Dil Felsefesi - Tüm Sorular
Ünite 1
Soru 1
Dil felsefesi dil kavramının hangi özelliğini inceler?
Seçenekler
A
Diller arasındaki yapısal farkları
B
Dillerin sözcük ve tümce yapılarını
C
Tüm dillerde ortak olan özellikleri
D
Dillerin tarihi gelişimi
E
Söz dizim kurallarını
Açıklama:
Hem tümce yapısı hem de sözcük dağarcığı açısından doğal diller birbirlerinden çok farklı olabiliyorlar. Dilbilim bu tür farklılıkları araştırırken, dil felsefesi ise tüm diller arasında ortak olanı bulma amacındadır. Kısaca dil felsefesi dilin yapısı, terim ve tümcelerin anlamları, dilin dünya ve insan düşüncesi ile ilişkisi, dil kullanımı ve iletişim üzerine felsefi soruların tartışıldığı bir alandır.
Soru 2
"önümdeki masa ahşaptan yapılmıştır." tümcesinin hangi öğeleri terimdir? I. önümdeki masa II. Ahşaptan yapılmıştır. III. ahşap IV. önümdeki masa ahşaptan yapılmıştır.
Seçenekler
A
yalnız IV
B
I, II, ve IV
C
yalnız III
D
I ve III
E
I, II, ve III
Açıklama:
Terim bir ya da birkaç sözcükten oluşan, tam bir tümce ya da bir tümcenin mantıksal bir parçası olan dilsel bir yapıdır. "Önümdeki masa" ifadesi tümcenin öznesidir yani tümcenin mantıksal bir parçasıdır. "Ahşaptan yapılmıştır" ise tümcenin yüklemi ve mantıksal bir parçasıdır. Tümcenin tamamı da tanım gereği terimdir. Tanıma uymayan seçenek "ahşap" sözcüğüdür.
Soru 3
"Sokrates konuşmayı çok severdi." cümlesindeki "sokrates" adı ile antik yunan filozofu Sokrates arasında bir bağlantı olmasaydı bu tümce filozof Sokrates ile ilgili bir yargı belirtemezdi. Ad ile nesne arasındaki bu ilişkiye ne ad verilir?
Seçenekler
A
Gönderme
B
Kavram
C
Terim
D
Anlam
E
Gönderge
Açıklama:
“Sokrates konuşmayı çok severdi” tümcesindeki “Sokrates” adı ile Antik çağın büyük filozofu Sokrates arasında bir ilişki olmalıdır. İşte bu ilişkiye dil felsefesinde “gönderme” deniyor. “Sokrates” adı Sokrates’e gönderme yapıyor. Böyle bir gönderme olmasaydı bu tümce Sokrates üzerine bir düşünceyi dile getiremezdi. Adın gönderme yaptığı nesneye de (bu durumda Sokrates) o adın göndergesi diyoruz.
Soru 4
Zaman ve mekan hangi terimin en önemli unsurlarıdır?
Seçenekler
A
Terim
B
Kavram
C
Anlam
D
Bağlam
E
Göderme
Açıklama:
Çoğu dilbilimciye göre tümceler ancak bir bağlamda anlam ifade eder. Bağlamın en önemli unsurları zaman ve mekandır.
Soru 5
Bir tümcenin anlamı ile o tümceyi oluşturan terimlerin anlamları arasındaki ilişki dil felsefesinin hangi alanın çalışma konusudur?
Seçenekler
A
pragmatik
B
sentaks
C
özne/yüklem ayrımı
D
bağlam
E
semantik
Açıklama:
Semantiğin diğer bir temel konusu bir tümcenin anlamı ile o tümceyi oluşturan terimlerin anlamları arasındaki ilişkidir. Örneğin “Sokrates akıllıdır” tümcesinin Türkçedeki anlamı, “Sokrates” adı ile “akıllıdır” yükleminin anlamlarının bileşkesinden oluşur. Çoğu dil felsefecisine göre tümce, bir dilin sentaktik yapısı içinde yer alan karakterlerden (harf, sembol vs. ) oluşan terimlerin belirli sentaktik kurallara göre bir araya gelmesiyle oluşur. Dolayısıyla tümce sentaktik bir varlık iken, o tümcenin anlamı semantik bir varlıktır. Bundan dolayı çağdaş dil felsefecilerinin birçoğu tümceyi, o tümcenin anlamından ayırır.
Soru 6
Dil felsefesinin tümcelerin kullanımıyla ilgili felsefi sorunları ele alan alanı hangisidir?
Seçenekler
A
semantik
B
anlam
C
pragmatik
D
sentaks
E
bağlam
Açıklama:
Tümcelerin yapısını araştıran sentaks ile tümcelerin anlamlarını araştıran semantik dışında, dil felsefesinin diğer bir önemli alanı olan pragmatik, tümcelerin kullanımıyla ilgili felsefi sorulara yoğunlaşır. “Bir tümceyi kullanarak düşünce dile getirmenin koşulları nelerdir?”, “Tümcenin anlamı ile, o tümceyi kullanarak dile getirmek istediğimiz düşünce ve o tümceyi duyan dinleyicinin kavradığı düşünce arasındaki ilişki nedir?” türünde dil kullanımı, dili kullananın içinde bulunduğu bağlam, kullanıcının niyetleri gibi konuların tartışıldığı bir alan olan pragmatik hem dil felsefesi içinde hem de dilbilimde özellikle yirminci yüzyılın ikinci yarısında yeşermiş bir alandır.
Soru 7
Varlık yüklemi nesnelere değil kavramlara yüklenen ikinci derece bir yüklemdir görüşünü hangi dil felsefeci savunmaktadır?
Seçenekler
A
Russel
B
Frege
C
Saussure
D
Platon
E
church
Açıklama:
Frege’nin de Russell’dan bağımsız olarak savunduğu bu görüşe göre “varlık” yüklemi nesnelere değil kavramlara yüklenen ikinci-dereceden bir yüklemdir.
Soru 8
Dil felsefesinin gönderme kavramı hangi felsefe alanının temsil etme kavramıyla ilişkilidir?
Seçenekler
A
mantık
B
epistemoloji
C
ontoloji
D
zihin felsefesi
E
etik
Açıklama:
Bir şeyi zihnimizde temsil etmekle, o nesneye gönderme yapmak arasında bir ilişki olduğundan, zihin felsefesinin en temel kavramlarından biri olan temsil etmek ile dil felsefesinin en temel kavramlarından bir olan gönderme kavramı arasında bir ilişki ortaya çıkar.
Soru 9
I. Felsefenin temel sorularını anlayabilmek için öncelikle o soruların ne sorduğunu anlamamız gerekir.II. Mantık, tümcelerin sentaksını araştıran bir felsefe alanıdır.III. Ontoloji ile dil felsefesi neredeyse ayrılamaz. Yukardaki ifadelerden hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
I ve III
B
Yalnızca I
C
I, II, ve III
D
II ve III
E
yalnızca III
Açıklama:
üç ifadede doğrudur. üç ifade sırasıyla felsefe ile dil felsefesi arasındaki temel ilişkiyi, dil felsefesi ile ontoloji arasındaki ilişkiyi ve mantık ile dil felsefesi arasındaki ilişkiyi açıklayan ifadelerdir.
Soru 10
"Aile benzerliği" kavramı hangi felsefeciye ait bir kavramdır?
Seçenekler
A
Wittgenstein
B
Sausser
C
Russel
D
Frege
E
Kant
Açıklama:
Wittgenstein’ın ikinci döneminde geliştirdiği bir görüşe göre ise “bilgi nedir?” sorusu felsefi bir soru olarak aslında anlamsızdır. Bunun nedeni Wittgenstein’ın “aile benzerliği” adıyla anılan görüşüne dayanır.
Soru 11
Aşağıdakilerden hangisi tümcelerin anlamlarına günümüz felsefesinde verilen addır?
Seçenekler
A
Önerme
B
Felsefe
C
Cümle
D
Özne
E
Yüklem
Açıklama:
Tümcelerin anlamlarına günümüz felsefesinde “önerme” denmektedir. Doğru cevap A'dır.
Soru 12
“Ahmet Ayşe’den uzundur.” tümcesinin yüklemiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Bir nesneye nitelik yükler
B
İki nesne arasında ilişki kurar
C
Nesneye anlam katar
D
İkinci dereceden yükleme dönüşür
E
Özneye birden fazla anlam yükler
Açıklama:
“Ahmet Ayşe’den uzundur.” tümcesinin yüklemi bir nesneye nitelik yüklemek yerine iki nesne arasında bir ilişki kurar. Doğru cevap B'dir.
Soru 13
Nesneleri düşünmemizi sağlayan ve hep genel olan yapılar aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Anlam
B
Bağlam
C
Kavram
D
Gönderme
E
Doğruluk değeri
Açıklama:
Kant’ın etkisiyle günümüzde de baskın olan bir görüşe göre kavram bizim nesneleri düşünmemizi sağlayan ve hep “genel” olan yapılardır. Doğru cevap C'dir.
Soru 14
“Şunu versene.” tümcesinin anlam ifade etmesi aşağıdakilerden hangisine bağlıdır?
Seçenekler
A
Doğruluk payı
B
Kavram
C
Anlam
D
Bağlam
E
Gönderme
Açıklama:
Çoğu dilbilimci ve dil felsefecisine göre terimler ancak bir bağlamda anlam ifade ederler. “Şunu versene.” gibi tümcelerde yalnızca sözcük anlamlarından yola çıkarak tümce anlamına varamayız. Tümcenin ne anlama geldiğini anlamamız için kullanıldığı bağlamla ilgili bilgiler gerekir. Doğru cevap D'dir.
Soru 15
Aşağıdakilerden hangisi sentaks çalışmalarında yer alan isimlerden biri değildir?
Seçenekler
A
Frege
B
Carnap
C
Wittgenstein
D
Chomsky
E
Kant
Açıklama:
Sentaksın felsefede bir alan olarak gelişimi ağırlıklı olarak Frege ve Russell ile başlayıp Wittgenstein ve Carnap ile devam etmiş, daha sonraları özellikle Chomsky ile dilbilimin en temel çalışma alanlarından biri haline gelmiştir. Kant bunlardan biri değildir. Doğru cevap E'dir.
Soru 16
Aşağıdaki hangisi semantik alanını tartışan sorulardan biridir?
Seçenekler
A
Sözcükler nasıl anlam kazanır?
B
Sözcüklerin kökeni nereye dayanır?
C
Cümlenin öğeleri nelerden oluşur?
D
Tüm dillerin yapısı aynı mıdır?
E
Düşünce nasıl dile getirilir?
Açıklama:
“Anlam nedir?”, “Sözcükler nasıl anlam kazanır?”, “Sözcüklerin bir araya gelerek oluşturdukları tamlama, tümce ve yüklem gibi karmaşık terimler nasıl anlam oluşturur?”, “Bir terimin anlamı ile dünya arasındaki ilişki nedir?” gibi soruların tartışıldığı semantik dil felsefesinin en temel alanıdır. Doğru cevap A'dır.
Soru 17
Dil ve dünya ilişkisi aşağıdaki kavramlardan hangisiyle dile getirilir?
Seçenekler
A
Kavram
B
Gönderme
C
Doğruluk payı
D
Anlam
E
Önerme
Açıklama:
Semantiğin en temel konularından biri de dil dünya ilişkisidir. Bu ilişkiyi genelde dil felsefecileri gönderme kavramı ile dile getirirler. Doğru cevap B'dir.
Soru 18
Aşağıdakilerden hangisi dil felsefesinin doğrudan ilişki içinde olduğu felsefe alanlarıdan biri değildir?
Seçenekler
A
Mantık
B
Zihin felsefesi
C
Estetik
D
Epistemoloji
E
Ontoloji
Açıklama:
Dil felsefesi diğer felsefe alanlarının bazıları ile doğrudan bir ilişki içindedir. Bunlar arasında en önemlileri mantık, zihin felsefesi, epistemoloji ve ontoloji (ya da daha geniş anlamda metafizik) alanlarıdır. Doğru cevap C'dir.
Soru 19
Aşağıdakilerden hangisi "Elif bugün güneş açacağını biliyor." cümlesiyle ilgili söylenebilir?
Seçenekler
A
Elif ile önerme arasında bir ilişki vardır.
B
Elif nesnedir.
C
Güneş öznedir.
D
Önerme yanlıştır.
E
"Güneş açacak" bir önerme değildir.
Açıklama:
"Elif bugün güneş açacağını biliyor." dediğimizde Elif ile önerme arasında bir ilişki kurmuş oluruz. Elif özne, önerme ise nesnedir. Doğru cevap A'dır.
Soru 20
Aşağıdakilerden hangisi tümcelerin kullanımıyla ilgili felsefi sorulara yoğunlaşır?
Seçenekler
A
Semantik
B
Ontoloji
C
Pragmatik
D
Metafizik
E
Sentaks
Açıklama:
Dil felsefesinin önemli alanlarından biri olan pragmatik tümcelerin kullanımıyla ilgili felsefi sorulara yoğunlaşır. Doğru cevap C'dir.
Soru 21
“Sokrates konuşmayı çok severdi” tümcesindeki “Sokrates” adı ile Antik çağın büyük filozofu Sokrates arasında bir ilişki olmalıdır. Bu ilişkiye dil felsefesinde ne denir?
Seçenekler
A
Anlam
B
Kavram
C
Gönderme
D
İçlem
E
Doğruluk değeri
Açıklama:
Bu ilişkiye dil felsefesinde “gönderme” deniyor. “Sokrates” adı Sokrates’e gönderme yapıyor. Böyle bir gönderme olmasaydı bu tümce Sokrates üzerine bir düşünceyi dile getiremezdi. Adın gönderme yaptığı nesneye de (bu durumda Sokrates) o adın göndergesi diyoruz
Soru 22
Bir yüklemin doğru olarak yüklemlenebileceği nesneler kümesine o yüklemin _____ denir.
Yukarıdaki boşluğu aşağıdakilerden hangisi ile doldurabiliriz?
Yukarıdaki boşluğu aşağıdakilerden hangisi ile doldurabiliriz?
Seçenekler
A
İçlemi
B
Kaplamı
C
Anlamı
D
Bağlamı
E
Kavramı
Açıklama:
Bir yüklemin doğru olarak yüklemlenebileceği nesneler kümesine o yüklemin kaplamı denir.
Soru 23
“Bir tümceyi oluşturan terimlerin mantıksal çözümlemesi nedir?”, “Terimlerin bir araya gelerek bir tümce oluşturmasını ne sağlar?” türünde soruları tartışarak dil felsefesi içinde gelişmiş, bir yandan modern mantığın yeşermesini sağlamış diğer yandan da dilbilimin en temel çalışma alanlarından biri haline gelmiş alan aşağıdakilerden hangisidr?
Seçenekler
A
Bağlam
B
Sentaks
C
Semantik
D
Pragmatik
E
İçlem
Açıklama:
“Bir tümceyi oluşturan terimlerin mantıksal çözümlemesi nedir?”, “Terimlerin bir araya gelerek bir tümce oluşturmasını ne sağlar?” türünde soruları tartışarak dil felsefesi içinde gelişmiş, bir yandan modern mantığın yeşermesini sağlamışl diğer yandan da dilbilimin en temel çalışma alanlarından biri haline gelmiş alan sentakstır.
Soru 24
“Sözcüklerin bir araya gelerek oluşturdukları tamlama, tümce ve yüklem gibi karmaşık terimler nasıl anlam oluşturur?”, “Bir terimin anlamı ile dünya arasındaki ilişki nedir?” gibi soruların tartışıldığı alan aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sentaks
B
Semantik
C
Pragmatik
D
Bağlam
E
İçlem
Açıklama:
“Sözcüklerin bir araya gelerek oluşturdukları tamlama, tümce ve yüklem gibi karmaşık terimler nasıl anlam oluşturur?”, “Bir terimin anlamı ile dünya arasındaki ilişki nedir?” gibi soruların tartışıldığı alan semantiktir.
Soru 25
Dil dünya ilişkisi hangi kavram ile dile getirilir?
Seçenekler
A
Gönderme
B
Önerme
C
Semantik holizm
D
Nitelik
E
İlişik
Açıklama:
Semantiğin en temel konularından biri de dil dünya ilişkisidir. Bu ilişkiyi genelde dil felsefecileri gönderme kavramı ile dile getirirler.
Soru 26
Dil felsefesinin aşağıdaki alanların hangileriyle doğrudan bir ilişkisi vardır?
- Mantık
- Zihin felsefesi
- Epistemoloji
- Ontoloji
Seçenekler
A
I ve II
B
II ve III
C
III ve IV
D
I,II ve IV
E
Hepsi
Açıklama:
Yukarıdaki felsefe alanlarının tamamı dil felsefesiyle doğrudan ilişki içindedir.
Soru 27
Tümcelerin kullanımıyla ilgili felsefi sorulara yoğunlaşan alan aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Semantik
B
Sentaks
C
Pragmatik
D
Epistemoloji
E
Ontoloji
Açıklama:
Tümcelerin kullanımıyla ilgili felsefi sorulara yoğunlaşan alan pragmatiktir. “Bir tümceyi kullanarak düşünce dile getirmenin koşulları nelerdir?”, “Tümcenin anlamı ile, o tümceyi kullanarak dile getirmek istediğimiz düşünce ve o tümceyi duyan dinleyicinin kavradığı düşünce arasındaki ilişki nedir?” türünde dil kullanımı, dili kullananın içinde bulunduğu bağlam, kullanıcının niyetleri gibi konuların tartışıldığı bir alandır.
Soru 28
- Bir şeyin var olmadığını çelişkiye düşmeden nasıl söyleriz?
- Bir sözcüğün anlamlı olması için göndergesi de olması gerekir mi?
- Gönderimsiz bir terimin özne konumunda kullanıldığı bir cümle doğru olabilir mi?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
I ve III
D
I ve IIII
E
I, II ve III
Açıklama:
Seçeneklerin tamamı Russell'ın “On Denoting” adlı çalışmasında bir dil kuramını sınamak için üzerine düşünülen semantik sorulardandır
Soru 29
Ali Ayşe’yi seviyorsa, bir şekilde Ayşe’yi kafasında canlandırabiliyor olması gerekir. Bu canlandırmaya zihin felsefecileri ne ad verir?
Seçenekler
A
Hayal kurma
B
Temsil etme
C
Gönderme
D
Önerme
E
Şekle bürüme
Açıklama:
Bu canlandırmaya zihin felsefecileri “temsil etme” diyorlar. Ayşe ortalarda yokken de Ali Ayşe’yi düşünebilir, onu kafasında canlandırabilir ve onu bu şekilde sevmeye devam edebilir.
Soru 30
Aşağıdakilerden hangisi dil felsefesine daha yakın bir alandır?
Seçenekler
A
Etik
B
Estetik
C
Epistemoloji
D
Aksiyoloji
E
Ahlak felsefesi
Açıklama:
Şıklardan dil felsefesine en yakın olan epistemolojidir.
Soru 31
Dil üzerine felsefi sorunların tartışıldığı alana ne ad verilir?
Seçenekler
A
Dil felsefesi
B
Dilbilim
C
Semantik
D
Pragmatik
E
Sentaks
Açıklama:
Dil felsefesi, dil üzerine felsefi sorunların tartışıldığı alana verilen addır. Doğru cevap A'dır.
Soru 32
Aşağıdaki düşünürlerden hangisine göre özne/yüklem biçimi insan düşüncesinin temelini oluşturur?
Seçenekler
A
Mill
B
Chomsky
C
Kant
D
Krashen
E
Vygotsky
Açıklama:
Kant’a göre özne/yüklem biçimi insan düşüncesinin temelini oluşturur. Doğru cevap C'dir.
Soru 33
On yedinci yüzyılda, sözcüklerin anlamı ile düşünme ve iletişim kurma arasındaki ilişkiyle ilgili kimilerine göre felsefe tarihinde ilk dil kuramını geliştiren filozof aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Eflatun
B
Saussure
C
Kant
D
Locke
E
Mill
Açıklama:
Locke, kimilerine göre felsefe tarihinde ilk dil kuramını geliştiren filozoftur. Doğru cevap D'dir.
Soru 34
“Gönderme” ile “anlam” arasındaki ayrımın ilk tohumlarını atan filozof aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Gustav
B
Mill
C
Jung
D
Weber
E
Bergson
Açıklama:
“Gönderme” ile “anlam” arasındaki ayrımın ilk tohumlarını atan filozof J. S. Mill’dir. Doğru cevap B'dir.
Soru 35
Yirminci yüzyılın başında dil felsefesi olarak anılan alanın gelişimi aşağıdaki yazarlardan hangisinin çalışmasıyla başlamıştır?
Seçenekler
A
Platon
B
Aristoteles
C
J. Locke
D
J. S. Mill
E
G. Frege
Açıklama:
Dil felsefesi olarak anılan alanın gelişimi Gottlob Frege’in çalışmasıyla başlamıştır. Doğru cevap E'dir.
Soru 36
Düşünce yoluyla kişinin dünyayla kurduğu ilişkinin en önemli türlerinden biri olan bilme kavramını ele alan alana ne ad verilir?
Seçenekler
A
Epistemoloji
B
Ontoloji
C
Ahlak bilimi
D
Dil felsefesi
E
Dilbilim
Açıklama:
Düşünce yoluyla kişinin dünyayla kurduğu ilişkinin en önemli türlerinden biri olan bilme kavramını ele alan alana epistemoloji denir. Doğru cevap A'dır.
Soru 37
Hem tümceleri hem de tümcelerin mantıksal parçalarını kapsayan dilsel yapılara ne ad verilir?
Seçenekler
A
Terim
B
Anlam
C
Kavram
D
Gönderme
E
Sözcük
Açıklama:
Hem tümceleri hem de tümcelerin mantıksal parçalarını kapsayan dilsel yapılara terim adı verilir. Doğru cevap A'dır.
Soru 38
İçlem ve kaplam aşağıdaki düşünürlerden hangisinin etkisiyle dil felsefesine yerleşmiş teknik bir ayrımdır?
Seçenekler
A
Vygotsky
B
Piaget
C
Skinner
D
Carnap
E
Krashen
Açıklama:
İçlem ve kaplam, R. Carnap’ın etkisiyle dil felsefesine yerleşmiş teknik bir ayrımdır. Doğru cevap D'dir.
Soru 39
“Anlam nedir?”, “Sözcükler nasıl anlam kazanır?” gibi soruların tartışıldığı alana ne ad verilir?
Seçenekler
A
Sentaks
B
Pragmatik
C
Semantik
D
Sesletim
E
Fonetik
Açıklama:
Semantik, “Anlam nedir?”, “Sözcükler nasıl anlam kazanır?” gibi soruların tartışıldığı alana verilen addır. Doğru cevap C'dir.
Soru 40
Tümcelerin kullanımıyla ilgili felsefi sorulara yoğunlaşan alan aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Gramer
B
Dil felsefesi
C
Sentaks
D
Semantik
E
Pragmatik
Açıklama:
Pragmatik, tümcelerin kullanımıyla ilgili felsefi sorulara yoğunlaşan alana verilen addır. Doğru cevap E'dir.
Soru 41
Aşağıdakilerden hangi üçlü ilişki ile dil felsefesinin üzerine çalıştığı tüm problemleri dile getirebiliriz?
Seçenekler
A
dil-düşünce- dünya ilişkisi.
B
dil-duygu -dünya ilişkisi.
C
insan-düşünce- çevre ilişkisi.
D
birey-düşünce- aile ilişkisi.
E
mantık-düşünce-toplum ilişkisi.
Açıklama:
Yanıtınız yanlış ise sayfa 3 de “Dil Felsefesi Nedir” bölümünü yeniden gözden geçiriniz.
Dil felsefesinin üzerine çalıştığı tüm problemleri üçlü bir ilişkiyle dile getirebiliriz:
dil-düşünce -dünya ilişkisi.
Dil felsefesinin üzerine çalıştığı tüm problemleri üçlü bir ilişkiyle dile getirebiliriz:
dil-düşünce -dünya ilişkisi.
Soru 42
2-Aşağıdakilerden hangisi on yedinci yüzyılda sözcüklerin anlamı ile düşünme ve iletişim kurma arasındaki ilişkiyle ilgili felsefe tarihinde ilk dil kuramını geliştiren filozof olmuştur?
Seçenekler
A
John Stuart Mill
B
John Locke
C
Gottlob Frege
D
Bertrand Russell
E
Wittgenstein
Açıklama:
Yanıtınız yanlış ise sayfa 3’de “Dil Felsefesi Nedir” bölümünü yeniden gözden geçiriniz.
On yedinci yüzyılda John Locke, sözcüklerin anlamı ile düşünme ve iletişim kurma arasındaki ilişkiyle ilgili kimilerine göre felsefe tarihinde ilk dil kuramını geliştiren filozof olmuştur.
On yedinci yüzyılda John Locke, sözcüklerin anlamı ile düşünme ve iletişim kurma arasındaki ilişkiyle ilgili kimilerine göre felsefe tarihinde ilk dil kuramını geliştiren filozof olmuştur.
Soru 43
“Bir tümceden özne konumundaki terimi çıkardığımızda tümcenin geriye kalan bölümü o tümcenin_______________.”
Cümlede boş bırakılan yeri aşağıdaki cümlelerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
Cümlede boş bırakılan yeri aşağıdaki cümlelerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
Seçenekler
A
nesnesidir
B
fiilidir
C
yüklemidir
D
anlamıdır
E
sıfatıdır
Açıklama:
Yanıtınız yanlış ise sayfa 5’de “Özne ve Yüklem ” bölümünü yeniden gözden geçiriniz.
En yaygın olarak kullanılan “yüklem” tanımı şöyledir: “bir tümceden özne konumundaki terimi çıkardığımızda tümcenin geriye kalan bölümü o tümcenin yüklemidir”.
En yaygın olarak kullanılan “yüklem” tanımı şöyledir: “bir tümceden özne konumundaki terimi çıkardığımızda tümcenin geriye kalan bölümü o tümcenin yüklemidir”.
Soru 44
“Bir yüklemin doğru olarak yüklemlenebileceği nesneler kümesi” aşağıdakilerden hangisi ile ifade edilmektedir?
Seçenekler
A
içlem
B
kaplam
C
bağlam
D
gönderme
E
kavram
Açıklama:
Yanıtınız yanlış ise sayfa 8’de “ İçlem ve Kaplam” bölümünü yeniden gözden geçiriniz.
Bir yüklemin doğru olarak yüklemlenebileceği nesneler kümesine o yüklemin “kaplam”ı diyoruz.
Bir yüklemin doğru olarak yüklemlenebileceği nesneler kümesine o yüklemin “kaplam”ı diyoruz.
Soru 45
Sentaksın felsefede bir alan olarak gelişimi daha sonraları özellikle hangi felsefeci ile dilbilimin en temel çalışma alanlarından biri haline gelmiştir?
Seçenekler
A
Chomsky
B
Kant
C
Grice
D
Kripke
E
Locke
Açıklama:
Yanıtınız yanlış ise sayfa 9’da “ Sentaks ” bölümünü yeniden gözden geçiriniz.
Sentaksın felsefede bir alan olarak gelişlimi ağırlıklı olarak Frege ve Russell ile başlayıp Wittgenstein ve Carnap ile devam etmiş, daha sonraları özellikle Chomsky ile dilbilimin en temel çalışma alanlarından biri haline gelmiştir.
Sentaksın felsefede bir alan olarak gelişlimi ağırlıklı olarak Frege ve Russell ile başlayıp Wittgenstein ve Carnap ile devam etmiş, daha sonraları özellikle Chomsky ile dilbilimin en temel çalışma alanlarından biri haline gelmiştir.
Soru 46
Tümcelerin kullanımıyla ilgili felsefi sorulara yoğunlaşan bilim dalı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sentaks
B
İçlem
C
Semantik
D
Bağlam
E
Pragmatik
Açıklama:
Yanıtınız yanlış ise sayfa 12’de “Pragmatik ” bölümünü yeniden gözden geçiriniz.
Tümcelerin yapısını araştıran sentaks ile tümcelerin anlamlarını araştıran semantik dışında, dil felsefesinin diğer bir önemli alanı olan pragmatik, tümcelerin kullanımıyla ilgili felsefi sorulara yoğunlaşır.
Tümcelerin yapısını araştıran sentaks ile tümcelerin anlamlarını araştıran semantik dışında, dil felsefesinin diğer bir önemli alanı olan pragmatik, tümcelerin kullanımıyla ilgili felsefi sorulara yoğunlaşır.
Soru 47
Aşağıdaki alanlardan hangisi ile Dil felsefesinin ilişkisi bulunmamaktadır?
Seçenekler
A
mantık
B
zihin felsefesi
C
epistemoloji
D
ontoloji
E
genetik
Açıklama:
Yanıtınız yanlış ise sayfa 14’de “DİL FELSEFESİNİN DİĞER FELSEFE ALANLARIYLA İLİŞKİSİ” bölümünü yeniden gözden geçiriniz.
Dil felsefesi diğer felsefe alanlarının bazıları ile doğrudan bir ilişki içindedir. Bunlar arasında en önemlileri mantık, zihin felsefesi, epistemoloji ve ontoloji (ya da daha geniş anlamda metafizik) alanlarıdır. Genetik alanı ile bir ilişkisi bulunmamaktadır.
Dil felsefesi diğer felsefe alanlarının bazıları ile doğrudan bir ilişki içindedir. Bunlar arasında en önemlileri mantık, zihin felsefesi, epistemoloji ve ontoloji (ya da daha geniş anlamda metafizik) alanlarıdır. Genetik alanı ile bir ilişkisi bulunmamaktadır.
Soru 48
“Ali Ayşe’yi seviyor.” cümlesi zihin felsefecilere göre nasıl adlandırılmaktadır?
Seçenekler
A
Temsil etme
B
Önerme
C
Doğrulama
D
İnandırma
E
Çözümleme
Açıklama:
Yanıtınız yanlış ise sayfa 15’de “DİL FELSEFESİNİN DİĞER FELSEFE ALANLARIYLA İLİŞKİSİ” bölümünü yeniden gözden geçiriniz.
Ali Ayşe’yi seviyorsa, bir şekilde Ayşe’yi kafasında canlandırabiliyor olması gerekir. İşte bu “canlandırma”ya zihin felsefecileri “temsil etme” diyorlar. Ayşe ortalarda yokken de Ali Ayşe’yi düşünebilir, onu kafasında canlandırabilir ve onu bu şekilde sevmeye devam edebilir.
Ali Ayşe’yi seviyorsa, bir şekilde Ayşe’yi kafasında canlandırabiliyor olması gerekir. İşte bu “canlandırma”ya zihin felsefecileri “temsil etme” diyorlar. Ayşe ortalarda yokken de Ali Ayşe’yi düşünebilir, onu kafasında canlandırabilir ve onu bu şekilde sevmeye devam edebilir.
Soru 49
Aşağıdakilerden hangisi ”bilgi nedir?” sorusunun tanımlandığı alt alanlardan biridir?
Seçenekler
A
metafizik
B
epistemoloji
C
ahlak felsefesi
D
estetik
E
mantık
Açıklama:
Yanıtınız yanlış ise sayfa 14’de “DİL FELSEFESİNİN DİĞER FELSEFE ALANLARIYLA İLİŞKİSİ” bölümünü yeniden gözden geçiriniz.
felsefenin alt alanları bazen bu sorularla tanımlanır. Örneğin epistemolojinin en temel sorusu “bilgi nedir?”, ontolojinin en temel sorusu “varlık nedir?”, ahlak felsefesinin en temel sorusu “(ahlaki) doğru nedir?”, estetiğin en temel sorusu “güzellik nedir?” olarak düşünülebilir. Felsefe tarihi bize bu tür soruları yanıtlamanın ne denli zor olduğunu göstermeye yeter.
felsefenin alt alanları bazen bu sorularla tanımlanır. Örneğin epistemolojinin en temel sorusu “bilgi nedir?”, ontolojinin en temel sorusu “varlık nedir?”, ahlak felsefesinin en temel sorusu “(ahlaki) doğru nedir?”, estetiğin en temel sorusu “güzellik nedir?” olarak düşünülebilir. Felsefe tarihi bize bu tür soruları yanıtlamanın ne denli zor olduğunu göstermeye yeter.
Soru 50
Hangi alan dil felsefesi ile çok ortaklık taşır ve iki alanı çağdaş felsefede tamamen ayırmak olanaklı görünmemektedir?
Seçenekler
A
estetik
B
epistemoloji
C
ahlak felsefesi
D
zihin felsefesi
E
ontoloji
Açıklama:
Yanıtınız yanlış ise sayfa 16’de “DİL FELSEFESİNİN DİĞER FELSEFE ALANLARIYLA İLİŞKİSİ” bölümünü yeniden gözden geçiriniz.
Varlık üzerine felsefi soruların tartışıldığı ontoloji alanı dil felsefesi ile o denli çok ortaklık taşır ki, iki alanı en azından çağdaş felsefede tamamen ayırmak olanaklı görünmüyor. Ontolojinin en merkezi konumunda olan varlık kavramının çözümlenmesi işi öncelikle dil felsefesinin bir konusudur.
Varlık üzerine felsefi soruların tartışıldığı ontoloji alanı dil felsefesi ile o denli çok ortaklık taşır ki, iki alanı en azından çağdaş felsefede tamamen ayırmak olanaklı görünmüyor. Ontolojinin en merkezi konumunda olan varlık kavramının çözümlenmesi işi öncelikle dil felsefesinin bir konusudur.
Soru 51
Dil felsefesinin üzerine çalıştığı tüm problemleri üçlü bir ilişkiyle dile getirebiliriz: ....................... ilişkisi.
yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisinin getirilmesi gereklidir?
yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisinin getirilmesi gereklidir?
Seçenekler
A
dil-düşünce-dünya
B
dil-eylem-dünya
C
dil-düşünce-davranış
D
dil-felsefe-eylem
E
dil-anlayış-dünya
Açıklama:
Dil felsefesinin üzerine çalıştığı tüm problemleri üçlü bir ilişkiyle dile getirebiliriz: dil-düşünce-dünya ilişkisi.
Soru 52
On yedinci yüzyılda .........., sözcüklerin anlamı ile düşünme ve iletişim kurma arasındaki ilişkiyle ilgili kimilerine göre felsefe tarihinde ilk dil kuramını geliştiren filozof olmuştur.
Yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Seçenekler
A
John Stuart Mill
B
John Locke
C
Gottlob Frege
D
Bertrand Russell
E
Immanuel Kant
Açıklama:
On yedinci yüzyılda John Locke, sözcüklerin anlamı ile dü- şünme ve iletişim kurma arasındaki ilişkiyle ilgili kimilerine göre felsefe tarihinde ilk dil kuramını geliştiren filozof olmuştur
Soru 53
Hem tümceleri hem de tümcelerin mantıksal parçalarını kapsayan dilsel yapılara ........... denilmektedir.
yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Seçenekler
A
kavram
B
anlam
C
terim
D
sözcük
E
bağlam
Açıklama:
Hem tümceleri hem de tümcelerin mantıksal parçalarını kapsayan dilsel yapılara “terim” denir.
Soru 54
- Bu gömlek beyazdır.
- Hasan Mehmet'ten kısadır.
- Kitap kalemden pahalıdır.
- Bu kahve soğuktur.
Seçenekler
A
I-II-III-IV
B
I-II
C
I-IV
D
II-III
E
I-II-III
Açıklama:
Basit özne/yüklem formundaki tümcelerde yüklemin işlevi öznenin gönderme yaptığı nesneye bir özellik ya da nitelik yüklemektir. Mantık terminolojisinde “Bu gömlek yeşildir” tümcesindeki “x yeşildir” türü yük- lemlere “tek boşluklu yüklemler” deniyor. Bunun nedeni yüklemin tek bir özneye uygulanıyor olmasıdır. Ancak “Ahmet Ayşe’den uzundur” tümcesinin yüklemi bir nesneye nitelik yüklemek yerine iki nesne arasında bir ilişki kurar. Bu tümcenin içindeki özel adları çıkardığımızda geriye kalan “x y’den uzundur” şeklinde ifade edebileceğimiz terim bu tümcenin yüklemi işlevini görüyor. Bu tür yüklemlere de “çift boşluklu yüklemler” diyoruz.
Soru 55
Aşağıdaki göndermelerden hangisi doğruya yapılan göndermelerden biridir?
Seçenekler
A
Dünya düzdür.
B
Çimenler kırmızıdır.
C
Bulutlar turuncudur.
D
En büyük asal sayı 41'dir.
E
En küçük pozitif çift sayı 2'dir.
Açıklama:
Frege’nin kuramında bir tümce doğruluk değerine gönderme yapar. İki doğruluk değeri olduğunu kabul eden Frege, bunların birer kavram değil nesne olduğu- nu söyler. “Doğru” ve “Yanlış” yüklem değil addır. Örneğin “Dünya yuvarlaktır” tümcesi Doğru’ya, “Dünya düzdür” tümcesi de Yanlış’a gönderme yapar.
En küçük çift sayı 2 olduğu için gönderme doğruya yapılmaktadır.
En küçük çift sayı 2 olduğu için gönderme doğruya yapılmaktadır.
Soru 56
Aşağıdaki cümlelerden hangisi gönderimsiz terim içermektedir?
Seçenekler
A
Türkiye'nin başkenti Ankara'dır.
B
Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Atatürk'tür.
C
Türkiye'nin resmi dili Türkçedir.
D
Türkiye'nin yedi coğrafi bölgesi vardır.
E
Türkiye'nin şimdiki kralının arabası vardır.
Açıklama:
Türkiye krallıkla yönetilmediği için "Türkiye'nin şimdiki kralı" deyimi gönderimsizdir.
Soru 57
Dil felsefesi diğer felsefe alanlarının bazıları ile doğrudan bir ilişki içindedir. Aşağıdakilerden hangisi bu alanlardan biri değildir?
Seçenekler
A
mantık
B
zihin felsefesi
C
epistemoloji
D
ahlak felsefesi
E
ontoloji
Açıklama:
Dil felsefesi diğer felsefe alanlarının bazıları ile doğrudan bir ilişki içindedir. Bunlar arasında en önemlileri mantık, zihin felsefesi, epistemoloji ve ontoloji (ya da daha geniş anlamda metafizik) alanlarıdır.
Soru 58
Aşağıdaki alanlardan hangisi dilin sentaksı ile ilgili çalışmaların olması açısından dil felsefesiyle ilişkilidir?
Seçenekler
A
ontoloji
B
epistemoloji
C
mantık
D
zihin felsefesi
E
aksiyoloji
Açıklama:
Şimdi dil felsefesinin diğer alanlarla olan ilişkisine bakalım. Mantık bir alan olarak son yüz yıldır büyük bir gelişme kat ederek kendini bir ölçüde felsefeden koparıp formel bir bilim dalı haline gelmiştir. Mantık ile dil felsefesi arasındaki ilişki öncelikle sentaks alanında kendini gösteriyor. Ancak burada sentaksı dilbi- limde yapıldığı şekliyle değil, dil felsefesinin bir alt kolu olarak düşünmek gere- kir. Dil felsefinde sentaks çalışmaları Türkçe ya da Çince gibi özgül dillerin değil tüm dillerin yapısını araştırır. Frege ve Russell’ın günümüz Sembolik Yüklemler Mantığı’nı kurarken bu görüşten yola çıkmışlardı. Kısaca Frege/Russell görüşüne göre mantık alanı aslında dilin sentaksını araştıran bir alandır. Bir örnek ile bunu açıklamaya çalışalım. Diyelim ki “Tüm hayvanlar ölümlüdür” tümcesinin sentak- sını araştırıyoruz. Frege/Russell mantık dizgesi bize bir yanıt sunuyor. İlk çözüm- lemede bu tümce “Eğer bir şey hayvansa, o şey ölümlüdür” şekline dönüşür, daha sonra tümcenin sentaktik formuna varırız: “Her x için, eğer x F ise, x G dir”, ya da tamamen sembolik dilde “∀x (Fx → Gx)”. Kısaca tümcelerin mantıksal formunu araştıran mantık alanı dil felsefesinin bir alt kolu olan sentaks ile bu şekilde bir organik ilişki içerisindedirler.
Soru 59
Dil felsefesinin bir konusu olarak önermelerin çözümlenmesi dil felsefesinin aşağıdaki alanlardan hangisiyle ilişkisini göstermektedir?
Seçenekler
A
ontoloji
B
zihin felsefesi
C
epistemoloji
D
mantık
E
aksiyoloji
Açıklama:
Çağdaş zihin felsefesinin üzerine çalıştığı birçok konu ve problem dil felsefe- sinde geliştirilmiş olan kavramlarla dile getiriliyor. Örneğin zihin felsefecilerinin birçoğuna göre inanmak ve öğrenmek gibi zihinsel süreçlerin içeriği her durumda “önermeseldir”. Daha önce de belirttiğimiz üzere önerme kavramı dil felsefesinde geliştirilmiş bir kavramdır. Bu görüşe göre eğer, Ayşe bugün yağmur yağacağına inanıyorsa, inancını dile getirebileceğimiz “bugün yağmur yağacak” tümcesinin anlamı olan önerme Ayşe’nin inancının içeriğini oluşturur. Dolayısıyla dil felse- fesinin bir konusu olan önermelerin çözümlemesi zihinsel süreçleri anlamak için gerekli hale gelir. Diğer yandan bazı felsefeciler her zihinsel sürecin önermesel ya da kavramsal olmadığını da savunur. Ancak bu görüşü savunurken bile dil felsefe- sinin kuram ve kavramlarını kullanırlar. Zihin felsefesinin en temel kavramlarından biri de zihinsel temsil kavramıdır.
Soru 60
“Bir şeyin var olduğunu ya da var olmadığını söylediğimizde ne söylemiş oluyoruz?” sorusuna cevap araması açısından dil felsefesinin hangi alanla ilişkili olduğu görülmektedir?
Seçenekler
A
ontoloji
B
epistemoloji
C
aksiyoloji
D
mantık
E
zihin felsefesi
Açıklama:
“Bir şeyin var olduğunu ya da var olmadığını söylediğimizde ne söylemiş oluyoruz?” sorusuna Frege ve Russell’ın verdiği yanıtları daha sonra ayrıntıları ile ele aldığımızda dil felsefesi ile ontolojinin nasıl organik bir ilişki içinde oldukları daha iyi anlaşılacaktır.
Ünite 2
Soru 1
Aşağıdaki anlam kuramlarından hangisi var olan her şeyin fiziksel dünyada olduğunu iddia eder?
Seçenekler
A
Fizikselcilik
B
Adcılık
C
Negatif anlam kuramı
D
Öznelcilik
E
Deneycilik
Açıklama:
Var olan her şeyin fiziksel dünyada olduğunu iddia eden sava fizikselcilik denir.
Soru 2
John Locke bir sözcüğün anlamının kişinin zihnindeki bir “......” olduğunu söyler. Aşağıdakilerden hangisi boşluğu doldurmak için uygundur?
Seçenekler
A
Özne
B
Nesne
C
İde
D
Sıfat
E
Duygu
Açıklama:
John Locke bir sözcüğün anlamının kişinin zihnindeki bir “ide” olduğunu söyler.
Soru 3
Öznelci görüşe karşı çıkan en önemli anlam kuramı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Doğalcılık
B
Gerçekçilik
C
Dışsallık
D
Doğrulamacılık
E
Davranışçılık
Açıklama:
Öznelci görüşe karşı çıkan en önemli anlam kuramı gerçekçilik adlı öğretidir.
Soru 4
Doğa içinde her şeyin bilimsel bir açıklaması olduğunu savunan bakış açısı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Gerçekçilik
B
Davranışsallık
C
Doğruculuk
D
Doğalcılık
E
Dışsalcılık
Açıklama:
Doğa içinde her şeyin bilimsel bir açıklaması olduğunu savunan bakış açısına doğalcılık adı verilmektedir.
Soru 5
Aşağıdakilerden hangisi dışsalcılık görüşüne göre anlamı aramamız gereken yerdir?
Seçenekler
A
Kafanın içi
B
Dış dünya
C
Öznellik
D
Doğa
E
Bilimsel yapıtlar
Açıklama:
Dışsalcılık görüşüne göre anlamı kafanın içinde değil, dış dünyada aramamız gerekmektedir.
Soru 6
Aşağıdaki kuramlardan hangisi metafiziği tümden reddetmektedir?
Seçenekler
A
Davranışçılık
B
Öznelcilik
C
Dışsallık
D
Doğrulamacılık
E
Fizikselcilik
Açıklama:
Metafiziği tümden reddeden mantıkçı pozitivizm okulu doğrulamacılığı savunmaktadır.
Soru 7
Yanlış bir matematiksel tümcenin her koşulda yanlış olmasına ne ad verilir?
Seçenekler
A
Doğruculuk
B
Totoloji
C
Progmatizm
D
Öznellik
E
Çelişki
Açıklama:
Yanlış bir matematiksel tümceni her koşulda yanlış olmasına çelişki adı verilmektedir.
Soru 8
"Hastane" sözcüğünü anlamak için "hastalık", "hasta", "doktor" gibi sözcüklerin anlamlarını da kavramak gerekiyor olduğunu savunan görüş aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Bütüncülük
B
Doğrulamacılık
C
Davranışsallık
D
Dışsallık
E
Doğalcılık
Açıklama:
"Hastane" sözcüğünü anlamak için "hastalık", "hasta", "doktor" gibi sözcüklerin anlamlarını da kavramak gerekiyor olduğunu savunan görüşe bütüncülük adı verilir.
Soru 9
Anlamın varlığını tamamen reddeden görüşlere ne ad verilir?
Seçenekler
A
Ontoloji
B
Epistemoloji
C
Doğruculuk
D
Negatif anlam kuramı
E
Bütüncülük
Açıklama:
Anlamın varlığını tamamen reddeden görüşlere negatif anlam kuramları adı verilir.
Soru 10
Aşağıdakilerden hangisi bir tür Negatif Anlam Kuramını açıkça savunmuş olan en önemli filozoftur?
Seçenekler
A
Kuhn
B
Locke
C
Quine
D
Kant
E
Platon
Açıklama:
Yirminci yüzyılda bir tür Negatif Anlam Kuramını açıkça savunmuş olan en önemli filozof Quine olmuştur.
Soru 11
Çağdaş felsefede anlam üzerine sürmekte olan tartışmaların kaynağı nedir?
Seçenekler
A
Tümeller sorunu
B
Metafizik alanları
C
İdealler kuramı
D
Formlar kuramı
E
Platonik kuramlar
Açıklama:
Antik Yunan döneminden beri tartışılan Tümeller Sorunu çağdaş felsefede anlam üzerine sürmekte olan tartışmaların kaynağı olmuştur. Doğru cevap A'dır.
Soru 12
Formların nesneler içinde yer aldığını savunan düşünür kimdir?
Seçenekler
A
Platon
B
Frege
C
Aristoteles
D
Kant
E
Locke
Açıklama:
Aristoteles Formların, ya da diğer adıyla Tümellerin, nesnelerin içinde yer aldığını savunur. Doğru cevap C'dir.
Soru 13
Nominalizm'e Türkçede verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Öznelcilik
B
Bütüncülük
C
Doğrulamacılık
D
Doğalcılık
E
Adcılık
Açıklama:
Öğretinin adı da Latincedeki "nomen" (ad) sözcüğünden gelir ve bundan dolayı bu öğretiye Nominalizm, Türkçede de Adcılık denir. Doğru cevap E'dir.
Soru 14
"Anlam kafadadır" sloganını kullanan görüş aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Öznelcilik
B
Bütüncülük
C
Adcılık
D
Dışsalcılık
E
Gerçekçilik
Açıklama:
Bazıları bu tür teknik bir söylem kullanmadan Öznelcilik görüşünü şu sloganla dile getirirler, "Anlam Kafadadır."
Soru 15
Öznelcilik görüşünü savunmuş olan ilk filozof kimdir?
Seçenekler
A
Kant
B
Frege
C
Platon
D
Locke
E
Aristoteles
Açıklama:
Bu görüşü (Öznelcilik) bir kuram olarak savunmuş ilk filozof John Locke'dır.
Soru 16
Bir sözcüğün anlamının kişinin zihninde bir "ide" olduğunu söyleyen filozof hangisidir?
Seçenekler
A
Aristoteles
B
Locke
C
Platon
D
Kant
E
Frege
Açıklama:
Locke bir sözcüğün anlamının kişinin zihninde bir "ide" olduğunu söyler.
Soru 17
Tarihte Gerçekçilik öğretisinin en önemli savunucusu kimdir?
Seçenekler
A
Kant
B
Platon
C
Frege
D
Aristoteles
E
Locke
Açıklama:
Tarihte bu görüşün (Gerçekçilik) en önemli savunucusu Gottlob Frege olmuştur.
Soru 18
Thomas Kuhn’un öncülüğünü yaptığı görüş aşağıdakilerden hangisidir ?
Seçenekler
A
Doğalcılık
B
Gerçekçilik
C
Dışsalcılık
D
Davranışçılık
E
Bütüncülük
Açıklama:
Thomas Kuhn’un öncülüğünü yaptığı görüş "Bütüncülük"tür.
Soru 19
Arda Denkel'in savunduğu görüş aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Realizm
B
Platonik kuram
C
Davranışçılık
D
Tikelcilik
E
Dışsalcılık
Açıklama:
Bir başka Doğalcı anlam kuramı da Tikelcilik adı verilen ve ünlü felsefecimiz Arda Denkel'in savunmuş olduğu görüşten türetilebilir.
Soru 20
Dışsalcı Anlam Kuramı'nın gelişmesinde öncü olmuş düşünür kimdir?
Seçenekler
A
Putnam
B
Frege
C
Locke
D
Chomsky
E
Platon
Açıklama:
Bu görüşün önde gelen temsilcilerinden Hilary Putnam, bir sözcüğün anlamını ve anlamın biri tarafından kavranmasını, salt kişinin zihninde olup bitenlerle açıklamanın olanaklı olmadığını savunarak Dışsalcı Anlam Kuramı'nın gelişmesinde öncü olmuştur.
Soru 21
Bir sözcüğün anlamının insanın zihninde olduğunu ve bu anlamın kişiden kişiye değişebildiğini savunan görüş aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Öznelcilik
B
Gerçekçilik
C
Bütüncülük
D
Doğrulamacılık
E
Dışsalcılık
Açıklama:
Bir sözcüğün anlamının insanın zihninde olduğunu ve bu anlamın kişiden kişiye değişebildiğini savunan kuram öznelcilik kuramıdır.
Soru 22
Öznelcilik kuramına göre aşağıdakilerden hangisi doğru değildir?
Seçenekler
A
Özne ile zihin aynı şeydir.
B
Anlamanın olabilmesi için bir özne bir de nesne olmalıdır.
C
Anlama ediminin birçok farklı nesnesi olabilir.
D
Kuram olarak ayrıntılarıyla savunmuş olan ilk filozof John Locke'tur.
E
Sözcüklerin anlamı zihinde değil dış dünyada bağımsız olarak bulunmaktadır.
Açıklama:
Öznelcilik kuramına göre sözcüklerin anlamı sözcüklerde ya da dış dünyada değil insanın kafasında var olur.
Soru 23
Anlamın dilden ve zihinden bağımsız soyut bir varlık olduğunu savunan kuram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Öznelcilik
B
Gerçekçilik
C
Doğalcılık
D
Dışsalcılık
E
Davranışçılık
Açıklama:
Gerçekçilik kuramına göre, anlam insanın dilinden ve zihninden bağımsız bir şekilde var olan soyut bir varlıktır ve kişiden kişiye değişmez.
Soru 24
Sözcüklerin anlamları ve sözcüklerin oluşturduğu tümcelerin dile getirdiği düşüncelerin nasıl var olduğunun doğa içinde aranması gerektiğini savunan görüş aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Öznelcilik
B
Gerçekçilik
C
Doğalcılık
D
Davranışçılık
E
Dışsalcılık
Açıklama:
Doğalcılık, anlamların soyut, metafizik ve fiziksel olgulardan oluşan doğanın içinde olmadığı görüşünü reddederek herşeyin doğanın içinde bilimsel bir açıklamasının var olduğunu savunur.
Soru 25
Dışsalcılık kuramına göre aşağıdakilerden hangisi doğru değildir?
Seçenekler
A
Anlam kafanın içinde değil dış dünyadadır.
B
Akımın öncüleri Hilary Putnam ve Tyler Burge'dir.
C
Doğal türlere ilişkin sözcüklerin anlamı dünyanın durumu ile ilgilidir.
D
Bir sözcüğün anlamı o insanın kafasından geçen düşüncelerle açıklanamaz.
E
"Masa" ve "koltuk" gibi eşyalara verilen anlamlar doğa tarafından belirlenir.
Açıklama:
Dışsalcılık kuramına göre masa ve koltuk gibi doğal tür olmayan nesnelerin anlamlarını belirleyen şey doğa değil, sosyal dünyadır.
Soru 26
Bir sözcüğün anlamının kişinin o sözcüğü duyduğunda vereceği davranışsal tepkilerde aranması gerektiğini savunan kuram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Öznelcilik
B
Davranışçılık
C
Dışsalcılık
D
Doğalcılık
E
Gerçekçilik
Açıklama:
Bir sözcüğün anlamının kişinin o sözcüğü duyduğunda vereceği davranışsal tepkilerde aranması gerektiğini ve iletişim kurmanın sözcüklere benzer türde davranışsal tepkiler vermemiz sayesinde gerçekleştiğini savunan kuram davranışçılık kuramıdır.
Soru 27
Bir tümcenin anlamının o tümcenin doğruluk koşullarında olduğunu savunan kuram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Doğrulamacılık
B
Öznelcilik
C
Gerçekçilik
D
Dışsalcılık
E
Doğalcılık
Açıklama:
Bir tümcenin anlamının o tümcenin doğruluk koşullarında olduğunu savunan kuram doğrulamacılıktır. Bu kurama göre, bir tümcenin anlamını kavramak o tümcenin hangi koşullarda doğru, hangi koşullarda yanlış olduğunu kavramakla ilgilidir.
Soru 28
Doğrulamacılık kuramına göre aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Metafiziğe dayalı bir yaklaşıma sahiptir.
B
İki tümcenin doğruluk koşullarının aynı olması, o tümcelerin aynı anlama geldiğinin kanıtıdır.
C
Bir tümcenin anlamını kavramak o tümcenin tüm koşullarda doğru olduğunu kavramayı gerektirir.
D
Yalnızca ampirik ve çelişki olmak üzere iki tür önerme bulunur.
E
Amprik ve çelişki önermelerinin dışında kalan tüm önermeler anlamsızdır.
Açıklama:
Doğrulamacılık kuramına göre iki tümcenin doğruluk koşulları aynı ise anlamları da aynı olmalıdır. Doğru yanıt B'dir. D ve E seçeknekleri totoloji önermesini göz ardı etmişlerdir. C seçeneğinde anlamın koşullara dayalı olduğu atlanmıştır. A seçeneğinde sözü edilen metafizik ise doğrulamacılık kuramı tarafından tamamen reddedilir.
Soru 29
Sözcüklerin tek tek değil de bir bütün halinde anlam kazandığını savunan kuram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Öznelcilik
B
Gerçekçilik
C
Dışsalcılık
D
Bütüncülük
E
Davranışçılık
Açıklama:
Bütüncülük kuramına göre sözcükler tek tek değil bir bütün olarak anlam kazanmaktadırlar.
Soru 30
Aşağıdakilerden hangisi "anlam" denilen şeye herhangi bir ontolojik varlık atfetmeyen görüşler arasındadır?
Seçenekler
A
Negatif Anlam Kuramları
B
Doğrulamacılık
C
Davranışçılık
D
Gerçekçilik
E
Bütüncülük
Açıklama:
Negatif anlam kuramları "anlam" denilen şeyin varlığını tamamen reddederek "anlama" ontolojik bir varlık affetmez.
Soru 31
Anlam kuramları aşağıda verilen felsefenin alt alanlarından hangisiyle en çok ilişkilidir?
Seçenekler
A
Din felsefesi
B
Bilim felsefesi
C
Mantık felsefesi
D
Varlık felsefesi
E
Bilgi felsefesi
Açıklama:
Dil yoluyla nasıl insanlardan, şehirlerden, gezegenlerden söz edebiliyorsak, sözcüklerin anlamlarından da söz edebiliyoruz. Peki nasıl bir şeydir “anlam” dediğimiz bu şey? Onu doğada bulabilir miyiz? Yoksa tamamen bizim bir kurgumuz mudur? Yoksa her ikisi de değil mi? Sözcüklerin anlamları tamamen soyut ve sonsuz varlıklar mı? İşte bu ve benzeri sorulara yanıt arayan kuramlara “anlam kuramları” diyoruz. Bu konu yalnızca dil felsefesi değil, varlık üzerine çalışan varlık felsefesi (ontoloji) ve daha genel olarak metafizik alanlarıyla da yakından ilgilidir.
Soru 32
Antik Yunan döneminden beri tartışılan ve çağdaş felsefede anlam üzerine sürmekte olan tartışmaların kaynağını hangisi oluşturur?
Seçenekler
A
Renkler
B
Tümeller sorunu
C
İdealar kuramı
D
Formlar kuramı
E
Adalet formu
Açıklama:
Antik Yunan döneminden beri tartışılan "Tümeller Sorunu" çağdaş felsefede anlam üzerine sürmekte olan tartışmaların kaynağını oluşturur.
Soru 33
I. Anlamın nasıl bir şey olduğunu sorgular. II. Sözcüklerin anlamlarının tamamen soyut ve sonsuz varlıklar olup olmadığını tartışır. III. 20. yüzyılda anlam üzerine birçok farklı felsefe kuramı geliştirilmiştir. IV. Anlam üzerine geliştirilen tartışmalarda felsefede bir uzlaşım sağlanamazken, dilbilimde bir uzlaşım sağlandığı görülmektedir. Anlam kuramları ile ilgili olarak yukarıda verilen ifadelerden hangisi ya da hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
I, II ve III
D
Yalnız III
E
III ve IV
Açıklama:
I, II ve III numaralı ifadeler anlam kuramları ile ilgili olarak doğru bilgi içerirken, IV numaralı ifadede yanlış bilgi verilmiştir. Günümüzde anlam üzerine öne sürülmüş farklı görüşlerin olması hem dilbilimde hem de felsefede anlam üzerine büyük çaplı bir uzlaşımın olmadığını göstermektedir.
Soru 34
Aşağıdakilerden hangisi günümüz felsefesinde iz bırakmış başlıca anlam kuramlarından biri değildir?
Seçenekler
A
Gerçekçilik
B
Adcılık
C
Doğalcılık
D
Öznelcilik
E
Davranışçılık
Açıklama:
Öznelcilik, Gerçekçilik, Bütüncülük, Doğrulamacılık, Dışsalcılık, Davranışçılık, Doğalcılık günümüz felsefesinde iz bırakmış başlıca anlam kuramlarıyken, Adcılık (Nominalism) Tümeller sorununa yönelik bir çözüm önerisi sunan bir öğretidir.
Soru 35
"Anlam kafadadır" sloganıyla ifade edilen anlam kuramı hangisidir?
Seçenekler
A
Gerçekçilik
B
Dışsalcılık
C
Öznelcilik
D
Doğrulamacılık
E
Bütüncülük
Açıklama:
Öznelcilik öğretisinin adında kullanılan “özne” adı ve bundan türetilmiş olan “öznel” sıfatı, bilgi ve zihin felsefesindeki bu temel ayrıma dayandığıdır. Yaygın görüşe göre özne ile zihin aynı şeydir. Bu görüşe göre bir sözcüğün anlamı dediğimiz nesne öznenin zihninde olmalıdır. Yani insanların zihinleri dışında anlamların olduğu bir dünya yoktur. Bundan dolayı “anlam” dediğimiz şeyler özneldir.Bazıları bu tür teknik bir söylem kullanmadan Öznelcilik görüşünü şu sloganla dile getirirler; “Anlam kafadadır”.
Soru 36
Bir sözcüğün anlamının kişinin zihnindeki bir "ide" olduğunu söyleyen düşünür kimdir?
Seçenekler
A
Locke
B
Frege
C
Putnam
D
Quine
E
Kuhn
Açıklama:
Locke bir sözcüğün anlamının kişinin zihnindeki bir “ide” olduğunu söyler. Bu durumda zihinsel süreçler kişiden kişiye değiştiğine göre, bir sözcüğün anlamı da kişiden kişiye, hatta aynı kişinin farklı zamanlardaki zihinsel durumuna göre değişebilir.
Soru 37
Gerçekçilik kuramı ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlış bilgi içermektedir?
Seçenekler
A
Bu kuramın savunucuları sözcüklerin anlamlarının zihinde yer alan öznel varlıklar olması durumunda iletişim kurmanın olanaklı olmayacağı görüşündedirler.
B
Anlam öznel değil nesnel olmalıdır.
C
Sözcüklerin anlamları insan zihninden ve insanın yarattığı dillerden bağımsız somut varlıklardır.
D
Bir tümcenin dile getirdiği anlam o tümcenin parçalarının anlamlarından oluşur.
E
Düşünceler öznel değil, soyut nesnel varlıklardır.
Açıklama:
A, B, D ve E seçenekleri Gerçekçilik kuramı ile ilgili olarak doğru bilgiler içerirken C seçeneği sözcüklerin anlamlarının "somut" varlıklar olduğunu söyleyerek yanlış bilgi vermektedir. Bu kuramın en önemli savunucusu olan Frege, sözcüklerin anlamlarının insan zihninden ve insanın yarattığı dillerden bağımsız "soyut" varlıklar olduğunu söyler.
Soru 38
Sloganı "Anlam kafada değildir. Sözcüklerin anlamları salt o sözcükleri kullananların kafasında olup bitenlerle değil dış dünyada ne olup bittiğiyle de ilgilidir" olan anlam kuramı hangisidir?
Seçenekler
A
Davranışçılık
B
Dışsalcılık
C
Doğalcılık
D
Doğrulamacılık
E
Bütüncülük
Açıklama:
Locke’ın temellerini attığı öznelci anlam kuramlarına karşı çıkan bazı çağdaş felsefeciler anlamı “kafanın içinde” değil “dış dünyada” aramamız gerektiğini ileri sürer. Bu görüşün önde gelen temsilcilerinden Hilary Putnam’a göre özellikle doğal türlere ilişkin sözcüklerimizin anlamları dünyanın durumuyla oluşur. Yaşadığımız dünya sözcüklerimizin anlamlarını belirler. Bundan dolayı Dışsalcılık öğretisinin sloganı şu olmuştur: Anlam kafada değildir. Sözcüklerin anlamları salt o sözcükleri kullananların kafasında olup bitenlerle değil dış dünyada ne olup bittiğiyle de ilgilidir.
Soru 39
Bir sözcüğün anlamını bu sözcüğü duyduğumuzda verme eğiliminde olduğumuz tepkilerde bulabileceğimizi savunan anlam kuramı hangisidir?
Seçenekler
A
Dışsalcılık
B
Doğrulamacılık
C
Gerçekçilik
D
Bütüncülük
E
Davranışçılık
Açıklama:
Yirminci yüzyılda psikoloji, dilbilim ve felsefede büyük bir iz bırakan pozitivizmin bir uzantısı olan Davranışçılık öğretisinden yola çıkarak özellikle Quine’ın öncülüğünde bir anlam kuramı gelişmiştir. Bu akım Platon/Frege gerçekçiliğine karşı çıkarak, deneysel olarak gözlemlenemeyen soyut bir varlık olarak tümel ve anlamı tümüyle reddeder. Ancak Locke türü bir öznelcilik de yanlıştır bu bakış açısına göre, zira insan zihninin içinde olup bitenler de gözlemlenebilir şeyler değildir. Bu durumda bir sözcüğün anlamı, o sözcüğü duyduğunda kişinin vereceği davranışsal tepkilerde aranmalıdır. İletişim kurma sözcüklere benzer türde davranışsal tepkiler vermemiz sayesinde gerçekleşir.
Soru 40
Aşağıdakilerden hangisi dil felsefesi açısından anlam kuramlarının önemini yansıtmaz?
Seçenekler
A
Bir sözcüğün "anlamlı" olduğunu söylemek, o sözcüğün bir "anlamı vardır" şeklinde yorumlanmamalıdır.
B
Bazı kavramların ne anlama geldiğini araştıran felsefe, bizi doğrudan anlam sorununa getirir.
C
Bir sözcüğün anlamının nasıl bir varlık olduğunu, nasıl ortaya çıktığını ortaya çıkardığımızda bir kavramı da anlamış oluruz.
D
Anlam kuramları iletişim sorunuyla doğrudan ilişkilidir.
E
Anlamı anlamak düşüncelerimizi ve insanı anlamanın bir yoludur.
Açıklama:
A seçeneğinde verilen ifade anlam denen şeyin varlığını tamamen reddeden, anlam denen şeye ontolojik bir varlık atfetmeyen "Negatif Anlam Kuramları" altında yer alan görüşü yansıtmaktadır. Bu görüşün en önemli savunucusu Quine göre,bir sözcüğün “anlamlı” olduğunu söylemek o sözcüğün bir “anlamı vardır” şeklinde yorumlanmamalıdır. Diğer seçeneklerde ise anlam kuramlarının dil felsefesi açısından önemi doğru bir şekilde verilmiştir.
Soru 41
“Anlam kafadadır.” sloganıyla anılan anlam kuramı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Dışsalcılık
B
Gerçekçilik
C
Doğalcılık
D
Öznelcilik
E
Bütüncülük
Açıklama:
“Anlam kafadadır.” sloganı, bilen varlığa öznellik atfedilmesinden dolayı anlamın da öznel olacağı yani zihinde var olacağı düşüncesinden dolayı öznelcilik kuramını ifade etmektedir.
Soru 42
Bir sözcüğün anlamının soyut ve nesnel bir varlık olduğunu savunan dil kuramı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Dışsalcılık
B
Gerçekçilik
C
Davranışçılık
D
Doğrulamacılık
E
Doğalcılık
Açıklama:
Gerçekçilik, öznelciliğe karşı çıkarak anlamların öznel olması durumunda iletişim kurulamayacağını, biz sözcüğün zihinde oluşturduğu imge öznel olsa da anlamın nesnel ve soyut bir varlık olduğunu savunur.
Soru 43
Aşağıdakilerden hangisi bir anlam kuramının sorduğu sorular arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Anlam zihne özgü müdür?
B
Anlam bir varlık mıdır?
C
Anlam dışsal mıdır?
D
Anlam bilimsel midir?
E
Anlam kendiliğinden var mıdır?
Açıklama:
Bir anlam kuramı, anlamın kişiye özgü mü yoksa nesnel olduğuna dair sorular sorar. Anlamın varlığını sorgular. Anlamın kaynağını araştırır ve zihinde mi yoksa dışsal süreçlerde mi olduğu üzerine düşünür. Ancak anlamın bilimselliği üzerine her hangi bir sorgusu yoktur.
Soru 44
Aşağıdakilerden hangisi doğalcılık (natüralizm) kuramını açıklayan bir ifadedir?
Seçenekler
A
Anlam tümellere dayanır.
B
Anlam metafizik ile açıklanabilir.
C
Anlam benzerliklerden oluşur.
D
Anlam dış dünya tarafından belirlenir.
E
Anlam davranışlarda saklıdır.
Açıklama:
Doğalcı dil kuramı, anlamın tümellerden oluşan metafizik ile değil doğa içindeki benzerliklerden oluştuğunu savunur. Anlamın dış dünya tarafından belirlendiğini savunan düşünce dışsalcılıktır. Anlamı davranışsal tepkilerde aranması gerektiğini savunan kuram ise davranışçılıktır.
Soru 45
“Bence zihinde oluşan bir anlamdan bahsetmek doğru değil. Sözcükleri duyduğumuzda tepkileri gözlemleyemediğimiz sürece herhangi bir anlamın varlığından söz edilemez.” diyerek düşüncelerini dile getiren bir düşünürün aşağıdaki anlam kuramlarından hangisinden etkilendiği söylenebilir?
Seçenekler
A
Doğrulamacılık
B
Bütüncülük
C
Davranışçılık
D
Gerçekçilik
E
Doğalcılık
Açıklama:
Doğalcı dil kuramı, anlamın tümellerden oluşan metafizik ile değil doğa içindeki benzerliklerden oluştuğunu savunur. Anlamın dış dünya tarafından belirlendiğini savunan düşünce dışsalcılıktır. Anlamı davranışsal tepkilerde aranması gerektiğini savunan kuram ise davranışçılıktır.
Soru 46
"Bir sözcüğün anlamı zihinde yer alan ide olduğunu savunan felsefeci aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
John Locke
B
Gottlob Frege
C
Ludwig Wittgenstein
D
Quine
E
Noam Chomsky
Açıklama:
John Locke, bir sözcüğün anlamını zihinde yer alan ide olarak ifade etmektedir.
Soru 47
Bütüncü anlam kuramıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Sözcükler tek tek değil, cümle içerisinde anlam kazanırlar.
B
Sözcüklerin anlamı birbirleriyle ilişkilidir.
C
Sözcükler kullanıldıkları bağlam içerisinde değerlendirilir.
D
Sözcüklerin anlamı, cümlenin doğruluğuna bağlıdır.
E
Sözcükler bir kavramsal çerçeve oluşturur.
Açıklama:
Bütüncülük kuramına göre sözcükler cümle içerisinde anlam kazanır ve birbiriyle ilişkilidir. Sözcükler kullanıldığı bağlamda değerlendirilerek kavramsal bir çerçeve oluşturur. Ancak cümlenin doğruluğu, bütüncü kuramı için değil doğrulamacılık kuramı için önemli bir kriter oluşturmaktadır.
Soru 48
Bir cümleye dair amprik, totoloji ve çelişki olmak üzere üç tür önerme buluduğunu savunan anlam kuramı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Bütüncülük
B
Negatif anlam kuramları
C
Doğrulamacılık
D
Dışsalcılık
E
Gerçekçilik
Açıklama:
Doğrulamacılık, anlamı doğrulanabilir olmakla ilişkilendirerek doğru, yanlış ve doğrulanabilir cümlelerden bahseder. Bunun için de totoloji, çelişki ve amprik terimlerini kullanır.
Soru 49
Aşağıdakilerden hangisi öznelcilik kuramına uygun bir ifade değildir?
Seçenekler
A
Anlam zihinsel süreçlerle özdeştirilir.
B
Anlama ediminin birçok farklı nesnesi olabilir.
C
Anlaşılan şey bir sözcüğün anlamıdır.
D
Anlam anlayanla ilişkilidir.
E
Anlam dillerden bağımsızdır.
Açıklama:
Öznelcilik kuramına göre anlam tamamen insanın zihnindedir, dolayısıyla zihinsel süreçlerle ilgilidir. Anlama ediminin bir anlayan öznesi bir de anlaşılan nesnesi bulunmaktadır. Nesne insan, hayvan, eşya gibi birçok şey olabilir. Anlam anlayanla (özneyle) ilgilidir ve anlaşılan da nesneye verilen sözcüğün anlamıdır. Ancak anlamın dillerden bağımsız olduğunu savunan kuram öznelcilik değil gerçekçiliktir.
Soru 50
"İletişim kurarken bizim söylediğimizle karşımızdakinin anladığı arasındaki ilişki, nesnelere verdiğimiz isimler ve bu isimlerin gerçekten bizden bağımsız olup olmadıkları benim temel araştırma konumu oluşturmaktadır." diyen bir düşünür hangi felsefe alt dalıyla ilgilenmektedir?
Seçenekler
A
Ahlak Felsefesi
B
Bilim Felsefesi
C
Dil Felsefesi
D
Siyaset Felsefesi
E
Varlık Felsefesi
Açıklama:
Sözel iletişim kurma ve nesneleri isimlendirme süreçlerimizle ilgilenen felsefe alt dalı dil felsefesidir.
Soru 51
Aşağıdakilerden hangisi Platon’un Formlar Kuramı ile ilgili doğru bir ifadedir?
Seçenekler
A
Formlar kuramı tümeller sorununa çözüm olarak görülmez.
B
Nesneler soyut formu olmadan var olabilir.
C
Form yokluğunda, nesneleri anlamamız olanaksızdır.
D
Formlar soyut olarak bizden bağımsız değildir.
E
Formlar dünyası bilgisi kusursuz ve mutlak değildir.
Açıklama:
Anlam Kuramları
Bütün kırmızı nesneler arasında ortak olan şey, bu nesnelerin hepsinin soyut bir Kırmızı Formu’na ait olmaları. Platon’a göre böyle bir Form’un yokluğunda, bu nesneler arasında ortak bir şey olduğunu söylemek, dahası bizim “kırmızı” sözcüğünü anlamamız olanaklı olmazdı.
Bütün kırmızı nesneler arasında ortak olan şey, bu nesnelerin hepsinin soyut bir Kırmızı Formu’na ait olmaları. Platon’a göre böyle bir Form’un yokluğunda, bu nesneler arasında ortak bir şey olduğunu söylemek, dahası bizim “kırmızı” sözcüğünü anlamamız olanaklı olmazdı.
Soru 52
Tümeller sorunuyla ilgili, aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Platonik Form’lara anlam demek yanlış olur.
B
Aristoteles, Tümellerin nesnelerin içinde yer aldığını savunur.
C
Adcılık Tümellerin varlığını reddeder.
D
Aristoteles’e göre, bir sözcüğün anlamını kavramak, nesneler içindeki tümeli kavramaktır.
E
Aristoteles, realist anlam kuralının temelini atmıştır.
Açıklama:
Anlam kuramları
Platon, Formların soyut varlıklar olarak bizden bağımsız varlıklar olduğunu söylerken, aynı zamanda, gerçekçi (realist) bir anlam kuramının da temelini atıyordu.
Platon, Formların soyut varlıklar olarak bizden bağımsız varlıklar olduğunu söylerken, aynı zamanda, gerçekçi (realist) bir anlam kuramının da temelini atıyordu.
Soru 53
I. Anlam dediğimiz şey özneldir. II. İnsan zihni dışında anlamların olduğu bir dünya yoktur. III. Noam Chomsky, sözcüklerin anlamının dış dünyada olduğunu savunur. IV. Yapay zeka çalışmalarında Öznelci görüş kabul görmektedir. Yukarıda verilenlerden hangilerinde 'Öznelci Görüşle' ilgili bilgiler doğru verilmiştir?
Seçenekler
A
. I, III, IV
B
I, II, IV
C
II, III
D
I, III
E
I, II, III
Açıklama:
Anlam kuramları
Noam Chomsky, John Locke gibi sözcüklerin anlamlarının sözlükler veya dış dünya da değil, kafanın içinde olduğunu savunur.
Noam Chomsky, John Locke gibi sözcüklerin anlamlarının sözlükler veya dış dünya da değil, kafanın içinde olduğunu savunur.
Soru 54
Aşağıdaki ifadelerden hangisi, Gerçekçilik kuramına ters düşer?
Seçenekler
A
Öznelci görüşe karşı çıkar.
B
En önemli savunucusu Frege’dir.
C
Düşünce, onu düşünen kişiden bağımsızdır.
D
Düşünce soyut bir varlıktır.
E
Frege, Kant’ın Formlar düşüncesinden yararlanır.
Açıklama:
Anlam kuramları
Platon’un Formları gibi zamandan ve mekandan bağımsız şeyler midir? Bu sorulara Frege açık bir yanıt getirmez. Ancak Kant’ın şeylerin kendilerini farklı biçimlerde “sunum biçimleri” olduğuna dair düşüncesinden yararlanır.
Platon’un Formları gibi zamandan ve mekandan bağımsız şeyler midir? Bu sorulara Frege açık bir yanıt getirmez. Ancak Kant’ın şeylerin kendilerini farklı biçimlerde “sunum biçimleri” olduğuna dair düşüncesinden yararlanır.
Soru 55
Tikelci kuramın, bazı felsefeciler tarafından eleştirildiği konu aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Metafizik ontoloji
B
Tümeller
C
İnsan zihni
D
Benzerlik
E
Doğalcı anlam
Açıklama:
Anlam kuramları
“Kırmızı” sözcüğünün anlamı tüm kırmızı tikel nesneler arasındaki benzerliklerden oluşur. Bundan dolayı bu kuramın en temel dayanağı benzerlik kavramıdır. Ancak bu her anlam ya da kavram doğal bir açıklaması olan bir tikel olmak zorunda olduğu için bu kurama göre benzerlik de bir tümel değil tikeldir. Benzerlik kavramına doğa içinde bir açıklama getirmenin bu şekilde olanaklı olmadığını düşünen bazı felsefeciler bu yüzden bu tikelci kuramı eleştirirler.
“Kırmızı” sözcüğünün anlamı tüm kırmızı tikel nesneler arasındaki benzerliklerden oluşur. Bundan dolayı bu kuramın en temel dayanağı benzerlik kavramıdır. Ancak bu her anlam ya da kavram doğal bir açıklaması olan bir tikel olmak zorunda olduğu için bu kurama göre benzerlik de bir tümel değil tikeldir. Benzerlik kavramına doğa içinde bir açıklama getirmenin bu şekilde olanaklı olmadığını düşünen bazı felsefeciler bu yüzden bu tikelci kuramı eleştirirler.
Soru 56
“İkiz Dünya” kurgusu, aşağıdaki düşünürlerden hangisine aittir
Seçenekler
A
Hilary Putnam
B
Arda Denkel
C
John Locke
D
Tyler Burge
E
Gottlob Frege
Açıklama:
Anlam kuramları
Putnam’a göre özellikle doğal türlere ilişkin sözcüklerimizin anlamları dünyanın durumuyla oluşur. Örneğin “su” sözcüğünün anlamı, bu sözcüğü duyduğumuzda zihnimizde oluşan imgeler ya da düşünceler ile değil, doğada bulunan su türünün kendisi tarafından belirlenir. Bunu savunmak için Putnam bir “ikiz Dünya” kurgular.
Putnam’a göre özellikle doğal türlere ilişkin sözcüklerimizin anlamları dünyanın durumuyla oluşur. Örneğin “su” sözcüğünün anlamı, bu sözcüğü duyduğumuzda zihnimizde oluşan imgeler ya da düşünceler ile değil, doğada bulunan su türünün kendisi tarafından belirlenir. Bunu savunmak için Putnam bir “ikiz Dünya” kurgular.
Soru 57
Aşağıdaki hangi anlam kuramının, felsefe ve psikolojiyi birbirine yakınlaştırdığı düşünülür?
Seçenekler
A
Dışsalcılık
B
Doğalcılık
C
Davranışçılık
D
Doğrulamacılık
E
Öznelcilik
Açıklama:
Anlam kuramları
Bir sözcüğün anlamı, o sözcüğü duyduğunda kişinin vereceği davranışsal tepkilerde aranmalıdır. İletişim kurma sözcüklere benzer türde davranışsal tepkiler vermemiz sayesinde gerçekleşir. Bu kuram felsefe ile psikoloji alanlarını birbirine yakınlaştırır; hatta bazıları “anlam felsefesi” nin aslında psikoloji alanında ele alınması gerektiğini düşünür.
Bir sözcüğün anlamı, o sözcüğü duyduğunda kişinin vereceği davranışsal tepkilerde aranmalıdır. İletişim kurma sözcüklere benzer türde davranışsal tepkiler vermemiz sayesinde gerçekleşir. Bu kuram felsefe ile psikoloji alanlarını birbirine yakınlaştırır; hatta bazıları “anlam felsefesi” nin aslında psikoloji alanında ele alınması gerektiğini düşünür.
Soru 58
Bütüncülük kuramı için geçerli olmayan ifade aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Öznesel terimler
B
Tümce bütüncülüğü
C
Kavramsal çevre
D
Doğruluk koşulları
E
Yüklemsel terimler
Açıklama:
Anlam kuramları
D şıkkı Doğrulamacılık ile ilgili bir kavramdır.
D şıkkı Doğrulamacılık ile ilgili bir kavramdır.
Soru 59
“Bilimsel paradigmalar fiziksel olguları açıklamak için bir kuram öne sürerken, bir taraftan da bir dil oluştururlar”. Thomas Kuhn bu duruma ne ad vermiştir?
Seçenekler
A
Leksikon
B
Çelişki
C
Totoloji
D
İkiz dünya
E
Eğilim
Açıklama:
Anlam kuramları
Kuhn buna bazı yazılarında leksikon, bazılarında ise kavramsal çerçeve adını vermiştir.
Kuhn buna bazı yazılarında leksikon, bazılarında ise kavramsal çerçeve adını vermiştir.
Soru 60
Aşağıdaki düşünürlerden hangisi, Negatif Anlam kuramcılarından Çağdaş deneycilik akımının önemli temsilcilerindendir?
Seçenekler
A
Burge
B
Frege
C
Wittgenstein
D
Quine
E
Locke
Açıklama:
Negatif anlam kuramları
Yirminci yüzyılda bir tür Negatif Anlam Kuramını açıkça savunmuş olan en önemli Quine olmuştur. Çağdaş deneycilik akımının da önemli bir temsilcisi olan Quine fiziksel dünya içinde yer almayan soyut bir varlık olarak “anlam” denen bir şeyin olamayacağını savunur.
Yirminci yüzyılda bir tür Negatif Anlam Kuramını açıkça savunmuş olan en önemli Quine olmuştur. Çağdaş deneycilik akımının da önemli bir temsilcisi olan Quine fiziksel dünya içinde yer almayan soyut bir varlık olarak “anlam” denen bir şeyin olamayacağını savunur.
Soru 61
Aşağıdaki ifadelerin hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Bir sözcüğün anlamının insanın zihninde ya da beyninde yer aldığını öznelcilik öne sürer.
B
Anlamın dilden ve insan zihninden bağımsız soyut bir varlık olduğunu gerçekçilik kuramı savunur.
C
Bütüncülük, sözcüklerin anlamlarının tek tek değil bir dilin kavramsal çerçevesi içinde bir bütün olarak kurulduğunu savunan kuramdır.
D
Bir tümcenin anlamının o tümcenin doğruluk koşullarında yattığını doğrulamacılık kuramı iddia eder.
E
Sözcüklerin anlamlarının dış dünya tarafından belirlendiğini davranışçılık kuramı öne sürer.
Açıklama:
Anlam Kuramları - Giriş bölümünde yer almaktadır
Sözcüklerin anlamlarının dış dünya tarafından belirlendiğini dışsalcılık kuramı öne sürer. Davranışçılık anlamın sözcükleri duyduğumuzda gösterdiğimiz gözlenebilir davranışlarda yattığını söyler.
Sözcüklerin anlamlarının dış dünya tarafından belirlendiğini dışsalcılık kuramı öne sürer. Davranışçılık anlamın sözcükleri duyduğumuzda gösterdiğimiz gözlenebilir davranışlarda yattığını söyler.
Soru 62
Dil kuramında formların diğer adı nedir?
Seçenekler
A
Eş anlam
B
Zıt anlam
C
Tümel
D
Soyut ifade
E
Nesne
Açıklama:
Giriş
Formların eş anlamısı tümellerdir.
Formların eş anlamısı tümellerdir.
Soru 63
Aşağıdaki öğretilerden hangisi tümelleri reddeder?
Seçenekler
A
Adcılık öğretisi
B
Platon'un idealar kuramı
C
Natüralist kuram
D
Öznelcilik
E
Gerçekçilik
Açıklama:
Giriş
Adcılık kuramının birden çok tanımı ve değişik biçimleri vardır. Bunların ortak özelliği tümellerin varlığını reddetmeleridir.
Adcılık kuramının birden çok tanımı ve değişik biçimleri vardır. Bunların ortak özelliği tümellerin varlığını reddetmeleridir.
Soru 64
Aşağıdakilerden hangisi özne kavramının felsefe dilindeki anlamlarından biridir?
Seçenekler
A
Bilen varlık
B
Bilinen varlık
C
Sözcüğün anlamı
D
Gerçek
E
Soyut anlam
Açıklama:
Öznelcilik
Bilen varlığa özne, bilinen varlığa nesne adı verilir.
Bilen varlığa özne, bilinen varlığa nesne adı verilir.
Soru 65
Aşağıdakilerden hangisi öznelcilik kuramını savunan bilim insanlarından biridir?
Seçenekler
A
John Locke
B
Platon
C
Gottlob Frege
D
Hilary Putnam
E
Tyler Burge
Açıklama:
Hilary Putnam ve Tyler Burge dışsalcılık kuramının savunucularıdır. Gottlob Frege Gerçekçilikle ilgilidir. Ludwig Wittgenstein negatif anlam kuramının savunucuları arasında yer alır. John Locke öznelcilik kuramıyla ilgilidir.
Soru 66
Aşağıdaki ifadelerden hangisi Frege’nin Gerçekçi anlam kuramının savunduğu görüşlerden biridir?
Seçenekler
A
Anlamlar soyut ve metafizik varlıklardır.
B
Anlam dediğimiz şey fiziksel dünyanın parçası olmalıdır.
C
Tümcenin anlamı onu düşünen kişiden bağımsızdır.
D
Anlam insanın yarattığı diller sayesinde ortaya çıkmıştır.
E
Sözcüklerin anlamı sözcüklerde gizlidir.
Açıklama:
Doğalcılık bölümünün başı
Frege’nin Gerçekçi anlam kuramı genellikle Platonik bir kuram olarak görülür. Yani anlamlar soyut ve metafizik varlıklardır bu görüşe göre, fiziksel olgulardan oluşan doğanın içinde yer almazlar.
Frege’nin Gerçekçi anlam kuramı genellikle Platonik bir kuram olarak görülür. Yani anlamlar soyut ve metafizik varlıklardır bu görüşe göre, fiziksel olgulardan oluşan doğanın içinde yer almazlar.
Soru 67
Doğalcı anlam kuramı olan Tikelciliğin savunucularından biri olan Türk felsefeci kimdir?
Seçenekler
A
Arda Denkel
B
Cahit Arf
C
Aziz Sancar
D
Platon
E
Gazi Yaşargil
Açıklama:
Doğalcılık bölümü
Ardal Denkel tikelcilik kuramı konusunda çalışmaları olan Türk felsefecidir.
Ardal Denkel tikelcilik kuramı konusunda çalışmaları olan Türk felsefecidir.
Soru 68
Bir sözcüğün anlamını ve o anlamın biri tarafından kavranmasını, salt kişinin zihninde olup bitenlerle açıklamanın olanaklı olmadığını savunarak Dışsalcı anlamı kuramının gelişimine katkıda bulunan kimdir?
Seçenekler
A
Hilary Putnam
B
Gottlob Frege
C
John Locke
D
Thomas Kuhn
E
Tyler Burge
Açıklama:
Dışsalcılık bölümünde
Dışsalcı görüşün önde gelen temsilcilerinden Hilary Putnam, bir sözcüğün anlamını ve o anlamın biri tarafından kavranmasını salt kişinin zihninde olup bitenle açıklamanın olanaklı olmadığını savunarak Dışsalcı kuramın gelişmesine öncü olmuştur.
Dışsalcı görüşün önde gelen temsilcilerinden Hilary Putnam, bir sözcüğün anlamını ve o anlamın biri tarafından kavranmasını salt kişinin zihninde olup bitenle açıklamanın olanaklı olmadığını savunarak Dışsalcı kuramın gelişmesine öncü olmuştur.
Soru 69
Doğalcılık kuramının en temel dayanağı nedir?
Seçenekler
A
Benzerlik
B
Soyutluk
C
Aykırılık
D
İstisnalar
E
Farklılık
Açıklama:
Doğalcılık bölümü 28. sayfa
Doğalcılık kuramının en temel dayanağı benzerliktir. Örneğin kırmızı sözcüğünün anlamı tüm kırmızı tikel nesneler arasındaki benzerliklerden oluşur.
Doğalcılık kuramının en temel dayanağı benzerliktir. Örneğin kırmızı sözcüğünün anlamı tüm kırmızı tikel nesneler arasındaki benzerliklerden oluşur.
Soru 70
Dışsalcılık kuramına göre "su" kavramının anlamı nasıl belirlenir?
Seçenekler
A
Doğada bulunan su türünün kendisi tarafından belirlenir.
B
Sözcüğü duyduğumuzda zihnimizde oluşan imgelerle ilgilidir.
C
İçinde su bulunan nesneler arasındaki benzerliklerden oluşur.
D
Suyun kimyasal formülü tarafından belirlenir.
E
Sıvıların ortak özelliklerinin toplamıyla tanımlanır.
Açıklama:
Dışsalcılık bölümü sayfa 28
Dışsalcılık kuramına göre su sözcüğünün anlamı, bu sözcüğü duyduğumuzda zihnimizde oluşan imgeler ya da düşünceler ile değil, doğada bulunan su türünün kendisi tarafından belirlenir.
Dışsalcılık kuramına göre su sözcüğünün anlamı, bu sözcüğü duyduğumuzda zihnimizde oluşan imgeler ya da düşünceler ile değil, doğada bulunan su türünün kendisi tarafından belirlenir.
Soru 71
Aşağıdaki anlam kuramlarından hangisi tümeller sorununa farklı bir yaklaşım göstermektedir?
Seçenekler
A
Nominalism
B
Fizikselcilik
C
Deneycilik
D
İdeacılık
E
Gerçekçilik
Açıklama:
Platon’un kuramında formlar ya da idealar fiziksel dünyanın nesnelerinden bağımsız olarak varlıklarını sürdürürler. Nominalism, fizikselcilik, deneycilik ve gerçekçilik ise tümellerin fiziksel dünya içinde var olamayacağını düşünür.
Soru 72
Bir sözcüğün anlamının, kişinin zihnindeki bir ide olduğunu söyleyen John Locke, hangi kuramın savunucusudur?
Seçenekler
A
Öznelcilik
B
Gerçekçilik
C
Davranışçılık
D
Bütüncülük
E
Doğalcılık
Açıklama:
Locke bir sözcüğün anlamının kişinin zihnindeki bir “ide” olduğunu söyler. Bu durumda zihinsel süreçler kişiden kişiye değiştiğine göre, bir sözcüğün anlamı da kişiden kişiye, hatta aynı kişinin farklı zamanlardaki zihinsel durumuna göre değişebilir. Öznelcilik öğretisine göre bir sözcüğün anlamı dediğimiz nesne öznenin zihninde olmalıdır. Yani insanların zihinleri dışında anlamların olduğu bir dünya yoktur. Bundan dolayı “anlam” dediğimiz şeyler özneldir. Locke da öznelcilik kuramının ilk savunucusudur.
Soru 73
Öznelci görüşün aksini savunan kuram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Doğruculuk
B
Deneycilik
C
Gerçekçilik
D
Dışsalcılık
E
İdeacılık
Açıklama:
Öznelcilik görüşüne karşı çıkan en önemli anlam kuramı gerçekçilik adlı öğretidir. Bu kuramın savunucuları sözcüklerin anlamlarının zihinde yer alan öznel varlıklar olması durumunda iletişim kurmanın olanaklı olmayacağı görüşündedirler.
Soru 74
Aşağıdakilerden hangisi doğalcılık hakkında doğrudur?
Seçenekler
A
Öznelciliğe karşı çıkar.
B
Metafizik ontolojiyi reddeder.
C
Anlamlar soyuttur.
D
Metafizik bir anlama mümkündür.
E
Platonik bir kuramdır.
Açıklama:
Frege’nin Gerçekçi anlam kuramı genellikle Platonik bir kuram olarak görülür. Yani anlamlar soyut ve metafizik varlıklardır bu görüşe göre, fiziksel olgulardan oluşan doğanın içinde yer almazlar. Bu tür bir metafizik ontolojiyi reddeden ve özellikle bilimsel bakış açısını benimsemiş olanlar her şeyin doğa içinde bilimsel bir açıklaması olduğu görüşünü savunur. Bu görüş açısına en geniş anlamıyla “Doğalcılık” (Naturalism) diyoruz. Öznelcilik kuramının da bir türü özde Doğalcı bir görüştür: anlam insan zihninde bir varlık ise, ve insan zihni dediğimiz şey de fiziksel bir dünyanın parçası olan insan beyninin bir durumu ise, sonuçta anlamın varlığına doğa içinde bir açıklama getirmiş oluruz.
Soru 75
Su kelimesinin anlamının kişinin zihninde değil doğada bulunan su türü tarafından belirlenmesini savunan görüş aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Gerçekcilik
B
Öznelcilik
C
Bütüncülük
D
İdeacılık
E
Dışsalcılık
Açıklama:
Hilary Putnam, bir sözcüğün anlamını ve o anlamın biri tarafından kavranmasını, salt kişinin zihninde olup bitenlerle açıklamanın olanaklı olmadığını savunarak Dışsalcı Anlam Kuramı’nın gelişmesinde öncü olmuştur. Putnam’a göre özellikle doğal türlere ilişkin sözcüklerimizin anlamları dünyanın durumuyla oluşur. Örneğin “su” sözcüğünün anlamı, bu sözcüğü duyduğumuzda zihnimizde oluşan imgeler ya da düşünceler ile değil, doğada bulunan su türünün kendisi tarafından belirlenir.
Soru 76
Sözcüklerin birbirleriyle girdikleri anlam ilişkilerinin oluşturduğu kavramsal çerçeve aşağıdakilerden hangi görüşü yansıtmaktadır ?
Seçenekler
A
Doğrulamacılık
B
Bütüncülük
C
Davranışçılık
D
Dışsalcılık
E
Doğalcılık
Açıklama:
Bütüncülük görüşüne göre sözcüklerin birbirleriyle girdikleri ilişkilerin oluşturduğu bir “kavramsal çerçeve” içinde anlam kazanırlar.
Soru 77
‘Su masanın üzerinde’ dendiğinde suyun ve masanın anlamını gösterilen eğilime göre açıklayan anlam kuramı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Gerçekçilik
B
Öznelcilik
C
Doğrulamacılık
D
Davranışçılık
E
Deneycilik
Açıklama:
Davranışçılık akımı Platon/Frege gerçekçiliğine karşı çıkarak, deneysel olarak gözlemlenemeyen soyut bir varlık olarak tümel ve anlamı tümüyle reddeder. Ancak Locke türü bir öznelcilik de yanlıştır bu bakış açısına göre, zira insan zihninin içinde olup bitenler de gözlemlenebilir şeyler değildir. Bu durumda bir sözcüğün anlamı, o sözcüğü duyduğunda kişinin vereceği davranışsal tepkilerde aranmalıdır. İletişim kurma sözcüklere benzer türde davranışsal tepkiler vermemiz sayesinde gerçekleşir.
Soru 78
Bir savın anlamlı olabilmesi için yanlışlanabilir olması gerektiğini savunan anlam kuramı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Gerçekçilik
B
Öznelcilik
C
Doğrulamacılık
D
Davranışçılık
E
Deneycilik
Açıklama:
Metafiziği tümden reddeden Mantıkçı Pozitivizm okulunun temel aldığı Doğrulamacı Anlam Kuramı bir tümcenin anlamının, o tümcenin doğruluk koşullarında olduğunu savunur. Yani, bu kurama göre, bir tümcenin anlamını kavramak, o tümcenin hangi koşullarda doğru, hangi koşullarda yanlış olduğunu kavramayı gerek üzerine anlamlı bir sav öne sürmüşseniz bu savın hangi durumlarda doğru hangilerinde yanlış olacağını da söyleyebilir olmanız gerekir. Eğer bu savı yanlışlayabilecek bir durum düşünemiyorsanız bu tümce dünya üzerine anlamlı bir şey dile getirmez.
Soru 79
Aşağıdaki anlam kuramlarından hangisi negatif anlam kuramı olarak yorumlanabilir?
Seçenekler
A
Bütüncülük
B
Deneycilik
C
Gerçekçilik
D
Adcılık
E
Öznelcilik
Açıklama:
Anlam denen şeyin varlığını tamamen reddeden görüşlere negatif anlam kuramları denebilir. Bu tür bir kuramın ilk izlerini daha önce de bahsetmiş olduğumuz gibi özellikle Orta Çağ felsefesinde ünlenmiş olan Adcılık adlı öğretinin bir versiyonunda bulabiliriz. Bu görüşe göre tüm kırmızı nesneler arasında ortak olan tek şey hepsine “kırmızı” adını vermemizdir. Buradan yola çıkarak “kırmızı” sözcüğünün dile getirdiği bir “anlam” bulunmadığı sonucuna varabiliriz. Bu tür bir Adcılık tüm kırmızı nesnelerin örneği olduğu bir Kırmızı Tümelinin varlığını kabul etmediği gibi bir “kırmızı kavramı” olduğunu da reddeder. Burada kullanılan “kavram” sözcüğünü “anlam” sözcüğü ile değiştirirsek, bu tür bir Adcılık anlamın varlığını reddetmiş olur.
Soru 80
Anlam kuramları, aşağıdaki alanlardan hangisine daha çok faydalı olabilir?
Seçenekler
A
Dilbilim
B
Epistemoloji
C
Ontoloji
D
Estetik
E
Mantık
Açıklama:
Felsefenin iki bin yıldan beri tartışılan en temel klasik soruları “X nedir?” biçiminde olmuştur; “bilgi nedir?”, “güzellik nedir?”, “sanat nedir?” türündeki soruların ne sorduğunu anlamak ve nasıl bir yanıt aradığımızı ortaya çıkarmak için öncelikle bu tür sorularda geçen bilgi, güzellik ve sanat gibi kavramlarımız nasıl varlıklar olduğuna açıklık kazandırmamız gerekir. Bu da bizi doğrudan anlam sorununa getirir. Anlam kuramları aracılığıyla dilin yapısını ortaya çıkardığımız zaman dünya üzerine düşüncelerimiz ve sorularımıza da açıklık kazandırırız. Yani anlamı anlamak düşüncelerimizi ve dolayısıyla insanı anlamının bir yoludur.
Soru 81
Öğretmen” sözcüğünün anlamını kavramak için, “öğrenci”, “öğrenme”, “eğitim” gibi birçok sözcüğün anlamını da aynı anda kavramak gerekir diyen görüş aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Doğalcılık
B
Dışsalcılık
C
Bütüncülük
D
Doğrulamacılık
E
Davranışçılık
Açıklama:
Özellikle çağdaş bilim felsefesinde çok etkili olmuş olan Bütüncülük adlı kuramı,
kabaca, sözcüklerin tek tek değil bir bütün olarak anlam kazandıkları görüşü olarak tanımlayabiliriz.Öğretmen” sözcüğünün anlamını kavramak için, “öğrenci”, “öğrenme”, “eğitim” gibi birçok sözcüğün anlamını da aynı anda kavramak gerekir.
kabaca, sözcüklerin tek tek değil bir bütün olarak anlam kazandıkları görüşü olarak tanımlayabiliriz.Öğretmen” sözcüğünün anlamını kavramak için, “öğrenci”, “öğrenme”, “eğitim” gibi birçok sözcüğün anlamını da aynı anda kavramak gerekir.
Soru 82
Bir sözcüğün anlamının insanın zihninde ya da beyninde yer aldığını savlayan anlam kuramı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
ÖZNELCİLİK
B
GERÇEKÇİLK
C
DOĞALCILIK
D
DIŞSALCILIK
E
DAVRANIŞÇILIK
Açıklama:
Yanıtınız yanlış ise sayfa 23’de “Giriş” bölümünü yeniden gözden geçiriniz.
Bir sözcüğün anlamının insanın zihninde ya da beyninde yer aldığını savlayan öznelciliktir.
Bir sözcüğün anlamının insanın zihninde ya da beyninde yer aldığını savlayan öznelciliktir.
Soru 83
Aşağıdakilerden hangisi Platon’un kuramında fiziksel dünyanın nesnelerinden bağımsız olarak varlıklarını sürdürürler?
Seçenekler
A
Özneler
B
Formlar
C
Gerçekler
D
Davranışlar
E
Bütünler
Açıklama:
Yanıtınız yanlış ise sayfa 24’de “Giriş” bölümünü yeniden gözden geçiriniz.
Platon’un kuramında Formlar fiziksel dünyanın nesnelerinden bağımsız olarak varlıklarını sürdürürler.
Platon’un kuramında Formlar fiziksel dünyanın nesnelerinden bağımsız olarak varlıklarını sürdürürler.
Soru 84
Öznelcilik görüşünü bir kuram olarak ayrıntılarıyla savunmuş olan ilk filozof aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
John Stuart Mill
B
John Locke
C
Gottlob Frege
D
Bertrand Russell
E
Wittgenstein
Açıklama:
Yanıtınız yanlış ise sayfa 25’de “ÖZNELCİLİK (Subjectivism)” bölümünü yeniden gözden geçiriniz.
Bu görüşü bir kuram olarak ayrıntılarıyla savunmuş olan ilk filozof John Locke’tır.
Bu görüşü bir kuram olarak ayrıntılarıyla savunmuş olan ilk filozof John Locke’tır.
Soru 85
Öznelci görüşe karşı çıkan ve sözcüklerin anlamlarının zihinde yer alan öznel varlıklar olması durumunda iletişim kurmanın olanaklı olmayacağı görüşünde olan en önemli anlam kuramı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
DAVRANIŞÇILIK
B
DOĞALCILIK
C
GERÇEKÇİLK
D
DIŞSALCILIK
E
BÜTÜNCÜLÜK
Açıklama:
Yanıtınız yanlış ise sayfa 26’de “GERÇEKÇİLİK (Realism)” bölümünü yeniden gözden geçiriniz.
Öznelci görüşe karşı çıkan en önemli anlam kuramı Gerçekçilik adlı öğretidir. Bu kuramın savunucuları sözcüklerin anlamlarının zihinde yer alan öznel varlıklar olması durumunda iletişim kurmanın olanaklı olmayacağı görüşündedirler.
Öznelci görüşe karşı çıkan en önemli anlam kuramı Gerçekçilik adlı öğretidir. Bu kuramın savunucuları sözcüklerin anlamlarının zihinde yer alan öznel varlıklar olması durumunda iletişim kurmanın olanaklı olmayacağı görüşündedirler.
Soru 86
“Anlam kafada değildir.” sloganı aşağıdaki hangi öğretinin sloganı olmuştur?
Seçenekler
A
DAVRANIŞÇILIK
B
DOĞALCILIK
C
GERÇEKÇİLK
D
DIŞSALCILIK
E
BÜTÜNCÜLÜK
Açıklama:
Yanıtınız yanlış ise sayfa 28’de “ DIŞSALCILIK (Externalism)” bölümünü yeniden gözden geçiriniz.
Anlam kafada değildir. Dışsalcılık öğretisinin sloganı olmuştur. Sözcüklerin anlamları salt o sözcükleri kullananların kafasında olup bitenlerle değil dış dünyada ne olup bittiğiyle de ilgilidir.
Anlam kafada değildir. Dışsalcılık öğretisinin sloganı olmuştur. Sözcüklerin anlamları salt o sözcükleri kullananların kafasında olup bitenlerle değil dış dünyada ne olup bittiğiyle de ilgilidir.
Soru 87
Platon/Frege gerçekçiliğine karşı çıkarak, deneysel olarak gözlemlenemeyen soyut bir varlık olarak tümel ve anlamı tümüyle reddeden anlam kuramı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
DAVRANIŞÇILIK
B
DOĞALCILIK
C
GERÇEKÇİLK
D
DIŞSALCILIK
E
BÜTÜNCÜLÜK
Açıklama:
Yanıtınız yanlış ise sayfa 9’da “ DAVRANIŞÇILIK (Behaviorism)” bölümünü yeniden gözden geçiriniz.
Yirminci yüzyılda psikoloji, dilbilim ve felsefede büyük bir iz bırakan pozitivizmin bir uzantısı olan Davranışçılık öğretisinden yola çıkarak özellikle Quine’in öncülüğünde bir anlam kuramı gelişmiştir. Bu akım Platon/Frege gerçekçiliğine karşı çıkarak, deneysel olarak gözlemlenemeyen soyut bir varlık olarak tümel ve anlamı tümüyle reddeder.
Yirminci yüzyılda psikoloji, dilbilim ve felsefede büyük bir iz bırakan pozitivizmin bir uzantısı olan Davranışçılık öğretisinden yola çıkarak özellikle Quine’in öncülüğünde bir anlam kuramı gelişmiştir. Bu akım Platon/Frege gerçekçiliğine karşı çıkarak, deneysel olarak gözlemlenemeyen soyut bir varlık olarak tümel ve anlamı tümüyle reddeder.
Soru 88
“Doğru olan tüm tümceler aynı anlama gelir.” sonucunu çıkaran önerme aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
morfoloji
B
ampirik
C
çelişki
D
ikilem
E
totoloji
Açıklama:
Yanıtınız yanlış ise sayfa 30’de “DOĞRULAMACILIK (Verificationism) ” bölümünü yeniden gözden geçiriniz.
Yalnızca iki tümce değil matematik ve mantık gibi alanların tüm tümceleri eşanlamlı olmalıdır. Bu durumda zorunlu olarak doğru olan tüm tümcelerin aynı anlama geldiği sonucu çıkar. Bundan dolayı bu kuramın savunucuları bunlara “totoloji” adını verirler.
Yalnızca iki tümce değil matematik ve mantık gibi alanların tüm tümceleri eşanlamlı olmalıdır. Bu durumda zorunlu olarak doğru olan tüm tümcelerin aynı anlama geldiği sonucu çıkar. Bundan dolayı bu kuramın savunucuları bunlara “totoloji” adını verirler.
Soru 89
Aşağıdakilerden hangisi Bütüncülük adlı kuramın öncülüğünü yapmıştır?
Seçenekler
A
John Stuart Mill
B
John Locke
C
Gottlob Frege
D
Bertrand Russell
E
Thomas Kuhn
Açıklama:
Yanıtınız yanlış ise sayfa 30’de “BÜTÜNCÜLÜK (Holism)” bölümünü yeniden gözden geçiriniz.
Bütüncülük görüşü çağdaş bilim felsefesinde de etkili olmuştur. Özellikle Thomas Kuhn’un öncülüğünü yaptığı bir görüşe göre Newton’un ya da Einstein’ınki gibi bilimsel paradigmalar fiziksel olguları açıklamak için bir kuram öne sürerken bir taraftan da bir dil oluşturlar.
Bütüncülük görüşü çağdaş bilim felsefesinde de etkili olmuştur. Özellikle Thomas Kuhn’un öncülüğünü yaptığı bir görüşe göre Newton’un ya da Einstein’ınki gibi bilimsel paradigmalar fiziksel olguları açıklamak için bir kuram öne sürerken bir taraftan da bir dil oluşturlar.
Soru 90
Thomas Kuhn’un öncülüğünü yaptığı görüşe göre Newton’un ya da Einstein’ınki gibi bilimsel paradigmalar fiziksel olguları açıklamak için oluşturdukları dil aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
leksikon
B
semantik
C
sentaks
D
pragmatik
E
içlem
Açıklama:
Yanıtınız yanlış ise sayfa 31’de “BÜTÜNCÜLÜK (Holism)” bölümünü yeniden gözden geçiriniz.
Thomas Kuhn’un öncülüğünü yaptığı görüşe göre Newton’un ya da Einstein’ınki gibi bilimsel paradigmalar fiziksel olguları açıklamak için bir dil oluştururlar. Buna Kuhn bazı yazılarında “leksikon” adını verir.
Thomas Kuhn’un öncülüğünü yaptığı görüşe göre Newton’un ya da Einstein’ınki gibi bilimsel paradigmalar fiziksel olguları açıklamak için bir dil oluştururlar. Buna Kuhn bazı yazılarında “leksikon” adını verir.
Soru 91
Negatif Anlam Kuramını açıkça savunmuş olan en önemli filozof aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kant
B
Quine
C
Grice
D
Kripke
E
Russel
Açıklama:
Yanıtınız yanlış ise sayfa 31’de “NEGATİF ANLAM KURAMLARI İSİ” bölümünü yeniden gözden geçiriniz.
Negatif Anlam Kuramını açıkça savunmuş olan en önemli filozof Quine olmuştur.
Negatif Anlam Kuramını açıkça savunmuş olan en önemli filozof Quine olmuştur.
Ünite 3
Soru 1
Bir nesneyi düşünebilmemiz, onu adlandırıp dil aracılığıyla onun hakkında konuşabilmemiz için o nesnenin bize kendini sunması gerekmektedir. Bu sunuş biçiminden yararlanarak o nesneye bir ad veririz. Frege'ye göre nesnelerin kendilerini bize sunma biçimlerine ne ad verilir?
Seçenekler
A
Anlam
B
Terim
C
Kavram
D
Yüklem
E
Ad
Açıklama:
Frege'ye göre nesnelerin bize kendilerini sunma biçimleri o nesnelerin anlamı olur.
Soru 2
Masa sözcüğünü duyduğumuzda farklı kişilerin zihinlerinde farklı çağrışımlar ve imgeler oluşabilir. Sözcüklerin zihnimizde çağrıştırdığı bu öznel imgelere Frege ne ad vermiştir?
Seçenekler
A
Kavram
B
Anlam
C
ide
D
Gönderme
E
Çağrışım
Açıklama:
Frege sözcüklerin zihnimizde yarattığı farklı çağrışımlar ve imgelere "İde" adını vermiştir. Bu sayede sözcüklerin anlamlarını kavrayabildiğimizi öne sürer.
Soru 3
"Elimdeki elma kırmızıdır" tümcesindeki "-------- kırmızıdır" terimi Frege'ye göre neye gönderme yapar?
Seçenekler
A
Anlama
B
Kavrama
C
Nesneye
D
Önceki terime
E
İdeye
Açıklama:
Frege'ye göre yüklemler boşluk terimlerdir. Özneler ise boşluksuzdur. Özneler nesnelere gönderme yaparken, Yüklemler Kavramlara gönderme yapar.
Soru 4
Frege'ye göre tümcelerin dil içindeki en önemli görevi nedir?
Seçenekler
A
Dil yoluyla dünyayı anlamlandırır.
B
Dil yoluyla kavramları tanımlar
C
Dil yoluyla anlamı genelleştirir.
D
Dil yoluyla dünya ile ilişki kurmamızı sağlar
E
Dil yoluyla dünyayı şekillendirir.
Açıklama:
Frege'ye göre özne ve yüklemden oluşan tümceler, dil yoluyla dünya ile ilişki kurmamızı sağlar, tümceler sayesinde bir konuyla ilgili düşünce belirtebiliyoruz.
Soru 5
Frege'ye göre tümcelerin göndergeleri nedir?
Seçenekler
A
nesnelerdir
B
imgelerdir
C
doğruluk değeridir
D
kavramlardır
E
yüklemlerdir
Açıklama:
Frege uzun bir akıl yürütme sonucu tümcelerin göndergelerinin doğruluk değeri olduğu sonucuna ulaşır. İki doğruluk değeri vardır, doğru yada yanlış, ama bu bütün tümcelerin doğru yada yanlış olduğu anlamına gelmemektedir.
Soru 6
Frege'ye göre kavramlara yüklenen yüklemlere ne ad verilir?
Seçenekler
A
birinci düzey yüklem
B
birinci düzey kavram
C
ikinci düzey kavram
D
tekil yüklem
E
ikinci düzey yüklem
Açıklama:
Frege nesnelerle ilişki kurmamıza yarayan özne yüklem tümcelerini birinci düzey olarak adlandırır. Var olmak gibi yada "ejderha diye bir şey yoktur." gibi bir kavrama gönderme yapan tümcelerin yüklemlerine ise ikinci düzey yüklem adını verir.
Soru 7
Frege'ye göre terimlerin anlamları bir araya gelerek ne oluşturur?
Seçenekler
A
Kavram
B
ide
C
Düşünce
D
tümce
E
gönderge
Açıklama:
Terimlerin anlamları bir araya gelerek düşünceyi oluşturmaktadır.
Soru 8
"Ali, Ahmet'in parasının olduğunu düşünüyor" tümcesi neye gönderme yapmaktadır?
Seçenekler
A
Ahmet'in parasının olması anlamına
B
Ahmet'in parasının olması gerçeğine
C
Ahmet'in parasının olması kavramına
D
Ahmet'in parasının olması durumuna
E
Ahmet'in parası nesnesine
Açıklama:
Frege düşünceler üzerine düşünce bildiren tümcelerin tümcede geçen nesnelere değil o nesnelerin anlamlarına gönderme yaptığını savunur. Buna göre Ali Ahmet'in parası olduğunu düşünüyor cümlesi Ahmet'in parası olması kavramının anlamına gönderme yapmaktadır.
Soru 9
Frege'nin 1892 yılında yayınlanan ve dil felsefesinin klasik eseri olan çalışması hangisidir?
Seçenekler
A
Aritmetiğin Temelleri
B
Kapital
C
Anlam ve gönderme üzerine
D
Matematiğin kökeni
E
Dil felsefesi
Açıklama:
Frege Aritmetiğin Temelleri adlı çalışmasının ardından bu çalışmadaki fikirlerini genelleştirerek 1892 yılında Anlam ve Gönderme üzerine adlı çalışmasını yayınlar. Bu makale dil felsefesinin klasiklerindendir.
Soru 10
Frege'nin ilk görüşüne göre özdeşlik ne ile ilişki kurmamızı sağlar?
Seçenekler
A
Nesneler arasında
B
Nesnelerin anlamları arasında
C
Nesnelerin adları arasında
D
Nesnelerin kavramları arasında
E
Nesnelerin göndermeleri arasında
Açıklama:
Frege özdeşlik sorunu üzerine geliştirdiği ilk görüşünde özdeşliğin nesneler arasında değil nesnelerin adları arasında bir ilişki kurduğunu belirtir.
Soru 11
"Basit özne yüklem biçimindeki bir tümcenin çözümlemesi, matematik dilinde her neyse, doğal dilde de aynıdır." görüşü aşağıdakilerden hangisine aittir?
Seçenekler
A
Lev Vygotsky
B
Ferdinand de Saussure
C
Gottlob Frege
D
Levi Strauss
E
Spinoza
Açıklama:
Gottlob Frege’ye göre aritmetiğin temeli olan mantık aynı zamanda Almanca ya da Türkçe gibi doğal dillerin de temelinde bulunur. Örneğin basit özne yüklem biçimindeki bir tümcenin çözümlemesi, matematik dilinde her neyse, doğal dilde de aynıdır. Kısacası mantık hem formel hem de doğal dillerin temelini oluşturur. Doğru cevap C'dir.
Soru 12
Frege'nin eski görüşüne göre özdeşlik ilişkisinin tanımı aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
Bir nesnenin kendisi ile değeri arasındaki ilişkidir.
B
Bir şeyin gerçek anlamı ile mecaz anlamı arasındaki ilişkidir.
C
Bir nesnenin adı ile zıt anlamı arasındaki ilişkidir.
D
Dilsel imler ya da nesne adları arasındaki ilişkidir.
E
Birbirine denk kümeler arasındaki ilişkidir.
Açıklama:
Frege'in önceki görüşüne göre özdeşlik; dilsel imler, ya da kendi deyimiyle nesnelerin “adları” arasında bir ilişkidir. Doğru cevap D'dir.
Soru 13
Frege'nin özdeşlik probleminde eski görüşü ile yeni görüşü arasındaki fark aşağıdakilerden hangisinde doğru açıklanmıştır?
Seçenekler
A
Nesnelerin adları arasındaki ilişki yerine nesnenin kendisiyle arasındaki ilişki olarak düzenlenmiştir.
B
Nesneler arası ilişki yerine, nesne ve adına gönderme olarak düzenlemiştir.
C
Nesnelerin adları arasındaki ilişki yerine, nesnelerin birbirleriyle ilişkisi olarak düzenlenmiştir.
D
Nesnelerin birbirleriyle ilişkisi yerine, özel adların birbirleriyle ilişkisi olarak düzenlenmiştir.
E
Nesne adları yerine, özdeş nesnelerin birbiriyle ilişkisi olarak düzenlemiştir.
Açıklama:
Frege eski çözümünde özdeşlik ilişkisinin nesneler arası değil nesnelerin adları arasında bir ilişki olduğu sonucuna varmıştır. Ancak daha sonra aynı tümcede belirtilen nesne adları arasındaki ilişkinin bir yargı sonucu oluştuğu fikri ile yola çıkarak dile ilişkin isimlendirmelerin de rasgele bir seçim olduğunu savunarak görüşünü değiştirmiştir. Dolayısıyla ilişkinin, insanların bir nesneye verdikleri isimler arasında olmadığı ve nesnenin kendisiyle arasındaki bir ilişki olduğu sonucuna varmıştır. Doğru cevap A'dır.
Soru 14
Frege'nin anlam ve gönderme arasındaki ilişkiyi kurarken temel aldığı felsefeci aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Hegel
B
Kant
C
Descartes
D
Platon
E
Aristoteles
Açıklama:
Anlam ve gönderme arasındaki ayrımı yaparken, Frege, Kant felsefesinin temel bir kavramından yola çıkmaktadır. Dış dünyanın nesneleri, Kant’ın deyimiyle bizlere kendilerini “sunarlar”, ancak bu sundukları yüzleri dışında bir de sunmadıkları yüzleri vardır. Kant buradan yola çıkarak fenomenler dünyası ile numenalar dünyası arasındaki meşhur ayrımını yapar. Frege’nin çalışmalarında böyle bir ayrımı benimsediğine dair bir ipucu olmamasına rağmen; nesnelerin kendilerini bizlere “sunuş biçimleri” olduğu düşüncesi Frege’nin kuramı için bir temel oluşturmaktadır. Doğru cevap B'dir.
Soru 15
Frege'nin özdeşlik kuramına göre; "Akşam yıldızı, sabah yıldızıdır." ve "Sabah yıldızı, sabah yıldızıdır." tümceleri arasındaki temel fark aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak ifade edilmiştir?
Seçenekler
A
İlki yanlış, ikincisi doğru bilgidir.
B
İlki doğru, ikincisi yanlış bilgidir.
C
İki cümledeki -dır eklerinin anlamları farklıdır.
D
İlki yargı değildir, ikincisi yargıdır.
E
İlki öğretici, ikincisi öğretici değildir.
Açıklama:
Frege'nin özdeşlik kuramına göre; "Akşam yıldızı, sabah yıldızıdır." ve "Sabah yıldızı, sabah yıldızıdır." tümceleri arasındaki temel fark cümlelerin anlam bakımından farklı olmasıdır ve ilk cümle bir yargıdır. Ayrıca ilk cümle özdeşlik ilişkisi barındırmaktadır ve öğreticidir. Oysa ikinci cümle öğretici değildir. Doğru cevap E'dir.
Soru 16
Frege'ye göre "Sinn" kavramı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Etik
B
Ahlak
C
Dil
D
İletişim
E
Anlam
Açıklama:
Frege nesnelerin farklı sunuş biçimlerini “Sinn” olarak adlandırmaktadır. Türkçe’de bu terime karşılık en yakın sözcük “anlam”dır. Doğru cevap E'dir.
Soru 17
Teleskop ile bakılan akşam yıldızının biz bakmasak bile lens üzerinde imgesinin var olması Frege'ye göre aşağıdakilerden hangisi ile açıklanabilir?
Seçenekler
A
Anlamın Sabitliği
B
Anlamın Değişkenliği
C
Anlamın Nesnelliği
D
Anlamın Göreceliliği
E
Anlamın Öznelliği
Açıklama:
Teleskop ile bakılan akşam yıldızının biz bakmasak bile lens üzerinde imgesinin var olması Frege'ye göre anlamın nesnelliği ile açıklanmaktadır. Doğru cevap C'dir.
Soru 18
Sözcüklerin mantıksal ulamları düşünüldüğünde Frege, aşağıdaki tümce ögelerinden hangilerini dikkate almaktadır?
Seçenekler
A
Nesne-yüklem
B
Özne-yüklem
C
Özne-dolaylı tümleç
D
Zarf-yüklem
E
Özne-nesne
Açıklama:
Sözcükler belirli mantıksal ulamlar içerisinde anlam kazanmaktadırlar. Frege bu ulamlar arasında özne ve yüklemi önemsemektedir. Özne tekil bir terimdir, yani tek bir nesneye gönderme yapar. “Ahmet”, “Venüs” gibi özel isimler, “bu”, “şu” gibi işaret zamirleri, “ben”, “sen” gibi kişi zamirleri, “en küçük asal sayı”, “Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulduğu yıl” gibi betimlemelerin hepsi özne konumunda kullanılabilen tekil terimlerdir. Yüklemler ise tek bir nesneye değil birçok nesneye uygulanabilir. Bir tümcenin öznesini kaldırdığımızda geriye kalan boşluklu terime “yüklem” adını vermektedir. Bu boşluğa uyan özneler ile sonsuz tümce kurmanın mümkün olduğunu vurgulamaktadır. Doğru cevap B'dir.
Soru 19
Sabahattin Ali'nin romanındaki Kuyucaklı Yusuf'un suskun ve kuvvetli bir karakter olmasındaki gerçekçi olmayan anlam Frege'nin hangi ilkesiyle açıklanabilir?
Seçenekler
A
Varlık Çelişkisi İlkesi
B
Varlık Yargısı İlkesi
C
Gönderim İlkesi
D
Bileşimsellik İlkesi
E
Özdeşlik İlkesi
Açıklama:
Sabahattin Ali'nin romanındaki Kuyucaklı Yusuf adı bir roman kahramanı adıdır, gerçekte böyle biri yoktur. Ancak biz romanı okuduğumuzda bu adın ne anlama geldiğini kavrarız. Yani “Kuyucaklı Yusuf” adının anlamı olsa da göndergesi yoktur. Bundan dolayı bu ad bir tümcede geçtiğinde o tümce bir insan hakkında bir iddia içermez. Frege’nin gönderme için Bileşimsellik İlkesi’ne göre bu türde tümcelerin göndergeleri yoktur, yani doğru ya da yanlış bir şey söylemezler. "Kuyucaklı Yusuf çok suskun ve kuvvetli biri” dediğinizde anlamlı bir şey söyleseniz de, doğru ya da yanlış bir şey söylemiş olmazsınız. Zira gerçek dünyamızda suskun ve kuvvetli diyebileceğimiz “Kuyucaklı Yusuf” adında bir insan bulunmaz. Doğru cevap D'dir.
Soru 20
Frege'ye göre "Vampir yoktur." tümcesinin göndermesi aşağıdakilerden hangisinde doğru şekilde açıklanmıştır?
Seçenekler
A
Tümce var olan vampirlere değil, vampir kavramına gönderme yapmaktadır.
B
Tümce vampirlerin olmadığını söylerken önceden varlıklarını kabul etmektedir.
C
Tümce vampir kavramının özelliklerini ortadan kaldırmaktadır.
D
Tümce birinci düzey yüklem ile vampir kavramını nitelemektedir.
E
Tümce bir isim tümcesi olduğundan tamamı öznenin bir parçasıdır.
Açıklama:
Frege’ye göre "Vampir yoktur." tümcesi doğaüstü güçleri olan ancak gerçekte var olmayan bir varlık türü hakkında değildir. Tümcenin öznesi vampirler değil vampir kavramıdır. Frege’ye göre bu tümce ile dile getirdiğimiz düşünce vampir kavramının, kendi deyimiyle, “boş” olduğudur. Bir kavramın boş olması demek, o kavramın doğru olarak uygulanabileceği bir nesnenin olmaması anlamına gelir. Yani bu tümce var olmayan vampir nesnelerine değil, vampir kavramına bir özellik yükler. Nesneler yerine kavramlara özellik yükleyen bu tür yüklemlere Frege “ikinci düzey yüklemler” adını verir. Var olma böyle bir yüklemdir ve sembolik mantık dilinde buna “niceleyici” denir. Böyle denmesinin nedeni kavramın kaç adet nesneye doğru olarak uygulanabileceği söylemesidir, yani niceliğe dairdir. “Vampir yoktur” dediğimizde bu sayı sıfırdır. Yani vampir kavramının doğru olarak uygulanabileceği nesnelerin sayısının sıfır olduğunu söylemiş oluruz. Doğru cevap A'dır.
Soru 21
“Aritmetiğin Temelleri” adlı eser aşağıdaki yazarlardan hangisine aittir?
Seçenekler
A
Aristoteles
B
Mill
C
Kant
D
Frege
E
Descartes
Açıklama:
Aritmetiğin Temelleri adlı eser Frege aittir. Doğru cevap D'dir.
Soru 22
“Anlam ve Gönderme Üzerine” adlı makale aşağıdaki yazarlardan hangisine aittir?
Seçenekler
A
Frege
B
Kant
C
Descartes
D
Platon
E
Anselm
Açıklama:
“Anlam ve Gönderme Üzerine” adlı makale Frege’e aittir. Doğru cevap A'dır.
Soru 23
Tek bir nesneye gönderme yapan tekil terime ne ad verilir?
Seçenekler
A
Yüklem
B
Özne
C
Kavram
D
Tümce
E
Sözcük
Açıklama:
Özne, tek bir nesneye gönderme yapan tekil terime verilen isimdir. Doğru cevap B'dir.
Soru 24
Özne konumunda kullanılabilen türde terimler tek bir nesneye gönderme yapma işlevine sahiptirler. Bu tür terimlere günümüz dil felsefesinde ne isim verilir?
Seçenekler
A
Anlam
B
Gönderme
C
Tekil terim
D
Kavram
E
Bileşim
Açıklama:
Özne konumunda kullanılabilen türde terimler tek bir nesneye gönderme yapma işlevine sahiptirler. Bu tür terimlere Frege “özel ad” demiş olsa da, günümüz dil felsefesinde bunlara “tekil terim” denmektedir. Doğru cevap C'dir.
Soru 25
Frege’nin eğretilemesiyle, “doymamış” bir dilsel öge neye denir?
Seçenekler
A
Özne
B
Tümce
C
Gönderme
D
Anlam
E
Yüklem
Açıklama:
Frege’nin eğretilemesiyle, “doymamış” bir dilsel öge yüklemdir. Doğru cevap E'dir.
Soru 26
Tanrıyı “ondan daha yüce bir varlık düşünülemeyen” olarak tanımlayan düşünür kimdir?
Seçenekler
A
Anselm
B
Descartes
C
Kant
D
Locke
E
Mill
Açıklama:
Tanrıyı “ondan daha yüce bir varlık düşünülemeyen” olarak tanımlayan düşünür Anselm’dir. Doğru cevap A'dır.
Soru 27
“Tanrı, tanım gereği tüm mükemmelliklere sahiptir. Var olmak bir mükemmelliktir. Dolayısıyla tanrı vardır” tanıtlaması hangi düşünüre aittir?
Seçenekler
A
Anselm
B
Descartes
C
Kant
D
Locke
E
Saussure
Açıklama:
“Tanrı, tanım gereği tüm mükemmelliklere sahiptir. Var olmak bir mükemmelliktir. Dolayısıyla tanrı vardır” tanıtlaması Descartes’a aittir. Doğru cevap B'dir.
Soru 28
“Var olma gerçek bir yüklem değildir” diyen düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Locke
B
Chomsky
C
Saussure
D
Frege
E
Kant
Açıklama:
Kant’a göre “Var olma gerçek bir yüklem değildir”. Doğru cevap E'dir.
Soru 29
“Bileşimsellik İlkesi” hangi düşünür tarafından ilk defa dile getirilmiştir?
Seçenekler
A
Mill
B
Descartes
C
Anselm
D
Frege
E
Kant
Açıklama:
Frege, Bileşimsellik İlkesi’ni ilk defa dile getiren düşünürdür. Doğru cevap D'dir.
Soru 30
Kendisi basit olmayan, ancak basit parçaların bir araya gelmesiyle oluşmuş karmaşık bir dilsel terime ne ad verilir?
Seçenekler
A
Bileşik terim
B
Özne
C
Gönderme
D
Kapsam
E
Anlam
Açıklama:
Kendisi basit olmayan, ancak basit parçaların bir araya gelmesiyle oluşmuş karmaşık bir dilsel terime “bileşik terim” denir. Doğru cevap A'dır.
Soru 31
Frege “Aynı nesnelerin kendilerini bizlere birden çok, hatta sonsuz şekilde sunabilmelerini” aşağıdakilerden hangisi ile adlandırmıştır?
Seçenekler
A
Sinn
B
Mann
C
Gewinn
D
Dünn
E
Wann
Açıklama:
Yanıtınız yanlış ise sayfa 41’de “ANLAM VE GÖNDERME ARASINDAKİ AYRIM” bölümünü yeniden gözden geçiriniz.
Ancak nesnelerin kendilerini bizlere “sunuş biçimleri” olduğu düşüncesi Frege’nin kuramı için bir temel oluşturuyor. Aynı nesne, birden çok, hatta sonsuz şekilde kendini sunabilir: örneğin Venüs gezegeni kendini günbatımından hemen sonra ilk ortaya çıkan parlak gök cismi (Akşam Yıldızı) şeklinde sunduğu gibi, gündoğumundan hemen önce en son görünen parlak gök cismi (Sabah Yıldızı) şeklinde de sunar. İşte nesnelerin bu farklı sunuş biçimlerine Frege “Sinn” diyor. Türkçe’de bu terime karşılık en yakın sözcük “anlam”dır.
Ancak nesnelerin kendilerini bizlere “sunuş biçimleri” olduğu düşüncesi Frege’nin kuramı için bir temel oluşturuyor. Aynı nesne, birden çok, hatta sonsuz şekilde kendini sunabilir: örneğin Venüs gezegeni kendini günbatımından hemen sonra ilk ortaya çıkan parlak gök cismi (Akşam Yıldızı) şeklinde sunduğu gibi, gündoğumundan hemen önce en son görünen parlak gök cismi (Sabah Yıldızı) şeklinde de sunar. İşte nesnelerin bu farklı sunuş biçimlerine Frege “Sinn” diyor. Türkçe’de bu terime karşılık en yakın sözcük “anlam”dır.
Soru 32
Frege’ye göre (Sinn) anlam aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Nesnelerin farklı anlamları
B
Nesneleri anlamlandıramama
C
Nesnelerin farklı sunuş biçimleri
D
Nesnelerin cümle içindeki yerleri
E
Nesne ile öznenin ilişkisi
Açıklama:
Yanıtınız yanlış ise sayfa 41’de “ANLAM VE GÖNDERME ARASINDAKİ AYRIM” bölümünü yeniden gözden geçiriniz.
Ancak nesnelerin kendilerini bizlere “sunuş biçimleri” olduğu düşüncesi Frege’nin kuramı için bir temel oluşturuyor. Aynı nesne, birden çok, hatta sonsuz şekilde kendini sunabilir: örneğin Venüs gezegeni kendini günbatımından hemen sonra ilk ortaya çıkan parlak gök cismi (Akşam Yıldızı) şeklinde sunduğu gibi, gündoğumundan hemen önce en son görünen parlak gök cismi (Sabah Yıldızı) şeklinde de sunar. İşte nesnelerin bu farklı sunuş biçimlerine Frege “Sinn” diyor. Türkçe’de bu terime karfl›l›k en yak›n sözcük “anlam”d›r.
Ancak nesnelerin kendilerini bizlere “sunuş biçimleri” olduğu düşüncesi Frege’nin kuramı için bir temel oluşturuyor. Aynı nesne, birden çok, hatta sonsuz şekilde kendini sunabilir: örneğin Venüs gezegeni kendini günbatımından hemen sonra ilk ortaya çıkan parlak gök cismi (Akşam Yıldızı) şeklinde sunduğu gibi, gündoğumundan hemen önce en son görünen parlak gök cismi (Sabah Yıldızı) şeklinde de sunar. İşte nesnelerin bu farklı sunuş biçimlerine Frege “Sinn” diyor. Türkçe’de bu terime karfl›l›k en yak›n sözcük “anlam”d›r.
Soru 33
Aşağıdakilerden hangisi nesneleri zihnimizde temsil etme işlevini görür.
Seçenekler
A
Göndermeler
B
Düşünceler
C
Anlamlar
D
Ayrımlar
E
İfadeler
Açıklama:
Yanıtınız yanlış ise sayfa 41’de “ANLAM VE GÖNDERME ARASINDAKİ AYRIM” bölümünü yeniden gözden geçiriniz.
Sözcüklerimiz hep anlamları aracılıyla gönderme yaparlar. Bir ada hangi anlamı yükleyeceğimiz bizim seçimimize kalsa da, o anlamın dünyada hangi nesneyi belirleyeceği bizim kararımıza bağlı değildir. Anlamlar, nesneleri zihnimizde temsil etme işlevini görürler.
Sözcüklerimiz hep anlamları aracılıyla gönderme yaparlar. Bir ada hangi anlamı yükleyeceğimiz bizim seçimimize kalsa da, o anlamın dünyada hangi nesneyi belirleyeceği bizim kararımıza bağlı değildir. Anlamlar, nesneleri zihnimizde temsil etme işlevini görürler.
Soru 34
Frege’ye göre, “masa” sözcüğünü duyduğumuzda zihnimizin çağrıştırdığı, tamamen öznel ve kişiden kişiye göre değişen imge aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sinn
B
Semantik
C
Fonem
D
İde
E
Pragmatik
Açıklama:
Yanıtınız yanlış ise sayfa 42’de “ANLAMIN NESNELLİĞİ” bölümünü yeniden gözden geçiriniz.
aynı anlamı farklı kişiler farklı biçimlerde kavrayabilirler; herkesin “masa” sözcüğünü duyduğunda zihninde farklı çağrışımlar ya da imgeler oluşabilir. İşte sözcüklerin zihnimizde çağrıştırdığı bu öznel imgelere Frege “ide” der.
aynı anlamı farklı kişiler farklı biçimlerde kavrayabilirler; herkesin “masa” sözcüğünü duyduğunda zihninde farklı çağrışımlar ya da imgeler oluşabilir. İşte sözcüklerin zihnimizde çağrıştırdığı bu öznel imgelere Frege “ide” der.
Soru 35
Aşağıdakilerden hangisi Frege’ye göre “ide” demektir?
Seçenekler
A
Sözcüklerin anlamlarının değişmesi
B
Sözcüklerin zihnimizde çağrıştırdığı öznel imgeler
C
Sözcüklerin aynı anlamda kullanımları
D
Sözcüklerin gönderme yapması
E
Sözcüklerin cümlede doğru şekilde dizilişleri
Açıklama:
Yanıtınız yanlış ise sayfa 42’de “ANLAMIN NESNELLİĞİ” bölümünü yeniden gözden geçiriniz.
aynı anlamı farklı kişiler farklı biçimlerde kavrayabilirler; herkesin “masa” sözcüğünü duyduğunda zihninde farklı çağrışımlar ya da imgeler oluşabilir. İşte sözcüklerin zihnimizde çağrıştırdığı bu öznel imgelere Frege “ide” der.
aynı anlamı farklı kişiler farklı biçimlerde kavrayabilirler; herkesin “masa” sözcüğünü duyduğunda zihninde farklı çağrışımlar ya da imgeler oluşabilir. İşte sözcüklerin zihnimizde çağrıştırdığı bu öznel imgelere Frege “ide” der.
Soru 36
Frege tekil terimleri boşlukları olmamalarından dolayı aşağıdaki terimlerden hangisi ile adlandırmıştır?
Seçenekler
A
Doymuş terim
B
Doymamış terim
C
Yalın terim
D
Bileşik terim
E
Özel terim
Açıklama:
Yanıtınız yanlış ise sayfa 43’de “ÖZEL AD / YÜKLEM VE NESNE / KAVRAM AYRIMLARI” bölümünü yeniden gözden geçiriniz.
tekil terimi tek bir nesneye gönderme yapma işlevine sahip olan bir terim olarak tanımlayabiliriz. Tekil terimler boşlukları olmamalarından dolayı, Frege’nin eğretilemesiyle, “doymuş” terimlerdir. Doymuş bir terim doymuş bir şeye gönderme yapar. Dolayısıyla tekil terimin göndergesi olan nesne de doymuş bir şeydir.
tekil terimi tek bir nesneye gönderme yapma işlevine sahip olan bir terim olarak tanımlayabiliriz. Tekil terimler boşlukları olmamalarından dolayı, Frege’nin eğretilemesiyle, “doymuş” terimlerdir. Doymuş bir terim doymuş bir şeye gönderme yapar. Dolayısıyla tekil terimin göndergesi olan nesne de doymuş bir şeydir.
Soru 37
Frege’ye göre “dünya yuvarlaktır.” tümcesinde “yuvarlaktır” kelimesi aşağıdakilerden hangisine gönderme yapmaktadır?
Seçenekler
A
boşluğa
B
yükleme
C
cümleye
D
isme
E
kavrama
Açıklama:
Yanıtınız yanlış ise sayfa 43’de “ÖZEL AD / YÜKLEM VE NESNE / KAVRAM AYRIMLARI” bölümünü yeniden gözden geçiriniz.
“dünya yuvarlaktır” tümcesinin iki parçası vardır, “dünya” tekil terimi ile “yuvarlaktır” yüklemi. “Dünya” sözcüğü bu tümce içinde bir nesne olan dünyaya gönderme yapar. Aynı tümce içinde geçen “yuvarlaktır” yüklemi ise Frege’ye göre bir kavrama gönderme yapar.
“dünya yuvarlaktır” tümcesinin iki parçası vardır, “dünya” tekil terimi ile “yuvarlaktır” yüklemi. “Dünya” sözcüğü bu tümce içinde bir nesne olan dünyaya gönderme yapar. Aynı tümce içinde geçen “yuvarlaktır” yüklemi ise Frege’ye göre bir kavrama gönderme yapar.
Soru 38
Frege’ye göre” ________________boşluklu doymamş şeylerdir ve bundan dolayı hiçbir koşulda bir nesne olamaz.”
İfadesinde boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
İfadesinde boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
Seçenekler
A
Kavramlar
B
Biçimler
C
Özneler
D
Cümleler
E
Düşünceler
Açıklama:
Yanıtınız yanlış ise sayfa 43’de “ÖZEL AD / YÜKLEM VE NESNE / KAVRAM AYRIMLARI” bölümünü yeniden gözden geçiriniz.
Kavramlar tanım gereği boşluklu doymamış şeylerdir ve bundan dolayı bir kavram hiçbir koşulda bir nesne olamaz.
Kavramlar tanım gereği boşluklu doymamış şeylerdir ve bundan dolayı bir kavram hiçbir koşulda bir nesne olamaz.
Soru 39
Frege’ye göre bileşik bir terimin bir parçası olan bir terimin yerine aynı nesneye gönderme yapan bir başka terim koyarsak, o bileşik terimin değişmeyen parçası aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
kavramı
B
göndergesi
C
yüklemi
D
terimi
E
nesnesi
Açıklama:
Yanıtınız yanlış ise sayfa 44’de “TÜMCELERİN GÖNDERGELERİ VE DOĞRULUK” bölümünü yeniden gözden geçiriniz
Frege’ye göre bileşik bir terimin bir parçası olan bir terimin yerine aynı nesneye gönderme yapan (eşgöndergeli) bir başka terim koyarsak, o bileşik terimin göndergesi değişmez.
Frege’ye göre bileşik bir terimin bir parçası olan bir terimin yerine aynı nesneye gönderme yapan (eşgöndergeli) bir başka terim koyarsak, o bileşik terimin göndergesi değişmez.
Soru 40
"Bileşik bir terimin göndergesi, o terimin parçalarının göndergelerinin bir fonksiyonudur." ifadesi aşağıdaki ilkelerden hangisini açıklamaktadır?
Seçenekler
A
Anlam için Bileşimsellik ilkesi
B
Gönderme için Bileşimsellik ilkesi
C
Dil için Bileşimsellik ilkesi
D
Ögeler için Bileşimsellik ilkesi
E
Anlamsızlık için Bileşimsellik ilkesi
Açıklama:
Yanıtınız yanlış ise sayfa 47’de “DÜŞÜNCE ÜZERİNE DÜŞÜNCE (Gönderme için Bileşimsellik ilkesi)” bölümünü yeniden gözden geçiriniz
Gönderme için Bileşimsellik ilkesi Bileşik bir terimin göndergesi, o terimin parçalarının göndergelerinin bir fonksiyonudur.
Gönderme için Bileşimsellik ilkesi Bileşik bir terimin göndergesi, o terimin parçalarının göndergelerinin bir fonksiyonudur.
Soru 41
Aşağıdakilerden hangisi Frege’ye göre insanların düşüncelerinden bahsetmemizi olanaklı kılan bir dilsel özelliktir?
Seçenekler
A
Dil aracılığıyla terimlerin anlamlarına gönderme yapabilmemiz
B
Düşüncelerimizi ortak kılan bir dilimizin olması
C
Yüklemlerimizin boşluklu olması
D
Sonlu sayıda sözcükten sonsuz sayıda tümce üretebilmemiz
E
İnsan davranışlarını betimleyen bir dilimizin olması
Açıklama:
Bir nesneyi düşünebilmemiz, onu adlandırıp, dil aracılığıyla o nesne hakkında konuşabilmemiz için o nesnenin bize kendisini bir şekilde sunması gerekir. Bu sunuş biçiminden yararlanarak o nesneye bir ad verdiğimizde, o sunuş biçimi o adın anlamı haline gelir.
Soru 42
Aşağıdakilerden hangisini Frege’nin anlam üzerine söyledikleri ile çelişir?
Seçenekler
A
İnsan dilleri ortaya çıkmadan önce de ağaç kavramı vardı
B
Bir sözcüğü anlamamız o sözcüğün neye gönderme yaptığını bilmemizi gerektirmez.
C
“İyi” sözcüğünü farklı anlamlarda kullanabiliriz
D
Hepimizin ortaklaşa kavradığı anlamlar aracılığıyla iletişim kurabiliriz.
E
Ortak bir dil konuşan insanlar sözcüklerin anlamlarını oluştururlar.
Açıklama:
Frege, şimdi belirlenen olguyu yadsımadan madalyonun öbür yüzünü vurgulamış ve tam ters yönde daha önemli bir ilişki bulunduğuna dikkat çekmiştir. Evet, sözcüklerin anlamları bir arada tümcenin anlamını oluştururlar, ancak bu biraradalık olmadan da tam bir anlamlılık taşımazlar
Soru 43
Frege’nin varlık üzerine düşüncelerine göre aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Var olma yüklemi ikinci dereceden bir yüklem olan bir niceleyicidir
B
Var olmayan bir şeyi adlandırabiliriz
C
Var olma yüklemi nesnelere değil ancak kavramlara yüklenebilir.
D
Var olmak bir nesnenin özelliği olamaz.
E
Varlık yargısı belirten bir tümcenin öznesi bir özel ad olamaz.
Açıklama:
Frege’ye göre var olmayan bir şeye örnek verilemez. Hatta “var olmayan şeyler bulunur mu?” sorusu Frege’ye göre bir dil hatası içerdiğinden anlamlı bir soru değildir
Soru 44
Frege’nin kuramına göre “mutluluğu istemeyecek insan yoktur” tümcesinin doğru olduğunu varsayımından aşağıdakilerden hangisi çıkmaz?
Seçenekler
A
Her insan mutluğunu ister.
B
Mutluluğu istemeyecek insan kavramı boştur
C
“___mutluluğu istemeyen bir insandır” yüklemi hiçbir insan için doğru değildir.
D
“mutluluğu istemeyecek insan” teriminin kaplamı boş kümedir.
E
Mutluğunu istemeyen bir insan ölüme mahkumdur.
Açıklama:
Anlam ve gönderme arasındaki ayrımı yaparken, Frege, Kant felsefesinin temel bir kavramından yola çıkar. Dış dünyanın nesneleri, Kant’ın deyimiyle bizlere kendilerini “sunarlar”, ancak bu sundukları yüzleri dışında bir de sunmadıkları
yüzleri vardır. Kant buradan yola çıkarak fenomenler dünyası ile numenalar dünyası arasındaki meşhur ayrımını yapar. Frege’nin böyle bir ayrımı benimsediğine dair bir ipucu bulamayız çalışmalarında. Ancak nesnelerin kendilerini bizlere “sunuş biçimleri” olduğu düşüncesi Frege’nin kuramı için bir temel oluşturuyor
yüzleri vardır. Kant buradan yola çıkarak fenomenler dünyası ile numenalar dünyası arasındaki meşhur ayrımını yapar. Frege’nin böyle bir ayrımı benimsediğine dair bir ipucu bulamayız çalışmalarında. Ancak nesnelerin kendilerini bizlere “sunuş biçimleri” olduğu düşüncesi Frege’nin kuramı için bir temel oluşturuyor
Soru 45
Frege’ye göre nesne ile kavram arasındaki ayrıma dair aşağıdakilerden hangisi doğru değildir?
Seçenekler
A
Özne konumunda kullanılan bir ad ile bir kavrama gönderme yapamayız.
B
At kavramı her biri birer nesne olan tüm tikel atların toplamından oluşan bir kümedir.
C
Bir tümcede özne konumundaki terim bir nesneye, yüklem konumundaki terim ise bir kavrama gönderme yapar.
D
Bir kavram zaman içinde değişmez.
E
Bir şey hem nesne hem de kavram olamaz
Açıklama:
Frege'ye kavramlar küme değil fonksiyon yapısındadırlar. Tek boşluklu bir kavramın boşluğu bir nesneyle dolduğu zaman ortaya çıkan değer doğru ya da yanlış nesnelerinden biridir.
Soru 46
Frege’ye göre dil felsefesi ile mantık arasındaki ilişkinin önemi aşağıdakilerden hangisinden kaynaklanır?
Seçenekler
A
Bir dili konuşan insanların yaptıkları mantık hatalarını ortaya çıkarırız.
B
Dil felsefesi yaparak daha mantıklı insanlar olabiliriz.
C
Tüm dillerin mantıksal yapıları aynı olduğu için mantık çalışmaları tüm dillerin yapısına ışık tutar.
D
Dilin mantığını anlayarak o dili konuşan insanların kültürünü daha iyi anlarız.
E
Dilimizin yapısını kavrayarak dilin mantığımızı nasıl sınırladığını anlayabiliriz.
Açıklama:
Peki sözcüklerin bir araya gelerek bir düşünce ifade etmesi nasıl olanaklı oluyor Frege’ye göre, şimdi buna bakalım. Sözcükler belirli mantıksal ulamlar içerisinde anlam kazanırlar.
Soru 47
"Var olma gerçek bir yüklem değildir” sözü kime aittir
Seçenekler
A
Kant
B
Descartes
C
Spinoza
D
Socrates
E
Platon
Açıklama:
Tanrının varlığının tanıtlamasındaki bu özelikler gibi var olmak da tanrıya yüklenebilecek bir özellik olarak varsayılır. Kant buna karşı çıkarak “var olma gerçek bir yüklem değildir” deyip bunu ayrıntılı bir şekilde savunmuş olsa da, varlık yargılarının bir çözümlemesini açık bir şekilde ortaya koyamamıştır.
Soru 48
“Anlam ve Gönderme Üzerine” adlı başyapıt kime aittir?
Seçenekler
A
Kant
B
Hegel
C
Frege
D
Platon
E
Aristo
Açıklama:
“Anlam ve Gönderme Üzerine” adlı başyapıtına Frege bir soruyla başlar: Özdeşlik ilişkisi neyle ne arasında bir ilişkidir?
Soru 49
Ünlü Alman düşünür Gottlob Frege’nin dil felsefesi hangi bilim alanında araştırma yaparken ortaya çıkmıştır?
Seçenekler
A
Genetik
B
Astronomi
C
Matematik
D
Tarih
E
Mekanik
Açıklama:
Ünlü Alman düşünür Gottlob Frege’nin dil felsefesi büyük ölçüde matematiğin temellerini araştırırken ortaya çıkmıştır. Doğru yanıt C şıkkında verilmiştir.
Soru 50
Nesnelerin farklı sunuş biçimleri için Frege tarafından kullanılan terim aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Mantık
B
Sinn
C
Aritmetik
D
Yargı
E
Gönderge
Açıklama:
Nesnelerin farklı sunuş biçimlerine Frege “Sinn” diyor. Türkçe’de bu terime karşılık en yakın sözcük “anlam”dır. Doğru cevap B şıkkıdır.
Soru 51
Frege'ye göre, sözcüklerin zihnimizde çağrıştırdığı öznel imgelere ne ad verilir?
Seçenekler
A
Düşünce
B
Sinn
C
Özdeşlik
D
Önerme
E
İde
Açıklama:
Sözcüklerin zihnimizde çağrıştırdığı öznel imgelere Frege “ide” der. Doğru yanıt E şıkkında verilmiştir.
Soru 52
“Dünya yuvarlaktır” tümcesindeki 'yuvarlaktır' yüklemi Frege'ye göre neye gönderme yapar?
Seçenekler
A
Nesneye
B
Anlama
C
Özneye
D
Kavrama
E
Özel ada
Açıklama:
“Dünya yuvarlaktır” tümcesinin iki parçası vardır, “dünya” tekil terimi ile “___yuvarlaktır” yüklemi. “Dünya” sözcüğü bu tümce içinde bir nesne olan dünyaya gönderme yapar. Aynı tümce içinde geçen “___yuvarlaktır” yüklemi ise Frege’ye göre bir kavrama gönderme yapar. Doğru yanıt D şıkkında verilmiştir.
Soru 53
Türkçe dilinde sonsuz tane tümce üretmemizi sağlayan nedir?
Seçenekler
A
Özne konumunda kullanılabilen türde terimlerin tek bir nesneye gönderme yapma işlevine sahip olması
B
Yüklemlerin her koşulda nesnelere gönderme yapması
C
Yüklemlerin doymuş dilsel öğeler olmaları
D
Öznelerin doymamış dilsel öğeler olmaları
E
Yüklemlerin doymamış dilsel öğeler olmaları
Açıklama:
Sonlu sözcük sayısından sonsuz tane tümce üretmemizi sağlayan şey yüklemlerimizin doymamış dilsel öğeler olmalarıdır. Doğru yanıt E şıkkında verilmiştir.
Soru 54
“Dünya yuvarlaktır” tümcesinde “dünya” yerine “güneşe uzaklığı açısından üçüncü gezegen” terimini koyduğumuzda “Güneşe uzaklığı açısından üçüncü gezegen yuvarlaktır” tümcesini elde ederiz. Frege’ye göre, bu iki cümle arasında ortak olan şey nedir?
Seçenekler
A
doğruluk değeri
B
inandırıcılık
C
sadelik
D
tümceler
E
tümcelerin anlamları
Açıklama:
Frege’ye göre, bu iki tümce arasında ortak olan şey doğruluk değeridir. Tümceler farklıdır, tümcelerin anlamları farklıdır, değişmeyen tek şey doğruluktur. Yani ilk tümce doğru ise ikincisi de doğru olmak durumunda, ilk tümce yanlış ise ikincisi de yanlış olmak zorunda. Doğru cevap A şıkkında verilmiştir.
Soru 55
Frege’nin ilk olarak dile getirdiği dilsel ilke aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Aritmetiğin Temelleri
B
Düşünce ilkesi
C
Bilimsellik İlkesi
D
Bileşimsellik İlkesi
E
Kavram İlkesi
Açıklama:
Frege’nin ilk olarak dile getirdiği dilsel ilke Bileşimsellik İlkesi'dir. Doğru yanıt D şıkkında verilmiştir.
Soru 56
Terimlerin anlamları bir araya gelerek aşağıdakilerden hangisini oluşturur?
Seçenekler
A
Bilgi
B
Düşünce
C
İnanç
D
Varlık
E
Gönderge
Açıklama:
Terimlerin anlamları bir araya gelerek düşünce oluşturur. Doğru yanıt B şıkkında verilmiştir.
Soru 57
“Her sabah doğan güneş aynı güneştir” tümcesinde geçen “aynı” sözcüğü neyi ifade etmektedir?
Seçenekler
A
Doğruluk ilişkisini
B
Kişinin inancını
C
Özdeşlik ilişkisini
D
Varlık kavramını
E
Dilin zenginliğini
Açıklama:
“Her sabah doğan güneş aynı güneştir” tümcesinde geçen “aynı” sözcüğü özdeşlik ilişkisini ifade eder. Doğru yanıt C şıkkında verilmiştir.
Soru 58
Frege'ye göre aritmetiğin temeli nedir?
Seçenekler
A
Mantık
B
Kavramlar
C
Düşünce
D
İnanış
E
Bilgi
Açıklama:
Frege’ye göre aritmetiğin temeli mantıktır. Doğru yanıt A şıkkında verilmiştir.
Soru 59
I. anlam sayesinde bir nesneyi zihnimizde temsil edip onu adlandırıyoruz
II. bir adın anlamı o adın göndergesi olan nesneyi belirliyor
III. anlamlar bir araya gelerek “düşünce” (ya da günümüz dil felsefesi terminolojisinde “önerme”) oluşturuyorlar
Yukarıdakilerden hangisi- hangileri Frege’nin kuramında "anlam"ın işlevlerindendir?
II. bir adın anlamı o adın göndergesi olan nesneyi belirliyor
III. anlamlar bir araya gelerek “düşünce” (ya da günümüz dil felsefesi terminolojisinde “önerme”) oluşturuyorlar
Yukarıdakilerden hangisi- hangileri Frege’nin kuramında "anlam"ın işlevlerindendir?
Seçenekler
A
I. II. ve III.
B
Yalnız I.
C
I. ve II.
D
Yalnız III.
E
II. ve III.
Açıklama:
Frege'nin kuramında anlam'ın üç temel işlevi bulunur. Bunlar;
I. anlam sayesinde bir nesneyi zihnimizde temsil edip onu adlandırıyoruz
II. bir adın anlamı o adın göndergesi olan nesneyi belirliyor
III. anlamlar bir araya gelerek “düşünce” (ya da günümüz dil felsefesi terminolojisinde “önerme”) oluşturuyorlar.
Doğru cevap a'dır.
I. anlam sayesinde bir nesneyi zihnimizde temsil edip onu adlandırıyoruz
II. bir adın anlamı o adın göndergesi olan nesneyi belirliyor
III. anlamlar bir araya gelerek “düşünce” (ya da günümüz dil felsefesi terminolojisinde “önerme”) oluşturuyorlar.
Doğru cevap a'dır.
Soru 60
Frege "Anlam ve Gönderme Üzerine” adlı başyapıtına aşağıdaki sorulardan hangisi ile başlar?
Seçenekler
A
Matematiğin temelleri nedir?
B
Özdeşlik ilişkisi neyle ne arasında bir ilişkidir?
C
Aritmetiğin temelleri nedir?
D
Matematik ve aritmetik arasındaki farklar nelerdir?
E
Aritmetik ne ile ilişkilidir?
Açıklama:
Frege anlam ve Gönderme Üzerine” adlı başyapıtına; Özdeşlik ilişkisi neyle ne arasında bir ilişkidir? sorusu ile başlar?
Doğru cevap b'dir.
Doğru cevap b'dir.
Soru 61
Frede'nin anlam ve gönderme kuramına göre matematik ve mantık dilinde “=” imiyle dile getirdiğimiz eşitlik kavramı aşağıdakilerden hangisinin temelidir?
Seçenekler
A
dengelilik
B
bitişiklik
C
özdeşlik
D
sayısallık
E
dilsellik
Açıklama:
Frede'nin anlam ve gönderme kuramına göre matematik ve mantık dilinde “=” imiyle dile getirdiğimiz eşitlik kavramı özdeşlik ilişkisinin temelidir.
Doğru cevap c'dir.
Doğru cevap c'dir.
Soru 62
Sözcükler belirli mantıksal ulamlar içerisinde anlam kazanırlar. Frege, bu ulamlar arasında aşağıdakilerden hangi iki tanesini temel alır?
Seçenekler
A
sıfat ve tümce
B
zarf ve sıfat
C
sıfat ve yüklem
D
özne ve yüklem
E
zamir ve sıfat
Açıklama:
Sözcükler belirli mantıksal ulamlar içerisinde anlam kazanırlar. Frege, bu ulamlar arasında iki tanesini temel alır: özne ve yüklem.
Doğru cevap d'dir.
Doğru cevap d'dir.
Soru 63
Frege, özne konumunda kullandığımız terimlerin göndergelerine ne der?
Seçenekler
A
zamir
B
tümce
C
sıfat
D
zarf
E
nesne
Açıklama:
Frege, özne konumunda kullandığımız terimlerin göndergelerine nesne der.
Doğru cevap e'dir.
Doğru cevap e'dir.
Soru 64
Bileşik bir terimin göndergesi, o terimin parçalarının göndergelerinin bir fonksi- yonudur.
“Dünya yuvarlaktır”, tümcesi Frege’nin kuramında aşağıdakilerden hangisine gönderme yapar?
“Dünya yuvarlaktır”, tümcesi Frege’nin kuramında aşağıdakilerden hangisine gönderme yapar?
Seçenekler
A
bir doğruluk değerine
B
bir sıfata
C
bir özelliğe
D
bir sonuca
E
bir duruma
Açıklama:
Bileşik bir terimin göndergesi, o terimin parçalarının göndergelerinin bir fonksi- yonudur.
“Dünya yuvarlaktır”, tümcesi Frege’nin kuramında bir doğruluk değerine gönderme yapar.
Doğru cevap a'dır.
“Dünya yuvarlaktır”, tümcesi Frege’nin kuramında bir doğruluk değerine gönderme yapar.
Doğru cevap a'dır.
Soru 65
Özne konumunda kullanılabilen türde terimler tek bir nesneye gönderme yapma işlevine sahiptirler. Günümüzde tekil terim dediğimiz bu tür terimlere Frege ne ad vermiştir?
Seçenekler
A
zamir
B
özel ad
C
sıfat
D
benzeş
E
özdeş
Açıklama:
Özne konumunda kullanılabilen türde terimler tek bir nesneye gönderme yapma işlevine sahiptirler. Günümüzde tekil terim dediğimiz bu tür terimlere Frege özel ad demiştir.
Doğru cevap b'dir.
Doğru cevap b'dir.
Soru 66
Aşağıdakilerden hangisi Frege’nin bilişimsellik ilkesine göre söylenemez?
Seçenekler
A
Bileşik bir terimin anlamı, o terimin parçalarının anlamının bir fonksiyonudur.
B
Bileşik bir terimin göndergesi, o terimin parçalarının göndergelerinin bir fonksi- yonudur.
C
Doğru bir tümcenin içinde geçen bir terimin yerine, o terimle eşgöndergeli olan başka bir terim koyduğumuzda yeni elde edeceğimiz tümce de doğru olur.
D
İnsanların düşüncelerinden bahsederken kullandığımız terimler, göndergelerine gönderme yapar.
E
Düşüncelere gönderme yapan terimlerin semantik işlevleri de farklıdır.
Açıklama:
İnsanların düşüncelerinden bahsederken kullandığımız terimler, göndergelerine DEĞİL ANLAMLARINA gönderme yapar.
Doğru cevap d'dir.
Doğru cevap d'dir.
Soru 67
“Dünya düzdür” tümcesi Frege’nin kuramına göre neye gönderme yapar?
Seçenekler
A
Tümceler gönderme yapan terimler olamadığından soru anlamsızdır
B
Dünya düz olmadığı için bu tümce hiçbir şeye gönderme yapmaz
C
Yanlış nesnesine
D
Dünyanın düz olduğu düşüncesine
E
Dünyanın düz olduğuna inanlara göre Doğru nesnesine, dünyanın düz olduğuna inanmayanlara göre yanlış nesnesine
Açıklama:
Doğru cevap c'dir.
Soru 68
Aşağıdakilerden hangisini Frege’nin anlam üzerine söyledikleri ile çelişir?
Seçenekler
A
“iyi” sözcüğünü farklı anlamlarda kullanabiliriz.
B
İnsan dilleri ortaya çıkmadan önce de ağaç kavramı vardı.
C
Bir sözcüğü anlamamız o sözcüğün neye gönderme yaptığını bilmemizi gerektirmez.
D
Hepimizin ortaklaşa kavradığı anlamlar aracılığıyla iletişim kurabiliriz.
E
Ortak bir dil konuşan insanlar sözcüklerin anlamlarını oluştururlar.
Açıklama:
Ortak bir dil konuşan insanlar sözcüklerin anlamlarını oluştururlar cümlesi Frege’nin anlam üzerine söyledikleri ile çelişir.
Doğru cevap e'dir.
Doğru cevap e'dir.
Ünite 4
Soru 1
Aşağıdakilerden hangisi Russell'ın şeylerin bilgisi olarak adlandırdığı bilgi türüne örnek verilebilir?
Seçenekler
A
Osman Abdullah'ı tanıyor.
B
Osman öğretmendir.
C
Abdullah 28 yaşındadır.
D
Osman Eskişehir'de yaşıyor.
E
Abdullah hukuk fakültesinde okuyor.
Açıklama:
Russell’ a göre sözcüklerin bir araya gelerek oluşturdukları bir tümceyi anlamak için çok özel türde bir bilgiye sahip olmamız gerekir. Bu bilgi türü “tanışıklık yollu bilgi” dir. Bunu açıklamak için Russell bilgi üzerine daha genel bir ayrım yapar: “şeylerin bilgisi” ve “doğruların bilgisi”. Bir insanı bilmek ya da bir şehri bilmek “şeylerin bilgisi” ne örnek olabilir. Türkçe’ de genellikle bunu dile getirmek için “bilme” yerine “tanıma” fiilini kullanıyoruz. Örneğin “Ayşe Ali’yi tanıyor” tümcesinde bilinen ya da tanınan “şey” Ali’dir. Diğer yandan Ayşe Ali hakkında birçok doğru önerme de bilebilir: “Ali mühendislik okuyor”, “Ali 25 yaşında”, “Ali Eskişehir’i çok seviyor” türünde bilgiler Ali hakkındaki doğru önermelerdir. İşte bu tür doğru önermelerin bilgisine de Russell “doğruların bilgisi” diyor. Russell’ a göre doğruların bilgisine sahip olabilmek için öncelikle şeylerin bilgisine sahip olmamız gerekir. Doğru cevap A'dır.
Soru 2
Russll'a göre doğrudan tanışıklık yoluyla bilemediğimiz dış dünya nesnelerini aşağıdakilerden hangisini kullanarak bilebiliriz?
Seçenekler
A
Sezgisel bilgi
B
Gözlemsel bilgi
C
Bilimsel bilgi
D
Betimleme yollu bilgi
E
Gündelik bilgi
Açıklama:
Doğrudan tanışıklık yoluyla bilemediğimiz dış dünyanın nesnelerini ancak “dolaylı” olarak bilebiliriz ve bunun için de dil bir temel oluşturur. Buradan yola çıkarak Russell şeylerin bilgisine ulaşmanın ikinci bir yolu olduğunu savunur. Buna da “betimleme yollu bilgi” der. doğru cevap D'dir.
Soru 3
"Russell algı yoluyla dış dünya nesnelerinin kendileriyle değil zihnimizde bıraktıkları izler yoluyla doğrudan tanışık oluruz." demiştir. Russell bu izlere ne ad vermiştir?
Seçenekler
A
Mantık verileri
B
Duyu verileri
C
Zihin verileri
D
Deneyim verileri
E
Sezgisel veri
Açıklama:
Russell’ a göre algı yoluyla dış dünyanın nesnelerinin kendileriyle değil, o nesnelerin zihnimizde bıraktığı “izler” ile doğrudan tanışık hale gelebiliriz. Russell bu izlere duyu verileri (sense data) adını verir. Doğru cevap B'dir.
Soru 4
Tikeller arasındaki benzerliklerden bir tümelin bilgisine varmaya Russell ne ad vermiştir?
Seçenekler
A
Somutlama
B
Açımlama
C
Soyutlama
D
Keşfetme
E
Tümelleme
Açıklama:
Tikeller arasındaki benzerliklerden bir tümelin bilgisine varmaya Russell “soyutlama” (abstraction) der. Bu zihnimizin en önemli işlevlerinden biridir. Bu sayede bazı tümeller ile çok küçük yaşta tanışık hale geliriz. Bunun sonucu olarak da bir dili anlayıp konuşmamız olanaklı hale gelir. Doğru cevap C'dir.
Soru 5
Russell'a göre "Her öğrendiğimiz tümel için dilde bir ________ bulunur." cümlesinde boş bırakılan yere aşağıdaki ifadelerden hangisi uygundur?
Seçenekler
A
Özne
B
Yüklem
C
Nesne
D
Sıfat
E
Zamir
Açıklama:
Her öğrendiğimiz tümel için dilde bir yüklem bulunur. Örneğin algıladığı sarı tikellerinden soyutlama yapan bir çocuk sarı tümeli ile tanışık hale geldiğinde “____sarıdır” yüklemini de anlayabilecek konuma gelmiş olur. Sarı tümeliyle tanışık olmayan biri ise ne yaparsa yapsın bu yüklemi kavrayamaz. Doğru cevap B'dir.
Soru 6
Russell'ın kuramına göre "Tüm bilim insanları akıllıdır." tümcesi aşağıdaki önermesi örtük olarak aşağıdaki önermesel fonksiyonlardan hangisine gönderme yapmaktadır?
Seçenekler
A
Emre bilim insanıdır.
B
Emre çalışkandır.
C
Emre filozoftur.
D
Emre araştırmacıdır.
E
Emre etik kurallara uyar.
Açıklama:
Örneğin Sokrates gibi belirli bir filozof hakkında bir şey söylemek yerine tüm filozoflar hakkında da düşünceler üretebiliriz. Diyelim ki şöyle dedik: “Tüm filozoflar akıllıdır”. Russell’ın kuramına göre bu tümcenin öznesi tüm filozofları içeren bir filozoflar topluluğu ya da bir filozoflar kümesi değildir. Bu tümcede de örtük olarak “x filozoftur önermesel fonksiyonuna gönderme vardır aslında: “Her x için, eğer x filozof ise, x akıllıdır”. Emre için; Tüm bilim insanları akıllıdır, Emre bilim insanıdır, o halde Emre akıllıdır önermesel fonksiyonunu elde ederiz. Doğru cevap A'dır.
Soru 7
Aşağıdakilerden hangisi belirsiz betimlemeye örnek olarak verilebilir?
Seçenekler
A
Türkiye'nin bazı şehirleri küçüktür.
B
Türkiye'nin başkenti büyüktür.
C
Türkiye'nin en kalabalık şehri büyüktür.
D
Marmara bölgesindeki en kalabalık şehir büyüktür.
E
Ege bölgesindeki en kalabalık şehir kıyıdadır.
Açıklama:
Betimleme genel bir yapıda ise ve tekil bir nesneyi betimlemiyorsa buna Russell “belirsiz betimleme” (indefinite description) diyor. Diyelim ki şöyle bir tümce kurduk: “Türkiye’nin bazı şehirleri büyüktür”. Bu tümcede geçen “Türkiye’nin bazı şehirleri” terimi belirli bir şehri betimlemez ve bundan dolayı bir “belirsiz betimleme” dir. A şıkkında da bazı şehirlerin küçük olduğu söyleniyor ancak bu şehirler belirsizdir. Diğer şıklar belirli bir şehri betimlemektedir. Sırasıyla Ankara, İstanbul, İstanbul ve İzmir. Doğru cevap A'dır.
Soru 8
Aşağıdakilerden hangisi belirli betimlemeye örnek olarak verilebilir?
Seçenekler
A
Türkiye'nin bazı şehirleri büyüktür.
B
Türkiye'nin denize kıyısı olan bazı şehirleri büyüktür.
C
Türkiye'nin en kalabalık şehri kıyıdadır.
D
Türkiye'nin bazı şehirleri küçüktür.
E
Ege bölgesinde bazı şehirler kıyıdadır.
Açıklama:
“Türkiye’nin başkenti büyüktür.” Bu tümcenin öznesi konumunda yer alan “Türkiye’nin başkenti” Russell’ a göre bir “belirli betimleme” dir. Bu sefer betimlemenin “belirli” olmasının nedeni sözü edilen tek bir nesne olmasından kaynaklanıyor; yani Türkiye’nin tek bir başkenti olduğu için tümce bir anlamda o şehir olan Ankara hakkındadır. Benzer biçimde “Türkiye’nin en kalabalık şehri kıyıdadır.” Tümcesinde en kalabalık şehir İstanbul’dur ve kıyıdadır. Yani tümcenin öznesi belirli bir nesneyi betimlemektedir. C şıkkındaki Türkiye'nin en kalabalık şehri İstanbul'dur ve kıyıdadır betimlemesi İstanbul için belirleyici bir betimlemedir. Doğru cevap C'dir.
Soru 9
Russell özel adları mantıksal ve olağan özel adlar olarak iki türe ayırmıştır. Buna göre aşağıdakilerden hangisi olağan özel ada örnektir?
Seçenekler
A
Beyaz
B
Kitap
C
Bahçe
D
Emre
E
Fakülte
Açıklama:
Russell iki tür özel ad arasında kuramı açısından çok önemli olan bir ayrım yapar. Gündelik dilde sıklıkla kullandığımız “Ayşe” gibi insan adları, “Ankara” gibi yer adları, ya da “Neptün” gibi nesne adları türünde olanlara “olağan” özel ad der. Gündelik dilde kullandığımız tek bir nesneye ya da insana gönderme yapma işlevi olan adlar “olağan” özel adlardır.doğru cevap D'dir.
Soru 10
Russell'a göre bir tümcenin yanlış ya da doğru bir şey söylememiş olması aşağıdakilerden hangisinin olmayışından kaynaklanmaktadır?
Seçenekler
A
Yüklem
B
Özne
C
Nesne
D
Sav
E
Sıfat
Açıklama:
Russell, birçok felsefeci gibi, bir tümcenin anlamlı olabilmesi için bir “sav” içermesi gerektiğini savunur. Dolayısıyla bir tümce ne doğru ne de yanlış bir şey söylüyorsa bir sav içermiyor demektir; bu da o tümcenin anlamsız olduğunu gösterir. Doğru cevap D'dir.
Soru 11
I- Duyu verileri
II- Değişkenler
III- Tümeller
Russell’a göre yukarıdakilerden hangisi veya hangileri bir dili anlayabilmemiz bilebilmemiz için gerekli olan şeylerdir?
II- Değişkenler
III- Tümeller
Russell’a göre yukarıdakilerden hangisi veya hangileri bir dili anlayabilmemiz bilebilmemiz için gerekli olan şeylerdir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve II
E
I ve III
Açıklama:
Bir dili anlamak ve konuşmak için doğrudan tanışıklık yoluyla iki şey bilmemiz gerekir: duyu verileri ve tümeller. Bu ikisini bir araya getirerek artık tanışık olmadığımız dış dünyanın nesnelerini betimleme yoluyla bilebilir hale geliriz. Doğru cevap E şıkkıdır.
Soru 12
I- Birden çok değişkeni olan önermesel fonksiyonlar sayesinde nesnelere özellik yüklememizi sağlarlar.
II- Önermesel fonksiyonlar ancak bir önerme içinde anlam kazanır.
III- Bir nesne ile doldurulduğunda doğru ya da yanlış bir önerme elde edilir.
IV- Tek değişkenli önermesel fonksiyonlar ile nesneler arasındaki ilişkileri dile getirebiliriz.
V- Önermesel fonksiyonlar “x” gibi bir harf ile temsil edilen bir boşluk içerir.
Russell’ a göre, önermesel fonksiyon ile ilgili olarak yukarıda belirtilen yargılardan hangileri doğrudur?
II- Önermesel fonksiyonlar ancak bir önerme içinde anlam kazanır.
III- Bir nesne ile doldurulduğunda doğru ya da yanlış bir önerme elde edilir.
IV- Tek değişkenli önermesel fonksiyonlar ile nesneler arasındaki ilişkileri dile getirebiliriz.
V- Önermesel fonksiyonlar “x” gibi bir harf ile temsil edilen bir boşluk içerir.
Russell’ a göre, önermesel fonksiyon ile ilgili olarak yukarıda belirtilen yargılardan hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
I, II, III
B
III, IV, V
C
II, III, V
D
I, III
E
II, IV
Açıklama:
Önermesel fonksiyonlar tanım gereği “x” gibi bir harf ile temsil edilen bir boşluk içerir; bir önermesel fonksiyonun bu boşluğu doldurulmadan kendi başına bir anlam ifade etmez. Bundan dolayı ancak bir önerme içinde anlam kazanırlar. Bir önermesel fonksiyonun boşluğunu bir nesne ile doldurduğumuzda doğru ya da yanlış olabilecek bir önerme elde ederiz. Tek değişkenli önermesel fonksiyonlar nesnelere özellik yüklememizi sağlarlar. Birden çok değişkenli olan önermesel fonksiyonlar sayesinde ise nesneler arasındaki ilişkileri dile getirebiliriz. Doğru cevap C şıkkıdır.
Soru 13
Russell’ın kuramına göre aşağıdaki önermesel fonksiyonlardan hangisi türü bakımından diğerlerinden farklıdır?
Seçenekler
A
Önümdeki masa ahşaptır.
B
Tüm filozoflar akıllıdır.
C
Su akışkandır.
D
Ayşe Ahmet’i seviyor.
E
Güneş sarıdır.
Açıklama:
Önermesel fonksiyonlar birden fazla değişkene sahip olabilirler. “Ayşle Ahmet’i seviyor” tümcesinde bir değil iki özel ad bulunur. Bunların ikisini de tümcenin içinden çıkarıp, kalan boşluklara da “x” ve “y”değişkenlerini koyalım: “ x y’yi seviyor”. Bu yüklem bir nesneye bir özellik yüklemeye değil, iki nesne arasında bir İLİŞKİ’yi dile getirmeye yarar. a, b, c ve e seçeneğindeki örneklerde ise önermesel fonksiyonlar nesnelere ÖZELLİK yüklememizi sağlarlar. Doğru cevap D şıkkıdır.
Soru 14
Russell’ın Betimlemeler Kuramı’na göre, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
I- Belirli betimlemede tekil bir nesnenin betimlemesi yapılır.
II- Belirsiz betimlemede tümce çözümlendiğinde elimizde yalnızca varlık niceleyicisi ve önermesel fonksiyonlar kalır.
III- Belirsiz betimlemenin olduğu bir tümcenin dile getirdiği önermenin tüm parçaları kavramlardan oluşur.
I- Belirli betimlemede tekil bir nesnenin betimlemesi yapılır.
II- Belirsiz betimlemede tümce çözümlendiğinde elimizde yalnızca varlık niceleyicisi ve önermesel fonksiyonlar kalır.
III- Belirsiz betimlemenin olduğu bir tümcenin dile getirdiği önermenin tüm parçaları kavramlardan oluşur.
Seçenekler
A
I, II, III
B
I,III
C
I, II
D
III
E
I
Açıklama:
Her üç açıklama da doğrudur.
Soru 15
Russell’a göre aşağıdakilerden hangileri olağan özel addır? I- Ayşe II- Ankara III- Beyaz IV- Boşluk V- Neptün
Seçenekler
A
I, II, III
B
I, II, V
C
II, IV, V
D
III, IV
E
I, III, V
Açıklama:
Russell, gündelik dilde sıklıkla kullandığımız “Ayşe” gibi insan adları, “Ankara” gibi yer adları, ya da “Neptün” gibi nesne adları türünde olanlara “olağan” özel ad der.
Soru 16
Aşağıdakilerden hangisi semantik açıdan çok-anlamlı bir tümcedir? I- Herkesin sevdiği bir renk vardır. II- Fransa’nın şu andaki kralı keldir. III- Kaymak bazen insana zarar verebilir.
Seçenekler
A
I, III
B
II, IIII
C
III
D
I, II
E
I, II, III
Açıklama:
Bu tümcede geçen “kaymak” sözcüğü bir süt ürünü olarak yorumlanabileceği gibi, paten ya da kayak kaymak gibi bir edimi de dile getirebilir. Türkçede “kaymak” sözcüğünün birden çok anlam olmasından kaynaklandığı için tümcemiz bu sefer semantik açıdan çok anlamlıdır.
Soru 17
“Her düşüncenin bir nesnesi olması gerektiğinden, yokluğunu savladığımız nesnelerin de birer “düşünce nesnesi” olduğu sonucu çıkar. Bu durumda göre zaman-mekân içinde yer almayan ve varlığı olmayan nesneler bulunur.”
Yukarıda açıklaması verilen kuram aşağıdaki isimlerden hangisine aittir?
Yukarıda açıklaması verilen kuram aşağıdaki isimlerden hangisine aittir?
Seçenekler
A
Gottlob Frege
B
Ferdinand de Saussure
C
Avram Noam Chomsky
D
Alexius Meinong
E
Bertrand Russell
Açıklama:
Doğru yanıt Alexius Meinong'dir.
Soru 18
Aşağıdakilerden hangisi Russell’ın dil kuramında temel aldığı sorunlardandır? I- Eş göndergeli terimlerin yer değiştirmesi II- Gönderimsiz terimler III- İçlem ve kaplam IV- Varlık savları V- Doğruluk değeri
Seçenekler
A
I, II, IV
B
I, III, V
C
III, IV, V
D
I, II, V
E
II, III, IV
Açıklama:
Russell’ın dil kuramında temel aldığı sorunlar; eş göndergeli terimlerin yer değiştirmesi, gönderimsiz terimler, varlık savlarıdır.
Soru 19
Aşağıdakilerden hangisi hakkında Russell’a göre “şeylerin bilgisi” ile bilgiye sahip olabilirsiniz?
Seçenekler
A
Masanın rengi
B
En yakın arkadaşınız
C
Kumaşın cinsi
D
Kitabın üzerindeki resim
E
Alfabetik harfler
Açıklama:
Russell’a göre sözcüklerin bir araya gelerek oluşturdukları bir tümceyi anlamak için çok özel türde bir bilgiye sahip olmamız gerekir. Bu bilgi türü “tanışıklık yollu bilgi”dir. Bunu açıklamak için Russell bilgi üzerine daha genel bir ayrım yapar: “şeylerin bilgisi” ve “doğruların bilgisi”. Bir insanı bilmek ya da bir şehri bilmek “şeylerin bilgisi”ne örnek olabilir. Türkçe ’de genellikle bunu dile getirmek için “bilme” yerine “tanıma” fiilini kullanıyoruz. Örneğin “Ayşe Ali’yi tanıyor” tümcesinde bilinen ya da tanınan “şey” Ali’dir. Diğer yandan Ayşe Ali hakkında birçok doğru önerme de bilebilir: “Ali mühendislik okuyor”, “Ali 25 yaşında”, “Ali Eskişehir’i çok seviyor” türünde bilgiler Ali hakkındaki doğru önermelerdir.
Soru 20
Aşağıdakilerden hangisi gündelik dilde sıklıkla kullanılan “olağan” özel adlardan biri değildir?
Seçenekler
A
Ankara
B
Ayşe
C
Neptün
D
Aristoteles
E
Mühendis
Açıklama:
Russell iki tür özel ad arasında kuramı açısından çok önemli olan bir ayrım yapar. Gündelik dilde sıklıkla kullandığımız “Ayşe” gibi insan adları, “Ankara” gibi yer adları, ya da “Neptün” gibi nesne adları türünde olanlara “olağan” özel ad der. Bunlar dışında kalan bir başka tür özel ad ise “mantıksal” özel addır. Gündelik dilde kullandığımız tek bir nesneye ya da insana gönderme yapma işlevi olan adlar “olağan” özel adlardır. Anımsayacağınız üzere Frege’ye göre bu tür özel adların iki semantik değeri vardı: anlam ve gönderme. Örneğin “Aristoteles” adının kullanım bağlamına göre bir anlamı vardır. Kişiler bu ada farklı anlamlar yükleyebilirler. Ancak iletişim kurmamızı sağlayan şey tüm bu kullanımlarda gönderme yapılan kişinin aynı olmasıdır.
Soru 21
Modern Niceleyiciler Mantığının ya da diğer adıyla Yüklemler Mantığının kurulmasına kimler yol açmışlardır?
Seçenekler
A
Frege ve Waverly
B
Russell ve Waverly
C
Kant ve Waverly
D
Kant ve Frege
E
Frege ve Russell
Açıklama:
Frege ve Russell bir yandan günümüzde neredeyse tüm üniversitelerde okutulan modern Niceleyiciler Mantığının ya da diğer adıyla Yüklemler Mantığının kurulmasına yol açmışlardır.
Soru 22
Bir şeyi dilin yardımına başvurmadan ve hiçbir kavram kullanmadan bilebiliyorsak bu bilgi türüne ne ad verilir?
Seçenekler
A
Tanışıklık yollu bilgi
B
Şeylerin bilgisi
C
Doğrudan tanışıklık
D
Doğruların bilgisi
E
Bilme bilgisi
Açıklama:
Bir şeyi dilin yardımına başvurmadan ve hiçbir kavram kullanmadan bilebiliyorsak bu bilgi türü “doğrudan tanışıklık” yoluyla elde edilmiştir.
Soru 23
Doğrudan tanışıklılık yoluyla bilemediğimiz dış dünyanın nesnelerini ancak dolaylı olarak bilebilmemize ne denir?
Seçenekler
A
Mantıksal bilgi
B
Doğruların bilgisi
C
Betimleme yollu bilgi
D
Şeylerin bilgisi
E
Tanışıklık yollu bilgi
Açıklama:
Doğrudan tanışıklık yoluyla bilemediğimiz dış dünyanın nesnelerini ancak “dolaylı” olarak bilebiliriz ve bunun için de dil bir temel oluşturur. Buradan yola çıkarak Russell şeylerin bilgisine ulaşmanın ikinci bir yolu olduğunu savunur. Buna da “betimleme yollu bilgi” der.
Soru 24
Russell yüklemlerin boşluklarını belirtmek için ne kullanır?
Seçenekler
A
Anlam
B
Duyu verileri
C
Tümeller
D
Değişken
E
Boşluk
Açıklama:
Russell yüklemlerin boşluklarını belirtmek için değişken kullanır.
Soru 25
Hangi fonksiyonlar nesnelere özellik yüklememizi sağlarlar?
Seçenekler
A
Kavram
B
Önermesel fonksiyon
C
Tümel
D
Özne
E
Tek değişkenli önermesel
Açıklama:
Tek değişkenli önermesel fonksiyonlar nesnelere özellik yüklememizi sağlarlar.
Soru 26
Russell'a göre betimleme genel bir yapıda ise ve tekil bir nesneyi betimlemiyorsa buna ne denir?
Seçenekler
A
Belirli betimleme
B
Dolaylı betimleme
C
Mantıksal betimleme
D
Belirsiz betimleme
E
Doğrudan betimleme
Açıklama:
Betimleme genel bir yapıda ise ve tekil bir nesneyi betimlemiyorsa buna Russell “belirsiz betimleme” (indefinite description) diyor.
Soru 27
Russell'a göre tekil bir nesnenin betimlemesini yapıyorsak da bu türe ne denir?
Seçenekler
A
Doğrudan betimleme
B
Dolaylı betimleme
C
Öznel betimleme
D
Belirli betimleme
E
Belirsiz betimleme
Açıklama:
Tekil bir nesnenin betimlemesini yapıyorsak da bu türe Russell “belirli betimleme” (definite description) diyor.
Soru 28
Günümüz dil felsefesinde hangi kavram “semantik” ve “sentaktik” olarak ikiye ayrılmıştır?
Seçenekler
A
Yan anlamlılık
B
Çift anlamlılık
C
Pragmatik
D
Çok anlamlılık
E
Doğrudan gönderme
Açıklama:
Günümüz dil felsefesinde çok-anlamlılık kavramı (ingilizcede ambiguity) “semantik” ve “sentaktik” olarak ikiye ayrılmıştır.
Soru 29
İçinde betimlemelerin geçtiği türde tümceler Russell’ın kuramına göre nasıl adlandırılır?
Seçenekler
A
Varlık Kavramı
B
Belirli betimleme
C
Varlık yargıları
D
Öznel betimleme
E
Belirsiz betimleme
Açıklama:
Eğer tekil bir nesnenin betimlemesini yapıyorsak da bu türe Russell “belirli betimleme” (definite description) diyor. şiimdi örnekler yoluyla bu iki tür betimlemeyi açıklamaya çalışalım. Diyelim ki flöyle bir tümce kurduk: “Tür- kiye’nin bazı şehirleri büyüktür”. Bu tümcede geçen “Türkiye’nin bazı şehirleri” te- rimi belirli bir şehri betimlemez ve bundan dolayı bir “belirsiz betimleme”dir. İşte içinde bu tür betimlemelerin geçtiği türde tümceler Russell’ın kuramına göre aslın- da varlık yargılarıdır.
Soru 30
Eğer bir yüklem bir nesneye uygulanabiliyorsa buna ne denir?
Seçenekler
A
Birinci düzey kavram
B
Birinci düzey yüklem
C
Birinci düzey yargı
D
Birinci düzey varlık
E
Birinci düzey nesne
Açıklama:
Eğer bir yüklem bir nesneye uygulanabiliyorsa buna birinci düzey yüklem diyoruz.
Soru 31
Russell dil kuramında, ilginç şekilde hangi kavrama yönelik varsayımlarda bulunmuştur?
Seçenekler
A
Varlık
B
Semantik
C
Politika
D
Sanat
E
Bilgi
Açıklama:
Bu kuram her ne kadar felsefe tarihine bir dil kuramı ya da semantik bir kuram olarak geçmişse de, kuramın özellikle bilgi kavramına dair önemli varsayımları bulunur. Bunun nedeni Russell’ın dil üzerine geliştirdiği semantik kuramını büyük ölçüde bilgi kuramına dayandırmasıdır.
Soru 32
Bir şeyi dil ve kavramlar kullanmadan bilebiliyorsak, Russell'a göre bu bilgi nasıl oluşmuştur?
Seçenekler
A
Şeylerin bilgisi
B
Doğruların bilgisi
C
Doğrudan tanışıklık
D
Zihin etkisi
E
Betimleme yollu bilgi
Açıklama:
Bir şeyi dil ve kavramlar kullanmadan bilebiliyorsak, Russell'a göre bu bilgi doğrudan tanışıklık ile olmaktadır.
Soru 33
Dış dünyanın tüm nesneleri için bilgi edinmek isteyen birinin yapması gereken nedir?
Seçenekler
A
Tikel düşünme
B
Betimleme
C
Duyu verilerini kullanma
D
Bilgi oluşturma
E
Dili kullanma
Açıklama:
Dış dünyanın tüm nesneleri için bilgi edinmek istiyorsak betimleme yapmalıyızdır.
Soru 34
Aşağıdakilerden hangisi Russell'ın bilgi üzerine yaptığı genel ayrıma göre "şeylerin bilgisi" ne örnek olarak verilebilir?
Seçenekler
A
Ahmet Ece'yi tanıyor
B
Elif 25 yaşında
C
Pelin Ankara'yı seviyor
D
Murat İzmir'de yaşıyor
E
Onur İstanbul'da okuyor
Açıklama:
Russell bilgi üzerine daha genel bir ayrım yapar: “şeylerin bilgisi” ve “doğruların bilgisi”. Bir insanı bilmek ya da bir şehri bilmek “şeylerin bilgisi”ne örnek olabilir. Türkçe’de genellikle bunu dile getirmek için “bilme” yerine “tanıma” fiilini kullanıyoruz. Örneğin “Ayşe Ali’yi tanıyor” tümcesinde bilinen ya da tanınan “şey” Ali’dir. Diğer yandan Ayşe Ali hakkında birçok doğru önerme de bilebilir: “Ali mühendislik okuyor”, “Ali 25 yaşında”, “Ali Eskişehir’i çok seviyor” türünde bilgiler Ali hakkındaki doğru önermelerdir. Bu tür doğru önermelerin bilgisine de Russell “doğruların bilgisi” diyor.
Soru 35
Russell, "tikeller arasındaki benzerliklerden bir tümelin bilgisine varmayı" nasıl tanımlamıştır?
Seçenekler
A
Dogrudan tanışıklık
B
Soyutlama
C
Şeylerin bilgisi
D
Doğruların bilgisi
E
Betimleme yollu bilgi
Açıklama:
Tikeller arasındaki benzerliklerden bir tümelin bilgisine varmaya Russell “soyutlama” (abstraction) der.
Soru 36
Aşağıdaki cümlelerden hangisinde "belirsiz betimleme" vardır?
Seçenekler
A
Ayşe 30 yaşındadır
B
Konya, Türkiye'nin en büyük şehridir
C
Bazı insanlar mütevazidir
D
Türkiye, Asya ve Avrupa kıtasındadır
E
Ay, Dünyanın uydusudur
Açıklama:
“bazı insanlar” terimi belirli bir insanı betimlemez ve bundan dolayı bir “belirsiz betimleme”dir.
Soru 37
Russell tümceler için, hangi yüklemin olağan bir yüklem olmadığını söylemiştir?
Seçenekler
A
Bilgi
B
Dil
C
Özel ad
D
Varlık
E
Gönderimsiz terimler
Açıklama:
Russell’a göre varlık ya da yokluk tümceleri görünüşte basit özne/yüklem formunda görünmelerine karşın, derin sentaksları çok farklıdır. Bunun nedeni varlık yükleminin olağan bir yüklem olmamasıdır.
Soru 38
'Ejderha yoktur' ifadesindeki yokluk problemine Russell dil felsefesi içinde nasıl bir çözüm getirmiştir?
Seçenekler
A
Sayılı tümce önerme dile getirmez
B
Ejderha betimlenemez
C
Ejderha ile doğrudan tanışık değilizdir
D
Ejderha kavramı boştur
E
Ancak, birden çok değişkeni olan önermesel fonksiyonlar sayesinde bilebiliriz
Açıklama:
Ejderha yoktur” diyerek ejderha kavramının “boş” olduğunu, yani bu kavramın hiçbir nesneye uygulanamayacağını söylemiş oluruz. Bu şekilde geleneksel yokluk problemine tamamen dil felsefesi içinde bir çözüm getirir Russell.
Soru 39
Aşağıdakilerden hangisi tanışıklık yoluyla bilebileceğimiz tümellerdendir?
Seçenekler
A
Sarı renk
B
9 rakamı
C
Kardeşimiz
D
Su elementi
E
Demir materyali
Açıklama:
Tikellerden tümellere geçmemiz gerekir. Tekrar masa örneğine dönersek, masanın sarılığını algıladığımda tikel bir duyu verisi elde etmiş olurum. Farklı durumlarda bunun gibi birçok “sarı” tikeli algılayıp bunların hepsinde ortak olan sarı tümeline varabilirim.
Soru 40
'Ejderha yoktur' türünde bir tümce kurduğumuzda Russell'a göre aslında ne hakkında bir cümle kurmuşuzdur?
Seçenekler
A
Önermesel fonksiyon
B
Gönderimsiz terimler
C
Özel adlar
D
Belirli betimlemeler
E
Belirsiz betimlemeler
Açıklama:
Ejderha yoktur” dediğimizde var olmayan mitolojik bir hayvan hakkında değil, işte bu
önermesel fonksiyon hakkında bir şey söylemiş oluruz
önermesel fonksiyon hakkında bir şey söylemiş oluruz
Soru 41
'Dünya'da bazı ülkeler' ifadesi belirsiz betimlemedir. Bu tür betimlemelerin geçtiği tümcelere Russell ne ad vermiştir?
Seçenekler
A
Tekil nesne
B
Değişken
C
Varlık yargıları
D
Önermesel fonksiyon
E
Karışıklık ilkesi
Açıklama:
İçinde bu tür betimlemelerin geçtiği türde tümceler Russell’ ın kuramına göre aslında varlık yargılarıdır
Soru 42
'Türkiye'nin başkenti büyüktür' dediğimizde Russell'a göre hangisini söylemiş veya yapmış olmayız?
Seçenekler
A
Ankara şehrine gönderme yapmışızdır
B
Türkiye'nin başkenti olan bir şey vardır
C
O şey dışında başkent olan başka bir şey yoktur
D
Öyle bir x vardır ki, Türkiye'nin başkentidir
E
Herhangi bir y için eğer y başkent ise, y ile x aynıdır
Açıklama:
Türkiye’nin başkenti büyüktür” dediğimizde aslında tanışık olmadığımız Ankara şehrine gönderme yapmayız, sadece betimleme yoluyla dolaylı olarak onun büyük bir şehir olduğunu söyleriz
Soru 43
Aşağıdaki cümlelerden hangisi semantik açıdan çok-anlamlıdır?
Seçenekler
A
Herkesin sevdiği bir renk vardır
B
Ankara Türkiye'nin başkentidir
C
Bazı insanlar uzundur
D
Kaymak insana bazen zarar verebilir
E
Teknoloji hayatı kolaylaştırır
Açıklama:
“Kaymak bazen insana zarar verebilir”. Bu tümcede geçen “kaymak” sözcüğü bir süt ürünü olarak yorumlanabileceği gibi, paten ya da kayak kaymak gibi bir edimi de dile getirebilir. Türkçede “kaymak” sözcüğünün birden çok anlamı olmasından kaynaklandığı için tümcemiz bu sefer semantik açıdan çok-anlamlıdır.
Soru 44
Russell'ın kuramında, en önemli yer tutan kavram nedir?
Seçenekler
A
Tanışıklık
B
Betimleme
C
Anlam
D
Önerme
E
Değişken
Açıklama:
Betimleme kavramı Russell’ın felsefesinde o denli önemli bir yer tutuyor ki, Russell’ın dil kuramı günümüzde Betimlemeler Kuramı olarak anılmaktadır. Doğru yanıt B şıkkıdır.
Soru 45
Russell' a göre ilk defa duyduğumuz bir tümceyi nasıl anlayabiliriz?
Seçenekler
A
Tümceyi betimleyerek
B
Yokluk hipotezini kullanarak
C
Tümcedeki çift anlamlılıkları keşfederek
D
Tümceyi soyutlama yaparak
E
O tümcenin parçalarının göndergelerini bilerek
Açıklama:
Russell şu sonuca varır: Bir tümcenin anlamını kavramak için, o tümcenin parçalarının göndergelerini bilmek gerekir.
Soru 46
"Her düşlüncenin bir nesnesi olması gerektiğinden, yokluğunu savladığımız nesnelerin de birer “düşünce nesnesi” olduğu sonucu çıkar." düşüncesi hangi filozofa aittir?
Seçenekler
A
Russell
B
Frege
C
Kripke
D
Meinong
E
Austin
Açıklama:
Meinong’un kuramına göre her düşüncenin bir nesnesi olması gerektiğinden, yokluğunu savladığımız nesnelerin de birer “düşünce nesnesi” olduğu sonucu ç›kar. Bu durumda Meinong’a göre zaman mekan içinde yer almayan ve varlığı olmayan nesneler bulunur.Doğru yanıt D şıkkıdır.
Soru 47
Aşağıdakilerden hangisi Russell'ın savunduğu düşüncelerden değildir?
Seçenekler
A
Anlam ile gönderme arasında fark vardır
B
Zihnimiz dışındaki tüm dünya hakkındaki bilgimiz dolaylıdır
C
Özel adlar olağan ve mantıksal olarak ikiye ayrılır
D
Bir şeye hiçbir betimleme içermeden doğrudan gönderme yapmamız için o şeyle tanışık olmamız gerekir
E
Varlık ya da yokluk tümceleri görünüşte basit özne/yüklem formunda görünmelerine karşın, derin sentaksları çok farklıdır
Açıklama:
Frege’nin kuramı ve özellikle anlam ile gönderme arasında Frege’nin yaptığı ayrım değişik kılıklarda günümüz dilbiliminde ve dil felsefesinde sıklıkla kullanılmaya devam ediyor. Ancak bu ayrımı reddeden dil kuramları da bulunur. Bunlar arasında en önemlisi ve felsefe tarihinde en fazla etki bırakmış olanı Bertrand Russell’ın dil kuramıdır. Doğru yanıt A şıkkıdır.
Soru 48
Aşağıdakilerden hangisi Frege ve Russell'ın ortak görüşlerindendir?
Seçenekler
A
Her düşüncenin bir nesnesi olması gerektiğinden, yokluğunu savladığımız nesnelerin de birer “düşünce nesnesi” olduğu sonucu çıkar
B
"İnce Memed çok cesur biri" tümcesinde "İnce Memed" gönderimsiz bir terimdir
C
Terimlerin iki değil tek bir semantik değeri bulunur
D
Bir terimin bir yanda kavranan bir “anlam”ı, diğer yanda bir “gönderge”si olan ayrı bir nesnesi yoktur
E
Varlık yüklemi nesnelere değil kavramlara yüklenebilen özel bir yüklemdir
Açıklama:
Russell da varlık yükleminin nesnelere değil kavramlara yüklenebilen özel bir yüklem olduğuna dair Frege’nin görüşünü paylaşır
Soru 49
"Russell'ın dil kuramı felsefe tarihine ......... bir kuram olarak geçmiştir." tümcesindeki boşluğa aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Seçenekler
A
Semantik
B
Ontolojik
C
Aksiyolojik
D
Mantıksal
E
İdeolojik
Açıklama:
Bu kuram her felsefe tarihine bir dil kuramı ya da semantik bir kuram olarak geçmiştir.Doğru yanıt A şıkkıdır.
Soru 50
Russell'a göre "var olmak nesnelerin değil ............. bir özelliğidir" tümcesindeki boşluğu aşağıdakilerden hangisi en doğru şekilde tamamlar?
Seçenekler
A
Öznelerin
B
Kavramların
C
Tümellerin
D
Tikellerin
E
Yüklemlerin
Açıklama:
Var olma dilsel açıdan yararı olan bir yüklem ise, nesnelere değil başka şeylere yüklenen özel türde bir yüklem olmalıdır. Russell bundan dolayı var olmanın nesnelerin değil “önermesel fonksiyon”ların (ya da kavramların) bir özelliği olduğunu söyler.Doğru yanıt B şıkkıdır.
Soru 51
Şıklardan hangisi Russell'ın tartıştığı bağlamda “Fransa’nın şimdiki kralı kel değildir.” tümcesi yerine kullanılabilir?
Seçenekler
A
İngiltere'nin şimdiki kraliçesi güzeldir.
B
Türkiye'nin ilk cumhurbaşkanı bir entellektüeldir.
C
Fransa'nın en büyük kenti bir kültür merkezi değildir.
D
Eskişehir'in en eski limanı ticarete kapalıdır.
E
Suçların en büyüğü yanlış olduğunu bildiğin halde inat etmektir.
Açıklama:
“On Denoting” adlı çalışmasının en başında Russell bir dil kuramını sınamak için üç temel semantik sorundan söz eder. Bunlardan ilki, felsefe tarihinde farklı biçimlerde ve genellikle ontolojik bir sorun olarak ortaya çıkmış olan ve daha önce Frege’nin kuramının bağlamında ele aldığımız “gönderimsiz terimler” ile ilgilidir. Russell’ın ünlü örneğinde “Fransa’nın şimdiki kralı keldir” tümcesinin öznesi konumundaki “Fransa’nın şimdiki kralı” teriminin bu dünyada bir karşılığı (yani gönderme yaptığı bir nesne, ya da kısaca göndergesi) yoktur. Bu durumda, Russell’a göre, tümcenin doğru bir sav öne sürdüğünü söyleyemeyiz. Her anlamlı savın ya doğru ya da yanlış olduğunu varsayarsak, bu tümcenin doğru olmadığına göre yanlış olduğu sonucuna varmamız gerekir. Ancak o durumda da mantığın bir başka kuralı olarak kabul gören “eğer bir tümce yanlış ise, o tümcenin mantıksal değili doğrudur” savını kabul edersek “Fransa’nın şimdiki kralı kel değildir” tümcesinin doğru olması gerekir, ki bu da kabul edilebilir gibi görünmez. D şıkındaki cümle bu örneğe uymaktadır. D şıkkı dışındaki tümcelerin hepsinin referansları belirlenebilirdir ve bir doğruluk değeri verilebilir.Doğru yanıt D şıkkıdır.
Soru 52
I. Masanın kendisi. II. Masanın duyu verileri. III. Masa'nın bilgisi. Russell'a göre üsttekilerin hangileriyle doğrudan tanışık olabiliriz?
Seçenekler
A
I
B
II
C
III
D
II, III
E
I, III
Açıklama:
Russell’a göre bir insanın kendi zihni dışındaki herhangi bir şey ile “doğrudan tanışık” olması olanaklı değildir. Gözlerimi açıp baktığımda masa ile doğrudan bir tanışıklık kuramıyorum. O halde algı yoluyla nelerle doğrudan tanışık hale gelebilirim? Russell’ın bu soruya yanıtı şöyle: algı yoluyla dış dünyanın nesnelerinin kendileriyle değil, o nesnelerin zihnimizde bıraktığı “izler” ile doğrudan tanışık hale gelebiliriz. Russell bu izlere duyu verileri (sense data) adını verir. Masanın varlığını bilebilmemiz için, zihnimizde oluşan duyu verilerinin “neden”i olan bir masa olduğuna dair bir çıkarım yapmamız gerekir ki bu da tanışıklığı dolaylı kılar.Doğru yanıt B şıkkıdır
Soru 53
I. Dış dünyadaki bir elmayı II. Elmanın duyu verilerini III. Elmanın tümelini Russell'a göre bir dildeki "elma" ifadesini anlamak için doğrudan tanışıklık yoluyla üsttekilerden hagilerini bilmemiz gerekir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
II ve III
D
I ve II
E
I ve III
Açıklama:
Russell'a göre bir dili anlamak ve konuşmak için doğrudan tanışıklık yoluyla iki şey bilmemiz gerekir: duyu verileri ve tümeller. Bu ikisini bir araya getirerek artık tanışık olmadığımız dış dünyanın nesnelerini betimleme yoluyla bilebilir hale geliriz. Doğru yanıt C şıkkıdır.
Soru 54
Russell' a göre şıklardan hangisi ekşi tümelidir?
Seçenekler
A
"Ekşi" sözcüğünün göndergesi
B
“Ekşidir” yükleminin gönderme yaptığı bir fonksiyon.
C
Mümkün olan bütün "ekşi" şeylerin sıfatı.
D
Değerlendirme durumlarından "ekşilik" özelliğine sahip bütün göndergelere bir fonksiyon.
E
Duyu verisi "ekşi " olan bütün objelerin fenomeni.
Açıklama:
Russell'a doğrudan tanışık olabileceğimiz iki tür şey vardır, zihnimizdeki duyu verileri ve tümeller. Dolayısıyla bir tümcenin anlamı, yani o tümcenin dile getirdiği önerme de bu ikisinden oluşmalıdır. Yoksa tümcelerin anlamlarını kavramamız olanaklı olamazdı. Russell, tümeli, aynı Frege’de olduğu gibi, bir fonksiyon olarak tanımlar. Örneğin ekşi doğrudan tanışık olduğumuz bir duyu verisidir. Ekşi tümeli ise , “__ ekşidir” yükleminin gönderme yaptığı bir fonksiyondur.
Soru 55
I. Önermesel fonksiyon.
II. Tümel.
III. Kavram.
IV. Anlam.
Russell’ın kuramı içinde üsttekilerden hangileri aynı şeye gönderme yapmaktadırlar?
II. Tümel.
III. Kavram.
IV. Anlam.
Russell’ın kuramı içinde üsttekilerden hangileri aynı şeye gönderme yapmaktadırlar?
Seçenekler
A
I, IV
B
II, IV
C
I, II, III
D
I, II, IV
E
I, III, IV
Açıklama:
Russell’ın kuramı içinde “önermesel fonksiyon”, “tümel” ve “kavram” terimlerinin üçü de aynı şeye gönderme yapmaktadır.
Soru 56
Russell'ın kuramına göre "bulut beyazdır" önermesini değer almış bir önermesel fonksiyon olarak çözümlersek sırasıyla "bulut" ve "beyazdır" sözcükleri nasıl ele alınmalıdır?
Seçenekler
A
obje - duyu verisi
B
tümel - yüklem
C
değişken - yüklem
D
değişken - fonksiyon
E
isim - fiil
Açıklama:
Russell yüklemlerin boşluklarını belirtmek için “değişken” kullanır. Basit özne/yüklem biçimindeki bir tümcenin öznesini çıkarıp yerine “x” harfini koyduğumuzda, dile getirdiğimiz şeye Russell “önermesel fonksiyon”, buradaki “x” harfine de “değişken” diyor. Örneğin “Önümdeki masa ahşaptır” tümcesinin öznesi olan “önümdeki masa” terimini çıkarıp, yerine “x” harfini koyalım: “x ahşaptır”. Buradaki “x” harfi değer olarak bir nesne almaya uygun bir değişkendir. Bu değişken yerine önümdeki masayı koyarsam (terimi değil masanın kendisini) doğru bir önerme elde ederiz, ama önümdeki kahve bardağını koyarsam, bardak ahşap olmadığı için, yanlış bir önerme elde ederiz. İşte “x ahşaptır” terimi bir önermesel fonksiyona gönderme yapar Russell’a göre. "bulut beyazdır" önermesi "x beyazdır" önermesel fonksiyonunun "bulut" değerini almış halidir. "Bulut" sözcüğü değer almış bir değişken, "beyazdır" sözcüğü ise bir yüklem olarak değerlendirilir.
Soru 57
I. Angkor Wat bir tür tapınaktır.
II. Öyle bir X tapınağı vardır ki Kamboçyadadır.
III. Eğer bir Y tapınağı Kamboçyada ise o tapınak X'tir.
IV. X tapınağı Angkor Wat'tır.
V. X tapınağı dünyanın en büyük tapınağıdır.
Russel'ın belirli betimlemeler kuramına göre, "Kamboçyadaki tapınak Angkor Wat'tır" tümcesini üstteki şekilde analiz ettiğimizde hangisi "Kamboçyadaki tapınak" betimlemesinin belirsiz olduğunu göstermektedir?
II. Öyle bir X tapınağı vardır ki Kamboçyadadır.
III. Eğer bir Y tapınağı Kamboçyada ise o tapınak X'tir.
IV. X tapınağı Angkor Wat'tır.
V. X tapınağı dünyanın en büyük tapınağıdır.
Russel'ın belirli betimlemeler kuramına göre, "Kamboçyadaki tapınak Angkor Wat'tır" tümcesini üstteki şekilde analiz ettiğimizde hangisi "Kamboçyadaki tapınak" betimlemesinin belirsiz olduğunu göstermektedir?
Seçenekler
A
I
B
II
C
III
D
IV
E
V
Açıklama:
Kısaca dil sayesinde doğrudan tanışıklık yoluyla bilebildiğimiz tümelleri kullanarak doğrudan bilemediğimiz dünya üzerine düşünebilir ve bunlar üzerine konuşabilir hale geliyoruz. Dil aracılığıyla bildiklerimiz cinsinden bilmediklerimizi betimleyebiliyoruz. Bunu yapmanın iki yolu bulunur; betimleme genel bir yapıda ise ve tekil bir nesneyi betimlemiyorsa buna Russell “belirsiz betimleme” (indefinite description) diyor. Eğer tekil bir nesnenin betimlemesini yapıyorsak da bu türe Russell “belirli betimleme” (definite description) diyor. Kamboçyada sadece tek bir tapınak varolmayacağına göre doğru cevap III. maddedir.
Soru 58
Russell'a göre şıklardan hangisi gündelik dilde kullandığımız özel adlar için doğrudur?
Seçenekler
A
Hiçbir koşulda doğrudan gönderme yapmazlar.
B
Özel adlar her zaman doğrudan gönderme yaparlar.
C
Asla bir tekil betimleme içermezler.
D
Bir duyu verisine özel ad ile gönderme yapılamaz.
E
Herkesin ortaklaşa anlayabileceği bir özel ad örneği verilebilir.
Açıklama:
Gündelik dilde ve hatta bilim dilinde kullandığımız tüm “olağan” özel adlar bu şekilde çözümlenmelidir Russell’a göre. Bu tür adlar hiçbir koşulda doğrudan gönderme yapmazlar; hep bir tekil betimleme içerirler, ve ancak bu betimlemede geçen kavramlarla tanışık olmamız durumunda bu özel adların geçtiği bir tümceyi kavrayabiliriz. Russell’a göre bir şeye hiçbir betimleme içermeden doğrudan gönderme yapmamız için o şeyle tanışık olmamız gerekir. Daha önce de belirttiğimiz üzere iki tür şey vardır tanışık olduğumuz: kavramlar ve duyu verileri. İşte yalnızca bunları doğrudan adlandırabiliriz. Kavram adları özel ad değildir. Örneğin beyaz kavramının adı olan “beyaz” terimi bir kavram adıdır ve özel ad değildir. Ancak bir duyu verisi tekil bir nesnedir. Dolayısıyla bir duyu verisine özel ad ile gönderme yapabiliriz. Örneğin önümde duran beyaz kahve bardağının zihnimde bıraktığı beyazlık duyu verisi ile doğrudan tanışıklık yaşıyorum. Bu nesne genel bir kavram olan beyaz kavramı değildir, çünkü tekildir. İstersem buna bir ad verebilirim. İşte bu tür adlara Russell “mantıkal özel ad” diyor. Hepimizin ortaklaşa anlayabileceği bir özel ad örneği veremeyiz. Bunun nedeni herkesin tanışıklık yoluyla bilebileceği tikeller öznel olmak zorundadır.
Soru 59
Ali, mantık dersinin vize sınavından 100 alan tek kişidir ve Ali ile Ayşe tanışmaktadırlar. Bu durumda (1)"Ayşe Ali'yi tanımaktadır." ve (2)"Ayşe mantık dersinin vize sınavından 100 alan kişiyi tanımaktadır." cümlelerinin Russell'a göre aynı anlamda olmamalarının nedeni nedir?
Seçenekler
A
Aynı göndergeye işaret etmezler.
B
Ayşe'nin mantık dersinin vize sınavından 100 alan tek kişinin Ali olduğunu bildiği açık değildir.
C
"Ali" bir belirli betimleme olduğu halde "mantık dersinin vize sınavından 100 alan kişi" belirsiz bir betimlemedir.
D
"Ali" basit bir terimken "mantık dersinin vize sınavından 100 alan kişi" kompleks bir terimdir
E
Göndergeleri aynı olduğu halde sunum biçimleri farklıdır.
Açıklama:
"Ayşe" özel ismi ve "mantık dersinin vize sınavından 100 alan kişi" belirli betimlemeleri tek başlarına gönderme yapmazlar ve tümce içinde yer aldıklarında da varlık yüklemi ve önermesel fonksiyonlar cinsinden çözümlenirler. Russell'a göre bir ifadenin anlamı göndergesi olduğu ve bu iki cümle aynı göndergeyi işaret etmediği için anlamları da aynı olamaz. E şıkkı doğru olduğu halde Frege'nin kuramında geçerlidir.
Soru 60
Bir şeyin var olmadığını söylediğimizde ortaya çıkan ontolojik problemi Russell nasıl çözer?
Seçenekler
A
Var olma'nın nesnelerin bir özelliği olduğunu ileri sürerek.
B
Var olma' nınnesnelere değil kavramlara özellik yükleyen ikinci düzey bir kavram olduğunu ileri sürerek.
C
Yokluk bildiren tümcelerin gerçek mantıksal öznesinin, “var olmayan” bir şey değil bir boş kavram olduğunu ileri sürerek.
D
Yokluk tümcelerinin gerçekte basit özne/yüklem formunda olduklarını iddia ederek.
E
Gerçekte olmayan bir şeye gönderme yapıp, sonra da onun var olma özelliğinin bulunmadığını söylediğimizi öne sürerek.
Açıklama:
Meinong'a göre birşeyin var olmadığını söylediğimizde, gerçekte olmayan bir hayvan türüne gönderme yapıp, sonra da onun var olma özelliğinin bulunmadığını söylemiş oluruz. Russell ise Meinong’un kuramını benimsemez ve bunun bizleri “gerçeklikten kopardığını” söyler. Eğer bu tür tümceleri gerçeklikten kopmadan çözümlemek olanaklı ise bu yeğlenmelidir. Russell da kendi çözümlemesinin bunu sağladığını söyler. Tümcenin gerçek mantıksal öznesi, Meinong’un kuramında olduğu gibi, “var olmayan” bir hayvan olan ejderha değil, ejderha kavramıdır. Söylenen şey bir hayvan türüne dair değil bir kavrama dairdir. O kavram hakkında da tümcemiz doğru bir şey söyler. Kısaca “Ejderha yoktur” diyerek ejderha kavramının “boş” olduğunu, yani bu kavramın hiçbir nesneye uygulanamayacağın söylemiş oluruz. Bu şekilde geleneksel yokluk problemine tamamen dil felsefesi içinde bir çözüm getirir Russell. B şıkkındaki düşünce ise Russell'ınkine yakın olmasına rağmen Frege'ye aittir.
Soru 61
"İnce Memed çok cesur biri" ifadesi Russell felsefesinde hangi kavramla açıklanabilir?
Seçenekler
A
Gönderimsiz terimler
B
Özel adlar
C
Belirsiz betimlemeler
D
Tanışıklık ilkesi
E
Önermesel fonksiyonlar
Açıklama:
Frege’nin kuramına göre örneğin “İnce Memed çok cesur biri” dediğimizde anlamlı bir tümce kurmuş oluruz. Ancak tümce doğru ya da yanlış olabilecek bir iddia içermez. Neden? Çünkü “İnce Memed” isminin bu dünyada karşılık geldiği bir insan yoktur. Bu isim gönderimsiz bir terimdir. Frege’nin bu çözümünü Russell kabul etmez. Doğru cevap A'dır.
Soru 62
Aşağıdakilerden hangisi "şeylerin bilgisi"ne bir örnektir?
Seçenekler
A
Ayşe mühendistir.
B
Ali Samsun'u bilir.
C
Ali 35 yaşındadır.
D
Ali Eskişehirli'dir.
E
Ayşe elmayı sever.
Açıklama:
Russell’a göre sözcüklerin bir araya gelerek oluşturdukları bir tümceyi anlamak için çok özel türde bir bilgiye sahip olmamız gerekir. Bu bilgi türü “tanışıklık yollu bilgi”dir. Bunu açıklamak için Russell bilgi üzerine daha genel bir ayrım yapar: “şeylerin bilgisi” ve “doğruların bilgisi”. Bir insanı bilmek ya da bir şehri bilmek “şeylerin bilgisi”ne örnek olabilir. Türkçe’de genellikle bunu dile getirmek için “bilme” yerine “tanıma” fiilini kullanıyoruz. Örneğin “Ayşe Ali’yi tanıyor” tümcesinde bilinen ya da tanınan “şey” Ali’dir. Diğer yandan Ayşe Ali hakkında birçok doğru önerme de bilebilir: “Ali mühendislik okuyor”, “Ali 25 yaşında”, “Ali Eskişehir’i çok seviyor” türün de bilgiler Ali hakkındaki doğru önermelerdir. İşte bu tür doğru önermelerin bilgisine de Russell “doğruların bilgisi” diyor. Dolayısıyla doğru cevap B'dir.
Soru 63
Tikeller arasındaki benzerliklerden bir tümelin bilgisine varma hangi kavramla açıklanmaktadır?
Seçenekler
A
Açıklama
B
Uslamlama
C
Yorumlama
D
Anlama
E
Soyutlama
Açıklama:
Tikeller arasındaki benzerliklerden bir tümelin bilgisine varmaya Russell “soyutlama” (abstraction) der. Bu zihnimizin en önemli işlevlerinden biridir. Bu sayede bazı tümeller ile çok küçük yaşta tanışık hale geliriz. Bunun sonucu olarak da bir dili anlayıp konuşmamız olanaklı hale gelir. Doğru cevap E'dir.
Soru 64
Russell'ın Betimlemeler Kuramı'nın temel aldığı düşünce hangisidir?
Seçenekler
A
Tümcenin parçaları olan terimlerin anlamlarını biliyorsak, o “anlam”ları bir araya getirerek yeni tümceyi anlarız.
B
Bir şeyin var olmadığını söylediğimizde, görünüşte önce o var olmadığını savladığımız şeye gönderme yaparız.
C
Doğrudan tanışıklık yoluyla bilemediğimiz dış dünyanın nesnelerini ancak “dolaylı” olarak bilebiliriz ve bunun için de dil bir temel oluşturur.
D
Bir tümcenin her parçasının göndergesini doğrudan bilmeden o tümceyi anlamamız olanaklı olmaz.
E
Varlık ya da yokluk tümceleri görünüşte basit özne/yüklem formunda görünmelerine karşın, derin sentaksları çok farklıdır.
Açıklama:
Hepimizin ortaklaşa anlayabileceği önermelerin oluşmasını sağlayan parçalar doğrudan tanışık olduğumuz şeyler olmalıdır. Russell’a göre bir terimi “anlamak” demek onun göndergesi ile doğrudan tanışık olmaktır. Yani bir tümcenin her parçasının göndergesini doğrudan bilmeden o tümceyi anlamamız olanaklı olmaz. İşte Russell’ın Betimlemeler Kuramı bu düşünceyi temel alır. Doğru cevap D'dir.
Soru 65
'Her düşüncenin bir nesnesi olması gerektiğinden, yokluğunu savladığımız nesnelerin de birer “düşünce nesnesi” olduğu sonucu çıkar.' ifadesi hangi filozofa aittir?
Seçenekler
A
Aristoteles
B
Russell
C
Meinong
D
Frege
E
Waverly
Açıklama:
Meinong’un kuramına göre her düşüncenin bir nesnesi olması gerektiğinden, yokluğunu savladığımız nesnelerin de birer “düşünce nesnesi” olduğu sonucu çıkar. Bu durumda Meinong’a göre zaman-mekan içinde yer almayan ve varlığı olmayan nesneler bulunur. Doğru cevap C'dir.
Soru 66
"x ahşaptır" ifadesi hangi kavramla açıklanabilir?
Seçenekler
A
Betimlemeler kuramı
B
Eşgöndergeli terim
C
Varlık tümceleri
D
Önermesel fonksiyon
E
Bilgi kavramı
Açıklama:
Tümeller herkes tarafından kavranabildikleri için dilin ortak yanını oluştururlar. Russell yüklemlerin boşluklarını belirtmek için “değişken” kullanır. Basit özne/yüklem biçimindeki bir tümcenin öznesini çıkarıp yerine “x” harfini koyduğumuzda, dile getirdiğimiz şeye Russell “önermesel fonksiyon”, buradaki “x” harfine de “değişken” diyor.
Soru 67
Russell ve Frege'in varlık ve yokluk yargılarına getirdiği çözümleme hangi noktada örtüşür?
Seçenekler
A
Var olma yüklemi nesnelere bir özellik yüklemek için kullanılamaz.
B
Varlık ve yokluk tümcelerinin derin sentaksı çok farklıdır.
C
Boşluk, kavram ile doldurulduğunda anlamlı bir tümce oluşur.
D
Eşgönderimli iki terimin değişmesi yanlış bir tümce yapısıdır.
E
Belirli betimlemeler tek başlarına gönderme yapmazlar.
Açıklama:
“Atom içi parçacıklar vardır” dediğimizde, önce elektron gibi atom içi parçacıklara gönderme yapıp, sonra onların var olma özelliği olduğunu söylemiş olmayız. Yine tümcemizin mantıksal öznesi bir kavramdır: atom içi parçacıklar kavramı. Bu sefer bu kavramın “boş” olmadığını, yani bu kavramın uygulanabileceği nesneler bulunduğunu söylemiş oluruz. Gördüğünüz gibi Russell’ın varlık ve yokluk yargılarına getirdiği çözümleme Frege’ninkiyle büyük ölçüde örtüşüyor. İki düşünür de var olma yükleminin nesnelere bir özellik yüklemek için kullanılamayacağını savunur.
Soru 68
Aşağıdakilerden hangisi Russell'ın klasikleşmiş iki makalesinden biridir?
Seçenekler
A
Betimleme Yollu Bilgi
B
Doğrudan Gönderme
C
Belirli Betimleme
D
Varlık Yargıları
E
Gönderme Üzerine
Açıklama:
A, B, C, D şıklarında yer alan kavramlar Russell'ın felsefesinde kullanılan kavramlardır. Doğru cevap E'dir.
Soru 69
Aşağıdakilerden hangisi Russell'ın felsefesine göre yanlış bir ifadedir?
Seçenekler
A
Zihnimiz dışındaki tüm dünya hakkındaki bilgimiz dolaylıdır.
B
Tümeller dış dünyanın zihnimizde bıraktığı izlerdir.
C
Duyu verileri her insan için farklı olan öznel şeylerdir.
D
Dünya hakkındaki bilgiyi edinmek her durumda dilsel bir çabayı gerektirir.
E
Tümeller hepimiz için ortak olan ve her birimizin kavradığı şeylerdir.
Açıklama:
A, C, D, E şıklarında yer alan ifadeler Russell'ın felsefesine göre doğrudur, C şıkkında ise tanımlanan durum duyu verileri kavramıyla ifade edilmektedir. Doğru cevap B'dir.
Soru 70
Russell'a göre özel adlar aşağıdakilerden hangisi ile ifade edilebilir?
Seçenekler
A
Belirli betimleme
B
Doğrudan betimleme
C
Örtük betimleme
D
Tekil betimeleme
E
Belirsiz betimleme
Açıklama:
“Aristoteles akıllıdır." Tümcenin öznesi olan “Aristoteles” adının bu tümce içinde bir insana, yani Antik dönemin meşhur bir filozofuna gönderme yapmış olduğunu varsayalım. O halde bu tümce içinde “Aristoteles” adının anlamını kavramak için Aristoteles ile “tanışık” olmamız gerekirdi. Ama değiliz, olamayız da. Bu durumda bu tümceyi duyduğunuzda onu anlamamız, yani tümcenin dile getirdiği önermeyi kavramamız olanaklı olmazdı. Bunun nedeni hiçbirimiz kendimiz dışında bir insanı doğrudan bilemeyiz, yani, Russell’ın deyimiyle, hiçbirimiz Aristoteles ile “tanışık" değiliz, onun hakkında “tanışıklık yollu" bilgi sahibi değiliz. Ama tümceyi yine de anlıyoruz. Böyle bir uslamlama sonucunda Russell bir tümce içinde kullanıldıklarında olağan özel adların gönderme yaptıkları bir dış nesne olmadığı sonucuna varır. Yani bu tümcede geçen “Aristoteles” adı doğrudan Antik çağın o meşhur filozofuna gönderme yapamaz. Ancak bir betimleme yoluyla bu filozoftan dolaylı bir şekilde bahsetmek olanaklıdır dili kullanarak. Yani Russell “Aristoteles” gibi bir özel adon aslında bir betimleme olmak zorunda olduğu sonucuna varır. Bu betimlemenin ne olduğu bağlama göre değişebilir. Ama adın kullanıldığı her bağlamda söylenenin anlaşılır bir şey olabilmesi için bir betimlemeyi dile getirmesi gerekir. Yani bir özel ad gerçekte bir betimlemenin kısaltmasıdır, ya da diğer bir deyişle, bir örtük betimlemedir aslında. Doğru cevap C'dir.
Soru 71
Aşağıdakilerden hangisi Russell'ın düşüncesini yansıtmaz?
Seçenekler
A
Bir tümcenin anlamlı olabilmesi için bir “sav” içermesi gerekir.
B
Var olma ya da olmama nesnelere ait bir özelliktir.
C
Bir tümce ne doğru ne de yanlış bir şey söylüyorsa anlamsızdır.
D
Bir başkasını doğrudan bilebilmeniz olanaklı değildir.
E
Bir insanı, veya nesneyi bilebilmek betimleyebilmeniz sayesinde olur.
Açıklama:
Russel'e göre var olma ya da olmama nesnelere ait bir özellik değildir.
Var olma ya da olmama nesnelere ait bir özelliktir.
Var olma ya da olmama nesnelere ait bir özelliktir.
Soru 72
Tanışık olduğumuz duyu verileri ve tümelleri kullanarak zihnimiz dışında kalan dış dünyanın nesneleri hakkında bilgi sahibi olmak aşağıdaki kavramlardan hangisi ile ifade edilmektedir?
Seçenekler
A
Eşgöndergeli terim
B
Betimleme yollu bilgi
C
Gönderimsiz terim
D
Tanışıklık yollu bilgi
E
Belirsiz betimleme
Açıklama:
Tanışık olduğumuz duyu verileri ve tümelleri kullanarak zihnimiz dışında kalan dış dünyanın nesneleri hakkında bilgi sahibi olabiliriz. İşte bu tür bilgiye de Russell “Betimleme Yollu Bilgi” (Knowledge by Description) adını veriyor. Doğru cevap B şıkkıdır.
Soru 73
Bir önermeyi anlayabilmemiz için, o önermenin her parçası ile doğrudan______________ olmamız gerekir.
Cümlede boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
Cümlede boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
Seçenekler
A
tanışık
B
umutlu
C
bilgili
D
benzer
E
İlgili
Açıklama:
Yanıtınız yanlış ise sayfa 58’de “TANIŞIKLIK VE BETİMLEME YOLLU BİLGİ AYRIMI” bölümünü yeniden gözden geçiriniz.
Tanışık ilkesi: Bir önermeyi anlayabilmemiz için, o önermenin her parçası ile doğrudan tanışık (directly acquainted) olmamız gerekir.
Tanışık ilkesi: Bir önermeyi anlayabilmemiz için, o önermenin her parçası ile doğrudan tanışık (directly acquainted) olmamız gerekir.
Soru 74
Bir önermeyi anlayabilmemiz için, o önermenin___________ ile doğrudan tanışık olmamız gerekir.
Cümlede boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
Cümlede boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
Seçenekler
A
öznesi
B
yüklemi
C
zarfı
D
edatı
E
her parçası
Açıklama:
Yanıtınız yanlış ise sayfa 58’de “TANIŞIKLIK VE BETİMLEME YOLLU BİLGİ AYRIMI” bölümünü yeniden gözden geçiriniz.
Tanışık ilkesi: Bir önermeyi anlayabilmemiz için, o önermenin her parçası ile doğrudan tanışık (directly acquainted) olmamız gerekir.
Tanışık ilkesi: Bir önermeyi anlayabilmemiz için, o önermenin her parçası ile doğrudan tanışık (directly acquainted) olmamız gerekir.
Soru 75
Aşağıdakilerden hangisi Russell’a göre sözcüklerin bir araya gelerek oluşturdukları bir tümceyi anlamak için sahip olunması gereken bilgilerden birisidir?
Seçenekler
A
Kavrama yollu bilgi
B
Sunuş yollu bilgi
C
Tanışıklık yollu bilgi
D
Anlamlandırma yollu bilgi
E
Betimleme yollu bilgi
Açıklama:
Yanıtınız yanlış ise sayfa 59’de “TANIŞIKLIK VE BETİMLEME YOLLU BİLGİ AYRIMI” bölümünü yeniden gözden geçiriniz.
Russell’a göre sözcüklerin bir araya gelerek oluşturdukları bir tümceyi anlamak için çok özel türde bir bilgiye sahip olmamız gerekir. Bu bilgi türü “tanışıklık yollu bilgi”dir.
Russell’a göre sözcüklerin bir araya gelerek oluşturdukları bir tümceyi anlamak için çok özel türde bir bilgiye sahip olmamız gerekir. Bu bilgi türü “tanışıklık yollu bilgi”dir.
Soru 76
Russell, duyu verilerinin bilgisini aşağıdakilerden hangisi ile tanımlamaktadır?
Seçenekler
A
Gönderme ile
B
Düşünce ile
C
Tikel ile
D
Anlam ile
E
Tümel ile
Açıklama:
Yanıtınız yanlış ise sayfa 60’de “TANIŞIKLIK VE BETİMLEME YOLLU BİLGİ” bölümünü yeniden gözden geçiriniz.
duyu verileri kişliye özel ve bu anlamda tamamen öznel olan ve çok kısa sürede varlıklarını kaybeden tikellerdir. işte bu tikel duyu verileri bizim tüm dünya hakkındaki bilgimizin temelini oluşturur. Masanın varlığını bilebilmemiz için, zihnimizde oluşan duyu verilerinin “neden”i olan bir masa olduğuna dair bir çıkarım yapmamız gerekir Russell’a göre.
duyu verileri kişliye özel ve bu anlamda tamamen öznel olan ve çok kısa sürede varlıklarını kaybeden tikellerdir. işte bu tikel duyu verileri bizim tüm dünya hakkındaki bilgimizin temelini oluşturur. Masanın varlığını bilebilmemiz için, zihnimizde oluşan duyu verilerinin “neden”i olan bir masa olduğuna dair bir çıkarım yapmamız gerekir Russell’a göre.
Soru 77
Bir dili anlamak ve konuşmak için doğrudan tanışıklık yoluyla bilmemiz gereken iki şey aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
duyu veriler ve anlamlar
B
duyu veriler ve tikeller
C
duyu veriler ve çağrışımlar
D
duyu veriler ve tümeller
E
duyu veriler ve terimler
Açıklama:
Doğru yanıt D’dır.
Yanıtınız yanlış ise sayfa 60’de “TANIŞIKLIK VE BETİMLEME YOLLU BİLGİ bölümünü yeniden gözden geçiriniz.
bir dili anlamak ve konuşmak için doğrudan tanışıklık yoluyla iki şey bilmemiz gerekir: duyu verileri ve tümeller. Bu ikisini bir araya getirerek artık tanışık olmadığımız dış dünyanın nesnelerini betimleme yoluyla bilebilir hale geliriz.
Yanıtınız yanlış ise sayfa 60’de “TANIŞIKLIK VE BETİMLEME YOLLU BİLGİ bölümünü yeniden gözden geçiriniz.
bir dili anlamak ve konuşmak için doğrudan tanışıklık yoluyla iki şey bilmemiz gerekir: duyu verileri ve tümeller. Bu ikisini bir araya getirerek artık tanışık olmadığımız dış dünyanın nesnelerini betimleme yoluyla bilebilir hale geliriz.
Soru 78
Frege’nin aksine Russell, bir terimin hangi iki özelliği arasında ayrım yapmaz?
Seçenekler
A
Gönderge ile bilgi
B
Anlam ile gönderge
C
Diziliş ile anlam
D
Anlam ile öğe
E
Gönderge ile diziliş
Açıklama:
Doğru yanıt B’dır.
Yanıtınız yanlış ise sayfa 60’da “DEĞİŞKENLER VE ÖNERMESEL FONKSİYONLAR” bölümünü yeniden gözden geçiriniz.
Russell ise, Frege gibi, bir terimin “anlam”ı ile “gönderge”si arasında ayrım yapmaz . Ona göre anlam göndergedir. Yani bir terimin anlamı ile gönderme yaptığı şey aynı şeydir. Buradan Russell şu sonuca varır: bir tümcenin anlamını kavramak için, o tümcenin parçalarının göndergelerini bilmek gerekir. Bu bilgi de doğrudan tanışıklık yoluyla elde edinilmiş bilgi olmalıdır.
Yanıtınız yanlış ise sayfa 60’da “DEĞİŞKENLER VE ÖNERMESEL FONKSİYONLAR” bölümünü yeniden gözden geçiriniz.
Russell ise, Frege gibi, bir terimin “anlam”ı ile “gönderge”si arasında ayrım yapmaz . Ona göre anlam göndergedir. Yani bir terimin anlamı ile gönderme yaptığı şey aynı şeydir. Buradan Russell şu sonuca varır: bir tümcenin anlamını kavramak için, o tümcenin parçalarının göndergelerini bilmek gerekir. Bu bilgi de doğrudan tanışıklık yoluyla elde edinilmiş bilgi olmalıdır.
Soru 79
Aşağıdakilerden hangisini Russell, yüklemlerin boşluklarını belirtmek için kullanır?
Seçenekler
A
değişken
B
terim
C
özne
D
kavram
E
cümle
Açıklama:
Doğru yanıt A’dır.
Yanıtınız yanlış ise sayfa 60’da “DEĞİŞKENLER VE ÖNERMESEL FONKSİYONLAR” bölümünü yeniden gözden geçiriniz.
Russell yüklemlerin boşluklarını belirtmek için “değişken” kullan›r. Basit özne/yüklem biçimindeki bir tümcenin öznesini çıkarıp yerine “x” harfini koyduğumuzda, dile getirdiğimiz şeye Russell “önermesel fonksiyon”, buradaki “x” harfine de “değişken” diyor.
Yanıtınız yanlış ise sayfa 60’da “DEĞİŞKENLER VE ÖNERMESEL FONKSİYONLAR” bölümünü yeniden gözden geçiriniz.
Russell yüklemlerin boşluklarını belirtmek için “değişken” kullan›r. Basit özne/yüklem biçimindeki bir tümcenin öznesini çıkarıp yerine “x” harfini koyduğumuzda, dile getirdiğimiz şeye Russell “önermesel fonksiyon”, buradaki “x” harfine de “değişken” diyor.
Soru 80
Russell’a göre bir terimin anlamı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
boşluğu
B
yüklemi
C
öznesi
D
zarfı
E
göndergesi
Açıklama:
Doğru yanıt E’dir.
Yanıtınız yanlış ise sayfa 65’de “ÖZEL ADLAR” bölümünü yeniden gözden geçiriniz.
Daha önce söylediğimiz gibi Russell Frege’nin anlam ile gönderme arasındaki ayrımını kabul etmez. Terimlerin iki değil tek bir semantik değeri bulunur Russell’a göre; kısaca bir terimin anlamı göndergesidir.
Yanıtınız yanlış ise sayfa 65’de “ÖZEL ADLAR” bölümünü yeniden gözden geçiriniz.
Daha önce söylediğimiz gibi Russell Frege’nin anlam ile gönderme arasındaki ayrımını kabul etmez. Terimlerin iki değil tek bir semantik değeri bulunur Russell’a göre; kısaca bir terimin anlamı göndergesidir.
Soru 81
Russell’a göre varlık ya da yokluk tümcelerinin görünüşte basit özne/yüklem formunda görünmelerine karşın, derin sentakslarının çok farklı olmasının nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
varlık yükleminin olağan bir yüklem olmaması
B
varlık yükleminin olağan bir özne olması
C
varlık yükleminin olağan bir özne olmaması
D
varlık yükleminin olağan bir yüklem olması
E
varlık yükleminin olağan nesne olması
Açıklama:
Doğru yanıt A’dir.
Yanıtınız yanlış ise sayfa 68’de “VARLIK TÜMCELERİ” bölümünü yeniden gözden geçiriniz.
Russell’a göre varlık ya da yokluk tümceleri görünüşte basit özne/yüklem formunda görünmelerine karşın, derin sentaksları çok farklıdır. Bunun nedeni varlık yükleminin olağan bir yüklem olmamasıdır.
Yanıtınız yanlış ise sayfa 68’de “VARLIK TÜMCELERİ” bölümünü yeniden gözden geçiriniz.
Russell’a göre varlık ya da yokluk tümceleri görünüşte basit özne/yüklem formunda görünmelerine karşın, derin sentaksları çok farklıdır. Bunun nedeni varlık yükleminin olağan bir yüklem olmamasıdır.
Soru 82
Ontolojinin temel bir problemi olarak ortaya çıkmış ve tarih boyunca sorunun çözümüne yönelik ilginç varlık kuramlarının gelişmesine neden olan en etkili kuram aşağıdakilerden hangi kuramcıya aittir?
Seçenekler
A
Russell
B
Frege
C
Grice
D
Meinong
E
Kripke
Açıklama:
Doğru yanıt D’dir.
Yanıtınız yanlış ise sayfa 68 de “VARLIK TÜMCELERİ” bölümünü yeniden gözden geçiriniz
ontolojinin temel bir problemi olarak ortaya çıkmış ve tarih boyunca sorunun çözümüne yönelik ilginç varlık kuramlarının gelişmesine neden olmuştur. Bunlar arasında en etkili olanı Meinong’a aittir.
Yanıtınız yanlış ise sayfa 68 de “VARLIK TÜMCELERİ” bölümünü yeniden gözden geçiriniz
ontolojinin temel bir problemi olarak ortaya çıkmış ve tarih boyunca sorunun çözümüne yönelik ilginç varlık kuramlarının gelişmesine neden olmuştur. Bunlar arasında en etkili olanı Meinong’a aittir.
Ünite 5
Soru 1
Aşağıdakilerden hangisi Kripke’ye göre özel bir adın betimleme yoluyla sunulmasına örnek olarak verilebilir?
Seçenekler
A
Köpeğimin adı Milo.
B
Ankara başkenttir.
C
İstanbul en kalabalık kentidir.
D
Anadolu Üniversitesi Eskişehir’dedir.
E
Uranüs’ün yörüngesinde sapmalara neden olan gezegen Neptün’dür.
Açıklama:
Kripke’ye göre adlandırma töreninin her durumda “gösterim” ile olması gerekmez. İkinci bir yol da bulunur. Bu çok daha nadir kullanılan bir yoldur. Buna “betimleme yoluyla adlandırma” diyor Kripke. Örneğin “Neptün” adı bu şekilde dile sunulmuş olabilir. Bu gezegen keşfedilemeden önce Uranüs gezegeninin yörüngesinde bazı sapmalar saptanmıştı. Bilimciler bu sapmalara neden olanın bir başka gezegen olabileceğine dair bir hipotez ortaya attılar. “Neptün” adının şu tür bir tümceyle dile sunulmuş olduğunu düşünelim: “Uranüs’ün yörüngesinde sapmalara neden olan gezegene ‘Neptün’ adını verelim”. Daha sonra gerçekten de böyle bir gezegen olduğu keşfedilmiş ve bu da tarihe Neptün gezegenin keşfi olarak geçmiştir. Yani ilk adlandırma töreninde henüz Neptün daha keşfedilmemiş olduğu için, bu gezgenin gösterip “bunun adı ‘Neptün’ olsun” denemezdi; gösterim yerine adlandırmayı gerçekleştiren bir betimleme vardı: “Uranüs’ün yörüngesinde sapmalara neden olan gezegen”. Diğer şıklardaki özel isimler gösterimle, bir betimlemeye gerek kalmadan verilmiş isimlerdir. Doğru cevap E'dir.
Soru 2
Aşağıdakilerden hangisi tekil önermedir?
Seçenekler
A
Kuşlar havada koşar.
B
Otomobillerin dört lastiği vardır.
C
Filozoflar akıllıdır.
D
Bu, camdan yapılmış bir nesnedir.
E
Hayvanlar konuşamazlar.
Açıklama:
Doğrudan Gönderim Kuramı özel adlar dışında basit bazı zamirler için de geçerlidir. Örneğin “Aristoteles bir filozoftur ve o Metafizik adlı eserin yazarıdır” tümcesinde geçen “o” kişi zamiri de doğrudan Aristoteles’e gönderme yapar. Önümdeki masaya işaret ederek “bu ahşaptan yapılmış” dersem “bu” olarak kullanılan eşya zamiri de doğrudan önümdeki masaya gönderme yapar. Yani masanın kendisi önermenin parçasıdır. Son yirmi yılda çok etkili olmuş olan bu kuramın en önemli olan sonuçlarından biri bu tür önermelerin varlığına dairdir. Yani özel ad ya da zamir ile gönderme yapılan bir insanın, ya da bir masanın önermenin parçası olduğu türde önermeler vardır bu kurama göre. Bu tür önermelere, yani bir adın göndergesinin doğrudan önermenin parçası olduğu türde önermelere günümüzde “tekil önerme” (singular proposition) adı veriliyor. C şıkkında sadece camdan yapılmış bir tek nesneden bahsediliyor. Yani nesnenin göndergesi olan bu işaret zamiri önermenin bir parçasıdır. Doğru cevap D'dir.
Soru 3
Bir önerme hiçbir duyu deneyimine başvurmadan bilinebiliyorsa bu bilgiye ______ denir. Boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi uygundur?
Seçenekler
A
A posteriori bilgi
B
A priori bilgi
C
Sezgisel bilgi
D
Bilimsel bilgi
E
Gündelik bilgi
Açıklama:
Bir önermenin a priori olması demek o önermenin duyu deneyimine başvurmadan bilinebilir olması demektir. Diğer bir deyişle a priori önermeler salt akıl yoluyla bilinebilir olanlardır. Kant bu tür önermelere birçok örnek verir. Aritmetiğin ve geometrinin tüm önermeleri a prioridir. Örneğin 5+7=12 önermesini bilmek için mutlaka 5 nesne alıp yanına 12 nesne daha koyup sonra hepsini yeniden saymamız gerekmez. Kısaca bir önerme hiçbir duyu deneyimine başvurmadan bilinebiliyorsa bu bilgiye “a priori bilgi” diyoruz. Doğru cevap B'dir.
Soru 4
Aristoteles’in raslantısal olma kavramına çağdaş metafizikte ne ad verilmektedir?
Seçenekler
A
A priori
B
Gündelik
C
Sıradan
D
Olumsal
E
A posteriori
Açıklama:
Bir metrelik çubuğun belirli bir andaki uzunluğu Aristoteles’in deyimiyle “rastlantısal” bir olgudur. İşte buradaki rastlantısal olma kavramına çağdaş metafizikte “olumsal” deniyor. Kısaca tam t anında çubuk tam tamına bir metre uzunluğundaydı ama bu çubuğun olumsal bir özelliğiydi. Doğru cevap D'dir.
Soru 5
Kripke’ye göre “Su H2O dur.” önermesi nasıl bir önermedir?
Seçenekler
A
Olumsal a posteriori
B
Zorunlu a posteriori
C
Olumsal a priori
D
Zorunlu a priori
E
Tümel önerme
Açıklama:
Bilim saf olarak var olduğunda “su” dediğimiz şeyin kimyasal yapısının iki Hidrojen atomu ve bir Oksijen atomundan oluşan bileşik bir molekül olduğunu ortaya koymuştur. Eğer bu doğru ise, Kripke’ye göre zorunlu bir doğru olmalıdır. Yani suyun kimyasal yapısı eğer H2O ise başka türlü olamazdı; diğer bir deyişle H2O olmayan su olamazdı. Bu durumda “Su H2O’dur” önermesi eğer ki doğru bir önerme ise metafizik açıdan zorunlu bir doğrudur. Bu önermenin zorunlu bir doğru olması epistemik değil metafizik bir konudur: yani bu önermenin zorunlu doğru olması bizim onun doğruluğunu kesin olarak biliyor olduğumuzu göstermez. Yarın öbür gün bilimcilerin bu konuda bir hata yapmış oldukları ortaya çıkabilir ve bu durumda suyun kimyasal yapısının H2O olmadığı ortaya çıkabilir. Ancak bunlar tamamen bizim bilgimize dair epistemik konulardır. Eğer su gerçekten H2O ise bu metafizik açından zorunlu bir olgudur. Peki bu zorunlu doğruyu biz nasıl bilir hale geldik? Salt akıl yoluyla böyle bir olguyu öğrenemeyiz; ya da yalnızca su kavramımızın çözümlemesini yaparak da öğrenemeyiz. Kısaca suyun H2O olduğu a priori bir doğru olamaz. Bu olgunun bilinebilmesi için gözlem, deney ve duyu deneyimi gereklidir. Yani bu a posteriori bir önerme olmalıdır. Bilimsel bir keşif ile suyun H2O olduğunu öğrendik ve başka türlü de bu olguyu bilemezdik. Doğru cevap B'dir.
Soru 6
Bir önermenin olumsal mı zorunlu mu olduğunu anlamak için aşağıdaki sorulardan hangisini sormalıyız?
Seçenekler
A
Bu önermenin doğruluğunu nasıl bilir halde geldik?
B
Salt akıl yoluyla bu bilgiyi öğrenebilir miyiz?
C
Şartlar değiştiğinde bu önerme yanlış olabilir mi?
D
Bu önermenin yanlışlaması nasıl yapılabilir?
E
Bu önerme kime göre neye göre doğrudur?
Açıklama:
Bir önermenin zorunlu mu olumsal mı olduğunu kavramak için şu teste başvurabilirsiniz: Doğru olduğunu bildiğiniz bir önermeyi ele alıp şunu sorun: olaylar farklı gelişseydi doğru olan bu önerme yanlış olabilir miydi? Eğer yanıtınız “evet” ise o önerme olumsal, “hayır” ise zorunlu bir doğrudur. Doğru cevap C'dir.
Soru 7
I. Bizim bugün “Socrates” adıyla Antik çağda yaşamış bir filozofa gönderme yapabilmemiz için onun yaşadığı zamanda da kendisine “Socrates” diye seslenilmiş olması gerekir.II. “Socrates” adıyla Socrates arasında bir nedensellik bağı bulunur.III. “Socrates” adının gönderme yaptığı kişinin bir filozof olduğunu bilmeyen biri de bu ad ile ona gönderme yapabilir.Nedenselci Gönderim Kuramı’na göre yukarıda verilenlerden hangisi ya da hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
I ve II
B
II ve III
C
Yalnız I
D
Yalnız II
E
I ve III
Açıklama:
Kripke’ye göre Socrates’e doğduğunda bu isim gösterim yollu verilmiştir. O ad Socrates’in bir etiketi haline gelmiştir ve dilde kullanılmaya başlanır. Socrates’e hayatı boyunca ve sonrasında O’nu tanımayan insanlar dahi bu adla hitap ederler. Onun adını bilmeyen birileri başkalarından duyarak adını öğrenirler bunu ilk olarak dile kazandıran ve başkalarının duymasını sağlayan ailesidir. Bu ad daha çok kişiye yayılarak bir kullanım zinciri oluşur. Bu kullanım zincirinin halkaları arasında nedensellik bağı oluşur. Socrates adı ile kendisi arasında bir nedensellik bağı oluşmuş olur. Socrates’in adı tarihsel süreçte değişmiş olsa ve yeni adını kullanmış olsak da Socrates’le arasındaki nedensellik bağı bozulmaz. Yani geçmişteki adının aynı olması gerekmez biz yine aynı kişiden bahsetmiş oluruz. Sonuç olarak I. madde yanlıştır, II ve II. maddeler doğrudur. Doğru cevap B'dir.
Soru 8
I.“Emre kitap okuyor” tümcesi tekil bir önerme dile getirir.II. “Emre kitap okuyor” tümcesinin dile getirdiği önermenin bir parçası da Emre’nin kendisidir.III. “Emre kitap okuyor” tümcesinin dile getirdiği önerme yalnızca kavramlardan oluşur.Doğrudan Gönderim Kuramı’na göre yukarıda verilenlerden hangisi ya da hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve III
D
I ve II
E
II ve III
Açıklama:
Doğrudan Gönderim Kuramı’na göre özel ad ve basit zamirler bir tümce içinde kullanıldıklarında doğrudan göndergelerine gönderme yaparlar. Yani “Emre kitap okuyor” tümcesinin öznesi konumundaki Emre adı doğrudan Emre’ye gönderme yapar. Bu adın anlamı ne bir betimleme ne de bir soyut kavramdır. Buna göre III. madde yanlıştır. Bir adın göndergesinin doğrudan önermenin parçası olduğu türde önermelere günümüzde tekil önerme adı verilmektedir. Buna göre de I ve II. maddeler doğrudur. Doğru cevap D'dir.
Soru 9
Aşağıdakilerden hangisi zorunlu imleyicidir?
Seçenekler
A
Dairenin çapı
B
Türkiye’nin başkenti
C
En kalabalık şehir
D
Masanın rengi
E
Araç lastiğinin boyutları
Açıklama:
Kripke’ye göre özel adlar zorunlu imleyicilerdir. Betimlemeler ise olumsal imleyicilerdir. Bir ad zorunlu imleyici ise her olanaklı dünyada aynı şeye gönderme yapar. B şıkkına baktığımızda dairenin çapı denildiğinde dünyanın her yerinde herkes aynı şeyi anlayacaktır. Burada bir betimleme yoktur özel ad gibi işlev görmektedir. Kripke’ye göre eğer bir terim farklı olanaklı dünyalarda farklı nesnelere gönderme yapıyorsa o terim olumsal imleyicidir. Yani tekil betimlemeler olumsal imleyicilerdir. Diğer şıklarda tekil bir nesnenin betimlemesi olduğu için olumsal imleyicilerdir. Doğru cevap A'dır.
Soru 10
“Kripke’ye göre tekil bir nesneye gönderme yapma işlevi olan özel ad gibi tekil terimlerden farklı olarak genel terimler birden çok nesneye uygulanabilir bir yapıdadırlar.” Buna göre aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Üçgen genel terimi bir tür adıdır.
B
Üçgen adının gönderme yapma biçimi özel adlarınkine çok benzer.
C
Üçgen terimi zorunlu imleyicidir.
D
Üçgen adının göndergesi bir geometrik şekil türüdür.
E
Üçgen adı bu şekil türünü tanımlayan bir betimlemedir.
Açıklama:
Kripke Adlandırma ve Zorunluluk adlı yapıtının üçüncü ve son bölümünde özel adlar için geliştirdiği düşüncelerin büyük ölçüde bazı “genel terimler” için de geçerli olduğunu savlar. Tekil bir nesneye gönderme yapma işlevi olan özel ad gibi tekil terimlerden farklı olarak genel terimler birden çok nesneye uygulanabilir bir yapıdadırlar. Bunlar arasında en sıkça kullandığımız su, kaplan, yıldız, maymun gibi “doğal tür adları” birer genel terimdirler. Örneğin “kaplan” terimi genel bir terimdir çünkü bir değil birçok kaplan vardır ve her birine bu terimi uygulayabiliriz. Yani “a”, “b” ve “c” nin üç ayrı kaplanın adı olduğunu varsayarsak, “a kaplandır”, “b kaplandır”, ve “c kaplandır” tümcelerinin üçü de doğru olur. Bir genel terimin birden çok nesneye “uygulanabilir” olmasıyla bunu kastediyoruz. Dolayısıyla üçgen tür adının zorunlu imleyici özellikleri taşıması gereklidir. Doğru cevap E'dir.
Soru 11
Dil felsefesinin temellerini atan Frege ve Russell'ın betimlemeci gönderim kuramındaki ortak görüşü aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Özel ad bir tümce içinde kullanıldığında her durumda tekil bir betimleme ile o tümcenin anlamına katkı sağlamalıdır.
B
Özel bir ad tümce içinde kullanıldığında her durumda birden fazla betimleme içermeli ve tümceyi zenginleştirmelidir.
C
Tümce içindeki bir terimin anlamı ile göndergesi aynı şeydir, birbirlerinden ayrı olarak ele alınmamalıdır.
D
Tümce içinde kullanılan özel adlar dışındaki işaret zamirleri gibi terimler tümce içinde herhangi bir şeyi betimlememelidir.
E
Bir özel adın ya da dilsel terimin tümce içinde kullanımındaki bağlama göre betimlediği anlam değişikliği kabul edilmemelidir.
Açıklama:
Dil Felsefesinin bir alan olarak kurulmasında öncülük etmiş olan Frege ve Russell'ın aralarında keskin farklar olsa da iki kuramın birleştikleri çok önemli bir konu vardır. Bu konu; Bir şeyi düşünebilmek, o şeyi zihnimizde temsil etmek ve dil yoluyla o şeyden söz edebilmektir. Dil yoluyla dış dünyanın bir nesnesinden söz edebilmemiz için iki kurama göre de öncelikle o nesnenin betimlemesini yapmamız gerekmektedir. Dolayısıyla; özel adlara yönelik Frege’nin görüşünü Russell da
aynen kabul etmektedir. Russell’a göre de “olağan” bir özel adın her durumda bir betimsel içeriği olmalıdır ve bu içerik her durumda tekil ya da Russell’ın deyimiyle “belirli” bir betimleme ile dile getirilebilmelidir. Doğru cevap A'dır.
aynen kabul etmektedir. Russell’a göre de “olağan” bir özel adın her durumda bir betimsel içeriği olmalıdır ve bu içerik her durumda tekil ya da Russell’ın deyimiyle “belirli” bir betimleme ile dile getirilebilmelidir. Doğru cevap A'dır.
Soru 12
"Yaşar Kemal İnce Memed adlı romanın yazarıdır." tümcesindeki önermenin zorunlu mu olumsal mı olduğunu anlayabilmek için aşağıdaki sorulardan hangisini sormak gerekmektedir?
Seçenekler
A
Yaşar Kemal İnce Memed'den başka bir roman da yazmamış mıydı?
B
Romandaki olaylar farklı olsaydı tümce yine aynı anlamda olacak mıydı?
C
Yaşar Kemal romanın adını İnce Memed koymasaydı ne olurdu?
D
Olaylar farklı gelişseydi doğru olan bu önerme yanlış olabilir miydi?
E
Tümcedeki önerme herkes için aynı anlamı taşıyor mu?
Açıklama:
Bir önermenin zorunlu mu olumsal mı olduğunu kavramak için şu soru sorulmaktadır: Olaylar farklı gelişseydi doğru olan bu önerme yanlış olabilir miydi? Yaşar Kemal'in hayatında olaylar farklı şekilde gelişmiş olsaydı İnce Memed romanını yazmamış olabilirdi. Dolayısıyla bu tümcedeki yanıtımız “Evet”tir ve önerme olumsaldır. Doğru cevap D'dir.
Soru 13
Kripke Betimlemeci Gönderme Kuramı'na zorunluluk/olumsallık eleştirisini inşa ederken bu kavramlara ulaşmadan önce aşağıdaki düşüncelerin hangisini temel almıştır?
Seçenekler
A
Nesnel bilgi, önermelerin doğruluğuna öncülük etmektedir.
B
Her insan için doğru bir önerme aynı anlamı taşımaktadır.
C
Her insanın deneyimleri doğrultusunda şemaları farklı ve çeşitlidir.
D
Her insanın tümceyi anlamlandırması anlama zorunluluğundan doğmaktadır.
E
Bir insanın özel adların betimlemelerini üretmesi için bilgi sahibi olması gerekmektedir.
Açıklama:
Kripke zorunluluk ve olumsallık kavramlarına ulaşmadan önce kişilerin deneyimleri doğrultusunda bir tümcedeki betimlemenin o ada ilişkin eş anlamlılığı bozacağı fikrinden yola çıkarak ilk eleştirisini yapmıştır. Örneğin Orhan Veli'nin İstanbul'u Dinliyorum şiirini okuyan Ali'nin ilk kez Orhan Veli'yi bu deneyimi ile tanımasıyla birlikte "Orhan Veli İstanbul'u Dinliyorum şiirini yazan şairdir." tümcesindeki ad ve betimleme Ali için eş anlamlıdır. Oysa Orhan Veli’yi çok daha fazla tanıyan, onun başka şiirlerini de okumuş, hayatını bilen, hatta onunla tanışıp konuşmuş biri “Orhan Veli” adına çok daha ayrıntılı bir anlam yükleyecektir. Yani başkalarının “Orhan Veli” adıyla özdeşleştirdiği betimleme çok daha uzun ve ayrıntılı olabilir. Dolayısıyla deneyimler doğrultusunda oluşan şemalar tümcedeki anlamları değiştirebilmektedir. Doğru cevap C'dir.
Soru 14
Kripke'nin Doğrudan Gönderim Kuramı'nın diğer felsefeciler tarafından geliştirilmesiyle oluşturulan kuram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Doğrusal Gönderim Kuramı
B
Dolaylı Gönderim Kuramı
C
Özdeşlik Kuramı
D
Betimlemeci Gönderim Kuramı
E
Nedenselci Gönderim Kuramı
Açıklama:
Özel adların nasıl gönderme yaptığına dair açıklamaları içeren Doğrudan Gönderim Kuramı daha sonra başka felsefeciler tarafından geliştirilerek tarihe “Nedenselci Gönderim Kuramı” olarak geçmiştir. Doğru cevap E'dir.
Soru 15
Kripke'ye göre Doğrudan Gönderim Kuramı'nda anne ve babanın bir bebeğe adını vermesi aşağıdakilerden hangisi ile açıklanmaktadır?
Seçenekler
A
Gösterim yoluyla adlandırma
B
Betimleme yoluyla adlandırma
C
Gönderme yoluyla adlandırma
D
Niteleme yoluyla adlandırma
E
Damgalama yoluyla adlandırma
Açıklama:
Kripke’ye göre bir özel ad bir “adlandırma töreni” ile dile sunulur. Bunu yapmanın iki yolu bulunur: “gösterim” ve “betimleme”. Bir bebek doğduğunda o bebeğe bir ad verilmesi “gösterim” yollu adlandırmadır. Doğru cevap A'dır.
Soru 16
Aşağıdakilerden hangisi Kripke'nin Doğrudan Gönderim Kuramı'na aynı zamanda Tarihsel Gönderim Kuramı denmesinin nedenini açıklamaktadır?
Seçenekler
A
Sözü edilen adın geçmişte yaşayan bir kişi olmak zorunda olması
B
Sözü edilen adın tarihe dayanması sebebiyle nedensellik zinciri oluşması
C
Dil felsefesinin tarihinin eskilere dayanıyor olması
D
Kripke'nin örneklerindeki adların tarihi karakterler olması
E
Doğrudan Gönderim Kuramı'nın geçmiş bilgilere dayanması
Açıklama:
Bir bebeği, annenin adlandırması ile daha sonra bu adı kullanması arasında bir nedensellik ilişkisi oluşur; bu adı ondan duyan bir başkası da adı kullanırken annenin
kullanımı ile bir nedensellik ilişkisi içine girer. Başka bir deyişle; anneden bir adı duyması onun daha sonra bu adı kullanmasına “neden” olur. Bu şekilde kişiden kişiye
geçer. Eğer sözünü etmek istediğimiz kişi tarihten birisiyse bu zincir çok daha karmaşık olacak ve çok daha uzun bir süreyi kapsayacaktır. Örneğin “Aristoteles” adı ile Antik çağın meşhur bir filozofuna gönderme yapabilmemiz için bu adı belirli bir bağlamda kullanmamız ile o filozofun ilk adlandırılması arasında bir nedensellik bağı olmalıdır. Bu zincir tarihsel bir süreci kapsadığı için bu kurama “Tarihsel Gönderim Kuramı” da denmektedir. Doğru cevap B'dir.
kullanımı ile bir nedensellik ilişkisi içine girer. Başka bir deyişle; anneden bir adı duyması onun daha sonra bu adı kullanmasına “neden” olur. Bu şekilde kişiden kişiye
geçer. Eğer sözünü etmek istediğimiz kişi tarihten birisiyse bu zincir çok daha karmaşık olacak ve çok daha uzun bir süreyi kapsayacaktır. Örneğin “Aristoteles” adı ile Antik çağın meşhur bir filozofuna gönderme yapabilmemiz için bu adı belirli bir bağlamda kullanmamız ile o filozofun ilk adlandırılması arasında bir nedensellik bağı olmalıdır. Bu zincir tarihsel bir süreci kapsadığı için bu kurama “Tarihsel Gönderim Kuramı” da denmektedir. Doğru cevap B'dir.
Soru 17
Kripke'nin düşüncelerinin temelini oluşturan adlandırma ve zorunluluk kavramlarına göre aşağıdaki ifadeler ve açıklamalarından hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
A priori önermeler olumsaldır ve salt akıl yoluyla bilinebilir.
B
A priori önermeler zorunludur ve salt akıl yoluyla bilinebilir.
C
A posteriori önermeler olumsaldır ve duyu deneyimlerine başvurmadan bilinebilir.
D
A posteriori önermeler zorunludur ve salt akıl yoluylaa bilinebilir.
E
A priori ve a posteriori önermeler salt akıl yoluyla bilinebilir.
Açıklama:
Kripke’nin Adlandırma ve Zorunluluk seminerleri yayınlanmadan önce bir yanda zorunlu/olumsal ayrımı diğer yanda a priori/a posteriori ayrımı birçok felsefeci tarafından kullanılmıştır. Bir önermenin a priori olması demek o önermenin duyu deneyimine başvurmadan bilinebilir olması demektir. Diğer bir deyişle a priori
önermeler salt akıl yoluyla bilinebilir olanlardır ve zorunludur.Tüm a posteriori önermeler ise olumsaldır ve duyu deneyimlerine başvurmadan bilinemezler. Doğru cevap B'dir.
önermeler salt akıl yoluyla bilinebilir olanlardır ve zorunludur.Tüm a posteriori önermeler ise olumsaldır ve duyu deneyimlerine başvurmadan bilinemezler. Doğru cevap B'dir.
Soru 18
"S çubuğu t anında iki metredir." Kripke'nin kuramına göre yukarıdaki tümceye ilişkin verilen bilgilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Tümcenin kendisi-Zorunlu olgu
B
T anı-Sabit zaman
C
Metre-Zorunlu imleyici
D
S çubuğu-Gerçek bilgi
E
İki metre-Çoğul betimleme
Açıklama:
“S çubuğu t anında iki metredir” tümcesi hiçbir ölçüme gerek duymadan a priori olarak bilinebilir. Ancak bu tümce zorunlu bir olguyu dile getirmez. Eğer ki çevresel faktörler farklı olmuş olsaydı tam tanım anında bu çubuk o andaki gerçek uzunluğundan biraz daha kısa ya da uzun olmuş olabilirdi. Yani tam t anında S çubuğu iki metre uzunluğunda olmayabilirdi. Bunu dilsel yoldan da şu şekilde gösterebiliriz. Tanımı verildikten sonra “metre” terimi belirli bir uzunluğun adı olur ve tüm olanaklı dünyalarda bu uzunluğa gönderme yapar: yani “metre” zorunlu imleyicidir. Diğer yandan S çubuğunun t anındaki uzunluğu bir tekil betimlemedir ve farklı olanaklı dünyalarda farklı uzunluklara gönderme yapar. Bundan dolayı “S çubuğu t anında iki metredir” gerçek dünyamızda doğru bir önerme olsa da, farklı olanaklı dünyalarda yanlış bir önerme olur. Yani bu önerme olumsal bir doğrudur. Bu tür örnekler yoluyla Kripke olumsal a priori önermeler olduğu sonucuna varır. Doğru cevap C'dir.
Soru 19
"Plüton, Güneş sistemindeki onuncu gezegendir." tümcesi düşünüldüğünde Uluslararası Astronomi Birliği'nin Plüton'u gezegenlikten çıkarması ile birlikte değişmesini Kripke'nin kuramı ile aşağıdakilerden hangisi açıklamaktadır?
Seçenekler
A
A priori önermeler aynı zamanda a posteriori olabilir.
B
Olumsal a posteriori önermeler yoktur.
C
A priori önermeler her zaman zorunludur.
D
Zorunlu olan a posteriori önermeler bulunmaktadır.
E
A priori ve a posteriori önermelerin dışında önermeler vardır.
Açıklama:
Bilimsel gelişmeler ışığında yörüngesindeki enkazı temizlemediği ortaya konan Plüton'un gezegen olma kriterlerinden birini karşılamaması sebebiyle "Plüton Güneş sistemindeki onuncu gezegendir." önermesi Kripke'ye göre zorunlu a posteriori bir önermedir. Birçok bilimsel buluş için de durum aynıdır. Son yıllarda felsefecilerin büyük çoğunluğu tarafından kabul gören Kripke’nin bu savı felsefe tarihinde önemli bir değişime yol açmıştır. Etkisi sadece dil felsefesine dair değil, epistemoloji ve metafizik alanlarına uzanmış aynı zamanda bilim felsefesinde de önemli bir yenilik getirmiştir. Doğru cevap D'dir.
Soru 20
I.Özel ad, kişi ve işaret zamirleri türünde basit tekil terimler bir tümce içinde kullanıldıklarında, o tümceye yaptıkları semantik katkı anlamsal bir içeriğe sahip olmalıdır.
II.Bu içerik bir tekil betimleme tarafından dile getiriliyor olabilmelidir.
III.O özel adın ya da zamirin tümcenin kullanım bağlamındaki göndergesi bu tekil betimlemeyi sağlayan şeydir.
Yukarıda verilen Betimlemeci Gönderim Kuramı ile ilgili hangisi/hangileri doğrudur?
II.Bu içerik bir tekil betimleme tarafından dile getiriliyor olabilmelidir.
III.O özel adın ya da zamirin tümcenin kullanım bağlamındaki göndergesi bu tekil betimlemeyi sağlayan şeydir.
Yukarıda verilen Betimlemeci Gönderim Kuramı ile ilgili hangisi/hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I-II
D
II-III
E
I-III
Açıklama:
Betimlemeci Gönderim Kuramını üç temel ilke ile özetleyelim:
(1) Özel ad, kişi ve işaret zamirleri türünde basit tekil terimler bir tümce içinde kullanıldıklarında, o tümceye yaptıkları semantik katkı kavramsal bir içeriğe sahip olmalıdır.
(2) Bu kavramsal içerik bir tekil betimleme tarafından dile getiriliyor olabilmelidir.
(3) O özel adın ya da zamirin tümcenin kullanım bağlamındaki göndergesi bu tekil betimlemeyi sağlayan şeydir.
(1) Özel ad, kişi ve işaret zamirleri türünde basit tekil terimler bir tümce içinde kullanıldıklarında, o tümceye yaptıkları semantik katkı kavramsal bir içeriğe sahip olmalıdır.
(2) Bu kavramsal içerik bir tekil betimleme tarafından dile getiriliyor olabilmelidir.
(3) O özel adın ya da zamirin tümcenin kullanım bağlamındaki göndergesi bu tekil betimlemeyi sağlayan şeydir.
Soru 21
I. Ali “Orhan Veli” adını kullanarak artık bu meşhur şairimizden söz edebilir ve ona gönderme yapabilir.
II. Ali için “Orhan Veli” adının anlamı “İstanbul’u Dinliyorum’u yazan şair” olacak, yani “Orhan Veli” adıyla bu tekil betimleme eşanlamlı olacaktır.
III. Her durumda özel ad bir tekil betimleme ile eşanlamlı olmak durumunda değildir.
Yukarıda verilenlerden hangisi/hangileri Betimlemeci Gönderim Kuramına göre doğrudur?
II. Ali için “Orhan Veli” adının anlamı “İstanbul’u Dinliyorum’u yazan şair” olacak, yani “Orhan Veli” adıyla bu tekil betimleme eşanlamlı olacaktır.
III. Her durumda özel ad bir tekil betimleme ile eşanlamlı olmak durumunda değildir.
Yukarıda verilenlerden hangisi/hangileri Betimlemeci Gönderim Kuramına göre doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I-II
D
I-III
E
II-III
Açıklama:
Betimlemeci Gönderim Kuramına göre Ali “Orhan Veli” adını kullanarak artık bu meşhur şairimizden söz edebilir ve ona gönderme yapabilir.
Betimlemeci Gönderim Kuramı’na göre Ali için “Orhan Veli” adının anlamı “İstanbul’u Dinliyorum’u yazan şair” olacak, yani “Orhan Veli” adıyla bu tekil betimleme eşanlamlı olacaktır.
Betimlemecilik kuramına göre her durumda özel ad bir tekil betimleme ile eşanlamlı olmak durumunda.
Betimlemeci Gönderim Kuramı’na göre Ali için “Orhan Veli” adının anlamı “İstanbul’u Dinliyorum’u yazan şair” olacak, yani “Orhan Veli” adıyla bu tekil betimleme eşanlamlı olacaktır.
Betimlemecilik kuramına göre her durumda özel ad bir tekil betimleme ile eşanlamlı olmak durumunda.
Soru 22
"Diyelim ki Orhan Veli küçükken babasının iş durumundan dolayı İstanbul’dan başka bir şehre taşınıyor ve hayatının geri kalan kısmını burada geçiriyor. Diyelim ki yine şair oluyor, hatta Garip Akımının öncülüğünü yapıyor, ancak “İstanbul’u Dinliyorum” adlı şiiri yazmıyor. Bu durumda “İstanbul’u Dinliyorum’u yazan şair” terimi Orhan Veli’yi betimlemiyor, ona gönderme yapmıyor olacaktı." diyen “Orhan Veli” ile “İstanbul’u Dinliyorum’u yazan şair” tekil betimlemesine karşı çıkan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kripke
B
Russell
C
Frege
D
Aristo
E
Platon
Açıklama:
Betimlemecilik kuramına göre her durumda özel ad bir tekil betimleme ile eşanlamlı olmak durumunda. Bu çok doğal ve akla yatkın gibi görünen görüşe Kripke karşı çıkmıştır.
Soru 23
Göndergesi hakkında yalnızca tek bir şey bildiğiniz bir özel ad örneği düşünün. Bu özel ada X diyelim. Adın göndergesi hakkında bildiğiniz o tek şeye de Y diyelim. Şimdi kendinize şu soruyu sorun: X, Y olmayabilir miydi? Yanıtınız “evet” ise bu iki terim eşanlamlı olamaz.
Yukarıdaki açıklama aşağıdaki kuramlardan hangisine karşı çıkmaktadır?
Yukarıdaki açıklama aşağıdaki kuramlardan hangisine karşı çıkmaktadır?
Seçenekler
A
Betimlemeci Gönderim Kuramı
B
Doğrudan Gönderim Kuramı
C
Olumsal a priori
D
Zorunlu a posteriori
E
Nedenselci gönderim kuramı
Açıklama:
Kripke bu tür bir argüman yoluyla özel adların hiçbir durumda bir betimleme ile eşanlamlı olmayacakları sonucuna varır. Betimsel gönderim kuramına karşı çıkar.
Soru 24
I. Özel ad türündeki basit tekil terimler için sloganımız şudur: Anlam ile Gönderge farklı şeydir.
II. Bu kurama göre özel ad ve basit zamirler bir tümce içinde kullanıldıklarında doğrudan göndergelerine gönderme yaparlar.
III. Özel adlar dışında basit bazı zamirler için de geçerlidir.
Doğrudan Gönderme Kuramı ile igili verilen bilgilerden hangisi/hangileri doğrudur?
II. Bu kurama göre özel ad ve basit zamirler bir tümce içinde kullanıldıklarında doğrudan göndergelerine gönderme yaparlar.
III. Özel adlar dışında basit bazı zamirler için de geçerlidir.
Doğrudan Gönderme Kuramı ile igili verilen bilgilerden hangisi/hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I-II
D
I-III
E
II-III
Açıklama:
I. Özel ad türündeki basit tekil terimler için sloganımız şudur: Anlam ile Gönderge aynı şeydir.
II. Bu kurama göre özel ad ve basit zamirler bir tümce içinde kullanıldıklarında doğrudan göndergelerine gönderme yaparlar.
III. Özel adlar dışında basit bazı zamirler için de geçerlidir.
II. Bu kurama göre özel ad ve basit zamirler bir tümce içinde kullanıldıklarında doğrudan göndergelerine gönderme yaparlar.
III. Özel adlar dışında basit bazı zamirler için de geçerlidir.
Soru 25
Bir adın göndergesinin doğrudan önermenin parçası olduğu türde önerme aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Doğrudan önerme
B
Tekil önerme
C
Tek önerme
D
Birincil önerme
E
Öncül önerme
Açıklama:
Bir adın göndergesinin doğrudan önermenin parçası olduğu türde önermelere günümüzde tekil önerme adı verilmektedir.
Soru 26
A priori önermeler ile ilgili verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Tüm a priori önermeler zorunludur.
B
Tüm a priori önermeler olumsaldır.
C
Bir önermenin a priori olması demek o önermenin duyu deneyimine başvurmadan bilinebilir olması demektir.
D
A priori önerme dünyanın “rastlantısal” olgularına dair olamaz.
E
A priori önermeler salt akıl yoluyla bilinebilir olanlardır.
Açıklama:
Tüm a posteriori önermeler olumsaldır.
Soru 27
“Hesperus ile Phosphorus özdeştir”
"5+7=12"
"Su H2O’dur."
Kripke'ye göre yukarıdaki önermeler aşağıdakilerden hangisinde sırasıyla doğru verilmiştir?
"5+7=12"
"Su H2O’dur."
Kripke'ye göre yukarıdaki önermeler aşağıdakilerden hangisinde sırasıyla doğru verilmiştir?
Seçenekler
A
A posteriori-a priori-a posteriori
B
A posteriori-a pastoriori-a posteriori
C
A posteriori-a priori-a priori
D
A priori-a priori-a priori
E
A priori-a pastoriori-a posteriori
Açıklama:
• Tüm a priori önermeler zorunludur. • Tüm a posteriori önermeler olumsaldır.
Bir önermenin a priori olması demek o önermenin duyu deneyimine başvurmadan bilinebilir olması demektir.
“Hesperus ile Phosphorus özdeştir”
Bu tümce Kripke’ye göre a posteriori bir önerme dile getirir. Bu önermenin doğru olduğunu ancak gökyüzüne yönelik gözlemlerimiz sayesinde öğrenebildik. Salt akıl yoluyla, duyu deneyimine başvurmadan bu önermeyi bilemezdik, dolayısıyla a priori olamaz.
Bir önermenin a priori olması demek o önermenin duyu deneyimine başvurmadan bilinebilir olması demektir.
“Hesperus ile Phosphorus özdeştir”
Bu tümce Kripke’ye göre a posteriori bir önerme dile getirir. Bu önermenin doğru olduğunu ancak gökyüzüne yönelik gözlemlerimiz sayesinde öğrenebildik. Salt akıl yoluyla, duyu deneyimine başvurmadan bu önermeyi bilemezdik, dolayısıyla a priori olamaz.
Soru 28
Aşağıdakilerden hangisi Kripke'ye göre genel terim değildir?
Seçenekler
A
Su
B
Kaplan
C
Yıldız
D
Fonksiyon
E
Orhan Veli
Açıklama:
Su, kaplan, yıldız, maymun, fonksiyon, kesir gibi “doğal tür adları” birer genel terimdirler.
Bu terimlerin hepsinin ortak olan özellikleri birden çok nesneye uygulanabilir olmalardır.
Orhan Veli özel addır.
Bu terimlerin hepsinin ortak olan özellikleri birden çok nesneye uygulanabilir olmalardır.
Orhan Veli özel addır.
Soru 29
I. “Kaplan yırtıcı bir hayvandır” dediğimizde kullandığımız “kaplan” terimi bir doğal türe, yani bir hayvan türüne doğrudan gönderme yapar.
II. “Su” ve“H2O” adı farklı doğal türe gönderme yaparlar.
III.“Su H2O ile özdeştir” tümcesi zorunlu olarak doğru olan bir önermedir.
Yukarıda verilen bilgilerden hangisi/hangileri doğrudur?
II. “Su” ve“H2O” adı farklı doğal türe gönderme yaparlar.
III.“Su H2O ile özdeştir” tümcesi zorunlu olarak doğru olan bir önermedir.
Yukarıda verilen bilgilerden hangisi/hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I-II
D
I-III
E
II-III
Açıklama:
“Kaplan yırtıcı bir hayvandır” dediğimizde kullandığımız “kaplan” terimi bir doğal türe, yani bir hayvan türüne doğrudan gönderme yapar.
Özel adlar kişi ya da nesnelere doğrudan gönderme yapma araçlarıyken, doğal tür adları ise soyut türlere doğrudan gönderme yapmaya yararlar.
Hem “su” hem de “H2O” adı aynı doğal türe gönderme yaparlar. Aynı özel adlar gibi ikisi de zorunlu imleyicidir; tüm olanaklı dünyalarda aynı türe gönderme yaparlar. Bundan dolayı da “Su H2O ile özdeştir” tümcesi zorunlu olarak doğru olan bir önermedir.
Özel adlar kişi ya da nesnelere doğrudan gönderme yapma araçlarıyken, doğal tür adları ise soyut türlere doğrudan gönderme yapmaya yararlar.
Hem “su” hem de “H2O” adı aynı doğal türe gönderme yaparlar. Aynı özel adlar gibi ikisi de zorunlu imleyicidir; tüm olanaklı dünyalarda aynı türe gönderme yaparlar. Bundan dolayı da “Su H2O ile özdeştir” tümcesi zorunlu olarak doğru olan bir önermedir.
Soru 30
- Özel ad, kişi ve işaret zamirleri türünde basit tekil terimler bir tümce içinde kullanıldıklarında, o tümceye yaptıkları semantik katkı kavramsal bir içeriğe sahip olmalıdır;
- Bu kavramsal içerik bir tekil betimleme tarafından dile getiriliyor olabilmelidir;
- O özel adın ya da zamirin tümcenin kullanım bağlamındaki göndergesi bu tekil betimlemeyi sağlayan şeydir.
Seçenekler
A
Davranışçı Kuram
B
Betimlemeci Gönderim Kuramı
C
Etkileşim Kuramı
D
Doğuştancı Kuram
E
Eşsüremlilik Kuramı
Açıklama:
Soruda üç temel ilkesi özetlenmiş olan kuram "Betimlemeci Gönderim Kuramı" (Descriptivist Theory of Reference) ya da kısaca "Betimlemecilik" (Descriptivism) olarak adlandırılmaktadır.
Soru 31
Kripke'nin Betimlemeci Gönderim Kuramına karşı geliştirdiği argümanlar arasında en etkili olanı aşağıdakilerden hangisi ile ilgilidir?
Seçenekler
A
Özel adlar
B
Biçimler
C
Yan anlamlar
D
Zorunluluklar
E
Göndergeler
Açıklama:
Kripke 1970 yılında daha sonra kitap olarak da basılmış olan Adlandırma ve Zorunluluk (Naming and Necessity) adlı meşhur üç seminer konuşmasında Betimlemeci Gönderim Kuramına karşı bir çok argüman geliştirir. Bunlar arasında en fazla etkili olmuş olan özel adlara dair olup daha sonraları “modal argüman” olarak anılmış olan argümandır.
Soru 32
Aşağıdakilerden hangisi olumsal (zorunlu olmayan) önermeye örnek gösterilebilir?
Seçenekler
A
İki kere iki dörttür.
B
Üçgenin üç köşesi vardır.
C
Orhan Veli "İstanbul'u Dinliyorum" adlı şiirin yazarıdır.
D
Havaya atılan taş yere düşer.
E
Dünya güneşin etrafında döner.
Açıklama:
Bir önermenin zorunlu mu olumsal mı olduğunu kavramak için şu teste başvurulabilir:
Doğru olduğu bilinen bir önerme ele alınıp şu soru sorulur: Olaylar farklı gelişeydi doğru olan bu
önerme yanlış olabilir miydi? Eğer yanıt “evet” ise o önerme olumsal, “hayır” ise zorunlu bir doğrudur. Buna göre C seçeneği olumsal (zorunlu olmayan) bir önermedir.
Doğru olduğu bilinen bir önerme ele alınıp şu soru sorulur: Olaylar farklı gelişeydi doğru olan bu
önerme yanlış olabilir miydi? Eğer yanıt “evet” ise o önerme olumsal, “hayır” ise zorunlu bir doğrudur. Buna göre C seçeneği olumsal (zorunlu olmayan) bir önermedir.
Soru 33
Aşağıdaki kuramlardan hangisine göre bir özel ad kullanarak bir kişiye ya da bir
nesneye gönderme yapılması için o kişi ya da nesneyi betimlemek gerekmez?
nesneye gönderme yapılması için o kişi ya da nesneyi betimlemek gerekmez?
Seçenekler
A
Doğrudan Gönderim Kuramı
B
Betimlemeci Gönderim Kuramı
C
Etkileşim Kuramı
D
Davranışçı Kuram
E
Nedenselci Gönderim Kuramı
Açıklama:
Nedenselci Gönderim Kuramına göre bir özel ad kullanarak bir kişiye ya da bir nesneye gönderme yapılması için o kişi ya da nesneyi betimlemek gerekmez. Örneğin pek felsefe tarihi çalışılmamış biri hem “Aristoteles” hem de “Platon” adlarını öğrenmiş olsun. Ancak “Aristoteles kimdir?” diye sorduğumuzda “ünlü bir Yunan filozof” yanıtı verebildiğini düşünelim ve “Platon kimdir?” deyince de yine aynı yanıtı aldığımızı varsayalım. Yani Aristoteles ile Platon’u birbirlerinden ayıracak betimlemelere sahip olamayacaktır bu kişi. Yine de “Aristoteles” adını kullandığında Aristoteles’e, “Platon” adını kullandığında ise Platon’a gönderme yapabilir. Bunun nedeni bu adların kullanım zincirleri arasındaki farktır bu kurama göre.
Soru 34
Genç baba, kollarına ilk kez aldığı kızına bakarak "bunun adı Sezen olsun" demiştir. Bu durumda, örnekteki adlandırma töreni hangi yolla yapılmıştır?
Seçenekler
A
Betimleme
B
Gösterim
C
Tasım
D
Gönderge
E
Anlam
Açıklama:
Bir kişinin ya da nesnenin doğrudan gösterilerek adlandırılmasına "gösterim" yollu adlandırma denilmektedir.
Soru 35
Aşağıdaki kuramlardan hangisi özel ad ve basit zamirlerin bir tümce içinde kullanıldıklarında doğrudan göndergelerine gönderme yaptıkları ilkesini savunmaktadır?
Seçenekler
A
Doğrudan Gönderim Kuramı
B
Nedenselci Gönderim Kuramı
C
Olumsuz Anlam Kuramı
D
Dolaylı Anlatım Kuramı
E
Betimlemeci Gönderim Kuramı
Açıklama:
Nedenselci Gönderim Kuram› şu soruyu yanıtsız bırakır: Özel adın semantik içeriği bir betimleme değilse nedir? Kripke bu soruya açık bir yanıt vermez. Ancak onun bazı takipçileri bu soruya yanıt vermek için tarihe “Doğrudan Gönderim Kuram›” (Direct Reference Theory) olarak geçen kuram› geliştirmeişlerdir. Bu kurama göre özel ad ve basit zamirler bir tümce içinde kullandıklarında doğrudan göndergelerine gönderme yaparlar.
Soru 36
Bir adın göndergesinin doğrudan önermenin parçası olduğu önermelere ne ad verilmektedir?
Seçenekler
A
Tekil önerme
B
Olumlu önerme
C
Olumsuz önerme
D
Zorunlu önerme
E
Özgülü önerme
Açıklama:
Tekil önerme, bir adın göndergesinin doğrudan önermenin parçası olduğu önermeleri ifade eder.
Soru 37
Aşağıdaki alanlardan hangisi salt akıl yoluyla bilinemeyen, "rastlantısal" olgulara dair bir alandır?
Seçenekler
A
Matematik
B
Geometri
C
Mantık
D
Metafizik
E
Biyoloji
Açıklama:
Eğer bir önermeyi salt akıl yoluyla a priori bilebiliyorsak bu önerme dünyanın “rastlantısal” olgularına dair olamaz. Mutlaka matematik, geometri, mantık ya da metafizik yasalarının “zorunlu” kıldığı bir doğru olmalıdır. Bu durumda biyoloji, bahsi geçen alanlardan farklıdır ve doğal ya da "rastlantısal" olgulara dayanmaktadır.
Soru 38
"Standart Metre çubuğu t anında 1 metre uzunluğundadır." Önermesi, Kripke'ye göre nasıl bir önermedir?
Seçenekler
A
Zorunlu
B
Olumsal
C
Olumsuz
D
Analitik
E
Koşullu
Açıklama:
Nesnelerin uzunlukları onların zorunlu değişmez özellikleri değillerdir. Bu çubuk metrik sistemin ilk ortaya çıkmasında özel bir rol oynamıştır, bunu tabii ki kabul ediyoruz. Ancak çubuğun belirli bir andaki uzunluğu Aristoteles’in deyimiyle “rastlantısal” bir olgudur. İşte buradaki rastlantısal olma kavramına çağdaş metafizikte “olumsal” deniyor. Kısaca tam t anında çubuk tam tamına bir metre uzunluğundaydı ama bu çubuğun olumsal bir özelliğiydi. Bu durumda sorudaki tümce Kripke’ye göre zorunlu olmayan, yani olumsal bir doğruyu dile getirmektedir.
Soru 39
Kripke’ye göre bir önermenin olumsal mı yoksa zorunlu mu olduğu bizim bilgimize dair ya da bilme biçimlerimize dair bir konu değildir. Buna göre, zorunlu ile olumsal doğrular arasındaki ayrım, nasıl bir ayrımdır?
Seçenekler
A
Epistemik
B
Mantıksal
C
Metafizik
D
Bilişsel
E
Göreli
Açıklama:
Kripke’ye göre. A priori ile a posteriori arasındaki ayrım bizim bilme biçimlerimize dair bir ayrımdır; yani epistemik bir ayrımdır. Ancak zorunlu ile olumsal doğrular arasındaki ayrım ise metafizik bir ayrımdır. Kripke’ye göre bu ayrımın metafizik olması demek dünyaya, gerçekliğe dair bir ayrım olduğuna işaret eder; yani bir önermenin olumsal mı yoksa zorunlu mu olduğu bizim bilgimize dair ya da bilme biçimlerimize dair bir konu değildir. Dolayısıyla iki ayrımın Kant geleneğinde olduğu gibi tam tamına örtüşmesinin aslında beklenmemesi gerekir. Olumsal a priori önermelerin varlığı da bunu gösterir.
Soru 40
Frege’ye göre bir özel adın gönderme yapabilmesi için bir anlamı olmalıdır; bu anlam da ancak aşağıdaki nesnenin hangi betimlemesi ile dile getirilebilir?
Seçenekler
A
Çoğul
B
Tekil
C
Belirli
D
Belirsiz
E
Önermesel
Açıklama:
Yanıtınız yanlış ise sayfa 83’de “Giriş” bölümünü yeniden gözden geçiriniz.
Frege’ye göre bir özel adın gönderme yapabilmesi için bir anlamı olmalıdır; bu anlam da ancak o nesnenin tekil bir betimlemesi ile dile getirilebilir.
Frege’ye göre bir özel adın gönderme yapabilmesi için bir anlamı olmalıdır; bu anlam da ancak o nesnenin tekil bir betimlemesi ile dile getirilebilir.
Soru 41
Aşağıdakilerden hangisine yönelik Frege’nin görüşünü Russell da aynen kabul eder?
Seçenekler
A
terimlere
B
öznelere
C
kavramlara
D
cümlelere
E
özel adlara
Açıklama:
Yanıtınız yanlış ise sayfa 83’de “Giriş” bölümünü yeniden gözden geçiriniz.
ancak özel adlara yönelik Frege’nin görüşünü Russell da aynen kabul eder. Russell’a göre de “olağan” bir özel adın her durumda bir betimsel içeriği olmalı ve bu içerik her durumda tekil ya da Russell’ın deyimiyle “belirli” bir betimleme ile dile getirilebilmelidir.
ancak özel adlara yönelik Frege’nin görüşünü Russell da aynen kabul eder. Russell’a göre de “olağan” bir özel adın her durumda bir betimsel içeriği olmalı ve bu içerik her durumda tekil ya da Russell’ın deyimiyle “belirli” bir betimleme ile dile getirilebilmelidir.
Soru 42
“ Orhan Veli “İstanbul’u Dinliyorum” adlı şiirin yazarıdır.” tümcesinin dile getirdiği önerme aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
zorunlu olmayan
B
bilişsel
C
kavramsal
D
terimsel
E
mantıksal olmayan
Açıklama:
Yanıtınız yanlış ise sayfa 85’de “BETİMLEMECİ GÖNDERİM KURAMINA KARŞI ARGÜMANLAR” bölümünü yeniden gözden geçiriniz.
Orhan Veli “İstanbul’u Dinliyorum” adlı şiirin yazarıdır. Bu tümcenin dile getirdiği önerme “olumsal” (contingent) bir doğrudur. Burada “olumsal” sözcüğünü “zorunlu olmayan” anlamında kullanıyoruz.
Orhan Veli “İstanbul’u Dinliyorum” adlı şiirin yazarıdır. Bu tümcenin dile getirdiği önerme “olumsal” (contingent) bir doğrudur. Burada “olumsal” sözcüğünü “zorunlu olmayan” anlamında kullanıyoruz.
Soru 43
Kripke’ye göre bir özel ad bir dile aşağıdakilerden hangisi ile sunulur?
Seçenekler
A
adlandırma töreni
B
tanıştırma töreni
C
düşünce töreni
D
İbetimleme töreni
E
İlgi töreni
Açıklama:
Yanıtınız yanlış ise sayfa 87’de “DO⁄RUDAN GÖNDERiM KURAMI” bölümünü yeniden gözden geçiriniz.
“Aristoteles” gibi bir özel ad nasıl gönderme yapar? Kripke’ye göre bir özel ad bir “adlandırma töreni” ile dile sunulur.
“Aristoteles” gibi bir özel ad nasıl gönderme yapar? Kripke’ye göre bir özel ad bir “adlandırma töreni” ile dile sunulur.
Soru 44
Bir bebek doğduğunda o bebeğe bir ad verilmesi nasıl bir adlandırmadır?
Seçenekler
A
kavrama yollu
B
betimleme yollu
C
gösterim yollu
D
sunuş yollu
E
bilişsel yollu
Açıklama:
Yanıtınız yanlış ise sayfa 87’de “DOĞRUDAN GÖNDERiM KURAMI” bölümünü yeniden gözden geçiriniz.
Örneğin bir bebek doğduğunda o bebeğe bir ad verilmesi “gösterim” yollu adlandırmadır. Anne, baba ya da bir başkası bebeği gösterip “bu bebeğin ad› “Ayşe” olsun” der.
Örneğin bir bebek doğduğunda o bebeğe bir ad verilmesi “gösterim” yollu adlandırmadır. Anne, baba ya da bir başkası bebeği gösterip “bu bebeğin ad› “Ayşe” olsun” der.
Soru 45
Nedenselci Gönderim Kuramına göre bir özel ad kullanarak bir kişiye ya da bir nesneye gönderme yapmamız için o kişi ya da nesneyi ________ gerekmez.
Cümlede boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
Cümlede boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
Seçenekler
A
özleştirmek
B
tanımamız
C
edatlaştırmak
D
özelleştirmek
E
betimlememiz
Açıklama:
Yanıtınız yanlış ise sayfa 88’de “DOĞRUDAN GÖNDERiM KURAMI” bölümünü yeniden gözden geçiriniz.
Nedenselci Gönderim Kuramına göre bir özel ad kullanarak bir kişiye ya da bir nesneye gönderme yapmamız için o kişi ya da nesneyi betimlememiz gerekmez.
Nedenselci Gönderim Kuramına göre bir özel ad kullanarak bir kişiye ya da bir nesneye gönderme yapmamız için o kişi ya da nesneyi betimlememiz gerekmez.
Soru 46
Bir kişiyi ya da nesneyi doğrudan göstererek “bunun adı ... olsun” diye adlandırma yapıldığında hangi yollu adlandırmaya örnek gösterilmiş olur?
Seçenekler
A
Kavrama yollu
B
Sunuş yollu
C
Gösterim yollu
D
Anlamlandırma yollu
E
Betimleme yollu
Açıklama:
Yanıtınız yanlış ise sayfa 88’de “DOĞRUDAN GÖNDERiM KURAMI” bölümünü yeniden gözden geçiriniz.
Eğer bir kişiyi ya da nesneyi doğrudan göstererek “bunun ad› ... olsun” diye adlandırma yaptıysak bu “gösterim” yollu demiştik.
Eğer bir kişiyi ya da nesneyi doğrudan göstererek “bunun ad› ... olsun” diye adlandırma yaptıysak bu “gösterim” yollu demiştik.
Soru 47
A priori ile a posteriori arasındaki ayrım aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Diyalektik
B
Metafizik
C
Epistemik
D
Tikel
E
Tümel
Açıklama:
Yanıtınız yanlış ise sayfa 90’de “OLUMSAL A PRIORI VE ZORUNLU A POSTERIOR” bölümünü yeniden gözden geçiriniz.
A priori ile a posteriori aras›ndaki ayrım bizim bilme biçimlerimize dair bir ayrımdır; yani epistemik bir ayrımdır.
A priori ile a posteriori aras›ndaki ayrım bizim bilme biçimlerimize dair bir ayrımdır; yani epistemik bir ayrımdır.
Soru 48
Zorunlu doğrular ile olumsal doğrular arasındaki ayrım nasıl bir ayrımdır?
Seçenekler
A
Diyalektik
B
Epistemik
C
Ampirik
D
Metafizik
E
Pragmatik
Açıklama:
Yanıtınız yanlış ise sayfa 90’de “OLUMSAL A PRIORI VE ZORUNLU A POSTERIOR” bölümünü yeniden gözden geçiriniz.
Ancak zorunlu ile olumsal doğrular arasındaki ayrım ise metafizik bir ayrımdır. Kripke’ye göre bu ayrımın metafizik olması demek dünyaya, gerçekliğe dair bir ayrım olduğuna işaret eder; yani bir önermenin olumsal mı yoksa zorunlu mu olduğu bizim bilgimize dair ya da bilme biçimlerimize dair bir konu değildir.
Ancak zorunlu ile olumsal doğrular arasındaki ayrım ise metafizik bir ayrımdır. Kripke’ye göre bu ayrımın metafizik olması demek dünyaya, gerçekliğe dair bir ayrım olduğuna işaret eder; yani bir önermenin olumsal mı yoksa zorunlu mu olduğu bizim bilgimize dair ya da bilme biçimlerimize dair bir konu değildir.
Soru 49
Aşağıdaki kuramlardan hangisi öncelikle özel ad ve zamir gibi basit tekil terimlerin semantik çözümlemesine yönelik ortaya çıkmıştır?
Seçenekler
A
Diziliş Kuramı
B
Doğrudan Gönderim Kuramı
C
Betimleme Kuramı
D
Gözlemleme Kuramı
E
Kavram Kuramı
Açıklama:
Yanıtınız yanlış ise sayfa 93’da “GENEL TERİMLER VE TÜR ADLARI” bölümünü yeniden gözden geçiriniz.
Doğrudan Gönderim Kuramı öncelikle özel ad ve zamir gibi basit tekil terimlerin semantik çözümlemesine yönelik ortaya çıkmıştır.
Doğrudan Gönderim Kuramı öncelikle özel ad ve zamir gibi basit tekil terimlerin semantik çözümlemesine yönelik ortaya çıkmıştır.
Soru 50
Betimlemeci Gönderim Kuramı hangi ikilinin görüşüne dayanmaktadır?
Seçenekler
A
Kant ve Hume
B
Aristoteles ve Platon
C
Frege ve Russell
D
Kripke ve Descartes
E
Foucault ve Derrida
Açıklama:
İşte bu Frege/Russell görüşüne daha sonraları kısaca “Betimlemeci Gönderim Kuramı” (Descriptivist Theory of Reference) ya da kısaca “Betimlemecilik” (Descriptivism) adları verilmiştir.
Soru 51
Aşağıdakilerden hangisi a priori bir önermedir?
Seçenekler
A
Namık Kemal vatan şairidir.
B
Üçün karesi iki ile tam bölünmez.
C
Anadolu Üniversitesi 1969’da kurulmuştur.
D
Einstein ünlü bir fizikçidir.
E
TL, Türkiye Cumhuriyeti para birimidir.
Açıklama:
Bir önermenin a priori olması demek o önermenin duyu deneyimine başvurmadan bilinebilir olması demektir. Diğer bir deyişle a priori önermeler salt akıl yoluyla bilinebilir olanlardır.
Soru 52
Doğrudan gönderim kuramına göre “Yarasa memelidir.” tümcesindeki yarasa aşağıdakilerden hangisine gönderme yapar?
Seçenekler
A
Yarasa adına
B
Yarasaların her elemanına
C
Yarasalık kavramına
D
Yarasa türüne
E
Belirli bir yarasaya
Açıklama:
Daha önce belirtmiş olduğumuz gibi Doğrudan Gönderim Kuramı bazı felsefecilere göre genel terimler için de geçerlidir. Bu görüşü savunanlar çoğunlukla özellikle doğal tür adları için bunun geçerli olduğunu savlarlar. Örneğin “kaplan yırtıcı bir hayvandır” dediğimizde kullandığımız “kaplan” terimi bir doğal türe, yani bir hayvan türüne doğrudan gönderme yapar.
Soru 53
Aşağıdakilerden hangisi Kripke’nin betimleyici kurama karşı en etkili argümanıdır?
Seçenekler
A
Niceleme argümanı
B
Varlık argümanı
C
Dolaylı argüman
D
Özdeşlik argümanı
E
Modal argüman
Açıklama:
Kripke 1970 yılında daha sonra kitap olarak da basılmış olan Adlandırma ve Zorunluluk (Naming and Necessity) adlı meşhur üç seminer konuşmasında Betimlemeci Gönderim Kuramına karşı bir çok argüman geliştirir. Bunlar arasında en fazla etkili olmuş olan özel adlara dair olup daha sonraları “modal argüman” olarak anılmış olan argümandır.
Soru 54
Doğrudan gönderim kuramına göre “Eskişehir”in anlamı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Eskişehir kelimesi
B
Eskişehir kavramı
C
Eskişehir'in göndergesi olan şehir
D
Eskişehir olma fonksiyonu
E
Eskişehir'in tüm eşanlamlılar kümesi
Açıklama:
Doğrudan Gönderim Kuramına göre özel ad türündeki basit tekil terimler için sloganımız şudur: Anlam ile Gönderge aynı şeydir.
Soru 55
Kripke’ye göre aşağıdakilerden hangisi bir olumsal imleyicidir?
Seçenekler
A
3'ün küpü
B
Ziya Gökalp
C
Erol Güngör
D
İslamiyetin son peygamberi
E
Saul Aaron Kripke
Açıklama:
Özel ad zorunlu imleyicidir, betimleme ise olumsal imleyicidir.
Soru 56
Hangisi betimlemeci gönderim kuramını özetleyen temel ilkelerden değildir?
Seçenekler
A
Özel ad, kişi ve işaret zamirleri türünde basit tekil terimler bir tümce içinde kullanılmalıdır.
B
Basit tekil terimlerin cümleye yaptıkları semantik katkı kavramsal bir içeriğe sahip olmalıdır.
C
Kavramsal içerik bir tekil betimleme tarafından dile getiriliyor olabilmelidir.
D
Özel adın ya da zamirin tümcenin kullanım bağlamındaki göndergesi bu tekil betimlemeyi sağlayan şeydir.
E
Özel ad bir tekil betimleme ile eş anlamlı olmak durumundadır.
Açıklama:
84. sayfada verilen 3 temel ilke incelendiğinde E seçeneğinin bu ilkeler arasında olmadığı görülür.
Soru 57
Aşağıdaki tümcelerde kullanılan altı çizili terimlerden hangisinin eş anlamlısı doğru verilmiştir.
Seçenekler
A
İnsanların tümü yalancıdır. (çoğu)
B
Otobüs durakta yolcu almak için bekliyor. (duruyor)
C
Yalnızca biri dışarda kaldı. (sadece)
D
Altın fiyatları yükseldi. (kalktı)
E
Bizleri akşam yemeğine davet etti. (ağırladı)
Açıklama:
İki terim eşanlamlı ise bir tümce içinde biri yerine diğerini koyduğumuzda tümcenin anlamı ve doğruluk değeri değişmez.
Soru 58
Dünyanın güneş etrafında döndüğü süreyi "bir yıl" olarak tanımlarsak aşağıdakilerden hangisi Kripke'ye göre doğrudur?
Seçenekler
A
"Dünya güneş etrafında bir yılda döner." tümcesi zorunlu bir doğruyu dile getirir.
B
Dünyanın güneş etrafında daha hızlı dönmüş olduğunu varsaysak bile yine dönüş süresi tam bir yıl olurdu.
C
Dünyanın güneş etrafında dönüşünün bir yıl olduğunu sadece gözlem yoluyla bilebiliriz.
D
Dünyanın güneş etrafındaki dönüş süresi bir yıldan daha az ya da daha çok olabilirdi.
E
"Bir yıl" terimi bu tanımın yapıldığı anda bir süreye gönderme yapan zorunlu imleyici olan bir terimdir.
Açıklama:
Sorudaki tümce Kripke’ye göre olumsal a priori örneğidir. d şıkkı bu tümcenin olumsal bir doğru olmasının nedenini dile getirdiği için Kripke’ye göre doğru olmalıdır.
Soru 59
Aşağıdakilerden hangisi gösterim yollu bir adlandırmadır?
Seçenekler
A
Yeni doğan köpeğimize Tarçın diyelim.
B
AIDS hastalığına neden olan virüse HIV diyelim.
C
Yılın 4. ayında Dünya'nın doğu ufkunda beliren parlak gök cismine Dorlium diyelim.
D
Köpek ısırması sonucu oluşan viral hastalığa Lyssa diyelim.
E
Uranüs'ün yörüngesinde sapmalara neden olan gezegene 'Neptün' diyelim.
Açıklama:
Örneğin bir bebek doğduğunda o bebeğe bir ad verilmesi “gösterim” yollu adlandırmadır. Anne, baba ya da bir başkası bebeği gösterip “bu bebeğin adı “Ayşe” olsun” der. A seçeneği dışındaki seçenekler ise betimleme yoluyla adlandırmaya örnektir.
Soru 60
Kripke’nin daha sonra kitap olarak da basılmış olan Adlandırma ve Zorunluluk (Naming and Necessity) adlı meşhur üç seminer konuşması hangi yılda yayınlanmıştır?
Seçenekler
A
1965
B
1968
C
1970
D
1972
E
1974
Açıklama:
Kripke 1970 yılında daha sonra kitap olarak da basılmış olan Adlandırma ve Zorunluluk (Naming and Necessity) adlı meşhur üç seminer konuşmasında Betimlemeci Gönderim Kuramına karşı bir çok argüman geliştirir. Bunlar arasında en fazla etkili olmuş olan özel adlara dair olup daha sonralar› “modal argüman” olarak anılmış olan argümandır. Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 61
Doğru olduğunu bildiğiniz bir önermeyi ele alıp “Olaylar farklı gelişseydi doğru olan bu önerme yanlış olabilir miydi?" sorusuna yanıtınız “evet” ise bu nasıl bir doğru olduğunu gösterir?
Seçenekler
A
Zorunlu
B
Olumsal
C
Göreceli
D
Sabit
E
Kaderci
Açıklama:
Doğru olduğunu bildiğiniz bir önermeyi ele alıp “Olaylar farklı gelişseydi doğru olan bu önerme yanlış olabilir miydi?" sorusuna yanıtınız “evet” ise bu olumsal bir doğru olduğunu gösterir. Doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 62
Nedenselci Gönderim Kuramına göre bir özel ad kullanarak bir kişiye ya da bir nesneye gönderme yapmamız için aşağıdakilerden hangisi gerekmez?
Seçenekler
A
Kişiyi ya da nesneyi tanımak
B
Kişi ya da nesneyle ilgili bir fikre sahip olmak
C
Yorumlamak
D
Betimlemek
E
Eleştirmek
Açıklama:
Nedenselci Gönderim Kuramına göre bir özel ad kullanarak bir kişiye ya da bir nesneye gönderme yapmamız için o kişi ya da nesneyi betimlememiz gerekmez. Doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 63
Doğrudan gönderim kuramına göre "dünya" sözcüğünün anlamı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Dünyanın kendisi
B
Üzerinde yaşadığımız gezegen
C
İnsan yaşamını mümkün kılan gezegen
D
Üzerinde sıvı su bulunan tek gezegen
E
Güneşe en yakın üçüncü gezegen
Açıklama:
Doğrudan Gönderim Kuramına göre “Dünya”sözcüğünün anlamı“üzerinde yaşadığımızgezegen” ya da “üzerinde sıvı su bulunan tek gezegen,ya da bir başka herhangi bir betimleme olamaz. “Dünya” sözcüğünün anlamı dünyanın kendisidir. Anlam göndergedir. Doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 64
Salt akıl yoluyla bilinebilir olan önermeler nasıl adlandırılır?
Seçenekler
A
Zorunlu
B
A posteriori
C
A priori
D
Olumsal
E
Zorunlu priori
Açıklama:
Bir önermenin a priori olması demek o önermenin duyu deneyimine başvurmadan bilinebilir olması demektir. Diğer bir deyişle a priori önermeler salt akıl yoluyla bilinebilir olanlardır. Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 65
Kripke’ye göre A priori ile a posteriori arasındaki ayrım nasıl bir ayrımdır?
Seçenekler
A
Metafizik
B
Epistemik
C
Felsefik
D
Epistemolojik
E
Bilimsel
Açıklama:
A priori ile a posteriori arasındaki ayrım bizim bilme biçimlerimize dair bir ayrımdır; yani epistemik bir ayrımdır. Ancak zorunlu ile olumsal doğrular arasındaki ayrım ise metafizik bir ayrımdır. Doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 66
Kripke'ye göre "kesir, küre ya da fonksiyon" gibi terimlerin ortak özelliği aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Alana özel olması
B
Başka terimlerle değiştirilebilir olması
C
Metafizik olması
D
A priori olması
E
Birden çok nesneye uygulanabilmesi
Açıklama:
Genel terim örneklerinin hepsi Kripke’ye göre doğal tür adlarıdır. Başka türde genel terimler de bulunur; örneğin “masa”, “bilgisayar”, “bilezik”gibi insan yapımı “eşya adları” da genel terimdir. Matematik dilinde kullanılan “sayı”, “fonksiyon”, “kesir” gibi terimler, ya da geometri dilinde kullanılan “üçgen”,“küre”, “düzlem” gibi terimler de genel terimdirler. Bu terimlerin hepsinin ortak olan özellikleri birden çok nesneye uygulanabilir olmalardır. Doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 67
Kripke'ye göre Su H2O'dur önermesi nasıl bir önermedir?
Seçenekler
A
A priori
B
Olumsal
C
A posteriori
D
Zorunlu
E
Olumsal posteriori
Açıklama:
Su H2O’dur önermesi zorunlu a posteriori bir önermedir Kripke’ye göre. Birçok bilimsel buluş için de durum aynıdır. Son yıllarda felsefecilerin büyük çoğunluğu tarafından kabul gören Kripke’nin bu savı felsefe tarihinde önemli bir değişime yol açmıştır. Etkisi sadece dil felsefesine dair değil, epistemoloji vemetafizik alanlarına uzanmış aynı zamanda bilim felsefesinde de önemli bi ryenilik getirmiştir. Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 68
" İki terim _____________ ise bir tümce içinde biri yerine diğerini koyduğumuzda tümcenin anlamı ve doğruluk değeri değişmez." Verilen boşluğa aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Seçenekler
A
Eşdeğer
B
Eşsesli
C
Eşanlamlı
D
Sesteş
E
Epistemik
Açıklama:
İki terim eşanlamlı ise bir tümce içinde biri yerine diğerini koyduğumuzda tümcenin anlamı ve doğruluk değeri değişmez. Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 69
Eğer bir kişiyi ya da nesneyi doğrudan göstererek “bunun adı ... olsun” diye adlandırma yapıldıysa bu adlandırma aşağıdakilerden hangisi ile ifade edilir?
Seçenekler
A
Gösterim yollu
B
Çıkarım yollu
C
Zincirleme yollu
D
Betimleme yollu
E
Özellik yollu
Açıklama:
Eğer bir kişiyi ya da nesneyi doğrudan göstererek “bunun adı ... olsun” diye adlandırma yapıldıysa bu adlandırma gösterim yolludur. Doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 70
Adlandırma ve Zorunluluk adlı çalışmasıyla Betimlemeci Gönderim Kuramına karşı birçok argüman geliştiren düşünür kimdir?
Seçenekler
A
Frege
B
Russell
C
Kripke
D
Kant
E
Hume
Açıklama:
Kripke 1970 yılında daha sonra kitap olarak da basılmış olan Adlandırma ve Zorunluluk (Naming and Necessity) adlu meşhur üç seminer konuşmasında Betimlemeci Gönderim Kuramına karşı bir çok argüman geliştirir.
Soru 71
Doğrudan Gönderim kuramına aşağıdakilerden hangisi de söylenmektedir?
Seçenekler
A
Betimlemeci Gönderim Kuramı
B
Tarihsel Gönderim Kuramı
C
Nesnel Gönderim Kuramı
D
Güncel Gönderim Kuramı
E
Öznel Gönderim Kuramı
Açıklama:
Örneğin “Aristoteles” adı ile Antik çağın meşhur bir filozofuna gönderme yapabilmemiz için bu adı belirli bir bağlamda kullanmamız ile o meşhur filozofun ilk adlandırılması arasında bir nedensellik bağı olmalıdır. Bu zincir tarihsel bir süreci kapsadığı için bu kurama bazıları “Tarihsel Gönderim Kuramı” da der. Doğru cevap B'dir.
Soru 72
Bir adın göndergesinin doğrudan önermenin parçası olduğu türde önermelere günümüzde ne ad verilir?
Seçenekler
A
Birincil önerme
B
Çoğul önerme
C
Tekil önerme
D
Karmaşık önerme
E
Doğrudan önerme
Açıklama:
Özel ad ya da zamir ile gönderme yap›lan bir insanın, ya da bir masanın önermenin parçası olduğu türde önermeler vardır bu kurama göre. Bu tür önermelere, yani bir adın göndergesinin doğrudan önermenin parçası olduğu türde önermelere günümüzde “tekil önerme” (singular proposition) adı veriliyor.
Soru 73
A priori ile a posteriori arasındaki ayrım nasıl bir ayrımdır?
Seçenekler
A
Metafizik
B
Ontolojik
C
Fenomenolojik
D
Epistemik
E
Diyalektik
Açıklama:
A priori ile a posteriori arasındaki ayrım bizim bilme biçimlerimize dair bir ayrımdır; yani epistemik bir ayrımdır.
Soru 74
Zorunlu ile olumsal doğrular arasındaki ayrım nasıl bir ayrımdır?
Seçenekler
A
Diyalektik
B
Metafizik
C
Ontolojik
D
Fenomenolojik
E
Epistemik
Açıklama:
A priori ile a posteriori arasındaki ayrım bizim bilme biçimlerimize dair bir ayrımdır; yani epistemik bir ayrımdır. Ancak zorunlu ile olumsal doğrular arasındaki ayrım ise metafizik bir ayrımdır.
Soru 75
Aşağıdakilerden hangisi Kripke’ye göre doğru olamaz?
Seçenekler
A
Bir şeyin adının ne olduğu o şeyin zorunlu bir özelliğidir.
B
Özel adlar betimleme yoluyla dile sunulabilirler.
C
Özel adlar göndergeleri hakkında bilgi içermezler.
D
Bir özel ad her durumda zorunlu imleyicidir.
E
Bir özel ad hiçbir durumda betimsel içeriğe sahip değildir.
Açıklama:
Bir şeye ya da kişiye ne ad verdiğimiz bize bağlıdır, dolayısıyla zorunlu değil olumsaldır.
Soru 76
Aşağıdaki terimlerden hangisi olumsal imleyicidir?
Seçenekler
A
“Dünya”
B
“Beyaz”
C
“Ankara”
D
“Türkiye’nin baflkenti”
E
“Dairenin çapı”
Açıklama:
Doğru cevap D'dir.
Soru 77
Aşağıdakilerden hangisi Kripke’ye göre doğru değildir?
Seçenekler
A
“Kaplan” genel terimi bir tür adıdır
B
“Kaplan” adının göndergesi bir hayvan türüdür
C
“Kaplan” terimi zorunlu imleyicidir
D
“Kaplan” adı bu hayvan türünü tanımlayan bir betimlemedir
E
“Kaplan” ad›n›n gönderme yapma biçimi özel adlarınkine çok benzer.
Açıklama:
D'dir.
Soru 78
Bir önermenin zorunlu mu olumsal mı olduğunu kavramak için doğru olduğunu bildiğimiz bir önerme ile ilgili hangi soruyu sormamız gerekir?
Seçenekler
A
Olaylar farklı gelişseydi doğru olan bu önerme yanlış olabilir miydi?
B
Olaylar farklı gelişseydi doğru olan bu önerme yanlış olabilir miydi?
C
Olaylar farklı gelişmeseydi doğru olan bu önerme yanlış olabilir miydi?
D
Doğru olan bu önermenin olumsal olması hangi etmene bağlıdır?
E
Olaylar aynı kalsa da bu önermenin doğruluk değeri değişebilir mi?
Açıklama:
Bir önermenin zorunlu mu olumsal mı olduğunu kavramak için doğru olduğunu bildiğimiz bir önerme ile ilgili şu teste başvurabilirsiniz: Doğru olduğunu bildiğiniz bir önermeyi ele alıp şunu sorun:
Olaylar farklı gelişseydi doğru olan bu önerme yanlış olabilir miydi? Eğer yanıtınız “evet” ise o önerme olumsal, “hayır” ise zorunlu bir doğrudur.
Olaylar farklı gelişseydi doğru olan bu önerme yanlış olabilir miydi? Eğer yanıtınız “evet” ise o önerme olumsal, “hayır” ise zorunlu bir doğrudur.
Ünite 6
Soru 1
Hangisi Austin’e göre edimsöz örneği sayılmaz?
Seçenekler
A
Özür dilemek
B
Bilgi vermek
C
Söz vermek
D
Bahse girmek
E
Emir vermek
Açıklama:
Sormak, söz vermek, ad vermek, bahse girmek gibi dil kullanarak gerçekleştirilen bu tür işlere Austin “söz edimi” (speech act) der. Bilgi vermek ise daha çok saptayıcılara örnektir. Doğru cevap B'dir.
Soru 2
- Sözcükler iki ayrı şekilde kullanılır: edimseller ve saptayıcılar
- Bir söz ediminin üç ayrı parçası vardır.
- Edimsöz edimi ile etkisöz edimi her durumda çakışmayabilir.
- Söz edimleri bir dil oyunundan ibarettir.
Yukarıda verilenlerden hangisi ya da hangileri Austin’in söz edimleriyle ilgilidir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız IV
C
I ve III
D
I, II ve III
E
II, III ve IV
Açıklama:
Austin'e göre, sözcükler iki ayrı şekilde kullanılır: edimseller ve saptayıcılar. Bir söz ediminin üç ayrı parçası vardır. Bunlar düzsöz edimi (locutionary act), edimsöz edimi (illocutionary act) ve etkisöz edimidir. Ayrıca,dil kullanımı ile her durumda istediğimiz etkiyi bırakamayabiliriz. Bu da edimsöz edimi ile etkisöz edimi her durumda çakışmayabileceği anlamına gelir. Ancak söz edimleri bir dil oyunundan ibarettir diyen düşünür Wittgenstein'dır. Doğru cevap D'dir.
Soru 3
Hangi düşünüre göre bir dil öğrenmek ve bir dili konuşur hale gelmek bir oyunu öğrenip o oyunu oynar hale gelmek gibidir?
Seçenekler
A
Austin
B
Grice
C
Frege
D
Russell
E
Wittgenstein
Açıklama:
Wittgenstein, Philosophical Investigations (Felsefi Sorgulamalar) adlı ünlü kitabında yeni bir kavram geliştirir: dil oyunu. Bir dil öğrenmek ve bir dili konuşur hale gelmek bir oyunu öğrenip o oyunu oynar hale gelmek gibidir. Doğru cevap E'dir.
Soru 4
Dil oyunlarıyla ilgili verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Dil oyunu durağandır.
B
Dil oyunu dilsel edimdir.
C
Dil oyunu tek başına oynanmaz.
D
Dil oyununu belirli kuralları vardır.
E
Her dil oyunu aynı zamanda bir yaşam biçimidir.
Açıklama:
Wittgenstein dilin olabilmesi için belirli kurallar dizgesini kabul etmiş bir topluluk olması gerektiğini savunur. Bu kurallar dizgesi dil oyununu oluşturur ve oyun tek başına oynanamaz. Yani Wittgenstein’a göre kişinin kendi kendine kuralların koyduğu özel bir dil oyunu olamaz; insanın kendi kafası içinde oluşturduğu ve başkasının anlayamayacağı bir “özel dil” düşüncesi bir saçmalıktır. Bir dili öğrenmek demek dil oyunları oynayan insan topluluğunun da bir parçası haline gelmeyi gerektirir. Bundan dolayı her dil oyunu aynı zamanda bir yaşam biçimidir. Dil oyunu durağan bir şey değildir, kuralları zamana ve bağlama göre değişir. Doğru cevap A'dır.
Soru 5
Her bilimsel kuram parçasının bir paradigma içinde ortaya çıktığını savunan düşünür kimdir?
Seçenekler
A
Lakatos
B
Feyerabend
C
Kuhn
D
Collingwood
E
Wittgenstein
Açıklama:
Kuhn’a göre her bilimsel kuram parçası bir “paradigma” içinde ortaya çıkar. Aristoteles, Batlamyus (Ptolemy), Kopernik, Newton, Einstein’ınki gibi etkili olmuş tüm fizik kuramlarının her biri farklı bir paradigma içerir. Bilimsel paradigmaların en temel öğelerine Kuhn önce “leksikon” daha sonra da “kavramsal çerçeve” der. Bir bilimsel devrim olduğunda paradigmanın değişimi ile kavramsal çerçeve de değişir. Doğru cevap C'dir.
Soru 6
Wittgenstein’ın düşüncesine göre hangi iki kavram birbiriyle çelişir?
Seçenekler
A
Leksikon ve hece bilim
B
Leksikon ve semantik
C
Semantik ve sentaks
D
Sentaks ve pragmatik
E
Semantik ve pragmatik
Açıklama:
Wittgenstein’ın geç dönemindeki dile yönelik bakış açısı bir anlamda semantik ile pragmatik dil felsefesi arasındaki ayrımı reddeder. Semantik dil felsefesi kullanımından bağımsız olarak tümcelerin anlamlarını incelerken, Wittgenstein bir tümcenin içinde yer aldığı dil oyunundaki kullanımı dışında bir anlamı olmadığını savunur. “Anlam kullanımdır” (“meaning is use”) şeklinde sloganlaşmış olan bu yaklaşıma göre pragmatikten bağımsız semantik bir alan olamaz. Doğru cevap E'dir.
Soru 7
Wittgenstein’ın “Dil, dünyanın bir olgusunu resmeder” ifadesi ile hangi felsefi akımdan etkilendiği görülür?
Seçenekler
A
İdealizm
B
Kritisizm
C
Pozitivizm
D
Pragmatizm
E
Determinizm
Açıklama:
Wittgenstein’ın Tractatus döneminde açık bir biçimde savunduğu bu görüşe göre dil dünyayı betimlemek için
bir araçtır. Doğru bir önerme, Wittgenstein’a göre bir “resim”dir; dünyanın bir olgusunu resimler. Bu şekilde dil dünyayı açıklar, onu betimler, ve gerçekliği bize yansıtır. Bu görüş o dönem yaygın kabul gören pozitivist akımın bir uzantısı olarak da görülebilir. Doğru cevap C'dir.
bir araçtır. Doğru bir önerme, Wittgenstein’a göre bir “resim”dir; dünyanın bir olgusunu resimler. Bu şekilde dil dünyayı açıklar, onu betimler, ve gerçekliği bize yansıtır. Bu görüş o dönem yaygın kabul gören pozitivist akımın bir uzantısı olarak da görülebilir. Doğru cevap C'dir.
Soru 8
Anlamlı bir sorunun ancak dilsel bir çerçeve içerisinde sorulabileceğine; dilin dışına çıkmayı deneyip diller üstü bir soru sormaya kalkıştığımızda “metafizik” denilen ve gerçekte anlamsız olan bir soru sorduğumuzu savunan düşünür kimdir?
Seçenekler
A
Wittgenstein
B
Collingwood
C
Carnap
D
Austin
E
Hobbes
Açıklama:
Carnap’a göre anlamlı bir soru ancak bir dilsel çerçeve içerisinden sorulabilir; dilin dışına çıkmayı deneyip diller üstü bir soru sormaya kalkıştığımızda “metafizik” denilen ve gerçekte anlamsız olan bir soru sormuş oluruz. Sorular ve önermeler ancak bir dilsel çerçeve içinde anlam kazanırlar. Doğru cevap C'dir.
Soru 9
İnsanın merak eden ve soru soran bir varlık olduğunu açıklayan kuram hangisidir?
Seçenekler
A
Russell’ın Betimlemeler Kuramı
B
Wittgenstein’ın Dil Oyunları benzetmesi
C
Austin ve Söz Edimleri kuramı
D
Frege’nin Anlam Kuramı
E
Carnap’ın Dilsel Çerçeve betimlemesi
Açıklama:
Russell’ın Betimlemeler Kuramı, insanın merak eden ve soru soran varlık olduğunu açıklayan kuramdır. Doğru cevap A'dır.
Soru 10
Bir kişinin bilgisayarın ne olduğunu bilmediği için bilgisayar yazlım programlarından bahsedememesi hangisine örnektir?
Seçenekler
A
Önkabul
B
Soru sorma
C
Dil kullanma
D
Bilmediğinin farkında olma
E
Bilinmeyene gönderme yapma
Açıklama:
Bilmek için farkındalık gerekir; yani bildiğimiz her şeyin farkındayızdır. Ancak bilmediğimiz bir şeyin farkında olmayabiliriz. Bu örnekte de anlaşılabileceği gibi, henüz bilgisayar kavramını bilmeyen bir kişi onunla ilgili yazılım programlarını da bilemeyecektir. Bu da bilmediğinin farkında olma durumuyla ilişkilidir. Doğru cevap D'dir.
Soru 11
Dil kullanımına dair felsefi konuların ele alındığı dil felsefesi alt alanı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
pragmatik
B
semantik
C
sentaks
D
kavrambilim
E
anlambilim
Açıklama:
Dil felsefesinin üç ana alt dalı bulunmaktadır: dilin biçimsel özelliklerini araştıran sentaks, dilin anlam ve gönderme kavramlarını araştıran semantik ve dilin kullanımına dair felsefi sorunları tartışan pragmatik. Doğru cevap A'dır.
Soru 12
Söz vermek, özür dilemek gibi dil kullanılarak yapılan işlere Austin ne ad verir?
Seçenekler
A
söz olgusu
B
söz yaklaşımı
C
söz edimi
D
söz saptaması
E
niyet
Açıklama:
Austin dilin işlevinin bilgi aktarmak olduğunu savunan klasik düşünceye karşı çıkar ve sözcüklerin iki şekilde kullanılabileceğini savunur: edimsel ve saptayıcı. Austin özür dilemek, söz vermek, ad vermek gibi pek çok şeyin sözler aracılığı ile yapılan işler olduğunu söyler ve bunlara söz edimi der. Doğru cevap C'dir.
Soru 13
Bir tümcenin dildeki anlamı ile o tümceyi sözel bağlamda kullanan kişinin iletmek istediği anlam arasında fark olduğunu söyleyen felsefeci kimdir?
Seçenekler
A
Austin
B
Wittgenstein
C
Kuhn
D
Grice
E
Frege
Açıklama:
Austin'in söz edimleri ile Grice'nin sözel ima kavramları arasında bir yakınlık vardır. Grice bir tümcenin dildeki anlamıyla o tümceyi sözel bağlamda kullanan kişinin iletmek istediği anlam arasında bir fark olduğunu belirtir. Doğru cevap D'dir.
Soru 14
Wittgenstein'a göre her dil oyunu aynı zamanda bir etkinlik içermektedir. Wittgenstein bu etkinlikleri nasıl tanımlar?
Seçenekler
A
anlaşma
B
kurallar
C
yaşam biçimi
D
söz edimi
E
söz dizimi
Açıklama:
Wittgenstein'a göre her dil oyunu aynı zamanda bir etkinlik içermek zorundadır. Sadece kurallarını bilerek bir oyunu öğrenmek imkansızdır, oyunu oynamanız gerekmektedir. Wittgenstein bu etkinliklere yaşam biçimi adını verir. Doğru cevap C'dir.
Soru 15
Dilsel çerçeve kavramını geliştiren felsefeci kimdir?
Seçenekler
A
Carnap
B
Wittgenstein
C
Austin
D
Russel
E
Frege
Açıklama:
Carnap deneyci felsefe açısından sorun yaratan sayı, önerme, anlam, nitelik gibi soyut şeylerin varlığına bir açıklama getirmeye çalışırken felsefe tarihinde ilk kez dilsel çerçeve kavramını geliştirir. Doğru cevap A'dır.
Soru 16
Wittgenstein "soru sormak" eylemini nasıl tanımlar?
Seçenekler
A
söz dizimi
B
söz edimi
C
dil çerçevesi
D
dil oyunu
E
dil yapısı
Açıklama:
Birbirinden farklı çok sayıda dil oyunu bulunur. Wittgenstein’ın kendi verdiği birkaç örneğe bakalım: metrik dizgede ölçüm yapmak, bir olayı bildirmek, emir vermek, emri yerine getirmek, soru sormak, teşekkür etmek, şaka yapmak, tahminde bulunmak, bir nesneyi betimlemek, bir nesneye ad vermek, bir nesnenin adını sormak, öykü uydurmak, problem çözmek, bir dilden diğerine çeviri yapmak, dua etmek, vb. Bu örneklerden de anlaşılacağı gibi bir dil oyunu geleneksel anlamda “dil” dediğimiz şey değildir. Doğru cevap D'dir.
Soru 17
Austin soru sormak eylemini nasıl tanımlar?
Seçenekler
A
söz edimi
B
söz dizimi
C
dil oyunu
D
dil yapısı
E
söz oyunu
Açıklama:
Austin soru sorma eylemini söz edimi olarak tanımlamıştır. Doğru cevap A'dır.
Soru 18
Betimlemeler kuramı hangi filozofa aittir?
Seçenekler
A
Frege
B
Austin
C
Wittgenstein
D
Russell
E
Hobbes
Açıklama:
Betimlemeler kuramı Russell'ın ortaya attığı bir kuramdır. Russell'a göre çevremizdeki dünyayı betimlemeler aracılığı ile kavrayabiliriz. betimlemeler neyi bilmediğimizi de betimleyebildiği için soru sormak eylemi ortaya çıkar. Doğru cevap D'dir.
Soru 19
Dillerin farklı ön kabulleri olduğunu ve bu ön kabullerin o dil dizgesi içinde mutlak olduğunu söyleyen felsefeci kimdir?
Seçenekler
A
Austin
B
Russel
C
Wittgenstein
D
Frege
E
Collingwood
Açıklama:
Collingwood’a göre çevremizde olup biteni düşünürken, yargıda bulunurken, soru sorarken hep içinde bulunduğumuz dilin oluşturduğu bir dizge içinden bakarız dünyaya. Doğru cevap E'dir.
Soru 20
Wittgenstein'a göre doğru bir önerme nedir?
Seçenekler
A
söz edimi
B
dil oyunu
C
betimleme
D
doğruluk değeri
E
kavram
Açıklama:
Doğru bir önerme, Wittgenstein’a göre bir “resim”dir; dünyanın bir olgusunu resimler. Bu şekilde dil dünyayı açıklar, onu betimler, ve gerçekliği bize yansıtır. Doğru cevap C'dir.
Soru 21
Aşağıdaki tümcelerden hangisi John Austin'e göre edimsellere (performatives) bir örnek oluşturur?
Seçenekler
A
Özür dilerim!
B
Su 100 santigrat derecede kaynar.
C
Ankara Eskişehir'in batısındadır.
D
3+5=8
E
En iyi ressam Van Gogh'tur.
Açıklama:
"Özür dilerim" diyen bir kişi Austin'e göre bilgi vermek amacında değildir. Bu tümceyle özür dileme eylemini geçekleştirmiş olur. Bu tip tümceler Austin'e göre edimsellerdir. Diğer şıklardaki tümceler ise saptayıcılara örnektir. Doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 22
Austin'in söz edimleri kuramı Paul Grice'ın hangi kavramıyla ilişkilidir?
Seçenekler
A
Dil oyunları.
B
Sözel ima.
C
Etkisöz edimi.
D
Düzsöz edimi
E
Dünya görüşü
Açıklama:
Bakkala girip “ekmek var mı? “ diye sorduğumuzda normal koşullar altında amacımız bakkalda ekmek bulunup bulunmadığına dair merakımıı gidermek değildir. Bu soruyu sorarak aynı zamanda ekmeğe gereksinimimizin olduğunu ve ekmek satın almak istediğimizi de ima etmiş ouruz. Austin, bu bağlamda, Paul Grice'ın "sözel ima" kavramıyla ilgilenmiştir.
Soru 23
Wittgenstein ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Seçenekler
A
Kendisine ait "dil oyunu" kavramı ölümünden sonra yayımlanan Felsefi Sorgulamalar (Philosophical Investigations) adlı eserinde ele alınır.
B
Dil oyunu kavramının tanımını vermenin olanaksız olduğunu düşünür.
C
Tractatus dönemindeki savunduğu gerçekçi dil kuramı anlayışını Felsefi Sorgulamalar (Philosophical Investigations) adlı eserinde de sürdürür.
D
Ona göre bir dil öğrenmek ve bir dili konuşur hale gelmek bir oyunu öğrenip o oyunu oynar hale gelmek gibidir.
E
Ona göre her dil oyunu ayn› zamanda bir etkinlik içerir
Açıklama:
Wittgenstein Tractatus dönemindeki savunduğu gerçekçi dil kuramından daha sonraları uzaklaşır.
Soru 24
Rudolf Carnap'a göre diller üstü bir biçimde sorulmuş sorular ...........
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Seçenekler
A
fizikseldir.
B
tutarlıdır.
C
epistemolojiktir.
D
anlamsızdır.
E
matematikseldir.
Açıklama:
Carnap’a göre anlamlı bir soru ancak bir dilsel çerçeve içerisinden sorulabilir; dilin dışına çıkmayı deneyip diller üstü bir soru sormaya kalkıştığımızda “metafizik” denilen ve gerçekte anlamsız olan bir soru sormuş oluruz. Doğru yanıt D seçeneğidir.
Soru 25
An Essay on Metaphysics (Metafizik Üzerine Bir Deneme) adlı eserinde farklı dillerin farklı “önkabulleri” (presuppositions) olduğunu savunan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Wittgenstein
B
Russell
C
Carnap
D
Frege
E
Collingwood
Açıklama:
Collingwood, An Essay on Metaphysics (Metafizik Üzerine Bir Deneme) adlı eserinde farklı dillerin farklı “önkabulleri” (presuppositions) olduğunu savunur. Doğru yanıt E seçeneğidir.
Soru 26
Çoğu geleneksel felsefe probleminin dilin yanlış kullanımından kaynaklandığını savunan bazı filozoflar, ................... felsefenin en temel yöntemi olarak görürler.
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Seçenekler
A
kavramsal çözümlemeyi
B
dilden uzaklaşmayı
C
bilime yönelmeyi
D
tümevarımsal yöntemi
E
tümdengelimsel yöntemi
Açıklama:
Çoğu geleneksel felsefe probleminin dilin yanlış kullanımından kaynaklandığını savunan bazı filozoflar, kavramsal çözümlemeyi felsefenin en temel yöntemi olarak görürler. Doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 27
Wittgenstein’ın başını çektiği Viyana Çevresi filozoflarının kurduğu akıma ne ad verilir?
Seçenekler
A
Yanlışlamacı Bilim Görüşü
B
Mantıkçı Pozitivizm
C
Bilimsel Devrim Görüşü
D
Epistemolojizm
E
Psikolojizm
Açıklama:
Wittgenstein’ın başını çektiği Viyana Çevresi filozoflarının kurduğu akıma mantıkçı pozitivizm adı verilir. Doğru yanıt B seçeneğidir.
Soru 28
Soru tümcelerinin semantik çözümlemesinin ve soru ile yanıt arasındaki mantıksal ilişkilerin ele alındığı mantık alanı aşağıdakileren hangisidir?
Seçenekler
A
Formel Mantık
B
Sembolik Mantık
C
Olasılıksal Mantık
D
Erotetik mantık
E
İnformal Mantık
Açıklama:
Erotetik Mantık veya Sorular ve Yanıtlar mantığı ile soru tümcelerinin semantik çözümlemesi ve soru ile yanıt arasındaki mantıksal ilişkiler ele alınmıştır. Doğru yanıt D seçeneğidir.
Soru 29
I. Soru sormak Wittgenstein'a göre bir dil oyunudur.
II. Soru sormak Austin'e göre bir söz edimidir.
III. Wittgenstein ve Austin, bizi soru sormaya iten nedenleri irdelemişlerdir.
Yukarıdaki cümlelerden hangisi veya hangileri doğrudur?
II. Soru sormak Austin'e göre bir söz edimidir.
III. Wittgenstein ve Austin, bizi soru sormaya iten nedenleri irdelemişlerdir.
Yukarıdaki cümlelerden hangisi veya hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Soru sormak Austin’e göre bir “söz edimi” Wittgenstein içinse bir “dil oyunu”dur. Ancak iki filozof da bizi sormaya iten nedenlerin ne olduğu konusuna girmezler. Doğru yanıt C seçeneğidir.
Soru 30
İnsanları hayvanlardan ayıran iki şeyin akıl ve merak olduğunu dile getiren düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
John Austin
B
Thomas Kuhn
C
Karl Popper
D
Imre Lakatos
E
Thomas Hobbes
Açıklama:
İnsanları hayvanlardan ayıran iki şeyin akıl ve merak olduğunu söyleyen düşünür Thomas Hobbes'tur. Doğru yanıt E seçeneğidir.
Soru 31
Aşağıdakilerden hangisi merak etme ile dil kullanımı arasındaki bağla doğrudan ilişkili değildir?
Seçenekler
A
Dilin bize kazandırdığı kavramlar sayesinde bildiklerimizi başkalarına aktarabilmek
B
Dilin bize kazandırdığı kavramlar sayesinde bilinmeyeni düşünebilmek
C
Dil sayesinde soru sorabilmek
D
Dil sayesinde bilinmeyen bir şeyi betimleyebilmek
E
Dilin bize kazandırdığı kavramlar sayesinde bir şeyi bilmediğimizin farkına varmak
Açıklama:
Eğer ki kavram dil olmadan olamıyorsa o zaman bilmediğinin farkına varmak için dilin gereklili¤ini göstermiş
oluruz.
oluruz.
Soru 32
“Bilinmeyene gönderme yapma” örneği hangisinde yoktur?
Seçenekler
A
Birinin şemsiyesini alıp almamaya karar vermek için o günkü hava durumunu merak etmesi
B
Bir coğrafya öğretmeninin sınavda öğrencilere Romanya'nın başkentini sorması
C
Teknolojik buluşlar üzerine çalışan birinin fermuarın ilk yaratıcısının kim olduğunu araştırması
D
Bir ekonomistin gelecek yılın işsizlik oranını tahmin etmeye çalışması
E
Bir fizikçinin evrenin nasıl oluştuğunu sorması
Açıklama:
Diyelim ki kitabımın kendi kendine yok olmayacağı için birinin almış olduğunu düşünüyorum. Bu durumda şu soruyu sorabilirim: “kitabımı kim aldı?” Bu soruda aslında bilinmeyene gönderme yapan bir betimleme içerir: “kitabımı alan kişi”. Burada da bilinmeyen bu terimin gönderme yaptığı kişidir.
Soru 33
Aşağıdakilerden hangisi insanın bilmediğinin farkında olma ile dil kullanma özelliklerinin arasındaki
bağla doğrudan ilgili değildir?
bağla doğrudan ilgili değildir?
Seçenekler
A
Dil sayesinde bilinmeyeni kavramlaştırarak neyi bilmediğimizi bilebiliyoruz.
B
Dil sayesinde yanıtını bilmediğimiz sorular sorabiliyoruz.
C
Dil yoluyla bildiklerimizi betimleyebildiğimiz gibi bilmediklerimizi de betimleyebiliyoruz.
D
İnsanın bilmediğinin farkına varması için neyi bilmediğini temsil etmesini sağlayacak bir dili
olmalıdır
olmalıdır
E
Ancak dil sayesinde bazı şeyler hakkında bilgi sahibi olabiliriz.
Açıklama:
Dil sayesinde düşüncelerimizi, inançlarımızı, bilgimizi başkalarına iletebiliyoruz ve başkalarının neler düşündüğünü öğrenebiliyoruz.
Soru 34
I. Semantik anlam ve gönderme kavramlarını temel alır
II. Sentaks ise tümcenin içeriğini değil biçimini araştıran bir alandır
III. Pragmatik alan semantik ve sentaksın ele almadığı ancak felsefi açıdan çok önemli olan konuları ele alır
IV. Dil felsefesinin üç alt alanı vardır.
Dil felsefesi ile ilgili verilen bilgilerden hangileri doğrudur?
II. Sentaks ise tümcenin içeriğini değil biçimini araştıran bir alandır
III. Pragmatik alan semantik ve sentaksın ele almadığı ancak felsefi açıdan çok önemli olan konuları ele alır
IV. Dil felsefesinin üç alt alanı vardır.
Dil felsefesi ile ilgili verilen bilgilerden hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
I, II, III
B
II, III, IV
C
I, III, IV
D
I, II, IV
E
I, II, III, IV
Açıklama:
Dil felsefesinin üç alt alanı vardır. Semantik anlam ve gönderme kavramlarını temel alır. Sentaks ise tümcenin içeriğini değil biçimini araştıran bir alandır. Pragmatik alan semantik ve sentaksın ele almadığı ancak felsefi açıdan çok önemli olan konuları ele alır
Soru 35
“Dilsel çerçeve” kavramını geliştiren filozof kimdir?
Seçenekler
A
Rudolf Carnap
B
Collingwood
C
John Austin
D
Russell
E
Frege
Açıklama:
İlk kez “dilsel çerçeve” terimini gelifltiren Rudolf Carnap'tır.
Soru 36
John Austin hangi kitabında dilin temel işlevinin bilgi ya da enformasyon aktarmak olduğuna dair geleneksel görüşe karşı çıkar?
Seçenekler
A
Edimseller ve Saptayıcılar
B
Özür Dilerim
C
Söylemek ve Yapmak
D
Söz Edimi
E
Edimsöz
Açıklama:
John Austin How to Do Things with Words (Söylemek ve Yapmak) adlı ünlü kitabında dilin temel işlevinin bilgi ya da enformasyon aktarmak olduğuna dair geleneksel görüşe karşı çıkar.
Soru 37
Austin bir tümcenin bir sözel bağlamda kullanımında o tümceyi kullananın amaç ve niyetlerinin belirlediği tür edimlere ne denmektedir?
Seçenekler
A
etkisöz
B
edimsöz
C
edimsellik
D
düzsöz
E
sözedimi
Açıklama:
Bir tümcenin bir sözel bağlamda kullanımında o tümceyi kullananın amaç ve niyetlerinin belirlediği bu tür edimlere Austin “edimsöz” (illocutionary act) der.
Soru 38
Wittgenstein dil oyunu kavramını hangi kitabında ele almıştır?
Seçenekler
A
Söylemek ve Yapmak
B
Sözel İma
C
Metrik Sistem
D
Felsefi Sorgulamalar
E
Dilsel Çerçeve
Açıklama:
Wittgenstein ölümünden sonra yayınlanan Philosophical Investigations (Felsefi Sorgulamalar) adlı ünlü kitabında yeni bir kavram geliştirir: dil oyunu.
Soru 39
Wittgenstein’ın başını çektiği akımın adı nedir?
Seçenekler
A
Mantıkçı Pozitivizm
B
Realizm
C
Postmodernizm
D
Kübizm
E
Pragmatizm
Açıklama:
Wittgenstein’ın başını çektiği Viyana Çevresi filozoflarının kurduğu akım Mantıkçı Pozitivizm olarak anılır.
Soru 40
I. The Structure of Scientific Revolutions (Bilimsel Devrimlerin Yapısı) adlı kitabıyla ünlenmiştir
II. Her bilimsel kuram parçası bir “paradigma” içinde ortaya çıkar.
III. An Essay on Metaphysics (Metafizik Üzerine Bir Deneme) adlı ünlü eserinde farklı dillerin farklı “önkabulleri” (presuppositions) olduğunu savunur.
Thomas Kuhn ile ilgili verilen bilgilerden hangileri doğrudur?
II. Her bilimsel kuram parçası bir “paradigma” içinde ortaya çıkar.
III. An Essay on Metaphysics (Metafizik Üzerine Bir Deneme) adlı ünlü eserinde farklı dillerin farklı “önkabulleri” (presuppositions) olduğunu savunur.
Thomas Kuhn ile ilgili verilen bilgilerden hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
I
B
I, II
C
II, III
D
I, III
E
I, II, III
Açıklama:
Collingwood, an Essay on Metaphysics (Metafizik Üzerine Bir Deneme) adlı ünlü eserinde farklı dillerin farklı “önkabulleri” (presuppositions) olduğunu savunur.
Soru 41
I. Austin- Dil edimleri
II. Wittgenstein-Dil Oyunları
III. Grice- Tümce anlamı
Yukarıda filozof ve onların görüşlerinden hangileri doğru eşleştirilmiştir?
II. Wittgenstein-Dil Oyunları
III. Grice- Tümce anlamı
Yukarıda filozof ve onların görüşlerinden hangileri doğru eşleştirilmiştir?
Seçenekler
A
I
B
I, II
C
I, III
D
II, III
E
I, II, III
Açıklama:
Austin’in “dil edimleri” kuram›, Wittgenstein’in “dil oyunlar›” kavram› ve Grice’ın “tümce anlam›” ile “konuşmacının tümceye yüklediği anlam” arasındaki yaptığı ayrım pragmatik dil felsefesi açısından özellikle önemlidir.
Soru 42
Kuhn ve Feyerabend’in geliştirdikleri hangi kavramın gereği olarak bir devrim ile ayrılmış olan iki paradigmanın kavramsal çerçeveleri arasında tam tamına çeviri yapmak olanaklı değildir?
Seçenekler
A
Dil Oyunu
B
Eşölçülemezlik Savı
C
Felsefi Soruşturmalar
D
Dilsel Çerçeve
E
Edimsöz
Açıklama:
Kuhn ve Feyerabend’in geliştirdikleri “Eşölçülemezlik Savı” (Incommensurability Thesis) gereği bir devrim ile ayrılmış olan iki paradigmanın kavramsal çerçeveleri arasında tam tamına çeviri yapmak olanaklı değildir.
Soru 43
Soru sorma ve merak etme üzerine dil felsefesi ve epistemoloji (bilgi felsefesi) alanlarında çalışılmaya ne zaman başlanmıştır?
Seçenekler
A
21. yüzyıl
B
20. yüzyıl
C
19. yüzyıl
D
18. yüzyıl
E
17. yüzyıl
Açıklama:
Özellikle 2000’li yılların başlarında ilk defa soru sorma ve merak etme üzerine dil felsefesi ve epistemoloji (bilgi felsefesi) alanlarında çalışılmaya başlandı.
Soru 44
Hangisi doğrudan dil ile dünya görüşlü arasındaki ilişkiye dair olduğu söylenemez?
Seçenekler
A
Algılama, inanma, düşünme gibi süreçler kısmen dilimiz tarafından belirlenir.
B
Dil sayesinde dünyanın nasıl oluştuğunu araştırabiliyoruz.
C
Dilin bize kazandırdığı kavramlar aracılığıyla dünyayı algılarız.
D
Dil neyi nasıl düşündüğümüzü belirler.
E
Dil dünyayı tikel ve tümellere ayırır.
Açıklama:
Wittgenstein’a göre bir “resim”dir; dünyanın bir olgusunu resimler. Bu şekilde dil dünyayı açıklar, onu betimler, ve gerçekliği bize yansıtır. Bu görüş o dönem yaygın kabul gören pozitivist akımın bir uzantısı olarak da görülebilir.
Soru 45
Aşağıdakilerden Kuhn’un kavramsal çerçeve kavramı ile doğrudan ilişkisi olmayan hangisidir?
Seçenekler
A
İki kavramsal çerçeve arasında her durumda kayıpsız bir çeviri yapamayız.
B
Kavramsal çerçeve bize bir dünya görüşü sunar.
C
Newton fiziğinin kavramsal çerçevesinde bir cismin kütlesi sabittir.
D
Einstein fiziğinin kavramsal çerçevesinde bir cismin kütlesi enerjiye göre değişir.
E
Dünyayı nesnel bir biçimde olduğu gibi açıklayacak mutlak bir kavramsal çerçeve bulunur.
Açıklama:
Batlamyus’ un bu kavramsal çerçevesi Kopernik sonrası özden değişti. Bu değişim tüm evreni algılamamızı etkileyecek düzeyde bir değişimdi Kuhn’a göre.
Soru 46
Aşağıdaki konulardan hangisi Collingwood’un önkabul kavramına için geçerli değildir?
Seçenekler
A
Bir dünya görüşü kendi önkabullerini o dünya görüşünün dışına çıkmadan sorgulayamaz.
B
Her bilimsel kuramın farklı önkabulleri bulunur.
C
Tüm kültürler için değişmeyen bazı temel önkabuller bulunur.
D
“Her olayın bir nedeni vardır” bir kültürün önkabulu olsa da başka bir kültür bunu kabul etmeyebilir.
E
Önkabuller kendi kuramları içinde mutlak olsalar da mutlak anlamda mutlak değildir.
Açıklama:
Collingwood, Metafizik Üzerine Bir Deneme adlı ünlü eserinde farklı dillerin farklı “önkabulleri” olduğunu savunur.
Soru 47
Aşağıdaki konulardan hangisi Carnap’ın dilsel çerçeve kavramına bir örnek sayılmaz?
Seçenekler
A
Dilin evrimi
B
Biyoloji dili
C
Matematik dili
D
Fizik dili
E
Kimya dili
Açıklama:
Kabullerin bazıları o dili tanımlar ve bundan dolayı o dilin oluşturduğu kuramsal dizge için bu önkabuller “mutlak”tır ve o dizge içinde sorgulanamazlar.
Soru 48
Hangisi Wittgenstein’ın dil oyunu kavramına bir örnek değildir?
Seçenekler
A
Dilin evrim geçirmesi
B
Şaka yapmak
C
Bilgi aktarmak
D
Soru sormak
E
Metreyle ölçüm yapmak
Açıklama:
Kabullerin bazıları o dili tanımlar ve bundan dolayı o dilin oluşturduğu kuramsal dizge için bu önkabuller “mutlak”tır ve o dizge içinde sorgulanamazlar.
Soru 49
Aşağıdaki konulardan hangisi Austin’in söz edimleri kuramı ile doğrudan ilişkili değildir?
Seçenekler
A
Konuşan kişinin dinleyiciler üzerinde bırakmak istediği etki
B
Dil yoluyla bir şey bildirmek dışında yapılan şeyler
C
Dilin sentaks yapısı ile dünya arasındaki ilişki
D
Sonu ünlem imiyle biten türde tümcelerin işlevleri
E
Konuşan kişinin sözcükleri kullanırken ki amacı
Açıklama:
Dilin en önemli işlevlerinden biri dünya hakkında bilgi içeren imler oluşturma özelliğidir. Sonlu sayıda sözcük dağarcığında oluşan bir dilde dünya hakkında sonsuz sayıda bildirimsel tümce elde edebiliyoruz. Semantik ve sentaks dilin bu özelliğini araştırır.
Soru 50
Aşağıdaki konulardan hangisi pragmatik dil felsefesi ile doğrudan ilişkili değildir?
Seçenekler
A
Austin’in dil edimleri
B
Anlam ile gönderge arasındaki ilişki
C
Konuşan kişinin dinleyiciler üzerinde bırakmak istediği etki
D
Dilin dünya görüşü oluşturmaktaki rolü
E
Wittgenstein’ın dil oyunları
Açıklama:
Dil felsefesinin bir alt alanı olan sentaks tümce yapısını araştırırken, diğer bir alt alanı olan semantik ise tümcenin içindeki terimlerin anlamları ve göndergeleri aracılığıyla doğru ya da yanlış bildirimlerde bulunmasını açıklamaya çalışır.
Soru 51
Aşağıdakilerden hangisi, dil felsefesinin gönderme kavramlarını temel alan alt alanıdır?
Seçenekler
A
Sentaks
B
Pragmatik
C
Semantik
D
Kreol
E
Prozodi
Açıklama:
Dil felsefesinin üç alt alanı arasında olan semantik, anlam ve gönderme kavramlarını temel alır.
Soru 52
Aşağıdakilerden hangisi, tümcenin biçimini araştıran dil felsefesi alanıdır?
Seçenekler
A
Sentaks
B
Pragmatik
C
Semantik
D
Kreol
E
Prozodi
Açıklama:
Sentaks ise tümcenin içeriğini değil biçimini araştıran bir alandır. Bu anlamda “biçim” bir tümcenin mantıksal yapısını gösterir ve sentaksın temel araştırma konusudur.
Soru 53
"John Austin sözcükleri kullanımlarına göre iki ayrı grupta değerlendirmiştir: Edimseller ve Saptayıcılar. Saptayıcı sözcüklerde bilgi aktarmak, gerçeği açıklamak, betimlemek ya da saptamak gibi bir işlev varken; edimsel sözcükler çoğunlukla bir edimin geröekleşmesi üzerinedir."
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi edimsel kullanıma örnek olarak gösterilebilir?
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi edimsel kullanıma örnek olarak gösterilebilir?
Seçenekler
A
Işık hızı geçilemez
B
Dünya yuvarlaktır
C
Özür dilerim
D
İstanbul Marmara bölgesindedir
E
Sigara sağlığa zararlıdır
Açıklama:
"Özür dilerim" örneği dışındaki tüm seçenekler bilgi verici olduklarından "saptayıcı" kullanımlardır. Seçenekler arasındaki tek edimsel kullanım özür dileme edimini gerçekleştiren C seçeneğinde belirtilmiştir.
Soru 54
- Tepkisöz edimi
- Düzsöz edimi
- Dolaylısöz edimi
- Edimsöz edimi
- Etkisöz edimi
Seçenekler
A
I, II ve III
B
I, III ve V
C
II, IV ve V
D
III, IV ve V
E
Yalnız V
Açıklama:
Austin edimseller ile saptayıcılar arasında keskin bir ayrım olmadığı ve aslında her söz ediminde ikisinin de bulunduğu sonucuna varır. Bundan dolayı söz edimleri arasında bir ayrım yapmak yerine, bir söz ediminin içinde yer alan üç ayrı söz edimi parçasından söz eder; düzsöz edimi (locutionary act), edimsöz edimi (illocutionary act) ve etkisöz edimi (perlocutionary act).
Soru 55
Austin bir tümcenin bir sözel bağlamda kullanımında o tümceyi kullananın amaç ve niyetlerinin belirlediği edimlere ne ad vermiştir?
Seçenekler
A
Edimsöz
B
Etkisöz
C
Düzsöz
D
Dolaylısöz
E
Tepkisöz
Açıklama:
Bir tümcenin bir sözel bağlamda kullanımında o tümceyi kullananın amaç ve niyetlerinin belirlediği edimlere "edimsöz" denilmektedir.
Soru 56
"Sözel ima" (conversational implicature) kavramı aşağıdaki dil felsefecilerinden hangisine aittir?
Seçenekler
A
John Austin
B
Ludwig Wittgenstein
C
Bertrand Russell
D
Gottlob Frege
E
Paul Grice
Açıklama:
"Sözel ima" (conversational implicature) kavramı Paul Grice'a aittir.
Soru 57
Aşağıdakilerden hangisi Philosophical Investigations (Felsefi Sorgulamalar) adlı kitabında "dil oyunu" adlı kavramı geliştirmiştir?
Seçenekler
A
John Austin
B
Rudolf Carnap
C
Saul Kripke
D
Bertrand Russell
E
Ludwig Wittgenstein
Açıklama:
Ludwig Wittgenstein ölümünden sonra yayımlanan Philosophical Investigations (Felsefi Sorgulamalar) adlı ünlü kitabında dil oyunu adlı yeni bir kavram geliştirmiştir.
Soru 58
Aşağıdaki yöntemlerden hangisi on dokuzuncu yüzyılın sonlarında gelişip yirminci yüzyıla damgasını vurmuş olan ve felsefe tarihinde “dile dönüş” adıyla anılan dönemin en belirgin özelliği olarak felsefe sorunlarının tartışılmasında merkezi bir konuma gelmiştir?
Seçenekler
A
Dilsel çözümleme
B
Mantıksal çıkarım
C
İşlevsel kullanım
D
İçerik çözümlemesi
E
Yapısal çözümleme
Açıklama:
Aşağıdaki yöntemlerden hangisi on dokuzuncu yüzyılın sonlarında gelişip yirminci yüzyıla damgasını vurmuş olan ve felsefe tarihinde “dile dönüş” adıyla anılan dönemin en belirgin özelliği dilsel çözümleme yönteminin felsefe sorunlarının tartışılmasında merkezi bir konuma getirilmesidir.
Soru 59
Wittgenstein’ın başını çektiği Viyana Çevresi filozoflarının kurduğu akım aşağıdakilerden hangisi ile anılmaktadır?
Seçenekler
A
Semantik Dışsalcılık
B
Yapısalcılık
C
İşlevselcilik
D
Mantıkçı Pozitivizm
E
Pragmatizm
Açıklama:
Wittgenstein’ın başını çektiği Viyana Çevresi filozoflarının kurduğu akım Mantıksal Pozitivizm olarak anılmaktadır.
Soru 60
Aşağıdakilerden hangisi deneyci felsefe açısından sorun yaratan sayı, önerme, anlam, nitelik
gibi soyut şeylerin varlığına dair bir açıklama getirmeye çalışırken "dilsel çerçeve" kavramını geliştirmiştir?
gibi soyut şeylerin varlığına dair bir açıklama getirmeye çalışırken "dilsel çerçeve" kavramını geliştirmiştir?
Seçenekler
A
Rudolf Carnap
B
Otto Neurath
C
Moritz Schlick
D
Friedrich Waismann
E
Ludwig Wittgenstein
Açıklama:
Rudolf Carnap deneyci felsefe açısından sorun yaratan sayı, önerme, anlam, nitelik
gibi soyut şeylerin varlığına dair bir açıklama getirmeye çalışırken "dilsel çerçeve" kavramını geliştirmiştir
gibi soyut şeylerin varlığına dair bir açıklama getirmeye çalışırken "dilsel çerçeve" kavramını geliştirmiştir
Soru 61
İlk kez “dilsel çerçeve” terimini geliştiren kişi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Rudolf Carnap
B
Collingwood
C
Thomas Kuhn
D
Wittgenstein
E
Meinong
Açıklama:
Yanıtınız yanlış ise sayfa 104 de “AUSTİN VE SÖZ EDİMLERİ” bölümünü yeniden gözden geçiriniz.
Çağdaş felsefede birçok filozof bir dilin içerdiği “kavramsal çerçeve”nin o dili kullananların varlığa dair görüşlerini belirlediğini ve dünyayı nasıl algıladığımızı belirleyen bir dünya görüşünün oluşumuna katkıda bulunduğunu söyler. Bu filozoflar arasında ilk kez “dilsel çerçeve” terimini geliştiren Rudolf Carnap’tır
Çağdaş felsefede birçok filozof bir dilin içerdiği “kavramsal çerçeve”nin o dili kullananların varlığa dair görüşlerini belirlediğini ve dünyayı nasıl algıladığımızı belirleyen bir dünya görüşünün oluşumuna katkıda bulunduğunu söyler. Bu filozoflar arasında ilk kez “dilsel çerçeve” terimini geliştiren Rudolf Carnap’tır
Soru 62
Doğru ya da yanlış bir bildirimde bulunan bir tümceyi dile getirdiğimizde, söylediğimize bir _______yükleriz ve bu sayede bir şeye______ yaparak onun hakkında bir bildirimde bulunuruz.
Cümlede boş bırakılan yerleri aşağıdakilerden hangileri doğru şekilde tamamlar?
Cümlede boş bırakılan yerleri aşağıdakilerden hangileri doğru şekilde tamamlar?
Seçenekler
A
anlam/gönderme
B
gönderge-/bilgi
C
diziliş /anlam
D
anlam/öğeler
E
gönderme /diziliş
Açıklama:
Yanıtınız yanlış ise sayfa 104 de “AUSTİN VE SÖZ EDİMLERİ” bölümünü yeniden gözden geçiriniz
Doğru ya da yanlış bir bildirimde bulunan bir tümceyi dile getirdiğimizde, söylediğimize bir anlam yükleriz ve bu sayede bir şeye gönderme yaparak onun hakkında bir bildirimde bulunuruz.
Doğru ya da yanlış bir bildirimde bulunan bir tümceyi dile getirdiğimizde, söylediğimize bir anlam yükleriz ve bu sayede bir şeye gönderme yaparak onun hakkında bir bildirimde bulunuruz.
Soru 63
-“ Metreyle ölçüm yapmak.” Aşağıdakilerden hangisinin dil oyunu kavramına bir örnektir?
Seçenekler
A
Austin
B
Carnap
C
Wittgenstein
D
Collingwood
E
Kuhn
Açıklama:
Yanıtınız yanlış ise sayfa 106 de “WITTGENSTEIN VE DİL OYUNLARI” bölümünü yeniden gözden geçiriniz.
Dil oyunu durağan bir şey değildir, kuralları zamana ve bağlama göre değişir. Wittgenstein’ın kendi örneğine bakalım. “Metrik sistemde ölçüm yapma” bir dil oyunudur. Bu dil oyununun oluşması için “metre” denen uzunluğun bir tanımının verilmesi gerekir. Wittgenstein bu örneği verdiğinde Pariste özenle saklanan ve özel bir metal alaşımdan yapılmış bir çubuğun uzunluğuna bir “metre” denirdi. Bu metrenin tanımını verdiği için bu çubuğa da “standart metre çubuğu” denirdi. Wittgenstein metrik sistemde ölçüm yapma dil oyunu açısından bu standart metre çubuğunun önemini vurgular. Standart metre çubuğu bu dil oyunun kuralını oluşturuyordu o dönemde. Bu kuralı benimsedikten sonra bir nesnenin uzunluluğunu metre cinsinden dile getirebiliriz.
Dil oyunu durağan bir şey değildir, kuralları zamana ve bağlama göre değişir. Wittgenstein’ın kendi örneğine bakalım. “Metrik sistemde ölçüm yapma” bir dil oyunudur. Bu dil oyununun oluşması için “metre” denen uzunluğun bir tanımının verilmesi gerekir. Wittgenstein bu örneği verdiğinde Pariste özenle saklanan ve özel bir metal alaşımdan yapılmış bir çubuğun uzunluğuna bir “metre” denirdi. Bu metrenin tanımını verdiği için bu çubuğa da “standart metre çubuğu” denirdi. Wittgenstein metrik sistemde ölçüm yapma dil oyunu açısından bu standart metre çubuğunun önemini vurgular. Standart metre çubuğu bu dil oyunun kuralını oluşturuyordu o dönemde. Bu kuralı benimsedikten sonra bir nesnenin uzunluluğunu metre cinsinden dile getirebiliriz.
Soru 64
Yirminci yüzyılda çoğu geleneksel felsefe probleminin dilin yanlış kullanımından kaynaklandığını savunan bazı filozoflar, hangi çözümlemeyi felsefenin en temel yöntemi olarak görürler?
Seçenekler
A
değişken
B
terimsel
C
öznesel
D
kavramsal
E
betimsel
Açıklama:
Yanıtınız yanlış ise sayfa 107 de “DİL VE DÜNYA GÖRÜŞÜ” bölümünü yeniden gözden geçiriniz.
On dokuzuncu yüzyılın sonlarında gelişip yirminci yüzyıla damgasını vurmuş olan ve felsefe tarihinde “dile dönüş” adıyla anılan dönemin en belirgin özelliği dilsel çözümleme yönteminin felsefe sorunlarının tartışılmasında merkezi bir konuma getirilmesidir. Çoğu geleneksel felsefe probleminin dilin yanlış kullanımından kaynaklandığını savunan bazı filozoflar, kavramsal çözümlemeyi felsefenin en temel yöntemi olarak görürler.
On dokuzuncu yüzyılın sonlarında gelişip yirminci yüzyıla damgasını vurmuş olan ve felsefe tarihinde “dile dönüş” adıyla anılan dönemin en belirgin özelliği dilsel çözümleme yönteminin felsefe sorunlarının tartışılmasında merkezi bir konuma getirilmesidir. Çoğu geleneksel felsefe probleminin dilin yanlış kullanımından kaynaklandığını savunan bazı filozoflar, kavramsal çözümlemeyi felsefenin en temel yöntemi olarak görürler.
Soru 65
Wittgenstein’ın başını çektiği Viyana Çevresi filozoflarının kurduğu akım aşağıdakilerden hangisi ile anılır?
Seçenekler
A
Gerçekçi Pozitivizm
B
Mantıkçı Pozitivizm
C
Doğrulukçu Pozitivizm
D
Yapısalcı Pozitivizm
E
Deneysel Pozitivizm
Açıklama:
Yanıtınız yanlış ise sayfa 107 de “DİL VE DÜNYA GÖRÜŞÜ” bölümünü yeniden gözden geçiriniz.
Doğru bir önerme, Wittgenstein’a göre bir “resim”dir; dünyanın bir olgusunu resimler. Bu şekilde dil dünyayı açıklar, onu betimler, ve gerçekliği bize yansıtır. Bu görüş o dönem yaygın kabul gören pozitivist akımın bir uzantısı olarak da görülebilir. Nitekim Wittgenstein’ın başını çektiği Viyana Çevresi filozoflarının kurduğu akım Mantıkçı Pozitivizm olarak anılır.
Doğru bir önerme, Wittgenstein’a göre bir “resim”dir; dünyanın bir olgusunu resimler. Bu şekilde dil dünyayı açıklar, onu betimler, ve gerçekliği bize yansıtır. Bu görüş o dönem yaygın kabul gören pozitivist akımın bir uzantısı olarak da görülebilir. Nitekim Wittgenstein’ın başını çektiği Viyana Çevresi filozoflarının kurduğu akım Mantıkçı Pozitivizm olarak anılır.
Soru 66
Aşağıdakilerden hangisi Carnap’ın deneyci felsefe açısından sorun yaratan sayı, önerme, anlam, nitelik gibi soyut şeylerin varlığına bir açıklama getirmeye çalışırken felsefe tarihinde ilk kez geliştirdiği kavramdır?
Seçenekler
A
Fiziki çerçeve
B
Doğal çerçeve
C
Biyolojik çerçeve
D
Kavramsal çerçeve
E
Dilsel çerçeve
Açıklama:
Yanıtınız yanlış ise sayfa 107 de “DİL VE DÜNYA GÖRÜŞÜ” bölümünü yeniden gözden geçiriniz.
Carnap deneyci felsefe açısından sorun yaratan sayı, önerme, anlam, nitelik gibi soyut şeylerin varlığına bir açıklama getirmeye çalışırken felsefe tarihinde ilk kez dilsel çerçeve kavramını geliştirir.
Carnap deneyci felsefe açısından sorun yaratan sayı, önerme, anlam, nitelik gibi soyut şeylerin varlığına bir açıklama getirmeye çalışırken felsefe tarihinde ilk kez dilsel çerçeve kavramını geliştirir.
Soru 67
Kuhn’a göre her bilimsel kuram parçası aşağıdakilerden hangisi içinde ortaya çıkar?
Seçenekler
A
paradigma
B
görüş
C
kavram
D
gönderge
E
kuram
Açıklama:
Yanıtınız yanlış ise sayfa 107 de “DİL VE DÜNYA GÖRÜŞÜ” bölümünü yeniden gözden geçiriniz.
Kuhn’a göre her bilimsel kuram parçası bir “paradigma” içinde ortaya çıkar.
Kuhn’a göre her bilimsel kuram parçası bir “paradigma” içinde ortaya çıkar.
Soru 68
Bilimsel paradigmaların en temel öğelerini Kuhn önce aşağıdakilerden hangisi ile adlandırmıştır?
Seçenekler
A
anlam
B
gönderge
C
leksikon
D
semantik
E
kuram
Açıklama:
Yanıtınız yanlış ise sayfa 107 de “DİL VE DÜNYA GÖRÜŞÜ” bölümünü yeniden gözden geçiriniz.
Bilimsel paradigmaların en temel öğelerine Kuhn önce “leksikon” daha sonra da “kavramsal çerçeve” der.
Bilimsel paradigmaların en temel öğelerine Kuhn önce “leksikon” daha sonra da “kavramsal çerçeve” der.
Soru 69
Soru sormak Austin’e göre aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
merak etme
B
dil oyunu
C
söz edimi
D
anlam kullanımı
E
dilsel çerçeve
Açıklama:
Yanıtınız yanlış ise sayfa 109 de “BİLİNMEYENİ SORMA VE MERAK” bölümünü yeniden gözden geçiriniz.
Soru sormak Austin’e göre bir “söz edimi” Wittgenstein içinse bir “dil oyunu”dur.
Soru sormak Austin’e göre bir “söz edimi” Wittgenstein içinse bir “dil oyunu”dur.
Soru 70
Soru sormak Wittgenstein ‘a göre aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
mantıksal çerçeve
B
gönderme
C
yaşam biçimi
D
dil oyunu
E
dikkat çekme
Açıklama:
Yanıtınız yanlış ise sayfa 109 de “BİLİNMEYENİ SORMA VE MERAK” bölümünü yeniden gözden geçiriniz.
soru sormak Austin’e göre bir “söz edimi” Wittgenstein içinse bir “dil oyunu”dur.
soru sormak Austin’e göre bir “söz edimi” Wittgenstein içinse bir “dil oyunu”dur.
Soru 71
"Dilsel Çerçeve" kavramını geliştiren filozof hangisidir?
Seçenekler
A
Carnap
B
Wittgenstein
C
Collingwood
D
Kuhn
E
Augustin
Açıklama:
İlk kez “dilsel çerçeve” terimini geliştiren Rudolf Carnap'tır
Yanıt A. İlk kez “dilsel çerçeve” terimini geliştiren Rudolf Carnap, farklı dillerin farklı “önkabulleri” olduğunu savunan Collingwood, bilimsel devrimlerin sonucu “paradigma”ların değişimiyle kavramsal çerçevelerin de değiştiğini gösteren Thomas Kuhn'dur.
Yanıt A. İlk kez “dilsel çerçeve” terimini geliştiren Rudolf Carnap, farklı dillerin farklı “önkabulleri” olduğunu savunan Collingwood, bilimsel devrimlerin sonucu “paradigma”ların değişimiyle kavramsal çerçevelerin de değiştiğini gösteren Thomas Kuhn'dur.
Soru 72
John Austin'in Söz Edimi kuramının parçaları hangi şıkta verilmiştir?
- Düzsöz
- Edimsöz
- Etkisöz
Seçenekler
A
Yalnız A
B
Yalnız B
C
Yalnız C
D
Yalnız B ve C
E
A, B ve C
Açıklama:
Yanıt E. Austin bir söz ediminin içinde yer alan üç ayrı söz edimi parçasından söz eder; düzsöz edimi (locutionary act), edimsöz edimi (illocutionary act) ve etkisöz edimi (perlocutionary act).
Soru 73
Austin'e göre bir tümcenin bir sözel bağlamda kullanımında o tümceyi kullananın amaç ve niyetlerinin belirlediği edimlere ne denir?
Seçenekler
A
Düzsöz
B
Edimsöz
C
Etkisöz
D
saptayıcı
E
aktarıcı
Açıklama:
Yanıt B. Amacımızı dinleyiciyi ikna etmeye çalışmak olabilir, ya da ona soru sormak, onun bilgisini ölçmek, onu yüceltmek ya da onu küçük düşürmek gibi birçok farklı amaçlar da taşıyabiliriz. İşte bir tümcenin bir sözel bağlamda kullanımında o tümceyi kullananın amaç ve niyetlerinin belirlediği bu tür edimlere Austin “edimsöz” (illocutionary act) der.
Soru 74
"Dil oyunları" kuramı hangi filozofa aittir?
Seçenekler
A
Wittgenstein
B
Austin
C
Grice
D
Frege
E
Humboldt
Açıklama:
Yanıt A. Wittgenstein Tractatus dönemindeki savunduğu gerçekçi dil kuramından daha sonraları uzaklaşır. Ölümünden sonra yayınlanan Philosophical Investigations (Felsefi Sorgulamalar) adlı ünlü kitabında yeni bir kavram geliştirir: dil oyunu. Her kavram gibi bu kavramın da bir tanımını vermenin olanaksız olduğunu düşündüğü için örnekler ve açıklamalar ile kitap boyunca dil oyunu kavramını okuyucuya tanıtır.
Soru 75
Verilenlerden hangileri Wittgenstein'ın dil oyunlarına örnek olarak gösterilebilir?
- metrik dizgede ölçüm yapmak
- bir olayı bildirmek
- emir vermek
Seçenekler
A
Yalnız A
B
Yalnız B
C
Yalnız C
D
Yalnız B ve C
E
A, B ve C
Açıklama:
Yanıt E. Dil oyununu öğrenmek demek belirli bir yaşam biçimini benimsemek demektir. Birbirinden farklı çok sayıda dil oyunu bulunur. Wittgenstein’ın kendi verdiği birkaç örneğe bakalım: metrik dizgede ölçüm yapmak, bir olayı bildirmek, emir vermek, emri yerine getirmek, soru sormak, teşekkür etmek, şaka yapmak, tahminde bulunmak, bir nesneyi betimlemek, bir nesneye ad vermek, bir nesnenin adını sormak, öykü uydurmak, problem çözmek, bir dilden diğerine çeviri yapmak, dua etmek, vb.
Soru 76
Bir tümcenin ya da bir dilin anlamının onun kullanımında olduğunu ileri sürerek pragmatikten bağımsız bir semantik anlam olamayacağını savunan düşünür kimdir?
Seçenekler
A
Wittgenstein
B
Frege
C
Husserl
D
Saussure
E
Kuhn
Açıklama:
Yanıt A. Wittgenstein bir tümcenin içinde yer aldığı dil oyunundaki kullanımı dışında bir anlamı olmadığını savunur. “Anlam kullanımdır” (“meaning is use”) şeklinde sloganlaşmış olan bu yaklaşıma göre pragmatikten bağımsız semantik bir alan olamaz.
Soru 77
The Structure of Scientific Revolutions (Bilimsel Devrimlerin Yapısı) adlı kitabında her bilimsel kuram parçası bir “paradigma” içinde ortaya çıktığını savunan felsefeci kimdir?
Seçenekler
A
Thomas Kuhn
B
Ludwig Wittgenstein
C
Noam Chomsky
D
Ferdinand de Saussure
E
Roland Barthes
Açıklama:
Thomas Kuhn’un klasikleşmiş The Structure of Scientific Revolutions (Bilimsel Devrimlerin Yapısı) adlı kitabıyla ünlenmiştir. Kuhn’a göre her bilimsel kuram parçası bir “paradigma” içinde ortaya çıkar. Aristoteles, Batlamyus (Ptolemy), Kopernik, Newton, Einstein’ınki gibi etkili olmuş tüm fizik kuramlarının her biri farklı bir paradigma içerir. Bilimsel paradigmaların en temel öğelerine Kuhn önce “leksikon” daha sonra da “kavramsal çerçeve” der. Yanıt A.
Soru 78
Verilen konulardan hangisi pragmatik dil felsefesi ile doğrudan ilişkilidir?
- Wittgenstein’ın dil oyunları
- Austin’in dil edimleri
- Anlam ile gönderge arasındaki ilişki
Seçenekler
A
Yalnız A
B
Yalnız B
C
Yalnız C
D
Yalnız A ve B
E
A, B ve C
Açıklama:
Anlam ile gönderge arasındaki ilişki semantik ve yapısalcılık ile ilişkilidir. Yanıt D.
Soru 79
Verilen konulardan hangisi Kuhn’un kavramsal çerçeve kavramı ile doğrudan ilişkilidir?
- Newton fiziğinin kavramsal çerçevesinde bir cismin kütlesi sabittir.
- Einstein fiziğinin kavramsal çerçevesinde bir cismin kütlesi enerjiye göre değişir.
- Dünyayı nesnel bir biçimde olduğu gibi açıklayacak mutlak bir kavramsal çerçeve bulunur
Seçenekler
A
Yalnız A
B
Yalnız B
C
Yalnız C
D
Yalnız A ve B
E
A, B ve C
Açıklama:
Yanıt D. Kuhn’a göre böyle mutlak bir kavramsal çerçeve yoktur
Soru 80
"Dilin bize kazandırdığı kavramlar aracılığıyla dünyayı algılarız" ifadesi hangi konu ile doğrudan ilişkilidir?
Seçenekler
A
Dil kullanma becerisi
B
Dilin evrimi
C
Dil ile dünya görüşü arasındaki ilişki
D
Dil öğretimi ile zeka ilişkisi
E
Yabancı dilin faydaları
Açıklama:
Yanıt C
Soru 81
"Dilsel çerçeve" terimi ilk kez hangi düşünür tarafından ele alınmıştır?
Seçenekler
A
Carnap
B
Collingwood
C
Austin
D
Frege
E
Wittgenstein
Açıklama:
Filozoflar arasında ilk kez “dilsel çerçeve” terimini geliştiren Rudolf Carnap'tır. Doğru cevap A'dır.
Soru 82
Aşağıdakilerden hangisi John Austin tarafından savunulan görüşler arasında yer almamaktadır?
Seçenekler
A
Dil kullanımı ile iletmek istediğimiz şey yalnızca bir tümcenin dile getirdiği önerme değildir.
B
Dilin temel işlevi bilgi ya da enformasyon aktarmaktır.
C
Edimin başarılı olması için birçok koşulun sağlanması gerekir.
D
Dil kullanımı ile her durumda istediğimiz etkiyi bırakamayabiliriz.
E
Dil yoluyla normal şartlarda başka hiçbir yolla yapmayacağımız bazı şeyleri gerçekleştirebiliriz.
Açıklama:
John Austin How to Do Things with Words (Söylemek ve Yapmak) adlı ünlü kitabında dilin temel işlevinin bilgi ya da enformasyon aktarmak olduğuna dair geleneksel görüşe karşı çıkar.
Soru 83
Austin sözcüklerin iki ayrı şekilde kullanılabileceğini söyler. Aşağıdaki seçeneklerden hangisinde Austin'in ele aldığı bu iki şekil birlikte verilmektedir?
Seçenekler
A
Sorgulamalar ve oyunlar
B
Saptayıcılar ve gönderimseller
C
Edimseller ve etkiseller
D
Edimseller ve saptayıcılar
E
Sorgulamalar ve saptayıcılar
Açıklama:
Austin sözcüklerin iki ayrı şekilde kullanılabileceğini söyler: edimseller (performatives) ve saptayıcılar (constatives).
Soru 84
Aşağıdakilerden hangi seçenekte Austin'in öne sürdüğü üç ayrı söz edimi (speech act) bir arada verilmiştir?
Seçenekler
A
Sabit söz-anlam söz-mecaz söz
B
Değişken söz-sabit söz- gerçek söz
C
Gerçek söz-mecaz söz-etkisöz
D
Düzsöz-eylemsöz-anlamsöz
E
Düzsöz-edimsöz-etkisöz
Açıklama:
Austin bir söz ediminin içinde yer alan üç ayrı söz edimi parçasından söz eder; düzsöz edimi (locutionary act), edimsöz edimi (illocutionary act) ve etkisöz edimi (perlocutionary act).
Soru 85
Wittgenstein tarafından yazılan ve dil oyunu kavramına yer verilen kitap aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Felsefi Sorgulamalar
B
Söylemek ve Yapmak
C
Bilimsel Devrimlerin Yapısı
D
Sözlerin Etkisi
E
Söz Söyleme Sanatı
Açıklama:
Wittgenstein ölümünden sonra yayınlanan Philosophical Investigations (Felsefi Sorgulamalar) adlı ünlü kitabında yeni bir kavram geliştirir: dil oyunu.
Soru 86
Aşağıdakilerden hangisi Wittgenstein'ın dil oyunları ile öne sürdüğü görüşler arasında yer almamaktadır?
Seçenekler
A
Dil oyununun kuralları vardır.
B
Bir dili öğrenmek için o dilin kurallarını bilmek yeterlidir.
C
Dil oyunu tek başına oynanmaz.
D
Birbirinden farklı çok sayıda dil oyunu bulunur.
E
Dil oyunu aynı zamanda bir etkinlik içerir.
Açıklama:
Bir dil öğrenmek ve bir dili konuşur hale gelmek bir oyunu öğrenip o oyunu oynar hale gelmek gibidir Wittgenstein’a göre. Oyun salt kuralları ile öğrenilmez, aynı zamanda bunları uygulamak da gerekir. Oyun oynamak için bilgi sahibi olmak yetmez aynı zamdan bu oyunun gerektirdiği türde bir etkinliğe katılıyor olmak gerekir.
Soru 87
Wittgenstein’ın başını çektiği Viyana Çevresi filozoflarının kurduğu akım Mantıkçı Pozitivizm olarak anılır.
Seçenekler
A
Mantıksal Dil
B
Dilsel Pozitivizm
C
Metafizik Düşünce
D
Postmodern Mantık
E
Mantıkçı Pozitivizm
Açıklama:
Wittgenstein’ın başını çektiği Viyana Çevresi filozoflarının kurduğu akım Mantıkçı Pozitivizm olarak anılır.
Soru 88
An Essay on Metaphysics (Metafizik Üzerine Bir Deneme) adlı ünlü eserinde farklı dillerin farklı “önkabulleri” (presuppositions) olduğunu savunan felsefeci aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Austin
B
Collingwood
C
Searle
D
Carnap
E
Kuhn
Açıklama:
Collingwood, An Essay on Metaphysics (Metafizik Üzerine Bir Deneme) adlı ünlü eserinde farklı dillerin farklı “önkabulleri” (presuppositions) olduğunu savunur.
Soru 89
Kuhn'a göre bilimsel paradigmaların en temel iki öğesi aşağıdakilerden hangileridir?
Seçenekler
A
Leksikon-kavramsal çerçeve
B
Metafizik-leksikon
C
Oyun-leksikon
D
Metafizik-kuramsal çerçeve
E
Mutlak ön kabul-oyun
Açıklama:
Bilimsel paradigmaların en temel öğelerine Kuhn önce “leksikon” daha sonra da “kavramsal çerçeve” der.
Soru 90
Ünlü filozof Thomas Hobbes bizleri hayvanlardan ayıran iki şeyin olduğunu söyler. Bu iki şey aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sorgulama ve hareket
B
Oyun ve konuşma
C
Araştırma ve geliştirme
D
Akıl ve merak
E
Dil ve düşünce
Açıklama:
Ünlü filozof Thomas Hobbes bizleri hayvanlardan ayıran iki şeyin olduğunu söyler: akıl ve merak.