes’a göre, insan bilgisinin en sağlam unsuru budur.

Soru 69

İnsan bedeninin fiziksel kanunların etkisi altında olduğu ancak akıl sahibi olan insanın ahlaki olarak seçim yapma ve karar verme yetisine de sahip olduğunu söyleyen biri hangi akım ile ilişkilendirilebilir?

Seçenekler

A
Deneyimcilik
B
Deneyimcilik
C
İkicilik
D
Usçuluk
E
Rasyonelcilik
Açıklama:
İnsanın “gerçekliğini” yalnızca fiziksel kanunlara başvurarak açıklayamayız. insan bedeni elbette fiziksel kanunların etkisi altındadır; ancak akıl sahibi bir varlık olan insan, ahlaki olarak seçim yapma ve karar verebilme kapasitesine de sahiptir. Bedenimiz yer çekimi kanunlarına uymama gibi özgürlüğe sahip olamaz fakat ahlaki yönümüzün açıklaması fiziksel kanunlar yoluyla değil “evrensel ahlaki kanunlar” aracılığıyla yapılabilir. Bu yüzden Kant, aynı Descartes gibi, “ikicilik” (dualizm) olarak da bilinen akımla ilişkilendirilmiştir.

Soru 70

Kant’a göre bir nesnenin görünür olmasının altında yatan gerekçe …………. dır. Aşağıdakilerden hangisi yukarıda verilen boşluğa uygun olan ifadedir?

Seçenekler

A
Bilişsel sınırlarımıza uygun halde olması
B
Zihnimizi nesnelere uyduruyor olmamız
C
Onu gözümüzle görüyor olmamız
D
Sezgisel gücümüzle alakalı
E
Önceki deneyimlerimizle ilgili olması
Açıklama:
Eğer bir nesne bize belli bir nesne olarak görünebilmişse, bunun nedeni nesnenin bizim sınırlarımıza uygun hâle gelmesidir.

Soru 71

I. Analitik cümle II. Sentetik Cümle III. Doğru cümle “Şu an sınıfta bulunan tüm öğrenciler sınav olmaktadır” cümlesi için yukarıdakilerden hangisi söylenebilir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
I ve III
E
II ve III
Açıklama:
Kant öncelikle analitik ve sentetik cümleler arasında bir ayrım olduğunu söyler. Analitik cümlelerde, cümlenin yüklemi öznede zaten var olan bilgilere yeni bilgi katmaz. Analitik cümlelerden farklı olarak sentetik cümlelerin yüklemleri öznede içerilen bilginin ötesine geçer. Tahmin edileceği gibi, günlük dilde kullandığımız cümlelerin çoğu analitik değil sentetiktir. “Önümde duran kedi siyah renklidir” önermesi sentetiktir çünkü “siyah” özelliği -genel olarak düşünürsek- “önümde duran kedi” kavramının içinde bulunmaz.

Soru 72

Evrensel olarak doğru olan ve deneyimler yoluyla kazanılamayan bilgiye …….. denir.
Aşağıdakilerden hangisi yukarıdaki boşluğa uygun olan ifadedir?

Seçenekler

A
Nous
B
Doksa
C
Episteme
D
A priori
E
A posteriori
Açıklama:
A priori bilgi evrensel olarak doğrudur ancak tek tek deneyimler yoluyla kazanılamaz.

Soru 73

Bilginin edinilmesinde somut deneyim parçaları gereken bilgi …… bilgidir.
Aşağıdakilerden hangisi yukarıdaki boşluğa uygun olan ifadedir?

Seçenekler

A
Nous
B
Doksa
C
Doksa
D
A priori
E
A posteriori
Açıklama:
a posteriori bilginin kazanılması için somut deneyim parçaları gerekir. Gözlemsel bilgilerimizin tümü a posteriori’dir. “Bu bir erik ağacıdır” önermesinin doğruluğunu saptayabilmem için gözlem yapmam gerekir.

Ünite 7

Soru 1

Göz yanılsamalarını epistemolojik açıdan ilginç kılan temel neden aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Öznelerin yanılsama içerisinde oldukları süre boyunca oldukça eğlenmeleri
B
Öznelerin belirli bir yanılsamayla baş etmeyi öğrendikten sonra diğerlerinde artık yanılmamayı başarmaları
C
Öznelerin yanılsama durumunun farkında olmalarına rağmen üstesinden gelememeleri
D
Öznelerin yanılsama süresince yanılmamayı da bir şekilde öğrenebilmeleri
E
Öznelerin yanılsama içerisinde olduklarının bilgisine erişimlerinin olmaması
Açıklama:
Algı kavramına ilişkin çağdaş bilimsel yaklaşımları açıklayabileceksiniz.
"Tahmin edilebileceği gibi felsefecileri en fazla düşünmeye sevkeden algısal durumlardan biri göz yanılsamaları veya ilüzyonlardır. Yanılsamaları epistemolojik açıdan ilginç kılan temel bir neden, öznelerin belli bir algısal durumun yanılsama olduğunu bildikleri hallerde bile, o yanılgının üstesinden gelip “gerçek durumu” algılamayı başaramamalarıdır."

Soru 2

Felsefecilerin algı konusunda ilgilendikleri temel sorun, aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Öznenin en doğru biçimde nasıl temsil edilebileceği
B
Bağlantı kurucu düşünme ile yanılsamalar arasındaki ilişki
C
Duyumsamanın hangi kişilerde gerçekleşmediği
D
Algılar ile gerçekliğin bilinmesi arasındaki ilişki
E
Yanılsamaların hangi nedenlerden dolayı oluştuğu
Açıklama:
Algı kavramına ilişkin çağdaş bilimsel yaklaşımları açıklayabileceksiniz.
"Epistemoloji tarihinin en büyük tartışmalarından biri, insan bilgisinin kaynakları ve oluşumsal yapısı konusunda deneyimciler ve usçular arasında gerçekleşmiştir. Aralarındaki büyük farklara rağmen, her iki kanada ait düşünürler de algıların bilgisel bir önem taşıdığı konusunda uzlaşma içindedirler. Ayrıldıkları nokta, algısal bilginin bilgisel dünyamız içinde ne büyüklükte bir yer kapladığı ve epistemolojik işlevinin tam olarak ne olduğudur."

Soru 3

Aşağıdakilerden hangisi Searle'ün savunduğu görüşlerden biridir?

Seçenekler

A
Algıların kaynağı idealardır
B
Algının gerçekliği dış dünyayı doğru yansıtmasına dayanır
C
Zihin ve gerçeklik tartışmalarında bir "iç-dış ikilemi" varsayımından hareket etmek gerekmektedir
D
Algılanan şeyler her zaman için yalın nesnelerdir
E
İnsanın algısal yapısı deneyimsel inancının yapısından çok farklıdır
Açıklama:
Algı kavramına ilişkin çağdaş bilimsel yaklaşımları açıklayabileceksiniz.
"Başka bir deyişle, bizim “birtakım görsel deneyimler yaşamamız” ile “nesneleri algılamamız” arasında büyük bir fark bulunmaktadır. Searle’ün iddiasına göre, her deneyim gerçek bir algı olmak zorunda değildir. Eğer ben yüksek ateş nedeniyle görsel olarak yanılmakta isem, benim zihinsel yaşamım kapsamında bir deneyim olduğu elbette kesindir. Ancak bu durum benim bir şeyi gerçekten gördüğümü göstermez. Yani, “deneyim” olgusu mutlak bir şekilde bilgisel bir başarıya karşılık gelmek zorunda değildir. Buna karşın “algılamak”, fiziksel dünyada algılanan bir nesnenin olduğu ve bu nesnenin görsel bir deneyime neden olduğu anlamına gelir."

Soru 4

Algının insan bilgisinin kaynağı ve oluşumsal yapısı ile ilgili olarak deneyimciler ve usçular aşağıdaki konulardan hangisinde uzlaşmaktadırlar?

Seçenekler

A
bilgisel önemi
B
epistemolojik işlevi
C
görünenlerle aynı olması
D
bilgisel dünyadaki varlığı
E
bilgisel dünyada kapladığı yer
Açıklama:
Epistemoloji tarihinin en büyük tartışmalarından biri, insan bilgisinin kaynakları ve oluşumsal yapısı konusunda deneyimciler ve usçular arasında gerçekleşmiştir. Aralarındaki büyük farklara rağmen, her iki kanada ait düşünürler de algıların bilgisel bir önem taşıdığı konusunda uzlaşma içindedirler. Ayrıldıkları nokta, algısal bilginin bilgisel dünyamız içinde ne büyüklükte bir yer kapladığı ve epistemolojik işlevinin tam olarak ne olduğudur.

Soru 5

Algılama ile ilgili verilenlerden hangisi doğrudur?

Seçenekler

A
Bilinçsiz bir süreçtir.
B
Oldukça basit bir süreçtir.
C
Duyusal yollarla veri almadır.
D
Beynin etken işlevlerini gerekli kılar.
E
Bütünüyle fizyolojik düzeyde gerçekleşir.
Açıklama:
Deneysel psikolojinin bilişsel kanadında yer alan kuramcılara göre algı, duyulardan gelen verilerin zihinsel yapımız tarafından seçilmesi, organize edilmesi ve yorumlanması olarak anlaşılmalıdır. Başka bir deyişle; görsel, işitsel ve diğer algılar, duyulardan farklı olarak, beynin etken işlevlerini gerekli kılar.

Soru 6

Aşağıdakilerden hangisi algı süreçlerini etkilemez?

Seçenekler

A
Varsayımlar
B
Dünya bilgisi
C
Algı nesnesi
D
İnançlar
E
Beklentiler
Açıklama:
Varsayımlarımız ve inançlarımız algı süreçlerinin içine sıklıkla dâhil olmaktadırlar. Dahası, bir nesneye bakarken içinde bulunduğumuz “beklentiler” de algımızı etkiler. Bağlamsal dünya bilgisi, algının nesnesini tanımlamada işlevsel olmaktadır.

Soru 7

Müller-Lyer yanılsaması olarak bilinen görsel yanılsama algı ile ilgili neyi göstermektedir?

Seçenekler

A
Algının kendine özgü bir iç mantığı vardır.
B
Algının işleyişine etki edilebilmektedir.
C
Algılar asla yanılmamaktadırlar.
D
İki şey aynı anda algılanabilmektedir.
E
Algıların gerçeklikle ilişkisi çok azdır.
Açıklama:
Müller-Lyer yanılsaması olarak bilinen görsel yanılsamada, eşit uzunlukta iki çubuktan biri daha uzun görünür. Bu yanılsamada, şekle bakan kişiler iki çubuğun eşit uzunlukta olduğu bilgisini aldıktan sonra bile yanılsamaya kapılmaktan kendilerini almazlar. Bu durum, algının kendine özgü bir çeşit iç mantığı olduğunu ve bizim bazen düşünsel yollarla onun işleyişine etki edemeyeceğimizi göstermektedir.

Soru 8

"Nesneler zihnimizin dışındaki gerçekliğin içinde yer alırlar ancak biz doğrudan nesneleri değil zihinsel durumlarımızı deneyimleriz." ifadesi algı felsefesinde hangi görüşe aittir?

Seçenekler

A
Gerçekçilik
B
Görüngücülük
C
Şüphecilik
D
Temsilcilik
E
Deneyimcilik
Açıklama:
Temsilciliğe göre, nesneler zihnimizin dışındaki gerçekliğin içinde yer alırlar ancak biz doğrudan nesneleri değil zihinsel durumlarımızı deneyimleriz.

Soru 9

"Deneyimlerimizin dışında gerçekten nesnelerin yer aldığını varsaymak için elimizde akılcı gerekçeler bulunmamaktadır." ifadesi algı felsefesinde hangi görüşe aittir?

Seçenekler

A
Temsilcilik
B
Görüngücülük
C
Gerçekçilik
D
Şüphecilik
E
Usçuluk
Açıklama:
Görüngücülüğe göre, biz doğrudan nesneleri değil zihinsel durumlarımızı deneyimleriz. Deneyimlerimizin dışında gerçekten nesnelerin yer aldığını varsaymak için elimizde akılcı gerekçeler bulunmamaktadır.

Soru 10

"Biz zihinsel durumlarımızı değil doğrudan nesneleri deneyimleriz." ifadesi algı felsefesinde hangi görüşe aittir?

Seçenekler

A
Görüngücülük
B
Gerçekçilik
C
Şüphecilik
D
Temsilcilik
E
Deneyimcilik
Açıklama:
Temsilcilik ve görüngücülükten farklı olarak, gerçekçiliğe göre, biz zihinsel durumlarımızı değil doğrudan nesneleri deneyimleriz.

Soru 11

Aşağıdaki felsefecilerden hangisine göre temsilci ve görüngücü perspektifler algının epistemolojik açıklaması konusunda önemli bir hata yapmıştır?

Seçenekler

A
Hume
B
Locke
C
Descartes
D
Searle
E
Kant
Açıklama:
John Searle'ün gerçekçi görüşüne göre, temsilci ve görüngücü perspektifler algının epistemolojik açıklaması konusunda önemli bir hata yapmışlardır.

Soru 12

  1. Temsilcilik
  2. Görüngücülük
  3. Deneycilik
  4. Gerçekçilik
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri algı felsefesi kapsamında öne sürülen temel felsefi görüşlerdendir?

Seçenekler

A
I ve II
B
II ve III
C
III ve IV
D
I, II ve III
E
I, II ve IV
Açıklama:
Algı felsefesi kapsamında öne sürülen temel felsefi görüşler temsilcilik, görüngücülük ve gerçekçiliktir.

Soru 13

Yatağında yatan ateşli bir hastanın havada uçan kurbağalar gördüğünü söylemesi doğrudan gerçekçi görüşe göre ne anlama gelmektedir?

Seçenekler

A
Bu durum bir algı değildir.
B
Böyle bir deneyim yaşanmamaktadır.
C
Bu durum dünyada gerçekten vardır.
D
Nesneleri yalın bir şekilde algılarız.
E
Aynı nesne farklı algılanabilir.
Açıklama:
Yatağında yatan ateşli bir hasta “şu an havada kurbağaların uçtuğunu görüyorum” gibi bir kanıdaysa, bunun gerçekliğinin testi eldeki algı iddiasında belirtilen olgunun (yani “odamda kurbağalar uçuyor”un) dünyada gerçekten olup olmadığıdır. Eğer biz sanrı durumunda o türden bir olgunun dünyada gerçekten olmadığını kabul ediyorsak, söz konusu durumda bir deneyim yaşandığını ancak bunun algı olmadığını da kabul etmeliyiz.

Soru 14

I. Fiziksel nesne
II. Gerçeklik
III. Zihinsel durum
IV. Algılayan
Temsilcilik görüşüne göre, algının oluşması için verilenlerden hangileri gerekmektedir?

Seçenekler

A
I ve II
B
II ve IV
C
II ve III
D
I, II, III
E
I, III, IV
Açıklama:
Temsilcilik görüşüne göre, algının oluşması için üç ayrı şey gerekmektedir. Birincisi, algının oluşması için algılayan bir insanın varlığı gerekir. İkincisi, algı ancak öznelerce algılanan gerçek bir nesne ile mümkündür. Ve son olarak da, algının olması, temsil işlevini gerçekleştirecek olan zihinsel durumların veya algısal verilerin dolayımını gerekli kılar.

Soru 15

Deneysel psikolojinin bilişsel kanadında yer alan kuramcılara göre, duyulardan gelen verilerin zihinsel yapımız tarafından seçilmesi, organize edilmesi ve yorumlanmasına ne denir?

Seçenekler

A
Duyum
B
Derleme
C
Düşünme
D
Algı
E
Değerlendirme
Açıklama:
Deneysel psikolojinin bilişsel kanadında yer alan kuramcılara göre algı, duyulardan gelen verilerin zihinsel yapımız tarafından seçilmesi, organize edilmesi ve yorumlanması olarak anlaşılmalıdır.

Soru 16

  1. Algılayan bir insanın varlığı
  2. Öznelerce algılanan gerçek bir nesnenin varlığı
  3. Temsil işlevini gerçekleştirecek olan zihinsel durumların veya algısal verilerin dolayımı
Temsilcilik görüşüne göre, algının oluşması için yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri gerekmektedir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Temsilcilik görüşüne göre, algının oluşması için üç ayrı şey gerekmektedir. Birincisi, algının oluşması için algılayan bir insanın varlığı gerekir. İkincisi, algı ancak öznelerce algılanan gerçek bir nesne ile mümkündür. Ve son olarak da, algının olması, temsil işlevini gerçekleştirecek olan zihinsel durumların veya algısal verilerin dolayımını gerekli kılar.

Soru 17

"Bize nesnel nitelikler gibi görünen niteliklerden bazılarının gerçekten fiziksel nesnelerde bulunduğu ve bizim idea’lar aracılığı ile bunların bilgisine sahip olduğumuz" görüşü aşağıdaki felsefecilerden hangisine aittir?

Seçenekler

A
John Locke
B
Bertrand Russell
C
Thomas Hobbes
D
Rene Descartes
E
Francis Bacon
Açıklama:
John Locke’a göre, bize nesnel nitelikler gibi görünen niteliklerden bazıları gerçekten fiziksel nesnelerde bulunur ve biz idea’lar aracılığı ile bunların bilgisine sahip oluruz.

Soru 18

"Biz, bir anlamda, algısal deneyimden gelen görüntülerin oluşturduğu zihinsel bir sinema perdesini izleyen seyircilere benzeriz." görüşü hangi felsefecinin perspektifiyle benzeşir?

Seçenekler

A
Rene Descartes
B
David Hume
C
Francis Bacon
D
Thomas Hobbes
E
John Locke
Açıklama:
Hume’cu perspektife göre biz, bir anlamda, algısal deneyimden gelen görüntülerin oluşturduğu zihinsel bir sinema perdesini izleyen seyircilere benzeriz.

Soru 19

  1. Algının işleyişine istisnası olmaksızın düşünsel yollarla etki edebiliriz.
  2. Bilincimizin dışında otomatik olarak gerçekleşen süreçler iç çelişkiler barındırdığında, yanılsama durumuyla karşılaşırıız.
  3. Beyin, dünyaya ilişkin sahip olunan varsayımlar ışığında anlamlandırma ve tanımlama çabasına girdiği zamanlarda hiçbir sorun yaşamaz.
Algı süreçlerinin gerçekleşmesine ilişkin yukarıdaki ifadelerden hangisi ya da hangileri doğrudur?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
  • Algının kendine özgü bir çeşit iç mantığı vardır ve bazen düşünsel yollarla onun işleyişine etki edemeyiz.
  • Bilincimizin dışında otomatik olarak gerçekleşen süreçler iç çelişkiler barındırdığında, yanılsama durumuyla karşılaşırız.
  • Beyin, dünyaya ilişkin sahip olunan varsayımlar ışığında anlamlandırma ve tanımlama çabasına girdiği zamanlarda bazen sorunlarla karşılaşmaktadır.

Soru 20

"Bir algının gerçekleşmesi, dünyada gerçekten algının içeriğine uygun bir olgunun var olmasına bağlıdır." görüşü hangi felsefeciye aittir?

Seçenekler

A
John Searle
B
John Locke
C
Thomas Hobbes
D
David Hume
E
Francis Bacon
Açıklama:
John Searle'e göre bir algının gerçekleşmesi, dünyada gerçekten algının içeriğine uygun bir olgunun var olmasına bağlıdır.

Soru 21

Hangi akımın savunucuları algılarımızın kaynağının veya hedefinin algılardan ve bilgiden bağımsız bir şekilde var olan gerçeklik olduğunu iddia etmektedir.

Seçenekler

A
Gerçekçilik
B
Deneycilik
C
Sezgicilik
D
Temsilcilik
E
Görüngücülük
Açıklama:
Temsilcilik akımının savunucuları algılarımızın kaynağının veya hedefinin algılardan ve bilgiden bağımsız bir şekilde var olan gerçeklik olduğunu iddia etmektedir.

Soru 22

Dünyada algıladığımız şeylerin yalın olarak nesneler değil de olgular veya durumlar olduğunu iddia eden felsefeci hangisidir?

Seçenekler

A
Thomas Hobbes
B
John Locke
C
John Searle
D
Rene Descartes
E
David Hume
Açıklama:
Searle dünyada algıladığımız şeylerin yalın olarak nesneler değil de olgular veya durumlar olduğunu savlar.

Soru 23

Hangi felsefi görüşe göre nesneler zihnimizin dışındaki gerçekliğin içinde yer alırlar ancak biz doğrudan nesneleri değil zihinsel durumlarımızı deneyimleriz?

Seçenekler

A
Gerçekçilik
B
Sezgicilik
C
Görüngücülük
D
Temsilcilik
E
Deneycilik
Açıklama:
Temsilciliğe göre, nesneler zihnimizin dışındaki gerçekliğin içinde yer alırlar ancak biz doğrudan nesneleri değil zihinsel durumlarımızı deneyimleriz

Soru 24

Deneyimciler ve usçular arasında algıya dair temel ayrışma aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Algısal bilginin bilgisel dünyamız için ne kadar önemli ve epistemolojik işlevinin ne olduğu
B
Algının psikolojisine dair öngörülerin netliği
C
Algının fenomenolojisi
D
Algının sosyolojisi
E
Algının fizyolojisi
Açıklama:
Aralarındaki büyük farklara rağmen her iki taraftaki düşünürler temel olarak algısal bilginin bilgisel dünyamız için ne kadar önemli olduğu ve epistemolojik işlevinin ne olduğuna dair fikir ayrılıkları yaşamışlardır.

Soru 25

Algı psikolojisine dair aşağıdaki ifadelerden hangisi söylenemez?

Seçenekler

A
Algı duyumdan farklıdır.
B
Varsayımlarımız algı dünyasına dâhil olur.
C
İnançlarımız algı dünyasına dâhilİ olur.
D
Bir nesneye bakarken içinde bulunduğumuz beklentiler algılarımızı etkiler.
E
Algı evrensel bir gerçeklik arz eder.
Açıklama:
Algı psikolojisine dair çalışmalar çok yönlüdür. Genel bir gerçeklik ve keskin bir tanım yapılmasa bile, algının evrensel bir gerçeklik olduğu söylenemez.

Soru 26

Eşit uzunlukta iki çubuktan birinin daha uzun göründüğü göz yanılsamasına ne ad verilir?

Seçenekler

A
Harvey yanılsaması
B
Müller-Lyer yanılsaması
C
Master’s yanılsaması
D
Johnson yanılsaması
E
Lefebvre yanılsaması
Açıklama:
Bahsi geçen yanılsama Müller-Lyer yanılsamasıdır. Diğer şıklardaki isimlere dair algı çalışması bulunmamaktadır.

Soru 27

Aşağıdakilerden hangisi algı felsefesi kapsamında öne sürülen görüşlerden biridir?

Seçenekler

A
Göstermecilik
B
Görüntücülük
C
Görüngücülük
D
Mecazilik
E
İdeacılık
Açıklama:
Görüngücülük, algı felsefesi kapsamında öne sürülen görüşlerden biridir. Diğer ikisi ise temsilcilik ve gerçekliktir.

Soru 28

Temsilcilik ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Seçenekler

A
Temsilcilik akımının savunucuları, algılarımızın kaynağının veya hedefinin algılardan ve bilgiden bağımsız bir şekilde var olan gerçeklik olduğunu iddia ederler.
B
Bu akımın savunucuları temsili madde boyutunun kesinkes karşılığı olarak görür.
C
Temsilcilik sanatsal bir akım olarak ortaya çıkmıştır.
D
Temsilcilik deneyimciliğin aksini iddia eden felsefi görüşler içerir.
E
Temsilciliğe göre algı zihinsel olayların dışında gerçekleşir.
Açıklama:
Temsilcilik akımının savunucuları, algılarımızın kaynağının veya hedefinin algılardan ve bilgiden bağımsız bir şekilde var olan gerçeklik olduğunu iddia ederler. Çünkü temsil gerçeğin zihindeki görüntüsüne işaret etmektedir.

Soru 29

Deneyimlerimiz dışında gerçekten nesnelerin yer aldığını varsaymak için elimizde akılcı gerekçeler bulunmamaktadır. Bu ifade hangi algı felsefesi kuramını desteklemektedir?"

Seçenekler

A
Temsilcilik
B
İdeacılık
C
Görüngücülük
D
Gerçeklik
E
Mecazlık
Açıklama:
Bahsi geçen ifade görüngü, yani olay, diğer bir deyişle deneyimden kaynaklanan olayların algı süreçleri içinde girdiği etkileşimler ve öznedeki etkisi ile ilgilidir.

Soru 30

Biz nesnelerin kendilerini algılarız, ifadesi hangi algı felsefesi kuramı bağlamında değerlendirilmelidir?

Seçenekler

A
Gerçeklik
B
Görüngücülük
C
Göstermecilik
D
Görüntücülük
E
Temsilcilik
Açıklama:
Bahsi geçen ifade özne ve nesne arasındaki ayrıma algı üzerinden ama gerçeklik ile müdahil olan bir ifadedir. Dolayısıyla doğru cevap gerçekçiliktir.

Soru 31

Bizlerin yalın nesneleri değil, nesnelerin yönlerini algıladığımızı savlayan, başka bir deyişle bizim algılarımızın aynı deneyimsel inançlarımız gibi önermesel yapıda olduğunu öne süren düşünür kimdir?

Seçenekler

A
M. Ponty
B
Searle
C
Locke
D
Hume
E
Hegel
Açıklama:
Bahsi geçen tanım Searle’ün gerçekçi yaklaşıma yapısal ve yönsel olarak katkıda bulunduğu olgular fikrini desteklemektedir.

Soru 32

Algı epistemolojisine dair aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Seçenekler

A
Bu alan kendi içinde çıkmaz tartışmalar içerir.
B
Bilgi ve varlık konularına kritik bir zemin oluşturur.
C
Bu alan tamamlanmış tartışmalar içerir.
D
Gerçeklik bu alanda en önemli yöndür.
E
Temsil bu alandaki en önemli yöndür.
Açıklama:
Gerçeklik ya da temsil gibi başlıkların algı epistemolojisi bağlamında keskin ve kesin yönler oluşturduğu söylenemez. Oysaki algının epistemolojisine dair tartışmalarda bildiğimiz şey bu alanın bilgi ve varlık konularında önemli ve kritik zemin oluşturduğudur.

Soru 33

Hangisi hem felsefecileri hem de deneysel psikologları ve insan fizyolojisini inceleyen bilim insanlarını ilgilendiren oldukça ilginç olgudur ?

Seçenekler

A
Algı
B
Duyum
C
Temsilcilik
D
Görüngücülük
E
Gerçekçilik
Açıklama:
İnsanların derinlik algısına sahip olduğu, yani görsel alanlarının üç boyutlu olduğu açıktır.

Soru 34

Bir duyu organının herhangi bir uyarıcı tarafından uyarılmasıyla meydana gelen duruma duyum denir. Buna göre aşağıdakilerden hangisi duyum için söylenemez?

Seçenekler

A
Sinir sisteminin rolü büyüktür.
B
Nesneler henüz anlam kazanmamıştır.
C
Psikolojik bir süreçte gerçekleşir.
D
Uyarıcıların niteliği konusunda bir yargıya varılmamıştır.
E
Algı için bir basamak oluşturur.
Açıklama:
Psikoloji duyu organları ile değil akıl ile alakalıdır.

Soru 35

Aşağıdakilerden hangisi algı felsefesinin kuramlarından biridir?

Seçenekler

A
Güdü
B
Dürtü
C
Duyum
D
Gerçekçilik
E
Refleks
Açıklama:
Üç kuram vardır. Bunlar; temsilcilik, görüngücülük ve gerçekçiliktir.

Soru 36

Temsilcilik ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Zihnimizin dışında nesnelerin oldu¤unu söyleyebiliriz.
B
Zihinsel durumlarımız zihin dışındaki nesneleri temsil ederler.
C
Algı zihinsel bir süreçtir.
D
Nesnel nitelikler hem nesnelerdedir hem de zihnimizde temsil edilirler.
E
Zihinsel durumlara sahip olduğumuz fikri yanlıştır.
Açıklama:
İnsanlar zihinsel durumlara sahiptir. Bu nedenle “Zihinsel durumlara sahip olduğumuz fikri yanlıştır.” şıkkı gerçek bilgi ile çelişmektedir.

Soru 37

Aşağıdakilerden hangisi insanların göz yanılsaması yaşamasının sebeplerinden biri değildir?

Seçenekler

A
Yanılgının üstesinden gelememeleri
B
Gerçek durumu algalayamamaları
C
Algının kendine özgü iç mantığı
D
Bilincimiz dışında otomatik gelişen iç çelişkiler
E
Gördüklerini olduğu gibi algılamaları
Açıklama:
Kişi görsel olarak algıladıklarının gözleriyle gördüklerinin aynısı olduğunu düşünür. Oysa ki algı aşamasında beyin salt gözden gelen uyarımları değil, önceki deneyimlerden doğan beklentileri de hesaba katarak fizik dünyada var olmayan uyaranları sanki oradalarmışçasına yorumlayabilir. Bu da algı yanılsamasına yol açar.

Soru 38

Aşağıdakilerden hangisi algı felsefesinde genel bir değerlendirme yapan kişinin sahip olması gereken bilgidir?

Seçenekler

A
Algının nasıl olanaklı olduğunu ve neden bir “başarı” içerdiğini açıklayan gerçekçi görüşlere karşı şüpheci bir tavır takınmak
B
Gerçeklik görüşünün sağduyu uygun yöntemlerle bakmamak
C
Algının gerçekleşme ifadelerini göz önünde bulundurmamak
D
Algının gerçekleşmiş olmasının bilinmesine gerek duymamak
E
Gerçekçiliğin algısal yanılsamalarda ortaya çıkan sıra dışı durumu iyi açıklayıp açıklamadığı, üzerinde düşünmemek
Açıklama:
Algı felsefesinde değerlendirme yapılırken kişinin, algının nasıl olanaklı olduğunu ve neden bir “başarı” içerdiğini açıklayan gerçekçi görüşlere karşı şüpheci bir tavır takınması zorunludur. Aksi takdirde gerçek bir değerlendirme gerçekleşemez.

Soru 39

Görüngücülük ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Bizim görünen dünyayı aşarak nesneleri olduğu gibi kavramamız olanaksızdır.
B
Algının gerçekleştiği anlarda zihinlere bazı görüngülerin sunulduğunu savunur.
C
Metafizik gerçeklik veya fiziksel gerçeklik içinde zihinden bağımsız nesnelerin bulunduğunu çıkaramayacağımızı savunur.
D
Algıda karşılaştığımız şeyler zihinsel içeriklerdir.
E
“Nesnel” unsurun var olduğunu gösteremeyeceğimizi öne sürerler.
Açıklama:
“Görüngücülük” kavramı, insana görünen, insanın deneyimi içine giren olgular için kullanılır. Yani bizim görünen dünyayı aşarak nesneleri olduğu gibi kavramamız olanaklıdır, mümkündür.

Soru 40

Aşağıdakilerden hangisi algısal süreçlerin yukarıdan-aşağıya bir özellik taşıdığını savunmuştur?

Seçenekler

A
Descartes
B
J. Gibson
C
J. Locke
D
David Hume
E
E. Kant
Açıklama:
Bir nesneye bakarken içinde bulunduğumuz “beklentiler” de algımızı etkiler. 20. yüzyılda, J. Gibson gibi deneysel psikologlar algının özellikle bu yönünü vurgulamışlar ve algısal süreçlerin önemli bir oranda yukarıdan-aşağıya (yani, genelden-tikele veya varsayımdan-olguya) diyebileceğimiz bir özellik taşıdığını savlamışlardır.

Soru 41

Aşağıdakilerden hangisi algı felsefesi kapsamında öne sürülen görüşlerden biridir?

Seçenekler

A
Pragmatizm
B
Duyumculuk
C
Temsilcilik
D
Algısalcılık
E
Olgusallık
Açıklama:
Algı felsefesi kapsamında öne sürülen temel felsefi görüşler şunlardır: Temsilcilik, görüngücülük ve gerçekliktir.

Soru 42

Epistemoloji alanında etkisini hissettirmiş olan “zihinselci” yaklaşımın izlerini taşıyan algı kuramları eşleşmesi aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?

Seçenekler

A
Gerçekçilik-Temsilcilik
B
Temsilcilik-Duyumculuk
C
Görüngücülük-Gerçekçilik
D
Temsilcilik-Görüngücülük
E
Olgusalcılık-Gerçekçilik
Açıklama:
Hem temsilcilik hem de görüngücülük, özellikle Descartes’I izleyen iki yüzyıl boyunca etkisini epistemoloji alanında hissettirmiş olan “zihinselci” yaklaşımın izlerini taşıyan algı kuramlarıdır.

Soru 43

Algı kavramı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Seçenekler

A
Bilginin oluşumunda en temel ve belirleyici unsur mantıktır.
B
İnsan zihni idealardan hareketle zihinden bağımsız nesnelerin gerçek niteliklerini kavrayabilir.
C
Algı, duyulardan gelen verilerin zihinsel yapımız tarafından seçilmesi, organize edilmesi ve yorumlanmasıdır.
D
Nesnelerin bizden bağımsız bir şekilde var oldukları yönündeki inancımızın nedeni algılar olamaz.
E
Bir deneyimcinin maddesel tözün varlığını kabul etmesi olanaksızdır.
Açıklama:
Duyusal yollardan dünyadan veri alma” kavramı için günlük dilde bazen “algı” kavramı kullanılsa da, bu durum yanıltıcı bir yön içermektedir. Deneysel psikolojinin bilişsel kanadında yer alan kuramcılara göre algı, duyulardan gelen verilerin zihinsel yapımız tarafından seçilmesi, organize edilmesi ve yorumlanması olarak anlaşılmalıdır. Başka bir deyişle; görsel, işitsel ve diğer algılar, duyulardan farklı olarak, beynin etken işlevlerini gerekli kılar.

Soru 44

Temsilcilik ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Seçenekler

A
Zihnimiz nesnelerle doludur.
B
“Deneyime başvurmaksızın metafizik bilgi edinilebilir” şeklinde ifade edilebilecek olan görüşe karşı çıkmakta haklıdır.
C
Bilginin oluşumunun basit algısal verilerin birikmesi veya birbiriyle ilintilenmesi sonucu gerçekleşebileceğini varsaymışlardır.
D
Nesnel nitelikler hem nesnelerdedir hem de zihnimizde temsil edilirler.
E
Zihinsel durumlara sahip olduğumuz fikri yanlıştır.
Açıklama:
Algı zihinsel bir olaydır, ancak algının nesneleri zihnimizin işleyişinin ürünleri değildirler. Algı süreçleri sırasında zihinsel olanın zihinsel olmayanı temsil etmekte olduğudur. Burada not edilmesi gereken bir konu, “temsil etme” işlevinin gerçekleşmesi için temsil eden ve edilenin aynı türden varlıklar olmalarının şart olmadığıdır.

Soru 45

Aşağıdakilerden hangisi temsilciliği savunan bir düşünürdür?

Seçenekler

A
Locke
B
Aristotales
C
Descartes
D
Hume
E
Kant
Açıklama:
Temsilciliğin en bilinen savunucularından bazıları John Locke ve Bertrand Russell’dır.

Soru 46

Aşağıdakilerden hangisi yine temsilciliği savunan bir diğer düşünürdür?

Seçenekler

A
Hume
B
Kant
C
Marks
D
Descartes
E
Russell
Açıklama:
Temsilciliğin en bilinen savunucularından bazıları John Locke ve Bertrand Russell’dır.

Soru 47

Görüngücülük ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Seçenekler

A
Fiziksel dünyada zorunlu kanunlar egemen olsa da, ahlakın olanaklı olması insanların iradelerinin özgür olmasını gerektirir.
B
Algı süreçleri sırasında biz temel olarak ideaları algılarız.
C
Bizim görünen dünyayı aşarak nesneleri olduğu gibi kavramamız olanaksızdır.
D
İnsan zihni kendisini zihinden bağımsız bir şekilde var olan şeylere uyarlamaya ve onları oldukları gibi anlamaya çalışmaz; tersine, insanın bilişselliği metafizik gerçekliği değiştirme ve dönüştürme gücüyle donatılmıştır.
E
Bilgi kavramını incelerken, dikkatlerini esas olarak deneyim yoluyla gelen algısal verilere odaklamakla önemli bir hata yapmışlardır.
Açıklama:
Hume’a göre, metafizik nitelikte bir varsayımdır. Bizim zihinsel verilerin (ideaların) düzeyini aşarak varlık alanında ne olup bittiğini “görmemiz” akılcı bir tasarım değildir.

Soru 48

Görüngücülüğün en iyi bilinen düşünürü aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Aristotales
B
Hume
C
Kant
D
Descartes
E
Locke
Açıklama:
Görüngücülüğün en önde gelen deneyimci felsefeci David Hume’dur. Hume’cu perspektife göre biz, bir anlamda, algısal deneyimden gelen görüntülerin oluşturduğu zihinsel bir sinema perdesini izleyen seyircilere benzeriz.

Soru 49

Aşağıdaki ifadelerden hangisi algı felsefesinde gerçekçilik akımını en iyi betimlemektedir?

Seçenekler

A
Gözlem sırasında algılarımız bize değişen bir nesnenin bilgilerini taşırken, aklımız bize bu değişimlerin gelecekte de devam edeceği bilgisini verir.
B
Algı süreçleri sırasında biz gerçekliğin içindeki nesnelerin kendilerini algılarız.
C
Fiziksel dünyada zorunlu kanunlar egemen olsa da, ahlakın olanaklı olması insanların iradelerinin özgür olmasını gerektirir.
D
Aklımız bize değişimin gerçek olmadığını söylese de, gözlem sırasında algılarımızdan gelen bilgi değişimin devam ettiği bilgisini verir.
E
Bize görünen dünya, bizim kendi bilişsel sınırlarımız tarafından belirlenmiş ve kısıtlanmış bir dünyadır.
Açıklama:
Gerçekçiliğe göre, biz algı sırasında deneyimlerimizi algılamayız. Algı esnasında algılanan şey fiziksel gerçekliğin içindeki nesnelerin kendileridir. Algı bağlamında bu görüşe “gerçekçilik” adı verilmesinin nedeni de budur.

Soru 50

Aşağıdakilerden hangisi Searle’ün öne sürdüğü görüşlerden biridir?

Seçenekler

A
Bir zihinsel temsil ancak başka zihinsel temsillerin varlığında anlamlandırılabilir bir zihinsel durumdur.
B
Algılarımızın kaynağı bazen nesneler bazen de zihnimizde uyanan idealardır.
C
Fiziksel dünyada zorunlu kanunlar egemen olsa da, ahlakın olanaklı olması insanların iradelerinin özgür olmasını gerektirir.
D
Fiziksel evrende gerçekleşen her olayın bir sebebi vardır.
E
Doğruluğundan emin olabileceğimiz tek bilgi algıların yanıltıcı olduğudur.İnsan bilgisinin temel kaynağı algı yoluyla edindiğimiz bilgi parçalarıdır.
Açıklama:
Algısal mekanizmalar aracılığıyla bilgi sahibi olabilmemiz iki ana gerçeğe sıkı sıkıya bağlıdır. Birincisi, zihinsel bir durumun anlamlandırılabilir bir deneyimsel olgu olması için o tür bir deneyimi yaşayan öznelerin pek çok başka zihinsel durumlara veya temsillere de sahip olması gerekir. ‹kincisi, temsil etme veya zihinsel resimler oluşturma gibi kapasitelerden veya bilgi türlerinden daha temel bir bilme türü, zihinsel temsilden ziyade bedenin işlevlerine ve bedenin öğrenmesine dayanan bilmelerdir.

Soru 51

Aşağıdakilerden hangisi algısal gerçekçiliği savunan bir düşünürdür?

Seçenekler

A
Aristotales
B
Descartes
C
Searle
D
Hume
E
Russell
Açıklama:
Algıda gerçekçiliği savunan çağdaş Amerikalı felsefeci John Searle’ün oldukça önemli incelikler içeren gerçekçi görüşünün en kritik ve ses getirmiş düşünürüdür.

Soru 52

Aşağıdakilerden hangisi Searle’ün gerçekçiliği savunmak için kullandığı savlardan biridir?

Seçenekler

A
Bir felsefecinin deneyimci olması onun Tanrı’nın varlığına inanmadığı anlamına gelmez.
B
Biz belli bir rengi algıladığımızda, algıladığımız renk nesnenin bir özelliğidir, deneyimin değil. Bu durum bizim deneyimlerimizi değil nesneleri algıladığımızı gösterir.
C
Nesnelerin bizden bağımsız bir şekilde var oldukları yönündeki inancımızın nedeni algılar olamaz.
D
İnsan zihnindeki idealar fiziksel gerçeklik içinde var olan şeyleri temsil ederler.
E
İnsanın sahip olduğu tüm bilgilerin kökeninin temelinde mantık vardır.
Açıklama:
Biz nesneleri algılarız, zihinsel hâllerimizi değil. Bu anlamda, örneğin, “Algı gerçekleşmektedir” gibi bir ifade eksik ve tuhaftır. “Bir nesne algılanmaktadır” veya “algı bir nesneye yönelmiştir” gibi bir ifade bizim algı anlayışımızı daha iyi yansıtmaktadır. Algının yöneldiği şeyin deneyim veya temsilden ziyade nesnenin kendisi olduğu şuradan da anlaşılabilir: Biz görsel alanımızda bulunan bir nesnenin kırmızı rengini algıladığımızda, “kırmızı” algılanan nesnenin özelliğidir, deneyimin değil. Bu anlamda, doğrudan gerçekçiliğe göre, temsilci ve görüngücü felsefeciler deneyimin nesnesiyle deneyimin sürecini karıştırmaktadırlar.

Soru 53

Aşağıdakilerden hangisi felsefecileri düşünmeye sevkeden algısal durumlardan biridir?

Seçenekler

A
Göz yanılsamaları
B
Bağlamsal dünya bilgisi
C
Algının nesnesi
D
Algılar
E
Duyumlar
Açıklama:
Tahmin edilebileceği gibi felsefecileri en fazla düşünmeye sevkeden algısal durumlardan biri göz yanılsamaları veya ilüzyonlardır.

Soru 54

Temsilcilik görüşünde algının ancak öznelerce algılanan gerçek bir nesne ile mümkün olması kaçıncı durumu oluşturmaktadır?

Seçenekler

A
1
B
2
C
3
D
4
E
5
Açıklama:
O hâlde, temsilcilik görüşüne göre, algının oluşması için üç ayrı şey gerekmektedir. Birincisi, algının oluşması için algılayan bir insanın varlığı gerekir. İkincisi, algı ancak öznelerce algılanan gerçek bir nesne ile mümkündür. Ve son olarak da, algının olması, temsil işlevini gerçekleştirecek olan zihinsel durumlar›n veya algısal verilerin dolayımını gerekli kılar.

Soru 55

Algı felsefesi kapsamında “Doğrudan nesneleri değil zihinsel durumlarımızı deneyimleriz” fikrini savunan ekol aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Temsilcilik
B
Görüngücülük
C
Gerçekçilik
D
Algıcılık
E
Yanılsamacılık
Açıklama:
Görüngücülüğe göre, biz doğrudan nesneleri değil zihinsel durumlar›m›z› deneyimleriz. Deneyimlerimizin dışında gerçekten nesnelerin yer aldığını varsaymak için elimizde akılcı gerekçeler bulunmamaktadır.

Soru 56

Algı esnasında algılanan şey fiziksel gerçekliğin içindeki nesnelerin kendileridir.” görüşünü savunan kuram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Temsilcilik
B
Görüngücülük
C
Gerçekçilik
D
Algıcılık
E
Yanılsamacılık
Açıklama:
Doğrudan gerçekçilik ise bu fikre net bir şekilde karşı çıkar. Gerçekçiliğe göre, biz algı sırasında deneyimlerimizi algılamayız. Algı esnasında algılanan şey fiziksel gerçekliğin içindeki nesnelerin kendileridir.

Soru 57

“Temsilci ve görüngücü perspektifler algının epistemolojik açıklaması konusunda önemli bir hata yapmışlardır.” görüşünü savunan felsefeci aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
David Hume
B
Descartes
C
John Locke
D
Bertrand Russell
E
John Searle
Açıklama:
John Searle (doğum yılı 1932) felsefenin farklı alanlarına önemli katkılarda bulunmuş Amerikalı bir felsefecidir. Onun gerçekçi görüşüne göre, temsilci ve görüngücü perspektifler algının epistemolojik açıklaması konusunda önemli bir hata yapmışlardır.

Soru 58

“Yalın nesneleri değil nesnelerin “yönlerini” algılarız. Başka bir deyişle algılarımız, aynı deneyimsel inançlarımız gibi önermesel yapıdadır.” görüşünü savunan felsefeci aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
John Locke
B
Bertrand Russell
C
John Searle
D
David Hume
E
Descartes
Açıklama:
Searle bizim yalın nesneleri değil nesnelerin “yönlerini” algıladığımızı savlar. Başka bir deyişle bizim algılarımız, aynı deneyimsel inançlarımız gibi önermesel yapıdadır.

Soru 59

“Bir insanın bir nesneyi veya olguyu algılaması esas olarak bir “problem çözme” etkinliğidir.” görüşünü savunan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
John Locke
B
Bertrand Russell
C
John Searle
D
David Hume
E
Descartes
Açıklama:
Daha önce de belirttiğimiz gibi, Searle’e göre insanın bilişsel sistemi dinamik ve etken bir yapıya sahiptir. Bir insanın bir nesneyi veya olguyu algılaması esas olarak bir “problem çözme” etkinliğidir.

Soru 60

Searle’e göre, algı süreçlerini en iyi açıklayan ve en az felsefi sorun içeren görüş aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Temsilcilik
B
Görüngücülük
C
Gerçekçilik
D
Algıcılık
E
Yanılsamacılık
Açıklama:
Searle’e göre, algı süreçlerini en iyi açıklayan ve en az felsefi sorun içeren görüş gerçekçiliktir.

Soru 61

Algının gerçekleştiği anlarda zihne bazı görüngülerin sunulduğunu, ancak bundan hareketle metafizik gerçeklik veya fiziksel gerçeklik içinde zihinden bağımsız nesnelerin bulunduğunu çıkaramayacağımızı savunan görüş aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Temsilcilik
B
Görüngücülük
C
Gerçekçilik
D
Algıcılık
E
Yanılsamacılık
Açıklama:
Görüngücülük, Algının gerçekleştiği anlarda zihinlere bazı görüngülerin sunulduğunu, ancak bunda hareketle metafizik gerçeklik veya fiziksel gerçeklik içinde zihinden bağımsız nesnelerin bulunduğunu çıkaramayacağımızı savunmaktadır.

Soru 62

Deneysel psikolojinin bilişsel kanadında yer alan kuramcılara göre, duyulardan gelen verilerin zihinsel yapımız tarafından seçilmesi, organize edilmesi ve yorumlanması olarak anlaşılması gereken kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Algı
B
Duyum
C
Gerçek
D
Bilinç
E
Görüngü
Açıklama:
Deneysel psikolojinin bilişsel kanadında yer alan kuramcılara algı göre, duyulardan gelen verilerin zihinsel yapımız tarafından seçilmesi, organize edilmesi ve yorumlanması olarak anlaşılmalıdır.

Ünite 8

Soru 1

Bağdaşım kuramcılarının karşılık kuramı savunucularına getirdikleri temel eleştiri, aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Varlık tasarımını öznel unsurlara dayandırarak sistemsizlik yaratmaları
B
İnsan zihnini temel alan varlık anlayışlarının önermesel doğru kavramına açıklık getirememesi
C
Birbiriyle çelişmeyen önermeleri tek bir sistem içerisinde değerlendirerek çeşitliliğe engel olmaları
D
Gerçekçi bir varlık tasarımını temel alarak nesnelci bir yaklaşımı savunmalarının sorunlu olması
E
Doğruluk anlayışlarının matematiksel olması
Açıklama:
Temel doğruluk kuramları olan “karşılık kuramı”, “bağdaşım kuramı”, “gereksizlik kuramı” ve “pragmacılık” görüşlerini açıklayabileceksiniz.

Soru 2

Karşılık kuramına göre bir önermenin doğru olması ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Seçenekler

A
Bir önermeyi doğru yapan şey, belirli bir sistem içerisindeki önermelerin birbiriyle örtüşmesidir
B
Bir önermenin doğru olması için bu önermeyle ilişkili başka önermelerin bir arada tutarlı olmaları gerekmektedir
C
Bir önermeyi doğru yapan şey, nesnel ve zihinden bağımsız gerçekliktir
D
Bir önermenin doğru olması için önermeyle insanın gerçekleştirdiği eylemin bire bir örtüşmesi gerekmektedir
E
Bir önermenin doğruluğundan söz etmek için onu dile getirmek yeterlidir
Açıklama:
Temel doğruluk kuramları olan “karşılık kuramı”, “bağdaşım kuramı”, “gereksizlik kuramı” ve “pragmacılık” görüşlerini açıklayabileceksiniz.
"Karşılık kuramlarına göre, doğru, özneye veya söylemselliğe ait olan bir unsurun nesneye veya gerçekliğe ait unsurlara karşılık gelmesi veya onlara uygun olması ile gerçekleşir."

Soru 3

"Önermesel Doğru" kavramı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Seçenekler

A
İnsanların sahip oldukları deneyimsel inançlar doğruya değil, yanlışa yöneldiği için bu durumun değiştirilmesinde "önermesel doğru" konusunun irdelenmesine ihtiyaç duyulmaktadır
B
Dünyaya ilişkin deneyimsel inançların çoğu yanlış olduğu için "önermesel doğru" kavramından söz edilemez
C
Önermesel doğru esas olarak etiğin bir konusudur
D
"Önümde iki küçük kedi yavrusu durduğunu biliyorum" cümlesi "önermesel doğru" kavramı açısından incelenemez
E
İnsanlar dünyaya ilişkin inançlarının doğru olup olmadıklarını tam anlamıyla bilemeseler de bu inançların mümkün olduğunca doğru olmasını isterler
Açıklama:
Önermesel doğrunun felsefi önemini açıklayabileceksiniz.
"İnsanlar dünyaya yönelik deneyimsel inançlarının mümkün olduğunca doğru olmasını tercih ederler. Dünyaya ilişkin inançlarımızın doğru olup olmadıklarını tam olarak bilemeyebiliriz ancak açıktır ki inançlarımızın doğru olmasını isteriz."

Soru 4

Önerme ve doğru-yanlış kavramlarının ilişkisi ile ilgili verilenlerden hangisi doğrudur?

Seçenekler

A
Her önerme doğru ya da yanlış değildir.
B
Yargı ve iddialar doğru ya da yanlış olamazlar.
C
Bir önerme doğru ya da yanlış değeri alabilir.
D
Bir önerme sonuçta doğru olmak zorundadır.
E
Bir önerme doğru ya da yanlışsa yargı olmaktadır.
Açıklama:
“Ah bu dikkatsiz sürücüler!” cümlesinden farklı olarak, örneğin, “Bazı sürücüler araçlarını dikkatsiz kullanırlar” cümlesi bir yargı veya iddia ile karşımıza çıktığı için, içinde bir “önerme” barındırır ve doğru veya yanlış değeri alabilir.

Soru 5

Aşağıda verilen kavram-alan eşleştirmelerinden hangisi doğrudur?

Seçenekler

A
Doğru- metafizik
B
Varlık- siyaset felsefesi
C
Bilgi- ontoloji
D
İdeoloji- metafizik
E
Varlık- ontoloji
Açıklama:
“Varlık” kavramı metafizik veya ontolojinin, “bilgi” kavramı epistemolojinin, “ideoloji” kavramı ise öncelikli olarak siyaset felsefesinin ilgilendiği kavramlardır. Ancak “doğru” kavramı için bu türden basit bir kategorilendirme yapmamız olanaksızdır.

Soru 6

"Doğrunun ortaya çıkması, zihin veya inanç gibi öznel unsurlarla nesne veya gerçeklik gibi nesnel unsurların birbirine uyması sonucu gerçekleşir" görüşü hangi doğruluk kuramına aittir?

Seçenekler

A
Bağdaşım Kuramı
B
Karşılık Kuramı
C
Gereksizlik Kuramı
D
Pragmacılık Kuramı
E
Eylemcilik Kuramı
Açıklama:
Karşılık kuramına göre, doğrunun ortaya çıkması, zihin veya inanç gibi öznel unsurlarla nesne veya gerçeklik gibi nesnel unsurların birbirine uyması veya karşılık gelmesi sonucu gerçekleşir.

Soru 7

"Doğruluk var olan şeylerle zihnin uygun olmasıdır" tanımı hangi felsefeciye aittir?

Seçenekler

A
J. Searle
B
Aristotales
C
G. E. Moore
D
L. Wittgenstein
E
Thomas Aquinas
Açıklama:
Thomas Aquinas doğruluğu şu sözlerle tanımlamıştır: “Veritas est adaequatio rei et intellectus” (“Doğruluk var olan şeylerle zihnin uygun olmasıdır)”.

Soru 8

Bağdaşım kuramına göre, bağdaşımın ortaya çıkması için aşağıdakilerden hangisi gerekmektedir?

Seçenekler

A
Çelişki
B
Tutarsızlık
C
Desteklenebilirlik
D
Doğruluk
E
Geçerlilik
Açıklama:
Bağdaşımın ortaya çıkması için, ortada bir tutarsızlığın veya çelişkinin olmaması yetmez. Bağdaşımı olan bir kümenin elemanlarının birbirlerini içeriksel olarak az çok desteklemesi beklenir.

Soru 9

Karşılık Kuramı'nı savunanların doğru kavramını aşırı derecede nesnelleştirdiğini savunan görüş hangisidir?

Seçenekler

A
Gereksizlik
B
Pragmacılık
C
Örtüşme
D
Bağdaşımcılık
E
Eylemcilik
Açıklama:
Bağdaşımcı görüşe göre; karşılık kuramını savunanlar doğru kavramını bir yönüyle aşırı ölçüde nesnelleştirmektedir.

Soru 10

"Bir önermeyi dile getirmekle onun doğru olduğunu söylemek arasında bir fark yoktur" görüşü aşağıdaki kuramlardan hangisine aittir?

Seçenekler

A
Gereksizlik
B
Bağdaşım
C
Karşılık
D
Pragmacılık
E
Uygunluk
Açıklama:
Gereksizlik kuramını savunan düşünürlere göre, “doğru” yüklemi fazladan bir bilgi içermez. Bir önermeyi dile getirmekle onun doğru olduğunu söylemek arasında bir fark yoktur.

Soru 11

Aşağıda verilen düşünürlerden hangisi Bağdaşım Kuramı savunucularındandır?

Seçenekler

A
William James
B
F. H. Bradley
C
Bertrand Russell
D
J. Dewey
E
Charles Sanders Peirce
Açıklama:
Bağdaşımcılık F. H. Bradley ve B. Blanshard gibi düşünürlerce savunulmuş önemli bir felsefi görüştür.

Soru 12

"Bir önermenin veya yargının doğruluğundan söz etmemiz, yaşadığımız dünya içinde gerçekleştirdiğimiz eylemlerden, nesneleri anlama ve dönüştürme yetilerimizden kopuk olamaz" görüşü hangi doğruluk kuramına aittir?

Seçenekler

A
Pragmacılık
B
Gereksizlik
C
Bağdaşımcılık
D
Karşılık
E
Uygunluk
Açıklama:
Pragmacı düşünürlere göre, bir önermenin veya yargının doğruluğundan söz etmemiz, yaşadığımız dünya içinde gerçekleştirdiğimiz eylemlerden, nesneleri anlama ve dönüştürme yetilerimizden kopuk olamaz.

Soru 13

Aşağıdaki doğruluk kuramlarından hangisinin diğerlerinin ortaya çıkışını sağladığı söylenebilir?

Seçenekler

A
Bağdaşım Kuramı
B
Gereksizlik Kuramı
C
Pragmacılık
D
Karşılık Kuramı
E
Eylemcilik
Açıklama:
Bu dört kuramdan en bilineni ve felsefeciler arasında en tartışılmış olanı karşılık kuramıdır. İlginç bir şekilde, diğer üç kuramın esas itibariyle karşılık kuramını hedef alarak ortaya çıktığı söylenebilir.

Soru 14

Doğru veya yanlış olabilen bir cümlenin içerdiği düşünceye ne denir?

Seçenekler

A
Yargı
B
Sonuç
C
Önerme
D
Yaklaşım
E
Sezgi
Açıklama:
Önerme, doğru veya yanlış olabilen bir cümlenin içerdiği düşüncedir.

Soru 15

  1. Karşılık kuramı
  2. Bağdaşım kuramı
  3. Gereksizlik kuramı
  4. Pragmacılık
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri temel doğruluk kuramlarındandır?

Seçenekler

A
I ve II
B
III ve IV
C
II, III ve IV
D
I, II ve IV
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
Temel doğruluk kuramları:
  • Karşılık kuramı
  • Bağdaşım kuramı
  • Gereksizlik kuramı
  • Pragmacılık

Soru 16

  1. Charles Sanders Peirce
  2. William James
  3. John Dewey
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri pragmacılığın önemli düşünürlerindendir?

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I ve III
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Pragmacılığın büyük düşünürleri arasında Charles Sanders Peirce, William James ve John Dewey’i sayabiliriz.

Soru 17

'_________ doğru veya yanlış olabilen bir cümlenin içerdiği düşüncedir.' cümlesindeki boşluğu aşağıdakilerden hangisi en uygun şekilde tamamlar?

Seçenekler

A
Fikir
B
Önerme
C
Öngörü
D
Sağduyu
E
Fayda
Açıklama:
Yazılmış olan cümlelerin kendileri fiziksel dünyaya ait somut şeylerdir. Cümlelerin ifade ettiği düşünceler veya içerikler ise önermeleri oluştururlar. Önermeler doğru veya yanlış olma kapasitesine sahiptir.

Soru 18

I. Varlık-Metafizik, II. Bilgi - Ontoloji, III. Bilgi - Epistemoloji, IV. Varlık - Ontoloji, V. İdeoloji - Siyaset Bilimi, VI. Doğru - Metafizik. Felsefede çoğu kavram ve konu belirli bir alanın kapsamında incelenmektedir. Bu bağlamda yukarıdaki kavram ve felsefi alan eşleştirmelerinden hangisi veya hangileri doğrudur?

Seçenekler

A
II-IV
B
I-III-V
C
I-III-IV-V
D
II-VI
E
I-III-IV-VI
Açıklama:
Felsefede çoğu kavram ve konu belirli bir alanın kapsamında incelenmektedir. Örneğin, “varlık” kavramı metafizik veya ontolojinin, “bilgi” kavramı epistemolojinin, “ideoloji” kavramı ise öncelikli olarak siyaset felsefesinin ilgilendiği kavramlardır. Ancak “doğru” kavramı için bu türden basit bir kategorilendirme yapmamız olanaksızdır.Doğru kavramı felsefenin birden çok alt alanını ilgilendirir. Bu anlamda, felsefenin ilgilendiği “varlık” veya “bilgi” kavramlarından oldukça farklı olduğu söylenebilir.

Soru 19

Doğru kavramı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Seçenekler

A
İnsanların zihinsel ve dilsel etkinliği olmasa bile doğru önermeler veya doğruluk var olacaktır.
B
Dünya bilgimiz önermesel doğru kavramından bağımsızdır.
C
Doğru kavramı yalnızca metafizik alanı içinde ele alınmalıdır.
D
İnsanlar dünyaya yönelik deneyimsel inançlarının mümkün olduğunca doğru olmasını tercih ederler.
E
Doğrunun bir öz değeri yoktur.
Açıklama:
“Doğru” kavramını epistemoloji kapsamında ciddiye alan felsefecilere göre, bu kavramı bilgi açısından kritik kılan en temel neden, bizim etrafımızdaki dünyaya dair düşünce ve inançlarımızın doğal olarak doğruya yönelmiş olmalarıdır. Bu elbette düşüncenin yanılmaz olduğu gibi bir iddiaya karşılık gelmez. Burada kastedilen, dünyaya yönelik sıradan deneyimsel inançların normal şartlar altında gerçekliğe iyi bir uyum gösterdiği ve hatta uyum göstermeye yönelik bir tarzda oluştuğudur. Bu bağlamda insanlar dünyaya yönelik deneyimsel inançlarının mümkün olduğunca doğru olmasını tercih etmeleri kesin olarak ifade edilebilecek bir noktadır.

Soru 20

Doğruluğun iki unsurun birbirine uygun düşmesi, örtüşmesi veya birisinin diğerine karşılık gelmesi sonucu ortaya çıktığını öne süren doğruluk kuramı hangisidir?

Seçenekler

A
Karşılık Kuramı
B
Anlambilimsel Kuram
C
Bağdaşım Kuramı
D
Gereksizlik Kuramı
E
Pragmacılık
Açıklama:
Karşılık kuramına göre doğrunun ortaya çıkması, zihin veya inanç gibi öznel unsurlarla nesne veya gerçeklik gibi nesnel unsurların birbirine uyması veya karşılık gelmesi sonucu gerçekleşir.

Soru 21

Thomas Aquinas'a ait olduğu düşünülen "Doğruluk var olan şeylerle zihnin uygun olmasıdır” tanımı hangi doğruluk kuramı ile ilişkilidir?

Seçenekler

A
Gereksizlik Kuramı
B
Bağdaşım Kuramı
C
Anlambilimsel Kuram
D
Karşılık Kuramı
E
Pragmacılık
Açıklama:
Bu tanımın karşılık kuramının felsefe sahnesinde net bir şekilde ortaya çıkış noktası olarak kabul edildiği söylenebilir.

Soru 22

I. "Tavuklar suda yüzemezler", "Kınalı bir tavuktur", "Kınalı suda çok iyi yüzer", II. "Kediler suyu sevmezler", "Pamuk bir kedidir", "Pamuk banyo yapmayı çok sever", III. "Tavuklar suda yüzemezler", "Pamuk banyo yapmayı çok sever", "Bugün sular kesildi". Bağdaşım Kuramına göre yukarıdaki önerme kümelerinden hangisi veya hangileri tutarsızlık içermez?

Seçenekler

A
I
B
II
C
III
D
I-II
E
I-III
Açıklama:
"Tavuklar suda yüzemezler", "Pamuk banyo yapmayı çok sever", "Bugün sular kesildi" ifadeleri peş peşe söylense söylenilenleri büyük bir ihtimalle biraz tuhaf ve alakasız bulursunuz ancak çelişkili konuşulduğunu düşünmezsiniz. Bu önermeler birbirlerine aykırı bir iddiada bulunmadıkları için çelişmezler ve tutarsızlık sergilemezler.

Soru 23

Aşağıdaki ifadelerden hangisi gereksizlik kuramının ana fikrini en iyi açıklar?

Seçenekler

A
Kuramın savunucularına göre "doğru" kavramı yanlış kullanılmaktadır.
B
Doğru nitelemesinin bir önermenin anlamına herhangi bir katkısı yoktur.
C
Kuramı savunanlar doğru kavramını bir yönüyle aşırı ölçüde nesnelleştirmektedir.
D
Bir önermenin doğru olması için o önermenin başka önermelerle bağdaşım
içinde olması gerekir.
E
“Doğru inançlar” ile “inanmamızın faydalı olacağı inançlar” arasında kesin bir çizgi çizmek olanaksızdır.
Açıklama:
Gereksizlik kuramını savunan düşünürlere göre, “doğru” yüklemi fazladan bir bilgi içermez. Bir önermeyi dile getirmekle onun doğru olduğunu söylemek arasında bir fark yoktur.

Soru 24

Doğruluk kavramının, eylemlerden, faydadan ve somut sonuçlardan bağımsız olamayacağını savunan doğruluk kuramı hangisidir?

Seçenekler

A
Karşılık Kuramı
B
Bağdaşımcılık Kuramı
C
Pragmacılık
D
Gereksizlik Kuramı
E
İdeacılık
Açıklama:
Pragmacı doğruluk kuramının en önde gelen savunucusu James’e göre, doğruluk soyut bir kavram veya bağıntı değildir. Doğruluk kavramı, eylemlerden, faydadan ve somut sonuçlardan bağımsız olamaz.

Soru 25

'Bağdaşımcılık, pragmacılık ve gereksizlik kuramlarının __________ kuramını hedef alarak ortaya çıktığı söylenebilir.' cümlesindeki boşluğu tamamlayan en uygun ifade aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
İdeacılık
B
Akılcılık
C
Varoluşçuluk
D
Karşılık
E
Olguculuk
Açıklama:
İlginç bir şekilde, bu üç kuramın esas itibarıyla karşılık kuramını hedef alarak ortaya çıktığı söylenebilir. Aldığı eleştiriler karşısında karşılık görüşünün kuramsal çekiciliğini yitirmiş oldu¤unu söylemek zor olsa da, bu görüşü benimseyen düşünürler rakiplerinin yöneltti¤i ağır eleştirilerin ışığında belli ödünler vermiş ve diğer üç görüşün belli fikirlerini kabul etmişlerdir.

Soru 26

Pragmacılığa göre "doğruluk" ve "karşılık" nasıl anlaşılabilir?

Seçenekler

A
felsefi soyutlamalar yoluyla
B
zihinsel olanın zihinden tamamen bağımsız olanı kopyalamasıyla
C
önermelerin bir sistem içinde birbirleriyle bağdaşmalarıyla
D
maddesel ve nesnel dünya karşılığında
E
insanların eylemleri sonucunda
Açıklama:
Pragmacı görüşe göre, doğruluk ve karşılık ancak bireylerin eylemlerinin sonuçları yoluyla anlaşılabilir. Yaşayan insanlarla ve onların eylemleriyle ilintilendirilmeyen “karşılıklar” içi boş felsefi soyutlamalar olmaktan öteye gidemeyecektir.

Soru 27

Önermeye dair aşağıdaki ifadelerden hangisi doğru değildir?

Seçenekler

A
Yazılmış olan cümlelerin kendileri fiziksel dünyaya ait somut şeylerdir.
B
Cümlelerin ifade ettiği düşünceler veya içerikler ise önermeleri oluştururlar.
C
Önermeler doğru veya yanlış olma kapasitelerine sahiptir.
D
Önermeler her zaman somut ve gerçektir.
E
Önerme veya dile getirilen iddia soyuttur.
Açıklama:
Önermeler ya da iddialar soyuttur. Cümleler olarak dile getirilmeleri onları somut kılmaz. Cümlenin kendisi somut olsa bile önerme ya da iddia doğru ve yanlış olabilme kapasitesi itibarıyla soyuttur.

Soru 28

Doğru kavramı aşağıdaki hangi alanları felsefi bağlamda doğrudan ilgilendirir?

Seçenekler

A
Ontoloji
B
Epistemoloji
C
Metafizik
D
İdeoloji
E
Hepsi
Açıklama:
Felsefedeki doğru kavramı, şemsiye bir kavram olarak ontoloji, epistemoloji, metafizik, ideoloji, bilgi ve varlık gibi tüm alanları doğrudan ilgilendirir.

Soru 29

Aşağıdakilerden hangisi temel doğruluk kuramlarından biri olarak değerlendirilmez?

Seçenekler

A
Karşılık Kuramı
B
Bağdaşım Kuramı
C
Gereksizlik Kuramı
D
Pragmacılık
E
Stoacılık
Açıklama:
Stoa Antik Yunan’da adı geçen bir felsefe düşünüş biçimi ve felsefe okuldur. Temel doğruluk kuramları arasında yer almaz.

Soru 30

Örtüşme kuramı ya da uygunluk kuramı olarak da anılan, doğruluğun iki unsurunun birbirine uygun düşmesi şartını arayan doğruluk kuramı hangisidir?

Seçenekler

A
Karşılık Kuramı
B
Bağdaşım Kuramı
C
Gereksizlik Kuramı
D
Marksist Kuram
E
Yapısalcı Kuram
Açıklama:
Doğruluğun iki şartını da gözeten, adından da anlaşılacağı üzere karşılık ilkesine dayanan kuram karşılık kuramıdır.

Soru 31

Aristoteles’e göre doğruluk kuramı dilsel anlamda nasıl özetlenebilir?

Seçenekler

A
Doğruluk evrenselliktir.
B
Doğruluk söylenenlerin olanlara uygunluğudur.
C
Doğruluk söylenen idealdir.
D
Doğruluk öznelliktir.
E
Doğruluk şüpheciliktir.
Açıklama:
Aristoteles her ne kadar doğrudan bir doğruluk kuramı geliştirmese de, onun dilsel olarak sunduğu tanım söylenen şeylerin olan şeylere olan uygunluğu olarak özetlenebilir.

Soru 32

Karşılık gelme kuramları içinde en iyi bilinen ve önermelerin nesnel olgulara karşılık geldiğini savlayan doğruluk kuramı hangisidir?

Seçenekler

A
Görüngücülük
B
Gerçeklik
C
Bağdaşım Kuramı
D
Olguculuk
E
Tözcülük
Açıklama:
Soru kökünde verilen nesnel olgu imasından da hareketle, karşılık kuramını olgulara bağlayan ve bu anlamda tutarlılık arayan, en iyi bilinen kuram olguculuktur.

Soru 33

Doğrunun yalnızca söylemin, zihinsel durumların, dilin ve önermelerin alanında ortaya çıkabileceğini savunan kuram hangisidir?

Seçenekler

A
Gereksizlik Kuramı
B
Görüngü Kuramı
C
Bağdaşım Kuramı
D
Yapısalcı Kuram
E
Gerçeklik Kuramı
Açıklama:
Söylem, dil ve zihin gibi alanlar bağdaşımın ilkeleri arasındaki ilişkiler sonucunda doğruluk kuramını desteklemektedir.

Soru 34

Doğru yükleminin fazladan bir bilgi içermediği ve bir önermeyi dile getirmekle onun doğru olduğunu söylemek arasında bir farkın olmadığını savlayan doğruluk kuramı hangisidir?

Seçenekler

A
Gereksizlik Kuramı
B
Bağdaşım Kuramı
C
Gerçeklik Kuramı
D
Görüngü Kuramı
E
Olguculuk
Açıklama:
Gereksizlik kuramı doğru konusunda yeni bir seçenek sunmaktansa, doğrunun gereksiz bir niteleme olduğunda ısrar eden ve bir önermeyi dile getirmekle onun doğru olduğunu söylemek arasında niteliksel bir fark gözetmeyen kuramdır.

Soru 35

Deneyimsel bir önermenin doğru veya yanlış olduğu savı, önerme ve gerçek arasında oluşan gizemli ve felsefi bir bağ yoluyla değil, o önermenin insanlarca deneyimlenebilecek sonuçları, belirtileri ve etkileri aracılığıyla geçerlilik kazanır. Bu ifadeye göre uygun düşen doğruluk kuramı aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Gereksizlik Kuramı
B
Pragmacılık
C
İdeacılık
D
Olguculuk
E
Yapısalcılık
Açıklama:
İfadedeki imalardan anlaşılacağı üzere, metafizik ya da söylemsel etkilerden çok, doğruluğun insanlar arasındaki ilişkiler ve bu ilişkilerin sonuçları ve etkileri bağlamında değerlendirilmesi, faydacılığa da karşılık gelen pragmacılıktır.

Soru 36

Karşılık kuramının temel yapısını oluşturan kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Görüntü
B
Tutarlılık
C
Sağduyu
D
Öznellik
E
Örtüşme
Açıklama:
Örtüşme, karşılık kuramının temel yapısını oluşturan, uygunluk ve uyum gibi kavramları çağrıştıran bir kavram olarak bahsi geçen kuramı destekleyen temel bir kavramdır.

Soru 37

Geleneksel doğruluk görüşleri incelendiğinde, karşılık kuramının en büyük rakibinin kim olduğu görülür?

Seçenekler

A
Bağdaşımcılık
B
Karşılık
C
Gereksizlik
D
Olguculuk
E
Hiçcilik
Açıklama:
‘Bağdaşım’ kelimesi Türkçede sıkça kullanılan bir deyim değildir. O yüzden, bu deyimi net bir şekilde açıklayarak tartışmamıza başlayalım. “Bağdaşım” ile “mantıksal tutarlılık” birbirine oldukça yakın kavramlardır, ancak aralarında önemli bir felsefi fark vardır. Eğer bir önerme kümesi aralarında çelişki sergilemiyorlarsa bu küme tutarlıdır. Geleneksel doğruluk görüşleri incelendiğinde, karşılık kuramının en büyük rakibinin bağdaşımcılık olduğu görülür.

Soru 38

Frank Ramsey ve Peter Strawson gibi 20. yüzyıl düşünürleri tarafından savunulmuş olan kuram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Bağdaşımcılık Kuramı
B
Karşılık Kuramı
C
Gereksizlik Kuramı
D
Olguculuk
E
Hiçcilik
Açıklama:
Bu kuram (İngilizce adıyla ‘redundance) için Türkçede “fazlalık’ ve “taşırdık” adları da kullanılmıştır. Frank Ramsey ve Peter Strawson gibi 20. yüzyıl düşünürleri tarafından savunulmuş olan gereksizlik kuramının diğer kuramlardan en büyük farkı, doğru konusunda yeni bir seçenek sunmaktansa, doğrunun “gereksiz” bir niteleme olduğunda ısrar etmesidir.

Soru 39

Aşağıdaki düşünürlerden hangisi pragmacı düşünür olarak adlandırılabilir?

Seçenekler

A
Charles Dickens
B
Berkeley
C
John Dewey
D
L. Wittgenstein
E
B. Russell
Açıklama:
Pragmacılığın büyük düşünürleri arasında Charles Sanders Peirce, William James ve John Dewey’i sayabiliriz.

Soru 40

Aşağıdakilerden hangisi temel doğruluk kuramlarından biri değildir?

Seçenekler

A
Bağdaşımcılık kuramı
B
Karşılık Kuramı
C
Gereksizlik Kuramı
D
Pragmacılık
E
Nihilizm
Açıklama:
Temel doğruluk kuramları olan “karşılık kuramı”, “bağdaşım kuramı” “gereksizlik kuramı” ve “pragmacılık” görüşleri temel doğruluk kuramlarını oluşturur.

Soru 41

Karşılık kuramının en iyi bilinen örneği aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Olguculuk
B
Doğruluk
C
Gerçeklik
D
Önermecilik
E
Hiçcilik
Açıklama:
Karşılık kuramına göre, bir önermeyi doğru yapan şey, nesnel ve zihinden bağımsız gerçekliktir. Karşılık kuramının en iyi bili nen örneği olguculuk görüşüdür. Olgucular, doğrunun ortaya çıkması için inançlar veya önermeler ile gerçeklik içindeki olgular arasında bir uyum ya da karşılık gelme durumunun olması gerektiğini düşünürler.

Soru 42

İnsanların ve onların eylemlerinin yokluğunda doğrunun olamayacağını öne süren düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Charles Dickens
B
Berkeley
C
John Dewey
D
William James
E
B. Russell
Açıklama:
William James, İnsanların ve onların eylemlerinin yokluğunda doğrunun olamayacağını öne sürer. Ancak bu fikir, bizim fizikse gerçekliği yaratmakta olduğumuz anlamına gelmez.

Soru 43

Pragmacı doğruluk kuramının en önde gelen savunucusu aşağıdakilerden hangisi olmuştur?

Seçenekler

A
William James
B
Charles Dickens
C
Berkeley
D
John Dewey
E
B. Russell
Açıklama:
William James pragmacı doğruluk kuramının en önde gelen savunucusu olmuştur. James'e göre, doğruluk soyut bir kavram veya bağıntı değildir. Doğruluk kavramı, eylemlerden, faydadan ve somut sonuçlardan bağımsız olamaz.

Soru 44

19. yüzyılın sonlarından itibaren felsefe sahnesinde yer almış ve düşünce tarihinde derin bir iz bırakmış Yunanca köklerine indiğimizde ise, “pratiklik”, “somut işlevler”, “eylem” gibi anlamlarla karşılaştığımız kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Liberalizm
B
Siyonizm
C
Hümanizm
D
Pragmatizm
E
Nihilizm
Açıklama:
Pragmacılık 19. yüzyılın sonlarından itibaren felsefe sahnesinde yer almış ve düşünce tarihinde derin bir iz bırakmıştır. ‘Pragmacılık’ deyiminin İngilizce orjinali ‘pragmatism’dir. Deyimin Yunanca köklerine indiğimizde ise, “pratiklik”, “somut işlevler”, “eylem” gibi anlamlarla karşılaşırız. Türkçede bazen bu akım için ‘eylemcilik’ deyimi de kullanılır.

Soru 45

“Doğru” kavramının felsefi olarak abartılmasından rahatsız olan düşünürler hangi temel doğruluk görüşünü savunmuşlardır?

Seçenekler

A
Bağdaşımcılık kuramı
B
Gereksizlik Kuramı
C
Karşılık Kuramı
D
Olguculuk
E
Hiçcilik
Açıklama:
Gereksizlik görüşünü savunan düşünürlerin çoğunun, “doğru” kavramının felsefi olarak abartılmasından rahatsız olduklarıdır. Karşılık veya bağdaşımcılık kuramını savunan felsefeciler doğrunun bir yapısı ya da en azından değişmez bir özü olduğunu varsayarlar.

Soru 46

Öznel ve nesnel unsurları bir araya getirme hedefi taşıyan ve bu yönüyle doğruyu gerçeklikle ilintilendirme türü bir işlevi yerine getirdiğini iddia eden kuram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Bağdaşımcılık Kuramı
B
Karşılık Kuramı
C
Olguculuk
D
Hiçcilik
E
Gereksizlik Kuramı
Açıklama:
Karşılık veya örtüşme düşüncesi, öznel ve nesnel unsurlan bir araya getirme hedefi taşır ve bu yönüyle doğruyu gerçeklikle ilintilendirme türü bir işlevi yerine getirdiğini iddia eder.

Soru 47

Doğruluğun ortaya çıkması için hangi iki unsurun uyum içinde olması gerektiği sorusuna verilen yanıtlardan değildir?

Seçenekler

A
Nesne - özne
B
İdea - gerçeklik
C
Zihin - cümle
D
Önerme - olgu
E
Dil - dünya
Açıklama:
Doğruluk ilişkisinin bir tarafında özneye ve öznelliğe ait olan şeyler (zihin, bilişsellik, düşünce, idea, inanç, cümle, önerme, dil), diğer tarafında ise nesneye veya nesnelliğe ait olan unsurlar (nesneler, gerçeklik, varlık, olgu) yer alır. Nesne-özne, idea-gerçeklik, önerme-olgu, dil-dünya doğruluğun ortaya çıkması için uyum içindedir. Zihin-cümle öznelliğe aittir.

Soru 48

Gerçeklik içinde var olan şeylerin belli özellikler almaları veya belli ilişkiler içinde bulunmaları sonucunda ortaya çıkan ve durumsal sınırları nesnel olarak belirlenmiş olan oluşumlara verilen isimdir. Bu tanım hangi kavrama aittir?

Seçenekler

A
Olgu
B
Önerme
C
Gerçekçilik
D
Algı
E
Varlık
Açıklama:
Yukarıda verilen tanım olgu kavramına aittir.

Soru 49

Aşağıdakilerden hangisi pragmacılığın büyük düşünürleri arasında yer alır?

Seçenekler

A
Frank Ramsey
B
Charles Sanders Pierce
C
Peter Strawson
D
Francis Herbert Bradley
E
George Edward Moore
Açıklama:
Frank Ramsey ve Peter Strawson gereksizlik kuramı, Francis Herbert Bradley bağdaşım kuramı, George Edward Moore ise karşılık kuramı düşünürlerindendir.

Soru 50

Aşağıdakilerden hangisi James’in savunduğu doğruluk kavramı ile ilgili yanlış bilgi içermektedir?

Seçenekler

A
Doğruluk soyut bir kavram ve bağıntı değildir.
B
Doğru, zenginlik veya devlet gibi insanların ürettiği ve insanların dünyasına ait olan bir şeydir.
C
Doğru önermeler bağlamında, geleneksel karşılık kuramını ve onun varsaydığı varlıksal gerçekçi bakışı reddeder.
D
İnsanların ve onların eylemlerinin yokluğunda doğrunun olamayacağını ileri sürer.
E
Doğruluk kavramı, eylemlerden, faydadan ve somut sonuçlardan bağımsızdır.
Açıklama:
James’e göre doğruluk kavramı, eylemlerden, faydadan ve somut sonuçlardan bağımsız olamaz.

Soru 51

Doğruluk tanımını “Olmayanın olduğunu söylemek ya da olanın olmadığını söylemek yanlış, olanın olduğunu ya da olmayanın olmadığını söylemek doğrudur.” şeklinde yapan düşünür kimdir?

Seçenekler

A
Platon
B
Aristoteles
C
Thomas Aquinas
D
Russell
E
Moore
Açıklama:
Metafizik kitabında doğruluk tanımını “Olmayanın olduğunu söylemek ya da olanın olmadığını söylemek yanlış, olanın olduğunu ya da olmayanın olmadığını söylemek doğrudur.”şeklinde veren düşünür Aristoteles’tir.

Soru 52

Aşağıdakilerden hangisi bağdaşımcılık kuramını savunanlar arasında yer alır?

Seçenekler

A
Branshard
B
John Searle
C
William James
D
Wittgenstein
E
Berkeley
Açıklama:
Karşılık kuramının en büyük rakibi olan bağdaşımcılık kuramını savunanlar Bradley ve Blanshard olmuştur.

Soru 53

“Doğruluk var olan şeylerle zihnin uygun olmasıdır” cümlesi kime aittir?

Seçenekler

A
Searle
B
Moore
C
Thomas Aquinas
D
Wittgenstein
E
William James
Açıklama:
“Doğruluk var olan şeylerle zihnin uygun olmasıdır” cümlesi Thomas Aquinas’a aittir.

Soru 54

Aşağıdakilerden hangisi doğru konusunda yeni bir seçenek sunmaktansa, doğrunun “gereksiz” bir niteleme olduğunu savunan düşünürlerden biridir?

Seçenekler

A
Thomas Aquinas
B
Frank Ramsey
C
Rusell
D
Descartes
E
William James
Açıklama:
Frank Ramsey ve Peter Strawson gibi 20. yüzyıl düşünürleri tarafından savunulmuş olan gereksizlik kuramının diğer kuramlardan en büyük farkı, doğru konusunda yeni bir seçenek sunmaktansa, doğrunun “gereksiz” bir niteleme olduğunda ısrar etmesidir.

Soru 55

Aşağıdaki savlardan hangisi Berkeley’e aittir?

Seçenekler

A
Olmayanın olduğunu söylemek ya da olanın olmadığını söylemek yanlış, olanın olduğunu ya da olmayanın olmadığını söylemek doğrudur.
B
Doğruluk var olan şeylerle zihnin uygun olmasıdır.
C
Doğru önermeler nesnel olgulara karşı gelir.
D
Doğruluk kavramı, eylemlerden, faydadan ve somut sonuçlardan bağımsız olamaz.
E
Zihinden tamamen bağımsız bir madde veya nesne düşüncesi kabul edilemez.
Açıklama:
Olmayanın olduğunu söylemek ya da olanın olmadığını söylemek yanlış, olanın olduğunu ya da olmayanın olmadığını söylemek doğrudur seçeneği Aristoteles’e, Doğruluk var olan şeylerle zihnin uygun olmasıdır seçeneği Thomas Aquinas’a, Doğru önermeler nesnel olgulara karşı gelir seçeneği olguculara ve Doğruluk kavramı, eylemlerden, faydadan ve somut sonuçlardan bağımsız olamaz seçeneği ise James’e aittir. “Zihinden tamamen bağımsız bir madde veya nesne düşüncesi kabul edilemez savı” Berkeley’e aittir.

Soru 56

Önermesel doğru, felsefe açısından değerlendirilirken diğer bilimlerden de yararlanılır. Aşağıdakilerden hangisi bu bilimlerden biri olamaz?

Seçenekler

A
Metafizik
B
Ontoloji
C
Dil felsefesi
D
Epistemoloji
E
Sanat felsefesi
Açıklama:
“Doğru”, bir nesne, olgu veya sıradan bir nitelik olmadığı için, yalnızca ve basit bir şekilde varlık felsefesinin bir konusu olarak ön plana çıkmaz. Önermesel doğrunun, özneleri, söylemselliği ve bilişselliği ilgilendiren yanları da bulunduğu düşünülebilir. Buna göre metafizik, varlık, dil, bilgi felsefesi önermesel doğruyu incelerken, sanat felsefesi güzeli inceler.

Soru 57

Ahmet, yılanların çok olduğu bir yerde karşısında duran kayanın altındaki nesneyi yılana benzemesine rağmen dal olarak görmek ister. Ahmet'in bu düşüncesi, inançlarımızın hangi yönüyle daha yakından bağlantılıdır?

Seçenekler

A
Doğruluk
B
Gerçeklik
C
Güzellik
D
Korku
E
Sorgulanabilirlik
Açıklama:
İnsanlar dünyaya yönelik deneyimsel inançlarının mümkün olduğunca doğru olmasını tercih ederler. Dünyaya ilişkin inançlarımızın doğru olup olmadıklarını tam olarak bilemeyebiliriz ancak açıktır ki inançlarımızın doğru olmasını isteriz. Örnekte de Ahmet, inancının doğru çıkmasını arzulamaktadır.

Soru 58

  1. Algılar
  2. Nesneler
  3. Nitelikler
  4. Bağıntılar
Karşılık kuramı savunucularından Russell’a göre olgular yukarıdakilerden hangisi ya da hangilerinin katılımıyla oluşur?

Seçenekler

A
I ve II
B
I ve III
C
I, II ve III
D
II, III ve IV
E
I, II ve IV
Açıklama:
Olgular, Russell gibi felsefecilerin anladığı şekliyle, üç temel unsurun katılımıyla oluşur:
Nesneler,
Nitelikler
Bağıntılar

Soru 59

"___________ kuramını savunan düşünürlere göre, “doğru” yüklemi fazladan bir bilgi içermez. Bir önermeyi dile getirmekle onun doğru olduğunu söylemek arasında bir fark yoktur." Yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisinin getirilmesi en uygun olur?

Seçenekler

A
Bağdaşım
B
Gereksizlik
C
Karşılık
D
Pragmacılık
E
Doğruluk
Açıklama:
Gereksizlik kuramını savunan düşünürlere göre, “doğru” yüklemi fazladan bir bilgi içermez. Bir önermeyi dile getirmekle onun doğru olduğunu söylemek arasında bir fark yoktur. Doğru cevap B'dir.

Soru 60

Temel doğruluk kuramlarından hangisi en bilineni ve felsefeciler arasında en tartışılmış olanıdır?

Seçenekler

A
Karşılık kuramı
B
Bağdaşım kuramı
C
Gereksizlik kuramı
D
Pragmacılık
E
İyilik kuramı
Açıklama:
Temel doğruluk kuramları olan “karşılık kuramı”, “bağdaşım kuramı”, “gereksizlik kuramı” ve “pragmacılık”tan en bilineni ve felsefeciler arasında en tartışılmış olanı karşılık kuramıdır.

Soru 61

Pragmacılığın, bağdaşım ve gereksizlik kuramından en büyük farkı hangi seçenekte doğru olarak verilmiştir?

Seçenekler

A
Doğruluk bağıntılarını soyut zeminlerde araştırması
B
Doğruluk bağıntılarını insan eylemlerinde araştırması
C
Doğruluk bağıntılarını idealar dünyasında araştırması
D
Doğruluk bağıntılarını tüm canlılarda araştırması
E
Doğruluğun bir bağlantısının bulunmadığını ortaya koyması
Açıklama:
Genel olarak ifade etmek gerekirse, pragmacılığın hem bağdaşım hem de gereksizlik kuramından en büyük farkı, doğruluk bağıntılarını soyut zeminlerde değil, insanların eylemlerinde bulmaya çalışmasıdır.

Soru 62

Karşılık kuramını savunan düşünürler, ‘nesnelliğin’ doğru için önemli bir boyut olduğunu ve diğer görüşlerin bu boyutun hakkını tam olarak veremeyeceğini savlamışlardır.
Verilen cümlede karşılık kuramı düşünürleri tarafından eleştirilen kuram ya da kuramlar, hangi seçenekte eksiksiz olarak verilmiştir?

Seçenekler

A
Bağdaşım kuramı
B
Gereksizlik kuramı
C
Bağdaşım ve gereksizlik kuramı
D
Bağdaşım kuramı ve pragmacılık
E
Gereksizlik kuramı ve pragmacılık
Açıklama:
Karşılık kuramını savunan düşünürler, ‘nesnelliğin’ doğru için önemli bir boyut olduğunu ve diğer görüşlerin bu boyutun hakkını tam olarak veremeyeceğini savlamışlardır.
Verilen cümlede karşılık kuramı düşünürleri tarafından eleştirilen kuramlar bağdaşımcılık ve pragmacılıktır. İki kuram da öznel olmakla eleştirilir.

Ünite 9

Soru 1

Bilginin ne olduğunu aydınlatma konusuyla ayrıntılı ve sistematik bir tarzda ilk ilgilenen düşünür ve konunun geçtiği eser aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?

Seçenekler

A
Sokrates - Devlet
B
Platon - Theaitetos
C
Aristoteles - Metafizik
D
Descartes - Meditasyonlar
E
Kant - Saf Aklın Eleştirisi
Açıklama:
Bilginin ne olduğunu aydınlatma konusuyla ayrıntılı ve sistematik bir tarzda ilk ilgilenen düşünür Platon’dur. Platon Theaitetos diyaloğunda bilginin “gerekçelendirilmiş doğru inanç” olabileceği fikrini ifade eder ve eleştirel olarak irdeler. Doğru cevap B'dir.

Soru 2

Aşağıdakilerden hangisinde bilginin unsurları doğru olarak verilmiştir?

Seçenekler

A
Gerekçelendirme - Doğru - İnanç
B
Doğru - İnanç
C
Doğru - Gerekçelendirme
D
Gerekçelendirme - Doğru - Bilgi
E
Doğru - Bilgi
Açıklama:
İnanç ve doğruya ek olarak, gerekçelendirme de bilginin önemli bir kavramsal unsurudur. Doğru cevap A'dır.

Soru 3

I. Bilginin ne olduğunu aydınlatma konusuyla ayrıntılı ve sistematik bir tarzda
ilk ilgilenen düşünür Platon’dur.
II. Platon Theaitetos diyaloğunda bilginin “gerekçelendirilmiş doğru inanç” olabileceği fikrini ifade eder.
III. Bilgi ve inanç, her ikisi de zihinsel durumlar olmaları itibarıyla, benzerlikler gösteren kavramlardır.
Yukarıdaki ifadelerin hangisi veya hangileri doğrudur?

Seçenekler

A
Yalnız II
B
I ve II
C
I ve III
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Bilginin ne olduğunu aydınlatma konusuyla ayrıntılı ve sistematik bir tarzda
ilk ilgilenen düşünür Platon’dur. Platon Theaitetos diyaloğunda bilginin “gerekçelendirilmiş doğru inanç” olabileceği fikrini ifade eder. Bilgi ve inanç, her ikisi de zihinsel durumlar olmaları itibarıyla, benzerlikler gösteren kavramlardır. Doğru yanıt E seçeneğidir.

Soru 4

Theaitetos diyaloğunda bilginin “gerekçelendirilmiş doğru inanç” olabileceği fikrini eleştirel olarak irdeleyen düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Platon
B
Aristoteles
C
Descartes
D
Moore
E
Gettier
Açıklama:
Bilginin ne olduğunu aydınlatma konusuyla ayrıntılı ve sistematik bir tarzda ilk ilgilenen düşünür Platon’dur. Platon Theaitetos diyaloğunda bilginin “gerekçelendirilmiş doğru inanç” olabileceği fikrini ifade eder ve eleştirel olarak irdeler. Doğru yanıt A seçeneğidir.

Soru 5

Tesadüfen doğru çıkan inançları bilgi saymak, aslında, insan bilgisinin en ayırt edici özelliği olan ....... yetisini devre dışı bırakması nedeniyle oldukça sorunlu bir yaklaşımdır.
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Seçenekler

A
arete
B
logos
C
to on
D
doksa
E
polites
Açıklama:
Tesadüfen doğru çıkan inançları bilgi saymak, aslında, insan bilgisinin en ayırt edici özelliği olan logos yetisini devre dışı bırakması nedeniyle oldukça sorunlu bir yaklaşımdır. Doğru yanıt B seçeneğidir.

Soru 6

I. Bilginin üçlü tanımı bir kavramsal analizdir.
II. Bazı bilgilerimiz doğru, bazıları ise yanlıştır.
III. Felsefecilerin önerdiği kavramsal çözümlemelerle bilgi kavramının gündelik dile yansımayan inceliklerini anlayabiliriz.
Yukarıdaki ifadelerden hangisi veya hangileri doğrudur?

Seçenekler

A
Yalnız III
B
I ve II
C
I ve III
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Bilginin üçlü tanımının bir kavramsal çözümleme (veya kavramsal analiz) olduğu sıkça dile getirilir. Bunun nedenini anlamak güç değildir. “Bilgi”, geleneksel perspektife göre, bileşik ve karmaşık bir kavramdır. Bu kavramın bileşenleri -veya kavramı oluşturan basit unsurlar- “inanç”, “gerekçelendirme” ve “doğru”dur. Eğer bir zihinsel durum “bilgi” ise, o gerekçelendirilmiş doğru inançtır. Ve eğer bir zihinsel durum gerekçelendirilmiş doğru inanç ise, o durum için “bilgi” diyebiliriz. Bu durumda teknik anlamda yanlış bilgi diye bir şey mümkün değildir. Günlük dilde ise durum farklıdır, yani "yanlış bilgi" ifadesini günlük dilde anlamlı bir şekilde kullanabiliriz. Yani, felsefecilerin önerdiği kavramsal çözümlemelerle bilgi kavramının gündelik dile yansımayan inceliklerini anlayabiliriz. Doğru yanıt C seçeneğidir.

Soru 7

.............. sunduğu argüman, bilginin üç kavramsal bileşeni veya koşulu sağlansa bile bilginin oluşamayabileceğini gösterme amacı taşır.
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Seçenekler

A
Rene Descartes'ın
B
Edmund Gettier'in
C
G. E. Moore'un
D
David Hume'un
E
John Locke'un
Açıklama:
Edmund Gettier’in sunduğu argüman, bilginin üç kavramsal bileşeni veya koşulu sağlansa bile bilginin oluşamayabileceğini gösterme amacı taşır. Doğru yanıt B seçeneğidir.

Soru 8

Edmund Gettier’in sunduğu argüman, bilginin üç kavramsal bileşeni veya koşulu sağlansa bile bilginin oluşamayabileceğini gösterme amacı taşır.
Bu durumda Gettier, bilginin üç kavramsal bileşeninin bilgi için aşağıdakilerden hangisi olmadığına vurgu yapmaktadır?

Seçenekler

A
Gereklilik
B
Ön kabul
C
Gerek koşul
D
Yeter koşul
E
Taslak
Açıklama:
Üçlü tanım konusunda Gettier’in iddiası, bir inancın gerekçelendirilmiş ve doğru olmasının bile onun bilgi olması için yeterli koşulları sağlamayabileceğidir. Doğru yanıt D seçeneğidir.

Soru 9

I. “Gerekçelendirme” ve “doğruluk” aynı kavramın iki farklı ifadesidir.
II. Bir önerme yanlış olmasına rağmen iyi gerekçelere sahip olabilir.
III. Eğer bir Ö1 önermesinden mantıksal olarak bir Ö2 önermesini türetirsek
ve eğer Ö1 önermesi iyi gerekçeleri olan bir önermeyse, Ö1 önermesinin
sonucu olan Ö2 önermesi de iyi gerekçelendirilmiş bir önerme olur.
Edmund Gettier'e göre yukarıdakilerden hangisi veya hangileri doğrudur?

Seçenekler

A
Yalnız III
B
I ve II
C
I ve III
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Gettier ünlü makalesinin başında iki önemli saptama yapar:
(1) “Gerekçelendirme” ve “doğruluk” farklı kavramlardır. Bir önerme yanlış olmasına rağmen iyi gerekçelere sahip olabilir.
(2)Eğer bir Ö1 önermesinden mantıksal olarak bir Ö2 önermesini türetirsek
ve eğer Ö1 önermesi iyi gerekçeleri olan bir önermeyse, Ö1 önermesinin
sonucu olan Ö2 önermesi de iyi gerekçelendirilmiş bir önerme olur.
Doğru yanıt D seçeneğidir.

Soru 10

Edmund Gettier ünlü makalesinde hangi bağlacın doğruluk değeri üzerindeki özelliğini kullanarak geleneksel bilgi anlayışına karşı bir senaryo oluşturmuştur?

Seçenekler

A
ama
B
ancak ve ancak
C
ise
D
ve
E
veya
Açıklama:
Hakan'ın "Elif ’in Ford marka bir arabası vardır" cümlesine yeterli gerekçelerle inandığını düşünelim. Bu cümleden mantıksal olarak "Elif ’in Ford marka bir arabası vardır VEYA Ahmet şu an Barselona’dadır" önermesi türetilebilir. Sonra da, bu senaryo kapsamında iki beklenmedik gelişmenin olduğunu düşünelim. Birincisi, Hakan’ın inancının tersine, Elif ’in Ford marka bir arabası yoktur. Yani, F önermesi gerekçeli de olsa yanlıştır. İkincisi, Ahmet tesadüfen şu an Barselona’da bulunmaktadır. Böylece Hakan’ın “VEYA” bağlacını kullanarak rastgele bir şekilde oluşturduğu üç önermeden H doğru hâle gelir. Bu da ortaya garip bir epistemolojik durumun çıkmasına neden olur. Hakan’ın bu konuda başlangıç noktası olan F inancı aslında yanlış olsa da, F’den mantıksal olarak çıkardığı H önermesi tesadüfen doğru olmuştur. Gettier de bunun gibi "veya" bağalcının özelliğini kullanmak suretiyle karşı bir senaryo öne sürmüştür. Doğru yanıt E seçeneğidir.

Soru 11

Gettier örneklerinde epistemolojik bir sorunun ortaya çıkmasının temel bir nedeni, öznelerin gerekçelendirilmiş doğru inançlarının aslında bir yanlışlığa dayanıyor olması ve ardından bu yanlış dayanağın, tesadüfen, iyi gerekçeleri olan doğru bir inancı ortaya çıkarmasıdır. Bazı felsefeciler, bu tür durumları engellemenin bir yolu olarak şöyle bir şart öne sürmüşlerdir: Bir öznenin gerekçelendirilmiş doğru inancının bilgiye dönüşmesi için, öznenin o inancının herhangi bir yanlış önermeye dayanmaması gerekir.
Gettier'e getirilen yanıtlar arasıda yukarıda ifade edileni aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Yanlış öncülleri engelleme
B
Nedensel ilişki şartı
C
Dördüncü bir koşulun tanıma eklenmesi
D
Etkisizleştirme yanıtı
E
Goldman yanıtı
Açıklama:
Gettier örneklerinde epistemolojik bir sorunun ortaya çıkmasının temel bir nedeni,öznelerin gerekçelendirilmiş doğru inançlarının aslında bir yanlışlığa dayanıyor olması ve ardından bu yanlış dayanağın, tesadüfen, iyi gerekçeleri olan doğru bir inancı ortaya çıkarmasıdır. Bazı felsefeciler, bu tür durumları engellemenin bir yolu olarak şöyle bir şart öne sürmüşlerdir: Bir öznenin gerekçelendirilmiş doğru inancının bilgiye dönüşmesi için, öznenin o inancının herhangi bir yanlış önermeye dayanmaması gerekir. Bu da "yanlış öncülleri engelleme" itirazıdır. Doğru yanıt A seçeneğidir.

Soru 12

Bilgi üzerine ayrıntılı olarak düşünen ilk filozof kimdir?

Seçenekler

A
Edmund Gettier
B
Platon
C
Goldman
D
Lehrer
E
Paxson
Açıklama:
Bilginin ne olduğunu aydınlatma konusuyla ayrıntılı ve sistematik bir tarzda
ilk ilgilenen düşünür Platon’dur. Platon Theaitetos diyaloğunda bilginin “gerekçelendirilmiş doğru inanç” olabileceği fikrini ifade eder ve eleştirel olarak irdeler.

Soru 13

I. İnanç,
II. Doğruluk
III. Gerekçelendirme
Bilginin geleneksel çözümlemesine göre yukarıdakilerden hangisi veya hangileri bilginin unsurları arasında yer alır?

Seçenekler

A
Yalnız II
B
I-III
C
I-II-III
D
Yalnız III
E
Yalnız I
Açıklama:
Bilginin geleneksel çözümlemesine göre, “inanç”, “doğruluk” ve “gerekçelendirme” bilginin üç kavramsal bileşenidir. Çözümlemelerin bir tanım oluşturup oluşturmadığı ise tartışmaya açık bir konudur.

Soru 14

Aşağıdaki düşünürlerden hangisi Gettier'in yıkıcı argümanına verilen "Nedensel İlişki Şartı" yanıtının önde gelen savunucularındandır?

Seçenekler

A
G. E. Moore
B
Keith Lehrer
C
Alvin Goldman
D
Thomas Paxson
E
W. V. O. Quine
Açıklama:
Nedensellik görüşünün en önde gelen savunucularından Alvin Goldman’a (1967) göre, önermesel bilginin tanımın şu şekilde verebiliriz: "Ö önermesi K kişisinin Ö’ye ilişkin inancı ile uygun bir nedensel ilişki içinde olmalıdır." Doğru yanıt C seçeneğidir.

Soru 15

Aşağıdakilerden hangisi ya da hangileri Gettier'in bilgiye ilişkin görüşleri arasında sayılabilir?
I. Bilginin üç koşulunun birden sağlanması durumunda bile tümcesel bilgi oluşmayabilir.
II. Bir inancın gerekçelendirilmiş ve doğru olmasının bile onun bilgi olması için yeterli koşulları sağlayamayabilir.
III. Eğer bir tanım evrensel olarak doğru değilse onun gerçek bir
tanım olduğundan söz etmek olanaksız hâle gelebilir.

Seçenekler

A
I-II-III
B
I-II
C
I-III
D
II-III
E
Yalnız II
Açıklama:
Kuramsal incelikleri ne olursa olsun, “bilginin üçlü tanımı” olarak kabul gören
çözümlemenin epistemolojide çok önemli bir yer tuttuğu açıktır. Felsefeciler üçlü
tanımın bilgi kavramını en iyi şekilde aydınlatan betimleme olduğunda uzlaşmışlardır. Ancak Edmund Gettier’in 1963’de yayımlanan “Gerekçelendirilmiş Doğru
İnanç Bilgi midir?” başlıklı makalesi, bilginin üç koşulunun birden sağlanması
durumunda bile tümcesel bilginin oluşmayabileceğini göstererek önermesel bilgi
alanında büyük bir sarsıntı yaratmıştır.

Soru 16

Tesadüfen doğru çıkan inançları bilgi saymak neden oldukça sorunlu bir yaklaşımdır?

Seçenekler

A
insan bilgisinin en ayırt edici özelliği olan logos yetisini devre dışı bırakması nedeniyle
B
insan bilgisinin en ayırt edici özelliği olan düşünme yetisini devre dışı bırakması nedeniyle
C
insan bilgisinin en ayırt edici özelliği olan zihin yetisini devre dışı bırakması nedeniyle
D
insan bilgisinin en ayırt edici özelliği olan inanç yetisini devre dışı bırakması nedeniyle
E
insan bilgisinin en ayırt edici özelliği olan gerekçelendirme yetisini devre dışı bırakması nedeniyle
Açıklama:
Tesadüfen doğru çıkan inançları bilgi saymak, aslında, insan bilgisinin en ayırt edici özelliği olan logos yetisini devre dışı bırakması nedeniyle oldukça sorunlu bir yaklaşımdır. Doğru cevap A'dır.

Soru 17

Üçlü tanım konusunda Gettier’in iddiası aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
bir inancın gerekçelendirilmiş ve doğru olmasının bile onun bilgi olması için yeterli koşulları sağlamayabileceği
B
klasik bilgi tanımının olumsal olarak geçerli bir ifade olduğu kanısını felsefi bir yöntem kullanarak yıkması
C
Gettier karşı argümanını oluştururken mantıksal yapı açısından birbirine benzemeyen iki farklı senaryo kullanması
D
geleneksel bilgi tanımının yerine yeni bir bilgi tanımı yapmak
E
klasik tanımın yetersizliğini gidermek
Açıklama:
Üçlü tanım konusunda Gettier’in iddiası, bir inancın gerekçelendirilmiş ve doğru olmasının bile onun bilgi olması için yeterli koşulları sağlamayabileceğidir. Doğru cevap A'dır.

Soru 18

Gerekçelendirilmiş inançların yanlış önermelere dayanmaması gerektiği şartı neyi ifade etmektedir?

Seçenekler

A
Bir öznenin gerekçelendirilmiş doğru inancının bilgiye dönüşmesi için, öznenin
o inancının herhangi bir yanlış önermeye dayanmaması gerekir.
B
Gerekçeli inançlarla o inançların dünyadaki kökenleri arasındaki nedensel bağın kopukluğu.
C
Geleneksel tanımın üç gerekli şartını dördüncü bir koşulla desteklemek ve böylece bu dört koşulun bir araya geldiğinde bilginin oluşumunda yeterli olmasını sağlamaktır.
D
Bilginin temel kavramsal unsurlarından bazıları üzerine özellikle odaklaşarak daha derin bir irdeleme sunmayı denemişlerdir.
E
Mantıksal yapı açısından birbirine benzeyen iki farklı senaryonun kullanılmasıdır.
Açıklama:
Gettier örneklerinde epistemolojik bir sorunun
ortaya çıkmasının temel bir nedeni, öznelerin gerekçelendirilmiş doğru inançlarının aslında bir yanlışlığa dayanıyor olması ve ardından bu yanlış dayanağın,
tesadüfen, iyi gerekçeleri olan doğru bir inancı ortaya çıkarmasıdır. Bazı felsefeciler, bu tür durumları engellemenin bir yolu olarak şöyle bir şart öne sürmüşlerdir:
Bir öznenin gerekçelendirilmiş doğru inancının bilgiye dönüşmesi için, öznenin
o inancının herhangi bir yanlış önermeye dayanmaması gerekir.

Soru 19

Aşağıdakilerden hangisi ya da hangileri "bilgi" için doğru olmaz?

Seçenekler

A
Bilgi rastgele olmayan bir zihinsel durumdur.
B
Bilgi gerçeklik veya dünya içindeki nesnelerin ya da oluşumların özneler tarafından kavranması ile ilgilidir.
C
Bilgi ve inanç farklı ele alınması gereken zihinsel durumları ifade etmektedirler.
D
Bilginin deneyimsel koşullarının yerine gelmesi genellikle fiziksel ve pratik
şartların uygun olmasıyla ilgilidir
E
Felsefeciler bilgiye kavramsal olarak yaklaşırlar ve bilginin kavramsal gerektirmelerini aydınlatmaya çalışırlar.
Açıklama:
Bilgi ve inanç, her ikisi de zihinsel durumlar olmaları itibarıyla, benzerlikler gösteren kavramlardır. Ancak daha önce de belirttiğimiz gibi,
bir insanın sahip olabileceği deneyimsel inançlar üzerinde çok büyük ontolojik
ve epistemolojik kısıtlamalar yokken, bilgi iddiaları üzerinde ciddi kısıtlamalar
olacağı açıktır.

Soru 20

Gettier’in makalesi yayımlandıktan sonra nasıl ortaya çıkan kuramsal sorunu gidermeye çalışmışlardır?

Seçenekler

A
Klasik tanımdaki mantıksal hatayı tespit etmişlerdir.
B
Gettier'in kuramının eksiklerini gidermişlerdir.
C
Gettier'in kuramını çürütmüşlerdir
D
Bilgi kuramcıları bilginin klasik tanımını terk ederek tamamen yeni bir tanım getirmişlerdir.
E
Bilgi kuramcıları bilginin klasik tanımı üzerinde değişiklikler yapmışlardır.
Açıklama:
Gettier’in makalesi yayımlandıktan sonra bilgi kuramcıları bilginin klasik tanımı üzerinde değişiklikler yaparak ortaya çıkan kuramsal sorunu gidermeye ve, bir anlamda, tanımı “kurtarmaya” çalışmışlardır. Doğru cevap E'dir.

Soru 21

I. Yanlış öncülleri engelleme
II. Nedensel ilişki şartı
III. Dördüncü bir koşulun tanıma eklenmesi
IV. Gettier'in ön koşul şartının hatasının tespit edilmesi
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri Gettier'in makalesinden sonra ortaya çıkan kuramsal sorunu giderip klasik bilgi tanımını kurtarmaya çalışan yanıtlar arasında gösterilebilir?

Seçenekler

A
I ve II
B
II ve III
C
II, III ve IV
D
I, II ve III
E
I ve IV
Açıklama:
Yanlış öncülleri engelleme, nedensel ilişki şartı, dördüncü bir koşulun tanıma eklenmesi Gettier'e getirilen yanıtlardır. Doğru cevap D'dir.

Soru 22

Gettier örneklerinde epistemolojik bir sorunun ortaya çıkmasının temel bir nedeni, öznelerin gerekçelendirilmiş doğru inançlarının aslında bir yanlışlığa dayanıyor olması ve ardından bu yanlış dayanağın, tesadüfen, iyi gerekçeleri olan doğru bir inancı ortaya çıkarmasıdır. Bazı felsefeciler, bu tür durumları engellemenin bir yolu olarak nasıl bir şart öne sürmüşlerdir?

Seçenekler

A
Bir öznenin gerekçelendirilmiş doğru inancının bilgiye dönüşmesi için, öznenin o inancının herhangi bir doğru önermeye dayanmaması gerekir fikrini ortaya atmışlardır.
B
Gettier'in bilgi tanımına yapılacak bir ekleme ile bilginin tanımında veya analizindeki eksikliğin giderilebileceği düşüncesini öne sürmüşlerdir.
C
Geleneksel tanıma yapılacak bir ekleme ile bilginin tanımında veya analizindeki eksikliğin giderilebileceği düşüncesini öne sürmüşlerdir.
D
Bazı felsefeciler, bilginin oluşması için, ele alınan bir Ö önermesinin (veya inancının) nedeninin Ö olgusu olması gerektiğini savlamışlardır.
E
Bir öznenin gerekçelendirilmiş doğru inancının bilgiye dönüşmesi için, öznenin o inancının herhangi bir yanlış önermeye dayanmaması gerekir fikrini ortaya atmışlardır.
Açıklama:
Gettier örneklerinde epistemolojik bir sorunun ortaya çıkmasının temel bir nedeni, öznelerin gerekçelendirilmiş doğru inançlarının aslında bir yanlışlığa dayanıyor olması ve ardından bu yanlış dayanağın, tesadüfen, iyi gerekçeleri olan doğru bir inancı ortaya çıkarmasıdır. Bazı felsefeciler, bu tür durumları engellemenin bir yolu olarak şöyle bir şart öne sürmüşlerdir: Bir öznenin gerekçelendirilmiş doğru inancının bilgiye dönüşmesi için, öznenin o inancının herhangi bir yanlış önermeye dayanmaması gerekir. Doğru cevap E'dir.

Soru 23

Lehrer ve Paxson’a göre, bir inancın bilgi olması için gerekçelendirilimiş ve doğru olması yetmez; o inancın gerekçelendirilme süreci kapsamında, aşağıdakilerden hangisine ek olarak gereksinim duyulur?

Seçenekler

A
öznenin gerekçelerini “etkisizleştiren” herhangi bir yanlış önerme olmamalıdır
B
öznenin gerekçelerini “etkisizleştiren” herhangi bir doğru önerme olmamalıdır
C
öznenin inancını “etkisizleştiren” herhangi bir yanlış önerme olmamalıdır
D
öznenin inancını “etkisizleştiren” herhangi bir doğru önerme olmamalıdır
E
öznenin bilgisini “etkisizleştiren” herhangi bir yanlış önerme olmamalıdır
Açıklama:
Lehrer ve Paxson’a göre, bir inancın bilgi olması için gerekçelendirilimiş ve doğru olması yetmez; o inancın gerekçelendirilme süreci kapsamında, öznenin gerekçelerini “etkisizleştiren” herhangi bir doğru önerme olmamalıdır. Eğer böyle bir doğru önerme varsa, öznenin gerekçelendirmesi bozulmuş, inancı “gerekçelendirilimiş doğru inanç” olmaktan çıkmış ve böylece bilgi gerçekleşmemiş diyebiliriz. Doğru cevap B'dir.

Soru 24

I. Bu sayede, anlam dünyamız üzerinde belli “düzeltmeler” yapmak olanaklı duruma gelir.
II. Bazen bizim zihnimizdeki tanımların hatalarını düzeltebilir.
III. Bu sayede, bilgi birikimimiz üzerinde belli “düzeltmeler” yapmak olanaklı duruma gelir.
IV. Bazen bizim zihnimizdeki tanımların ayrıntılarındaki eksiklikleri giderebilir.
Felsefecilerin, bilginin tanımı hakkında sunduğu çözümlemeler gündelik dilsel kullanıma aynen geçmek zorunda değildir. Bu çözümlemeler yukarıdaki sayılanlardan hangisi ya da hangileri bu çözümlemelerin ortaya çıkarmış olduğu faydaları olarak sayılabilir?

Seçenekler

A
I, II ve IV
B
Yalnız III
C
I ve III
D
II ve IV
E
I, II ve III
Açıklama:
Uzmanların araştırmaları ve çözümlemeleri sayesinde, anlam dünyamız üzerinde belli “düzeltmeler” ve “ayarlar” yapmak olanaklı duruma gelir. Başka bir deyişle, bilimsel ve felsefi çözümlemelerin sonuçları bazen bizim zihnimizdeki tanımların hatalarını düzeltebilir veya ayrıntılardaki eksiklikleri giderebilir. O yüzden, bilginin “gerekçelendirilmiş doğru inanç” olduğunu söylemek, gündelik tanımlarımız ve gündelik anlam dünyamız açısından çok yararlı olmasa da, anlamayı pekiştiren ve geliştiren bir yön taşıyabilir. Doğru cevap A'dır.

Soru 25

Felsefecilerin bilgi konusunda sundukları kavramsal irdelemelerin bilimsel veya gözlemsel açıklamalarından farkı net bir şekilde belirtebilmek için ne yapılması gerekmektedir?

Seçenekler

A
bilinen koşullar ile bilinmeyen koşulları birbirinden ayırmak
B
gerekçelendirme koşulları ile inanç koşullarını birbirinden ayırmak
C
kavramsal koşulları ile deneyimsel koşullarını birbirinden ayırmak
D
bilimsel koşulları ile felsefi koşullarını birbirinden ayırmak
E
özel koşulları ile özsel olmayan koşulları birbirinden ayırmak
Açıklama:
Felsefecilerin bilgi konusunda sundukları kavramsal irdelemelerin bilimsel veya gözlemsel açıklamalarından farkı net bir şekilde belirtebilmek için, bilginin oluşmasının kavramsal koşulları ile deneyimsel koşullarını birbirinden ayırmamız gerekiyor. Doğru cevap C'dir.

Soru 26

"Bütün kargalar siyahtır." Bir gün farklı renkte bir karga türü ile karşılaşılması fikri Gettier'ın hangi bakış açısını yansıtmaktadır?

Seçenekler

A
Karşı örnekler ve yanlışlayıcı argümanlar aracılığıyla bir genellemenin geçersiz olması.
B
“Gerekçelendirme” ve “doğruluk” farklı kavramlardır. Bir önerme yanlış olmasına rağmen iyi gerekçelere sahip olabilir.
C
Gettier’in eleştirisi ışığında önerilen üçüncü çözüm, üçlü analizin dördüncü bir koşulla desteklenmesidir.
D
Gerekçelendirilmiş inançların yanlış önermelere dayanmaması gerektiği şartını getirmektir.
E
Bilginin olgularla uygun bir nedensellik ilişkisi içinde ortaya çıkması gerektiğini belirtmektir.
Açıklama:
Gettier’in klasik tanıma ilişkin akıl yürütmesinin ve itirazının nasıl bir yapıda olduğuna bakalım. Gettier’in kullandığı felsefi yöntem, karşı örnekler ve yanlışlayıcı argümanlar aracılığıyla bir genellemenin geçersiz olduğunu gösterme amacını taşır. Örneğin, “Bütün kargalar siyahtır” gibi evrensel bir iddiayı ele alalım. Bu iddiaya göre, eğer evrende bulunan bir nesne karga ise, o nesne siyah renktedir. Siyah bir karga gözlemlediğimiz zaman, “Bütün kargalar siyahtır” iddiasını test edip onaylamış oluruz. Diyelim ki, bir gün, tüylerinin rengi doğal olarak yeşil olan ancak bunun dışında biyolojik açıdan bir karganın tüm özelliklerini taşıyan bir hayvan keşfediyoruz. Eğer o hayvanın bir karga olduğu saptanırsa, “Bütün kargalar siyahtır” önermesi yanlışlanmış demektir.

Soru 27

Alvin Goldman önermesel bilgisindeki önemli nokta nedir?

Seçenekler

A
Klasik bilgi tanımına dayandırılması
B
Bilginin doğru inanç ile ilişkilendirilmesi
C
Bilginin gerekçelendirilmesi
D
Goldman’ın bilgiyi tanımlarken üçlü yapıyı terketmesi ve “gerekçelendirme” şartını gündeme getirmemesidir.
E
Bilginin yeter koşulu ile ilişkilendirilmesi
Açıklama:
Nedensel ilişki şartını öne süren felsefeciler, bilginin oluşması için, ele alınan
bir Ö önermesinin (veya inancının) nedeninin Ö olgusu olması gerektiğini savlarlar. Nedensellik görüşünün en önde gelen savunucularından Alvin Goldman’a 1967 göre, önermesel bilginin tanımın şu şekilde verebiliriz:
(d) Eğer ve sadece aşağıdaki koşullar sağlanırsa K kişisi Ö önermesini biliyordur: Ö önermesi K kişisinin Ö’ye ilişkin inancı ile uygun bir nedensel ilişki içinde olmalıdır. Bu tanımda ilginç olan nokta, Goldman’ın bilgiyi tanımlarken üçlü yapıyı terketmesi ve “gerekçelendirme” şartını gündeme getirmemesidir.

Soru 28

Etkisizleştirici kavramı aşağıdakilerden hangisini ifade etmektedir?

Seçenekler

A
Gerekçeleri ortadan kaldıran doğru önerme
B
Nedensel ilişki şartı
C
Doğru ve gerekçeli inanç
D
Yeter koşul
E
Kavramsal çözümleme
Açıklama:
Ekbir koşul olan (iv)’ün geleneksel tanıma yaptığı katkıyı şimdi daha açık bir şekilde ifade edelim. Lehrer ve Paxson’a göre, bir inancın bilgi olması için gerekçelendirilimiş ve doğru olması yetmez; o inancın gerekçelendirilme süreci kapsamında, öznenin gerekçelerini “etkisizleştiren” herhangi bir doğru önerme olmamalıdır. Eğer böyle bir doğru önerme varsa, öznenin gerekçelendirmesi bozulmuş, inancı “gerekçelendirilimiş doğru inanç” olmaktan çıkmış ve böylece bilgi gerçekleşmemiş diyebiliriz.

Soru 29

"Ad Hoc" ne anlama gelmektedir?

Seçenekler

A
İnanç
B
İrade
C
Bu amaçla
D
Gerekçe
E
Yeter koşul
Açıklama:
Daha genel bir sorun olarak, dördüncü koşul yaklaşımlarının ad hoc olma riski vardır. ‘Ad hoc’ Latince bir deyim olup, kabaca “bu amaçla” anlamına gelmektedir. Daha açık yazarsak, ‘ad hoc’ deyimi “belirli bir amaca veya soruna yönelik olarak” anlamına gelir ve genellikle bir kuramı veya görüşü zorluklarından kurtarmak için uydurulmuş “günü kurtarıcı” açıklamalar için kullanılır.

Soru 30

Gerekçelendirilmiş doğru inanç ifadesi nasıl isimlendirilmektedir?

Seçenekler

A
Bilgi inancı
B
Bilginin üçlü tanımı
C
Bilginin yeter koşulu
D
Bilginin etkisizleştirilmesi
E
Bilginin kavramsal çözümü
Açıklama:
Bilgi konusunda Platon’dan devralınan “gerekçelendirilmiş doğru inanç” ifadesinin bilginin tanımı konusunda çalışan düşünürler için çok önemli olduğunu söyleyebiliriz. Bu ifadeye bazen bilginin üçlü tanımı veya bilginin klasik tanımı adı da verilmiştir

Soru 31

Bilginin tanımının, bilginin kavramsal çözümlemesinden farklı olarak hangi özelliği taşıması gerekir?

Seçenekler

A
Bilginin etik boyutunu yansıtması
B
Bilginin gündelik yaşamdaki işlevini ortaya koyması
C
Bilgi kavramının anlamını yansıtması
D
Bilginin gözlemsel yönünü yansıtması
E
Bilgi kavramını kuramsal bir çerçevede sunması
Açıklama:
“Bilginin çözümlemesi” ve “bilginin tanımı” kavramlarının inceliklerini açıklayabileceksiniz.

Soru 32

"Etkisizleştirici" kavramının açıklaması aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Bilişsel kapasiteleri işlevsiz hale getiren neden
B
Bilginin oluşumuna etki eden yeterli koşul
C
İnancı gerekçelendirmede yetersiz olan argüman
D
Gerekçeleri ortadan kaldıran doğru önerme
E
Yanlış inanca yol açan neden
Açıklama:
Bilgi kavramını oluşturan esas unsurları açıklayabileceksiniz.
D

Soru 33

Gettier'in epistemolojide çığır açan ünlü makalesine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Yanlış olan bir önermenin gerekçelendirilmesi olanaklıdır.
B
"Gerekçelendirme" ve "doğruluk" farklı kavramlardır.
C
Gettier'in makalesinde kullandığı felsefi yöntem karşı örnekler sunmaktır.
D
Bir inancın doğru ve gerekçeli olabilmesi durumunda bile bilgi ortaya çıkamayabilir.
E
Bilgi gerekçelendirilmiş doğru inançtır.
Açıklama:
Edmund Gettier’in argümanının ve ona verilen yanıtların bilgi kavramının çözümlemesi açısından ne sonuçlar verdiğini açıklayabileceksiniz.

Soru 34

Logos kavramı ne anlama gelmektedir?

Seçenekler

A
Doğruyu tutturma becerisi
B
Bir önermeye koşulsuz inanma
C
Bir inancın doğru olduğunu saptama
D
İnsan bilgisinin ayırt edici özelliği olan yeti
E
Doğruyu biliyormuş gibi görünme becerisi
Açıklama:
Tesadüfen doğru çıkan inançları bilgi saymak, aslında, insan bilgisinin en ayırt edici özelliği olan logos yetisini devre dışı bırakması nedeniyle oldukça sorunlu bir yaklaşımdır.

Soru 35

İnsan ne zaman gerçekten bilgi sahibi olmuş kabul edilmelidir?

Seçenekler

A
Bilgi doğru olduğunda
B
Bilgi gerekçelendirilebildiğinde
C
Bilgi bir kanıta dayandırıldığında
D
Bilginin doğruluğuna inanıldığında
E
Bilgi doğru bir inançtan doğduğunda
Açıklama:
Çocuk kendisine öğretilen o “doğru” önermeyi başka deneyimsel ve bilimsel bilgilerle bağdaştırıp gerekçelendirmeyi başardığı anda gerçekten “bilgi sahibi” olmuş demektir.

Soru 36

Bilginin geleneksel çözümlemesine göre, aşağıdakilerden hangisi bilginin kavramsal bileşenlerinden biridir?

Seçenekler

A
İnanç
B
Bilimsellik
C
Analitiklik
D
Anlamlılık
E
Tartışılabilirlik
Açıklama:
Bilginin geleneksel çözümlemesine göre, “inanç”, “doğruluk” ve “gerekçelendirme” bilginin üç kavramsal bileşenidir.

Soru 37

Edmund Gettier'in argümanı neyi göstermeyi amaçlamaktadır?

Seçenekler

A
Bilginin oluşumunda üç kavramsal bileşenin bir arada olması gerekmez.
B
Bilginin üç kavramsal bileşeni bile bilginin oluşumuna yetmeyebilir.
C
Ancak bilginin üç koşulu sağlandığında tümcesel bilgi oluşur.
D
Bir tanım evrensel ise o tanım doğrudur.
E
Üç koşuldan ikisi bilginin oluşumunda yeterlidir.
Açıklama:
Edmund Gettier’in sunduğu argüman, bilginin üç kavramsal bileşeni veya koşulu sağlansa bile bilginin oluşamayabileceğini gösterme amacı taşır.

Soru 38

Aşağıdaki kavramlardan hangisi Edmund Gettier'in üçlü tanımlama şekillerinden herhangi birinde bulunmamaktadır?

Seçenekler

A
Kanıt
B
Doğruluk
C
Deneyimleme
D
İnanç
E
Emin olma
Açıklama:
Gettier’in ünlü makalesi, önermesel bilginin üçlü tanımının farklı şekillerde sunulabileceğini belirterek başlar. Bu seçenekler aşağıda verildiği gibidir:
(a) Eğer ve sadece aşağıdaki koşullar sağlanırsa K kişisi Ö önermesini biliyordur:
(i) Ö doğrudur
(ii) K kişisi Ö’ye inanır
(iii) K kişisinin Ö’ye inanması için gerekçe vardır
(b) Eğer ve sadece aşağıdaki koşullar sağlanırsa K kişisi Ö önermesini biliyordur: (i) K kişisi Ö’yü kabul etmektedir
(ii) K kişisi Ö için yeterli kanıta sahiptir
(iii) Ö doğrudur
(c) Eğer ve sadece aşağıdaki koşullar sağlanırsa K kişisi Ö önermesini biliyordur:
(i) Ö doğrudur
(ii) K kişisi Ö’nün doğruluğundan emindir
(iii) K kişisi Ö’nün doğru olduğundan [elindeki kanıtlar itibarıyla] emin olma hakkına sahiptir

Soru 39

Aşağıdakilerden hangisi Gettier'in bilginin klasik tanımı üstüne ortaya attığı soruna yönelik geliştirilen çözümlerden biri değildir?

Seçenekler

A
İnancı yanlış bir önermeye dayandırmama
B
Bilginin nedensel ilişki içinde olması
C
Üçlü analize dördüncü bir koşul eklenmesi
D
Gerekçeyi yok eden doğru önermeyi etkisizleştirme
E
Üçlü analiz koşullarının tamamının yenilenmesi
Açıklama:
Yanlış öncülleri engelleme, nedensel ilişki şartı, dördüncü koşulun tanıma eklenmesi Gettier'in bilginin klasik tanımı üstüne ortaya attığı soruna yönelik geliştirilen çözümlerdir. D seçeneği C seçeneğinin açıklamasıdır. E seçeneği önerilen çözümlerden biri değildir.

Soru 40

Aşağıdakilerden hangisi "bir insanın ölmüş olması, uçaktan düşmenin gerektirdiği bir durumdur" anlamına gelmektedir?

Seçenekler

A
Eğer bir insan 10 kilometre yüksekten uçan bir uçaktan (paraşütsüz) düşerse ölür.
B
Eğer bir insan uçaktan düşerse, o kişi ölür.
C
Bir insan ancak (veya sadece) bir uçaktan düşerse ölür.
D
Bir insanın uçaktan düşmesi ancak (yalnızca) ölmüş olmakla sonuçlanabilir.
E
Bir insan uçaktan düşmüştür, eğer ki o kişi öldüyse.
Açıklama:
Bir insanın ölmüş olması, uçaktan düşmenin gerektirdiği bir durumdur. Bu durumu karşılayan ifade “Bir insanın uçaktan düşmesi ancak (yalnızca) ölmüş olmakla sonuçlanabilir” cümlesidir.

Soru 41

Bilginin kavramsal unsurları kapsamında "tesadüfen doğru olan inanç ________ değildir" cümlesinde yer alan boşluğa aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Seçenekler

A
Bilgi
B
Önerme
C
Kesin
D
Gerekçe
E
Anlamlı
Açıklama:
Bir inancın doğru olması onu “bilgi” statüsüne çıkarmayabilir. Tesadüfen doğru olan inançlar “bilgi” değildir.

Soru 42

Bilginin ne olduğunu aydınlatma konusuyla ayrıntılı ve sistematik bir tarzda ilk ilgilenen düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Aristotales
B
Platon
C
Sokrates
D
Descartes
E
Konfüçyüs
Açıklama:
Bilginin ne olduğunu aydınlatma konusuyla ayrıntılı ve sistematik bir tarzda ilk ilgilenen düşünür Platon'dur.

Soru 43

Bilgi kavramının unsurları kapsamında "___________ boyutta inanç sahibi olmak önermesel bilginin oluşması için yeterli değildir" ifadesinde yer alan boşluğa aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Seçenekler

A
Kavramsal
B
Kişisel
C
Deneyimsel
D
Bilimsel
E
Bilişsel
Açıklama:
Deneyimsel boyutta inanç sahibi olmak önermesel bilginin oluşması için yeterli değildir.

Soru 44

Bilgi, “doğru inanç” kavramıyla eşlenik olamaz bilgi iyi gerekçelendirilmiş doğru inanç gibi bir tanımla daha doğru bir şekilde ifade edilebilir. Tanımı hangi düşünür tarafından yapılmıştır?

Seçenekler

A
Platon
B
Descartes
C
P. Sartre
D
Kant
E
Pisagor
Açıklama:
Bu tanım veya betimleme, ilk olarak Platon tarafından ifade edilmiş olsa da, onun bilgi konusunda savunduğu esas görüşü değildir. Bununla birlikte, Platon’un dile getirdiği “gerekçesi olan doğru inanç” ifadesi pek çok felsefeci tarafından benimsenmiş ve bilginin en iyi tanımı olarak kabul edilmiştir.

Soru 45

Bilginin geleneksel çözümlemesine göre, bilginin kavramsal bileşenleri aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
İnanç- Kuvvet- Akıl
B
İman- Güç- Denge
C
İnanç- Doğruluk- Gerekçelendirme
D
Hakikat- Akıl- Varolma
E
Hiçlik- Akıl- İnanç
Açıklama:
Bilginin geleneksel çözümlemesine göre, “İnanç”, “doğruluk” ve “gerekçelendirme” bilginin üç kavramsal bileşenidir. Çözümlemelerin bir tanım oluşturup oluşturmadığı ise tartışmaya açık bir konudur.

Soru 46

1963’de yayımlanan “Gerekçelendirilmiş Doğru İnanç Bilgi midir?” başlıklı makale kime aittir?

Seçenekler

A
Charles Dickens
B
Edmund Gettier
C
John Dewey
D
L. Wittgenstein
E
B. Russell
Açıklama:
Edmund Gettier’in 1963’de yayımlanan “Gerekçelendirilmiş Doğru İnanç Bilgi midir?” başlıklı makalesi, bilginin üç koşulunun birden sağlanması durumunda bile tümcesel bilginin oluşmayabileceğim göstererek önermesel bilgi alanında büyük bir sarsıntı yaratmıştır.

Soru 47

Edmund Gettier’in sunduğu argümanın ana amacı nedir?

Seçenekler

A
Bilgi kuramlarını açıklama
B
Bilgi ve insan etkileşimini gösterme
C
Bilgiye ulaşmada yöntemleri araştırma
D
Bilgininin kavramsallar koşullarını gösterme
E
Bilginin üç kavramsal bileşeni veya koşulu sağlansa bile bilginin oluşamayabileceğini gösterme
Açıklama:
Edmund Gettier’in sunduğu argüman, bilginin üç kavramsal bileşeni veya koşulu sağlansa bile bilginin oluşamayabileceğini gösterme amacı taşır.

Soru 48

Aşağıdakilerden hangisi Gettier’in Ünlü makalesinde yer alan tanımlamalardan biridir?

Seçenekler

A
Bilginin üç koşulunun her biri bilgi için gereklidir
B
Bilginin sadece iki koşulu için bilgi gereklidir
C
Gerçeklik araştırılmalıdır.
D
Önerme en önemli etkendir.
E
Bilginin üç koşulunun her biri bilgi için gerekli değildir.
Açıklama:
Üçlü çözümleme bilginin gerek ve yeter koşullarını ortaya koyar. Bilginin üç koşulunun her biri bilgi İçin gereklidir. Geleneksel görüşe göre, bu koşullar ayrıca toplu halde bilginin yeter koşulunu sağlar.

Soru 49

Gettier’in kullandığı felsefi yöntem aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Sadece Argümanlar
B
Kuvvet ve İnanç
C
Antitez ve örneklem
D
Karşı örnekler ve yanlışlayıcı argümanlar
E
Önerme ve tartışmalar
Açıklama:
Gettier’in kullandığı felsefi yöntem, karşı örnekler ve yanlışlayıcı argümanlar aracılığıyla bir genellemenin geçersiz olduğunu gösterme amacını taşır. Örneğin, “Bütün kargalar siyahtır” gibi evrensel bir iddiayı ele alalım. Bu iddiaya göre, eğer evrende bulunan bir nesne karga ise, o nesne siyah renktedir. Siyah bir karga gözlemlediğimiz zaman, “Bütün kargalar siyahtır” iddiasını test edip onaylamış oluruz.

Soru 50

Gettier karşı argümanın oluştururken mantıksal yap açısından birbirine benzeyen kaç farklı senaryo kullanır?

Seçenekler

A
2
B
3
C
4
D
5
E
6
Açıklama:
Gettier karşı argümanın oluştururken mantıksal yap açısından birbirine benzeyen iki farklı senaryo kullanır.

Soru 51

Gettier’in eleştirisi ışığında önerilen ilk çözüm aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
İnanç ve önermeler arasında bağlantı kurmak
B
Yanlış önermeleri elemek
C
İnsan ve önermeleri ile ilgili baskı oluşturmak
D
Gerekçelendirilmiş inançların yanlış önermelere dayanmaması gerektiği şartını getirmektir
E
Olduğu gibi kabul etmek
Açıklama:
Gettier’in eleştirisi ışığında önerilen İlk çözüm, gerekçelendirilmiş inançların yanlış önermelere dayanmaması gerektiği şartını getirmektir.

Soru 52

“Gettier’in eleştirisi ışığında önerilen ikinci çözüm aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Yanlış önermeleri elemek
B
Karşılık Kuramı kapsamında olguları incelemek
C
Olguculuk kavramının tanımıyla uyumlu eleştiri yakalamak
D
Hiççilik
E
Bilginin olgularla uygun bir nedensellik ilişkisi içinde ortaya çıkması gerektiğini belirtmektir.
Açıklama:
Gettier’in eleştirisi ışığında önerilen ikinci çözüm, bilginin olgularla uygun bir nedensellik ilişkisi İçinde ortaya çıkması gerektiğini belirtmektir.

Soru 53

Gettier’in eleştirisi ışığında önerilen üçüncü çözüm aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
İkili analiz yapılmalı
B
Üçlü analizin dördüncü bir koşulla desteklenmesidir
C
Tüm olgular analiz yapılmadan kabul edilmeli
D
Gereksizlik kuramıyla üçlü analiz kıyaslanmalı
E
İkili analiz üç aşamaya çıkarılmalı
Açıklama:
Gettier’in eleştirisi ışığında önerilen üçüncü çözüm, üçlü analizin dördüncü bir koşulla desteklenmesidir.

Soru 54

Aşağıdakilerden hangisi bilginin oluşmasını sağlayan kavramsal unsurlardan biri değildir?

Seçenekler

A
Algı
B
Kanıtlama
C
Gerekçelendirme
D
Doğru
E
İnanç
Açıklama:
İnanç ve doğruya ek olarak, gerekçelendirme de bilginin önemli bir kavramsal unsurudur. Gerekçelendirme insan bilgisinin temel bir unsurudur. Kanıtlama ise gerekçelendirme ile aynı anlamı taşıdığı için algı bilginin oluşmasını sağlayan bir unsur değildir.

Soru 55

Yıldızlı bir havada gökyüzüne bakan iki arkadaştan biri diğerine şimdi bir yıldız kayacak inanıyorum der. Ve gerçekten de yıldız kayar. Ancak arkadaşı bu ifadenin bir bilgi olmadığını söyler.
Aşağıdakilerden hangi neden bu ifadenin bir bilgi olmadığını açıklar ?

Seçenekler

A
Bilgi ile doğruluk ayrı kavramlardır.
B
Arkadaşlar birbirlerine inanmazlar.
C
Yıldız kayması gözle görülmez.
D
İkisi de gökbilimci değildir.
E
Tesadüfen doğru olan inançlar bilgi değildir.
Açıklama:
Bir inancın doğru olması onu “bilgi” statüsüne çıkarmayabilir. Önermesel bilgi “inanç” olmaktan ziyade doğru inanç olmak zorundadır. Tesadüfen doğru olan inançlar bilgi değildir.

Soru 56

“Gerekçelendirilmiş doğru inanç bilgidir” Bu ifade ilk olarak aşağıdaki hangi filozof tarafından ele alınmıştır?

Seçenekler

A
Descartes
B
Platon
C
Aristoteles
D
Gettier
E
Wittgenstein
Açıklama:
Bu tanım pek çok felsefeci tarafından ele alınmış olsa da onu ilk defa dile getiren Platon’dur.

Soru 57

Aşağıdaki ifadelerden hangisi “su” kavramının kavramsal bir çözümlemesidir?

Seçenekler

A
Su hayattır.
B
Su sıcaktır.
C
Su, oda sıcaklığında sıvı durumunda bulunan, renksiz, kokusuz, tatsız, içilebilen bir maddedir.
D
Su, H2O ile ifade edilir.
E
Su Thales’e göre evrenin ilk maddesidir.
Açıklama:
Kavramsal çözümleme bir kavramı oluşturan diğer kavramsal bileşenleri bulmaktan geçer. Şıklar arasında su kavramının bileşenleri "Su, oda sıcaklığında sıvı durumunda bulunan, renksiz, kokusuz, tatsız, içilebilen bir maddedir" şeklinde doğru olarak verilmiştir. Şıklardaki diğer ifadeler ya suyun özelliklerini ya kimyasal sembolünü ya da ona yüklenen anlamı ifade etmektedir.

Soru 58

Edmud Gettier 1963’de yayımlanan “Gerekçelendirilmiş Doğru İnanç Bilgi midir?” başlıklı makalesinde aşağıdaki argümanlardan hangisini savunmaktadır?

Seçenekler

A
Bilgi inanç, doğru ve gerekçenin biraraya gelmesi ile oluşur.
B
Doğru bilgi yoktur.
C
İnanç, gerekçe ve doğruluk bilginin gerekli koşulları olup ancak yeterli koşulları değildir.
D
Bilginin kavramsal çözümlemesi, inanç, doğru ve gerekçedir.
E
Bilgi episteme ve doxa olarak ikiye ayrılır.
Açıklama:
Gettier bu makalesinde sunduğu argüman, bilginin üç kavramsal bileşeni veya koşulu sağlansa bile bilginin oluşamayabileceğini gösterme amacı taşır. Dolayısıyla Gettier’e göre doğruluk, inanç ve gerekçe bilginin gerekli koşulları olup, yeterli koşulları değildir.

Soru 59

I. Gerekçelendirilmiş inançların yanlış önermelere dayanmaması gerektiği II. Bilginin olgularla uygun bir nedensellik ilişkisi içinde ortaya çıkması III. Üçlü analizin dördüncü bir koşulla desteklenmesi Bu ifadeler aşağıdaki neye karşılık ortaya çıkmıştır?

Seçenekler

A
Platon’un idealar öğretisinde anlattığı bilgi anlayışına
B
Gettier’in makalesinde ortaya çıkan kuramsal sorunlara
C
Aristoteles’in mantık anlayışına
D
Bilginin doğru inanç olmadığına karşılık iddialara
E
Gettier’in bilgi gerekçelendirilmiş doğru inançtır argümanına
Açıklama:
Gettier’in 1963 yılında yayımlanan makalesinde sunduğu argüman, bilginin üç kavramsal bileşeni veya koşulu sağlansa bile bilginin oluşamayabileceğini gösterme amacı taşır. Gettier’in makalesi yay›mlandıktan sonra bilgi kuramcıları bilginin klasik tanımı üzerinde değişiklikler yaparak ortaya ̧çıkan kuramsal sorunu gidermeye ve, bir anlamda, tanımı “kurtarmaya” çalışmışlardır. Bu üç çözüm bu çabalara örnektir.

Soru 60

Alvin Goldman’a göre önermesel bilginin tanımı şu şekildedir: “Eğer ve sadece aşağıdaki koşullar sağlanırsa K kişisi Ö önermesini biliyordur: Ö önermesi K kişisinin Ö’ye ilişkin inancı ile uygun bir nedensel ilişki içindeolmalıdır.” Bu bilgi tanımında Goldman geleneksel bilgi tanımındaki hangi unsuru görmezden gelmektedir?

Seçenekler

A
İnanç
B
Gerekçe
C
Yeterlilik
D
Yanlışlama
E
Etkisizleştirici
Açıklama:
Geleneksel bilgi tanımı inanç, doğruluk ve gerekçe unsurlarını taşır. Alvin tanımında gerekçe yerine nedensellikten söz ettiği için doğru cevap Gerekçe şıkkıdır.

Soru 61

Aşağıdakilerden hangisi “gerekçeleri ortadan kaldıran doğru önerme” için kullanılan teknik bir terimdir?

Seçenekler

A
Nedensellik
B
Etkisizleştirici
C
Tepkisellik
D
Ölçülülük
E
Eleştirellik
Açıklama:
Lehrer ve Paxson’a göre, bir inancın bilgi olması için gerekçelendirilimi ve doğru olması yetmez; o inancın gerekçelendirilme süreci kapsamında, öznenin gerekçelerini “etkisizleştiren” herhangi bir doğru önerme olmamalıdır. Eğer böyle bir doğru önerme varsa, öznenin gerekçelendirmesi bozulmuş,inancı“gerekçelendirilmiş inanç” olmaktan çıkmış ve böylece bilgi gerekçelendirilmiş diyebiliriz.

Soru 62

“Gerekçelendirilmiş doğru inanç bilgidir” ifadesine karşı Gettier dördüncü bir koşulun tanıma eklenmesi gerektiğini savunmuştur. Bu çözümleme epistemoloji tarihinde aşağıdaki terimlerden hangisi ile belirtilmektedir?

Seçenekler

A
Ad hoc
B
Post-Scriptum
C
Çözümleme
D
Etkisizleştici
E
Gerekçelendirme
Açıklama:
Ad hoc Latince bir deyim olup, kabaca “bu amaçla” anlamına gelmektedir. Bu deyim aslında “belirli bir amaca veya soruna yönelik olarak” anlamına gelir ve genellikle bir kuramı veya görüşü zorluklarından kurtarmak için uydurulmuş “günü kurtarıcı” açıklamalar için kullanılır. Gettier’in bu argümanı tam da bu terimi karşılamaktadır.

Soru 63

I. Zihnimizdeki tanımların hatalarını düzeltir. II. Gündelik dile yansımayan incelikleri anlamamıza yardımcı olur. III. Anlamamızı pekiştirir ve güçlendirir. Bu ifadeler aşağıdaki alanlardan hangisinin özelliğidir?

Seçenekler

A
Gerekçelendirme
B
Kavramsal Çözümleme
C
Sentezleme
D
Eleştirme
E
Bilimselleştirme
Açıklama:
Felsefecilerin önerdiği kavramsal çözümlemeler sayesinde bu ifadeler gerçekleşebilir.

Soru 64

Bilginin ne olduğunu aydınlatma konusuyla ayrıntılı ve sistematik bir tarzda ilgilenen düşünür kimdir?

Seçenekler

A
Platon
B
Alvin Goldman
C
Aristoteles
D
Edmund Gettier
E
Hume
Açıklama:
Bilginin ne olduğunu aydınlatma konusuyla ayrıntılı ve sistematik bir tarzda ilgilenen düşünür Platon’dur.

Soru 65

Aşağıdakilerden hangisi Goldman’a ait önermesel bilgi tanımıdır?

Seçenekler

A
Bir kişinin önermeye inanması için gerekçe vardır.
B
Bir kişinin önerme için yeterli kanıta sahiptir.
C
Önerme, bir kişinin o önermeye ilişkin inancı ile uygun bir nedensel ilişki içinde olmalıdır.
D
Bir kişi önermenin doğruluğundan emindir.
E
Bir kişi önermenin doğru olduğundan (elindeki kanıtlar itibarı ile) emin olma hakkına sahiptir.
Açıklama:
“Önerme, bir kişinin o önermeye ilişkin inancı ile uygun bir nedensel ilişki içinde olmalıdır.” tanımı nedensellik görüşünün en önde gelen savunucularından olan Alvin Goldman’a aittir.

Soru 66

“Gerekçelendirilmiş Doğru İnanç Bilgi midir?” adlı makale kim tarafından yazılmıştır?

Seçenekler

A
Alvin Goldman
B
John Searle
C
Keith Lehrer
D
Edmund Gettier
E
Thomas Paxson
Açıklama:
Edmund Gettier’in yazdığı “Gerekçelendirilmiş Doğru İnanç Bilgi midir?” adlı makale 1963’te yayımlanmıştır.

Soru 67

Bir kişinin önermeyi bilmesi için, bu kişinin “gerekçelendirilmiş doğru inanç” sahibi olmasına ek olarak, dördüncü koşulun da bilgi için gerekeceğini iddia edenler aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Lehrer - Gettier
B
Gettier - Goldman
C
Lehrer - Paxson
D
Paxson - Goldman
E
Gettier - Paxson
Açıklama:
Bir kişinin önermeyi bilmesi için, bu kişinin “gerekçelendirilmiş doğru inanç” sahibi olmasına ek olarak, dördüncü koşulun da bilgi için gerekeceğini iddia edenler Lehrer ve Paxson’dur.

Soru 68

Gettier 1963’te yayımladığı makalesi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
“Gerekçelendirme” ve “doğruluk” farklı kavramlardır.
B
Gettier makalesinde farklı karşı örnek sunmaktadır.
C
Bir önermeden iyi türetilen başka bir önerme, birinci önerme iyi gerekçelendirilmiş ise, ikinci önerme de iyi gerekçelendirilmiş demektir.
D
Gettier’e göre, bir inancın gerekçelendirilmiş ve doğru olması, bilgi için yeterli koşulları sağlamaktadır.
E
Gettier’e göre, bir kişi elindeki kanıtlar itibarıyla önermenin doğru olduğundan emin olma hakkına sahiptir.
Açıklama:
Gettier’in iddiası, bir inancın gerekçelendirilmiş ve doğru olmasının bile onun bilgi olması için yeterli koşulları sağlamayabileceğidir.

Soru 69

K’nın Ö önermesi konusunda sahip olduğu gerekçeler, doğru olan tüm
önermeler dikkate alındığında, doğru önermeler tarafından nihai anlamda
etkisizleştirilmiş hâle gelmemelidir
Aşağıdaki düşünürlerden hangisi "nihai" kavramını yukarıdaki ifadede geçen anlamı ile kullanan bilgi kuramcılarındandır?

Seçenekler

A
John Pollock
B
Keith Lehrer
C
Edmund Gettier
D
Alvin Goldman
E
William James
Açıklama:
Önermelerinde “nihai” ya da “sonuç” kavramını kullanan bilgi kuramcı John Pollock’tur.

Soru 70

Lehrer ve Paxson birlikte yazdıkları bir makalede aşağıdakilerden hangisini savunmuşlardır?

Seçenekler

A
Bir kişi önermenin doğru olduğundan (elindeki kanıtlar itibarı ile) emin olma hakkına sahiptir.
B
Bir kişi tarafından bilinmesi durumunda, onun önerme konusunda sahip olduğu gerekçeleri ortadan kaldıracak herhangi bir doğru önerme olmamalıdır.
C
Gerekçelendirme ve doğruluk farklı kavramlardır. Bir önerme yanlış olmasına rağmen iyi gerekçelere sahip olabilir.
D
Önerme, bir kişinin o önermeye ilişkin inancı ile uygun bir nedensel ilişki içinde olmalıdır.
E
Eğer bir önermeden mantıksal olarak başka bir önerme türetirsek ve eğer birinci önerme iyi gerekçeleri olan bir önermeyse, birinci önermenin sonucu olan ikinci önerme de iyi gerekçelendirilmiş bir önerme olur.
Açıklama:
Lehrer ve Paxson, makalelerinde bir kişi tarafından bilinmesi durumunda, onun önerme konusunda sahip olduğu gerekçeleri ortadan kaldıracak herhangi bir doğru önerme olmaması gerektiğini savunmuşlardır.

Soru 71

Felsefecilerin “Nedensel ilişki şartı” görüşünü eleştirdikleri neden aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Belirsizlik içermesi
B
Amaçsızlık içermesi
C
Gereksiz olması
D
Yetersiz olması
E
Yersiz olması
Açıklama:
“Nedensellik ilişki şartı” görüşünü eleştiren felsefeciler, Goldman’ın tanımındaki “uygun bir nedensel ilişki” kavramının belirsizlikler içerdiği ve bunun bir takım kuramsal sorunlara yol açabileceğini düşünmüşlerdir.

Ünite 10

Soru 1

"Bir özne belli bir gerekçeli inanca sahipse, o inancı veya önermeyi gerekçelendiren olgulara bilgisel erişiminin olması şart değildir. Önemli olan, öznenin inancını gerekçelendiren bir olgunun gerçekten var olmasıdır. Gerekçe öznenin zihinselliği veya bilgisi dışında olabilir." Bu görüş aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Bağdaşımcılık
B
Geriye gitme
C
Dışsalcılık
D
Temelcilik
E
İçselcilik
Açıklama:
Dışsalcılığın ana fikri şu şekilde ifade edilebilir: Bir özne belli bir gerekçeli inanca sahipse, o inancı veya önermeyi gerekçelendiren olgulara bilgisel erişiminin olması şart değildir. Önemli olan, öznenin inancını gerekçelendiren bir olgunun gerçekten var olmasıdır. Gerekçe öznenin zihinselliği veya bilgisi dışında olabilir. Bu görüşe “dışsalcılık” denmesinin nedeni budur.

Soru 2

Aşağıkilerden hangisi geriye gitme sorunu (GGS) için bilgi kuramcıları tarafından önerilen çözümlerden biri değildir?

Seçenekler

A
Gerekçelerin kendi aralarında bağdaşımsal bir sistem veya ağ oluşturması
B
Gerekçelerin dağılması
C
Gerekçelerin geriye gitmesinin “temel inançlarda” son bulması
D
Geriye gitmesinin gerekçesi olmayan inançlarda son bulması
E
Gerekçelerin sonsuza gitmesi
Açıklama:
Geriye gitme sorunu (GGS) için, bilgi kuramcıları tarafından dört temel çözüm önerilmiştir.
a) Gerekçelerin sonsuza gitmesi
b) Geriye gitmesinin gerekçesi olmayan inançlarda son bulması
c) Gerekçelerin kendi aralarında bağdaşımsal bir sistem veya ağ oluşturması
d) Gerekçelerin geriye gitmesinin “temel inançlarda” son bulması

Soru 3

Bilgisel gerekçenin oluşturulamaması durumu aşağıdaki örneklerden hangisinde en doğru şekliyle verilmiştir?

Seçenekler

A
Kültür alanında yapılan bir araştırmada hipotezlerin aksine kültür ile doğal yaşama verilen önem arasında ilişki olmadığının ortaya konması
B
Otelde çalışan Ayşe’nin kadınların erkeklere göre daha düşük maaş aldığını söylemesiyle bu varsayımın kabul edilmesi
C
Ayşe’nin muhabbet kuşunu veterinere götürerek kanadında incinme olduğunu öğrenmesi
D
Bir motor mühendisinin iki arabanın motor gücünü karşılaştırdıktan sonra Audi marka arabanın motorunun daha güçlü olduğunu ifade etmesi
E
Bir turistin Macoa'da yaşayan insanların kız ve erkek çocuklar arasında kız çocuklarına daha çok önem verildiğini söylemesi
Açıklama:
Macoa’da yaşayan insanların kız çocuklarına daha çok önem verdiği savı konuyla ilgili uzman olmayan bir turist tarafından ortaya atılmış kanıtlanmamış bir görüş olması ve geriye gitme sorunu yaratması nedeniyle bilgisel gerekçe oluşturulamamıştır. Doğru cevap E’dir.

Soru 4

A. Goldman ve P. Kitcher’a göre bilginin asıl hedefi aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Pragmatik bilgi
B
Evrenin doğru temsili
C
Önermesel doğru
D
Bilgisel gerekçelendirme
E
Bilimsel bilgi
Açıklama:
Goldman ve P. Kitcher bilginin asıl hedefinin önermesel doğru olduğunu savlamışlardır. Doğru cevap C’dir.

Soru 5

Ortaya konulan savlar gerekçesel bir zincir içinde başka gerekçelere bağlanıyorsa, bu zincirin yapısı ve sonu ne şekilde adlandırılmaktadır?

Seçenekler

A
Gerekçe döngüsü
B
Yapısal gerekçelendirme ihtiyacı
C
Çift yönlü reaksiyon
D
Çok yönlü gerekçelendirme
E
Geriye gitme sorunu
Açıklama:
Bilgi iddiaları gerekçesel bir zincir içinde başka gerekçelere bağlanıyorsa, bu zincirin yapısı ve “sonu” geriye gitme sorunu şeklinde adlandırılmaktadır. Doğru cevap E’dir.

Soru 6

  1. Sıradan bir deneyimsel önermenin gerekçelendirmesi sürekli olarak bir sonraki çıkarımsal önermeye aktarılır
  2. Geriye gitme sorunu inanç sisteminden kaynaklandığı için son bulması beklenemez
  3. İçerik açısından daha bilgilendirici ve açıklayıcı olması amacıyla “gerekçenin döngüselliği sorunu” deyimi kullanılmaktadır
  4. Bazı bilgi kuramcıları, epistemolojinin merkezinde yatan esas konunun bilgisel gerekçelendirme olduğunu savunmaktadır
  5. İyi kanıtlar aracılığıyla ve bir çıkarım zincirinin sonucu olarak ortaya çıkar
Yukarıda Geriye Gitme Sorunu ile ilişkili verilen bilgilerden hangileri doğrudur?

Seçenekler

A
II ve IV
B
I-IV ve V
C
III ve V
D
I-III ve IV
E
I ve V
Açıklama:
Geriye gitme son bulmadıkça gerekçelendirmenin var olması olanaksızdır. Ancak geriye gitme son bulma olanağına sahiptir. İçerik açısından daha bilgilendirici ve açıklayıcı olması amacıyla “gerekçenin gerekçesi sorunu” deyimini kullanılmaktadır. Doğru cevap B’dir.

Soru 7

Aşağıdakilerden hangisi geriye gitme sorununun olası çözümleri arasında yer almaz?

Seçenekler

A
Gerekçelerin sonsuza gitmesi
B
Geriye gitmenin gerekçesi olmayan inançlarda son bulması
C
Gerekçelerin kendi aralarında bağdaşımsal bir sistem veya ağ oluşturması
D
Gerekçelerin deneyimsel inançlarda temellendirilmesi
E
Gerekçelerin geriye gitmesinin temel inançlarda son bulması
Açıklama:
Geriye gitme sorununun olası çözümleri arasında; gerekçelerin sonsuza gitmesi, geriye gitmenin gerekçesi olmayan inançlarda son bulması, gerekçelerin kendi aralarında bağdaşımsal bir sistem veya ağ oluşturması ve gerekçelerin geriye gitmesinin temel inançlarda son bulmasıdır. Doğru cevap D’dir.

Soru 8

Aşağıdakilerden hangisi Descartes’in temel epistemolojik amacıdır?

Seçenekler

A
Dünya bilgimizin kesin, şüphe götürmez ve deneyimsel bilgilerimizin tümüne dayanak oluşturan bir temeli olup olmadığını bulmak
B
Temelcilik, bağdaşımcılık ve içselcilik akımları arasında bilgisel gerekçelerin ayrımlarını belirlemek
C
Gerekçelerin geriye gitmesinin felsefi açıklamasını geliştirmek
D
Epistemolojik bilginin ontolojik bilgiyle ilişkisini ortaya çıkartmak
E
Dünyayı veya evreni doğru bilmek için temel gereç olan “gerekçe” kavramını ve gerekçelendirmenin kavramsal inceliklerini irdelemek
Açıklama:
Descartes’ın temel epistemolojik amacı, anımsanacağı gibi, dünya bilgimizin kesin, şüphe götürmez ve deneyimsel bilgilerimizin tümüne dayanak oluşturan bir temeli olup olmadığını bulmaktır. Doğru cevap A’dır.

Soru 9

Aşağıdakilerden hangisi Temelci felsefecilere göre gerekçelendirme süreci aşağıdakilerden hangisiyle son bulmaktadır?

Seçenekler

A
Olanaklılık koşulunun sağlanması
B
Algısal inançlara ulaşılması
C
Deneyimsel önermenin gerçekleşmesi
D
Bilimsel olarak kanıtlanması
E
Neden-sonuç ilişkisinin kurulması
Açıklama:
Temelci felsefecilere göre, gerekçelendirilmesi gereken inanç veya önerme ne kadar uzun ve karışık bir haklılaştırma zinciri gerektirirse gerektirsin, en nihayetinde algısal inançlara gelindiğinde gerekçelendirme süreci sonlanmak zorundadır. Doğru cevap B’dir.

Soru 10

Gerekçelendirmenin en temelde doğrudan dünyada gerçekleşen olgulardan kaynaklandığını savunan düşünürler aşağıdakilerden hangisinin hatalı olduğuna inanmaktadır?

Seçenekler

A
İnanç
B
Fiziksel dünya
C
Zihin
D
Nesne
E
Doğanın nedenselliği
Açıklama:
Bazı felsefeciler gerekçelendirmenin en temelde doğrudan dünyada gerçekleşen olgulardan kaynaklandığını düşünmüşlerdir. Bu düşünürler genellikle “özne” veya “zihin” kavramlarına çok fazla vurgu yapılmasının bir hata olduğuna inanırlar. Doğru cevap C’dir.

Soru 11

Aşağıdakilerden hangisi bağdaşımcılığın esas tezidir?

Seçenekler

A
Bir inancın gerekçelendirmesi ancak inançların ağı içinde gerçekleşebilir.
B
Fiziksel dünyanın olguları nedensel ilişkilerle açıklanabilir
C
Bir inancın gerekçelendirilmiş inanç veya bilgi olması için fiziksel dünyanın o inanca neden olması yeterlidir
D
Bir inancın veya önermenin bir özne için gerekçeli olabilmesi için, gerekçenin özne tarafından bilinmesi şarttır
E
İnançların gerekçelendirmesi diğer inançlar nedeniyle olamaz
Açıklama:
Bağdaşımcılığın esas tezi;bir inancın gerekçelendirmesinin ancak inançların ağı içinde gerçekleşebileceğini savunmaktadır. Doğru cevap A'dır.

Soru 12

  1. Sağduyudan uzak görülmektedir.
  2. Gerekçelendirmeyi bir sistem içinde tanımlamaya çalışırlar
  3. Bağdaşımcı sistemler içinde algısal inançlar vardır
  4. Gerçekçi ontolojiyi savunanlara göre insanların sahip olduğu bağdaşım sistemleri rastgele inanç sistemlerini gerekçelendirebilirler
  5. Olgu ile zihin arasında neden-sonuç ilişkisine dayalı bir bağ vardır
Yukarıda bağdaşımcılara ilişkin verilen bilgilerden hangileri doğrudur?

Seçenekler

A
II-IV ve V
B
IV ve V
C
I-II ve III
D
I ve V
E
II ve IV
Açıklama:
Bağdaşımclara göre olgu ile zihin arasında nedensel bir bağ vardır. “Gerçekçi” bir ontolojiyi savunanlar, insanların sahip olduğu bağdaşım sistemlerinin kolay kolay rastgele inanç sistemlerini gerekçelendirmeyeceğini öne sürmektedirler. Doğru cevap C'dir.

Soru 13

İstanbul’daki bir insanın “Londra’da şu an yağmur yağıyor” inancı, aşağıdaki inanç türlerinden hangisine aittir?

Seçenekler

A
Çıkarımsal inanç
B
Temel inanç
C
Varsayımsal inanç
D
Doğrusal inanç
E
Algısal inanç
Açıklama:
İstanbul’daki bir insanın “Londra’da şu an yağmur yağıyr” inancı çıkarımsal gerekçelendirmesi olan bir inançtır ve “çıkarımsal inanç” sınıfına girmektedir.

Soru 14

"Deneyimsel bir inanç için öne sunulabilecek bir gerekçenin kendisinin nasıl gerekçelendirileceği bir sorun olarak ortaya konabilir. Bu durum, epistemolojide “.....................” veya “..........................” olarak bilinen soruna neden olur." Yukarıda boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?

Seçenekler

A
önermesel doğru - bilgisel gerekçelendirme
B
algısal inanç - çıkarımsal inanç
C
geriye gitme - gerekçenin gerekçesi
D
algı verileri - algısal inanç
E
önermesel doğru - gerekçenin gerekçesi
Açıklama:
Deneyimsel bir inanç için öne sunulabilecek bir gerekçenin kendisinin nasıl gerekçelendirileceği bir sorun olarak ortaya konabilir. Bu durum, epistemolojide “geriye gitme” veya “gerekçenin gerekçesi” olarak bilinen soruna neden olur.
Doğru cevap C'dir.

Soru 15

Bir inancın gerekçelendirilmesinin ancak onun bağdaşım özelliği olan bir sistemin parçasıyla mümkün olduğunu savunan görüş aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Temelcilik
B
Bağdaşımcılık
C
Geriye gitme
D
İçselcilik
E
Dışsalcılık
Açıklama:
Gerekçelendirme kuramları arasında önemli bir yer tutan bağdaşımcılık görüşü, temelciliğin en büyük rakibidir. Bağdaşımcılığa göre, bir inancın gerekçelendirilmesi ancak onun bağdaşım özelliği olan bir sistemin parçası olmasıyla mümkündür.

Soru 16

Dış dünyadan kopukluk itirazı aşağıdaki iddialardan hangisini sahiplenir?

Seçenekler

A
Bağdaşım haklılaştırma için yeterli değildir.
B
Anlamlandırılmamış olgusal hammaddeler bilişsel içeriğe sahiptir.
C
Bağdaşım haklılaştırma için gerekli değildir.
D
Anlamlandırılmamış olgusal hammaddeler bilişsel içerikten yoksundur.
E
Gerekçelendirmenin zeminini algı yoluyla zihnimizde oluşturulan veriler oluşturur.
Açıklama:
(2) Ba¤dafl›m hakl›laflt›rma için gerekli de¤ildir: Bu itiraza genel olarak “d›fl dünyadan kopukluk itiraz›” ad› da verilebilir. Yukar›da verdi¤imiz (1) numaral› itiraz, ba¤dafl›m›n oluflma durumunda bile gerekçelendirmenin olmayabilece¤ini ifade eder. “D›fl dünyadan kopukluk itiraz›” ise, gerekçelendirme için ba¤dafl›m›n gerekli bile olmad›¤›n› öne sürer. “Gerekçelendirme” kavram› deneyimsel bir inanc›n do¤rulu¤u ile ilgilidir. Bir önermenin veya inanc›n do¤rulu¤u ise gerçeklik içinde ne oldu¤uyla ilgilidir, inançlar›n oluflturdu¤u bir sistemle de¤il. Oysa, ba¤daf l›mc›l›¤›n kuramsal tan›m› içinde, gerekçelendirme süreçlerini dünyada olup bitenlerle iliflkilendirmeye yönelik herhangi bir ifade bulunmamaktad›r. Aç›kt›r ki, bizim gerekçelendirme için baflvurdu¤umuz yer ço¤unlukla di¤er inançlar de¤il olgular›n kendisidir. “Elimde tuttu¤um domates k›rm›z› renklidir” gibi bir inanc› desteklemek (veya do¤rulamak) için yap›lmas› gereken, zihnin içindeki di¤er inançlar›n bu önermeyle ne kadar uyufltu¤unu kontrol etmek de¤il, sadece elde duran domatese bakmakt›r. Bu anlamda, inançlar-aras› ba¤dafl›m›n gerekçelendirme için gerekli olmad›¤› durumlar bulunmaktad›r.

Soru 17

"Eğer bir kuram bunun olanaklılık koşulumu sonsuz sayıda inanç sahibi olmaya bağlarsa, biz doğal olarak gerekçelendirmenin olanaklı oluşundan değil o kuramın doğruluğundan şüphe ederiz."
Bilgi kuramcıları Geriye Gitme Sorunu için ilkesel olarak çözümler geliştirmişlerdir. Ancak bu çözümlerden bir tanesi yukarıda tırnak işareti içerisinde yazılı nedenle epistemoloji literatüründe pek rağbet görmemiştir. Bu çözüm aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Gerekçelerin sonsuza gitmesi
B
Geriye gitmesinin gerekçesi olmayan inançlarda son bulması
C
Gerekçelerin kendi aralarında bağdaşımsal bir sistem veya ağ oluşturması
D
Gerekçelerin geriye gitmesinin “temel inançlarda” son bulması
E
Gerekçelerin ayrı ayrı bağdaşımsal bir sistem veya ağ oluşturması
Açıklama:
Her ne kadar Ernest Sosa gibi felsefeciler bu olasılığın ciddiye alınması gerektiğini düşünmüş olsalar da, “sonsuza gitme” seçeneği epistemoloji literatüründe pek rağbet görmemiştir. Bunun en temel nedeni, sıradan insanların bilişsel sınırlarının sonsuz sayıda inanç sahibi olmayı pratikte olanaksız kılmasıdır. Oysa sağduyumuzun bize söylediği şey, inançlarımızın önemli bir kısmının sağlam gerekçelere dayanıyor olduğudur. Yani gerekçelendirme veya kanıtlarla destekleme insanlar için bir şekilde olanaklı olmak durumundadır. Eğer bir kuram bunun olanaklılık koşulunu sonsuz sayıda inanç sahibi olmaya bağlarsa, biz doğal olarak gerekçelendirmenin olanaklı oluşundan değil o kuramın do¤ruluğundan şüphe ederiz.
Doğru cevap A'dır

Soru 18

  1. Gerekçelerin sonsuza gitmesi
  2. Geriye gitmesinin gerekçesi olmayan inançlarda son bulması
  3. Gerekçelerin kendi aralarında bağdaşımsal bir sistem veya ağ oluşturması
  4. Gerekçelerin geriye gitmesinin “temel inançlarda” son bulması
Geriye Gitme Sorunu ile ilgili üretilen yukarıdaki çözümlerden hangisi veya hangilerine bağdaşımcılık yaklaşımını benimseyen kuramcılar doğru bir yaklaşım olduğuna inanırlar?

Seçenekler

A
Yalnız i
B
Yalnız ii.
C
Yalnız iii.
D
Yalnız iv.
E
i. ve ii.
Açıklama:
Gerekçelendirme konusunda bağdaşımcılık yaklaşımını benimseyen bilgi kuramcıları Gerekçelerin kendi aralarında bağdaşımsal bir sistem veya ağ oluşturmasının doğru bir yaklaşım sunduğuna inanırlar.
Doğru cevap C'dir.

Soru 19

"Bir özne belli bir gerekçeli inanca sahipse, o inancı veya önermeyi gerekçelendiren olgulara bilgisel erişiminin olması şart değildir. Önemli olan, öznenin inancını gerekçelendiren bir olgunun gerçekten var olmasıdır. Gerekçe öznenin zihinselliği veya bilgisi dışında olabilir."
Yukarıdaki ifade aşağıdakilerden hangisi ile ilgilidir?

Seçenekler

A
İçselcilik
B
Temelcilik
C
Bağdaşımcılık
D
İçselcilik
E
Dışsalcılık
Açıklama:
Dışsalcılığın ana fikri şu şekilde özetlenebilir: Bir özne belli bir gerekçeli inanca sahipse, o inancı veya önermeyi gerekçelendiren olgulara bilgisel erişiminin olması şart değildir. Önemli olan, öznenin inancını gerekçelendiren bir olgunun gerçekten var olmasıdır. Gerekçe öznenin zihinselliği veya bilgisi dışında olabilir.
Doğru cevap E'dir.

Soru 20

..................... görüşüne göre, yerde bir kaplumbağanın görülmesi, bu durumu gören kişinin “şu an önümde bir kaplumbağa var” önermesine inanmasına neden olur.

Seçenekler

A
Fiziksel olgulara dayanan temelcilik
B
Bağdaşımcılık
C
Algı verilerine dayanan temelcilik
D
İçselcilik
E
Dışsalcılık
Açıklama:
Fiziksel olgulara dayanan temelcilik görüşüne göre, yerde bir kaplumbağanın görülmesi, bu durumu gören kişinin “şu an önümde bir kaplumbağa var” önermesine inanmasına neden olur.

Soru 21

.......................... göre "algı verilerine dayanan temelcilik" görüşü bir ikileme yol açar. Eğer algı verileri bilişsel ise, gerekçelendirmeye gereksinimleri vardır. Eğer bilişsel değillerse deneyimsel inançları gerekçelendiremezler.

Seçenekler

A
İçselciliğe
B
Bağdaşımcılığa
C
Dışsalcılığa
D
Gerekçelendirmeye
E
Geriye gitmeye
Açıklama:
Bağdaşımcılığa göre "algı verilerine dayanan temelcilik" görüşü bir ikileme yol açar. Eğer algı verileri bilişsel ise, gerekçelendirmeye gereksinimleri vardır. Eğer bilişsel değillerse deneyimsel inançları gerekçelendiremezler.

Soru 22

"Bazı felsefeciler gerekçelendirmenin en temelde doğrudan dünyada gerçekleşen olgulardan kaynaklandığını düşünmüşlerdir. Bu düşünürler genellikle “özne” veya “zihin” kavramlarına çok fazla vurgu yapılmasının bir hata olduğuna inanırlar."
Yukarıdaki ifade aşağıdakilerden hangi ile ilgilidir?

Seçenekler

A
Algı verilerine dayanan temelcilik
B
Fiziksel olgulara dayanan temelcilik
C
Bağdaşımcılık
D
Bağdaşımcı haklılaştırma
E
Anlamlandırılmamış algısal
Açıklama:
Temelciliğe göre, temel inançların gerekçelendirmesi diğer inançlar nedeniyle olamaz. Bazı felsefeciler gerekçelendirmenin en temelde doğrudan dünyada gerçekleşen olgulardan kaynaklandığını düşünmüşlerdir. Bu düşünürler genellikle “özne” veya “zihin” kavramlarına çok fazla vurgu yapılmasının bir hata olduğuna inanırlar.
Doğru cevap B'dır.

Soru 23

".................... olan bir inanç sisteminin elemanları birbirleriyle çelişmezler. ................... olan bir inanç sisteminin elemanları ise içeriksel olarak birbirlerini destekler ve birbirlerinin doğru olma olasılığını yükseltirler."
Yukarıdaki ifadede boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?

Seçenekler

A
Temelciliği - Bağdaşımcılığı
B
Gerekçenin gerekçesi - Geriye gitmenin gerekçesi
C
Tutarlı - Bağdaşımı
D
Önermesel doğrusu - Bilgisel gerekçelendirmesi
E
Bağdaşımı - Tutarlı
Açıklama:
Tutarlı olan bir inanç sisteminin elemanları birbirleriyle çelişmezler. Bağdaşımı olan bir inanç sisteminin elemanları ise içeriksel olarak birbirlerini destekler ve birbirlerinin doğru olma olasılığını yükseltirler.
Doğru cevap C'dir.

Soru 24

Aşağıdakilerden hangisi S öznesinin Ö önermesine inanması açısından bilgisel bir gerekçedir?

Seçenekler

A
Ö önermesine inanmak S öznesinin yaşam kalitesini artırabilir.
B
S öznesinin mensup olduğu toplumda Ö önermesi bilimsel olarak desteklenmemektedir.
C
S öznesinin Ö önermesine inanması için bilimsel bir neden yoktur.
D
K kanıtı Ö önermesinin doğru olma olasılığını artırmaktadır.
E
Ö önermesi S öznesinin inandığı deneyimsel önermelerle tutarlı değildir.
Açıklama:
Bir toplumda, eldeki bilimsel veriler ışığında, “Kadınlarla erkeklerin kapasiteleri zihinsel olarak eşit değildir” önermesi bilgisel anlamda iyi gerekçelendirilmiş bir inanç olarak görülebilir.
Doğru Cevap D'dir

Soru 25

"Bağdaşımcılara göre, “Algı Verilerine Dayanan Temelcilik” görüşü bir ikileme yol açar."
Aşağıdaki ikilemelerden hangisi yukarıdaki ifadeyi yansıtmaktadır?

Seçenekler

A
Eğer algı verileri bilişsel değil ise, gerekçelendirmeye gereksinimleri vardır; eğer bilişsel ise deneyimsel inançları gerekçelendiremezler.
B
Eğer algı verileri bilişselliğe yakın ise, gerekçelendirmeye gereksinimleri vardır; eğer bilişsellikten uzak ise deneyimsel inançları gerekçelendiremezler.
C
Eğer algı verileri bilişsel değil ise, gerekçelendirmeye gereksinimleri yoktur; eğer bilişsel ise deneyimsel inançları gerekçelendirebilirler.
D
Eğer algı verileri bilişsel ise, gerekçelendirmeye gereksinimleri vardır; eğer bilişsel ise deneyimsel inançları gerekçelendirebilirler.
E
Eğer algı verileri bilişsel ise, gerekçelendirmeye gereksinimleri vardır; eğer bilişsel değillerse deneyimsel inançları gerekçelendiremezler.
Açıklama:
Eğer algı verileri bilişsel ise, gerekçelendirmeye gereksinimleri vardır; eğer bilişsel değillerse deneyimsel inançları gerekçelendiremezler.
Doğru cevap E'dir.

Soru 26

Aşağıdakilerden hangisi "dış dünyadan kopukluk itirazı" olarak da adlandırılabilmektedir?

Seçenekler

A
Bağdaşım haklılaştırma için yeterli değildir.
B
Bağdaşım haklılaştırma için yetersiz değildir.
C
Bağdaşım haklılaştırma için gerekli değildir.
D
Bağdaşım haklılaştırma için gereksiz değildir.
E
Bağdaşım haklılaştırma için gereklidir.
Açıklama:
Bağdaşım haklılaştırma için gerekli değildir. Bu itiraza genel olarak "dış dünyadan kopukluk itirazı" adı da verilebilir.
Doğru cevap C'dir.

Soru 27

"Lawrence BonJour’a göre, gerekçelendirme söz konusu olduğunda, bir inanç sisteminin şu kurala uyması gerekir: Sistem, bilen öznenin çevresi ile etkileşimi sonucu oluşacak gözlemsel inançlara kapalı olmamalıdır. BonJour bu ek koşula “......................” adını verir."
Yukarıdaki ifadede boş bırakılan yer aşağıdakilerden hangisi ile doldurulmalıdır?

Seçenekler

A
gerekçelendirme
B
önermesel bilgi
C
geriye gitme
D
gözlem şartı
E
önermesel doğru
Açıklama:
Lawrence BonJour’a göre, gerekçelendirme söz konusu olduğunda, bir inanç sisteminin şu kurala uyması gerekir: Sistem, bilen öznenin çevresi ile etkileşimi sonucu oluşacak gözlemsel inançlara kapalı olmamalıdır. BonJour bu ek koşula “gözlem şartı” adını verir.
Doğru cevap D'dir.

Soru 28

............................. görüşüne göre, bir kaplumbağanın yerde durması, bu görüntüye bakan bir kişnin bazı duyum parçaları (örneğin, belli renkler, hareketler, vb.) almasına neden olur.

Seçenekler

A
Algı verilerine dayanan temelcilik
B
Bağdaşımcılık
C
Fiziksel olgulara dayanan temelcilik
D
Dışsalcılık
E
İçselcilik
Açıklama:
“Algı Verilerine Dayanan Temelcilik” görüşüne göre, bir kaplumbağanın yerde durması, bu görüntüye bakan bir kişinin bazı duyum parçaları (örneğin, belli renkler, hareketler, vb.) almasına neden olur. Bu algı verileri henüz anlamlandırılmamış ve önermesel hâle gelmemiş unsurlardır. Algı verilerinin oluşması fiziksel ve fizyolojik süreçlerdir. Ardından, anlamlandırılmamış algı verileri, algılayan kişinin “şu an önümde bir kaplumbağa var” önermesine inanmasına neden olur. Bu fizyolojik süreç de öznenin bilinci veya bilgisi olmadan gerçekleşebilir. Ve söz konusu inancı gerekçeli hâle getiren, öznenin zihninde beliren ama bilincinde veya farkında olmadığı algı verileridir. İnancın nedeni olan algı verileri, aynı zamanda öznenin “şu an önümde bir kaplumbağa var” önermesinin doğruluğuna inanmasının gerekçesidir. Gerekçeli temel inançlar böylece olanaklı kılınır.

Soru 29

Aşağıdaki kavramlardan hangisi "bağdaşımcılık" görüşüne yakındır?

Seçenekler

A
İçselcilik
B
Tutarlılık
C
Akılcılık
D
Dışsalcılık
E
Temelcilik
Açıklama:
Tutarl› olan bir inanç sisteminin elemanlar› birbirleriyle çeliflmezler. Ba¤dafl›m› olan bir inanç sisteminin elemanlar› ise içeriksel olarak birbirlerini destekler ve birbirlerinin do¤ru olma olas›l›¤›n› yükseltirler. Ba¤dafl›mc›l›k, kavramsal olarak, mant›ksal tutarl›l›ktan daha fazlas›n› içerir.

Soru 30

Aşağıdakilerden hangisi Geriye Gitme Sorununun çözünlerinden sayılamaz?

Seçenekler

A
Gerekçelerin kendi aralarında ağ oluşturuşu
B
Gerekçelerin geriye gitmesinin temel inançlarda son buluşu
C
Gerekçelerin geriye gitmesinin gerekçelendirilmemiş inançlarda son buluşu
D
Gerekçelerin geriye gitmesinin mantıksal önermelerde son buluşu
E
Gerekçelendirme zincirinin sonlanmadan devam edişi
Açıklama:
Gerekçelerin geriye gitmesinin mantıksal önermelerde son buluşu geriye gitme sorununun cozumlerinden bir degildir.

Soru 31

Dışsalcılık görüşü ile savunulan temel fikir aşağıdakilerden hangisinde doğru ifade edilmiştir?

Seçenekler

A
Gerekçelendirme süreci mantıksal sürecin dışında gelişir.
B
"Gerekçe" ve "inanç" birbirini dışlayan kavramlardır.
C
Gerekçelendirme süreci belgelendirme sürecinin dışında gelişir.
D
Gerekçelendirme öznenin bilgisi dışında olabilir.
E
"Gerekçelendirme" ve "anlamlandırma" farklı süreçlerdir.
Açıklama:
Önde gelen gerekçelendirme kuramlarından birisi olan “temelcilik” görüşünü açıklayabileceksiniz.

Soru 32

Bağdaşımcılara göre "geriye gitme sorunu" nasıl çözümlenmektedir?

Seçenekler

A
Temel algılara başvurarak
B
Belirli bir sistem içerisinde birbirlerine indirgenebilir olan önermeleri belirleyerek
C
Kendisi artık başka önermelerden türetilemeyen başlangıç önermelerine ulaşarak
D
Dünya içerisindeki fiziksel olgulara dayanarak
E
Öznelerin sahip olduğu inanç sistemleri içerisinde kalarak
Açıklama:
Gerekçelendirme kuramları arasında önemli bir yer tutan “bağdaşımcılık” görüşünü açıklayabileceksiniz.

Soru 33

Epistemolojinin merkezinde yatan esas konunun bilgisel gerekçelendirme olduğunda ısrar etmiş olan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Platon
B
Descartes
C
P. Sartre
D
J. L. Pollock
E
Pisagor
Açıklama:
“Gerekçe” kavramının epistemolojideki yerine ve önemine ilişkin iki farklı yaklaşım olduğunu en başta belirtmemiz gerekiyor. J. L. Pollock gibi bazı bilgi kuramcıları, epistemolojinin merkezinde yatan esas konunun bilgisel gerekçelendirme olduğunda ısrar etmişlerdir.

Soru 34

Bilginin asıl hedefinin önermesel doğru olduğunu savlamış düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Platon
B
Edmund Gettier
C
A. Goldman
D
L. Wittgenstein
E
Pisagor
Açıklama:
A. Goldman ve P. Kitcher gibi bazı felsefeciler bilginin asıl hedefinin önermesel doğru olduğunu savlamışlardır.

Soru 35

Geriye gitme sorunu (GGS) için, bilgi kuramcıları tarafından kaç temel çözüm önerilmiştir?

Seçenekler

A
2
B
3
C
4
D
5
E
6
Açıklama:
Bilgi kuramcıları GGS için ilkesel olarak dört olası çözüm yolu olabileceğini düşünmüşlerdir. Bu çözüm seçeneklerinden özellikle üçüncüsü ve dördüncüsü yoğun bir şekilde irdelenmiş ve çok sayıda felsefeci tarafından savunulmuştur.

Soru 36

Aşağıdakilerden hangisi geriye gitme sorunu (GGS) için, bilgi kuramcıları tarafından öne sürülmüş temel çözüm önerilerinden bir değildir?

Seçenekler

A
Gerekçelerin sonsuza gitmesi
B
Geriye gitmesinin gerekçesi olmayan inançlarda son bulması
C
Gerekçelerin kendi aralarında bağdaşımsal bir sistem veya ağ oluşturması
D
Gerekçelerin geriye gitmesinin "temel inançlarda” son bulması
E
Gerekçelerin koşulu sağlansa bile bilginin oluşamayabileceğini göstermesi
Açıklama:
Bilgi kuramcıları GGS için ilkesel olarak dört olası çözüm yolu olabileceğini düşünmüşlerdir. Bu çözüm seçeneklerinden özellikle üçüncüsü ve dördüncüsü yoğun bir şekilde irdelenmiş ve çok sayıda felsefeci tarafından savunulmuştur. Gerekçelerin sonsuza gitmesi, geriye gitmesinin gerekçesi olmayan inançlarda son bulması, gerekçelerin kendi aralarında bağdaşımsal bir sistem veya ağ oluşturması, gerekçelerin geriye gitmesinin "temel inançlarda” son bulmasıdır.

Soru 37

Aşağıdakilerden hangisi geleneksel epistemoloji kuramlarındaki, iki büyük tartışma alanlarından biridir?

Seçenekler

A
Temelcilik-bağdaşımcılık
B
Kuvvet ve İnanç
C
Antitez ve örneklem
D
Karşı örnekler
E
Önerme ve tartışmalar
Açıklama:
Geleneksel epistemoloji kuramları incelendiğinde, iki büyük tartışmanın bu alana egemen olduğunu görürüz. Bu tartışmalar, temelcilik-bağdaşımcılık ve içselcilik-dışsalcılık akımları arasında gelişmiştir.

Soru 38

Temelciliğin en belirgin savunucusu kimdir?

Seçenekler

A
Platon
B
Aristoteles
C
P. Sartre
D
Descartes
E
Pisagor
Açıklama:
Tarihsel olarak bakıldığında, temelciliğin en belirgin savunucusu Descartes olmuştur. Descartes’m temel epistemolojik amacı, anımsanacağı gibi, dünya bilgimizin kesin, şüphe götürmez ve deneyimsel bilgilerimizin tümüne dayanak oluşturan bir temeli olup olmadığını bulmaktır.

Soru 39

Aşağıdakierden hangisi temelciliğin türlerinden birisidir?

Seçenekler

A
Fiziksel Olgulara Dayanan Temelcilik
B
Soyut Olgulara Dayanan Temelcilik
C
Kimyasal Olgulara Dayanan Temelcilik
D
Verisel Olgulara Dayanan Temelcilik
E
Düşşel Olgulara Dayanan Temelcilik
Açıklama:
Temelciliğe göre, temel bir inancın gerekçelendirilmiş inanç veya bilgi olması için fiziksel dünyanın o inanca neden olması yeterlidir. Açıkça görüleceği gibi, bu süreçte haklılaştırmanın veya gerekçelendirmenin nasıl gerçekleştiği, inanca sahip olan öznenin tamamen dışında gerçekleşmektedir. O yüzden, “Fiziksel Olgulara Dayanan Temelcilik” için temelciliğin son derece dışsalcı ve doğalcı bir türü olduğunu ifade etmemiz yanlış olmaz.

Soru 40

Temelciliğin en büyük rakibi olan görüş aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Önermecilik
B
Algıcılık
C
Kavramcılık
D
Bağdaşımcılık
E
Olguculuk
Açıklama:
Gerekçelendirme kuramları arasında önemli bir yer tutan bağdaşımcılık görüşü, temelciliğin en büyük rakibidir. Bağdaşımcılığa göre, bir inancın gerekçelendirilmesi ancak onun bağdaşım özelliği olan bir sistemin parçası olmasıyla mümkündür.

Soru 41

Bağdaşımcılara göre, “Algı Verilerine Dayanan Temelcilik” görüşünü neye yol açar?

Seçenekler

A
Yanlış önermeleri elemek
B
Algısal verilerin kaybına yol açar.
C
Algı kavramının tanımıyla uyumlu bir eleştiri yakalamasına yol açar.
D
Temel bağlamda tanım eksikliklerine yol açar.
E
İkileme yol açar. Eğer algı verileri bilişsel ise, gerekçelendirmeye gereksinimleri vardır. Eğer bilişsel değillerse deneyimsel İnançları gerekçelendiremezler.
Açıklama:
Bağdaşımcılara göre, “Algı Verilerine Dayanan Temelcilik” görüşü bir ikileme yol açar. Eğer algı verileri bilişsel ise, gerekçelendirmeye gereksinimleri vardır. Eğer bilişsel değillerse deneyimsel İnançları gerekçelendiremezler.

Soru 42

‘Bir inanç yalnızca bir inanca benzeyebilir; bir inancı yalnızca bir inanç haklılaştırabilir’ sözü kime aittir?

Seçenekler

A
Edmund Gettier
B
Berkeley
C
Descartes
D
L. Wittgenstein
E
Pisagor
Açıklama:
Bir bağdaşıma Berkeley’in meşhur düşüncesini tekrarlayacaktır: Bir inanç yalnızca bir inanca benzeyebilir; bir inancı yalnızca bir inanç haklılaştırabilir. Bu düşünce yolunu izlersek bağdaşımcılığm esas tezine ulaşabiliriz.

Soru 43

Yüksek dağlara çıkıldığı zaman, orada hava basıncı düşük olduğundan su 100 derecenin altında sıcaklıklarda da kaynar.Burada suyun neden 100 derecenin altında kaynadığı aşağıdaki gerekçe türlerinden hangisine girmektedir?

Seçenekler

A
Politik
B
Bilgisel
C
Etik
D
Pratik
E
Dinsel
Açıklama:
Epistemoloji alanında kullanılan “gerekçe” kavramı, diğer alanları ilgilendiren “gerekçe” kavramlarından ayrı tutulmalıdır. Bir inanca sahip olmanın etik, politik veya pratik gerekçeleri olabilir. Ancak bunların genelde bilgisel gerekçelerden farklı olduğu görülür. Buradaki gerekçe de açıkça bilgiye dayanan bir gerekçedir.

Soru 44

Aşağıdakilerden hangisi “geriye gitme” veya “gerekçenin gerekçesi” olarak bilinen sorunu açıklar ?

Seçenekler

A
Bilgi ile doğruluk kavramlarının ayrı kavramlar olması
B
Bilginin sürekli geriye gitmelerle ortaya çıkması
C
İnancın gerekçeye ihtiyaç duymaması
D
Nedensiz nedenin açıklanamaması
E
Deneyimsel bir inanç için öne sunulabilecek bir gerekçenin kendisinin nasıl gerekçelendirilebileceği
Açıklama:
Deneyimsel bir inanç için öne sunulabilecek bir gerekçenin kendisinin nasıl gerekçelendirileceği bir sorun olarak ortaya konabilir. Bu durum, epistemolojide “geriye gitme” veya “gerekçenin gerekçesi” olarak bilinen soruna neden olur.

Soru 45

I. Temel İnanç II. Bağdaşımsal sistem III. Sonsuza gitme Bu çözümler aşağıdaki sorunlardan hangisine karşılık sunulmuştur?

Seçenekler

A
Nedensellik sorunu
B
Yeter-neden ilkesi
C
Gerekçenin Gerekçesi Sorunu
D
Kuramsal analiz sorunu
E
Kavramsal çözümleme sorunu
Açıklama:
Bu çözümler geriye gitme sorununa (gerekçenin gerekçesi sorunu) karşılık olarak sunulmuş çözümlerdir.

Soru 46

Aşağıdaki görüşlerden hangisi gerekçelerin geriye gitmesinin algısal düzleme gelindiğinde durmak zorunda olduğunu savunur?

Seçenekler

A
Temelcilik
B
Bağdaşımcılık
C
Gerekçelendirme
D
Algısallık
E
Yoğunlaşma
Açıklama:
Gerekçelendirme zincirinde bir önermenin en sonunda varacağı nokta veya dayanak ne olabilir? Temelci felsefecilere göre, gerekçelendirilmesi gereken inanç veya önerme ne kadar uzun ve karışık bir haklılaştırma zinciri gerektirirse gerektirsin, en nihayetinde algısal inançlara gelindiğinde gerekçelendirme süreci sonlanmak zorundadır.

Soru 47

Dışarıda su sesi duyuyorum, damlaları görüyorum ve yağmur yağıyor diyorum. Bu örnekte yağmurun yağdığını söylememin gerekçesi aşağıdakilerden hangisi ile ifade edilir?

Seçenekler

A
Fiziksellik
B
Bilimsellik
C
İnanç
D
Bağdaşımcılık
E
Algı verilerine dayanan temelcilik
Açıklama:
Temelciliğin ikinci bir türüne göre, gerekçelendirmenin zeminini oluşturan unsurlar, algı yoluyla zihnimizde oluşan verilerdir. Bu örnekte algılarım zihnimde veri oluşturduğu için doğru cevap algı verilerine dayanan temelciliktir.

Soru 48

I. Öznenin gerekçelendirme içindeki sorumluluğunu tamamen ortadan kaldırır. II. Eğer algı verileri bilişsel ise gerekçelendirmeye gereksinimleri vardır; eğer bilişsel değillerse inançları gerekçelendiremezler.Temelciliğin bu iki sorununa karşılık aşağıdaki görüşlerden hangisi ortaya çıkmıştır?

Seçenekler

A
Öznellik
B
Evrensellik
C
Nesnellik
D
Kavramsal Çözümleme
E
Bağdaşımcılık
Açıklama:
Gerekçelendirme kuramları arasında önemli bir yer tutan bağdaşımcılık görüşü, temelciliğin en büyük rakibidir. Bağdaşımcılığa göre, bir inancın gerekçelendirilmesi ancak onun bağdaşım özelliği olan bir sistemin parçası olmasıyla mümkündür. Bu görüşe göre, “Fiziksel Olgulara Dayanan Temelcilik” görüşü öznenin gerekçelendirme içindeki sorumluluğunu tamamen ortadan kaldırdığı için sorunludur. Bağdaşımcılara göre, “Algı Verilerine Dayanan Temelcilik” görüşü ise bir ikileme yol açar. Eğer algı verileri bilişsel ise, gerekçelendirmeye gereksinimleri vardır; eğer bilişsel değillerse
deneyimsel inançları gerekçelendiremezler.

Soru 49

“Bir inancın gerekçelendirilmesi ancak inançların ağı içinde gerçekleşebilir. Gerekçelendirme söz konusu olduğunda, dünyanın nesnelerinin veya kavramlaştırılmamış duyusal unsurların yalnızca var olmaları sayesinde inançları haklı veya gerekçeli kılmaları olanaksızdır.” Bu tez aşağıdaki gerekçelendirme kuramlarından hangisine aittir?

Seçenekler

A
Temelcilik
B
Temellendirme
C
Yeterlilik
D
Yanlışlama
E
Bağdaşımcılık
Açıklama:
Bu tez bağdaşımcılık teorisini anlatır.

Soru 50

“Küçüklüğümden bu yana perilere inanıyorum. Bu nedenle her sınavda bir uğur perisi bana yardım ediyor ve sınavlarda başarılı oluyorum.” Bu örnekteki kişi perilerin varlığını bağdaşımcılığa göre gerekçelendirmektedir. Bu önermeye yapılacak olan hangi itiraz bağdaşımcılığın sorunlarını göstermektedir?

Seçenekler

A
Nedensellik itirazı
B
Etkisiz itiraz
C
Alternatif sistemler itirazı
D
Dış dünyadan kopukluk
E
Temelci itiraz
Açıklama:
“Alternatif sistemler itirazı” olarak da bilinen bu akıl yürütmeye göre, bir öznenin sahip olduğu inançlar arasında oluşan bağdaşım gerekçelendirme için yeterli değildir çünkü bağdaşım özelliği taşıyan çok sayıda inanç sistemi oluşturmak olanaklıdır. İnsanların hayal gücünün ürettiği bir inanç sistemi oluşturmak olanaktır.

Soru 51

Lawrence BonJour’a göre, gerekçelendirme söz konusu olduğunda, bir inanç sisteminin şu kurala uyması gerekir: “Sistem, bilen öznenin çevresi ile etkileşimi sonucu oluşacak gözlemsel inançlara kapalı olmamalıdır.” Bonjour bu ek koşulu aşağıdakilerden hangisi ile adlandırır?

Seçenekler

A
Ad hoc
B
Cogito
C
Gözlem şartı
D
Öznel şart
E
Gerekçelendirme
Açıklama:
BonJour bu ek koşula “gözlem şartı” adını verir. Her ne kadar gözlem şartı bağdaşımcılığın en kritik sorunlarından birine çözüm getiriyor gibi görünse de, bu çözümün ne yazık ki felsefi bir bedeli bulunmaktadır. “Gözlem şartı”, göründüğü kadarıyla, belli birtakım inançlara ayrıcalıklı veya özel epistemolojik statü tanıyarak temelciliğin en merkezcil tezine katılır görünmektedir.

Soru 52

I. Sağduyudan uzak olması.II. Haklılaştırma için yeterli olmaması.III. Nesnel dünya ile bağlantı problemi olması. Bu eleştiriler aşağıdaki görüşlerden hangisine getirilebilir?

Seçenekler

A
Fiziksel olgulara dayanan gerekçelendirme
B
Bağdaşımcılık
C
Algısal verilere dayanan gerekçelendirme
D
Haklılaştırma
E
Bilimselleştirme
Açıklama:
Bu eleştiriler gerekçelendirmeyi bir sistem içerisinde tanımlayan bağdaşımcılık görüşüne karşılık getirilmiştir.

Soru 53

Temel düzeyde bulunan inançların gerekçelendirmelerinin fiziksel dünyadan kaynaklandığını savunan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Gettier
B
Armstrong
C
Descartes
D
Pollock
E
Goldman
Açıklama:
Temel düzeyde bulunan inançların gerekçelendirmelerinin fiziksel dünyadan kaynaklandığını savunan düşünür D.M. Armstrong’dur.

Soru 54

Gerekçelendirme söz konusu olduğunda, inanç sistemine gözlem şartı koyan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Armstrong
B
Kitcher
C
Lehrer
D
BonJour
E
Wittgenstein
Açıklama:
Gerekçelendirme söz konusu olduğunda, bir inanç sisteminin şu kurala uyması gerekir: Sistem, bilen öznenin çevresi ile etkileşimi sonucu oluşacak gözlemsel inançlara kapalı olmamalıdır. Bu ek koşula gözlem şartı adını veren düşünür BonJour’dur.

Soru 55

Aşağıdakilerden hangisi, bilgi kuramcılarının geriye gitme sorunu için önerdikleri temel çözümlerden biri değildir?

Seçenekler

A
Gerekçelerin sonsuza gitmesi
B
Geriye gitmenin gerekçesi olmayan inançlarda son bulması
C
Gerekçelerin geriye gitmesinin rastlantısal önermelerle son bulması
D
Gerekçelerin kendi aralarında bağdaşımsal bir sistem veya ağ oluşturması
E
Gerekçelerin geriye gitmesinin “temel inançlarda” son bulması
Açıklama:
Gerekçelerin geriye gitmesinin rastlantısal önermelerle son bulması, bilgi kuramcılarının geriye gitme sorunu için önerdikleri temel çözümlerden biri değildir.

Soru 56

Aşağıdakilerden hangisi temelciliğin en belirgin savunucularındandır?

Seçenekler

A
Descartes
B
BonJour
C
Gettier
D
Pollock
E
Goldman
Açıklama:
BonJour bağdaşımcılığı, Gettier gerekçelendirilmiş doğru inancı, Pollock bilgisel gerekçelendirmeyi, Goldman ise bilginin hedefinin önermesel doğru olduğunu savunmuşlardır. Tarihsel olarak bakıldığında, temelciliğin en belirgin savunucusu Descartes olmuştur.

Soru 57

Aşağıdakilerden hangisi temelciliğin en büyük rakibidir?

Seçenekler

A
Doğalcılık
B
Bağdaşımcılık
C
Şüphecilik
D
Görecelik
E
Dışsalcılık
Açıklama:
Gerekçelendirme kuramları arasında önemli bir yer tutan bağdaşımcılık görüşü, temelciliğin en büyük rakibidir.

Soru 58

Goldman ve Kitcher’e göre bilginin asıl hedefi nedir?

Seçenekler

A
Bilgisel gerekçelendirme
B
Bilişsel doğru
C
Gerekçeli doğru inanç
D
Önermesel doğru
E
Kavramsal koşul
Açıklama:
A. Goldman ve P. Kitcher gibi bazı felsefeciler bilginin asıl hedefinin önermesel doğru olduğunu savlamışlardır.

Soru 59

Aşağıdaki görüşlerden hangisi gerekçelerin geriye gitmesi durumunun algısal düzleme gelindiğinde durmak zorunda olduğunu savunur?

Seçenekler

A
Temelcilik
B
Bağdaşımcılık
C
Şüphecilik
D
Bağlamcılık
E
Pragmacılık
Açıklama:
Gerekçelerin geriye gitmesi algısal düzleme gelindiğinde durmak zorunda olduğunu savunan görüş temelciliktir.

Soru 60

I. Gerekçelerin sonsuza gitmesiII. Gerekçelerin geriye gitmesinin “temel inançlarda” son bulmasıIII. Geriye gitmenin gerekçesi olmayan inançlarda son bulmasıIV. Gerekçelerin kendi aralarında bağdaşımsal bir sistem oluşturmasıGeri gitme sorunu konusunda bilgi kuramcıların önerdiği ve felsefeciler tarafından pek rağbet görmeyen temel çözümler hangileridir?

Seçenekler

A
III ve IV
B
I ve IV
C
II ve IV
D
I ve II
E
I ve III
Açıklama:
Geri gitme sorunu konusunda bilgi kuramcıların önerdiği ve felsefeciler tarafından pek rağbet görmeyen temel çözümler, (I) gerekçelerin sonsuza gitmesi ve
(III) geriye gitmesinin gerekçesi olmayan inançlarda son bulmasıdır.

Soru 61

“Bir inanç yalnızca bir inanca benzeyebilir; bir inancı yalnızca bir inanç haklılaştırabilir.” düşüncesi aşağıdakilerden hangisine aittir?

Seçenekler

A
Bradley
B
Berkeley
C
Kitcher
D
Armstrong
E
Blanshard
Açıklama:
Bir inanç yalnızca bir inanca benzeyebilir; bir inancı yalnızca bir inanç haklılaştırabilir.” Düşüncesi bağdaşımcı olan Berkeley’e aittir.

Soru 62

Dışsalcılık ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Bir özne belli bir gerekçeli inanca sahipse, o inancı gerekçelendiren olgulara bilgisel erişiminin olması şart değildir.
B
Bir öznenin inancını gerekçelendiren bir olgunun gerçekten var olması gereklidir.
C
Gerekçe öznenin bilgisi dışında olabilir.
D
Temelcilerin çoğu dışsalcılık görüşünü benimser.
E
Gerekçelerin geriye gitme sorununda dışsalcılık önemli bir yer tutar.
Açıklama:
Dışsalcılık ile geriye gitme sorunu arasında hiçbir bağ yoktur.

Ünite 11

Soru 1

Aşağıdakilerden hangisi "ahlak" tanımı hakkında doğru bir ifadedir?

Seçenekler

A
İyi-kötü nitelemelerine ilişkindir
B
Değerler bağlamında doğrulara ilişkin kullanılır
C
Değerler bağlamında ilkelere ilişkin kullanılır
D
Toplumsal kabuller bağlamında doğrulara ilişkin kullanılır
E
Toplumsal kabuller bağlamında ilkelere ilişkin kullanılır
Açıklama:
“ahlak”, belli bir toplumdaki bireyler tarafından hoş görülen, uygun bulunan ve kabul edilen eylem kalıplarına ve bu tür bağlamlarda insanların yaptığı iyi-kötü nitelemelerine ilişkindir. Doğru cevap A'dır.

Soru 2

Aşağıdakilerden hangisi "etik" hakkında doğru bir ifadedir?

Seçenekler

A
Belli bir toplumdaki bireyler tarafından hoş görülen eylem kalıplarına ilişkindir
B
Değerler bağlamında doğrulara ilişkin kullanılır
C
“etik” belli bir toplumdaki bireyler tarafından kabul edilen eylem kalıplarına ilişkindir
D
“etik” belli bir toplumdaki insanların yaptığı iyi-kötü nitelemelerine ilişkindir
E
“etik” belli bir toplumdaki bireyler tarafından uygun bulunan ya da bulunmayan eylem kalıplarına ilişkindir
Açıklama:
“Etik” kavramı, değerler bağlamında doğrulara ve ilkelere ilişkin kullanılır. Doğru cevap B'dir.

Soru 3

Aşağıdakilerden hangisi etik önermeleri bilme sorusuna verilen yanıtlardan biridir?

Seçenekler

A
Etik tanımları hikayeler yoluyla anlarız
B
Etik ilkelerin bilgisini laboratuvar ortamında ediniriz
C
Etik bilgileri teknoloji aracılığıyla ediniriz
D
Etik ilkelerin bilgisini akıl aracılığıyla ediniriz
E
Etik bilgilerin ilkelerini hayaller aracılığıyla ediniriz
Açıklama:
Etik ilkelerin bilgisini sezgiler veya benzer hislerimiz yoluyla ediniriz, etik ilkelerin bilgisini din aracılığıyla ediniriz, etik ilkelerin bilgisini algılar aracılığıyla ediniriz, etik ilkelerin bilgisini akıl aracılığıyla ediniriz. Doğru cevap D'dir.

Soru 4

Aşağıdakilerden hangisi etik bilginin nasıl olanaklı olduğunu usçu bir perspektiften açıklayan önemli bir düşünürdür?

Seçenekler

A
Immanuel Kant
B
David Hume
C
John Locke
D
Francis Bacon
E
Friedrich Nietzsche
Açıklama:
Etik bilginin nasıl olanaklı olduğunu usçu bir perspektiften açıklayan önemli bir düşünür Immanuel Kant'tır. Doğru cevap A'dır.

Soru 5

I. görecelik itirazı
II. inançsal olmama itirazı
III. bilişsel olmama itirazı
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri evrensel boyutta etik bilginin olanaklılığı konusunda çekincelerdendir?

Seçenekler

A
Yalnız II
B
Yalnız I
C
I ve III
D
II ve III
E
I ve II
Açıklama:
Etik bilginin akıl yoluyla edinilebileceğini savunan yaygın görüş, çağdaş felsefe kapsamında görecelilik ve bilişsel olmama üzerin iki önemli itirazla karşılaşmıştır. Doğru cevap C'dir.

Soru 6

Aşağıdakilerden hangisi "nitelikli bir roman okuduğumuzda bilgilenir miyiz?" sorusuna geleneksel epistemoloji açısından bakıldığında bunun yanıtının “hayır” olması gerektiğine dair bir neden olarak öne sürülemez?

Seçenekler

A
önermesel doğru olmamaları
B
estetik bilgi temelinde kaleme alınmış olmaları
C
romanlar tasarımın bir sonucu olması
D
dünyada olup bitenleri yansıtmamaları
E
romanlar imgelerin bir sonucu olması
Açıklama:
Nitelikli bir roman okuduğumuzda bilgilenir miyiz sorusuna geleneksel epistemoloji açısından bakıldığında bunun yanıtının “hayır” olması gerekir çünkü romanlar imgelerin ve tasarımın bir sonucudur; dünyada olup bitenleri yansıtmazlar. Eğer bilgi çok temel bir anlamda “önermesel doğru” kavramına bağlıysa, bir romanın -bir tarih kitabından, gerçek anıların aktarıldığı bir yapıttan ya da yaşanmış olaylara sadık kalan bir belgeselden farklı olarak- bilgilendirici olması beklenemez. Doğru cevap B'dir.

Soru 7

Aşağıdakilerden hangisi deneyim kavramını önemseyen düşünürler açısından insanın estetik boyutunun veya sanatsal işlevler için önem taşıyan durumlardan biri değildir?

Seçenekler

A
anlama açısından önemi yadsınamaması
B
bilgilenmeyi mümkün kılması
C
bireysel dönüşüme olanak sağlaması
D
doğru bilgi olarak bakılmaması
E
bilgi taşımasının olanaklı olması
Açıklama:
Epistemolojik açıdan geleneksel bir bakışa sahip olan bir bilgi kuramcısı açısından insanın estetik boyutunun veya sanatsal işlevlerin bir bilgi taşıması olanaklı görünmezken, “deneyim” kavramına daha farklı zeminlerden bakan düşünürler bu boyutun anlama, bilgilenme ve bireysel dönüşüm açısından öneminin yadsınamayacağını savlamışlardır. Doğru cevap D'dir.

Soru 8

Aşağıdakilerden hangisi “Tanrı vardır” önermesinin doğruluğunun basitçe gösterilip gösterilemeyeceği yönünde verilen felsefi yanıtlar hakkında doğru bir ifade değildir?

Seçenekler

A
deneyimsel olarak gösterilemeyeceği
B
algısal olarak gösterilemeyeceği
C
akılsal olarak gösterilebileceği
D
mantıksal düşünce zincirlerini izleyerek gösterilebileceği
E
felsefi olarak "tanrı vardır" önermesinin doğruluğu hiçbir şekilde gösterilemez
Açıklama:
“Tanrı vardır” önermesinin doğruluğunun basitçe deneyimsel veya algısal olarak değil, akılsal olarak ve mantıksal düşünce zincirlerini izleyerek gösterilebileceği yönünde felsefi yanıtlar vardır. Doğru cevap E'dir.

Soru 9

Tanrının varlığına yönelik olarak sunulan "ontolojik kanıt" aşağıdaki düşünürlerden hangisi tarafından ortaya konmuştur?

Seçenekler

A
Aziz Aquinas
B
Aziz Agustinius
C
Aziz Anselm
D
Pierre Abelard
E
Ochamlı William
Açıklama:
Aziz Anselm’in Ontolojik Kanıtı: Bu ispat bir tanımlama ile başlar, “Tanrı” kavramının irdelenmesi yöntemini kullanır. Doğru cevap C'dir.

Soru 10

Tanrının varlığına yönelik olarak sunulan "kozmolojik kanıt" aşağıdaki düşünürlerden hangisi tarafından ortaya konmuştur?

Seçenekler

A
Aziz Agusitinus
B
Aziz Anselmus
C
Aziz Aquinas
D
Pierre Abelard
E
Ochamlı William
Açıklama:
Aziz Aquinas’ın Kozmolojik Kanıtı: Her ne kadar Aquinas birden fazla ispat sunmuş olsa da, Aquinas’ın kanıtı, nedensellik
zincirinin en başında neyin olduğu konusunu gündeme getirir. Doğru cevap C'dir.

Soru 11

Etik ve ahlak konusunda aşağıdaki ifadelerden hangisi doğru olmaz?

Seçenekler

A
Etik zaman zaman ahlak felsefesi olarak adlandırılmıştır.
B
Ahlak kişilere ve toplumlara göre şekillenebilmektedir.
C
Etik daha ziyade evrensel bir konu olarak düşünülebilir.
D
Etik nesnelliğe işaret etmektedir.
E
Ahlak öznel ya da özneler arası alana dayanmaz.
Açıklama:
Pek çok felsefeci, örneğin, “etik” kavramını “bireylerin ve toplumların sahip olduğu ahlak (moralite) üzerine düşünme veya irdeleme” olarak tanımlar. “Etik” için zaman zaman “ahlak felsefesi” deyiminin kullanılmasının nedeni budur. Bunu biraz açmak için şöyle bir örnek verebiliriz: İçinde bulunduğu toplumun standartlarına göre “ahlak sahibi” kabul edilebilecek bir insan, yaşamına yön veren ahlak ilkelerini hiç sorgulamıyorsa, onun kafasından etik soruların geçmediği söylenebilir. Genel olarak ve özetleyerek dersek, ahlakın kişilere veya toplumlara (yani öznelliğe veya özneler-arası alana) ait bir konu olduğu, etiğin ise görece olarak daha genel (ve hatta nesnel) bir boyut içerdiği felsefeciler tarafından düşünülmüştür.

Soru 12

Sokak ortasında bir hayvana acı çektiren bir insana karşı takınılan etik tutum, etiği hangi bilme ile kanıtlamaktır?

Seçenekler

A
Etik ilkelerin bilgisini din aracılığıyla ediniriz.
B
Etik ilkelerin bilgisini sezgiler veya benzer hislerimiz yoluyla ediniriz.
C
Etik ilkelerin bilgisini algılar aracılığıyla ediniriz.
D
Etik ilkelerin bilgisini akıl aracılığıyla ediniriz.
E
Etiği herhangi bir bilme türü ile bilemeyiz.
Açıklama:
Akla gelebilecek bir yanıt, etik doğruların hangileri olduğunu belli hislere dayanarak bulacağımızdır. İçimizden güçlü bir sesin yardımseverliğin etik olarak doğru olduğunu söylemesi veya adaletsizliğin yanlış olduğunu hissetmemiz bu fikre örnek verilebilir

Soru 13

Kant'a göre etik bilgiye aşağıdakilerden hangisiyle ulaşılabilir?

Seçenekler

A
Us
B
Din
C
Sezgi
D
Algı
E
Beceri
Açıklama:
Usçu bir düşünür olan Kant, etik bilginin kazanılmasını aklın kullanımıyla ilintilendirmiştir.

Soru 14

Aşağıdakilerden hangisi Kant'ın etik bilme anlayışı ile bağdaşmaz?

Seçenekler

A
Kant'a göre etik ilkeler söz konusu ise arzular ve eğilimler sınırlandırılmalıdır.
B
Etik bilme konusunda sonuçlar önem kazanmaktadır.
C
Kant açısından etik ilkeler zorunlu ve evrensel olmalıdır.
D
Kant etik ilkeleri anlamaya zorunlu buyruk ya da koşulsuz buyruk adını vermektedir.
E
Kant etik ilkeleri anlamada yarar, çıkar , avantaj gibi konuları kesinlikle konu ile ilgisiz bulmaktadır.
Açıklama:
Kant’ın kuramının en çarpıcı yönleri; etik seçimlerimiz ve eylemlerimiz söz konusu olduğunda Kant’ın yarar, çıkar, avantaj gibi kavramları tamamen konuyla ilgisiz bulması, en genel etik yasaların tikel durumlardan ve insanların eylemlerinin sonuçlarından bağımsız olarak işlediğine inanması ve insanın etik seçimlerinde evrensel bir sorumluluk veya ödev duygusuyla hareket etmesi gerektiğini düşünmesidir.

Soru 15

Pek çok felsefeci, örneğin, “etik” kavramını “bireylerin ve toplumların sahip olduğu ahlak (moralite) üzerine düşünme veya irdeleme” olarak tanımlar.
Yukarıdaki ifadede belirtilen durum, etik için aşağıdaki ifadelerden hangisinin kullanılmasının sebebidir?

Seçenekler

A
ahlaklılık
B
estetik
C
ahlaki kesinlik
D
ahlaksal şüphecilik
E
ahlak felsefesi
Açıklama:
Pek çok felsefeci, örneğin, “etik” kavramını “bireylerin ve toplumların sahip olduğu ahlak (moralite) üzerine düşünme veya irdeleme” olarak tanımlar. “Etik” için zaman zaman “ahlak felsefesi” deyiminin kullanılmasının nedeni budur. Doğru yanıt E seçeneğidir.

Soru 16

İçinde bulunduğu toplumun standartlarına göre “ahlak sahibi” kabul edilebilecek bir insan, yaşamına yön veren ahlak ilkelerini hiç sorgulamıyorsa, onun kafasından ........ soruların geçmediği söylenebilir.
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Seçenekler

A
moral
B
etik
C
estetik
D
teolojik
E
teleolojik
Açıklama:
Ahlakın felsefi irdelenmesi pek çok düşünür tarafından etik olarak değerlendirilmiştir. Doğru yanıt B seçeneğidir.

Soru 17

Her toplumda bazı ahlaki kurallar ve etik ilkeler sürekli olarak dolaşım halindedir ve toplumdaki bireyler küçük yaştan başlayarak bu “ilkeleri” özümserler. Ancak bu olgusal saptama, belli bir toplumda geçerli olan etik normların nasıl öğrenildiğinin yanıtıdır. Felsefecilerin üzerinde kafa yorduğu asıl sorun, ........... olan ilkelerin bilinmesidir.
Yukarıdaki paragrafta boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Seçenekler

A
evrensel olarak doğru
B
o topluma göre doğru
C
göreceli
D
kutsal
E
estetik olarak güzel
Açıklama:
Felsefeciler etik doğrular dendiğinde genelde evrensel olarak geçerli olan ilkeleri düşünürler ve bu ilkeleri incelerler. Doğru yanıt A seçeneğidir.

Soru 18

İçimizden güçlü bir sesin yardımseverliğin etik olarak doğru olduğunu söylemesi, bize yardımseverliği ilke olarak doğru olduğunu gösterir.
Yukarıdaki cümleyi kuran bir kişi etik bilgi konusunda aşağıdaki iddialardan hangisini öne sürmektedir?

Seçenekler

A
Etik ilkelerin bilgisini din aracılığıyla ediniriz.
B
Etik ilkelerin bilgisini algılar aracılığıyla ediniriz.
C
Etik ilkelerin bilgisini sezgiler veya benzer hislerimiz yoluyla ediniriz.
D
Etik ilkelerin bilgisini akıl aracılığıyla ediniriz.
E
Etik ilkelerin bilgisini toplumsal normlar aracılığıyla ediniriz.
Açıklama:
İfadede hislere vurgu yapılmıştır. Doğru yanıt C seçeneğidir.

Soru 19

Immanuel Kant'a göre etik ilkelerin bilgisini aşağıdakilerden hangisi ile bilebiliriz?

Seçenekler

A
algılar
B
hisler
C
sezgiler
D
din
E
akıl
Açıklama:
Usçu bir düşünür olan Kant, etik bilginin kazanılmasını aklın kullanımıyla ilintilendirmiştir. Doğru yanıt E seçeneğidir.

Soru 20

Etik bilginin akıl yoluyla edinilebileceğini savunan yaygın görüş, çağdaş felsefe kapsamında iki önemli itirazla karşılaşmıştır: Bunlardan biri görecelik itirazıdır. Bu itiraz göre aşağıdaki ifade ya da ifadelerden hangisi doğru olur?
I. Söz konusu ilkelerin “varsayılan evrenselliği” ve, buna karşın, onları kavrayacak aklın aslında kültürel olarak “sınırlı” olduğu gerçeğiyle ilgilidir.
II. Görecelik itirazına temel oluşturan akıl yürütme, oldukça sıradan bir gözlem ile başlar.
III. İnsan topluluklarının kabul ettiği ve doğru olarak aldığı ilkeler zamana ve mekâna bağlı olarak büyük değişimler gösterebilmektedir .

Seçenekler

A
Yalnız II
B
I-III
C
I-II
D
I-II-III
E
Yalnız III
Açıklama:
Verilerin ifadelerin tamamı görecelik itirazı ile ilgilidir.

Soru 21

Kant açısından, insanları bağlayan ve akla seslenen en yüksek etik ilkeler zamana ve duruma bağlı değil, evrensel ve zorunlu normlardır. Kant bu ilkelere ........... adını verir.
Yukarıdaki ifadede boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Seçenekler

A
amaçlı buyruk
B
amaçsız buyruk
C
tanrısal buyruk
D
koşulsuz buyruk
E
koşullu buyruk
Açıklama:
Kant, bu ilkelere "zorunlu buyruk" ya da "koşulsuz buyruk" adını verir. Doğru yanıt D seçeneğidir.

Soru 22

Aşağıdakilerden hangisi ya da hangileri Platon'un sanat görüşleri arasında sayılabilir?
I. Sanatsal ürünler (yani “taklitler”) ontolojik olarak varlık alanının en alt düzeyini işgal ederler.
II. Sanatsal ürünler epistemolojik açıdan en zayıf anlamda ve düşük düzeyde “bilgi” içerirler.
III. Sanatsal ürünlerin temel olarak bilgisel bir değeri yoktur.

Seçenekler

A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I-II
E
I-II-III
Açıklama:
Verilen ifadelerin tamamı Platon'un sanatsal görüşleri arasındadır.

Soru 23

Aziz Aquinas’ın Kozmolojik Kanıtı aşağıdakilerden ifadelerden hangisi ile sonuçlanmaktadır?

Seçenekler

A
Başka bir şeyin hareket ettirmediği bir “ilk hareket ettirici” var olmak zorundadır.
B
Bazı şeyler hareket eder
C
Bir şeyin hareketinin nedeni her zaman kendisi dışında bir şeydir
D
Hareket konusunda nedensellik zinciri sonsuza dek uzanamaz.
E
Tanrı yalnızca düşünce veya kavram içinde değil, gerçekte de var olmak zorundadır
Açıklama:
Aziz Aquinas’ın Kozmolojik Kanıtı: Her ne kadar Aquinas birden fazla ispat
sunmuş olsa da, biz burada -felsefeci olmayanlar arasında da iyi bilinen- tek bir
argümanı inceleyeceğiz. Bu kanıt nedensellik konusunda sıradan bir gözleme dayanır ve çıkarımsal bir yapısı vardır:
(i) Bazı şeyler hareket eder;
(ii) Bir şeyin hareketinin nedeni her zaman kendisi dışında bir şeydir;
(iii) Hareket konusunda nedensellik zinciri sonsuza dek uzanamaz;
(iv) SONUÇ: Başka bir şeyin hareket ettirmediği bir “ilk hareket ettirici” var
olmak zorundadır.
Birinci öncül olan (i) evrendeki cisimlerin hareket halinde olduğu saptamasını
yapar. Bir sonraki öncül bize, eğer fiziksel bir cisim hareket ediyorsa hareket nedeninin kendisi dışında bir şey olduğunu söyler. (iii) numaralı öncül bu zincirin
sonsuza kadar gitmesinin akla uygun olmadığını kaydeder. Bunlardan çıkan sonuç, tüm hareketin kökeninde bir “ilk hareket ettiricinin” (Tanrı’nın) olmasının
gerektiğidir.

Soru 24

Tanrı'nın varlığının bilinmesindeki ölçüt sorunu hangi düşünür tarafından ortaya atılmıştır?

Seçenekler

A
Aristotoles
B
Platon
C
Audi
D
Aquinas
E
Anselm
Açıklama:
Audi’ye göre (1998, s. 272) Tanrı’nın varlığının bilinmesinde asıl
epistemolojik sorun şudur: Tanrı’nın varlığı ile karşılaşma deneyimimiz (görsel,
işitsel veya hissel boyutta) bir gün bir şekilde gerçekleşse bile, bunun gerçekten
Tanrı’yla karşılaşma deneyimi olduğunu bilemeyiz

Soru 25

Evrensel boyutta etik bilginin olanaklılığı konusunda göreceliği savunan düşünürler, etik önermelerin ve etik doğruların olduğunu ancak bunların yere ve zamana görece olduğunu, evrensel bir “etik ilkeler kümesi” olmadığını öne sürerler. Etiğin bilişsellik dışında olduğu konusunu gündeme getirenler ise, etik cümlelerin doğru veya yanlış olamayacağını ve etiğin ............... olmadığını savunurlar.
Yukarıdaki paragrafta boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Seçenekler

A
bilginin nesnesi
B
evrensel
C
zorunlu
D
olumsal
E
göreceli
Açıklama:
Bilişsel olmama itirazında bulunan düşünürler, etik önermelerin bilginin nesnesi olmadığını, kişisel tercihleri yansıttığını savunurlar. Doğru yanıt A seçeneğidir.

Soru 26

Etik ilkelerin bilgisini algılar aracılılığı elde etmeye getirilen eleştiri nedir?

Seçenekler

A
Sezgilerin ve benzeri iç duyumların her zaman en güvenilir bilgi kaynağı olmadığı ve zaman zaman bizi ciddi biçimde yanıltabildiği.
B
Evrensel bir boyut taşıdığı düşünülen ve bilişsel niteliğe sahip olduğu varsayılan etik ilkelerin, bilişselliği tartışmaya açık olan hisler yoluyla nasıl bulunabileceğinin ilk bakışta açık olmaması.
C
Dinin ya da dinsel unsurların olmadığı bir durumda etiğin olup olamayacağı.
D
Nesnelere ve olgulara ilişkin gözlem yapabiliriz, fakat bu olgularla bağıntılı olan etik ilkelerin doğru veya yanlışlığı “görebileceğimiz” veya “gözlemleyebileceğimiz” şeyler değillerdir.
E
Etik yargı içeren bir cümle o cümleyi dile getiren kişinin duygularını, eğilimlerini ve tercihlerini aktarır; ancak etik yargılar bilişsel veya bilgisel içerikten yoksundur.
Açıklama:
Tahmin edilebileceği gibi, burada ortaya çıkacak en temel sorun, gözlemsel
önermelerle etik ilkeler arasında kavramsal veya çıkarımsal bir kopukluk olmasıdır.

Soru 27

Özellikle Alman felsefe geleneğinde geliştirildiği hâliyle, .......... düşünürler kuramsal çabalarının temeline özne-nesne ikilemini ve bilgi sorunsalını değil, anlamanın gerçekleştiği dünyasal zemini veya ufku almışlardır. Bu düşünürler insan yaşamının yalnızca bilgisel (algısal ve ussal) yönünü değil, etik, estetik, poetik, dinsel, ve politik boyutlarını da anlama işlevinin içine sokmaktadır.
Yukarıdaki paragrafta boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Seçenekler

A
deontolojik
B
bilişselci
C
deneyimci
D
yorumsamacı
E
usçu
Açıklama:
Paragrafta tarif edilen düşünürler yorumsamacı düşünürlerdir. Doğru yanıt D seçeneğidir.

Soru 28

Ağır bir dindar olan ve Tanrı'nın bilinemezliğinde ölçüt sorununa Audi'den çok önce değinen filozof kimdir?

Seçenekler

A
Kant
B
Platon
C
Aristoteles
D
Aquinas
E
Kierkegaard
Açıklama:
Felsefe tarihinin en dindar düşünürlerinden biri olan ve Audi’den yaklaşık 150 yıl önce yaşamış olan Danimarkalı felsefeci Søren Kierkegaard’ın (1813-1855) eserlerinde bu epistemolojik fikri bütünüyle kabul ediyor görünmesidir. Ancak Kierkegaard’ın bu kabulden çıkarttığı sonuç ve vermeye çalıştığı asıl mesaj oldukça değişiktir. Varoluşçu felsefenin kurucularından biri sayılan Kierkegaard’a göre, örneğin, İbrahim peygamber Tanrı tarafından aldığı çağrıya uyarak biricik oğlunu kurban etmeye götürürken, kendisine seslenenin Tanrı olduğunu gerçekten de bilemezdi.

Soru 29

Aşağıdaki düşünürlerden hangisi Tanrı'nın tanımından yola çıkarak Tanrı'nın varlığına dair bir kanıt öne sürmüştür?

Seçenekler

A
Pascal
B
Aziz Aquinas
C
Aziz Anselm
D
Platon
E
Aristoteles
Açıklama:
Aziz Anselm’in Ontolojik Kanıtı bir tanımlama ile başlar: Tanrı tanım
gereği sıfatları veya nitelikleri eksiksiz olandır. Bu kanıta göre, özetle, "var olmamak" ile "sıfatları eksikiz olmak" çeliştiği için Tanrı var olmalıdır. Doğru yanıt C seçeneğidir.

Soru 30

Aşağıdaki düşünürlerden hangisi nedensellik zincirinin sonsuza dek götürülemeyeceğinden hareketle Tanrı'nın varlığına dair bir kanıt öne sürmüştür?

Seçenekler

A
Aziz Anselm
B
Aziz Aquinas
C
Pascal
D
Platon
E
David Hume
Açıklama:
Aquinas’ın kanıtı, nedensellik zincirinin en başında neyin olduğu konusunu gündeme getirir. Doğru yanıt B seçeneğidir.

Soru 31

Kant'a göre aşağıdakilerden hangisi etik ilkelerin bir özelliğidir?

Seçenekler

A
Evrensel ve zorunlu normlar olmaları
B
İçinde yaşadığımız zamana göre değişmeleri
C
Kişiden kişiye değişebilmeleri
D
Bir yarar gözetilerek elde edilmeleri
E
Akıllı veya akılsız tüm canlıların uyması gereken kurallar olmaları
Açıklama:
Etik ilkelerin bilinmesi konusundaki temel tartışmaları ve sorunları kavrayabileceksiniz.

Soru 32

Audi'ye göre insan, Tanrı’nın varlığı deneyimine ulaşsa bile bu deneyimi yaşadığını bilemez. Aşağıdakilerden hangisi dindar bir felsefeci olmasına rağmen bu düşünceye katılır görünmektedir?

Seçenekler

A
Leibniz
B
Kierkegaard
C
Locke
D
Descartes
E
Hobbes
Açıklama:
Tanrının varlığının bilinmesi konusunda üretilen fikirleri anlayabileceksiniz.

Soru 33

Yalnızca insan aklını kullanarak doğal arzularını kısıtlama tercihinde veya iradesinde bulunabilir; bu anlamda, tüm hayvanlar içinde yalnızca insan özgürdür. İnsanları bağlayan ve akla seslenen en yüksek etik ilkeler zamana ve duruma bağlı değil, evrensel ve zorunlu normlardır. “Yalnızca evrensel bir kanun olmasını isteyebileceğin etik kurallara uygun eylemlerde bulun”.
Yukarıdaki görüşler hangi filozofa aittir?

Seçenekler

A
Platon
B
Aristoteles
C
Thomas Aquinas
D
Immanuel Kant
E
A.J. Ayer
Açıklama:
Soru kökünde ifade edilen görüşler I. Kant'a aittir. Doğru cevap D şıkkıdır.

Soru 34

Aşağıdakilerden hangisi ‘etik bilginin olanaklılığı’ tezine yöneltilen ‘görecelik’ itirazının savlarındandır?

Seçenekler

A
İnsan topluluklarının kabul ettiği ilkeler zamana ve mekâna bağlı olarak büyük değişimler göstermektedir.
B
Etik yargı içeren bir cümle o cümleyi dile getiren kişinin duygularını, eğilimlerini ve tercihlerini aktarmaktan ibarettir.
C
Etik cümleler doğru veya yanlış değildir ve bilginin konusu olamazlar.
D
Etik yargı içeren bir cümle nesnel dünyaya dair bilgi taşımaz.
E
Etik yargı içeren bir cümle öznel tercihleri yansıtır.
Açıklama:
Seçeneklerde A seçeneği dışındakiler, bilişsel olmama itirazının savlarıdır. A seçeneğinde ise görecelik itirazının savlarından biri dile getirilmiştir. Doğru cevap A seçeneğidir.

Soru 35

Aşağıdakilerden hangisi ‘etik bilginin olanaklılığı’ tezine yöneltilen ‘bilişsel olmama’ itirazının savlarından değildir?

Seçenekler

A
Etik yargı içeren bir cümle o cümleyi dile getiren kişinin duygularını, eğilimlerini ve tercihlerini aktarmaktan ibarettir.
B
Etik cümleler doğru veya yanlış değildir ve bilginin konusu olamazlar.
C
Etik yargı içeren bir cümle nesnel dünyaya dair bilgi taşımaz.
D
Etik ilkelerin “varsayılan evrenselliği” karşısında onları kavrayacak akıl aslında kültürel olarak sınırlıdır.
E
Etik yargı içeren bir cümle öznel tercihleri yansıtır.
Açıklama:
D seçeneğinde ifade edilen sav, görecelik itirazının savıdır. Doğru cevap D seçeneğidir.

Soru 36

I. Doğadaki nesneler II. Nesnelerin taklitleri ve tasvirleri III. İdealar IV. Matematiksel nesneler Platon’un metafiziksel sıralamasının en tepeden başlayarak doğru sırası hangisinde verilmiştir?

Seçenekler

A
I, III, IV, II
B
III, II, I, IV
C
III, IV, I, II
D
IV, III, I, II
E
II, I, IV, III
Açıklama:
Platon’un metafiziksel sıralamasında, en tepeden başlarsak, doğru sıralama şu şekildedir: I. İdealar II. Matematiksel nesneler III. Doğadaki nesneler IV. Nesnelerin taklitleri ve tasvirleri. Doğru cevap C şıkkıdır.

Soru 37

İnsanların, örneğin tiyatroda, trajik durumları izlerken yaşadıkları duygusal coşkunluk ve nihayetindeki içsel boşalma hallerinin onları etik olarak dönüştürdüğünü ve doğru etik ilkeleri kavrama ve benimseme konusunda yardımcı olduğunu iddia edenler, hangi filozofun fikir ve kuramlarından esinlenmiştir?

Seçenekler

A
Platon
B
Aristoteles
C
Aziz Anselm
D
Immanuel Kant
E
A.J. Ayer
Açıklama:
Soruda belirtilen görüşün esin kaynağı Aristoteles'tir. Doğru cevap B şıkkıdır.

Soru 38

Aşağıdakilerden hangisi geleneksel epistemolojiye egemen olan “nesne-özne ilişkisinin kurgulanması” yönünde ortaya konan çabaların felsefi alternatiflerden biridir?

Seçenekler

A
Pozitivizm
B
Estetik
C
Bilişselcilik
D
Yararcılık
E
Yorumsama geleneği
Açıklama:
Geleneksel epistemolojiye egemen olan “nesne-özne ilişkisinin kurgulanması” yönünde ortaya konan çabaların felsefi alternatiflerden biri yorumsama (hermeneutic) geleneğidir. Özellikle Alman felsefe geleneğinde geliştirildiği hâliyle, yorumsamacı düşünürler kuramsal çabalarının temeline özne-nesne ikilemini ve bilgi sorunsalını değil, anlamanın gerçekleştiği dünyasal zemini veya ufku almışlardır. Epistemoloji ve metafizik alanlarında gerçekleştirilen çalışmalar nesnenin kendisini veya zihnin içini irdelemeye çalışırken, yorumsamacı felsefeciler en genel anlamıyla insan deneyimi ve yaşam dünyamız üzerine yoğunlaşmışlardır. Doğru cevap E şıkkıdır.

Soru 39

Eğer çelişkiye düşmek istemiyorsak, Tanrı düşüncesi veya kavramı zihnimizde oluştuğunda bu düşüncenin bir unsurunun da “var olma” olduğunu kabul etmemiz gerekir. Yani, Tanrı yalnızca düşünce veya kavram içinde değil, gerçekte de var olmak zorundadır. Sonuç olarak, Tanrı vardır.
Yukarıdaki kanıtlama hangi filozofa aittir?

Seçenekler

A
Aristoteles
B
Aziz Anselm
C
Aziz Aquinas
D
Aziz Agustin
E
David Hume
Açıklama:
Soruda verilen ifade Aziz Anselm'in ontolojik kanıtlamasını yansıtmaktadır. Doğru cevap B şıkkıdır.

Soru 40

(i) Bazı şeyler hareket eder;
(ii) Bir şeyin hareketinin nedeni her zaman kendisi dışında bir şeydir;
(iii) Hareket konusunda nedensellik zinciri sonsuza dek uzanamaz;
(iv) SONUÇ: Başka bir şeyin hareket ettirmediği bir “ilk hareket ettirici” var olmak zorundadır.
Yukarıdaki Tanrı kanıtlaması hangi filozofa aittir?

Seçenekler

A
Aristoteles
B
Aziz Anselm
C
Aziz Aquinas
D
Aziz Agustin
E
David Hume
Açıklama:
Soruda ifade edilen kanıtlama, Aziz Aquinas'a ait kozmolok kanıtlamadır. Doğru cevap C şıkkıdır.

Soru 41

“Tanrı’nın varlığı ile karşılaşma deneyimimiz (görsel, işitsel veya hissel boyutta) bir gün bir şekilde gerçekleşse bile, bunun gerçekten Tanrı’yla karşılaşma deneyimi olduğunu bilemeyiz.” diyen düşünür hangisidir?

Seçenekler

A
Aristoteles
B
Immanuel Kant
C
A.J. Ayer
D
David Hume
E
Robert Audi
Açıklama:
Bu ifade ünlü bilgi kuramcısı Robert Audi'ye aittir. Doğru cevap E şıkkıdır.

Soru 42

“İbrahim peygamber Tanrı tarafından aldığı çağrıya uyarak biricik oğlunu kurban etmeye götürürken, kendisine seslenenin Tanrı olduğunu gerçekten de bilemezdi. İbrahim’in durumunda akla uygun veya akılla açıklanabilecek hiçbir şey yoktu. O yüzden, bu olağanüstü durum aklın söylediklerinin ötesine geçmeyi ve bir “iman sıçraması” yapmayı gerektirmekteydi.”
Yukarıdaki açıklama hangi filozofa aittir?

Seçenekler

A
Sören Kierkegaard
B
Robert Audi
C
Immanuel Kant
D
A.J. Ayer
E
David Hume
Açıklama:
Soruda verilen açıklama filozof Sören Kierkegaard'a aittir Doğru cevap A şıkkıdır.

Soru 43

Bireylerin ve toplumların sahip olduğu ahlak (moralité) üzerine düşünme veya irdeleme” olarak tanımlanan kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Etik
B
Gelenek
C
Örf
D
Adet
E
Anane
Açıklama:
Pek çok felsefeci, örneğin, “etik” kavramını “bireylerin ve toplumların sahip olduğu ahlak (moralité) üzerine düşünme veya irdeleme” olarak tanımlar.

Soru 44

Etik teriminin yerine hangi deyim aşağıdakilerden hangisi kullanılabilir?

Seçenekler

A
Ahlak Bilimi
B
Etik olaylar
C
Ahlak Felsefesi
D
Ahlak Edebiyatı
E
Ahlak Çatışması
Açıklama:
Pek çok felsefeci, örneğin, “etik” kavramını “bireylerin ve toplumların sahip olduğu ahlak (moralité) üzerine düşünme veya irdeleme” olarak tanımlar. “Etik” için zaman zaman “ahlak felsefesi” deyiminin kullanılmasının nedeni budur.

Soru 45

Akla gelebilecek bir yanıt, etik doğruların hangileri olduğunu belli hislere dayanarak bulabileceğimizi ifade eden etik ilkelerin bilgisini bulma yolu aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Sezgiler
B
Din
C
Akıl
D
Mantık
E
Algılar
Açıklama:
Etik ilkelerin bilgisini sezgiler veya benzer hislerimiz yoluyla ediniriz. Akla gelebilecek bir yanıt, etik doğruların hangileri olduğunu belli hislere dayanarak bulacağımızdır. İçimizden güçlü bir sesin yardımseverliğin etik olarak doğru olduğunu söylemesi veya adaletsizliğin yanlış olduğunu hissetmemiz bu fikre örnek verilebilir.

Soru 46

“Eğer bir insan Fransızca öğrenmek istiyorsa, kurslar ve ders yoluyla o dil üzerinde çalışmalıdır.”
Yukarıda verilen ifade hangi buyruk türüne örnek olarak verilmiştir?

Seçenekler

A
Evrensel buyruk
B
Koşulsuz buyruk
C
Zorunlu buyruk
D
Koşullu buyruk
E
Kişisel buyruk
Açıklama:
Örneğin, eğer bir insan Fransızca öğrenmek istiyorsa, kurslar ve dersler yoluyla o dil üzerine çalışmalıdır. Bu “koşullu” bir buyruktur çünkü belli bir sonuca veya hedefe yönelik olarak ifade edilmiştir. Koşulsuz bir buyruk ise en yüksek etik normu ifade eder ve evrensel olarak herkesi ve her eylem durumunu kapsar.

Soru 47

Etik bilginin akıl yoluyla edinilebileceğini savunan yaygın görüşe karşı, çağdaş felsefe kapsamında hangi itirazlarla karşılaşmıştır?

Seçenekler

A
Görecelik İtirazı-Bilişsel olmama itirazı
B
Kuvvet İtirazı -İnanç İtirazı
C
Antitez İtirazı - Örneklem İtirazı
D
Karşı Örnekler itirazı- Önerme İtirazı
E
Önerme İtirazı ve tartışma İtirazı
Açıklama:
Evrensel geçerliliği olan etik bilginin olanaklılığı konusunda genel olarak iki önemli itiraz dile getirilmiştir. Birincisi Görecelik itirazı ikincisi ise Bilişsel Olmama İtirazıdır.

Soru 48

Aşağıdakilerden hangisi ahlaki normların ve etik yargıların bazılarının diğerlerinden daha kabul edilebilir olduğunu kabul etmiş pozitivistlerden biridir?

Seçenekler

A
Platon
B
Descartes
C
P. Sartre
D
A. J. Ayer
E
Pisagor
Açıklama:
A. J. Ayer gibi pozitivistler ahlaki normların ve etik yargıların bazılarının diğerlerinden daha kabul edilebilir olduğunu kabul etmişlerdir.

Soru 49

Estetik içerikli önermelerin bilgi taşıyabileceği düşüncesine sıcak bakmamış görüş aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Geleneksel Görüş
B
Çağdaş Görüş
C
Modern Görüş
D
Mantıksal Görüş
E
Nihilist Görüş
Açıklama:
Geleneksel görüşler, estetik içerikli önermelerin bilgi taşıyabileceği düşüncesine genelde sıcak bakmamışlardır.

Soru 50

Aşağıdakilerden hangisi Tanrı’nın varlığının akılcı yöntemlerle kanıtlanmasında kullanılmış bir yöntemdir?

Seçenekler

A
Descartes’in Akılcı Yaklaşımı
B
Algıcılık yönteminin kullanılması
C
Sartre’nin Ontolojik Kanıtı
D
Aziz Anselm’in Ontolojik Kanıtı
E
Platonun kozmolojik Kanıtı
Açıklama:
“Tanrı vardır” önermesinin doğruluğunun basitçe deneyimsel veya algısal olarak değil, akılsal olarak ve mantıksal düşünce zincirlerini izleyerek gösterilebileceği yönündedir. Felsefe tarihinde, tanrının varlığını mantıksal yöntemlerle göstermeye çalışan ve kesinlik iddiasıyla gelen iki önemli ispat bulunmaktadır. Birincisi Aziz Anselm’in Ontolojik Kanıtı ikincisi ise Aziz Aquinas’ın Kozmolojik Kanıtı.

Soru 51

“Tanrı’nın varlığının bilinmesinde asıl epistemolojik sorun şudur: Tanrı’nın varlığı ile karşılaşma deneyimimiz (görsel, işitsel veya hissel boyutta) bir gün bir şekilde gerçekleşse bile, bunun gerçekten Tanrı’yla karşılaşma deneyimi olduğunu bilemeyiz.”
Savını öne süren düşünür kimdir?

Seçenekler

A
Descartes
B
Pisagor
C
Platon
D
Sartre
E
Robert Audi
Açıklama:
Audi’ye göre, Tanrı’nm varlığının bilinmesinde asıl epistemolojik sorun şudur: Tanrı’nın varlığı ile karşılaşma deneyimimiz (görsel, işitsel veya hissel boyutta) bir gün bir şekilde gerçekleşse bile, bunun gerçekten Tanrı’yla karşılaşma deneyimi olduğunu bilemeyiz. Öyle bir deneyimin, örneğin, bir yanılsama olup olmadığını bilmenin bir yolu yoktur.

Soru 52

Aşağıdakilerden hangisi varoluşçu felsefenin kurucularından biridir?

Seçenekler

A
Edmund Gettier
B
Soren Kierkegaard
C
Descartes
D
L. Wittgenstein
E
Pisagor
Açıklama:
Varoluşçu felsefenin kurucularından biri sayılan Kierkegaard’a göre, örneğin, İbrahim peygamber Tanrı tarafından aldığı çağrıya uyarak biricik oğlunu kurban etmeye götürürken, kendisine seslenenin Tanrı olduğunu gerçekten de bilemezdi.

Soru 53

I. Sezgi
II. Din
III. Algı
IV. Mantık
V. Akıl
Yukarıdakilerden hangileri etik önermeleri bilme sorusuna verilebilecek temel yanıtların seçeneklerde hepsi bir arada verilmiştir?

Seçenekler

A
I, II
B
I, II, III, IV
C
II, III
D
I, II, III, V
E
I, II, III, IV, V
Açıklama:
Etik ilkelerin bilgisine sezgi, din, algı ve akıl yoluyla ediniriz.

Soru 54

Tragedyalarda sergilenen ve insanın içine işleyen durumların aslında onları etik olarak dönüştürmesi ve doğru etik ilkeleri kavrama ve benimseme konusunda yardımcı olması amacına hizmet ettiği düşüncesini vurgulayan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Kant
B
Aristoteles
C
Descartes
D
Platon
E
Armstrong
Açıklama:
Tragedyalarda sergilenen ve insanın içine işleyen durumların aslında onları etik olarak dönüştürmesi ve doğru etik ilkeleri kavrama ve benimseme konusunda yardımcı olmasını amacına hizmet ettiği düşüncesini vurgulayan düşünür Aristoteles’tir.

Soru 55

En temel etik ilkelerin genel olarak geçerli olduğunu, yalnızca insanları değil tüm akılcı varlıkları bağladığını ve bu ilkelerin aslında yalnızca entelektüellerin zihninde değil her insanın “içinde” bulunduğunu savlayan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Kant
B
Wittgenstein
C
Armstrong
D
Quine
E
Descartes
Açıklama:
En temel etik ilkelerin genel olarak geçerli olduğunu, yalnızca insanları değil akılcı varlıkları bağladığını ve bu ilkelerin aslında yalnızca entelektüellerin zihninde değil her insanın “içinde” bulunduğunu savlayan düşünür Kant’tır.

Soru 56

Etik kavramı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Seçenekler

A
Özneler-arası alana aittir.
B
Nesnel bir boyut içerir.
C
Değerler bakımından doğrulara ve ilkelere ilişkin kullanılır.
D
Evrensel ilkelerle ilgilidir.
E
Bireylerin sahip olduğu moralite üzerine düşünmedir.
Açıklama:
Ahlak ve etik kavramları birbirinden farklı kavramlardır. Bu nedenle Özneler-arası alana ait olan konu ahlak ile ilgilidir.

Soru 57

Audi’ye göre “insan Tanrı ile karşılaşsa, bunun gerçekten Tanrı’yla karşılaşma deneyimi olduğunu bilemez.”
Aşağıdakilerden hangisi en dindar düşünür olmasına rağmen, bu epistemolojik fikri bütünüyle kabul ediyor görünmektedir?

Seçenekler

A
Aquinas
B
Kierkegaard
C
Ayer
D
Hume
E
Anselm
Açıklama:
Felsefe tarihinin en dindar düşünürlerinden biri olan ve Audi’den yaklaşık 150 yıl önce yaşamış olan Danimarkalı felsefeci Søren Kierkegaard’ın (1813-1855) eserlerinde bu epistemolojik fikri bütünüyle kabul ediyor görünmesidir. Ancak Kierkegaard’ın bu kabulden çıkarttığı sonuç ve vermeye çalıştığı asıl mesaj oldukça değişiktir.

Soru 58

Aşağıdakilerden hangisi Kant’ın savlarından biridir?

Seçenekler

A
Etik alanında zorunluluk vardır, özgür irade bulunmaz.
B
İnsanlar etik normlara uymanın sonucu olarak, arzularını ve eğilimlerini sınırlama kapasitesine sahiptirler.
C
İnsanın kurallar ve normlar tarafından bağlanabilme yetisi diğer hayvanlarda da bulunmaktadır.
D
İnsanları bağlayan ve akla seslenen en yüksek etik ilkeler zamana ve duruma bağlıdır.
E
Etik yargı içeren bir cümle, o cümleyi dile getiren kişinin duygularını, eğilimlerini ve tercihlerini aktarır; ancak etik yargılar bilişsel ve bilgisel içerikten yoksundur.
Açıklama:
Kant’a göre, insanı diğer hayvanlardan ayıran bir özellik, onun kurallar ve normlar tarafından bağlanabilme yetisidir. Yalnızca insan aklını kullanarak doğal arzularını kısıtlama tercihinde veya iradesinde bulunabilir; bu anlamda, tüm hayvanlar içinde yalnızca insan özgürdür. Kant’a göre, algıladığımız olguların görüngü olarak karşımıza çıkma şekillerini irademiz değil, belli evrensel bilişsel kategoriler belirler. Buna karşın Kant, etik alanında zorunluluğun değil özgür iradenin olduğunu savlar. Kant’a göre, insanlar etik normlara uymanın sonucu olarak, arzularını ve eğilimlerini sınırlama kapasitesine sahiptirler. Kant açısından, insanları bağlayan ve akla seslenen en yüksek etik ilkeler zamana ve duruma bağlı değil, evrensel ve zorunlu normlardır.Etik yargı içeren bir cümle, o cümleyi dile getiren kişinin duygularını, eğilimlerini ve tercihlerini aktarır; ancak etik yargılar bilişsel ve bilgisel içerikten yoksundur. İfadesi ise pozivitistlere aittir.

Soru 59

Tanrı’nın varlığına inanmanın inanmamaktan daha kazançlı ve faydalı olacağı argümanı kime aittir?

Seçenekler

A
Kant
B
Ayer
C
Pascal
D
Audi
E
Kierkegaard
Açıklama:
Tanrı’nın varlığına inanmanın inanmamaktan daha kazançlı ve faydalı olacağı argümanı Blaise Pascal’a aittir.

Soru 60

Etik ilkelerin bilgisini edinmek amacıyla tarihteki ünlü felsefeciler arasında yaygın olan araç aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Sezgi
B
His
C
Din
D
Akıl
E
Algı
Açıklama:
Özellikle Aydınlanma Çağı düşünürleri ve felsefi olarak onları izleyenlerde egemen olan bir kanı, aklın evrensel bir yeti olduğudur. “İnsanlara merhamet göstermek doğrudur”, “Acı çektirmek yanlıştır” veya “insan gücünü kötü niyetlerle kullanmamalı” gibi temel ilkeler aklı olan her yetişkin insanın bulabileceği normlardır. Tarihteki ünlü felsefeciler arasında yaygın olan etik ilkelerin bilgisini edinme aracı akıldır.

Soru 61

Aşağıdakilerden hangisi yorumsamacı felsefecilerin “genel anlamıyla insan deneyimi” kavramını anlamak için ele aldıkları yönlerden biridir?

Seçenekler

A
Toplumsal
B
Ailesel
C
Estetik
D
Kuramsal
E
İnkarsal
Açıklama:
Epistemoloji ve metafizik alanlarında gerçekleştirilen çalışmalar nesnenin kendisini veya zihnin içini irdelemeye çalışırken, yorumsamacı felsefeciler en genel anlamıyla insan deneyimi ve yaşam dünyamız üzerine yoğunlaşmışlardır. Bu düşünürler açısından “genel anlamıyla insan deneyimi” kavramı -tahmin edilebileceği gibi- insan yaşamının yalnızca bilgisel (algısal ve ussal) yönünü değil, etik, estetik, poetik, dinsel, ve politik boyutlarını da anlama işlevinin içine sokmaktadır.

Soru 62

Tanrı’nın varlığına ilişkin ontolojik kanıtıyla tanınan filozof aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Audi
B
Kant
C
Anselm
D
Descartes
E
Aquinas
Açıklama:
Tanrı’nın varlığına ilişkin ontolojik kanıtıyla tanınan filozof Aziz Anselm’dir. Anselm’in kanıtı, “Tanrı” kavramının irdelenmesi yöntemini kullanır.

Soru 63

“Acı çektirmek yanlıştır.” Bu ifade aşağıdaki bilgi türlerinden hangisine girmektedir?

Seçenekler

A
Politik
B
Apriori
C
Etik
D
Pratik
E
Dinsel
Açıklama:
Yukarıdaki ifade etik bir önerme olup, bu bilgi de etik bir ilke olarak karşımıza çıkar ve etik bilgi türüne girer.

Soru 64

Aşağıdaki örneklerden hangisinde etik bilgiye akıl aracılığıyla ulaşılmıştır?

Seçenekler

A
Şu an bindiğim arabanın rengi kırmızıdır.
B
İyilik yapmak sevaptır.
C
Adil olduğumu hissediyorum.
D
İnsanlara merhamet göstermek doğrudur.
E
Su 100 derecede kaynar.
Açıklama:
Şıklar arasında etik bilgi olabilecek iyilik yapmak sevaptır, adil olduğumu hissediyorum, insanlara merhamet göstermek doğrudur. şıklarından "İyilik yapmak sevaptır" şıkkı din aracılığıyla "Adil olduğumu hissediyorum" şıkkı sezgi aracılığıyla ulaşılan bir bilgi türüne örnektir. Oysa "İnsanlara merhamet göstermek doğrudur" şıkkına akıl aracılığıyla ulaşılmıştır.

Soru 65

Aşağıdaki filozoflardan hangisi etik bilginin kazanılmasında aklın rolünü vurgulamıştır?

Seçenekler

A
Kant
B
Mill
C
Parmenides
D
Heidegger
E
Levinas
Açıklama:
Usçu bir düşünür olan Kant, etik bilginin kazanılmasını aklın kullanımıyla ilişkilendirmiştir.

Soru 66

“Yalnızca evrensel bir kanun olmasını isteyebileceğin etik kurallara uygun eylemlerde bulun.”
Kant’ın dile getirdiği bu meşhur ifade aşağıdakilerden hangisi ile ifade edilir?

Seçenekler

A
Koşullu buyruk
B
İmperatif
C
Koşulsuz buyruk
D
Sentetik önerme
E
Apriori
Açıklama:
Kant açısından, insanları bağlayan ve akla seslenen en yüksek etik ilkeler zamana ve duruma bağlı değil, evrensel ve zorunlu normlardır. Kant bu ilkelere “zorunlu buyruk” veya “koşulsuz buyruk” adını verir.

Soru 67

Aşağıdakilerden hangisi evrensel boyutta etik bilginin olanaklılığına getirilebilecek bir eleştiridir?

Seçenekler

A
Herkes için geçerlidir.
B
Özgür iradeyi olanaksız kılar.
C
Yalnızca insanları kapsar.
D
Bilişsel içeriğe sahip değildir.
E
Bir yarar beklentisi vardır.
Açıklama:
Etik yargı içeren bir cümle o cümleyi dile getiren kişinin duygularını, eğimlerini ve tercihlerini aktarır; ancak etik yargılar bilişsel veya bilgisel içerikten yoksundur. O yüzden de etik içeriği olan cümleleri “bilmek” söz konusu olamaz. Bu görüş, açıkça görüleceği gibi, yukarıda aktardığımız görecelik itirazından daha radikal bir fikir ortaya koymaktadır. Göreceliği savunan düşünürler, etik önermelerin ve etik doğruların olduğunu ancak bunların yere ve zamana görece olduğunu, evrensel bir “etik ilkeler kümesi” olmadığını öne sürerler. Bilişsellik konusunu gündeme getirenler ise, etik cümlelerin doğru veya yanlış olamayacağını ve etiğin bilginin nesnesi olmadığını savunurlar.

Soru 68

“Romanlar imgelerin ve tasarımların bir souncudur; dünyada olup biteni yansıtmazlar.”
Böyle düşünen bir kişinin sanat-bilgi ilişkisine yaklaşımı aşağıdakilerden hangisi olabilir?

Seçenekler

A
Estetik içerikli önermeler bilgi taşımazlar.
B
Edebiyat en etkili sanattır.
C
Geleneksel sanat-bilgi görüşüne karşı çıkmaktadır.
D
Dış Dünyadan kopuktur.
E
Bilgide temelci görüşü desteklerler.
Açıklama:
Eğer bilgi çok temel bir anlamda “önermesel doğru” kavramına bağlıysa, bir romanın -bir tarih kitabından, gerçek anıların aktarıldığı bir yapıttan ya da yaşanmış olaylara sadık kalan bir belgeselden farklı olarak- bilgilendirici olması beklenemez. Pozitivistlerin deyimini kullanırsak, romanların bilişsel değeri yoktur; yalnızca duygusal, kişisel, toplumsal, politik ve benzeri açılardan değerli oldukları söylenebilir. Daha genel bir iddia şu şekilde dile getirilebilir: “X çirkindir” veya “Y Z’den daha güzeldir” türünden estetik içerikli yargılar, aynı etik içerikli cümlelerde olduğu gibi, olgulara karşılık gelmezler, bilişsel içerik taşımazlar.

Soru 69

Estetik içerikli önermelerin bilgi taşımadığını savunan geleneksel görüşü temsil eden ilk filozof aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Kant
B
Platon
C
Descartes
D
Aristoteles
E
Hume
Açıklama:
Platon’un metafiziğine göre, idealar var olmaları için değişken dünyanın nesnelerine bağlı değillerdir. Öte yandan, doğadaki nesneler ontolojik olarak idealara bağlıdır, fakat kendilerini tasvir eden sanat eserlerine (örnek:bir nesnenin karakalem çizimi) bağlı değillerdir. Ontolojik olarak son sırada yer alan sanatsal ürünler ise, varlıkları için fiziksel nesnelere bağlıdırlar. O halde, sanatsal ürünler (yani “taklitler”) hem ontolojik olarak varlık alanının en alt düzeyini işgal ederler hem de epistemolojik açıdan en zayıf anlamda ve düşük düzeyde “bilgi” içerirler. Platon’dan başlayarak pek çok felsefeci, sanatın ya da sanatsal ürünlerin “bilgi” içeriklerinin olamayacağını savlamıştır.

Soru 70

I. Aziz Anselm’in Ontolojik Kanıtı
II. Aziz Aquinas’ın Kozmolojik Kanıtı
Bu iki kanıtın dinsel bilgi anlamında ortak özelliği nedir?

Seçenekler

A
Algısal verilere dayanan kanıtlar olması
B
Tanrı’nın varlığını haklılaştırması
C
Tanrı’nın var olduğuna dair ilk kanıtlama olmaları
D
Tanrı’nın varlığının akılcı yöntemlerle, mantıksal yol izleyerek kanıtlanması
E
Kanıtlayanların aziz olması
Açıklama:
Bu iki kanıtın ortak özelliği “Tanrı vardır” önermesinin doğruluğunun basitçe deneyimsel veya algısal olarak değil, akılsal olarak ve mantıksal düşünce zincirlerini izleyerek gösterilebileceği yönündedir. Felsefe tarihinde, tanrının varlığını mantıksal yöntemlerle göstermeye çalışan ve kesinlik iddiasıyla gelen iki önemli ispat bulunmaktadır.Pratik yaşamın olgularına ve deneyimlerine vurgu yapan akıl yürütmelerden farklı olarak, bu iki kanıt mantıksal bir düşünce zinciri izleyerek Tanrı’nın gerçekten olması gerektiğini göstermeye çalışır.

Soru 71

“Haklılaştırmanın” epistolojik değil, ancak psikolojik veya sosyolojik bir boyutta gerçekleşebileceği düşünülen, ahlaki normların ve etik yargıların bazılarının diğerlerinden daha kabul edilebilir olduğunu kabul eden, felsefede oldukça popüler olan akım aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Pozitivizm
B
Materyalizm
C
Rasyonalizm
D
Pragmatizm
E
Ampirizm
Açıklama:
Pozitivistlerin söylemeye çalıştığı, etik veya estetik nitelikteki yargıların önemsiz veya işlevsiz olduğu değildir. Bu düşünürler yalnızca bu tür ifadelerin öznel tercihleri yansıttığını ve nesnel dünyaya dair bilgi taşımadığını söylemektedirler. A. J. Ayer gibi pozitivistler ahlaki normların ve etik yargıların bazılarının diğerlerinden daha kabul edilebilir olduğunu kabul etmişlerdir.Ancak, burada söz konusu olan “haklılaştırmanın” epistemolojik değil, ancak psikolojik veya sosyolojik bir boyutta gerçekleşebileceğini düşünmüşlerdir. 20.yüzyılın ilk yarısında çözümleyici felsefede oldukça popüler bir akım olarak kabul gören Pozitivizm, daha sonraları zamanla çekiciliğini büyük oranda yitirmiştir.

Soru 72

Aşağıdakilerden hangisi Aziz Aquinas’ın kanıtı için geçerlidir?

Seçenekler

A
“Tanrı” kavramının irdelenmesi yöntemini kullanır.
B
Gerçekten var olmayan bir tanrı bizim “Tanrı” kavramımızla çelişmektedir.
C
Nedensellik zincirinin en başında neyin olduğu konusunu gündeme getirir.
D
Tanrının var olduğu öncelikle zihnin içerisinde Tanrı kavramını canlandırarak başlar.
E
Öncüller kabul edilince sonucun zorunlu olarak doğru kabul edilmesi gerektiği düşüncesine dayanmaktadır.
Açıklama:
Aziz Aquinas’ın kanıtı, nedensellik zincirinin en başında neyin olduğu konusunu gündeme getirir. “Tanrı” kavramının irdelenmesi yöntemini kullanır, Gerçekten var olmayan bir tanrı bizim “Tanrı” kavramımızla çelişmektedir, Tanrının var olduğu öncelikle zihnin içerisinde Tanrı kavramını canlandırarak başlar ve Öncüller kabul edilince sonucun zorunlu olarak doğru kabul edilmesi gerektiği düşüncesine dayanmaktadır seçeneklerindeki özellikler Aziz Anselm’in kanıtında geçerlidir.

Ünite 12

Soru 1

Bir önermenin bilinmesi ya da gerekçeli bir şekilde inanılmasının bağlama veya koşullara bağlı bir olgu olduğunu ileri süren görüş hangisidir?

Seçenekler

A
bağlamcılık
B
bağdaşımcılık
C
şüphecilik
D
gerekçelendirmecilik
E
sezgicilik
Açıklama:
Bir önermenin bilinmesi ya da gerekçeli bir şekilde inanılmasının bağlama veya koşullara bağlı bir olgu olduğunu ileri süren görüş bağlamcılıktır.

Soru 2

Tek kişiye ait bir dilin olanaksızlığını savunan, anlamın zorunlu olarak özneler arası alanda olduğunu öne süren düşünür kimdir?

Seçenekler

A
Chomsky
B
Descartes
C
Wittgenstein
D
Quine
E
Kant
Açıklama:
Tek kişiye ait bir dilin olanaksızlığını savunan, anlamın zorunlu olarak özneler arası alanda olduğunu öne süren düşünür Wittgenstein'dır.

Soru 3

Bilinebilecek tüm doğruların doğaya ait olduğunu, bizim için doğanın dışında bilgi nesneleri olmadığını savunan felsefi görüş hangisidir?

Seçenekler

A
usçuluk
B
deneyimcilik
C
doğalcılık
D
şüphecilik
E
bağlamcılık
Açıklama:
Bilinebilecek tüm doğruların doğaya ait olduğunu, bizim için doğanın dışında bilgi nesneleri olmadığını savunan felsefi görüş doğalcılıktır.

Soru 4

Yaygın olarak kabul edilen görüşe göre epistemolojik anlamda ilk doğalcı kimdir?

Seçenekler

A
Aristoteles
B
David Hume
C
Sokrates
D
Demokritus
E
Quine
Açıklama:
Yaygın olarak kabul edilen görüşe göre epistemolojik anlamda ilk doğalcı David Hume'dir.

Soru 5

Aşağıdakilerden hangisi Quine'ın doğalcı epistemolojisinin ilgi alanlarından değildir?

Seçenekler

A
doğa
B
deneyim
C
idealar dünyası
D
bilim
E
akıl
Açıklama:
Quine’ın doğalcı epistemolojisi, bireysel zihin, idealar dünyası veya kavramsal soyutlamalardan ziyade ilgisini doğaya, deneyime ve bilime yönelterek devrimsel bir adım atmıştır.

Soru 6

Toplumsal epistemoloji ve feminist epistemoloji ile ilgili aşağıdaki bilgilerden hangisi doğru değildir?

Seçenekler

A
Toplumsal epistemolojinin hareket noktası, epistemolojik düzlemde olması gerekene ancak olanın dolayımıyla ve irdelenmesiyle varılacağı fikrinde bulunabilir.
B
Toplumsal ve feminist epistemoloji, epistemolojinin soyut ve zihinsel doğasına indirilmiş bir darbedir.
C
Bilginin klasik çözümlemesi üzerine çalışan felsefeciler herhangi bir şekilde öznenin alt yapısını ve toplumsal kimliğini dikkate almamışlardır.
D
Geleneksel epistemolojik yaklaşımlar farklılıkları göz ardı etmiş ve hayalî bir evrensel özne tasarlamışlardır.
E
Feminist bilgi kuramcılarına göre, geleneksel bilgi çözümlemesinin “evrensel” ve “nesnel” bir açıklama sunduğu söylenebilir.
Açıklama:
Feminist bilgi kuramcılarına göre, geleneksel bilgi çözümlemesinin “evrensel” ve “nesnel” bir açıklama sunduğu söylemek doğru değildir.

Soru 7

Aşağıdakilerden hangisi 20. yy.'da pragmacılığın en önde gelen savunucularından olmuştur?

Seçenekler

A
Richard Rorty
B
Quine
C
F. F. Schmitt
D
W. P. Alston
E
C. Coady
Açıklama:
Rorty 20.yy.'da pragmacılığın en önde gelen savunucularından olmuştur.

Soru 8

Aşağıdakilerden hangisi Rorty'yi en derinden etkileyen düşünürlerden biri olamaz?

Seçenekler

A
Nietzsche
B
James
C
Dewey
D
Wittgenstein
E
Descartes
Açıklama:
Rorty’yi en derinden etkileyen düflünürler Nietzsche, James, Dewey, Wittgenstein ve Quine olmufltur.

Soru 9

Rorty'nin pragmacı yaklaşımına göre aşağıdakilerden hangisi doğru değildir?

Seçenekler

A
Dünya ve insan sürekli olarak karşılıklı etkileşim ve değişim içindedir.
B
İnsanlar için esas olan, eylemsel başarı, hayatta kalma ve gelişimdir.
C
Soyut veya kuramsal düşünme daha öncelikli ve daha temeldir.
D
Bilgi ve fayda kavramları birbirleriyle sıkı sıkıya ilişkili olmak zorundadır.
E
Esas olan eylem, yorumsal çeşitlilik ve insanlığın kendini geliştirmesidir.
Açıklama:
Rorty'ye göre soyut veya kuramsal düşünme daha öncelikli ve daha temel değildir.

Soru 10

Hiçbir görüşün veya kuramın nihai, mutlak veya gerekli olamayacağı fikri Rorty'de hangi kavrama işaret etmektedir.

Seçenekler

A
ironi
B
olumsallık
C
zorunluluk
D
mutlaklık
E
pragmacılık
Açıklama:
Olumsallık hiçbir görüşün veya kuramın nihai, mutlak veya gerekli olamayacağı fikrine dayanmaktadır.

Soru 11

"Tek kişiye özgü bir dilin olanaksızlığı" argümanı hangi düşünüre aittir?

Seçenekler

A
Wittgenstein
B
David Hume
C
Vrinda Dalmiya
D
Richard Rorty
E
Quine
Açıklama:
Bu akıl yürütme Wittgenstein’ın tek kişiye özgü bir dilin olanaksızlığı argümanı olarak bilinir ve pek çok yorumcunun da üzerinde uzlaştığı gibi bu argüman günlük dilsel eylemlerimizde toplumsallığın ya da toplumsal boyutun nasıl bir rol oynadığı konusunda kritik bir öneme sahiptir

Soru 12

Aşağıdakilerden hangisi epistemoloji anlamda ilk doğalcı olduğu kabul edilen düşünürdür?

Seçenekler

A
Wittgenstein
B
Quine
C
David Hume
D
Richard Rorty
E
David Annis
Açıklama:
Bazı yorumcular felsefede doğalcılığın köklerinin Thales, Anaximender, Heraklitus, Demokritus gibi Sokrates öncesi düşünürlere kadar gittiğine inanmaktadırlar. Doğalcılığın ilk temsilcisinin Aristoteles olduğunu düşünenler de vardır. Daha yaygın olarak kabul edilen görüş, David Hume’un epistemolojik anlamda ilk doğalcı olduğudur.

Soru 13

Aşağıdakilerden hangisi Quine ile "ılımlı doğalcı"ları ayrıştıran en kritik noktalardır?

Seçenekler

A
Anlam konusu
B
Varlık tasarımları
C
Bilgi sorunsalı
D
Norm ve normatiflik
E
Şüphecilik
Açıklama:
Quine ile “ılımlı doğalcı”ları ayrıştıran kritik bir nokta norm ve normatiflik konusudur.

Soru 14

Aşağıdaki düşünürlerden hangisi 20. yüzyılın pragmacılığın en önde gelen savunucusu olmuştur?

Seçenekler

A
Wittgenstein
B
Quine
C
David Hume
D
Richard Rorty
E
David Annis
Açıklama:
Amerikalı düşünür Richard Rorty 20. yüzyılda pragmacılığın en önde gelen savunucusu olmuştur.

Soru 15

Aşağıdakilerden hangisi toplum içindeki “doğruların” ortaya çıkması ile tarihsel olumsallıklar (yani zorunluluk taşımayan tarihsel gelişmeler) ve “güç” kavramı arasında sıkı bir ilişki olduğunu gösteren düşünürdür?

Seçenekler

A
Nietzsche
B
Heidegger
C
Foucault
D
Rorty
E
Quine
Açıklama:
Foucault, toplum içindeki “doğruların” ortaya çıkması ile tarihsel olumsallıklar (yani zorunluluk taşımayan tarihsel gelişmeler) ve “güç” kavramı arasında sıkı bir ilişki olduğunu göstermiştir

Soru 16

George Orwell’in bireylerin hareketlerinin iktidar tarafından yakından izlendiği, politik merkezde bulunanların olguları değiştirip çarpıttığı ve “doğruları” ürettiği bir dünyayı anlattığı kitabının adı nedir?

Seçenekler

A
Hayvan Çiftliği
B
Simyacı
C
1984
D
Cesur Yeni Dünya
E
Fahrenheit 451
Açıklama:
George Orwell’in 1984 adlı kitabı, bireylerin hareketlerinin iktidar tarafından yakından izlendiği, politik merkezde bulunanların olguları değiştirip çarpıttığı ve “doğruları” ürettiği bir dünyayı anlatır.

Soru 17

Zihin ve maddeyi iki ayrı töz olarak alan kuramı oluşturan düşünür hangisidir?

Seçenekler

A
Descartes
B
Wittgensten
C
David Hume
D
Heidegger
E
Rorty
Açıklama:
Ana dilimizi öğrenme sürecinde, hangi kelimenin hangi nesneye karşılık geldiğini keşfederiz. Böylece nesnel dünya ile zihinsel dünyamız arasında bir ilişki kurulur. (Bu noktada Descartes’ın zihin ve maddeyi iki ayrı töz olarak alan kuramını anımsayabiliriz.)

Soru 18

Aşağıdakilerden hangisi Rorty hakkında söylenemez?

Seçenekler

A
Geleneksel felsefi yaklaşımları eleştirir.
B
Zaman zaman pragmacı ve liberal fikirleri bir araya getirmektedir
C
Eleştirisi ontolojik-epistemolojik zeminle sınırlı değildir.
D
Pratik toplumsal sorunlardan ziyade kurumlarla ilgilenmiştir.
E
Felsefenin çeşitli alanlarındaki eleştirilerini toplumsal siyasal alana taşımıştır.
Açıklama:
Geleneksel felsefi yaklaşımları eleştirirken, Rorty zaman zaman pragmacı ve liberal fikirleri bir araya getirmektedir. Başka bir deyişle, Rorty’nin eleştirisi ontolojik- epistemolojik zeminle sınırlı değildir. Kuramlardan ziyade pratik toplumsal sorunlarla ilgilenen Rorty, felsefenin çeşitli alanlarındaki eleştirilerini toplumsalsiyasal alana taşımıştır.

Soru 19

Aşağıdakilerden hangisi Quine'nın görüşlerinden olamaz?

Seçenekler

A
İnsanların bilme süreçleri aldıkları sınırlı miktarda algısal veriyle başlar ve soyut kuramlarla biter.
B
“İnsan” denilen varlık, etkilere tepki verebilen fizyolojik bir yapıdır.
C
Epistemoloji deneysel psikolojinin bir alt ünitesi olmak durumundadır.
D
Epistemolojinin ana konusu soyut gerekçelendirme, anlam veya doğruluk kuramlarıdır
E
Bizim son derece etkileyici “zihinsel” yetilerimizin olması, aslında bilginin ardında tümüyle fizyolojik ve deneyimsel yapı taşlarının olduğu gerçeğini değiştirmez.
Açıklama:
Quine’a göre, insanların bilme süreçleri aldıkları sınırlı miktarda algısal veriyle başlar ve soyut kuramlarla biter. “İnsan” denilen varlık, etkilere tepki verebilen fizyolojik bir yapıdır. Bizim son derece etkileyici “zihinsel” yetilerimizin olması, aslında bilginin ardında tümüyle fizyolojik ve deneyimsel yapı taşlarının olduğu gerçeğini değiştirmez. Epistemolojinin ana konusu soyut gerekçelendirme, anlam veya doğruluk kuramları değildir ve bu konuda geleneksel felsefeciler önemli bir hata yapmışlardır. Epistemoloji, deneyimsel yöntemlere başvurarak, kanıtlarla kuramlar arasında nasıl bir bağ olduğunu inceler. Quine’ın şok eden sözleriyle, epistemoloji deneysel psikolojinin bir alt ünitesi olmak durumundadır.

Soru 20

Aşağıdakilerden hangisi Rorty'nin "fayda" kavramı konusundaki düşüncelerinden olamaz?

Seçenekler

A
“İşe yarama” veya “fayda” kavramı yalnızca öznel, anlık veya keyfî durumlarla sınırlı değildir.
B
Pragmacı “fayda” genellikle bilişsel, bilimsel ve toplumsal yönleri olan geniş kapsamlı bir kavramdır.
C
İnsanların yaşamsal erişiminin dışında kalan unsurların, doğrunun veya bilginin oluşumuna katkısının olması mümkün değildir.
D
Bilginin hedefi olarak gösterilen “doğru”, metafizik bir kavramdır.
E
Felsefecilerin ürettiği geleneksel bilgi anlayışının ve kuramlarının kabul edilemez.
Açıklama:
Tersinden düşünürsek, insanların yaşamsal erişiminin veya çeşitli ilgilerinin dışında kalan unsurların, doğrunun veya bilginin oluşumuna katkısının olması mümkün müdür? Pragmacılar açısından bu olanaklı değildir. Bilginin hedefi olarak gösterilen “doğru”, metafizik bir kavram olamaz.

Soru 21

Bir önermenin bilinmesi ya da gerekçeli bir şekilde inanılması başlama veya koşullara bağlı bir olgudur düşüncesi hangi görüşe göre ifade edilir?

Seçenekler

A
Bağlamcılık
B
Nesnel doğru
C
P önermesi
D
Zihinsellik
E
Mutlaklık
Açıklama:
Bağlamcılık görüşüne göre, bir önermenin bilinmesi ya da gerekçeli bir şekilde
inanılması bağlama veya koşullara bağlı bir olgudur.

Soru 22

Hangi düşünür dil ve anlam konularında geleneksel felsefeye yönelttiği eleştirilerle pek çok felsefeciyi derinden etkilemiştir?

Seçenekler

A
G. Berkeley
B
L. Wittgenstein
C
R. Rorty
D
G.E. Moore
E
D. Hume
Açıklama:
Ludwig Wittgenstein’ın dil ve anlam konularında geleneksel felsefeye yönelttiği eleştiriler pek çok felsefeciyi derinden etkilemiştir.

Soru 23

Wittgenstein’a göre, anlamın oluşması ve iletilmesinin anlaşılması için zihnin içine değil hangi alana bakmak gerekir?

Seçenekler

A
Siyasal
B
Kültürel
C
Toplumsal
D
Eğitim
E
Tarih
Açıklama:
Wittgenstein’a göre, anlamın oluşması ve iletilmesinin anlaşılması için zihnin içine
değil toplumsal alana bakmak gerekir.

Soru 24

İnsanların doğanın bir parçası olduğunun altını çizen düşünür kimdir?

Seçenekler

A
D. Annis
B
R. Descartes
C
Sokrates
D
W. V. Quine
E
D. Hume
Açıklama:
Quine gibi doğalcı felsefeciler insan bilgisi bağlamında “zihinsel veya iç dünya” kavramının fazlaca abartılmaması gerektiğini vurgulamış, insanların doğanın bir
parçası olduğunun altını çizmiştir.

Soru 25

Quine ile “ılımlı doğalcı”ları ayrıştıran kritik bir noktanın konusu nedir?

Seçenekler

A
Doğa ve insan
B
Akıl ve zihin
C
İnanç ve kanıt
D
Akılcılık ve sistem
E
Norm ve normatiflik
Açıklama:
Quine ile “ılımlı doğalcı”ları ayrıştıran kritik bir nokta norm ve normatiflik konusudur.

Soru 26

Feminist felsefeciler, geleneksel epistemolojinin hangi temel konusu olan soyut ve bağlamdan kopuk bir varlık gibi ele alınmasına karşı çıkmışlardır?

Seçenekler

A
Bilen özne
B
Geleneksel özne
C
Toplumsal varlık
D
Kültür endüstrisi
E
Doğal yaşam
Açıklama:
Feminist felsefeciler, geleneksel epistemolojinin temel konusu olan “bilen özne”nin soyut ve bağlamdan kopuk bir varlık gibi ele alınmasına karşı çıkmışlardır.

Soru 27

20. yüzyılda pragmacılığın en önde gelen savunucusu düşünür kim olmuştur?

Seçenekler

A
Lorraine Code
B
Richard Rorty
C
Linda Alcoff
D
Vrinda Dalmiya
E
Jaegwon Kim
Açıklama:
Amerikalı düşünür Richard Rorty 20. yüzyılda pragmacılığın en önde gelen savunucusu olmuştur.

Soru 28

Bizim ruhdan ziyade bedene sahip olan ve “bu dünyaya ait” varlıklar olduğumuzu vurgulayan filozof kimdir?

Seçenekler

A
Wittgenstein
B
Quine
C
Nietzsche
D
Rorty
E
Dewey
Açıklama:
Nietzsche, “bizim ruhdan ziyade bedene sahip olan” ve “bu dünyaya ait” varlıklar olduğumuzu vurgular.

Soru 29

Rorty’ye göre, hangi birey kendi düşünsel zeminini sorgulama yeteneğine sahiptir?

Seçenekler

A
Varlıklı birey
B
Pozitif birey
C
Entelektüel birey
D
İronik birey
E
Sanatsever birey
Açıklama:
Rorty’ye göre, bir düşünürün ironik olması ve olumsallığa değer vermesi önemli niteliklerdir. İronik birey kendi düşünsel zeminini sorgulama yeteneğine sahiptir. Olumsal düşüncenin temelinde ise, hiçbir görüşün veya kuramın nihai, mutlak veya gerekli olamayacağı fikri yatar.

Soru 30

Rorty’nin hangi kavrama yönelik eleştirileri büyük felsefi tartışmalara yol açmıştır?

Seçenekler

A
Pozitif ayrımcılık
B
Görsel yanılsama
C
Algı psikolojisi
D
Varlık sorunsalı
E
Nesnel doğru
Açıklama:
Rorty’nin dile getirdiği pragmacı fikirler oldukça büyük destek bulduğu gibi, zaman zaman da ciddi biçimde eleştirilmiştir. Özellikle, Rorty’nin “nesnel doğru” kavramına yönelik eleştirileri büyük felsefi tartışmalara yol açmıştır.

Soru 31

Quine'ın doğalcı yaklaşımına göre aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Seçenekler

A
Epistemoloji saf a priori bir disiplin olmalıdır.
B
Epistemolojinin bilimlerle olan ilişkisi önemsenmelidir.
C
Epistemolojik boyutta insanın doğanın bir parçası olduğu kesinlikle unutulmamalıdır.
D
Epistemolojide deneyimci yaklaşım tercih edilmelidir.
E
Epistemolojide zihinsellik ya da iç dünya kavramlarının yerinin abartılmaması gerekir.
Açıklama:
Bilgisel gerekçelendirme konusunda yeni yaklaşımları açıklayabileceksiniz.

Soru 32

Wittgenstein'a göre doğal dillerin öğrenilmesi ve anlamın oluşması gibi temel süreçler nasıl bir yapıdadır?

Seçenekler

A
Toplumsal
B
Zihinsel
C
Biyolojik
D
Mekanik
E
Gizemli
Açıklama:
Wittgenstein’ın felsefenin her alanında iz bırakan görüşlerinin şüphecilik konusunda hangi sonuçları verdiğini açıklayabileceksiniz.

Soru 33

I. Özne
II. Önerme
III. Bilginin yeter koşulların mutlak olması
IV. İçinde bulunulan durumun veya bağlamın göz önüne alınması
V. Yalnızca bir özneye bağlı olması
Bilginin kavramının anlaşılabilmesi için yukarıda verilenlerden hangisi/hangilerini gerekmektedir?

Seçenekler

A
I, II, III
B
II, III, IV
C
I, II, IV
D
I, II, III, IV
E
I, II, III, IV, V
Açıklama:
Bağlamcılığa göre, insanların belli bir önermeyi bilmesinin ya da gerekçeli bir şekilde o önermenin doğruluğuna inanmasının olanaklılığı ancak bağlamsal koşullar yoluyla anlaşılabilir. Başka bir deyişle, önermesel bilginin gerek ve yeter koşulları mutlak olmayıp, var olan durumlara göre değişiklik gösterebilir. Gerekçelendirme veya bilginin gerçekleşmesi, yalnızca bir özne ve doğru bir önermeye bağlı değildir. Bilginin kavramının anlaşılabilmesi için, özne, önerme ve içinde bulunulan durumun veya bağlamın göz önüne alınması gerekir.

Soru 34

Aşağıdaki filozoflardan hangisi dil ve anlam konularında geleneksel felsefeye yönelttiği eleştirilerle pek çok felsefeciyi derinden etkilemiştir?

Seçenekler

A
Descartes
B
Wittgenstein
C
Hegel
D
Platon
E
Marx
Açıklama:
Geleneksel dil anlayışını eleştiren en önemli filozof Wittgenstein’dir . Ona göre bilgi, anlam, ve zihin gibi konularda fikir üreten geleneksel felsefeciler genellikle insanların öğrenme süreçleri konusunda derinlemesine düşünmemişlerdir.

Soru 35

Aşağıdakilerden hangisi Wittgenstein’ın geleneksel dil ve anlam görüşüne yönelttiği ifadelerden biridir?

Seçenekler

A
Anlamların zihinsel ve kişisel şeyler olarak algılanmasında son derece yanıltıcı bir yön bulunmaktadır.
B
Kelimeler yalnızca nesneleri adlandırmakta kullanılmaktadır.
C
Geleneksel anlam kuramları doğal dillerin öğrenilme süreçleri konusunu aşırı derecede düşünmüşlerdir.
D
Eğer biz bir dili konuşuyorsak bu durum toplumsal bir yapının varlığını gerektirmez.
E
İnsanlar doğal dillerini “zihin okuyarak” öğrenirler.
Açıklama:
Wittgenstein’a göre anlamların zihinsel ve kişisel şeyler olarak algılanmasında son derece yanıltıcı bir yön bulunmaktadır. Wittgenstein’a göre, kelimeler yalnızca nesneleri adlandırmakta kullanılmaz; dilin çok farklı işlevleri vardır. Doğal diller ve “anlam” adını verdiğimiz şey de böyle bir yapıdadır. İnsanlar doğal dillerini “zihin okuyarak” değil, son derece karmaşık olan toplumsal alanda simgeleri kullanma konusunda koşullanarak öğrenirler. Wittgenstein’ın görüşü şüphecilik konusunda çok ilginç bir sonuç vermektedir. Eğer biz bir dili konuşabiliyorsak, bu durum dünyanın ve başka insanların (daha doğrusu, toplumsal bir yapının) varlığını gerektirir.

Soru 36

Doğalcı felsefeciler insan bilgisi bağlamında aşağıdakilerden hangi kavramın fazlaca abartılmaması gerektiğini vurgulamışlardır?

Seçenekler

A
Din
B
Sezgi
C
Doğa
D
Fiziksel ortam
E
İç dünya
Açıklama:
Quine gibi doğalcı felsefeciler insan bilgisi bağlamında “zihinsel veya iç dünya” kavramının fazlaca abartılmaması gerektiğini vurgulamış, insanların doğanın bir parçası olduğunu söylemiştir.

Soru 37

Rorty’nin yaklaşımına göre hem öznenin zihinsel halleri üzerinde odaklaşan öznelci görüş hem de öznelerin eylemlerini göz ardı eden nesnelci yaklaşımlar hatalıdır.
Rorty’nin bu yaklaşımı aşağıdakilerden hangisine girer?

Seçenekler

A
Doğalcı
B
Eleştirel
C
Pragmacı
D
Bağlamsal
E
Feminist
Açıklama:
Amerikalı düşünür Rorty 20 yüzyılda pragmacılığın en önde gelen ismidir.

Soru 38

Aşağıdakilerden hangisi Quine ile “ılımlı doğalcı”ları ayrıştıran kritik noktadır?

Seçenekler

A
Ussallık
B
Norm ve normatiflik
C
Toplumsallık
D
Dinsellik
E
Kişisellik
Açıklama:
Quine ile “ılımlı doğalcı”ları ayrıştıran kritik bir nokta norm ve normatiflik konusudur. Pek çok yorumcuya göre, Quine epistemolojiyi normatif güçten yoksun bırakma çabasına girmiştir.

Soru 39

Rorty, insanlar açısından hiç bir şeyin “mutlak” veya “değişmez” olmadığını düşünür. Bir düşünür olarak Rorty ‘yi en iyi betimleyen deyim aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Mutsuz
B
Olumsuz
C
Geleneksel
D
İroni
E
Çağdaş
Açıklama:
Rorty’ye göre, bir düşünürün ironik olması ve olumsallığa değer vermesi önemli niteliklerdir. İronik birey kendi düşünsel zeminli sorgulama yeteneğine sahiptir. Olumsal düşüncenin temelinde ise hiçbir görüşün veya kuramın nihai, mutlak veya gerekli olamayacağı fikri yatar.

Soru 40

Geleneksel epistemolojinin temel konusunu olan “bilen öznenin soyut ve bağlamdan kopuk bir varlık gibi ele alınmasına karşı çıkan yeni yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Algısal yaklaşım
B
Modern yaklaşım
C
Şüpheci yaklaşım
D
Doğalcı yaklaşım
E
Feminist yaklaşım
Açıklama:
Feminist bir bilgi kuramcısı olan Lorraine Code’a göre de, bilginin klasik çözümlemesinde adı geçen özne, soyutlaştırılmış, evrenselleştirilmiş ve içi neredeyse boşaltılmış bir varlıktır. Böylesi bir öznenin ve onun bilme işlevinin ardında yatan akılcılık, bilinen felsefi iddiaların veya varsayımların tersine, “evrensel” veya “doğru” değil, erkeklerin egemen olduğu bir toplumun standartlarının doğrudan yansıdığı taraflı bir akılcılıktır. Öznellik kaçınılmaz olarak zaten hep bilgi edinme süreçlerinin içindedir. O yüzden feminist bilgi kuramcılarına göre, öznellik bilgi kuramlarında hesaba katılması gereken bir unsurdur. Ancak bu yapılırken toplumun tarihsel bilincinde derin bir yeri olan hegemonyacı dengesizlik göz önüne alınmalı kadınların ve evrensel akılcılık adına entelektüel merkezden uzaklaştırılan diğer kesimlerin perspektifleri felsefi zeminine taşınabilmelidir.

Soru 41

Aşağıdaki betimlemelerden hangisi Rorty için doğrudur?

Seçenekler

A
Romantik
B
Post-Modern
C
Akılcı
D
Rasyonalist
E
Nesnel
Açıklama:
Rorty, modernizmi (özellikle demodernizmin bilgi, varlık veya nesnellik kavramlarını) çeşitli şekillerde eleştiren Alman ve Fransız felsefecilerle ortak bir zemin paylaştığını sıklıkla dile getirmiştir. Bu anlamda, Nietzsche, Heidegger ve Foucault gibi postmodern filozoflar Rorty’nin kendi perspektifine yakın bulduğu isimler olarak ön plana çıkmışlardır. Bu nedenler Rorty 20.yüzyılda post-modern hareketin Amerika kanadının en önemli temsilcisi olarak görülmüştür.

Soru 42

I. Rorty pragmacı ve liberal fikirleri bir araya getirmektedir.
II. Kurumlardan ziyade pratik toplumsal sorunlarla ilgilenmiştir.
III. Eleştirilerini toplumsal-politik boyuta taşımıştır.
Bu özellikler Rorty’nin felsefesi için aşağıdakilerden hangisini vurgulamaktadır?

Seçenekler

A
Rorty’nin eleştirileri ontolojik-epistemolojik zeminle sınırlı değildir.
B
Rorty kavramsal çözümlemeler yapmıştır.
C
Rorty modern düşünceyi savunmuştur.
D
Rorty sadece politika ile ilgilenmiştir.
E
Rorty toplumsal sorunlara karşı duyarsız kalmıştır.
Açıklama:
Geleneksel felsefi yaklaşımları eleştirirken, Rorty zaman zaman pragmacı ve liberal fikirleri bir araya getirmektedir. Başka bir deyişle, Rorty’nin eleştirisi ontolojik-epistemolojik zeminle sınırlı değildir. Kuramlardan ziyade pratik toplumsal sorunlarla ilgilenen Rorty, felsefenin çeşitli alanlarındaki eleştirilerini toplumsal-siyasal alana taşımıştır. Sıralanan özellikler Rorty’nin düşüncelerinin sadece bilgiye ve varlığa dair olmadığını göstermektedir.

Soru 43

Aşağıdakilerden hangisi bağlamcılık görüşünün kuramsal çekiciliğini artıran bir noktadır?

Seçenekler

A
Şüpheciliğe bir yanıt verme iddiası taşıması
B
Şüpheciliği yanıt vermeden ziyade kabul etmesi
C
Şüpheciliği yok sayma iddiası
D
Şüpheciliğe yanıt verememesi
E
Şüpheciliği sorgulayamaması
Açıklama:
Bağlamcılık görüşünün kuramsal çekiciliğini artıran bir nokta, şüpheciliğe bir yanıt verme iddiası taşımasıdır.

Soru 44

Bir önermeyi kanıtlarla destekleme ve böylece doğruluk olasılığını yükseltme ya da inandırıcılığını artırma işlevine ne ad verilmektedir?

Seçenekler

A
Gerçek koşul
B
Gerçekçilik
C
Gerekçelendirme
D
Çözümleme
E
Karşılık kuramı
Açıklama:
Bir önermeyi kanıtlarla destekleme ve böylece doğruluk olasılığını yükseltme ya da inandırıcılığını artırma işlevine “gerekçelendirme” adı verilmektedir.

Soru 45

Wittgenstein’a göre, anlamın oluşması ve iletilmesinin anlaşılması için ne yapılmalıdır?

Seçenekler

A
Zihnin içine bakmak gerekir.
B
Din anlayışına bakmak gerekir.
C
Etik ilkelere bakmak gerekir.
D
Aile ortamına bakmak gerekir.
E
Zihnin içine değil toplumsal alana bakmak gerekir.
Açıklama:
Wittgenstein’a göre, anlamın oluşması ve iletilmesinin anlaşılması için zihnin içine değil toplumsal alana bakmak gerekir.

Soru 46

Wittgenstein’in "dilsel eylemlerimizde toplumsallığın ya da toplumsal boyutun nasıl bir rol oynadığı konusunda kritik bir öneme sahiptir.” argümanı ne olarak bilinir?

Seçenekler

A
Toplum ve Birey ortak argümanı
B
Topluluğa Özgü Bir dilin Olanaksızlığı Argümanı
C
Milletlerin Dil Argümanı
D
Toplumun Dil Argümanı
E
Tek kişiye özgü bir dilin olanaksızlığı argümanı
Açıklama:
Wittgenstein'ın “tek kişiye özgü bir dilin olanaksızlığı” argümanına göre, bir kişi tek başına hislerine veya algı içeriklerine isim verme yoluyla bir dil oluşturamaz. Dilin oluşması için toplumsal koşullandırma süreçlerine gereksinim vardır.

Soru 47

“Ev¬rende her ne varsa doğanın bir parçasıdır ve evrende doğal unsurlar dışında bir şey yoktur” tezini savunan kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Doğalcılık
B
Gerçekçilik
C
Gelecekçilik
D
Klasiszm
E
Empresyonizm
Açıklama:
20. yüzyılda üretilen felsefi görüşler ve yaklaşımlar içinde en çarpıcı olanlardan biri kuşkusuz “doğalcılık” olmuştur. Ontolojik anlamda doğalcılığın tezi şudur: “Evrende her ne varsa doğanın bir parçasıdır ve evrende doğal unsurlar dışında bir şey yoktur”. Epistemolojide ise doğalcılık bilginin elde edilme yöntemleriyle ve bilginin doğasıyla ilgili bir görüş olarak anlaşılır.

Soru 48

Epistemolojik anlamda ilk doğalcı kim olarak kabul edilir?

Seçenekler

A
Platon
B
Descartes
C
P. Sartre
D
David Humeün
E
Pisagor
Açıklama:
Doğalcılığın ilk temsilcisinin Aristoteles olduğunu düşünenler de vardır. Daha yaygın olarak kabul edilen görüş, David Humeün epistemolojik anlamda ilk doğalcı olduğudur.

Soru 49

Bilinebilecek şeylerin yalnızca doğanın unsurları olduğunu öne süren, bu akımın düşünürlerinin de, epistemolojik çalışmalarda ve özellikle bilgisel normların oluşturulmasında deneyimsel ve bilimsel bilgilerin konuyla doğrudan ilgisi olduğunu iddia ettikleri akım aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
Bağdaşımcılık
B
Doğalcılık
C
Şüphecilik
D
Bağlamcılık
E
Pragmacılık
Açıklama:
Doğalcılık; ontolojik olarak, var olan her şeyin doğaya ait olduğunu savlayan görüştür. Epistemolojik olarak, bilinebilecek şeylerin yalnızca doğanın unsurları olduğunu öne süren akımdır. Doğalcı düşünürler, epistemolojik çalışmalarda ve özellikle bilgisel normların oluşturulmasında deneyimsel ve bilimsel bilgilerin konuyla doğrudan ilgisi olduğunu iddia ederler.

Soru 50

Aşağıdakilerden hangisi feminist felsefecilerin bilgi konusunda savunduklarından biridir?

Seçenekler

A
Epistoloji tarihinde sunulan çözümlerin varsayımsal bir “evrensellik” temeli üzerine oluşmamıştır.
B
Bilgisel çözümlemelerde adı geçen “özne” kavramını kadın-egemen bir zihniyet üretmiştir.
C
Kadınların kendilerine özgü deneyimlerinde ortaya çıkan bilgi türlerini gündeme getirerek geleneksel bakış açısının kısıtlayıcı ve yetersiz yönlerini ortaya koymuşlardır.
D
Geleneksel bilgi kuramcılarının çoğunun kadın olmasının gerekliliğini savunmuşlardır.
E
Bilen özne yalnızca “bireysel bir varlık”tır.
Açıklama:
Toplumsal epistemoloji alanında çalışan düşünürler, bilen öznenin yalnızca “bireysel bir varlık” olarak tasarlanmasına karşı çıkmışlardır. Bu düşünürler, örneğin, bireylere ek olarak, toplulukların da belli inançlara sahip olabileceğini, birey kavramı üzerine aşırı bir vurgu yapılmaması gerektiğini düşünmüşlerdir. Buna ek olarak, feminist felsefeciler, epistemoloji tarihinde sunulan çözümlemelerin varsayımsal bir “evrensellik” temeli üzerinde oluşturulduğunu savlamışlardır. Feministlere göre, bilgisel çözümlemelerde adı geçen “özne”, tüm evrensel görünümüne karşın, aslında erkek-egemen bir zihniyetin ürettiği bir kavramdır. Bilgi kuramcıları çalışmalarında önermesel doğru üzerinde fazlaca durmuşlar, farklı kesimlerin değişik deneyimlerinde ortaya çıkan bilgi türlerini dışlamışlardır. Bunun bir nedeni, “diğer” bilgi tiplerinin sistematize edilip çözümleme konusu yapılmaya çok uygun görülmemesi olmuştur. Feminist bilgi kuramcıları bu noktaya özellikle dikkat çekmeye çalışmışlar ve örneğin, kadınların kendilerine özgü deneyimlerinde ortaya çıkan bilgi türlerini gündeme getirerek geleneksel bakış açısının kısıtlayıcı ve yetersiz yönlerini sergilemişlerdir.

Soru 51

Tikel deneyim yoluyla kazanılmayan, evrensel ve zorunlu bir şekilde doğru olan bilgi türü aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
A posteriori
B
Argüman
C
Analitik cümle
D
A priori
E
Episteme
Açıklama:
A priori; tikel deneyim yoluyla kazanılmayan, evrensel ve zorunlu bir şekilde doğru olan bilgi türüdür.

Soru 52

Temelinde, hiçbir görüşün veya kuramın nihai, mutlak veya gerekli olamayacağı fikrinin yattığı ve Rorty’ye göre değer verilmesi gereken düşünce aşağıdakilerden hangisidir?

Seçenekler

A
İçselcilik
B
Zorunluluk
C
Mutlaklık
D
Olumsallık
E
İdea
Açıklama:
Rorty’ye göre, bir düflünürün ironik olması ve olumsallığa değer vermesi önemli niteliklerdir. İronik birey kendi düşünsel zeminini sorgulama yeteneğine sahiptir. Temelinde, hiçbir görüşün veya kuramın nihai, mutlak veya gerekli olamayacağı fikrinin yattığı yatar. Olumsallık, felsefi olarak, “zorunluluk” veya “mutlaklık” kavramının tersini ifade eder.

Soru 53

I. Nietzsche
II. James
III. Dewey
IV. Annis
V. Wittgenstein
Yukarıda verilen düşünürlerden hangileri Rorty’yi en derinden etkileyen düşünürlerdendir?

Seçenekler

A
I, II, III, IV
B
I, II, III, V
C
III, IV, V
D
II, III, IV
E
I, II, III, IV, V
Açıklama:
Rotry’yi en derinden etkileyen düşünürler Nietzsche, James, Dewey, Wittgenstein ve Quine olmuştur.

Soru 54

Doğal dillerin öğrenilmesi ve anlamın oluşma süreci işlevinin özelliği nedir?

Seçenekler

A
Toplumsal işlev olmaları
B
Bilişsel işlev olmaları
C
Zihinsel işlev olmaları
D
Mantıksal işlev olmaları
E
Sorgusal işlev olmaları
Açıklama:
Doğal dillerin öğrenilmesi ve anlamın oluşması süreçleri yalıtılmış zihinsel ya da bilişsel süreçler değil, ağırlıklı olarak toplumsal işlevlerdir.

Soru 55

20. Yüzyıl doğalcılığına damgasını vuran felsefeci kimdir?

Seçenekler

A
David Hume
B
Descartes
C
Willard Van Orman Quine
D
Alston
E
Coady
Açıklama:
20. yüzyıl doğalcılığına damgasını vuran felsefeci ise Amerikalı düşünür Willard Van Orman Quine’dır Quine 20. yüzyılda doğalcılığı savunmuş ve fikirleriyle pek çok düşünürü etkilemiştir.

Soru 56

I. Thales
II. Wittgenstein
III. Aristoteles
IV. Hume
V. Demokritus
Yukarıda verilen düşürlerden hangileri doğalcılığı savunan düşünürlerdendir?

Seçenekler

A
I, II, III
B
II, III, IV
C
I, II, IV, V
D
I, III, IV, V
E
I, II, III, IV, V
Açıklama:
Felsefede doğalcılığın köklerinin Thales, Anaximender, Heraklitus, Demokritus gibi Sokrates öncesi düşünürlere kadar gittiğine inanmaktadırlar. Doğalcılığın ilk temsilcisinin Aristoteles olduğunu düşünenler de vardır. Daha yaygın olarak kabul edilen görüş, David Hume’un epistemolojik anlamda ilk doğalcı olduğudur. Wittgenstein süpheciliği savunan düşünürdür.

Soru 57

20. yüzyılda pragmacılığın en önde gelen savunucusu kimdir?

Seçenekler

A
Quine
B
Wittgenstein
C
Dalmiya
D
Schmitt
E
Rorty
Açıklama:
Quine doğalcılığı, Wittgenstein şüpheciliği, Dalmiya feministliği, Schmitt ise toplumsalcılığı savunmaktadır. 20. yüzyılda pragmacılığın en önde gelen savunucusu Rorty’dir.

Soru 58

Aşağıdaki ifadelerden hangisi Rorty’e aittir?

Seçenekler

A
Bizim ruhdan ziyade bedene sahip olan” ve “bu dünyaya ait” varlıklar olduğumuzu vurgular.
B
Kanıt ve gerekçelendirme boyutunun ötesinde yer alan bir “doğru” kavramını kabul eder.
C
18. Yüzyılda pragmacılığın önce gelen en önemli temsilcisi olarak görülmüştür.
D
Esas olan eylem, yorumsal çeşitlilik ve insanlığın kendini geliştirmesidir.
E
Toplum içindeki doğruların ortaya çıkması ile tarihsel olumsallıklar ve güç kavramı arasında sıkı bir ilişki olduğunu göstermiştir.
Açıklama:
Bizim ruhdan ziyade bedene sahip olan” ve “bu dünyaya ait” varlıklar olduğumuzu vurgulayan Nietzsche’dir. Rorty, 20.Yüzyılda pragmacılığın önce gelen en önemli temsilcisi olarak görülmüştür. Rorty ayrıca, kanıt ve gerekçelendirme boyutunun ötesinde yer alan bir “doğru” kavramına da karşı çıkmıştır. İnsanlar açısından hiçbir şeyin mutlak olmadığını düşünür. 20 yüzyılın Toplum içindeki doğruların ortaya çıkması ile tarihsel olumsallıklar ve güç kavramı arasında sıkı bir ilişki olduğunu gösteren düşür Foucault’tur.

Soru 59

Rorty’e göre ironi kavramının yakın ilişki içinde olduğu diğer kavram hangisidir?

Seçenekler

A
Olumsallık
B
Zorunluluk
C
Tuhaf
D
Gülünç
E
Mutlaklık
Açıklama:
Dilsel kullanım açısından, ironi genellikle tuhaf veya gülünç yönleri olan zıtlıkları barındıran durumlar için kullanılır. Rorty’nin kullandığı haliyle ise, ironi kavramı olumsallık ile yakın ilişki içindedir. Olumsallık felsefe olarak zorunluluk veya mutlaklık kavramının tersini ifade eder.

Soru 60

I. Doğalcı
II. Liberal
III. Şüpheci
IV. Pragmacı
V. Bağdaşımcı
Rorty geleneksel felsefi yaklaşımları eleştirirken hangi fikirleri bir araya getirmektedir?

Seçenekler

A
I ve IV
B
II ve V
C
I ve III
D
II ve IV
E
II ve III
Açıklama:
Rorty zaman zaman geleneksel felsefi yaklaşımları eleştirirken liberal ve pragmacı fikirleri bir araya getirmektedir. Başka bir deyişle, Rorty’nin eleştirisi ontolojik-epistemolojik zeminle sınırlı değildir. Kuramlardan ziyade pratik toplumsal sorunlarla ilgilenen Rorty, felsefenin çeşitli alanlarındaki eleştirilerini toplumsal-siyasal alana taşımıştır.

Soru 61

Aşağıdaki görüşlerden hangisi, bir önermenin bilinmesi ya da gerekçeli bir şekilde inanılması veya koşullara bağlı bir olgu olduğunu savunur?

Seçenekler

A
Şüphecilik
B
Bağlamcılık
C
Doğalcılık
D
Bağdaşımcılık
E
Temelcilik
Açıklama:
Bir önermenin bilinmesi ya da gerekçeli bir şekilde inanılması veya koşullara bağlı bir olgu olduğunu savunan görüş bağlamcılıktır.

Soru 62

Bilginin klasik çözümlemesinde adı geçen özne, soyutlaştırılmış, evrenselleştirilmiş ve içi neredeyse boşaltılmış bir varlık olduğunu savunan düşünür kimdir?

Seçenekler

A
Lorraine Code
B
Quine
C
Schmitt
D
Coady
E
Jaegwon Kim
Açıklama:
Bilginin klasik çözümlemesinde adı geçen özne soyutlaştırılmış, evrenselleştirilmiş ve içi neredeyse boşaltılmış bir varlık olduğunu savunan ve aynı zamanda feminist olan düşünür Lorraine Code’dur.

⚠️ Telif Hakkı Bildirimi: Bu portaldaki sorular telif hakkı içerebilir. İçerik yalnızca ders çalışma amaçlı hazırlanmış olup, ticari amaçlı kopyalanması veya çoğaltılması hak sahibi tarafından yasal yükümlülükler getirebilir.

Telif hakkı bildirimleri için GitHub Issues bölümünü kullanabilirsiniz. Bildirim üzerine ilgili içerik 7 iş günü içerisinde kaldırılacaktır.