Çağdaş Felsefe II - Tüm Sorular
Ünite 1
Soru 1
Bergson, sezgi, içgüdü ve zekanın bir birleşimi olarak neyi tanımlamaktadır*
Seçenekler
A
gerçeği kavrama yetisi
B
metafiziği
C
felsefe etkinliğini
D
fenomenolojiyi
E
sürem i
Açıklama:
gerçeği kavrama yetisi
Sayfa 3 de giriş bölümünde anlatılmakta
Sayfa 3 de giriş bölümünde anlatılmakta
Soru 2
Bergson'a göre zekanın gerçek konusu nedir?
Seçenekler
A
madde
B
ruh
C
süre
D
hayat
E
töz
Açıklama:
madde
sayfa 3 de anlatılmakta
sayfa 3 de anlatılmakta
Soru 3
Bergson'un felsefi kurgusu parça ile bütünü sürekli irtibatta tutan dinamik bir bütünlük arz eder. Bu felsefe ...... ....... olarak sınıflandırılabilecek bir nitelik taşır.
Yukarıda boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelecektir?
Yukarıda boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelecektir?
Seçenekler
A
düalist sipiritüalist
B
dinamik realist
C
sezgisel-dinamik
D
düşünen cevher
E
statik dinamik
Açıklama:
sayfa 4 te anlatılmakta
düalist spiritüalist
düalist spiritüalist
Soru 4
Bergson'da maddenin de hayatın da kaynağı nedir?
Seçenekler
A
ruh
B
özgürlük
C
sezgi
D
irade
E
sürem
Açıklama:
sayfa 4 te anlatılmakta
ruh
ruh
Soru 5
Bergson, zekadan ayırdığı sezginin nereden doğduğunu söylemektedir?
Seçenekler
A
içgüdü
B
hakikat
C
ruh
D
madde
E
felsefe
Açıklama:
sayfa 6 da anlatılmakta
içgüdü
içgüdü
Soru 6
Bergson'a göre zaman saatin ölçtüğü objective bir gerçekliğe karşılık gelirken, öznenin yaşadığı zaman neye karşılık gelmektedir?
Seçenekler
A
süre
B
sezgi
C
realite
D
zeka
E
geçmiş
Açıklama:
sayfa 7 de anlatılmakta
süre
süre
Soru 7
Bergson'un ........ ....... metaforu ile anlatmış olduğu ontolojik model, maddeden insana kadar bütün bir varlık hiyerarşisini açıklama girişimidir.
Yukarıda boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelecektir?
Yukarıda boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelecektir?
Seçenekler
A
hayat hamlesi
B
içgüdüsel anlama
C
sezgi varlığı
D
canlı-cansız varlık
E
yaratıcı evrim
Açıklama:
sayfa 8 de anlatılmakta
hayat hamlesi
hayat hamlesi
Soru 8
Bergson'a göre evren her an değişen, dinamik bir evren olduğu için, bu evrenin asıl hakikatleri zeka ile değil, ancak ne ile kavranabilir?
Seçenekler
A
sezgi
B
bilinç
C
ruh
D
zihin
E
irade
Açıklama:
sayfa 9 da anlatılmakta
sezgi
sezgi
Soru 9
Bergson'a göre özgür davranışları belirleyen bilincin iç kısmı, yani nedir?
Seçenekler
A
temel ben
B
yüzeysel ben
C
psikolojik ben
D
determinizm
E
iradi davranış
Açıklama:
sayfa 10 da anlatılmakta
temel ben
temel ben
Soru 10
Bergson ...... beyin özdeşliği kuramını eleştirerek ruhun bedenli varoluş içerisinde bedeni aşan ve ölümsüz bir doğası olduğunu savunmaktadır.
Yukarıda boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelecektir?
Yukarıda boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelecektir?
Seçenekler
A
bilinç
B
ruh
C
benlik
D
şahsiyet
E
hafıza
Açıklama:
sayfa 11 de anlatılmakta
bilinç
bilinç
Soru 11
Henri Bergson'a göre zekanın gerçek konusu nedir?
Seçenekler
A
Madde
B
Metafizik
C
Sezgi
D
Hayat
E
Zaman
Açıklama:
Bergson’a göre zekânın gerçek konusu maddedir. Düşünüşü, bulduğu kanun ve sistemler ise
hep pratik yarara yönelik anlayışlardır. Madde ile yoğrularak pratik işlerden oluşmuş olan zekâ, hangi konuya dokunursa onu mutlaka maddeye çevirmek ve sonra da parçalara ayırmak zorundadır. Çünkü böyle yapmazsa bir şey anlayamaz. Zekâ ancak maddeye hâkim olabilir fakat hayat alanında yaya kalır çünkü hayatı anlamak için uygun değildir.
Doğru yanıt A seçeneğinde verilmiştir.
hep pratik yarara yönelik anlayışlardır. Madde ile yoğrularak pratik işlerden oluşmuş olan zekâ, hangi konuya dokunursa onu mutlaka maddeye çevirmek ve sonra da parçalara ayırmak zorundadır. Çünkü böyle yapmazsa bir şey anlayamaz. Zekâ ancak maddeye hâkim olabilir fakat hayat alanında yaya kalır çünkü hayatı anlamak için uygun değildir.
Doğru yanıt A seçeneğinde verilmiştir.
Soru 12
Bergson varlığı Statik ve Dinamik olarak ikili bir yapı içerisinde irdeler. Aşağıdaki seçeneklerden hangisi Dinamik unsurla örtüşür?
Seçenekler
A
Zaman
B
Hafıza
C
Atom
D
Madde
E
Hayat
Açıklama:
Bergson varlığı ikili bir yapı içinde ele almaktadır. Burada varlık; statik ve dinamik unsurların karşıtlığı bağlamında betimlenir. Statik unsur madde, dinamik unsur hayattır. Aynı şekilde, varlığı statik ve kavramsal yapısıyla analiz ederek bilme, zekâ ile bilmedir. Dinamik, canlı ve oluş hâlindeki yapısıyla bilme, sezgi ile bilmedir. Zaman, statik olarak saatle ölçülen şeydir, bu hâliyle mekânsallaşmıştır. Süre ise dinamik, özgür, yaratıcı ve sübjektif, yaşanan zaman realitesidir. Asıl zaman, öznenin zamanıdır. Yine benzer şekilde hafıza insanın doğuştan sahip olduğu bir cevher veya bir yapı değildir. Dolayısıyla bu hafızaya düşünen cevher denilemez. Böylece Bergson’un ruh tasarımı ruhu cevher kabul eden klasik spiritüalizmden de Descartescı düalizmden de ayrılır. Çünkü ruh ile beden veya zihin ile beden arasındaki fark, kökten ayrı iki töz olmaları değil farklı iki süreye sahip olmalarıdır. Seçeneklerdeki Atom madde ile ilişkilidir.
Doğru yanıt E seçeneğinde verilmiştir.
Doğru yanıt E seçeneğinde verilmiştir.
Soru 13
Aşağıda verilen seçeneklerden hangisi Henri Bergson ile uyuşmaz?
Seçenekler
A
Henri Bergson Nobel Edebiyat Ödülü almıştır.
B
Henri Bergson Bir matematikçidir.
C
Henri Bergson koyu bir Katoliktir.
D
Henri Bergson bir eğitimcidir.
E
Henri Bergson bir sanatçıdır.
Açıklama:
1877 yılında 18 yaşında iken çılan bir genel retorik müsabakasında onur ödülünü ve yine aynı müsabakada matematik ödülünü kazandı. Pascal tarafından çözümsüz bırakılan bir problemi çözerek kazandığı bu matematik ödülü onun matematikte Pascal’la boy ölçüşecek kadar yetenekli olduğunu göstermişti1901’den itibaren Ahlâkî ve Siyasî Bilimler Akademisine, 1914’te Fransız Akademisine üye seçildi. Aynı sene Bergson’un başlıca eserleri Katolik Kilisesi’ne ait resmi daire tarafından yasaklanan kitaplar listesine alındı. I. Dünya Savaşı sırasında Bergson gündemdeki konular üzerine kısa yazılar yazdı. Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra Cenevre’de kurulan Milletler Topluluğunun Entelektüel İş Birliği Komisyonuna başkan seçildi. Filozof olduğu kadar sanatçı da olan Bergson’un eserleri gayet ince ve akıcı, aynı zamanda bol nüktelerle süslenmiş bir üslupla yazılmıştır. İfadeleri kolay ve tabiidir. Felsefe ve entelektüel kültüre katkıları dolayısıyla 1927’de Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanmıştır.
C seçeneği Henri Bergson ile uyuşmaz.
C seçeneği Henri Bergson ile uyuşmaz.
Soru 14
Henri Bergson'un felsefesi göz önünde bulunduruğunda zeka için aşağıda verilen seçeneklerden hangisi söylenemez?
Seçenekler
A
Zekânın karakteri, yapısı icabı, hayatı anlamamaktır.
B
Zeka Bilimin felsefeye evrilmesinin temel koşuludur.
C
Zekânın doğal hâliyle başlıca konusu, organik olmayan katı şeylerdir
D
Zeka sezgiden ayrılmaktadır.
E
Maddeyi zeka ile algılarız.
Açıklama:
Bergson’un bilgi anlayışı içgüdü, zekâ ve sezgi kavramları çerçevesinde şekillenmektedir. Maddeyi algılayan zekâdır. Ancak zekânın yaptığı bütün analiz ve sentezler sadece pratik amaçlara yöneliktir. Bu nedenle de yalnızca maddeye hâkim olabilir fakat hayat alanına olamaz. Hayat ile kaynaşmadığı ve geçmişte de ona göre yoğrulmadığı için hayatı anlayamaz. Zekânın karakteri, yapısı icabı, hayatı anlamamaktır. Zekânın doğal hâliyle başlıca konusu, organik olmayan katı şeylerdir. Çünkü zekâ ancak süreksizi tasarlar. Hayat ise bir yaratmadır. Yaratıcılık da sürenin eseri, hatta ta kendisidir. Şu hâlde zekâ açık olarak ancak hareketsizliği tasarladığı için yaratma fikrine tamamen yabancıdır ve hayatı anlamaya yetkin değildir. Zekâ, başlı başına hayatı, yaratmayı, oluşu, süreyi anlayamadığı için yalnız zekâ ve yalnız akılla mantığa dayanan bir felsefe, bilimlerden daha fazla hiçbir şey yapamaz. Bilimleri aşması için felsefenin zekâyı değil, zekâ ile içgüdünün kaynaşmasından doğan sezgiyi kullanması gerekir. Bergs
B seçeneği Bergson felsefesiyle örtüşmez.
B seçeneği Bergson felsefesiyle örtüşmez.
Soru 15
Henri Bergson’ın 1907 yılında yayımladığı ve ona dünya çapında bir ün sağlayan eseri aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
Gülme
B
Yaratıcı Evrim
C
Metafiziğe Giriş
D
Süre ve Zamandaşlık
E
Bilincin Doğrudan Doğruya Verileri Üzerine Deneme
Açıklama:
Henri Bergson’un Başlıca Eserleri başlığında ilgili çalışma açıklanmaktadır.
Yaratıcı Evrim
Henri Bergson 1907’de Yaratıcı Evrim (L’Evolution Créatrice) yayımlandı. Bu kitap büyük bir kitle tarafından okundu ve Bergson’a dünya çapında bir ün sağladı. Kitap genel olarak yaratıcı evrimin ne olduğunu ortaya koyar. Bu evrim anlayışına göre yaşamda bir determinizmden, yaşamın belirlenmiş bir amacı olduğundan söz etmek olanaklı değildir.
Yaratıcı Evrim
Henri Bergson 1907’de Yaratıcı Evrim (L’Evolution Créatrice) yayımlandı. Bu kitap büyük bir kitle tarafından okundu ve Bergson’a dünya çapında bir ün sağladı. Kitap genel olarak yaratıcı evrimin ne olduğunu ortaya koyar. Bu evrim anlayışına göre yaşamda bir determinizmden, yaşamın belirlenmiş bir amacı olduğundan söz etmek olanaklı değildir.
Soru 16
Henri Bergson’un beden ve ruh felsefesine bir ek olarak kabul edilebilen, insanı hem beden hem de ruh varlığı olarak gördüğü ve bedenini pratik amaçlar için kullanarak, bazı durumlarda bedenin öne çıktığı ve bizim sadece bedenden oluşmuşuz gibi hareket ettiğimizi açıkladığı eseri aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
Gülme
B
Aristoteles’te Mekân Kavram
C
Düşünce ve Devingen
D
Etik ve Politika Dersler
E
Yaratıcı Evrim
Açıklama:
Henri Bergson’un Başlıca Eserleri kısmında ilgili eser hakkında bilgi verilmiştir.
1900 yılında yayımlanan Gülme isimli kitabı Bergson’un beden ve ruh felsefesine bir ek olarak kabul edilebilir. İnsan hem beden hem de ruh varlığıdır ve bedenini pratik amaçlar
için kullanır. Ancak bazı durumlarda beden öne çıkar ve biz sadece bedenden oluşmuşuz gibi hareket ederiz. Yalnızca fizik kanunlarına uyduğumuzda -örneğin bir muz kabuğuna basıp düştüğümüzde- ya da edimlerimiz mekanik ve otomatik bir hâle geldiğinde sadece bedenden ibaretmişiz gibi davranırız. İşte bu gibi durumlarda başkaları bize gülmektedir. Bu mekaniklik aynı zamanda komedinin unsurlarını da oluşturur.
Gülme
1900 yılında yayımlanan Gülme isimli kitabı Bergson’un beden ve ruh felsefesine bir ek olarak kabul edilebilir. İnsan hem beden hem de ruh varlığıdır ve bedenini pratik amaçlar için kullanır. Ancak bazı durumlarda beden öne çıkar ve biz sadece bedenden oluşmuşuz gibi hareket ederiz. Yalnızca fizik kanunlarına uyduğumuzda -örneğin bir muz kabuğuna basıp düştüğümüzde- ya da edimlerimiz mekanik ve otomatik bir hâle geldiğinde sadece bedenden ibaretmişiz gibi davranırız. İşte bu gibi durumlarda başkaları bize gülmektedir. Bu mekaniklik aynı zamanda komedinin unsurlarını da oluşturur.
1900 yılında yayımlanan Gülme isimli kitabı Bergson’un beden ve ruh felsefesine bir ek olarak kabul edilebilir. İnsan hem beden hem de ruh varlığıdır ve bedenini pratik amaçlar
için kullanır. Ancak bazı durumlarda beden öne çıkar ve biz sadece bedenden oluşmuşuz gibi hareket ederiz. Yalnızca fizik kanunlarına uyduğumuzda -örneğin bir muz kabuğuna basıp düştüğümüzde- ya da edimlerimiz mekanik ve otomatik bir hâle geldiğinde sadece bedenden ibaretmişiz gibi davranırız. İşte bu gibi durumlarda başkaları bize gülmektedir. Bu mekaniklik aynı zamanda komedinin unsurlarını da oluşturur.
Gülme
1900 yılında yayımlanan Gülme isimli kitabı Bergson’un beden ve ruh felsefesine bir ek olarak kabul edilebilir. İnsan hem beden hem de ruh varlığıdır ve bedenini pratik amaçlar için kullanır. Ancak bazı durumlarda beden öne çıkar ve biz sadece bedenden oluşmuşuz gibi hareket ederiz. Yalnızca fizik kanunlarına uyduğumuzda -örneğin bir muz kabuğuna basıp düştüğümüzde- ya da edimlerimiz mekanik ve otomatik bir hâle geldiğinde sadece bedenden ibaretmişiz gibi davranırız. İşte bu gibi durumlarda başkaları bize gülmektedir. Bu mekaniklik aynı zamanda komedinin unsurlarını da oluşturur.
Soru 17
Henri Bergson'un, aşağıdaki eserlerinden hangisi Einstein’ın görelilik kuramının anlamı ve sonuçları üzerine tartışmayı içermektedir?
Seçenekler
A
Yaratıcı Evrim
B
Gülme
C
Süre ve Zamandaşlık
D
Ahlâk ve Dinin İki Kaynağı
E
Madde ve Hafıza
Açıklama:
Henri Bergson’un Başlıca Eserleri başlığı altında bulunabilir.
1922 yılında yayımlanan Süre ve Zamandaşlık kitabı Henri Bergson Einstein’ıngörelilik kuramının anlamı ve sonuçları üzerine bir tartışmayı içerir. Eserdeki önemli iddialardan
bir tanesi eşyada zamandaşlığın, ruhta ise yalnızca sürenin bulunduğudur.
Süre ve Zamandaşlık
1922 yılında yayımlanan Süre ve Zamandaşlık kitabı Henri Bergson Einstein’ıngörelilik kuramının anlamı ve sonuçları üzerine bir tartışmayı içerir. Eserdeki önemli iddialardan
bir tanesi eşyada zamandaşlığın, ruhta ise yalnızca sürenin bulunduğudur.
1922 yılında yayımlanan Süre ve Zamandaşlık kitabı Henri Bergson Einstein’ıngörelilik kuramının anlamı ve sonuçları üzerine bir tartışmayı içerir. Eserdeki önemli iddialardan
bir tanesi eşyada zamandaşlığın, ruhta ise yalnızca sürenin bulunduğudur.
Süre ve Zamandaşlık
1922 yılında yayımlanan Süre ve Zamandaşlık kitabı Henri Bergson Einstein’ıngörelilik kuramının anlamı ve sonuçları üzerine bir tartışmayı içerir. Eserdeki önemli iddialardan
bir tanesi eşyada zamandaşlığın, ruhta ise yalnızca sürenin bulunduğudur.
Soru 18
Bergson'a göre gerçek zaman aşağıdaki seçeneklerden hangisi ile örtüşmektedir.
Seçenekler
A
Gerçek zaman boş bir zamandır
B
Gerçek zaman soyut bir zamandır.
C
Gerçek zaman yaşanan zamandır.
D
Gerçek zamanı saatle ölçebiliriz.
E
Geçek zamanı bilinçle ilişkilendirmek olası değildir.
Açıklama:
Bergson için matematik zaman ile yaşanan zaman farklı şeylerdir. Somut zaman; bilincimizin bir oluşu ve yaratıcı bir evrimdir. O halde canlı zaman ancak bilinçte görülebilir. Onun her ânında değişme ve yenilik vardır. Sürenin ölçülüp parçalanamaması bundandır. Süre, ruhî zaman, yaşanan zamandır. Bizim içimizde geçen zaman, bir ânın yerine diğer bir ânın geçmesi değildir. Böyle olsaydı şimdiki halden (présent) başka bir şeyin olmasına imkân kalmaz, geçmişin şimdide uzaması, evrim ve somut süre asla olamazdı. Süre; geleceği kemiren ve ilerledikçe büyüyen geçmişin daimi bir ilerlemesidir. Gerçek zaman; ölçülebilen, saat kadranının çevresine indirgenen, mekâna dönüştürülen zaman ile aynı şey değildir. Gerçek zaman, yaşanan zamandır, bilinç hallerimizden başka bir şey değildir. Bu yaşanan zamana Bergson “süre” diyor. Gerçek süre, bilincin algıladığı süredir. Şu halde sürenin ne olduğunu anlamak için bilinç hallerinin akışını bilmek gerekir. Bilinç hallerinin akışında hiç kesinti yoktur. Bütün değişmeler hissedi
Doğru yanıt C seçeneğidir.
Doğru yanıt C seçeneğidir.
Soru 19
Bergson'un varlık anlayışı gözönünde bulundurulduğunda canlıyı doğrudan realitenin içine sokan ve onun bilgisini kazandıran yeti nedir?
Seçenekler
A
Zeka
B
Akıl
C
Zaman algısı
D
İçgüdü
E
Bilinç
Açıklama:
Bergson’un hayat hamlesi metaforu ile anlatmış olduğu ontolojik model, maddeden insana kadar bütün bir varlık hiyerarşisini açıklama girişimidir. Şöyle ki insana oranla öteki bütün varlıklar, hayat hamlesinden sınırlı bir şekilde yararlanmış ya da pay alabilmiştir. Aldıkları paya göre bitki ve hayvan boyları çeşitli düzeylerde ve standartlarda canlı olmaklığın özelliklerini yansıtmışlardır. Hayvan boyları, bitki boylarına oranla çok daha karmaşık bir biyolojik organizmaya sahiptir. Bu düzlemde hayat; canlılığın ve türünü devam ettirebilme yetisinin üzerine, içgüdü ile donanmıştır. İçgüdü, canlıyı doğrudan doğruya realitenin içine sokan, onun bilgisini kazandıran bir yetidir.
Doğru yanıt D seçeneğinde verilmiştir.
Doğru yanıt D seçeneğinde verilmiştir.
Soru 20
Bergson'un Felsefi Psikolojisi ve Özne Tasarımı göz önünde bulundurulduğunda "Temel Ben" kavramı için aşağıdaki seçeneklerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Temel Ben özgürlükten yoksundur.
B
Temel Ben deterministiktir.
C
Temel Ben toplum ile ilişkileri kuran taraftır.
D
Temel Ben iradeyi kullanan taraftır.
E
Temel Ben bilincin akıl,zeka mantık ile ilişkili tabakası ile doğrudan ilintilidir.
Açıklama:
Bergson bilinci incelerken de ikili bir yapı tanımlar. Bilincin bir kabuk, bir de iç tarafı vardır. Kabuk tarafı, akıl, zekâ, mantık, ilim tabakasıdır ve bu tabaka maddi hayata ve toplum hayatına uyum sağlamaya yarar. Burada özgürlük yoktur. Determinizm vardır. Bilincin iç tarafı ise büsbütün farklı bir yapıdadır. Bergson buna “temel ben” der. Kabuk ben, madde ve topluma uymakla şahsi olmaktan çıkmış ve mekânlaşmış, donmuş, yüzeysel bir ben olmuştur. Dokusu tamamıyla donmuş, pasif ve cansız fikirlerden örülmüştür. Canlı fikirler ise daimi bir kaynaşma hâlindedir ve temel ben’in dokusu bu tarzda fikirlerle örülüdür. Bilincin esası tamamıyla orijinal bir kaynaşma, özerk bir organlaşmadır. Daima yeniye, bilinmeyene doğru giden bir harekettir. Bu, bilincin doğal hareketidir. Geriye dönmesi mümkün değildir. Daima yeniye ve bilinmeyene giden bir hareket olduğu için geleceği göstermesine imkân yoktur. Önceden görmek mümkün olmayınca da iradede determinizm olmayacaktır. Bergson’a göre iradede,
Doğru yanıt D seçeneğidir.
Doğru yanıt D seçeneğidir.
Soru 21
Aşağıdakilerden hangisi Bergson’un bilgi anlayışı içerisinde yer alan kavramlardan birisidir?
Seçenekler
A
Zaman
B
Varlık
C
İçgüdü
D
Materyalizm
E
Özne
Açıklama:
BERGSON’UN BİLGİ ANLAYIŞI başlığı incelenebilir.
Bergson’un bilgi anlayışı içgüdü, zekâ ve sezgi kavramları çerçevesinde şekillenmektedir. Maddeyi algılayan zekâdır. Ancak zekânın yaptığı bütünanaliz ve sentezler sadece pratik amaçlara yöneliktir. Bu nedenle de yalnızca maddeye hâkim olabilir fakat hayat alanına olamaz. Hayat ile kaynaşmadığı ve geçmişte de ona göre yoğrulmadığı için hayatı anlayamaz. Zekânın karakteri, yapısı icabı, hayatı anlamamaktır. İçgüdü, canlının çevreye en iyi şekilde uyum sağlayıp ondan faydalanmasını sağlamak için, tabiat tarafından kendisine verilen bir yetidir. Bu amaca ulaşmak için o da zekâ gibi alet yapar. Sezgi, insanı hayatın içine götürecek, yani kendi kendisinin bilincine varmış, konusunu düşünebilecek ve sınırsızca genişletebilecek bir hâle gelmiş içgüdüdür. Kendine özgü yapısı bakımından aslında zekâdan ayrılan içgüdünün gelişmesinden doğmuş olan sezgide de
bilinç vardır. Sezgi ile zekâ, bilinçli çalışmanın birbirlerine zıt iki istikametini göst
İçgüdü
Bergson’un bilgi anlayışı içgüdü, zekâ ve sezgi kavramları çerçevesinde şekillenmektedir. Maddeyi algılayan zekâdır. Ancak zekânın yaptığı bütünanaliz ve sentezler sadece pratik amaçlara yöneliktir. Bu nedenle de yalnızca maddeye hâkim olabilir fakat hayat alanına olamaz. Hayat ile kaynaşmadığı ve geçmişte de ona göre yoğrulmadığı için hayatı anlayamaz. Zekânın karakteri, yapısı icabı, hayatı anlamamaktır. İçgüdü, canlının çevreye en iyi şekilde uyum sağlayıp ondan faydalanmasını sağlamak için, tabiat tarafından kendisine verilen bir yetidir. Bu amaca ulaşmak için o da zekâ gibi alet yapar. Sezgi, insanı hayatın içine götürecek, yani kendi kendisinin bilincine varmış, konusunu düşünebilecek ve sınırsızca genişletebilecek bir hâle gelmiş içgüdüdür. Kendine özgü yapısı bakımından aslında zekâdan ayrılan içgüdünün gelişmesinden doğmuş olan sezgide de
bilinç vardır. Sezgi ile zekâ, bilinçli çalışmanın birbirlerine zıt iki istikametini gösterir.
Bergson’un bilgi anlayışı içgüdü, zekâ ve sezgi kavramları çerçevesinde şekillenmektedir. Maddeyi algılayan zekâdır. Ancak zekânın yaptığı bütünanaliz ve sentezler sadece pratik amaçlara yöneliktir. Bu nedenle de yalnızca maddeye hâkim olabilir fakat hayat alanına olamaz. Hayat ile kaynaşmadığı ve geçmişte de ona göre yoğrulmadığı için hayatı anlayamaz. Zekânın karakteri, yapısı icabı, hayatı anlamamaktır. İçgüdü, canlının çevreye en iyi şekilde uyum sağlayıp ondan faydalanmasını sağlamak için, tabiat tarafından kendisine verilen bir yetidir. Bu amaca ulaşmak için o da zekâ gibi alet yapar. Sezgi, insanı hayatın içine götürecek, yani kendi kendisinin bilincine varmış, konusunu düşünebilecek ve sınırsızca genişletebilecek bir hâle gelmiş içgüdüdür. Kendine özgü yapısı bakımından aslında zekâdan ayrılan içgüdünün gelişmesinden doğmuş olan sezgide de
bilinç vardır. Sezgi ile zekâ, bilinçli çalışmanın birbirlerine zıt iki istikametini göst
İçgüdü
Bergson’un bilgi anlayışı içgüdü, zekâ ve sezgi kavramları çerçevesinde şekillenmektedir. Maddeyi algılayan zekâdır. Ancak zekânın yaptığı bütünanaliz ve sentezler sadece pratik amaçlara yöneliktir. Bu nedenle de yalnızca maddeye hâkim olabilir fakat hayat alanına olamaz. Hayat ile kaynaşmadığı ve geçmişte de ona göre yoğrulmadığı için hayatı anlayamaz. Zekânın karakteri, yapısı icabı, hayatı anlamamaktır. İçgüdü, canlının çevreye en iyi şekilde uyum sağlayıp ondan faydalanmasını sağlamak için, tabiat tarafından kendisine verilen bir yetidir. Bu amaca ulaşmak için o da zekâ gibi alet yapar. Sezgi, insanı hayatın içine götürecek, yani kendi kendisinin bilincine varmış, konusunu düşünebilecek ve sınırsızca genişletebilecek bir hâle gelmiş içgüdüdür. Kendine özgü yapısı bakımından aslında zekâdan ayrılan içgüdünün gelişmesinden doğmuş olan sezgide de
bilinç vardır. Sezgi ile zekâ, bilinçli çalışmanın birbirlerine zıt iki istikametini gösterir.
Soru 22
Evrendeki bütün ilişki biçimlerinin maddi ve fizik süreçlerden oluştuğunu veya onlara indirgenebilir olduğunu savunan görüşe ne denir?
Seçenekler
A
Mekanizm
B
Pozitivizim
C
Materyalizm
D
Finalizm
E
Düalizm
Açıklama:
Mekanizm: Evrendeki bütün ilişki biçimlerinin maddi ve fizik süreçlerden oluştuğunu
veya onlara indirgenebilir olduğunu savunan görüş.
Doğru yanıt A seçeneğidir.
veya onlara indirgenebilir olduğunu savunan görüş.
Doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 23
Bergson'un felsefesinde "Hafıza" için aşağıdaki seçeneklerden hangisi söylenemez?
Seçenekler
A
Hafıza benlik ve kişiliğimizin esasını oluşturur.
B
Ruh bilinçten bilinç de hafızadan ibarettir.
C
Yaratıcı ve özgür olan yüzeysel hafızanın altında yatan kısımdır.
D
Kabuk hafıza gündelik olaylara cevap veren hafızadır
E
Dinamik hafıza yaratıcılığın temelidir.
Açıklama:
Bilinçli bir varlık için varolmak, sürekli bir oluş ve
yaratma içinde olmak demektir. Bu dinamik süreç içerisinde
hafızadan yoksun olmak demek, ben bilincine
ve kişiliğe sahip olmamak demek olacağından, hafıza,
benlik ve kişiliğimizin de esasını oluşturur. Bergson’un
burada ifade ettiği şey; ruhun bilinçten, bilincin de
hafızadan ibaret olduğu değildir. Ona göre bilincimiz,
hayata yönelmiş bir dikkattir ve asıl aktif olan kısmı
bilincin çok sınırlı bir parçasıdır. Hafıza için de aynı
şeyi söylemek mümkündür. Yaratıcı olan ve özgür olan asıl hafızamız, kabuk veya yüzeysel hafızanın altında yatan kısımdır. Zira iki tür hafıza vardır: Biri, hareketleri yeniden meydana getirme yetisidir ki alışkanlık kanununa dayanır. Diğeri, fikirlerin, olgu veya şeylerin hatırlanmasıdır. İkinci hafızanın başlıca işlevi; bir olgu veya fikri tanımak ve bunların ilişkili olduğu diğer olgu veya fikirler arasındaki yerini mantıkî olarak belirlemektir. Gündelik hayatın kaygı ve gereksin
B seçeneği Bergson felsefesi ile uyuşmaz.
yaratma içinde olmak demektir. Bu dinamik süreç içerisinde
hafızadan yoksun olmak demek, ben bilincine
ve kişiliğe sahip olmamak demek olacağından, hafıza,
benlik ve kişiliğimizin de esasını oluşturur. Bergson’un
burada ifade ettiği şey; ruhun bilinçten, bilincin de
hafızadan ibaret olduğu değildir. Ona göre bilincimiz,
hayata yönelmiş bir dikkattir ve asıl aktif olan kısmı
bilincin çok sınırlı bir parçasıdır. Hafıza için de aynı
şeyi söylemek mümkündür. Yaratıcı olan ve özgür olan asıl hafızamız, kabuk veya yüzeysel hafızanın altında yatan kısımdır. Zira iki tür hafıza vardır: Biri, hareketleri yeniden meydana getirme yetisidir ki alışkanlık kanununa dayanır. Diğeri, fikirlerin, olgu veya şeylerin hatırlanmasıdır. İkinci hafızanın başlıca işlevi; bir olgu veya fikri tanımak ve bunların ilişkili olduğu diğer olgu veya fikirler arasındaki yerini mantıkî olarak belirlemektir. Gündelik hayatın kaygı ve gereksin
B seçeneği Bergson felsefesi ile uyuşmaz.
Soru 24
Bergson'a göre bilincin algıladığı süre aşağıdaki kavramlardan hangisi ile açıklanır?
Seçenekler
A
Gerçek zaman
B
Somut zaman
C
Zaman
D
Gerçek süre
E
Süre
Açıklama:
BERGSON’UN ZAMAN ANLAYIŞI konusunu inceleyiniz.
Gerçek süre, bilincin algıladığı süredir. Bergson'a göre sürenin ne olduğunu anlamak için bilinç hallerinin akışını bilmek gerekir. Bilinç hallerinin akışında hiç kesinti yoktur. Bütün değişmeler hissedilemeyecek derecede, yavaş yavaş olur. Bu değişmelerin her birinde bilincin bütün geçmişi yoğunlaşmış bir biçimde bulunur.
Gerçek süre
Gerçek süre, bilincin algıladığı süredir. Bergson'a göre sürenin ne olduğunu anlamak için bilinç hallerinin akışını bilmek gerekir. Bilinç hallerinin akışında hiç kesinti yoktur. Bütün değişmeler hissedilemeyecek derecede, yavaş yavaş olur. Bu değişmelerin her birinde bilincin bütün geçmişi yoğunlaşmış bir biçimde bulunur.
Gerçek süre, bilincin algıladığı süredir. Bergson'a göre sürenin ne olduğunu anlamak için bilinç hallerinin akışını bilmek gerekir. Bilinç hallerinin akışında hiç kesinti yoktur. Bütün değişmeler hissedilemeyecek derecede, yavaş yavaş olur. Bu değişmelerin her birinde bilincin bütün geçmişi yoğunlaşmış bir biçimde bulunur.
Gerçek süre
Gerçek süre, bilincin algıladığı süredir. Bergson'a göre sürenin ne olduğunu anlamak için bilinç hallerinin akışını bilmek gerekir. Bilinç hallerinin akışında hiç kesinti yoktur. Bütün değişmeler hissedilemeyecek derecede, yavaş yavaş olur. Bu değişmelerin her birinde bilincin bütün geçmişi yoğunlaşmış bir biçimde bulunur.
Soru 25
Bergson’a göre, evrenin asıl hakikatlerini kavramak için aşağıdakilerden hangisi gereklidir?
Seçenekler
A
İçgüdü
B
Zeka
C
Hayat
D
Zaman
E
Sezgi
Açıklama:
BERGSON’UN VARLIK ANLAYIŞI konusunu inceleyiniz.
Evren, olmuş bitmiş değil, tersine sürekli olmak üzere bulunan bir evrendir. Olmuş bitmiş olsaydı onu zekânın bilgisiyle anlamak mümkün olurdu. Ancak böyle olmadığına göre bu evreni içinden kavramak gerekir. Bu nedenle, yani evren her an değişen, dinamik bir evren olduğu için, bu evrenin asıl hakikatleri zekâ ile değil, ancak sezgi ile kavranabilir.
Sezgi
Evren, olmuş bitmiş değil, tersine sürekli olmak üzere bulunan bir evrendir. Olmuş bitmiş olsaydı onu zekânın bilgisiyle anlamak mümkün olurdu. Ancak böyle olmadığına göre bu evreni içinden kavramak gerekir. Bu nedenle, yani evren her an değişen, dinamik bir evren olduğu için, bu evrenin asıl hakikatleri zekâ ile değil, ancak sezgi ile kavranabilir.
Evren, olmuş bitmiş değil, tersine sürekli olmak üzere bulunan bir evrendir. Olmuş bitmiş olsaydı onu zekânın bilgisiyle anlamak mümkün olurdu. Ancak böyle olmadığına göre bu evreni içinden kavramak gerekir. Bu nedenle, yani evren her an değişen, dinamik bir evren olduğu için, bu evrenin asıl hakikatleri zekâ ile değil, ancak sezgi ile kavranabilir.
Sezgi
Evren, olmuş bitmiş değil, tersine sürekli olmak üzere bulunan bir evrendir. Olmuş bitmiş olsaydı onu zekânın bilgisiyle anlamak mümkün olurdu. Ancak böyle olmadığına göre bu evreni içinden kavramak gerekir. Bu nedenle, yani evren her an değişen, dinamik bir evren olduğu için, bu evrenin asıl hakikatleri zekâ ile değil, ancak sezgi ile kavranabilir.
Soru 26
Bergson tarafından açıklanan “temel ben” ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğru değildir?
Seçenekler
A
Temel ben, determinizme tâbi değildir.
B
İradeyi kullanan ve bu nedenle de özgür olan temel ben’dir.
C
Bilincin iç tarafı ise “temel ben” dir.
D
Temel ben’in dokusunda canlı fikirler daimi bir kaynaşma hâlindedir ve bu tarzda fikirlerle örülüdür.
E
Temel ben, maddi hayata ve toplum hayatına uyum sağlamaya yarar.
Açıklama:
Ben ya da Özne Tasarımı konusunu inceleyiniz.
Bergson bilinci incelerken de ikili bir yapı tanımlar. Bilincin bir kabuk, bir de iç tarafı vardır. Kabuk tarafı, akıl, zekâ, mantık, ilim tabakasıdır ve bu tabaka maddi hayata ve toplum hayatına uyum sağlamaya yarar. Burada özgürlük yoktur. Determinizm vardır. Bilincin iç tarafı ise büsbütün farklı bir yapıdadır. Bergson buna “temel ben” der. Kabuk ben, madde ve topluma uymakla şahsi olmaktan çıkmış ve mekânlaşmış, donmuş, yüzeysel bir ben olmuştur. Dokusu tamamıyla donmuş, pasif ve cansız fikirlerden örülmüştür. Canlı fikirler
ise daimi bir kaynaşma hâlindedir ve temel ben’in dokusu bu tarzda fikirlerle örülüdür. İradeyi kullanan ve bu nedenle de özgür olan temel ben’dir. Temel ben, determinizme tâbi değildir. Bu yüzden burada hürriyet vardır.
Dolayısıyla Bergson'a göre temel ben değil kabuk tarafı maddi hayata ve toplum hayatına uyum sağlamaya yarar.
Temel ben, maddi hayata ve toplum hayatına uyum sağlamaya yarar.
Bergson bilinci incelerken de ikili bir yapı tanımlar. Bilincin bir kabuk, bir de iç tarafı vardır. Kabuk tarafı, akıl, zekâ, mantık, ilim tabakasıdır ve bu tabaka maddi hayata ve toplum hayatına uyum sağlamaya yarar. Burada özgürlük yoktur. Determinizm vardır. Bilincin iç tarafı ise büsbütün farklı bir yapıdadır. Bergson buna “temel ben” der. Kabuk ben, madde ve topluma uymakla şahsi olmaktan çıkmış ve mekânlaşmış, donmuş, yüzeysel bir ben olmuştur. Dokusu tamamıyla donmuş, pasif ve cansız fikirlerden örülmüştür. Canlı fikirler
ise daimi bir kaynaşma hâlindedir ve temel ben’in dokusu bu tarzda fikirlerle örülüdür. İradeyi kullanan ve bu nedenle de özgür olan temel ben’dir. Temel ben, determinizme tâbi değildir. Bu yüzden burada hürriyet vardır.
Dolayısıyla Bergson'a göre temel ben değil kabuk tarafı maddi hayata ve toplum hayatına uyum sağlamaya yarar.
Bergson bilinci incelerken de ikili bir yapı tanımlar. Bilincin bir kabuk, bir de iç tarafı vardır. Kabuk tarafı, akıl, zekâ, mantık, ilim tabakasıdır ve bu tabaka maddi hayata ve toplum hayatına uyum sağlamaya yarar. Burada özgürlük yoktur. Determinizm vardır. Bilincin iç tarafı ise büsbütün farklı bir yapıdadır. Bergson buna “temel ben” der. Kabuk ben, madde ve topluma uymakla şahsi olmaktan çıkmış ve mekânlaşmış, donmuş, yüzeysel bir ben olmuştur. Dokusu tamamıyla donmuş, pasif ve cansız fikirlerden örülmüştür. Canlı fikirler
ise daimi bir kaynaşma hâlindedir ve temel ben’in dokusu bu tarzda fikirlerle örülüdür. İradeyi kullanan ve bu nedenle de özgür olan temel ben’dir. Temel ben, determinizme tâbi değildir. Bu yüzden burada hürriyet vardır.
Dolayısıyla Bergson'a göre temel ben değil kabuk tarafı maddi hayata ve toplum hayatına uyum sağlamaya yarar.
Temel ben, maddi hayata ve toplum hayatına uyum sağlamaya yarar.
Bergson bilinci incelerken de ikili bir yapı tanımlar. Bilincin bir kabuk, bir de iç tarafı vardır. Kabuk tarafı, akıl, zekâ, mantık, ilim tabakasıdır ve bu tabaka maddi hayata ve toplum hayatına uyum sağlamaya yarar. Burada özgürlük yoktur. Determinizm vardır. Bilincin iç tarafı ise büsbütün farklı bir yapıdadır. Bergson buna “temel ben” der. Kabuk ben, madde ve topluma uymakla şahsi olmaktan çıkmış ve mekânlaşmış, donmuş, yüzeysel bir ben olmuştur. Dokusu tamamıyla donmuş, pasif ve cansız fikirlerden örülmüştür. Canlı fikirler
ise daimi bir kaynaşma hâlindedir ve temel ben’in dokusu bu tarzda fikirlerle örülüdür. İradeyi kullanan ve bu nedenle de özgür olan temel ben’dir. Temel ben, determinizme tâbi değildir. Bu yüzden burada hürriyet vardır.
Dolayısıyla Bergson'a göre temel ben değil kabuk tarafı maddi hayata ve toplum hayatına uyum sağlamaya yarar.
Soru 27
Bergson'a göre özgür ve yaratıcı hafıza nerede yer alır?
Seçenekler
A
Kabuk ben
B
Temel ben
C
Dış taraf
D
Bilinç
E
Bilinçaltı
Açıklama:
Hafıza başlığını inceleyiniz.
Bergson’un “hafıza” hakkındaki görüşleri “ben” ya da “bilinç” hakkındaki görüşünü tamamlar. Hafıza, bütün geçmişimizi tamamıyla saklayan bir realitedir. Bu realite insanda potansiyel olarak her zaman mevcuttur. Kabuk ben’in, pratik intibakların hareketlerini içeren “otomat” bir hafızası vardır. Asıl hafıza, yani kendi kendine çalışan “özgür ve yaratıcı hafıza” ise bu “ben”in arkasındadır. Hatırlama, geçmişin gerekli oldukça kendiliğinden gelip “şimdi” ile kaynaşmasıdır. Düşünme ise geçmişten şimdiye ve şimdiden geleceğe doğru uzayan bir oluştur. Düşünmenin temeli ise dinamik olan özgür hafızadır, yani bütün geçmişimizdir.
Temel ben
Bergson’un “hafıza” hakkındaki görüşleri “ben” ya da “bilinç” hakkındaki görüşünü tamamlar. Hafıza, bütün geçmişimizi tamamıyla saklayan bir realitedir. Bu realite insanda potansiyel olarak her zaman mevcuttur. Kabuk ben’in, pratik intibakların hareketlerini içeren “otomat” bir hafızası vardır. Asıl hafıza, yani kendi kendine çalışan “özgür ve yaratıcı hafıza” ise bu “ben”in arkasındadır. Hatırlama, geçmişin gerekli oldukça kendiliğinden gelip “şimdi” ile kaynaşmasıdır. Düşünme ise geçmişten şimdiye ve şimdiden geleceğe doğru uzayan bir oluştur. Düşünmenin temeli ise dinamik olan özgür hafızadır, yani bütün geçmişimizdir.
Bergson’un “hafıza” hakkındaki görüşleri “ben” ya da “bilinç” hakkındaki görüşünü tamamlar. Hafıza, bütün geçmişimizi tamamıyla saklayan bir realitedir. Bu realite insanda potansiyel olarak her zaman mevcuttur. Kabuk ben’in, pratik intibakların hareketlerini içeren “otomat” bir hafızası vardır. Asıl hafıza, yani kendi kendine çalışan “özgür ve yaratıcı hafıza” ise bu “ben”in arkasındadır. Hatırlama, geçmişin gerekli oldukça kendiliğinden gelip “şimdi” ile kaynaşmasıdır. Düşünme ise geçmişten şimdiye ve şimdiden geleceğe doğru uzayan bir oluştur. Düşünmenin temeli ise dinamik olan özgür hafızadır, yani bütün geçmişimizdir.
Temel ben
Bergson’un “hafıza” hakkındaki görüşleri “ben” ya da “bilinç” hakkındaki görüşünü tamamlar. Hafıza, bütün geçmişimizi tamamıyla saklayan bir realitedir. Bu realite insanda potansiyel olarak her zaman mevcuttur. Kabuk ben’in, pratik intibakların hareketlerini içeren “otomat” bir hafızası vardır. Asıl hafıza, yani kendi kendine çalışan “özgür ve yaratıcı hafıza” ise bu “ben”in arkasındadır. Hatırlama, geçmişin gerekli oldukça kendiliğinden gelip “şimdi” ile kaynaşmasıdır. Düşünme ise geçmişten şimdiye ve şimdiden geleceğe doğru uzayan bir oluştur. Düşünmenin temeli ise dinamik olan özgür hafızadır, yani bütün geçmişimizdir.
Soru 28
Türkiye'de aşağıdaki yazarlardan hangisi Bergsonculuğa yönelik eleştiriler kaleme almış ve bu konuda bir tartışma başlatmıştır?
Seçenekler
A
Mustafa Şekip Tunç
B
Mehmet Emin Erişirgil
C
İsmail Hakkı Baltacıoğlu
D
Şevket Süreyya Aydemir
E
Yahya Kemal Beyatlı
Açıklama:
Sonuç başlığını gözden geçiriniz.
Dergâh mecmuası çevresinde Mustafa Şekip Tunç, Mehmet Emin Erişirgil, İsmail Hakkı Baltacıoğlu felsefi planda Bergson’u tanıtmış, telif ve tercüme eserler vermişlerdir. Yahya Kemal Beyatlı, Ahmet Hamdi Tanpınar, Peyami Safa, Necip Fazıl Kısakürek, İsmail Hakkı Baltacıoğlu şiir, roman ve piyeslerinde Bergsoncu tema ve yorumlara yer vermişlerdir. . Şevket Süreyya Aydemir, Kadro dergisinde Mustafa Şekip Tunç ve Bergsonculuğa yönelik eleştiriler kaleme almış ve bir tartışma başlatmıştır.
Şevket Süreyya Aydemir
Dergâh mecmuası çevresinde Mustafa Şekip Tunç, Mehmet Emin Erişirgil, İsmail Hakkı Baltacıoğlu felsefi planda Bergson’u tanıtmış, telif ve tercüme eserler vermişlerdir. Yahya Kemal Beyatlı, Ahmet Hamdi Tanpınar, Peyami Safa, Necip Fazıl Kısakürek, İsmail Hakkı Baltacıoğlu şiir, roman ve piyeslerinde Bergsoncu tema ve yorumlara yer vermişlerdir. . Şevket Süreyya Aydemir, Kadro dergisinde Mustafa Şekip Tunç ve Bergsonculuğa yönelik eleştiriler kaleme almış ve bir tartışma başlatmıştır.
Dergâh mecmuası çevresinde Mustafa Şekip Tunç, Mehmet Emin Erişirgil, İsmail Hakkı Baltacıoğlu felsefi planda Bergson’u tanıtmış, telif ve tercüme eserler vermişlerdir. Yahya Kemal Beyatlı, Ahmet Hamdi Tanpınar, Peyami Safa, Necip Fazıl Kısakürek, İsmail Hakkı Baltacıoğlu şiir, roman ve piyeslerinde Bergsoncu tema ve yorumlara yer vermişlerdir. . Şevket Süreyya Aydemir, Kadro dergisinde Mustafa Şekip Tunç ve Bergsonculuğa yönelik eleştiriler kaleme almış ve bir tartışma başlatmıştır.
Şevket Süreyya Aydemir
Dergâh mecmuası çevresinde Mustafa Şekip Tunç, Mehmet Emin Erişirgil, İsmail Hakkı Baltacıoğlu felsefi planda Bergson’u tanıtmış, telif ve tercüme eserler vermişlerdir. Yahya Kemal Beyatlı, Ahmet Hamdi Tanpınar, Peyami Safa, Necip Fazıl Kısakürek, İsmail Hakkı Baltacıoğlu şiir, roman ve piyeslerinde Bergsoncu tema ve yorumlara yer vermişlerdir. . Şevket Süreyya Aydemir, Kadro dergisinde Mustafa Şekip Tunç ve Bergsonculuğa yönelik eleştiriler kaleme almış ve bir tartışma başlatmıştır.
Soru 29
Ülkemizde Bergson'un felsefesi bir çok yazar ve düşünürümüzü etkilemiştir. Aşağıdaki yazar düşünürlerimizden hangisi Bergson'un felsefefesini eleştirir nitelikte düşünceleri olmuş ve bunları kaleme almıştır?
Seçenekler
A
Ahmet Hamdi Tanpınar
B
Mustafa Şekip Tunç
C
Peyami Safa
D
Şevket Süreyya Aydemir
E
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Açıklama:
Cumhuriyet Dönemi aydınlarımızın Fransızca
kaynaklara yönelmiş olmalarının ve ilk tercümelerin
de Mustafa Şekip Tunç tarafından yapılan telif
kuvvetinde tercümeler olmasının etkisi büyüktür. Bergsonculuk ülkemizde diğer felsefi akımlara göre daha geniş bir kitle tarafından benimsenmiş ve özgün temsilciler bulabilmiştir. Bu durum, Bergson felsefesinin dünyadaki genel kabul görme eğilimi ile de ilişkili olmakla birlikte, Meşrutiyet ve Cumhuriyet Dönemi’nde içinde bulunduğumuz siyasi ve sosyal koşullarla da bağlantılıdır. Bergsonculuk, Balkan Savaşlarından sonra girdiğimiz Birinci Dünya Savaşı ve sonrasında, hayatın maddeden üstünlüğünü savunan ve hayat sahasında, fizik dünyadaki katı determinizmin hâkim olmadığı, hayatın öngörülemez, tayin edilemez bir hürriyet alanı olduğu fikirleri ile Millî Mücadele içerisinde yer alan aydınlarımız için bir umut felsefesi olarak algılanmış ve moral olmuştur. Yahya Kemal Beyatlı, Ahmet Hamdi Tanpınar, Peyami Safa, Necip Fazıl Kısakürek, İsmayıl Hakkı Baltac
Doğru yanıt D seçeneğinde verilmiştir.
kaynaklara yönelmiş olmalarının ve ilk tercümelerin
de Mustafa Şekip Tunç tarafından yapılan telif
kuvvetinde tercümeler olmasının etkisi büyüktür. Bergsonculuk ülkemizde diğer felsefi akımlara göre daha geniş bir kitle tarafından benimsenmiş ve özgün temsilciler bulabilmiştir. Bu durum, Bergson felsefesinin dünyadaki genel kabul görme eğilimi ile de ilişkili olmakla birlikte, Meşrutiyet ve Cumhuriyet Dönemi’nde içinde bulunduğumuz siyasi ve sosyal koşullarla da bağlantılıdır. Bergsonculuk, Balkan Savaşlarından sonra girdiğimiz Birinci Dünya Savaşı ve sonrasında, hayatın maddeden üstünlüğünü savunan ve hayat sahasında, fizik dünyadaki katı determinizmin hâkim olmadığı, hayatın öngörülemez, tayin edilemez bir hürriyet alanı olduğu fikirleri ile Millî Mücadele içerisinde yer alan aydınlarımız için bir umut felsefesi olarak algılanmış ve moral olmuştur. Yahya Kemal Beyatlı, Ahmet Hamdi Tanpınar, Peyami Safa, Necip Fazıl Kısakürek, İsmayıl Hakkı Baltac
Doğru yanıt D seçeneğinde verilmiştir.
Soru 30
Saatin ölçtüğü zamandan ayrı olarak öznenin deneyimlediği asıl zaman veya geçmiş, şimdi ve geleceğin içinde eridiği, doğrudan doğruya yaşanmış olan sürekli akışa aşağıdakilerden hangi isim verilir?
Seçenekler
A
Süre.
B
Zaman ayarı.
C
Zamanlama.
D
Geçmiş zaman.
E
Gelecek zaman.
Açıklama:
Lütfen "GİRİŞ" başlıklı yazıyı gözden geçiriniz.
Süre: Saatin ölçtüğü zamandan ayrı olarak öznenin deneyimlediği asıl zaman veya geçmiş, şimdi ve geleceğin içinde eridiği, doğrudan doğruya yaşanmış olan sürekli akıştır.
Süre: Saatin ölçtüğü zamandan ayrı olarak öznenin deneyimlediği asıl zaman veya geçmiş, şimdi ve geleceğin içinde eridiği, doğrudan doğruya yaşanmış olan sürekli akıştır.
Soru 31
Aşağıdakilerden hangisi Henri Bergson'un doğum ve ölüm tarihleri olarak kabuledilir?
Seçenekler
A
(1850-1939)
B
(1854-1947)
C
(1851-1936)
D
(1853-1944)
E
(1859-1941)
Açıklama:
Lütfen "Henri Bergson’un Hayatı" başlıklı yazıyı gözden geçiriniz.
Henri Bergson (1859-1941)
Henri Bergson (1859-1941)
Soru 32
Henri Bergson'un gerçek zaman anlayışı olan saf veya somut süreyi mekânsal bağlamından tamamen çıkararak ortaya koyduğu eser aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Düşünce ve Devingen
B
Bilincin Doğrudan Doğruya Verileri Üzerine Deneme
C
Akıl Çabası
D
Beyin ve Düşünme
E
Ruhsal Enerji
Açıklama:
Lütfen "Henri Bergson’un Başlıca Eserleri" başlıklı yazıyı gözden geçiriniz.
Bergson’un 1889’da, Sorbonne Üniversitesinden doktora unvanını aldığı biri kısa ve Latince, diğeri uzun ve Fransızca olan iki eseri birlikte yayımlandı. Latince olan tezi; Quid Aristoteles de Loco Senserit (Aristoteles’te Mekân Kavramı), Fransızca olan ise Essai sur les Données Immédiates de la Conscience’dır (Bilincin Doğrudan Doğruya Verileri Üzerine Deneme). Bilincin Doğrudan Doğruya Verileri Üzerine Deneme gerçek zaman anlayışı olan saf veya somut süreyi mekânsal bağlamından tamamen çıkararak ortaya koyar.
Bergson’un 1889’da, Sorbonne Üniversitesinden doktora unvanını aldığı biri kısa ve Latince, diğeri uzun ve Fransızca olan iki eseri birlikte yayımlandı. Latince olan tezi; Quid Aristoteles de Loco Senserit (Aristoteles’te Mekân Kavramı), Fransızca olan ise Essai sur les Données Immédiates de la Conscience’dır (Bilincin Doğrudan Doğruya Verileri Üzerine Deneme). Bilincin Doğrudan Doğruya Verileri Üzerine Deneme gerçek zaman anlayışı olan saf veya somut süreyi mekânsal bağlamından tamamen çıkararak ortaya koyar.
Soru 33
Bergson'a göre zekânın doğal haliyle başlıca konusu, aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Hayata dair davranışlar
B
İçgüdüsel davranış
C
Algısal davranış biçimleri
D
Organik olmayan katı şeyler
E
Yaratılış
Açıklama:
Lütfen "BERGSON’UN BİLGİ ANLAYIŞI" başlıklı yazıyı gözden geçiriniz.
Zekânın doğal haliyle başlıca konusu, "organik olmayan katı şeyler"dir. Çünkü zekâ ancak süreksizi tasarlar.
Zekânın doğal haliyle başlıca konusu, "organik olmayan katı şeyler"dir. Çünkü zekâ ancak süreksizi tasarlar.
Soru 34
Bergson'a göre "sezgi" nin tanımı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Canlının çevreye en iyi şekilde uyum sağlayıp ondan faydalanmasını sağlamak için, tabiat tarafından kendisine verilen bir yeti.
B
İnsanı hayatın içine götürecek, yani kendi kendisinin bilincine varmış, konusunu düşünebilecek ve sınırsızca genişletebilecek bir hale gelmiş içgüdü.
C
Yalnız akılla mantığa dayanan bir felsefe.
D
Organik olmayan ve süreksizi tasarlayan bir yeti.
E
Algılama amaçlı bir refleks.
Açıklama:
Lütfen "BERGSON’UN BİLGİ ANLAYIŞI" başlıklı yazıyı gözden geçiriniz.
Sezgi, insanı hayatın içine götürecek, yani kendi kendisinin bilincine varmış, konusunu düşünebilecek ve sınırsızca genişletebilecek bir hale gelmiş içgüdüdür.
Sezgi, insanı hayatın içine götürecek, yani kendi kendisinin bilincine varmış, konusunu düşünebilecek ve sınırsızca genişletebilecek bir hale gelmiş içgüdüdür.
Soru 35
Bergson'a göre gerçek süre aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Saat dilimleridir.
B
Beynimizdeki somut yaratıdır.
C
Soyut bir kavramdır.
D
Bilincin algıladığı zamandır.
E
Mekana dönüştürülen zamandır.
Açıklama:
Lütfen "BERGSON’UN ZAMAN ANLAYIŞI" başlıklı yazıyı gözden geçiriniz.
Gerçek zaman, yaşanan zamandır, bilinç hallerimizden başka bir şey değildir. Bu yaşanan zamana Bergson “süre” diyor. Gerçek süre, bilincin algıladığı süredir.
Gerçek zaman, yaşanan zamandır, bilinç hallerimizden başka bir şey değildir. Bu yaşanan zamana Bergson “süre” diyor. Gerçek süre, bilincin algıladığı süredir.
Soru 36
Varlığın temelinde madde veya maddeye geri götürülebilir süreçlerin yer aldığını savunan görüşlerin genel adı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Materyalizm.
B
Realizm.
C
Sürrealizm.
D
Düalizm.
E
Spiritüalizm.
Açıklama:
Lütfen "Ben ya da Özne Tasarımı" başlıklı yazıyı gözden geçiriniz.
Materyalizm: Varlığın temelinde madde veya maddeye geri götürülebilir süreçlerin yer aldığını savunan görüşlerin genel adı.
Materyalizm: Varlığın temelinde madde veya maddeye geri götürülebilir süreçlerin yer aldığını savunan görüşlerin genel adı.
Soru 37
Bergson’a göre insanı anlamak, onun özgün ruh halleriyle ortaya koyduğu yönelim ve yapıtlarını, kısacası yaratılarını anlamakla olanaklıdır.
Aşağıdakilerden hangisi Bergson’a göre insanı anlamak, onun özgün ruh halleriyle ortaya koyduğu yönelim ve yapıtlarını, kısacası yaratılarını anlamakla olanaklı süreçlerden biri sayılamaz?
Aşağıdakilerden hangisi Bergson’a göre insanı anlamak, onun özgün ruh halleriyle ortaya koyduğu yönelim ve yapıtlarını, kısacası yaratılarını anlamakla olanaklı süreçlerden biri sayılamaz?
Seçenekler
A
Evrensel süreç.
B
Yerel süreç.
C
Dinamik süreç.
D
Yaratıcı süreç.
E
Evrim süreci.
Açıklama:
Lütfen "BERGSON’UN FELSEFİ ANTROPOLOJİSİ" başlıklı yazıyı gözden geçiriniz.
Bergson’a göre insanı anlamak, onun özgün ruh halleriyle ortaya koyduğu yönelim ve yapıtlarını, kısacası yaratılarını anlamakla olanaklıdır. Bu da evrensel-dinamik-yaratıcı-evrim süreci içerisinde insanı madde ve mana, ruh ve beden bütünlüğü ve birlikteliği olarak tanımakla olanaklıdır.
Bergson’a göre insanı anlamak, onun özgün ruh halleriyle ortaya koyduğu yönelim ve yapıtlarını, kısacası yaratılarını anlamakla olanaklıdır. Bu da evrensel-dinamik-yaratıcı-evrim süreci içerisinde insanı madde ve mana, ruh ve beden bütünlüğü ve birlikteliği olarak tanımakla olanaklıdır.
Soru 38
Bergson aşağıdaki kuramların hangisini eleştirerek ruhun bedenli varoluş içerisinde bedeni aşan ve ölümsüz bir doğası olduğunu savunmaktadır?
Seçenekler
A
Bilgi kuramı.
B
Yaşam kuramı.
C
Mantık kuramı.
D
Akıl ve ruh sağlığı kuramı.
E
Bilinç-beyin özdeşliği kuramı
Açıklama:
Lütfen "Ruh ve Beden İlişkisi" başlıklı yazıyı gözden geçiriniz.
Bergson, bilinç-beyin özdeşliği kuramını eleştirerek ruhun bedenli varoluş içerisinde bedeni aşan ve ölümsüz bir doğası olduğunu savunmaktadır.
Bergson, bilinç-beyin özdeşliği kuramını eleştirerek ruhun bedenli varoluş içerisinde bedeni aşan ve ölümsüz bir doğası olduğunu savunmaktadır.
Soru 39
Bergson hakkında aşağıdaki ifadelerden hangisi doğru değildir?
Seçenekler
A
Başlıca eserleri Katolik kilisesince yasaklılar listesine alınmıştır.
B
Milletler Topluluğunun Entelektüel İş Birliği Komisyonuna başkan seçilmiştir.
C
1927’de Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanmıştır.
D
Matematik konusundaki başarısızlıkları Bergson’u felsefeye yöneltmiştir.
E
1932’de kendi adına çıkarılan Bergson madalyasını almıştır.
Açıklama:
Bergson 1877 yılında 18 yaşında iken açılan bir genel retorik müsabakasında onur ödülünü ve yine aynı müsabakada matematik ödülünü kazanmıştır. Pascal tarafından çözümsüz bırakılan bir problemi çözerek kazandığı bu matematik ödülü onun matematikte Pascal’la boy ölçüşecek kadar yetenekli olduğunu göstermiştir.
Soru 40
Bergson’un yaşamın belirlenmiş bir amacı olmadan sürdüğünü vurguladığı eseri aşağıdaki ifadelerden hangisidir?
Seçenekler
A
Bilincin Doğrudan Doğruya Verileri Üzerine Deneme.
B
Yaratıcı Evrim.
C
Madde ve Hafıza
D
Gülme.
E
Süre ve Zamandaşlık.
Açıklama:
Yaratıcı Evrim kitabı genel olarak yaratıcı evrimin ne olduğunu ortaya koyar. Bu evrim anlayışına göre yaşamda bir determinizmden, yaşamın belirlenmiş bir amacı olduğundan söz etmek olanaklı değildir. Tam tersine, hayat hamlesi özgür ve yaratıcıdır. Yaşam, kendi biçimlerini değişen koşullara göre sürekli olarak yaratır.
Soru 41
Bergson’un zeka ve sezgi anlayışı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğru değildir?
Seçenekler
A
Sezgi, içgüdü ile sempatinin kaynaşmasından doğar.
B
Zekanın yöntemi parçalamak ve hareketsizliği tasarlamaktır.
C
Sezgi yaşamın, zekâ ise maddenin hareketlerine göre ayarlanır.
D
Oluşu ve yaratmayı sezgi yetisi kavrar.
E
Zeka niceliksel, sezgi niteliksel çokluklarla ilgilenir.
Açıklama:
Bilimleri aşması için felsefenin zekâyı değil, zekâ ile içgüdünün kaynaşmasından doğan sezgiyi kullanması gerekir. Bergson, zekâdan ayırdığı sezginin içgüdü ve zekanın kaynaşmasından doğduğunu söyler.
Soru 42
Sürenin akış yönü aşağıdaki ifadelerden hangisidir?
Seçenekler
A
Geçmiş, şimdi, gelecek.
B
Şimdi, geçmiş, gelecek.
C
Gelecek, şimdi, geçmiş.
D
Geçmiş, gelecek, şimdi.
E
Şimdi, gelecek, geçmiş,
Açıklama:
Evrim geçmişin şimdide uzaması ile gerçekleşir. Süre; geleceği kemiren ve ilerledikçe büyüyen geçmişin daimi bir ilerlemesidir. Bergson’un süre kavramında geçmiş şimdiye yığılarak geleceğe doğru atılım yapar.
Soru 43
Aşağıdaki ifadelerden hangisi Bergson’un süre kavramı ile ilişkilendirilebilir?
Seçenekler
A
Bir süre dinlenmesi gerek.
B
Zaman bir türlü geçmek bilmedi.
C
Lütfen biraz bekleyiniz.
D
Bu sınavın süresi 45 dakikadır.
E
Biraz ara verebilir miyiz?
Açıklama:
Süre; ölçülebilen, saat kadranının çevresine indirgenen, mekâna dönüştürülen zaman ile aynı şey değildir. Gerçek süre, bilincin algıladığı süredir. Kısacası gerçek zaman; bilinç halleridir, yaşanan zamandır, süredir.
Soru 44
Bergson’un maddeden insana kadar bütün bir varlık hiyerarşisini açıklamaya yönelik geliştirdiği kavram aşağıdaki ifadelerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sezgi.
B
Süre.
C
Hafıza.
D
İçgüdü.
E
Hayat hamlesi.
Açıklama:
Bergson’un hayat hamlesi metaforu ile anlatmış olduğu ontolojik model, maddeden insana kadar bütün bir varlık hiyerarşisini açıklama girişimidir.
Soru 45
Bergson’un bilinç anlayışı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğru değildir?
Seçenekler
A
Bergson bilinci incelerken iç ve dış olmak üzere ikili bir yapı tanımlar.
B
Temel ben daima yeniye, bilinmeyene doğru giden bir harekettir.
C
Temel ben maddi hayata ve toplum hayatına uyum sağlamaya yarar.
D
İradeyi kullanan ve bu nedenle de özgür olan temel ben’dir.
E
Özgürlük; temel ben’in, yarattığı davranışlarla olan ilişkilerdir.
Açıklama:
Bergson bilinci incelerken de ikili bir yapı tanımlar. Bilincin bir kabuk, bir de iç tarafı vardır. Kabuk tarafı, akıl, zekâ, mantık, ilim tabakasıdır ve bu tabaka maddi hayata ve toplum hayatına uyum sağlamaya yarar. Burada özgürlük yoktur. Determinizm vardır. Bilincin iç tarafı ise büsbütün farklı bir yapıdadır. Bergson buna “temel ben” der
Soru 46
Bergson felsefesinde insanda bilinç’in anlamı aşağıdaki ifadelerden hangisidir?
Seçenekler
A
Bilinç beyin için zorunluluktur.
B
Bilinç zeka ile eşanlamlıdır.
C
Yaşamın kaynağı bilinçtir.
D
Bilinç hafızadır.
E
Bilinç insana ait bir olgudur.
Açıklama:
İnsanda bilinç, geçmişi korumak (hafıza) ve geleceği tasarlamak demektir. Canlılarda bilinç, basitten karmaşığa ve hareketsizden hareketliye gittikçe artmakta ve şiddetlenmekte, tersi durumda yatışmakta ve uyuklamaya doğru gitmektedir.
Soru 47
Bergson’da geçişten şimdiye, şimdiden geleceğe uzanan bir oluş olarak değerlendirilen düşünmenin temeli aşağıdaki ifadelerden hangisidir?
Seçenekler
A
Madde.
B
Mekan.
C
Zeka.
D
Zaman.
E
Özgür Hafıza.
Açıklama:
Hatırlama, geçmişin gerekli oldukça kendiliğinden gelip “şimdi” ile kaynaşmasıdır. Düşünme ise geçmişten şimdiye ve şimdiden geleceğe doğru uzayan bir oluştur. Düşünmenin temeli ise dinamik olan özgür hafızadır, yani bütün geçmişimizdir.
Soru 48
Bergson’a göre ahlâk ile dinin iki kaynağı olan, hayatın iki temel eğilimi aşağıdaki ifadelerden hangisidir?
Seçenekler
A
Alçalan ve yükselen hareket.
B
Madde ve hafıza.
C
Koruma ve yaratma eğilimi.
D
Süre ve Sanal birliktelik.
E
Hayat hamlesi ve Yaratıcı evrim.
Açıklama:
Ahlâk ile dinin iki kaynağı, hayatın iki temel eğiliminden çıkar ki biri koruma öteki yaratma eğilimidir. Birinden kapalı toplum, diğerinden açık toplum ideali çıkar.
Soru 49
Aşağıdakilerden hangisi Bergson'un gerçekliğin bütününü kavramaya yetkin
olduğu fikrinin karşısında yer aldığı kavramdır?
olduğu fikrinin karşısında yer aldığı kavramdır?
Seçenekler
A
Zeka
B
Bilgi
C
Ahlak
D
Sezgi
E
Mantık
Açıklama:
Bergson, zekânın gerçekliğin bütününü kavramaya yetkin olduğu fikrinin karşısında yer alır ve bu fikre karşı en önemli itirazları dile getiren filozof olarak bilinir.
Soru 50
Aşağıdakilerden hangisi Bergson’a göre zekânın gerçek konusudur?
Seçenekler
A
Madde
B
Süre
C
Ruh
D
Hayat
E
Evren
Açıklama:
Bergson’a göre zekânın gerçek konusu maddedir. Zekâ ancak maddeye hâkim olabilir fakat hayat alanında yaya kalır çünkü hayatı anlamak için uygun değildir. Böyle olunca zekâ, başlı başına ne hayatı, ne ruhu ne yaratmayı ne oluşu ne süreyi hatta ne de evreni anlayabilir.
Soru 51
Bergson zekâdan ayrı bir bilgi vasıtası olarak aşağıdakilerden hangisini öne çıkarır?
Seçenekler
A
Hayat
B
Ruh
C
Sezgi
D
Rüya
E
Zaman
Açıklama:
Bergson'a göre zekâdan ayrı bir bilgi vasıtası daha vardır: sezgi.
Soru 52
Bergson felsefesine göre aşağıdakilerden hangisi "süre" için söylenemez?
Seçenekler
A
Ölçülemeyen
B
Özgür
C
Yaratıcı
D
Subjektif
E
Statik
Açıklama:
Zaman, statik olarak saatle ölçülen şeydir, bu hâliyle mekânsallaşmıştır. Süre ise dinamik, özgür, yaratıcı ve sübjektif, yaşanan zaman realitesidir.
Soru 53
Henri Bergson'un doğduğu ülke aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İngiltere
B
Belçika
C
Almanya
D
Fransa
E
İsviçre
Açıklama:
18 Ekim 1859’da Paris’te doğan Bergson, İngiltere’den gelip Fransa’ya yerleşen Yahudi bir ailenin çocuğudur.
Soru 54
Bergson'un aşağıdaki eserlerinden hangisi tasvirler ve mecazlarla süslü olması bakımından bir sanat ve edebiyat şaheseri sayılabilir?
Seçenekler
A
Madde ve Hafıza
B
Gülme
C
Ruhsal Enerji
D
Yaratıcı Tekâmül
E
Zihin Kudreti
Açıklama:
Yaratmanın romanı olarak yorumlanan Yaratıcı Tekâmül tasvirler ve mecazlarla süslü bir sanat ve edebiyat şaheseri sayılabilir.
NOT: Soru hatalıydı aynı zamanda C ve D şıkları aynıydı. Şöyle ki, "Yaratıcı Tekamül" ve "Yaratıcı Evrim", Bergson'un L’Evolution Créatrice eserinin Türkçe karşılığıdır. Eski Türkçe baskılarında "Yaratıcı Tekamül" daha sonraki baskılarında ise "Yaratıcı Evrim" başlığı tercih edildi. Bizim Açık Öğretim Çağdaş Felsefe II kitabında 5. sayfada bir yerde "Yaratıcı Tekamül" diğer yerde "Yaratıcı Evrim" diye geçmektedir. Bu kafa karışıklığına yol açmaktadır. Muhtemelen editör hocalarımızın gözünden kaçmıştır. İkisinden birini tercih etmemizde fayda vardır.
C şıkkına "Ruhsal Enerji" eserini ekledim.
Diğer bir hata ise sorunun kuruluşuyla ilgiliydi. Şöyle ki, bu "Yaratıcı Tekamül" eseri bir roman değil, bu anlamda bir edebiyat eseri değil. Evet, içerdiği tasvirler ve mecazlar itibarıyla "edebi ve sanat eseri" sayılır ama Bergson'un en temel felsefi eseridir. Yani ilgili paragrafta edebiyatla ilgili ifadeler okuru ve soruyu hazırlayanı yanıltabilir mahiyet arz ediyor. Ben de bu hatayı ortadan kaldırmak için soruyu kısmen değiştirdim. Şu haliyle ne soruda ne de yanıtlarında herhangi bir sorun yoktur. Ve doğru cevap D şıkkıdır.
NOT: Soru hatalıydı aynı zamanda C ve D şıkları aynıydı. Şöyle ki, "Yaratıcı Tekamül" ve "Yaratıcı Evrim", Bergson'un L’Evolution Créatrice eserinin Türkçe karşılığıdır. Eski Türkçe baskılarında "Yaratıcı Tekamül" daha sonraki baskılarında ise "Yaratıcı Evrim" başlığı tercih edildi. Bizim Açık Öğretim Çağdaş Felsefe II kitabında 5. sayfada bir yerde "Yaratıcı Tekamül" diğer yerde "Yaratıcı Evrim" diye geçmektedir. Bu kafa karışıklığına yol açmaktadır. Muhtemelen editör hocalarımızın gözünden kaçmıştır. İkisinden birini tercih etmemizde fayda vardır.
C şıkkına "Ruhsal Enerji" eserini ekledim.
Diğer bir hata ise sorunun kuruluşuyla ilgiliydi. Şöyle ki, bu "Yaratıcı Tekamül" eseri bir roman değil, bu anlamda bir edebiyat eseri değil. Evet, içerdiği tasvirler ve mecazlar itibarıyla "edebi ve sanat eseri" sayılır ama Bergson'un en temel felsefi eseridir. Yani ilgili paragrafta edebiyatla ilgili ifadeler okuru ve soruyu hazırlayanı yanıltabilir mahiyet arz ediyor. Ben de bu hatayı ortadan kaldırmak için soruyu kısmen değiştirdim. Şu haliyle ne soruda ne de yanıtlarında herhangi bir sorun yoktur. Ve doğru cevap D şıkkıdır.
Soru 55
Bergson'a göre sezgi aşağıdakilerden hangisinden doğmaktadır?
Seçenekler
A
İçgüdü
B
Zeka
C
Madde
D
Ruh
E
Hayat
Açıklama:
Bergson, zekâdan ayırdığı sezginin içgüdüden doğduğunu söyler.
Soru 56
Bergson'a göre mutlak hakikate aşağıdakilerden hangisi ile ulaşılır?
Seçenekler
A
İçgüdü
B
Sezgi
C
Zeka
D
Bilme
E
Zaman
Açıklama:
Hayatın bilgi vasıtası ise zekâ olmadığından bu sahada mutlak hakikate ancak sezgi ile ulaşılabilir.
Soru 57
Bergson'un bilinç için kullandığı "kabuk ben" ifadesi için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Seçenekler
A
Akıl tabakasıdır.
B
Maddi hayata dönüktür.
C
"Temel ben" de denir.
D
Toplum hayatına uyum sağlamaya yarar.
E
Determinizmle ilişkilidir.
Açıklama:
Bergson bilinci incelerken de ikili bir yapı tanımlar. Bilincin bir kabuk, bir de iç tarafı vardır. Kabuk tarafı, akıl, zekâ, mantık, ilim tabakasıdır ve bu tabaka maddi hayata ve toplum hayatına uyum sağlamaya yarar. Burada özgürlük yoktur. Determinizm vardır. Bilincin iç tarafı ise büsbütün farklı bir yapıdadır. Bergson buna “temel ben” der.
Soru 58
Bergson ben bilincinin aşağıdakilerden hangisi ile kazanıldığını düşünmektedir?
Seçenekler
A
Ruh
B
Zaman
C
Süre
D
Hafıza
E
Sezgi
Açıklama:
Bergson felsefesinin temel problemlerinden biri, ben bilincinin nasıl kazanıldığı problemidir. Bergson, ben bilincinin “hafıza” ile kazanıldığını düşünür.
Soru 59
I. Hayat hamlesi
II. Süre
III. Dasein
IV. Yönelimsellik
V. Açık ahlak
Yukarıdakilerden hangileri Bergson'un temel kavramları içerisinde yer alır?
II. Süre
III. Dasein
IV. Yönelimsellik
V. Açık ahlak
Yukarıdakilerden hangileri Bergson'un temel kavramları içerisinde yer alır?
Seçenekler
A
I, II, III
B
I, II, V
C
II,III,V
D
II,IV, V
E
I,III,V
Açıklama:
Bergson'un temel kavramları hayat hamlesi, yaratıcı evrim, içgüdü, süre, açık ve kapalı ahlak, dinamik din ve statik din ve sezgi gibi kavramlardan oluşmaktadır.
Dasein ve Yönelimsellik Bergson'a ait kavramlar değildir. I, II ve V de yer alan süre, açık ahlak, hayat hamlesi kavramları Bergson tarafından tartışılmıştır.
Dasein ve Yönelimsellik Bergson'a ait kavramlar değildir. I, II ve V de yer alan süre, açık ahlak, hayat hamlesi kavramları Bergson tarafından tartışılmıştır.
Soru 60
Aşağıdakilerden hangisi Henri Bergson'un başlıca eserlerinden biridir?
Seçenekler
A
Mantıksal Araştırmalar
B
Varlık ve Hiçlik
C
Olumsuzlamalar (Negations)
D
Madde ve Hafıza
E
Avrupa Bilimlerinin Krizi
Açıklama:
Başlıca eserleri:
Aristotales'te Mekan Kavramı
Bilincin Doğrudan Doğruya Verileri Üzerine Deneme
Madde ve Hafıza
Metafiziğe Giriş
Yaratıcı Evrim
Ruhsal Enerji
Madde ve Hafıza Bergson'un 1896 yılında yayımlanan başlıca eserlerinden biridir.
Aristotales'te Mekan Kavramı
Bilincin Doğrudan Doğruya Verileri Üzerine Deneme
Madde ve Hafıza
Metafiziğe Giriş
Yaratıcı Evrim
Ruhsal Enerji
Madde ve Hafıza Bergson'un 1896 yılında yayımlanan başlıca eserlerinden biridir.
Soru 61
Bergson 1907'de büyük bir kitle tarafından okunan ve yazarın dünya çapında tanınmasını sağlayan __________________________ adlı kitabını yayınladı. Bu kitapta yaşamın belirlenmiş bir amacı olduğundan söz etmenin mümkün olmadığını, tam tersine hayat hamlesinin özgün ve yaratıcı olduğunu öne sürmüştür.
Yukarıdaki boşluk için en uygun ifade hangisidir?
Yukarıdaki boşluk için en uygun ifade hangisidir?
Seçenekler
A
Yaratıcı Evrim
B
Süre ve Zamandaşlık
C
Ahlak ve Dinin İki Kaynağı
D
Metafizik Dersleri
E
Ruhsal Enerji
Açıklama:
1907’de Yaratıcı Evrim (L’Evolution Créatrice) yayımlandı. Bu kitap büyük bir kitle tarafından okundu ve Bergson’a dünya çapında bir
ün sağladı. Kitap genel olarak yaratıcı evrimin ne olduğunu ortaya koyar. Bu evrim anlayışına göre yaşamda bir determinizmden, yaşamın belirlenmiş bir amacı olduğundan söz etmek olanaklı değildir.
Tam tersine, hayat hamlesi özgür ve yaratıcıdır. Yaşam, kendi biçimlerini değişen koşullara göre sürekli olarak yaratır.
Yaratıcı Evrim bahsi geçen kitaptır.
ün sağladı. Kitap genel olarak yaratıcı evrimin ne olduğunu ortaya koyar. Bu evrim anlayışına göre yaşamda bir determinizmden, yaşamın belirlenmiş bir amacı olduğundan söz etmek olanaklı değildir.
Tam tersine, hayat hamlesi özgür ve yaratıcıdır. Yaşam, kendi biçimlerini değişen koşullara göre sürekli olarak yaratır.
Yaratıcı Evrim bahsi geçen kitaptır.
Soru 62
Bergson'un felsefesinin özü zaman ve süre ayrımında saklıdır. Buna göre süre için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Seçenekler
A
Dinamiktir.
B
Yaşanan zamandır.
C
Saatle ölçülebilir.
D
Sürekli bir değişmedir.
E
Öznenin zamanıdır.
Açıklama:
Bergson'a göre zaman statik olarak saatle ölçülen şeydir. Süre ise dinamik, özgür ve yaratıcı olan ve yaşanan zamandır. Öznenin zamanıdır.
Saatle ölçülebilen zamandır, süre değildir.
Saatle ölçülebilen zamandır, süre değildir.
Soru 63
Bergson'un bilgi anlayışının temelinde aşağıdaki kavramlardan hangisi yer almaktadır?
Seçenekler
A
Zeka
B
Akıl
C
Haz
D
Çile
E
Sezgi
Açıklama:
Sezginin keşifleri felsefenin öz hakikatleridir.
Felsefe artık kendi metoduyla, yani sezgi metoduyla, bir ilerleme yoluna girmelidir. Felsefenin ödevi, canlı varlığı pratik fayda gibi gizli bir maksat olmaksızın zihnî alışkanlıklardan tam anlamıyla
kurtararak incelemek olacaktır. Felsefenin konusu hakikati görmektir; canlı karşısındaki durumu da bilimin durumu gibi olamaz. Çünkü bilim yalnızca nesnelere etki etmek ister. Oysa felsefe, nesnelerin yanı sıra hayatı da anlamak ister. Hayatın bilgi vasıtası ise zekâ olmadığından bu sahada mutlak hakikate ancak sezgi ile ulaşılabilir.
Bilgi anlayışının temelinde sezgi yatar.
Felsefe artık kendi metoduyla, yani sezgi metoduyla, bir ilerleme yoluna girmelidir. Felsefenin ödevi, canlı varlığı pratik fayda gibi gizli bir maksat olmaksızın zihnî alışkanlıklardan tam anlamıyla
kurtararak incelemek olacaktır. Felsefenin konusu hakikati görmektir; canlı karşısındaki durumu da bilimin durumu gibi olamaz. Çünkü bilim yalnızca nesnelere etki etmek ister. Oysa felsefe, nesnelerin yanı sıra hayatı da anlamak ister. Hayatın bilgi vasıtası ise zekâ olmadığından bu sahada mutlak hakikate ancak sezgi ile ulaşılabilir.
Bilgi anlayışının temelinde sezgi yatar.
Soru 64
I. Varlık, madde ve fizik gerçekliğe indirgenemez.
II. Evrim geçmişin şimdideki devamıdır.
III. Evren olmuş bitmiş değil tersine sürekli olmak üzere bulunur.
IV. Varlığın temelinde hayat hamlesi yer alır.
V. İnsan yaratıcı evrimin en özgün ve gelişmiş varlığıdır.
Yukarıdaki önermelerden hangileri Bergson'un varlık anlayışıyla uyumludur?
II. Evrim geçmişin şimdideki devamıdır.
III. Evren olmuş bitmiş değil tersine sürekli olmak üzere bulunur.
IV. Varlığın temelinde hayat hamlesi yer alır.
V. İnsan yaratıcı evrimin en özgün ve gelişmiş varlığıdır.
Yukarıdaki önermelerden hangileri Bergson'un varlık anlayışıyla uyumludur?
Seçenekler
A
I,II, III
B
I,II,IV,V
C
I,II,III,IV,V
D
II,III,V
E
III,IV,V
Açıklama:
Bergson'un varlık anlayışının temelinde aşağıdaki önermeler yatar:
I. Varlık, madde ve fizik gerçekliğe indirgenemez.
II. Evrim geçmişin şimdideki devamıdır.
III. Evren olmuş bitmiş değil tersine sürekli olmak üzere bulunur.
IV. Varlığın temelinde hayat hamlesi yer alır.
V. İnsan yaratıcı evrimin en özgün ve gelişmiş varlığıdır.
Tüm önermeler Bergson'un varlık anlayışıyla uyumludur.
I. Varlık, madde ve fizik gerçekliğe indirgenemez.
II. Evrim geçmişin şimdideki devamıdır.
III. Evren olmuş bitmiş değil tersine sürekli olmak üzere bulunur.
IV. Varlığın temelinde hayat hamlesi yer alır.
V. İnsan yaratıcı evrimin en özgün ve gelişmiş varlığıdır.
Tüm önermeler Bergson'un varlık anlayışıyla uyumludur.
Soru 65
Aşağıdakilerden hangisi Bergson'un ruh anlayışı ile uyumlu değildir?
Seçenekler
A
Ruh bir inanç konusu olarak ele alınmalıdır.
B
Ruh bedensel varoluşu aşan bir gerçekliktir.
C
Ruh varlığını sürdürmek için bir bedene ihtiyaç duyar.
D
Ruh insan beninin birlikli hali olarak algılanmalıdır.
E
Ruhsal etkinlik sadece organik bir etkinlik değildir.
Açıklama:
Bergson, ruhun yapısını ve mahiyetini araştırırken bir metafizikçiden çok bir psikolog gibi davranır. O, ruhu bir inanç konusu olarak değil,
bir araştırma konusu olarak ele alıp incelemekten yanadır.
Ruh bir inanç konusu değildir.
bir araştırma konusu olarak ele alıp incelemekten yanadır.
Ruh bir inanç konusu değildir.
Soru 66
Bergson ben bilincinin aşağıdakilerden hangisi ile kazanıldığını düşünmektedir?
Seçenekler
A
Sezgi
B
Hafıza
C
Evrim
D
Ahlak
E
Zeka
Açıklama:
Bergson felsefesinin temel problemlerinden biri, ben bilincinin nasıl kazanıldığı problemidir. Bergson, ben bilincinin “hafıza” ile kazanıldığını düşünür. Bergson’un “hafıza” hakkındaki görüşleri “ben” ya da “bilinç” hakkındaki görüşünü tamamlar.
Bergson Ben bilincinin hafıza ile kazanıldığını düşünür.
Bergson Ben bilincinin hafıza ile kazanıldığını düşünür.
Soru 67
Bergson için aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Totaliter rejimlere sempati ile bakar.
B
Pluralist bir sosyal felsefeye sahiptir.
C
Özgürlüğün insanın özünü oluşturduğunu düşünür.
D
İnsanı evrensel oluşun en tam varlığı olarak görür.
E
Açık toplum idealine sahip çıkar.
Açıklama:
Bergson her türlü kolektivist ve sınıf çatışmasına dayalı otoriter ve totaliter rejimlere mesafelidir. bunların insan doğasını örselediğini ve kişiliği baskı altına aldığını düşünür.
Totaliter rejimlere sempati ile bakması Bergson için söylenemez.
Totaliter rejimlere sempati ile bakması Bergson için söylenemez.
Soru 68
Yakın zamanlarda Bergson' un sosyal teori içerisinde yeniden canlanmasına neden olan ve Bergson Etkisini ortaya çıkaran filozof aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Ahmet Hamdi Tanpınar
B
William James
C
John Dewey
D
Jean-Paul Sartre
E
Gilles Deleuze
Açıklama:
Bergson, kendi çağında, ünü bütün dünyaya yayılmış ve bir sonraki eseri merakla beklenen, takdir gören bir filozof olmuştur. Kendi zamanında William James ile yakın bir dostluk kurmuş ve
pragmatizm akımı onun plüralist ve antientelektüalist (zihincilik karşıtı) felsefesinden oldukça etkilenmiştir. Amerika’da John Dewey ve George Santayana da Bergson’a ilgi duymuşlardır. Fransa’da ise
Eduarde Le Roy, Vladimir Jankelevitch, Maurice Blondel, Maurice Merleau-Ponty, Jean-Paul Sartre ve Gabriel Marcel üzerinde de az ya da çok Bergson etkisinden bahsetmek mümkündür. Fakat onu
yeniden gündeme getiren ve güncelleyen Gilles Deleuze olmuştur. Canlanan Bergson etkisi; bilinç, hafıza, süre, fark, tekrar, sezgi, hayat hamlesi, açık toplum, dinamik ahlâk ve din gibi kavramlar üzerinden de edebiyat, tiyatro ve sinema alanlarında yeniden üretilen bir felsefi akıma dönüşmüştür.
Bu filozof Deleuze'dur.
pragmatizm akımı onun plüralist ve antientelektüalist (zihincilik karşıtı) felsefesinden oldukça etkilenmiştir. Amerika’da John Dewey ve George Santayana da Bergson’a ilgi duymuşlardır. Fransa’da ise
Eduarde Le Roy, Vladimir Jankelevitch, Maurice Blondel, Maurice Merleau-Ponty, Jean-Paul Sartre ve Gabriel Marcel üzerinde de az ya da çok Bergson etkisinden bahsetmek mümkündür. Fakat onu
yeniden gündeme getiren ve güncelleyen Gilles Deleuze olmuştur. Canlanan Bergson etkisi; bilinç, hafıza, süre, fark, tekrar, sezgi, hayat hamlesi, açık toplum, dinamik ahlâk ve din gibi kavramlar üzerinden de edebiyat, tiyatro ve sinema alanlarında yeniden üretilen bir felsefi akıma dönüşmüştür.
Bu filozof Deleuze'dur.
Ünite 2
Soru 1
Edmund Husserl 20. yy'da kıta felsefesinde özellikle fenomenoloji kavramını ortaya atan, bu çerçevede görüşler ileri süren ve bu bağlamda etkili olan en önemli felsefeci olarak görülmektedir. Aşağıdaki eserlerden hangisinde Husserl'in fenomenolojik kavrayışıyla ilgili temeller yer almaktadır?
Seçenekler
A
Aritmetiğin Felsefesi
B
Mantıksal Araştırmalar
C
Geometrinin Kökeni
D
Formel ve Transendental Mantık
E
Kartezyen Meditasyonlar
Açıklama:
HUSSERL’İN HAYATI VE ESERLERİ konusunda bu bilgiler ayrıntılı olarak yer almaktadır.
Mantıksal Araştırmalar’da yönelimsellik teorisi ayrıntılı bir biçimde ortaya konmuştur. Yönelimsellik teorisi, bir bakıma, Husserl’deki fenomenolojik kavrayışın temelidir. Bunun dışında, Mantıksal Araştırmalar’dan hareketle Husserl’in mantık kavrayışını, ayrıntılı kategorik ontolojisini ve son olarak “görü”yü apaçık deneyim olarak nitelendiren epistemolojisini izlemek mümkündür. Doğru yanıt B dir.
(SORU DOĞRUDUR. TEK HATA, "Aşağıdakilerden eserlerinin hangisinde Husserl'in fenomenolojik kavrayışıyla ilgili temeller yer almaktadır?" CÜMLESİNDE HUSSERL YERİNE RUSSEL YAZILMIŞTI. ONU DÜZELTTİM. Ayrıca C şıkkını değiştirdim. Çünkü Ideen I eserinde de Husserl'in fenomenolojik kavrayışıyla ilgili temel kavramlardan çoğu işlenmektedir. Yani Ideen I yerine Geometrinin Kökeni eserini yazdım. Bu haliyle soru doğrudur ve yanıt B şıkkıdır.
Mantıksal Araştırmalar’da yönelimsellik teorisi ayrıntılı bir biçimde ortaya konmuştur. Yönelimsellik teorisi, bir bakıma, Husserl’deki fenomenolojik kavrayışın temelidir. Bunun dışında, Mantıksal Araştırmalar’dan hareketle Husserl’in mantık kavrayışını, ayrıntılı kategorik ontolojisini ve son olarak “görü”yü apaçık deneyim olarak nitelendiren epistemolojisini izlemek mümkündür. Doğru yanıt B dir.
(SORU DOĞRUDUR. TEK HATA, "Aşağıdakilerden eserlerinin hangisinde Husserl'in fenomenolojik kavrayışıyla ilgili temeller yer almaktadır?" CÜMLESİNDE HUSSERL YERİNE RUSSEL YAZILMIŞTI. ONU DÜZELTTİM. Ayrıca C şıkkını değiştirdim. Çünkü Ideen I eserinde de Husserl'in fenomenolojik kavrayışıyla ilgili temel kavramlardan çoğu işlenmektedir. Yani Ideen I yerine Geometrinin Kökeni eserini yazdım. Bu haliyle soru doğrudur ve yanıt B şıkkıdır.
Soru 2
Husserl'ın kurucusu olduğu fenomenolojik felsefe 20 yy da felsefe ve bilim alanlarını oldukça etkilemiş bir yaklaşımdır. Aşağıdakilerden hangisi fenomenolojik felsefe için söylenebilecek en temel ve ayırt edici özelliktir?
Seçenekler
A
Bilimsel bir metodoloji olması
B
Bir var oluş açıklaması olması
C
Saf bilinci anlama çabasında olması
D
Öznel bir gerçek arayışında olması
E
Kişisel görüşleri ortaya koyma çabasında olması
Açıklama:
HUSSERL’İN HAYATI VE ESERLERİ başlığı altında yer alan açıklayıcı metin kısmını okuduğunuzda fenomenolojik felsefenin temelini ve ayırt edici özelliğini de anlamış olacaksınız. Ayrıca sayfa 39 daki yönelimsellik başlığı altında doğrudan fenomenoloji açıklanmaktadır.
Fenomenoloji bir bilimi, bilimsel disiplinlerin bir bağlantısını gösterir. Ama fenomenoloji aynı zamanda ve öncelikle bir yönteme ve düşünme biçimine işaret eder. Özel bir felsefi düşünce biçimine, özel bir felsefi yönteme. Bu özel düşünce biçiminin ya da yöntemin öncelikli çabası insan bilincini ve insanların içinde yaşadıkları dünyayı yorumlama biçimlerinin araştırılmasına yöneliktir. Bu ancak saf bir bilinçle ve diğerlerinin de saf bilinciyle ortaklaşan bir bilinçle mümkün olmaktadır. Bu nedenle doğru ve ayrıt edici özelliği C seçeneğinde verilmektedir.
Fenomenoloji bir bilimi, bilimsel disiplinlerin bir bağlantısını gösterir. Ama fenomenoloji aynı zamanda ve öncelikle bir yönteme ve düşünme biçimine işaret eder. Özel bir felsefi düşünce biçimine, özel bir felsefi yönteme. Bu özel düşünce biçiminin ya da yöntemin öncelikli çabası insan bilincini ve insanların içinde yaşadıkları dünyayı yorumlama biçimlerinin araştırılmasına yöneliktir. Bu ancak saf bir bilinçle ve diğerlerinin de saf bilinciyle ortaklaşan bir bilinçle mümkün olmaktadır. Bu nedenle doğru ve ayrıt edici özelliği C seçeneğinde verilmektedir.
Soru 3
Husserl'ın felsefi anlayışı sadece felsefi alanları değil bilimsel alanları da etkileme iddiasında olan bir felsefi anlayıştır. Buna göre aşağıdakilerden hangisi Husserl'in felsefi anlayışı için ileri sürülebilecek doğru bir belirlemedir?
Seçenekler
A
Felsefenin diğer bilimlerden ayrılması gerekir
B
Felsefe bilim olma iddiasından öteye geçmelidir
C
Felsefe tüm diğer bilimlere zemin oluşturmalıdır
D
Felsefe saf akılla ulaşılmayan gerçeklere de yönelmelidir
E
Felsefe pozitif bilimlerin verilerini takip etmelidir
Açıklama:
HUSSERL’İN FENOMENOLOJİK YAKLAŞIMININ TEMEL UĞRAKLARI konusnuu okuyunuz. Böylece Husserl'in felsefi anlayışını daha iyi kavrayabileceksiniz.
Aslında felsefe daha en başında kesin bir bilim olma, hem de en yüksek teorik ihtiyaçları karşılayacak ve etik-dinsel bakımdan saf akıl normları tarafından düzenlenmiş bir yaşamı mümkün kılacak bir bilim olma iddiasındadır. Felsefe, hep bir ilk ilkenin, prima philosophia olmanın peşindedir. Husserl, bu bakımdan, bilimlere mutlak bir temel bulma iddiası ile prima philosophia geleneğinin bir takipçisidir. Husserl’e göre ne natüralizm ne de insan bilimleri bahsedilen anlamda bir kesinliği sunabilme yetisine sahiptir. BU ancak felsefenin yapabileceği bir iştir. Bu nedenle felsefe tüm bililere de temel oluşturacak biçimde çalışmalıdır. Doğru yanıt C dir.
Aslında felsefe daha en başında kesin bir bilim olma, hem de en yüksek teorik ihtiyaçları karşılayacak ve etik-dinsel bakımdan saf akıl normları tarafından düzenlenmiş bir yaşamı mümkün kılacak bir bilim olma iddiasındadır. Felsefe, hep bir ilk ilkenin, prima philosophia olmanın peşindedir. Husserl, bu bakımdan, bilimlere mutlak bir temel bulma iddiası ile prima philosophia geleneğinin bir takipçisidir. Husserl’e göre ne natüralizm ne de insan bilimleri bahsedilen anlamda bir kesinliği sunabilme yetisine sahiptir. BU ancak felsefenin yapabileceği bir iştir. Bu nedenle felsefe tüm bililere de temel oluşturacak biçimde çalışmalıdır. Doğru yanıt C dir.
Soru 4
Husserl'ın fenomenolojik yaklaşımı başlangıçları bulmaya çalışmayı ya da varlığın kendi özüne ulaşmayı ve bu yolla da saf bilinci otaya çıkarmayı hedeflemektedir. Bu amaç doğrultusunda Husserl'ın kullandığı temel araştırma yöntemi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Yönelimsellik
B
İndirgeme
C
Kriz
D
Hayat alanı
E
Anoloji
Açıklama:
İndirgeme ve Epoche başlığı altındaki açıklamaları okuyunuz. Bu başlık altında işndirgemenin fenomenolojik bir araştırma için bir temel yöntem olduğunu anlayacak anlayacak aynı zamanda bu yöntemin diğer kavramlara da açıklık getirmek için kullanıldığını anlayacaksınız.
Başlangıçları bulmaya çalışmak ya da şeylerin kendilerine gitmek yükümlülüğünü üstlenen fenomenoloji bu yükümlülüğünün üstesinden gelmek için indirgeme ve epoche’yi temel metodolojik aparatlar olarak benimser. Bu bakımdan indirgeme Husserl’in fenomenolojisinin bir tür giriş kapısı olarak görülmelidir. Doğru yanıt bu nedenle B dir.
Başlangıçları bulmaya çalışmak ya da şeylerin kendilerine gitmek yükümlülüğünü üstlenen fenomenoloji bu yükümlülüğünün üstesinden gelmek için indirgeme ve epoche’yi temel metodolojik aparatlar olarak benimser. Bu bakımdan indirgeme Husserl’in fenomenolojisinin bir tür giriş kapısı olarak görülmelidir. Doğru yanıt bu nedenle B dir.
Soru 5
Husserl saf bilince ulaşmada naturalizmin başarılı olamadığını iddia etmekte bu bağlamda naturalizme çeşitli eleştiriler getirmektedir. Aşağıdakilerden hangisi Husserl'ın naturalizme ilişkin eleştirilerinin temel gerekçesi olarak kabul edilebilir?
Seçenekler
A
Naturalizm kesin bilimin gelişmesi önünde bir engeldir
B
Naturalizm bilimsel reformun peşindedir
C
Natüralizm bilimselliği sonuçlardan hareketle açıklar
D
Natüralizmin gördüğü tek şey fiziki doğadır
E
Naturalizmin doğayı anlamak için yöntemleri yoktur
Açıklama:
HUSSERL’İN FENOMENOLOJİK YAKLAŞIMININ TEMEL UĞRAKLARI konusnuu okuyunuz. Bu konuda Husrl'ın naturalizme ilişkin eleştirilerinin temelinde onun naturalizmin gördüğü tek şeyin fiziki doğa olması olduğu anlaşılır. ona göre saf bilinç sadece fiziki doğayı değil daha ötesini kapsamaktadır.
Husserl'in felsefesi dikkatle incelendiğinde naturalzime getirdiği temel eleştirinin onun fiziki doğayla sınırlı kalması olduğu anlaşılır. Ona göre fiziki doğa gerçekliğin sadece bir yanıdır ve saf bilinç bundan ibaret değildir. A seçeneğinde "Naturalizm kesin bilimin gelişmesi önünde bir engeldir" ifadesi doğrudur ancak bu sonuç onun diğer görüşlerinin sonucunda ulaştığı bir durumdur. B seçeneğinde "Naturalizm bilimsel reformun peşindedir" Husserl'ın naturalizme ilişkin olumlu bakış açısnı yansıtır. C seçeneğinde "Natüralizm bilimselliği sonuçlardan hareketle açıklar" ifadesiyle Husserl' naturalizmin neden hatalı olduğunu açıklamak için kullanır. E seçeneğinde verilen bilgi ise Husserl'ın naturalizme getirdiği bir eleştiri değildir. D seçeneğinde verilen bilgi ise doğrudan Husserl'ın naturalizme ilişkin eleştirilerinin temelini oluşturmaktadır.
Husserl'in felsefesi dikkatle incelendiğinde naturalzime getirdiği temel eleştirinin onun fiziki doğayla sınırlı kalması olduğu anlaşılır. Ona göre fiziki doğa gerçekliğin sadece bir yanıdır ve saf bilinç bundan ibaret değildir. A seçeneğinde "Naturalizm kesin bilimin gelişmesi önünde bir engeldir" ifadesi doğrudur ancak bu sonuç onun diğer görüşlerinin sonucunda ulaştığı bir durumdur. B seçeneğinde "Naturalizm bilimsel reformun peşindedir" Husserl'ın naturalizme ilişkin olumlu bakış açısnı yansıtır. C seçeneğinde "Natüralizm bilimselliği sonuçlardan hareketle açıklar" ifadesiyle Husserl' naturalizmin neden hatalı olduğunu açıklamak için kullanır. E seçeneğinde verilen bilgi ise Husserl'ın naturalizme getirdiği bir eleştiri değildir. D seçeneğinde verilen bilgi ise doğrudan Husserl'ın naturalizme ilişkin eleştirilerinin temelini oluşturmaktadır.
Soru 6
Olanaklı bütün bilme fonksiyonlarının temeline Husserl bilinci yerleştirir. Buna göre aşağıdakilerden hangisi Husserl'ın bilince ilişkin açıklamalarına uygun düşmemektedir?
Seçenekler
A
Bilinç bir şeye yönelimdir, bir şeyin kendi bilincidir
B
Bilincin niteliği bilincin anlamını incelemekle mümkündür
C
Bilinç bilincin nesneliliğinin kendisinin incelenmesini ihtiva eder
D
Bilincin nesneliği verilmişliği ile ilgili bir durumdur
E
Bilinç görünene ilişkin zihinsel çıkarımlardır
Açıklama:
Olanaklı bütün bilme fonksiyonlarının temeline Husserl, bilinci yerleştirir. Bilinç, bir şeyin bilincidir. Bir şeye yönelmiştir. Lakin her bilinç “-ın bilinci” olduğuna göre, bilincin neliğinin incelenmesi, aslında bilincin anlamının ve bilincin nesneliliğinin kendisinin incelenmesini ihtiva eder. Bilincin nesneliği verilmişliği ile ilgilidir. Dolayısıyla bilincin neliğini soruşturan bir araştırma bilincin yönelmişlik ve verilmişliği ile aynı anda ilgilenmek zorundadır. Nesneliliğinin tüm temel türlerinin açığa kavuşturulması, bilincin çözümlenmesi için kaçınılmazdır.
Husserl saf bilincin sadece görünene ilişkin değil görünmeyene de yönelik olduğunu ifade etmektedir. İdeal özler alanı duyularla algılanan tüm nesnelerin ötesinde olduğu için, fenomenolojik tasvirin amacı, deneyle verili özlere veya idealara (kavramlara) ulaşmak, çeşitli deneyim ve olgu teorilerinin göreliliklerinin ötesine geçerek deneyimin, yaşanılanın doğrudan ve aracısız sezgide verili yanlarını yakalamaktırBu nedenle E seçeneğinde verilen bilgi onun bilinç tanımına ters düşmektedir. Doğru yanıt E dir. Diğer seçeneklerde verilen tüm bilgiler onun bilinç tanımının kapsamıda yer almaktadır.
Husserl saf bilincin sadece görünene ilişkin değil görünmeyene de yönelik olduğunu ifade etmektedir. İdeal özler alanı duyularla algılanan tüm nesnelerin ötesinde olduğu için, fenomenolojik tasvirin amacı, deneyle verili özlere veya idealara (kavramlara) ulaşmak, çeşitli deneyim ve olgu teorilerinin göreliliklerinin ötesine geçerek deneyimin, yaşanılanın doğrudan ve aracısız sezgide verili yanlarını yakalamaktırBu nedenle E seçeneğinde verilen bilgi onun bilinç tanımına ters düşmektedir. Doğru yanıt E dir. Diğer seçeneklerde verilen tüm bilgiler onun bilinç tanımının kapsamıda yer almaktadır.
Soru 7
Husserl'ın felsefi görüşleri kullandığı anahtar kavramlar çerçevesinde daha iyi anlaşılmaktadır. Aşağıdaki seçeneklerin hangisinde verilen kavram ile anlamı doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
İndirgeme, bilimsel ve bilim dışı tüm iddiaları dışarıda bırakarak gerçekliği açıklama çabasını ifade eder.
B
Apoche, dünya gerçekliğine ilişkin açıklama yapabilmek için bir varsayımla işe koyulmak anlamına gelir.
C
Yönelimsellik, saf bilincin ürünlerinin ortaya çıkarılabilmesi için nesnelerden ayrı bir tasavvuru ifade etmektedir
D
Kriz nesne ile özne arasındaki ilişkide nesnelliğe gereken önemin verilmemesiyle ortaya çıkan bir karmaşayı açıklar.
E
Hayat alanı gerçekliğin kendisinden çok öznel yorumla ortaya çıkan yaşam anlamını açıklamaktadır.
Açıklama:
HUSSERL’İN TEMEL KAVRAMLARI konusunu okuduğunuzda her bir kavramın anlamını ve içeriğini daha iyi anlayacaksınız.
Sadece A seçeneğinde verilen kavram ve açıklaması doğru verilmektedir. Apoche herhangi bir yargıdan yola çıkmadan açıklama yapmaya çalışmak gerektiğini (B), yönelimsellik doğrudan bir nesneye yönelmeyi (C), kriz seçenekte verilenin aksine nesnel boyuta çok önem verildiği için ortaya çıkan bir karmaşayı (D), hayat alanı ise çevremizde olan durumları olduğu haliyle anlamaya çalışmayı ifade etmektedir.
Sadece A seçeneğinde verilen kavram ve açıklaması doğru verilmektedir. Apoche herhangi bir yargıdan yola çıkmadan açıklama yapmaya çalışmak gerektiğini (B), yönelimsellik doğrudan bir nesneye yönelmeyi (C), kriz seçenekte verilenin aksine nesnel boyuta çok önem verildiği için ortaya çıkan bir karmaşayı (D), hayat alanı ise çevremizde olan durumları olduğu haliyle anlamaya çalışmayı ifade etmektedir.
Soru 8
Husserl saf bilincin mutlaka bir nesneye ve o nesneyle ilişkili diğer boyutlarına yönelmesi gerektiğini savunmaktadır. Bu bağlamda sözgelimi sevmek tek başına bir nesneye dönük olmadığında felsefenin konusu olmaktan çıkar. Husserl bu açıklamayı aşağıdaki kavramlardan hangisi aracılığıyla belirtmektedir?
Seçenekler
A
Apoche
B
İndirgeme
C
Yönelimsellik
D
Kriz
E
Hayat alanı
Açıklama:
Yönelimsellik konusnu okuyunuz.
Yönelimsellik, saf bilinç temelinde açıklanabilecek bir kavramdır. Bilinç ya da saf bilinç, Husserl’de, bir şeyin bilincidir, “-ın bilinci”dir, bir şeye yönelmiştir. Bir şeyi kendisine nesne kılan bilinçtir. Fakat aynı zamanda, başka ben’lerin bilincinin de nesnesi olan bir bilinçtir. BU bağlamda sevginin bir nesnesi olmak durumundadır ve saf bilinç bu durumu da kapsayan bir bilinçtir. Doğru yanıt C dir.
Yönelimsellik, saf bilinç temelinde açıklanabilecek bir kavramdır. Bilinç ya da saf bilinç, Husserl’de, bir şeyin bilincidir, “-ın bilinci”dir, bir şeye yönelmiştir. Bir şeyi kendisine nesne kılan bilinçtir. Fakat aynı zamanda, başka ben’lerin bilincinin de nesnesi olan bir bilinçtir. BU bağlamda sevginin bir nesnesi olmak durumundadır ve saf bilinç bu durumu da kapsayan bir bilinçtir. Doğru yanıt C dir.
Soru 9
Aşağıdaki kavramlardan hangisi çerçevesinde Husserl "tüm yargılardan uzak durarak ve olması gerekeni savunmaya girişmeden felfese yapılması veya saf bilincin ortaya çıkarılması gerektiğini savunmasına karşın bunu yapamadığı" yönünde eleştirilmektedir?
Seçenekler
A
İdealizm
B
Metafizik
C
Tek ben
D
Bilimsellik
E
Nesnellik
Açıklama:
Eleştirel Teori ve Husserl konusnu okuduğunuzda onun temel olarak idealizmeden uzak durulması gerektiğini söylemesine karşın idealizm çerçevesinde düşünceler üretttiği yönünde eleştirildiği anlaşılabilir.
Eleştirel teorinin Husserl ile gerilimli ilişkisinin temelinde fenomenolojinin bir ilk felsefe olma, saf/ değişmez/mutlak özü bir ömür boyu aramaya devam etme amacı yer alır. Her ne kadar Husserl’in felsefesi nesne ve özne arasında bir özdeşlik tesis eden idealizmin söz konusu varsayımının eleştirisi üzerine temelleniyor olsa da Adorno’ya göre, Husserl idealizmin nesne ve özneyi özdeş addeden varsayımından özgürleşememekte ve hatta onu olumlamaktadır. İdealizmin reddini hedeflerken onu olumlamakla sonuçlanan girişim, Husserl’de ifadesini “Zu den Sachen” diktumunda bulur. Bu açıklama çerçevesinde doğru yanıt A dır. Husserl idealizm kavramı çerçevesinde eleştirilmektedir.
Eleştirel teorinin Husserl ile gerilimli ilişkisinin temelinde fenomenolojinin bir ilk felsefe olma, saf/ değişmez/mutlak özü bir ömür boyu aramaya devam etme amacı yer alır. Her ne kadar Husserl’in felsefesi nesne ve özne arasında bir özdeşlik tesis eden idealizmin söz konusu varsayımının eleştirisi üzerine temelleniyor olsa da Adorno’ya göre, Husserl idealizmin nesne ve özneyi özdeş addeden varsayımından özgürleşememekte ve hatta onu olumlamaktadır. İdealizmin reddini hedeflerken onu olumlamakla sonuçlanan girişim, Husserl’de ifadesini “Zu den Sachen” diktumunda bulur. Bu açıklama çerçevesinde doğru yanıt A dır. Husserl idealizm kavramı çerçevesinde eleştirilmektedir.
Soru 10
I. Anglo-Sakson felsefeyi etkilemesi
II. Fenomenolojik anlayışı alana kazandırması
III. Sartre gibi ünlü düşünürleri düşünceleriyle etkilemesi
IV. Bilimsel metodolojinin değişmesine öncülük etmesi
Aşağıdaki seçeneklerin hangisinde Edmund Husserl'in sosyal teori üzerindeki etkilerinin hepsi bir arada verilmektedir?
II. Fenomenolojik anlayışı alana kazandırması
III. Sartre gibi ünlü düşünürleri düşünceleriyle etkilemesi
IV. Bilimsel metodolojinin değişmesine öncülük etmesi
Aşağıdaki seçeneklerin hangisinde Edmund Husserl'in sosyal teori üzerindeki etkilerinin hepsi bir arada verilmektedir?
Seçenekler
A
I ve II
B
I ve III
C
II ve IV
D
I, II ve III
E
II, III ve IV
Açıklama:
HUSSERL’İN SOSYAL TEORİ ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ konusunu okuyunuz.
Husserl'ın sosyal teori üzerindeki etkileri I, II ve III numaralı ifadelerde yer almaktadır. IV numaralı ifadede olduğu gibi Husserl'ın bilimsel metodolojinin değişmesine öncülük etmesi söz konusu değildir. Doğru yanıt D dir.
Husserl'ın sosyal teori üzerindeki etkileri I, II ve III numaralı ifadelerde yer almaktadır. IV numaralı ifadede olduğu gibi Husserl'ın bilimsel metodolojinin değişmesine öncülük etmesi söz konusu değildir. Doğru yanıt D dir.
Soru 11
Aşağıdaki Husserl'in eserlerinden hangisinde fenomenolojinin yaratıcı programının, tüm varlıkları, bu arada onların tabanını oluşturan maddesel nesneyi kapsayacak biçimde belirlenmesi amaçlanır?
Seçenekler
A
Aritmetiğin Felsefesi
B
Mantıksal Araştırmalar
C
Saf Bir Fenomenoloji ve Fenomenolojik Felsefe İçin Düşünceler
D
Formel ve Transendental Mantık
E
Kartezyen Meditasyonlar
Açıklama:
Saf Bir Fenomenoloji ve Fenomenolojik Felsefe İçin Düşünceler I 1913 tarihlidir. Kısaca Ideen I olarak da adlandırılan bu eserde, Husserl, transendental fenomenolojiye ilişkin yetkin bir manifesto sunmaktadır. Bu kitapta amaçlanan nokta, fenomenolojinin yaratıcı programının, tüm varlıkları, bu arada onların tabanını oluşturan maddesel nesneyi kapsayacak biçimde saptanmasıdır.
Soru 12
Aşağıdakilerden hangisi Husserl'in hayatına ilişkin doğru bir ifadedir?
Seçenekler
A
Berlin'de doğmuştur.
B
Yalnızca matematik eğitimi almıştır.
C
Viyana'daki üniversitelerde çalışmıştır.
D
Husserl arşivi yalnızca beş kitapla sınırlıdır.
E
Fenomenolojinin kurucusudur.
Açıklama:
Bugün Çek Cumhuriyeti sınırları içinde yer alan Moravia’da hayatının ilk yıllarını geçirdikten sonra Viyana ve Berlin’de eğitim almıştır. Matematik, fizik, astronomi, psikoloji ve felsefe alanlarında sürdürdüğü eğitim hayatından sonra, çeşitli Alman
üniversitelerinde dersler vermiştir. Fenomenolojinin kurucusu olarak bilinir.
Fenomenolojinin kurucusudur.
üniversitelerinde dersler vermiştir. Fenomenolojinin kurucusu olarak bilinir.
Fenomenolojinin kurucusudur.
Soru 13
Husserl'in fenomenolojik yaklaşımının temellendirilmesine ilişkin aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Felsefe prima philosophia olmanın peşindedir.
B
Bütün bilimlerin mutlak temeli olmayı sağlayacak altyapıyı kurar.
C
İnsan bilimleri kesinliği sunma yetisine sahiptir.
D
Felsefenin temellendirilmesi insanların yüksek yararınadır.
E
Felsefenin dikkati öncelikle şeylerin değişmez yapılarına yönelir.
Açıklama:
Husserl’e göre ne natüralizm ne de insan bilimleri bahsedilen anlamda bir kesinliği sunabilme yetisine sahiptir. Aksine hem natüralizm hem de insan bilimleri kesin bir bilimin ortaya çıkışı için ciddî birer mânidir.
İnsan bilimleri kesinliği sunma yetisine sahiptir.
İnsan bilimleri kesinliği sunma yetisine sahiptir.
Soru 14
Aşağıdakilerden hangisi natüralizme ilişkin doğru bir ifadedir?
Seçenekler
A
Kesin bir bilim olması yolunda reformların peşindedir.
B
Herşeyi varoluş olarak görür.
C
Yalnızca fiziksel doğaya bağımlı olması öznelci olmasıdır.
D
Kesin bir bilim olmayı teorik açıdan başarmıştır.
E
Varolanlar fiziksel doğanın bağlantılı bütünlüğüne aittir.
Açıklama:
Natüralistin gördüğü tek şey doğa, en başta fiziki doğadır. Natüralist için “var
olan her şeyin, ya kendisi fiziksel, fiziksel doğanın bağlantılı bütünlüğüne aittir ya da gerçi psişiktir ama o zaman da yalnızca fiziksel olana bağımlı bir değişken, olsa olsa bir ikincil ‘paralel yan olgu’dur”.
Varolanlar fiziksel doğanın bağlantılı bütünlüğüne aittir.
olan her şeyin, ya kendisi fiziksel, fiziksel doğanın bağlantılı bütünlüğüne aittir ya da gerçi psişiktir ama o zaman da yalnızca fiziksel olana bağımlı bir değişken, olsa olsa bir ikincil ‘paralel yan olgu’dur”.
Varolanlar fiziksel doğanın bağlantılı bütünlüğüne aittir.
Soru 15
Aşağıdakilerden hangisi dünya ile zihin arasındaki, insanın gündelik gerçekliği ile öznellik arasındaki bağı doğal alandan transandantal temele değin götürerek analiz etmek anlamına gelir?
Seçenekler
A
Yönelimsellik
B
İndirgeme ve epoche
C
Doğal tavır
D
Cogitatum
E
Fenomenoloji
Açıklama:
İndirgeme ve epoche’nin amacı bizi doğalcı dogmatizmden özgürleştirmektir. Öznellikle dünya arasındaki korelasyonu sistematik bir biçimde analiz etmektir. İndirgeme ve epoche; öznenin doğal insani yaşam-ilgilerinden yüz çevirmesi değildir. Aksine dünya ile zihin arasındaki, insanın gündelik gerçekliği ile öznellik arasındaki bağı doğal alandan transandantal temele değin götürerek analiz etmektir.
Soru 16
Gördüğümüzde, duyduğumuzda, hayal ettiğimizde, nefret ettiğimizde ya da korktuğumuzda görüşümüzün, duyuşumuzun, hatırlayışımızın, hayal edişimizin, düşünüşümüzün, nefret edişimizin ve korkmamızın bir şey hakkında olması aşağıdakilerden hangisi olarak tanımlanır?
Seçenekler
A
Fenomenoloji
B
Doğal tavır
C
Yönelimsellik
D
İndirgeme
E
Epoche
Açıklama:
Gördüğümüzde, duyduğumuzda, hayal ettiğimizde, nefret ettiğimizde ya da korktuğumuzda görüşümüz, duyuşumuz, hatırlayışımız, hayal edişimiz, düşünüşümüz, nefret edişimiz ve korkmamız bir şey hakkındadır. Bilinç buna
yönelmişliği içerir, bu bir şeyin bilincidir. İşte yönelimsellik tam olarak budur.
yönelmişliği içerir, bu bir şeyin bilincidir. İşte yönelimsellik tam olarak budur.
Soru 17
Aşağıdakilerden hangisi Husserl'in tarihselcilikle ilgili bir eleştirisidir?
Seçenekler
A
Mutlak geçerlilikle ilgili şeyler söyler.
B
Aşırı şüpheci öznelliği kesinlikle kabul edilen bir yanılgıdır.
C
Bir felsefenin olanaklılığına ilişkin şeyler söyler.
D
Bütün bilimleri gerçeğin mutlak hazinesi olarak düşünür.
E
Bilimsel metafiziğe ilişkin önemli bilgiler sunar.
Açıklama:
Bilimsel metafiziğin- ve başka herhangi bir felsefenin olanaklılığına karşı da hiçbir şey söyleyemez. Durum böyleyken tarihselciliğin aşırı şüpheci öznelliği ile ulaştığı sonuçlar, tıpkı doğalcılık gibi kesinlikle reddedilmesi gereken yanılgılardır. Tarihselciliğin temel yanılgısı, bir dünya görüşü felsefesi olarak belirmesinde, yani tek tek bütün bilimleri nesnel hakikatin mutlak hazinesi farz etmesinde yatar.
Bütün bilimleri gerçeğin mutlak hazinesi olarak düşünür.
Bütün bilimleri gerçeğin mutlak hazinesi olarak düşünür.
Soru 18
Aşağıdakilerden hangisi bilim öncesi ve harici yaşamımız içinde deneyimlediğimiz şeylerin ve gerçekte deneyimlenebilir olanların ötesinde olduğunu bildiğimiz şeylerin uzamsal-zamansal dünyasıdır?
Seçenekler
A
Kriz
B
Yönelimsellik
C
Epoche
D
Hayat alanı
E
İndirgeme
Açıklama:
Hayat alanı bilim öncesi ve harici yaşamımız içinde deneyimlediğimiz şeylerin ve gerçekte deneyimlenebilir olanların ötesinde olduğunu bildiğimiz şeylerin uzamsal-zamansal dünyası anlamındadır.
Soru 19
Aşağıdakilerden hangisi Husserl'e karşı yapılan eleştirilerden biri değildir?
Seçenekler
A
Mutlak özün peşinde olmasıdır.
B
Tarih bilincinden yoksun olmasıdır.
C
Tek benci olmasıdır.
D
Bilgiyi mediatorun öznel alanı ile sınırlamasıdır.
E
Sadece erken dönemdeki çalışmalara odaklanmasıdır.
Açıklama:
Husserl, temel ilgisine/çabasına bütün bir hayatı boyunca sadık kalır. Ondaki perspektif kaymalarının ikincil planda kalması biraz da temel çabaya
sadık kalması ile ilgili olsa gerektir. O her zaman, ilk ilkenin, prima philosophia olmanın, saf/değişmez/mutlak özün peşindedir.
Mutlak özün peşinde olmasıdır.
sadık kalması ile ilgili olsa gerektir. O her zaman, ilk ilkenin, prima philosophia olmanın, saf/değişmez/mutlak özün peşindedir.
Mutlak özün peşinde olmasıdır.
Soru 20
Aşağıdakilerden hangisi fenomenolojinin sunduğu zemini sosyolojik bir çabanın içine entegre etmeye çalışan ve Husserl etkisinde kalan filozoflardan biridir?
Seçenekler
A
Alfred Schutz
B
Jean-Paul Sartre
C
Emmanuel Levinas
D
Maurice Merleau-Ponty
E
Aron Gurwitsch
Açıklama:
Alfred Schutz, Harold Garfinkel, George Herbert Mead, Jürgen Habermas gibi fenomenolojinin sunduğu zemini sosyolojik bir çabanın içine entegre etmeye çalışan isimler üzerindeki Husserl etkisini de unutmamak gerekir. Özellikle, Husserl’in son dönem konferanslarının ürünü olan Kriz ve ondaki hayat-alanı tartışması bahsedilen isimlerin kendi teorilerini inşa ederken temel başvuru kaynaklarından birisidir.
Soru 21
Husserl, özneye ve öznelliğe teorisi içinde açtığı yer ile hem felsefe hem de diğer disiplinlerde yürütülen tartışmalara hangi felsefeciyle birlikte ciddi manada katkı sunmuştur?
Seçenekler
A
Bergson
B
Kant
C
Descartes
D
Fichte
E
Smith
Açıklama:
sayfa 31 de anlatılmakta
Bergson
Bergson
Soru 22
Husserl'in baştan sona çalışmalarındaki bütün programatik neydi?
Seçenekler
A
temellendirme
B
açıklama
C
kavramlaştırma
D
özetlemek
E
anlama
Açıklama:
sayfa 33 te anlatılmakta
temellendirme
temellendirme
Soru 23
Husserl'e göre felsefenin üstlendiği ama gereğini yerine getiremediği kesin bir bilim olma hedefi ne ile de paylaşılır?
Seçenekler
A
naturalizmce
B
idealizmce
C
rasyonalizmce
D
etikçe
E
fizikçe
Açıklama:
sayfa 34 te anlatılıyor
naturalizmce
naturalizmce
Soru 24
Olanaklı bütün bilme fonksiyonlarının temeline Husserl neyi yerleştirir?
Seçenekler
A
bilinç
B
bilim
C
temellendirme
D
naturalizm
E
hayat alanı
Açıklama:
sayfa 35 te anlatılıyor
bilinç
bilinç
Soru 25
Husserl'e göre psikoloji, "empirik bilinçle", doğa bütünlüğü içinde var olan bir şey olarak ve empirik tavır almış bilinçle; fenomenoloji ise "...." biliçle, yani fenomenolojik tavrın bilinciyle ilgilidir.
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelecektir?
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelecektir?
Seçenekler
A
saf
B
nesnel
C
özsel
D
ideal
E
doğal
Açıklama:
sayfa 35 te anlatılmakta
saf
saf
Soru 26
Husserl'e göre pisişik olan nasıl algılanabilir?
Seçenekler
A
anımsanmayla
B
deneyle
C
tözsellikle
D
deneyle
E
nedensellikle
Açıklama:
sayfa 36 da bahsediliyor
anımsanmayla
anımsanmayla
Soru 27
Felsefi anlama sonsuzun peşindedir, çağ uğruna sonsuzluğu feda edemez ve kesin bir bilim olma isteğinden vazgecemez. Başlangıçları bulmaya çalışmak ve şeylerin kendilerine dönmek zorundadır. O başlangıçların, kaynakların bilimidir, ..... .......dır.
Yukarıda boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelecektir?
Yukarıda boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelecektir?
Seçenekler
A
prima philosophia
B
zu den Sachen
C
epoche
D
saf görü
E
psişik fenomen
Açıklama:
sayfa 37 de anlatılıyor
prima philosophia
prima philosophia
Soru 28
Husserl'de her yaşanan yaşantıda bulunan, her düşünenle düşünülen şeye ulaşan, her yaşantıda aynı kalan şey, varlığı zorunlu olan şeye ne ad verilir?
Seçenekler
A
mutlak ben
B
indirgeme
C
epoche
D
nedensellik
E
fenomenoloji
Açıklama:
sayfa 39 da anlatılmakta
mutlak ben
mutlak ben
Soru 29
Husserl'e göre kaynağını empirik algı düzeyinden ya da dünyevi bakış açısından alan tavır ne olarak adlandırılır?
Seçenekler
A
doğal
B
nesnel
C
a priori
D
epoche
E
yöneyimsel
Açıklama:
sayfa 41 de anlatılıyor
doğal
doğal
Soru 30
Husserl'de gerçekliği olan bir dünyaya değil, epoche ile başlayıp indirgeme ile devam eden bir muhayyel soyutlamaya işaret eden kavrama ne ad verilir?
Seçenekler
A
hayat-alanı
B
mutlak ben
C
transandantal öznellik
D
mekansal gerçeklik
E
deneyime dönüş
Açıklama:
sayfa 42 de anlatılmakta
hayat alanı
hayat alanı
Soru 31
Fenomenolojinin kurucusu olan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Edmund Husserl
B
Martin Heidegger
C
Albert Camus
D
Jean-Paul Sartre
E
John Rawls
Açıklama:
Edmund Husserl'dir. Doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 32
Aşağıdakilerden hangisi Husserl'in eserleri arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Aritmetiğin Felsefesi
B
Mantıksal Araştırmalar
C
Saf Bir Fenomenoloji ve Fenomenolojik Felsefe İçin Düşünceler
D
Kartezyen Meditasyonlar
E
Ethica
Açıklama:
Ethica, Spinoza'ya ait bir eserdir. Doğru yanıt E seçeneğidir.
Soru 33
Husserl, olanaklı bütün bilme fonksiyonlarının altında yatan temel olarak aşağıdakilerden hangisini görür?
Seçenekler
A
Bilinçdışı
B
Bilinç
C
Ego
D
Doğa
E
Duyular
Açıklama:
Olanaklı bütün bilme fonksiyonlarının temeline Husserl, bilinci yerleştirir. Doğru yanıt B seçeneğidir.
Soru 34
Edmund Husserl’in fenomenolojisinin kritik eşiklerinden biri olan “indirgeme” yöntemine de rastlandığı eseri hangisidir?
Seçenekler
A
Aritmetiğin Felsefesi
B
Formel ve Transendental Mantık
C
Mantıksal Araştırmalar
D
Kartezyen Meditasyonlar
E
Saf Bir Fenomenoloji ve Fenomenolojik Felsefe İçin Düşünceler
Açıklama:
Husserl’in Hayatı ve Eserleri
Husserl’in üçüncü kitabı, Saf Bir Fenomenoloji ve Fenomenolojik Felsefe İçin Düşünceler I 1913 tarihlidir. Kısaca Ideen I olarak da adlandırılan bu eserde, Husserl, transendental fenomenolojiye ilişkin yetkin bir manifesto sunmaktadır. Bu kitapta amaçlanan nokta, fenomenolojinin yaratıcı programının, tüm varlıkları, bu arada onların tabanını oluşturan “maddesel nesneyi” kapsayacak biçimde saptanmasıdır (Önay, 1976). Husserl fenomenolojisinin kritik eşiklerinden biri olan “indirgeme” yöntemine de bu eserde rastlanır. “İndirgeme” ile Husserl, kısaca, bilincimizin ötesinde doğal bir nesneler dünyası olduğu tezini, yani “doğal tavır”ın genel tezini “paranteze alarak” saf bilinci incelemeye koyulur.
Husserl’in üçüncü kitabı, Saf Bir Fenomenoloji ve Fenomenolojik Felsefe İçin Düşünceler I 1913 tarihlidir. Kısaca Ideen I olarak da adlandırılan bu eserde, Husserl, transendental fenomenolojiye ilişkin yetkin bir manifesto sunmaktadır. Bu kitapta amaçlanan nokta, fenomenolojinin yaratıcı programının, tüm varlıkları, bu arada onların tabanını oluşturan “maddesel nesneyi” kapsayacak biçimde saptanmasıdır (Önay, 1976). Husserl fenomenolojisinin kritik eşiklerinden biri olan “indirgeme” yöntemine de bu eserde rastlanır. “İndirgeme” ile Husserl, kısaca, bilincimizin ötesinde doğal bir nesneler dünyası olduğu tezini, yani “doğal tavır”ın genel tezini “paranteze alarak” saf bilinci incelemeye koyulur.
Soru 35
Husserl, ……. …… asla boşlukta bulunmayıp duyusal yaşantılara dayandıklarını vurgulayarak katıksız bir idealizme düşme tehlikesini savuşturmaya çalışır.
Yukarıda verilen ifadedeki boşluğa hangi kavramlar gelmelidir?
Yukarıda verilen ifadedeki boşluğa hangi kavramlar gelmelidir?
Seçenekler
A
İdeal özlerin
B
Bilincin idelerin
C
Bilgi teorisi
D
Bilinç fenomenolojisi
E
Fenomolojik tavrın
Açıklama:
Husserl’in Fenomenolojik Yaklaşımının Temel Uğrakları
Husserl, ideal özlerin asla boşlukta bulunmayıp duyusal yaşantılara dayandıklarını vurgulayarak katıksız bir idealizme düşme tehlikesini savuşturmaya çalışır.
Husserl, ideal özlerin asla boşlukta bulunmayıp duyusal yaşantılara dayandıklarını vurgulayarak katıksız bir idealizme düşme tehlikesini savuşturmaya çalışır.
Soru 36
Husserl'e göre psikoloji empirik bilinçle ilgilenirken fenomenoloji aşağıdakilerden hangisiyle ilgilidir?
Seçenekler
A
saf bilinçle
B
etik bilinçle
C
siyasi bilinçle
D
epistemolojik bilinçle
E
metafizik bilinçle
Açıklama:
Fenomenolojinin, psikoloji ile bilince yönelik ilgisi bakımından yakın bir ilişki içinde olduğu söylenebilir. Husserl söz konusu ilişkiye şöyle yaklaşıyor: Psikoloji, “empirik bilinçle”, ‘doğa bütünlüğü içinde var olan bir şey olarak ve empirik tavır almış bilinçle; fenomenoloji ise “saf” bilinçle, yani fenomenolojik tavrın bilinciyle ilgilidir.
Soru 37
Husserl'e göre psişik olan aşağıdakilerden hangisinin içerisinde yer alabilir?
Seçenekler
A
tözsellik
B
monadsal bir birliğin düzeni
C
belirli bir zamansallık
D
uzam olarak mekan
E
nedensellik
Açıklama:
Husserl'e göre psişik olan kendi başına doğayla, mekânla ve zamanla, tözsellik ve nedensellikle hiçbir ilişkisi olmayan, aksine kendine özgü biçimleri olan bir monadsal birliğin düzeni içinde yer alır. Psişik olan, fenomenlerin iki ucu açık bir akışıdır, içinden boydan boya yönelimsel bir çizginin geçtiği bir akış. “Bu çizgi; sanki her şeye nüfuz etmiş birliğin göstergesi, yani başsız ve sonsuz içkin ‘zaman’ın, hiçbir kronometrenin ölçmediği zamanın çizgisidir”. Kısacası, psişik olan, zamandan ve mekândan, tözsellikten ve nedensellikten münezzehtir.
Soru 38
Husserl’in, bilimlere bir temel bulma çabasına ilişkin verilen görüşlerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Husserl bütün bilimler için ortak bir temel bulmanın peşindedir.
B
Natüralizm, dünyanın akışını hesaplayabilir ama bu, dünyayı anlamak değildir.
C
Bilim, mutlak ve zamansız değerler için bir başlıktır.
D
Mutlak ve zamansız değer bir kez keşfedildiğinde sonra gelen insanlığın hazinelerine ait olur.
E
Natüralizm, gündelik hayat gerçekliğinin bilmecesini her noktada çözmüştür.
Açıklama:
Husserl’in Fenomenolojik Yaklaşımının Temel Uğrakları
Husserl bütün bilimler için ortak bir temel bulmanın peşindedir. Onun için bilim, mutlak ve zamansız değerler için bir başlıktır. Bu türden bir mutlak ve zamansız değer bir kez keşfedildi mi, “bundan böyle, bütün ondan sonra gelen insanlığın hazinelerine ait olur ve hemen kültür, bilgelik, dünya görüşü idesinin material içeriğini, aynı şekilde de dünya görüşü felsefesinin içeriğini de belirler” (Husserl, 1997ç: 61). Mutlak ve zamansız değerler bilim idesince bir kez ele geçirildiler mi dünyanın ve hayatın bilmecelerini de çözmek mümkün hâle gelecektir. Oysa mevcut hâlleriyle ne natüralizm ne de insan bilimleri dünyanın ve hayatın bilmecelerini çözmenin yanına yaklaşabilmiştir. Mesela, natüralizm, gündelik hayat (içinde yaşadığımız, hareket ettiğimiz ve var olduğumuz) gerçekliğinin bilmecesini hiçbir noktada çözmüş değildir. Natüralizm, dünyanın akışını hesaplayabilir ama bu, dünyayı anlamak değildir. İnsan bilimlerinin durumu bu noktada natüralizmden çok da farklı değildir. İnsanlığın tin yaşamını “anlamak” elbette büyük ve güzeldir. Ama ne yazık ki bu anlama da bize yardım edemez ve bizim için dünyanın ve yaşamın bilmecelerini çözmesi gereken felsefi anlamayla karıştırılmaması gerekir.
Husserl bütün bilimler için ortak bir temel bulmanın peşindedir. Onun için bilim, mutlak ve zamansız değerler için bir başlıktır. Bu türden bir mutlak ve zamansız değer bir kez keşfedildi mi, “bundan böyle, bütün ondan sonra gelen insanlığın hazinelerine ait olur ve hemen kültür, bilgelik, dünya görüşü idesinin material içeriğini, aynı şekilde de dünya görüşü felsefesinin içeriğini de belirler” (Husserl, 1997ç: 61). Mutlak ve zamansız değerler bilim idesince bir kez ele geçirildiler mi dünyanın ve hayatın bilmecelerini de çözmek mümkün hâle gelecektir. Oysa mevcut hâlleriyle ne natüralizm ne de insan bilimleri dünyanın ve hayatın bilmecelerini çözmenin yanına yaklaşabilmiştir. Mesela, natüralizm, gündelik hayat (içinde yaşadığımız, hareket ettiğimiz ve var olduğumuz) gerçekliğinin bilmecesini hiçbir noktada çözmüş değildir. Natüralizm, dünyanın akışını hesaplayabilir ama bu, dünyayı anlamak değildir. İnsan bilimlerinin durumu bu noktada natüralizmden çok da farklı değildir. İnsanlığın tin yaşamını “anlamak” elbette büyük ve güzeldir. Ama ne yazık ki bu anlama da bize yardım edemez ve bizim için dünyanın ve yaşamın bilmecelerini çözmesi gereken felsefi anlamayla karıştırılmaması gerekir.
Soru 39
Husserl'in dünyanın apaçık varlığından bütünüyle vazgeçmek, bu varlığı bütünüyle işe karıştırmamak, dışarıda bırakmak, kullanmamak, söz konusu varlığı “paranteze almak” olarak tanımladığı kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
nous
B
elan vital
C
doğal tavır
D
epoche
E
Dasein
Açıklama:
İndirgemenin ilk aşaması olan epoche, dünyanın apaçık varlığından bütünüyle vazgeçmek, bu varlığı bütünüyle işe karıştırmamak, dışarıda bırakmak, kullanmamak, söz konusu varlığı “paranteze almak”tır.
Soru 40
Husserl’in transandantal fenomenolojisinin giriş kapısı olduğu kadar, aynı zamanda fenomenolojiyi kuran bütün kavramlara anlam kazandıran, onları olanaklı kılan ortak temel kavram hangisidir?
Seçenekler
A
Doğal Tavır
B
İndirgeme
C
Yönelimsellik
D
Kriz
E
Hayat-Alanı
Açıklama:
Husserl’in Temel Kavramları
İndirgeme, Husserl’in transandantal fenomenolojisinin giriş kapısı olduğu kadar, aynı zamanda fenomenolojiyi kuran bütün kavramlara anlam kazandıran, onları olanaklı kılan ortak temeldir.
İndirgeme, Husserl’in transandantal fenomenolojisinin giriş kapısı olduğu kadar, aynı zamanda fenomenolojiyi kuran bütün kavramlara anlam kazandıran, onları olanaklı kılan ortak temeldir.
Soru 41
Kaynağını ampirik algı düzeyinden ya da dünyevi bakış açısından alan tavır, Husserl tarafından …… …… olarak adlandırılır.
Seçenekler
A
Saf bilinç
B
Hayat alanı
C
Doğal tavır
D
Doğalcı dogmatizm
E
Yönelimsellik anlayışı
Açıklama:
Husserl’in Temel Kavramları
Doğal Tavır: Kaynağını ampirik algı düzeyinden ya da dünyevi bakış açısından alan tavır, Husserl tarafından doğal tavır olarak adlandırılır. Doğal tavır içerisinde nesneler, zamansal-mekansal dünya içerisinde, yani bizim dışımızda bir varolan olarak ele alınırken onların algısı ise reel insana ait psikolojik bir duruma indirgenir.
Doğal Tavır: Kaynağını ampirik algı düzeyinden ya da dünyevi bakış açısından alan tavır, Husserl tarafından doğal tavır olarak adlandırılır. Doğal tavır içerisinde nesneler, zamansal-mekansal dünya içerisinde, yani bizim dışımızda bir varolan olarak ele alınırken onların algısı ise reel insana ait psikolojik bir duruma indirgenir.
Soru 42
“Bilim öncesi ve harici yaşamımız içinde deneyimlediğimiz şeylerin ve gerçekte deneyimlenebilir olanların ötesinde olduğunu bildiğimiz şeylerin uzamsal-zamansal dünyasıdır” ifadesinde tanımlanan kavram hangisidir?
Seçenekler
A
Doğal tavır
B
Yönelimsellik
C
İndirgeme
D
Hayat-Alanı
E
Epoche
Açıklama:
Husserl’in Temel Kavramları
Hayat-alanı bilim öncesi ve harici yaşamımız içinde deneyimlediğimiz şeylerin ve gerçekte deneyimlenebilir olanların ötesinde olduğunu bildiğimiz şeylerin uzamsal-zamansal dünyasıdır. Deneyimlenmesi muhtemel şeylerin -taşlar, hayvanlar, bitkiler, insanlar ve beşeri ürünler- ufku olarak sahip olduğumuz dünya-ufkumuzdur.
Hayat-alanı bilim öncesi ve harici yaşamımız içinde deneyimlediğimiz şeylerin ve gerçekte deneyimlenebilir olanların ötesinde olduğunu bildiğimiz şeylerin uzamsal-zamansal dünyasıdır. Deneyimlenmesi muhtemel şeylerin -taşlar, hayvanlar, bitkiler, insanlar ve beşeri ürünler- ufku olarak sahip olduğumuz dünya-ufkumuzdur.
Soru 43
Husserl’in fenomenolojisi, özlere yönelik vurgusu açısından, burjuva teorisine Alman idealizminin temel güçleri ve kavramlarıyla yeniden yaşam sunma yönünde gecikmiş bir girişim veya tahakkümün otoriter formlarının ideolojisine düşünsel bir hazırlık olarak görülebileceğini ifade eden kuramcı kimdir?
Seçenekler
A
Adorno
B
Gorner
C
West
D
Marcuse
E
Piccone
Açıklama:
Husserl’e Yönelik Eleştiriler
Marcuse, Negations’ta (1988), Husserl’in fenomenolojisi, özlere yönelik vurgusu açısından, burjuva teorisine Alman idealizminin temel güçleri ve kavramlarıyla yeniden yaşam sunma yönünde gecikmiş bir girişim veya tahakkümün otoriter formlarının ideolojisine düşünsel bir hazırlık olarak görülebileceğini ifade etmiştir.
Marcuse, Negations’ta (1988), Husserl’in fenomenolojisi, özlere yönelik vurgusu açısından, burjuva teorisine Alman idealizminin temel güçleri ve kavramlarıyla yeniden yaşam sunma yönünde gecikmiş bir girişim veya tahakkümün otoriter formlarının ideolojisine düşünsel bir hazırlık olarak görülebileceğini ifade etmiştir.
Soru 44
……, epistemolojide, insanın kendi beni veya bilinç içeriklerinden başka şeyi bilmediğini, bilginin zihin hallerinin bilgisi olduğunu ve dolayısıyla da insanın kendi zihin hallerinin dışında herhangi bir şeyin varolduğunu savunamayacağını ileri süren teorilere gönderme yapar.
Yukarıda verilen ifadedeki boşluğa hangi kavramlar gelmelidir?
Yukarıda verilen ifadedeki boşluğa hangi kavramlar gelmelidir?
Seçenekler
A
İndirgeme
B
Solipsizm
C
Yönelimsellik
D
Naturalizm
E
Fenonemoloji
Açıklama:
Husserl’e Yönelik Eleştiriler
Solipsizm, epistemolojide, insanın kendi beni veya bilinç içeriklerinden başka şeyi bilmediğini, bilginin zihin hallerinin bilgisi olduğunu ve dolayısıyla da insanın kendi zihin hallerinin dışında herhangi bir şeyin varolduğunu savunamayacağını ileri süren teorilere gönderme yapar.
Solipsizm, epistemolojide, insanın kendi beni veya bilinç içeriklerinden başka şeyi bilmediğini, bilginin zihin hallerinin bilgisi olduğunu ve dolayısıyla da insanın kendi zihin hallerinin dışında herhangi bir şeyin varolduğunu savunamayacağını ileri süren teorilere gönderme yapar.
Soru 45
Kişi sadece sevmez, sadece korkmaz, sadece görmez ya da sadece yargıda bulunmaz. Aynı zamanda kişi sevgiliyi sever, korkunç bir şeyden korkar, etrafındaki herhangi bir nesneyi görür ve bir olgu durumu hakkında yargıda bulunur.
Yukarıdaki ifadede Husserl'in hangi kavramı üzerinde durulmuştur?
Yukarıdaki ifadede Husserl'in hangi kavramı üzerinde durulmuştur?
Seçenekler
A
indirgeme
B
epokhe
C
yönelimsellik
D
doğal tavır
E
elan vital
Açıklama:
Yönelimsellik, saf bilinç temelinde açıklanabilecek bir kavram. Bilinç ya da saf bilinç, Husserl’de, bir şeyin bilincidir, “-ın bilinci”dir, bir şeye yönelmiştir. Bir şeyi kendisine nesne kılan bilinçtir. Fakat aynı zamanda, başka ben’lerin bilincinin de nesnesi olan bir bilinçtir. Descartes’ın “düşünüyorum, o hâlde varım”ındaki düşünme edimi esasında söylemek gerekirse, her düşünce ediminin/cogitonun bir nesnesi, “cogitatum”u vardır. Çünkü kişi sadece sevmez, sadece korkmaz, sadece görmez ya da sadece yargıda bulunmaz. Aynı zamanda kişi sevgiliyi sever, korkunç bir şeyden korkar, etrafındaki herhangi bir nesneyi görür ve bir olgu durumu hakkında yargıda bulunur.
Soru 46
Aşağıdakilerden hangisi Husserl’in hayat-alanı kavramsallaştırmasında üzerinde doğrudan etkisi olan kuramcılardan biridir?
Seçenekler
A
Jean-Paul Sartre
B
Martin Heidegger
C
Alfred North Whitehead
D
Bertrand Russel
E
Alfred Schutz
Açıklama:
Husserl’in Sosyal Teori Üzerindeki Etkileri
Hayat-alanı kavramsallaştırmasının esasında, Husserl’in Alfred Schutz ve Jürgen Habermas üzerindeki doğrudan etkisini düşündüğümüzde yadsınamaz önemi bir kez daha açığa çıkmış olur
Hayat-alanı kavramsallaştırmasının esasında, Husserl’in Alfred Schutz ve Jürgen Habermas üzerindeki doğrudan etkisini düşündüğümüzde yadsınamaz önemi bir kez daha açığa çıkmış olur
Soru 47
Kim öznelliği ve yönelimselliği anlamak istiyorsa, onları insan kültürü olarak kökensel açığa çıkmalarında kavramak zorundadır. Bunun için, her gün içinde bulunduğumuz, bizi kuşatan dünyanın genel yapısının araştırılması gerekmektedir.
Yukarıdaki ifadede Husserl'in hangi kavramı ele alınmıştır?
Yukarıdaki ifadede Husserl'in hangi kavramı ele alınmıştır?
Seçenekler
A
epokhe
B
elan vital
C
hayat-alanı
D
indirgeme
E
empirizm
Açıklama:
Olgusal, öznel-yönelimsel oryantasyonun ilk ve en temel biçimi olarak hayat-alanı, olgusal ve antropolojik bir gerçekliktir. Bu şu anlama gelmektedir: Kim öznelliği ve yönelimselliği anlamak istiyorsa, onları insan kültürü olarak kökensel açığa çıkmalarında -hem de öncelikle en temel insan kültürü olarak, yani hayat-alanı olarak- kavramak zorundadır. Doğru yanıt C seçeneğidir.
Soru 48
Aşağıdakilerden hangisi Husserl’in etkisi altında kalan düşünürlerden biri değildir?
Seçenekler
A
Emmanuel Levinas
B
Maurice Merleau-Ponty
C
Herbert Marcuse
D
Aron Gurwitsch
E
Michel Foucault
Açıklama:
Husserl’e Yönelik Eleştiriler
Herbert Marcuse, Husserl’i eleştiren isimlerden biridir. Marcuse, Negations’ta (1988), Husserl’e dair eleştirel bir tutum alırken Adorno’nun düşüncelerine benzer bir perspektiften hareket eder. Ona göre, Husserl’in fenomenolojisi, özlere yönelik vurgusu açısından, burjuva teorisine Alman idealizminin temel güçleri ve kavramlarıyla yeniden yaşam sunma yönünde gecikmiş bir girişim veya tahakkümün otoriter formlarının ideolojisine düşünsel bir hazırlık olarak görülebilir.
Herbert Marcuse, Husserl’i eleştiren isimlerden biridir. Marcuse, Negations’ta (1988), Husserl’e dair eleştirel bir tutum alırken Adorno’nun düşüncelerine benzer bir perspektiften hareket eder. Ona göre, Husserl’in fenomenolojisi, özlere yönelik vurgusu açısından, burjuva teorisine Alman idealizminin temel güçleri ve kavramlarıyla yeniden yaşam sunma yönünde gecikmiş bir girişim veya tahakkümün otoriter formlarının ideolojisine düşünsel bir hazırlık olarak görülebilir.
Soru 49
Husserl'in terminolojisinde görünüşlerin kendilerine karşıt olarak fenomenlerin özleri anlamında, fenomenlerin yapıları veya değişmesi imkânsız boyutlarıyla ilgilenen anlamında kullanılan ifade aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
numenal
B
epokhe
C
noetik
D
eidetik
E
yönelimsel
Açıklama:
Eidetik: Görünüşlerin kendilerine karşıt olarak fenomenlerin özleri anlamında, fenomenlerin yapıları veya değişmesi imkânsız boyutlarıyla ilgilenen anlamında kullanılan ifade ya da sıfattır.
Soru 50
Gorner’a göre transandantal indirgeme devreye sokulduğunda ben bütün diğer bilinçlerle ilişkisini kesmiş olur. Eş deyişle, ‘mutlak-ben’i uçsuz bucaksız bir a priori ile özdeşleştirdiğinde Husserl, bütün başka-ben’leri resmin dışında tutmaktadır.
Buna göre Gorner, Husserl'in felsefesini aşağıdakilerden hangisine düşmekle suçlamaktadır?
Buna göre Gorner, Husserl'in felsefesini aşağıdakilerden hangisine düşmekle suçlamaktadır?
Seçenekler
A
Solipsizm
B
Transandantal idealizm
C
Empirik realizm
D
Nominalizm
E
Fenomenoloji
Açıklama:
Gorner’a göre transandantal indirgeme devreye sokulduğunda ben bütün diğer bilinçlerle ilişkisini kesmiş olur. Eş deyişle, ‘mutlak-ben’i uçsuz bucaksız bir a priori ile özdeşleştirdiğinde Husserl, bütün başka-ben’leri resmin dışında tutmaktadır. O hâlde, transandantal temelde indirgenmiş bilinç solipsistic’tir. Bu nedenle, transandantal fenomenoloji kaçınılmaz bir biçimde solipsism içerir.
Ünite 3
Soru 1
Aşağıdakilerden hangisi Varlık ve Zaman eserinin kaleme alınışına giden yolda belirtilen temel etkilerle ilgili doğru bir ifadedir?
Seçenekler
A
Sokrates Heidegger’in düşünsel serüvenini derinden etkiler.
B
Matematik alanındaki başarıları Heidegger’in düşüncesinin oluşumunda önemlidir.
C
Heidegger’in düşüncesinin oluşumunda teolojik etkiden söz edilir.
D
Kendini oto-teoloji ile birleştirerek ilahi olana ilgisini yitirmiştir.
E
Transandantal idealizmine yakınlaşmış ve Kartezyenizmini savunmuştur.
Açıklama:
Aristoteles Heidegger’in düşünsel serüvenini derinden etkiler. Husserl'in fenomenolojisi Heidegger’in düşüncesinin oluşumunda önemlidir. Heidegger’in düşüncesinin oluşumunda teolojik etkiden söz edilir. Kendini oto-teolojiden kesin olarak ayrılmakla bilirkte ilahi olana ilgisini korumuştur.
Soru 2
Varlık ve zaman eseri aşağıdaki filozoflardan hangisini derinden etkilemiştir?
Seçenekler
A
Levinas
B
Husserl
C
Karl Braig
D
Aristoteles
E
Franz Brentano
Açıklama:
Varlık ve Zaman Gadamer’den (ö. 2002) Sartre’a (ö. 1980), Merleau-Ponty’den (ö. 1961) Levinas (ö. 1995) hatta Foucault’ya (ö. 1984) kadar pek çok Kıta filozofunu derinden etkilemiştir.
Soru 3
Aşağıdakilerden hangisi Heidegger’e göre Dasein terime ilişkin doğru bir ifade değildir?
Seçenekler
A
Varlığa dair bir ön anlayışa sahiptir.
B
Diğer varolanlara nazaran ontik-o-ontolojik ayrıcalığı vardır.
C
Varlığında varlığı kendisine mesele eder.
D
Onun varoluşu bir olma-imkânı tarafından karaterize olur.
E
Sabit bir özü veya doğası vardır.
Açıklama:
Dasein varlığa dair bir ön anlayışa sahiptir, öyle ki o, bu anlayış zemininde varlık sorusunu sorabilecek tek varolan durumundadır. Esasında Dasein “varlığında varlığı kendisine mesele etmesi” ile diğer varolanlardan ayrılmaktadır. Bu, Dasein’ın diğer varolanlara nazaran ontik-o-ontolojik üstünlüğünü ya da ayrıcalğını anlatmaktadır. Dasein’ın verili, sabit bir özü ya da doğası
yoktur Heidegger’e göre. O, kendini imkânlarına doğru atılmış bulduğundan, onun varoluşu bir olma-imkânı tarafından karakterize olmaktadır.
Sabit bir özü veya doğası vardır.
yoktur Heidegger’e göre. O, kendini imkânlarına doğru atılmış bulduğundan, onun varoluşu bir olma-imkânı tarafından karakterize olmaktadır.
Sabit bir özü veya doğası vardır.
Soru 4
Aşağıdakilerden hangisi Heidegger Dasein’ın gereçlerle ilişkisini güdüleyen ya da yöneten ontolojik belirlenim olarak tanımlanır?
Seçenekler
A
Tasa
B
Özen
C
Varoluş
D
Kaygı
E
Muhit
Açıklama:
Gereçlerle ilişki ve kişilerle (başkalarıyla) ilişki. Heidegger Dasein’ın gereçlerle ilişkisini güdüleyen ya da yöneten egzistansiyale yani ontolojik belirlenime tasa denilir.
Soru 5
Heidegger'e göre dünyada olmanın temel tarzlarından biri olan gereçlerle ilişki ifadesi için aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Gereçsellik türevsel varlıktır.
B
Varlık türüne el önündelik denir.
C
Gereçler tekbaşlarına bulunur.
D
Dünya bir anlamlılık bütündür.
E
Anlamlılık belirtik olarak farkedilir.
Açıklama:
Egzistansiyal anlamda dünya şeylerin (dağlar, yollar, insanlar, evler, ırmaklar vb.) genel bağlamı ya da basitçe toplamı gibisinden bir şey değildir hiçbir
şekilde ama dünya göndermeler ağına yaslanan bir anlamlılık bütünüdür.
Dünya bir anlamlılık bütündür.
şekilde ama dünya göndermeler ağına yaslanan bir anlamlılık bütünüdür.
Dünya bir anlamlılık bütündür.
Soru 6
Heidegger'e göre insanın özünü oluşturan ve onun varlığını kuran şey aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Tasa
B
Özen
C
Kaygı
D
Ölüm
E
Varoluş
Açıklama:
Geleneksel metafizik anlamayı insanın bir akıl veya bilinç faaliyetine daraltarak anlamış, onu giderek kavramsal ya da gidimli düşünmeye indirgemiştir. Sonuçta da insanı “akıl sahibi bir canlı” olarak tanımlamış ve çerçevelemiştir. Heidegger insana dair bu tanıma itiraz eder ve onun yerine insanın özünü oluşturan ve onun varlığını kuran şeyin akıl ya da bilinç değil de kaygı (Sorge) olduğunu öne sürer.
Soru 7
Heidegger’e göre, Dasein’ın varlığında karşılık bularak zamansallaşan asıl zamana ilişkin aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Asıl zaman ölçülür ve nicelleştirilir.
B
Asıl zaman varoluşun özlü ifadesinde karşılık bulur.
C
Asıl zaman kamusal zamansallıktır.
D
Asıl zaman herkese göre aynı biçimde işler.
E
Asıl zaman daseinden bağımsız hükmünü yürütür.
Açıklama:
Heidegger iki tür zaman ayırt eder: ilki saatlerin zamanı yani ölçülebilir, sıradan ve kamusal zaman, ikincisi ise varoluşta (ya da varoluşun özlü ifadesi olarak kaygıda) karşılık bulan asli zaman. Heidegger sözü geçen ilk zamanın ikincisinde temellendiğini, dolayısıyla asıl zamanın varoluşsal olarak adlandırabileceğimiz zamansallık olduğunu öne sürer.
Asıl zaman varoluşun özlü ifadesinde karşılık bulur.
Asıl zaman varoluşun özlü ifadesinde karşılık bulur.
Soru 8
Aşağıdakilerden hangisi Heidegger'in metafizik konusundaki düşüncelerine ilişkin doğru bir ifadedir?
Seçenekler
A
Varlığın doğuşunun tarihidir.
B
Varlığın unutuluş tarihini yansıtır.
C
Her bakımdan bir çöküş sürecidir.
D
Varlık tek anlama gelir.
E
Varlığın kendisini ortaya koymasına tanıklık etme sürecidir.
Açıklama:
Metafizik tarihiyle iç içe geçen varlığın tarihî kavramı karşımıza çıkıyor. Heidegger’e göre, metafiziğin tarihine tekabül eden varlığın tarihinin bu dönemi varlığın unutuluşu yani kendini geri çekmesi olarak tezahür etmektedir. Bu yaklaşıma göre, varlık unutmanın nesnesi olmaktan ziyade öznesidir.
Varlığın unutuluş tarihini yansıtır.
Varlığın unutuluş tarihini yansıtır.
Soru 9
Aşağıdaki eserlerden hangisi ontolojik ayrımın yerini varlığın ikili tavrına bırakarak hem varolanda açığa çıkar hem de kendini geri çeker?
Seçenekler
A
Varlığa Dair Ontolojik Araştırmalar
B
Varlık ve Zaman
C
Kehre
D
Felsefeye Katkılar
E
Varolanın Çoklu Anlamı Üzerine
Açıklama:
Felsefeye Katkılar’da Varlık ve Zaman’daki ontolojik ayrımın yerini varlığın ikili tavrı almıştır; buna göre o varolanda açığa çıkarken bir yandan da kendini geri çeker.
Soru 10
Aşağıdakilerden hangisi Heidegger'e göre teknolojiye içkin tehlikeye ilişkin doğru bir ifadedir?
Seçenekler
A
Tekhne değerlerin değerden düşmesi anlamına gelir.
B
Teknolojinin özü teknolojik olmasıdır.
C
Teknoloji insanın kendisiyle kurduğu ilişkiyi dönüştürür.
D
Teknolojinin yarattığı esas tehlike radyasyon yaymasıdır.
E
Varlıkla olan bağını güçlendirerek sahici düşünmeyi ilerletir.
Açıklama:
Heidegger’in bakış açısıyla ifade edecek olursak bugün asıl sorun veya tehlike söz gelimi cep telefonlarının yaydığı radyasyon veya şu ya da bu çapta bir çevre felaketi değildir. Ama zihinlerimizin ya da düşünme tarzımızın giderek artan bir şekilde teknolojik mantığın esareti altına girmesi, buna koşut olarak da insanın giderek kullanıma yönelik bir “kaynağa” dönüşmesi tehlikesidir.
Teknoloji insanın kendisiyle kurduğu ilişkiyi dönüştürür.
Teknoloji insanın kendisiyle kurduğu ilişkiyi dönüştürür.
Soru 11
Heidegger’in eserleri hangi düşüncenin etrafında döner durur?
Seçenekler
A
Kaygı
B
Varlık
C
Varoluş
D
Mekan
E
Zaman
Açıklama:
Sorunun cevabına ilişkin detayları "GİRİŞ" başlığında bulabilirsiniz.
Heidegger’in bugün itibariyle yüz cildi aşan eserleri tek bir düşüncenin etrafında döner durur: Varlık düşüncesi.
Heidegger’in bugün itibariyle yüz cildi aşan eserleri tek bir düşüncenin etrafında döner durur: Varlık düşüncesi.
Soru 12
Levinas'ın, Heidegger'i varlık düşüncesinde yer vermediği için eleştirdiği kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Benlik
B
Siyaset
C
Etik
D
Metafizik
E
Kültür
Açıklama:
Sorunun cevabıyla ilgili detaylı bilgi "GİRİŞ" başlığında yer almaktadır.
Levinas (ö. 1995), Heidegger’de varlık düşüncesinin insan gerçekliğinin her alanını kaplamasını ve bu düşüncede etiğe yer verilmemesini şiddetli bir şekilde eleştirmiş ve etik yoluyla varlığın (ve bu arada Heidegger’in düşünce ikliminin) dışına çıkmanın imkânını aramıştır. Oysa Heidegger açısından meseleye bakarsak, onun düşüncesinde etiğin eriyik bir biçimde ya da bilkuvve olarak bulunduğunu söyleyebiliriz.
Levinas (ö. 1995), Heidegger’de varlık düşüncesinin insan gerçekliğinin her alanını kaplamasını ve bu düşüncede etiğe yer verilmemesini şiddetli bir şekilde eleştirmiş ve etik yoluyla varlığın (ve bu arada Heidegger’in düşünce ikliminin) dışına çıkmanın imkânını aramıştır. Oysa Heidegger açısından meseleye bakarsak, onun düşüncesinde etiğin eriyik bir biçimde ya da bilkuvve olarak bulunduğunu söyleyebiliriz.
Soru 13
Heidegger, “Varlık çeşitli anlamlara gelir.” cümlesinin kendisinin düşünce
yolunu belirlediğini ifade eder. Bu cümle aşağıdaki düşünürlerden hangisine aittir?
yolunu belirlediğini ifade eder. Bu cümle aşağıdaki düşünürlerden hangisine aittir?
Seçenekler
A
Hegel
B
Kant
C
Platon
D
Aristoteles
E
Husserl
Açıklama:
Sorunun cevabı, "HEIDEGGER’İN HAYATI VE ESERLERİ" başlığında yeralmaktadır.
Freibourg Üniversitesinde ilahiyat eğitimi alır. Ancak yavaş yavaş Katoliklikten
uzaklaşır. Bu dönemde Karl Braig’in (ö. 1923) Varlığa Dair Ontolojik Araştırmalar ve Franz Brentano’nun (ö. 1917) Aristoteles’te Varolanın Çoklu Anlamı Üzerine adlı kitaplarını okur. Bilhassa bu sonuncu kitap, Heidegger’in Grek felsefesi yolunda ilk kılavuzu olur ve onu Aristoteles okumaya sevk eder. Filozof, Aristoteles’in Metafizik’inde geçen “Varlık çeşitli anlamlara gelir.” cümlesinin kendisinin düşünce yolunu belirlediğini ifade eder.
Freibourg Üniversitesinde ilahiyat eğitimi alır. Ancak yavaş yavaş Katoliklikten
uzaklaşır. Bu dönemde Karl Braig’in (ö. 1923) Varlığa Dair Ontolojik Araştırmalar ve Franz Brentano’nun (ö. 1917) Aristoteles’te Varolanın Çoklu Anlamı Üzerine adlı kitaplarını okur. Bilhassa bu sonuncu kitap, Heidegger’in Grek felsefesi yolunda ilk kılavuzu olur ve onu Aristoteles okumaya sevk eder. Filozof, Aristoteles’in Metafizik’inde geçen “Varlık çeşitli anlamlara gelir.” cümlesinin kendisinin düşünce yolunu belirlediğini ifade eder.
Soru 14
I- yönelimsellik
II- transandantal idealizm
III- a priori
IV- kategoryal görü
V- kartezyenizm
Husserl, Heidegger’in düşüncesinin oluşumunda önemli bir rol oynamıştır. Husserl'in eserlerinde yer alan yukarıdaki kavramlardan hangileri Heidegger’in felsefesinde yeniden yorumlanmıştır?
II- transandantal idealizm
III- a priori
IV- kategoryal görü
V- kartezyenizm
Husserl, Heidegger’in düşüncesinin oluşumunda önemli bir rol oynamıştır. Husserl'in eserlerinde yer alan yukarıdaki kavramlardan hangileri Heidegger’in felsefesinde yeniden yorumlanmıştır?
Seçenekler
A
I, II, III
B
I, III, IV
C
II, IV, V
D
II, IV, V
E
III, IV, V
Açıklama:
Sorunun cevabına ilişkin detaylı bilgiyi "HEIDEGGER’İN HAYATI VE ESERLERİ" başlığında bulabilirsiniz.
Heidegger, Husserl’in fenomenolojisinin kavramlarını olduğu gibi kabul etmek yerine, bu disipline denebilirse hermenötik bir kavis vermiştir.
Husserl'in eserlerinde yer alan kavramların bazılarını Heidegger felsefesinde yeniden yorumlanmıştır. Bu kavramlar şunlardır:
I- yönelimsellik
III- a priori
IV- kategoryal görü
Heidegger, Husserl’in Ideen I’deki transandantal idealizmine (II) uzak durmuş ve onun Kartezyenizmini (V) de eleştirmiştir.
Heidegger, Husserl’in fenomenolojisinin kavramlarını olduğu gibi kabul etmek yerine, bu disipline denebilirse hermenötik bir kavis vermiştir.
Husserl'in eserlerinde yer alan kavramların bazılarını Heidegger felsefesinde yeniden yorumlanmıştır. Bu kavramlar şunlardır:
I- yönelimsellik
III- a priori
IV- kategoryal görü
Heidegger, Husserl’in Ideen I’deki transandantal idealizmine (II) uzak durmuş ve onun Kartezyenizmini (V) de eleştirmiştir.
Soru 15
Heidegger felsefesinde yer alan "Dasein" teriminin en yakın karşılığı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
öznel algı
B
ussallık
C
özdeşlik
D
bilinç durumu
E
insan varlığı
Açıklama:
Detaylı bilgiye "VARLIK VE ZAMAN" başlığından ulaşılabilir.
Dasein: Heidegger’in Dasein diye adlandırdığı “insan varlığı” geleneksel felsefenin söz dağarcığında yer etmiş kimi teknik terimlerle anlatılamayacak bir şeye karşılık gelmektedir. “Dasein”, geleneksel felsefelerde temellendirilmeye çalışıldığı gibi ne bilinç ne öznellik ne de ussallıktır. “Dasein” kendine özgü bir varlık türü oluşuyla (her insan tekinin olduğu üzere) hem kendisini hem de öteki bütün varlıkların varlığını açığa vurmaktadır. Heidegger, bu özel varlığın varlığını “varoluş” olarak nitelendirerek “Dasein” diye adlandırdığı bu insan varlığının en belirgin niteliği olarak “zamansal” oluşunu öne çıkarmaktadır (Güçlü vd., 2003).
Dasein: Heidegger’in Dasein diye adlandırdığı “insan varlığı” geleneksel felsefenin söz dağarcığında yer etmiş kimi teknik terimlerle anlatılamayacak bir şeye karşılık gelmektedir. “Dasein”, geleneksel felsefelerde temellendirilmeye çalışıldığı gibi ne bilinç ne öznellik ne de ussallıktır. “Dasein” kendine özgü bir varlık türü oluşuyla (her insan tekinin olduğu üzere) hem kendisini hem de öteki bütün varlıkların varlığını açığa vurmaktadır. Heidegger, bu özel varlığın varlığını “varoluş” olarak nitelendirerek “Dasein” diye adlandırdığı bu insan varlığının en belirgin niteliği olarak “zamansal” oluşunu öne çıkarmaktadır (Güçlü vd., 2003).
Soru 16
Heidegger'e göre gereçlerle ilişki; gündelik hayata mahsus olan ve aynı zamanda dünya-da olma'nın temel tarzlarından biridir. Filozofun bakış açısına göre bir çekice ilişkin olarak aşağıdaki ifadelerden hangisi göz önünde bulundurulur?
Seçenekler
A
Kütle, ağırlık ve biçim gibi nesnel özellikleri dikkate alınır.
B
Teorik incelemenin konusu oluşuyla göz önünde bulundurulur.
C
Gündelik iş görme esnasında ifade ettiği somut anlam itibariyle ele alınır.
D
Nesneleştirici yaklaşım açısından el-önünde-lik dikkate alınır.
E
Yer aldığı bağlam yani kullanım durumları dışında ele alınır.
Açıklama:
"VARLIK VE ZAMAN- Gündeliklik ve Dünya-da-Olma"
Örneğin çekiç, gereç olma vasfıyla, dolayısıyla işleviyle değil de kütle, ağırlık
ve biçim gibi nesnel özellikleriyle dikkate alınır. Geleneksel felsefe, dolayısıyla da bilim, şeyleri birtakım özelliklerin toplamı olarak, dolayısıyla bağlamından bağımsız ve yalıtık nesneler olarak değerlendirme eğiliminde olmuştur. Bu yaklaşıma göre şeylerin asıl varlığı nesnelliklerinde yatar. Bu, esasen şeylere salt teorik bakışla yaklaşmanın bir sonucudur. Heidegger şeyleri içinde yer aldıkları bağlamlarından, dolayısıyla kullanım durumlarından soyutlayarak ele alan bu nesneleştirici yaklaşıma el-önünde-lik (Vorhandenheit) adını verir ve felsefe ile bilime temel olagelmiş bu yaklaşıma atfedilen üstünlüğü sorgular. O, şeyleri öncelikle teorik düzeyde değil de gündelik iş görme ve kullanım esnasında ifade ettikleri somut anlam itibariyle ele alır. Başka bir ifadeyle, filozof gündelik hayatta karşılaştığımız şeylerin gereç vasfını öne çıkarır ya da temele yerleştirir. Gereçler, kullanım amaçlı olarak kendilerine başvurduğumuz ve kendilerinden yararlandığımız şeylerdir. Onlar bu amaçla elimizin altındadır. Bu yüzden, gereçlerin varlık türüne Heidegger el-altında-lık (Zuhandenheit) adını vermektedir. Filozofa göre şeyin gereç vasfının öne çıktığı el-altında-lık asıl, nesne vasfının öne çıktığı el-önünde-lik ise türevseldir. Sonuç olarak el-altında-lık el-önünde-lik’te temellenmekte yani birincisi ikincisinden doğmaktadır. Bir örnek yardımıyla ifade etmek gerekirse çekiç, çakma esnasında asıl hâldedir. Ama ne zaman ki kırılır ve kullanılamaz hâle gelir, o zaman el önüne gelerek teorik incelemenin konusu bir nesne hâline dönüşür ki bu kip onun türevsel hâlidir. Buradan şu sonuç çıkmaktadır: Pratik işleyişin kesintiye ya da akamete uğramasından doğan teorik bakış asıl değil, türevseldir. Böylece geleneksel teorinin üstünlüğü ya da önceliği tezi çürütülmüş olmaktadır.
Örneğin çekiç, gereç olma vasfıyla, dolayısıyla işleviyle değil de kütle, ağırlık
ve biçim gibi nesnel özellikleriyle dikkate alınır. Geleneksel felsefe, dolayısıyla da bilim, şeyleri birtakım özelliklerin toplamı olarak, dolayısıyla bağlamından bağımsız ve yalıtık nesneler olarak değerlendirme eğiliminde olmuştur. Bu yaklaşıma göre şeylerin asıl varlığı nesnelliklerinde yatar. Bu, esasen şeylere salt teorik bakışla yaklaşmanın bir sonucudur. Heidegger şeyleri içinde yer aldıkları bağlamlarından, dolayısıyla kullanım durumlarından soyutlayarak ele alan bu nesneleştirici yaklaşıma el-önünde-lik (Vorhandenheit) adını verir ve felsefe ile bilime temel olagelmiş bu yaklaşıma atfedilen üstünlüğü sorgular. O, şeyleri öncelikle teorik düzeyde değil de gündelik iş görme ve kullanım esnasında ifade ettikleri somut anlam itibariyle ele alır. Başka bir ifadeyle, filozof gündelik hayatta karşılaştığımız şeylerin gereç vasfını öne çıkarır ya da temele yerleştirir. Gereçler, kullanım amaçlı olarak kendilerine başvurduğumuz ve kendilerinden yararlandığımız şeylerdir. Onlar bu amaçla elimizin altındadır. Bu yüzden, gereçlerin varlık türüne Heidegger el-altında-lık (Zuhandenheit) adını vermektedir. Filozofa göre şeyin gereç vasfının öne çıktığı el-altında-lık asıl, nesne vasfının öne çıktığı el-önünde-lik ise türevseldir. Sonuç olarak el-altında-lık el-önünde-lik’te temellenmekte yani birincisi ikincisinden doğmaktadır. Bir örnek yardımıyla ifade etmek gerekirse çekiç, çakma esnasında asıl hâldedir. Ama ne zaman ki kırılır ve kullanılamaz hâle gelir, o zaman el önüne gelerek teorik incelemenin konusu bir nesne hâline dönüşür ki bu kip onun türevsel hâlidir. Buradan şu sonuç çıkmaktadır: Pratik işleyişin kesintiye ya da akamete uğramasından doğan teorik bakış asıl değil, türevseldir. Böylece geleneksel teorinin üstünlüğü ya da önceliği tezi çürütülmüş olmaktadır.
Soru 17
Aşağıdaki kavramlardan hangisi Heidegger'in, Dasein’ın sonlu varlığıyla bağlantılı olarak zamansal özünü açığa vuran kavramlardan biri değildir?
Seçenekler
A
kaygı
B
vicdanın sesi
C
ölüme-doğru-varlık
D
fırlatılmışlık
E
aklın eleştirisi
Açıklama:
"VARLIK VE ZAMAN- Varoluş, Kaygı ve Ölüm" başlığı altında detaylı bilgi bulabilirsiniz.
Temel kavramlar, kaygının yanı sıra vicdanın sesi, ölüme-doğru-varlık, fırlatılmışlık ve önceleyici kararlılıktır. Bunlar, Dasein’ın sonlu varlığıyla bağlantılı olarak zamansal özünü açığa vuran kavramlar olarak öne çıkmaktadır.
Temel kavramlar, kaygının yanı sıra vicdanın sesi, ölüme-doğru-varlık, fırlatılmışlık ve önceleyici kararlılıktır. Bunlar, Dasein’ın sonlu varlığıyla bağlantılı olarak zamansal özünü açığa vuran kavramlar olarak öne çıkmaktadır.
Soru 18
Heidegger’e göre teknolojinin özü nedir?
Seçenekler
A
güç istenci
B
tanrıların ölümü
C
çerçeveleme
D
tekniğin hükümranlığı
E
daimi-kalıcı mevcudiyet
Açıklama:
"METAFİZİĞİ AŞMAK- Teknolojiye İçkin Tehlike" başlığı altında detaylı bilgi bulabilisiniz.
Heidegger’e göre teknolojinin özü “çerçeveleme”de (Gestell) yatmaktadır. Açığa çıkarmanın bir tarzı olarak teknoloji, varolanları faydalılık esasına göre çerçeveleyerek açığa çıkarır. Açığa çıkarılan “varolan” artık “şey” değil, hatta “nesne” bile değil ama Bestandtır yani işletime ve kullanıma yönelik “kaynak”tır.
Heidegger’e göre teknolojinin özü “çerçeveleme”de (Gestell) yatmaktadır. Açığa çıkarmanın bir tarzı olarak teknoloji, varolanları faydalılık esasına göre çerçeveleyerek açığa çıkarır. Açığa çıkarılan “varolan” artık “şey” değil, hatta “nesne” bile değil ama Bestandtır yani işletime ve kullanıma yönelik “kaynak”tır.
Soru 19
Aşağıdakilerden hangisi "doğayı hatta insanı bile işletime ve kullanıma yönelik kaynak olarak gören teknolojik mantığın hâkimiyetine karşı Heidegger'in çare olarak önerdikleri arasında" değildir?
Seçenekler
A
düşünme
B
bilim
C
teemmül
D
soruşturma
E
sanat
Açıklama:
"METAFİZİĞİ AŞMAK- Teknolojiye İçkin Tehlike" başlığında detaylı bilgi bulabilirsiniz.
Teknolojinin, daha özel anlamda da teknolojik mantığın hâkimiyetine karşı, düşünme, soruşturma ve esasen de teemmül (bir işi ayrıntılarıyla düşünme, düşünüp taşınma) öne çıkıyor. Ama Heidegger’de teemmül ile dayanışma hâlinde bir çare daha var ki o da sanattır.
Teknolojinin, daha özel anlamda da teknolojik mantığın hâkimiyetine karşı, düşünme, soruşturma ve esasen de teemmül (bir işi ayrıntılarıyla düşünme, düşünüp taşınma) öne çıkıyor. Ama Heidegger’de teemmül ile dayanışma hâlinde bir çare daha var ki o da sanattır.
Soru 20
Heidegger'in sanatın hangi özelliğinden şikayetçi olduğu söylenebilir?
Seçenekler
A
hakiki güzellik üretimi olmasından
B
toplumsal bağlamından
C
dinle iç içe geçmesinden
D
estetiğe indirgenmesinden
E
sanatsal özün şiirsel olmasından
Açıklama:
"META FİZİĞİ AŞMAK- Sanatın Kurtarıcı Gücü" başlığını inceleyebilirsiniz.
İnsana düşen başlıca görev tekhne’nin bu ikircikli yapısını göz önünde bulundurarak teknolojinin gizemli özünü derinlemesine düşünmek (teemmül)
olmalıdır. Tekhne, bizi, bir vakitler “hakiki olanın güzellikte üretimi” demek olan sanata gönderir aynı zamanda. Bir vakitler tekhne adı altında sanat poiesis’e (üretime) bağlı açığa-çıkmayı ifade ediyordu. Ama toplumla ve dinle iç içe geçmiş olan “büyük sanat” geride kaldı artık. Biz modernler sanatın kültür endüstrisinin elinde estetiğe indirgendiği hatta “sanatın ölümü”nden dahi bahsedilir olduğu, teknolojinin hâkimiyeti altındaki bir çağda yaşıyoruz. Peki ama modernliğin bu alaca karanlığında, yani varlıkla bağın koptuğu ve kutsal’ın yeryüzünden kovulduğu, dolayısıyla da eşya ile ilişkinin ve dünya-da-olma’nın anlamının ters yüz olduğu bu çağda, sanat eski büyüklüğüne yeniden kavuşabilir mi ve bize bir çıkış yolu sunabilir mi? Heidegger’in, sonraki döneminde, teknolojinin özünden yayılan tehlikeye karşı, çare olarak -teemmülün yanı sıra- sanatın, bilhassa da onun özü olarak şiiriyetin kurtarıcı gücüne bel bağladığı söylenebilir.
İnsana düşen başlıca görev tekhne’nin bu ikircikli yapısını göz önünde bulundurarak teknolojinin gizemli özünü derinlemesine düşünmek (teemmül)
olmalıdır. Tekhne, bizi, bir vakitler “hakiki olanın güzellikte üretimi” demek olan sanata gönderir aynı zamanda. Bir vakitler tekhne adı altında sanat poiesis’e (üretime) bağlı açığa-çıkmayı ifade ediyordu. Ama toplumla ve dinle iç içe geçmiş olan “büyük sanat” geride kaldı artık. Biz modernler sanatın kültür endüstrisinin elinde estetiğe indirgendiği hatta “sanatın ölümü”nden dahi bahsedilir olduğu, teknolojinin hâkimiyeti altındaki bir çağda yaşıyoruz. Peki ama modernliğin bu alaca karanlığında, yani varlıkla bağın koptuğu ve kutsal’ın yeryüzünden kovulduğu, dolayısıyla da eşya ile ilişkinin ve dünya-da-olma’nın anlamının ters yüz olduğu bu çağda, sanat eski büyüklüğüne yeniden kavuşabilir mi ve bize bir çıkış yolu sunabilir mi? Heidegger’in, sonraki döneminde, teknolojinin özünden yayılan tehlikeye karşı, çare olarak -teemmülün yanı sıra- sanatın, bilhassa da onun özü olarak şiiriyetin kurtarıcı gücüne bel bağladığı söylenebilir.
Soru 21
Martin Heidegger'in 1927’de yayımlanmasını takip eden günlerde, Almanya’da akademik çevrelerde büyük bir üne kavuşmasını sağlayan çalışması aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Felsefeye Katkılar: Ereignis’den
B
Varlık ve Zaman
C
Kehre
D
Mantıksal Araştırmalar
E
Aristoteles’te Varolanın Çoklu Anlamı Üzerine
Açıklama:
Varlık ve Zaman 1927’de yayımlandığında
Almanya’da felsefi ve entelektüel çevrelerde bomba
etkisi yaratmıştır. Üstelik bu kitap yayımlanması aceleye
getirilmiş, bitmemiş bir projedir. Yarım bırakılmış
ve akim kalmış bir proje olmasına rağmen Varlık
ve Zaman’ın Kıta felsefesi içinde yarattığı büyük etki
bugün de hissedilmekte, kitap üzerine araştırma ve
tartışmalar felsefi gündemi hâlen belirlemeye devam
etmektedir.
Heidegger, Varlık ve Zaman’ın 1927’de yayımlanmasını
takip eden günlerde, Almanya’da akademik
çevrelerde büyük bir üne kavuşur.
Almanya’da felsefi ve entelektüel çevrelerde bomba
etkisi yaratmıştır. Üstelik bu kitap yayımlanması aceleye
getirilmiş, bitmemiş bir projedir. Yarım bırakılmış
ve akim kalmış bir proje olmasına rağmen Varlık
ve Zaman’ın Kıta felsefesi içinde yarattığı büyük etki
bugün de hissedilmekte, kitap üzerine araştırma ve
tartışmalar felsefi gündemi hâlen belirlemeye devam
etmektedir.
Heidegger, Varlık ve Zaman’ın 1927’de yayımlanmasını
takip eden günlerde, Almanya’da akademik
çevrelerde büyük bir üne kavuşur.
Soru 22
Varlık ve Zaman’ın kaleme alınışına giden yolda Heidegger’in düşünsel
serüvenini derinden etkileyen aşağıdakilerden hangisidir?
serüvenini derinden etkileyen aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sokrates’in düşüncesi
B
Aristoteles’in düşüncesi
C
Platon’un düşüncesi
D
Kant’ın düşüncesi
E
Sartre’ın düşüncesi
Açıklama:
Varlık ve Zaman’ın kaleme alınışına giden
yolda üç temel etkiden söz edebiliriz. İlk olarak
Aristoteles’in düşüncesi Heidegger’in düşünsel
serüvenini derinden etkilemiştir.
yolda üç temel etkiden söz edebiliriz. İlk olarak
Aristoteles’in düşüncesi Heidegger’in düşünsel
serüvenini derinden etkilemiştir.
Soru 23
Heidegger’de gündelik dünya-daolma’nın anlamını hangi kelime ile anlatır?
Seçenekler
A
Sorge
B
Dasein
C
Verstehen
D
Sujet
E
Kehre
Açıklama:
Dasein dışındaki varolanlar ne ise odurlar,
başka türlü olamazlar; Dasein yani insan ise
kendinden çıkabilen veya kendi önüne geçebilen
bir varolan olması dolayısıyla, ne ise o olmayabilen
ve ne değil ise o olabilen kendine mahsus bir varolandır.
Dasein’ın verili, sabit bir özü ya da doğası
yoktur Heidegger’e göre. O, kendini imkânlarına
doğru atılmış bulduğundan, onun varoluşu bir
olma-imkânı tarafından karakterize olmaktadır.
Yine, ona göre “Dasein’ın özü varoluşunda yatar.”
başka türlü olamazlar; Dasein yani insan ise
kendinden çıkabilen veya kendi önüne geçebilen
bir varolan olması dolayısıyla, ne ise o olmayabilen
ve ne değil ise o olabilen kendine mahsus bir varolandır.
Dasein’ın verili, sabit bir özü ya da doğası
yoktur Heidegger’e göre. O, kendini imkânlarına
doğru atılmış bulduğundan, onun varoluşu bir
olma-imkânı tarafından karakterize olmaktadır.
Yine, ona göre “Dasein’ın özü varoluşunda yatar.”
Soru 24
Ereignis’in( Olay'ın) Heidegger’in düşünce serüveninde neyi ifade eder?
Seçenekler
A
Olay, varlıkla insanın birbirini sahiplenmesini anlatır
B
muğlak bir “son tanrı” anlayışını
C
Beceri, el becerisi, ustalık, sanat, uygulama ilmi veya bilimi.
D
modern insana hâkim olan teknolojik-hesabı düşünme eğilimi
E
Asli zaman ve türevsel zaman kavramlarını
Açıklama:
Heidegger Olay terimini metafiziğin sonunda
vukuu umulan yeni bir başlangıç çerçevesinde
varlıkla (Seyn) yeni bir ilişkiyi belirtmek üzere kullanır.
Olay, varlıkla insanın birbirini sahiplenmesini
anlatır temelde. Böyle bir düşünce metafiziğin
sonu ile birlikte ona dair tarihselliğin de sonlanmasını
varsayar. Varlık kendini mevcudiyet (Anwesenheit)
olarak verir ama bu mutlak ve kayıtsız bir
mevcudiyet değildir. Bu öyle bir mevcudiyettir ki
bize yaklaşır ve fakat kendini bizden geri de çeker.
Olay’ın sahiplenmesine bir sahiplenmeme aittir
aynı zamanda. Bu durum hakikatin (a-letleia)
kendini açarken bir yandan da gizlemesine benzer.
Varlık, Olay’ın bir kipi ya da tarzı olarak düşünülebilir.
Olay, varlıkla insanın birbirini sahiplenmesini anlatır
vukuu umulan yeni bir başlangıç çerçevesinde
varlıkla (Seyn) yeni bir ilişkiyi belirtmek üzere kullanır.
Olay, varlıkla insanın birbirini sahiplenmesini
anlatır temelde. Böyle bir düşünce metafiziğin
sonu ile birlikte ona dair tarihselliğin de sonlanmasını
varsayar. Varlık kendini mevcudiyet (Anwesenheit)
olarak verir ama bu mutlak ve kayıtsız bir
mevcudiyet değildir. Bu öyle bir mevcudiyettir ki
bize yaklaşır ve fakat kendini bizden geri de çeker.
Olay’ın sahiplenmesine bir sahiplenmeme aittir
aynı zamanda. Bu durum hakikatin (a-letleia)
kendini açarken bir yandan da gizlemesine benzer.
Varlık, Olay’ın bir kipi ya da tarzı olarak düşünülebilir.
Olay, varlıkla insanın birbirini sahiplenmesini anlatır
Soru 25
Heidegger’de Asli zaman nedir?
Seçenekler
A
Ölçülemez ve niceleştirilemez zaman.
B
Ölçülebilir zaman
C
Nesnel zaman,
D
Kamusal zamandır
E
Saatlerin zamanı
Açıklama:
Dasein’ın varlığında karşılık bularak zamansallaşan zaman.
Ölçülemez ve niceleştirilemez zaman.
Ölçülemez ve niceleştirilemez zaman.
Soru 26
Heidegger’de göre sahici varoluşun kapısını ne aralar?
Seçenekler
A
ek-statik
B
ölümlülük şuuru
C
kaygı
D
Tasa
E
Endişe
Açıklama:
Var olmak, ölmekte olmak
demektir aynı zamanda. Demek ki varoluşu ölümü
dışta tutarak düşünemeyiz, zira gündelik hayatın
koşturmacası içinde bunu pek fark etmesek
de biz her hâlükârda ölüme doğru var oluyoruz.
Heidegger’de ölümlülük şuuru sahici varoluşun kapısını
aralar.
demektir aynı zamanda. Demek ki varoluşu ölümü
dışta tutarak düşünemeyiz, zira gündelik hayatın
koşturmacası içinde bunu pek fark etmesek
de biz her hâlükârda ölüme doğru var oluyoruz.
Heidegger’de ölümlülük şuuru sahici varoluşun kapısını
aralar.
Soru 27
Psikolojik yan anlamlarına bakmaksızın, insanın ontolojik anlamı olan, kendisi ve dünya ile ilişkisinde asli varlık kipini ifade eden nedir?
Seçenekler
A
Tasa
B
Endişe
C
Hâletiruhiyeler
D
Kaygı
E
Özen
Açıklama:
Dasein’ın yani insanın zamansallığını sonluluk
fenomeniyle bağlantısı noktasında kavrayan
Heidegger’e göre insanın sonlu, dolayısıyla zamansal
yapısını belirleyen temel hâletiruhiye kaygıdır. Burada
kaygı insanın egzistansiyal anlamda bütünlüğünü
kuran merkezî bir kavram olarak onun bütün hayatına
yayılır: Gereçlerle iş görmede kaygı tasa kipine,
diğer insanlarla ilişkilerde ise özen kipine bürünür;
ölüm önünde duyulan ve dünya-da-olma’nın anlamını
açığa seren endişe, kaygının bir diğer kipidir.
Kaygı insanın özünü oluşturur ve varoluşunu belirler.
Başka türlü söylersek insan, özünde kaygıdan yapılmadır.
Kaygıyı psikolojik yan anlamlarına
bakarak anlamamak gerekir, bilakis o insanın ontolojik
anlamı olup onun kendisi ve dünya ile ilişkisinde
asli varlık kipini ifade eder.
fenomeniyle bağlantısı noktasında kavrayan
Heidegger’e göre insanın sonlu, dolayısıyla zamansal
yapısını belirleyen temel hâletiruhiye kaygıdır. Burada
kaygı insanın egzistansiyal anlamda bütünlüğünü
kuran merkezî bir kavram olarak onun bütün hayatına
yayılır: Gereçlerle iş görmede kaygı tasa kipine,
diğer insanlarla ilişkilerde ise özen kipine bürünür;
ölüm önünde duyulan ve dünya-da-olma’nın anlamını
açığa seren endişe, kaygının bir diğer kipidir.
Kaygı insanın özünü oluşturur ve varoluşunu belirler.
Başka türlü söylersek insan, özünde kaygıdan yapılmadır.
Kaygıyı psikolojik yan anlamlarına
bakarak anlamamak gerekir, bilakis o insanın ontolojik
anlamı olup onun kendisi ve dünya ile ilişkisinde
asli varlık kipini ifade eder.
Soru 28
Heidegger’e göre gereçlerle iş görmede ne tasa kipine bürünür?
Seçenekler
A
Özen
B
kaygı
C
Endişe
D
Anlama
E
Hâletiruhiyeler
Açıklama:
Dasein’ın yani insanın zamansallığını sonluluk
fenomeniyle bağlantısı noktasında kavrayan
Heidegger’e göre insanın sonlu, dolayısıyla zamansal
yapısını belirleyen temel hâletiruhiye kaygıdır. Burada
kaygı insanın egzistansiyal anlamda bütünlüğünü
kuran merkezî bir kavram olarak onun bütün hayatına
yayılır: Gereçlerle iş görmede kaygı tasa kipine,
diğer insanlarla ilişkilerde ise özen kipine bürünür;
fenomeniyle bağlantısı noktasında kavrayan
Heidegger’e göre insanın sonlu, dolayısıyla zamansal
yapısını belirleyen temel hâletiruhiye kaygıdır. Burada
kaygı insanın egzistansiyal anlamda bütünlüğünü
kuran merkezî bir kavram olarak onun bütün hayatına
yayılır: Gereçlerle iş görmede kaygı tasa kipine,
diğer insanlarla ilişkilerde ise özen kipine bürünür;
Soru 29
Heidegger’e göre insanın sonlu, dolayısıyla zamansal
yapısını belirleyen temel hâletiruhiye nedir?
yapısını belirleyen temel hâletiruhiye nedir?
Seçenekler
A
Endişe
B
Kaygı
C
Tasa
D
Zaman
E
Varlık
Açıklama:
Dasein’ın yani insanın zamansallığını sonluluk
fenomeniyle bağlantısı noktasında kavrayan
Heidegger’e göre insanın sonlu, dolayısıyla zamansal
yapısını belirleyen temel hâletiruhiye kaygıdır.
fenomeniyle bağlantısı noktasında kavrayan
Heidegger’e göre insanın sonlu, dolayısıyla zamansal
yapısını belirleyen temel hâletiruhiye kaygıdır.
Soru 30
Heidegger’de Destrüksiyon (Destruktion) neyi ifade eder?
Seçenekler
A
tümüyle bir yıkımı
B
Cerhi
C
Temelleri görünmez kılmayı
D
Temelleri gösteren eleştiriyi
E
Eleştiriyi
Açıklama:
Heidegger’de Destrüksiyon (Destruktion) tümüyle
bir yıkım veya cerhi amaçlamaz. Daha çok, temelleri
görünür kılmaya yönelik, kısmen temellükü
de içeren bir eleştiri faaliyetini ifade eder.
bir yıkım veya cerhi amaçlamaz. Daha çok, temelleri
görünür kılmaya yönelik, kısmen temellükü
de içeren bir eleştiri faaliyetini ifade eder.
Soru 31
Heidegger'in yayınlanan ve bugün itibarıyla yüz cildi aşan eserleri de esasında tek bir düşüncenin etrafında döner durur: .................. düşüncesi.
Seçenekler
A
Boşluk
B
Varlık
C
Netlik
D
Tamlık
E
Dahillik
Açıklama:
Varlık
Soru 32
Heidegger'in 1927'de yayımladığı ve kendisini Almanya'da akademik çevrelerde büyük üne kavuşturan eseri aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Varlık ve zaman
B
Hiçlik ve boşluk
C
Yokluk ve doluluk
D
Doğa ve mekan
E
Geçmiş ve gelecek
Açıklama:
Varlık ve zaman
Soru 33
"Varlık çeşitli anlamlara gelir" diyen ve Heidegger'in de etkilendiği filozof aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Platon
B
Sokrates
C
Aristotales
D
Thales
E
Herakleitos
Açıklama:
Aristotales
Soru 34
Heidegger 1920'li yıllarda ................'ın metinlerinin fenomenolojik yorumu üzerine birkaç ders vermiştir.
Seçenekler
A
Pisagor
B
Platon
C
Demokritos
D
Aristotales
E
Herakleitos
Açıklama:
Aristotales
Soru 35
Heidegger'in okuyup, derinden etkilendiği "Mantıksal Araştırmalar" (1901) adlı eser kime aittir?
Seçenekler
A
Husserl
B
Brentano
C
Sartre
D
Levinas
E
Gardamer
Açıklama:
Husserl
Soru 36
Heidegger, "Varlık ve Zaman" ı "Saygı ve dostlukla" ..................'e adamıştır.
Seçenekler
A
Sartre
B
Gardamer
C
Brentano
D
levinas
E
Husserl
Açıklama:
Husserl
Soru 37
Heidegger'in "Varlık ve Zaman"daki temel çabası......................... ortaya koymaktır.
Seçenekler
A
Varlığın zamansal anlamını.
B
Netliğin gelecek anlamını
C
Tamlığın mekansal anlamını.
D
Boşluğun geçmiş anlamını.
E
Sonsuzluğun geniş anlamını.
Açıklama:
Varlığın zamansal anlamını.
Soru 38
Dasein'in varlığını doğrudan doğruya ifade eden kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Boşluk-ta-olma
B
Varlık-ta-olma
C
Dünya-da-olma
D
Netlik-te-olma
E
Tamlık-ta-olma
Açıklama:
Dünya-da-olma
Soru 39
Heidegger "insan varlığı"nı ne diye adlandırmıştır?
Seçenekler
A
Differens
B
Existenz
C
Dasein
D
Ontologische
E
Alltöglichkeit
Açıklama:
Dasein
Soru 40
............... ile birlikte, "Varlık ve Zaman"da öne çıkarılan "Varlığın anlamı" teması yerini "Varlığın hakikati" temasına bırakmıştır.
Seçenekler
A
Dasein
B
Kehre
C
Aletheia
D
Differans
E
Erignis
Açıklama:
Kehre
Soru 41
Heidegger’de varlık düşüncesinin insan gerçekliğinin her alanını kapladığından şikayet eden Levinas, varlığın dışına çıkmanın imkanını aşağıdakilerden hangisinde aramıştır?
Seçenekler
A
Din
B
Etik
C
Estetik
D
Oluş
E
Yokluk
Açıklama:
Levinas, Heidegger’de varlık düşüncesinin insan gerçekliğinin her alanını kaplamasını ve bu düşüncede etiğe yer verilmemesini şiddetli bir şekilde eleştirmiş ve etik yoluyla varlığın (ve bu arada Heidegger’in düşünce ikliminin) dışına çıkmanın imkânını aramıştır.
Soru 42
Heidegger’de etik de dahil olmak üzere her şeyin, kendisinden hareketle ve/veya kendisine dönülerek anlam kazandığı tartışmasız biçimde başat olan tema hangisidir?
Seçenekler
A
Estetik
B
Etik
C
Güven
D
Hiçlik
E
Varlık
Açıklama:
Heidegger’de varlık -etik dâhil- her şeyin kendisinden hareketle ve/veya kendisine dönerek anlam kazandığı tartışmasız bir biçimde başat temadır.
Soru 43
Heidegger’de bilinç ve dünya (ya da özne ve nesne) arasındaki özsel bağlılaşım ya da başka bir ifadeyle karşılıklı ilişki aşağıdakilerden hangisiyle ifade edilir?
Seçenekler
A
Kategoryal görü
B
Yönelimsellik
C
A priorinin fenomenolojik anlamı
D
Varlık
E
Zaman
Açıklama:
Heidegger’in Mantıksal Araştırmalar’daki üç temel keşfi yönelimsellik, a priori’nin fenomenolojik anlamı ve kategoryal görü’dür. Burada yönelimsellik ile anlamamız gereken bilinç ve dünya (ya da özne ve nesne) arasındaki özsel bağlılaşım ya da başka bir ifadeyle karşılıklı ilişkidir.
Yönelimsellik
Yönelimsellik
Soru 44
Heidegger'in Husserl fenomenolojisine olan başlıca katkısı aşağıdaki sıfatlardan hangisiyle ifade edilebilir?
Seçenekler
A
Bilişsellik
B
Bilişimsellik
C
Hermenötik
D
Yapısalcılık
E
Post Varoluşçuluk
Açıklama:
Heidegger, Husserl’in fenomenolojisinin kavramlarını olduğu gibi kabul etmek yerine, bu disipline denebilirse hermenötik bir kavis vermiştir. Heidegger’in “hermenötik fenomenolojisi”ne göre fenomenler kendilerini her zaman oldukları gibi göstermez, onlar çoğu zaman hermenötik bir açımlama ve yorumlama çabasına ihtiyaç duyarlar.
Hermenötik
Hermenötik
Soru 45
Dasein'in verili sabit bir özünün olmaması ve kendini imkanlarına doğru atılmış durumda bulması gerçeği, aşağıdakilerden hangisini Dasein'in karakteristiğine dönüştürür?
Seçenekler
A
Düşüş
B
Atılmışlık
C
Bozuluş
D
Oluş
E
Olma imkanı
Açıklama:
Dasein’ın verili, sabit bir özü ya da doğası yoktur Heidegger’e göre. O, kendini imkânlarına doğru atılmış bulduğundan, onun varoluşu bir olma-imkânı tarafından karakterize olmaktadır.
Olma imkanı
Olma imkanı
Soru 46
Sarte'ın varoluşun özü öncelediği savı, Heidegger'in Dasein'e ilişkin aşağıdaki ifadelerinden hangisinden doğmuştur?
Seçenekler
A
Dasein’ın özü varoluşunda yatar.
B
Daseinin ana karakteristiği bir olma imkanıdır.
C
Dasein bir dünya içinde olmadır.
D
Dasein şimdi ve burada olandır.
E
Dasein varoluşla varlığın birliğidir.
Açıklama:
“Dasein’ın özü varoluşunda yatar.” Buradan “varoluşun özü öncelediği”ni savunan Sartre varoluşçuluğu doğmuştur.
Soru 47
Heidegger'e Göre Dasein denen insan varlığının en belirgin özelliği nedir?
Seçenekler
A
Fanilik
B
Sonrasızlık
C
Öncesizlik
D
Zamansallık
E
Atılmışlık
Açıklama:
Heidegger, “Dasein” diye adlandırdığı insan varlığının en belirgin niteliği olarak “zamansal” oluşunu öne çıkarmaktadır
Zamansallık
Zamansallık
Soru 48
Heidegger'de "egzistansiyal" sözcüğü aşağıdakilerden hangisini ifade etmekte kullanılır?
Seçenekler
A
Dasein'in a priori belirlenimleri
B
Tikel nitelikler
C
Olumsallıklar
D
Seçme davranışı
E
Zaman
Açıklama:
Heidegger, Dasein’ın değişmez ontolojik yapılarına yani onun a priori belirlenimlerine egzistansiyaller, Dasein’ın seçmesine bağlı olan tikel ve olumsal niteliklere ise egzistansiyeller adını vermektedir.
Dasein'in a priori belirlenimleri
Dasein'in a priori belirlenimleri
Soru 49
Dasein'in aşağıdaki özelliklerinden hangisi Heidegger'e göre bir egzistansiyaldir.
Seçenekler
A
Ölümlülük
B
Ölümsüzlük
C
Evlilik
D
Araçsallık
E
Teknik
Açıklama:
Dasein’ın ölümlü- lüğü kesin ve zorunlu olduğundan bir egzistansiyal- dir. Nitekim Heidegger’in “Yalnız insan ölür, gerisi telef olur” sözü bu bağlamda zikredilebilir.
Ölümlülük
Ölümlülük
Soru 50
Dasein'in her zamanki sıradan, genel haline ne denir?
Seçenekler
A
Güzellik
B
Gündemsellik
C
Güncellik
D
Gündeliklik
E
Güvenirlik
Açıklama:
Gündeliklik (Alltäglichkeit), Dasein’ın her zamanki, sıradan ve genel hâlidir. Dasein, Heidegger’in tabiriyle, “en yakından ve çoğunlukla” bu hâl içinde bulunur.
Gündeliklik
Gündeliklik
Ünite 4
Soru 1
Sartre'ın, Ego’nun Aşkınlığı kitabında Husserl fenomenolojisinde sorunlu bulduğu kavramlar aşağıdaki ifadelerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kötü inanç ve Pratiko-inert.
B
Solipsizm ve İdealizm.
C
Teleoloji ve Marksizm.
D
Praksis ve Realizm.
E
Kendisi-için-varlık ve Kendinde varlık.
Açıklama:
Sartre, 1934’te yazdığı Ego’nun Aşkınlığı eserinde Husserl’in fenomenolojisin de sorunlu bulduğu solipsizm ve idealizm tuzağına işaret ederek ben ve bilinç arasındaki ilişkiyi yeniden ele alır. Sartre’ın ifadesiyle, metin doğrudan Husserl etkisinde ancak Husserl’e karşı yazılmıştır.
Soru 2
Aşağıdaki ifadelerden hangisi Sartre’ın fenomenolojik ontoloji denemesidir?
Seçenekler
A
Diyalektik Aklın Eleştirisi.
B
Yöntem Araştırmaları.
C
Varlık ve Hiçlik.
D
Ego’nun Aşkınlığı.
E
Bulantı.
Açıklama:
Sartre felsefesinin çıkış noktası kabul edilen Varlık ve Hiçlik 1943’te yayımlanır. Felsefe tarihinin büyük sorularından biri olan ‘Olmak nedir?’ sorusuna yanıt arayan eser, kitabın alt başlığında da belirtildiği gibi bir fenomenolojik ontoloji denemesidir.
Soru 3
Sartre’ın özgürlük ile olgusallık ilişkisi üzerinden Fenomenoloji ve Marksizm sentezi yaptığı eser aşağıdaki ifadelerden hangisidir?
Seçenekler
A
Ego’nun Aşkınlığı.
B
İmgelem.
C
Bulantı.
D
Diyalektik Aklın Eleştirisi.
E
Varlık ve Hiçlik.
Açıklama:
Diyalektik Aklın Eleştirisi’nde, burjuva bireyciliği olarak eleştirilen bu tez yeniden gözden geçirilir. Fenomenoloji ile Marksizmin sentezi yapılarak özgürlük ile olgusallık ilişkisi tarihsel ve politik boyutuyla ele alınır
Soru 4
Aşağıdaki ifadelerden hangisi Sartre'ın bilinç ile ilgili düşüncelerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Ego/ben bilincin bir yapısıdır.
B
Bilinçte saf, transandantal bir ego yoktur.
C
Dünyanın bilince belirişini bilincin yönelimselliği koşullar.
D
Bilinç, nesnelere doğru yönelme anlamında transandantaldır,
E
Bilinç ilk, en alt katmanında düşünümseldir.
Açıklama:
Sartre’a göre ‘ben/ego’, bilincin bir yapısı olarak algılandığı sürece solipsizme düşme tehlikesi vardır.
Soru 5
Aşağıdaki ifadelerden hangisi Sartre’ın “kendi-için-varlık” kavramını açıklar?
Seçenekler
A
Öznelerarasılık.
B
Özgürlük.
C
Sahicilik.
D
Ego.
E
Bilinç.
Açıklama:
‘Kendi-için-varlık’ terimiyle kastedilen bilinçtir. Kendinde-varlık’tan kasıt ise bilincin dışındaki gerçekliğin zeminidir.
Soru 6
Sartre’a göre “yönelimsellik”in tanımı aşağıdaki ifadelerden hangisidir?
Seçenekler
A
Bilinçte bir imgedir.
B
Bilincin dışarı doğru hareketi, yani ‘aşkınlık’tır.
C
Aşkın ben/transandantal ego’dur.
D
Bilincin aslına ulaşamadığı bir şeyi kendi kendisine temsil etmesidir.
E
Bilincin diğer bilinçlerle ilişkisidir.
Açıklama:
Yönelimsellik, bilincin dışarı doğru hareketi, yani ‘aşkınlık’tır. Yönelimsellik bilincin dünyaya erişimidir.
Soru 7
Aşağıdaki ifadelerden hangisi Sartre’ın tarihsel ve toplumsal kurumlardaki ataleti tanımladığı sözcüktür?
Seçenekler
A
Kötü inanç.
B
Teleolojik.
C
Solipsizm.
D
Pratiko-inert.
E
Praksis.
Açıklama:
Pratiko-inert, tarihsel ve toplumsal kurumlardaki atalettir.
Soru 8
Merleau-Ponty’nin bilinç üzerinden Sartre’ı eleştirdiği kavram aşağıdaki ifadelerden hangisidir?
Seçenekler
A
Hiçlik.
B
Pratiko-inert.
C
Başkası-için-varlık.
D
Kendi-için-varlık.
E
Kıtlık.
Açıklama:
Merleau- Ponty’ye göre bilinç asla Sartre’ın Varlık ve Hiçlik’te öne sürdüğü gibi varlığın tamamen dışında kalan bir ‘hiçlik’ olamaz.
Soru 9
Varoluşçuluğu hazırlayan düşünce aşağıdaki ifadelerden hangisidir?
Seçenekler
A
Ego ve Aşkın ego.
B
Öznellik ve Öznelerarasılık.
C
Bilinç ve bilinç dışılık
D
Olumsallık ve ironi.
E
Numen ve Fenomen.
Açıklama:
Varoluşçuluğu hazırlayan düşüncelerin büyük oranda önce Kant’ın numen-fenomen ayrımında, sonra da Husserl’in ortaya koyduğu fenomenolojide verir; fenomenolojinin de varoluşçuluğu etkilediği söylenebilir.
Soru 10
Heidegger’in varoluş ve özün aynılığı konusunda Sartre’ı yanlış okumakla eleştirdiği kavram aşağıdaki ifadelerden hangisidir?
Seçenekler
A
Pratiko-inert.
B
Başkası-için-varlık.
C
Egonun aşkınlığı.
D
Kötü inanç.
E
Dasein.
Açıklama:
Heidegger’in düşüncesinde, varoluşun öz üzerindeki önceliği değil, varoluş ve özün aynılığı esastır. Heidegger, ‘dasein’ın özü varoluşunda bulunur’ demekle bunu açıkça dile getirmiştir. Dolayısıyla Heidegger, Sartre’ın Varlık ve Zaman’ı yanlış yorumladığı kanısındadır
Soru 11
Sartre'nin çocukluk tutkusularından biri olan yazı yazmak isteğinin konusu nedir?
Seçenekler
A
Dünya ve kendisi
B
Doğa tutkusu
C
Bilim kurgu ve macera
D
İnsan doğası
E
Aile ve toplum
Açıklama:
Sartre’ın yaşamıyla iç içe geçmiş felsefi sorgusu çocukluğunda başlar. Söyleşilerinde çocukken iki tutkusu olduğundan bahseder: Bir yapıt ortaya çıkarmak ve meşhur olmak. “Dünya ve kendim üzerine yazmak istiyordum, bunu yaptım
Dünya ve kendisi
Dünya ve kendisi
Soru 12
Sartre'nin ben ve bilinç arasındaki ilişkiyi yeniden ele aldığı eserinin adı nedir?
Seçenekler
A
Varoluşçuluk Bir Hümanizmdir
B
Sartre Yazıları
C
Ego’nun Aşkınlığı
D
Bulantı
E
Sinekler
Açıklama:
1934’te yazdığı ve Husserl’in fenomenolojisinde sorunlu bulduğu solipsizm ve idealizm tuzağına işaret ederek ben ve bilinç arasındaki ilişkiyi yeniden ele aldığı Ego’nun Aşkınlığı (La Transcendance de l’Ego) 1936’da basılır
Soru 13
Sartre'nin İspanya İç Savaşı’ndan bireylerin varoluşsal sorunlarına kadar farklı konuları işleyen beş öyküden oluşan eserinin adı nedir?
Seçenekler
A
Bulantı
B
Duvar
C
Ailenin budalası
D
Krili Eller
E
Gizli Oturum
Açıklama:
Geçiş döneminde yazdığı ve İspanya İç Savaşı’ndan bireylerin varoluşsal sorunlarına kadar farklı konuları işleyen beş öyküden oluşan Duvar (Le Mur) 1939’da yayımlanır.
Soru 14
Sartre, Hegel sonrası aşağıdaki düşünce akımlarından hangisini ve/veya akımlarını etkilemiş bir düşünürdür?
I- Varoluşçuluk
II- Parnasizm
III- Marksizm
I- Varoluşçuluk
II- Parnasizm
III- Marksizm
Seçenekler
A
I
B
II
C
I,II
D
I,III
E
I,II ve III
Açıklama:
Sartre, Hegel sonrası üç düşünce akımının kavşak noktasında bulunan bir düşünürdür: Fenomenoloji, Varoluşçuluk ve Marksizm.
I,III
I,III
Soru 15
Sartre aşağıdakilerden hangisini ve/veya hangilerini Batı felsefesinin iki tuzağı olarak değerlendirir?
I- İdealizm II- Solipsizm III- Nihilizm
I- İdealizm II- Solipsizm III- Nihilizm
Seçenekler
A
I
B
II
C
I,II
D
I,III
E
I,II ve III
Açıklama:
I,II
Soru doğrudur. Ancak yazım hatası vardı. Onu düzelttim. Bir diğer hata ise solipsizm ve nihilizm kelimelerinin önünde aynı Roma rakamının yani II sayısının yazılmış olmasıydı. Bu hatayı da düzelttim ve II. Solipsizm III. Nihilizm şeklinde yazdım. Kafa karışıklığına sebebiyet verebilecek olan husus ortadan kalkmış oldu.
sorunun yanıtı sayfa 101'de şu şekilde yer almaktadır:
"Husserl, ‘egonun aşkınlığı’ varsayımıyla, Sartre’ın Batı felsefesinin iki tuzağı olarak gördüğü solipsizm (tekbencilik) ve idealizmin çıkmazlarına saplanmıştır."
Soru doğrudur. Ancak yazım hatası vardı. Onu düzelttim. Bir diğer hata ise solipsizm ve nihilizm kelimelerinin önünde aynı Roma rakamının yani II sayısının yazılmış olmasıydı. Bu hatayı da düzelttim ve II. Solipsizm III. Nihilizm şeklinde yazdım. Kafa karışıklığına sebebiyet verebilecek olan husus ortadan kalkmış oldu.
sorunun yanıtı sayfa 101'de şu şekilde yer almaktadır:
"Husserl, ‘egonun aşkınlığı’ varsayımıyla, Sartre’ın Batı felsefesinin iki tuzağı olarak gördüğü solipsizm (tekbencilik) ve idealizmin çıkmazlarına saplanmıştır."
Soru 16
Varoluş terimini modern anlamda kullanan ilk filozof kimdir?
Seçenekler
A
Kierkegaard
B
Heidegger
C
Merleau-Ponty
D
Beauvoir
E
Jaspers
Açıklama:
Kierkegaard, varoluş terimini modern anlamda kullanan ilk filozoftur
Soru 17
Hangi düşünür, insanı ''ne olacağı önceden belirlenmemiş olan, kendi istenciyle ‘yaşamak’ ve ‘var olmak’ arasında karar vererek var olmayı seçmek
suretiyle kendini gerçekleştirmeye çalışan bir varlık'' olarak tanımlar?
suretiyle kendini gerçekleştirmeye çalışan bir varlık'' olarak tanımlar?
Seçenekler
A
Schopenhauer
B
Heidegger
C
Jaspers
D
Merleau-Ponty
E
Gabriel Marcel
Açıklama:
Marcel’e göre, insan ne olacağı önceden belirlenmemiş olan, kendi istenciyle ‘yaşamak’ ve ‘var olmak’ arasında karar vererek var olmayı seçmek suretiyle kendini gerçekleştirmeye çalışan bir varlıktır. B
Gabriel Marcel
Gabriel Marcel
Soru 18
Numen/fenomen terimleri hangi düşünür ile felsefeye girmiştir?
Seçenekler
A
Merleau-Ponty
B
Hegel
C
Jaspers
D
Gestalt
E
Marcel
Açıklama:
Kant ve sonrasında Hegel’le felsefeye giren numen/fenomen terimleri, kendilerinden sonraki felsefenin seyrine kavramsal açıdan yön vermiş oldu
Soru 19
Sartre felsefesine göre insanın gerçek durumunun keşfedilmesinden, insana özgü vazgeçilmez belirsizliğin bir bütün olarak tanınıp kabul edilmesi olarak tanımlanan temel kavram nedir?
Seçenekler
A
Bilinç
B
Özgürlük
C
Hiçlik
D
Sahicilik
E
Yönelimsellik
Açıklama:
Sahicilik, insanın gerçek durumunun keşfedilmesinden, insana özgü vazgeçilmez belirsizliğin bir bütün olarak tanınıp kabul edilmesinden başka bir
şey değildir
şey değildir
Soru 20
Aşağıdakilerden hangisi Sartre'nin başkalarının ve toplumun birey üzerindeki belirleyiciliğinin giderek daha güçlü hissedildiği, İkinci Dünya Savaşı sırası ve sonrasında yazdığı eserlerinden bir tanesidir?
Seçenekler
A
Kirli Eller
B
Ailenin Budalası
C
Aziz Genet
D
Bulantı
E
Duvar
Açıklama:
İkinci Dünya Savaşı sırası ve sonrasında yazdığı oyunları Sinekler (Les Mouches, 1943), Gizli Oturum (Huis clos, 1944), Mezarsız Ölüler (Morts sans sépulture, 1946), Kirli Eller (Les Mains sales, 1948), Şeytan ve Yüce Tanrı (Le Diable et le Bon Dieu, 1951); başkalarının ve toplumun birey üzerindeki belirleyiciliğinin giderek daha güçlü hissedildiği eserlerdir.
Soru 21
20. yüzyılın en çok ses getiren felsefi akımlarından biri olan varoluşçuluğu kuramsal alandan yaşam felsefesine geçiren düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kierkegaard
B
Sartre
C
Schopenhauer
D
Ponty
E
Heidegger
Açıklama:
Sartre
Soru 22
1964 yılında yayımlanan Sartre'ın otobiyografisi, aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sözcükler
B
Yaşam
C
Kendim
D
Günlükler
E
Evim
Açıklama:
Sözcükler
Soru 23
Sartre'nın kendi kitabının ön sözünde bahsettiği kişi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Ponty
B
Nizan
C
Kierkegaard
D
Shopenhauer
E
Heidegger
Açıklama:
Nizan
Soru 24
Aşağıdaki eserlerden hangisi Sartre'a ait değildir?
Seçenekler
A
İmgelem
B
İmgesel
C
Varlık ve Hiçlik
D
Ego'nun Aşkınlığı
E
Zamanın tarihi
Açıklama:
Zamanın tarihi
Soru 25
1-Sartre, kendimizi başkalarının varlığı yoluyla tanımladığımızı söylerken bu onun hayatının en çok hangi dönemine atıfla dile getirilmiştir?
Seçenekler
A
Çocukluk
B
Gençlik
C
Olgunluk
D
İhtiyarlık
E
Ergenlik
Açıklama:
Sartre’ın hayatını ifade edebilme
Çocukluğundaki hissiyatı ileriki yıllarda felsefesini biçimlendiren temel noktaları belirlemiştir. Kendimizi başkalarının varlığı yoluyla tanımladığımızı söylerken bu görüşünde çocukluk deneyimlerinin büyük etkisi vardır.
Çocukluğundaki hissiyatı ileriki yıllarda felsefesini biçimlendiren temel noktaları belirlemiştir. Kendimizi başkalarının varlığı yoluyla tanımladığımızı söylerken bu görüşünde çocukluk deneyimlerinin büyük etkisi vardır.
Soru 26
2-Sartre’ın olmak nedir? sorusuna yanıt aradığı eseri hangisidir?
Seçenekler
A
Varoluşçuluk Bir Hümanizmdir
B
Varlık ve Hiçlik
C
Tuhaf Savaşın Güncesi
D
Ego’nun Aşkınlığı
E
İmgesel
Açıklama:
Sartre’ın eserlerini sıralayabilme
Sartre felsefesinin çıkış noktası kabul edilen Varlık ve Hiçlik (L’Être et le Néant) 1943’te yayımlanır. Felsefe tarihinin büyük sorularından biri olan ‘Olmak nedir?’ sorusuna yanıt arayan eser, kitabın alt başlığında da belirtildiği gibi bir fenomenolojik ontoloji denemesidir.
Sartre felsefesinin çıkış noktası kabul edilen Varlık ve Hiçlik (L’Être et le Néant) 1943’te yayımlanır. Felsefe tarihinin büyük sorularından biri olan ‘Olmak nedir?’ sorusuna yanıt arayan eser, kitabın alt başlığında da belirtildiği gibi bir fenomenolojik ontoloji denemesidir.
Soru 27
Varoluşçuluk hangi yıllarda bir akıma dönüşmüştür?
Seçenekler
A
1940
B
1960
C
1950
D
1970
E
1980
Açıklama:
1950
Soru 28
3-Sartre Yazıları başlıklı kitabın konusu nedir?
Seçenekler
A
Varoluşçuluk
B
Yahudi Sorunu
C
İmgelemin Doğası
D
Cezayir Savaşı
E
Marksizim
Açıklama:
Sartre’ın eserlerini sıralayabilme
Sartre Sartre Yazıları kitabınca Cezayir savaşını ele almış ve Fransızları burada eleştirmiştir.
Sartre Sartre Yazıları kitabınca Cezayir savaşını ele almış ve Fransızları burada eleştirmiştir.
Soru 29
Aşağıdakilerden hangisi Sartre'nın II. Dünya savaşı sırasında ve sonrasında yazdığı oyunlardan biri değildir?
Seçenekler
A
Sinekler
B
Gizli oturum
C
Kirli eller
D
Mezarsız ölüler
E
Değerler
Açıklama:
Değerler
Soru 30
"Belirli görüngülerin amaçları, hedefleri ya da niyetleri aracılığıyla açıklanabilir olduğunu savunur."
Yukarıda sözler ile Sartre, aşağıdakilerden hangisini açıklar?
Yukarıda sözler ile Sartre, aşağıdakilerden hangisini açıklar?
Seçenekler
A
Teleolojik
B
Sabit
C
İdealizm
D
Gerçek
E
Özgürlük
Açıklama:
Teleolojik
Soru 31
4-Sartre’ın Varlık ve Hiçlik ile Diyalektik Aklın Eleştirisi kitaplarındaki ana çizgisi nedir?
Seçenekler
A
Bilincin dünyayla ilişkisi
B
İdealizm
C
Realizm
D
Varoluş
E
Marksizim
Açıklama:
Sartre’ın felsefi çizgisini kavrayabilme
Sartre’ın felsefesinin temel sorunu özgürlüğün olgusallıkla ilişkisi sorunudur. Bu düşünsel yolculuğun üç uğrağı vardır: Birinci uğrakta sorun, bilincin dünyayla ilişkisinin ne olduğu sorunudur. Bilinci bilinç yapan şey ve dünyanın belirmesi, Husserl’den etkilenerek kendi felsefesine uyarladığı ‘yönelimsellik’ kavramıyla açıklanır. Bu uğrakta, Sartre’ın düşüncesinin kavramsal zemini hazırlanır. İkinci ve üçüncü uğraklarda temel sorun ‘özgürlük’ ile ‘olgusallık’ ilişkisidir. İkinci uğrak olan Varlık ve Hiçlik’te özgür projelerim olgusallığımın bana nasıl belireceğini etkiler. Üçüncü uğrakta, Diyalektik Aklın Eleştirisi’nde, burjuva bireyciliği olarak eleştirilen bu tez yeniden gözden geçirilir.
Sartre’ın felsefesinin temel sorunu özgürlüğün olgusallıkla ilişkisi sorunudur. Bu düşünsel yolculuğun üç uğrağı vardır: Birinci uğrakta sorun, bilincin dünyayla ilişkisinin ne olduğu sorunudur. Bilinci bilinç yapan şey ve dünyanın belirmesi, Husserl’den etkilenerek kendi felsefesine uyarladığı ‘yönelimsellik’ kavramıyla açıklanır. Bu uğrakta, Sartre’ın düşüncesinin kavramsal zemini hazırlanır. İkinci ve üçüncü uğraklarda temel sorun ‘özgürlük’ ile ‘olgusallık’ ilişkisidir. İkinci uğrak olan Varlık ve Hiçlik’te özgür projelerim olgusallığımın bana nasıl belireceğini etkiler. Üçüncü uğrakta, Diyalektik Aklın Eleştirisi’nde, burjuva bireyciliği olarak eleştirilen bu tez yeniden gözden geçirilir.
Soru 32
Sartre, ilk çalışmalarında imgelem, bilinç, benlik ve duygular üzerine eğilir ve bu temaları felsefi yazılarında işlemenin yanı sıra, .......................... adlı romanında edebiyatın konusu yapar.
Seçenekler
A
Sözcükler
B
Sinekler
C
Gizli oturum
D
Kesik
E
Bulantı
Açıklama:
Bulantı
Soru 33
5-Aşağıdakilerden hangisi Sartre’ın ilk dönem temel meselelerinden değildir?
Seçenekler
A
Aşkınlık
B
Bilinç
C
Benlik
D
İmgelem
E
Duygular
Açıklama:
Sartre felsefesinin temel kavramlarını çözümleyebilme
Sartre felsefesinin temel meseleleri erken dönem metinlerinde bilinç ve bilincin yöneldiği varlık ekseninde tartışılır. İlk çalışmalarında imgelem, bilinç, benlik ve duygular üzerine eğilir ve bu temaları felsefi yazılarında işlemenin yanı sıra Bulantı romanında edebiyatın konusu yapar. Bu uğrakta Sartre ikinci uğrakta işleyeceği özgürlük ve olgusallık ilişkisini tartışmak için gerekli kavramsal zemini keşfetmektedir. Bu aşamada bilinç ile dünya arasındaki ilişki; yönelimsellik ve aşkınlık gibi kavramlarla ele alınır.
Sartre felsefesinin temel meseleleri erken dönem metinlerinde bilinç ve bilincin yöneldiği varlık ekseninde tartışılır. İlk çalışmalarında imgelem, bilinç, benlik ve duygular üzerine eğilir ve bu temaları felsefi yazılarında işlemenin yanı sıra Bulantı romanında edebiyatın konusu yapar. Bu uğrakta Sartre ikinci uğrakta işleyeceği özgürlük ve olgusallık ilişkisini tartışmak için gerekli kavramsal zemini keşfetmektedir. Bu aşamada bilinç ile dünya arasındaki ilişki; yönelimsellik ve aşkınlık gibi kavramlarla ele alınır.
Soru 34
6-Varlık ve Hiçlik adlı eseri Sartre’ın hangi temel kavramı çıkış noktasıdır?
Seçenekler
A
Bilinç
B
Yönelimsellik
C
Egonun Aşkınlığı
D
Kendinden Varlık
E
Olumsallık
Açıklama:
Sartre felsefesinin temel kavramlarını çözümleyebilme
Erken dönemlerinden itibaren Sartre felsefesinin temel izleği olan yönelimsellik, Varlık ve Hiçlik’in de çıkış noktasıdır. Ona göre, yönelimin yöneldiği şey bilinçte bir imge, bir temsil değildir. Yönelimsellik bilincin kendi içinde bir ilişki, bilincin aslına ulaşamadığı bir şeyi kendi kendisine temsil etmesi veya sunması değildir.
Erken dönemlerinden itibaren Sartre felsefesinin temel izleği olan yönelimsellik, Varlık ve Hiçlik’in de çıkış noktasıdır. Ona göre, yönelimin yöneldiği şey bilinçte bir imge, bir temsil değildir. Yönelimsellik bilincin kendi içinde bir ilişki, bilincin aslına ulaşamadığı bir şeyi kendi kendisine temsil etmesi veya sunması değildir.
Soru 35
Sartre, bilincin çeşitli katmanlarını betimlediği (düşünümsel olmayan bilinç, düşünümsel bilinç ve düşünce bilincinin bilimi) eseri aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sinekler
B
Sözcükler
C
Mezarsız ölüler
D
Ego'nun aşkınlığı
E
Bulantı
Açıklama:
Ego'nun aşkınlığı
Soru 36
7-Varoluş terimini modern anlamda kullanan ilk filozof kimdir?
Seçenekler
A
Kierkegaard
B
Schopenhauer
C
Sartre
D
Nietzsche
E
Jaspers
Açıklama:
Varoluşçu felsefenin farklı açılımlarını sıralayabilme
Kierkegaard, varoluş terimini modern anlamda kullanan ilk filozoftur. İnsanı gerçek anlamda sonsuzluk ve kendi varoluşuyla yüzleştirecek şey, kaygı/ korkuyla gelen iç-daralmasıdır. Varoluş
Kierkegaard, varoluş terimini modern anlamda kullanan ilk filozoftur. İnsanı gerçek anlamda sonsuzluk ve kendi varoluşuyla yüzleştirecek şey, kaygı/ korkuyla gelen iç-daralmasıdır. Varoluş
Soru 37
“Kendi kendine öz planını gerçekleştiremeyen insan kendisine başkalarının sunduğu tasarıları gerçekleştirecektir, o zaman da artık kendi öz yaşamını sürdüremeyecektir”, diyen varoluşcu filozof kimdir?
Seçenekler
A
Jaspers
B
Marcel
C
Heidegger
D
Sartre
E
Nietzsche
Açıklama:
Varoluşçu felsefenin farklı açılımlarını sıralayabilme
Heidegger insan varlığının daha derin katmanlarını göstermek için başka varoluş biçimlerinin çözümlemesini de yapar. Fırlatılmış olduğumuz bu dünyada insan kendi kendisini kurar, bu planı özgürlük içinde tasarlar ve gerçekleştirir. Bu tasarlamaların, hepsi de geleceğe yöneldiğinden insan durmadan ileriye doğru gider. Ancak bu geleceğe yönelen erek, insan varoluşunu anlaşılır kılar. Kendi kendine öz planını gerçekleştiremeyen insan kendisine başkalarının sunduğu tasarıları gerçekleştirecektir, o zaman da artık kendi öz yaşamını sürdüremeyecektir. Böylece özgürlük bu felsefede doğrudan doğruya insan varoluşunun çekirdeğini kuran önemli bir rol oynar. İnsan durmadan belli sınırları aşıp gerçekleştirilecek olan tasarılara atılır. İnsan yaşamı bundan dolayı ileriye giden bir süreçtir. Varoluş bir sürekli aşmadır
Heidegger insan varlığının daha derin katmanlarını göstermek için başka varoluş biçimlerinin çözümlemesini de yapar. Fırlatılmış olduğumuz bu dünyada insan kendi kendisini kurar, bu planı özgürlük içinde tasarlar ve gerçekleştirir. Bu tasarlamaların, hepsi de geleceğe yöneldiğinden insan durmadan ileriye doğru gider. Ancak bu geleceğe yönelen erek, insan varoluşunu anlaşılır kılar. Kendi kendine öz planını gerçekleştiremeyen insan kendisine başkalarının sunduğu tasarıları gerçekleştirecektir, o zaman da artık kendi öz yaşamını sürdüremeyecektir. Böylece özgürlük bu felsefede doğrudan doğruya insan varoluşunun çekirdeğini kuran önemli bir rol oynar. İnsan durmadan belli sınırları aşıp gerçekleştirilecek olan tasarılara atılır. İnsan yaşamı bundan dolayı ileriye giden bir süreçtir. Varoluş bir sürekli aşmadır
Soru 38
Aşağıdakilerden hangisi varoluşçu felsefe ile ilişkilendirilen düşünürlerden biri değildir?
Seçenekler
A
Schopenhauer
B
Nietzche
C
Marcel
D
Nizan
E
Ponty
Açıklama:
Nizan
Soru 39
9- Sartre, özgür değilmişiz gibi davranmaya …… adını verir. Boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Seçenekler
A
Kötü İnanç
B
Varlık
C
Kendinde şey
D
Kendi için şey
E
İmgelem
Açıklama:
Sartre’ın varoluşçuluk felsefesini kavrayabilme
Sartre, özgür değilmişiz gibi davranmaya ‘kötü inanç’ adını verir. Kötü inanç, insanın kendini gerçekte olduğundan daha nesne-benzeri görerek kendisine oynadığı bir oyundur.
Sartre, özgür değilmişiz gibi davranmaya ‘kötü inanç’ adını verir. Kötü inanç, insanın kendini gerçekte olduğundan daha nesne-benzeri görerek kendisine oynadığı bir oyundur.
Soru 40
10-Sartre’a göre varoluşçuluğun ilk işi nedir?
Seçenekler
A
Varoluşun özden önce geldiğini kavramak
B
Öznellik
C
Yönelimsellik
D
Bakış
E
Varlığının sorumluluğunu üstlenmek
Açıklama:
Sartre’ın varoluşçuluk felsefesini kavrayabilme
Varoluşçuluğun ilk işi, her insanı varlığının sorumluluğunu üstlenmeye çağırmaktır. Ama bu sorumluluk sadece kişinin kendisini değil, bütün insanların sorumluluğunu kapsar.
Varoluşçuluğun ilk işi, her insanı varlığının sorumluluğunu üstlenmeye çağırmaktır. Ama bu sorumluluk sadece kişinin kendisini değil, bütün insanların sorumluluğunu kapsar.
Soru 41
11-Varoluşçuların Sartre’a itiraz ettikleri ana konu nedir?
Seçenekler
A
Yönelimsellik
B
Öznellik
C
İmgelem
D
Marksizm
E
Varlığın önce gelmesi
Açıklama:
Sartre felsefesine yöneltilen belli başlı eleştirileri değerlendirebilme
Sartre’ın kendisini dâhil ettiği varoluşçu etiketini kabul etmeyen Heidegger, Sartre’ın ‘varoluş özden önce gelir’ sloganına da karşı çıkar ve kendi varlık felsefesinin bu sloganla hiçbir alakası olmadığını öne sürer.
Marcel’in Hristiyan bakış açısını paylaşmamakla birlikte, Merleau-Ponty de Sartre’ın ‘varoluş özden önce gelir” iddiasına, bu iddia mutlak özgürlüğe işaret ettiği ölçüde, mesafeli durur.
Marcel, öznelliğin felsefi araştırma için başlangıç noktası olduğunu kabul eder ama varoluşun özden önce geldiği iddiasına katılmaz. “İnsanı anlayacak Tanrı yoksa insan da yoktur” diyen Marcel, Sartre’ın ‘varoluşun öze önceliği’ ile kastettiği tanrıtanımaz anlayışı kesin olarak reddeder. Hıristiyan bir varoluşçu olarak Sartre’ın mutlak özgürlük vurgusunu ve insan varoluşunun anlamsızlığı/olgusallığı iddiasını benimsemez.
Sartre’ın kendisini dâhil ettiği varoluşçu etiketini kabul etmeyen Heidegger, Sartre’ın ‘varoluş özden önce gelir’ sloganına da karşı çıkar ve kendi varlık felsefesinin bu sloganla hiçbir alakası olmadığını öne sürer.
Marcel’in Hristiyan bakış açısını paylaşmamakla birlikte, Merleau-Ponty de Sartre’ın ‘varoluş özden önce gelir” iddiasına, bu iddia mutlak özgürlüğe işaret ettiği ölçüde, mesafeli durur.
Marcel, öznelliğin felsefi araştırma için başlangıç noktası olduğunu kabul eder ama varoluşun özden önce geldiği iddiasına katılmaz. “İnsanı anlayacak Tanrı yoksa insan da yoktur” diyen Marcel, Sartre’ın ‘varoluşun öze önceliği’ ile kastettiği tanrıtanımaz anlayışı kesin olarak reddeder. Hıristiyan bir varoluşçu olarak Sartre’ın mutlak özgürlük vurgusunu ve insan varoluşunun anlamsızlığı/olgusallığı iddiasını benimsemez.
Soru 42
12-Türkiye’de varoluşçuluğu felsefi çevrelerde kim tanıtmıştır?
Seçenekler
A
Nurettin Topçu
B
Hilmi Ziya Ülken
C
Nusret Hızır
D
Hüseyin Batuhan
E
Takiyettin Mengüşoğlu
Açıklama:
Sartre felsefesinin etkilerini sıralayabilme
Varoluşçuluğun Türkiye felsefe çevrelerinde tanınması, Hilmi Ziya Ülken’in İstanbul Dergisi’nde yayımladığı yazı ve çevirilerle başlar. Ülkemizde varoluşçulukla ilgili ilk telif yayın, Hilmi Ziya Ülken tarafından kaleme alınan Existentialisme’in Kökleri (1946) adlı makaledir.
Varoluşçuluğun Türkiye felsefe çevrelerinde tanınması, Hilmi Ziya Ülken’in İstanbul Dergisi’nde yayımladığı yazı ve çevirilerle başlar. Ülkemizde varoluşçulukla ilgili ilk telif yayın, Hilmi Ziya Ülken tarafından kaleme alınan Existentialisme’in Kökleri (1946) adlı makaledir.
Ünite 5
Soru 1
Aşağıdaki düşünürlerden hangisi Lavinas'ı etkilemiştir?
Seçenekler
A
Heideger
B
Aristoteles
C
Platon
D
Boethius
E
Roger Bacon
Açıklama:
Emmanuel Levinas, Yahudi bir ailenin çocuğu olarak 1906 yılında Litvanya’da doğar. 1923 yılında Fransa’ya gider ve Strasbourg’ta üniversite öğrenimine başlar. 1928 ve 1929 yıllarında Almanya’da, Freiburg Üniversitesinde, önce Husserl’in (ö. 1938) sonra da Heidegger’in (ö. 1976) derslerine katılır. Kendi ifadesiyle, Almanya’ya Husserl için gitmiş ama orada Heidegger’i keşfetmiştir. Heidegger’in 1927’de yayımlanan Varlık ve Zaman adlı eserini coşkuyla karşılayan Levinas o yıllarda bir Heidegger hayranıdır. Husserl ve Heidegger, Levinas’ın felsefi kariyerinde silinmez izler bırakır.
Heideger
Heideger
Soru 2
Lavinas'a göre, "akraba olsun veya olmasın “başkası”na misafirperverlik ve cömertlik içerisinde yaklaşmak" aşağıdakilerden hangisini ifade etmektedir.
Seçenekler
A
Etik
B
Yakınlık
C
Yabancılık
D
Duyarlık
E
An-arşik
Açıklama:
Etik, akraba olsun veya olmasın “başkası”na misafirperverlik ve cömertlik içerisinde yaklaşmaktır. Somut ve duyulur manada “başkası”na yakınlıktır, öylesine ki bu yakınlıkta, bu yaklaşmada ben kendimden boşalır ve tözsüzleşirim, çıkar gütmez olur ve varlıktan koparım.
Soru 3
Levinas, başkası, yabancı ve yakın kelimelerini hangi anlamda kullanmaktadır?
Seçenekler
A
Fenomenal ötesi anlamda
B
Kültürel anlamda
C
Sosyolojik anlamda
D
Antropolojik anlamda
E
Politik anlamda
Açıklama:
Levinas, başkası, yabancı ve yakın kelimelerini fenomenal anlamda yani kültürel, sosyolojik, antropolojik anlamda mı, yoksa tersine fenomenal ötesi anlamda mı kullanmaktadır? Bu soruya, esasen ikinci anlamda diye cevap vermek gerekir. Çünkü Levinas pek çok vesile ile başkasının başkalığının etnik, kültürel ve antropolojik çerçeveye yerleştirilemeyeceğini zira onun kültüre, tarihe hatta doğaya öncel olduğunu ifade etmiştir.
Fenomenal ötesi anlamda
Fenomenal ötesi anlamda
Soru 4
Lavinas'ın "yakınlık" kavramını açıklayan aşağıdaki cümledeki boşluklara hangi kelimeler uygundur?
Yakınlıkta terimleri hem birbiriyle ilişkili kılan hem de ayıran bir .................... vardır: birleşmeye, kaynaşmaya, bitişmeye perde olan fakat tam da bu yüzden yakınlığı mümkün kılan bir ................... .
Yakınlıkta terimleri hem birbiriyle ilişkili kılan hem de ayıran bir .................... vardır: birleşmeye, kaynaşmaya, bitişmeye perde olan fakat tam da bu yüzden yakınlığı mümkün kılan bir ................... .
Seçenekler
A
ara / ara
B
etik / ara
C
etik / etik
D
yabancı/öteki
E
öteki / yabancı
Açıklama:
Yakınlıkta terimleri hem birbiriyle ilişkili kılan hem de ayıran bir ara vardır: birleşmeye, kaynaşmaya, bitişmeye perde olan fakat tam da bu yüzden ya- kınlığı mümkün kılan bir ara.
ara / ara
ara / ara
Soru 5
Lavinas'a göre "duyarlıkla" doğrudan ilişkili olan "keyif alma" aşağıdakilerden hangisini ifade eder?
Seçenekler
A
Benciliğini
B
Hassasiyetini
C
Bütünlüğünü
D
Yakınlığını
E
Yabancılığını
Açıklama:
Şu hâlde, keyif alma yalnızca kendine bağlı olan ve başkasından bi- haber olan benin bencilliğini -kendi-için olma’yı- ifade eder.
bencilliğini
bencilliğini
Soru 6
Lavinas'ın duyarlık ile ilgili görüşü açıklanırken "Keyif alma ve hassas olma... Bunlar duyarlığın iki ânı, iki uğrağıdır." denmiştir. Buradaki "hassas olma" düşünür tarafından aşağıdakilerden hangisi ile ilişkilendirilmiştir?
Seçenekler
A
Kendine duyarlık
B
Başkasına duyarlık
C
Benine duyarlık
D
Sonsuluk
E
Yakınlık
Açıklama:
Keyif alma ve hassas olma... Bunlar duyarlığın iki ânı, iki uğrağıdır. Keyif alma egolojik plandaki duyarlığı ifade eder, Varlıktan Başka Türlü’de devre- ye giren hassas olma ise etik plandaki duyarlığı... İlkesel anlamda, keyif alma’da “kendi-için” olmanın duyarlığı, yani ‘kendine duyarlık’ söz konusudur; hassas olma’da ise söz ko
Başkasına duyarlık
Başkasına duyarlık
Soru 7
Lavinas "Varlıktan Başka Türlü ve Varlaşmanın Ötesinde" adı eserinde, aşağıdaki temalardan hangisini merkeze almaz?
Seçenekler
A
Sosyal kimlik
B
Başkasının yerinde olma
C
Yakınlık
D
Hassas olma
E
Duyarlık
Açıklama:
Varlıktan Başka Türlü ve Varlaşmanın Ötesinde
(1979) Levinas’ın başyapıtı olarak görülebilir. Bu kitapta filozofun başkası ile ilişki olarak etik tasavvuru yeni kavramlarla radikalleştirilmekte ve geliştirilmektedir. Burada etik söylem nihai ve kesin bir forma bürünmektedir. Kitap esasen velayet/kutsiyet, duyarlık, hassas olma, yakınlık, başkasının yerinde olma gibi temaları merkeze alarak etik bir öznelik anlayışı geliştirmektedir.. Sosyal kimliği almaz.
(1979) Levinas’ın başyapıtı olarak görülebilir. Bu kitapta filozofun başkası ile ilişki olarak etik tasavvuru yeni kavramlarla radikalleştirilmekte ve geliştirilmektedir. Burada etik söylem nihai ve kesin bir forma bürünmektedir. Kitap esasen velayet/kutsiyet, duyarlık, hassas olma, yakınlık, başkasının yerinde olma gibi temaları merkeze alarak etik bir öznelik anlayışı geliştirmektedir.. Sosyal kimliği almaz.
Soru 8
Lavinas'a göre, varlığın metafizik arzu yoluyla aşılabilmesi için aşılması gereken birinci aşama aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
keyif alma
B
çıkar gözetmezlik
C
duyarlık
D
hassasiyet
E
bütünlük
Açıklama:
Metafizik arzu, bizi “daha da yukarı”ya yükseltir. Arzu iledir ki biz kesin olarak varlığın üstüne yükseliriz. Varlığın üstünde olmak adeta iki aşamalıdır: İlk aşamada keyif alma ile varlık aşılır, ikinci aşamada ise varlık, bu defa kesin bir biçim- de, “çıkar gözetmezlik” olarak, “varlıktan soyun- ma” olarak etik yoluyla aşılır; etik metafizik arzuya dayanır. Ne var ki varlığın metafizik arzu yoluyla aşılabilmesi için birinci aşamaya gerek vardır.
Soru 9
Lavinas'a göre, varlığın metafizik arzu yoluyla aşılabilmesi için aşılması gereken ikinci aşama aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
çıkar gözetmezlik
B
keyif alma
C
hassasiyet
D
duyarlık
E
yakınlık
Açıklama:
Metafizik arzu, bizi “daha da yukarı”ya yükseltir. Arzu iledir ki biz kesin olarak varlığın üs- tüne yükseliriz. Varlığın üstünde olmak adeta iki
aşamalıdır: İlk aşamada keyif alma ile varlık aşılır, ikinci aşamada ise varlık, bu defa kesin bir biçimde, “çıkar gözetmezlik” olarak, “varlıktan soyunma” olarak etik yoluyla aşılır; etik metafizik arzuya dayanır. Ne var ki varlığın metafizik arzu yoluyla aşılabilmesi için birinci aşamaya gerek vardır. Zira Levinas’a göre metafizik arzuyu sadece tatmine varmış bir ben duyabilir; başka bir ifadeyle,
çıkar gözetmezlik
aşamalıdır: İlk aşamada keyif alma ile varlık aşılır, ikinci aşamada ise varlık, bu defa kesin bir biçimde, “çıkar gözetmezlik” olarak, “varlıktan soyunma” olarak etik yoluyla aşılır; etik metafizik arzuya dayanır. Ne var ki varlığın metafizik arzu yoluyla aşılabilmesi için birinci aşamaya gerek vardır. Zira Levinas’a göre metafizik arzuyu sadece tatmine varmış bir ben duyabilir; başka bir ifadeyle,
çıkar gözetmezlik
Soru 10
Aşağıdakilerden hangisi Lavinas'ın bir eseridir?
Seçenekler
A
Bütünlük ve Sonsuz
B
Hayatın Anlamı
C
Pratik Usun Eleştirisi
D
Nedenin Neliği
E
Varlık ve Zaman
Açıklama:
1961’de yayımlanan Bütünlük ve Sonsuz Levinas’ın olgunluk dönemine ait temel bir eserdir. Bu eserde başkasıyla ilişki olarak etik ilk kez belirgin bir tez olarak sunulur. Gençlik dönemi eserlerinde başkalığa açıklık veya başkasıyla ilişki erotik bir biçim altında öne çıkan asıl temadır ama Bütünlük ve Sonsuz ile birlikte başkasıyla ilişki ni- hai ve kesin olarak etik bir biçime bürünür ve dolayısıyla etik, bütünlük ve aynılık eleştirisi eşliğinde, metafizik veya ilk felsefe katına
Soru 11
Emmanuel Levinas’ın da hayran olduğu 1927 yılında yayınlanan “Varlık ve Zaman” adlı eserin yazarı aşağıdakilerden hangisidir ?
Seçenekler
A
Heidegger
B
Husserl
C
Rosenzweig
D
Hegel
E
Bergson
Açıklama:
Emmanuel Levinas’ın da hayran olduğu 1927 yılında yayınlanan “Varlık ve Zaman” adlı eserin yazarı Heidegger’dir.
Doğru Cevap A’dır.
Doğru Cevap A’dır.
Soru 12
Batı felsefesi tekil, ayrı, başka ve farklı olanı baskılama ya da indirgeme yoluyla sürekli göz ardı eden bir “aynılık” felsefesi olarak niteleyen Levinas’ın, batı felsefesinin bu başat eğilimine yönelik eleştirisi olarak yayınlanan eseri aşağıdakilerden hangisidir ?
Seçenekler
A
Zaman ve Başka
B
Varoluştan Varolana
C
Kaçış Üzerine
D
Varlık ve Zaman
E
Bütünlük ve Sonsuz
Açıklama:
Emmanuel Levinas’a göre genel eğilimi itibariyle Batı felsefesi tekil, ayrı, başka ve
farklı olanı baskılama ya da indirgeme yoluyla mütemadiyen göz ardı eden bir “aynılık” felsefesidir; bu felsefe, varlıktan ve bilme’den başka türlü olan’ı massetmeye doğru kabaran yatışmaz bir iştihayla “bütünleme” (totalisation) mantığı uyarınca işlerlik gösterir. Filozofun 1961’de yayımlanan Bütünlük ve Sonsuz adlı eseri, Batı felsefesinin bu başat eğiliminin radikal bir eleştirisini sunması bakımından merkezî önemdedir.
farklı olanı baskılama ya da indirgeme yoluyla mütemadiyen göz ardı eden bir “aynılık” felsefesidir; bu felsefe, varlıktan ve bilme’den başka türlü olan’ı massetmeye doğru kabaran yatışmaz bir iştihayla “bütünleme” (totalisation) mantığı uyarınca işlerlik gösterir. Filozofun 1961’de yayımlanan Bütünlük ve Sonsuz adlı eseri, Batı felsefesinin bu başat eğiliminin radikal bir eleştirisini sunması bakımından merkezî önemdedir.
Soru 13
Aşağıdakilerden hangisi Emmanuel Levinas’ın eserlerinden birisi değildir ?
Seçenekler
A
Zaman ve Başka
B
Varoluştan Varolana
C
Kaçış Üzerine
D
Varlık ve Zaman
E
Bütünlük ve Sonsuz
Açıklama:
Varlık ve Zaman Levinas’ın değil, Heidegger’in eseridir.
Soru 14
Kötülüğü kaçışa mahal bırakmayan sınırsız varlıkla özdeşleştiren Levinas’ın “Varlık kötülüktür, sonlu olduğundan değil ama sınırsız olduğundan dolayı” sözü hangi eserinde yer almaktadır ?
Seçenekler
A
Zaman ve Başka
B
Varoluştan Varolana
C
Kaçış Üzerine
D
Varlık ve Zaman
E
Bütünlük ve Sonsuz
Açıklama:
Kötülüğü kaçışa mahal bırakmayan sınırsız varlıkla özdeşleştiren Levinas’ın “Varlık kötülüktür, sonlu olduğundan değil ama sınırsız olduğundan dolayı” sözü “Zaman ve Başka” adlı eserinde yer alır.
Doğru Cevap A’dır.
Doğru Cevap A’dır.
Soru 15
Aşağıdakilerden hangisi Levinas’ın olgunluk dönemi eserleri arasında değerlendirilir ?
Seçenekler
A
Zaman ve Başka
B
Varoluştan Varolana
C
Kaçış Üzerine
D
Varlık ve Zaman
E
Bütünlük ve Sonsuz
Açıklama:
Bütünlük ve Sonsuz Levinas’ın olgunluk dönemi eserleri arasında değerlendirilir.
Soru 16
Emmanuel Levinas’ın hangi eserinde başkasıyla ilişki olarak etik ilk kez belirgin bir tez olarak sunulur ?
Seçenekler
A
Zaman ve Başka
B
Varoluştan Varolana
C
Kaçış Üzerine
D
Bütünlük ve Sonsuz
E
Varlıktan Başka Türlü ve Varlaşmanın Ötesinde
Açıklama:
Emmanuel Levinas’ın Bütünlük ve Sonsuz adlı eserinde başkasıyla ilişki olarak etik ilk kez belirgin bir tez olarak sunulur
Doğru Cevap D’dir.
Doğru Cevap D’dir.
Soru 17
Velayet/kutsiyet, duyarlık, hassas olma, yakınlık, başkasının yerinde olma gibi temaları merkeze alarak etik bir öznelik anlayışı geliştiren ve Levinas’ın başyapıtı olarak nitelenen eseri aşağıdakilerden hangisidir ?
Seçenekler
A
Zaman ve Başka
B
Varoluştan Varolana
C
Kaçış Üzerine
D
Bütünlük ve Sonsuz
E
Varlıktan Başka Türlü ve Varlaşmanın Ötesinde
Açıklama:
Varlıktan Başka Türlü ve Varlaşmanın Ötesinde (1979) Levinas’ın başyapıtı olarak görülebilir. Bu kitapta filozofun başkası ile ilişki olarak etik tasavvuru yeni kavramlarla radikalleştirilmekte ve geliştirilmektedir. Burada etik söylem nihai ve kesin bir forma bürünmektedir. Kitap esasen velayet/kutsiyet, duyarlık, hassas olma, yakınlık, başkasının yerinde olma gibi temaları merkeze alarak etik bir öznelik anlayışı geliştirmektedir.
Doğru Cevap E’dir.
Doğru Cevap E’dir.
Soru 18
Aşağıdakilerden hangisi Levinas’ın düşüncesinde “sonsuz” fikrinin birlikte bulunduğu kavramlardan birisi değildir ?
Seçenekler
A
Dışsallık
B
Başkalık
C
Aşkınlık
D
Tanrı
E
Bütünlük
Açıklama:
Levinas’ın düşüncesinde “sonsuz” fikrinin birlikte bulunduğu kavramlardan birisi değildir. Levinas, Sonsuz fikri üzerinden bütünlük fikrini eleştirir ve buradan yola çıkarak etiği tasavvur eder.
Doğru Cevap E’dir.
Doğru Cevap E’dir.
Soru 19
Levinas düşüncesinde yüz aşağıdakilerden hangisini ifade eder ?
Seçenekler
A
Başkası
B
Kendisi
C
Sonsuzluk
D
İyi
E
Kötü
Açıklama:
Levinas’ta yüz başkasını ifade eder ve başkası yüzünün ifadesiyle bana konuşur. Filozof, Bütünlük ve Sonsuz’da başkasına yaklaşmanın, onun ifadesini buyur etmek olduğunu söylemektedir. Başkası, benimona dair taşıdığım fikri aşar bu ifadede. Bu durumda ben’in, kapasitesinin ötesinde başkasından alması, tam olarak Sonsuz fikrine sahip olması anlamınagelir.
Doğru Cevap A’dır.
Doğru Cevap A’dır.
Soru 20
Levinas’ın esinlediği entelektüalizm eleştirisinde koşulundan kopuk teorik bir düşüncenin soğuk tavrı karşısında yepyeni bir tavır geliştiren “varoluş felsefesi”ni ortaya koyan düşünür aşağıdakilerden hangisidir ?
Seçenekler
A
Husserl
B
Rosenzweig
C
Hegel
D
Heidegger
E
Bergson
Açıklama:
Levinas’ın esinlediği entelektüalizm eleştirisinde koşulundan kopuk teorik bir düşüncenin soğuk tavrı karşısında yepyeni bir tavır geliştiren “varoluş felsefesi”ni ortaya koyan düşünür Heidegger’dir.
Doğru Cevap D’dir.
Doğru Cevap D’dir.
Soru 21
Levinas’ın düşüncelerinde, Descartes, Hegel, Rosenzweig, Buber, Marcel ve Bergson’un izleri olmakla birlikte, Levinas’ın esas olarak etkilendiği iki filozof aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak belirtilmiştir?
Seçenekler
A
Spinoza ve Locke
B
Husserl ve Heidegger
C
Platon ve Sokrates
D
Aristotales ve Platon
E
Marx ve Engels
Açıklama:
Levinas’ın düşüncelerinin oluşumunda okumakta olduğunuz kitabın ikinci ve üçüncü bölümlerin- de ele alınan Husserl ve Heidegger’in etkisi hayli fazladır. Bu iki Alman düşünür dışında Descartes, Hegel, Rosenzweig, Buber, Marcel ve Bergson’un izleri Levinas’ın düşüncelerinde belirgindir.
Soru 22
Levinası'ın 1961’de yayımlanan, olgunluk dönemine ait olan ve başkasıyla ilişki olarak etiği ilk kez belirgin bir tez olarak sunduğu eserinin adı nedir?
Seçenekler
A
Kaos ve Sakinlik
B
Sakinlik ve Karmaşa
C
Aşırı ve Dingin
D
Bütünlük ve Sonsuz
E
Hep ya da Hiç
Açıklama:
1961’de yayımlanan Bütünlük ve Sonsuz Levinas’ın olgunluk dönemine ait temel bir eser- dir. Bu eserde başkasıyla ilişki olarak etik ilk kez belirgin bir tez olarak sunulur.
Soru 23
Özne varlıktan soyunarak özne olmaktadır düşüncesini Levinas hangi kitabında ele alır?
Seçenekler
A
Özneden Kaçış
B
Varlık nedir?
C
Varlık Üzerine
D
Varlık ve Özne
E
Kaçış Üzerine
Açıklama:
Demek ki varlıktan çıkmak, benin kendine mıhlanmışlığı demek olan şu “en radikal, en onulmaz zincirlenmişlik”ten kurtulmakla mümkündür. Bu noktadan itibaren Levinas düşüncesinde öznelik teorisinin niçin ve nasıl ontolojizme karşı geliştiği daha bir anlaşılır hâle gelmektedir. Özne varlıktan soyunarak özne olmaktadır bu düşüncede.
Soru 24
Levinas Heidegger’deki “hiçliğin iç sıkıntısı”na karşı aşağıdakilerden hangisini öne çıkarmaktadır?
Seçenekler
A
varlığın dehşetini
B
yaşamın kamçısını
C
insanın şiddetini
D
sessizliğin yankısını
E
zihnin kaosunu
Açıklama:
Levinas Heidegger’deki “hiçliğin iç sıkıntısı”na karşı “varlığın dehşeti”ni öne çıkarmaktadır.
Soru 25
Levinas, anonim varlığın bağrından varolanın yani öznenin doğuşuna ne ad verir?
Seçenekler
A
antinomi
B
epistemoloji
C
ontoloji
D
hipostaz
E
idea
Açıklama:
Levinas, anonim varlığın bağrından va- rolanın yani öznenin doğuşuna hipostaz (hypostase) adını verir.
Soru 26
Levinas düşüncesi başka/sı ile ilişkinin; varlığın, ontolojinin ve aynılığın aşılmasını mümkün kılan yegâne imkân olduğu sabit fikrine neredeyse bütün aşamalarında bağlı kalmış, filozof bu düşünceyi iki temel form ekseninde ele almıştır, bunlar sırasıyla nedir?
Seçenekler
A
Pornografik ve Sentetik
B
Etik ve erotik
C
Erotik ve etik
D
Sentetik ve semiyoloji
E
Bilimsel ve sanatsal
Açıklama:
Levinas düşüncesi başka/sı ile ilişkinin; varlığın, ontolojinin ve aynılığın aşılmasını mümkün kılan yegâne imkân olduğu sabit fikrine neredeyse bütün aşamalarında bağlı kalmıştır. Filozofun düşüncesinin evrimi esnasında bu başkalık iki temel forma bürünmüştür: Sırasıyla erotik ve etik.
Soru 27
Levinas, "düşündüğünden fazlasını düşünen düşünceye ya da fikre" ne ad verir?
Seçenekler
A
Arzu
B
Nesne
C
Özne
D
Fikir
E
Başka
Açıklama:
Sonsuz fikri düşündüğünden fazlasını düşünen bir düşüncedir. Düşündüğünden fazlasını düşünen düşünceye ya da fikre ise Levinas arzu adını verir.
Soru 28
Levinas'a göre, başkasının mevcudiyeti tarafından benim kendiliğindenliğimin sorgulanışının adı nedir?
Seçenekler
A
Eşduyum
B
Duyarlılık
C
Bencillik
D
Empati
E
Etik
Açıklama:
Etik, Ben’in kendiliğinden egoizmi tarafından olduğu gibi tüm Batı felsefesi tarafından da karanlıkta bırakılan tayin edici deneyimin adıdır. Bir başka biçimde söylenirse başka- sının mevcudiyeti tarafından benim kendi- liğindenliğimin sorgulanışının adıdır.
Soru 29
Levinas’a göre Tanrı’ya doğru olma, Sonsuz’a ya da ilahi olana açılma nede vuku bulur?
Seçenekler
A
Duada
B
Zühtte
C
Sanatta
D
İnsanlarla olan ilişkide
E
Seyahatte
Açıklama:
Levinas’a göre Tanrı’ya doğru olma, Sonsuz’a ya da ilahi olana açılma, ancak insanlar arası’nda yani başkasıyla ilişkide vuku bulur.
Soru 30
Bütünlük ve Sonsuz’da Levinas başkasını yabancı olarak nitelerken, Varlıktan Başka Türlü’de başkasından ne olarak söz etmiştir?
Seçenekler
A
uzak
B
yakın
C
ayrılık
D
yabancı
E
akraba
Açıklama:
Bütünlük ve Sonsuz’da Levinas’ın başkasını yabancı olarak nitelemesine rastlarız, oysa yakınlığın ayrılığa rağmen veya daha doğrusu ayrılık içre gündeme geldiği Varlıktan Başka Türlü’de başkasından artık yakın olarak söz edilecektir, tabii yakınlıkta yatan yabancılık boyutu büsbütün yadsınmaksızın.
Soru 31
Levinas’ın felsefi kariyerinde silinmez izler bırakan felsefeciler aşağıdakilerden hangileridir?
Seçenekler
A
Husserl ve Heidegger
B
Leibniz ve Heidegger
C
Descartes ve Heidegger
D
Leibniz ve Husserl
E
Leibniz ve Descartes
Açıklama:
Husserl ve Heidegger, Levinas’ın felsefi kariyerinde silinmez izler bırakır. Her ne kadar Levinas olgun felsefesi itibariyle kendini onlardan
ayırmaya çalışsa da bu iki filozofun şöyle veya böyle, Levinas’ın düşüncesi üzerindeki etkisi kalıcı ve
belirleyici olmuştur
ayırmaya çalışsa da bu iki filozofun şöyle veya böyle, Levinas’ın düşüncesi üzerindeki etkisi kalıcı ve
belirleyici olmuştur
Soru 32
Aşağıdakilerden hangisi Levinas’ın felsefi kariyeri boyunca
savunduğu temel tezdir?
savunduğu temel tezdir?
Seçenekler
A
Neden bir şey var da yok değil? sorusu
B
Etiğin ilk felsefe oluşu
C
ilk felsefe, varlık meselesini temel alan ontoloji
D
“başkasıyla ilişki” ya da “başkalıkla ilişki” etiği
E
“aynılık” felsefesi
Açıklama:
Etiğin ilk felsefe oluşu, Levinas’ın felsefi kariyeri boyunca
savunduğu temel tezdir
savunduğu temel tezdir
Soru 33
Levinas’ın etiğini, eş deyişle metafiziğini derinlemesine etkilediği, düşüncesinde dinî boyut belirginlik ve ağırlık kazanmaya başlamasına etki eden çalışması aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Varoluş nazariyesi
B
Varlıktan kaçış
C
Talmud
D
Ölümün başkalığı
E
Metafizik gerçeklik
Açıklama:
Savaş sonrası dönemde Levinas Mösyö Chouchani ile tanışır ve onunla birlikte Talmud çalışmaları yapar.
Böylece filozofun düşüncesinde dinî boyut belirginlik ve ağırlık kazanmaya başlar. Yahudi kaynaklarının
Levinas’ın etiğini, eş deyişle metafiziğini derinlemesine etkilediği yadsınamaz; dahası, Levinas’ın Yunan felsefesine İbrani bir esin vermeye ve İbrani bilgeliği felsefi söyleme tercüme etmeye çalıştığını söylemek bir ölçüde
mümkün görünmektedir. Levinas çağdaş bir filozof olduğu kadar, bir Talmud yorumcusudur da.
Böylece filozofun düşüncesinde dinî boyut belirginlik ve ağırlık kazanmaya başlar. Yahudi kaynaklarının
Levinas’ın etiğini, eş deyişle metafiziğini derinlemesine etkilediği yadsınamaz; dahası, Levinas’ın Yunan felsefesine İbrani bir esin vermeye ve İbrani bilgeliği felsefi söyleme tercüme etmeye çalıştığını söylemek bir ölçüde
mümkün görünmektedir. Levinas çağdaş bir filozof olduğu kadar, bir Talmud yorumcusudur da.
Soru 34
Levinas 'Varlıktan Başka Türlü ve Varlaşmanın Ötesinde' adlı eserinde hangi meseleyi ele almıştır?
Seçenekler
A
Aynılık felsefesi
B
Varlık sorunu
C
İlk felsefe
D
Etik öznelik
E
Bütünleme mantığı
Açıklama:
Bu eserinde duyarlık ve yakınlık temelinde etik öznelik meselesini ele alıp tahlil etmiştir.
Soru 35
I-Kaçış Üzerine
II-Varoluştan Varolana
III- Bütünlük ve Sonsuz
IV- Varlıktan Başka Türlü ve Varlaşmanın Ötesinde
Levinas'ın yukarıda verilen eserlerden hangisi/hangileri gençlik dönemi eserleridir?
II-Varoluştan Varolana
III- Bütünlük ve Sonsuz
IV- Varlıktan Başka Türlü ve Varlaşmanın Ötesinde
Levinas'ın yukarıda verilen eserlerden hangisi/hangileri gençlik dönemi eserleridir?
Seçenekler
A
Yalnız III
B
I ve III
C
II, III ve IV
D
I ve IV
E
I ve II
Açıklama:
Levinas’ın Kaçış Üzerine (1935), Varoluştan Varolana (1947), Zaman ve Başka (1948) olarak sıralayabileceğimiz gençlik dönemi eserlerinde olgunluk dönemi felsefesinin ipuçları yer alır.
Soru 36
Bu kitapta filozofun başkası ile ilişki olarak etik tasavvuru yeni kavramlarla radikalleştirilmekte ve geliştirilmektedir. Burada etik söylem nihai ve kesin bir forma bürünmektedir. Kitap esasen velayet/kutsiyet, duyarlık, hassas olma, yakınlık, başkasının yerinde olma gibi temaları merkeze alarak etik bir öznelik anlayışı geliştirmektedir.
Yukarıda içeri hakkında bilgi verilen ve Levinas'ın başyapıtı olarak da kabul edilen eseri aşağıdakilerden hangisidir?
Yukarıda içeri hakkında bilgi verilen ve Levinas'ın başyapıtı olarak da kabul edilen eseri aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Varlıktan Başka Türlü ve Varlaşmanın Ötesinde
B
Bütünlük ve Sonsuz
C
Zaman ve Başka
D
Varoluştan Varolana
E
Kaçış Üzerine
Açıklama:
Paragrafta özellikleri verilen eser Varlıktan Başka Türlü ve Varlaşmanın Ötesinde adlı eserdir.
Soru 37
Levinas Batı felsefesinde söküp atılamaz bir biçimde kökleşmiş olan varlık düşüncesine karşı hangi düşünceyi öne çıkarmak istemiştir?
Seçenekler
A
Etik öznelik
B
Etik düşünce
C
Tanrı ve etik
D
Duyarlık ve temsil
E
Sonsuz düşünce fikri
Açıklama:
Levinas Batı felsefesinde söküp atılamaz bir
biçimde kökleşmiş olan varlık düşüncesine karşı
“çıkar gözetmez bir biçimde varlıktan soyunma”
olarak etiği ve ontolojinin eleştirisi olarak da etik
düşünceyi öne çıkarmak ister.
biçimde kökleşmiş olan varlık düşüncesine karşı
“çıkar gözetmez bir biçimde varlıktan soyunma”
olarak etiği ve ontolojinin eleştirisi olarak da etik
düşünceyi öne çıkarmak ister.
Soru 38
Levinas’ta etik öznelik kavramı ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Seçenekler
A
Kutsiyet kavramlarıyla doğrudan irtibatlıdır
B
Etik özne, bilinç, özerklik ve özgürlük ile birlikte çıkar ilişkisinde özneleşen kimsedir
C
Etik anlamda özneleşme, varlıkta yer etmeme, varlıkta diretmeme anlamında bir konumsuzlaşmadır.
D
Etik özne, kendinin berisine gitmiş, orada kendini başkasına
tâbi olarak bulmuş ve bu tabiiyet temelinde varlığından soyunarak özneleşmiş kimsedir.
tâbi olarak bulmuş ve bu tabiiyet temelinde varlığından soyunarak özneleşmiş kimsedir.
E
Etik özne, kendinin berisine gitmiş, orada kendini başkasına
tâbi olarak bulmuş ve bu tabiiyet temelinde varlığından soyunarak özneleşmiş kimsedir.
tâbi olarak bulmuş ve bu tabiiyet temelinde varlığından soyunarak özneleşmiş kimsedir.
Açıklama:
Etik özne, bilinç, özerklik ve özgürlük değil de sorumluluk, vicdan ve yâderklik temelinde, başkası ile çıkar gözetmez ilişkide özneleşen kimsedir tam olarak.
Soru 39
Levinas'ın 'Bütünlük ve Sonsuz' isimli eserinde aşağıdaki konulardan hangisi işlenmez?
Seçenekler
A
Metafizik arzu
B
Sonsuz fikri
C
Öznelik ve kudsiyet
D
Duyarlık ve temsil
E
başkasıyla ilişki olarak etik ilk kez belirgin bir tez olarak sunulur
Açıklama:
Öznelik ve kudsiyet, Varlıktan Başka Türlü ve Varlaşmanın Ötesinde isimli eserde yer almaktadır.
Soru 40
Levinas, 'düşündüğünden fazlasını düşünen düşünce ya da fikir' olarak tanımladığı kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Etik
B
Dolayımlama
C
Bütünlük
D
Arzu
E
İçtepi
Açıklama:
Düşündüğünden fazlasını düşünen düşünceye ya da fikre ise Levinas arzu adını verir
Soru 41
Aşağıdaki filozoflardan hangisi Emmanuel Levinas’ın düşüncesinde etkili, kalıcı ve belirleyici olmuştur?
Seçenekler
A
Maslow
B
Husserl
C
Hegel
D
Platon
E
Sartre
Açıklama:
Husserl ve Heidegger, Levinas’ın felsefi kariyerinde silinmez izler bırakır. Her ne kadar Levinas olgun felsefesi itibariyle kendini onlardan ayırmaya çalışsa da bu iki filozofun şöyle veya böyle, Levinas’ın düşüncesi üzerindeki etkisi kalıcı ve belirleyici olmuştur.
Soru 42
Emmanuel Levinas düşünceleriyle bazı eleştiri türleri üzerinden hareket eder. Aşağıdakilerden hangisi bu eleştirilerden değildir?
Seçenekler
A
Ontolojik Eleştiri
B
Entelektüalizmin Eleştirisi
C
Siyasal Eleştiri
D
Bütünlük Eleştirisi
E
Aynılık Eleştirisi
Açıklama:
Levinas’ın etiği, Heidegger’in ontolojisinin eleştirisi ile Husserl’in entelektüalizminin eleştirisinden, keza bütünlük ve aynılık eleştirisinden hareket eder.
Siyasal Eleştiri
Siyasal Eleştiri
Soru 43
Levinas bu eserinde, varlığı kişinin ıstırap duyduğu, içinde boğulduğu, altında ezildiği, karşısında bulantı duyduğu bir şey, dolayısıyla tasfiye edilmesi, alt edilmesi, aşılması gereken bir şey olarak tasvir eder. Varlıktan çıkış haddizatında ancak kendinden çıkışla mümkündür. Bu eser aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Zaman ve Başka
B
Varoluştan Varolana
C
Bütünlük ve Sonsuz
D
Varlaşmanın Ötesinde
E
Kaçış Üzerine
Açıklama:
Levinas Kaçış Üzerine’de (1935) varlığı kişinin ıstırap duyduğu, içinde boğulduğu, altında ezildiği, karşısında bulantı duyduğu bir şey, dolayısıyla tasfiye edilmesi, alt edilmesi, aşılması gereken bir şey olarak tasvir eder.
Soru 44
Emmanuel Levinas, Var’ı yani anonim varlığı tasvir ederken bazı metaforlara başvurur. Aşağıdakilerden hangisi bu metaforlardan değildir?
Seçenekler
A
Uykusuzluk
B
Delilik
C
Karanlık
D
Kuşku
E
Gece
Açıklama:
Var’ı yani anonim varlığı tasvir ederken Levinas bazı metaforlara başvurur: Onu kâh geceye
veya karanlığa, kâh uykusuzluğa, kâh da taşkınlığa veya deliliğe başvurmak suretiyle tasvir eder.
Kuşku
veya karanlığa, kâh uykusuzluğa, kâh da taşkınlığa veya deliliğe başvurmak suretiyle tasvir eder.
Kuşku
Soru 45
Emmanuel Levinas, otantik anlamda, bilgi ve öngörü ile ihata edemediğimiz, daima bir sürpriz, bir gizem olarak kalan, her türlü zapturapt altına alma, tasarruf altına sokma, ışık altına getirme girişimi olarak tanımladığı kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sır
B
Gelecek
C
Özgürlük
D
Başkalaşım
E
Aşkınlık
Açıklama:
Otantik anlamda gelecek, bilgi ve öngörü ile ihata edemediğimiz, daima bir sürpriz, bir gizem olarak kalan, her türlü zapturapt altına alma, tasarruf altına sokma, ışık altına getirme girişiminden kaçan bir gelecektir.
Soru 46
Levinas’ın olgunluk dönemine ait temel bir eserdir. Bu eserde başkasıyla ilişki olarak etik ilk kez belirgin bir tez olarak sunulur. Bu eser aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Zaman ve Başka
B
Varoluştan Varolana
C
Bütünlük ve Sonsuz
D
Varlaşmanın Ötesinde
E
Kaçış Üzerine
Açıklama:
Levinas’ın olgunluk dönemine ait temel bir eserdir. Bu eserde başkasıyla ilişki olarak etik ilk kez
belirgin bir tez olarak sunulur.
Bütünlük ve Sonsuz
belirgin bir tez olarak sunulur.
Bütünlük ve Sonsuz
Soru 47
Levinas’ın aşkın olanla ilişkiyi belirleyen yapı olarak arzu kavramı aşağıdakilerden hangisinin ötesine geçemez?
Seçenekler
A
Yazın
B
Teskin
C
İkmal
D
Tatmin
E
Sükunet
Açıklama:
Aşkın olanla ilişkiyi belirleyen yapı olarak arzu, kendisini basitçe ikmal, tatmin ve sonuçta teskin
(Sükunet) edecek her şeyin ötesine geçer.
Yazın
(Sükunet) edecek her şeyin ötesine geçer.
Yazın
Soru 48
Levinas’ın düşüncesinde Sonsuz fikri, bazı kavramlarıyla birlikte bulunur. Aşağıdakilerden hangisi bu kavramlardan değildir?
Seçenekler
A
Dışsallık
B
Tanrı
C
Başkalık
D
Uzam
E
Aşkınlık
Açıklama:
Filozofun düşüncesinde Sonsuz fikri, dışsallık, başkalık, aşkınlık ve Tanrı kavramlarıyla birlikte bulunur.
Uzam
Uzam
Soru 49
Levinas’ta duyarlık kaç ayrı kipe sahiptir?
Seçenekler
A
2
B
3
C
4
D
5
E
6
Açıklama:
Levinas’ta duyarlık iki ayrı kipe sahiptir:
1-Keyif alma ve 2- Hassas olma.
1-Keyif alma ve 2- Hassas olma.
Soru 50
Levinas bu kitapta esasen velayet/kutsiyet, duyarlık, hassas olma, yakınlık, başkasının yerinde olma gibi temaları merkeze alarak etik bir öznelik anlayışı geliştirmektedir. Bu kitap aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Zaman ve Başka
B
Varoluştan Varolana
C
Bütünlük ve Sonsuz
D
Kaçış Üzerine
E
Varlıktan Başka Türlü Ve Varlaşmanın Ötesinde
Açıklama:
Varlıktan Başka Türlü ve Varlaşmanın Ötesinde (1979) Levinas’ın başyapıtı olarak görülebilir... Kitap esasen velayet/kutsiyet, duyarlık, hassas olma, yakınlık, başkasının yerinde olma gibi temaları merkeze alarak etik bir öznelik anlayışı geliştirmektedir
Soru 51
Varlık ve Zaman adlı eser hangi düşünüre aiittir?
Seçenekler
A
Husser
B
Heidegger
C
Hegel
D
Levinas
E
Rosenzweig
Açıklama:
1927’de yayımlanan Varlık ve Zaman adlı eser Heidegger’e aittir.
Soru 52
Sartre'yi fenomenolojiyle tanıştıran kimdir?
Seçenekler
A
Descartes
B
Buber
C
Bergson
D
Levinas
E
Rosenzweig
Açıklama:
Sartre (ö. 1980), bu esere göndermeyle kendini fenomenolojiyle tanıştıranın Levinas olduğunu söylemiştir.
Soru 53
Levinas hangi eserinde duyarlık ve yakınlık temelinde etik öznelik meselesini ele alıp tahlil etmiştir?
Seçenekler
A
Bütünlük ve Sonsuz
B
Varlıktan Başka Türlü ve Varlaşmanın Ötesinde
C
Kaçış Üzerine
D
Varoluştan Varolana
E
Zaman ve Başka
Açıklama:
Filozof Bütünlük ve Sonsuz’dan on üç yıl sonra, 1974’de yayımlanan ve başyapıtı diyebileceğimiz Varlıktan Başka Türlü ve Varlaşmanın Ötesinde adlı eserinde duyarlık ve yakınlık temelinde etik öznelik meselesini ele alıp tahlil etmiştir. Levinas’ın etiğinin asıl ilgi odağı hâline gelmesi Seksenlerde, felsefede ve sosyal bilimlerde etik ve siyaset tartışmalarına koşut olarak öznelik kuramlarına dönüşle birlikte gerçekleşmiştir.
Soru 54
Varlığın sınırsız olduğu, dışarıdan gelip onu sınırlayacak hiçbir şeyin olmadığı kanaati hangi düşünür için söylenebilir?
Seçenekler
A
Levinas
B
Heidegger
C
Husserl
D
Marcel
E
Buber
Açıklama:
Heidegger, varlık ve hiçliğin birbirine aidiyetini, giderek aynılığını öne sürer ve
bu minvalde varlığın sonlu olduğuna dikkat çeker. Oysa Levinas varlığın sınırsız olduğu, dışarıdan gelip onu sınırlayacak hiçbir şeyin olmadığı kanaatindedir.
bu minvalde varlığın sonlu olduğuna dikkat çeker. Oysa Levinas varlığın sınırsız olduğu, dışarıdan gelip onu sınırlayacak hiçbir şeyin olmadığı kanaatindedir.
Soru 55
Levinas hangi eserinde “Varlık kötülüktür, sonlu olduğundan değil
ama sınırsız olduğundan dolayı”. şeklinde bir ifadede bulunmuştur?
ama sınırsız olduğundan dolayı”. şeklinde bir ifadede bulunmuştur?
Seçenekler
A
Bütünlük ve Sonsuz
B
Kaçış Üzerine
C
Zaman ve Başka
D
Varoluştan Varolana
E
Varlıktan Başka Türlü ve Varlaşmanın Ötesinde
Açıklama:
Levinas Zaman ve Başka’da şöyle yazar: “Varlık kötülüktür, sonlu olduğundan değil ama sınırsız olduğundan dolayı”. Varlığın kötülük olarak bu şekilde karakterize edilmesinde vurgulanan şey, varlığın açıklık bırakmaması, kaçmaya izin vermemesi, sonuçta, her şeyi ihata etmesidir; öylesine ki hiçliğe de yer yoktur varlığın bağrında, oysa hiçlik varlığın sebep olduğu ıstıraptan kaçışta bir
sığınak olabilirdi.
sığınak olabilirdi.
Soru 56
Hangi eserde hâkim olan başkalık tasavvuru henüz etik bir karakter arz etmemektedir?
Seçenekler
A
Varlıktan Başka Türlü ve Varlaşmanın Ötesinde
B
Varlık ve Zaman
C
Zaman ve Başka
D
Emmanuel Levinas’a Elveda
E
Bütünlük ve Sonsuz
Açıklama:
Varoluştan Varolana ve Zaman ve Başka’ya hâkim olan başkalık tasavvuru
henüz etik bir karakter arz etmemektedir.
henüz etik bir karakter arz etmemektedir.
Soru 57
Hangi eserde başkasıyla ilişki nihai ve kesin olarak etik bir biçime bürünür ve dolayısıyla etik, bütünlük ve aynılık eleştirisi eşliğinde, metafizik veya ilk felsefe katına yükseltilir?
Seçenekler
A
Bütünlük ve Sonsuz
B
Varoluştan Varolana
C
Zaman ve Başka
D
Kaçış Üzerine
E
Varlıktan Başka Türlü ve Varlaşmanın Ötesinde
Açıklama:
1961’de yayımlanan Bütünlük ve Sonsuz Levinas’ın olgunluk dönemine ait temel bir eserdir. Bu eserde başkasıyla ilişki olarak etik ilk kez belirgin bir tez olarak sunulur. Bütünlük ve Sonsuz ile birlikte başkasıyla ilişki nihai ve kesin olarak etik bir biçime bürünür ve dolayısıyla etik, bütünlük ve aynılık eleştirisi eşliğinde, metafizik veya ilk felsefe katına yükseltilir.
Soru 58
"Bambaşka olana yönelir, mutlak olarak başka olana" ifadesi aşağıdakilerden hangisi ile ilişkilidir?
Seçenekler
A
Metafizik arzu
B
Yakınlık
C
Etik
D
Kutsiyet
E
Duyarlık
Açıklama:
Metafizik arzu bambaşka olana yönelir, mutlak olarak başka olana. Burada arzu, yoksun ve eksikli bir varlığı akla getiren ihtiyaçla eş değer değildir, bir noksanlığı ifade etmez, bir zarurete dayanmaz. Arzu, çoktan tatmine ulaşmış bir varlığın durumunu ifade etmesiyle, bir zaruretin veya bir noksanlığın sevkiyle değil de “arzulanır olanın verdiği şevk” ile başka/sına yönelmesiyle ihtiyaçtan ayrılır. Arzuyu duyan ben, tatmine ulaşmış, ayrı ve özerk bir varlık olarak başkasına özsel bir bağımlılığı hatıra getiren ihtiyaçtan uzaktır. Levinas’a göre sadece tatmine ulaşmış, mutlu ve müstağni insan metafizik arzuyu duyabilir zira aksi takdirde yani tatminsizlik ve zaruret hâli içerisinde bulunulduğu ve başkasına muhtaç olunduğu durumda aşkınlık ilişkisi başkasına bağımlılık ilişkisine dönüşürdü.
Soru 59
Aşağıdakilerden hangi eser esasen velayet/kutsiyet, duyarlık, hassas olma, yakınlık, başkasının yerinde olma gibi temaları merkeze alarak etik bir öznelik anlayışı geliştirmektedir.
Seçenekler
A
Varlıktan Başka Türlü ve Varlaşmanın Ötesinde
B
Kaçış Üzerine
C
Varoluştan Varolana
D
Zaman ve Başka
E
Bütünlük ve Sonsuz
Açıklama:
Varlıktan Başka Türlü ve Varlaşmanın Ötesinde (1979) başkası ile ilişki olarak etik tasavvuru yeni kavramlarla radikalleştirilmekte ve geliştirilmektedir. Burada etik söylem nihai ve kesin bir forma bürünmektedir. Kitap esasen velayet/kutsiyet, duyarlık, hassas olma, yakınlık, başkasının yerinde olma gibi temaları merkeze alarak etik bir
öznelik anlayışı geliştirmektedir.
öznelik anlayışı geliştirmektedir.
Soru 60
Levinas’ın hangi eseri başyapıtı olarak görülebilir?
Seçenekler
A
Kaçış Üzerine
B
Bütünlük ve Sonsuz
C
Zaman ve Başka
D
Varlıktan Başka Türlü ve Varlaşmanın Ötesinde
E
Varoluştan Varolana
Açıklama:
Varlıktan Başka Türlü ve Varlaşmanın Ötesinde (1979) Levinas’ın başyapıtı olarak görülebilir.
Soru 61
batı felsefesi için temel soru, Leibniz'in formüle ettiği şekliyle, "......................" sorusudur yani varlık (ve yokluk) meselesidir.
Seçenekler
A
Neden ışık var da karanlık yok değil?
B
Neden bir şey var da yok değil?
C
Neden gece var da gündüz yok değil?
D
Neden batı var da doğu yok değil?
E
Neden gökyüzü var da yeryüzü yok değil?
Açıklama:
Neden bir şey var da yok değil?
Soru 62
Levinas'ın düşüncelerinin oluşumunda aşağıdaki isimlerden hangisinin fazla etkisinin olduğu söylenemez?
Seçenekler
A
Husserl
B
Heidegger
C
Hegel
D
Sartre
E
Bergson
Açıklama:
Sartre
Soru 63
Savaş sonrası dönemde Levinas Mösyö Chouchani ile tanışır ve onunla birlikte ................ çalışmaları yapar.
Seçenekler
A
Talmut
B
Sonsuzluk
C
Yücelik
D
Derinlik
E
Duygu
Açıklama:
Talmut
Soru 64
Aşağıdaki eserlerden hangisi Levinas'a aittir?
Seçenekler
A
Bulantı
B
Varlık ve zaman
C
Kaçış üzerine
D
Sonsuzluk arayışı
E
Derin izler
Açıklama:
Kaçış üzerine
Soru 65
Levinas'ın gençlik eserlerinde bir varlık figürü olarak, aşağıdakilerden hangi kavram öne çıkmaktadır?
Seçenekler
A
Hiç
B
Var
C
Boş
D
Sonsuz
E
Doğa
Açıklama:
Var
Soru 66
Levinas, evlatla ilişkiyi nasıl görür?
Seçenekler
A
Duyguların doyumu
B
Ruhun temizlenmesi
C
Yaşamın devamı
D
Bedenin güzelliği
E
Benin bir aşkınlığı
Açıklama:
Benin bir aşkınlığı
Soru 67
Levinas'ın 1961 yılında yayımladığı, olgunluk dönemine ait temel eser aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Bütünlük ve sonsuzluk
B
Elveda
C
Duyguların oluşumu
D
Anlam ve yaşam
E
Ben ve öteki
Açıklama:
Bütünlük ve sonsuzluk
Soru 68
Levinas, ............'nın filozofudur, mutlak olarak,..................'nın.
Seçenekler
A
Öteki
B
Başka
C
Doğa
D
Duygular
E
Durağan
Açıklama:
Başka
Soru 69
Levinas'ın Bütünlük ve sonsuz adlı esrine kadar, aşağıdaki hangi fikre rastlanmaz?
Seçenekler
A
ufuk
B
Boş
C
Aydınlık
D
Sonsuz
E
Başka
Açıklama:
Sonsuz
Soru 70
Levinas, başkasının kendini sunma tarzını ne olarak adlandırır?
Seçenekler
A
Göz
B
Ten
C
Yüz
D
Duruş
E
Mimik
Açıklama:
Yüz
Ünite 6
Soru 1
Derrida’nın düşüncelerine ulaşmanın yolu aşağıdaki ifadelerden hangisidir?
Seçenekler
A
Metafizik düşünme biçiminden uzaklaşmak.
B
Felsefenin başlangıç noktası sorgulanmak.
C
Dili durağan bir kurallar bütünü olarak düşünmemek.
D
Ele aldığı düşüncenin kurallarına sonuna kadar uymak.
E
Bütünün içerdiği değerlendirmelerin alternatiflerleri ile ilgilenmek.
Açıklama:
Derrida’yı anlamanın en kolay yolu, başlangıca ilişkin düşüncelerini dikkate almaktır. Felsefenin kendi başlangıcının her zaman sorunlu olduğunu ve kendi kapanımını bu sorunları dışlayarak gerçekleştirmeye çalıştığını öne sürer. Derrida, felsefenin bir başlangıç noktası içerdiğini ve bu noktanın hiç de sorgusuz sualsiz kabullenilemeyeceğine işaret eder.
Soru 2
Derrida’nın, Batı felsefe geleneğinde akıl, varlık, anlam gibi kavramlardan üretilen bilginin tarafsız olduğunun vurgulanmasına ilişkin tanımı aşağıdaki ifadelerden hangisidir?
Seçenekler
A
Eklektizm.
B
Dekonstrüksiyon
C
Logosentrizm.
D
Differance.
E
Etnosenrizm.
Açıklama:
Logosentrizm, Batı felsefe geleneğinde akıl, varlık, söz, mantık, hakikat, anlam gibi kavramlara imtiyaz tanıyarak onların dünyanın anlaşılmasında nihai hakem olduğunu ileri süren; bu kavramlar vasıtasıyla üretilen bilginin evrensel, tarafsız, olduğunu vurgulayan genel bir anlayışın adıdır.
Soru 3
Aşağıdaki ifadelerin hangisi Derrida'nın Husserl üzerine yazdığı bir denemedir?
Seçenekler
A
Yazı ve Fark.
B
Ses ve Fenomen.
C
Grammatolojiye Dair.
D
Marx'ın Hayaletleri.
E
Yasa'nın Gücü.
Açıklama:
Ses ve Fenomen, Husserl’i konu alan bir çalışmadır. Derrida’nın bu kitaptaki başarısı, ,Husserl’in felsefi anlayışının bir karar anına dayandığını, bu karar anında önce neyin ifade, neyin anlam ve neyin de karine olduğunun belirlendiğini; ondan sonra bunların felsefi ve mantıksal olarak izah edilmesine girişildiğini göstermesinde yatar.
Soru 4
Derrida’ya göre felsefenin kendi marjını kendi dışı ya da limiti olarak görmesinin sonucu aşağıdaki ifadelerden hangisidir?
Seçenekler
A
Logosentrizm.
B
Post-yapısalcılık.
C
Benmerkezcilik.
D
Etnomerkezcilik.
E
Rupamerkezcilik.
Açıklama:
Derrida’ya göre felsefe, kendi marjını kendi dışı ya da limiti olarak görerek hiçbir risk almamaya, logosentrizm içinde hep kendisini tekrarlamaya çalışmaktadır.
Soru 5
Derrida’ya göre marjın işleme biçimi aşağıdaki ifadelerden hangisidir?
Seçenekler
A
Benzerliklerin uyumuna.
B
Niteliksel çolluklara.
C
Öngörülemeyenin yol açacağı sürprizlere.
D
Düzenin kaostan önce geldiğine.
E
Ruh/Beden bütünlüğüne.
Açıklama:
Derrida’ya göre marj, fazlalıklar ve çatlaklarla, boşluklar ve fasılalarla; sınır hattının ötesinde neyin beklendiğini bilmemenin yol açacağı sürprizlerle işler.
Soru 6
Derrida'nın üretmiş olduğu, yazı dilinin söz dilinin uzantısı olduğu anlayışını bozan sözcük aşağıdaki ifadelerden hangisidir?
Seçenekler
A
Dekonstrüksiyon.
B
Differance.
C
Logosentrizm.
D
Marj.
E
Limit.
Açıklama:
Derrida “différence” kelimesini “e” ile değil “a” ile yazarak “differance” biçimine dönüştürür ve bu yeni kelimeyi hem “fark”ı ve hem de “erteleme”yi işaret edecek şekilde kullanmaya başlar. Derrida bu farkın sadece yazıda fark edilebildiğini göstererek yazıyı sözden ayırır. Yazı sözün bir türevi değildir ve felsefe de sadece söz anlamına gelen logos’un bir işlevi değildir.
Soru 7
Derrida'nın dekonstrüksiyon yöntemini geliştirmesinde etkili olan düşünür aşağıdaki ifadelerden hangisidir?
Seçenekler
A
Hegel.
B
Husserl.
C
Levinas .
D
Platon.
E
Heidegger.
Açıklama:
Derrida, Heidegger’in “yıkıma uğratma” çabasını, sanki Batı felsefe tarihinin mezarını kazıyormuşcasına sunan yorumlara da itiraz ederek daha 1964-65 döneminde Heidegger: Varlık Sorusu ve Tarihi adıyla verdiği seminer derslerinde, daha sonra kendi dekonstrüksiyon anlayışını da ona dayanarak açıklayacağı “yıkıma uğratma”yı eleştiriyle, reddiyeyle ve münazaayla kıyaslar.
Soru 8
Dekonstrüksiyon aşağıdaki ifadelerden hangisidir?
Seçenekler
A
Batı felsefe tarihinin kapsamlı bir analizidir.
B
Batı felsefe tarihinin dışarıdan nesnel olarak okunmasıdır.
C
Felsefenin kendi marjında var olanı ve kenara itileni merkeze almaktır.
D
Batı felsefe tarihinin yeniden gözden geçirilmesi ve araştırılmasıdır
E
Batı felsefe tarihinin negatif ögelerinin ön plana çıkarılmasını amaçlar.
Açıklama:
Dekonstrüksiyon, Batı felsefe tarihinin yeniden gözden geçirilmesi ve bu gözden geçirilme sırasında felsefenin başına ne geldiğinin araştırılmasıdır.
Soru 9
Aşağıdaki ifadelerden hangisi Derrida’nın yapısökümü ile Heidegger’in “yıkıma uğratma”sı arasındaki farkı açıklar?
Seçenekler
A
Yıkıma uğratma pozitif imkânlarının önünü açmaktır.
B
Yıkıma uğratma felsefe tarihinin varlık üzerinden okunmasıdır.
C
Yıkıma uğratma yıkmak değildir.
D
Yıkıma uğratma eleştiri değildir.
E
Yıkıma uğratma felsefe tarihini içerden okumadır.
Açıklama:
Derrida yapısökümü yayar; o kadar ki Heidegger’deki varlığa dair soruşturmada olduğunun aksine felsefi bir soruşturma için herhangi bir açıklık bırakmayacak derecede felsefe tarihine nüfuz ettirir. Marjlar ve farklar, her zaman kendi içinde bir kapanmayı imkânsız kılacak ve bu kapanmanın ardından gelecek bir açıklığa önceden nüfuz edecektir.
Soru 10
Dekonstrüksiyonun ve ona zemin hazırlayan diğer Derridacı stratejilerin açmazı aşağıdaki ifadelerden hangisidir?
Seçenekler
A
Batı felsefe tarihinden vazgeçmemek.
B
Kendi başına bir yöntem olmaması.
C
Çifte bağlamı verebilecek bir sorunun gelmemesi.
D
Bir bağlamdan hareket etmesi.
E
Farkı merkezsizleştiren bir hamle olması.
Açıklama:
Batı felsefe tarihinin kökensizliğini göstermek için, en azından iki farklı bağlamı, ya bir filozofun kendi metninde veya onun başka bir filozofla ilişkisinde gösterilebilecek bir bağlamı ele almak zorunludur. Bir çifte bağlam olmadan Derrida’nın stratejisi işleyemez. Bu nedenle Derrida, kendisine “yapısöküm nedir?” diye sorulduğunda eğer bu çifte bağlamı verebilecek bir soru gelmemişse genelde meselenin o an cevaplanamayacağını, metne dönülmesi ve bu çifte bağlamın nasıl kurulduğuna bakılması gerektiğini söyleyerek soruyu erteler.
Soru 11
Derrida, antik dönemden günümüze kadar uğraştığı bütün filozoflarda felsefi dile sirayet etmiş, başka şeylerin nasıl felsefeyi yapılandırdığını, felsefi aklın akıl dışı olarak dışta tuttuğu şeylerin nasıl felsefenin bizzat içinde olduğunu göstermekten oluşan bu gelenek için merkeze aldığı kavram aşağıdakilerden hangisidir.
Seçenekler
A
Logosentrizm
B
Cogito
C
Logos
D
Geist
E
Fenomenoloji
Açıklama:
Derrida’nınantik dönemden günümüze kadar uğraştığı bütün filozoflarda bu felsefi dile sirayet etmiş, başka şeylerin nasıl felsefeyi yapılandırdığını, felsefi aklın akıl dışı olarak dışta tuttuğu şeylerin nasıl felsefenin bizzat içinde olduğunu göstermekten oluşur, denebilir. Derrida bu geleneğe logos’u merkeze alma anlamında logosentrizm der.
Soru 12
Derrida’ya ilişkin olarak aşağıda verilenlerden hangisi onun hakkında gerçeği yansıtmamaktadır.
Seçenekler
A
Dışlanmış bir entelektüel ve asi olduğu
B
Burjuva sayılabilecek bir ailede büyüdüğü
C
Ailesinin Cezayir’de yaşayan Sefarad Yahudilerinden olduğu
D
Erken yaşlarda Rousseau, Nietzsche, Camus okuduğu
E
Arap Kültüründen uzak bir şekilde yetiştiği
Açıklama:
Bu veriler ışığında, Derrida’nın en başından beri “dışlanmış bir entelektüel ve asi” olduğu yolundaki kanaat, pek gerçeği yansıtmamaktadır.
Soru 13
Derrida yazdığı yazılar ile ismini duyursa da asıl ününü “Cavaillès Modern Epistemoloji Ödülü” nü aldığı bir yazı ile edinir. Aşağıda verilenlerden hangisi bunu tanımlamaktadır.
Seçenekler
A
Beşeri Bilimlerin Söyleminde Gösterge, Yapı ve Oyun
B
Husserl’in Geometri’nin Kökenleri’ne yazdığı giriş yazısı
C
Tympan
D
Gramatolojiye Dair
E
Yazı ve Fark
Açıklama:
Derrida asıl ününü, Husserl’in Geometri’nin Kökenleri adlı eserine yazdığı Giriş’in aldığı “Cavaillès Modern Epistemoloji Ödülü” ile edinir.
Soru 14
“Husserl’i konu alan bir çalışmadır. Derrida’nın bu kitaptaki mahareti, felsefenin klasik problemlerinden olan solipsizm suçlamalarına başvurmadan, Husserl’in felsefi anlayışının bir karar anına dayandığını, bu karar anında önce diyelim ki neyin ifade, neyin anlam ve neyin de karine olduğunun belirlendiğini; ondan sonra bunların felsefi ve mantıksal olarak izah edilmesine girişildiğini göstermesinde yatar. Her şey sanki zamandan ve mekândan münezzeh bir anda ve yerde vuku buluyormuş gibi inşa edilmekte, sonra bu inşayla zaman ile mekâna ve ondaki tecrübeye geri dönülmektedir.” Paragrafta tanımlanan eser aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Felsefenin Marjinleri
B
Gramatolojiye Dair
C
Yazı ve Fark
D
Yayılma
E
Ses ve Fenomen
Açıklama:
Ses ve Fenomen, Husserl’i konu alan bir çalışmadır ancak burada Derrida giderek Husserl ile aralarına daha fazla mesafe koyar. Derrida’nın bu kitaptaki mahareti, felsefenin klasik problemlerinden olan solipsizm suçlamalarına başvurmadan, Husserl’in felsefi anlayışının bir karar anına dayandığını, bu karar anında önce diyelim ki neyin ifade, neyin an- lam ve neyin de karine olduğunun belirlendiğini; ondan sonra bunların felsefi ve mantıksal olarak izah edilmesine girişildiğini göstermesinde yatar.
Soru 15
Derrida, önce Claude Levi-Strauss’un antropoloji anlayışı etrafında dil ve toplum arasındaki ilişkiyi sorunsallaştırdığı; sonra da Jean-Jacques Rousseau üzerinden dilin kökeni meselesine döndüğü; o zamana kadar üzerinde çok durulmamış bir alandan, yazı sistemlerini inceleyen ancak felsefi düşüncede çok da yer etmeyen bir alandan bahsettiği eseri aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Gramatolojiye Dair
B
Ses ve fenomen
C
Yazı ve Fark
D
Yayılma
E
Felsefenin Marjinleri
Açıklama:
Gramatolojiye Dair ise adını, o zamana kadar üzerinde çok durulmamış bir alandan, yazı sis- temlerini inceleyen ancak felsefi düşüncede çok da yer etmeyen bir alandan; Türkçede en iyi ifadeyle ilm-i hurufat diyebileceğimiz bir alandan alır. Bu- rada Derrida, önce Claude Levi-Strauss’un antro- poloji anlayışı etrafında dil ve toplum arasındaki ilişkiyi sorunsallaştırır; sonra da Jean-Jacques Ro- usseau üzerinden dilin kökeni meselesine döner.
Soru 16
Her ne kadar politik bir filozof olarak bilinse de politikayı bile felsefenin içinden düşündüğünden felsefeden bağımsız, doğrudan politik bir figür olmaktan kaçınan Derrida’nın aşağıdaki eserlerinden hangisi onun olaylara gündelik tartışmalar ekseninden bakmadığını gösterir.
Seçenekler
A
Of Spirit
B
Yayılma
C
Felsefenin Marjinleri
D
Ses ve fenomen
E
Yazı ve Fark
Açıklama:
Heidegger’in Naziliğini Of Spirit adını verdiği bir kitapta daha felsefi bir düzeyle ele alarak
meseleye gündelik tartışmalar ekseninde bakmadığını gösterir.
meseleye gündelik tartışmalar ekseninde bakmadığını gösterir.
Soru 17
Derrida için ifade edilen “batı metafizğinin mezar kazıyıcısı” ifadesi aşağıdaki filozoflardan hangisi tarafından söylenmiştir?
Seçenekler
A
Jürgen Habermans
B
Hans Georg Gadamer
C
Michael Focoult
D
Catherine Malabou
E
Jean Baudrillard
Açıklama:
Örneğin, daha sonra kendisini Batı metafiziğinin mezar kazıcısı olarak suçlayan Jürgen Habermas’la birlikte felsefeyle terör arasındaki ilişkiye dair ortak bir yayın yapacakları 11 Eylül hadisesinin gerçekleştiği gün bir konferans vermek üzere Çin’dedir.
Soru 18
Aşağıdaki ifadelerden hangisinin Derrida için doğru olduğu söylenemez?
Seçenekler
A
Söz ve yazının birbirinin açmazı olduğu
B
Varlığın kendisini nasıl kurabileceği
C
Felsefenin ne olduğunu arama
D
Üzerinde çok durulan kavramları izah etmeye girişmek
E
Gerçek bir belirleniminin imkânsızlığını kabul etme
Açıklama:
Derrida’nın sonradan giderek yoğunlaşarak artacak bu tür çabalarını ilkin 1972 yılında yayımlanan Felsefenin Marjları’nda ve Yayılma’da görürüz. Tıpkı felsefenin ne olduğuna dair soruya cevap aramaya girişmemesi gibi, bu yayınlarda da Derrida, üzerinde en çok durulan kavramlarına dair elle tutulur bir tanımlama çabasına girmez; kendisiyle özdeşleşen kavramları başı sonu belli olacak şekilde bir açıklama ve izah etme girişimi geliştirmez.
Soru 19
Yapısöküm için aşağıdakilerden hangisi söylenmez
Seçenekler
A
Batı felsefesini ve onun tarihini bir darbeyle yıkma girişimidir
B
Yapısöküm stratejisinin kendi açmazıdır
C
Yapısökümde kaynak ya da köken, homojen değildir, heterojendir
D
Yapısöküm bir okuma stratejisidir
E
Dekonstrüksiyon sürekli ne olmadığının gözetilerek tanımlanmasıdır
Açıklama:
Bir kez daha ifade etmek gerekirse Derrida, Batı felsefesini ve onun tarihini dışarıdan gelen bir darbeyle yıkmaya çalışmaz. Aksine, Batı felsefe tarihinin içinde dolaşır; onun kendini gerçekleştirme koşullarını ve kendini gerçekleştirme vaadini sorgular.
Soru 20
Derrida’nın metinden bağlama çok hızlı bir geçiş yaptığı; sadece metinsel stratejilere dayalı bir okumanın o metinlerin üretildiği tarihsel ve toplumsal şartları ihmal edeceğini ileri sürerek Derrida’nın okuma stratejilerine karşı eleştiriler geliştiren düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Hans-Georg Gadamer
B
Paul de Man
C
John Searle
D
Michel Foucault
E
Giorgio Agamben
Açıklama:
Derrida, okuma stratejisini başka alanlara doğru genişlettikçe ciddi itirazlarla da karşılaşmıştır. Örneğin Foucault’nun, Deliliğin Tarihi’ne dair okuması, bizzat Foucault tarafından hem kendi metnini hem de Descartes’ı yanlış okumakla eleştirilmiştir. Derrida’nın metinden bağlama çok hızlı bir geçiş yaptığı için eleştirdiği Foucault, sadece metinsel stratejilere dayalı bir okumanın o metinlerin üretildiği tarihsel ve toplumsal şartları ihmal edeceğini vurgulayarak bu eleştiriye karşı çıkar.
Soru 21
Derrida’nın işaret ettiği “yazı” da aynı
şekilde müteal bir konuma yerleştirilmiş neyi işaret eder?
şekilde müteal bir konuma yerleştirilmiş neyi işaret eder?
Seçenekler
A
bir düzen ya da sistemi
B
bir istisna ve buna göre sistemi
C
bir düzensizlik ya da sistemsizlik
D
bir oluşum ya da hareket
E
bir düzlem ya da alan
Açıklama:
Burada “yazı”, keşfinden
itibaren matbaanın icadına, oradan da dijitalleşmeye
uzanan bir silsilede ifadeleri kaydetmek
ve yaygınlaştırmak için kullanılan bir araç değildir.
Aksine nasıl ki ilkeleri, kategorileri, işleyiş biçimi,
tarihsel tezahürleri olduğu iddia edilerek akıl, müteal,
yani tecrübeden bağımsız bir konuma yerleştiriliyorsa
Derrida’nın işaret ettiği “yazı” da aynı
şekilde müteal bir konuma yerleştirilmiş bir düzen ya da sistemi işaret eder.
Derrida’nın işaret ettiği “yazı” da aynı
şekilde müteal bir konuma yerleştirilmiş bir düzen
ya da sistemi işaret eder.
itibaren matbaanın icadına, oradan da dijitalleşmeye
uzanan bir silsilede ifadeleri kaydetmek
ve yaygınlaştırmak için kullanılan bir araç değildir.
Aksine nasıl ki ilkeleri, kategorileri, işleyiş biçimi,
tarihsel tezahürleri olduğu iddia edilerek akıl, müteal,
yani tecrübeden bağımsız bir konuma yerleştiriliyorsa
Derrida’nın işaret ettiği “yazı” da aynı
şekilde müteal bir konuma yerleştirilmiş bir düzen ya da sistemi işaret eder.
Derrida’nın işaret ettiği “yazı” da aynı
şekilde müteal bir konuma yerleştirilmiş bir düzen
ya da sistemi işaret eder.
Soru 22
Derrida bir felsefeyi ifade etmek için sadece argümanların değil, onu
ifade eden dilin hangi unsurlarının argümanlar kadar ehemmiyetli
olabileceğini gösterir?
ifade eden dilin hangi unsurlarının argümanlar kadar ehemmiyetli
olabileceğini gösterir?
Seçenekler
A
dilin anlatımı ya da açıklaması
B
dilin süslemesi ya da tezyini
C
dilin oyunları ya da jimlastiği
D
dilin tekrarlamalar ya da nakaratı
E
dilin nakışı ya da dizaynı
Açıklama:
Derrida,
tam anlamıyla Batı felsefe tarihinin içindedir, bu
felsefeye içeriden bakar. Felsefeyi, ancak felsefenin
içinden ifşa eder. Ancak bunu yaparken onu, içerisinden
kenarına doğru ya da kenarından içerisine
doğru bir hareketle okumaya çalışır. Bir felsefeyi
ifade etmek için sadece argümanların değil, onu
ifade eden dilin süslemesi ya da tezyini olarak görülen
unsurların da argümanlar kadar ehemmiyetli
olabileceğini gösterir.
tam anlamıyla Batı felsefe tarihinin içindedir, bu
felsefeye içeriden bakar. Felsefeyi, ancak felsefenin
içinden ifşa eder. Ancak bunu yaparken onu, içerisinden
kenarına doğru ya da kenarından içerisine
doğru bir hareketle okumaya çalışır. Bir felsefeyi
ifade etmek için sadece argümanların değil, onu
ifade eden dilin süslemesi ya da tezyini olarak görülen
unsurların da argümanlar kadar ehemmiyetli
olabileceğini gösterir.
Soru 23
Yunanca akıl, nispet, mantık, kelam,
bilgi, ölçü, oran gibi anlamlara gelen,
felsefede ise daha çok akıl karşılığı için
kullanılan ifadeye ne denir?
bilgi, ölçü, oran gibi anlamlara gelen,
felsefede ise daha çok akıl karşılığı için
kullanılan ifadeye ne denir?
Seçenekler
A
cogito
B
logos
C
Logosentrizm
D
ergo sum
E
spirit
Açıklama:
Logos, Yunanca akıl, nispet, mantık, kelam,
bilgi, ölçü, oran gibi anlamlara gelen,
felsefede ise daha çok akıl karşılığı
kullanılan bir ifadedir.
bilgi, ölçü, oran gibi anlamlara gelen,
felsefede ise daha çok akıl karşılığı
kullanılan bir ifadedir.
Soru 24
Batı felsefe geleneğinde akıl, varlık, söz, mantık, hakikat, anlam gibi kavramlara imtiyaz tanıyarak onların dünyanın anlaşılmasında nihai hakem olduğunu ileri süren; bu kavramlar vasıtasıyla üretilen bilginin evrensel, tarafsız, her şeye şamil olduğunu vurgulayan genel kanaatin adı nedir?
Seçenekler
A
Cogito
B
Logos
C
Logosentrizm
D
Fenomen
E
Différans
Açıklama:
Batı felsefe geleneğin
de akıl, varlık, söz, mantık, hakikat, anlam gibi
kavramlara imtiyaz tanıyarak onların dünyanın
anlaşılmasında nihai hakem olduğunu ileri süren;
bu kavramlar vasıtasıyla üretilen bilginin evrensel,
tarafsız, her şeye şamil olduğunu vurgulayan genel
bir kanaatin adıdır.
Logosentrizm
de akıl, varlık, söz, mantık, hakikat, anlam gibi
kavramlara imtiyaz tanıyarak onların dünyanın
anlaşılmasında nihai hakem olduğunu ileri süren;
bu kavramlar vasıtasıyla üretilen bilginin evrensel,
tarafsız, her şeye şamil olduğunu vurgulayan genel
bir kanaatin adıdır.
Logosentrizm
Soru 25
Derrida’nın akıl ve delilik konusunda tartışmaya girdiği kimdir?
Seçenekler
A
Levi-Strauss
B
Foucault
C
Sartre
D
Lacan
E
Levinas
Açıklama:
Delilik cogito’nun bir sorunu hâline gelecektir
çünkü Derrida aslında Foucault’nun Descartescı
cogito’yu yanlış okuduğunu gösterir. Foucault,
Descartes’ın her şeyden şüphe ederek şüphe edemeyeceği
nihai bir kerteye ulaşmak için, deliliği daha
baştan dışladığını; deliliği şüphe edimine hiç dâhil
etmediğini iddia eder. Oysa Derrida, Descartes’ta
Foucault’nun iddia ettiği gibi deliliği daha baştan
cogito’nun dışına atan bir zorlamanın olmadığını,
aksine deliliği ve akıllı olmayı belirleyenin, bir uç
nokta olarak cogito olduğunu iddia eder. Bu, deli
olanın bile cogito ergo sum diyebileceği anlamına
gelir. Delilik, cogito’nun daha baştan, zorlamayla
dışladığı bir şey değil, onun hâllerinden bir hâl olabilir.
çünkü Derrida aslında Foucault’nun Descartescı
cogito’yu yanlış okuduğunu gösterir. Foucault,
Descartes’ın her şeyden şüphe ederek şüphe edemeyeceği
nihai bir kerteye ulaşmak için, deliliği daha
baştan dışladığını; deliliği şüphe edimine hiç dâhil
etmediğini iddia eder. Oysa Derrida, Descartes’ta
Foucault’nun iddia ettiği gibi deliliği daha baştan
cogito’nun dışına atan bir zorlamanın olmadığını,
aksine deliliği ve akıllı olmayı belirleyenin, bir uç
nokta olarak cogito olduğunu iddia eder. Bu, deli
olanın bile cogito ergo sum diyebileceği anlamına
gelir. Delilik, cogito’nun daha baştan, zorlamayla
dışladığı bir şey değil, onun hâllerinden bir hâl olabilir.
Soru 26
Derrida’nın Yahudi bakış açısıyla ciddi anlamda karşılaşması, daha çok kimin düşüncesiyle etkileşimi sayesinde olacaktır?
Seçenekler
A
Levinas’ın
B
de Man'ın
C
Miller'in
D
Levi-Strauss'un
E
Althusser'in
Açıklama:
Derrida ne ailede ne de eğitim hayatında
Yahudi mirasına dair çok şey öğrenmez.
Derrida’nın Yahudi bakış açısıyla ciddi anlamda
karşılaşması, daha çok Levinas’ın düşüncesiyle etkileşimi
sayesinde olacaktır ancak bu, bir geleneğin
tevarüs edilmesi biçiminde olmayacak, tamamıyla
felsefenin bir konusu biçiminde olacaktır.
Yahudi mirasına dair çok şey öğrenmez.
Derrida’nın Yahudi bakış açısıyla ciddi anlamda
karşılaşması, daha çok Levinas’ın düşüncesiyle etkileşimi
sayesinde olacaktır ancak bu, bir geleneğin
tevarüs edilmesi biçiminde olmayacak, tamamıyla
felsefenin bir konusu biçiminde olacaktır.
Soru 27
Derrida “Cavaillès Modern Epistemoloji
Ödülü” nü hangi çalışmasıyla almıştır?
Ödülü” nü hangi çalışmasıyla almıştır?
Seçenekler
A
Husserl’in Felsefesinde Mebde Sorunu adlı
çalışması ile
çalışması ile
B
Ses ve Fenomen ile
C
Husserl’in Geometri’nin Kökenleri adlı eserine yazdığı Giriş ile
D
Gramatolojiye Dair ile
E
Yazı ve Fark ile
Açıklama:
Husserl’in Geometri’nin Kökenleri adlı eserine yaz
dığı Giriş’in aldığı “Cavaillès Modern Epistemoloji
Ödülü” ile edinir.
Husserl’in Geometri’nin Kökenleri adlı eserine yazdığı Giriş ile
dığı Giriş’in aldığı “Cavaillès Modern Epistemoloji
Ödülü” ile edinir.
Husserl’in Geometri’nin Kökenleri adlı eserine yazdığı Giriş ile
Soru 28
Derrida'nın 1967’de yayımladığı "Ses ve Fenomen" adlı kitap aşağıdakilerden hangisini konu alan bir çalışmadır?
Seçenekler
A
Husserl’i konu alan
B
Heidegger'i konu alan
C
Foucault’yu konu alan
D
Gadamer’İ konu alan
E
Levinas’I konu alan
Açıklama:
Ses ve Fenomen, Husserl’i konu alan bir çalışmadır
ancak burada Derrida giderek Husserl ile aralarına
daha fazla mesafe koyar. Derrida’nın bu kitaptaki
mahareti, felsefenin klasik problemlerinden olan
solipsizm suçlamalarına başvurmadan, Husserl’in
felsefi anlayışının bir karar anına dayandığını, bu
karar anında önce diyelim ki neyin ifade, neyin anlam
ve neyin de karine olduğunun belirlendiğini;
ondan sonra bunların felsefi ve mantıksal olarak
izah edilmesine girişildiğini göstermesinde yatar.
Her şey sanki zamandan ve mekândan münezzeh
bir anda ve yerde vuku buluyormuş gibi inşa
edilmekte, sonra bu inşayla zaman ile mekâna ve
ondaki tecrübeye geri dönülmektedir.
Husserl' i konu alan
ancak burada Derrida giderek Husserl ile aralarına
daha fazla mesafe koyar. Derrida’nın bu kitaptaki
mahareti, felsefenin klasik problemlerinden olan
solipsizm suçlamalarına başvurmadan, Husserl’in
felsefi anlayışının bir karar anına dayandığını, bu
karar anında önce diyelim ki neyin ifade, neyin anlam
ve neyin de karine olduğunun belirlendiğini;
ondan sonra bunların felsefi ve mantıksal olarak
izah edilmesine girişildiğini göstermesinde yatar.
Her şey sanki zamandan ve mekândan münezzeh
bir anda ve yerde vuku buluyormuş gibi inşa
edilmekte, sonra bu inşayla zaman ile mekâna ve
ondaki tecrübeye geri dönülmektedir.
Husserl' i konu alan
Soru 29
Derrida, 1967’de yayımladığı Gramatolojiye Dair ile kimlerin görüşlerini konu alır?
Seçenekler
A
Claude Levi-Strauss ve Jean-Jacques Rousseau
B
Jean Hyppolite ve Louis Althusser
C
Paul de Man ve Hillis Miller
D
Edmund Husserl ile Martin Heidegger
E
Jürgen Habermas ve Ferdinand de Saussure
Açıklama:
Gramatolojiye Dair ise adını, o zamana kadar
üzerinde çok durulmamış bir alandan, yazı sistemlerini
inceleyen ancak felsefi düşüncede çok da
yer etmeyen bir alandan; Türkçede en iyi ifadeyle
ilm-i hurufat diyebileceğimiz bir alandan alır. Burada
Derrida, önce Claude Levi-Strauss’un antropoloji
anlayışı etrafında dil ve toplum arasındaki
ilişkiyi sorunsallaştırır; sonra da Jean-Jacques Rousseau
üzerinden dilin kökeni meselesine döner.
Claude Levi-Strauss ve Jean-Jacques Rousseau
üzerinde çok durulmamış bir alandan, yazı sistemlerini
inceleyen ancak felsefi düşüncede çok da
yer etmeyen bir alandan; Türkçede en iyi ifadeyle
ilm-i hurufat diyebileceğimiz bir alandan alır. Burada
Derrida, önce Claude Levi-Strauss’un antropoloji
anlayışı etrafında dil ve toplum arasındaki
ilişkiyi sorunsallaştırır; sonra da Jean-Jacques Rousseau
üzerinden dilin kökeni meselesine döner.
Claude Levi-Strauss ve Jean-Jacques Rousseau
Soru 30
Aşağıda Derrida'nın hangi kitabında, Edmond Jabes’in yazıyı ve harfi Yahudilikle özdeşleştiren çabasını çözümlemesi ile ilgili bir bölüm vardır?
Seçenekler
A
Ses ve Fenomen.
B
Gramatolojiye Dair
C
Yazı ve Fark.
D
Yayılma
E
Felsefenin Marjinleri
Açıklama:
Yazı ve Fark’ta, denebilirse iki ayrıksı yazı vardır.
Birisi, Edmond Jabes’in yazıyı ve harfi Yahudilikle
özdeşleştiren çabasını çözümlemesi, diğeri de Emanuel
Levinas’ın Batılı bir logosentrik ontolojiden
ayrılarak Öteki’ni başlangıca yerleştiren bir etik
kurmaya çalışmasına dair eleştirisidir. Derrida Jabes
örneğinde Yahudi’yi yaratan kitap teması üzerinden
bir yandan Kitap denilen şeyin, iki kapak
arasında kalan, başı ile sonu belli bir şey olamayabileceğini,
o kitabı oluşturan tabletler kırılsa bile
Kitap’ın her yere taşınabilen, yeri belli olmayan bir
şey anlamına da gelebileceğini ileri sürer ve diğer
yandan da böyle sürekli yorumlanmaya açık bir
Kitab’ın muhatabı olmanın yol açtığı sorunlara
değinir.
Yazı ve Fark.
Birisi, Edmond Jabes’in yazıyı ve harfi Yahudilikle
özdeşleştiren çabasını çözümlemesi, diğeri de Emanuel
Levinas’ın Batılı bir logosentrik ontolojiden
ayrılarak Öteki’ni başlangıca yerleştiren bir etik
kurmaya çalışmasına dair eleştirisidir. Derrida Jabes
örneğinde Yahudi’yi yaratan kitap teması üzerinden
bir yandan Kitap denilen şeyin, iki kapak
arasında kalan, başı ile sonu belli bir şey olamayabileceğini,
o kitabı oluşturan tabletler kırılsa bile
Kitap’ın her yere taşınabilen, yeri belli olmayan bir
şey anlamına da gelebileceğini ileri sürer ve diğer
yandan da böyle sürekli yorumlanmaya açık bir
Kitab’ın muhatabı olmanın yol açtığı sorunlara
değinir.
Yazı ve Fark.
Soru 31
Jacques Derrida kendine özgü kavramlar üretmiştir. Aşağıdakilerden hangisi bu kavramlardan değildir?
Seçenekler
A
Metodoloji (Yöntem)
B
Diffarance (Fark)
C
Aporia (Açmaz)
D
Deconstruction (Yapı Söküm)
E
Double bind (Bağ)
Açıklama:
Üstelik bunları yaparken yapısöküm (deconstruction), fark (differance), açmaz (aporia), çifte bağ (double bind), mesihsiz mesiyaniklik gibi kendine özgü kavramlar üreten ve bunları kullanan bir düşünürü anlatmaya nereden başlanır?
Metodoloji (Yöntem)
Metodoloji (Yöntem)
Soru 32
Jacques Derrida’ da yazı bir tarihi olsa da bir metni kuran, bir metni ören unsurlar anlamına gelir? Aşağıdakilerden hangisi bu unsurlardan değildir?
Seçenekler
A
Dil
B
Harf
C
Boşluk
D
Hiyerarşi
E
Marj
Açıklama:
Derrida’da yazı bir tarihi olsa da bir metni kuran dil, harf, boşluk, marj gibi metni ören unsurlar
anlamına gelir.
Hiyerarşi
anlamına gelir.
Hiyerarşi
Soru 33
Jacques Derrida, logosentrizmin nihailiğini ve mutlaklığını yerinden etmeye çalışırken bazı ikilemlerden bahseder. Aşağıdakilerden hangisi bu ikilemlerden değildir?
Seçenekler
A
Kesinlik-Açmaz
B
Söz-Yazı
C
Hakikat- Muğlaklık
D
Evrensellik-Tikellik
E
Doğallık-Gerçeklik
Açıklama:
Derrida, kesinlik iddiasının karşısına açmazı, sözün karşısına yazıyı, hakikatin karşısına muğlaklığı, evrenselliğin karşısına tikelliği, tarafsızlığın karşısına taraflı oluşu, hatta felsefi milliyetçilikleri ve
benzerlerini çıkararak logosentrizmin nihailiğini ve mutlaklığını yerinden etmeye çalışır.
Doğallık-Gerçeklik
benzerlerini çıkararak logosentrizmin nihailiğini ve mutlaklığını yerinden etmeye çalışır.
Doğallık-Gerçeklik
Soru 34
Aşağıdakilerden hangisi Jacques Derrida’nın öğrencilik yaparken yaptığı ödevlere bakıldığında hangi felsefi akım ve temsilcisinden etkilenmiştir?
Seçenekler
A
Deneycilik-John Locke
B
Sezgicilik-Bergson
C
Varoluşçuluk-Sartre
D
Eleştiricilik- Kant
E
Kuşkuculuk- Phyrrhon
Açıklama:
Derrida’nın arşivinde bulunan hem Lycée Louis Grand ve hem de École Normale Supérieure’de öğrencilik yaparken yaptığı ödevlere bakıldığında onun da Sartre ve varoluşçuluktan etkilendiği belirtmiştir.
Varoluşçuluk-Sartre
Varoluşçuluk-Sartre
Soru 35
Aşağıdakilerden hangisi Jacques Derrida’nın yazmış olduğu ilk eseridir?
Seçenekler
A
Sessizliğin Sesi
B
Ses ve Fenomen
C
Özgürlüğe Uçuş
D
Zihinsel Konsantrasyon
E
Simyacı
Açıklama:
Derrida, 1967’de üç kitap birden yayımlar: Ses ve Fenomen. Gramatolojiye Dair ile Yazı ve Fark.
Soru 36
Jacques Derrida, yazdığı bu kitabında önce Claude Levi-Strauss’un antropoloji anlayışı etrafında dil ve toplum arasındaki ilişkiyi sorunsallaştırır; sonra da Jean-Jacques Rousseau üzerinden dilin kökeni meselesini irdeler. Bu eser aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Cavaillès Modern Epistemoloji
B
Ses ve Fenomen
C
Gramatolojiye Dair
D
Yazı ve Fark
E
Critique ve Tel Quel
Açıklama:
Gramatolojiye Dair ise adını, o zamana kadar üzerinde çok durulmamış bir alandan, yazı sistemlerini inceleyen ancak felsefi düşüncede çok da yer etmeyen bir alandan; Türkçede en iyi ifadeyle ilm-i hurufat diyebileceğimiz bir alandan alır. Burada Derrida, önce Claude Levi-Strauss’un antropoloji anlayışı etrafında dil ve toplum arasındaki ilişkiyi sorunsallaştırır; sonra da Jean-Jacques Rousseau üzerinden dilin kökeni meselesine döner.
Soru 37
Jacques Derrida konferans vermek için kaç kez İstanbul’a gelmiştir?
Seçenekler
A
2
B
3
C
4
D
5
E
6
Açıklama:
Derrida İstanbul’a da iki kez gelir ve çeşitli konferanslar verir. Öğrencisi ve arkadaşı Catherine Malabou’ya İstanbul’dan gönderdiği “İstanbul Mektubu”nda Türkiye’ye dair yazdıkları, takıntısı
olan harf ve yazı dili ile ilgilidir ve buradan kendisinin dille ilişkisine dair gözlemlerde bulunur.
2
olan harf ve yazı dili ile ilgilidir ve buradan kendisinin dille ilişkisine dair gözlemlerde bulunur.
2
Soru 38
Jacques Derrida bazı temel kavramları yayınlarında kullanmıştır. Çerçeveleme, hudut çizme, kenar boşluğunu doldurma gibi anlamlara gelen kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Fark
B
Yapı-Söküm
C
Logos
D
Gramatoloji
E
Marj
Açıklama:
Derrida’nın felsefe sahnesinde yayınladığı önemli kitaplardan bir başkası olan Felsefenin Marjları, marj kelimesinin çağrışımlarını içerecek bir şekilde bir çerçeveleme, hudut çizme, kenar boşluğunu doldurma ve metnin ana gövdesini sorunsallaştırma içeren bir yazıyla, daha önceden yayımlanmış yazıları toplayan bir kitaba ön söz olarak yazılan bir yazıyla başlar.
Soru 39
Bu kelimeyle Derrida “hem bir fark hem de bir erteleme, sonraya bırakma, tecil ya da tehir etme edimi” anlamlara gelen kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Logos
B
Marj
C
Différance
D
Gramatoloji
E
Yapı-Söküm
Açıklama:
Derrida işte sadece aynı olmama, özdeş olmama, aynı aidiyete sahip olmama anlamındaki bir “fark”ı değil, zamana bırakma, erteleme, sonraya bırakma anlamındaki tasarrufu da kelimeye iade etmek istemektedir. Böylece “différence” kelimesini “e” ile değil “a” ile yazarak “differance” biçimine dönüştürür ve bu yeni kelimeyi hem “fark”ı ve hem de “erteleme”yi işaret edecek şekilde kullanmaya başlar.
Différance
Différance
Soru 40
Derrida’da bir dönemselleştirme yapılacaksa bunun, dayanak aldığı veya dekonstrüksiyona tabi tuttuğu filozoflara göre yapılması daha uygundur. Aşağıdakilerden hangisi bu dönemlerden değildir?
Seçenekler
A
Maslow dönemi
B
Husserl dönemi
C
Hegel dönemi
D
Platoncu dönemi
E
Heideggerci dönem
Açıklama:
Derrida’da bir dönemselleştirme yapılacaksa bunun, dayanak aldığı veya dekonstrüksiyona tabi tuttuğu filozoflara göre yapılması daha uygundur. Bu anlamda Derrida’nın bir Husserl dönemi, bir Hegel dönemi, bir yapısalcı dönemi, bir Heideggerci dönemi, bir Platoncu dönemi vardır ve bunlar illa ki kronolojik bir sıraya tabi kılınmak zorunda değildir.
Maslow dönemi
Maslow dönemi
Ünite 7
Soru 1
Denebilir ki Jürgen Habermas ... ölümünden sonra, hem “grand” (esaslı, aslî) bir teorinin kurucusu hem de “grand” bir teorisyen olarak yaşayan belki de tek düşünürdür. Cümledeki boşluğu aşağıdakilerden hangisi doğru bir şekilde doldurur?
Seçenekler
A
Friedrich Pollock'un
B
Jacques Derrida’nın
C
Volker Kriegel'in
D
Herbert Marcuse'un
E
Friedrich Hegel'in
Açıklama:
Denebilir ki Jacques Derrida’nın (1930-2004) ölümünden sonra, hem “grand” (esaslı, aslî) bir teorinin kurucusu hem de “grand” bir teorisyen olarak yaşayan belki de tek düşünürdür. Habermas için “modernliğin yılmaz savunucusu”, “Almanya’nın Hocası” (Praeceptor Germaniae), “Federal Almanya’nın Hegel’i”, “siyasal kültürün vicdanı” ve “iletişim teorisinin ustası” gibi sıfatlar da kullanılagelmiştir.
Soru 2
Habermas’ın çocukluğunda ve ergenliğinde esas meselesi olan ve konuşma güçlüğüne neden olan, iletişimsel eylem teorisiyle ilgilenmesini sağlayan fizyolojik rahatsızlığı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Yarık Damak
B
Çene Kayması
C
Diş Sıkma
D
Ağız Kanseri
E
Nekroz
Açıklama:
Habermas’ın çocukluğunda ve ergenliğinde esas meselesi, yarık damaklı doğması nedeniyle sahip olduğu konuşma güçlüğü ve bununla ilgili sağlık sorunlarıydı. Sonraki yıllarında da konuşması anlaşılması için biraz zahmet gerektiren bir biçime bürünecekti. Kendisi ve başkaları, bu durumdan “iletişimsel eylem teorisi”yle ilgilenmesiyle bağlantılı şakalar türetecektir. Konuşma güçlüğü olan birinin kafa yoracağı konunun elbette iletişim olacağı yahut iletişim olmasındaki tuhaflıktan ötürü.
Soru 3
1923 yılında Frankfurt'ta, Sosyal Araştırmalar Enstitüsü olarak kurulan Frankfurt Üniversitesi hangi nedenle önce Cenevre’ye ardından 1935 yılında Amerika Birleşik Devletleri’ne taşınmıştır?
Seçenekler
A
Hitler’in iktidara gelmesi
B
İkinci Dünya Savaşının çıkması
C
Ekonomik sorunlar
D
Devlet yapısına tehdit oluşturması
E
Cenevre'deki özgür düşüce ortamı
Açıklama:
Frankfurt Okulu, 1923 yılında Frankfurt Üniversitesi Sosyal Araştırmalar Enstitüsü olarak kuruldu. Hitler’in iktidara gelmesiyle Frankfurt Okulu, önce Cenevre’ye ardından 1935 yılında Amerika Birleşik Devletleri’ne taşındı ve nihayet 1953 yılında yeniden Frankfurt’a döndü. Okulun amacı Marksist yaklaşımı benimsemiş farklı alanları interdisipliner bir enstitünün çatışı altında toplamaktı.
Soru 4
Habermas’ın yayımlamış eserlerinden hangisi toplumsal evrimin kavramsallaştırılmasına ilişkin yaklaşımını sergilemektedir?
Seçenekler
A
İletişimsel Eylem Kuramı
B
Tarihsel Materyalizmin Yeniden İnşaı
C
Teori ve Pratik
D
Bilgi ve İnsansal İlgiler
E
Modernliğin Felsefî Söylemi
Açıklama:
Tarihsel Materyalizmin Yeniden İnşaı: Habermas’ın toplumsal evrimin kavramsallaştırılmasına ilişkin yaklaşımını sergilemektedir.
Soru 5
Habermas’ın Sosyal bilimler alanında pek çok disiplini eleştirel olarak ele aldığı yayımlanmış eseri aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Modernliğin Felsefî Söylemi
B
İdeoloji Olarak Bilim ve Teknoloji
C
Sosyal Bilimlerin Mantığı Üzerine
D
“Öteki” Olmak, “Ötekiyle” Yaşamak
E
İletişimsel Eylem Kuramı
Açıklama:
İletişimsel Eylem Kuramı: Sosyal bilimler alanında pek çok disiplini eleştirel olarak ele aldığı eseridir.
Soru 6
Habermas'ın 2000’li yıllardaki en önemli politik felsefe yazılarını bir araya getirdiği eseri aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Doğalcılık ve Din Arasında
B
İdeoloji Olarak Bilim ve Teknoloji
C
Tarihsel Materyalizmin Yeniden İnşaı
D
Teori ve Pratik
E
İletişimsel Eylem Kuramı
Açıklama:
Doğalcılık ve Din Arasında: Habermas’ın dinsel yükseliş ve naturalizm konularını işlediği bu kitap, 2000’li yıllardaki en önemli politik felsefe yazılarını bir araya getirmektedir.
Soru 7
Habermas’ın sosyolojiyi lingüistik bir bağlama oturtma ya da sosyolojinin lingüistik temellendirilmesine yönelik ilgisi, yakın çalışma arkadaşı Karl-Otto Apel’in katkıları bir yana bırakılırsa kabaca üç damara bağlanabilir. Bunlardan hangisi bilimi dil ile sınırlayan, spesifik olarak da felsefeyi dil çözümleme çabası olarak kabul eden felsefi akımdır?
Seçenekler
A
Hermenötik
B
Neopozitivizm
C
Tarihsicilik
D
Pragmatizm
E
Psikanaliz
Açıklama:
Neopozitivizm, bilimi dil ile sınırlayan, spesifik olarak da felsefeyi dil çözümleme çabası olarak kabul eden felsefi akımdır.
Soru 8
Habermas, pozitivist bir bilim ve epistemoloji anlayışının eleştirisini, “açıklama” ve “anlama” modlarına sıkışmış bir metodolojinin sunduğu ... girişimin de ötesine giderek gerçekleştirir. Cümlesindeki boşluğu aşağıdaki terimlerden hangisi doğru bir şekilde doldurur?
Seçenekler
A
Hermenötik
B
Psikanaliz
C
Tarihsicilik
D
Neopozitivizm
E
Pragmatizm
Açıklama:
Habermas, pozitivist bir bilim ve epistemoloji anlayışının eleştirisini, “açıklama” ve “anlama” modlarına sıkışmış bir metodolojinin sunduğu hermenötik girişimin de ötesine giderek gerçekleştirir.
Soru 9
Habermas, sosyal teori bağlamında özellikle Hegel-Marx ikilisinden, daha sonra metodolojik düzeyde Noam Chomsky’nin linguistik yeterlilik ve John Searle’ün konuşma edimleri teorisinden beslenerek belli kavramları “karşılıklı anlama, karşılıklı anlaşma, bir anlaşmaya varma” olarak yeniden formüle etmektedir. Bu yeni yönelim, bir iletişimsel eylem teorisi bağlamında hangi kavramların yeniden işlevsel kılınmasını içermektedir?
Seçenekler
A
dilsel sentaks ve semantik
B
dil, rasyonalite, eylem
C
modernite ve dil felsefesi
D
özerklik ve sorumluluk
E
dil, rasyonalite, söylem
Açıklama:
Habermas, ilk dönem eserlerinde de rasyonalite, söylem ve anlam konularına daha çok sosyal teori bağlamında özellikle Hegel-Marx ikilisinden beslenerek bir bütünlük olarak toplum kavramından hareketle değinmekte ve daha sonra metodolojik düzeyde Noam Chomsky’nin linguistik yeterlilik ve John Searle’ün konuşma edimleri teorisinden beslenerek rasyonalite ve Eleştirel Teorinin telosunun normatif bir temellendirilmesi formunda, bu kavramları “karşılıklı anlama, karşılıklı anlaşma, bir anlaşmaya varma” olarak yeniden formüle etmektedir. Bu formülasyonun esası, pratik söyleme edimlerinin, doğrudan dilsel sentaks ve semantiğe indirgenemeyecek pratik imâlarının sosyal etkileşimlerin dilsel dolayımlanmış eylem pratiklerini oluşturduğudur. Bu yeni yönelim, bir iletişimsel eylem teorisi bağlamında dil, rasyonalite, söylem kavramlarının yeniden işlevsel kılınmasını ve anlamlandırılmasını içermektedir
Soru 10
Habermas’ın söylem etiği, bir evrensel pragmatik varsayımına dayalıdır. Bu pragmatik, sadece önermelerin fonetik, sentaktik ve semantik özelliklerinin değil, lingüstiksel söyleyişlerin pragmatik açılımının önemli olduğunu ve sadece dilsel değil, aynı zamanda iletişimsel yeterliliğin lingüistik evrensellerin kurulmasındaki işlevini vurgular. Bu bağlamda evrensel pragmatiğin vazifesi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
mümkün anlama [biçimlerinin] şartlarını belirlemek ve yeniden inşa etmek
B
söylemin deneyim ve eylemin sınırlarının aşılması
C
eylem ve düşüncenin sonuçlarının değerlendirilmesi
D
siyasal bir sorun olarak kavranan “meşruiyet” kavramının evrenselleşmesi
E
“bilimcilik” ve “kararcılık” arasındaki yapay tercihten uzaklaşmak
Açıklama:
Habermas’ın söylem etiği, bir evrensel pragmatik varsayımına dayalıdır. Bu pragmatik, sadece önermelerin fonetik, sentaktik ve semantik özelliklerinin değil, lingüstiksel söyleyişlerin pragmatik açılımının önemli olduğunu ve sadece dilsel değil, aynı zamanda iletişimsel yeterliliğin lingüistik evrensellerin kurulmasındaki işlevini vurgular. Evrensel pragmatiğin vazifesi, mümkün anlama [biçimlerinin] şartlarını belirlemek ve yeniden inşa etmektir.
Soru 11
Jürgen Habermas, 10 yaşında, kısmen zorunlu kısmen de ailesinin fırsatçılığı nedeniyle hangi örgüte katılmıştır?
Seçenekler
A
Nazi Gençlik Örgütü
B
Frankfurt Okulu
C
aydınlanmanın örgütlenişi
D
eylem örgütlenmesi
E
Teori ve Pratik
Açıklama:
Doğru cevap "a" şıkkıdır, çünkü diğer şıklardaki cevaplar Habermaa'ın 10 yaşında katıldığı örgütler değildir. Örgü tadı taşıyan cevaplardaki şıklar aydınlanma ile ilgilidir, e şıkkı ise eser adıdır.
Soru 12
1923 yılında Frankfurt Üniversitesi Sosyal Araştırmalar Enstitüsü olarak kurulan, Hitler’in iktidara gelmesiyle, önce Cenevre’ye ardından 1935 yılında Amerika Birleşik Devletleri’ne taşınan ve nihayet 1953 yılında yeniden Frankfurt’a dönen Frankfurt Okulu'nun amacı ne idi?
Seçenekler
A
Marksist yaklaşımı benimsemiş farklı alanları interdisipliner bir enstitünün çatışı altında toplamak
B
insanın tarihsel konumlanmışlığıyla insan, Tanrı ve tabiat ilişkisindeki sorunları tartışmak
C
Yahudi kuşakları bu ekolde bir araya getirmek
D
Kapitalizm, tüketim toplumu, kültür endüstrisi, aydınlanma ve akıl gibi hususlar övmek
E
“iletişimsel akıl”la FRankfurt okulunu aşmak
Açıklama:
Doğru cevap "a" şıkkıdır, çünkü diğer şıklarda Frankfurt okulundan değil Habermas' tan söz edilmektedir,
Soru 13
Aşağıdakilerden hangisi Jürgen Habermas’ın yayımlamış olduğu bazı eserleri ve muhtevaları arasındadır?
Seçenekler
A
Kamusallığın Yapısal Dönüşümü
B
kamusal aydınlanmanın vazgeçilmezliği
C
Tarihsel Materyalizmin Yeniden İnşaı
D
tarihsel sorumluluğun inkâr edilemezliği
E
Süddeutsche Zeitung
Açıklama:
Doğru cevap "c " şıkkıdır, çünkü a,b,d şıklarında eser ve misyon vardır, e şıkkı gazete adıdır.
Soru 14
Jürgen Habermas, Eleştirel Teorinin aşağıdakilerden hangi konuda kendisine yeterince güven vermediğini belirler?
Seçenekler
A
bir modele inanma anlamında bir Marksist olmaması
B
ideoloji eleştirisini tıpkı psikanaliz gibi eleştirel bir bilim sıfatıyla değerlendirme
C
Marx’ın “antropolojik okunuşu”ndan vaçgeçmesi
D
Horkheimer ve Adorno’yla karşılaşması
E
Eleştirel Teorinin kendi iddialarını somutlaştırabileceği normatif temellerinin olmaması
Açıklama:
Doğru cevap "e " şıkkıdır, çünkü "Oldukça önemli olsa da bu hikâyenin subjektif boyutundan uzaklaşmak gerekir. Habermas, Eleştirel
Teorinin üç konuda kendisine yeterince güven vermediğini belirler. İlkin, Eleştirel Teorinin kendi iddialarını somutlaştırabileceği normatif temellerinin olmadığını, buna bağlı olarak da hakikat kavramının
bilimlerle ilişkisinin kurulamadığını ve nihayet siyasal olarak burjuva demokrasisinin Adorno ve Horkheimer tarafından küçümsendiğini vurgular."
Teorinin üç konuda kendisine yeterince güven vermediğini belirler. İlkin, Eleştirel Teorinin kendi iddialarını somutlaştırabileceği normatif temellerinin olmadığını, buna bağlı olarak da hakikat kavramının
bilimlerle ilişkisinin kurulamadığını ve nihayet siyasal olarak burjuva demokrasisinin Adorno ve Horkheimer tarafından küçümsendiğini vurgular."
Soru 15
Jürgen Habermas daha sonraki eserlerinde, ileri kapitalizmin meşruiyet krizi ve tarihsel materyalizmin yeniden inşası konularında da Marx’ın hangi perspektifine müracaat etmeyi sürdürecektir?
Seçenekler
A
Psikanaliz
B
Tarihsel
C
Tarih ve Sınıf Bilinci
D
Siyasal
E
Sosyolojik
Açıklama:
Doğru cevap "b" şıkkıdır, İdeoloji eleştirisi, bilimlerin tarihsel pratiklerinin arka planını anlamamıza yardımcı olmuştur. Ayrıca Habermas, ideoloji eleştirisini tıpkı psikanaliz gibi eleştirel bir bilim sıfatıyla değerlendirir. Daha sonraki eserlerinde, ileri kapitalizmin meşruiyet krizi ve tarihsel materyalizmin yeniden inşası konularında da Marx’ın tarihsel perspektifine müracaat etmeyi sürdürecektir.
Soru 16
Aşağıdakilerden hangisi en başta neredeyse spekülatif bir yayılımla Jürgen Habermas’ın ilgi alanlarının adlandırılmasında ve geliştirilmesinde temel motifi oluşturur?
Seçenekler
A
Sosyolojinin dil teorisindeki temelleri
B
Rasyonalite ve anlam teorisi
C
Söylem etiği
D
iletişimsel eylem teorisi
E
Akıl eleştirisi
Açıklama:
Doğru cevap "d" şıkkıdır, çünkü diğer şıklardakiler Habermas'ın beş ciltlik kitabıdır.
Soru 17
Habermas’a göre aşağıdakilerden hangisinden bağımsız olarak bilimsel faaliyet yapılamaz?
Seçenekler
A
istem kavramından
B
pragmatizmden
C
değerden
D
rasyonalizminden
E
metodolojiden
Açıklama:
Doğrucevap "c" şıkkdır, Habermas’a göre değerden bağımsız olarak bilimsel faaliyet yapılamaz.
Soru 18
Habermas'a göre evrensel pragmatiğin vazifesi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
mümkün anlama biçimlerinin şartlarını belirlemek ve yeniden inşa etmek
B
Noam Chomsky’nin linguistik yeterlilik ve John Searle’ün konuşma edimleri teorisinden beslenmek
C
Habermas’ın bütün teorik ve felsefi girişiminin bir tür demokrasi anlayışının bilişsel boyutlarının ortaya konulması
D
Eleştirel Teorinin normatif bir temele kavuşturulması
E
Din ve aklın kendilerini nihai aklın mahkemesi olarak ortaya koymaları
Açıklama:
Doğru cevap "a" şıkkıdır, Evrensel pragmatiğin vazifesi, mümkün anlama
[biçimlerinin] şartlarını belirlemek ve yeniden inşa etmektir. Habermas’ı bu bağlama götüren, söylemin deneyim ve eylemin sınırlarının aşıldığı bir uğrak olarak görüldüğü ve söylemde, rasyonel iradelerin somutlaştığı ve haklılaştırılabildiği bir normatif düzenleyiciliğin iletişimsel olarak paylaşıldığı
bir pragmatanın geliştirilmesi inancıdır.
[biçimlerinin] şartlarını belirlemek ve yeniden inşa etmektir. Habermas’ı bu bağlama götüren, söylemin deneyim ve eylemin sınırlarının aşıldığı bir uğrak olarak görüldüğü ve söylemde, rasyonel iradelerin somutlaştığı ve haklılaştırılabildiği bir normatif düzenleyiciliğin iletişimsel olarak paylaşıldığı
bir pragmatanın geliştirilmesi inancıdır.
Soru 19
Habermas'ın önemini aşağıdaki hangi ifade anlatır?
Seçenekler
A
18. yüzyılın son çeyreğinden daha geriye götüremeyeceğimiz ve daha çok edebî kaynaklarda karşımıza çıkan yeni bir zaman ve tarih bilincinin doğması
B
sosyal bilimler ve siyasal felsefeye en önemli katkılarından biri olan “kamusal alan” kavramı
C
kendi toplumunun geçmişiyle her zaman radikal bir biçimde hesaplaşan ve bu
geçmişi normalizasyon çabalarına inatla karşı çıkar
geçmişi normalizasyon çabalarına inatla karşı çıkar
D
akıl eleştirilerinin esas somutlaştığı felsefî tartışma, modernite kavramı
E
bütün teorik ve felsefi girişiminin bir tür demokrasi anlayışının bilişsel boyutlarının ortaya konulmasıyla ilgisin
Açıklama:
Doğru cevap "c" şıkkıdır, Habermas, bir taraftan Eleştirel Teorinin temel motiflerini ve eleştirel bir toplum görüşü sunma girişimini sürdüren, diğer taraftan felsefenin zaten kaçmış bulunan ancak henüz sezilebilir bir uzaklıkta duran hakikat kaygısını hatırlama görevini üstlenen, Alman idealist geleneğiyle uzlaşmaz gözüken linguistik, ahlaki evrimcilik ve işlevselciliği bir araya
getirmeye çalışan, hümanist kültürün ve bu kültürün taşıyıcısı olarak Avrupa’yı, öncelikle de Avrupa ideasını savunmaya çalışan, düşünsel sorumluluklarını ihmal etmeyen, kendi toplumunun geçmişiyle her zaman radikal bir biçimde hesaplaşan ve bu geçmişi normalizasyon çabalarına inatla karşı çıkan
önemli bir düşünürdür.
getirmeye çalışan, hümanist kültürün ve bu kültürün taşıyıcısı olarak Avrupa’yı, öncelikle de Avrupa ideasını savunmaya çalışan, düşünsel sorumluluklarını ihmal etmeyen, kendi toplumunun geçmişiyle her zaman radikal bir biçimde hesaplaşan ve bu geçmişi normalizasyon çabalarına inatla karşı çıkan
önemli bir düşünürdür.
Soru 20
Habermas öğrencileri hangi konuda uyarmıştır?
Seçenekler
A
hangi dünyaya kulak kesilmişse öbürüne sağır durmak
B
teoriden pratiğe giden yolun uzun ve zahmetli olduğu
C
insanlığın artık bir değil, birkaç büyük yahut belki de küçük meselesinin olduğu
D
inançların gündelik hayat içinde pratize edilmesi
E
Eleştirel Teorinin temel motiflerini ve eleştirel bir toplum görüşü sunma
Açıklama:
Doğru cevap "b" şıkkıdır, Öğrencileri teoriden pratiğe giden yolun uzun ve zahmetli olduğu konusunda uyaracak, politik apati ve ekstrem konformizmi şiddetle yenmenin mümkün olmayacağını vurgulayacaktı.
Soru 21
Kurumsal olarak Frankfurt Okulu, düşünsel olarak “Eleştirel Teori” diye bilinen oluşumun 70’li yılların ortalarından başlayarak yaşayan en büyük temsilcisi
sayılmış, 80’li yıllarda neredeyse bütün dünyada felsefe ve sosyal bilimlerin ikonik figürü olmuş kişi kimdir?
sayılmış, 80’li yıllarda neredeyse bütün dünyada felsefe ve sosyal bilimlerin ikonik figürü olmuş kişi kimdir?
Seçenekler
A
Jürgen Habermas
B
Friedrich Pollock
C
Erich Fromm
D
Leo Lowenthal
E
Otto Kircheimer
Açıklama:
Habermas’ın hayatına illişkin genel bilgileri ifade edebilme
Jürgen Habermas
Jürgen Habermas
Soru 22
Kapitalizm, tüketim toplumu, kültür endüstrisi, aydınlanma ve akıl gibi hususlar
hangi okula mensup düşünürlerce eleştirel olarak ele alınan temel konulardı?
hangi okula mensup düşünürlerce eleştirel olarak ele alınan temel konulardı?
Seçenekler
A
Berlin okuluna
B
Frankfurt Okuluna
C
New York okuluna
D
Prag okuluna
E
Moskova okuluna
Açıklama:
Frankfurt Okuluna
Soru 23
İlk kez Antoine Destutt de Tracy tarafından fikirlerin bilimi anlamına gelecek şekilde 18. yüzyılda kullanılan kavram nedir?
Seçenekler
A
Felsefe
B
Düşünce
C
İdeoloji
D
Dilbilim
E
Göstergebilim
Açıklama:
HABERMAS, ELEŞTİREL TEORİ VE MARKSİZM
İdeoloji
İdeoloji
Soru 24
Habermas’ın hangi Eylem Teorisinde sosyal bilim söylemi, felsefi söylemden farklı olup felsefi söylemi de içerecek şekilde daha kapsamlı bir teorik çerçeveye oturur?
Seçenekler
A
Kurgusal
B
Söylemsel
C
Dilsel
D
İletişimsel
E
Üslupsal
Açıklama:
DÜŞÜNCE (FELSEFİ YÖNELİM) ALANLARI
İletişimsel
İletişimsel
Soru 25
Bilimi dil ile sınırlayan, spesifik olarak da felsefeyi dil çözümleme çabası olarak kabul eden felsefi akımın adı nedir?
Seçenekler
A
Hermenötik
B
Psikanaliz
C
Pragmatizm
D
Tarihsicilik
E
Neopozitivizm
Açıklama:
Neopozitivizm
Soru 26
Metne ve insan eylemine ilişkin bir anlama yöntemidir. Tarihselliği vurgulayan bu anlama yönteminin adı nedir?
Seçenekler
A
Hermenötik
B
Neopozitivizm
C
Pragmatizm
D
Psikanaliz
E
Sosyoloji
Açıklama:
Hermenötik
Soru 27
Eylem ve düşüncenin, sonuçları üzerinden değerlendirilebileceğini savunan felsefi akımın adı nedir?
Seçenekler
A
Psikanaliz
B
Neopozitivizm
C
Pragmatizm
D
Hermenötik
E
Psikanaliz
Açıklama:
Pragmatizm
Soru 28
Toplumsal değişmenin evrensel kuralları olduğunu ve insanlık tarihinin mekanik analojilerle açıklanabileceğini savunan yaklaşımın adı nedir?
Seçenekler
A
Psikanaliz
B
Neopozitivizm
C
Pragmatizm
D
Tarihsicilik
E
Hermenötik
Açıklama:
Tarihsicilik
Soru 29
Habermas’ta ilki sistemin iktisadi ögesi, hayat-alanını tahakküm altına alan, ikincisi ise standartlaştırmaya ve nesneleştirmeye çalışan, idari olan hangi iki alt ögeden oluşur?
Seçenekler
A
Kapitalizm ve Sermaye
B
Sermaye ve Devlet
C
Piyasa ve Kapital
D
Devlet ve Sosyoloji
E
Rasyonalite ve Anlam
Açıklama:
Sermaye ve Devlet
Soru 30
İnançların gündelik hayat içinde pratize edilmesi anlamına gelen kelime hangisidir?
Seçenekler
A
Hermenötik
B
Psikanaliz
C
Neopozitivizm
D
Pragmatizm
E
Ortopraksi
Açıklama:
Ortopraksi
Soru 31
“Federal Almanya’nın Hegel’i” sıfatıyla anılan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Jacques Derrida
B
Jürgen Habermas
C
Emmanuel Levinas
D
John Rawls
E
Henri Bergson
Açıklama:
Habermas için “modernliğin yılmaz savunucusu”, “Almanya’nın Hocası” (Praeceptor Germaniae), “Federal Almanya’nın Hegel’i”, “siyasal kültürün vicdanı” ve “iletişim teorisinin ustası” gibi sıfatlar da kullanılagelmiştir.
Jürgen Habermas
Jürgen Habermas
Soru 32
Frankfurt Okuluna mensup düşünürlerce eleştirel olarak ele alınan temel konular aşağıdakilerden hangisi değildir?
Seçenekler
A
Kapitalizm
B
Aydınlanma
C
Kültür Endüstrisi
D
Akıl
E
Adalet
Açıklama:
Kapitalizm, tüketim toplumu, kültür endüstrisi, aydınlanma ve akıl gibi hususlar Frankfurt Okuluna mensup düşünürlerce eleştirel olarak ele alınan temel konulardı.
Adalet
Adalet
Soru 33
Jürgen Habermas’ın, “Ulus devlet ötesi oluşumların ve Kantçı bir uluslararası barış öğretisinin tartışıldığı metinlerin yer aldığı çalışması” aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Öteki Olmak, Ötekiyle Yaşamak
B
İletişimsel Eylem Kuramı
C
Modernliğin Felsefî Söylemi
D
Bilgi ve İnsansal İlgiler
E
Teori ve Pratik
Açıklama:
“Öteki” Olmak, “Ötekiyle” Yaşamak: Ulus devlet ötesi oluşumların ve Kantçı bir uluslararası barış öğretisinin tartışıldığı metinlerin yer aldığı bir çalışmadır.
Öteki Olmak, Ötekiyle Yaşamak
Öteki Olmak, Ötekiyle Yaşamak
Soru 34
Jürgen Habermas, Eleştirel Teorinin bazı konularda kendisine yeterince güven vermediğini belirler. Aşağıdakilerden hangisi bu konulardan değildir?
Seçenekler
A
Somutlaştırılmış normatif temellerinin olmadığı
B
Hakikat kavramının bilimlerle ilişkisinin kurulamadığını
C
Siyasal olarak burjuva demokrasisinin Adorno tarafından küçümsendiği
D
Siyasal olarak burjuva demokrasisinin Horkheimer tarafından küçümsendiği
E
Demokrasi ve kapitalizm arasındaki ilişki ekonomiye dayandırılır.
Açıklama:
Habermas, Eleştirel Teorinin üç konuda kendisine yeterince güven vermediğini belirler. İlkin, Eleştirel Teorinin kendi iddialarını somutlaştırabileceği normatif temellerinin olmadığını, buna bağlı olarak da hakikat kavramının bilimlerle ilişkisinin kurulamadığını ve nihayet siyasal olarak burjuva demokrasisinin Adorno ve Horkheimer tarafından küçümsendiğini vurgular.
Demokrasi ve kapitalizm arasındaki ilişki ekonomiye dayandırılır.
Demokrasi ve kapitalizm arasındaki ilişki ekonomiye dayandırılır.
Soru 35
Bizzat Jürgen Habermas tarafından hazırlanan 5 ciltlik derleme, belirli konu başlıklar altında yayımlanmıştır. Aşağıdakilerden hangisi bu konulardan değildir?
Seçenekler
A
Sosyolojinin dil teorisindeki temelleri
B
Rasyonalite ve anlam teorisi
C
Sanat etiği
D
Siyasal felsefe
E
Akıl eleştirisi
Açıklama:
Bizzat Habermas tarafından hazırlanan 5 ciltlik derleme, şu başlıklar altında yayımlanmıştır:
1. Sosyolojinin dil teorisindeki temelleri
2. Rasyonalite ve anlam teorisi
3. Söylem etiği
4. Siyasal felsefe
5. Akıl eleştirisi
Sanat etiği
1. Sosyolojinin dil teorisindeki temelleri
2. Rasyonalite ve anlam teorisi
3. Söylem etiği
4. Siyasal felsefe
5. Akıl eleştirisi
Sanat etiği
Soru 36
Habermas’ta sistem kaç alt ögeden oluşur?
Seçenekler
A
6
B
5
C
4
D
3
E
2
Açıklama:
Habermas’ta sistem iki alt ögeden oluşur: Sermaye ve Devlet. İlki sistemin iktisadi ögesidir; ikincisi ise idari.
2
2
Soru 37
Habermas’a göre söylemde haklılaştırılabilirliğin ideal şartları vardır. Aşağıdakilerden hangisi bu ideal şartlardan değildir?
Seçenekler
A
Kamusallığı ve kapsayıcılığı,
B
Eşit katılıma dayanması,
C
Göz boyamayı ve kandırmayı dışarıda bırakması
D
Eylemsel düzeyde kamusal beklenti
E
Dışsal ve içsel sınırlamalara karşı bağışıklık kazanması
Açıklama:
Söylem, haklılaştırılabilir bir oydaşımın (konsensüs) gerçekleşeceği yerdir. Çünkü, haklılaştırı-
labilirliğin ideal şartları söylemin,
a) kamusallığı ve kapsayıcılığı,
b) eşit katılıma dayanması,
c) göz boyamayı ve kandırmayı dışarıda bırakması,
d) dışsal ve içsel sınırlamalara karşı bağışıklık kazanması aracılığıyla kurumsallaşmasına katkıda bulunur.
Eylemsel düzeyde kamusal beklenti
labilirliğin ideal şartları söylemin,
a) kamusallığı ve kapsayıcılığı,
b) eşit katılıma dayanması,
c) göz boyamayı ve kandırmayı dışarıda bırakması,
d) dışsal ve içsel sınırlamalara karşı bağışıklık kazanması aracılığıyla kurumsallaşmasına katkıda bulunur.
Eylemsel düzeyde kamusal beklenti
Soru 38
Habermas’a göre Ahlaki ilkenin haklılaştırılması, hangi eylem bağlamında gerçekleşir?
Seçenekler
A
Evrensellik
B
Yasalar
C
İletişimsel
D
Kıyaslama
E
İktisadi
Açıklama:
Ahlaki ilkenin haklılaştırılması, iletişimsel eylem bağlamında gerçekleşir.
İletişimsel
İletişimsel
Soru 39
Habermas’a göre kaç tür kamusal alan mevcudiyetinden söz edilebilir?
Seçenekler
A
2
B
3
C
4
D
5
E
6
Açıklama:
Kamusal, bu edimlerin sonucunda ortaya çıkan, çıkması varsayılan sonucun bir niteliğidir.
Ayrıca üç tür kamusal alanın mevcudiyetinden söz edebiliriz:
1-Edebî kamusal alan, 2-Politik kamusal alan ve 3-Temsili kamusal alan.
Ayrıca üç tür kamusal alanın mevcudiyetinden söz edebiliriz:
1-Edebî kamusal alan, 2-Politik kamusal alan ve 3-Temsili kamusal alan.
Soru 40
Habermas, kendisine en uzak düşünce geleneklerine bile oldukça içeriden ve yakından bakabilmekte, böylece, “hangi dünyaya kulak kesilmişse öbürüne sağır duran” bir düşünür modeline hiçbir taviz vermemektedir. Bu model aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Ortopraksi
B
Praksis
C
Mimetik
D
Reflektif
E
Plebyen
Açıklama:
Habermas, kendisine en uzak düşünce geleneklerine bile oldukça içeriden ve yakından bakabilmekte, böylece, “hangi dünyaya kulak kesilmişse öbürüne sağır duran” ortopraksist düşünür modeline hiçbir taviz vermemektedir.
Soru 41
1961 yılında Alman Sosyoloji Derneğinin toplantısında Adorno-Habermas ve Popper-Hans Albert ikilisi arasında geçen pozitivizm tartışmasında yer alan “çelişkinin kavramsallıştırılması” üzerine yapılan konuşmalar aşağıda belirtilen boyutların hangisi altında incelenmektedir?
Seçenekler
A
Sosyolojik
B
Metodolojik
C
İdeolojik
D
Ekonomik
E
Tarihsel
Açıklama:
DÜŞÜNCE (FELSEFİ YÖNELİM) ALANLARI
Bu tartışmada, ilkin sosyolojik bir boyut vardır: çelişkinin kavramsallaştırılması. Adorno tekrar tekrar çelişkinin ortadan kaldırılamayacak bir gerçeklik olduğunu, çelişkiyi pasifize etmenin siyasal bir tutum almak sayılacağını, ayrıca çelişki kavramı olmaksızın toplumsal bütünün anlaşılamayacağını söyler. Oysa Popper, bölük pörçük bir mühendislikle ve minimalist bir yaklaşımla toplumsal-siyasal sorunların çözülebileceğini ve toplumsal entegrasyonun mümkün olduğunu savunur.
Bu tartışmada, ilkin sosyolojik bir boyut vardır: çelişkinin kavramsallaştırılması. Adorno tekrar tekrar çelişkinin ortadan kaldırılamayacak bir gerçeklik olduğunu, çelişkiyi pasifize etmenin siyasal bir tutum almak sayılacağını, ayrıca çelişki kavramı olmaksızın toplumsal bütünün anlaşılamayacağını söyler. Oysa Popper, bölük pörçük bir mühendislikle ve minimalist bir yaklaşımla toplumsal-siyasal sorunların çözülebileceğini ve toplumsal entegrasyonun mümkün olduğunu savunur.
Soru 42
Aşağıdakilerden hangisi Frankfurt Okulu temsilcilerinden biridir?
Seçenekler
A
Jürgen Habermas
B
Carl Menger
C
Böhm Bawerk
D
Friesrich von Dieser
E
Friedrich von Hayek
Açıklama:
HAYATI VE ESERLERİ
Habermas dışındaki diğer düşünürler Viyana Okulu temsilcileridir.
Habermas dışındaki diğer düşünürler Viyana Okulu temsilcileridir.
Soru 43
Aşağıdakilerden hangisi Frankfurt okulu temsilcilerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Friedrich Ernst Jğrgen Habermas
B
Max Horkheimer
C
Teodor W. Adorno
D
Leo Löwenthal
E
Carl Menger
Açıklama:
HAYATI VE ESERLERİ
Carl Menger dışındaki diğer düşünürler Frankfurt Okulu üyeleridir.
Carl Menger dışındaki diğer düşünürler Frankfurt Okulu üyeleridir.
Soru 44
Habermas’ın Eleştirel Teori geleneğine en yakın durduğu sayılan metni aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Teori ve Pratik
B
İdeoloji Olarak Bilim ve Teknoloji
C
Bilgi ve İnsansal İlgiler
D
Modernliğin Felsefi Söylemi
E
"Öteki" Olmak, "Ötekiyle" Yaşamak
Açıklama:
HAYATI VE ESERLERİ
İdeoloji Olarak Bilim ve Teknoloji: Habermas’ın Eleştirel Teori geleneğine en yakın durduğu metin sayılabilir.
İdeoloji Olarak Bilim ve Teknoloji: Habermas’ın Eleştirel Teori geleneğine en yakın durduğu metin sayılabilir.
Soru 45
Habermas’ın toplumsal evrimin kavramsallaştırılmasına ilişkin yaklaşımını sergilediği eseri aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Bilgi ve İnsansal İlgiler
B
Tarihsel Materyalizmin Yeniden İnşası
C
Sosyal Bilimlerin Mantığı Üzerine
D
Kamusallığın Yapısal Dönüşümü: Bir Burjuva Toplumu Kategorisi Üzerine İncelemeler
E
İletişimsel Eylem Kuramı
Açıklama:
HAYATI VE ESERLERİ
Tarihsel Materyalizmin Yeniden İnşası, Habermas’ın toplumsal evrimin kavramsallaştırılmasına ilişkin yaklaşımını sergilemektedir.
Tarihsel Materyalizmin Yeniden İnşası, Habermas’ın toplumsal evrimin kavramsallaştırılmasına ilişkin yaklaşımını sergilemektedir.
Soru 46
Aşağıdakilerden hangisi Habermas’ın ilk dönem eserlerinde rasyonalite, söylem ve anlam konularında beslendiği düşünürleden biri değildir?
Seçenekler
A
Carl Menger
B
Friedrich Hegel
C
Karl Marx
D
Noam Chomsky
E
John Searle
Açıklama:
DÜŞÜNCE (FELSEFİ YÖNELİM) ALANLARI
Habermas, ilk dönem eserlerinde de rasyonalite, söylem ve anlam konularına daha çok sosyal teori bağlamında özellikle Hegel-Marx ikilisinden beslenerek bir bütünlük olarak toplum kavramından hareketle değinmekte ve daha sonra metodolojik düzeyde Noam Chomsky’nin linguistik yeterlilik ve John Searle’ün konuşma edimleri teorisinden beslenerek rasyonalite ve Eleştirel Teorinin telosunun normatif bir temellendirilmesi formunda, bu kavramları “karşılıklı anlama, karşılıklı anlaşma, bir anlaşmaya varma” olarak yeniden formüle etmektedir.
Habermas, ilk dönem eserlerinde de rasyonalite, söylem ve anlam konularına daha çok sosyal teori bağlamında özellikle Hegel-Marx ikilisinden beslenerek bir bütünlük olarak toplum kavramından hareketle değinmekte ve daha sonra metodolojik düzeyde Noam Chomsky’nin linguistik yeterlilik ve John Searle’ün konuşma edimleri teorisinden beslenerek rasyonalite ve Eleştirel Teorinin telosunun normatif bir temellendirilmesi formunda, bu kavramları “karşılıklı anlama, karşılıklı anlaşma, bir anlaşmaya varma” olarak yeniden formüle etmektedir.
Soru 47
Aşağıdakilerden hangisi Habermas’in "Söylem Etiği" için söylenemez?
Seçenekler
A
Teoriyle pratiğin ilişkisi ve pratik aklın araçsal rasyonaliteye indirgenmesinden kaynaklanan “bilimcilik” ve “kararcılık” arasındaki yapay tercihten uzaklaşmak amacıyla ve ahlak felsefesinin genel rasyonel söylem teorisinin kurucu unsurlarından biri olarak anlaşılabilmesinin şartlarını araştırır.
B
Genellikle siyasal bir sorun olarak kavranan “meşruiyet”e, ahlaki normların ve düzenin benzeri şekilde sağlanamayacağı, dolayısıyla ahlaki taleplerin yasak ya da amacı geri iten geçici bir uzlaşmayla işler kılınamayacağı fikrine ilham verir.
C
Habermas’ın söylem etiği, bir evrensel pragmatik varsayımına dayalıdır. Bu pragmatik, sadece önermelerin fonetik, sentaktik ve semantik özelliklerinin değil, lingüstiksel söyleyişlerin pragmatik açılımının önemli olduğunu ve sadece dilsel değil, aynı zamanda iletişimsel yeterliliğin lingüistik evrensellerin kurulmasındaki işlevini vurgular.
D
Evrensel pragmatiğin vazifesi, mümkün anlama şartlarını belirlemek ve yeniden inşa etmektir. Habermas’ı bu bağlama götüren, söylemin deneyim ve eylemin sınırlarının aşıldığı bir uğrak olarak görüldüğü ve söylemde, rasyonel iradelerin somutlaştığı ve haklılaştırılabildiği bir normatif düzenleyiciliğin iletişimsel olarak paylaşıldığı bir pragmatanın geliştirilmesi inancıdır.
E
Habermas, sosyal teori bağlamında Hegel-Marx ikilisinden, metodolojik düzeyde Noam Chomsky’nin linguistik yeterlilik ve John Searle’ün konuşma edimleri teorisinden beslenerek bu kavramları yeniden formüle etmektedir.
Açıklama:
SÖYLEM ETİĞİ
E seçeneğinde verilen bilgi düşünürün "Rasyonalite ve Anlam Teorisi" için geçerlidir.
E seçeneğinde verilen bilgi düşünürün "Rasyonalite ve Anlam Teorisi" için geçerlidir.
Soru 48
Habermas, 1971 yılında verdiği The Christian Gauss Konferansları’nı kendisinin felsefî yönelimi için oldukça anlamlı bir tarih olduğunu söylemektedir. Aşağıdakilerden hangisinde bu önem belirtilmiştir.
Seçenekler
A
Sosyal bilimler alanında pek çok disiplini eleştirel olarak ele almaya başlaması
B
Habermas’ın dinsel yükseliş ve naturalizm konularını işlemeye karar vermesi
C
Habermas’ın dil ve iletişimle olan ilgisini yeni bir ilgi alanı olarak belirmesi
D
Bundan sonra eserlerinde Marx daha çok bir “ideoloji eleştirisi” bağlamında belirginleşmesi
E
İşlevselci aklı iletişimsel akıl ile değiştirerek aşma iddiasında bulunması
Açıklama:
DÜŞÜNCE (FELSEFİ YÖNELİM) ALANLARI
Habermas, 1971 yılında verdiği The Christian Gauss Konferansları’nın kendisinin felsefî yönelimi için oldukça anlamlı bir tarih olduğunu söylemiştir. Bu tarih, Habermas’ın dil ve iletişimle olan ilgisinin daha yüksek sesle ve yeni bir ilgi alanı olarak belirlendiği tarihtir.
Habermas, 1971 yılında verdiği The Christian Gauss Konferansları’nın kendisinin felsefî yönelimi için oldukça anlamlı bir tarih olduğunu söylemiştir. Bu tarih, Habermas’ın dil ve iletişimle olan ilgisinin daha yüksek sesle ve yeni bir ilgi alanı olarak belirlendiği tarihtir.
Soru 49
İlk kez Antoine Destutt de Tracy tarafından fikirlerin bilimi anlamına gelecek şekilde XVIII. yüzyılda kullanılan politik inanç sistemi anlamına gelen kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İdeoloji
B
Etiyoloji
C
Pozitivizm
D
Diyalektoloji
E
Epistemoloji
Açıklama:
HABERMAS, ELEŞTİREL TEORİ VE MARKSİZM
İdeoloji kavramı ilk kez Antoine Destutt de Tracy tarafından fikirlerin bilimi anlamına gelecek şekilde 18. yüzyılda kullanılmıştır. Fakat zamanla ideoloji kavramına yüklenen anlamlar değişmiştir. İdeoloji, politik bir inanç sistemidir. İnsan eylemine rehberlik eden ideallerden ve ilkelerden oluşan politik öğreti kümesine karşılık gelir.
İdeoloji kavramı ilk kez Antoine Destutt de Tracy tarafından fikirlerin bilimi anlamına gelecek şekilde 18. yüzyılda kullanılmıştır. Fakat zamanla ideoloji kavramına yüklenen anlamlar değişmiştir. İdeoloji, politik bir inanç sistemidir. İnsan eylemine rehberlik eden ideallerden ve ilkelerden oluşan politik öğreti kümesine karşılık gelir.
Soru 50
Temsilcileri arasında Habermas, Adorno veHorkheimer’in bulunduğu felsefe okulu aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Viyana Okulu
B
Paris Okulu
C
Milet Okulu
D
Frankfurt Okulu
E
Chicago Okulu
Açıklama:
HAYATI VE ESERLERİ
1923 yılında Frankfurt Üniversitesi Sosyal Araştırmalar Enstitüsü olarak kuruldu. Hitler’in iktidara gelmesiyle Frankfurt Okulu, önce Cenevre’ye ardından 1935 yılında Amerika Birleşik Devletleri’ne taşındı ve nihayet 1953 yılında yeniden Frankfurt’a döndü. Okulun amacı Marksist yaklaşımı benimsemiş farklı alanları interdisipliner bir enstitünün çatışı altında toplamaktı. Max Horkheimer, Theodor W. Adorno, Walter Benjamin, Herbert Marcuse, Leo Löwenthal, Eric Fromm, Jürgen Habermas bu dü- şünce okulunun önemli temsilcileridirler.
1923 yılında Frankfurt Üniversitesi Sosyal Araştırmalar Enstitüsü olarak kuruldu. Hitler’in iktidara gelmesiyle Frankfurt Okulu, önce Cenevre’ye ardından 1935 yılında Amerika Birleşik Devletleri’ne taşındı ve nihayet 1953 yılında yeniden Frankfurt’a döndü. Okulun amacı Marksist yaklaşımı benimsemiş farklı alanları interdisipliner bir enstitünün çatışı altında toplamaktı. Max Horkheimer, Theodor W. Adorno, Walter Benjamin, Herbert Marcuse, Leo Löwenthal, Eric Fromm, Jürgen Habermas bu dü- şünce okulunun önemli temsilcileridirler.
Soru 51
Jürgen Habermas'ın doktora tezi hangi düşünür üzerinedir?
Seçenekler
A
Otto Apel
B
Oscar Becker
C
Erich Rothacker
D
Joseph Schelling
E
Hans Barth
Açıklama:
Doktorasını 24 yaşında ve 9 aylık gibi bir kısa sürede
Schelling üzerine yazmıştır (1954): “Mutlak ve Tarih: Schelling’in Düşüncesindeki Çift Anlamlılık”
başlığını taşıyan tez, Schelling’in insanın tarihsel
konumlanmışlığıyla, bu konumlanmışlığın mutlaklaştırılmasının insan, Tanrı ve tabiat ilişkisinde
hangi sorunlara yol açtığını, Schelling’in bu probleme verdiği karşılıkları tartışır
Schelling üzerine yazmıştır (1954): “Mutlak ve Tarih: Schelling’in Düşüncesindeki Çift Anlamlılık”
başlığını taşıyan tez, Schelling’in insanın tarihsel
konumlanmışlığıyla, bu konumlanmışlığın mutlaklaştırılmasının insan, Tanrı ve tabiat ilişkisinde
hangi sorunlara yol açtığını, Schelling’in bu probleme verdiği karşılıkları tartışır
Soru 52
Habermas'ın 2000’li yıllardaki en önemli politik felsefe yazılarını bir araya getiren eseri hangisidir?
Seçenekler
A
Tarihsel Materyalizmin Yeniden İnşaı
B
Doğalcılık ve Din Arasında
C
Modernliğin Felsefî Söylemi
D
Öğrenciler ve Politika
E
“Öteki” Olmak, “Ötekiyle” Yaşamak:
Açıklama:
Doğalcılık ve Din Arasında: Habermas’ın dinsel
yükseliş ve naturalizm konularını işlediği bu kitap,
2000’li yıllardaki en önemli politik felsefe yazılarını bir araya getirmektedir.
yükseliş ve naturalizm konularını işlediği bu kitap,
2000’li yıllardaki en önemli politik felsefe yazılarını bir araya getirmektedir.
Soru 53
MArksizmin ile HAbermas'a sağladığı düşünce hangisidir?
Seçenekler
A
demokrasi ve kapitalizm arasındaki ilişkiyi inceleme itkisi
B
aldığı muhafazakâr üniversite eğitiminin dönüştürülmesi
C
hakikat kavramının bilimlerle ilişkisinin kurulamadığı
D
ideoloji eleştirisini tıpkı psikanaliz gibi eleştirel bir bilim sıfatıyla değerlendirmesi
E
ekonomik teoriye ve birincil kaynaklara yoğunlaşması
Açıklama:
Aynı şey Habermas ve Marksizm arasındaki ilişki konusunda da geçerlidir. Bir söyleşide Habermas şöyle
demektedir: “Hazır ve net çözümler sunan bir [modele] inanma anlamında bir Marksist değilim; buna rağmen, Marksizm, bana demokrasi ve kapitalizm arasındaki ilişkiyi inceleme itkisi ve araçları sundu”. Kuşkusuz, Marksizmin Habermas’taki etkisi, sadece bu deklarasyon boyutuyla sınırlı değildir
demektedir: “Hazır ve net çözümler sunan bir [modele] inanma anlamında bir Marksist değilim; buna rağmen, Marksizm, bana demokrasi ve kapitalizm arasındaki ilişkiyi inceleme itkisi ve araçları sundu”. Kuşkusuz, Marksizmin Habermas’taki etkisi, sadece bu deklarasyon boyutuyla sınırlı değildir
Soru 54
Habermas’ın dile yöneliminin birinci nedeni ve Felesefi soruşturmaların yazarı kimdir?
Seçenekler
A
Karl-Otto Apel
B
Gadamer
C
Wittgenstein
D
Heidegger
E
Dilthey
Açıklama:
Wittgenstein’ın Felsefi Soruşturmalar’ı, dili mantıksal formun mutlaklığı yerine “hayat formları” hüviyetiyle somut “dil oyunları”nın sosyolingüistik analizinde kavramayı dener. Dil
artık mantıksal olarak katı bir özün somutlaşımı değildir. Buna rağmen, bu dil oyunlarının bir gramere, bir
kurallar bütününe sahip olmadığı söylenemez. Bir dilin öğrenilmesi süreci, konuşmayı becermek ve başkalarını anlamak özneler arasılığın sağladığı bir performansta gerçekleşir. Bir başka deyişle, dilin dünyayla
(gerçeklikle) ilişkisi teorik değil, pratiktir. Wittgenstein, Habermas’ın dile yöneliminin birinci nedenidir.
artık mantıksal olarak katı bir özün somutlaşımı değildir. Buna rağmen, bu dil oyunlarının bir gramere, bir
kurallar bütününe sahip olmadığı söylenemez. Bir dilin öğrenilmesi süreci, konuşmayı becermek ve başkalarını anlamak özneler arasılığın sağladığı bir performansta gerçekleşir. Bir başka deyişle, dilin dünyayla
(gerçeklikle) ilişkisi teorik değil, pratiktir. Wittgenstein, Habermas’ın dile yöneliminin birinci nedenidir.
Soru 55
Eylem ve düşüncenin, sonuçları üzerinden değerlendirilebileceğini savunan felsefi akım hangisidir?
Seçenekler
A
Neopozitivizm
B
Pragmatizm
C
Hermenötik
D
Psikanaliz
E
Tarihsicilik
Açıklama:
Pragmatizm, eylem ve düşüncenin, sonuçları üzerinden değerlendirilebileceğini
savunan felsefi akımdır.
savunan felsefi akımdır.
Soru 56
Pozitivizm tartışmasında Pooper neyi savunmuştur?
Seçenekler
A
tekrar tekrar çelişkinin ortadan kaldırılamayacak bir gerçeklik olduğu
B
bölük börçük bir mühendislikle ve minimalist bir yaklaşımla toplumsal-siyasal sorunların çözülebileceği
C
çelişkiyi pasifize etmenin siyasal bir tutum almak sayılacağını
D
çelişki kavramı olmaksızın toplumsal bütünün anlaşılamayacağı
E
düşünsel pratiğin tümdengelim ya da tümevarım, hipotez, doğrulama, yanlışlama gibi sınırlanmasının doğru olmadığı
Açıklama:
Popper, bölük
börçük bir mühendislikle ve minimalist bir yaklaşımla toplumsal-siyasal sorunların çözülebileceğini
ve toplumsal entegrasyonun mümkün olduğunu
savunur.
börçük bir mühendislikle ve minimalist bir yaklaşımla toplumsal-siyasal sorunların çözülebileceğini
ve toplumsal entegrasyonun mümkün olduğunu
savunur.
Soru 57
Toplum Teorisi veya Sosyal Teknoloji- Sistem Araştırması neyi içerir?
Seçenekler
A
Habermas’ın Niklas Luhmann’la toplum teorisi tartışması
B
Habermas'ın Luhmann’ı bilinç ve özne felsefesinin edimlerinin metabiyolojik bir çevrime tabi tutulduğu antimodernist düşüncenin temsilcilerinden biri sayması
C
sosyal teori ideasının, geniş bir tartışma arka planına yayılarak savunulması
D
Epistemolojinin sosyal bir teori kurulması ve “düşüncenin bastırılmış uğraklarını diriltme” çabasına bağlanması
E
Habermas’ta sistemi oluşturan iki alt öğenin savunması: sermaye ve devlet
Açıklama:
Habermas’ın Niklas Luhmann’la tartışması, Toplum Teorisi veya Sosyal Teknoloji- Sistem Araştırması Neyi Başarmıştır başlığıyla 1971 yılında yayımlanmıştır. Habermas aynı iddialarını bu sefer başka bir
muhataba karşı yineler. Luhmann, Habermas’ın
toplum teorisinin, bir iletişim teorisi olması (ya da
öyle bir teoriyi içermesi) iddiasını kabul eder
muhataba karşı yineler. Luhmann, Habermas’ın
toplum teorisinin, bir iletişim teorisi olması (ya da
öyle bir teoriyi içermesi) iddiasını kabul eder
Soru 58
Haklılaştırılabilir bir oydaşımın (konsensüs) gerçekleşeceği yer olarak tanımlanan söylemle ilgili haklılaştırılabilirliğin ideal şartlarından hangisi gerçekleşmez?
Seçenekler
A
c) göz boyamayı ve kandırmayı dışarıda bırakma
B
kamusallığı ve kapsayıcılığın gelişmesi
C
eşit katılıma dayanım
D
dışsal ve içsel sınırlamalara karşı bağışıklık kazanması aracılığıyla kurumsallaşması
E
öğrenme süreçlerine yol açan beklentiler, hayal kırıklıkları ve yorumların belirlenmesine
Açıklama:
Eylem düzeyi öğrenme süreçlerine yol açan beklentiler, hayal kırıklıkları ve yorumlarla belirlenir
Soru 59
İletişimsel eylemin aktörleri verili bağlamları aşmaya muktedir pragmatik varsayımlardan hangisi ile ilişkili değildir?
Seçenekler
A
Bir iletişimsel eyleme katılanlar, öteki katılımcıların rasyonel ve sorumluluk
sahibi olduğunu kabul edeceklerdir.
sahibi olduğunu kabul edeceklerdir.
B
Rasyonel çözüm, durumun mümkün kıldığı araçların kullanımıyla ilişkilidir; içkin bir değere
gönderme yapacaklardır.
gönderme yapacaklardır.
C
Ortak bir dil kullandıklarını ve bu dilin ifadelerini özdeş bir biçimde kullanabildiklerini varsayacaklardır.
D
Yönlenimlerini bağlam-aşıcı geçerlilik iddialarından alacaklardır.
E
Yalın önerme ve geçerlilik iddialarının söylem içerisinde doğrulanacağını bileceklerdir.
Açıklama:
Bu bakımdan,
ahlak teorisinin genellikle birinci ve ikinci şahısların
dışında bir gözlemcinin bakış açısını yansıtan “dışarıdan kuruluşu” yerine, pratik sosyal hayatta özneler arası bir şekilde gerçekleşen ve pratik sorunların
yarattığı rasyonel çözüm anlayışının ortaya çıkardığı
bir bağlama yaslamak gerekir. Hemen belirtmek gerekir ki rasyonel çözüm, durumun mümkün kıldığı araçların kullanımıyla ilişkilidir; içkin bir değere
gönderme yapmaz.
ahlak teorisinin genellikle birinci ve ikinci şahısların
dışında bir gözlemcinin bakış açısını yansıtan “dışarıdan kuruluşu” yerine, pratik sosyal hayatta özneler arası bir şekilde gerçekleşen ve pratik sorunların
yarattığı rasyonel çözüm anlayışının ortaya çıkardığı
bir bağlama yaslamak gerekir. Hemen belirtmek gerekir ki rasyonel çözüm, durumun mümkün kıldığı araçların kullanımıyla ilişkilidir; içkin bir değere
gönderme yapmaz.
Soru 60
Habermas’ın anayasal yurttaşlık ve kozmopolitizm idealarına bağlı olarak belki de hem Almanya’nın
hem de dünyanın yerleşik siyasal çatışmalarına karşı bir Avrupa Birliği ideası geliştirmeye çalışmış olmasının bir nedeni hangisiyle ilişkili olabilir?
hem de dünyanın yerleşik siyasal çatışmalarına karşı bir Avrupa Birliği ideası geliştirmeye çalışmış olmasının bir nedeni hangisiyle ilişkili olabilir?
Seçenekler
A
kendi ulusal tarihinin yerlileştirilmesinin siyasal sonuçlarından kaygı duymasıyla
B
tekil bir kültürel ya da dinsel talebin belirleyici olması durumunda, bu belirleyiciliğin evrenselliğin bastırılmasına yol açabileceği düşüncesi
C
müzakereci demokrasi kavramı birçok bakımdan ana damar yaklaşımlardan ayrı tutması
D
millî kimliği revize etmek üzere tarihin kamusal kullanılışına dikkat çekmesine
E
meşruiyetin bilişsel boyutunun, açık iletişim ve konsensüs girişimlerinin bir sonucu olabileceği hususunu
vurgulaması
vurgulaması
Açıklama:
Habermas’ın anayasal yurttaşlık ve kozmopolitizm idealarına bağlı olarak belki de hem Almanya’nın
hem de dünyanın yerleşik siyasal çatışmalarına karşı bir Avrupa Birliği ideası geliştirmeye çalışmış olmasının bir nedeni de belki kendi ulusal tarihinin yerlileştirilmesinin siyasal sonuçlarından kaygı duymasıyla
ilgilidir.
hem de dünyanın yerleşik siyasal çatışmalarına karşı bir Avrupa Birliği ideası geliştirmeye çalışmış olmasının bir nedeni de belki kendi ulusal tarihinin yerlileştirilmesinin siyasal sonuçlarından kaygı duymasıyla
ilgilidir.
Ünite 8
Soru 1
John Rawls ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Seçenekler
A
Metodolojik yöntemi benimser.
B
Kapalı bir dil kullanır.
C
Gündelik meselelere temas eder.
D
Soyut ayrıntılı düşünceleri ortaya koyar.
E
Felsefeyi, herkesin ilgilendiği bir disiplin yapma gayreti içindedir.
Açıklama:
Kıta Avrupası filozofları gibi Rawls da felsefenin doğasına uygun olarak soyut ve ayrıntılı düzeyde düşüncelerini ortaya koyan metodolojik bir yöntemi benimsese de kapalı bir dil kullanmaktan kaçınır. Eserlerinde doğrudan ya da dolaylı olarak gündelik meselelere de temas eden kolay anlaşılır bir dil benimser. Açık bir dil kullanır ve felsefeyi kendi içinde sorular soran bir disiplin olmaktan çıkararak, her insanın ilgilendiği sorulara odaklanıp felsefenin hitap ettiği kitleyi genişletmek ister.
Kapalı bir dil kullanır.
Kapalı bir dil kullanır.
Soru 2
Amerikalı filozof John Bordley Rawls, siyaset felsefesinde hangi kavramı temel araştırma nesnesi olarak kullanır?
Seçenekler
A
Eşitlik
B
Egemenlik
C
Hiyerarşik düzen
D
Birlik
E
Adalet
Açıklama:
Filozof, siyaset felsefesinde adalet kavramını temel araştırma nesnesi olarak kullanır.
Soru 3
Amerika’da elit üniversitelerin oluşturduğu bir birlik olan Ivy Ligi’de aşağıdaki üniversitelerden hangisi yoktur?
Seçenekler
A
Ohio Üniversitesi
B
Harvard Üniversitesi
C
Yale Üniversitesi
D
Princeton Üniversitesi
E
Columbia Üniversitesi
Açıklama:
Ivy Ligi, Amerika’da elit üniversitelerin oluşturduğu bir birliktir. Bu üniversiteler: Harvard Üniversitesi, Yale Üniversitesi, Princeton Üniversitesi, Columbia Üniversitesi, Cornell Üniversitesi, Brown Üniversitesi, Pennsylvania Üniversitesi ve Dartmouth Kolejidir.
Ohio Üniversitesi
Ohio Üniversitesi
Soru 4
John Rawls özellikle klasik toplum sözleşmesi geleneğinin temsilcileri ile düşünsel bir hesaplaşmaya girmiştir. Aşağıdakilerden hangisi toplum sözleşmesi teorisinin temsilcilerinden değildir?
Seçenekler
A
Thomas Hobbes
B
Jean Jacques Rousseau
C
Norman Malcolm
D
John Locke
E
David Gauthier
Açıklama:
Toplum Sözleşmesi, adil bir toplumu oluşturmak için insanların varsayımsal olarak bir araya gelmesini ve ahlaki/siyasal sorumluluklarını hemfikir oldukları bir sözleşmeye dayandırmalarını ifade eden bir kavramdır. Thomas Hobbes, Jean Jacques Rousseau, John Locke, John Rawls ve David Gauthier toplum sözleşmesi teorisinin temsilcileri olarak kabul edilir.
Norman Malcolm
Norman Malcolm
Soru 5
Geleneksel toplum sözleşmesi teorisyenlerden farklı olarak, modern dönem toplum sözleşmesi teorisyeni olarak kabul edilen filozof aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İonna Kuçuradi
B
Max Weber
C
Jacques Derridaa
D
John Rawls
E
Sigmund Freud
Açıklama:
Geleneksel toplum sözleşmesi teorisyenlerden farklı olarak Rawls’ı modern dönem toplum sözleşmesi teorisyeni olarak kabul etmek mümkündür.
Soru 6
Aşağıdakilerden hangisi John Rawls’ın kitaplarından değildir?
Seçenekler
A
Bir Adalet Teorisi
B
Siyasal Liberalizm
C
Halkların Yasası
D
Toplu Yazılar ve Hakkaniyet Olarak Adalet
E
Toplum Sözleşmesi
Açıklama:
Bir Adalet Teorisi adlı kitabının yaratmış olduğu etki ve bu etkinin sebep olduğu eleştiriler neticesinde 1993 yılında Siyasal Liberalizm başlıklı kitabını literatüre kazandırmıştır... Ulusal düzeyde adalet problemi üzerine çalışan Rawls, 1999 yılında yayınlanan Halkların Yasası adlı kitabıyla adalet problemini uluslararası düzeyde ele almıştır... Derslerinin ve çeşitli makalelerinin derlenmesiyle Ahlak Felsefesi Tarihi Üzerine Dersler ve Siyaset Felsefesi Tarihi Üzerine Dersler başlıklı kitaplarını 2000 yılında, Toplu Yazılar ve Hakkaniyet Olarak Adalet adlı kitaplarını ise 2001 yılında yayımladı.
Toplum Sözleşmesi
Toplum Sözleşmesi
Soru 7
John Rawls’ın çalışmaların belli başlı metodolojik yaklaşımlar vardır. Bu yaklaşıma göre, bir eylemin ahlaki olması doğuracağı sonuca bağlı değildir. Sonuç ne olursa olsun, doğru ne ise ona göre davranılması bir eylemi ahlaki yapar. Bu yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Deontolojik Yaklaşım
B
Orijinal Pozisyon
C
Bilgisizlik Peçesi
D
Düşünümsel Denge
E
Pareto Optimumu
Açıklama:
Deontolojik yaklaşıma göre, bir eylemin ahlaki olması doğuracağı sonuca bağlı değildir. Bu yaklaşıma göre sonuç ne olursa olsun, doğru ne ise ona göre davranılması bir eylemi ahlaki yapar.
Soru 8
Aşağıdakilerden hangisi John Rawls’ın Adalet İlkelerinin sahip olması gereken özelliklerden değildir?
Seçenekler
A
Evrensellik
B
Yasalar
C
Genellik
D
Kıyaslama
E
Kesinlik
Açıklama:
Adalet İlkelerinin sahip olması gereken özellikler:
Genellik, Evrensellik, Aleniyet, Kıyaslama, Kesinlik
Yasalar
Genellik, Evrensellik, Aleniyet, Kıyaslama, Kesinlik
Yasalar
Soru 9
John Rawls, tam özerk bireylerin siyasal alanda bireyin eylemlerini yönlendiren, rehberlik eden birtakım değerlerin çizdiği çerçeve içinde hareket etmesinin birlikte yaşamayı mümkün kılacağının altını çizmektedir. Aşağıdakilerden hangisi bu değerlerden değildir?
Seçenekler
A
Fark ilkesi
B
Öz saygı
C
İşin ehlilik esası
D
Adil fırsat eşitliği
E
Eşit özgürlükler
Açıklama:
Eşit özgürlükler, adil fırsat eşitliği, fark ilkesi, öz saygı, kamusal müzakere ilkeleri bireyin hareketlerine rehberlik eden değerler olarak kabul edilmektedir.
İşin ehlilik esası
İşin ehlilik esası
Soru 10
Rawls’ın uluslararası adalet teorisinde adalet ilkeleri kimler tarafından seçilir?
Seçenekler
A
Devletler
B
Yargıçlar
C
Askerler
D
Elitler
E
Halklar
Açıklama:
DİKKAT! Rawls’ın uluslararası adalet teorisinde adalet ilkeleri devletler tarafından değil halklar tarafından seçilir.
Soru 11
I- Açık bir dil kullanır.
II- Felsefeyi kendi içinde sorular soran bir disiplin olarak kurgular.
III- Her insanın ilgilendiği sorulara odaklanıp felsefenin hitap ettiği kitleyi genişletmek ister.
IV- Felsefenin, kesin cevaplara ya da doğrulara ulaşmak için özel bir ayrıcalığa sahip olmadığının altını çizer.
V- İnsanların daha derin, yapıcı bir kavrayışa ulaşmaları için bir zemin sunmasının önemli olduğuna işaret eder.
Yukarıdakilerden hangileri Rawls'ın felsefi anlatımının özellikleri arasındadır?
II- Felsefeyi kendi içinde sorular soran bir disiplin olarak kurgular.
III- Her insanın ilgilendiği sorulara odaklanıp felsefenin hitap ettiği kitleyi genişletmek ister.
IV- Felsefenin, kesin cevaplara ya da doğrulara ulaşmak için özel bir ayrıcalığa sahip olmadığının altını çizer.
V- İnsanların daha derin, yapıcı bir kavrayışa ulaşmaları için bir zemin sunmasının önemli olduğuna işaret eder.
Yukarıdakilerden hangileri Rawls'ın felsefi anlatımının özellikleri arasındadır?
Seçenekler
A
I-II-III-IV
B
I-III-IV-V
C
II-III-IV-V
D
III-IV-V
E
II-III-IV
Açıklama:
"GİRİŞ" başlığından detaylı bilgiye ulaşabilirsiniz.
Rawls'ın felsefi anlatımının özelliklerinden bazıları şunlardır:
I- Açık bir dil kullanır.
III- Her insanın ilgilendiği sorulara odaklanıp felsefenin hitap ettiği kitleyi genişletmek ister.
IV- Felsefenin, kesin cevaplara ya da doğrulara ulaşmak için özel bir ayrıcalığa sahip olmadığının altını çizer.
V- İnsanların daha derin, yapıcı bir kavrayışa ulaşmaları için bir zemin sunmasının önemli olduğuna işaret eder.
Bunlardan farklı olarak:
"II- Felsefeyi kendi içinde sorular soran bir disiplin olarak kurgular. " yanlıştır. Çünkü Rawls, "felsefeyi kendi içinde sorular soran bir disiplin olmaktan çıkarır."
Rawls'ın felsefi anlatımının özelliklerinden bazıları şunlardır:
I- Açık bir dil kullanır.
III- Her insanın ilgilendiği sorulara odaklanıp felsefenin hitap ettiği kitleyi genişletmek ister.
IV- Felsefenin, kesin cevaplara ya da doğrulara ulaşmak için özel bir ayrıcalığa sahip olmadığının altını çizer.
V- İnsanların daha derin, yapıcı bir kavrayışa ulaşmaları için bir zemin sunmasının önemli olduğuna işaret eder.
Bunlardan farklı olarak:
"II- Felsefeyi kendi içinde sorular soran bir disiplin olarak kurgular. " yanlıştır. Çünkü Rawls, "felsefeyi kendi içinde sorular soran bir disiplin olmaktan çıkarır."
Soru 12
Aşağıdakilerden hangisi Rawls'ın etrafında olup bitenleri anlamak için ve hayattaki yerini kavramasında etkili olan doğal talih unsurudur?
Seçenekler
A
cinsiyet
B
sosyal sınıf
C
sağlık
D
ırk
E
din
Açıklama:
"HAYAT HİKÂYESİ VE FELSEFEYE İLGİSİ" başlığından detaylı bilgiye ulaşabilirsiniz.
Filozofun etrafında olup bitenler sadece doğal talihin hayattaki yerini kavramasını sağlamakla da sınırlı değildi. Rawls sadece zekâ, sağlık gibi doğal talihin kapsadığı hususların değil aynı zamanda ırk, cinsiyet, sosyal sınıf, din gibi sosyal talihin kapsadığı hususların da insanın kendini gerçekleştirmesi açısından çok önemli olduğunu anladı.
Filozofun etrafında olup bitenler sadece doğal talihin hayattaki yerini kavramasını sağlamakla da sınırlı değildi. Rawls sadece zekâ, sağlık gibi doğal talihin kapsadığı hususların değil aynı zamanda ırk, cinsiyet, sosyal sınıf, din gibi sosyal talihin kapsadığı hususların da insanın kendini gerçekleştirmesi açısından çok önemli olduğunu anladı.
Soru 13
Rawls’ın teorisinde yer alan kamusal akıl yaklaşımı filozofun hangi düşünürden etkilendiğini göstermektedir?
Seçenekler
A
Jean Jacques Rousseau
B
Thomas Hobbes
C
John Locke
D
Immanuel Kant
E
Karl Marx
Açıklama:
"BESLENDİĞİ FELSEFİ ARKA PLAN VE TEMEL ESERLERİ" başlığına bakınız.
Rawls’ın teorisinde yer alan kamusal akıl yaklaşımı da Rousseaucu bir etkilenmenin mevcut olduğunun göstergesidir.
Rawls’ın teorisinde yer alan kamusal akıl yaklaşımı da Rousseaucu bir etkilenmenin mevcut olduğunun göstergesidir.
Soru 14
Rawls'ın "adalet teorisindeki evrensellik idealinden vazgeçmekle" suçlandığı kitap aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Bir Adalet Teorisi
B
Siyasal Liberalizm
C
Halkların Yasası
D
Toplu Yazılar
E
Hakkaniyet Olarak Adalet
Açıklama:
"BESLENDİĞİ FELSEFİ ARKA PLAN VE TEMEL ESERLERİ" başlığını inceleyiniz.
Bir Adalet Teorisi adlı kitabının yaratmış olduğu etki ve bu etkinin sebep olduğu eleştiriler neticesinde 1993 yılında Siyasal Liberalizm başlıklı kitabını literatüre kazandırmıştır. Düşünürün bu kitabı kimi düşünce insanları tarafından adalet teorisindeki evrensellik idealinden vazgeçiş olarak değerlendirilmiş ve bu manevra Rawls’ın siyasal dönüşü olarak adlandırılmıştır. Oysa Rawls bu kitabında liberal demokratik bir toplumda birlikte yaşamanın imkânı üzerine düşüncelerini serimlemiştir.
Bir Adalet Teorisi adlı kitabının yaratmış olduğu etki ve bu etkinin sebep olduğu eleştiriler neticesinde 1993 yılında Siyasal Liberalizm başlıklı kitabını literatüre kazandırmıştır. Düşünürün bu kitabı kimi düşünce insanları tarafından adalet teorisindeki evrensellik idealinden vazgeçiş olarak değerlendirilmiş ve bu manevra Rawls’ın siyasal dönüşü olarak adlandırılmıştır. Oysa Rawls bu kitabında liberal demokratik bir toplumda birlikte yaşamanın imkânı üzerine düşüncelerini serimlemiştir.
Soru 15
I- Temelinde doğrunun iyi karşısında öncelikli olması bulunmaktadır.
II- Herhangi bir konuda karar verirken yapılması gereken şey her zaman doğrunun gözetilmesidir.
III- Doğru, herhangi bir şekilde sadece fayda-maliyet hesaplanması sonucunda
ulaşılabilecek bir şey olmadığı gibi herhangi bir metafiziksel aktör ya da unsurun işaret etmesiyle de ulaşılabilecek bir şey değildir.
IV- Doğru kendi içinde yapılmaya değer olduğu için doğrudur.
Yukarıdaki özellikler Rawls’ın metodolojisinde tarafsızlığı sağlayan araçlardan hangisine aittir?
II- Herhangi bir konuda karar verirken yapılması gereken şey her zaman doğrunun gözetilmesidir.
III- Doğru, herhangi bir şekilde sadece fayda-maliyet hesaplanması sonucunda
ulaşılabilecek bir şey olmadığı gibi herhangi bir metafiziksel aktör ya da unsurun işaret etmesiyle de ulaşılabilecek bir şey değildir.
IV- Doğru kendi içinde yapılmaya değer olduğu için doğrudur.
Yukarıdaki özellikler Rawls’ın metodolojisinde tarafsızlığı sağlayan araçlardan hangisine aittir?
Seçenekler
A
Bilgisizlik Peçesi
B
Deontolojik Yaklaşım
C
Düşünümsel Denge
D
Maximin Kuralı
E
Pareto Optimumu
Açıklama:
"ANAHTAR KAVRAMLARI VE ADALET TEORİSİ- Deontolojik Yaklaşım" başlığından soru ile ilgili bilgiye ulaşabilirsiniz.
Bu yaklaşımın temelinde doğrunun iyi karşısında öncelikli olması bulunmaktadır. Herhangi bir konuda karar verirken yapılması gereken şey her zaman doğrunun gözetilmesidir. Doğru, herhangi bir şekilde sadece fayda-maliyet hesaplanması sonucunda ulaşılabilecek bir şey olmadığı gibi herhangi bir metafiziksel aktör ya da unsurun işaret etmesiyle de ulaşılabilecek bir şey değildir. Doğru kendi içinde yapılmaya değer olduğu için doğrudur. Böyle bir deontolojik yaklaşımı benimseyen düşünür, doğrunun iyi karşısında konumlandırılmasını inşa edilecek teorinin objektifliğini garanti edecek bir araç olarak kullanır.
Bu yaklaşımın temelinde doğrunun iyi karşısında öncelikli olması bulunmaktadır. Herhangi bir konuda karar verirken yapılması gereken şey her zaman doğrunun gözetilmesidir. Doğru, herhangi bir şekilde sadece fayda-maliyet hesaplanması sonucunda ulaşılabilecek bir şey olmadığı gibi herhangi bir metafiziksel aktör ya da unsurun işaret etmesiyle de ulaşılabilecek bir şey değildir. Doğru kendi içinde yapılmaya değer olduğu için doğrudur. Böyle bir deontolojik yaklaşımı benimseyen düşünür, doğrunun iyi karşısında konumlandırılmasını inşa edilecek teorinin objektifliğini garanti edecek bir araç olarak kullanır.
Soru 16
Aşağıdakilerden hangisi Rawls'ın adalet ilkesinin özelliklerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Genellik
B
Evrensellik
C
Aleniyet
D
Kıyaslama
E
Denge
Açıklama:
"ANAHTAR KAVRAMLARI VE ADALET TEORİSİ- Adaletin İki İlkesi" başlığında detaylı bilgi bulabilirsiniz.
Adalet İlkelerinin sahip olması gereken özellikler:
Genellik, Evrensellik, Aleniyet, Kıyaslama, Kesinlik
Adalet İlkelerinin sahip olması gereken özellikler:
Genellik, Evrensellik, Aleniyet, Kıyaslama, Kesinlik
Soru 17
I- Makul insanlar hoşgörüyle hareket eder.
II- Makul insan fedakâr olandır.
III- Makul insan bencilce davranmaz.
IV- Makul insan muhakemede bulunurken diğerlerini gözetir.
Yukarıdaki maddelerden hangileri Rawls'ın makul insan özelliklerini yansıtmaktadır?
II- Makul insan fedakâr olandır.
III- Makul insan bencilce davranmaz.
IV- Makul insan muhakemede bulunurken diğerlerini gözetir.
Yukarıdaki maddelerden hangileri Rawls'ın makul insan özelliklerini yansıtmaktadır?
Seçenekler
A
I-II-III
B
II-III-IV
C
II-III
D
I-IV
E
III-IV
Açıklama:
"SİYASAL LİBERALİZM: BİRLİKTE YAŞAMANIN İMKÂNI" başlığını inceleyiniz.
Rawls'ın makul insan özelliklerinden bazıları şunlardır:
I- Makul insanlar hoşgörüyle hareket eder.
IV- Makul insan muhakemede bulunurken diğerlerini gözetir.
Ancak düşünüre göre makuliyet ayrıca fedakârlık ve bencillik arasında sağlanan dengedir. Bu nedenle II. (Makul insan fedakâr olandır.) ve III. (Makul insan bencilce davranmaz.) maddeler yanlıştır.
Rawls'ın makul insan özelliklerinden bazıları şunlardır:
I- Makul insanlar hoşgörüyle hareket eder.
IV- Makul insan muhakemede bulunurken diğerlerini gözetir.
Ancak düşünüre göre makuliyet ayrıca fedakârlık ve bencillik arasında sağlanan dengedir. Bu nedenle II. (Makul insan fedakâr olandır.) ve III. (Makul insan bencilce davranmaz.) maddeler yanlıştır.
Soru 18
Rawls’ın uluslararası adalet teorisinde adalet ilkeleri ne ya da kim tarafından belirlenir?
Seçenekler
A
devletler
B
siyasi hükümetler
C
bakanlıklar
D
halklar
E
sivil kuruluşlar
Açıklama:
"ULUSLARARASI ADALET TEORİSİ" başlığını inceleyiniz.
Rawls’ın uluslararası adalet teorisinde adalet ilkeleri devletler tarafından değil halklar tarafından seçilir.
Rawls’ın uluslararası adalet teorisinde adalet ilkeleri devletler tarafından değil halklar tarafından seçilir.
Soru 19
I- Rawls’ın bireyleri orijinal pozisyonda bilgisizlik peçesinin ardında konumlandırarak ve aynı veriler ışığında karar vermeye zorlayarak, ortak bir bakış açısı dayattığını, böylece çoğulculuğa engel olduğunu ifade etmektedir.
II- Rawls’ın Siyasal Liberalizmin değerlerini dayattığını böylece farklı kapsamlı doktrinler için kamusal alanda yeterli alan bırakmadığını ileri sürer.
Yukarıda belirtilen gerekçelerle Rawls'ı eleştiren düşünür kimdir?
II- Rawls’ın Siyasal Liberalizmin değerlerini dayattığını böylece farklı kapsamlı doktrinler için kamusal alanda yeterli alan bırakmadığını ileri sürer.
Yukarıda belirtilen gerekçelerle Rawls'ı eleştiren düşünür kimdir?
Seçenekler
A
Jurgen Habermas
B
Alasdair MacIntrye
C
Michael J. Sandel
D
Charles Taylor
E
Michael Walzer
Açıklama:
"ELEŞTİRİLER VE RAWLS’TAN MİRAS KALANLAR" başlığını inceleyiniz.
Karşılıklı makalelerle Rawls’la entelektüel tartışma içerisine giren Jurgen Habermas da Rawls’ın bireyleri orijinal pozisyonda bilgisizlik peçesinin ardında konumlandırarak ve aynı veriler ışığında karar vermeye zorlayarak, ortak bir bakış açısı dayattığını, böylece çoğulculuğa engel olduğunu ifade etmektedir. Habermas ayrıca Rawls’ın Siyasal Liberalizmin değerlerini dayattığını böylece
farklı kapsamlı doktrinler için kamusal alanda yeterli alan bırakmadığını ileri sürer. Habermas açısından esas olan herhangi bir değere dayanmayan, demokratik usul çerçevesini sunan bir siyasal anlayışa ihtiyaç vardır.
Karşılıklı makalelerle Rawls’la entelektüel tartışma içerisine giren Jurgen Habermas da Rawls’ın bireyleri orijinal pozisyonda bilgisizlik peçesinin ardında konumlandırarak ve aynı veriler ışığında karar vermeye zorlayarak, ortak bir bakış açısı dayattığını, böylece çoğulculuğa engel olduğunu ifade etmektedir. Habermas ayrıca Rawls’ın Siyasal Liberalizmin değerlerini dayattığını böylece
farklı kapsamlı doktrinler için kamusal alanda yeterli alan bırakmadığını ileri sürer. Habermas açısından esas olan herhangi bir değere dayanmayan, demokratik usul çerçevesini sunan bir siyasal anlayışa ihtiyaç vardır.
Soru 20
Doktora sonrası çalışmasını yapmak için Oxford Üniversitesi' ne gittiğinde "hukuki pozitivizm" düşüncesiyle Ralws' ı etkileyen kimdir?
Seçenekler
A
N. Malcolm
B
P. Leon
C
W. Stace
D
H.L.A. Hart
E
R. Niebuhr
Açıklama:
"HAYAT HİKÂYESİ VE FELSEFEYE İLGİSİ" başlığını inceleyiniz.
Kazanmış olduğu burs kapsamında bir yıl süre ile doktora sonrası çalışmalarını yapacağı Oxford Üniversitesine gitti. Burada hukuki pozitivizmin önemli temsilcisi H.L.A. Hart’ın verdiği derslerden etkilendi.
Hukuki pozitivizm, hukukun belirlenmesinde metafiziksel ögeleri reddeden, hukuk ve ahlak arasındaki zorunlu ilişkiye karşı çıkan, yasa koyucular tarafından usulune uygun çıkarılan kanunları hukuk kabul eden hukuk yaklaşımıdır.
Kazanmış olduğu burs kapsamında bir yıl süre ile doktora sonrası çalışmalarını yapacağı Oxford Üniversitesine gitti. Burada hukuki pozitivizmin önemli temsilcisi H.L.A. Hart’ın verdiği derslerden etkilendi.
Hukuki pozitivizm, hukukun belirlenmesinde metafiziksel ögeleri reddeden, hukuk ve ahlak arasındaki zorunlu ilişkiye karşı çıkan, yasa koyucular tarafından usulune uygun çıkarılan kanunları hukuk kabul eden hukuk yaklaşımıdır.
Soru 21
I- Thomas Hobbes
II- Baruch Spinoza
III- Immanuel Kant
IV- Gottfried Leibniz
V- Karl Marx
Yukarıdakilerden hangileri John Rawls’ın etkilendiği filozoflardır?
II- Baruch Spinoza
III- Immanuel Kant
IV- Gottfried Leibniz
V- Karl Marx
Yukarıdakilerden hangileri John Rawls’ın etkilendiği filozoflardır?
Seçenekler
A
I, II ve III
B
I, III ve V
C
II, III ve IV
D
II, IV ve V
E
III, IV ve V
Açıklama:
Thomas Hobbes, Immanuel Kant ve Karl Marx John Rawls’ın etkilendiği filozoflardır.
Soru 22
Aşağıdakilerden hangisi John Rawls’ın teorik perspektifindeki Hegel izlerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Bireyi bir amaç olarak gören ahlak anlayışı
B
Felsefenin görevinin çelişkilere işaret etmek olduğu
C
Diyalektik yöntemin metodolojik bir araç olarak kullanılması
D
Adil bir toplumda bireyin sahip olduğu pozisyon noktasında Hegel’i izlemesi
E
Bireyin toplum karşısında ontolojik bir önceliği olmaması
Açıklama:
Bireyi bir amaç olarak gören ahlak anlayışı Hegel etkisi değil, Kant’ın kategorik buyruğunun J. Rawls tarafından kabul edilmesidir.
Soru 23
I- Din
II- Haklar ve özgürlükler
III- Sağlık
IV- Gelir ve refah
V- Sosyal sınıf ve statü
Yukarıdakilerden hangileri John Rawls’ın deontolojik yaklaşımında, Rawls’ın birincil değerler olarak adlandırdığı, insanların hayal ettikleri hayatları yaşamalarına imkan veren unsurlardır?
II- Haklar ve özgürlükler
III- Sağlık
IV- Gelir ve refah
V- Sosyal sınıf ve statü
Yukarıdakilerden hangileri John Rawls’ın deontolojik yaklaşımında, Rawls’ın birincil değerler olarak adlandırdığı, insanların hayal ettikleri hayatları yaşamalarına imkan veren unsurlardır?
Seçenekler
A
I, II ve III
B
I, IV ve V
C
II, III ve IV
D
II, III ve V
E
III, IV ve V
Açıklama:
Haklar ve özgürlükler, sağlık, gelir ve refah John Rawls’ın deontolojik yaklaşımında birincil değerlerdir.
Soru 24
I- Bireysellik
II- Rasyonellik
III- Makullük
IV- Tikellik
V- Evrensellik
Yukarıdakilerden hangileri John Rawls’ın metodolojisinde kullandığı orijinal pozisyonda insanların argümanlarında bulunmak zorunda olan niteliklerdir?
II- Rasyonellik
III- Makullük
IV- Tikellik
V- Evrensellik
Yukarıdakilerden hangileri John Rawls’ın metodolojisinde kullandığı orijinal pozisyonda insanların argümanlarında bulunmak zorunda olan niteliklerdir?
Seçenekler
A
I, II ve III
B
I, III ve IV
C
II, III ve IV
D
II, III ve V
E
III, IV ve V
Açıklama:
Rasyonellik, makullük ve evrensellik John Rawls’ın metodolojisinde kullandığı orijinal pozisyonda insanların argümanlarında bulunmak zorunda olan niteliklerdir. İnsanlar bu koşulları karşılamak zorundadır.
Soru 25
John Rawls’ın metodolojisinde adalet ilkelerini belirlemeye çalışan insanların objektif karar vermesini sağlayan bilgisizlik peçesiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğru değildir?
Seçenekler
A
Bireyler kendi çıkarlarının ne olacağı hususunda bilgiden yoksun bırakılırlar.
B
Bireyler toplum içerisindeki konumlarına dair bir bilgiye sahip değildirler.
C
Bireylerin rasyonellik ve makullükleri önemli özelliklerdir.
D
Bireyler sosyal, siyasal, hukuki ve insan psikolojisine ait bilgilerle donatılmıştır.
E
Bireylerin cinsiyet, etnisite ve dinlerine dair bilgilere sahip olmaları gereklidir.
Açıklama:
John Rawls’ın metodolojisinde adalet ilkelerini belirlemeye çalışan insanların objektif karar vermesini için bireylerin cinsiyet, etnisite ve dinlerine dair bilgilere sahip olmamaları gerekir.
Soru 26
I-Düşünümsel denge
II- Maximin kuralı
III- Pareto optimumu
IV- Orijinal pozisyon
II- Maximin kuralı
III- Pareto optimumu
IV- Orijinal pozisyon
- Bir insanın durumunu kötüleştirmeden diğerinin durumunu kötüleştirmeden diğerinin durumunu iyileştirmenin mümkün olmadığı denge durumu
- Adalet ilkelerini seçerken tüm alternatiflerin analiz edildiği düşünsel sorgulama aracı
Seçenekler
A
A-III ve B-I
B
A-II ve B-IV
C
A-I ve B-II
D
A-I ve B-III
E
A-IV ve B-I
Açıklama:
Bir insanın durumunu kötüleştirmeden diğerinin durumunu kötüleştirmeden diğerinin durumunu iyileştirmenin mümkün olmadığı denge durumuna pareto optimumudur. Adalet ilkelerini seçerken tüm alternatiflerin analiz edildiği düşünsel sorgulama aracı ise düşünümsel dengedir.
Soru 27
I- Aleniyet
II- Kıyaslama
III- Bireysellik
IV- Kesinlik
V- Bölgesellik
Yukarıdakilerden hangileri John Rawls’ın teorisinde orijinal pozisyonda bilgisizlik peçesinin ardında bulunan bireylerin seçecekleri adalet ilkelerinin özelliklerindendir?
II- Kıyaslama
III- Bireysellik
IV- Kesinlik
V- Bölgesellik
Yukarıdakilerden hangileri John Rawls’ın teorisinde orijinal pozisyonda bilgisizlik peçesinin ardında bulunan bireylerin seçecekleri adalet ilkelerinin özelliklerindendir?
Seçenekler
A
I, II ve III
B
I, II ve IV
C
I, III ve V
D
II, III ve IV
E
III, IV ve V
Açıklama:
Aleniyet, kıyaslama ve kesinlik -evrensellik ve genellikle birlikte- John Rawls’ın teorisinde orijinal pozisyonda bilgisizlik peçesinin ardında bulunan bireylerin seçecekleri adalet ilkelerinin özelliklerindendir.
Soru 28
I- Probleme ilişkin verilerin muhtelif olması
II- Problemlerin ağırlığı konusunda anlaşmazlık
III- Kavramların belirsizliği
IV- Kanıtların değerlendirilmesindeki kesinlik
V- Probleme ilişkin normatif değerlendirmelerin olmaması
John Rawls, makul ve rasyonel bireylerin olduğu toplumlarda temel konuların çözümüne ilişkin muhakeme sürecinde anlaşmazlıkların yaşanabileceğini ve bunun muhakeme zorluklarından kaynaklandığını ileri sürer. Yukarıdakilerden hangileri bahsedilen muhakeme zorluklarındandır?
II- Problemlerin ağırlığı konusunda anlaşmazlık
III- Kavramların belirsizliği
IV- Kanıtların değerlendirilmesindeki kesinlik
V- Probleme ilişkin normatif değerlendirmelerin olmaması
John Rawls, makul ve rasyonel bireylerin olduğu toplumlarda temel konuların çözümüne ilişkin muhakeme sürecinde anlaşmazlıkların yaşanabileceğini ve bunun muhakeme zorluklarından kaynaklandığını ileri sürer. Yukarıdakilerden hangileri bahsedilen muhakeme zorluklarındandır?
Seçenekler
A
III, IV ve V
B
II, III ve IV
C
I, II ve III
D
I, III ve IV
E
I, IV ve V
Açıklama:
Probleme ilişkin verilerin muhtelif olması, problemlerin ağırlığı konusunda anlaşmazlık ve kavramların belirsizliği bahsedilen muhakeme zorluklarındandır. Ayrıca kanıtların değerlendirilmesindeki kesinlik yerine görecelik ve probleme ilişkin normatif değerlendirmelerin olması da diğer zorluklardır.
Soru 29
Aşağıdakilerden hangisi John Rawls’ın liberal demokratik toplumlarla ilgili düşüncelerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Siyasal istikrar ve çoğulculuk insanların adalet hissine sahip olmaları ile mümkündür.
B
İstikrar insanların birlikte yaşamayı sağlayan siyasal anlayışı kabullenmesiyle gerçekleşir.
C
Siyasal özne olarak kurgulanan insan temel özgürlüklere sahiptir.
D
Rasyonel siyasal özne sadece kendi çıkarını düşünerek motive olur.
E
Bireylerin kamusal hayata katılırken makul olmaları ve kamusal aklı kullanarak davranmaları beklenir.
Açıklama:
Rasyonel siyasal özne sadece kendi çıkarını düşünerek motive olmaz, aynı zamanda yaşadığı toplumun üyelerine karşı sorumluluk hissederek hareket eder.
Soru 30
I- Liberal halklar
II- Düzgün halklar
III- İyiliksever mutlakıyetçi halklar
II- Düzgün halklar
III- İyiliksever mutlakıyetçi halklar
- Demokratik rejimlerin vatandaşlarına verdiği hakların tümünü̈ kendi vatandaşlarına vermeyen ve kamusal hayatta vatandaşlar yerine farklı grupların etkili olduğu halklar
- Üyeleri arasındaki iş birliği ortak kültür ve dil tarafından sağlanmayıp ortak siyasal bilinç tarafından garanti edilen halklar
Seçenekler
A
A-I ve B-II
B
A-I ve B-III
C
A-II ve B-III
D
A-III ve B-I
E
A-II ve B-I
Açıklama:
John Rawls, demokratik rejimlerin vatandaşlarına verdiği hakların tümünü̈ kendi vatandaşlarına vermeyen ve kamusal hayatta vatandaşlar yerine farklı grupların etkili olduğu halkları düzgün halklar olarak; üyeleri arasındaki iş birliği ortak kültür ve dil tarafından sağlanmayıp ortak siyasal bilinç tarafından garanti edilen halkları da liberal halklar olarak tanımlar.
Soru 31
Rawls’ın Üniversite felsefeye olan ilgisini derinleştiren ve üniversite hayatında önemli iz bırakan kişi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Norman Malcolm
B
Max Weber
C
Robert Nozick
D
Margaret Warfield Fox
E
Isiah Berlin
Açıklama:
Norman Malcolm üniversite hayatında önemli iz bırakan bir figürdü çünkü Rawls’ın felsefeye olan ilgisini derinleştiren bir rol oynuyordu. Malcolm’un “İnsan Kötülüğünün Dinî Yorumu” başlıklı dersi Rawls’ı çok etkiledi. Malcolm’un Rawls’ın hazırlamış olduğu ödevleri sert bir şekilde eleştirmesi Rawls’ın motivasyonunun ve felsefeye olan ilgisinin artmasını sağladı.
Soru 32
Rawls, Felsefe eğitimini hangi Üniversitesinde almıştır?
Seçenekler
A
Harvard Üniversitesi
B
Columbia Üniversitesi
C
Pennsylvania Üniversitesi
D
Princeton Üniversitesi
E
Yale Üniversitesi
Açıklama:
Liseden mezun olduktan sonra Princeton Üniversitesinde Felsefe eğitimi aldı.
Soru 33
Hukuki pozitivizmin önemli temsilcisi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
H.L.A. Hart
B
Walter Stace
C
Norman Malcolm
D
Max Weber
E
Margaret Warfield Fox
Açıklama:
Hukuki pozitivizmin önemli temsilcisi H.L.A. Hart’tır.
Soru 34
Rowls "Bir Adalet Teorisi" adlı kitabını yazmayı hangi yıllarda tamamladı?
Seçenekler
A
1955-1960
B
1959-1960
C
1959-1965
D
1960-1965
E
1969-1970
Açıklama:
Düşünür, 1969-1970 yılları arasında Stanford Üniversitesinde misafir araştırmacı olarak çalışırken siyaset felsefesinde çok ses getirecek ve kendisine siyaset felsefesinde konuyu değiştirecek düşünür payesinin verilmesini sağlayacak Bir Adalet Teorisi adlı kitabını yazmayı tamamladı.
Soru 35
Rawls, Bir Adalet Teorisi adlı kitabını ne zaman yayımlamıştır?
Seçenekler
A
1969
B
1971
C
1972
D
1973
E
1974
Açıklama:
Rawls, 1971 yılında Kuzey Amerika’da felsefe alanında çok yankı uyandıracak Bir Adalet Teorisi adlı kitabını yayımlamış oldu
Soru 36
Aşağıdakilerden hangisi toplum sözleşmesi teorisinin temsilcileri olarak kabul edilemez?
Seçenekler
A
Thomas Hobbes
B
Jean Jacques Rousseau
C
John Locke
D
John Rawls
E
Walter Stace
Açıklama:
Toplum Sözleşmesi, adil bir toplumu oluşturmak için insanların varsayımsal
olarak bir araya gelmesini ve ahlaki/siyasal sorumluluklarını hemfikir oldukları bir
sözleşmeye dayandırmalarını ifade eden bir kavramdır. Thomas Hobbes, Jean Jacques Rousseau, John Locke, John Rawls ve David Gauthier toplum sözleşmesi teorisinin temsilcileri olarak kabul edilir.
olarak bir araya gelmesini ve ahlaki/siyasal sorumluluklarını hemfikir oldukları bir
sözleşmeye dayandırmalarını ifade eden bir kavramdır. Thomas Hobbes, Jean Jacques Rousseau, John Locke, John Rawls ve David Gauthier toplum sözleşmesi teorisinin temsilcileri olarak kabul edilir.
Soru 37
Rawls, felsefenin görevinin çelişkilere işaret etmek olduğu noktasında hangi düşünürle aynı fikirdedir?
Seçenekler
A
Kant
B
Hegel
C
Max Weber
D
Hobbes
E
Rousseau
Açıklama:
Rawls’ın bir bütün olarak teorik perspektifi dikkate alındığında Hegelyen izleri görmek mümkündür. Felsefenin görevinin çelişkilere işaret etmek olduğu noktasında Hegelle aynı fikirdedir.
Soru 38
Rawls hangi kitabıyla adalet problemini uluslararası düzeyde ele almıştır?
Seçenekler
A
Halkların Yasası
B
Siyasal Liberalizm
C
Toplu Yazılar
D
Bir Adalet Teorisi
E
Hakkaniyet Olarak Adalet
Açıklama:
Ulusal düzeyde adalet problemi üzerine çalışan Rawls, 1999 yılında yayınlanan Halkların Yasası adlı kitabıyla adalet problemini uluslararası düzeyde ele almıştır. İlk iki kitabında adaleti domestik düzeyde ele alırken bu kitabıyla uluslararası adil bir düzenin olasılığı üzerine düşüncelerini açık bir dille ortaya koyar.
Soru 39
Hangi yaklaşıma göre sonuç ne olursa olsun, doğru ne ise ona göre davranılması bir eylemi ahlaki yapar?
Seçenekler
A
Deontolojik yaklaşım
B
Orijinal Pozisyon
C
Düşünümsel Denge
D
Maximin Kuralı
E
Pareto Optimumu
Açıklama:
Deontolojik yaklaşıma göre, bir eylemin ahlaki olması doğuracağı sonuca bağlı değildir. Bu yaklaşıma göre sonuç ne olursa olsun, doğru ne ise ona göre
davranılması bir eylemi ahlaki yapar.
davranılması bir eylemi ahlaki yapar.
Soru 40
İnsanlara hayatı anlamlandırmaları ve eylemlerine yön vermeleri için rehberlik
eden düşünce sistemi aşağıdakilerden hangisi ile açıklanabilir?
eden düşünce sistemi aşağıdakilerden hangisi ile açıklanabilir?
Seçenekler
A
Kapsamlı doktrin
B
Örtüşen Görüş Birliğ
C
İdeal teori
D
Komüniteryenizm
E
Liberteryenizm
Açıklama:
Kapsamlı doktrin insanlara hayatı anlamlandırmaları ve eylemlerine yön vermeleri için rehberlik eden düşünce sistemidir.