Dünya Ekonomisi - Tüm Sorular
Ünite 1
Soru 1
Avrupa’da 16.yy’dan 18.yy’ın ortalarına kadar uygulanan iktisat politikasına ne ad verilir?
Seçenekler
A
Merkantilizm
B
Kalitatifizm
C
Kantitafizm
D
Pronatalizm
E
Neo-klasizm
Açıklama:
Avrupa’da 16.yy’dan 18.yy’ın ortalarına kadar uygulanan iktisat politikasına Merkantilizm adı verilir. Merkantilizm arz yönüne ağırlık vermektedir ve ihracat fazlası yaratarak ulusal parayı güçlü tutmak temeline dayanmaktadır. Doğru yanıt A'dır.
Soru 2
Klasik iktisatçıları, merkantilistlerden ayıran temel özellik nedir?
Seçenekler
A
Ne olduğuyla değil ne olması gerektiğiyle ilgilenmeleri
B
Nicelikten ziyade niteliğe önem vermeleri
C
Fiyat istikrarı yerine yüksek büyüme hızını savunmaları
D
Faiz oranlarının düzenli olarak yükseltilmesini savunmaları
E
Tam istihdam modelini savunmaları
Açıklama:
Klasik iktisatçıları, merkantilistlerden ayıran temel özellik nicelikten ziyade niteliğe önem vermeleri olmuştur. Klasikler, bireylerin sayıca çokluğunu değil eğitimli olmalarını vurgulamışlardır. Eğitimin yaygınlaşmasında kamusal hizmet talep etmişlerdir. Doğru yanıt B'dir.
Soru 3
Dünyadaki nüfus artışının kaç yılına kadar artmaya devam etmesi beklenmektedir?
Seçenekler
A
2030
B
2040
C
2050
D
2060
E
2070
Açıklama:
Dünya nüfusunun önce artan bir hızla sonra azalan bir hızla artışını 2050 yılına kadar sürdürmesi beklenmektedir. Doğru yanıt C'dir.
Soru 4
Doğum, ölüm ve göç hareketlerinin ilerdeki eğilimleri ile ilgili belli varsayımlara dayanarak nüfusun gelecek zamandaki gelişmesi hakkında tahminler yapılmasına ne ad verilir?
Seçenekler
A
Nüfus endeksleme
B
Nüfus dağılımı
C
Nüfus sayımı
D
Nüfus projeksiyonu
E
Nüfus haritalaması
Açıklama:
Nüfus Projeksiyonu: Nüfus projeksiyonu, doğum, ölüm ve göç hareketlerinin ilerdeki eğilimleri ile ilgili belli varsayımlara dayanarak nüfusun gelecek zamandaki gelişmesi hakkında tahminlerin yapılmasıdır. Doğru yanıt D'dir.
Soru 5
I. Kente göçün artması
II. Çeteleşme
III. Rejimlerin baskılarının artması
Yukarıdakilerden hangileri 19. yüzyılda Avrupa'da yaşanan nüfus patlamasının neden olduğu problemlerdendir?
II. Çeteleşme
III. Rejimlerin baskılarının artması
Yukarıdakilerden hangileri 19. yüzyılda Avrupa'da yaşanan nüfus patlamasının neden olduğu problemlerdendir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve II
E
I, II ve III
Açıklama:
XIX. yüzyılda özellikle İngiliz adalarında nüfus patlamasının olumsuz etkileri kolayca
izlenebilmektedir. Yoksul kırsal kesim kalabalıklaşan nüfusun barınma, beslenme, giyinme gibi temel gereksinimlerini karşılayamaz hâle geldiği için kırdan kente büyük bir göç yaşanmıştır. Artan gecekondu mahallelerinin çevrelediği şehirler, yeni gelenlerin taleplerine cevap vermekte yetersiz kalmıştır. İşsiz tarım işçileri, işsizliklerinin sebebi olarak gördükleri makinelere çeteler hâlinde saldırmaktadır. Mutlakiyetçi rejimler ise giderek kontrol etmekte zorlandıkları halk üzerinde baskıcı rejimlerinin şiddetini arttırmışlardır. Doğru yanıt E'dir.
izlenebilmektedir. Yoksul kırsal kesim kalabalıklaşan nüfusun barınma, beslenme, giyinme gibi temel gereksinimlerini karşılayamaz hâle geldiği için kırdan kente büyük bir göç yaşanmıştır. Artan gecekondu mahallelerinin çevrelediği şehirler, yeni gelenlerin taleplerine cevap vermekte yetersiz kalmıştır. İşsiz tarım işçileri, işsizliklerinin sebebi olarak gördükleri makinelere çeteler hâlinde saldırmaktadır. Mutlakiyetçi rejimler ise giderek kontrol etmekte zorlandıkları halk üzerinde baskıcı rejimlerinin şiddetini arttırmışlardır. Doğru yanıt E'dir.
Soru 6
Aşağıdakilerden hangisi 20. yüzyılda yaşanan nüfus patlamasından kaynaklı ortaya çıkan ve dünya ülkeleri arasındaki gerilimi şiddetlendiren çelişkilerden biri değildir?
Seçenekler
A
Ekonomik büyüme
B
Askeri nüfusun dağılımı
C
Genç ve yaşlı nüfusun dağılımı
D
Göç olgusu
E
Ham maddede yaşanan kıtlık
Açıklama:
Nüfus baskısı ile ortaya çıkan ve dünya ülkeleri arasındaki gerilimi şiddetlendiren çelişkileri dört alt başlık altında ele almak mümkündür. Bunlar, Ekonomik büyüme ile ilgili çelişkiler, askeri nüfusun dağılımı ile ilgili çelişkiler, genç ve yaşlı nüfusun dağılımı ile ilgili çelişkiler ve göç olgusunun yol açtığı çelişkilerdir. Doğru yanıt E'dir.
Soru 7
ABD'de göçe ilişkin kota getirmek için 1921'de çıkarılan yasa ile hangi ülkelerden gelen insanların ABD'ye göç etmesi yasaklanmıştır?
Seçenekler
A
Brezilya ve Meksika
B
İtalya ve Portekiz
C
İngiltere ve Fransa
D
Japonya ve Çin
E
Almanya ve Türkiye
Açıklama:
1920’li yıllarda ABD göç politikasına bazı sınırlamalar getirmiştir. 1921 yılında göçlerle ilgili kota getiren ilk yasa kabul edilmiştir. Bu dönemde Japonların ve Çinlilerin ABD’ye göç etmeleri yasaklanmıştır. Doğru yanıt D'dir.
Soru 8
Aşağıdakilerden hangisi İkinci Dünya Savaşı sonrası uluslararası göç olgusunun geçirdiği aşamalardan biri değildir?
Seçenekler
A
Vietnam Savaşı sonrasındaki göç
B
Küba, Meksika ve Puerto Rico’dan ABD’ye göç
C
Kuzey Avrupa'dan Asya'ya göç
D
Petrol ihraç eden ülkelere ve Japonya’ya Asya’dan giden göç
E
Doğu Avrupa’dan, Batı Avrupa’ya ve ABD’ye göç
Açıklama:
İkinci Dünya Savaşı’ndan beri uluslararası göç olgusu aşağıdaki aşamalardan geçmiştir
(Cohen, 1987):
• Kuzey Amerika, Avusturalya ve Güney Afrika’ya Avrupa ve Asya’dan hâlen yapılmakta olan göçler
• Vietnam Savaşı sonrasındaki göç
• Küba, Meksika ve Puerto Rico’dan ABD’ye göç
• Eski kolonilerden anakaraya geri dönüş. Güney Asya ve Batı Hind Adaları’ndan
İngiltere’ye; Kuzey Afrika’dan Fransa’ya, Endonezya’dan Hollanda’ya; Afrika’dan
Portekiz’e geri dönüş
• Güney Avrupa’dan özellikle Türkiye ve eski Yugoslavya’dan Kuzey Avrupa’nın Batı
Almanya ve İsviçre gibi patlayan ekonomilerine geçici göç
• Petrol ihraç eden ülkelere ve Japonya’ya Asya’dan giden göç
• Rusya ve Doğu Avrupa’dan ABD’ye ve İsrail’e Yahudi göçü
• Doğu Avrupa’dan, Batı Avrupa’ya ve ABD’ye göç. Doğru yanıt C'dir.
(Cohen, 1987):
• Kuzey Amerika, Avusturalya ve Güney Afrika’ya Avrupa ve Asya’dan hâlen yapılmakta olan göçler
• Vietnam Savaşı sonrasındaki göç
• Küba, Meksika ve Puerto Rico’dan ABD’ye göç
• Eski kolonilerden anakaraya geri dönüş. Güney Asya ve Batı Hind Adaları’ndan
İngiltere’ye; Kuzey Afrika’dan Fransa’ya, Endonezya’dan Hollanda’ya; Afrika’dan
Portekiz’e geri dönüş
• Güney Avrupa’dan özellikle Türkiye ve eski Yugoslavya’dan Kuzey Avrupa’nın Batı
Almanya ve İsviçre gibi patlayan ekonomilerine geçici göç
• Petrol ihraç eden ülkelere ve Japonya’ya Asya’dan giden göç
• Rusya ve Doğu Avrupa’dan ABD’ye ve İsrail’e Yahudi göçü
• Doğu Avrupa’dan, Batı Avrupa’ya ve ABD’ye göç. Doğru yanıt C'dir.
Soru 9
AB sınırları içinde yabancıların AB ülkelerine dağılımı göz önünde bulundurulduğunda Türkler genel olarak hangi ülkede yaşamaktadırlar?
Seçenekler
A
İngilitere
B
Almanya
C
Fransa
D
İspanya
E
İtalya
Açıklama:
Eskiden göç veren bir kıta olan Avrupa’da bugün işler tersine dönmüştür. 1931’e kadar
göç veren bir kıta iken bugün AB sınırları içinde yaşayan yabancı sayısı 8 milyonu aşmaktadır. Yabancıların ülkelere dağılımı şöyledir: Hintli, Pakistanlı, Jamaikalı ve Bangladeşliler İngiltere’de, Türkler, Sri Lankalılar ve Libyalılar Almanya’da, Cezayirliler ve Faslılar Fransa’da yaşamaktadırlar. Doğru yanıt B'dir.
göç veren bir kıta iken bugün AB sınırları içinde yaşayan yabancı sayısı 8 milyonu aşmaktadır. Yabancıların ülkelere dağılımı şöyledir: Hintli, Pakistanlı, Jamaikalı ve Bangladeşliler İngiltere’de, Türkler, Sri Lankalılar ve Libyalılar Almanya’da, Cezayirliler ve Faslılar Fransa’da yaşamaktadırlar. Doğru yanıt B'dir.
Soru 10
Tarihte yaşanan hangi olay beyin göçünün ortaya çıkmasına neden olmuştur?
Seçenekler
A
Sanayi Devrimi
B
Fransız İhtilali
C
Rönesans
D
II. Dünya Savaşı
E
Ay'a ilk insanlı seyahat
Açıklama:
XVIII. yüzyılın ikinci yarısından itibaren giderek kas gücüne dayalı üretim yöntemlerinin yerini makine kullanımına dayalı sınai üretim teknolojisi almaya başlamıştır. İnsanlık Sanayi Devrimi’ni yaşadıktan sonra sınai örgütlenmeyi düzenleyecek, makineleri icat
edecek ve kullanacak nitelikli insan gücünün üretim sürecindeki önemi artmaya başlamıştır. Buna bağlı olarak eğitilmiş, beceri kazanmış insanlara cazip koşullar, yüksek yaşam standartları sunularak beyin göçü denen olgu yaratılmıştır. Nitelikli insanlara gelişmiş ülkelerin kapıları ardına kadar açık bulunmaktadır. Doğru yanıt A'dır.
edecek ve kullanacak nitelikli insan gücünün üretim sürecindeki önemi artmaya başlamıştır. Buna bağlı olarak eğitilmiş, beceri kazanmış insanlara cazip koşullar, yüksek yaşam standartları sunularak beyin göçü denen olgu yaratılmıştır. Nitelikli insanlara gelişmiş ülkelerin kapıları ardına kadar açık bulunmaktadır. Doğru yanıt A'dır.
Soru 11
Avrupa’da 16.yy’dan 18.yy’ın ortalarına kadar uygulanan, arz yönüne ağırlık veren ve ihracat fazlası yaratarak ulusal parayı güçlü tutma temeline dayanan iktisat politikası aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Klasik İktisat
B
Mikro İktisat
C
Merkantilizm
D
Makro İktisat
E
Feodalizm
Açıklama:
Avrupa’da 16.yy’dan 18.yy’ın ortalarına kadar uygulanan iktisat politikasına Merkantilizm adı verilir. Merkantilizm arz yönüne ağırlık vermektedir ve ihracat fazlası yaratarak ulusal parayı güçlü tutmak temeline dayanmaktadır.
Soru 12
Klasik iktisatçılarla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Nicelikten ziyade niteliğe önem vermişlerdir.
B
Bireylerin sayıca çokluğunun değil, eğitimli olmalarının önemini vurgulamışlardır.
C
Eğitimin yaygınlaşmasında kamusal hizmet talep etmişlerdir.
D
İnsanlığın bilgi birikimindeki artışların çok daha adil ve refah içinde yaşayan toplumlar yaratacağına inanmışlardır.
E
Nüfusun sayıca çokluğunu ülke için zenginlik olarak kabul etmişlerdir.
Açıklama:
Nüfusun sayıca çokluğunu ülke için zenginlik olarak kabul edenler Merkantilistlerdir. Klasikler, bireylerin sayıca çokluğunu değil eğitimli olmalarını vurgulamışlardır. Eğitimin yaygınlaşmasında kamusal hizmet talep etmişlerdir. Eğitimli insana güvenen William Godwin (1756-1836), Marquis de Condorcet (1743-1794) gibi iyimserler gelecek konusunda Malthus kadar karamsar değillerdir. İnsanlığın bilgi birikimindeki artışların çok daha adil ve refah içinde yaşayan toplumlar yaratacağına inanmışlardır.
Soru 13
“Gelecek İki Yüzyıl” ve “Yaklaşan Patlama” adlı kitaplarında yeni teknolojilerin yol açtığı verimlilik artışlarından, maliyetlerdeki düşüşlerden, rasyonel ekonomik politikalardan ve enerji krizinin çözümünden söz eden yazar aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Herman Kahn
B
Marquis de Condorcet
C
William Godwin
D
Rene Dubas
E
Julian L.Simon
Açıklama:
Tıpkı 200 yıl önce olduğu gibi günümüzde de bir grup düşünür geleceğe umutla bakmaktadır. Bunların en iyimseri olan Herman Kahn (1922-1983), “Gelecek İki Yüzyıl” ve “Yaklaşan Patlama” adlı kitaplarında yeni teknolojilerin yol açtığı verimlilik artışlarından, maliyetlerdeki düşüşlerden, rasyonel ekonomik politikalardan ve enerji krizinin çözümünden söz etmekte ve Amerika’nın liderliğinde refah içinde bir dünya toplumu tablosu çizmektedir.
Soru 14
Dünyada veya bir ülkede bulunan nüfusun yapısını, durumunu, dinamik özelliklerini inceleyen bilim dalı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Antropoloji
B
Arkeoloji
C
Demografi
D
Sosyoloji
E
Ekonomi
Açıklama:
Demografi, dünyada veya bir ülkede bulunan nüfusun yapısını, durumunu, dinamik özelliklerini inceleyen bilim dalıdır.
Soru 15
Aşağıdakilerden hangisi doğum oranını etkileyen faktörlerden biri değildir?
Seçenekler
A
Kadının statüsü
B
Evlenme yaşı
C
İklim koşulları
D
Gelir ve eğitim düzeyi
E
Hayattan beklentiler
Açıklama:
Dünya nüfusu, gelecekle ilgili senaryoların sağlıklı kurulabilmesi için bilinmesi gereken bir değişkendir. Ancak dünya nüfusu ile ilgili sağlıklı tahminler yürütmek, nüfus bilimi ve sosyoekonomik özellikler arasındaki iç etkileşim nedeni ile kolay değildir. Örneğin kadının statüsü, evlenme yaşı, hayattan beklentiler, gelir ve eğitim düzeyi, gelir dağılımı dengesizliği ve kentleşme gibi kriterlerin doğum oranını etkilediği düşünülmektedir.
Soru 16
İnsanlık tarihine “Aydınlanma Çağı” olarak geçmiş olan yüzyıl aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
XVI. Yüzyıl
B
XVII. Yüzyıl
C
XVIII. Yüzyıl
D
XIX. Yüzyıl
E
XX. Yüzyıl
Açıklama:
İnsanlık tarihine XVII. yüzyıl “Us Çağı”, XVIII. yüzyıl ise “Aydınlanma Çağı” olarak geçmiştir. XVII. ve XVIII. yüzyıllarda ortaya çıkan yeni tutumlar ve yeni dünya görüşü uygarlık tarihinde “Düşünce Devrimi” olarak adlandırılmaktadır.
Soru 17
Aşağıdakilerden hangisi XIX. yüzyılda gerçekleşen nüfus patlamasının olumsuz etkileri arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Kırdan kente göç
B
Tarım işçilerinde yüksek işsizlik oranları
C
Artan gecekondu mahallelerinin çevrelediği şehirler
D
Kırsal bölgelerin kalabalıklaşması
E
Yoksul kırsal kesimin kalabalıklaşan nüfusun temel gereksinimlerini karşılayamaz hâle gelmesi
Açıklama:
XIX. yüzyılda özellikle İngiliz adalarında nüfus patlamasının olumsuz etkileri kolayca izlenebilmektedir. Yoksul kırsal kesim kalabalıklaşan nüfusun barınma, beslenme, giyinme gibi temel gereksinimlerini karşılayamaz hâle geldiği için kırdan kente büyük bir göç yaşanmıştır. Artan gecekondu mahallelerinin çevrelediği şehirler, yeni gelenlerin taleplerine cevap vermekte yetersiz kalmıştır. İşsiz tarım işçileri, işsizliklerinin sebebi olarak gördükleri makinelere çeteler hâlinde saldırmaktadır. Mutlakiyetçi rejimler ise giderek kontrol etmekte zorlandıkları halk üzerinde baskıcı rejimlerinin şiddetini arttırmışlardır.
Soru 18
Aşağıdakilerden hangisi XX. yüzyılda nüfus patlamasından etkilenen ülkeler arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Japonya
B
Afrika
C
Orta Amerika
D
Hindistan
E
Çin
Açıklama:
XIX. yüzyılda Avrupa’da yaşanan nüfus patlamasından sonra XX. yüzyılda dünya yine bir nüfus patlaması ile karşı karşıyadır. XX. yüzyılın nüfus patlaması Afrika, Orta Amerika, Ortadoğu, Hindistan, Çin gibi dünyanın en yoksul ülkelerinin yaşadığı bölgelerde meydana gelmiştir. Her yıl giderek daha fazla sayıda insan, dünya nüfusuna eklenmiştir.
Soru 19
Doğum yanlısı, doğumların artırılmasını savunan görüş aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Empirizm
B
Pronatalizm
C
Antinatalizm
D
Sensüalizm
E
Kritisizm
Açıklama:
Pronatalist: Doğum yanlısı, doğumların artırılmasını savunan görüş. Doğum yanlılarının en önemlisi Fransız filozof Auguste Comte’dur. Comte savunduğu Pozitivist düşüncede nüfus artışını ve nüfus yoğunlaşmasını ekonomik ve sosyal kalkılmanın en önemli faktörü sayar.
Soru 20
ABD'de göçlerle ilgili kota getiren ilk yasa hangi yılda kabul edilmiştir?
Seçenekler
A
1921
B
1929
C
1938
D
1944
E
1952
Açıklama:
1920’li yıllarda ABD göç politikasına bazı sınırlamalar getirmiştir. 1921 yılında göçlerle ilgili kota getiren ilk yasa kabul edilmiştir. Bu dönemde Japonların ve Çinlilerin ABD’ye göç etmeleri yasaklanmıştır.
Soru 21
Nüfusun sayıca çokluğunu ülke için zenginlik olarak kabul eden anlayış aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Klasik İktisat
B
Liberalizm
C
Marksizm
D
Kapitalizm
E
Merkantilizm
Açıklama:
Merkantilizm: Avrupa’da 16.yy’dan 18.yy’ın ortalarına kadar uygulanan iktisat politikasına Merkantilizm adı verilir. Merkantilizm arz yönüne ağırlık vermektedir ve ihracat fazlası yaratarak ulusal parayı güçlü tutmak temeline dayanmaktadır. Doğru cevap E'dir.
Soru 22
Klasik iktisatçıları, merkantilistlerden ayıran temel özellik aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Dönem iktidarlarınca desteklenmesi
B
Eğitimli topluma ilişkin bir kaygısının olmaması
C
16. yüzyıl ile 18. yüzyılda etkilerini görtermesi
D
Nicelikten ziyade niteliğe önem vermeleri
E
Batı toplumunda ortaya çıkmış olması
Açıklama:
Klasik iktisat: Klasik iktisat 1776 ve 1843 yılları arasında yaşanan iktisadi gelişmeleri etkileyen ve Batı’ya hâkim olan iktisadi düşünce akımıdır. 1776’da Adam Smith’in eseri “Ulusların Zenginliği” ile başlamış ve 1843’te John Stuart Mill’e ait “Siyasal İktisadın İlkeleri” eseri ile son bulmuştur. Klasik iktisatçıları, merkantilistlerden ayıran temel özellik nicelikten ziyade niteliğe önem vermeleri olmuştur. Doğru cevap D'dir.
Soru 23
Doğal kaynakları ve ekosistemleri korumak için lobi faaliyeti yapan kişiler hangi kavram ile anılmaktadır?
Seçenekler
A
Liberal
B
Klasik İktisatçı
C
Çevreci
D
Merkantilist
E
Sosyalist
Açıklama:
Çevreci: Doğal kaynakları ve ekosistemleri korumak için lobi faaliyeti yapan, çevre eğitimi, çevreci eylemler ve örnekler geliştirerek, merkezi ve yerel yönetimlerdeki karar alma süreçlerini etkileme arayışında olan kişiye denir. Doğru cevap C'dir.
Soru 24
Nüfüs artışının en yavaş olduğu dönem aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
1800-1850
B
1850-1900
C
1900-1950
D
1950-2000
E
2000-2050
Açıklama:
Doğru cevap A'dır.Soru 25
15. ve 16. yüzyıllarda insanın bilime ve sanata ilgisine neden olan olaylar aşağıdaki kavramlardan hangisi ile ifade anılır?
Seçenekler
A
Reform
B
Rönesans
C
Sanayi Devrimi
D
Fransız İhtiali
E
Düşünce Devrimi
Açıklama:
Rönesans: Yeniden doğuş anlamına gelen Fransızca bir kelimedir. 15. ve 16. yüzyıllarda Avrupa’da açılan bilim ve sanat çığırı bu adla anılır.
Reform: 15. ve 17. yüzyıl boyunca tüm Avrupa’yı etkileyen Katolik Kilisesi’ ne karşı yapılmış dinsel bir harekettir. Katolik kilisesinin aşırı zenginleşmesi ve yozlaşması, siyasetle ve dünyasal etkinliklerle daha fazla ilgilenmeye başlaması birçok din adamının tepkisini çekmiştir. Doğru cevap B'dir.
Reform: 15. ve 17. yüzyıl boyunca tüm Avrupa’yı etkileyen Katolik Kilisesi’ ne karşı yapılmış dinsel bir harekettir. Katolik kilisesinin aşırı zenginleşmesi ve yozlaşması, siyasetle ve dünyasal etkinliklerle daha fazla ilgilenmeye başlaması birçok din adamının tepkisini çekmiştir. Doğru cevap B'dir.
Soru 26
Aşağıdakilerden hangisi XIX. yüzyıldaki nüfus patlamasının yol açtığı problemler arasında değildir?
Seçenekler
A
Nüfusun barınma gereksinimlerini karşılayamaması
B
Beslenme ihtiyaçlarının zorlukla karşılanması
C
Kırdan kente büyük göçlerin yaşanması
D
Otoriter rejimlerin halk üstündeki baskılarını arttırması
E
Kırsal kesim insanlarının makineleşmeye yönelmesi
Açıklama:
XIX. yüzyılda özellikle İngiliz adalarında nüfus patlamasının olumsuz etkileri kolayca izlenebilmektedir. Yoksul kırsal kesim kalabalıklaşan nüfusun barınma, beslenme, giyinme gibi temel gereksinimlerini karşılayamaz hâle geldiği için kırdan kente büyük bir göç yaşanmıştır. Artan gecekondu mahallelerinin çevrelediği şehirler, yeni gelenlerin taleplerine cevap vermekte yetersiz kalmıştır. İşsiz tarım işçileri, işsizliklerinin sebebi olarak gördükleri makinelere çeteler hâlinde saldırmaktadır. Mutlakiyetçi rejimler ise giderek kontrol etmekte zorlandıkları halk üzerinde baskıcı rejimlerinin şiddetini arttırmışlardır. Doğru cevap E'dir.
Soru 27
Sanayi Devrimi ilk olarak aşağıdaki ülkelerden hangisinde başlamıştır?
Seçenekler
A
İtalya
B
İngiltere
C
Fransa
D
Amerika Birleşik Devletleri
E
İspanya
Açıklama:
İngiltere’de sanayi devriminin başlaması ve verimlilik artışı;
Tarımsal ve sınai üretimdeki artış ve verimli topraklara göç eden İngiliz vatandaşları aracılığı ile anavatana gönderilen kaynaklar İngilizleri dünyanın en zengin toplumu hâline getirmiştir. Böylece nüfusun kaynaklar üzerindeki baskısı teknolojinin gücüyle, yani insan zekâsının bulduğu yeni üretim, iletişim ve ulaşım yöntemleri ile cevaplandırılmış olmaktadır. Doğru cevap B'dir.
Tarımsal ve sınai üretimdeki artış ve verimli topraklara göç eden İngiliz vatandaşları aracılığı ile anavatana gönderilen kaynaklar İngilizleri dünyanın en zengin toplumu hâline getirmiştir. Böylece nüfusun kaynaklar üzerindeki baskısı teknolojinin gücüyle, yani insan zekâsının bulduğu yeni üretim, iletişim ve ulaşım yöntemleri ile cevaplandırılmış olmaktadır. Doğru cevap B'dir.
Soru 28
Sanayi Devrimi ile birlikte zenginleşen İngiltere'nin toplum yapısı için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Seçenekler
A
Ülkedeki kırsal nüfus artmıştır
B
İngiliz toplumu sınai ekonomik örgütlenmeye geçmiştir
C
Geleneksel toplumdan piyasa toplumuna dönüşmüştür
D
Kitlesel eğitim yaygınlaşmıştır
E
Kadınlar iş hayatına atılmış ve toplum içindeki statüleri yükselmiştir
Açıklama:
Tarımsal ekonomik örgütlenmeden, sınai ekonomik örgütlenmeye geçen İngiliz toplumu, geleneksel toplumdan piyasa toplumuna dönüşmüştür. Kitlesel eğitim yaygınlaşmış, okullarda öğretim süresi uzamıştır. Kadınlar iş hayatına atılmış ve toplum içindeki statüleri yükselmiştir. Tüketim artarken, toplam nüfus içinde şehirlerde yaşayanların oranı yükselmiştir. Tüm bu gelişmeler aile başına düşen ortalama çocuk sayısının azalması yönünde etkiler yaratmıştır. Sonuç olarak İngiltere’de nüfus demografik bir geçiş sürecinden sonra istikrara kavuşmuştur. Doğru cevap A'dır.
Soru 29
- Afrika
- Hindistan
- Çin
XX. yüzyılda Avrupa dışında yaşanan nüfus patlaması öncüllerde yer alan bölgelerin hangisi/hangileri yoğun olarak yaşanmıştır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
XIX. yüzyılda Avrupa’da yaşanan nüfus patlamasından sonra XX. yüzyılda dünya yine bir nüfus patlaması ile karşı karşıyadır. XX. yüzyılın nüfus patlaması Afrika, Orta Amerika, Ortadoğu, Hindistan, Çin gibi dünyanın en yoksul ülkelerinin yaşadığı bölgelerde meydana gelmiştir. Her yıl giderek daha fazla sayıda insan, dünya nüfusuna eklenmiştir. 1950-55 yılları arasında 47 milyon, 1985-90 yılları arasında 88 milyon, 1995-2000 yılları arasında ise 112 milyon insan dünya nüfusuna eklenmiştir. Doğru cevap E'dir.
Soru 30
ABD göç politikasına ilişkin yaptığı ilk kısıtlama hangi ülke vatandaşlarının ülke girişine yönelik getirilmiştir?
Seçenekler
A
Nijerya
B
İngiltere
C
Hindistan
D
Japonya
E
Fransa
Açıklama:
ABD, 200 yıldan beri göç alan bir ülkedir. Kuznets’e göre ABD’nin ekonomik büyümesinde almış olduğu göçlerin olumlu katkısı bulunmaktadır. 1920’li yıllara kadar göçlerle birlikte ABD’ye gelen sermaye refah düzeyini yükseltmiştir. 1920’li yıllarda ABD göç politikasına bazı sınırlamalar getirmiştir. 1921 yılında göçlerle ilgili kota getiren ilk yasa kabul edilmiştir. Bu dönemde Japonların ve Çinlilerin ABD’ye göç etmeleri yasaklanmıştır. Doğru cevap D'dir.
Soru 31
Merkantilizm ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
18.yy’dan 20.yy’ın ortalarına kadar uygulanan iktisat politikasıdır.
B
Merkantilizm talep yönüne ağırlık vermektedir.
C
İthalat fazlası yaratarak ulusal parayı güçlü tutmak temeline dayanmaktadır.
D
Nüfusun sayıca çokluğunu ülke için zenginlik olarak kabul eder.
E
Amerika merkezli bir iktisat politikadır.
Açıklama:
Merkantilizm: Avrupa’da 16.yy’dan 18.yy’ın ortalarına kadar uygulanan iktisat politikasına Merkantilizm adı verilir. Merkantilizm arz yönüne ağırlık vermektedir ve ihracat fazlası yaratarak ulusal parayı güçlü tutmak temeline dayanmaktadır. Merkantilistler (XVI. yüzyıl-XVIII. yüzyıl), nüfusun sayıca çokluğunu ülke için zenginlik olarak kabul ederlerdi.
Soru 32
Klasik iktisatla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
1776’ da Adam Smith’in eseri “Ulusların Zenginliği” ile başlamıştır.
B
1843’te John Stuart Mill’e ait “Siyasal İktisadın İlkeleri” eseri ile son bulmuştur.
C
Klasik iktisatçıları, merkantilistlerden ayıran temel özellik nicelikten ziyade niteliğe önem vermeleri olmuştur.
D
Bazı klasik iktisatçılar nüfus artışı zenginlik değil problem kaynağı olarak görmüştür.
E
Eğitimin yaygınlaşmasında kişiye özel ve geniş kapsamlı hizmet talep etmişlerdir.
Açıklama:
Klasik iktisat: Klasik iktisat 1776 ve 1843 yılları arasında yaşanan iktisadi gelişmeleri etkileyen ve Batı’ya hâkim olan iktisadi düşünce akımıdır. 1776’ da Adam Smith’in eseri “Ulusların Zenginliği” ile başlamış ve 1843’te John Stuart Mill’e ait “Siyasal İktisadın İlkeleri” eseri ile son bulmuştur. Avrupa nüfusunun hızla artmakta olduğu bir dönemde yaşayan Malthus (1766- 1834) ve çağdaşı David Ricardo (1772- 1823) için nüfus artışı zenginlik değil problem kaynağı olarak görülmüştür. Malthus eğitimsiz cahil halkın iktisadi gelişmeyi engelleyeceğinden yakınırken, Ricardo az çocuk fikrinin insanlara kabul ettirilmesi gerektiğinden söz etmiştir. Klasik iktisatçıları, merkantilistlerden ayıran temel özellik nicelikten ziyade niteliğe önem vermeleri olmuştur. Klasikler, bireylerin sayıca çokluğunu değil eğitimli olmalarını vurgulamışlardır. Eğitimin yaygınlaşmasında kamusal hizmet talep etmişlerdir.
Soru 33
Aşağıdakilerden hangisi gelecekte insanlığın bilgi birikimindeki artışların çok daha adil ve refah içinde yaşayan toplumlar yaratacağına inanmıştır?
Seçenekler
A
Malthus
B
Godwin
C
Ricardo
D
Kahn
E
Simon
Açıklama:
Eğitimli insana güvenen William Godwin (1756-1836), Marquis de Condorcet (1743-1794) gibi iyimserler gelecek konusunda Malthus kadar karamsar değillerdir. İnsanlığın bilgi birikimindeki artışların çok daha adil ve refah içinde yaşayan toplumlar yaratacağına inanmışlardır.
Soru 34
Aşağıdakilerden hangisinde, beklenenin aksine, eğitim düzeyindeki artış doğum oranlarında da artışa neden olmuştur?
Seçenekler
A
İspanya
B
Tunus
C
Porto Riko
D
Kanada
E
İngiltere
Açıklama:
Eğitim düzeyindeki artışın, doğum oranını azaltacağı beklenen bir durumdur. Ancak Porto Riko’da bu ilişki beklenenin tam tersi bir sonuç vermektedir. Yüksek gelir düzeyinin, yüksek doğum oranı ile birlikte olduğu Porto Riko’da eğitim artışı gelir artışına yol açarak doğum artışı ile sonuçlanmaktadır.
Soru 35
XIX. yüzyıldaki nüfus artışı nerede yaşanmıştır?
Seçenekler
A
Avrupa
B
Asya
C
Afrika
D
Latin Amerika
E
Kuzey Amerika
Açıklama:
XIX. yüzyıldaki nüfus artışı günümüzün gelişmiş ülkelerinin yerleşmiş olduğu Avrupa kıtasında yaşanmıştır. XX. yüzyıldaki nüfus artışı ise günümüzün gelişmekte olan ülkelerinin dağılmış bulunduğu, Latin Amerika, Asya ve Afrika kıtalarında yaşanmaktadır.
Soru 36
Günümüzde Afrika kıtasındaki nüfus artışı ne kadardır?
Seçenekler
A
%0.2
B
%2
C
%3
D
%4
E
%5
Açıklama:
Gelişmiş Avrupa kıtasındaki nüfus artış hızı %0.22’dir. Hatta bazı Avrupa ülkelerinde nüfus artış hızı negatif değerler alabilmektedir. Oysa dünyanın en yoksul halklarını barındıran Afrika kıtasında nüfus artış hızı %3’tür, 1950 yılında Avrupa’nın yarısı kadar bir nüfusa sahipken 2025 yılında Avrupa nüfusunun üç katına çıkması beklenmektedir.
Soru 37
Nüfus artışını ve nüfus yoğunlaşmasını ekonomik ve sosyal kalkılmanın en önemli faktörü sayan görüş aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Pronatalist
B
Nüfus Projeksiyonu
C
Çevreci
D
Merkantilizm
E
Klasik
Açıklama:
Pronatalist: Doğum yanlısı, doğumların artırılmasını savunan görüş. Doğum yanlılarının en önemlisi Fransız filozof Auguste Comte’dur. Comte savunduğu Pozitivist düşüncede nüfus artışını ve nüfus yoğunlaşmasını ekonomik ve sosyal kalkılmanın en önemli faktörü sayar.
Soru 38
Aşağıdaki ülkelerden hangisi ABD’nin göçe koyduğu sınırlamalar nedeniyle Avrupa’dan yapılan göçler için yeni oluşan rotalardan biri değildir?
Seçenekler
A
Avustralya
B
Güneydoğu Asya
C
Kanada
D
Yeni Zelanda
E
Güney Afrika
Açıklama:
1920’li yıllarda ABD göç politikasına bazı sınırlamalar getirmiştir. 1921 yılında göçlerle ilgili kota getiren ilk yasa kabul edilmiştir. Bu dönemde Japonların ve Çinlilerin ABD’ye göç etmeleri yasaklanmıştır. ABD’nin göçe koyduğu sınırlamalar nedeniyle Avrupa’dan yapılan göçler İngiltere’nin eski sömürge toprakları olan Avusturalya, Kanada, Yeni Zellanda ve Güney Afrika’ya yönelmiştir.
Soru 39
Aşağıdaki ülkelerden hangisi Doğu ve Orta Avrupa’dan gelen göçleri karşılayan birincil ülke konumundadır?
Seçenekler
A
İngiltere
B
Fransa
C
İspanya
D
Almanya
E
ABD
Açıklama:
Almanya, Doğu ve Orta Avrupa’dan gelen göçleri karşılayan birincil ülke konumundadır.
Soru 40
İkinci Dünya Savaşı’ndan beri uluslararası göç olgusu çeşitli aşamalardan geçmiştir. Aşağıdaki aşamalar göz önüne alındığında kronolojik olarak hangisi ilk sırada yer alır?
Seçenekler
A
Kuzey Amerika, Avusturalya ve Güney Afrika’ya Avrupa ve Asya’dan hâlen yapılmakta olan göçler
B
Güney Avrupa’dan Kuzey Avrupa’nın Batı Almanya ve İsviçre gibi patlayan ekonomilerine geçici göç
C
Petrol ihraç eden ülkelere ve Japonya’ya Asya’dan giden göç
D
Rusya ve Doğu Avrupa’dan ABD’ye ve İsrail’e Yahudi göçü
E
Doğu Avrupa’dan, Batı Avrupa’ya ve ABD’ye göç
Açıklama:
İkinci Dünya Savaşı’ndan beri uluslararası göç olgusu aşağıdaki aşamalardan geçmiştir (Cohen, 1987): • Kuzey Amerika, Avusturalya ve Güney Afrika’ya Avrupa ve Asya’dan hâlen yapılmakta olan göçler • Vietnam Savaşı sonrasındaki göç • Küba, Meksika ve Puerto Rico’dan ABD’ye göç • Eski kolonilerden anakaraya geri dönüş. Güney Asya ve Batı Hind Adaları’ndan İngiltere’ye; Kuzey Afrika’dan Fransa’ya, Endonezya’dan Hollanda’ya; Afrika’dan Portekiz’e geri dönüş • Güney Avrupa’dan özellikle Türkiye ve eski Yugoslavya’dan Kuzey Avrupa’nın Batı Almanya ve İsviçre gibi patlayan ekonomilerine geçici göç • Petrol ihraç eden ülkelere ve Japonya’ya Asya’dan giden göç • Rusya ve Doğu Avrupa’dan ABD’ye ve İsrail’e Yahudi göçü • Doğu Avrupa’dan, Batı Avrupa’ya ve ABD’ye göç.
Soru 41
Avrupa’da 16.yy’dan 18.yy’ın ortalarına kadar uygulanan ve ihracat fazlası yaratarak ulusal para birimini güçlendirmeye çalışan iktisat politikasına ne ad verilir ?
Seçenekler
A
Merkantilizm
B
Klasik iktisat
C
Çevreci
D
Demografi
E
Nüfus Projeksiyonu
Açıklama:
Avrupa’da 16.yy’dan 18.yy’ın ortalarına kadar uygulanan iktisat politikasına Merkantilizm adı verilir. Merkantilizm arz yönüne ağırlık vermektedir ve ihracat fazlası yaratarak ulusal parayı güçlü tutmak temeline dayanmaktadır. Doğru cevap A şıkkıdır.
Soru 42
Dünya'da klasik iktisat hangi yıllar arasında hakim olmuştur ?
Seçenekler
A
1756-1836
B
1776 ve 1843
C
1772- 1823
D
1766- 1834
E
1743-1794
Açıklama:
Klasik iktisat 1776 ve 1843 yılları arasında yaşanan iktisadi gelişmeleri etkileyen ve Batı’ya hâkim olan iktisadi düşünce akımıdır. 1776’ da Adam Smith’in eseri “Ulusların Zenginliği” ile başlamış ve 1843’te John Stuart Mill’e ait “Siyasal İktisadın İlkeleri” eseri ile son bulmuştur. Doğru cevap B şıkkıdır.
Soru 43
Avrupa nüfusunun hızla artmakta olduğu bir dönemde yaşamış ve nüfus artışını zenginlik değil de bir problem kaynağı olarak görmüş olan düşünür aşağıdakilerden hangisidir ?
Seçenekler
A
William Godwin
B
Marquis de Condorcet
C
Herman Kahn
D
Malthus
E
Julian L.Simon
Açıklama:
Avrupa nüfusunun hızla artmakta olduğu bir dönemde yaşayan Malthus (1766- 1834) ve çağdaşı David Ricardo (1772- 1823) için nüfus artışı zenginlik değil problem kaynağı olarak görülmüştür. Malthus eğitimsiz cahil halkın iktisadi gelişmeyi engelleye- ceğinden yakınırken, Ricardo az çocuk fikrinin insanlara kabul ettirilmesi gerektiğinden söz etmiştir. Doğru cevap D şıkkıdır.
Soru 44
Dünyada veya bir ülkede bulunan nüfusun yapısını, durumunu, dinamik özelliklerini inceleyen bilim dalı aşağıdakilerden hangisidir ?
Seçenekler
A
Rönesans
B
Reform
C
Nüfus Projeksiyonu
D
Doğum oranı
E
Demografi
Açıklama:
Demografi, dünyada veya bir ülkede bulunan nüfusun yapısını, durumunu, dinamik özelliklerini inceleyen bilim dalıdır. Doğru cevap E şıkkıdır.
Soru 45
Aşağıdakilerden hangisi doğum oranını etkileyen kriterlerden biri değildir ?
Seçenekler
A
Kadının statüsü
B
Evlenme yaşı
C
Canlı bebek sayısı
D
Gelir ve eğitim düzeyi
E
Kentleşme oranı
Açıklama:
Kadının statüsü, evlenme yaşı, hayattan beklentiler, gelir ve eğitim düzeyi, gelir dağılımı dengesizliği ve kentleşme gibi kriterlerin doğum oranını etkilediği düşünülmektedir. Ancak doğum oranı ile söz konusu kriterler arasındaki ilişki açık ve basit değildir. Doğru cevap C şıkkıdır.
Soru 46
XIX. yüzyılda yüksek bir nüfus artışı yaşanan kıta aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Latin Amerika
B
Asya
C
Afrika
D
Avrupa
E
Kuzey kutbu
Açıklama:
XIX. yüzyıldaki nüfus artışı günümüzün gelişmiş ülkelerinin yerleşmiş olduğu Avrupa kıtasında yaşanmıştır. Doğru cevap D şıkkıdır.
Soru 47
Doğumların arttırılması gerektiğini savunan Pronatalist filozof kimdir ?
Seçenekler
A
Auguste Comte
B
Cohen
C
Kennedy
D
Herman Kahn
E
Berry
Açıklama:
Doğum yanlısı, doğumların artırılmasını savunan görüş. Doğum yanlılarının en önemlisi Fransız filozof Auguste Comte’dur. Comte savunduğu Pozitivist düşüncede nüfus artışını ve nüfus yoğunlaşmasını ekonomik ve sosyal kalkılmanın en önemli faktörü sayar. Doğru cevap A şıkkıdır.
Soru 48
Nüfusu azalan toplumların en büyük korkusu nedir ?
Seçenekler
A
65 yaşın üstündeki insanların bakımı
B
Göç alma endişesi
C
Savunma gücünü kaybetme korkusu
D
Çevreciler
E
Maddi paylaşım
Açıklama:
Nüfusu azalan toplumların en büyük korkusu savunma gücünü kaybetme korkusudur. Doğru cevap C şıkkıdır.
Soru 49
1920’li yıllarda ABD göç politikasına bazı sınırlamalar getirmiştir. 1921 yılında göçlerle ilgili kota getiren ilk yasa kabul edilmiştir. Bu durumda hangi ülke vatandaşlarının ABD'ye göçü yasaklanmıştır ?
Seçenekler
A
Almanya-Fransa
B
Türkiye-Yunanistan
C
İtalya-İspanya
D
Portekiz-Brezilya
E
Japonya-Çin
Açıklama:
1920’li yıllarda ABD göç politikasına bazı sınırlamalar getirmiştir. 1921 yılında göçler- le ilgili kota getiren ilk yasa kabul edilmiştir. Bu dönemde Japonların ve Çinlilerin ABD’ye göç etmeleri yasaklanmıştır. Doğru cevap E şıkkıdır.
Soru 50
Dünya nüfusunu elde etmek için kaç ülkeden veri toplanmaktadır?
Seçenekler
A
225
B
220
C
223
D
230
E
227
Açıklama:
Dünya nüfusunu elde etmek için 227 ülkeden veri toplamak gereklidir.
Soru 51
I. Doğu Avrupa II. Asya III. Afrika IV. Latin Amerika XX. yüzyıldaki nüfus artışı günümüzün gelişmekte olan ülkelerinin dağılmış bulunduğu hangi bölgelerde yaşanmıştır?
Seçenekler
A
II,III, IV
B
I,II
C
I,III
D
I,II,IV
E
I,IV
Açıklama:
Dünya nüfusu, XIX. yüzyıldan bu yana katlanarak artma sürecindedir. Bu süreci XIX. yüzyıldaki nüfus patlaması ve XX. yüzyıldaki nüfus patlaması olmak üzere iki aşamada inceleyebiliriz. XX. yüzyıldaki nüfus artışı günümüzün gelişmekte olan ülkelerinin dağılmış bulunduğu, Latin Amerika, Asya ve Afrika kıtalarında yaşanmaktadır. Doğru cevap A'dır.
Soru 52
XVIII. yüzyıl insanlık tarihine hangi çağ olarak olarak geçmiştir?
Seçenekler
A
Us çağı
B
Aydınlanma çağı
C
Bilgi çağı
D
Uzay çağı
E
Düşünce çağı
Açıklama:
İnsanlık tarihine XVII. yüzyıl “Us Çağı”, XVIII. yüzyıl ise “Aydınlanma Çağı” olarak
geçmiştir. XVII. ve XVIII. yüzyıllarda ortaya çıkan yeni tutumlar ve yeni dünya görüşü
uygarlık tarihinde “Düşünce Devrimi” olarak adlandırılmaktadır. Doğru cevap B'dir.
geçmiştir. XVII. ve XVIII. yüzyıllarda ortaya çıkan yeni tutumlar ve yeni dünya görüşü
uygarlık tarihinde “Düşünce Devrimi” olarak adlandırılmaktadır. Doğru cevap B'dir.
Soru 53
I. Artan gecekondu mahallelerinin çevrelediği şehirler
II. İşsiz tarım işçileri
III. Afrika, Orta Amerika, Ortadoğu, Hindistan ve Çin'da yoksullukta ciddi artış
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri XIX. yüzyıldaki nüfus patlamasının yol açtığı problemler arasında yer alır?
II. İşsiz tarım işçileri
III. Afrika, Orta Amerika, Ortadoğu, Hindistan ve Çin'da yoksullukta ciddi artış
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri XIX. yüzyıldaki nüfus patlamasının yol açtığı problemler arasında yer alır?
Seçenekler
A
I,II,III
B
II,III
C
III
D
I,III
E
I,II
Açıklama:
XIX. yüzyılda özellikle İngiliz adalarında nüfus patlamasının olumsuz etkileri kolayca
izlenebilmektedir. Yoksul kırsal kesim kalabalıklaşan nüfusun barınma, beslenme, giyinme gibi temel gereksinimlerini karşılayamaz hâle geldiği için kırdan kente büyük bir göç yaşanmıştır. Artan gecekondu mahallelerinin çevrelediği şehirler, yeni gelenlerin taleplerine cevap vermekte yetersiz kalmıştır. İşsiz tarım işçileri, işsizliklerinin sebebi olarak gördükleri makinelere çeteler hâlinde saldırmıştır. XX. yüzyıldaki nüfus patlamasında ise Afrika, Orta Amerika, Ortadoğu, Hindistan, Çin gibi dünyanın en yoksul ülkelerinin yaşadığı bölgelerde meydana gelmiştir. Doğru cevap E'dir.
izlenebilmektedir. Yoksul kırsal kesim kalabalıklaşan nüfusun barınma, beslenme, giyinme gibi temel gereksinimlerini karşılayamaz hâle geldiği için kırdan kente büyük bir göç yaşanmıştır. Artan gecekondu mahallelerinin çevrelediği şehirler, yeni gelenlerin taleplerine cevap vermekte yetersiz kalmıştır. İşsiz tarım işçileri, işsizliklerinin sebebi olarak gördükleri makinelere çeteler hâlinde saldırmıştır. XX. yüzyıldaki nüfus patlamasında ise Afrika, Orta Amerika, Ortadoğu, Hindistan, Çin gibi dünyanın en yoksul ülkelerinin yaşadığı bölgelerde meydana gelmiştir. Doğru cevap E'dir.
Soru 54
Afrika kıtası 1950 yılında Avrupa’nın yarısı kadar bir nüfusa sahipken 2025 yılında Avrupa nüfusunun kaç katına çıkması ön görülmektedir?
Seçenekler
A
1
B
2
C
3
D
4
E
5
Açıklama:
Gelişmiş Avrupa kıtasındaki nüfus artış hızı %0.22’dir. Hatta bazı Avrupa ülkelerinde
nüfus artış hızı negatif değerler alabilmektedir. Dünyanın en yoksul halklarını
barındıran Afrika kıtasında nüfus artış hızı ise %3’tür, 1950 yılında Avrupa’nın yarısı kadar bir nüfusa sahipken 2025 yılında Avrupa nüfusunun üç katına çıkması beklenmektedir. Doğru cevap C'dir.
nüfus artış hızı negatif değerler alabilmektedir. Dünyanın en yoksul halklarını
barındıran Afrika kıtasında nüfus artış hızı ise %3’tür, 1950 yılında Avrupa’nın yarısı kadar bir nüfusa sahipken 2025 yılında Avrupa nüfusunun üç katına çıkması beklenmektedir. Doğru cevap C'dir.
Soru 55
ABD'de hangi yıllarda göç politikasına bazı sınırlamalar getirilmiştir?
Seçenekler
A
1900'lü
B
1910'lu
C
1920'li
D
1930'lu
E
1940'lı
Açıklama:
ABD, 200 yıldan beri göç alan bir ülkedir. Kuznets’e göre ABD’nin ekonomik büyümesinde almış olduğu göçlerin olumlu katkısı bulunmaktadır. 1920’li yıllara kadar göçlerle birlikte ABD’ye gelen sermaye refah düzeyini yükseltmiştir. 1920’li yıllarda ABD göç politikasına bazı sınırlamalar getirmiştir. 1921 yılında göçlerle ilgili kota getiren ilk yasa kabul edilmiştir. Bu dönemde Japonların ve Çinlilerin ABD’ye göç etmeleri yasaklanmıştır. Doğru cevap C'dir.
Soru 56
Hangi ülke Doğu ve Orta Avrupa’dan gelen göçleri karşılayan birincil ülke konumundadır?
Seçenekler
A
İspanya
B
Fransa
C
Belçika
D
Almanya
E
Hollanda
Açıklama:
Doğu Avrupa’daki çözülmeler beklendiği kadar olmasa da Avrupa içinde büyük bir
göç akımına neden olmuştur. 40 yıldır Doğu ve Batı Bloku arasındaki nüfus akımlarına
engelleyici set oluşturan Berlin Duvarı’nın 1989’da yıkılması ile birlikte daha cazip Batı
bölgelerine göçenlerin sayısı artmıştır. Almanya, Doğu ve Orta Avrupa’dan gelen göçleri karşılayan birincil ülke konumundadır. Doğru cevap D'dir.
göç akımına neden olmuştur. 40 yıldır Doğu ve Batı Bloku arasındaki nüfus akımlarına
engelleyici set oluşturan Berlin Duvarı’nın 1989’da yıkılması ile birlikte daha cazip Batı
bölgelerine göçenlerin sayısı artmıştır. Almanya, Doğu ve Orta Avrupa’dan gelen göçleri karşılayan birincil ülke konumundadır. Doğru cevap D'dir.
Soru 57
I. Condorcet II. Malthus III. Ricardo Yukarıdaki klasik iktisatçılardan hangisi Dünya nüfusun hızla artışına ilişkin iyimser düşünce eğilimindedir?
Seçenekler
A
I
B
I,II
C
I,III
D
II,III
E
III
Açıklama:
XVIII. yüzyıl sonunda kırdan kente göç hızlanırken, işsiz yığınlarının kent sokaklarını doldurması, nüfusun kontrol altına alınması gereken bir değişken olması gerektiği
düşüncesini doğurmuştur. Klasik iktisatçılardan Malthus ve Ricardo’nun görüşleri bu yöndedir. Katlanarak artan nüfusun kaynaklar üzerinde yaratacağı baskıdan korkulmaktadır. Ancak dönemin düşünürlerinin tamamı refah ve nüfus arasındaki
ilişki konusunda, Malthus ve Ricardo kadar kötümser değildir. Condorcet ve Godwin gibi iyimserler insan aklının kıtlıklarla baş edeceğine ve teknolojik gelişmelerin imdada
yetişeceğine inanmaktadırlar. Doğru cevap A'dır.
düşüncesini doğurmuştur. Klasik iktisatçılardan Malthus ve Ricardo’nun görüşleri bu yöndedir. Katlanarak artan nüfusun kaynaklar üzerinde yaratacağı baskıdan korkulmaktadır. Ancak dönemin düşünürlerinin tamamı refah ve nüfus arasındaki
ilişki konusunda, Malthus ve Ricardo kadar kötümser değildir. Condorcet ve Godwin gibi iyimserler insan aklının kıtlıklarla baş edeceğine ve teknolojik gelişmelerin imdada
yetişeceğine inanmaktadırlar. Doğru cevap A'dır.
Soru 58
XIX. yüzyılın nüfus artışı hangi kıtada meydana gelmiştir?
Seçenekler
A
Amerika
B
Avustralya
C
Asya
D
Avrupa
E
Afrika
Açıklama:
XIX. yüzyılın nüfus artışı günümüzün gelişmiş ülkeleri olarak ifade edilen ülkelerden
kaynaklanmıştır. Bu ülkeler Avrupa kıtasındadır. Ham madde ve pazar arayışları içinde sistemlerini dünyaya yaymışlardır. Hem sayıca çoğalmışlar hem de çok daha hızlı bir üretim ve tüketim faaliyetini getiren teknolojiyi yaratmışlardır. Doğru cevap D'dir.
kaynaklanmıştır. Bu ülkeler Avrupa kıtasındadır. Ham madde ve pazar arayışları içinde sistemlerini dünyaya yaymışlardır. Hem sayıca çoğalmışlar hem de çok daha hızlı bir üretim ve tüketim faaliyetini getiren teknolojiyi yaratmışlardır. Doğru cevap D'dir.
Soru 59
Hangi olay klasik düşünürlerin nüfusla ilgili düşüncelerinin merkantilistlerden farklı olmasında rol oynamıştır?
Seçenekler
A
Rönesans
B
Reform
C
Sanayi Devrimi
D
Büyük Buhran
E
II. Dünya Savaşı
Açıklama:
XVIII. yüzyılın ikinci yarısından başlayarak yayılmış olan sanayi devriminin yol açtığı üretim ortamı, klasik düşünürlerin nüfusla ilgili düşüncelerinin merkantilistlerden farklı olmasında rol oynamıştır. Üretim sürecinde emeği desteklemek üzere artan enerji ve makine kullanımı, gereksinim duyulan emeğin niteliğini de değiştirmiştir. Bir yandan makinelerle ikâme edilen emeğin kırsal alanlarda işe yaramaz hâle gelmesi bir yandan da üretim sürecinin nitelikli ve eğitimli emek gerektirmesi, zenginliğin kaynağının sayıca bol emek değil, beceri sahibi emek olduğu görüşünün yükselmesinde rolü
olmuştur. Doğru cevap C'dir.
olmuştur. Doğru cevap C'dir.
Soru 60
Dünya nüfusu artış hızı azalmakla birlikte hangi yıla kadar artmaya devam edecektir?
Seçenekler
A
2020
B
2030
C
2040
D
2050
E
2060
Açıklama:
XX. yüzyılda da nüfus patlaması yaşanmıştır. Ancak, Dünya nüfusu artış hızı azalmakla birlikte 2050 yılına kadar artmaya devam edecektir. Doğru cevap D'dir.
Soru 61
Nüfusun sayıca çokluğunu ülke için zenginlik kabul eden iktisadi görüş aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Klasik iktisat
B
Keynesyen iktisat
C
Kurumcu iktisat
D
Merkantilizm
E
Neoklasik iktisat
Açıklama:
Avrupa’da 16. yüzyıldan 18. yüzyılın ortalarına kadar uygulanan iktisat politikasına Merkantilizm adı verilir. Merkantilistler nüfusun sayıca çokluğunu ülke için zenginlik olarak kabul ederlerdi.
Soru 62
1776 ve 1843 yılları arasında yaşayan iktisadı gelişmeleri etkileyen ve Batı’ya hâkim olan iktisadi düşünce akımı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Klasik iktisat
B
Keynesyen iktisat
C
Kurumcu iktisat
D
Merkantilizm
E
Neoklasik iktisat
Açıklama:
Klasik iktisat; 1776 ve 1843 yılları arasında yaşayan iktisadı gelişmeleri etkileyen ve Batı’ya hâkim olan iktisadi düşünce akımıdır. 1776’da Adam Smith’in eseri “Ulusların Zenginliği” ile başlamış ve 1843’de John Stuart Mill’le ait “Siyasal iktisadın ilkeleri” eseri ile son bulmuştur.
Soru 63
Bir yılda doğan canlı bebek sayısının yıl ortası nüfusa bölünmesi ve 1000 ile çarpılmasıyla bulunan orana ne denir?
Seçenekler
A
Demografi
B
Doğum oranı
C
Nüfus patlaması
D
Nüfus projeksiyonu
E
Pronatalist
Açıklama:
Doğum oranı; bir yılda doğan canlı bebek sayısının yıl ortası nüfusa bölünmesi ve 1000 ile çarpılmasıyla bulunan oranıdır.
Soru 64
Doğum, ölüm ve göç hareketlerinin ilerdeki eğilimleri ile ilgili belli varsayımlara dayanarak nüfusun gelecek zamandaki gelişmesi hakkında tahminlerin yapılmasına ne denir?
Seçenekler
A
Demografi
B
Doğum oranı
C
Nüfus patlaması
D
Pronatalist
E
Nüfus projeksiyonu
Açıklama:
Doğum, ölüm ve göç hareketlerinin ilerdeki eğilimleri ile ilgili belli varsayımlara dayanarak nüfusun gelecek zamandaki gelişmesi hakkında tahminlerin yapılmasına nüfus projeksiyonu denir.
Soru 65
XVIII. yüzyıla insanlık tarihine aşağıdaki hangi özelliği ile geçmiştir?
Seçenekler
A
Bilgi çağı
B
Demokrası çağı
C
Aydınlanma çağı
D
Us çağı
E
Teknoloji çağı
Açıklama:
İnsanlık tarihine XVII. yüzyıl “Us Çağı”, XVIII. yüzyıl ise “Aydınlanma Çağı” olarak geçmiştir. XVII. ve XVIII. yüzyıllarda ortaya çıkan yeni tutumlar ve yenidünya görüşü uygarlık tarihinde “Düşünce Devrimi” olarak adlandırılmaktadır. Tüm bu kazanımlar sonucunda insan yaşamının süresini uzatan, kalitesini artıran pek çok yenilik birbirini takip ederek hayata geçirilmiştir.
Soru 66
Doğum yanlısı, doğumların artırılmasını savunan görüşe ne denir?
Seçenekler
A
Malthus teorisi
B
Demografi
C
Çevre teorisi
D
Nüfus projeksiyonu
E
Pronatalist
Açıklama:
Pronatalist; doğum yanlısı, doğumların artırılmasını savunan görüştür. Pozitivist düşüncede nüfus artışını ve nüfus yoğunlaşmasını ekonomik ve sosyal kalkınmanın en önemli faktörü sayar.
Soru 67
Göç olgusunun en önemli etkisi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Etnik saflık
B
Özgürlük
C
Maddi paylaşımlar
D
Salgın hastalıklar
E
Zorunluluk
Açıklama:
Göç olgusunun en önemli etkisi maddi paylaşımdır. Göç, kaynakların yeniden dağılımına neden olmaktadır.
Soru 68
Aşağıdakilerden hangisi göçlerin ABD’ye en önemli etkisidir?
Seçenekler
A
Barış
B
Etnik ayırım
C
Özgürlük
D
Ekonomik büyüme
E
İç savaş nedeni
Açıklama:
ABD, 200 yıldan beri göç alan bir ülkedir. ABD’nin ekonomik büyümesinde almış olduğu göçlerin olumlu etkisi vardır.
Soru 69
Kas gücüne dayalı üretim yöntemlerinin yerini makine kullanımına dayalı üretim teknolojisinin yer alması hangi yüzyılda olmuştur?
Seçenekler
A
XVII
B
XVIII
C
XIX
D
XX
E
XXI
Açıklama:
XVIII. yüzyılın ikinci yarısından itibaren giderek kas gücüne dayalı üretim yöntemlerinin yerini makine kullanımına dayalı üretim teknolojisinin almaya başlamıştır.
Soru 70
Eğitilmiş, beceri kazanmış insanlara cazip koşullar, yüksek yaşam standartları sunularak uluslararası göç etmesine ne denir?
Seçenekler
A
Beyin göçü
B
İllegal göç
C
Mevsimsel göç
D
Sürekli göç
E
Zorunlu göç
Açıklama:
Eğitilmiş, beceri kazanmış insanlara cazip koşullar, yüksek yaşam standartları sunularak uluslararası göç etmesine beyin göçü denir. Nitelikli insanlar gelişmiş ülkelere göç etmektedir.
Soru 71
Aşağıdakilerden hangisi Avrupa’da 16.yy’dan 18.yy’ın ortalarına kadar uygulanan iktisat politikasına verilen addır ?
Seçenekler
A
Merkantilizm
B
Klasik iktisat
C
Çevreci
D
Demografi
E
Nüfus Projeksiyonu
Açıklama:
Merkantilizm: Avrupa’da 16.yy’dan 18.yy’ın ortalarına kadar uygulanan iktisat politikasına Merkantilizm adı verilir. Merkantilizm arz yönüne ağırlık vermektedir ve ihracat fazlası yaratarak ulusal parayı güçlü tutmak temeline dayanmaktadır. Doğru cevap A şıkkıdır.
Soru 72
Klasik iktisat hangi yıllar arasında yaşanan iktisadi gelişmeleri etkileyen ve Batı’ya hâkim olan iktisadi düşünce akımıdır ?
Seçenekler
A
1756-1836
B
1776-1843
C
1772- 1823
D
1766- 1834
E
1922-1983
Açıklama:
Klasik iktisat: Klasik iktisat 1776 ve 1843 yılları arasında yaşanan iktisadi gelişmeleri etkileyen ve Batı’ya hâkim olan iktisadi düşünce akımıdır. 1776’ da Adam Smith’in eseri “Ulusların Zenginliği” ile başlamış ve 1843’te John Stuart Mill’e ait “Siyasal İktisadın İlkeleri” eseri ile son bulmuştur. Doğru cevap B şıkkıdır.
Soru 73
200 yıl önce olduğu gibi günümüzde de bir grup düşünür geleceğe umutla bakmaktadır. “Gelecek İki Yüzyıl” ve “Yaklaşan Patlama” adlı kitaplarında yeni teknolojilerin yol açtığı verimlilik artışlarından, maliyetlerdeki düşüşlerden rasyonel ekonomik politikalardan ve enerji krizinin çözümünden söz eden ve Amerika’nın liderliğinde refah içinde bir dünya toplumu tablosu çizildiğine inana ünlü düşünür kimdir ?
Seçenekler
A
Marquis de Condorcet
B
William Godwin
C
David Ricardo
D
Herman Kahn
E
Malthus
Açıklama:
200 yıl önce olduğu gibi günümüzde de bir grup düşünür geleceğe umutla bakmaktadır. Bunların en iyimseri olan Herman Kahn (1922-1983), “Gelecek İki Yüzyıl” ve “Yaklaşan Patlama” adlı kitaplarında yeni teknolojilerin yol açtığı verimlilik artışla- rından, maliyetlerdeki düşüşlerden rasyonel ekonomik politikalardan ve enerji krizinin çözümünden söz etmekte ve Amerika’nın liderliğinde refah içinde bir dünya toplumu tablosu çizmektedir. Doğru cevap D şıkkıdır.
Soru 74
1990 yılında dünya nüfusu ne kadara ulaşmıştır ?
Seçenekler
A
1 milyar
B
5.3 milyar
C
2 milyar
D
8 milyar
E
4 milyar
Açıklama:
Malthus’un “Nüfus Üzerine Denemeler” adlı ünlü kitabının tamamlanmak üzere oldu- ğu 1825 yılında dünya nüfusu 1 milyara ancak ulaşmıştır (Kennedy,1995, s. 26). Nüfusun bu rakama ulaşması binlerce yılı bulmuştur. XIX. yüzyıl boyunca sanayileşme ve modern tıptaki gelişmeler sonucunda nüfus artış hızı yükselmiş, buna bağlı olarak dünya nüfusu katlanarak artmaya başlamıştır. 1825’i takip eden yüzyıl içinde dünya nüfusu 2 milyara çıkmıştır. 1925-1975 yılları arasındaki elli yıl içinde tekrar katlanıp 4 milyarı bulmuştur. 1990’lara gelindiğinde dünya nüfusu 5. 3 milyara ulaşmıştır. Doğru cevap B şıkkıdır.
Soru 75
Dünya nüfusunu elde etmek için kaç ülkeden veri toplanmaktadır?
Seçenekler
A
220
B
250
C
290
D
300
E
227
Açıklama:
Dünya nüfusu, artış hızı ve büyüklüğü çeşitli ulusal ya da uluslararası örgütlerce takip edilen önemli bir değişkendir. Yaklaşık 227 ülkeden toplanan doğurganlık, ölümlülük ve göç gibi bilgilere dayanarak nüfus tahminleri yapılmaktadır. Doğru cevap E şıkkıdır.
Soru 76
Bir yılda doğan canlı bebek sayısının yıl ortası nüfusa bölünmesi ve 1000 ile çarpılmasıyla bulunan orana ne ad verilir ?
Seçenekler
A
Nüfus oranı
B
Nüfus projeksiyonu
C
Nüfus patlaması
D
Doğum oranı
E
Dünya nüfusu
Açıklama:
Doğum oranı: Bir yılda doğan canlı bebek sayısının yıl ortası nüfusa bölünmesi ve 1000 ile çarpılmasıyla bulunan oran. Doğru cevap D şıkkıdır.
Soru 77
XIX. yüzyıldaki nüfus artışı hangi kıtada ortaya çıkmıştır ?
Seçenekler
A
Asya
B
Amerika
C
Avrupa
D
Afrika
E
Antartika
Açıklama:
XIX. yüzyıldaki nüfus artışı günümüzün gelişmiş ülkelerinin yerleşmiş olduğu Avrupa kıtasında yaşanmıştır. Doğru cevap C şıkkıdır.
Soru 78
Aşağıdakilerden hangisi XX. yüzyılın nüfus patlaması olan yerlerden biri değildir ?
Seçenekler
A
Afrika
B
Orta Amerika
C
Çin
D
Türkiye
E
Hindistan
Açıklama:
XX. yüzyılın nüfus patlaması Afrika, Orta Amerika, Ortadoğu, Hindistan, Çin gibi dünyanın en yoksul ülkelerinin yaşadığı bölgelerde meyda- na gelmiştir. Doğru cevap D şıkkıdır.
Soru 79
Göç veren ülkeler hangi probleme çözüm bulurlar?
Seçenekler
A
Kültürel problemlere
B
İşsizlik problemine
C
Nüfus patlamasına
D
Eğitime
E
Politik olaylara
Açıklama:
Göç veren ülkeler işsizlik problemine çözüm bulmaktadırlar. Doğru cevap B şıkkıdır.
Soru 80
Aşağıdakilerden hangisi Doğu ve Orta Avrupa’dan gelen göçleri karşılayan birincil ülkedir ?
Seçenekler
A
Hollanda
B
Fransa
C
Norveç
D
Danimarka
E
Almanya
Açıklama:
Almanya, Doğu ve Orta Avrupa’dan gelen göçleri karşılayan birincil ülke konumundadır. Doğru cevap E şıkkıdır.
Soru 81
Nüfusun sayıca çokluğunu ülke için zenginlik olarak kabul edenlere ne denir?
Seçenekler
A
Merkantilistler
B
Klasik iktisatçılar
C
Çevreciler
D
Pronatalistler
E
Reformistler
Açıklama:
Merkantilizm: Avrupa’da 16.yy’dan 18.yy’ın ortalarına kadar uygulanan iktisat politikasına Merkantilizm adı verilir. Merkantilizm arz yönüne ağırlık vermektedir ve ihracat fazlası yaratarak ulusal parayı güçlü tutmak temeline dayanmaktadır.
Klasik iktisat: Klasik iktisat 1776 ve 1843 yılları arasında yaşanan iktisadi gelişmeleri etkileyen ve Batı’ya hâkim olan iktisadi düşünce akımıdır.
Çevreci: Doğal kaynakları ve ekosistemleri korumak için lobi faaliyeti yapan, çevre eğitimi, çevreci eylemler ve örnekler geliştirerek, merkezi ve yerel yönetimlerdeki karar alma süreçlerini etkileme arayışında olan kişi.
Reform: 15. ve 17. yüzyıl boyunca tüm Avrupa’yı etkileyen Katolik Kilisesi’ ne karşı yapılmış dinsel bir harekettir. Katolik kilisesinin aşırı zenginleşmesi ve yozlaşması, siyasetle ve dünyasal etkinliklerle daha fazla ilgilenmeye başlaması birçok din adamının tepkisini ç
Merkantilistler (XVI. yüzyıl - XVIII. yüzyıl), nüfusun sayıca çokluğunu ülke için zenginlik olarak kabul ederlerdir. Doğru cevap A seçeneğidir.
Klasik iktisat: Klasik iktisat 1776 ve 1843 yılları arasında yaşanan iktisadi gelişmeleri etkileyen ve Batı’ya hâkim olan iktisadi düşünce akımıdır.
Çevreci: Doğal kaynakları ve ekosistemleri korumak için lobi faaliyeti yapan, çevre eğitimi, çevreci eylemler ve örnekler geliştirerek, merkezi ve yerel yönetimlerdeki karar alma süreçlerini etkileme arayışında olan kişi.
Reform: 15. ve 17. yüzyıl boyunca tüm Avrupa’yı etkileyen Katolik Kilisesi’ ne karşı yapılmış dinsel bir harekettir. Katolik kilisesinin aşırı zenginleşmesi ve yozlaşması, siyasetle ve dünyasal etkinliklerle daha fazla ilgilenmeye başlaması birçok din adamının tepkisini ç
Merkantilistler (XVI. yüzyıl - XVIII. yüzyıl), nüfusun sayıca çokluğunu ülke için zenginlik olarak kabul ederlerdir. Doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 82
Klasik iktisatçıları, merkantilistlerden ayıran temel özellik aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Çevreye önem vermeleri
B
Nüfus artışına önem vermeleri
C
Niteliğe önem vermeleri
D
Teknolojiye önem vermeleri
E
İletişime önem vermeleri
Açıklama:
Klasik iktisatçıları, merkantilistlerden ayıran temel özellik nicelikten ziyade niteliğe önem vermeleri olmuştur. Klasikler, bireylerin sayıca çokluğunu değil eğitimli olmalarını vurgulamışlardır.
Soru 83
Aşağıdakilerden hangisi insanlığın nüfus artışına çözüm bulacağından, çevreye zarar vermeyen teknolojiler geliştireceğinden söz etmektedir?
Seçenekler
A
William Godwin
B
Rene Dubas
C
Herman Kahn
D
David Ricardo
E
Malthus
Açıklama:
Rene Dubas (1901-1982), insanlığın nüfus artışına çözüm bulacağından, çevreye zarar vermeyen teknolojiler geliştireceğinden söz etmektedir. Doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 84
Aşağıdakilerden hangisi doğum, ölüm ve göç hareketlerinin ilerdeki eğilimleri ile ilgili belli varsayımlara dayanarak nüfusun gelecek zamandaki gelişmesi hakkında tahminlerin yapılmasıdır?
Seçenekler
A
Doğum oranı
B
Demografi
C
Rönesans
D
Nüfus projeksiyonu
E
Pronatalist
Açıklama:
Nüfus Projeksiyonu: Nüfus projeksiyonu, doğum, ölüm ve göç hareketlerinin ilerdeki eğilimleri ile ilgili belli varsayımlara dayanarak nüfusun gelecek zamandaki gelişmesi hakkında tahminlerin yapılmasıdır. Doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 85
Almanya Dünya Nüfus Vakfı Raporu’na göre 1 Ocak 2014 itibari ile dünya nüfusu kaç olmuştur?
Seçenekler
A
6 milyar
B
6,7 milyar
C
7 milyar
D
7,2 milyar
E
7,6 milyar
Açıklama:
Almanya Dünya Nüfus Vakfı Raporu’na göre ise 1 Ocak 2014 itibari ile dünya nüfusu 7,2 milyardır.
Soru 86
İnsanlık tarihine hangi yüzyıl Aydınlanma Çağı olarak geçmiştir?
Seçenekler
A
XVII. yüzyıl
B
XVIII. yüzyıl
C
XIV. yüzyıl
D
XX. yüzyıl
E
XXI. yüzyıl
Açıklama:
nsanlık tarihine XVII. yüzyıl “Us Çağı”, XVIII. yüzyıl ise “Aydınlanma Çağı” olarak geçmiştir
Soru 87
Aşağıdakilerden hangisi doğum yanlısı, doğumların artırılmasını savunan görüştür?
Seçenekler
A
Merkantalist
B
Demografi
C
Rönesans
D
Reform
E
Pronatalist
Açıklama:
Pronatalist; doğum yanlısı, doğumların artırılmasını savunan görüş. Doğum yanlılarının en önemlisi Fransız filozof Auguste Comte’dur. Comte savunduğu Pozitivist düşüncede nüfus artışını ve nüfus yoğunlaşmasını ekonomik ve sosyal kalkılmanın en önemli faktörü sayar. Doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 88
Aşağıdakilerden hangisi gelişmiş ülkelerin problemi olan yaş grubudur?
Seçenekler
A
15 yaş altı
B
15-30 yaş arasındakiler
C
30-65 yaş arasındakiler
D
15-65 yaş arasındakiler
E
65 yaş üstündekiler
Açıklama:
Nüfusun 15 ile 65 yaş arasındaki grubu ülke kaynakları üzerinde en az baskı yaratan, üretken gruptur. Bu gruba dâhil olmayan 15 yaşın altındakiler gelişme yolundaki ülkelerin problemidir. Yine söz konusu grubun dışındaki 65 yaşın üstündekiler ise gelişmiş ülkelerin problemidir. Her iki ülke grubu da toplam nüfusun üretken olmayan büyük bir oranını beslemek zorundadır. Doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 89
ABD'de 1921 yılında göçlerle ilgili kota getiren ilk yasaya göre aşağıdakilerden hangisinin ABD'ye göç etmesi yasaklanmıştır?
Seçenekler
A
Japonların
B
Avusturyalıların
C
Türklerin
D
Kanadalıların
E
Hintlilerin
Açıklama:
1920’li yıllarda ABD göç politikasına bazı sınırlamalar getirmiştir. 1921 yılında göçlerle ilgili kota getiren ilk yasa kabul edilmiştir. Bu dönemde Japonların ve Çinlilerin ABD’ye göç etmeleri yasaklanmıştır. Doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 90
Aşağıdakilerden hangisi ikinci dünya savaşından sonra yaşanan eski kolonilerden anakaraya geri dönüş amaçlı göç değildir?
Seçenekler
A
Kuzey Afrika’dan Fransa’ya göç
B
Endonezya’dan Hollanda’ya göç
C
Küba, Meksika ve Puerto Rico’dan ABD’ye göç
D
Afrika’dan Portekiz’e göç
E
Güney Asya ve Batı Hind Adaları’ndan İngiltere’ye göç
Açıklama:
Eski kolonilerden anakaraya geri dönüş. Güney Asya ve Batı Hind Adaları’ndan İngiltere’ye; Kuzey Afrika’dan Fransa’ya, Endonezya’dan Hollanda’ya; Afrika’dan Portekiz’e geri dönüş. Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 91
Avrupa'nın göç veren bir kıta olması durumu hangi yıla kadar sürmüştür?
Seçenekler
A
1919
B
1924
C
1925
D
1931
E
1937
Açıklama:
Eskiden göç veren bir kıta olan Avrupa’da bugün işler tersine dönmüştür. 1931’e kadar göç veren bir kıta iken bugün AB sınırları içinde yaşayan yabancı sayısı 8 milyonu aşmaktadır. Doğru cevap D'dir.
Soru 92
Avrupa Parlamentosu, Birlik içindeki yasak göçmenlere karşı caydırıcılık politikaların arttırılması yönünde hangi yılda karar almıştır?
Seçenekler
A
1979
B
1985
C
1992
D
1997
E
2002
Açıklama:
1992 yılında Avrupa Parlamentosu tarafından Birlik içindeki yasak göçmenlere karşı caydırıcı politikaların arttırılması yönünde kararlar alınmıştır. Doğru cevap C'dir.
Soru 93
1500 ve 1850 yılları arasında beyaz tüccarların Afrika'dan Amerika kıtasına götürdüğü kölelerin Amerika'dan sonra en büyük kısmı hangi ülkeye sürülmüştür?
Seçenekler
A
Kanada
B
Meksika
C
Arjantin
D
Brezilya
E
Peru
Açıklama:
1500 ve 1850 yılları arasında beyaz tüccarlar 9.5 milyon kölenin Afrika’dan Amerika’ya, 3,5 milyonun Brezilya’ya ve 400.000 kölenin Güney Amerika’ya sürülmesine neden olmuştur. Doğru cevap D' dir.
Soru 94
Göçlere lişkin verilen bilgilerden hangisi doğru değildir?
Seçenekler
A
Göç veren ülkelerin işsizlik oranı azalır.
B
Göç alan ülkelerin ekonomileri canlanır.
C
Göç alan ülkelerin yetişmiş insan gücü artar.
D
İletişim ve ulaşım olanakları göçleri olumsuz etkilemektedir.
E
Göç veren ülkelerin ödemeler dengesi açıkları azalır.
Açıklama:
Ulaşım ve iletişime ilişkin imkanların artması göçü sınırlayıcı bir etken değildir. Tam tersine ulaşım ve iletişim teknolojilerinin hızla gelişmesi göç eğilimini arttırmaktadır.
Soru 95
Amerika Birleşik Devletleri'nin göç politikaları ile ilgili verilenlerden hangisi doğru değildir?
Seçenekler
A
1921 yılında göçlerle ilgili kota yasası kabul edilmiştir.
B
Bir dönem Japonların ve Çinlilerin göç etmesi yasaklanmıştır.
C
Temel göç poltikası ekonominin büyümesine odaklıdır.
D
İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Yahudi göçü almıştır.
E
Yasadışı göçlerin en az olduğu ülke ABD'dir.
Açıklama:
Güney ve batı bölgeleri göçmenlerin akınına uğrayan ABD, dünyadaki yasa dışı göçlerin yarısının hedefi olmaktadır. Bu durumun en önemli nedeni göç veren ülkelerle yüzlerce kilometrelik kara sınırına sahip olmasıdır. 1986 yılında kaçak göçün kontrolüne yönelik politikalar uygulanmış ve yurt içindeki kaçak göçmenlere çok yüksek cezalar verilmiştir.
Soru 96
Aşağıdakilerden hangisi pronotalist politikaların ortaya çıkmasındaki etken aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Biyolojik soysuzlaşma korkusu
B
İstila edilme endişesi
C
Göçlerin artması
D
Doğal kaynakların azalması
E
Etnik saflığın bozulması
Açıklama:
Pronatalist: Doğum yanlısı, doğumların artırılmasını savunan görüş. Doğum yanlılarının en önemlisi Fransız filozof Auguste Comte’dur. Comte savunduğu Pozitivist düşüncede nüfus artışını ve nüfus yoğunlaşmasını ekonomik ve sosyal kalkılmanın en önemli faktörü sayar. Gelişmiş ülkeler üretimde otomasyona ve robot teknolojisine yönelerek bu problemi çözme çabası içine girseler de endişe içindedirler. Azalan nüfustan kaynaklanan biyolojik soysuzlaşma korkuları pronatalist politikaları ön plana çıkarırken, çığ gibi çoğalan ülkelere kızgınlık duymaktadırlar.
Soru 97
Bir ülkenin kendi nüfusunu artıracak politikaları teşvik ederek üretimini artırmaya çalışması ve artan üretimi ile ihracat fazlası yaratarak ulusal parasını güçlü tutma temeline dayanan politikalar aşağıdaki hangi iktisadi görüşe uygundur?
Seçenekler
A
Klasik iktisat
B
Merkantilizm
C
Neoliberalizm
D
Neoklasik iktisat
E
Keynesyen iktisat
Açıklama:
Avrupa’da 16.yy’dan 18.yy’ın ortalarına kadar uygulanan iktisat politikasına Merkantilizm
adı verilir. Merkantilizm ekonominin arz yönüne ağırlık vermektedir ve ihracat fazlası yaratarak ulusal parayı güçlü tutmak temeline dayanmaktadır. Merkantilistler nüfusun sayıca çokluğunu ülke için zenginlik olarak kabul ederlerdi.4
adı verilir. Merkantilizm ekonominin arz yönüne ağırlık vermektedir ve ihracat fazlası yaratarak ulusal parayı güçlü tutmak temeline dayanmaktadır. Merkantilistler nüfusun sayıca çokluğunu ülke için zenginlik olarak kabul ederlerdi.4
Soru 98
Nüfus artışını zenginlik değil problem kaynağı olarak gören, eğitimsiz cahil halkın iktisadi gelişmeyi engelleyeceğini öne sürerek az çocuk fikrinin insanlara kabul ettirilmesi gerektiğini savunan iktisadi görüş aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Neoliberalizm
B
Merkantilizm
C
Neoklasik iktisat
D
Keynesyen iktisat
E
Klasik iktisat
Açıklama:
Klasik iktisat 1776 ve 1843 yılları arasında yaşanan iktisadi gelişmeleri etkileyen ve Batı’ya hâkim olan iktisadi düşünce akımıdır. 1776’ da Adam Smith’in eseri “Ulusların Zenginliği” ile başlamış̧ ve 1843’te John Stuart Mill’e ait “Siyasal İktisadın İlkeleri” eseri ile son bulmuştur. Avrupa nüfusunun hızla artmakta olduğu bir dönemde yaşayan Malthus (1766- 1834) ve çağdaşı David Ricardo (1772- 1823) için nüfus artışı zenginlik değil problem kaynağı olarak görülmüştür. Malthus eğitimsiz cahil halkın iktisadi gelişmeyi engelleyeceğinden yakınırken, Ricardo az çocuk fikrinin insanlara kabul ettirilmesi gerektiğinden söz etmiştir. Klasik iktisatçıları, merkantilistlerden ayıran temel özellik nicelikten ziyade niteliğe önem vermeleri olmuştur.
Soru 99
Merkantilist bakış açısından nüfus emek olarak zenginlik kaynağı şeklinde görülürken, klasik bakış açısından niteliksiz emek ülke kaynakları üzerinde bir baskı unsurudur. Buna göre bir ülkenin sahip olduğu nüfusun söz konusu iki farklı yaklaşımla da değerlendirilmesini gerektiren faktör aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Demografik özellikler
B
Nüfus eşiği aşımı
C
Refah sınırı aşımı
D
Eğitim kırılımı
E
Tüketim alışkanlıkları
Açıklama:
Bir ülkenin sahip olduğu nüfus iki farklı yaklaşımla değerlendirilebilir: Merkantilist bakış̧ açısı ile nüfusu zenginlik kaynağı olarak görebiliriz. Gerçekten de emek en önemli üretim faktörlerinden birisidir. Hem kol gücü hem de akıl gücü üretim faaliyetinin gerçekleştirilmesinde en vazgeçilmez kaynaklardandır. Öte yandan klasik bir bakış̧ açısı ile niteliksiz emeği ülke kaynakları üzerinde baskı yaratan bir unsur olarak görmek de mümkündür. Üstelik bir ülkenin sahip olduğu nüfus, eğitim olanaklarından eşit ölçüde yararlanmadığında gelir dağılımı dengesiz olduğunda ülke içindeki huzurun bozulmasına yol açan nedenler çoğalmaktadır. Ülkeler için geçerli olan bu değerlendirme dünya ekonomisi açısından da geçerlidir. Dünya üzerinde yaşayan toplumların sahip oldukları demografik özellikler birbirinden çok farklıdır.
Soru 100
Aşağıdakilerden hangisi XIX. yüzyılda İngiltere'sinde Malthus’un nüfus artışını ekonomik gelişmenin önünde engel olarak gören görüşünü çökerten sosyal dönüşümün açıklayıcı unsurdur?
Seçenekler
A
İngiltere’den yurt dışına yönelen göçler
B
Tarımsal üretimdeki yenilikler
C
Sanayi devrimi
D
Geleneksel toplumdan piyasa toplumuna dönüşüm
E
Verimlilik artışı
Açıklama:
Malthus’un beklentisini çökerten bir gelişme sosyal dönüşümden kaynaklanmıştır. Tarımsal ekonomik örgütlenmeden, sınai ekonomik örgütlenmeye geçen İngiliz toplumu, geleneksel toplumdan piyasa toplumuna dönüşmüştür. Kitlesel eğitim yaygınlaşmış, okullarda öğretim süresi uzamıştır. Kadınlar iş hayatına atılmış ve toplum içindeki statüleri yükselmiştir. Tüketim artarken, toplam nüfus içinde şehirlerde yaşayanların oranı yükselmiştir. Tüm bu gelişmeler aile başına düşen ortalama çocuk sayısının azalması yönünde etkiler yaratmıştır. Sonuç olarak İngiltere’de nüfus demografik bir geçiş sürecinden sonra istikrara kavuşmuştur. Nüfus artış hızı önemli ölçüde azalmıştır.
Soru 101
XX. yüzyılda dünya üzerinde yaşanan nüfus patlamasının nedeni aşağıdakilerden hangisinde verilmiştir?
Seçenekler
A
Gelişmekte olan ülkelerdeki nüfus artışı
B
Gelişmiş ülkelerdeki nüfus artışı
C
Gelişmekte olan ülkelere yönelik göç dalgası
D
Eğitim düzeyindeki hızlı artış
E
Üretim artışı
Açıklama:
XX. yüzyılda dünya nüfusundaki artış̧ gelişmekte olan ülkelerden kaynaklanmıştır. Gelişmiş Avrupa kıtasındaki nüfus artış̧ hızı %0.22’dir. Hatta bazı Avrupa ülkelerinde nüfus artış̧ hızı negatif değerler alabilmektedir. Oysa dünyanın en yoksul halklarını barındıran Afrika kıtasında nüfus artış̧ hızı %3’tür, 1950 yılında Avrupa’nın yarısı kadar bir nüfusa sahipken 2025 yılında Avrupa nüfusunun üç̧ katına çıkması beklenmektedir. Henüz sınai üretime dayalı piyasa toplumuna dönüş̧ sürecini tamamlamamış̧ tarımsal ülkelerdeki nüfus artışının en önemli nedeni ölüm oranlarındaki düşüştür. İnsan sağlığı ile ilgili olumlu gelişmeler ülkeler arasında hızla yaygınlaşırken sınai verim artışına yol açan teknolojik gelişmelerin yayılma hızı çok daha yavaş olmuştur.
Soru 102
Nüfus projeksiyonlarına göre gerçekleşmesi gereken büyümenin var olan tüketim kalıpları ile sürdürülmesinin mümkün olmaması, nüfus baskısı ile ortaya çıkan ve dünya ülkeleri arasındaki gerilimi şiddetlendiren hangi çelişkiyi ortaya koymaktadır?
Seçenekler
A
Askeri nüfusun dağılımı ile ilgili çelişki
B
Genç ve yaşlı nüfusun dağılımı ile ilgili çelişki
C
Ekonomik büyüme ile ilgili çelişki
D
Göç olgusunun yol açtığı çelişki
E
Kadın erkek eşitsizliği ile ilgili çelişki
Açıklama:
Artan nüfusa bağlı olarak ortaya çıkan talebin giderilmesi ekonomik anlamda büyümeyi gerektirir. Ancak nüfus projeksiyonlarına göre gerçekleşmesi gereken büyümenin şimdiki tüketim kalıpları ile sürdürülmesinin mümkün olmadığı hesaplanmaktadır. Yeryüzü insanlar tarafından yağmalanmaktadır. Bu yağmanın kontrol altına alınabilmesi için gelişmekte olan ülkelerin hızlı nüfus artışına bir çözüm bulunması gereği tartışılmaktadır. Bu hızlı nüfus artışı tüm dünya için bir tehdit olarak kabul edilmektedir. Bu tespit doğru olmakla birlikte gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasındaki ekonomik büyüme ile ilgili bir çelişkiyi yansıtmaktadır. Hızlı nüfus artışına tepki gösteren gelişmiş ülkeler yıllardır sürdürdükleri tüketim alışkanlıkları nedeni ile doğal kaynaklar üzerinde çok daha büyük zararlara neden olmaktadırlar.
Soru 103
Klasik ve neoklasik teorinin uluslararası göç olgusuna yaklaşımı aşağıdakilerden hangisinde doğru ifade edilmiştir?
Seçenekler
A
Yüksek ücretler nüfusun uluslararasında hareketliliğine neden olur
B
Sosyal, kültürel, ekonomik nedenler göç olgusunu artırır
C
Göç alan ülkelerde maliyetler yükselecektir
D
Toplumsal nüfus ulus içinde hareketli uluslararasında hareketsizdir
E
İnsanların toprağa bağlılıkları düşüktür ve göç sürekli bir olgudur
Açıklama:
Klasik ve Neoklasik teoride toplumsal nüfus ulus içinde hareketli fakat uluslararasında hareketsiz olan bir üretim faktörü olarak kabul edilmektedir. Emek ve sermayenin uluslararası mobilitesi düşük kabul edilirken, malların toplumlar arasındaki serbest dolaşımından söz edilmektedir. Klasiklere ve Neoklasiklere göre insanların doğup büyüdükleri topraklardan kopup göçmesi kolay değildir. Yüksek ücretlerin cazibesine kapılıp ülkelerini terk etmeyeceklerdir. Kaldı ki uluslararası mal ticareti, bu malların üretiminde kullanılan üretim faktörleri fiyatlarını da değişik ülkelerde birbirine eşitleyecektir. Ancak bu analizin açıklayıcılığı sınırlıdır. Ücretlerin dünya genelinde eşitlenmesinin gerçek dışı oluşu yanında insanları ülkelerinden koparan pek çok siyasal, sosyal, ekonomik, kültürel neden bulunmaktadır. Dolayısıyla toprağa bağlılık ikinci plana itilmiş ve göç talebi ön plana çıkmıştır.
Soru 104
Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) temel göç politikası aşağıdakilerden hangisinde doğru ifade edilmiştir?
Seçenekler
A
Göçü mümkün olduğunca sınırlamak
B
Belirli ülkelerden göçü kabul etmek
C
Düşük işlerde çalışacakları kabul etmek
D
Sınır bölgelerine göç kabul etmek
E
Nitelikli insanları ABD’ye çekmek
Açıklama:
ABD, 200 yıldan beri göç̧ alan bir ülkedir. Kuznets’e göre ABD’nin ekonomik büyümesinde almış̧ olduğu göçlerin olumlu katkısı bulunmaktadır. 1920’li yıllara kadar göçlerle birlikte ABD’ye gelen sermaye refah düzeyini yükseltmiştir. 1920’li yıllarda ABD göç̧ politikasına bazı sınırlamalar getirmiştir. 1921 yılında göçlerle ilgili kota getiren ilk yasa kabul edilmiştir. Bu dönemde Japonların ve Çinlilerin ABD’ye göç̧ etmeleri yasaklanmıştır. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra ABD’nin göç̧ politikası tekrar esneklik kazanmıştır. Kotalar kaldırılmıştır. Akrabalıklara ve mesleki özelliklere dayalı kabuller arttırılmıştır. Asya kökenli göçlere yeniden izin verilmiştir. Böylece nitelikli elemanların ABD ekonomisine katkılarını arttırmaya yönelik politikalar benimsenmiştir. ABD’nin temel göç̧ politikası diplomalı ve nitelikli insanları kendine çekerek ekonomik büyümesini destekler niteliktedir.
Soru 105
Aşağıdaki hangi ülke Doğu ve Batı Avrupa’dan gelen göçleri karşılayan birincil ülke konumundadır?
Seçenekler
A
İtalya
B
Fransa
C
Almanya
D
İngiltere
E
İspanya
Açıklama:
Almanya, Doğu ve Orta Avrupa’dan gelen göçleri karşılayan birincil ülke konumundadır. Demirperde kalkmadan öncede Alman Anayasası doğudaki Alman azınlıklarına otomatikman Alman vatandaşlığı hakkını vermekteydi. Bu nedenle 1949-1989 arası dönemde bile doğudan batıya sekiz milyon kişinin göçü gerçekleşmiştir.
Soru 106
XIX. yüzyılın sonuna kadar kölelik sistemine dayalı zorla göç, günümüzde yerini hangi göç kavramına bırakmıştır?
Seçenekler
A
Teknoloji göçü
B
Kas göçü
C
Niteliksiz göç
D
Sınırlı göç
E
Bilginin göçü
Açıklama:
Günümüzde ülkeler arası ilişkilerde iletişim ve ulaşım teknolojisindeki gelişmelere bağlı olarak çok büyük bir dönüşüm yaşanmaktadır. Küreselleşme kavramı altında çeşitli boyutlarda incelenen bu dönüşüme bilgi çağı da denilmektedir. Artık bilginin ışın hızıyla bilgisayarlar aracılığı ile dünyanın dört bir yanına iletilmesi mümkün hale gelmiştir. Bilgiye en kısa yoldan, en kolay şekilde ulaşmanın teknolojisini kurmuş olan gelişmiş ülkelere dünyanın dört bir yanından bilgi akmaktadır. Kısacası büyük bir bilgi göçü̈ yaşanmaktadır. Günümüzde bilgiye ulaşmak ve onu en doğru şekilde kullanmak becerisine sahip olmak ülkeler için her şeyden önemli hale gelmektedir.
Soru 107
Nüfusun yapısını inceleyen bilim dalı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Antropoloji
B
Sosyoloji
C
Demografi
D
Filoloji
E
Etnografya
Açıklama:
Dünyada veya bir ülkede bulunan nüfusun yapısını, durumunu, dinamik özelliklerini inceleyen bilim dalı demografidir. Doğru cevap C'dir.
Soru 108
Aşağıdakilerden hangisi 19. yy boyunca görülen nüfus artışlarının nedenlerinden biridir?
Seçenekler
A
Barış ortamı
B
Bilimsel gelişmeler
C
Kentleşme
D
Göçler
E
Eğitimin yaygınlaşması
Açıklama:
19. yy boyunca insan yaşamının süresini uzatan, kalitesini arttıran pek çok yenilik birbirini takip ederek hayata geçirilmiştir. Örneğin aşı tekniklerinde gerçekleşen buluşlar, çiçek gibi ölümcül bir hastalığı yeryüzünden kaldırmıştır. Avrupa'da gıda malı üretiminde atılan adımlar yaşam umudunu yükseltmiştir. Bu gelişmeler erken yaşta evlenme alışkanlığı ile birleşerek nüfusun artmasına neden olmuştur. Doğru cevap B'dir.
Soru 109
Yapılan nüfus projeksiyonları dünya nüfusunun hangi yıla kadar artacağını öngörmektedir?
Seçenekler
A
2025
B
2035
C
2040
D
2050
E
2055
Açıklama:
Son yıllarda nüfus artış hızının azalmakta olduğu gözlenmektedir. Pek çok ülkede doğurganlık oranları kentleşme ve gelişmeye bağlı olarak düşmektedir. Ancak Dünya nüfusu bu hız kesmeye rağmen artışına devam etmektedir. Çünkü hâlâ yeni doğanlar ölenlerin sayısını aşmaktadır. Yapılan tahminlere göre dünya nüfusu önce artan bir hızla sonra azalan bir hızla artışını 2050 yılına kadar sürdürecektir. Doğru cevap D'dir.
Soru 110
Aşağıdaki yazarlardan hangisi eğitimsiz, cahil halkın iktisadi gelişmeyi engelleyeceğini savunmuştur?
Seçenekler
A
Dubas
B
Simon
C
Condorcet
D
Godwin
E
Malthus
Açıklama:
Malthus (1766- 1834) ve çağdaşı David Ricardo (1772- 1823) için nüfus artışı zenginlik değil problem kaynağı olarak görülmüştür. Malthus eğitimsiz cahil halkın iktisadi gelişmeyi engelleyeceğinden yakınırken, Ricardo az çocuk fikrinin insanlara kabul ettirilmesi gerektiğinden söz etmiştir. Doğru cevap E'dir.
Soru 111
Aşağıdakilerden hangisi 19. yy. İngiltere'sinde nüfus artışının önemli bir sorun olmaktan çıkmasının nedenlerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Yurtdışına göçler
B
Tarımsal üretimdeki yenilikler ve ilerlemeler
C
Savaşlar nedeniyle ölümlerin artması
D
Sınai ekonpmik örgütlenmeye geçiş
E
Sanayi devrimiyle birlikte verimliliğin artması
Açıklama:
19. yy'da İngiltere'de nüfus artışının sorun olmaktan çıkmasının esasen 3 temel nedeni bulunmaktadır. Bunlar yurtdışına göçler, tarımsal üretimdeki yenilikler ve sanayi devrimidir. Bunların yanı sıra İngiliz toplumunun sosyal yapısının değişiı, sınai ekonomik örgütlenmeye geçilmesi de etkili olmuştur. Ancak savaşların nüfus üzerinde etkisi olmamıştır. Doğru cevap C'dir.
Soru 112
1950-1960'lı yıllarda Avrupa'nın yabancı girişini teşvik etmesinin nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Avrupa ekonomilerindeki konjonktürel canlanma
B
Gelişmekte olan ülkelerdeki insan hakları ihlalleri
C
Gelişmekte olan ülkelerdeki iç savaşlar
D
Gelişmekte olan ülkelerde yaşanan kıtlıklar
E
Avrupa ülkelerinde nüfusun azalması
Açıklama:
1950 ve 1960'lı yıllarda Avrupa ekonomilerinin büyümesi hızlanmıştır. Bu gelişme karşısında bu ülkelerin işgücü mikyarı yetersiz kalınca, gelişmekte olan ülkelerin vatandaşlarının çalışma amacıyla gelmeleri teşvik edilmiştir. Doğru cevap A'dır.
Soru 113
Doğu ve Orta Avrupa'dan gelen göçleri birincil olarak karşılayan ülke aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Fransa
B
İngiltere
C
İsveç
D
Almanya
E
İtalya
Açıklama:
Doğu Avrupa'daki çözülmeler beklendiği kadar olmasa da Avrupa içinde büyük bir göç akımına neden olmuştur. 40 yıldır Doğu ve Batı Bloku arasındaki nüfus akımlarına engelleyici set oluşturan Berlin Duvarı'nın 1989'da yıkılması ile birlikte daha cazip Batı bölgelerine göçenlerin sayısı artmıştır. Almanya, Doğu ve Orta Avrupa'dan gelen göçleri karşılayan birincil ülke konumundadır. Doğru cevap D'dir.
Soru 114
Aşağıdakilerden hangisi 20. yy'da ilerleme sağlayan ve nüfus artış hızı düşen ülkelerden biri değildir?
Seçenekler
A
Singapur
B
Tayvan
C
Güney Kore
D
Malezya
E
Bangladeş
Açıklama:
XIX. yüzyılda İngiltere'dekine benzer bir demografik dönüşüm XX. yüzyılda az sayıdaki Asya ülkesinde gerçekleştirilebilmiştir. Yeni sanayileşen ülkeler olarak isimlendirilen Singapur, Tayvan, Güney Kore ve Malezya gibi ülkeler kalkınmada ilerleme sağlamış ve buna bağlı olarak nüfus artış hızları düşmüştür. Ancak bu ülkeler dışındakilerin pek çoğu kalkınma hedefinde başarısız olmuş ve henüz sanayileşemeden bilgi çağının getirdiği yapısal dönüşüm problemleri ile yüz yüze gelmişlerdir. Bangladeş de bu ülkeler arasındadır. Doğru cevap E'dir.
Soru 115
Kas gücüne dayalı üretimin yerini makina kullanımına dayalı sınai üretim teknolojisinin almaya başlaması hangi dönemde gerçekleşmiştir?
Seçenekler
A
18. yy'ın ilk yarısı
B
18. yy'ın ikinci yarısı
C
19. yy'ın ilk yarısı
D
19. yy'ın ikinci yarısı
E
20. yy'ın ilk yarısı
Açıklama:
XVIII. yüzyılın ikinci yarısından itibaren giderek kas gücüne dayalı üretim yöntemlerinin yerini makine kullanımına dayalı sınai üretim teknolojisi almaya başlamıştır. İnsanlık Sanayi Devrimi'ni yaşadıktan sonra sınai örgütlenmeyi düzenleyecek, makineleri icat edecek ve kullanacak nitelikli insan gücünün üretim sürecindeki önemi artmaya başlamıştır.
Soru 116
ABD göç politikalarına getirdiği sınırlamaları hangi tarihte gevşetmiştir?
Seçenekler
A
Büyük Bunalım döneminde
B
2. Dünya Savaşı'ndan sonra
C
Vietnam Savaşı'ndan sonra
D
1920'li yıllarda
E
Soğuk savaş sona erdiğinde
Açıklama:
1920'li yıllarda ABD göç politikasına bazı sınırlamalar getirmiştir. 1921 yılında göçlerle ilgili kota getiren ilk yasa kabul edilmiştir. Bu dönemde Japonların ve Çinlilerin ABD'ye göç etmeleri yasaklanmıştır. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra ABD'nin göç politikası tekrar esneklik kazanmıştır. Kotalar kaldırılmıştır. Akrabalıklara ve mesleki özelliklere dayalı kabuller arttırılmıştır. Asya kökenli göçlere yeniden izin verilmiştir. Böylece nitelikli elemanların ABD ekonomisine katkılarını arttırmaya yönelik politikalar benimsenmiştir. Doğru cevap B'dir.
Soru 117
Bir ülkenin kendi nüfusunu artıracak politikaları teşvik ederek üretimini artırmaya çalışması ve artan üretimi ile ihracat fazlası yaratarak ulusal parasını güçlü tutma temeline dayanan politikalar aşağıdaki hangi iktisadi görüşe uygundur?
Seçenekler
A
Klasik iktisat
B
Merkantilizm
C
Neoliberalizm
D
Neoklasik iktisat
E
Keynesyen iktisat
Açıklama:
Dünya Nüfusu ile İlgili Gelişmelerin Ekonomik Refah Üzerindeki Etkisi
Avrupa’da 16.yy’dan 18.yy’ın ortalarına kadar uygulanan iktisat politikasına Merkantilizm
adı verilir. Merkantilizm ekonominin arz yönüne ağırlık vermektedir ve ihracat fazlası yaratarak ulusal parayı güçlü̈ tutmak temeline dayanmaktadır. Merkantilistler nüfusun sayıca çokluğunu ülke için zenginlik olarak kabul ederlerdi.4
Avrupa’da 16.yy’dan 18.yy’ın ortalarına kadar uygulanan iktisat politikasına Merkantilizm
adı verilir. Merkantilizm ekonominin arz yönüne ağırlık vermektedir ve ihracat fazlası yaratarak ulusal parayı güçlü̈ tutmak temeline dayanmaktadır. Merkantilistler nüfusun sayıca çokluğunu ülke için zenginlik olarak kabul ederlerdi.4
Soru 118
Nüfus artışını zenginlik değil problem kaynağı olarak gören, eğitimsiz cahil halkın iktisadi gelişmeyi engelleyeceğini öne sürerek az çocuk fikrinin insanlara kabul ettirilmesi gerektiğini savunan iktisadi görüş aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Neoliberalizm
B
Merkantilizm
C
Neoklasik iktisat
D
Keynesyen iktisat
E
Klasik iktisat
Açıklama:
Dünya Nüfusu ile İlgili Gelişmelerin Ekonomik Refah Üzerindeki Etkisi
Klasik iktisat 1776 ve 1843 yılları arasında yaşanan iktisadi gelişmeleri etkileyen ve Batı’ya hâkim olan iktisadi düşünce akımıdır. 1776’ da Adam Smith’in eseri “Ulusların Zenginliği” ile başlamış̧ ve 1843’te John Stuart Mill’e ait “Siyasal İktisadın İlkeleri” eseri ile son bulmuştur. Avrupa nüfusunun hızla artmakta olduğu bir dönemde yaşayan Malthus (1766- 1834) ve çağdaşı David Ricardo (1772- 1823) için nüfus artışı zenginlik değil problem kaynağı olarak görülmüştür. Malthus eğitimsiz cahil halkın iktisadi gelişmeyi engelleyeceğinden yakınırken, Ricardo az çocuk fikrinin insanlara kabul ettirilmesi gerektiğinden söz etmiştir. Klasik iktisatçıları, merkantilistlerden ayıran temel özellik nicelikten ziyade niteliğe önem vermeleri olmuştur.
Klasik iktisat 1776 ve 1843 yılları arasında yaşanan iktisadi gelişmeleri etkileyen ve Batı’ya hâkim olan iktisadi düşünce akımıdır. 1776’ da Adam Smith’in eseri “Ulusların Zenginliği” ile başlamış̧ ve 1843’te John Stuart Mill’e ait “Siyasal İktisadın İlkeleri” eseri ile son bulmuştur. Avrupa nüfusunun hızla artmakta olduğu bir dönemde yaşayan Malthus (1766- 1834) ve çağdaşı David Ricardo (1772- 1823) için nüfus artışı zenginlik değil problem kaynağı olarak görülmüştür. Malthus eğitimsiz cahil halkın iktisadi gelişmeyi engelleyeceğinden yakınırken, Ricardo az çocuk fikrinin insanlara kabul ettirilmesi gerektiğinden söz etmiştir. Klasik iktisatçıları, merkantilistlerden ayıran temel özellik nicelikten ziyade niteliğe önem vermeleri olmuştur.
Soru 119
Merkantilist bakış açısından nüfus zenginlik kaynağı olarak görülürken, klasik bakış açısından niteliksiz emek ülke kaynakları üzerinde bir baskı unsurudur. Buna göre bir ülkenin sahip olduğu nüfusun söz konusu iki farklı yaklaşımla da değerlendirilmesini gerektiren faktör aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Demografik özellikler
B
Nüfus eşiği aşımı
C
Refah sınırı aşımı
D
Eğitim kırılımı
E
Tüketim alışkanlıkları
Açıklama:
Dünya Nüfusu
Bir ülkenin sahip olduğu nüfus iki farklı yaklaşımla değerlendirilebilir: Merkantilist bakış̧ açısı ile nüfusu zenginlik kaynağı olarak görebiliriz. Gerçekten de emek en önemli üretim faktörlerinden birisidir. Hem kol gücü hem de akıl gücü üretim faaliyetinin gerçekleştirilmesinde en vazgeçilmez kaynaklardandır. Öte yandan klasik bir bakış̧ açısı ile niteliksiz emeği ülke kaynakları üzerinde baskı yaratan bir unsur olarak görmek de mümkündür. Üstelik bir ülkenin sahip olduğu nüfus, eğitim olanaklarından eşit ölçüde yararlanmadığında gelir dağılımı dengesiz olduğunda ülke içindeki huzurun bozulmasına yol açan nedenler çoğalmaktadır. Ülkeler için geçerli olan bu değerlendirme dünya ekonomisi açısından da geçerlidir. Dünya üzerinde yaşayan toplumların sahip oldukları demografik özellikler birbirinden çok farklıdır.
Bir ülkenin sahip olduğu nüfus iki farklı yaklaşımla değerlendirilebilir: Merkantilist bakış̧ açısı ile nüfusu zenginlik kaynağı olarak görebiliriz. Gerçekten de emek en önemli üretim faktörlerinden birisidir. Hem kol gücü hem de akıl gücü üretim faaliyetinin gerçekleştirilmesinde en vazgeçilmez kaynaklardandır. Öte yandan klasik bir bakış̧ açısı ile niteliksiz emeği ülke kaynakları üzerinde baskı yaratan bir unsur olarak görmek de mümkündür. Üstelik bir ülkenin sahip olduğu nüfus, eğitim olanaklarından eşit ölçüde yararlanmadığında gelir dağılımı dengesiz olduğunda ülke içindeki huzurun bozulmasına yol açan nedenler çoğalmaktadır. Ülkeler için geçerli olan bu değerlendirme dünya ekonomisi açısından da geçerlidir. Dünya üzerinde yaşayan toplumların sahip oldukları demografik özellikler birbirinden çok farklıdır.
Soru 120
Malthus’un nüfus artışını ekonomik gelişmenin önünde engel olarak gören görüşünün XIX. yüzyılda İngiltere’de çökerten sosyal dönüşümün açıklayıcı unsuru aşağıdakilerden hangisinde ifade edilmiştir?
Seçenekler
A
İngiltere’den yurt dışına yönelen göçler
B
Tarımsal üretimdeki yenilikler
C
Sanayi devrimi
D
Geleneksel toplumdan piyasa toplumuna dönüşüm
E
Verimlilik artışı
Açıklama:
XIX. Yüzyılın Çözümü
Malthus’un beklentisini çökerten bir gelişme sosyal dönüşümden kaynaklanmıştır. Tarımsal ekonomik örgütlenmeden, sınai ekonomik örgütlenmeye geçen İngiliz toplumu, geleneksel toplumdan piyasa toplumuna dönüşmüştür. Kitlesel eğitim yaygınlaşmış̧, okullarda öğretim süresi uzamıştır. Kadınlar iş hayatına atılmış̧ ve toplum içindeki statüleri yükselmiştir. Tüketim artarken, toplam nüfus içinde şehirlerde yaşayanların oranı yükselmiştir. Tüm bu gelişmeler aile başına düşen ortalama çocuk sayısının azalması yönünde etkiler yaratmıştır. Sonuç̧ olarak İngiltere’de nüfus demografik bir geçiş̧ sürecinden sonra istikrara kavuşmuştur. Nüfus artış̧ hızı önemli ölçüde azalmıştır.
Malthus’un beklentisini çökerten bir gelişme sosyal dönüşümden kaynaklanmıştır. Tarımsal ekonomik örgütlenmeden, sınai ekonomik örgütlenmeye geçen İngiliz toplumu, geleneksel toplumdan piyasa toplumuna dönüşmüştür. Kitlesel eğitim yaygınlaşmış̧, okullarda öğretim süresi uzamıştır. Kadınlar iş hayatına atılmış̧ ve toplum içindeki statüleri yükselmiştir. Tüketim artarken, toplam nüfus içinde şehirlerde yaşayanların oranı yükselmiştir. Tüm bu gelişmeler aile başına düşen ortalama çocuk sayısının azalması yönünde etkiler yaratmıştır. Sonuç̧ olarak İngiltere’de nüfus demografik bir geçiş̧ sürecinden sonra istikrara kavuşmuştur. Nüfus artış̧ hızı önemli ölçüde azalmıştır.
Soru 121
XX. yüzyılda dünya üzerinde yaşanan nüfus patlamasının nedeni aşağıdakilerden hangisinde verilmiştir?
Seçenekler
A
Gelişmekte olan ülkelerdeki nüfus artışı
B
Gelişmiş ülkelerdeki nüfus artışı
C
Gelişmekte olan ülkelere yönelik göç dalgası
D
Eğitim düzeyindeki hızlı artış
E
Üretim artışı
Açıklama:
XX. Yüzyılda Avrupa Dışında Yaşanan Nüfus Patlaması
XX. yüzyılda dünya nüfusundaki artış̧ gelişmekte olan ülkelerden kaynaklanmıştır. Gelişmiş̧ Avrupa kıtasındaki nüfus artış̧ hızı %0.22’dir. Hatta bazı Avrupa ülkelerinde nüfus artış̧ hızı negatif değerler alabilmektedir. Oysa dünyanın en yoksul halklarını barındıran Afrika kıtasında nüfus artış̧ hızı %3’tür, 1950 yılında Avrupa’nın yarısı kadar bir nüfusa sahipken 2025 yılında Avrupa nüfusunun üç̧ katına çıkması beklenmektedir. Henüz sınai üretime dayalı piyasa toplumuna dönüş̧ sürecini tamamlamamış̧ tarımsal ülkelerdeki nüfus artışının en önemli nedeni ölüm oranlarındaki düşüştür. İnsan sağlığı ile ilgili olumlu gelişmeler ülkeler arasında hızla yaygınlaşırken sınai verim artışına yol açan teknolojik gelişmelerin yayılma hızı çok daha yavaş̧ olmuştur.
XX. yüzyılda dünya nüfusundaki artış̧ gelişmekte olan ülkelerden kaynaklanmıştır. Gelişmiş̧ Avrupa kıtasındaki nüfus artış̧ hızı %0.22’dir. Hatta bazı Avrupa ülkelerinde nüfus artış̧ hızı negatif değerler alabilmektedir. Oysa dünyanın en yoksul halklarını barındıran Afrika kıtasında nüfus artış̧ hızı %3’tür, 1950 yılında Avrupa’nın yarısı kadar bir nüfusa sahipken 2025 yılında Avrupa nüfusunun üç̧ katına çıkması beklenmektedir. Henüz sınai üretime dayalı piyasa toplumuna dönüş̧ sürecini tamamlamamış̧ tarımsal ülkelerdeki nüfus artışının en önemli nedeni ölüm oranlarındaki düşüştür. İnsan sağlığı ile ilgili olumlu gelişmeler ülkeler arasında hızla yaygınlaşırken sınai verim artışına yol açan teknolojik gelişmelerin yayılma hızı çok daha yavaş̧ olmuştur.
Soru 122
Nüfus projeksiyonlarına göre gerçekleşmesi gereken büyümenin var olan tüketim kalıpları ile sürdürülmesinin mümkün olmaması, nüfus baskısı ile ortaya çıkan ve dünya ülkeleri arasındaki gerilimi şiddetlendiren hangi çelişkiyi ortaya koymaktadır?
Seçenekler
A
Askeri nüfusun dağılımı ile ilgili çelişki
B
Genç ve yaşlı nüfusun dağılımı ile ilgili çelişki
C
Ekonomik büyüme ile ilgili çelişki
D
Göç olgusunun yol açtığı çelişki
E
Kadın erkek eşitsizliği ile ilgili çelişki
Açıklama:
XX. Yüzyıldaki Nüfus Patlamasının Yol Açtığı Problemler
Artan nüfusa bağlı olarak ortaya çıkan talebin giderilmesi ekonomik anlamda büyümeyi gerektirir. Ancak nüfus projeksiyonlarına göre gerçekleşmesi gereken büyümenin şimdiki tüketim kalıpları ile sürdürülmesinin mümkün olmadığı hesaplanmaktadır. Yeryüzü̈ insanlar tarafından yağmalanmaktadır. Bu yağmanın kontrol altına alınabilmesi için gelişmekte olan ülkelerin hızlı nüfus artışına bir çözüm bulunması gereği tartışılmaktadır. Bu hızlı nüfus artışı tüm dünya için bir tehdit olarak kabul edilmektedir. Bu tespit doğru olmakla birlikte gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasındaki ekonomik büyüme ile ilgili bir çelişkiyi yansıtmaktadır. Hızlı nüfus artışına tepki gösteren gelişmiş ülkeler yıllardır sürdürdükleri tüketim alışkanlıkları nedeni ile doğal kaynaklar üzerinde çok daha büyük zararlara neden olmaktadırlar.
Artan nüfusa bağlı olarak ortaya çıkan talebin giderilmesi ekonomik anlamda büyümeyi gerektirir. Ancak nüfus projeksiyonlarına göre gerçekleşmesi gereken büyümenin şimdiki tüketim kalıpları ile sürdürülmesinin mümkün olmadığı hesaplanmaktadır. Yeryüzü̈ insanlar tarafından yağmalanmaktadır. Bu yağmanın kontrol altına alınabilmesi için gelişmekte olan ülkelerin hızlı nüfus artışına bir çözüm bulunması gereği tartışılmaktadır. Bu hızlı nüfus artışı tüm dünya için bir tehdit olarak kabul edilmektedir. Bu tespit doğru olmakla birlikte gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasındaki ekonomik büyüme ile ilgili bir çelişkiyi yansıtmaktadır. Hızlı nüfus artışına tepki gösteren gelişmiş ülkeler yıllardır sürdürdükleri tüketim alışkanlıkları nedeni ile doğal kaynaklar üzerinde çok daha büyük zararlara neden olmaktadırlar.
Soru 123
Klasik ve neoklasik teorinin uluslararası göç olgusuna yaklaşımı aşağıdakilerden hangisinde doğru ifade edilmiştir?
Seçenekler
A
Yüksek ücretler nüfusun uluslararasında hareketliliğine neden olur
B
Sosyal, kültürel, ekonomik nedenler göç olgusunu artırır
C
Göç alan ülkelerde maliyetler yükselecektir
D
Toplumsal nüfus ulus içinde hareketli uluslararasında hareketsizdir
E
İnsanların toprağa bağlılıkları düşüktür ve göç sürekli bir olgudur
Açıklama:
Uluslararası Göç Olgusuna Klasik ve Neoklasik Yaklaşım
Klasik ve Neoklasik teoride toplumsal nüfus ulus içinde hareketli fakat uluslararasında hareketsiz olan bir üretim faktörü olarak kabul edilmektedir. Emek ve sermayenin uluslararası mobilitesi düşük kabul edilirken, malların toplumlar arasındaki serbest dolaşımından söz edilmektedir. Klasiklere ve Neoklasiklere göre insanların doğup büyüdükleri topraklardan kopup göçmesi kolay değildir. Yüksek ücretlerin cazibesine kapılıp ülkelerini terk etmeyeceklerdir. Kaldı ki uluslararası mal ticareti, bu malların üretiminde kullanılan üretim faktörleri fiyatlarını da değişik ülkelerde birbirine eşitleyecektir. Ancak bu analizin açıklayıcılığı sınırlıdır. Ücretlerin dünya genelinde eşitlenmesinin gerçek dışı oluşu yanında insanları ülkelerinden koparan pek çok siyasal, sosyal, ekonomik, kültürel neden bulunmaktadır. Dolayısıyla toprağa bağlılık ikinci plana itilmiş̧ ve göç̧ talebi ön plana çıkmıştır.
Klasik ve Neoklasik teoride toplumsal nüfus ulus içinde hareketli fakat uluslararasında hareketsiz olan bir üretim faktörü olarak kabul edilmektedir. Emek ve sermayenin uluslararası mobilitesi düşük kabul edilirken, malların toplumlar arasındaki serbest dolaşımından söz edilmektedir. Klasiklere ve Neoklasiklere göre insanların doğup büyüdükleri topraklardan kopup göçmesi kolay değildir. Yüksek ücretlerin cazibesine kapılıp ülkelerini terk etmeyeceklerdir. Kaldı ki uluslararası mal ticareti, bu malların üretiminde kullanılan üretim faktörleri fiyatlarını da değişik ülkelerde birbirine eşitleyecektir. Ancak bu analizin açıklayıcılığı sınırlıdır. Ücretlerin dünya genelinde eşitlenmesinin gerçek dışı oluşu yanında insanları ülkelerinden koparan pek çok siyasal, sosyal, ekonomik, kültürel neden bulunmaktadır. Dolayısıyla toprağa bağlılık ikinci plana itilmiş̧ ve göç̧ talebi ön plana çıkmıştır.
Soru 124
Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) temel göç politikası aşağıdakilerden hangisinde doğru ifade edilmiştir?
Seçenekler
A
Göçü mümkün olduğunca sınırlamak
B
Belirli ülkelerden göçü kabul etmek
C
Düşük işlerde çalışacakları kabul etmek
D
Sınır bölgelerine göç kabul etmek
E
Nitelikli insanları ABD’ye çekmek
Açıklama:
Amerika Birleşik Devletleri’nin Göç Politikası
ABD, 200 yıldan beri göç̧ alan bir ülkedir. Kuznets’e göre ABD’nin ekonomik büyümesinde almış̧ olduğu göçlerin olumlu katkısı bulunmaktadır. 1920’li yıllara kadar göçlerle birlikte ABD’ye gelen sermaye refah düzeyini yükseltmiştir. 1920’li yıllarda ABD göç̧ politikasına bazı sınırlamalar getirmiştir. 1921 yılında göçlerle ilgili kota getiren ilk yasa kabul edilmiştir. Bu dönemde Japonların ve Çinlilerin ABD’ye göç̧ etmeleri yasaklanmıştır. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra ABD’nin göç̧ politikası tekrar esneklik kazanmıştır. Kotalar kaldırılmıştır. Akrabalıklara ve mesleki özelliklere dayalı kabuller arttırılmıştır. Asya kökenli göçlere yeniden izin verilmiştir. Böylece nitelikli elemanların ABD ekonomisine katkılarını arttırmaya yönelik politikalar benimsenmiştir. ABD’nin temel göç̧ politikası diplomalı ve nitelikli insanları kendine çekerek ekonomik büyümesini destekler niteliktedir.
ABD, 200 yıldan beri göç̧ alan bir ülkedir. Kuznets’e göre ABD’nin ekonomik büyümesinde almış̧ olduğu göçlerin olumlu katkısı bulunmaktadır. 1920’li yıllara kadar göçlerle birlikte ABD’ye gelen sermaye refah düzeyini yükseltmiştir. 1920’li yıllarda ABD göç̧ politikasına bazı sınırlamalar getirmiştir. 1921 yılında göçlerle ilgili kota getiren ilk yasa kabul edilmiştir. Bu dönemde Japonların ve Çinlilerin ABD’ye göç̧ etmeleri yasaklanmıştır. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra ABD’nin göç̧ politikası tekrar esneklik kazanmıştır. Kotalar kaldırılmıştır. Akrabalıklara ve mesleki özelliklere dayalı kabuller arttırılmıştır. Asya kökenli göçlere yeniden izin verilmiştir. Böylece nitelikli elemanların ABD ekonomisine katkılarını arttırmaya yönelik politikalar benimsenmiştir. ABD’nin temel göç̧ politikası diplomalı ve nitelikli insanları kendine çekerek ekonomik büyümesini destekler niteliktedir.
Soru 125
Aşağıdaki hangi ülke Doğu ve Batı Avrupa’dan gelen göçleri karşılayan birincil ülke konumundadır?
Seçenekler
A
İtalya
B
Fransa
C
Almanya
D
İngiltere
E
İspanya
Açıklama:
Avrupa Birliğinin Göç Politikası
Almanya, Doğu ve Orta Avrupa’dan gelen göçleri karşılayan birincil ülke konumundadır. Demirperde kalkmadan öncede Alman Anayasası doğudaki Alman azınlıklarına otomatikman Alman vatandaşlığı hakkını vermekteydi. Bu nedenle 1949-1989 arası dönemde bile doğudan batıya sekiz milyon kişinin göçü gerçekleşmiştir.
Almanya, Doğu ve Orta Avrupa’dan gelen göçleri karşılayan birincil ülke konumundadır. Demirperde kalkmadan öncede Alman Anayasası doğudaki Alman azınlıklarına otomatikman Alman vatandaşlığı hakkını vermekteydi. Bu nedenle 1949-1989 arası dönemde bile doğudan batıya sekiz milyon kişinin göçü gerçekleşmiştir.
Soru 126
XIX. yüzyılın sonuna kadar kölelik sistemine dayalı zorla göç, günümüzde yönünü hangi göç kavramına bırakmıştır?
Seçenekler
A
Teknoloji göçü
B
Kas göçü
C
Niteliksiz göç
D
Sınırlı göç
E
Bilginin göçü
Açıklama:
Bilginin Uluslararası Göçü
Günümüzde ülkeler arası ilişkilerde iletişim ve ulaşım teknolojisindeki gelişmelere bağlı olarak çok büyük bir dönüşüm yaşanmaktadır. Küreselleşme kavramı altında çeşitli boyutlarda incelenen bu dönüşüme bilgi çağı da denilmektedir. Artık bilginin ışın hızıyla bilgisayarlar aracılığı ile dünyanın dört bir yanına iletilmesi mümkün hale gelmiştir. Bilgiye en kısa yoldan, en kolay şekilde ulaşmanın teknolojisini kurmuş olan gelişmiş ülkelere dünyanın dört bir yanından bilgi akmaktadır. Kısacası büyük bir bilgi göçü yaşanmaktadır. Günümüzde bilgiye ulaşmak ve onu en doğru şekilde kullanmak becerisine sahip olmak ülkeler için her şeyden önemli hale gelmektedir.
Günümüzde ülkeler arası ilişkilerde iletişim ve ulaşım teknolojisindeki gelişmelere bağlı olarak çok büyük bir dönüşüm yaşanmaktadır. Küreselleşme kavramı altında çeşitli boyutlarda incelenen bu dönüşüme bilgi çağı da denilmektedir. Artık bilginin ışın hızıyla bilgisayarlar aracılığı ile dünyanın dört bir yanına iletilmesi mümkün hale gelmiştir. Bilgiye en kısa yoldan, en kolay şekilde ulaşmanın teknolojisini kurmuş olan gelişmiş ülkelere dünyanın dört bir yanından bilgi akmaktadır. Kısacası büyük bir bilgi göçü yaşanmaktadır. Günümüzde bilgiye ulaşmak ve onu en doğru şekilde kullanmak becerisine sahip olmak ülkeler için her şeyden önemli hale gelmektedir.
Ünite 2
Soru 1
Doğal olsun veya olmasın bir şeyin kaynak olarak tanımlanabilmesi için hangi şart aranır?
Seçenekler
A
İnsanlar tarafından keşfedilmesi
B
İnsanlar tarafından değerli görülmesi
C
İnsanlar tarafından kullanılması
D
İnsanlar tarafından sınıflandırılması
E
İnsanların onun için mücadele etmeleri
Açıklama:
Aslında bir kaynağın, kaynak olarak tanımlanabilmesi için insanlar tarafından keşfedilmesi gerekir. Bu nedenle, kaynak olarak sınıflandırdığımız şeyler, anlayışımıza veya yeni teknolojiye, hatta yüksek fiyatların bunların sömürülmesini olası hâle getirmesine göre değişebilir.
Soru 2
Aşağıdakilerden hangisi kendini yenilemeyen doğal kaynaklara örnek verilebilir?
Seçenekler
A
Ağaç
B
Bor
C
Su
D
Hayvanlar
E
Toprak
Açıklama:
Kendini yenilemeyen doğal kaynaklara birçok mineral örnek verilebilir.
Soru 3
Aşağıdakilerden hangisi yiyecek üretimi yetersiz ülkelerden biri olarak düşünülebilir?
Seçenekler
A
İngiltere
B
Fransa
C
Irak
D
Türkiye
E
Yunaistan
Açıklama:
Yiyecek üretimi yetersiz ülkeler iki ana gruba ayrılır. Birinci grup, Orta Asya’da petrol ihraç eden ülkeler ile Pasifik kıyısındaki ülkelerdir.
Soru 4
Aşağıdakilerden hangisi dünya gıda arzı ve talebindeki dalgalanmaların temel nedenlerinden bir olarak düşünülemez?
Seçenekler
A
İklim değişikliği
B
Enerji kaynaklarındaki fiyat artışları
C
Nüfus artışı
D
Politik baskılar
E
Gıda ürünlerinin alternatif kullanım alanlarının gelişmesi
Açıklama:
Dünya gıda arzı ve talebindeki dalgalanmaların temel nedenlerini doğal nedenler ve iklim değişikliği, enerji kaynakları ve girdi kaynaklarındaki fiyat artışları, nüfus artışı, gıda ürünlerinin alternatif kullanım alanlarının gelişmesinde aramak mümkündür.
Soru 5
Dünya nüfusunun ne kadarı şiddetli beslenme eksikliği sorunu ile karşı karşıyadır?
Seçenekler
A
%30
B
%25
C
%20
D
%15
E
%10
Açıklama:
Bugün dünyanın yaklaşık %10’u şiddetli beslenme eksikliği sorunu ile karşı karşıyadır.
Soru 6
Dünyadaki açlığın temel sebebi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Fakirlik
B
Susuzluk
C
Kuraklık
D
Aşırı nüfus artışı
E
Savaşlar
Açıklama:
Açlığın temel sebebi iddia edildiği gibi kuraklık değildir. Dünya genel olarak yeterli yiyecek arzına sahiptir. Bu arzı satın alabilecek güce sahip Japonya, diğer Asya ülkeleri ve bazı Avrupa ülkeleri iyi beslenebilmektedirler. Basit bir ifade ile buradan çıkartılabilecek sonuç, açlığın sebebinin kuraklık değil, fakirlik olduğudur.
Soru 7
Aşağıdakilerden hangisi global çevre sorunlarından biri olarak söylenemez?
Seçenekler
A
Nüfus artışı
B
Fakirlik
C
Hava kirliliği
D
Nükleer riskler
E
Sera etkisi
Açıklama:
Çevre sorunları (taşıt ve nüfus yönünden şehirlerin büyümesi, hava ve suyun kalitesi, nükleer risklerin varlığı, ozon tabakası, sera etkisi vs.) daha önceleri yerel ve ulusal düzeylerde iken bugün bunlar global bir boyuta gelmiştir.
Soru 8
Aşağıdakilerden hangisi Ozon tabakasının delinmesini ve bozulmasını başlatan etken olmuştur?
Seçenekler
A
Nükleer reaktörlerin hızla yayılması
B
Karbon emisyon ölçümlerinin göz ardı edilmesi ve birçok ülkede hiç dikkate alınmaması
C
Kloroflorokarbon gazlarının sprey kutularında kullanılması
D
Doğal kaynak kullanımının kontrolsüz ve umarsız bir şekilde yapılması
E
Amerika ve Rusya'nın uzay programlarında yarışa girmeleri
Açıklama:
Ozon tabakasında delinme bütün insanlığın sorunudur. Bu sorun 1970’lerde kloroflorokarbon gazlarının sprey kutularında kullanılması ile başlamış ve kitle
üretim teknolojilerindeki artışla hızlanmıştır.
üretim teknolojilerindeki artışla hızlanmıştır.
Soru 9
Bütün dünyada başta CO2 olmak üzere diğer sera etkisi yapan gazların kontrolsüz şekilde artan emisyonları sonucu dünyanın giderek ısınması ve hatta iklim değişikliklerine neden olması problemi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Ozon tabakasının delinmesi
B
Ormanların yok olması
C
Su seviyelerinde görülen azalma
D
Global Isınma
E
Tarım alanlarının yok olması
Açıklama:
Bütün dünyada başta CO2 olmak üzere diğer sera etkisi yapan gazların kontrolsüz şekilde artan emisyonları sonucu dünyanın giderek ısınması ve hatta iklim
değişikliklerine neden olması olayına “Global Isınma” problemi denilmektedir.
değişikliklerine neden olması olayına “Global Isınma” problemi denilmektedir.
Soru 10
Sürdürülebilir Kalkınma Modelinde temel amaç nedir?
Seçenekler
A
Doğal kaynakların insan yararına olacak şekilde kullanılması
B
Doğal kaynakların ve çevrelerinin olabildiğince temiz tutularak insandan ve makinelerden arındırılması
C
Gelişen ülkelerin büyüme trendlerini artırarak devam ettirebilmelerini sağlama
D
Kalkınamamış ve fakir ülkelerin gelişmelerine ve büyümelerine yardım etme
E
Doğal kaynakların ekonomik sistemle uyumlu şekilde idare edilmesi
Açıklama:
Sürdürülebilir Kalkınma Modelinde doğal kaynakların ve çevrenin ekonomik sistemle uyumlu şekilde idare edilmesi temel amacı oluşturur.
Soru 11
Teknoloji etkisiyle artırılabilecek doğal kaynaklar, ... kaynaklardır.
Yukarıdaki boşluğa hangi kavram gelmelidir?
Yukarıdaki boşluğa hangi kavram gelmelidir?
Seçenekler
A
İçilebilir
B
Yenilenebilir
C
Sürdürülebilir
D
Kısıtlı
E
Kullanılabilir
Açıklama:
Teknoloji etkisiyle artırılabilecek doğal kaynaklar, yenilenebilir kaynaklardır ve bu kaynaklar kendi kendilerini çoğaltabilirler veya insanlar tarafından çoğaltılabilirler. Ormanlar, balıklar, hayvan sürüleri ve bunlar gibi canlı kaynaklar, yenilenebilirlere örnek
verilebilir. Doğru yanıt B'dir.
verilebilir. Doğru yanıt B'dir.
Soru 12
Aşağıdakilerden hangisi kendini yenilemeyen kaynaklardandır?
Seçenekler
A
Mineraller
B
Ormanlar
C
Balıklar
D
Rüzgar
E
Işınlar
Açıklama:
Kendini yenilemeyen doğal kaynaklara birçok mineral örnek verilebilir. Mineral yataklarının oluşumu için binlerce hatta milyonlarca yıl gerekmektedir. Minerallere karşı
artan talep, ileri teknolojilerle yeni maden yataklarını araştırmayı teşvik etmektedir. Bu
nedenle bilinen toplam dünya maden rezervlerini sürekli yükseltmektedir. Doğru yanıt A'dır.
artan talep, ileri teknolojilerle yeni maden yataklarını araştırmayı teşvik etmektedir. Bu
nedenle bilinen toplam dünya maden rezervlerini sürekli yükseltmektedir. Doğru yanıt A'dır.
Soru 13
- Okyanus dalgaları
- Işınlar
- Toprak
Yukarıdakilerden hangileri akışkan kaynaklardandır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
I ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Akarsu, rüzgâr, okyanus dalgaları ve sular, ışınlar ve bunlar gibi kaynaklar akışkan kaynaklar sınıfına girerler. Genelde bunlar tükenmez fakat bulunduklarında kullanılırlar. Doğru yanıt C'dir.
Soru 14
Dünyanın yiyecek arzının yüzde kaçı tarımdan elde edilmektedir?
Seçenekler
A
66
B
78
C
85
D
99
E
100
Açıklama:
Dünyanın yiyecek arzının %99’u tarımdan, %0,7’si ise denizden elde edilmektedir. Doğru yanıt D'dir.
Soru 15
- İklim değişiklikleri
- Enerji kaynakları
- Nüfustaki azalma
Yukarıdakilerden hangileri dünya gıda arzı ve talebinin 2000’li yıllardan sonra sürekli ve hızlı bir değişim geçirmesinin temel nedenleri arasındadır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve II
E
I, II ve III
Açıklama:
Dünya gıda arzı ve talebi 2000’li yıllardan sonra sürekli ve hızlı bir değişim içinde olmuş, bu durum gıda fiyat oynaklıklarında da rol oynamıştır. Bu değişimin temel nedenlerini doğal nedenler ve iklim değişikliği, enerji kaynakları ve girdi kaynaklarındaki fiyat artışları, nüfus artışı, gıda ürünlerinin alternatif kullanım alanlarının (biyo-yakıt gibi) gelişmesinde aramak mümkündür. Doğru yanıt D'dir.
Soru 16
1973 sonlarına doğru OPEC hangi enerji kaynağının arzını ve fiyatını belirleme imkanını ele geçirmiştir?
Seçenekler
A
Petrol
B
Kömür
C
Doğalgaz
D
Titanyum
E
Uranyum
Açıklama:
OPEC’in 1973 sonlarında petrol arzı ve fiyatını belirleme imkânını ele geçirmesi, dünyanın hep bol ve ucuz kalacağına inandığı enerjinin geleceği hakkındaki iyimserliği ortadan kaldırmıştır. Doğru yanıt A'dır.
Soru 17
I. Kağıt hamuru ve kağıt fabrikaları
II. Demir çelik fabrikaları
III. Petrol rafinerileri
Yukarıdakilerden hangileri hava kirliliğine neden olan endüstriyel faaliyetlerdir?
II. Demir çelik fabrikaları
III. Petrol rafinerileri
Yukarıdakilerden hangileri hava kirliliğine neden olan endüstriyel faaliyetlerdir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
I ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Bu kadar fiziksel çevre üzerinde tehdit yaratan hava kirliliği enerji tüketiminin ürünüdür. En tehlikeli endüstriyel suçlular, büyük miktarlarda karbon monoksit, sülfür dioksit, nitrojen oksit ve havaya kül uçuran kâğıt hamuru ve kâğıt fabrikaları, demir ve çelik fabrikaları, petrol rafinerileri ve kimyasal tesislerdir. Doğru yanıt E'dir.
Soru 18
Ozon tabakasında delinme sorunu kaçlı yıllarda ortaya çıkmıştır?
Seçenekler
A
1960'lar
B
1970'ler
C
1980'ler
D
1990'lar
E
2000'ler
Açıklama:
Ozon tabakasında delinme bütün insanlığın sorunudur. Bu sorun 1970’lerde kloroflorokarbon gazlarının sprey kutularında kullanılması ile başlamış ve kitle üretim teknolojilerindeki artışla hızlanmıştır. Doğru yanıt B'dir.
Soru 19
Global ısınmanın etkisi öncelikle neyde görülmektedir?
Seçenekler
A
İklim
B
Toprak
C
Deniz
D
Ozon tabakası
E
Hava
Açıklama:
Global ısınmanın etkisi öncelikle kutup halkalarındaki erime sonucu denizlerin yükselmesiyle ortaya çıkar. 2100 yılında denizlerin 15 ile 95 cm arasında yükselmesi beklenmektedir. Doğru yanıt C'dir.
Soru 20
Aşağıdakilerden hangisi Sürdürülebilir Kalkınma Modeli'nin amaçlarından biri değildir?
Seçenekler
A
Ekosistemlerin korunması
B
Doğal kaynak israfına son verilmesi
C
Dünyanın biyolojik çeşitliliğinin azaltılması
D
Global ve ulusal ölçekteki iklim değişiminin dengelenmesi
E
Kirletmeyi minimize edici teknolojiler geliştirilmesi
Açıklama:
Bununla birlikte sürdürülebilir Kalkınma Modeli şu amaçları da içermelidir (Tosunoğlu,
1998, s. 35):
• Temel ekolojik dengelerin korunması,
• Ekosistemlerin korunması,
• Kirletmeyi minimize edici teknolojileri geliştirerek ve kullanarak Çevresel Etki
Değerlendirme yöntemiyle insan faaliyetlerinin çevresel sonuçlarını belirleyerek
önlem alınmasının sağlanması,
• Üretim girdileri ve ürünlerin fiyatlandırılmasını uygun bir şekilde yaparak ekonomik araçlar yardımıyla çevre korumacılığının özendirilmesi,
• Global ve ulusal ölçekteki iklim değişiminin dengelenmesi,
• Tarımsal etkinliklerin kirlenmeyi önleme ve toprağın korunması gibi önlemler alarak yapılması,
• Enerjiyi özellikle imalat sektöründe ve genel tüketim alanlarında sadece zorunlu
minimum miktarlarda kullanan teknolojileri benimseyerek, kalkınmanın bir ölçüsü olarak kişi başına tüketimi artırma amacı yerine, birim ürün başına asgari enerji
kullanarak üretim yapabilecek ulusal plan ve programların hazırlanması,
• Dünyanın biyolojik çeşitliliğinin korunması,
• Doğal kaynak israfına son verilmesi. Doğru yanıt C'dir.
1998, s. 35):
• Temel ekolojik dengelerin korunması,
• Ekosistemlerin korunması,
• Kirletmeyi minimize edici teknolojileri geliştirerek ve kullanarak Çevresel Etki
Değerlendirme yöntemiyle insan faaliyetlerinin çevresel sonuçlarını belirleyerek
önlem alınmasının sağlanması,
• Üretim girdileri ve ürünlerin fiyatlandırılmasını uygun bir şekilde yaparak ekonomik araçlar yardımıyla çevre korumacılığının özendirilmesi,
• Global ve ulusal ölçekteki iklim değişiminin dengelenmesi,
• Tarımsal etkinliklerin kirlenmeyi önleme ve toprağın korunması gibi önlemler alarak yapılması,
• Enerjiyi özellikle imalat sektöründe ve genel tüketim alanlarında sadece zorunlu
minimum miktarlarda kullanan teknolojileri benimseyerek, kalkınmanın bir ölçüsü olarak kişi başına tüketimi artırma amacı yerine, birim ürün başına asgari enerji
kullanarak üretim yapabilecek ulusal plan ve programların hazırlanması,
• Dünyanın biyolojik çeşitliliğinin korunması,
• Doğal kaynak israfına son verilmesi. Doğru yanıt C'dir.
Soru 21
Aşağıdakilerden hangisi kendini yenilemeyen doğal kaynaklardandır?
Seçenekler
A
Mineraller
B
Sular
C
Ormanlar
D
Balık sürüleri
E
Işınlar
Açıklama:
Kendini yenilemeyen doğal kaynaklara birçok mineral örnek verilebilir. Mineral yataklarının oluşumu için binlerce hatta milyonlarca yıl gerekmektedir. Minerallere karşı artan talep, ileri teknolojilerle yeni maden yataklarını araştırmayı teşvik etmektedir. Bu nedenle bilinen toplam dünya maden rezervlerini sürekli yükseltmektedir. Doğru cevap A'dır.
Soru 22
Dünya yiyecek arzının ne kadarı tarımdan elde edilmektedir?
Seçenekler
A
(yüzde kırk beş)%45
B
(yüzde elli üç)%53
C
(yüzde yetmiş iki)%72
D
(yüzde seksen altı)%86
E
(yüzde doksan dokuz)%99
Açıklama:
Dünyanın yiyecek arzının %99'u tarımdan, %0,7'si ise denizden elde edilmektedir. Doğru cevap E'dir.
Soru 23
Aşağıdakilerden hangisi günümüz dünyasında yaşanan açlık sorununun temel nedenidir?
Seçenekler
A
Kuraklık
B
İklim değişikliği
C
Fakirlik
D
Tarım arazilerinin azlığı
E
Çevre kirliliği
Açıklama:
Dünya genel olarak yeterli yiyecek arzına sahiptir. Bu arzı satın alabilecek güce sahip Japonya, diğer Asya ülkeleri ve bazı Avrupa ülkeleri iyi beslenebilmektedirler. Dolayısıyla açlığın sebebi kuraklık değil, fakirliktir. Doğru cevap C'dir.
Soru 24
Sürdürülebilir Kalkınma Modeli aşağıdakilerden hangisini öngörmektedir?
Seçenekler
A
Mevcut kaynaklarla maksimum büyümenin sağlanması
B
Kişi başına düşen milli gelirin sürekli artırılması
C
Ekonominin doğal büyüme oranını yakalaması
D
Ekonomik büyümeyi sağlarken çevreyi de korumak
E
Ekonomik büyümenin devamlılığı için yeterli sermaye birikimini sağlamak
Açıklama:
Sürdürülebilir Kalkınma Modeli hem çevreyi koruma hem de ekonomik kalkınmanın devamını sağlayabilme prensibine dayanmaktadır. Bu amaçla ortaya atılan bu kavram ekonomik ve teknolojik faaliyetlerin, tüm dünyada hayatın devam etmesini sağlayan doğal kaynakları hiçbir şekilde tehlikeye sokmamasını esas almaktadır. Doğru cevap D'dir.
Soru 25
Aşağıdakilerden hangisi Malthus'un gıda arzının artan nüfusun ihtiyaçlarına yeterli gelemeyeceğini ve açlığa bağlı kitlesel ölümler yaşanacağı öngörüsünün gerçekleşmemesinin nedenlerinden biridir?
Seçenekler
A
Nüfus artış hızının düşmesi
B
Tarım üretimindeki ilerlemeler
C
Savaşlar nedeniyle nüfusun azalması
D
Gıda ihalatının artması
E
Kişi başına düşen gıda tüketiminin azalması
Açıklama:
Üç temel gelişme Malthus'un öngörüsünün gerçekleşmemesine neden olmuştur. Bunlardan ilki yurt dışına yönelik göçler, ikincisi tarım üretiminde meydana gelen önemli ilerlemelerdir. Son beden ise Sanayi Devrimi'nin İngiltere'de başlamış olmasıdır. Bu sayede verimlilikte müthiş bir sıçrama kaydedilmiştir. Doğru cevap B'dir.
Soru 26
Günümüzde küresel ısınma açısından en hassas konulardan biri aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Çin ve Hindistan'ın ekonomik büyümesi
B
Gelişmiş ülkelerin bu konuda ayıracakları fon miktarı
C
Gelişmekte olan ülke kamuoylarını bilinçlendirmek
D
Çevreye duyarlı teknolojileri geliştirmek
E
Nüfus artış hızını sınırlandırmak
Açıklama:
Küresel ısınma konusunda ilk sorun Çin ve Hindistan'ın kendi sanayi devrimlerini gerçekleştirme konusunda gösterdikleri kararlılıktır. Bu ülkelerin beslemek zorunda oldukları yüksek nüfus ve sürdürmek zorunda oldukları ekonomik kalkınma dikkate alınırsa 21. yüzyıl başlarında, bu iki ülkenin en fazla sera gazı emisyonu yapacak olmaları muhtemeldir.
İkinci hassas sorun, Latin Amerika'daki yağmur ormanlarının tahrip edilmesidir.Bu nedenle biyolojik çeşitlilik azalacak, ağaçların yanması yüzünden karbondioksit emisyonları artacak, bitki ve hayvan sayısı azalacaktır.
Üçüncü sorun, Kuzey'in atmosfere kendi boyutlarıyla orantısızca püskürttükleri sera gazı emisyonları, özellikle CO2 (karbon dioksit) emisyonlarıdır.
Doğru cevap A'dır.
İkinci hassas sorun, Latin Amerika'daki yağmur ormanlarının tahrip edilmesidir.Bu nedenle biyolojik çeşitlilik azalacak, ağaçların yanması yüzünden karbondioksit emisyonları artacak, bitki ve hayvan sayısı azalacaktır.
Üçüncü sorun, Kuzey'in atmosfere kendi boyutlarıyla orantısızca püskürttükleri sera gazı emisyonları, özellikle CO2 (karbon dioksit) emisyonlarıdır.
Doğru cevap A'dır.
Soru 27
Ekonomik faaliyetler nedeniyle dünya tarım alanındaki yüzey topraklarının ne kadarının kaybedildiği hesaplanmaktadır?
Seçenekler
A
1/25
B
1/12
C
1/9
D
1/5
E
1/4
Açıklama:
Yapılan tahminlere göre insanın ekonomik faaliyetleri nedeniyle dünya, tarım alanlarındaki yüzey toprağının yaklaşık beşte birini, bitki ve hayvan türlerinin de on binlercesini kaybetmiş durumdadır. Doğru cevap D'dir.
Soru 28
Aşağıdakilerden hangisi türemiş bir enerji kaynağıdır?
Seçenekler
A
Petrol
B
Elektrik
C
Doğalgaz
D
Kömür
E
Odun
Açıklama:
Elektrik temel olmaktan ziyade türemiş bir enerji kaynağıdır. Bu enerji kaynağı; petrol, doğalgaz, kömür, su gibi temel kaynaklardan türetilmekle birlikte önemli rizikolarına rağmen nükleer füzyondan yararlanma son yıllarda bir hayli artmıştır. Doğru cevap B'dir.
Soru 29
Aşağıdakilerden hangisi açlık sorunu çeken ülkelere yönelik yardımların azalmasının nedenlerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Soğuk savaşın bitmesi
B
batı için daha önemli yardım alanlarının çıkması
C
Yardım veren ülkelerin bütçelerinin daralması
D
Uluslararası kuruluşların bütçelerini azaltmaları
E
Yardım alan ülkelerin bu yardımları verimsiz kullanmaları
Açıklama:
Yardıma ihtiyaç duan ülkelere yapılan yardımların azalmasının temel sebepleri şunlardır:
- Soğuk savaşın bitmesiyle birlikte Afrika'da yandaş hükümet bulmak ihtiyacı dolayısıyla yardım vermek için politik sebeplerin ortadan kalkması.
- Doğu Avrupa, Çin, Vietnam, Filistin gibi Batı için daha önemli yeni yardım alanları ortaya çıkması.
- Yardım veren ülkelerin kamu bütçeleri zayıflaması ve yardım kapasiteleri azalması.
- ABD, Uluslararası Gelişme Örgütü, IMF, Dünya Bankası gibi kuruluşlar yardım bütçelerini daraltmaları. IMF'in son yıllarda yardımlarını giderek daha fazla başarı kriterine göre vermeye başlaması.
Soru 30
OPEC ülkelerinin çoğu hangi coğrafyada bulunmaktadır?
Seçenekler
A
Güney Afrika
B
Güney Amerika
C
Orta Doğu
D
Batı Afrika
E
Kuzey Afrika
Açıklama:
OPEC üyelerinin çoğu Orta Doğu'da (İran, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt ve Irak) bulunmaktadır. Doğru cevap C'dir.
Soru 31
Ekonomik durgunluk dönemleri incelendiğinde temel mallara olan talebin azaldığı bilindiğinden olası bir ekonomik durgunlukta aşağıdakilerden hangisinin fiyatının düşmesi ve talebin azalması beklenir?
Seçenekler
A
Gıda
B
Akaryakıt
C
Doğalgaz
D
Ulaşım ücretleri
E
Sağlık harcamaları
Açıklama:
Çeşitli ekonomik durgunluk dönemleri incelendiğinde temel mallara olan talebin azaldığı, bu nedenle de gıda benzeri bu malların fiyatlarının düştüğü ve daha önceki dönemler kadar olmasa da kıtlık sorununda bir azalmaya yol açtığı gözlenir.
Çeşitli ekonomik durgunluk dönemleri incelendiğinde temel mallara olan talebin azaldığı, bu nedenle de gıda benzeri malların fiyatlarının düştüğü ve daha önceki dönemler kadar olmasa da kıtlık sorununda bir azalmaya yol açtığı gözlenir.
Çeşitli ekonomik durgunluk dönemleri incelendiğinde temel mallara olan talebin azaldığı, bu nedenle de gıda benzeri malların fiyatlarının düştüğü ve daha önceki dönemler kadar olmasa da kıtlık sorununda bir azalmaya yol açtığı gözlenir.
Soru 32
"Eski İran’da tarım arazilerinden petrol fışkırması, halk için önemli bir problem iken şimdi İranlıların hayati bir enerji kaynağı ve ihracatının temel malı olmuştur." Bu alıntıdan hareketle kaynak kavramı için aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Kaynaklar insanların ihtiyaç anında kullanabildikleri yararlı şeylerdir.
B
Kaynakların önemi zaman içerisinde değişebilir.
C
Kaynakların yeri insanlar için önemsizdir.
D
Petrol bir kaynak olarak tanımlanamaz.
E
Petrolden ziyade gıda ürünlerine yönelik kaynaklar daha önemlidir.
Açıklama:
Eski İran’da tarım arazilerinden petrol fışkırması, halk için önemli bir problem iken, şimdi İranlıların hayati bir enerji kaynağı ve ihracatının temel malı olmuştur. 1930 öncesinde, maden yataklarında radyum cevheri arama işlemlerinde uranyum atık madde iken, 1930 sonrası önemli bir cevher olarak keşfedilmesi de kaynak kavramındaki değişkenliğe çarpıcı bir örnektir.
Soru 33
Teknoloji etkisiyle artırılabilen doğal kaynaklara ne ad verilir?
Seçenekler
A
Teknolojik kaynaklar
B
Yeni kaynaklar
C
Yenilenebilir kaynaklar
D
Tabii kaynaklar
E
Sınai kaynaklar
Açıklama:
Teknoloji etkisiyle artırılabilen doğal kaynaklar “yenilenebilir kaynaklar” olarak adlandırılır.
Soru 34
Dünya genelinde yer altından elde edilen kaynakların yarısı tek bir kıt'adan çıkarılmaktadır. Bu kıta aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Amerika
B
Avrupa
C
Afrika
D
Asya
E
Avustralya
Açıklama:
Yer altından elde edilen bu kaynakların yarısı Asya’da, yaklaşık %20’si Kuzey Amerika’da, %13’lük iki pay da Avrupa ve Latin Amerika’da çıkarılmaktadır.
Soru 35
Aşağıdakilerden hangisi yiyecek üretimi yetersiz ülkelerden biri olarak düşünülebilir?
Seçenekler
A
ABD
B
Türkiye
C
Tayland
D
Polonya
E
Irak
Açıklama:
Yiyecek üretimi yetersiz ülkeler iki ana gruba ayrılır. Birinci grup, Orta Asya’da petrol ihraç eden ülkeler ile Pasifik kıyısındaki ülkelerdir. Bu ülkeler yetersiz yiyecek üretimini petrol ve sınai ürün ihraç ederek, gerekli olan yiyecek maddelerinin ithalatını yaparak gidermektedir. Diğer grup ise gerekli olan yiyecek ihtiyaçlarını satın alamayacak kadar fakir olan azgelişmiş ülkelerden oluşmaktadır. Bu ülkeler Afrika Kıtasında, Güney Asya ve Latin Amerika’da kümelenmektedirler.
Irak
Irak
Soru 36
Okyanusları herkesin limitsiz kullanımına açan "açık denizler" prensibi beraberinde nasıl bir sorun getirmiştir?
Seçenekler
A
Aşırı avlanma nedeniyle deniz canlıları tehlike altındadır.
B
Okyanusa kıyısı olan ülkelerin arasındaki politik sorunlar artmıştır.
C
Okyanusa kıyısı olan ülkeler ayrı ayrı mülkiyet hakkı istemiştir.
D
Okyanuslarda bulunan ticaret rotaları ülkeler arasında uyuşmazlığa yol açmıştır.
E
Özellikle küçük balıkların avlanması konusunda ihtilaf doğmuştur.
Açıklama:
Denizlerden sağlanan yiyecek arzı Japonya, Çin, Norveç, İzlanda gibi ülkeler için oldukça önemlidir. Ancak buradaki genel sorun aşırı avlanmadır. Bu okyanusları genel bir mal gibi gösteren “açık denizler” prensibinin bir sonucudur. Bu hiç kimsenin avlanma alanlarının verimliliğini koruma sorumluluğu taşımaması anlamına gelmektedir.
Soru 37
Aşağıdakilerden hangisi dünya gıda arzı ve talebindeki dalgalanmaların temel nedenlerinden biri olamaz?
Seçenekler
A
İklim değişikliği
B
Enflasyon
C
Enerji kaynakları ve girdi kaynaklarındaki fiyat artışları
D
Nüfus artışı
E
Gıda ürünlerinin alternatif kullanım alanlarının gelişmesi
Açıklama:
Dünya gıda arzı ve talebindeki dalgalanmaların temel nedenlerini doğal nedenler ve iklim değişikliği, enerji kaynakları ve girdi kaynaklarındaki fiyat artışları, nüfus artışı, gıda ürünlerinin alternatif kullanım alanlarının gelişmesinde aramak mümkündür.
Soru 38
Dünyada insanların temel sorunlarından biri olan yetersiz beslenme ve açlığın temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kuraklık
B
Susuzluk
C
Fakirlik
D
İşsizlik
E
İklim şartları
Açıklama:
Açlığın temel sebebi iddia edildiği gibi kuraklık değildir. Dünya genel olarak yeterli yiyecek arzına sahiptir. Bu arzı satın alabilecek güce sahip Japonya, diğer Asya ülkeleri ve bazı Avrupa ülkeleri iyi beslenebilmektedirler. Basit bir ifade ile buradan çıkartılabilecek sonuç, açlığın sebebinin kuraklık değil, fakirlik olduğudur.
Açlığın sebebinin kuraklık değil fakirliktir.
Açlığın sebebinin kuraklık değil fakirliktir.
Soru 39
19. yüzyılda ABD sanayi gücünün %94’ünde insan emeğini kullanırken, bugün bu oran %8’in altına düşmüştür. Bu düşüşün temel sebebi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İşsizlik
B
Çalışma koşulları
C
Ekonomik iyileşme
D
Sanayileşme
E
İstihdam sıkıntısı
Açıklama:
Makineleşme ve sanayileşme yüzünden 19. yüzyılda ABD sanayi gücünün %94’ünde insan emeğini kullanırken, bugün bu oran %8’in altına düşmüştür.
Soru 40
1970’lerde kloroflorokarbon gazlarının sprey kutularında kullanılması ile başlayan ve tüm dünyayı tehdit eden çevre sorunu aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Küresel ısınma
B
Ekilebilir toprak kaybı
C
Hava kirliliği
D
Karbonmonoksit salınımı
E
Ozon tabakası sorunu
Açıklama:
Ozon tabakasında delinme bütün insanlığın sorunudur. Bu sorun 1970’lerde kloroflorokarbon gazlarının sprey kutularında kullanılması ile başlamış ve kitle
üretim teknolojilerindeki artışla hızlanmıştır.
üretim teknolojilerindeki artışla hızlanmıştır.
Soru 41
Aşağıdakilerden hangisi teknoloji etkisiyle artırılabilen doğal kaynaklardan biridir?
Seçenekler
A
Elektrik enerjisi
B
Kimyasal enerji
C
Hidrojen enerjisi
D
Manyetik enerji
E
Nükleer enerji
Açıklama:
Kaynaklar Üzerinde Büyüyen Baskılar
Teknoloji etkisiyle artırılabilen doğal kaynaklar “yenilenebilir kaynaklar” olarak adlandırılır. Bunlar güneş enerjisi, rüzgar enerjisi, hidrojen enerjisi gibi doğal ortamda bulunabilen enerjilerdir. Bu tür enerjilerin üretimi için herhangi bir teknolojiye ihtiyaç duyulmazken bu enerjilerin kullanımı ya da artırılması için geliştirilmiş teknolojiler bulunmaktadır.
Teknoloji etkisiyle artırılabilen doğal kaynaklar “yenilenebilir kaynaklar” olarak adlandırılır. Bunlar güneş enerjisi, rüzgar enerjisi, hidrojen enerjisi gibi doğal ortamda bulunabilen enerjilerdir. Bu tür enerjilerin üretimi için herhangi bir teknolojiye ihtiyaç duyulmazken bu enerjilerin kullanımı ya da artırılması için geliştirilmiş teknolojiler bulunmaktadır.
Soru 42
Aşağıdakilerden hangisi akışkan kaynaklar ile elde edilebilen enerji türüdür?
Seçenekler
A
Gelgit enerjisi
B
Güneş enerjisi
C
Rüzgar enerjisi
D
Ses enerjisi
E
Isı enerjisi
Açıklama:
Değişen kaynak kavramı
Gelgit enerjisi denizlerde ve okyanuslarda oluşan gelgit akıntılarının hareketi etkisiyle oluşan bir enerjidir.
Gelgit enerjisi denizlerde ve okyanuslarda oluşan gelgit akıntılarının hareketi etkisiyle oluşan bir enerjidir.
Soru 43
Aşağıdakilerden hangisi açlık sorununun temel sebebidir?
Seçenekler
A
Yeterli yiyecek arzının olmaması
B
Teknolojik gelişmelerdeki sınırlılıklar
C
Küresel iklim değişiklikleri
D
Ekonomik sıkıntılar
E
Toprak erozyonu
Açıklama:
Açlık Sorununun Sebepleri, Geleceği ve Sonuçları
Açlığın temel sebebi iddia edildiği gibi kuraklık değildir. Dünya genel olarak yeterli yiyecek arzına sahiptir. Bu arzı satın alabilecek güce sahip Japonya, diğer Asya ülkeleri ve
bazı Avrupa ülkeleri iyi beslenebilmektedirler. Basit bir ifade ile buradan çıkartılabilecek sonuç, açlığın sebebinin kuraklık değil, fakirlik olduğudur.
Açlığın temel sebebi iddia edildiği gibi kuraklık değildir. Dünya genel olarak yeterli yiyecek arzına sahiptir. Bu arzı satın alabilecek güce sahip Japonya, diğer Asya ülkeleri ve
bazı Avrupa ülkeleri iyi beslenebilmektedirler. Basit bir ifade ile buradan çıkartılabilecek sonuç, açlığın sebebinin kuraklık değil, fakirlik olduğudur.
Soru 44
Aşağıdakilerden hangisi dünya gıda arzı ve talebindeki değişimlerin temel sebeplerinden biri değildir?
Seçenekler
A
İklim değişikliği
B
Enerji kaynakları
C
Fiyat artışları
D
Nüfus artışı
E
Gıda güvenirliği
Açıklama:
21. Yüzyılda Dünyada Beslenme Sorunu
Dünyada son dönemlerde gıda alanı ile ilgili sorunlar gündemi işgal etmektedir. Bu yönüyle yeterli ve dengeli beslenme sürecinde gıda güvenliği, gıda güvenilirliği, gıda
savunması, gıda stokları, tarımsal yapı ve ham madde kaynaklarının maliyeti, tarımsal ürünlerin alternatif kullanım alanları, çevre kirliliği ve çevrenin korunması gibi konular
ön plana çıkmıştır. Dünya gıda arzı ve talebi 2000’li yıllardan sonra sürekli ve hızlı bir değişim içinde olmuş, bu durum gıda fiyat oynaklıklarında da rol oynamıştır. Bu değişimin temel nedenlerini doğal nedenler ve iklim değişikliği, enerji kaynakları ve girdi kaynaklarındaki fiyat artışları, nüfus artışı, gıda ürünlerinin alternatif kullanım alanlarının (biyo-yakıt gibi) gelişmesinde aramak mümkündür.
Dünyada son dönemlerde gıda alanı ile ilgili sorunlar gündemi işgal etmektedir. Bu yönüyle yeterli ve dengeli beslenme sürecinde gıda güvenliği, gıda güvenilirliği, gıda
savunması, gıda stokları, tarımsal yapı ve ham madde kaynaklarının maliyeti, tarımsal ürünlerin alternatif kullanım alanları, çevre kirliliği ve çevrenin korunması gibi konular
ön plana çıkmıştır. Dünya gıda arzı ve talebi 2000’li yıllardan sonra sürekli ve hızlı bir değişim içinde olmuş, bu durum gıda fiyat oynaklıklarında da rol oynamıştır. Bu değişimin temel nedenlerini doğal nedenler ve iklim değişikliği, enerji kaynakları ve girdi kaynaklarındaki fiyat artışları, nüfus artışı, gıda ürünlerinin alternatif kullanım alanlarının (biyo-yakıt gibi) gelişmesinde aramak mümkündür.
Soru 45
Aşağıdakilerden hangisi yenilenebilir enerji kaynaklarından biridir?
Seçenekler
A
Petrol
B
Gaz
C
Kömür
D
Hidroenerji
E
Jeotermal
Açıklama:
Petrol, Gaz, Kömür ve Jeotermal temel enerji kaynaklarıdır. Tükendiklerinde yerine yenisini koymanın imkanı yoktur. Hidroenerji ise bu anlamda yenilenebilir enerji kaynağıdır.
Soru 46
Aşağıdakilerden hangisi global çevre sorunlarından biri değildir?
Seçenekler
A
Hava kirliliği
B
Teknolojik yenilenme
C
Ozon tabakasının incelmesi
D
Sera etkisi
E
Nüfus artışı
Açıklama:
Global Çevre Sorunları
Global çevre sorunlar, Çevresel Kirlenme, Ozon Tabakasının İncelmesi, Global Isınmadan oluşmaktadır.
Global çevre sorunlar, Çevresel Kirlenme, Ozon Tabakasının İncelmesi, Global Isınmadan oluşmaktadır.
Soru 47
Aşağıdakilerden hangisi Sürdürülebilir Kalkınma Modelinin amaçlarından biridir?
Seçenekler
A
Dünyanın biyolojik çeşitliliğinin korunması
B
Alternatif enerji kaynaklarının yaratılması
C
Doğal kaynakların tüketilmemesi
D
Yeni teknolojiler geliştirilmesi
E
Enerji tüketiminin minimum miktarlarda tutulması
Açıklama:
Sürdürülebilir Kalkınma Modelinin Amaçları Bununla birlikte sürdürülebilir Kalkınma Modeli şu amaçları da içermelidir:
• Temel ekolojik dengelerin korunması,
• Ekosistemlerin korunması,
• Kirletmeyi minimize edici teknolojileri geliştirerek ve kullanarak Çevresel Etki Değerlendirme yöntemiyle insan faaliyetlerinin çevresel sonuçlarını belirleyerek önlem alınmasının sağlanması,
• Üretim girdileri ve ürünlerin fiyatlandırılmasını uygun bir şekilde yaparak ekonomik araçlar yardımıyla çevre korumacılığının özendirilmesi,
• Global ve ulusal ölçekteki iklim değişiminin dengelenmesi,
• Tarımsal etkinliklerin kirlenmeyi önleme ve toprağın korunması gibi önlemler alarak yapılması,
• Enerjiyi özellikle imalat sektöründe ve genel tüketim alanlarında sadece zorunlu minimum miktarlarda kullanan teknolojileri benimseyerek, kalkınmanın bir ölçü- sü olarak kişi başına tüketimi artırma amacı yerine, birim ürün başına asgari enerji kullanarak üretim yapabilecek ulusal plan ve programların hazırlanması,
• Dünyanın biyolojik çeşitliliğinin korunması,
• Doğal kaynak israfına son verilmesi.
• Temel ekolojik dengelerin korunması,
• Ekosistemlerin korunması,
• Kirletmeyi minimize edici teknolojileri geliştirerek ve kullanarak Çevresel Etki Değerlendirme yöntemiyle insan faaliyetlerinin çevresel sonuçlarını belirleyerek önlem alınmasının sağlanması,
• Üretim girdileri ve ürünlerin fiyatlandırılmasını uygun bir şekilde yaparak ekonomik araçlar yardımıyla çevre korumacılığının özendirilmesi,
• Global ve ulusal ölçekteki iklim değişiminin dengelenmesi,
• Tarımsal etkinliklerin kirlenmeyi önleme ve toprağın korunması gibi önlemler alarak yapılması,
• Enerjiyi özellikle imalat sektöründe ve genel tüketim alanlarında sadece zorunlu minimum miktarlarda kullanan teknolojileri benimseyerek, kalkınmanın bir ölçü- sü olarak kişi başına tüketimi artırma amacı yerine, birim ürün başına asgari enerji kullanarak üretim yapabilecek ulusal plan ve programların hazırlanması,
• Dünyanın biyolojik çeşitliliğinin korunması,
• Doğal kaynak israfına son verilmesi.
Soru 48
Sadece bitkileri, hayvanları ve diğer organizmaları değil her bir tür içindeki genetik stokları ve ekosistemlerin çeşitliliğinin korunmasını da kapsayan ve sürdürülebilir kalkınmayı destekleyici çevresel politikalar içinde yer alacak etkinlik aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Yaşam destek sistemlerinin korunması
B
Yenilenemez kaynakları optimum düzeyde tüketmek
C
Dünyanın taşıma kapasitesini aşmamak
D
Yenilenebilir kaynakların sürdürülebilirliğini sağlamak
E
Biyolojik çeşitliliğin korunması
Açıklama:
Sürdürülebilir Kalkınmayı Destekleyici Çevresel Politikalar
Biyolojik çeşitliliğin korunması: Bu sadece bitkileri, hayvanları ve diğer organizmaları kapsamakla kalmayıp her bir tür içindeki genetik stokları ve ekosistemlerin çeşitliliğinin korunmasını da kapsar.
Biyolojik çeşitliliğin korunması: Bu sadece bitkileri, hayvanları ve diğer organizmaları kapsamakla kalmayıp her bir tür içindeki genetik stokları ve ekosistemlerin çeşitliliğinin korunmasını da kapsar.
Soru 49
Aşağıdakilerden hangisi güçlü sürdürülebilirlik unsurlarından biridir?
Seçenekler
A
Doğal ve insan eliyle inşa edilmiş sermaye türlerinin değişken olduğunu kabul et
B
Doğal sermaye miktarını sabit kabul et
C
Toplam sermaye miktarını sabitle
D
Doğal ve insan eliyle inşa edilmiş sermaye türlerinin birbirinin ikamesi olduğunu kabul et
E
Toplam sermaye tüketimini sabit kabul et
Açıklama:
Sürdürülebilir Kalkınmayı Destekleyici Çevresel Politikalar
Zayıf Sürdürülebilirlik
1. Doğal sermaye miktarını sabit kabul et
2. Doğal ve insan eliyle inşa edilmiş sermaye türlerinin birbirinin tamamlayıcısı olduğunu kabul et
Zayıf Sürdürülebilirlik
- Toplam sermaye miktarını sabitle (doğal ve insan eliyle inşa edilmiş her türlü sermaye)
- Yukarıda bahsedilen iki tür sermayenin birbirinin ikamesi olduğunu kabul et
1. Doğal sermaye miktarını sabit kabul et
2. Doğal ve insan eliyle inşa edilmiş sermaye türlerinin birbirinin tamamlayıcısı olduğunu kabul et
Soru 50
Aşağıdakilerden hangisi orta doğu OPEC üyesi ülkelerden biridir?
Seçenekler
A
İsrail
B
Libya
C
Suudi Arabistan
D
Cezayir
E
Katar
Açıklama:
Kaynak Kullanımı ve Tükenme Tehdidi
OPEC üyelerinin çoğu Orta Doğu’da (İran, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt ve Irak), Kuzey ve Batı Afrika (Cezayir, Nijerya, Gabon ve Libya) ve bir kaçı ise (Endonezya) Güney Afrika’da ve Güney Amerika’dadır (Venezüella ve Ekvator)
OPEC üyelerinin çoğu Orta Doğu’da (İran, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt ve Irak), Kuzey ve Batı Afrika (Cezayir, Nijerya, Gabon ve Libya) ve bir kaçı ise (Endonezya) Güney Afrika’da ve Güney Amerika’dadır (Venezüella ve Ekvator)
Soru 51
İçinde bulunduğumuz yüzyılda gıda, enerji ve endüstriyel ham maddelerin karşılanmasında dünya kapasitesinin yetip yetmeyeceği sorusunu akla getiren en önemli gelişme aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Doğal kaynakların azalması
B
Nüfus artışı
C
Suç oranının artması
D
Araç sayısının artması
E
Küresel ısınma
Açıklama:
Nüfus artışının devam etmesi içinde bulunduğumuz yüzyılda gıda, enerji ve endüstriyel
ham maddelerin karşılanmasında dünya kapasitesinin yetip yetmeyeceği sorusunu akla
getiriyor.
ham maddelerin karşılanmasında dünya kapasitesinin yetip yetmeyeceği sorusunu akla
getiriyor.
Soru 52
İnsanların ihtiyaçları olduğu zaman alıp kullanabilecekleri yararlı ve gerekli her şeyi ifade eden kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Enerji
B
Kaynak
C
Teknoloji
D
Petrol
E
Doğa
Açıklama:
Kaynak kavramı, insanların ihtiyaçları olduğu zaman alıp kullanabilecekleri yararlı ve gerekli her şeyi ifade etmektedir.
Soru 53
I. Akarsu
II. Rüzgâr
III. Sular
IV. Işınlar
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri akışkan kaynaklar sınıfına girmektedir?
II. Rüzgâr
III. Sular
IV. Işınlar
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri akışkan kaynaklar sınıfına girmektedir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
I ve III
D
Yalnız III
E
Hepsi
Açıklama:
Bütün seçenekler akışkan kaynaklar sınıfına girmektedir.
Soru 54
I. Asya
II. Kuzey Amerika
III. Doğu Avrupa
IV. Güney Afrika
Yukarıdaki bölgelerden hangisi ya da hangileri işlenebilir tarlaların çoğunluk olduğu bölgelerdendir?
II. Kuzey Amerika
III. Doğu Avrupa
IV. Güney Afrika
Yukarıdaki bölgelerden hangisi ya da hangileri işlenebilir tarlaların çoğunluk olduğu bölgelerdendir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
II ve III
D
I, II ve III
E
Hepsi
Açıklama:
Güney Afrika işlenebilir tarlaların çoğunluk olduğu bölgelerden değildir.
Soru 55
Günümüzde dünyanın yüzde kaçlık kısmı şiddetli beslenme eksikliği sorunu ile karşı karşıyadır?
Seçenekler
A
10
B
20
C
30
D
40
E
50
Açıklama:
Bugün dünyanın yaklaşık %10’u şiddetli beslenme eksikliği sorunu ile karşı karşıyadır
Soru 56
I. Soğuk savaşın bitmesiyle birlikte Afrika’da yandaş hükümet bulmak ihtiyacı, dolayısıyla yardım vermek için politik sebepler ortadan kalktı.
II. Doğu Avrupa, Çin, Vietnam, Filistin gibi Batı için daha önemli yeni yardım alanları ortaya çıktı.
III. Yardım veren ülkelerin kamu bütçeleri zayıfladı, yardım kapasiteleri azaldı.
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri dış yardıma bel bağlayan ülkelere yardım kapılarının gittikçe kapanma sebeplerindendir?
II. Doğu Avrupa, Çin, Vietnam, Filistin gibi Batı için daha önemli yeni yardım alanları ortaya çıktı.
III. Yardım veren ülkelerin kamu bütçeleri zayıfladı, yardım kapasiteleri azaldı.
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri dış yardıma bel bağlayan ülkelere yardım kapılarının gittikçe kapanma sebeplerindendir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
II ve III
D
Yalnız III
E
Hepsi
Açıklama:
Bütün seçenekler dış yardıma bel bağlayan ülkelere yardım kapılarının gittikçe kapanma sebeplerindendir
Soru 57
I. İran
II. Suudi Arabistan
III. Birleşik Arap Emirlikleri
IV. Rusya
Yukarıdaki ülkelerden hangisi ya da hangileri OPEC üyesidir?
II. Suudi Arabistan
III. Birleşik Arap Emirlikleri
IV. Rusya
Yukarıdaki ülkelerden hangisi ya da hangileri OPEC üyesidir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
II ve III
D
I, II ve III
E
Hepsi
Açıklama:
Rusya OPEC üyesi değildir.
Soru 58
Bahriye Nazırı Winston Churchill İngiliz donanmasına yakıt olarak kömürden petrole geçme emrini hangi yılda vermiştir?
Seçenekler
A
1910
B
1911
C
1912
D
1913
E
1914
Açıklama:
Bahriye Nazırı Winston Churchill İngiliz donanmasına yakıt olarak kömürden petrole geçme emrini 1912 yılında vermiştir.
Soru 59
Tüketimin bu günkü seviyede devam etmesi halinde dünya kömür rezervlerinin kaç yıl yeteceği tahmin edilmektedir?
Seçenekler
A
200
B
210
C
220
D
230
E
240
Açıklama:
Tüketimin bu günkü seviyede devam etmesi halinde dünya kömür rezervlerinin
210 yıl yeteceği tahmin edilmektedir.
210 yıl yeteceği tahmin edilmektedir.
Soru 60
Hangi yıldan itibaren yenilenebilir kaynaklardan elde edilecek enerji arzının nükleer ve hidro kaynaklardan elde edilen enerji arz miktarlarını yakalaması hatta geçmesi beklenmektedir?
Seçenekler
A
2020
B
2025
C
2030
D
2035
E
2040
Açıklama:
Yenilenebilir kaynaklardan elde edilecek enerji arzının
2035 yılı itibarıyla nükleer ve hidro kaynaklardan elde edilen enerji arz miktarlarını yakalaması hatta geçmesi beklenmektedir.
2035 yılı itibarıyla nükleer ve hidro kaynaklardan elde edilen enerji arz miktarlarını yakalaması hatta geçmesi beklenmektedir.
Soru 61
Aşağıdakilerden hangisi kaynak kavramının değişkenliğine örnek olarak verilebilir?
Seçenekler
A
Kaynakların insanlar tarafından keşfedilmesi
B
Kaynakların sonsuz olması
C
Kaynakların gün geçtikçe azalması
D
Uranyum bir zamanlar atıkken, sonradan cevher olduğunun keşfedilmesi
E
Kaynakların teknolojiyle daha da artması
Açıklama:
Eski İran’da tarım arazilerinden petrol fışkırması, halk için önemli bir problem iken,
şimdi İranlıların hayati bir enerji kaynağı ve ihracatının temel malı olmuştur. 1930 öncesinde, maden yataklarında radyum cevheri arama işlemlerinde uranyum atık madde iken, 1930 sonrası önemli bir cevher olarak keşfedilmesi de kaynak kavramındaki değişkenliğe çarpıcı bir örnektir. Doğru yanıt D şıkkıdır.
şimdi İranlıların hayati bir enerji kaynağı ve ihracatının temel malı olmuştur. 1930 öncesinde, maden yataklarında radyum cevheri arama işlemlerinde uranyum atık madde iken, 1930 sonrası önemli bir cevher olarak keşfedilmesi de kaynak kavramındaki değişkenliğe çarpıcı bir örnektir. Doğru yanıt D şıkkıdır.
Soru 62
Aşağıdaki yargılardan hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Dünyanın en verimli topraklarına sabit nüfuslu ülkeler sahiptir.
B
Nüfusun yoğun bulunduğu birçok ülke kendilerini besleyecek kapasiteye sahip değillerdir.
C
Gelişmemiş ülkeler, gelişmiş ülkeler için gerekli temel ham madde rezervlerini kontrol
etmektedirler.
etmektedirler.
D
Kaynağa sahip olmayan ülkeler, bu temel kaynakların ithalatından mahrum edilmemek için tehlikeli bazı politik risklere atılmaktadırlar.
E
Sahip olduğumuz ekonomik sistem ve anlayışla kaynakların uzun süreler daha dayanabileceği açıktır.
Açıklama:
Dünyanın en verimli topraklarına sabit nüfuslu ülkeler sahiptir. Oysa nüfusun yoğun
bulunduğu birçok ülke kendilerini besleyecek kapasiteye sahip değillerdir. Aynı şekilde
gelişmemiş ülkeler, gelişmiş ülkeler için gerekli temel ham madde rezervlerini kontrol
etmektedirler. Her iki olayda da kaynağa sahip olmayan ülkeler, bu temel kaynakların
ithalatından mahrum edilmemek için tehlikeli bazı politik risklere atılmaktadırlar. Ancak E şıkkındaki ifadenin tam tersi geçerlidir ve eğer bu sistem değişmeden devam ederse kaynakların uzun süre dayanamayacağı belirtilmektedir. Doğru yanıt E şıkkıdır.
bulunduğu birçok ülke kendilerini besleyecek kapasiteye sahip değillerdir. Aynı şekilde
gelişmemiş ülkeler, gelişmiş ülkeler için gerekli temel ham madde rezervlerini kontrol
etmektedirler. Her iki olayda da kaynağa sahip olmayan ülkeler, bu temel kaynakların
ithalatından mahrum edilmemek için tehlikeli bazı politik risklere atılmaktadırlar. Ancak E şıkkındaki ifadenin tam tersi geçerlidir ve eğer bu sistem değişmeden devam ederse kaynakların uzun süre dayanamayacağı belirtilmektedir. Doğru yanıt E şıkkıdır.
Soru 63
Aşağıdakilerden hangiside yaşanan gelişmeler Malthus'un İngiltere hakkındaki kehanetlerinin gerçekleşmesini engelleyen faktörlerden biri değildir?
Seçenekler
A
Yurt dışına yönelik göçler
B
Patates ekiminin yapılması
C
Geleneksel tarıma devam edilmesi
D
Yeni besicilik teknikleri
E
Bataklıkların kurutulması
Açıklama:
Üç temel gelişme İngiliz halkını Malthus’un kehanetinden kurtarmıştır. Bunlardan ilki
yurt dışına yönelik göçler, ikincisi tarım üretiminde meydana gelen önemli ilerlemelerdir. Bu ilerlemeler; münavebeli ekim, yeni besicilik teknikleri, arazinin daha iyi yönetimi, yeni tarım aletleri, patates ekimine başlanması, kamu arazilerinin etrafının çevrilmesi ve bataklıkların kurutulması, ulaşımda kaydedilen ilerlemeler ve pazarlara ulaşabilmeye dayanıyordu ki, bu sayede İngiliz halkı gıda maddelerini hem nicelik hem de nitelik bakımından arttırmıştır. Doğru yanıt C şıkkıdır.
yurt dışına yönelik göçler, ikincisi tarım üretiminde meydana gelen önemli ilerlemelerdir. Bu ilerlemeler; münavebeli ekim, yeni besicilik teknikleri, arazinin daha iyi yönetimi, yeni tarım aletleri, patates ekimine başlanması, kamu arazilerinin etrafının çevrilmesi ve bataklıkların kurutulması, ulaşımda kaydedilen ilerlemeler ve pazarlara ulaşabilmeye dayanıyordu ki, bu sayede İngiliz halkı gıda maddelerini hem nicelik hem de nitelik bakımından arttırmıştır. Doğru yanıt C şıkkıdır.
Soru 64
Aşağıdakilerden hangisinin ortadan kalkması durumunda yiyecek arzının neredeyse tamamen durması söz konusu olur?
Seçenekler
A
Fotosentez
B
Ormanlar
C
Balıkçılık
D
Etçil hayvanlar
E
Otçul hayvanlar
Açıklama:
Bütün yiyecek türlerinin kaynağı, fotosentez işlemi yardımıyla yeşil bitkilerin elde edilmesini sağlayan güneştir. Bu bitkiler daha sonra insanlar ve etçil hayvanların yediği otçul hayvanlar tarafından tüketilmektedir. Denizlerde ise yiyecek zinciri büyük balıklara av olan küçük balıkların yediği “phytoplankton” denilen tek hücreli bitkilerle başlar. Dünyanın yiyecek arzının %99’u tarımdan, %0,7’si ise denizden elde edilmektedir. O halde doğru yanıt A şıkkıdır.
Soru 65
Dünya genelindeki açlığın temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kuraklık
B
Fakirlik
C
Ham maddeye ulaşamama
D
Gelişmiş ülkelerin çok fazla besin tüketmesi
E
Savaşlar
Açıklama:
Açlığın temel sebebi iddia edildiği gibi kuraklık değildir. Dünya genel olarak yeterli
yiyecek arzına sahiptir. Bu arzı satın alabilecek güce sahip Japonya, diğer Asya ülkeleri ve bazı Avrupa ülkeleri iyi beslenebilmektedirler. Basit bir ifade ile buradan çıkartılabilecek sonuç, açlığın sebebinin kuraklık değil, fakirlik olduğudur. Doğru yanıt B şıkkıdır.
yiyecek arzına sahiptir. Bu arzı satın alabilecek güce sahip Japonya, diğer Asya ülkeleri ve bazı Avrupa ülkeleri iyi beslenebilmektedirler. Basit bir ifade ile buradan çıkartılabilecek sonuç, açlığın sebebinin kuraklık değil, fakirlik olduğudur. Doğru yanıt B şıkkıdır.
Soru 66
Enerji kaynağı olarak petrol ve doğaz gazın kömüre oranla daha çok talep edilmesinin sebepleri arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?
Seçenekler
A
Depolanabilme kolaylığı
B
Nakledilebilme kolaylığı
C
Kokusuz olması
D
Yüksek kalori içerği
E
Tamamının yanması
Açıklama:
Temel enerji kaynaklarından petrol ve doğal gaz, yakıt ve kimyasal ham madde olarak,
kömürden daha istenirdir. Çünkü depolanabilme ve nakledilme kolaylığı, yüksek kalori
içeriği ve tamamının yanması önemli avantajlardır. Doğru yanıt C şıkkıdır.
kömürden daha istenirdir. Çünkü depolanabilme ve nakledilme kolaylığı, yüksek kalori
içeriği ve tamamının yanması önemli avantajlardır. Doğru yanıt C şıkkıdır.
Soru 67
Endüstriyel ham maddelerle ilgili bilgilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Yenilenemeyen kaynakların bir türüdür
B
Bütün metal rezervleri boldur
C
Altın en çok rezerve sahip madendir
D
Endüstriyel ham madde kaynağı sonsuzdur
E
Endüstriyel ham maddelerin rezervi bol olduğu için kolay ulaşılabilir
Açıklama:
Yenilenemeyen kaynakların bir türü olan endüstriyel malzemeler modern ekonomik
sistemin bütün sektörleri için vazgeçilemez durumdadır. Bazı malzemelerin ikamesi mümkünken, bazıları için bu ikame söz konusu değildir. Bu nedenle mevcut metal
kaynakları hayati bir önem taşımaktadır. Bazı metallerin rezervleri hâlâ boldur. Ancak
bazılarının tükenmek üzere olduğu unutulmamalıdır. Bunlar bakır, kurşun, çinko, nikel, cıva, manganez, altın, gümüş, kalay vs. Bu metallerin başlıcaları çok sınırlı bölgelerde çıkarılabilmektedir. Bu metallerin dışında gübrelerin ve diğer kimyasal ürünlerin
imalâtında kullanılan mineral ham maddeler ve ametalik mineral inşaat malzemeleri de
modern bir ekonominin işleyişi için gereklidir ve toplumun her üyesini doğrudan ya da
dolaylı yoldan etkilerler. Doğru yanıt A şıkkıdır.
sistemin bütün sektörleri için vazgeçilemez durumdadır. Bazı malzemelerin ikamesi mümkünken, bazıları için bu ikame söz konusu değildir. Bu nedenle mevcut metal
kaynakları hayati bir önem taşımaktadır. Bazı metallerin rezervleri hâlâ boldur. Ancak
bazılarının tükenmek üzere olduğu unutulmamalıdır. Bunlar bakır, kurşun, çinko, nikel, cıva, manganez, altın, gümüş, kalay vs. Bu metallerin başlıcaları çok sınırlı bölgelerde çıkarılabilmektedir. Bu metallerin dışında gübrelerin ve diğer kimyasal ürünlerin
imalâtında kullanılan mineral ham maddeler ve ametalik mineral inşaat malzemeleri de
modern bir ekonominin işleyişi için gereklidir ve toplumun her üyesini doğrudan ya da
dolaylı yoldan etkilerler. Doğru yanıt A şıkkıdır.
Soru 68
Aşağıdaki sorunlardan hangisi global çevre kirliliğinin temel sorunları arasında gösterilebilir?
Seçenekler
A
AIDS'in yaygınlaşması
B
Doğal kaynakların üretim ve tüketim süreçlerindeki yanlış kullanım
C
Kloroflorokarbon kullanımı
D
Yeterli sayıda ağaçlandırma yapılmaması
E
Fosil yakıtların kullanımı
Açıklama:
Çevre sorunları günümüz toplumlarının gündeminde bulunan en önemli konudur. Çevre
kirlenmesi ve doğal kaynakların üretim ve tüketim süreçlerindeki yanlış kullanım sonucu yok olması, çevre sorunlarının kaynağını oluşturmaktadır. Çevredeki bozulma ve tüketmenin hızı, boyutları ve nedenleri çevre politikalarının ekonomik politikalarla örtüşmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Çevresel kavram ve öncelikler hem ekonomik ve sosyal politikaların hem de günlük ekonomik düşünce ve yaklaşımlarımızın temel parçası haline gelmelidir. Doğru yanıt B şıkkıdır.
kirlenmesi ve doğal kaynakların üretim ve tüketim süreçlerindeki yanlış kullanım sonucu yok olması, çevre sorunlarının kaynağını oluşturmaktadır. Çevredeki bozulma ve tüketmenin hızı, boyutları ve nedenleri çevre politikalarının ekonomik politikalarla örtüşmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Çevresel kavram ve öncelikler hem ekonomik ve sosyal politikaların hem de günlük ekonomik düşünce ve yaklaşımlarımızın temel parçası haline gelmelidir. Doğru yanıt B şıkkıdır.
Soru 69
Aşağıdakilerden hangisi Sürdürülebilir Kalkınma Modeli'nin amaçları arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Ekosistemlerin korunması
B
Global ve ulusal ölçekteki iklim değişiminin dengelenmesi
C
Dünyanın biyolojik çeşitliliğinin korunması
D
Gelişmiş ülkelerin ham maddeye daha kolay ulaşabilmesi
E
Doğal kaynak israfına son verilmesi
Açıklama:
• Temel ekolojik dengelerin korunması,
• Ekosistemlerin korunması,
• Kirletmeyi minimize edici teknolojileri geliştirerek ve kullanarak Çevresel Etki
Değerlendirme yöntemiyle insan faaliyetlerinin çevresel sonuçlarını belirleyerek
önlem alınmasının sağlanması,
• Üretim girdileri ve ürünlerin fiyatlandırılmasını uygun bir şekilde yaparak ekonomik araçlar yardımıyla çevre korumacılığının özendirilmesi,
• Global ve ulusal ölçekteki iklim değişiminin dengelenmesi,
• Tarımsal etkinliklerin kirlenmeyi önleme ve toprağın korunması gibi önlemler alarak yapılması,
• Enerjiyi özellikle imalat sektöründe ve genel tüketim alanlarında sadece zorunlu
minimum miktarlarda kullanan teknolojileri benimseyerek, kalkınmanın bir ölçüsü olarak kişi başına tüketimi artırma amacı yerine, birim ürün başına asgari enerji
kullanarak üretim yapabilecek ulusal plan ve programların hazırlanması,
• Dünyanın biyolojik çeşitliliğinin korunması,
• Doğal kaynak israfına son verilmesi.
Verilen maddeler kalkınma modelinin amaçlarıdır. Doğru yanıt D şıkkıdır.
• Ekosistemlerin korunması,
• Kirletmeyi minimize edici teknolojileri geliştirerek ve kullanarak Çevresel Etki
Değerlendirme yöntemiyle insan faaliyetlerinin çevresel sonuçlarını belirleyerek
önlem alınmasının sağlanması,
• Üretim girdileri ve ürünlerin fiyatlandırılmasını uygun bir şekilde yaparak ekonomik araçlar yardımıyla çevre korumacılığının özendirilmesi,
• Global ve ulusal ölçekteki iklim değişiminin dengelenmesi,
• Tarımsal etkinliklerin kirlenmeyi önleme ve toprağın korunması gibi önlemler alarak yapılması,
• Enerjiyi özellikle imalat sektöründe ve genel tüketim alanlarında sadece zorunlu
minimum miktarlarda kullanan teknolojileri benimseyerek, kalkınmanın bir ölçüsü olarak kişi başına tüketimi artırma amacı yerine, birim ürün başına asgari enerji
kullanarak üretim yapabilecek ulusal plan ve programların hazırlanması,
• Dünyanın biyolojik çeşitliliğinin korunması,
• Doğal kaynak israfına son verilmesi.
Verilen maddeler kalkınma modelinin amaçlarıdır. Doğru yanıt D şıkkıdır.
Soru 70
Aşağıdakilerden hangisinin arttırılması besin yeterliliğinin de artmasına neden olur?
Seçenekler
A
Ekilebilir arazilerin artması
B
Şehirleşmenin artması
C
Nüfusun artması
D
Metropollerin artması
E
Tekonolojik gelişmelerin artması
Açıklama:
Bugün dünyadaki toprakların sadece %36’sı yiyecek üretimi için kullanılabilmektedir.
Bu oranın üçte ikisi karakteristik olarak hektar başına yetersiz ürün veren sabit otlaklara ayrılmıştır. %11’lik bir oran ise orman alanlarından oluşmaktadır. İşlenebilir tarlalar çoğunlukla Asya, Kuzey Amerika ve Doğu Avrupa’dadır. Eğer tarım arazileri gerekli ölçüde artırılırsa arz talep dengesi daha kolay bir şekilde kurulabilir, üretim tüketimi karşılayacak seviyelere gelebilir. Doğru yanıt A şıkkıdır.
Bu oranın üçte ikisi karakteristik olarak hektar başına yetersiz ürün veren sabit otlaklara ayrılmıştır. %11’lik bir oran ise orman alanlarından oluşmaktadır. İşlenebilir tarlalar çoğunlukla Asya, Kuzey Amerika ve Doğu Avrupa’dadır. Eğer tarım arazileri gerekli ölçüde artırılırsa arz talep dengesi daha kolay bir şekilde kurulabilir, üretim tüketimi karşılayacak seviyelere gelebilir. Doğru yanıt A şıkkıdır.
Soru 71
Teknoloji etkisiyle artırılabilen doğal kaynaklar aşağıdaki seçeneklerden hangisi olarak adlandırılır ?
Seçenekler
A
Yeni kaynaklar
B
Teknolojik kaynaklar
C
Doğal kaynaklar
D
Yenilenebilir kaynaklar
E
Doğal ve teknolojik kaynaklar
Açıklama:
Teknoloji etkisiyle artırılabilen doğal kaynaklar “yenilenebilir kaynaklar” olarak adlandırılır. Yenilenebilir kaynaklar kendi kendilerine veya insanlar tarafından çoğaltabilirler. Doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 72
Cümleyi en uygun seçenekle tamamlayınız :
Doğal kaynakların potansiyel rezervlerinin tahmini çok kolay olmasa da çıkarılan ve dünya piyasasına arz edilen doğal kaynaklara bakıldığında, bu rezervlerin … söylemek mümkündür.
Doğal kaynakların potansiyel rezervlerinin tahmini çok kolay olmasa da çıkarılan ve dünya piyasasına arz edilen doğal kaynaklara bakıldığında, bu rezervlerin … söylemek mümkündür.
Seçenekler
A
Azaldığını
B
Arttığını
C
Sabit kaldığını
D
Hafifçe azaldığını
E
Hafifçe arttığını
Açıklama:
Doğal kaynakların potansiyel rezervlerinin tahmini çok kolay olmasa da çıkarılan ve dünya piyasasına arz edilen doğal kaynaklara bakıldığında, bu rezervlerin azaldığını söylemek oldukça kolaydır. Doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 73
Dünyanın yiyecek arzının ne kadarı tarımdan elde edilmektedir ?
Seçenekler
A
%59’u
B
%69’u
C
%79’u
D
%89’u
E
%99’u
Açıklama:
Dünyanın yiyecek arzının %99’u tarımdan, %0,7’si ise denizden elde edilmektedir. Doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 74
Cümleyi en uygun seçenekle tamamlayınız
Muhtemelen bugün kullanılan toprağı iki katına çıkarmak mümkün, ancak kullanılmayan toprakların, kullanılabileceklerle … olması temel sorundur.
Muhtemelen bugün kullanılan toprağı iki katına çıkarmak mümkün, ancak kullanılmayan toprakların, kullanılabileceklerle … olması temel sorundur.
Seçenekler
A
Farklı nitelikte
B
Aynı bölgede
C
Benzer özellikte
D
Farklı iklimlerde
E
Farklı ülkelerde
Açıklama:
Muhtemelen bugün kullanılan toprağı iki katına çıkarmak mümkün, ancak kullanılmayan toprakların, kullanılabileceklerle aynı bölgede olması temel sorundur. Doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 75
Denizlerden elde edilen yiyecek arzının, dünya nüfus artış oranına ayak uydurması neden olanaksız gözükmektedir ?
Seçenekler
A
Yiyecek ihtiyacının küçük bir bölümünü karşılayabilmektedir.
B
Kişiler tarafından çok az tercih edilmektedir.
C
Doğal dengeye zarar vermektedir.
D
Küresel ısınma sürekli hale gelmesini engellemektedir.
E
Çevre kirliliği besinleri insanlara zararlı hale getirmektedir.
Açıklama:
Bir yiyecek arzı kaynağı olarak denizler, dünya yiyecek ihtiyacının küçük bir bölümünü karşılayabilmektedir. Bu nedenle de denizlerden elde edilen yiyecek arzının, dünya nüfus artış oranına ayak uydurması olanaksız gözükmektedir. Doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 76
Dünya gıda arzı ve talebindeki dalgalanmaların temel nedenlerini aşağıdaki nedenlerden hangilerinde aramak mümkündür.
I- Doğal nedenler ve iklim değişikliği
II- Enerji kaynakları ve girdi kaynaklarındaki fiyat artışları
III- Nüfus artışı
IV- Gıda ürünlerinin alternatif kullanım alanlarının gelişmesi
I- Doğal nedenler ve iklim değişikliği
II- Enerji kaynakları ve girdi kaynaklarındaki fiyat artışları
III- Nüfus artışı
IV- Gıda ürünlerinin alternatif kullanım alanlarının gelişmesi
Seçenekler
A
I, II
B
II, III
C
III, IV
D
II, III, IV
E
I, II, III, IV
Açıklama:
Dünya gıda arzı ve talebindeki dalgalanmaların temel nedenlerini doğal nedenler ve iklim değişikliği, enerji kaynakları ve girdi kaynaklarındaki fiyat artışları, nüfus artışı, gıda ürünlerinin alternatif kullanım alanlarının gelişmesinde aramak mümkündür. Doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 77
Bugün dünyanın yaklaşık % kaçı şiddetli beslenme eksikliği sorunu ile karşı karşıyadır ?
Seçenekler
A
5
B
10
C
15
D
20
E
25
Açıklama:
Bugün dünyanın yaklaşık %10’u şiddetli beslenme eksikliği sorunu ile karşı karşıyadır. Doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 78
Cümleyi en uygun seçenekle tamamlayınız:
Muhtemel enerji kaynaklarının potansiyel durumu analiz edildiğinde petrol üretimi bu yüzyılda …
Muhtemel enerji kaynaklarının potansiyel durumu analiz edildiğinde petrol üretimi bu yüzyılda …
Seçenekler
A
Zirvede olacaktır.
B
Bitecektir.
C
Yavaşlayacaktır.
D
Hızlanacaktır.
E
Değişmeyecektir.
Açıklama:
Muhtemel enerji kaynaklarının potansiyel durumu analiz edildiğinde petrol üretimi bu yüzyılda da zirvede olacaktır. Doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 79
Cümleyi en uygun seçenekle tamamlayınız:
1965’ten 2010’lara kadar var olan trend ve 2035’e kadar bu trendin geleceği ile ilgili yapılan tahminlere göre, gazın enerji kaynakları arasındaki payının … anlaşılmaktadır.
1965’ten 2010’lara kadar var olan trend ve 2035’e kadar bu trendin geleceği ile ilgili yapılan tahminlere göre, gazın enerji kaynakları arasındaki payının … anlaşılmaktadır.
Seçenekler
A
Azaldığı
B
Hafifçe azaldığı
C
Sabit kaldığı
D
Hafifçe arttığı
E
Arttığı
Açıklama:
1965’ten 2010’lara kadar var olan trend ve 2035’e kadar bu trendin geleceği ile ilgili yapılan tahminlere göre, gazın enerji kaynakları arasındaki payının arttığı, ancak kömür ve petrolün payının giderek azaldığı anlaşılmaktadır. Doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 80
Belli bir kaynaktan atmosfere bırakılan kirleticilerin, havanın doğal bileşimini bozarak, onu canlılara ve eşyaya zarar verecek bir yapıya dönüştürmesine ne ad verilir ?
Seçenekler
A
Çevre kirliliği
B
Atmosfer kirliliği
C
Hava kirliliği
D
Kaynak kirliliği
E
Yapı kirliliği
Açıklama:
Belli bir kaynaktan atmosfere bırakılan kirleticilerin, havanın doğal bileşimini bozarak, onu canlılara ve eşyaya zarar verecek bir yapıya dönüştürmesine hava kirliliği denir. Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 81
I. Gıda
II. Enerji
III. Endüstriyel ham madde
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri nüfus artışının devam etmesi ile dünya kapasitesinin yetip yetmeyeceği sorusunu akla getiren alanlardandır?
II. Enerji
III. Endüstriyel ham madde
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri nüfus artışının devam etmesi ile dünya kapasitesinin yetip yetmeyeceği sorusunu akla getiren alanlardandır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II, III
Açıklama:
Nüfus artışının devam etmesi içinde bulunduğumuz yüzyılda gıda, enerji ve endüstriyel
ham maddelerin karşılanmasında dünya kapasitesinin yetip yetmeyeceği sorusunu akla
getiriyor.
ham maddelerin karşılanmasında dünya kapasitesinin yetip yetmeyeceği sorusunu akla
getiriyor.
Soru 82
I. Ekonomik döngülerden refah dönemlerinde tüketim artışı yaşanır.
II. Tüketim artışı çevresel baskıların artmasına neden olur.
III. Fiziki kaynakların mevcut arzının artması tüketim artışıyla olur.
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri doğrudur?
II. Tüketim artışı çevresel baskıların artmasına neden olur.
III. Fiziki kaynakların mevcut arzının artması tüketim artışıyla olur.
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II, III
Açıklama:
Ekonomik döngülerden refah dönemlerinde tüketim artışı yaşanır ve bu atış fiziki kaynakların
mevcut arzının azalmasına ve çevresel baskıların artmasına neden olur.
mevcut arzının azalmasına ve çevresel baskıların artmasına neden olur.
Soru 83
I. Bir kaynağın, kaynak olarak tanımlanabilmesi için insanlar tarafından keşfedilmesi gerekir.
II. Bir kaynağı neyin oluşturduğu konusundaki anlayışı teknolojik gelişme değiştirir.
III. Belirli veya sabit herhangi bir şeyi kaynak olarak niteleriz.
Kaynakla ilgili verilen bilgilerden hangisi ya da hangileri doğrudur?
II. Bir kaynağı neyin oluşturduğu konusundaki anlayışı teknolojik gelişme değiştirir.
III. Belirli veya sabit herhangi bir şeyi kaynak olarak niteleriz.
Kaynakla ilgili verilen bilgilerden hangisi ya da hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II, III
Açıklama:
Bir kaynağı neyin oluşturduğu konusundaki anlayışı teknolojik gelişme değiştirir. Aslında kaynak kavramı, insanların ihtiyaçları olduğu zaman alıp kullanabilecekleri yararlı ve gerekli her şeyi ifade etmektedir. Bu belirli veya sabit herhangi bir şeyi kaynak olarak belirtmemektedir. Aslında bir kaynağın, kaynak olarak tanımlanabilmesi için insanlar tarafından keşfedilmesi gerekir. Bu nedenle, kaynak olarak sınıflandırdığımız şeyler, anlayışımıza veya yeni teknolojiye, hatta yüksek fiyatların bunların sömürülmesini olası hâle
getirmesine göre değişebilir.
getirmesine göre değişebilir.
Soru 84
Aşağıdakilerden hangisi yiyecek üretimi yetersiz ülkeler arasında değildir?
Seçenekler
A
Afrika kıtası ülkeleri
B
Kuzey Asya ülkeleri
C
Latin Amerika ülkeleri
D
Orta Asya’da petrol ihraç eden ülkeler
E
Pasifik kıyısındaki ülkeler
Açıklama:
Yiyecek üretimi yetersiz ülkeler iki ana gruba ayrılır. Birinci grup, Orta Asya’da petrol ihraç eden ülkeler ile Pasifik kıyısındaki ülkelerdir. Diğer grup ise gerekli olan yiyecek ihtiyaçlarını satın alamayacak kadar fakir olan az gelişmiş ülkelerden oluşmaktadır. Bu ülkeler Afrika Kıtasında, Güney Asya ve Latin Amerika’da kümeleşmektedirler.
Soru 85
Bugün dünyadaki toprakların yüzde kaçı yiyecek üretimi için kullanılabilmektedir?
Seçenekler
A
%14
B
%21
C
%28
D
%36
E
%42
Açıklama:
Bugün dünyadaki toprakların sadece %36’sı yiyecek üretimi için kullanılabilmektedir.
Soru 86
I. Nüfus artışı
II. İklim değişikliği
III. Gıda ürünlerinin alternatif kullanım alanlarının gelişmesi
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri dünya gıda arzı ve talebindeki dalgalanmaların temel nedenleri arasında gösterilebilir?
II. İklim değişikliği
III. Gıda ürünlerinin alternatif kullanım alanlarının gelişmesi
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri dünya gıda arzı ve talebindeki dalgalanmaların temel nedenleri arasında gösterilebilir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II, III
Açıklama:
Dünya gıda arzı ve talebindeki dalgalanmaların temel nedenlerini doğal nedenler ve iklim değişikliği, enerji kaynakları ve girdi kaynaklarındaki fiyat artışları, nüfus artışı, gıda ürünlerinin alternatif kullanım alanlarının gelişmesinde aramak mümkündür.
Soru 87
Aşağıdakilerden hangisi ham petrol rezerv yoğunlaşması bulunan ülkeler arasında gösterilmez?
Seçenekler
A
Cezayir
B
Endonezya
C
İran
D
Kolombiya
E
Venezüella
Açıklama:
Ham petrolün kanıtlanmış rezervleri yaygındır. Fakat bu rezervlerin dünya genelinde dağılımı eşit değildir. Rezerv yoğunlaşmaları çoğu OPEC’e üye olan az gelişmiş bir kaç ülkededir.
OPEC üyelerinin çoğu Orta Doğu’da (İran, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt
ve Irak), Kuzey ve Batı Afrika (Cezayir, Nijerya, Gabon ve Libya) ve bir kaçı ise (Endonezya)
Güney Afrika’da ve Güney Amerika’dadır (Venezüella ve Ekvator) (Berry v.d., 1987, s. 108).
OPEC üyelerinin çoğu Orta Doğu’da (İran, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt
ve Irak), Kuzey ve Batı Afrika (Cezayir, Nijerya, Gabon ve Libya) ve bir kaçı ise (Endonezya)
Güney Afrika’da ve Güney Amerika’dadır (Venezüella ve Ekvator) (Berry v.d., 1987, s. 108).
Soru 88
I. Yüksek enerji fiyatları ekonomik resesyonu hızlandırır.
II. Uzun dönemde enerji talebinin fiyat esnekliği her zaman düşüktür.
III. Kısa dönemde gelişmiş ülkelerde enerji talebinin fiyat esnekliği yüksektir.
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri doğrudur?
II. Uzun dönemde enerji talebinin fiyat esnekliği her zaman düşüktür.
III. Kısa dönemde gelişmiş ülkelerde enerji talebinin fiyat esnekliği yüksektir.
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II, III
Açıklama:
Kısa dönemde gelişmiş ülkelerde enerji talebinin fiyat esnekliği düşüktür. Yani fiyattaki bir artış, hemen talebi azaltıp ucuz tüketim kaynaklarına tüketiciyi yönlendiremez. Tüketiciler, fazla yakıt tüketen büyük otomobillerini, hemen az yakıt tüketen küçük otomobillerle değiştirmezler. Aynı şekilde fabrikalar yeni makinalara geçmez, ev sahipleri de evlerini izole etmeye çalışmazlar. Ancak yüksek enerji fiyatları 1970’li yıllarda olduğu gibi ekonomik resesyonu hızlandırır. Uzun dönemde enerji talebinin fiyat esnekliği yüksek olabilir. Üretim sürecinde az enerji tüketen teknolojilerin geliştirilmesi bu saptamayı doğrular.
Soru 89
I. Kentleşme
II. Kâğıt endüstrisi
III. Madencilik
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri su rezervlerinde kirliliğe neden olmaktadır?
II. Kâğıt endüstrisi
III. Madencilik
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri su rezervlerinde kirliliğe neden olmaktadır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II, III
Açıklama:
Tatlı su dünyanın birçok yerinde tükenen kaynaklardan biridir. Orman tahribatı, kentleşme, çiftçilik, madencilik ve kâğıt endüstrisi su rezervlerinde kirliliğe neden olmaktadır.
Soru 90
I. Koşulların köklü bir şekilde düzeltilmesinin gerekliliği
II. Ekonomik büyümenin sınırlarını algılamamızı
III. Ekonomik ve politik problemlerin yanı sıra insanlığın da problemler yaşayacağını bilmemiz gerektiğini
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri doğal kaynaklarımızın tükenmesinin birey olarak bize hatırlayatacağı şeyler arasındadır?
II. Ekonomik büyümenin sınırlarını algılamamızı
III. Ekonomik ve politik problemlerin yanı sıra insanlığın da problemler yaşayacağını bilmemiz gerektiğini
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri doğal kaynaklarımızın tükenmesinin birey olarak bize hatırlayatacağı şeyler arasındadır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II, III
Açıklama:
Doğal kaynaklarımızın tükenmesi birey olarak bize neyi ifade eder? İlk bakışta, dünyamızın karşılaşmakta olduğu en kötü darboğazın varlığını anlamamıza doğru büyük bir adım atmayı, ekonomik büyümenin sınırlarını algılamamızı sağlayabilir. Bu ise ilk olarak insanlık ve dünyanın içinde bulunduğu koşulların köklü bir şekilde düzeltilmesinin ancak ve ancak dünya çapında uzun dönemi göz önüne alan bir iş birliği ile gerçekleşebileceğini ifade eder. İkinci olarak, vaktinde karar almamanın maliyetinin ekonomik ve politik olarak değil, insanın ıstırap çekmesi açısından da çok yüksek olacağını hatırlatır.
Soru 91
Aşağıdakilerden hangisi yenilenebilir kaynaklar grubuna girer?
Seçenekler
A
Akarsu
B
Rüzgar
C
Mineraller
D
Sular
E
Ormanlar
Açıklama:
Ormanlar, balıklar, hayvan sürüleri ve bunlar gibi canlı kaynaklar, yenilenebilirlere örnek
verilebilir. Hatta toprak bile bazı istisnalar dışında tekrar kazanılabilir.
verilebilir. Hatta toprak bile bazı istisnalar dışında tekrar kazanılabilir.
Soru 92
Aşağıdakilerden hangisi akışkan kaynaklar grubuna girmez?
Seçenekler
A
Akarsu
B
Rüzgar
C
Mineraller
D
Sular
E
Işınlar
Açıklama:
Akarsu, rüzgâr, okyanus dalgaları ve sular, ışınlar ve bunlar gibi kaynaklar akışkan
kaynaklar sınıfına girerler. Genelde bunlar tükenmez fakat bulunduklarında kullanılırlar.
kaynaklar sınıfına girerler. Genelde bunlar tükenmez fakat bulunduklarında kullanılırlar.
Soru 93
Halkın gıda malı ihtiyaçları ve toprağın bu ihtiyaçları karşılama kapasitesi arasındaki uçurumun daha da büyüyeceğini söyleyen iktisatçı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Keynes
B
Malthus
C
J.B. Say
D
Ricardo
E
Friedman
Açıklama:
Nüfus artışına karşın dünyanın yeterli yiyecek sağlama kapasitesi, bugün olduğu kadar Malthus’un zamanında da tartışılan bir konuydu. Malthus halkın gıda malı ihtiyaçları ve toprağın bu ihtiyaçları karşılama kapasitesi arasındaki uçurumun daha da büyüyeceğini tahmin ediyordu. Bunun sonucunda ise açlığın ve yoksulluğun, kıtlık ve hastalık dolayısıyla kitle hâlinde ölümlerin artmasından ve sosyal dokunun parçalanmasından korkmaktaydı.
Soru 94
Dünya yiyecek arzının ne kadara denizlerden elde edilmektedir?
Seçenekler
A
%0,3
B
%0,5
C
%0,7
D
%0,9
E
%0,12
Açıklama:
Dünyanın yiyecek arzının %99’u tarımdan, %0,7’si ise denizden elde edilmektedir.
Soru 95
Bugün dünyanın yüzde kaçı şiddetli beslenme eksikliği sorunu ile karşı karşıyadır?
Seçenekler
A
5
B
10
C
20
D
40
E
50
Açıklama:
Bugün dünyanın yaklaşık %10’u şiddetli beslenme eksikliği sorunu ile karşı karşıyadır.
Soru 96
Aşağıdakilerden hangisi Orta Doğu'da yer alan OPEC ülkelerinden biri değildir?
Seçenekler
A
İran
B
Suudi Arabistan
C
Kuveyt
D
Cezayir
E
Irak
Açıklama:
Cezayir OPEC'te yer alan Kuzey ve Batı Afrika ülkelerinden biridir.
Soru 97
Global ısınmaya göre 2100 yılında kaç dereceler arasında bir ısınma tehlikesi beklenmektedir?
Seçenekler
A
1-3,5
B
2-4
C
3-5
D
4-6,5
E
7-8,5
Açıklama:
Global bir seraya dönmekte olan dünya, önlem alınmadığı takdirde 2100 yılında 1,0°C ile 3,5°C arasında ısınma tehlikesi ile karşı karşıyadır.
Soru 98
2100 yılında denizlerin ne kadar yükselmesi beklenmektedir?
Seçenekler
A
5 ile 80 cm arası
B
10 ile 85 cm arası
C
15 ile 95 cm arası
D
20 ile 95 cm arası
E
25 ile 100 cm arası
Açıklama:
Global ısınmanın etkisi öncelikle kutup halkalarındaki erime sonucu denizlerin yükselmesiyle ortaya çıkar. 2100 yılında denizlerin 15 ile 95 cm arasında yükselmesi beklenmektedir.
Soru 99
Aşağıdakilerden hangisi sürdürülebilir kalkınma modelinin amaçlarından biri değildir?
Seçenekler
A
Temel ekolojik dengelerin korunması
B
Eko sistemlerin korunması
C
Global ve ulusal ölçekteki iklim değişiminin dengelenmesi
D
Hayvan türü çeşitliliğinin korunması
E
Doğal kaynak israfına son verilmesi
Açıklama:
Bununla birlikte sürdürülebilir Kalkınma Modeli şu amaçları da içermelidir
• Temel ekolojik dengelerin korunması,
• Ekosistemlerin korunması,
• Kirletmeyi minimize edici teknolojileri geliştirerek ve kullanarak Çevresel Etki
Değerlendirme yöntemiyle insan faaliyetlerinin çevresel sonuçlarını belirleyerek
önlem alınmasının sağlanması,
• Üretim girdileri ve ürünlerin fiyatlandırılmasını uygun bir şekilde yaparak ekonomik araçlar yardımıyla çevre korumacılığının özendirilmesi,
• Global ve ulusal ölçekteki iklim değişiminin dengelenmesi,
• Tarımsal etkinliklerin kirlenmeyi önleme ve toprağın korunması gibi önlemler alarak yapılması,
• Enerjiyi özellikle imalat sektöründe ve genel tüketim alanlarında sadece zorunlu
minimum miktarlarda kullanan teknolojileri benimseyerek, kalkınmanın bir ölçüsü olarak kişi başına tüketimi artırma amacı yerine, birim ürün başına asgari enerji
kullanarak üretim yapabilecek ulusal plan ve programların hazırlanması,
• Dünyanın biyolojik çeşitliliğinin korunması,
• Doğal kaynak israfına son verilmesi
• Temel ekolojik dengelerin korunması,
• Ekosistemlerin korunması,
• Kirletmeyi minimize edici teknolojileri geliştirerek ve kullanarak Çevresel Etki
Değerlendirme yöntemiyle insan faaliyetlerinin çevresel sonuçlarını belirleyerek
önlem alınmasının sağlanması,
• Üretim girdileri ve ürünlerin fiyatlandırılmasını uygun bir şekilde yaparak ekonomik araçlar yardımıyla çevre korumacılığının özendirilmesi,
• Global ve ulusal ölçekteki iklim değişiminin dengelenmesi,
• Tarımsal etkinliklerin kirlenmeyi önleme ve toprağın korunması gibi önlemler alarak yapılması,
• Enerjiyi özellikle imalat sektöründe ve genel tüketim alanlarında sadece zorunlu
minimum miktarlarda kullanan teknolojileri benimseyerek, kalkınmanın bir ölçüsü olarak kişi başına tüketimi artırma amacı yerine, birim ürün başına asgari enerji
kullanarak üretim yapabilecek ulusal plan ve programların hazırlanması,
• Dünyanın biyolojik çeşitliliğinin korunması,
• Doğal kaynak israfına son verilmesi
Soru 100
Bitkileri, hayvanları ve diğer organizmaları kapsamakla kalmayıp her bir tür içindeki genetik stokları ve ekosistemlerin çeşitliliğinin korunmasını kapsayan sürdürülebilir kalkınmayı destekleyen çevresel politika aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Yaşam destek sistemlerinin korunması
B
Dünyanın taşıma kapasitesi içinde kalmak
C
Yenilenemez kaynaklar
D
Yenilenebilir kaynakların kullanımının sürdürülebilir olmasının sağlanması
E
Biyolojik çeşitliliğin korunması
Açıklama:
Biyolojik çeşitliliğin korunması: Bu sadece bitkileri, hayvanları ve diğer organizmaları kapsamakla kalmayıp her bir tür içindeki genetik stokları ve ekosistemlerin çeşitliliğinin korunmasını da kapsar.
Soru 101
Aşağıdakilerden hangisi ekonomik faaliyet düzeyinde meydana gelen devresel değişimlerin, kamuoyunun kaynak kullanımı ile ilgili sorunları algılamasında karmaşaya yol açmasına örnektir?
Seçenekler
A
Refah dönemlerinde tüketimin artması ve kaynak arzının azalması
B
Durgunluk dönemlerinde tüketimin azalması ve kıtlık sorununun artması
C
Refah dönemlerinde tüketimin azalması ve kaynak arzının azalması
D
Refah dönemlerinde çevresel sorunların ve kaynak arzının azalması
E
Durgunluk dönemlerinde tüketimin artması ve temel mal ihtiyacının karşılanamaması
Açıklama:
Kaynaklar Üzerinde Büyüyen Baskılar
Ekonomik faaliyet düzeyindeki devresel değişmeler, nüfus artışı ile kaynak kullanımı arasındaki ilişkinin analizini güçleştirir. Üstelik bu değişmeler kamuoyunun bu sorunları algılamasında karmaşaya yol açar ve devletin bu sorunlara çözüm olarak getireceği önerileri de zaafa uğratır. Refah dönemleri tüketim artısına neden olarak fiziki kaynakların mevcut arzının azalmasına ve çevresel baskıların artmasına neden olur. Böylece insanlar kaynakların sınırlı olduğunun daha çabuk farkına varır. Bu durum, bu tür sorunlar üzerine yoğunlaşan araştırmaları artırır ve nihayet kıtlık ve artan fiyatların etkilerini mümkün olabilecek en düşük düzeyde tutmaya yönelik resmî önlemlerin artmasına neden olur. Çeşitli ekonomik durgunluk dönemleri incelendiğinde temel mallara olan talebin azaldığı, bu nedenle de bu malların fiyatlarının düştüğü ve daha önceki dönemler kadar olmasa da kıtlık sorununda bir azalmaya yol açtığı gözlenir. Genel kamuoyu ve resmî yöneticiler genellikle kaynak sorunlarını algılama biçimini kaybederler ve uzun dönemli araştırma ve geliştirme faaliyetleri de olumsuz olarak bu gelişmelerden nasibini alır
Ekonomik faaliyet düzeyindeki devresel değişmeler, nüfus artışı ile kaynak kullanımı arasındaki ilişkinin analizini güçleştirir. Üstelik bu değişmeler kamuoyunun bu sorunları algılamasında karmaşaya yol açar ve devletin bu sorunlara çözüm olarak getireceği önerileri de zaafa uğratır. Refah dönemleri tüketim artısına neden olarak fiziki kaynakların mevcut arzının azalmasına ve çevresel baskıların artmasına neden olur. Böylece insanlar kaynakların sınırlı olduğunun daha çabuk farkına varır. Bu durum, bu tür sorunlar üzerine yoğunlaşan araştırmaları artırır ve nihayet kıtlık ve artan fiyatların etkilerini mümkün olabilecek en düşük düzeyde tutmaya yönelik resmî önlemlerin artmasına neden olur. Çeşitli ekonomik durgunluk dönemleri incelendiğinde temel mallara olan talebin azaldığı, bu nedenle de bu malların fiyatlarının düştüğü ve daha önceki dönemler kadar olmasa da kıtlık sorununda bir azalmaya yol açtığı gözlenir. Genel kamuoyu ve resmî yöneticiler genellikle kaynak sorunlarını algılama biçimini kaybederler ve uzun dönemli araştırma ve geliştirme faaliyetleri de olumsuz olarak bu gelişmelerden nasibini alır
Soru 102
Aşağıdakilerden hangisi dünya tarım üretimi artışı için temel bir kaynaktır?
Seçenekler
A
Maden alanlarının kapatılması
B
Ormanlık alanlarda tarımsal faaliyetlerin artırılması
C
Mevcut toprak başına üretimi artırmak
D
Azgelişmiş ülkelerin tarım ihracatını teşvik
E
Kimyasal kullanımının yaygınlaşması
Açıklama:
Yiyecek Arzının Kaynakları
Dünya tarım üretimi artışı için iki temel kaynak mevcuttur. İlki ekili alanları genişletmek, ikincisi ise hektar başına üretimi artırmaktır. Muhtemelen bugün kullanılan toprağı iki katına çıkarmak mümkün, ancak kullanılmayan toprakların, kullanılabileceklerle aynı bölgede olması temel sorundur. Bu yüzden tarımda daha fazla yiyecek arzı için en iyi umut, işlenebilir toprakları genişletmek değil, var olanlarda verimi artırmaktır. Bunun için hektar başına daha fazla emek ve sermaye uygulamak gerekir. Kuzey Amerika, Batı Avrupa ve Japonya’daki teknolojik ilerlemeler bunu işaret etmektedir.
Dünya tarım üretimi artışı için iki temel kaynak mevcuttur. İlki ekili alanları genişletmek, ikincisi ise hektar başına üretimi artırmaktır. Muhtemelen bugün kullanılan toprağı iki katına çıkarmak mümkün, ancak kullanılmayan toprakların, kullanılabileceklerle aynı bölgede olması temel sorundur. Bu yüzden tarımda daha fazla yiyecek arzı için en iyi umut, işlenebilir toprakları genişletmek değil, var olanlarda verimi artırmaktır. Bunun için hektar başına daha fazla emek ve sermaye uygulamak gerekir. Kuzey Amerika, Batı Avrupa ve Japonya’daki teknolojik ilerlemeler bunu işaret etmektedir.
Soru 103
Dünya üzerinde açlığın temel sebebi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kuraklık
B
Su yetersizliği
C
Teknolojik yetersizlik
D
Fakirlik
E
Verimsiz topraklar
Açıklama:
Açlık Sorununun Sebepleri, Geleceği ve Sonuçları
Açlığın temel sebebi iddia edildiği gibi kuraklık değildir. Dünya genel olarak yeterli yiyecek arzına sahiptir. Bu arzı satın alabilecek güce sahip Japonya, diğer Asya ülkeleri ve bazı Avrupa ülkeleri iyi beslenebilmektedirler. Basit bir ifade ile buradan çıkartılabilecek sonuç, açlığın sebebinin kuraklık değil, fakirlik olduğudur.
Açlığın temel sebebi iddia edildiği gibi kuraklık değildir. Dünya genel olarak yeterli yiyecek arzına sahiptir. Bu arzı satın alabilecek güce sahip Japonya, diğer Asya ülkeleri ve bazı Avrupa ülkeleri iyi beslenebilmektedirler. Basit bir ifade ile buradan çıkartılabilecek sonuç, açlığın sebebinin kuraklık değil, fakirlik olduğudur.
Soru 104
Dünya petrol arzı üzerindeki baskıları azaltmanın yolu olarak görülen ve enerji kaynakları içerisinde payı artan alternatif kaynak aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kömür
B
Kimyasal yakıtlar
C
Elektrik
D
Nükleer
E
Doğal gaz
Açıklama:
Kaynak Kullanımı ve Tükenme Tehdidi
Dünya petrol arzı üzerindeki baskıları azaltmanın yolu, alternatif kaynak olan doğal gaza yönelmekten geçer. Kanıtlanmış petrol rezervleri son yıllarda azalmakla birlikte doğal gaz rezervleri artmaktadır. Son yıllarda enerji üretiminde doğalgaz tüketimi sanayileşmiş ülkelerde yaygınlaşmıştır. Ancak az gelişmiş ülkelerde bu yaygınlaşma zayıftır. 1965’ten 2035’e kadar olan trend ele alındığında, gazın enerji kaynakları arasındaki payının arttığı, ancak kömür ve petrolün payının giderek azaldığı izlenebilmektedir.
Dünya petrol arzı üzerindeki baskıları azaltmanın yolu, alternatif kaynak olan doğal gaza yönelmekten geçer. Kanıtlanmış petrol rezervleri son yıllarda azalmakla birlikte doğal gaz rezervleri artmaktadır. Son yıllarda enerji üretiminde doğalgaz tüketimi sanayileşmiş ülkelerde yaygınlaşmıştır. Ancak az gelişmiş ülkelerde bu yaygınlaşma zayıftır. 1965’ten 2035’e kadar olan trend ele alındığında, gazın enerji kaynakları arasındaki payının arttığı, ancak kömür ve petrolün payının giderek azaldığı izlenebilmektedir.
Soru 105
Modern ekonomik sistemin bütün sektörleri için vazgeçilmez durumda olan ve toplumun her üyesini doğrudan ya da dolaylı yoldan etkileyen bakır, kurşun, çinko, cıva ve manganez gibi kaynaklara ne isim verilir?
Seçenekler
A
Yenilenebilir kaynaklar
B
Endüstriyel hammaddeler
C
Nükleer kaynaklar
D
Hidro kaynaklar
E
Karbon hammaddeler
Açıklama:
Endüstriyel Hammaddeler
Yenilenemeyen kaynakların bir türü olan endüstriyel malzemeler modern ekonomik sistemin bütün sektörleri için vazgeçilemez durumdadır. Bazı malzemelerin ikamesi mümkünken, bazıları için bu ikame söz konusu değildir. Bu nedenle mevcut metal kaynakları hayati bir önem taşımaktadır. Bazı metallerin rezervleri hâlâ boldur. Ancak bazılarının tükenmek üzere olduğu unutulmamalıdır. Bunlar bakır, kursun, çinko, nikel, cıva, manganez, altın, gümüş, kalay vs. Bu metallerin başlıcaları çok sınırlı bölgelerde çıkarılabilmektedir. Bu metallerin dışında gübrelerin ve diğer kimyasal ürünlerin imalâtında kullanılan mineral ham maddeler ve ametalik mineral inşaat malzemeleri de modern bir ekonominin işleyişi için gereklidir ve toplumun her üyesini doğrudan ya da dolaylı yoldan etkilerler.
Yenilenemeyen kaynakların bir türü olan endüstriyel malzemeler modern ekonomik sistemin bütün sektörleri için vazgeçilemez durumdadır. Bazı malzemelerin ikamesi mümkünken, bazıları için bu ikame söz konusu değildir. Bu nedenle mevcut metal kaynakları hayati bir önem taşımaktadır. Bazı metallerin rezervleri hâlâ boldur. Ancak bazılarının tükenmek üzere olduğu unutulmamalıdır. Bunlar bakır, kursun, çinko, nikel, cıva, manganez, altın, gümüş, kalay vs. Bu metallerin başlıcaları çok sınırlı bölgelerde çıkarılabilmektedir. Bu metallerin dışında gübrelerin ve diğer kimyasal ürünlerin imalâtında kullanılan mineral ham maddeler ve ametalik mineral inşaat malzemeleri de modern bir ekonominin işleyişi için gereklidir ve toplumun her üyesini doğrudan ya da dolaylı yoldan etkilerler.
Soru 106
Atık gazların ve katı parçaların atmosfere girip yayılması ile ortaya çıkan hava kirliliği aşağıdaki hangi etkinin ürünüdür?
Seçenekler
A
Denizlerin kirlenmesi
B
Yerel faaliyetler
C
Akarsuların azalması
D
Enerji tüketimi
E
Orman tahribatı
Açıklama:
Çevresel Kirlenme
Fiziksel çevre üzerinde tehdit yaratan hava kirliliği enerji tüketiminin ürünüdür. En tehlikeli endüstriyel suçlular, büyük miktarlarda karbon monoksit, sülfür dioksit, nitrojen oksit ve havaya kül uçuran kâğıt hamuru ve kâğıt fabrikaları, demir ve çelik fabrikaları, petrol rafinerileri ve kimyasal tesislerdir. Bunların yanı sıra taşıtlar da unutulmamalıdır. Bunların yanında en temiz enerji çeşidi olan elektrik enerjisi tarımsal üretimde nitrojen oksitleri, kömür yakan tesislerle sülfür bileşikleri ve sülfürik asit oluşturmaktadır.
Fiziksel çevre üzerinde tehdit yaratan hava kirliliği enerji tüketiminin ürünüdür. En tehlikeli endüstriyel suçlular, büyük miktarlarda karbon monoksit, sülfür dioksit, nitrojen oksit ve havaya kül uçuran kâğıt hamuru ve kâğıt fabrikaları, demir ve çelik fabrikaları, petrol rafinerileri ve kimyasal tesislerdir. Bunların yanı sıra taşıtlar da unutulmamalıdır. Bunların yanında en temiz enerji çeşidi olan elektrik enerjisi tarımsal üretimde nitrojen oksitleri, kömür yakan tesislerle sülfür bileşikleri ve sülfürik asit oluşturmaktadır.
Soru 107
Global iklim değişikliği ve dünyanın her geçen gün ısınmasıyla karşı karşıya kalmamıza neden olan, gazların yoğunlaşarak güneş ışınlarının uzaya geri dönmesini engellediği etkiye ne isim verilir?
Seçenekler
A
Ozon tabakasının incelmesi
B
Çevresel kirlenme
C
Sera etkisi
D
Atmosfer etkisi
E
Nükleer kirlilik
Açıklama:
Global Isınma
Bütün dünyada başta CO2 olmak üzere diğer sera etkisi yapan gazların kontrolsüz şekilde artan emisyonları sonucu global iklim değişikliği ve dünyanın her geçen gün ısınmasıyla karşı karşıya kalmaktayız. Sera etkisi yapan gazlar, yoğunlaşarak güneş̧ ışınlarının uzaya geri dönmesini engellemektedir. Böylece global bir seraya dönmekte olan dünya, önlem alınmadığı takdirde 2100 yılında 1,0°C ile 3,5°C arasında ısınma tehlikesi ile karşı karşıyadır.
Bütün dünyada başta CO2 olmak üzere diğer sera etkisi yapan gazların kontrolsüz şekilde artan emisyonları sonucu global iklim değişikliği ve dünyanın her geçen gün ısınmasıyla karşı karşıya kalmaktayız. Sera etkisi yapan gazlar, yoğunlaşarak güneş̧ ışınlarının uzaya geri dönmesini engellemektedir. Böylece global bir seraya dönmekte olan dünya, önlem alınmadığı takdirde 2100 yılında 1,0°C ile 3,5°C arasında ısınma tehlikesi ile karşı karşıyadır.
Soru 108
Ekonomik kalkınma sürecinde çevre sorununun önemli hale gelmesiyle, hem çevreyi koruma hem de ekonomik kalkınmanın devamlılığını sağlamaya yönelik ortaya konan kavram nedir?
Seçenekler
A
Sürdürülebilir kalkınma
B
Global kalkınma
C
Çevreci kalkınma
D
Ekolojik kalkınma
E
Yerel kalkınma
Açıklama:
Global çevre sorunları sınır tanımamakta bütün dünyayı etkileyerek kalkınmanın sürdürülebilirliğini tehlikeye sokmaktadır. Bu nedenle tüm dünya gelecek nesillerin yaşamını tehlikeye atmadan kalkınmak amacındadır. Bu amaca yönelik olarak ekonomik kalkınma sürecinde çevre sorunu önemli hâle gelmiş̧ ve “Sürdürülebilir Kalkınma” bu önemi kavramlaştıran bir model olarak ortaya çıkmıştır. Bu model hem çevreyi koruma hem de ekonomik kalkınmanın devamını sağlayabilme prensibine dayanmaktadır. Bu amaçla ortaya atılan bu kavram ekonomik ve teknolojik faaliyetlerin, tüm dünyada hayatın devam etmesini sağlayan doğal kaynakları hiçbir şekilde tehlikeye sokmamasını esas almaktadır.
Soru 109
Dünyayı yaşanabilir kılan ekolojik süreçlerin devamlılığının sağlanması, dünya doğal sistemlerinin yapısını, işlevlerini ve çeşitliliğini korumayı düşünen hangi etkinlik içerisinde yer alır?
Seçenekler
A
Biyolojik çeşitliliğin korunması
B
Yenilenebilir kaynakların kullanımının sürdürülebilir olmasının sağlanması
C
Yenilenemez kaynakların kullanım yöntemlerinin etkinleştirilmesi
D
Dünyanın taşıma kapasitesi içerisinde kalmak
E
Yaşam destek sistemlerinin korunması
Açıklama:
Sürdürülebilir Kalkınmayı Destekleyici Çevresel Politikalar
Sürdürülebilir kalkınma anlayışı insanların tamamıyla bağımlı olduğu dünya doğal sistemlerinin yapısını, işlevlerini ve çeşitliliğini korumayı düşünen bir eylem gerektirir. Bunun sağlanabilmesi için “biyolojik çeşitliliğin korunması”, “yenilenebilir kaynakların kullanımının sürdürülebilir olmasının sağlanması”, “yenilenemez kaynakların kullanım yöntemlerinin etkinleştirilmesi”, “dünyanın taşıma kapasitesi içerisinde kalmak” ve “yaşam destek sistemlerinin korunması” şeklinde etkinliklerin yapılması gerekir. Yaşam destek sistemlerinin korunması dünyayı yaşanabilir kılan ekolojik süreçler olup, iklimi şekillendirir, hava ve suyu temizler, su akışını düzenler, gerekli elementlerin geri dönüşümünü sağlar, toprakları oluşturur, canlandırır ve ekosistemlerin kendilerini yenilemesini mümkün kılar.
Sürdürülebilir kalkınma anlayışı insanların tamamıyla bağımlı olduğu dünya doğal sistemlerinin yapısını, işlevlerini ve çeşitliliğini korumayı düşünen bir eylem gerektirir. Bunun sağlanabilmesi için “biyolojik çeşitliliğin korunması”, “yenilenebilir kaynakların kullanımının sürdürülebilir olmasının sağlanması”, “yenilenemez kaynakların kullanım yöntemlerinin etkinleştirilmesi”, “dünyanın taşıma kapasitesi içerisinde kalmak” ve “yaşam destek sistemlerinin korunması” şeklinde etkinliklerin yapılması gerekir. Yaşam destek sistemlerinin korunması dünyayı yaşanabilir kılan ekolojik süreçler olup, iklimi şekillendirir, hava ve suyu temizler, su akışını düzenler, gerekli elementlerin geri dönüşümünü sağlar, toprakları oluşturur, canlandırır ve ekosistemlerin kendilerini yenilemesini mümkün kılar.
Soru 110
Doğal sermaye miktarını sabit kabul ederek, doğal ve insan eliyle inşa edilmiş sermaye türlerinin birbirinin tamamlayıcısı olduğunun kabul edilmesi ne tür bir sürdürülebilirliğe işaret etmektedir?
Seçenekler
A
Zayıf sürdürülebilirlik
B
Güçlü sürdürülebilirlik
C
Sürdürülemezlik
D
Ekonomik sürdürülebilirlik
E
Tarımsal sürdürülebilirlik
Açıklama:
Sürdürülebilir Kalkınmayı Destekleyici Çevresel Politikalar
Doğal sermaye miktarını sabit kabul ederek, doğal ve insan eliyle inşa edilmiş sermaye türlerinin birbirinin tamamlayıcısı olduğunun kabul edilmesi güçlü sürdürülebilirliğe işaret ederken; toplam sermaye miktarını sabit kabul ederek doğal ve insan eliyle inşa edilmiş her türlü sermayeyi birbirinin ikamesi olarak görmek zayıf sürdürülebilirlik anlayışını göstermektedir.
Doğal sermaye miktarını sabit kabul ederek, doğal ve insan eliyle inşa edilmiş sermaye türlerinin birbirinin tamamlayıcısı olduğunun kabul edilmesi güçlü sürdürülebilirliğe işaret ederken; toplam sermaye miktarını sabit kabul ederek doğal ve insan eliyle inşa edilmiş her türlü sermayeyi birbirinin ikamesi olarak görmek zayıf sürdürülebilirlik anlayışını göstermektedir.
Ünite 3
Soru 1
İlk sanayileşme deneyimlerini başlatmış olan azgelişmiş ülkelerin yoğun baskısı 1965'te hangi örgütün kurulmasını sağlamıştır?
Seçenekler
A
Birleşmiş Milletler Sınai Kalkınma Örgütü
B
Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü
C
Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü
D
Birleşmiş Milletler Uluslararası Çalışma Örgütü
E
Birleşmiş Milletler Eğitim ve Bilim Örgütü
Açıklama:
İlk sanayileşme deneyimlerini başlatmış olan azgelişmiş ülkelerin yoğun baskısı, 1964’te Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD), 1965’te Birleşmiş Milletler Sınai Kalkınma Örgütü(UNIDO)’nün kurulmasını sağladı. Doğru yanıt A'dır.
Soru 2
- Araştırma ve geliştirme
- Bilimsel ve teknolojik altyapı
- İnsan kaynaklarının eğitimi ve gelişimi
Yukarıdakilerden hangileri kalkınmanın bileşenlerindendir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve II
E
I, II ve III
Açıklama:
Kalkınmanın başlıca üç bileşeni şunlardır: Araştırma ve Geliştirme (ARGE), bilimsel ve teknolojik altyapı ve insan kaynaklarının eğitimi ve gelişimi. 21. yüzyılda bu hedefe ayrılacak GSMH’nin en az yüzde biri gerçekçi bir rakamdı.Doğru yanıt E'dir.
Soru 3
İngiliz Sanayi Devrimi’nin İngiltere’ye sağladığı üstünlüğü bütün açıklığıyla ilk kavrayan, Alman İktisatçı kimdir?
Seçenekler
A
Fritz Neumark
B
Friedrich List
C
Adolph Wagner
D
Alexander Rüstow
E
Reinhard Selten
Açıklama:
İngiliz Sanayi Devrimi’nin İngiltere’ye sağladığı üstünlüğü bütün açıklığıyla ilk kavrayan, Alman İktisatçı Friedrich List’tir. Bu dönemde dünya pazarları, buna bağlı olarak ekonomik güç ve aynı anlama gelen sanayi gücü İngiltere’nin elindeydi (Göker, 1993, s. 16-19). Kuramsal alanda da Klasik İktisat öğretisi dünyaya egemendi. Bu öğretiye göre, hem dünya hem de ulusal pazarlarda serbest rekabet kapitalizminin sağladığı kusursuzözgürlük çerçevesinde yarışılmalı ve devlet ekonomiye müdahale etmemeliydi. List’e göre Almanya’nın uluslararası alanda, önerilen bu koşullar altında yarışı kabul edebilmesi için İngiltere’nin ve Fransa’nın sanayi gücüne erişmesi, onlarla eşit koşullara gelmesi gerekmekteydi. Sanayileşmiş ülkeler varken serbest ticaret koşulları altında genç ülkelerde sanayinin gelişmesine olanak yoktur. Bu nedenle List, genç sanayilerin korunmasını ister. Ancak List’in koruyuculuğu geçici ve seçici bir koruyuculuktur (Yılmaz, 1992, s. 105). List gerçekte serbest ticaret taraftarıdır, yalnız bu idealin çok sayıdaki ülkenin refah ve teknoloji bakımından eşit düzeyde olmaları hâlinde geçerli olabileceği düşüncesindedir. Doğru yanıt B'dir.
Soru 4
Japonya’da teknoloji ile ekonomik gelişme arasındaki bağı oluşturmak amacıyla kent kurmaya yönelik hangi programlar oluşturulmuştur?
Seçenekler
A
Araştırma ve Geliştirme programları
B
Kalkınma programları
C
Teknopolisler programları
D
Nanoteknoloji programları
E
Beyin göçü programları
Açıklama:
Japonya'da Teknoloji ile ekonomik gelişme arasındaki bağı oluşturacak kent devletler yani teknopolisler kurmaya yönelik teknopolisler programları oluşturulmuştur. Bu programın kapsadığı bölgelerde (Göker, 1993, s.23);
• Sanayi, araştırma üniversiteleri ve yerleşimin tümleşik bir politika çerçevesinde
geliştirilmesi,
• Yeni oluşacak teknopolisler ile bölgenin anakenti arasında sıkı bağların bulunması,
• Var olan sanayilerin teknoloji düzeylerinin yükseltilmesi ile yeni kurulacak yüksek
teknoloji sanayileri arasında dengeli bir gelişme sağlanması,
• Var olan sanayilere yüksek teknoloji transferi (ARGE Transferi) ve teknolojinin uç
alanlarında yaratıcı araştırmalar yapılması,
• Yüksek teknoloji araştırmalarında ve sanayinin gelişmesinde, bölge bazında özgünlük yaratılması amaçlanmaktadır.
Doğru yanıt C'dir.
• Sanayi, araştırma üniversiteleri ve yerleşimin tümleşik bir politika çerçevesinde
geliştirilmesi,
• Yeni oluşacak teknopolisler ile bölgenin anakenti arasında sıkı bağların bulunması,
• Var olan sanayilerin teknoloji düzeylerinin yükseltilmesi ile yeni kurulacak yüksek
teknoloji sanayileri arasında dengeli bir gelişme sağlanması,
• Var olan sanayilere yüksek teknoloji transferi (ARGE Transferi) ve teknolojinin uç
alanlarında yaratıcı araştırmalar yapılması,
• Yüksek teknoloji araştırmalarında ve sanayinin gelişmesinde, bölge bazında özgünlük yaratılması amaçlanmaktadır.
Doğru yanıt C'dir.
Soru 5
Aşağıdakilerden hangisi 1990'da imalat endüstrisinde en büyük paya sahip ülkedir?
Seçenekler
A
Almanya
B
İtalya
C
Fransa
D
ABD
E
Japonya
Açıklama:
1990 yılında, ABD, Japonya, Almanya, İtalya ve Fransa aynen bu sıra ile dünya imalat endüstrisinde en büyük paya (yaratılan katma değere göre) sahip 5 ülke idi. Doğru yanıt D'dir.
Soru 6
Aşağıdakilerden hangisi 2000 - 2011 döneminde dünyada imalat sektöründe en büyük paya sahip beş ülkeden birisi değildir?
Seçenekler
A
ABD
B
Çin
C
Fransa
D
Almanya
E
İtalya
Açıklama:
2000 yılına gelindiğinde dünyanın en büyük payına sahip 5 ülke liginde değişiklik olmuştur. Fransa imalat sektöründe en büyük paya sahip 5 ülkeden biri olma özelliğini kaybetmiş ve bu lige Çin girmiştir. Çin ile birlikte en tepedeki 5 ülkenin dünya ölçeğinde aldığı pay %61’e ulaşmıştır. Doğru yanıt C'dir.
Soru 7
Aşağıdaki seçeneklerden hangisinde sermayenin önemli olduğu sanayi toplumundan, enformasyonun önemli olduğu bilgi toplumuna geçen dünyada büyümenin en temel iki unsuru doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
Verimlilik ve inovasyon
B
Teknoloji ve üretim
C
Sanayi ve etkililik
D
Pazar payı ve iletişim
E
Entegrasyon ve bilişim
Açıklama:
Sermayenin önemli olduğu sanayi toplumundan, enformasyonun önemli olduğu bilgi toplumuna geçen dünyada, verimlilik ve inovasyon büyümenin en temel unsurları konumundadır. Doğru yanıt A'dır.
Soru 8
- Ticari dolaşım bağlantılarının artması
- Ticari korumaların artması
- Yeni sanayileşmiş ülkelerin ortaya çıkması
Yukarıdakilerden hangileri ulaşım sektörünün gelişmesine neden olan faktörlerdendir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
I ve II
D
I ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Özellikle dünya çapında dinamik haberleşme ve ticari dolaşım bağlantılarının artması, ticari korumaların azalması ve yeni sanayileşmiş ülkelerin ortaya çıkması ulaşım sektörünün gelişmesine neden olmaktadır. Doğru yanıt D'dir.
Soru 9
Aşağıdakilerden hangisi İkinci Dünya Savaşı sonrası bilim ve teknoloji arasındaki sınırın giderek belirsizleşmeye başlaması ile birlikte her ülkenin üstünlük sağlamak istediği teknolojilerden biri değildir?
Seçenekler
A
Enformasyon teknolojileri
B
Malzeme teknolojisi
C
Buhar teknolojisi
D
Nükleer teknoloji
E
Havacılık-Uzay teknolojisi
Açıklama:
İkinci Dünya Savaşı sonrası bilim ve teknoloji arasındaki sınırın giderek belirsizleşmeye başlaması ile birlikte her ülke;
• Enformasyon teknolojileri,
• Malzeme teknolojisi,
• Biyoteknoloji,
• Nükleer teknoloji,
• Havacılık-Uzay teknolojisi olarak belirlenen jenerik teknolojilerde üstünlük sağlamak istemiştir. Doğru yanıt C'dir.
• Enformasyon teknolojileri,
• Malzeme teknolojisi,
• Biyoteknoloji,
• Nükleer teknoloji,
• Havacılık-Uzay teknolojisi olarak belirlenen jenerik teknolojilerde üstünlük sağlamak istemiştir. Doğru yanıt C'dir.
Soru 10
1840 ile 1890 arası süren teknoloji değişim dönemi, hangi teknolojilerin öne çıktığı dönem olarak görülmektedir?
Seçenekler
A
Sulama ve su kanalları
B
Buhar gücü ve demiryolları
C
Elektrik ve kimya
D
Sentetik materyal ve kitle otomobil
E
Mikroelektronik ve bilgisayar
Açıklama:
1840 ile 1890 arasında 50 yıl kadar sürdüğü kabul edilen ikinci dönem buhar gücünün
ve demir yollarını dönemi olarak kabul edilebilir. Eğitim alanına bakıldığında yaygın olarak ilköğretimin önemsendiği bir dönemdir. Ekonomik sektörler için teknoloji enstitüleri bu dönemde kurulmaya başlanılmış ve makine ve inşaat alanındaki gelişmelere paralel biçimde bu alanda mühendis eğitimleri de önemli hâle gelmiştir. Buhar gücünün keşfi ile birçok makine bu şekilde enerji sağlarken, iletişim ve ulaşım alanlarında demir yollarının ve telgrafın altın çağı yaşanmıştır. Global ölçekte, en yaygın ve önemli olan faktörler artık pamuk yerine demir ve kömürdür. Doğru yanıt B'dir.
ve demir yollarını dönemi olarak kabul edilebilir. Eğitim alanına bakıldığında yaygın olarak ilköğretimin önemsendiği bir dönemdir. Ekonomik sektörler için teknoloji enstitüleri bu dönemde kurulmaya başlanılmış ve makine ve inşaat alanındaki gelişmelere paralel biçimde bu alanda mühendis eğitimleri de önemli hâle gelmiştir. Buhar gücünün keşfi ile birçok makine bu şekilde enerji sağlarken, iletişim ve ulaşım alanlarında demir yollarının ve telgrafın altın çağı yaşanmıştır. Global ölçekte, en yaygın ve önemli olan faktörler artık pamuk yerine demir ve kömürdür. Doğru yanıt B'dir.
Soru 11
Modern ulus devletler hangi yıllardan itibaren ortaya çıkmıştır?
Seçenekler
A
1400
B
1500
C
1600
D
1700
E
1800
Açıklama:
Modern ulus devletler 1500’lerden itibaren modernleşme ve sanayileşme sürecine giren Avrupa kıtasında ortaya çıkmıştır.
Soru 12
Siyaset bilimci Huntington ünlü “Medeniyetler Çatışması” adlı makalesi ne zaman yazmıştır?
Seçenekler
A
1990
B
1991
C
1992
D
1993
E
1994
Açıklama:
Siyaset bilimci Huntington’un 1993’te yazmış olduğu ünlü “Medeniyetler Çatışması” adlı makalesi ile birlikte bilim adamları ideolojik savaşın yerini kültürler arası savaşa bıraktığı yönündeki yoğun tartışmalara girmişlerdir.
Soru 13
Huntington’un görüşlerindeki tek doğru noktanın barbarlığa karşı elbirliği ile savaşılması olduğunu vurgulayan, farlıklıkları sivriltme çabasını pek çok bilim insanı gibi eleştiren aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kongar
B
Giddens
C
Yılmaz
D
Eşkinat
E
Gilpin
Açıklama:
Emre Kongar, Huntington’un görüşlerindeki tek doğru noktanın barbarlığa karşı elbirliği ile savaşılması olduğunu vurgulamakta, farlıklıkları sivriltme çabasını pek çok bilim insanı gibi eleştirmektedir.
Soru 14
Hangi yüzyılda uluslararası ilişkiler modelinin anahtar ilişkileri savaş, birleşme, diplomasi ve sömürgecilik olmuştur?
Seçenekler
A
XVII
B
XVIII
C
XIX
D
XX
E
XXI
Açıklama:
XIX. yüzyılda uluslararası ilişkiler modelinin anahtar ilişkileri savaş, birleşme, diplomasi ve sömürgecilik olmuştur.
Soru 15
Krizlerin aşılmasında çeşitli müdahalelerin gerektiğinin ortaya çıkması hangi politikaları gündeme getirmektedir?
Seçenekler
A
Yeni Keynes
B
Chicago Ekolu
C
Moneter Ekonomi
D
Reganizm Thatcherizm
E
Yeni Liberalizm
Açıklama:
Krizlerin aşılmasında çeşitli müdahalelerin gerektiğinin ortaya çıkması Yeni Keynesci politikaları gündeme getirmektedir. Yeni Keynesci politikalar ise kaçınılmaz olarak ulus devlet modeli çerçevesinde uygulanabilmektedir
Soru 16
Aşağıdakilerden hangisine göre tüm insanlık için ortak olan çıkar ve değerler oluşmalı ve bunlar üzerine ortak kurallar ve kurumlar inşa edilebilmelidir?
Seçenekler
A
Eşkinat
B
Bull
C
Rosenau
D
Burton
E
Gilpin
Açıklama:
Bull’a göre tüm insanlık için ortak olan çıkar ve değerler oluşmalı ve bunlar üzerine ortak kurallar ve kurumlar inşa edilebilmelidir.
Soru 17
Ekonomik liberalizmin yerleşmesi için çoğulcu müdahale talep eden aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Gilpin
B
Eşkinat
C
Kongar
D
Rosenau
E
Bull
Açıklama:
Gilpin ekonomik liberalizmin yerleşmesi için çoğulcu müdahale talep etmektedir.
Soru 18
İngiltere hangi yüzyılın önemli bir kısmında hâkim süper güç olmuştur?
Seçenekler
A
XXI
B
XX
C
XIX
D
XVIII
E
XVII
Açıklama:
İngiltere XIX. yüzyılın önemli bir kısmında hâkim süper güç olmuştur.
Soru 19
Liberal bir süper gücün dünyaya hâkim olduğu ikinci dönem hangi yılları kapsamaktadır?
Seçenekler
A
1980-1911
B
1911-1933
C
1933-1945
D
1945-1970
E
1970-2001
Açıklama:
Liberal bir süper gücün dünyaya hâkim olduğu ikinci dönem ise 1945 ve 1970 arasındaki yılları kapsayan daha kısa bir zaman aralığında yaşanmıştır.
Soru 20
Teknolojideki gelişmelere bağlı olarak 400 yıldır süren ulus devlet sisteminin büyük bir dönüşüme uğradığını kabul eden aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Keynes
B
Burton
C
Eşkinat
D
Bull
E
Rosenau
Açıklama:
Rosenau, teknolojideki gelişmelere bağlı olarak 400 yıldır süren ulus devlet sisteminin büyük bir dönüşüme uğradığını kabul etmektedir.
Soru 21
ABD, AB ülkeleri, Japonya gibi sanayi ötesi toplumlarda ekonominin ağırlığı aşağıdaki hangi sektörde bulunmaktadır?
Seçenekler
A
İmalat sektörü
B
Endüstri sektörü
C
Hizmet sektörü
D
Tarım sektörü
E
Teknoloji sektörü
Açıklama:
ABD, AB ülkeleri, Japonya gibi sanayi ötesi toplumlarda ekonominin ağırlığı imalat sanayinden hizmetler sektörüne kaymaktadır.
Soru 22
Aşağıdakilerden hangisi kalkınmanın başlıca bileşenlerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Araştırma ve geliştirme
B
Bilimsel ve teknolojik altyapı
C
İnsan kaynaklarının eğitimi
D
İnsan kaynaklarının gelişimi
E
Doğal kaynakların değerlendirilmesi
Açıklama:
Kalkınmanın baslıca üç bileşeni şunlardır: Araştırma ve
Geliştirme (ARGE), bilimsel ve teknolojik altyapı ve insan kaynaklarının eğitimi ve gelişimi.
Kalkınmanın baslıca üç bileşeni şunlardır: Araştırma ve Geliştirme (ARGE), bilimsel ve teknolojik altyapı ve insan kaynaklarının eğitimi ve gelişimi.
Geliştirme (ARGE), bilimsel ve teknolojik altyapı ve insan kaynaklarının eğitimi ve gelişimi.
Kalkınmanın baslıca üç bileşeni şunlardır: Araştırma ve Geliştirme (ARGE), bilimsel ve teknolojik altyapı ve insan kaynaklarının eğitimi ve gelişimi.
Soru 23
Aşağıdakilerden hangisi İngiltere'de başlayan Sanayi Devriminin benzersiz kapsayıcı ekonomik kurumlarının unsurlarından biri değildir?
Seçenekler
A
Mülkiyet haklarını güçlendirip akılcı hale getirmek
B
Finans piyasalarını geliştirmek
C
Dış ticaretteki devlet destekli tekelleri zayıflatmak
D
Tarımsal devrim gerçekleştirmek
E
Sanayinin ilerlemesinin önündeki engelleri kaldırmak
Açıklama:
Sanayi Devimi benzersiz kapsayıcı ekonomik kurumları nedeniyle Ingiltere’de basladı ve en önemli adımlarını orada attı. Bu kurumlar da Görkemli Devrim’le ortaya çıkan kapsayıcı siyasal kurumların attığı temeller üzerine inşa edilmiştir. Mülkiyet haklarını güçlendirip akılcı hâle getiren, finans piyasalarını geliştiren, dış ticaretteki devlet destekli tekeller zayıflatan ve sanayinn ilerlemesnin önündeki engelleri kaldıran Görkemli Devrim’di.
Tarımsal devrim gerçekleştirmek İngiltere'de başlayan Sanayi Devriminin benzersiz kapsayıcı ekonomik kurumlarının unsurlarından biri değildir.
Tarımsal devrim gerçekleştirmek İngiltere'de başlayan Sanayi Devriminin benzersiz kapsayıcı ekonomik kurumlarının unsurlarından biri değildir.
Soru 24
Alman iktisatçı List'e göre genç ülkelerin sanayi gelişiminin mümkün olması için aşağıdakilerden hangisi gerekmektedir?
Seçenekler
A
Genç sanayilerin geçici ve seçici bir şekilde korunması
B
Serbest rekabet koşullarından ödün verilmemesi
C
Devlet kapitalizmin yaygınlaştırılması
D
Tekelleşmenin yaygınlaştırılarak devlet tarafından desteklenmesi
E
araştırma geliştirme faaliyetlerine devletin destek vermesi
Açıklama:
Alman iktisatçı List'e göre genç ülkelerin sanayi gelişiminin mümkün olması için Genç sanayilerin geçici ve seçici bir şekilde korunması gerekmektedir.
Soru 25
Aşağıdakilerden hangisi teknolojide meydana gelen önemli gelişme alanlarından biri değildir?
Seçenekler
A
Bilgi depolama ve işleme
B
Ulaşım ve haberleşme
C
Bioteknoloji
D
Süper iletkenler
E
Kaliteli hizmet sunumu
Açıklama:
Kaliteli hizmet sunumu teknolojide meydana gelen önemli gelişme alanlarından biri değildir.
Soru 26
Aşağıdakilerden hangisi medya ve iletişim olanaklarının artık geçerliliğini yitirmiş temel hareket noktalarıdır?
Seçenekler
A
Ulusal kültür - kamu yararı
B
Tüketim kültürü - kamu yararı
C
Ulusal kültür - bilgi toplumu
D
Bilgi toplumu - Teknolojik gelişim
E
Ulusal kültür - verimlilik
Açıklama:
Medya ve iletişim olanaklarının artık geçerliliğini yitirmiş temel hareket noktaları ulusal kültür ve kamu yararıdır.
Soru 27
Aşağıdakilerden hangisi geleceğin ürünlerini, çoğunlukla teknik uzmanlara danışarak belirlemeye dayalı yaklaşıma verilen isimdir?
Seçenekler
A
Teknoloji kaçması
B
Teknoloji itmesi
C
Teknik gelişme
D
Gelişmenin patlaması
E
Geleceğin teknolojileri
Açıklama:
Geleceğin ürünlerini, çoğunlukla teknik uzmanlara danışarak belirlemeye dayalı yaklaşıma teknoloji itmesi denir.
Soru 28
Aşağıdakilerden hangisi uzun dönemde ortaya çıkan kümülatif etkileri üretkenlik artışları ve kalitedeki gelişmeler açısından önemli olan ancak etki alanları yalnızca mevcut ürün kuşakları ve mevcut ürün yöntemleri ile sınırlı olan kavramdır?
Seçenekler
A
Teknolojik yenilik
B
Kapsamlı yenilik
C
Köklü yenilik
D
Artımsal yenilik
E
Radikal yenilik
Açıklama:
Artımsal yenilik uzun dönemde ortaya çıkan kümülatif etkileri üretkenlik artışları ve kalitedeki gelişmeler açısından önemli olan ancak etki alanları yalnızca mevcut ürün kuşakları ve mevcut ürün yöntemleri ile sınırlıdır.
Soru 29
Aşağıdakilerden hangisi günümüzde en yaygın ve en etkin olan jenerik teknolojiler arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Yeni ürün ve hizmetler yaratma
B
Değişik sektörlerde uygulanabilme
C
Uzay teknolojileri geliştirme
D
Mevcut ürün sistemleri iyileştirme
E
Kârlılık ve rekabet gücü sayesinde endüstriyel önem taşıma
Açıklama:
Uzay teknolojileri geliştirme günümüzde en yaygın ve en etkin olan jenerik teknolojiler arasında yer almaz.
Soru 30
Aşağıdakilerden hangisi sanayileşme yarışında geri kalan ülkeler için dünya teknolojisini yakalama fırsatı yaratmaktadır?
Seçenekler
A
Teknolojide hızlı ve köklü dönüşüm dönemleri
B
Teknolojide durağan dönemler
C
Teknolojide yavaş ve yüzeysel dönüşüm dönemleri
D
Teknolojide tersine dönüşüm dönemleri
E
Teknolojide yerel dönüşüm dönemleri
Açıklama:
Teknolojide hızlı ve köklü dönüşüm dönemleri sanayileşme yarışında geri kalan ülkeler için dünya teknolojisini yakalama fırsatı yaratmaktadır.
Soru 31
Globalleşme çağında üretim hiyerarşisinin yeniden yapılandığı gözlenmektedir. Bu durum globalleşmeyle dünya üretiminin homojenleşmediğini, tam tersine uzmanlaşmanın farklılaştığı anlamına geliyor. Güney Doğu Asya ülkeleri aşağıdaki alanlardan hangisinde tam uzmanlaşmıştır?
Seçenekler
A
Kimya
B
Havacılık
C
Elektronik
D
Mali hizmetler
E
Bilgisayar programları
Açıklama:
Globalleşme çağında üretim hiyerarşisinin yeniden yapılandığı gözlenmektedir. Bu durum globalleşmeyle dünya üretiminin homojenleşmediğini, tam tersine uzmanlaşmanın farklılaştığı anlamına geliyor. Öyle ki, Almanya kimya, havacılık, bilgisayar programları, ABD mali hizmetler, otomobil, Japonya ve Güney Doğu Asya ülkeleri elektronik, otomobil vs. gibi alanlarda tam uzmanlaşmıştır.
Soru 32
En yoksul ülkelerin sanayileşmiş ülkelerin elinde tuttuğu teknolojilere erişme isteği, kendini hangi yılların başında göstermeye başlamıştır?
Seçenekler
A
1946
B
1952
C
1958
D
1963
E
1966
Açıklama:
En yoksul ülkelerin sanayileşmiş ülkelerin elinde tuttuğu teknolojilere erişme isteği, kendini 1966’lı yılların başında göstermeye başladı. İlk sanayileşme deneyimlerini başlatmış olan azgelişmiş ülkelerin yoğun baskısı, 1964’te Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD), 1965’te Birleşmiş Milletler Sınai Kalkınma Örgütü(UNIDO)’nün kurulmasını sağladı. UNIDO’nun asıl kuruluş amacı, teknoloji aktarımı konusunda BM’nin girişimlerinin ana organı olması iken, bu ana işlevi sürdüren UNCTAD oldu (Perrin, 1993, s. 11).
Soru 33
Bugün ekonomilerin uluslar aşırılaşması olarak tanımlanan bir süreç yaşanmaktadır. Bu süreçte genellikle farklı gelişme düzeylerindeki ülkelerin varlığı işaret edilmektedir. Bu tür bir farklılığın doğal sonucu olarak da ülkeler, ekonomilerin uluslar aşırılaşmasının somut ürünleri olan uluslar aşırı üretim bantlarının farklı noktalarında kümeleşirler. Kümeleşme iki kategoride karşımıza çıkmaktadır. Aşağıdakilerden hangisi birinci kategoriyi tanımlayan özelliklerden biridir?
Seçenekler
A
Sanayileşmiş ülkelerden oluşur
B
“Bilgi toplumu” gibi kavramların doğuşuna kaynaklık eden ülkeler
C
“Sanayi ötesi toplum” gibi kavramların doğuşuna kaynaklık eden ülkeler
D
Ekonominin ağırlığı imalat sanayinden hizmetler sektörüne kayan ülkeler
E
Temel amacı altyapının geliştirilmesi ve sanayileşmenin tamamlanması olan ülkeler
Açıklama:
Kümeleşmenin ilk kategorisini genellikle ilkel tarımsal üretimin egemen üretim biçimi olduğu ülkelerle, sanayileşmeye başlamış ama henüz imalat becerisinin ötesine geçememiş ülkeler oluşturur. Bu kümedeki ülkelerin temel amacı altyapının geliştirilmesi ve sanayileşmenin tamamlanmasıdır. İkinci kategoriyi ise sanayileşmiş ülkeler oluşturur. Bunlar, günümüzde pek sık sözü edilen, “sanayi ötesi toplum”, “bilgi toplumu” gibi kavramların doğuşuna kaynaklık eden ülkelerdir. ABD, AB ülkeleri, Japonya bu kategoride yer alırlar. Bu ülkelerde ekonominin ağırlığı imalat sanayinden hizmetler sektörüne kaymaktadır.
Soru 34
Sanayileşme ve teknolojiye yetişme talebinin tarihçesine baktığımızda hakim olan farklı görüşlere rastlamaktayız. 1980’li yıllarda hâkim görüş aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Az gelişmiş ülkelerde yerel araştırma-geliştirme başlatabilmek
B
En yoksul ülkelerin sanayileşmiş ülkelerin elinde tuttuğu teknolojilere erişme isteği gündeme geldi
C
Her dış kaynak gibi, teknoloji transferinin de ancak ulusal çabalara eklenecek bir yardımcı olduğudur
D
Global farklılıklara gelişmekte olan ülkelerin bir tepkisi olarak “Yeni bir uluslararası ekonomik düzen” isteği gündeme geldi
E
Az gelişmiş ülkelere, teknolojik araştırma ve geliştirme uygulamalarına daha çabuk bir biçimde erişme olanağı vermek
Açıklama:
En yoksul ülkelerin sanayileşmiş ülkelerin elinde tuttuğu teknolojilere erişme isteği, kendini 1966’lı yılların başında göstermeye başladı. 1974’te global farklılıklara gelişmekte olan ülkelerin bir tepkisi olarak “Yeni bir uluslararası ekonomik düzen” isteği gündeme geldi. Bilim ve Teknoloji konusunda 1995’te yeni bir uluslararası ekonomik düzen kararları şu yönelimlere yer verdi: •Az gelişmiş ülkelere, teknolojik araştırma ve geliştirme uygulamalarına daha çabuk bir biçimde erişme olanağı vermek, •Az gelişmiş ülkelerde yerel araştırma-geliştirme başlatabilmek, •Hem gelişmiş dünyanın araştırma çalışmalarını kararlılıkla az gelişmiş ülkelerin ihtiyaç ve sıkıntılarına doğru yönlendirmek hem de onların öz yeterliliklerini geliştirmek. Bununla birlikte 1980’li yıllarda hâkim görüş; her dış kaynak gibi, teknoloji transferinin de ancak ulusal çabalara eklenecek bir yardımcı olduğudur. Öyleyse, gelişmekte olan ülkeler kendi başlarına karar verip kaynaklarının önemli bir kısmını kalkınma yolunda bilim ve teknolojiye ayırmak zorundadır.
Soru 35
Aşağıdaki ülkelerden hangisi 1990 yılında dünya imalat endüstrisinde en büyük paya (yaratılan katma değere göre) sahip 5 ülkeden biri değildir?
Seçenekler
A
İtalya
B
Fransa
C
İngiltere
D
Japonya
E
Almanya
Açıklama:
1990 yılında, ABD, Japonya, Almanya, İtalya ve Fransa aynen bu sıra ile dünya imalat endüstrisinde en büyük paya (yaratılan katma değere göre) sahip 5 ülke idi. Bu sektördeki toplam payları yaklaşık % 58 kadardı.
Soru 36
2000 yılına gelindiğinde dünya imalat endüstrisinde dünyanın en büyük payına sahip 5 ülke liginde değişiklik olmuştur. Fransa imalat sektöründe en büyük paya sahip 5 ülkeden biri olma özelliğini kaybetmiş ve bu lige hangi ülke girmiştir?
Seçenekler
A
Çin
B
Rusya
C
Kanada
D
Brezilya
E
Güney Kore
Açıklama:
2000 yılına gelindiğinde dünyanın en büyük payına sahip 5 ülke liginde değişiklik olmuştur. Fransa imalat sektöründe en büyük paya sahip 5 ülkeden biri olma özelliğini kaybetmiş ve bu lige Çin girmiştir. Çin ile birlikte en tepedeki 5 ülkenin dünya ölçeğinde aldığı pay %61’e ulaşmıştır. ABD % 26 ile halen en üstte yer almaktadır.
Soru 37
1780’lerden günümüze kadarki dönem önemli teknoloji değişimleri anlamında 5 bölüme ayrılarak ele alınmıştır. Bu dönemde yap-boz diye tabir edilebilecek ve yaparak, görerek öğrenme biçimi yaygın olan eğitim sistemi idi. Global anlamda endüstriyel sektörler için en önemli ürün pamuktu. Bu dönem aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
1780-1840
B
1840-1890
C
1890-1940
D
1940-1990
E
1990- …
Açıklama:
1780’lerden günümüze kadarki dönem önemli teknoloji değişimleri anlamında 5 bölüme ayrılarak ele alınmıştır. Bu dönemlerden ilki yaklaşık 60 yıl devam eden ve 1840’lara kadar süren “Sanayi Devrimi (Zincir Üretim)” dönemidir. Bu dönemde yap-boz diye tabir edilebilecek ve yaparak, görerek öğrenme biçimi yaygın olan eğitim sistemi idi. Su gücünün temel enerji kaynağı olarak kullanıldığı bu dönemde tabi ki su kanalları ulaşım ve iletişim teknolojilerinin altyapısı olarak kabul edilmekteydi. Global anlamda endüstriyel sektörler için en önemli ürün pamuktu.
Soru 38
1780’lerden günümüze kadarki dönem önemli teknoloji değişimleri anlamında 5 bölüme ayrılarak ele alınmıştır. Elektriğin keşfi ve kullanımı bu dönemin en önemli belirleyicisidir. Telgraf yerine artık telefonun yaygın kullanıldığı bir dönemdir bu yıllar. Bu dönem aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
1780-1840
B
1840-1890
C
1890-1940
D
1940-1990
E
1990- …
Açıklama:
Üçüncü dönem 1940’lara kadar takip eden 50 yıldan oluşur. Elektriğin keşfi ve kullanımı bu dönemin en önemli belirleyicisidir. Ekonomik anlamda üretimin en önemli girdilerinden biri de çelik olmuştur bu dönemde. Bilimsel anlamda önemli gelişmeler kaydedilen bu dönemde ARGE laboratuvarları kurulmuş, kimya ve elektrik konularında önemli araştırmalar yürütülmüştür. Pek tabi ki buhar gücünün yerini elektrik almış ama tren yollarının önemi çok da değişmemiştir. Telgraf yerine artık telefonun yaygın kullanıldığı bir dönemdir bu yıllar.
Soru 39
1780’lerden günümüze kadarki dönem önemli teknoloji değişimleri anlamında 5 bölüme ayrılarak ele alınmıştır. Bilimsel anlamda ARGE’nin tam anlamıyla kullanılmaya başladığı dönemdir. Eğitimde de artık yükseköğretim ve eğitim kitlesel hâle dönüşmüştür. Bu dönem aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
1780-1840
B
1840-1890
C
1890-1940
D
1940-1990
E
1990- …
Açıklama:
İkinci Dünya Savaşı döneminden 1990’lara kadar devam eden dördüncü dönem, sentetik materyal ve kitle otomobil üretimin anahtar olduğu dönem olarak kabul edilebilir. Bilimsel anlamda ARGE’nin tam anlamıyla kullanılmaya başladığı dönemdir. Ulusal ve uluslararası ölçekte çok büyük ARGE araştırmaları dizayn edilmeye başlanılmıştır. Eğitimde de artık yükseköğretim ve eğitim kitlesel hâle dönüşmüştür. Bu dönemde motorize otobanlar, hava yolları ve radyo-televizyon ulaşım ve iletişim sektörlerinin teknolojileridir. Global anlamda üretimin anahtar girdisi ise petrol ve onun yan ürünü olan plastik olmuştur.
Soru 40
Gelişen ve değişen teknoloji ile sanayileşmeyi yakalamanın aşamalarına baktığımızda (0.Aşama, 1.Aşama,2.Aşama, 3.Aşama, 4.Aşama) olmak üzere toplam 5 aşama görmekteyiz. Bu aşamada teknolojinin sindirilmesini görmekteyiz. İmalat sektörünü destekleyen endüstriyel sektör gelişimi vardır ancak yabancı yardım da devam etmektedir. Bu aşama aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İlk FDI dönemi
B
Sanayileşme Öncesi
C
İnovasyonun İçselleştirilmesi
D
Parça ve bileşenlerin içselleştirilmesi
E
Yetenek ve teknolojinin içselleştirilmesi
Açıklama:

Soru 41
Teknolojilerin yaratılması ve üretim sürecine katılması bir dizi koşulları gerektirir. Aşağıdakilerden hangisi bu koşulların arasında yer almaz?
Seçenekler
A
İleri bir demokrasi
B
Yoğun sermaye
C
Teknik bilgi ve beceri
D
Örgütlenme yetisi
E
Yeni alt yapıların oluşturulması
Açıklama:
Teknolojilerin yaratılması ve üretim sürecine katılması gibi bir dizi koşulları gerektirmesidir. Bu koşulların başında yoğun sermaye, teknik bilgi ve beceri, örgütlenme yetisi, yeni alt yapıların oluşturulması gelmektedir.
İleri bir demokrasi yer almaz.
İleri bir demokrasi yer almaz.
Soru 42
Gelişmiş ülkelerin sanayileşme alanında aralarındaki üstünlük yarışında aşağıdakilerden hangisi en belirleyici belirleyici olur?
Seçenekler
A
Askeri üstünlük
B
Bilim ve teknolojiye olan egemenlik
C
Jeopolitik onum ve coğrafi üstünlük
D
Ham maddeye kolay ulaşım
E
Pazar payları ve elde edilen kar marjı
Açıklama:
Gelişmiş ülkelerin kendi aralarında da son derece keskin bir üstünlük yarışı olduğu gözlenmektedir. Bu yarışta da bilim ve teknolojiye olan egemenlik, genellikle belirleyici olur.
Soru 43
Kalkınmanın başlıca üç bileşeni aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
Uygun pazarların bulunması, bilimsel ve teknolojik altyapı ve insan kaynaklarının eğitimi ve gelişimi.
B
Araştırma ve Geliştirme (ARGE), bilimsel ve teknolojik altyapı ve uygun pazarların bulunması.
C
Araştırma ve Geliştirme (ARGE), bilimsel ve teknolojik altyapı ve insan kaynaklarının eğitimi ve gelişimi.
D
Araştırma ve Geliştirme (ARGE), yeterli sayıda fabrika kurulması ve insan kaynaklarının eğitimi ve gelişimi.
E
Yeterli sayıda fabrika kurulması, bilimsel ve teknolojik altyapı ve insan kaynaklarının eğitimi ve gelişimi.
Açıklama:
Kalkınmanın başlıca üç bileşeni şunlardır: Araştırma ve Geliştirme (ARGE), bilimsel ve teknolojik altyapı ve insan kaynaklarının eğitimi ve gelişimi.
Soru 44
Aşağıdakilerden hangisinde başlayan sanayi devrimi modern sanayi ile birlikte modern teknolojinin de doğuşuna kaynaklık etmiştir?
Seçenekler
A
ABD
B
Rusya
C
Çin
D
İngiltere
E
Japonya
Açıklama:
İngiliz Sanayi Devrimi, modern sanayi ile birlikte modern teknolojinin de doğuşuna kaynaklık etmiştir.
Soru 45
Aşağıdakilerden hangisi yeni sanayileşen ülkelerden biri olarak sayılabilir?
Seçenekler
A
Tayland
B
Çin
C
Japonya
D
Pakistan
E
Güney Kore
Açıklama:
Belirlemeye çalıştığımız Almanya ve Japonya deneyimlerine yeni sanayileşen ülkeler olarak anılan G.Kore, Tayvan, Singapur, belli ölçüde Hindistan ve hatta Brezilya örnekleri de eklenebilir.
Soru 46
Dünyada imalat sektöründe %26'lık pazar payıyla lider olan ülke aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
ABD
B
Rusya
C
İngiltere
D
Çin
E
Güney Kore
Açıklama:
2000 yılına gelindiğinde dünyanın en büyük payına sahip 5 ülke liginde değişiklik olmuştur. Fransa imalat sektöründe en büyük paya sahip 5 ülkeden biri olma özelliğini kaybetmiş ve bu lige Çin girmiştir. Çin ile birlikte en tepedeki 5 ülkenin dünya ölçeğinde aldığı pay %61’e ulaşmıştır. ABD % 26 ile halen en üstte yer almaktadır.
Soru 47
Aşağıdakilerden hangisinde görülen gelişmeler globalleşmeyi hızlandırmaktadır?
Seçenekler
A
Askeri alanda
B
Teknolojide
C
Ticarette
D
Turizmde
E
Sanatta
Açıklama:
Bir başka ifade ile teknolojinin sağladığı imkânlar globalleşmeyi hızlandırmaktadır. Zaten teknolojik altyapı global niteliğe sahiptir.
Soru 48
Geleceğin ürünlerini teknik uzmanlara danışarak belirlemeye dayalı yaklaşıma ne ad verilir?
Seçenekler
A
Teknoloji takibi
B
Yenilikçi yaklaşım
C
Teknoloji itmesi
D
Geleceği belirleme
E
İleri görüş modeli
Açıklama:
Geleceğin ürünlerini, çoğunlukla teknik uzmanlara danışarak belirlemeye dayalı bu yaklaşıma “teknoloji itmesi (techonology push) denilmektedir.
Soru 49
Ekonomik etkinlik alanlarında sürekliliği olan ancak yeni mal ya da yeni üretim yöntemleri geliştirmeyen yenilik türü aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Teknolojik yenilikler
B
Kapsamlı yenilikler
C
Geçici yenilikler
D
Artımsal yenilikler
E
Köklü yenilikler
Açıklama:
Artımsal yenilikler ekonomik etkinlik alanlarında sürekliliği olan küçük yeniliklerdir. Bu yenilikler yeni mal ya da hizmet kuşakları ya da yeni üretim yöntemleri geliştirmez.
Soru 50
Kapsamlı yenilikleri yaratan teknolojilere ne ad verilmektedir?
Seçenekler
A
Yenilikçi teknolojiler
B
Tanıtıcı teknolojiler
C
Radikal teknolojiler
D
Güncel teknolojiler
E
Jenerik teknolojiler
Açıklama:
Kapsamlı yenilikleri yaratan teknolojiler, genellikle “jenerik teknolojiler” olarak anılmaktadır.
Soru 51
Aşağıdakilerden hangisi sanayileşmeye tarihsel olarak çok daha sonra başlayan ülkelerin doğal olarak teknolojiye yetişme ve sanayileşme güçlüklerinin giderek artmasının altında yatan sebeplerden değildir?
Seçenekler
A
Uluslararası rekabetin giderek azalması
B
Sanayileşmeye yeni başlayan ülkelerin önünü kesmeye yönelik her türlü baskının giderek şiddetlenmesi
C
Bilim ve teknolojideki sürekli büyüme/gelişme trendi
D
Verili pazar koşulları
E
Giderek artan sanayileşmiş ülke sayısı
Açıklama:
Sanayileşmeye tarihsel olarak çok daha sonra başlayan ülkelerin doğal olarak teknolojiye yetişme ve sanayileşme güçlükleri giderek artmaktadır. Güçlüğün giderek artması hem kapitalist sistemin hem de sanayileşme denen sürecin doğası gereğidir. İlk neden giderek artan sanayileşmiş ülke sayısı ve verili pazar koşullarında, uluslararası rekabetin giderek artması ve sanayileşmeye yeni başlayan ülkelerin önünü kesmeye yönelik her türlü baskının giderek şiddetlenmesidir. İkinci nedense, bilim ve teknolojideki sürekli büyüme/gelişme trendiyle ilgilidir. Bir ülke sanayileşmeye ne kadar geç başlamışsa, yetişeceği dünya teknolojisi de o denli karmaşıklaşmış ve bir anlamda ötelenmiş olmaktadır (Göker, 1993, s. 13).
Soru 52
UNIDO’nun asıl kuruluş amacı, teknoloji aktarımı konusunda BM’nin girişimlerinin ana organı olmasına rağmen bu ana işlevi sürdüren hangi kurum olmuştur?
Seçenekler
A
WTO
B
UNCTAD
C
Dünya Bankası
D
OECD
E
FED
Açıklama:
UNIDO’nun asıl kuruluş amacı, teknoloji aktarımı konusunda BM’nin girişimlerinin ana organı olması iken, bu ana işlevi sürdüren UNCTAD oldu (Perrin, 1993, s. 11).
Soru 53
I-İnsan kaynaklarının eğitimi ve gelişimi
II-Sermaye yoğun mal ihracı
III-Araştırma ve Geliştirme (ARGE)
IV-Bilimsel ve teknolojik altyapı
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri kalkınmanın başlıca bileşenleri arasında yer almaktadır?
II-Sermaye yoğun mal ihracı
III-Araştırma ve Geliştirme (ARGE)
IV-Bilimsel ve teknolojik altyapı
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri kalkınmanın başlıca bileşenleri arasında yer almaktadır?
Seçenekler
A
Yalnız III
B
I ve II
C
I,III ve IV
D
I,II ve III
E
I,II,III ve IV
Açıklama:
Kalkınmanın başlıca üç bileşeni şunlardır: Araştırma ve Geliştirme (ARGE), bilimsel ve teknolojik altyapı ve insan kaynaklarının eğitimi ve gelişimi.
Soru 54
1840 ile 1890 arasında 50 yıl kadar sürdüğü kabul edilen ikinci teknoloji dönemi hangi iki faktörün dönemi olarak kabul edilebilir?
Seçenekler
A
Su kanalları ulaşım ve iletişim teknolojileri
B
Sentetik materyal ve kitle otomobil
C
Mikroelektronik ve bilgisayar ağları
D
Buhar gücü ve demir yolları
E
Hava yolları ve radyo-televizyon
Açıklama:
1840 ile 1890 arasında 50 yıl kadar sürdüğü kabul edilen ikinci dönem buhar gücünün ve demir yollarını dönemi olarak kabul edilebilir.
Soru 55
1990’larda başlayan ve halen devam ettiği kabul edilen beşinci teknoloji döneminde hangi enerji sistemi ya da sistemleri öne çıkmaktadır?
Seçenekler
A
Su gücü
B
Buhar gücü
C
Elektrik
D
Petrol
E
Petrol ve doğalgaz
Açıklama:
1990’larda başlayan ve halen devam ettiği kabul edilen beşinci dönemde, mikroelektronik ve bilgisayar ağları çağı olarak kabul edilebilir. Petrol bu dönemde de enerji kaynakları anlamında önemini korurken yanına doğalgaz eklenmiştir.
Soru 56
Türkiye ve benzeri gelişmekte olan ülke ekonomileri için ikinci aşamadan teknolojinin sindirilerek yaratıcılığın anahtar rol oynadığı üçüncü aşamaya geçiş sağlanıncaya kadarki sürecin esas belirleyicileri hangi iki ülke olacaktır?
Seçenekler
A
Japonya ve ABD
B
İngiltere ve ABD
C
Japonya ve Singapur
D
ABD ve Güney Kore
E
İşviçre ve İngiltere
Açıklama:
Türkiye ve benzeri gelişmekte olan ülke ekonomileri için ikinci aşamadan teknolojinin sindirilerek yaratıcılığın anahtar rol oynadığı üçüncü aşamaya geçiş sağlanıncaya kadarki sürecin esas belirleyicileri Japonya ve ABD olacaktır.
Soru 57
Hangi ülkenin teknolojiye yetişme stratejisi, uygulama zamanı olarak dünya teknolojisinin kökten değiştiği; yeni teknolojilerin özellikle de elektroniğe dayalı olanların neredeyse bütün mal ve hizmet üretimi alanlarına yayılıp hızla yükselişe geçtiği bir döneme rastlamıştır?
Seçenekler
A
ABD
B
Japonya
C
İngiltere
D
Singapur
E
Güney Kore
Açıklama:
Bilindiği gibi Japonya’nın teknolojiye yetişme stratejisi, uygulama zamanı olarak dünya teknolojisinin kökten değiştiği; yeni teknolojilerin özellikle de elektroniğe dayalı olanların neredeyse bütün mal ve hizmet üretimi alanlarına yayılıp hızla yükselişe geçtiği bir döneme rastlamıştır.
Soru 58
Aşağıdakilerden hangisi günümüzde en yayılgan en etkin teknolojiler olan jenerik teknolojilerin temel özellikleri arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Yeni ürün ve hizmetler yaratma
B
Değişik sektörlerde uygulanabilme
C
Mevcut ürün sistemlerini yararsız hale getirm
D
Kârlılık ve rekabet gücü sayesinde endüstriyel önem taşıma
E
Genel toplumsal benimsenme
Açıklama:
Günümüzde en yayılgan en etkin teknolojiler jenerik teknolojileridir. Bunlar; • Yeni ürün ve hizmetler yaratma, • Değişik sektörlerde uygulanabilme, • Mevcut ürün sistemleri iyileştirme, • Kârlılık ve rekabet gücü sayesinde endüstriyel önem taşıma, • Genel toplumsal benimsenme özelliklerini taşımaktadırlar.
Soru 59
Ortaya çıkışları açısından süreklilik göstermeyen mevcut ürünlerin ya da yöntemlerin basit bir biçimde geliştirilmesiyle elde edilemeyecek türden yenilikler olarak tanımlanabilecek yenilikler aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Artımsal Yenilikler
B
Yayılgan Yenilikler
C
Kapsamlı Yenilikler
D
Köklü (Radikal) Yenilikler
E
Endüstriyel yenilikler
Açıklama:
Köklü (Radikal) Yenilikler; bunlar ortaya çıkışları açısından süreklilik göstermeyen mevcut ürünlerin ya da yöntemlerin basit bir biçimde geliştirilmesiyle elde edilemeyecek türden yeniliklerdir.
Soru 60
I-Enformasyon teknolojileri
II-Biyoteknoloji
III-Malzeme teknolojisi
IV-Nükleer teknoloji
Yukarıdakilerden hangisi yada hangileri İkinci Dünya Savaşı sonrası bilim ve teknoloji arasındaki sınırın giderek belirsizleşmeye başlaması ile birlikte her ülkenin üstünlük sağlamak istediği teknolojiler arasında yer almaktadır?
II-Biyoteknoloji
III-Malzeme teknolojisi
IV-Nükleer teknoloji
Yukarıdakilerden hangisi yada hangileri İkinci Dünya Savaşı sonrası bilim ve teknoloji arasındaki sınırın giderek belirsizleşmeye başlaması ile birlikte her ülkenin üstünlük sağlamak istediği teknolojiler arasında yer almaktadır?
Seçenekler
A
Yalnız III
B
I ve II
C
I,II ve IV
D
II,III ve IV
E
I,II,III ve IV
Açıklama:
İkinci Dünya Savaşı sonrası bilim ve teknoloji arasındaki sınırın giderek belirsizleşmeye başlaması ile birlikte her ülke; • Enformasyon teknolojileri, • Malzeme teknolojisi, • Biyoteknoloji, • Nükleer teknoloji, • Havacılık-Uzay teknolojisi olarak belirlenen jenerik teknolojilerde üstünlük sağlamak istemiştir.
Soru 61
En yoksul ülkeleri gelişmiş ülkelerin sahip olduğu teknolojilere erişimi için verdiği mücadele sonucu aşağıda verilen örgütlerden hangisi kurulmuştur?
Seçenekler
A
Dünya Ticaret Örgütü
B
Karadeniz Ekonomik İşbirliği
C
Avrupa Serbest Ticaret Anlaşması
D
Birleşmiş Milletler Sınai Kalkınma Örgütü
E
Dünya Ekonomik Forumu
Açıklama:
En yoksul ülkelerin sanayileşmiş ülkelerin elinde tuttuğu teknolojilere erişme isteği, kendini 1966’lı yılların başında göstermeye başladı. İlk sanayileşme deneyimle- rini başlatmış olan azgelişmiş ülkelerin yoğun baskısı, 1964’te Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD), 1965’te Birleşmiş Milletler Sınai Kalkınma Örgütü(UNIDO)’nün kurulmasını sağladı. UNIDO’nun asıl kuruluş amacı, teknoloji ak- tarımı konusunda BM’nin girişimlerinin ana organı olması iken, bu ana işlevi sürdüren UNCTAD oldu (Perrin, 1993, s. 11).
Soru 62
I. Doğal kaynaklara sahip olmak
II. Araştırma ve geliştirme
III. Bilimsel ve teknolojik altyapı
IV. Coğrafi konum
Yukarıdakilerden hangileri kalkınmanın başlıca üç bileşenindendir?
II. Araştırma ve geliştirme
III. Bilimsel ve teknolojik altyapı
IV. Coğrafi konum
Yukarıdakilerden hangileri kalkınmanın başlıca üç bileşenindendir?
Seçenekler
A
I ve II
B
II ve III
C
III ve IV
D
Yalnız III
E
I, II ve III
Açıklama:
Kalkınmanın başlıca üç bileşeni şunlardır: Araştırma ve Geliştirme (ARGE), bilimsel ve teknolojik altyapı ve insan kaynaklarının eğitimi ve gelişimi. 21. yüzyılda bu hedefe ayrılacak GSMH’nin en az yüzde biri gerçekçi bir rakamdı.
Soru 63
Aşağıdaki ülkelerden hangisi sanayi devriminin başladığı yerdir?
Seçenekler
A
Almanya
B
Fransa
C
İspanya
D
Amerika Birleşik Devletleri
E
İngiltere
Açıklama:
Sanayi Devrimi benzersiz kapsayıcı ekonomik kurumları nedeniyle İngiltere’de başladı ve en önemli adımlarını orada attı.
Soru 64
I. Kârın paylaşımı
II. Ekonomik motivasyon
III. Halkın istihdamı
IV. Kârı gerçekleştirme
Yukarıdakilerden hangileri sanayi devriminin kökenin yer alan amaçlardır?
II. Ekonomik motivasyon
III. Halkın istihdamı
IV. Kârı gerçekleştirme
Yukarıdakilerden hangileri sanayi devriminin kökenin yer alan amaçlardır?
Seçenekler
A
I, II ve III
B
II ve IV
C
I ve III
D
III ve IV
E
Yalnız III
Açıklama:
İngiliz Sanayi Devrimi, modern sanayi ile birlikte modern teknolojinin de doğuşuna kaynaklık etmiştir. Bu devrimin kökeninde son derece güçlü bir ekonomik motivasyon, kârı gerçekleştirme ve büyütme motivasyonu vardır.
Soru 65
Aşağıdaki iktisatçılardan hangisi politika öneriyle, Almanya'nın iktisadi açıdan gelişmesinde önemli rol oynamıştır?
Seçenekler
A
Adam Smith
B
Thomas Malthus
C
Alan Greenspan
D
Friedrich List
E
John Maynard Keynes
Açıklama:
İngiliz Sanayi Devrimi’nin İngiltere’ye sağladığı bu üstünlüğü bütün açıklığıyla ilk kavrayan, Alman İktisatçı Friedrich List’tir. List’e göre Almanya’nın uluslararası alanda, önerilen bu koşullar altında yarışı kabul edebilmesi için İngiltere’nin ve Fransa’nın sanayi gücüne erişmesi, onlarla eşit koşullara gelmesi gerekmekteydi. Sanayileşmiş ülkeler varken serbest ticaret koşulları altında genç ülkelerde sanayinin gelişmesine olanak yoktur. Bu nedenle List, genç sanayilerin korunmasını ister. Ancak List’in koruyuculuğu geçici ve seçici bir koruyuculuktur. List, Almanya’nın sanayileşmesinin ve İngiliz teknolojisine yetişebilmesinin kuramını ortaya attı.
Soru 66
Japonya'da uygulanmaya başlanan teknoloji geliştirme programları hangi yılda başlamıştır?
Seçenekler
A
1930
B
1940
C
1950
D
1960
E
1970
Açıklama:
1950’lerden bu yana uygulanagelen Japon stratejisinin, günümüz koşullarında ve elbette bu ülkenin geldiği aşamada yeniden biçimlenişinin ipuçlarını verecek olan bu programların ana hatlarına yakından bakmakta yarar vardır. Teknoloji ile ekonomik gelişme arasındaki bağı oluşturacak kent devletler yani teknopolisler kurmaya yönelik teknopolisler programları oluşturulmuştur.
Soru 67
Aşağıdakilerden hangisi Japonya'da başlatılan teknoloji politikalarında önemli yere sahip olan kent devletlere verilen isimdir?
Seçenekler
A
Kuluçka Merkezi
B
Persepolis
C
Agora
D
Teknopolis
E
Araştırma merkezi
Açıklama:
1950’lerden bu yana uygulanagelen Japon stratejisinin, günümüz koşullarında ve elbette bu ülkenin geldiği aşamada yeniden biçimlenişinin ipuçlarını verecek olan bu programların ana hatlarına yakından bakmakta yarar vardır. Teknoloji ile ekonomik gelişme arasındaki bağı oluşturacak kent devletler yani teknopolisler kurmaya yönelik teknopolisler programları oluşturulmuştur.
Soru 68
Aşağıdakilerden hangisi sanayi devriminin hızlı bir değişim geçirerek geliştiği döneme işaret etmektedir?
Seçenekler
A
I. Dünya Savaşı
B
Coğrafi keşifler
C
II. Dünya Savaşı
D
Amerika Birleşik Devletleri'nin kuruluşu
E
Elektriğin icadı
Açıklama:
18. yüzyılın ortasından beri dünyamızı etkisi altında bulunduran Sanayi Devriminin oluşturduğu sanayi toplumunun, özellikle II. Dünya Savaşı’ndan sonra, hızlı bir dönüşüm içine girerek nitelik değişikliğine uğradığını görmekteyiz.
Soru 69
I. Malzeme teknolojisi
II. Kimya teknolojisi
III. Biyoteknoloji
IV. Sağlık teknolojisi
Yukarıdakilerden hangileri İkinci Dünya Savaşı sonrası ülkelerin üstünlük kurmayı amaçladığı alanlar olmuştur?
II. Kimya teknolojisi
III. Biyoteknoloji
IV. Sağlık teknolojisi
Yukarıdakilerden hangileri İkinci Dünya Savaşı sonrası ülkelerin üstünlük kurmayı amaçladığı alanlar olmuştur?
Seçenekler
A
I ve II
B
II ve III
C
III ve IV
D
I ve III
E
II ve IV
Açıklama:
İkinci Dünya Savaşı sonrası bilim ve teknoloji arasındaki sınırın giderek belirsizleşmeye başlaması ile birlikte her ülke;
• Enformasyon teknolojileri,
• Malzeme teknolojisi,
• Biyoteknoloji,
• Nükleer teknoloji,
• Havacılık-Uzay teknolojisi olarak belirlenen jenerik teknolojilerde üstünlük sağlamak istemiştir.
• Enformasyon teknolojileri,
• Malzeme teknolojisi,
• Biyoteknoloji,
• Nükleer teknoloji,
• Havacılık-Uzay teknolojisi olarak belirlenen jenerik teknolojilerde üstünlük sağlamak istemiştir.
Soru 70
"............. yenilikler ekonomik etkinlik alanlarında sürekliliği olan küçük yeniliklerdir. Bu yenilikler yeni mal ya da hizmet kuşakları ya da yeni üretim yöntemleri geliştirmez."
Yukarıdaki boş bırakılan yere gelmesi gereken uygun kavram hangisidir?
Yukarıdaki boş bırakılan yere gelmesi gereken uygun kavram hangisidir?
Seçenekler
A
Köklü
B
Artımsal
C
Kapsamlı
D
Yayılgan
E
Gelişmeci
Açıklama:
Artımsal yenilikler ekonomik etkinlik alanlarında sürekliliği olan küçük yeniliklerdir. Bu yenilikler yeni mal ya da hizmet kuşakları ya da yeni üretim yöntemleri geliştirmez.
Soru 71
İlk sanayileşme deneyimlerini başlatmış olan azgelişmiş ülkelerin yoğun baskısı, ile kurulan Birleşmiş Milletler Sınai Kalkınma Örgütü (UNIDO) kaç yılında kurulmuştur ?
Seçenekler
A
1960
B
1962
C
1963
D
1965
E
1967
Açıklama:
En yoksul ülkelerin sanayileşmiş ülkelerin elinde tuttuğu teknolojilere erişme isteği, kendini 1966’lı yılların başında göstermeye başladı. İlk sanayileşme deneyimlerini başlatmış olan azgelişmiş ülkelerin yoğun baskısı, 1964’te Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD), 1965’te Birleşmiş Milletler Sınai Kalkınma Örgütü(UNIDO)’nün kurulmasını sağladı. Doğru cevap D şıkkıdır.
Soru 72
Bilim ve Teknoloji konusunda 1995’te yeni bir uluslararası ekonomik düzen kararları yeni yönelimlere yer verdi. Aşağıdakilerden hangisi bu yönelimlerden biridir? I. Az gelişmiş ülkelere, teknolojik araştırma ve geliştirme uygulamalarına daha çabuk bir biçimde erişme olanağı vermek.II. Az gelişmiş ülkelerde yerel araştırma-geliştirme başlatabilmek.III. Hem gelişmiş dünyanın araştırma çalışmalarını kararlılıkla az gelişmiş ülkelerin ihtiyaç ve sıkıntılarına doğru yönlendirmek hem de onların öz yeterliliklerini geliştirmek.
Seçenekler
A
Yalnızca I
B
I ve II
C
II ve III
D
I ve III
E
I, II, III
Açıklama:
1974’te global farklılıklara gelişmekte olan ülkelerin bir tepkisi olarak “Yeni bir uluslararası ekonomik düzen” isteği gündeme geldi. Bilim ve Teknoloji konusunda 1995’te yeni bir uluslararası ekonomik düzen kararları I, II ve III de ki yönelimlere yer verdi. Doğru cevap E şıkkıdır.
Soru 73
Sanayi Devrimi ilk olarak hangi ülkede başladı?
Seçenekler
A
İngiltere
B
Japonya
C
Almanya
D
İtalya
E
Fransa
Açıklama:
Sanayi Devrimi benzersiz kapsayıcı ekonomik kurumları nedeniyle İngiltere’de başladı ve en önemli adımlarını orada attı. Doğru cevap A şıkkıdır.
Soru 74
İngiliz Sanayi Devrimi’nin İngiltere’ye sağladığı bu üstünlüğü bütün açıklığıyla ilk kavrayan, Alman İktisatçı Friedrich List’e göre teknoloji ve sanayide gelişmişlerin seviyesine ulaşabilmek için aşağıdaki kurumlardan hangileri önemli etkenlerdendir? I. Arge II. Üniversiteler III. Araştırma kurumları
Seçenekler
A
Yalnızca I
B
I ve II
C
II ve III
D
I, II, III
E
I ve III
Açıklama:
List’e göre teknoloji ve sanayide gelişmişlerin seviyesine ulaşabilmek için, ARGE, üniveriteler ve araştırma kurumları çok önemli etkenlerdir. Doğru cevap D şıkkıdır.
Soru 75
1950’lerden bu yana uygulanagelen Japon stratejisine göre Teknoloji ile ekonomik gelişme arasındaki bağı oluşturacak kent devletler yani teknopolisler kurmaya yönelik teknopolisler programları oluşturulmuştur. Bu programın kapsadığı bölgelerde aşağıdakilerden hangileri amaçlanmaktadır?
Seçenekler
A
Sanayi, araştırma üniversiteleri ve yerleşimin tümleşik bir politika çerçevesinde geliştirilmesi.
B
Yeni oluşacak teknopolisler ile bölgenin anakenti arasında sıkı bağların bulunması.
C
Var olan sanayilerin teknoloji düzeylerinin yükseltilmesi ile yeni kurulacak yüksek teknoloji sanayileri arasında dengeli bir gelişme sağlanması.
D
Var olan sanayilere yüksek teknoloji transferi (ARGE Transferi) ve teknolojinin uç alanlarında yaratıcı araştırmalar yapılması.
E
Hepsi
Açıklama:
1950’lerden bu yana uygulanagelen Japon stratejisinin, günümüz koşullarında ve elbette bu ülkenin geldiği aşamada yeniden biçimlenişinin ipuçlarını verecek olan bu programların ana hatlarına yakından bakmakta yarar vardır. Teknoloji ile ekonomik gelişme arasındaki bağı oluşturacak kent devletler yani teknopolisler kurmaya yönelik teknopolisler programları oluşturulmuştur. Bu programın kapsadığı bölgelerde A, B, C, D şıklarının hepsi amaçlanmaktadır. Doğru cevap E şıkkıdır.
Soru 76
Japonya' da yüksek teknoloji araştırmalarını bölgeselleştirmeye ve yerel ARGE kolaylıklarını güçlendirmeye yönelik olarak, bölgesel araştırma çekirdeği kavramı çerçevesinde geliştirilen programa göre , yine bölgeler bazında gerçekleştirilmek üzere ana hedefler seçilmiştir. Aşağıdakilerden hangisi bu hedeflerden biridir? I. Sanayi, üniversite ve devlet tarafından ortak yürütülen araştırmalar için deneysel araştırma enstitülerinin kurulması. II. Araştırma eğitimi ve öğretimi için yeni olanaklar yaratılması. III. Teknik enformasyonda daha ileri düzeyin yakalanabilmesi için veri tabanı sistemleri geliştirilmesi; konferans ve sergi salonları kurulması.IV. Risk taşıyan işler için “inkübatörler” (kuluçkalıklar) oluşturulması.
Seçenekler
A
Yalnızca I
B
I ve II
C
I ve III
D
I, II, III
E
I, II, III, IV
Açıklama:
Japonya' da yüksek teknoloji araştırmalarını bölgeselleştirmeye ve yerel ARGE kolaylıklarını güçlendirmeye yönelik olarak, bölgesel araştırma çekirdeği kavramı çerçevesinde geliştirilen programa göre , yine bölgeler bazında gerçekleştirilmek üzere ana hedefler seçilmiştir. I, II, III, IV bu hedeflerden biridir. DOğru cevap E şıkkıdır.
Soru 77
1990 ile 2011 yılları arasında imalat sektöründe %7’lik bir paya sahipken 2011 yılında %21’e yükselen ülke aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Japonya
B
Almanya
C
Çin
D
İtalya
E
Fransa
Açıklama:
Çin imalat sektöründe 2000 yılında yaklaşık %7’lik bir paya sahipken bu oran 2011 yılında %21’e yükselmiştir. 1990 - 2011 dönemi ele alındığında Çin’in payı önemli bir sıçrama kaydetmiştir. Doğru cevap C şıkkıdır.
Soru 78
Aşağıdakilerden hangisi Teknolojide meydana gelen hızlı teknolojik yeniliklerin bir sonucudur?
Seçenekler
A
Hızlı teknolojik yenilikler yoğun üretime, kitle iletişimine ve kitle taşımacılığına olanak sağlamaktadır.
B
Ülkeler arasındaki fiziksel uzaklıklar, kültür ve bilgiye erişim olanaklarındaki farklılıklar giderek ortadan kalkmaktadır.
C
Ülkeler arasındaki mal, hizmet, bilgi ve kaynak akışını hızlandırırken, tüketici tercihlerinde benzeşmeyi de beraberinde getirmekte ve globalleşme güçlenmektedir.
D
Teknolojinin sağladığı imkânlar globalleşmeyi hızlandırmaktadır.
E
Hepsi
Açıklama:
Hızlı teknolojik yenilikler yoğun üretime, kitle iletişimine ve kitle taşımacılığına olanak sağlamakta; ülkeler arasındaki fiziksel uzaklıklar, kültür ve bilgiye erişim olanaklarındaki farklılıklar giderek ortadan kalkmaktadır. Bu yakınlaşma ülkeler arasındaki mal, hizmet, bilgi ve kaynak akışını hızlandırırken, tüketici tercihlerinde benzeşmeyi de beraberinde getirmekte ve globalleşme güçlenmektedir . Bir başka ifade ile teknolojinin sağladığı imkânlar globalleşmeyi hızlandırmaktadır. Doğru cevap E şıkkıdır.
Soru 79
Aşağıdakilerden hangisi Günümüzde en yayılgan en etkin teknolojilerden olan jenerik teknolojilerinden biridir?
Seçenekler
A
Yeni ürün ve hizmetler yaratma.
B
Değişik sektörlerde uygulanabilme.
C
Mevcut ürün sistemleri iyileştirme.
D
Kârlılık ve rekabet gücü sayesinde endüstriyel önem taşıma.
E
Hepsi.
Açıklama:
A, B, C, D şıklarının hepsi Günümüzde en yayılgan en etkin teknolojiler olan jenerik teknolojilerindendir. Doğru cevap E şıkkıdır.
Soru 80
"Yaklaşık 60 yıl devam eden ve 1840’lara kadar süren (Zincir Üretim) dönemdir. Bu dönemde yap-boz diye tabir edilebilecek ve yaparak, görerek öğrenme biçimi yaygın olan eğitim sistemi idi. Su gücünün temel enerji kaynağı olarak kullanıldığı bu dönemde tabi ki su kanalları ulaşım ve iletişim teknolojilerinin altyapısı olarak kabul edilmekteydi. Global anlamda endüstriyel sektörler için en önemli ürün pamuktu." 1780’lerden günümüze kadar ki dönem önemli teknoloji değişimleri anlamında 5 bölüme ayrılmıştır. Yukarıda özellikleri verilen dönem Teknoloji değişimlerinin hangi dönemidir?
Seçenekler
A
Sanayi Devrimi.
B
Buhar gücü ve demir yolları dönemi.
C
Elektriğin keşfi ve kullanımı dönemi.
D
Sentetik materyal ve kitle otomobili üretimi dönemi.
E
Mikroelektronik ve bilgisayar ağları çağı.
Açıklama:
1780’lerden günümüze kadar ki dönem önemli teknoloji değişimleri anlamında 5 bölüme ayrılarak ele alınmıştır. Bu dönemlerden ilki yaklaşık 60 yıl devam eden ve 1840’lara kadar süren “Sanayi Devrimi (Zincir Üretim)” dönemidir. Bu dönemde yap-boz diye tabir edilebilecek ve yaparak, görerek öğrenme biçimi yaygın olan eğitim sistemi idi. Su gücünün temel enerji kaynağı olarak kullanıldığı bu dönemde tabi ki su kanalları ulaşım ve iletişim teknolojilerinin altyapısı olarak kabul edilmekteydi. Global anlamda endüstriyel sektörler için en önemli ürün pamuktu. DOğru cevap A şıkkıdır.
Soru 81
Birleşmiş Milletler Sınai Kalkınma Örgütü aşağıdakilerden hangisinin yoğun baskıları sonucunda kurulmuştur?
Seçenekler
A
ABD ve Japonya gibi sanayi ötesi toplumlar
B
Petrol zengini orta doğu ülkeleri
C
Tarımla geçimini sağlayan kendine yeten ülkeler
D
Yeni kurulmuş ülkeler
E
İlk sanayi girişimlerine başlamış azgelişmiş ülkeler
Açıklama:
En yoksul ülkelerin sanayileşmiş ülkelerin elinde tuttuğu teknolojilere erişme isteği, kendini 1966’lı yılların başında göstermeye başladı. İlk sanayileşme deneyimlerini başlatmış olan azgelişmiş ülkelerin yoğun baskısı, 1964’te Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD), 1965’te Birleşmiş Milletler Sınai Kalkınma Örgütü (UNIDO)’nün kurulmasını sağladı. UNIDO’nun asıl kuruluş amacı, teknoloji aktarımı konusunda BM’nin girişimlerinin ana organı olması iken, bu ana işlevi sürdüren UNCTAD oldu.
Soru 82
Aşağıdakilerden hangisi kalkınmanın başlıca bileşenlerinden birisi değildir?
Seçenekler
A
Araştırma ve geliştirme
B
Bilimsel altyapının oluşturulması
C
Teknolojik altyapının oluşturulması
D
İnsan kaynaklarının eğitimi ve gelişimi
E
Dış ticarette korumacılık
Açıklama:
1974’te global farklılıklara gelişmekte olan ülkelerin bir tepkisi olarak “Yeni bir uluslararası ekonomik düzen” isteği gündeme geldi. Bilim ve Teknoloji konusunda 1995’te yeni bir uluslararası ekonomik düzen kararları şu yönelimlere yer verdi:
• Az gelişmiş ülkelere, teknolojik araştırma ve geliştirme uygulamalarına daha çabuk bir biçimde erişme olanağı vermek,
• Az gelişmiş ülkelerde yerel araştırma-geliştirme başlatabilmek,
• Hem gelişmiş dünyanın araştırma çalışmalarını kararlılıkla az gelişmiş ülkelerin ihtiyaç ve sıkıntılarına doğru yönlendirmek hem de onların öz yeterliliklerini geliştirmek.
Bununla birlikte 1980’li yıllarda hâkim görüş; her dış kaynak gibi, teknoloji transferinin de ancak ulusal çabalara eklenecek bir yardımcı olduğudur. Öyleyse, gelişmekte olan ülkeler kendi başlarına karar verip kaynaklarının önemli bir kısmını kalkınma yolunda bilim ve
teknolojiye ayırmak zorundadır. Kalkınmanın başlıca üç bileşeni şunlardır: Araştırma ve Geliştirme (ARGE), bilimsel ve teknolojik altyapı ve insan kaynaklarının eğitimi ve gelişimi. 21. yüzyılda bu hedefe ayrılacak GSMH’nin en az yüzde biri gerçekçi bir rakamdı.
• Az gelişmiş ülkelere, teknolojik araştırma ve geliştirme uygulamalarına daha çabuk bir biçimde erişme olanağı vermek,
• Az gelişmiş ülkelerde yerel araştırma-geliştirme başlatabilmek,
• Hem gelişmiş dünyanın araştırma çalışmalarını kararlılıkla az gelişmiş ülkelerin ihtiyaç ve sıkıntılarına doğru yönlendirmek hem de onların öz yeterliliklerini geliştirmek.
Bununla birlikte 1980’li yıllarda hâkim görüş; her dış kaynak gibi, teknoloji transferinin de ancak ulusal çabalara eklenecek bir yardımcı olduğudur. Öyleyse, gelişmekte olan ülkeler kendi başlarına karar verip kaynaklarının önemli bir kısmını kalkınma yolunda bilim ve
teknolojiye ayırmak zorundadır. Kalkınmanın başlıca üç bileşeni şunlardır: Araştırma ve Geliştirme (ARGE), bilimsel ve teknolojik altyapı ve insan kaynaklarının eğitimi ve gelişimi. 21. yüzyılda bu hedefe ayrılacak GSMH’nin en az yüzde biri gerçekçi bir rakamdı.
Soru 83
Aşağıdaki devrimlerden hangisi sanayi ile birlikte modern teknolojinin de doğuşuna kaynaklık etmiştir?
Seçenekler
A
İngiliz sanayi devrimi
B
Fransız sanayi devrimi
C
Alman sanayi devrimi
D
Osmanlı sanayi devrimi
E
ABD sanayi devrimi
Açıklama:
İngiliz Sanayi Devrimi, modern sanayi ile birlikte modern teknolojinin de doğuşuna kaynaklık etmiştir. Bu devrimin kökeninde son derece güçlü bir ekonomik motivasyon, kârı gerçekleştirme ve büyütme motivasyonu vardır. Kârın, genişleyen ihraç pazarlarına yönelik imalât faaliyetleriyle gerçekleştirilip büyütülebileceğinin görülmesi ise Sanayi
Devrimi’nin temel dinamiğini oluşturmuştur.
Devrimi’nin temel dinamiğini oluşturmuştur.
Soru 84
• Sanayi, üniversite ve devlet tarafından ortak yürütülen araştırmalar için deneysel araştırma enstitülerinin kurulması,
• Araştırma eğitimi ve öğretimi için yeni olanaklar yaratılması,
• Teknik enformasyonda daha ileri düzeyin yakalanabilmesi için veri tabanı sistemleri geliştirilmesi; konferans ve sergi salonları kurulması,
• Risk taşıyan işler için “inkübatörler” (kuluçkalıklar) oluşturulması
Teknopolisler programına göre bölgeler bazında yukarıda yer alan ana hedefleri gerçekleştirmek üzere girişimlerde bulunan ülke aşağıdakilerden hangisidir?
• Araştırma eğitimi ve öğretimi için yeni olanaklar yaratılması,
• Teknik enformasyonda daha ileri düzeyin yakalanabilmesi için veri tabanı sistemleri geliştirilmesi; konferans ve sergi salonları kurulması,
• Risk taşıyan işler için “inkübatörler” (kuluçkalıklar) oluşturulması
Teknopolisler programına göre bölgeler bazında yukarıda yer alan ana hedefleri gerçekleştirmek üzere girişimlerde bulunan ülke aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Japonya
B
ABD
C
Türkiye
D
Almanya
E
İngiltere
Açıklama:
Japonya’nın sanayileşme ve teknolojiye yetişme deneyiminde Listgil strateji ön plana çıkmaktadır. Bu sayede Japonya, teknolojiye yetişmeyi hatta belli teknolojilerde öne geçmeyi başarmıştır. Programın uygulanmasında ortaya çıkan sonuçların ışığında yüksek teknoloji araştırmalarını bölgeselleştirmeye ve yerel ARGE kolaylıklarını güçlendirmeye yönelik olarak, bölgesel araştırma çekirdeği kavramı çerçevesinde geliştirilen diğer programa göre ise,
yine bölgeler bazında gerçekleştirilmek üzere 4 ana hedef seçilmiştir:
• Sanayi, üniversite ve devlet tarafından ortak yürütülen araştırmalar için deneysel araştırma enstitülerinin kurulması,
• Araştırma eğitimi ve öğretimi için yeni olanaklar yaratılması,
• Teknik enformasyonda daha ileri düzeyin yakalanabilmesi için veri tabanı sistemleri geliştirilmesi; konferans ve sergi salonları kurulması,
• Risk taşıyan işler için “inkübatörler” (kuluçkalıklar) oluşturulması.
Bakanlık bu hedefler bağlamında, ayrıca hizmet sanayileri için iş merkezleri kurulması, yasal mevzuat ve muhasebe konularında iş görecek profesyonel kadroların desteklenmesi ve “think tank”lar oluşturulması gibi konularda sağlayacağı teşvikleri kapsamına almıştır.
yine bölgeler bazında gerçekleştirilmek üzere 4 ana hedef seçilmiştir:
• Sanayi, üniversite ve devlet tarafından ortak yürütülen araştırmalar için deneysel araştırma enstitülerinin kurulması,
• Araştırma eğitimi ve öğretimi için yeni olanaklar yaratılması,
• Teknik enformasyonda daha ileri düzeyin yakalanabilmesi için veri tabanı sistemleri geliştirilmesi; konferans ve sergi salonları kurulması,
• Risk taşıyan işler için “inkübatörler” (kuluçkalıklar) oluşturulması.
Bakanlık bu hedefler bağlamında, ayrıca hizmet sanayileri için iş merkezleri kurulması, yasal mevzuat ve muhasebe konularında iş görecek profesyonel kadroların desteklenmesi ve “think tank”lar oluşturulması gibi konularda sağlayacağı teşvikleri kapsamına almıştır.
Soru 85
Çağımızda teknoloji, rekabet gücünü belirleyen en önemli etmen olarak öne çıkmaktadır. Buna göre teknolojide meydana gelen gelişmeler tüketiciler bazında aşağıdakilerden hangisini beraberinde getirmektedir?
Seçenekler
A
Ülkelerin zenginleşmesini
B
Tüketici tercihlerinin benzeşmesini
C
Tüketicilerin refah düzeyinin artmasına
D
Tüketicilerinin açlık sorunu yaşamamasına
E
Toplumların işbirliğinin kuvvetlenmesine
Açıklama:
Hızlı teknolojik yenilikler yoğun üretime, kitle iletişimine ve kitle taşımacılığına olanak sağlamakta; ülkeler arasındaki fiziksel uzaklıklar, kültür ve bilgiye erişim olanaklarındaki farklılıklar giderek ortadan kalkmaktadır. Bu yakınlaşma ülkeler arasındaki mal, hizmet, bilgi ve kaynak akışını hızlandırırken, tüketici tercihlerinde benzeşmeyi de beraberinde getirmekte ve globalleşme güçlenmektedir. Bir başka ifade ile teknolojinin sağladığı imkânlar globalleşmeyi hızlandırmaktadır. Zaten teknolojik altyapı global niteliğe sahiptir. Her ülke global teknolojik altyapı ve onun üzerine oturtulan ekonomik sisteme nasıl entegre olacağına karar vermek zorundadır. Aksi takdirde yarının hızlı ekonomisinden kopar, gelişme ve kalkınma yarışında geri kalır.
Soru 86
Aşağıdaki yaklaşımlardan hangisi bir ülkenin uzmanlarla birlikte geleceğin teknolojileri üzerinde araştırmalar yaparak sanayi ve yatırım politikalarını oluşturmaya çalışmalarını ifade etmektedir?
Seçenekler
A
Enformasyon teknolojileri
B
Teknolojik öngörü
C
Teknoloji itmesi
D
Araştırma ve geliştirme
E
Teknolojik birikim
Açıklama:
Özellikle İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra, ekonomik üstünlük elde edebilmek amacıyla gelecekte önemli olacağı düşünülen ürünleri geliştirmeye ve böylece geleceğin teknolojilerini yakalamaya yönelik projeler oluşturmak yaygın bir uygulama olmuştur. Geleceğin ürünlerini, çoğunlukla teknik uzmanlara danışarak belirlemeye dayalı bu yaklaşıma “teknoloji itmesi (techonology push) denilmektedir. Uç uygulaması tek tek ürünler etrafında ve teknoloji itmesi olarak ortaya çıkan bu yaklaşım birçok dev projeyi içermektedir. ARGE ile sağlanan ileri bilgi ve beceri düzeyine rağmen dev projeler, istenen ekonomik başarıyı getiremeyince, pazarın ve tüketicilerin taleplerine öncelik veren ikinci bir yaklaşım ağırlık kazanmıştır (talep çekmesi).
Soru 87
İkinci Dünya Savaşı sonrası bilim ve teknoloji arasındaki sınırın giderek belirsizleşmeye başlaması ile birlikte her ülke bazı teknolojilerde üstünlük sağlamak istemektedir. Aşağıdakilerden hangisi bu teknolojiler arasında yer sayılamaz?
Seçenekler
A
Enformasyon teknolojileri
B
Hidroelektrik teknolojileri
C
Nükleer teknoloji
D
Malzeme teknolojileri
E
Biyoteknoloji
Açıklama:
İkinci Dünya Savaşı sonrası bilim ve teknoloji arasındaki sınırın giderek belirsizleşmeye başlaması ile birlikte her ülke;
• Enformasyon teknolojileri,
• Malzeme teknolojisi,
• Biyoteknoloji,
• Nükleer teknoloji,
• Havacılık-Uzay teknolojisi olarak belirlenen jenerik teknolojilerde üstünlük sağlamak istemiştir.
• Enformasyon teknolojileri,
• Malzeme teknolojisi,
• Biyoteknoloji,
• Nükleer teknoloji,
• Havacılık-Uzay teknolojisi olarak belirlenen jenerik teknolojilerde üstünlük sağlamak istemiştir.
Soru 88
Bir fabrikada çalışan Ali Usta çevirmeli kolla çalışan bir makineye basit bir elektronik motor entegre ederek bunun artık küçük bir düğme ile çalışmasını mümkün kılmıştır. Bu fabrikada yapılan yenilik aşağıdakilerden hangisinin kapsamına girer?
Seçenekler
A
Köklü yenilikler
B
Araştırma ve geliştirme
C
Arıtımsal yenilikler
D
Kapsamlı yenilikler
E
Yayılgan jenerik yenilikler
Açıklama:
Bütün ekonomik etkinlik alanlarında sürüp giden küçük küçük yeniliklerdir. Uzun dönemde ortaya çıkan kümülatif etkileri üretkenlik artışları ve kalitedeki gelişmeler açısından önemlidir ama etki alanları yalnızca mevcut ürün kuşakları ve mevcut ürün yöntemleri ile sınırlıdır. Bir başka deyişle artımsal yenilikler, yeni mal ve hizmet kuşakları ya da yeni üretim yöntemleri doğurmazlar. Artımsal yenilikler için organize ya da sistematik bir ARGE etkinliğinin olması bir ön koşul değildir. İşletmenin her kademedeki elemanı, süreç içinde böylesi yenilikler yaratabilir ya da işletme dışında satın alınan patentlerden yararlanmak mümkündür. Artımsal yenilikleri uygulayabilmek, kurumsal yapıda büyük değişiklik yapmayı, çalışanların niteliğini önemli ölçüde değiştirmeyi ya da geniş çaplı yatırımları gerektirmez. Kısacası artımsal yenilikler üretim sürecinin doğal evriminden başka bir şey değildir.
Soru 89
Günümüzde uzaya yolculuk imkansız olsa da bazı firmaların bu konularda araştırma ve geliştirme çalışmalarını yaptıkları bilinmektedir. Bu firmaların yaptıkları çalışmalar aşağıdakilerden hangisinin kapsamına girer?
Seçenekler
A
Köklü yenilikler
B
Kapsamlı teknolojiler
C
Artımsal yenilikler
D
Yayılgan ve jenerik teknolojiler
E
Geleceğe yatırım yenilikleri
Açıklama:
Ekonominin hemen hemen bütün etkinlik alanlarını etkileyip ve hatta kökten değiştiren teknolojiler yayılgan ve jenerik teknolojilerdir. Bu tür teknolojilerin çarpıcı tarihsel örneklerinden biri buhar teknolojisidir.
Soru 90
Aşağıdaki gelişmiş ekonomileri yakalama aşamalarından hangisinde teknoloji ve yönetimde uzmanlaşma ve yüksek kaliteli mal üretimi gerçekleşir?
Seçenekler
A
0.Aşama
B
1.Aşama
C
2.Aşama
D
3.Aşama
E
4.Aşama
Açıklama:
Gelişen teknoloji ve yeniliklerle sanayileşmenin nasıl yakalandığına
dair bazı aşamalar vardır. Buradaki aşamalar Türkiye ve benzeri gelişmekte olan ülke ekonomileri için önemli bilgi ve uyarılar içermektedir. Sanayileşme süreci tek kültürlü ilkel tarımın
yaygın olduğu, sanayinin hiç olmadığı sıfırıncı aşamadan başlayıp dördüncü aşamaya kadar devam etmektedir.
0. Aşama Tekkültürlülük, yaşam için gerekliliğe dayalı tarım, dış yardıma muhtaçlık
1. Aşama Yabancı yardım ve danışmanlığı, basit imalat üretimi
2. Aşama İmalat sektörünü destekleyen endüstriyel sektör gelişimi, ancak yabancı yardım devam etmekte
3. Aşama Teknoloji ve yönetimde uzmanlaşma dönemi, yüksek kalite mal üretimi mümkün
4. Aşama Küresel bir lider şeklinde inovasyon ve ürün dizaynında tam yeterlilik
dair bazı aşamalar vardır. Buradaki aşamalar Türkiye ve benzeri gelişmekte olan ülke ekonomileri için önemli bilgi ve uyarılar içermektedir. Sanayileşme süreci tek kültürlü ilkel tarımın
yaygın olduğu, sanayinin hiç olmadığı sıfırıncı aşamadan başlayıp dördüncü aşamaya kadar devam etmektedir.
0. Aşama Tekkültürlülük, yaşam için gerekliliğe dayalı tarım, dış yardıma muhtaçlık
1. Aşama Yabancı yardım ve danışmanlığı, basit imalat üretimi
2. Aşama İmalat sektörünü destekleyen endüstriyel sektör gelişimi, ancak yabancı yardım devam etmekte
3. Aşama Teknoloji ve yönetimde uzmanlaşma dönemi, yüksek kalite mal üretimi mümkün
4. Aşama Küresel bir lider şeklinde inovasyon ve ürün dizaynında tam yeterlilik
Soru 91
Aşağıdaki seçeneklerden hangisi ABD'nin tam uzmanlaştığı alanlardan birisidir?
Seçenekler
A
Mali hizmetler
B
Kimya
C
Elektronik
D
Kimya
E
Havacılık
Açıklama:
Küreselleşme çağında üretim hiyerarşisi yeniden yapılanmıştır. Bu süreçte Almanya; kimya, havacılık, bilgisayar programları, ABD; mali hizmetler, otomobil, Japonya ve Güney Doğu Asya ülkeleri; elektronik, otomobil vs. gibi alanlarda tam uzmanlaşmıştır. Doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 92
Birleşmiş Milletler Sınai Kalkınma Örgütü'nün(UNIDO) hangi yılda kurulmuştur?
Seçenekler
A
1955
B
1965
C
1974
D
1980
E
1995
Açıklama:
İlk sanayileşme deneyimlerini başlatmış olan azgelişmiş ülkelerin baskısı sonucunda, 1964’te Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD), 1965’te Birleşmiş Milletler Sınai Kalkınma Örgütü (UNIDO) kurulmuştur. Doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 93
Aşağıdaki seçeneklerin hangisinde 1990 yılı dünya imalat endüstrisinde en büyük paya sahip ülkeler paylarına göre büyükten küçüğe doğru biçimde sıralanmıştır?
Seçenekler
A
ABD-Japonya-Fransa-Almanya-İtalya
B
ABD-Almanya-Japonya-İtalya-Fransa
C
ABD-Japonya-Almanya-İtalya-Fransa
D
ABD-İtalya-Japonya-Almanya-Fransa
E
ABD-Almanya-Japonya-Fransa-İtalya
Açıklama:
1990 yılında, ABD, Japonya, Almanya, İtalya ve Fransa aynen bu sıra ile dünya imalat endüstrisinde en büyük paya (yaratılan katma değere göre) sahip beş ülkeydi. Bu sektördeki toplam payları yaklaşık % 58 kadardı. Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 94
Çin hangi yılda dünya imalat endüstrisinde ilk sıraya yükselmiştir?
Seçenekler
A
2000
B
2003
C
2007
D
2009
E
2011
Açıklama:
Çin 2000 yılında yaklaşık %7’lik bir paya sahipken bu oran 2011 yılında %21’e yükselerek Çin'i dünya imalat endüstrisinde ilk sıraya çıkarmıştır. Doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 95
Aşağıdaki seçeneklerden hangisi ekonomik etkinlik alanlarında sürekliliği olan küçük yeniliklerdendir?
Seçenekler
A
Kapsamlı Yenilikler
B
Köklü (Radikal) Yenilikler
C
Kapsamlı Teknolojiler
D
Artımsal Yenilikler
E
Yayılgan (Pervasive) Jenerik Teknolojiler
Açıklama:
Artımsal yenilikler ekonomik etkinlik alanlarında sürekliliği olan küçük yeniliklerdir. Bu yenilikler yeni mal ya da hizmet kuşakları ya da yeni üretim yöntemleri geliştirmez. Doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 96
Gelişmiş ekonomileri yakalama aşamalarında, inovasyon ve ürün dizaynında tam yeterlilik hangi durumda sağlanmaktadır?
Seçenekler
A
Sanayileşme öncesi
B
İlk FDI dönemi
C
Parça ve bileşenlerin içselleştirilmesi
D
Yetenek ve teknolojinin içselleştirilmesi
E
İnovasyonun içselleştirilmesi
Açıklama:
Küresel bir lider şeklinde inovasyon ve ürün dizaynında tam yeterlilik sağlanması inovasyonun içselleştirilmesi aşamasında gerçekleşmektedir. Doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 97
Aşağıdaki aşamaların hangisinde gelişmekte olan ülkeler orta gelir tuzağına düşmektedir?
Seçenekler
A
Sanayileşme öncesi ile ilk FDI dönemi
B
İlk FDI dönemi ile parça ve bileşenlerin içselleştirilmesi
C
Parça ve bileşenlerin içselleştirilmesi ile yetenek ve teknolojinin içselleştirilmesi
D
Yetenek ve teknolojinin içselleştirilmesi ile inovasyonun içselleştirilmesi
E
Sanayileşme öncesi ile parça ve bileşenlerin içselleştirilmesi
Açıklama:
Parça ve bileşenlerin içselleştirilmesi ile yetenek ve teknolojinin içselleştirilmesi aşamalarında orta gelir tuzağına düşülmektedir. Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 98
Teknolojik değişiminde, İkinci Dünya Savaşı döneminden 1990’lara kadar devam eden dördüncü dönemin temel unsuru aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Mikroelektronik ve bilgisayar ağları
B
Sentetik materyal ve kitle otomobil üretimi
C
Elektriğin keşfi ve kullanımı
D
Buhar gücü ve demir yolları
E
Su gücü
Açıklama:
İkinci Dünya Savaşı döneminden 1990’lara kadar devam eden dördüncü dönemde sentetik materyal ve otomobil üretimin anahtar olduğu kabul edilir. Doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 99
Aşağıdakilerden hangisi sanayileşme sürecinin esas belirleyici ülkelerinden birisidir?
Seçenekler
A
Çin
B
Avusturalya
C
Türkiye
D
Japonya
E
Fransa
Açıklama:
Japonya ve ABD, sanayileşme sürecinin esas belirleyicileridir. Doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 100
İkinci Dünya Savaşı sonrası bilim ve teknoloji arasındaki sınırın giderek belirsizleşmeye başlaması ile birlikte aşağıdaki alanların hangisi, ülkelerin üstünlük sağlamak istedikleri jenerik teknoloji alanlarından biri değildir?
Seçenekler
A
Buhar teknolojisi
B
Enformasyon teknolojileri
C
Malzeme teknolojisi
D
Biyoteknoloji
E
Nükleer teknoloji
Açıklama:
İkinci Dünya Savaşı sonrası bilim ve teknoloji arasındaki sınırın giderek belirsizleşmeye başlaması ile birlikte her ülke; enformasyon teknolojileri, malzeme teknolojisi, biyoteknoloji, nükleer teknoloji ve havacılık-uzay teknolojisi olarak belirlenen jenerik teknolojilerde üstünlük sağlamak istemiştir. Doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 101
Birleşmiş Milletler Sınai Kalkınma Örgütü (UNIDO) kaç yılında kurulmuştur?
Seçenekler
A
1955
B
1960
C
1965
D
1970
E
1975
Açıklama:
1965’te Birleşmiş Milletler Sınai Kalkınma Örgütü(UNIDO)’nün kurulmuştur.
Soru 102
List'e göre Almanya'nın Uluslararası alanda yarışa kabul edilebilmesi için aşağıdakilerden hangisi gereklidir?
Seçenekler
A
İngiltere ve Fransa'nın sanayi gücüne ulaşması
B
İngiltere'nin teknoloji alanında geriye gitmesi
C
Amerika'nın teknolojisi aynen Almaya'da kullanmak
D
Diğer genç ülkelerin sanayi öncüsü olması
E
Tüm dünyada serbet ticaret uygulanması
Açıklama:
List’e göre Almanya’nın uluslararası alanda, önerilen bu koşullar altında yarışı kabul edebilmesi için İngiltere’nin ve Fransa’nın sanayi gücüne erişmesi, onlarla eşit koşullara gelmesi gerekmekteydi. Sanayileşmiş ülkeler varken serbest ticaret koşulları altında genç ülkelerde sanayinin gelişmesine olanak yoktur. Bu nedenle List, genç sanayilerin korunmasını ister. Ancak List’in koruyuculuğu geçici ve seçici bir koruyuculuktur (Yılmaz, 1992, s. 105). List gerçekte serbest ticaret taraftarıdır, yalnız bu idealin çok sayıdaki ülkenin refah ve teknoloji bakımından eşit düzeyde olmaları hâlinde geçerli olabileceği düşüncesindedir.
Soru 103
Japonya'nın sanayileşme ve teknolojiye yetişme deneyimiyle ilgili aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Listgil strateji ön plandadır
B
Teknopolis programı oluşturulmuştur
C
Risk taşıyan işler için “inkübatörler” (kuluçkalıklar) oluşturulmuştur
D
Araştırma eğitimi ve öğretimi için yeni olanaklar yaratılmıştır
E
Japonya Arge çalışmalarına 1935 yılında başlamış ve aralıksız devam etmiştir
Açıklama:
1950’lerden bu yana uygulanagelen Japon stratejisinin, günümüz koşullarında ve elbette bu ülkenin geldiği aşamada yeniden biçimlenişinin ipuçlarını verecek olan bu programların ana hatlarına yakından bakmakta yarar vardır. Teknoloji ile ekonomik gelişme arasındaki bağı oluşturacak kent devletler yani teknopolisler kurmaya yönelik teknopolisler programları oluşturulmuştur.
Soru 104
İkinci dünya savaşından sonra ülkeler teknoloji alanında ilerlemek istemiştir. Aşağıdakilerden hangisi bu jenerik teknolojilerden biri değildir?
Seçenekler
A
Enformasyon teknolojileri
B
Nükleer teknoloji
C
Havacılık-Uzay teknolojisi
D
Biyoteknoloji
E
Tarım teknolojileri
Açıklama:
İkinci Dünya Savaşı sonrası bilim ve teknoloji arasındaki sınırın giderek belirsizleşmeye başlaması ile birlikte her ülke;
• Enformasyon teknolojileri,
• Malzeme teknolojisi,
• Biyoteknoloji,
• Nükleer teknoloji,
• Havacılık-Uzay teknolojisi olarak belirlenen jenerik teknolojilerde üstünlük sağlamak istemiştir.
• Enformasyon teknolojileri,
• Malzeme teknolojisi,
• Biyoteknoloji,
• Nükleer teknoloji,
• Havacılık-Uzay teknolojisi olarak belirlenen jenerik teknolojilerde üstünlük sağlamak istemiştir.
Soru 105
Geleceğin ürünlerini, çoğunlukla teknik uzmanlara danışarak belirlemeye dayalı yaklaşıma ........ denir.
Seçenekler
A
Teknoloji itmesi
B
Talep çekmesi
C
Arz çekmesi
D
Jenerik teknolojiler
E
Zincir üretim
Açıklama:
Geleceğin ürünlerini, çoğunlukla teknik uzmanlara danışarak belirlemeye dayalı bu yaklaşıma “teknoloji itmesi (techonology push) denilmektedir.
Soru 106
Yayılgan jenerik teknolojilerle ilgili bilgilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Yeni ürün ve hizmetler yaratma
B
Değişik sektörlerde uygulanabilme
C
Mevcut ürün sistemleri iyileştirme
D
Kârlılık ve rekabet gücü sayesinde endüstriyel önem taşıma
E
1930’lar, 1940’lar ve 1950’lerde petrokimya kökenli sentetik teknolojidir
Açıklama:
Günümüzde en yayılgan en etkin teknolojiler jenerik teknolojileridir. Bunlar;
• Yeni ürün ve hizmetler yaratma,
• Değişik sektörlerde uygulanabilme,
• Mevcut ürün sistemleri iyileştirme,
• Kârlılık ve rekabet gücü sayesinde endüstriyel önem taşıma,
• Genel toplumsal benimsenme özelliklerini taşımaktadırlar.
• Yeni ürün ve hizmetler yaratma,
• Değişik sektörlerde uygulanabilme,
• Mevcut ürün sistemleri iyileştirme,
• Kârlılık ve rekabet gücü sayesinde endüstriyel önem taşıma,
• Genel toplumsal benimsenme özelliklerini taşımaktadırlar.
Soru 107
Artırımsal yeniliklerle ilgili aşağıdaki bilgilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Sistematik bir araştırma-geliştirme çabası sonucunda ortaya konabilir
B
Bütün ekonomik etkinlik alanlarında sürüp giden küçük küçük yeniliklerdir
C
Ekonominin hemen hemen bütün etkinlik alanlarını etkiler
D
kömüre dayalı termik santral teknolojisi kullanılır
E
Özellikle ekonomide yapısal değişiklikler meydana getirir
Açıklama:
Bütün ekonomik etkinlik alanlarında sürüp giden küçük küçük yeniliklerdir. Uzun dönemde ortaya çıkan kümülatif etkileri üretkenlik artışları ve kalitedeki gelişmeler açısından önemlidir ama etki alanları yalnızca mevcut ürün kuşakları ve mevcut ürün yöntemleri ile sınırlıdır. Bir başka deyişle artımsal yenilikler, yeni mal ve hizmet kuşakları ya da yeni üretim yöntemleri doğurmazlar.
Artımsal yenilikler için organize ya da sistematik bir ARGE etkinliğinin olması bir ön koşul değildir. İşletmenin her kademedeki elemanı, süreç içinde böylesi yenilikler yaratabilir ya da işletme dışında satın alınan patentlerden yararlanmak mümkündür.
Artımsal yenilikleri uygulayabilmek, kurumsal yapıda büyük değişiklik yapmayı, çalışanların niteliğini önemli ölçüde değiştirmeyi ya da geniş çaplı yatırımları gerektirmez.
Artımsal yenilikler için organize ya da sistematik bir ARGE etkinliğinin olması bir ön koşul değildir. İşletmenin her kademedeki elemanı, süreç içinde böylesi yenilikler yaratabilir ya da işletme dışında satın alınan patentlerden yararlanmak mümkündür.
Artımsal yenilikleri uygulayabilmek, kurumsal yapıda büyük değişiklik yapmayı, çalışanların niteliğini önemli ölçüde değiştirmeyi ya da geniş çaplı yatırımları gerektirmez.
Soru 108
II Dünya Savaşı’ndan bu yana süregelen askeri sürtüşmenin, giderek bir yanda ABD ve İngiltere’nin öncülüğünü yaptıkları ........... pazar ekonomisi ile diğer yanda Almanya ile Japonya’nın öncülüğünü yaptıkları .............pazar ekonomisi yaklaşımlarının rekabete dönüşmesi oluşturmuştur.
Seçenekler
A
Kitleci/ Biresel
B
Bireysel/ Kitleci
C
Ren tipi / Anglosakson tipi
D
Bireysel / Kümelenmiş
E
Kümelenmiş / Ren tipi
Açıklama:
II Dünya Savaşı’ndan bu yana süregelen askeri sürtüşmenin, giderek bir yanda ABD ve İngiltere’nin öncülüğünü yaptıkları bireyci pazar ekonomisi (Anglosakson Tipi Kapitalizm) ile diğer yanda Almanya ile Japonya’nın öncülüğünü yaptıkları kitleci pazar ekonomisi (Ren Tipi Kapitalizm) yaklaşımlarının rekabete dönüşmesi oluşturmuştur.
Soru 109
1990-2011 Dünya' da İmalat sektörüne bakıldığında aşağıdaki ülkelerden hangisi daha fazla pay almaya başlamıştır?
Seçenekler
A
Fransa
B
Amerika Birleşik Devletleri
C
Çin
D
Japonya
E
Güney Kore
Açıklama:
En ciddi değişim ise Çin’in dünyada liderliğini ele geçirmesidir. Çin 2000 yılında
yaklaşık %7’lik bir paya sahipken bu oran 2011 yılında %21’e yükselmiştir. 1990
-2011 dönemi ele alındığında şekilden de görüldüğü gibi en iyi ligde yer alan 5
ülkeden Çin hariç diğer 4’ünün payları azalırken, Çin’in payı önemli bir sıçrama
kaydetmiştir.
yaklaşık %7’lik bir paya sahipken bu oran 2011 yılında %21’e yükselmiştir. 1990
-2011 dönemi ele alındığında şekilden de görüldüğü gibi en iyi ligde yer alan 5
ülkeden Çin hariç diğer 4’ünün payları azalırken, Çin’in payı önemli bir sıçrama
kaydetmiştir.
Soru 110
Aşağıdaki kondratief dalgaları ve enerji sistemleri ilişkisinden hangisi doğru verilmiştir?
Seçenekler
A
1780-1840/ Buhar gücü
B
1840-1890/ Su gücü
C
1890-1940/ Elektrik
D
1940-1990/ Elektrik
E
1990- ../ Petrol, Plastik
Açıklama:
Üçüncü dönem 1940’lara kadar takip eden 50 yıldan oluşur. Elektriğin keşfi ve kullanımı bu dönemin en önemli belirleyicisidir. Ekonomik anlamda üretimin en önemli girdilerinden biri de çelik olmuştur bu dönemde. Bilimsel anlamda önemli gelişmeler kaydedilen bu dönemde ARGE laboratuvarları kurulmuş, kimya ve elektrik konularında önemli araştırmalar yürütülmüştür. Pek tabi ki buhar gücünün yerini elektrik almış ama tren yollarının önemi çok da değişmemiştir. Telgraf yerine artık telefonun yaygın kullanıldığı bir dönemdir bu yıllar.
Soru 111
Sanayileşmeye geç başlayan ülkelerin, artan uluslararası rekabet ve önlerini kesmeye yönelik baskıların şiddetlenmesi nedeniyle teknolojiye yetişme ve sanayileşme güçlüklerinin artması aşağıdaki hangi sistemin doğası gereğidir?
Seçenekler
A
Parasal sistem
B
Kapitalist sistem
C
Bölgesel sistem
D
Yönetim sistemi
E
Toplumsal sistem
Açıklama:
Sanayileşmeye tarihsel olarak çok daha sonra başlayan ülkelerin doğal olarak teknolojiye yetişme ve sanayileşme güçlükleri giderek artmaktadır. Güçlüğün giderek artması hem kapitalist sistemin hem de sanayileşme denen sürecin doğası gereğidir. İlk neden giderek artan sanayileşmiş ülke sayısı ve verili pazar koşullarında, uluslararası rekabetin giderek artması ve sanayileşmeye yeni başlayan ülkelerin önünü̈ kesmeye yönelik her türlü baskının giderek şiddetlenmesidir. İkinci nedense, bilim ve teknolojideki sürekli büyüme/gelişme trendiyle ilgilidir. Bir ülke sanayileşmeye ne kadar geç başlamışsa, yetişeceği dünya teknolojisi de o denli karmaşıklaşmış ve bir anlamda ötelenmiş olmaktadır.
Soru 112
Üretim düzey ve becerilerindeki, üretkenlik düzeylerindeki farklılıklar sonucu ülkelerin üretim bantlarının farklı noktalarında kümeleşmelerinin ilk kategorisinde hangi ülkeler yer alır?
Seçenekler
A
İlkel tarımsal üretimin egemen üretim biçimi olduğu ülkeler
B
Sanayileşmiş ülkeler
C
Sanayi ötesi toplum içerisindeki ülkeler
D
Bilgi toplumu sınıfındaki ülkeler
E
Yeni sanayileşen ülkeler
Açıklama:
Bugün ekonomilerin uluslar aşırılaşması olarak tanımlanan bir süreç̧ yaşanmaktadır. Ama bu süreç̧ ulusal sınırlarla bölünmüş (ve daha da bölünmeye giden) bir dünyada yaşanmaktadır. Bu sınırlar da genellikle farklı gelişme düzeylerindeki ülkelerin varlığını işaret etmektedir. Farklılık, temelde, üretim düzey ve becerilerindeki, üretkenlik düzeylerindeki farklılık biçiminde dışa vurur. Bu tür bir farklılığın doğal sonucu olarak da ülkeler, ekonomilerin uluslar aşırılaşmasının somut ürünleri olan uluslar aşırı üretim bantlarının farklı noktalarında kümeleşirler. Kümeleşmenin ilk kategorisini genellikle ilkel tarımsal üretimin egemen üretim biçimi olduğu ülkelerle, sanayileşmeye başlamış̧ ama henüz imalat becerisinin ötesine geçememiş̧ ülkeler oluşturur. Bu kümedeki ülkelerin temel amacı altyapının geliştirilmesi ve sanayileşmenin tamamlanmasıdır.
Soru 113
Friedrich List’in Almanya’nın Sanayileşmesi Kuramı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Serbest ticaret genç ülkelerin sanayileşmesini sağlar
B
Serbest ticaret ülkelerin refah teknoloji seviyelerini eşitler
C
Gümrük duvarları sanayileşmenin en büyük engelleridir
D
Genç sanayiler rekabet içerisinde gelişebilir
E
Genç sanayiler için geçici ve seçici koruyuculuk gereklidir
Açıklama:
Sanayileşmiş ülkeler varken serbest ticaret koşulları altında genç̧ ülkelerde sanayinin gelişmesine olanak yoktur. Bu nedenle List, genç̧ sanayilerin korunmasını ister. Ancak List’in koruyuculuğu geçici ve seçici bir koruyuculuktur. List gerçekte serbest ticaret taraftarıdır, yalnız bu idealin çok sayıdaki ülkenin refah ve teknoloji bakımından eşit düzeyde olmaları halinde geçerli olabileceği düşüncesindedir. List, Almanya’nın sanayileşmesinin ve İngiliz teknolojisine yetişebilmesinin kuramını ortaya attı. Bunu yalnızca genç̧ endüstrilerin gümrük duvarları ile korunması olarak algılamamak gerekir. List’in kuramı, sanayi ve eğitim politikalarına sıkı sıkıya bağlı, uzun dönemli ulusal bir teknoloji politikası olarak özetlenebilir. Bu politika belli bir teknoloji seviyesine erişmeyi hedef alan, uzun dönemli ekonomik düzenlemeler bağlamında açıklanmış, ulusal bir teknoekonomi politikası olarak ifade edilebilir
Soru 114
Endüstriyel üretimin coğrafyası incelendiğinde 1990 yılından 2011 yılına kadarki dönemde dünya imalat sektöründe aşağıdaki hangi ülke ilk beş içerisinde hiç yer almamıştır?
Seçenekler
A
Amerika Birleşik Devletleri
B
Almanya
C
Çin
D
İngiltere
E
İtalya
Açıklama:
1990 yılında ABD, Japonya, Almanya, İtalya ve Fransa aynen bu sıra ile imalat endüstrisinde en büyük paya (yaratılan katma değere göre) sahip beş ülke ve sektördeki payları %58 idi. 2000 yılına gelindiğinde ise Fransa imalat sektöründe en büyük paya sahip beş ülkeden biri olma özelliğini kaybetmiş ve bu lige Çin girmiştir. Bu dönemde İngiltere ise ilk beş ülke arasında hiç yer almamıştır.
Soru 115
Sermayenin önemli olduğu sanayi toplumundan, enformasyonun önemli olduğu bilgi toplumuna geçen dünyada, büyümenin en temel unsurları aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Verimlilik ve inovasyon
B
Nüfus
C
Kalite
D
Pazar büyüklüğü
E
Mülkiyet hakları
Açıklama:
Bilgi ve iletişim teknolojileri sektörü̈ bir ekonomideki tüm endüstrileri etkileyen, verimliliği artırıcı ve kolaylaştırıcı bir rol oynayan, yatay bir sektördür. Sermayenin önemli olduğu sanayi toplumundan, enformasyonun önemli olduğu bilgi toplumuna geçen dünyada, verimlilik ve inovasyon büyümenin en temel unsurları konumundadır. Bu sektör, mevcut ve yeni gelişen teknoloji ve iş alanlarının izolasyonlarla gelişmesinin, verimlilik ve rekabetçiliğin artmasının önünü açıcı bir rol oynar. Sektörün, ekonomik, politik, kültürel ve sosyal pek çok alanda gözlenmekte olan ve gerçekleşmesi muhtemel etkileri göz önüne alındığında, bilgi toplumuna dönüşümün tetikleyici gücü olduğu ortaya çıkmaktadır.
Soru 116
Birçok dev projeyi içeren ve geleceğin ürünlerini çoğunlukla teknik uzmanlara danışarak belirlemeye dayalı “teknoloji itmesi” denen yaklaşımın istenen başarıyı getirememesi aşağıdaki hangi yaklaşımın ağırlık kazanmasına neden olmuştur?
Seçenekler
A
Anglo-Sakson tipi kapitalizm
B
Ren tipi kapitalizm
C
Talep çekmesi
D
Pazar ekonomisi
E
Tüketici öncülüğü
Açıklama:
Özellikle İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra, ekonomik üstünlük elde edebilmek amacıyla gelecekte önemli olacağı düşünülen ürünleri geliştirmeye ve böylece geleceğin teknolojilerini yakalamaya yönelik projeler oluşturmak yaygın bir uygulama olmuştur. Geleceğin ürünlerini, çoğunlukla teknik uzmanlara danışarak belirlemeye dayalı bu yaklaşıma “teknoloji itmesi (techonology push) denilmektedir. Uç̧ uygulaması tek tek ürünler etrafında ve teknoloji itmesi olarak ortaya çıkan bu yaklaşım birçok dev projeyi içermektedir. ARGE ile sağlanan ileri bilgi ve beceri düzeyine rağmen dev projeler, istenen ekonomik başarıyı getiremeyince, pazarın ve tüketicilerin taleplerine öncelik veren ikinci bir yaklaşım ağırlık kazanmıştır (talep çekmesi).
Soru 117
İkinci Dünya Savaşı sonrası bilim ve teknoloji arasındaki sınırın giderek belirsizleşmeye başlaması ile birlikte her ülkenin üstünlük kurmaya çalıştığı enformasyon, malzeme, biyoteknoloji, nükleer ve havacılık-uzay teknolojilerine ne isim verilir?
Seçenekler
A
Dünya teknolojisi
B
Jenerik teknoloji
C
Siber teknoloji
D
Karma teknoloji
E
Yenilikçi teknoloji
Açıklama:
İkinci Dünya Savaşı sonrası bilim ve teknoloji arasındaki sınırın giderek belirsizleşmeye başlaması ile birlikte her ülke
Enformasyon teknolojisi
Malzeme teknolojisi
Biyoteknoloji
Nükleer teknoloji
Havacılık-uzay teknolojisi olarak belirlenen jenerik teknolojilerde üstünlük sağlamak istemiştir.
Enformasyon teknolojisi
Malzeme teknolojisi
Biyoteknoloji
Nükleer teknoloji
Havacılık-uzay teknolojisi olarak belirlenen jenerik teknolojilerde üstünlük sağlamak istemiştir.
Soru 118
Buhar gücünün imalat ve taşımacılıkta kullanımı ekonominin hemen hemen bütün etkinlik alanlarını etkilemiş ve hatta kökten değiştirmiştir. Bu tür yeniliğe ne isim verilir?
Seçenekler
A
Artımsal yenilikler
B
Köklü radikal yenilikler
C
Kapsamlı yenilikler ve kapsamlı teknolojiler
D
Yayılgan jenerik teknolojiler
E
Geçişli yenilikler
Açıklama:
Ekonominin hemen hemen bütün etkinlik alanlarını etkileyip ve hatta kökten değiştiren yayılgan (pervasive) jenerik teknolojilerin çarpıcı tarihsel örneklerinden biri buhar teknolojisidir. Buhar gücünden yararlanma olanağını getiren bu teknoloji imalat işlemlerinin büyük çoğunluğunun mekanizasyonunu mümkün kılmış; demir yolu sistemine ve gemilere uygulanmasıyla, dağıtım ve ulaşım sistemini bütünüyle değiştirmiş; dolayısıyla imalat ve taşımacılıkta ölçek ekonomilerinin ve maliyet yapılarının önemli ölçüde değişmesine neden olmuştur.
Soru 119
I. 1780-1840 Birinci Dönem A. Demir ve kömür II. 1840-1890 İkinci Dönem B. Pamuk III. 1890-1940 Üçüncü Dönem C. Mikroelektronik IV. 1940-1990 Dördüncü Dönem D. Çelik V. 1990-....... Beşinci Dönem E. Petrol ve plastik
Sanayi Devrimi olarak da adlandırılan Birinci Dönemden günümüze kadarki beş dönemin global anlamda endüstriyel ürünleri ile doğru eşleşmesi hangi şıkta verilmiştir?
Sanayi Devrimi olarak da adlandırılan Birinci Dönemden günümüze kadarki beş dönemin global anlamda endüstriyel ürünleri ile doğru eşleşmesi hangi şıkta verilmiştir?
Seçenekler
A
IB - IIE - IIIC - IVA - VD
B
IE - IID - IIIA - IVC - VB
C
IC - IIE - IIIB - IVD - VA
D
IA - IIC - IIIE - IVB - VD
E
IB - IIA - IIID - IVE - VC
Açıklama:
1780’lerden günümüze kadarki dönem önemli teknoloji değişimleri anlamında 5 bölüme ayrılarak ele alınabilir. Bu dönemlerden ilki yaklaşık 60 yıl devam eden ve 1840’lara kadar süren “Sanayi Devrimi (Zincir Üretim)” dönemidir. Global anlamda endüstriyel sektörler için bu dönemin en önemli ürünü pamuktu.
1840 ile 1890 arasında 50 yıl kadar sürdüğü̈ kabul edilen ikinci dönem buhar gücünün ve demir yollarının dönemi olarak kabul edilebilir. Global ölçekte, en yaygın ve önemli olan faktörler artık pamuk yerine demir ve kömürdür.
Üçüncü dönem 1940’lara kadar takip eden 50 yıldan oluşur. Elektriğin keşfi ve kullanımı bu dönemin en önemli belirleyicisidir. Ekonomik anlamda üretimin en önemli girdilerinden biri de çelik olmuştur bu dönemde.
İkinci Dünya Savaşı döneminden 1990’lara kadar devam eden dördüncü̈ dönem, sentetik materyal ve kitle otomobil üretimin anahtar olduğu dönem olarak kabul edilebilir. Global anlamda üretimin anahtar girdisi ise petrol ve onun yan ürünü̈ olan plastik olmuştur.
1990’larda başlayan ve halen devam ettiği kabul edilen beşinci dönemde, mikroelektronik ve bilgisayar ağları çağı olarak kabul edilebilir. Her türlü mikroelektronik ürünler ise global anlamda anahtar girdileri oluşturmaya başlamıştır.
1840 ile 1890 arasında 50 yıl kadar sürdüğü̈ kabul edilen ikinci dönem buhar gücünün ve demir yollarının dönemi olarak kabul edilebilir. Global ölçekte, en yaygın ve önemli olan faktörler artık pamuk yerine demir ve kömürdür.
Üçüncü dönem 1940’lara kadar takip eden 50 yıldan oluşur. Elektriğin keşfi ve kullanımı bu dönemin en önemli belirleyicisidir. Ekonomik anlamda üretimin en önemli girdilerinden biri de çelik olmuştur bu dönemde.
İkinci Dünya Savaşı döneminden 1990’lara kadar devam eden dördüncü̈ dönem, sentetik materyal ve kitle otomobil üretimin anahtar olduğu dönem olarak kabul edilebilir. Global anlamda üretimin anahtar girdisi ise petrol ve onun yan ürünü̈ olan plastik olmuştur.
1990’larda başlayan ve halen devam ettiği kabul edilen beşinci dönemde, mikroelektronik ve bilgisayar ağları çağı olarak kabul edilebilir. Her türlü mikroelektronik ürünler ise global anlamda anahtar girdileri oluşturmaya başlamıştır.
Soru 120
Gelişmiş ekonomileri yakalama aşamalarında orta gelir tuzağından kurtularak ulaşılan üçüncü aşamanın belirleyici unsuru aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Yaratıcılık
B
Teknoloji sindirimi
C
İnovasyonun içselleştirilmesi
D
Yığılma
E
İmalat
Açıklama:
İmalat sektörünü destekleyen endüstriyel sektör gelişimine rağmen yabancı yardımların devam ettiği ve ekonominin orta gelir tuzağında olduğu ikinci aşamadan, teknoloji ve yönetimde uzmanlaşma dönemi ve yüksek kaliteli mal üretiminin mümkün olduğu üçüncü dönemin belirleyici özelliği yetenek ve teknolojinin içselleştirildiği yaratıcılıktır.
Soru 121
Günümüzde yaşanan uluslar aşırılaşması sürecinde ekonomilerin üretim bantlarının farklı noktalarında kümeleşmelerinin nedeni nedir?
Seçenekler
A
Ulaşım maliyetleri
B
Üretim düzey ve becerilerindeki farklılıklar
C
Lojistik avantaj ve dezavantajlar
D
Doğal kaynaklar sahipliği
E
Krizler ve savaşlar
Açıklama:
Bugün ekonomilerin uluslar aşırılaşması olarak tanımlanan bir süreç yaşanmaktadır. Ama bu süreç ulusal sınırlarla bölünmüş (ve daha da bölünmeye giden) bir dünyada yaşanmaktadır. Bu sınırlar da genellikle farklı gelişme düzeylerindeki ülkelerin varlığını işaret etmektedir. Farklılık, temelde, üretim düzey ve becerilerindeki, üretkenlik düzeylerindeki farklılık biçiminde dışa vurur. Bu tür bir farklılığın doğal sonucu olarak da ülkeler, ekonomilerin uluslar aşırılaşmasının somut ürünleri olan uluslar aşırı üretim bantlarının farklı noktalarında kümeleşirler.
Soru 122
Günümüzde uluslar aşırı üretim bantlarının ikinci kategorisinde kümeleştikleri kabul edilen sanayileşmiş veya diğer bir deyişle gelişmiş ülkelerin kendi aralarındaki üstünlük yarışı hangi alanda olmaktadır?
Seçenekler
A
Doğal kaynaklar sahipliği
B
Ucuz işgücüne erişim
C
Ulaşım ağlarında üstünlük
D
Bilim ve teknolojiye yönelik egemenlik
E
Turizm ve seyahat gelirlerini artırma
Açıklama:
Sanayileşme ve Teknolojiye Yetişme Talebinin Tarihçesi
Kümeleşmenin ilk kategorisini genellikle ilkel tarımsal üretimin egemen üretim biçimi olduğu ülkelerle, sanayileşmeye başlamış ama henüz imalat becerisinin ötesine geçememiş ülkeler oluşturur. Bu kümedeki ülkelerin temel amacı altyapının geliştirilmesi ve sanayileşmenin tamamlanmasıdır. İkinci kategoriyi ise sanayileşmiş ülkeler oluşturur. Bunlar, günümüzde pek sık sözü edilen, “sanayi ötesi toplum”, “bilgi toplumu” gibi kavramların doğuşuna kaynaklık eden ülkelerdir. ABD, AB ülkeleri, Japonya bu kategoride yer alırlar. Bu ülkelerde ekonominin ağırlığı imalat sanayinden hizmetler sektörüne kaymaktadır. Gelişmiş ülkelerin kendi aralarında da son derece keskin bir üstünlük yarışı olduğu gözlenmektedir. Bu yarışta da bilim ve teknolojiye olan egemenlik, genellikle belirleyici olur.
Kümeleşmenin ilk kategorisini genellikle ilkel tarımsal üretimin egemen üretim biçimi olduğu ülkelerle, sanayileşmeye başlamış ama henüz imalat becerisinin ötesine geçememiş ülkeler oluşturur. Bu kümedeki ülkelerin temel amacı altyapının geliştirilmesi ve sanayileşmenin tamamlanmasıdır. İkinci kategoriyi ise sanayileşmiş ülkeler oluşturur. Bunlar, günümüzde pek sık sözü edilen, “sanayi ötesi toplum”, “bilgi toplumu” gibi kavramların doğuşuna kaynaklık eden ülkelerdir. ABD, AB ülkeleri, Japonya bu kategoride yer alırlar. Bu ülkelerde ekonominin ağırlığı imalat sanayinden hizmetler sektörüne kaymaktadır. Gelişmiş ülkelerin kendi aralarında da son derece keskin bir üstünlük yarışı olduğu gözlenmektedir. Bu yarışta da bilim ve teknolojiye olan egemenlik, genellikle belirleyici olur.
Soru 123
Sanayi devriminin temel dinamiğini oluşturan, karlılığın artırılmasına yönelik faaliyet aşağıdakilerden hangisi olmuştur?
Seçenekler
A
İhracata yönelik imalat
B
İthalatın teşviki
C
Tarımsal destek politikaları
D
Ekonomik birleşmeler
E
Bölgesel bütünleşmeler
Açıklama:
Sanayileşme ve Teknolojiye Yetişmede Başarılı Olan Ülke Deneyimleri
İngiliz Sanayi Devrimi, modern sanayi ile birlikte modern teknolojinin de doğuşuna kaynaklık etmiştir. Bu devrimin kökeninde son derece güçlü bir ekonomik motivasyon, kârı gerçekleştirme ve büyütme motivasyonu vardır. Kârın, genişleyen ihraç pazarlarına yönelik imalât faaliyetleriyle gerçekleştirilip büyütülebileceğinin görülmesi ise Sanayi Devrimi’nin temel dinamiğini oluşturmuştur. Bu dinamiğin başlattığı sürecin temel koşulu ise imalâtın geliştirilmesi ve genişletilmesiydi. İşte bunu mümkün kılan birçok parametrenin yanında, teknik buluşların ve bilimsel-teknolojik yeniliklerin imalât alanında özellikle de üretimin organizasyonu, üretim yöntemleri ve yatırım malları bazında uygulanabilmesi; uygulamanın yaygınlaştırılabilmesiydi.
İngiliz Sanayi Devrimi, modern sanayi ile birlikte modern teknolojinin de doğuşuna kaynaklık etmiştir. Bu devrimin kökeninde son derece güçlü bir ekonomik motivasyon, kârı gerçekleştirme ve büyütme motivasyonu vardır. Kârın, genişleyen ihraç pazarlarına yönelik imalât faaliyetleriyle gerçekleştirilip büyütülebileceğinin görülmesi ise Sanayi Devrimi’nin temel dinamiğini oluşturmuştur. Bu dinamiğin başlattığı sürecin temel koşulu ise imalâtın geliştirilmesi ve genişletilmesiydi. İşte bunu mümkün kılan birçok parametrenin yanında, teknik buluşların ve bilimsel-teknolojik yeniliklerin imalât alanında özellikle de üretimin organizasyonu, üretim yöntemleri ve yatırım malları bazında uygulanabilmesi; uygulamanın yaygınlaştırılabilmesiydi.
Soru 124
İngiliz sanayi devriminin İngiltere’ye sağladığı üstünlüğü ilk olarak gören Friedrich List’in önerdiği Almanya’nın sanayileşmesi ve İngiliz teknolojisine yetişebilmesi politikasının özünde aşağıdaki hangi kavram vardır?
Seçenekler
A
İthalat
B
İhracat
C
Teknoekonomi
D
Tarım
E
Değerli madenler
Açıklama:
İngiliz Sanayi Devrimi’nin İngiltere’ye sağladığı bu üstünlüğü bütün açıklığıyla ilk kavrayan, Alman İktisatçı Friedrich List’tir. List, Almanya’nın sanayileşmesinin ve İngiliz teknolojisine yetişebilmesinin kuramını ortaya attı. Bunu yalnızca genç endüstrilerin gümrük duvarları ile korunması olarak algılamamak gerekir. List’in kuramı, sanayi ve eğitim politikalarına sıkı sıkıya bağlı, uzun dönemli ulusal bir teknoloji politikası olarak özetlenebilir. Bu politika belli bir teknoloji seviyesine erişmeyi hedef alan, uzun dönemli ekonomik düzenlemeler bağlamında açıklanmış, ulusal bir teknoekonomi politikası olarak ifade edilebilir
Soru 125
1990 yılında dünya imalat endüstrisindeki payı %2 civarında iken 2011 yılında %21’lik payla dünya liderliğine yükselen ülke aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
ABD
B
Japonya
C
İtalya
D
Almanya
E
Çin
Açıklama:
Endüstriyel Üretimin Coğrafyası
1990 yılında, ABD, Japonya, Almanya, İtalya ve Fransa aynen bu sıra ile dünya imalat endüstrisinde en büyük paya (yaratılan katma değere göre) sahip 5 ülke idi. Bu sektördeki toplam payları yaklaşık %58 kadardı. 2000 yılına gelindiğinde dünyanın en büyük payına sahip 5 ülke liginde değişiklik olmuştur. Fransa imalat sektöründe en büyük paya sahip 5 ülkeden biri olma özelliğini kaybetmiş ve bu lige Çin girmiştir. Çin ile birlikte en tepedeki 5 ülkenin dünya ölçeğinde aldığı pay %61’e ulaşmıştır. ABD %26 ile halen en üstte yer almaktadır. En ciddi değişim ise Çin’in dünyada liderliğini ele geçirmesidir. Çin 2000 yılında yaklaşık %7’lik bir paya sahipken bu oran 2011 yılında %21’e yükselmiştir. 1990-2011 dönemi ele alındığında şekilden de görüldüğü gibi en iyi ligde yer alan 5 ülkeden Çin hariç diğer 4’ünün payları azalırken, Çin’in payı önemli bir sıçrama kaydetmiştir.
1990 yılında, ABD, Japonya, Almanya, İtalya ve Fransa aynen bu sıra ile dünya imalat endüstrisinde en büyük paya (yaratılan katma değere göre) sahip 5 ülke idi. Bu sektördeki toplam payları yaklaşık %58 kadardı. 2000 yılına gelindiğinde dünyanın en büyük payına sahip 5 ülke liginde değişiklik olmuştur. Fransa imalat sektöründe en büyük paya sahip 5 ülkeden biri olma özelliğini kaybetmiş ve bu lige Çin girmiştir. Çin ile birlikte en tepedeki 5 ülkenin dünya ölçeğinde aldığı pay %61’e ulaşmıştır. ABD %26 ile halen en üstte yer almaktadır. En ciddi değişim ise Çin’in dünyada liderliğini ele geçirmesidir. Çin 2000 yılında yaklaşık %7’lik bir paya sahipken bu oran 2011 yılında %21’e yükselmiştir. 1990-2011 dönemi ele alındığında şekilden de görüldüğü gibi en iyi ligde yer alan 5 ülkeden Çin hariç diğer 4’ünün payları azalırken, Çin’in payı önemli bir sıçrama kaydetmiştir.
Soru 126
Aşağıdakilerden hangisi ikinci dünya savaşı sonrası bilim ve teknoloji arasındaki sınırın giderek belirsizleşmeye başlaması ile birlikte ülkelerin birbirlerine karşı üstünlük sağlamaya çalıştıkları jenerik teknolojiler arasında sayılmaz?
Seçenekler
A
Enformasyon teknolojileri
B
Malzeme teknolojisi
C
Biyoteknoloji
D
Nükleer teknoloji
E
Sondaj teknolojisi
Açıklama:
Teknolojiler ve Bunların Gelişme Yönü
İkinci Dünya Savaşı sonrası bilim ve teknoloji arasındaki sınırın giderek belirsizleşmeye başlaması ile birlikte her ülke;
İkinci Dünya Savaşı sonrası bilim ve teknoloji arasındaki sınırın giderek belirsizleşmeye başlaması ile birlikte her ülke;
- Enformasyon teknolojileri,
- Malzeme teknolojisi,
- Biyoteknoloji,
- Nükleer teknoloji,
- Havacılık-Uzay teknolojisi olarak belirlenen jenerik teknolojilerde üstünlük sağlamak istemiştir.
Soru 127
Bir termik santralin nükleer santrale dönüştürülememesi gibi ortaya çıkışları açısından süreklilik göstermeyen mevcut ürünlerin ya da yöntemlerin basit bir biçimde geliştirilmesiyle elde edilemeyecek türden yeniliklere ne isim verilir?
Seçenekler
A
Artımsal yenilikler
B
Köklü (radikal) yenilikler
C
Kapsamlı yenilikler
D
Kapsamlı teknolojiler
E
Yayılgan teknolojiler
Açıklama:
Köklü (radikal) yenilikler ortaya çıkışları açısından süreklilik göstermeyen mevcut ürünlerin ya da yöntemlerin basit bir biçimde geliştirilmesiyle elde edilemeyecek türden yeniliklerdir. Örneğin bir suni ipek tesisi geliştirilerek naylon gibi bir elyafın ortaya çıkarılması mümkün olamazdı. Benzer biçimde, kömüre dayalı termik santral teknolojisi geliştirilerek nükleer yakıta dayalı bir enerji üretim teknolojisi de yaratılamazdı. Bu tür yenilikler, ancak organize, sistematik bir araştırma-geliştirme çabası sonucunda ortaya konabilir. Bunların ticari bir ürün ya da uygulanabilir bir yöntem hâline dönüştürülebilmesi önemli bir zaman alır. Köklü yeniliklerin uygulamaya geçirilmeleri; yapısal değişiklikleri, iş gücüne yeni bir beceri kazandırmayı, yeni yatırım malları tasarım ve üretimini dolayısıyla da çoğu zaman büyük yatırım harcamalarını zorunlu kılar.
Soru 128
Buhar teknolojisinin kullanımı gibi ekonominin hemen hemen bütün etkinlik alanlarını etkileyip ve hatta kökten değiştiren teknolojilere ne isim verilmektedir?
Seçenekler
A
Yayılgan jenerik teknolojiler
B
Artımsal yenilikler
C
Köklü (radikal) yenilikler
D
Kapsamlı yenilikler
E
Kapsamlı teknolojiler
Açıklama:
Yayılgan (Pervasive) Jenerik Teknolojiler
Ekonominin hemen hemen bütün etkinlik alanlarını etkileyip ve hatta kökten değiştiren bu tür teknolojilerin çarpıcı tarihsel örneklerinden biri buhar teknolojisidir. Buhar gücünden yararlanma olanağını getiren bu teknoloji imalât işlemlerinin büyük çoğunluğunun mekanizasyonunu mümkün kılmış; demir yolu sistemine ve gemilere uygulanmasıyla, dağıtım ve ulaşım sistemini bütünüyle değiştirmiş; dolayısıyla imalât ve taşımacılıkta ölçek ekonomilerinin ve maliyet yapılarının önemli ölçüde değişmesine neden olmuştur. Günümüzde en yayılgan en etkin teknolojiler jenerik teknolojileridir. Bunlar;
Ekonominin hemen hemen bütün etkinlik alanlarını etkileyip ve hatta kökten değiştiren bu tür teknolojilerin çarpıcı tarihsel örneklerinden biri buhar teknolojisidir. Buhar gücünden yararlanma olanağını getiren bu teknoloji imalât işlemlerinin büyük çoğunluğunun mekanizasyonunu mümkün kılmış; demir yolu sistemine ve gemilere uygulanmasıyla, dağıtım ve ulaşım sistemini bütünüyle değiştirmiş; dolayısıyla imalât ve taşımacılıkta ölçek ekonomilerinin ve maliyet yapılarının önemli ölçüde değişmesine neden olmuştur. Günümüzde en yayılgan en etkin teknolojiler jenerik teknolojileridir. Bunlar;
- Yeni ürün ve hizmetler yaratma,
- Değişik sektörlerde uygulanabilme,
- Mevcut ürün sistemleri iyileştirme,
- Kârlılık ve rekabet gücü sayesinde endüstriyel önem taşıma,
- Genel toplumsal benimsenme özelliklerini taşımaktadırlar.
Soru 129
Teknolojik yeniliklerin önemli basamaklarında toplumların ekonomik ve sosyal yaşamında önemli yer tutan altyapıların da dönüşüm ve hatta başkalaşım geçirdiği dönemler içerisinde aşağıdaki hangi dönem, ARGE’nin tam anlamıyla kullanılmaya başladığı, eğitimde de yükseköğretim ve eğitimin kitlesel hâle dönüştüğü dönemdir?
Seçenekler
A
1780-1840 arası birinci dönem
B
1840-1890 arası ikinci dönem
C
1890-1940 arası üçüncü dönem
D
1. Dünya savaşından 1990’a kadar dördüncü dönem
E
1990’dan günümüze beşinci dönem
Açıklama:
Teknolojinin Köklü Dönüşüm Dönemlerinde Sıçrama Fırsatı Yakalamak
İkinci Dünya Savaşı döneminden 1990’lara kadar devam eden dördüncü dönem, sentetik materyal ve kitle otomobil üretimin anahtar olduğu dönem olarak kabul edilebilir. Bilimsel anlamda ARGE’nin tam anlamıyla kullanılmaya başladığı dönemdir. Ulusal ve uluslararası ölçekte çok büyük ARGE araştırmaları dizayn edilmeye başlanılmıştır. Eğitimde de artık yükseköğretim ve eğitim kitlesel hâle dönüşmüştür. Bu dönemde motorize otobanlar, hava yolları ve radyo-televizyon ulaşım ve iletişim sektörlerinin teknolojileridir. Global anlamda üretimin anahtar girdisi ise petrol ve onun yan ürünü olan plastik olmuştur.
İkinci Dünya Savaşı döneminden 1990’lara kadar devam eden dördüncü dönem, sentetik materyal ve kitle otomobil üretimin anahtar olduğu dönem olarak kabul edilebilir. Bilimsel anlamda ARGE’nin tam anlamıyla kullanılmaya başladığı dönemdir. Ulusal ve uluslararası ölçekte çok büyük ARGE araştırmaları dizayn edilmeye başlanılmıştır. Eğitimde de artık yükseköğretim ve eğitim kitlesel hâle dönüşmüştür. Bu dönemde motorize otobanlar, hava yolları ve radyo-televizyon ulaşım ve iletişim sektörlerinin teknolojileridir. Global anlamda üretimin anahtar girdisi ise petrol ve onun yan ürünü olan plastik olmuştur.
Soru 130
Teknolojinin kökten değiştiği dönemlerde “oyunun kuralı” herkes için değişmektedir ve bu değişim gelişmiş ülkelere yetişebilmek, dünya teknolojisini yakalayabilmek, sıçrayabilmek için son derece önemli bir fırsattır. Aşağıdakilerden hangisi bu fırsattan yararlanabilmenin o ülke için olmazsa olmaz türünden ön koşulları arasında sayılmaz?
Seçenekler
A
Sanayi deneyiminde belli bir aşama kaydetmiş olmak
B
Belli bir teknoloji alt yapısına sahip olmak
C
Teknolojideki köklü dönüşümü algılayabilmek
D
Telekomünikasyon ve benzeri alt yapılara sahip bulunmak
E
Doğal kaynaklarda kendi kendine yeterli olmak
Açıklama:
Teknolojinin Köklü Dönüşüm Dönemlerinde Sıçrama Fırsatı Yakalamak
Teknolojinin kökten değiştiği dönemlerde “oyunun kuralı” herkes için değişmektedir ve bu değişim gelişmiş ülkelere yetişebilmek, dünya teknolojisini yakalayabilmek, sıçrayabilmek için son derece önemli bir fırsattır. Ama elbette fırsattan yararlanabilmenin de o ülke için olmazsa olmaz türünden bazı ön koşulları vardır. Sanayi deneyiminde belli bir aşama kaydetmiş olmak, belli bir teknoloji alt yapısına (en azından teknolojideki köklü dönüşümü algılayabilme ve yeni teknolojiyi öğrenip, özümlemeye olanak tanıyacak bir eğitim öğretim sistem ve geleneğine, araştırma-geliştirme merak ve eğilimine), telekomünikasyon ve benzeri alt yapılara sahip bulunmak bu ön koşullardan başlıcalarıdır.
Teknolojinin kökten değiştiği dönemlerde “oyunun kuralı” herkes için değişmektedir ve bu değişim gelişmiş ülkelere yetişebilmek, dünya teknolojisini yakalayabilmek, sıçrayabilmek için son derece önemli bir fırsattır. Ama elbette fırsattan yararlanabilmenin de o ülke için olmazsa olmaz türünden bazı ön koşulları vardır. Sanayi deneyiminde belli bir aşama kaydetmiş olmak, belli bir teknoloji alt yapısına (en azından teknolojideki köklü dönüşümü algılayabilme ve yeni teknolojiyi öğrenip, özümlemeye olanak tanıyacak bir eğitim öğretim sistem ve geleneğine, araştırma-geliştirme merak ve eğilimine), telekomünikasyon ve benzeri alt yapılara sahip bulunmak bu ön koşullardan başlıcalarıdır.
Ünite 4
Soru 1
Aşağıda yer alan seçeneklerden hangisi ithal ikameci sanayileşme politikalarının başarısız olma nedenlerinden biridir?
Seçenekler
A
Düşük enflasyon oranları
B
Yabancı sermaye yatırımlarının yüksek olması
C
Faizlerin düşük seviyede olması
D
İthalata olan bağımlılığın devam etmesi
E
Tasarruf oranlarının yüksekliği
Açıklama:
İthal ikameci sanayileşme politikalarını benimseyen ülkeler düşük tasarruf oranına sahip olduğundan dış borçlanmaya gitmiş ancak ihracatın ithalata olan bağımlılığı azaltılmadığı için borçluluk oranları artmıştır. Hükumetlerin gerçekleştirdiği altyapı yatırımları ve KİT'ler gevşek maliye politikasının uygulanmasına neden olmuş bu durumda enflasyon yükselmiştir. Doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 2
Aşağıda yer alan ülkelerden hangisi ekonomik gelişme ile coğrafya arasındaki bağın zayıf olduğunun bir göstergesidir?
Seçenekler
A
Kanada
B
ABD
C
Japonya
D
Norveç
E
Katar
Açıklama:
Seçeneklerde Japonya dışında yer alan ülkeler yer altı ve yer üstü kaynakları bakımından zenginlik göstermekte dolayısıyla ekonomik gelişmişlikleri ile coğrafyaları arasında doğrudan bir bağlantı kurulabilmektedir. Ancak Japonya'nın ekonomik gelişiminde bulunduğu coğrafyanın payı oldukça sınırlıdır. Bu sebeple doğru yanıt C seçeneğidir.
Soru 3
Ülkeler arasındaki geri kalmışlığın nedenleri göz önünde bulundurulduğunda aşağıda yer alan açıklamalardan hangisi sorunun kökenine ilişkin daha kapsayıcı bir açıklama içermektedir?
Seçenekler
A
Irklar arası farklılıklar
B
Toplumlarının dini inançları
C
İçinde bulunulan coğrafya
D
Emperyalizm
E
Sermaye yetersizliği
Açıklama:
Bir devletin sınırlarını genişletmesine, başka ülkeleri gerek siyasi, gerek ekonomik, gerek kültürel kontrolü altına almasına emperyalizm denir. Sömürgecilik faaliyetleri ile sanayi birikimi için gerekli olan sermaye birikimini sağlayan Batı Avrupa devletleri sanayi kapitalizmi için uygun örgütlenme biçimi olan ulus devlet yapısına diğer ülkelerden daha önce geçmiş ve ekonomisinin ihtiyaçları doğrultusunda dünyanın ekonomik yaşantısına yön vermiştir.
Soru 4
Gelişmekte olan ülkelerin 1980'lerde iktisat politikalarını değiştirmelerinin temel sebebi hangi seçenekte yer almaktadır?
Seçenekler
A
Petrol fiyatlarındaki artış
B
Uluslararası ticaret hacminin değişmesi
C
Gümrük vergilerinin değişmesi
D
Çin'in yüksek büyüme oranları yakalamaya başlaması
E
Temsili demokrasinin krize girmesi
Açıklama:
1974’te başlayan petrol bunalımı ithalata bağımlı ihracat yapan ülkelerin maliyetlerini arttırarak rekabet güçlerini azaltmış bunun sonucunda da gelişmekte olan ülkelerde ekonomik krizler yaşanmaya başlamıştır. Bu süreçte gelişmekte olan ülkeler iktisat politikalarını değiştirmeye başlamıştır. Doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 5
- Serbest Ticaret
- Deregülasyon
- Yabancı yatırımlarının denetlenmesi
- Gerçekçi ve rekabetçi döviz kurları
Seçenekler
A
I-II
B
I
C
IV
D
II-IV
E
I-II-IV
Açıklama:
Uygulanmaya başlanan ekonomi politikaları incelendiğinde bu politikaların ithal ikameci politikaların tamamen tersi olduğunu görülür. Bu durumda A seçeneği dışında yer alan bilgilerin tamamı farklı ülkelerde uygulamaya konulmuştur. Doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 6
- Deregülasyonlar sınırlı bir biçimde gerçekleştirilmiştir
- Serbest ticaret 1980’lere kadar sınırlıdır
- Doğrudan yabancı yatırımlar ciddi biçimde sınırlandırılmıştır
Seçenekler
A
ABD tarafından yapılan yardımlar ile ekonomisini geliştirdiği
B
Neoliberal bir ekonomi politikası izlediği
C
Washington Kararlarına uymadığı
D
Ortodoks politikalar izlediği
E
Sosyalist bir ekonomi politikasına sahip olduğu
Açıklama:
G. Kore'ye ilişkin olarak verilen bilgiler ele alındığında ülkenin tam olarak ortodoks ekonomi politikaları izlemediği ortaya çıkar. Verilen bilgiler doğrultusunda Washington Kararları olarak ifade edilen ekonomi politikalarına uyulmadığı sonucuna ulaşılır. Doğru yanıt C seçeneğidir.
Soru 7
Gelişmekte olan ülkelerde reform politikalarının sürdürülmesindeki temel problem hangi seçenekte yer almaktadır?
Seçenekler
A
Kredi hacimlerinin düşmesi
B
Büyüme üzerindeki olumsuz etkisi
C
İşsizliğin artması
D
Kamu harcamalarının azalması
E
Maaşlar üzerinde baskı kurulması
Açıklama:
Reform politikaları ekonomik büyüme üzerinde olumsuz etkide bulunur. Bundan dolayı reform politikalarının sürdürülmesi zorlukla gerçekleşir. B seçeneğinin dışında verilen bilgiler temel olarak büyüme oranı üzerindeki olumsuz etkinin sonuçlarını oluşturmaktadır. Bu sebeple doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 8
1970'lere kadar başarı ile uygulanan Keynesyen politikaların iflas etmesinin temel nedeni hangi seçenekte yer almaktadır?
Seçenekler
A
Petrol krizi
B
Kârların düşme eğiliminin hızlanması
C
Küreselleşme
D
Tüketici taleplerine geç karşılık vermesi
E
Regülasyonlar
Açıklama:
1970’li yılların krizine yol açan esas neden kâr oranlarının düşmesidir. Washington Kararları ile ifade edilen yeni liberal yaklaşım kâr oranlarını yükseltmeyi hedefleyen politikaları gündeme getirmiştir. Devlet müdahalesinin, sosyal refah harcamalarının ve yüksek vergilerin kâr oranlarını düşürdüğü iddia edilerek, ekonominin liberalleşmesi ve işlerin piyasalara bırakılması talebi yaygınlaşmıştır. Piyasaların etkin işleyişini temel alan yaklaşım çerçevesinde finansal serbestleşme amaç edinilmiştir. Böylece II. Dünya Savaşı sonrasında devlet kontrolü altına alınmış olan finansal piyasalar 1970’li yıllardan başlayarak kontrol ve kısıtlamalardan arındırılmıştır. Doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 9
- Orta gelirli ülkelerin dış borç stoku 1980 yılında 484 milyar dolardan 1996 yılında 1 trilyon 656 milyar dolara çıkmıştır
Seçenekler
A
Ülkeler hızlı bir büyüme süreci yaşamışlardır
B
Dış ticarette yeni imkanlar ortaya çıkmıştır
C
Reform politikaları uygulanmamıştır
D
Bu dönemde dış borç artmıştır
E
Küreselleşmenin etkisi artmıştır
Açıklama:
Soruda verilen bilgiler gelişmekte olan ülkelerin 16 yıl içerisinde dış borçlarının arttığına yönelik bilgi içermektedir. Bu durumda doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 10
Son 40 yılda yaşanan ekonomik krizler göz önünde bulundurulduğunda aşağıda yer alan bilgilerden hangisine ulaşılabilir?
Seçenekler
A
Ekonomik krizler gelişmekte olan ülkelerde ortaya çıkmaktadır
B
Ekonomik krizler, krizi yaşayan ülkeler ile sınırlı kalmaktadır
C
ABD'de başlayan ekonomik kriz en çok gelişmekte olan ülkeleri etkilemiştir
D
Ekonomik kriz olgusu kapitalizmin kendine içkin bir durumdur
E
Merkez bankalarının bağımsız para politikası uygulaması krizlerin ortaya çıkmasını engeller
Açıklama:
Ekonomik kriz denilince ilk akla gelen ülkeler genellikle gelişmekte olan ülkelerden oluşmaktadır. Dünyanın en büyük ekonomik gücü olan ABD'de 2008 yılında başlayan ekonomik kriz kapitalizmin sorgulanmasına neden olmuştur. Büyüme odaklı gerçekleştirilen ekonomi politikaları bir süre sonra kar arayışı ile balon yaratmakta ve ekonomik krizlere sebep olmaktadır. Doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 11
- Bir ülkede okuryazar olmayanların çoğunlukta olması
- Beslenme yetersizliği
- Ekonomik özgürlük
- İleri sanayileşme
Öncüllerde yer alan bilgilerden hangi/hangileri geri kalmışlık ile ilişkilidir?
Seçenekler
A
I ve II
B
II ve III
C
III ve IV
D
I ve IV
E
II ve IV
Açıklama:
Geri kalmışlığın belirtilerini aşağıdaki gibi sıralamak mümkündür (Tanilli, 2000, s, 281-287):
• Bir ülkede okuryazar olmayanların çoğunlukta olması
• Kadının erkekten aşağıda tutulması
• Beslenme yetersizliği
• Sağlığı korumada yetersizlik
• Ulusal ve ekonomik bütünlüğün zayıflığı
• Yapısal işsizlik
• Kişi başına ulusal gelirin düşüklüğü
• Sınırlı bir sanayileşme
• Tarımla uğraşan nüfusun çokluğu
• Şişkin bir hizmet kesimi
• Ekonomik bakımdan kapitalist ülkelere bağımlılık
• Baskıcı siyasal rejimler
• Bozuk gelir dağılımı, Doğru cevap A'dır.
• Bir ülkede okuryazar olmayanların çoğunlukta olması
• Kadının erkekten aşağıda tutulması
• Beslenme yetersizliği
• Sağlığı korumada yetersizlik
• Ulusal ve ekonomik bütünlüğün zayıflığı
• Yapısal işsizlik
• Kişi başına ulusal gelirin düşüklüğü
• Sınırlı bir sanayileşme
• Tarımla uğraşan nüfusun çokluğu
• Şişkin bir hizmet kesimi
• Ekonomik bakımdan kapitalist ülkelere bağımlılık
• Baskıcı siyasal rejimler
• Bozuk gelir dağılımı, Doğru cevap A'dır.
Soru 12
"Bir devletin, sınırlarını genişletmesine, başka ülkeleri gerek siyasi, gerek ekonomik, gerek kültürel kontrolü altına alması" aşağıdakilerden hangisinin tanımıdır?
Seçenekler
A
Diktatörlük
B
Demokrasi
C
Sosyalizm
D
Emperyalizm
E
Monarşi
Açıklama:
Emperyalizm: Bir devletin, sınırlarını genişletmesine, başka ülkeleri gerek siyasi, gerek ekonomik, gerek kültürel kontrolü altına almasına denir. Doğru cevap D'dir.
Soru 13
"Geri kalmışlığın nedeni ülkenin coğrafi konumu olabilir" önermesini çürüten seçenek aşağıdakilerden hangidir?
Seçenekler
A
Irak
B
Yemen
C
İsrail
D
Pakistan
E
Afganistan
Açıklama:
Geri kalmışlığın nedenlerini bazı sorulara yanıt arayarak inceleyebiliriz. Geri kalmışlığın nedeni ülkenin coğrafi konumu olabilir mi? Bu soruya cevap aramakla işe başlayabiliriz. Dünya haritasına bakıldığında geri kalmış ülkelerin çoğunlukla tropik ve yarı tropik bölgelerde toplandığı görülmektedir. Ancak gelişmişlikle coğrafik konum arasındaki ilişki çok güçlü değildir. Çünkü bu kuşak dışında yer alan Ortadoğu ve Akdeniz çevresindeki bazı bölgelerde de geri kalmış ülkeler bulunmaktadır. Ayrıca sahip olduğu coğrafik olanaklar son derece kıt bir ülke olan İsrail’in varlığı da coğrafik etken ve geri kalmışlık arasındaki ilişkinin zayıflığının bir göstergesidir. Doğru cevap C'dir.
Soru 14
Rus lider Lenin geri kalmışlığın nedenini aşağıdaki kavramlardan hangisi ekseninde açıklamaktadır?
Seçenekler
A
Eğitim
B
Emperyalizm
C
Coğrafya
D
Etnik çeşitlilik
E
Din
Açıklama:
Geri kalmışlığı ülkelere özgü ırk, din, coğrafi konum gibi endojen nedenlere bağlayan görüşler yüzyılımızın başında reddedilmiştir. Lenin geri kalmışlığın nedenini ülkelerin birbirleri ile giriştikleri ilişkilerin bir sonucu olarak görmektedir. Ona göre, hemen hemen bütün geri kalmış ülkeler için geçerli olan tarihsel bir neden günümüzdeki geri kalmışlığın genel çerçevesini çizmektedir. Bu da Batı kapitalizmi ve emperyalizm yani sömürgeciliktir. Doğru cevap B'dir.
Soru 15
Aşağıdakilerden hangisi batı sömürgesinin başlangıcı olarak ele alınmaktadır?
Seçenekler
A
Reform
B
Rönesans
C
Sanayi Devrimi
D
Fransız İnkılabı
E
Coğrafi Keşifler
Açıklama:
XV. ve XVI. yüzyıllarda büyük coğrafi keşiflerle başlayan Batı sömürgeciliği doğal zenginliklerin ve değerli madenlerin talan edilmesine dayanmaktadır. Kapitalizm daha başından itibaren ulusal sınırları aşıp dünyaya yayılma gereksinimi içinde olan bir ekonomik sistemdir. Üretimin sürdürülebilmesi için ucuz ham maddelerin hiç aksamadan elde edilmesi gerekmektedir. Kârlılığın ve sermaye birikiminin sürekliliği için ise üretilenlerin satılması gerekmektedir. Sürekli ham madde ve pazar gereksinimi içindedir. Doğru cevap E'dir.
Soru 16
Aşağıdakilerden hangisi Marksistlerin, günümüzde yabancı işletmelerle iş birliği yapan ve ortaklık kuran yerli iş adamlarını tanımladıkları isimdir?
Seçenekler
A
Liberal
B
Sosyalist
C
Diktatör
D
Komprador
E
Burjuvazi
Açıklama:
Komprador: Marksistler, günümüzde yabancı işletmelerle iş birliği yapan ve ortaklık kuran yerli iş adamlarına ülkedeki iş gücünü yabancılar lehine istismar ettikleri gerekçesiyle komprador adını vermektedirler. Ayrıca hâli vakti iyi, zenginliği diğerlerine göre fazla olan sermaye sahiplerine de komprador denilmektedir. Doğru cevap D'dir.
Soru 17
Aşağıdakilerden hangisi gelişmekte olan ülke/bölgeler arasında değildir?
Seçenekler
A
Latin Amerika
B
Kuzey Avrupa
C
Asya
D
İslam Dünyası
E
Kara Afrika
Açıklama:
Gelişmekte olan ülkeleri gruplara ayırmak oldukça güç bir olgudur. XX. yüzyılda hızını arttıran bağımsızlık kazanımlarına bağlı olarak sayıları gün geçtikçe artmaktadır. Bazıları hükümdarlık aşamasında kalmışken (Suudi Arabistan, Fas), bazıları Cumhuriyet aşamasına varmışlardır. Kimisi tutucu, kimisi ilerici yönetimlere sahipken, kimisinde tek parti kimisinde ise çok parti uygulaması bulunmaktadır. Bunca çeşitliliğe rağmen kabaca bir gruplama yapmak mümkündür. Gelişmekte olan ülkeleri Latin Amerika, Asya, İslam Dünyası ve Kara Afrika olarak gruplamak uygundur.
Soru 18
I. Orta Doğu’nun zengin petrol yataklarını kontrol altına alma çabaları,
II. Arap milletinin bağrına İsrail Devleti’ni kurarak sürekli bir kargaşa ortamı yaratmaları,
III. En sevilen liderlere darbeler tertiplemeleri
Öncüllerde yer alan gerekçelerden hangi/hangileri İslam Dünyası'nın batıya duyduğu öfke körüklemiştir?
II. Arap milletinin bağrına İsrail Devleti’ni kurarak sürekli bir kargaşa ortamı yaratmaları,
III. En sevilen liderlere darbeler tertiplemeleri
Öncüllerde yer alan gerekçelerden hangi/hangileri İslam Dünyası'nın batıya duyduğu öfke körüklemiştir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yanlız II
C
Yanlız III
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
İslam âlemi bugünkü uluslararası düzene karşı öfke içindedir. Bu öfkenin altında Batıya olan güvensizlik yatmaktadır. Bu öfkede Batı’nın payı büyüktür. Demir yolları, kanallar, limanlar aracılığı ile Orta Doğu’nun zengin petrol yataklarını kontrol altına alma çabaları, Arap milletinin bağrına İsrail Devleti’ni kurarak sürekli bir kargaşa ortamı yaratmaları, en sevilen liderlere darbeler tertiplemeleri tepkilerin en önemli nedenlerindendir. Bu batı düşmanlığı İslam âleminin değişimi konusundaki ümitleri kırmaktadır. İslam ülkelerinin yöneticileri İslam âleminin gerçek düşmanını gözlerden saklamayı başarmaktadırlar. Artık dünyanın pek çok ülkesinde aşılmış bulunan Orta Çağ’dan kalma siyasi yöntemlerle halklarını baskı altına almaktadırlar. Dinin siyasette kullanılması gibi ortaçağdan kalma bir yöntemi ısrarla uygularken, özgür insan aklının yarattığı gelişmelerin gerisinde kalmaktadırlar. Doğru cevap E'dir.
Soru 19
- Verimlilikteki artış nüfus artışından daha yavaştır.
- Borç artarken, borç ödeme kapasitesi hızla düşmektedir.
- Batılı bankacılar kredi vermeye isteksizdir.
- Sanayi üretimi düşüktür.
- Savaşlar, etnik çatışmalar, hükümet darbeleri, siyasal istikrarsızlık kol gezmektedir.
Seçenekler
A
I ve II
B
II, III ve IV
C
I, II, III, IV ve V
D
III, IV ve V
E
IV ve V
Açıklama:
Afrika’nın problemleri aşağıdaki gibi sıralanmaktadır (Kennedy, 1995, s, 273-283):
• Verimlilikteki artış nüfus artışından daha yavaştır.
• Borç artarken, borç ödeme kapasitesi hızla düşmektedir.
• Batılı bankacılar kredi vermeye isteksizdir.
• Sanayi üretimi düşüktür.
• Savaşlar, etnik çatışmalar, hükümet darbeleri, siyasal istikrarsızlık kol gezmektedir.
• Yeni devlet yöneticileri diktatörlüğü ya da tek parti yönetimini tercih etmektedir.
• Beşeri kaynaklara, girişimcilik kültürünü geliştirmeye, bilimsel ve teknik araştırmalara yatırım son derece düşüktür.
• Verimlilikteki artış nüfus artışından daha yavaştır.
• Borç artarken, borç ödeme kapasitesi hızla düşmektedir.
• Batılı bankacılar kredi vermeye isteksizdir.
• Sanayi üretimi düşüktür.
• Savaşlar, etnik çatışmalar, hükümet darbeleri, siyasal istikrarsızlık kol gezmektedir.
• Yeni devlet yöneticileri diktatörlüğü ya da tek parti yönetimini tercih etmektedir.
• Beşeri kaynaklara, girişimcilik kültürünü geliştirmeye, bilimsel ve teknik araştırmalara yatırım son derece düşüktür.
Soru 20
- Mali disiplinin sağlanması
- Serbest Ticaret
- Özelleştirme
Öncüllerde yer alan bilgilerden hangi/hangileri Washington Kararları arasında yer almaktadır?
Seçenekler
A
I,II ve III
B
II ve III
C
I ve II
D
I ve III
E
Yalnız II
Açıklama:
Williamson’un listesini aşağıdaki gibi sıralayabiliriz:
- Mali disiplinin sağlanması
- Kamu harcamalarındaki önceliklerin sağlık, eğitim ve altyapıya yönlendirilmesi
- Vergi tabanının genişletilmesi ve marjinal vergi oranlarının kısılmasını içeren bir vergi reformunun yapılması
- Gerçekçi ve rekabetçi döviz kurları
- Mülkiyet haklarının korunması
- Deregülasyon (Devletin piyasalara müdahale etmemesi)
- Serbest Ticaret
- Özelleştirme
- Doğrudan yabancı yatırımlar karşısındaki engellerin kaldırılması
- Finansal serbestleşme, Doğru cevap A'dır.
Soru 21
Aşağıdakilerden hangisi geri kalmışlığın belirtilerinden biridir?
Seçenekler
A
Kadın ve erkeğin eşit koşullarda çalışması
B
Ulusal ekonomide bütünlük
C
Tarımla uğraşan nüfusun çokluğu
D
Okuryazar sayısının çok olması
E
Kişi başına ulusal gelirin yüksekliği
Açıklama:
Geri kalmışlığın belirtileri şunlardır:
- Bir ülkede okuryazar olmayanların çoğunlukta olması
- Kadının erkekten aşağıda tutulması
- Beslenme yetersizliği
- Sağlığı korumada yetersizlik
- Ulusal ve ekonomik bütünlüğün zayıflığı
- Yapısal işsizlik
- Kişi başına ulusal gelirin düşüklüğü
- Sınırlı bir sanayileşme
- Tarımla uğraşan nüfusun çokluğu
- Şişkin bir hizmet kesimi
- Ekonomik bakımdan kapitalist ülkelere bağımlılık
- Baskıcı siyasal rejimler
- Bozuk gelir dağılımı
Soru 22
Aşağıdakilerden hangisi geri kalmışlığın bir nedeni olarak kabul edilir?
Seçenekler
A
Dil
B
Sömürgecilik
C
Din
D
Irk
E
Coğrafi konum
Açıklama:
Geri kalmışlığı ülkelere özgü ırk, din, coğrafi konum gibi endojen nedenlere bağlayan görüşler yüzyılımızın basında reddedilmiştir. Hemen hemen bütün geri kalmış ülkeler için geçerli olan tarihsel bir neden günümüzdeki geri kalmışlığın genel çerçevesini çizmektedir. Bu da Batı kapitalizmi ve emperyalizm yani sömürgeciliktir.
Soru 23
Günümüzde Marksistler ülkedeki is gücünü yabancılar lehine istismar ettikleri gerekçesiyle yabancı işletmelerle is birliği yapan ve ortaklık kuran yerli is adamlarına ne ad verirler?
Seçenekler
A
Komprador
B
Burjuva
C
Sömürgeci
D
Emperyal güçler
E
Terörist
Açıklama:
Komprador: Marksistler, günümüzde yabancı işletmelerle is birliği yapan ve ortaklık kuran yerli is adamlarına ülkedeki is gücünü yabancılar lehine istismar ettikleri gerekçesiyle komprador adını vermektedirler. Ayrıca hâli vakti iyi, zenginliği diğerlerine göre fazla olan sermaye sahiplerine de komprador denilmektedir.
Soru 24
Aşağıdakilerden hangisi Asya ülkelerindeki kalkınmayı açıklayabilecek özelliklerden biri değildir?
Seçenekler
A
Eğitim ve öğrenmeye önem vermeleri
B
Tasarruf etmek için yüksek çaba sarf etmeleri
C
Ekonomik kalkınmayı destekleyen siyasal çevrenin varlığı
D
İthal ikamesine ya da tüketime dayalı bir politika izlemeleri
E
Japonya modeli izlemiş ve örnek almış olmaları
Açıklama:
Asya ülkelerinin büyüklükleri, nüfusları, tarihleri ve siyasal sistemleri arasında farklılıklar bulunmaktadır. Bu yapısal farlılıklara rağmen sahip oldukları bazı ortak özellikler gerçekleştirdikleri kalkınmayı açıklamaktadır.
Bunlardan ilki eğitim ve öğrenmeye verilen önemdir.
İkinci özellikleri tasarrufların yüksekliğidir.
Üçüncü özellik ekonomik kalkınmayı destekleyen siyasal çevrenin varlığıdır.
Dördüncü özellikleri ise ithal ikamesine ya da tüketime dayalı politikaların tam tersine kaderlerini ihracata bağlamalarıdır.
Döviz kurunu ihracatı teşvik edecek şekilde düşük tutmuşlardır. Son özellikleri ise Japonya gibi Batılı olmayan bir gücün ekonomik başarılarının hayranlıkla izlenmesidir. Japonya modeli bu ülkelerin gözleri önünde gerçekleşmiştir.
Bunlardan ilki eğitim ve öğrenmeye verilen önemdir.
İkinci özellikleri tasarrufların yüksekliğidir.
Üçüncü özellik ekonomik kalkınmayı destekleyen siyasal çevrenin varlığıdır.
Dördüncü özellikleri ise ithal ikamesine ya da tüketime dayalı politikaların tam tersine kaderlerini ihracata bağlamalarıdır.
Döviz kurunu ihracatı teşvik edecek şekilde düşük tutmuşlardır. Son özellikleri ise Japonya gibi Batılı olmayan bir gücün ekonomik başarılarının hayranlıkla izlenmesidir. Japonya modeli bu ülkelerin gözleri önünde gerçekleşmiştir.
Soru 25
Aşağıdakilerden hangisi Güneydoğu Asya’da yer alıp gelişmelerin gerisinde kalan komünist toplumlardan biridir?
Seçenekler
A
Singapur
B
Tayvan
C
Malezya
D
Endonezya
E
Vietnam
Açıklama:
Güneydoğu Asya’da yer alan Vietnam, Kamboçya, Kuzey Kore, Miyarmar gibi komünist toplumlar bölgedeki gelişmelerin gerisinde kalmışlardır.
Soru 26
Aşağıdakilerden hangisi üçüncü dünya olarak tanımlanan Afrika’nın problemlerinden biridir?
Seçenekler
A
Verimlilikteki artış nüfus artışından hızlıdır.
B
Borç ödeme kapasitesi alınan borçtan hızlıdır.
C
Batılı bankacılar için kredi vermeye isteklidir.
D
Yeni devlet yöneticileri diktatörlüğü ya da tek parti yönetimini tercih etmektedir.
E
Sanayi üretimi, girişimcilik ve teknik araştırmalar desteklenmektedir.
Açıklama:
Afrika’nın problemleri aşağıdaki gibi sıralanmaktadır:
- Verimlilikteki artış nüfus artışından daha yavaştır.
- Borç artarken, borç ödeme kapasitesi hızla düşmektedir.
- Batılı bankacılar kredi vermeye isteksizdir.
- Sanayi üretimi düşüktür.
- Savaşlar, etnik çatışmalar, hükümet darbeleri, siyasal istikrarsızlık kol gezmektedir.
- Yeni devlet yöneticileri diktatörlüğü ya da tek parti yönetimini tercih etmektedir.
- Beşeri kaynaklara, girişimcilik kültürünü geliştirmeye, bilimsel ve teknik araştırmalara yatırım son derece düşüktür.
Soru 27
Aşağıdakilerden hangisi gelişmekte olan ülkeler grubunda yer alır?
Seçenekler
A
Suudi Arabistan
B
Japonya
C
Almanya
D
İngiltere
E
ABD
Açıklama:
Gelişmekte olan ülkeler: Latin Amerika, Asya, İslam Dünyası ve Kara Afrika olarak gruplanır.
Soru 28
Aşağıdaki ülkelerden hangisi 1980'li yıllarda en şiddetli reformları yaşayan ülkeler arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Bolivya
B
Meksika
C
Arjantin
D
Myanmar
E
Peru
Açıklama:
1980’li yıllarda derecesi ve uygulama zamanı ülkeden ülkeye değişmekle birlikte pek çok gelişmekte olan ülke ekonomi politikalarına yönelmiştir. Ekonomi politikalarındaki değişim dünya çapında bir olgudur. En şiddetli reformlar Bolivya, Meksika, Arjantin, Peru, Kolombiya, Brezilya ve Şili gibi Latin Amerika ülkelerinde yaşanmıştır.
Soru 29
Aşağıdaki ülkelerden hangisinde uluslararası sermaye hareketlerine ilişkin sınırlamalar diğerlerinden daha önce kaldırılmıştır?
Seçenekler
A
İngiltere
B
Almanya
C
Japonya
D
Fransa
E
İtalya
Açıklama:
Dünya Savası sonrasında devlet kontrolü altına alınmış olan finansal piyasalar 1970’li yıllardan başlayarak kontrol ve kısıtlamalardan arındırılmıştır. 1973’te Almanya, Kanada, İsveç uluslararası sermaye hareketlerine ilişkin sınırlamaları kaldırmıştır. Bunları 1974 yılında ABD, 1979’da İngiltere, 1980’de Japonya daha sonra İtalya, Fransa ve Avrupa Birliği üyesi ülkeler izlemiştir.
Soru 30
2013 ve 2020 yılları için yapılan hesaplamalarda, kamu borcunun GSYİH’ya oranının yüzde değeri incelendiğinde aşağıda verilen ülke gruplarından hangisi en riskli ülkeleri gösterir?
Seçenekler
A
Meksika-Brezilya-Polonya
B
İspanya-Türkiye-Yunanistan
C
Yunanistan-Japonya-Portekiz
D
ABD-Meksika-İngiltere
E
İspanya-Polonya-Yunanistan
Açıklama:
2013 ve 2020 yılları için yapılan hesaplamalarda, kamu borcunun GSYİH’ya oranının yüzde değeri incelendiğinde Yunanistan, Japonya ve Portekiz’in kamu borçluluğu açısından en riskli ülkeler gurubunda yer almaktadır.
Soru 31
Hangisi geri kalmışlığın nedenlerinden birisi değildir?
Seçenekler
A
Endojen nedenler
B
Yapısal işsizlik
C
Baskıcı siyasal rejimler
D
Bozuk gelir dağılımı
E
Sınırlı bir sanayileşme
Açıklama:
Geri kalmışlığı ülkelere özgü ırk, din, coğrafi konum gibi endojen nedenlere bağlayan görüşler yüzyılımızın başında reddedilmiştir.
Soru 32
Aşağıdakilerden hangisi Gelişme Çabasındaki Ülke Guruplarından değildir?
Seçenekler
A
Latin Amerika
B
Asya
C
Kara Afrika
D
Doğu Asya
E
İslam Dünyası
Açıklama:
Gelişmekte olan ülkeleri Latin Amerika, Asya, İslam Dünyası ve Kara Afrika olarak gruplamak uygundur.
Soru 33
Aşağıdaki ülkelerden hangisi Asya'nın Dört kaplanından biri değildir?
Seçenekler
A
Çin
B
Singapur
C
Hong Kong
D
Tayvan
E
Güney Kore
Açıklama:
Singapur, Hong Kong, Tayvan ve Güney Kore ihracata dayalı sanayileşme stratejisi ile yeni sanayileşen ülkeler grubunu oluşturmuş ve Asya'nın dört kaplanı ya da ejderhalar gibi sıfatlarla anılır hâle gelmişlerdir.
Soru 34
Aşağıdaki hangi ülkelerden hangisi yönetim bakımından diğerlerinden farklıdır?
Seçenekler
A
Libya
B
Irak
C
Suriye
D
İran
E
Suudi Arabistan
Açıklama:
Libya, Suriye, Irak ve İran gibi ülkelerde demagojik, popülist, militarize olmuş siyasal yönetimler iş başındadır. Körfez şeyhliklerinde ise muhafazakâr, antidemokratik, gelenekçi yönetimler yer almaktadır.
Soru 35
Dünya Kalkınma Raporu, iyimser bir yaklaşımla fakir ülkelerin piyasa yanlısı politikalar benimsemesi ve zengin ülkelerin korumacılıktan vazgeçmesi hâlinde, olumlu gelişmeler olacağını beklemektedir. Bu görüşlerin hakimiyet kazandığı yıllar hangi yıllardır?
Seçenekler
A
1960'lı yıllar
B
1970'li yıllar
C
1980'li yıllar
D
!990'lı yıllar
E
2000'li yıllar
Açıklama:
Dünya Kalkınma Raporu, iyimser bir yaklaşımla fakir ülkelerin piyasa yanlısı politikalar benimsemesi ve zengin ülkelerin korumacılıktan vazgeçmesi hâlinde, olumlu gelişmeler olacağını beklemektedir. 1980’li yıllar bu görüşlerin hakimiyet kazandığı yıllar olmuştur.
Soru 36
Aşağıdaki yıllardan hangisinde yavru sanayilerin gelişmesini durduran petrol bunalımı başlamıştır?
Seçenekler
A
1968
B
1980
C
1985
D
1970
E
1974
Açıklama:
1974’te başlayan petrol bunalımı yavru sanayilerin gelişmesini durdurmuştur.
Soru 37
Washington kararlarında uygulanan politikalara göre Güney Kore Mali disiplin konusunda başarılı mıdır?
Seçenekler
A
Evet
B
Hayır
C
Genelikle evet
D
Sınırlı
E
1980'lere kadar sınırlı
Açıklama:
Tablo 4.1 Washington Kararları ve Doğu Asya Ülkeleri
Soru 38
Aşağıdaki ülkelerden hangisi 1980 yılında uluslararası sermaye hareketlerine ilişkin sınırlamaları kaldırmıştır?
Seçenekler
A
ABD
B
Almanya
C
İsveç
D
İngiltere
E
Japonya
Açıklama:
1973’te Almanya, Kanada, İsveç uluslararası sermaye hareketlerine ilişkin sınırlamaları kaldırmıştır. Bunları 1974 yılında ABD, 1979’da İngiltere, 1980’de Japonya daha sonra İtalya, Fransa ve Avrupa Birliği üyesi ülkeler izlemiştir.
Soru 39
1997 yılında Türkiye kişi başına gelir açısından dünya sıralamasında kaçıncı sırada yer almaktadır?
Seçenekler
A
51. sırada
B
43. sırada
C
58. sırada
D
54. sırada
E
48. sıra
Açıklama:
1997 yılında Türkiye'nin 3130 dolarlık kişi başına geliri dünya ortalamasından düşüktür. Dünya sıralamasında 48. ve üst orta gelirli ülkeler grubunun son sırasında yer almaktadır.
Soru 40
1996 yılı verilerine göre dünyanın en borçlu ülkesi aşağıdaki ülkelerden hangisidir?
Seçenekler
A
Brezilya
B
Meksika
C
Endonezya
D
Çin
E
Rusya
Açıklama:
1996 yılı verilerine göre dünyanın en borçlu ülkesi 180 milyar dolarlık borcu ile Brezilya’dır. Brezilyayı 157 milyar dolarlık borcuyla Meksika, 129’ar milyar dolarlık borçlarıyla Endonezya ve Çin, 125 milyar dolarlık borcu ile Rusya izlemektedir.
Soru 41
Doğu Bloku'nun çözülme tarihi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
1989
B
1990
C
1991
D
1992
E
1993
Açıklama:
Kapitalizmi benimseyen Amerika Birleşik Devletleri liderliğindeki ülkeler grubu I. Dünya ülkeleri, Zenginler Kulübü, Sanayileşmiş Ülkeler, Batı Bloku gibi isimler almıştır. Sosyalizmi benimseyen SSCB liderliğindeki ülkeler grubuna ise II. Dünya ülkeleri, Demir Perde, Doğu Bloku gibi isimler takılmıştır. Her iki blok da kontrolleri altındaki toplumlara en yüksek refahı sağlama iddiasındadır. Bu süreç merkez ve çevre ülkeler ilişkisini doğurmuştur. II. Dünya savaşından sonra iki blok arasında şiddetli bir teknoloji yarışı yaşanmıştır. İletişim bilişim teknolojisine adaptasyonda geciken Doğu Bloku 1991 yılında çözülmüştür. Günümüzde yeniden yapılanma ya da kapitalizme adapte olma yönünde transformasyon geçirmektedirler.
Soru 42
Aşağıdakilerden hangisi geri kalmışlığın belirtileri arasında yer almaz??
Seçenekler
A
Beslenme yetersizliği
B
Sağlığı korumada yetersizlik
C
Tarımla uğraşan nüfusun azlığı
D
Kadının erkekten aşağıda tutulması
E
Ulusal ve ekonomik bütünlüğün zayıflığı
Açıklama:
Listeye ilave edilebilecek kriterler bulunmakla birlikte burada sözü edilenler bir fikir vermek için yeterlidir: •Bir ülkede okuryazar olmayanların çoğunlukta olması •Kadının erkekten aşağıda tutulması •Beslenme yetersizliği •Sağlığı korumada yetersizlik •Ulusal ve ekonomik bütünlüğün zayıflığı •Yapısal işsizlik •Kişi başına ulusal gelirin düşüklüğü •Sınırlı bir sanayileşme •Tarımla uğraşan nüfusun çokluğu •Şişkin bir hizmet kesimi •Ekonomik bakımdan kapitalist ülkelere bağımlılık •Baskıcı siyasal rejimler •Bozuk gelir dağılımı
Soru 43
Batı sömürgeciliği kaçıncı yüzyılda başlamıştır?
Seçenekler
A
XI
B
XII
C
XIII
D
XIV
E
XV
Açıklama:
XV. ve XVI. Yüzyıllarda büyük coğrafi keşiflerle başlayan Batı sömürgeciliği doğal zenginliklerin ve değerli madenlerin talan edilmesine dayanmaktadır. Kapitalizm daha başından itibaren ulusal sınırları aşıp dünyaya yayılma gereksinimi içinde olan bir ekonomik sistemdir.
Soru 44
- Gelişmekte olan ülkeleri Latin Amerika, Asya, İslam Dünyası ve Kara Afrika olarak gruplamak uygundur. Latin Amerika 1945 ve 1980 arasındaki yıllarda yabancı sermayenin de etkisi ile ekonomik anlamda çarpıcı bir gelişme yaşamıştır. Ancak 1980’li yıllarla birlikte bu süreç tersine dönmüştür. Kennedy’e göre bu gerileyişin çeşitli sebepleri bulumaktadır. Aşağıdakilerden hangisi bu konuda yanlış bilgi içermektedir?
Seçenekler
A
İhracata dayalı sanayileşme politikası benimsenmiştir
B
İhracat gelirleri ithalat giderlerini karşılayabilecek düzeye ulaşamamıştır
C
Kurulan sanayilerin uluslararası rekabet gücü kazanmasının gerekleri ihmal edilmiştir
D
Gevşek mali politikalar uygulanmış ve dış borçlara giderek daha bağımlı hâle gelinmiştir
E
Kamu İktisadi Teşebbüslerine gerektiğinden fazla kaynak ayrılmış ve harcama yapılmıştır
Açıklama:
İhracata dayalı sanayileşme politikası yerine İthal ikameci sanayileşme politikası benimsenmiş ve korumacı tedbirlere başvurulmuştur
Soru 45
Asya’daki azgelişmişliğin coğrafi alanı çok geniştir. Asya’da yer alan çok sayıdaki ülkelerden bir grubu kalkınma yarışında başarıya ulaşmıştır. Ancak büyük bir çoğunluk henüz hedefin çok uzağındadır. Aşağıdaki ülkelerden hangisi bu açıdan bakıldığında bölgedeki gelişmelerin gerisinde kalmışlardır?
Seçenekler
A
Tayvan
B
Tayland
C
Singapur
D
Kuzey Kore
E
Hong Kong
Açıklama:
Japonya dünyanın en büyük finans merkezlerinden birisidir. Askerî harcamaları kısıtlıdır. İleri teknolojiye yatırım yapan ve yeni buluşlar üreten bir devlettir. Singapur, Hong Kong, Tayvan ve Güney Kore ihracata dayalı sanayileşme stratejisi ile yeni sanayileşen ülkeler grubunu oluşturmuş ve Asya’nın dört kaplanı ya da ejderhalar gibi sıfatlarla anılır hâle gelmişlerdir. Güneydoğu Asya’nın Tayland, Malezya ve Endonezya gibi daha büyük ülkeleri özellikle Japon sermayesinden aldıkları itici güçle imalat ve montaj sanayini geliştirmişler ihracattan pay kapma yarışına katılmışlardır. Güneydoğu Asya’da yer alan Vietnam, Kamboçya, Kuzey Kore, Miyarmar gibi komünist toplumlar ise bölgedeki gelişmelerin gerisinde kalmışlardır.
Soru 46
Aşağıdakilerden hangisi Asya’nın başarılı ülkelerinin sahip oldukları ortak özelliklerden biridir?
Seçenekler
A
Tarihleri
B
Nüfusları
C
Büyüklükleri
D
Siyasal sistemleri
E
İhracata dayalı politikaları
Açıklama:
Asya’nın başarılı ülkeleri kendilerine Japonya’yı hedef alarak gelişme yolunda ilerlemektedirler. Bu ülkelerin büyüklükleri, nüfusları, tarihleri ve siyasal sistemleri arasında farklılıklar bulunmaktadır. Bu yapısal farlılıklara rağmen sahip oldukları bazı ortak özellikler gerçekleştirdikleri kalkınmayı açıklamaktadır. Bunlardan ilki eğitim ve öğrenmeye verilen önemdir. İkinci özellikleri tasarrufların yüksekliğidir. Üçüncü özellik ekonomik kalkınmayı destekleyen siyasal çevrenin varlığıdır. Dördüncü özellikleri ise ithal ikamesine ya da tüketime dayalı politikaların tam tersine kaderlerini ihracata bağlamalarıdır. Son özellikleri ise Japonya gibi Batılı olmayan bir gücün ekonomik başarılarının hayranlıkla izlenmesidir.
Soru 47
Aşağıdakilerden hangisi İslam ülkelerinin insanlık tarihindeki değişime ve gelişime ayak uydurmaktaki yetersizliklerinin sebepleri arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Teknolojik gerilik
B
Parlamenter rejim
C
Dinî hoşgörüsüzlük
D
Gelenekçi yönetimler
E
Zengin petrol yataklarına sahip olmak
Açıklama:
İslam ülkelerinin insanlık tarihindeki değişime ve gelişime ayak uydurmaktaki yetersizlikleri akıllara durgunluk vericidir. Bugün pek çok İslam ülkelesinde dinî hoşgörüsüzlük, teknolojik gerilik ve Orta Çağ düşüncesi hâkimdir. Bazı gözlemciler İslam âlemindeki insanları uyandırmak ve çağa adapte edebilmek için sadece teknik beceri vermekle sınırlı olmayan aynı zamanda parlamenter rejim söylemine, laik yurttaşlık kültürüne dayanan yoğun bir eğitim programına gereksinim olduğunu ileri sürmektedirler. Ancak bu programın ne dereceye kadar başarılı olacağı da şüphelidir. Çünkü köktendinciliğin güçlü olduğu ülkelerde nüfusun yarısını oluşturan kadınlar yok sayılmaktadır. Eğitim alma şansları ya sınırlıdır ya da hiç yoktur. Oysa gelişmişlikle, eğitimli kadın nüfus arasındaki yüksek korelasyon pek çok araştırmada ispat edilmiş bir olgudur.
Soru 48
Afrika ekonomik ve sosyal anlamda üçüncü dünyanın da üçüncü dünyası olarak tanımlanmaktadır. Pek çok gözlemciye göre Afrika ile tarihin aynı döneminde yaşanıldığına inanmak mümkün değildir.Kennedy’e göre aşağıdakilerden hangisi Afrika’nın problemleri bakımından yanlış bilgi içermektedir?
Seçenekler
A
Batılı bankacılar kredi vermeye isteksizdir
B
Borç artarken, borç ödeme kapasitesi hızla düşmektedir
C
Nüfus artışındaki hız verimlilikteki artışdan daha yavaştır
D
Yeni devlet yöneticileri diktatörlüğü ya da tek parti yönetimini tercih etmektedir
E
Savaşlar, etnik çatışmalar, hükümet darbeleri, siyasal istikrarsızlık kol gezmektedir
Açıklama:
Afrika ekonomik ve sosyal anlamda üçüncü dünyanın da üçüncü dünyası olarak tanımlanmaktadır. Pek çok gözlemciye göre Afrika ile tarihin aynı döneminde yaşanıldığına inanmak mümkün değildir. Kıta ile ilgili raporlar son derece karamsar ifadeler kullanmaktadırlar. Afrika’yı insanlar ve çevre bakımından bir felâket bölgesi, ölüm döşeğinde, tamamen kenara itilmiş ve dünyanın geri kalan kısmından dışlanmış olarak tanımlamaktadırlar. Afrika’nın problemleri aşağıdaki gibi sıralanmaktadır (Kennedy, 1995, s, 273-283): •Verimlilikteki artış nüfus artışından daha yavaştır. •Borç artarken, borç ödeme kapasitesi hızla düşmektedir. •Batılı bankacılar kredi vermeye isteksizdir. •Sanayi üretimi düşüktür. •Savaşlar, etnik çatışmalar, hükümet darbeleri, siyasal istikrarsızlık kol gezmektedir. •Yeni devlet yöneticileri diktatörlüğü ya da tek parti yönetimini tercih etmektedir. •Beşeri kaynaklara, girişimcilik kültürünü geliştirmeye, bilimsel ve teknik araştırmalara yatırım son derece düşüktür.
Soru 49
Aşağıdakilerden hangisi Williamson'un “Washington Kararları” adını verdiği listede yer almamaktadır?
Seçenekler
A
Finansal serbestleşme
B
Mali disiplinin sağlanması
C
Mülkiyet haklarının korunması
D
Gerçekçi ve rekabetçi döviz kurları
E
Devletin piyasalara müdahale etmesi
Açıklama:
1982 Ağustos’unda Meksika’nın moratoryum ilan etmesi ile birlikte borç krizi kapitalist sistemin sorunlarından biri hâline gelmiştir. 1980’li yılların en önemli iki olgusu yaşanan borç krizi ve bu krizden kurtulmak için gerçekleştirilen ekonomik reformlardır. 1980’li yıllarda gelişmekte olan ülkeler arasında geniş kabul gören ekonomi politikalarını Williamson, “Washington Kararları” adını verdiği listede toplamıştır (Williamson, 1994, s.17) . Williamson’un listesini aşağıdaki gibi sıralayabiliriz: •Mali disiplinin sağlanması •Kamu harcamalarındaki önceliklerin sağlık, eğitim ve altyapıya yönlendirilmesi •Vergi tabanının genişletilmesi ve marjinal vergi oranlarının kısılmasını içeren bir vergi reformunun yapılması •Gerçekçi ve rekabetçi döviz kurları •Mülkiyet haklarının korunması •Deregülasyon (Devletin piyasalara müdahale etmemesi) •Serbest Ticaret •Özelleştirme •Doğrudan yabancı yatırımlar karşısındaki engellerin kaldırılması •Finansal serbestleşme
Soru 50
Washington kararlarında yer alan politikalara baktığımızda Tayvanın takip ettiği politikalar arasında aşağıdakilerden hangisinde sınırlama vardır?
Seçenekler
A
Mali disiplin
B
Özelleştirme
C
Deregülasyon
D
Mülkiyet haklarının korunması
E
Gerçekçi ve rekabetçi döviz kurları
Açıklama:

Soru 51
I. Latin Amerika
II. Kuzey Ameika
III. Asya
IV. Avrupa
V. İslam Dünyası
VI. Kara Afrika
Yukarıdaki bölgelerden kaç tanesi gelişmekte olan ülkeler grubu içerisinde yer alır?
II. Kuzey Ameika
III. Asya
IV. Avrupa
V. İslam Dünyası
VI. Kara Afrika
Yukarıdaki bölgelerden kaç tanesi gelişmekte olan ülkeler grubu içerisinde yer alır?
Seçenekler
A
2
B
3
C
4
D
5
E
6
Açıklama:
Gelişmekte olan ülkeleri Latin Amerika, Asya, İslam Dünyası ve Kara Afrika olarak gruplamak uygundur (Tanilli, 2000, s. 303-308).
Soru 52
I. Okuryazar oranı
II. Kadın erkek eşitliği
III. Hizmet kesiminin nüfusa oranı
IV. Gelir dağılımı
V. Sanayileşme
Yukarıdakilerden kaç tanesi ger kalmışlığı etkileyen faktörler arasında yer alır?
II. Kadın erkek eşitliği
III. Hizmet kesiminin nüfusa oranı
IV. Gelir dağılımı
V. Sanayileşme
Yukarıdakilerden kaç tanesi ger kalmışlığı etkileyen faktörler arasında yer alır?
Seçenekler
A
1
B
2
C
3
D
4
E
5
Açıklama:
Geri kalmışlığın belirtilerini aşağıdaki gibi sıralamak mümkündür (Tanilli, 2000, s, 281-287):
• Bir ülkede okuryazar olmayanların çoğunlukta olması
• Kadının erkekten aşağıda tutulması
• Beslenme yetersizliği
• Sağlığı korumada yetersizlik
• Ulusal ve ekonomik bütünlüğün zayıflığı
• Yapısal işsizlik
• Kişi başına ulusal gelirin düşüklüğü
• Sınırlı bir sanayileşme
• Tarımla uğraşan nüfusun çokluğu
• Şişkin bir hizmet kesimi
• Ekonomik bakımdan kapitalist ülkelere bağımlılık
• Baskıcı siyasal rejimler
• Bozuk gelir dağılımı
• Bir ülkede okuryazar olmayanların çoğunlukta olması
• Kadının erkekten aşağıda tutulması
• Beslenme yetersizliği
• Sağlığı korumada yetersizlik
• Ulusal ve ekonomik bütünlüğün zayıflığı
• Yapısal işsizlik
• Kişi başına ulusal gelirin düşüklüğü
• Sınırlı bir sanayileşme
• Tarımla uğraşan nüfusun çokluğu
• Şişkin bir hizmet kesimi
• Ekonomik bakımdan kapitalist ülkelere bağımlılık
• Baskıcı siyasal rejimler
• Bozuk gelir dağılımı
Soru 53
Aşağıdakilerden hangisi 1980’li yıllarla birlikte Latin Amerika ülkelerindeki ekonomik gerileyişin sebepleri arasında yer almaz?
Seçenekler
A
İthalata bağımlılık
B
Batılı para ve finans kuruluşlarından alınan krediler
C
Yabancı sermayenin kaçması
D
Bürokrasiye ve askerî kuvvetlere yeterince kaynak ayrılmaması
E
Eğitilmiş personel eksikliği
Açıklama:
1945 ve 1980 arasındaki yıllarda yabancı sermayenin de etkisi ile bölge ekonomik anlamda çarpıcı bir gelişme yaşamıştır. Ancak 1980’li yıllarla birlikte bu süreç tersine dönmüştür. Bu gerileyişin sebeplerini aşağıdaki gibi sıralamak mümkündür (Kennedy,
1995, s. 263-268). İlk olarak ithal ikameci sanayileşme politikası benimsenmiş ve korumacı tedbirlere başvurulmuştur. Böylece kurulan sanayilerin uluslararası rekabet gücü kazanmasının gerekleri ihmal edilmiştir. Ayrıca ileri teknolojiyi kurmanın güçlüklerine bağlı olarak, bu tür sanayiler kurulamamış ve ithalata bağımlılık devam etmiştir. Bunun dışında ihracat gelirleri ithalat giderlerini karşılayabilecek düzeye ulaşamamıştır. İkinci olarak gevşek mali politikalar uygulanmış ve dış borçlara giderek daha bağımlı hâle gelinmiştir. Altyapı yatırımları yanında, KİT’lere (Kamu İktisadi Teşebbüslerine), bürokrasiye ve askerî kuvvetlere gerektiğinden fazla kaynak ayrılmış ve harcama yapılmıştır. Bu harcamalar ya para basılarak ya da özellikle ABD bankaları olmak üzere Batılı para ve finans kuruluşlarından alınan kredilerle karşılanmıştır. Sonuçta kamunun borçları yükselirken enflasyon dizginlenemez hâle gelmiştir. Enflasyonist ortamda tasarruf oranını yükseltme düşüncesinin anlamı kalmamıştır. Latin Amerika dünyanın en borçlu bölgesi hâline gelmiştir. Sermayeye en fazla ihtiyaç duyulan dönemde sermaye dışarı kaçmış, yabancı kaynaklar kurumuştur. 1980’li yıllar bölge için tam bir fakirleşme anlamına gelmektedir. Birkaç istisna dışında pek çok ülkede kişi başına gelir azalmıştır. Bölgenin finans problemlerinin uluslararası banka sistemini iflas ettireceğinden bile korkulmuştur. Tüm bunlar ülkeler içindeki sosyal hareketleri arttırmış, liderler mülk sahiplerinden, halktan, işsizlerden, gerillalardan gelen taleplerin baskısı altında kalmışlardır. Yolsuzluğa bulaşmış bürokratların engellemelerine, eğitilmiş personel yokluğundan kaynaklanan güçlükler de eklenmiştir. Eğitim kurumları kaynak yetersizliğinden işlemez hâle gelmiştir. Ülke yönetimleri halk üzerinde kontrolü zorlukla sağlamaktadır. Latin Amerika bir yandan bu tür ekonomik güçlüklerle boğuşurken bir yandan da demokratik değişimi gerçekleştirme çabası içine girmiştir. Ekonomik güçlüklerin şiddeti bu çabaları da belirsiz kılmaktadır
1995, s. 263-268). İlk olarak ithal ikameci sanayileşme politikası benimsenmiş ve korumacı tedbirlere başvurulmuştur. Böylece kurulan sanayilerin uluslararası rekabet gücü kazanmasının gerekleri ihmal edilmiştir. Ayrıca ileri teknolojiyi kurmanın güçlüklerine bağlı olarak, bu tür sanayiler kurulamamış ve ithalata bağımlılık devam etmiştir. Bunun dışında ihracat gelirleri ithalat giderlerini karşılayabilecek düzeye ulaşamamıştır. İkinci olarak gevşek mali politikalar uygulanmış ve dış borçlara giderek daha bağımlı hâle gelinmiştir. Altyapı yatırımları yanında, KİT’lere (Kamu İktisadi Teşebbüslerine), bürokrasiye ve askerî kuvvetlere gerektiğinden fazla kaynak ayrılmış ve harcama yapılmıştır. Bu harcamalar ya para basılarak ya da özellikle ABD bankaları olmak üzere Batılı para ve finans kuruluşlarından alınan kredilerle karşılanmıştır. Sonuçta kamunun borçları yükselirken enflasyon dizginlenemez hâle gelmiştir. Enflasyonist ortamda tasarruf oranını yükseltme düşüncesinin anlamı kalmamıştır. Latin Amerika dünyanın en borçlu bölgesi hâline gelmiştir. Sermayeye en fazla ihtiyaç duyulan dönemde sermaye dışarı kaçmış, yabancı kaynaklar kurumuştur. 1980’li yıllar bölge için tam bir fakirleşme anlamına gelmektedir. Birkaç istisna dışında pek çok ülkede kişi başına gelir azalmıştır. Bölgenin finans problemlerinin uluslararası banka sistemini iflas ettireceğinden bile korkulmuştur. Tüm bunlar ülkeler içindeki sosyal hareketleri arttırmış, liderler mülk sahiplerinden, halktan, işsizlerden, gerillalardan gelen taleplerin baskısı altında kalmışlardır. Yolsuzluğa bulaşmış bürokratların engellemelerine, eğitilmiş personel yokluğundan kaynaklanan güçlükler de eklenmiştir. Eğitim kurumları kaynak yetersizliğinden işlemez hâle gelmiştir. Ülke yönetimleri halk üzerinde kontrolü zorlukla sağlamaktadır. Latin Amerika bir yandan bu tür ekonomik güçlüklerle boğuşurken bir yandan da demokratik değişimi gerçekleştirme çabası içine girmiştir. Ekonomik güçlüklerin şiddeti bu çabaları da belirsiz kılmaktadır
Soru 54
1945 ve 1980 arasındaki yıllarda yabancı sermayenin de etkisi ile ekonomik anlamda çarpıcı gelişmelerin yaşandığı bölge aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Asya
B
Kara Afrika
C
Latin Amerika
D
İslam Dünyası
E
Kuzey Amerika
Açıklama:
1945 ve 1980 arasındaki yıllarda yabancı sermayenin de etkisi ile bölge ekonomik anlamda çarpıcı bir gelişme yaşamıştır.
Soru 55
Aşağıdakilerden hangisi Güneydoğu Asya’da yer alan ve bölgedeki ekonomik gelişmelerin gerisinde kalan komünist toplumlar arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Endonezya
B
Vietnam
C
Kamboçya
D
Kuzey Kore
E
Miyarmar
Açıklama:
Güneydoğu Asya’da yer alan Vietnam, Kamboçya, Kuzey Kore, Miyarmar gibi komünist toplumlar ise bölgedeki gelişmelerin gerisinde kalmışlardır.
Soru 56
Türkiye hangi yıl sermay hareketlerini serbest bırakmıştır?
Seçenekler
A
1983
B
1985
C
1987
D
1989
E
1991
Açıklama:
Türkiye 1989 yılında alınan 32 sayılı kararla sermaye hareketlerini serbest bırakmış ve 1990'lı yıllarla birlikte tamamen dış şoklara açık bir ekonomi hâline gelmiştir.
Soru 57
Aşağıdaki ülkelerin hangisinde 2013 ve 2020 yılları arasında kamu borcunun GSYİH’ye oranı en azdır?
Seçenekler
A
Türkiye
B
Brezilya
C
Yunanistan
D
Japonya
E
ABD
Açıklama:
Tablo 4.2'de görüldüğü üzere bu ülkeler içerisinde 2013 ve 2020 yılları arasında kamu borcunun GSYİH’ye oranı en risksiz olan ülke Türkiye'dir.
Soru 58
I. Açlık ve fakirliğin kökünü kurutmak
II. Temel eğitime evrensel erişim
III. Cinsiyet eşitliği ve kadınların dâhil edilmesi
IV. Çocuk ölümlerini azaltmak
V. Anne sağlığını arttırmak
VI. HIV/AIDS, sıtma ve diğer hastalıklarla savaşmak
VII. Çevresel sürdürülebilirliğin elde edilmesi
VIII. Kalkınma için küresel ortaklık geliştirmek
Yukarıdakilerden kaç tanesi 2000 yılının Eylül ayında New York’ta yapılan BM Genel Kurulunda edilen BKH(Binyıl Kalkınma Hedefleri) arasında yer alır?
II. Temel eğitime evrensel erişim
III. Cinsiyet eşitliği ve kadınların dâhil edilmesi
IV. Çocuk ölümlerini azaltmak
V. Anne sağlığını arttırmak
VI. HIV/AIDS, sıtma ve diğer hastalıklarla savaşmak
VII. Çevresel sürdürülebilirliğin elde edilmesi
VIII. Kalkınma için küresel ortaklık geliştirmek
Yukarıdakilerden kaç tanesi 2000 yılının Eylül ayında New York’ta yapılan BM Genel Kurulunda edilen BKH(Binyıl Kalkınma Hedefleri) arasında yer alır?
Seçenekler
A
4
B
5
C
6
D
7
E
8
Açıklama:
2000 yılının Eylül ayında New York’ta yapılan BM Genel Kurulunda sekiz hedef olarak ilan edilen BKH(Binyıl Kalkınma Hedefleri) aşağıda sıralanmaktadır:
- Açlık ve fakirliğin kökünü kurutmak
- Temel eğitime evrensel erişim
- Cinsiyet eşitliği ve kadınların dâhil edilmesi
- Çocuk ölümlerini azaltmak
- Anne sağlığını arttırmak
- HIV/AIDS, sıtma ve diğer hastalıklarla savaşmak
- Çevresel sürdürülebilirliğin elde edilmesi
- Kalkınma için küresel ortaklık geliştirmek
Soru 59
Aşağıdakilerden hangisi “Washington Kararları” arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Sağlık, eğitim ve altyapı harcamalarının sınırlandırılması
B
Serbest Ticaret
C
Gerçekçi ve rekabetçi döviz kurları
D
Deregülasyon
E
Finansal serbestleşme
Açıklama:
1980’li yıllarda gelişmekte olan ülkeler arasında geniş kabul gören ekonomi politikalarını Williamson, “Washington Kararları” adını verdiği listede toplamıştır (Williamson, 1994, s.17) . Williamson’un listesini aşağıdaki gibi sıralayabiliriz:
- Mali disiplinin sağlanması
- Kamu harcamalarındaki önceliklerin sağlık, eğitim ve altyapıya yönlendirilmesi
- Vergi tabanının genişletilmesi ve marjinal vergi oranlarının kısılmasını içeren bir vergi reformunun yapılması
- Gerçekçi ve rekabetçi döviz kurları
- Mülkiyet haklarının korunması
- Deregülasyon (Devletin piyasalara müdahale etmemesi)
- Serbest Ticaret
- Özelleştirme
- Doğrudan yabancı yatırımlar karşısındaki engellerin kaldırılması
- Finansal serbestleşme
Soru 60
I. Kuveyt
II. Birleşik Arap Emirlikleri
III. Suudi Arabistan
IV. Ürdün
Yukarıdaki İslam ülkelerden hangisi ya da hangileri dünyanın en zengin ülkeleri arasında yer alır?
II. Birleşik Arap Emirlikleri
III. Suudi Arabistan
IV. Ürdün
Yukarıdaki İslam ülkelerden hangisi ya da hangileri dünyanın en zengin ülkeleri arasında yer alır?
Seçenekler
A
Yalnız III
B
III ve IV
C
I, II ve III
D
I, II ve IV
E
II, III ve IV
Açıklama:
2 milyon nüfusa sahip Kuveyt, 1,3 milyonluk Birleşik Arap Emirlikleri, 5 milyon nüfuslu Suudi Arabistan dünyanın en zengin ülkeleridir.
Soru 61
Teknoloji üretme gücüne sahip bugünün gelişmiş ülkeleri I. Dünya Savaşı’ndan 1990’lı yıllara kadar iki alternatif ekonomik sisteme bağlı olarak gelişmelerini sürdürmüşlerdir.Bunlardan biri kapitalizm iken diğeri nedir?
Seçenekler
A
Sosyalizm
B
Teokratizm
C
Cumhuriyet
D
Kalvenizm
E
Monarşi
Açıklama:
I. Dünya Savaşı’ndan 1990’lı yıllara kadar iki alternatif ekonomik sisteme bağlı olarak gelişmelerini sürdürmüşlerdir. Kapitalizmi benimseyen Amerika Birleşik Devletleri liderliğindeki ülkeler grubu I. Dünya ülkeleri, Zenginler Kulübü, Sanayileşmiş Ülkeler, Batı Bloku gibi isimler almıştır. Sosyalizmi benimseyen SSCB liderliğindeki ülkeler grubuna ise II. Dünya ülkeleri, Demir Perde, Doğu Bloku gibi isimler takılmıştır.
Soru 62
Aşağıdakilerden hangisine göre hemen hemen bütün geri kalmış ülkeler için geçerli olan tarihsel bir neden günümüzdeki geri kalmışlığın genel çerçevesini çizmektedir?
Seçenekler
A
Stalin
B
Lenin
C
Atatürk
D
George Washington
E
Napolyon
Açıklama:
Geri kalmışlığı ülkelere özgü ırk, din, coğrafi konum gibi endojen nedenlere bağlayan görüşler yüzyılımızın başında reddedilmiştir. Lenin geri kalmışlığın nedenini ülkelerin birbirleri ile giriştikleri ilişkilerin bir sonucu olarak görmektedir. Ona göre, hemen hemen bütün geri kalmış ülkeler için geçerli olan tarihsel bir neden günümüzdeki geri kalmışlığın genel çerçevesini çizmektedir. Bu da Batı kapitalizmi ve emperyalizm yani sömürgeciliktir.
Soru 63
Aşağıdakilerden hangisi gelişmekte olan ülkeler grubuna dahil değildir?
Seçenekler
A
Asya
B
Latin Amerika
C
Amerika
D
İslam Dünyası
E
Kara Afrika
Açıklama:
Gelişmekte olan ülkeleri Latin Amerika, Asya, İslam Dünyası ve Kara Afrika olarak gruplamak uygundur
Soru 64
Aşağıdakilerden hangisi Asya’nın dört kaplanı ya da ejderhalar gibi sıfatlarla anılır hâle gelmiş, ihracata dayalı sanayileşme stratejisi ile yeni sanayileşen ülkeler grubunda yer almamaktadır?
Seçenekler
A
Singapur
B
Hong Kong
C
Tayvan
D
Kuzey Kore
E
Güney Kore
Açıklama:
Singapur, Hong Kong, Tayvan ve Güney Kore ihracata dayalı sanayileşme stratejisiile yeni sanayileşen ülkeler grubunu oluşturmuş ve Asya’nın dört kaplanı ya da ejderhalar gibi sıfatlarla anılır hâle gelmişlerdir.
Soru 65
Pek çok gözlemciye göre Afrika dünyanın geri kalan kısmından dışlanmış olarak tanımlamaktadırlar. Afrika’nın problemlerinden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Batılı bankacılar kredi vermeye isteklidir
B
Sanayi üretimi yüksektir
C
Verimlilikteki düşüş nüfus artışından daha yavaştır.
D
Borç artarken, borç ödeme kapasitesi hızla çıkmaktadır
E
Beşeri kaynaklara, girişimcilik kültürünü geliştirmeye, bilimsel ve teknik araştırmalara yatırım son derece düşüktür.
Açıklama:
Afrika’nın problemleri aşağıdaki gibi sıralanmaktadır
• Verimlilikteki artış nüfus artışından daha yavaştır.
• Borç artarken, borç ödeme kapasitesi hızla düşmektedir.
• Batılı bankacılar kredi vermeye isteksizdir.
• Sanayi üretimi düşüktür.
• Savaşlar, etnik çatışmalar, hükümet darbeleri, siyasal istikrarsızlık kol gezmektedir.
• Yeni devlet yöneticileri diktatörlüğü ya da tek parti yönetimini tercih etmektedir. • Beşeri kaynaklara, girişimcilik kültürünü geliştirmeye, bilimsel ve teknik araştırmalara yatırım son derece düşüktür.
• Verimlilikteki artış nüfus artışından daha yavaştır.
• Borç artarken, borç ödeme kapasitesi hızla düşmektedir.
• Batılı bankacılar kredi vermeye isteksizdir.
• Sanayi üretimi düşüktür.
• Savaşlar, etnik çatışmalar, hükümet darbeleri, siyasal istikrarsızlık kol gezmektedir.
• Yeni devlet yöneticileri diktatörlüğü ya da tek parti yönetimini tercih etmektedir. • Beşeri kaynaklara, girişimcilik kültürünü geliştirmeye, bilimsel ve teknik araştırmalara yatırım son derece düşüktür.
Soru 66
1980’den sonraki yıllarda gelişmekte olan ülkelerin çoğu, yeni ....... politikalar olarak adlandırılan ve daha önce gelişmekte olan ülkelerin uyguladıkları politikalardan tamamen farklı olan ekonomik politikaları kabul etmişlerdir.Cümledeki boşluğu hangi şık ile doldurmak mümkündür?
Seçenekler
A
Ortodoks
B
Bağımsız
C
Protestan
D
Kraliyete bağlı
E
Yeni yöntem
Açıklama:
1980’den sonraki yıllarda gelişmekte olan ülkelerin çoğu, yeni Ortodoks politikalar olarak adlandırılan ve daha önce gelişmekte olan ülkelerin uyguladıkları politikalardan tamamen farklı olan ekonomik politikaları kabul etmişlerdir.
Soru 67
1980’li yılların en önemli iki olgusu yaşanan borç krizi ve bu krizden kurtulmak için gerçekleştirilen ekonomik reformlardır. 1980’li yıllarda gelişmekte olan ülkeler arasında geniş kabul gören ekonomi politikalarını Williamson, bir listede toplamıştır, bu listenin adı nedir?
Seçenekler
A
Williamson’un listesi
B
Washington Kararları
C
Küresel Değişim
D
Dünya Kalkınma Raporu
E
Meksika Rüzgarı
Açıklama:
1980’li yılların en önemli iki olgusu yaşanan borç krizi ve bu krizden kurtulmak için gerçekleştirilen ekonomik reformlardır. 1980’li yıllarda gelişmekte olan ülkeler arasında geniş kabul gören ekonomi politikalarını Williamson, “Washington Kararları” adını verdiği listede toplamıştır
Soru 68
1980li yılların makroekonomik istikrarsızlıktan kaynaklanan krizinden kurtulan iki ülke hangileridir?
Seçenekler
A
Tayvan ve Çin
B
Japonya ve Kore
C
Tayvan ve Kore
D
Kore ve Singapur
E
İngiltere ve Fransa
Açıklama:
Güney Kore ve Tayvan mali politikalarda ve döviz kurunda Ortodoks çizgiyi yakalamış ve 1980li yılların makroekonomik istikrarsızlıktan kaynaklanan krizinden kurtulmuşlardır.
Soru 69
1980’li yıllarda sömürülmekten yakınan geri kalmış ülkelerden gelen düzen değişikliği talebine, lider ülkeleri temsil eden hangi kuruluşlar da eşlik etmeye başlamıştır?
Seçenekler
A
Doğu Bloku ve Asya Platformu
B
Avrupa Birliği
C
Dünya Liderler Örgütü
D
IMF ve Dünya Bankası
E
Dünya Sağlık Örgütü
Açıklama:
Washington Kararları olarak adlandırılan listede yer alan ekonomi politikalarının IMF, Dünya Bankası gibi gelişmiş ülkelerin sözcüsü durumundaki kurumlar tarafından gelişmekte olan ülkelere empoze edildiği anlaşılmaktadır. Kısacası 1980’li yıllarda sömürülmekten yakınan geri kalmış ülkelerden gelen düzen değişikliği talebine, lider ülkeleri temsil eden IMF, Dünya Bankası gibi kuruluşlar da eşlik etmeye başlamıştır
Soru 70
1990’lı yıllarda borç bulmakta güçlük çeken ülkelerin krizlerinden hangisi doğru verilmiştir?
Seçenekler
A
Kolombiya Krizi
B
Yunanistan Krizi
C
Çin Krizi
D
İngiltere Krizi
E
Rusya Krizi
Açıklama:
1990’lı yıllar borç bulmakta güçlük çeken ülkelerin krizleri ile sarsılmıştır. Asya krizi, Rusya krizi, Arjantin, Brezilya, Meksika krizi peş peşe dünya ekonomisini sarsmıştır.
Soru 71
Aşağıdakilerden hangisi ülkelerin geri kalmışlığının belirtilerinden değildir?
Seçenekler
A
Baskıcı rejim
B
Adaletsiz gelir dağılımı
C
Düşük okur-yazarlık oranı
D
Yapısal işsizlik
E
Demokratik Yönetim
Açıklama:
Ülkelerin geri kalmışlığının çeşitli belirtileri vardır. Bunlar arasında okur-yazar olmayanların çoğunlukta olması, yapısal işsizlik, baskıcı rejimler, adaletsiz gelir dağılımı gibi bir çok etken vardır. Fakat ülkede demokratik bir yönetim olması geri kalmışlık göstergelerinden değildir. Doğru cevap E şıkkıdır.
Soru 72
Aşağıdakilerden hangisi Latin Amerika ülkelerinde 1980'li yıllardan sonra görülen ekonomik gerilemenin sebeplerindendir?
Seçenekler
A
Sıkı maliye politikaları
B
Düşük düzeyde borçlanma
C
Enflasyonun kontrol edilebilmesi
D
Yabancı kaynağı teşvik politikaları
E
İthal ikameci sanayileşme politikaları
Açıklama:
Latin Amerika ülkeleri 1980'lerden sonra ithal ikameci politikaları benimsemişler ve korumacı tedbirlere başvurmuşlardır. Kurulan sanayiler rekabet gücü kazanamamış, ileri teknolojiyi kullanamamıştır. Ayrıca ithalata bağımlılık devam etmiştir. Ayrıca ihracat gelirleri ithalat gelirlerini karşılayacak seviyeye ulaşamamıştır. Bu uygulama nihayetinde bölge ekonomisinde gerileme yaşanmıştır. Doğru cevap E şıkkıdır.
Soru 73
Aşağıdakilerden hangisi geri kalmışlığın belirtilerinden değildir?
Seçenekler
A
Kadının erkekten aşağıda tutulması
B
Yapısal işsizlik
C
Sınırlı bir hizmet kesimi
D
Baskıcı siyasal rejimler
E
Bozuk gelir dağılımı
Açıklama:
Geri kalmışlığın belirtilerini aşağıdaki gibi sıralamak mümkündür: • Bir ülkede okuryazar olmayanların çoğunlukta olması • Kadının erkekten aşağıda tutulması • Beslenme yetersizliği • Sağlığı korumada yetersizlik • Ulusal ve ekonomik bütünlüğün zayıflığı • Yapısal işsizlik • Kişi başına ulusal gelirin düşüklüğü • Sınırlı bir sanayileşme • Tarımla uğraşan nüfusun çokluğu • Şişkin bir hizmet kesimi • Ekonomik bakımdan kapitalist ülkelere bağımlılık • Baskıcı siyasal rejimler • Bozuk gelir dağılımı. Doğru cevap C şıkkıdır.
Soru 74
I. Latin AmerikaII. AsyaIII. İslam Dünyası IV. Kara AfrikaYukarıdakilerden hangileri gelişmekte olan ülkeleri gruplandırmak için uygundur?
Seçenekler
A
I ve II
B
I, II ve IV
C
I, III ve IV
D
II, III ve IV
E
I, II, III ve IV
Açıklama:
Gelişmekte olan ülkeleri Latin Amerika, Asya, İslam Dünyası ve Kara Afrika olarak gruplamak uygundur (Tanilli, 2000, s. 303-308). Doğru cevap E şıkkıdır.
Soru 75
Üretim ve mübadele araçlarının topluma mal edilmesini öngören doktrinlere ne ad verilir?
Seçenekler
A
Komprador
B
Burjuvazi
C
Sosyalizm
D
Emperyalizm
E
Komunizm
Açıklama:
Sosyalizm: (Toplumculuk),üretim ve mübadele araçlarının topluma mal edilmesini öngören doktrinlere verilen addır. Temel olarak, fert yerine toplum öne alınmış, toplumun yararı, ferdin yararından daha önemli sayılmıştır. Doğru cevap C şıkkıdır.
Soru 76
Aşağıdakilerden hangisi ihracata dayalı sanayileşme stratejisi ile yeni sanayileşen ülkeler grubunu oluşturmuş ve Asya’nın dört kaplanı ya da ejderhalar gibi sıfatlarla anılan ülkelerden değildir?
Seçenekler
A
Kuzey Kore
B
Singapur
C
Hong Kong
D
Tayvan
E
Güney Kore
Açıklama:
Singapur, Hong Kong, Tayvan ve Güney Kore ihracata dayalı sanayileşme stratejisi ile yeni sanayileşen ülkeler grubunu oluşturmuş ve Asya’nın dört kaplanı ya da ejderhalar gibi sıfatlarla anılır hâle gelmişlerdir. DOğru cevap A şıkkıdır.
Soru 77
I. VietnamII. TaylandIII. MalezyaIV. EndonezyaYukarıdaki ülkelerden hangileri özellikle Japon sermayesinden aldıkları itici güçle imalat ve montaj sanayini geliştirmişler ve ihracattan pay kapma yarışına katılmışlardır?
Seçenekler
A
I ve III
B
II ve IV
C
I, II ve IV
D
I, III ve IV
E
II, III ve IV
Açıklama:
Güneydoğu Asya’nın Tayland Malezya ve Endonezya gibi daha büyük ülkeleri özellikle Japon sermayesinden aldıkları itici güçle imalat ve montaj sanayini geliştirmişler ihracattan pay kapma yarışına katılmışlardır. Doğru cevap E şıkkıdır.
Soru 78
Aşağıdakilerden hangisi geri kalmış ülkelerin belirtilerinden biridir?
Seçenekler
A
Eşit gelir dağılımı
B
Tarımla uğraşan nüfusun çokluğu
C
Kadın erkek eşitliği
D
Bir ülkede okuryazar olanların çoğunlukta olması
E
Kişi başına düşen ulusal gelirin yüksekliği
Açıklama:
B şıkkı dışındaki diğer şıklar gelişmiş ülkelerin belirtilerindendir.
Geri kalmışlığın belirtilerini aşağıdaki gibi sıralamak mümkündür (Tanilli, 2000, s, 281-287):
• Bir ülkede okuryazar olmayanların çoğunlukta olması
• Kadının erkekten aşağıda tutulması
• Beslenme yetersizliği
• Sağlığı korumada yetersizlik
• Ulusal ve ekonomik bütünlüğün zayıflığı
• Yapısal işsizlik
• Kişi başına ulusal gelirin düşüklüğü
• Sınırlı bir sanayileşme
• Tarımla uğraşan nüfusun çokluğu
• Şişkin bir hizmet kesimi
• Ekonomik bakımdan kapitalist ülkelere bağımlılık
• Baskıcı siyasal rejimler
• Bozuk gelir dağılımı
Doğru cevap B şıkkıdır.
Geri kalmışlığın belirtilerini aşağıdaki gibi sıralamak mümkündür (Tanilli, 2000, s, 281-287):
• Bir ülkede okuryazar olmayanların çoğunlukta olması
• Kadının erkekten aşağıda tutulması
• Beslenme yetersizliği
• Sağlığı korumada yetersizlik
• Ulusal ve ekonomik bütünlüğün zayıflığı
• Yapısal işsizlik
• Kişi başına ulusal gelirin düşüklüğü
• Sınırlı bir sanayileşme
• Tarımla uğraşan nüfusun çokluğu
• Şişkin bir hizmet kesimi
• Ekonomik bakımdan kapitalist ülkelere bağımlılık
• Baskıcı siyasal rejimler
• Bozuk gelir dağılımı
Doğru cevap B şıkkıdır.
Soru 79
Bir devletin, sınırlarını genişletmesine, başka ülkeleri gerek siyasi, gerek ekonomik, gerek kültürel kontrolü altına almasına ne ad verilir?
Seçenekler
A
Emperyalizm
B
Komünizm
C
Liberalizm
D
Sosyalizm
E
Faşizm
Açıklama:
Soruda emperyalizmin tanımı verilmiş, şıklardan bulunması beklenmiştir.
Emperyalizm: Bir devletin, sınırlarını genişletmesine, başka ülkeleri gerek siyasi, gerek ekonomik, gerek kültürel kontrolü altına almasına denir. Doğru cevap A şıkkıdır.
Emperyalizm: Bir devletin, sınırlarını genişletmesine, başka ülkeleri gerek siyasi, gerek ekonomik, gerek kültürel kontrolü altına almasına denir. Doğru cevap A şıkkıdır.
Soru 80
Geri kalmışlık ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Gelişmişlikle coğrafi konum arasındaki ilişki çok güçlüdür.
B
Geri kalmışlıkta beyaz ırkın üstünlüğü önemli etkenlerden biridir.
C
Toplumların geri kalmışlığının nedeni dindir.
D
Geri kalmışlığı tek bir nedene bağlı olarak açıklamak mümkün değildir.
E
Geri kalmışlık basit bir olgudur.
Açıklama:
Diğer şıklardaki cevaplar geri kalmışlığıifade etmemektedir. Çünkü geri kalmışlık basit değil, karmaşık bir olgudur. Tek bir nedene bağlı olarak açıklamak mümkün değildir.
Dünya haritasına bakıldığında geri kalmış ülkelerin çoğunlukla tropik ve yarı tropik bölgelerde toplandığı görülmektedir. Ancak gelişmişlikle coğrafik konum arasındaki ilişki çok güçlü değildir.
Beyaz ırkın üstün olduğu görüşü yaygın olmakla birlikte Akdeniz, Orta Avrupa, Orta Doğu ve Latin Amerika ülkelerinde beyaz ırkın hâkim olup geri kalmışlığın geçerli olduğu pek çok ülke bulunmaktadır. O hâlde beyaz ırkın üstünlüğünden bahsetmek çok da gerçekçi değildir, sonucuna varabiliriz.
Toplumların geri kalmışlığının nedeni din olabilir mi? Sorusunu sorabiliriz. Tüm Müslüman ülkelerin geri kalmışlar arasında oluşuna bakarak din ve geri kalmışlık arasında bir ilişki kurabilir miyiz? Bu soruya Müslüman ülkelerin tarihsel geçmişine bakarak olumsuz yanıt vermek mümkündür. XI. yüzyıla kadar bolluk ve refah içinde yaşayan Müslüman ülkelerin daha sonraki gerileyişi dine bağlanmıştır. Oysa Müslümanlığın bu gerileyişte bir rolü bulunmamaktadır.
O hâlde geri kalmışlığı tek bir nedene bağlı olarak açıklamak mümkün değildir.
Geri kalmışlık karmaşık bir olgudur. Doğru cevap D şıkkıdır.
Dünya haritasına bakıldığında geri kalmış ülkelerin çoğunlukla tropik ve yarı tropik bölgelerde toplandığı görülmektedir. Ancak gelişmişlikle coğrafik konum arasındaki ilişki çok güçlü değildir.
Beyaz ırkın üstün olduğu görüşü yaygın olmakla birlikte Akdeniz, Orta Avrupa, Orta Doğu ve Latin Amerika ülkelerinde beyaz ırkın hâkim olup geri kalmışlığın geçerli olduğu pek çok ülke bulunmaktadır. O hâlde beyaz ırkın üstünlüğünden bahsetmek çok da gerçekçi değildir, sonucuna varabiliriz.
Toplumların geri kalmışlığının nedeni din olabilir mi? Sorusunu sorabiliriz. Tüm Müslüman ülkelerin geri kalmışlar arasında oluşuna bakarak din ve geri kalmışlık arasında bir ilişki kurabilir miyiz? Bu soruya Müslüman ülkelerin tarihsel geçmişine bakarak olumsuz yanıt vermek mümkündür. XI. yüzyıla kadar bolluk ve refah içinde yaşayan Müslüman ülkelerin daha sonraki gerileyişi dine bağlanmıştır. Oysa Müslümanlığın bu gerileyişte bir rolü bulunmamaktadır.
O hâlde geri kalmışlığı tek bir nedene bağlı olarak açıklamak mümkün değildir.
Geri kalmışlık karmaşık bir olgudur. Doğru cevap D şıkkıdır.
Soru 81
Aşağıdaki seçeneklerden hangisinde I. Dünya ülkelerine verilen diğer isimler doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
Bağlantısızlar, Demir Perde, Batı Bloku
B
Zenginler Kulübü, Sanayileşmiş Ülkeler, Batı Bloku
C
Sanayileşmiş Ülkeler, Demir Perde, Doğu Bloku
D
Bağlantısızlar, Sanayileşmiş Ülkeler, Batı Bloku
E
Zenginler Klubü, Demir Perde, Doğu Bloku
Açıklama:
Kapitalizmi benimseyen Amerika Birleşik Devletleri liderliğindeki ülkeler grubu I. Dünya ülkeleri, Zenginler Kulübü, Sanayileşmiş Ülkeler, Batı Bloku gibi isimler almıştır. Bu isimler bir arada sadece B şıkkında verilmiştir. Diğer şıkların içindeI. Dünya ülkelrine verilen isimlerle , II. dünya ülkelerine ve gelişmekte olan ülkelere verilen isimler birlikte verilmiştir.
Kapitalizmi benimseyen Amerika Birleşik Devletleri liderliğindeki ülkeler grubu I. Dünya ülkeleri, Zenginler Kulübü, Sanayileşmiş Ülkeler, Batı Bloku gibi isimler almıştır. Sosyalizmi benimseyen SSCB liderliğindeki ülkeler grubuna ise II. Dünya ülkeleri, Demir Perde, Doğu Bloku gibi isimler takılmıştır.Çevre ülkelerin teknoloji üretme yeteneği ya hiç yoktur ya da çok kısıtlıdır. Bu gruba da Üçüncü Dünya ülkeleri, Bağlantısızlar, Gelişmekte Olan Ülkeler, Azgelişmiş Ülkeler gibi isimler verilmiştir.
Kapitalizmi benimseyen Amerika Birleşik Devletleri liderliğindeki ülkeler grubu I. Dünya ülkeleri, Zenginler Kulübü, Sanayileşmiş Ülkeler, Batı Bloku gibi isimler almıştır. Sosyalizmi benimseyen SSCB liderliğindeki ülkeler grubuna ise II. Dünya ülkeleri, Demir Perde, Doğu Bloku gibi isimler takılmıştır.Çevre ülkelerin teknoloji üretme yeteneği ya hiç yoktur ya da çok kısıtlıdır. Bu gruba da Üçüncü Dünya ülkeleri, Bağlantısızlar, Gelişmekte Olan Ülkeler, Azgelişmiş Ülkeler gibi isimler verilmiştir.
Soru 82
"Komprador" kelimesinin tanımı aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
Üretim ve mübadele araçlarının topluma mal edilmesini öngören doktrinlere verilen addır.
B
Üretim araçlarıyla, bunların üretimi için gerekli olan ham madde ve araçları, yani makinaları ve fabrikaları mülkiyetlerinde bulunduranların meydana getirdiği sınıfı tanımlar.
C
Hâli vakti iyi, zenginliği diğerlerine göre fazla olan sermaye sahiplerine denilmektedir.
D
Bir devletin, sınırlarını genişletmesine, başka ülkeleri gerek siyasi, gerek ekonomik, gerek kültürel kontrolü altına almasına denir.
E
Avrupa’da 16.yy’dan 18.yy’ın ortalarına kadar uygulanan iktisat politikasına denir.
Açıklama:
A şıkkında soyalizmin, B şıkkında burjuvazinin, D şıkkında emperyalizmin, E şıkkında ise merkantilizmin tanımı verilmiştir.
Komprador: Marksistler, günümüzde yabancı işletmelerle iş birliği yapan ve ortaklık kuran yerli iş adamlarına ülkedeki iş gücünü yabancılar lehine istismar ettikleri gerekçesiyle komprador adını vermektedirler. Ayrıca hâli vakti iyi, zenginliği diğerlerine göre fazla olan sermaye sahiplerine de komprador denilmektedir.
Komprador: Marksistler, günümüzde yabancı işletmelerle iş birliği yapan ve ortaklık kuran yerli iş adamlarına ülkedeki iş gücünü yabancılar lehine istismar ettikleri gerekçesiyle komprador adını vermektedirler. Ayrıca hâli vakti iyi, zenginliği diğerlerine göre fazla olan sermaye sahiplerine de komprador denilmektedir.
Soru 83
Türkiye IMF'ye kaç yılında üye olmuştur ?
Seçenekler
A
1939
B
1947
C
1953
D
1958
E
1961
Açıklama:
Doğru cevap B şıkında verilmiştir.
Türkiye, 1947’de üye olduğu, 1961’de ilk kez kaynak sağladığı IMF’ye olan borcunu, mali ve siyasi istikrarı ve bütçe disiplininin kendine sağladığı güç sayesinde 14 Mayıs 2013’te bitirmiştir
Türkiye, 1947’de üye olduğu, 1961’de ilk kez kaynak sağladığı IMF’ye olan borcunu, mali ve siyasi istikrarı ve bütçe disiplininin kendine sağladığı güç sayesinde 14 Mayıs 2013’te bitirmiştir
Soru 84
Aşağıdakilerden hangisi Afrika'nın problemlerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Verimlilikteki artış nüfus artışından daha hızlıdır.
B
Borç artarken, borç ödeme kapasitesi hızla düşmektedir.
C
Sanayi üretimi düşüktür.
D
Savaşlar, etnik çatışmalar, hükümet darbeleri, siyasal istikrarsızlık kol gezmektedir.
E
Yeni devlet yöneticileri diktatörlüğü ya da tek parti yönetimini tercih etmektedir.
Açıklama:
A şıkkı hariç, diğer şıkların hepsi Afrika'nın problemlerinden biridir.
Afrika’nın problemleri aşağıdaki gibi sıralanmaktadır (Kennedy, 1995, s, 273-283): • Verimlilikteki artış nüfus artışından daha yavaştır. • Borç artarken, borç ödeme kapasitesi hızla düşmektedir. • Batılı bankacılar kredi vermeye isteksizdir. • Sanayi üretimi düşüktür. • Savaşlar, etnik çatışmalar, hükümet darbeleri, siyasal istikrarsızlık kol gezmektedir. • Yeni devlet yöneticileri diktatörlüğü ya da tek parti yönetimini tercih etmektedir. • Beşeri kaynaklara, girişimcilik kültürünü geliştirmeye, bilimsel ve teknik araştırmalara yatırım son derece düşüktür.
Afrika’nın problemleri aşağıdaki gibi sıralanmaktadır (Kennedy, 1995, s, 273-283): • Verimlilikteki artış nüfus artışından daha yavaştır. • Borç artarken, borç ödeme kapasitesi hızla düşmektedir. • Batılı bankacılar kredi vermeye isteksizdir. • Sanayi üretimi düşüktür. • Savaşlar, etnik çatışmalar, hükümet darbeleri, siyasal istikrarsızlık kol gezmektedir. • Yeni devlet yöneticileri diktatörlüğü ya da tek parti yönetimini tercih etmektedir. • Beşeri kaynaklara, girişimcilik kültürünü geliştirmeye, bilimsel ve teknik araştırmalara yatırım son derece düşüktür.
Soru 85
1980’li yıllarda gelişmekte olan ülkeler arasında geniş kabul gören ekonomi politikalarını Williamson, “Washington Kararları” adını verdiği listede toplamıştır. Williamson’un listesinde aşağıdakilerden hangisi yer almaz ?
Seçenekler
A
Vergi tabanının daraltılması
B
Gerçekçi ve rekabetçi döviz kurları
C
Mülkiyet haklarının korunması
D
Serbest Ticaret
E
Finansal serbestleşme
Açıklama:
Doğru cevap A şıkkıdır.
1980’li yıllarda gelişmekte olan ülkeler arasında geniş kabul gören ekonomi politikalarını Williamson, “Washington Kararları” adını verdiği listede toplamıştır (Williamson, 1994, s.17) . Williamson’un listesini aşağıdaki gibi sıralayabiliriz: • Mali disiplinin sağlanması • Kamu harcamalarındaki önceliklerin sağlık, eğitim ve altyapıya yönlendirilmesi • Vergi tabanının genişletilmesi ve marjinal vergi oranlarının kısılmasını içeren bir vergi reformunun yapılması• Gerçekçi ve rekabetçi döviz kurları • Mülkiyet haklarının korunması • Deregülasyon (Devletin piyasalara müdahale etmemesi) • Serbest Ticaret • Özelleştirme • Doğrudan yabancı yatırımlar karşısındaki engellerin kaldırılması • Finansal serbestleşme
1980’li yıllarda gelişmekte olan ülkeler arasında geniş kabul gören ekonomi politikalarını Williamson, “Washington Kararları” adını verdiği listede toplamıştır (Williamson, 1994, s.17) . Williamson’un listesini aşağıdaki gibi sıralayabiliriz: • Mali disiplinin sağlanması • Kamu harcamalarındaki önceliklerin sağlık, eğitim ve altyapıya yönlendirilmesi • Vergi tabanının genişletilmesi ve marjinal vergi oranlarının kısılmasını içeren bir vergi reformunun yapılması• Gerçekçi ve rekabetçi döviz kurları • Mülkiyet haklarının korunması • Deregülasyon (Devletin piyasalara müdahale etmemesi) • Serbest Ticaret • Özelleştirme • Doğrudan yabancı yatırımlar karşısındaki engellerin kaldırılması • Finansal serbestleşme
Soru 86
Dani Rodrik, yeni Ortodoks politikalara uyum açısından Kore’ye on üzerinden kaç puan vermiştir?
Seçenekler
A
2
B
3
C
4
D
5
E
6
Açıklama:
Doğru cevap d şıkkında verilmiştir.
Dani Rodrik, yeni Ortodoks politikalara uyum açısından Kore’ye on üzerinden beş puan, Tayvan’a ise on üzerinden altı puan vermiştir.
Dani Rodrik, yeni Ortodoks politikalara uyum açısından Kore’ye on üzerinden beş puan, Tayvan’a ise on üzerinden altı puan vermiştir.
Soru 87
1997 yılında Türkiye’nin kişi başına geliri kaç dolar olarak hesaplanmıştır ?
Seçenekler
A
1250$
B
2370 $
C
3130 $
D
4540
E
5190 $
Açıklama:
Doğru cevap 3130 dolardır.
1997 yılında kişi başına gelirin dünya ortalaması 5130 dolar olarak hesaplanmıştır. Ancak düşük gelirli ülkelerin kişi başına geliri 350 dolar, gelişmiş ülkelerinki ise 25 bin 700 dolardır. Dolayısı ile en yoksul ile en zengin ülkelerin gelir ortalamaları arasında 73 kat fark bulunmaktadır. 1997 yılında Türkiye’nin 3130 dolarlık kişi başına geliri dünya ortalamasından düşüktür.
1997 yılında kişi başına gelirin dünya ortalaması 5130 dolar olarak hesaplanmıştır. Ancak düşük gelirli ülkelerin kişi başına geliri 350 dolar, gelişmiş ülkelerinki ise 25 bin 700 dolardır. Dolayısı ile en yoksul ile en zengin ülkelerin gelir ortalamaları arasında 73 kat fark bulunmaktadır. 1997 yılında Türkiye’nin 3130 dolarlık kişi başına geliri dünya ortalamasından düşüktür.
Soru 88
Aşağıdakilerden hangisi İslam ülkeleri arasında nüfusu kalabalık fakat az gelire sahip olan ülkelerdendir?
Seçenekler
A
Kuveyt
B
Ürdün
C
Hindistan
D
Birleşik Arap Emirlikleri
E
Suudi Arabistan
Açıklama:
Petrolün İslam ülkeleri arasındaki dağılımı dünyanın başka bölgelerinde az rastlanan türden çelişkiler yaratmıştır (Kennedy,1995, s. 269-273). 2 milyon nüfusa sahip Kuveyt, 1,3 milyonluk Birleşik Arap Emirlikleri, 5 milyon nüfuslu Suudi Arabistan dünyanın en zengin ülkeleridir. Bu nüfusu az, zengin ülkeler kendilerinin üçte biri hatta onda biri düzeyinde gelire sahip kalabalık nüfuslu, Ürdün, Irak, İran, Mısır, Yemen gibi komşularla iç içe yaşamaktadırlar.
Soru 89
Aşağıdakilerden hangisi Williamson'ın “Washington Kararları” adını verdiği listede yer almaz?
Seçenekler
A
Deregülasyon
B
Gerçekçi ve rekabetçi döviz kurları
C
Mülkiyet haklarının korunması
D
Mali disiplinin sağlanması
E
Finansal serbestleşmenin engellenmesi
Açıklama:
1980’li yıllarda gelişmekte olan ülkeler arasında geniş kabul gören ekonomi politikalarını Williamson, “Washington Kararları” adını verdiği listede toplamıştır (Williamson, 1994,s.17) Williamson’un listesini aşağıdaki gibi sıralayabiliriz: • Mali disiplinin sağlanması • Kamu harcamalarındaki önceliklerin sağlık, eğitim ve altyapıya yönlendirilmesi • Vergi tabanının genişletilmesi ve marjinal vergi oranlarının kısılmasını içeren bir vergi reformunun yapılması • Gerçekçi ve rekabetçi döviz kurları • Mülkiyet haklarının korunması • Deregülasyon (Devletin piyasalara müdahale etmemesi) • Serbest Ticaret • Özelleştirme • Doğrudan yabancı yatırımlar karşısındaki engellerin kaldırılması • Finansal serbestleşme
Soru 90
Almanya, Kanada ve İsveç uluslararası sermaye hareketlerine ilişkin sınırlamaları hangi yılda kaldırmıştır?
Seçenekler
A
1958
B
1973
C
1981
D
1998
E
2010
Açıklama:
1973’te Almanya, Kanada, İsveç uluslararası sermaye hareketlerine ilişkin sınırlamaları kaldırmıştır.
Soru 91
Türkiye kaç yılında alınan kararla sermaye hareketlerini serbest bırakmıştır?
Seçenekler
A
1970
B
1975
C
1979
D
1985
E
1989
Açıklama:
Türkiye 1989 yılında alınan 32 sayılı kararla sermaye hareketlerini serbest bırakmış ve 1990lı yıllarla birlikte tamamen dış şoklara açık bir ekonomi hâline gelmiştir.
Soru 92
New York’ta yapılan BM Genel Kurulunda sekiz hedef olarak ilan edilen BKH(Binyıl Kalkınma Hedefleri) hangi yıl kabul edilmiştir?
Seçenekler
A
1980
B
1985
C
1990
D
2000
E
2010
Açıklama:
Başa çıkılması gereken felaketlerin büyüklüğü, 2000 ve 2015 yılları arasında, Binyıl Kalkınma Hedefleri (BKH) olarak ifade edilen sekiz hedefe ulaşabilmek için, dünya ülkeleri arasında o güne kadar görülmemiş bir iş birliğine neden olmuştur (UN, 2015).2000 yılının Eylül ayında New York’ta yapılan BM Genel Kurulunda sekiz hedef olarak ilan edilen BKH(Binyıl Kalkınma Hedeeri) aşağıda sıralanmaktadır: 1. Açlık ve fakirliğin kökünü kurutmak 2. Temel eğitime evrensel erişim 3. Cinsiyet eşitliği ve kadınların dâhil edilmesi 4. Çocuk ölümlerini azaltmak 5. Anne sağlığını arttırmak 6. HIV/AIDS, sıtma ve diğer hastalıklarla savaşmak 7. Çevresel sürdürülebilirliğin elde edilmesi 8. Kalkınma için küresel ortaklık geliştirmek
Soru 93
Aşağıdakilerden hangisi "Asya'nın Dört Kaplanı" ya da "Ejderhalar" olarak nitelendirilen ülkelerden biri değildir?
Seçenekler
A
Singapur
B
Honk Kong
C
Japonya
D
Tayvan
E
Güney Kore
Açıklama:
Singapur, Hok Kong, Tayvan ve Güney Kore ihracata dayalı sanayileşme stratejisi ile yeni sanayileşen ülkeler grubunu oluşturmuş ve Asyanın dört kaplanı ya da ejderhalar gibi sıfatlarla anılır hale gelmişlerdir. Dolayısıyla Japonya, görece daha erken sanayileşmiş bir ülkedir ve bu ülke grubu içinde yer almamaktadır.
Soru 94
I. Tayland
II. Malezya
III. Endonezya
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri özellikle Japon sermayesinden aldıkları itici güçle imalat ve montaj sanayini geliştirip ihracattan pay almaya başlamışlardır?
II. Malezya
III. Endonezya
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri özellikle Japon sermayesinden aldıkları itici güçle imalat ve montaj sanayini geliştirip ihracattan pay almaya başlamışlardır?
Seçenekler
A
Yalnızca I
B
Yalnızca II
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Güneydoğu Asya'da bir kısım ülkeler Japon sermayesinden yararlanarak özellikle imalat ve montaj sanayisini geliştirerek ihracattan pay almaya başlamışlardır. Bu ülkeler arasında Tayland, Malezya ve Endonezya sayılabilir.
Soru 95
Aşağıdakilerden hangisi Asya'nın sanayileşme konusunda başarılı ülkelerin bu başarılarının sebeplerinden biridir?
Seçenekler
A
Düşük tasarruf düzeyi
B
Pür serbest piyasa ekonomisi
C
Serbest gümrük politikaları
D
İthal ikamesi politikalar
E
İhracat teşvikleri
Açıklama:
Sanayileşmede başarı sağlayan Asya ülkelerinde tasarruflar yüksektir ve bu tasarrufların sanayi yatırımlarına yönelmesi teşvik edilmiştir. Ayrıca bu ülkelerde kalkınma siyasal otoritelerce desteklenmiştir ve hiçbir zaman tam pir piyasa ekonomisi uygulanmamıştır. Bu ülkeler ithal ikamesi yerine ihracata dönük sanayileşmeyi benimsemişler ve bu stratejiyi koruyucu gümrük politikaları ile desteklemişlerdir.
Soru 96
Aşağıdakilerden hangisi Orta Asya islam coğrafyasının sanayileşememesinin sebeplerinden biridir?
Seçenekler
A
Kadın haklarının gelişmiş olması
B
Kadın- erkek eşitliğinin sağlanmış olması
C
Yaygın demokratik yönetimler
D
Gelişmiş eğitim sistemi
E
Zengin petrol yataklarının girişim azmini kırması
Açıklama:
Orta Asya İslam coğrafyasının, kadın haklarının gelişmemiş olması, kadın-erkek eşitliğinin sağlanamaması, demokratik ve laik olmayan yönetimlerin hüküm sürmesi, eğitim olanaklarının kıt olması ve zengin petrol yataklarının bu ülkeleri zengin kılması ile vatandaşlarının girişimcilik azminin yüksek olmaması gibi bir çok sebepten ötürü sanayileşemediği bir çok araştırmacı tarafından vurgulanmaktadır.
Soru 97
Aşağıdakilerden hangisi ithal ikameci sanayileşme stratejisinin genel özelliklerindendir?
Seçenekler
A
İhracat teşvikleri
B
Aşırı düşük döviz kurları
C
Fiyat kontrollerinin olmaması
D
Serbest Gümrük politikaları
E
Yaygın kamusal sanayi kuruluşları
Açıklama:
Bir çok gelişmekte olan ülke, 1980'li yıllara kadar ithal ikameci sanayileşme stratejisini benimsemişlerdir. Yaygın fiyat kontrolleri, aşırı değerli kur, koruyucu gümrük politikaları ile karakterize edilen bu strateji çerçevesinde kamusal sanayi kuruluşları da yaygındır. Ancak bu stratejiyi benimseyen ülkeler, ihracatı değil ithal edilen malların yurt içinde ve yurt içi pazara dönük üretilmesini hedeflemişlerdir.
Soru 98
Aşağıdakilerden hangisi 1980'li yıllarda Washington Kararları da denilen serbest piyasayı etkin kılmaya dönük politikaların uygulanmasının sonuçlarındandır?
Seçenekler
A
Dünya ülkeleri bazında gelir dağılımın iyileşmesi
B
Az gelişmiş ülkelerin dünya ekonomisindeki payının artması
C
Orta gelirli ülkelerin dış borç stoğunun azalması
D
Gelişmekte olan ülkelerde seri biçimde borç krizleri olması
E
Gelişmekte olan ülkelerin dünya ekonomisindeki payının artması
Açıklama:
1980'lerden sonra dünyada, özellikle gelişmekte olan ve az gelişmiş ülkelerde bir ithal ikameci politikaların terk edilmesi ve liberalizasyon sürecinin başlaması furyası yaşanmıştır. Bu politikaların hayata geçirilmesi neticesinde hem ülkeler bazında hem de ülkelerin kendi içerisinde gelir dağılımı bozulmuş, az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin dünya ekonomisinden aldıkları pay nispeten azalmış, orta gelirli bir çok ülkede borç stoğu hızla artmış ve yaygın borç krizleri baş göstermiştir.
Soru 99
I. Okur-yazar oranının düşük olması
II. Ticaretle uğraşan nüfusun çokluğu
III. Sınırlı bir sanayileşme
IV. Baskıcı siyasal rejimler
Yukarıdakilerden hangileri bir ülkede geri kalmışlığın belirtileri arasındadır?
II. Ticaretle uğraşan nüfusun çokluğu
III. Sınırlı bir sanayileşme
IV. Baskıcı siyasal rejimler
Yukarıdakilerden hangileri bir ülkede geri kalmışlığın belirtileri arasındadır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
II ve III
D
I, II ve IV
E
I, III ve IV
Açıklama:
Geri kalmışlığın belirtilerini şu şekilde sıralamak mümkündür:
• Bir ülkede okuryazar olmayanların çoğunlukta olması
• Kadının erkekten aşağıda tutulması
• Beslenme yetersizliği
• Sağlığı korumada yetersizlik
• Ulusal ve ekonomik bütünlüğün zayıflığı
• Yapısal işsizlik
• Kişi başına ulusal gelirin düşüklüğü
• Sınırlı bir sanayileşme
• Tarımla uğraşan nüfusun çokluğu
• Şişkin bir hizmet kesimi
• Ekonomik bakımdan kapitalist ülkelere bağımlılık
• Baskıcı siyasal rejimler
• Bozuk gelir dağılımı
• Bir ülkede okuryazar olmayanların çoğunlukta olması
• Kadının erkekten aşağıda tutulması
• Beslenme yetersizliği
• Sağlığı korumada yetersizlik
• Ulusal ve ekonomik bütünlüğün zayıflığı
• Yapısal işsizlik
• Kişi başına ulusal gelirin düşüklüğü
• Sınırlı bir sanayileşme
• Tarımla uğraşan nüfusun çokluğu
• Şişkin bir hizmet kesimi
• Ekonomik bakımdan kapitalist ülkelere bağımlılık
• Baskıcı siyasal rejimler
• Bozuk gelir dağılımı
Soru 100
Afrika ülkelerinin Avrupa ülkelerine göre geri kalmışlığının temel nedeni olarak aşağıdakilerden hangisi gösterilebilir?
Seçenekler
A
Afrika'nın coğrafi koşulları
B
Afrika'da kabile dinleri ve müslümanlığın yaygın olması
C
Afrika'da siyah ırkın yaşaması
D
Afrika'nın sömürge geçmişi
E
Afrika'da doğal kaynakların yetersizliği
Açıklama:
Geri kalmışlığı ülkelere özgü ırk, din, coğrafi konum gibi endojen nedenlere bağlayan görüşler yüzyılımızın başında reddedilmiştir. Lenin geri kalmışlığın nedenini ülkelerin birbirleri ile giriştikleri ilişkilerin bir sonucu olarak görmektedir. Ona göre, hemen hemen bütün geri kalmış ülkeler için geçerli olan tarihsel bir neden günümüzdeki geri kalmışlığın genel çerçevesini çizmektedir. Bu da Batı kapitalizmi ve emperyalizm yani sömürgeciliktir.
Soru 101
2000 yılının Eylül ayında BM genel kurulunda açıklanan Bin Yıl Kalkınma hedefleri ile aşağıdakilerden hangisinin amaçlandığı söylenemez?
Seçenekler
A
Açlık ve fakirliğin ortadan kaldırılması
B
Kalkınma için küresel ortaklık
C
Anne sağlığının iyileştirilmesi
D
Çevresel sürdürülebilirliğin sağlanması
E
İthal ikameci politikaların benimsenmesi
Açıklama:
2000 yılının Eylül ayında New York'ta BM genel kurulunda açıklanan Bin Yıl Kalkınma hedefleri ile 8 hedef belirlenmiştir. Bunlar, açlık ve fakirliğin kökünü kurutmak, temel eğitime evrensel erişim, cinsiyet eşitliği ve kadınların dahil edilmesi, çocuk ölümlerini azaltmak, anne sağlığını arttırmak, HIV, AIDS, sıtma ve diğer hastalıklarla savaşmak, çevresel sürdürülebilirlik ve kalkınma için küresel ortaklıktır. İthal ikameci politikaların benimsenmesi ise bu hedefler arasında değildir.
Soru 102
Aşağıdakilerden hangileri gelişme çabasındaki ülke gruplarından değildir?
Seçenekler
A
Latin Amerika ülkeleri
B
Asya ülkeleri
C
İslam ülkeleri
D
İskandinav ülkeleri
E
Kara Afrika ülkeleri
Açıklama:
Gelişmekte olan ülkeleri gruplara ayırmak oldukça güç bir olgudur. XX. yüzyılda hızını arttıran bağımsızlık kazanımlarına bağlı olarak sayıları gün geçtikçe artmaktadır. Bazıları
hükümdarlık aşamasında kalmışken (Suudi Arabistan, Fas), bazıları Cumhuriyet aşamasına varmışlardır. Kimisi tutucu, kimisi ilerici yönetimlere sahipken, kimisinde tek parti
kimisinde ise çok parti uygulaması bulunmaktadır. Bunca çeşitliliğe rağmen kabaca bir gruplama yapmak mümkündür. Gelişmekte olan ülkeleri Latin Amerika, Asya, İslam
Dünyası ve Kara Afrika olarak gruplamak uygundur
hükümdarlık aşamasında kalmışken (Suudi Arabistan, Fas), bazıları Cumhuriyet aşamasına varmışlardır. Kimisi tutucu, kimisi ilerici yönetimlere sahipken, kimisinde tek parti
kimisinde ise çok parti uygulaması bulunmaktadır. Bunca çeşitliliğe rağmen kabaca bir gruplama yapmak mümkündür. Gelişmekte olan ülkeleri Latin Amerika, Asya, İslam
Dünyası ve Kara Afrika olarak gruplamak uygundur
Soru 103
I. Ülkeler arasında eşitsizliğin azaltılması
II. Açlığın sona erdirilmesi
III. Dayanıklı altyapıların inşası
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri 2015 sonrası gündeme gelen "Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri" arasındadır?
II. Açlığın sona erdirilmesi
III. Dayanıklı altyapıların inşası
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri 2015 sonrası gündeme gelen "Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri" arasındadır?
Seçenekler
A
Yalnızca I
B
Yalnızca II
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
2015 sonrası yeni kalkınma hedeflerinin hayata geçirilme aracı olarak öne sürülen hedefler arasında ülkeler arasında ülkeler içinde eşitsizliğin azaltılması, açlığın sona erdirilmesi, dayanıklı altyapıların inşası gibi konular yer almaktadır.
Soru 104
I. Piyasaların kontrolsüz işleyişine duyulan güvensizlik
II. Sovyetler birliğinin planlı ekonomisinin gerçekleştirdiği yüksek performans
III. Petrol fiyatlarındaki yükseliş
Yukarıdakilerden hangileri II. Dünya Savaşı sonrasında ortaya çıkan yeni bağımsız devletlerin ithal ikameci sanayileşme politikalarını tercih etmelerinin nedenlerindendir?
II. Sovyetler birliğinin planlı ekonomisinin gerçekleştirdiği yüksek performans
III. Petrol fiyatlarındaki yükseliş
Yukarıdakilerden hangileri II. Dünya Savaşı sonrasında ortaya çıkan yeni bağımsız devletlerin ithal ikameci sanayileşme politikalarını tercih etmelerinin nedenlerindendir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız I
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
II. Dünya Savaşı’ndan sonra sayıları hızla artan bağımsız ülkelerin hedefi gelişmiş ülkelerin ulaştıkları yaşam standardını yakalamak olmuştur. Bu hedefe ulaşmak için ülkelerin çoğunun benimsediği politika 1980’li yıllara kadar ithal ikameci sanayileşme politikasıdır. O yıllarda ithal ikameci politikaların benimsenmesinin en önemli nedeni, piyasaların kontrolsüz işleyişine duyulan güvensizlik ve Sovyetler Birliği’nin planlı ekonomisinin gerçekleştirdiği yüksek performanstır. İthalat kontrolleri, aşırı değerlenmiş döviz kurları, faiz haddinin belli bir düzeyi aşmaması, sanayi kuruluşlarının kamusal mülkiyeti ve yaygın fiyat kontrollerinden oluşan ithal ikameci politikaların amacı ülkenin ithal ettiği malları, korunarak büyüyen yavru sanayilerin üretmesidir. Ancak 1974’te başlayan petrol bunalımı yavru sanayilerin gelişmesini durdurmuştur.
Soru 105
"Gelişmekte olan ülkeler 1980'li yıllarda ithal ikameci politikaları terk etmiş ve yeni ekonomik politikaları uygulamaya başlamıştır. Gelişmekte olan ülkelerde geniş bir şekilde kabul gören bu ekonomi politikalarından bazıları şöyle sıralanabilir: deregülasyon, serbest ticaret, özelleştirme, doğrudan yabancı yatırımlar karşısında engellerin kaldırılması..."
Yukarıdaki bilgiler ışığında gelişmekte olan ülkelerin ekonomi politikalarında 1980'lerde yaşanan değişimin ne yönde olduğu söylenebilir?
Yukarıdaki bilgiler ışığında gelişmekte olan ülkelerin ekonomi politikalarında 1980'lerde yaşanan değişimin ne yönde olduğu söylenebilir?
Seçenekler
A
Serbest piyasa ekonomisi
B
Karma ekonomi
C
Devletçi ekonomi
D
Kapalı Ekonomi
E
Sosyalist Ekonomi
Açıklama:
1980’li yıllarda gelişmekte olan ülkeler arasında geniş kabul gören ekonomi politikalarını Williamson, “Washington Kararları” adını verdiği listede toplamıştır (Williamson, 1994, s.17) . Williamson’un listesini aşağıdaki gibi sıralayabiliriz:
• Mali disiplinin sağlanması
• Kamu harcamalarındaki önceliklerin sağlık, eğitim ve altyapıya yönlendirilmesi
• Vergi tabanının genişletilmesi ve marjinal vergi oranlarının kısılmasını içeren bir
vergi reformunun yapılması
• Gerçekçi ve rekabetçi döviz kurları
• Mülkiyet haklarının korunması
• Deregülasyon (Devletin piyasalara müdahale etmemesi)
• Serbest Ticaret
• Özelleştirme
• Doğrudan yabancı yatırımlar karşısındaki engellerin kaldırılması
• Finansal serbestleşme
Sıralanan ekonomi politikalarını incelediğimiz zaman bu politikaların ithal ikameci
politikaların tamamen tersi olduğunu görmekteyiz. 1980’li yıllarda derecesi ve uygulama zamanı ülkeden ülkeye değişmekle birlikte pek çok gelişmekte olan ülke daha önce karşı çıktıkları bu politikalara yönelmiştir. Ekonomi politikalarındaki değişim dünya çapında bir olgudur. En şiddetli reformlar Bolivya, Meksika, Arjantin, Peru, Kolombiya, Brezilya ve Şili gibi Latin Amerika ülkelerinde yaşanmıştır. İstikrar ve yapısal uyum politikaları aralarında Türkiye’nin de bulunduğu Asya ve Afrika ülkelerinde de benimsenmiştir. Daha sonra bu ülkelere Doğu Avrupa’nın önceden sosyalist olan ülkeleri ve eski Sovyetler Birliği de katılmıştır. Gelişmekte olan ülkeler içinde aşırı korumacı politikalar uygulamış olan Hindistan bile 1991’de ekonomik liberasyon sürecini başlatmıştır. Dolayısıyla 1980'lerde başlayan değişimin serbest piyasa ekonomisi ve liberal ekonomiye doğru olduğu söylenebilir.
• Mali disiplinin sağlanması
• Kamu harcamalarındaki önceliklerin sağlık, eğitim ve altyapıya yönlendirilmesi
• Vergi tabanının genişletilmesi ve marjinal vergi oranlarının kısılmasını içeren bir
vergi reformunun yapılması
• Gerçekçi ve rekabetçi döviz kurları
• Mülkiyet haklarının korunması
• Deregülasyon (Devletin piyasalara müdahale etmemesi)
• Serbest Ticaret
• Özelleştirme
• Doğrudan yabancı yatırımlar karşısındaki engellerin kaldırılması
• Finansal serbestleşme
Sıralanan ekonomi politikalarını incelediğimiz zaman bu politikaların ithal ikameci
politikaların tamamen tersi olduğunu görmekteyiz. 1980’li yıllarda derecesi ve uygulama zamanı ülkeden ülkeye değişmekle birlikte pek çok gelişmekte olan ülke daha önce karşı çıktıkları bu politikalara yönelmiştir. Ekonomi politikalarındaki değişim dünya çapında bir olgudur. En şiddetli reformlar Bolivya, Meksika, Arjantin, Peru, Kolombiya, Brezilya ve Şili gibi Latin Amerika ülkelerinde yaşanmıştır. İstikrar ve yapısal uyum politikaları aralarında Türkiye’nin de bulunduğu Asya ve Afrika ülkelerinde de benimsenmiştir. Daha sonra bu ülkelere Doğu Avrupa’nın önceden sosyalist olan ülkeleri ve eski Sovyetler Birliği de katılmıştır. Gelişmekte olan ülkeler içinde aşırı korumacı politikalar uygulamış olan Hindistan bile 1991’de ekonomik liberasyon sürecini başlatmıştır. Dolayısıyla 1980'lerde başlayan değişimin serbest piyasa ekonomisi ve liberal ekonomiye doğru olduğu söylenebilir.
Soru 106
I. Eğitimli nüfus oranını yüksek olması
II. Gelir dağılımında eşitsizliğin düşük olması
III. Doğal rezervlerin zengin olması
IV. Coğrafi konumları
Yukarıdakilerden hangileri Kore ve Tayvan'ın Yeni Ortodoks olarak adlandırılan ekonomi politikalarına düşük oranda uyum göstermelerine rağmen güçlü bir ekonomik büyümeye sahip olmalarının nedenlerindendir?
II. Gelir dağılımında eşitsizliğin düşük olması
III. Doğal rezervlerin zengin olması
IV. Coğrafi konumları
Yukarıdakilerden hangileri Kore ve Tayvan'ın Yeni Ortodoks olarak adlandırılan ekonomi politikalarına düşük oranda uyum göstermelerine rağmen güçlü bir ekonomik büyümeye sahip olmalarının nedenlerindendir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız III
C
I ve II
D
I, II ve III
E
I, III ve IV
Açıklama:
Kalkışa geçiş yıllarında her iki ülke de sahip oldukları gelir düzeyinin gerektirdiğinden çok daha yüksek düzeyde eğitilmiş insan gücüne sahiptirler. Bu iyi eğitilmiş insanlar arasından seçilen bürokratlar, ülke kalkınmasının neyi gerektirdiği konusunda doğru kararlar almış rasyonel planlar hazırlanmış ve bu planların etkin bir şekilde gerçekleşmesini sağlamış olabilirler. Ülkelerin kalkış yıllarında sahip oldukları diğer bir ön koşul ise ülke çapında eşit bir gelir dağılımının varlığıdır. Gelir dağılımındaki eşitlik politikaların belirlenmesinde baskı gruplarının etkisini azaltmış olabilir. Böylece ülke kalkınması için en fazla önceliğe sahip projeler gerçekleşmiştir.
Soru 107
Aşağıdakilerden hangisi Kara Afrika ülkelerinin karşılaştığı problemlerden biri değildir?
Seçenekler
A
Sanayi üretimi düşüktür
B
Doğal kaynaklar yetersizdir
C
Beşeri kaynaklara yatırım düşüktür
D
Siyasal istikrarsızlık yüksektir
E
Batılı bankacılar kredi vermeye isteksizdir
Açıklama:
Afrika ekonomik ve sosyal anlamda üçüncü dünyanın da üçüncü dünyası olarak
tanımlanmaktadır. Pek çok gözlemciye göre Afrika ile tarihin aynı döneminde yaşanıldığına inanmak mümkün değildir. Kıta ile ilgili raporlar son derece karamsar ifadeler kullanmaktadırlar. Afrika’yı insanlar ve çevre bakımından bir felâket bölgesi, ölüm döşeğinde, tamamen kenara itilmiş ve dünyanın geri kalan kısmından dışlanmış olarak tanımlamaktadırlar. Afrika’nın problemleri aşağıdaki gibi sıralanmaktadır (Kennedy, 1995, s, 273-283):
• Verimlilikteki artış nüfus artışından daha yavaştır.
• Borç artarken, borç ödeme kapasitesi hızla düşmektedir.
• Batılı bankacılar kredi vermeye isteksizdir.
• Sanayi üretimi düşüktür.
• Savaşlar, etnik çatışmalar, hükümet darbeleri, siyasal istikrarsızlık kol gezmektedir.
• Yeni devlet yöneticileri diktatörlüğü ya da tek parti yönetimini tercih etmektedir.
• Beşeri kaynaklara, girişimcilik kültürünü geliştirmeye, bilimsel ve teknik araştırmalara
yatırım son derece düşüktür
tanımlanmaktadır. Pek çok gözlemciye göre Afrika ile tarihin aynı döneminde yaşanıldığına inanmak mümkün değildir. Kıta ile ilgili raporlar son derece karamsar ifadeler kullanmaktadırlar. Afrika’yı insanlar ve çevre bakımından bir felâket bölgesi, ölüm döşeğinde, tamamen kenara itilmiş ve dünyanın geri kalan kısmından dışlanmış olarak tanımlamaktadırlar. Afrika’nın problemleri aşağıdaki gibi sıralanmaktadır (Kennedy, 1995, s, 273-283):
• Verimlilikteki artış nüfus artışından daha yavaştır.
• Borç artarken, borç ödeme kapasitesi hızla düşmektedir.
• Batılı bankacılar kredi vermeye isteksizdir.
• Sanayi üretimi düşüktür.
• Savaşlar, etnik çatışmalar, hükümet darbeleri, siyasal istikrarsızlık kol gezmektedir.
• Yeni devlet yöneticileri diktatörlüğü ya da tek parti yönetimini tercih etmektedir.
• Beşeri kaynaklara, girişimcilik kültürünü geliştirmeye, bilimsel ve teknik araştırmalara
yatırım son derece düşüktür
Soru 108
"Asya Kaplanları, (İngilizce: Asian Tigers) Tayvan, Singapur, Hong Kong ve Güney Kore ekonomilerini kasteder. Ayrıca Asya'nın Dört Küçük Ejderhası (İngilizce'de Asia's Four Little Dragons) olarak da bilinirler."
Asya Kaplanları olarak anılan bu ülkelerin sanayileşme aşağıdakilerden hangisidir?
Asya Kaplanları olarak anılan bu ülkelerin sanayileşme aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İthal ikameci sanayileşme
B
İthalata dayalı sanayileşme
C
İhracata dayalı sanayileşme
D
Tarıma dayalı sanayileşme
E
Endüstri 4.0
Açıklama:
Singapur, Hong Kong, Tayvan ve Güney Kore ihracata dayalı sanayileşme stratejisi ile yeni sanayileşen ülkeler grubunu oluşturmuş ve Asya’nın dört kaplanı ya da ejderhalar gibi sıfatlarla anılır hâle gelmişlerdir.
Soru 109
Aşağıdakilerden hangisi İnsani Gelişme Endeksinin kriterlerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Ekonomik ölçüm
B
Milli gelir
C
Eğitim düzeyi
D
Sağlık düzeyi
E
Yüzölçümü
Açıklama:
Gelişmiş ülke, bazı kriterlere göre yüksek düzeyde gelişme göstermiş ülkeler için kullanılan bir terimdir. Bu kriterlerin en çok kullanılanlarından biri kişi başına düşen milli gelirdir; Diğer bir kriter, sanayileşme düzeyidir; Günümüzde, ekonomik ölçümü, milli geliri, eğitim ve sağlık düzeyini kombine eden İnsani Gelişme Endeksi kriter olarak ön plana geçmiştir. Yüksek insani gelişmişlik endeksine sahip ülkeler daha gelişmiştir. Bu kriterlere uymayan ülkeler genel olarak gelişmekte olan ülke olarak sınıandırılmaktadır
Soru 110
Aşağıdakilerden hangisi 2015-2030 yılları arasında ulaşılması hedeflenen 17 adet "Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri"nden birisi değildir?
Seçenekler
A
Yoksulluğun tüm biçimlerinin her yerde ortadan kaldırılması
B
İklim değişikliği ve etkileri ile mücadele konusunda acilen eyleme geçilmesi
C
Toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması ve tüm kadınların ve kız çocuklarının güçlendirilmesi
D
Herkes için uygun fiyatlı, güvenilir, sürdürülebilir ve modern enerjinin güvence altına alınması
E
HIV/AIDS, sıtma ve diğer hastalıklarla savaşmak
Açıklama:
2015 sonrası yeni kalkınma gündemini hayata geçirme aracı olarak 17 “Sürdürülebilir Kalkınma
Hedefi (SKH)” aşağıdaki gibi belirlenmiştir:
1. Yoksulluğun tüm biçimlerinin her yerde ortadan kaldırılması
2. Açlığın sona erdirilmesi, gıda ve daha iyi beslenme güvencesinin sağlanması; sürdürülebilir
tarımın desteklenmesi
3. Sağlıklı yaşamların güvence altına alınması ve her yaşta esenliğin desteklenmesi
4. Kapsayıcı ve eşitlikçi, nitelikli eğitimin güvence altına alınması ve herkes için yaşam
boyu öğrenimin desteklenmesi
5. Toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması ve tüm kadınların ve kız çocuklarının güçlendirilmesi
6. Herkes için suyun ve hijyenin erişilebilirliği ve sürdürülebilir yönetiminin güvence altına
alınması
7. Herkes için uygun fiyatlı, güvenilir, sürdürülebilir ve modern enerjinin güvence altına alınması
8. Kesintisiz, kapsayıcı ve sürdürülebilir ekonomik büyümenin, tam ve üretken istihdamın
ve herkes için insana yakışır işlerin desteklenmesi
9. Dayanıklı altyapıların inşası, kapsayıcı ve sürdürülebilir sanayileşmenin desteklenmesi
ve inovasyonun güçlendirilmesi
10. Ülkeler içinde ve arasında eşitsizliklerin azaltılması
11. Şehirlerin ve insan yerleşimlerinin kapsayıcı, güvenli, dayanıklı ve sürdürülebilir kılınması
12. Sürdürülebilir tüketim ve üretim kalıplarının güvence altına alınması
13. İklim değişikliği ve etkileri ile mücadele konusunda acilen eyleme geçilmesi
14. Sürdürülebilir kalkınma için okyanuslar, denizler ve deniz kaynaklarının korunması ve
sürdürülebilir kullanımı
15. Karasal ekosistemlerin sürdürülebilir kullanımının korunması, geliştirilmesi ve
desteklenmesi, ormanların sürdürülebilir yönetimi, çölleşme ile mücadele, karasal
bozulmanın durdurulması ve iyileştirilmesi ve biyo-çeşitlilik kaybının engellenmesi
16. Sürdürülebilir kalkınma için barışçı ve kapsayıcı toplumların desteklenmesi, herkes için adalete
erişimin sağlanması ve her düzeyde etkili, hesap verebilir ve kapsayıcı kurumların inşası
17. Uygulama araçlarının güçlendirilmesi ve kalkınma için küresel ortaklığın canlandırılması
"HIV/AIDS, sıtma ve diğer hastalıklarla savaşmak" ise 2000 yılında belirlenen Binyıl Kalkınma Hedefleri'nden biridir.
Hedefi (SKH)” aşağıdaki gibi belirlenmiştir:
1. Yoksulluğun tüm biçimlerinin her yerde ortadan kaldırılması
2. Açlığın sona erdirilmesi, gıda ve daha iyi beslenme güvencesinin sağlanması; sürdürülebilir
tarımın desteklenmesi
3. Sağlıklı yaşamların güvence altına alınması ve her yaşta esenliğin desteklenmesi
4. Kapsayıcı ve eşitlikçi, nitelikli eğitimin güvence altına alınması ve herkes için yaşam
boyu öğrenimin desteklenmesi
5. Toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması ve tüm kadınların ve kız çocuklarının güçlendirilmesi
6. Herkes için suyun ve hijyenin erişilebilirliği ve sürdürülebilir yönetiminin güvence altına
alınması
7. Herkes için uygun fiyatlı, güvenilir, sürdürülebilir ve modern enerjinin güvence altına alınması
8. Kesintisiz, kapsayıcı ve sürdürülebilir ekonomik büyümenin, tam ve üretken istihdamın
ve herkes için insana yakışır işlerin desteklenmesi
9. Dayanıklı altyapıların inşası, kapsayıcı ve sürdürülebilir sanayileşmenin desteklenmesi
ve inovasyonun güçlendirilmesi
10. Ülkeler içinde ve arasında eşitsizliklerin azaltılması
11. Şehirlerin ve insan yerleşimlerinin kapsayıcı, güvenli, dayanıklı ve sürdürülebilir kılınması
12. Sürdürülebilir tüketim ve üretim kalıplarının güvence altına alınması
13. İklim değişikliği ve etkileri ile mücadele konusunda acilen eyleme geçilmesi
14. Sürdürülebilir kalkınma için okyanuslar, denizler ve deniz kaynaklarının korunması ve
sürdürülebilir kullanımı
15. Karasal ekosistemlerin sürdürülebilir kullanımının korunması, geliştirilmesi ve
desteklenmesi, ormanların sürdürülebilir yönetimi, çölleşme ile mücadele, karasal
bozulmanın durdurulması ve iyileştirilmesi ve biyo-çeşitlilik kaybının engellenmesi
16. Sürdürülebilir kalkınma için barışçı ve kapsayıcı toplumların desteklenmesi, herkes için adalete
erişimin sağlanması ve her düzeyde etkili, hesap verebilir ve kapsayıcı kurumların inşası
17. Uygulama araçlarının güçlendirilmesi ve kalkınma için küresel ortaklığın canlandırılması
"HIV/AIDS, sıtma ve diğer hastalıklarla savaşmak" ise 2000 yılında belirlenen Binyıl Kalkınma Hedefleri'nden biridir.
Soru 111
Aşağıdakilerden hangisi geri kalmışlığın belirtilerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Bir ülkede okuryazar olmayanların çoğunlukta olması
B
Kadının erkekten aşağıda tutulması
C
Tarımla uğraşan nüfusun azlığı
D
Kişi başına ulusal gelirin düşüklüğü
E
Yapısal işsizlik
Açıklama:
Geri kalmışlığın belirtilerini aşağıdaki gibi sıralamak mümkündür:
• Bir ülkede okuryazar olmayanların çoğunlukta olması
• Kadının erkekten aşağıda tutulması
• Beslenme yetersizliği
• Sağlığı korumada yetersizlik
• Ulusal ve ekonomik bütünlüğün zayıflığı
• Yapısal işsizlik
• Kişi başına ulusal gelirin düşüklüğü
• Sınırlı bir sanayileşme
• Tarımla uğraşan nüfusun çokluğu
• Şişkin bir hizmet kesimi
• Ekonomik bakımdan kapitalist ülkelere bağımlılık
• Baskıcı siyasal rejimler
• Bozuk gelir dağılımı
• Bir ülkede okuryazar olmayanların çoğunlukta olması
• Kadının erkekten aşağıda tutulması
• Beslenme yetersizliği
• Sağlığı korumada yetersizlik
• Ulusal ve ekonomik bütünlüğün zayıflığı
• Yapısal işsizlik
• Kişi başına ulusal gelirin düşüklüğü
• Sınırlı bir sanayileşme
• Tarımla uğraşan nüfusun çokluğu
• Şişkin bir hizmet kesimi
• Ekonomik bakımdan kapitalist ülkelere bağımlılık
• Baskıcı siyasal rejimler
• Bozuk gelir dağılımı
Soru 112
Bir devletin, sınırlarını genişletmesine, başka ülkeleri gerek siyasi, gerek ekonomik, gerek kültürel kontrolü altına almasına ne denir?
Seçenekler
A
Emperyalizm
B
Kapitalizm
C
Liberalizm
D
Sosyalizm
E
Komünizm
Açıklama:
Emperyalizm: Bir devletin, sınırlarını genişletmesine, başka ülkeleri gerek siyasi, gerek ekonomik, gerek kültürel kontrolü altına almasına denir.
Soru 113
Aşağıdakilerden hangisi gelişme çabasındaki ülke gruplarından biri değildir?
Seçenekler
A
Asya
B
Latin Amerika
C
İslam Dünyası
D
Kara Afrika
E
Batı Avrupa
Açıklama:
Gelişmekte olan ülkeleri Latin Amerika, Asya, İslam Dünyası ve Kara Afrika olarak gruplamak uygundur.
Soru 114
Latin Amerika ile ilgili bilgilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Genellikle komprador nitelikli bir burjuvaziye sahip olan ülkelerdir
B
Kaderlerini ihracata bağlıdır
C
Hiçbir zaman serbest piyasa modeli benimsenmemiştir
D
Verimlilikteki artış nüfus artışından daha yavaştır
E
Borç artarken, borç ödeme kapasitesi hızla düşmektedir
Açıklama:
Genellikle komprador nitelikli bir burjuvaziye sahip olan ülkelerdir. Latin Amerika’da ordu bu komprador sınıf çıkarlarına hizmet amacı ile sık sık darbelere başvurmaktadır.
Soru 115
Kara Afrikası ile ilgili bilgilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Verimlilikteki artış nüfus artışından daha yavaştır
B
Batılı bankacılar kredi vermeye isteksizdir.
C
ithal ikameci sanayileşme politikası benimsenmiş
D
Sanayi üretimi düşüktür
E
Borç artarken, borç ödeme kapasitesi hızla düşmektedir
Açıklama:
Afrika’nın problemleri aşağıdaki gibi sıralanmaktadır:
• Verimlilikteki artış nüfus artışından daha yavaştır.
• Borç artarken, borç ödeme kapasitesi hızla düşmektedir.
• Batılı bankacılar kredi vermeye isteksizdir.
• Sanayi üretimi düşüktür.
•Savaşlar, etnik çatışmalar, hükümet darbeleri, siyasal istikrarsızlık kol gezmektedir.
•Yeni devlet yöneticileri diktatörlüğü ya da tek parti yönetimini tercih etmektedir.
•Beşeri kaynaklara, girişimcilik kültürünü geliştirmeye, bilimsel ve teknik araştırmalara yatırım son derece düşüktür.
• Verimlilikteki artış nüfus artışından daha yavaştır.
• Borç artarken, borç ödeme kapasitesi hızla düşmektedir.
• Batılı bankacılar kredi vermeye isteksizdir.
• Sanayi üretimi düşüktür.
•Savaşlar, etnik çatışmalar, hükümet darbeleri, siyasal istikrarsızlık kol gezmektedir.
•Yeni devlet yöneticileri diktatörlüğü ya da tek parti yönetimini tercih etmektedir.
•Beşeri kaynaklara, girişimcilik kültürünü geliştirmeye, bilimsel ve teknik araştırmalara yatırım son derece düşüktür.
Soru 116
Aşağıdakilerden hangisi Washington kararları adı verilen listede yer almaz?
Seçenekler
A
Mali disiplinin sağlanması
B
Gerçekçi ve rekabetçi döviz kurları
C
Mülkiyet haklarının korunması
D
Sabit kur rejimine geçilmesi
E
Özelleştirme
Açıklama:
Williamson, “Washington Kararları” adını verdiği listede toplamıştır:
• Mali disiplinin sağlanması
• Kamu harcamalarındaki önceliklerin sağlık, eğitim ve altyapıya yönlendirilmesi
• Vergi tabanının genişletilmesi ve marjinal vergi oranlarının kısılmasını içeren bir
vergi reformunun yapılması
• Gerçekçi ve rekabetçi döviz kurları
• Mülkiyet haklarının korunması
• Deregülasyon (Devletin piyasalara müdahale etmemesi)
• Serbest Ticaret
• Özelleştirme
• Doğrudan yabancı yatırımlar karşısındaki engellerin kaldırılması
• Finansal serbestleşme
• Mali disiplinin sağlanması
• Kamu harcamalarındaki önceliklerin sağlık, eğitim ve altyapıya yönlendirilmesi
• Vergi tabanının genişletilmesi ve marjinal vergi oranlarının kısılmasını içeren bir
vergi reformunun yapılması
• Gerçekçi ve rekabetçi döviz kurları
• Mülkiyet haklarının korunması
• Deregülasyon (Devletin piyasalara müdahale etmemesi)
• Serbest Ticaret
• Özelleştirme
• Doğrudan yabancı yatırımlar karşısındaki engellerin kaldırılması
• Finansal serbestleşme
Soru 117
Aşağıdaki ülkelerden hangisi şiddetli reformlar yapılmıştır?
Seçenekler
A
Bolivya
B
Japonya
C
Kuzey Kore
D
Türkiye
E
Fransa
Açıklama:
Ekonomi politikalarındaki değişim dünya çapında bir olgudur. En şiddetli reformlar Bolivya, Meksika, Arjantin, Peru, Kolombiya, Brezilya ve Şili gibi Latin Amerika ülkelerinde yaşanmıştır.
Soru 118
Aşağıdakilerden hangisi geri kalmışlığın belirtilerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Kadının erkekten üstün tutulması
B
Yapısal işsizlik
C
Sağlığı korumada yetersizlik
D
Beslenme yetersizliği
E
Bir ülkede okuryazar olmayanların çoğunlukta olması
Açıklama:
Kadının erkekten üstün tutulması değil aşağı tutulması geri kalmışlığın belirtilerinden biridir. Doğru cevap A'dır.
Soru 119
Hindistan' da liberalizasyon süreci hangi yılda başlamıştır?
Seçenekler
A
1945
B
1956
C
1980
D
1991
E
2000
Açıklama:
Gelişmekte olan ülkeler içinde aşırı korumacı politikalar uygulamış olan Hindistan bile 1991’de ekonomik liberasyon sürecini başlatmıştır.
Soru 120
Meksika hangi yılda moratoryum ilan etmiştir?
Seçenekler
A
1975
B
1978
C
1982
D
1990
E
1991
Açıklama:
İthal girdiye bağımlı olan üretim, petrol fiyatlarındaki artış nedeni ile dövize olan gereksinimi daha da arttırmıştır. 1980’li yıllara kadar aşırı bir borçlanma süresi yaşanmıştır. Nihayet 1982 Ağustos’unda Meksika’nın moratoryum ilan etmesi ile birlikte borç krizi kapitalist sistemin sorunlarından biri hâline gelmiştir.
Soru 121
Türkiye ithal ikameci kalkınma stratejisinden ihracata dayalı kalkınmaya hangi yıl geçmiştir?
Seçenekler
A
1980
B
1988
C
1990
D
1991
E
1992
Açıklama:
Türkiye’nin 1980 yılında ekonomide yapısal değişiklik yapılmasını öngören 24 Ocak Kararları ile içine girdiği süreç, özünde ithal ikameci kalkınma stratejisinden
ihracata dayalı kalkınma stratejisine geçiştir.
ihracata dayalı kalkınma stratejisine geçiştir.
Soru 122
Bir devletin, sınırlarını genişletmesine, başka ülkeleri gerek siyasi, gerek ekonomik, gerek kültürel kontrolü altına almasına ne ad verilir?
Seçenekler
A
Komprador
B
Emperyalizm
C
Burjuvazi
D
Sosyalizm
E
Deregülasyon
Açıklama:
Bir devletin, sınırlarını genişletmesine, başka ülkeleri gerek siyasi, gerek ekonomik, gerek kültürel kontrolü altına almasına emperyalizm denir. Doğru cevap B’dir.
Soru 123
Aşağıdakilerden hangisi Afrika’nın problemlerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Borç artarken, borç ödeme kapasitesi hızla düşmektedir.
B
Batılı bankacılar kredi vermeye isteksizdir.
C
Verimlilikteki artış nüfus artışından daha hızlıdır.
D
Sanayi üretimi düşüktür.
E
Savaşlar, etnik çatışmalar, hükümet darbeleri, siyasal istikrarsızlık kol gezmektedir.
Açıklama:
Verimlilikteki artış nüfus artışından daha yavaştır. Doğru cevap C’dir.
Soru 124
Meksika’nın moratoryum ilan etmesi ile birlikte borç krizi kapitalist sistemin sorunlarından biri hâline gelmesi hangi yılda olmuştur?
Seçenekler
A
1970
B
1976
C
1980
D
1982
E
1990
Açıklama:
1982 Agustos’unda Meksika’nın moratoryum ilan etmesi ile birlikte borç krizi kapitalist sistemin sorunlarından biri hâline gelmiştir. Doğru cevap D’dir.
Soru 125
Aşağıdakilerden hangisi 1980’li yıllarda gelişmekte olan ülkeler arasında geniş kabul gören ekonomi politikalarından biri değildir?
Seçenekler
A
Mali disiplinin sağlanması
B
Gerçekçi ve rekabetçi döviz kurları
C
Mülkiyet haklarının korunması
D
Deregülasyon (Devletin piyasalara müdahale etmemesi)
E
Doğrudan yabancı yatırımlar karşısına engellerin konulması
Açıklama:
Doğrudan yabancı yatırımlar karşısındaki engellerin konulması değil kaldırılması 1980’li yıllarda gelişmekte olan ülkeler arasında geniş kabul gören ekonomi politikalarından biridir. Doğru cevap E’dir.
Soru 126
İktisat politikalarında değişim yılları hangi yıllarda başlamıştır?
Seçenekler
A
1980
B
1983
C
1985
D
1988
E
1990
Açıklama:
İktisat politikalarında değişim yılları 1980’lerde başlamıştır. Doğru cevap A’dır
Soru 127
Aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Japonya ileri teknolojiye yatırım yapan ve yeni buluşlar üreten bir devlettir.
B
Japonya dünyanın en küçük finans merkezlerinden birisidir.
C
Asya’nın başarılı ülkeleri kendilerine Japonya’yı hedef alarak gelişme yolunda ilerlemektedirler
D
İslam dünyası coğrafik olarak tanımlanamayacak kadar geniş bir alana yayılmıştır.
E
Kara Afrika’da yer alan bağımsız ülkelerin büyük çoğunluğu eski İngiliz ve Fransız sömürgeleridir
Açıklama:
Japonya dünyanın en büyük finans merkezlerinden birisidir. Doğru cevap B’dir.
Soru 128
Üretim ve mübadele araçlarının topluma mal edilmesini öngören doktrinlere verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Komprador
B
Emperyalizm
C
Sosyalizm
D
Kapitalizm
E
Feodalizm
Açıklama:
Üretim ve mübadele araçlarının topluma mal edilmesini öngören doktrinlere verilen ad sosyalizmdir. Doğru cevap C'dir.
Soru 129
Aşağıdakilerden hangisi Afrika'nın problemlerinden biridir?
Seçenekler
A
Beşeri kaynaklara yatırım yüksektir
B
Borç artarken, borç ödeme kapasitesi hızla yükselmektedir.
C
Verimlilikteki artış nüfus artışından daha hızlıdır.
D
Batılı bankacılar kredi vermeye isteksizdir.
E
Sanayi üretimi yüksektir
Açıklama:
Batılı bankacılar kredi vermeye isteksizdir. Doğru cevap D'dir.
Soru 130
... yılda başlayan petrol bunalımı yavru sanayilerin gelişmesini durdurmuştur. boşluk olan yere aşağıdaki yıllardan hangisi gelmektedir?
Seçenekler
A
1970
B
1971
C
1972
D
1973
E
1974
Açıklama:
1974’te başlayan petrol bunalımı yavru sanayilerin gelişmesini durdurmuştur. Doğru cevap E'dir.
Soru 131
1. Dünya Savaşından Sonra Amerika Birleşik Devletleri liderliğindeki Batı Bloku ülkeleri ve Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği liderliğindeki Doğu Bloku ülkeleri şeklinde oluşan ekonomik sistemde her iki bloktaki ülkelerin kontrolü altındaki ülkeler ile ortaya çıkan ilişkiye ne isim verilir?
Seçenekler
A
Zengin ve fakir ülke ilişkisi
B
Az gelişmiş ve gelişmiş ülkeler ilişkisi
C
Merkez ve çevre ülkeler ilişkisi
D
Teknoloji ve tarım ülkesi ilişkisi
E
I. Dünya ve II. Dünya ülkeleri ilişkisi
Açıklama:
Giriş
Teknoloji üretme gücüne sahip bugünün gelişmiş̧ ülkeleri I. Dünya Savaşı’ndan 1990’lı yıllara kadar iki alternatif ekonomik sisteme bağlı olarak gelişmelerini sürdürmüşlerdir. Kapitalizmi benimseyen Amerika Birleşik Devletleri liderliğindeki ülkeler grubu I. Dünya ülkeleri, Zenginler Kulübü, Sanayileşmiş̧ Ülkeler, Batı Bloku gibi isimler almıştır. Sosyalizmi benimseyen SSCB liderliğindeki ülkeler grubuna ise II. Dünya ülkeleri, Demir Perde, Doğu Bloku gibi isimler takılmıştır. Her iki blok da kontrolleri altındaki toplumlara en yüksek refahı sağlama iddiasındadır. Bu süreç̧ merkez ve çevre ülkeler ilişkisini doğurmuştur.
Teknoloji üretme gücüne sahip bugünün gelişmiş̧ ülkeleri I. Dünya Savaşı’ndan 1990’lı yıllara kadar iki alternatif ekonomik sisteme bağlı olarak gelişmelerini sürdürmüşlerdir. Kapitalizmi benimseyen Amerika Birleşik Devletleri liderliğindeki ülkeler grubu I. Dünya ülkeleri, Zenginler Kulübü, Sanayileşmiş̧ Ülkeler, Batı Bloku gibi isimler almıştır. Sosyalizmi benimseyen SSCB liderliğindeki ülkeler grubuna ise II. Dünya ülkeleri, Demir Perde, Doğu Bloku gibi isimler takılmıştır. Her iki blok da kontrolleri altındaki toplumlara en yüksek refahı sağlama iddiasındadır. Bu süreç̧ merkez ve çevre ülkeler ilişkisini doğurmuştur.
Soru 132
Okur yazar olmayanların çoğunlukta olması, beslenme yetersizliği, sağlığı korumada yetersizlik, kişi başına ulusal gelirin düşüklüğü, tarımla uğraşan nüfusun çokluğu gibi belirtiler ülkeler açısından neyi ifade eder?
Seçenekler
A
Geri kalmışlığı
B
Gelişmişliği
C
Bağlantısızlığı
D
Coğrafi zorlukları
E
Doğal kaynak yetersizliğini
Açıklama:
Geri Kalmışlığın Belirtileri Nelerdir
Geri kalmışlığın belirtilerini aşağıdaki gibi sıralamak mümkündür:
Geri kalmışlığın belirtilerini aşağıdaki gibi sıralamak mümkündür:
- Bir ülkede okuryazar olmayanların çoğunlukta olması
- Kadının erkekten aşağıda tutulması
- Beslenme yetersizliği
- Sağlığı korumada yetersizlik
- Ulusal ve ekonomik bütünlüğün zayıflığı
- Yapısal işsizlik
- Kişi başına ulusal gelirin düşüklüğü
- Sınırlı bir sanayileşme
- Tarımla uğraşan nüfusun çokluğu
- Şişkin bir hizmet kesimi
- Ekonomik bakımdan kapitalist ülkelere bağımlılık
- Baskıcı siyasal rejimler
- Bozuk gelir dağılımı
Soru 133
Dünya haritasına bakıldığında geri kalmış ülkelerin çoğunlukla tropik ve yarı tropik bölgelerde toplandığını ileri sürerek geri kalmışlığı açıklamaya çalışan görüş, geri kalmışlığın nedenini hangi unsura bağlama çabasındadır?
Seçenekler
A
Irk unsuruna
B
Coğrafi şartlara
C
Din unsuruna
D
Doğal kaynak sahipliğine
E
İklim şartlarına
Açıklama:
Geri Kalmışlığın Nedenleri Nelerdir
Geri kalmışlığın nedeni ülkenin coğrafi konumu olabilir mi? Dünya haritasına bakıldığında geri kalmış̧ ülkelerin çoğunlukla tropik ve yarı tropik bölgelerde toplandığı görülmektedir. Ancak gelişmişlikle coğrafik konum arasındaki ilişki çok güçlü̈ değildir. Çünkü bu kuşak dışında yer alan Ortadoğu ve Akdeniz çevresindeki bazı bölgelerde de geri kalmış̧ ülkeler bulunmaktadır. Ayrıca sahip olduğu coğrafik olanaklar son derece kıt bir ülke olan Israil’in varlığı da coğrafik etken ve geri kalmışlık arasındaki ilişkinin zayıflığının bir göstergesidir.
Geri kalmışlığın nedeni ülkenin coğrafi konumu olabilir mi? Dünya haritasına bakıldığında geri kalmış̧ ülkelerin çoğunlukla tropik ve yarı tropik bölgelerde toplandığı görülmektedir. Ancak gelişmişlikle coğrafik konum arasındaki ilişki çok güçlü̈ değildir. Çünkü bu kuşak dışında yer alan Ortadoğu ve Akdeniz çevresindeki bazı bölgelerde de geri kalmış̧ ülkeler bulunmaktadır. Ayrıca sahip olduğu coğrafik olanaklar son derece kıt bir ülke olan Israil’in varlığı da coğrafik etken ve geri kalmışlık arasındaki ilişkinin zayıflığının bir göstergesidir.
Soru 134
Geri kalmışlığın nedenini ülkelerin birbirleri ile giriştikleri ilişkilerin bir sonucu olarak gören görüşe göre, hemen hemen bütün geri kalmış ülkeler için geçerli olan ve günümüzdeki geri kalmışlığın genel çerçevesini çizen tarihsel neden aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Irk farklılıkları
B
Coğrafi farklılıklar
C
Dini unsurlar
D
Yönetim farklılıkları
E
Batı kapitalizmi ve emperyalizm
Açıklama:
Geri Kalmışlığın Nedenleri Nelerdir
Geri kalmışlığın nedenini ülkelerin birbirleri ile giriştikleri ilişkilerin bir sonucu olarak gören görüşe göre hemen hemen bütün geri kalmış̧ ülkeler için geçerli olan tarihsel bir neden günümüzdeki geri kalmışlığın genel çerçevesini çizmektedir. Bu da Batı kapitalizmi ve emperyalizm yani sömürgeciliktir.
Geri kalmışlığın nedenini ülkelerin birbirleri ile giriştikleri ilişkilerin bir sonucu olarak gören görüşe göre hemen hemen bütün geri kalmış̧ ülkeler için geçerli olan tarihsel bir neden günümüzdeki geri kalmışlığın genel çerçevesini çizmektedir. Bu da Batı kapitalizmi ve emperyalizm yani sömürgeciliktir.
Soru 135
Gelişme çabasındaki ülke grupları içerisinde genellikle komprador nitelikli burjuvaziye sahip olan ülkeler grubu aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Latin Amerika
B
Asya
C
Batı Avrupa
D
Kara Afrika
E
İslam Dünyası
Açıklama:
Latin Amerika ülkeleri komprador nitelikli bir burjuvaziye sahip olan ülkelerdir. Komprador: Marksistler, günümüzde yabancı işletmelerle iş birliği yapan ve ortaklık kuran yerli iş adamlarına ülkedeki iş gücünü̈ yabancılar lehine istismar ettikleri gerekçesiyle komprador adını vermektedirler. Ayrıca hâli vakti iyi, zenginliği diğerlerine göre fazla olan sermaye sahiplerine de komprador denilmektedir. Burjuvazi: Ekonomik bakımdan gelişmiş̧ olan ülkelerde ya da endüstri toplumlarında, üretim araçlarıyla, bunların üretimi için gerekli olan ham madde ve araçları, yani makinaları ve fabrikaları mülkiyetlerinde bulunduranların meydana getirdiği sınıfı tanımlar.
Soru 136
Büyüklükleri nüfusları, tarihleri ve siyasal sistemleri farklı olsa da Asya’nın başarılı ülkelerinin sıralanabilecek ortak özellikleri arasında aşağıdakilerden hangisi sayılamaz?
Seçenekler
A
Eğitim ve öğretime verilen önem
B
Tasarruf oranlarının yüksekliği
C
Ekonomik kalkınmayı destekleyen siyasal çevre
D
Sömürge ülkelerinden gelen kaynaklar
E
İhracata verilen önem
Açıklama:
Asya ülkeleri yapısal farklılıklarına rağmen sahip oldukları bazı ortak özellikler gerçekleştirdikleri kalkınmayı açıklamaktadır. Bu ortak özellikler, eğitim ve öğretime verilen önem, tasarruf oranlarının yüksekliği, ekonomik kalkınmayı destekleyen siyasal çevre, ihracata verilen önem ve Japonya gibi batılı olmayan bir gücün ekonomik başarılarının izlenmesi olarak sıralanabilir.
Soru 137
İthalat kontrolleri, aşırı değerlenmiş döviz kurları, faiz haddinin belli bir düzeyi aşmaması, sanayi kuruluşlarının kamusal mülkiyeti ve yaygın fiyat kontrollerinden oluşan politikaya ne isim verilmektedir?
Seçenekler
A
İhracata dayalı politika
B
Dalgalı döviz kuru politikası
C
Serbest ticaret politikası
D
Reform politikası
E
İthal ikameci politika
Açıklama:
İktisat Politikalarında Değişim Yılları: 1980’ler
1. Dünya Savaşı’ndan sonra sayıları hızla artan bağımsız ülkelerin hedefi gelişmiş ülkelerin ulaştıkları yaşam standardını yakalamak olmuştur. Bu hedefe ulaşmak için ülkelerin çoğunun benimsediği politika 1980’li yıllara kadar ithal ikameci sanayileşme politikasıdır. O yıllarda ithal ikameci politikaların benimsenmesinin en önemli nedeni, piyasaların kontrolsüz işleyişine duyulan güvensizlik ve Sovyetler Birliği’nin planlı ekonomisinin gerçekleştirdiği yüksek performanstır. İthalat kontrolleri, aşırı değerlenmiş döviz kurları, faiz haddinin belli bir düzeyi aşmaması, sanayi kuruluşlarının kamusal mülkiyeti ve yaygın fiyat kontrollerinden oluşan ithal ikameci politikaların amacı ülkenin ithal ettiği malları, korunarak büyüyen yavru sanayilerin üretmesidir.
1. Dünya Savaşı’ndan sonra sayıları hızla artan bağımsız ülkelerin hedefi gelişmiş ülkelerin ulaştıkları yaşam standardını yakalamak olmuştur. Bu hedefe ulaşmak için ülkelerin çoğunun benimsediği politika 1980’li yıllara kadar ithal ikameci sanayileşme politikasıdır. O yıllarda ithal ikameci politikaların benimsenmesinin en önemli nedeni, piyasaların kontrolsüz işleyişine duyulan güvensizlik ve Sovyetler Birliği’nin planlı ekonomisinin gerçekleştirdiği yüksek performanstır. İthalat kontrolleri, aşırı değerlenmiş döviz kurları, faiz haddinin belli bir düzeyi aşmaması, sanayi kuruluşlarının kamusal mülkiyeti ve yaygın fiyat kontrollerinden oluşan ithal ikameci politikaların amacı ülkenin ithal ettiği malları, korunarak büyüyen yavru sanayilerin üretmesidir.
Soru 138
Gelişmekte olan ülkelerin uzun yıllar uyguladıkları ithal ikameci politikaları terk ederek ekonomik liberasyon sürecine geçmelerine neden olan 1980’li yılların önemli olgusu aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Nüfus artışı
B
Borç krizi
C
Kredi artışı
D
Sömürgeciliğin sona ermesi
E
Siyasal değişimler
Açıklama:
İktisat Politikalarında Değişim Yılları: 1980’ler
1974’te başlayan petrol bunalımı yavru sanayilerin gelişmesini durdurmuş̧, ithal girdiye bağımlı olan üretim, petrol fiyatlarındaki artış̧ nedeni ile dövize olan gereksinimi daha da arttırmıştır. 1980’li yıllara kadar aşırı bir borçlanma süresi yaşanmıştır. Nihayet 1982 Ağustos’unda Meksika’nın moratoryum ilan etmesi ile birlikte borç̧ krizi kapitalist sistemin sorunlarından biri hâline gelmiştir. 1980’li yılların en önemli iki olgusu yaşanan borç̧ krizi ve bu krizden kurtulmak için gerçekleştirilen ekonomik reformlardır.
1974’te başlayan petrol bunalımı yavru sanayilerin gelişmesini durdurmuş̧, ithal girdiye bağımlı olan üretim, petrol fiyatlarındaki artış̧ nedeni ile dövize olan gereksinimi daha da arttırmıştır. 1980’li yıllara kadar aşırı bir borçlanma süresi yaşanmıştır. Nihayet 1982 Ağustos’unda Meksika’nın moratoryum ilan etmesi ile birlikte borç̧ krizi kapitalist sistemin sorunlarından biri hâline gelmiştir. 1980’li yılların en önemli iki olgusu yaşanan borç̧ krizi ve bu krizden kurtulmak için gerçekleştirilen ekonomik reformlardır.
Soru 139
I. Sahip oldukları doğal kaynaklar
II. Sahip oldukları eğitimli insan gücü
III. Ülke çapında eşit bir gelir dağılımının varlığı
Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri Kore ve Tayvan’ın kalkışa geçtikleri 1950 ve 1960 yıllarında sahip oldukları ön koşullardır?
II. Sahip oldukları eğitimli insan gücü
III. Ülke çapında eşit bir gelir dağılımının varlığı
Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri Kore ve Tayvan’ın kalkışa geçtikleri 1950 ve 1960 yıllarında sahip oldukları ön koşullardır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
İktisat Politikalarında Değişim Yılları: 1980’ler
Kalkışa geçiş̧ yıllarında her iki ülke de sahip oldukları gelir düzeyinin gerektirdiğinden çok daha yüksek düzeyde eğitilmiş insan gücüne sahiptirler. Bu iyi eğitilmiş insanlar arasından seçilen bürokratlar, ülke kalkınmasının neyi gerektirdiği konusunda doğru kararlar almış̧ rasyonel planlar hazırlanmış ve bu planların etkin bir şekilde gerçekleşmesini sağlamış̧ olabilirler. Ülkelerin kalkış̧ yıllarında sahip oldukları diğer bir ön koşul ise ülke çapında eşit bir gelir dağılımının varlığıdır. Gelir dağılımındaki eşitlik politikaların belirlenmesinde baskı gruplarının etkisini azaltmış olabilir. Böylece ülke kalkınması için en fazla önceliğe sahip projeler gerçekleşmiştir.
Kalkışa geçiş̧ yıllarında her iki ülke de sahip oldukları gelir düzeyinin gerektirdiğinden çok daha yüksek düzeyde eğitilmiş insan gücüne sahiptirler. Bu iyi eğitilmiş insanlar arasından seçilen bürokratlar, ülke kalkınmasının neyi gerektirdiği konusunda doğru kararlar almış̧ rasyonel planlar hazırlanmış ve bu planların etkin bir şekilde gerçekleşmesini sağlamış̧ olabilirler. Ülkelerin kalkış̧ yıllarında sahip oldukları diğer bir ön koşul ise ülke çapında eşit bir gelir dağılımının varlığıdır. Gelir dağılımındaki eşitlik politikaların belirlenmesinde baskı gruplarının etkisini azaltmış olabilir. Böylece ülke kalkınması için en fazla önceliğe sahip projeler gerçekleşmiştir.
Soru 140
1980’li yıllarda ekonomik krize giren ülkelere yönelik IMF’nin uyguladığı politika hangisidir?
Seçenekler
A
Genişletici para politikaları izlemek
B
Genişletici maliye politikaları izlemek
C
Harcamaları kısarak borç ödeme kapasitelerini artırmak
D
Dış ticareti kısıtlamak
E
Siyasal istikrarı sağlamak
Açıklama:
Kriz Yılları: 1990’lar
I. Dünya Savaşı’ndan sonra altına dayalı dolar kurunu devam ettirmek amacı ile kurulmuş olan IMF bu sistem bozulduktan sonra kendisine yeni bir misyon aramış̧ ve bu misyonu 1980’lerin borç̧ krizi sırasında bulmuştur. IMF borçlarını ödeyemeyen ülkelere harcamalarını kısma karşılığında kredi kullandırma yolunu izlemektedir. Böylece daha az harcayarak daha çok borç̧ ödeme kapasitesi yaratılmak istenmektedir. Ancak deflasyon tehlikesi altındaki dünya ekonomisinde IMF’nin talep daraltıcı politikaları krizlere çözüm bulmakta başarısız olmakta ve IMF politikalarının uygun olup olmadığı daha çok tartışılır hâle gelmektedir.
I. Dünya Savaşı’ndan sonra altına dayalı dolar kurunu devam ettirmek amacı ile kurulmuş olan IMF bu sistem bozulduktan sonra kendisine yeni bir misyon aramış̧ ve bu misyonu 1980’lerin borç̧ krizi sırasında bulmuştur. IMF borçlarını ödeyemeyen ülkelere harcamalarını kısma karşılığında kredi kullandırma yolunu izlemektedir. Böylece daha az harcayarak daha çok borç̧ ödeme kapasitesi yaratılmak istenmektedir. Ancak deflasyon tehlikesi altındaki dünya ekonomisinde IMF’nin talep daraltıcı politikaları krizlere çözüm bulmakta başarısız olmakta ve IMF politikalarının uygun olup olmadığı daha çok tartışılır hâle gelmektedir.
Soru 141
Aşağıdakilerden hangisi az gelişmiş ülkeleri belirtmek için kullanılan ifadelerden birisidir?
Seçenekler
A
Bağlantısızlar
B
I. Dünya ülkeleri
C
II. Dünya ülkeleri
D
Demir perde
E
Batı bloku
Açıklama:
Giriş
Kapitalizmi ya da sosyalizmi benimseyen çevre ülkelerin yanında, bağlantısızlar adı verilen ülkeler grubu da iki blok arasındaki rekabetten doğan avantajlara sahip olmuşlardır. Çevre ülkelerin teknoloji üretme yeteneği ya hiç yoktur ya da çok kısıtlıdır. Bu gruba da Üçüncü Dünya ülkeleri, Bağlantısızlar, Gelişmekte Olan Ülkeler, Azgelişmiş Ülkeler gibi isimler verilmiştir.
Kapitalizmi ya da sosyalizmi benimseyen çevre ülkelerin yanında, bağlantısızlar adı verilen ülkeler grubu da iki blok arasındaki rekabetten doğan avantajlara sahip olmuşlardır. Çevre ülkelerin teknoloji üretme yeteneği ya hiç yoktur ya da çok kısıtlıdır. Bu gruba da Üçüncü Dünya ülkeleri, Bağlantısızlar, Gelişmekte Olan Ülkeler, Azgelişmiş Ülkeler gibi isimler verilmiştir.
Soru 142
Aşağıdakilerden hangisi ülkelerin geri kalmışlığının belirtileri arasında sayılamaz?
Seçenekler
A
Sınırlı bir sanayileşme
B
Şişkin bir hizmet kesimi
C
Ulusal ve ekonomik bütünlüğü zayıflığı
D
Merkezi yönetim biçimi
E
Kadının erkekten aşağıda tutulması
Açıklama:
Geri Kalmışlığın Belirtileri Nelerdir
Geri kalmışlığın belirtileri şu şekilde sıralanabilir:
Bir ülkede okuryazar olmayanların çoğunlukta olması
Kadının erkekten aşağıda tutulması
Beslenme yetersizliği
Sağlığı korumada yetersizlik
Ulusal ve ekonomik bütünlüğün zayıflığı
Yapısal işsizlik
Kişi başına ulusal gelirin düşüklüğü
Sınırlı bir sanayileşme
Tarımla uğraşan nüfusun çokluğu
Şişkin bir hizmet kesimi
Ekonomik bakımdan kapitalist ülkelere bağımlılık
Baskıcı siyasal rejimler
Bozuk gelir dağılımı
Geri kalmışlığın belirtileri şu şekilde sıralanabilir:
Bir ülkede okuryazar olmayanların çoğunlukta olması
Kadının erkekten aşağıda tutulması
Beslenme yetersizliği
Sağlığı korumada yetersizlik
Ulusal ve ekonomik bütünlüğün zayıflığı
Yapısal işsizlik
Kişi başına ulusal gelirin düşüklüğü
Sınırlı bir sanayileşme
Tarımla uğraşan nüfusun çokluğu
Şişkin bir hizmet kesimi
Ekonomik bakımdan kapitalist ülkelere bağımlılık
Baskıcı siyasal rejimler
Bozuk gelir dağılımı
Soru 143
Ülkelerin geri kalmışlıklarının nedenlerini birbirleri ile giriştikleri ilişkilerin sonucu olarak gören ve bunun bütün geri kalmış ülkeler için geçerli olduğunu kabul eden tarihsel neden aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Irk
B
Dil
C
Din
D
Coğrafya
E
Emperyalizm
Açıklama:
Geri Kalmışlığın Nedenleri Nelerdir
Geri kalmışlığı ülkelere özgü ırk, din, coğrafi konum gibi endojen nedenlere bağlayan görüşler yüzyılımızın başında reddedilmiştir. Lenin geri kalmışlığın nedenini ülkelerin bir- birleri ile giriştikleri ilişkilerin bir sonucu olarak görmektedir. Ona göre, hemen hemen bütün geri kalmış ülkeler için geçerli olan tarihsel bir neden günümüzdeki geri kalmışlığın genel çerçevesini çizmektedir. Bu da Batı kapitalizmi ve emperyalizm yani sömürgeciliktir.
Geri kalmışlığı ülkelere özgü ırk, din, coğrafi konum gibi endojen nedenlere bağlayan görüşler yüzyılımızın başında reddedilmiştir. Lenin geri kalmışlığın nedenini ülkelerin bir- birleri ile giriştikleri ilişkilerin bir sonucu olarak görmektedir. Ona göre, hemen hemen bütün geri kalmış ülkeler için geçerli olan tarihsel bir neden günümüzdeki geri kalmışlığın genel çerçevesini çizmektedir. Bu da Batı kapitalizmi ve emperyalizm yani sömürgeciliktir.
Soru 144
Aşağıdakilerden hangisi kapitalizmin ulusal sınırları aşıp yayılmacılığa devam etmesine neden olmaktadır?
Seçenekler
A
Coğrafi nedenler
B
Hammadde ve pazar ihtiyacı
C
Tehditleri engellemek
D
Ulusal talep yetersizliği
E
İdeolojik kutuplaşmalar
Açıklama:
Geri Kalmışlığın Nedenleri Nelerdir
XV. ve XVI. yüzyıllarda büyük coğrafi keşiflerle başlayan Batı sömürgeciliği doğal zenginliklerin ve değerli madenlerin talan edilmesine dayanmaktadır. Kapitalizm daha başından itibaren ulusal sınırları aşıp dünyaya yayılma gereksinimi içinde olan bir ekonomik sistemdir. Üretimin sürdürülebilmesi için ucuz ham maddelerin hiç aksamadan elde edilmesi gerekmektedir. Kârlılığın ve sermaye birikiminin sürekliliği için ise üretilenlerin satılması gerekmektedir. Sürekli ham madde ve pazar gereksinimi içindedir. Bunlara ulaşmak için gerektiğinde silaha sarılmış, I. ve II. Dünya Savaşları gibi paylaşım savaşlarına girişmiştir. II. Dünya Savaşı’ndan sonra bağımsızlıklarını kazanan sömürge ülkelerle kurulan ekonomik ilişkiler sonucunda ortaya çıkan iş bölümü dünya gelirinin adil dağılımını engellemiştir. Gelişmiş ülkeler yüksek katma değerli sınai malların üretiminde uzmanlaşırken diğerleri ucuz ham madde ve tarımsal üretimde uzmanlaşmışlardır.
XV. ve XVI. yüzyıllarda büyük coğrafi keşiflerle başlayan Batı sömürgeciliği doğal zenginliklerin ve değerli madenlerin talan edilmesine dayanmaktadır. Kapitalizm daha başından itibaren ulusal sınırları aşıp dünyaya yayılma gereksinimi içinde olan bir ekonomik sistemdir. Üretimin sürdürülebilmesi için ucuz ham maddelerin hiç aksamadan elde edilmesi gerekmektedir. Kârlılığın ve sermaye birikiminin sürekliliği için ise üretilenlerin satılması gerekmektedir. Sürekli ham madde ve pazar gereksinimi içindedir. Bunlara ulaşmak için gerektiğinde silaha sarılmış, I. ve II. Dünya Savaşları gibi paylaşım savaşlarına girişmiştir. II. Dünya Savaşı’ndan sonra bağımsızlıklarını kazanan sömürge ülkelerle kurulan ekonomik ilişkiler sonucunda ortaya çıkan iş bölümü dünya gelirinin adil dağılımını engellemiştir. Gelişmiş ülkeler yüksek katma değerli sınai malların üretiminde uzmanlaşırken diğerleri ucuz ham madde ve tarımsal üretimde uzmanlaşmışlardır.
Soru 145
Latin Amerika ülkelerinde egemen sınıf olan ve ordunun çıkarlarına hizmet amacıyla sık sık darbe yaptığı sınıf aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sosyalistler
B
İşçiler
C
Din adamları
D
Kompradorlar
E
Tüccarlar
Açıklama:
Latin Amerika ülkeleri, Amerika kıtasının ortası ile güneyini kaplamaktadır. Latin Amerikalılar vaktiyle Portekiz ve İspanya’dan gelen Latin göçmenlerle yerlilerin karışımından oluşmuş toplumlardır. Latin Amerika ülkeleri bağımsızlıklarına XIX. yüzyılın ilk yarısın- da kavuşmuşlardır. Ancak bağımsızlıklarını sömürgeciliğe karşı kurtuluş savaşı sonunda kazanmış değillerdir. Avrupa’dan gelen göçmenler anavatana karşı bağımsızlık elde etmişlerdir. Genellikle komprador nitelikli bir burjuvaziye sahip olan ülkelerdir. Latin Amerika’da ordu bu komprador sınıf çıkarlarına hizmet amacı ile sık sık darbelere başvurmaktadır.
Soru 146
Aşağıdakilerden hangisi Doğu Asya ve Pasifikteki Asya’nın gelişmiş ülkelerinin farklılıklarına rağmen gelişmelerine katkıda bulunan ortak özellikleri arasında sayılamaz?
Seçenekler
A
Eğitim ve öğrenmeye verilen büyük önem
B
Tasarrufların yüksekliği
C
Kalkınmayı destekleyen siyasi çevre
D
Serbest piyasa ekonomisine yoğun inanç
E
İhracata dayalı büyüme modeli
Açıklama:
Doğu Asya ve Pasifikteki Asya’nın gelişmiş ülkelerinin farklılıklarına rağmen gelişmelerine katkıda bulunan ortak özellikleri şunlardır:
İlki eğitim ve öğrenmeye verilen önemdir.
İkinci özellikleri tasarrufların yüksekliğidir.
Üçüncü özellik ekonomik kalkınmayı destekleyen siyasal çevrenin varlığıdır. Hiçbir zaman serbest piyasa modeli benimsenmemiştir. Yatırım yapılacak sanayiler seçilmiş ve teşvik edilmiştir. İhracat desteklenmiş, eğitim sübvanse edilmiş, koruyucu gümrüklere başvurulmuştur.
Dördüncü özellikleri ise ithal ikamesine ya da tüketime dayalı politikaların tam tersine kaderlerini ihracata bağlamalarıdır.
Son özellikleri ise Japonya gibi Batılı olmayan bir gücün ekonomik başarılarının hayranlıkla izlenmesidir.
İlki eğitim ve öğrenmeye verilen önemdir.
İkinci özellikleri tasarrufların yüksekliğidir.
Üçüncü özellik ekonomik kalkınmayı destekleyen siyasal çevrenin varlığıdır. Hiçbir zaman serbest piyasa modeli benimsenmemiştir. Yatırım yapılacak sanayiler seçilmiş ve teşvik edilmiştir. İhracat desteklenmiş, eğitim sübvanse edilmiş, koruyucu gümrüklere başvurulmuştur.
Dördüncü özellikleri ise ithal ikamesine ya da tüketime dayalı politikaların tam tersine kaderlerini ihracata bağlamalarıdır.
Son özellikleri ise Japonya gibi Batılı olmayan bir gücün ekonomik başarılarının hayranlıkla izlenmesidir.
Soru 147
1980’li yılların serbest piyasaya dayalı değişen ekonomi politikalarını uygulayan birçok gelişmekte olan ülke makroekonomik istikrarsızlık yaşarken Tayvan ve Güney Kore’nin yaşamaması ve gelişimlerini sürdürebilmelerinin altında yatan neden aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Harcamalar ve gelirlerin iyi yönetilmesi
B
Aşırı değerli döviz kuru politikası
C
Vergi oranlarının yüksek tutulması
D
Özelleştirme
E
Vergi tabanının daraltılması
Açıklama:
İktisat Politikalarında Değişim Yılları: 1980’ler
Güney Kore ve Tayvan’ın izlediği politikaları incelediğimizde her iki ülkenin de harcamaları ve gelirleri iyi yönettiklerini görmekteyiz. Böylece makroekonomik dalgalanmalardan ve enflasyondan korunmuşlardır. Kore, 1961 ’den beri Tayvan ise 1964’ten beri gerçekçi ve rekabetçi döviz kurları uygulamaktadır. Ancak 1980’lerde uygulanan listenin geri kalan politikalarına uyum göstermemektedirler. Tayvan, doğrudan yabancı yatırımları teşvik etmiş ancak Kore, bu konuda daha az istekli olmuştur. Kore, faiz hadlerini baskı altına almış ve kredi verirken kamu kuruluşlarına öncelik tanımıştır. Her iki ülke de ithal rejimlerini 1980’li yıllara kadar liberalleştirmemişlerdir. Özel sektörün yatırım kararlarına önemli ölçüde müdahale etmişlerdir. Kamu sektörünü özelleştirmek bir yana her ikisi de kalkınmalarını kamu sektörüne dayandırmışlardır. Kısacası Güney Kore ve Tayvan mali politikalarda ve döviz kurunda Ortodoks çizgiyi yakalamış ve 1980li yılların makroekonomik istikrarsızlıktan kaynaklanan krizinden kurtulmuşlardır.
Güney Kore ve Tayvan’ın izlediği politikaları incelediğimizde her iki ülkenin de harcamaları ve gelirleri iyi yönettiklerini görmekteyiz. Böylece makroekonomik dalgalanmalardan ve enflasyondan korunmuşlardır. Kore, 1961 ’den beri Tayvan ise 1964’ten beri gerçekçi ve rekabetçi döviz kurları uygulamaktadır. Ancak 1980’lerde uygulanan listenin geri kalan politikalarına uyum göstermemektedirler. Tayvan, doğrudan yabancı yatırımları teşvik etmiş ancak Kore, bu konuda daha az istekli olmuştur. Kore, faiz hadlerini baskı altına almış ve kredi verirken kamu kuruluşlarına öncelik tanımıştır. Her iki ülke de ithal rejimlerini 1980’li yıllara kadar liberalleştirmemişlerdir. Özel sektörün yatırım kararlarına önemli ölçüde müdahale etmişlerdir. Kamu sektörünü özelleştirmek bir yana her ikisi de kalkınmalarını kamu sektörüne dayandırmışlardır. Kısacası Güney Kore ve Tayvan mali politikalarda ve döviz kurunda Ortodoks çizgiyi yakalamış ve 1980li yılların makroekonomik istikrarsızlıktan kaynaklanan krizinden kurtulmuşlardır.
Soru 148
1970’li yıllarda ortaya çıkan krizler ortamında Keynesyen politikaların terkedilerek finansal serbestleşmenin merkeze alınmasına neden olan gelişme aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İşsizlik
B
Aşırı borçlanmalar
C
Karların düşmesi
D
Faiz oranlarının yükselmesi
E
Talep azalması
Açıklama:
İktisat Politikalarında Değişim Yılları: 1980’ler
Keynesyen politikalar talep yetersizliğine çözüm olurken kapitalist ekonominin diğer bir sorununun, kârların düşmesi eğiliminin hızlanarak ortaya çıkmasına neden olmuştur. Dolayısı ile 1970’li yılların krizine yol açan esas neden kâr oranlarının düşmesidir. Washington Kararları ile ifade edilen yeni liberal yaklaşım kâr oranlarını yükseltmeyi hedefleyen politikaları gündeme getirmiştir. Devlet müdahalesinin, sosyal refah harcamalarının ve yüksek vergilerin kâr oranlarını düşürdüğü iddia edilerek, ekonominin liberalleşmesi ve işlerin piyasalara bırakılması talebi yaygınlaşmıştır. Piyasaların etkin işleyişini temel alan yaklaşım çerçevesinde finansal serbestleşme amaç edinilmiştir.
Keynesyen politikalar talep yetersizliğine çözüm olurken kapitalist ekonominin diğer bir sorununun, kârların düşmesi eğiliminin hızlanarak ortaya çıkmasına neden olmuştur. Dolayısı ile 1970’li yılların krizine yol açan esas neden kâr oranlarının düşmesidir. Washington Kararları ile ifade edilen yeni liberal yaklaşım kâr oranlarını yükseltmeyi hedefleyen politikaları gündeme getirmiştir. Devlet müdahalesinin, sosyal refah harcamalarının ve yüksek vergilerin kâr oranlarını düşürdüğü iddia edilerek, ekonominin liberalleşmesi ve işlerin piyasalara bırakılması talebi yaygınlaşmıştır. Piyasaların etkin işleyişini temel alan yaklaşım çerçevesinde finansal serbestleşme amaç edinilmiştir.
Soru 149
Dünya savaşı sonrasında altına dayalı dolar kurunu devam ettirmek amacı ile kurulmuş olan IMF bu sistem bozulduktan sonra yeni misyonunu 1980’lerdeki hangi kriz ile oluşturmuştur?
Seçenekler
A
Hammadde krizi
B
Borçlanma krizi
C
Talep yetersizliği krizi
D
Petrol krizi
E
Emlak krizi
Açıklama:
Kriz Yılları: 1990’lar
II. Dünya Savaşı’ndan sonra altına dayalı dolar kurunu devam ettirmek amacı ile kurulmuş olan IMF bu sistem bozulduktan sonra kendisine yeni bir misyon aramış ve bu misyonu 1980’lerin borç krizi sırasında bulmuştur. IMF borçlarını ödeyemeyen ülkelere harcamalarını kısma karşılığında kredi kullandırma yolunu izlemektedir. Böylece daha az harcayarak daha çok borç ödeme kapasitesi yaratılmak istenmektedir. Ancak deflasyon tehlikesi altındaki dünya ekonomisinde IMF’nin talep daraltıcı politikaları krizlere çözüm bulmakta başarısız olmakta ve IMF politikalarının uygun olup olmadığı daha çok tartışılır hâle gelmektedir.
II. Dünya Savaşı’ndan sonra altına dayalı dolar kurunu devam ettirmek amacı ile kurulmuş olan IMF bu sistem bozulduktan sonra kendisine yeni bir misyon aramış ve bu misyonu 1980’lerin borç krizi sırasında bulmuştur. IMF borçlarını ödeyemeyen ülkelere harcamalarını kısma karşılığında kredi kullandırma yolunu izlemektedir. Böylece daha az harcayarak daha çok borç ödeme kapasitesi yaratılmak istenmektedir. Ancak deflasyon tehlikesi altındaki dünya ekonomisinde IMF’nin talep daraltıcı politikaları krizlere çözüm bulmakta başarısız olmakta ve IMF politikalarının uygun olup olmadığı daha çok tartışılır hâle gelmektedir.
Soru 150
Kalkınma için ekonomik büyümeyi hedef alan politikaların yanına 2000-2015 yılları arasında Binyıl Kalkınma Hedefleri adıyla aşağıdaki hangi tür hedefler eklenmiştir?
Seçenekler
A
Kültür hedefleri
B
Yeni iş hedefleri
C
Bölgesel hedefler
D
Refah hedefleri
E
Sosyal hedefler
Açıklama:
Krizlere Çözüm Arayışları: 2000’ler
Kalkınma için, ekonomik büyümeyi öncelikli hedef olarak kabul eden, neo-liberal iktisat politikalarının taşıyıcısı Washington Uzlaşması yaklaşımı, 1990ların ikinci yarısından sonra eleştirilere cevap vermek durumunda kalmış ve kapitalizmin daha insani bir yorumu olan, Post-Washington Uzlaşmasına yerini bırakmıştır. Böylece, büyümenin yanında yoksulluğun azaltılması ya da yok edilmesi, iyi yönetişim ve kurumsal iyileşme, kalkınma sağlamak için göz ardı edilemeyecek değişkenler olarak ön plana çıkmıştır. Ekonomik olan yanında, sosyal olanın da kalkınma için önemli olduğu gerçeği yaygın kabul görmüştür. Başa çıkılması gereken felaketlerin büyüklüğü, 2000 ve 2015 yılları arasında, Binyıl Kalkınma Hedefleri olarak ifade edilen sekiz hedefe ulaşabilmek için, dünya ülkeleri arasında o güne kadar görülmemiş bir iş birliğine neden olmuştur
Kalkınma için, ekonomik büyümeyi öncelikli hedef olarak kabul eden, neo-liberal iktisat politikalarının taşıyıcısı Washington Uzlaşması yaklaşımı, 1990ların ikinci yarısından sonra eleştirilere cevap vermek durumunda kalmış ve kapitalizmin daha insani bir yorumu olan, Post-Washington Uzlaşmasına yerini bırakmıştır. Böylece, büyümenin yanında yoksulluğun azaltılması ya da yok edilmesi, iyi yönetişim ve kurumsal iyileşme, kalkınma sağlamak için göz ardı edilemeyecek değişkenler olarak ön plana çıkmıştır. Ekonomik olan yanında, sosyal olanın da kalkınma için önemli olduğu gerçeği yaygın kabul görmüştür. Başa çıkılması gereken felaketlerin büyüklüğü, 2000 ve 2015 yılları arasında, Binyıl Kalkınma Hedefleri olarak ifade edilen sekiz hedefe ulaşabilmek için, dünya ülkeleri arasında o güne kadar görülmemiş bir iş birliğine neden olmuştur
Soru 151
I. Güney Kore, 1961 ’den beri Tayvan ise 1964’ten beri gerçekçi ve rekabetçi döviz kurları uygulamaktadır.
II. Tayvan, doğrudan yabancı yatırımları teşvik etmiş ancak Kore, bu konuda daha az istekli
olmuştur.
III. Güney Kore ve Tayvan özel sektör yatırım kararlarına hiç müdahale etmemişlerdir.
IV. Güney Kore ve Tayvan'da kamu harcamalarında öncelik savunma harcamalarına verilmiştir.
Washington Kararları'nın Güney Kore ve Tayvan gibi Doğu Asya ülkelerinde uygulamasıyla ilgili aşağıdaki yukarıdaki ifadelerden hangileri doğrudur?
II. Tayvan, doğrudan yabancı yatırımları teşvik etmiş ancak Kore, bu konuda daha az istekli
olmuştur.
III. Güney Kore ve Tayvan özel sektör yatırım kararlarına hiç müdahale etmemişlerdir.
IV. Güney Kore ve Tayvan'da kamu harcamalarında öncelik savunma harcamalarına verilmiştir.
Washington Kararları'nın Güney Kore ve Tayvan gibi Doğu Asya ülkelerinde uygulamasıyla ilgili aşağıdaki yukarıdaki ifadelerden hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
I, II
B
I, III
C
I, IV
D
II, III
E
II, IV
Açıklama:
Güney Kore, 1961 ’den beri Tayvan ise 1964’ten beri gerçekçi ve rekabetçi döviz kurları uygulamaktadır.
Tayvan, doğrudan yabancı yatırımları teşvik etmiş ancak Kore, bu konuda daha az istekli
olmuştur.
Güney Kore ve Tayvan özel sektörün yatırım kararlarına önemli ölçüde müdahale etmişlerdir.
Güney Kore ve Tayvan'da kamu harcamalarındaki önceliklerin sağlık eğitim ve alt yapıya yönlendirilmiştir (Tablo 4.1)
Güney Kore, 1961 ’den beri Tayvan ise 1964’ten beri gerçekçi ve rekabetçi döviz kurları uygulamaktadır.
Tayvan, doğrudan yabancı yatırımları teşvik etmiş ancak Kore, bu konuda daha az istekli
olmuştur.
Güney Kore ve Tayvan özel sektör yatırım kararlarına önemli ölçüde müdahale etmişlerdir.
Güney Kore ve Tayvan'da kamu harcamalarında öncelik sağlık, eğitim ve altyapıya yönlendirilmiştir.
Tayvan, doğrudan yabancı yatırımları teşvik etmiş ancak Kore, bu konuda daha az istekli
olmuştur.
Güney Kore ve Tayvan özel sektörün yatırım kararlarına önemli ölçüde müdahale etmişlerdir.
Güney Kore ve Tayvan'da kamu harcamalarındaki önceliklerin sağlık eğitim ve alt yapıya yönlendirilmiştir (Tablo 4.1)
Güney Kore, 1961 ’den beri Tayvan ise 1964’ten beri gerçekçi ve rekabetçi döviz kurları uygulamaktadır.
Tayvan, doğrudan yabancı yatırımları teşvik etmiş ancak Kore, bu konuda daha az istekli
olmuştur.
Güney Kore ve Tayvan özel sektör yatırım kararlarına önemli ölçüde müdahale etmişlerdir.
Güney Kore ve Tayvan'da kamu harcamalarında öncelik sağlık, eğitim ve altyapıya yönlendirilmiştir.
Ünite 5
Soru 1
- Ekonomik gelişme için uzun vadeli ulusal stratejileri içerir
- İhracat tarafından yönlendirilen merkantilist bir ticaret hakimdir
- Kolektif birimlerin çıkarlarını koruyan politik-ekonomik despotizm görülür
Seçenekler
A
Alman-Avrupa
B
Anglo-Amerikan
C
Japon-Doğu Asya
D
Sosyalist-Doğu Bloku
E
Latin Amerika-Meksika
Açıklama:
Bu model kökenlerini biraz Konfüçyüsçülük’te, biraz feodalizmde, biraz da İkinci Dünya Savaşı sonunda Japonya’ya empoze edilen New Deal Amerikan Sanayiciliği’nde bulur. Daha çok Japonya, Kore, Tayvan ve Asya’nın yeni sanayileşen ekonomilerinde uygulamaları görülen bu model, ekonomik gelişme için uzun vadeli ulusal stratejileri içerir. Doğru yanıt C seçeneğidir.
Soru 2
Bir kuramın gerçek bir ekonomi kuramı olabilmesi için gerekli olan temel ilke hangi seçenekte yer almaktadır?
Seçenekler
A
Büyüme, yeni istihdam yaratma gibi sorunlara cevap üretebilmesi
B
Enflasyonu kontrol altında tutarken büyümeyi sağlayabilecek bir açıklama olması
C
Ortodoks ve heterodoks para politiklarını birleştirebilmesi
D
Mevcut ekonomi kuramlarının bir sentezi olması
E
Ekonomik davranışı dört tür ekonominin hepsinde tahmin ve kontrol edebilmesi
Açıklama:
Gerçek bir ekonomi kuramı olabilmesi için, ekonomik davranışı dört tür ekonominin hepsinde önceden tahmin ve kontrol edebilen ve birleştirici nitelikte olan tek bir ilke gerekmektedir. Birey ve firmaların mikro ekonomisinde; ulusal devletin makro ekonomisinde; uluslaraşırı işletmeler ekonomisinde ve dünya ekonomisinde. Bu tür birleştirici bir ilke olmazsa ekonomi bilimi bize ancak spesifik olayların kuramsal temellerini ve spesifik sorunların çözümlerini verebilir. Bu durumda doğru yanıt E seçeneğidir.
Soru 3
Aşağıda yer alan seçeneklerden hangisi sıcak para akışının olumsuz sonuçlarından biridir?
Seçenekler
A
Faizleri düşürmesi
B
Döviz kurunu düşürmesi
C
Cari açığın finansmanında kullanılması
D
Spekülatif karlar sağlama beklentisi
E
Borsaya kaynak aktarılması
Açıklama:
Sıcak para akışları ülkeleri “iflas” programları uygulamaya, örneğin faiz oranlarını reel ekonomiyi felce uğratacak şekilde astronomik düzeylere çıkartmaya ya da para kurunu bir gecede ticaret paritesinin altında kalacak şekilde devalüe etmeye, dolayısıyla enflasyonist baskılar yaratmaya zorlamaktadır. Günümüzün para akışlarının itici gücü genelde daha çok getiri elde etme beklentisi değil, ivedi spekülatif karlar sağlama beklentisi olmaktadır.
Soru 4
- Güçlü bir iç pazar için tüketimi teşvik etmek
- Eğitimli iş gücü yetiştirmek
- Parasal istikrarın temellerini pekiştirmek
- Tasarruf oranlarını yükseltmek
- Yüksek büyüme oranı için ısınmış bir ekonomiyi tercih etmek
- Dünya ekonomisinde performans göstermeyi öncelik hâline getirmek
Yukarıda verilen bilgilerden hangisi ya da hangileri Doğu Asya'da başarı ile uygulanan politikalardandır?
Seçenekler
A
I-II-III-IV-V-VI
B
II-III-IV
C
I-III-VI
D
IV-V-VI
E
II-III-IV-VI
Açıklama:
Doğu Asya mucizesinin sekiz ülkesi de işleri kendi tarzlarında ve farklı yollardan yürütmektedir. Ama hepsi aynı iki politikayı izlemektedir: Birincisi, içeride parasal istikrarın temellerini pekiştirerek, eğitimli bir iş gücü yetiştirerek ve tasarruf oranlarını yükselterek doğru ekonomik iklimi yaratmak; ikincisi ise, dünya ekonomisinde performans göstermeyi ekonomi ve firma politikasının birinci önceliği hâline getirmektir. Bu durumda doğru yanıt E seçeneğidir.
Soru 5
- Verimsizliğin artması
- Kartellerin oluşması
- İstihdamı koruması
- Korunan sektörlerde yüksek büyüme oranları elde edilmesi
Yukarıda yer alan bilgilerden hangisi ya da hangileri dünyada son 40 yılda uygulanan korumacılığın sonuçlarındandır?
Seçenekler
A
Yalnız III
B
III-IV
C
I-II
D
I-II-IV
E
II-IV
Açıklama:
Son kırk yılda alınan sonuçlardan korumacılığın aslında çoğu zaman işe yaramadığı ortaya çıkmıştır. Korumacılık çoğu zaman istihdamı koruma amaçlı kullanılmıştır. Ancak son kırk yılın deneyimi korumacılığın bunu da sağlayamadığını göstermiştir. Bunun dışında korunan alanlar rekabetten uzak kaldığı için hantallaşıp verimsizleşmekte ve bu alanlarda karteller oluşmaktadır. Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 6
- Gelişmiş ülkeler 2013-2016 yılları arasında 1.4 ile 2.4 arasında büyüme kaydederken gelişmekte olan ülkelerde bu oran 4.2 ile 5.0 arasında değişmiştir
Sadece bu bilgilerden hareketle aşağıda yer alan seçeneklerden hangisine ulaşılabilir?
Seçenekler
A
Gelişmiş ülkelerin resesyonda olduğu
B
Monetarist politikalara geri dönüldüğü
C
Gelişmekte olan ülkelerin yüksek büyüme kaydettiği
D
Dünya ticaretinde yaşanan artıştan yükselen piyasaların daha çok yararlandığı
E
Gelişmiş ülkelerin Keynesyen politikaları terk ettiği
Açıklama:
Sadece yukarıda verilen bilgiler kullanıldığında gelişmekte olan ülkelerin yüksek büyüme kaydettiği sonucuna varılabilir. Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 7
Aşağıda yer alan seçeneklerden hangisi Friedman'ın görüşleri ile paralellik taşımamaktadır?
Seçenekler
A
Sıkı para politikasına geçiş
B
Yüksek faiz
C
Özelleştirme
D
Deregülasyonlar
E
Hükümetlerin piyasayı kontrol etmesi
Açıklama:
1980’lerin başında Friedman'ın öncülüğünde monetarist politikalara geri dönülmüştür. Plana göre sıkı para politikaları ve yüksek faiz uygulaması ile fiyatlar geri çekilecek, hükümetin piyasaya müdahalesi azalacak, devlet işletmeleri satılacak ve “sihirli elin” işleyişinin önündeki engeller kalkacaktı. Bu görüşü destekleyen rasyonel beklentiler teorisine uygun olarak da hükümet politikalarını bir kere belirledikten sonra ne pahasına olursa olsun bunları değiştirmeyeceğini açıklayacak, bu konuda piyasayı da ikna edecekti. Bu doğrultuda hükümetlerin piyasayı kontrol etmesi Friedman 'ın görüşleri açısından istenmeyen bir durumdur. Doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 8
Aşağıda yer alan seçeneklerden hangisi monetarizmin İngiltere'deki sonuçlarından biri değildir?
Seçenekler
A
Monetarist politikalar 2008 krizine kadar başarı ile uygulanmıştır
B
İflasların sonunda verimsiz işletmeler ayıklanmıştır
C
Özelleştirmelerle özel sektöre kaynak aktarılmıştır
D
Artan işsizliğe bağlı olarak sendikaların gücü kırılmıştır
E
Kredi kartlarının yaygınlaşması ile tüketici harcamalarında yükseliş yaşanmıştır
Açıklama:
Monetarizmin ekonomide yarattığı hareketlilik 1987’de borsa krizi, 1990’da resesyon ve 1992’de Avrupa para krizi ile ve hüsranla bitmiştir. Doğru yanıt A seçeneğidir.
Soru 9
- Merkantalizm
- Mutlak Üstünlük
- Faktör Oranları Teorisi
- Yeni Ticaret Teorisi
- Karşılaştırmalı Üstünlük
Dış ticaret teorilerinin geçmişten günümüze doğru kronolojik sıralaması hangi seçenekte yer almaktadır?
Seçenekler
A
I-II-III-IV-V
B
V-I-II-III-IV
C
II-V-I-IV-III
D
I-II-V-III-IV
E
I-III-II-V-IV
Açıklama:
Dış ticaret teorisine ilk olarak 16.yüzyılın ortasında mekantalizm hakim olurken bunu sırasıyla “mutlak üstünlük”, “karşılaştırmalı üstünlük”, “faktör oranları teorisi” ve son olarak “yeni ticaret teorisi” izlemiştir. Doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 10
Günümüzde iç içe geçmiş dört tür ekonomiden bahsetmek mümkündür. Bunlar:
Yukarıda verilen ekonomi türlerinden hangisi ya da hangileri Keynesyen politikaların uygulanması için daha uygun şartları taşımaktadır?
- Ülkelerin milli ekonomileri
- Bölgesel ekonomiler
- Global ölçekli para, kredi ve yatırım akışları ekonomisi
- Teşebbüs ekonomisi
Yukarıda verilen ekonomi türlerinden hangisi ya da hangileri Keynesyen politikaların uygulanması için daha uygun şartları taşımaktadır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
I -III-IV
D
Yalnız IV
E
II-III-IV
Açıklama:
Keynesçilerin etkisi altındaki ekonomi teorisi, egemen devletin hâlâ ekonomik hayata hâkim ve dolayısıyla ekonomi politikası için tek geçerli birim olduğunu varsaymaktadır. Bu sebeple milli ekonomiler Keynesyen ekonomi politikaları için daha uygundur. Doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 11
ABD Hegemonyasının test edildiği ve görece düşüş yaşandığı dönem aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
1980 - 1985
B
1985 - 1990
C
1990 - 1995
D
1995 - 2000
E
2000 ve sonrası
Açıklama:
Dünyadaki siyasi - ekonomik - sosyal değişimler ele alındığında “Soğuk Savaş Dönemi” sonrası yılları 3 döneme ayırarak ele almak mümkündür.
1. Dönem: 1991-2000 arası - Batının Zafer Yılları
• Global Kapitalizmin Zaferi
• Rusya’nın Geçiş Dönemi Krizi
• Tek-Kutuplu Dünya - ABD hegemonyasının zirvesi
• Batı’nın komünizm sonrası Doğu Avrupa’ya yayılışı
• Global Neoliberal Rejimin Oluşumu
2. Dönem: 2001-2008 arası - ABD’nin Hegemonyasının Test Edildiği Yıllar
• İslam Dünyasından Meydan Okuma ve Bush’un Yanıtı
• Çok-Kutuplu Sistemin Gelişimi
• Rusya’nın Yeniden Doğuşu
• ABD Hegemonyasındaki Göreceli Düşüş
3. Dönem: 2008- …
• Global Ekonomik Kriz
• Yavaş Yavaş Yayılan İflaslar ve Amerikan Politikalarında Oluşan Açmazlar
• Avrupa Birliği Bütünleşmesindeki Krizler
• Çin’in Global Güç Olarak Yükselişi
• Rusya’nın Batı’yla İlişkilerine Sıfırdan Başlaması, doğru cevap E'dir.
1. Dönem: 1991-2000 arası - Batının Zafer Yılları
• Global Kapitalizmin Zaferi
• Rusya’nın Geçiş Dönemi Krizi
• Tek-Kutuplu Dünya - ABD hegemonyasının zirvesi
• Batı’nın komünizm sonrası Doğu Avrupa’ya yayılışı
• Global Neoliberal Rejimin Oluşumu
2. Dönem: 2001-2008 arası - ABD’nin Hegemonyasının Test Edildiği Yıllar
• İslam Dünyasından Meydan Okuma ve Bush’un Yanıtı
• Çok-Kutuplu Sistemin Gelişimi
• Rusya’nın Yeniden Doğuşu
• ABD Hegemonyasındaki Göreceli Düşüş
3. Dönem: 2008- …
• Global Ekonomik Kriz
• Yavaş Yavaş Yayılan İflaslar ve Amerikan Politikalarında Oluşan Açmazlar
• Avrupa Birliği Bütünleşmesindeki Krizler
• Çin’in Global Güç Olarak Yükselişi
• Rusya’nın Batı’yla İlişkilerine Sıfırdan Başlaması, doğru cevap E'dir.
Soru 12
NATO'nun gelişme süreci dikkate alındığında aşağıdaki ülkelerden hangisinin bu sürece daha geç dahil olduğu söylenebilir?
Seçenekler
A
Türkiye
B
Fransa
C
İngiltere
D
Portekiz
E
İtalya
Açıklama:
Doğru cevap A'dır.Soru 13
Gelişmiş ekonomilerin yıllık büyüme oranları incelendiğinde, büyümenin aşağıdaki yılların hangisinde en yüksek olduğu söylenebilir?
Seçenekler
A
2012
B
2013
C
2014
D
2015
E
2016
Açıklama:
Doğru cevap E'dir.Soru 14
1930’lu yıllara kadar gelişmiş ülkelerde hâkim olan ekonomik düşünce aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Merkantilizm
B
Klasik İktisat
C
Neo-liberalizm
D
Marksizm
E
Komünizm
Açıklama:
1930 lu yıllara kadar iktisat teorisine yön veren Adam Smith ve “Klasik İktisat Okulu” vardır. 1930’lu yıllara, yani büyük depresyona kadar, gelişmiş ülkelerde hâkim olan bu ekonomik düşünceye göre çok sayıdaki firmanın karlarını arttırma savaşı ile yine çok sayıdaki tüketicinin kendi ihtiyaçlarını karşılama çabası arasındaki kendiliğinden oluşan etkileşim giderek arz ve talebin istikrarlı bir dengeye ulaşmasına yol açar. Böylece eğer fiyatlar serbestçe oluşuyorsa mallar eninde sonunda satılır ve tüm işçiler, eğer kabul ederlerse, piyasanın kendilerine biçtiği ücretten iş bulur. Klasikler piyasayı sihirli, görünmeyen ama her şeyi düzenleyen bir ele benzetiyorlardı. Hükümetlerin tek görevleri ise piyasanın sağlıklı işlemesi için gerekli kurumsal ve parasal araçları sağlamaktı. 1929 depresyonu sırasında hızla artan işsizlik ve iflaslar karşısında bu görüşler iflas etti ve giderek reddedildi. Doğru cevap B'dir.
Soru 15
“Ürettiğimizden fazla harcarsak kaçınılmaz olarak enflasyon artacaktır” ifadesiyle dünya ekonomisine yön veren, 1976 yılında Nobel Ödülü alan ekonomist aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Adam Smith
B
J. M. Keynes
C
Milton Friedman
D
Ronald Reagan
E
Karl Marks
Açıklama:
Milton Friedman Keynesçi politikaların tam tersini savunuyor, “Hükümetlerin işsizliği azaltmak ve büyümeyi arttırmak için yaptıkları müdahaleler ve yüksek hükümet harcamaları, orta vadede tam aksi bir sonuca yol açar.” diyordu. Friedman’a göre “Ürettiğimizden fazla harcarsak kaçınılmaz olarak enflasyon artacaktı.” Hükümet müdahalesi piyasayı çarpıtıyor, enflasyona yol açıyordu. Bu da piyasada istikrarsızlık yaratacak ve giderek işsizliğe yol açacaktı. İşsizlikle değil, enflasyonla mücadeleye öncelik vermek gerekiyordu. Muhalefet partileri bu görüşleri pek sevdiler. Bunlara sarılıp iktidardaki partilerin nasıl her şeyi berbat ettiğini gösterdiler. Özel sektör bu görüşlere sarılıp sendikaları eleştirdi. Sendikalar yüksek ücret isteyerek piyasayı çarpıtıyor ve işsizliğe yol açıyorlardı. Basın da Friedman’ı çok sevmişti. Çünkü görüşleri sokaktaki herkesin anlayacağı kadar basitti. Herkes iktisatçı olmuştu. Friedman 1976’da Nobel Ödülü aldığında Monetarizm artık modaydı. Doğru cevap C'dir.
Soru 16
Son 500 yılda Ticaret Teorisindeki değişiklikler incelendiğinde 1150'lerden 1750'lere kadar baskın teori aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Merkantalizm
B
Mutlak Üstünlük
C
HeckscherOhlin Teorisi
D
Yeni Ticaret Teorisi
E
Ulusal Rekabet Üstünlüğü
Açıklama:
Doğru cevap B'dir.Soru 17
- Milli ekonomileri
- Bölgesel ekonomiler
- Kredi ve yatırım akışları ekonomisi
Öncüllerde yer alan ekonomi türlerinden hangi/hangileri günümüz ekonomisinde sıkça görülmektedir.
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
II ve III
D
I, II ve III
E
Yalnız III
Açıklama:
Günümüzde iç içe geçmiş dört tür ekonomiden bahsetmek mümkündür. Bunlar;
- Ülkelerin milli ekonomileri,
- Bölgesel ekonomiler,
- Global ölçekli para, kredi ve yatırım akışları ekonomisi
- Teşebbüs ekonomisidir. Doğru cevap D'dir.
Soru 18
- Sürekli büyüme amacı
- Yerli piyasalardaki doygunluk
- İthalat vergilerinden kaçınmak
Seçenekler
A
III, II ve I
B
III ve II
C
II ve I
D
Yalnız III
E
Yalnız I
Açıklama:
Doğru cevap A'dır.Soru 19
Dünyadaki ticaret ilişkileri incelendiğinde Asya bölgesi ile en fazla ticareti yapan bölge aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Afrika
B
Orta Doğu
C
Avrupa
D
Güney ve Merkez Amerika
E
Kuzey Amerika
Açıklama:
Doğru cevap C'dir.Soru 20
- Kaliteli bir bürokrasi oluşturmak
- Çok ve daha çok ihracat yapmak
- Çiftçileri mutlu etmek
Seçenekler
A
I ve II
B
I ve III
C
II ve III
D
I, II ve III
E
Yanlız III
Açıklama:
Dorğu cevap D'dirSoru 21
Globalleşme hang yıllarda önem kazanmaya başlamıştır?
Seçenekler
A
1970ler
B
1960lar
C
1950ler
D
1990lar
E
2000ler
Açıklama:
1970’li yılların ikinci yarısından itibaren globalleşmenin önem kazanması ve sınırların aşılması gibi önemli değişiklikler ortaya çıkmıştır.
Soru 22
Soğuk savaş dönemi sonrası çok-kutuplu sistemin gelişimi hangi döneme denk gelmektedir?
Seçenekler
A
1. dönem
B
2. dönem
C
3. dönem
D
4. dönem
E
5. dönem
Açıklama:
2. döneme denk gelmektedir.
Soru 23
Türkiye NATO'ya kaç yılında katılmıştır?
Seçenekler
A
1986
B
1976
C
1952
D
1965
E
1960
Açıklama:
1952 yılında dahil olmuştur.
Soru 24
2012 itibariyle global hizmet ve mal ihracatının GSYH’ye oranı kaç olmuştur?
Seçenekler
A
%11
B
%15
C
%18
D
%25
E
%30
Açıklama:
IMF rakamlarına göre 1991 yılında yüzde 18 olan global hizmet ve mal ihracatının GSYH’ye oranı, ihracat hacminin 2012 itibariyle 18 trilyon dolara ulaşmasıyla yüzde 30’u aşmıştır
Soru 25
Aşağıdakilerden hangisi İngiltere'de monetarizmin ilk etkilerinden birisidir?
Seçenekler
A
Para miktarı arttı.
B
Fabrikalar hızla kapanmaya başladı.
C
Hükümetin piyasaya müdahalesi arttı.
D
Para politikaları gevşetildi.
E
Kriz hafifledi.
Açıklama:
İngiltere de Monetarizm’in ilk etkisi fabrikaların hızla kapanmaya başlaması, işsizliğin 3.000.000’a yaklaşması oldu.
Soru 26
Ulusal sağlık sigortası ile zorunlu yaşlılık sigortalarını kim keşfetmiştir?
Seçenekler
A
Otto von Bismarck
B
Friedman
C
Adam Smith
D
J. M. Keynes
E
François Mitterand
Açıklama:
Viyana Borsası’nın çöküşünü izleyen on yıl içinde Alman Şansölyesi Otto Von Bismark ulusal sağlık sigortası ile zorunlu yaşlılık sigortalarını keşfetti.
Soru 27
"18. yy'da İngiltere kendi üretemediği şarap karşılığında Portekiz’e yün satardı. Portekiz de kendi üretemediği yün karşılığında şarap satardı."
Bu durum hangi ticaret türüne bir örnektir?
Bu durum hangi ticaret türüne bir örnektir?
Seçenekler
A
Korumacı ticaret
B
Dolaylı ticaret
C
Doğrudan ticaret
D
Tamamlayıcı ticaret
E
Rekabetçi ticaret
Açıklama:
Adam Smith’in 18. yüzyıldaki ticareti tamamlayıcıydı. İngiltere kendi üretemediği şarap karşılığında Portekiz’e yün satardı. Portekiz de kendi üretemediği yün karşılığında şarap satardı.
Soru 28
Aşağıdaki hangi iki üke arasında mütekabiliyetin olması beklenebilir?
Seçenekler
A
Türkiye-Irak
B
Rusya - Ukrayna
C
ABD - Japonya
D
Güney Kore - Kuzey Kore
E
Hindistan - Pakistan
Açıklama:
Günümüzde mütekabiliyeti en etkili olarak AB; Japonya-Uzak Doğu, Kuzey Amerika gibi bölgelerde işlemektedir.
Soru 29
Kendi içerisindeki ticaret haricinde Avrupa’ya en çok mal gönderen diğer bölge aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Amerika
B
Kuzey Afrika
C
Asya
D
Avustralya
E
Güney Afrika
Açıklama:
Avrupa’ya en çok mal gönderen diğer bölgen Asya'dır. .
Soru 30
Afrikanın kendisi dışında en fazla ticaret yaptığı bölge aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Avrupa
B
Orta Doğu
C
Kuzey Amerika
D
Asya
E
Güney Amerika
Açıklama:
Grafiğe bakıldığında en fazla kendisi haricinde Orta Doğu'yla ticaret yaptığı anlaşılmaktadır.
Soru 31
“Soğuk Savaş Dönemi” sonrası yıllar 3 döneme ayırarak ele alındığında, aşağıdakilerden hangisi ikinci dönem olayları arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Batı’nın komünizm sonrası Doğu Avrupa’ya yayılışı
B
İslam Dünyasından Meydan Okuma ve Bush’un Yanıtı
C
Çok-Kutuplu Sistemin Gelişimi
D
Rusya’nın Yeniden Doğuşu
E
ABD Hegemonyasındaki Göreceli Düşüş
Açıklama:
Dünyadaki siyasi - ekonomik - sosyal değişimler ele alındığında “Soğuk Savaş Dönemi” sonrası yılları 3 döneme ayırarak ele almak mümkündür.
2. Dönem: 2001-2008 arası - ABD’nin Hegemonyasının Test Edildiği Yıllar
• İslam Dünyasından Meydan Okuma ve Bush’un Yanıtı
• Çok-Kutuplu Sistemin Gelişimi
• Rusya’nın Yeniden Doğuşu
• ABD Hegemonyasındaki Göreceli Düşüş
2. Dönem: 2001-2008 arası - ABD’nin Hegemonyasının Test Edildiği Yıllar
• İslam Dünyasından Meydan Okuma ve Bush’un Yanıtı
• Çok-Kutuplu Sistemin Gelişimi
• Rusya’nın Yeniden Doğuşu
• ABD Hegemonyasındaki Göreceli Düşüş
Soru 32
Batı Medeniyeti’nin bir ürünü olan NATO’nun asıl genişleme süreci hangi yıllar arasında gerçekleşmiştir?
Seçenekler
A
1970-1980
B
1980-1990
C
1990-2000
D
2000-2010
E
2010-Günümüz
Açıklama:
Büyük Avrupa haritasına bakıldığında Batı Medeniyeti’nin bir ürünü olan NATO’nun genişleme süreci izlenebilir. Asıl genişleme sürecinin, 1990’ların sonu ile 2000’lerin ortasına kadar geçen süreçte olduğu izlenmektedir.
Soru 33
I-Dış ticaret
II-Dış finansman
III-Beklentiler
IV-Sermaye
Yukarıdakilerden hangisi yada hangileri 2008 krizinin ülke ekonomilerini etkileme kanalları arasında yer alır?
II-Dış finansman
III-Beklentiler
IV-Sermaye
Yukarıdakilerden hangisi yada hangileri 2008 krizinin ülke ekonomilerini etkileme kanalları arasında yer alır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve IV
C
I,II,III
D
I,III,IV
E
I,II,III ve IV
Açıklama:
2008 yılının sonlarında açığa çıkan global krizin dünya ekonomileri üzerindeki etkisi son derece hızlı ve yıkıcı bir şekilde ortaya çıkmıştır. Bu dönemde ekonomilerin krizden etkilenme derece ve süreleri ülkeden ülkeye farklılık göstermiştir. Bu farklılık, ülkelerin finansal ve ekonomik yapılarından ve aynı zamanda kriz öncesi ve sırasında izledikleri ekonomi politikalarından kaynaklanmaktadır. Yaşanan bu son krizin ülke ekonomilerini temelde üç kanal ile etkilediği söylenebilir. Bunlar, dış ticaret, dış finansman ve beklentilerdir (TCMB, 2010, s. 1-2).
Soru 34
"Keynesçi görüşe göre ekonomi daralırken işsizlik ..........., ekonomi genişlerken işsizlik ............ Enflasyon ve işsizlik arasındaki ilişki birbirine ............ orantılıydı (Ünlü Phillips eğrisi)."
Yukarıdaki cümlede bırakılan boşlukları tamamlayacak uygun ifadeler aşağıdakilerden hangisidir?
Yukarıdaki cümlede bırakılan boşlukları tamamlayacak uygun ifadeler aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
artacak-azalacak-ters
B
artacak-azalacak-doğru
C
azalacak-artacak-ters
D
azalacak-artacak-doğru
E
azalacak-sabit kalacak-ters
Açıklama:
Keynesçi görüşe göre ekonomi daralırken işsizlik artacak, ekonomi genişlerken işsizlik azalacaktı. Enflasyon ve işsizlik arasındaki ilişki birbirine ters orantılıydı (Ünlü Phillips eğrisi).
Soru 35
Aşağıdakilerden hangisi Doğu Asya Tipi kalkınmanın unsurları arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Kaliteli bir bürokrasi oluşturmak
B
Sübvansiyonları kar marjı yüksek olduğu düşünülen sektörlere bağlamak
C
Bazı kredileri doğrudan tahsis etmek
D
Çok ve daha çok ihracat yapmak
E
Temel unsurlara yatırım yapmak.
Açıklama:
Doğu Asya Tipi kalkınmanın unsurları şöyle sıralanabilir;
• Kaliteli bir bürokrasi oluşturmak
• Sübvansiyonu performansa bağlamak
• Bazı kredileri doğrudan tahsis etmek
• Çok ve daha çok ihracat yapmak
• Çiftçileri mutlu etmek
• Temel unsurlara yatırım yapmak.
• Kaliteli bir bürokrasi oluşturmak
• Sübvansiyonu performansa bağlamak
• Bazı kredileri doğrudan tahsis etmek
• Çok ve daha çok ihracat yapmak
• Çiftçileri mutlu etmek
• Temel unsurlara yatırım yapmak.
Soru 36
"Bu model kültürel kökenleri itibariyle Adam Smith’e ve Sanayi Devrimi’ne uzanır. Azami bireysel girişimi, asgari devlet müdahalesini, serbest ticareti, serbest piyasa ve bireysel girişimci için yüksek kazancı olduğu kadar, yüksek riski de içerir. Ulusal ekonomik kalkınmayı, planlamayı veya sanayi stratejilerini rekabete aykırı, bireysel ve piyasa Özgürlüklerine karşı girişimler olarak değerlendirir."
Yukarıdaki cümlede temel özellikleri verilen kalkınma modeli aşağıdakilerden hangisidir?
Yukarıdaki cümlede temel özellikleri verilen kalkınma modeli aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Japon-Doğu Asya Modeli
B
Anglo-Amerikan Model
C
Alman- Avrupa (Ren Tipi Kapitalizm)
D
Çin Modeli
E
Japon Mucizesi
Açıklama:
Anglo-Amerikan Model; kültürel kökenleri itibariyle Adam Smith’e ve Sanayi Devrimi’ne uzanır. Azami bireysel girişimi, asgari devlet müdahalesini, serbest ticareti, serbest piyasa ve bireysel girişimci için yüksek kazancı olduğu kadar, yüksek riski de içerir. Ulusal ekonomik kalkınmayı, planlamayı veya sanayi stratejilerini rekabete aykırı, bireysel ve piyasa Özgürlüklerine karşı girişimler olarak değerlendirir.
Soru 37
İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana bütün gelişmiş ülkelerde hızlı bir düşüş yaşanan tarım nüfusu en hızlı düşüşü hangi iki ülkede yaşamıştır?
Seçenekler
A
İsviçre ve Hollanda
B
ABD ve İngiltere
C
İngiltere ve İspanya
D
Fransa ve Japonya
E
ABD ve İsveç
Açıklama:
Bütün gelişmiş ülkelerde tarım nüfusu İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana hızlı bir düşüş göstermiştir. Ama en hızlı düşüş, tarımın en çok desteklendiği ya da korunduğu iki ülkede, Fransa ve Japonya’da gerçekleşmiştir.
Soru 38
I-Japonya
II-Malezya
III-Endonezya
IV-Güney Kore
Yukarıdakilerden hangisi yada hangileri Dünya Bankası'nın Doğu Asya Mucizesi başlıklı raporunda incelediği ülkeler arasında yer almaktadır?
II-Malezya
III-Endonezya
IV-Güney Kore
Yukarıdakilerden hangisi yada hangileri Dünya Bankası'nın Doğu Asya Mucizesi başlıklı raporunda incelediği ülkeler arasında yer almaktadır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
I,II ve IV
D
I,II ve III
E
I,II,III ve IV
Açıklama:
Doğu Asya Mucizesi başlıklı raporunda Dünya Bankası, Doğu Asya’nın sekiz süper yıldızını; Japonya, Güney Kore, Hong Kong, Tayvan, Singapur, Malezya, Tayland ve Endonezya’yı incelemiştir.
Soru 39
Günümüz ekonomisinde sıcak para dolaşımını belirleyen en önemli faktör aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Tasarruf vergilerinin düşük tutulması
B
İvedilikle spekülatif kar elde etme beklentisi
C
Kollektif birimlerin çıkarlarının piyasa serbestliğini artırması
D
Daha çok getiri elde etme beklentisi
E
Hiçbir ulusal makam ve genellikle hiçbir ulusal politika tarafından kontrol edilemez olması
Açıklama:
Günümüzdeki para akışları, dünya ekonomisinde istikrar bozucu sonuçlar getirebilmektedir. İvedilikle spekülatif kar elde etme beklentisi, günümüz ekonomisinde sıcak para dolaşımını belirleyen en önemli motiftir.
Soru 40
Keynes’e göre ulusal devlet, mikro çevrenin ısı ve basıncını hangi faktörler aracılığıyla denetim altında tutabilirse bireyler ve firmalar önceden kestirilebilir tepkiler vermektedir?
Seçenekler
A
enflasyon ve faiz oranları
B
dış ticaret ve işsizlik
C
para, kredi ve faiz oranları
D
para ve enflasyon oranları
E
para ve dış ticaret
Açıklama:
Keynes’e göre ulusal devlet, mikro çevrenin ısı ve basıncını, para, kredi ve faiz oranları aracılığıyla denetim altında tutabilirse bireyler ve firmalar -yani mikroekonomi- önceden kestirilebilir tepkiler veriyordu.
Soru 41
Dünyadaki siyasi - ekonomik - sosyal değişimler ele alındığında “Soğuk Savaş Dönemi” sonrası yıllar 3 döneme ayrıldığında aşağıdakilerden hangisi "2. Dönem: 2001-2008 arası - ABD’nin Hegemonyasının Test Edildiği Yıllar" içinde yer alır?
Seçenekler
A
Global kapitalizmin zaferi
B
Rusya’nın geçiş dönemi krizi
C
Batı’nın komünizm sonrası Doğu Avrupa’ya yayılışı
D
Çok-Kutuplu sistemin gelişimi
E
Global Neoliberal rejimin oluşumu
Açıklama:
1. Dönem: 1991-2000 arası - Batının Zafer Yılları
• Global Kapitalizmin Zaferi
• Rusya’nın Geçiş Dönemi Krizi
• Tek-Kutuplu Dünya - ABD hegemonyasının zirvesi
• Batı’nın komünizm sonrası Doğu Avrupa’ya yayılışı
• Global Neoliberal Rejimin Oluşumu
2. Dönem: 2001-2008 arası - ABD’nin Hegemonyasının Test Edildiği Yıllar
• İslam Dünyasından Meydan Okuma ve Bush’un Yanıtı
• Çok-Kutuplu Sistemin Gelişimi
• Rusya’nın Yeniden Doğuşu
• ABD Hegemonyasındaki Göreceli Düşüş
• Global Kapitalizmin Zaferi
• Rusya’nın Geçiş Dönemi Krizi
• Tek-Kutuplu Dünya - ABD hegemonyasının zirvesi
• Batı’nın komünizm sonrası Doğu Avrupa’ya yayılışı
• Global Neoliberal Rejimin Oluşumu
2. Dönem: 2001-2008 arası - ABD’nin Hegemonyasının Test Edildiği Yıllar
• İslam Dünyasından Meydan Okuma ve Bush’un Yanıtı
• Çok-Kutuplu Sistemin Gelişimi
• Rusya’nın Yeniden Doğuşu
• ABD Hegemonyasındaki Göreceli Düşüş
Soru 42
IMF verilerine göre yükselen piyasalar ve gelişmekte olan ekonomilerde '2014 yılı' yıllık büyüme oranı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
4,2
B
4,6
C
5,0
D
3,8
E
3,4
Açıklama:
YÜKSELEN PİYASALAR VE GELİŞMEKTE OLAN EKONOMİLER'de 2014 yılı yıllık büyüme oranı 4,6'dır.
Soru 43
Keynesçi politikaların tam tersini savunan ve 1976’da Nobel Ödülü alan iktisatçı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Milton Friedman
B
Adam Smith
C
J. M. Keynes
D
Jimmy Carter
E
Kenichi Ohmae
Açıklama:
Milton Friedman Keynesçi politikaların tam tersini savunuyor. Friedman 1976’da Nobel Ödülü aldığında Monetarizm artık modaydı.
Soru 44
Aşağıdakilerden hangisi bir firmanın neden uluslararası bir yapıya büründüğüne dair temel nedenler arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Yerli piyasalardaki doygunluk
B
Arz tedarikçilerine yakın olarak kalite ve maliyet anlamında tercih edebilir olmak
C
Kendi ülkesindeki yabancı rekabetinden kaçınmak
D
Müşterilere daha yakın olmak
E
İhracat vergilerinden kaçınmak
Açıklama:
"İhracat" vergilerinden kaçınmak yerine "İthalat" vergilerden kaçınmak olmalıdır. Dolayısıyla E şıkkı doğru cevaptır.
Soru 45
1970’lerin ortalarında ihracatı geliştirmek ve iş yaratmak için doların yene karşı değerini 250’den 180’e düşüren kişi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Jimmy Carter
B
Adam Smith
C
Ronald Reagan
D
Margaret Thatcher
E
Milton Friedman
Açıklama:
1970’lerin ortalarında Jimmy Carter ihracatı geliştirmek ve iş yaratmak için doların yene karşı değerini 250’den 180’e düşürdü.
Soru 46
I. Kaliteli bir bürokrasi oluşturmak
II. Sübvansiyonu performansa bağlamak
III. Çok ve daha çok ithalat yapmak
IV. Çiftçileri mutlu etmek
Aşağıdakilerden hangileri Doğu Asya tipinin kalkınma unsurları arasında yer alır?
II. Sübvansiyonu performansa bağlamak
III. Çok ve daha çok ithalat yapmak
IV. Çiftçileri mutlu etmek
Aşağıdakilerden hangileri Doğu Asya tipinin kalkınma unsurları arasında yer alır?
Seçenekler
A
I, II ve III
B
I, II ve IV
C
II, III ve IV
D
I, III ve IV
E
I ve III
Açıklama:
DOĞU ASYA TİPİ KALKINMANIN UNSURLARI
• Kaliteli bir bürokrasi oluşturmak.
• Sübvansiyonu performansa bağlamak
• Bazı kredileri doğrudan tahsis etmek
• Çok ve daha çok "ihracat" yapmak
• Çiftçileri mutlu etmek
• Temel unsurlara yatırım yapmak
• Kaliteli bir bürokrasi oluşturmak.
• Sübvansiyonu performansa bağlamak
• Bazı kredileri doğrudan tahsis etmek
• Çok ve daha çok "ihracat" yapmak
• Çiftçileri mutlu etmek
• Temel unsurlara yatırım yapmak
Soru 47
Aşağıdakilerden hangisi Anglo-Amerikan Modeli ile ilgili doğru bir ifadedir?
Seçenekler
A
Bireysel girişim özgürlüğünün yanı sıra, serbest ve liberal bir piyasaya da sahiptir
B
Ulusal ve uzun vadeli gelişme stratejileri üzerinde şekillenen makroekonomik müdahaleleri içerir
C
İşçi sınıflarının dayanışmasıyla hastalık sigortasından, iş güvencesine ve işsizlerin korunmasına kadar uzanan, emeklilik haklarını ve sosyal konulan da kapsayan bir yapı oluşturuldu
D
Kültürel kökenleri itibariyle Adam Smith’e ve Sanayi Devrimi’ne uzanır
E
Bu modelin 1980’li yıllardaki temsilcileri “zenginlerin vergilerini düşürelim ki yoksulun durumu düzelsin” anlayışında olan Marks and Spencer'di
Açıklama:
Anglo-Amerikan Model
Bu model kültürel kökenleri itibariyle Adam Smith’e ve Sanayi Devrimi’ne uzanır. Azami bireysel girişimi, asgari devlet müdahalesini, serbest ticareti, serbest piyasa ve bireysel girişimci için yüksek kazancı olduğu kadar, yüksek riski de içerir. Ulusal ekonomik kalkınmayı, planlamayı veya sanayi stratejilerini rekabete aykırı, bireysel ve piyasa Özgürlüklerine karşı girişimler olarak değerlendirir. Bu modelin 1980’li yıllardaki temsilcileri “zenginlerin vergilerini düşürelim ki yoksulun durumu düzelsin” anlayışında olan
Reagan ve Thatcher’di.
Bu model kültürel kökenleri itibariyle Adam Smith’e ve Sanayi Devrimi’ne uzanır. Azami bireysel girişimi, asgari devlet müdahalesini, serbest ticareti, serbest piyasa ve bireysel girişimci için yüksek kazancı olduğu kadar, yüksek riski de içerir. Ulusal ekonomik kalkınmayı, planlamayı veya sanayi stratejilerini rekabete aykırı, bireysel ve piyasa Özgürlüklerine karşı girişimler olarak değerlendirir. Bu modelin 1980’li yıllardaki temsilcileri “zenginlerin vergilerini düşürelim ki yoksulun durumu düzelsin” anlayışında olan
Reagan ve Thatcher’di.
Soru 48
Aşağıdaki ülkelerden hangisinde Monetarizm’in ilk etkisi olarak fabrikaların hızla kapanmaya başlaması ve işsizliğin 3.000.000’a yaklaşması olmuştur?
Seçenekler
A
ABD
B
İngiltere
C
Fransa
D
Hollanda
E
Belçika
Açıklama:
İngiltere de Monetarizm’in ilk etkisi fabrikaların hızla kapanmaya başlaması, işsizliğin 3.000.000’a yaklaşması oldu.
Soru 49
Egemen politik inancın “bırakınız yapsınlar” olduğu liberal yüzyıl, kaç yılında Adam Smith’in “Milletlerin Zenginliği” adlı eseriyle başlamıştır?
Seçenekler
A
1873
B
1965
C
1776
D
1870
E
1929
Açıklama:
Egemen politik inancın “bırakınız yapsınlar” olduğu bu liberal yüzyıl, 1776 yılında Adam Smith’in “Milletlerin Zenginliği” adlı eseriyle başlamış
Soru 50
Avrupa’ya en çok mal gönderen 2. sıradaki bölge aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Afrika
B
Orta Doğu
C
Bağımsız Devletler Topluluğu
D
Kuzey Amerika
E
Asya
Açıklama:
Avrupa’nın yine kendi içinde %71 oranında ticaret yaptığı ele alındığında, Avrupa’ya en çok mal gönderen diğer bölgenin Asya olduğu da anlaşılmaktadır %9,3 ile 2.sıradadır.
Soru 51
Dünyadaki siyasi - ekonomik - sosyal değişimler ele alındığında “Soğuk Savaş Dönemi” sonrası yılları 3 döneme ayırarak ele almak mümkündür. Aşağıdakilerden hangisi bu dönemlerden biri değildir?
Seçenekler
A
• Global Kapitalizmin Zaferi
B
• Rusya’nın Yeniden Doğuşu
C
• Avrupa Birliği Bütünleşmesindeki Krizler
D
• Rusya’nın Batı’yla İlişkilerine Sıfırdan Başlaması
E
Hepsi
Açıklama:
Dünyadaki siyasi - ekonomik - sosyal değişimler ele alındığında “Soğuk Savaş Dönemi” sonrası yılları 3 döneme ayırarak ele almak mümkündür.
• 1. Dönem: 1991-2000 arası - Batının Zafer Yılları
• Global Kapitalizmin Zaferi
• Rusya’nın Geçiş Dönemi Krizi
• Tek-Kutuplu Dünya - ABD hegemonyasının zirvesi
• Batı’nın komünizm sonrası Doğu Avrupa’ya yayılışı
• Global Neoliberal Rejimin Oluşumu
• 2. Dönem: 2001-2008 arası - ABD’nin Hegemonyasının Test Edildiği Yıllar
• İslam Dünyasından Meydan Okuma ve Bush’un Yanıtı
• Çok-Kutuplu Sistemin Gelişimi
• Rusya’nın Yeniden Doğuşu
• ABD Hegemonyasındaki Göreceli Düşüş
• 3. Dönem: 2008- …
• Global Ekonomik Kriz
• Yavaş Yavaş Yayılan İflaslar ve Amerikan Politikalarında Oluşan Açmazlar
5. Ünite - Dünya Ekonomisindeki Yeni Gelişmeler ve Bunlara
• 1. Dönem: 1991-2000 arası - Batının Zafer Yılları
• Global Kapitalizmin Zaferi
• Rusya’nın Geçiş Dönemi Krizi
• Tek-Kutuplu Dünya - ABD hegemonyasının zirvesi
• Batı’nın komünizm sonrası Doğu Avrupa’ya yayılışı
• Global Neoliberal Rejimin Oluşumu
• 2. Dönem: 2001-2008 arası - ABD’nin Hegemonyasının Test Edildiği Yıllar
• İslam Dünyasından Meydan Okuma ve Bush’un Yanıtı
• Çok-Kutuplu Sistemin Gelişimi
• Rusya’nın Yeniden Doğuşu
• ABD Hegemonyasındaki Göreceli Düşüş
• 3. Dönem: 2008- …
• Global Ekonomik Kriz
• Yavaş Yavaş Yayılan İflaslar ve Amerikan Politikalarında Oluşan Açmazlar
5. Ünite - Dünya Ekonomisindeki Yeni Gelişmeler ve Bunlara
Soru 52
Aşağıdakilerden hangisi bir Firmanın Uluslararasılaşması İçin Temel Nedenlerinden biridir?
Seçenekler
A
Sürekli büyüme amacı
B
Yerli piyasalardaki doygunluk
C
Yeni bir teknolojik gelişmeye uzak kalmamak
D
İthalat vergilerinden kaçınma
E
Hepsi
Açıklama:
1. Sürekli büyüme amacı 6. Hükümetlerin müdahalesi ve sınırlamalarından kaçınmak
2. Yerli piyasalardaki doygunluk 7. Müşterilere daha yakın olmak (maliyet
avantajı)
3. Yeni bir teknolojik gelişmeye uzak kalmamak
8. İthalat vergilerinden kaçınmak
4. Arz tedarikçilerine yakın olarak kalite ve
maliyet anlamında tercih edebilir olmak
9. Kendi ülkesindeki yabancı rekabetinden kaçınmak
5. Arz, maliyet ve kalite anlamında emek
piyasasında avantajlar yakalamak
10. Diğer ülkelerde yer alarak pazar çeşitliliği ile
genel iş yapma risklerini azaltmak
2. Yerli piyasalardaki doygunluk 7. Müşterilere daha yakın olmak (maliyet
avantajı)
3. Yeni bir teknolojik gelişmeye uzak kalmamak
8. İthalat vergilerinden kaçınmak
4. Arz tedarikçilerine yakın olarak kalite ve
maliyet anlamında tercih edebilir olmak
9. Kendi ülkesindeki yabancı rekabetinden kaçınmak
5. Arz, maliyet ve kalite anlamında emek
piyasasında avantajlar yakalamak
10. Diğer ülkelerde yer alarak pazar çeşitliliği ile
genel iş yapma risklerini azaltmak
Soru 53
Dünyadaki siyasi - ekonomik - sosyal değişimler ele alındığında “Soğuk Savaş Dönemi” sonrası yılları 3 döneme ayrılmıştır. Aşağıdakilerden hangisi 1. döneme ait bir gelişmedir?
Seçenekler
A
Global Kapitalizmin Zaferi
B
Rusya’nın Geçiş Dönemi Krizi
C
Batı’nın komünizm sonrası Doğu Avrupa’ya yayılışı
D
Global Neoliberal Rejimin Oluşumu
E
Hepsi
Açıklama:
1. Dönem: 1991-2000 arası - Batının Zafer Yılları
• Global Kapitalizmin Zaferi
• Rusya’nın Geçiş Dönemi Krizi
• Tek-Kutuplu Dünya - ABD hegemonyasının zirvesi
• Batı’nın komünizm sonrası Doğu Avrupa’ya yayılışı
• Global Neoliberal Rejimin Oluşumu
• Global Kapitalizmin Zaferi
• Rusya’nın Geçiş Dönemi Krizi
• Tek-Kutuplu Dünya - ABD hegemonyasının zirvesi
• Batı’nın komünizm sonrası Doğu Avrupa’ya yayılışı
• Global Neoliberal Rejimin Oluşumu
Soru 54
Dünyadaki siyasi - ekonomik - sosyal değişimler ele alındığında “Soğuk Savaş Dönemi” sonrası yılları 3 döneme ayrılmıştır. Aşağıdakilerden hangisi 2. döneme ait bir gelişmedir?
Seçenekler
A
İslam Dünyasından Meydan Okuma ve Bush’un Yanıtı
B
Çok-Kutuplu Sistemin Gelişimi
C
Rusya’nın Yeniden Doğuşu
D
ABD Hegemonyasındaki Göreceli Düşüş
E
Hepsi
Açıklama:
2. Dönem: 2001-2008 arası - ABD’nin Hegemonyasının Test Edildiği Yıllar
• İslam Dünyasından Meydan Okuma ve Bush’un Yanıtı
• Çok-Kutuplu Sistemin Gelişimi
• Rusya’nın Yeniden Doğuşu
• ABD Hegemonyasındaki Göreceli Düşüş
• İslam Dünyasından Meydan Okuma ve Bush’un Yanıtı
• Çok-Kutuplu Sistemin Gelişimi
• Rusya’nın Yeniden Doğuşu
• ABD Hegemonyasındaki Göreceli Düşüş
Soru 55
Dünyadaki siyasi - ekonomik - sosyal değişimler ele alındığında “Soğuk Savaş Dönemi” sonrası yılları 3 döneme ayrılmıştır. Aşağıdakilerden hangisi 3. döneme ait bir gelişmedir?
Seçenekler
A
Global Ekonomik Kriz
B
Yavaş Yavaş Yayılan İflaslar ve Amerikan Politikalarında Oluşan Açmazlar
C
Avrupa Birliği Bütünleşmesindeki Krizler
D
Çin’in Global Güç Olarak Yükselişi
E
Hepsi
Açıklama:
3. Dönem: 2008- …
• Global Ekonomik Kriz
• Yavaş Yavaş Yayılan İflaslar ve Amerikan Politikalarında Oluşan Açmazlar
Avrupa Birliği Bütünleşmesindeki Krizler
• Çin’in Global Güç Olarak Yükselişi
• Rusya’nın Batı’yla İlişkilerine Sıfırdan Başlaması
• Global Ekonomik Kriz
• Yavaş Yavaş Yayılan İflaslar ve Amerikan Politikalarında Oluşan Açmazlar
Avrupa Birliği Bütünleşmesindeki Krizler
• Çin’in Global Güç Olarak Yükselişi
• Rusya’nın Batı’yla İlişkilerine Sıfırdan Başlaması
Soru 56
Aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Uluslararası ticaretin getirdiği dinamikler, global ekonominin gelişimi ve verimliliği üzerinde önemli etkiye sahiptir.
B
NATO, askerî ve savunma amaçlı bir birliktelik durumunu teşkil etse de aynı zamanda
“Batı”, “ Kapitalizm” ve “Serbest Piyasa” kültürlerinin diğerleri üzerindeki zaferinin bir
simgesi olarak da kabul edilebilir.
“Batı”, “ Kapitalizm” ve “Serbest Piyasa” kültürlerinin diğerleri üzerindeki zaferinin bir
simgesi olarak da kabul edilebilir.
C
1990’lı yılların ilk yarısında daha çarpıcı bir durum yaşanmış ve dünya
üretiminin hemen hemen durgun olduğu bir dönemde (%0,5), uluslararası mal ticareti
%5 artmıştır.
üretiminin hemen hemen durgun olduğu bir dönemde (%0,5), uluslararası mal ticareti
%5 artmıştır.
D
Mal ticaretinin dinamiği ulusal pazarın zayıflığı ile öyle
bir çelişki yaratmıştır ki, bu yeni olgu yeni bir terimle yani globalleşme ile belirlenmek
istenmiştir.
bir çelişki yaratmıştır ki, bu yeni olgu yeni bir terimle yani globalleşme ile belirlenmek
istenmiştir.
E
Hepsi
Açıklama:
Mal ticaretinin dinamiği ulusal pazarın zayıflığı ile öyle
bir çelişki yaratmıştır ki, bu yeni olgu yeni bir terimle yani globalleşme ile belirlenmek
istenmiştir.
bir çelişki yaratmıştır ki, bu yeni olgu yeni bir terimle yani globalleşme ile belirlenmek
istenmiştir.
Soru 57
Aşağıdakilerden hangisi ekonomi politakalarındaki gelişmelerden biridir?
Seçenekler
A
1930’lu yıllardan beri ileri sanayi ülkelerinde her önemli ekonomik krizde, bir dönem önce her türlü eleştiriye maruz bırakılarak terk edilen eski politikalara geri dönüldüğü tecrübe edilmiştir.
B
Eski pazarında her şeyden önce Adam Smith ve “Klasik İktisat Okulu” vardır
C
Eski pazarında Keynesçilik vardır
D
Hükümetler ekonomik büyümeyi zorladıkça hükümet harcamaları
ve gevşek para politikaları işsizliğe ve enflasyona yol açıyordu
ve gevşek para politikaları işsizliğe ve enflasyona yol açıyordu
E
Keynesçiliğin bel kemiği Phillips eğrisi kırılmıştı
Açıklama:
1930’lu yıllardan beri ileri sanayi ülkelerinde her önemli ekonomik krizde, bir dönem önce her türlü eleştiriye maruz bırakılarak terk edilen eski politikalara geri dönüldüğü tecrübe edilmiştir.
Soru 58
'........., piyasaların
dengesizliği durumunda bir
müdahale gereklidir. Piyasalarda
“Genel Denge” ancak devletin
ekonomiye müdahalesi ile söz
konusu olabilir.' Boş bırakılan yer için en uygun ifade aşağıdakilerden hangisidir?
dengesizliği durumunda bir
müdahale gereklidir. Piyasalarda
“Genel Denge” ancak devletin
ekonomiye müdahalesi ile söz
konusu olabilir.' Boş bırakılan yer için en uygun ifade aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Soğuk savaş
B
Siyaset
C
Keynesçi
D
Görünmez el
E
Monetarist
Açıklama:
Keynesçi görüşe göre, piyasaların
dengesizliği durumunda bir
müdahale gereklidir. Piyasalarda
“Genel Denge” ancak devletin
ekonomiye müdahalesi ile söz
konusu olabilir.
dengesizliği durumunda bir
müdahale gereklidir. Piyasalarda
“Genel Denge” ancak devletin
ekonomiye müdahalesi ile söz
konusu olabilir.
Soru 59
Aşağıdakilerden hangisi 'büyük monetarist' ile doğru bir bilgidir?
Seçenekler
A
Keynesçi görüşe göre, piyasaların
dengesizliği durumunda bir
müdahale gereklidir. Piyasalarda
“Genel Denge” ancak devletin
ekonomiye müdahalesi ile söz
konusu olabilir.
dengesizliği durumunda bir
müdahale gereklidir. Piyasalarda
“Genel Denge” ancak devletin
ekonomiye müdahalesi ile söz
konusu olabilir.
B
Sıkı para politikaları ve yüksek faiz uygulaması ile
fiyatlar geri çekilecek, hükümetin piyasaya müdahalesi azalacak, devlet işletmeleri satılacak ve “sihirli elin” işleyişinin önündeki engeller kalkacaktı
fiyatlar geri çekilecek, hükümetin piyasaya müdahalesi azalacak, devlet işletmeleri satılacak ve “sihirli elin” işleyişinin önündeki engeller kalkacaktı
C
Klasik ekonomi okulu güvenilirliğini kaybedince, bunun yerini J. M. Keynes’in görüşleri aldı.
D
Enflasyon ve işsizlik arasındaki ilişki
birbirine ters orantılıydı (Ünlü Phillips eğrisi).
birbirine ters orantılıydı (Ünlü Phillips eğrisi).
E
Hükümetler ekonomik büyümeyi zorladıkça hükümet harcamaları
ve gevşek para politikaları işsizliğe ve enflasyona yol açıyordu.
ve gevşek para politikaları işsizliğe ve enflasyona yol açıyordu.
Açıklama:
Bu modanın yarattığı hava ile İngiltere’de Margaret Thatcher ve Muhafazakâr Parti,
ABD’de Ronald Reagan ve Cumhuriyetçi Parti iktidar oldular ve 1980’lerin başında
“büyük monetarist” deney başladı. Sıkı para politikaları ve yüksek faiz uygulaması ile
fiyatlar geri çekilecek, hükümetin piyasaya müdahalesi azalacak, devlet işletmeleri satılacak ve “sihirli elin” işleyişinin önündeki engeller kalkacaktı. Bu görüşü destekleyen
rasyonel beklentiler teorisine uygun olarak da hükümet politikalarım bir kere belirledikten sonra ne pahasına olursa olsun bunları değiştirmeyeceğini açıklayacak, bu
konuda piyasayı da ikna edecekti.
ABD’de Ronald Reagan ve Cumhuriyetçi Parti iktidar oldular ve 1980’lerin başında
“büyük monetarist” deney başladı. Sıkı para politikaları ve yüksek faiz uygulaması ile
fiyatlar geri çekilecek, hükümetin piyasaya müdahalesi azalacak, devlet işletmeleri satılacak ve “sihirli elin” işleyişinin önündeki engeller kalkacaktı. Bu görüşü destekleyen
rasyonel beklentiler teorisine uygun olarak da hükümet politikalarım bir kere belirledikten sonra ne pahasına olursa olsun bunları değiştirmeyeceğini açıklayacak, bu
konuda piyasayı da ikna edecekti.
Soru 60
Aşağıdakilerden hangisi iktisat politikalarının çaresizliğinden biridir?
Seçenekler
A
2008 yılında başlayan en son Global Kriz, büyük devletlerin istikrar için politika araçlarından daha Monetarist olanlarını tercih ettiklerini gösterse de elde edilen etkiler anlamında nasıl etkisiz kalındığı da aşikârdır.
B
Para politikaları bağımsız Merkez Bankacılığı ile birlikte düşünülse bile, bu
politikaların etkinliğinin azaldığı en son yaşanan Global Kriz döneminde de
görülmüş ve görülmektedir.
politikaların etkinliğinin azaldığı en son yaşanan Global Kriz döneminde de
görülmüş ve görülmektedir.
C
Her şeye rağmen 2010’lu yıllara gelindiğinde devletlerin ekonomiye müdahale yeteneklerinin giderek sınırlandığı anlaşılmaktadır.
D
1980’lerde muzaffer olan serbest piyasa kapitalizmi ideolojisi acaba gününü doldurdu
mu, diye sorulduğunda henüz gelişmekte olan ülkelerde geçerli olduğu izlenmektedir.
mu, diye sorulduğunda henüz gelişmekte olan ülkelerde geçerli olduğu izlenmektedir.
E
Baskıdan dolayı sesini doğru dürüst çıkaramadığı yerlerde ise Monetarizm ve serbest piyasa yaşamaya devam etmektedir.
Açıklama:
Para politikaları bağımsız Merkez Bankacılığı ile birlikte düşünülse bile, bu
politikaların etkinliğinin azaldığı en son yaşanan Global Kriz döneminde de
görülmüş ve görülmektedir.
politikaların etkinliğinin azaldığı en son yaşanan Global Kriz döneminde de
görülmüş ve görülmektedir.
Soru 61
Doğu Asya kalkınma modelinde devlet hangi sektörde vergilendirme yapmamaktadır?
Seçenekler
A
Teknoloji
B
Otomotoiv
C
Tarım
D
Sanayi
E
Turizm
Açıklama:
Doğu Asya başarısının en az bilinen yönlerinden biri de çiftçilere verilen önemden geçer. Devlet, diğer gelişmekte olan ülkelerdekilerin aksine, tarımı vergilendirmez. Bu şekilde de hem tarımda verimlilik artışı yakalanır hem de emek yoğun özelliğe sahip tüketim malları piyasası gelişebilir.
Soru 62
Aşağıdakilerden hangisi Doğu Asya tipi kalkınma modelinin özelliklerinden biridir?
Seçenekler
A
Azami bireysel girişim
B
Asgari devlet müdahalesi
C
Serbest ticaret
D
İthalatta kısıtlamalar
E
Bireysel girişimci için yüksek kazancı içerir
Açıklama:
A, B, C ve E seçeneklerinde ifade edilen özellikler Anglo-Amerikan tipi kalkınma modeline aittir. Doğu Asya ülkelerinde ise mali ve parasal temkinlilik ve insana yapılan yatırım ile ithalata yönelik bazı kısıtlamalar bulunmaktadır.
Soru 63
Aşağıdakilerden hangisi Keynesçi ekonominin özelliklerinden değildir?
Seçenekler
A
Ekonomi daralırken işsizlik artar.
B
Enflasyon ve işsizlik arasıdaki ilişki ters orantılıdır.
C
Ekonomi genişlerken işsizlik azalır.
D
Hükümetler sadece piyasanın sağlıklı işlemesi için gerekli kurumsal ve parasal araçları sağlar.
E
Piyasaların genel dengesi devlet müdahalesiyle sağlanır.
Açıklama:
Keyneçsi ekonominin temelinde, klasik ekonominin aksine, piyasaların kendi kendine dengeye gelmeyeceği varsayımı vardı. “Genel dengeyi” hükümetler ekonomiye müdahale ederek gerçekleştireceklerdi. Örneğin, tüketimi ve yatırımları teşvik eden hükümet harcamaları, bunu yönlendiren sanayi ve büyüme politikaları işsizliği ortadan kaldırabilirdi. Keynesçi görüşe göre ekonomi daralırken işsizlik artacak, ekonomi genişlerken işsizlik azalacaktı. Enflasyon ve işsizlik arasındaki ilişki birbirine ters orantılıyd.
Soru 64
Monetarist ekonomi politikaları hangi yıllarda uygulanmaya başladı?
Seçenekler
A
1960’lar
B
1970’ler
C
1980’ler
D
1990’lar
E
2000’ler
Açıklama:
Keynesçi politikaların tam tersi Klasik İktisat görüşlerini savunan Milton Friedman, 1976’da Nobel Ödülü aldığında Monetarizm artık modaydı. Bu modanın yarattığı hava ile İngiltere’de Margaret Thatcher ve Muhafazakâr Parti, ABD’de Ronald Reagan ve Cumhuriyetçi Parti iktidar oldular ve 1980’lerin başında “büyük monetarist” deney başladı.
Soru 65
Aşağıdakilerden hangisi ulus ötesi ekonomiyi belirleyen dinamiklerdendir?
Seçenekler
A
Kitlesel üretim
B
Para akışı
C
Mal ve hizmet akışı
D
Geleneksel üretim
E
Keynesyen ekonomi
Açıklama:
1970’lerin ortalarında Nixon’un doları dalgalanmaya bırakması ve OPEC’in petrol fiyatlarını yükseltmesi nedeniyle dünya ekonomisi uluslararası olmaktan çıkıp ulus ötesi (uluslar aşırı) oldu. Ulus ötesi ekonomiyi belirleyen dinamik, mal ve hizmetlerden çok para akışıdır. Egemen ulus devletler dünya çapında sermaye piyasalarını etkilemek ya da denetim altında tutmak yerine, bu piyasalarda olayların etkilerine tepki vermek durumundadırlar. Artık geleneksel üretim faktörleri (toprak, emek ve hatta çok hareketli olduğu için para) belirli bir ulusa rekabet üstünlüğü güvencesi vermiyor.
Soru 66
Aşağıdakilerden hangisi ideal ekonomi politikasıdır?
Seçenekler
A
Kısa vadeli hesaplarla tüketici üzerinde yoğunlaşmak.
B
Rekabet ve verimlilik gücüne destek vermek.
C
Üretici çıkarlarını esas almak.
D
Tüketici yararı ile rekabet ve verimliliğin dengeli biçimde dikkate alınması.
E
Tüketici yararını rekabet ve verimlilik ile sınırlamamak.
Açıklama:
Globalleşen dünyada iktisat politikaları en az kısa vadeli hesaplarla tüketici üzerinde yoğunlaştığı kadar uzun vadeli verimlilik ve rekabet gücüne yoğunlaşmalıdır. İdeal ekonomi politikası ikisinden de en büyük yararı sağlayacak politika olur. Bekleyebileceğimiz en iyi politikalar ise ikisini denge içinde, birinin öbürünü sınırlamasını sağlayan politikalar olabilir.
Soru 67
Aşağıdakilerden hangisi dünya ekonomisinin yatırım anlayışını ifade eden uygulamalardan değildir?
Seçenekler
A
Ortak girişimler
B
Ortaklıklar
C
Bilgi anlaşmaları
D
Dışarıya iş verme
E
Bireysel girişim
Açıklama:
Dünya ekonomisinde ticaret ve yatırımın anlamı değişim geçirmiştir. Artık doğrudan yatırımlar (yurt dışında yeni bir işletme açmak ya da mevcut bir işletmeyi satın almak için yapılan yatırımlar) hızla nitelik değiştirmeye başlamıştır. 1980’lerin ortasından bu yana ABD’ye Avrupa, Japonya, Kanada ve Meksika tarafından yapılan doğrudan yatırımlar patlamalı bir artış gösterir. Ne var ki, olay hızla; ortak girişimler, ortaklıklar, bilgi anlaşmaları, dışarıya iş verme gibi “ittifaklara” dönüşmektedir.
Soru 68
I. Sağlık sektöründe yatırımları artırmak.
II. Doğru bir ekonomik iklim yaratmaya yoğunlaşmak.
III. Dünya ekonomisinde performans göstermeyi iç ekonominin önüne koymak.
IV. Tüketimi teşvik edilmek.
V. Kısa vadeli iç dalgalanmaları kontrol altına almak
VI. Eğitime büyük yatırımlar yapmak.
Yukarıdaki maddelerden hangisi Doğu Asya tipi ekonomi politikaları arasında yer almaktadır?
II. Doğru bir ekonomik iklim yaratmaya yoğunlaşmak.
III. Dünya ekonomisinde performans göstermeyi iç ekonominin önüne koymak.
IV. Tüketimi teşvik edilmek.
V. Kısa vadeli iç dalgalanmaları kontrol altına almak
VI. Eğitime büyük yatırımlar yapmak.
Yukarıdaki maddelerden hangisi Doğu Asya tipi ekonomi politikaları arasında yer almaktadır?
Seçenekler
A
III-IV-V
B
II-III-VI
C
I-V-VI
D
II-IV-V
E
III-V-VI
Açıklama:
Dünya Bankası, Doğu Asya’nın sekiz süper yıldızını; Japonya, Güney Kore, Hong Kong, Tayvan, Singapur, Malezya, Tayland ve Endonezya’yı incelemiştir. Doğu Asya’da ekonomik ilerleme anlamında başarılı olduğu kabul edilen sekiz ülke için iki ortak politika söz konusudur. Birincisi, hiçbiri yurt içi ekonomide kısa vadeli dalgalanmaları yönetmeye, “ekonomik havayı” kontrol etmeye çalışmaz. Sekiz ülkenin her biri bunun yerine doğru bir “ekonomik iklim” yaratmak üzerinde yoğunlaşmıştır. Enflasyonu düşük tutuyorlar. Eğitime büyük yatırımlar yapıyorlar. Tasarruf ve yatırımı ödüllendirerek ve tüketimi cezalandırarak tasarruf oranının yükselmesini destekliyorlar. İkinci ekonomi politikası ise dünya ekonomisinde performans göstermeyi iç ekonominin önüne koymalarıdır.
Soru 69
Aşağıdakilerden hangisi dünya ekonomisinin son kırk yılındaki korumacılığın işlevindeki değişimi ifade etmektedir?
Seçenekler
A
İstihdamı artırması
B
Verimliliği artırması
C
Sektörel düşüşü hızlandırması
D
Tarımda istihdamı artırması
E
Kartelleşmeyi önlemesi
Açıklama:
Dünya ekonomisinin son kırk yılında yaşananlar korumanın nadiren koruduğunu göstermiştir. Korumanın, birçok durumda, korumayı amaçladığı sektörün gerçekte düşüşünü hızlandırdığının sayısız kanıtı vardır. Korumacılığın kendini beğenmişliği, verimsizliği ve kartelleri beslediği, Adam Smith’ten önce de iyi biliniyordu. Ama karşı iddia, her zaman, bunun istihdamı koruduğu olmuştur. Son kırk yılın deneyimi ise korumacılığın bunu bile sağlayamadığını göstermiştir. En azından gelişmiş ülkelerin tarımında bunu yapamamaktadır.
Soru 70
Aşağıdaki ülkelerden hangisi 1980’li yıllarda “zenginlerin vergilerini düşürelim ki yoksulun durumu düzelsin” anlayışıyla Anglo-Amerikan modelini temsil etmektedir?
Seçenekler
A
Japonya
B
Tayvan
C
Fransa
D
Almanya
E
İngiltere
Açıklama:
Dünya ekonomisindeki yeni gelişme modellerinden Anglo-Amerikan modelin1980’li yıllardaki temsilcileri “zenginlerin vergilerini düşürelim ki yoksulun durumu düzelsin” anlayışında olan ABD Başkanı Ronald Reagan ve İngiltere Başbakanı Margaret Thatcher idi.
Soru 71
Globalleşme ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi/hangileri doğrudur?
1. 1983'te, Theodore Levitt globalleşmeyi, pazarların bütün dünyada birbirlerine yönelmesini tanımlamak için önermiştir.
2. 1990’lı yıllarda bu terimin kapsamı Kenichi Ohmae tarafından değer zincirinin tümünü kapsayacak biçimde geliştirilmiştir.
3. Global kapitalizmin zaferi 2001-2008 yılları arasında olmuştur.
1. 1983'te, Theodore Levitt globalleşmeyi, pazarların bütün dünyada birbirlerine yönelmesini tanımlamak için önermiştir.
2. 1990’lı yıllarda bu terimin kapsamı Kenichi Ohmae tarafından değer zincirinin tümünü kapsayacak biçimde geliştirilmiştir.
3. Global kapitalizmin zaferi 2001-2008 yılları arasında olmuştur.
Seçenekler
A
Yalnız 1
B
Yalnız 2
C
Yalnız 3
D
1 ve 3
E
1 ve 2
Açıklama:
1983'te, Theodore Levitt globalleşmeyi, pazarların bütün dünyada birbirlerine yönelmesini tanımlamak için önermiştir. 1990’lı yıllarda bu terimin kapsamı Kenichi Ohmae tarafından değer zincirinin tümünü kapsayacak biçimde geliştirilmiştir. Global kapitalizmin zaferi 1991-2000 yılları arasında olmuştur. Doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 72
Soğuk savaş dönemi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Seçenekler
A
Soğuk Savaş Dönemi'nin ikinci dönemi ABD hegemonyasının test edildiği dönemdir.
B
2. Dönem Rusya'nın geçiş dönemi krizi yaşadığı dönemdir.
C
Global neoliberal rejimin oluşumu 2. Dönem'e rastlamaktadır.
D
Global ekonomik kriz, 2001-2008 yılları arasında yaşanmıştır.
E
3. Dönem Rusya'nın yeniden doğuşu yaşanmıştır.
Açıklama:
Dünyadaki siyasi - ekonomik - sosyal değişimler ele alındığında “Soğuk Savaş Dönemi” sonrası yılları 3 döneme ayırarak ele almak mümkündür.
• 1. Dönem: 1991-2000 arası Rusya’nın geçiş dönemi krizi yaşanmıştır. Global neoliberal rejimin oluşumu bu dönemdedir.
• 2. Dönem: 2001-2008 arası - ABD’nin hegemonyasının test edildiği yıllardır. Rusya’nın yeniden doğuşu bu dönemde yaşanmıştır.
• 3. Dönem: 2008 yılından sonra global ekonomik krizin yaşandığı yıllardır. Doğru cevap A seçeneğidir.
• 1. Dönem: 1991-2000 arası Rusya’nın geçiş dönemi krizi yaşanmıştır. Global neoliberal rejimin oluşumu bu dönemdedir.
• 2. Dönem: 2001-2008 arası - ABD’nin hegemonyasının test edildiği yıllardır. Rusya’nın yeniden doğuşu bu dönemde yaşanmıştır.
• 3. Dönem: 2008 yılından sonra global ekonomik krizin yaşandığı yıllardır. Doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 73
1990 sonrası dönemde yaşanan ekonomik değişimlere ilişkin olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
1990'lı yılların ilk yarısında uluslararası mal ticareti azalmıştır.
B
Uluslararası ticaret global ekonomiyi daraltmıştır.
C
2007 sonlarında global kriz yaşanmıştır.
D
2000'li yıllarda dünya ekonomisinde küçülme gerçekleşmiştir.
E
2012'de ihracat hacmi 18 trilyona ulaşmıştır.
Açıklama:
1990’lı yılların ilk yarısında daha çarpıcı bir durum yaşanmış ve dünya üretiminin hemen hemen durgun olduğu bir dönemde (%0,5), uluslararası mal ticareti %5 artmıştır. Uluslararası ticaretin getirdiği dinamikler, global ekonominin gelişimi ve verimliliği üzerinde önemli etkiye sahiptir. 2008 yılının sonlarında açığa çıkan global krizin dünya ekonomileri üzerindeki etkisi son derece hızlı ve yıkıcı bir şekilde ortaya çıkmıştırIMF rakamlarına göre 1991 yılında yüzde 18 olan global hizmet ve mal ihracatının GSYH’ye oranı, ihracat hacminin 2012 itibariyle 18 trilyon dolara ulaşmasıyla yüzde 30’u aşmıştır. Doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 74
Adam Smith'in temsil ettiği “Klasik İktisat Okulu” hangi yıllara kadar hakim görüş olmuştur?
Seçenekler
A
1920
B
1930
C
1940
D
1950
E
1960
Açıklama:
1930’lara kadar hâkim olan Klasik İktisat Okulu’na göre, çok sayıdaki firmanın kar için rekabet etmeleri ve çok sayıda tüketicinin kendi ihtiyaçlarını gidermek için hareket etmeleri, zamanla arz ve talep arasında istikrarlı bir dengenin oluşmasını sağlar. Doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 75
Klasik ekonomi okulu güvenilirliğini kaybedince yerine hangi görüş hakim oldu?
Seçenekler
A
Keynesçilik
B
Monetarist Geri Dönüş
C
Reagan Modeli
D
Thatcher Modeli
E
Ren tipi kapitalizm
Açıklama:
Klasik ekonomi okulu güvenilirliğini kaybedince, bunun yerini J. M. Keynes’in görüşleri aldı. Doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 76
Monetarist Geri Dönüş ile ilgili aşağıdakilerden hangisi/hangileri doğrudur?
1. Milton Friedman tarafından savunulmuştur.
2. Keynesçi politikaları desteklemektedir.
3. Hükümet müdahalesine karşıdır.
1. Milton Friedman tarafından savunulmuştur.
2. Keynesçi politikaları desteklemektedir.
3. Hükümet müdahalesine karşıdır.
Seçenekler
A
Yalnız 1
B
Yalnız 2
C
1 ve 3
D
1 ve 2
E
2 ve 3
Açıklama:
Monetarist Geri Dönüş şeklinde ifade edilen düşünce, Milton Friedman tarafından savunulmuştur. Keynesçi politikalara tamamen karşıdır. Hükümet müdahalesinin piyasayı çarpıttığını, enflasyona yol açtığını savunmaktadır. Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 77
Monetarizm’in ilk etkisi fabrikaların hızla kapanmaya başlaması, işsizliğin 3.000.000’a yaklaşması oldu. Bu etki hangi ülkede yaşandı?
Seçenekler
A
Almanya
B
Fransa
C
ABD
D
İngiltere
E
Avusturya
Açıklama:
İngiltere de Monetarizm’in ilk etkisi fabrikaların hızla kapanmaya başlaması, işsizliğin 3.000.000’a yaklaşması oldu. Doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 78
Dünyada Viyana’dan sonra kamulaştırılan ikinci elektrik santrali nerede bulunmaktadır?
Seçenekler
A
Atina
B
Roma
C
Lincoln
D
Paris
E
Strasburg
Açıklama:
1880’lerde ABD’de iş hayatına karşı ilk belirgin hareket olan popülistler de ortaya çıktı. Popülistler, Nebraska Eyaleti’nin Lincoln şehrindeki yerel elektrik santralini başarıyla kamulaştırdılar. Bu, dünyada Viyana’dan sonra kamulaştırılan ikinci elektrik santralidir. Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 79
Aşağıdakilerden hangisi Doğu Asya Tipi Kalkınma'nın unsurlarından biri değildir?
Seçenekler
A
Kaliteli bir bürokrasi oluşturmak
B
Sübvansiyonu performansa bağlamak
C
Bazı kredileri doğrudan tahsis etmek
D
İhracatı azaltmak
E
Çiftçileri mutlu etmek
Açıklama:
Doğu Asya Tipi Kalkınma'nın unsurları şunlardır:
• Kaliteli bir bürokrasi oluşturmak.
• Sübvansiyonu performansa bağlamak
• Bazı kredileri doğrudan tahsis etmek
• Çok ve daha çok ihracat yapmak
• Çiftçileri mutlu etmek
• Temel unsurlara yatırım yapmak
Doğru cevap D seçeneğidir.
• Kaliteli bir bürokrasi oluşturmak.
• Sübvansiyonu performansa bağlamak
• Bazı kredileri doğrudan tahsis etmek
• Çok ve daha çok ihracat yapmak
• Çiftçileri mutlu etmek
• Temel unsurlara yatırım yapmak
Doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 80
Ren tipi kapitalizm ile ilgili aşağıdakilerden hangisi/hangileri doğrudur?
1. Kıta Avrupası’nda gelişmiştir.
2. Köklerini Alman sosyal demokrasisinden alır.
3. Serbest ve liberal piyasaya karşıdır.
4. Makroekonomik müdahaleleri içerir.
1. Kıta Avrupası’nda gelişmiştir.
2. Köklerini Alman sosyal demokrasisinden alır.
3. Serbest ve liberal piyasaya karşıdır.
4. Makroekonomik müdahaleleri içerir.
Seçenekler
A
1,2 ve 3
B
1,2 ve 4
C
1,2,3 ve 4
D
1 ve 4
E
2,3 ve 4
Açıklama:
Esas olarak Kıta Avrupası’nda gelişmiş olan kapitalizmin bu türünün en önemli özelliğini oluşturan sosyal piyasa felsefesi, köklerini Alman sosyal demokrasisinde ve savaş sonrası ekonominin yeniden inşa dönemindeki merkezî yönelimde bulur. Bu, Amerikan ve Japonya türleri arasındaki bir orta yoldur. Bireysel girişim özgürlüğünün yanı sıra, serbest ve liberal bir piyasaya da sahiptir. Ancak bu model ulusal ve uzun vadeli gelişme stratejileri üzerinde şekillenen makroekonomik müdahaleleri de içerir. Doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 81
Aşağıdakilerden hangisi uluslararası ekonominin önceki aşamalarına göre bir sıçrayışı ifade eden yeni bir oluşumu tanımlamaktadır?
Seçenekler
A
Globalleşme
B
Kapitalizm
C
Büyüme oranları
D
Serbest piyasa
E
Neoliberal
Açıklama:
Globalleşme uluslararası ekonominin önceki aşamalarına göre bir
sıçrayışı ifade eden yeni bir oluşumu tanımlamaktadır.
sıçrayışı ifade eden yeni bir oluşumu tanımlamaktadır.
Soru 82
“Soğuk Savaş Dönemi” sonrası yılları üç döneme ayırdığımızda birinci dönem hangi yıllar arasında olmuştur?
Seçenekler
A
1901-1920
B
1901-1930
C
1981- 1990
D
1991- 2000
E
2001- 2010
Açıklama:
Dünyadaki siyasi - ekonomik - sosyal değişimler ele alındığında “Soğuk Savaş Dönemi” sonrası yılları 3 döneme ayırarak ele almak mümkündür.
1. Dönem: 1991-2000 arası - Batının Zafer Yılları
1. Dönem: 1991-2000 arası - Batının Zafer Yılları
Soru 83
“Soğuk Savaş Dönemi” sonrası yılları üç döneme ayırdığımızda ikinci dönem hangi yıllar arasında olmuştur?
Seçenekler
A
1961- 1971
B
1971- 1981
C
1981- 1991
D
1991-2001
E
2001-2008
Açıklama:
Dünyadaki siyasi - ekonomik - sosyal değişimler ele alındığında “Soğuk Savaş Dönemi” sonrası yılları 3 döneme ayırarak ele almak mümkündür.
1. Dönem: 1991-2000 arası - Batının Zafer Yılları
2. Dönem: 2001-2008 arası - ABD’nin Hegemonyasının Test Edildiği Yıllar
3. Dönem: 2008- …
1. Dönem: 1991-2000 arası - Batının Zafer Yılları
2. Dönem: 2001-2008 arası - ABD’nin Hegemonyasının Test Edildiği Yıllar
3. Dönem: 2008- …
Soru 84
İngiltere de Monetarizm’in ilk etkisi ne olmuştur?
Seçenekler
A
Vergiler artmıştır.
B
Fabrikaların hızla kapanmaya başlaması olmuştur.
C
Özel sektör en parlak dönemini yaşamıştır.
D
Yeni fabrikalar açılmıştır.
E
Ekonomi canlanmıştır.
Açıklama:
İngiltere de Monetarizm’in ilk etkisi fabrikaların hızla kapanmaya başlaması, işsizliğin 3.000.000’a yaklaşması oldu.
Soru 85
Aşağıdakilerden hangisi “Soğuk Savaş Dönemi” sonrası ikinci dönem yaşanan değişimlerden biri değildir? biri değildir?
Seçenekler
A
Global Kapitalizmin Zaferi
B
İslam Dünyasından Meydan Okuma ve Bush’un Yanıtı
C
Çok-Kutuplu Sistemin Gelişimi
D
Rusya’nın Yeniden Doğuşu
E
ABD Hegemonyasındaki Göreceli Düşüş
Açıklama:
1. Dönem: 1991-2000 arası - Batının Zafer Yılları
• Global Kapitalizmin Zaferi
• Rusya’nın Geçiş Dönemi Krizi
• Tek-Kutuplu Dünya - ABD hegemonyasının zirvesi
• Batı’nın komünizm sonrası Doğu Avrupa’ya yayılışı
• Global Neoliberal Rejimin Oluşumu
2. Dönem: 2001-2008 arası - ABD’nin Hegemonyasının Test Edildiği Yıllar
• İslam Dünyasından Meydan Okuma ve Bush’un Yanıtı
• Çok-Kutuplu Sistemin Gelişimi
• Rusya’nın Yeniden Doğuşu
• ABD Hegemonyasındaki Göreceli Düşüş
3. Dönem: 2008- …
• Global Ekonomik Kriz
• Yavaş Yavaş Yayılan İflaslar ve Amerikan Politikalarında Oluşan Açmazlar
• Avrupa Birliği Bütünleşmesindeki Krizler
• Çin’in Global Güç Olarak Yükselişi
• Rusya’nın Batı’yla İlişkilerine Sıfırdan Başlaması
• Global Kapitalizmin Zaferi
• Rusya’nın Geçiş Dönemi Krizi
• Tek-Kutuplu Dünya - ABD hegemonyasının zirvesi
• Batı’nın komünizm sonrası Doğu Avrupa’ya yayılışı
• Global Neoliberal Rejimin Oluşumu
2. Dönem: 2001-2008 arası - ABD’nin Hegemonyasının Test Edildiği Yıllar
• İslam Dünyasından Meydan Okuma ve Bush’un Yanıtı
• Çok-Kutuplu Sistemin Gelişimi
• Rusya’nın Yeniden Doğuşu
• ABD Hegemonyasındaki Göreceli Düşüş
3. Dönem: 2008- …
• Global Ekonomik Kriz
• Yavaş Yavaş Yayılan İflaslar ve Amerikan Politikalarında Oluşan Açmazlar
• Avrupa Birliği Bütünleşmesindeki Krizler
• Çin’in Global Güç Olarak Yükselişi
• Rusya’nın Batı’yla İlişkilerine Sıfırdan Başlaması
Soru 86
Aşağıdakilerden hangisi bir firmanın uluslararasılaşması için temel nedenlerden biri değildir?
Seçenekler
A
İhracat vergilerinden kaçınmak
B
Hükümetlerin müdahalesi ve sınırlamalarından kaçınmak
C
Yeni bir teknolojik gelişmeye uzak kalmamak
D
Yerli piyasalardaki doygunluk
E
Sürekli büyüme amacı
Açıklama:
Bir Firmanın Uluslararasılaşması İçin Temel Nedenler
1-Sürekli büyüme amacı
2-Yerli piyasalardaki doygunluk
3-Yeni bir teknolojik gelişmeye uzak kalmamak
4-Arz tedarikçilerine yakın olarak kalite ve maliyet anlamında tercih edebilir olmak
5- Arz, maliyet ve kalite anlamında emek piyasasında avantajlar yakalamak
6- Hükümetlerin müdahalesi ve sınırlamalarından kaçınmak
7- Müşterilere daha yakın olmak (maliyet avantajı)
8- İthalat vergilerinden kaçınmak
9-Kendi ülkesindeki yabancı rekabetinden kaçınmak
10-Diğer ülkelerde yer alarak pazar çeşitliliği ile genel iş yapma risklerini azaltmak
1-Sürekli büyüme amacı
2-Yerli piyasalardaki doygunluk
3-Yeni bir teknolojik gelişmeye uzak kalmamak
4-Arz tedarikçilerine yakın olarak kalite ve maliyet anlamında tercih edebilir olmak
5- Arz, maliyet ve kalite anlamında emek piyasasında avantajlar yakalamak
6- Hükümetlerin müdahalesi ve sınırlamalarından kaçınmak
7- Müşterilere daha yakın olmak (maliyet avantajı)
8- İthalat vergilerinden kaçınmak
9-Kendi ülkesindeki yabancı rekabetinden kaçınmak
10-Diğer ülkelerde yer alarak pazar çeşitliliği ile genel iş yapma risklerini azaltmak
Soru 87
.........’lerin ortalarında Nixon’un doları dalgalanmaya bırakması ve OPEC’in petrol fiyatlarını yükseltmesi nedeniyle dünya ekonomisi uluslararası olmaktan çıkıp ulus ötesi (uluslar aşırı) oldu.
Yukarıdaki cümlede geçen boşluğu aşağıdaki seçeneklerden hangisi doğru tamamlar?
Yukarıdaki cümlede geçen boşluğu aşağıdaki seçeneklerden hangisi doğru tamamlar?
Seçenekler
A
1930
B
1940
C
1950
D
1960
E
1970
Açıklama:
1970’lerin ortalarında Nixon’un doları dalgalanmaya bırakması ve OPEC’in petrol fiyatlarını yükseltmesi nedeniyle dünya ekonomisi uluslararası olmaktan çıkıp ulus ötesi (uluslar aşırı) oldu.
Soru 88
Aşağıdakilerden hangisi 1970’lerin ortalarında ihracatı geliştirmek ve iş yaratmak için doların yene karşı değerini 250’den 180’e düşürdü?
Seçenekler
A
Margaret Thatcher
B
Ronald Reagan
C
Milton Friedman
D
Jimmy Carter
E
Adam Smith
Açıklama:
1970’lerin ortalarında Jimmy Carter ihracatı geliştirmek ve iş yaratmak için doların yene karşı değerini 250’den 180’e düşürdü.
Soru 89
Aşağıdakilerden hangisi 1976’da Nobel Ödülü almış ünlü iktisatçıdır?
Seçenekler
A
Theodore Levitt
B
Kenichi Ohmae
C
Milton Friedman
D
Adam Smith
E
David Ricardo
Açıklama:
Klasik İktisat görüşlerini savunan bir iktisatçı Milton Friedman dikkatleri üzerinde
toplamaya başladı ve Friedman 1976’da Nobel Ödülü aldı.
toplamaya başladı ve Friedman 1976’da Nobel Ödülü aldı.
Soru 90
1983 yılında, pazarların bütün dünyada birbirlerine yönelmesini tanımlamak için globalleşmeyi öneren kişi kimdir?
Seçenekler
A
Adam Smith
B
Milton Friedman
C
Theodore Levitt
D
Ronald Reagan
E
Lyndon Johnson
Açıklama:
1983 yılında, Theodore Levitt globalleşmeyi, pazarların bütün dünyada birbirlerine yönelmesini tanımlamak için öneriyor.
Soru 91
Aşağıdakilerden hangisi “Soğuk Savaş Dönemi” sonrası 1. dönemde (1991-2000 arası) yaşanan olaylardan biridir?
Seçenekler
A
Batı’nın komünizm sonrası Doğu Avrupa’ya yayılışı
B
İslam Dünyasından Meydan Okuma ve Bush’un Yanıtı
C
Rusya’nın Yeniden Doğuşu
D
Global Ekonomik Kriz
E
Çin’in Global Güç Olarak Yükselişi
Açıklama:
Dünyadaki siyasi - ekonomik - sosyal değişimler ele alındığında “Soğuk Savaş Dönemi” sonrası yılları 3 döneme ayırarak ele almak mümkündür.
1. Dönem: 1991-2000 arası - Batının Zafer Yılları
• Global Kapitalizmin Zaferi
• Rusya’nın Geçiş Dönemi Krizi
• Tek-Kutuplu Dünya - ABD hegemonyasının zirvesi
• Batı’nın komünizm sonrası Doğu Avrupa’ya yayılışı
• Global Neoliberal Rejimin Oluşumu
Doğru cevap A seçeneğidir.
1. Dönem: 1991-2000 arası - Batının Zafer Yılları
• Global Kapitalizmin Zaferi
• Rusya’nın Geçiş Dönemi Krizi
• Tek-Kutuplu Dünya - ABD hegemonyasının zirvesi
• Batı’nın komünizm sonrası Doğu Avrupa’ya yayılışı
• Global Neoliberal Rejimin Oluşumu
Doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 92
Aşağıdakilerden hangisi serbest piyasanın her şeyi halledeceği görüşünden vazgeçip, bir zamanlar ekonomik krizlerin kaynağı olarak mahkûm edilen devlet müdahaleciliğini yeniden keşfetmekte olan ülkelerden biri değildir?
Seçenekler
A
ABD
B
İngiltere
C
Japonya
D
Almanya
E
Rusya
Açıklama:
Şiddetli bir ekonomik bunalımın dünyanın belli başlı ekonomik merkezlerinde eş zamanlı olarak yaygınlaştığı ve derinleştiği şu günlerde de hükümetler yine ekonomi politikalarını değiştirmektedir. ABD’de, İngiltere’de Japonya’da hatta Rusya’da hükümetler, serbest piyasanın her şeyi halledeceği görüşünden vazgeçip, bir zamanlar ekonomik krizlerin kaynağı olarak mahkûm edilen devlet müdahaleciliğini yeniden keşfetmektedir. Doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 93
Keynesçi görüşe göre aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Piyasalar kendi kendine dengeye gelebilir
B
Devletin ekonomiye müdahalesi söz konusu değildir
C
Ekonomi daralırken işsizlik azalır, genişlerken işsizlik artar
D
Enflasyon ve işsizlik arasındaki ilişki doğru orantılıdır
E
Piyasaların dengesizliği durumunda bir müdahale gereklidir
Açıklama:
Eski pazarında bir de Keynesçilik vardır. Klasik ekonomi okulu güvenilirliğini kaybedince, bunun yerini J. M. Keynes’in görüşleri aldı. Bu görüşlerin temelinde, klasik ekonominin aksine, piyasaların kendi kendine dengeye gelmeyeceği varsayımı vardı. “Genel dengeyi” hükümetler ekonomiye müdahale ederek gerçekleştireceklerdi. Örneğin, tüketimi ve yatırımları teşvik eden hükümet harcamaları, bunu yönlendiren sanayi ve büyüme politikaları işsizliği ortadan kaldırabilirdi. Keynesçi görüşe göre ekonomi daralırken işsizlik artacak, ekonomi genişlerken işsizlik azalacaktı. Enflasyon ve işsizlik arasındaki ilişki birbirine ters orantılıydı. Doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 94
“Hükümetlerin işsizliği azaltmak ve büyümeyi arttırmak için yaptıkları müdahaleler, yüksek hükümet harcamaları, orta vadede tam aksi bir sonuca yol açar” görüşünü kim savunmaktadır?
Seçenekler
A
J. M. Keynes
B
Milton Friedman
C
Adam Smith
D
David Ricardo
E
Ronald Reagan
Açıklama:
Politikacıların kafaları karıştı. O zamana kadar pek bilinmeyen ve çoktan unutulmuş Klasik İktisat görüşlerini savunan bir iktisatçı Milton Friedman dikkatleri üzerinde toplamaya başladı. Milton Friedman Keynesçi politikaların tam tersini savunuyor, “Hükümetlerin işsizliği azaltmak ve büyümeyi arttırmak için yaptıkları müdahaleler, yüksek hükümet harcamaları, orta vadede tam aksi bir sonuca yol açar.” diyordu. Doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 95
Aşağıdakilerden hangisi bir firmanın uluslararası bir yapıya bürünmesine dair temel nedenlerinden değildir?
Seçenekler
A
Sürekli büyüme amacı
B
Yerli piyasalardaki doygunluk
C
Rekabetten kaçınmak
D
İthalat vergilerinden kaçınmak
E
Müşterilere daha yakın olmak
Açıklama:
Bir firmanın uluslararası bir yapıya bürünmesine dair temel nedenler şunlardır:
Şirketler yalnızca kendi ülkesindeki yabancı rekabetinden kaçınmak istemektedirler. Doğru cevap C seçeneğidir.
- Sürekli büyüme amacı
- Hükümetlerin müdahalesi ve sınırlamalarından
kaçınmak - Yerli piyasalardaki doygunluk
- Müşterilere daha yakın olmak (maliyet
avantajı) - Yeni bir teknolojik gelişmeye uzak kalmamak
- İthalat vergilerinden kaçınmak
- Arz tedarikçilerine yakın olarak kalite ve
maliyet anlamında tercih edebilir olmak - Kendi ülkesindeki yabancı rekabetinden kaçınmak
- Arz, maliyet ve kalite anlamında emek
piyasasında avantajlar yakalamak - Diğer ülkelerde yer alarak pazar çeşitliliği ile
genel iş yapma risklerini azaltmak
Şirketler yalnızca kendi ülkesindeki yabancı rekabetinden kaçınmak istemektedirler. Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 96
Aşağıdakilerden hangisi azami bireysel girişimi, asgari devlet müdahalesini, serbest ticareti, serbest piyasa ve bireysel girişimci için yüksek kazancı olduğu kadar, yüksek riski de içeren modeldir?
Seçenekler
A
Anglo-Amerikan Model
B
Alman-Avrupa
C
Ren Tipi Kapitalizm
D
Japon-Doğu Asya Modeli
E
Çin Modeli
Açıklama:
Ulusal ekonomik kalkınmayı, planlamayı veya sanayi stratejilerini rekabete aykırı, bireysel ve piyasa Özgürlüklerine karşı girişimler olarak değerlendirir. Bu modelin 1980’li yıllardaki temsilcileri “zenginlerin vergilerini düşürelim ki yoksulun durumu düzelsin” anlayışında olan Reagan ve Thatcher’di.
Bu model kültürel kökenleri itibariyle Adam Smith’e ve Sanayi Devrimi’ne uzanır. Azami bireysel girişimi, asgari devlet müdahalesini, serbest ticareti, serbest piyasa ve bireysel girişimci için yüksek kazancı olduğu kadar, yüksek riski de içerir. Doğru cevap A seçeneğidir.
Bu model kültürel kökenleri itibariyle Adam Smith’e ve Sanayi Devrimi’ne uzanır. Azami bireysel girişimi, asgari devlet müdahalesini, serbest ticareti, serbest piyasa ve bireysel girişimci için yüksek kazancı olduğu kadar, yüksek riski de içerir. Doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 97
Aşağıdakilerden hangisi Doğu Asya tipi kalkınmanın unsurlarından birisi değildir?
Seçenekler
A
Kaliteli bir bürokrasi oluşturmak.
B
Çok ve daha çok ihracat yapmak
C
Temel unsurlara yatırım yapmak
D
Sosyal piyasa felsefesi oluşturmak
E
Çiftçileri mutlu etmek
Açıklama:
DOĞU ASYA TİPİ KALKINMANIN UNSURLARI
• Kaliteli bir bürokrasi oluşturmak.
• Sübvansiyonu performansa bağlamak
• Bazı kredileri doğrudan tahsis etmek
• Çok ve daha çok ihracat yapmak
• Çiftçileri mutlu etmek
• Temel unsurlara yatırım yapmak
Sosyal felsefe piyasası oluşturma fikri Ren tipi kapitalizme özgüdür. Doğru cevap D seçeneğidir.
• Kaliteli bir bürokrasi oluşturmak.
• Sübvansiyonu performansa bağlamak
• Bazı kredileri doğrudan tahsis etmek
• Çok ve daha çok ihracat yapmak
• Çiftçileri mutlu etmek
• Temel unsurlara yatırım yapmak
Sosyal felsefe piyasası oluşturma fikri Ren tipi kapitalizme özgüdür. Doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 98
Dünyadaki siyasi-ekonomik-sosyal değişimler ele alındığında, aşağıdakilerden hangisi 2001-2008 arası dönemde gerçekleşmiştir?
Seçenekler
A
Çin’in Global Güç Olarak Yükselişi
B
Global Ekonomik Kriz
C
Rusya’nın Yeniden Doğuşu
D
Global Kapitalizmin Zaferi
E
Global Neoliberal Rejimin Oluşumu
Açıklama:
Dünyadaki siyasi-ekonomik-sosyal değişimler ele alındığında “Soğuk Savaş Dönemi”
sonrası yılları 3 döneme ayırarak ele almak mümkündür.
1. Dönem: 1991-2000 arası - Batının Zafer Yılları
• Global Kapitalizmin Zaferi
• Rusya’nın Geçiş Dönemi Krizi
• Tek-Kutuplu Dünya - ABD hegemonyasının zirvesi
• Batı’nın komünizm sonrası Doğu Avrupa’ya yayılışı
• Global Neoliberal Rejimin Oluşumu
2. Dönem: 2001-2008 arası - ABD’nin Hegemonyasının Test Edildiği Yıllar
• İslam Dünyasından Meydan Okuma ve Bush’un Yanıtı
• Çok-Kutuplu Sistemin Gelişimi
• Rusya’nın Yeniden Doğuşu
• ABD Hegemonyasındaki Göreceli Düşüş
3. Dönem: 2008- …
• Global Ekonomik Kriz
• Yavaş Yavaş Yayılan İflaslar ve Amerikan Politikalarında Oluşan Açmazlar
• Avrupa Birliği Bütünleşmesindeki Krizler
• Çin’in Global Güç Olarak Yükselişi
• Rusya’nın Batı’yla İlişkilerine Sıfırdan Başlaması
Doğru cevap C seçeneğidir.
sonrası yılları 3 döneme ayırarak ele almak mümkündür.
1. Dönem: 1991-2000 arası - Batının Zafer Yılları
• Global Kapitalizmin Zaferi
• Rusya’nın Geçiş Dönemi Krizi
• Tek-Kutuplu Dünya - ABD hegemonyasının zirvesi
• Batı’nın komünizm sonrası Doğu Avrupa’ya yayılışı
• Global Neoliberal Rejimin Oluşumu
2. Dönem: 2001-2008 arası - ABD’nin Hegemonyasının Test Edildiği Yıllar
• İslam Dünyasından Meydan Okuma ve Bush’un Yanıtı
• Çok-Kutuplu Sistemin Gelişimi
• Rusya’nın Yeniden Doğuşu
• ABD Hegemonyasındaki Göreceli Düşüş
3. Dönem: 2008- …
• Global Ekonomik Kriz
• Yavaş Yavaş Yayılan İflaslar ve Amerikan Politikalarında Oluşan Açmazlar
• Avrupa Birliği Bütünleşmesindeki Krizler
• Çin’in Global Güç Olarak Yükselişi
• Rusya’nın Batı’yla İlişkilerine Sıfırdan Başlaması
Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 99
Aşağıdaki ürünlerinden hangisi ABD'de az da olsa desteklenmektedir?
Seçenekler
A
Meyveler
B
Kırmızı et
C
Beyaz et
D
Arpa
E
Soya fasulyesi
Açıklama:
Bütün gelişmiş ülkeler tarımı yoğun bir şekilde korumaktadır. Ama ABD’de soya fasulyesi, meyveler, beyaz ve kırmızı et ya hiç desteklenmemekte ya da arpa, pamuk ve buğday gibi “geleneksel” tarım ürünlerine oranla çok az desteklenmektedir. Daha az desteklenen bu ürünlerin dünya pazarlarındaki durumu, yoğun rekabete rağmen, çok desteklenenlere oranla çok daha iyidir. Doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 100
Aşağıdakilerden hangisi Dünya Bankası’nın Doğu Asya Mucizesi başlıklı raporuna konu edilen ülkelerden birisi değildir?
Seçenekler
A
Tayvan
B
Çin
C
Malezya
D
Endonezya
E
Tayland
Açıklama:
Dünya Bankası, Doğu Asya’nın sekiz süper yıldızını; Japonya, Güney Kore, Hong Kong, Tayvan, Singapur, Malezya, Tayland ve Endonezya’yı incelemiştir. Doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 101
Dünyadaki siyasi, ekonomik ve sosyal değişimler dikkate alındığında aşağıdakilerden hangisi soğuk savaş sonrası 2008 yılından sonra 3. Dönemde görülen değişimlerden birisi değildir?
Seçenekler
A
Global ekonomik kriz
B
Avrupa Birliği bütünleşmesindeki krizler
C
Çin’in global güç olarak yükselişi
D
Tek kutuplu Dünya - ABD hegemonyasının zirvesi
E
Rusya’nın batıyla ilişkilerine sıfırdan başlaması
Açıklama:
Dünyadaki siyasi - ekonomik - sosyal değişimler ele alındığında “Soğuk Savaş̧ Dönemi” sonrası yılları 3 döneme ayırarak ele almak mümkündür. 2008 sonrası kabul edilen 3. Dönemdeki değişimler şunlardır:
- Global Ekonomik Kriz
- Yavaş Yavaş Yayılan İflaslar ve Amerikan Politikalarında Oluşan Açmazlar
- Avrupa Birliği Bütünleşmesindeki Krizler
- Çin’in Global Güç̧ Olarak Yükselişi
- Rusya’nın Batı’yla İlişkilerine Sıfırdan Başlaması
Soru 102
İktisat biliminin değişen Dünya ekonomik sorunlarına çözüm üretme çabasında 1929 Büyük Dünya Buhranına karşı geliştirdiği politika aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Klasik İktisat Okulu - Görünmez El
B
Keynesçilik ve Devlet Müdahalesi
C
Monetarizm - Para Politikası Yönetimi
D
Merkantilizm - Değerli Maden Standardı
E
Fizyokrat Görüş - Toprak Devrimi
Açıklama:
1929 depresyonu sırasında hızla artan işsizlik ve iflaslar karşısında serbest piyasa ekonomisini savunan Klasik İktisat görüşler iflas etti ve giderek reddedildi. Klasik ekonomi okulu güvenilirliğini kaybedince, bunun yerini J. M. Keynes’in görüşleri, Keynesçilik aldı. Bu görüşlerin temelinde, klasik ekonominin aksine, piyasaların kendi kendine dengeye gelmeyeceği varsayımı vardı. “Genel dengeyi” hükümetler ekonomiye müdahale ederek gerçekleştireceklerdi. Örneğin, tüketimi ve yatırımları teşvik eden hükümet harcamaları, bunu yönlendiren sanayi ve büyüme politikaları işsizliği ortadan kaldırabilirdi.
Soru 103
Dünya ekonomisinde meydana gelen önemli değişimlere ve istikrarsızlıklara karşı önerilen ekonomi politikaları içerisinde Monetarist görüş aşağıdaki hangi sorunlara karşı önerilmiştir?
Seçenekler
A
Enflasyon ve işsizlik
B
Dış ticaret açıkları
C
Tarımsal üretim düşüşü
D
Özel sektör krizi
E
Finansal sistem krizi
Açıklama:
İkinci Dünya Savaşı sonrasında hızla yayılan Klasik İktisadi görüşler, 1960’lı yılların sonunda aynı hızla bir duvara çarptı. Hükümetler ekonomik büyümeyi zorladıkça hükümet harcamaları ve gevşek para politikaları işsizliğe ve enflasyona yol açıyordu. Keynesçiliğin bel kemiği Phillips eğrisi kırılmıştı. Bu Keynesçi modele göre hiç beklenmedik bir şeydi. Milton Friedman Keynesçi politikaların tam tersini savunuyor, “Hükümetlerin işsizliği azaltmak ve büyümeyi arttırmak için yaptıkları müdahaleler, yüksek hükümet harcamaları, orta vadede tam aksi bir sonuca yol açar.” diyordu. Friedman’a göre “Ürettiğimizden fazla harcarsak kaçınılmaz olarak enflasyon artacaktı. “Hükûmet müdahalesi piyasayı çarpıtıyor, enflasyona yol açıyordu. Bu da piyasada istikrarsızlık yaratacak ve giderek işsizliğe yol açacaktı, işsizlikle değil, enflasyonla mücadeleye öncelik vermek gerekiyordu. Böylece işsizlik ve enflasyonla savaş için Monetarist politikalar uygulamaları yaygınlaşıyordu.
Soru 104
Egemen ulus devlet sürecinde ve devletin tam etkili olduğu tekli ekonomi modelinde geçerli olan Keynesçi ekonomi teorisinin gözden düşüşünde, devletin etkisini zayıflatan dört farklı ekonomiden söz edilebilmektedir. Aşağıdakilerden hangisi bunların içerisinde yer almaz?
Seçenekler
A
Ulus ekonomisi
B
Bölgeselleşen ekonomi
C
Dünya para, kredi ve yatırım akışı ekonomisi
D
Ulus ötesi teşebbüs ekonomisi
E
Mutlak üstün güç ekonomisi
Açıklama:
Keynesçilerin etkisi altındaki ekonomi teorisi, egemen devletin hala ekonomik hayata hâkim ve dolayısıyla ekonomi politikası için tek geçerli birim olduğunu varsaymaktadır. Ancak günümüzde dört ekonomiden söz etmek mümkündür. Bunların her biri matematikçilerin deyimi ile “kısmen bağımlı değişkendir”. Yani birbirlerine bağımlı ama birbirlerinin denetimi altında yer almazlar. İlk olarak Ulus ekonomisi vardır. Ancak güç̧ giderek bölgeye doğru kaymaktadır (bölgeselleşme). Yani NAFTA, APEC, AB, Japonya çevresindeki Uzak Doğu grubu gibi. Üçüncü olarak hemen hemen özerk olan dünya para, kredi ve yatırım akışı ekonomisi bulunur. Son olarak dünyayı tek bir pazar olarak gören ulus ötesi teşebbüs ekonomisi vardır. Keynes’in teorisi, kendi iç̧ dünyasını bir ölçüde denetim altında tutan ve uluslararası ekonomide kendi politikasının etkisini hesaplayabilen egemen ulus devlet birimi olduğu sürece geçerliydi. Bu birim artık yok.
Soru 105
Modern ekonomi biliminin 1870’li yıllarda ortaya çıkışından bu yana en önemli hedef ve ekonomi politikasının denektaşı olan kavram hangisidir?
Seçenekler
A
Yüksek kar
B
Denk bütçe
C
Tüketici yararı
D
Fiyat düşüşü
E
Ücret
Açıklama:
Modern ekonomi biliminin 1870’li yıllarda ortaya çıkışından bu yana, tüketiciden yana sağlanan yarar, özellikle de fiyatlarda gerçekleşen düşme ve bu düşmeyle birlikte satın alma gücünde meydana gelen artış̧ ve tüketici seçiminde olan genişleme yoluyla ortaya çıkan yarar, iktisatçılar için ekonomi politikasının denektaşı olmuştur. Tüketici yararından başka hiç̧ bir şeyin dikkate alınmaması ya da en azından tüketici yararına göre ikinci plana atılması yolundaki tartışma gerçekten de sağlam görüşlere dayanmaktadır. Ekonomi biliminin tek hedef saydığı tüketici üzerine toplanan dikkatin, iş imkânları ya da üretimden söz edilerek bulandırılması, fiyat tespitini, tekelciliği ve verim düşüklüğünü̈ körükler. Böyle bir şey çok geçmeden, iş imkânlarını korumak yerine, onları tehlikeye sokar. Ekonomik rasyonellik ile tüketici çıkarını özdeşleştiren bu görüş, yatırım, üretim kapasitesi ve zenginliği yaratan şeyin esas itibariyle tüketici alışverişi olduğunu iddia eden Keynesçi ve Post- Keynesçi kuramla iyice pekişmiştir.
Soru 106
Tamamlayıcı ticaret kendine ortak ararken rekabetçi ticaret müşteri arardı. Günümüzdeki düşmanca ticaretin ise amacı nedir?
Seçenekler
A
Tüm sanayilere hâkim olmak
B
Ticaret açıklarını kapatmak
C
Zayıf ülkelerin ticaretini engellemek
D
Para piyasalarını ele geçirmek
E
Bölgesel birleşmeleri engellemek
Açıklama:
Tamamlayıcı ticaret kendine bir ortak arardı. Rekabetçi ticaret ise müşteri arıyordu. Düşmanca ticaret ise tüm sanayilere hâkim olmayı amaçlıyor. Rekabetçi ticaret savaş̧ verirdi. Oysa düşmanca ticaret savaşı, düşmanın ordusu ve savaşma gücünü̈ toptan yok ederek kazanma peşindedir.
Soru 107
Günümüzdeki ulus aşırı para akışlarının itici gücü aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Daha çok getiri elde etme beklentisi
B
Doğrudan yatırımlara kaynak oluşturma hedefi
C
Mal ticaretini finanse etme amacı
D
İvedi spekülatif karlar sağlama beklentisi
E
Uzun vadeli yüksek getirili tahvillere yatırım
Açıklama:
Günümüzün para akışlarının itici gücü genelde daha çok getiri elde etme beklentisi değil, ivedi spekülatif karlar sağlama beklentisi olmaktadır. Söz konusu olan artık patolojik bir olgudur ve bu nedenle de ne sabit döviz kuru uygulamaları ne de esnek döviz kuru uygulamaları, gerçekte bir işe yaramaktadır. Günümüzdeki para akışları, dünya ekonomisinde istikrar bozucu sonuçlar getirebilmektedir. İvedilikle spekülatif kar elde etme beklentisi, günümüz ekonomisinde sıcak para dolaşımını belirleyen en önemli motiftir.
Soru 108
Ülkeler arasında geleneksel doğrudan yatırımlar artmaya devam etmekte ancak ittifaklar biçiminde gerçekleşmektedir. Bu ittifaklar ile kastedilen aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Temelini sermayenin oluşturması
B
Karların paylaşımı
C
Şirketler arasında bilgilerin birbirini tamamlaması
D
Sermaye yetersizliği
E
Ülkeler arası iş bölümü
Açıklama:
Geleneksel doğrudan yatırımlar artmaya devam etmektedir. Ne var ki, olay hızla; ortak girişimler, ortaklıklar, bilgi anlaşmaları, dışarıya iş verme gibi “ittifaklara” dönüşmektedir. İttifaklarda ise yatırımlar, söz konusu olsalar bile, ikincil önem taşır. Bu ittifakların bazılarında önemli ölçüde sermaye yatırımları söz konusudur. Amerikan tasarımı ürünleri Japon pazarında satmak üzere Japonya’da üretim yapmak amacıyla, 1960’lar ve 70’lerde Japon ve Amerikan firmalarının oluşturduğu ortak girişimler buna bir örnektir. Ama bu örneklerde bile ittifakın temeli sermaye değil, bilgilerin birbirini tamamlamasıydı; Amerikalıların teknik ve imalat bilgileri ile Japonların pazarlama bilgileri ve yönetimi birbirlerini tamamlıyordu.
Soru 109
Uluslararası ilişkilerin ve çelişkilerin şekillenmesi tartışılırken bir model olarak kullanılan Kuzey-Güney gelişme modeli hangi çelişkiyi vurgulamaktadır?
Seçenekler
A
Makineleşme ve işsizlik
B
Avrupa ve Amerika
C
Amerika ve Japonya
D
Zengin ile yoksul, gelişmiş ile az gelişmiş
E
Batı ve doğu bloğu
Açıklama:
Uluslararası ilişkilerin ve çelişkilerin şekillenmesi tartışılırken çeşitli gelişme modelleri üzerinde durulmaktadır. Birincisi, dünya üzerindeki eşitsiz gelişmeden kaynaklanan ve zengin ile yoksul, gelişmiş̧ ile az gelişmiş̧ arasındaki farklılık ekseninde şekillenen Kuzey - Güney çelişkisi ve çatışması modelidir.
Soru 110
Sosyal piyasa felsefesini öne çıkaran, hastalık sigortasından, iş güvencesine ve işsizlerin korunmasına uzanan, emeklilik haklarını ve sosyal konuları da kapsayan bir yapının oluşturulduğu kapitalizm genişleme modeli aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Kuzey - Güney Modeli
B
Japon - Doğu Asya Modeli
C
Anglo - Amerikan Model
D
Alman - Avrupa (Ren Tipi Kapitalizm)
E
Kuzey Amerika - Asya Pasifik Modeli
Açıklama:
Esas olarak Kıta Avrupası’nda gelişmiş̧ olan kapitalizmin bu türünün en önemli özelliğini oluşturan sosyal piyasa felsefesi, köklerini Alman sosyal demokrasisinde ve savaş̧ sonrası ekonominin yeniden inşa dönemindeki merkezî yönelimde bulur.
Kapitalizmin bu türü Avrupa’da çoğunluk tarafından benimsenen ve piyasa mekanizmalarını zayıflatmayan bir politik çerçevede uygulandı. Özellikle işçi sınıflarının dayanışmasıyla hastalık sigortasından, iş güvencesine ve işsizlerin korunmasına kadar uzanan, emeklilik haklarını ve sosyal konulan da kapsayan bir yapı oluşturuldu.
Kapitalizmin bu türü Avrupa’da çoğunluk tarafından benimsenen ve piyasa mekanizmalarını zayıflatmayan bir politik çerçevede uygulandı. Özellikle işçi sınıflarının dayanışmasıyla hastalık sigortasından, iş güvencesine ve işsizlerin korunmasına kadar uzanan, emeklilik haklarını ve sosyal konulan da kapsayan bir yapı oluşturuldu.
Soru 111
1990’lı yıllarda Kenichi Ohmae tarafından geliştirildiği biçimiyle globalleşmenin kapsamında yaratılan değer zinciri sürecinin son aşaması aşağıdakilerden hangisi ile ifade edilir?
Seçenekler
A
Ulusal bazda ihracat
B
Uluslararası ticaret
C
İhracat yapılan ülkede üretim
D
ARGE faaliyetlerinin yönetimi
E
Dış ülkede satış servisleri oluşturulması
Açıklama:
Giriş
1990’lı yıllarda globalleşme teriminin kapsamı Kenichi Ohmae tarafından değer zincirinin tümünü kapsayacak biçimde geliştirildi (ARGE, Mühendislik, Üretim, Pazarlama, Hizmet ve Finans). Bu tanıma göre, bir firma başlangıçta ulusal bazda ihracat yapar, sonra dışarıda satış servisleri oluşturur. Daha sonra ihracat yaptığı ülkede üretime geçer ve en sonunda değer zincirinin tamamının yönetimini o ülkedeki şubesine devreder. Bu sürecin yöneldiği son aşama; global entegrasyon, yani aynı gruba ait firmalar ARGE faaliyetlerini kendileri yönetip, yatırımlarını finanse ettiklerinde ve kendi personelini dünya çapında istihdam ettikleri zaman global entegrasyon tamamlanmaktadır.
1990’lı yıllarda globalleşme teriminin kapsamı Kenichi Ohmae tarafından değer zincirinin tümünü kapsayacak biçimde geliştirildi (ARGE, Mühendislik, Üretim, Pazarlama, Hizmet ve Finans). Bu tanıma göre, bir firma başlangıçta ulusal bazda ihracat yapar, sonra dışarıda satış servisleri oluşturur. Daha sonra ihracat yaptığı ülkede üretime geçer ve en sonunda değer zincirinin tamamının yönetimini o ülkedeki şubesine devreder. Bu sürecin yöneldiği son aşama; global entegrasyon, yani aynı gruba ait firmalar ARGE faaliyetlerini kendileri yönetip, yatırımlarını finanse ettiklerinde ve kendi personelini dünya çapında istihdam ettikleri zaman global entegrasyon tamamlanmaktadır.
Soru 112
Dünyadaki siyasi, ekonomik ve sosyal değişimler dikkate alındığında global kapitalizmin zaferi, tek kutuplu dünya, batının doğu Avrupa’ya yayılışı ve global neoliberal rejimin oluşumu ile karakterize edilebilecek dönem aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
1945-1990 arası soğuk savaş dönemi
B
1991-2000 arası Batının zafer yılları
C
2001-2008 arası ABD hegemonyasının testi
D
2008-2014 arası uzak doğunun yükselişi
E
2014 sonrası finansal piyasaların üstünlüğü
Açıklama:
Dünya Ekonomisindeki Olağanüstü Değişimler
Dünyadaki siyasi - ekonomik - sosyal değişimler ele alındığında “Soğuk Savaş̧ Dönemi” sonrası yılları 3 döneme ayırarak ele almak mümkündür: 1. Dönem: 1991-2000 arası-Batının Zafer Yılları; 2. Dönem: 2001-2008 arası-ABD’nin Hegemonyasının Test Edildiği Yıllar; 3. Dönem: 2008 sonrası dönem. 1. Dönem: 1991-2000 arası-Batının Zafer Yılları, Global Kapitalizmin Zaferi, Rusya’nın Geçiş̧ Dönemi Krizi, Tek-Kutuplu Dünya-ABD hegemonyasının zirvesi, Batı’nın komünizm sonrası Doğu Avrupa’ya yayılışı ve Global Neoliberal Rejimin Oluşumu ile karakterize edilir.
Dünyadaki siyasi - ekonomik - sosyal değişimler ele alındığında “Soğuk Savaş̧ Dönemi” sonrası yılları 3 döneme ayırarak ele almak mümkündür: 1. Dönem: 1991-2000 arası-Batının Zafer Yılları; 2. Dönem: 2001-2008 arası-ABD’nin Hegemonyasının Test Edildiği Yıllar; 3. Dönem: 2008 sonrası dönem. 1. Dönem: 1991-2000 arası-Batının Zafer Yılları, Global Kapitalizmin Zaferi, Rusya’nın Geçiş̧ Dönemi Krizi, Tek-Kutuplu Dünya-ABD hegemonyasının zirvesi, Batı’nın komünizm sonrası Doğu Avrupa’ya yayılışı ve Global Neoliberal Rejimin Oluşumu ile karakterize edilir.
Soru 113
1929 büyük depresyonuna kadar ekonomide hâkim görüş olan Klasik iktisadın öngördüğü görünmez el piyasaları dengeye ulaştıramayınca ortaya çıkan ve devlet müdahalesini öngören görüş aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Keynesçi görüş
B
Monetarist görüş
C
Neoklasik görüş
D
Neoliberal görüş
E
Merkantilist görüş
Açıklama:
Adam Smith ve Görünmez El
Klasik ekonomi okulu güvenilirliğini kaybedince, bunun yerini J. M. Keynes’in görüşleri aldı. Bu görüşlerin temelinde, klasik ekonominin aksine, piyasaların kendi kendine dengeye gelmeyeceği varsayımı vardı. “Genel dengeyi” hükümetler ekonomiye müdahale ederek gerçekleştireceklerdi. Örneğin, tüketimi ve yatırımları teşvik eden hükümet harcamaları, bunu yönlendiren sanayi ve büyüme politikaları işsizliği ortadan kaldırabilirdi. Keynesçi görüşe göre ekonomi daralırken işsizlik artacak, ekonomi genişlerken işsizlik azalacaktı. Enflasyon ve işsizlik arasındaki ilişki birbirine ters orantılıydı (Ünlü Phillips eğrisi).
Klasik ekonomi okulu güvenilirliğini kaybedince, bunun yerini J. M. Keynes’in görüşleri aldı. Bu görüşlerin temelinde, klasik ekonominin aksine, piyasaların kendi kendine dengeye gelmeyeceği varsayımı vardı. “Genel dengeyi” hükümetler ekonomiye müdahale ederek gerçekleştireceklerdi. Örneğin, tüketimi ve yatırımları teşvik eden hükümet harcamaları, bunu yönlendiren sanayi ve büyüme politikaları işsizliği ortadan kaldırabilirdi. Keynesçi görüşe göre ekonomi daralırken işsizlik artacak, ekonomi genişlerken işsizlik azalacaktı. Enflasyon ve işsizlik arasındaki ilişki birbirine ters orantılıydı (Ünlü Phillips eğrisi).
Soru 114
Aşağıdakilerden hangisi 100 yılı aşkın süredir dönemsel olarak baskın biçimde uygulanan klasik, Keynesçi ve monetarist iktisat politikalarının günümüzde etkisiz kalma nedenlerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Küreselleşmenin ulaştığı derinliğin maliye politikaları uygulamalarını etkisizleştirmesi
B
Para politikalarının etkinliğinin azalması
C
Teknolojik gelişmelerin ülkelerin kendi ekonomilerini düzenlemeyi engellemesi
D
Sosyoekonomik yakınlaşmanın ekonomileri düzenleme ve millileştirme çabalarını sonuçsuz bırakması
E
Devletlerin ekonomiye çok büyük ölçekli müdahaleleri
Açıklama:
Monetarist Geri Dönüş
Ekonomik küreselleşmenin bugünkü düzeyi devletlerin iktisat politikalarını kullanmasını güçleştirmektedir. Bu durumda devletlerin piyasaları kontrol yeteneklerinde zayıflama izlenmektedir. Örneğin küreselleşmenin 2015’lerde ulaştığı derinlik, hükümetlerin maliye politikalarını eskisi kadar etkin kullanmalarına engel olmaktadır. Para politikaları bağımsız Merkez Bankacılığı ile birlikte düşünülse bile, bu politikaların etkinliğinin azaldığı en son yaşanan Global Kriz döneminde de görülmüş ve görülmektedir. Dünyada artan teknolojik ilerleme ve sosyoekonomik yakınlaşma, ülkelerin kendi ekonomilerini düzenleme ve millileştirme çabalarını engellemekte ya da bu çabaları sonuçsuz bırakmaktadır.
Ekonomik küreselleşmenin bugünkü düzeyi devletlerin iktisat politikalarını kullanmasını güçleştirmektedir. Bu durumda devletlerin piyasaları kontrol yeteneklerinde zayıflama izlenmektedir. Örneğin küreselleşmenin 2015’lerde ulaştığı derinlik, hükümetlerin maliye politikalarını eskisi kadar etkin kullanmalarına engel olmaktadır. Para politikaları bağımsız Merkez Bankacılığı ile birlikte düşünülse bile, bu politikaların etkinliğinin azaldığı en son yaşanan Global Kriz döneminde de görülmüş ve görülmektedir. Dünyada artan teknolojik ilerleme ve sosyoekonomik yakınlaşma, ülkelerin kendi ekonomilerini düzenleme ve millileştirme çabalarını engellemekte ya da bu çabaları sonuçsuz bırakmaktadır.
Soru 115
Keynes, Post-Keynes ve Neoklasiklerin bugün ihtiyaç duyduğumuz ekonomi modelini açıklayamamalarının nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Ekonomiyi bir iki değişmezin harekete geçirdiği bir modele oturtmaları
B
Uluslararası ticaretin rolünü küçümsemeleri
C
Para politikalarına yer vermemeleri
D
Bireylerin faydacı bakışlarını dikkate almamaları
E
Kar maksimizasyonunu öne çıkarmaları
Açıklama:
Ekonomi Teorisindeki Gelişmeler
Keynes, Post-Keynesçiler ve Neoklasiklerin hepsi de ekonomiyi, bütün makineyi bir iki değişmezin harekete geçirdiği bir modele oturttular. Bugün ihtiyaç duyduğumuz model ise ekonomiyi “ekoloji”, “çevre”, “konfigürasyon” olarak ve etkileşim içindeki çeşitli alanlardan meydana gelen bir şey olarak görmek durumundadır: Birey ve firmaların, özellikle de uluslar aşırı nitelikte olanların yarattığı “mikro-ekonomi”, “ulusal devletlerin makroekonomi” si ve bir dünya ekonomisi. Önceki ekonomi kuramlarının hepsi, bu tür tek bir ekonominin tam bir denetim sağladığını varsaydılar; öbürlerinin hepsi buna bağımlıdırlar ve işlevseldirler. Neoklasiklerin marjinal fayda dünyasında birey ve firmalar, devletin makroekonomisini kontrol altında tutar. Keynesçi ve post-Keynesçi dünyalarda, daha önce belirtildiği gibi devlet para ve kredisi birey ve firmaların mikro ekonomisini kontrol altında tutar. Oysa bugünkü ekonomik gerçeklik, bu üç ekonominin oluşturduğu bir gerçekliktir.
Keynes, Post-Keynesçiler ve Neoklasiklerin hepsi de ekonomiyi, bütün makineyi bir iki değişmezin harekete geçirdiği bir modele oturttular. Bugün ihtiyaç duyduğumuz model ise ekonomiyi “ekoloji”, “çevre”, “konfigürasyon” olarak ve etkileşim içindeki çeşitli alanlardan meydana gelen bir şey olarak görmek durumundadır: Birey ve firmaların, özellikle de uluslar aşırı nitelikte olanların yarattığı “mikro-ekonomi”, “ulusal devletlerin makroekonomi” si ve bir dünya ekonomisi. Önceki ekonomi kuramlarının hepsi, bu tür tek bir ekonominin tam bir denetim sağladığını varsaydılar; öbürlerinin hepsi buna bağımlıdırlar ve işlevseldirler. Neoklasiklerin marjinal fayda dünyasında birey ve firmalar, devletin makroekonomisini kontrol altında tutar. Keynesçi ve post-Keynesçi dünyalarda, daha önce belirtildiği gibi devlet para ve kredisi birey ve firmaların mikro ekonomisini kontrol altında tutar. Oysa bugünkü ekonomik gerçeklik, bu üç ekonominin oluşturduğu bir gerçekliktir.
Soru 116
Aşağıdakilerden hangisi günümüz dünyasına uygun düşen gerçekçi bir ekonomi kuramının dikkate alması gereken ekonomiler arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Birey ve firmaların mikroekonomisi
B
Ulusal devletin makroekonomisi
C
Uluslararası işletmeler ekonomisi
D
Harcamalar ekonomisi
E
Dünya ekonomisi
Açıklama:
Ekonomi Kuramından Ekonomi Teoremlerine
Yeni bir senteze duyulan ihtiyaç ne kadar büyük olursa olsun, bu sentezi yapmak mümkün olmayabilir (en azından bilimsel bir kuram biçiminde sunulan bir sentez mümkün olmayabilir). O halde gerçek bir ekonomi kuramı olabilmesi için, ekonomik davranışı dört tür ekonominin hepsinde de önceden tahmin ve kontrol edebilen ve birleştirici nitelikte olan tek bir ilke gerekmektedir. Birey ve firmaların mikroekonomisinde; ulusal devletin makroekonomisinde, uluslar aşırı işletmeler ekonomisinde ve dünya ekonomisinde. Bu tür birleştirici bir ilke olmazsa, ekonomi bilimi bize ancak spesifik olayların kuramsal temellerini ve spesifik sorunların çözümlerini verebilir. Ekonomi kuramını vermez.
Yeni bir senteze duyulan ihtiyaç ne kadar büyük olursa olsun, bu sentezi yapmak mümkün olmayabilir (en azından bilimsel bir kuram biçiminde sunulan bir sentez mümkün olmayabilir). O halde gerçek bir ekonomi kuramı olabilmesi için, ekonomik davranışı dört tür ekonominin hepsinde de önceden tahmin ve kontrol edebilen ve birleştirici nitelikte olan tek bir ilke gerekmektedir. Birey ve firmaların mikroekonomisinde; ulusal devletin makroekonomisinde, uluslar aşırı işletmeler ekonomisinde ve dünya ekonomisinde. Bu tür birleştirici bir ilke olmazsa, ekonomi bilimi bize ancak spesifik olayların kuramsal temellerini ve spesifik sorunların çözümlerini verebilir. Ekonomi kuramını vermez.
Soru 117
Geçmişin tamamlayıcı ve rekabetçi ticaretinin yerini günümüzde hangi ticaret almıştır?
Seçenekler
A
Ortak ticaret
B
Kazan kazan ticareti
C
Düşmanca ticaret
D
Korumacı ticaret
E
Egemen ticaret
Açıklama:
Dünya Ekonomisindeki Yeni Gelişmeler
Günümüzde tamamlayıcı ve rekabetçi ticaret ile düşmanca (yıkıcı) ticaret arasın- da ciddi bir çatışma mevcuttur. Adam Smith’in 18. yüzyıldaki ticareti tamamlayıcıydı. İngiltere kendi üretemediği şarap karşılığında Portekiz’e yün satardı. Portekiz’de kendi üretemediği yün karşılığında şarap satardı. 19.yüzyılın ortalarında ticaret rekabetçi hale geldi. Almanya ve ABD ürettikleri kimyasal maddeleri birbirlerine ve dünyaya satmak için rekabet ediyorlardı.
Tamamlayıcı ticaret kendine bir ortak arardı. Rekabetçi ticaret ise müşteri arıyordu. Düşmanca ticaret ise tüm sanayilere hâkim olmayı amaçlıyor. Rekabetçi ticaret savaş̧ verirdi. Oysa düşmanca ticaret savaşı, düşmanın ordusu ve savaşma gücünü toptan yok ederek kazanma peşindedir.
Günümüzde tamamlayıcı ve rekabetçi ticaret ile düşmanca (yıkıcı) ticaret arasın- da ciddi bir çatışma mevcuttur. Adam Smith’in 18. yüzyıldaki ticareti tamamlayıcıydı. İngiltere kendi üretemediği şarap karşılığında Portekiz’e yün satardı. Portekiz’de kendi üretemediği yün karşılığında şarap satardı. 19.yüzyılın ortalarında ticaret rekabetçi hale geldi. Almanya ve ABD ürettikleri kimyasal maddeleri birbirlerine ve dünyaya satmak için rekabet ediyorlardı.
Tamamlayıcı ticaret kendine bir ortak arardı. Rekabetçi ticaret ise müşteri arıyordu. Düşmanca ticaret ise tüm sanayilere hâkim olmayı amaçlıyor. Rekabetçi ticaret savaş̧ verirdi. Oysa düşmanca ticaret savaşı, düşmanın ordusu ve savaşma gücünü toptan yok ederek kazanma peşindedir.
Soru 118
Günümüzde global çaptaki para akışlarının itici gücü aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Daha çok getiri elde etme beklentisi
B
Spekülatif karlar sağlama beklentisi
C
Yatırımları finanse etme
D
Reel ekonomiyi destekleme
E
İstikrarlı piyasalara ulaşma
Açıklama:
Dünya Ekonomisindeki Para ve Enformasyon Akışları
Günümüzdeki dünya para akışları büyük ölçüde istikrar bozucu bir rol oynamaktadır. Ülkeleri “iflas” programları uygulamaya, örneğin faiz oranlarını reel ekonomiyi felce uğratacak şekilde astronomik düzeylere çıkartmaya ya da para kurunu bir gecede ticaret paritesinin altında kalacak şekilde devalüe etmeye, dolayısıyla enflasyonist baskılar yaratmaya zorlamaktadır. Günümüzün para akışlarının itici gücü genelde daha çok getiri elde etme beklentisi değil, ivedi spekülatif karlar sağlama beklentisi olmaktadır. Söz konusu olan artık patolojik bir olgudur ve bu nedenle de ne sabit döviz kuru uygulamaları ne de esnek döviz kuru uygulamaları, gerçekte bir işe yaramaktadır.
Günümüzdeki para akışları, dünya ekonomisinde istikrar bozucu sonuçlar getirebilmektedir. İvedilikle spekülatif kar elde etme beklentisi, günümüz ekonomisinde sıcak para dolaşımını belirleyen en önemli motiftir.
Günümüzdeki dünya para akışları büyük ölçüde istikrar bozucu bir rol oynamaktadır. Ülkeleri “iflas” programları uygulamaya, örneğin faiz oranlarını reel ekonomiyi felce uğratacak şekilde astronomik düzeylere çıkartmaya ya da para kurunu bir gecede ticaret paritesinin altında kalacak şekilde devalüe etmeye, dolayısıyla enflasyonist baskılar yaratmaya zorlamaktadır. Günümüzün para akışlarının itici gücü genelde daha çok getiri elde etme beklentisi değil, ivedi spekülatif karlar sağlama beklentisi olmaktadır. Söz konusu olan artık patolojik bir olgudur ve bu nedenle de ne sabit döviz kuru uygulamaları ne de esnek döviz kuru uygulamaları, gerçekte bir işe yaramaktadır.
Günümüzdeki para akışları, dünya ekonomisinde istikrar bozucu sonuçlar getirebilmektedir. İvedilikle spekülatif kar elde etme beklentisi, günümüz ekonomisinde sıcak para dolaşımını belirleyen en önemli motiftir.
Soru 119
Günümüzde dünya ekonomisine katılım ile iç ekonomik büyüme ve refah arasında nasıl bir bağlantı vardır?
Seçenekler
A
Birebir doğrusal bir bağlantı vardır
B
Ters yönlü bir ilişki vardır
C
İç ekonomik büyüme gerçekleştiğinde dünya ekonomisine bağlanılmaktadır
D
Artan rekabet dünya ekonomisine katılımı zorlaştırmakta refahı düşürmektedir
E
Ülkeler korumacı tedbirler uygulayarak büyümeyi sağlayabilirler
Açıklama:
Dünya Ekonomisi ile Yurt İçi Ekonomi Arasındaki İlişkiler
Yurt içi ekonomi ile uluslararası ekonomi arasındaki ayrım, politik, toplumsal, kültürel ve psikolojik bir gerçeklik olmaya devam etmekle birlikte, ekonomik bir gerçeklik olmaktan artık çıkmış bulunmaktadır. Son kırk yılın en tartışılmaz derslerinden biri de dünya ekonomisine katılma derecesinin iç ekonomik büyüme ve refahın anahtarı haline gelmiş olmasıdır. Bir ülkenin son kırk yıl içindeki yurt içi ekonomik performansı ile dünya ekonomisine katılma derecesi arasında bire bir bağlantı vardır. Dünya ekonomisinde en hızlı gelişmiş iki ülke olan Japonya ve Kore, aynı zamanda iç ekonominin de en hızlı büyümüş olduğu iki ülkedir.
Yurt içi ekonomi ile uluslararası ekonomi arasındaki ayrım, politik, toplumsal, kültürel ve psikolojik bir gerçeklik olmaya devam etmekle birlikte, ekonomik bir gerçeklik olmaktan artık çıkmış bulunmaktadır. Son kırk yılın en tartışılmaz derslerinden biri de dünya ekonomisine katılma derecesinin iç ekonomik büyüme ve refahın anahtarı haline gelmiş olmasıdır. Bir ülkenin son kırk yıl içindeki yurt içi ekonomik performansı ile dünya ekonomisine katılma derecesi arasında bire bir bağlantı vardır. Dünya ekonomisinde en hızlı gelişmiş iki ülke olan Japonya ve Kore, aynı zamanda iç ekonominin de en hızlı büyümüş olduğu iki ülkedir.
Soru 120
10
Doğu Asya’nın sekiz süper yıldızı olarak kabul edilen Japonya, Güney Kore, Hong Kong, Tayvan, Singapur, Malezya, Tayland ve Endonezya’nın ekonomik başarılarının ardındaki etken aşağıdakilerden hangisidir?
Doğu Asya’nın sekiz süper yıldızı olarak kabul edilen Japonya, Güney Kore, Hong Kong, Tayvan, Singapur, Malezya, Tayland ve Endonezya’nın ekonomik başarılarının ardındaki etken aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Doğru bir ekonomik iklim yaratmak
B
Teşvik edilecek sektörleri doğru belirlemek
C
Kısa vadeli dalgalanmaları doğru yönetmek
D
Ucuz insan kaynaklarına sahip olmak
E
İç ekonomik büyümeye öncelik vermek
Açıklama:
Doğu Asya Tipi Ticaret Politikası
Japonya, Güney Kore, Hong Kong, Tayvan, Singapur, Malezya, Tayland ve Endonezya’nın Sekizinde de ortak olan, iki ekonomi politikasıdır. Birincisi, hiçbiri yurt içi ekonomide kısa vadeli dalgalanmaları yönetmeye, “ekonomik havayı” kontrol etmeye çalışmaz. Aslında, bu ülkelerin her birinde, ekonomik mucize ancak kısa vadeli iç dalgalanmaları yönetme çabaları terk edildikten sonra başlamıştır. Sekiz ülkenin her biri de bunun yerine asıl doğru bir “ekonomik iklim” yaratmak üzerinde yoğunlaşmıştır. Enflasyonu düşük tutuyorlar. Eğitime büyük yatırımlar yapıyorlar. Tasarruf ve yatırımı ödüllendirerek ve tüketimi cezalandırarak tasarruf oranının yükselmesini destekliyorlar.
Japonya, Güney Kore, Hong Kong, Tayvan, Singapur, Malezya, Tayland ve Endonezya’nın Sekizinde de ortak olan, iki ekonomi politikasıdır. Birincisi, hiçbiri yurt içi ekonomide kısa vadeli dalgalanmaları yönetmeye, “ekonomik havayı” kontrol etmeye çalışmaz. Aslında, bu ülkelerin her birinde, ekonomik mucize ancak kısa vadeli iç dalgalanmaları yönetme çabaları terk edildikten sonra başlamıştır. Sekiz ülkenin her biri de bunun yerine asıl doğru bir “ekonomik iklim” yaratmak üzerinde yoğunlaşmıştır. Enflasyonu düşük tutuyorlar. Eğitime büyük yatırımlar yapıyorlar. Tasarruf ve yatırımı ödüllendirerek ve tüketimi cezalandırarak tasarruf oranının yükselmesini destekliyorlar.
Ünite 6
Soru 1
Birleşmiş Milletler Sınai Kalkınma Örgütü(UNIDO) ne zaman kuruldu?
Seçenekler
A
1961
B
1963
C
1965
D
1967
E
1969
Açıklama:
İlk sanayileşme deneyimlerini başlatmış olan azgelişmiş ülkelerin yoğun baskısı, 1964’te Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD), 1965’te Birleşmiş Milletler Sınai Kalkınma Örgütü(UNIDO)’nün kurulmasını sağladı.
Soru 2
Aşağıdakilerden hangisinde kalkınmanın başlıca bileşenleri doğru olarak verilmiştir?
I- Finansal destek
II- Araştırma ve Geliştirme (ARGE)
III- Bilimsel ve teknolojik altyapı
IV- İnsan kaynaklarının eğitimi ve gelişimi
I- Finansal destek
II- Araştırma ve Geliştirme (ARGE)
III- Bilimsel ve teknolojik altyapı
IV- İnsan kaynaklarının eğitimi ve gelişimi
Seçenekler
A
I-III
B
II-IV
C
I-II-III
D
II-III-IV
E
I-III-IV
Açıklama:
Kalkınmanın başlıca üç bileşeni şunlardır: Araştırma ve Geliştirme (ARGE), bilimsel ve teknolojik altyapı ve insan kaynaklarının eğitimi ve gelişimi.
Soru 3
İngiliz Sanayi Devrimi’nin İngiltere’ye sağladığı bu üstünlüğü bütün açıklığıyla ilk kavrayan aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Perrin
B
Robinson
C
List
D
Feeman
E
Ger
Açıklama:
İngiliz Sanayi Devrimi’nin İngiltere’ye sağladığı bu üstünlüğü bütün açıklığıyla ilk kavrayan, Alman İktisatçı Friedrich List’tir.
Soru 4
Japon Uluslararası Ticaret ve Sanayi Bakanlığı, hangi yıllar arasında 20 ayrı bölge için teknopolisler geliştirme onayı vermiştir?
Seçenekler
A
1972-1976
B
1976-1980
C
1980-1984
D
1984-1988
E
1988-1992
Açıklama:
Japon Uluslararası Ticaret ve Sanayi Bakanlığı, 1984’ten 1988’e kadar, 20 ayrı bölge için teknopolisler geliştirme onayı vermiş; altı yeni bölgeyi de program kapsamına almıştır.
Soru 5
Hangi yıllardan itibaren Kore ve Tayvan’ın gelişmiş ülke ekonomilerini yakalayabilmede gösterdikleri performans çok ciddi bir ivmelenme kazanmıştır?
Seçenekler
A
1960’lardan
B
1970’lerden
C
1980’lerden
D
1990’lerden
E
2000’lerden
Açıklama:
1970’lerden itibaren Kore ve Tayvan’ın gelişmiş ülke ekonomilerini yakalayabilmede gösterdikleri performans çok ciddi bir ivmelenme kazanmıştır.
Soru 6
Çin 2000 yılında dünya imalat endüstrisinde yaklaşık %7’lik bir paya sahipken bu oran 2011 yılında ne kadara yükselmiştir?
Seçenekler
A
%15
B
%17
C
%21
D
%26
E
%32
Açıklama:
En ciddi değişim ise Çin’in dünyada liderliğini ele geçirmesidir. Çin 2000 yılında yaklaşık %7’lik bir paya sahipken bu oran 2011 yılında %21’e yükselmiştir.
Soru 7
İkinci Dünya Savaşı sonrası bilim ve teknoloji arasındaki sınırın giderek belirsizleşmeye başlaması ile birlikte her ülke hangi alanlarda üstünlük sağlamak istemiştir?
I- Enformasyon teknolojileri
II-Malzeme teknolojisi
III- Biyoteknoloji
IV- Nükleer teknoloji
V- Havacılık-Uzay teknolojisi
I- Enformasyon teknolojileri
II-Malzeme teknolojisi
III- Biyoteknoloji
IV- Nükleer teknoloji
V- Havacılık-Uzay teknolojisi
Seçenekler
A
I-II-III-IV-V
B
II-III-IV-V
C
I-II-III-IV
D
I-III-IV
E
II-IV
Açıklama:
İkinci Dünya Savaşı sonrası bilim ve teknoloji arasındaki sınırın giderek belirsizleşmeye başlaması ile birlikte her ülke;
• Enformasyon teknolojileri,
• Malzeme teknolojisi,
• Biyoteknoloji,
• Nükleer teknoloji,
• Havacılık-Uzay teknolojisi olarak belirlenen jenerik teknolojilerde üstünlük sağlamak istemiştir.
• Enformasyon teknolojileri,
• Malzeme teknolojisi,
• Biyoteknoloji,
• Nükleer teknoloji,
• Havacılık-Uzay teknolojisi olarak belirlenen jenerik teknolojilerde üstünlük sağlamak istemiştir.
Soru 8
Aşağıdakilerden hangisi jenerik teknolojilerde bir değildir?
Seçenekler
A
Yeni ürün ve hizmetler yaratma
B
Spesifik sektörlerde uygulanma
C
Mevcut ürün sistemleri iyileştirme
D
Kârlılık ve rekabet gücü sayesinde endüstriyel önem taşıma
E
Genel toplumsal benimsenme özelliklerini taşımaktadırlar
Açıklama:
Günümüzde en yayılgan en etkin teknolojiler jenerik teknolojileridir. Bunlar;
• Yeni ürün ve hizmetler yaratma,
• Değişik sektörlerde uygulanabilme,
• Mevcut ürün sistemleri iyileştirme,
• Kârlılık ve rekabet gücü sayesinde endüstriyel önem taşıma,
• Genel toplumsal benimsenme özelliklerini taşımaktadırlar.
• Yeni ürün ve hizmetler yaratma,
• Değişik sektörlerde uygulanabilme,
• Mevcut ürün sistemleri iyileştirme,
• Kârlılık ve rekabet gücü sayesinde endüstriyel önem taşıma,
• Genel toplumsal benimsenme özelliklerini taşımaktadırlar.
Soru 9
1780’lerden günümüze kadarki dönem önemli teknoloji değişimleri anlamında 5 bölüme ayrılarak ele alınmıştır. Ikinci dönem hangi yıllar arasındadır?
Seçenekler
A
1830-1880
B
1840-1890
C
1850-1900
D
1860-1910
E
1870-1920
Açıklama:
1780’lerden günümüze kadarki dönem önemli teknoloji değişimleri anlamında 5 bölüme ayrılarak ele alınmıştır. 1840 ile 1890 arasında 50 yıl kadar sürdüğü kabul edilen ikinci dönem buhar gücünün ve demir yollarını dönemi olarak kabul edilebilir.
Soru 10
Mikroelektronik ve bilgisayar ağları çağı olarak kabul edilen beşinci teknoloji dönemi ne zaman başlamıştır?
Seçenekler
A
1970'ler
B
1980’ler
C
1990'lar
D
2000'ler
E
2010'lar
Açıklama:
1990’larda başlayan ve halen devam ettiği kabul edilen beşinci dönemde, mikroelekt- ronik ve bilgisayar ağları çağı olarak kabul edilebilir.
Soru 11
Modern ulus devletin çekirdeğini oluşturan yönetim biçimi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Oligarşi
B
Monarşi
C
Meşrutiyet
D
Feodalizm
E
Teokrasi
Açıklama:
Modern ulus devletler 1500’lerden itibaren modernleşme ve sanayileşme sürecine giren Avrupa kıtasında ortaya çıkmıştır. İspanya, Fransa, İnglitere gibi yeni monarşilerin kaynağı, dağınık hâldeki dükalıklar, prenslikler, serbest şehirler ve yerel otoritelerdir. Bu küçük birimlerin tek yönetim altında, belirleyici kriterlere göre bütünleşmesi modern ulus devletlerin çekirdeği olan monarşileri doğurmuştur. Doğru yanıt B'dir.
Soru 12
Aşağıdakilerden hangisi pasaportu yaratmıştır?
Seçenekler
A
Birinci Dünya Savaşı
B
İkinci Dünya Savaşı
C
Körfez Savaşı
D
Soğuk Savaş
E
Balkan Savaşı
Açıklama:
Savaşlar sırasında ulus devletler zafer için halklarından her türlü özveriyi istemişler ve sadakat elde etmişlerdir. Her iki savaşta da devletlerin enformasyon üzerindeki denetimleri artmıştır. I. Dünya Savaşı pasaportu yaratmıştır. Böylece vatandaşlar kontrol altına alınmıştır. II. Dünya Savaşı ise devletin ekonomik gücünün ölçütü olan Gayri Safi Milli Hasıla’nın yaratılmasına yol açmış ve böylece ekonomi denetim altına alınmıştır. Doğru yanıt A'dır.
Soru 13
Aşağıdakilerden hangisi Weber'in bürokrasi tanımını ifade etmektedir?
Seçenekler
A
Beşeri ihtiyaçları önemsememe
B
Kararları üstlere havale etme eğilimi
C
İşleri kırtasiyeciliğe boğma
D
Kamu yönetimi
E
Disipline olmuş bir yapı
Açıklama:
Bürokrasi, yönetim ve siyaset ile ilgili br kavramdır. Bürokrasinin farklı anlamları bulunmaktadır: Birinci olarak bürokrasi, daha çok olumsuz ve kötüleyici bir anlam ifade etmektedir. Webster sözlüğü, bürokrasiye, beşeri ihtiyaçları önemsememe, kararları üstlere havale etme eğilimi, işleri kırtasiyeciliğe boğma gib anlamlar vermektedr. İkinci anlamda bürokrasi, Weber’le birlikte ortaya çıkmıştır. Weber’e göre bürokrasi, işbölümü, otorite hiyerarşisi, yazılı kurallar, yazışmaların ve faaliyetlerin dosyalanması, gayrişahsîlik, disipline olmuş bir yapı ve resmî pozisyonlardan oluşan bir örgüt biçimdir. Bu anlamda bürokrasi, rasyonel bir örgüt biçimidir.Üçüncü olarak bürokrasi, kamu yönetiminin eş anlamlısı olarak kullanılır. Bu anlamda bürokrasi, devlet yönetiminde çeşitli dar görevleri-işleri yerine getirmek için modern hükümetler tarafından yönetilen ve çeşitli kamu kurumlarından oluşan örgütler bütününe verilen addır. Bu bağlamda bürokratlar, siyasi kararların düzenlenmesi ve yürütülmesi ile uğraşan kişilerdir. Doğru yanıt E'dir.
Soru 14
Aşağıdakilerden hangisi Giddens'a göre ulus devletin evrenselleşmesinin aşamalarından biridir?
Seçenekler
A
Zorunlu askerlik ve ordu yapılanması
B
Sınai üretimin askeri faaliyete başarıyla uygulanması
C
Merkez bankası, hazina gibi birimlerin kurulması kurulması
D
Ulusal para biriminin benimsenmesi
E
Üretm ve ticaretin örgütlenmesi
Açıklama:
A, C, D ve E seçeneklerinde ifade edilenler, ulusal birliğin güç kazanmasında önemli rol oynayan gelişmelerdir. Giddens, ulus devletin evrenselleşmesini üç aşama ile açıklamaktadır. İlk olarak XIX. yüzyılda başta İngiltere, Fransa, Almanya ve İtalya olmak üzere Avrupalı ulus devletler, sına üretim askerî faaliyete başarı ile uygulamışlardır. Yen savaş tekniği, Avrupalıların üyesi olmadıkları mutlakiyetçi imparatorluklar ve kabile toplumları karşısında askerî başarı kazanmalarını sağlamıştır. İknc aşamada, Avrupalılar sahip oldukları rasyonel bürokratik özellikleri neden ile kaynakları etkin bir şekilde ulusal gelişmeler için kullanmışlar ve diplomatik şebekeler ve uluslar üstü politik kurumlar aracılığı ile diğer ulus devletlerle ilişkilerin başarı ile yürütmüşlerdir. Üçüncü aşama beklenmedik tarihî olaylarla ilgilidir. Bunlardan bir XIX. yüzyılda Avrupalı büyük devletler arasında uzun bir barış döneminin yaşanmasıdır. Diğer bir tarihî olay se XX. yüzyılda dünya savaşlarının uluslararası ilişkiler bozmasıdır.
Soru 15
Aşağıdakilerden hangisi Batı uygarlığının değerlerinin evrensel olmadığını, bunların yalnızca Batı’ya özgü olduğunu söyleyerek, dünyanın geri kalanını farklı ilan etmektedir?
Seçenekler
A
Giddens
B
Weber
C
Huntington
D
Webster
E
Burton
Açıklama:
Huntngton, Batı uygarlığının değerlerinin evrensel olmadığını, bunların yalnızca Batı’ya özgü olduğunu söyleyerek, dünyanın geri kalanını farklı ilan etmektedir (Kongar, 1998, s, 56). Huntngton’a göre Batı uygarlığının evrensel değerlere sahip olduğu iddası onu diğer uygarlıklarla artan bir çatışma ortamına sokmaktadır. Doğru yanıt C'dir.
Soru 16
Aşağıdakilerden hangisi devletler sisteminin yerini alabilecek bir dünya sisteminin varlığını gösteren işaretlerin henüz ortaya çıkmadığına inanmaktadır?
Seçenekler
A
Burton
B
Bull
C
Gilpin
D
Rosenau
E
Huntington
Açıklama:
Bull, devletler sisteminin yerini alabilecek bir dünya sisteminin varlığını gösteren işaretlerin henüz ortaya çıkmadığına inanmaktadır. Bir dünya toplumunun ortaya çıkışı sadece ülkelerin birbirleri ile ilişki kurma dereceleri ile ilgili değildir. Bull’a göre tüm insanlık için ortak olan çıkar ve değerler oluşmalı ve bunlar üzerine ortak kurallar ve kurumlar inşa edilebilmelidir. Ancak dünya insanları arasında var olan çelişkiler göz önüne alındığında, devletler sisteminin yıkılarak yerine bir dünya sisteminin kurulması pek olanaklı görünmemektedir. Doğru yanıt B'dir.
Soru 17
Aşağıdakilerden hangisi ulus devletlerin varlığını tehdit eden gelişmelerden biri değildir?
Seçenekler
A
Etnik çatışmalar
B
Uluslararası finans devrimi
C
Uluslararası üretim ve işbölümü
D
Nükleer savaş
E
Genç nüfus artışı
Açıklama:
Dünya nüfusu hızla artmaktadır. Nüfus artışı endüstrileşme sürecini tamamlayamamış, kalkınma talebi içindeki ülkelerden kaynaklanmaktadır. Dünya kaynakları üzerinde, dünyanın ekolojik dengesini bozacak kadar büyük bir talep bulunmaktadır. Tüm bu gelişmeler zengin ve fakir halklar arasındaki gerilimi şiddetlendirmektedir. Kalabalık fakir nüfusun zengin ülkelere göçünün ortaya çıkarabileceği etnik çatışmalar, ulus devletlerin varlığına tehdit olarak görülmektedir. Ulus devletlerin güvenliğini tehdit eden potansiyel problemlerden birisi uluslararası üretim ve iş bölümüdür. Uluslararası finans devrimi de ulus devletin egemenliğine meydan okumaktadır. Global nüfus patlamasına çare bulmak, sera etkisine son vermek, döviz ticaretini durdurmak, yabancı ülkelerdeki otomasyona dayalı fabrikaları, biyoteknolojiye dayalı tarımsal üretimi yasaklamak ellerinden gelmemektedir. Uluslararası terörizm ve uyuşturucu gibi tehditlerle başa çıkamamaktadırlar. Nükleer savaş ve geniş kapsamlı konvansiyonel savaş gibi eski tehditlerin yanında asimetrik savaş gibi yen tehditler doğmaktadır. Doğru yanıt E'dir.
Soru 18
Milliyetçilik Avrupa'da ne zaman egemen hale gelmiştir?
Seçenekler
A
17. yüzyılın sonlarından itibaren
B
18. yüzyıl başlarından itibaren
C
18. yüzyılın sonlarından itibaren
D
19. yüzyılın başlarından itibaren
E
19. yüzyılın sonlarından itibaren
Açıklama:
Milliyetçilik, millet veya ulus olarak tanımlanan bir topluluğun yaşama ve ilerleme ülküsünün toplumların ve insanlığın gelişmesini sağladığına inanan görüştür. 19. yüzyıl başlarından itibaren Avrupa’da, 20. yüzyılda ise tüm dünyada egemen siyasi düşünce tarzı olmuştur. Günümüzde Anglosakson kültürüne bağlı toplumlarda ve Avrupa Birliği düşüncesini savunan çevrelerde olumsuz bir anlam yüklenmiştir. Doğru yanıt D'dir.
Soru 19
Ulus devletler ne zaman ortaya çıkmıştır?
Seçenekler
A
14. yüzyıldan itibaren
B
15. yüzyıldan itibaren
C
16. yüzyıldan itibaren
D
17. yüzyıldan itibaren
E
18. yüzyıldan itibaren
Açıklama:
Modern ulus devletler 1500’lerden itibaren modernleşme ve sanayileşme sürecine giren Avrupa kıtasında ortaya çıkmıştır. Doğru yanıt C'dir.
Soru 20
Uluslararası ekonomi politikasının artık küreselleşemediğini ileri süren Gilpin’e göre küresel güçlerin yerini aşağıdakilerden hangisi almaktadır?
Seçenekler
A
Vergiler
B
Tüketim alışkanlıkları
C
Yaşam tarzları
D
Üretim miktarı
E
Göçler
Açıklama:
Gilpin’e göre Amerikan hegemonyası, dünya piyasalarındaki Asyalı ve Avrupalı üreticlerle rekabet edemediği için giderek azalmaktadır. Amerika’nın lider ülke olarak rolünü oynamakta güçsüz kalması, dünya ekonomisini ülkeler arasındaki merkantilist uygulamalardan kaynaklanan savaş alanına dönüştürmektedir. Gilpin’e göre uluslararası ekonomi politikası artık küreselleşememektedir. Küresel güçlerin yerini vergiler, göç yasakları, ihracat teşvikleri ve ithalat yasakları almaktadır. Bu sürecin aktörler ise APEC, ASEAN, AB, NAFTA gibi bölgesel ülke gruplarıdır. Bu gruplar tıpkı XVII. ve XVIII. yüzyılların merkantalisit ülkeleri gibi davranmaktadırlar. Doğru yanıt A'dır.
Soru 21
Aşağıdakilerden hangisi meşruiyetini kültürel ya da etnik bir grubun belli bir coğrafi sınır içindeki egemenliğinden alan devlet şeklidir?
Seçenekler
A
Ulus devlet
B
Monarşi
C
Prenslik
D
Yerel yönetim
E
Serbest şehirler
Açıklama:
Ulus devlet; meşruiyetini kültürel ya da etnik bir grubun belli bir coğrafi sınır içindeki egemenliğinden alan devlet şeklidir.
Soru 22
Aşağıdakilerden hangisi ulusal kimliği yücelten bilinci oluşturabilmek için başvurulan unsurlardan biri değildir?
Seçenekler
A
Bayrak
B
Ulusal marş
C
Tarihi şahsiyetler
D
Dini bayramlar
E
Ulusal günler
Açıklama:
Dini bayramlar ulusal kimliği yücelten bilinci oluşturabilmek için başvurulan unsurlardan biri değildir.
Soru 23
Aşağıdakilerden hangisi Weber’e göre işbölümü, otorite hiyerarşisi, yazılı kurallar, yazışmaların ve faaliyetlerin dosyalanması, gayrişahsîlik, disipline olmuş bir yapı ve resmî pozisyonlardan oluşan bir örgüt biçimidir?
Seçenekler
A
Ulus devlet
B
Monarşi
C
Bürokrasi
D
Kent devleti
E
Kırtasiyecilik
Açıklama:
Weber’e göre bürokrasi; işbölümü, otorite hiyerarşisi, yazılı kurallar, yazışmaların ve faaliyetlerin dosyalanması, gayrişahsîlik, disipline olmuş bir yapı ve resmî pozisyonlardan oluşan bir örgüt biçimidir.
Soru 24
Aşağıdakilerden hangisi XX. yüzyılda ortaya çıkan IMF, Dünya Bankası, GATT gibi uluslararası organizasyonların kuruluş amacıdır?
Seçenekler
A
Devletler arası ticaretin finansmanı ve aksamadan yürütülmesidir.
B
Devletlerin gayrisafi milli hasılalarını arttırmak
C
Devlet tekellerini yaygınlaştırmak
D
Devletler arası ticareti en aza indirerek sorun çıkmasını engellemek
E
Devletler arası iletişimin teknolojiye dayandırılması
Açıklama:
XX. yüzyılda ortaya çıkan IMF, Dünya Bankası, GATT gibi uluslararası organizasyonların kuruluş amacı; devletler arası ticaretin finansmanı ve aksamadan yürütülmesidir.
Soru 25
Aşağıdakilerden hangisi İkinci Dünya Savaşı sonrasında Amerika Birleşik Devletleri ve Sovyetler Birliği arasında sürdürülen sürekli gerginlik ve sınırlı çatışma biçimine verilen isimdir?
Seçenekler
A
Teknoloji savaşı
B
Soğuk savaş
C
Uzay savaşı
D
Uydu savaşı
E
Kültür savaşı
Açıklama:
İkinci Dünya Savaşı sonrasında Amerika Birleşik Devletleri ve Sovyetler Birliği arasında sürdürülen sürekli gerginlik ve sınırlı çatışma biçimine Soğuk Savaş denilmektedir.
Soru 26
Aşağıdakilerden hangisi konvansiyonel savaşta yer alan unsurdur?
Seçenekler
A
Gerilla savaşı
B
Düzenli ordu
C
Baskın
D
Ayaklanma
E
Terörizm
Açıklama:
Konvansiyonel savaşta düzenli ordu yer almaktadır.
Soru 27
Aşağıdakilerden hangisi küreselleşmenin başarılı olduğu alandır?
Seçenekler
A
Sosyal güvenlik
B
Çocukların yaşamı
C
Üretimin etkin olarak sağlanması
D
Özürlülerin yaşamı
E
İş bulamayanların yaşamı
Açıklama:
Küreselleşmenin başarılı olduğu alan üretimin etkin olarak sağlanmasıdır.
Soru 28
Aşağıdakilerden hangisi Gilpin'e göre Amerikan hegemonyasının giderek azalmasının nedenidir?
Seçenekler
A
Dünya piyasalarında Avrupalı ve Asyalı üreticilerle rekabet edememesi
B
Dünya piyasaları için fazla kaliteli ürün üretmesi
C
Merkantalist uygulamaların giderek azalması
D
Çoğulcu müdahale yöntemlerini uygulaması
E
Liberal politika önerilerinin işe yaramaması
Açıklama:
Gilpin'e göre Amerikan hegemonyasının giderek azalmasının nedeni Dünya piyasalarında Avrupalı ve Asyalı üreticilerle rekabet edememesidir.
Soru 29
Aşağıdakilerden hangisi küresel politik ekonominin devletler arası ilişkiler çerçevesinde yürümediğinin göstergesidir?
Seçenekler
A
Amerikan hegemonyasının gerilemeye başlaması
B
Bazı devletlerin GSMH'larını aşan çok uluslu şirketlerin varlığı
C
Merkantalist dönemin sömürgeci anlayışı
D
Sosyal haklara önem verilmesinin devlete maliyeti
E
Avrupalı ve Asyalı üreticilerin Amerika'nın önüne geçmesi
Açıklama:
Küresel politik ekonominin devletler arası ilişkiler çerçevesinde yürümediğinin göstergesi bazı devletlerin GSMH'larını aşan çok uluslu şirketlerin varlığıdır.
Soru 30
Aşağıdakilerin hangisi Kongar'a göre Türkiye'nin küreselleşme sürecinde yapması gerekendir?
Seçenekler
A
İslami ve demokratik sosyal hukuk devleti modelini sürdürmek
B
Teknolojik üretim atılımı yapmak
C
Laik ve demokratik sosyal hukuk devleti modelini sürdürmek
D
Ekonomik kalkınma sağlanıncaya kadar demokrasiye ara vermek
E
Sosyal devletin uygulamalarını azaltmak
Açıklama:
Kongar'a göre Türkiye'nin küreselleşme sürecinde yapması gereken Laik ve demokratik sosyal hukuk devleti modelini sürdürmektir.
Soru 31
Ulus Devlet, meşrutiyetini bir ulusun belli bir coğrafi sınır içindeki............ alan devlet seklidir. Cümlesinde noktalı yere hangi şık gelmelidir?
Seçenekler
A
egemenliğinden
B
sosyalliğinden
C
sanatkarlığından
D
bilgeliğinden
E
başarısından
Açıklama:
Ulus Devlet, meşrutiyetini bir ulusun belli bir coğrafi sınır içindeki egemenliğinden alan devlet seklidir.
Devlet politik ve jeopolitik bir varlık, ulus ise kültürel ve/veya etnik bir varlıktır.
Devlet politik ve jeopolitik bir varlık, ulus ise kültürel ve/veya etnik bir varlıktır.
Soru 32
Modern ulus devletler 1500’lerden iitibaren modernleşme ve sanayiileşme süreciine giiren hangi bölgede ortaya çıkmıstır.
Seçenekler
A
Orta Asyada
B
Avrupa kıtasında
C
Doğu Anadoluda
D
Fransada
E
Atlantik Denizinde
Açıklama:
Modern ulus devletler 1500’lerden iitibaren modernleşme ve sanayiileşme süreciine giiren Avrupa kıtasında ortaya çıkmıstır.
Soru 33
Ulus Devletinin Evrimi Sırasında Ulusal kiimliiğii yücelten biiiliincii yaratabiilmek iiçiin aşağıdakilerden hangisine başvurulmuştur?
Seçenekler
A
Kitap, özlü sözler
B
Üretim, yerli malları
C
Bayrak, ulusal marş
D
Pasaport, sınır kapıları
E
Para birimi, kasa
Açıklama:
Ulusal kiimliiğii yücelten biiiliincii yaratabiilmek iiçiin bayrak, ulusal marş, tariihii sahsiiyetler
ve olaylar, ulusal günler giibii sembollere basvurulmuştur.
ve olaylar, ulusal günler giibii sembollere basvurulmuştur.
Soru 34
II. Dünya Savası’ndan sonra Ameriika Biirlesiik Devletleri’niin
kumandasına geçen Batı Siistemii, 1945 yılından sonra yiine Batı’dan kaynaklanan alternatif
biir dünya siistemiiniin rekabetiiyle karsılaşmıstır, Böylece uluslararası iiliiskiiler nasıl bir sürece girmiştir?
kumandasına geçen Batı Siistemii, 1945 yılından sonra yiine Batı’dan kaynaklanan alternatif
biir dünya siistemiiniin rekabetiiyle karsılaşmıstır, Böylece uluslararası iiliiskiiler nasıl bir sürece girmiştir?
Seçenekler
A
Taraflara göre ayrılmışlardır.
B
Doğu ve Batı olmak üzere ayrılmıştır.
C
Taraflar arasında savaş çıkmıştır.
D
Kuzey ve Güney diye ayrılmışlardır.
E
İki Guruba ayrılıp beklemişlerdir.
Açıklama:
II. Dünya Savası’ndan sonra Ameriika Biirlesiik Devletleri’niin
kumandasına geçen Batı Siistemii, 1945 yılından sonra yiine Batı’dan kaynaklanan alternatif
biir dünya siistemiiniin rekabetiiyle karsılaşmıstır, Böylece uluslararası iiliiskiiler soğuk savas deniilen sürece giirmiiş ve dünya devletlerii Dogu ve Batı olmak üzere iikii kampa ayrılmıstır.
kumandasına geçen Batı Siistemii, 1945 yılından sonra yiine Batı’dan kaynaklanan alternatif
biir dünya siistemiiniin rekabetiiyle karsılaşmıstır, Böylece uluslararası iiliiskiiler soğuk savas deniilen sürece giirmiiş ve dünya devletlerii Dogu ve Batı olmak üzere iikii kampa ayrılmıstır.
Soru 35
Günümüzde teknolojiik gelişmelere bağlı olarak dünya eskiisiine kıyasla çok daha sistematiik biir şekiilde değişmektedir. Bu değişim süreci aşağıdaki terimlerden hangisi ile ifade edilmektedir?
Seçenekler
A
Küreselleşme
B
Eşitlik
C
İletişim
D
Gelişme
E
Değişim
Açıklama:
Günümüzde dünyanın iiçiinde bulunduğu bu değiişiim sürecii küreselleşme teriimii iile iifade ediilmektediir. Küreselleşme henüz tam anlamı ile gerçekleşmemiiş bir olgudur. Eşiit hak ve sorumluluklara sahiip biir dünya toplumunu ima etmektedir.
Soru 36
Aşağıdakilerden hangisi ulus devletlerin ortaya çıkması ile ilgili doğrudur?
Seçenekler
A
Modern ulus devletler 1500’lerden itibaren modernleşme ve sanayileşme sürecine giren Avrupa kıtasında ortaya çıkmıştır.
B
Modern ulus devletler 1700’lerden itibaren modernleşme ve sanayileşme sürecine giren Avrupa kıtasında ortaya çıkmıştır.
C
Modern ulus devletler 1500’lerden itibaren Rönesans ve Reform sürecine giren Avrupa kıtasında ortaya çıkmıştır.
D
Modern ulus devletler 1500’lerden itibaren Rönesans ve Reform sürecine giren Asya kıtasında ortaya çıkmıştır.
E
Modern ulus devletler 1700’lerden itibaren Rönesans ve Reform sürecine giren Asya kıtasında ortaya çıkmıştır.
Açıklama:
Modern ulus devletler 1500’lerden itibaren modernleşme ve sanayileşme sürecine giren Avrupa kıtasında ortaya çıkmıştır.
Soru 37
Aşağıdakilerden hangisi ulusal kimliği yücelten bilinci yaratabilmek için başvurulan sembollerden biri değildir?
Seçenekler
A
Bayrak
B
Ulusal marş
C
Tarihi şahsiyetler
D
Ulusal günler
E
Dini bayramlar
Açıklama:
Dini bayramlar ulusal kimliği yücelten bilinci yaratabilmek için başvurulan sembollerden biri değildir.
Soru 38
Aşağıdakilerden hangisi ulusal sınırlara yönelik dış tehditlerin varlığının şiddetlendirdiği ve insanların vatan için tereddütsüz savaşa koşar hale gelmesini sağlayan akımdır?
Seçenekler
A
Yenilikçilik
B
Milliyetçilik
C
Modernlik
D
Radikal dincilik
E
Küreselleşme
Açıklama:
Milliyetçilik ulusal sınırlara yönelik dış tehditlerin varlığının şiddetlendirdiği ve insanların vatan için tereddütsüz savaşa koşar hale gelmesini sağlayan akımdır.
Soru 39
Aşağıdakilerden hangisi Giddens'ın ulus devletin evrenselleşmeşini açıklayan durumlardan biri değildir?
Seçenekler
A
XIX. yüzyılda başta İngiltere, Fransa, Almanya ve İtalya olmak
üzere Avrupalı ulus devletler,in sınai üretimi askerî faaliyete başarı ile uygulaması
üzere Avrupalı ulus devletler,in sınai üretimi askerî faaliyete başarı ile uygulaması
B
Yeni savaş tekniği, Avrupalıların üyesi olmadıkları mutlakiyetçi imparatorluklar ve kabile toplumları karşısında askerî başarı kazanmalarını
C
Avrupalılar sahip oldukları rasyonel bürokratik özellikler nedeni ile kaynakları etkin bir şekilde ulusal gelişmeleri için kullanmaları
D
XIX. yüzyılda Avrupalı büyük devletler arasında uzun bir barış döneminin yaşanması
E
XIX. yüzyılda Avrupalı büyük devletlerin kaynaklarını savaş için harcaması
Açıklama:
XIX. yüzyılda Avrupalı büyük devletlerin kaynaklarını savaş için harcaması Giddens'ın ulus devletin evrenselleşmeşini açıklayan durumlardan biri değildir.
Soru 40
Aşağıdakilerden hangisi "medeniyetler çatışması" makalesini yazan Huntington'a göre batı uygarlığının varlığını sürdürmesi için gerekmektedir?
Seçenekler
A
Batılı olmayan toplumlardan gelecek saldırılara karşı savunma gücünü yenilemesi
B
Batılı olmayan toplumlardan gelecek barış isteklerini geri çevirmek
C
Batılı olmayan toplumlardan gelecek işbirliği isteklerini dikkate almamak
D
Batılı olmayan toplumlardan gelecek tehditlere önem vermemek
E
Batılı olmayan toplumlardan gelecek para akışını kontrol etmek
Açıklama:
Huntington’a göre Batı uygarlığının varlığını sürdürmesi için Batılı olmayan toplumlardan gelecek saldırılara karşı savunma gücünü yenilemesi gerekmektedir.
Soru 41
Aşağıdakilerden hangisi uluslar üstü ilişkilerin gelişimine yön veren temel etkendir?
Seçenekler
A
Elektronik iletişim teknikleri
B
Küresel bakış açısı
C
Askeri dünya düzeni
D
Politik konular
E
Maddi bağımlılık düzeyi
Açıklama:
Uluslar üstü ilişkilerin gelişimine yön veren temel etken elektronik iletişim teknikleridir.
Soru 42
Aşağıdakilerden hangisi elektronik aracılarla ülkeden ülkeye anında transfer edilebilen, sınır tanımayan, tam anlamı ile küresel bir üretim faktörüdür?
Seçenekler
A
Emek
B
Sermaye
C
Toprak
D
Teknoloji
E
Bilgi
Açıklama:
Sermaye, elektronik aracılarla ülkeden ülkeye anında transfer edilebilen, sınır tanımayan, tam anlamı ile küresel bir üretim faktörüdür.
Soru 43
Aşağıdakilerden hangisi ulus devletlerin varlığını tehdit eden gelişmelerden biri değildir?
Seçenekler
A
Uluslararası üretim
B
Uluslararası finans devrimi
C
Yerküredeki ısınma
D
Bulaşıcı hastalıklara aşılama ile çare bulmak
E
Global nüfus artışı ulus devletlerin varlığını tehdit eden gelişmelerden biri değildir.
Açıklama:
Bulaşıcı hastalıklara aşılama ile çare bulmak ulus devletlerin varlığını tehdit eden gelişmelerden biri değildir.
Soru 44
Aşağıdakilerden hangisi küreselleşmenin sağladığı faydadır?
Seçenekler
A
Etkin üretimin elde edilmesini sağlamaktadır.
B
Ürünlerin ülkeler arasında nasıl dağıtılacağının çözümünü sağlamaktadır.
C
Yaşlılar ve iş bulamayanların yaşamını devam ettirmesini sağlamaktadır.
D
Vatandaş yetiştirmeyi sağlamaktadır.
E
Ülkeler arası toprak ve savunma sorunlarının çözümünü sağlamaktadır.
Açıklama:
Etkin üretimin elde edilmesini sağlamak küreselleşmenin sağladığı faydadır.
Soru 45
Aşağıdakilerden hangisi Gilpin'e göre kapitalist piyasanın küreselleştirici etkisinin yüksek olmasının koşuludur?
Seçenekler
A
Zayıf devlet bürokrasisi
B
Politik kurumları koruma
C
Jeopolitik istikrar
D
Liberal hegemonya
E
Üretim rekabeti
Açıklama:
Gilpin’e göre kapitalist piyasanın küreselleştirici etkisinin yüksek olmasının koşulu jeopolitik istikrardır.
Soru 46
Aşağıdakilerden hangisi Ulus devletlerinin Varlığını Tehdit edenTicari gelişmelerden biri değildir?
Seçenekler
A
Sermayenin Elektronik aracılarla her yere Transfer ediliyor olması
B
Ulusal para ve maliye politikalarının uygulanamaması
C
Uluslararası Elektronik Ticarette Vergilendirme Sorunları
D
Günün 24 saati Elektronik Ticaret Yapabilme
E
Ticarette yiyecek ve içeceğin bol olması
Açıklama:
Uluslararası fiinans devriimii de ulus devletiin egemenliğiine meydan okumaktadır. Bugün
sermaye, elektroniik aracılarla ülkeden ülkeye anında transfer ediilebiilen, sınır tanımayan,
tam anlamı iile küresel biir üretiim faktörüdür. Sermayeniin bu hareketliiliiğii ulus devletleriin eliinii kolunu bağlamaktadır. Ulusal para ve maliiye politiikalarının uygulanabiilmesii
giiderek güçleşmektediir. Özellikle piiyasaların hiiç de sıcak bakmadığı vergii poliitiikalarını
uygulamakta daha büyük güçlükler yaşanmaktadır.
sermaye, elektroniik aracılarla ülkeden ülkeye anında transfer ediilebiilen, sınır tanımayan,
tam anlamı iile küresel biir üretiim faktörüdür. Sermayeniin bu hareketliiliiğii ulus devletleriin eliinii kolunu bağlamaktadır. Ulusal para ve maliiye politiikalarının uygulanabiilmesii
giiderek güçleşmektediir. Özellikle piiyasaların hiiç de sıcak bakmadığı vergii poliitiikalarını
uygulamakta daha büyük güçlükler yaşanmaktadır.
Soru 47
Aşağıdakilerden hangisi Ulus Devletlerinin Varlığını koruyan gerekçelerin başında gelir?
Seçenekler
A
Sosyal Güvenlik ve refah sorununu Ulus Devlet çözdüğü gerekçesiyle
B
Konut ve çöp sorununu Ulus Devlet çözdüğü gerekçesiyle
C
İlişkiler ve ticaret sorununu Ulus Devlet çözdüğü gerekçesiyle
D
Sosyal Yapı ve koruma sorununu Ulus Devlet çözdüğü gerekçesiyle
E
Güvenlik ve Asayiş sorununu Ulus Devlet çözdüğü gerekçesiyle
Açıklama:
Önceliikle küresellesme sosyal güvenliik ve
refah sorununu çözemediiğii iiçiin ulus devlete iihtiiyaç devam etmektediir. Ülke halklarının
sosyal güvenliiğii ulus devletleriin sorumlulugundadır. Ancak burada sözü edilen ulus devlet,
sosyal ulus devlettir. Çünkü liberal devlet anlayısı sosyal güvenlikle iİlgiilenmemekte ve
piiyasa mekaniizmalarının bütün soruları çözeceğine iinanmaktadır.
refah sorununu çözemediiğii iiçiin ulus devlete iihtiiyaç devam etmektediir. Ülke halklarının
sosyal güvenliiğii ulus devletleriin sorumlulugundadır. Ancak burada sözü edilen ulus devlet,
sosyal ulus devlettir. Çünkü liberal devlet anlayısı sosyal güvenlikle iİlgiilenmemekte ve
piiyasa mekaniizmalarının bütün soruları çözeceğine iinanmaktadır.
Soru 48
Ulus Devletlerinin Varlığı Vatandaş Yetiştiriken neden çok gereklidir?
Seçenekler
A
Çocuklara ülkelerinin diliinii, çalışma prensiplerinii öğretmek için
B
Çocuklara ülkelerinin yemeklerini, tariihiinii, mutfağını öğretmek için
C
Çocuklara ülkelerinin diliinii, tariihiinii, kültürünü öğretmek için
D
Çocuklara ülkelerinin okullarını, derslerini i, umutlarını öğretmek için
E
Çocuklara ülkelerinin yaşam tarzını, tariihiinii,i şleyişini öğretmek için
Açıklama:
Vatandas yetiiştiirme kiimiin sorumluluğunda olacaktır. Çocuklara ülkelerinin diliinii, tariihiinii, kültürünü kiim öğretecektiir. Küreselleşme bu iişlerii yeriine getiirmemektedir. Diil olarak İngiliizce ve Amerikancayı kullanmaktadır. Egiitiim açısından da ulus
devletleriin varlıgının devam etmesii gerekmektediir.
devletleriin varlıgının devam etmesii gerekmektediir.
Soru 49
Ulus Devletlerinin geleceği ile ilgili görüş bildiren Glipin'e göre Amerikan hegemonyası, dünya piyasalarında neden azalmaktadır?
Seçenekler
A
Asyalı ve Avrupalı üretiiciilerle müdahele edemediiğii iiçiin azalmaktadır.
B
Asyalı ve Avrupalı üretiiciilerle rekabet edemediiğii iiçiin azalmaktadır.
C
Asyalı ve Avrupalı üretiiciilerle dostluk yapamadığı iiçiin azalmaktadır.
D
Asyalı ve Avrupalı üretiiciilerle savaş yapamadığıi iiçiin azalmaktadır.
E
Asyalı ve Avrupalı üretiiciilerle üretim-tüketim yapamadığı iiçiin azalmaktadır.
Açıklama:
Gilipiin’e göre Ameriikan hegemonyası, dünya piiyasalarındakii Asyalı ve Avrupalı üreti-
cilerle rekabet edemediiğii iiçiin giiderek azalmaktadır. Amerika’nın liider ülke olarak rolünü
oynamakta güçsüz kalması, dünya ekonomiisiinini ülkeler arasındakii merkantiiliist uygulamalardan
kaynaklanan savas alanına dönüştürmektediir.
cilerle rekabet edemediiğii iiçiin giiderek azalmaktadır. Amerika’nın liider ülke olarak rolünü
oynamakta güçsüz kalması, dünya ekonomiisiinini ülkeler arasındakii merkantiiliist uygulamalardan
kaynaklanan savas alanına dönüştürmektediir.
Soru 50
Yazar Emre Kongar'a göre Küreselleşmede Batıyı yakalayabilmek için Türkiyenin Hedefi ne olmalıdır?
Seçenekler
A
Laiik ve demokratiik sosyal hukuk devletiiniin gerekleriinii biir an önce yeriine getiirmeliidiir.
B
Laiik ve demokratiik sosyal hukuk devletiiniin gerekleriinii öğrenmelidir.
C
Laiik ve demokratiik sosyal hukuk devletiiniin gerekleriinii okumalıdır.
D
Laiik ve demokratiik sosyal hukuk devletiiniin gerekleriini avrupadan öğrenmelidir.
E
Laiik ve demokratiik sosyal hukuk devletiiniin gerekleriinii kitaplaştırmalıdır.
Açıklama:
Yazar Emre Kongar'a göre Türkiiye’niin hedefii gayet açıktır. Almıs basını giiden Batı’yı yakalayabiilmek
iiçiin laiik ve demokratiik sosyal hukuk devletiiniin gerekleriinii biir an önce yeriine getiirmeliidiir.
iiçiin laiik ve demokratiik sosyal hukuk devletiiniin gerekleriinii biir an önce yeriine getiirmeliidiir.
Soru 51
Modern ulus devletler hangi kıtada ortaya çıkmıştır?
Seçenekler
A
Asya
B
Afrika
C
Avrupa
D
Kuzey Amerika
E
Güney Amerika
Açıklama:
Modern ulus devletler 1500’lerden itibaren modernleşme ve sanayilesme sürecine giren Avrupa kıtasında ortaya çıkmıstır.
Soru 52
Aşağıdakilerden hangisi ulusal kimliği yücelten semboller arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Bayrak
B
Ulusal marş
C
Din
D
Tarihi şahsiyetler ve olaylar
E
Ulusal günler
Açıklama:
Ulusal kimliği yücelten bilinci yaratabilmek için bayrak, ulusal marş, tarihi şahsiyetler ve olaylar, ulusal günler gibi semboller önem kazanmaktadır. Din ise ulus kimliğini yücelten bir sembol değildir.
Soru 53
I. Savaş
II. Kültürel ilişkiler
III. Diplomasi
IV. Sömürgecilik
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri XIX. yüzyılda uluslararası ilişkiler modelinin anahtar ilişkileri arasında yer alır?
II. Kültürel ilişkiler
III. Diplomasi
IV. Sömürgecilik
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri XIX. yüzyılda uluslararası ilişkiler modelinin anahtar ilişkileri arasında yer alır?
Seçenekler
A
I ve II
B
III ve IV
C
I, II ve III
D
I, III ve IV
E
II, III ve IV
Açıklama:
XIX. yüzyılda uluslararası ilişkiler modelinin anahtar ilişkileri savaş, birleşme, diplomasi ve sömürgecilik olmuştur. XX. Yüzyılda bu ilişkiler ticaret, mâli yönetim ve kültürel ilişkileri de içerecek şekilde genişletilmiştir.
Soru 54
I. Global nüfus patlamasına çare bulmak
II. Sera etkisine son vermek,
III. Döviz ticaretini durdurmak,
IV. Yabancı ülkelerdeki otomasyona dayalı fabrikaları kapatmak
V. Biyoteknolojiye dayalı tarımsal üretimi yasaklamak
VI. Uluslararası terörizmle başa çıkmak
Yukarıdakilerden kaç tanesi ulus devletlerin önleyemediği gelişmeler arasında yer alır?
II. Sera etkisine son vermek,
III. Döviz ticaretini durdurmak,
IV. Yabancı ülkelerdeki otomasyona dayalı fabrikaları kapatmak
V. Biyoteknolojiye dayalı tarımsal üretimi yasaklamak
VI. Uluslararası terörizmle başa çıkmak
Yukarıdakilerden kaç tanesi ulus devletlerin önleyemediği gelişmeler arasında yer alır?
Seçenekler
A
2
B
3
C
4
D
5
E
6
Açıklama:
Ulus devletlerin global nüfus patlamasına çare bulmak, sera etkisine son vermek, döviz ticaretini durdurmak, yabancı ülkelerdeki otomasyona dayalı fabrikaları, biyoteknolojiye dayalı tarımsal üretimi yasaklamak ellerinden gelmemektedir. Uluslararası terörizm ve uyuşturucu gibi tehditlerle basa çıkamamaktadırlar. Nükleer savaş ve geniş kapsamlı konvansiyonel savaş gibi eski tehditlerin yanında asimetrik savaş gibi yeni tehditler doğmaktadır.
Soru 55
I. Sosyal güvenlik ve refah sorunu
II. Vatandaş yetiştirme
III. Ülkeler arası toprak ve savunma sorunları
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri ulus devletlerin varlığını koruyan gerekçeler arasında yer alır?
II. Vatandaş yetiştirme
III. Ülkeler arası toprak ve savunma sorunları
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri ulus devletlerin varlığını koruyan gerekçeler arasında yer alır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
I ve III
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Öncelikle küreselleşme sosyal güvenlik ve refah sorununu çözemediği için ulus devlete ihtiyaç devam etmektedir. İkinci olarak vatandaş yetiştirme kimin sorumluluğunda olacaktır. Çocuklara ülkelerinin dilini, tarihini, kültürünü kim öğretecektir. Küreselleşme bu isleri yerine getirmemektedir. Üçüncü olarak ülkeler arası toprak ve savunma sorunları hâlâ devam etmektedir.
Soru 56
Aşağıdakilerden hangisi bir ulus devlet değildir?
Seçenekler
A
Almanya
B
İngiltere
C
Fransa
D
ABD
E
İsveç
Açıklama:
ABD farklı uluslardan insanların biraraya geldiği bir devlettir.
Soru 57
Millet veya ulus olarak tanımlanan bir topluluğun yasama ve ilerleme ülküsünün toplumların ve insanlığın gelişmesini sağladığına inanan görüş aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Mutlakiyetçilik
B
Milliyetçilik
C
Laiklik
D
Kapitalizm
E
Cumhuriyetçilik
Açıklama:
Milliyetçilik, millet veya ulus olarak tanımlanan bir topluluğun yasama ve ilerleme ülküsünün toplumların ve insanlığın gelişmesini sağladığına inanan görüştür. 19. yüzyıl baslarından itibaren Avrupa’da, 20. Yüzyılda ise tüm dünyada egemen siyasi düşünce tarzı olmuştur. Günümüzde Anglosakson kültürüne bağlı toplumlarda ve Avrupa Birliği düşüncesini savunan çevrelerde olumsuz bir anlam yüklenmiştir.
Soru 58
Soğuk saaşın baş aktörleri hangi iki ülke olmuştur?
Seçenekler
A
İngiltere-Fransa
B
İngiltere-ABD
C
İngiltere-SSCB
D
SSCB-ABD
E
SSCB-Fransa
Açıklama:
Soğuk savaş, İkinci Dünya Savası sonrasında Amerika Birleşik Devletleri ve Sovyetler Birliği arasında sürdürülen sürekli gerginlik ve sınırlı çatışma biçimidir. Soğuk savaş, 1917’de başlayan Doğu-Batı çekişmesinin bir ürünüdür. 1985 yılında, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB), Komünist Parti Genel Sekreterliğine Mikhail Gorbaçov’un gelmesi ile iki blok arasındaki buzlar erimeye başladı. 1989 yılında Doğu Avrupa’da başlayan rejim değişikliği ve soğuk savası simgeleyen Berlin Duvarı’nın yıkılması ile II. Dünya Savaşı’ndan sonra başlayan süreç sona ermeye basladı.1991’de SSCB’nin çökmesiyle soğuk savaş sona erdi.
Soru 59
I. ABD
II. İngiltere
III. SSCB
Yukarıdaki ülkelerden hangisi ya da hangileri tarihsel süreçte bir süper güç olarak dünya ekonomisine liberal hegemonyanın hâkim olmasına öncülük etmiştir?
II. İngiltere
III. SSCB
Yukarıdaki ülkelerden hangisi ya da hangileri tarihsel süreçte bir süper güç olarak dünya ekonomisine liberal hegemonyanın hâkim olmasına öncülük etmiştir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
I ve III
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Tarihsel olarak, dünya ekonomisine liberal hegemonyanın hâkim olduğu iki farklı dönemden geçilmiştir. Bu nedenle küreselleşmenin ve piyasalaşmanın doruğa çıktığı iki dönem yaşanmıştır. Birincisi İngiltere’nin XIX. yüzyılın önemli bir kısmında hâkim süper güç olduğu dönemdir. Bu dönem uluslararası ilişkilerin genellikle diplomasi ile yürütüldüğü, ülkeler arası güven ve düzenin nispi olarak daha yüksek düzeylere ulaştığı bir dönem olmuştur. Bir yandan da küresel emperyalizm ve tehditler aracılığı ile birleşmelerin gerçekleştiği bir dönem olma özelliğine de sahiptir. Liberal bir süper gücün dünyaya hâkim olduğu ikinci dönem ise 1945 ve 1970 arasındaki yılları kapsayan daha kısa bir zaman aralığında yaşanmıştır. ABD’nin hâkim olduğu bu dönemde IMF, Dünya Bankası, GATT gibi uluslararası kurumlar oluşturulmuş, Marshall Planı aracılığı ile Avrupa devletlerinin dünya piyasasına yeniden girişi sağlanmıştır.
Soru 60
Meşruiyetini bir ulusun belli bir coğrafi sınır içindeki egemenliğinden alan devlet şekli aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Monarşi
B
Otokrası
C
Ulus Devlet
D
Demokrasi
E
Mutlakiyet
Açıklama:
Ulus Devlet, meşruiyetini bir ulusun belli bir coğrafi sınır içindeki egemenliğinden alan devlet şeklidir. Devlet politik ve jeopolitik bir varlık, ulus ise kültürel ve/veya etnik bir varlıktır. Ulus devlet kavramı ise bu ikisini belli bir coğrafyada örtüştürür ve böylelikle kendisinden önce gelen devlet yapılarıyla büyük ölçüde farklılaşır.
Soru 61
'........., meşruiyetini bir
ulusun belli bir coğrafi sınır içindeki
egemenliğinden alan devlet şeklidir.
Devlet politik ve jeopolitik bir varlık,
ulus ise kültürel ve/veya etnik bir
varlıktır. Ulus devlet kavramı ise bu
ikisini belli bir coğrafyada örtüştürür ve
böylelikle kendisinden önce gelen devlet
yapılarıyla büyük ölçüde farklılaşır.' Boş bırakılan yer için en uygun ifade aşağıdakilerden hangisidir?
ulusun belli bir coğrafi sınır içindeki
egemenliğinden alan devlet şeklidir.
Devlet politik ve jeopolitik bir varlık,
ulus ise kültürel ve/veya etnik bir
varlıktır. Ulus devlet kavramı ise bu
ikisini belli bir coğrafyada örtüştürür ve
böylelikle kendisinden önce gelen devlet
yapılarıyla büyük ölçüde farklılaşır.' Boş bırakılan yer için en uygun ifade aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Monarşi
B
Ulus devlet
C
Milliyetçilik
D
Teokrasi
E
Demokrasi
Açıklama:
Ulus Devlet, meşruiyetini bir
ulusun belli bir coğrafi sınır içindeki
egemenliğinden alan devlet şeklidir.
Devlet politik ve jeopolitik bir varlık,
ulus ise kültürel ve/veya etnik bir
varlıktır. Ulus devlet kavramı ise bu
ikisini belli bir coğrafyada örtüştürür ve
böylelikle kendisinden önce gelen devlet
yapılarıyla büyük ölçüde farklılaşır.
ulusun belli bir coğrafi sınır içindeki
egemenliğinden alan devlet şeklidir.
Devlet politik ve jeopolitik bir varlık,
ulus ise kültürel ve/veya etnik bir
varlıktır. Ulus devlet kavramı ise bu
ikisini belli bir coğrafyada örtüştürür ve
böylelikle kendisinden önce gelen devlet
yapılarıyla büyük ölçüde farklılaşır.
Soru 62
'.........., bir hükümdarın devlet
başkanı olduğu bir yönetim biçimidir.
Saltanatın bir başka adıdır. Seçim
dışı yöntemler kullanılır. Monarşiyi
diğer yönetim biçimlerinden ayıran
en önemli özellik, devlet başkanının
bu yetkiyi yaşamı boyunca elinde
bulundurmasıdır.' Boş bırakılan yer için en uygun ifade aşağıdakilerden hangisidir?
başkanı olduğu bir yönetim biçimidir.
Saltanatın bir başka adıdır. Seçim
dışı yöntemler kullanılır. Monarşiyi
diğer yönetim biçimlerinden ayıran
en önemli özellik, devlet başkanının
bu yetkiyi yaşamı boyunca elinde
bulundurmasıdır.' Boş bırakılan yer için en uygun ifade aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Monarşi
B
Ulus devlet
C
Demokrasi
D
Teokrasi
E
Devlet
Açıklama:
Monarşi, bir hükümdarın devlet
başkanı olduğu bir yönetim biçimidir.
Saltanatın bir başka adıdır. Seçim
dışı yöntemler kullanılır. Monarşiyi
diğer yönetim biçimlerinden ayıran
en önemli özellik, devlet başkanının
bu yetkiyi yaşamı boyunca elinde
bulundurmasıdır
başkanı olduğu bir yönetim biçimidir.
Saltanatın bir başka adıdır. Seçim
dışı yöntemler kullanılır. Monarşiyi
diğer yönetim biçimlerinden ayıran
en önemli özellik, devlet başkanının
bu yetkiyi yaşamı boyunca elinde
bulundurmasıdır
Soru 63
'........, millet veya ulus
olarak tanımlanan bir topluluğun
yaşama ve ilerleme ülküsünün
toplumların ve insanlığın
gelişmesini sağladığına inanan
görüştür. 19. yüzyıl başlarından
itibaren Avrupa’da, 20. yüzyılda
ise tüm dünyada egemen
siyasi düşünce tarzı olmuştur.
Günümüzde Anglosakson
kültürüne bağlı toplumlarda
ve Avrupa Birliği düşüncesini
savunan çevrelerde olumsuz bir
anlam yüklenmiştir.'
Boş bırakılan yer için en uygun ifade aşağıdakilerden hangisidir?
olarak tanımlanan bir topluluğun
yaşama ve ilerleme ülküsünün
toplumların ve insanlığın
gelişmesini sağladığına inanan
görüştür. 19. yüzyıl başlarından
itibaren Avrupa’da, 20. yüzyılda
ise tüm dünyada egemen
siyasi düşünce tarzı olmuştur.
Günümüzde Anglosakson
kültürüne bağlı toplumlarda
ve Avrupa Birliği düşüncesini
savunan çevrelerde olumsuz bir
anlam yüklenmiştir.'
Boş bırakılan yer için en uygun ifade aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Ulus devlet
B
Milliyetçilik
C
Monarşi
D
Devlet
E
Demokrasi
Açıklama:
Milliyetçilik, millet veya ulus
olarak tanımlanan bir topluluğun
yaşama ve ilerleme ülküsünün
toplumların ve insanlığın
gelişmesini sağladığına inanan
görüştür. 19. yüzyıl başlarından
itibaren Avrupa’da, 20. yüzyılda
ise tüm dünyada egemen
siyasi düşünce tarzı olmuştur.
Günümüzde Anglosakson
kültürüne bağlı toplumlarda
ve Avrupa Birliği düşüncesini
savunan çevrelerde olumsuz bir
anlam yüklenmiştir.
olarak tanımlanan bir topluluğun
yaşama ve ilerleme ülküsünün
toplumların ve insanlığın
gelişmesini sağladığına inanan
görüştür. 19. yüzyıl başlarından
itibaren Avrupa’da, 20. yüzyılda
ise tüm dünyada egemen
siyasi düşünce tarzı olmuştur.
Günümüzde Anglosakson
kültürüne bağlı toplumlarda
ve Avrupa Birliği düşüncesini
savunan çevrelerde olumsuz bir
anlam yüklenmiştir.
Soru 64
Aşağıdakilerden hangisi 'Ulus Devletin Evrimi' ile ilgilidir?
Seçenekler
A
İdeal ulus devlet tipine örnek olarak sınırları belli bir coğrafi alana yerleşmiş olan Fransa veya İsveç gösterilebilir.
B
Ulusal kimliği yücelten bilinci yaratabilmek için bayrak, ulusal marş, tarihi şahsiyetler
ve olaylar, ulusal günler gibi sembollere başvurulmuştur.
ve olaylar, ulusal günler gibi sembollere başvurulmuştur.
C
Savaşlar sırasında ulus devletler zafer için halklarından her türlü özveriyi istemişler
ve sadakati elde etmişlerdir
ve sadakati elde etmişlerdir
D
Zorunlu askerlik ve ordu; paranın kontrolü ve merkez bankası,
hazine gibi birimlerin varlığı; ulusal para biriminin benimsenmesi; vergi sisteminin kurulması; üretim ve ticaretin örgütlenmesi, ulusal birliğin güç kazanmasında önemli rol oynayan gelişmelerdir.
hazine gibi birimlerin varlığı; ulusal para biriminin benimsenmesi; vergi sisteminin kurulması; üretim ve ticaretin örgütlenmesi, ulusal birliğin güç kazanmasında önemli rol oynayan gelişmelerdir.
E
Hepsi
Açıklama:
Ulus Devletin Evrimi
İçinde yaşamakta olduğumuz modern ulus devlet yapısı ve ulus devletler arası ilişkiler
evrimsel bir sürece bağlı olarak değişerek gelişmektedir. İdeal ulus devlet tipine örnek
olarak sınırları belli bir coğrafi alana yerleşmiş olan Fransa veya İsveç gösterilebilir. Devlet
ULUS DEVLET
Ulus Devlet
Ulus Devlet, meşruiyetini bir
ulusun belli bir coğrafi sınır içindeki
egemenliğinden alan devlet şeklidir.
Devlet politik ve jeopolitik bir varlık,
ulus ise kültürel ve/veya etnik bir
varlıktır. Ulus devlet kavramı ise bu
ikisini belli bir coğrafyada örtüştürür ve
böylelikle kendisinden önce gelen devlet
yapılarıyla büyük ölçüde farklılaşır.
Monarşi, bir hükümdarın devlet
başkanı olduğu bir yönetim biçimidir.
Saltanatın bir başka adıdır. Seçim
dışı yöntemler kullanılır. Monarşiyi
diğer yönetim biçimlerinden ayıran
en önemli özellik, devlet başkanının
bu yetkiyi yaşamı boyunca elinde
bulundurmasıdır. Devlet memurları bu sınırlar içinde yer alan toprağı, zenginlikleri ve bölge halkını çeşitli şekillerde kontrol altına almışlardır. Söz konusu sınırlar içinde mutlak egemenlik devletindir.
Ulusal kimliği yücelten bilinci yaratabilmek için bayrak, ulusal marş, tarihi şahsiyetler
ve olaylar, ulusal günler gibi sembollere başvurulmuştur. Ders programları aracılığı ile çocuklara ulusal bir ruh aşılanmaya çalışılmış, ülke sınırları içinde ulusal dilin yerel dillere
üstün gelmesi için büyük çabalar harcanmıştır. Kurumsal ve ekonomik yaşamda da ulus
devlet tam merkezdedir. Zorunlu askerlik ve ordu; paranın kontrolü ve merkez bankası,
hazine gibi birimlerin varlığı; ulusal para biriminin benimsenmesi; vergi sisteminin kurulması; üretim ve ticaretin örgütlenmesi, ulusal birliğin güç kazanmasında önemli rol oynayan gelişmelerdir. Ulusal sınırlara yönelik dış tehditlerin varlığı ise milliyetçilik duygularını şiddetlendirmiş ve giderek insanlar vatan için tereddütsüz savaşa koşar hâle gelmiştir.
Savaşlar sırasında ulus devletler zafer için halklarından her türlü özveriyi istemişler
ve sadakati elde etmişlerdir. Her iki savaşta da devletlerin enformasyon üzerindeki denetimleri artmıştır. I. Dünya Savaşı pasaportu yaratmıştır. Böylece vatandaşlar kontrol altına
alınmıştır. II. Dünya Savaşı ise devletin ekonomik gücünün ölçütü olan Gayri Safi Milli
Hasıla’nın yaratılmasına yol açmış ve böylece ekonomi denetim altına alınmıştır.
İçinde yaşamakta olduğumuz modern ulus devlet yapısı ve ulus devletler arası ilişkiler
evrimsel bir sürece bağlı olarak değişerek gelişmektedir. İdeal ulus devlet tipine örnek
olarak sınırları belli bir coğrafi alana yerleşmiş olan Fransa veya İsveç gösterilebilir. Devlet
ULUS DEVLET
Ulus Devlet
Ulus Devlet, meşruiyetini bir
ulusun belli bir coğrafi sınır içindeki
egemenliğinden alan devlet şeklidir.
Devlet politik ve jeopolitik bir varlık,
ulus ise kültürel ve/veya etnik bir
varlıktır. Ulus devlet kavramı ise bu
ikisini belli bir coğrafyada örtüştürür ve
böylelikle kendisinden önce gelen devlet
yapılarıyla büyük ölçüde farklılaşır.
Monarşi, bir hükümdarın devlet
başkanı olduğu bir yönetim biçimidir.
Saltanatın bir başka adıdır. Seçim
dışı yöntemler kullanılır. Monarşiyi
diğer yönetim biçimlerinden ayıran
en önemli özellik, devlet başkanının
bu yetkiyi yaşamı boyunca elinde
bulundurmasıdır. Devlet memurları bu sınırlar içinde yer alan toprağı, zenginlikleri ve bölge halkını çeşitli şekillerde kontrol altına almışlardır. Söz konusu sınırlar içinde mutlak egemenlik devletindir.
Ulusal kimliği yücelten bilinci yaratabilmek için bayrak, ulusal marş, tarihi şahsiyetler
ve olaylar, ulusal günler gibi sembollere başvurulmuştur. Ders programları aracılığı ile çocuklara ulusal bir ruh aşılanmaya çalışılmış, ülke sınırları içinde ulusal dilin yerel dillere
üstün gelmesi için büyük çabalar harcanmıştır. Kurumsal ve ekonomik yaşamda da ulus
devlet tam merkezdedir. Zorunlu askerlik ve ordu; paranın kontrolü ve merkez bankası,
hazine gibi birimlerin varlığı; ulusal para biriminin benimsenmesi; vergi sisteminin kurulması; üretim ve ticaretin örgütlenmesi, ulusal birliğin güç kazanmasında önemli rol oynayan gelişmelerdir. Ulusal sınırlara yönelik dış tehditlerin varlığı ise milliyetçilik duygularını şiddetlendirmiş ve giderek insanlar vatan için tereddütsüz savaşa koşar hâle gelmiştir.
Savaşlar sırasında ulus devletler zafer için halklarından her türlü özveriyi istemişler
ve sadakati elde etmişlerdir. Her iki savaşta da devletlerin enformasyon üzerindeki denetimleri artmıştır. I. Dünya Savaşı pasaportu yaratmıştır. Böylece vatandaşlar kontrol altına
alınmıştır. II. Dünya Savaşı ise devletin ekonomik gücünün ölçütü olan Gayri Safi Milli
Hasıla’nın yaratılmasına yol açmış ve böylece ekonomi denetim altına alınmıştır.
Soru 65
Aşağıdakilerden hangisi 'Uluslararası İlişkilerin Doğuşu' ile ilgilidir?
Seçenekler
A
Ulus devlet evrensel politik birim hâline geldikten sonra dünya, uluslararası ilişkilerden
oluşan küresel sistem içinde, devletleri tarafından temsil edilen ulusal toplumlar ağı hâline
gelmiştir.
oluşan küresel sistem içinde, devletleri tarafından temsil edilen ulusal toplumlar ağı hâline
gelmiştir.
B
İlk olarak XIX. yüzyılda başta İngiltere, Fransa, Almanya ve İtalya olmak
üzere Avrupalı ulus devletler, sınai üretimi askerî faaliyete başarı ile uygulamışlardır
üzere Avrupalı ulus devletler, sınai üretimi askerî faaliyete başarı ile uygulamışlardır
C
Yeni savaş tekniği, Avrupalıların üyesi olmadıkları mutlakiyetçi imparatorluklar ve kabile toplumları karşısında askerî başarı kazanmalarını sağlamıştır.
D
İkinci aşamada, Avrupalılar
sahip oldukları rasyonel bürokratik özellikler nedeni ile kaynakları etkin bir şekilde ulusal
gelişmeleri için kullanmışlar ve diplomatik şebekeler ve uluslar üstü politik kurumlar aracılığı ile diğer ulus devletlerle ilişkilerini başarı ile yürütmüşlerdir.
sahip oldukları rasyonel bürokratik özellikler nedeni ile kaynakları etkin bir şekilde ulusal
gelişmeleri için kullanmışlar ve diplomatik şebekeler ve uluslar üstü politik kurumlar aracılığı ile diğer ulus devletlerle ilişkilerini başarı ile yürütmüşlerdir.
E
Hepsi
Açıklama:
Uluslararası İlişkilerin Doğuşu
Ulus devlet evrensel politik birim hâline geldikten sonra dünya, uluslararası ilişkilerden
oluşan küresel sistem içinde, devletleri tarafından temsil edilen ulusal toplumlar ağı hâline
gelmiştir. Pek çok bilim adamı uluslararası ilişkilerin gelişmesini ulus devletlerin ortaya
çıkışına bağlamaktadır.
Giddens, ulus devletin evrenselleşmesini üç aşama ile açıklamaktadır (Giddens, 1985,
s, 255-257). İlk olarak XIX. yüzyılda başta İngiltere, Fransa, Almanya ve İtalya olmak
üzere Avrupalı ulus devletler, sınai üretimi askerî faaliyete başarı ile uygulamışlardır. Yeni
savaş tekniği, Avrupalıların üyesi olmadıkları mutlakiyetçi imparatorluklar ve kabile toplumları karşısında askerî başarı kazanmalarını sağlamıştır. İkinci aşamada, Avrupalılar
sahip oldukları rasyonel bürokratik özellikler nedeni ile kaynakları etkin bir şekilde ulusal
gelişmeleri için kullanmışlar ve diplomatik şebekeler ve uluslar üstü politik kurumlar aracılığı ile diğer ulus devletlerle ilişkilerini başarı ile yürütmüşlerdir.
Ulus devlet evrensel politik birim hâline geldikten sonra dünya, uluslararası ilişkilerden
oluşan küresel sistem içinde, devletleri tarafından temsil edilen ulusal toplumlar ağı hâline
gelmiştir. Pek çok bilim adamı uluslararası ilişkilerin gelişmesini ulus devletlerin ortaya
çıkışına bağlamaktadır.
Giddens, ulus devletin evrenselleşmesini üç aşama ile açıklamaktadır (Giddens, 1985,
s, 255-257). İlk olarak XIX. yüzyılda başta İngiltere, Fransa, Almanya ve İtalya olmak
üzere Avrupalı ulus devletler, sınai üretimi askerî faaliyete başarı ile uygulamışlardır. Yeni
savaş tekniği, Avrupalıların üyesi olmadıkları mutlakiyetçi imparatorluklar ve kabile toplumları karşısında askerî başarı kazanmalarını sağlamıştır. İkinci aşamada, Avrupalılar
sahip oldukları rasyonel bürokratik özellikler nedeni ile kaynakları etkin bir şekilde ulusal
gelişmeleri için kullanmışlar ve diplomatik şebekeler ve uluslar üstü politik kurumlar aracılığı ile diğer ulus devletlerle ilişkilerini başarı ile yürütmüşlerdir.
Soru 66
Aşağıdakilerden hangisi Hungtington ’un dünya barışının korunması konusundaki önerilerini Emre Kongar'ın aktarımlarından biridir?
Seçenekler
A
Huntington’a göre Batı uygarlığının varlığını sürdürmesi için Batılı olmayan
toplumlardan gelecek saldırılara karşı savunma gücünü yenilemesi gerekmektedir
toplumlardan gelecek saldırılara karşı savunma gücünü yenilemesi gerekmektedir
B
Huntington’a göre Batı uygarlığının evrensel değerlere sahip olduğu iddiası onu diğer
uygarlıklarla artan bir çatışma ortamına sokmaktadır.
uygarlıklarla artan bir çatışma ortamına sokmaktadır.
C
Uygarlıklar arası nüfuz alanları dikkatle çizilmelidir. Her uygarlığın bir lider devleti bulunmalı ve bu lider devlet öteki uygarlıklarla olan çatışmalara karışmaktan
kaçınmalıdır.
kaçınmalıdır.
D
Ulusal amaçların elde edilmesi gereği, devletlerin diğer devletlerle ilişkiler geliştirmelerine yol açmış ve uluslararası ilişkiler sistemi doğmuştur.
E
Küreselleşme, bireysel ve ulusal referans noktalarını genel ve uluslar üstü düzeye çıkarmaktadır.
Açıklama:
Hungtington ’un dünya barışının korunması konusundaki önerilerini Emre Kongar
üç noktada toplayarak aktarmaktadır.
• Uygarlıklar arası nüfuz alanları dikkatle çizilmelidir. Her uygarlığın bir lider devleti bulunmalı ve bu lider devlet öteki uygarlıklarla olan çatışmalara karışmaktan
kaçınmalıdır.
• İkinci olarak uygarlıkların iç içe geçtikleri karışık bölgelerde, lider devletler birlikte
hareket etmeli ve farklı uygarlıklardaki devletlerin birbirleri ile çatışmaları engellenmelidir.
• Üçüncü olarak, bütün uygarlıklardaki insanlar, öteki uygarlıklar ile ortak olan değerlerini, kurumlarını ve davranışlarını belirlemeye çalışmalıdırlar. Çünkü asıl savaş, uygarlık ile uyuşturucu vb. özelliklerle belirlenen barbarlık arasında olacaktır.
Emre Kongar, Huntington’un görüşlerindeki tek doğru noktanın barbarlığa karşı
elbirliği ile savaşılması olduğunu vurgulamakta, farlıklıkları sivriltme çabasını pek
çok bilim insanı gibi eleştirmektedir.
üç noktada toplayarak aktarmaktadır.
• Uygarlıklar arası nüfuz alanları dikkatle çizilmelidir. Her uygarlığın bir lider devleti bulunmalı ve bu lider devlet öteki uygarlıklarla olan çatışmalara karışmaktan
kaçınmalıdır.
• İkinci olarak uygarlıkların iç içe geçtikleri karışık bölgelerde, lider devletler birlikte
hareket etmeli ve farklı uygarlıklardaki devletlerin birbirleri ile çatışmaları engellenmelidir.
• Üçüncü olarak, bütün uygarlıklardaki insanlar, öteki uygarlıklar ile ortak olan değerlerini, kurumlarını ve davranışlarını belirlemeye çalışmalıdırlar. Çünkü asıl savaş, uygarlık ile uyuşturucu vb. özelliklerle belirlenen barbarlık arasında olacaktır.
Emre Kongar, Huntington’un görüşlerindeki tek doğru noktanın barbarlığa karşı
elbirliği ile savaşılması olduğunu vurgulamakta, farlıklıkları sivriltme çabasını pek
çok bilim insanı gibi eleştirmektedir.
Soru 67
Aşağıdakilerden hangisi 'ULUS DEVLETLERİN VARLIĞINI TEHDİT EDEN GELİŞMELER' ile ilgilidir?
Seçenekler
A
Ulus devletlerin güvenliğini tehdit eden potansiyel problemlerden birisi uluslararası
üretim ve iş bölümüdür.
üretim ve iş bölümüdür.
B
Global piyasa mantığında önemli olan ürünün, en kârlı şekilde,
en düşük maliyetle elde edilebildiği yerde üretilmesidir.
en düşük maliyetle elde edilebildiği yerde üretilmesidir.
C
Uluslararası finans devrimi de ulus devletin egemenliğine meydan okumaktadır.
D
Özellikle piyasaların hiç de sıcak bakmadığı vergi politikalarını
uygulamakta daha büyük güçlükler çekilmektedir.
uygulamakta daha büyük güçlükler çekilmektedir.
E
Hepsi
Açıklama:
ULUS DEVLETLERİN VARLIĞINI TEHDİT EDEN GELİŞMELER
Daha önce sözünü ettiğimiz gibi dünya nüfusu hızla artmaktadır. Nüfus artışı endüstrileşme sürecini tamamlayamamış, kalkınma talebi içindeki ülkelerden kaynaklanmaktadır.
Dünya kaynakları üzerinde, dünyanın ekolojik dengesini bozacak kadar büyük bir talep
bulunmaktadır. Tüm bu gelişmeler zengin ve fakir halklar arasındaki gerilimi şiddetlendirmektedir. Kalabalık fakir nüfusun zengin ülkelere göçünün ortaya çıkarabileceği etnik
çatışmalar, ulus devletlerin varlığına tehdit olarak görülmektedir.
Ulus devletlerin güvenliğini tehdit eden potansiyel problemlerden birisi uluslararası
üretim ve iş bölümüdür. Global piyasa mantığında önemli olan ürünün, en kârlı şekilde,
en düşük maliyetle elde edilebildiği yerde üretilmesidir. Oysa pek çokları için ulus devletlerin kendi sanayi altyapısını kurması ve koruması önemlidir. Ancak günümüzde ulus
devletlere ait ulusal sektörler hiç beklenmedik gelişmelere bağlı olarak çökme tehdidi altındadır. Biyoteknolojik devrim pek çok gelişmekte olan ülkenin tarımsal ihracatını tehdit
etmektedir. Otomobil sanayileri yabancı rekabetinden kolayca etkilenebilmektedir.
Uluslararası finans devrimi de ulus devletin egemenliğine meydan okumaktadır. Bugün sermaye, elektronik aracılarla ülkeden ülkeye anında transfer edilebilen, sınır tanımayan, tam anlamı ile küresel bir üretim faktörüdür. Sermayenin bu hareketliliği ulus devletlerin elini kolunu bağlamaktadır. Ulusal para ve maliye politikalarının uygulanabilmesi
giderek güçleşmektedir. Özellikle piyasaların hiç de sıcak bakmadığı vergi politikalarını
uygulamakta daha büyük güçlükler çekilmektedir.
Daha önce sözünü ettiğimiz gibi dünya nüfusu hızla artmaktadır. Nüfus artışı endüstrileşme sürecini tamamlayamamış, kalkınma talebi içindeki ülkelerden kaynaklanmaktadır.
Dünya kaynakları üzerinde, dünyanın ekolojik dengesini bozacak kadar büyük bir talep
bulunmaktadır. Tüm bu gelişmeler zengin ve fakir halklar arasındaki gerilimi şiddetlendirmektedir. Kalabalık fakir nüfusun zengin ülkelere göçünün ortaya çıkarabileceği etnik
çatışmalar, ulus devletlerin varlığına tehdit olarak görülmektedir.
Ulus devletlerin güvenliğini tehdit eden potansiyel problemlerden birisi uluslararası
üretim ve iş bölümüdür. Global piyasa mantığında önemli olan ürünün, en kârlı şekilde,
en düşük maliyetle elde edilebildiği yerde üretilmesidir. Oysa pek çokları için ulus devletlerin kendi sanayi altyapısını kurması ve koruması önemlidir. Ancak günümüzde ulus
devletlere ait ulusal sektörler hiç beklenmedik gelişmelere bağlı olarak çökme tehdidi altındadır. Biyoteknolojik devrim pek çok gelişmekte olan ülkenin tarımsal ihracatını tehdit
etmektedir. Otomobil sanayileri yabancı rekabetinden kolayca etkilenebilmektedir.
Uluslararası finans devrimi de ulus devletin egemenliğine meydan okumaktadır. Bugün sermaye, elektronik aracılarla ülkeden ülkeye anında transfer edilebilen, sınır tanımayan, tam anlamı ile küresel bir üretim faktörüdür. Sermayenin bu hareketliliği ulus devletlerin elini kolunu bağlamaktadır. Ulusal para ve maliye politikalarının uygulanabilmesi
giderek güçleşmektedir. Özellikle piyasaların hiç de sıcak bakmadığı vergi politikalarını
uygulamakta daha büyük güçlükler çekilmektedir.
Soru 68
Aşağıdakilerden hangisi ULUS DEVLETLERİN VARLIĞINI KORUYAN GEREKÇELER'den biridir?
Seçenekler
A
Küreselleşme etkin üretimin elde edilmesini sağlamaktadır. Ancak üretilenlerin ülkeler arasında nasıl dağıtılacağı konusunda bir çözümü bulunmamaktadır, insanların sosyal
güvenliği ne olacak, çocuklar, özürlüler, yaşlılar ve iş bulamayanlar, çalışamayanlar nasıl
yaşayacak sorularına cevap verememektedir.
güvenliği ne olacak, çocuklar, özürlüler, yaşlılar ve iş bulamayanlar, çalışamayanlar nasıl
yaşayacak sorularına cevap verememektedir.
B
Ülke halklarının
sosyal güvenliği ulus devletlerin sorumluluğundadır.
sosyal güvenliği ulus devletlerin sorumluluğundadır.
C
Çocuklara ülkelerinin dilini, tarihini, kültürünü kim öğretecektir.
D
Küreselleşmenin ekonomik felsefesi olarak ortaya çıkan Chicago ekolu ya da moneter
ekonomi veya Reganizm atcherizm denilen yeni liberalizmin, dünya kapitalizminin sık
sık karşılaştığı krizleri önlemekte başarısız kaldığı bütün dünyanın kabul ettiği bir gerçektir.
ekonomi veya Reganizm atcherizm denilen yeni liberalizmin, dünya kapitalizminin sık
sık karşılaştığı krizleri önlemekte başarısız kaldığı bütün dünyanın kabul ettiği bir gerçektir.
E
Hepsi
Açıklama:
ULUS DEVLETLERİN VARLIĞINI KORUYAN GEREKÇELER
Küreselleşme ulus devletlerin varlığını gerçekten de tehdit etmektedir. Ancak soruna, küreselleşme insanların hangi sorunlarını çözüyor, hangilerini çözemiyor diye baktığımızda
ulus devletlerin daha uzun süre varlıklarını koruyabileceklerinin gerekçeleri açığa çıkmaktadır (Kongar, 2001, s. 145-152).
arasında nasıl dağıtılacağı konusunda bir çözümü bulunmamaktadır, insanların sosyal
güvenliği ne olacak, çocuklar, özürlüler, yaşlılar ve iş bulamayanlar, çalışamayanlar nasıl
yaşayacak sorularına cevap verememektedir. Öncelikle küreselleşme sosyal güvenlik ve
refah sorununu çözemediği için ulus devlete ihtiyaç devam etmektedir. Ülke halklarının
sosyal güvenliği ulus devletlerin sorumluluğundadır. Ancak burada sözü edilen ulus devlet, sosyal ulus devlettir. Çünkü liberal devlet anlayışı sosyal güvenlikle ilgilenmemekte ve
piyasa mekanizmalarının bütün soruları çözeceğine inanmaktadır.
İkinci olarak vatandaş yetiştirme kimin sorumluluğunda olacaktır. Çocuklara ülkelerinin dilini, tarihini, kültürünü kim öğretecektir. Küreselleşme bu işleri yerine getirmemektedir. Dil olarak İngilizce ve Amerikancayı kullanmaktadır. Eğitim açısından da ulus
devletlerin varlığının devam etmesi gerekmektedir.
Üçüncü olarak ülkeler arası toprak ve savunma sorunları hâlâ devam etmektedir. Ne
bir dünya örgütü ne de dünyanın jandarmalığına soyunmuş Amerika Birleşik Devletleri
öteki ülkelerin stratejik sorunlarını, güvenlik problemlerini çözebilmektedir. Ülkeler arası
problemlerin barışçı yollarla çözülmesi herkesin arzusudur. Ancak yakın gelecekte böyle
çözümlerin gerçekleşebileceği pek umut edilmemektedir. Sadece bu durum bile ulus devletlerin varlığını uzun süre sürdüreceklerinin en belirgin kanıtıdır.
Küreselleşmenin ekonomik felsefesi olarak ortaya çıkan Chicago ekolu ya da moneter
ekonomi veya Reganizm atcherizm denilen yeni liberalizmin, dünya kapitalizminin sık
sık karşılaştığı krizleri önlemekte başarısız kaldığı bütün dünyanın kabul ettiği bir gerçektir. IMF’nin bu felsefe doğrultusunda özellikle borçlu ülkelere önerdiği özelleştirme, devletin küçültülmesi, tahkim gibi politikalar sorunların çözümüne yardımcı olamamaktadır.
Krizlerin aşılmasında çeşitli müdahalelerin gerektiğinin ortaya çıkması Yeni Keynesci politikaları gündeme getirmektedir. Yeni Keynesci politikalar ise kaçınılmaz
olarak ulus devlet modeli çerçevesinde uygulanabilmektedir. Liberalizmin dünya ekonomik krizlerini önlemekteki başarısızlığı, ulus devlet modeli çerçevesinde ekonomik
birimlerin önemini arttırmaktadır.
11 Eylül terörü, şarbon olayı, biyolojik ve kimyasal savaş tehdidi, denetlenemez bireysel terörün boyutları konusunda tüm dünyayı alarma geçirmiştir. Bu tür faaliyetleri
denetim altına almak için ulus devletlerin şimdi olduğundan daha güçlü kılınması ve aralarındaki iş birliğinin arttırılması gereği ortaya çıkmıştır.
Küreselleşme ulus devletlerin varlığını gerçekten de tehdit etmektedir. Ancak soruna, küreselleşme insanların hangi sorunlarını çözüyor, hangilerini çözemiyor diye baktığımızda
ulus devletlerin daha uzun süre varlıklarını koruyabileceklerinin gerekçeleri açığa çıkmaktadır (Kongar, 2001, s. 145-152).
arasında nasıl dağıtılacağı konusunda bir çözümü bulunmamaktadır, insanların sosyal
güvenliği ne olacak, çocuklar, özürlüler, yaşlılar ve iş bulamayanlar, çalışamayanlar nasıl
yaşayacak sorularına cevap verememektedir. Öncelikle küreselleşme sosyal güvenlik ve
refah sorununu çözemediği için ulus devlete ihtiyaç devam etmektedir. Ülke halklarının
sosyal güvenliği ulus devletlerin sorumluluğundadır. Ancak burada sözü edilen ulus devlet, sosyal ulus devlettir. Çünkü liberal devlet anlayışı sosyal güvenlikle ilgilenmemekte ve
piyasa mekanizmalarının bütün soruları çözeceğine inanmaktadır.
İkinci olarak vatandaş yetiştirme kimin sorumluluğunda olacaktır. Çocuklara ülkelerinin dilini, tarihini, kültürünü kim öğretecektir. Küreselleşme bu işleri yerine getirmemektedir. Dil olarak İngilizce ve Amerikancayı kullanmaktadır. Eğitim açısından da ulus
devletlerin varlığının devam etmesi gerekmektedir.
Üçüncü olarak ülkeler arası toprak ve savunma sorunları hâlâ devam etmektedir. Ne
bir dünya örgütü ne de dünyanın jandarmalığına soyunmuş Amerika Birleşik Devletleri
öteki ülkelerin stratejik sorunlarını, güvenlik problemlerini çözebilmektedir. Ülkeler arası
problemlerin barışçı yollarla çözülmesi herkesin arzusudur. Ancak yakın gelecekte böyle
çözümlerin gerçekleşebileceği pek umut edilmemektedir. Sadece bu durum bile ulus devletlerin varlığını uzun süre sürdüreceklerinin en belirgin kanıtıdır.
Küreselleşmenin ekonomik felsefesi olarak ortaya çıkan Chicago ekolu ya da moneter
ekonomi veya Reganizm atcherizm denilen yeni liberalizmin, dünya kapitalizminin sık
sık karşılaştığı krizleri önlemekte başarısız kaldığı bütün dünyanın kabul ettiği bir gerçektir. IMF’nin bu felsefe doğrultusunda özellikle borçlu ülkelere önerdiği özelleştirme, devletin küçültülmesi, tahkim gibi politikalar sorunların çözümüne yardımcı olamamaktadır.
Krizlerin aşılmasında çeşitli müdahalelerin gerektiğinin ortaya çıkması Yeni Keynesci politikaları gündeme getirmektedir. Yeni Keynesci politikalar ise kaçınılmaz
olarak ulus devlet modeli çerçevesinde uygulanabilmektedir. Liberalizmin dünya ekonomik krizlerini önlemekteki başarısızlığı, ulus devlet modeli çerçevesinde ekonomik
birimlerin önemini arttırmaktadır.
11 Eylül terörü, şarbon olayı, biyolojik ve kimyasal savaş tehdidi, denetlenemez bireysel terörün boyutları konusunda tüm dünyayı alarma geçirmiştir. Bu tür faaliyetleri
denetim altına almak için ulus devletlerin şimdi olduğundan daha güçlü kılınması ve aralarındaki iş birliğinin arttırılması gereği ortaya çıkmıştır.
Soru 69
Aşağıdakilerden hangisi ULUS DEVLETLERİN GELECEĞİ İLE İLGİLİ GÖRÜŞLER ile ilgilidir?
Seçenekler
A
Burton, dünyanın düalistik bir yapıya sahip olduğuna inanmaktadır. Dünyanın entegrasyonu devletlerin alt birimleri arasında gerçekleşmekle birlikte, dünya devletler şeklinde
parçalara ayrılmış olarak kalacaktır.
parçalara ayrılmış olarak kalacaktır.
B
Bull’a göre tüm insanlık için
ortak olan çıkar ve değerler oluşmalı ve bunlar üzerine ortak kurallar ve kurumlar inşa
edilebilmelidir
ortak olan çıkar ve değerler oluşmalı ve bunlar üzerine ortak kurallar ve kurumlar inşa
edilebilmelidir
C
Rosenau, teknolojideki gelişmelere bağlı olarak 400 yıldır süren ulus devlet sisteminin
büyük bir dönüşüme uğradığını kabul etmektedir.
büyük bir dönüşüme uğradığını kabul etmektedir.
D
k merkezli dünya aktörleri ulus devletlerden bağımsız olma çabası
içindeyken, devlet merkezli dünyanın savunucuları, politik kurumların korunması çabası
içindedir.
içindeyken, devlet merkezli dünyanın savunucuları, politik kurumların korunması çabası
içindedir.
E
Hepsi
Açıklama:
ULUS DEVLETLERİN GELECEĞİ İLE İLGİLİ GÖRÜŞLER
Uluslararası ilişkiler konusunda eserler veren bilim adamları ulus devletlerin gücünü azaltan gelişmelerin altını çizmekle birlikte gelecekte ulus devletlerin varlığını koruyacaklarına inanmaktadırlar.
Burton, dünyanın düalistik bir yapıya sahip olduğuna inanmaktadır. Dünyanın entegrasyonu devletlerin alt birimleri arasında gerçekleşmekle birlikte, dünya devletler şeklinde
parçalara ayrılmış olarak kalacaktır (Burton, 1972’den aktaran, Eşkinat, 2001, s.41). Bull,
devletler sisteminin yerini alabilecek bir dünya sisteminin varlığını gösteren işaretlerin
henüz ortaya çıkmadığına inanmaktadır. Bir dünya toplumunun ortaya çıkışı sadece ülkelerin birbirleri ile ilişki kurma dereceleri ile ilgili değildir. Bull’a göre tüm insanlık için
ortak olan çıkar ve değerler oluşmalı ve bunlar üzerine ortak kurallar ve kurumlar inşa
edilebilmelidir. Ancak dünya insanları arasında var olan çelişkiler göz önüne alındığında,
devletler sisteminin yıkılarak yerine bir dünya sisteminin kurulması pek olanaklı görünmemektedir (Bull, 1977’den aktaran, Eşkinat, 2001, s. 42-43).
Rosenau, teknolojideki gelişmelere bağlı olarak 400 yıldır süren ulus devlet sisteminin
büyük bir dönüşüme uğradığını kabul etmektedir. Buna rağmen ulus devletlerin temel
aktörler olarak dünya sahnesinde kalacağında ısrar etmektedir. Bazı devletler, politikaları tasarlamak ve uygulamak konusunda diğerlerine kıyasla daha güçlü olurken, diğerleri
de dayatılan değişikliklere adaptasyon kapasitesini sağlayacaklardır (Rosenau 1980’den
aktaran, Eşkinat, 2001, s.44). Daha sonraki kitabında ise Rosenau, ulus devletler arası
ilişkilerden oluşan devlet merkezli dünya ve uluslararası kamusal olmayan örgütler, devlet bürokrasileri, alt gruplar ve uluslar üstü aktörler arasındaki ilişkilerden oluşan çok
merkezli dünya ayrımını yapmaktadır. Son yıllarda bu iki grup arasındaki ikilem iyice
belirginleşmiştir. Çok merkezli dünya aktörleri ulus devletlerden bağımsız olma çabası
içindeyken, devlet merkezli dünyanın savunucuları, politik kurumların korunması çabası
içindedir. İki tarafın prensipleri arasındaki çelişkiler, insan toplumunu büyük bir çatışma
içine sürüklemektedir (Rosenau, 1990’dan aktaran, Eşkinat, 2001, s. 46-47).
Ulus devletlerin dünya sahnesindeki varlığını koruyan diğer bir görüş ise Gilpin’den
gelmektedir. Gilpin de pek çokları gibi küreselleşmeyi kapitalizmin gelişmesine bağlamaktadır. Gilpin’e göre küreselleşme, kapitalist piyasa yapısı ve metalaşma süreci dünyanın dört bir yanına ulaştığı ölçüde mümkün olacaktır. Gilpin’e göre piyasanın ilerleyişi dış
faktörlerin etkisi altındadır. Dış faktörler içinde piyasa üzerinde en etkili olanı, ulusal ve
uluslararası politik yapıdır. Burada bir çelişki yatmaktadır. Çünkü Gilpin devletin metalaşma sürecini etkilediğini söyleyerek piyasanın kendi mantığına yapacak bir şey bırakmamaktadır. Gilpin’e göre kapitalist piyasanın küreselleştirici etkisinin yüksek olmasının
koşulu jeopolitik istikrardır. Jeopolitik istikrarın sağlanmasının koşulu ise uluslararası
ekonomi politikasına süper bir gücün hâkim olmasıdır. Piyasanın başarısı için ise hegemonya sahibi gücün otoriter değil liberal bir ülke olması gerekmektedir. O hâlde liberal
bir süper gücün varlığı dünya piyasa ekonomisinin gerçekleşmesi için gerekli ancak yeterli
olmayan bir koşuldur. Serbest piyasa kurallarını dayatan bir süper güç olmadığı zaman
dünya ekonomisinde tekelci eğilimler artmakta, her ülke kendi içine kapanmakta ve merkantilist politikalara başvurmaktadır
Uluslararası ilişkiler konusunda eserler veren bilim adamları ulus devletlerin gücünü azaltan gelişmelerin altını çizmekle birlikte gelecekte ulus devletlerin varlığını koruyacaklarına inanmaktadırlar.
Burton, dünyanın düalistik bir yapıya sahip olduğuna inanmaktadır. Dünyanın entegrasyonu devletlerin alt birimleri arasında gerçekleşmekle birlikte, dünya devletler şeklinde
parçalara ayrılmış olarak kalacaktır (Burton, 1972’den aktaran, Eşkinat, 2001, s.41). Bull,
devletler sisteminin yerini alabilecek bir dünya sisteminin varlığını gösteren işaretlerin
henüz ortaya çıkmadığına inanmaktadır. Bir dünya toplumunun ortaya çıkışı sadece ülkelerin birbirleri ile ilişki kurma dereceleri ile ilgili değildir. Bull’a göre tüm insanlık için
ortak olan çıkar ve değerler oluşmalı ve bunlar üzerine ortak kurallar ve kurumlar inşa
edilebilmelidir. Ancak dünya insanları arasında var olan çelişkiler göz önüne alındığında,
devletler sisteminin yıkılarak yerine bir dünya sisteminin kurulması pek olanaklı görünmemektedir (Bull, 1977’den aktaran, Eşkinat, 2001, s. 42-43).
Rosenau, teknolojideki gelişmelere bağlı olarak 400 yıldır süren ulus devlet sisteminin
büyük bir dönüşüme uğradığını kabul etmektedir. Buna rağmen ulus devletlerin temel
aktörler olarak dünya sahnesinde kalacağında ısrar etmektedir. Bazı devletler, politikaları tasarlamak ve uygulamak konusunda diğerlerine kıyasla daha güçlü olurken, diğerleri
de dayatılan değişikliklere adaptasyon kapasitesini sağlayacaklardır (Rosenau 1980’den
aktaran, Eşkinat, 2001, s.44). Daha sonraki kitabında ise Rosenau, ulus devletler arası
ilişkilerden oluşan devlet merkezli dünya ve uluslararası kamusal olmayan örgütler, devlet bürokrasileri, alt gruplar ve uluslar üstü aktörler arasındaki ilişkilerden oluşan çok
merkezli dünya ayrımını yapmaktadır. Son yıllarda bu iki grup arasındaki ikilem iyice
belirginleşmiştir. Çok merkezli dünya aktörleri ulus devletlerden bağımsız olma çabası
içindeyken, devlet merkezli dünyanın savunucuları, politik kurumların korunması çabası
içindedir. İki tarafın prensipleri arasındaki çelişkiler, insan toplumunu büyük bir çatışma
içine sürüklemektedir (Rosenau, 1990’dan aktaran, Eşkinat, 2001, s. 46-47).
Ulus devletlerin dünya sahnesindeki varlığını koruyan diğer bir görüş ise Gilpin’den
gelmektedir. Gilpin de pek çokları gibi küreselleşmeyi kapitalizmin gelişmesine bağlamaktadır. Gilpin’e göre küreselleşme, kapitalist piyasa yapısı ve metalaşma süreci dünyanın dört bir yanına ulaştığı ölçüde mümkün olacaktır. Gilpin’e göre piyasanın ilerleyişi dış
faktörlerin etkisi altındadır. Dış faktörler içinde piyasa üzerinde en etkili olanı, ulusal ve
uluslararası politik yapıdır. Burada bir çelişki yatmaktadır. Çünkü Gilpin devletin metalaşma sürecini etkilediğini söyleyerek piyasanın kendi mantığına yapacak bir şey bırakmamaktadır. Gilpin’e göre kapitalist piyasanın küreselleştirici etkisinin yüksek olmasının
koşulu jeopolitik istikrardır. Jeopolitik istikrarın sağlanmasının koşulu ise uluslararası
ekonomi politikasına süper bir gücün hâkim olmasıdır. Piyasanın başarısı için ise hegemonya sahibi gücün otoriter değil liberal bir ülke olması gerekmektedir. O hâlde liberal
bir süper gücün varlığı dünya piyasa ekonomisinin gerçekleşmesi için gerekli ancak yeterli
olmayan bir koşuldur. Serbest piyasa kurallarını dayatan bir süper güç olmadığı zaman
dünya ekonomisinde tekelci eğilimler artmakta, her ülke kendi içine kapanmakta ve merkantilist politikalara başvurmaktadır
Soru 70
'.............., işbölümü, otorite hiyerarşisi, yazılı kurallar, yazışmaların ve faaliyetlerin dosyalanması, gayrişahsîlik, disipline olmuş bir yapı ve resmî pozisyonlardan oluşan bir örgüt biçimidir.'
Boş bırakılan yer için en uygun ifade aşağıdakilerden hangisidir?
Boş bırakılan yer için en uygun ifade aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Devlet
B
Ulus devleti
C
Demokrasi
D
Bürokrasi
E
Milliyetçilik
Açıklama:
Weber’e göre bürokrasi, işbölümü, otorite hiyerarşisi, yazılı kurallar, yazışmaların ve faaliyetlerin dosyalanması,
gayrişahsîlik, disipline olmuş bir yapı ve resmî pozisyonlardan oluşan bir örgüt biçimidir.
Bu anlamda bürokrasi, rasyonel bir örgüt biçimidir.
gayrişahsîlik, disipline olmuş bir yapı ve resmî pozisyonlardan oluşan bir örgüt biçimidir.
Bu anlamda bürokrasi, rasyonel bir örgüt biçimidir.
Soru 71
Aşağıdakilerden hangisi "meşruiyetini bir ulusun belli bir coğrafi sınır içindeki egemenliğinden alan" devlet şeklidir?
Seçenekler
A
Monarşi
B
Ulus devlet
C
Milliyetçilik
D
Kapitalizim
E
Liberal devlet
Açıklama:
Ulus Devlet, meşruiyetini bir ulusun belli bir coğrafi sınır içindeki egemenliğinden alan devlet şeklidir. Devlet politik ve jeopolitik bir varlık, ulus ise kültürel ve etnik bir varlıktır. Ulus devlet kavramı ise bu ikisini belli bir coğrafyada örtüştürür ve böylelikle kendisinden önce gelen devlet yapılarıyla büyük ölçüde farklılaşır
Soru 72
Aşağıdakilerden hangisi bir hükümdarın devlet başkanı olduğu bir yönetim biçimidir?
Seçenekler
A
Monarşi
B
Ulus devlet
C
Liberal devlet
D
Cumhuriyet
E
Milliyetçilik
Açıklama:
Monarşi, bir hükümdarın devlet başkanı olduğu bir yönetim biçimidir. Saltanatın bir başka adıdır. Seçim dışı yöntemler kullanılır. Monarşiyi diğer yönetim biçimlerinden ayıran en önemli özellik, devlet başkanının bu yetkiyi yaşamı boyunca elinde bulundurmasıdır.
Soru 73
Aşağıdakilerden hangisi "millet veya ulus olarak tanımlanan bir topluluğun yaşama ve ilerleme ülküsünün toplumların ve insanlığın gelişmesini sağladığına inanan" görüştür?
Seçenekler
A
Kapitalizm
B
Liberalizm
C
Monarşi
D
Milliyetçilik
E
Küresel bakış
Açıklama:
Milliyetçilik, millet veya ulus olarak tanımlanan bir topluluğun yaşama ve ilerleme ülküsünün toplumların ve insanlığın gelişmesini sağladığına inanan görüştür. 19. yüzyıl başlarından itibaren Avrupa’da, 20. yüzyılda ise tüm dünyada egemen siyasi düşünce tarzı olmuştur. Günümüzde Anglosakson kültürüne bağlı toplumlarda ve Avrupa Birliği düşüncesini savunan çevrelerde olumsuz bir anlam yüklenmiştir.
Soru 74
Aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Küreselleşme ulus devletlerin varlığını güçlendirmektedir.
B
Küreselleşme etkin üretimin elde edilmesini sağlamaktadır.
C
Ulusal amaçların elde edilmesi gereği, devletlerin diğer devletlerle ilişkiler geliştirmelerine yol açmış ve uluslararası ilişkiler sistemi doğmuştur.
D
Uluslararası finans devrimi de ulus devletin egemenliğine meydan okumaktadır
E
Ulus devletlerin güvenliğini tehdit eden potansiyel problemlerden birisi uluslararası üretim ve iş bölümüdür.
Açıklama:
Küreselleşme ulus devletlerin varlığını gerçekten de tehdit etmektedir. Ancak soruna, küreselleşme insanların hangi sorunlarını çözüyor, hangilerini çözemiyor diye baktığımızda ulus devletlerin daha uzun süre varlıklarını koruyabileceklerinin gerekçeleri açığa çıkmaktadır.
Soru 75
........... dünyanın düalistik bir yapıya sahip olduğuna inanmaktadır. Yukarıdaki cümlede geçen boşluğu aşağıdaki seçeneklerden hangisi doğru tamamlar?
Seçenekler
A
Giddens
B
Gilpin
C
Rosenau
D
Burton
E
Bull
Açıklama:
Burton, dünyanın düalistik bir yapıya sahip olduğuna inanmaktadır.
Soru 76
Ekonomik liberalizmin yerleşmesi için çoğulcu müdahale talep eden aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Bull
B
Burton
C
Rosenau
D
Giddens
E
Gilpin
Açıklama:
Gilpin ekonomik liberalizmin yerleşmesi için çoğulcu müdahale talep etmektedir.
Soru 77
IMF, Dünya Bankası, GATT gibi uluslararası organizasyonların genel amacı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Ulusal sınırlara yönelik dış tehditlerin varlığını azaltmak.
B
Ulus devlet şeklini korumak.
C
Devletler arası ticaretin finansmanı ve aksamadan yürütülmesi.
D
Devletler arası kültürel etkileşimi zenginleştirmek.
E
Çeşitli ürünlerin dünyanın her bir köşesinde satışını örgütlemek.
Açıklama:
XX. yüzyılda ortaya çıkan IMF, Dünya Bankası, GATT gibi uluslararası organizasyonların amacı devletler arası ticaretin finansmanı ve aksamadan yürütülmesidir.
Soru 78
IMF ve Dünya bankası hangi yüzyılda ortaya çıkmıştır?
Seçenekler
A
XVI.
B
XVII.
C
XVIII.
D
XIX.
E
XX.
Açıklama:
XX. yüzyılda ortaya çıkan IMF, Dünya Bankası, GATT gibi uluslararası organizasyonların amacı devletler arası ticaretin finansmanı ve aksamadan yürütülmesidir.
Soru 79
Modern ulus devletler .......’lerden itibaren modernleşme ve sanayileşme sürecine giren Avrupa kıtasında ortaya çıkmıştır.
Yukarıdaki cümlede geçen boşluğu aşağıdaki seçeneklerden hangisi doğru tamamlar?
Yukarıdaki cümlede geçen boşluğu aşağıdaki seçeneklerden hangisi doğru tamamlar?
Seçenekler
A
1500
B
1600
C
1700
D
1800
E
1900
Açıklama:
Modern ulus devletler 1500’lerden itibaren modernleşme ve sanayileşme sürecine giren Avrupa kıtasında ortaya çıkmıştır.
Soru 80
İnsanlık için ortak olan çıkar ve değerler oluşmalı ve bunlar üzerine ortak kurallar ve kurumlar inşa edilebilmelidir diyen siyaset bilimci kimdir?
Seçenekler
A
Giddens
B
Bull
C
Huntington
D
Burton
E
Rosenau
Açıklama:
Bull’a göre tüm insanlık için ortak olan çıkar ve değerler oluşmalı ve bunlar üzerine ortak kurallar ve kurumlar inşa edilebilmelidir.
Soru 81
Aşağıdakilerden hangisi ulus devlette ulusu oluşturan unsurdur?
Seçenekler
A
Din
B
Etnisite
C
Cinsiyet
D
Mezhep
E
Kimlik
Açıklama:
Ulus Devlette, Devlet politik ve jeopolitik bir varlık, ulus ise kültürel ve/veya etnik bir varlıktır.
Soru 82
Aşağıdakilerden hangisi monarşinin özelliklerinden değildir?
Seçenekler
A
Seçim dışı yöntemler kullanılır
B
Bir hükümdarın devlet başkanı olduğu yönetim biçimidir
C
Meşruiyeti, bir ulusun belli bir coğrafi sınır içindeki egemenliğine dayanır
D
Devlet başkanlığı yetkisi ömür boyu geçerlidir
E
Modern ulus devletin çekirdeğidir
Açıklama:
Monarşi, bir hükümdarın devlet başkanı olduğu bir yönetim biçimidir. Saltanatın bir başka adıdır. Seçim dışı yöntemler kullanılır. Monarşiyi diğer yönetim biçimlerinden ayıran en önemli özellik, devlet başkanının bu yetkiyi yaşamı boyunca elinde bulundurmasıdır. Ulus devlet, meşruiyetini bir ulusun belli bir coğrafi sınır içindeki egemenliğinden alır.
Soru 83
Ulusal sınırlara yönelik dış tehditlerin varlığı ile birlikte aşağıdakilerden hangisi güçlenmiştir?
Seçenekler
A
Ulusal dilin kullanımı
B
Milliyetçilik duygusu
C
Bürokratik örgütlenme
D
Kültürel değerler
E
Kimlikler
Açıklama:
Kurumsal ve ekonomik yaşamda da ulus devlet tam merkezdedir. Zorunlu askerlik ve ordu; paranın kontrolü ve merkez bankası, hazine gibi birimlerin varlığı; ulusal para biriminin benimsenmesi; vergi sisteminin kurul- ması; üretim ve ticaretin örgütlenmesi, ulusal birliğin güç kazanmasında önemli rol oynayan gelişmelerdir. Ulusal sınırlara yönelik dış tehditlerin varlığı ise milliyetçilik duygularını şiddetlendirmiş ve giderek insanlar vatan için tereddütsüz savaşa koşar hâle gelmiştir.
Soru 84
Aşağıdakilerden hangisi Giddens’ın ileri sürdüğü ulus devletin evrenselleşmesi aşamalarından biridir?
Seçenekler
A
Yeni savaş teknikleri
B
Vergi sisteminin kurulması
C
Merkez bankası ve hazine gibi kurumların varlığı
D
Zorunlu askerlik ve ordunun varlığı
E
Üretim ve ticaretin örgütlenmesi
Açıklama:
Giddens, ulus devletin evrenselleşmesini üç aşama ile açıklamaktadır. İlk olarak XIX. yüzyılda başta İngiltere, Fransa, Almanya ve İtalya olmak üzere Avrupalı ulus devletler, sınai üretimi askerî faaliyete başarı ile uygulamışlardır. Yeni savaş tekniği, Avrupalıların üyesi olmadıkları mutlakiyetçi imparatorluklar ve kabile toplumları karşısında askerî başarı kazanmalarını sağlamıştır. İkinci aşamada, Avrupalılar sahip oldukları rasyonel bürokratik özellikler nedeni ile kaynakları etkin bir şekilde ulusal gelişmeleri için kullanmışlar ve diplomatik şebekeler ve uluslar üstü politik kurumlar aracılığı ile diğer ulus devletlerle ilişkilerini başarı ile yürütmüşlerdir. Üçüncü aşama beklenmedik tarihî olaylarla ilgilidir.
Soru 85
Aşağıdakilerden hangisi bürokrasinin Weberyan anlamını ifade etmektedir?
Seçenekler
A
Kararları üstleri havale etme eğilimi
B
İşlerin kırtasiyeciliğe boğulması
C
Çeşitli kamu kurumlarından oluşan örgütler bütünüdür
D
Beşeri ihtiyaçları önemsenmediği bir yapıdır
E
İşbölümü ve otorite hiyerarşisinden oluşan bir yapıdır
Açıklama:
Bürokrasinin farklı anlamları bulunmaktadır. Birinci olarak bürokrasi, daha çok olumsuz ve kötüleyici bir anlam ifade etmektedir. Bu anlamda Webster sözlüğü, bürokrasiye A, B ve D seçeneklerindeki anlamları vermektedir. Bunun yanı sıra, C seçeneğinde ifade edildiği gibi, bürokrasi kamu yönetiminin eşanlamlısı olarak ifade edilmektedir. Buna göre, bürokrasi, devlet yönetiminde çeşitli idari görevleri-işleri yerine getirmek için modern hükümetler tarafından yönetilen ve çeşitli kamu kurumlarından oluşan örgütler bütününe verilen addır. Weber ise bürokrasiyi, işbölümü, otorite hiyerarşisi, yazılı kurallar, yazışmaların ve faaliyetlerin dosyalanması, gayrişahsîlik, disipline olmuş bir yapı ve resmî pozisyonlardan oluşan bir örgüt biçimi olarak anlamlandırır. Bu anlamda bürokrasi, rasyonel bir örgüt biçimidir.
Soru 86
Aşağıdakilerden tarihi gelişmelerden hangisi ideolojik savaşın yerini kültürler arası savaşa bıraktığı yönündeki tartışmaları gündeme getirmiştir
Seçenekler
A
NATO’nun kurulması
B
Birinci Dünya Savaşı
C
İkinci Dünya Savaşı
D
Sovyetler Birliği'nin dağılması
E
Ulus devletlerin ortaya çıkması
Açıklama:
İki kutuplu Dünya Sistemi, 1989’da Berlin Duvarı’nın yıkılması ve 1991’de SSCB’nin çözülmesi ile yerini kaotik bir ortama bırakmıştır. Siyaset bilimci Huntington’un 1993’te yazmış olduğu ünlü “Medeniyetler Çatışması” adlı makalesi ile birlikte bilim adamları ideolojik savaşın yerini kültürler arası savaşa bıraktığı yönündeki yoğun tartışmalara girmişlerdir.
Soru 87
Siyaset bilimci Huntington’a göre aşağıdakilerden hangisi uygarlıkları çatışmaya sürüklemektedir?
Seçenekler
A
Batının yüksek savunma gücüne sahip olması
B
Batının değerlerinin evrensel olduğu iddiası
C
Batılı olmayan toplumlarda bilimin gelişmemesi
D
Küresel nükleer savaş tehdidinin varlığı
E
Küresel terörizm
Açıklama:
Huntington, Batı uygarlığının değerlerinin evrensel olmadığını, bunların yalnızca Batı’ya özgü olduğunu söyleyerek, dünyanın geri kalanını farklı ilan etmektedir. Huntington’a göre Batı uygarlığının evrensel değerlere sahip olduğu iddiası onu diğer uygarlıklarla artan bir çatışma ortamına sokmaktadır.
Soru 88
Uluslar üstü ilişkilerin gelişimine yön veren temel etken aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Dil
B
Din
C
Ekonomi
D
Eğitim
E
Kitlesel medya
Açıklama:
19. yüzyılda uluslararası ilişkiler modelinin anahtar ilişkileri savaş, birleşme, diplomasi ve sömürgecilik olmuştur. 20. yüzyılda bu ilişkiler ticaret, mali yönetim ve kültürel ilişkileri de içerecek şekilde genişletilmiştir. Günümüzde toplumlar arasındaki tek bağ uluslararası ilişkiler değildir. Bu sistem dışında, ekonomik değişime ek olarak zevk ve tercihlerin, modanın ve fikirlerin değişimine olanak veren uluslar üstü ilişkiler de gelişmiştir. Uluslar üstü ilişkilerin gelişimine yön veren temel etken elektronik iletişim teknikleridir.
Soru 89
Aşağıdakilerden hangisi ulus devletlerin varlığını tehdit eden gelişmelerden biri değildir?
Seçenekler
A
Teknoloji
B
Etnik çatışmalar
C
Uluslararası üretim ve işbölümü
D
Sermayenin küresel hareketliliği
E
Asimetrik savaş
Açıklama:
B, C, D ve E seçenekleri ulus devletin varlığını ve güvenliğini tehdit eden unsurları ifade etmektedir.
Soru 90
Aşağıdakilerden hangisi ulus devletlerin varlığının devamını gerekli kılmaktadır?
Seçenekler
A
Sosyal güvenliğin sağlanması
B
Teknolojinin gelişmesi
C
Küresel etnik çatışmalara çözüm getirilmesi
D
Yeni liberalizmin yaygınlaştırılması
E
Eğitim alanında yeni reformların yapılması
Açıklama:
Sosyal güvenlik ve refah sorunu; vatandaş yetiştirme; liberalizmin dünya ekonomik krizlerini önlemekteki başarısızlığı gibi sorunlar nedeniyle ulus devletlerin varlığını sürdürmesi gerekmektedir.
Soru 91
Modern ulus devletler hangi tarihten itibaren ortaya çıkmaya başlamıştır?
Seçenekler
A
1300'ler
B
1400'ler
C
1500'ler
D
1600'ler
E
1700'ler
Açıklama:
Modern ulus devletler 1500’lerden itibaren modernleşme ve sanayileşme sürecine giren Avrupa kıtasında ortaya çıkmıştır. Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 92
Meşruiyetini bir ulusun belli bir coğrafi sınır içindeki egemenliğinden alan devlet şekli nedir?
Seçenekler
A
Monarşi
B
Ulus devlet
C
Oligarşi
D
Saltanat
E
Teokrasi
Açıklama:
Ulus Devlet, meşruiyetini bir ulusun belli bir coğrafi sınır içindeki egemenliğinden alan devlet şeklidir. Doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 93
İdeal ulus devlet tipine uyan ülkeler aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?
Seçenekler
A
İngiltere-Fransa
B
Almanya-İngiltere
C
İsveç-İngiltere
D
İsveç-Fransa
E
İsveç-Almanya
Açıklama:
İdeal ulus devlet tipine örnek olarak sınırları belli bir coğrafi alana yerleşmiş olan Fransa veya İsveç gösterilebilir. Doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 94
Soğuk savaş dönemine ilişkin aşağıdakilerden hangisi doğrudur?1. Soğuk Savaş 1. Dünya Savaşı'ndan sonra başlamıştır.2. Soğuk savaş, 1917’de başlayan Doğu-Batı çekişmesinin bir ürünüdür. 3. 1991’de SSCB’nin çökmesiyle soğuk savaş sona erdi.
Seçenekler
A
Yalnız 1
B
Yalnız 2
C
Yalnız 3
D
1 ve 3
E
2 ve 3
Açıklama:
Soğuk savaş, İkinci Dünya Savaşı sonrasında Amerika Birleşik Devletleri ve Sovyetler Birliği arasında sürdürülen sürekli gerginlik ve sınırlı çatışma biçimidir. Soğuk savaş, 1917’de başlayan Doğu-Batı çekişmesinin bir ürünüdür. 1989 yılında Doğu Avrupa’da başlayan rejim değişikliği ve soğuk savaşı simgeleyen Berlin Duvarı’nın yıkılması ile II. Dünya Savaşı’ndan sonra başlayan süreç sona ermeye başladı.1991’de SSCB’nin çökmesiyle soğuk savaş sona erdi. Doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 95
Siyaset bilimci Huntington’un yazmış olduğu ünlü “Medeniyetler Çatışması” adlı makalesi ile birlikte bilim adamları ideolojik savaşın yerini kültürler arası savaşa bıraktığını ifade etmişlerdir. Söz konusu makale hangi tarihte yazılmıştır?
Seçenekler
A
1990
B
1991
C
1993
D
1994
E
1995
Açıklama:
Siyaset bilimci Huntington’un yazmış olduğu ünlü “Medeniyetler Çatışması” adlı makalesi 1993 yılında yazılmıştır. Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 96
Ulus devletlerin evrimine ilişkin aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
1. XX. yüzyılda uluslararası ilişkiler savaş, birleşme, diplomasi ve
sömürgecilik üzerineydi.
2. XIX. yüzyılda ilişkiler ticaret, mali yönetim ve kültürel ilişkiler ağırlıklıydı.
3. Küreselleşme ulus devletin varlığını tehdit etmektedir.
1. XX. yüzyılda uluslararası ilişkiler savaş, birleşme, diplomasi ve
sömürgecilik üzerineydi.
2. XIX. yüzyılda ilişkiler ticaret, mali yönetim ve kültürel ilişkiler ağırlıklıydı.
3. Küreselleşme ulus devletin varlığını tehdit etmektedir.
Seçenekler
A
Yalnız 1
B
Yalnız 2
C
1 ve 2
D
Yalnız 3
E
2 ve 3
Açıklama:
XIX. yüzyılda uluslararası ilişkiler modelinin anahtar ilişkileri savaş, birleşme, diplomasi ve sömürgecilik olmuştur. XX. Yüzyılda bu ilişkiler ticaret, mâli yönetim ve kültürel ilişkileri de içerecek şekilde genişletilmiştir. Teknolojik gelişmelerin hızlandırdığı küreselleşme süreci ulus devletin varlığını tehdit etmektedir. Doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 97
Ulus devletlerin varlığını tehdit eden gelişmelere ilişkin aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?
1. Fakir nüfusun zengin ülkelere göçünün ortaya çıkarabileceği etnik çatışmalar ulus devlet yapısını tehdit etmektedir.
2.Ulus devletlerin güvenliğini tehdit eden potansiyel problemlerden birisi uluslararası üretim ve iş bölümüdür
3. Ulus devletler uluslararası terörizm ve uyuşturucu gibi tehditlerle başa çıkamamaktadırlar.
4. Ulus devletlerin problemlerin çözümünde artık kilit birim olma özelliğinde değildir.
1. Fakir nüfusun zengin ülkelere göçünün ortaya çıkarabileceği etnik çatışmalar ulus devlet yapısını tehdit etmektedir.
2.Ulus devletlerin güvenliğini tehdit eden potansiyel problemlerden birisi uluslararası üretim ve iş bölümüdür
3. Ulus devletler uluslararası terörizm ve uyuşturucu gibi tehditlerle başa çıkamamaktadırlar.
4. Ulus devletlerin problemlerin çözümünde artık kilit birim olma özelliğinde değildir.
Seçenekler
A
Yalnız 1
B
1 ve 2
C
1,2 ve 3
D
2,3 ve 4
E
1,2 ve 4
Açıklama:
Fakir nüfusun zengin ülkelere göçünün ortaya çıkarabileceği etnik çatışmalar ulus devlet yapısını tehdit etmektedir. Ulus devletlerin güvenliğini tehdit eden potansiyel problemlerden birisi uluslararası üretim ve iş bölümüdür. Ulus devletler uluslararası terörizm ve uyuşturucu gibi tehditlerle başa çıkamamaktadırlar. Problemlerin çözümünde kilit birim olma özelliğini ulus devletler hâlâ korumaktadır. Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 98
Aşağıdakilerden hangisi ulus devletin varlığını korumasını sağlayan gerekçelerden biri değildir?
Seçenekler
A
Küreselleşmenin tüm sorunlara çözüm bulamaması
B
Ülkeler arası toprak ve savunma sorunlarının devam etmesi
C
IMF'nin önerdiği çözümlerin her sorunu çözememesi
D
Yeni Keynesçi politikaların ancak ulus devletlerde uygulanması
E
Teknolojik gelişmelerin ulus devletleri kuvvetlendirmesi
Açıklama:
Küreselleşme etkin üretimin elde edilmesini sağlamaktadır. Ancak üretilenlerin ülkeler arasında nasıl dağıtılacağı konusunda bir çözümü bulunmamaktadır, insanların sosyal güvenliği ne olacak, çocuklar, özürlüler, yaşlılar ve iş bulamayanlar, çalışamayanlar nasıl yaşayacak sorularına cevap verememektedir. Ülkeler arası toprak ve savunma sorunları hâlâ devam etmektedir. IMF’nin özellikle borçlu ülkelere önerdiği özelleştirme, devletin küçültülmesi, tahkim gibi politikalar sorunların çözümüne yardımcı olamamaktadır. Yeni Keynesci politikalar kaçınılmaz olarak ulus devlet modeli çerçevesinde uygulanabilmektedir. Ancak teknolojinin ilerlemesi ulus devletleri kuvvetlendirmemiştir. Özellikle internete bağlı gelişmeler küreselleşmeyi kolaylaştırmıştır. Doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 99
Dünyanın düalistik bir yapıya sahip olduğuna, dünyanın devletler şeklinde parçalara ayrılmış olarak kalacağını düşünen düşünür kimdir?
Seçenekler
A
Burton
B
Bull
C
Rosenau
D
Gilpin
E
Kongar
Açıklama:
Burton, dünyanın düalistik bir yapıya sahip olduğuna inanmaktadır. Dünyanın entegrasyonu devletlerin alt birimleri arasında gerçekleşmekle birlikte, dünya devletler şeklinde parçalara ayrılmış olarak kalacaktır. Doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 100
XIX. yüzyılın önemli bir kısmında X ülkesi hâkim süper güç olmuştur. Bu dönem uluslararası ilişkilerin genellikle diplomasi ile yürütüldüğü, ülkeler arası güven ve düzenin nispi olarak daha yüksek düzeylere ulaştığı bir dönem olmuştur.
Yukarıda "X ülkesi" şeklinde bahsedilen ülke aşağıdakilerden hangisidir?
Yukarıda "X ülkesi" şeklinde bahsedilen ülke aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Almanya
B
Fransa
C
İngiltere
D
Avusturya
E
Amerika
Açıklama:
Tarihsel olarak, dünya ekonomisine liberal hegemonyanın hâkim olduğu iki farklı dönemden geçilmiştir. Bu nedenle küreselleşmenin ve piyasalaşmanın doruğa çıktığı iki dönem yaşanmıştır. Birincisi İngiltere’nin XIX. yüzyılın önemli bir kısmında hâkim süper güç olduğu dönemdir. Bu dönem uluslararası ilişkilerin genellikle diplomasi ile yürütüldüğü, ülkeler arası güven ve düzenin nispi olarak daha yüksek düzeylere ulaştığı bir dönem olmuştur. Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 101
Modern ulus devlet olgusu ilk olarak hangi coğrafyada ortaya çıkmıştır?
Seçenekler
A
Güney Asya
B
Amerika
C
Avrupa
D
Orta Asya
E
Afrika
Açıklama:
Modern ulus devletler ilk olarak Avrupa kıtasında ortaya çıkmıştır
Soru 102
Aşağıdakilerden hangisi Giddens'ın öne sürdüğü ve ulus devletin evrenselleşmesini açıkladığı 3 aşamadan ilkidir?
Seçenekler
A
Avrupa'da doğan ulus devletlerin sınai bilgiyi askeriyeye uygulaması ve başarılı olması
B
Avrupalıların rasyonel bürokratik özelliklerini ulusal gelişmelerine uygulamaları
C
Avrupalı devletlerin diplomatik şebekeler ve uluslar üstü politik kurumlar kurmaları
D
20. yüzyılda dünya savaşlarının uluslararası ilişkileri bozması
E
19. Yüzyılda Avrupalıların uzun süre barış içinde yaşaması
Açıklama:
Giddens, ulus devletin evrenselleşmesini 3 aşamada açıklamış ve ilk aşamada Avrupalı devletlerin sınai üretimi askeri faaliyetlere başarı ile uygulayıp diğer toplumlar karşısında askeri başarılar elde etmelerinin olduğunu belirtmiştir.
Soru 103
Aşağıdakilerden hangisi Huntington'nun medeniyetler çatışması tezinin öne sürdüğü önermelerden değildir?
Seçenekler
A
Batı'nın evrensel değerlere sahip olduğunu iddia etmesi
B
Batı'nın değerlerinin diğer ülkelerce sömürgecilik olarak görüldüğü
C
Batı'nın değerlerinin evrensel olmadığı
D
İslam uygarlığının hoşgörülü olduğu
E
Çin uygarlığının iddiacı olduğu
Açıklama:
Huntington'a göre Batı uygarlığının evrensel değerlere sahip olduğunu iddia etmesi diğer medeniyetlerle çatışma yaşamasına sebep olmaktadır, batı'nın değerleri everensel değil kendilerine özgüdür, ayrıca saldırgan batı uygarlığı ile hoşgörüsüz islam uygarlığı ve iddiacı Çin uygarlığı arasındaki çatışma tüm dünyaya yayılma potansiyeline sahiptir.
Soru 104
Aşağıdakilerden hangisi 19. yüzyılda uluslararası ilişkiler modelinin anahtar kavramlarından değildir?
Seçenekler
A
Savaş
B
Birleşme
C
Diplomasi
D
Sömürgecilik
E
İnsan hakları
Açıklama:
19 yüzyılda uluslararası ilişkiler savaş, birleşme, diploması ve sömürgecilik üzerine kuruludur. İnsan haklarının önemi ise daha sonraki süreçte ortaya çıkmıştır.
Soru 105
I. Uluslararası göç
II. Uluslararası işbölümü
III. Uluslararası finans devrimi
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri ulus devletin varlığını tehdit eden unsurlar arasındadır?
II. Uluslararası işbölümü
III. Uluslararası finans devrimi
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri ulus devletin varlığını tehdit eden unsurlar arasındadır?
Seçenekler
A
Yalnızca I
B
I ve II
C
II ve III
D
I ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Günümüzün küreselleşen dünyasında ulus devletin varlığına tehdit oluşturan uluslararası üretim, iş bölümü, göç ve uluslararası finans devrimi gibi bir çok etken bulunmaktadır. Nitekim bunlar ulusallaşmayı değil küreselleşmeyi hızlandırıcı faktörlerdir.
Soru 106
Aşağıdakilerden hangisi ulus devleti tehdit eden gelişmelerden biri olabilir?
Seçenekler
A
Küresel nüfusu kontrol etmek
B
Döviz ticaretinin sona ermesi
C
Yabancı ülkelerde yatırım yapılmasının sona ermesi
D
Uluslararası terörizmin kontrol edilmesi
E
Ulaşım ve iletişimin gelişmesi
Açıklama:
Ulaşım ve iletişimin gelişmesi, küresel terörün kontrol edilememesi, yabancı yatırımlar, döviz ticareti veya sürekli artan ve kontrol edilemeyen küresel nüfus ulus devlet olgusunu tehdit eden nedenler arasındadır.
Soru 107
I. Baskın
II. Gerilla savaşı
III. Terörizm
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri konvansiyonel olmayan savaş biçimleri arasında yer alır?
II. Gerilla savaşı
III. Terörizm
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri konvansiyonel olmayan savaş biçimleri arasında yer alır?
Seçenekler
A
Yalnızca I
B
I ve II
C
II ve III
D
I ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
İki ordunun nükleer silah kullanmadan görece bir düzen içinde savaşması konvansiyonel savaş iken terör, baskın, ayaklanma, gerilla savaşı gibi taktikler ise konvansiyonel olmayan savaş teknikleri arasında sayılabilir.
Soru 108
I. Küresel terörün kontrol edilememesi
II. Küresel refah ve sosyal güvenlik sorunu
III. Ülkeler arası savunma sorunları
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri ulus devletin varlığını koruyan gerekçelerdenedir?
II. Küresel refah ve sosyal güvenlik sorunu
III. Ülkeler arası savunma sorunları
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri ulus devletin varlığını koruyan gerekçelerdenedir?
Seçenekler
A
Yalnızca I
B
Yalnızca III
C
I ve II
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Ulus devletin varlığını koruyan ve küresel terör, ülkeler arası sorunlar, küresel çapta refah ve sosyal güvenlik sorunu gibi bir çok sebep mevcuttur. Bu sebeplerin varlığı halinde ulus devletlerin bir süre daha varlığını koruyacağı öngörülebilir.
Soru 109
Ulus devletlerin ilişkilerinden oluşan devlet merkezli dünya ile uluslararası kamusal olmayan örgütler, devlet bürokrasileri, alt gruplar ve uluslar üstü aktörler arasında var olan ilişkilerin oluşturduğu çok merkezli dünya ayrımını yapan görüşe sahip bilim adamı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Burton
B
Bull
C
Rosenau
D
Gilpin
E
Huntington
Açıklama:
Rosenau, ulus devletlerin ilişkilerinden oluşan devlet merkezli dünya ile uluslararası kamusal olmayan örgütler, devlet bürokrasileri, alt gruplar ve uluslar üstü aktörler arasında var olan ilişkilerin oluşturduğu çok merkezli dünya ayrımını yapan görüşe sahip bilim adamıdır.
Soru 110
Türkiye'nin sanayileşmesini henüz tamamlayamadığını ve bilişim çağına girmiş olan batıyı yakalayabilmesi için laik, demokratik sosyal hukuk devletinin gereklerini yerine getirmesi gerektiğini belirten bilim adamı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Ahmet Davutoğlu
B
Baskın Oran
C
Emre Kongar
D
Funda Keskin Ata
E
Melek Fırat
Açıklama:
Emre Kongar'a göre Türkiye henüz sanayileşmesini tamamlayamamış bir toplumdur. Öte yandan batı ise iletişim-bilişim devrimini yaşamaktadır. Türkiye'nin gelişmişlik düzeyinin batıya yetişebilmesi için laik, demokratik ve sosyal bir hukuk devleti olmanın gereklerini yerine getirmesi gereklidir.
Soru 111
.......... bir hükümdarın devlet başkanı olduğu bir yönetim biçimidir. Saltanatın bir başka adıdır.
Seçenekler
A
Monarşi
B
Demokrasi
C
Teokrasi
D
Komünizm
E
Oligarşi
Açıklama:
Monarşi, bir hükümdarın devlet başkanı olduğu bir yönetim biçimidir. Saltanatın bir başka adıdır. Seçim dışı yöntemler kullanılır. Monarşiyi diğer yönetim biçimlerinden ayıran en önemli özellik, devlet başkanının bu yetkiyi yaşamı boyunca elinde bulundurmasıdır.
Soru 112
Huntington'un 1993 yılında yazmış olduğu makale aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Medeniyetler çatışması
B
Doğu bloğu
C
Sosyal sınıflar ve çıkar
D
Kapitalizm ve küreselleşme
E
Merkez-Çevre çatışması
Açıklama:
Siyaset bilimci Huntington’un 1993’te yazmış olduğu ünlü “Medeniyetler Çatışması” adlı makalesi ile birlikte bilim adamları ideolojik savaşın yerini kültürler arası savaşa bıraktığı yönündeki yoğun tartışmalara girmişlerdir.
Soru 113
19. yüzyıl başlarından itibaren Avrupa’da, 20. yüzyılda ise tüm dünyada egemen siyasi düşünce tarzı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Milliyetçilik
B
Liberalizm
C
Sosyalizm
D
Komünizm
E
Emperyalizm
Açıklama:
Milliyetçilik, millet veya ulus olarak tanımlanan bir topluluğun yaşama ve ilerleme ülküsünün toplumların ve insanlığın gelişmesini sağladığına inanan görüştür. 19. yüzyıl başlarından itibaren Avrupa’da, 20. yüzyılda ise tüm dünyada egemen siyasi düşünce tarzı olmuştur. Günümüzde Anglosakson kültürüne bağlı toplumlarda ve Avrupa Birliği düşüncesini savunan çevrelerde olumsuz bir anlam yüklenmiştir.
Soru 114
Modern ulus devletler Avrupa'da ne zaman ortaya çıkmıştır?
Seçenekler
A
1300
B
1400
C
1500
D
1600
E
1700
Açıklama:
Modern ulus devletler 1500’lerden itibaren modernleşme ve sanayileşme sürecine giren Avrupa kıtasında ortaya çıkmıştır.
Soru 115
Aşağıdakilerden hangisi ulus devletlerin varlığını tehdit eden gelişmelerden biri değildir?
Seçenekler
A
Etnik çatışmalar
B
Uluslararası üretim ve iş bölümü
C
Sermaye hareketliliği
D
Uluslararası terörizm
E
Milliyetçilik
Açıklama:
Nüfus artışı endüstrileşme sürecini tamamlayamamış, kalkınma talebi içindeki ülkelerden kaynaklanmaktadır. Ulus devletlerin güvenliğini tehdit eden potansiyel problemlerden birisi uluslararası üretim ve iş bölümüdür. Kalabalık fakir nüfusun zengin ülkelere göçünün ortaya çıkarabileceği etnik çatışmalar, ulus devletlerin varlığına tehdit olarak görülmektedir. Sermayenin bu hareketliliği ulus devletlerin elini kolunu bağlamaktadır.
Soru 116
Küreselleşmenin ekonomik felsefesi olarak ortaya çıkan ekol aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Chicago okulu
B
Freiburg okulu
C
Virginia Okulu
D
Avusturya okulu
E
Kurumsal iktisat
Açıklama:
Küreselleşmenin ekonomik felsefesi olarak ortaya çıkan Chicago ekolu ya da moneter ekonomi veya Reganizm atcherizm denilen yeni liberalizmin, dünya kapitalizminin sık sık karşılaştığı krizleri önlemekte başarısız kaldığı bütün dünyanın kabul ettiği bir gerçektir.
Soru 117
"Türkiye henüz sanayileşmesini tamamlayamamışken, gelişmiş Batı toplumları İletişim -Bilişim Devrimi’ni yaşamakta ve yeni bir çağa adım atmaktadır." ifadesi aşağıdakilerden hangisine aittir?
Seçenekler
A
Emre Kongar
B
Rosenau
C
Gilpin
D
Burton
E
Huntington
Açıklama:
Kongar’ın ifadesi ile Türkiye henüz sanayileşmesini tamamlayamamışken, gelişmiş Batı toplumları İletişim -Bilişim Devrimi’ni yaşamakta ve yeni bir çağa adım atmaktadır. Türkiye’nin hedefi gayet açıktır. Almış başını giden Batı’yı yakalayabilmek için laik ve demokratik sosyal hukuk devletinin gereklerini bir an önce yerine getirmelidir.
Soru 118
I. Dünya savaşından sonra vatandaşları kontrol altına almayı amaçlayarak aşağıdakilerden hangisi ortaya çıkmıştır?
Seçenekler
A
Vize
B
Pasaport
C
Bilgi teknolojileri
D
Vatandaşlık numarası
E
Parmak izi
Açıklama:
Savaşlar sırasında ulus devletler zafer için halklarından her türlü özveriyi istemişler ve sadakati elde etmişlerdir. Her iki savaşta da devletlerin enformasyon üzerindeki denetimleri artmıştır. I. Dünya Savaşı pasaportu yaratmıştır.
Soru 119
Aşağıdakilerden hangisi ulusal kimliği yücelten bilinci yaratabilmek için oluşturulan sembollerden biri değildir?
Seçenekler
A
Bayrak
B
Ulusal Marş
C
Tarihi Şahsiyet
D
Ulusal gün
E
Para
Açıklama:
Ulusal kimliği yücelten bilinci yaratabilmek için bayrak, ulusal marş, tarihi şahsiyetler ve olaylar, ulusal günler gibi sembollere başvurulmuştur. Ders programları aracılığı ile çocuklara ulusal bir ruh aşılanmaya çalışılmış, ülke sınırları içinde ulusal dilin yerel dillere üstün gelmesi için büyük çabalar harcanmıştır.
Soru 120
Serbest piyasa kurallarını dayatan bir süper güç olmadığı zaman dünya ekonomisinde tekelci eğilimler artmakta, her ülke kendi içine kapanmakta ve .......... politikalara başvurmaktadır.
Seçenekler
A
Fizyokrasi
B
Merkantalizm
C
Klasik
D
Keynesyen
E
Marksist
Açıklama:
Piyasanın başarısı için ise hegemonya sahibi gücün otoriter değil liberal bir ülke olması gerekmektedir. O hâlde liberal bir süper gücün varlığı dünya piyasa ekonomisinin gerçekleşmesi için gerekli ancak yeterli olmayan bir koşuldur. Serbest piyasa kurallarını dayatan bir süper güç olmadığı zaman dünya ekonomisinde tekelci eğilimler artmakta, her ülke kendi içine kapanmakta ve merkantilist politikalara başvurmaktadır.
Soru 121
Dağınık haldeki prenslikler, serbest şehirler ve yerel otoriteler gibi küçük birimlerin tek yönetim altında, belirleyici kriterlere göre bütünleşerek modern ulus devletlerin çekirdeğini oluşturan yapı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Derebeyleri
B
Monarşiler
C
Papalık
D
Şövalyeler
E
Hansa Birliği
Açıklama:
İspanya, Fransa, İngiltere gibi yeni monarşilerin kaynağı, dağınık haldeki dukalıklar, prenslikler, serbest şehirler ve yerel otoritelerdir. Bu küçük birimlerin tek yönetim altında, belirleyici kriterlere göre bütünleşmesi modern ulus devletlerin çekirdeği olan monarşileri doğurmuştur.
Soru 122
Ulus devletin evrim sürecinde, II. Dünya Savaşı ile devletin ekonomik gücünün ölçütü olan Gayri Safi Milli Hasılanın yaratılması aşağıdaki hangi sonucu doğurmuştur?
Seçenekler
A
Ekonomi denetim altına alınmıştır
B
Ulus devlet merkezden çevreye çekilmiştir
C
Vergi sistemi oluşmuştur
D
Ulusal para birimi benimsenmiştir
E
Merkez bankası ve hazine oluşturulmuştur
Açıklama:
Savaşlar sırasında ulus devletler zafer için halklarından her türlü özveriyi istemişler ve sadakati elde etmişlerdir. Her iki savaşta da devletlerin enformasyon üzerindeki denetimleri artmıştır. I. Dünya Savaşı pasaportu yaratmıştır. Böylece vatandaşlar kontrol altına alınmıştır. II. Dünya Savaşı ise devletin ekonomik gücünün ölçütü olan Gayri Safi Milli Hasıla’nın yaratılmasına yol açmış ve böylece ekonomi denetim altına alınmıştır.
Soru 123
Giddens’in üç aşama ile açıkladığı ulus devletin evrenselleşmesinde, XIX. yüzyıldaki Avrupalı büyük devletler arasında uzun bir barış döneminin yaşanması ve XX. yüzyılda dünya savaşlarının uluslararası ilişkileri bozması olayları ile açıkladığı üçüncü aşamayı aşağıdakilerden hangisi ifade eder?
Seçenekler
A
Sınai üretimin askeri faaliyete uyarlanması
B
Yeni savaş tekniklerinin oluşması
C
Rasyonel bürokratik unsurların kullanılması
D
Beklenmedik tarihi olaylar
E
Uluslar üstü politik kurumların ortaya çıkışı
Açıklama:
Giddens’in ulus devletin evrenselleşmesindeki üçüncü aşama beklenmedik tarihî olaylarla ilgilidir. Bunlardan biri XIX. yüzyılda Avrupalı büyük devletler arasında uzun bir barış̧ döneminin yaşanmasıdır. Bu nedenle Avrupalı devletler ekonomik kaynakları sanayileşme ve sömürge sağlama amacı ile kullanabilmişlerdir. Diğer bir tarihî olay ise XX. yüzyılda dünya savaşlarının uluslararası ilişkileri bozmasıdır. Bu savaşların yol açtığı felaketler karşısında tedbir almak için uluslararası bir askerî düzen kurulmuştur (NATO). XX. yüzyılda ortaya çıkan IMF, Dünya Bankası, GATT gibi uluslararası organizasyonların amacı devletler arası ticaretin finansmanı ve aksamadan yürütülmesidir. Ulus devletlerin egemenliği güvenlik altına alınmış̧ ve kurumsallaşmıştır.
Soru 124
Siyaset bilimci Huntington’un yazdığı ve yoğun tartışmalar getiren 1993 tarihli “Medeniyetler Çatışması” isimli makalede ideolojik savaşın yerini hangi olguya bıraktığı ifade edilmektedir?
Seçenekler
A
Soğuk savaş
B
Teknoloji savaşı
C
Kimlik savaşı
D
Gelişmiş az gelişmiş ülke savaşı
E
Kültürler arası savaş
Açıklama:
İki kutuplu Dünya Sistemi, 1989’da Berlin Duvarı’nın yıkılması ve 1991’de SSCB’nin çözülmesi ile yerini kaotik bir ortama bırakmıştır. Siyaset bilimci Huntington’un 1993’te yazmış̧ olduğu ünlü “Medeniyetler Çatışması” adlı makalesi ile birlikte bilim adamları ideolojik savaşın yerini kültürler arası savaşa bıraktığı yönündeki yoğun tartışmalara girmişlerdir
Soru 125
XIX. yüzyılda savaş, birleşme, diplomasi ve sömürgeciliğin; XX. yüzyılda ticaret, mali yönetim ve kültürel ilişkilerle genişleyen uluslararası ilişkiler modelinin yanında günümüzde elektronik iletişim teknikleri ile zevk ve tercihlerin, modanın ve fikirlerin değişimine olanak veren hangi ilişki biçimi gelişmiştir?
Seçenekler
A
Kitlesel etkileşim
B
Reklam ilişkileri
C
Mekân ilişkileri
D
Yerel ilişkiler
E
Uluslar üstü ilişkiler
Açıklama:
XIX. yüzyılda uluslararası ilişkiler modelinin anahtar ilişkileri savaş̧, birleşme, diplomasi ve sömürgecilik olmuştur. XX. yüzyılda bu ilişkiler ticaret, mali yönetim ve kültürel ilişkileri de içerecek şekilde genişletilmiştir. Günümüzde toplumlar arasındaki tek bağ̆ uluslararası ilişkiler değildir. Bu sistem dışında, ekonomik değişime ek olarak zevk ve tercihlerin, modanın ve fikirlerin değişimine olanak veren uluslar üstü ilişkiler de gelişmiştir. Uluslar üstü ilişkilerin gelişimine yön veren temel etken elektronik iletişim teknikleridir.
Soru 126
İçi çelişkilerle dolu olan, gelecekte alacağı şekil konusunda görüş birliği bulunmayan ancak zaten yüksek düzeyde var olan uluslararası maddi bağımlılık düzeyine küresel bilinçteki artışın da eklenmesiyle dünyanın tek bir sistem olarak yeniden üretilme koşullarının oluştuğu değişim süreci aşağıdakilerden hangisi ile ifade edilir?
Seçenekler
A
Teknoloji çağı
B
Küreselleşme
C
Kutuplaşma
D
Çözülme
E
Bütünleşme
Açıklama:
Zaten yüksek düzeyde var olan uluslararası maddi bağımlılık düzeyine küresel bilinçteki artışı da eklediğimizde, dünyanın tek bir sistem olarak yeniden üretilme koşullarının oluşmakta olduğu hissedilmektedir. Dünya toplumları giderek artan bir dayanışma içine girmektedir. Ancak bu tam bir entegrasyon anlamına gelmemektedir. Her ne kadar tek bir dünya sistemi yaratılmaya çalışılmakta ise de içi çelişkilerle doludur ve gelecekte alacağı şekil konusunda görüş̧ birliği bulunmamaktadır. Günümüzde dünyanın içinde bulunduğu bu değişim süreci küreselleşme terimi ile ifade edilmektedir.
Soru 127
Ürünün en karlı şekilde, en düşük maliyetle elde edilebildiği yerde üretilmesini öngören global piyasa mantığı, ulus devletlerin varlığını ulusal sanayi altyapısının kurulması ve korunmasını engelleyerek tehdit eden hangi ifade ile somutlaştırılır?
Seçenekler
A
Uluslararası üretim ve iş bölümü
B
Bebek sanayiler tezi
C
Uluslararası rekabet
D
Güçlü sanayiler hipotezi
E
Kırılgan yapılar hipotezi
Açıklama:
Ulus devletlerin güvenliğini tehdit eden potansiyel problemlerden birisi uluslararası üretim ve iş bölümüdür. Global piyasa mantığında önemli olan ürünün, en kârlı şekilde, en düşük maliyetle elde edilebildiği yerde üretilmesidir. Oysa pek çokları için ulus devletlerin kendi sanayi altyapısını kurması ve koruması önemlidir. Ancak günümüzde ulus devletlere ait ulusal sektörler hiç̧ beklenmedik gelişmelere bağlı olarak çökme tehdidi altındadır. Biyoteknolojik devrim pek çok gelişmekte olan ülkenin tarımsal ihracatını tehdit etmektedir. Otomobil sanayileri yabancı rekabetinden kolayca etkilenebilmektedir.
Soru 128
Etkin üretimin elde edilmesini sağlayan küreselleşme sosyal güvenlik ve refah sorununu çözemediği için ulus devlete ihtiyaç devam etmektedir. Burada bahsedilen devlet aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Liberal devlet
B
Küresel devlet
C
Sosyal devlet
D
Kapitalist devlet
E
Ulus üstü devlet
Açıklama:
Küreselleşme etkin üretimin elde edilmesini sağlamaktadır. Ancak üretilenlerin ülkeler arasında nasıl dağıtılacağı konusunda bir çözümü̈ bulunmamaktadır, insanların sosyal güvenliği ne olacak, çocuklar, özürlüler, yaşlılar ve iş bulamayanlar, çalışamayanlar nasıl yaşayacak sorularına cevap verememektedir. Öncelikle küreselleşme sosyal güvenlik ve refah sorununu çözemediği için ulus devlete ihtiyaç̧ devam etmektedir. Ülke halklarının sosyal güvenliği ulus devletlerin sorumluluğundadır. Ancak burada sözü̈ edilen ulus devlet, sosyal ulus devlettir. Çünkü̈ liberal devlet anlayışı sosyal güvenlikle ilgilenmemekte ve piyasa mekanizmalarının bütün soruları çözeceğine inanmaktadır.
Soru 129
Bir görüşe göre bir dünya toplumunun ortaya çıkışı sadece ülkelerin birbirleri ile ilişki kurma dereceleri ile ilgili olmayıp tüm insanlık için ortak çıkar ve değerler oluşmalı ve bunlar üzerine ortak kurallar ve kurumlar inşa edilebilmelidir. Böyle bir dünya sisteminin oluşmasına engel aşağıdakilerden hangisi olabilir?
Seçenekler
A
Uluslar üstü aktörler arasındaki kopukluk
B
Dünya insanları arasında var olan çelişkiler
C
Gelişmişlik farklılıkları
D
Küreselleşmenin başarısızlığı
E
Jeopolitik dengesizlikler
Açıklama:
Bull, devletler sisteminin yerini alabilecek bir dünya sisteminin varlığını gösteren işaretlerin henüz ortaya çıkmadığına inanmaktadır. Bir dünya toplumunun ortaya çıkışı sadece ülkelerin birbirleri ile ilişki kurma dereceleri ile ilgili değildir. Bull’a göre tüm insanlık için ortak olan çıkar ve değerler oluşmalı ve bunlar üzerine ortak kurallar ve kurumlar inşa edilebilmelidir. Ancak dünya insanları arasında var olan çelişkiler göz önüne alındığında, devletler sisteminin yıkılarak yerine bir dünya sisteminin kurulması pek olanaklı görünmemektedir.
Soru 130
Gilpin küreselleşmenin kapitalizmin gelişimine bağlı olduğunu söyleyerek, kapitalist piyasanın küreselleştirici etkisinin yüksek olması için jeopolitik istikrarın sağlanması gerektiğini ve bu istikrarı sağlamanın yolunu da uluslararası ekonomi politikasına süper bir gücün hâkim olması olarak görmektedir. Gilpin’e göre bu süper güç nasıl bir ülke olmalıdır?
Seçenekler
A
Nükleer güce sahip bir ülke
B
Bölgesel birliklere liderlik eden bir ülke
C
Otoriter bir ülke
D
Liberal bir ülke
E
Geniş nüfusa sahip bir ülke
Açıklama:
Gilpin de pek çokları gibi küreselleşmeyi kapitalizmin gelişmesine bağlamaktadır. Gilpin’e göre kapitalist piyasanın küreselleştirici etkisinin yüksek olmasının koşulu jeopolitik istikrardır. Jeopolitik istikrarın sağlanmasının koşulu ise uluslararası ekonomi politikasına süper bir gücün hâkim olmasıdır. Piyasanın başarısı için ise hegemonya sahibi gücün otoriter değil liberal bir ülke olması gerekmektedir. O hâlde liberal bir süper gücün varlığı dünya piyasa ekonomisinin gerçekleşmesi için gerekli ancak yeterli olmayan bir koşuldur. Serbest piyasa kurallarını dayatan bir süper güç̧ olmadığı zaman dünya ekonomisinde tekelci eğilimler artmakta, her ülke kendi içine kapanmakta ve merkantilist politikalara başvurmaktadır.
Soru 131
Avrupa’da dağınık haldeki dükalıklar, prenslikler, serbest şehirler ve yerel otoriteler gibi küçük birimlerin tek yönetim altında, belirleyici kriterlere göre bütünleşmesi modern ulus devletlerin çekirdeği olan hangi yönetimi doğurmuştur?
Seçenekler
A
Monarşiler
B
Diktatörlükler
C
Kent devletleri
D
Hansa birlikleri
E
Cumhuriyet
Açıklama:
Ulus Devletlerin Doğuşu
İspanya, Fransa, İngiltere gibi yeni monarşilerin kaynağı, dağınık hâldeki dükalıklar, prenslikler, serbest şehirler ve yerel otoritelerdir. Bu küçük birimlerin tek yönetim altında, belirleyici kriterlere göre bütünleşmesi modern ulus devletlerin çekirdeği olan monarşileri doğurmuştur.
İspanya, Fransa, İngiltere gibi yeni monarşilerin kaynağı, dağınık hâldeki dükalıklar, prenslikler, serbest şehirler ve yerel otoritelerdir. Bu küçük birimlerin tek yönetim altında, belirleyici kriterlere göre bütünleşmesi modern ulus devletlerin çekirdeği olan monarşileri doğurmuştur.
Soru 132
Ulus devletin evriminde ulusal kimliği yüceltme çabaları içerisinde ülke sınırlarına yönelik dış tehditlerin varlığı aşağıdaki hangi kavramı şiddetlendirmiştir?
Seçenekler
A
Ulusal ticaret
B
Dini kurumlar
C
Yerel otoriteler
D
Milliyetçilik
E
Dil birliği
Açıklama:
Ulus Devletin Evrimi
Ulusal kimliği yücelten bilinci yaratabilmek için bayrak, ulusal marş, tarihi şahsiyetler ve olaylar, ulusal günler gibi sembollere başvurulmuştur. Ders programları aracılığı ile çocuklara ulusal bir ruh aşılanmaya çalışılmış, ülke sınırları içinde ulusal dilin yerel dillere üstün gelmesi için büyük çabalar harcanmıştır. Kurumsal ve ekonomik yaşamda da ulus devlet tam merkezdedir. Zorunlu askerlik ve ordu; paranın kontrolü ve merkez bankası, hazine gibi birimlerin varlığı; ulusal para biriminin benimsenmesi; vergi sisteminin kurul- ması; üretim ve ticaretin örgütlenmesi, ulusal birliğin güç kazanmasında önemli rol oyna- yan gelişmelerdir. Ulusal sınırlara yönelik dış tehditlerin varlığı ise milliyetçilik duygula- rını şiddetlendirmiş ve giderek insanlar vatan için tereddütsüz savaşa koşar hâle gelmiştir.
Ulusal kimliği yücelten bilinci yaratabilmek için bayrak, ulusal marş, tarihi şahsiyetler ve olaylar, ulusal günler gibi sembollere başvurulmuştur. Ders programları aracılığı ile çocuklara ulusal bir ruh aşılanmaya çalışılmış, ülke sınırları içinde ulusal dilin yerel dillere üstün gelmesi için büyük çabalar harcanmıştır. Kurumsal ve ekonomik yaşamda da ulus devlet tam merkezdedir. Zorunlu askerlik ve ordu; paranın kontrolü ve merkez bankası, hazine gibi birimlerin varlığı; ulusal para biriminin benimsenmesi; vergi sisteminin kurul- ması; üretim ve ticaretin örgütlenmesi, ulusal birliğin güç kazanmasında önemli rol oyna- yan gelişmelerdir. Ulusal sınırlara yönelik dış tehditlerin varlığı ise milliyetçilik duygula- rını şiddetlendirmiş ve giderek insanlar vatan için tereddütsüz savaşa koşar hâle gelmiştir.
Soru 133
Giddens’in Avrupa’da ulus devletin evrenselleşmesini açıkladığı aşamaların ilki aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Rasyonel bürokratik özelliklerin kaynakların etkin kullanımını sağlaması
B
Sınai üretimin askeri faaliyetlere uygulanması
C
Uzun bir barış döneminin yaşanması
D
Uluslararası askeri birliklerin oluşumu
E
Oluşan uluslararası ticari birlikler ile finansman sağlanması
Açıklama:
Uluslararası İlişkilerin Doğuşu
Giddens, ulus devletin evrenselleşmesini üç aşama ile açıklamaktadır. İlk olarak XIX. yüzyılda başta İngiltere, Fransa, Almanya ve İtalya olmak üzere Avrupalı ulus devletler, sınai üretimi askerî faaliyete başarı ile uygulamışlardır. Yeni savaş tekniği, Avrupalıların üyesi olmadıkları mutlakiyetçi imparatorluklar ve kabile toplumları karşısında askerî başarı kazanmalarını sağlamıştır. İkinci aşamada, Avrupalılar sahip oldukları rasyonel bürokratik özellikler nedeni ile kaynakları etkin bir şekilde ulusal gelişmeleri için kullanmışlar ve diplomatik şebekeler ve uluslar üstü politik kurumlar aracılığı ile diğer ulus devletlerle ilişkilerini başarı ile yürütmüşlerdir. Üçüncü aşama beklenmedik tarihî olaylarla ilgilidir. Bunlardan biri XIX. yüzyılda Avrupalı büyük devletler arasında uzun bir barış döneminin yaşanmasıdır. Diğer bir tarihî olay ise XX. yüzyılda dünya savaşlarının uluslararası ilişkileri bozmasıdır.
Giddens, ulus devletin evrenselleşmesini üç aşama ile açıklamaktadır. İlk olarak XIX. yüzyılda başta İngiltere, Fransa, Almanya ve İtalya olmak üzere Avrupalı ulus devletler, sınai üretimi askerî faaliyete başarı ile uygulamışlardır. Yeni savaş tekniği, Avrupalıların üyesi olmadıkları mutlakiyetçi imparatorluklar ve kabile toplumları karşısında askerî başarı kazanmalarını sağlamıştır. İkinci aşamada, Avrupalılar sahip oldukları rasyonel bürokratik özellikler nedeni ile kaynakları etkin bir şekilde ulusal gelişmeleri için kullanmışlar ve diplomatik şebekeler ve uluslar üstü politik kurumlar aracılığı ile diğer ulus devletlerle ilişkilerini başarı ile yürütmüşlerdir. Üçüncü aşama beklenmedik tarihî olaylarla ilgilidir. Bunlardan biri XIX. yüzyılda Avrupalı büyük devletler arasında uzun bir barış döneminin yaşanmasıdır. Diğer bir tarihî olay ise XX. yüzyılda dünya savaşlarının uluslararası ilişkileri bozmasıdır.
Soru 134
Huntington’un 1993’te yazdığı ünlü “Medeniyetler Çatışması” adlı makalesinin ana fikri aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Evrensel değerler tüm kültürlere yayılmalıdır
B
Batı uygarlığı dışındakilerin gelişmesi mümkün değildir
C
İdeolojik savaş yerini kültürler arası savaşa bırakmıştır
D
Ekonomik gelişme tüm uygarlıkları yakınlaştıracaktır
E
Uygarlıklar içerisindeki lider devletler engellenmelidir
Açıklama:
Uluslararası İlişkilerin Doğuşu
Huntington’un 1993’te yazmış olduğu ünlü “Medeniyetler Çatışması” adlı makalesi ile birlikte bilim adamları ideolojik savaşın yerini kültürler arası savaşa bıraktığı yönündeki yoğun tartışmalara girmişlerdir. Huntington, Batı uygarlığının değerlerinin evrensel olmadığını, bunların yalnızca Batı’ya özgü olduğunu söyleyerek, dünyanın geri kalanını farklı ilan etmektedir. Huntington’a göre Batı uygarlığının evrensel değerlere sahip olduğu iddiası onu diğer uygarlıklarla artan bir çatışma ortamına sokmaktadır. Çünkü Batı için evrensel olan diğerleri için emperyalizmdir. Özellikle saldırgan Batı uygarlığı, hoşgörüsüz İslam uygarlığı ve iddiacı Çin uygarlığı arasındaki negatif etkileşim tüm dünyayı uygarlıklar çatışmasına sürükleyecek potansiyeldedir.
Huntington’un 1993’te yazmış olduğu ünlü “Medeniyetler Çatışması” adlı makalesi ile birlikte bilim adamları ideolojik savaşın yerini kültürler arası savaşa bıraktığı yönündeki yoğun tartışmalara girmişlerdir. Huntington, Batı uygarlığının değerlerinin evrensel olmadığını, bunların yalnızca Batı’ya özgü olduğunu söyleyerek, dünyanın geri kalanını farklı ilan etmektedir. Huntington’a göre Batı uygarlığının evrensel değerlere sahip olduğu iddiası onu diğer uygarlıklarla artan bir çatışma ortamına sokmaktadır. Çünkü Batı için evrensel olan diğerleri için emperyalizmdir. Özellikle saldırgan Batı uygarlığı, hoşgörüsüz İslam uygarlığı ve iddiacı Çin uygarlığı arasındaki negatif etkileşim tüm dünyayı uygarlıklar çatışmasına sürükleyecek potansiyeldedir.
Soru 135
XIX. yüzyılın ilişkiler modelini savaş, birleşme, diplomasi ve sömürgecilik, XX. yüzyılın ticaret, mali yönetim ve kültürel ilişkiler belirlerken günümüzün uluslar üstü ilişkilerinin gelişimine yön veren temel etken aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Ulaşım kolaylığı
B
Turizm
C
Elektronik iletişim
D
Ekonomik birlikler
E
Kültürel yakınlaşmalar
Açıklama:
Ulus Devletlerin Evriminde Teknolojinin Önemi
Ulusal amaçların elde edilmesi gereği, devletlerin diğer devletlerle ilişkiler geliştirmelerine yol açmış ve uluslararası ilişkiler sistemi doğmuştur. XIX. yüzyılda uluslararası ilişkiler modelinin anahtar ilişkileri savaş, birleşme, diplomasi ve sömürgecilik olmuştur. XX. yüzyılda bu ilişkiler ticaret, mali yönetim ve kültürel ilişkileri de içerecek şekilde genişletilmiştir. Günümüzde toplumlar arasındaki tek bağ uluslararası ilişkiler değildir. Bu sistem dışında, ekonomik değişime ek olarak zevk ve tercihlerin, modanın ve fikirlerin değişimine olanak veren uluslar üstü ilişkiler de gelişmiştir. Uluslar üstü ilişkilerin gelişimine yön veren temel etken elektronik iletişim teknikleridir. İletişim ve ulaşım teknolojisindeki gelişmeler zaman ve mekân farkını yok ederek dünyanın her bir köşesini her an ulaşılabilir hâle getirmiştir.
Ulusal amaçların elde edilmesi gereği, devletlerin diğer devletlerle ilişkiler geliştirmelerine yol açmış ve uluslararası ilişkiler sistemi doğmuştur. XIX. yüzyılda uluslararası ilişkiler modelinin anahtar ilişkileri savaş, birleşme, diplomasi ve sömürgecilik olmuştur. XX. yüzyılda bu ilişkiler ticaret, mali yönetim ve kültürel ilişkileri de içerecek şekilde genişletilmiştir. Günümüzde toplumlar arasındaki tek bağ uluslararası ilişkiler değildir. Bu sistem dışında, ekonomik değişime ek olarak zevk ve tercihlerin, modanın ve fikirlerin değişimine olanak veren uluslar üstü ilişkiler de gelişmiştir. Uluslar üstü ilişkilerin gelişimine yön veren temel etken elektronik iletişim teknikleridir. İletişim ve ulaşım teknolojisindeki gelişmeler zaman ve mekân farkını yok ederek dünyanın her bir köşesini her an ulaşılabilir hâle getirmiştir.
Soru 136
Biyoteknolojik devrimin gelişmekte olan ülke pek çok ülkenin tarımsal ihracatını tehdit etmesi, otomobil sanayilerinin yabancı rekabetten kolayca etkilenmesi ulus devletlerin varlığını tehdit eden hangi gelişme içerisinde yer alır?
Seçenekler
A
Hızlı nüfus artışı
B
Uluslararası üretim ve işbölümü yapısı
C
Uluslararası finans devrimi
D
Global ısınma
E
Kesintisiz ticaret
Açıklama:
Ulus Devletlerin Varlığını Tehdit Eden Gelişmeler
Ulus devletlerin güvenliğini tehdit eden potansiyel problemlerden birisi uluslararası üretim ve iş bölümüdür. Global piyasa mantığında önemli olan ürünün, en kârlı şekilde, en düşük maliyetle elde edilebildiği yerde üretilmesidir. Oysa pek çokları için ulus devletlerin kendi sanayi altyapısını kurması ve koruması önemlidir. Ancak günümüzde ulus devletlere ait ulusal sektörler hiç beklenmedik gelişmelere bağlı olarak çökme tehdidi altındadır. Biyoteknolojik devrim pek çok gelişmekte olan ülkenin tarımsal ihracatını tehdit etmektedir. Otomobil sanayileri yabancı rekabetinden kolayca etkilenebilmektedir.
Ulus devletlerin güvenliğini tehdit eden potansiyel problemlerden birisi uluslararası üretim ve iş bölümüdür. Global piyasa mantığında önemli olan ürünün, en kârlı şekilde, en düşük maliyetle elde edilebildiği yerde üretilmesidir. Oysa pek çokları için ulus devletlerin kendi sanayi altyapısını kurması ve koruması önemlidir. Ancak günümüzde ulus devletlere ait ulusal sektörler hiç beklenmedik gelişmelere bağlı olarak çökme tehdidi altındadır. Biyoteknolojik devrim pek çok gelişmekte olan ülkenin tarımsal ihracatını tehdit etmektedir. Otomobil sanayileri yabancı rekabetinden kolayca etkilenebilmektedir.
Soru 137
G7 zirveleri, IMF, UNESCO, Dünya Bankası, Birleşmiş Milletler gibi üst yapılar ve AB, NAFTA, APEC gibi bölgesel birlikler ulus devletler üzerinde ne gibi bir tehdit oluşturmaktadır?
Seçenekler
A
Liberal devlet
B
Küresel devlet
C
Sosyal devlet
D
Kapitalist devlet
E
Ulus üstü devlet
Açıklama:
Ulus Devletlerin Varlığını Koruyan Gerekçeler
Küreselleşme etkin üretimin elde edilmesini sağlamaktadır. Ancak üretilenlerin ülkeler arasında nasıl dağıtılacağı konusunda bir çözümü̈ bulunmamaktadır, insanların sosyal güvenliği ne olacak, çocuklar, özürlüler, yaşlılar ve iş bulamayanlar, çalışamayanlar nasıl yaşayacak sorularına cevap verememektedir. Öncelikle küreselleşme sosyal güvenlik ve refah sorununu çözemediği için ulus devlete ihtiyaç devam etmektedir. Ülke halklarının sosyal güvenliği ulus devletlerin sorumluluğundadır. Ancak burada sözü̈ edilen ulus devlet, sosyal ulus devlettir. Çünkü liberal devlet anlayışı sosyal güvenlikle ilgilenmemekte ve piyasa mekanizmalarının bütün soruları çözeceğine inanmaktadır
Küreselleşme etkin üretimin elde edilmesini sağlamaktadır. Ancak üretilenlerin ülkeler arasında nasıl dağıtılacağı konusunda bir çözümü̈ bulunmamaktadır, insanların sosyal güvenliği ne olacak, çocuklar, özürlüler, yaşlılar ve iş bulamayanlar, çalışamayanlar nasıl yaşayacak sorularına cevap verememektedir. Öncelikle küreselleşme sosyal güvenlik ve refah sorununu çözemediği için ulus devlete ihtiyaç devam etmektedir. Ülke halklarının sosyal güvenliği ulus devletlerin sorumluluğundadır. Ancak burada sözü̈ edilen ulus devlet, sosyal ulus devlettir. Çünkü liberal devlet anlayışı sosyal güvenlikle ilgilenmemekte ve piyasa mekanizmalarının bütün soruları çözeceğine inanmaktadır
Soru 138
Etkin üretimin elde edilmesini sağlayan küreselleşme sosyal güvenlik ve refah sorununu çözemediği için ulus devlete ihtiyaç devam etmektedir. Burada bahsedilen devlet aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Liberal devlet
B
Küresel devlet
C
Sosyal devlet
D
Kapitalist devlet
E
Ulus üstü devlet
Açıklama:
Ulus Devletlerin Varlığını Koruyan Gerekçeler
Küreselleşme etkin üretimin elde edilmesini sağlamaktadır. Ancak üretilenlerin ülkeler arasında nasıl dağıtılacağı konusunda bir çözümü̈ bulunmamaktadır, insanların sosyal güvenliği ne olacak, çocuklar, özürlüler, yaşlılar ve iş bulamayanlar, çalışamayanlar nasıl yaşayacak sorularına cevap verememektedir. Öncelikle küreselleşme sosyal güvenlik ve refah sorununu çözemediği için ulus devlete ihtiyaç̧ devam etmektedir. Ülke halklarının sosyal güvenliği ulus devletlerin sorumluluğundadır. Ancak burada sözü̈ edilen ulus devlet, sosyal ulus devlettir. Çünkü̈ liberal devlet anlayışı sosyal güvenlikle ilgilenmemekte ve piyasa mekanizmalarının bütün soruları çözeceğine inanmaktadır
Küreselleşme etkin üretimin elde edilmesini sağlamaktadır. Ancak üretilenlerin ülkeler arasında nasıl dağıtılacağı konusunda bir çözümü̈ bulunmamaktadır, insanların sosyal güvenliği ne olacak, çocuklar, özürlüler, yaşlılar ve iş bulamayanlar, çalışamayanlar nasıl yaşayacak sorularına cevap verememektedir. Öncelikle küreselleşme sosyal güvenlik ve refah sorununu çözemediği için ulus devlete ihtiyaç̧ devam etmektedir. Ülke halklarının sosyal güvenliği ulus devletlerin sorumluluğundadır. Ancak burada sözü̈ edilen ulus devlet, sosyal ulus devlettir. Çünkü̈ liberal devlet anlayışı sosyal güvenlikle ilgilenmemekte ve piyasa mekanizmalarının bütün soruları çözeceğine inanmaktadır
Soru 139
Liberalizmin dünya ekonomik krizlerini çözmedeki başarısızlığı, 11 Eylül terörü, şarbon olayı, biyolojik ve kimyasal savaş tehdidi ulus devletlerle ilgili hangi gerçeği ortaya koymaktadır?
Seçenekler
A
Ulus devletin başarısızlığı
B
Stratejik sorunların devamlılığı
C
Ekonomik bağımsızlığın önemi
D
Liberal ulus devletin sınırlarını
E
Ulus devletin güçlenmesi
Açıklama:
Ulus Devletlerin Varlığını Koruyan Gerekçeler
Liberalizmin dünya ekonomik krizlerini önlemekteki başarısızlığı, ulus devlet modeli çerçevesinde ekonomik birimlerin önemini arttırmaktadır. 11 Eylül terörü, şarbon olayı, biyolojik ve kimyasal savaş tehdidi, denetlenemez bireysel terörün boyutları konusunda tüm dünyayı alarma geçirmiştir. Bu tür faaliyetleri denetim altına almak için ulus devletlerin şimdi olduğundan daha güçlü kılınması ve aralarındaki iş birliğinin arttırılması gereği ortaya çıkmıştır.
Liberalizmin dünya ekonomik krizlerini önlemekteki başarısızlığı, ulus devlet modeli çerçevesinde ekonomik birimlerin önemini arttırmaktadır. 11 Eylül terörü, şarbon olayı, biyolojik ve kimyasal savaş tehdidi, denetlenemez bireysel terörün boyutları konusunda tüm dünyayı alarma geçirmiştir. Bu tür faaliyetleri denetim altına almak için ulus devletlerin şimdi olduğundan daha güçlü kılınması ve aralarındaki iş birliğinin arttırılması gereği ortaya çıkmıştır.
Soru 140
Ulus devletler arası ilişkilerden oluşan devlet merkezli dünya ve çok merkezli dünya ayrımında çok merkezli dünya aktörlerinin çabası aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Politik kurumların korunması
B
Ulus devletlerin güçlenmesi
C
Ulus devletlerden bağımsız olma
D
Devletler sisteminin egemenliğini sağlama
E
Yerel yönetimleri ve bürokrasiyi güçlendirme
Açıklama:
Ulus Devletlerin Geleceği ile İlgili Görüşler
Ulus devletler arası ilişkilerden oluşan devlet merkezli dünya ve uluslararası kamusal olmayan örgütler, devlet bürokrasileri, alt gruplar ve uluslar üstü aktörler arasındaki ilişkilerden oluşan çok merkezli dünya ayrımı söz konusudur. Son yıllarda bu iki grup arasındaki ikilem iyice belirginleşmiştir. Çok merkezli dünya aktörleri ulus devletlerden bağımsız olma çabası içindeyken, devlet merkezli dünyanın savunucuları, politik kurumların korunması çabası içindedir. İki tarafın prensipleri arasındaki çelişkiler, insan toplumunu büyük bir çatışma içine sürüklemektedir.
Ulus devletler arası ilişkilerden oluşan devlet merkezli dünya ve uluslararası kamusal olmayan örgütler, devlet bürokrasileri, alt gruplar ve uluslar üstü aktörler arasındaki ilişkilerden oluşan çok merkezli dünya ayrımı söz konusudur. Son yıllarda bu iki grup arasındaki ikilem iyice belirginleşmiştir. Çok merkezli dünya aktörleri ulus devletlerden bağımsız olma çabası içindeyken, devlet merkezli dünyanın savunucuları, politik kurumların korunması çabası içindedir. İki tarafın prensipleri arasındaki çelişkiler, insan toplumunu büyük bir çatışma içine sürüklemektedir.
Ünite 7
Soru 1
I. Dünya Savaşı sonrasında Milletler Cemiyetinin kurulmasına rağmen ülkeler arası koalisyon ve dengenin sağlanamamış olmasın nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Egemen güç ABD’nin koalisyon dışında kalması
B
Büyük Britanya'nın dünyada söz sahibi olması
C
Avrupa'da milliyetçiliğin yükselmesi
D
Ekonomik krizin patlak vermesi
E
SSCB'nin kurulması
Açıklama:
I. Dünya Savaşı sonrasında 1815-1822 yılları arasında uygulanan koalisyona benzer koalisyon Milletler Cemiyeti aracılığıyla oluşturulmaya çalışılmış, ancak egemen devlet olan ABD’nin koalisyon dışında kalması nedeniyle başarılamamıştır. Sonuçta dünyanın yeniden paylaşılmasına yol açan II. Dünya Savaşı patlak vermiştir.
Soru 2
I. 1962 Küba Krizi
II. Kore Savaşı
III. Vietnam Savaşı
Yukarıdaki olaylardan hangisi veya hangileri, iki kutuplu dünyadaki güç yarışması ve çatışmaların ispatıdır?
II. Kore Savaşı
III. Vietnam Savaşı
Yukarıdaki olaylardan hangisi veya hangileri, iki kutuplu dünyadaki güç yarışması ve çatışmaların ispatıdır?
Seçenekler
A
I ve II
B
Yalnız III
C
II ve III
D
I, II ve III
E
Yalnız I
Açıklama:
İki kutuplu dünyada bir uzlaşma düzeni değil, güç yarışması ve çatışmalarla dolu bıçak sırtı dengesi kurulmuştu. Bu dengenin en çarpıcı ispatları ise 1962 Küba Krizi, Vietnam ve Kore Savaşları’dır.
Soru 3
II. Dünya Savaşı’ndan 1970’lerin başına kadar hem standart sanayi dallarında hem ileri teknoloji üreten sektörlerde dünya lideri olan ülke aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İngiltere
B
Almanya
C
ABD
D
Japonya
E
SSCB
Açıklama:
ABD II. Dünya Savaşı’ndan 1970’lerin başına kadar hem standart sanayi dallarında hem ileri teknoloji üreten sektörlerde rakipsiz durumdaydı ama bu dönemde standart sanayi dallarında egemenliği AB ve Uzak Doğu’nun yeni sanayileşen ülkelerine bırakmak zorunda kalmıştı.
Soru 4
Doğu Blok'u sistemine karşı ayaklanmalarda öne çıkan ülke hangisi olmuştur?
Seçenekler
A
Polonya
B
Bulgaristan
C
Macaristan
D
Çekoslavakya
E
Romanya
Açıklama:
Sisteme karşı ayaklanmalarda Polonya her zaman önde gelmiştir. Bu ülkede açık başkaldırı 1976’da başladı ve 1980’e gelindiğinde zapt edilemez boyutlara ulaştı.
Soru 5
Japonya’nın dünya siyasi arenasında ve BM’de etkili bir konuma sahip olamamasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Bağımsız politika uygulayamaması
B
Çin ile çekişme içinde olması
C
Gelişmiş ülkeler arasına girememesi
D
Askerî gücünün olmaması
E
Kendisine destek sağlayacak blokların olmaması
Açıklama:
1950’lerden 1990’lara kadar geçen dönemde büyük atılım yaparak önde gelen GÜ’ler arasına girmeyi başaran Japonya’nın dünyanın siyasi arenasında AB ve ABD’nin olduğu kadar etkisi yoktur. Bunun temelinde ise II. Dünya Savaşı’ndan mağlup çıkan Japonya’nın askerî gücünün olmaması ve aynı nedenden dolayı BM’de etkili bir konuma sahip olamaması yatmaktadır.
Soru 6
2015 verilerine göre Çin, ekonomik büyüklük açısından dünyada kaçıncı sırada yer almıştır?
Seçenekler
A
1
B
2
C
3
D
4
E
5
Açıklama:
Çin 2015’lere gelindiği günlerde dünya ekonomisinde önemli bir güç haline gelmiştir. Dünyanın halen en fazla nüfusa sahip olan ülkesi olan Çin, ekonomik büyüklükte dünyada ikinci sırada yer almaktadır.
Soru 7
1960-2010 yılları arasındaki 50 yıllık süreçte dünya ekonomisindeki gelişmeler ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Seçenekler
A
Gelişmekte olan ülkeler ile gelişmişler arasındaki fark açılmıştır.
B
Gelişmiş ekonomilerin GSYH payları artmıştır.
C
Yükselen ekonomilerin GSYH payları azalmıştır.
D
Diğer gelişmekte olan ülkelerin GSYH payları büyük ölçüde artmıştır.
E
Gelişmiş ve Yükselen Ekonomiler arasındaki fark giderek kapanmıştır.
Açıklama:
Gelişmiş ve Yükselen Ekonomiler arasındaki fark açık biçimde azalmıştır.
Soru 8
Yukarıdaki grafiğe göre, aşağıdakilerden hangisi söylenemez?Seçenekler
A
Gelişmiş ülkelerin kamu borçları 2006 yılından itibaren ciddi bir artış göstermiştir.
B
Gelişmekte olanların kamu borçları 2010 sonrası düşüş trendi yakalamıştır.
C
1995 ve 2006 yılları arasında gelişmiş ekonomilerin kamu borçlarının GSYH’larına oranı yaklaşık 80’lerde sabit kalmıştır.
D
Gelişmekte olan ülkelerin kamu borçlarının GSYH’lerine oranları neredeyse %40’larda sabittir.
E
Gelişmekte olan ülkelerin kamu borçlarının GSYH’lerine oranlarında 1997 ve 2000 yılları arasında düşüş olmuştur.
Açıklama:
Gelişmekte olan ülkelerin kamu borçlarının GSYH’lerine oranlarında 1997 ve 2000 yılları arasında düşüş değil, artış olduğu görülmektedir. Bu artış daha sonra tekrar sönmüştür.
Soru 9
Yeni ekonomik düzeni yaratan temel neden aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
1990’dan bu yana aşırı yoksulluğun giderek artması
B
İkinci Dünya Savaşı’ndan sonraki toplumsal gelişmeler sonucu insanlığın bölgesellikten yöreselliğe geçmesi
C
1970’li yılların başından itibaren ileri sanayi ülkelerinde sermayenin kâr haddinin düşmeye başlaması
D
ABD’nin Vietnam’daki başarısı ve zaferi ile Batı'nın güçlenmesi
E
Merkez’in içinde rekabet koşullarının eşitlenememesi
Açıklama:
Yeni ekonomik düzeni yaratan temel neden 1960’lı yılların sonu ile 1970’li yılların başından itibaren ileri sanayi ülkelerinde sermayenin kâr haddinin düşmeye başlamasıdır. Diğer seçeneklerde verilen bilgiler yanlıştır.
Soru 10
ABD'de başlayan ve dünyaya yayılan 2008 krizi, ABD'deki hangi sektörde ortaya çıkmıştır?
Seçenekler
A
Hizmet sektörü
B
Emlak sektörü
C
Sanayi sektörü
D
Tarım sektörü
E
Bilgi ekonomisi sektörü
Açıklama:
Kriz Amerikan emlak sektöründe kendini gösterdi. Bu sektör ABD ekonomisi için çok önemli ekonomik değerlere sahip bir sektördür.
Soru 11
- Dış borç miktarları artmıştır
- İhracat imkanları azalmıştır
- Altına dayalı para sistemine geçilmiştir
- Cari dengele bozulmuştur, borç miktarı artmıştır
Seçenekler
A
II-IV
B
I-III
C
I-II-III-IV
D
I-II-IV
E
II-III
Açıklama:
Petrol fiyatlarındaki artış sonrasında gelişmiş ülkelerde durgunluk yaşananmış bu durum gelişmekte olan ülkelerin ihracat imkanlarının kısıtlanmasına, yapılan zorunlu ithalat faturasının ise artmasına neden olup gelişmek olan ülkelerin cari açığını arttırmış bütün bu gelişmelerin sonucunda ise gelişmekte olan ülkeler yüksek miktarda borçlanmışlardır. Doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 12
Aşağıdaki seçeneklerden hangisi İngiliz hegemonyasının yerini Amerikan hegemonyasına bıraktığının bir göstergesidir?
Seçenekler
A
II. Dünya Savaşı'nın çıkması
B
Bretton Woods sistemi
C
Sterlin'in rezerv para birimi olması
D
Sovyetler Birliği'nin kurulmuş olması
E
1970'lerde petrol krizinin yaşanması
Açıklama:
II. Dünya savaşı İngiltere ekonomisi üzerinde büyük tahribatta bulunmuş, İngiltere savaş için gerekli finansmanı sağlamak için sterlinin altına bağlı olmasını kaldırmıştır. ABD ise I. Dünya savaşına girmeyip ekonomisini savaşın yıkımından korumuştur. II. Dünya Savaşı sonrasından ise Bretton Woods sistemine geçerek Amerikan dolarını altın dönüşebilen tek para birimi olarak Amerikan hegemonyasının ekonomik göstergesi olmuştur. Doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 13
Sri Lanka Singapur Tayvan Bangladeş G. Kore 1970'lerde petrol krizi ile birlikte gelişmiş ülkelerin ekonomileri sorunlar yaşarken bazı ülkeler bu süreçte hızlı bir büyüme oranı yakalamıştır. Yukarıda yer alan ülkelerden hangisi ya da hangileri belirtilen ekonomik gelişmeyi yaşamıştır?
Seçenekler
A
I-III
B
II-IV
C
I-II-III
D
II-III-V
E
II-III-IV
Açıklama:
Bu dönemde GÜ’lerde GSYH artışında yavaşlama, enflasyon ve işsizlik oranlarında yükselme yaşanırken Amerikan çok uluslu şirketlerinin Japonya, Singapur, Tayvan, Hong-Kong ve G.Kore gibi ülkelere yaptığı yatırımlar bu ülkelerin demir-çelik, otomotiv, dayanıklı tüketim malları gibi standart sanayi dallarında büyük gelişim yaşanmasını sağlamıştır. Doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 14
Sanayi Devrimi öncesine bakıldığında geleneksel güç dengesi uygulanmakla birlikte ....................... dünyada söz sahibi olmuştur.
Yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Seçenekler
A
Almanya
B
Avusturya
C
Büyük Britanya
D
Fransa
E
İtalya
Açıklama:
Sanayi Devrimi öncesine bakıldığında geleneksel güç dengesi uygulanmakla birlikte Büyük Britanya dünyada söz sahibi olmuştur. Cevap: C şıkkıdır.
Soru 15
İki kutuplu dünyada bir uzlaşma düzeni değil, güç yarışması ve çatışmalarla dolu bıçak sırtı dengesi kurulmuştu. Bu dengenin en çarpıcı ispatları ise 1962 .............. Krizi, Vietnam ve Kore Savaşları’dır.
Yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Seçenekler
A
Atina
B
Küba
C
Kıbrıs
D
Almanya
E
Ankara
Açıklama:
Nükleer güç dengesine dayalı iki kutuplu sistem başlangıçta bloklar içinde çatlak seslerinin çıkmasına, bloklar arasında da hiçbir diyaloğun gelişmesine izin vermeyen bir katılıktaydı. Ama bir arada, fakat savaşmadan yaşama zorunluluğu 1950’li yılların ortalarında önce blokların kendi içlerinde, daha sonra da bloklar arası ilişkilerde gevşemeye yol açtı.
Buna rağmen, iki kutuplu dünyada bir uzlaşma düzeni değil, güç yarışması ve çatışmalarla
dolu bıçak sırtı dengesi kurulmuştu (Ülman, 1992, s.32-33). Bu dengenin en çarpıcı ispatları ise 1962 Küba Krizi, Vietnam ve Kore Savaşları’dır. Cevap: B şıkkıdır.
Buna rağmen, iki kutuplu dünyada bir uzlaşma düzeni değil, güç yarışması ve çatışmalarla
dolu bıçak sırtı dengesi kurulmuştu (Ülman, 1992, s.32-33). Bu dengenin en çarpıcı ispatları ise 1962 Küba Krizi, Vietnam ve Kore Savaşları’dır. Cevap: B şıkkıdır.
Soru 16
...........’de yapılan Westphalia Barış Anlaşması ile birbirleriyle amansız rekabet içindeki büyük ülkeleri hanedanlıklara, dinî inançlar ve dillere göre bölerek Kıta Avrupası’na huzur getireceği düşünülmüş, ancak bu anlaşma düzen arayışlarına cevap getirmediğinden kararsızlık Fransız İhtilali’ne (1789) kadar sürmüştür.
Yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Seçenekler
A
1441
B
1521
C
1648
D
1701
E
1781
Açıklama:
1648’de yapılan Westphalia Barış Anlaşması ile birbirleriyle amansız rekabet içindeki büyük ülkeleri hanedanlıklara, dinî inançlar ve dillere göre bölerek Kıta Avrupası’na huzur getireceği düşünülmüş, ancak bu anlaşma düzen arayışlarına cevap getirmediğinden kararsızlık Fransız İhtilali’ne (1789) kadar sürmüştür. Cevap: C şıkkıdır.
Soru 17
I. Dünya Savaşı sonrasında 1815-1822 yılları arasında uygulanan koalisyona benzer koalisyon Milletler Cemiyeti aracılığıyla oluşturulmaya çalışılmış, ancak egemen devlet olan ABD’nin koalisyon dışında kalması nedeniyle başarılamamıştır. Sonuçta dünyanın yeniden paylaşılmasına yol açan ............ patlak vermiştir.
Yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Seçenekler
A
Balkan Savaşı
B
II. Dünya Savaşı
C
Prus Savaşı
D
Atina Savaşı
E
Paylaşım Savaşı
Açıklama:
I. Dünya Savaşı sonrasında 1815-1822 yılları arasında uygulanan koalisyona benzer koalisyon Milletler Cemiyeti aracılığıyla oluşturulmaya çalışılmış, ancak egemen devlet olan ABD’nin koalisyon dışında kalması nedeniyle başarılamamıştır. Sonuçta dünyanın yeniden paylaşılmasına yol açan II. Dünya Savaşı patlak vermiştir. Cevap: B şıkkıdır.
Soru 18
.................... Hareketi iki kutuplu dünyayı eleştirerek barış içinde yaşamayı öneriyordu.
Yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Seçenekler
A
Bağlantısızlar
B
Barış
C
Bilim
D
Girişimciler
E
Kutupsuzlar
Açıklama:
Bağlantısızlar Hareketi iki kutuplu dünyayı eleştirerek barış içinde yaşamayı öneriyordu. Cevap: A şıkkıdır.
Soru 19
30 Aralık ............. tarihinde Rusya, Kazakistan ve Beyaz Rusya Cumhurbaşkanlarının bir araya gelerek SSCB yerine bağımsız devletlerden oluşan Bağımsız Devletler Topluluğu’nu kurdu.
Yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Seçenekler
A
1988
B
1989
C
1990
D
1991
E
1993
Açıklama:
İşçilerin 1988’de başlattıkları grev, sistemin değişmesi ve Sovyetler Birliği’nin nüfuz alanından çıkmasıyla sonuçlanan dev harekete yol açtı. Bunu örnek alan diğer Avrupa ülkelerinin bazılarında
kanlı çatışmalarla (Romanya), bazılarında ise barışçı yollarla (Çekoslovakya, Macaristan) aynı yönde sağlanan ilerleme benzer sonuçlar getirdi ve Sovyet İmparatorluğu’nun sınırları SSCB sınırlarıyla özdeşleşti (Przeworski, s.139). Ancak başlayan süreç bununla sınırlı kalmayıp aslında bir Sovyet Cumhuriyeti’nden çok bir Avrupa devleti olan Baltık ülkelerinin bağımsızlıklarını kazanmasına ve Sovyetler Birliği’nin federal yapıya bürünmesine yol açtı. Bu zincir bağlamında son halka ise 30 Aralık 1991 tarihinde Rusya, Kazakistan ve Beyaz Rusya Cumhurbaşkanlarının bir araya gelerek SSCB yerine bağımsız devletlerden oluşan Bağımsız Devletler Topluluğu’nun kurulması oldu. Cevap: D şıkkıdır.
kanlı çatışmalarla (Romanya), bazılarında ise barışçı yollarla (Çekoslovakya, Macaristan) aynı yönde sağlanan ilerleme benzer sonuçlar getirdi ve Sovyet İmparatorluğu’nun sınırları SSCB sınırlarıyla özdeşleşti (Przeworski, s.139). Ancak başlayan süreç bununla sınırlı kalmayıp aslında bir Sovyet Cumhuriyeti’nden çok bir Avrupa devleti olan Baltık ülkelerinin bağımsızlıklarını kazanmasına ve Sovyetler Birliği’nin federal yapıya bürünmesine yol açtı. Bu zincir bağlamında son halka ise 30 Aralık 1991 tarihinde Rusya, Kazakistan ve Beyaz Rusya Cumhurbaşkanlarının bir araya gelerek SSCB yerine bağımsız devletlerden oluşan Bağımsız Devletler Topluluğu’nun kurulması oldu. Cevap: D şıkkıdır.
Soru 20
Aşağıda yer alan seçeneklerden hangisi Soğuk Savaş sırasında ABD ile SSBC arasında sıcak çarpışma ihtimalini ortaya çıkaran durumlardan birisidir?
Seçenekler
A
Tiananmen olayları
B
Küba Krizi
C
Çekoslovakya'nın işgali
D
II. Dünya Savaşı sonrasında SSBC'nin atom bombası üretmesi
E
SSBC'nin Perestroyka dönemini ilan etmesi
Açıklama:
II. Dünya Savaşı sonrasında SSBC ile ABD arasında yaşanan Soğuk Savaş dönemi büyük ölçüde bir denge hali şeklinde sürmüştür. SSBC'nin yıkılmasıyla sona eren bu dönemde ABD'nin Türkiye'ye füze yerleştirmesi sonucunda yaşanan Küba Krizi Soğuk Savaşın sıcak savaşa dönüşme olasılığı taşıdığı olaylardan birisine örnek oluşturur. Doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 21
Aşağıda yer alan seçeneklerden hangisinde Soğuk Savaş döneminde yaşanan savaşlar doğru biçimde verilmiştir?
Seçenekler
A
ABD-Afganistan
B
ABD-Küba
C
Fransa-Vietnam
D
SSBC-Cezayir
E
SSBC-Almanya
Açıklama:
Her ne kadar soğuk savaş iki kamp arasında doğrudan savaşa yol açmamış olsa da bu döneme Fransa; Cezayir ve Vietnam’da; ABD; Kore ve Vietnam’da; Çin; Vietnam’da ve SSBC ise Afganistan’da savaşmıştır. Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 22
1945’ten sonra, ABD yeni liberal düşüncelerini tüm dünyaya benimsetti. Temmuz 1944 ................ anlaşmaları, işleyişi yeni kalkınmış olan ülkelerin denetiminde olacak yeni bir para sistemini getirdi.
Yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Seçenekler
A
Paris
B
Bretton Woods
C
Atina
D
Lozan
E
Saavedra Lamas
Açıklama:
1945’ten sonra, ABD yeni liberal düşüncelerini tüm dünyaya benimsetti. Temmuz 1944 Bretton Woods anlaşmaları, işleyişi yeni kalkınmış olan ülkelerin denetiminde olacak yeni bir para sistemini getirdi.Cevap: B şıkkıdır.
Soru 23
..............’da Berlin Duvarı’nın yıkılmasıyla birlikte, tarihte daha önce rastlanan, yaşanan uluslararası oluşumlara göre çok kısa sayılabilecek bir dönemde, hiç kimsenin hayal bile edemeyeceği boyutlarda değişiklik yaşanmıştır. Sovyetler Birliği dağılmış, Doğu Avrupa ülkelerindeki siyasal rejimler çökmüş, iki Almanya birleşmiştir. Büyük bir hızla gelişen bu olaylar sonunda dünyada iki süper güç arasında nükleer silahlara dayalı “şiddet dengesi” olarak nitelenen denge ortadan kalkmıştır. Yok olan iki kutuplu dünya düzeninin yerini alan yeni bir yapılanma ortaya çıkmıştır.
Yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Seçenekler
A
1979
B
1986
C
1989
D
1990
E
1996
Açıklama:
1989’da Berlin Duvarı’nın yıkılmasıyla birlikte, tarihte daha önce rastlanan, yaşanan uluslararası oluşumlara göre çok kısa sayılabilecek bir dönemde, hiç kimsenin hayal bile edemeyeceği boyutlarda değişiklik yaşanmıştır. Sovyetler Birliği dağılmış, Doğu Avrupa ülkelerindeki siyasal rejimler çökmüş, iki Almanya birleşmiştir. Büyük bir hızla gelişen bu olaylar sonunda dünyada iki süper güç arasında nükleer silahlara dayalı “şiddet dengesi” olarak nitelenen denge ortadan kalkmıştır. Yok olan iki kutuplu dünya düzeninin yerini alan yeni bir yapılanma ortaya çıkmıştır. Cevap: C şıkkıdır.
Soru 24
..................... Krizi, dünyada kapitalist sistemin 1929 yılından bu yana karşılaştığı en ciddi problem olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu kriz, hem dünya ekonomik sisteminin yapısının hem de bu sistemin nasıl yönetildiğinin sorgulanmasına yol açarak tarihsel anlamda bir dönüm noktası yaratmış olabilir.
Yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Seçenekler
A
1998
B
2000
C
2004
D
2008
E
2016
Açıklama:
2008 Krizi, dünyada kapitalist sistemin 1929 yılından bu yana karşılaştığı en ciddi problem olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu kriz, hem dünya ekonomik sisteminin yapısının hem de bu sistemin nasıl yönetildiğinin sorgulanmasına yol açarak tarihsel anlamda bir dönüm noktası yaratmış olabilir. Cevap: D şıkkıdır.
Soru 25
- ABD ticaret ve finans alanlarında tam serbestlik savunurken, Avrupa, sanayi ve tarım sektörlerini korumak için ortak politikalar takip etmiştir
Seçenekler
A
II. Dünya Savaşı sonrasında ABD ekonomisi Avrupa'yı geride bırakmıştır
B
Amerika ticaret açığı vermektedir
C
Avrupa ihracata dayalı bir büyüme modeline sahiptir
D
ABD ile Avrupa farklı ekonomi politikaları izlemektedir
E
Avrupa euroyu dolar karşısında rezerv para birimi haline getirmek istemektedir
Açıklama:
Sadece verilen bilgiler kullanıldığında ABD ile Avrupa farklı ekonomi politikaları izlediği anlaşılır. Diğer seçeneklerde verilen bilgilere metinden ulaşılamaz. Doğru seçenek D Seçeneğidir.
Soru 26
Son yıllarda yakaladığı büyüme hızı ile dikkatleri üzerinde toplayan ABD’nin birtakım yapısal sorunları da mevcuttur.
Aşağıdakilerden hangisi bu yapısal sorunlardan biri değildir?
Aşağıdakilerden hangisi bu yapısal sorunlardan biri değildir?
Seçenekler
A
Ortaöğretimin yetersizliği
B
Verimlilik artışının yavaşlaması
C
Sağlık alanında reform ihtiyacı
D
Dış ticaret açıkları
E
Seçim politikaları
Açıklama:
Son yıllarda yakaladığı büyüme hızı ile dikkatleri üzerinde toplayan ABD’nin birtakım yapısal sorunları da mevcuttur. Ortaöğretimin yetersizliği, verimlilik artışının yavaşlaması, sağlık alanında reform ihtiyacı, dış ticaret açıkları, gelir dağılımı eşitsizliği gibi faktörler orta vadede ekonominin güç kaybetmesine yol açabilecek etkenlerdir. Cevap: E şıkkıdır.
Soru 27
“Sosyalist piyasa ekonomisi”ni uygulayan ülke hangi seçenek yer almaktadır?
Seçenekler
A
SSBC sonrası Rusya
B
Küba
C
Vietnam
D
Çin
E
Bağımsız Devletler Topluluğu
Açıklama:
Çin’in sahip olduğu ekonomik sisteme “sosyalist piyasa ekonomisi” adı verilmiştir. Bu yeni ekonomik yapı sosyalizm ve serbest piyasa kavramlarını bir araya getirmiştir. Bu yeni sistem, yönetim ve kurumsal yapı anlamında sosyalist kabul edilirken, serbest piyasa ve ticarete uygunluk anlamında piyasa ekonomisidir.
Soru 28
Aşağıda verilen bilgilerden hangisi Çin’de tasarruf oranın %40’a yakın olmasının bir sonucudur?
Seçenekler
A
Refah artışı sonucunda Çin'in tüketim topluma dönüşmesi
B
İthalatın artması
C
Cari açığın yüksek olması
D
Düşük büyüme oranı
E
Yatırım için gerekli olan sermayenin sağlanması
Açıklama:
Çin’in, özellikle 1990’lardan itibaren yakaladığı büyüme hızı tüm dünyanın dikkatini çekmiştir. Yakalanan yüksek büyüme hızları dönemlerinde Çin’de tasarruf oranları %40’a dayanmıştır. 1990 yılında Çin %4’lük bir büyüme oranına sahipken 1994 yılına gelindiğinde bu oran % 12,7’e ulaşmıştır. Bu doğrultuda Çin'deki tasarruf oranı fazlalığı yatırım için ihtiyaç duyulan sermayeyi sağlamaktadır. Doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 29
- 1980’den 2013 yılına kadar Kişi Başı GSYH rakamları gelişmiş ülkelerde yaklaşık 4,2 kat büyüme gösterirken bu oran gelişmekte olan ülkelerde ortalama olarak 6 kattır
Seçenekler
A
Gelişmiş ülkeler resesyondadır
B
Gelişmekte olan ülkeler kısa bir zamanda gelişmiş olan ülkeleri yakalayacaktır
C
Gelişmekte olan ülkeler ile gelişmiş ülkeler arasındaki fark azalmaktadır
D
Gelişmekte olan ülkeler ekonomik krizlerden daha az etkilenmiştir
E
Gelişmekte olan ülkelerin gerçekleştirdiği özelleştirmeler bu durumda önemli bir paya sahiptir
Açıklama:
Sadece soruda verilen bilgiler kullanıldığında gelişmekte olan ülkeler ile gelişmiş ülkeler arasındaki farkın azaldığı sonucuna ulaşılır. Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 30
2008'de yaşanan ekonomik kriz hangi sektörde başlamıştır?
Seçenekler
A
Otomotiv
B
İletişim teknolojileri
C
Emlak
D
Enerji
E
Perakende
Açıklama:
Kriz Amerikan emlak sektöründe başlamıştır. 2007 yılı sonunda ABD’de ev için kullandırılan kredilerin toplamı 10,5 trilyon dolara ulaşmıştır. Bu büyüklük ABD GSYH’nin yaklaşık % 75’ine denk gelmektedir. Bu alanda başlayan kriz ekonominin bir çok alanında çöküşe neden olmuştur.
Soru 31
Westphalia Barış Anlaşması aşağıdakilerden hangi tarihte yapılmıştır?
Seçenekler
A
1645’de
B
1648’de
C
1628’de
D
1616’da
E
1668’de
Açıklama:
1648’de yapılan Westphalia Barış Anlaşması ile birbirleriyle amansız rekabet içindeki büyük ülkeleri hanedanlıklara, dinî inançlar ve dillere göre bölerek Kıta Avrupası’na huzur getireceği düşünülmüş, ancak bu anlaşma düzen arayışlarına cevap getirmediğinden kararsızlık Fransız İhtilali’ne (1789) kadar sürmüştür.
Soru 32
Yeni dünya düzeninin ekonomik alandaki kemik yapısı hangi tarihlerde yoğun bir şekilde belirmeye başlamıştır?
Seçenekler
A
1970’lerde
B
1980’lerde
C
1960’larda
D
1920’lerde
E
1910’larda
Açıklama:
Yeni dünya düzeninin ekonomik alandaki kemik yapısı 1980’lerin başlarında belirmeye başlamıştır. Piyasa ekonomisinin hâkimiyeti, uluslararası ticaret ve sermaye hareketlerinde maksimuma varan serbesti ve bölgesel ekonomik blokların belirleyici güç olmaları Yeni Dünya Düzeni’nin (YDD) ekonomik yönünü belirlerken, siyasi açıdan nasıl bir düze- nin kurulacağı az çok ancak 1990’ların ortalarında ortaya çıkmaya başlamıştır.
Soru 33
ABD II. Dünya Savaşı’ndan hangi tarihe kadar hem standart sanayi dallarında hem ileri teknoloji üreten sektörlerde rakipsiz durumdaydı?
Seçenekler
A
1960’lara kadar
B
1970’lere kadar
C
1920’lere kadar
D
1940’lara kadar
E
1990’lara kadar
Açıklama:
Silahlanma yarışı tam hız devam ediyor olmasına rağmen her iki süper gücün de şu gerçeği kavrayabilmesi fazla sürmedi. Bu yarış kaynakların önemli kısmını çekerek ekonomik olarak diğer ülkelerin gerisinde kalmalarına yol açmaktadır. ABD II. Dünya Savaşı’ndan 1970’lerin başına kadar hem standart sanayi dallarında hem ileri teknoloji üreten sektör- lerde rakipsiz durumdaydı ama bu dönemde standart sanayi dallarında egemenliği AB ve Uzak Doğu’nun yeni sanayileşen ülkelerine bırakmak zorunda kalmıştı.
Soru 34
İşçilerin başlattıkları grev, sistemin değişmesi ve Sovyetler Birliği’nin nüfuz alanından çıkması aşağıdakilerden hangi tarihte gerçekleşmesidir?
Seçenekler
A
1958’de
B
1988’de
C
1948’de
D
1998’de
E
1968’de
Açıklama:
SSCB’de iktidara yönelik tepkiler artmaya başladı. Öncülüğü yine Polonya yaptı. İşçilerin 1988’de başlattıkları grev, sistemin değişmesi ve Sovyetler Birliği’nin nüfuz alanından çıkmasıyla sonuçlanan dev harekete yol açtı.
Soru 35
Çin’in nüfusu dünya nüfusunun yaklaşık %' de kaçını oluşturmaktadır?
Seçenekler
A
%20
B
%10
C
%8
D
%5
E
%15
Açıklama:
Çin’in topraklarının yüzölçümü onu Doğu Asya’nın en büyük ülkesi yapar. Çin’in nüfusu dünya nüfusunun yaklaşık %20’sini oluşturmaktadır. Çin hâlen dünyanın en fazla nüfusa sahip ülkesidir. Yakın bir gelecekte Hindistan’ın bu konuda liderliğe yükselmesi beklenmektedir.143
Soru 36
Kaç yılında kapitalizm temelli ekonomik reformların uygulanmasıyla birlikte Çin, dünyanın ekonomik büyümesi ve kalkınması anlamında en hızlı ülkesi olmuştur?
Seçenekler
A
1948 yılında
B
1958 yılında
C
1978 yılında
D
1998 yılında
E
1938 yılında
Açıklama:
1978 yılında kapitalizm temelli ekonomik reformların uygulanmasıyla birlikte Çin, dünyanın ekonomik büyümesi ve kalkınması anlamında en hızlı ülkesi olmuştur. Dünyada mal ticareti hacimleri ele alındığında dünyanın ikinci büyük ihracatçısı ve üçüncü büyük ithalatçısı Çin’dir.
Soru 37
Uluslararası ekonomik iş birliğini arttırmayı amaçlayan, gelişmiş ve gelişmekte olan ekonomileri bir araya getiren, 19 ülkenin katılımıyla oluşan özellikle global ekonomik gelişmeleri değerlendirerek kararlar alan oluşum aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
G-20
B
GOÜ
C
GSYH
D
GÜ
E
SSCB
Açıklama:
G-20: Uluslararası ekonomik iş birliğini arttırmayı amaçlayan, gelişmiş ve gelişmekte olan ekonomileri bir araya getiren, 19 ülkenin katılımıyla oluşan özellikle global ekonomik gelişmeleri değerlendirerek kararlar alan bir oluşumdur.
Soru 38
1960’larda Yükselen Ekonomilerin dünya GSYH’dan aldığı pay aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
%17’ler
B
%15’ler
C
%13’ler
D
%11’ler
E
%7’ler
Açıklama:
1960’larda Yükselen Ekonomilerin dünya GSYH’dan aldığı pay %17’ler civarında iken 2010’lara gelindiğinde bu pay 2 kattan fazla artarak %40’lara dayanmıştır. Aynı süreçte, Gelişmiş Ekonomilerin payı başlangıçta tam bir aslan payı iken, 2010’larda bu pay ciddi erozyona uğrayarak % 57’lere çekilmiştir.
Soru 39
1980’den 2013 yılına kadar Kişi Başı GSYH rakamları gelişmiş (sanayileşmiş) olanlar için yaklaşık katı gelişme göstermiştir?
Seçenekler
A
1,2
B
4,2
C
5,2
D
7,2
E
8,2
Açıklama:
1980 yılından 2013 yılına kadar Kişi Başı GSYH verileri kaç katına gelmiştir diye bakıldı- ğında hâlen iyi gelişmelerden bahsetmek mümkündür. Örneğin, 1980’den 2013 yılına ka- dar Kişi Başı GSYH rakamları gelişmiş (sanayileşmiş) olanlar için yaklaşık 4,2 katı gelişme göstermiştir. Gelişmekte olan ülkelerin ortalamasına göre bu artış yaklaşık 6 kattır. Yani gelişmekte olanlardaki Kişi Başı GSYH 1980 yılında gelişmiş olanların % 8,2’si kadarken 2013 yılında % 11,6’sı kadar olmuştur.
Soru 40
Taşımacılığın gelişmesi kaçıncı yüzyılda ve daha sonra, İkinci Dünya Savaşı’nın arkasından iletişim alanındaki teknik gelişmelerin hızlı tırmanışı nedeniyle insanlık yöresellikten bölgeselliğe geçmiştir?
Seçenekler
A
16. yüzyılda
B
19. yüzyılda
C
18. yüzyılda
D
20. yüzyılda
E
21. yüzyılda
Açıklama:
Toplumların giderek artan bütünleşme eğilimleri, sanayi devriminden sonra daha da belirgin hâle gelmiştir. 19. yüzyılda taşımacılığın gelişmesi, daha sonra, İkinci Dünya Savaşı’nın arkasından iletişim alanındaki teknik gelişmelerin hızlı tırmanışı nedeniyle insanlık yöresellikten bölgeselliğe geçmiştir.
Soru 41
I. Bağlantısızlar hareketi
II. NATO
III. Varşova Paktı
IV. 77'ler Grubu
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri ABD ve SSCB kampına karşı oluşan hareketler arasında yer alır?
II. NATO
III. Varşova Paktı
IV. 77'ler Grubu
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri ABD ve SSCB kampına karşı oluşan hareketler arasında yer alır?
Seçenekler
A
I ve II
B
I ve III
C
I ve IV
D
II ve III
E
II ve IV
Açıklama:
NATO, ABD'nin; Varşova Paktı ise SSCB'nin etkisi altındadır. Her iki kampa karşı olan bir diğer hareket ise üçüncü dünya ülkelerinin koalisyonudur. Bu koalisyonun iki bileşeni vardı: Bağlantısızlar Hareketi ve 77’ler Grubu (koalisyonun ekonomik yönünü temsil etmekte).
Soru 42
I. Fransa - Cezayir
II. ABD - Kore
III. Çin - Afganistan
IV. Rusya - Vietnam
Yukarıda büyük devletler ve soğuk savaşlarda yapmış oldukları savaşlara ilişkin eşleştirmelerden hangisi ya da hangileri doğrudur?
II. ABD - Kore
III. Çin - Afganistan
IV. Rusya - Vietnam
Yukarıda büyük devletler ve soğuk savaşlarda yapmış oldukları savaşlara ilişkin eşleştirmelerden hangisi ya da hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
I ve II
B
I ve III
C
I ve IV
D
II ve IV
E
III ve IV
Açıklama:
Fransa, Cezayir ve Vietnam’da; ABD, Kore ve Vietnam’da; Çin, Vietnam’da ve Rusya, Afganistan’da savaşlar yapmıştır.
Soru 43
SSCB'nin dağılma sürecinde hangi devlet öncü olmuştur?
Seçenekler
A
Macaristan
B
Polonya
C
Çekoslovakya
D
Kazakistan
E
Beyaz Rusya
Açıklama:
SSCB'nin dağılma sürecinde öncülüğü Polonya yapmıştır.
Soru 44
1950’lerden 1990’lara kadar geçen dönemde büyük atılım yaparak önde gelen Gelişmiş Ülkeler arasına girmeyi başaran ancak yeterince askerî gücü olmadığı için BM’de etkili bir konuma sahip olmayan ülke aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Çin
B
İngiltere
C
Almanya
D
Japonya
E
ABD
Açıklama:
1950’lerden 1990’lara kadar geçen dönemde büyük atılım yaparak önde gelen GÜ’ler arasına girmeyi başaran Japonya’nın dünyanın siyasi arenasında AB ve ABD’nin olduğu kadar etkisi yoktur. Bunun temelinde ise II. Dünya Savaşı’ndan mağlup çıkan Japonya’nın askerî gücünün olmaması ve aynı nedenden dolayı BM’de etkili bir konuma sahip olamaması yatmaktadır.
Soru 45
Sanayi Devrimi öncesinde dünyada söz sahibi olan ülke aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Amerika
B
Osmanlı Devleti
C
Büyük Britanya
D
Fransa
E
İtalya
Açıklama:
Sanayi Devrimi öncesine bakıldığında geleneksel güç dengesi uygulanmakla birlikte Büyük Britanya dünyada söz sahibi olmuştur.
Soru 46
I. Dünya Savaşı sonrasında Milletler Cemiyeti aracılığıyla oluşturulmaya çalışılan koalisyon hangi devletin koalisyon dışında kalması nedeniyle oluşturulamamıştır?
Seçenekler
A
ABD
B
Fransa
C
İtalya
D
Türkiye
E
SSCB
Açıklama:
I. Dünya Savaşı sonrasında 1815-1822 yılları arasında uygulanan koalisyona benzer koalisyon Milletler Cemiyeti aracılığıyla oluşturulmaya çalışılmış, ancak egemen devlet olan ABD’nin koalisyon dışında kalması nedeniyle başarılamamıştır.
Soru 47
2.Dünya Savaşı'nın çıkmasına zemin hazırlayan nedenlerden sovyetlerin nüfuz alanını genişletme isteği ilk hangi yılların sonunda açığa vurulmuştur?
Seçenekler
A
1900
B
1910
C
1920
D
1930
E
1940
Açıklama:
Sovyetlerin nüfuz alanını genişletme isteği 1930’ların sonunda açığa vurulmuştur.
Soru 48
İki kutuplu dünya düzenindeki söz konusu taraflar hangi iki ülkedir?
Seçenekler
A
Fransa ve ABD
B
Fransa ve İtalya
C
ABD ve SSCB
D
ABD ve Büyük Britanya
E
Fransa ve Büyük Britanya
Açıklama:
İki kutuplu dünya düzenindeki söz konusu taraflar ABD ve SSCB 'dir.
Soru 49
İki kutuplu dünya düzeninde hangi bölge ilk başta tarafsız kalan bölgelerden değildir?
Seçenekler
A
Kuzey Amerika
B
Latin Amerika
C
Ortadoğu
D
Afrika
E
Güney-Doğu Asya
Açıklama:
2. Dünya Savaşı öncesi ABD ve Sovyetler kendi çıkarları için dünyayı pay etmiş görünmektedir. Bu süreçte taraftar arama genellikle fazla etkili olmayan, fakat göz ardı edilemeyen, başlangıçta tarafsız olan alt sistemlerde yoğunlaşmıştır. Bu bölgeler Latin Amerika, Ortadoğu, Güney-Doğu Asya ve Afrika'dır.
Soru 50
Hangisi Orta Doğu’da Batı’nın temsilcisi olan İsrail’in gücünün zayıfladığını göstererek bölgede Batı’ya karşı eğilimlerin güçlenmesine yol açmıştır?
Seçenekler
A
Molotov - Ribbentrop Paktı'nın kurulması
B
Hitler'in Molotov - Ribbentrop Paktı'na sadık kalması
C
Küba Krizi
D
Vietnam Savaşı
E
1973 Ekim Savaşı
Açıklama:
Orta Doğu’da Batı’nın temsilcisi olan İsrail’in gücünün zayıfladığını gösteren 1973 yılı Ekim savaşı bölgede Batı’ya karşı eğilimlerin güçlenmesine yol açmıştır.
Soru 51
Aşağıdakilerden hangisi soğuk savaş sırasında savaşan büyük güçler arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Fransa
B
ABD
C
İtalya
D
Çin
E
Rusya
Açıklama:
Soğuk savaş sırasında büyük güçler birbirleriyle çatışmaya girmemiş ama dördü kanlı savaşlar yapmıştır. Fransa, Cezayir ve Vietnam’da; ABD, Kore ve Vietnam’da; Çin, Vietnam’da ve Rusya, Afganistan’da savaşmıştır.
Soru 52
I. ABD ve Almanya'nın ardından dünyanın en büyük üçüncü ekonomisidir.
II. Dünyanın en kalabalık nüfusuna sahiptir.
III. Sosyalist piyasa ekonomisi uygulanmaktadır.
Çin'e ilişkin yukarıda belirtilenlerden hangisi ya da hangileri doğrudur?
II. Dünyanın en kalabalık nüfusuna sahiptir.
III. Sosyalist piyasa ekonomisi uygulanmaktadır.
Çin'e ilişkin yukarıda belirtilenlerden hangisi ya da hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız II
B
I ve II
C
I ve III
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Çİn dünyanın en kalabalık ülkesi ve en büyük ikinci ekonomisidir. Çin'de sosyalist piyasa ekonomisi uygulanmaktadır.
Soru 53
I. Gelişmiş ülkelerin kamu borçları azalırken, gelişmekte olanların kamu borçları artmaktadır.
II. Gelişmiş ülkelerle gelişmekte olan ülkelerin GSYH rakamları arasındaki mutlak fark kapanmaktadır.
III. OECD ülkelerinde Amerika’ya oranla kamu borçları daha yüksektir.
Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelere ilişkin yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri doğrudur?
II. Gelişmiş ülkelerle gelişmekte olan ülkelerin GSYH rakamları arasındaki mutlak fark kapanmaktadır.
III. OECD ülkelerinde Amerika’ya oranla kamu borçları daha yüksektir.
Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelere ilişkin yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve II
E
I ve III
Açıklama:
Gelişmiş ülkelerin kamu borçları 2006 yılından itibaren ciddi bir artış trendine sahipken, tam ters gelişmekte olanların kamu borçları özellikle 2010 sonrası düşüş trendi yakalamıştır.
Kişi Başı GSYH rakamları gelişmiş (sanayileşmiş) olanlar için yaklaşık 4,2 katı gelişme göstermiştir. Gelişmekte olan ülkelerin ortalamasına göre bu artış yaklaşık 6 kattır. Ancak mutlak farka bakıldığında aradaki fark açılmaktadır.
OECD ülkelerine bakıldığında Amerika’ya oranla kamu borçlarının göreceli yüksek olduğu anlaşılmaktadır. AB içerisindeki birçok ülke ekonomik anlamda büyümenin ve olumlu ortamın olduğu yıllarda bile kamu borçlarını azaltmayı becerememiştir.
Kişi Başı GSYH rakamları gelişmiş (sanayileşmiş) olanlar için yaklaşık 4,2 katı gelişme göstermiştir. Gelişmekte olan ülkelerin ortalamasına göre bu artış yaklaşık 6 kattır. Ancak mutlak farka bakıldığında aradaki fark açılmaktadır.
OECD ülkelerine bakıldığında Amerika’ya oranla kamu borçlarının göreceli yüksek olduğu anlaşılmaktadır. AB içerisindeki birçok ülke ekonomik anlamda büyümenin ve olumlu ortamın olduğu yıllarda bile kamu borçlarını azaltmayı becerememiştir.
Soru 54
ABD'de emlak sektörü ile başlayan ve tüm dünyayı etkileyen kriz kaç yılında olmuştur?
Seçenekler
A
1990
B
1994
C
2001
D
2008
E
2015
Açıklama:
Bahsi geçen kriz 2008 krizidir.
Soru 55
I. Ortaöğretimin yetersizliği
II. Verimlilik artışının yavaşlaması
III. Sağlık alanında reform ihtiyacı
IV. Dış ticaret açıkları
V. Gelir dağılımı eşitsizliği
Yukarıdakilerden kaç tanesi ABD'nin orta vadede ekonominin güç kaybetmesine yol açabilecek etkenler arasında sıralanabilir?
II. Verimlilik artışının yavaşlaması
III. Sağlık alanında reform ihtiyacı
IV. Dış ticaret açıkları
V. Gelir dağılımı eşitsizliği
Yukarıdakilerden kaç tanesi ABD'nin orta vadede ekonominin güç kaybetmesine yol açabilecek etkenler arasında sıralanabilir?
Seçenekler
A
1
B
2
C
3
D
4
E
5
Açıklama:
Ortaöğretimin yetersizliği, verimlilik artışının yavaşlaması, sağlık alanında reform ihtiyacı, dış ticaret açıkları, gelir dağılımı eşitsizliği gibi faktörler orta vadede ekonominin güç kaybetmesine yol açabilecek etkenlerdir.
Soru 56
I. Eğitilmiş iş gücü hazıdır.
II. Genç nüfusa sahiptir.
III. Güçlü bir bankacılık sistemi vardır.
Japonya'ya ilişkin yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri doğrudur?
II. Genç nüfusa sahiptir.
III. Güçlü bir bankacılık sistemi vardır.
Japonya'ya ilişkin yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri doğrudur?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
I ve III
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Japon bankacılık sistemi, şirketlerin yönetim biçimi, nüfusun yaşlanması bunların hepsi en kısa zamanda çözümlenmesi gereken sorunlardır ve bu yönde büyük çaba sarf edilmektedir. Eğitilmiş iş gücünün hazır bulunması ise Japonya’nın en büyük avantajıdır. Çevresinde oluşturduğu ve yön verdiği APEC, gelecek 15-20 yıl için en dinamik blok olarak karsımıza çıkmaya adaydır.
Soru 57
Hangisi soğuk savaşın sona ermesiyle ortaya çıkan ve yeni savaşların çıkma tehlikesini azaltan nedenlerden değildir?
Seçenekler
A
Bloklaşma eğiliminin artarak devletlerin birbirine bağlanması
B
Ülkelerde demokratikleşme derecelerinin artması
C
Çevre bilincinin yükselmesi
D
Milliyetçi akımların güç kazanması
E
İletişim alanındaki gelişmeler
Açıklama:
Soğuk savaşın sona ermesi ve iki kutuplu dünyanın ortadan kalkmasıyla savaşların çıkma tehlikesini azaltan nedenler, tüm ülkelerde demokratikleşme derecesinin artması, iletişim alanındaki gelişmeler, çevre bilincinin yükselmesi ve bloklaşma eğiliminin artarak devletlerin birbirine bağlanmasıdır.
Soru 58
Hangisi uluslararası ekonomik iş birliğini arttırmayı amaçlayan, gelişmiş ve gelişmekte olan ekonomileri bir araya getiren, 19
ülkenin katılımıyla oluşan ve özellikle global ekonomik gelişmeleri değerlendirerek kararlar alan oluşumdur?
ülkenin katılımıyla oluşan ve özellikle global ekonomik gelişmeleri değerlendirerek kararlar alan oluşumdur?
Seçenekler
A
NAFTA
B
GOÜ
C
GÜ
D
APEC
E
G20
Açıklama:
G20, uluslararası ekonomik iş birliğini arttırmayı amaçlayan, gelişmiş ve gelişmekte olan ekonomileri bir araya getiren, 19
ülkenin katılımıyla oluşan ve özellikle global ekonomik gelişmeleri değerlendirerek kararlar alan bir oluşumdur.
ülkenin katılımıyla oluşan ve özellikle global ekonomik gelişmeleri değerlendirerek kararlar alan bir oluşumdur.
Soru 59
Dünyada son yaşanan 2008 krizi hangi ülke ve sektörde ortaya çıkıp dünyaya yayılmıştır?
Seçenekler
A
Türkiye / tarım sektörü
B
ABD / emlak sektörü
C
İngiltere / sanayi sektörü
D
Fransa / otomotiv sektörü
E
Mısır / turizm sektörü
Açıklama:
Son yaşanan 2008 Krizinin önemli noktalarından biri bu krizin bir gelişmiş ülkede hem de ABD gibi dünyanın en büyük ekonomisinde açığa çıkmasıdır. Böyle merkezde yer alan bir ekonomide açığa çıkan krizin ise dünyaya yayılmaması zaten beklenen bir durumdur. Kriz Amerikan emlak sektöründe kendini göstermiştir.
Soru 60
Uluslararası ticarette büyük miktarlarda fazlaya sahip olan, bu fazlalarla, ABD tahvil ve bonoları alarak ABD açıklarını kapatan ülke aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Rusya
B
Çin
C
İngiltere
D
Japonya
E
Almanya
Açıklama:
Uluslararası ticarette büyük miktarlarda fazlaya sahip olan Çin, bu fazlalarla, ABD tahvil ve bonoları alarak ABD açıklarını kapatır. Bu iki büyük ekonomi dengesizliklerinin önemli bölümünü birbirleriyle olan ekonomik ilişkilerle giderir.
Soru 61
1648’de yapılan ............. Anlasması ile birbirleriyle amansız rekabet içindeki büyük ülkeleri hanedanlıklara, dinî inançlar ve dillere göre bölerek Kıta Avrupası’na huzur getirecegi düsünülmüs, ancak bu anlasma düzen arayıslarına cevap getirmediginden
kararsızlık Fransız Ihtilali’ne (1789) kadar sürmüstür.
Yukarıdaki boşluğa hangisi getirilmelidir?
kararsızlık Fransız Ihtilali’ne (1789) kadar sürmüstür.
Yukarıdaki boşluğa hangisi getirilmelidir?
Seçenekler
A
Pax Anlaşması
B
Fransa Anlaşması
C
Gümrü Anlaşması
D
Viyana Anlaşması
E
Westphalia Barış Anlaşması
Açıklama:
1648’de yapılan Westphalia Barış Anlaşması ile birbirleriyle amansız rekabet içindeki büyük ülkeleri hanedanlıklara, dinî inançlar ve dillere göre bölerek Kıta Avrupası’na huzur getireceği düşünülmüş, ancak bu anlaşma düzen arayışlarına cevap getirmediğinden kararsızlık Fransız Ihtilali’ne (1789) kadar sürmüştür.
Soru 62
İki kutuplu dünyada bir uzlaşma düzeni değil, güç yarışması ve çatışmalarla dolu bıçak sırtı dengesi kurulmuştu. Aşağıdakilerden hangisi bu dengenin en çarpıcı ispatlarından dır?
Seçenekler
A
1962 Küba Krizi
B
Moğolistan Savaşı
C
Arap Baharı
D
Yemen Savaşı
E
Irak Krizi
Açıklama:
İki kutuplu dünyada bir uzlaşma düzeni değil, güç yarışması ve çatışmalarla dolu bıçak sırtı dengesi kurulmuştu. Bu dengenin en çarpıcı ispatları ise 1962 Küba Krizi, Vietnam ve Kore Savaşları’dır.
Soru 63
İki kutuplu dünya düzeninde Batı Bloğu aşağıdakilerden hangisinin önderliğindeydi?
Seçenekler
A
Çin
B
Rusya
C
ABD
D
Türkmenistan
E
Almanya
Açıklama:
İki kutuplu dünya: Batı Bloku ABD önderliğinde bir araya gelmişti ve Doğu Bloku Sovyetler Birliği’nin (Rusya) etrafında yer alanlardan oluşmaktaydı.
Soru 64
İki kutuplu dünya düzeninde Doğu Bloğu kimin önderliğindeydi?
Seçenekler
A
Fransa
B
ABD
C
Almanya
D
Çin
E
Rusya
Açıklama:
İki kutuplu dünya: Batı Bloku ABD önderliğinde bir araya gelmişti ve Doğu Bloku Sovyetler Birliği’nin (Rusya) etrafında yer alanlardan oluşmaktaydı.
Soru 65
İki kutuplu dünya düzeninde ABD hangi Bloğun önderliğini yapmaktaydı?
Seçenekler
A
Doğu Bloğu
B
Batı Bloğu
C
Güney Bloğu
D
Kuzey Bloğu
E
Kuzey Batı Bloğu
Açıklama:
İki kutuplu dünya: Batı Bloku ABD önderliğinde bir araya gelmişti ve Doğu Bloku Sovyetler Birliği’nin (Rusya) etrafında yer alanlardan oluşmaktaydı.
Soru 66
Dünyanın halen en fazla nüfusuna sahip ülkesi hangisidir?
Seçenekler
A
Kore
B
Almanya
C
ABD
D
Rusya
E
Çin
Açıklama:
Çin 2015’lere gelindiği şu günlerde dünya ekonomisinde önemli bir güç haline gelmiştir. Dünyanın halen en fazla nüfusa sahip olan ülkesi olan Çin, ekonomik büyüklükte dünyada ikinci sırada yer almaktadır.
Soru 67
Aşağıdakilerden hangisi şuan ekonomik büyüklükte dünyada ikinci sırada yer almaktadır?
Seçenekler
A
Almanya
B
Hindistan
C
Rusya
D
Çin
E
ABD
Açıklama:
Çin 2015’lere gelindiği şu günlerde dünya ekonomisinde önemli bir güç haline gelmiştir. Dünyanın halen en fazla nüfusa sahip olan ülkesi olan Çin, ekonomik büyüklükte dünyada ikinci sırada yer almaktadır.
Soru 68
2008 Dünya Ekonomik Krizi için, bu kriz oluşmadan önce oldukça tutarlı öngörülerde bulunan kimdir?
Seçenekler
A
Joseph Philip
B
John Galbraith
C
Thurow
D
Garbaçov
E
James Galbraith
Açıklama:
James Galbraith, 2008 Dünya Ekonomik Krizi için, bu kriz oluşmadan önce oldukça tutarlı öngörülerde bulunmuştur. Krizle ilgili eleştirilerinin temelini serbest piyasa ve onun getirebilecekleri oluşturmuştur.
Soru 69
Sanayi için anahtar olan ürünlerin basında yer alan çelikte dünyada en büyük üretici hangisidir?
Seçenekler
A
Almanya
B
Hindistan
C
ABD
D
Rusya
E
Çin
Açıklama:
Endüstriyel üretimde dünyada üçüncü sıraya sahiptir. Çin, Sanayi için anahtar olan ürünlerin basında yer alan çelikte dünyada en büyük üretici yine Çin’dir. Endüstriyel üretim ve ilerlemeye Çin Halk Cumhuriyeti olduğundan beri önem verilmiştir.
Soru 70
Çin'in liderliğini yaptığı ve sanayi için kilit olan ürünü hangisidir?
Seçenekler
A
Doğalgaz
B
Plastik
C
Zeytin
D
Fındık
E
Çelik
Açıklama:
Endüstriyel üretimde dünyada üçüncü sıraya sahiptir. Çin, Sanayi için anahtar olan ürünlerin basında yer alan çelikte dünyada en büyük üretici yine Çin’dir. Endüstriyel üretim ve ilerlemeye Çin Halk Cumhuriyeti olduğundan beri önem verilmiştir.
Soru 71
Aşağıdakilerden hangisi iki kutuplu dünyada ABD ve Sovyetler Birliği’ne eşit mesafede duran bölgelerden biri değildir?
Seçenekler
A
Latin Amerika
B
Afrika
C
Doğu Avrupa
D
Ortadoğu
E
Güney-Doğu Asya
Açıklama:
İki kutuplu sistem içerisinde ABD ya da Sovyetler tarafında net olarak yer alanların yanı sıra, bağımsız kalmaya çalışanları da izlemek mümkündür. Bu systemde, ABD ve Sovyetler kendi çıkarları için dünyayı pay etmişlerdir. Her sistem taraftar ülke sayısını arttırma çabalarından geçmemişti. Taraftar arama genellikle fazla etkili olmayan, fakat göz ardı edilemeyen, başlangıçta tarafsız olan alt sistemlerde yoğunlaşmıştı: Latin Amerika, Ortadoğu, Güney-Doğu Asya ve Afrika. Aslında bu alt sistemlerini çoğunun amacı, her iki bloktan da aynı mesafede durmaktı ancak ekonomik ve askerî güçlerinin sınırlı oluşu içlerinden bazılarının Batı’ya, bazılarının ise Sovyetler Birliği’ne yamanmak zorunluluğunu ortaya çıkardı.
Soru 72
Bağlantısızlar Hareketi ile ilgili aşağıda verilen bilgilerden hangisi doğru değildir?
Seçenekler
A
İki kutuplu dünyaya karşı üçüncü dünya ülkelerinin oluşturduğu koalisyonun bileşenidir
B
Ulusların kendi kaderini tayin hakkını savunmaktadır
C
İki kutuplu dünyayı eleştirerek barış içinde yaşamayı önermiştir
D
Dünya düzeninde önemli değişikliklere yol açmıştır
E
Sömürgelerdeki özgürlük hareketlerini desteklemiştir
Açıklama:
Her iki kampa karşı olan bir diğer hareket ise üçüncü dünya ülkelerinin koalisyonudur. Bu koalisyonun iki bileşeni vardı: Bağlantısızlar Hareketi ve 77’ler Grubu (koalisyo nun ekonomik yönünü temsil etmekte). Bağlantısızlar Hareketi iki kutuplu dünyayı eleştirerek barış içinde yaşamayı öneriyordu. Bağlantısızlar Hareketi ulusların kendi kaderlerini tayin etme hakkına vurgu yaparak, dış müdahaleyi kınamış ve bağımsızlığını kazanamamış sömürgelerdeki özgürlük hareketlerini desteklemiştir. Bağlantısızlar Hareketi önemli sonuçlar doğurmamış ve dünya düzeninde bir değişikliğe yol açmamış olmasına rağmen iki sistemin de yayılmasında önleyici rol oynaması açısından önemlidir.
Soru 73
1970’lerin ortalarında ekonomik süper güç olacağına dair sinyaller vermeye başlayan ancak askeri gücü olmadığından uluslararası siyasete yön vermede hep ikinci planda kalmış olan ülke aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Fransa
B
Rusya
C
Japonya
D
Çin
E
Hindistan
Açıklama:
1970’lerin ortalarında ekonomik süper güç olacağına dair sinyaller vermeye başlayan Japonya birkaç gelişmiş ülkenin ürettiklerinden fazla bile üretse askerî gücü olmadığından uluslararası siyasete yön vermede hep ikinci planda kalmıştır.
Soru 74
Aşağıdakilerden hangisi Yeni Dünya Düzeninin ekonomik yönünü belirleyen gelişmelerden biri değildir?
Seçenekler
A
İthalatın artması
B
Piyasa ekonomisinin hâkimiyeti
C
Uluslararası ticaret
D
Sermaye hareketlerinde serbesti
E
Bölgesel ekonomik blokların belirleyici güç olmaları
Açıklama:
Yeni dünya düzeninin ekonomik alandaki kemik yapısı 1980’lerin başlarında belirmeye başlamıştır. Piyasa ekonomisinin hâkimiyeti, uluslararası ticaret ve sermaye hareketlerinde maksimuma varan serbesti ve bölgesel ekonomik blokların belirleyici güç olmaları Yeni Dünya Düzeni’nin (YDD) ekonomik yönünü belirleyen gelişmeler olmuştur.
Soru 75
Aşağıdakilerden hangisi Doğu Bloku’nun çöküşünü başlatan nedenlerden biridir?
Seçenekler
A
Milliyetçiliğin hiçe sayılması
B
İçten ve dıştan gelen fiziksel baskılar
C
İç savaşların artması
D
ABD’nin tek süper güç haline gelmesi
E
SSCB içinde dünya gidişatına uygun süreçlerin başlatılması
Açıklama:
1980’lerin ortasında Sovyetlerin başına geçen Michail Gorbaçov’un yeni tavrı ve buna uygun politikaları, bir tarafian Batı ve Doğu Blokları arasındaki ilişkilerin ısınmasına yol açarken, diğer tarafian da SSCB içinde dünya gidişatına ayak uydurmayı amaçlayan süreçlerin başlatılmasına yol açmıştır. Sovyet Bloku’nun çöküşü tam da böyle başlamıştır.
Soru 76
Aşağıdaki ülkelerden hangisi uyguladığı reform politikaları ile dünyaya “sosyalist piyasa ekonomisi” isimli yeni bir sistem sunmuştur?
Seçenekler
A
Japonya
B
Almanya
C
Çin
D
Fransa
E
İngiltere
Açıklama:
Çin tarafından uygulanan reform politikaları dünyaya yeni bir sistem sunmuştur. Çin’in sahip olduğu bu yeni sisteme en basit şekliyle “sosyalist piyasa ekonomisi” adı verilmiştir. Bu yeni ekonomik yapı sosyalizm ve serbest piyasa kavramlarını umulmadık biçimde uygulamada bir araya getirmiştir. Bu yeni sistem, yönetim ve kurumsal yapı anlamında sosyalist kabul edilirken, serbest piyasa ve ticarete uygunluk anlamında piyasa ekonomisidir.
Soru 77
Aşağıdakilerden hangisi yeni ekonomik düzeni ortaya çıkaran temel nedendir?
Seçenekler
A
Yeni liberal düşüncelerin tüm dünyaya benimsetilmesi
B
Dünyada yoksulluk oranının düşmesi
C
Sermayenin kâr haddinin düşmeye başlaması
D
İletişim alanındaki Teknik gelişmelerin hızlı artışı
E
Sermaye birikiminin küreselleşmesi
Açıklama:
Yeni ekonomik düzeni yaratan temel neden 1960’lı yılların sonu ile 1970’li yılların başından itibaren ileri sanayi ülkelerinde sermayenin kâr haddinin düşmeye başlamasıdır.
Soru 78
2008 krizini önceki ekonomik krizlerden ayıran özellik aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Bölgesel olarak yaşanması
B
Avrupa’da ortaya çıkması
C
Sanayi sektöründe başlaması
D
Hızlanan finansal liberalleşme ile birlikte oluşması
E
ABD’de açığa çıkması
Açıklama:
Son yaşanan 2008 Krizinin önemli noktalarından biri bu krizin ABD gibi dünyanın en büyük ekonomisinde açıga çıkmasıdır. Böyle merkezde yer alan bir ekonomide açıga çıkan krizin dünyaya yayılmaması zaten beklenemezdi.
Soru 79
1990 yılında kapitalizmin sürdürülebilirliği için hangi bölgelerde sınırların ve ülkelerin yeniden dizaynı süreci başlamıştır?
Seçenekler
A
Asya
B
Doğu Almanya
C
Batı Avrupa
D
Doğu Avrupa
E
Güney Amerika
Açıklama:
1990 yılında Asya, Orta Doğu ve biraz da Afrika’da sınırların ve ülkelerin kapitalizmin sürdürülebilirliği için yeniden dizaynı süreci başlamıştır.
Soru 80
Aşağıdakilerden hangisi 1990’ların ortasından 2008 krizine kadar geçen sürede dünya ortalamasından ve gelişmiş ülkelerden daha fazla büyüme yakalamış Batılı olmayan ülkeler arasında yer almaz?
Seçenekler
A
Çin
B
Meksika
C
Brezilya
D
Hindistan
E
Japonya
Açıklama:
Çin, Batılı olmayan ülkelerin yükselişindeki en göze batan örnek olmakla birlikte tek örnek değildir. Brezilya, Meksika, Güney Afrika, Rusya, Hindistan ve Türkiye gibi ülkeler 1990’ların ortasından 2008 krizine kadar geçen sürede dünya ortalamasından ve gelişmiş ülkelerden daha fazla büyüme yakalamışlardır.
Soru 81
Westphalia Barış Anlaşması hangi tarikte imzalanmıştır?
Seçenekler
A
1546
B
1598
C
1648
D
1699
E
1752
Açıklama:
1648 yılında imzalanmıştı. 1648’de yapılan Westphalia Barış Anlaşması ile birbirleriyle amansız rekabet içindeki büyük ülkeleri; hanedanlıklara, dinî inançlar ve dillere göre bölerek Kıta Avrupası’na huzur getireceği düşünülmüştür, ancak bu anlaşma düzen anlayışına cevap veremediğinden kararsızlık Fransız İhtilali’ne (1789) kadar sürmüştür.
Soru 82
II. Dünya Savaşı’nın yol açtığı dünya düzeni nasıldı?
Seçenekler
A
Tek kutuplu
B
İki kutuplu
C
Üç kutuplu
D
Dört kutuplu
E
Beş kutuplu
Açıklama:
Dünya Savaşı’nın yol açtığı dünya düzeni iki kutupluydu. Batı Bloku ABD önderliğinde bir araya gelmişti ve Doğu Bloku Sovyetler Birliği’nin (Rusya) etrafında yer alanlardan oluşmaktaydı. İki kutuplu dünyada bir uzlaşma düzeni değil, güç ayrışması ve çatışmalarla dolu bir bıçak sırtı dengesi kurulmuştu. Bu dengenin en çarpıcı ispatları ise 1962 Küba Krizi, Vietnam savaşı ve Kore Savaşları’dır.
Soru 83
Japonya ekonomik süper güç olacağına dair ilk sinyallerini hangi tarihte vermeye başlamıştır?
Seçenekler
A
1940
B
1950
C
1960
D
1970
E
1980
Açıklama:
1970’lerin ortalarında ekonomik süper güç olacağına dair sinyaller vermeye başlayan Japonya, birkaç gelişmiş ülkenin ürettiklerinden fazla bile üretse, askerî gücü olmadığından uluslararası siyasete yön vermede hep ikinci planda kalmıştır. Bu durumda şu tespit önem kazanmaktadır; günümüzün ve geleceğin dünyasında gücü yeniden tanımlayacak ve bir devletin uluslararası etkinliğini ekonomik güç kadar askerî güç de belirleyecektir.
Soru 84
Sosyalist Kampın çözülmesi hangi tarihte başlamıştır?
Seçenekler
A
1988
B
1992
C
1996
D
1999
E
2001
Açıklama:
SSCB’de iktidara yönelik tepkiler artmaya başladı. Öncülüğü Polonya yaptı. İşçilerin 1988’de başlattıkları grev, sistemin değişmesi ve Sovyetler Birliği’nin nüfuz alanında çıkmasıyla sonuçlanan dev harekete yol açtı. Bunu örnek alan diğer Avrupa ülkelerinin bazılarında kanlı çatışmalarla (Romanya), bazılarında ise barışçı yollarla (Çekoslovakya, Macaristan) ayrıldı.
Soru 85
Bağımsız Devletler Topluluğu ne zaman kurulmuştur?
Seçenekler
A
1956
B
1965
C
1973
D
1981
E
1991
Açıklama:
30 Aralık 1991 tarihinde Rusya, Kazakistan ve Beyaz Rusya Cumhurbaşkanlarının bir araya gelerek SSCB yerine, bağımsız devletlerden oluşan Bağımsız Devletler Topluluğu’nun kurulması oldu.
Soru 86
Aşağıdakilerden hangi ülke günümüzde dünya ekonomisinde ekonomik bir güç haline gelmiştir?
Seçenekler
A
Arjantin
B
Brezilya
C
Çin
D
Portekiz
E
İspanya
Açıklama:
Çin 2015’lere gelindiğinde dünya ekonomisinde önemli bir güç haline gelmiştir. Dünyanın en fazla nüfusa sahip olan ülkesi Çin, ekonomik büyüklükte dünyada ikinci sırada yer almaktadır.
Soru 87
Aşağıdakilerden hangisi yeni dünya düzeninin yaratılmasındaki en önemli nedenlerinden birisidir?
Seçenekler
A
İhracatın azalması
B
İthalatın artması
C
Nüfus artışı
D
Vergilerin artışı
E
Kâr haddinin düşmesi
Açıklama:
Yeni ekonomik düzeni yaratan temel neden 1960’lı yılların sonu ile 1970’lerin başından itibaren ileri sanayi ülkelerinde sermayenin kâr haddinin düşmeye başlamasıdır.
Soru 88
Aşağıdakilerden hangisi yeni dünya düzeninin doğuş nedenlerinden birisidir?
Seçenekler
A
Uluslararası göç artış
B
Eğitimde fırsat eşitliği
C
Finansal liberalleşme
D
İletişim alanında teknik değişim
E
Nüfus artışı
Açıklama:
Toplumların giderek artan bütünleşme eğilimleri, sanayi devriminden sonra daha da belirgin hale gelmiştir. 19. Yüzyılda taşımacılığın gelişmesi, daha sonra, İkinci Dünya Savaşı’nın arkasından iletişim alanındaki teknik gelişmelerin hızla artması nedeniyle insanlık yöresellikten bölgeselliğe geçmiştir.
Soru 89
2008 Krizinin nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Finansal liberalleşme
B
Yüksek vergi oranları
C
Yüksek reel yatırım
D
Yüksek ekonomik büyüme
E
Teknolojik yenilik
Açıklama:
1980’den itibaren Batı dünyasında yeni liberalleşme hareketleri başlamıştır. Yeni liberalleşme hareketleri ile birlikte dünya ekonomisi 1929 Burhanı’ndan sonra yeniden finansal krizlerle karşılaşır olmuştur.
Soru 90
Dünya düzeni gelecekte nasıl olması beklenmektedir?
Seçenekler
A
Kutupsuz
B
Çok kutuplu
C
Tek kutuplu
D
İki kutuplu
E
Üç kutuplu
Açıklama:
Dünya düzenine son gelişmeler ışığında bakıldığında, Batı’nın materyalist ve ideolojik felsefesindeki egemenliğinin kırıldığı izlenmektedir. Bundan sonra dünya kutupsuz bir sistem yerine çok kutuplu bir sisteme doğru ilerlemektedir.
Soru 91
1929 yılındaki krizden sonra dünyanın karşılaştığı en ciddi problem hangi yıl yaşanmıştır?
Seçenekler
A
2008
B
2009
C
2011
D
2012
E
2013
Açıklama:
Dünyada kapitalist sistemin 1929 yılından bu yana karşılaştığı en ciddi problem
olarak karşımıza 2008 krizi çıkmaktadır.
olarak karşımıza 2008 krizi çıkmaktadır.
Soru 92
2008 krizine kadar bölgesel çaplı yaşanan finansal krizler ile ilgili olarak aşağıdaki ifadelerden hangisi doğru değildir?
Seçenekler
A
1990’ların başında Japonya’da bir finansal kriz oluştu.
B
Meksika’da bankacılık krizi 1994 ile 1995 yıllarında yaşandı.
C
1990’ların sonunda Asya ve Rusya’da finansal problemler krize dönüştü.
D
2000’lerin hemen başında Arjantin ve Türkiye’de ciddi finansal krizler yaşandı.
E
1978 yılında Çin ekonomisinde büyük bir daralma yaşanmıştır.
Açıklama:
1978 yılında kapitalizm temelli ekonomik reformların uygulanmasıyla birlikte Çin,
dünyanın ekonomik büyümesi ve kalkınması anlamında en hızlı ülkesi olmuştur. 2008 krizine kadar bölgesel çaplı birkaç finansal kriz yaşanmıştır dünya ekonomisinde. 1980’lerin ikinci yarısından sonra hızlanan finansal liberalleşme hareketleri ile birlikte, 1990’ların başında Japonya’da bir finansal kriz oluştu. Meksika’da bankacılık krizi 1994 ile 1995 yıllarında yaşandı. 1990’ların sonunda Asya ve Rusya’da finansal problemler krize dönüştü. 2000’lerin hemen başında Arjantin ve Türkiye’de ciddi finansal krizler yaşandı. Ancak tüm bu krizler bölgesel ölçekli kaldı ve global yaygınlığa ulaşmadı.
dünyanın ekonomik büyümesi ve kalkınması anlamında en hızlı ülkesi olmuştur. 2008 krizine kadar bölgesel çaplı birkaç finansal kriz yaşanmıştır dünya ekonomisinde. 1980’lerin ikinci yarısından sonra hızlanan finansal liberalleşme hareketleri ile birlikte, 1990’ların başında Japonya’da bir finansal kriz oluştu. Meksika’da bankacılık krizi 1994 ile 1995 yıllarında yaşandı. 1990’ların sonunda Asya ve Rusya’da finansal problemler krize dönüştü. 2000’lerin hemen başında Arjantin ve Türkiye’de ciddi finansal krizler yaşandı. Ancak tüm bu krizler bölgesel ölçekli kaldı ve global yaygınlığa ulaşmadı.
Soru 93
Aşağıdakilerden hangisi The Predator State adlı çalışmasında 2008 Finansal Krizi’nin finansın reel üretimden önce geldiği sürece tekrarlanması muhtemel bir serbest piyasa sonucu olduğunu açıklamaktadır?
Seçenekler
A
John Galbraith
B
Michail Gorbaçov
C
James Galbraith
D
Yuri Andropov
E
General Jaruzelski
Açıklama:
James Galbraith, The Predator State çalışmasında 2008 Finansal Krizi’nin finansın reel üretimden önce geldiği sürece tekrarlanması muhtemel bir serbest piyasa sonucu olduğunu açıklamaktadır.
Soru 94
1648’de amansız rekabet içindeki büyük ülkeleri hanedanlıklara, dini inançlar ve dillere göre bölerek Kıta Avrupası’na huzur getireceği düşünülerek yapılan antlaşmanın adı nedir?
Seçenekler
A
Berlin Antlaşması
B
Bretton Woods Antlaşması
C
Belgrad Antlaşması
D
Westphalia Barış Anlaşması
E
Kore Antlaşması
Açıklama:
1648’de yapılan Westphalia Barış Anlaşması ile birbirleriyle amansız rekabet içindeki büyük ülkeleri hanedanlıklara, dini inançlar ve dillere göre bölerek Kıta Avrupası’na huzur getireceği düşünülmüş, ancak bu anlaşma düzen arayışlarına cevap getirmediğinden kararsızlık Fransız İhtilali’ne (1789) kadar sürmüştür.
Soru 95
I-Küba Krizi II-Vietnam Savaşı III-Kore Savaşı
Yukarıdaki olaylardan hangisi/hangileri iki kutuplu dünyadaki düzenin bir uzlaşma değil bıçak sırtı denge olduğunu göstermektedir?
Yukarıdaki olaylardan hangisi/hangileri iki kutuplu dünyadaki düzenin bir uzlaşma değil bıçak sırtı denge olduğunu göstermektedir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I-II
C
II-III
D
I-III
E
I-II-III
Açıklama:
İki kutuplu dünyada bir uzlaşma düzeni değil, güç yarışması ve çatışmalarla dolu bıçak sırtı bir denge kurulmuştu. Bu dengenin en çarpıcı ispatları ise 1962 Küba krizi, Vietnam ve Kore Savaşları'dır.
Soru 96
İki kutuplu dünya düzenini eleştirerek barış içinde yaşamayı öneren ve sömürgelerin özgürlük hareketlerini destekleyen hareket aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Bağlantısızlar hareketi
B
Özgürlük hareketi
C
Yeni dünya hareketi
D
Bağımsızlık hareketi
E
Barış hareketi
Açıklama:
Her iki kampa karşı olan bir diğer hareket üçüncü dünya ülkelerinin koalisyonudur. Bu koalisyonun iki bileşeni vardı: Bağlantısızlar Hareketi ve 77'ler Grubu. Bağlantısızlar Hareketi iki kutuplu dünyayı eleştirerek barış içinde yaşamayı öneriyordu. Bağlantısızlar Hareketi ulusların kendi kaderlerini tayin etme hakkına vurgu yaparak, dış müdahaleyi kınamış ve bağımsızlığını kazanamamış sömürgelerdeki özgürlük hareketlerini desteklemişti.
Soru 97
Japonya'nın 1970'lerin ortalarında ekonomik anlamda süper güç olacağına dair sinyaller vermeye başlamasına rağmen uluslararası siyasete yön vermede hep ikinci planda kalmasının nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Nüfus
B
Tarım
C
Siyaset
D
Askeri güç
E
Sanayi
Açıklama:
1970'lerin ortalarında ekonomik süper güç oalcağına dair sinyaller vermeye başlayan Japonya birkaç gelişmiş ülkenin ürettiklerinden fazla bile üretse askeri gücü olmadığından uluslararası siyasete yön vermede hep ikinci planda olmuştur.
Soru 98
1980'lerin ortasında SSCB'de politik kültürün değiştirilmesinden bahseden ve dünya gidişatına ayak uydurmayı amaçlayan süreçlerin başlatılmasına yol açan lider aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Gorbaçov
B
Andropov
C
Brejnev
D
Lenin
E
Stalin
Açıklama:
1980'lerin ortasında Sovyetlerin başına geçen Michail gorbaçov'un yeni tavrı ve buna uygun politikaları, bir taraftan Batı ve Doğu Blokları arasındaki ilişkilerin ısınmasına yol açarken, diğer taraftan da SSCB içindeki dünya gidişatına ayak uydurmayı amaçlayan süreçlerin başlatılmasına yol açmıştır. Gorbaçov politik kültürün değiştirilmesinden de bahsetmiştir.
Soru 99
Aşağıdakilerden hangisi 1991 yılında biraraya gelerek SSCB yerine Bağımsız Devletler Topluluğu'nu oluşturan kurucu ülkelerden birisidir?
Seçenekler
A
Irak
B
Polonya
C
Sırbistan
D
Kazakistan
E
Çin
Açıklama:
30 Aralık 1991 tarihinde Rusya, Kazakistan ve Beyaz Rusya Cumhurbaşkanları bir araya gelerek SSCB yerine bağımsız devletlerden oluşan Bağımsız Devletler Topluluğu'nu kurmuştur.
Soru 100
I. Dünya Savaşı sonrasında Milletler Cemiyeti aracılığıyla koalisyon oluşturulamamasının sebebi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
ABD’nin koalisyon dışında kalması
B
Pax Britannica dönemi yaşanması
C
Fransız İhtilali'nin olması.
D
SSCB’nin koalisyon dışında kalması.
E
Almanya'nın koalisyonun dışında kalması.
Açıklama:
I. Dünya Savaşı sonrasında 1815-1822 yılları arasında uygulanan koalisyona benzer koalisyon Milletler Cemiyeti aracılığıyla oluşturulmaya çalışılmış, ancak egemen devlet olan ABD’nin koalisyon dışında kalması nedeniyle başarılamamıştır.
Soru 101
Aşağıdakilerden hangisi "uluslararası ekonomik iş birliğini arttırmayı amaçlayan, gelişmiş ve gelişmekte olan ekonomileri bir araya getiren, 19 ülkenin katılımıyla oluşan özellikle global ekonomik gelişmeleri değerlendirerek kararlar alan" bir oluşumdur?
Seçenekler
A
BM
B
AB
C
OECD
D
G20
E
GSYH
Açıklama:
G20: Uluslararası ekonomik iş birliğini arttırmayı amaçlayan, gelişmiş ve gelişmekte olan ekonomileri bir araya getiren, 19 ülkenin katılımıyla oluşan özellikle global ekonomik gelişmeleri değerlendirerek kararlar alan bir oluşumdur.
Soru 102
Aşağıdakilerden hangisi 1967 yılındaki yayımlanan New Industrial State adlı çalışmanın yazarıdır?
Seçenekler
A
John Galbraith
B
Michail Gorbaçov
C
Yuri Andropov
D
General Jaruzelski
E
James Galbraith
Açıklama:
James Galbraith, 2008 Dünya Ekonomik Krizi için, bu kriz oluşmadan önce oldukça tutarlı öngörülerde bulunmuştur. Krizle ilgili eleştirilerinin temelini serbest piyasa ve onun getirebilecekleri oluşturmuştur. 1967 yılındaki New Industrial State (Yeni Sanayi Devleti) isimli John Galbraith’in çalışmasından, babasının bankalar hakkındaki bir tespitine yer vermektedir.
Soru 103
Aşağıdaki ülkelerden hangisi 1990 yılında %4’lük bir büyüme oranına sahipken 1994 yılına gelindiğinde bu oranı % 12,7’e ulaştırmıştır?
Seçenekler
A
İran
B
Nepal
C
Ürdün
D
Çin
E
Kazakistan
Açıklama:
1990 yılında Çin %4’lük bir büyüme oranına sahipken 1994 yılına gelindiğinde bu oran % 12,7’e ulaşmıştır.
Soru 104
2010 yılı itibarıyla Çin ekonomisinin yüzde kaçı tarım sektöründen oluşmaktadır?
Seçenekler
A
%10
B
%20
C
%30
D
%40
E
%50
Açıklama:
2010 yılı itibarıyla Çin ekonomisinin %10’u tarım sektöründen oluşmaktadır.
Soru 105
Bretton Woods anlaşmaları, işleyişi yeni kalkınmış olan ülkelerin denetiminde olacak yeni bir para sistemini hangi yılda getirdi?
Seçenekler
A
1924
B
1934
C
1944
D
1954
E
1964
Açıklama:
1944 Bretton Woods anlaşmaları, işleyişi yeni kalkınmış olan ülkelerin denetiminde olacak yeni bir para sistemini getirdi.
Soru 106
I-Büyük bir iç pazar II-Doğla kaynaklar III-Yeni kar olanakları
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri gelişmiş ülkeler grubuna katılma aşamasında olan gelişmekte olan ülkelerin ortak özelliklerinden birisidir?
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri gelişmiş ülkeler grubuna katılma aşamasında olan gelişmekte olan ülkelerin ortak özelliklerinden birisidir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I-III
C
II-III
D
Yalnız II
E
I-II-III
Açıklama:
Gelişmiş ülkelerde bölgeselleşme ağırlık kazanırken Gelişmekte olan ülkerin ancak birkaçı bu gruplara katılabilmiştir. Bu bölgelere katılabilmiş veya katılma aşamasında olan gelişmekte olan ülkeler birkaç ortak özelliğe sahiptirler. Bunlardan ilki büyük bir iç pazara ve doağl kaynaklara sahip olamarlı ve yeni kar olanakları vadetmeleridir. Bir diğer özellik ise oluşuma öncülük eden ülkelerin kültürel birikimlerini paylaşmaları veya önceden hayat sahalarında bulunmalarıdır.
Soru 107
Aşağıdakilerden hangisi 1960-2010 yılları arasında dünya GSYH'dan ülke gruplarının aldığı paylarla ilgili yanlış olarak verilmiştir?
Seçenekler
A
Gelişmiş ülkelerin payı düşmüştür
B
Yükselen ekonomilerin payı artmıştır
C
Gelişmiş ülkelerin payı yaklaşık %50'ye yaklaşmıştır
D
Diğer gelişmekte olan ülkelerin payı %30'lara yaklaşmıştır
E
Gelişmiş ülkelerin payı 1960'lı yıllarda %80 seviyesinde seyretmiştir
Açıklama:
Grafik 7.2'nin yorumlanması
1960'larda yükselen ekonomilerin dünya GSYH'den aldığı pay %17'ler civarında iken 2010'lara gelindiğinde bu pay 2 kattan fazla artarak %40'lara dayanmıştır. Aynı süreçte, gelişmiş ekonomilerin payı başlangıçta tam bir aslan payı iken, 2010'larda bu pay ciddi erozyona uğrayarak %57'lere çekilmiştir. Ancak diğer gelişmekte olan ülkelerin payı %102un altında seyretmiştir.
1960'larda yükselen ekonomilerin dünya GSYH'den aldığı pay %17'ler civarında iken 2010'lara gelindiğinde bu pay 2 kattan fazla artarak %40'lara dayanmıştır. Aynı süreçte, gelişmiş ekonomilerin payı başlangıçta tam bir aslan payı iken, 2010'larda bu pay ciddi erozyona uğrayarak %57'lere çekilmiştir. Ancak diğer gelişmekte olan ülkelerin payı %102un altında seyretmiştir.
Soru 108
Gelişmekte olan ülkelerin oluşturduğu gruptaki aşırı yoksul nüfusun 2015 yılı itibariyle oranı kaçtır?
Seçenekler
A
35
B
30
C
23
D
14
E
5
Açıklama:
1990'da gelişmekte olan ülkelerin oluşturduğu gruptaki nüfusun neredeyse yarısı günde 1.25 doların altında bir gelirle yaşamaktaydı. 2015 yılında bu oran %14'e kadar düşmüştür.
Soru 109
I-Piyasa ekonomisi II-Globalleşme III-Sermayenin serbsetliği
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri Yeni Dünya Düzeni denilen programın getirdiği politikalardan birisidir?
Yukarıdakilerden hangisi/hangileri Yeni Dünya Düzeni denilen programın getirdiği politikalardan birisidir?
Seçenekler
A
I-II
B
Yalnız II
C
I-II-III
D
I-III
E
II-III
Açıklama:
Uygulatılan progrmaın temel ögeleri serbset piyasa ekonomisi ve globalleşmedir. Serbset piyasa ve ticaret programını koşulsuz uygulayacak olan çevre ülkelerdir. Merkez ülkeler için mal ve hizmet pazarı koşulsuz genişleyecek, sermaye serbest biçimde yüksek kar haddi bulunan alanlara girebilecektir.
Soru 110
2008 Finansal Krizi'nin finansın reel üretimden önce geldiği sürece tekrarlanması muhtemel bir serbest piyasa sonucu olduğunu öne sürmüş kişi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Samuelson
B
Wagner
C
Galbraith
D
Fischer
E
Smith
Açıklama:
James Galbraith, The Predator State çalışmasında 2008 Finansal Krizi'nin finansın reel üretimden önce geldiği sürece tekrarlanması muhtemel bir serbest piyasa sonucu olduğunu açıklamaktadır.
Soru 111
İkinci Dünya Savaşı sonrasında kendi etki alanını genişletmek isteyen Sovyetler Birliğinin dayandığı üstünlük aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Nüfus büyüklüğü
B
Askeri gücü
C
Coğrafi konumu
D
Ekonomik gücü
E
Toprak büyüklüğü
Açıklama:
Amerika komünizmin yayılmasına seyirci kalamazdı ve kendi etki alanında Sovyetler Birliği’ne karşı bir düzen kurmaya başladı. Aslında bakılırsa, II. Dünya Savaşı bitiminde SSCB’nin bu kadar büyük alanda kendi kurallarını dikte etmek için yeterli ekonomik gücü mevcut değildi. Hele ABD ile karşılaştırma hiç de onun lehine değildi, ama sahip olduğu askeri üstünlük buna imkân tanıdı.
Soru 112
I. Finans piyasaları üzerinde denetimin kaldırılması
II. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasındaki farkın azalacağı umutlarının güçlenmesi
III. Karşıda bir rakibin olması nedeniyle sosyal devlet anlayışının blok içerisinde yayılması
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri İkinci Dünya savaşı sonrası iki kutuplu Dünya düzeninde Batı Blokunun hiyerarşik yapısının işleyişindeki gelişmeler arasında yer alır?
II. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasındaki farkın azalacağı umutlarının güçlenmesi
III. Karşıda bir rakibin olması nedeniyle sosyal devlet anlayışının blok içerisinde yayılması
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri İkinci Dünya savaşı sonrası iki kutuplu Dünya düzeninde Batı Blokunun hiyerarşik yapısının işleyişindeki gelişmeler arasında yer alır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Her kutbun hiyerarşik yapısı iyi işliyordu. Serbest piyasa ekonomisinin savunucusu olan Batı Blok’unda uluslararası ticaretin gitgide serbestleştirilmesi ve böylece GATT çerçevesinde birleşilmesi hesapları yapılmaktaydı. Merkezi planlamanın hâkim olduğu, uluslararası ticaretin daha çok takas şeklinde gerçekleştirildiği Doğu Bloku ise karşı tarafta bir güç sayılmaktaydı. Kapitalist dünyada finans piyasalarının denetimli olması ulusal ekonomi politikalarının etkinliğini arttırıyor, döviz fiyatları ve faiz hadlerinin istikrarlı olmasını sağlıyor, enflasyonun düşük seviyelerde seyretmesine imkân tanıyordu. Kendi tarafına çekmeye çalışırken gelişmekte olan ülkelere yapılan doğrudan yatırım ve yardımlar ve verilen tavizler bunların da gelişmesinde önemli rol oynuyor, aynı zamanda gelişmiş ülkelere ham madde ve iş gücü bakımından kolaylıklar sağlıyordu. Böylesine az çok dengeli gelişme, Gelişmekte Olan Ülkeler ile Gelişmiş Ülkeler arasındaki farkın azalacağına dair umutları güçlendirirken, karşıda bir rakibin olması sosyal devlet anlayışının blok içinde yayılmasına yol açmaktaydı
Soru 113
Aşağıdakilerden hangisi 1970’lerin başında bir politik güç olarak ağırlığını koymaya çalışan gelişmekte olan ülkelerin 1970’lerin sonuna gelindiğinde bu atılımlarının sonuçsuz kalmasının nedenleri arasında sayılamaz?
Seçenekler
A
Petrol fiyatlarındaki yükseliş
B
Ekonomik bağımlılık
C
Doğu blokunun artan baskısı
D
Gelişmiş ülkelerdeki durgunluk nedeniyle ihracatlarını artıramamaları
E
Gelişmiş ülkelerden yapılan zorunlu ithalatın faturasının artması
Açıklama:
1970’li yıllarda petrol fiyatlarındaki yükselişten en ağır darbe yiyen gelişmekte olan ülkeler oldu. Petrol fiyatını ödeyemez duruma düşen bu ülkelerin gelişmiş̧ ülkelerdeki durgunluk yüzünden ihracatlarını arttırmaları da söz konusu değildi, oysa gelişmiş̧ ülkelerden yapılan zorunlu ithalatın faturası üretici ülkelerin petrol fiyatlarındaki artışın hemen nihai mal fiyatlarına yansıtmaları sonucu ağırlaştı. 1970’lerin başında bir politik güç olarak ağırlığını koymaya çalışan üçüncü dünya ülkelerinin bu atılımlarının sonuçsuz kalmasının bir diğer nedeni de bu ekonomik bağımlılıktır.
Soru 114
Günümüzün ve geleceğin dünyasında gücün yeniden tanımlanması gerekliliği kabul edilirse bir devletin etkinliğini ekonomik güç kadar aşağıdakilerden hangisi belirleyecektir?
Seçenekler
A
Askeri güç
B
Kültürel güç
C
Coğrafi güç
D
Bölgesel güç
E
Nüfus
Açıklama:
Dünyanın aldığı yön, her geçen gün her gelişmenin iktisadi ve siyasi boyutlarının birbirinden ayrılamaz olduğunu ve bunların hiçbirinin tek başına yön verebilecek nitelikte olmadığını ortaya çıkartmaktadır. Oluşacak dünya düzeninde eskiden olduğu gibi sadece askerî güçte veya sadece ekonomik alanda ulaşılan kuvvete dayanarak hiçbir ülkenin kendi iradesini kabul ettirmesi olanaksızdır. Bu tarihin doğruladığı bir gerçektir. Her ne kadar soğuk savaş̧ iki kamp arasında doğrudan savaşa yol açmamış̧ olsa da bu döneme barış̧ yılları denemez. Büyük güçler birbirleriyle çatışmaya girmedi ama dördü kanlı savaşlar yaptı: Fransa, Cezayir ve Vietnam’da; ABD, Kore ve Vietnam’da; Çin, Vietnam’da ve Rusya, Afganistan’da. 1970’lerin ortalarında ekonomik süper güç̧ olacağına dair sinyaller vermeye başlayan Japonya birkaç gelişmiş ülkenin ürettiklerinden fazla bile üretse askerî gücü olmadığından uluslararası siyasete yön vermede hep ikinci planda kalmıştır. Bu durumda şu tespit önem kazanmaktadır: Günümüzün ve geleceğin dünyasında güç̧ yeniden tanımlanacak ve bir devletin uluslararası etkinliğini ekonomik güç kadar askerî güç de belirleyecektir
Soru 115
1980’lerde Avrupa Birliğinin parasal ve siyasi birlik oluşturma çabalarının yoğunlaşması, Amerika’nın NAFTA’yı ve Japonya’nın APEC’i kurmada öncelik etmeleri yeni dünya düzeninin ekonomik alanda bloklar şeklinde gelişeceğinin işaretleri olurken, aşağıdakilerden hangisi bu duruma neden olan etkenler arasında sayılamaz?
Seçenekler
A
Gelişmiş ülkelerin çıkarlarını en üst düzeye çıkarma çabalarının aralarında çekişmeye yol açması
B
ABD öncülüğünde başlayan serbestleştirme hareketinin yetersiz kalması
C
Güneydoğu Asya’nın yeni sanayileşen ülkelerinin kendi pazarlarını ticarete açmamaları
D
Avrupa Birliğinin Amerika’nın üstünlüğe sahip olduğu alanlarda hakimiyeti ele geçirmesi
E
Tarım başta olmak üzere tüm alanlarda sübvansiyonların kaldırılması ve rekabetin artması
Açıklama:
1980’lere gelindiğinde Batı Blok’unun karşısında hala bir rakibin var olmasına rağmen gelişmiş ekonomilerin çıkarlarını en üst düzeye çıkarma çabaları aralarında bir çekişmeye yol açmıştı. Gelişmelerin aleyhine sürdüğünün farkında olan ABD öncülüğünde başlatılan serbestleştirme hareketi durumu düzeltmek için yetersiz kaldı. Güneydoğu Asya’nın yeni sanayileşen ülkeleri uluslararası alanda saldırgan politikalar izlerken kendi pazarlarını açmaya yanaşmamaları özellikle ABD’nin ihracat artış̧ hızının düşmesiyle birlikte ithalat artış̧ hızının artmasına ve dış ticaret açığının büyümesine yol açmaktaydı. Benzer yoldan ilerleyen Avrupa Birliği de Amerika’nın üstünlüğe sahip olduğu alanlarda yavaş yavaş hâkimiyeti ele geçiriyordu. Bu yönde en ağır darbe tarım alanında geldi. AB ülkeleri diğer sektörlere de büyük sübvansiyonlar vererek ABD’yi yeni önlemler almaya itiyordu. 1986’da başlattığı GATT çerçevesinde Uruguay Round’a büyük umutlar bağlayan ABD eşit rekabet koşullarını hemen kabul ettiremedi ve bir hayal kırıklığı yaşadı. Bu arada AB’nin parasal ve siyasi birlik oluşturma çabalarının yoğunlaşması Amerika’yı Kuzey Amerika Serbest Ticaret Bölgesini (NAFTA) kurmaya itti. Japonya’nın da benzer davranışta bulunup APEC’i kurmada öncelik etmesi yeni dünya düzeninin ekonomik alanda bloklar şeklinde bir gelişmenin devam edeceğini kesinleştirdi.
Soru 116
I. Soğuk savaş döneminde lider ülkelerin bölgesel çatışmalara izin vermemesi
II.Gelişmiş ülkelerin bütçeden askeri harcamalara ayırdıkları azaltmaları
III. Milliyetçi akımların güç kazanması
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri soğuk savaş sonrası dönemde bölgesel çatışmaları artırabilecek nedenlerdendir?
II.Gelişmiş ülkelerin bütçeden askeri harcamalara ayırdıkları azaltmaları
III. Milliyetçi akımların güç kazanması
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri soğuk savaş sonrası dönemde bölgesel çatışmaları artırabilecek nedenlerdendir?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
Soğuk savaş sonrası dönemde savaş eğilimlerini güçlendirici gelişmeler de az değildir. Soğuk savaş̧ sırasında iki lider ülke nüfuz altında tuttukları bölgesel güçleri denetleme yetkisine sahiptiler ve karşı karşıya gelmemek için bölgesel çatışmaları sona erdirme eğilimindeydiler. Gelişmiş ülkelerin bütçeden askerî harcamalara ayırdıkları payı azaltmaları olumlu bir gelişme olmakla birlikte, bunların bölgesel çatışmalara müdahale yeteneklerinin ve isteklerinin azaldığının bir işaretidir. Çünkü her geçen gün bu ülkelerin iktidardaki güçleri bu tür harcamaların neden gerektiğini halkına izah etmekte zorlanmaktadırlar. Buna ek olarak, üçüncü dünya ülkelerinin (Çin, Ortadoğu ve Latin Amerika’nın bazı ülkeleri) amansız bir silahlanma yarışına girmiş oldukları hatırlanırsa, şu sözlere hak vermemek mümkün değildir: “...savaşlar, artık fakir ülkelerin göze alabilecekleri bir lüks haline gelmiştir.”
Soru 117
Aşağıdakilerden hangisi Avrupa Birliğini APEC ve NAFTA gibi birliklere göre farklılaştıran bir unsurdur?
Seçenekler
A
Tarihi olarak yakınlıkları
B
Siyasi bir birlik haline gelmesi
C
Askeri gücünün üstünlüğü
D
Coğrafi olarak etki alanının fazlalığı
E
Milliyetçi unsurların azlığı
Açıklama:
Avrupa Birliği’nin son yıllarda aldığı yön gelecekte dünyanın ekonomik ama daha çok siyasi yaşamında etkili birim olacağı işaretlerini vermektedir. APEC ve NAFTA’nın şu aşamada daha çok ekonomik birliğe yönelik olduğunu ve AB’nin getirdiği düzenlemeler (Maastricht Kararları, Euro’ya geçiş̧, Avrupa Parlamentosu’na gittikçe bir yasama organı yetkilerinin verilmesi) göz önüne alınırsa, bugünkü̈ konumunu daha da sağlamlaştırmış̧ olduğu daha net ortaya çıkacaktır.
Soru 118
Aşağıdakilerden hangisi dünyanın para birimi olarak dolara ve dolayısıyla tüm ekonomik sistemin işleyişine zarar vermesi muhtemel ABD ile ilgili gelişmelerdir?
Seçenekler
A
Yüksek ödemeler bilançosu açıkları ve yüksek kamu borçları
B
Gittikçe artan göçmen sayısı
C
Her yıl büyük artış gösteren bütçe fazlalıkları
D
Çin ile süregelen ticaret savaşı
E
Ülkeler arasında artan kutuplaşmalar
Açıklama:
Günümüzde dünya ekonomisiyle ilgili iki sıkıntılı dengesizlik söz konusudur. Her iki dengesizlikte de dünyanın lider ekonomisine sahip ülkesi ABD işin içindedir. İlki, ABD’nin ödemeler dengesi bilançosunda sahip olduğu dengesizliktir. Aslında daha açık bir ifadeyle ABD’nin dünyayla ticaretinde verdiği olağanüstü açıktır problem olan. İkinci dengesizlik de birçok ülkenin ve en ağırlıklı olarak ABD ekonomisinin sahip olduğu giderek katlanılması zorlaşan kamu borçlarıdır. Her iki dengesizliğin de uzun süre sürdürülmesi imkânsızdır. ABD’nin sahip olduğu dengesizliklerin dünyaya yansıması diğer ülkelerin dolar cinsinden döviz rezervlerinin artması şeklinde olmaktadır. Ancak bu rezervlerdeki aşırı artış ABD’nin dengesizliklerini çözemeyeceğine olan inanç̧ artarsa doların kredibilitesini sorgulanır hâle getirecektir. Bu da dünyanın para birimi gibi kabul edilen dolara ve dolayısıyla tüm ekonomik sistemin işleyişine de zarar verecektir.
Soru 119
James Galbright ABD’de ortaya çıkan ve tüm dünyayı etkileyen 2008 krizinin tekrarlanması muhtemel bir kriz olmasını aşağıdaki hangi gerekçeye bağlar?
Seçenekler
A
Serbest piyasa üzerinde çok fazla kontrol olması
B
Reel getirilerin düşmesi
C
Finansın reel üretimden önce gelmesi
D
Teknolojinin üretimi ele geçirmesi
E
Merkez bankalarının piyasalara müdahaleleri
Açıklama:
1960’lı yılların sonları düşük faiz oranlarının olduğu ve büyük şirketlere kolayca kredi açıldığı bir dönemdi. Bu dönemde bankalar büyük şirketlere göre ikinci sırada önemde değerlendiriliyordu. 1980’ler geldiğinde yüksek faiz oranları dönemi yaşanmaktaydı ve 60’ların sonundaki hikâye bütünüyle değişmek üzereydi. Hızlı bir biçimde bankaların önemi ikinci dereceden birinciliğe tırmanmaktaydı. 15-20 yıldır süren ikincilikten sonra, aniden şirketlerin yaşamlarını sürdürebilmelerinde kullanacakları fonların maliyetleri baskın olan öncelik hâline gelmişti. Bir başka ifadeyle, monetarizm endüstriyel şirketleri bir kez daha finans kaynaklarına bağımlı hâle getirmişti. Peki, bu gelişmeler sonuçta ne getirdi? Cevap oldukça açıktı: “Kısa Dönemcilik”. Şirketlerin uzun dönemde varlığını sürdürebilmesi için gerekenler yerine, odak olarak kısa dönemli finansal hedefler belirlenip her şey pahasına bunların gerçekleştirilmesi belirlendi. İşte James Galbraith, The Predator State çalışmasında 2008 Finansal Krizi’nin finansın reel üretimden önce geldiği sürece tekrarlanması muhtemel bir serbest piyasa sonucu olduğunu açıklamaktadır. Serbest piyasa için kontrollü serbestlik kavramının geliştirilmesi ve bu çerçevede ekonomik faaliyetlere izin verilmesi şeklinde özetlenebilecek bir politika önermesidir bu.
Soru 120
Çin’in gelişimi göz önüne alındığında, gerçek bir dünya gücü olmasını geciktirecek ve yaşanacak krizlerden etkilenmesine neden olacak unsur aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Büyük nüfusu
B
Geniş coğrafyası
C
Dış ticaret açıkları
D
Üretim sisteminin geçerli kapitalist sisteme göre düzenlenmiş olması
E
Savunma ve askeri donanıma çok fazla pay ayırmaması
Açıklama:
Bilinen ve en yaygın kullanılan kapitalist ekonominin olmazsa olmazı enerjidir. Fosil yakıtlardan yenilenebilir enerji kaynaklarına bir geçiş̧ süreci yaşansa da anlaşılan bir süre daha fosil yakıtlardan elde edilen enerji dünya ekonomisi için önemini koruyacaktır. Bu anlamda Orta Doğu coğrafyasında yeniden kurulan ya da kurulacak olan sistemler daha anlaşılır hâle gelmektedir. Yine de daha uzun dönemli perspektifte enerji ve üretim ile tüketim anlayışının bugünkü seyriyle gitmesi pek mümkün görünmemektedir. Çin şu anda geçerli olan kapitalist sisteme göre üretim sistemini ayarladığı için, yaşanacak krizlerde ciddi biçimde etkilenecektir. Bu durum, Çin’in gerçek bir dünya gücü olmasını biraz daha geciktirecektir.
Soru 121
1980’lere kadar olan dönemde gelişme hızının yüksek olması ile dünya düzenine aşağıdaki hangi hegemonya hâkim olmuştur?
Seçenekler
A
Pax Britannica
B
Pax Americana
C
Pax German
D
Pax Slavia
E
Pax Spanish
Açıklama:
1945 Yılı Öncesi Dünya Düzeni
Sanayi Devrimi öncesine bakıldığında geleneksel güç dengesi uygulanmakla birlikte Büyük Britanya dünyada söz sahibi olmuştur. Yani Pax Britannica dönemi yaşanmıştır. Sanayi Devrimi’nin belirtileri Britanya’da ortaya çıkmış olmasına rağmen, bu sıralarda gelişme hızı ABD’ye kıyasla yavaş olmasından dolayı 1980’lere kadar süren Amerikan hegemonyasının hüküm sürmesine (Pax Americana) neden olmuştur.
Sanayi Devrimi öncesine bakıldığında geleneksel güç dengesi uygulanmakla birlikte Büyük Britanya dünyada söz sahibi olmuştur. Yani Pax Britannica dönemi yaşanmıştır. Sanayi Devrimi’nin belirtileri Britanya’da ortaya çıkmış olmasına rağmen, bu sıralarda gelişme hızı ABD’ye kıyasla yavaş olmasından dolayı 1980’lere kadar süren Amerikan hegemonyasının hüküm sürmesine (Pax Americana) neden olmuştur.
Soru 122
II. Dünya savaşı sonrası Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliğinin dünyaya kendi kurallarını dikte edebilmesinin ardındaki güç aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Nüfusu
B
Coğrafi büyüklüğü
C
Askeri gücü
D
Ekonomik etkisi
E
Tarımsal üretimi
Açıklama:
II. Dünya Savaşının Yol Açtığı İki Kutuplu Dünya Düzeni
Amerika II. Dünya Savaşı sonrası komünizmin yayılmasına ve kendi etki alanında Sovyetler Birliği’ne karşı yönelik bir düzen kurmaya başladı. Aslına bakılırsa, II. Dünya Savaşı bitiminde SSCB’nin bu kadar büyük alanda kendi kurallarını dikte etmek için yeterli ekonomik gücü mevcut değildi. Hele ABD ile karşılaştırma hiç de onun lehine değildi, ama sahip olduğu askerî üstünlük buna imkân tanımıştır.
Amerika II. Dünya Savaşı sonrası komünizmin yayılmasına ve kendi etki alanında Sovyetler Birliği’ne karşı yönelik bir düzen kurmaya başladı. Aslına bakılırsa, II. Dünya Savaşı bitiminde SSCB’nin bu kadar büyük alanda kendi kurallarını dikte etmek için yeterli ekonomik gücü mevcut değildi. Hele ABD ile karşılaştırma hiç de onun lehine değildi, ama sahip olduğu askerî üstünlük buna imkân tanımıştır.
Soru 123
Yeni dünya düzenine yönelik ilk adımlarda gelişmiş ekonomilerin çıkar çatışmaları arasında üstünlüğünü kaybetmek istemeyen ABD’nin ortaya koyduğu ve GATT çerçevesinde kabul ettirmeye çalıştığı ekonomik politika aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Serbestleştirme
B
Korumacılık
C
Yaptırımlar
D
Gümrük Birliği
E
Ambargolar
Açıklama:
Yeni Dünya Düzenine Yönelik İlk Adımlar
1980’lere gelindiğinde Batı Bloku’nun karşısında hâlâ bir rakibin var olmasına rağmen gelişmiş ekonomilerin çıkarlarını en üst düzeye çıkarma çabaları aralarında bir çekişmeye yol açmıştı. Gelişmelerin aleyhine sürdüğünün farkında olan ABD öncülüğünde başlatılan serbestleştirme hareketi durumu düzeltmek için yetersiz kaldı. Güneydoğu Asya’nın yeni sanayileşen ülkeleri uluslararası alanda saldırgan politikalar izlerken kendi pazarlarını açmaya yanaşmamaları özellikle ABD’nin ihracat artış hızının düşmesiyle birlikte ithalat artış hızının artmasına ve dış ticaret açığının büyümesine yol açmaktaydı. Benzer yoldan ilerleyen Avrupa Birliği de Amerika’nın üstünlüğe sahip olduğu alanlarda yavaş yavaş hâkimiyeti ele geçiriyordu. Bu yönde en ağır darbe tarım alanında geldi. AB ülkeleri diğer sektörlere de büyük sübvansiyonlar vererek ABD’yi yeni önlemler almaya itiyordu. 1986’da başlattığı GATT çerçevesinde Uruguay Round’a büyük umutlar bağlayan ABD eşit rekabet koşullarını hemen kabul ettiremedi ve bir hayal kırıklığı yaşadı.
1980’lere gelindiğinde Batı Bloku’nun karşısında hâlâ bir rakibin var olmasına rağmen gelişmiş ekonomilerin çıkarlarını en üst düzeye çıkarma çabaları aralarında bir çekişmeye yol açmıştı. Gelişmelerin aleyhine sürdüğünün farkında olan ABD öncülüğünde başlatılan serbestleştirme hareketi durumu düzeltmek için yetersiz kaldı. Güneydoğu Asya’nın yeni sanayileşen ülkeleri uluslararası alanda saldırgan politikalar izlerken kendi pazarlarını açmaya yanaşmamaları özellikle ABD’nin ihracat artış hızının düşmesiyle birlikte ithalat artış hızının artmasına ve dış ticaret açığının büyümesine yol açmaktaydı. Benzer yoldan ilerleyen Avrupa Birliği de Amerika’nın üstünlüğe sahip olduğu alanlarda yavaş yavaş hâkimiyeti ele geçiriyordu. Bu yönde en ağır darbe tarım alanında geldi. AB ülkeleri diğer sektörlere de büyük sübvansiyonlar vererek ABD’yi yeni önlemler almaya itiyordu. 1986’da başlattığı GATT çerçevesinde Uruguay Round’a büyük umutlar bağlayan ABD eşit rekabet koşullarını hemen kabul ettiremedi ve bir hayal kırıklığı yaşadı.
Soru 124
İki kutuplu dünyadan tek kutuplu dünyaya geçişin belirleyicisi aşağıdakilerden hangisi olmuştur?
Seçenekler
A
Avrupa Konvansiyonel Kuvvet İndirimi Anlaşması
B
Standart sanayi dallarında egemenliğin Avrupa ve Uzak Doğuya geçmesi
C
ABD’nin nükleer üstünlüğü
D
Sosyalist kampın çözülmesi
E
ABD’nin büyük dış ticaret açıkları
Açıklama:
İki Kutuplu Dünyadan Tek Kutuplu Dünyaya: Sosyalist Kampın Çözülmesi
Uygulanan ekonomik politikaların başarısızlığı, milliyetçiliğin hiçe sayılarak her milletin benzer yöntemlerle ileriye götürülmesi politikalarına karşı isyanlar ve artan otoriterleşme gibi unsurlar sonucunda Sosyalist kampın dağılması dünyayı tek kutuplu hale getirmiştir.
Uygulanan ekonomik politikaların başarısızlığı, milliyetçiliğin hiçe sayılarak her milletin benzer yöntemlerle ileriye götürülmesi politikalarına karşı isyanlar ve artan otoriterleşme gibi unsurlar sonucunda Sosyalist kampın dağılması dünyayı tek kutuplu hale getirmiştir.
Soru 125
AB, ABD ve Rusya’nın başı çektiği ve tek kutuplu hale gelen yeni dünya düzeninde Japonya’nın siyasi arenada etkin olamamasının nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Coğrafi uzaklığı
B
Arazi yapısı
C
Askeri gücü olmaması
D
İnanç sistemi
E
Doğal kaynaklarının olmaması
Açıklama:
Yeni Dünya Düzeninin Yapısı
1950’lerden 1990’lara kadar geçen dönemde büyük atılım yaparak önde gelen GÜ’ler arasına girmeyi başaran Japonya’nın dünyanın siyasi arenasında AB ve ABD’nin olduğu kadar etkisi yoktur. Bunun temelinde ise II. Dünya Savaşı’ndan mağlup çıkan Japonya’nın askerî gücünün olmaması ve aynı nedenden dolayı BM’de etkili bir konuma sahip olamaması yatmaktadır. Ayrıca Japonya’nın gerçekleştirdiği ve ilk bakışta daha çok ekonomik nitelik taşıyor gibi görünen, gerçekte ise siyasi etkinliği kazanmaya ve sağlamlaştırmaya yönelik bazı girişimleri de bulunmaktadır. Çin’de yapılan Tie-Nanmen katliamından sonra bu ülkeye ABD ve AB tarafından konulan ambargoyu hiçe sayması; ABD’nin muhalefetine rağmen Vietnam’a yardımlarını sürdürmesi bu tür hareketlerin ilk örnekleridir.
1950’lerden 1990’lara kadar geçen dönemde büyük atılım yaparak önde gelen GÜ’ler arasına girmeyi başaran Japonya’nın dünyanın siyasi arenasında AB ve ABD’nin olduğu kadar etkisi yoktur. Bunun temelinde ise II. Dünya Savaşı’ndan mağlup çıkan Japonya’nın askerî gücünün olmaması ve aynı nedenden dolayı BM’de etkili bir konuma sahip olamaması yatmaktadır. Ayrıca Japonya’nın gerçekleştirdiği ve ilk bakışta daha çok ekonomik nitelik taşıyor gibi görünen, gerçekte ise siyasi etkinliği kazanmaya ve sağlamlaştırmaya yönelik bazı girişimleri de bulunmaktadır. Çin’de yapılan Tie-Nanmen katliamından sonra bu ülkeye ABD ve AB tarafından konulan ambargoyu hiçe sayması; ABD’nin muhalefetine rağmen Vietnam’a yardımlarını sürdürmesi bu tür hareketlerin ilk örnekleridir.
Soru 126
Yeni ekonomik dünya düzeninde gelişmiş ülkeler arasında bölgeselleşme hareketleri yoğunlaşırken, aşağıdakilerden hangisi bu harekete katılabilen gelişmekte olan ülkelerin özelliklerden birisi arasında sayılamaz?
Seçenekler
A
Büyük iç pazara sahip olmaları
B
Doğal kaynaklara sahip olmaları
C
Yeni kar olanakları vadetmeleri
D
Oluşuma öncülük eden ülkelerin kültürel birikimlerini paylaşmaları
E
Güçlü askeri yapılarının olması
Açıklama:
Yeni Ekonomik Dünya Düzeni
Gelişmekte olan ülkeler 1980’lerden 1990’ların ortasına kadar geçen sürede ortaya çıkan gelişmelerde daha çok seyirci veya pasif katılımcı rolünü üstlenmiş bulunuyorlardı. Bunlardan çoğunun gelişmiş ülkelerin borçlarına bağlı bulunması politik yönden de durumu kendi lehine çevirecek ciddi bir girişimde bulunmalarını engellemekteydi. Gelişmiş ülkelerde bölgeselleşme ağırlık kazanırken gelişmekte olan ülkelerin ancak birkaçı bu gruplara katılabilmiştir. Bu bölgelere katılabilmiş veya katılma aşamasında olan gelişmekte olan ülkeler birkaç ortak özelliğe sahiptirler. Bunlardan ilki, büyük iç pazara ve doğal kaynaklara sahip olmaları ve yeni kâr olanakları vadetmeleri, (Meksika örneğinde olduğu gibi). Bir diğer özellik ise oluşuma öncülük eden ülkelerin kültürel birikimlerini paylaşmaları veya önceden hayat sahalarında bulunmalarıdır.
Gelişmekte olan ülkeler 1980’lerden 1990’ların ortasına kadar geçen sürede ortaya çıkan gelişmelerde daha çok seyirci veya pasif katılımcı rolünü üstlenmiş bulunuyorlardı. Bunlardan çoğunun gelişmiş ülkelerin borçlarına bağlı bulunması politik yönden de durumu kendi lehine çevirecek ciddi bir girişimde bulunmalarını engellemekteydi. Gelişmiş ülkelerde bölgeselleşme ağırlık kazanırken gelişmekte olan ülkelerin ancak birkaçı bu gruplara katılabilmiştir. Bu bölgelere katılabilmiş veya katılma aşamasında olan gelişmekte olan ülkeler birkaç ortak özelliğe sahiptirler. Bunlardan ilki, büyük iç pazara ve doğal kaynaklara sahip olmaları ve yeni kâr olanakları vadetmeleri, (Meksika örneğinde olduğu gibi). Bir diğer özellik ise oluşuma öncülük eden ülkelerin kültürel birikimlerini paylaşmaları veya önceden hayat sahalarında bulunmalarıdır.
Soru 127
Yeni ekonomik dünya düzeninin doğuşunda 1970’li yıllardan itibaren çevre ülkelere gelişmiş ülkelerce neredeyse negatif reel faiz hadleriyle kredi vermenin ve çevre ülkelere kitle iletişim aracılığıyla uygun ideolojilerin ve ekonomi politikalarının yerleştirilmesinin arkasındaki amaç nedir?
Seçenekler
A
Sanayi ülkelerinde sermayenin kar haddini artırma çabaları
B
Merkezin içerisindeki rekabet koşullarının düzenlenmesi
C
Gelişmekte olan çevre ülkelerin desteklenmesi
D
Eski sanayi yatırımlarının çevreye kaydırılması
E
İşgücü piyasasının düzenlenmesi
Açıklama:
Yeni Ekonomik Dünya Düzeninin Doğuş Nedenleri
Yeni ekonomik dünya düzeninin doğuşunun kurumsal boyutunda bir yandan çevresindeki ülkelere, ileri sanayi ülkelerinde sermayenin kâr haddini artıracak programların uygulatılması; diğer yandan Merkez’in içinde rekabet koşullarının eşitlenmesi bulunur. 1970’in kâr haddi düşüşü yıllarında gelişmekte olan ülkelere, geleceğe dönük bir risk tahmini yapmadan serbestçe, hatta negatif reel faiz hadlerinde dağıtılan krediler bu konuda iyi bir araç olmuştur. Nedeni, 1970’li yılların sonundan itibaren bu kredilerin geri dönüşünde ortaya çıkan sorunların bu ülkeleri uluslararası finans kuramlarının denetimine sokmuş olmasıdır. (Eski) Doğu Bloku’na dâhil, ağır borçlu durumundaki ülkeleri de aynı kapsamda içermek gerekir. Programı uygulatmanın ikinci aleti, buna uygun ideolojinin kitle haberleşme araçları, programa göre değişen iktisat teorisi ve ders kitapları ve uygun kişilerin iktidara getirilmesi yoluyla insanların buna inandırılmaya çalışılmasıdır.
Yeni ekonomik dünya düzeninin doğuşunun kurumsal boyutunda bir yandan çevresindeki ülkelere, ileri sanayi ülkelerinde sermayenin kâr haddini artıracak programların uygulatılması; diğer yandan Merkez’in içinde rekabet koşullarının eşitlenmesi bulunur. 1970’in kâr haddi düşüşü yıllarında gelişmekte olan ülkelere, geleceğe dönük bir risk tahmini yapmadan serbestçe, hatta negatif reel faiz hadlerinde dağıtılan krediler bu konuda iyi bir araç olmuştur. Nedeni, 1970’li yılların sonundan itibaren bu kredilerin geri dönüşünde ortaya çıkan sorunların bu ülkeleri uluslararası finans kuramlarının denetimine sokmuş olmasıdır. (Eski) Doğu Bloku’na dâhil, ağır borçlu durumundaki ülkeleri de aynı kapsamda içermek gerekir. Programı uygulatmanın ikinci aleti, buna uygun ideolojinin kitle haberleşme araçları, programa göre değişen iktisat teorisi ve ders kitapları ve uygun kişilerin iktidara getirilmesi yoluyla insanların buna inandırılmaya çalışılmasıdır.
Soru 128
James Galbraith’in tüm dünyayı saran ve etkisi uzun yıllar süren 2008 Finansal Krizinin tekrarlanacağı öngörüsünün arkasında yatan düşünce aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Petrol arzındaki daralmalar
B
Talebin giderek azalması
C
Yetersiz dolar arzı
D
Finansın reel sektörün önünde gelmesi
E
Büyüyen işsizlik
Açıklama:
2008 Krizi
Kapitalist ekonomide eğer bir şirket finansal hedeflerini gerçekleştiremiyorsa, cezası hazırdır: Borsada hisse senetleri fiyatları düşer. Bu alandaki başarısızlığın devamında düşmanca bir ele geçirme ile gasp edilir ve şirketin tüm teknik altyapısı yok edilir. İşlem tamamlanmış ve kısa-dönemciliği beceremeyen şirket ekonomiden silinmiştir. Böyle bir ortamda kim sağ kalabilir?. James Galbraith, The Predator State çalışmasında 2008 Finansal Krizi’nin finansın reel üretimden önce geldiği sürece tekrarlanması muhtemel bir serbest piyasa sonucu olduğunu açıklamaktadır.
Kapitalist ekonomide eğer bir şirket finansal hedeflerini gerçekleştiremiyorsa, cezası hazırdır: Borsada hisse senetleri fiyatları düşer. Bu alandaki başarısızlığın devamında düşmanca bir ele geçirme ile gasp edilir ve şirketin tüm teknik altyapısı yok edilir. İşlem tamamlanmış ve kısa-dönemciliği beceremeyen şirket ekonomiden silinmiştir. Böyle bir ortamda kim sağ kalabilir?. James Galbraith, The Predator State çalışmasında 2008 Finansal Krizi’nin finansın reel üretimden önce geldiği sürece tekrarlanması muhtemel bir serbest piyasa sonucu olduğunu açıklamaktadır.
Soru 129
Aşağıdakilerden hangisi Çin’in son on yıllardır hızlı büyüme kaydetmesinin ve dünya ekonomisinde söz sahibi olmasının arkasındaki nedenler arasında sayılabilir?
Seçenekler
A
Güçlü iç piyasası
B
Artan dünya ticareti
C
İthalata dayalı büyümesi
D
Bağımsız siyaset izlemesi
E
Zengin doğal kaynaklar sahipliği
Açıklama:
Dünya Düzeninde Olası Gelişmeler
Çin’in 1970’lerin ortası ile 2000’lerin sonuna kadar geçen dönemde yıllık büyüme oranı neredeyse %10’dur. Yaşanan son kriz Çin ekonomisinin bu hızlı büyümesine sekte vurmuştur. Çünkü Çin bu büyümesini dünyada artan ticarete borçludur. İç piyasasında henüz oldukça zayıf olan talep, ihracat rakamları ile telafi edilmektedir. Ancak dünyada açığa çıkan global krizler sonunda mutlaka ihracata dayalı büyüyen Çin ekonomisini vuracaktır. Çin bu tür problemlerden kaçınmak amacıyla, 2000’li yıllardan itibaren çok uluslu şirketlerin ve siyasi birlikteliklerin ortağı olur hâle gelmiştir. Sudan, Afrika ve İran’da enerji kaynaklarına ulaşmak için siyasi ve şirket ilişkilerini birlikte çalıştırmıştır. Özellikle Afrika’ya yardım eden önemli ülke haline dönüşmüştür.
Çin’in 1970’lerin ortası ile 2000’lerin sonuna kadar geçen dönemde yıllık büyüme oranı neredeyse %10’dur. Yaşanan son kriz Çin ekonomisinin bu hızlı büyümesine sekte vurmuştur. Çünkü Çin bu büyümesini dünyada artan ticarete borçludur. İç piyasasında henüz oldukça zayıf olan talep, ihracat rakamları ile telafi edilmektedir. Ancak dünyada açığa çıkan global krizler sonunda mutlaka ihracata dayalı büyüyen Çin ekonomisini vuracaktır. Çin bu tür problemlerden kaçınmak amacıyla, 2000’li yıllardan itibaren çok uluslu şirketlerin ve siyasi birlikteliklerin ortağı olur hâle gelmiştir. Sudan, Afrika ve İran’da enerji kaynaklarına ulaşmak için siyasi ve şirket ilişkilerini birlikte çalıştırmıştır. Özellikle Afrika’ya yardım eden önemli ülke haline dönüşmüştür.
Soru 130
Yaşanan 2008 büyük finans krizinden sonra Avrupa Birliğinde aşağıdaki hangi ülke sağlam duruşu ve hatta güç kazanması ile öne çıkmıştır?
Seçenekler
A
İtalya
B
Almanya
C
Fransa
D
İngiltere
E
İspanya
Açıklama:
Dünya Düzeninde Olası Gelişmeler
Yaşanan en son kriz Avrupa’da hem bir düşüş hem de bir yeniden yükseliş imkânı yaratmıştır. Avrupa’nın zayıf ülkeleri Büyük Avrupa için sorun teşkil edeceğini bu krizle göstermiştir. Ancak kalanlar içerisinde özellikle Almanya’nın sağlam duruşu ve hatta güç kazanması gözden kaçırılmamalıdır. Bu kriz Avrupa’daki kurumsal düzenlemeler ile işleyen kapitalizmin değerini biraz daha arttırmıştır. Avrupa geç de olsa en az ABD kadar güçlü biçimde bu krize yanıt vermiştir.
Yaşanan en son kriz Avrupa’da hem bir düşüş hem de bir yeniden yükseliş imkânı yaratmıştır. Avrupa’nın zayıf ülkeleri Büyük Avrupa için sorun teşkil edeceğini bu krizle göstermiştir. Ancak kalanlar içerisinde özellikle Almanya’nın sağlam duruşu ve hatta güç kazanması gözden kaçırılmamalıdır. Bu kriz Avrupa’daki kurumsal düzenlemeler ile işleyen kapitalizmin değerini biraz daha arttırmıştır. Avrupa geç de olsa en az ABD kadar güçlü biçimde bu krize yanıt vermiştir.
Ünite 8
Soru 1
Hangi yıllardan sonra doğrudan doğruya küreselleşme olgusuna açıklık kazandırmak için yapılan çalışmalar sayıca artmıştır?
Seçenekler
A
2000'li ve 2010'lu yıllar
B
1990’lı ve 2000’li yıllar
C
1980’li ve 1990’lı yıllar
D
1970’li ve 1980’li yıllar
E
1960’lı ve 1970’li yıllar
Açıklama:
1980’li ve 1990’lı yıllarda ve sonrasında doğrudan doğruya küreselleşme olgusuna açıklık kazandırmak için yapılan çalışmalar sayıca artmıştır.
Soru 2
Teknik olarak da küreselleşmenin başlangıcını hangi yüzyıl olarak ifade etmek daha doğru bir yaklaşımdır?
Seçenekler
A
XXI
B
XX
C
XVIII
D
XV
E
XIII
Açıklama:
Teknik olarak da küreselleşmenin başlangıcını XV. yüzyıl olarak ifade etmek daha doğru bir yaklaşımdır.
Soru 3
Amerikalı .......... toplum bilimciler, her toplumun kendi üyeleri tarafından yapılmış rasyonel tercihler sonucunda ortak toplumsal koşullara doğru evrim geçireceğini ileri sürmüşlerdir. Yukarıdaki boşluğa aşağıdaki kelimelerden hangisi gelmelidir?
Seçenekler
A
Kapitalist
B
Etnografik
C
Antropolojik
D
Difüzyonist
E
Fonksiyonalist
Açıklama:
Amerikalı fonksiyonalist toplum bilimciler, her toplumun kendi üyeleri tarafından yapılmış rasyonel tercihler sonucunda ortak top- lumsal koşullara doğru evrim geçireceğini ileri sürmüşlerdir.
Soru 4
Bugünkü dünya ekonomisinin anahtar özelliklerinin hangi yıllar arasında ortaya çıktığını ileri sürmektedirler?
Seçenekler
A
1789-1830
B
1830-1870
C
1870-1914
D
1914-1933
E
1933-1945
Açıklama:
Bugünkü dünya ekonomisinin anahtar özelliklerinin 1870 ve 1914 yılları arasında ortaya çıktığını ileri sürmektedirler.
Soru 5
Büyük bunalıma kadar geçen zaman boyunca dünya ticareti dört ülke tarafından yönlendirilmiştir. Aşağıdakilerden hangisi bunlardan biri değildir?
Seçenekler
A
İngiltere
B
İtalya
C
Fransa
D
Almanya
E
ABD
Açıklama:
Büyük bunalıma kadar geçen zaman boyunca dünya ticareti, İngiltere, Fransa, Almanya ve ABD’nin hâkimiyetinde kalmış ve bu dört ülke tarafından yönlendirilmiştir.
Soru 6
Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşması (GATT) ne zaman yürürlüğe girmiştir?
Seçenekler
A
1 Ocak 1948
B
13 Şubat 1950
C
22 Mayıs 1952
D
9 Ağustos 1954
E
28 Ekim 1956
Açıklama:
Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşması (GATT), uluslararası ticareti, düzenleyen çok taraflı bir anlaşmadır. 1947’de 23 ülke tarafından imzalanan bir anlaşma ile kurulmuştur. 1 Ocak 1948’de de yürürlüğe girmiştir.
Soru 7
Aşağıdakilerden hangisi rekabet engellerinin daha geniş bir alan için kalkışını temsil etmektedir?
Seçenekler
A
AB
B
NAFTA
C
ASEAN
D
WB
E
IMF
Açıklama:
NAFTA rekabet engellerinin daha geniş bir alan için kalkışını temsil etmektedir.
Soru 8
Aşağıdakilerden hangisi ithal ikameci sanayileşme politikalarını benimsemiştir?
Seçenekler
A
Tayvan
B
Malezya
C
Tayland
D
Güney Kore
E
Türkiye
Açıklama:
Hong Kong, Singapur, Güney Kore, Tayvan, Malezya ve Tayland gibi Asyalı ülkeler, ihracata yönelik sanayileşme modelini benimserken, Brezilya, Şili, Meksika gibi Lâtin Amerika ülkeleri ve Türkiye ithal ikameci sanayileşme politikalarını benimsemişlerdir.
Soru 9
Dünya nüfusunun en zengin %20’sinin yaşadığı gelişmiş ülkeler dünya GSMH’nin yüzde kaçını ellerinde bulundurmaktadır?
Seçenekler
A
%78
B
%83
C
%86
D
%89
E
%92
Açıklama:
Dünya nüfusunun en zengin %20’sinin yaşadığı gelişmiş ülkeler dünya GSMH’nin %86’sını, ihracat pazarlarının %82’sini tüm yabancı yatırımların %68’ini, tüm telefon hatlarının %74’ünü ellerinde bulundurmaktadır.
Soru 10
2.küreselleşme hangi yıllarda başlamıştır?
Seçenekler
A
1490
B
1590
C
1790
D
1890
E
1990
Açıklama:
Daha önce de söylediğimiz gibi küreselleşme yeni bir olgu değildir. Hatta dalgalar hâlinde dünyaya yayılmasını sürdürmektedir. Bugüne kadar Batı dalgaları dünyaya bir kez değil üç kez yayılmıştır. Bunları kabaca tarihlemek mümkündür. 1490’lar, 1890’lar, 1990’lar. Bu dalgaları 1. Küreselleşme, 2.Küreselleşme, 3.Küreselleşme olarak isimlendirmek mümkündür. Bu üç olgu sırası ile incelenecektir.
Soru 11
Teknik olarak küreselleşmenin başlangıcı hangi dönemde başlamıştır?
Seçenekler
A
XIV. yüzyıl
B
XV. yüzyıl
C
XVI. yüzyıl
D
XVII. yüzyıl
E
XVIII. yüzyıl
Açıklama:
Teknik olarak küreselleşmenin başlangıcını XV. yüzyıl olarak ifade etmek daha doğru bir yaklaşımdır. Çünkü Kopernik’ten önce insanoğlu bir küre üzerinde yaşadığının bilincinde değildir. Hatta farklı kıtaların halkları, birbirlerinin varlığından bile habersiz yaşamaktadır. O hâlde küreselleşme, modernleşme süreci ile yakından ilgili bir olgudur.
Soru 12
Aşağıdakilerden hangisi küreselleşme ile ilgili klasik görüşlere sahip teorisyenlerden biri değildir?
Seçenekler
A
Simon
B
Weber
C
Durkheim
D
Marks
E
Mc Luhan
Açıklama:
Simon, Weber, Durkheim ve Marks kalaisk görüşlere sahipken; yeni küreselleşme teorilerine en önemli katkı bir edebiyat ve iletişim teorisyeni olan Mc Luhan’dan gelmiştir.
Soru 13
Aşağıdakilerden hangisi feodalizmin çözülmesiyle mülksüzleşen işçi sınıfını tanımlamak için kullanılan sosyolojik bir terimdir?
Seçenekler
A
Fordizm
B
Taylorizm
C
Proletarya
D
Burjuva
E
Küreselleşme
Açıklama:
Proletarya, işçi sınıfını tanımlamak için kullanılan sosyolojik bir terimdir. Feodalizmin çözülmesiyle mülksüzleşen insanların, emek gücünü belli bir ücret karşılığında satmaktan başka yaşam seçeneği kalmamasıyla ortaya çıkan, üretimdeki konumları itibariyle belirli bir grup oluşturan kesimin sınıfsal olarak tanımlanmasıdır.
Soru 14
Aşağıdakilerden hangisi dolaylı yatırım olarak tanımlanabilir?
Seçenekler
A
Dış ülkelere yapılan yatırım
B
Yabancı tahvil
C
Finansal varlıklara yapılan yatırımlar
D
Yabancı finansman bonosu
E
Üretime yönelik yatırımlar
Açıklama:
Dolaysız yatırım, dış ülkelere yapılan yatırım, yabancı tahvil, hisse senetleri, finansman bonosu gibi finansal varlıklar şeklinde olabileceği gibi, fiziki üretim amacına yönelik de olabilir. Finansal varlıklara yapılan yatırımlar mali yatırımlar, portföy yatırımlar veya dolaylı yatırımlar olarak; üretime yönelik yatırımlar reel yatırımlar ya da dolaysız (doğrudan) yatırımlar olarak adlandırılır.
Soru 15
Aşağıdaki ülkelerden hangisi 1929’da başlayan Dünya Ekonomik Bunalımı veya Büyük Buhran olarak adlandırılan döneme kadar geçen zaman boyunca dünya ticaretini yönlendiren ülkelerden biri değildir?
Seçenekler
A
İngiltere
B
Fransa
C
Almanya
D
Japonya
E
ABD
Açıklama:
XIX. yüzyılın ortasında en fazla ticaret yapan ülke İngiltere’dir. Ancak 1900 yılına gelindiğinde ABD ve diğer Avrupa ülkeleri İngiltere’yi yakalamıştır. Büyük bunalıma kadar geçen zaman boyunca dünya ticareti, İngiltere, Fransa, Almanya ve ABD’nin hâkimiyetinde kalmış ve bu dört ülke tarafından yönlendirilmiştir.
Soru 16
Aşağıdakilerden hangisinin kuruluş amacı, ithalat vergilerini azaltmak, uluslararası ticaretin önündeki tüm engelleri kaldırmak ve ticarette ayırımcı uygulamalara son vermektir?
Seçenekler
A
Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşması
B
Uluslararası Para Fonu (IMF)
C
Dünya Bankası
D
NAFTA
E
OPEC
Açıklama:
Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşması (GATT), uluslararası ticareti, düzenleyen çok taraı bir anlaşmadır. 1947’de 23 ülke tarafından imzalanan bir anlaşma ile kurulmuştur. 1 Ocak 1948’de de yürürlüğe girmiştir. Kuruluş amacı, ithalat vergilerini azaltmak, uluslararası ticaretin önündeki tüm engelleri kaldırmak ve ticarette ayırımcı uygulamalara son vermektir. 1 Ocak 1995’te, uluslararası ticaretin en etkin kurumu olan Dünya Ticaret Örgütü’ne (WTO) dönüşmüştür.
Soru 17
Aşağıdakilerden hangisi Japonya’nın sınai başarısında etkili olan özelliklerden biridir?
Seçenekler
A
Günlük arz talep dengelerine göre anlık planlama yapmak
B
Talebi karşılayabilmek adına hazırda yeterince stok bulundurarak çalışmak
C
Takım çalışması yerine bireysel sorumluluğun ve çalışmanın teşvik edilmesi
D
Merkezi yönetim ve denetimi sağlamak
E
Talebin daraldığı ve yeniden canlandığı dönemlerde kullanılan işçi sayısını azaltıp çoğaltabilecek esnek yapıya sahip olmak
Açıklama:
Başarılı Japon yönetim anlayışının özellikleri aşağıdaki gibi sıralanmaktadır:
Stratejik yönetim: Stratejik yönetim anlayışı geleceği tahmin etmeye yöneliktir.
Tam zamanında üretim (JIT): Tam zamanında üretimin en önemli prensibi minimum stokla idare edebilmektir.
Toplam kalite yönetimi: Tam zamanında üretim firmanın içinden ve dışından sağlanan ara girdilerin miktar ve kalite açısından güvenilir olmasını gerektirmektedir.
Takım çalışması: Küçük bir işçi grubunun üretimin belirli bir aşaması için yapılması gereken görevleri ortaklaşa üstlenmesi demektir.
Yönetimin âdemi merkezîleşmesi: Merkezden kontrol edilen, esnek olmayan hiyerarşik yapılar yerlerini talebe daha kolay cevap verebilecek esneklikte daha bağımsız bir yapıya bırakmaktadır.
Sayısal anlamda esnek istihdam: Talebin daraldığı dönemlerde kullanılan işçi sayısını kolayca azaltabilecek, talep canlandığında tekrar istihdam edebilecek bir yapıya sahip olmaktır.
Fonksiyonel anlamda esnek istihdam: Aynı emeğe daha fazla sorumluluk verecek ve firma içinde alternatif görevler için çalışabilmelerini sağlayacak düzenlemeler getirmektir.
Stratejik yönetim: Stratejik yönetim anlayışı geleceği tahmin etmeye yöneliktir.
Tam zamanında üretim (JIT): Tam zamanında üretimin en önemli prensibi minimum stokla idare edebilmektir.
Toplam kalite yönetimi: Tam zamanında üretim firmanın içinden ve dışından sağlanan ara girdilerin miktar ve kalite açısından güvenilir olmasını gerektirmektedir.
Takım çalışması: Küçük bir işçi grubunun üretimin belirli bir aşaması için yapılması gereken görevleri ortaklaşa üstlenmesi demektir.
Yönetimin âdemi merkezîleşmesi: Merkezden kontrol edilen, esnek olmayan hiyerarşik yapılar yerlerini talebe daha kolay cevap verebilecek esneklikte daha bağımsız bir yapıya bırakmaktadır.
Sayısal anlamda esnek istihdam: Talebin daraldığı dönemlerde kullanılan işçi sayısını kolayca azaltabilecek, talep canlandığında tekrar istihdam edebilecek bir yapıya sahip olmaktır.
Fonksiyonel anlamda esnek istihdam: Aynı emeğe daha fazla sorumluluk verecek ve firma içinde alternatif görevler için çalışabilmelerini sağlayacak düzenlemeler getirmektir.
Soru 18
İkinci küreselleşme ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Seçenekler
A
Sanayi Devrimi ve doğurduğu gereksinmelerden kaynaklanmıştır.
B
Kültürel ideolojik etki yaratılarak ülkenin her yanının (ekonomik, siyasal, sosyal) kendiliğinden etkilenmesi sağlanmıştır.
C
Putperestlere Tanrı’nın dinini götürme gerekçesiyle ilerlemiştir.
D
Sömürgeciliğin doğmasına sebep olmuştur.
E
Merkantilizm ve doğurduğu denizcilik gelişmeleri tarafından tetiklenmiştir.
Açıklama:
İkinci küreselleşme döneminin özellikleri şunlardır:
İtici güç: Sanayi Devrimi ve doğurduğu gereksinmeler (ham madde ve pazar arayışları)
Yöntem: Önce misyonerler, sonra kâşifler, sonra ÇUŞ’lar en sonra askerî işgal
Haklı gösteriş: Beyaz adamın yükümlülüğü, uygarlaştırıcı görev, ırkçı teoriler.
Sonuç: Emperyalizm
İtici güç: Sanayi Devrimi ve doğurduğu gereksinmeler (ham madde ve pazar arayışları)
Yöntem: Önce misyonerler, sonra kâşifler, sonra ÇUŞ’lar en sonra askerî işgal
Haklı gösteriş: Beyaz adamın yükümlülüğü, uygarlaştırıcı görev, ırkçı teoriler.
Sonuç: Emperyalizm
Soru 19
Aşağıdakilerden hangisi emeğin zayıflama nedenlerinden biridir?
Seçenekler
A
Sanayileşmeyle birlikte emeğin piyasadaki önemi ve pazarlık gücü artmıştır.
B
Diplomalı insan sayısı arttığı için kol emeği başta olmak üzere genel anlamda emeğe olan talep artmıştır.
C
İşçi sınıfı daha çok bir araya geldiğinden daha bilinçli hale gelmiştir.
D
SSCB’nin dağılması ile emekçi ideolojisi güç kazanmıştır.
E
Sermaye dünya çapında hareketlilik kazanmıştır ve işçinin ucuz olduğu yere kendisi gidebilmektedir.
Açıklama:
Emeğin zayıflama nedenlerini aşağıdaki gibi sıralayabiliriz:
Bilgi toplumunda kol emeği başta olmak üzere genel anlamda emeğe olan talep azalmaktadır. Piyasadaki önemi ve pazarlık gücü azalmıştır.
Sermaye dünya çapında hareketlilik kazanırken emek lokalize olmaktadır. Hem göç olanakları kısıtlanmıştır. Hem de sermaye işçinin ucuz olduğu yere kendisi gidebilmektedir. Fabrikasını götürmektedir.
İşçi sınıfının bilinci zayıflamıştır. Dizüstü bilgisayarlar nedeniyle eve iş verilmektedir. Bu yüzden emekçiler fabrikalarda bir araya gelememektedir.
SSCB’nin dağılması ile emekçi ideolojisi büyük darbe görmüştür.
Bilgi toplumunda kol emeği başta olmak üzere genel anlamda emeğe olan talep azalmaktadır. Piyasadaki önemi ve pazarlık gücü azalmıştır.
Sermaye dünya çapında hareketlilik kazanırken emek lokalize olmaktadır. Hem göç olanakları kısıtlanmıştır. Hem de sermaye işçinin ucuz olduğu yere kendisi gidebilmektedir. Fabrikasını götürmektedir.
İşçi sınıfının bilinci zayıflamıştır. Dizüstü bilgisayarlar nedeniyle eve iş verilmektedir. Bu yüzden emekçiler fabrikalarda bir araya gelememektedir.
SSCB’nin dağılması ile emekçi ideolojisi büyük darbe görmüştür.
Soru 20
Aşağıdakilerden hangisi yeni kalkınma gündeminin özelliklerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Kapsayıcı olmak, hiç kimseyi sistem dışı bırakmamak
B
Sürdürülebilirliği kalkınmanın merkezine koymak
C
Yüksek kar etmeye ve büyümeye öncelik veren ekonomik dönüşüm
D
Katılımcı ve iyi yönetişim
E
Evrensellik, eşitlik, sürdürülebilirlik gibi değerlere dayanan küresel iş birliği
Açıklama:
Yeni kalkınma gündeminin özellikleri aşağıdaki gibi sıralanmaktadır:
Kapsayıcı olmak, hiç kimseyi sistem dışı bırakmamak
Sürdürülebilirliği kalkınmanın merkezine koymak
İstihdama öncelik veren ekonomik dönüşüm
Katılımcı ve iyi yönetişim
Evrensellik, eşitlik, sürdürülebilirlik, dayanışma, insan hakları, kalkınma hakkı ve yeteneğine göre sorumluluk alma gibi değerlere ve prensiplere dayanan küresel iş birliği
Kapsayıcı olmak, hiç kimseyi sistem dışı bırakmamak
Sürdürülebilirliği kalkınmanın merkezine koymak
İstihdama öncelik veren ekonomik dönüşüm
Katılımcı ve iyi yönetişim
Evrensellik, eşitlik, sürdürülebilirlik, dayanışma, insan hakları, kalkınma hakkı ve yeteneğine göre sorumluluk alma gibi değerlere ve prensiplere dayanan küresel iş birliği
Soru 21
- Birinci küreselleşme Batı ekonomisi, feodalizmden ticaret kapitalizmine geçerken, ikinci ve üçüncü küreselleşmeler de Batı ekonomisi, milli kapitalizmden uluslararası kapitalizme atlarken oluşmuş olgulardır.
Seçenekler
A
Küreselleşme ile bölgesel eşitsizlikler azalmıştır
B
Küreselleşme Batı toplumları ile sınırlı kalmıştır
C
Küreselleşme üretim biçimi değişikliğinin bir sonucudur
D
Küreselleşme ile ulus devletlerin dönemi kapanmaktadır
E
IV. küreselleşeme süreci Batı kökenli olarak gerçekleşecektir
Açıklama:
Soruda verilen bilgiler yaşanan üç küreselleşme sürecininde üretim biçimlerinde yaşanan değişim sonucu gerçekleştiğini ortaya koyar. Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 22
- İş gücünün esnekleşmesi
- Yükselen ekonomilerin ortaya çıkması
- Mal ve hizmet çeşitliliğinin artması
- Ulus devlete ait hizmetlerin özelleştirilmesi
Seçenekler
A
I-II-III
B
I-II
C
II-IV
D
I-III
E
I-IV
Açıklama:
Sermayenin akışkanlık kazanması ile üretim süreçleri iş gücünün daha ucuz olduğu ülkelere taşınmaktadır. Bu durum ücretlerin düşmesine ve var olan işlerin ise güvencesizleşmesine neden olmaktadır. Küreselleşme ile birlikte ulus devletin eğitim, sağlık, su gibi bir çok hizmeti özelleştirilmiştir. Bu durum artan maliyetler ile birlikte emeğin üzerindeki baskıyı arttırmaktadır. Doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 23
Klasik teorisyenler içinde küreselleşmeye ilişkin en yakın görüş hangi düşünür tarafından ortaya konulmuştur?
Seçenekler
A
Marks
B
Weber
C
Saint Simon
D
Durkheim
E
Mc Luhan
Açıklama:
Marks'a göre burjuva sürekli kâr edebilmek için gereksinim duyduğu ham maddeleri hiç aksamadan sağlayabilmeli, ürettiklerinin tamamını piyasalarda satabilmelidir. Hem ham maddeye hem de pazara gereksinimi vardır. Bu nedenle burjuva kendisine uygun olan her yere gidebilmeli, mal alıp satabilmelidir. Dünyanın dört bir yanına ulaşma gücü arttıkça, kâr etme olasılığı da artmaktadır. Gerçekten de Amerika’nın keşfi, Asya’ya yeni deniz yollarının bulunuşu, modern endüstriye dünya pazarlarını açmıştır. Sermaye küreselleşme ile ucuz iş gücünün bulunduğu ülkelere yatırım yapmış yeni ülkeleri küresel kapitalist pazar ile birleştirmiştir. Doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 24
Küreselleşme sürecinde etkili bir kurum olan GATT'nin kuruluş amacı hangi seçenekte yer almaktadır?
Seçenekler
A
II. Dünya Savaşı sonrası ülkelerin yeniden inşası için gerekli finansmanı sağlamak
B
Uluslararası ticaretin önündeki engelleri kaldırmak
C
Gelişmiş ülkelerin ihracat rakamlarını arttırmak
D
Döviz kuru ve uluslararası ödeme sistemlerinin istikrarını sağlamaktır
E
Yeni bir dünya savaşının yaşanmasını engellemek
Açıklama:
Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşması (GATT), uluslararası ticareti, düzenleyen çok taraflı bir anlaşmadır. 1947’de 23 ülke tarafından imzalanan bir anlaşma ile kurulmuştur. Kuruluş amacı, ithalat vergilerini azaltmak, uluslararası ticaretin önündeki tüm engelleri kaldırmak ve ticarette ayırımcı uygulamalara son vermektir. 1 Ocak 1995’te, uluslararası ticaretin en etkin kurumu olan Dünya Ticaret Örgütü’ne (WTO) dönüşmüştür. Doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 25
Merkantilizm Esnek işgücü Kitlesel Üretim İletişim teknolojileri Sosyal devlet Yukarı verilen unsurlardan hangisi ya da hangileri 3. küreselleşme dönemine aittir?
Seçenekler
A
II-III
B
II-IV
C
IV-V
D
III-V
E
I-II-III-IV
Açıklama:
Küreselleşmenin 3. döneminde iletişim teknolojilerinde yaşanan değişim ile kapitalizmin yeniden örgütlenmiştir. Sermaye ucuz iş gücünün olduğu bölgelere gitmiş, emeğin iş güvencesi azalmış, tam zamanlı işlerin yerini esnek işgücünün doldurduğu işler almıştır. Doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 26
Aşağıda yer alan seçeneklerden hangisi 2. küreselleşme dönemine özgü kavramlardan biri değildir?
Seçenekler
A
Finans
B
Keynesyen politika
C
Bürokratik yapılanma
D
Tam istihdam
E
Montaj hattı
Açıklama:
2. küreselleşme döneminde montaj hattına sahip fabrikalarda tam istihdamla iş gücü çalışmıştır. Kitlesel üretim yapan fabrikalar merkezi, bürokratik bir yapılanmaya sahiptir. 3. küreselleşme döneminde ise iletişim teknolojilerinde yaşanan gelişmeler farklı ülkelerin finansal sistemleri arasında bağlantı kurulmasını sağlamış sermaye akışını kolaylaştırmıştır. Doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 27
Kapitalizm hangi olayla alternatifsiz bir üretim biçimi haline gelmiştir?
Seçenekler
A
Küreselleşme süreci ile
B
Sermayenin tekelleşmesi ile
C
Post Fordist üretim biçimine geçilmesiyle
D
SSBC'nin dağılması ile
E
İkinci Dünya Savaşı'nın bitmesi ile
Açıklama:
SSBC kapitalist üretime alternatif bir ideoloji olarak kurulmuştur. Ancak SSCB’nin dağılması ile kapitalizme karşı güç dengesi 1990’larda ortadan kalmış ve kapitalizm rakipsiz kalmıştır. Doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 28
- İngiltere'de başlayan Sanayi Devrimi modern devletlerin ekonomik altyapısını oluştururken üst yapısını ise Fransız Devrimi'nin getirdiği kurumlar oluşturmuştur.
Seçenekler
A
Savaşlar
B
Sömürgecilik faaliyetleri
C
Kapitalizm
D
Hak ve özgürlük talepleri
E
Sermaye birikimi
Açıklama:
2. ve 3. küreselleşme süreçleri sonucunda Batı’nın alt ve üst yapı kurumları dünyanın bir çok noktasına ulaşıp Batı tipi ekonomi ve yönetim biçimlerinin kurulmasına neden olmuştur. Buradaki temel unsur kapitalizmin kendini yeniden yapılandırmasıdır. Bu süreç ise küreselleşme ile gerçekleştirilmiştir. Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 29
- İnsan Kalkınması Raporu’na göre 1970-1999 arası dönemde dünya ihracatının dünya GSMH’si içindeki payı %17’den %21’e çıkmıştır. Doğrudan yabancı sermaye yatırımları ise 7 kat artmıştır. Buna karşın dünyada en zengin %20 ile en yoksul %10 arasındaki fark 1960’ta 30’a 1 iken 1990 da 60’a 1, 1997’de 74’e 1’e çıkmıştır.
Seçenekler
A
En zengin %20 ile en yoksul %10 arasındaki fark 30 yılda iki katına yükselmiştir
B
Doğrudan sermaye yatırımları artmıştır
C
En zengin %20 ile en yoksul %10 arasındaki farkın açılma hızı 1990'larda artmıştır
D
İhracatın dünya GSMH'sinde ki payı artmıştır
E
Dünya ticareti artış gösterdikçe gelir dağılımındaki fark kapanmaktadır
Açıklama:
Soruda verilen bilgiler kullanıldığında dünya ticaretinin artış hızından çok daha hızlı biçimde zenginle yoksul kesim arasındaki farkın attığı anlaşılmaktadır. Doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 30
- Ticaret burjuvazisi
- Sömürgecilik
- Parlamenter demokrasi
- Misyonerlik
- Ademi merkeziyetçilik
Seçenekler
A
I-II
B
IV-V
C
I-II-IV
D
IV-V
E
I-III-IV
Açıklama:
Batı Avrupa’da ticaret burjuvazi ile kralın işbirliği içine girerek feodal beyleri ortadan kaldırması ve mutlakiyetçi krallıkları kurması ile gerçekleşmiştir. Zaten burjuvazinin kralı desteklemesinin nedeni de budur. Mutlakiyetçi krallıklarda ekonomi değerli madenlere dayanmaktadır Bu amaçla önce İspanya ve Portekiz, arkasından İngiltere, Fransa ve Hollanda denizaşırı ülkelerin kaynaklarını ele geçirebilmek için sömürge imparatorlukları kurmuşlardır. Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 31
İşçi sınıfını tanımlamak için kullanılan sosyolojik bir terim aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Proletarya
B
Burjuvazi
C
Aristokrat
D
Feodalizm
E
Fordizm
Açıklama:
İşçi sınıfını tanımlamak için kullanılan sosyolojik bir terim, proletaryadır.
Soru 32
Aşağıdakilerden hangisi Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasına ilişkin doğru bilgilerden biri değildir?
Seçenekler
A
Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşması, uluslararası ticareti, düzenleyen çok taraflı bir anlaşmadır.
B
Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşması, 1947’de 23 ülke tarafından imzalanan bir anlaşma ile kurulmuştur.
C
Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşması, 1 Ocak 1948’de de yürürlüğe girmiştir.
D
Kuruluş amacı, ithalat vergilerini azaltmak, uluslararası ticaretin önündeki tüm engelleri kaldırmak ve ticarette ayırımcı uygulamalara son vermektir.
E
10 Ocak 1997’te, uluslararası ticaretin en etkin kurumu olan Dünya Ticaret Örgütü’ne (WTO) dönüşmüştür.
Açıklama:
1 Ocak 1995’te, uluslararası ticaretin en etkin kurumu olan Dünya Ticaret Örgütü’ne (WTO) dönüşmüştür.
Soru 33
Çok bilinen kısaltılmış hali IMF'nin açılımı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Uluslararası Para Fonu
B
Ulusal Para Fonu
C
Milli Para Fonu
D
Dünya Para Fonu
E
Küresel Para Fonu
Açıklama:
Çok bilinen kısaltılmış hali IMF'nin açılımı, Uluslararası Para Fonu'dur.
Soru 34
Küreselleşmenin önemli bir aracı olan çok uluslu şirketlerin de zaman içinde evrim geçirdiği ve Dunning tarafından yaşanan gelişmelerin seyrinin ifade edildiği aşamalardan biri değildir?
Seçenekler
A
Çok uluslu kapitalizm (1945-60)
B
Uluslararası kapitalizm (1875-1945)
C
Girişimci ve finansal kapitalizm (1800-75)
D
Merkantilist kapitalizm ve sömürgecilik (1500-1800)
E
Milli kapitalizm (1500-1700)
Açıklama:
Küreselleşmenin önemli bir aracı olan çok uluslu şirketlerin de zaman içinde evrim geçirdiği ve Dunning tarafından yaşanan gelişmelerin seyrinin ifade edildiği aşamalardan biri olmayan milli kapitalizmdir.
Soru 35
Aşağıdakilerden hangisi fordizmin özelliklerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Üretimin standartlaştırılması
B
Otomasyon yoluyla kitlesel üretim yapılması
C
Sosyal refah devletinin düzenleyici ve kontrol edici rolü
D
Üretimde merkezî örgütlenme ve Taylorist yönetim anlayışı
E
Kalifiye düzeyi yüksek işçilerin büyük ölçekli işletmelerde yoğunlaşması
Açıklama:
Kalifiye düzeyi düşük işçilerin büyük ölçekli işletmelerde yoğunlaşması, fordizmin özelliklerinden biridir.
Soru 36
Aşağıdakilerden hangisi 1992 yılında firmalar arasındaki birleşmelerle küreselleşen endüstri dallarından biri olan inşaata dair doğru bilgilerden biridir?
Seçenekler
A
Bölgeler kapsamında bağımsız bir endüstridir.
B
Üretimin yarıdan fazlası, AB’nin kontrolü altındadır.
C
Deniz aşırı üretim aynı dönemde yüzde 7’den yüzde 14’e çıkmıştır.
D
OECD dışındaki ülkelerden en büyük katkıya sahip olanı Japonya'dır.
E
Endüstri içindeki rolü azalan ABD’nin payı dörtte üçe düşmüştür.
Açıklama:
Üretimin yarıdan fazlası, AB’nin kontrolü altındadır.
Soru 37
Gilpin'in uluslararası finansal piyasaların gelişiminde söz ettiği üç tarihsel aşamadan 1947-1985'de yaşananlardan biri aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
New York uluslararası finansal merkez hâline gelmiştir.
B
I. Dünya Savaşı, Avrupalı devletlerin deniz aşarı yatırımları finanse etmesini gerektirmiştir.
C
İngiltere’nin en önemli sermaye ihracatçısı olduğu yıllardır.
D
Dünya finansal sistemi Londra’dan yönetilmektedir.
E
Bu dönemde yabancılara ait menkul değerler beş misli artmıştır.
Açıklama:
New York uluslararası finansal merkez hâline gelmiştir.
Soru 38
Aşağıdakilerden hangisi yeni kalkınma gündeminin özelliklerinden biridir?
Seçenekler
A
Kapsayıcı olmak, hiç kimseyi sistem dışı bırakmamak
B
Bağımsızlığı kalkınmanın merkezine koymak
C
Başarısızlıklara öncelik veren ekonomik dönüşüm
D
Küresel başarının engellenmesine izin vermemek
E
Tüketimi azaltmak
Açıklama:
Yeni kalkınma gündeminin özellikleri aşağıdaki gibi sıralanmaktadır:
• Kapsayıcı olmak, hiç kimseyi sistem dışı bırakmamak
• Sürdürülebilirliği kalkınmanın merkezine koymak
• İstihdama öncelik veren ekonomik dönüşüm
• Katılımcı ve iyi yönetişim
• Evrensellik, eşitlik, sürdürülebilirlik, dayanışma, insan hakları, kalkınma hakkı ve yeteneğine göre sorumluluk alma gibi değerlere ve prensiplere dayanan küresel iş birliği
• Kapsayıcı olmak, hiç kimseyi sistem dışı bırakmamak
• Sürdürülebilirliği kalkınmanın merkezine koymak
• İstihdama öncelik veren ekonomik dönüşüm
• Katılımcı ve iyi yönetişim
• Evrensellik, eşitlik, sürdürülebilirlik, dayanışma, insan hakları, kalkınma hakkı ve yeteneğine göre sorumluluk alma gibi değerlere ve prensiplere dayanan küresel iş birliği
Soru 39
1890’larda sanayileşme, işsizlik ve yoksullukta yaşanan çok büyük artışın neden olduğu işsizleşen ve fakirleşen insanların birbirinin kurdu hâline gelmesini konu eden yazarlardan biridir?
Seçenekler
A
Emile Zola
B
Maksim Gorki
C
Fyodor Dostoyevski
D
İvan Turgenyev
E
Louise Hay
Açıklama:
1890’larda sanayileşme, işsizlik ve yoksullukta çok büyük artış yaratmıştır. Daha ucuz oldukları için kadın ve çocuk işçiler sömürülmüştür. İşsizleşen ve fakirleşen insanların birbirinin kurdu hâline gelmesi romanlara konu olmuştur. Emile Zola, Charles Dickens bu dönemi anlatırlar.
Soru 40
1890’larda dünyada bulunan üç önemli özellikten biri aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
İşsizlik ve yoksullaşma
B
Zenginleşme
C
Eşitlik
D
Sermayenin kısıtlanması
E
Tüketimin arttırılması
Açıklama:
İkinci ve Üçüncü Küreselleşmenin Dünya Üzerindeki Etkisi (1847-2000) 1890’larda dünyada üç önemli özellik bulunmaktadır:
• Sermayenin tekelleşmesi ve yayılması, • İşsizlik ve yoksullaşma,
• Alternatif ideoloji yokluğu.
• Sermayenin tekelleşmesi ve yayılması, • İşsizlik ve yoksullaşma,
• Alternatif ideoloji yokluğu.
Soru 41
Küreselleşme Kavramı ile ilgili aşağıda yer alan bilgilerden hangileri doğrudur?
I. Küresel kelimesinin 1000 yılı aşan bir tarihi vardır.
II. 1960’lı yıllara kadar küresel, küreselleşme, küreselleşen gibi kavramların kullanımı sık değildir.
III. Kavramın akademik çalışmalarda sık sık yer alması 2000’li yıllarla birlikte başlamıştır.
IV. İnsan neslinin üçüncü bininin nasıl olacağını hayal etmede küreselleşme anahtar kavram olma özelliğine sahiptir.
I. Küresel kelimesinin 1000 yılı aşan bir tarihi vardır.
II. 1960’lı yıllara kadar küresel, küreselleşme, küreselleşen gibi kavramların kullanımı sık değildir.
III. Kavramın akademik çalışmalarda sık sık yer alması 2000’li yıllarla birlikte başlamıştır.
IV. İnsan neslinin üçüncü bininin nasıl olacağını hayal etmede küreselleşme anahtar kavram olma özelliğine sahiptir.
Seçenekler
A
Yalnızca I ve III
B
Yalnızca II ve IV
C
I.II.III
D
I.III.IV
E
II.III.IV
Açıklama:
Küresel kelimesinin 400 yılı aşan bir tarihi vardır. Ancak 1960’lı yıllara kadar küresel, küreselleşme, küreselleşen gibi kavramların kullanımı sık değildir. Kavramın akademik çalışmalarda sık sık yer alması 1980’li yıllarla birlikte başlamıştır. Günümüzde, başlığında küresel ya da bu kökten türetilmiş kelimelerin yer aldığı bilimsel çalışmaların sayısı beş haneli rakamları aşmıştır. İnsan neslinin üçüncü bininin nasıl olacağını hayal etmede küreselleşme anahtar kavram olma özelliğine sahiptir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında I ve III seçenekler yanlış olduğundan doğru cevap B’dir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında I ve III seçenekler yanlış olduğundan doğru cevap B’dir.
Soru 42
Aşağıdakilerden hangileri küreselleşmenin ne zaman başladığı ile ilgili tartışılan olasılıklar arasında yer alır?
I. Küreselleşme tarihin başlangıcından beri var olan bir süreçtir. Ancak son yıllarda hızında ani bir azalış gerçekleşmiştir.
II. Küreselleşme modernleşme ve kapitalizmin gelişmesi ile yaşıttır. Son yıllarda hızında artış yaşanmaktadır.
III. Küreselleşme sanayi ötesi toplum, modern ötesi toplum ve kapitalist düzenin çözülmesi ile ilgili olarak son yıllarda ortaya çıkan yeni bir olgudur.
I. Küreselleşme tarihin başlangıcından beri var olan bir süreçtir. Ancak son yıllarda hızında ani bir azalış gerçekleşmiştir.
II. Küreselleşme modernleşme ve kapitalizmin gelişmesi ile yaşıttır. Son yıllarda hızında artış yaşanmaktadır.
III. Küreselleşme sanayi ötesi toplum, modern ötesi toplum ve kapitalist düzenin çözülmesi ile ilgili olarak son yıllarda ortaya çıkan yeni bir olgudur.
Seçenekler
A
Yalnızca I
B
Yalnızca II
C
Yalnızca III
D
I ve II
E
II ve III
Açıklama:
Küreselleşme ile ilgili teorik tartışmalarda en çok üzerinde durulan konulardan birisi küreselleşmenin ne zaman başlamış olduğudur. Tartışmalar üç olasılık üzerinde yoğunlaşmaktadır:
Küreselleşme tarihin başlangıcından beri var olan bir süreçtir. Ancak son yıllarda hızında ani bir artış gerçekleşmiştir.
Küreselleşme modernleşme ve kapitalizmin gelişmesi ile yaşıttır. Son yıllarda hızında artış yaşanmaktadır.
Küreselleşme sanayi ötesi toplum, modern ötesi toplum ve kapitalist düzenin çözülmesi ile ilgili olarak son yıllarda ortaya çıkan yeni bir olgudur.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında I. seçenek yanlış olduğundan doğru cevap E’dir.
Küreselleşme tarihin başlangıcından beri var olan bir süreçtir. Ancak son yıllarda hızında ani bir artış gerçekleşmiştir.
Küreselleşme modernleşme ve kapitalizmin gelişmesi ile yaşıttır. Son yıllarda hızında artış yaşanmaktadır.
Küreselleşme sanayi ötesi toplum, modern ötesi toplum ve kapitalist düzenin çözülmesi ile ilgili olarak son yıllarda ortaya çıkan yeni bir olgudur.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında I. seçenek yanlış olduğundan doğru cevap E’dir.
Soru 43
Klasik teorisyenler içinde kabul edilen ve ‘’Burjuva kâr etmek zorundadır. Sürekli kâr edebilmek için gereksinim duyduğu ham maddeleri hiç aksamadan sağlayabilmeli, ürettiklerinin tamamını piyasalarda satabilmelidir.’’ görüşünü savunan kişi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Marks
B
Weber
C
Durkheim
D
Comte
E
Mc Luhan
Açıklama:
Klasik teorisyenler içinde küreselleşmeye en yakın görüşler Marks’tan gelmiştir Marks’a göre: Burjuva kâr etmek zorundadır. Sürekli kâr edebilmek için gereksinim duyduğu ham maddeleri hiç aksamadan sağlayabilmeli, ürettiklerinin tamamını piyasalarda satabilmelidir. Hem ham maddeye hem de pazara gereksinimi vardır. Bu nedenle burjuva kendisine uygun olan her yere gidebilmeli, mal alıp satabilmelidir. Dünyanın dört bir yanına ulaşma gücü arttıkça, kâr etme olasılığı da artmaktadır. Doğru cevap A’dır.
Soru 44
Küresel ticaret ile ilgili aşağıda yer alan bilgilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Küresel ticaret, ülkeler arasındaki mal ve hizmet değiş tokuşu anlamına gelmektedir.
B
Küresel ticaret, XVIII. yüzyıldan bu yana sanayileşme ile birlikte sürekli artmaktadır.
C
Küresel ticaret, XX. yüzyılda çok kısa bir dönem dışında sürekli pozitif bir artış seyri göstermiştir.
D
Küresel ticaret büyük depresyonu takip eden 20 yıl süresince sürekli artış kaydetmiştir.
E
Küresel ticaret, sadece XX. yüzyılın çatışma ve ekonomik bunalımlara sahne olan ilk yarısı dışında pozitif artış seyrini değiştirmemiştir
Açıklama:
Küresel ticaret, ülkeler arasındaki mal ve hizmet değiş tokuşu anlamına gelmektedir. XVIII. yüzyıldan bu yana sanayileşme ile birlikte sürekli artmaktadır. Ticaret artış hızının, üretim artış hızına oranı ile ifade edilen gösterge, XX. yüzyılda çok kısa bir dönem dışında sürekli pozitif bir artış seyri göstermiştir. Sadece XX. yüzyılın çatışma ve ekonomik bunalımlara sahne olan ilk yarısı dışında pozitif artış seyrini değiştirmemiştir. Küresel ticaret büyük depresyonu takip eden 20 yıl dışında sürekli artış kaydetmiştir. Ticari büyüme iki büyük aşamadan geçmiştir. İlkinde İngiliz hegemonyası hâkimdir. İkinci aşamada ise Amerikan hegemonyası hâkimdir. II. Dünya Savaşı’nı takip eden otuz yıl boyunca sınai mallarının rekabet gücünden emin olan ABD serbest ticaret rejimini dünyaya dayatmıştır.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında D seçeneğindeki yer alan bilgi yanlış olduğundan doğru cevap D’dir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında D seçeneğindeki yer alan bilgi yanlış olduğundan doğru cevap D’dir.
Soru 45
Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşması (GATT) ile ilgili aşağıda verilen bilgilerden hangileri doğrudur?
I. Uluslararası ticareti, düzenleyen çok taraflı bir anlaşmadır.
II. 1947’de 23 ülke tarafından imzalanan bir anlaşma ile kurulmuştur.
III. 1 Ocak 1948’de de yürürlüğe girmiştir.
IV. Kuruluş amacı, ithalat vergilerini azaltmak, uluslararası ticaretin önündeki tüm engelleri kaldırmak ve ticarette ayırımcı uygulamalara son vermektir.
V. 1 Ocak 1995’te, uluslararası ticaretin en etkin kurumu olan Uluslararası Para Fonu ( IMF) ye dönüşmüştür.
I. Uluslararası ticareti, düzenleyen çok taraflı bir anlaşmadır.
II. 1947’de 23 ülke tarafından imzalanan bir anlaşma ile kurulmuştur.
III. 1 Ocak 1948’de de yürürlüğe girmiştir.
IV. Kuruluş amacı, ithalat vergilerini azaltmak, uluslararası ticaretin önündeki tüm engelleri kaldırmak ve ticarette ayırımcı uygulamalara son vermektir.
V. 1 Ocak 1995’te, uluslararası ticaretin en etkin kurumu olan Uluslararası Para Fonu ( IMF) ye dönüşmüştür.
Seçenekler
A
I.II.III.V
B
I.III.IV.V
C
I.II.III.IV
D
I.II.IV.V
E
II.III.IV.V
Açıklama:
Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşması (GATT), uluslararası ticareti, düzenleyen çok taraflı bir anlaşmadır. 1947’de 23 ülke tarafından imzalanan bir anlaşma ile kurulmuştur. 1 Ocak 1948’de de yürürlüğe girmiştir. Kuruluş amacı, ithalat vergilerini azaltmak, uluslararası ticaretin önündeki tüm engelleri kaldırmak ve ticarette ayırımcı uygulamalara son vermektir. 1 Ocak 1995’te, uluslararası ticaretin en etkin kurumu olan Dünya Ticaret Örgütü’ne (WTO) dönüşmüştür.
Bu açıklamalar ışığında ‘’1 Ocak 1995’te, uluslararası ticaretin en etkin kurumu olan Uluslararası Para Fonu ( IMF) ye dönüşmüştür.’’ bilgisi yanlış olduğundan doğru cevap C’dir.
Bu açıklamalar ışığında ‘’1 Ocak 1995’te, uluslararası ticaretin en etkin kurumu olan Uluslararası Para Fonu ( IMF) ye dönüşmüştür.’’ bilgisi yanlış olduğundan doğru cevap C’dir.
Soru 46
‘’Fordizm’’, ile ilgili aşağıda verilen bilgilerden hangileri doğrudur?
I. “Fordizm”, Henry Ford’un öncülüğünü yaptığı bir üretim sistem olup geçen yüzyıl boyunca en baskın olarak kullanılan üretim yöntemidir.
II. 1920’li yılların başında uygulamaya konan yöntem, vasıfsız işçilerin bir üretim bandı oluşturduğu, kitle üretimi ve kitle tüketimi üzerine kurulu bir sistemdir.
III. Her bir işçi üretim bandında çok küçük ve vasıfsız bir işle görevlendirilmiş olup, bütünün (yani üretilen ürünün) ne olduğu konusunda bilgisizdirler.
I. “Fordizm”, Henry Ford’un öncülüğünü yaptığı bir üretim sistem olup geçen yüzyıl boyunca en baskın olarak kullanılan üretim yöntemidir.
II. 1920’li yılların başında uygulamaya konan yöntem, vasıfsız işçilerin bir üretim bandı oluşturduğu, kitle üretimi ve kitle tüketimi üzerine kurulu bir sistemdir.
III. Her bir işçi üretim bandında çok küçük ve vasıfsız bir işle görevlendirilmiş olup, bütünün (yani üretilen ürünün) ne olduğu konusunda bilgisizdirler.
Seçenekler
A
Yalnızca I
B
Yalnızca II
C
Yalnızca I ve II
D
Yalnızca II ve III
E
I.II.III
Açıklama:
“Fordizm”, Henry Ford’un öncülüğünü yaptığı bir üretim sistemidir. Geçen yüzyıl boyunca en baskın olarak kullanılan üretim yöntemidir. 1920’li yılların başında uygulamaya konan yöntem, vasıfsız işçilerin bir üretim bandı oluşturduğu, kitle üretimi ve kitle tüketimi üzerine kurulu bir sistemdir. Her bir işçi üretim bandında çok küçük ve vasıfsız bir işle görevlendirilmiş olup, bütünün (yani üretilen ürünün) ne olduğu konusunda bilgisizdirler.
Seçeneklerde yer alan tüm bilgiler doğru olduğundan doğru cevap E’dir.
Seçeneklerde yer alan tüm bilgiler doğru olduğundan doğru cevap E’dir.
Soru 47
Fordizmin özellikleri ile ilgili aşağıda yer alan bilgilerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Üretimin standartlaştırılması
B
Kalifiye düzeyi yüksek işçilerin büyük ölçekli işletmelerde yoğunlaşması
C
Otomasyon yoluyla kitlesel üretim yapılması
D
Sosyal refah devletinin düzenleyici ve kontrol edici rolü
E
Üretimde merkezî örgütlenme ve Taylorist yönetim anlayışı
Açıklama:
“Fordizm”, Henry Ford’un öncülüğünü yaptığı bir üretim sistemidir. Geçen yüzyıl boyunca en baskın olarak kullanılan üretim yöntemidir. Fordizmin özellikleri:
- Üretimin standartlaştırılması
- Otomasyon yoluyla kitlesel üretim yapılması
- Sosyal refah devletinin düzenleyici ve kontrol edici rolü
- Üretimde merkezî örgütlenme ve Taylorist yönetim anlayışı
- Kalifiye düzeyi düşük işçilerin büyük ölçekli işletmelerde yoğunlaşması.
Soru 48
Aşağıdakilerden hangileri çağımızda yaşanan üçüncü küreselleşmenin hızını arttıran çok önemli gelişmeler arasında yer alır?
I. 1970’lerde çok uluslu şirketlerin dünya ekonomisini denetim altına almaları
II. 1980’lerde Batı’nın optik kablo, haberleşme uyduları, bilgisayarlar, internet gibi teknolojik buluşları devreye sokarak yarattığı ve kültürünü yaymakta kullandığı iletişim devrimi
III. 1990’larda SSCB’nin dağılması sonucu güç dengesinin ortadan kalkması ve Batı’nın yeniden rakipsiz güç odağı konumuna gelmesi.
I. 1970’lerde çok uluslu şirketlerin dünya ekonomisini denetim altına almaları
II. 1980’lerde Batı’nın optik kablo, haberleşme uyduları, bilgisayarlar, internet gibi teknolojik buluşları devreye sokarak yarattığı ve kültürünü yaymakta kullandığı iletişim devrimi
III. 1990’larda SSCB’nin dağılması sonucu güç dengesinin ortadan kalkması ve Batı’nın yeniden rakipsiz güç odağı konumuna gelmesi.
Seçenekler
A
Yalnızca I
B
Yalnızca II
C
Yalnızca I ve III
D
Yalnızca II ve III
E
I.II.III
Açıklama:
Çağımızda üçüncü küreselleşmenin hızını arttıran çok önemli üç gelişme yaşanmaktadır.
- 1970’lerde çok uluslu şirketlerin dünya ekonomisini denetim altına almaları
- 1980’lerde Batı’nın optik kablo, haberleşme uyduları, bilgisayarlar, internet gibi teknolojik buluşları devreye sokarak yarattığı ve kültürünü yaymakta kullandığı iletişim devrimi
- 1990’larda SSCB’nin dağılması sonucu güç dengesinin ortadan kalkması ve Batı’nın yeniden rakipsiz güç odağı konumuna gelmesi.
Soru 49
Aşağıdakilerden hangileri yeni kalkınma gündeminin özellikleri arasında yer alır?
I. Kısıtlayıcı olmak, bir kesimi sistem dışı bırakmak
II. Sürdürülebilirliği kalkınmanın merkezine koymak
III. İstihdama öncelik veren ekonomik dönüşüm
IV. Katılımcı ve iyi yönetişim
I. Kısıtlayıcı olmak, bir kesimi sistem dışı bırakmak
II. Sürdürülebilirliği kalkınmanın merkezine koymak
III. İstihdama öncelik veren ekonomik dönüşüm
IV. Katılımcı ve iyi yönetişim
Seçenekler
A
Yalnızca II ve IV
B
Yalnızca I ve IV
C
I.III.IV
D
II.III.IV
E
I.II.IV
Açıklama:
Yeni kalkınma gündeminin özellikleri aşağıdaki gibi sıralanmaktadır:
- Kapsayıcı olmak, hiç kimseyi sistem dışı bırakmamak
- • Sürdürülebilirliği kalkınmanın merkezine koymak
- İstihdama öncelik veren ekonomik dönüşüm
- Katılımcı ve iyi yönetişim
- Evrensellik, eşitlik, sürdürülebilirlik, dayanışma, insan hakları, kalkınma hakkı ve yeteneğine göre sorumluluk alma gibi değerlere ve prensiplere dayanan küresel iş birliği.
Soru 50
Küresel ısınma ile ilgili aşağıda verilen ifadelerden hangileri doğrudur?
I. Küresel ısınma, yeni kalkınma gündeminin pek çok hedefine ulaşmanın ve sürdürülebilirliğin ön koşulu olan ve çözüm bekleyen öncelikli problem olarak kabul görmektedir.
II. Küresel ısınma probleminin çözümü, yenilikçi teknolojiler ve bu teknolojileri kullanan iş adamları, devletlerin çözüme yardımcı olma kararlılığı, sivil toplum gücünün çözüm için harekete geçme isteği olmadan mümkün değildir.
III. Dünya üzerindeki belirli işletmelerin problemin farkında olması ve işbirliği dışında kalması gerekmektedir.
IV. Sürdürülebilir Kalkınma Hedefi (SKH), küresel ısınma ve kalkınmanın birlikte ele alınmasını gerektirmektedir.
I. Küresel ısınma, yeni kalkınma gündeminin pek çok hedefine ulaşmanın ve sürdürülebilirliğin ön koşulu olan ve çözüm bekleyen öncelikli problem olarak kabul görmektedir.
II. Küresel ısınma probleminin çözümü, yenilikçi teknolojiler ve bu teknolojileri kullanan iş adamları, devletlerin çözüme yardımcı olma kararlılığı, sivil toplum gücünün çözüm için harekete geçme isteği olmadan mümkün değildir.
III. Dünya üzerindeki belirli işletmelerin problemin farkında olması ve işbirliği dışında kalması gerekmektedir.
IV. Sürdürülebilir Kalkınma Hedefi (SKH), küresel ısınma ve kalkınmanın birlikte ele alınmasını gerektirmektedir.
Seçenekler
A
Yalnızca I ve III
B
Yalnızca II ve IV
C
II.III.IV
D
I.II.IV
E
I.III.IV
Açıklama:
Küresel ısınma, yeni kalkınma gündeminin pek çok hedefine ulaşmanın ve sürdürülebilirliğin ön koşulu olan ve çözüm bekleyen öncelikli problem olarak kabul görmektedir. Küresel ısınma probleminin çözümü, yenilikçi teknolojiler ve bu teknolojileri kullanan iş adamları, devletlerin çözüme yardımcı olma kararlılığı, sivil toplum gücünün çözüm için harekete geçme isteği olmadan mümkün değildir. Dünya üzerindeki her bireyin problemin farkında olması ve iş birliğine dâhil olması gerekmektedir. Sürdürülebilir Kalkınma Hedefi (SKH), küresel ısınma ve kalkınmanın birlikte ele alınmasını gerektirmektedir. Doğanın ve insanlığın geleceği, devletler, özel sektör, sivil toplum ve bilimsel toplumdan oluşan tüm farklı kesimlerin, ortak amaç ve hedefler doğrultusunda iş birliği içinde hareket etmesine bağlıdır.
Yukarıdaki bilgiler ışığında III. seçenekte yer alan ‘’Dünya üzerindeki belirli işletmelerin problemin farkında olması ve işbirliği dışında kalması gerekmektedir.’’ ifadesi yanlış olduğundan doğru cevap D’dir.
Yukarıdaki bilgiler ışığında III. seçenekte yer alan ‘’Dünya üzerindeki belirli işletmelerin problemin farkında olması ve işbirliği dışında kalması gerekmektedir.’’ ifadesi yanlış olduğundan doğru cevap D’dir.
Soru 51
Aşağıdakilerden hangisi ulaşım, haberleşme ve bilgi işlem teknolojisindeki gelişmeler sonucunda, toplumsal ve kültürel düzenlemeler üzerinde, mekânsal uzaklıklardan kaynaklanan farklılıkların ortadan kalktığı, toplumsal bir süreçtir?
Seçenekler
A
Küreselleşme
B
Bütünsellik
C
Maliye
D
Ekonomi
E
Siyaset
Açıklama:
Küreselleşme, ulaşım, haberleşme ve bilgi işlem teknolojisindeki gelişmeler sonucunda, toplumsal ve kültürel düzenlemeler üzerinde, mekânsal uzaklıklardan kaynaklanan farklılıkların ortadan kalktığı, toplumsal bir süreçtir.
Soru 52
Modernizasyon ya da çağdaşlaşma “geleneksel” toplumdan “modern” topluma aşağıdakilerden hangisini ifade eder?
Seçenekler
A
Küresellik
B
Akıl yürütme
C
Modernlik
D
Farkındalık
E
Geçiş modeli
Açıklama:
Modernizasyon ya da çağdaşlaşma “geleneksel” toplumdan “modern” topluma ilerici bir
geçiş modelini ifade eder.
geçiş modelini ifade eder.
Soru 53
XVIII. yüzyılın ikinci yarısında yaşamış aşağıdaki kişilerden hangisi sanayileşmenin ülkeler üzerindeki etkileri ile ilgili görüşleri küreselleşme kavramını çağrıştırmaktadır?
Seçenekler
A
Kopernik
B
Saint Simon
C
Marks
D
Weber
E
Waters
Açıklama:
XVIII. yüzyılın ikinci yarısında yaşamış olan Saint Simon’un sanayileşmenin ülkeler üzerindeki etkileri ile ilgili görüşleri küreselleşme kavramını çağrıştırmaktadır
Soru 54
Toplumlar yapısal olarak farklılaştıkça kolektif bilinç toplumlar arası çeşitliliği kapsayabilmek için çok zayıf ve soyut kalacaktır fikri aşağıdakilerden hangisine aittir?
Seçenekler
A
Marks
B
Weber
C
Waters
D
Durkheim
E
Saint Simon
Açıklama:
Saint Simon’un fikirleri, çalışma arkadaşı Auguste Comte aracılığı ile Durkheim’e geç- miştir. Durkheim’in farklılaşma ve kültür ile ilgili görüşleri küreselleşme ile ilişkilendirilebilir (Durkheim, 1984). Toplumlar yapısal olarak farklılaştıkça kolektif bilinç toplumlar arası çeşitliliği kapsayabilmek için çok zayıf ve soyut kalacaktır.
Soru 55
Aşağıdakilerden hangisi işçi sınıfını tanımlamak için kullanılan sosyolojik bir terimdir?
Seçenekler
A
Feodalizm
B
Bütünsellik
C
Küresellik
D
Evrensellik
E
Proletarya
Açıklama:
Proletarya, işçi sınıfını tanımlamak için kullanılan sosyolojik bir terimdir.
Soru 56
Yeni küreselleşme teorilerine en önemli katkı bir edebiyat ve iletişim teorisyeni olan aşağıdakilerden hangisinden gelmiştir?
Seçenekler
A
Waters
B
Mc Luhan
C
Saint Simon
D
Weber
E
Marks
Açıklama:
Yeni küreselleşme teorilerine en önemli katkı bir edebiyat ve iletişim teorisyeni olan Mc Luhan’dan gelmiştir.
Soru 57
Küresel ekonomiye şekil veren üçüncü gelişme aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Dolaysız yatırım
B
Dolaylı yatırım
C
Yatırım
D
İşgücü
E
Maliyet
Açıklama:
Küresel ekonomiye şekil veren üçüncü gelişme ise gelişmiş Avrupa ülkelerinin sanayileşmemiş ülkelere yapmış oldukları dolaysız yatırımlardan oluşmaktadır.
Soru 58
Ekonomik küreselleşmenin ilk ve hâlâ devam eden nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Yatırımlar
B
Ticari faaliyetler
C
Politika
D
Evrensellik
E
Bütünsellik
Açıklama:
Ekonomik küreselleşmenin ilk ve hâlâ devam eden nedeni ticari faaliyetlerdir.
Soru 59
Aşağıdakilerden hangisi ülkeler arasındaki mal ve hizmet değiş tokuşu anlamına gelmektedir?
Seçenekler
A
Siyaset
B
Maliyet
C
Dış ticaret
D
Küreselleşme
E
Dolaysız yatırım
Açıklama:
Dış ticaret, ülkeler arasındaki mal ve hizmet değiş tokuşu anlamına gelmektedir.
Soru 60
Aşağıdakilerden hangisi uluslararası ticareti, düzenleyen çok taraflı bir anlaşmadır?
Seçenekler
A
WTO
B
IMF
C
GATT
D
WB
E
IBRD
Açıklama:
Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşması (GATT), uluslararası ticareti, düzenleyen çok taraflı
bir anlaşmadır.
bir anlaşmadır.
Soru 61
Klasik teorisyenler içinde küreselleşmeye en yakın görüşler kimden gelmiştir?
Seçenekler
A
Marks
B
Durkheim
C
Auguste Comte
D
Weber
E
Saint Simon
Açıklama:
Klasik teorisyenler içinde küreselleşmeye en yakın görüşler Marks’tan gelmiştir.
Soru 62
Küreselleşme ile ilgili teorik tartışmalarda en çok üzerinde durulan üç olasılıktan bir tanesi hangi şıktadır?
Seçenekler
A
Küreselleşme sanayi öncesi yayılmış bir olgudur
B
Küreselleşme modernleşme ve kapitalizmin gelişmesi ile yaşıttır.
C
Küreselleşme aslında yoktur
D
Küreselleşme 1.Dünya Savaşı sonrası ortaya çıkmıştır
E
Küreselleşme 2.Dünya Savaşı sonrası dile gelmiş bir kavramdır
Açıklama:
Küreselleşme ile ilgili teorik tartışmalarda en çok üzerinde durulan konulardan birisi küreselleşmenin ne zaman başlamış olduğudur. Tartışmalar üç olasılık üzerinde yoğunlaşmaktadır
Küreselleşme tarihin başlangıcından beri var olan bir süreçtir. Ancak son yıllarda hızında ani bir artış gerçekleşmiştir.
Küreselleşme modernleşme ve kapitalizmin gelişmesi ile yaşıttır. Son yıllarda hızında artış yaşanmaktadır.
Küreselleşme sanayi ötesi toplum, modern ötesi toplum ve kapitalist düzenin çözülmesi ile ilgili olarak son yıllarda ortaya çıkan yeni bir olgudur.
Küreselleşme tarihin başlangıcından beri var olan bir süreçtir. Ancak son yıllarda hızında ani bir artış gerçekleşmiştir.
Küreselleşme modernleşme ve kapitalizmin gelişmesi ile yaşıttır. Son yıllarda hızında artış yaşanmaktadır.
Küreselleşme sanayi ötesi toplum, modern ötesi toplum ve kapitalist düzenin çözülmesi ile ilgili olarak son yıllarda ortaya çıkan yeni bir olgudur.
Soru 63
Yeni küreselleşme teorilerine en önemli katkı sağlayan, bir edebiyat ve iletişim teorisyeni olan kişi kimdir?
Seçenekler
A
Marks
B
Durkheim
C
McLuhan
D
Adam Smith
E
Giddens
Açıklama:
Yeni küreselleşme teorilerine en önemli katkı bir edebiyat ve iletişim teorisyeni olan Mc Luhan’dan gelmiştir. 30 yıl Önce formüle edilen görüşleri hâlâ pek çok bilim adamına ilham kaynağı olmaktadır.
Soru 64
Dolaysız yatırım nedir?
Seçenekler
A
Sömürge dönemi yatırımları
B
Ticaret artış hızının üretim artış hızına oranı
C
Güney Asya’daki sömürge dönemi
D
Dış ülkelere yapılan yatırım, yabancı tahvil, hisse senetleri, finansman bonosu gibi finansal varlıklar
E
Avrupalıların dünya üzerindeki hâkimiyeti
Açıklama:
Dolaysız yatırım, dış ülkelere yapılan yatırım, yabancı tahvil, hisse senetleri, finansman bonosu gibi finansal varlıklar şeklinde olabileceği gibi, fiziki üretim amacına yönelik de olabilir.
Soru 65
IMF ne zaman kurulmuştur?
Seçenekler
A
1970
B
1964
C
1961
D
1954
E
1944
Açıklama:
1944 yılında ABD’nin New Hampshire eyaletindeki Bretton Woods’da kurulmuş ve 1947’de fiilen çalışmaya başlamıştır.
Soru 66
Yeni Uluslararası Ekonomik Düzen adı altında Üçüncü Dünya ile sanayileşmiş kapitalist ülkeler arasında sürdürülmekte olan tartışmalarda, temel maddeler sorunu stratejik bir önem taşımaktadır. Temel maddeler üretiminde ihtisaslaşmış olan sanayileşmekte olan ülkeler ............. politikalar uygulamışlardır. Paragrafta boş kalan yere hangi şık uygundur?
Seçenekler
A
Neo-Merkantilist
B
Küresel
C
Kapitalist
D
Neo-Modern
E
Neo-Klasik
Açıklama:
Yeni Uluslararası Ekonomik Düzen adı altında Üçüncü Dünya ile sanayileşmiş kapitalist ülkeler arasında sürdürülmekte olan tartışmalarda, temel maddeler sorunu stratejik bir önem taşımaktadır. Temel maddeler üretiminde ihtisaslaşmış olan sanayileşmekte olan ülkeler neo-merkantilist politikalar uygulamışlardır.
Soru 67
Merkantilist kapitalizm ve sömürgecilik döneminin ünlü şirketleri arasında aşağıdakilerden hangisini sayabiliriz?
Seçenekler
A
East West India
B
Massachusetts Bay
C
American Land
D
Philips
E
Swiss-Swedish
Açıklama:
Merkantilist kapitalizm ve sömürgecilik (1500-1800)
Sömürge ve koloni alanlarındaki doğal kaynakların devlet destekli imtiyazlı şirketler tarafından sömürülme dönemi. Bu dönemin ünlü şirketleri arasında, Dutch East India, Hudson’s Bay, Massachusetts Bay, Muscovy ve Van Diemen’s Land şirketleri yer almaktadır.
Sömürge ve koloni alanlarındaki doğal kaynakların devlet destekli imtiyazlı şirketler tarafından sömürülme dönemi. Bu dönemin ünlü şirketleri arasında, Dutch East India, Hudson’s Bay, Massachusetts Bay, Muscovy ve Van Diemen’s Land şirketleri yer almaktadır.
Soru 68
Geçen yüzyıl boyunca en baskın olarak kullanılan üretim yöntemidir. 1920’li yılların başında uygulamaya konan yöntem, vasıfsız işçilerin bir üretim bandı oluşturduğu, kitle üretimi ve kitle tüketimi üzerine kurulu bir sistemdir. Her bir işçi üretim bandında çok küçük ve vasıfsız bir işle görevlendirilmiş olup, bütünün (yani üretilen ürünün) ne olduğu konusunda bilgisizdirler.Paragrafta bahsedilen üretim sisteminin adı nedir?
Seçenekler
A
General Motors
B
Taylorizm
C
Fordizm
D
Waters
E
Harvey
Açıklama:
“Fordizm”, Henry Ford’un öncülüğünü yaptığı bir üretim sistemidir. Geçen yüzyıl boyunca en baskın olarak kullanılan üretim yöntemidir. 1920’li yılların başında uygulamaya konan yöntem, vasıfsız işçilerin bir üretim bandı oluşturduğu, kitle üretimi ve kitle tüketimi üzerine kurulu bir sistemdir. Her bir işçi üretim bandında çok küçük ve vasıfsız bir işle görevlendirilmiş olup, bütünün (yani üretilen ürünün) ne olduğu konusunda bilgisizdirler.
Soru 69
Londra sistemi 1930’larda çökmüştür. Benzer bir kriz 1970’lerde yaşanmıştır. Krizin kaynağı nedir?
Seçenekler
A
Fordist sistem
B
I. Dünya Savaşı
C
OPEC’ten kaynaklanan petrol şoku
D
Amerikan sınai ve ticari gücündeki nispi azalma
E
Japonya’nın ve yeni sanayileşen ülkelerin ortaya çıkışı
Açıklama:
Londra sistemi 1930’larda çökmüştür. Benzer bir kriz 1970’lerde yaşanmıştır. Krizin kaynağı Amerikan sınai ve ticari gücündeki nispi azalmadır.
Soru 70
Çağımızda üçüncü küreselleşmenin hızını arttıran çok önemli üç gelişme yaşanmaktadır.Bunlardan bir tanesi hangi şıktadır?
Seçenekler
A
Emperyalizm denen olgu
B
XIX. Yüzyılda Batının uluslararası şirketleri tüm dünyayı etkileri altına almaları
C
Amerika’daki İngilizlerin İngiliz kralına karşı bir burjuva devrimi yapmaları
D
İspanya ve Portekiz, arkasından İngiltere, Fransa ve Hollanda denizaşırı ülkelerin kaynaklarını ele geçirebilmek için sömürge imparatorlukları kurmaları
E
1970’lerde çok uluslu şirketlerin dünya ekonomisini denetim altına almaları
Açıklama:
Çağımızda üçüncü küreselleşmenin hızını arttıran çok önemli üç gelişme yaşanmaktadır.
• 1970’lerde çok uluslu şirketlerin dünya ekonomisini denetim altına almaları
• 1980’lerde Batı’nın optik kablo, haberleşme uyduları, bilgisayarlar, internet gibi teknolojik buluşları devreye sokarak yarattığı ve kültürünü yaymakta kullandığı iletişim devrimi
• 1990’larda SSCB’nin dağılması sonucu güç dengesinin ortadan kalkması ve Batı’nın yeniden rakipsiz güç odağı konumuna gelmesi.
• 1970’lerde çok uluslu şirketlerin dünya ekonomisini denetim altına almaları
• 1980’lerde Batı’nın optik kablo, haberleşme uyduları, bilgisayarlar, internet gibi teknolojik buluşları devreye sokarak yarattığı ve kültürünü yaymakta kullandığı iletişim devrimi
• 1990’larda SSCB’nin dağılması sonucu güç dengesinin ortadan kalkması ve Batı’nın yeniden rakipsiz güç odağı konumuna gelmesi.
Soru 71
"XV. ve XVI. yüzyıllarda modernleşme olarak da adlandırılan Avrupa’daki toplumsal dönüşümle birlikte küreselleşme artış yönünde ilerleyen doğrusal bir gelişme sürecine girmiştir."
Teknik olarak küreselleşmenin başlangıcının hangi yüzyıl olarak ifade edilmesi daha doğru bir yaklaşımdır?
Teknik olarak küreselleşmenin başlangıcının hangi yüzyıl olarak ifade edilmesi daha doğru bir yaklaşımdır?
Seçenekler
A
XIII. yüzyıl
B
XIV. yüzyıl
C
XV. yüzyıl
D
XVI. yüzyıl
E
XVII. yüzyıl
Açıklama:
Küreselleşmeye yol açan çeşitli güçler daima var olmuşlarsa da XV. yüzyıla kadar bunların ivmesi oldukça yavaş olmuştur. XV. yüzyıla kadar küreselleşmenin gelişim süreci doğrusal değildir. XV. ve XVI. yüzyıllarda modernleşme olarak da adlandırılan Avrupa’daki toplumsal dönüşümle birlikte küreselleşme artış yönünde ilerleyen doğrusal bir gelişme sürecine girmiştir. Teknik olarak da küreselleşmenin başlangıcını XV. yüzyıl olarak ifade etmek daha doğru bir yaklaşımdır. Çünkü Kopernik’ten önce insanoğlu bir küre üzerinde yaşadığının bilincinde değildir. Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 72
Aşağıdaki küreselleşmenin ne zaman başladığına ilişkin görüşlerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Küreselleşme tarihin başlangıcından beri var olan bir süreçtir
B
Küreselleşme kapitalizmin gelişmesi ile yaşıttır
C
Küreselleşme kapitalist düzenin çözülmesi ile ilgili olarak son yıllarda ortaya çıkan yeni bir olgudur
D
Küreselleşme modernleşme ile yaşıttır
E
Küreselleşme modern öncesi toplum ile ilgili olarak ortaya çıkan olgudur
Açıklama:
Küreselleşme ile ilgili teorik tartışmalarda en çok üzerinde durulan konulardan birisi küreselleşmenin ne zaman başlamış olduğudur. Tartışmalar üç olasılık üzerinde yoğunlaşmaktadır (Waters, 1995, s.4):
- Küreselleşme tarihin başlangıcından beri var olan bir süreçtir. Ancak son yıllarda hızında ani bir artış gerçekleşmiştir.
- Küreselleşme modernleşme ve kapitalizmin gelişmesi ile yaşıttır. Son yıllarda hızında
artış yaşanmaktadır. - Küreselleşme sanayi ötesi toplum, modern ötesi toplum ve kapitalist düzenin çözülmesi ile ilgili olarak son yıllarda ortaya çıkan yeni bir olgudur
Soru 73
Klasik teorisyenler içinde küreselleşmeye en yakın görüşler aşağıdakilerden hangisinden gelmiştir?
Seçenekler
A
Saint Simon
B
Marks
C
Weber
D
Auguste Comte
E
Durkheim
Açıklama:
Klasik teorisyenler içinde küreselleşmeye en yakın görüşler Marks’tan gelmiştir. Doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 74
"Kültürün belirleyici ilkesi, içeriğinden çok iletildiği aracının niteliği ile ilgilidir."
Yukarıdaki görüş aşağıdaki teorisyenlerden hangisine aittir?
Yukarıdaki görüş aşağıdaki teorisyenlerden hangisine aittir?
Seçenekler
A
Marks
B
Weber
C
Mc Luhan
D
Durkheim
E
Saint Simon
Açıklama:
Mc Luhan’a göre kültürün belirleyici ilkesi, içeriğinden çok iletildiği aracının niteliği ile ilgilidir. Doğru cevap C seçeneğidir.
Soru 75
1900 yılından büyük bunalıma kadar geçen zaman boyunca dünya ticareti aşağıdaki ülkelerden hangilerinin hakimiyetinde kalmıştır?
Seçenekler
A
İngiltere, Fransa, Almanya, ABD
B
ABD, Fransa, İspanya, Rusya
C
Çin, ABD, Almanya, Japonya
D
Çin, Rusya, Almanya, İngiltere
E
Osmanlı, İngiltere, Almanya, İtalya
Açıklama:
XIX. yüzyılın ortasında en fazla ticaret yapan ülke İngiltere’dir. Ancak 1900 yılına gelindiğinde ABD ve diğer Avrupa ülkeleri İngiltere’yi yakalamıştır. Büyük bunalıma kadar geçen zaman boyunca dünya ticareti, İngiltere, Fransa, Almanya ve ABD’nin hâkimiyetinde kalmış ve bu dört ülke tarafından yönlendirilmiştir. Doğru cevap A seçeneğidir.
Soru 76
Dünya üzerinde liberal ticareti yaymanın aracı olarak 1947'de aşağıdaki organizasyonlardan hangisi kurulmuştur?
Seçenekler
A
Dünya Bankası
B
IMF
C
NAFTA
D
GATT
E
AB
Açıklama:
1995 yılında GATT, Dünya Ticaret Örgütü’ne (WTO) dönüşmüştür. WTO, Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası (WB) ile birlikte Bretton Woods kurumlarının üçüncü ayağını oluşturmaktadır. 1980’li yıllarda dünya ticareti, rakip ticari bloklar hâlinde örgütlenmiştir. ASEAN, AB ve NAFTA olarak isimlendirilen bloklar üyelerin birbirleri arasındaki ticari engelleri kaldırırken diğerlerine korumacı politikalar uygulanmasına neden olmaktadır.
Dünya üzerinde liberal ticareti yaymanın aracı GATT (General Agreement on Tariffs and Trade) adlı organizasyon olmuştur. GATT kuruluş aşamasından bu yana küresel bir kurum olmuştur. Doğru cevap D seçeneğidir.
Dünya üzerinde liberal ticareti yaymanın aracı GATT (General Agreement on Tariffs and Trade) adlı organizasyon olmuştur. GATT kuruluş aşamasından bu yana küresel bir kurum olmuştur. Doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 77
OECD tarafından belirlenen 1992 yılında firmalar arasındaki birleşmelerle küreselleşen dört endüstri dalı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Otomobil Parçaları, Kimyasallar, İnşaat, Yarı iletkenler hafıza cipleri, mikro işleyiciler ve diğerleri
B
Otomotiv, Tarım ürünleri, Bilgisayar parçaları, Petrol ürünleri
C
Petrol ürünleri, İnşaat, Kimyasallar, Yapı malzemeleri
D
Kimyasallar, Yapı malzemeleri, Yarı iletkenler hafıza cipleri, mikro işleyiciler ve diğerleri, Otomotiv
E
Petrol, İnşaat, Sanayi ürünleri, Tarım ürünleri
Açıklama:
1992 yılında firmalar arasındaki birleşmelerle küreselleşen dört endüstri dalı OECD tarafından aşağıdaki gibi belirlenmiştir:
- Otomobil Parçaları,
- Kimyasallar,
- İnşaat,
- Yarı iletkenler hafıza cipleri, mikro işleyiciler ve diğerleri
Soru 78
Aşağıdakilerden hangisi Üretici ve tüketici piyasalar üzerinde olgunlaşmamış düzeyde kontrolün sağlandığı ve finansal yatırımlar aracılığı ile altyapının kurulduğu dönemdir?
Seçenekler
A
Merkantilist kapitalizm ve sömürgecilik (1500-1800)
B
Girişimci ve finansal kapitalizm (1800-75)
C
Uluslararası kapitalizm (1875-1945)
D
Çok uluslu kapitalizm (1945-60)
E
Küreselleşen kapitalizm (1960-1990)
Açıklama:
Girişimci ve finansal kapitalizm (1800-75): Üretici ve tüketici piyasalar üzerinde olgunlaşmamış düzeyde kontrolün sağlandığı ve finansal yatırımlar aracılığı ile altyapının kurulduğu dönemdir. Doğru cevap B seçeneğidir.
Soru 79
Birinci, ikinci ve üçüncü küreselleşmenin sonuçlarına ilişkin aşağıdaki eşleşmelerden hangisi doğrudur?
Seçenekler
A
Birinci küreselleşme - Emperyalizm
B
Birinci küreselleşme - Küreselleşme
C
İkinci küreselleşme - Sömürgecilik
D
Üçüncü küreselleşme - Emperyalizm
E
Üçüncü küreselleşme - Küreselleşme
Açıklama:
Üçüncü küreselleşmenin sonucunda küreselleşme ortaya çıkmıştır. Doğru cevap E seçeneğidir.
Soru 80
2000 yılında, BM’nin New York’ta gerçekleştirdiği Binyıl Zirvesi’nin ana konusu aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Demokratik yönetim anlayışı
B
İstihdam
C
Çevre kirliliği
D
Nüfus yoğunluğu
E
Sürdürülebilir kalkınma
Açıklama:
2000 yılında, BM’nin New York’ ta gerçekleştirdiği Binyıl Zirvesi’nde, ana hedef olarak aşırı yoksul nüfus yüzdesinin, 2015 yılına kadar yarıya indirilmesi hedefi ilan edilmiştir. Doğru cevap D seçeneğidir.
Soru 81
Aşağıdakilerden hangisi küreselleşmeye yol açan teknoloji alanlarından birisidir?
Seçenekler
A
Ulaşım
B
Gıda
C
Silah
D
Eğitim
E
Üretim
Açıklama:
Küreselleşme, ulaşım, haberleşme ve bilgi işlem teknolojisindeki gelişmeler sonucunda, toplumsal ve kültürel düzenlemeler üzerinde, mekânsal uzaklıklardan kaynaklanan farklılıkların ortadan kalktığı, toplumsal bir süreçtir.
Soru 82
Saint Simon, Durkheim ve Marks gibi sosyal bilimlerin öncü düşünürleri kaçıncı yüzyılda yaşamıştır?
Seçenekler
A
16
B
17
C
18
D
19
E
20
Açıklama:
Küreselleşme kavramının izini Saint Simon, Durkheim ve Marks gibi sosyal bilimlerin öncü düşünürlerinin görüşlerinde yakalamak mümkündür. Sözünü ettiğimiz XIX. yüzyıl düşünürlerini de içine alan ve dolaylı olarak bizi küreselleşme kavramına götüren çalışmaları ekonomi, siyaset, uluslararası ilişkiler ve sosyoloji ile ilgili alanlarda yazılan eserlerde bulmak mümkündür.
Soru 83
Küreselleşme kavramı hangi yıllarda akademik çalışmalarda yer almaya başlamıştır?
Seçenekler
A
1970'lerde
B
1980'lerde
C
1990'lerde
D
2000'lerde
E
2010'larda
Açıklama:
Kavramın akademik çalışmalarda sık sık yer alması 1980’li yıllarla birlikte başlamıştır.
Soru 84
Aşağıdaki düşünürlerden hangisi sanayileşmenin Avrupalı ülkelere ortak özellikler kazandırdığını fark etmiştir?
Seçenekler
A
Saint Simon
B
Auguste Comte
C
Durkheim
D
Weber
E
Marks
Açıklama:
Saint Simon sanayileşmenin Avrupalı ülkelere ortak özellikler kazandırdığını fark etmiştir. İnsanlar arasında evrensel birleşmeden söz etmiştir.
Soru 85
Protestanlığın Batı kültürünü etkisi altına alışı kim tarafından incelenmiştir?
Seçenekler
A
Saint Simon
B
Auguste Comte
C
Durkheim
D
Weber
E
Marks
Açıklama:
Weber’in rasyonalizmin başarısı ile ilgili görüşleri de küreselleşme fikrine katkıda bulunmuştur (Weber, 1978). Bu görüşlerde Protestanlığın Batı kültürünü etkisi altına alışı incelenmektedir. Kişi sosyal ilişkilerin sınırlarından kurtulmaktadır. Hesaplama teknikleri gelişmiş, uzmanlık bilgisinin önemi anlaşılmıştır. Doğal ve toplumsal süreçler üzerinde rasyonel kontrol artmaktadır.
Soru 86
"Burjuva dünyayı kendi hayal ettiği şekilde yeniden yaratacaktır" düşüncesi hangi düşünüre ait olabilir?
Seçenekler
A
Marks
B
Weber
C
Saint Simon
D
Auguste Comte
E
Durkheim
Açıklama:
Marks’a göre burjuva dünyayı kendi hayal ettiği şekilde yeniden yaratacaktır. Ancak dünya kapitalist sınıfı olarak ortaya çıkan burjuvazinin karşısına, tepki olarak, birleşen dünya proleterleri çıkacaktır.
Soru 87
Hangi düşünüre göre kültürün belirleyici ilkesi, içeriğinden çok iletildiği aracının niteliği ile ilgilidir?
Seçenekler
A
Mc Luhan
B
Weber
C
Saint Simon
D
Auguste Comte
E
Durkheim
Açıklama:
Mc Luhan’a göre kültürün belirleyici ilkesi, içeriğinden çok iletildiği aracının niteliği ile ilgilidir (Mc Luhan, 1964).
Soru 88
Aşağıdakilerden hangisi İngiltere’nin en önemli sermaye ihracatçısı olduğu yıllardır?
Seçenekler
A
1860-1970
B
1870-1975
C
1875-1910
D
1870-1914
E
1920-1939
Açıklama:
1870-1914: İngiltere’nin en önemli sermaye ihracatçısı olduğu yıllardır. Bu nedenle Londra uluslararası finansal merkezdir. Bu dönemde yabancılara ait menkul de- ğerler beş misli artmıştır. Dünya finansal sistemi Londra’dan yönetilmektedir.
Soru 89
Hangi yıl aralığında I. Dünya Savaşı, Avrupalı devletlerin deniz aşarı yatırımları finanse etmesini gerektirmiştir?
Seçenekler
A
1870-1914
B
1901-1914
C
1900-1914
D
1920-1939
E
1947-1985
Açıklama:
1920-1939: I. Dünya Savaşı, Avrupalı devletlerin deniz aşarı yatırımları finanse etmesini gerektirmiştir. Bu dönemde ABD ekonomik güç olarak ortaya çıkmıştır. 1929’a kadar ABD finansal sisteme fon sağlamıştır. Ancak 1929’da likit fon akımını durdurmuştur. II. Dünya Savaşı’na kadar piyasaların likiditesi bozulmuştur.
Soru 90
New York hangi yıllarda uluslararası finansal merkez hâline gelmiştir?
Seçenekler
A
1870-1914
B
1880-1914
C
1920-1939
D
1970-1985
E
1947-1985
Açıklama:
1947-1985: New York uluslararası finansal merkez hâline gelmiştir. ABD’nin finansal yönetimi, Dünya Bankası ve Uluslararası Para Fonu (IMF) aracılığı ile yü- rütülmektedir. Uluslararası devlet yardımı, özel sermaye ile birlikte ana finansman kaynağıdır.
Soru 91
Aşağıdakilerden hangisi işçi sınıfını tanımlamak için kullanılan sosyolojik bir terimdir?
Seçenekler
A
Kapitalizm
B
Neo-liberal
C
Fordizm
D
Teori
E
Proletarya
Açıklama:
Proletarya, işçi sınıfını tanımlamak için kullanılan sosyolojik bir terimdir.
Soru 92
Aşağıdaki düşünürlerden hangisi "Hindistan, Çin gibi dini geleneklerine çok bağlı ülkelerin rasyonel düşünceye dayanan bir yaşam tarzını benimsemeyeceklerini" ileri sürmüştür?
Seçenekler
A
Weber
B
Saint Simon
C
Durkheim
D
Auguste Comte
E
Marks
Açıklama:
Weber, Hindistan, Çin gibi dinî geleneklerine çok bağlı ülkelerin rasyonel düşünceye dayanan bir yaşam tarzını benimsemeyeceklerini ileri sürmüştür.
Soru 93
Aşağıdaki düşünürlerden hangisi; "Dünya'nın insanların birbirleri ile yoğun iletişimi nedeniyle, herkesin birbirinden haberdar olabileceği bir köy ortamına dönüştüğünü" ifade etmektedir?
Seçenekler
A
Mc. Luhan
B
Durkheim
C
Saint Simon
D
Weber
E
Auguste Comte
Açıklama:
Mc. Luhan’a göre dünya, insanların birbirleri ile yoğun iletişimi nedeniyle, herkesin birbirinden haberdar olabileceği bir köy ortamına dönüşmektedir.
Soru 94
Aşağıdakilerden hangisi çok uluslu şirketlerin zaman içinde geçirdiği "doğal kaynak ve pazar arayan yatırımlarda hızlı artış yaşanan" dönemdir?
Seçenekler
A
Küreselleşen kapitalizm
B
Girişimci ve finansal kapitalizm
C
Merkantilist kapitalizm ve sömürgecilik
D
Uluslararası kapitalizm
E
Çok uluslu kapitalizm
Açıklama:
Uluslararası kapitalizm (1875-1945)
Doğal kaynak ve pazar arayan yatırımlarda hızlı artış yaşanan dönem. Bu dönemde Amerikan kaynaklı kartel sayısında artış yaşanmıştır.
Doğal kaynak ve pazar arayan yatırımlarda hızlı artış yaşanan dönem. Bu dönemde Amerikan kaynaklı kartel sayısında artış yaşanmıştır.
Soru 95
Aşağıdakilerden hangisi Dunning tarafından ifade edilen "çok uluslu şirketlerin zaman içindeki evrimini oluşturan" dönemlerden biri değildir?
Seçenekler
A
Merkantilist kapitalizm ve sömürgecilik
B
Girişimci ve finansal kapitalizm
C
Uluslararası kapitalizm
D
Küreselleşen kapitalizm
E
Tek uluslu kapitalizm
Açıklama:
Küreselleşmenin önemli bir aracı olan çok uluslu şirketler de zaman içinde evrim geçirmiştir.
Gelişmelerinin seyri Dunning tarafından aşağıdaki aşamalarla ifade edilmektedir
(Dunning, 1993, s, 96-136):
Merkantilist kapitalizm ve sömürgecilik (1500-1800)
Sömürge ve koloni alanlarındaki doğal kaynakların devlet destekli imtiyazlı şirketler tarafından sömürülme dönemi. Bu dönemin ünlü şirketleri arasında, Dutch East India, Hudson’s Bay, Massachusetts Bay, Muscovy ve Van Diemen’s Land şirketleri yer almaktadır.
Girişimci ve finansal kapitalizm (1800-75)
Üretici ve tüketici piyasalar üzerinde olgunlaşmamış düzeyde kontrolün sağlandığı ve finansal yatırımlar aracılığı ile altyapının kurulduğu dönem.
Uluslararası kapitalizm (1875-1945)
Doğal kaynak ve pazar arayan yatırımlarda hızlı artış yaşanan dönem. Bu dönemde Amerikan kaynaklı kartel sayısında artış yaşanmıştır. Çok uluslu kapitalizm (1945-60) Dolaysız yabancı yatırımlarda Amerikan hakimiyetinin sürdürüldüğü, ekonomik emperyalizmin yaşandığı dönem. Bireysel çok uluslu şirketlerin ölçeğinin büyüdüğü dönem. Küreselleşen kapitalizm (1960-1990)
Kaynak ya da pazar arayışlarından üretimin örgütlenmesinde mekansal optimizasyona kayarak kar olanaklarını arttırma çabalarının yaşandığı dönem.
Gelişmelerinin seyri Dunning tarafından aşağıdaki aşamalarla ifade edilmektedir
(Dunning, 1993, s, 96-136):
Merkantilist kapitalizm ve sömürgecilik (1500-1800)
Sömürge ve koloni alanlarındaki doğal kaynakların devlet destekli imtiyazlı şirketler tarafından sömürülme dönemi. Bu dönemin ünlü şirketleri arasında, Dutch East India, Hudson’s Bay, Massachusetts Bay, Muscovy ve Van Diemen’s Land şirketleri yer almaktadır.
Girişimci ve finansal kapitalizm (1800-75)
Üretici ve tüketici piyasalar üzerinde olgunlaşmamış düzeyde kontrolün sağlandığı ve finansal yatırımlar aracılığı ile altyapının kurulduğu dönem.
Uluslararası kapitalizm (1875-1945)
Doğal kaynak ve pazar arayan yatırımlarda hızlı artış yaşanan dönem. Bu dönemde Amerikan kaynaklı kartel sayısında artış yaşanmıştır. Çok uluslu kapitalizm (1945-60) Dolaysız yabancı yatırımlarda Amerikan hakimiyetinin sürdürüldüğü, ekonomik emperyalizmin yaşandığı dönem. Bireysel çok uluslu şirketlerin ölçeğinin büyüdüğü dönem. Küreselleşen kapitalizm (1960-1990)
Kaynak ya da pazar arayışlarından üretimin örgütlenmesinde mekansal optimizasyona kayarak kar olanaklarını arttırma çabalarının yaşandığı dönem.
Soru 96
Aşağıdakilerden hangisi ülkeler arasındaki mal ve hizmet değiş tokuşu anlamına gelmektedir?
Seçenekler
A
Dış ticaret
B
Merkantilizm
C
Küreselleşme
D
Sömürgecilik
E
Politik ekonomi
Açıklama:
Dış ticaret, ülkeler arasındaki mal ve hizmet değiş tokuşu anlamına gelmektedir.
Soru 97
I- 1970’lerde çok uluslu şirketlerin dünya ekonomisini denetim altına almaları
II- 1980’lerde Batı’nın optik kablo, haberleşme uyduları, bilgisayarlar, internet gibi teknolojik buluşları devreye sokarak yarattığı ve kültürünü yaymakta kullandığı iletişim devrimi
III- 1990’larda SSCB’nin dağılması sonucu güç dengesinin ortadan kalkması ve Batı’nın yeniden rakipsiz güç odağı konumuna gelmesi. VI-1992 yılında Avrupa Para Sisteminin çöküş nedeni zayıf unsurlarının
piyasa saldırılarına karşı koyamamış olması. V- 1929’da likit fon akımının durdurulması.
Yukarıdakilerden hangileri çağımızda üçüncü küreselleşmenin hızını arttıran çok önemli üç gelişmedir?
II- 1980’lerde Batı’nın optik kablo, haberleşme uyduları, bilgisayarlar, internet gibi teknolojik buluşları devreye sokarak yarattığı ve kültürünü yaymakta kullandığı iletişim devrimi
III- 1990’larda SSCB’nin dağılması sonucu güç dengesinin ortadan kalkması ve Batı’nın yeniden rakipsiz güç odağı konumuna gelmesi. VI-1992 yılında Avrupa Para Sisteminin çöküş nedeni zayıf unsurlarının
piyasa saldırılarına karşı koyamamış olması. V- 1929’da likit fon akımının durdurulması.
Yukarıdakilerden hangileri çağımızda üçüncü küreselleşmenin hızını arttıran çok önemli üç gelişmedir?
Seçenekler
A
I-II-III
B
I-II-IV
C
I-II-V
D
I-III-IV
E
I-III-V
Açıklama:
Çağımızda üçüncü küreselleşmenin hızını arttıran çok önemli üç gelişme yaşanmaktadır.
I- 1970’lerde çok uluslu şirketlerin dünya ekonomisini denetim altına almaları
II- 1980’lerde Batı’nın optik kablo, haberleşme uyduları, bilgisayarlar, internet gibi teknolojik buluşları devreye sokarak yarattığı ve kültürünü yaymakta kullandığı iletişim devrimi
III- 1990’larda SSCB’nin dağılması sonucu güç dengesinin ortadan kalkması ve Batı’nın yeniden rakipsiz güç odağı konumuna gelmesi.
I- 1970’lerde çok uluslu şirketlerin dünya ekonomisini denetim altına almaları
II- 1980’lerde Batı’nın optik kablo, haberleşme uyduları, bilgisayarlar, internet gibi teknolojik buluşları devreye sokarak yarattığı ve kültürünü yaymakta kullandığı iletişim devrimi
III- 1990’larda SSCB’nin dağılması sonucu güç dengesinin ortadan kalkması ve Batı’nın yeniden rakipsiz güç odağı konumuna gelmesi.
Soru 98
Aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
Dış ticaret, ülkeler arasındaki mal ve hizmet değiş tokuşu anlamına gelmektedir.
B
Küreselleşme, Batı’nın altyapısı ile ve üst yapısı ile tüm dünyaya yayılmasıdır.
C
Küreselleşme 1880’li yıllarda akademik çalışmalarda sık kullanılmaya başlanan yeni bir terimdir.
D
Küreselleşme modernleşme ve kapitalizmin gelişmesi ile yaşıttır.
E
Klasik teorisyenler içinde küreselleşmeye en yakın görüşler Marks’tan gelmiştir.
Açıklama:
Küreselleşme 1980’li yıllarda akademik çalışmalarda sık kullanılmaya başlanan yeni bir terimdir.
Soru 99
Aşağıdakilerden hangisi Birinci Küreselleşme olgusunun özelliklerinden biridir?
Seçenekler
A
1990’larda SSCB’nin dağılması sonucu güç dengesinin ortadan kalkması.
B
XIX. Yüzyılda Batının uluslararası şirketleri tüm dünyayı etkileri altına alıp köreltebilmişlerdir.
C
1980’lerde Batı’nın teknolojik buluşları devreye sokarak yarattığı ve kültürünü yaymakta kullandığı iletişim devriminin oluşması.
D
Mutlakiyetçi krallıklarda ekonomi değerli madenlere dayanmaktadır.
E
1970’lerde çok uluslu şirketlerin dünya ekonomisini denetim altına almaları.
Açıklama:
Birinci Küreselleşme
Batı Avrupa’da burjuvazi (yani ticaretle uğraşan sınıf) ile kralın işbirliği içine girerek feodal beyleri ortadan kaldırması ve mutlakiyetçi krallıkları kurması ile gerçekleşmiştir. Böylece hem pazar genişlemiş hem de pazar içinde tek bir hukuk uygulandığından ticaret kolaylaşmıştır. Zaten burjuvazinin kralı desteklemesinin nedeni de budur. Mutlakiyetçi krallıklarda ekonomi değerli madenlere dayanmaktadır.
Batı Avrupa’da burjuvazi (yani ticaretle uğraşan sınıf) ile kralın işbirliği içine girerek feodal beyleri ortadan kaldırması ve mutlakiyetçi krallıkları kurması ile gerçekleşmiştir. Böylece hem pazar genişlemiş hem de pazar içinde tek bir hukuk uygulandığından ticaret kolaylaşmıştır. Zaten burjuvazinin kralı desteklemesinin nedeni de budur. Mutlakiyetçi krallıklarda ekonomi değerli madenlere dayanmaktadır.
Soru 100
Aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
1960 yılında kurulan ve yedi kız kardeşler adıyla bilinen OPEC, çok uluslu bir kartel oluşturarak petrol fiyatlarının düşmesini engellemiştir.
B
1690’larda sanayileşme, işsizlik ve yoksullukta çok büyük artış yaratmıştır.
C
XX. yüzyılın başında Amerikan sanayii “Fordizm” adıyla anılan büyük bir dönüşüm geçirmiştir.
D
1600 ve 1870 yılları arasındaki dönem “kapitalist ekonomi” dönemidir.
E
1870-1970 yılları arasındaki dönem “politik ekonomi” olarak isimlendirilmektedir.
Açıklama:
1890’larda sanayileşme, işsizlik ve yoksullukta çok büyük artış yaratmıştır.
Soru 101
Küreselleşme, Avrupa kültürünün çeşitli yollarla tüm dünyaya yayılma çabaları sonucu doğmuştur. Aşağıdakilerden hangisi Avrupa kültürünün tüm dünyaya yayılma çabalarında izlenen yollardan biridir?
I. Yeni sömürgecilik
II. Kolonizasyon
III. Kültürel kaynaşma
I. Yeni sömürgecilik
II. Kolonizasyon
III. Kültürel kaynaşma
Seçenekler
A
Yalnızca I
B
I ve II
C
II ve III
D
I, II, III
E
Yalnızca III
Açıklama:
Küreselleşme, Avrupa kültürünün, yeni sömürgecilik, kolonizasyon ve kültürel kaynaşma ile tüm dünyaya yayılma çabalarının doğrudan sonucudur.
Soru 102
Küreselleşmenin teknik olarak başlangıcı kaçıncı yüzyıl' da gerçekleşmiştir?
Seçenekler
A
XV. yy
B
XVI. yy
C
XVII. yy
D
XIV.yy
E
XI. yy
Açıklama:
XV. ve XVI. yüzyıllarda modernleşme olarak da adlandırılan Avrupa’daki toplumsal dönüşümle birlikte küreselleşme artış yönünde ilerleyen doğrusal bir gelişme sürecine girmiştir. Teknik olarak da küreselleşmenin başlangıcını XV. yüzyıl olarak ifade etmek daha doğru bir yaklaşımdır.
Soru 103
Klasik teorisyenler içinde küreselleşmeye en yakın görüşleri olan ve "Burjuva kâr etmek zorundadır. Sürekli kâr edebilmek için gereksinim duyduğu ham maddeleri hiç aksamadan sağlayabilmeli, ürettiklerinin tamamını piyasalarda satabilmelidir. Hem ham maddeye hem de pazara gereksinimi vardır. Bu nedenle burjuva kendisine uygun olan her yere gidebilmeli, mal alıp satabilmelidir. Dünyanın dört bir yanına ulaşma gücü arttıkça, kâr etme olasılığı da artmaktadır " diyen teorisyen aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Saint Simon
B
Marks
C
Auguste Comte
D
Durkheim
E
Weber
Açıklama:
Klasik teorisyenler içinde küreselleşmeye en yakın görüşler Marks’tan gelmiştir.
Soru 104
Yeni küreselleşme teorilerine en önemli katkı aşağıdaki teorisyenlerin hangisinden gelmiştir?
Seçenekler
A
Saint Simon
B
Marks ve Lenin
C
Mc Luhan
D
Weber
E
Auguste Comte
Açıklama:
Yeni küreselleşme teorilerine en önemli katkı bir edebiyat ve iletişim teorisyeni olan Mc Luhan’dan gelmiştir. 30 yıl Önce formüle edilen görüşleri hâlâ pek çok bilim adamına ilham kaynağı olmaktadır. Mc Luhan’a göre kültürün belirleyici ilkesi, içeriğinden çok iletildiği aracının niteliği ile ilgilidir.
Soru 105
Aşağıdakilerden hangisi 1870 ve 1914 yılları arasında ekonomiye şekil veren olaylara neden olan gelişmelerden biridir?
I.Dünyanın dört bir yanının fiziksel olarak birbirine bağlanmasını sağlayan iletişim ve ulaşım teknolojisindeki gelişmeler.
II.Dünyanın geri kalan kısmına göre sanayileşmiş Avrupa toplumları ile diğer toplumlar arasında yapılan ticaretteki artış.
III.Gelişmiş Avrupa ülkelerinin sanayileşmemiş ülkelere yapmış oldukları dolaysız yatırımlar.
I.Dünyanın dört bir yanının fiziksel olarak birbirine bağlanmasını sağlayan iletişim ve ulaşım teknolojisindeki gelişmeler.
II.Dünyanın geri kalan kısmına göre sanayileşmiş Avrupa toplumları ile diğer toplumlar arasında yapılan ticaretteki artış.
III.Gelişmiş Avrupa ülkelerinin sanayileşmemiş ülkelere yapmış oldukları dolaysız yatırımlar.
Seçenekler
A
Yalnızca I
B
I ve II
C
I ve III
D
IIve III
E
Hepsi
Açıklama:
I, II ve III şıklarının hepsi 1870 ve 1914 yılları arasında ekonomiye şekil veren olaylara neden olan gelişmelerden biridir.
Soru 106
Aşağıdakilerden hangisi 1992 yılında firmalar arasındaki birleşmelerle küreselleşen, OECD tarafından belirlenmiş endüstri dallarından biridir?
Seçenekler
A
Otomobil Parçaları
B
Kimyasallar
C
İnşaat
D
Yarı iletkenler hafıza cipleri, mikro işleyiciler ve diğerleri
E
Hepsi
Açıklama:
A, B, C, D şıklarının hepsi 1992 yılında firmalar arasındaki birleşmelerle küreselleşen, OECD tarafından belirlenmiş endüstri dallarından biridir.
Soru 107
"Üretici ve tüketici piyasalar üzerinde olgunlaşmamış düzeyde kontrolün sağlandığı ve finansal yatırımlar aracılığı ile altyapının kurulduğu dönemdir ."Küreselleşmenin önemli bir aracı olan çok uluslu şirketler de zaman içinde evrim geçirmiştir.
Yukarıda verilen dönem Dunning tarafından belirlenen kapitalizmin dönemlerinden hangisine aittir?
Yukarıda verilen dönem Dunning tarafından belirlenen kapitalizmin dönemlerinden hangisine aittir?
Seçenekler
A
Merkantilist kapitalizm ve sömürgecilik (1500-1800)
B
Girişimci ve finansal kapitalizm (1800-75)
C
Uluslararası kapitalizm (1875-1945)
D
Çok uluslu kapitalizm (1945-60)
E
Küreselleşen kapitalizm (1960-1990)
Açıklama:
Yukarıda verilen dönem Dunning tarafından belirlenen ve kapitalizmin dönemlerinden Girişimci ve finansal kapitalizm (1800-75)' e ait bir tanımdır.
Soru 108
"Tam zamanında üretim firmanın içinden ve dışından sağlanan ara girdilerin miktar ve kalite açısından güvenilir olmasını gerektirmektedir. Japon kalite kontrol sisteminde her bir işçiye görev düşmektedir. Japonların toplam kalite yönetimi 1960’lı yıllardan beri önce hızla Japonya’da yayılmıştır. Günümüzde aynı hızla Avrupa ve Kuzey Amerika’da yayılmasına devam etmektedir"
Yukarıdaki tanım Japon yönetim anlayışının özelliklerinden hangisinin tanımıdır?
Yukarıdaki tanım Japon yönetim anlayışının özelliklerinden hangisinin tanımıdır?
Seçenekler
A
Stratejik yönetim
B
Toplam kalite yönetimi
C
Takım çalışması
D
Yönetimin âdemi merkezîleşmesi
E
Fonksiyonel anlamda esnek istihdam
Açıklama:
Yukarıda verilen tanım Japon yönetim anlayışının özelliklerinden "Toplam kalite yönetimi"nin tanımıdır.
Soru 109
Dünyada Üçüncü küreselleşmede sermaye güçlenmiş emek zayıflamıştır. Aşağıdakilerden hangisi emeğin zayıflama nedenlerinden biridir?
Seçenekler
A
Bilgi toplumunda kol emeği başta olmak üzere genel anlamda emeğe olan talep azalmaktadır. Piyasadaki önemi ve pazarlık gücü azalmıştır.
B
Sermaye dünya çapında hareketlilik kazanırken emek lokalize olmaktadır. Hem göç olanakları kısıtlanmıştır. Hem de sermaye işçinin ucuz olduğu yere kendisi gidebilmektedir. Fabrikasını götürmektedir.
C
İşçi sınıfının bilinci zayıflamıştır. Dizüstü bilgisayarlar nedeniyle eve iş verilmektedir. Bu yüzden emekçiler fabrikalarda bir araya gelememektedir.
D
SSCB’nin dağılması ile emekçi ideolojisi büyük darbe görmüştür.
E
Hepsi.
Açıklama:
A, B, C, D şıklarının hepsi Dünyada üçüncü küreselleşmede yaşanan sermayenin güçlenip emeğin zayıflamasında emeğin zayıflama nedenlerinden biridir.
Soru 110
Aşağıdaki şıklardan hangisi 2015 sonrası yeni kalkınma gündeminin özelliklerinden biridir?
I. Kapsayıcı olmak, hiç kimseyi sistem dışı bırakmamak
II. Sürdürülebilirliği kalkınmanın merkezine koymak
III. İstihdama öncelik veren ekonomik dönüşüm
IV. Evrensellik, eşitlik, sürdürülebilirlik, dayanışma, insan hakları, kalkınma hakkı ve yeteneğine göre sorumluluk alma gibi değerlere ve prensiplere dayanan küresel iş birliği
I. Kapsayıcı olmak, hiç kimseyi sistem dışı bırakmamak
II. Sürdürülebilirliği kalkınmanın merkezine koymak
III. İstihdama öncelik veren ekonomik dönüşüm
IV. Evrensellik, eşitlik, sürdürülebilirlik, dayanışma, insan hakları, kalkınma hakkı ve yeteneğine göre sorumluluk alma gibi değerlere ve prensiplere dayanan küresel iş birliği
Seçenekler
A
Yalnızca I
B
I ve II
C
I, II ve IV
D
I, II, III, IV
E
Yalnızca IV
Açıklama:
I, II, III, IV şıkları 2015 sonrası yeni kalkınma gündeminin özelliklerinden biridir.
Soru 111
"Küreselleşme, ulaşım, haberleşme ve bilgi işlem teknolojisindeki gelişmeler sonucunda, toplumsal ve kültürel düzenlemeler üzerinde, mekânsal uzaklıklardan kaynaklanan farklılıkların ortadan kalktığı, toplumsal bir süreçtir." Verilen tanıma göre küreselleşme ile ilgili aşağıdaki çıkarımlardan hangisi yanlıştır?
Seçenekler
A
İnsanların farklılıklara karşı hoşgörüsü artacaktır.
B
Birbirinden uzak iki ülke gelişmelerden eşit şekilde faydalanabilecek.
C
Küreselleşme, toplumdan önce bireyleri etkileyen bir süreçtir.
D
Bu süreçteki bir toplumun kendi kültürünü değiştirme hatta kaybetme riski vardır.
E
Ülkeler arası sınırlar önemini yitirecektir.
Açıklama:
Verilen tanıma göre küreselleşme toplumsal bir süreçtir ve sadece bireyi değil bütün toplumu etkilemektedir. Doğru cevap C'dir.
Soru 112
Rasyonalizmin başarısı ile ilgili görüşleri ile küreselleşme fikrine katkıda bulunan kişi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Simon
B
Comte
C
Durkheim
D
Weber
E
Marks
Açıklama:
Weber’in rasyonalizmin başarısı ile ilgili görüşleri de küreselleşme fikrine katkıda bulunmuştur. Saint Simon’un sanayileşmenin ülkeler üzerindeki etkileri ile ilgili görüşleri küreselleşme kavramını çağrıştırmaktadır.Saint Simon’un fikirleri, çalışma arkadaşı Auguste Comte aracılığı ile Durkheim’e geçmiştir.
Soru 113
Aşağıdakilerden hangisi işçi sınıfını tanımlayan sosyolojik terimdir?
Seçenekler
A
Proletarya
B
Burjuva
C
Feodalizm
D
Taylorizm
E
Kapital
Açıklama:
Proletarya işçi sınıfını tanımlayan sosyolojik terimdir. Doğru cevap A'dır.
Soru 114
Küreselleşmede iletişim araçlarının önemine vurgu yaparak elektronik haberleşme ve hızlı ulaşımın yapısal etki yaratmakta olduğunu iddia eden kişi aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Auguste Comte
B
Mc Luhan
C
Immanuel Wallerstein
D
Henry Ford
E
Taylor
Açıklama:
Haberleşme ve ulaştırma aracı olan elektronik medya kolektif kabile kültürünü küresel ölçekte yeniden diriltmektedir. Elektronik iletişimin ayırt edici özelliği hızıdır. Elektriğin iletişimde kullanımı, insanın sinir sistemi merkezine benzeyen küresel bir haberleşme ağı sağlamaktadır. Bu haberleşme ağı sayesinde dünyanın bir bütün olarak algılanması mümkün olmaktadır. Herhangi bir yenilik, anında diğerleri ile ilişkilendirilebilmektedir. Elektronik haberleşme ve hızlı ulaşım yapısal etki yaratmaktadır (Mc Luhan, 1964, s. 358).
Soru 115
- Dünyanın dört bir yanının fiziksel olarak birbirine bağlanmasını sağlayan iletişim ve ulaşım teknolojisindeki gelişmeler
- Dünyanın geri kalan kısmına göre sanayileşmiş Avrupa toplumları ile diğer toplumlar arasında yapılan ticaretteki artış
- Gelişmiş Avrupa ülkelerinin sanayileşmemiş ülkelere yapmış oldukları dolaysız yatırımlar
Seçenekler
A
Yalnız I
B
I ve II
C
I ve III
D
II ve III
E
I, II ve III
Açıklama:
1870 ve 1914 yılları arasında ekonomiye şekil veren olayları üç önemli gelişmeye bağlamaktadırlar (Barraclough, 1978, s 256-257). Bu gelişmelerin ilki dünyanın dört bir yanının fiziksel olarak birbirine bağlanmasını sağlayan iletişim ve ulaşım teknolojisindeki gelişmelerdir. Bunlar içinde özellikle demir yolları, deniz yolları ve telgraf hatlarının döşenmesi toplumlar arasındaki ilişkileri küreselleştiren en önemli nedenlerden biri olarak görülmektedir. İkinci gelişme, dünyanın geri kalan kısmına göre sanayileşmiş Avrupa toplumları ile diğer toplumlar arasında yapılan ticaretteki artıştan kaynaklanmaktadır. Görece daha güçlü bir ekonomiye sahip Avrupalılarla yapılan ticaret dünya toplumları arasında bağımlı bir ilişki yaratmaktadır. Küresel ekonomiye şekil veren üçüncü gelişme ise gelişmiş Avrupa ülkelerinin sanayileşmemiş ülkelere yapmış oldukları dolaysız yatırımlardan oluşmaktadır.
Soru 116
İthalat vergilerini azaltmak, uluslararası ticaretin önündeki tüm engelleri kaldırmak ve ticarette ayırımcı uygulamalara son vermek amacını taşıyan Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşması (GATT) ne zaman imzalanmıştır?
Seçenekler
A
1940
B
1947
C
1953
D
1960
E
1995
Açıklama:
Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşması (GATT), uluslararası ticareti, düzenleyen çok taraı bir anlaşmadır. 1947’de 23 ülke tarafından imzalanan bir anlaşma ile kurulmuştur. 1 Ocak 1948’de de yürürlüğe girmiştir.
Soru 117
Aşağıdakilerden hangisi küreselleşmenin önemli bir aracı olan çok uluslu şirketlerin, Dunning'e göre geçtiği aşamalardan biri değildir?
Seçenekler
A
Merkantilist kapitalizm ve sömürgecilik
B
Girişimci ve finansal kapitalizm
C
Çok uluslu kapitalizm
D
Küreselleşen kapitalizm
E
Ulusal kapitalizm
Açıklama:
Küreselleşmenin önemli bir aracı olan çok uluslu şirketler de zaman içinde evrim geçirmiştir. Gelişmelerinin seyri Dunning tarafından aşağıdaki aşamalarla ifade edilmektedir:
Merkantilist kapitalizm ve sömürgecilik
Girişimci ve finansal kapitalizm
Uluslararası kapitalizm
Çok uluslu kapitalizm
Küreselleşen kapitalizm
Merkantilist kapitalizm ve sömürgecilik
Girişimci ve finansal kapitalizm
Uluslararası kapitalizm
Çok uluslu kapitalizm
Küreselleşen kapitalizm
Soru 118
II. Dünya Savaşı sonrasında küresel finansal sistemin ve ortaklaşa mali yönetimin benimsenmesi ve 1944'te IMF'nin kurulmasıyla sonlanan anlaşma aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
OPEC
B
Special Drawing Rights
C
Bretton Woods
D
Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşması
E
BKH
Açıklama:
II. Dünya Savaşı’ndan sonra küresel finansal sistem kurulmuş ve ortaklaşa mali yönetim benimsenmiştir. Savaş sonrasının anahtar antlaşması 1944 yılında IMF’nin kurulması ile nihayetlenen Bretton Woods antlaşmasıdır.
Soru 119
Birinci Küreselleşme dönemindeki itici güç aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Merkantilizm
B
Sanayi devrimi
C
İletişim devrimi
D
SSCB'nin yıkılması
E
Ham madde arayışı
Açıklama:
Birinci Küreselleşme dönemindeki itici güç Merkantilizm ve doğurduğu denizcilik gelişmeleridir.
Soru 120
Aşağıdakilerden hangisi 2015 sonrası yeni kalkınma gündeminin özelliklerinden biri değildir?
Seçenekler
A
Hiç kimseyi sistem dışı bırakmamak
B
Sürdürülebilirliği kalkınmanın merkezine koymak
C
Katılımcı ve iyi yönetişim
D
Üretime öncelik veren ekonomik dönüşüm
E
Küresel iş birliği
Açıklama:
2015 sonrası yeni kalkınma gündeminin özellikleri şunlardır:
Hiç kimseyi sistem dışı bırakmamak,
Sürdürülebilirliği kalkınmanın merkezine koymak,
Katılımcı ve iyi yönetişim,
İstihdama öncelik veren ekonomik dönüşüm,
Evrensellik, eşitlik, sürdürülebilirlik, dayanışma, insan hakları, kalkınma hakkı ve yeteneğine göre sorumluluk alma gibi değerlere ve prensiplere dayanan küresel iş birliğidir.
Hiç kimseyi sistem dışı bırakmamak,
Sürdürülebilirliği kalkınmanın merkezine koymak,
Katılımcı ve iyi yönetişim,
İstihdama öncelik veren ekonomik dönüşüm,
Evrensellik, eşitlik, sürdürülebilirlik, dayanışma, insan hakları, kalkınma hakkı ve yeteneğine göre sorumluluk alma gibi değerlere ve prensiplere dayanan küresel iş birliğidir.
Soru 121
Aşağıdakilerden hangileri küreselleşme olgusunun başlangıç teorilerine aittir?
I Küreselleşme tarihin başlangıcından beri var olan bir süreçtir.
II Küreselleşme kapalı ekonomi ve kapitalizmin gelişmesi ile yaşıttır.
III küreselleşme son yıllarda ağır işleyen bir mekanizmaya sahiptir.
IV Küreselleşme sadece gelişmekte olan ülkeleri ilgilendirmektedir.
V Küreselleşme sanayi ötesi toplum, modern ötesi toplum ve kapitalist düzenin çözül-
mesi ile ilgili olarak son yıllarda ortaya çıkan yeni bir olgudur.
I Küreselleşme tarihin başlangıcından beri var olan bir süreçtir.
II Küreselleşme kapalı ekonomi ve kapitalizmin gelişmesi ile yaşıttır.
III küreselleşme son yıllarda ağır işleyen bir mekanizmaya sahiptir.
IV Küreselleşme sadece gelişmekte olan ülkeleri ilgilendirmektedir.
V Küreselleşme sanayi ötesi toplum, modern ötesi toplum ve kapitalist düzenin çözül-
mesi ile ilgili olarak son yıllarda ortaya çıkan yeni bir olgudur.
Seçenekler
A
I ve II
B
II ve IV
C
III ve V
D
IV
E
V ve I
Açıklama:
Küreselleşme tarihin başlangıcından beri var olan bir süreçtir. Ancak son yıllarda hı-
zında ani bir artış gerçekleşmiştir.
Küreselleşme modernleşme ve kapitalizmin gelişmesi ile yaşıttır. Son yıllarda hızında
artış yaşanmaktadır.
Küreselleşme sanayi ötesi toplum, modern ötesi toplum ve kapitalist düzenin çözül-
mesi ile ilgili olarak son yıllarda ortaya çıkan yeni bir olgudur.
zında ani bir artış gerçekleşmiştir.
Küreselleşme modernleşme ve kapitalizmin gelişmesi ile yaşıttır. Son yıllarda hızında
artış yaşanmaktadır.
Küreselleşme sanayi ötesi toplum, modern ötesi toplum ve kapitalist düzenin çözül-
mesi ile ilgili olarak son yıllarda ortaya çıkan yeni bir olgudur.
Soru 122
Aşağıdakilerden hangisi Saint Simon›a göre sanayileşmenin Avrupa ülkelerine ettiği bir etkidir?
Seçenekler
A
Hammadde takasında önemli bir adımdır.
B
Avrupa Birliğinin oluşturulmasına yol açmıştır.
C
Ortak projelerle çalışmanın temelini oluşturmuştur.
D
Avrupa ülkelerinde gümrük vergisini ortadan kaldırmıştır.
E
Avrupalı ülkelere ortak özellikler kazandırmıştır.
Açıklama:
XVIII. yüzyılın ikinci yarısında yaşamış olan Saint Simon’un sanayileşmenin ülkeler
üzerindeki etkileri ile ilgili görüşleri küreselleşme kavramını çağrıştırmaktadır (Simon,
1995). Saint Simon sanayileşmenin Avrupalı ülkelere ortak özellikler kazandırdığını fark
etmiştir. İnsanlar arasında evrensel birleşmeden söz etmiştir. Küçük topluluklar, büyük
topluluklara katıldıkça hem topluluklar arasındaki hem de topluluğun kendi içindeki çe-
lişkilerin azalacağını ifade etmiştir. Ütopik bir enternasyonalden bahsetmiştir.
üzerindeki etkileri ile ilgili görüşleri küreselleşme kavramını çağrıştırmaktadır (Simon,
1995). Saint Simon sanayileşmenin Avrupalı ülkelere ortak özellikler kazandırdığını fark
etmiştir. İnsanlar arasında evrensel birleşmeden söz etmiştir. Küçük topluluklar, büyük
topluluklara katıldıkça hem topluluklar arasındaki hem de topluluğun kendi içindeki çe-
lişkilerin azalacağını ifade etmiştir. Ütopik bir enternasyonalden bahsetmiştir.
Soru 123
Mc Luhan’a göre kültürün belirleyici ilkesi neyle ilgilidir?
Seçenekler
A
yazılı kültür
B
içerik
C
iletim aracı
D
gelenekler
E
ekonomi
Açıklama:
Mc Luhan’a göre kültürün belirleyici ilkesi, içeriğinden çok iletildiği aracının niteliği ile ilgilidir (Mc Luhan, 1964). Çağdaş medya, duyguları ulaştırmanın pek çok aracına sahiptir ve haberleşme ile ilgili yüksek teknolojileri içermektedir.
Teknolojik gelişme düzeyini kriter alarak insanlık tarihini iki kısma ayırmaktadır. İlk kıs-
mı sözlü iletişim ve tekerlek teknolojisine bağlı olan kabile devri olarak isimlendirmek-
tedir. Bu sözlü kültürde insanın deneyimleri kolektiftir ve anında aynı yerde gerçekleşip,
tamamlanmak zorundadır. Yazılı metinlere ve mekanik teknolojiye bağımlı olan ikinci
kısmı, sanayi devri olarak isimlendirmektedir. Bu yazılı kültürde, insan deneyimi par-
çalara ayrılmış ve özelleşmiştir.
Teknolojik gelişme düzeyini kriter alarak insanlık tarihini iki kısma ayırmaktadır. İlk kıs-
mı sözlü iletişim ve tekerlek teknolojisine bağlı olan kabile devri olarak isimlendirmek-
tedir. Bu sözlü kültürde insanın deneyimleri kolektiftir ve anında aynı yerde gerçekleşip,
tamamlanmak zorundadır. Yazılı metinlere ve mekanik teknolojiye bağımlı olan ikinci
kısmı, sanayi devri olarak isimlendirmektedir. Bu yazılı kültürde, insan deneyimi par-
çalara ayrılmış ve özelleşmiştir.
Soru 124
Rasyonalizmin başarısı ile ilgili görüşleriyle küreselleşme fikrine katkıda bulunan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Marx
B
Weber
C
Durkheim
D
Saint Simon
E
Auguste Comte
Açıklama:
Weber’in rasyonalizmin başarısı ile ilgili görüşleri de küreselleşme fikrine katkıda bulunmuştur. Doğru cevap B'dir.
Soru 125
Barraclough’un editörlüğünü yaptığı “Times Atlas of World History” başlıklı eserde ta-
rihçiler, XX. yüzyılın ortalarındaBarraclough’un editörlüğünü yaptığı “Times Atlas of World History” başlıklı eserde tarihçiler, XX. yüzyılın ortalarında hangi medeniyetin dünya üzerindeki hâkimiyetini yitirdiğini düşünmektedirler?
rihçiler, XX. yüzyılın ortalarındaBarraclough’un editörlüğünü yaptığı “Times Atlas of World History” başlıklı eserde tarihçiler, XX. yüzyılın ortalarında hangi medeniyetin dünya üzerindeki hâkimiyetini yitirdiğini düşünmektedirler?
Seçenekler
A
İngiltere
B
Avrupa Ülkeleri
C
NATO üyesi ülkeler
D
ABD
E
Sosyalist ülkeler
Açıklama:
Barraclough’un editörlüğünü yaptığı “Times Atlas of World History” başlıklı eserde ta-
rihçiler, XX. yüzyılın ortalarında Avrupalıların dünya üzerindeki hâkimiyetinin sona erdiğini savunmaktadırlar. Avrupa uygarlığının yerini küresel uygarlık çağına bıraktığını
ileri sürmektedirler (Barraclough, 1978). Bu gelişmenin en önemli nedeninin ise ne kül-
türel ne de siyasal olmayıp ekonomik nedenlerden kaynaklandığını kabul etmektedirler.
rihçiler, XX. yüzyılın ortalarında Avrupalıların dünya üzerindeki hâkimiyetinin sona erdiğini savunmaktadırlar. Avrupa uygarlığının yerini küresel uygarlık çağına bıraktığını
ileri sürmektedirler (Barraclough, 1978). Bu gelişmenin en önemli nedeninin ise ne kül-
türel ne de siyasal olmayıp ekonomik nedenlerden kaynaklandığını kabul etmektedirler.
Soru 126
Barraclough’un editörlüğünü yaptığı “Times Atlas of World History” başlıklı eserde ta-
rihçiler, XX. yüzyılın ortalarındaBarraclough’un editörlüğünü yaptığı “Times Atlas of World History” başlıklı eserde tarihçiler, XX. yüzyılın ortalarında hangi medeniyetin dünya üzerindeki hâkimiyetini yitirdiğini düşünmektedirler?
rihçiler, XX. yüzyılın ortalarındaBarraclough’un editörlüğünü yaptığı “Times Atlas of World History” başlıklı eserde tarihçiler, XX. yüzyılın ortalarında hangi medeniyetin dünya üzerindeki hâkimiyetini yitirdiğini düşünmektedirler?
Seçenekler
A
İngiltere
B
Avrupa Ülkeleri
C
NATO üyesi ülkeler
D
ABD
E
Sosyalist ülkeler
Açıklama:
Barraclough’un editörlüğünü yaptığı “Times Atlas of World History” başlıklı eserde ta-
rihçiler, XX. yüzyılın ortalarında Avrupalıların dünya üzerindeki hâkimiyetinin sona erdiğini savunmaktadırlar. Avrupa uygarlığının yerini küresel uygarlık çağına bıraktığını
ileri sürmektedirler (Barraclough, 1978). Bu gelişmenin en önemli nedeninin ise ne kül-
türel ne de siyasal olmayıp ekonomik nedenlerden kaynaklandığını kabul etmektedirler.
rihçiler, XX. yüzyılın ortalarında Avrupalıların dünya üzerindeki hâkimiyetinin sona erdiğini savunmaktadırlar. Avrupa uygarlığının yerini küresel uygarlık çağına bıraktığını
ileri sürmektedirler (Barraclough, 1978). Bu gelişmenin en önemli nedeninin ise ne kül-
türel ne de siyasal olmayıp ekonomik nedenlerden kaynaklandığını kabul etmektedirler.
Soru 127
Dünya proletaryasının tüm kapitalist kurumları yıkacağını ileri süren düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Saint Simon
B
Durkheim
C
Weber
D
Comte
E
Marx
Açıklama:
Marx’a göre burjuva dünyayı kendi hayal ettiği şekilde yeniden yaratacaktır. Ancak dünya kapitalist sınıfı olarak ortaya çıkan burjuvazinin karşısına, tepki olarak, birleşen dünya proleterleri çıkacaktır. Giderek güçlenen dünya proletaryası ulus devlet de dahil olmak üzere tüm kapitalist kurumları yıkacak ve iktidarı ele geçirecektir. Doğru cevap E'dir.
Soru 128
1900‹lü yıllarda İngiltere büyü hangi ülkelerin hak buhran dönemine kadar hangi ülkelerin hakimiyeti altında kalmıştır?
I Fransa
II Italya
III Almanya
IV Çin
V SSCB
I Fransa
II Italya
III Almanya
IV Çin
V SSCB
Seçenekler
A
I ve III
B
II ve III
C
III ve IV
D
IV ve V
E
Yanlız V
Açıklama:
1948-1966 yılları arasında dünya ticareti yılda yüzde 6,6 arasında büyümüştür. 1966-
1973 yılları arasındaki büyüme oranı ise yılda yüzde 9,2’ye çıkmıştır (Waters, 1995, s. 69).
Bu dönemin kritik olgusu İngiltere’nin dünya ticaretindeki payının düşüşüdür. Aynı dö-
nemde Avrupa Birliği ticari etkinliğini arttırırken, Japonya büyük bir ticari güç olarak
dünya sahnesine çıkmaktadır. Sanayileşmekte olan ülkelerin de dünya ticaretindeki payı
1950’li yıllarda artarak yüzde 25 ile yüzde 30 arası bir orana ulaşmıştır.
1973 yılları arasındaki büyüme oranı ise yılda yüzde 9,2’ye çıkmıştır (Waters, 1995, s. 69).
Bu dönemin kritik olgusu İngiltere’nin dünya ticaretindeki payının düşüşüdür. Aynı dö-
nemde Avrupa Birliği ticari etkinliğini arttırırken, Japonya büyük bir ticari güç olarak
dünya sahnesine çıkmaktadır. Sanayileşmekte olan ülkelerin de dünya ticaretindeki payı
1950’li yıllarda artarak yüzde 25 ile yüzde 30 arası bir orana ulaşmıştır.
Soru 129
1948-1966 yılları arasında dünya ticareti hangi oranda büyümüştür?
Seçenekler
A
%1
B
% 6.6
C
% 28
D
% 50
E
% 72
Açıklama:
1948-1966 yılları arasında dünya ticareti yılda yüzde 6,6 arasında büyümüştür. 1966-
1973 yılları arasındaki büyüme oranı ise yılda yüzde 9,2’ye çıkmıştır (Waters, 1995, s. 69).
Bu dönemin kritik olgusu İngiltere’nin dünya ticaretindeki payının düşüşüdür. Aynı dö-
nemde Avrupa Birliği ticari etkinliğini arttırırken, Japonya büyük bir ticari güç olarak
dünya sahnesine çıkmaktadır. Sanayileşmekte olan ülkelerin de dünya ticaretindeki payı
1950’li yıllarda artarak yüzde 25 ile yüzde 30 arası bir orana ulaşmıştır.
1973 yılları arasındaki büyüme oranı ise yılda yüzde 9,2’ye çıkmıştır (Waters, 1995, s. 69).
Bu dönemin kritik olgusu İngiltere’nin dünya ticaretindeki payının düşüşüdür. Aynı dö-
nemde Avrupa Birliği ticari etkinliğini arttırırken, Japonya büyük bir ticari güç olarak
dünya sahnesine çıkmaktadır. Sanayileşmekte olan ülkelerin de dünya ticaretindeki payı
1950’li yıllarda artarak yüzde 25 ile yüzde 30 arası bir orana ulaşmıştır.
Soru 130
Aşağdaki ülkelerden hangisi ihracata yönelik bir sanayileşme benimsemiştir?
Seçenekler
A
Brezilya
B
Hong Kong
C
Türkiye
D
Meksika
E
Şili
Açıklama:
Amerikan hegemonyasının sağladığı liberal ticaret ortamı, 1950’li yıllardan sonra bazı
sanayileşmekte olan ülkelerin dünya iş bölümü içindeki pozisyonlarını kaydıracak şekilde
neo-merkastilist politikalardan yararlanmalarını sağlamıştır. Hong Kong, Singapur, Gü-
ney Kore, Tayvan, Malezya ve Tayland gibi Asyalı ülkeler, ihracata yönelik sanayileşme
modelini benimserken, Brezilya, Şili, Meksika gibi Lâtin Amerika ülkeleri ve Türkiye it-
hal ikameci sanayileşme politikalarını benimsemişlerdir. Asyalı ihracatçılar uyguladıkları
politikalar sonunda büyük bir atılım yapmışlardır. Temel gelişmişlik göstergesi olan kişi
başına gelir bu ülkelerde gelişmiş pek çok ülkenin kişi başına gelir değerini geride bırak-
mıştır. Tekstil gibi emek yoğun sanayiler yanında daha karmaşık tüketim mallarının ve
parçalarının üretiminde teknolojik liderlik eder hâle gelmişlerdir.
sanayileşmekte olan ülkelerin dünya iş bölümü içindeki pozisyonlarını kaydıracak şekilde
neo-merkastilist politikalardan yararlanmalarını sağlamıştır. Hong Kong, Singapur, Gü-
ney Kore, Tayvan, Malezya ve Tayland gibi Asyalı ülkeler, ihracata yönelik sanayileşme
modelini benimserken, Brezilya, Şili, Meksika gibi Lâtin Amerika ülkeleri ve Türkiye it-
hal ikameci sanayileşme politikalarını benimsemişlerdir. Asyalı ihracatçılar uyguladıkları
politikalar sonunda büyük bir atılım yapmışlardır. Temel gelişmişlik göstergesi olan kişi
başına gelir bu ülkelerde gelişmiş pek çok ülkenin kişi başına gelir değerini geride bırak-
mıştır. Tekstil gibi emek yoğun sanayiler yanında daha karmaşık tüketim mallarının ve
parçalarının üretiminde teknolojik liderlik eder hâle gelmişlerdir.
Soru 131
Dünyanın, insanların birbirleri ile yoğun iletişimi nedeniyle, herkesin birbirinden haberdar olabileceği bir köy ortamına dönüşmekte olduğunu ifade eden düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Comte
B
Marx
C
Mc. Luhan
D
Weber
E
Durkheim
Açıklama:
Mc. Luhan’a göre dünya, insanların birbirleri ile yoğun iletişimi nedeniyle, herkesin birbirinden haberdar olabileceği bir köy ortamına dönüşmektedir. Doğru cevap C'dir.
Soru 132
Aşağdaki ülkelerden hangisi ithal ikameci sanayileşmeye yönelik bir politika benimsemiştir?
Seçenekler
A
Güney Kore
B
Hong Kong
C
Türkiye
D
Tayvan
E
Malezya
Açıklama:
Amerikan hegemonyasının sağladığı liberal ticaret ortamı, 1950’li yıllardan sonra bazı
sanayileşmekte olan ülkelerin dünya iş bölümü içindeki pozisyonlarını kaydıracak şekilde
neo-merkastilist politikalardan yararlanmalarını sağlamıştır. Hong Kong, Singapur, Gü-
ney Kore, Tayvan, Malezya ve Tayland gibi Asyalı ülkeler, ihracata yönelik sanayileşme
modelini benimserken, Brezilya, Şili, Meksika gibi Lâtin Amerika ülkeleri ve Türkiye it-
hal ikameci sanayileşme politikalarını benimsemişlerdir. Asyalı ihracatçılar uyguladıkları
politikalar sonunda büyük bir atılım yapmışlardır. Temel gelişmişlik göstergesi olan kişi
başına gelir bu ülkelerde gelişmiş pek çok ülkenin kişi başına gelir değerini geride bırak-
mıştır. Tekstil gibi emek yoğun sanayiler yanında daha karmaşık tüketim mallarının ve
parçalarının üretiminde teknolojik liderlik eder hâle gelmişlerdir.
sanayileşmekte olan ülkelerin dünya iş bölümü içindeki pozisyonlarını kaydıracak şekilde
neo-merkastilist politikalardan yararlanmalarını sağlamıştır. Hong Kong, Singapur, Gü-
ney Kore, Tayvan, Malezya ve Tayland gibi Asyalı ülkeler, ihracata yönelik sanayileşme
modelini benimserken, Brezilya, Şili, Meksika gibi Lâtin Amerika ülkeleri ve Türkiye it-
hal ikameci sanayileşme politikalarını benimsemişlerdir. Asyalı ihracatçılar uyguladıkları
politikalar sonunda büyük bir atılım yapmışlardır. Temel gelişmişlik göstergesi olan kişi
başına gelir bu ülkelerde gelişmiş pek çok ülkenin kişi başına gelir değerini geride bırak-
mıştır. Tekstil gibi emek yoğun sanayiler yanında daha karmaşık tüketim mallarının ve
parçalarının üretiminde teknolojik liderlik eder hâle gelmişlerdir.
Soru 133
Uluslararası kapitalizm hangi dönemde varlık göstermiştir?
Seçenekler
A
1500-1800
B
1800-1875
C
1875-1945
D
1945-1960
E
1960-1990
Açıklama:
• Merkantilist kapitalizm ve sömürgecilik (1500-1800)
Sömürge ve koloni alanlarındaki doğal kaynakların devlet destekli imtiyazlı şir-
ketler tarafından sömürülme dönemi. Bu dönemin ünlü şirketleri arasında, Dutch
East India, Hudson’s Bay, Massachusetts Bay, Muscovy ve Van Diemen’s Land şirket-
leri yer almaktadır.
• Girişimci ve finansal kapitalizm (1800-75)
Üretici ve tüketici piyasalar üzerinde olgunlaşmamış düzeyde kontrolün sağlandığı ve
finansal yatırımlar aracılığı ile altyapının kurulduğu dönem.
• Uluslararası kapitalizm (1875-1945)
Doğal kaynak ve pazar arayan yatırımlarda hızlı artış yaşanan dönem. Bu dönemde
Amerikan kaynaklı kartel sayısında artış yaşanmıştır.
• Çok uluslu kapitalizm (1945-60)
Dolaysız yabancı yatırımlarda Amerikan hakimiyetinin sürdürüldüğü, ekonomik em-
peryalizmin yaşandığı dönem. Bireysel çok uluslu şirketlerin ölçeğinin büyüdüğü dönem.
• Küreselleşen kapitalizm (1960-1990)
Kaynak ya da pazar arayışlarından üretimin örgütlenmesinde mekânsal optimizasyo-
na kayarak kâr olanaklarını arttırma çabalarının yaşandığı dönem. Bu dönemin özellikle-
rini aşağıdaki gibi sıralamak mümkündür:
Dolaysız yabancı yatırımlar içinde Avrupa ve Japon kökenli sermayenin artışı; Doğu
Avrupa’nın eski Sosyalist Blok’a dahil ülkelerine yapılan yatırımların artışı; Ortak girişim
ve firmalar arası birleşmelerde artış; deniz aşırı ülkelerden parça temininde artış.
Sömürge ve koloni alanlarındaki doğal kaynakların devlet destekli imtiyazlı şir-
ketler tarafından sömürülme dönemi. Bu dönemin ünlü şirketleri arasında, Dutch
East India, Hudson’s Bay, Massachusetts Bay, Muscovy ve Van Diemen’s Land şirket-
leri yer almaktadır.
• Girişimci ve finansal kapitalizm (1800-75)
Üretici ve tüketici piyasalar üzerinde olgunlaşmamış düzeyde kontrolün sağlandığı ve
finansal yatırımlar aracılığı ile altyapının kurulduğu dönem.
• Uluslararası kapitalizm (1875-1945)
Doğal kaynak ve pazar arayan yatırımlarda hızlı artış yaşanan dönem. Bu dönemde
Amerikan kaynaklı kartel sayısında artış yaşanmıştır.
• Çok uluslu kapitalizm (1945-60)
Dolaysız yabancı yatırımlarda Amerikan hakimiyetinin sürdürüldüğü, ekonomik em-
peryalizmin yaşandığı dönem. Bireysel çok uluslu şirketlerin ölçeğinin büyüdüğü dönem.
• Küreselleşen kapitalizm (1960-1990)
Kaynak ya da pazar arayışlarından üretimin örgütlenmesinde mekânsal optimizasyo-
na kayarak kâr olanaklarını arttırma çabalarının yaşandığı dönem. Bu dönemin özellikle-
rini aşağıdaki gibi sıralamak mümkündür:
Dolaysız yabancı yatırımlar içinde Avrupa ve Japon kökenli sermayenin artışı; Doğu
Avrupa’nın eski Sosyalist Blok’a dahil ülkelerine yapılan yatırımların artışı; Ortak girişim
ve firmalar arası birleşmelerde artış; deniz aşırı ülkelerden parça temininde artış.
Soru 134
Aşağıdaki ülkelerden hangisi 19. yüzyılın ortalarından sonuna kadar dünya ticaretinde hegemonyasını kabul ettirmiştir?
Seçenekler
A
ABD
B
Çin
C
Japonya
D
İngiltere
E
Rusya
Açıklama:
XIX. yüzyılın ortalarından sonuna kadar hegemonyasını kabul ettiren İngiltere, kendi sömürgelerinde korumacı politikalar uygularken, sınai ürünlerin serbest ticarete konu olması gerektiğini savunmuştur. Doğru cevap D'dir.
Soru 135
Aşağıdakilerden hangisi, büyük bunalıma kadar gelen dönemde dünya ticaretine hükmeden ülkeler arasında yer almaz?
Seçenekler
A
İngiltere
B
Fransa
C
Almanya
D
ABD
E
Rusya
Açıklama:
Büyük bunalıma kadar geçen zaman boyunca dünya ticareti, İngiltere, Fransa, Almanya ve ABD’nin hakimiyetinde kalmış ve bu dört ülke tarafından yönlendirilmiştir. Doğru cevap E'dir.
Soru 136
Aşağıdaki ülkelerden hangisi 1950'li yıllardan itibaren ihracata yönelik sanayileşme modelini benimsemiştir?
Seçenekler
A
Brezilya
B
Şili
C
Meksika
D
Türkiye
E
Malezya
Açıklama:
Hong Kong, Singapur, Güney Kore, Tayvan, Malezya ve Tayland gibi Asyalı ülkeler, ihracata yönelik sanayileşme modelini benimserken, Brezilya, Şili, Meksika gibi Latin Amerika ülkeleri ve Türkiye ithal ikameci sanayileşme politikalarını benimsemişlerdir. Doğru cevap E'dir.
Soru 137
Petrol ihraç eden ülkelerin örgütlediği OPEC hangi yılda kurulmuştur?
Seçenekler
A
1956
B
1960
C
1966
D
1972
E
1978
Açıklama:
1960 yılında kurulan ve yedi kız kardeşler adıyla bilinen OPEC, çok uluslu bir kartel oluşturarak petrol fiyatlarının düşmesini engellemiştir. Doğru cevap B'dir.
Soru 138
IMF hangi yılda kurulmuştur?
Seçenekler
A
1930
B
1937
C
1944
D
1950
E
1956
Açıklama:
Savaş sonrasının anahtar antlaşması 1944 yılında IMF’nin kurulması ile nihayetlenen Bretton Woods antlaşmasıdır. Doğru cevap C'dir.
Soru 139
ABD'nin göçe koyduğu sınırlamalar nedeniyle, Avrupa’dan yapılan göçler aşağıdaki ülkelerden hangisine yönelmiştir?
Seçenekler
A
Meksika
B
Brezilya
C
Küba
D
Kanada
E
Peru
Açıklama:
ABD’nin göçe koyduğu sınırlamalar nedeniyle Avrupa’dan yapılan göçler İngiltere’nin eski sömürge toprakları olan Avustralya, Kanada, Yeni Zelanda ve Güney Afrika’ya yönelmiştir. Doğru cevap D'dir.
Soru 140
"Politik ekonomi" olarak adlandırılan dönem aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
1600 - 1680
B
1700 - 1800
C
1780 - 1860
D
1870 - 1970
E
1970 - 2000
Açıklama:
1870-1970 yılları arasındaki dönem “politik ekonomi” olarak isimlendirilmektedir. Bu dönemde uluslararası sistem kurulmuştur. Doğru cevap D'dir.
Soru 141
Teknik olarak küreselleşmenin başlangıcını XV. yüzyıl olarak ifade eden yaklaşımın dayanağı aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Küreselleşmenin modernleşme ile ilgili olması, insanoğlunun bir küre üzerinde yaşadığını ve diğer toplulukları öğrenmesi
B
Avrupa ülkelerinin birbirleriyle kurdukları yakın ilişkilerle sınırların çözülmeye başlaması
C
Avrupa ve doğu ülkeleri arasında artan ticari ve siyasi ilişkilerin ülkeleri birbirine yaklaştırması
D
Gemi yapımında gerçekleşen ilerlemeler ve deniz aşırı ülkelere yapılan seyahatlerin artması
E
Ülkelerin nüfuslarındaki hızlı artışlar ve bunun sonucu olarak mal ve hizmet ticaretinin artması
Açıklama:
Küreselleşmeye yol açan çeşitli güçler daima var olmuşlarsa da XV. yüzyıla kadar bunların ivmesi oldukça yavaş olmuştur. XV. yüzyıla kadar küreselleşmenin gelişim süreci doğrusal değildir. Bu süreçte kopukluklar bulunmaktadır. Eski antik imparatorlukların yayılma dönemlerine ya da ticari, askerî ve dini amaçlarla girişilen serüvenlerin göze alınma sıklığına bağlı olarak, dönem dönem hız kazanmakta ya da duraksamaktadır. XV. ve XVI. yüzyıllarda modernleşme olarak da adlandırılan Avrupa’daki toplumsal dönüşümle birlikte küreselleşme artış yönünde ilerleyen doğrusal bir gelişme sürecine girmiştir. Teknik olarak da küreselleşmenin başlangıcını XV. yüzyıl olarak ifade etmek daha doğru bir yaklaşımdır. Çünkü Kopernik’ten önce insanoğlu bir küre üzerinde yaşadığının bilincinde değildir. Hatta farklı kıtaların halkları, birbirlerinin varlığından bile habersiz yaşamaktadır. O hâlde küreselleşme, modernleşme süreci ile yakından ilgili bir olgudur.
Soru 142
Klasik teorisyenler içerisinde küreselleşmeye en yakın görüşleri sunan Marks’ın, dünyayı kendi hayal ettiği şekilde yeniden yaratacak dediği ve küreselleşmenin belirleyicisi olduğunu iddia ettiği sınıf aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Proletarya
B
Burjuvazi
C
Aristokrasi
D
Din adamları
E
Eğitimciler
Açıklama:
Klasik teorisyenler içinde küreselleşmeye en yakın görüşler Marks’tan gelmiştir. Burjuva kâr etmek zorundadır. Sürekli kâr edebilmek için gereksinim duyduğu ham maddeleri hiç̧ aksamadan sağlayabilmeli, ürettiklerinin tamamını piyasalarda satabilmelidir. Hem ham maddeye hem de pazara gereksinimi vardır. Bu nedenle burjuva kendisine uygun olan her yere gidebilmeli, mal alıp satabilmelidir. Dünyanın dört bir yanına ulaşma gücü arttıkça, kâr etme olasılığı da artmaktadır. Gerçekten de Amerika’nın keşfi, Asya’ya yeni deniz yollarının bulunuşu, modern endüstriye dünya pazarlarını açmıştır. XVIII. yüzyılda buhar gücünün gemilerde kullanımı, telgraf, telefon gibi haberleşme araçlarının yaygınlaşması burjuvanın aradığı fırsatları ayağına getirmiştir. Eski kendi kendine yeterliliğin yerini uluslararası karmaşık ilişkiler almakta ve evrensel bağlar doğmaktadır. Bu olgu sadece maddi ürünlerin değişimi ile ilgili değildir. Kültürel ürünler, diğer bir deyişle fikir ve bilgi alışverişi de aynı ölçüde ülkeler arasında yaygınlaşmaktadır. Tek yanlı, dar ulusal bakış açısının yerini dünya kültürü alacaktır. Bu süreç Avrupa ile kısıtlı olmayacaktır. Ucuz mallar silahı Çin duvarlarını bile yıkacak burjuvazi barbar ulusları bile kendi medeniyetine çekecektir. Marks’a göre burjuva dünyayı kendi hayal ettiği şekilde yeniden yaratacaktır.
Soru 143
Ekonomik küreselleşmenin ilk ve hala devam eden temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
Seçenekler
A
Sömürgecilik
B
Değerli maden üretimi
C
Nüfus artışı
D
Ticari faaliyetler
E
Ulaşım
Açıklama:
Ekonomik küreselleşmenin ilk ve hala devam eden nedeni ticari faaliyetlerdir. Birbirinden uzak bölgelerdeki üreticiler ve tüketiciler ticari faaliyetler aracılığı ile ilişki kurmaktadır. Ticari ilişkiler toplumlar arasında karşılıklı bağımlılık ve benzeşme yaratmaktadır. Günümüzde başka bir topluma özgü̈ alışkanlıkları kendine mal etmiş̧ toplumlar bulunmaktadır, İngilizlerin çay zevki, Güney Asya’daki sömürge döneminden kaynaklanmaktadır. Sömürge dönemi kapansa da kurulan kültürel bağlar varlığını korumaktadır. Bu dönemde kurulan iletişim ve ulaşım altyapısı sayesinde hızla artan ticaret bir ülkeye özgü olanı diğerine taşımaktadır. Ticaret uluslararası ilişkileri arttırmakta, artan uluslararası ilişkiler ise ülke içi ilişkileri değişime zorlamaktadır.
Soru 144
Yeni merkantilist politikalar içerisinde görülebilecek AB, Nafta gibi ticari bloklaşmaların küreselleşme üzerindeki etkisi aşağıdakilerden hangisinde doğru ifade edilmiştir?
Seçenekler
A
Blok dışındakilere yüksek engeller getirdiğinden küreselleşme mantığına terstir
B
Ticari bloklar birbirlerine rakip olmadıkları için küreselleşmeye etki etmemektedir
C
Rekabet engellerini daha geniş bir alan için kaldırdıklarından küresel bir stratejidir
D
Şirketler faaliyetlerini diğer bölgesel merkezlere kaydırdıklarından bölgesel düzeyde etkilidirler
E
Sadece çokuluslu şirketlerin yaşamasına izin verdiklerinden küreselleşmeye olumsuz etki etmektedirler
Açıklama:
1980’li yıllarda dünya ticareti, rakip ticari bloklar halinde örgütlenmiştir. ASEAN, AB ve NAFTA olarak isimlendirilen bu bloklar üyelerin birbirleri arasındaki ticari engelleri kaldırırken diğerlerine korumacı politikalar uygulanmasına neden olmaktadır. Dünya ticaretinde ortaya çıkan neo-merkantilist uygulamalar küreselleşmenin mantığına aykırı gibi görünmektedir. Ancak küreselleşme ülkeler arasındaki çatışmaların varlığını inkâr etmemektedir. NAFTA gibi bir bloklaşmanın küresel eğilimlerle çeliştiği düşünülmemektedir. NAFTA rekabet engellerinin daha geniş̧ bir alan için kalkışını temsil etmektedir. Bu nedenle tamamen küresel bir strateji olarak kabul edilmektedir. Bilinçli olarak rekabetçi bir alan oluşturulmaktadır.
Soru 145
Emeğin görev ve meslekler konusundaki ihtisaslaşma derecesi ile ilgili uluslararası iş bölümü aşağıdakilerden hangisi ile ifade edilmektedir?
Seçenekler
A
Eğitimli eğitimsiz iş bölümü
B
Teknik iş bölümü
C
Bölgesel iş bölümü
D
Bağımlı iş bölümü
E
Sosyal iş bölümü
Açıklama:
Uluslararası iş bölümü iki aşamadan geçmiştir. İlki emeğin uluslararasında sosyal dağılımını sağlayan aşamadır. İkinci aşama ise emeğin uluslararasında teknik dağılımının yaşandığı aşamadır. Emeğin sosyal dağılımı, görev ve meslekler konusundaki ihtisaslaşma dereceleri ile ilgilidir. Sosyal bilimlerle ilgili araştırmalar sömürgeci ve emperyalist dönemde uluslararası iş bölümünün sosyal iş bölümü olduğunu ortaya koymaktadır. Sanayileşmiş̧ merkez ülkeler sermaye yoğun ve yüksek katma değerli malların üretiminde ihtisaslaşırken, sanayileşememiş̧ çevre ülkeler emek yoğun ve düşük katma değerli malların üretiminde ihtisaslaşmaktadırlar.
Soru 146
Japon sanayinin Amerikan ve Avrupa hakimiyeti karşısındaki çarpıcı başarıya ulaşmasında ve küresel dönüşümde yarattığı etki de aşağıdaki hangi olgu rol oynamıştır?
Seçenekler
A
Yığın üretim becerisi
B
Yönetme becerisi
C
Gelenekleri
D
Stok yönetim becerisi
E
Kapasite kullanım becerisi
Açıklama:
Japon sanayiinin, Amerikan ve Avrupa hâkimiyeti karşısında kazanmış̧ olduğu çarpıcı başarıda, yeni teknolojiyi ve bilgiyi üretime uygulayabilecek bir sanayileşme stratejisi çizen Japon devletinin katkısı büyüktür. Ancak Japonya’nın sınai başarısındaki kritik nokta yönetme becerisinde kaydedilen gelişmelerdir. Bu yönetim becerisi Japon çok uluslu şirketleri aracılığı ile dünyaya yayılmıştır. Japon şirketlerinin yönetme sanatı yatırım yapılan ülkelerdeki iş adamlarının dikkatini çekmiştir. Bu başarılı uygulamanın taklidine yönelik çabalardan kaynaklanan küresel kültürel dönüşüm yaşanmaktadır. Kitle iletişim araçlarının yayınları, üniversitelerde Japon başarısının incelenmesine yönelik araştırmalar, basılan kitaplar bu kültürün tüm dünyaya yayılmasında aracı olmuştur.
Soru 147
Dayanışma içerisinde olan ulusal aktörlerden oluşan topluluk olarak tanımlanan toplumsal sınıf olgusu üzerinde ekonomik küreselleşmenin etkisi aşağıdakilerden hangisinde doğru ifade edilmiştir?
Seçenekler
A
Ulusal sınıf bilinci gelişmektedir
B
Ulusal düzeyde sınıf savaşı şiddetlenmiştir
C
Sınıflar karşı karşıya geldikleri savaş alanının dışına itilmektedir
D
Devlet gücünü artırmakta ve sınıfları yok etmektedir
E
Sınıflar üzerinde dış kontrol artmaktadır
Açıklama:
Sınıf dayanışma içinde olan ulusal aktörlerden oluşan topluluk olarak tanımlanmaktadır. Son yıllarda ortaya çıkan iki etki, sınıflar üzerinde çözücü rol oynamaktadır. Bu etkiler karşısında sınıf olgusunun geleceğinin tartışılması gerekmektedir. Birincisi uğrunda sınıfların savaş̧ verdiği devlet, gücünü̈ kaybetmektedir. İkincisi uluslararası ekonomi küreselleşmekte ve sınıflar karşı karşıya geldikleri savaş alanının dışına itilmektedir. Dünyanın hiçbir yerini merkez alamayan küresel ekonomide sınıfların karşı karşıya kaldıkları savaş̧ alanları da bir bir yok olmaktadır. Pek çok bilim adamı, ulus içindeki sınıflar arası savaşın uluslararası platforma taşındığını iddia etmektedir
Soru 148
Modern toplumun tarihsel gelişimi içerisinde maddi ilişkilerden güç ilişkilerine evrilen toplumsal ilişkilerin günümüzde geldiği aşama aşağıdakilerden hangisi ile isimlendirilmektedir?
Seçenekler
A
Ticari aşama
B
Sanal aşama
C
Para ilişkileri
D
Sembolik ilişkiler
E
Şirket rekabetleri
Açıklama:
Modern toplumun tarihsel gelişimi içinde maddi ilişkilerden, güç̧ ilişkilerine ve daha sonra sembolik ilişkilere geçişi temsil eden alt dönemleri ayırt etmek mümkündür. 1600 ve 1870 yılları arasındaki dönem “kapitalist ekonomi” dönemidir. Bu dönemde mutlakıyetçi imparatorlukların yıldızı sönerken henüz güç̧ kazanmamış̧ olan ulus devletler ortaya çıkmaya başlamıştır. Bölgeler arası bağlar girişimci, tüccarlar aracılığı ile kurulmaktadır. 1870-1970 yılları arasındaki dönem “politik ekonomi” olarak isimlendirilmektedir. Bu dönemde uluslararası sistem kurulmuştur. Daha da önemlisi uluslararası ekonomik ilişkiler örgütlenmiştir. Bu uluslararası sistem içinde devletin gücü ekonomisinin gücüne, girişimcilerinin ticaret, yatırım ve çok uluslu şirket olabilme yeteneğine bağlıdır. Devletler ve çok uluslu şirketler uluslararası sistem içinde kendi ekonomilerini daha güçlü kılabilmek için iş birliğine girmektedirler. Bu iş birliğinden doğan güç̧ bazı sanayileşmiş̧ ülkelere sözde uluslararası örgütler tarafından yönetilen uluslararası finansal sistemin yönetimini ele geçirme fırsatı vermektedir. 1970’li yıllardan beri dünya toplumu üçüncü bir aşamaya girmiştir. Bu dünyanın sanal piyasaları devlet kontrolünden kaçabilmektedir. Ekonomik üretim birimi küçülmekte hatta üretim bireysel bir faaliyet haline gelmektedir. İnsanlar fabrikalardan tekrar evlerine dönebilir. Bilgisayar başında tek başına bilgisini tüm dünyaya pazarlayabilir.
Soru 149
I. Çok uluslu şirketlerin dünya ekonomisini denetim altına almaları
II. İletişim devrimi
III. Batı’nın rakipsiz güç̧ odağı konumuna gelmesi
Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri çağımızda üçüncü küreselleşmenin hızını artıran önemli gelişmeler arasında sayılır?
II. İletişim devrimi
III. Batı’nın rakipsiz güç̧ odağı konumuna gelmesi
Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri çağımızda üçüncü küreselleşmenin hızını artıran önemli gelişmeler arasında sayılır?
Seçenekler
A
Yalnız I
B
Yalnız II
C
Yalnız III
D
I ve II
E
I, II ve III
Açıklama:
Çağımızda üçüncü küreselleşmenin hızını artıran çok önemli üç gelişme yaşanmaktadır:
- 1970’lerde çok uluslu şirketlerin dünya ekonomisini denetim altına almaları
- 1980’lerde Batı’nın optik kablo, haberleşme uyduları, bilgisayarlar, internet gibi teknolojik buluşları devreye sokarak yarattığı ve kültürünü yaymakta kullandığı iletişim devrimi
- 1990’larda SSCB’nin dağılması sonucu güç̧ dengesinin ortadan kalkması ve Batı’nın yeniden rakipsiz güç̧ odağı konumuna gelmesi.
Soru 150
Birinci, ikinci ve üçüncü küreselleşme üst yapı açısından kıyaslandığında aşağıdakilerden hangisi üçüncü küreselleşmenin taşıdığı üst yapının nitelikleri arasında sayılabilir?
Seçenekler
A
Latin Amerika ve Kuzey Amerika yerlilerine karşı yapılan zulümler
B
İnsan hakları uygulanmasının evrenselleşmesi
C
Standart bir yükümlülük modeli olmaması
D
Büyük oranda yenilenlere yükümlülük getirmesi
E
Batılı ülkelerin empoze ettikleri hakları diğer devletlerin iç işlerine karışmak için kullanmaları
Açıklama:
Üçüncü küreselleşmenin taşıdığı üstyapının nitelikleri farklıdır.
- Birincisi, bu insan hakları gelişmiş gelişmemiş̧ farkı gözetmeden standart bir uygulamayla yürütülmektedir. Uluslararası anlaşmaya imza atan tüm ülkeler için aynı yükümlülükler getirilmektedir.
- İkincisi hakların uygulanması evrenselleşmiştir. Doğu Blok’unun dağılması, göçmenlerin gelişmiş ülkelere akın etmesi, az gelişmiş ülkelerin çok partili sisteme geçmesi insan haklarını çok geniş bir coğrafi alana yaymıştır.
- Üçüncüsü dünyanın herhangi bir yerindeki insan hakları ihlallerine asıl tepki gösteren bizzat gelişmiş ülke insanlarıdır.
- Dördüncüsü insan hakları ihlallerine direniş̧ büyük etkinlik kazanmıştır. Üçüncü küreselleşmenin getirdiği teknik olanaklar başta internet çok ucuz ve çok çabuk iletişim sağlayan araçlar oldukları için insan hakları savunucularına büyük yararlar sağlamaktadır.